Güney Tümer/ Abdurrahman Küçük

Ocak Yayinlari

DINLER TARIHI 8 Dördüncü Baskiya Önsöz 8 Önsöz 9 I. BÖLÜM DINLER TARIHINE GIRIS. 9 A. DIN VE TARIH KELIMELERININ INCELENMESI 9 1. Din. 9 a. Dinin Lügat ve Terim Anlami 9 aa. Islâm'da Din. 9 ab- Diger Dinlerde ve Dillerde Din. 10 b- Dinin Tarifi 11 ba. Dinler Tarihi Arastiricilarina Göre Din. 11 bb- Islâm Bilginlerine Göre Din. 12 2- Tarih. 12 B- DINLER TARIHININ TARIFI 13 C- DINLER TARIHININ KONUSU. 13 D- DINLER TARIHININ METODU. 14 E- DINLER TARIHININ DIGER BILIM DALLARIYLA ILGISI 14 F- DINLER TARIHININ ÖNEMI, LÜZUMU VE GELISMESI 15 1- Dinler Tarihinin Önemi ve Lüzumu. 15 2- Dinler Tarihinin Gelismesi 16 a- Islâm Âleminde Dinler Tarihi Çalismalari 16

b- Batida Dinler Tarihi Çalismalari 17 c- Ülkemizde Dinler Tarihi Çalismalari 17 I.- Bölümün Bibliyografyasi 18 II- BÖLÜM. 19 A- DININ KAYNAGI HAKKINDA DEGISIK GÖRÜSLER. 19 B- DININ KAYNAGINA ISLÂM'IN BAKISI 22 C- Din Duygusunun Kaynagi 23 D- INSAN IÇIN DININ LÜZUMU. 24 E- MONOTEIZM (TEKTANRICILIK) 25

II- Bölümün Bibliyografyasi 25 III. BÖLÜM. 26 ILKEL KABILE DINLERI 26 A- ILKEL KABÎLE DINLERI ILE ILGILI KAVRAMLAR. 26 B- YASAYAN ILKEL KABÎLE DINLERININ ÖZELLIKLERI 28 C- YASAYAN ILKEL KABILE DINLERINDEN ÖRNEKLER. 28 III- Bölümün Bibliyografyasi 29 IV. BÖLÜM. 29 MILLÎ DINLER. 29 A- KONFÜÇYÜSÇÜLÜK. 30 1- Konfüçyüs'ün Hayati (M.Ö. 551-479) 30 2- Konfüçyüsçülükte Kutsal Metinler 31 3- Konfüçyüsçülükte Tanri Inanci 31 4- Konfüçyüsçülükte Ahlâkî Prensipler 32 B- TAOIZM. 34 1- Lao-tzu'nun Hayati (Lao-tse, dogumu M.Ö. 604 veya 570) 34 2- Taoizmin Prensipleri 34 3- Lao-tzu'dan Sonra Taoizm.. 35 C- SINTOIZM. 36 1- Tanri Anlayisi 37 2- Kutsal Yazilar 37

3- Âyin ve Ibadet 37 D- GELENEKSEL TÜRK DINI 38 1- Geleneksel Türk Dinî Inançlari 39 2- Ibadetler ve Gelenekler 42 3- Kam.. 44 4- Ahlâk Anlayisi 44 E- HINDUIZM. 45 1- Kutsal Kitaplar 45 2- Kast Sistemi 46 3- Dinî Kavramlar 46 a- Tanri: 46 b- Hulul (avatara:enkarnasyon): 47 c- Karma: 47 d-Tenasüh (Ruhgöçü: Sanskritçesi Samsara; Bati Dillerinde Reinkarnasyon, Transmigrasyon... ): 47 e- Yoga: 48 4- Dinî Âyin, Ibadet Ve Gelenekler 48 F- CAYNIZM. 49 1- Mahavira'nin Hayati 49 2- Tanri Anlayisi, Mezhepleri ve Kutsal Kitaplari 50 3- Ahlâkî Prensipler,Kurtulus ve Hidâyet Doktrini 50 4- Âyin ve Ibadet 51 G- SIHIZM. 51 1- Nanak'in Hayati 51 2- Sihizmin Dogusu. 52 3- Nanak'tan Sonraki Durum.. 52 4- Sihlerin Inançlari, Âyinleri ve Ibadetleri 53 H- ZERDÜSTÎLIK. 54 1- Zerdüst'ün Hayati 54 2- Gathalar-Avesta. 54

3- Zerdüst'ün Getirdigi Dinî Prensipler 55 4- Zerdüst'ten Sonraki Dinî Hayat ve Mecusîlik. 55 5- Parsîlik ve Günümüzdeki Ates Kültü. 56 I- SABÎLIK. 57 1- Genel Bilgi 57

2- Kutsal Kitaplari ve Kitap Anlayisi 58 3- Inanç Esaslari 59 4- Ibadetleri ve Anlayislari 61 a- Vaftiz (Boy Abdesti) 61 b- Dua (Namaz) 62 c- Kurban. 62 d- Oruç 62 5- Kutsal Günler ve Bayramlar 63 6- Mabed ve Mabed Görevlileri 63 IV- Bölümün Bibliyografyasi 64 A- Konfüçyüsçülük. 64 B- Taoizm.. 64 C- Sintoizm.. 65 D- Geleneksel Türk Dini 65 E- Hinduizm.. 66 F- Caynizm.. 66 G- Sihizm.. 67 H- Zerdüstilik. 67 I- Sabiilik. 67 V- BÖLÜM. 68 BUDDIZM. 68 A- Budda'nin Hayati (M.Ö. 563-483) 68

B- Budda'nin Telkinleri/Buddizm'in Prensipleri 69 C- Budda, Ilk Buddistler ve Konsiller 70 D- Hindistan'da Mahayana'mn Dogmasi 72

E- Mahayana'nin Hindistan'daki Kollari 73 F- Hindistan Disinda Buddizm.. 73 G- Çin Buddizmi 73 H- Burma Buddizmi 75 I- Seylan Buddizmi 75 J- Tayland Buddizmi 76 K- Japon Buddizmi 76 L- Buddizm'de Sekiz Dilimli Yol 78 M- Buddizmde Kutsal Metinler 79 N- Budizm'de Inanç Esaslari 79 O- Buddizmde Inançla Ilgili Kavramlar 80 a- Tanri: 80 b- Karma ve Tenasüh: 81 c- Nirvana: 82 d- Metteyya: 82 Ö- Buddizmde Ibadet, Ma'bet ve Ahlâk. 82 V- Bölümün Bibliyografyasi 84 VI- BÖLÜM. 85 ILÂHI DINLER. 85 A- YAHUDILIK. 85 1- Genel Bilgi 85 a- Yahudi, Ibranî ve Israil Terimleri 86 b- Tevrat'a Göre Yahudiligin Tarihçesi 87 c- Kur'ân-i Kerîm'e Göre Yahudilik. 89 2- Hz. Musa ve On Emir 90 a- Tevrat'a Göre Hz. Musa. 90 b- On Emir 91 c- Kurana Göre Hz. Musa. 92 3- Tevrat ve Zebur 93 a- Tevrat (Tora) 93

b- Zebur 95 c- Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat ve Zebur 95 ca- Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat 95 cb- Kur'ân-i Kerîm'e Göre Zebur 96 d- Talmut 96 e- Yahudi Kutsal Kitabi'nin Yazilisi ve Muhtevasi Hakkindaki Görüsler 97

4- Yahudi Mezhepleri 97 a- Hiristiyanlik Öncesi Yahudi Mezhepleri 98

aa- Hasidîler (Ibr. Hasidim, Ing. Hasidaeans): 98 ab- Ferisîler (Perusim): 98 ac- Sadukîler (Sadukim): 98 ad- Essenîler (Issiyim): 99 Essenîler Ile Hiristiyanlik Arasindaki Iliski 99 ae- Zealotlar: 100 b- Ortaçag/Islâm Sonrasi Yahudi Mezhepleri 100 ba- Rabbanî Yahudilik: 100 bb- Karaîlik (Karaim): 100 bc- Iseviyye: 101 bd- Yudgâniyye ve Sazkaniyye: 101 c- Çagdas Yahudi Mezhepleri 101 ca- Ortodoks Yahudilik: 101 cb- Reformist Yahudilik: 102 cc- Muhafazakâr Yahudilik: 102 cd- Yeniden Yapilanmaci (Reconstructionist) Yahudilik: 103 d- Yahudi Dinine Uymakla Birlikte Yahudîler Tarafindan Yahudi Kabul Edilmeyen Sami rîler (Somronim) 103 Samirîlerin Inanç Esaslari 104 5- Yahudilikte; Inanç, ibadet, Dinî Gelenek ve Bayramlar 104 a- Inanç 104 b- Ibadet 106 c- Dinî Gelenek ve Bayramlar 107

113 a.Ermeni Kilisesi (Gregoryen Hiristiyanligi) 127 e.Protestan Mezhebi 125 db. 113 b. 109 b.Dört Incil 120 b.Ibadet 122 bb. Isa. Isa.Temel Hiristiyan Mezhepleri 124 a. 109 1.Ogul (Isa Mesîh): 118 c.Katolik Mezhebi 124 b.Incillere Göre Hiristiyanlik.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hiristiyanlik.Baba (Allah): 118 b.Genel Bilgi 109 a.Incillere Göre Hz.Kilise ve Âyinler 121 a.HIRISTIYANLIK. 116 3.Kutsal Ruh: 119 4.Âyinler (Sakramentler) 123 6.Cizvitler : 130 .Hz.Yeni Ahit'in Yazilisi ve Muhtevasi Hakkinda Görüsler 120 5. 110 c.Ibadet ve Âyinler 122 ba.B.Ortodoks Mezhebi 125 c. Isa.Teslis (Ekanim-i Selâse) 117 Teslisin Unsurlari: 118 a.Diger Bazi Hiristiyan Mezhepleri ve Gruplari 128 ea.Ebiyonîtler: 129 eb.Inciller 119 a.Kilise. 121 b.Maronîler : 130 ec.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hz.Hiristiyanligin Tarihçesi 112 2.

Luteran Kiliseler : 131 ef.. 138 c.Mormonlar: 133 en.Oruç 142 Inançlar 135 .Iman île Islâm Arasindaki Münasebet 138 3.Allah'a Iman.Metodistler: 133 em.Presbiteryenler : 131 eh.ISLÂM. 138 b. 135 1.Iman ve Islâm.Namaz 142 b. 141 4.Iman.Islâm. 138 b.Anglikan Kilisesi : 130 ee.ed.Baptistler : 131 ei.Iman Esaslari 138 a. 137 2.Ahirete Iman.Kitaplara Iman.Reforme Edilmis Kiliseler : 131 eg..Kuveykirlar (Ûuakers): 132 el..Kaza ve Kadere Iman. 139 c.Islâm'in Dogusu ve Dogdugu Çevredeki b.Islâm'in Sartlari (Islam'daki Seklî Ibadetler) 142 a.Uniteryenler: 132 ek.Din olarak Islâm.Pentakostalistler (The Pentecostal Revival): 134 C.Peygamberlere Iman.Genel Bilgi 135 a. 141 f. 140 e.Adventistler: 134 eo-Asopsiyonistler: 134 ep. 138 a. 140 d.Meleklere Iman.

Dogusu ve Gelismesi 157 2.c.Babîlik.Hac 143 d.Hareketin Ortaya Çikisi ve Faaliyetleri 151 2. 154 a.Islâm'in Diger Dinlerden Ayricaliklari 145 Altinci Bölümün Bibliyografyasi 146 A.Zekât 143 5.Yehova Sahitlerinin Inançlari 150 B.Bahâîligin Çikisi ve Gelismesi 154 b.Amelî Esaslar 155 bc.Günümüzde Bahaîlik.Iman Esaslari 155 bb. 147 C.Islâm ve Diger Dinler 144 b. 151 1.Günümüzde Mooncular ve Türkiye.KADIYÂNÎLIK (AHMEDÎÜK) 157 1.Moonculugun Görüs ve Düsünceleri 152 3.Yahudilik. 152 C.Gulam Ahmed'in Iddialari ve Kadiyanîlerin Bazi Görüsleri 158 3. 146 B. 156 D. 143 6.Bahaîlik.MOONCULUK.Islâm'da Ahlâk.Mesîhî Hareketler 149 3.Bahâîligin Temel Prensipleri 155 ba.Dünya Görüsleri 156 c.Hiristiyanlik.Yehova Sahitliginin Tarihçesi 150 4. 148 2..BABILIK VE BAHAÎLIK. 153 2.Islam.Bugünkü Durumu. 159 . 153 1.Islâm'in Özellikleri ve Diger Dinlerden Farkliliklari/Ayricaliklari 144 a.

Misyonerlerin Çalisma Metodlari 165 a. 162 MISYONERLIK FAALIYETLERI VE GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALARI 162 A. 159 Yedinci Bölümün Bibliyografyasi 161 VIII.Misyonerlik Faaliyetleri 176 B.GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALALARI (HIRIS-TIYAN-MÜSLÜMAN DIYALOGUNA GENEL BIR BAKIS) 167 1.Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Diyalog Faaliyetleri 169 4.YIKICI CEREYANLARA KARSI TEDBIRLER.Bir Diyalog Kurumu Olarak Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Ortaya Çikis i 168 3.Diyalog Çalismalari (Hiristiyan-Müslüman Diyaloguna Genel Bir Bakis) 177 IX. 162 2.Misyon-Misyoner-Misyonerlik.Maskeli Teskilâtlar Kurma : 165 5.Diger Diyalog Kurumlari ve Faaliyetleri 171 5.E. BÖLÜM.Din Adlari 178 b.Misyonerlikten Diyaloga Geçis 167 2.MISYONERLIK FAALIYETLERI 162 1. INANÇLA ILGILI BAZI NOKTALARDA. KISA BIR KARSILAST IRMA 177 a.Misyonerlerin Gayesi 162 3.Dînî Teskilatlar Kurma ve Yayin Yapma : 165 b.GÜNÜMÜZDE YASAYAN DINLER ARASINDA. 177 KARSILASTIRMALAR. Yardim Yapma : 165 c.Dinlerin Inanç Sistemleri 179 Duyulan Endiseler 172 .Hiristiyanlarin Müslümanlara Yönelik Diyalog Çagrilarindan 6.Gerçek Anlamda Bir Diyalogda Aranmasi Gereken Prensipler 176 Sekizinci Bölümün Bibliyografyasi 176 A. 177 A.BÖLÜM.Okul ve Çesitli Tesisler Açma.Misyonerlerin Yetistirilmesi 167 B.Misyonerligin Tarihçesi 163 4.Din Kurucusu/Peygamber 178 c.

Islâm'da Hac ve Degerlendirme: 194 2.Buddizm'de Ibadet (dua) : 188 ae.Caynizm'de Ibadet: 188 af.DINLERDE IBADET VE MABED KONUSUNDA BIR KARSILASTIRMA.Caynizm'de Hac: 194 df.DINLERDE MABED.Sintoizm'de Ibadet (dua): 189 ah.Hinduizmde Hac: 193 dd.Sihizm'de Ibadet: 189 ag.DINLERDE IBADET.Islâmdaki Namazin Diger Dinlerdekilere Göre Degerlendirilmesi: 189 b.Hac 192 da. 191 c.Dinler Arasinda Islâm ve Farklari 184 B.Hinduizmde Ibadet (dua): 188 ad.Namaz Dua.Hiristiyanlikta Hac: 193 dc.Buddizm'de Hac: 193 de.Hinduizmde Oruç: 191 bd.Yahudilikte Hac: 193 db. 185 1.Yahudilikte Oruç: 190 bb.Islâm'da Oruç ve Diger Dinlerdekilerle Bir Mukayese.Zekât 192 d.Oruç 189 ba. Dua): 186 ab. Dua): 187 ac.Hiristiyanlikta Âyin (Namaz.d.Yahudilikte Ibâdet (Âyin.Dinlerde Tanri 180 e. 181 f.Caynizmde Oruç: 191 be.Dinlerde Kutsal Kitap/Metin. 194 .Hiristiyanlikta Oruç: 190 bc. 186 aa.Dinlerde Âhiret Anlayisi 182 g. 186 a.

DeskriptIf (nitelendirici) metoda uymayan baz i degerlendireler de buna baglanmalidir. Bununla birlikte. Dinler Tarihi. o dini dogru olarak bilmeye baglidir. farkli bi r yol izterimistir. 196 e. Yasayan dinleri konu edinen bu kitap. Üçüncü. dünyayi küçültmüs.Yahudilik'in de evrenselligi tartisilmaktadir. evrensel dinlerdendir. Bu durum. büyük sikinti olust urmaktadir. 196 d. Buddizm.Hiristiyanlikta Mabed. misyonerlik faaliyetleri ve karsilastirmalar yer almaktadir. ilâhî dinler arasinda sayilmamaktadir. Islâm'a ve Türkiye'ye yönelik bazi faaliyetlere yer verilmistir. 196 h. dokuz bölümden olusmaktadir. Bir din hakkinda karar vermek. ki siye sahip oldugu inanç hakkinda oldugu kadar.Sintoizmde Mabed. O. Hele bir ilahiyatçi. Bundan dolayi. Çünkü Buddizm. Bölümleme y aparken Buddizm ile Yahudiligi belirlenen sems içine yerlestirmek. daha da önem kazanmaktadir. Bu kitap.Islâm'da Mabed (Mescit. Kitapta. Hem sahip oldugu dini bilmek hem de karsilastirma yapmak. Tarih boyunca oldugu gibi. Okuyucuyu alisilmis in disina çikarmak ve yeni tasniflere alistirmak zamanla mümkün olabilecektir.a. Millî Dinler. insa noglu için dinin ne kadar vazgeçilmez oldugunu ortaya koymaktadir. Ilâhî Dinler seklinde bir bölümlem .Caynizmde Mabed. Ilkel Kabile Dinleri. Herhangi bir dine mensup olma yanlar ile inanci bilinemeyenlerin orani genel nüfus içinde oldukça düsüktür. günümüzde de vazgeçilmezligini koruyan dinler hakkinda bilgi sahibi olmak her aydin için bir gereklilik olmustur.Hinduizmde Mabed. kitapta dinleri bölümlerken. 196 DINLER TARIHI Dördüncü Baskiya Önsöz Bu eser. normal karsilanmalidir. Günümüz teknolojisi. misyon erligi benimsemekte. Islâm dünyasinda gen&i olarak dinleri "ilâhî din" ve "üâhî olmayan din" seklinde tasnif ötmek. günümüzde yasayan dinleri konu edinmekte ve onlarin tanitilmasini hedeflemekt edir. 'siâm ve Hiristiyanlik gibi. Ilk iki bölüm. yasayan dinler hakkinda bilgiler içermektedir. Dinleri tasnif etmek oldukça zordur. bir "din bilgini" için bu.Sihizmde Mabed. diger dinleri bilmeyle yakindan ilgilidir. alisilan bir yol olmustur. 195 c. Yeryüzünde yasayan yaklasik 6. Cami) 195 b. bir din göre vlisi.5 milyar civarinda insani n 6 milyardan fazlasi su veya bu dinin mensubudur. 196 g. diger dinler ve inanislar hakkinda da bilgi vermektedir. 196 f. Son üç bölüfnde. be inci ve altinci bölümler. insanlarin birbiri hakkinda bilgi edinme yollar ve imkanlarini artirmistir. yer yer bazi karsilastirmalara. sin retik (uzlastirmaci) dinî hareketler. din bilimleri ile ilgili genel bilgi ihtiva etmektedir. Okuyucu kitlesi dikkate alindiginda bu yaklasim. dinler .Buddizmde Mabed. dördüncü.Yahudilerde Mabed. baska dinden olanlardan taraftar edinmeye imkân tanimaktadir.

Dinler Tarihi'nin öneminin daha iyi anlasil digi günümüzdeki yeni gelismeleri de dikkate alarak. Kitapta ele alinan dinlerin bazilarinda mezheplere de temas edilmis. Günay Tüme r Bey. çogunlugu günümüzde yasayan bazi dinleri tanitma gayesiyle yazilmistir. acil ihtiyaç oldugu gerekçesiyle. Kitabin özet seklinde olan 1988 yilindaki ilk baskisinda. yasayan dinlerin bazi hususlarda kars ilastirilmasi. baski hatalarini ve yanlis anlasilmalara yol açacak kisimlari düzeltmis. okuyucunun bildigi kabul edilerek. o konuyla i lgili. "din tarifi" basta olmak üze re kendime ait bazi yaklasimlarimi da yansitarak üçüncü baskiyi yayina hazirlamistim. Sadece bir iki bölümde.02. Konularla ilgili bilgiler objektif olarak sunulmakla beraber. Dördüncü Baskiyi sunarken. Son Bölüm'de. dördüncü baskida yapmayi planladigim düzeltmele re ve ilâvelere firsat bulamadim. ilk baskiyi beraber yazdigimiz de gerli insan. Aslinda genel bölümlemede cografi agirlikli tasnifin benimsenmesi ideald ir. en az üç ciltlik genis bir D inler Tarihi yazacagimizi belirtmistik. Ancak. agabeyim Prof. genel dipnotlar bölüm sonuna kaydirilmistir. 1992 tarihli ikinci baskida yaptigimiz ekleme ve düzenlemelere ilâv eten ben. Türklerd en az bir kesimin halâ bu inanislari yasattigi belirlendigi için. okuyucuyu bilgilendirme ye yöneliktir. Dr. Avrupa Dinleri. ancak fazla ayrintiya inümemistir. zorunlu olar ak. önceki baskilardan farkli bir duruma ge lmisti. Ayrica önceki baskilarda "Eski Türk Inançlari" ba sligiyla yer alan konuyu da.e yapilmis. Abdurrahman KÜÇÜK[1] Önsöz Bu kitap. Bundan dolayi ilk baskida verdigimiz sözü. çok kisa zaman içinde yeni bir bas ki yapilmasi gerektigi bildirildiginden. ayri bir bölüm olarak ele alinmistir.Dr.sadece genel bilgil er verme yolu benimsenmistir. Ilk iki bölümde din. 22. 22 Agustos 1995 tarihinde. Ön Asya Dinlen (veya Ortadogu Dinleri).2002 Prof. Bazi dinlerde ayrintiya girilmesi. 19 97'de yapilan üçüncü baskiya. Son kisimlarda sinkretik dinî ha reketlere. heme n hemen her konuya bilgi ve kaynak eklemeleri yapmis. Ankara. Amerika Dinleri gibi bir bölümleme u ygun gözükmektedir. Islâm kisminda. günümüzdeki gelismeler ve dokümanlar isiginda. beraberce yerine getirmemiz mümkün olamamistir. Böylece üçüncü baski. Karsilastirilmali Dinler Tarihi için bir örnek olarak düsünülmüstür. Daha fazla bilgi edinmek isteyenler için. Buddizm. Türkçe ve yabanci kaynaklarin verilmesine özen gösterilmistir. Bibliyografya da. tarihî dinlere yer verilmemistir.geçirdigi elim bir trafik kazasi sonucu aramizdan ayrilmistir. din bilimleri hakkinda genel bilgi verildikten sonra dinlere geçilmistir. misyonerlik faaliyetlerine ve karsilastirmalara yer verilmistir. Yayinci tarafindan. Ancak. Günay Tümer'i bir kez daha rahmetle aniyor. iyi bir Dinler Tarihçi olan meslektasim ve agabeyirn Prof. yine bölüm sonuna konulmustur. Cografi tasnifte. Çok az ve zorunlu dipnotlar hariç. dinler tarihi. yer yer bazi deger lendirmelerden de kaçinilmamistir. Kitapta az dipnot kullanma yolu benimsenmistir. "Geleneksel Türk Din i" basligiyla yerlestirmistim. bu bölümlemede Buddizm'e yer verilmemis. . genis bir Dinler Tarihi yazmaya çal isacagimi belirtmek isterim. Bunun için simdi varligini sürdüren bir dinin geçmisteki köklerine kisa bir temas disinda. Kur'ân'da zikredilen ve günümüzde mensuplari bulunan "Sabiiler" e ayri bir konu olarak ilâve etmistim. yazar soyadinin alfabetik sirasina göre . Dr. fazla dipnot kullanilmistir. Kabile Dinlen Ilk siraya alinarak Uzakdogu Dinleri. b askida katkisi olan herkese tesekkür ediyorum. ilk baskidaki sözümüzü kismen de olsa yerine getirmek için kitabi yeniden gözden g eçirmis.

Insanlik tarihinde çok önemli bir yeri bulunan "din"in kelime ve terim anlamlarinin verilmesi. Az dipnot verilerek metin çalismasiyla konu edinilen dinlerin tanitilmasi düsünülmüstür. din etrafinda. Tarihî dinler isin içine girerse yine çözüm. Eksikler mutlaka vardir. ancak evrensel sayilmamaktadir. DIN VE TARIH KELIMELERININ INCELENMESI 1. Günay TÜMER-Prof. her bölümün sonunda verilmistir. Insanlik tarihinde ne kadar gerilere gidilirse gid ilsin. tespit edilen semaya yerlestirilirken bu sikinti iyice hissedilir. Yazarlar. dinle teskil olun du" diyerek "din"in konusunu ve alanini daha da genisietmetedir. bunlarin kisa bir degerlendirilmesini de içine almaktadir. insanla beraber varolmakta ve öyle görünüyor ki insanla b eraber varolacak bir kurumdur. Imam-Hat ip Meslek Liseleri için yazdigimiz "Dinler Tarihi" kitabindaki semayi. Dr. bu eksiklikleri telâfi etmek üzere ayrica dipnott u üç ciltlik genis bir Dinler Tarihi yazacaklarini hatirlatir. [3] a. toplumu ayakta tutan temel esasla rin basinda "din"in geldigini ortaya koymaktadir. Yahudilik ise ilâhî dindir. Abdurrahman KÜÇÜK[2] I. Ancak bu. Din Din. yapilan ilmî arastirmalardan anlasilmaktadir. Önasya (veya Ortadogu) Dinleri seklinde ya pilabilecegine isaret etmek isteriz. Buddizm. Dr. dinî inançlardan yoksun bir topluma rastlanmamaktadir. daha sonra yazakcaklarimizda da ayni semayi devam ettirecegimiz anlamina gelmez. Uzakdogu Dinleri. yazar soyadinin alfabetik sirasina göre. Buddizm ile Yahudilik. Söylenenler yasayan dinlere göredir. Karsilastirmali Dinler Tarihi yönünde n malzemenin bir ölçüde sunulmasi kadar. din için. Hint dinleri. Kitabimizda ele alinan dinlerin mezheplerine temas edilmisse de bu hususta fazla ayrintiya inilmemistir. [4] . bu kitabin basimini g erçeklestiren Dr. Bunun yaninda felsefe. Buddizm'i a yri bir bölüm yapma disinda. Hattâ Viktor Kuzin {Victor Cousin). fakat siniflamada onlar gibi ilâhî menseli dinlere dahil edilm emektedir. Burada ide al bir bölümlemenin cografî agirlikli olarak. cografî n hareket edilerek bulunabilecektir. Bibliyografya. "Her sey. Bütün bunlar. BÖLÜM DINLER TARIHINE GIRIS A. hukuk. a hlâk gibi bazi insan ilimlerinin kaynaginin da din oldugu kabul edilmektedir. Di pnotlar bölüm sonlarina konulmustur. Bilgiler objektif olarak sunulmakla beraber yery er bazi degerlendirmelerden de kaçinilmamistir. bu kitabimizda da muhafaza ettik. ilkel kabîle dinlerini ilk maddeye almak su retiyle. Bununla beraber baska çare de yoktur . Ancak bu bölümlemede Iran'dan Hindistan'a kendi cemaati ile göç etmis olan Parsîlik göze batacaktir. Dinin Lügat ve Terim Anlami Dinin lügat ve terim anlamini Islâm ve diger dinlerdeki sekliyle ele alacagiz. bu kavramin anlasilmasina yardim edecektir.Dinleri bölümlere ayirmak gerçekten zordur. insanla beraber varolmus. Prof. Biz. Tarihî devrelerde oldugu kadar tarih öncesinde de insanoglunun bazi inançlara sahip olarak yasadigi. Bahattin ERGEZER'e ve emegi geçenlerin cümlesine tesekkür ederler. Islâm ve Hiristiyanlik gibi evrensel bir dindir. En sonda yer verilen günümüzde yasayan dinleri bazi noktalardan karsilastirilmasi.

aa. Islâm'da Din

Arap dilindeki "din" kelimesinin kökü ile ilgili olarak çesitli görüsler ileri sürülmektedir. Bu kelimenin Arâmî-Ibranî bir kökten geldigi, Orta Iran'dan alindigi, Öz Arapça oldugu tarti silmakta, fakat kesin bir sonuca ulasilamamaktadir.

"Dâne-yedînu-dînen ve diyâneten" seklinde lügatlarda yer alan ve çogulu "edyân" olan bu kelim , su anlamlara gelmektedir: Ceza, mükâfat, hüküm, hesap, Itaat, boyunegme, ibâdet, âdet, hâl, "seriat", kanun, yol, mezhep, millet...

Bununla beraber borçlanma, ödünç alma anlamindaki "deyn" kelimesi de[5] "dâne-yedînu" kökünde elmektedir. Arap Dilinde "din" kökünden gelen kelimelerin ifade ettigi çesitli anlamlar asagidaki sekilde gruplandirilmakta ve örneklendirilmektedir:

"1- Ceza, mükâfat, hüküm, hesap: Bir Arap atasözünde "Kemâ tedînu tüdânu" (Ettigini bulursun; arsan onu görürsün) denilmektedir. Burada din kelimesi ceza, mükâfat, karsilik anlaminda k ullanilmaktadir. Fatiha Süresindeki "Mâliki yevmi'd-Dîn" (din gününün sahibi) Âyetinde de "di " kelimesi ceza, hesap anlamindadir. 2- Itaat, tâat, teslimiyet, hizmet, ibadet: Araplar arasinda itaat, b oyun egme anlaminda "Dintehum fedânu" (Onlara üstün geldin, onlar da itaat ettiler); h izmet anlaminda "Dinte'r recule" (Adama hizmet ettin) denilmektedir. Bakara Sure sinin 132. Âyeti'ndeki "Innallâhestafâ lekumu'd-Dine" (Allah sizin için din seçti) ifadesi nde "din" kelimesi; "seriat", tâat, boyun egme, ibadet anlamlarinda kullanilmistir. 3- Üstün gelme, hâkimiyet, zelil kilma, zorlama: Arap Dilinde "Dâne'n nâs" {Insanlar i itaate zorladi), "Dinte'l kavme" (Kavmi zelil kildin, köle edindin) gibi misalle rde "din"; itaate zorlama, zelil kilma anlamlarinda kullanilmistir. Nahl Sûresinin 52. Âyetinde "Ve lehû mâfi's-Semâvâti ve'l-ardi ve lehu'd-dînu vâsiben" (Göklerdekilerin ve dekiierin hepsi Allah'indir. Din, daima onundur) ifadesinde "din" kelimesi; hâkimiy et, itaat anlamindadir. Ayrica Arapça'da hâkim, kahhâr, idare eden, hesaba çeken, cezalandiran anlaminda "deyyân" k elimesi de kullanilmaktadir. (Lügatlarda bu kelimenin Allah'in ismi oldugu da kayd edilmektedir). Hz. Muhammed'e bir defasinda "Yâ seyyidin nâsi ve deyyâne'l-Arab" (Ey insanlarin efendisi ve arab'in hâkimi) seklinde hitap edilmistir.

4- Âdet, yol, kanun, "seriat", mîllet, mezhep: Araplar; "Mâzâle zâlike dînî ve deydenî " (Ben âdetim budur) demekle, din kelimesini "âdet" anlaminda kullanmis olmaktadir. Bir Ha diste, "Innehu Aleyhisselâm kâne alâ dîni kavmini" (Resûlüllah kavminin âdeti üzerinde idi) d lmektedir. Bu hadîsin "dîni kavmihi" ibaresinde geçen din kelimesiyle Hz. Ibrahim'den (a.s.) kalan tevhid, hac, nikâh, miras gibi hususlar yaninda, Hz. Muhammed'in (sas ) kavminin cömertlik, yigitlik gibi iyi örf ve âdetleri ifade edildigi, din ile kültür, örf ve âdetler arasinda ilgi bulundugu üzerinde durulmaktadir.

Yusuf Sûresinin 76. Âyetinde, "Mâ kâne liye'huze ehâhu fi dîni'l meliki" cümlesinde (Kralin d nine göre kardesini yaninda alikoymasi mümkün degildi), "din" kelimesi; "seriat", kanu n "yol" anlamindadir. En'am Sûresinin 161. Âyetinde, "Innenî hedânî rabbî ilâ siratin mus-tak n dînen kiyamen millete Ibrahîme hanîfen" (Bana gelince, Rab-bim, beni dogru bir yola iletti. Dogru dine, dosdogru bir tevhidçi olan Ibrahim'in milletine) ifadesinde "m illet"; din ve millet anlaminda kullanilmistir.

Kur'ân-i Kerim'de "din" kelimesinin geldigi kök ile ilgili kelimeler, yüzü askin âyette, y ukarida verilen dört grup anlami ifade ettikleri gibi, yer yer bu dört grup anlamin tamamini içinde bulunduran bir "nizam"i da belirtmektedir. Bu nizami belirtmek ve diger din kelimelerinden ayirmak üzere Kur'ân'da "dînu'l-hak" (hak din)[6], "Dinen kiy emen", "dînen kayyimen" (dosdogru din)[7], "dînullah" (Allah'in dini)[8] gibi deyiml er kullanilmaktadir. Bunun yaninda Kur'ân-i Kerîm'de "din" kelimesi, iki tarafi hedef alan anlamlari içinde bulundurmaktadir. Bu iki taraftan biri, Allah'a nisbetle, hâki m olma, itaati altina alma, hesaba çekme, cezalandirma; öteki de kula nisbetle,boyun egme, itaat etme, teslim olmadir. Bu iki taraf arasindaki münasebeti düzenleyen kan un, nizam, yol, dindir. Kur'ân-i Kerîm'de din terimi ile yüksek bir otoriteye boyun egme, o otoritenin emir ve yasaklarina uyma; bu emir ve yasaklara uygun yasadigi takdi rde mükâfat, aksi takdirde ceza görecegine inanma seklindeki bir hayat nizaminin kaste dildigi anlasilmaktadir.[9]

ab- Diger Dinlerde ve Dillerde Din Her toplumda "din" kavramini ifade etmek üzere ayri bir kelime kullanilmaktadir. Din kelimesi tarihî derinlik içinde Avesta'da "daena"; Pehlevî dilinde (Eski Farsça'da) " den", sonraki Farsça'da "din" gibi kelimelerle ifade edilmekte; yol, mezhep, âyin, üslûp , tarz gibi anlamlara gelmektedir. Bugün din kavrami, sadece "din" kelimesi ile kar silanmaktadir. Ibranîce'de önceleri ibadet, kurban ve dua islerini nitelendirmek üzere kullanilan "ab odath elohim" deyimi, ayni zamanda "din" kavramini da ifade etmekte idi. Din kavr amini belirtmek üzere, arasira psikolojik terimler olan "yir'ah" (korku, hasyet), " emanath" (iman) gibi kelimeler kullanilmistir. Ancak Kutsal Kitap sonrasi literatürün de "dath" kelimesi din için umûmî terim olmustur. Bu kelimenin Farsça "dâd"dan alindigi, E zra ve Ester kitaplarinda hüküm, emir, kanun anlaminda kullanildigi ileri sürülmektedir. Eski Yunanca'da din, korku ile karisik saygi anlamina gelen "thrioheya" kelimesi yle ifade edilmekte idi (bu kelime, örf, âdet anlamina gelir). Sözlüklerde, Türkçe'de kullanilan "din" kelimesinin Arapça'dan geldigi kaydedilmektedir. I slâm'dan önce Türklerin, din kavramini ifade etmek üzere, çesitli dönemlerde, "drm", "darm", "nom", "den" gibi kelimeler kullandiklari kaynaklarda yer almaktadir. Bunlardan "drm", "darm" din, akide anlaminda Sanskritçe "dharma"dan (Pali dilinde dhamma); " nom", din, inanç, kanun anlaminda, Sogdca'dan geçtigi anlasilmaktadir. Ancak tarihî de vreleri içinde Türk boylan ve devletlerinde din kavramini ifade etmek üzere hangi kelim elerin kullanildigini belirlemek güçtür. Bununla beraber Uygur Türkleri arasinda din ve m ezhebi ifade etmek üzere "din" kelimesinin kullanildigi görülmektedir. Arapça'daki "din" kelimesinin kaynagi olarak Orta Iran gösterilmektedir. Kisacasi Arapça, eski Iran ve eski Türkçe'deki din kelimesinin esas kaynagi konusunda kesin bir sonuca ulasilamamistir. Bati âlemi, felsefî, ilmî bazi hususlarda, Rönesans'tan sonra eski Yunan'dan etkilenmesi ne ragmen, "din" deyimini, eski Yunan'dan da, Hiristiyanligin içinden çiktigi Yahudi likten de almamis, eski putperest Roma'dan almistir. Latince'de din deyimi için büyük saygi, itina, titizlik gösterilen, ta'zim edilen sey anlaminda "religio" kelimesi kullanilmakta idi. Bu kelimenin bir seyi vazife edinmek, tekrar tekrar okumak, y apmak, ihmal etmemek, anlamina gelen ve uluhiyete karsi vazifesini titizlikle yeri ne getirmeyi ifade eden "re-legere" den veya baglamak anlamina gelen ve insanla Tanri arasindaki bagi ifade eden "re-ligare" den çiktigi ileri sürülmüstür. Bunun yaninda

simdi Bati dillerinde kulanilan "religion" kelimesinde, belirtilen her iki anlami n bulundugu da savunulmustur.

Hinduizm'in kutsal dili olan Sanskritçe'de din anlaminda "dhr" kökünden gelen "dharma" kelimesi kullanilmaktadir. Kelime, Sans-kritçe'den gelismis, Buddizmin kutsal dil i olan, Pali dilinde doktrin anlaminda "dhamma" seklindedir. Bu kelime, din, hak ikat, kanun, yol görev nizam, dogruluk, fazilet gibi anlamlan da içinde bulundurmakta dir. Dharma, insanlarin nasil davranacaklarini tespit eden "Disiplin"! belirtmek tedir. Bunda, dinî ve ahlâkî düzen sözkonusu oldugu kadar Kozmik düzen de sözkonusudur. Bu te im, Hinduizm'de oldugu kadar, Buddizm ve Caynizm'de de "Ebedî Kanun"u ifade etmek için kullanilir.[10]

b- Dinin Tarifi Asagida Dinler Tarihi arastiricilarinin üzerinde tartistiklari din tarifleri ele al inacak ve daha sonra Islâm'daki din tarifine yer verilecektir. [11]

ba. Dinler Tarihi Arastiricilarina Göre Din Dinin yüzlerce tarifi vardir. Din tarifleri, bir kitap dolduracak kadar çoktur. Çesitl i bilim dallarindan bilginler, kendilerine göre bir din tarifi yapmislardir. Bu ta riflerin hiçbiri üzerinde bir birlik saglanamamistir. Din, Çok çesitli yönleri olan bir ol gudur. Bu sebeple her bilgin, tarifini, onun bir yönüne agirlik vererek yapmistir. Böylece çok çesitli tarifler ortaya çikmistir. Asagida bu tariflerden birkaç tanesi misal olarak verilecektir: "Din, insanin kutsal saydigi seylerle olan iliskisidir." Rudolf Otto "Din, ruhî varliklara inançtir." E.B. Taylir (Tylor) "Din, insanin sonsuzu kavramasini saglayan, akil ve mantiga tabi olmayan zihnî bir meleke veya yetenektir." Maks (Max) Müller "Din, mutlak itaat duygusundan ibarettir." Slayirmaher (Schleiermacher) "Din, melekelerimizin serbest olarak kullanilmasini engelleyen yasaklar bütünüdür." Salmon Reynah (S. Reinach) "Din, bir inançlar, davranislar ve sosyal hayatin muayyen sartlarina göre olustur ulmus kurumlar sistemidir". W. Tilok (VVitold Tyloch) "Din, dua, kurban ve inançla kendini gösteren bir arzudur. "

Föyerbah (Feuerbach) "Din, en yüksek içtimaî degerlerin suurudur." Edvird S, Amis (Advvard S. Ames) "Din, daima hayat sahibi bir Tanri'ya, yani bir Ilahî Suur ve Irade'nin kâinati yönett igine ve insanlikla alâkali ahlâki münasebetleri elinde tuttuguna inanistir." Ceymis Martinö (J. Martineau) "Din, bir cemaatin meydana gelmesini saglayan âyin ve inançlar sistemidir." E. Durkheim

Bu tariflerde din; kutsal kavrami, inanç, zihnî meleke, mutlak itaat duygusu, arzu, içtimaî degerler suuru ve Tanri fikri gibi hususlara agirlik verilerek açiklanmak iste nmistir. Bu sekilde "din'in bir yönüne agirlik verilerek yapilan tarifler, herkesin üz erinde birlestigi bir tarif olmamaktadir. Bu tariflerdeki ayrilik; bir yandan din probleminin karisikligindan; öte yandan, bu tarifleri ortaya atan kimselerin sübjek tif görüs, duyus ve sahip olduklari dünya görüsleriyle, yasadiklari ortamin umûmî havasindan aynaklanmaktadir. Dinin gerçege yakin bir tarifi, yani bütün dinleri içine alacak bir ta rifi, ancak din teriminin sinirlari belirlendikten sonra yapilabilmektedir. Bunda n dolayi Din Bilimleri açisindan bir seyi "din" yapan hususlar söyle siralanmaktadir : 1. Insanüstü yüce varliklara inanç (Tanri-tanrilar, melekler, cinler vb.), 2. Kutsal o lanla olmayani belirleyen hususlar, 3. Ibadet, dinî âyin ve törenler, 4. Ilâhi bir kaynag a dayandirilan kutsal kitaplar-metinler, sifahî gelenekler, ahlâkî kanunnameler, 5. Ta biatüstü, insanüstü kutsal varliklarla ilgili dinî duygular (korku, sir, güven, günahkârlik, nma, baglilik, tevbe vb.), 6. Insanüstü ile irtibat (vahiy, ilham, peygamber, dua, n iyaz vb.), 7. Bir âlem ve insan görüsü, hayat ve ölüm ötesi inanci, 8. Hayat nizami, 9. Cemaa , 10. Orjinal bir muhteva tasimasi, taklit olmamasi.11. Siyasî gayelerle veya çikar hesaplariyle kurulmus olmamasi, saf ve temiz bir yapiya sahip bulunmasi... Yukaridaki hususlari özetleyecek olursak, geneflikle bir dinde su elemanlar yerali r: Tanri kavrami, inanç, ibadet, ahlâk, kutsal kitap, vahiy-ilham, peygamber-kurucu ve cemaat. Bu elemanlari gözönünde tutarak Dinler Tarihi açisindan dini söyle tarif edebil iriz: "Din, bir cemaatin sahip oldugu, kutsal kitap, peygamber veya kurucu, Tanri kavramini da genellikle içinde bulunduran, inanç sistemi ve bu sisteme bagli olarak yaptigi ibadet, yerine getirmeye çalistigi ahlâkî kurallar bütünüdür." Genel olarak da "din"i söyle tarif etmek mümkündür: Inanis ve davranis sekilleriyle, ins anlararasi iliskileri düzenleyen ve insanlarin iyi isler yapmasini, baris ve huzur içinde, birarada yasamasini saglayan genel kurallar bütünüdür. [12]

bb- Islâm Bilginlerine Göre Din Islâm bilginleri, dinin çesitli tariflerini yapmislarsa da bu tariflerin birbirine çok yakin oldugu dikkati çekmektedir. Bunlardan birkaç misal verecegiz.

Seyyid Serif Cürcânî (ö. 816/1413), "Ta'rîfât" baslikli eserinde dini söyle tarif etmektedir: "Din, akil sahiplerini Peygamberin bildirdigi seyleri kabule çagiran ilâhî bir kanundu r".[13]

Bu tarife biraz daha açiklik getiren bir baska tarif de su sekildedir: "Din, akil sahibi insanlari, kendi irade ve arzulariyla bizzat onlar için hayirli olan seylere sevk eden ilâhî bir kanundur. Yani o , Yüce Allah'in, zatî hayra, ebedî saadete ulasmak üz re kullarina vaz'ettigi hükümlerdir".[14]

Ayri bir din tarifi de söyledir: "Din, akil sahiplerini kendi iradeleriyle halde sa lâha, âhirette felaha sevkeder"[15] (Taha-nevî). Bu son tarif, dindar kimsenin dünya ve âhirette mesut olacagini anlatmak Istemektedi r. Yukarida verilen bu üç tarif, asagi yukari, ayni muhtevayi içinde bulundurmaktadir. Bu tariflerin isiginda, Islam'a göre din; akil sahibi suurlu insanlari, kendi ira de ve arzulariyla hayirli olan seylere sevkeden ilâhî bir kanundur. Din, peygamberler in vahiy ve ilhama dayanarak teblig ettikleri seylerin bütünüdür. Din, insanlarin kemâle e rismek üzere takip edebilecekleri en dogru yoldur. Dini ancak Allah koyar. Hiçbir in san, hattâ peygamberler bile ilâhî dini meydana getiremez. Peygamberlerin görevi sadece tebligdir.[16] Din, ancak insanlar içindir. Dinden onlar fayda göreceklerdir. Çünkü din, a kli basinda olan insanlara iyi ve kötüyü ögretecek; onlari iradeleriyle iyi seyleri yapma ya, kötülüklerden kaçinmaya yöneltecektir. Gazzâlî de "din" i kul ile rabbi arasindaki muamele olarak tarif etmektedir.[17] Asrimizdaki Islâm bilginlerince de dinin tarifi yapilmistir. Bunlardan biri söyledir: "Din, iman ve amel mevzuu olarak akil ve ihtiyara teklif olunacak hak ve hayir k anunlarinin hey'et-i mecmuasidir ki millet ve seriat dahi tabir edilir."[18]

2- Tarih Tarih, Arapça bir kelime olmakla beraber, ortak Sami "v-r-h" kökünden gelmektedir. Bun a göre tarih, "ay"in tarifi demektir. Bu terim; bir taraftan, "bir hadisenin, tari hî olayin vadesinin tayin ve tesbitini"; diger taraftan da, "bu olayin olus anini, zaman devresini, kronolojisini" ifade etmektedir. Dolayisiyla bir olayin gününü, ayin i ve yilini bildirmek de "tarih" kelimesi iie ifade edilmektedir. Kelime anlami disinda "tarih", bir ilim dalinin da adidir. Buna göre tarih; toplum lari, milletleri etkileyen olaylari zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar ar asindaki sebep-sonuç iliskilerini gösteren bir bilim dalidir. Geçmisi gerçekte oldugu gi bi anlatmaya çalisan bu bilim dali, insanlarin yasayis ve medeniyetlerini de konu e dinmektedir. Bunun yaninda tarih, millî suurun ve millî duygunun ana mayasi; millî bir ligin de temel harcidir. Bir bilim dali olarak tarihi nitelendiren çesitli tarifler vardir. G. Monod, tarih i "Insan eylem ve düsüncelerinin birbirini takip etmesi, gelismesi ve bir zincir olu sturmasi bakimindan ortaya çikan olaylar bütünü" seklinde tarif etmektedir. E. Beru-haym' in (Beruheim) ise, oldukça uzun bir anlatim içinde, "Tarih"! söyle tarif etmektedir: " Tarih Ilmi, insanlarin zaman ve mekân çerçevesinde husule getirdikleri gelismeleri-bun larin içtimaî bir bünyenin fertleri ve topluluklari sifatiyla yaptiklari eylemlerinde, bu içtimaî hayatta söz konusu ayri durumlardaki rol ve önemlerini tayin ve tesbit eden psikofizik etkenlerin meydana getirdigi sebep sonuç iliskileri Çerçevesinde-sonuçlari i tibariyle inceler ve nitelendirir." Tek basina bir gelisme gösteren hiçbir bilim dali yoktur, f-ler bilim dalinin digerl eri ile çesitli yönlerden iliskisi vardir. Tarihin arkeoloji, cografya, sosyoloji, f elsefe, hukuk, iktisat gibi bilim dallariyla iliskileri vardir. Tarihin felsefe ile iliskisinden tarih felsefesi dogdugu gibi, felsefenin de bir tarihi vardir (F elsefe Tarihi). Hukuk, tip, iktisat gibi alanlarin tarihi söz konusu oldugu gibi ( Hukuk Tarihi, Tip Tarihi, iktisat Tarihi), dinin, dinlerin de bir tarihi vardir. Bir bilim dali olarak bu alan, Dinler Tarihi seklinde adlandirilmistir.[19]

B- DINLER TARIHININ TARIFI

Dinler Tarihi, dinleri yer ve zaman göstererek inceler. Bu incelemeleri yaparken za man zaman karsilastirmalara da yer verir. Bazi bilginler dinleri tarihî seyirleri içi nde olduklari gibi anlatmayi uygun bulurken, bazilari da karsilastirma yapmayi ge rekli görürler. Her iki görüsün savunuculari da Dinler Tarihinin tarifinde bu hususlari gözön e bulundurur. Bundan dolayi Dinler Tarihinin tarifi, tarihî ve karsilastirmali incel emelere göre iki sekilde yapilabilir. Tarihî incelemelere göre Dinler Tarihi; tarih ve filoloji metod-larint kullanarak di nleri dogus ve gelismesinden inanç, ibadet, ahlâk vb. konularina kadar, tarihî seyir içi nde inceleyen bir disiplindir. Karsilastirmali incelemelere göre Dinler Tarihi; dinl erin diger dinlerle olan münasebetlerini benzer, farkli ve ortak hususlarini karsi lastirmali olarak ele alan bir bilim dalidir.

"Dinler Tarihi" deyimi, çogul kullanilisiyle ("dinler" seklinde) her dinin ayri ta rihî bir vakia olarak ele alinmasi keyfiyetini ifade eder. "Din Tarihî", tarihî devaml iligi içinde, "din"in mahiyeti ve hakîkatini incelemek anlamina gelir. Dinler Tarihi, bazi bilginler tarafindan titizlikle Din Mukayesesi ve Din Fenomenolojisinden a yri tutulur. Bununla beraber pratikte tarihî bir dinin bu zikredilen iki disipline bir ölçüde basvurulmaksizin incelenmesi zordur. Dinler Tarihi, büyük önemi bulunan bir bili dalidir. Çünkü herhangi bir dinin tarihî verileri, bir degerlendirmeye girisilmeden önce, uygun bir sekilde belirlenmeli ve arastirilmalidir. Bu da ancak Dinler Tarihi y ardimiyle mümkün olur.[20]

C- DINLER TARIHININ KONUSU

Dinler Tarihinin konusu, tarih sahnesinde görülmüs bütün dinlerdir. Günümüzde yasamakta olan er bulundugu gibi, bugün mensubu kalmamis dinler de vardir. Her iki din çesidi de Dinler Tarihinin konusudur. Dinler Tarihi, hak, bâtil ayrimi göz etmeksizin, hem ilâhî dinleri, hem de digerlerini inçeler. Tek tek dinlerin prensipler ini, onlarin çikis ve gelismelerini konu edinir. Kisaca ifade etmek gerekirse Dinler Tarihi, bugüne kadar gelmis veya gelmemis olsu n, insanlik alemindeki bütün dinleri inceler, Icabinda karsilastirir. Dinler, çesitli sekillerde siniflandirilmaktadir. Ancak bütün bilgin-lerce kabul edile n bir din tarifi olmadigi gibi, kesin bir siniflandirma da yoktur. Yoakim Vah (Joachim Wach), dinleri "kurucusu olan dinler", "geleneksel dinler"; Güs tav Mensing (Gustave Mensching) ise "millî dinler", "evrensel dinler" seklinde ikiy e ayirir. A. Simmel (Annemarie Schimmel) de dinleri; "ilkel kabile dinleri", "mi llî dinler", "evrensel dinler" diye üçe ayirir.[21] Dinlerle ilgili bir baska tasnif d e söyle yapilmaktadir: 1- Sakramental (dinî âyin ve törene dayanan) din, 2- Profetik (Peygambere dayanan) din, 3- Mistik (tasavvufî) din.

Dinler, "ensâbî" ve "eskâlî" olarak da; çikis yerlerini esas alan cografî durumlarina göre de siniflandirilmaktadir. Bunlarin disinda da çesitli tasnifler yapilmistir.[22] Islâm bilginleri, dinleri "hak dinler", "bâtil dinler" veya vahye dayanan ilâhî dinler, vahye dayanmayan tabiî dinler seklinde ikiye ayirmaktadir. Ibn Hazim (Ö.456/1064) ve Sehristânî (Ö.548/1183) gibi Müslüman Dinler Tarihçileri, hak dinler karsiliginda "milel",

sosyo loji ve filolojinin metotlarindan da faydalanmakla beraber.[24] E. Fenomeno-loji. disa akseden yönlerini sistematik olarak inceleyen bilim dali da Din Feno-menolojisidir.bâtil dinler karsiliginda ise "nihai" deyimini kullanmislardir. görünen yönleriyle konu edinir. bunlar Din Bilimleri basligi ile bir çati altinda toplanm istir. Dinler Ta rihi. Hiristiyanlik disindaki dinlerle ilgilen ilmesine izin vermiyordu. nitelendirici metot yaninda. deger yargilariyla ugrasmaz.DINLER TARIHININ METODU Her bilim dalinin kendine mahsus bir metodu vardir. Dinin kaynagi konusundaki bu tartismalar. Kelâm gibi bilim dallarindan ayrilir. aslinda bir dine mensup olsalar da. yukarida adi verilen diger bilim dallari için d e tekrarlanmistir. Fenomenolojik me-todla belirlenen "fenomen"ler. Ortaçag'da Kilise tek otorite idi. kuralkoyucu (normatif) degildir. Dinler Tarihi ile ayni Din Bilimleri çatisi altinda bulunan diger bilim dallari üzer inde de kisaca durmakta fayda vardir. din ile ilgili bilim dallarini bir ana böl um altinda biraraya getirmislerdir. olmasalar da. zaman. fenomenoloj ik metoda baglidir. olaylari. Din Psikolojisi ve bazi bilginlere göre Din Felsefesinden olusur. ortak noktalari bulm . Dinler Tarihinin tarih. tarihî gelismesini dikk ate almaksizin. ileride üzerinde durulacagi gibi. Kilise. Bundan dolayi Dinler Tarihi alaninda ça lisan bilginler. Çünkü genelde Din Bilimleri. karsilastirma metoduna da basvuru lur. ayrintilariyla tan itir ve nitelendirir. Daha sonra "Din Bilimleri" basligi altinda toplanacak bu bilim dallari. Dinler Tarihi'nde. Dinlerde çesitli fenomenler bulunur. görünen seydir. karsilastirm a metodu ile karsilastirabilir. dinin ilmî ve tenkidî bir sekilde incelenmesinin gerektigini ortaya koymustur. ilmî arastirmala rda tarafsiz davranmak zorundadir. kendine has bir "nite lendirici" (deskriptif) metodu vardir. Kiliseye karsi gerçeklestirilen reform sayesinde serbest arastirma imkânlari dogmustu. Din Sosyolojisi. Bu fenomenlerin belirlenmesi. Bu bilim dallarinda zamanla yapilan çalismalar gelismis ve din probleminin çesitli veçhelerini aydinlatmaya dayanan bu bilim dallarinin arasindaki yakinlik göz önünde tutularak. ilke l kabilelerin dinlerini incelemeye baslamis. diger din bilimleriyle paylastigi bu "nitelendirici" metodu ile Dinler Tarihi. oldugu gibi. görünen seyin sistematik ola rak tartisilmasidir. Bu bi lim dali. dinî olgulari. herhangi bir dinin savu nmasini üzerine alan teoloji (ilahiyat). Din Fenomenolojisi. Din Fenomenolojisi: Fenomen. Bu i lmî ve tenkidî arastirmalari yürütebilmek için üniversitelerin bünyesinde Dinler Tarihi kürsü arastirma enstitüleri kurulmus.[23] D. bilimleri siniflandirirken. Böylece evrimcilik cereyani moda ha line gelmis. bu. Çesitli dinlerin ibadet ve ây inlerini. dinleri. Sömürgecilik sonucu Bati. Din Fenomenolojisi.DINLER TARIHININ DIGER BILIM DALLARIYLA ILGISI Modern bilginler. olduklari gibi ele alir. esya ve sahsiyetlerini inceler. kutsal yer. temasa geldigi toplumlarin. bu etkilerle dinin kaynagi hakkinda tezler ileri sürülmüs ve tartismalar baslamisti. evrimci lik ve diger tezlerin ilk heyecaninin geçmesi ve karsi tezlerin ortaya atilmasiyla . Din Felsefesi hariç. Dinin görünen.

bu münasebetlerden dogan olaylari ve dinî gruplari inceler. bir yandan toplum. Din Fenomenolojisi. büyük dinî sahsiyetlerin iç hayatlarini ele alarak onlarin ruhî halleriyle ugrasir. tezahürleri ortaya çiktiginda inceleme konu su olur. Din Felsefesi'ni diger din bilimlerinden ayiran. düsünce ve yasayisi Din psikolojisi'nin konusudur. dinî hükümlerin mantigini ortaya koymaktir. d inî fenomen ve gelismeleri karsilastirir. bunlarin ne ölçüde tutarli ve basarili olduklari üzerinde durur. dindarligin fert ruhundaki gelisim seyrinin arastirilmasinda genel psikolojideki temel prensiplerden. anketlerden. Kisinin dinî d uygu. tarikat ve gizli c emiyetler de Din Sosyolo-jisi'nin konulari arasindadir. Din Sosyolojisi. aileye karsi tutumunu. bütün dinlerin aslinin ve gayesinin bir oldugunu isbat etmeye çalisir. Tanri inancina felsefî bir temel bulmaya çalisir. Din Psikolojisi. Diger bir anlatimla bu bilim dali. Yani Din Psikolojisi dinin psikolojik yönünü. ondaki hüküm verme özelligidir. Din Felsefesi: Din Sosyolojisi. Dolayisiyle bu bilim dali. Bu sebep-!e. Ancak o. bunlarin yapi ve kanunlaridir. fert dünyasinda çesitli gelismeler gösterir. gözlemlerden faydalanir. bu materyelini tarihî olmaktan ziyade sistematik bir açidan degerlendirir. dinin devlet. davranislara etkilerini konu edinir. materyelini Dinler Tarihi'nden alir. Diger . Din Psikolojisi: Bu bilim dali. Bu inceleme sirasinda aklî ve tarafsiz bir yol tu tar. genel psikolojinin bütün metodlarindan faydalanarak kendi alanina gi ren konulari inceler. çesi tli dinî cemaatlerin toplumla olan münasebetlerini konu edinir. Bu gaye ile onlar. Din Psikolojisi. bir bilim dali olarak. dinin sosyal hayattaki t ezahürlerini konu edinir. ferdin dinî tecrübesini ve tecrübenin çesitli tezahürlerini açiklamaya çalisir. Bununla beraber dinde görünmeyen seyler de bulunur. testlerden. insana ait dinî hayat in çesitli yönlerini psikolojik açidan inceler. Din Psikolojisi her seyden önce. dinin teorik. Ruh-beden iliskisi Ile çevre-kültür etkilerinin bütünlügü içinde ele alinan dinî inanç. Bu bilim dali. Tabiî ve dinde n dogan gruplari incelerken. modern psikolojiye paralel olarak gelismis ve on un bir dali haline gelmistir. toplumun ana sekilleri ve dinin dis belirtileri ile sosyolojik süreçler . diger din bilimleriy le bazi noktalarda birlesmesine ragmen. verilerden hareket eder. Böylece dinî prensipleri. O halde Din Sosyoloji sinin konusu. Din Bilimlerinin genel verilerinden ve toplum bilim lerinden yararlanir. Din Fenomenolojisi. tarih boyunc a özel ve müsahedeye dayanan din ve toplum arastirmalarini. Din Sosyolojisi: Din-toplum münasebetlerini. öte yandan din bilimlerine dayanir. dinî duygunun ve bu duygunun tezahürlerinin hemen hemen bütün dünyada birbirine benzedigine isaret eder. din alaninda meydana gelen sosyolojik olaylari. Bu bilim dali. Bunlar da bir zemine y erlesip kendilerini hissettirdiklerinde. sosyal dinî kurumlan. dinin insan ruhundaki temel özelliklerini. ayrildigi yönler de vardir. Bunun yaninda. Din Sosyolojisi. dinden dogan ruhî gerginlikleri ve süpheleri inceler. "din"i felsefî açidan inceler. Yine dinî gruplardan olan "cemaat". Bundan dolayi Din Felsefesi alaninda çalisanlarin gayesi dinin hak veya batil oldugu meselesiyle ugrasmak degil. O. pratik ve sosyolojik anlatimlarini incelerken Din Psikolojisi ve Karsilastirmali Dinler Tarihi ile konusunu paylasir. ihtida ve inkâr olaylarini. mezhep.aya çalisir. Din Psikolojisi gibi konusu "din" olan Din Felse fesi. Din Fenomenolojisi. en bas ta Allah'in varligi ile ilgili delillerin tenkit ve tahlilini yapar. Dolay o. m illet. bu iki aya k üzerinde köprü kurmaya çalisir. dinî yetenekten ba slayarak. dinî rumuzlarda gizli olan manayi ortaya çikarmaya ve mecazî sözlerin kutsal anlamini çözmeye ugrasir. fertte din duygusunun nas il dogup gelistigini. insan tiplerini dikkatlice inceleyip özel tipolojiler tesbit eder.

çesitli dînleri en dogru biçimde ögreten bir bilim dalidir. kültür askerî. bir aydin 'Çin kaçinilmaz vazife haline gelmistir. Bunu kavrayan ebu Hasan Ali el . Dinler Tarihi kültürüne de Ihtiyaci vardir Dinler Tarihi.DINLER TARIHININ ÖNEMI. Dinler Tarihi sayesinde. nitelendirici metoda dayanarak dini meseleleri açiklamaya çalisirken . Aksi takdirde basariya ulasmak mümkün degildir. sifatlari. Bundan dolayidir ki Sehristanî. diger dinleri iyi bilmeye bagli oldugu unutu lmamasi gereken bir husustur. dinî i arin bilinmesine ve ona göre davranilmasina baglidir. Din-Ier Tarihinin de stek aldigi diger bir bilim dali da Filolojidir. din-dil. dinin mâhiyetini. yaratma. Ayrica Mitoloji. peygamberlik ve vahiy gibi genis ölçüde metafizik bir karakter tasiyan meseleler yeralir. siyâsî. Allah-âlem il iskisi. sportif faaliyetler gibi vasitalarla insanlarin birbirleri hakkinda bilgi edin me yol ve imkânlari artmistir. Bu bil im dalinin ele aldigi konularin basinda Allah'in varligi. Folklor ve benzeri bilim dallarindan da Dinler Tarihi arast irmalarinda faydalanilir. Bütün bunlar sonucunda diger inançlar ve hattâ geçmisteki ins anlarin inançlari da merak konusu olmustur. Dinî metinlerin degerlendirilmesi dile baglidir. insanlari hem kendi dinlerini.Dinler Tarihinin Önemi ve Lüzumu Günümüzde. Türkiye'de Dinler Tarihine. gerek geçmis teki dinler ve gerekle yasayan dinlerin tarihî gelismesi bakimindan Dinler Tarihin e malzeme verir. Etnoloji. Çünkü her aydinin genel kültürü içinde. Bu münasebetlerin saglikli bir sekilde yürümesi. çesitli sebeplerle diger dinleri ögrenmek. yeniden dirilme. Bir dini savunmak. Din Felsefesi. dinî münasebetler içindedir. dinî tecrübe. Arke oloji. dîn olgusu karsilastirilmali olarak daha iyi anlasilabilir. ilim-din. kendi mensup oldugu dine bagli olmasini ve ona önem vermesini normal sa ymak lazimdir. dinî suur gibi hususl ar da bu bilim dalinin ugrastigi meseleler arasindadir. mensup oldugu dini. Günümüzde de bazi kesimlerde ayni menfi ta vira rastlanmaktadir. Ayrica ilim-iman. âlemin gayesi. en dogru ve vazgeçilmez din saymaktadir. Bunun yaninda dinlerarasi rekabet. daha iy i anlamaya.[25] F. din-siyaset. bir yandan birbiriyle yakin ticari. kavramaya ve diger dinler karsisinda savunmaya önem vemekte. Hattâ Din Felsefesi. Öte yandan basin-yayin. özellikle baska dinlerden bahsedil mesine olumsuz yaklasim dikkati çekmektedir. Bir kimsenin baska bir dini karalama ve kötüleme yoluna gitmeden. mis yoner faaliyetleri. Sanat Tarihi. Halbuki Dinler Tarihi ve Karsilasti rmali çalismalar hem faydali hem de Islâm'a uygundur. Bunlarin basinda tarih gelir. okuyanlara ibret.din bilimleri. seyahat . Her din mensubu. hem de diger dinlen daha iyi ögr enmeye itmistir. insanin dinî hakîkatlarla alâkasini konu edinir. Günümüzde insanlar ve toplumlar. "el Milel ve'n-Nihal" adli eserini yazmasinin sebebini". Din Felsefesi. destek aldigi birtak im bilim dallari daha vardir.[26] Islam Dünyasinda ve Müslümanlar arasinda Dinler Tarihi ve Karsilastirmali çalismalara ka rsi menfi bir tavir oldugu anlasilmaktadir. iktisadî. bundan ibret alanlara da bir isik olsun diye bir özette topladim" ifadesinde ortaya koymaktadir. Dinler Tarihinin bu belirtilenler ile yakin ilgisi disinda. oniarin vardiklari sonuçlardan genis ölçüde yararlanir ve bu sonuçlarin i sigi altinda bir takim hükümlere ulasir. dini konu edinen bilim d allarinin vardiklari sonuçlan ve bu sonuçlara varmak için onlarin kullandiklari metodlar i hakkinda da hüküm verir. d in-kültür (din-sanat. Bu. bütün d inler ve din mensuplari için geçerlidir.edebiyat). Tarih. Bu bakimdan. yer ve zaman göstererek geçmisteki olaylari ele alan bir bilim dali olmasi itibariyle. LÜZUMU VE GELISMESI 1.

Bu bilgiyi i lk defa eski Yunan ve Roma yazarlarinda görüyoruz. Islâm'a olan sükür ve övgüyü hakkiyla takdir demez".Islâm'in yayilmasi sonucu Müslümanlarin hâkimiyetleri altinda bulundurduklari veya ko msu olduklari topluluklarin inançlarini ögrenme ihtiyacinin dogmasi. arastirip ögrenmek ister. Islâm'in ve bu ebedî ve kâmil din ah'in kendisine verdigi nimetin degerini bilemez. Kur'ân-i Kerim'de zikredilen diger dinlerle ilgili bilgileri hakkiyla anlayip dege rlendirmeleri de yine ancak Dinler Tarihi sayesinde mümkün olabilmektedir. Ancak diger dinlerden söz eden yazarlar. Müslümanlarin. diger din ve Inançlarin yanlis ve eksik noktalarin in ortaya konulabilmesi. "Islâm'in yüce gerçegini ortaya koyabilmesi için mukayeseli dinler ve dinler t arihini bilecektir" sartini da koydugu belirtilmektedir. 7. Bu merak Ortaçag Avr upasinda da vardi.Kur'an-i Kerîm'in. Müslüman bilginler ve Müslümanlar.Ö. her kavme uyarici gönderildigini ve onlarin "Islâm çizgizi" üzerinde bulunduklarini bildirmesi seklindeki bilgilerin izah edilebilmesi ve degerlendirilebilmesi.[29] 2. bu konuda.[27] Kanunî'nin. 3.Islâmî müsamahanin gösterilebilmesi ve anlatilabilmesi. Bundan dol ayi hiçbir Müslüman.Kur'ân'in kendisinden öncekileri tasdik etmesi. Hiristiyanlar kapilmas in diye o dinleri kötüleme yolunu tercih ediyorlardi. hem bunun tetkiki hem de bu hususa diger d in mensuplarinin dikkatinin çekilmesi. Nedvî. 6. 2. Bu ilginin çok çesitli sebepleri vardir. Müslüman. Süleymaniye Camiî Vakfiyesi'nde. özet olarak. Muham-med'in geleceginin yazil i oldugunu haber vermesi dolayisiyle. dört asir önce bile Dinler Tarihi'nin öneminin kavrandiginin delilidir. Islâm'in ibadet ve inanç esa slarini diger dindekiler-le mukayese etmedikçe. Kur'ân-i Kerim'i örnek almislardi Kur'an-i Kerim'de diger dinler hakkinda bilgi verilmektedir. 4. ayrica Hz.Hasan en Nedvî.[28] Bu. Bunlardan Heredot (M. Dinler Tarihi'ne menfi bak-mamalidir.V. ar astirma yaptigi milletlerin dinleri hakkinda bilgi vermistir. 5. mukayese yapmadikça. Yüzyil). Bu ölçüsüz gidise son veren Müslüman ya .Müslüman olanlar arasinda eski inançlarini devam ettirenlerin bulunmasi sebebiyle bu inançlarin kaynaklarinin Islâm öncesine dayandiginin gösterilebilmesi. Dinler Tsrihi'nin önemini kavramis ve diger dinlerle yakinen ilgilenmislerdir. diger ilâhî kutsal kitaplarda Hz. Dinler Tarihi alaninda ilk ve önemli çalismalari yapanlarin Müslüman bilginler oldugu görülmekte ve dikkati çekmektedir. Çünkü Müslüman. bunun önemini söyle belirtmektedir: "Mukayeseli çalismaya o lan ihtiyaç büyüktür. Bunun için bütün dinlen oldugu gibi vermeye çalisan Dinler Tarihi'nin ve Karsilastirmali Dinler Tarihi'nin önemi ve lüzum u ortadadir.Islâm'i diger din ve inanç sahibi milletler arasinda yayabilmek "Çin onlarin sa hip olduklari dinlerin ögrenilmesi ve Islâm'in üstünlüklerinin ortaya konulabilm esi. Ömer'in "Islâm'in içinde büyüyüp de Cahi-liye Dönemi'ni bilmeyen bi imse Islâm'i merhale merhale bozabilir" dediginin rivayet edildigini de kaydetmekt edir.Dinler Tarihinin Gelismesi Insanlar baskalarinin inançlarini merak eder. Süleymaniye Camii imaminda aranacak vasifla r arasina. Onlarin diger dinlerle ilgilenme sebeplerini söyle siralamak mümkündür: 1.Diger din ve mezheplerin Islâm inanç esaslarini bozmak yolundaki faaliyetleri kars isinda Islâm'in savunulabilmesi. Çünkü onlar.

142/759) eski Iran dinleriyle ilgi li tercümeleri vardir.380/990) "Fihrisf'i. "ed-diyânât" (dinler) ve "el-milel" (milletler) tarzinda eserle r ortaya çikmistir.Hazm. "er-redd". Bunlar a Gazâlî'nin (Ö. Ebû Zeyd el-Belhî'nin (0. Bütün bu çalismalar nda yalniz Islâm öncesi Arap rnüsrikligini konu edinen Ibn Kelbî'nin (Ö.456/1064) "Kitâbu'l-Fasl fi'l-Milel ve'l-Ehvâi ve'n Nihal"i. sonunda. içind e çesitli dinlere yer veren önemli kaynaklardir.440/1048 sonrasi. 429/1038) "el-Fark Beyne'l-Firak"i . Mukaffâ'nin (Ö. Ö. el-Esferâinî'ni n (Ebu'l Muzaffer. Ayrica Arapça yazilmis çok sayida Dinler Tarihi ile ilgili eser lere rastlanmaktadir. Ahmed el-Birûnî. Abdullah b. Aslinda bu devreyi Islâm Âlemi ve Bati'daki bazi çalismalar hazirlamis tir. Mecusîlik ve Putperestlikten de bahsedilmektedir. bâtil dinler karsiliginda kullanilmistir. Günümüzdeki modern Dinler Tarihi çalismalarinin baslangici bir buçuk yüz yila yakin bir sürey dayanmaktadir. Muham-med b. Ibn Hazim'in (Ebû Mu-hammed Ali b. "el-Milel ve'n Nihal" tarzinda el-Bakillânî'n in (Kadi Ebu Bekir. "er-Redd" tarzinda yazilmis çok sayida eser vardir.505/1111) "er-Reddü'l-Cemîl" i misal olarak verilebilir. Ö.[31] b. Maks Müller. Yahudilik. Ö. Bunla rdan birkaç örnek verelim: "el-Firak" tarzinda el-Bagdâdî'nin (Ebu Mansûr Abdulkâdir el-Bagdâ Ö.el Huzeyl'in {Ö.300/ 94 ) "Kitâbu Serâyii'l-Edyân'i.548/1183) "el-Milel ve'n-Nihal" adli eserleri. dullâh'in (Ö.286/ 899) "Risale fî Vasfi Mezâhibi's-Sâbiîn'i. 298/910) "el-Ârâu ve'd-Dfyânât". hak dinler. Muhammed es-Se rahsî'nin (0. Ö. Bunlarin yaninda Ibn Nedim'in (Ö.471/1078) "el-Milel ve'n-Nihal"i ve Sehristânî'nin (Ebu'l-Feth Mu hammed b. Mile]. Çünkü Kur'an'da "Ehl-i Kitap" deyimi kullanilmakta. Bunlarin en basta geleni el-Bîrûnî'nin (el-Beyrûnî) (Ebur-Reyhan Muhammed b.Islâm Âleminde Dinler Tarihi Çalismalari Islâm Alemindeki Dinler Tarihi ile ilgili çalismalar açiklanmadan önce bu konuda ilk kay nagin Kur'ân-i Kerîm oldugu belirtilmelidir. Ö. 485/1092)" Beyânu'l-Edyân"! Islâm Alemindeki genel anlamda ilk Dinler Tarihi çalismalari sayilabilir. Takip ed en yüzyillarda firka-mezheplerle beraber diger dinlerden de bahseden "el-firak" (f irkalar). 1856'da "Karsilastirmali Mitoloji" ve 1870'de yayinlanan "Dinlerin Esasi ve Gelismesine Ait Ders Notlan" adli eserleri ile diger dinleri .lar olmustur. Ebu'l-Abbâs Ahmed b. Sabiîlik. Islâm Âlemi'nde Dinler Tarihi ile Ilgili olarak yazilmis çok sayida eser vardir. Islâm Âlemi'nde Karsilastirmali Dinler Tarihi alaninda da kayda deger çalismalar yapil mistir. "ed-Diyânât" tarzinda Hasan b. Hanîflik. Hiristiyanlik üzerinde du rulmakta. Musa enNevbahtî'nin (Ö. bugün için de malzeme teskil etmistir. iki nci yüzyildan itibaren de diger dinlerle ilgili "reddiye" ler yazilmistir. Bunlar.Batida Dinler Tarihi Çalismalari Bati'da modern anlamda Dinler Tarihi çalismalari Maks (Max) Müller (1823-1900) ile b aslamistir. nihai (dinler-mezhepler). "el-edyân" tarzinda Ebu'l-Maâlî Muhammed b. "el-Milel ve'n-Nihal" sekline dönüsmüstür. 2 26/840) "Kitâbu'l-Mecûs ve "Kitâbu's Sane-viyye" si. Abdilkerîm es-Sehristânî. Böylece dünyadaki çesitli dinler hakkinda biigi verilmis ve bu bilgiler.403/1012) "El-Milel ve'n-Nihal"i. Hicrî ilk yüzyilda dinî tartismalari ihtiva eden "makale"îer (daha sonralari "makâlât"). muhtemelen 453/1061) "el-Âsâru'l-Bâkiye" ve "Kitâbu't-Tahkîk 'l-Hind" adli eserleridir. Bu çalismalarin gelismesi özet olarak söyledir:[30] a.204 ? 206/819-821) " Kitâbu-I Esnam" i zikre deger bir çalismadir.

Pettazzoni. Bu ilk Ilahiyat Fakültesinin ders programinda "Türk Târîh-i Dînîsi" ve "Târîh-i Edyân" bul dir. Ingiltere'de yerlesmis. Cantvvell Smith. J. M. 1949'da Ankara Ilahiyat Fakültesi. 1918'de Medresetu'l-Mütehassisîn M edrese-i Süleymâniyye'ye çevirildiginde "Hikmet ve Kelâm Su'besi"nde yine bu ad altinda Dinfer Tarihi okutul-mustur. Tiyel (Tiele) ve Santopi dö la SosI (Chante pie de la Saussaye).G. Bu devrede. Mesrutiyetten sonra 1911'de "Ulûm-i Seriyye" dersleri arasinda 6 saat "Târîh-i Dîn-i Islâm" ve Târîh-i Edyân" dersleri birlikte programda yeralmistir. R. Parrin der. Brandin (Brandon). Esâtîr (1878). Hay r (Heiler). daha sonra I mam-Hatip Okullari. 1936'da bu Enstitü de kapatilmistir. Uqo Bianchi. G. dinlerin ilmî incelenisinde filolojiyi anahtar kabul etmis v e dinin özüne ancak dil arastirmalari yoluyla gidilebilecegini ileri sürmüslerdir. Yüksek Islâm Enstitüleri ve Erzurum Islâmî Ilimler Fakültesi açilmistir. ilk defa "Din Bilimleri" deyimini kullanmi stir. Daha sonraki yillarda Hollanda'da C. Ake V. çesitli üniversitelerde kürsüler kurulmus ve ilmî dergiler çikaril r. Otto. Van der Löv (Leeuw) basta olmak üzere. çesitli ülkelerde zikredilen alanlarda bir hayli bilgin yetismistir. Aslinda Islâm Âleminde yerlesmi s "Milel-Nihal" ve "Kasas-i Enbiyâ" tarzindaki eserlerin tercüme gelenegi XIX.G. bu alanda önemli çalismalar yapmislardir. Scho eps ve Michael Pye'yi sayabiliriz. W.inceleme yolunu açmis ve büyük ilgi görmüstür. Bati'da Dinler Tarihi ve Karsilastirmali Dinl er Tarihi çok ilgi görmüs. S. "Türk Dinleri ve Mezhepleri Tarihi". II.[32] c. Brüksel.Semseddin Sami. G. Halen. Sharpe). Bütün bu belirtilen orta ve yüksek derecelKegitim kurumlarinda "Dinler Tarihi" dersi y eralmaktadir. E. Günümüze kadar gerek dogrudan dogruya bu alanda ve gerekse karsilasti rmali veya fenome-nolojik alanda yapilan çalismalar dikkati çekmektedir.Strom. Erik F Sarp (Eric F. Sonunda yenilestirme hareketleri çerçevesinde kurulan Darülfünun Edebiyat Fakültesinin 1874 yili ders programinda. yüzyila kadar devam etmistir. M. Dumezii. Roma gibi merkezlerde Dinler Tarihi. Elyad (Eliade). . Üniversite ders programlari içinde yer a lmistir. Türkiye'de egitim-ög etim hizmeti veren 24 Ilahiyat Fakültesi vardir. F.Mensing (Mensching). Medrese-i Süleymâniyye Ilahiyat Fakültesi adini almistir .C.Ülkemizde Dinler Tarihi Çalismalari Islâm Âlemi ve Bati'daki Dinler Tarihi çalismalarindan yararlanarak Osmanli Devleti'nin son devresinde bu alanda bazi çalismalar yapilmistir.F. 1914'de "Ulûm-i Ser'iyy e Subesi"nin Medresetu'l Mütehassisîn'e dönüstürülmesinden sonra "Kelâm.P. Zaehner. O ve takipçileri. Tevhîd-i Tedrisat Kanunu çikinca. de Yüksek Islâm Enstitüleri de Ilahiyat Fakültesine çevrilmistir. 1933'de Ilahiyat Fakültesinin kapatilmasindan sonra kurulan Islâm Tetkikleri Ens titüsünde. Tarih-i Umumî ve Din-i Esâtîri'l Evvel in dersi bulunmaktadir. Dinler Tarihi olarak ülkemizde yayinlanmis belli basli eserler ve yazarlari sunlar dir: 1. NInian Smart. Böylece zamanla Paris. Ilahiyat Fakültesinin çogunda Dinler Tarihi alaninda önemli çalismalar ve tezleryapilmaktadir. R. "Umumi Dinler Tarihi" dersleri vardir. Vah (Wach). Ki tagawa. Oxford Üniversitesinde Dinler Tarihi dersleri vermis olan Alman asilli Maks (Max) Müller. Hans J. Yüzyilin ikinci yarisindan sonra Dinler Tarihi alaninda yapilan çalismalar zama nla gelismistir. XIX. Bunlar arasind a R. Tasavvuf ve Felsefe 'besi"nin ders programinda da "Târih-i Edyân" vardir."Dogu'nun Kutsal Kitaplari Tercüme Serisi"ni baslatmis.

Yur daydin-Mehmet Dag. Ekrem Sarikçioglu. 26-39 . 1552 . Eliade-M. nesr. Izmir 1987..Mehmet Aydin. J. Dinler Tarihine Giris. Hastings.G.M. 1-16 .Mahmud Es'ad b. Istanbul (1911-1912). 62. . Kitagawa. Chicago 1969. Me hmet Aydin tarafindan "Di-nin Anlami ve Sosyal Fonksiyonu" basligiyla Türkçe'ye tercüm e edilmis ve 1990 yilinda Kültür Bakanligi yayinlan arasinda çikmistir.A. Ömer Budda. Târih-i Edyân. 1-27.B. 1-14 vd. "Din".Ibn Manzur. Hamdi Akseki. Editions Gallimard 1971. 1421-143 5. . Târîh-I Edyan (1912-1915) 4. nesr.Dictionnaire des Religions. Misir 1967. Emîn Seydisehrî. Islam Ansiklopedisi. 3-13.H.Robert S.. Ankara (1955). Phenomenologie et Religions. nesr. 72 A Dictionary of Comparative Religion. Ihyâu Ulumi'd Din. 36. New York 1951 . Re ligionsgeschichte.Annamari Simel (Annemarie Schimmet). 6.Ahmet Mithat Efendi. Semseddin (Günaltay). Chicago 1973. S. Leiden 1975. Semseddin (Günaltay). Istanbul 1943. Târîh-i Edyân (1922).Gazalî. (Basin Direktörü) Paul Paupard.. New Jersey 1977. Baslangiçtan Günümüze Dinl er Tarihi. The Ouest-History and Meaning in Religion. Târîh-i Edyân (1911). Dinler Tarihi (1978). . London 1970 (Bkz.Encyclopedia of Religion and Ethics.The History of Religions. La Nostalgie des Religions. Philospohy of Religion. The History of Religion. 77-78. II 590-591 . . Paris 1962.M. Words of the VVorlds Religions.Ugo Bianchi. Ta'rifat. Ellwood. Hüseyin G. Din Felsefesi..Mircea Eliade. So-ciology of Religion Pychology of Religion mad.) . Phenomenology of Religion.Mehmet Taplamacioglu. Tarih-i Edyan. Yeryüzünde Dinler Tarihi.D. 66 vd.(1983). 9. 11. Editions Gallimard 1971. Lisanu'i Arab. Mc Donald. Istanbul 1338. France 1983.Ömer Riza Dogrul. IV/531 .) Bu eser.Henry Dumery. Islam. Istanbul 1963. 7. .Historie des Religions. M. 17-77 (In g. Brandon.2. Karsilastirmali Dinler Tarihi (1966).Bölümün Bibliyografyasi . 5. 10. [33] I. Comparative Religion. 1/3-59 .Seyyid Serif Cürcâni. Dinler Tarihi (1935). 4-6. Istanbul 1253. Xlll/169-171 .F. 8. 4-19 . Istanbul (1947). 3.Es'ad. Beyrut 1958. 12-37.

50 Key VVords-Comparative Religions. Istanbul 1911. Paris 1970. Çev. Ankara 1986. . "Türkiye'de Dinler Tarihi'nin Tarihçesi". Ankara 1991. Çev. Britain 1971.Annemarie Schimmel. Dinler Tarihine Giris. Dictionnaire des Religions. Kur'an'a Göre Dört Terim.Ü. .Ahmet Mithad.G.J.Salamon Reinach.L. Emin Seydisetiri. 8.Ebu'l Hasen Ali el-Haseni en-Nedvî. 1969. 3-7 . 11/305. Istanbul 1911-1914. Marguerite-Marie Thiollier. Çev. Ankara 1975. Istanbul.G. Comparative Religion. Wach. Din Ögretimi ve Din Hizmetleri S emineri. O. . 52-54 Mahmud Es'ad b.. Çev. 48 Eric J. Ström.H. Istanbul 1982.Ebu'l Ala el-Mevdudi. Fransizca'ya çev. Beyrut 1968. R-Clara VVinston. Sociologie Religieuse. 312-313. Müfredat. . Sharpe. Britain 1978 .. Kur'an'da Allah ve Insan. London 1975.Michael Pye.Helmer Ringgren-Ake V. 187-217 .Râgip el-Isfehâni. New York 1948. 654-79.The Üniversel Jewish Encyclopedia. Hikmet Tanyu. . Socioiogy of Religion. Ilahiyat Fak. Kahire H.Abdurrahman Küük. "Dinler Tarihi Dersinin Okutulmasinda Karsilasilan Zorluklar ve Bunlarin Giderilmesinde Takip Edilecek Esaslari". Paris 1951. Zeki Veiidi Togan. 130.*Gr. London 1967. .Günay Tümer. Belgique 1982. . Ilahiyat Fakültesi Dergisi. 318. 3-5. . IX/125. Süleyman Ates. N. 13-18 . el Erkânu'l-Erbea. Joachim Schoeps. . Ankara 1961. Tarih-i Edyan. "Çesitli Yönleriyle Din". 3-12 Ebu'l Feth Muhammed b. The Phenomenon of Religions.. La Religion dans son Essence et ses Ma-nifestations (Phenom enologie de la Religions). Chicago 1951. XXVIII/213267. Vlll/109-124. . Histoire Generale des Religions. . XVII. ei-Milel ve'n Nihal. A. Kahire 1963. Abdulkerim es-Sehristanî. Ankara 1955.Ü. Paris 1976. 6-23. Tarihte Usul. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi.Ninian Smart. 10-21. Istanbul 1983.Toshiko Izutsu. Kahire 1975 Muhammed Ali El-Famki et-Tahanev\ Istilahatu'l Fünun. Gr. Van Der Leeuvv.Ekrem Sarikçioglu. 1-5 . . Religions of Mankind. Der. 2-13 . . Tarih-i Edyân. A. . Mensching. . Jensen. 220-251. H/26-27. London 1966 . An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. Kaya. 109-122. Jacques Marty. 275-282. Cilaci I.

Darvvin'in "Türlerin Kaynagi" baslikli eseriyle 1859'da baslayan materyalist ve po-zitivist propaganda. Spensir. ortaya koya cak bir beige yoktur ve ilmî yollarla bilebilmek de mümkün degildir.DININ KAYNAGI HAKKINDA DEGISIK GÖRÜSLER Dinin nasil basladigini. onlara korkusu. sonra çevr esindeki hayvan ve maddelere. ilkel kabîle dinlerinin kaynaginin k orku sonucu "atalara tapinma" oldugunu ileri sürer. Bu terim. 1909'da. Günes. Hak Dini Kur'an Dili. Aydinlanma Devri filozoflari da Çesitli dinlerin bir ilk dinde n olustugunu ve din duygusunun insanda tabiî olarak bulundugunu savunmustur. Bu güç için bilginler "mana" deyimini kullanmaktadir. daha sonra da tabiî olaylara bu düsünüsünü uygulamistir. Fert plâninda dinsiz kimselerin bulunmus olmasi bu kurali deg istirememistir.BÖLÜM A. dinin kaynaginin Anim izm oldugunu. bütün tabiatin canli olarak kabul edi ldigini ifade etmektedir. canlilik gösteren irmak. Toplum hayatinin vazgeçilmez ana unsuru haline gelmis olan dinin kaynagi meselesi. geçmiste de. bilim adamlarini mesgul etmistir. "mana" fikri ile desteklenmis görünmektedir. ü nazariyesinde. Istanbul 1/90. Önce bedenden ayri bir ruh fikrine ulasan insan. [34] II. XIX. hayat korkusunun dinlerdeki üstün yerine isaret eder. Bunun için din. saygisi. Böylece insan. dinin kaynaginin. Ingiliz Filozofu H. Animizmin politeizmin kaynagi oldugunu kabul etmekle beraber. yayinladigi "Dinin Baslangici" adli kitabinda. animizmden önce bir ilk safhanin bulundugunu kabul eden diger bir evrim nazariyesi "animatizm" adini almaktadir.R. Bilinebilen. Kutsal Kitaplarin verdigi bilgiler disinda. Spensir (Herbert Spencer). Animatizm. rüya ve nefes alma gibi durumlarda bede ni yöneten ve ölüm ile ondan ayrilan manevî. Bundan dolayi insan hayati ve insanlik tarihini anl amak dini anlamakla bir tutulmustur. Fetisizm ve Büyü gibi inançlari^ ondan dogdugunu ile ri sürmüstür. Din Bilimi. bütün âleme yayilan tek bir hayat veren "güç" düsünmüs olmalidir. sosyolojik delille re dayanarak. insan hayatinin her tarafina yayilmis ve onun ayrilmaz bir vasfi olmustur. dinin kaynagini ilk insana ve dolayisiyla onu yaratan All ah'a baglamaktadir. 1871'de yayinladigi "Pr imitive Culture" (Ilkel Kültür) baslikli kitabiyla. nere de insan varsa orada dinin oldugudur. bir kavram. Burad an çoktanricilik (Politeizm) dogmustur. günümüzde de dinsiz bir top luma rastlamamistir. Bu korkunun atal . Yüzyilin ikinci yarisindan sonra Darvvin'i n evrim nazariyesinden etkilenerek dinin kaynagi hakkinda da çesitli görüsler ileri sürülmüs tür. ihtiyaci ölçüsünd e tapinmaya baslamistir. d iger taraftan ruhlara inanilmasidir. agaç gibi varlik larda da var kabul edilmistir. ilk defa açikl anan bu nazariyesinde. Ay. H.Elmahh Hamdi Yazir. Atalara Tapinma.. Buhner (Lud-wig Buchner) ile doruk noktaya ulasmistir. sahsiyeti bulunmayan umûmî dinamik güçte aranmas i tavsiye edilmektedir. Antropolog Edvard Börnet Taylir (Edvvard Bürnette Tylor). Bu nazariyeye göre "ilkel insan". Bu cevher i lk insan tarafindan hareket eden. hayat verici bir cevher vardir. ln'n baslangicinin "Animizm"e da yandigi nazariyesini ortaya atmistir. Dinin kaynagi hakkinda kutsal kitaplarin verdigi bilgilerin disinda bir bilgi yo ktur. Onun Animizm Nazariyesine göre uyku. Tarih boyunca ve insanlarin en eski kültürleri nin karanlik zaman diliminde din. Marett'in. bir taraftan maddelerin husûsî bir kuvvete sahip olduguna. Ogüst Komt (Auguste Comte) ve L. Taylir'in ögrencisi olan R. insanla beraber varolmus ve insanla berabef de varl igini sürdürecek bir "kurum" olarak görülmektedir. ayri ayri varliklara s ahsiyet kazandirmadan önce. Kutsal kitaplar. Bir çok tanrinin kuvvetinin bir tek tanriya verilmesiyle de tektanricilik (monoteizm) meydana gelmistir.

Çesitli kabile . Kutsal. Fröyd. 1912'de yazdigi "Dînî Hayatin Ibtidaî Sekilleri" a dli eserinde. taslar. belirli zamanlarda yenilmistir. korku ve saygida aramak gerektigini . tek Tanri inancidir. Lang. tabiat olay. fakat gökyüzü. i nsanin. 1 898'de. M. "kutsal"dir ve o da toplumsal yaptirima dayanir. tabiat olaylarini ifade ve temsil ettigini.arinin insana verdigi korkudur. Smit. Aslinda psikolog olan Z. O. basta ates olmak üzere. Iskoç W. hemen bütün dinlerde tanri adlari. "Dyaus"un gök anlamina geldigini. Müller. Deus). Onun 1912-1955 yillari arasinda yayinlanan "Tanri Kavraminin Kaynagi" adli . bir sistem haline geti ren M. son arastirmalard a elde edilen bilgilere göre Güneydogu Avustralya ilkel kabilelerinde animizme rastla madigini. insanin. dinin ilk seklini n monoteizm (tektanncilik) oldugunu savundu. Reynah (R einach) gibi bilginler. o da toplumdur. bu kelimeden Fransizca "Dieu" (Lat. atalara ibadetin de diger bütün ibadet sekillerini gelistirdigini ve ta nrilarin sivrilen veya kahraman olan atalardan seçildigini savunur. insanoglunun en eski inanci. Naturizm. totemciligi psikoanalitik acidan ele alir. ilmî teknolojinin yoklugun da tabiattaki bu güçleri kontrol altina alip onlardan faydalanmayi ummus ve büyü. dinin kaynagini sosyolojik bir temele baglar. toplumun kutsal kabul ettigi sey olarak aslin da kendine tapindigini ifade eder. Lang'dan sonra benzer bir görüs Avustur yali Cizvit papazi Wilhelm Smit (Schmidt) tarafindan savunuldu. ilmin öncüsü olmustur. bir noktada. Freyzir (Frazer). Totem'e tapinilir ve özel âyinlerle. varlik güçlerine karsi ilk tepkisini hatali bir düsünüs tarzina dayanan "büyü" hare etleriyle onlari kontrol altina almaya çalismak oldugu üzerinde durur. Böylece Lang. bir sahsiyeti olan degil. Bu nazariyeden simdi t amamen vazgeçilmistir. Bu görüse "Naturizm" denir. Simit (Smith)ve S. Maks (Max) Müler'e (1823-1900) göre dinin kaynagi. dinî düsünceye ilk hiz veren seyi. Bu nazariye. büyü vasitalari etkisiz kalinca. Vedalar'daki tanri i simlerinin tabiat olaylari ile yakin ilgisi bulundugunu ileri sürmüs. Artik Totemcilik. "Altin Dal" baslikli kitabinda ve bütün eserlerinde. Bütün bunlarin yaninda dinin kaynagini Yüce Tanri inanisina baglayan bir tez gelistiri lmistir. dine döndügünü ileri sürer. Taylir'in animizm nazariyesine ilk ciddî itiraz. böylelikle diger safhalarin ortaya çiktigini savunmustur. bu hayret. evrimi totemcilikten baslatirlar. Fröyd'ün (Freud) dinin kaynagi ile ilgili bir nazariyesi vardir. 1890'da. herhangi bir hayvan veya bitkinin tüketimini n iktisadî bir sebeple yasaklanmasi sonucu dinî bir görüntü kazanmis olmasi seklinde açiklan maktadir. agaçlar ve genel olarak tabîî nesnelerle ilgili tapinmalardan da sözetmistir.R. bunun daha sonra "atalara tapinma"ya yol açtigini. zamanla ilâhî varliklara tapinma ve kurban gelismistir. bu merhaleden geçmislerdir. Yine ona göre inananlarin güvendigi bir manevî güç vard ir. Sosyolog olan E. toplumu n kutsal kabul ettigidir. Ona göre. ögrencisi Endriyuv Lang'dan (Andrew Lang) geldi. klan üyelerinin kendilerinin "totem" denilen bir hayvan veya bitkiden geldiklerini san ip onu kutsal kabul etmeleridir. bütün ilkel kab ilelerde bir Yüce Varlik inancinin bulundugunun delillerini ortaya koymayi gaye edi ndi. Insan.G. Hinduizmin kutsal kitabi Vedaiara dayanmistir. Böylece o. kendilerini belli bir hayvan veya bitki (totem) ile kan bagi içinde akraba telâkki etmislerdir. bir sahsiyeti bulunmayan güçlerle ilgilidir. Is panyolca "Dios" kelimelerinin çiktigini belirtmistir. Bu nazariyeye göre.ara ibadeti. daglar. Müller. essiz bir mucize ve sonsuz bir harikadir . Bu teze göre. Böy lece. fakat insanlarin ahlâkî âdaba uyup uymadigini denetleyen ve gökte bulunan bir Yüce Tanri kavramina her yerde rastlandigini açikladi. "Totem ve T abu" adli kitabinda. dinin kaynaginin tabiatçilik oldugunu. din in temel fikri. Bu görüsü. fizikî çevrede rastlanan kuvvet ve varli klarin kisilestirilmesi ve tanrilastirmasi demektir. J.Durkaym (Durkheim). aslinda dinin degil. Müller. Totemcilik. büyük bir korku ve hayret sebebi. "Agni"nin ates . Totemci görüse göre. tabiat kuvvetlerine tabiat üstü degerler verme meylini uyandirdigini ve dil yanilmalari sa yesinde dinlerdeki bütün kutsal tasavvur ve inançlarin meydana geldigini ileri sürmüstür. ilk insan içi n tabiat. bütün insanlar. "Dinin Olusumu" baslikli kitabi ile. Büyü. bilhassa "Günes tapinmasi" üzerinde durmus. her dinde ata lara sayginin yer aldigini göstermeye çalisir.

Bir hekim ailesinden gelen Darvvin. Da rvvin'in dedesinin de aralarinda bulundugu bazi evrimciler. Darvvin'in yasadigi yüzyilin genel havasina uygun düsen. Hücrenin karmasik yapisina dikkati çeken evrime karsi olan düsünürler. "ilkel kabi le inançlari" arasinda tesbit edilen Yüce Varligin merhametli. içtimaî. Belki hücrenin bu h ayret verici yapisi Dar-win zamaninda bilinseydi. Darvvin. hayatin. hayati olusturan en küçük yap asi. Fakat. dine. çoktanricilik gibi duruml arin ondan sonra ortaya çiktigi görüsü agirlik kazandi. iktisadî sonuçlar Çikarmak isteyenlerin herbiri. Ancak o. Bazi nazariyelerin ortaya atilmasina sebep olan Darvvin'in evrim nazariyesi ise. Wi-dengren. bütün m ragmen. Fakat bu nazariyeyi tereddütle k arsilayanlar ve karsi fikirde olanlar da vardi. önce pek ilgi çekmesine ragmen. Evrimciler. "Tanri Inanci nin Kaynagi" adiyla 1914'de yayinlanan kitabinda. sapmalarin.eseri bu tezin öncüsü oldu. Aslinda evrimle ilgili olarak XVIII. evrim. bugün dahi. Onun baskanligini yaptigi Viyana Etnoloji Ekolü. A. Yüzyilin baslarinda yapilan ara stirma ve incelemeler. basit bir hücreden olusan organizmaya nasil dönüstügünü. Evrimcilerin iddiasina göre insanin. sonra da üreyen tek hüc reliye. Bati'da ilmî çevreler. daha dogrusu o ortamin dogurdugu evrim nazariyesi. Yüzyildan beri bazi nazariyeler ileri sürülmüstür. evrim cilerin cansiz kimyevi maddelerin ilk hayat sahibi. G. Bu durum. Malthus'un fikirleri. 1859'da. canlilarin çevreden etk ilenip bazi özellikler kazandiklarini ve bu özellikleri irsiyetle sonrakilere intika l ettirdiklerini. Eliade gibi bilginler bu t ezi destekleyici ve gelistirici mahiyette çalismalar yapti. büyük bir taraftar toplamistir. Böylece evrim nazariyesi sadece bi yolojinin konusu olarak kalmamis. g ye ve planla bu nazariyenin tutunmasini. dinin sorumluluk ve yaptirimlarindan bunalanlari heyecanla ndiriyor ve derin bir nefes almalarini sagliyordu. bu konudaki fikirlerini açikladigi eserini yayimlamistir. evrim konusu olan bazi organlarin ihtiyaçlar sonucu gelistigini veya köreldigini iddia etmekte idiler. ayri bir ümit. Valleys (VVallace) ona bir mektupla. M. mevcut türlerin basit hayat sekillerinin evr imi sonucu ortaya çiktigini telkin etmesi üzerine. bir anda. XIX. zamanla dalgalarin karaya tasimasi sonucu yeryüzünde çesitli degismelerle bir çok canli türünün g listigini ve böylece günümüzdeki canlilarin birbirinden evrimlesme ile meydana geldigi ni ileri sürmüslerdir. buluslar hep evrimin lehine gelistirilmek isten misti. bütün bilim dallarina siçratilmis. onda evrimle ilgili olarak ileri sürecegi hanlila r alemindeki hayat mücadelesi sonucu "tabiî ayiklama"nin kuvvetlileri yerinde biraki p. öte yandan. bazi bilim adamlarinin bir "dogma"si haline gelmisti. Yüzyilin sonlari ve XX. C. üstelik onun resmî.R. tabiatin s irlari çözülüyordu. Daha sonra R. aydinlar.R. o nazariyesini ortaya atmaz. ilmî\bir "dogma" ol masini saglamaya çalisti. "Türlerin Kaynagi" adli kitabiyle dikkatleri üzerine çekmisti. zamanla çok tenkitlere ugradi. Yüce Va rligin yaratici bir tanri. hayatin suda bir tek hücrenin tesadüfen olusmasiyle basladigini. kesifler. bir taraftan. i si tesadüfle izah etmeye kalkmazdi. lütuf sahibi olarak tasavvur edildigi ve gökte varligini sürdürdügü sonucuna ulasti. bugünkü hallerine tabiî ayiklama ile geldiklerini ileri sürüyordu. Seyahatleri sirasinda inceledigi hay-van türleri. Bundan bir buçuk yüzyil önce. hayatin. hayat s hibi olmayan maddî varliklardan nasil olusabilecegi sorusunu sormakta ve bu sorular . dinî duygulari zayi flatmaktan siyasî. Darvvin (1809-1882) . canlilarin tesadüflerle varlik kazandiklarini. Nathan Söderblom da. tip tahsiline basladigi halde bitirememis. hücrenin sirri çözüldügünde gayeye ulasilacagi düsünülüyordu. sefkatli. hücrenin karmasik yapisi konusunda son söz henüz söylenemedi. kiliseye düsmanlik duyanlarin. Pettazoni. canli varliklarin. kabilenin ve içtimaî kurumlarinin kurucusu oldugu üzerinde öne mle durdu. Bu arastirmalar so nunda önce bir tektanncilik devresi bulundugu. etkilendigi kimseler ve bu arada T. zayiflari ortadan kaldirmasi iddiasinin temelini hazirlamistir. bu konuya agirlik verdi. b abasinin papaz olmasini istemesi üzerine "Isa'nin Kolejine devam edip diploma almis tir. yasayan.

Ne tesadüf. evrimin dine uygulanmasi s onucu ortaya atilan dinin Animizm. Evrimcilerin bu nazariyeleri de çok tenkitlere ugramis ve zaman onlarin yanildigini isbatlamistir. Onlara göre. çok eski bir tarihte insana benzeyen gelismis maymunlarla insanin ilkel tipinin ortak olduklari bir kökten ortaya çiktigini iddia etmislerdir. elindeki bu kadar imkanlar a ragmen. materyalist felsefenin bir "can kurtaran simidi" dir. Totemcilik ve Tabiatcilik. bugün. dallardan asagiya inmis. yenilerinin nasil meydana geldigini açiklayamamistir. basibos bir kâinat modeli ortaya konulmak ta. Bu durumda hayat. bu güne kadar böyle bir olay olmamistir. Evrimciler. insanin maymundan geldigini açikça söylememis. Ayrica. Atalara t apinma. böylece zamanla degisiklige ugramistir.a evrimcilerden cevap alamamaktadir. Her seyin bir "olus kanunu" vardir. Halbuki kainatta hiçbir sey tesadüfi degildir. cansiz seylerde ve tabiat güçlerinde. kâinatin varligini bir yaraticiya ihtiyaç kalmaksizin açiklayabilmektir. (Topraktan yaratilan insan y ine toprak olmaktadir. hayvanda. insan da bu kâinat modeli içerisinde gayesiz ve endisesiz olarak bulunmakta. ne de kendiliginden olusma yaraticidir. benzerlikle akrabaligin ayni seyler olmadigi anl asilmistir. tesadüfen yaratilmis. Bu Yüce Varligin görünmemesin en.en güzel biçimde yaratildigi hikme i ortadan kaldirilmakta. üzeri nde 1'den 10'a kadar rakamlar yazili on kâgidi bir torba içinden rakam sirasina göre çek ebilme. Darvvincilik. in anin maymunun akrabasi oldugunu. Bunun yaninda Totemcilik. herseyin ilâhî irade dahilinde gerçeklestigini göstermektedir. insanoglunun onu çesitli seylerde aramis olmasi mümkündür. bitkide. Darvvincilerin insanin me nsei konusundaki nazariyelerine karsi çikanlar. milyonlarca senelik bir evrimden sonra bugünkü duruma geldigini. basit bir canli varlik. Ayrica maymundan zaman içinde insan olmasi lâzim gelirken. maymun gibi agaçta yasarken. Evrimciler. ancak hayat sahibinden. Atalara tapinma. Ilkel Kabileler'de. Çünkü Mamut. dinden daha çok bir bitki veya hayvan neslinin korunmasini hedef alan sosyal bir . Onun düsüncelerini daha ileri götüren Darvvinciler. ne tabiat. cansiz maddelerden bir hücre. Bu ve benzeri misalleri çogaltmak mümkündür. dünyayi bir imtihan yeri degil. Evrimcilerin kendilerini des tekledigini ileri sürdükleri "Piltdown insani"nin fosilinin sempanze çenesi ile birles tirilmis insan kafatasi oldugu anlasilmistir. herseyi tesadüflerle izah etmeye çalismislardir. Bunun. Böylece ins anin bütün yaratiklarin en sereflisi ve üstünükilindigi.) Sayisiz canlinin ortaya çikisini "tesadüfe baglayan evrimciler. bir hayvan mesabesine indirilmektedir. hayatin birdenbire basladigini ve çesitli canlilarin dogrudan dogruya or taya çiktiklarini gösterdigi savunulmustur. varligini belli eden bir kuvvet aramak de mektir. çesitli sekillerde ifade edilen bir Yüce Tanri inanisini n oldukça yaygin oldugu yapilan çalismalarla ortaya çikmistir. Evrimcilerin iddiasinin aksine. y ani yaratici bir Tanri'dan gelebilmektedir. zayiflarin türleri ortadan kalk mistir. Evrimciler. Maymunu n insana bazi hususlarda benzemesi gibi. fakat kendini. maymunla insan arasindaki geçis sekil lerinin hiç bir zaman mevcut olmadigini savunmuslardir. Çünkü bu nazariyeyle. bu ve benzeri tenkitlere ugradigi gibi. sayilari milyarlarla sayilamayacak kadar çok zayif canlilar varliklarini sürdüre bilmistir. hayalî iddialara önem vermekte ve açiklayam adiklari olaylari tesadüflere havale etmektedir. daha degisik bir olgudur. fakat din degildir. Dinazor gibi dev yapili hayvanlarin nesli tükeni rken. Halbuki. insan. ne madde. insan. görünmeyen. milyarda bir Ihtimaldir. zevk ve sefa yeri olarak düsünmektedir. bugün mevcut olan türler in taksimini tabiî ayiklama ile izah etmektedirler. toprak üzerinde ya samaya baslamis. Öyle görünüyor ki evrim felsefesinin asil gayesi. maymundan insan ya pamamaktadir. Hayat savasinda kuvvetliler hay atta kalip özelliklerini irsiyet ve üreme yoluyla sürdürmüs. insanda. geçis türlerinde eski-organlarin kaybolmasi üzerinde dururken. Bu. hiç birseyin tesadüfî olmadigini. ilmî verilerden çok. din. bu anilan tezlerdeki bazi noktalar da di ne benzer. Yapilan deney ve incelemeler. Totemcilik. o rtak halka. Natuhzm'den (T abiatcilik) gelistigi seklindeki tezler de çok tenkitlerle karsilasmistir. gününü gün edip. Büyü. Animizm. fakat insanin akilla seçkinlesmi s bir hayvan oldugunu ileri sürmüstür. Simdiki insan tipinde iskeletlerin bulundugu kütle tabakalarinin daha asagisindakilerde baska fosillere rastlanmamisti r. yaratici bir Tanri'yi k abul edemediklerinden. Darvvin.

Bu ve benzeri bazi âyetlerden. Hz. basibos birakilmamis. insani en güzel biçimde[36] ve inanma ihtiyaci içinde[37] yar atmis oldugunu bildirmektedir. k endi kavminin diliyle gönderdik. gönderdigi millete rahatça anlatabilsin diye. her peygamberi.Geçmis her millet içinde de mutlaka bir uy arici bulunagelmistir". dinin hükümlerinde d e durum ve ihtiyaca göre gelismeler olmustur. yenilemistir. Bu konuda.[40]Yine Ra'd Sûresi'nde "Her milletin b ir yol göstereni vardir" denilmektedi?[41]AIIah. Dinin kurucusu. Insan. Hz. Âdem'e her seyin ismi ögretilmis ve kendis i ilk peygamber olarak görevlendirilmistir.. Bu. Büyü ise.DININ KAYNAGINA ISLÂM'IN BAKISI Islama göre insanligin ilk dini. peygamber gönderildiginden bahsedil mektedir. Çünkü vahyin kay . kendi elleriyle yaptiklari put lara tapinmaya ve bunlari Allah'a ortak kosmaya yöneldikçe. Bunun için sapmalar ondan sonra olmus. ayetlerinde su sekilde açiklanmaktadir: "Peygamberlerden sonra insanlarin Allah'a karsi bir hüccetl eri olmamasi için. insana gerçekleri ve vazifelerini ögretmek üzere zaman zaman elçiler ve kitaplar da göndermistir. "Andolsun ki her ümmete Alla h'a kulluk edin. bir e rkek ve bir de disiden yaratilmistir. Ancak belirli peygamberlerin kitaplari vardir. yollarini degistirdiklerinde. All ah. Ayeti'nde bu husus söyle belirtilmistir: "Her peygamberi onlara açiklasin diye. [35] B.000.[38] Bu "uyaricfnin vazifesi. Kur'ân-i Kerîm'de söyle denilmektedir: "Biz. Insanlar. düny anin her tarafindaki insanlara uyari ve irsat vazifelerini yerine getirmislerdir. emrettigi yolda yürümesi için irade. tabiat kuvvetlerine. "Uyaricilarla dest eklenmistir. akledesinîz diy e Kur'an'i Arapça olarak indirdik" {Yusuf. Kitaplar. Bu konuya daha açiklik kazandiran bir baska Âyetin anlami d a söyledir: "Biz elçi göndermedikçe azap etmeyiz". Allah'in gönderdigi elçiler ve kitaplar yoluyla akil ve irade sahibi insanlara bildirilmistir. Kur'ân-i Kerîm Yüce Allah'in. Nîsa Sûresi'nin 164 ve 165. Kitaplar. Yüce Allah'dir. Yüce Allah. Allah'tan baska seylere. Sonra insanlar tevhid esaslarini unut up. bir kismini da anlatmamistik". Kur'anda bu husus söyle belirtilmektedir: "An-lavasiniz. kâinati. Ancak bu suhuf'tan kitaba. Insanlar çogalip toplumlar gelistikçe." Kur'an'in Arapça gönderilmesinin hikmeti de bununla ilgilidir. Ibrahim Suresinin 4. papirüsten sahifeler) halinde iken sonra kitap haline dönüsmüs ve Kur'ân -i Kerîm ile son seklini almistir.olgudur. gerçegi anlamasi için akil. gönderdigi milletin dilinde göndermistir. Hz. Hak din. Zikri geçen elçilerden bazilarinin adlari Kur'ân-Kerîm'de verilmekte ise de. insani yaratmis. Bazilarina kitap da verilen bu elçiler. kitaplar ve peygamberler göndermistir.. Allah'dan aldigi vahiy ve ilha m ile kendi devrindekileri irsat etmistir. yanildiginda yolunu düzeltmesi için ömür vermis ve insani yeryüzünün halîfesi ki ir. önce "suhuf" (sahifeler: tab letler. en güzel biçimde ve fitratinda Allah'i arama d uygusu içinde yaratilmis olmasina ragmen. Allah. Âdem. bir sonraki kitap öncekini düzelt ip tamamlamis. insanlari yeniden hak dine çagiran elçil erdir. seni müjde ci ve uyarici olarak gerçekle gönderdik. aslinda elçile rin sayisi bunlarla sinirli degildir. bununla da kalmamis. Kitaplardaki hükümler iyi korunmayip degistikçe. çok tanricilik tektanriciliktan sonra gelismistir. basit ahkâmdan mütekâmil a hkâma dogru gelisme devam ederken tevhîd ve imanla ilgili öz degismemistir. ilmin gelismedigi yerlerde ve devrelerde tabiata hâkim olmak istegi ni aksettiren bir teknik olarak göze çarpmaktadir. tevhid dinidir. gönderilen müjdeci ve uyarici peygamberlerden bir kismini daha önce s ana anlatmis. Allah da elçiler gönderip on lari "hak din"e. Nitekim bir hadiste 124. levhalar. Islâm. evrimcilerin anlattigi sekilde insanlarin ve dinlerin evrimini kabul etmez. 2). Digerleri onlara tâbi olmus lardir. azdiricilardah kaçinin diyen bir elçi göndermisizdir"[39] seklinde açiklanmaktadir. Mu hammed'e kissasi bildirilen peygamberler yaninda bildirilmeyenlerin de bulundugu anlasilmaktadir. peygamberlerden sonra. insana kendisini bulmasi. "hak yol"a davet etmistir. onlarin getirdikleri hükümlerin devamini sagl amistir.[42] Peygamberler.

Bu teblig anlasilsin ve tatbik edilsin diye her peygamber kendi kavminin d ili ile gönderiimistir. din duygusunun insan tabiatinda fitrî bir keyfiyet oldugunu açiklig a kavusturmustur. Bu âyet ve diger bazi âyetlerden[47]. A llah'in varligini ve O'nun kemâl sifatlarini idrak edebilir. benden sonra gelecek ve adi Ahmed olacak bir peygambe ri müjdeleyen Allah'in size gönderilmis bir peygamberiyim" (Saff 6). din duygusunun fitrî oldugu gerçegini dogrulamaktadir. tabiatimizin ezelî bir niteligi ve ondan ayrilmayan bir keyfiyet idir" demistir. ümit veya herhangi bir vesile ile sonradan ka zanilmis birsey gibi görmek yanlistir.[45] K ur'ân-i Kerîm'de Allah. 85) bildirmektedir. Ancak vahiy ve nübüvvet olmasaydi. üzerinize olan nimetimi tamamlad im ve din olarak Islâm'a razi oldum" (Maide 3) demekte ve Islâm'dan baska bir din güde ninkinin kabul edilmeyecegini {Bkz. kendi içinde bir tekâmül söz kon usudur. vahyedilen kitaplarin ke ndinden Öncekini tasdik ve te'kit ettigi.[46] Bir Âyet-i Kerîm'de Hz. korku. Bu ihtiyaç. kitaplarin sonuncusunun is e Kur'ân-i Kerîm oldugu anlasilmaktadir. "Din. tarihen sabittir. Dolayisiyla p eygamber gönderilmedikçe Allah'in varligini ve birligini bilmek Insanlara vacib degi ldir. Bu da. vahiy ve nübüvvet olmaksizin. Tartismali konu. Naturizm g ibi) çok tanriciliga. Kur'ân-i Kerîm'de Hiristiyanlar ve Yahudiler "Ehl-i Kitap" kabul edilmektedir. Din duygusunu. oradan da tektanriciliga geçis degil. Islâm'a göre. fitrî bir olgudur. Ilk insandan bu yana. Dinin akla uygun ve insan fitratinda mevcut oldugunu bütün Islâm mezhepleri kabul eder . Insanlarin akillariyla Allah'in v arligini. dinin kaynagi ilâhîdir.nagi Yüce Allah'tir. Muhammed. . tek basina yetip yetmedigidir. Insan. peygamberlerin ayni esaslari teblig. Bu di nlerin de asil. Vahiy ve nübüvvet. dinin kaynaginin vahiy ve nübüvvet oldugu anlasilmakta dir.[48] Bütün bunlardan. ilâhî hitabi anlamak için bir vasit adir. dinî esaslari kesin olarak anlayabilir. fitrîdir. Çünkü bu duygu. Dinî hayat. Allah'in elçisi ve son peygamberidir. Bundan dolayi Insan. vahiy ve nübüvvet olmaksizin dini Idrak edemez. Allah'in yarattigi insanlara olan nimeti tamamlanmi stir. mükelleftir.[43] Görüldügü gibi. Max (Maks) Müller. diger dinler arasinda. adini kendi kutsal kitabindan alan eaâne dindir. her zaman ve her yerde. Mâturîdî'ye göre ise. Dolayisiyla Islâm 'la din müessesesi ikmâl edilmis.Din Duygusunun Kaynagi Din duygusu. Mu'tezile'ye göre aktl. Allah'in bütün elçileri ayni tevhid esasini teblig etmisl erdir. orijinal yapilari Itibariyle hak din ve ana "Islâm çizgisi" içerisinde oldugu açiklanmaktadir. bundan dolayi o. mükellef olmada akil ve fitratin. Es'arîye göre akil. [49] C. vahiy ve nübüvvet olmasa bile. kudretli ve ulu bi r varliga siginma ve yardim dileme ihtiyacini duymustur. daha sonra gelecek olanlari müjdeledigi ve peygamberler zincirinin son halkasinin Hz. Din bilimleri alaninda yapilan arastirmalar. birligini bulmalari Icap ederdi. Islâm Inancina göre. yaratilisindan bugüne kadar. Dinî Hükümleri anlamak Ise Ilâhî hitaba idir. yüce. insan tarihine en fazla hâkim olmus bir âmildir. Bir ibtidaî durumdan (Totemizm. benden önce gelmis olan Tevrat'i dogrulayan. ondaki din du ygusunun fitrî oldugunun delilidir. Hz. "Bugün size dininizi ikmâl ettim. akil yürütme ve Müsa hede Ile mümkündür. Hanefî bilginlerin çogunluguna göre akil.[44] Islâm. yaptigi titiz ve ince aras tirmalar sonucu. Animizm. peygamberler de ayni esaslari teblig etmislerdir. Isa'ni n söyle dedigi bildirilmektedir: "Ey Israilogullaril Dogrusu ben. Benjamin Constant. Âl-i Imran. Muhammed. Insan aklin in dini bulup bulamayacagi konusunda çesitli görüsler vardir.

insanin önemli sayilabilecek daha baska nitelikle ri bulunsa da. insan lari bunun (fitrat) üzerine yaratmistir.INSAN IÇIN DININ LÜZUMU Din. önce kendisinde çevresindeki varliklardan daha üstün bir öz. Insanin karsi lastigi temel mes'ele. manevî varlik sezdigi gibi . Hiristiyanli ktaki insanin dogustan günahkâr olarak aslî suç ile doâmasmin aksine. insanlara yön veren. onun en bariz niteligi olmustur. Ayni konu ile ilgili Ebu Hureyre'den (R. toplum u düzenleyen. hamligini g iderir. Din olgusu. emirleri yerine getirip nehiylerden kaçinmasi ve "kul" oldugunun suuruna v armasidir. Ayrica bu Hadîs ile. ihtiyaçlari için ndini asan bir kudrete yönelmesi gerektigini düsünmüstür. insanin kendisini ve âlemi kimin yarattigini arastirmasi. kuvvetli bir irade ve saglam bir karakter kazandirir. Bu makam. Onun bu ihtiyaçlarini karsilayan. niyaz. aday seçildigi maka ma ulasmasi içindir. Böylece her seyi v ar eden bir yaraticinin bulundugunu kabul edip O'na baglanir. aile ve çevresinin etkisiyle onlarin sahip oldugu dini kabul ettigi belirtilmektedir. Insan. de steklenmeye ihtiyaci vardir. canliligini korumus ve insan hayatinin ayrilmaz bir vasfi olma karakter ini sürdürmüstür. hem tarihin her yerinde. masum yaratilmis bir insanin. yüzünü bir hanif olarak. din. böy lece kendi varligini asan düsüncelere varmasidir. Bu iki cinsin birbirine zit tabiat çizgileri. Dua. Islâm fitrati üzere dogar.Insan. Tarihin hangi devresine bakilirsa bakilsin. Din. göklerin yüklenemedigi emaneti. insanin günahsiz dogdu gu ve aldigi egitim ve terbiyeye göre sekillendigi ortaya konulmaktadir.[52] Bu Hadîste din duygusunun igi. he m de hayatimizin her kösesinde kendini gösteren bir olgudur. Insan maddî tarafi yaninda manevî tarafi da olan bir varliktir. Insanin veya toplumun dinden kopmasi mümkün degildir. insanla beraber varolmustur.[50] Daglarin. tertemiz. Insanlik tarihinde. güven duyg usu asilayan. Din. Allah'i n mevcudiyeti suuruna da içten bir zorunluluk ve sezgi ile varir. Belli bir kültüre ulasarak tarihte yer alan bütün milletlerin manevî dü yalari bir dinî inançla sekillenmistir. Âyetinde Cenâb-i Hak söyle buyurmaktadir: "Sen. O. insanda sa-n atkârâne bir sekilde birlesmistir. fitrî (dogustan gelen) bir özellik olarak. Böyle kimselerin içind e yeraldigi toplumlarda fazilet yarisi baslar. Allah'in fitratina çevir ki O. Nerede bir toplum varsa. dinsiz bir toplum görülmemektedir. dinsiz insan bulunsa da. Allah'in yaratmasi degistirilemez". Çünkü Insan. onu kuvvetlendirir. fertleri mukaddes duygu ve aliskanliklarda birlestiren. dine.A) rivayet edilen bir Hadîs-i Serîf de söyledi r: "Her dogan. [53] D. insanin kendi °z varligi hakkin daki suur ile birlikte ortaya çikar ve bu suur ile birlikte gelisir. bir arkadas olan dindir. her zaman kendisinin insanüstü baglari bulundugunu. Insanlik tarihinin her dönemi nde din.[51] Bu agir yüke katlanabilmesi için Yüce Allah onu çesitli istidat ve kabiliyetlerle donat mistir. Allah sevgisi ve bu sevgiden kaynaklanan korku insani pisirir. Insanin bu sekilde yaratilmasi. emanetin merkezinde bul unmasi. orada bir de din vardir. onu yeryüzünün halîfesi kilmistir. Din duygusu da bunlar arasindadir. yalnizligi. Sonra anasi. diger varliklar arasinda en seçkin bir varliktir. tabiatin fevkinde bir Yüce Varlik'in. Allah'a siginma insani yüce ltir. biy olojik ihtiyaçlarini karsilamaya. manevî olgularin en b asta geleni dindi''. sadece insanlara mahsus bir dost. Bu düsünceyle müsahhasdan mücerrede geçen i san. fazilet ve iyilige yönelten. vazifeyi o yüklenmistir. Maddî yönü itibariyle. melekle hayvan arasind ir yaratilisa sahiptir. kendisi ve çevresindeki varliklarin. sikintilari gideren. "Allah'in halifesi" olmasi. manevî dünyasi (tarafi) itibariyle de beslenmeye. toplumlari yükselten v e gelistiren bir kurumdur. Nasrânî (Hiristiyan) ise Nasrânî. insanla beraber varligini sürdürmektedir ve insanl a beraber varolacaktir. Rum Sûresinin 30. Insanin yüce bir kudr ete gönülden bagli olmasi. Insanlara güç veren. Yüce Allah. kanun ve nizamlarin kavusamad . babasi Yahudi ise onu Yahudi. Mecûsî ise Mecûsî yaparlar".

adaletsizligin. daima iyi olani yapip kötü olandan kaçmaya gayret eder. Çünkü insan. Tarihte iktisadî. hastalik. ahlâk için de bir müeyyide bulunmaz. insanda ümit ve arzu dogurmakta. inançsiz bi r toplumun yasayamayacagini dogrulamaktadir. Din. [54] E. dinsiz. Çünkü din ol ahlâk için hiçbir yaptirim gücü kalmaz. Çünkü din. i yilik ve fazilet kaynagi olan dindir. Din olmayinca hayatin tadi kalmaz. kaldirmak istedikleri din yerine baska sey leri koymaya çalismislardir. kuytu yerlerde ib adet eden ve âyin yapan insanlara rastlanmasi da inanmanin fitri ihtiyaç oldugunun de lilidir. dolayisi yla beseriyetin dinsizlesmek suretiyle Ilerleyecegini iddia edenler de bulunmustu r ve bulunmaktadir. din ve ahlâka lüzum olmadigini ileri sürüp. baski ile din i ortadan kaldirmak. haksizligin. Milletler için lüzumludur. ruhlarin yagmurudur. yok olmaktan korkmaktadir. toplum düzeni rumayi gaye edinir.igi yerlerde de onlari iyi ve faydali seyleri yapmaya yönelten bir hayat nizamidir . Suçlardan arinip ebedî bir kurtulusa ulasma. anarsi ortaya çikar ve böyle ce çesitli sikintilar baslar. Bunlara ilave olarak II. dünyanin izdirap ve sikintilarina karsi durmayi saglamaktadir. Din. manevî varliginin d evami da ruhî ihtiyaçlarinin karsilanmasina baglidir. ayni zaman da. hosnutluga ve sükûnete götüren. üzerinde düsünülmesi gereken bir baska husustur. Dünya Harbi'nde. insanlari. yapisi itibariyle de dine muhtaçtir. kötülügün düsmanidir. insani yarinki hayata alistirmaktadir. ilim ve fenniif din yerine kaim olmasini isteyen. ölümle yok olmamakta. Fert için en önemli manevî destek. tapinma duygusunun söndürülernemesi. huzura. arkasindan ahlâkî ve hukukî suçlari çagirir. dinin tabiî ve sosyal yetersizli klerin bir yansimasi ve insanlari uyusturan bir afyon oldugunu savunan. monoteizm de tektanricilik anlamina gelm . nefretsiz bir gelecege. dini ilerlemeye mani gören. Helal-haram anlayisi kalkinca toplumun düzeni sarsi lir. In san. Yalnizlik. Diger bazi dinlerde oldugu gibi. Ahiret inanisi. Dinin zayiflamasi. ne v icdandir.MONOTEIZM (TEKTANRICILIK) Politeizm çoktanricilik demek oldugu gibi. Bütün bunlara ragmen. ölümden degil. Toplumlari dinsizlestirmek için okullar açip. Ancak zamanla. manen çökmüs toplumlarin varliklarini devam ettirebildigi pe k görülmemistir. Bu haya tin disinda bir baska dünya inanci. çaresizlik. insanin "birseye" inanmak zorund a oldugunu göstermektedir. dinsiz bir toplum yasayamaz. cennet gibi büyük bir nimete kavusma. musibet ve felâketler karsisinda ins anin yegâne teselli kaynagi dindir. insanin içindeki ebed duygusuna cevap vermek bakimindan da önem tasimaktadir. Sonuç olarak. sadece ceza ve mükâfat olarak degil. Mehme t Akif Ersoy bu hususu söyle dile getiriyor: "Ne irfandir veren ahlâka yükseklik. insan gruplarini hiçbir sey tutamaz olur. Marksist Blok'ta seflerin kilis elere kosmasi. anarsinin. Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandir". dinsizligi hâkim kilmak isteyen rejimlerde bile insanlardaki lnanma. Insan. Çünkü onun yagmuru milletlerin ruhunu n gidasidir. Dinden kaynaklanmayan ahlâk. baska bir dünyada hayatina devam etmektedir. dine düsmektedir. Alla h'in rizasini elde etme ideali. keder. Ümitsizlikten uzak. Din. Insa n için bedenî ihtiyaçlari karsilamak nasil yasaminin bir geregi ise. korku. dine yönelme duygusu nun giderilememis oldugunun gözlenmesi. dinsizligi dirî haline getirmeleri. Islâm' da da insan. ruh ve bedenden ibarettir. milletin ve papazlarin mabetlerde dua etmelerine izin verilmis ol masi ve bu Blok'ta. Dini kaldirmakla toplumlari ileri götürecegi ni iddia edenlerin fikirlerinin din yerine geçirilmek istenmesi. maddî bakimdan güçsüz toplumlarin yasadigi görülmüstür dinî duygulari zayiflamis. bekleneni vermez. ahlâk için de bir kaynaktir. kuskulari ve hurafeleri gideren de "din"dir. insanlarin bu fikir sahiplerine tapar h ale gelmeleri. Bu düsüncede olanlar. 70 yildir dine baski uygulanmasina ragmen.Insanin ölüm karsisindaki tutumunda en önemli rol. Halbuki her yerde kendini kontrol eden bir Yaradan'i n varligina inanan insan. ümitle dolu olan hayatin gelenegine. baskidan kaçip organlarda.

tek tanri seklinde yoruml anmis. Kendine mahsus sifatlari ve Es mâ-i Hüsna'si {Güzel Isimler) vardir. millilestirilip Yahudilere hasredilmis ve insanî sifatla rla nitelendirilmistir. günümüzün dinleri de de tektanri inanisi bulundugunu ortaya koymustur. Allah inancini teblig ettiklerini açiklamaktadir. Kutsal Ruh). Bütün dinlerde dikkati çeken husus. Eski Misir'da (M. bu görüslerini ispatl amak için "ilkel kabîleler" üzerinde yogun bir arastirmaya girismislerdir. dogurmamistir. tektanrici bir dinin bozulmus seklidir. birdir. 15). isiâm. Tao seklinde adlandirilan bir "Yüce Tanri" inanisi varolagelmistir. 29-44. Yahudilikteki "Tektanri". Tanri ile insan. geçmisin dinlerinde de. Hiristiyanlikta üçlem e (Baba-Ogul. Onlara da çok sere fli bir peygamber gelmistir" (Duhan. dinin kaynagi konusunda. Bugün Dinler Tarihi alaninda yapilan arastirmalar. Ba bil Krali Buhtunnasir'in tektanriciliga yakin bir görüsü olmustur. tektanri inanisini getirmistir.Bölümün Bibliyografyasi . "mana" inancina sahip toplumla rda "tektanri" inancinin bulun- dugu belirtilmektedir.{*) "Aton" adli bir tek tanri inanci getirmistir. Kur'an'da. Amenofis. Tanri da insanî niteliklerle nitelendirilmistir. özde bir "tektanri" telakkisi vardir. Bunun yaninda tarihî devrelerdeki milletle rin kalintilarindan tarih öncesi insanlariyla ilgili buluntulara kadar yapilan aras tirmalar da onlarin görüslerini kuvvetlendirmistir. hakim inanistir ve dinin temel unsurudur. Hemen her dinde ayrintilar farkli olsa da. Hiçbir seye muhtaç degildir. Hamdi Akseki.ektedir (mono: tek. günümüzde. Bu bilgileri veren ayetlerde söyle denilmektedir: "Onlardan Önce Firavun kavmini imtihan ettik. 17). Tien. Tarih Boyunca Ilim ve Din. benzeri ve ortagi yo ktur. Eski Yunan'da tektanri inancini kabul eden ve savunan filozoflarin bulundugu bilinmektedir. "Firavuna bir elçi gönderdigimiz gibi size de sahitlik edecek bir elçi gönderdik" (Müzzemmil. Islâm'dan önce Türklerde bir tektanri (Gök Tengri) nanci vardir. Ankara 1943 . [55] II. esi. Bütün dinler arasinda tevhid inancini en saf ve sade sekliyle muhafaza eden. Yüzyild a) IV. Zaten Islâm. ne insan tanrtlastinlmis.Ö. XIV. ne de Tanri insanlastirilmisti r. Adnan Adivar. Onlara göre yeryüzünde ki diger dinler. tektanri inanisindan da vazgeçilememis olmasidir. Hersey onunla kâîmdir. ilk peygamberlerden sonuncusuna kadar. Onlar. Daha önce görüldügü gibi. Çünkü Islâm'da Allah.Semseddin Akbulut. hem halk rahatlikla anlayabilm ektedir.A. Islâm Dini olmustur. dogmamis. Istanbul 1980 . Hiristiyanliktaki üçleme (teslis). Hindistan'da çoktanrili ve üçlemeli bir yapi içinde bile bir "tektanri" inanisi vardir (Hind Kutsal kitabi Veda-lar'da "Tanri tektir" denilmektedir). Bu arastirm alarin sonucu da onlari desteklemistir. Darvin ve Evrim Teorisi. Islâm'daki tektanri inanisini hem aydin.Z erdüst. teizm: tanricilik). Ibrahim'in getirdigi H anîf DinI'ne uyan insanlar yasamaktaydi. Yaradan'la yaratik arasindaki m esafe muhafaza edilmis. Istanbul 1969. Islâm'dan önce Arap Yarimadasinda bir tek tanriya inanan Hz. Firavun kavmiyle ilgili bilgiler vardir. Bati'da diger tezlere karsi monoteizmi savunanlar da olmustur. Isa tanrilastirilmis. bir tanrinin üç ayri tezahürü olarak izah edilmektedir ahudi dininde de bugünün tektanri inanisi. Sümerler'de Tanri'nin insani balçiktan yaratip ona can verdigi görüsü yaninda. Hz. 392-444 A. Islâm'daki gibi saf bir tek tanri anlayisini koruyam amis olmakla beraber. bütün peygamberlerin tektanri. Çinlilerde tarihî gelismesi içinde Sang-ti. Eski Iran'a.

"ilkel" (primitif) kelimesi ile ifade edilmistir. Semseddin (Günaltay). Amerika yerlil erinin de Âdem'den geldigini ilan etmistir. Chicago 1969. adet ve geleneklerinden de tam olarak kopamamislardir. Tarih-i Edyan.Dictionnaire des Religlons.Eric J. 37-54) .. [57] . Niyazi Berkes. Bati'da. Paris 1975. özellikler ve örnekler verilecektir. Cahit. Abdurrahman Küçük. Edltions Galllmard 1971. Çev. Biz. Glsh. "ilkel kabîle" deyimini kullaniyoruz.Namik Kemal. 7-45 . Traite' d1 Histoire des Rellgions. LeIden 1975. 67 vd. H. Istanbul 1923. "yazisiz halklar" veya "tabiat halklari" gibi d aha yumusak deyimler kullanilmistir. Istanbul 1984 .Slgmund Freud. Avustralya. Âdem Tatli. 22-26-36-60 . I/37 . The Ouest. F rance 1983 Emile Durkhelm. BÖLÜM ILKEL KABILE DINLERI Ilket kabîieler. Çev. "RelIgion". eski inanç. gelismis bir hayat tarzina ulasamamis. 5-29 Duane T. Haz. Kilise ön ce onlarin insan olmadiklarini savunurken. Ankara 1979. Fosiller ve Evrim. The Study of Religions.M. 47-72[56] III. Comparative Religions. . onlarin insan sayilip sayilmayacagi tartisma konusu olmustur. putperest olarak nitel endirilmis. Paul. . l-ll (I/ 55-94 vd. The History of RelIgion. Istanbul 1988 . y) .Jean Holm. Sharpe.Salomon Reinnach. etn olojinin gelismesiyle. günümüzde yasamakta olan veya yakin zamanlara kadar yasamis bulunan. geçimlerini avcilik. balikçilik ve toplayic ilikla saglayan küçük topluluklara denir. Daha sonra. Darvin ve Tekâmül Nazariyesi. Önceleri bunlar. Mete Tuncay. 79-107 (I ng. Renan Müdafaanâmesi. Bu kabi-lelerin sahip old uklari inanis seklini ifade etmek üzere "ilkel kabîle dinleri" deyimi kullanilmaktad ir. Din Üstüne. La Nostalgle des Retiglons. Çev. Ca va. "Histoire Compare'e des Rellglons".Ali Gürbüz. Çev.Ugo Bianchi. London 1975. çagin seviyesine göre onlarin yasayis tarz ini gözönünde tutarak.15-41 . Histoire Generale des Religions.. onlar için. Totem ve Tabu. Dinî Hayatin Iptidaî Sekilleri.David Hume. Bunlardan bazilari baska inançlari benimsemis olmakla be raber. Günümüzde Afrika. Istanbul 1971. 1512'de Papa II.Mlrcea Ellade. Brezilya gibi yerlerde yasamaktadirlar. 1980 . Asagida bu dinlerle ilgili ortak kavramlar. Bugün yeryüzünde yerlesik hayat eçmis ilkel kabîieler vardir. Istanbul. 61 vd. London 1977. uzun zaman ilkel kabile mensuplari barbar. vahsi.Mlrcea Eliade. Bugün ilke l kabîle mensuplari dünya nüfusunun % 5'ini olusturmaktadir. Paris 1976. Pasifik Okyanusu. Istanbul 1338.

Mana: Malenezyalilar. Bu ortak kav. "mana" adi verilen evrensel bir kuvvetin her seyde mevcut oldugu nu. sihirbaz hekim) bulundugu kabul edilen gizli kuvveti ifade etmek için "mana" deyimi kullanilmistir. Kodrington. Diger kabilelerde baska kelimelerle ifade edilse de ayni kavram mevcuttur. Simit. bu çalismalari devam ettirmislerdir. Simit Ek olü (Viyana Tarihî-Kültürel Ekolü) diye bilinen bu grup. 2. hem büyük. özde aynidir. etkili veya toplum yönünden önemli seyler (hayvan ar. hemen he men bütün ilkel topluluklarda su veya bu sekilde bir Yüce Tanri kavraminin bulundugu be lirlenmistir. Fetis kelime sini. dinî hayatta. yükseklerde durur. zincirler. her kabîlede degisik kelimelerle ifade edilse de. Simit (Father VVilhelm Schmidt). hem sahsî ruhlara inancin kaynagini teskil ettigini ileri sürmüstür. ön pland verilmistir. dogum ve ölüm gibi olaylar veya bir sihir sözü."amiardan en yaygin olanlar i asagida kisaca açiklanacaktir. Bu kelime. Fetîs'in kelime mânâsi "yapilmis"tir.Yüce Tanri: Bütün ilkel kabilelerde yaratici bir tanri. yaptigi arastirmalar sonucu. Ilkel insanlar kendilerinin çok büyük sayida görünmez kuvvetler tarafindan kusatildiklarini tasavvur edei^r. Mana'ya sahip bulunduguna inanilan ve tasiyanlara güç verdigi kabul edilen degisik t aslar. b azi cinler bile. Bu terimi ilk defa 1878'de Ingiliz bilgini Kodrington (Codrington). Bu Yüce Tanri veya yüksek R uh. Ilkel Kabîle Dinleri'nde her mahlûkun bir mana'si vardir. hükmeder veya daha asagi derece de bulunan ruh ve tanrilari yönetir. ilk defa. Bu görüsün aksine görüs ileri sürenler olmussa da. Ayni sekilde vücudun muayyen halleri.W. Muskalar. ugur getirdigi veya ugursuzlugu gi derdigi kabul edilen seylerin Fetisizm'den kaldigi ileri sürülmektedir. hemcinslerinden fazla mana'ya sahiptir. kiymetlidir.A. maskotlar ve kaba tasvirlere "fetis" denilir. gögün tâ ükseklerinden dünyaya hükmeden bir Yüce Varliktir. Ilkel ka bîle mensuplarina göre sekli acaip olan bir tasin veya çok basarili bir savasçinin "mana" lari vardir. bir kutsal ilahi mana ile doludur. dinleri belli bir dinin bozulmus v eya degistirilmis sekilleri olarak görmüs ve dinin Yüce Tanri tarafindan vaz'edildigini . Bu kavramlar. fevkalâde bir kuvveti ifade eder. Yüce bir varlik inanci vardir . Bi . insanlari ve herseyi yaratir. F. çoktanricil ik gibi sapmalarin oldugunu savunarak.ILKEL KABÎLE DINLERI ILE ILGILI KAVRAMLAR Ilkel Kabîle Dinleri'nde çesitli kavramlar vardir.) ve kisilerde {kabile reisi. Malenezyaca bir kelime olan "mana" gizli bir gücün. izah edilemez. Yüce Tanriya ancak büyü felaketlerde dua edilir.Tabu: Tabu. dinin fitrî oldugunu gös termistir. tektanricilik devresi bulundugunu. önce bir Yüce Tan ri inanisi. Ancak tasavvur sekilleri farklidir.[58] Polinezyaca bir kelimedir ve haram anlamina gelmektedir. fetisizm. Mana ile dolu olan herse y. onlara göre bazi insanlar. arkadaslari ile isbirligi yaparak arast irmalara girismis ve önemli sonuçlar elde etmistir. taslar vb. Ölümünden sonra arkadaslari. yapilan arastirmalar. daha yakin ve samimî aörülür. 3. ta biat üstü kudret. Simit Ekolünün hakliligini ortaya koymus. kendilerinin görünmez kuvvetlerle kusatildigina inanmaktadir. O'na. tabiat üstü. görünmeyen gücü ifade için mana" kelimesini kullanmisla dir. Malenez-yalilar hakkindaki eserinde kullanmist ir.1709-1777) kullanmistir. tabiat kuvvetlerini idare eder. Yüce Tanrinin var oldugunu savunmustur. sonra animizm. 1. bitkiler. dinin kaynagini baska sekilde açiklayan görüs s ahiplerine karsi mücadele etmistir. 1760'da yayimlanan "Fetis Tanrilar Kültü" adli eserinde dö Bros (Charl es de Bros-ses. ilkel kabîlelerde güçlü. Dinler Tarihi'nde. Bu arastirmalar sonucu. Ilkel kab ile mensuplari. Bu Yüce Tanri. Asagi ruhlar ve tanrilar. muskalar. tilsimlar. bir seye veya bir insana mahsus. sakli bir enerji kaynaginin es a nlamlisi olarak kullanilmaktadir. O.

tabu kabul edilir. Bir Polinezya deyimi olan tabu. bu totem anlayisindan dolayi. baska seylere geçtigi kabul edilir. Bunlara "saman" adi verilir. Tabu sayilan sey e yaklasmak için uzun hazirlik âyinferi gerekir. tabiatüstü güçlerin yardimi saglanarak belirli bir gayeye ulasmak veya bir dur . 6. Saman. Ayni toteme bagli kimseler kendi aralarinda evlenmezler. ne de büyünün bir seklidir. Totem. Eskimolarin yasadigi yerlerde.Büyü: Büyü. Ona dokunulamaz. Bir kisim arastirici. mana'ya sahiptir. Deyim olarak totem. cenaze ve kanli bir s ey de tabu sayilir. yenilmez. tutulmasi. kabilenin büyük atasi olarak kabul edi lir. Bazi yazarlar. Bu mev kii kanabilmek için saman.Saman: Kelimenin asli hakkinda çesitli görüsler vardir. "mana gücü" bakimindan tutulmasi tehlikeli ve yasakl i seylerin dokunulmazligini ifade eder. yaklasilmasi yasak sayildig i için. Sibirya'da görülen S amanizm'i psikopatolojik belirtiler olarak açiklamaktadir. degisik ve f arkli sekillerde Kuzey ve Orta Asya'da. Ilkel kabîle insanina göre saman. ruhlara hâkim olabilir. bazi afsunlarla ruhlari bu davula girmeye zorlar. orada. Bu arada vecde ge lmek için bazi danslar yapar. Bir teknik olarak Samanizm. O. yerler ve nesneler kutsal. sârî bir hastalik gibi. düsmeme si için.r seyin tabiatüstü ve tehlikeli kudretini belirtir. "Totemizm" denilmistir. bu ke limenin Tunguzca "saman"dan geldigini ileri sürerken. Tabu'nun. bir kismi da "ruhlarla deste klenmis adam" anlamina gelen Sanskritçe "sra-mana"dan {Pali dilinde samana) veya " kendinden geçmis kimse" anlaminda Sibirya mense'li bir kelimeden türedigini ileri sürm ektedir. Totemler tabu'dur. O .Totem: Totem. "totem" yerine tanriyi koyunc a. genellikle ilkel kabile mensuplarinin kendilerine akraba saydiklari hayvan. bu alisilmamis bilgilerdir. yeni dinler için bir. Saman kelimesinden Samanizm türetilmistir. Asyali lar arasinda samanin yüksek itibarini saglayan. Yeni dogmus çocuk. çogu zaman kendinden geçerek ruhlar âlemine aracilik yapmaya yet enekli sayilan kimseler de bulunur. Orta Afri ka ve Kuzey Amerika'daki ilkel kabîlelerde görülür. totem inanisi ile de özelligi olan bir hayvan veya bitkinin türünün korunmasi hedef alinmis olabilir. Ilkel kabilelerde tabu ile kabile reisleri. Bazi arastiricilar. dolayisiyle t abu kabul edilir. Kabîie reisleri. bazi bedenî egzersizler yapar. Yahudilerdeki Ahit Sandigini da tabu olarak görür. Türklerin Samanizm diye bir dinleri olmamistir. Toplumlarin en ilkel sekli olan klanin inanç ve teskilâtina. alâmet. Dinlerin tot emizm'den çiktigini savunanlar da vardir. Samanin si hirli oldugu kabui edilen bir davulu vardir. isaret anlamina gelir. Mana inanisinin tabiî bir sonucu olarak ma na'ya sahip okluguna inanilan kimseler. bi tki veya cansiz seylere verilen addir. Onun kendinden geçtikten sonra cennetleri ve cehenneml eri dolastigi kabul edilir. Samanizm ne kendine özgü bir din. sihirbaz hekimler. Türkler'de "s aman" kelimesi de yoktur (Kam vardir). Bunlardan baska. 5. kelime olarak. Bundan dolayi murdar sayilan insan (meselâ âdet gören kadin) ve maddeler de tabu olarak kabul edilir. Yahudi Kutsal Ki tabinda Ahit Sandigini tasiyan öküzlerin tökezlemesi sonucu Uzza adli birisinin. Totem. Onlara göre. ata ruhlarindan bazi bilgiler alir. 4. Davulun üzerinde gök ve yerin resmi bul unur. mana güçlerinden dolayi kutsaldi r ve dolayisiyle tabu'dur. Her iki alani da ilgilendiren yanlari bulunan çesitli din ve dünya görüslerin i birlestiren bir inanç ve bir tekniktir.açiklama sekli bulunabilmektedir. sandigi tuttugu ve orada hemen öidügü yazilidir. Yanlis olarak Türklerin eski dinî inançlarina Samanizm denilmistir. Totemizm aslinda dinî olm aktan daha çok içtimaî ve iktisadî bir olgudur. yemesini ve içmesini en aza indirir. Ilkel kabilelerde dinî âyin ve törenlerle mesgul olan rahipler ve sihirbaz hekimler var dir.

çogu zaman. Savas. Dinî dünya görüslerini yansitan ef aneler. Din ile büyü. tapinma. diger yanda n. Bunlar. olumlu veya olum suz yönde kullanilabilir). Efsaneler. kimya.Insanin ve dünyanin gelecegi (eskatoloji). Birkaç ortak nokta disinda. bütün bunlara ragmen. 3. belli bir teknik ile belli kaideleri gerektiren ve büyücüler tarafindan uygulanan pratik bir sanattir. Nuer. dinî ve ahlâkî kurallarla ilgilidir. Bir c emaati yoktur. Dinde bir cemaat vardir. ilk günahi . Âyin kavrami.Ayin: Bir dinin pratigiyle ilgili kurallar ve törenler birligidir. avciligin ve hayvanciligin baslangicini.gerçeklestirebilmek için uygulanan islem ve eylemdir.Bu dinler mahallî bir özellige sahiptir. yalniz belli zamanlarda.YASAYAN ILKEL KABÎLE DINLERININ ÖZELLIKLERI a. Dinka. dansl ar yoluyla ruhî durumlarini bedenî hareketlerle açiga vururlar. Bu törenlerde danslara da yer verilir. ölüm. Mitoloji ise.Ilkel Kabîle Dinleri bir kabîleye mahsustur. [59] B. âd etlerin ve içtimaî kurumlarin ortaya çikisini konu edinir. genellikle kapali bir düzen içinde Isler. dünyanin nasil meydana geldigini ele alan yaratilmis masallarindan günlük dinî âyin ve törenleri anlatan hikâyelere kadar uzanir. farkli seylerdir. bunlardan baska.Efsane: Bu kelimeyi ifade etmek üzere Bati'dan dilimize aktarilan m'f kelimesi Yunanca "mithos" dan (hikâye. b. anrilann. Büyü. S|mya. Âyinler. siirli bir dille. ilkel kabîie insanlari arasinda birlikte yasar. . Maori. tanrilarin insanlari nasil cezalandirdigini. Büyü. genellikle o kabilenin adiyla anilir (Meselâ Ga. kâina tin olusumunun hikâyeleridir. Ga yeye ulasilinca. astronomi olmustur . totem. tufan hadisesini. bolluk. 2. 8. Din ile büyü. din ve büyü il e ilgilidir.Tanrilarin nereden geldikleri (teogoni). dinde Tanri'ya kullu k eder. masal anlaminda) gelir. dinin karsisindadir (Büyü. 4. ergenlik âyinlerinin danslarinda genellikl e maskeler takilir.Kâinatin yaratilisi ve kâinattaki tabiî olaylarin olusumu (kozmogoni). ''kel kabîle insanlarinin dünya ve kendilerini tasavvurdan ibaret bir çok efsaneleri v ardir. Dinin özü. kutsal sayilir. astroloji. ilk ailenin. alçak gönüllülük e kendini yükseltmeye cür'ettir. müsteriler dagilir. Ilkel kabilelerde din. açiklayici bir karaktere sahiptir ve su konulara cevap bulmaya çalisir: 1. Bu danslar..dinleri gibi). Buna k arsilik medenî toplumlarda büyü bilime dönüsmüs. ilk ölümü. Bu dinlerden evrensel bir din gelismemis tir.. belli kisiler tarafindan anlatilir. büyü. tabiatüstü ri zorlayici bir yapi tasir. ergenlik ve geçis dönemleriyle ilgili geleneksel tör enler yapilir. Insan. Efsaneler. esyayi bir gayeye ulasmak için kullanmak ister. atesin elde edilisini. kahramanlarin. un efsaneleri içine alan ve onlari belli bir tarzda Inceleyen bir disiplindir. Ilkel kabîle mensuplari. Alnu. Büyüde ise müsteriler vardir.insanlarin nereden geldikleri (antropogoni). büyüde insanüstü gücü kendi gayesine yöneltmeye çalisir. 7. Ayinlerde belirli kurallara uyma mecburiyeti vardir. av.

c. fakat ah iretle ilgili telâkkilerinde açiklik görülmemektedir. Japonya'nin kuzeyindeki adalarda yasarlar. gögün en yüksek tabakasinda bulundugunu kabul ettikleri "Kando-koro Kamui" dedikleri bir Yüce Tann'ya inanirlar. Onun adini ancak rahipler söyleyebilirler. kuvvet ve saglik verdigine. Her seyi yaratan odur. Ilkel Kabîle Dinlerinde d rucusu söz konusu degildir.Ilkel Kabilelerde kutsal olanla olmayan birbirinden ayrilmistir. cin çikarma. Ancak Dinkalar. Bu kabîlelerden. Onlara dua eder. Maoriler diye adlandirilir. fal. h.Ga Dini: Ga'lar. bütün tanrilarin en büyügüdür. i. Onlarin kendileriy le yakindan ilgilendigine inanirlar. hiplerin onlara ögrettigi ilâhi tarzindaki özel dualardan ibarettir. Ga'larin baska tanrilari da vardir. diger tanri ve ruhlardan farklidir. Âhirete ve Yüce Tanri önünde muhake meye inanirlar. Bunun sonucu. Yüce Tanrilarina "lo" derler. bazisinin da kötü oldugunu kabul ederler. 4. Dualar. g. Bu Yüce Varligin nitelikle ri. lo'nun. Ilkel Kabîle Dinleri genellikle kabilenin adiyla anilir: Dinka Dini. Onu yaratici olarak g kendilerine hayat.YASAYAN ILKEL KABILE DINLERINDEN ÖRNEKLER Bugün dünya nüfusunun %5'ini olusturan Ilkel Kabîle Dinlerine mensup insanlar. herseyden önce var ve her seyin kayn agi olduguna. 5. Hep beraber bu du alari okurlar. [60] C.Maori Dini: Güney Pasifik Okyanusu adalarinda yasayan Poline-zyalilardan bir gr up. ancak bunlar a tapinmazlar.Ainu Dini: Ainular. 1. Ainular. dinin tabiî üyesidir. dört kitada bulunmaktadir. Ainu Dini. Pigme Dini gibi. Bu ruhlarin bazisinin iyi. Ga Dini. yerde ve gökte yasayan her seyin en içinde bulunduguna inanirlar. Mana'ya sahi p olan kutsaldir ve tabu'dur. yagmur yagdirdigina inanir. d. Maoriler.Ilkel Kabîle Dinlerinde genellikle bir Yüce Tanri Inanisi göze çarpar.Dinka Dini: Dinkalar. Ayri din seçme sansi yoktur. O. ona d ua ederler. Onlar. Din-kalar. bir kaç yüz kisiyi geçmeyenler de vardir. hediyeler sunarlar. Gana'nin baskenti yakinlarinda yasarlar.Ilkel Kabîle Dinlerinde ruhun çesitli sekillerde yasadigina inanilmakta.Ilkel Kabîle mensuplari büyüye ve büyücüye çok ilgi gösterir. Onlar için hazirlanmis kutsal yerleri ve görevli rahipler i bulunmaktadir.Bu dinlerin kutsal kitaplari ve yazili kaynaklari yoktur. tabiata ve insan islerine etkili çok sayida ruh ve kuvvet bulunduguna inanirlar. Güney Sudan'da yasayan bir gruptur.Namba'lar Dini: Güneybati Pasifik'te Malekula adasinda ilkel kabîle hayati yasaya . e. Ainular. devamli tekrarladiklari cümleler halindedir. Mer kabîle onu k endi diliyle ve kendisine mahsus bir sekilde adlandirir. genellikl e. Maorilerin ibâdeti. büyük gruplar halinde yasayanlar oldugu g ibi. Nhialik'i yukarida zikredil en insanüstü kuvvetlerin en büyügü için sahsî ad olarak da kullanirlar. atalara tapinma b u dinin nitelikleri arasinda göze çarpmaktadir. Ancak onun kutsal yeri ve rahipleri yoktur.Ilkel Kabilelerde fert. Ga'lar. Bu kuvvetlere bazen "Nhial ik" de (Göktekiler) derler. lo. gökte yas ar. Çok uzakta kabul ettikleri bu Yüce Varliktan baska çok sayida tanr i ve ruhlara saygi gösterirler. büyü. f. fetis kullanma. "Naa Nyonmo" dedikleri çok güçlü bir varliga inanirlar. Maori Dini. 3. 2. "Cok" (kuv vet) dedikleri insanüstü kuvvetlerin varligina inanirlar.

"tabiatüstü güçlere aktadir. kabîle erkeklerinin avret yerini örtmek için kullandiklari püsküle "namba" de nildiginden.69-143 . 30. Erkek çocuk. danslari ve "kurban" usûlleri bulunmaktadir. Bunlar. Britain 1976. Radlof. Ellwood.Robert S.41 (Ing. 38. Namba'lar diye adlandirilmistir.1. Çev. France 1983 . Ahmet Temir. Bu ceza. The Religious Experience of Mankind. Etnoloji Sözlügü. Bunun yaninda "iyi ve kötü ruhlarin her z aman kisilerin çevresinde bulundugu ve her davranisi kontrol ettigi kabul edilmekt edir. Yakinlar "tabu"dur ve mahremiyet esasi bulunmaktad ir. Bunlarin en üstünde. Cenaze 100 gün disarida b ekletilmekte ve iskelet gömülmektedir. Kisinin hastalanmasi. Sibirya'dan (Seçmeler). Istanbul 1976 Ninian Smart. Gr. Traite d'Histoire des Religions.n bir grub. kötü ruhlarin en agir cezasi olarak degerlendirilmektedir. Nambalar'da "tabu"lar vardir.Dr.1985 . sonuna da çogul eki olan "s" harfini eklemislerdir. [61] III. London 1975.Mircea Eliade. From Primitives to Zen. Belgique 1982[62] IV. Britain 1965. "küçük" anlamina gelen kelimeler. 3-18 . Zina yasaktir ve zina isleyene çesitli cezalar verilmektedir. Büyük Nambaslarin Arasinda Kabîlede Yasam: T abular.14-50 . kabîle törenlerine uymamakla veya kabîle reisine saygisizlikla izah edilme ktedir.David A. Ankara 1970 . Böy lece kabîle Büyük ve Küçük Nambalar olarak iki gruba ayrilmistir.45-78 Marguerite-Marie Thiollier. Nadir Paksoy. odasina girebilmekte ve kabîledeki rütbe alabilme basamaklarina tirmanabilirle hakl arina sahip olabilmektedir. vücuduna "kötü ru girmesiyle. Sünnet olmak esastir. Cumhuriyet Gazetesi (Ilavesi). Dictionnaire des Religions.Bronislavv Malinovvski. Brown. Britain 1974. Patt ems in Comparative Religion. Hastalik. Ölüm törenleri sirad n insanlar ve kabîie reislerine göre farklilik göstermektedir. 13. Âdetler". topluca sünnet edilmektedir.W. BÖLÜM .Dictionnaire des Religions. Inanislar. evli ve bekârlik durumuna göre artip eksilmektedir.London 1967. Yasaklar. Ölüm. Kendilerine has dinî törenleri. Çocuklar 10-12 yaslarindan sonra kabîle reisinin izniyle. VVords of the World's Religions. Gr. Science and Religion. Paris 1975.32) .Mircea Eliade. Ingilizler bu ismin basina Türkçe "büyük". Reislerin iskeleti gömülmeden birakilmaktadir. Ölümde n sonra 100 gün süreyle yas tutulmaktadir.Sedat Veyis Örnek. ancak sünnet olduktan sonra "namba örtüsü" takabilmekte. A Guide to Religions. belâ ve ölümlerin sebebi "kötü ruhlar"dir. Gr.Bölümün Bibliyografyasi . herseyin yaraticisi ve yönlendiricisi "Tana" adi verilen bir Yüce kudrete inanilmaktadir. MagIc. New Jersey 1977 . "Güneybati Pasifik'te.

Mezarlar. cenaze töreni ve mezar etrafinda odaklasir. bu ortaklasa kurtu lus ve mutlulugu paylasir.MILLÎ DINLER Dinler Tarihi açisindan dinlerin ilkel kabîle dinleri. atalara gösterilen baglilik ve saygidir. çok ugursuz bir hayat sürmeye mecburdur. Geçmiste de millî dinler vardi. Bu kitaptaki tasnifte BuddIzm'e ayri bir yer ayirmak. Bunun için Buddizm'i ayri bir bölüm yaptik. tütsü çu larini alnina kadar kaldirip buhurdanliga koyar. Bununla da evrensel hüviyete sahip inlere bir geçis saglamis olduk. Her aile. Çin'de her devrin dinî özelligi. yerli ve millî. Konfüçyanizm (Konfüçyüslük). bir topluluk veya millete ait dinlerdir. Bütün ailenin önünde yapilan bu törende baba. evin ana salonunda veya atalar için ayrilmis olan yerdeki bu le vhalarin önünde onlara yiyecek. Fert. gelecekten haber verme. insanin evlenmeden veya geride bir ogul birakmadan ölmesini büyük günah ve elemli bir azap sayma ktadir. Çinlilerin San Kiao (Üç din) dedikleri bu dinler. Bir önceki bölümde Ilkel Kâbîle Dinleri hakkind a bilgi verdik. simdi. levhalar. Çin'de bu zikredilen dinlerden önce atalara saygi. Taoi Buddizm'dir. Nisan. Millî dinlerden bazilari örnek olarak asagida anlatilacaktir. Bazen millî bir dinin hâkim oldugu çevreden eVrensel bir dinin çiktigi (Hinduizm'in hâkim oldugu Hindistan'dan Buddizm'in çiktigi gibi). Ata ruhlarina ibadeti devam ettirecek bir ogul yoksa. Buddizm. Bir Çin atasözünde söyle denilmektedir: "Her seyin kökü göklerdedir. kurbanlara ve kutsal törenlere katilmakla kendi mi llî tanrilariyla temas kuracagina inanir. Yahudilik. Bu örnekler dünyanin degis ik bölgelerinden seçilmistir. Millî dinler. tartisi lmaktadir. ata ruhlarini özel koruyucu olarak görür ve evin güneybati kösesinde onlar için bi r yer ayirirdi. atalara ait tapinaga birakilir). Çin dininde kendini gösteren akraba lik ve aileye baglilik hissi kadar degildir. evlenme gibi önemli isle r de burada yapilirdi. kutsal varliklara kurban ve "Sang-ti" diye adlandirilan bir Yüce Varlik inanisi vardi. . Millî dinlerde ortaklasa bir k urtulus ve mutluluga ulasma söz konusudur. felaket getiren ac ayip bir mahluk seklinde. onlara önemli konular haber verilip y ardim istenirdi." Çinli. Ayni zamanda bu husus. Simdiki atalar kültü. Ancak Buddizm'in yeri. Bu bölümde millî dinler anlatilacaktir. Islâm bilginlerinin de dinleri "bâtil dinler" ve "ilâhi din ler" diye tasnif ettiklerini belirtmistik. Bazen atalar çagrilir. üç tütsü çubugu yakar. Insanin kökü ise atalarindadir. resmî nitelige sahip üç d n vardir. gök ve tabiat tan rilarina tapinma. "Gögün Oglu" sayilan Imparato e ailenin reisi olan babaya itaat ve saygi gelenegine sahiptir.KONFÜÇYÜSÇÜLÜK Çin'de. ölü. Konfüçyanizm ve Taoizm. üç-dört nesil korunup. üzerinde atalarin adlari özel tarzda yazilmis levhalar bulu nurdu. Cenaze tören lerine çok önem verilir Mezarlar. ya üç kere diz çökerek dokuz vurus yapa r ya da üç kere bas egerdi. günümüzde yasayanl ari da vardir. Aile reisi. bereket versin diye tarlalarda yaptlir. [63] A. toplumun bütün üyelerini birbirine ba glayan bir bag vazifesi görür. en uygun yol ola rak görüldü. l in önüne gelir (bu levhalar. Hiristiyanlik ve Islâm hariç olmak üzere. Baz i ilkel kabilelerde atalara tapinma önemli ise de. Çinliler. "YIn" ve "Yang . disardan gelme ve evren sel niteliklidir. ilkbaharda süpürülür ve oralara hediyeler sunulur (hediye sonbaharda tekrarlanir). tütsü gibi seyler sunardi. Çin halki dinî geleneginde atalar kültü çok önemli idi. Çinli'leri atalara saygi konusu kadar birlestiren ikinci bir husus. Her evde. bazen de evrensel bir yapiya sahip dinin millîlestiriidigi görülür (Yahudi dini gibi). millî dinler ve evrensel dinler tarzinda üçe ayrilabilecegini. Toplumun bütün fertleri.

I. bir bölgeden digerine. Yin. bir ziyaret (hac) yeri oldu. disi-erkek. Imparator . 70 yasinda dogru o lan seylere zarar vermeden. Burada. kendini anlayacak yöneticiler aradi. Mezari. Konfüçyüs tarafindan kurulan Konfüçyüsçülük. kendi hayatini su sekilde özetlemektedir: "15 yasinda kendimi ögrenmeye verdim. 50 yasinda Gök'ün emrini ögrendim. Tao. ediplerin. eskilerin hikmetini yoruml amak idi. gelenekleri. Onlarin uyum kaynagi ve böylece âlemdeki bütün düzenlerin dayanagi "tao"dur . olumsuz. bütün insanlarin saadeti için. hem Konfüçyüs'ün. ilk defa ferdî din seçimi sözkonusu olmustur. Ancak Konfüçyüs. Bu sistemin teme linde. dogruluk. üç Çin dinî geleneginde de bulunur. [64] 1. Çin'de simdiki San-tung'un bir bölümü olan Lu eyaletindeki Tsou'da dünyaya geldi inda babasini kaybetti. il kbahar ve sonbaharda. ögrenc i yetistirmek ve doktrinini ögretmekle geçirdi. Onun en önemli eseri Konfüçyüsçülük oldu. Konfüçyüs. Hayatinin son bes yilini meshur eserlerini yazmak. 60 yasinda sezis yoluyla herseyi kavradim. dinî tören ve âdetleri devam ettir tir. Yin Krallik ailesinden kabul edilirse de a atan ve ail si hakkindaki bilgiler. taraftarlar kazandi. Mil dinin kurucusu olmanin disinda. basrahip sifatiyla. Y irmi yasinda iken ögrenci yetistirmeye basladi. gögün kendisi demektir." .S. Lu'da pek önemli sayilmayacak memuri yetlerde bulundu. karanlik-aydinlik. Ögren meye meraki dolayisiyla iyi bir egitim gördü. Üstad K'ung anlaminda K'ung Fu Tzu'nun Latincesidir. Yer ve gögü temsil eden disi Yin ile erkek Yang prensiplerinin her ikisi de âlem düzeni için gereklidir. genis ölçüde bir "halk dini" de olusturmaktad ir. 30 yasinda irademe sahip olabildim. Bu prensipler. Vu-ti (M. Yang ise olumlu durumu ifade eder. Çinlilerde bu ad. Bu din. bilge k isi olarak öldü. Söhreti yayildi." prensipleridir. Yüzyil'da Buddizm'in Çin'e girmesi ve Taoizm'in M. Yin ve Yang prens iplerini Çinli kötü-iyi. Ölümünden sonra söhreti her tarafa yayildi.S. yol. âlimlerin. bürokratlarin. kalbimin bütün isteklerini yerine getirebildim. 1912'ye kadar Çin Imparatorlari yilda iki defa. 19 yasinda evlendi ve iki çocugu oldu. M. Metodu.Konfüçyüs'ün Hayati (M. Tao deyimi. Gögün Rabbi. K'ung Ch'iu (Chung Ni) seklindedir. kendisinin irtibatli bulundugunu açikladigi Yüce Varligi ifade için Sang i (Shangdi-Changti: Yukaridaki Hükümdar) ile es anlamli "Tien"i tercih etmistir. Adina tapinaklar yapildi. Hayatinin ilk yillari yoksulluk içinde geçmesine ragmen. 40 yasinda süphelerimden kurtuldum. II. Çin'in büyük bilginlerinden.Ö. Çin geleneginde Gök önemli bir yer tutmaktadir. pre imparatorluk ailesinin dini olarak kabul edilmistir. Onun mizaci da siyasî ortama uygun degildi. bu ülkede. Çin'de. Yüzyilda gelisme si sonucu. ona hediyeler sundu. Tie n. hem de Laotzu'nun fikir sisteminin temeli olmustu r. Çin Buddizm'ine ayri bi er ayrilmayacak ve Buddizm Bölümü'nde temas edilecektir. bunlardan Konfüçyüsçüiük ve Taoizm üzerinde durulacaktir. Siyasî entrikalara alismis idareciler ona ilgi göstermed i. dünyanin degistirilemez kanunlara göre gidisi demektir. Istedigine ulasamamis olarak geri dön dügünde artik ihtiyarlamisti. yer-gök gibi örnekler e uygular. sonraki kaynaklara ait olup. Konfüçyüs. Çin Imparatorlugu sinirlari içinde. Bu sistemine kulak verecek ve nasihatlerini dinleyecek bir hükümdar bulmak için kendi eyaletini terketti. Son yediyüz sene içinde Ç n'de resmî nitelige sahip "Üç din" (San Kiao). teskilatçi olarak da saygi gördü. insanin fitraten iyi olduguna itimat ve Örnek olman in önemi yatmaktaydi. eski hakîmlerin faziletlerine dayanan bir yolla insanla ra baris ve refah getirebilecegini düsündügü siyasî bir sistem gelistirdi. bu ahlâkî-siyasî kültü. soguk-sicak. Yer ile gök arasinda meydana gelen her olayin bu iki prensibin isbirligi yapmasindan meydana geldigi kabul edilir. 140-87) z amanindan baslayarak 1912 yilina kadar devlet dini olarak taninmistir. Ch'iu fu'da. güvenilir bu|unmamaktadir. 551-479) Konfüçyüs kelimesi.Ö. Ancak o. Konfüçyüs. tabiî dünya nizami. filozoflarindan biri ve Konfüçyüsçülügün kurucusudur.

yönetimle ilgili bilgileri rlamak.M Konfüçyüs. Böylece Konfüçyüs ve ögrencileri.Konfüçyüs'ün Konusmalari (Lun Yü). 5. 2. Buna ragmen. 335. Yöneticiler. tarih. bütün eski Çin metinlerini gözden geçirdi. Dört Kitap: XI. böylece atalar kültüne dayali Çin medeniyetini ortaya koymakti. 4. Muhacldere Nabi Özerdim.Degisiklikler Kitabi (Yi King): Mistik ve Metafizik olaylari.Büyük Bilgi (Ta-Hio).Konfüçyüsçülükte Kutsal Metinler Konfüçyüs. ölümünden sonra onun sözlerini de topladilar. Bu dört kitap sunlardir: 1. Hayati boyunca Çin'in "kadînV'ligini ortaya koymaya ve kültürünü ihya etmeye çalisan Konfüçyü ini.Ilkbahar ve Sonbahar Vekayinameleri (Kun Kiyu): Ilkbahar ve Sonbaharla ilgili olarak günügününe yazilmis olaylari ihtiva eder. Bkz. sosyal hayat ve törenlerle ilgili hususlari bir araya getirmek. Tarih-i Edyan. daha önceki Çin filozof ve mürsitlerinin yazilarini derledi ve yorumladilar. Bes Klasik: 1. "ben. [65] 2. yasayan ahlâk ve geleneklerin devamini saglamak. Onun gayesi. onun dortrini kendinden . Yüzyilda Sung Hanedani sirasinda biraraya getirildi. 3.Siirler Kitabi (Si King): 305 muhtelif sarkiyi. 4.Tarih Kitabi (Su King): Dokümanlari. Semseddin. Religions du Monde Entier. Bunlar. bu kitaplarin muhtevasi hakinda bilgi vermektedir. Konusmalar. eskileri seven ve onlarin bilgilerini elde etmek için bütün gayreti gösteren bir kimseyim" seklinde vasiflandirmistir. 4. Çev. 247-248[66] 3. M. Belgique 1989. Konfüç ndine "din kurucusu" unvanini vermemistir. "Bes Klasik" (Wou King) ve "Dört Kitap"tir (Se Chou).Mensiyus'un Sözleri (Mongtse). yön etici sinifin egitiminin temelini olusturdu. 3. Vladimir Grigor ieff.Törenler Kitabi (Li King): Âyin ve merasimferle ilgili hatiralari (Ahlâk ve adâb). Konfüçyüsçülügün kutsal kitaplarini olusturan iki koleksiyon vardi. Ankara 1974. Semsedd in (Günaltay). M. 2. tarihî bilgileri ve geçmise ait önemli vesikalar i. memur alinmasi için yapila n imtihanlarda bu kitaplardan faydalanirlardi. Konfüçyüs'e büyük bir baglilik gösteren ve ondan edebiyat.Orta Yol Doktrini (Tchöng Yong). Bu koleksiyon. felsefeahlâk ögrenen ögrencileri.Konfüçyüsçülükte Tanri Inanci Konfüçyüs'ün ögrettiklerinin Çin'in millî dini olmasi uzun bir gelismenin neticesidir.

alinca da hükmü amansizdir. ülkenin karisik olan siyasî d urumunu düzeltmek için. "Büyük Bilgi"de kendini. Üstün insan kanu kafasini çalistirir. Bu gök tanri "Tien". kendisini koruduguna ve görevlendirdig ine inandigi azametli bir yüce varliga inanmakta idi. Kâinatin düzenini kuran O'dur. herseyi elde edersi n. eski törenleri yeniden ihya etmek olmustur. üstün insani. Sang-ti diye adlandirilan Yüce Varliga inanis onda da deva m etmistir. küçük insan ise yalniz faydayi düsünür". samimiyet. Nazik isen baskalari ni hizmetinde kullanabilirsin". yani ahlâk prensibidir. bulut. "Konusmalar" da[68]. Konfüçyüs ahlâkinin ana temeli. uludur. bu yüce Varligi ifade için daha önce kullanilan "Tien" deyimini t ercih etmistir. gögün efendisidir. hava cinleri ve perileri. düskün insanlari korumak için hükümdar »Tanri Yolu"nda yardimci olsunlar menler göndermektedir. Tanri mi ve kutsal metinleri vardir. Dogru isen çok seyi basarirsin. Sadakati ve samimîyeti birinci planda tu mayi ve agirbasli olmayan bir bilgine saygi göstermemeyi tenbîh ediyor. Bun-'ari da söyle açikl amaktadir: "Agir basli isen. hür et ve ibadet edilmesi gereken bir varliktir. Konfüçyüs. o zaman anlasildigi üzere. ve bunlarin karsiliginin öbür dünyadan daha çok bu dünyada görülecegini.sonra bir din olarak kabul edilmistir. O. dinî mânada. Konfüçyüsçülük. "öbür dünya"nin varligini inkâr etmemistir. insanin yürüyecegi dogru yol. tabiat düzeninin idarecisi. Bu erdemler . Konfüçyüsçülügün belirli bir inanç sistemi.Konfüçyüsçülükte Ahlâkî Prensipler Konfüçyüsçülük. Bu. yapilan gün ahlarin cezasiz kalmayacagini. Tao'dur. y aratici kudret idi. dinî faaliyet olarak. dünyada b es seyi. herseyi açikça görür ve ülkenin her yaninda huzuru saglasinlar diye ögret yücedir. kötü hükümdarlari c zalandiran. Konfüçyüs. O. Ona göre yüce hükümdar olan Tanri. Bu. Çin'in dinî e kadar gerilere gidilirse gidilsin. insanlar arasindaki iliskilerin önemi yaninda hayat. Ona göre "Tien". b risi saglamanin yolunu bulma seklinde açiklanir. yüce varlik. milleti siyasî bir terbiye ile saadete kavusturmaktir. Konfüçyüsçülükte Tanri. seref ve zenginlik. seref hepsinin Gök'ten eldigini ifade etmistir. Büyük ve üstün insan yal dogrulugu. gençle . yeni hanedanlar kuran ve iyileri mükafatlandiran atalara verilen bir a d degildir. Cömert isen. kötülük yapanin hatasini ödeyerek affedilmesini istemesi gerektigini belirtmis ir. herseye uygulayabilmek yetenegine "mükemmel erdem" demektedir. agir baslilik. Onun ana gayesi. ölüm. Ölmek edir Tanri. Dua. Üstün insanla küçük insan arasindaki farki da söy le belirtir: "Büyük ve üstün insan erdemi. büyük tanri olarak Gök Tanri bulunur. Onun asagi sinda. aksama rahat ölür" demistir. O. oruç tutulup temiz olduktan sonra ifâ edilen kurbandan ibarettir. Tanri'nin takdirind ve bütün islerde insanlarla beraberdiri»'[67] 4. dogruluk ve nezakettir. her seyin üstündeki varlik. cömertlik. Gayesi. gökte oturan. Konfüçyüs. asirlardan beri hüküm süren millî dinin geleneklerini yeniden canlandirmistir. Konfüçyüs'e dayandirilan. O. bu terimi de kullanmistir. "sabah Tao'yu z kreden kimse. ibadet bir vazifedir. Üzerinde kasa etmekten kaçinmasina ragmen. Tao. zenginlerin ser -Vetini artirmaz" olarak tarif etmektedir. Tien. ev halkini. yerdeki insanlara hükmedicidir ve kötü olanlar ço ve dirilmek. Kendisi için söy le söylemektedir: "Yasli olanlara rahatligi saglamak. fakat devamli degildir. dag cinleri ve ata ruhlari bulunur. Konfüçyüs. görünmeyen varliklar dünyasi. fakat kurucusu. yukaridaki tanri. Konfüçyüs. su. Bu konudaki diger terim. Çin'e ait inanis ve âyinler birligidir. Konfüçyüs. küçük insan ise rahatini düsünür. dinden daha çok bir ahlâk ve hikmet yolu olarak gösterilir. milletini yönlendirme. küçük insan ise kendi faydasini aramaya bakar. "Düskünlere yardim eder. "Tien" ile ifade edilir. Ancak o. Samimî isen halk sana güvenir. Çin'in eski dinî tasavvurlarini ihyaya çalismistir. bir dinî teskilati yoktur. saygisizlik görmezsin. Konfüçyüs'ün ahl et ve millet içindir. arkadaslara samimiyetle.

hayirseverligi ve adaleti iki mühim meziyet olarak görür. adaleti. yönetenle yöneti len arasindaki bag kopar. 5. Kendini bilgiye verenler. Çünkü Konfüçyüs. su dört konu etrafinda dönmektedir: 1. 3. Amirin riayet etmesi gereken ilk esaslar. ahlâktan baska seyler için yapilirsa adalet tece llî etmez. bile.Is Yönetimi. akillilik ve güvenilebilirlik bes temel fazilet ir. Insanlar dogruluk için dünyaya gelmislerdir. yüz ifadelerinde samimiyete. edilmese de. Insanin rahat bir hayat sürebilmesi için hayatin her safhasinda orta yolu tutmasi.Kardesler. 4. anne ve babalarina iyi muamele eder.Arkadas ve dostlar arasindaki iliski ve saygi. Eger o sadakati severse halk samimî olur. o insan b ilgilidir. bütün hayatin en önemli iliskilerini içinde bulundurur. iyilikte devam ve isrardir" demektedir. Dogru olan birseyi görmek ve bunu yapmamak cesaretsizliktir. Konfüçyüs. basari elde edilse de. "Eger 'büyük ve üstün insan' törenleri severse. alçaklar da menfaati anlar". belli bir vaziyette yapilmasi mecburi olan harekettir. Iste bunlari elde edince memleketin h er tarafindan halk. akrabalarina. yönettiklerinin güveni ve onlarin sevgisin i kazanmasidir. asiriliktan kaçinmasi. Onlara baglilik. davran arinda düsünceli ve dikkatli olmaya. Kisinin babasinin yolundan gitmesi. Bir insan dogru yoldan ayrilip iyi bir hayat sürer se. Onun "Yi" dedigi adalet. ahlâk sarsilir ve nefislerde fesat meyda na gelir.arkadaslariyla olan iliskilerinde samimî ise. 3.Kültür. ana ve babasina sâdik ve diger büyüklerine saygi göstermelidir. sözlerinde nezâket ve ser eflilige önem verirler. yanlislarini düzel t" demistir.re de nezaketle davranmak isterim". Konfüçyüs. herseye ra gmen. 4. korku ve dehsetle itaate zorlanirsa. Büyük ve üstün insanlar.Verilen sözde durma.Amir ile Memur. efendisine bütün hayatinda bagli kalabilirse. Konfüçyüsçülükte genç. kötülüge karsi da a dalet göstermesi gerekir. Hikmet ve fazilet. Konfüçyüsçülükte bes temel insanî iliski vardir: 1. isler zorlasir. adalet ve menfaat konusunu söy hükme baglar: "Yüksek insan. basari sartina bagli degildir.Kari ile Koca. Adaletin gerçeklesmesini menfaat önler. Konfüçyüse göre bir kimse dis güzellikten ziyade iyi ahlâka deger verirse. Konfüçyüs'ün telkini. "Basari her zaman faziletin varligin a delil olmaz. iyilige iyilik. çocuklarini arkalarinda tasiyarak ona gelecektir".Anababa ile Çocuklar. Çünkü o seyler ahlâk icabi yapilmalidir. israfa karsidir ve ekonomik olmaktan yanadir. dogruluk. Bu. Bu degismez bir e mirdir. 2.Üste karsi dürüst davranma.halk saygisizl ik etmeye cesaret edemez. Bu bes temel. . Eger o dogrulugu severse halk ona uyruk olmaktan çekinme z. toplulukta birtakim seyleri yalniz o seyler Için yapmak zorundadi r. ailesine hizmette en büyük gayreti gösterirse. ölümden kurtulusu sadece bir sans eseridir. Gösteri si sevmez. üstün ve büyük insandir. o insan için birsey bilmiyor denilse. Konfüçyüsçülükte iyilik. Eger insanlar. Kendisinden tavsiye isteyen bir idareciye "dogruluktan ayrilma. Onlar. edeplilik. 2. Fertler. itaatsizlik etmemekle olmaktadir. h alkini faziletle yükseltirler.

ancak ona bagli olmasiyla mümkündür. Eski Çin Atalar Kültü'nde ogulun bilgeligi ne olursa ol sun babasindan önce sunulanlari yiyemez, sofraya uzana-maz. Kari ve koca, kardesler, arkadas ve dostlar arasindaki iliskiler de belirli kura llara baglanmistir: Evin erkegi, ailesi hayatta iken onuf birakip uzak diyarlara gitmemelidir. Aileye hizmet ederken onlara tenkitte nazik olunmali, onlara terb iye icaplarina göre hizmet edilmeli, aile sikintiya düstügünde de genç çocuklar aileye yardi mci olmalidir. Büyük ve üstün insan kendini esas olan seye verir, bu esas sey meydana ge lince prensipler gelisir, anaya babaya sadakat ve kardeslik sevgisi de kendini göst erir. "Kendine uygun olmayan kimselerle arkadaslik etmemek" Konfüçyüs'ün tavsiyelerindend ir. Bu arkadasligi da faydali ve zararli olmak üzere iki gruba ayirmaktadir: "Dürüst, s amimi ve anlayisli bir arkadas faydalidir. Iki yüzlü, kurnaz ve çok konusan bir arkada s zararlidir."

Konfüçyüs'ün ahlâk anlayisi devlet yönetiminde de geçerlidir. Ona göre memleketini erdemi ile ten bir kimse kutup yildizina benzer. Memleketi yönetmek, halki dogru yola götürmek dem ektir. Eger halk dogru yola yöneltilirse kimse dogru davranmamaya cesaret edemez. M emleketine hizmetten kaçman kimseye akilli denilemez.

Konfüçyüs'e "Bir ülkeyi idare etmeye çagrilsaydiniz ilk is olarak ne yapardiniz?" diye sor duklarinda söyle cevap vermistir: "Önce dili düzeltirdim. Dil düzgün olmazsa, kelimeler düsün eyi iyi anlatamazlar. Düsünceler iyi anlatilmazsa, yapilmasi gereken seyler iyi yapi lamaz. Gereken yapilamazsa, ahlâk ve kültür bozulur. Ahlâk ve kültür bozulursa, adalet yolun sasirir. Adalet yanlis yola saparsa, halk güçsüzlük ve sarhosluk içine düser. Ne yapacagini , isin nereye varacagini bilemez. Bu sebeple söylenilen sözü dogru söylemeli. Hiçbirsey bu nlardan dolayi dil kadar mühim degildir".[69]

Konfüçyüs'e göre hükümeti iyi bir sekilde yönetmek için iktidarda olan kimsenin bes üstün sey vermesi ve dört kötü seyden kaçinmasi gerekir. Bes üstün sey; asiri derecede harcama yapmad an faydali olmak, halkina pismanlik getirmeyecek görevler vermek, aç gözlülük etmeden iste digi seyi almak, gururlu olmadan itibar kazanmak, korkunç olmadan yüce olmaktir. Dört kötü sey ise; halki ögretmeden ölüme sürüklemek, buna "zulüm" denir. Onlari haberdar etmeden ani olarak is yüklemek, buna "baski" denir. Acele olmayan buyruklar çikarip, sonra bunla rin hemen uygulanmasini istemek. Buna "gaddarlik" denir. Genel olarak insanlara birsey verirken veya mükafatlandirirken hasis davranmak. Buna "yersiz davranis" de nir.

Konfüçyüsçülükte ana-baba saygisi; evlat sevgisi önemli bir yer tutar. Bu da insanin yakinlar na karsi borcundan kaynaklanir. Toplumda ahenk aranir, ahengin temeli, ailedir. A ilede ana-baba sevgisi faziletlerin basinda gelir.

Konfüçyüsçülügün ahlâkî tarafi, diger yönlerinden daha agirlik tasimaktadir. Bu sistem; hüküm idare sanati, soylular için siyasî bir ahlâk, halk için bir gelenege bagliliktir.

Konfüçyüsçülük, aileye ait faziletleri, disiplini, içtimaî düzeni, kardeslik sevgisini ve hal gitimini içinde bulundurur. Bunun için de Konfüçyüs'ün ahlâkî sisteminde su dört fazilet yera adir: Insanlik, adalet, davranis ve bilgi. [70]

B- TAOIZM Çin millî dinlerinden biri de Taoizm'dir. Taoizm'i Lao-tzu (Lao-tse) kurmustur. Bu d in, "Tao" kavrami üzerinde kurulmustur. Büyücüleri, rahip ve rahibeleri ve dinî sefleri va rdir. Kendilerine has âyinleri; bu âyinlerin eski bir gelenegi vardir. Ilkbahar bayr aminda ates yakilmakta; Taoist rahipler, yariçiplak durumda, atese pirinç ve tuz ati p, yalinayak kosarak üzerinden geçmektedir. Ölülerin, yasayanlari rahatsiz etmeksizin, mezarda güven içinde rahat ettigine inanilmak tadir. Mezarlarin seçilmesinde bazi kurallar vardir. Ölüye zarar gelmemesi için çesitli te

dbirler alinmistir. Bu tedbirlere siki sikiya baglilik yüzünden, uzun zaman, mezarlar in bulundugu alanda arastirma yapilmasina izin verilmemistir. [71]

1- Lao-tzu'nun Hayati (Lao-tse, dogumu M.Ö. 604 veya 570) Bir Çin filozofu ve Taoizm'in kurucusu Lao-tzu'nun hayati hakkinda fazla birsey bi linmemektedir. Onun, hemen hemen efsanevî olan hayati, M.Ö. 100 yilina dogru Sseu-ma Tsi'en tarafindan yazilmis. Çin'in bir tarihi olan, "Che Ki" ile taninmistir. Lao-tzu'nun Honan'da dogdugu san ilmaktadir. Asil adi, Li Tan'dir. Lao-tzu, ona verilmis lakaptir ve ihtiyar bilgi n anlamina gelmektedir. Çok yasadigi söylenmektedir. Çu sarayinda arsiv memurlugu yapm istir. Konfüçyüs ile ayni yüzyil içinde yasamistir. Ikisinin bir vesileyle karsilasmasi, çok önemli bir olay sayilmistir. Bu karsilasma zamaninda Lao-tzu çok yasli, Konfüçyüs ise genç bir bilgindir. Çu Hanedaninin yikilmaya yüz tuttugunu gören Lao-tzu, hükümet merkezini terkederek b atiya dogru gitmis, Honan geçidine geldiginde buranin muhafizi ve ögrencisi, Tsi, on dan meslegi hakkinda birsey yazmasini istemis; o da, "Tao te King"i yazmistir. " Tao", yaratici prensip; "te", insan fazileti; "king" de kitaptir. Bu kitap, bugüne kadar, bütün Taoist düsüncelerin kaynagi olmakta ve "tao"nun ne oldugunu açiklamaktadir. Anlasilmasi oldukça zor olan bu kitap; Çin'in büyük klasikleri arasina konulmustur. Çok say ida ilim adami, Tao te King'i bati dillerine çevirmeye çalismis, fakat pek basarili olamamistir. Kitabin adi bile tam olarak tercüme edilememistir. Her mütercim, kitabi n ismine çesitli anlamlar vermistir. Bu küçük kitabin sirrinin, en eski mistisizmin bir numunesi olmasindan ileri geldigi kabul edilmektedir. Lao-tzu, bu eserinde, misti k tabir ve tasavvurlara anadilinde ilk defa bir sekil vermeye çalismistir. Bunun içi n, seçtigi tabirler, gösterdigi remizler açik ve belli degildir. Lao-tzu'nun 80 yasini geçtigi bilinmekte ise de, Ölüm tarihi kesin olarak bilinmemekte dir. Lao-tzu'dan hemen sonraki Taoizmin tarihî de karanliktir. Taoizmin daha sonra ki gelismesi, Lao-tzu'dan sonra gelen ve Taoizm hakkinda bilgiler veren yazarlar sayesinde kismen ögrenilebilmektedir. [72]

2- Taoizmin Prensipleri[73] Lao-tzu'nun doktrininin temeli, mistik bir panteizm'dir. Taoist ahlâk zühde dayanir. Tao, dünyayi yöneten sebeptir; insan onu bilmelidir. Tao, âlemden önceki yaratici prensiptir. O;görülemez, isitilemez ve kavranilamaz. O, eze lî ve ebedîdir; kendiliginden vardir; herseyde hazir ve nazirdir. O, hiçbir tasvire si gmaz. Herseyin temeli O'dur. O yokluk degildir. Tabiat ve evrenin var olmasi O'nu n sayesindedir. O, herseyin arkasinda ve altindadir. HerseyI yaratan ve besleyen de O'dur. Bundan dolayi Tao, bazen "Ana" diye de adlandirilir. Çünkü hersey O'ndan ge lir. Tao'dan bir dogar, birden iki: Yin ve Yang; iki'den üç: Yin, Yang ve nefes; üç'ten yaratilmis evren. Tao, gögün ve yerin kaynagi, yaratici ve ayni zamanda yasatici pre nsiptir. Herseyi yaratan Tao'nun hiçbir seye ihtiyaci yoktur. Baska güçlerle rekabet e tmez. Dolayisiyla insanlar da Tao gibi rekabet ve hirstan uzaklasirlarsa, iyi bi r hayata sahip olurlar. Lao-tzu; insanlarin kanunlari dünyadan örnek alarak yaptiklarini, dünyanin "Gök"ten, gögün d e Tao'dan aldigini, Tao'ya sahip olan bir memleketin uzun zaman var olacagini ve dünyanin "Tao" vasitasiyla yönetilmesi durumunda seytanlarin kutsallik kazanamayaca gini belirtmistir. Lao-tzu'ya göre "göksel Tao" mücadele etmez, fakat iyi bir yolda dai

ma zafer kazanir; konusmaz, fakat cevap alir; çagirmaz fakat getirir, sakindir ve planlari gayet mükemmeldir. Lao-tzu, bilginlerin Tao'yu anlama ve kavrama durumlarini söyle açiklamaktadir: Yüksek bilginler, Tao'yu isittikleri zaman hareket ederleY ve ona dogru giderler; orta dereceli bilginler, Tao'yu duyduklari zaman ne yaptiklarini bilmezler; asagi de recedeki bilginler Tao'yu isittiklerinde kahkahalarla gülerler. Üstün ve mükemmel bir In san ise, sadece herseyin ruhu kendisinde olan Tao'yu izler. Taoizm'de "Tao" ile beraber bir de "Te" kavrami vardir. Tao'nun erdemi veya onun gizli gücü olarak bütün varliklarda bulunan "Te", "Tao"nun tabiattaki herseyi degistire n gücünün kendisidir. "Tao" kaybolduktan sonra "Te" onun ayrilmaz vasfi olur, aki-karay i bilir, muhafaza eder ve dünyanin seklini vücuda getirir. Dünyanin sekli vücuda geldikten sonra ölümsüz "Te", onu hatadan korur ve yükseltir. Bütün varliklari Tao meydana getirir; "Te" ise onlari besler, büyütür, madde olarak sekil verir, kuvvetini tamamlar. Bundan dolayi bütün varliklar Tao'yu yükseltir ve Te'ye deg er verir.

, Lao-tzu, ögretilerinde, ahlâkî degerler üzerinde de durmustur. Lao-tzu'ya göre insan anc ak manevî faziletleriyle insandir. Örnek insan iyi, merhametli, sadik, dürüst ve mütevazi olmalidir. Onun bu vasiflari elde etmek için tavsiye ettigi yol menfîdir: Insan, Tao 'ya benzemeye çalissin; is yapmasi, is yapmamasi; çalismasi çalismamasi gibi olsun. Vu vey (Wou wei: hiçbir sey yapmamak, sükûnet) prensibi, Taoizm'in ülküsüdür. Insan, dünya niza a uyarak yasamali, gayret sarfetmek-sizin Tao'nun kanunlarina tabî olmalidir. Böyle bir sükûnet içinde yasarken, dünyanin tabiî nizamini muhafaza etmek suretiyle, mesut bir h ayat sürebilir. Hükümdar bile, böyle yapmakla, devletini en iyi bir sekilde idare eder. Çünkü memlekette ne kadar fazla sey yasak edilirse, millet o kadar fakir olur. Insanlar a karsi alinan tedbirler ne kadar ustalikla hazirlanirsa, onlarin arasindan, o k adar inanilmaz hileler ortaya çikar. Ne kadar çok kanun ve emirler bildirilirce, o ka dar eskiya ve hirsiz zuhur eder. Büyük adamlarin halki yönetim seklini Tao te King'te Lao-tzu, söyle açiklamaktadir: "Kafal arini bosaltirlar, midelerini doldururlar. Iradelerini zayiflatirlar, kemiklerin i kuvvetlendirirler. Daima halki bilgisiz ve isteksiz birakirlar. Bilgili in sanlar birsey yapmak cesaretini göstermezler. Vu vey (Wou wey) yaptiklari zaman h erseyi iyi yönetirler". Lao-tzu, su tavsiyede bulunmaktadir: "Düsünecegin sey daima iy i ve derin olmalidir; birsey verirken iyi ve lütufkâr olmalisin. Birsey söyledigin zam an dürüst ve sadik olmalisin. Dürüst olursan memleketi iyi yönetirsin, bir is yapmak ister sen dogru ve kabiliyetli olmalisin". Lao-tzu, dünyadaki insanlarin güzel olan seyleri güzel olarak bildiginde, çirkin olan se yleri de taniyacagini; iyi olan seyleri bildiginde, fena olan seyleri de bileceg ini; böylece iyileri yayip, fenaliklardan kaçinacagini, baskasini kandirmaya çalismaya cagini söylemektedir. Lao-tzu, prensip olarak, kibir ve gururu yermektedir. Yalniz kendisi için çalisan ins anlarin yükselemeyecegini, kendisiyle övünenlerin bir is göremeyecegini, çok yüksekten konus an insanlarin bunu uzun zaman devam ettiremeyecegini belirtmektedir. Ayrica o, i htirasinin esiri olan insanlarin büyük bir yanilma içinde olduguna ve hiçbir zaman basar ili olamayacagina da dikkat çekmektedir. Lao-tzu, savasa karsidir. Bunun için o, savas aletlerini iyi görmez ve bunlari yüksek insanlarin kullanamayacagini söyler. Yüksek insanlarin baris ve huzura deger verecegi ni açiklar. O, savasa karsi olmakla * beraber, devletin ferde fazla karismasin i istemez. Taoizm'e göre bu ahlâkî prensipler; sadece fertler için degil, milletlerarasi münasebetler için de geçerlidir. Saygi ve itaatle herseyin ele geçirilecegi; sevgi ile düsmanlarin bi le yenilebilecegi; kadinin itiraz etmeksizin itaat etmesiyle kocasini idaresi al

tina alabilecegi savunulmaktadir. Lao-tzu'nun felsefesi; "iyilere karsi iyilik göst eriyorum; iyi olmayanlara karsi yine iyilik gösteriyorum. Bu suretle hepsi iyi olur " seklindedir.

Taoizm'de devlete müspet vazifeler düsmez. Harp tenkit edilir. Maddî ilerleme küçümsenir. Pe kçok memuriyet ve müessese lüzumsuz görülür. Tao'nun devleti sessiz ve kendi kendine yürümeli . Belirli bir ideal, müspet bir hedef olmamali; bir sükûnet ve hareketsizlik durumu ta kip edilerek, Tao'yu tanimaya gayret edilmelidir. Lao-tzu, insanin kendine hakimiyetinin nefsini bilmekten geçtigini, iç dünya nin arastirilmasinin çok konusmaktan daha iyi oldugunu; baskalarini bilenin zeki, kendini^bilenin akilli, baskalarina karsi zafer kazananlarin kuvvetli, kendi nef sine karsi zafer kazananin ise kudretli bulundugunu belirtmektedir.

Lao-tzu, birseyi bilmeyen insanin en olgun insan oldugunu, bilinmeyen bir seyi de biliyor görünmenin hastalik oldugunu söylemektedir. Lao-tzu'ya göre su üç seyi insanin dege rlendirdigi hazinesidir: Birincisi, nezaket, ve sevgi; ikincisi, ekonomi; üçüncüsü, alçak gön tür. Nezaket, bir insani yüceltir ve saygili yapabilir. Ekonomi, bir kimseye özgürlük kaza ndirir. Alçak gönüllülük ise, bir kimseyi yetenekli kilabilir. Halbuki insanlar; nezaketi birakarak küstah, ekonomik olmayi terkede-rek bagimli, alçak gönüllülügü terkederek de yetene siz oluyorlar.

Lao-tzu'ya göre insanlar, doguslarinda zayif ve yumusaktir; öldükleri zaman kuvvetli o lur ve asillarina dönerler. Esasa dönüse sükûnet, sükûnete de mukadderat denir. Mukadderata g dise ölümsüzlük, ölümsüzlügü bilenlere de akillidir denir.

Taoizm'de, ilâhî kaynakli dinlerdekine benzer, iyilik ve kötülük, alçak gönüllülük ve kanaatk gibi ahlâkî prensipler bulunmaktadir. Ancak, ölüm ve ölüm sonrasindan bahsedilmesine ragmen Cennet ve Cehennem kavrami konusunda pek açiklik yoktur. Bununla beraber ruhun ölümsüzlügü dünyada iyi bir hayat sürenlerin Tao'yla beraber olacagi gibi anlayislara rastlanma ktadir. [74]

3- Lao-tzu'dan Sonra Taoizm Lao-tzu'dan sonra Taoizm adini alan inanç sistemi, çesitli din ve kültürlerin de etkisin de kalarak sekillenmistir. Degisik ekoller olusmus ve farkli mezhepler dogmustur . Taoizm'den kaynaklanan ekoller sunlardir:

1- Mistik Ekol: Temsilcileri Chuang-Tzu ve Lieh-Tzu'dur (M.Ö.IV. Yüzyil). Her iki fi lozof da bu ekole ait kitaplar yazmistir. Chuang-Tzu, Lao-Tzu'nun ögretisini yükselt mis ve güzellestirmistir. O da, Tao gibi genel bir tabiat kanununa inanmakta ve he rseyin mistik bir duyguyla, meditasyon yoluyla anlasilabilecegini savunmaktadir. Chuang-Tzu söyle demektedir: "Biz bu kanunu kesfedemeyiz, aklimiz buna ermez. Onu ancak duygularimizla anlariz, bunun için kendimizi diger seylerden ayirmali ve ka lbimizi bosaltmaliyiz". Lieh-Tzu'nun ekolü ise, Taoizm'in popüler bir seklidir. O, kainatin sonsuz bir kanun a göre hareket ettigini kabul etmektedir. Ona göre insanlar kendini bu kuvvete uyduru r, hiçbir is yapmaz ve ruhunu kuvvetlendirmeye devam ederse daha çok yasayabilir. 2- Ferdiyetçi Ekol: Temsilcisi Yang Tzu'dur {M.Ö.IV Yüzyil). Taoizm'den gelmekle berab er ona hem yakin, hem de ondan uzaktir. Asiri bir kaderciligi savunur. Bu ekole göre hersey kadere baglidir ve herseyi yöneten kaderdir. Felsefesinde Tao olmayan bu ekol sadece ferdin refah ve saadetini düsünmüs; cemiyetin idaresine ait prensipler de gil, kendi kendini düzeltmek için kaideler getirmistir.

3- Legalist Ekol: Bu ekolün temsilcisi Han-Fei-Tzu (olan.M.Ö. 230), Li-Ssu, Shang-Tz u'dur. Bu ekolün görüsleri M.Ö. III. Yüzyilda Çin'de tatbik edilmistir. Bu ekole göre; dünyad ersey, yildizlarin yollari gibi, muayyen kanunlara göre hareket etmektedir. Bundan dolayi bu ekol, devletin halki kendi haline birakmamasini ve kanunlara tâbi kilmas ini savunmaktadir.

4- Simyaci Ekol: Chiang Tao ün (M.S. 34), bu ekolün savunucusudur. Bu ekol, dinî veya f elsefî olmaktan daha çok, sihirbazlikla ilgisi olan bir ekoldür. Sihir ve büyü büyük bir ye tutmaktadir. Büyücülükle ilgilendirilen bugünkü Taoizm, bu ekole baglanmaktadir. M.Ö. 221'de Çin Imparatoru'nun Taoizmi kendine ebedî hayat saglayacak bir din olarak k abul ettigi ileri sürülmektedir. Daha sonra Taoizm, BuddIzm ve diger mahalli inançlari n tesirinde kalmistir. Bud-dizm Çin'e geldigi zaman Taoistler, Çin'e gelen bu dinde kendi fikirlerine benzeyen bazi hususlar bulmuslardir. Taoizm'e ait olan bazi Tan rilar, Buddizm'in tesiri ile sekillerini degistirmistir. Buddizm en büyük tesirini T aoizm'deki rahip cemaatinin gelismesinde göstermistir. Çünkü Lao-tzu'nun fikirlerinde, b u gibi cemaatlere ait tek söz bulunmamaktadir. Lao-îzu, ilk planda, sadece ferdin kurtulusunu hedef alan sözler söylemistir. M.S. I. Yüzyilda Çin'de bir Taoist teskilât ortaya çikmistir. Bu teskilâtin Papa gibi bir dinî sefi vardir. O, siyasî bir kuvvete de sahiptir. Bu dinin büyüycüleri, rahip ve rahibeleri vard ir. Buddizm ve diger mahallî inançlarin etkileri sonucu, XII. Yüzyilda "Gerçegi Gelistirme" adi altinda bir yenilestirme hareketi ortaya çikmistir. Bu hareket, rahiplerin evl erini terketmesi, et yememesi gibi sert kurallar getirmistir.

Çin'de 1949'daki siyasî harekete kadar iki büyük Taoist mezhep varligini sürdürmüstür. "Tao'n Yayilan Birligi" ve "Tao'nun Toplanti Salonu" seklinde adlandirilan bu iki mezhe be göre Tao, insanin bir bölümünü olusturdugu evrensel bir enerjidir. Insan, bu enerjiye b oyun egerek saglik, zenginlik, çok çocuk ve huzurlu bir hayat elde edebilmektedir. Bu mezheplerin mensuplari, Tao ile bag kurabilmek için büyü, afsun ve tilsim'a basvurmak tadir. Çesitli dinlerden tasvirler alip tazim ve saygi gösterilmistir. 1957'de Pekin 'de "Çin Taoistler Birligi" kurulmustur. [75]

C- SINTOIZM "Sinto" tanrilarin yolu demektir. Çin dilinde "Sin" veya "Sen": tabiat ruhu, tanri; "to" {"tao"): yol anlamina gelmektedir. Japonca'da "Kami no miçi" seklinde ifade edelin Sinto, Japonlarin yerli dinî inançlarini karsilamaktadir. Japonlar, VI. yüzyild a, Buddizm Japonya'ya geldikten sonra, eski dinî inançlarini Buddizm'den ayirabilmek için "Sinto" deyimini kullanmislardir. Sintoizm de bu deyimden türemistir. Sintoizm; millî, iptidaî, politeist, diger dinlere tepki göstermeyen ve resmî inanç sistem ine sahip olmayan bir dindir. Bir kurucusu yoktur. Herhangi bir tarihî olaydan da kaynaklanmamaktadir. Bu dinde tabiat güçlerine ve ruhlara tapinma göze çarpmaktadir. Her seyde ruh görülmektedir. Bu dinin iki hususiyeti vardir: 1- Tipik bir millî dindir. 2- Tabiata perestis bu dinde Önemli bir rol oynamaktadir.

Japonya'ya Konfüçyüsçülük'ün, Taoizm'in ve Buddizm'in etkileri ile atalara tapinma, ahlâk, fa kehanet, büyü, züht geldi. M.ö. VI. Yüzyilda baskentini kurmus Japonya'da Yamato Hanedani, Amatera-su'nun nesli olarak hükmetmeye baslamis ve bu imparatora tapinma, bir kült olusturmustur. 1868'lerde bir millî uyanis devresi baslamis ve Sintoizm de bunu körükl

emistir. Imparator kültü, bir devlet siyaseti haline gelmis ve devleti Sinto'nun dest egine baglamistir. Ikinci Dünya Savasi sirasinda Sintoizm çok toleranssiz olmustur. Japonya'nin 1945'deki maglubiyetinden sonra, Sinto'nun devleti kontroi durumu ort adan kalkmistir. Imparator, kendisinin tanri olmadigini ve artik tanrilarin zürriy eti olarak kendisine tapimlamayacagim açiklamak zorunda kalmistir. [76]

1- Tanri Anlayisi

Sintoizm'de ruh veya tanriyi, kutsal, acayip, sirli, korkulan, güçlü, insan kavrayisin in üstündeki varliklari ifade etmek üzere "karni" kelimesi (üstün, yüksek anlaminda) kullani lir. Ruhun ölümden sonra yasadigina ve atalarin nesilleri koruduguna inanilir. Ölen he rkes "karni" olur. Ancak her karni tanri olmayabilir. Japonlar göremedikleri karni lerin tanri evinde olduguna inanirlar. Sintoizm'de ruh ve tanrilarin sayisi konu sunda verilen rakamlar oldukça kabariktir. Sekiz milyon tanri bulunduguna inanilir. Bunlarin en büyügü Günes Tanriçasi Amaterasu'dur. Amaterasu'nun tanrilik sembolü ayna ve me rkezî kült yeri Ise'dir. Ates tanrisi "Atago" önemli tanrilarindan olup tehlikelidir. Gök ülkesini günes tanriçasi Ama-terasu yönetir. Sintoistter, Amaterasu'nun bulundugu en büyü kült yeri olan Ise'deki bu yeri ziyaret edip, Amaterasu'nun dogusunu izleyerek "ha ci" olurlar. Sintoistler Amaterasu'dan baska ay, deniz ve firtina, ates tanrisindan gida, ev, ocak, mutfak, belirli yerler, yollar, çesitli mesleklerin tanrilarina kadar çok sayi da tanrinin içinde yer aldigi bir panteona sahiptirler. Bu panteona, Amaterasu'nun neslinden geldigine inanilan Imparator da dahildir. Büyük devlet adamlarindan, kuma ndanlardan da tanrilastirilanlar vardir. Saygideger insanlardan ölmüs bulunanlarin v e bu arada atalarinin ruhlari "karni" kabul edilir. Sintoizm'de tanrilar panteonunun zirvesinde bulunan Günes Tanriçasi Amaterasu, sadec e Gök ülkesi'ni temsil eder. Dünyanin idaresi ise, bir tanrilar meclisinin elinde bulun ur. Ay Tanrisi Tsukiyomi'nin rolünü kismen firtina ve deniz tanrisi Susanovva almist ir. Ates Tanrisi Atago'dur. Eski zamanlarin gida tanrisi Inari, bugün "Prinç Adam" o lmustur. Onun kutsal hayvani tilkidir. Bunun için mabedlerde tilki beslenir veya ti lki heykelleri bulundurulur.

Sintoistler; dünyanin gök, yer ve yeralti olmak üzere üç tabakadan ibaret olduguna; her üç t kada da tanrilarin oturduguna; yeralti dünyasinda ise ölülerin ve devlerin bulunduguna inanirlar. Tanrilar, muhtelif resimlerle temsil edilmislerdir. Ancak onlarin b resimlerden daha kiymetli birer timsalleri de vardir. Bu timsaller, halka gösterilmeyip mabetl erin gizli bölümlerinde saklanir. Iki kutu içinde muhafaza edilen bu timsaller; bir ayn a, bir kiliç veya baska sembolik bir maddedir. [77]

2- Kutsal Yazilar SIntoistlerin Tevrat, Incil ve Kur'ân gibi bir kutsal kitaplari yoktur; fakat Koji ki ve Nihongi denilen kutsal vekâyinameleri vardir. Çin yazisinin kabulünden önce kendil erine has bir yazilari olmayan Japon-lar'in daha önceki dönemlere ait olaylari sözlü ola rak rivayet edilmistir. Ilk olarak 712'de, Imparatorun emriyle, Kojiki yazilmist ir. Bu kitapta tanrilarin kaynagi, insanlarin baslangici, imparator ailesinin ve devletin ilâhî kaynagi gibi konular yeralmaktadir. Nihongi ise, 720'de yazilmis olu p, Kojiki'nin yorumudur. Tanrilarin sayisi Kojiki'de 800.000,. Nihon-gi'de ise 8 0.000'dir. IX. ve X. Yüzyillarda tespit edilen din ve devlet kültüyle ilgili mecmualar ise, 1927 yilinda, 50 kitap halinde nesredilmistir. "EngIshiki", bunlarin en önem

deprem gib4 konularda olabi lir. Her insan duasinda kendi isteklerini ifade edebilirse de. Bu ayna. mücevherli taç ve Amaterasu'nun heykeli bulunur. Rütbelerine göre rahipler yukaridan asagiya dogru siralanir. birinci dere cede rahiptir ve rahip kiyafetiyle tasvir edilir. Tapinaklarda genellikle ayna . Senliklerde tanrilar gökten ça girilir. dua salonu önünde egilip sunacagini sunar. öz el tören temizligi yapilarak girilir. yaylar. yaban domuzudur. islak elbise giyip. Imparator Meyci'nin kabre konuldugu gün. Rahipler. En agir ibadet soguk su ile yikandiktan sonra. hastalik. bugün hayvan kurbani pek yoktur. benimkisi böyle bir l. gele nesel halk inançlarinin etkisi altindadir. Eskiden asil ailelere mensup kad inlar da rahibe vazifesi görmüslerdir. Buddist ölürüz". Tapin aklarda ancak rahibin girebilecegi kutsal bir hücre ile yaninda ibadet edenlere ay rilmis dua salonu yer alir. Buraya "miya" veya "cinca" denilir. Imparator. ib adetin gerçek merkezi. Mabetlerdeki dualar da ayni sekilde zihnen yapilabildigi gibi yüksek sesle d e yapilabilir. Ruhun ölümden sonra yasadigina inanilsa da.Âyin ve Ibadet Sintoizm. Karnilere tapinma. bir veya üç gün "oruç" tutulmak ir. (Evlenen kadinlar mabet görevinden çekilir). Büyük'bayramlardan (Matcuri) önce. beygir. pirinç rakisi. Dua. Tapinak islerini rahipler idare eder. mabedin etrafinda yüz defa dönmektir. takdimeler genelli kle sunlardir: Ipek kumas. Ibadet s irasinda beyaz bir sapka. renkli kagitlar. hangi dinden olursa olsun bir Japon'un asil yolu "Japon-luk"tur. Sintoist dogar. Dual arin konulari farklidir. gey ik boynuzlan. kiliçlar. Temiz olmamak en büyük günâh ir. özel okul ve fakültelerden yetisir. bu nesneler onlarin vücudu veya hululü sayilir. pirinç ve pirinç sarabi sunmakla (kurban olarak) yapi lir. beyaz bir cübbe giyer ve bir baston tasirlar. ayi postlari. Bazi özel durumlarda bir nevî gusûl de yapilir. Bu anlay is söyle formüle ediliyor: "Biz. balik. kiliç ve mücevherli taci n Amaterasu tarafindan torunu ilk Japon Imparatoruna verildigine inanilir. [78] 3. Susano-vva'ninki kiliçtir. Diger ahlâkî günahlar bunun yaninda hiç sayilir. Ise'de Amaterasu adina yapilmis olanidir. Eskiden ha yvan kurban edilmesine ragmen. onlari semboll endiren nesneler (Mitama-Siro) vasitasiyla tapinilir. bu ar ada Hiristiyanlik dahil bütün öteki dinlerin ögretilerine tümüyle açigim. Japon halki. en basit sekilde yüz yikanip eller birbirine vurulduktan sonra zihnen ed ilir. oklar. agzini suyla çalkalamis ve özel tören temizligini yapmis olmasi gerekir. belli bir dinden daha çok. sizinkisi nasil bilmek isterdim" diyerek anlayisini ortaya koymustur. Bütün bunlara ragmen. insan kurbani varken. Ata'ya tapinmada amaç çile birliginin devam etmesidir. Sintoist olan kisi ayni zamanda baska dinlere de mensup olabilir. Bir Japon Sana t Tarihçisi. kiliç. General Nogi ve karisi "harakiri" {karnina biçak saplayarak kendini öldürmek) ile kendilerini kurban etmislerdir. Ibadet. sebzeler. dua okumak. "Sinto dogdum. Tanrilara. Japon dilinde dil ve milliyet es anlamda kullanilmaktadir. Tapinaga girecek olanin. iyi ve kötü amellerin karsiligin . bugün artik in san kurbanina rastlanmamaktadir. kalkanlar. Buddist olarak ölecegim. Amaterasu'nun sembolü sekiz kös eli ayna. Bunlarin e n önemlisi. Ortadogulu misafirlerine. horoz. rahiplerin resmî dualaridir. Ayrica kendi arzulariyla. Bunlar. Rahipler evlenebilir. tapinaklarda. bilinen anlamda put kullanmaz. Ilahlara kesilen kurbanlar.lilerindendir. kuraklik. Özel tören temizligini yaptiktan sonra tapinaga giren. tuz. Tapinaga. dua ve kurbanlardan (özellikle yemek kurbanlarindan) ibarettir. Japonya'da yüzbin tapinak bulunur. do muz. tapinakta veya evde yapilir. el çirparak tanrinin dikkat ini çeker ve duaya baslar. Ibadet.

karakterlerine aykiri oldugu için reddetmislerdir. Zerdüstîlik. evlerde tanri rafi (kami-dana) yönünde yapilir. bahse dilen bu dinlerden birini kabul edenler olmustur. Genellikle bu bayramdan önce üç gün "or uç" tutulmaktadir. Islâm'i toptan kabul edis te. ibadetler ve gelenekler burada "Gelenek sel Türk Dini" ismiyle anilmistir. Dinî temizlik (Oh-harehe). Türkler'in tamaminin dini olamamis ve kabul edenler de uzun üsre bagliliklarini devam ettirmemislerdir. Buddizm'in Türkler arasinda genel kabul görmesinin önünü kesmistir. akinci ruhunu öldüren. Bu tavriyla o. Ancak bu kabul edis. bir boyla veya az bir grupla sinirli kalmistir. Evlenmeler. ahlâkî degerlere önem vermektedir ve "Ahiret Hayati"ni kabul etmektedir. o dinl erin inanç sistemlerinin Türkler'in karakterlerine uygun düsmemesine baglanmaktadir. bir "Tann"ya inanmaktadir. Sinto tapinaklarina bitisik evlenme salonla rinda yapilir. Ibadetler. mahallî Buddist tapinagini ziyaret eder. Yasli aile. tanrinin önünde-hizmetinde bulunmak anlamindaki Matcuri'dir. agiz ça lkalanir. Önce el ve yüz yikanir. Buddizm . Buddizm'e k arsi Tektanri inancini ve töreyi savunmus. Islâm disindaki dinlerden herhangi birinin genel kabul görmemesinde Türkler'in sah ip olduklari inançlarin etkisi olmustur. Çünkü Türkler. Dinî ve millî bayramlari takvime baglanmistir. Uygurlarin tahtina geçen Bögü Kagan'in (759-7 79) istemesine ragmen. yabanci inanca ve kültüre karsi koym ustur. Iki defa eller birbirine çirpilip. Baglayici olan bu kurallara "töre" denilmektedir. Islâm'la karsilasinca degismis ve Türkler' in çok büyük çogunlugu toptan Islam'i din olarak kabul etmistir. Çocuklar 3. Buddizm'in Türklerin "özel dînleri"ne aykiri oldugunu ve Türkler i pasiflestirip felaketlerine yoiaçacagini savunarak karsi çikmistir. Türkler'in özelliklerine aykiri olan bu din. Maniheizm ve Hiristiyanlik gibi dinlerle karsilasmistir. Islâm'in disindaki dinlerin Türkler arasinda genel kabul görmemesi. Bundan dolayi Göktürkler. Buddizm. 6 yaslarinda kutsal yere alinir ve bu sirada onlara en güzel Japon kiyafetleri giydirilir. Bu hassasiyet. Bundan dolayi Islâm'a kadar. Bunlardan Buddizm. [79] D. Tanri anlayisi yansitmamakta ve "Ahiret Hayati"na önem vermemektedir . En büyük bayram Tanri'yi çagirmak.in görülecegi inancina rastlanmaz. miskinligi ta vsiye etmekte. Töreler vazgeçilmez emirler. Atalarin nesillerini koruduguna inanilmaktadir. "töre"y§ ve. "özel dinleri" kast edilmektedir.GELENEKSEL TÜRK DINI "Geleneksel Türk Dini" ile Türklerin kendilerine özgü dini inanislari. diz üstü çökülerek. Göktürk Hakani Bilg e Kagan'in Buddist tapinagi yaptirma istegine veziri Tonyukuk karsi çikmis ve enge l olmustur. hatta Hiristiyanlik gibi dinlerd e insanlari pasiflestirici esaslar agirliklidir. Tonyukuk. Cenaze islerini ise Buddist rahipler yerine getirir. Tonyukuk. kendi dini inançl arina. Maniheizm. görevli rahibin huzurunda. genele sâmîl olmamis. uyulmasi gereken görevler kabul edilmekte ve Japon kültürünün nesilden nesile aktarilmasini saglamaktadir. mahsulü koruma (Toshikgoi) ve hasat için T anri'ya tesekkür (Kanna-niîname) gibi bayramlar ela bulunmaktadir. Bu ndan dolayi ölen herkes "karni" olmaktadir. Türk boylarindan. Tür kler aktiftir. 5. bütün Türk boylarinin kendi "özel dinleri" disinda anlastikla ri bir dinleri olmamistir. Yahudilik. temasa geldikleri dinlerin hiçbirisini. kendi inanç ve kültürleriyle bagdastiramamistir. Islâm'i kabul etmeden önce. Sintoizm'de neyin ne zaman ve nasil yapilacagi kurallara baglanmistir. Islam'i kabul etmis Türklerin önceki inanislari ile günümüzde bir milyon civ arindaki Türk kitlesinin yasattigi inançlar. basi önünde dua edilir. . Buddizm'in diji olarak kabul edilmesini. Islâm'in disinda. Maniheizm. gnostik düalizmi esas alan ve senkretik bir dindir. Uzun tarihleri boyuncu Türkler.

Al taylar). Eliade[81]. Onlar. Sorlar. Çünkü Türkler. Yüzyilda Rus hakimiyetine girmis ve Rus Ortodoks Misyonerleri kanaliyle Hiristiyanlasttrilmis Çuvaslar vardir. "Geleneksel Türk Dini" hakkinda. Bu kitabelerde. Ibr ahim'in babasi Azer'le olan durumuyla karsilastirilmalidir). genel hatlariyla bilgi verilecektir. onlarin "Tek Tan rili bir inanci devam ettirmelerine ve Geleneksel Türk Dini ile Islâm arasinda büyük ben zerliklerin olmasina baglanmistir. Hiristiyanlardan farkli inanç v e ibadetlere sahiptir. Onlarda Hiristiyanlik yüzeysel kalmis ve "Ge leneksel Türk Dini Inanislari" canliligini korumustur. "Biz sadece tek Tann'nin varligina. Maniheizm. Hazar Türkleri'nden 4-5 bin kadari Yahudiligin Karaim Mezhebine baglidir. Hakaslar. din adamlarini huzurunda münakasaya çagird iginda onlara. ona gösterilen hürmet ve onun iradesiyle islerin oldugu inanci dikkati çekmekt edir. putperestlige karsi açtigi mücadelede babasini bile affetmeyip onu tah tindan indirdigi ve tek Tanri inanisini hâkim kildigi anlatilmaktadir (Bu. b urada. Bu "tektanrili inanis" ile Islâm'dan önce Araplar'daki H anifilik arasinda benzerlik bulunmaktadir. tek bir Tanri'ya iman etmedikçe hiçbir kadini zevc e edinmedigi. Yine bütün Türk ve Mogol boylan arasinda"Gök Tanri" inancinin bulundugunu ve bu "Yüce Tanri Inanci"ni diger milletlere göre en iyi onla rin muhafaza ettirdigini belirten M. s adece Tevrat'la amel etmekte. eski Türk kültürünü devam ettirmekte ve bu kültürü Hiristiyanli hâkim kilmaktadirlar. Hazar Türkleri'nden az bir kismin. sadece Gagauzlar il e Çuvaslar'm benimsedigi bir din olmustur. XVI. Gagauzlar gibi. Bunlardan baska. Hiristiyanlik ve Islâm'i din ola rak tanimadan önce. tamamina yakini Islâm'i toptan ve gönülden benimsemistir. Hz. Zaten Orhun Kitabeleri'nde bir tek Tanri'nin v arligi. sayesinde yasadigim iza ve onun emriyle öldügümüze inaniyoruz" demesi Mogollar'da da tek Tanri inanc inin yasadiginin bir delilidir. çok eski çaglardan beri "Gök Tanri". dünyada mevcut bütü boylarinin % 98'inin dini haline gelmis Islâm'in bu sekilde kabulü. Hiristiyanlik da. herseyin yaraticisi ve yönlendiricisi olan tek Tanri inanci açik bir sekilde islenmistir. Mengül Han'in Fransa Kralina gönder digi bir mektupta iman formülünü söyle belirttigini kaydetmektedir: "Ebedî Tanri'nin emri sudur: Gökte ancak sadece bir Tanri var ve yeryüzünde de sadece bir efendi. Gagauzlar'm Kutsal Kitaplari Türkçe'dir. [83] 1. Bu dinlerin Türk boylari arasinda genel ka bul görmemesi. fakat mevcut Hiristiyanlard an farklidir. Islâm'in disindaki dinleri din kabul eden Türk boylarinin toplami % 2 civa rindadir. Gagauzlar. Talmud'u kabul etmemekte.[80] Nitekim Mengü Han'in. Bunlarin disinda ana kitle Müslümandir. Yahudilik. Bunlar. Bunlardan Geleneksel Türk Dini Inanisla rini devam ettiren Altay-Sibirya Türkleri (Yakutlar. Tuvalar. Zerdüstîlik. Tanri'nin oglu Cengiz Han olacaktir". kendi "inanç sistemleri"ne ne ad verdigi henüz aydinlanmis degildi . o dinlerin bütün Türkler'i tatmin edici bir anlayisi yansitmamasiyla. Günümüzde. Türkler'den Buddizm'e bagli olan çok az bir kitle vardir. dünyada 250 milyon civarinda Türk vardir. Islâm'i din kabul edenler ise % 98'dir. Nüfuslari bir milyondan fazla olan Çuvaslar da. ken di "özel inanç" ve kültürleriyle bagdasmamasiyle. karakterlerine uygun olmamasiyle izah edilmistir. 800-900 bin kadar tahmin edilmektedir. Buddizm.Geleneksel Türk Dinî Inançlari Türkler'in. Bu benzerlik Oguz Kagan Destani'nda açikça görülmektedir. Destanda Oguz Han'in. onui. 250-300 bin civarindadir ve Hiristiyandir. "Tek anri" inancini devam ettirmisler ve bu inanislar onlarin hayatlarinda etkili olm ustur.Yahudilik. Türk kültürüne ait bazi özeliklerle Islâm' ait bazi terimleri yasatmaktadirlar. Islâm'la karsilasinca durum önceki dinlerden farkli olmus ve Türkler'in büyük çogunlugu. kendilerini Yahudiler dis inda görmekte ve Türk olduklarini vurgulamaktadirlar.[82] Bugün.

animizme ait unsurlari da. "Samanizm" diye adlandirilan teknikleri de. ibadet ve yasayistaki bilgiler. Ermeni ve Süryanî kaynaklari. to temizme ait bazi özelkileri de yasatmislardir. dig eri. kabilelerin. "Tingir". Ancak üzerinde ittifak edilen ve Orhun Abideleri'nde bel gelesen Türkler'in "Tek Tanri". hiçbir degistirme yapmadan devam ettirmis. bazilari Toyunizm. hiçbir degisiklige ugramadan Islam'dan sonra da devam ettirmeleri. "samanizm". Ortak noktalan ayrildilari noktalardan çoktur. hatta uygulamalari oldugu görülebilir. bir tekniktir ve Türkler'in dinî inançlariyla pek ilgisi yoktur. farklilik gösterse de. camidekinin. yalniz b asina bir din olarak algilanmamis. geleneklerde. degisik adl ar verilmistir (Bazi arastiricilar Samanizm. seyyahlarin Türkler'in inançlariyla ilgili olarak verdikleri bilgiler arasinda. gruplarin. her ülke için geçerlidir. eski dini inanislarina ait bazi hususlari. Türkler'in "özel dini inançlari"ni ta m olarak karsilayamamistir. tek bir Tanr i ve O'nun iradesinin herseyi kusattigi etrafinda olusmaktadir. totemizm ve politeizm ait unsurlara da yer veren "Halk Dinî". bazen "Türk Ten grisi" seklini atmakta ve bir "Milli Tanri" niteligi tasimaktadir. iki kol varolmustur. Bütün bu belirtilen hususlara ragmen. Türkler'in "Geleneksel Dinî Inançlari"nda iki anlayis. Türkler. Ancak. Tek Ta nri) inanci bulunmaktadir. digeri ise büyük devletlerin hayat sartlari altinda gelisme göstermisti r {Misal olarak Uy-gurlarinki. Mogallarinki Devlet Dini'dir). Bundan dolayi Gök Tanri. Bizans. dinî inanislar içerisinde. hiçbir zaman. Orhun Kitâbeleri'nden tes bit etmek mümkündür. bazilari Tek Tan ri Dini gibi isimler vermistir). "Gök Ten-girisi" ve bunlardan türeyen kelimelerle ifade edilmistir. Bu "Milli Inançlar yabanci dinlerden ve kültürlerden etkilendigi gibi. Zaten Türkler'in Islâm'i toptan ve isteyerek benimsemel eri. Bundan dolayi Is lâm'i kabul eden Türkler. Göktürler. Tanri'nin sifati olarak. Çin.r. Ancak "Geleneksel Türk Dini" basligi altinda verdigimiz bu inançlara. Orhun Kitabeleri'nde. ortak olduklari noktalar. Eski inançlarina ait unsurlardan birçogunu. "Yüc . inançlar ve e saslar vardir. Türkler'in geleneksel inançlari "Samanizm" olarak adlandiri lmistir. zikredilen "Tengri". hatta ayni seyyahin verdigi bilgiler arasinda çelisk iler bulundugu görülmektedir. seyyahlarin gözl emlerine dayanmaktadir. Bu gözlemlerde. 15-20 sene öncesine kadar. Bunu Türkiye'yi tam olarak bilmeyen arastrici lar da günümüzde yapsa. bunlar. Bu dinin inanç esaslari. Bunlardan b iri. halkin. bölgelerin. Birisi asiret. Geleneksel Türk Dini. Aydinin. Gök T anri Inanci bulundugunu haber vermektedir. Devlet Dini ile Ha lk Dini'nin ayrildiklari noktalar yaninda. Kök/Gök Tengiri terimindeki Gök'ün. "Yüce" anlaminda kullanildigi kabul edilmistir. Bu sadece ülkemiz için degi l. birbiriyle bagdasmaz nitelikte degildir. Gök Tanri inancanin esaslarini. Bu iki kol. Halbuki Türler'in ne Samanizm diye bir dinleri olmus ne de Samanizm tam o larak dinî fenomeni ifade etmistir. eski inanislarinin Islâmî öze uygun ol dugunun delili sayilmaktadir. bilgili nin. Bunun disinda inanç. Türk boylari arasinda paylasilan. varligini sürdürmüstür. bilgili ve cahil gruplarin etkisi olmalidir. Arap. bazi tekn ikler seklinde. Tek Tanriciligi merkez alan "Devlet Dini "dir. "Tengri". din adaminin. farkli farkli inanislari tesbit etmeleri mümkündür. "Tangara". Buna Türkler'in "Milli inançlari" demek de mümkündür. Türk lehçelerinde Tanri. Bunun yaninda. din olarak kabul etmeleri de bu "öze" baglanmaktadir. Samanizm ve totemizm karsiti olan. çok yerde. hosgörüye dayali bir dindir. cahilin. O. bazi hususlarda ise sadece küçük degisiklikler yapmislardir. Türk boylarinin hepsinde Tek Tanri. disaridakinin birbirinden farkl i inanç ve anlayislari. "Yüce Tanri" inancini bozulmadan ve en iyi sekilde y asatmalaridir. Türk boylarinin hemen hepsinde dinin merkezinde Gök Tanri {Yüce Tann. Islâm'a çok aykiri gördükleri özellikleri atmislar veya baska sekiller altinda Islâmî kisveye büründürerek yasatmislardir. baska din ve kültürleri de etkilemi stir. Hunlar. b ugün de Sibirya-Altay Türkleri'nde canliligini ve varligini sürdüren "Geleneksel Dini Ina nçlar" yasamaktadir. Uygurlar gibi Türk Devle tlerinde. Bunlarin hiçbiri.

otoritenin saglanmasinda ve disipl inin dogmasinda önemli rol oynamistir. Çünkü bu günler. duasinda. Türkler'i zafe rlere ulastiran da. cezalandirandir. bir kisminda ise bazi degisiklige ugrayarak yasamistir. Günümüzde bu âdetler Müslüman olmus Türkl kisminda aynen. yaratandir. "Ölü Asi" denilen ziyafetler yapilir. Çinlilerin tek Tanri'yi ifade etmek için kullandiklari "Tien" kelimesini Türkler'den aldiklari belirtilmekt edir. II. Türklere Hakani veren de O'dur. bütün yüce vasiflar tikleri "Tanri"ya ve O'nun Isteklerine uymada büyük hassasiyet göstermistir. karsi karsiya getirmemistir. Türkler. kötü ru . hayat verendir. iradesine boyun egmeyeni cezalandiran da O'dur. esirgeyen ve bagislayandir. "Bir Tengri"ye inan isa yönelmistir. bu tek Tanri anlayisi. Iskeletin aldigi duruma göre ölümün ahiret h ayati hakkinda kanaatler olusturulur. iki düzlemin kompozesi seklinde tasvir edilmektedir. "Mahser. Gökle ye r. Yukarida Gök'ün. iradesine göre hükmedendir. kulun duasini kabul edendir. Tengri. Tük milletinin hayat ve istiklâli ile ilgilenendir. "sonu" isaret etmekte v tekrar dirilisi ilân etmektedir. "Gökte"dir.e Tanrfdir. cenaze merasimleri için en uygun anlardir. O yazitlardaki ifadeler de Türkler'in inandigi Tanri tektir. insanlara bilgi veren ve yol gösterendir. Allah ve Tanri kelimesini yanyana götürmüs. Kainat. Bu inanislar. ordunun harekete geçirilmesi için iyi bir zamandir. nefesin kesilmesi. Tengri veya Tanri kelimesi. Yeri gelince'Tanri" demis (Tanri misafi ri. yeri gelince Allah demislerdir (Ezaninda. Bu inanç. he saplarin görülmesi için mahkeme kurulacagi ve ruhlarin ebedî oldugu kabul edilmektedir. çok erken çaglardan beri "Gök Tanri Dini"ne ve "Tek Tanri". Türk boylarinin hemen hepsinde "Yaratici Tanri" olarak Tengri'ye . orhun Anitlari'nda yer almaktadir. Ölüm. ezeiî ve ebedîdir. Türker'de cennet ve cehennem inanci bulunmaktadir. Türkler'in. Tanri'nin tayin ettigi süre dolunc a ölmek üzere dogduguna ve sadece Tanri'nin ölümsüz bulunduguna inanilmaktadir. kit abinda. Öbür dünyada nci bir hayatin varligi. Yüzyilda. Yildiz gözlemciligi yaygin islerdendir. Ölüye kesilen kurbanlar. Türkler'de ölüm. yardim edendi r. gök ve yer gibi. yanyana bulunduguna ve Gögün yedi basamagi olduguna inanilmaktadir. Bilge Kagani. her zaman için yanyanadir. Kameri ayin son günleri. Ölülerin kefenlenerek gömülmesi gelenegi vardir. hers eyi en iyi bilendir. ruhun bedenden bir kus gibi uçup gitmesi olarak görülüyor .rastlanmaktadir. Ayin "dolunay" hali. Tanri (Tengri). Ölüm. baslangiçta. Yine bu tarihi belgelerde. gerçeklesmesi gereken ilâhî bir is olarak kabu l edilir. Ölen atalar için at. öldürendir.Ö. savasta ise Allah demistir). "ölünün cennete iderken binecegi hayvanlar" olarak kabul edilmektedir. Çinliler'i de etkilemistir. asagida yerin ve ikisi arasinda da insanoglunun yaratildigina Inanil maktaydi. Türkler. Kül Tigin Kagani tahta çikaran ve b asarili kilan da. Ton-yukuk'a basarilar ihsan eden de Gök Tengri'dir. Iyi ruhlarin cennete. Allah kelimesinin yaninda kullanilagelmistir. Insanin ölümlü olduguna. sigir ve davar kurba n edilir. Ayin safhalari ugurlu ve ugursuz olarak ni telendirilmektedir. iyilik ve kötülüklere dair hesabin verilecegi. Günü".[85] Türk kültüründe din ile gerçek hayat. Türk toplumlarinda. sert ve tabiat disi bir hal. Türkler'de Âhiret inanci vardir. ahiret ve cenaze törenleriyle ilgili anlay is ve gelenekler degismeden varligini sürdürmüstür. Islâm'i kabul etmis Türkler arasinda. Ay son çeyrek halde iken hiçbir ise tesebbüs edilmemektedir. Hunlar'da "Semavî Büyük Tanri" sifatiyle meshurdur ve bu sifat la ululanmaktadir.[84] Orhun Abideleri'nde Tann'nin bütün yüce sifatlari sayilmistir. esi ve benzeri olmay andir. M. Tanri Buyrugu gibi). Kaganlari tahta çikaran ve müstakil devlet kurmalarini sa glayan da Tanri'dir. Türkler.

besinci ayin 10-20. Türkler'de dag. aile fertlerini korumaya devam ettigine inanilmaktadir. öldükten sonra dahi.Ocak. ruhun ölmezligi ve kurban gibi inançlar vardi . ziyaret yapilmakta ve ora larda kurbanlar sunulmaktadir. Insanin ölümünden sonraki hesabi da Yayuçi ve Körmös sahitlik etmektedir. Türkler. seytan. Bugün de Türler arasinda en kötü bedd a "Ocagin sönsün"dür. Türkler. iyi ve kötü ruhlarin varligina inanmakta ve "ata ruhlarfna saygi göstermektedir . Geleneksel Türk Inanislari arasinda "Atalar Kültü" önemli bir yer tutmaktadir. Ates. Yer-Su b adi altinda toplanmistir. büyük imparatorluklar devrinde. Bundan dolayi Ates'e su dökülmesi. iki ates arasinda geçiril erek temizlenmektedir. Bu beddua. alevin kirmizi renkli olma si savasa. ta'zim ve baglilik. Özetlersek Islâm'dan önce "Geleneksel Türk Dini Gelenegi"nde tek Tanri. atasözleri çoktur. yetistiricidir. giderek bir yurt inanci haline gelmistir. Bu durumlar. Gök T i'ya ibadetle ilgili hale gelmistir. Bunlarin Tanri tarafindan gönderil mis kutsal hediyeler olduguna inanilmaktadir. insanin iyi ha reketlerini. melek. Temizliginden süphe edilen seyler. Su. Gök Türkler'in mukadderati üzerinde etkilidir. Yüksek dag tepelerinin göge yakin olmasi bu inanisin kaynagi sayilmakt adir. Atesin alevinin yesilimsi olmas i. kötü isleri yazmaktadir. Gök Türk Kitab eleri'nde kutsal Yer-Su seklinde ifade edilen terimle hem koruyucu ruhlar hem de vatan kastedilmektedir. Bunlarin ikisi de bütün hayati bo yuncu insani devamli takip etmektedir. atese saygi göstermis ve insani kötülüklerden koruyan özelligi bulunduguna inanmist ir.hlarin cehennerne gidecegine inanilmaktadir. hem soyun tükenmesini hem de kutsalligin yokolmasini if ade etmektedir. odun da su'dan dogmaktadir. ruh. Suyu kirletmek yasaktir. irmak. "Tütsüleme" de bir temizleme islemidir. Kutsal Yer-Su. gögün yüksekçe bir katindadir. Türkler'de önemlidir. içinde hareketli bir hayat geçirdikleri tabiatin Tanri tarafindan yaratildigi ni kabul etmis ve kutsal saymislardir. Muk addes kabul edilen daglara. Insanin yaninda iki melek bulundugu inanci vardir.)[86 ] Türkler arasinda su ve ates de önemli yer tutmaktadir. saf ve temizdir. sari renkli olmasi salgin hastaliga. daglardir. siyah renkli olmlasi hakanin ölümüne v eya uzak yolculuguna isaret etmektedir. Yer-Su ile ifade edilen kutsallik. agaç. Yer-Su (Yer-Sub). yagmur yagmasina. gün leri içinde "Altin Dag"a çikip Tann'ya ibadet etmek suretiyle "hac" etmislerdir. Atalarin. kutsaldir. Dag kültü. mahsulün iyi ve bereketli olmasina. göl. Yer-Su ruhlarini en önemli temsilcisi. ailenin diregidir ve "tabu" anlayisi ile korunmaktadir. Bundan dolayi her boyun bir kutsal dagi olmustur. Suyun bollugu. Türk yazitlarinda. yilin belirli zamanlarinda. her yil. Ocak. (Örnek olarak Göktürler. daglarin Tengri'nin makami olduguna i nanmislardir. Tanri ile insan arasinda sefaatçilik yapmaktadir. ruhlari vasitasiyla. Islâm'dan önce Türkler'de insan düsrgani ve gizli bir kuvvet seklinde tasavvur edilen "k ader" inancina da rastlanmaktadir. ahiret. Sag omuzun yanindaki Yayuçi. Türkler. "hasir". Türkler. atalar için "kurban" kesilmekte dir. pinar. Ates. söndürmek ve küllerini dagtmak irkin yok olmasinin sebebidir. orman ve kaya kültleri.Gök Tanri'ya kurbanlar bu d agda kesilmektedir. Iyi r uhlar cennette ikâmet etmekte. Ölmüs. yanan atesin söndürülmesi iyi görülmemisti . oc agi. Cennet. cennet. "ataerkil aile"de baba hakimiyetinin inanç sahasindaki belirtisi sayilmaktadir. Öimüs atala ra saygi. ak illiligin ve gücün sembolüdür. Atesin alevinden çesitli anlamlar çikarilmistir. Suyun aziz. yeryüzünde yasayan iyi ruhl arin bütünüdür. bilginligin. odundan. Ötüken ve Tanri Dagi'nin daglar arasinda özel bir yeri vardir. atesin v e ocagin kutsal bilinmesi günümüze kadar yasatilmistir. cehennem. Günümüzde ates ve ocakla ilgili deyimler. sol omuzundaki Körmös. büyük temizleyicidir. Yer-Su inançlarinin bir bölümünü olusturmaktadir. sonsuz bir varlik ve güzellik kaynagidir. Bunlarin kutsalligina inanmak.

yüzü ve elleri göge kaldirip Tanri'ya duada bulunmuslardir. Ibadetleri. Göktürk Hakani. Halk'in i badeti de Yüce varliklara. Bir hastalik halinde ve ölüm aninda âyinler yapilmistir. halkima elimden gelen iyiligi yapmaya sevkedilmemdir" seklinde Tanri'ya yakarmaktadir. Her Türk'ün ve Türk ailesinin sahsi ibadeti oldugu gibi. Halk ibadeti. Milattan önceki yillarda devlet kuran Hunlar'dan. resmî nitelikte yapilan bayramlardir. Resmî törenlerden biri de. bas "din adami" sifatiyla Hakan'in. halk için yapti larini birbir saydiktan sonra. Islam'in Türkler'in % 98'ini teskil eden büyük ekseriyetin dini haline geldigini açiklamaktadir. Kurbanlar ve dinî dörenler kamlar tara . Bu ortak ayin ve törenler disinda. Türkler dualarinda Gök'e (yani Yüce Tanri'ya) yönelmislerdir. Ancak halkin ibadeti. Bunlar. Bu da.r. özellikle Gök'e (Tanri) yöneliktir. Tabiatin yeniden dirilisi sembolize eden ilkbahar âyininde at kurban edilmektedir. Herseyin görünmez güçlerle d tildigi anlayisi. Devlet törenlerini oldugu gibi dinî törenleri yö etme de Hakan'a aittir. d ualarinda. âyinleri de bulunmaktadir. Hakan'in tahta çikma törenidir. Belirli zamanlarda yapilanlar. "Biricik duam. halkin kendisine ait ibadet ve âyinlerini ifade etmektedir. "Gök. secde etme. Yine Türk Hakani. Bunun yaninda Türkler. Islam'd aki Cuma Namazi gibi düsünülebilir). Görüldügü gibi Türk Hakanlari. kutsal yerlerde dua etmis. görünmeyen güçlerle temas kurmaya. kutsal bir anlam tasimaktadir. "yükünme" ve "ötünme" gibi kelimeler kullanilmistir. bizzat hakan tarafind an yönetilen resmî ibadetleri. Tek Tanri'ya inanan Türkler'de ibadet merkezi. Göktürk'ler. Dikkat edilirse bu inançlar. Gök Tanri'dan halkina iyi hizmet sunabilmesi ve elinden geleni yapmasi için yardim istemektedir. istenildigi veya ihtiyaç duyu ldugu zaman. resmi ibadet ve halk ibadeti seklinde gruplandirilmaktadir. Gök beni yasatmayi uygun gördügü sürece. ilkbahar. Bu tören.Ibadetler ve Gelenekler Geleneksel Türk Dini'nde Ibadet karsiliginda "alkis". Devlet ve din islerinin baskanligi birbirinden ayrilmamis ve Hakan'da birlesmistir. imdi sen bize yardimci ol!" diye dua etmistir . Bu kelimeler. takdis. mistik ve büyü ile içiçelik arzetmektedir. Ancak Çin kaynaklari Tükler'de ibadet ve ibadethane (tapinak) bulundugunu haber verme ktedir. Tanri'dir ve O'nun rizasini kazanma dir. günümüzdek Yakut Tükleri'ne kadar Türk boylarinda bu bahar bayramlari ve âyinler yapilagelmistir . belirli zamanlarda ve tesadüfî olaylar dolayisiyla yapilanlar seklinde o lmak üzere iki kisimdir. Bunlar. ögme. kendisinin zavalli ve basit bir kimse oldugunu belirttikten so nra. Islâm'in da emrettigi ve inanilmasini istedigi inançla rdandir. diger dinlere göstermedikleri ilgiyi Islam'a gösterdigini. Türklerin günlük muntazam ibadetleri ve ibadethaneleri oldugu konusu pek açik degildir. atalara saygi duymus ve onlarla baglarini devam ettire cek dinî mahiyetli uygulamalari devam ettirmistir. bas açip. dileme ve arzetme gi bi anlamlara gelmektedir. sonra ordulari har ekete geçirmislerdir. kurbanlar suna rken ve sefere çikarken önce bir mabedde zafer duasinda bulunmus. yönettigi ibadettir (Bu. Türkler'in niçin toptan ve samimi olarak Müslüman oldugunu. [87] 2. yaz ve sonbahar' da yapilan âyin ve törenlerdir. Bu törenle Hakan'in "Gög"e çikmasi ve Tanri tarafin dan tahta oturtulmasi simgelenmektedir. Resmî ibadet. dua. Hunlar'dan itibaren Türkler'de büyük kurban törenlerini Hakanlar yönetmistir. kam veya sihirbazlardan yardim bekl emeye götürmüstür. bir nevi "Gög"e çikmak g bi. müsterek ayin ve bayramlarinda.

Sadece kam hastanin yanina gider. sarap. bol bo l kurban takdim etmesi gerekmektedir. Bu âyin için Hunlar'm yirmidört boyunun Basbuglari Lungçeng sehrinde toplanip . Kimse bu hayvana dokunmaz ve o mübarek sayilir. öldükten sonra yeraltina gider ve insanlara hastalik ölüm. hayvan hastaligi gibi belalarin gelmesini saglar. Kesilen kurb anirfetiyle ziyafet verilmektedir. Hastalik fena ruhlarin eseri oldugu için hizmetine köle ve cariyeler bakar. üç gün sürmektedir. kötü ruhlari kovmak ve yagmur yagdirmak amaciyla yapilmaktadir. Kamlik. ilkbaharda (Mayis ortalarinda) kutsal yerlerde Tanri'ya kurban sun muslardir. soydan gelmektedir. Bu âyin. Iduk denile n bu dinî gelenek. tüccar kavimlerde para saçi ola rak kullaniliyor. Asya Hunlari. Gök Tann'ya kurban âyini yapilmistir. saçi ve kurban sunarak çocuk diliyor. Türkler. En uzun At Kurbani âyini. Kagân'la beraber orman etrafinda dolasmislardir. Türkler. her kavmin kend i emegiyle kazandigi. Ikinci gruba giren âyinler ise kötü ruhlara karsi veya adak hayvanini basibos birakmak. çadir üzerine isaret konularak baskalarinin yaklasmamalari sa glanir. lyik. belirli bir âyin ve törenle. Türkler bu bayramlarda kur banin yanisira at yarislari yaparlar. ilk otu. atalara. kimiz. daha sonraki dönemlerde ona da bir görev düsmüstür.S. kam. Türkler Müslüman olduktan sonra da devam etmistir. dari. Gök Tanri'ya kurbanlar kesilmistir . ata mezarlarina çaput baglayarak . Basibos birakilan h ayvana "Iduk" denilmektedir. Iduk aslinda "saliverilen. çitfçi kavimlerde bugday. bir dilegi olan "saçi" sunar. onlara baba ve reis demesi. At kurbanina önceleri Kam'a görev düsmezdi. taze kisrak sütünü saçi olarak sunuyor. yag. sarkilar söyler. ilk bahar'in ilk ayinda. Türkler'den bir istegi. göklere çikmayi temsil etmekte ve özel ilâhiler söylenmektedir. Gök Tanri'ya. III. iyik. Türkler'in inançlarina göre kötü ruhlar. Yüzyilda meydana çikan Toba sülalesi devrinde de. kiymetli ve mübarek saydigi. nimetlerden biridir. din adami karsiliginda kulanilmaktadir. Kurbandan sonra civara kayin agaçlan dikerek. ruhlardan birine binek hayvani olmak gaye siyle saliveriyor. Bütün âyinlere ragmen bir kimse hasta olursa.findan yönetilmektedir. yahut "çaçilga" denir. "at Kurbani" âyinidir. . M. idik) denmektedir. Dogu'da bulunan tapinakta. insanin kötü ruhlari saymasi. Bu hayvana iduk (iz ik. mukaddes kabul edilen agaçlara. Saçi. Küçük âyinlerden en yaygin olani özel bir hayvani basibos birakmaktir. Çocuk sahibi olm ak isteyen anneler. üç gün s ektedir. Tanri'ya gönderilen) demek iken. Bahar bayramlarinda en önemli âyin. fakirlik. öküz ve koyunlardan da kurban ederler. gönderilen" (yani Ta nri için saliverilen. Dinî âyinl er ve kurban törenleri nizamnameye göre icra edilmistir. Yer-su ruhlarina kurban takdim etmislerdir. Besinci ayin ikinci yarisinda Gök Tanri'ya ve atalara "kurt-ata" magarasinin önünde ku rban takdim edilmistir. Saçi. yeraltina indiklerini ve orada gezdikleri ni temsil ederler. bahar bayraminda. Göçebe kavimler de süt. Kanli kurbanlara "tayilga" veya "hayilga" denildigi g ibi "saçi" ya da dini terim olarak "saçilga". atin yaninda. evinin yaninda ona bi r çadir kurulur ve tecrit edilir. kendine göre dualarla ve çesitli vasitalar . Ayni sekilde sonbaharin ilk ayinda da. kutlu orman meydana getirilmistir. Türkler'in dini düsüncelerinin olgu nlasmasi sonucunda "mübarek" ve "mukaddes" kavramlarini Ifade etmistir. Kötü ruhlara karsi yapilan âyinlerde kamlar. Ilkbahar âyininde. Sonbaharda te krarlanan âyinden sonra. Bunlarin fenalikl arina ugramamak için. Türkler. idugu. Kam. bütün Türk boylarinda "kansiz ku rban" olarak kabul edilir.

"yog-basan" kelimeleriyle ifade edilen bu ölü asi vermeyi Türkler bir vazife saymistir. Ölülerin agaç ve kiymetli madenden yapilmis tabutlarla da gömüldügü dönemler olmustur. Kahra-rnanlar için yüzlerini yaralayarak. Önce "As"in tamami. Hu nlar. kötü ruhlari kovmada atesi de kullanirlar. onu buna inandirmak ve ondan gelebilecek kötülüklere karsi korunmak inanciyla yapildigi kabul edilmektedir. agitlar yakmak bugün de bütün Türkler'de yasayan bir âdettir. Türkler'in meshur âyinlerinden biri de. derilerinin ve kuyruklarinin ayrilip . hastanin çevresinde "aias a las" diye dolastirirlar. Bundan sonra hepsi feryad ederek at kosturup. kan akitirlar. baslarinin. Akrabasi bile. aglayicilik görevini yerine getirir. Bir kisi ölünce cenazesi çadira konulur. özellikle de fakirlere v erilir. Kefene "esük" veya "esük" denilmektedir. et lerinin yendigini. Bütün akrabasi. Bu. ölünün hatirasina "as verme"dir. Bu Anadolu Türkçe'sinde "alazlama" seklinde muhafaza edi lmistir. ölünün gö sinden sonra. Islâm müelliflerine ait rivayetlere göre Nuh Peygamber. silah malzemeler nulmustur. rüzgar ve yagmur celbedilir. ölünün adina kurban olarak bir koyun bir at kesip çadirin disina birakir. bir yagli paçavrayi tutusturup. kurban için çesitli seyler getirir. Yüz yirtmak. Türkler. ayaklarinin. Hakanlar i pekli kumaslara sarilarak gömülmüstür. yagmur yagdirmak. ölünün bazi esyalari. kulagin kesti. Türkistan'i. havayi istenilen sekle sok mak için yapilan âyinlerdir. Buna "alaslama" denilmektedir. saç yolmak. kendi hastasini görmez ve ölünce de orada merasimle defnedilir. Bu inancin izlerine Müslüman Türklerde de rastlanmaktadir. Gömme günü ölünün bütün akrabasi. onun hayvanlarindan iki yüz kadarinin kurban olarak kesildigini. aglamak. bunun etrafinda yedi defa dolanir ve çadirin giris kisminin önünden geçerken biçakla yüzler ini yaralar. Oguzlar'da. ölüleri yikar ve kefenlerler. Orada bir yangini söndürmek maksadiyla yapilmis. Buna. oglu ve Türk 'ün babasi sayilan Yafes'e verdigi zaman ona. Türkler'de yug törenlerinin Önemli bölümlerinden biri de. Türkler'de "yug" denilen cenaze âyinleri son derece önemlidir. Türklerin ecdadina yagmur yagdirma kabiliyeti verdigi zikredilmekted ir. saçlarini keserlerdi. mezarin da yine at kosturup feryad eder ve ölümü takiben yaptiklari gibi yüzlerini yaralarlar. Ibn-Fadlan. Ölüyle beraber mezara. Bunlardan yugci. ölüyü g mezar kazilir. B abasi da ogluna yagmur yagdirma kudretini bahseder ve üzerinde "ism-i azam" duasi yazili olan bir tas verir. Atesin herseyi temizledigine inanan Türkler. Türkler'de ölen için duyulan aci çesitli sekillerde bazi âyin ve törenlerle ifade edilir. Ihtiyaç halinde bu yazili tas ile Allah'a dua edilerek yagmur yagdirilir. sigirtçi. bu kurak ülkede ne yapacagini sorar. böylece kanda gözyasi dökmüs olurlardi. Di -i LugatI't-Türk'te "yog". Kalan yemek ise cenazeye katilan misafirlere. "sigirtçi" adi verilen kisiler katilir. Kasgarli Mahmut söyle demektedir: "Husûsi bir tas olan yada (yat) ile kahinlik yapil ir. Türkler arasinda çok yaygin olup buna Yagma boyu içerisinde bizzat sahid oldum. Ölenin mertebesine ve çesit li yöreler göre yuglar. Yug törenlerine "yugci". "Yada tasi" adi verilir.la tedaviye baslar. yahut bir kismi dogrudan ölünün mezarina dökülür. "yogla". Ötenin arkasindan yüksek sesle aglamak. yaz me vsiminde Allah'in izni ile kar düsmüs ve bu surette yangin söndürülmüstür"." ifadesi Göktürk'lerde de ayni âdetin oldugunu göstermektedir. Sonra ölüyü gömmek için müsait bir gün tesbit edilir. iyilesinceye kadar. Hiristiyan ve Islâm kaynaklari nda Allah'in. yaka yirtmak. dövünmek gibi hareketler üzüntünün ligini ve ondan ayrilmanin verdigi izdirabi ölene anlatmak. Orhun Abidelerinde "Bunca millet saçin. Belirlenen günde. Bu ziyafet törenleri için yüzlerce hayvan kesilir. Baskurtlar ve Kazaklar. farklilik arzeder. Çin. âdetleri üzere. ölen in maceralarini hikaye edip anlatir.

[89] 4. kamli k kudretinin onun basi üzerine gelip ebekusagi sekline girerek basini. Zina yapan bazi yerlerde yakilmakta. Kam. kibirli olma. Zina yasaktir ve hatta Türkler'e yabancidir. "kam" kelimesini Arapça "kâhin" kelimesiyle karsilamistir. bütün arastiricilarin ve yabancil arin dikkatini çekmistir. ayn i zamanda hekim ve sihirbazdir. riyada bulunma. Türklerin Samanizm diye bir dinleri olmadigni. Büyük tanrilara ve kötü ruhlara ancak ka m âyin yapabilmektedir. tanrilar tarafindan tayin edildigine. Kamlar. Kam. iyi niyetin. adam öldürme. mistik ve sair tabiatli kims edir. H. s aman. çogunlukla erkeklerden. "Samanlik veya Samanizm". hosgörünün ve sadakatin timsali de. hirsizlik etme. sözde.Kam Geleneksel Türk Dini'nde "kam". Islam'dan önce de örnek ahlâk anlayisinin temsicileridir. onlarda rastlanmayan ve kötü görülen davranislardandir. Rus Çarina gid erek.Ahlâk Anlayisi Tarih boyunca Türklerin ahlâk anlayisi. zina eden. Tanyu. Öte yandan hiçbir dinde din adamina dayanarak o di ne ad verilmemektedir (Hiristiyanliga Papaz Dini. saman kelimes inin Türklere yabanci oldugunu. dinlerinin samanlik olmadigini belirtmis. davulu ve külahi bulunur. Tunguzca "saman" kelimesiyle es anlamlidir. vücudunu dold urduguna inanilmaktadir. bu ad landirmanin yanlisligini ortaya koymustur. kesilmis agaçlar üzerine. Cinayet. nadiren de ka dinlardan olur. Vecd halinde iken ruhunun göklere yükseldigine veya yer altina indigine. aldatma. I stanbl 1978. yasli.. Bu davranislardan hirsizlik yapan. Türk Ansiklopedisi. Hiç kimse kam olmak istemez. Batili müstesrik ve misyonerlerin b u nitelendirmelerine itiraz etmislerdir. Zina yapan kimseye siddetli ceza veri lmektedir. tabiat taki bazi sirlari bildigine inanilan genis hayalli. yerme ve ko-vucu luk yapma. [88] 3. 10-12. Kam adayi. Türklerin Dini Tarihçesi. XXX/203-205). kabrin basina asildigini haber vermektedir. Çünkü. Saman ke limesine dayanarak Türklerin eski dini. Türkler'de âyin ve törenleri yürütüp tuhlarla temasi olduguna inanilan kimselere "kam" (Mogo llarda baksi) denilir. Homoseksüellik Türkler arasinda çok büyük bir günahtir. ruhlari emrinde bulundurduguna. Onun tanrilarla insanlar arasinda aracilik yapan yetenekli. ilk defa Türk di ninin Gök Tanri-tektanri dini oldugunu savunan merhum' Hikmet Tanyu. Kamin âyin için cübbesi. Bkz. Ahlâkî bakimdan üstün özelliklere sahip Türkler. tecrübeli bir kamin yaninda egitilir. ögrenmekle elde edilemez. yalan yere yemi n eden ve sebepsiz olarak adam öldüren kimseye ölüm cezasi verilmektedir. Kam. Kasgarli Mahmut. Türkiye'de ilk Dinler Tarihi profesörü. dinde sadece bir elemandir. önemli bir yer tutar. bütün seyyahlarin. yalan yere yemin etme. Anc ak bir kimse. bazi yerlerde ise vücudu ikiye bölünme ktedir. önemli bir tip ve figür olarak kar simiza çikar. Kam meslegi soydan gelir. . Yahudilige Haham Dini denileme yecegi gibi). ata ruhunun zorlamasiyla kam olmaya mecbur kalir. Bunun için kamin davulunda ebesukagi resmi bulunmaktadir. Ayrica Çarlik Rusyasi devrinde Türk boylarindan bir grup. zina. "Samanizm" seklinde niteledirilmisse de bu yanlistir (Degerli ilim adami. seçkin kimse olduguna inanilmaktadir. Islâmdan sonra Batililarin kendi milletlerine örnek gösterdikl eri Türkler. iste dogruluk Türkler'in temel esaslarindandir.

muhtemelen M. ülkelerini savunma Türkler'in en bariz vasifla rindandir. "Tek Tanri". aileyi mukadde s bilme.2000'le r oldugu sanilmaktadir). Islâm Tür lmaz" sözü özlü söz halini almistir. An cak Türk boylarinin % 98 gibi büyük ekseriyeti Islam'i din olarak benimsemistir. Dogu Avrupa steplerinden kopup gelen Arîler. misafire ikram etme. yaltaklanmayi. Islama gönülden bagli olan Türkler. Türkler. "Türk Islâmi"ni olusturmus. et ve tirnak misali haline gelmistir. Atesli. dost saydiklarina kötülük etmek iyi karsilanmaz ve basitlik sayilir. ilimde. öldükten sonra dirilme. Böylece onlar. Onlarin dinî inanç ve gelenekleriyle yerli koyu renkli halkinki birbir ine karismistir. böyle yolla zengin olmayi tasvip etmezler. Cennet ve Cehennem gibi Inançlari. Aile. yigit. mücadeleci.Ö. büyük hizmetler yapmisl ardir. böyle bir harekete tesebbüsten çekinmektedir. Islâmdan önce de Islâm'i kabul ettikten sonra da bu özellik. En geç M. Kari ve koca birbirine ihanet etmekten. hosgörülü olma. sinif farki yoktur. azimli. hareketli.Ö. Türk ce Islâm'dan bahsedilmistir. ayrilmamacasina Islâmla bütünlesmis. Günümüzde "Geleneksel Türk Dini"ni devam ettiren az sayida da olsa Türk boylari vardir. Türkler. yaldizli sözleri ve yapmacik hareketleri sevmezler.HINDUIZM Hinduizm. Bati'da uzun yüzyillar. Islam'a aykiri olan inanç ve davranislari atmis. Türkler. Islam'in olmazsa olmaz emri ile çelismeyen örf ve adetlerini devam ettirmist ir. Arkadaslar aras inda sevgi ve saygi esastir. Islâm da Türkler'le yayilmistir. zina'yi kötü görme.2500-M. islâm'in en büyük hizmetkâri ve savunucusu ol lardir. [90] E. Indus nehrinin etrafinda oturan anlam ina gelen Farsça bir kelimeden faydalanilarak Batililarca bu bölge halkinin dinini if ade etmek üzere kullanilmistir. idarede. Islam'a aykiri olmayan. 1500 yillarinda (bu tarihin M. Islâm denince de Türk'ten. Gök Tanri. .Savastan kaçmak. "Esmaûl Mürselin" adli eser. durgunluga tahammülleri yoktur. devletin en küçük birimi kabul edilmekte ve mukaddes sayilmaktadir. faziletli olma. genel olarak. "Türk Islâmsiz. mazlumun yaninda ve zalimin karsisinda yeralma. disiplinli ve asker karekterli insan lardir. Türkler. Islâm'i kabul eden Türkler. Hindular ise kendi dinlerini "Sanatana Dharma" {ez elî-ebedî din) diye adlandirirlar. Yüzyillar boyunca bir gelisme çizgisi takip eden bu karisimdan Hindu izm ortaya çikmistir. Insanlar aras inda adalet esastir. . Beklemeye. millete baglilik. vatan sevgisi. Hindistan'i i stilâ etmistir. Arkadas dediklerine. bir hak teslim edilmis olacaktir. Hileli y ollarla mal mülk edinmez.'onlar arasindan seçilmis ve gönderilmis "peygambe rlere baglayanlar da vardir. gayretli. Ahiret. Türkier'in bu inanç ve davranislarini. Islâmla yücelmis. Hint yarimadasinda yasamakta olan halkin çogunlugunun dinî inanç ve gelenekl erini ifade eden bir kelimedir. Türkler'de. dogrulugu esas alma. egitimde. Bu kelime. kötü bir harekettir ve cezasi çok agirdir. inancina siki sikiya bagli kalma gibi ah lâkî davranislar bulunmaktadir. kararlarda istisareye önem verilmektedir.Ö. Bu inanç ve davranislar Türkler'in Islâm'i toptan ve tered dütsüz kabul etmelerinin gerekçelerinden sayilmistir. topraklarina baglilik.Ö. yaptik larinin hesabini verme. ahlâkli. Türkler'i diger milletlerden ayirmistir. 24 Türk Peygamberin ismini v ermektedir. hareketli ve çaliskandir. Vatan sevgisi. hak yolda mücadele etme (cihad).1500 arasinda. Dünyada Vatan sevgisinin ve Vatana bagliligin en yüksek derecede bulundug u milletin Türkler oldugu söylenirse.

Siyah Yajurveda ve Beyaz Yajurve da olmak üzere iki kisimdir. 2. 4. Kurban esnasinda rahipler tarafindan okunmaktadir. kelime olarak "Ilâhî bilgi" anlamina gelir. Upanisadlar devri (M. yasayis kaideleri. Veda'lar M.Ö. 800-500/400). Aslinda Hinduizmin kutsal metinleri sadece Veda 'lardan ibaret olmayip genis bir koleksiyonu ihtiva eder. Sâmaveda. M. Ilki Rigveda'dan al inan "ayetlerden. 600 yillarinda Samhitalar'in içinde toplanincaya kadar. fakat çok hacimli bir kutsal kitap koleksiyonu vardir. Bu koleksiyonu ikiye a yirmak mümkündür: 1. Hindistan'i n en eski kutsal. büyü gibi konular ye ralir. 5 .Atharvaveda. çok açik ve net bir âmentüsü {inanç sistemi) yoktur.Ö. Bu ilâhiler on kitaba (Mandala) ayrilmistir. Veda.Sâmaveda. Vedalar devri (Tah. kurban esnasinda. ikincisi çesitli konulardaki "ayef'lerden ve üçüncüsü rahiplerin okudugu m elodili ilâhilerden ibarettir. sözlü olarak nakledilmistir. millî bir dindir. 3. Bu veda. 4. Diger veda'lardan sonraki devirlerde yazilmistir. kurbanla ilgili sözleri ve dualari ihtiva etmektedir. sükür ve dilek. 10 civarin da "âyef'ten olusmaktadir. takdis ve beddua ta rzindaki dualari ihtiva etmektedir.Yajurveda. [91] 1. Her ilâhi. 2.S. Veda'iarda ilâhiler.Bu gelismeyi ana çizgileriyle bes devreye ayirmak mümkündür: 1. 2. felsefe gelismeleri devresi (Vedanta). Yajurveda. 3. halk inanislari. dördüncü vedadir. metinleri olan Veda'lar dörde ayrilir: 1. bu metinleri hayatin çesitli durumlarinda okumak mec buriyetindedir. Brahmanlar. Melodiler vedasidir. Dünya nüfusunun asagi yukari %12'si bu dine mensuptur. Bunlarin en u zunu birinci ve onuncusudur.Ö. en kisa olaninda 43 ilâhi bul unmaktadir. Klasik devre (M. mistik parçalardan ve büyüyle ilgili d alardan ibarettir. Veda'larin en önemlisi ve en eskisidir. Modern devre. hekimlik. Kozmik (âlemle ilgili). Tanrilari ta'zim için yazilmis 1017 ilâhiden ibarettir. niyazlar. büyücülük gibi konularda da bilgile r ihtiva etmektedir.Rigveda. 50 0/400-M. alçak sesle mirildanarak söylenmektedir. Bazi kisimlari nesir seklinde. Bu vedanin metni üç form halindedir. Bu kitap koleksiyonunun en bas inda Veda'lar yeralir.Kutsal Kitaplar Hinduizm'in kutsal kitaplarinin dili Sanskritçe'dir. kurbanla ilgili formüllerin vedasidir."Sruti" (vahye dayananlar).500). 730 i lâhilik bir kol-leksiyondur.20 00 veya 1500-800). Bu veda.Ö. Atharvaveda. bazi kisimlari ise man zum olarak yazilmistir."Smriti" (destan seklinde olanlar). RIgveda'nin ayri-bir edebî vezni bulundugundan yüksek sesle okunmaktadir . Bu i lâhîler. tilsim. Hinduizm. dualar. Rigveda. . Veda'larin "risi" denilen ve tabiatüstü güçlerle temasa geçtigi kabul edilen hakîm ki mselere vahyedildigine inanilir. En uzun olanlarinda 191. Hin duizm'in bir kurucusu. Orta Çagdaki Ilahiyat.

onlarin irsî hakkidir. kisa açiklamalar tarzinda. Bu destanin bir bölümü "Bhagavad -Gita" basligini tasir. Brahmanlar. Bundan dolayi toplum hayatinda görülen farklar. Sanskritçe'de Brahma'ya vakfolunmus kimse anlamina gelir. Ksatriyalar kollarindan. "ayni isle mesgul olan. kâinatin gelecegi konusunda bilgiler vardir. ancak onun içinde dünyaya gelinir. Brahmanlar. 240 000 cümleden olusur. Upanisadlar. Hint ilahiyat ve felsefesinde Upanisadlarin önemli bir yeri var dir. karsi gelenin ka sttan çikarilmasina sebep olur. Ilk üç kasta dahil olanlar daha it ibarlidir. 4) Sudra (Isçiler). Meslekler de kastlara göre ayrilmistir. Buna kast sistemi denir. Mahabharata destani. kast disi kabul edilen gruplar da vardir. Upanisadlarda telkin edilen bilgiler. Hintlilerin efsanevî kahramanlik menkib elerini ihtiva eder. Tanri Visnu'nun hulul ettigine inanilan efsanevî kraldir). Veda'lardan sonra. Puranalar "Smriti"ye girer. Tanri. Upanisadlar. hayatin tekâmülü ve kaderi gibi konulari ele lir. [ 93] 3. "sutralar halinde" bir serhi Badarayan tarafi nda "Brahmasutra" adi altinda hazirlanmistir. diger kasttakilere hizmet ederler. Ayrica ast sistemine girmeyen. Sudralar da ayaklarindan yaratilmistir. ölüm ötesi. Brahman kelimesi . vazifeleri ve âdetleriyle birbirine simsi ki baglanan sahislar grubu"dur. Ancak bunlardan sadece elli tane si. Dünyanin en uzun destanidir. atadan miras kalan haklari. Vai s-yalar midesinden. U panisadlar ve Aranyakalar "Sruti"ye (vahye dayanan anlaminda). Bu des tan. kutsal bilgilerin (Veda'la rin) muhafizidir. kutsal kurban âyinlerini yönetmektir. [92] 2. kast sisteminde en önemluve üstün yeri ellerinde tutarlar. Manu Kanunnamesi.Kast Sistemi Hint toplumu çesitli siniflara ayrilir. Kast yapisi Hint inançlarina dayanir. ayni sofrada yemek yiyebilir. 2) Ksatriya (hüküm dar sülâlesi ve savasçilar).Ö. Brahma. Bu s istem dört siniftan olusur: 1) Brahmanlar (rahipler. Mahabharata ve Ram ayana destanlari. Brahmanlarin görevi . Ramayana'nin Risi Valmiki tarafindan yaz ildigi ileri sürülmektedir. Kast. yarat ici tanri Brahma'nin insan seklinde tasavvur edilen vücudunun çesitli yerlerinden yar atilmistir. Gita. Gelenege göre yüzden fazla Upanisad mevcuttur. yeme içme. Bu inançlara göre kastlar. Ayni kasta mensup olanlar ancak kendi aralarinda evlenebilir. 24000 beyitten o lusmaktadir. Mogol Hükümdari Sah Cihan'in himayesinde Farsça'ya tercüme edilmistir. Bu serhte âlemin baslangici. Kast sistemine karsi gelmek. Buna göre Brahmanlar. IX. XIX. Tulsidas tarafindan serhi yapilmistir. Sudra kastindan olanlar. Her kasti n kendine mahsus nisan ve dügün merasimleri. 3) Vaisya (tüccar. Bunlara "dokunu lmazlar" denir. Krisna'nin sarkisi deme ktir (Krisna. Dinî âyinleri icra. Gita'da A rjuna ile Krisna'nin diyalogu anlatilir ve Tanri'yi bulma yolu olarak "yoga" üzeri nde durulur. Pandava'l ara karsi Kaurva'larin savasi konu edilir. Kast seçilmez. bu yaratilis olayina day andirilir. Bunun M.Veda'lar ve bu kutsal metinlerin tamamlayicisi mahiyetinde bulunan Brahmanalar. Yüzyilda yazildigi kabul edilmektedir. Önemli destanlardan biri de Ramayana'dir. âlem. Bu da o kimsenin varliginin sona ermesi demektir. Kast sistemine karsi gelinmez. Brahma'nin agzindan. esnaf ve çiftçi).Dinî Kavramlar . giyim ve meslek kurallari vard ir. ruh. Yüzyilin basinda Farsça'dan Latince'ye çevrilmistir. din adamlari). Tanri Visnu'nun avatarasi olan Rama'nin hayat hikayesidir.

onlarin ihtiyaç duyduklari vazifelerini ve kanun larini bildirmek için olur. tanri-âiem birligi (panteizm) bulunmakla beraber tekta nrici inanis da vardir. Âlemi o yikacak ve yine o yen ileyecektir." [95] c. Tann'nin kendini gösterdigi diger dinî sekil lere de karsi çikmaz. bugün kendisiyle karsi karsiyadir. Hindistan'da çok sayida tanri ve tanriça heykelleri göze çarpar. Visnu . âlemlerin Rabbi olarak görür. Bunlardan iki Önemli "avatara"si Rama ve Krisna'dir . [94] b. kendi sahsiyetine ve gelenegine uygun bir sekilde Tann'ya yönelebilir. kötülügü yok edecek ve insanlara ihtiyaç duyduklari vazifeleri ve kanunla ri bildirecektir. Hinduizm'de çoktanricilik. Ancak Hinduizme göre hiç bir pe ygamber veya dinin mesaji sonuncu degildir. Bir Rigveda cümlesi. sonsuza kadar devam edip gidecektir. Böylece Tanri. Her insan ve toplum. Fakat hepsi ayni sonuca ulasir.Karma: Karma. Hinduizme gör e. koruyucu. Kimi onu kahredici bir kudret. geçmiste ne yapmissa. Tann'nin kendis ini tarihin her devresinde çesitli sahsiyetlere bürünerek insanlara gösterdigine inanirl ar. Hindu tanrilar panteonunda bir üçleme dikkat çeker. Bu üçleme içinde Brahma." Tasvirlerin ise ibadet için yardimci semboller olara k görüldügü ileri sürülmektedir. Gita'da denildigi g bi. iyiden iyi. bunu Tann'nin çesitli sekillerde görünüsü oia-rak telâkki eder. Krlsna'nin agzindan insanlara. Hakîmler onu çesitli sekil lerde adlandiryorlar" seklindedir. Hulul inanci. her dinî gelenek Tann'yi kendine göre açiklar. tanrilar veya yüksek ruhlarin beser hey'etiyle ilâhî alâkasini ifade eder. Hinduizm. Tanri Visnu'nun insan seklinde cisimlesmesini ifade etmek üzere kullanilan Sanskritçe bir kelimedir ve "Inen" anlamina gelmektedir. Dolayisiyla insan. Meselâ Siva'nin üstünlük kazandigi yerlerde halk onu bütün hata ve kusurlardan uzak.Tanri: Hinduizm. Bugünün meyveleri yari n alinacaktir. bir sebep-sonuç kanunudur. Yine Gita'da söyle bir cümle yer almaktadir: "Ben çesitli de virlerde. Hintliler. peygamberli dinlerin vahiylerine de. yaratici. üçleme. Bir Hint atasözü de söyledir: "Kâinattaki bütün varliklar i sadece bir tanri doldurur. Insanin geçmisi. Siva ise yok edici tanridir. Insan hey'eti içine ilâhî varligin girmesiyle kötülügü yok etmek. gelecekte onu görecektir. eninde sonunda meyvesini verecektir. hulul yoluyla. Hinduiz m.Hulul (avatara:enkarnasyon): Avatara (Avatar). bu is. . kimi de kutsal bir sevginin kaynagi olarak görür. Tanri'nin tek tezahürü oldugu fikrine karsidir. Buna göre her hareket. çesitli sekillerde görünürüm. Hint li. tanri kavramindaki degisik ifadeleri yadirgamaz.a. "Tanri birdir. Hulul. kötüden kötü çikacaktir. Peygamber konusunu da böyle açiklarlar. Bazi devrelerde ve bazi yerlerde Visnu veya Siva'nin ön plâna çiktigi olmustur. Hinduizm'de Visnu'nun zaman zaman kurtarici tanri sifatiyla dünyaya indigine ve za manin icaplarina göre muhtelif sekillerde kendini gösterdigine inanilir. Visnu'nun çesi tli hululleri (avatara) vardir.

Ye ni Eflatuncularda. Her davranis . Onl ara göre karma doktrini. Sanskritçe. daha önceki hayatinda Isledigi kötü amellerin. Eger bir semere hasil olursa. Sonraki ha ta mutlu olmak. bir sebep sonuç iliskisi içinde gerçeklesir. Bati Dillerinde Reinkarnasyon. ruh kendi derecesi içinde yüksek veya alçak olarak dogar. Transmigrasyon.Yoga: Yoga. daha önceki hayat seklinin ceza ve mükâfat olarak kendini göstermesi dir. bir korku vasitasi ve bir yokluk degil.. bu hay atta Islenen ameller. insan veya tanri seklinde dogar {Buna göre insan. her kararin dogru ve yanlis sonuç vermesini belirleyen seydir. Bunun için er Hintli. Eski Misir'da. Karma. Muammeriyye. Fisagorcularda. Onlara göre. yani ruhun bir bedenden ötekine geçtigi inanci dogdu. iyi amellerle gelecekteki hayatini garanti alti na almaya gayret sarfeder. Insan . Bunun neticesi olarak bütün canlilar. yaptiklarina göre hayvan. [96] d-Tenasüh (Ruhgöçü: Sanskritçesi Samsara. Devamli yeniden doguslarla insan. fizikî âlemde oldugu gibi. içinde dogduklari kast bile isledikleri amellerin bir neticesidir. Yunanlilarda. (Tenasüh in ancina. Insan. Ölümden k orkmaya gerek yoktur. dogru harekete baglidir. Maniheizm'de. B una göre ölüm. Bazi Hiristiyan mezhe plerinde ve Ihvânûs-Safâ gibi firkalarda da benzeri düsüncelere rastlanmaktadir. Ma nevî ve ahlâkî karsilik.[97] e. Bu inanisin Hintliyi kuvvetli bir iyimserlige ulastirdigi ileri sürülmektedir. ruhun bedenden ayri oldugu fikri gelismi s oldu. Hadbiyye. Bektasilikte. arzularina ulasir. Cenâhiyye. gelecekte onu görecektir. bitki. Bu dogus. mükâfat beklemeksizin hareket et me anlamina da gelmektedir. Bir irade egitimi yoludur. bir halden digerine geçistir.# Karma. eger Iyiye dogru gidiyorsa daha önceki hayatinda isledigi iyi amelleri n karsiligidir. "birlestirmek" anlamina gelen Yuj veya "Joug" kökünden g elmektedir. insan sonu olmayan bir tenasüh zinciri içerisinde gidip gelmektedir. sadece vazifenizi yapmakla mükellef siniz. insanin arzularini gerçek anlamda ölümsüzlüge ulastirir. Hint düsüncesinin temelini teskil eden tenasüh inanci. Hâbitiyye ve Hadesiyye.) : Karma doktrinine bagli olarak tenasüh. Isledigi günahlar sebebiyle bitki veya hayvan olarak düny aya gelmekten çekinir. Karma. Ahlâkî bir kâinat nizami olan karma kanununa göre. O. N usay-riyye gibi itikadi mezheplerde. Karma. ahlâkî ve zihnî âlemde de Insanin takip etmesi gerekli bir kanun bulundugunu ifade eder. Iyi bir canlinin durumu kötüye gidiyorsa. Bu. tekrar dünyaya geliste. tanri Brahma'da yasar. devam li bir tatmin elde eder. Yahudi Dönmelerinde de rastlani r). . Bha gavad-Gita'da Rab Krisna. Bu inanisa göre. islerinden sorumludur. G ita'da insanlari kurtulusa ulastiran yol olarak gösterilir. canlinin kaderine tesir eder ve onun tekrar vücut bulmasinda rol oynar. ayrica Harbiyye. onu bana birakin.. ayni zamanda. geçmiste ne ekmisse. yani yapilanlarin sonucu ruhun tenasühü ile mümkün olur. Böylece ölümden sonra devamli varolma. Her sahis." Hinduizme göre. Böylece sonuç bekleme arzusu firenlenmis olmaktadir. söyle demektedir: "Siz. Orfizm'de ve Gnostisizm'de rastlanan bir düsüncedir. muzu zehirli bir meyve veren agaçtan beklememeyi ifade etmektedir. Egzersiz ve antrenman anlamina da gelmektedir. "baglamak". kendi kaderinin mimaridir). Insanin enerjisini belli bir gayeye yöneltmeyi hedef alan bir disiplin dir. kendi durumlarini kendi emelleriyle kazanirlar. eninde sonunda meyvesini verecektir.

öglen ve gece yemek sunulur. tabiat üstü güçlerle temas kurmaya çalisir. Vücudunun etrafina su sepeler. alis veris ve is yerlerinde serbestçe dolasir. yenmez. insanin hem bedenî. Bu yoga sistemi. IV. Bundan dolayi. yiyecekler konulur. saatinde kutsal metinler okuyarak taptiklari putu uyandirirlar. Müslüman mahalleleri atese verilmis ve bölgede esiz sokaga çikma yasagi konulmustur. Burad a ya Visnu'nun helezonu ya da Siva'nin düz bir sütuna benzeyen putu vardir. Put. Tütsü çubuklari yakil ir.[98] 4. ona çiçek. her yerdeki ibadeti görebilmektedir. Onun önünde oturularak tefekküre dalinir. Yüzyilda. Inek ve öküzler. Hinduizm'de tapinaklarda yapilan ibadet. yer. Inekler. his üe sezgi arasindaki ahengi saglayarak eze lîye. genelde ferdîdir. Uzun. Inançlarina göre T anri. Böylece o. Onlar kesilmez. nefesine hakim olur ve zihnini bir noktada toplar. beden ile ruh. tanrisinin adini zikreder. Tanrisinin putuna yakarir. O. ibadet. yikanir. Hindistan'da bitkilerle beslenenlerin sayisi 1/4 civarin dadir. kâinatin degismez özüne ulasmaya. Yogi. genellikle.hem de zihnî ve manevî gücünü bir araya getiren egzersizdir. Sa bah Ibadetinde yüzünü doguya dönerek oturur. ayri bir sistem halini almistir. ibadet. Bir Hintli kendisiyle tapindigi tanri arasinda zihnini odaklastiracagi bir vasit a arar. siki bir züht hayati süren Hindular da vardir. atalara. Om kelimesi. Müslüman olmayan Hintliler arasinda da domuz eti yememe aliska nligi vardir. Put yikanir. Veda'lari okumaya baslamadan. Evlerde. hareket ile zihin. Ibadetin belirli bir sekli yoktur. Önünde isiklar yakil ir. gece giydirilip uykuya b . Brahma'yi veya Brahma-Visnu-Siva üçle mesini ifade eder. Disarida kiler de yapilanlari seyre gelebilirler. Hindistan'in bir çok eyaletinde inek kesimine izi n verilmedigi gibi. misafirlere. Yola yatarlarsa trafik ona göre düzenlenir. Ancak kisi hik mete ulastiginda artik bu vasitalara ihtiyaci kalmayacagi kabul edilir. her sekilde yapilabilmektedir. kutsal inek gibi hayvanlara. Ibadet Ve Gelenekler Hinduizm'de ibadet her yerde yapilabilir. Put a hediye sunar. tapinilan puta tahsis edilen bir oda veya köse bulunur. Bundan dolayi Hindistan'da çok sayida tanri tasviri bulunur. Kutsal oda ya da kösenin önüne isiklar. sehvet senlikleri yapan. ilâhî kuvvetle dolu. 1981'de Hindistan'in batisi nda Kopargaoh sehrinde. yemekten. her z aman. her yerde. Boru çalinarak disardakilere ibadetin basladigi bildirilir. gök ve hava âleminin anasi olarak görülür. fakirlere yi yecek sunulur. cad erde. kutsal sirli bir kelime olarak kabul edilir. Buddist ve Caynistler tarafindan uygulanmistir. Hintlilerde ortak bir ibadet sembolü. Nefesini kontro l eder. kut sal kitap okunarak yaglanir.Yoga. herhangi bir isten önce söylenir. bi tkilerle beslenen) Hindular yaninda. evdekinin biraz gelismis seklid ir. Om. fakat cemaatle ibadet y oktur. Müslümanlarin dört kutsal inegi kestikleri yolunda söylentilerin çikmasi üzerine büyük olaylar patlak vermis. çiçekler. sabah safaktan önce kalkar. Bu kelimenin harfleri. "Om"dur.[99] Et yiyen veya vejeteryan (et yemeyen.Dinî Âyin. sigir eti hemen hemen hiç yenilmez. Gayatri Ilâhisini okur. Tapinak vardir. gündüz istirahate. Patanjali'nin Yoga Sutrasi'nda açiklanmistir. yaglanir. bir çesit besmele gibi. Yoga y apana yogi denir. Diger tanrilara. Daha sonra diger grup ve kastlardan ayr i olarak gelismis. Bunun yaninda. duadan. özel bir tarz da nefes alarak söylenir. Putlara su dökülü ra taze meyve sunulur. Brahmanlar. Ögle ve aksam da bu yaptiklarini tekrarlar. gecenin son 8. Hintli. evde veya nehir kiyisinda yapabilecegi sabah ib adetine hazirlanir.

insanin sahis seklinde tasavvur edilen bir tanriyi severek kendini ona teslim etmesi vasitasiyle kurtulustur. Öl müs kahramanlara ve azizlere de yardim için dua edilir. bilgi ve marifet (yani ilâhî hakikati tanimak la). Gandi'den bu yana biraz degisme olmustur. XVI. Ayrica büyük hazir lik ve merasimleri gerektiren kurban. Hindulann hayatlar inda önemli rol oynamaktadir. Bu kutsal yerlere yapilan ziyaretler ve "hac" seferleri. Tanrilar bile kudretlerini ancak kurbanlar sayesinde gösterebilmektedir. [100] F. inek gibi hayvanlar kanli kurban olarak takdim edilmektedir. sadece kurban merasimlerini icra etmek degi l. Ibâdet. genellikle çevresine tes ir ettigine inandiklari mahallî köy ulûhîyetlerine kurban sunarlar. omuzlarindan belle rine kadar iplikten yapma. "Soma" kurbanidir. Brahmanlarin isi. Bunlardan birisi . Zamanla kurbanlari icra edebilmek ve kurban törenlerindeki vazifeleri yer ine getirmek. Hindistan'in ziyaret edilen yedi kutsal yeri vardir. Eski zamanlarda evin sahibi.CAYNIZM Hindistan. gittikçe zorlasa n hazirliklari gerektirmistir. Tanrilara sunulan hersey kurbandir. ölen kocasiyla birlikte yakilirken simdi bu âd etten vazgeçilmistir. ameller (yani kurbanlarla). agirlik merkezini Brahmanlar olusturan ve kast sistemine dayanan Hinduizmden sonra. Tapinaksiz köy yoktur. Kurban. Soma'nin hazirliklari s irasinda keçi. üç ayri yoldan kurtulusa gidebilir. Bu tapinakl ar genis duvarlarla çevrilidir ve yanlarinda kutsal yikanmaya elverisli havuzlar b ulunur. hâlâ ilk üç sinif. Yüzyilda da Sihizm ortaya çikmistir. Ayrica ilkbaharda.Ö. her merasimden Önce ve sonra zühd ve riyazet gerekli o lmustur. Ancak. insan ve tanrilari idaresi altinda tutmaktir. Hinduizmde çok önemli bir yer tut ar. . Tanril arin öfkesini teskin etmek maksadiyle takdim edilen kurbanlar yaninda. VI. ölülerini yakmakta ve küllerini Ganj nehrine dökm ektedir. üçüncüsü ise. erkeklere ve kast sisteminin Ilk üç sinifina ait kabul edilirken . millî bir karakter e sahiptir. Tapinaklarin yillik senlikleri vardir. Veda'lann emrettigi dinî hayat kurbanlar etrafinda toplanmistir. kisaca bahsedilecektir. arabalarla çekilerek irmaklara götürülür. Caynizm ve Sihizm. burada. Hindistanin dinî temayülüne göre insan. ayni zamanda sihir ve büyü yapmak. Bunlardan. kutsal kitap. yikanir. Bu son ikisi (Si-hizmdeki bazi istisnalar bir yana birakilirsa). Köylüler. Hintliler. Veda'lari okumak için bir rahip sinifi ortaya çikmistir. Hinduizm'in bazi mezheplerinde. Bunlara Brahm an adi verilmistir. reislerine ulûhîyet atfedilerek ta'zimde bulunulur. Bunun yaninda yaz ve kis gün döpümleri münasebetiyle kanli kurbanlar da takdim edilmistir. irklar ve diller konusunda çesitlilik gösteren bir ülke olmasi yaninda. Hin distan disina çikmamistir. digeri. Bir yüzyil öncesine kadar kadin. Asagi yukari dörtbin yillik bir geçmise sahip ol dugu kabul edilen Veda'lari esas alan. Hinduizmdeki kast sistemine ve Brahman si nifinin otoritesine karsi bir tepki olarak dogan bu dinlerden Buddizm (ileride müs takil bir bölüm olarak incelenecektir).irakilir. tanrilara kurbanlar takdim etmistir. Yüzyilda Buddizm ve Caynizm. bugün yasayan birçok dinin de çikis yeridir. Bu senliklerde putlar. ayri bir isaret tasirlar. Fakat her kurban. M. özel hediyele r de kurban olarak sunulmustur. Insanlari tanrilarla iyi münasebett e bulunduran kurbanlardir.S . Kasabalarin ve sehirlerin büyük tapinaklari vardir. bazen de karisinin yardimiyle. sonbaharda ve yeni yilda yapilan senlik ler de vardir. Tanrilarin takdim ettikleri kurbanlar yeryüzündekilere örnek olmustur. Bunlarin en meshuru Benares 'tir. Cinlerin varligina d a inanilir ve onlardan korkulur. evrensel. M.

Vardhamana. yol gösteren) olarak Ma-havira'ya ta'zim edilmisti r. "muz affer" veya "insanî ihtiraslardan kurtulmus" anlaminda Cina denilmistir (Cina. rahiplik elbisesi giymis ve rahiplik isareti olarak saçindan be s perçem koparmistir. Bundan dolayi ziraatla ugrasmaz. bu konuda daha müsamahakârdir. Onun Nirvana'ya varisi. umûmî ruh göçü teorisinden esinlenmektedir. Her üçü de ksatriya (prensler ve sava sçilar) kastindandir. VIII. Caynistlerin zühde daha büyük bir yer ayirmalari ve kendi nefislerine iskencede daha asiri gitmeleridir. çok kati kast sistemine ve ka nli kurbanlara karsi bir reaksiyondur.Ö. aslinda Caynizm Parsva'ya (M. Otuz sene kadar bu isi yürütmüs ve 72 yaslarinda (M. Mahavî-ra'ya atfedilen muzaf fer anlamindaki Cina sifatindan türemistir. her seyi ögrenince vaaza baslamistir. aylarca perhiz yapmistir. Vardhamana taraftarlarina "Caynist" denir. çoktanrictliga. heykeltraslikta. önce Mahavira'nin memleketi olan Bihar-Orissa'da. bir terimdir). M. Bu iki hareket. "Parsvanatha" (muzaffer) adi verilmis tir. Batili yazarlar Mahavira'yi önceleri bu dini n kurucusu olarak gösterirlerken simdi onu reformcu olarak nitelendirmektedirler. yüzyi l) kadar geri giden bir geçmise sahiptir. Caynistlerin sayilari 3 milyon civarindadir. Cina'nm doktrinine de "Caynizm" denilm istir. 599-527) olarak gösterilirse de. Caynistler ayrica.Ö.Ö. onüç sene kendisini siddetli riyaze te hasretmis ve bir agaç altinda düsünceye dalmistir. i nançlari ve eserleri arasinda benzerlikler vardir. Ma-havira. Caynist takvimin baslangici olmustur. fakat Budda'nin doktrinini va'zettigi dönemi görmüstür. 527'de) Bihar'da ölmüstür. Is hayatini tercih ede rler. Hindistan'in güney ve batisinda yayilmistir. Bundan dolayi Vardhamana'^a "büyük kahraman" anlamina Mahavira. III. Otuz ay murakabe egzersizlerinden sonra o. Parsva'nin ortaya koydugu doktrini Mahav ira gelistirmis ve sistemiestirmistir.Hindistan'a mensup bir din olan Caynizm. Aralarindaki fark. onlar in âyin usûllerine düsmandir. Etrafinda çesitli kastlard an insanlar toplamis ve büyük bir cemaat olusturmustur. Budda'dan önce dogmus. Beslenmeleri için biraz meyve ve biraz sebze . Mahavira ve Budda'nin hayat hikây eleri arasinda büyük benzerlikler dikkati çekmektedir. bazi bilginlerce bir mezhep veya tarika t olarak görülmüstür. Halb uki Buddizm. dünya hayatini terk etmis. Ancak bu yayil ma. vaazlarini kutsal dil olan Sanskritçe ve mahallî Magadhi lehçesinde yapmistir.doktrinini asiller ve halk arasinda yaymistir. Caynizm kisa za manda.Mahavira'nin Hayati Benares'te dogdugu kabul edilen Parsva'ya. Ruh göçü (samsara) çemberinin özüne nüf ceye kadar murakabe ile dolu bir züht hayati yasamis ve nihayet ruh göçünden kurtulus yo lunu bulmustur. Her ikisi de Brahmanlara. Beslenme rejimi. Onlarin hayatlari. Parsva'nin doktrini ve cemaati. öldürmeme) prensip olarak alir. Vesali'li bir prens olan Vardhama-na tarafindan yenilestirilmis ve gelistirilmistir. Bir müddet sonra elbiselerini atarak çirilçiplak dolasmaya baslami stir. tekrar edip duran dogum çemberi selinden geçit bulan. rahiplerin giyinmesi konusundaki tartismayi ve arkasindan da bölünmeyi beraberin de getirmistir. Sas kritçe bir kelime. Ahimsa'yi (siddete gitmeme. otuz yasinda evini. Parsva. Caynizm. karisini ve çocugunu terketmis. O. Bu kelime. her türlü ya ratigi öldürmeyi yasak eder. Parsva. Yüzyilda .Ö. Br larin otoritesine karsi bir mukavemet. bir kitlik sebebiyle. Yüz yasi nda ölünceye kadar. Tirtankara (geçit yapan. Bu dinin kurucusu Mah avira (M. [ 101] 1. Brahmanlarin etkisine ve bazi Hint düsünce sistemlerine karsi olarak ortaya çi kmasina ragmen. Mahavira'nin (Cina) çagi ve memleketiyle Budda'ninki aynidir. insan lari tamamen çiplak göstermektedirler. oldukça sikidir. Hint düsüncesinin genel çerçevesini ve bazi mabet âyinlerinde Brahmanlartn rolünü kabu! eder. daha sonra. Cina (Cayna).

Mezhepleri ve Kutsal Kitaplari Caynizm. Zühde götüren diger hususlar Ise. Mahavira'nin ölümün den on asir sonra toplanan "Beyaz giyinenler" konsili tarafindan "Agama"lar veya "Siddhanta" adli kitapta bir araya getirilmistir. Kendi inançlarini yayma çabasi göstermeyen Caynistler. hikâye ve ahlâk kitaplari da bulunmaktadir. Fakat M. bu vaazlarin bir kismini biraraya getirmeyi basarmis. dürüstlüge ve sade bir hayat yasamaya büyük özen göstermektedir. Yüzyilda kurulan Sthanakavasi mezhebi. Caynistl eri iki mezhebe ayirmistir: 1) Digambara {hava giyinenler).S. Bu kitap "Ganipidaka" diye de adlandirilmaktadir*. Beyaz Giyinenleri n bu kitabini apokrif (gayr-i sahih) saymakta ve onu kabul etmemektedir.Ahlâkî Prensipler. ruhun ebe dîligini. Tirtankaralarin zamanin her devrinde 24 kadar oldugunu ve Mahavira'nin bunlarin sonuncusu bulund ugunu kabul ederler. Ilk Caynizmin tanri tanimaz bir karaktere sahip oldugunu savunmaya ve tapinaklardaki heykelleri. rahiplerin uymasi gerekli kurallar. mümkün oldugu kadar cinsî münâ n kaçinmak. büyük üstadlarindan dört kisilik bir grubun meydana getirdigi bir eseri koymaktadirlar. Caynizmin ög retileri ve efsaneleri yer almaktadir. [102] 2. resimleri r eddetmeye baslamistir. Mahavira'ya dayandirilan kutsal metinlerde yer almaktadir. Iyi bir Caynist içtigi suyu. yukarida bahsedilen b . Bunu gerçeklest irebilmeleri için karma maddesinin ruha nüfuz etmesini önlemeleri. Mahavira'nin vaazlari önce sözlü olarak rivayet edilmistir. ancak rivayetlerin büyük bir kisminin kaybolmasini Önleyememistir. kurtulusun Imkânini Inkâr etmek anlaminda degildir. Onlar. Bunlar. Caynistlerin bütün kitaplarinin Hint filozofu Sankara tarafindan yok edildigini Iddi a etmektedirler. Yüzyildan itibaren rahipler arasinda giyinme konusundaki tartisma. Maha vlra.Tanri Anlayisi. Karma'ya karsi kendini koruma. ruhtaki mevcut karm a'yi imha etmeleri gerekir. Bunlarin çogunlugu manastirlarda yasamaktadir. M. ruhu dogumla ölüm arasinda cereyan ede n bagdan. Kaybolan kitaplarin yerine.Kurtulus ve Hidâyet Doktrini Caynist ahlâk prensibi.Ö. daha ziyade rahip ve rahibeler içindir. felsefelerini. yalan söylememek. XV.kâfidir. Bu iki mezhebin sahih kabul ettikleri kitapl ardan baska. dogumla ölüm çemberinde ebediyen döner durur. Caynizmin gaye ve hedefi. asgarî bir mal ile yetinmesini bilmek. Ahlâkî kurafiar rahip olmayanlarda bile oldukça serttir. bazi Caynist mezheplerd e tanri inancinin varoldugu anlasilir. 2) Svetambara (beyaz giyinenler). Mahavira'ya uyarak tamamen çiplak gezerler. Bu kitap Caynistlerin kâinat tasavvur larini. ateist bir din olarak gösterilir. Bu ismi. Bunun Için de da ima agzinda bir bez tasir. ahlâk ve Ibâdet hakkindaki görüslerini ihtiva etmektedir. Bu ateizm tanrinin varligini. pek çok Ilahiyat. hiçbir sekilde çalmamak. Bu kurallar su bes esastan iba rettir: Öldürmemek. karma'dan kurtarmak ve nirvana'yâ ulastirmaktir. Budda gibi. Hava Giyinenler mezhebi. küçük bir canliyi öldürmemek için yürürken önünü süpürür. aldigi havayi süzmek zorundadir. Bunun yaninda özel kabiliyete sa hip ruhlar. Bu kita plarin sayisiz tefsirleri olmustur. III. Ancak bütün ruhlar bu hedef e ulasamaz. Daha sonra Müslümanlar onlara asgari bir elbise giymey i kabul ettirmislerdir. Yoga'yi uygularl ar. üzerlerine giyd ikleri beyaz elbiseden almislardir. Daha Sonra toplanan bir ko nsil. Cina. Tapinaklarinda tanri heykelleri bulunur. tanri fikri üzerinde durmamis olsa bile. [103] 3. Bu iki mezhep arasinda doktrin bakimindan büyük farkliliklar yoktur. kurbanin faydasini. Sözlü rivayetlerden kalanlar. Tirtankara ve "mükemmel azizler"in varligina inanirlar. sayisiz vücutlarin sonunda nirvana'nin sükûnetine girebilir. Bu kitapta.

n efsin öldürülmesi. Islâm'in Hint yarimadasinda görülmesiyle daha da hizlanmisti. gökler âlemi üzerinde bir baska âlemde bulunurlar. Tirtankaralar ve kurtulusa ulasmis hayat cevherlerinin bulundugu âlemin en üst bölümüne göre çok asagidadirlar. Kutsal yazilan okuyarak. [104] 4. Onun cennetleri ve cehennemleri vardir. Tekrar bu dünyaya gelme zahmetinden tulmus olanlar. Tirtankaralarin yasadiklari kabul edilen yerler ziyaret edilir. Bunun için nebatî gidalarla beslenir. güzel mabetler insa etmislerdir. Bununla beraber Caynist m abetlerde bulunan-heykeller takdis edilir. tefekkür eder. Islâm ve Hin Günümüzde Hint dinî ve mensubu vardir. rahipler tarafindan degil. Is . ruh göçünden kurtulup nirvana'y a ulasabileceklerini ümit edebilirler. Si dünyanin çesitli yer Orta Çag boyunca Hindistan'in dinî. tahsil ve murakebe ile saglanir. insanlar a kurtulus yolunda yardimlari olamiyacagina inanirlar. Bütün hayvanlarin tedavi edildigi hastahaneler vardir. açliktan ölmeye büyük önem verirler. Ibâdet esnasinda Tirtankaralarla ilgili ilâhiler söyler. dünyayi tamamiyla terkedebilen rahip ve rahibeler. üstteki cennetl er ile alttaki cehennemleri ayiran. hayvanlar gibi varliklarin meskûn ol duklari bölge yeralir. Dindar Caynistler. Hin-duizm'in din adami olan Brahmanlar. daha sonra m anastirlara yerlesmislerdir. çikmis. Kisacasi siki bir züht hayatina gire nler. Hindistan'daki bazi gelismeler sonucu XVI. reformcularin ortaya arttiklari fikirlere ilgi gösteriyorlardi. düny evî istekleri için onlara ve tanrilara duada bulunulur. hiçbir canli varligi incitmemeye gayre t ederler. siki bir disiplin. bu dine uyanlar ölümsüz ve ebedîdirler. ücretle Caynis t mabetlerde çalistirilir. Caynistlere göre. Yüzyilda ortaya duizm karisimi bir dinî harekettir. yaglanir ve çiçek lerle süslenir. Ortada. Cehennemler. güçlüklere sabir. Onlara meyve v e sebzeler sunulur. ha lk tarafindan idare edilir. Canli varliKlar. fakat onlarin da ruh göçüne mahkûm olduguna.SIHIZM 1. Kurucusu Nanak'tir (1469-1539). Önlerinde ilâhiler söylenir. Bu bes yasaga uymak. Âlem ebe ir ve yaratilmamistir. Caynist cemaatin idaresi. Önceleri gezici zahitler olarak yasayan rahipler. Mabetlerinde-ki ibadetler. Cennetler. Yüzyillardan beri devam eden "tektanri inanci yönündeki gelismeler. Bazi Caynistler. Rahipler gibi halk da. günlük belirli ibâdetleri yerine getirir. sahip olduklari duygulara göre siniflandiril ir. [105] G. insanlar. ruh ve bedenlerini terbiye ederek vakitlerini geçirirler. gayelerinin gerçeklesmesini. Hindistan'a bagli millî bir dinî hareket olmakla beraber. Bu hosnutsuzlar grubu. lerinde üyeleri bulunmaktadir. sarhos edici içkiler kullanmazlar. siyasî ve içtimaî durumu Hindular arasinda hosnutsuzlu klara yol açmisti. belirli hareketleri yerine getirir. siyasî hayatinda önemli bir yer tutan bu dinî hareketin 8-9 milyon -hizm'in. putlari yikanir. Hindui zmdeki Mutlak Varlik ve onun birliginin politeizm içinde kaybolmasi karsisinda.Âyin ve Ibadet Caynistler. Semada pek çok tanrinin bulunduguna.es yasaga uymakla olabilir. Hindu tanril arina bile dua ederler. tövbede b ulunur. Bu âlemin kurucusu yoktur. rahip ve rah ibelerin elindedir. tanrila rin yeridir. Hindistan'da eksik olmayan dinî re-formatörlerden bekliyorlardi.Nanak'in Hayati Sihizm. Önlerine lambalar ve tütsüler konur.

bir kismi da kendi kültürlerinden kopamayarak Hindu izm ile Islâm'i uzlastirmaya çalismisti. O. Islâmî f ikirlerden istifade eden Nanak. Kabir/Kebir (M. zâti ile kâim. Bunun üzerine Nanak. [106] 2.Nanak'tan Sonraki Durum . 70 yasinda iken. henüz genç iken. 1500 yilina dogru. Hindistan'da bulunan bütün dinleri uzlas tirmayi denemisti. bu köyü terketmeden önce evlenmis ve iki oglu olmustur. tenasüh fikrini kabul et mis. "bir tek Tanri" inancini yerlestirmeye çalismisti.S. ibadette ilâhî adin tekrar tekrar zikredilmesi. onu sistemlestirerek bugünkü "SihiznV'in ortaya çikmasini saglayan Nanak' mkiydI. Bu köyde yeni inancini yaymaya bas ladi. takvadan baska üstünlük tanimayan. Yüzyilin ikinci ya risinda. Rivayete göre. Geride iki ogul ve çok sayida Sih (sa kirt) birakti. 1469 yilinda. Tanri'nin birligi. heryerde hazir ve nazirdir. hak ve adalet ölçüsüne dayanan. sözle anlatilmaz. yüce bir Tan ri'nin bulundugu" seklinde va'zetme görevi verildi. Lahor'un güneybatisin a 60 km. korku ve düsmanliktan beri. Kuzey Hindistan'da vaazlarda bulunmus ve sinkreti st (uzlastirmaci) Sih hareketini ortaya çikarmistir. Fakat bu denemelerin en ilgi çekicisi ve kalicisi.lâm'in Allah inancindaki açiklik ve berraklik Hintlileri cezbetmeye baslamisti. kutsa l yerleri ziyaret etti ve muhtelif din mensuplariyla tartismalara giristi. putçulugu ve kast sistemini rtadan kaldirip Islâm ile Hinduizm arasinda orta bir yo! bulmak istemistir. görünmez. Önce siya sî olarak baslayan bu hareket. insanlararasinda esitl igi esas alan. Nanak'inki bunlarin en dikkat çekicisidir. Kabir (Kebir). kast ayrimini reddeden. M. Talvandi Köyünde dogmustur. fakat avatara'lara inanmayi reddetmistir. O. simdi Nankana Sahib adini tasiyan. Nanak'in çocuklugu ve yetiskinl ik çagi. Kabir'den sonra aslin da Müslüman bir hükümdar olan Ekber (1542-1605). Bunun yaninda o. Islâm'in bir tek Tanri ve on un sifatlari gibi bazi hususlarini benimsemistir. önceleri. mesafede bulunan. 1539 yilinda. Bir kismi bu dine baglanmis.bu köyde öldü. ebedîdir. bir din kurma iddiasinda bulunmamistir. [107] 3. orada Müslüman bir idarecinin hizmetine girdi ve senelerce bu görevini sürdürdü . dogmamis. Hinduizmin bazi önemli kavram ve düsüncelerini muhafaza etmekle berab er.S. Bunun yaninda. çesitli kastlardan insanlarin esitligi. putlara tapinmanin kötülügü. Talvandi Köyünü (Nankana Sahib) ter-kedip Sultanpur sehrine gitti. Hinduizm'in örf. yüksek sayilabilecek bir kasta mensup ailenin ve Hindu bir çevr enin çocugudur. âdet ve kültürünü tasfiye etmek. tektir. Islâm mutasavvif larinin etkisinde kalan Nanak. Nanak. kendisine "Yaratici. Bos zaman larinda da ormana çekilip düsüncelere daldi. Ona göre Tanri.Sihizmin Dogusu Islâm'in Hindistan'a girmesinden sonra. 1435-1518) olmustur . hint felsefes inden gelen "Maya" ve "Nirvana" tasavvurlarini benimsemis. bu zahidâne gezilerinin birinde . vazifesini ve Sultanpur'u ter-kedip. Bu konudaki vaazlariyle söhrete kavusan Nanak. Bu si rada bir zengin tarafindan serefine Ravi Nehri kiyisinda kurulan Kar-tapur Köyüne ye rlesti ve hayatinin son on yilini burada geçirdi. dinî olmaktan daha çok felsefî bir monote zm içinde Hiristiyanlik ve Yahudilik de dahil. Faki r olmasina ragmen o. politeizmi. bu köyde geçmistir. daha sonra dinî bir veçheye kavusmustur. Islâm ile Hinduizm arasinda bir uzlasma z emini arama çalismalari baslamistir. Nanak. sultan ile köle arasinda fark görmeyen Islâm'in cihansümul esprisi Hindularin gönüllerinde ihtilâle sebep olmustu. bir tek ve gerçek olan "tann"si hakki ndaki düsüncelerini yaymaya çalisti. kendini kabul ettiren ilk büyük isim. Dinî reform konusunda. O. kardesçe sevginin önemi ve rehber olarak " guru"ya ihtiyaç bulundugu seklinde özetlenen bu dinî anlayis Nanak tarafindan herkese uygun bir sekilde sunulmus ve hayat nizami olarak sistemlestirilmistir. XV. Kebir'in açtig i yolda yürüyen.

Pencab'da ayak diredi. guru Arjun'un zamaninda oldu. sarik gibi hususlari yer ine getirmemekle digerlerinden ayrildilarsa da yine Sih olarak kaldi. hal ktan büyük destek alarak. Sihler kutsal kitaplarini Guru Granth diye de adlandird i. Yine Arjun zamaninda Sihl erin kutsal kitabi olan Adi Granth biraraya getirildi. 1574) oldu. Öte yandan dogum ve evlilik âdetlerinde S Ihlerin kendilerine mahsus törenler yapmalarini sagladi. Onun zama ninda bu topluluk. alkollü içki kullanmaz. Bahadur. bir seri guru tarafindan idare edildi. Sahip ol duklari sistem de Batililarca Sihizm olarak adlandirila gelmistir (Kendileri "Gu rmat" kelimesini kullanirlar). Arjun. 1661). Arjun etkili bir hitabete de sahipti. 4. 3. guru olarak kisa bir süre görev yapti. önce "Nanakpanthiler (Nanak taraftarlari) olarak adlandir ilmis ve bir müddet sonra "Sih" (Sanskritçe çirak veya tilmiz) adini almistir. Nanak'in oglu Sri Ch and'a uyanlar Udasis cemaatini olusturdu. 1581). T. Nanak'in 1539'da ölümünden sonra yerine 2. halefleri arasinda Nanak'in telkin ettigi tenasüh inanci geregi. guru Amar Das (Ö. Saç ve sakallarin kesilmemesi (kesh). Yaninda havuz bulunan bu mabed. Khalsa'ya kabul edilenler siki bir disipline alistirilirlardi. Islâmî usulle kesilmis et yemezlerdi. Amrit-sar'da Altin Mabedi (Har imandir) yapim isini sona erdirdi. Guru Har Rai (Ö. Sag bilek üzerine çelik bilezik takilmasi (kara). O. Nanak'in ölümünden sonra. 1675) 9. Sonunda yakalandi ve Delhi'de cezal andirildi. Khalsa'ya pahu! merasimiyle giren üyelere "Sih adabi" açiklanirdi ve onlar "singh" ( aslan) olurlardi. onun ruhunun sirasiyla kendini takip eden "g uru"ya geçecegi fikri ortaya çikti. ve sonuncu Guru olarak. sigara içmez. hükümdara isyan eden oglu Hüs rev yanlisi oldugu gerekçesiyle. Ondan sonra damadi Ram Da s (Ö. babasi Arjun'un 1606'da ölmesi üzerine 6. Khalsa'ya girenler Pahul denilen bir takdis merasiminden geçmekte ve "k" ile baslayan su bes esasi yerine getirmektedir :1. guru olarak Sihlerin basina geçti. kendisini ziyaret edenlerin sakirt lerle birlikte yemek yemesinde israr etti. Sihler içi n çok kutsaldi ve merkezî öneme sahipti. Âdi Granth. yakalandi ve cezalandirildi. 8. 1664) . Ancak E kber zamanindakinin aksine oglu Cihangir devrinde Arjun. Nanak'in siirlerini topladi. Diz altinda baglanan kisa pantolon giyilmesi ( kach). ölmeden önce. havârî) olarak kendine halef tayin etti. X. ken dilerine bagli Sihlerden zaman zaman ayri bulunmak zorunda kaldi. ziyaret ediliyordu. Bunun için gurularin hepsi. O. Bu gurularin tilmizleri. Sihleri askerî bakimdan güçlendirdi. Bu s ebeple Himalaya eteklerindeki KIratpur'a çekildi. besi . Bu mabedin yapimina Ekber Sah'in verdigi araz i üzerinde Ram Das zamaninda baslanmisti. en sadik tilmizlerinden Angad'i Sihlerin "guru"su (rehber. Bu silsile.Nanak. Kama tasinmasi (kirpa n). Bugün Gobind'e nispet edilen dinî ve felsefî yazilari içinde bulunduran Dasam Granth denilen ayri bir metnin bazi parçalari Sih ibadetinde ve diger bazi vesile lerle kullanilirsa da bu Adi Granth'la bir tutulmaz. Tarak takilmasi (kangha) ve sarikla o nlarin intizaminin saglanmasi. Ancak düzlük yerlerde onun askerî gücü Mogollarinkine denk degildi. Pencap'ta kullanilan Gurmukhi kutsal metni Angad'a dayandirildi. 10. Cihangir ve daha sonra oglu Sah Cihan'a karsi askerî teskilatla nma yoluna gitti. 1552'ye ka dar guruluga devam eden Angad. guru olarak Angad geçti. amcasi Tegh Bahadur'u (Ö. taraftarlarini "Khalsa" (Halsa) denilen bir cemaat te skilati içinde siki sikiya kaynastirmasidir. Bunlar sakal. çogunlugu ilk. Onun oglu Go-bind. Onlar. 2. bu kitapta Sihle-rin dinî i nanç ve ahlâkî kurallari ortaya konuldu. misyoner faaliyetleriyle taraftar kazanma yolunu benimsedi ve 4. kendisine uyanlara artik Granth'i guru edinmelerini söyledigi için. Hargobind (Ö. Nanak'in yeni tezahürü ola rak görüldü. Guru olarak tayin edip öldü. Cemaat ve inanç bakimindan en önemli gelisme Ram Das'i n en küçük oglu 5. Arjun zamaninda Kutsal Metin belirlenmis olmasina ragmen Gobind. O ve 7. Arjun'un ve babasi Tegh Bahadur'un ilâhilerini de içine alan genisletmeler yaparak metne son sekl ini verdi. Sihler arasinda birligi ve beraberl igi saglayan 3. Gobind' le birlikte guru silsilesi sona erdi. Iki yüzyila yakin bir süre cemaat. Guru Hari K ishen. Gobind'in baslica icraati. 5. Guru Govind Singh'in 1708'de ölümüyle sona erdi.

2. Hinduizml e bütün bütün baglarini koparmak istemiyorlardi. 1440-1518) gibi Hindu ve Müslüman kaynakl ar. Âyinleri ve Ibadetleri Sihler. Seremonileri (âyin ve iba detleri) basit bir duadan. Çünkü mahalli Sih önderlerinden birçogu. o Khalsa'ya girenlere Singh (aslan) lakabini vermis ve Singhizm'i olu sturmuslardir.Adi Granth'tan ve Guru Nanak'a ait pasajlardan ezber okunmasi. bir kimsenin fiillerin in gelecek hayattaki haline tesir edecegine (karma) ve ruh göçüne (tenasüh) inanirlar. Nam Devir (1270-1350). Kabir (Kebir) (tah. Hinduizm tarafindan yutulmaya baslamalar idir. XX. bir veya iki erkek çocuklarini Kesadhari olarak yetistirdiler. Bunlar. XIX. Gurdvara denilen mabedlerin idaresi uzun süre bunlarin elinde kal misti.000'den fazlasi Arjun'a aittir. bir nevi abdest almaktan (yikanmak) ve Amritsar'a "ha c" için gitmekten ibarettir. bir tek Tanri'ya ve Adi-Granth adli kutsal kitaba. Dindar bir Sihin günlük ibadeti. Gobind' e uyanlar. Khal-sa'nin destekledigi okullardaki egitim-ögreti mi gelistirmek için düzenlenen SIgnh Sabha teskilati bunun örnegidir. Adi Granth'da gurularinkile r disinda Ferid (XIII. . Dinî ve içtimaî faaliyetlerinin merkezi Amritsar'd aki Altin Mabeddir (Harimandir). tek Tanri ve tenasüh inançlar i devam etmistir. Sihlerin ibadeti. Yüzyilda Sahajdhârî Sihleriyle ilgili kayda deger bir gelisme. Sih askerî hâkimiyeti. onlarin askerî politikalari sayesinde basarildi . Bununla beraber Ranjit Singh'in devrinde Sinlerin itibar kazanmasi sonucu.nci ve dokuzuncu guruya ait 6. basit ve sadedir. Altin Mabedin havuzunda ibadet kasdiyla yikanirl ar. Sahajdhâriler (inancin bütün gereklerini yerine getirmek için vaki t isteyenler). onlardan yeni katilmalara da firsat verdi. Akali Dal' in 1920'lerde kurulmasindan sonra. Bununla beraber Sihizmin ilahiyati pek degismemis. Britan-yalilarla iki harp sonunda yikildi ve ortadan kalkti (1849). Ilk düzenlemede agirlik Nanak'tadir. Pencap millî güçlerine dayan arak kurulmussa da bu Sih kralligi. Mabette sembol olarak Adi-Granth ve bir kiliç bulunur. Sonunda Hint Devleti bunu kabul etti. Sihlerin günlük ibadetle rinde merkezî öneme sahip sabah duasi da Nanak'a aittir.000 ilâhiyi içinde bulundurmaktadir. Böylece yeni cemaatte güç çogunlugu. Böyle faaliyetler Hinduizm'e geri dönüsü engelledigi gibi. Kesadharîler (tra s olmayan Sinler). üç dinî hüküm altinda toplanmaktadir: 1. Kesadharîler arasinda ayri bir Khalsa hüviyeti olusmasi sonucu.Sihlerin Inançlari. Kesmir'd e önceleri bunlar kuvvetli idiler. Dinî kökleri Sri Chand'a dayanan Udasis cemaati de bu ikinci grup içind e yer almaktaydi. 1947'de Hindistan'in bagimsizligi üzerine Akaliler ve digerleri Pencap'ta ayri b ir Sih eyaleti Istediler. Gobind'in tuttugu yol bazi sosyal problemleri de beraberinde getirdi. Ksatriya ve Vaisya gibi üst kastlardan olduklari için. Bu Khalsa ile baglantisini sürdürmekle beraber yeni cemaatin bes t emel alâmetini kabul etmeyenlerin durumu iki grup ortaya çikardi: 1. Bu yüzden Gobind'in reformunun yerinde olup olmadigi gündeme gelmistir. [108] 4. Yüzyil ?). Bunlarin 2. Khal-sa'ya girmeseler de büyük sayida Hindu kitlesi Sihlere katild i. özellikle bhakta'lar ve sâfiler'den alma ilâhîler de bulunmaktadir. Ranjit Singh'in (1780-1830) zamaninda. Böylece Sihizm ile Singhizm arasinda bir ayrim yapilmaya baslanmist ir. çiftçi asan Jatlara geçti. Yüzyilin ikinci yarisinda Arya Samaj ve Hiristiyan misyoner faaliyetleriyle müc adele gayesiyle ve Britanyali isgalcilere karsi SI-hizm'in itibarini güçlendirmek için reform hareketleri baslatildi. Ud asis cemaatinin kontrolündeki mabetlerin bu yari Hindu çevreden alinmasi.

Babasinin adi Puru sesb. yorucu bir hayata alistirirlar. Çocuklarini çocukluk çagindan itibaren sikinti li. Hindistan'in koruma ve güvenlik görevlilerinin çogunlugu nu Sihler olusturur. Khalsa'ya dahil olanlar uzatirlar. Evlenmelerde Adi-Granth'dan metinler oku nur. üstra: develer demektir. ölülerini yakar. Zarathustra'nin Yunanca karsiligidir (Zarath: güzel. Sahislara karsi islenen cinayetler. Nanak'a tabi olup Khalsa'ya dahil olmayan lar. Bu din. O. tasimacilik. Hindulardan ayrilirlar.Ailevî bir vecibe olarak her sabah toplanip Adi-Granth'tan herhangi bir yerin ok unmasi. talim ve terbiyeye önem verirler. dul kadin ve erkeklerin evlenmelerine izin verirler. Inege saygi inancini deva m ettirirler. Gatha'lar diye adlandiri lan kutsal metinler ona dayandirilir. siyaset. soylu ve mütevazi bir ailenin çocugudur. Hindu lardan tamamen ayri. aralarinda zaman zaman tartismalar olmaktadir. dogum ve evlenmelerde Hindu âyinlerine riâyet etmez. Ölüm cezasi. Halk d ilinde Zerdüst. Bati'da Zerdüstîlik. Iran dinleri üzerinde önemli bir etki birakmistir. Sihler. [1 09] H. daya ndigi tek tanri Ahura-Mazdah'a nisbeten "Mazdeizm" de denilir. d ogru. 3. Sayilarinin azligina ragmen ask erlik. en dikkat çekic isi Zerdüstîlik'tir. Onun soyu "ilk insan"a dayanmaktadir. Trasli ve trassiz olmak üzere de ikiye ayrilirlar. M. Bugün Hindistan'da 10 milyon civarinda Sih vardir. Sihizmin inanç ve ibadet usullerinde mezhepler arasinda bazi farklar vardir. Azerbayc . Onlar Hindistan'in en Iyi at binicileri ve as kerleridir. Kurucusu Zerdüst'tür.Zerdüst'ün Hayati Zerdüst kelimesi (Zoroaster). Askerlik yaninda ziraata da önem verirler. Bundan dolayi bugün.Tapinaga (gurdvvara) ibadet için gidilmesi. farkli bir cemaat teskil eden Sihler. Hindular gibi. hem en hemen hiç uygulanmaz. "Zo-roastrisme" olarak adlandirilmaktadir. fakat geride kalan dul kadinlarini yakmazlar . adini kurucusundan alir. Sihler.Ö.2. Hindularla. Hind'in meshur iyi kalite yünfü kumaslarini ve atesli silahlarini bunlar imal ed erler. sigara ve sarap içmezler (simdi bu konuda oldukça müsamahakârdirlar). Sihler. spor. Zerdüst. [110] 1. inanç ayriligi yüzünden. Güzel develere sahip olan anlamini ifade eder. saç ve sakallarini tras eder. Zerdüstîler ise söyle inanmaktadir: Zerdüst. tek Tanri inanisina yer vermesi bakimindan. Zerdüst'ün dogumu. bir peygamberdir. brah-man'a ihtiyaç duymaz ve Veda'lara basvurmazlar. Fabrika sahibidirl er. para ile karsilanir. Bu dine. ona bir hakîm veya saman olarak bakanlar da vardir. egitim ve ekonomi alanlarinda söz sahibidirler. anasinin adi Dogduye'dir.ZERDÜSTÎLIK Iran dinleri içerisinde. yasayan yildiz olarak nitelendirilir). Tekt anrili bir inanç telkih ettigi için onu bir peygamber olarak kabul edenler bulundugu gibi. K ast yapisina dikkat etmeden evlenirler. 570 olarak tahmin edilmektedir. fakat genelde et yemekle.

896 misra ve 5560 kelimeden ibaret oldugu belirtilir. Taraftarlariyle Aivitak suyu kenarinda halvete çekilmistir.Yest: Yest. Tanri. iyi güçlere ve meleklere (feristeh) yakaristir. içindekileri çikarip temizlemis ve yerine koymustur. siir halinde degilse d e ölçülü. üç bölümden olusma ktadir: 1.Gathalar-Avesta Zerdüst'ten sonra yine çoktanrili inançlar yayilmissa da ona nis-bet edilen kutsal Gat ha'lar. Halvete çekildiginin 45. [112] 3. ikincisine "Angra Mainyu" denilir) vardir. Ustud Gat. sonra. Avesta. Ona göre âlemde mücadele eden.an'da dogmustur. Vonu Hister Gat ve Vehis tvet Gat olmak üzere bes tanedir. seytanlara karsi t ilsimlar ve temizlenme kaideleri bu bölümde yer alir. esta'nin eski metinleri ve kisimlaridir. Gatha'lar. iyilikle beraberdir. Avesta (hikmet. Anahita gibi tanrilara tekrar tapinmaya basladi. Gatahlarin tamamin in 17 fasil. Ave s-ta'daki Gatahlar. Yüce Tanri olarak telkin ettigi Ahura Mazdah ile yakin irtibati bulundugunu ilân etmistir. sonra tanri Ahura Mazdah'in huzuruna çikmis ve "HAyir Dini"nin hükümlerini ögrenmistir . [111] 2. Spentmed Gat. Yesna kelime ailesindendir. kendisine verilen kutsal kitap Avesta ile dönmüs ve getirdikler ini teblige baslamistir. 3. herseyden elini çekmesini ona tenbih e tmis ve onu cennete götürmüstür. Gathalar'in temel konusu Tann'dir ve Ahura Mazdah olarak isimlendirilmistir. Pehlevî dilinde Gatah'nin her siirine "Gas" denir. 22 fasildir. Esnud Gat. "Yest". ona yildizlarin ve gezegenlerin hareketinden haber vermis. herseyin ilmini ögretmistir. Ürdi Behist ayinda. Zerdüst'in gögsünü yarmis. yemin etmek. orada. yalvarmak anlamina gelmektedir. Bundan sonra Ahura Mazdah onu. cennet ve ce hennemi göstermis. sairane ve yüksek hayalleri ihtiva etmektedir. Avesta. Günümüzde "yestler". Yeryüzünün yaratilisi. Zerdüst'ün Gatha-lari bu bölümdedir. onun karsi çiktigi Mitra. yikanmak esaslari da Videmdat'ta belirtilir. gününde. 2. temizlik. Zerdüst. Otuz yasinda ona peygamberlik görevi verilmistir. Sapur II (309-380) zamanin da biraraya getirilmistir. Zerdüst'ün sözleri sayilir ve hususî bir saygi görür.Videvdat: "Seytanlara karsi kanun" diye de adlandirilir. iyilik ve kötülük. Vohumenah (Behmen) denilen melek gelmis. Zerdüst. Zerdüst'ün ölümünden sonra insanlar. feristehler (melekler) hürmet etmistir. Ögmek. ahdini b ozmak. Iyilik ve Kötülük diye adlandirilan iki aslî ru ilkine "Spenta Mainyu". Insa noglu. Ona. Melekler.Zerdüst'ün Getirdigi Dinî Prensipler . dinî merasimlerde o kunmaz. vaadini tutmak. Zerdüst . bilgi anlaminda). bu iki ruh arasindan birini seçmeye mecburdur ve bu seçimi onun kaderini etkil eyecektir.Yesna: Dinî törenlerde okunan ilâhîlerdir. Iran'da etkisini sürdürmüstür. bir gece sabaha karsi "miraca" çikmis ve ruhani yükselmenin sonuna varmisti r. Bu bölümde. Ahtfra Mazdah 'in bu iki ruhla alakasini bugün pek iyi bilemesek de o. çesitli t anrilara yöneltilen ilahiler yeral-maktadir. 338 kita. Eski Iran'in ve bugün Hindistan'da yasayan Iran asilli Parsîlerin kutsal kit abidir. Avesta'nin büyük bir kisminin dili pek güç anlasilir. Dili Pehlevî'dir (Eski Farsça). Tanri'yi ögme. "miraç yolculugunda n sonra maddi aleme. insanlari "Hayir Dini"ne davet etmekle görevlendirmistir. Gathalar.

Zerdüst. daha sonralari Ormazd sekline dönüsmüs ve Islâm kaynaklarinda da "Hürmüz" olarak ye lmis olan Ahura Mazdah'a ibadeti telkin etti. Böylece onlara ibadet edilmis olurdu. Islâm kültüründe. Saosya nt denilen kurtaricinin dogmasiyla gerçeklesecektir. insani kötü güçlerin esiri kilar. 500'ler) ve takipçileri tarafindan Bati Asya'ya getirilen ve b irkaç yüzyil içinde Turfan'dan Habesistan'a. Insanin iyilik tarafini seçmesi gerekir. Zerdüst'ten önce ol dugu gibi. Zer kte. ahlâkî emirlere uyma esastir. herseyi gören bilen. Di kimse ise geçmekte ve cennete ulasmaktadir (ona. Iyiler. iyilik ve aydinliktan olusan "Asa" (Âlem Nizâmi). Daryus (tahminen M. Böylece itaat ruhu zafe re ulasacaktir. O. ates ve erimis maden ile olacaktir. ölümden sonraki muhakeme ile ilgili telkinleri vardir. iyi is . sonra bütün yarat ar ates irmagindan geçecek. ötek i tarafta da suç. önce Çinvat Köprüsünden geç rü. yetkin. Onlarin kurbanlardan çikan bugu ile beslendiklerine i nanilirdi. Zerdüst'ün kurban kesimi ile mücadelesi bu sebebe dayaniyordu. Indus nehrinden Ege Denizine kadar yayila n bir Yüce Tanri'ydi. kötülügün hakikat tarafi dan yenilmesidir. Ilâhî Irade Ülkesi. A hura Mazdah'dir. Bütün bu isler. Insanin bu seçimi. herseyi v areden bir "Iyilik Tanrisi"dir. insanlari düzeltmek ve dünyayi kurtarmak üzere faaliyete geçtigi zaman. o gölde bulunan Zerdüst'ün tohumuyla gebe kalmasi sonucu dogacaktir. kötüler ayrilacak. ancak iyi insanin ruhu geçerken genis tarafi dönmekte ve o da geçme imkâni bulma ktadir. Zerdüst'e göre bir tarafta sagduyu. Zerdüst. âlemin tanrisi Idi. bütün Ölüle r tekrar vücutlarina kavusacak ve bir yerde toplanacaktir. yalanin. Ahura Mazdah'a inanan larin ruhu. Zerdüst'ten önce. bir kisim tanrilara tapinmakta ve rahiplerin hazirladigi uyusturucu bir kutsal içkiyi içmekle uygulanan Haoma kültünü devam ettirmektey diler (Haoma. Zerdüst.Ö. ates kötüleri temizleyecek ve seytanlarla bütünlesenler hariç. "deva" denilen ve Ehrimen'in avanesi olan seytanlara. kötü güçlere (seytanlar gibi) lanet ve iyili kte yaris gibi konulari ögretisinin temeli yapmistir. iyiligin nihâî galebesine yardim eder. çesitli veçheleri ve fonksiyonlari olarak telâkki edilmektedir. Âlemin gayesi. güçlü. Ahura Mazdah. Cehennemde üç gün kalinacak. onlari yatis tirmak üzere. Âlemdeki maddî ve manevî nizami yaratan. Bunlar. bütün âlemi sivi sekilde doldurduguna inanilan hayat tanrisi idi). tabiat kanunlarini koyan. feristehlere (meleklere) hürmet. bu güce men" denilmistir ve o. inanci"ni getirmistir. Dinsiz. Ahura Mazd ah'a ibadet. Islâm ile Yahudilikte ise domuz eti yemek yasaklanmistir). O. Zerdüst. bu köprüden geçemeyip cehenneme düsmektedir. Eski Iran'a "tevhîd. Ahura Mazdah (Hakîm Rab anlaminda). onun nuru atesin ihtiva ettigi yaratilmamis bir isik olarak düsünülmüs ve böyle ce ates kültü gelistirilmistir (Mecusîlik). Ondan önce Iranlilar. Ahura Mazdah'in yaninda alti bas melek bulu nmaktadir. fazilet. h erkes "Ahura Mazdah'in Ülkesi"ne girecektir. alti Amesa Spenta'ya sonradan kat ilan "Itaat" yo! gösterir). öteki dünyada sonuç ve recektir. kurban kesilirdi. anarsi. Ilk insan Gayomart'in kemikleri hayat kazanacak. Ahlâkî emirler. iyi söz. sigir eti yemeyi de yasakladi {Hindistan'da da bu yasak vardir. Günah. fesat) vardir. Zerdüst'ün. Ahura Mazdah'in sifatlari. Iyi Akil . bu âlemden ötekine götürmektedir. iyi düsünce. tektanriya dayanmaktadir. ezelî ve ebedî. Böylece ölüler in dirilmesi baslayacaktir. Muhakeme. Mükemmeliyet ve Ölümsüz seklinde. ölümden sonra dördüncü gün muhakeme edilmektedir. Bunlara Amesa Spenta'lar (Kutsal Ölümsüzler) denilmektedir. kiliç yüzü gibi olmakta ve dinsiz cehen düsmekte. kötüler cehenneme gidecektir. köttilük ve karanligi içinde bulunduran "Drug" (yalan. O. Kötülük ve düsman Angra Menyu'dur. Adalet (veya Hakikat). dogru yasama. gelecek bir "âlemsümul muhakeme"den de bahsetmistir. iyiler cennete. Çinvat Köprüsünün ortasi. Kendinden üç bin yil sonra Eh rimen'in gücü zeval bulacak ve hakikat-adâlet ülkesi kurulacaktir. kötülügün kaynagi sayilmistir. Ahura Mazdah önce manevî bir varlik olarak kabul edilirken sonralari. Onun getirdigi din. Tevazu (veya Dindarlik). Kansava Gölünde yikanan bir ba kirenin.Zerdüst.

Ohrmazd ve Mitra (Mihr) girmekte idi. [113 4. Eski Iran tanrilari Mitra ile Anahita'ya da tapiniyorlar. Mitra. Fakirlere. Özel âyinler gerektirir. çesitli Iran dinleri birbiriyle mücadele halindeydi. Bununla beraber. yabancilara misafirperverlik. Zerdüst. Mecûsîler. insan iradesine dayanir. nefesle kirletilemezdi. topragi sürme. Yüzyil). Bu üçlemeye Zervan. Zervan (Zurvan). Zervan (Zurvan). Eski ates tapinaklarinin yikintilari nin incelenisi sonucu. Ehrimen. Ragha'da Zerdüstîlik. I.Ö. kirlenmeye yol açar. kurtarici olarak görülüyordu. Ohrmazd (Ah ura Mazda'nin Pehlevîcesi. Bu kült. Zer düstîlik ile Zervanizm arasinda bir sentez kurmuslardi. dinî temizlik idealini atesle sembollen-dirdiler. Temiz hayvanlari. hangisini Zerdüst'ün getirdigi konusunda büyük bir güçlük içindeyiz. Ahura Mazdah'a tapinmak. Bu hücredeki kutsal atese insan eli degm ezdi. Zerdüst'ün telkinlerinin yayilmasi. Behram. III. Bazi cinsî konular ve ölü bedenine temas. onlari etkileyip degisti rmistir. Zervanist idi. Zerva nist Mecusîlik. Sasânîler devrinde (226-650). Islâm kaynaklarinda Hürmüz) ve Ehrimen'in (Zerdüst. ölümden sonra ahlâkî emirlere göre ceza veya mükâfattan bahseden ilk dinî lider ak nitelendirilir. cömert davranma. Dogu Iran'da yasamisti. bütün lekelerde n uzak kalma. 550-331). Böylece Zerdüst'ün yasakladigi seyleri yapiyorlardi. rdüst sonrasi Iran'da önemli bir kült haline gelen ve Islâm kaynaklarinda o bölgenin inançla ini ifade için kullanilan ates kültünün {ates pe rest I i k) Zerdüst'ten önce de merkezî bir me sahip oldugunu biliyoruz. Bu devirde bir üçleme mevcu ttu. özellikle köpekleri öldürme büyük günahtir. agizlarini örterler. Zerdüst'e yer vermekle beraber. Gatha'larda Angra Mainyu diyor) yaraticisi olarak kabul ediliyordu. zamanlarin sonunda Zerdüst'ün ikinci defa yeniden gelecegi fikri ortaya atildi. Bati'ya dogru yayilirken Ragh a {Tahran yakininda) bu dinin merkezi olmustu. Kabîle dinlerine ait "Yazata'lar" da tanri edinilmisti. bir Med rahip sinifinca yürütülüyordu. sigirlara bakrria. B unun yaninda. Sâsânîler devrinde hükümdarin saray inda millî birligin sembolü olarak kutsal bir ates gelenegi vardir. Maniheizm ve Mitraizm bunlardandi. Yüzyil-M. âyinle temizlenmis odunlarla beslenir. Maniheizm'i yasakladi . günümüzdeki operatörlere benzer bir kiyafet tasirlar di.Zerdüst'ten Sonraki Dinî Hayat ve Mecusîlik Zerdüst. Onun iyilik ve kötülük prensibi. Bugün Eski Iran dinî elemanlarinin hangisinin Zerdüst öncesi veya sonrasina ait oldugu. bu hücreden evlere a linan ates artik söndürülmezdi. Zina. Kutsal hücredeki ates. Mecûsîler. Böylece Ahu ra Mazdah'a tapinmayi. Iran kabileleri içinde gittikçe artmistir. diger inanç sekillerinden etkilenip degistigi kadar. zaman ve âlemin devreleri konusunda oldukça zengin bilgilere sahipti. bir salon halindeki ates hücresinin gün isiginin sizmasindan korunmus bir sekilde yapilmis oldugu görülmüstür. Bunlara Mecûsî (Maci'ler) deniliyordu.diye özetlenir. Ancak Zerdüst'ün telkinlerinden de uz aklasilmaya baslanmisti. Bu telkin ler. ellerine e ldiven giyer. sikici seyleri imha da faziletli is lerden sayilir. Boga kurbani. Avesta 'da bu rahipler. II. yasaktir. insanin aktifligine da yanan bir dindir. Masa ve kürekle atesi besleyen rahipler.[114] Müslümanlarin I ranlilari "atese tapicilar" seklinde nitelendirdiklerinde ates kültü. "ates yakan" seklinde nitelendirilir. kanli kurban sunuyorl ardi. Zerdüstîlik {Mazdeizm).S. eski Ârilere dayanir. zaman tanrisi olarak kabul ediliyo rdu. kültte önemli bir yere sahipti (Partlar'da ayrica Man-deizm ve Maniheizm seklinde iki din daha va rdi).Ö. bu üçlemenin kar sisinda yer aliyordu. aslinda Zervanist'ti. irade ve ameli esas alan Mazdeizm. Zerdüst'ten sonra rahipler. Onunla ilgili çesitli efsaneler yayildi. Ahamenidler {M. Iran dinî yapisi nin en göze çarpan özelligini teskil etmekteydi. Partlar (M.

XIX. Surat. parçalar okunur. Ancak bu. Daha sonra ticaret m erkezi Bombay'a geçince onlardan çogu buraya göç ettiler. Yirtici kuslarin. Reform. öte yandan da mecazî açiklama yollariyla muhafazakârligi sorgulayan teösofik egilimler agirlik kazandi. Yüzyilda Pehlevî dilinde eski metinler düzenlendi. kulenin içinde d epolanir. Bu âyinler. dervis geleneklerinde bu görülebilir. Bundan dolayi. eski Fars gelenegini yürüten ates kültü rahipleri "berb tlara karsi Mecûsî gelenegi rahipleri "mobaflar üstünlük kazandi. tedricî olarak tuttu. Bu kuleler. Kuleler. Kültün tapinaklari vardir. kuvvetli monoteist karakterlidir. önce XVIII. XV. Yüzyilda Iran'da kalan Ceber'lerle temas kurmus. Bu toprakl arda ortaya çikan Islâm mezheplerinde eski inançlarin izlerini bulmak mümkündür. Cebriyye'de (Iran'da kalanlara "Ceber" denildigi hatirlanmalidir). Kendilerine mahsus Zerva nist gelenek içinde Zerdüstîligi yasatan Mecûsîler oldugundan. B atili tüccarlar için önem kazaninca Parsîler maddî refaha kavustular. rahipleri n nezaretinde yürütülür. Onlarin kaldiklari önemli bir merkez Surat yakinindaki Nausari'dir. bu dinî gelenegi devam ettirirler. Gerçi Müslümanlar daha sonra Hi distan'i da fethetmislerdi. Hattâ XIX. Zerdüstîl igi kati âyincilik ve sekilcilige düsürüp yayilmasini durdurdu. Ölüler. Parsîler. Ancak bu dinin mensuplari gittikçe azaldi. Parsîler. silindirik yapila rdir. Cemaatte bir yandan dünyevîlesme.. ancak eski Iran gelenegi de tamamen ortadan kalkmadi. insanin takdir edilen karsisinda bütün bütün güçsüz dugu telkiniyle Islâm dünyasinda daha sonra görülecek Cebriye durumuna düstü. Böylece Sapur II zamaninda tertiplenen Avesta. ne de Iran'a dönebilmistir. akbabalarin etl erini gagalamasi ve günesin kemikleri kurutmasi sonucu bu kemikler. 641'de Müslümanlarin Iran'i fethetmeleri sonucu . daha sonra da simdi kaldiklari diger yerlerde ikamet ett iler. Bununla beraber bazi yo rumlarla eski gelenegi savunanlar da vardi. Sonra XIX. saf bir Zerdüstîlik degil. Onlarin büyük b ir kismi simdi ileri gelen tüccarlar. Onlar. Pehlevî literatürünü getirtebil-mislerdi. Yüzyilda takvimden kaynaklan an bir mezhep ayriligina yol açti. Hindistan'da yerlesen Parsîler. Ze rvanizmin bir hayli elemaniyla karistirilmis ve benligini kaybetmis bir bakiye i di. Yeni arastirma ve incelemeler sonucu. Böylece topragin kirletiimedigine inanilir. Günde bes defa atesin temizligini korumak için temizleme âyinleri yapilir. Onlar. Hindistan'daki Parsî toplulukla ri. ancak Parsîler bu defa ne baska bir yere göç etmisler. Ancak bu. Simdiki Parsîlik. Sunu ve kurbanlara rilir. rahip zümresinin âyin tarzinin Avesta'ya uygun olmadiginin belirlenmesi üzerine bu yola gidilmisti. Müslüman oldu. seytanin top oynadig . Sasanî Imparatorlugu Müslümanlar tarafindan ortadan kaldirilmakla beraber. cin. Sasanîlerin mahallî kabilelerinde. Mecûsî gelenegi nin Mobat'lari varliklarini korudu. Iranli anlamina gelir. necis sayilir. Hindistan'a gelmelerinden bu yana ticaretle ugrasan bir topluluk olarak kendi in ançlarini da büyük bir muhafazakârlikla devam ettirmislerdir. Özellikle Bombay'da oturan Kuzeybati Hindistan'daki Zer düstî topluluguna bu ad verilir. Siî Imam ve Mehdî-yi Muntaza r (Beklenen Mehdi) doktrinlerinde. Iran. gök ve k aderin her seyi kontrolü altinda tuttugu. bir Hindu kasti gibi teskilatlandilar. Merkezi âyine dayanan tanri semb olü atestir. yüzyildaki reform hareketi kendini göste rdi. Âyinlerde Avesta'dan ilâhîler. yüzyilin ilk yarisinda Brita nya usulü ögrenim Bombay'a girdiginde Parsîler hizla bu kültürü benimsediler. endüstriciler ve bankerlerdir. oturülmayan. Böylece ticaret ve imalatta önemli bir durum kazandilar. Terasinda çiplak ölüler sira halinde yatirilir.Parsîlik ve Günümüzdeki Ates Kültü Parsî. bu din böylece Sasanî Imparato lugunun devlet dini oldu (Erdesir zamaninda). Iran'da kalip inançlarini d evam ettirenlere "CebeHer (Geber'ler) denir. [115] 5. sehirden uzak "Dakhma" denilen ölü kulelerine (sessizlik kuleleri) birakil ir. zaman. 4-5 metre yüksekliginde. Bu tapmaklara Parsî olmayanlar alinmaz. önce Kathiavar'daki Diu. VIIL Yüzyildan itibaren Hindistan'a göç eden Iranli'lardir. sonra Gucarat'taki Sencen'e. eski materyalle genisletilmis oldu. Zervanizm. Sapur II zamaninda "Avesta" yazdirildi. Bununla beraber bu gelismeler.

bir Parsî Avesta nüshasini Fransa'ya getirerek. Bu isimlendirme "sabiî" kelimesine yüklenen. Onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir".[121] Kur'an'da isaret edilen Sabiîler'e Islâm öncesinde Araplar'in degisik anlam ve mâna yükled ikleri anlasilmaktadir. Parsîlikte ayrintili takdime veya kurbanlar bir sistem içinde yürütülür. Bununla beraber Avrupali'larla evlenenler vardir. Iyi söz (hukhta). Sabiîler günümüzde. Bu ayetlerden ikisinde Sabiîler. ayetlerin digerinde de Inananlar .Genel Bilgi[117] Kur'an-i Kerim'de üç ayette[118] Sabiîlerden bahsedilmektedir. Ortadog unun erken dönemlerinde önemli bir "dinî inanç" olarak yasamis oldugu anlasilan Sabitler in günümüzde sayisi oldukça azalmistir. Mecusîler ve "ortak kosanlar" ile beraber zikredilmekt edir. Karun irmagi boylarinda yasamaktadir. din ve literatürüyle ilgili çalismalari baslatmistir.i yerlere "sessizlik kulesi" derler.SABÎLIK 1. fakat çogunluk günümüze kadar varligini devam ettirebilm istir. Iyi is (huvarsta).[120] Kur'an'da sadece üç ayette kendilerinden bahsedilen. Bakara Sûresi'nin 62. âyeti söyledir: "Süphesiz inananlar. Iyilik. Yahudiler. eski Iran dinî gelenegindeki Haoma veya benzeri Hint gelenegindeki Vedi k Soma'dan rahiplerce ilk sikmayla elde edilen aci bir bitkinin suyu olan ve yin e "haoma" diye adlandirilan sivinin takdimesi gibidir. Ahlâkî prensipler üç maddede Özetlenebilir: 1. Hiristiyanlar ile. Iyi düsünce (h ). Irak'ta. Halk. Al lah'a ve Ahiret Gününe inanan ve iyi isler isleyenler için Rablerinden ecirler (karsil ik) vardir. bunun disinda inanç ve ibadetleri n tarihi gelisimleri hakkinda ne Kur'an'da ne de Hadislerde bir bilgi olan Sabiîle r'in kim oldugunu. 2. sabip olduklari dinlerin neleri içerdigini ortaya koymak günümijz içi n oldugu kadar. "dönmek". Araplar'in Hz. Atala rinin sahip oldugu "dini" terkederek tevhid esasina dayanan bir dini savunmaktan dolayi Hz. Parsîlerin az bir kismi diger dinlere dönmüs.[122] . Yahudilerden. "degismek". 1772'de Anguetil du Perron. Avrupa'da eski Iran kültür. Hiristiyanlardan ve Sabiîler'den. Firat ve Dicle irmaginin birlestigi bölge ile Iran'in Irak'a yakin kisminda. Bazi Hadislerde. Ahura Mazdah'in Amesa Spentalari denilen alti sifati (veya melegi) arasindan biri Ardibehest seklinde Tanri'nin kozmik yaratici düzenini ifade eder k i asa da bu düzenle ilgilidir. Inananlar. 3.[119] Kur'an'da adi geçe n Sabiîleri. Bunlardan ikisi birbirine yakin ifadeler tasimaktadir. "meyletmek" ve "degismek" anlaminda sabiî d edikleri kaydedilmektedir. Yapilan arastirmalar Sabîl ik'in mensubu az da olsa. Bugün Sabiîler'in sayisi 20. [116] I. Dakhmalar'dan korkar. Muhammed'e (sas)de. Bunun için Sabiîler'in dinî in anci olarak bilinen Sabiîlik hakkinda bilgi verilecektir.000 civarinda tahmin edi lmekledir. "Ehl-i Kitap" dinleri arasinda saymak uygun olacaktir. Muhammed'e ve ashabina " sabiî" dedikleri nakledilmektedir. Dakhmalahn özel hi zmetçileri vardir. Bu takdime ve kurba n sistemi. "meyletmek" anlamlariyla irtibatlandirilmistir. ahlâk v e temizlik kurallarina bagli kalma "asa" diye adlandirilir (Vedik "rta" terimiyle esanlamli). bir Dinler Tarihi kitabi için de önemlidir. Bugün sayilari Hindistan'da birkaç yüz bin kadardir. yardima önem verilmesi bu toplulugun ögretim ve sosyal refahini artirmistir: Caynistler gibi Parsîler de kast sisteminin disindan evlenmeme gibi bazi özellikler ini benimsemislerdir. "dönmek". Yahudiler. Bunun yaninda. Hayatini dogru sürdürme. Bagdat ve B asra gibi sehirlerde de daginik sekilde yasayan Sabiîlere rastlanmaktadir. yasayan dinlerden oldugunu ortaya koymaktadir. "ortaya çikmak". Hiristiyanlar.

Sabiîleri'in dili sayilan Mandence'dir. onun egitildigi ve kendisine bir kadin bahse dildigi ve ailesinin çogaltildigi yeraimaktadir. kutsal kitaplarini çok siki bir gizlilik içinde korumusl ardir./ 786-833 M. Birbirine zit gibi görünen birçok konu yu bira-rada bulundurmaktadir. 2000'li yillarin öncesine dayanan bir geçmise sahip oldugu tahminler aras indadir. bir ögretmen ve "kötii güçleri" yenebilmek gayesiyle "isik yolu"nu izleyenler e kytsal metinleri teblig eden bir tebligci olarak kabul etmektedir. Yazmada kullanilan mürekkep özel olarak hazirlanmakta ve kullanmad an önce kutsanmak-tadir. Adem için bir evlilik düzenlendigi. Zaten Hicrî ilk yüzyilda Sabiîl er. Bu kaynaklara göre Sabiîlik. ilâhî mesaji kendilerine getiren bir "elçi". Dicle ve Karun nehirlerinin ken arindaki kasaba ve köylerde yasayan Sabiîler.J3ünmüzde de Firat. kutsal metinlerini genellikle papirüs ten veya metalden levhalara yazmislardir. bir peygamber sözkonusu edilmemektedir. "dogrulugun peygamberi" ve "ilâhî elçi" olarak tanimlanmaktadir. Sabiîiigin Kutsal Kitabi Ginza' da. [123] 2. Bu literatürün dili. Bunl ardan Sabiî kaynaklarindaki görüsler.Kur'an'da ve Hadislerde Sabiîler'in yer almasi. deri üzerine yazmak yasak oldugundan. Kur'an'in vahyedil-digi dönemde dinî b ir topluluk olarak Sabiîler'in varoldugunu göstermektedir. M. Bu durum rahiplerin para kazanma istegine baglanmistir (Rahipler için k utsal metinleri yazma bir geçim vasitasi olmustur).Kutsal Kitaplari ve Kitap Anlayisi Sabiîler. Ibadetlerde kullanilan Mandence'nin manasini bilen ve a nlayan çok azdir. Buna sebep Kutsal Kitaplarindaki bilgiler göster ilmektedir. .Ö. Sabiîlik. Yahya. günümüz bakimindan tasimaktadir. kim tarafindan kuruldugu veya yayildigi açik ve net olarak bilinmemektedir. peygamberi yoktur). Çünkü esas olan nasil inanilmasidir. Bu a nlayis dolayisiyle Sabitler. onlar hakkinda degisik görüs v e kanaatler olusmasina yolaçmaktadir. Sabiîler. Bu durum da. Bir din kurucusu. Sabiîlik'te önemli bir sahsiyet olarak kabul edilmekte.Adem ile birlikte ortaya çikmistir. inançlarina dayanak yaptiklari için. Müslümanlarin hakimiyeti altina girmis ve onlara zimmîlik statüsü taninmistir. Sabiîler'e göre Sab iîlik "Isik Elçisi"nce ilk insana ögretilmis ve ondan sonra nesilden nesile aktarilara k günümüze kadar ulasmistir. Sabiîiigin ilk defa nerede ve ne zaman ortaya çiktigina dair çesitli görüsler vardir. Ya hyayi. Bundan dolayi sabiî kelimesinin "dönmek ile iglili degil bu " boy abdesti almak" anlamina gelen sabaa kelimesiyle ilgili olacagi ileri sürülmekted ir.) olmus ve bu konuda degisik rivaye tler nakledilmistir. Ancak Hz. Sabiîlik'te bir din kurucusu. Bu dilde sabaa. bazi ibadetleri uygulayan ve ögreten bir rehber. Siradan Sabiîlere kutsal metinlerin okuyup yazilmasi ögretilm emektedir. Kutsal metinlerde yazili olan ögretilerin yabancilar tarafindan görülmesine iyi gözle ba kilmamaktadir. genis bir dinî literatüre sahiptir. Mandence'yi sadece ibadet dili o larak kullanmaktadirlar. "vaftiz olmak" (boy abdesti almak) g ibi anlama gelmektedir. komsularindan ayri olarak yasamakta ve "kapali toplum yapilari"ni korumaktadir. Kutsal bilgilerin ehil olmayanlara gösterilmesi "zindiklik"tir. Kutsal metinleri yazma isi rahiplere t ahsis edilmistir. Buna. (Bundan dolayi Sabiîlik oldukça karisik ve karmasik bir dinî yapiya sahiptir. SabiîlerIn dili Mandence'dir. hem Sabiî literatüründeki bilgiler hem de Sabiîler'in gizli ve kapali toplum yapilari sebep olmaktadir. Günlük konusmalari Arapça olan Sabiîler. Sabitler. dinlerin i lk tipidir ve Hz. Rahiplerden sadece bazisi ibadetlerde kullanilan Mandence'yi anl ayabilmektedir. Nasil dogdugu. Bu statü alife Me'mun zamaninda (170-218 H.

en yücedir" ifadeleriyle son bulmaktadir. karanligi . Bahsedilen kitaplar disinda divanlar. Sabiîlik'te çanak çömlek gibi objelerle madenî levhalar üzerine yazilmis sir metinler önemli er tutmaktadir. günlük bir ibadet kitabi özelligindedir. baz i arastiricilari farkli kanaatlere sevketmistir. bilinmez Yüce Hayafin gücü ve ismiyle". Buna sebep. Bu k itap. Ilahiler seklinde olan bu kisim . Bunlar. karanlik güçlere ve düsmanlara kasi koruyucu sifa ve iba releri ifade eden metinlerdir. hayati. Sabiîlik'te. Sabiîler'in diger önemli bir kitabi da "Yahyanin Ögretileri"dir (Drasia d Yahya). Sabiîligin kutsal metinleri. "Isik Alemi" olarak bilinmektedir. Bu cümlede. çesitli konulardaki gizli ögretileri ele almakta. kara büyü ve insanlara musallat olan seytanî ruhlara karsi yapilmis büyü bozma veya kötülüklere karsi iy i ruhlari çagirma mahiyetindeki sifreli ifadeleri ihtiva etmekteidir". Bu özellikler. yukaridaki cümlede görüldügü gibi. Bunlardan biri. Bu bilgiler. peygamber veya din kurucusu. "Hayat" inanci Sabiîligin özünü olusturmaktadir. ruhun kurtulusu ve "öbür dünya" ile ilgili konulari ihtiva etmekte dir. Hatta dua mahiyet inde olan kutsal metinler. "Hayafin ne oldugu su sekilde belirti lmektedir: "Bütün islerin ötesinde olan kudretli. Sihir v e büyü ile ilgili metinler vardir. Digeri. dinî törenlerl e ilgili bilgiler vermektedir. "hayat" inancidir. Ginza Rabba (Büyük Hazine) veya Sidra Rabba {Büyük Kitap) gibi adlarla adlandirilmaktadir. bütün varliklari vareden bir "Yüce Varlik" inanci vardir. herseyin ötesinde ve bilinemez oldugu açi klanmaktadir. aydinligi. belalalara. Bu "Yüce Varlik".törenlerde okunmaktadir. Sa biî literatüründe "Hayat"m ne oldugunu net olarak ortaya koymanin zor oldugu belirtilm ektedir. ölüm ve ölümden sonraki hayat gibi temel esaslar akla gelmektedir. Bu "güç".[124] 3. Bu kisma. (boy abdesti) vaftiz ve ölülerle ilgili törenler hakkindadir. Bir dinde inanç esaslari denilince Yüce Varlik (Tanri).Inanç Esaslari Sabiîlik'in inanç esaslari. Bu metinler. Sabiîlik'te. Rahiplige geçis töreninde rahip adaylarinca okunm aktadir (Ehil olmayanlarin duymamasi için yüksek sesle okunmaz). mitolojik ve kozmolojik konulari içermektedir. Ginza. genellikle hastal iklara. birbirine zit iki "güc"ün varligi ve birbirine rekabet temeline dayanan bi r"dualizm" vardir. "Koleksiyon" ve "Övgü" anla mina gelen Ûolasta. bu konuyla ilgili Ifadelerin sifreler seklinde olmasi gösteril mektedir. sadece rahiplerin kul-lanndiklari meti nler de vardir. Sabiîlik ögretisinin temelini olusturmaktadir. çesitli konulardaki mitoo ljik tasavvurlar ele alinmaktadir. çesitli dualaar ve ilahiler. . ayni zamanda Yüce Varligin niteligi. ruh. Ginza. G inza'mn büyük bir kismini olusturmakta. genellikle "kötü ve karanlik güçler. Bu temel ögreti. Sabiîligin kutsal kitabi Ginza'da. yaratilis . "Hayat en üstündür. Sag Ginza. 37 kisimdan olusmaktadir. verimliligi ve iyil igi temsil etmektedir. isigi. ugursuzluk. Bu kitapda genel olarak. kötü ruhlara. Sag Ginza (Ginza Ymina) ve Sol Ginza (Ginza Smala) gibi iki ana kisma ayrilmaktadir. "Yüce Hayat ismiyle" ifadesiyle ba lamakta ve metin içerisinde de bu ifadeye çok sik rastlanmaktadir. serhler ve tefsirler bulunmaktadir.Sabiîler'in en önemli kutsal kitaplari Ginza'dir. Sol Ginza ise. Sabiîler'in temel kutsal kitaplarindan biri de Qolasta'dir. Sihir ve büyük ile Ilgili metinler. ölüler için düzenlenen . "Ruhlar Kitabi" da denilmeke-dir. "sir dinleri"ne ait özelliklere sahiptir. rahipler ve rahip adaylarinin kavray abilecegi özel ve gizli bilgilerdir. Bundan dolayi. Günümüzde Hiristiyanlik gibi dinlerde varolan bazi "sir" tasavvurlarinin kaynagi Sabiîlige dayandirilmak istenmistir. Sabiîlik'te temel kutsal kitaplardan baska.

ayni zamanda birbirinin ayr ilmaz parçasi ve birbirinin varliginin sartidir. temiz ve yüce "Isik Alemi"dir. bütün güçleri yok etmekt hersey. kötülük ve karanligin potansiyel bir güç olarak varoldugu bir âlemdir. Onlarin rekabeti. Bu güce. Bu adlar ar asinda. "Yüceligin Efendisi" ve "Kudretli Ruh" gelmektedi r. Yüce Tan de bas egmis. Ptahil bu k arin disinda. "Karanlik KralTna dahil olan güçler arasinda bir müca dele vardir. Bunlar. Sabiîlik'te. erkek ve disi bütün kötü varliklar. Bu is tegini gezegenlere açmistir. Isik Krah'na karsi bir savas içindedir. bir rekabet içerisindedir. kötü ruhlar. Ancak sadece kara sudan yaratmayi basaramamis. yani onun bir k ismina hayat vermeyi basarmistir. Ancak bu yaratma isi basarisizlikla sonuçlanmis. degisik adlarla adlandrilmaktadir. yeryüzüne hakim olacak bir varlik (Insan) yaratmak istemektedir. Onlarin bu arzusu. Karanlik Alem. basit ve kötü emell er ugruna insa edilen yeryüzünün islerini ve ihtiraslarini birakmis. kendi âlemleri di sinda olan Karanlik Alemi'ni ve oradaki varliklari merak etmislerdir. Bu safhanin baslangici olan ve "Yüce Tanri"' ile birlestiren "Ilk Hayat" (Bi-rinci Hayat) ise hiçbir kötülügün ulasamadigi. hayati ve verimliligi sembolize ed en Hayat'in kisilestirilmis hali olan "ilk Hayaf'tir. "Adem"e can vermis ve ilâhî ögretiyle görevlendirmistir. Bu güçler. Isik Krah'na (Tanri) yakarmis ve O'ndan yardim istemistir. kara sularla kapli. Ptahil'In bu teklifini kabul etmis ve Ilk insanin (Adem) yatarilmasini uygun bulmuslardir. Sabiîlerin inancina göre "Isik Krali". Sabiî dualizmindeki ikinci güç. Bu inani sa göre iki âlem vardir. Bu güçlerin isteklerini bilen Yüce Varlik (Isik Krali). çirkinligin. yeniden ve temiz bir olusuma kavusmaktadir. Bu iki "güç". Isik Alemi'nin varliklari. kutsal metinlerde. onla rin planlarini ögrenmek için. kurakligin ve kötülügün temsilcisidir. tamamiyle . "Adem"i yaratmistir. yeralti âleminin karanlik ve kötülügünden uzak. "Karanlik Kralfdir. "Karanlik Alem"in disinda bulunan. Bu âlemdeki varliklar. "Yüce Hayat". hayatin sekil almasinin ve düzeninin sartidir. "Isik Krah"na dahil olan "güçler"le. "Karanlik Alem"dir. Bu âlemden biri. "Yüce Varlik". Isik Alemi'nde varolan varliklarda hayat ve verimlilik ilkeleri sebebiyle devamli bir hareketlilik ve canlilik bulunmaktadir. . Karanlik Alemi için bir dönüm noktasi olmustur. dünyanin yaratilisi ile ilgili inanis önemli bir yer tutmaktadir. Isik Ale mi'nden aldigi hayat nurunu kullanarak kara suyu katilastirmayi. saf. Isik Krali da "Adem"i mükafatlandirmistir. yüce Isik Krali'nm etrafinda. canavarlar. Adem'e can vermeye güç yetirememistir. O'na dua edip yakarmis ve kötü güçleri reddetmistir. "dünyanin s onundaki genel hesapta" bu güçlerin hesabi görülmekte ve Isik Krali. güzellik ve nu r içerisinde varliklarini sürdürmektedir. dünyanin yaraticisidir. Is ik Krali. Hiçbir sey. Isik Elçisi'ni (Manda d Hiia veya Hibil) Karanlik Alemin e göndermektedir. "Ikinci Hayat". Bu iki zit "güç"den Isik Alemi'nin ba sinda "Yüce Varlik" yeralmaktadir. birbirini yok etmemekte. yeryüzü ve insanin yaratilis sürecini baslatmaktadir. "malka d hsuka" denilmekted ir. Gezegenler. yeryüzünün karanlik ve kötü varliklarla doldugunu görmüstür. yaratilan va rlik cansiz bir varlik olmustur. "Isik Alemi"ne yöne lmistir. "Üçüncü Hayat" ve "Dördüncü Hayat" seklinde üç safhaya ayrilmak Bu safhanin sonuncusu olan "Dördüncü Hayat". Adem. Bu sür eç. iyilik. "Ilk Hayat". birbirine ihtiyaç duymakta. Bu nun üzerine Ptahil. Isik Alemi'nin basinda ola n "Yüce Varlik". eksikligin. Bunun üzerine Ptahil (Yaratici Güç). hayat ve verimlilik ilkelerine sahip olan "Isik Alemi"ne karsi ilgi duymakta ve "Isik Ilkelerini ele geçirebilmen in yollarini aramaktadir. Bu âlemdeki güçler. en üstün özellikl ere sahiptir ve bütün noksanliklardan uzaktir. Günümüzde Sabiîler arasinda.n. "Karanlik KralTnm olusturdugu dünya nin varliklaridir ve dünya üzerinde yerlerini almaktadirlar. Bu "güç". Bu "güc"e de "K ranlik Alemi" denilmektedir. Isik varliklarinin "Karanlik" i le Ilk temaslari maddî âlem. devler. Seytanlar. Yaratici Güç Ptahil. yoklugun. Ilâhî ögretiyi alan "Adem". Ptahil diye isimlendirilmektedir. vamp irler. yaygin olarak Isik Krali anlamina gelen "malka d nhura"n in kullanildigi belirtilmektedir. Pta-hil.

Dünyad .Ilk insan "Adem"in bu durumunu "kötü güçler" kiskanmistir. Havva'yi ise Adem'in suretinde yaratti" seklinde ifade bulunmaktadir. Muham-med Sabiîlerce olumsuz olarak degerlendirilen sahsiyetlerdir. ibrahim. kendi benligini unutu p yanlislar yapmaktadir. Bedenden ayrilan~ruh ise. Isik Elçisi (Ilahi Elçi) sahip oldugu "kutsal bilgi" sayesinde kötü güçler karsisinda ba sari saglamaktadir. Çünkü onlar. Bu bilgi de ancak Tanri'nin bildirdigi kadar bilinen bilgidir. Sabiîlik'te gerçek anlamda bir "peygamberlik inanci" bulunup bulunmadigi tartisilan b ir konudur. Bedenden ayrilan ruh. Ancak Hz. Yahya'yi dinlerini getiren ve Sabiîligi teblig eden bir peygamber olarak görmemektedirler. günahlarindan arin diktan sonra can ile birlestigine ve beraberce "Isik Alemi"ndeki makamina gideceg ine inanmaktadir. mezardan çikarak 45 gün sürecek bir yolculuga baslamaktadir. Ancak Yahya'nin yeni bir ögreti getirdigini ve bu ugu rda mücadele ettigini kabul etmemektedirler. Yahya kastedilmektedir. evlenmeleri. Sabitlikte ölüm. dünyada "ilahi mesaj"a uygun yasamis. ruh ile hayat kazanan bedenin her türlü arzu ve ihtiraslarin i ifade etmekte. kötü seylerden yüz çevirmisse. Isik Krali tarafindan Sabiîligin örnek temsicileri olmak ve Sabiîligi ruhla ra ögretmek için gönderildigine. maddî âleme yalniz gelmekte ve saskin vaziyette durmaktd air. bir yokolus degil. Tanri'nin takdiri ol arak algilanan bu durum kutsal kitap Ginza'da yeralmistir. Isa ve Hz. Adem'i dünyada yasamaya mecbur edecek komplolar hazirlamislardir. Bu önderlerin. "yükselis yolculugu"na baslamaktadir . Sabiîlik'te inanilan ve güvenilen bilgi Tanri'nin (Isik Varligi) bilgisidir. yeryüzüne hakim olan karanliga ve kötülüge son vermek içindir. bayagi niteliklere sahip olmaktadir. Sabitligin "Isik Tanrisi" tarafindan insanlara bildirildi gini ve dinlerin ilk örnegi oldugunu kabul etmektedirler. Bunlarla ilgi li menfi kanaatlar vardir ve onlari. bedenden ve yeryüzünden ayrildiktan sonra. Onlar. Hz. Kötü güçlere karsi silah olarak kullanilan bu seyler. Sabitlerin inancina göre ruhun yeryüzüne indirilmesi ve bir bedene so kulmasi. "yalanci". Hz. Hz. Dünyada hayir isteklerinin eseri bir durum yasamis olan ruh. "kurtarici gerçek" (kusta) olarak adlandirilmaktadir. Adem'i kötü güçlere karsi korumak. "peygamberlik"e bakistan ve yüklenilen nitelikten kaynaklanmaktadi r. ruh (nisimta) ve nefes veya candan (ruha) olusm aktadir. Bu. Sabiîler ruhun. dualar ve ibadetler ögretmislerdir. Sabitlerde insan. Ruh bedenden ayri linca beden. "kapkara elbiseler giymis" olarak bedeni terketmektedir. Kötü güçler. ona yardim etmek ve dogru yol da yürümesini ve "Isik Alemi"ne yükselmesini saglamak için "Isik elçisi"ni görevlendirmekted ir. Yanlisa ve yaratilisa aykiri hale düsmemek için Tanri. ceset (pagria). Musa. kötülük peygamberi". cansiz bir hale gelmektedir. Yahya"yi kendi peygamberleri olarak açiklamaktadirlar. Sabitligin kutsal kitabi Ginza'da "Ptahil dünyayi yarattiktan sonra Adem'i kendi s uretinde. Bu bilgi. zeytin ve menekse dalindan yapilarak basa giyilen küçük bir taç da bulunmaktadir. Adem'e karsi planlar düzenlemis lerdir. Sabiî metinlerinde. Sabiî i nanç ve Ibadetlerini yerine getirme konusunun büyük önderi olarak kabul etmektedirler. çocuklar ve onlard an insanligin çogalmasi anlatilmaktadir. Sabiîligin dini edebiyatinda peygamber "nbiha* terimi ile gösterilmekte ve onunla da Hz. Abatur'un terazisi'nde tartildigina. Sabitlerin inancina göre ruh. mucizevi bir surette dogduklarina ve yetistirildikler ine inanilmaktadir. Yine Ginza'da Havva'nin Adem'e es olarak verilmesi. peygamberi. onun evlenerek çogalmasini ve kurtulusunu saglamak için bilgiler. "katliam çocugu" gi bi sifatlarla anmaktadirlar. Bu durumda o kötü ve karanlik güçler tarafindan kusatilmakta. Buna ragmen Sabiîler. yeni bir hayatin baslangici. Bu silahlar arasinda. Anc ak Isik güçleri. Sabiîlerin günlük adetlerinde de kullanilmaktadir. Hz. Onun kötü güçlere karsi savasirken kullanacagi maddî silahlari da vard ir. Can veya nefes. ruhun beden hapisha nesinden kurtulup "Isik Alemi"ne yükselmesi yolunun ilk adimidir.

Matartalarda azap çekmektedir. dünya hayatinin sonunda "Kiyamet Hayati"nin baslayacagi kabul edilmekted ir. "Isik Alemi"ne ulasmis ve orada yerlesmislerdir. genelde. Bu isim. günahlarindan arinmis olarak. özellikle akarsu ile olmasi önemlidir. günahkar ve kötü ruhlar ise aci çeke çeke "Abatur terazisine ul asacaklar ve orada tartilacaklardir. Ruhlar. [125] 4. Kiyamet sirasinda y eryüzünde bulunan iyi ruhlar da. tarih boyunca hep irma k kenarlarinda yasamaya gayret etmislerdir. önceli kle kendisine uygun bir ortam hazirlamasi lazimdir. Bu ibadetler de Vaftiz (abd est). Firat. Sabiîlikte vaftiz. gezegenlere dönüp cezalarini çekerek t emizlenecegine inanilmaktadir. "Ilâhî Bi!gi"yi elde edebilmesi için ruhun. Sabiîlerin inancina göre ibadetsiz. sirayla "Isik Alemi"ne alinacaklardir. Burada iskence gören ruhlar. yani Yardna'dir. Dünyada ilahi mesaja uygun hareket e tmis ruh. Sabiîlerin ana vatani olarak Ürdün Nehri'nin havzasinin bilinmesind en kaynaklandigi görüsü hakimdir. Oruç. kurtulmak için Tanrid an yardim istemektedir. dünyayi kusatan yedi gezegendir. Su ve suya girmek Sab iîlikte. Temizlenen ruhlar. dini emir ve yasaklara uyulmasiyla olusmaktadir. Ayin ve Yemekler. Bunlardan birisi. Ikinci engel ise Abatur terazisi"dir. eza ve cefa görmektedir. Bu kötü ve günahkar ruhlarin Kiyamet'ten sonraki "Hesap Günü"ne kadar iskence görecekleri kabul edilmektedir. Kiyamet'ten sonra genel bir hesa p dönemi baslayacaktir. "Abatur terazisi"nde yapilan hesabi basariyla verdikleri için. Bunlari yeryüzü ve gezegenler takip edecektir. Safiîlikte vaftiz suyuna Yardna (Ürdün) adi veril mektedir. dün yada isledikleri günahlar oraninda iskence görmektedir.Ibadetleri ve Anlayislari Sabiîlikte insani kurtulusa götürecek yol. gidecegi yere ulasmasi için iki engelle karsilasmaktadir. kötülük yapmis ve kötü bir yasayis içinde bulunan ru ise. Ruhlar günahlari oraninda iskence. simsek hiziyla. "Ilâhî Bilgi"yi elde etmektir. Dünyada ilahi mesaja uygun yasamayan. Uygun ortam da. bu engelleri geçerken. Iyi ruhl ar. öncekiler gibi. Birinci e ngeli geçen "Abaturun terazisi"ne ulasmaktadir. manevi kirden ve pist .Vaftiz (Boy Abdesti) Vaftiz. Kisi nin kurtulusu için ibadetler ilk basamaktir. Vaftiz veya "Boy Ab-desti"nin su ile . bazi ibadetl erin yerine getirilmesiyle. iki görev ifa etmektedir. "Hayat Sulari"na girip çikmaktan ibarettir. cehennem ola rak nitelendirilecek "Suf Denizi"ne atilacak ve orada cezalarini çekeceklerdir. daha önce. hizla "Abatur terazisinden geçip "Isik Alemi"ne yükseleceklerdir. Kiyametle beraber yeryüzünden kurtarilan günahkar ruhlar ile daha önce dünyadan ayrilarak iskence gören ruhlar. "Ilâhî Bil gi"ye ulasmak ve bayagi âlemden kurtulmak imkansizdir. Bu iskenceyi yapan yerler Ma tarta adi verilen gezegenlerdir. Dicle ve Karun irmaklari "Haya Suyu"dur. gidece kleri yere. Sabiîlere göre Ürdün. bu tartilmada yeterli görülerek yoll arina devam edecegine ve "Isik Alemi"ne yükselecegine" günahkar ve kötü ruhlarin ise günah lari oraninda cezalarini çekmek üzere tekrar geriye. Sabiîlerin en bariz özelliklerindendir. Sabiîlikte vaftiz. Bundan* dolayi Sabiî. inancin ve ibadetin temelidir. buradan çikaca k ve Isik Elçisi Hibi! Ziva tarafindan "vaftiz" (takdis) edileceklerdir. Bu bilgiyi elde e tmek için gayret göstermek gerekmektedir. Sabiîlikte. günahkar ve kötü ruhlar Için olacaktir. Dua (namaz). hesap verdikten sonra. Bu denizde günahlari oraninda kalan ruhlar. Isik Alem i'ne dogru yola çikan ruh. Matarta-lari (gezegenleri) hizla geçip "Abaturun terazisi"ne ulasmaktadi r. Kiyamet'en önce hava zehirlenecek ve bu zehirlenmeyle bütün canlilar yok olacaklar dir. Iyi ruhlar. [126] a.a iyi durumda olan ve iyi yasamis olan ruhun yolculugu 40 gün sürmektedir. Bunlardan birisi. Kurban gibi uygulamalardir. Bu hesap. Iyi ruhlar.

Vaftizden sonra rahip. kavga etmek ve küfretmek gibi günah say ilan fiillerden sonra da bu vaftizin yapilmasi gerekmektedir. önce erke kleri. yani güîiahlardan temizlenmektir. Bu vaftiz. Sabitlerin bütün hayatini kusatmaktadir.ikten. r sama ve tamasa olarak isimlendirilmektedir. Yalan söylemek. cinsî münasebette bulunmak. tütsü kabi. dinî gün ve bayramlarda. Her Sabiî'ye bu du alar çocuk yastayken ögretilmektedir. sonra üç defa yüzün ikamaktadir. Günlük olarak yapilan "risana vaftizi" alan her Sabiî. su kabi. çömelmis olarak duran adaylarin arkasinda kapanis du asi okumaktadir. Yüce Hayat'in (Tanri) bir parçasi haline g elmektir. duadana ibarettir. bu vaftizi. sonra. Dua. Bu da ra-hipsiz ve nehre üç kez dalm a yapilmaktadir. üç defa suya daldirmakta. Risama vaftizi Islam'daki abdestle benzerlik gös termektedir. Bu vaftizde okunan dualar vardir. Tam vaftiz (masbuta). Digeri. tuz ve benzeri maddelerin üzerinde yeraldigi çamurdan yapilmis bir masa. ciddi hastalikta ve yolculaktan dönüste masbuta (tam vaftiz) vaftizi yapilmaktadir. en az haftada bir gün yapmasi gerekmektedir. erkeklerden farkli olarak. Vaftizde sol elin kullanilmamasina dikkat edilmektedir. dogumda. belli sira ve kurallar dahilinde yapilmaktadir. V . Sabitlikteki ikinci vaftize. Bunlari yaptiktan sonra avucuna aldigi su ile üç defa agzini çalkaiamaktadir. gün dogmasindan v e dinî törenden önce yapilmaktadir. bir sise. Pazar günü disinda evlilikte. "Tam vaftiz" olarak adlandirilan mas buta. Kadin. Bu vaftiz sirasinda. Üç defa neh re girip çikan Sabiî. Her Sabiî bunu kendisi yapabilmektedir. Kadinlar. Bu vaftiz sirasinda çesitli dualar okunmaktadir. v aftiz olup çiktintan sonra. nehre girmeden önce ellerini. un. Bu vaftizi yapacak bir Sabiî. sonra islak parmagiyla sol kulaktan sag kulaga kadar üç de fa meshetmekte ve nehirden avucuyla üç defa su alarak adaya içirmektedir. o gün. Bu vaftizde rahibe ihti yaç yoktur. Üçer defa dizlerini ve bacaklarini yikamakt adir. Ölüye dokunmak. Bütün adaylar. Bu elbiseye "rast a" adi verilmektedir. Bu arada. "rastalari (beyaz elbi seler) üzerine siyah çarsaf giymektedir. sonra sol ayagini bir defa suya sokara k vaaftizini tamamlamaktadir. dogumd an ve "âdeften sonra bu vaftizi almaktadir. rahibin gözetiminde. Kadin ve erkeklerden olusan cemaatte rahip. susa m yagi. Vaftiz olanlara r ahip. nehir kiyisinda siraya geçip rahip tarafindan susam yagi yla soldan saga dogru üç defa meshedilmektedirler. ölüye dokunmada. her gün. Tam vaftiz ra hip gözetiminde yapilmaktadir. rüya a bosalmak nehre üç defa girip çikmak seklinde vaftiz olmayi gerektirmektedir. Haftanin bu günü de Pazar'dir. kötülüklere karsi korunduguna inanm aktadir. Daha sonra eline su alarak alnini soldan saga dogru olmak üzere meshe tmektedir. eliyle basina üç kez su atmakta ve bu hareketleri yaparken cfua okumaktadir. Yüce Varligin (Isik Krali) dünyadaki te msilcisi olan "Hayat Suyu" ile karisarak. taze menekse dallari ve tören sirasinda rahibin tasidigi sopa gibi ayin objeleri hazir bulundurulmaktadir. Bu kirlenen her Sabiînin yapmasi gereken vaftizdir. en önemli vaftizdir ve her Sabiî nin. Son olarak önce sag ayagini iki defa. önce adayin basini eliyle tutar ak. Sabitlikte vaftiz. tekrar su kiy isina gitmekte ve sag eliyle sag koluna üçer defa su atmaktadirlar. yapilis sekline ve zamanina göre üç çesittir. [127] b. Tam vaftiz. Vaftiz sirasinda hem vaftizi yaptir an hem de vaftiz olanlar beyaz tören elbisesi giymek zorundadir. "tamasa" denilmektedir. sonra da kadinlari vaftiz etmektedir. tahta parçasi.Dua (Namaz) Sabiîlikte "namaz". Meshedilen adaylar. "risama" adi verilmektedir. akar sularda (nehirlerde) veya akarsuya "bagli "vaftiz hav uzlarinda yapilmaktadir. önceden hazirladigi yiyecekten yedirmekte ve elinde tuttugu su kabindan su içir metedir. Sabiîlikte üçüncü çesit vaftize. rahip. Bu vaftizler masbuta. Bundan sonra iki parmagini nehre sokarak üçer defa kulaklarini yikamakta ve avucuna su alarak üç defa burnunu temizlemektedir.

kiskançlik ve kavgayi barindirma. Günümüzdeki Sabitlikte dua... Sana ait olmay an kapilara kulak misafiri olmaktan sakinmak için kulaklarinla oruç tut. Kurban edilen hayvanin temizligine inanilmaktadir.aftizlerde ve ayinlerin her aninda dualar yer almaktadir. Yüce Tanri'nin adi. Bundan dolayi. Sabitlerin duasi. Sabitlerde kurban bir rahip veya rahip yardimcisi vasitasiyle yerine getirilmekte dir. [129] d. düzenli olarak. Kurban canlidir. günah. Sabiî kutsal kitabi Ginza'da inananlar. dualarina/namazlarinda da Kuzey'e yönelmekt edir.Oruç Sabitlikte oruç[130] önemli bir yer tutmaktadir. Kötü düsünceleden sakinmak için kaplerinle oruç tut ve kalplerinde kötülük. Büyük Oruç da su sekilde açklanmakta : "Bu dünyanin yiyeceginden. Kurban töreni öncesinde rahibin biçak ve sopa ile yikanmasi. Isik varliklar ve ata ruhlari disindaki var liklara dua etmek yasaktir. günde 5 vakit dua etmele ri istenmektedir.Kurban Sabitlerde kurban. diger ibadetlerin ayrilmaz bir parçasi gibidir. Bunlar söyledir: Kurbanda demir biçak kullanilmasi.. vaftiz olup te mizlenmeyen kimsenin kurbana dokunmasina izin verilmemektedir. Oruç.. Ginza'da inananlar. kurbanin fazileti. kesim sirasinda rahibin yönünü Kuzey'e çevirmesi. Kurban geleneginin Isik E lçisi Hibil Ziva (veya Manda Hiia) tarafindan em-redildigine ve ilk defa O'nun tar afindan uygulandigina inanilmaktadir. diger ibadetlerde oldugu gibi. Ancak kutsal metinlerinde dua. Kuzey gibi algilanmaktadir.O'un emrindeki Isik Elçisi Manda d Hi ia'ya gibi isik varliklara yöneliktir. [128] c. Sana ait ol mayan evli kadina yanasmaktan uzaklasarak vücudunla oruç tut. Ibadetin her çesidinde d ua vardir. kötülüge bakma ve onu yapma. "Büyük Oruç" tutmaya çagrilmaktadir. Bunun yaninda günün 7 saatinde ve gecenin üç vaktinde gözlerin Tanriya yön lmesi. Iff fetsiz göz kirpmalara karsi gözlerinle oruç tut. Isik Krali'nin mekanin Kuzey olduguna inanilmaktadir. Sana ait olmayan sey lerin ardindan sinsice gitmekten sakinarak oruç tut. dudaklarin O'na hamd etmesi de istenmektedir. etinin t emizligi ve sihhat kaynagi oldugu söylenmektedir. günlük duaya (namaza) davet edilmekte. Cinayet is lemekten ve hirsizlik yapmaktan sakinmak konusunde ellerinle oruç tut. ayri bir ibadet tarzi degil. Koç ve güvercin kesilerek kurban ibadeti yerine getirilmektedir. Rahibin kesim sonrasi elindeki sopayi nehire atmasi. Sabiîler.. sekli bir ibadet tarzi hükmündedir. Yüce Tanri Malka d Nhura lle. içeceginden uzak durmak seklindeki bir oruç degildir. âyin ve tören yemeklerinin bir parçasidir. "Ha yat en üstündür" ifadeleriyle sona ermektedir. Bundan dolayi kible. Kötü yalanlara k arsi agzinla oruç tut. kötü fiil ve davraislardan kaçinmakla oruç tutmaya çagrilmaktadir. Çünkü S abitler. Hayvan bogazlanirken rahibin elinde 15 cm uzunlugunda bir sopa tutmasi. "Yüce Hayat'in ismiyle" ifadeleriyle baslamakta ve "Hayat Yücedir". günah ve kötülüklerden uzak durmak sek inde degerlendirilmektedir." . Kurban töreninde 5 hususa dikkat edilmektedir. Ke silecek kurban hayvanini kulagina. Sabiî dualari.. yalanciligi ve dolandiriciligi sevme.

Kutsal Günler ve Bayramlar Sabiîler. Sumbulta ayinin sonu ile Gam Qaina ayinin baslangi ci arasinda yer alan 5 ara günde kutlanmaktadir. Bu bayram. güney tarafindadir. Kulübenin kapisi. Bununla be raber rahip olabilmek için kisinin gerekli ve istenen sartlari tasimasi gerekmekte . Bu günler boyunca yapilan dualarin ve yapilacak ibadetlerin kesinlikle kabul ed ilecegine inanilmaktadir. yönü Kuzey'e dönük. Nevruz Rabba da demektedir. yilin i lk ayi olan Qam Daula ayinin baslangicinda yapilan yeni yil bayramidir. Sabiîlikte rahiplik vardir. rahip olabilmektedir. Ugursuz günler kötülük ve karanligin hakim oldugu günlerdir. belli durumlarda. Bundan dolayi mabed ta pinaktan daha çok. Bu bayram için vaftiz ve özel tören yemekleri hazirla maktadir. yilin belirli günlerini kutsal gün^ve bayram olarak kutlamakta. Bu bayramda vaftiz olmaya büyük önem verilmektedir. Bu bayram. disaridaki islerini yapmakta ve bayramda kullanilacak et için hayvan kesmektedi rler. Onlar. Çünkü bayram günü hayvan kesmek yasaktir. bazi günleri de ugursuz ve kötü gün olarak degerlendirilmektedir. Bu binalarda demir ve çivi kullanilmamaktadir. Sabiîlerin dinî bayramlari da vardir. is yapmasi ve çesitli etkinliklerde bulunmasi yasaktir. âyin ve ibadet kulübesini. sadece rahipler girebilmektedir.Mabed ve Mabed Görevlileri Sabiî mabedlerine mandi ve manda denilmektedir. vaftiz olmak ta. Kulübelerin önünde vaftiz içi n havuz bulunmaktadir. Günü baslamakta ve üç gün devam etmektedir. Bu kulübeye. Sabiîlikteki mabed. Sabiîler b u bayrama. Bu bayramda Sabiî. "ayin kulübesi"dir. diger dinlerdeki mabedler gibi cemaatin içide ibadet ettigi beli rli bir yer degildir. manevî kirlenmenin s ebebidir. yilin ugursuz günlerindendi r. bimanda ve ya bitmanda seklinde geçmektedir. Sabiîlige mensup olan herkes. irmak kiyisinda yapilan. Ancak rahipler. Danja'dan 90 gün sonra Dihba Daimana Bayrami kutlanmaktadir. bir grup olusturmaktadir. seçkin bir sinif degildir. Dihba Rabba Bayrami'dir. ilk insan A dem'in Isik Elçisi tarafindan vaftiz edilisi hatirasina yapilmaktadir. Bu kulübeler. Bu bayramlarin arasinda en önemli bayram. Taura'nin 18. yilin bazi günlerinde et yem emek suretiyle "oruç" tutmaktadirlar. Bu günlerâe ölen kimselerin ugursuz bir ölümle öldükleri kabul edilmekte ve bu günl e ölmek bir Sabiî için felaket sayilmaktadir. Siradan bir Sabiînin buralara girmesi yasaktir.Günümüzde Sabiîler. Sabiîler. Sabiîlerin kutladigi diger bir bayram. Panja veya Parvania'dir. Bu 5 gün. Bu bayram arefesinde Sabiîler. [132] 6. tören elbisesi giymektedir. [131] 5. Sabiîlerin kutladigi diger bir bayram. Kutsal metinlerde manda. dünyanin en kutsal ve temiz mekani kabul etmektedir . daha çok sembolik bir yapidir. Bu bayram. Bu bayram. Dihba Hnina'dir. Sabiî literatüründe mabed için maskna terimi de kllanilma ktadir. Bu günlerde Sabitlerin disariya çikmasi. Kutsal Kitaplarinda yeralmamasina ragmen. penceresiz basit-yapilardir. Mabed.

Rahip olacak kimsenin evli olmasi sarti aranmamakta. . rahip yardimcisi (asga nda). 40-61. London 1975. 411-413. rahip (tarmida). Lonclon 1975. gizlilik ilkesine uymak zorundadir. New Jersey 1947. digeri de dünyevî ismidir. The Concise Encyclopedia of Li-ving Faiths. Bu isimlerin birisi gizli is mi (astrolojik ismi).A. Hilmi Ömer Budda. London 1969. 89-93. Our Religions. cemaatin otomatik ola rak üyesi kabul edilmektedir. Muhaddere Nabi Özerdim. kutsal kitapfarinda y asak olmamasina ragmen. Editions Gallimard 1976. Konusmalar. "Religions of China". Sabiîlikte rahip ve rahibe ayrimi yoktur. Rahipler de. basrahip (ganzibra) ve lideri (ris ama)'dir. 79. The Great Asian Religions. saç kesmemeye pek uyulmamaktadir. Sabiî bir aileden dünyaya gelen her çocuk. özellikle rahip çocuklarinin saçlarinin kestirilmemesine önem verilmektedir. Çocuklarin. London 1971. mümkün degildir. Ancak günümüz Sabitlerinde rahibelere rastlanmamakta. London 1965. Ankara 1963. Atalarina dua ve niyaz onlarin gizli ismiyle yap ilmaktadir. vücut arizasinin bulunmamasi. London 1974. The VVorld's Living Religions. . R ahipler disinda. Sabiî cemaatine dahil olan herkes. 166. C. 357-374. Dinler Tarihi. Çev.E.A.Konfüçyüsçülük . Asian Religions. din görevlisi sadece rahipl erden ibaret kalmaktadir. Kutsal metinlerde rahibelere de rastlanma ktadir. Brovvn.Konfüçyüs. 89-96. nesr. Sabiîlikte yemeyle ve içmeyle ilgili kurallar vardir. G. kendiliginden ölen veya baska bir hayvan tarafindan öldürülen hayvanlarin eti nin yenilmesi. "La Chine Depuis les Han". Sabiîlige dahil olan her kisi. sünnetli olmamasi. Disaridan kimsenin Sabiî olmasi. Parrinder. . R. The Chinese. Istanbul^ 935t370-377. Histoi-res des Religions . III/375-382. Sabiîl ige giris töreni yoktur.Guiliaume H. Parinder. soyunda z indiklarin veya dininden dönmüs olanlarin yeralmamasi vardir. G. .G. dinî kurallara göre kesilmeyen ve Sabiî olmayan birisi tarafindan kesil en hayvanin etinin yenilmesi yasaktir. 398-400. . [133] IV. 126.E. London 1977. . on un dinî âyin ve törenlerdeki ismidir. günümüzde. dört gruptur. Confucianism. iki isme sahiptir.David A. Graham. . 99-149.Lewis Hodoüs. A Book of World Religions. 35-38. A Guide to Religions. . . Kisiyi'sarhos eden alkollü içkiler in içilmesi. Bu sartlar arasinda.E. .Bölümün Bibliyografyasi A. C. Bunlar. Confucianism. . . Zachner. Dunstheimer. The Great Reiigions of the Modern World. Histories des Croyances et des Idees Religieus Paris 1981.Wing-tsit Chan. Bir Sabiînin gizli ismi (malvasa).Cheng te K'un.Mircea Eliade.dir. fakat evli olmasi ideal olarak görülmektedir. Parrinder.

C. Dunstheimer. A Reader's Guide to the Great Reli gions.Marguerite-Marie Thiollier. Asian Religions. 98-103. [134] B. . Les Grands Philosophes de L'Orient. Paris 1981. A. Istanbul 1981.E. R.G. . Konfüçyüs. Orpheus. 1971.Lao-tzu.C. "La Chine.VV. London 19 71. Dobson. London 1977. 1/217220. Ed. Britain 1966. 435-43'8. "Taoism". 97-101. London 1975.A Dictionary of Comparative Reiigion. Çevr. London 1975.VVing-tsit Chan. A. 82.D. The Great Religions of the Modern VVorld. The VVisdom of China.Saloman Reinach. Parrinder. Britain 1977.Levvis Hodous. The Concise Encyclopedia of Living Faiths. 90-105. London 1969. . Parrinder.E. Yücel.G. . Guide to Religions. A. Paris 1976.Ezra Pound.F. Depuis Les Han". Histoire Generale des Religions. The VVorld's Living Religions. Paris 1952. Gr. Joahim Schoeps.Guiliaume H. Histoire des Croyances et des Idees Religieuse. .A. II I/30-46. Chinise Religions From 100 B. III/388-392.H. E. Histoire des Religions.. An Intelligent Person's Guide to the Reli gions of Mankind . 398-401. 85-87. U. "The Religions of China". 1X-XIII.G. S.Lin Yutang.H. Çevr. London 1977. Ström.Taoizm . Çev. Religions of Mankind Today and Yesterday. .C. London 1970. London 1967. Çev. 1947. . The Great Asian Religions. 188-196 .Mircea Eliade. .E. Beigique 1982. Religions of China. Brandon.H.G. . London 1954. Jensen. 189-2 03-5.Ninian Smart. to the Pre-sent Day. . Niels L. 194-206. . .A.F. G reig. Ankara 1963. nesr. New York 1938. Brown. .G. . Book of VVorld Religions. Muhaddere Özerdim. 264-276. tr. . Gallimard 1976. Taoizm. . . Gr. 374-393. J. Howard Smith. . .Werner Eichhorn. London 1974.David A. 97-102. New Jersey . 12-13. Dictionnaire des Religions.The VVisdom of Confucius. Winston. Lin Yutang.S. 601-602. The Religions Experience of Mankind. 22-44. "Taoism". Tomlin. 1 50-162. Parrinder. . Ringgen-Ake V. '" .C.

. . London 196 9. 185-188. London 1967. The Wisdom of China. Parrinder. Ringgren-Ake V. "The Shintoists". 141-178. Çev. Our Religions. Reader's Guide to the Great Re ligions. A Book of VVorld Religions.Ninian Smart. 247. 396-398.F. 81. 81-115.G. 250-267. . The Great Religions of the Modern VVorld. John Levvis.Joseph M. . Ankara 1983. 35. London 1971. . Bovvnas. Dinler Tarihine Giris. Parrinder.Lin Yutang. Çev.D.A. . 408. Gr. Tomlin.Ekrem Sarikçioglu. Britain 1977. [135] C. S. 131. 62-69. Orpheus.G. Jens en. . Istanbul 1981. Ström. VVinsîon. London 1977. Britain 1966. 23-65.Salomon Reinach.Bozkurt Güvenç. Howard Smith. N. Joachim Schoeps.Daniel C.Annemarie Schimmel. 164-168. A Guide to Religions. J. . Gallimard 1976.L. Kitagavva. .C. Reiigions of Mankind.H. tr. E. Holtem. .Histoire des Religions. . London 1954. .G. . Brown. Kitagavva. . The ReligIous Experience of Mankind. 211-220. Background to the Long Search. London 1974.Joseph M. 1971. 575. .Sintoizm . 53-57. 111-124. The Reiigions of Japan. .H.Ninian Smart. Masdusî. Ed. . R. . London 1973. Britain 1 966. Religions of Japan. 69-112.F.H. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. Strörn.C. Parrinder. 342-357.D.C. Shintoism. Gr.E. London 1977.E. New Jer sey 1947. A. London 1970. 1/221-223. . N. 16-19.A. 168. 256-264. Religions of Mankind. Ankara 1955. The Great Asian Religions.A.S. nesr. G. An intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. Çev. London 1965. Istanbul 1983. Les Grands Philosophes de L'Orient. Asian Religions. London 1977. Brandon. J. .A Dictionary of Comparative Religions. 180-184. The VVorld's Living Religions.A. Yasayan Dünya Dinleri. Greig. Chinese Religions. 238-305.H. The Concise Encyclopedra of Living Faiths. Gr. Shinto. U. Japon Kültürü.G. .G.G. Greig. Ringgren-Ake V. IM/495-540. Paris 1976.E. 116-135. Sadak. Paris 1952. .

. Pari s 1951. .Mircea Eliade. [136] D. "Orta Asya'da Mani Dininin Yayilmasi ve Türk Kültürüne Etkisi". . . 23-24. 72-90.S. The Religious Experience of Mankind. Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses. Dinler Tarihine Giris. 191-197.Mircea Eiiade. Azerbaycan Türklerinin Dini Tarihi ve Halk Inanislari {Basilmami s Yüksek Lisans Tezi). Ramazan Sesen.Kasgârli Mahmud. Necati Lugal Armagani. Britain 1977. 197-201. Istanbul 1976. .H. . . Ankara 1997. Türk Irki Niçin Müslüman Oldu. London 1967. 257-269. Bahr el Câhiz.Muharrem Ergin. . 62-66.Mircea Eliade. "Türkçe Dinî Tabirler". Türk Dünyasi Arastirmalari.Abdulkadir Inan. .C.Harun Güngör.Ninian Smart. Konya 1978. Tarihî Hakikatler.Ninian Smart. Çev.Ibrahim Kafesoglu. Ekim 1989. R. Woodwrad. 268-278. Eski Türk Dini Tarihi. . 252-258. Ankara 1967. 199-203.Ebu Osman Amr b. Eski Türk Dini. Paris 1975. Istanbul 1979. Ankara 1955. . . Istanbul. Divanu Lugati't-Türk. London 1965. Istanbul 1986.. Tarihte ve Bugün Samanizm. Hilafet Ordularinin Menkibeleri ve Türklerin Faziletleri. VVinst on.Jean Swyngedouw. Besim Atalay. The VVorld's Religions. Shinto. 60-82. . Schoeps. . . . . 141-165.Annamarie Schimmel. 136-151. Ankara 196 -Ismail Hami Dânismend. 8. Ankara 1980. Orhun Abideleri. Ankara 1939-1941. 18-98. 61-93. Sayi: 62. Dictionnaire des Religions. Background to the Long Search. Il/ 504-507. "Shinto". 1576-157 8. .J. Çev. Le Chammanisme et Les Techniques Archai-ques de L'Extase. sahife: 199213. 17-27. 1-62 vd. Traite d'Histoire des Religions. Baslangiçtan Günümez Türklerin Dini Tarihi. l-lll. An Intelligent Guide to the Religions of Mankind. Paris 1984 I M/9-30.C. Ankara 1995. . 22-47.Saadet Çagatay.Durmus Arik. Gr. London 1977.Ismail Hami Dânismend. Fran-ce 1983.Ünver Güney-Harun Güngör. Ankara 1972.Geleneksel Türk Dini .Abdulkadir Inan.

J. [137] .Annemarie Schimmel. Radloff. Bogaziçi Dergisi.W. V. Edebiyat Fakültesi Türk Dil i ve Edebiyati Dergisi. . Ilahiyat Fakültesi Dergisi. Ahmet Temir.Hikmet Tanyu. Ankara 1996. Çev. Schmidt.Hikmet Tanyu.Saban Kuzgun. "La Religion des Turcs de l'Orkhon des Vll'e et Vlll'e siecles ". Ankara 1985. Sibiryadan. Paul Roux. XIII/75-90. Uluslararasi Türk Folklor Kong resi Bildirileri. . I-II/59-80. Istanbul 1994. The Encyloedia of Religion.Abdurrahman Küçük. Radloff. . 14-15 . Ankara 1976. Türk Dili ve Edebiya ti Dergisi. Ankara 1986. Istanbul 1980. Türkler'in Dinî Tarihçesi.Münir Yildirim. Türklerin ve Mogollarin Eski Dini. 88-98. Ström. Ankara 1987. Çev. . . Istanbul 1983. N ew York 1987. Ankara 1 954. Nisan 1984.Osman Turan. Dinler Tarihi. 148162. 3-42 vd. . . Haz. . Islâm Kaynaklarina Göre Hz. B. . . Islâmliktan Önce Türklerde Tek Tanri Inanci. Dinler Tarihine Giris.G. .Ü.P. Istanbul 1982.W.Ü. I."Ibn Fadlan Seyahatnamesi". Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkuresi Tarihi. . Istanbul 1994. . 302-317.J. . XIV/63-80. . Istanbul 1978. sf. 212-240 vd. 1962. XV/87-94. Istanbul 1986. Istanbul 1965. Ahmet Temir. "Türklerde Atesle Ilgili Inançlar". Istanbul 1979. Zeki Velidî Togan. "Tukue'lerin Dini".Bahaeddin Ögel. VVilhelm Schmidt. Ankara 1979. 1/55-71. . Revue de l'Histoire des Religions. 199-231. . Türklerde Tasla Ilgili Inançlar. 38-61 vd. Ed. A. Islâmiyet ve Türkler. Türk Kültür Tarihine Giris.Oguz Destani.Hakki Dursun Yildiz. 240. Aykut Ka-zancioglu. Lütfü Dogan. A. "Turkic Religions".Jean-Paul Roux. Hikmet Tanyu ve Türk Dini Tarihi Arastirmalari Üzerine Bir Inceleme .Hikmet Tanyu.Hikmet Tanyu. 129-142 vd. M.Ekrem Sarikçioglu. Sibirya'dan Seçmeler. Ankara 1955. Türk Kültürünün Gelisme Çagteri. "Islâmiyetten Önce Türkler'de Tek Tanri Inanci". Ankara 1978. Çev. 28-31.H. 107-14. Ibrahim ve Hanif-lik. .Bahaeddin Ögel. Paul Roux. Sa. London 1966. 17-31 . Çev.W. 22. Sadettin Buiuç. Eliade. I. Sadettin Buluç. "Eski Türklerin Dini". I-IV. Religions of Mankind. 1-24. . Çev.P. Çev. (Basilmamis Yüksek Lisans Tezi).. Ringgren-A. . Istanbul 1966.

Eastern Religions. 81-130. . I/2 25-250.G. 334-335. nesr. 231-255. "Hinduism". Gr. The Religious Experience of Mankind. . London 1973. . el-Milel ve'n-Nihâl. Paris 1980. Çev. Kah ire 1984. II/225-235. 217-255. Mukarenatü'l Edyân. New York 1962.Sehristânî.Ninian Smart. London 1970. Hinduism and Budhism. Paris 1952. 44-90.Dharam Kumar Vohra. 153 A. Ahmet Çelebi. London 1977. Edward VVashburn Hopkins. Religions of Mankind. France 1983. "Hinduism". London 1967.V.G. . S. "The Great Religions of the Modern World. Beyrut 1975. Ström. Anne Marie Esnoul. Gr. Hein. 1/995-1103 . Hindu Pantheon.John Clark Archer.Hinduizm . New J ersey 1947. Sedat Ümran. Nigosian. Histoire des Religions. H. 31-62. . Ist. Swami Nikhilananda. Michel Delahoutre. Britain 1975. II/250-255. l-lll. 330-33 3.C. Britain1966. Dictionnaire des Religions. IV/23-80. World Religions.H. "Hindouisme".A.G. New York 1973. Parrinder. F. 705-70 8. Gr.F. Sir Charles Eliot.J. 1970. The Hindus. Delhfl968. Britain 1971. The Bhagavat Gita. Hinduism. Tomlin. Gr. Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses. An Intelligent Guide to the Religions of Man-kind.Brandon. Mircea Eliade. 1 06-156. A Dictionary of Comparative Religions. Norvin J. Çev. Hinduism. Les Grands Philosophes de L'Orient. S. LouIs Renou. London 1977. The Concise Encyclopedia of Living Faiths. 1968. Our Religions. Ruhun Kurtulusunda Hinduizm. London 1970. . E. New Delhi 1970. "L'Hindouisme". 7-55.Elizabeth Seeger. Ringgren-A. Istanbul 1991. 103-139. The Religions of India. Schoeps. 1-23. Edward Moor. Basham. . Hinduizm'in Kutsal Metinleri Vedalar. New York 1971. A Reader's Guide to the Great Religions. Kürsat Demirci. Juan Mascaro. E. 148-160. BrItain 1977. Asian Religions.E.

Istanbul 1975. 67-70. Folkert.Ali Ihsan Yitik. Outlines of Jainism. London 1970. The Religious Experience of. Lo ndon 1977. . Jainizm. . E. Sen. .SIr Charles Eliot.P. Hopkins. Gr.Upanisadlar.S. VI/435-441. JRamayana. A Böok of VVorld Religions.Sihizm . 231-247. Hinduism. Londoti i 925. 100-109. 29.Colette Caillat. "Jainisme". New Delhi 1973. The Concise Encyclopedia of Living Religions. Histoire des Religions.Mankind. Istanbul 1976. Dictionnaire des Religions.G. "The Jainas". 825-8 28. Gr.E.Valmiki. Istanbul 1996.K.H. Encyclopedie de L'Islâm. Parrinder. "Sikhs". Ström. London 1974. -E. S.SirMonier Monier-Villiams. Türk. Brandon. France 1983. . Gopalan. Galli-mard 1970. Ringgren-A. . .30 .G^F.V. New Delhi 1970. Britain 1966. . Paris 1934.A Dictionary of Comparative Religions. 221-224. Britain 1976. The Great Asian Religions. Muhammed Ikbal. [138] F. Der. 280-298. London 1977. Religions of Mankind. The VVorld's LÎving Religions.G.A Dictionary of Comparative Religions. nesr. Parrinder.Kendall W. London 1977. . [139] G. 332-334. . Tere. . London 1969. New York 1971. 576578. .A. S.T.Michel Delahoutre. 53-57. Parrinder.M. Hinduism and Buddhism.E. A Reader's Guide to the Great Religions. 1971. London 1965. 3367.L. 255-263. Gr. The Religions of India. Raju. Mehmet Ali Isin. . Hinduism. "Jainism".. 41-44. nesr. .G. 1/1105-1144.Ninian Smart. Ömer Riza Dogrul. . 1970. "Le Jainisme". Asian Religions.Caynizm . .F.Edvvard W. Basham. I/ 105-129.G. Hint Kökenli Dinlerde Karma Inancinin Tenasüh Inanciyla Iliskisi. 63 vd. . Britain . Brandon London.

. W.Man's Religious Quest. 1/316-347. Short History of Religions. Gr. A Short History of Religions.Williard G. London 1948.Mircea Eliade. 173-191 . nesr. Our Religions. Brandon. "The Sikhs". London 1965. Ringgren-Ake V.E. Histoire des Croyances et des Idees RelIgieu-ses. . Ringgren-Ake V. . . London 1970. Ström. Sadak. London 1965. . 1978. Britain 1978. Parrinder. "Mazdeisme". 177-179. nesr. 62-66. A. 51-55. .E.E. Religions of Mankind. London 1978. .Khush Want Singh.London 1977. Parrinder. The VVorld's Living Religions. Asian Religiouns.G.G. Religions of Mankind. London 1974. Delhi 1978. Paris 1980. Gr. Dictionnaire des Religions. Secular Perceptions in Sikh Faith.A. .H. A Book of VVorld Religions. A Reader's Guide to the Great Religions. 62-68. Gr. Masdusi. XXVI1I/391-417. The VVorld's Living Religions. Ilahiyat Fak.E. Guru Nanak And The Sikh RelIgion.G. . Çev. London 1977. 599-659. A Book of VVorld Religions.Pamela Wylan.G. . 373-392.Jacque Duchesne-Guillemin. France 19 83. . Parrinder. 150-162. S. Duggul. A. Yasayan Dünya Dinleri. A. London 1977. 223-231. The Ancient VVorld. "Sihizm". 225-227.Man's Religious Quest. London 1966. VVorld Religions.Abdurrahman Küçük.S. .K. Oxtoby. . 120-133.G. M. London 1977. Der. Störm. Iran. Foy. -E.Ninian Smart.G. .N. Kollet. Kellet. . . [140] H. Smart. London 1974.Ü. 265-313. Britain 1975. 663.W.E. . London 1973.. . 314 vd. Parrinder. London 1948. Gr.E. 410 vd.F. 1981. . 358.S.R.31. Parrinder. Mc Leod. Ankara 1986. London 1966. .E. Delhi 1982.A. 64-115. 358. . Ghirshman.H.A. The Religous Experience of Mankind. nesr. 57-62. "The Sikhs".E.H. Britain. Reader's Guide to the Great Religi ons. Background to the Long Search. Britain 1977. Ist. . VVhitfield Foy. Nigosian.Zerdüstilik -A Dictionary of Comparative Religion. 1068-1075.

. II/5-57. Paris 1952. . Britain 1977. Schoeps.Ninian Smart. Istanbul 1983. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. Abdulkerim b. Ankara 1985. . . Delaletu'l Hairîn.C. Hüseyin Atay. The Concise Encyclopedia of Living Faiths.Ninian Smart. London 1977. Ankara 1962.Sabiilik . .Ö. The Teaching of Magi. The Religion of Zarathustfa.J. Tomlin. . . . "Kurian-i Kerim ve Sabitler". Islam Kaynaklarina Göre Hz. Gr. Istanbul 1935.Carra de Vaux. 302-315.Elmalili Muhammed Hamdi Yazir.Remzi Kaya. . Birunî'ye Göre Dinler ve Islam Dini. [141] I. Asil Nüsha 111/1750-1765. Kur'an-i Kerim'e Göre Ehl-i Kitap ve Islam. . Islam Ansiklopedisi. Ankara 1994.R. Hak Dini Kur'an Dili.S.F.Saban Kuzgun.Sehristanî. .Ekrem Sarikçioglu. "Sabitler. Tahk ik: Muhammed Seyyid Keylanî.Sinasi Gündüz. London 1975. Ibrahim ve Hanif-lik. Gr. Al Sabia". London 1967.Muhammed b. Zaehner. .y. [142] Ankara Üniversitesi V. Background to the Long Search. Sadelestirilmis Zaman Baski Ili/ 293-309.R.Ibn Meymun. Ilahiyat Fakültesi Dergisi.BÖLÜM BUDDIZM Buddizm. Tehran 1980. 20 0-217. Ilahiyat F ak.). Hindistan'da dogmus olmasina ragmen mensuplari dah a çok bu ülke disinda bulunan. Ankara 1975.C. . 131-150. I/233.H. Ankara 1995. Zaehner.I. Taraporevvala. Istanbul 1967. The Religious Experience of Mankind. Beyrut 1975. 76 -89. Ankara 1974. Ali Nihad Tarlan. Vi. .J. X/103-116. .Ü. ter. Yayinlari.Ismail Cerrahoglu. günümüzde yasayan büyük dinlerden ilk besi içine girebilen bi . IstnbuI (t.Günay Tümer. Beyrut 1975. Britain 1977. X/9 -10. M. . Les Grands Philosophes de l'Orient. An intelligent Person's Guide to the Religions. Giris ve Notlarla Haz.Zerdüst'ün Galalari. el-Milel ve'n-Nihal. Ebî Bekr Ahmed el-Sehristanî.. Yüzyilda Hindistan'da Budda tarafindan kurulmus ve evrensel nitelik kazanmis bir dindir. 222-225. A. Son Gnostikler Sabitler. el-Milel ve'n-Nihal. . Bu din.

563-483) Buddizm. Ona.Budda'nin Hayati (M. hem de Islâm'da bulun an kuvvetli tek Tanri inanci rol oynamisti. Mogolistan. ancak hem eski Türkler'de. Bununla beraber onun bir din. Ona sonradan verilen bir lakap d a "Tathagata"dir (hakikate ulasan). mezhep. Budda'nin dogum yeri olan Kapi-lavustu sehrinin ise Zu'l-K ifl (Kif'Ii olan kimse. Maya. Buddizm. dini anlaminda "Budda-Sâsana" diye bilinmekte dir. Buddizm'de göze çarpmayan. otu rup bagdas kurup tefekküre dalmak (meditasyon) bulunan bu din. tarikat ya da felsefî bir eko l olup olmadigi tartisilmistir. Buddist Asy a ülkelerinde bu din. Hadis ve diger Islâm kaynaklarinda fazla bir bilgi yoktur. ne d e Hadis kitaplarinda bu konu ile dogrudan ilgili bir bilgi yoktur. Ancak. Budda Kuzey H indistan'da bulunan bu hükümdarligin baskenti Kapilavastu yakinlarindaki Lumbini kor ulugunda dogmustur. Laos. Kur'ân'in Tin Sûresi'nin 1. Adi Siddhartha Gota-ma'dir (Gotama aile lakabi).ige sahiptir. Bhutan. Annesi. Asya ve Ön Asya'ya dogru yayilirken. ona "ilhama kavusmus . doktrini. Zu'l-Kifl hakkinda Kur'ân. ata binip kiliç kusanmaya alisik. Bu tepkiyi Caynizm. Bazi ba ti ülkelerinde özellikle yeni bir Buddist mezhep olan Zen Buddizm ilgi görmüs ve tarafta r kazanmistir. Rivayete göre annesi Maya. Bunun için ona Sakyamuni. Tanrilar. Malezya. Gelenege göre Maya. Himalaya eteklerinde simdiki Nepal'in b ulundugu bölgede baskenti Kapilavastu olan küçük bir hükümdarligin basindadir. onu be yaz bir çamasir içinde bulmus ve ona banyo yaptirmislardir. Budda'nin babasi Suddho-dana. Kore. Hinduizm'deki Brahman sekilciligine. bir kutsal Incir Agaci'nin da lindan tutunmus ve o arada onun sagindan Budda dünyaya gelmistir. kutsal kitabi. yani Arapça'da "p" harfi olmadigindan. yani "Sakya Kabilesinin Bilgesi. Günümüzde en çok mensubu Hindistan. gayesi . 160 Buddizm. Bununla berab er eski ve yeni bazi kaynaklarda. Tayvan. Çin. I. zamani gelince Budda'yi Kapilavastu'dan ailesinin yanina giderken yolda Lumbini Korulugunda dogurmustur. onlara cazip gelmemi stir. Buddizm adi bati ülkelerinde Budda'nin kurdugu din için kullanilmaktadir. Asil adi Siddhartha. Birmanya. Yüzyilda Bati Türkistan'da. daha sonr a Dogu Türkistan'da Türkler bu dinle tanismistir. Onl arin daha sonra Islâm'i büyük bir hevesle benimsemelerinde bu hususlar ve "cihat anlayi si" yaninda. gayesine ulasan anlamin a gelmektedir. Simdi mensuplarinin sayisi 350-400 milyon civarinda gösterilmektedir . ne Kur'ân'da. M. Mançurya.VI. Burma. Singapur. Et yemeye. Budda' nin karnina beyaz bir fil seklinde girdigini de görmüstür. Buddizm'in bir kurucusu. tabiatla hasir nesir olmus Türkler. Budda'nin dogumundan önce bir rüya görmüs ve bu rüyada ona dogaca k olan oglan çocugunun ilende meshur bir mürsid olacagi bildirilmistir. her arzusuna. Yüzyilda. Sadece Kur'ân'da iki defa zikredilmektedir. aydinlanmis. Japonya gibi Güney Asya ülkelerinde ve Uzak Dogu'da bulunmaktadir. yap-yapma telkinleri. Vietnam. bir cemaati vardir.[144] A. Tayland. Kam boçya. Tib et. Budda. kurban kesmeye. içinde kutsal dilencilik.Ö. Sakyal ilarin Sessiz Zahidi" denilmistir. Hz. Sakya kabil esine mensuptur. Seylan. Kapila'li) adindaki peygamberin isimlendirilmesine sebep oldugu da belirtilmektedir[143]. Dogu Bengai. kast taassubuna kars i bir hareket olarak ortaya çikmistir. Ancak. Muhammed'in zamanindaki büyük dinlerden biriydi. uy anmis" anlaminda sonradan verilmis bir lakaptir. Ajivika hareketi de pay lasmistir. Budda disiplini. vejeteryan bir diyete dayanan Buddizm'e isinamamislardir. Âyetinde geçen incir'in (tîn) Budda'nin altinda ilhama kavustugundan bahsedilen yabani incir agacini ifade et tigi ileri sürülmektedir.Ö.

yakin akrabalarindan birinin güzel kizi Yasodara ile evlenmis ve Rahula (engel) adinda bir oglu olmustur. onlara da bu yolu gösterecegini ve doktrinini (dhamma) ögretecegin i söyledi. zihni aydinlandi ve "Budda" oldu. Ilk vaazini Benares'deki Sarn ath Geyik Parkinda kendinden ayrilan bes zahide yapti. S iddhartha. Sangha. Ancak o. kadinlar da teskilâta dahil edildi. ilk gün bir ihtiyara. Dogumundan bir müddet sonra Siddhartha'nin annesi ölmüs ve o. bir ata binerek evi terketti. sarayda mesut ve endiseden uzak. bulmus oldugu hakikati yaymaya karar verdi. Çünkü o. Içinde bulundugu zahitler grubunu terkederek yalniz basina ormana çekildi. Bir ormana vardi. teyzesi ve ayni zamanda da üvey annesi olan Mahapraja jati tarafindan büyütülmüstür. Çünkü o. bu yolun vücudu zayiflatmak ve zihni bulandirmaktan baska bir ise yaramadigini anladi. Yirmi dokuz yasinda iken. Hayatin. rahibe manasti rlari da ortaya çikti. Böylece iki asirilik ar asinda orta bir yol aramaya koyuldu. Bunlar arasindan "bhiksu"d enilen dilenci rahiplerin meydana getirdigi "Sangha" diye adlandirilan teskilat d ogdu. ertesi gün bir hastaya. dünyanin en eski bekâr rahipler teskilâtidir. Kusinagara'daki (Patna'nin kuzeybatisina 160 km. daha sonra da nefse iskence yoluyla ikinci bir asiriligi tatti. Sangha. Uruvela yakininda Neranjara Nehri kiyisindaki yabani bir Incir Agaci (Bo dhi Agaci) altinda oturup düsünceye daldi. Hikmete ve zihnî berrakliga ulasmak veya bedenî. oglunun budda olmasina engel olmak için çalismis. fakat halasi ve ka risinin israrli ricalari üzerine. Fakat bu hayat da onu tatmin etmedi. Gotama ise hakikat ve huzuru baska yollardan aramaya basladi. Gotama ismini kullanarak . eski âdetlere uyarak taninmis hikmet ve murakabe üstatlari ni aradi. evlenme çagina gelince. onu saray zevkle ri içine hapsetmis. doktrin (dhamma) ile birlikte Buddizm'in temel prensipleri arasinda yer aldi . her seyin bos o ldugunu^anladi ve dünya nimetlerine sirt çevirdi. bu vaazinda. bir deri bir kemik kalincaya kadar en sert bir züht hayati yasamaya ba sladi. Bunun üzerine kral. Bu düsünce. Sonunda (35 yaslarinda) 1 Temmuz dolunayinda gayesine u lasti. mücadeleden yilip maglûbiyeti kabul ettigini düsünere k onu terketti. O. onlarin nezareti altinda zihnî gelismeyi saglayan yoga metodlarini ögrener ek manevî sükûn ve huzura ulasmada ehliyet kazanmak istedi. refah içinde geçen bir hayat ve iyi bir egitim imkâni saglamistir. Siddhartha. Bunun için yeniden yiyip içmeye basladi. onu evini terketme kararina ulastirdi. gerçek hayatin sarayda gördügünden ibare t olmadigini anladi. Gördükleri onu sarsti. üçüncü gün bir ce ve dördüncü çikisinda da bir dilenci kesise rastladi. Budda ve buldugu g erçek. Budda.ne kavusan anlamina gelen Siddhartha adi verilmistir. Gotama. Taraftarlari oldu. alti yil. üzerindeki mücevherleri çikarip usagina verdi ve onu at ile geri gönderdi. kendisinin dogru yolu buldugunu. Budda. bir gece. insan. "Budda" oldugunu. Ormanda. falcil ara basvurmus ve onun ya kudretli bir hükümdar» veya bir "budda" olacagini ögrenmistir. o zamanki âdete uyarak. Fakat bir gün. Siddhartha'nin babasi. ölümün.bir hayat yasiyordu. ba basinin yasagina uymayarak saraydan disari çikti. zihnî igvalardan kurtulmak için riyazet ve çile y olunun kâfi gelmedigini. Bu vaaz. uzun zaman kadinlarin Sangha'ya alinmasini reddetti. evrensel aci ve izdirabin sirr ini arastirmaya basladi. Daha sonraki devrelerde kesisler yaninda evli olanlar da ye r aldi. önce saray hayatinin zevk ve sefasini. hayat ve h akikat hakkinda kendisine telkin edilen programlari begenmedi. "Kanunun Tekerli gini Döndürmek" diye adlandirildi. ailesi uykuda bulundugu bir sira da. hayatinin son 40-50 yilini Hindistan'in kuzey inde ve ortasinda vaazlarla geçirdi. Bu aydinlandigi yer. oglunun gelecegini ögrenmek için. Saçlarini kökünden keserek suya atti. Buddistler için kuts al bir yer haline geldi (Bodhi Gaya).[145] . Siddhartha. Sonunda ondan da vazgeçti. s arayi terkettikten sonra. Oradan geçmekte olan bir gezgincr rahip ile elbiselerini degistirdi. mesafede küçük bir sehir) Uttar -Pradest'te 80 yasinda ölünceye kadar. Bu duru mda onunla çilede bulunan bes zahit. Budda.

tatminsizliktir (dukkha). Bu sekiz d ilimli yol. Buddizm'in ana telkini. insan Ile hakikat arasinda hayatin izdiraplarla dolu olmasidir. Ajivika hareketi. dolayisiyla sa ece aydinlara bakan yanini kapsamaktadir. insanlar tarafindan acze düsürülebilen bir varlik seklindeki açiklamalari karsisinda Budda sessiz kalmistir. saray hayati ve çiie gibi iki asirilik arasindaki orta yolu telkin etmisti r. Bu sürekli tekrar lanan devrelerden kurtulmanin yolu "Nirvana"dir (Nibbana). Ilk üç kutsal gerçek. 4) Hürriyete. alda tilabilen. üçüncüsünün de gerçek sini saglamaktadir. manevî ilerleme. izdirap ve onun giderilmesi hakkind aki gerçekleri ögrenir. kurtararak Nirvana'ya ulastiracaktir. sihirden hoslanan. Ganj nehrinin suladigi topraklarin güneydogusundaki Ko sala (simdiki Oudh) ve Magadha (simdiki Bihar) kralliklarinin içinde yer aldigi. manastir düzeninde kast ayrimini re ddetti. hikmet olgu nluguna kavusmak gerekmektedir. yeni tenasüh ve ölüm e yolaçmaktadir. Kisi ancak Nirvana'ya ulasarak tenasuhtan kurtul abilmektedir. tenasüh çemberinden kurtulmadir. b rahman kültürünün merkezinden uzak. ihtirastir. Budda. Aslinda Buddizm. ölüm izdiraptir. Buddizm'in Hindistan'in meshur alti felsefe sisteminden biri olan Samkhya ile or tak bazi noktalari bulundugundan bu sistemin Bud-dizm'den etkilendigi söylenebiime . kisinin kendine eziyet vermesini (yoga ve benzeri yollarla). Nirv ana'ya ulasmak için kötü huylara sahip benligi. kisiyi elem ve keder denizi olan bu dünyadan. iyi bir Buddist olarak yasarsa Nirvana'ya ulasmaktadir. Budda. Dördüncü kutsal gerçek ise Buddizm'in amelî ahlâki at yönünü. Hindistan'in kuzeydogusunda. 2. Vedalar'in otoritesini ve Vedik kurban sistemini. Bu da yeni "karma" ve sudûra. bir kere daha dönmemek üzere. ikincisinin anlasilmasi. Insana düsen. yani ulastigi hayat kanununu ilan ettiginde verdigi ilk vaazi "Kanunun Tek erlegini Döndürmek" seklinde açiklamistir.Insan varliginin mahiyeti izdirap. feragat yoluyla tenasuhtan kurtulmayi muhafaza etti. kisacasi onu din yapan veçhesini içinde bulundurmaktadir. Buddi stler'e göre bu kadar uzun müddet var olan âlemin nasil yaratildigi insan bilgisinin. Caynizm. VI". yaslilik. zaaflari bulunan. insanin bilme gücünün ötesindedir. bu hükümlerini. Yoksa fâni.Izdirap dindirilmelidir. Bunun için tekerlek Buddizmin sembolü olmustur.Ö. Brahmanlarin Tanri'yi insanî nitelikler içerisinde yaptigindan pismanlik duyan. Kisi. yeni hayat a. brahman âyin ve görevlerine yer verilmemis olmasina bagladi. Bu as linda Upanisadlar'da rastlanan hayat görüsünün gelistirilmis bir sekliydi. Ancak genel Hint inançlari olan karma-tenasuh. ilk kutsal gerçegin kavranilmasi.B. kötülük. aci. Budda'nin kurtulus telkininin özünü olusturmaktadir: 1. Dört kutsal temel gerçek. Budda'nin doktrinine. Yüzyildaki kati brahman sekilc iligine. Ancak Tanriyi inkâr eden bir ifadesi de yoktur. Bu sebeple Budda'nin dok trini Brahmanlarca küfür olarak görüldü. ahlâkî kötülüklerden uzakl apfarin sebebi olan ihtiraslardan. süreksiz isler sürüp gidecektir. bir yar tici tanriya. Budda. Çünkü o hayatin tabiî olaylarini bir izdirap o ak görüyor ve bundan kurtulusu bütün arzu ve ihtiraslardan uzaklasmaya bagliyordu. Buddizm.Budda'nin Telkinleri/Buddizm'in Prensipleri Buddizm'de Budda'nin doktrinine Pali dilinde "Dhamma" denilmektedir. arzu ve ihtirasi yoketmek. Dogum. h astalik. Brahmanizm'in tam giremedigi bir cografi alanda dogd u. Iki asirilik izdirapli iken orta yolda bilgi. Budda'nin doktrininin felsefi yönü kötümserdi. kurtulus ve mutluluk vardir. kast taassubuna karsi çikisi da ifade etmekteydi. ferdî ruhu. Budda'nin telkininin felsefî yönünü. Brahmanlarin ilgi duydugu metafizik meselelerden kaçindi.Izdirabin sebebi arzu. M. Onlar. halka bakan. Onun bu açikla malara katilmadigi bellidir. Nirvana'ya ulasabilmek ancak Budda'nin sekiz dilimli yolu ile mümkündür. Dhamm a'yi. 3. Bu orta yol.

bütün varliklara sevgi ve sefkati ihtiva etmektedir. Ali'nin Hz. ticaret ehli. Ancak Budda'nin gözde sakirdi. yegeni An anda idi (Yahudi dininde Hz. çocukluk ve gençlik yillari. ilk bes zahidden Assaji vasitasiyla hakikati ögrenen ve Budda ta rafindan Sangha'ya alinan Sariputta ve Moggalana da vardi (Bunlar Budda'dan önce öldül er). Anlattiklari genellikle büyük bir sevk içinde kabul gördü. Zira Brah-manlar m etafizik tartismalar arasinda isin bu yanini unutmuslardir (sonradan "bhakti" har eketiyle. Magadha kralligi sinirlari içinde. Muham-med'e karsi durumu gibi). ken dine has özellikleriyle daha ziyade bir din olarak nitelendirilmektedir. esnaf olmak üzere yiginla insan. Incir Agaci altindaki aydinla nmaya kadar bir "Bodhisatva"dir (Budda adayi). onu yine diger bir yegeni olan Devad atta'nin zehirleme tesebbüsünden kurtarmis. yapilar bagislandiysa da o. Isa'ya. Bud dizm'in yayildigi çevrelerdeki temayüle göre. bu sistemde bütün bu hususlari akla getirecek noktalarin mevcudiyetiyle be raber. Daha sonra basta toprak sahipleri. Düny anin üç büyük evrensel dininden önce Buddizm. Bodhi agaci) ve daha sonrasiyla ilgili çok sayida mitolojik efsaneler yer almaktadir. böylece sakirtlerini ve görevini birakacagini anlayan Budda. bir mezhep. Bu konuda tek istisna Islâm'dir. geleneksel olarak Kuzeybati Hindistan'a. onun zühdî yasayisi birakmasiyla ondan ayrilan. sonra da Hiristiyanlik. içinde az sayida br ahman da bulunarak. Büyük Kasyapa ile ayni konsilde Vinaya metnini okuyan Upali. 25. Buddizm'in bir dünya dini haline gelmesinde bu hususun ve Budda'ya olan asiri baglilik sonucu Mahayana hareketinde zamanla. Buddizm'e felsefi-teolojik bir hareket. Budda. Onda n sonra da Metteyya (Maitreya) gelecektir. zamani g elince dünyaya geldigi gibi. O. Ona topraklar. Iste bir din ola rak Buddizm'in Brahmanizme karsi orjinalügi burada yatmaktadir. sonraki zühd hayati. Bu k esisler arasinda. yayilirken böyle bir fedâkârlikta b ulunmamis. bir yere bagli kalmadi. kendilerine buld ugu gerçegi ilk va'zettigi. Sangha'nin ilk ve önemli üyelerdendir. sarayi terki. ayri cemaati. kesisleri doktrin i va'zetmek üzere görevlendirdi. Budda bütün heykellerin kirilmasini emretmis olmasina ragmen. Yine Budda'nin ölümünde onun da katilabilmesi için cesedin yakilmasi tehir edilen v e ilk konsile baskanlik eden. Onlar. Metteyya da öyle yapacaktir. a ltinda 7 hafta geçirdigi Incir Agaci (Bo. mabetleri. Zaman zaman ona muhalefet edenler de çikti. basit ve sade bir yasayis. bu tamamlanmak istendi). Budda'dir. Buddizm'deki amelî ahlâk. Buddist oldu. Budda. bu görevi her yerde dolasip insanlara kendiler ini tutma. böylece Sangha'ya aldigi bes zahit ve Incir Agaci altind a ona yiyecek getirip onun doktrinini kabul eden iki tacirdir. Islâm'da Hz. Budda . Onun ilk sakirtleri. özellikle Rajagaha ve Sravasti etrafinda. Harun'un Hz. Bunlardan bazilari Sangha'ya kesis olarak kabul edildi. beraber züht h ayatina girdikleri. yayilabilmek ve dige r insanlar tarafidan kabui edilebilmek için. Ilk Buddistler ve Konsiller Buddist literatüre göre Budda'dan önce 24 Budda daha gelmistir. insanlar a.ktedir. heykelleri yapilip ona tapinilmaya baslamasinin rolü olmustur. Musa'ya. Budda Tusita cennetinde iken. alçak gönüllülük ögreterek yerine getireceklerdi.Budda. Gelenege göre 80 yasini geçtigin de artik ölecegini. aksine onun yayilmasi. berab . Bu felsefî hususlar bir kenara birakilirsa. Ananda. ögretti. Hiristiyanlik'ta Yuhanna'nin Hz. aslî prensiplerinden feragat etmek zoru nda kalmistir. Budda. inanç esaslari. hayvanlara. kadinlarin da ayrica Sangha'ya alinmalari konusunda üstadini ikna etmisti. [146] C. hayatinin sonuna kadar va'zetti. Kral Bimbisara'nin destegini kazandi. bir tarikat olarak bakanlar b ulunsa da. o bir kurucusu. Pencap'a kadar uzandigi söylenen alanda 40 seneden fazla dolasti. prensiplerinin siki sikiya korunmasi sayesinde olmustur. kutsal kitabi. sagli ginda Budda'ya büyük bir ihtimamla hizmet etmis. O. Bu bagislar arasinda bir kra l çocugu olan Jeta'nin yagmurlu mevsimlerde kesislerin istirahat ve ikameti için yapt irdigi manastir (vihara) ve tahsis ettigi park en önemlisidir (Sravasti'de). Buddist kaynaklarda Budda' nin dogumundan öncesi. Islâm.

oradaki besyüz sakirdine. unutulmamasi için. Bu konsile besyüz rahip ka tildi. Misir. Asoka Buddist olmadan önce topraklarini genis letmek için giristigi savaslardan birinde bu kanli. Tayland ve Kamboçya'da) kutsal kitap m etinlerinde Asoka'nin adi geçmez. uzak yabanci ülkelere kadar genislik kazandi. KarsjLgrup Sarvastivadin'ler. zaten güney uç hariç hemen hemen bütün Hindistan'a hükmetmekteydi. Mysore ve zamanla batiya.Ö. Bu konsile yediyüz rahip katildi. Türkistan'a Buddizm'in girmesi nin (daha sonra bilinirken) Asoka zamaninda oldugunu ileri sürenler vardir. Üçüncü konsil. Buddist düsünceleri. Ananda ve kesislere son ögüdünü verdi ve tenbihlerde bulundu. Konsil sonrasi Buddizm. Bu faaliyetlerin ilk sonucu Seylan'in Bud dizm'e kazandirilmasi oldu. Budda. Kesmir. böyle birsey bulunmad igini bildirdi. telkininde ve Sangha kurallarinda anlamadiklari b ir sey olup olmadigini sordu. Asoka. canlilara karsi acima duymaya basladi. bu konsilde bir ta rafi tutmadi. Son raki stupalara bu on merkezden kalinti verildi. Asoka (Asoka). Bununla beraber Asoka onlarin mensuplarina da ho sgörülü davrandi. Suriye. O. H er sey geçicidir. Orada bir sedir hazirlatip basi kuzeye gelecek sekilde sag yani üzerine ya tti. Ken-di lerininkini en güvenilir ve Budda'nin telkininin orjinai sekli oldugunu ileri süren Theravada BuddIzminin (simdi Seylan. Orada bi r stupa yapi Idi. Budda. Kurtulusunuza gayret ediniz". Böyle güçlü bir imparatorun himayesine kavusmak. tarim ve milletlerarasi ticar etiyle bir imparatorluk haline geldi. Kral Kalasoka himayesinde gerçeklestirilen bu konsilde. Bu konsil. daha ikinci konsil öncesi baslamis doktrindeki fikir ayriliginin yeniden alevlenmesi üzerine. Eslerinden birisinin telkiniyle Buddist olduktan sonra hayatini ülkeler yerine gönüller kazanmaya. ilkinde oldugu gibi. Ancak modern dil çalis malari Magadhi ile Pali arasinda önemli farkliliklar bulundugunu dâ ortaya koymustur. Kuz ey Afrika'ya gönderilen özel görevli kesisler takip etti. tebaasi arasindaki ahengi saglamak ve mezhep kavgasin i önlemek için böyle bir konsile destek verdi (Kons-tantin'in Hiristiyan tarihindeki y eri ile karsilastirilabilir).erinde Ananda ile Uttar-Pradesth'te Malla'lilarin ülkesinde bulunan Kushinagara'ya gitti. kemikleri ve kalintilar muhafaza edilip on parçaya ayrildi. Bunu Gandhara. Kasyapa'ntn da beraberinde besyüz sakirtle gelmesi üzerine Budda'nin ce sedi yakildi. IM. Bu devirde Buddizm'in propagandasi sadece bütün Hindistan'da degil. Budda'nin ölümünden hemen sonraki yagmurlu devrede Kasyapa. kendisi de bir Buddist olan Imparator Asoka (M. 273-236) zamanla toplandi. Buddizm'e diger din ve mezheplere göre bi r devlet dini avantaji sagladi." diger parçalar da birer stupa yapilip koruma altina alindi. Seylan'a oglu (veya kardesi) Mahinda'yi gönderm isti. bu sözleri sonunda nihâi Nirvana 'ya kavustu. özellikle Ananda'nin vâkif oldu gu Budda'nin önemli konusmalari_ye Sangha kurallarinin tekrarlandigi Rajagaha ( Magadha kralliginin baskenti) konsiline baskanlik etti. son sakirdi Subhadra onun telkiniyle Buddist oldu. o günün Hindistan'indaki dört kra lliktan birisi olan Magadha'dan Hindistan'a yayildi. madenleri. simdi sizden ayrilacagim. O. Hindistan'in çesitli yerlerinde tas ve kaya kitab elere yazdirtti. Bu konudaki tartismalar Theravada kutsal metinleri olan Tipitaka'nin dilinin Pal . Asoka devrinde Magadha. katliamli zaferlerden igrenmey e. Ihtilaf giderildi.Ö. Sorusu üç defa tekrarlandi. Asagi yukari bir yüzyil sonra kesisler arasindaki fikir ayriligi dolayisiyl a Vesa-li'de ikinci bir konsil toplandi. Ön Asya. asagi Ganj ovasinin kuzeybatisi ndan Madhura'ya dogru çekildi. M. düsmanla savasma yerine nefs iyle savasmaya adadi. Yüzyilda doktrin kan bir ihtilaf üzerine. sutta ve vinaya'nin yeni düzenlemesi yapildi. Burma. bin kesisin katilmasiyla Rajagaha'nin yerini almis yeni baskent Pataliputta'da (Patna) gerçeklesti. Budda da orada bulunan besyüz kisinin nihâî kurtulusunun garantili old ugunu açikladi ve onlara söyle hitap etti: "Kardeslerim. Bundan Pali dilindeki kutsal metinlerin (Ti-Pitak a) daha ?Á???¿??? ?????????? ???¤?????????????8???'??¶????????????[1]??????$???X?????????arindaki Budda'ya nisbet edilen cümlelerin bizzat onun sözleri oldugunu kabul etmektedir. tabiî kaynaklari. Ananda.-_KonsiLSonunda-Sthavira denilen eskilerin geleneks el görüsü tercih edildi.

I. Asoka'nin ölümünden 100 yilina kadarki 330 senelik devrede Buddizm Kuzey Hindistan'da yerini saglamlastirdi. hatta "nefs"e sah ip olmayan varliklar bile Budda olabilir. hik mete yer vermekle beraber onlardan daha fazla sevgi.Ö.S. en azindan Mahayana'yi yönlendirdi. Mahayana'nin dogmasin a yolaçtigi düsünülebilirse de. Bu arada kendisine "Büyük Araba" (Mahayana) adini veren ayri bir B uddist mezhep dogdu. Daha celeri buna izin verilmemisti. I. Kaniska.Ö. insan biçimin de dünyaya gelmis bir tanriya dönüstürüldü. Buddist oldu. Böylece Zerdüstî. Mahayanacilarm kutsal metinlerin i bunlarin eski gelenekte bilinmedigini ileri sürerek kabul etmiyorlardi. Insan hayat inin en büyük gaye ve ideali bu olmaliydi. daha sonra Yüecilerle geldi. 120'lerde (128 veya 144) tahta çikan Kusan Imparatoru Kaniska zamaninda toplanmistir. Hindistan'da ise öyle bölünmeler ortaya çikmisti ki gelenekçi Buddizm 18 me zhebe ayrilmisti. Yüzyil-M. Sa rvastivadin gibi 18 mezhebi bulunduran öncekilere "Hi-nayana" (küçük araba) adini verdil er. Bu hükümdarlardan Menander (Milinda).Ö. Yüzyilda kuzeybatida Greko-Hint hükümdarlarin himayesiyle Buddizm can landi. O sirada Buddi zm Seylan'da her zaman devam edecek üstünlügünü saglamis ve Hindistan'dan Çin'e dogru yayilm aya baslamisti. Asoka gibi o da Buddizm'i kabul edip desteklemistir. Ancak Hinayanacilar. sefkat üzerinde durduklarini açikladilar. Yüzyildan itibaren Hindistan'da gözükmedi. kendilerinin Hinayanacilar kadar akil. üzerinde Budda'nin kabartmalari bulunan par alar bastirdi. Dördüncü Konsil. Ancak onlarinki artik bir melez Sanskrit.i olup onun çesitli parçalarinin Hindistan'in degisik bölgelerinden gelmesi dolayisiyl a farkli mahallî dillerden kelime ve ifadelerin birlestigi. Yüzyila kadar Seylan'da yazili hale getirildigi anlasiliyor) mevsuki yetini kabul etmekteydiler. Hinayana mezheplerinin belirli. hem de Hinayanacilar eski kutsal metinlerin (ne zaman düzenlendigi kesin olarak biline mese de M. Mahayanaci . Yüzyil a rasi) bu mezhebin mensuplari. Sonraki konsiller ihtilafli dir). Bu devrede önce Sung hanedaninin hükümdarlari Buddizm'e karsi çikm islarsa da M. Hiristiyan. Roma. sinirli bir alandaki kimseler e kurtulus yolu gösterdiklerini. Halbuki Therava-din kesislerin bu konsile katilmadigi yolunda kesin bir bilgi yo ktur (Bütün Buddist mezhepleri ilk üç konsili kabul ederler. Jalandhar'da {bazilarina göre Kesmir'de) toplanan bu konsili Theravadinler kabul etmemektedir. Kaniska'nin adi Seylan dinî literatüründe geçmez. Aslinda bu etkiler. 2. gelenekçi eski muhafazakâr kanada. eski brahman inançlarindaki Rama ve Krisna gibi.Hindistan'da Mahayana'mn Dogmasi Asoka'dan sonra Imparatorluk küçük hükümdarliklara bölündü. Yüeciler. onun yayildigi yerlerdeki yerli dinlerden inanç ve uygulamalar almasina yol açti. içinde Theravadin. Hem Mahayanacilar. Mahayana'nin kopmasiyla Buddizm'in ikiye ayrilmasi Dördüncü Konsil sonrasi olmus tur. Budda. Kusan Kralligini kurdu lar ve önce Pencab'i. 100'de. aydinlanmaya ulasabilirdi. M. sonra Kuzey Hindistan'i ele geçirdiler. Artik Pali metinlerine dayanan esk i tarz Buddizm I. Mahayanacilar.Ö.Ö. Brahmanlarin Ve-danta sistemind eki müsahhas ulûhiyetin yerini alarak resmi. Mahayana Buddizminin yazili metinleri Sanskritçe düzenlendi. [147] D. Bu yeni mezhebin bir diger özelligi de "Bodhisatva" (Budda adayi) kavra mina getirdikleri yeni önem ve genislikdi. I. heykeli yapilan bir sahsiyete büründürüldü. 130'larda). Onlara göre bütün insanlar. Hinduizm'in etkisiyle Budd izm'i de etkileyen Bhakti cereyani sonucu Budda.Budist Sankskriti idi (Kutsal Kitaplari Tri-pitaka). Yunan etkileri Buddizm'e girdi. irfan. Bu adla insanlarin kurtu-lusundaki cihansümul gayelerini ifad e eden ve ne zaman dogdugu kesin bilinemeyen (tahminen M. Mahayanacilarin bu açiklamalari zamanin ayd in kitlesi arasinda tartismalara yol açti. Böylece bu yeni mezhep mensuplari Pali ye rine Sanskirt dilini kullanmaya mecbur kaldilar. aradan yüzyillar geçtikten sonra da bu sifahi nakillerin yaziya geçirildigini göstermektedir. Böylece Budda heykellerinin yapilmasina baslandi. Mahayana'mn cihansüm ul ideali. Iste bu etkilenmelerin ilki Hindistan'in kuzeybatisinda ve kuzeyinde Is kitler (M. az.

Kismen karsilastigi kuvvetli muhalefet. Yüzyildan itibaren ortadan kaybold u. [149] F. Hindistan'da II. IV. misyoner kes isler vasitasiyla Deken ve Hint yarimadasinin batisinda yayilmakta idi. Yüzyilda Bengal'de hâlâ az bir taraftari vardi. Hindistan'da Buddizm'in Tantrik veya Vajrayan a sekli Hindu bhakti ve Tantrik kültlerine yerini birakti. Sonra Seylan'dan gelen Theravada Buddizmi buralarda hakim oldu. Buddizm. Orissa. Oudh'da 1220'de henüz ortadan ka lkmamisti. onlardan sonraki Sena hükümdarlari Hinduizm'i tuttular. Bengal'deki Pala hanedani hükümdarlari (800-1050) Buddizm'i korumusken. Yüzyillar arasinda Tibet'teydi. Tant rik Hinduizmin bir kopyasi idi. VIII.Hindistan Disinda Buddizm Mahayana. Müslümanlarca alinisi bu gidisi hizlandirdi. yüzyildan itibaren gözükmez oldu. L de la Vallee Poussin. Hinduizm. Mahayana Buddizminin de Çin'den Vietnam'a girmesi 13-14. Çin'e Chen-yen. ERE. Doguda A soka zamaninda Seylan'a gitmisti. Yüzyilda Mantrayana ve daha sonra Vajrayana ekolleriyle oldu. Bu sebepie XII. Kesmir'de 1340'da bu dine son verilmisken Nepal'de o. artik kuzeydogudaki küçük bir topluluk disinda 13. bu sirada Mant-rayana'ninkine büyülü afsunlari katarak uzak nirvan a hedefinden ziyade zihnî tecrübeyi yogunlastirmayi esas alan ve Dogu Hindistan'da {s imdiki Bihar. Yüzyilda önemli bir devlet oldu. Bu ülkelerde ve digerlerinde Buddizm tarihi. Tayland 'a girmesi milâdin ilk yüzyillarinda Mahayana sekliyle oldu. Bu devrede Hinduizm yeniden canlanmaya basladi. Thera-vada Buddizmi Hinayana'nin 18 kol undan günümüze gelen tek eski Buddizm seklidir. O sirada Buddizm. kismen de bozulmaya yüz tutmasi sonucu Buddizm. O. bunlarin son d erece yüksek gerçekler oldugu. Yüzyillarda oldu. gittikçe artan bir sekilde Hinduizm'e yaklasm aya ve itibarini kaybetmeye basladi. semboller ve jestlerde odaklasan gayri Buddist elemanlara yer vererek aydi nlanmayi saglama yolunu tuttu.lar da buna kendi kutsal kitaplarindaki Nirvana'ya ulastiracak doktrin yorumuyla ilgili açiklamalarin Hinayananinkini düzenieyenlerce anlasilamadigi. yani kutsal i lâhiler. XVI. cografî.Mahayana'nin Hindistan'daki Kollari I. Seylan ve Tayland'dan Theravada Buddiz mi. Onun Bengal Körfezinden karsiya Burma'ya. günümüze kadar g elen sekliyle 9-11. Yüzyildan baslayarak Mahayana Buddizmi bir koldan Kusan Imparatorlugunun sinirl ari içinde kalmis Bati Türkistan'a. 226'da Kusan Impara torlugu yerini küçük beyliklere birakti. 1200'de Magadria'nin Müslümanlar in eline geçisiyle Hindistan'dan silinmeye basladi. Yüzyil da Buddist düsüncenin analitik prensiplerinin Mahayana içinde gelistirilmis bir sekli olan Madhyamika ekolü ortaya çikti. Hinduizm'e yakinlasarak bozulmus bir sekilde günümüze kadar geldi. mantra. VIII. Ekolün kuruculari Najarguna ve ögrencisi Aryadeva idi. diger koldan da Çin'e sizdi. Yüzyillarda Sankara (788-820) ve Kumarila gibi Buddistlerin çekindikleri iki büyük filozofun da etkisiyle ataga kalkti. "Mahayana". manastirlar ortadan kal kti. 335). ve IX. Bu ekolde Buddist mantik analizi en yüksek dorugun a ulasti. Bu . [148] E. Yogacara ekolünün önem verdigi meditasyon metot ve disiplinini daha ileri götüren Mantrayana. öncekilerinkinin zihnen gelismemis kimseler için muvakkat hakikattan baska bir sey olmadigini söyleyerek cevap veriyorlardi {Tartismanin ta fsilati için bkz. 712'de Sind'in. Iste. Bengal) gelisen Vajrayana veya Tantra ortaya çikti. Kamboçya ve Laos'a yayilirken. millî ve mahallî sartlara göre sekillendigi gibi iki önemli Buddist mezhep elemanlarinin yer y er kaynastigi da gözden kaçmamaktadir. Japonya'ya Shingon adlariyla intikal etti. Mahayana'nin Hindistan'da son gelisme merhalesi VIN. Bu. Öte yandan suuru gerçek bilmeyen Buddi st Madhyamika ekolünün asiri zihinciligine karsi Asanga ve kardesi Vasu-bandhu'nun ba slattigi suuru gerçek bilip onu temizleme ve aydinlatma yoluyla manevî hakikati dogr udan dogruya kavramaya dayanan Yoga-cara (Vijnanavada) ekolü ayni yüzyilda ortaya çikt i. Ayni yüzyil ortalarinda Orissa'dan Buddizm çekilmisti. Magad-ha.

bütünlük fikrine önem verdi. Büt e bütün Buddalar. Iste bu gelenek içinde T'ien T'ai. Böylece Çin bilginleri irsat ediliyordu. manastir ve ma'betler kurdular. Özde ikisi ayni Idi. âlemi onun mükemmelligi içinde kucaklamaktaydi. Yüzyilda Avrupa ve Amerika'ya geldi. nihâi hakikgj meseleleriyle ilgilenen. çesitli ekollerin kutsal kitaplarini toplamak ve kopya etmek için harcadi. Bununla beraber onun II. Buddis t fikirleri tercüme etmek için Taoist deyimler kullanildi. ayrica meshur seyahat hatiralar ini kaleme aldi. Bud dist vaizler. Sangha ile aydinlar arasindaki irtibati saglayan Prajna Ekolü. Bu ülkelerde bugün. Chih. Bununla beraber üçünde de en bariz ortak yan Mahayanist o lmaktir. 220) daginik yabanci gruplarina münhasir kalmisti . Böyle büyük Çinli üstadlarin eserlerinden Sui ve T'ang hanedanlarinin ayri. Fa Hsien adli meshur Çi n seyyahi. O. Mutlak Akil. Hui Yuan (344-416) ve Tao Sheng (360-434) gibi yetiskin sahsiy etlerin etkisiyle büyük manastirlar yapildi. Yüzyildan itibaren merkezî Asya Ipek Yolu boyunca Çin'e kadar gelen Buddizm . Bu ekolde di nin pratik ifadesi zihni bir yere toplama ve her seyin içyüzünü kavrama yoluyla manevî irfa n ve hikmete baglanmistir. Böylece basta Ingiltere. sadece Çin'de degil. "Beyaz Lotus" adi altinda Hui Yüan tarafindan kuruldugu sanilan ekolün adi sonraki . Bu konuda Buddistlerin ilk yardimcilari Taoist bilginler oldu. kast disi kimselerde n Buddizm'e girmis ayri bir topluluk da bulunmaktadir. Chih K'ai (538-597) tarafindan gün eydogu Çin'deki T'ienT'ai dagindaki meshur manastirda ortaya atildi. Mahayana sutra'larina da yanan. Bütün ve parçalari özdes idi. 349) hemen hemen bütün Kuzey Çin'i inançlarina döndür . Günümüzde Hindistan'da aydinlar arasinda Hinduizm'd en memnuniyetsizlik sonucu bu eski mirasa dönenler oldugu gibi. muhtemelen Çin'de en eski Ma-hayana toplulugudur.Çin Buddizmi Çin. Batida kesis olmayan Buddistler de artmaktadir. bir kum tanesinde mevcut idiler. T'ang Hanedani zamaninda. IX. [150] G. 399'da. O sirada meshur bir tercüme ekolü Kumarajiva'nm (344-413) baskanliginda baskent Ch'a ng-an'da çalismakta idi. dogudan gelme kesisler de yasamaktadir. Laos ve Kamboçya'nin % 9O'i hâlâ Buddist tir. Hua Yen ve Ch'an ekolleri gelisti. Tibet ve Japon Buddizminin herbirinin kendine mahsus özellikleri ve Hint Buddiz minden farkli yanlan vardir. askerî islerde danismanlik yaptilar. Almanya ve Amerika Birlesik Devletl eri'nde Budda'nin hayati ve doktrinine ilgi artti. Bunlardan T'ien T'ai. Bunlar dan Sangha'ya alinanlar da vardir. Buddizm'i n bes ahlâk kaidesini benimsediler.Mahaya-nist ekolleri içinde gelisen fikirleri ögrenebilmekteyiz.unla beraber Seylan'in % 6O'i. Güney Çin'de iki temayül gelisti: Zihni kontrol ihtirasi bastirmayi esas edinen özde Hin ayanist Dhyana Ekolü. Seylan'dan Pali diline dayanan Buddizm'le ilgili bilgiler XIX. Ekol. I. Yüzyilda Buddizm'e kapisin i aralayan Kore'nin güneyinde de tutunmus. Böylece iki din arasindaki benzerlikler ortaya çikti. Temiz Ülke (ChIng Tu) ekolü. Temiz Ülke ( Cennet). Han Hanedani'nin sonunda (tan. IV. Onlar sihirbazlikta da büyük söhret kazandilar. Vinaya kaideleri tercüme edildi ve Mahaya na'nin spekülatif fikirleri yayildi. IV. Hindistan'a gitmek ve oradaki ziyaret yerlerini görmek üzere Ch'an g-an'dan yola çikti. Hintli Najarguna'ya dayanmaktaydi. 414'te dönüsünde Buddist kutsal kitaplarini tercümeye basladi. Yüzyilda tahsilli ve zengin kimseler Sangha'yi himayeleri alt ina alip tercüme masraflarini üstlendiler. Alti senelik yolculuktan sonra alti sene de Hindistan'da gezme k. Yüzyihn ortalarinda saray çevrelerini etkiledigi de kayde dilmistir. Yüzyilin ilk yarisinda da Japonya'ya "TendaI" adiyla geçmistir. Konfüçyüsçü ve Taoist klasiklerle Mahayanist eserlerdeki fikir ve telkinler birlesince ort aya ayri bir Çin buddist gelenegi çikti. Burma. Tayland. Han hanedaninin yikilmasi sonucu Kuzey Çin'i isgal eden Çinl i olmayan halklara 300 senelik hakimiyetleri sirasinda Mahayanaci kesisler siyasî. özellikle Fo T'u-teng (ö. Bu devrede T ao An (312-385). ancak görevde farkli idiler.

fazilet verebilecek olan Budda ve Bodisat-va'lara dön dürerek onlarin yardimini kazanmaktir. 1280-1368 tarihleri arasinda hükmederken Çin'de. Ekolün ilk üstadi Tushun (557-640). Yüzyilda Çin Buddizmi zirvesine ulasti. daha s onra ise Sovyetler Birligi içindeki bir halk cumhuriyeti hüviyetiyle dine karsi kamp anya sonucu rahipler baska mesleklere yönlendirilmis. rahip sayisi 100. Tang Hanedani devresi (618-907). Cennete hükmeden ezelî Budda'ya iki BodIsatva (Budda olmaya bi r merhale kalmis semavi varliklar). Buddizm'in gitt ikçe gelisen gücü. 1786 ma'bet ve 24. Mahayana'nin bir uzantisi olan Lamaizm. Bununla beraber genel de bu hanedan Buddizm'e mültefit idi. en iyi açiklayani ise Fa-tsang'dir (643-712). Onu Taoistlerin ana tanriçalarindan ayirmak imkansizdi. 4000 ma'bede el kondu veya tahrip edildi. Japon Zen'iyle bu ülkenin medeniyetinde unutulmayacak izler birakti. Bunlardan Kuan-Yin (aglamayi isiten) adina Çin'de tapinaklar yapilarak kadin ve çocu klari koruduguna inanilan bu Botisat-va'ya büyük alaka gösterildi. IX. Buddizm'in Çin'de en olgunluga ulasti gi yillar da olsa ilk imparator^Kao Tsu ile baski basladi. ancak Sung haneda ni zamaninda Temiz ülke ve Ch'an ekolleri faaliyetlerini devam ettirebildi. yerli Çin düsüncesini gösterme si bakimindan önemli sayilan bir harekettir. Ekolün temel felsefesi ihni. 713) sonrasinda meditasyon salonu bütün Ch'an manastirlarina girdi. Hindistan'da 10 yil boyunca seyahat etti ve geri döndügünde ge tirdigi çogu Yogacara ekolüne ait eserleri. Yüzyila kadar sathi ölçüde. Mogolistan'da X VI. Bu Temiz Ülke Ekolünü (Ching T'u) en iyi dile getire n Shan-tao (613-681) oldu. Daha önce dhyana egzersizlerinden bahsedenler olsa da eko lün baslangici Bodhidhar-ma'ya (470-543) dayandirildi. 250.000 e rkek veya kadin kesis tekrar dünyevî hayata döndürüldü. Taoist elemanlar birbirine karismis bir halk dini tarafindan yutul . 1920'ye kadar hükmetmis. Orta Asya yoluyla Hindistan'a gitmek üzere.000 erkek ve kadin kesis vardi. Buddist sanat eserleri ve kitaplari yakildi. Imparator Wu-Tsung. Manastir haya tinin refahi. 84 5'te görülmedik bir zulüm baslatti. Iste kisi kurtulusa ulasmak için ona böyle bir cenneti verecek olan Amitabha Budda'ya (Japonya'da Amida) kendisini adamaktadir. ikilik sözkonusu olmayan bir varlik halinde afakî ve enfusînin üzerine çikarak hakikati birden kavramaktir. Bunu n yaninda kesis olmayan bütün Buddist erkek ve kadinlarin evlerinde meditasyon yapma lari tesvik edildi.takipçilerinden bir grup tarafindan simdiki haline döndürülmüstür. içinde Buddist. Ch'an. Diger Buddist ekoller (meselâ Ch'an) va r olan da. imparatorun himayesinde. itibari. ilk iki ekol Hintli Najarguna'ya dayanirken. olmayan da hayaldir derken bu ekol. kitaplardan veya mürsitlerden al inamazdi. O ögrenilemez. Her sey Budda aklinin bir tezahürü idi. büyü uygulamasi ile kavranila Budda hikmeti oldugunu telkin etti.000'den 200 'e indirilmis. hedefte cihansümul ve bütün fenomenal t ezahürlerin temeli olan sürekli sabit bir zihin telkin etmektedir. askin (transandant al) Budda için Amitabha (ezeli isik) deyimi kullanilmaktadir. 520'de Çin'e geldigi kabul edilen Hintli bir kesis idi. kesis hayatinin Konfüçyüsçü aile ve ahlâk telakkileri rsan doktriner veçhesi tenkitlerin çogalmasina yol açti ve arkasindan siddetle engelleme yi getirdi. 629'da yo la çikti. Ch'an. Ch'an. 645'de geri <löndü. meditasyon veya âyin. 596-664). düsünce ve mantikî idrakin durdugu anda ortaya çtkan bir manevî aydinlanm ayi esas edindi. hayatinin sonuna kadar tercüme etmeye çalisti. Ekole hizmet eden üstadlar arasinda temel metni yaza n Hui Neng (ö. Ch'an Ekolü. Tibet veya Lama Buddizmi önde gelen dindi. Buddizm'in etkisi süratle azalmistir. Sans-kritçe "dhyana"dan çikmistir v ekol. Çin'e birçok yabanci getirtildi. Ihtisami arkasindan fesat getirdi. kisiye sonsuz inayet. Çin zekâsinin orjinal bir mahsulüdür. Hua Yen Ekolü. 420'de. Ekolün gayesi. Tang Hanedani zamaninda 8-10 Buddist ekol parlamisti. manastirlar devlet kontrolü altina girmis. Ch'an ekolü Sung Hanedaninin Yeni Konfüçyüsçü hareketini etkiledigi gibi . Ch'an'in Tibet Mahamudra'si yla benzerlikleri vardi. Ekolün dayandigi sutra'da. Çin'de. Çin'de son yedi yüzyilda. t ek hakikatin felsefî veya dinî düsünce. Meditasyon Ekolü diye bilinmektedir. Mogol Yüan Hanedani. Bu devrede Orta Asya ve Hindistan ile baglant ilar olusturuldu. güç. Meshur Çinli bilgin ve seyyah Hsüan Ts ang (Chuang) (tan. sonra siyasî otorite olarak. O. sarayi etkilemesi. manastirlarda züht hayati yasayan kesislerden ayri Buddizm. Kuan-Yin ve Ta Shih Chih yardim etmektedir.

Fakat komünizm ve Mao tse Tsung ile o. Burma'ya III. Yüzyilin ba slarinda özellikle T'ai Hsü (1890-1947) ile Çin Buddizmi bir zihni uyanis ve ahlâkî dirili s yasamistir. halkin moral ve egitim islerinde yardimci olmaktadir.mustur. Yüzyildan itibaren hem Theravada hem de Sarvastivada mensuplarinin Burma'da bulundugu Çi nli seyyahlarin kayitlarindan anlasilmaktadir. oraya Kuzeydogu Hindistan'daki Ben-gal'den gelmistir. az sayida tecrit edilmis Ma-hayana manastirlari vardir. XIX. önce Sarvasti-vada ve Mahayana. nüfusun % 20'sini olusturan Buddist olmayan ha lktan bir ayrim ortaya çikarmamak üzere Buddizmi resmî din kilan bir karar alindi. Mahayana Buddizminin Asagi Bu rma'da VIII-IX yüzyillarda bulundugu görülmektedir. Mon'lar. Birço k sehir ve kasabalarda kesis olmayanlar da manastirlara baglidir. diger yerlerde oldugu gibi. büyük insan kitleleri buralarda toplanmakta dir. halk kitlelerinin bu dini telakkilerine pek karismamis. Burma'da. yüzyilin sonlari XX. Bu rivayetin tarihî bir dayanagi bulunmasa da bu yer. yine bulutlarin arkasina girm istir. Senlik günleri. Özellikle Prome'deki bu tip Buddizm. bu adanin Budda'nin telkinatinin muhafizi olduguna inanmaktadir.Burma Buddizmi Burma Buddizmi Güneydogu Asya'da. Halk tarafinda n hibe edilmis altin yapraklarla kapli Rangoon Shwe Dagon Pagoda'si Mandalay'dak iler gibi ziyaret yeridir. Mahayana'nin mensuplari kuzeydeki daglik bölge ve dogu Burma Shan eyaletlerinde yasayan mahallî Gurka ve Rangoon'daki Çin toplu luklarindandir. Yüzyildaki Britanya istilâsi Burma'daki Sangha teskilâtinin geleneks el yapisina zarar verdi. simdi önemli ziya ret merkezlerinden birisidir. V. Buddizm. daha sonra Pali Buddizmi yerlesti. Yukari Burma'da XI. Yüzyilda Pali dilinde yazi lmis bir vekayinameye göre Budda Seylan'a üç defa gelmistir. XIX. [151] H. manastir hayatina gi renler ve girmeyenlerden olusmus iki veçhe arzeder. Burma'da manastirlar. Krall ar tarafindan yaptirilan pagodalar {tapinak gibi kutsal yer) dikkat çekicidir. Theravada disinda. [152] I.Seylan Buddizmi Seylan Buddizmi eski Buddizm'in önemli bir merkezidir. Burasi simdi "Adem zirvesi" diye bi linmektedir. Bu noktada Burma'nin diger Theravada ülkeleri özellikle Seylan ile ir tibati oldu. 1956'da Budda'nin nirvana'ya kavusmasinin 2500. Seylan'da halk. Yüzyilda geldi. Burma 1947'de istiklâlini kazaninca Sangha eski itibarini kazandi. VII. . Burma'da. Bir defasinda o Sumanakat a tepesine çikmis ve orada ayak izi kalmistir. ancak onlari bir hurafe yigini olarak hakir görmüslerdir. Bu karar 1962'de general Ne VVin'in askeri hükümetince feshedilmisse de bu bagimsizlik devresinde Burma'da Buddizm himaye edilmistir. Aydinlar. Bu iki veçhe biri digeri olmaksi zin düsünülemeyecek bir iliski içindedir. Çok geçmeden bu Buddizm Hindi stan'daki gelismeyi takip ederek Tantrik yapiya ulasti. 1961'de Rangoon Parlamentosunda. Yüzyil da Tantrik Buddizmin bozulmus bir sekli vardi. yildönümü Ran-goon disinda öze l olarak halkin yardimlariyla hazirlanmis bir magara salonunda Tipitaka'nin bütün met ninin okunmasi ve gözden geçirilmesiyle gerçeklestirilen bir Buddist konsiliyle kutlan di. Güneydogu Burma'da yerlest iklerinde artik Burma kralliginda merkezî nehir etrafinda yasayanlara günümüze ka dar gelecek Theravada Buddizmini getirdiler. Bu Theravada Budizmi ile yerli mahallî inançlarin zaman içindeki karisimi Burma Buddiz mini olusturdu. San skritçe'ye dayanan Buddizm vardi.

Asoka zamaninda Seylan krali Buddizm'i kabul edince baskent Anuradhapura'da bir "vihara" (manastir) açtirmistir. Bu zamandan itib aren Tayland'da Theravada Buddizmi hakim oldu. Hint Buddistlerinden saglanan Budda'nin disiyl e ilgili Abhayagiri kesisleri nezaretinde baslamis kült bu devrede yeniden canland irildi. Yüzyillar arasi bölgede Mahayana önde gelen me zhepti. ayri bir bölümde yer almistir. Bununla beraber yi ne 11.Tayland Buddizmi Tayland Buddizmi. 11-12 Yüzyillarda Visnu. Seylan'da halk kesislerin yasadigi vihara'lari kutsal ziyaret yeri olarak görürler. Bu iki eser Seylan Thera vada geleneginin gelismesinde önemli katkida bulundu. Yüzyilda Çinlilerle yakinliklari bilinen T aylarin millî tarihi basladi. Taylandlilarin % 94'ü Buddisttir. Kimerlerin ülkenin büyük bir kisimini ele geçirmesi sonucu 11-14. münferit kesislere hediye vermesi Abhayagiri mezhebini dogurdu. Yüzyildan itibaren de onlar ayni yapi da. Buna diger bir yadigâr. Sonraki yüzyillarda bu üç mezhep Seylan'daki Sangha'nin temelini olusturdu. dagaba ve bo agaçlariyla birlikte bugün de Seylan'daki vihara'larin degi smez özellikleri olmustur. Abhayagiri mensuplari. Bu yüzyillard a Güney Hindistan ve Hindu etkisi giderek artti ve bu etki. Ilk vihara'lar. Yüzyila dayanmaktadir. Yeni mezhep. Ayrica vihara'lara 12. Hanedan ve baskent degisiklikleri. Portekizliler 16. he m Theravada. Tayland'da Buddizm'in tarihçesi 6. Asoka'nin oglu Mahi nda ile beraber oraya gelen sangha üyesi kesislerdir (bhikku). Yüzyildaki millî uyanis sonucu Buddizm yeniden güç kazandi. 15. Zamanla iki Buddist üniversite (Vidyalankara. Abhayagiri dogmadan önce. Seylan'a BuddIzm'in gelisind en 1815'deki Ingiliz isgaline kadarki devrede ülkeyi idare edenin Buddist olmasi i stendi. Tripitaka üzerine yazilmis Sinhalese serhlerini Pali dilinde yeniden kaleme aldi. esas yadigarin hâlâ Kandy'de mevcut b ulunduguna inanmaktadir. Siva gibi Hint tanrilarina tapinaklar yapilmaya kadar vardi. Theravada kutsal metinleri olan T ipitaka'yi I. Portekiz. [153] J. dis etkilerin odagi oldu. Yüzyilda yazili hale getirdi. 1947'den bu yana Buddizm'in gelismesiyle millî kalkinma at basi sürdürülmektedir. Telkin ve manastir düzeninde farkli bir özellige sahip olmasa da bu yeni mezhep. Theravada gelenekçiliginin k oruyucu bekçileri olarak. Merkezi asagi Burma'da olan Mon kralliginin bir bölümü olan Tayla nd'in güneyinde önce Hinayana hakimdi. Yüzyildan itibaren "Devalaya" deni len Hint tanrilarinin putlari da girmis. Simdi Anuradhapura'daki Bo Agaci'nin Budda'nin altinda i lhama kavustugu Gaya'daki agaçdan kesildigi ve Mahinda'nin kizkardesi tarafindan S eylan'a getirildigi söylenmektedir. Yüzyilda baskenti alip bu disi ortadan kaldirdiklarini ile ri sürmüslerse de yerli halk onun taklit olduguna. Önceki Mahavihara'nin kesisleri. Vietnam disinda diger Güneydogu Asya ülkelerindeki gibi Theravada mezhebindedir. Miladin ilk yüzyilinda yasamis bir kralin Mahavihara'ya degil. 8-13. Theravada gelenekçiligi altinda mezhepler birlestirildi. Jetaana da bir önceki mezhebin yolunu tuttu. Vidyodaya) kurulmustur. 14. hem de Mahayana telkinatini Inceleyerek disa açik bir yol takip etti. içinde bir yadigarin gömülü oldugu daga-ba'lar (pagoda) ve bir de "Bo Ag acf'ndan olusan bir bütündür. Seylan'da uzun asirl ar basta gelen mezhebin ilk müjdecileri bunlardir. Yüzyilin sonlarina dogru güç kazanmistir. ayrica Buddist telkinatin genis bir özetini yapti. Budda'nin sadaka kâsesi de eklendi (simdi bu kâse kayip tir). Sangha. Daha sonra bir üçüncü mezhep. Yüzyildan bu yana Budda'nin heykellerinin kond ugu yerler. Bu vihara'nin ilk sakinleri. Bu yüzyilda Seylan'a giden Siyamli kesisler dönüslerinde T ayland'da kaldilar ve oradaki yeni Buddist gelismeleri yaydilar. Yüzyilda gelip bu Mahavihara cemaatinin bir üyesi olan Buddhaghos a. IV. Hindistan'dan V. Yüzyillar arasin da onlarin Hindu gelenegi üstünlük kazandi. . Hollanda ve Ingiliz istilâsi sirasinda geri planda kalmisken 19.

Böylece Meiji devrinin baslarinda bu kaynasma bozulmus ve ondan sonra da doktrin ve tören olarak bir daha görülmemistir. evlenme ve aile hayatinin kurtulusa enge l olmayacagini ileri sürmüstür. ögrenimi. Modernl estirme çabalari yaninda. Buddizm kozmoloji ve eskatolojisi. Yüzyilda baslayan ve XIII. Kurtulus için en kolay yol olarak görülen. çok merhamet.disaridan gelen isgaller akabinde 1851'de tahta çikip 17 sene hükmeden Mongkut. Sinto kutsal yerlerinde Buddist ayinlerin icra edildigi görülmüstür. bir halk dini olarak bir yandan ölü ayinleri getirir ken. Felsefî düsünceyi kamçiladi. sanat ve edebiyati. Tipitaka'yi Tay nitelikleri içinde. . etik duygulari etkiledi. diger yandan dünyevî çikarlar için büyüsel ve tabiatüstü yardim iddiasinda da bulundu. Kobo Daishi (774-835) tarafindan kurulan d iger bir Japon Buddist mezhebi mistik ve uzlastirmaci (sinkretist)yapili Shingon 'dur. Taoizm ve diger Buddist mezhepleri de içine alarak. Jodo'nun J aponya'da birbirinden az farkli dört kolu vardir: Jodo (1970'lere dogru taraftan 4 milyon kisi). Böylece ortaçag Japonyasmd a XII. Taoizm bu etkilenme sonucu hâlâ ayaktadir. Bu din. Çin'de kendini yetistirmistir ve Japonya'da panteist ve mistik yapili. Bunlardan Jodo. Çinlilerin "Temiz Ülke" (Ching T'u) ekolünün Japonca karsiligi ol an Jodo'ya göre Budda ezeli nur. bir Buddist kesis olarak modern Tayland'in temellerini atti ve Buddizm'de reform say ilabilecek Sangha teskilatiyla ilgili yenilikler yapti. fakat Avrupâî ciltler hali nde bastirmasi dikkat çekicidir. Japon Buddizminde askin (transanda ntal) Budda için kullanilan bir addir. Onun uzlastir maci tutumu Ryobu Sinto'nun ortaya çikmasini saglamistir. inanç ve gelenekleri de agirligini belli etmektedir.Japon Buddizmi Buddizm'in Çin yoluyla VI. Bu piramitte en üstte Buddaligin bütün muk ddesligi gerçeklesmis Shingon'un mistik panteizmi bulunmaktadir. II. Yüzyilda ulastigi Japonya. Birçok dinlerin tanri ve melekleri Shingon'da (Çincesi "Chen Yen": dogru söz). Onun yaptiklari simdiki Tay Buddizmi üzerinde derin izler birakti. hikmet. 1173-1263) taraf indan da gelistirildi. ayrintili manevî disipl in ve yetistirme sistemleri. tahminen 806'da. iman ve inayet ile kurtulusu telkin ederek. Yüzyilda en canli devresini yasayan Buddizm'd en etkilenmis Sinto kendini göstermistir. O. Japonya'da B uddizm'in en popüier sekli haline geldi. ezelî Hayat ve ezelî Nur olarak bilinmektedir. Bugün de Viet nam'da Buddizm. Konfüçyüsçülük. 939'a kadar 1000 yillik bir süre Çin Imparatorlugunun bir eyaleti olarak ka ldi. Hindistan'daki Mahaya-na'da bu askin Budda. Bu mezhepte âlemin sirlari görülebilir ve kavranilabilir sekilde takdim edilmeye ve sembollendirilmeye çalisilmis tir. Kobo Daishi (Kukai). Dünya Savasi'ndan bu yana gittikçe artarak Taylan d'in sehir bölgelerinde bati etkisi kendisini göstermekteyse de sehir disi bölgelerde Buddizm kültür. bu arada dinî bakimindan da etkilendi. Budda'nin dista tez ahür etmis seklidir. e mezhepleri 10 gelisme derecesi içinde görmüstür. Oglu da babasinin yolunda gitti. Hinduizm. sevgi sahibi bir varlik olara k sunuldu ve bu mezhep. Tantrik mezhebini telkin etmistir. maddî. Yuzunembutsu ve Ji ((taraftarlari fazla degil) . Bu sürede Çin'den her hususta. Ona göre âlem. Vietnam. teskilâtli rahip tesekkülleriyle Japon halkinin hayatin da baslica dinî güç haline geldi. Bunlardan halkin en çok tuttugu Shinshudur ve 1173-1263 tarihleri arasinda yerle smistir. bu dinle ilgili gelismeler baki mindan önem tasimaktadir. Böylece Sinto felsefî bakisi ve ahlâkî muhtevasi derin kle beraber tek basina Sinto taraftarlari bu gidise siddetle karsi çikmislardir. Jodo'dan daha da önce. Shinran {tah. vücu du bütün âlemi kusatan Budda'nin tezahürleri olarak görülmektedir. [154] K. Amida. manastir kisvelerini atmis. Amida'nin. Honen tarafindan 1175'de kuruldu. Onun gerçek vücudu birbirini tamamlayan iki parçadan olusmustur: Zi hnî. Birlesik Sinto-Buddist kutsal yerlerinde her iki dinin rahiplerinin birbiriyle kaynastigi. Shinshu (13 milyon). kullarini saadet ülkesi cen nete gönderecegine inanilmaktadir. O. B ddist Jodo ve Shingon mezhepleri Japonya'da dogdu ve Amida Budda inancini köklestir di.

böylece "satori" denilen büyük haz ve sekînete ulasma hedefi Zen meditasyon geleneginin gayesidir. çiçek tanzimi. Zazen tekniginde zihin bütün alakalarindan. Iste Dogen. Buddizm'in esas öz ve ruhunu aksettirdigini idd ia ettigi kendi telkinatina önem verir. Egitim. O. ego'nun tasfiyesiyle. zi hni hürriyeti kazanmak ve "satori"yi bir anda gerçeklestirmek için verdikleri egzersiz leri (koan) ikinci dereceden buldu. bir iç tecrübeyi gelistirme yoluyla hakikatin dogrudan ve mist ik olarak kazanilmasina dayanir. Budda fitratinin böyle çiçeklenecegini savundu. Bununla beraber Eiheij i Tapinaginda (Echizen eyaletinde) Soto telkinleri günümüze kadar sürüp geldi. Tendai'nin esasi. Dogen. Bunlardan Soto. Zen. kutsal metinlere. Tendai. düzen. Zen Buddizmin Japonya'da birkaç kolu vardir. en güzel sanat ve edebiyat eserlerinin ilhamini vererek Japon kültürünün üzerinde büyük ve derin bir etki birakti. saf suur olarak. Bunun için. B udda zihninin suuruna. Baslica felsefesi Mutlak ile nisbîni n fenomenal bakimdan birligi idi. Zen'in prensipleri "Judo" ve "Kendo" {Ki iç oyunu) askerî sanatlarina. insan ve bütün seylerin özünün Budda fitrati oldugunu. onlara dayanan yorumlamalara degil. büyük bir Tendai merkezi olarak. fikir ve hüküm lerinden arindirilmak yo-luyle nefes almanin düzenlenmesi. çiçek bahçesi peyzaji çalismala gulandi. insanin cehaleti dolayisiyla gerçeklestiremedigi Budda tabiatinin f itratinin temel tasi oldugunu iddia ederek meditasyon veya murakabe uygulamalari ni tesvik eder. arzu. Mutlakla fenomenal âlemin denklenmesine dayaniyordu. Japonya'da Zen adini alan Bud-dizm'in bir sekfi. derûni manevî aydinlanmayi gerçeklestirmeye çal isir. Kesislerin hayati meditasyon. meditasyonda bagdas kurup oturarak konsantre olmak. bütün sirlar. Bu mezhep Çin Bud-distlerinden Lin Ch i veya l-hsüan (ö. Japon Buddizminin birlestirici gücü oldu. Çin'de T'ien T'ai idealist telkinatini ögrendik ten sonra Dengyo Daishi (Saicho). Budd ist ekolleri içinde parladi ve sadece Japonya'da kalmayip bütün dünyaya yayildi. Gerçek irfana kavusma sessiz aydinlanma ile gerçekleseceg ine inaniliyordu. mutlak gerçekle tam birligin gerçeklesmesine kadar) bu tarzi n esaslarini olusturuyordu. Çin'de 'Ch'an" diye bilinen. Bu çok önem li ve etkili mezhep. 1227'de aydinl anmayi kazanmis olarak Japonya'ya geri döndü. O. bes merhale sistemi (gerçek nefsi tanimaktan. Satori. asirlarc a devam edecek bir manastir kurdu. Japonya'ya döndü ve Tendai'yi kurdu. sutra'larin okunmasini Buddist kutsal nesnelere tazim gösterilmesini savundu. kötü arzularin giderilmesiyle ve kendine tam hakim olmak la gerçaklesecegini telkin ederek bu manastirda kesis olan. temizlik ve titiz dinî disiplinleriy-le d ikkat çekicidir. ibadet ve faal el isleriyle geçer. Japonya'ya bu hareketi getiren Dogen (1200-1253). halka mâleden K ei-zan (1268-1325) oldu. 867) tarafindan kuruldu ve Eisai (1141-1215) tarafindan da Japony . Dengyo Daishi. bu fitra tin. Japon Buddist ekolü Tendai'y i kuran Dengyo Daishi'dir (767-822). Ilk müstakil Zen manastiri 1236'da onun ön ayak olmasiyla kuruldu. Zen mezhebinin diger bir kolu da Rinzai'dir. varmak ister. Dogen . Sa-toride Bu dda adayi. insanin. Shingon ile birlikte Tendai. Felsefî yönden onun monistik panteizmi. Japonya'da dinî in anç ve felsefî düsüncenin itici gücü oldu. Temelde o. Zen manastirlari sessizlik. Bu tecrübe.Kobo Daishi gibi Hei devrinin diger meshur sahsiyeti. Pratik islerde ve meditasyonda kendini idrak ve Budda tabiati esit sekilde bulunur. Zen üstadlarinin sakirtlerine. Hiei Daginda (Kyoto yakinlarinda). zihnî veya duygusa l olarak nitelendirilirse satori olmaz. kendi Budda fitratini esas hikmet görerek zihnî bir ayrima gitmeksizin. kurtulus ve Buddaligi kazanmanin en genel gaye oldugunu açikl adi. bedenindeki suursuz güçlerden hürriyetini kazanarak. olmayan kimseleri yesti stirdi. O. meditasyonda bagdas kurup oturma ve beli dik tutma tarzinda "Zazen" u ygulamasini destekledi. faziletler ve hikmet in bir kimsenin kendi suurunda Buddaligi gerçeklestirebilmesi için olduguna dayanmak tadir. O. Buddizm'in kollara ayrilmasina ve bu arad a Soto'nun da bir mezhep olarak ortaya çikmasina karsi idi. üstünlük? nligi bir kenara iterek. Öte yandan o. Zen Buddizm. manevî bütü lüge kavusmasidir. 23 yasinda Çin'e gitti. çay törenlerine. tarif ve tasvirin ötesinde bir tec rübedir. Çin'de Tung-shan{807-86 9) ve Ts'ao-shan (840-901) tarafindan kuruldu. Züht uygulamalari için büyük bir tesvik söz konusu degildir. diger Zen üstadlarinin aksine. O. söz ve kavramlara. Zazen'de Buddizm'in ana prensibinin bulundugu.

Soto'dan ani aydinlanma kazanmada alisilmisin disinda vasi ta kullanmasiyla ayrildi. Japon çay kültürünün babasi olarak telakki edildi. çalmamak. Buddist rahip zümresi sikici sinirlamalara maruz kal di. yeni gelisen bir yigin sinkretist Sinto mezhebi. taninmasini sagladi. farkli uygulamalari.a'ya sokuldu. izdirabin kaynagi olan arzu ve ihtiraslarin giderilmes inde basvurulan Sekiz Dilimli Yoldur. Üç ana madde sunlardir: Sila (ahlâk). Amida geleneginin kolay tarzini kötüledi ve Zen meditasyonunun mukayese kabul etmez gücünü ve "koan" egzersizlerini savundu. daha az kabiliyetli olanlar için tedrîcî yolun d aha uygun düsecegini telkin etti. O. Di nî hamiyet ve millî ideali birlestiren. Dogru söz ve dogru davranisa her Buddistin uymasi gereken bes emir açiklik getirir: Öldürmemek ve zarar vermemek. Üçüncü bir Zen Buddist kol da Obaku'dur. 60 yasin i geçmisken devamli davetler sonucu Çin'den 20 sakirdiyle birlikte Japonya'ya geldi. din disi hayat ve dinden uzaklasma Japonya'daki bütün dinlerin ortak problemidir. Büyük Haz. orada Lin-Chi mezhebinde aydinlanmaya ulasti. Amida. dogru geçim (hayat). balik tutmaz. O nun mistik tecrübesi üç deyimle özetlenebilir: Büyük Süphe. Japonya'da çesitli m ezhepleriyle gelenek-lesmis bir hayata sahipse de ilk canliligini kaybetmistir. Züht u ygulamalari dolayisiyla Rinzai'den biraz ayrilmakta olan Obaku. Zen gelenegini Kama-kura'ya soktu. Bu iki dinin iliskileri büyük degismeler geçirdi . Bu farkliliklar. Japonya'da Buddist kesislerin gayretiyle son 1000 yili askin bir süre içinde eski ye rli din Sinto. zina yapmaz. Büyük Aydinlanma. t elkinle tedaviden olusan karmasik yapilara sahiptir. iki defa Çin'e gitti. O. Mana Parinibbana Sutta'da geçen üç ana maddenin sonradan genisletilmis seklidir ve eski metinlerde bulunmamaktad ir. Kurucusu Ingen'dir (1592-1673). Çayi Japonya'ya ilk getiren o olmasa da. içinde Buddizm de bulunan bazi dinler. Ingen. Sila'ya Sekiz Dilimli Yoldan üç madde girer: dogru söz. ya lan-yanlis konusmamak. içki ve zehir satin almaz. Önceleri karsilikli hosgörü içinde baslayan iliskiler. Dünya Savasi sonucu Devlet Sintosu ortadan kalkmissa da. . [155] L. bir kimsenin zihninin d isinda varligi bulunmayan. gizli bilimler. Eisai (Zencho Ko kus-hi). Panna (hikmet). sakirtlere egzersiz vermek gibi seyler idi.Buddizm'de Sekiz Dilimli Yol Çesitli mezhepleri. yorumlar yapti. 1716'da artik Tokugavva devrinde en güçlü Buddist merkez olarak Shoinji tapinaginda sürekli kalm ak üzere yerlesti. kuvvetli vecd ve mistik tecrüb elerle içten sanat kabiliyetleri birlesti. çocuk düsürmeye karsidir. avlanmaz. devamli tekrarlamasina agirlik verir. RinzaI'yi yenilestiren büyük Zen üstadi Hakuin (1685-17 68). Bugün Japonya'da materyalist fikirler . Digerleri gibi Obaku da Çin kaynaklidir. Bu yapinin temeli. silah ve zehir imalatçiligi yapmamak. Buddizm. Buddizm'in içinde eridi. ani aydinlanmanin üstün inayete dayandigini. Dogen gibi bir üne sahip oldu. silah kullanmaz. her duygulu varliktaki Budda ruhu olarak kabul edilir . Samadhi (flieditasyon). et. Zen meditasyonunu açikladi ve Zen'In müstakil bir ekol olarak bilinmesini. Obaku. vurma ve haykirma. anlasilmaz söz ve pa radokslar kullanmak. Japon ya'da ilk Rinzai tapinagini 1191'de kurdu. çesitli ülkelerde kazandigi degisik inançlari. I I. XVII. tedrici yoldan aydinlanmak için de Amida Budda'nin adini herkesin onun cennetinde dogacagi na inanarak. Dogru geçim bes yasagi içine alir: Kasaplik. Yüzyilda sür'atle yayildi. Çin etkisi Obaku'nun tapinak mimarisi ve dini törenlerinde kendini aksettirir. Hakuin'in Zen çevresinde aydinlanma. Rinzai. meyhanecilik. içki-uyusturucu kullanmamak. Buddizm baski gördü. 24 yasinda aydinlanmaya ulasmisti. Iyi bir Buddist. esrarcilik. dogru davranis (Is). Yüzyildan itibaren sove nizm ve yabanci düsmanligi sonucu Sinto'yu canlandirdi ve onun millî inanç haline gelme sine yol açti. XVII. O. Ani Satori'ye ulasmak için zazen ve koan. duyularini yanlis yola yöneltmemek. Bu arada belirtilmelidir ki Hiristiyanligin Japonya'ya girmesinde Buddizm'e n efret duyan Sogun Nobunaga'nin büyük rolü olmustu. Bu sekiz madde. Rinzai tapinaklar i kültür ve sanat merkezleri oldu. bazi dinlerle kaynasmis sekilleri olsa da Buddizm'in kendine mahsus bir yapisi v ardir.

Buddist.Ö. düsüncelilik) cevabini ver ir. fakat dog um kontrolüne karsi degildir. hakikata uyar tarzda konusm ak. kötü veya nötr olduklarinin anlasilabilmesi. kin. Dogru niyet (ceht. Dogru anlayis . çocuk düsürmeye karsidir. bunun için "dhamma sepeti" de de nilen bu kisimdir. akla gelen düsüncelerin tahlili.Abhidhamma-Pitaka (genisletilmis doktrin. Rahip olan. Yüzyilin ikinci yarisinda S eylan'da oldu. h erkesin kendisine isik tutmasini istedi. [156] M. âlemi ve insan varligini dört kutsal gerçege göre anlamadir. hile vb. Buddistin hayatinin üçüncü ve en yüksek seviyedeki durumuna isaret eder. "sati" (muhakeme. bölümü tamamlandi. Ancak telkinini yasatmayi kurdugu Sangh a teskilâti üstlenmisti. Tipita ka'nin en önemli kismi Budda'nin fikirlerini veren. zihnin duygusa l arzu.Buddist. sonra da tecrübî olarak hedefe ulasilm asi gayedir. Konsil'de Pali metninin 3. felsefî ve psikolojik yorumlar sepeti ) : Suttalarda halk için ve savunma tarzindaki doktrinin yedi kitap içinde özetlenmesi . kötülük. iki si itirafa hasredilen aylik dört kutsal günde (dolunay ve yeni ayla ilgili) okunmasi âd et haline gelmis olan Patimokha kaideleri olusturur. Panna'ya dogru anlayis. I. konsantre olmak anlaminda meditasyona delâlet eder.Buddizmde Kutsal Metinler Theravada Buddistlerince sahih görülen Pali metinlerine Tipitaka (üç sepet) denir. rahip ve rahibelerin uym asi gerekli kaideler. düsündügü islerde gösterdigi zihin keskinl igi. yaptigi. vaaz. Bu bölümün en eski materyelini. Buddist mümkün oldugu kadar. Bu çalismalar Vesali'deki II. baskalarini rencide edecek konusmalardan kaçinmak zorundadir. Kon-sil'de de devam etti. bir kelime ile özetlemesi istendiginde o. Yüzyil) baglayanlar varsa da en eski Buddist Pali tarihî vekayinamesi olan Dipava msa'ya göre Pali metinlerinin yazili hale intikali M. beslenme. Böylece ilk konsil Budda'nin ölümünü takip eden ay içinde Rajagaha'da toplanip daha sonra Pali metni denilecek kutsal kitabin ilk si fahi çalismalarini baslatti.Vinaya-Pitaka (disiplin sepeti): Sangha ve kesisler ile ilgili usul ve kaidel eri içine alir. Budda'nin cenaze töreninde onun sözleri ve islerinin unutulmada n muhafaza edimesi fikri ortaya atildi.Sutta-Pitaka (vaazlar sepeti): Budda ve bazi sakirtlerinin devirlerindeki kims elerle konusmalari. vaaz ve hitabelerini içine alir. yerine geçecek bir kimseyi de belirlemedi. Buddistin söyledigi. öte yandan hirs. 3. dogru niyet girer.Ö. Sutta'lar. ayinler. seylerin neden kaynaklandiginin belirlenmesi gibi hususlari içine alir. Dogru düsünce. bir hedefe zihnini yöneltmek. geride bir kitap birakmadi. Samadhi. Dogru muhakeme. Bu kol eksiyonda Buddizm öncesi dogum hikâyelerini de ihtiva eden Jata-ka ve doktrinin bir öz etini veren Dhammapada gibi kitaplar da vardir. O. Panna. 2. Bu âlem ve i nsan ile ilgili gerçeklerin önce inanç olarak kabulü. gayret) ise sonunda pisman olunacak veya basarisizliga düsülecek yollara gitmeyip ihlasla zihind e iyi duygular beslemeyi ifade eder. zihnî nüfuz zarafetini ifade eder. olmayanlarla ilgili hususlar. Budda'dan telkinini. dogru düsünce. Pali metinle rinde Asoka'nin adinin geçmemesini bu metinlerin daha önce tamamlanmis olmasina (M. Dogru murakebe de bir yandan zihnin bir konu ya yöneltilmesi. Budda. Ananda'nin Rajagaha K onsilinde "Böylece isittim" diye Budda'nin ölümü sonrasinda naklettigi seylerdir. Bu ana maddeye dogru muhakeme. her durumda hayati koruyacaktir. En es ki Buddist kutsal kitabi olan Tipitaka üç bölüme ayrilir: 1. suçlu kesisin suçunu Itiraf ettigi ve topluca kesisle rin 200 kadar suçu ihtiva eden listeyi okuyup suçlunun cezasini da tayin ettigi. onlarin özüne inilerek i yi. zulüm gibi tutumlardan arindirilmasidir. 3. nefesin kontrolü. dogru murakabe girer. Bes Nikaya'dan olusur. giyinme gibi konular bu bölümde yer a lir. Kral Asoka zamanindaki III.

ve baslikli listeler halinde sistem-lestirilmesinden ibarettir. Buddizm'in fels efe ve psikolojisi bu bölümdedir. Theravada kolundan olmayan Buddist mezheplerin kutsal kitaplari (Tripitaka), en b asta Sanskritçe'den Çince'ye tercümeler, Tibetçe ve Buddist melez Sanskritçe olarak muhafa za edilmistir. Çin Buddist kutsal kitap metinleri (San Tsang), özellikle Çin ve Japon Mahayana'si için en önemli kaynaktir. Buddizm'in Çin'e girmesinden itibaren Sanskritçe me tinlerin elde edilmesine ve tercümesine büyük ilgi gösterilmistir. Zamanla bu tercümelerin kataloglarinin yapilmasi gerekmistir (eskilerin en meshuru 730'da tamamlanan K' ai Yüan). Çince Tri-pitaka, J. Takakusu tarafindan 1924-1932 arasinda 85 cilt halind e basilmistir (Bu genis koleksiyonun az bir kismi Ingilizce'ye çevirilmistir).

Theravada kutsal metni gibi üç bölümden ibaret olsa da, diger Buddist mezheplerin kutsal kitap bölümlerinin muhtevasi ve yapilarinda farkliliklar vardir. Meselâ Tipitaka'nin Sutta-Pitaka bölümünde bir Çin koleksiyonunda ilk dört "nikaya"'ya tekabül eden dört agama bu unur. Sarvastivada'nin Abhidharma-Pitaka'si, Theravada'ninkinden, bazi konu basl iklari uysa da, kitap adlari bakimindan tamamen farklidir. Çin kutsal metnine birçok Çin Buddist yazilari (Zen de dahil) alinarak dördüncü bir bölüm olusturulmustur. Ayrica Çin etninde üç bölümde de birbirine karsi her iki tarafin kutsal yazilari da bulunmaktadir. Ancak belirtilmelidir ki Hinayana taraftarlari, Mahayana'nin kutsal metinlerini bunlar tarihen bilinmiyor diye kabul etmek istemezler. Mahayanacilar ise; Hinaya na'nin kutsal metinlerini güvenilir bulmakla beraber, kendi sutra'larina kendileri nin inandiklarini, onlarin da tarihî kökeni bulundugunu, Budda'nin onlardaki gerçegi te lkin ettigini, fakat Hinaya-nacilarin anlayamadiklarini, Nirvana'ya ulastiracak gerçek doktrinin ken-dilerininkinin oldugunu ileri sürmektedirler. [157]

N- Budizm'de Inanç Esaslari Buddizm'de iman ikrarina "tri-ratna" (üç cevher) denir: "Budda'ya siginirim, dhamma' ya (doktrin) siginirim, sangha'ya siginirim". Bu iman ikrari Pali metninde (Samy utta-Nikaya'da) geçmektedir. Sutta'lardan birinde; Budda'nin kim simsiki üç cevherin fa ziletlerine güvenirse onun karsiya geçmek üzere nehre girdigini (sotapanna), yani aydi nlanmaya kavusmaya,nirvanaya ulasmaya namzet oldugunu söyledigi anlatilmaktadir. I man Ikrarfndaki üç cevherden birisini kabul etmeyen Buddist sayilmamaktadir. Rahip o lsun veya olmasin bütün Güneydogu Asya Buddistleri, üç esasi ayri bir ezgi ile okumaktadir .

Budda, üç cevherin ilkidir. O, dinin kurucusudur. Ancak Buddist telakkiye göre, Gerçegi (dhamma) bilmesiyle digerlerinden temayüz eden bu insan, zaman içinde dünyada gerçegi bi len kalmayinca gelmesi beklenen Budda'lardan birisidir. Bu anlamda daha önce 24 Bu dda gelmistir. Buddizm'in kurucusu Budda, bunlarin yirmibesincisidir. Theravada düsüncesine göre Budda nihâi duruma erisince bedenî hayatiyla ebedilesmistir, artik zamanmekân boyutlari içindeki âlemle bir iliskisi kalmamistir. Mahayana'ya göre, Budda'lar, ölümlü insanlarin yardim için basvurduklari askin varliklardir. Dhamma, Budda'nin telkininin esasini, doktrinini, cihansümul hakikati ifade etmekle Hiristiyanlik'ta Hz. Isa, Islâm'da Kur'an'in yerine benzer bir öneme sahiptir. Dham ma, ontolojik olarak Budda'dan öncedir. Budda, dhamma'nin ifadesi, tarihî tezahürüdür. Bud da'lar zaman zinciri içinde gider, gelirler; fakat Dhamma ebedîdir. Bu, bir anlamda Y unanca Logos'a tekabül eden bir durumdur. Buddistler, Dhamma'ya bu anlamda siginir lar. Budda'nin hitabeleri, bu Dhamma gerçegini konu edinmistir. Bu gerçek, doktrindi r. Bu gerçege uygun yasanan hayat, Budda tarafindan "istikamet" olarak nitelendiri lmistir. Buddist inanca göre Budda'dan önceki 24 Budda gibi ondan sonra da, simdiki Budda devresini takiben Budda'lar gelecektir. Her Budda, insanlarin hakikati kay betmesi üzerine doktrini telkin için gelmektedir. Pali metninde ilki ve en önemlisi Me tteyya olmak üzere gelecek 10 Budda adi verilmektedir. Pali gelenegine göre bunlar, Hind kozmolojisinin 4 bölgesinden biri olan Jambudipa (Hindistan'da) bölgesinden gelme

ktedir. Her Budda, Dhamma'yi ögütlemedikçe, bir Sangha kurmadikça ve dine tutunmadikça Nirv ana'ya girmez. Sangha, dünyanin en eski bekâr kesisler, rahipler toplulugudur. Rahipler manastirlar da topluca münzevî olarak yasarlar. Ayrica rahibe toplulugu da vardir. Dilenci rahip lere "bhiksku" (Pâli: "bhikkhu"), rahibelere ise "bhikshuni" (Pâli: bhikkhani") denir . Ruhban hayati fakirlik, bekârlik ve sessizlige dayanir. Katil, hirsiz, esir, ask er, bulasici hastaliga yakalanan, bedenî maluliyeti olanlar disinda herkes rahip ve ya rahibelige basvurabilir. Rahip olmak için en az 20 yasinda olmak gerekir. Ancak 15 yasini bitiren teskilata alinabilir. Hattâ 7 yasini bitiren bile, eger ailesi r azi ise alinabilir. Baska din ve inançlardan dönenler, bir sinama devresinden sonra rahiplige kabul edilebilirler. Teskilâta ilk giren saç ve sakalini keser, san elbise giyer, yetkili rahibin önünde üç defa iman ikrarinda bulunur. Rahiplik adayi en az on r ahip önünde baskan rahip tarafindan imtihan edilir. Imtihan olumlu sonuçlanirsa kendis ine, dört vacip, dört büyük günah baskan tarafindan belletilir. Bir rahip, bu günahlardan bi risini islerse muvakkat olarak veya süreklice Sangha'dan çikarilabilir. Rahip, Sangh a'dan kendi Istegiyle de ayrilabilir, evlenebilir. Ancak rahip ve rahibe iken ev lenme yasaktir. Buddistler arasinda en büyük ayrilik, rahiplerle rahip olmayanlar ar asindadir. Rahip olmayanlar, Nirvana'ya eremezler (önceki hayatinda rahip olanlar hariç). Rahibin sadece bir takim elbisesi olur ve o da üç parçadan olusur: Gömlege benzer bir al tlik, bir kusakla bagli ve dize kadar varan bir çesit etek, dizlere kadar inen ve bir tarafindan sol omuza atilmis (böylece sag omuz çiplak birakilmis) bir örtü. Kiyafet eskiden sari (Tayland, Kamboçya ve Seylan'da hâlâ öyledir), orta çagda ise kirmizi idi (sim di Burma'da portakal rengi, Japonya'da siyah). Ayrica rahibin yiyecek için sadaka kâs esi, ayda iki defa kullanmak üzere tras biçagi, tesbihi bulunur. Rahip günde bir defa (ög le) yemek yer, tam bir cinsi perhiz sürdürür, hiçbir eglenceye katilmaz, para alip vermez , mal edinmez. Ayda iki defa rahiplerin suç itirafinda bulunduklari dolunay ve yen i ay günlerine, uposatha (upavasatha) günleri yani oruç günleri denir. Bu âdet, Brahmanizm 'deki soma kurbani devresindeki oruç günlerinden aktarilmistir. Yeni ayin ve dolunay in 7. günlerine de oruç günleri denir; fakat bu günlerde itiraf yoktur. Bu günlerde rahip olmayanlar da en iyi elbiselerini giyerler, dindar Buddistler dünyevî islerle ugrasm azlar. Rahiplerin suç itirafi, en az dört rahipten olusan toplulukta olur. Patimok-ha kaidelerini okumasi sirasinda okuyucu, her bölüm sonunda, bulunanlarin böyle bir suç isl eyip islemediklerini sorar. Varsa itirafi dinler, cezayi takdir eder. Buddist ma nastirlarina "vihara" denir. Sayisi 227'ye varan birtakim kaidelere, ufak tefek farklarla, bütün Buddist manastir ve ekollerinde büyük bir titizlikle uyulur. [158]

O- Buddizmde Inançla Ilgili Kavramlar a- Tanri: Budda'nin ve Buddizm'in tanri konusundaki tutumu daima tartisilagelmistir. Budda 'nin yaratici Tanri hakkinda ne söyledigi açik degildir. Aslinda onun devrinde tanri kavrami bilinmeyen bir kavram degildi. Ancak Brahmanlar, Tanriyi, insanlar tara findan zarar verilen, yaptigindan pisman olan, aldatilabilen, sihirle etki altin a alinabilen, zaaf ve düskünlükleri bulunabilen bir varlik olarak nitelendiriyorlardi. Iste Brahmanlara ve onlarin temsil ettigi dine tepki olarak yaratici Tanri ve o na yöneltilmis diger dinî kavramlara (ibadet, kurban vb.) ilgisiz, hatta karsi görülen T eravada Buddizmi, Caynizm ve Ajivika hareketi; kurtulus, ahlâk, gerçek gibi seylere yer vermekle tanri, ruh, kurban, kurtulusu inkâr eden Karvaka materyalistlerinin di ne karsi ateizminden farkliydi. Hint geleneginde monoteist, politeist, monist ve panteist tanri anlayislari vard i. Budda'dan nakledilen iman ikrari, Üç Cevher arasinda veya Sekiz Dilimli Yol'la il gili maddelerde tanri ile ilgili bir anlatima rastlanmaz. Ancak Budda'nin tanriya

karsi söyledigi bir söz de bize intikal etmemistir. Bu konudaki sessizligin, Yahudi lerin ahiret inançlarinda oldugu gibi, kutsal metinden kaynaklandigi dikkatten kaçma maktadir. Pali metni Budda'dan asagi yukari dört yüzyil sonra yaziya intikal ettiril -mistir. Bu uzun sifahi devrede gelismeler, ihtilaflar gözönünde bulundurulursa durum d aha iyi anlasilacaktir. Bunun*yaninda Buddistlerin ilgilerini kainatin kimin tara findan yaratildigindan çok izdiraptan, tenasüh çemberinden kurtulmak çekmistir. Ayn bir nokta olarak Budda'nin Hiristiyanlik'ta Hz. Isa'nin oldugu gibi, ilgi odagi hali ne gelmesi, onun tanrilastirmasina yol açmistir. Budda bütün putlarin kirilmasini^emre tmesine ragmen onun heykelleri yapildi, zamanla tanrilastirildi. Eger bir tanri k avrami olmasaydi Budda'ya böyle bir durum nisbet edilmezdi.

Caynizm de Buddizm gibi ateist bir elin olarak nitelendirmektedir. Ancak Sthanak avasi adli bir Caynist mezhebi taraftarlarinin önceki Caynizm'in ateist oldugunu i leri sürmeleri hatirlanirsa, benzeri bir durumun sonraki Theravada Buddistlerince ileri sürülmüs olabilecegi düsürülebilmektedir. Bunun yaninda Buddizm, yayildigi yerlerde, birçok din, inanç, kültle karismistir. Böylece Mahayana'nin çesitli ülkelerde ayrintida fa rkli bir tanri anlayisi olusmustur. Bu anlayis, insanligin kaderini elinde tutan bir yaratici Tanri yerine, ezeli Budda'yi koymakla gerçeklestirilmistir. Adi-Budda kavrami Nepal ve Tibet'ten Buddist Asya ülkelerine yayilmistir. Bu kavramin Islâm'i n, Asya'da gelismesi sonucu, Buddizm'de de Islâm'daki gibi bir tanri kavrami bulund ugunu göstermek üzere gelistirildigi de ileri sürülmüstür {Bk. DCR, 29 b). Budda böylece Mutl k Varlikla bir tutulunca onun üç tabiati oldugu gündeme getirilmistir (Budda-kaya). Bu nlardan ilki Budda'nin mutlak, ezeli varlik olarak dharma, yani gerçekle iliskili vücudu (dharma-kaya); ikincisi semavî, ölümsüz ve mes'ut varligi; üçüncüsü de Gotama olarak b ligidir. Tibet'te Avalokitesvara, Budda'nin merhametini ve hikmetini ifade etmek te, dinî lider Dalay Lama onun bir hululü olarak görülmektedir. Yine Nepal ve Tibet'te Ad i Budda'nin pratik bir dhar-ma-kaya ifadesi, Çin ve Japonya'da da Amitabha (amida) adiyla yayginlasmistir. Bu; iradesi, hikmet ve sevgisi bulunan, inayet, merhamet , kudret ve bilgi sahibi bir yüksek ulûhiyeti ifade etmektedir. [159]

b- Karma ve Tenasüh: Hint dinlerinde ortak "karma" ve "tenasüh" (samsara) inançlari Buddizm'de de vardir. Karma; is, davranis anlamina gelen, fakat çogu defa isleri yöneten, bu ve gelecek h ayatta bir çok maddî etkileri bulunan kanunu ifade eden bir terimdir. Bu terim, eski Vedalar devrinde gözükmez, Upanisadlarla ortaya çikar. Karma, bu ve gelecek hayatda-ki sosyal farkliliklar, iyi-kötü kaderin önceki hayatta yapilan iyi-kötü isler sonucu olustu gunu ifade eder. Budda'dan önce karma böyle bilinmektedir. Karma kisinin içinde bulundu gu kast dilimine göre degismeyen görevi, bir çesit mecburi kader anlayisidir. Budda ir adî davranisa isaret etmistir. Her sey yapilan fiile, o da anlayisa baglidir. Karm a, Buddizm'de, anlasilmasi zor bedeni bir güç olarak görülmektedir. Karma-nan çikmasiyla ha yat cevheri asli bilgisini yeniden kazanacak ve orada hareketsiz kalmak üzere âlemin zirvesine yükselecektir. Iste bu hayat gücü, bir dinamo gibi, insanin hislerini, ümitle rini, sevdiklerini-sevmediklerini ve ömür boyu yaptiklarini, potansiyel olarak tasiy arak, yeni bir varliga aktarmakta yeterli imkana sahiptir. Dolayisiyla karma, ki sinin iradesiyle yaptigi seyi ve bunun sonucunu kapsar. Yapilanlar, kisi için kaçila mayacak bir sonuç getirir. Herkes böyle bir karma'yi miras alir. Bunu diger karma ta kip eder. Bu bir determinizm degildir. Çünkü kendi karmasi içinde herkes iyi veya kötü is ya pmakta hürdür. Kisinin kendi karma'si onu mecbur etmemektedir. Buddist görüse göre yeni ka rma için önemli olan davranis degil, iradedir. Karma'nin semerelerini fail ya bu hay atta ya yeni dogumda veya daha sonraki dogumda görecektir. Buddist görüse göre hirs, kin ve hilenin aldattigi kimsenin karma'si kötü, aksi de iyidir. "Budda'dan önce Hindistan'da tenasüh ve karma inanisi var miydi? Budda bu iki kavram i insanda sürekli bir nefs, ruh bulunmadigini ifade eden "anatta" doktrini ile nas il uzlastirdi?" sorusu Buddistler için önemli bir konuyu ortaya çikarir. Zira bu Hindi stan'da tamamen Bud-distlere has bir doktrindir. Buddistler, ayri bir ruh yerine

ruhsal tezahürleri (duygu, irade, suur, idrak vb.) bedenle bir bütün olarak almak yol uyla insan kavramina giderler. Yani insan, bedenle zihnî özelliklerin bir bütünüdür. Bunlar güzel bir anda, dogumda bir araya gelmistir; aci bir anda, ölümde ayrilacaklardir. Bud dizm'de beserî bir fert, 5 "khanda" (grup) içinde düsünülür. Bunlar bedenî, hjssî, suürî, ira parçalardir. Bu 5 grup, ömrün çesitli safhalarinda degisik görüntüler ve nitelikler sergiler. Ruhu kabul etmemek ve "anatta" doktrini Buddistleri tatmin etmedigi için "Pudgalava din'ler" denilen bir mezhep, ferdî ruha yeniden yer vermek zorunda kalmis; fakat di gerleri bu gelismeye karsi çikmislardir. Karma ile ilgili ve ülkemizde daha çok bilinen bir buddist dtnî ve felsefî kavrami tenasüh tür (samsara: yeniden dogus, tekrar-tekrar gelme). Tenasüh, bir hayattan ötekine geçisi ifade eder. Ondan kaçinmak mümkün degildir. Zira Buddist ana izdirap doktrininin, tek bir hayat süresinde anlasilmasi gerçeklesmez. Tenasüh bitmek bilmeyen bir yeniden dogu s silsilesidir ve içinde bir eziyet, çile yumagi tasir. Tenasuh, sadece insan seklin de degil, en küçük sinekten insana kadar bütün canli kategorilerini içine alan bir yeniden h ayata dönüstür. Ancak sadece insan olarak gelindiginde tenasuhtan kurtulup Nirva-na'yi kazanmak mümkün olabilir. Bu arada belirtilmelidir ki "Buddizm'de tenasuhla yeniden dogan nedir?" sorusu, ruhu kabul etmeyen Bud-distlerin onun yerine ikame ettikl eri kavrami anlamak kadar zordur. [160]

c- Nirvana: Nirvana (Pali dilinde Nibbana), kelimesinin kökü oldugu kabul edilen "nibbati" fiili , üfleyerek serinletmeyi ifade etmektedir. Ilk Buddist geleneginde bu kelime, "ser inlemis", yani arzu ve ihtiraslarin, kötülüklerin atesinden kurtulmus, sakinlesmis ide al adam olmayi dile getiriyordu. Böyle bir insan "aydinlanma"ya kavusmus, Nirvana' ya ermis olarak nitelendiriliyordu. Buddizm böylece yeni bir insan tipi getirmis ol uyordu. Bu insan, "klesa" denilen ve sayisi mezheplerarasinda 10, 16, 26, 30 ola rak degisen manevî kirlerden arinmis, fakat ömrünün geri kalan kismini tamamlayan bir ki mse idi. Bu kimse, "klesanirvana"ya ulasmis, ömrü bitip cismanî hayata veda edince de Nirvana tamamlandigindan "pari-nirvana"ya varmis sayiliyordu. Nirvana (nibbana), Pali metinlerinde durgunluk, dinginlik, huzur, - arinmislik v e ölümsüzlük seklinde nitelendirmektedir. Bazi batili bilginler Nirvana'yi yokolma seklinde anlamislarsa da bu isabetli degildir. rBudda, insani duygu ve arzulan bir atese benzetmis, Nirvana'yi da bu atesin sönmesi seklinde açik lamistir. Budda'nin bas sakirdi Sariputta îtlpatissa, Nirvana'yi "Istek ve tutkula rin, kin ve nefretin yokolmasi, yanilarak yolunu sasirmaktan kurtulma" seklinde tarif etmistir. Hinayana mensuplarina göre Nirvana; varlik, ihtiyarlik, ölüm ve izdiraplardan kurtulma dir. Ancak Nirvana; yokolma degil, yüce gerçegin gerçeklesmesi, ihtirasin yokolmasidir . Mahayana mensuplarina göre de Nirvana yokolma degildir; fakat o , bir baris, mükem mellik kazanma, hikmet kemaline ulasma, sonsuz mutluluga kavusmadir. Mahayana fe lsefî ekollerinin gelismesiyle Nirvana, Budda'nin mahiyeti ile ilgili Mutlak kavram i, nihâî realite ile bir tutuldu.

Buddizm'de Nirvana'ya ulasmis bir kimsenin ölüm sonrasiyla ilgili açik bir bilgi yoktu r. Öldükten sonra Budda'nin ne oldugu sorusu Buddizm'de hep sorulagelmistir. Budda'ni n kendisi de Nirvana'ya erismis bir kimsenin öldükten sonra varligini sürdürüp sürdürmeyecegi konusunda kesin bir açiklama yapmamis, bu konuda herhangi bir sey söylemenin yaran ol mayacagini savunmustur. Çesitli varliklardan birisinin seklinde tenasuhla tekrar düny aya gelinecegini kabul eden Bud-dizm'e göre, kötü amel isleyenler kötü karmalariyla Içinde b ulunduklari kalpa'nin sonundaki cehennemde, iyiler de gökde, cennette tanrilarla b irlikte {Mahayana'ya göre) ikamet ederler. Ancak bu cennet-cehennem devresi ilâhî dinl

erdeki gibi nihâî ve devamli degildir. Bud^ distler, tanrilarin saadetli hayatlarini n da geçici oldugunu kabul ederler. Onlara göre gerçek saadet, nihâî, tenasuhsuz kurtulus, yani izdirapli hayata tenasuhla tekrar, tekrar gelmekden muaf olma, ancak Nirvan a'ya kavusmakla mümkün olabilir. [161]

d- Metteyya: Hiristiyanlik'taki Mesih, Faraklit gibi Buddizm'de gelecek bir kur-tarici sahsiy et, inanci ve beklentisi vardir. Bu kurtaricinin secere, sülale adi Metteyya (Mait reya), esas adi Ajita'dir. O, simdi deva'lar âleminde Tusita cennetindedir. Onun h ayatinin safhalari, Gotama Budda'ninkiyle benzer olarak geçecegi kutsal metinlerde yazilidir. Bu gelecek Budda inanci ile ilgili eskatolojik ümitler, diger bir deyi mle âhiret beklentileri, bir kurtarici tasavvuru içinde, bir çesit Buddist mesihçiligi o larak özellikle Orta Asya ve Burrfta basta olmak üzere, Buddist ülkelerde önemli bir kon u olusturur. Tibet ve Mogolistan daglarindaki kayalara "Gel, Maitreya, gel!" yaz isi kazilmistir. Budda, dini tamamlayamadigini, kendinden sonra Metteyya, yani h erkese, âlemlere rahmet bir kimsenin gelip bu isi tamamlayacagini ifade etmistir ( Le Saint Coran, trc. Muhammed Hamîdullah, Paris 1989, s. 375) Metteyya, simdi "Bodi satva"dir. [162]

Ö- Buddizmde Ibadet, Ma'bet ve Ahlâk Ibadet ve dua, ulûhiyet anlayisina baglidir. Bu sebeple bazi dinler tarihçileri, Bud dizm için varsaydiklari ateizme paralel olarak, bu dinde dua ve ibadet bulunmadigi ni yazmislardir. Bununla beraber onlar da Buddistlerdeki dinî baglilik v e dinî uygulamalarin farkindadirlar. Budda zamaninda bütün is, izdirabin kavranilm asi ve giderilmesiyle ilgili dört kutsal gerçek, Sekiz Dilimli Yol, kisacasi Nirva-na 'dir. Budda sonrasi, ondan kalanlarla ilgili stupa, onun heykellerinin konuldugu yerler olarak pagodalar ortaya çikmistir. Vihara'lar (manastirlar), ilk seklini Bu dda devrinde gezici kesisler ve yardim toplayicilarin biraraya geldigi bahçelerden (arama'lar) almistir. Öte yandan magaralardaki basit ikamet yerleri zamanla muhtes em magara manastirlarina dönüsmüstür. Budda'dan sonra kutsal seyler, yerler ve günler, onun la ilgili olarak belirlenmistir. Ayrica dinî vesilelerle kutlanan senlik günleri de vardir. Ister Sangha üyesi, isterse de kesis veya rahip olmayan kesimden olsun bir Buddist, "Üç Cevher" (Buddist amentüsü), "Sekiz Dilimli Yol" ve "bes emr"e baglidir. Bes emir için de en önemlisi "ahimsa"dir (öldürmemek, zarar vermemek). Buddizm'de canlilar birbirini n akrabasi sayilir, hiçbir canliyi incitmemek hedef alinir. Tenasüh inancina göre bugün hayvan olanin sonraki hayatta insan, insan olanin da hayvan olarak gelebilecegi kabul edildiginden hayvanlara zarar vermekten çekinilir. Hayvana zarar verenin son raki hayatta dünyaya hayvan olarak gelecegine ve ayni muameleyle karsilasacagina in anilir. Bundan dolayi bir Buddist için kan dökmemek, zarar vermemek çok önem tasir. Hindistan'da önce "cetiya" denilen tümsek veya toprak yiginiyla ilgili halk kültü, Buddi zm'de Asoka zamanindan itibaren kesis olmayan Buddist halk kesiminin içinde Budda ve önemli Buddist erenlerinin (arahant) hatiralarinin saklandigi için tazimde bulund uklari stupa'lara dönüsmüstür. Buddist kutsal metinlerinden Maha Parinibbana Sutta'ya göre Ananda, Budda'ya ölümünden sonra ondan kalanlarin nereye konulacagini sormus; o da st upa yapilip orada muhafaza edilmesini istemistir. Buddizm arastirmacilari bazi se beplere dayanarak bu bilgiyi isabetli bulmamaktadirlar. Ilk stupalar, genellikle tastan yapilmis yari küre, kubbe ve etrafi parmaklikli yapilardir. Hindistan disi ndaki stupalara örnek, Burma BuddIstlerinin günümüze kadar haftada bir defa ziyaret ettik leri, içinde Budda'nin saçindan bir tutam saklanan Rangoon civarindaki Shway Dago

n verilebilmektedir. Seylan'da stupa'dan gelismis Buddist kutsal yapilarina "da gaba" denilmistir. Bununla beraber bu iki kelime her zaman ayni anlama da gelmez. Bütün stupa'lar dagaba degildir. Çünkü onlarin bir hatira odasi bulunmayanlari da vardir. Avrupa'da Portekizliler ve Ingilizler'den kaynaklanarak daga-ba'nin pagoda hali ne getirildigi düsünülmektedir. Ancak bu konudaki bilgi eksiligi Farsça'daki "bütgede" (Put evi) kelimesinin unutulmasindan ileri gelmektedir. Pagodalarda Budda'nin he ykeli bulunmaktadir. Önceleri bulunmazdi. Buddizm disaridan etkiler almis ve bu deg ismeler olusmustur. Ilkin Hindistan'da M.Ö. 1. Yüzyil ve milad arasi ya bhakti dinda rligindaki tanri kavramindan veya Kuzeybati Hindistan'daki helienist etkilerden b u heykel kültüne bagli tanrilastirma eylemi gelismistir. Bu gelisme, çesitli Asya ülkele rinde mahallî tezahürler göstermistir.

Bir Buddist pagoda'ya girdiginde Budda'nin heykeline ta'zimde bulunur. Ona çiçek, tütsü sunar, isik, ates, mum yakar. Bu arada sunduguyla ilgili bazi seyler okur. Meselâ "Ben bu güzel isigi Aydinlanmis Olana sunuyorum. Bu degerli hareketle karanligi da gitmak istiyorum" der. Buddist, Budda'nin heykeli karsisinda ta'zim davranisi ol arak diz çöker, ellerini yüzünün önünde avuçlarini birlestirmis oldugu halde tutar; bazi ta'z durumlarinda alnini yer©, koyarak tam secdeye kapanir. Manastir toplanma salonlari nda topluca tazimler, genellikle kutsal metinler veya bunun için hazirlanmis yazil ardan okunarak birlikte yapilir. Bu is kesisler için her gün sabah-aksam tekrarlanir . Kutsal günlerde kesis olmayanlar da günün özel programina katilabilirler. Bu programin sabit bir sekli yoktur. Programin düzeni ve genisligi, yönetici yetkili kesise bagl idir. Kutsal günlerde genellikle ileri gelen bir kesis Buddizm'in telkinati veya a hlâkî, manevî emirleri konusunda vaaz verir. Çin Buddizminde az sayidaki tahsilli kesis ve mistik disinda dindar Buddlstler için B udda'lar ve bodisatva'lar tapinma nesnesidir. Bu, Amida'ci veya Temiz Ülke mezhebi ne bagli olanlar için böyledir. Bu mezheplerin manastirlarindaki ezberden birlikte o kuma salonlarinda Âmitabha {askin Budda ebedî isik) ve iki büyük yardimcisinin heykeller i bulunur. Bunlara "Budda'nin adina" diye ta'zim edilir, tapinilir. Bunun sebebi , bütün canli varliklari kurtarma ve bir budda olmadir. Bununla beraber Çin'deki Buddi st ve Taoist tapinaklarda kesis veya rahip olmayanlar; hastaliktan kurtulma, refa h, basari, oglan çocugu isteme gibi dünyevî sebeplerle tapinirlar. Çin'deki bu Amida tap inmasini gerçek bir teizm olarak görenler vardir. Onlar, Amitabha'nin asagi yukari t anri sifatlarina sahip oldugunu; Avalokitesvara'nin, bir bodisatva olarak, kurta riciligini; Temiz Ülke'de yeniden dogmanin ebedî kurtulusa tekabül ettigini kabul ede rler. Bu sebeple yine onlar, dindar Buddistle-rin alçakgönüllülükle atesli bir sekilde ve uzun uzun gönülden dua ettiklerini de buna eklerler. Budda ile ilgili olarak, ondan sonra, belirlenen kutsal seyler sunlardir: 1- Budda"nin heykelleri, 2- Budda'nin hatiralari, 3- Bo veya Bodhi Agaci. Budda heykelleri asagi yukari M.Ö. I. Yüzyilda kullanilmaya b aslamadan önce Budda'yi temsil eden semboller olarak Budda'nin hatiralari, Bo Agac i vardi. Budda heykelleri, genellikle onun oturup bagdas kurmus Incir Agaci alti ndaki meditasyona dalmis halini tasvir eder. Ayakta ve yatan heykelleri de vardi r. Budda heykelleri yaninda, Hiristiyanlik'ta Meryem, azizler ve meleklere tekabül eden Bo-disatva'lann heykellerine de ta'zim gösterilir. Budda'nin öldükten sonra yaki lmis cesedine ait bazi kalintilar, hatiralarin hâla büyük pagoda'larda bulunduguna ina nilir. Mesela Seylan'da Kandy'de Kutsal Dis Tapinaginda onun disi, Burma'd a Rangoon'da Shwe Dagon Pagodasinda ise saçi bulunmaktadir. Bodhi (Bo) Agaci, Budda 'nin Neranja-ra nehri kiyisinda simdiki Gaya, Uruvela'da aydinlanmaya ulastigi i ncir cinsinden agaçtir. Budda'nin gözde sakirdi Ananda'ya sorularak bu agacin tohum fidani alinip yetistirildigi ve birçok yere dagitildigi ileri sürülmektedir, Aslinda k utsal agaç kültü, Budda'dan önceki Hindistan'in bir gelenegidir. Budda ile dogrudan ilgil i degildir.

kesis olanlar için de bes emir daha eklenir. Bu dört gün gelenege. bütün kötülüklerin kaynagi olarak görür.Ilk vaazini verdigi Benares yakinindaki Sarnath'daki geyik parki. Kesisler bu sürede halki va azlarla egitirler.Budda ile ilgili kutsal yerler olarak ziyaret edilen Kuzeydogu Hindistan'da dört ye r vardir: 1. kin.Bihar'da simdi Bodhi Gaya denilen aydinlanma yeri. sehvet gibi kötü huylardan uzaklasacak. Budda'nin manastir disiplin kurallar ini ilân ettigi Vinaya'ya atfen kutlanir. bedenini kontrol edecek. yardimlasma. 2. Buddist cömert olacak. Onlardan daha dindar olanlar. göre kesis olmayanlar için dinî tören nidir. o ruç tutar ve manastirda r meditasyona vakit ayirirlar. Mi lletlerarasi pazar tatil günüdür. Burma ve Tayland'da böyle degildir. Buddizm'i tanitan yayimlarla. Buddist. zamanla bazi tavizler verilmistir. Muson yagmurlar i dolayisiyla kesislerin manastirlardan ayrilmamaya mecbur kaldiklari Temmuz'un ilk günü ayin dogmasindan Aralik dolunayina kadarki süredir. Güney Asya ülkelerindeki Buddis tlerden.Budda'nin Nepal'deki dogum yeri olan Lumbini. Genis manastir kalintilari yan inda stupanin da bugün ayakta olmadigi görülmektedir. Sarnath'da manastir kalintilari büyük bir alani kaplamaktadir. nefret. Bu günden üç ay önce subat dolunay günü. kesis adayina kefil o lmak. Burada yapilmis Iki stupa bilinmektedir. maddî se ylere baglanmayacaktir. kisinin tutum ve davranisiyla aydinlanmaya ulasmasi gayesine bag lidir. Bütün bu dört yer ziyaret edilmektedir . Bunlara ke sis olmayanlar için üç. özel törenler ve halk senlikleri yle kutlanir. söyledigi ve düsündügü her se . Bekâret. Asoka burada da bir sütun diktirmisti. 4. hareketlerini yavaslatacak. Sarnath. Burada bir stupa y apilip onun kalintilari orada muhafaza edilmistir. hayir islerine yardim etmek. kesislere yiyecek yardimi yapmak. Bes temel ahlâkî prensip kesis olsun. bedenî sükuneti kazanacaktir. Kushinagara {eski adi Kusinara). en yüksek idealdir. Kapilavastu'dâ bir koru idi. Bu gün. dayanisma faaliyetleri tesvik edilir. 3. hile. 2.Öldügü yer olarak Uttar-Pradesh'te Kushinagara. Lumbini. Bir-Buddistin yaptigi. Buddist felsefesi. günler Hiristiyanlarin pazar günü gibi tatildir.. olmasin her buddisti baglar."Mahallî" manastirlarda Patimokha kurallarinin okundugu dolunay ve yeni ay günler ine eklenen iki çeyrek ay^ gününden olusan dört Uposattha günü kutsal bilinir. misafir agi rlamak gibi yardim. böyle yapar. Kesisler Uposottha günlerinde.Mayis ayinin dolunay gününde. Budda devrinde içinde hikmet ve ilahiyat konularinin tartisildigi bir geyik parki idi. Yeni pagoda ve manastir yaptirmak. Çinli meshur seyyah Fahsien ve Hsüan Tsang da buralari ziyaret etmis ve haklarinda bilgi vermislerdir. hirs. derecelendirilmesi. ortak tatil günüdür. zihni olgunluk ve p arlakligi. cinsî tatmin i. saçl arini yeniden kazirlar. Seylan'da bu. aydinlanm asi ve nihaî nirvana'y^a gir-v mesi kutlanir ve anilir. Budda'nin bedeninin ölümü sonrasr yakildigi yerdir. Sekiz Dilimli Yol ile ilgili çalisma yapar. Buddistlerin senlikleri ya böyle kutsal günler dolayisiyla veya m anastir hayatindaki kesislerin görevlendirilmesi. Budda'nin dogumu. Güneydogu Asya ülkelerinde bu. Kadinlard a da ahlâk-fazilet esastir. yaslilara ait az bir kesim. Sekiz Dilimli Yol d a bütün Bud-distler içindir. adlan verilmeksizin Pati metnindeki Maha-parinibbana Sutta'da geçmektedir. nefesini. giydirilmesi gibi vesilelerle yapilir.. Imparator Asoka burayi ziyaret etmis ve üzeri kitâbeli bir de sütun diktirmisti. Ayrica kesisler için Patimokkha kurallari vardir. Gaya'da bir Seylan krali tarafindan "Büyük Aydinlanma Manastin" yaptirildi. Buddizm'de ahlâk. yillik kutsal gün olarak. zihnini. Buddizm'in ilk bin yillik gelismesinde evlenme ta kir edilmisse de. Bu dört yer. Buddistlerin kutsal günleri aylik ve yillik olarak iki çesit olup' Budda'yla ilgilid ir: 1. Yine yillik bir dinî devre.

London 1977. 98-136. IRichard A. DictionnaIre des Religions.VValter Ruben. Man's Religious Ouest. 120. Istanbul 1981. ölüm den sonraki 3-7 gün arasinda yapilir. Buddhism. Londo . Parrinder. The Doctrine of Buddha. Brandon. Buddistler.E. 196-206. Fransizcaya ter. 7 gün boyunca çesitli kesis gru plarinin büyük katkilarinin geçtigi. ölünün ruhu lgili âleme geçmesi için yardim gibi. France 1983. Günümüzde ceset için uygulamalar farklidir. Sir Charles Eliot. "Buddhism". . . Parrinder. George Grimm. Çev. S. New Jersey 1947. nesr. mum yakarlar. Yakilmayan cesetl er açik bazi alanlara konup onlarin vahsi hayvanlarda parçalanmasi. W. A Dictionary of Comparative Religion. Delhi 1973 Ilhan Güngören. gömülür. Bu. bozulm asindan kesislerin ibret almasi Istenir. Le Bouddha. Christmas Humphreys. 171.G. ancak yakma daha alisilmis yoldur. "Le Buddhisme Indien".W. Burma ve Tayland gibi nüfusun çogunun Buddist oldugu yerl erde ölüyü yakma. Hopkins. 32. çesitli törenler icra edilir. çok fakir kimseler yakifmaz. New Delhi 1970. nesr.A. doktrinle ilgili konu lan telkin de yer alir. Güneydogu da hem yakma. 139-173. 161. Istanbul 1981. Trevor Ling. Garol. Reynolds.E. Foy. Ölüler yakilsa da bu gene l bir uygulama degildir. Seyl an'da ancak zengin aileler yakma yönüne giderler. Paris -1921. büyük çogunluk ölüleri gömerler. özde Buddizm'e uymayan (Buddizm'de ruh kavraminin olmamasi açisindan) seyler yapildigi gibi.G. E. A Book of VVorld Religions. . London 1975. New York 1971. VVorld Religions. Britain 1976. Erich From. 68-111 .. [163] V. Kari Relschauer. New York 1962. Ilhan Güngören. tesbihi kutsal görür.F. London 1965. 152-157 . Onlarin bazi inanç ve dinî gelenekleri mezh eplere göre degisir. Gr. "Buddhism". Nigosian. The Buddha. Oldenberg. ölünün ailesini teselli. . Çocuklar. Britain 1978. Psikanaliz ve Zen Budizm. . önemli kimselerin mezarina çiçek sunar. Buda ve Ögretisi. Buddh ism. Parrinder.265. 71. London 1970. kokusmasi. Ankara 1947. Gallimard 1970. hem de gömme yoluna gidilir.in farkinda olmasi.E. 148-173. The Religions of India. H. aile üyeleri ve dindaslar arasinda malî ve dinî yakinlik olusturdugun a inanilir. 62-87. 1/1146-1215. A. Foucher. Bu yakma isinde. 1-14. S.Bölümün Bibliyografyasi Andre Bareau. Ed.G. Buddhizm Tarihi. The Great Religions of the Modern VVorld. Buddistler. Çev. London 1974. Bu törenlerde. Hinduism and Buddhism. The VVorld's Living Religions.Frank E. Gr. Histoire des Religions. Asian Religions. 261-270. A Reader's Guide to the Great Religions. New York 1962. bunu gün boyunca sürdürmesi istenir. Abidin Itil.A.G.

VVatts. dogru yoldan ayrilmasi durumun da yeni elçilerle emirler yenilenmekte ve pekistirilmektedir.H. bu "semavî" dey imi yine uygun düsmemektedir. Gr. Kur'ân-i Kerîm'de dört yerde geçmektedir[165].Ninian Smart.Ninian Smart. 49-105. onu insanlara bildirmekte ve ona uymalarini istemektedir. Yüce Tanri (high god) te rim ve kavrami özde farklidir. Islâm. 23-40[164] VI. Bu terimin ancak gögü Ta nri'nin mekâni olarak gören dinler için dogru bir nitelendirme olabilecegi belirtilmel idir.n 1977. Russel Webb. Bu anlamiyla semavi kelimesi. Edward J. Ilâhî dinlerde Yüce Tanri inanci oldugundan. The Religious Experience of Mankind. Alan W.J. 161-181. An intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. kitap olarak Kur'ân. . 359-390. "ilâhî" kelimesinin tam karsiligi olmadigi gibi. Kutsal kitabi Kur'ân'in geldigi gibi yazilmasi. V. Çünkü bazi dinlerde gök tanrilari (sky gods) bulunmaktadir. . peygamberler vasitasiyla insanlik âlemine gönderilen. Islamî anlayista bu gel isme. Zamanla. Bu vahiy de. Britain 1979. Muhammed'e kadar gelen vahye ve peygamberlere dayan an dinî gelenege "Islâm" adini vermektedir. London 1977. göge ait. konuya açiklik getirmekted . "Hak din" deyimi. Muhammed Ile noktal anmistir. Yahudilik ve Hiristiyanlik. dogrudan ulûhiyete nispet edilmelidir. 258-268. An introduction to Zen Buddhism. The History of Buddhist Tought. Ülkemizde "ilâhî din" yerine "semavî din" deyimi kullanildigi. F. Ström. . din olarak Islâm. Kur'ân-i Kerîm'in b azi sûrelerinde yer alan ve ayni sekilde baslayan üç âyet[166]. 220-228. yani peygamberler.DT. Yüce Allah tarafindan gönderilen bütün peygamberle rin teblig ettigi din. Gr. Tomlin. Tomas. London 1975. Kur'ân-i Kerim. Bakcground to the Long Search. . Vahyi alan kimseler. Paris 1952.BÖLÜM ILÂHI DINLER Allah tarafindan. London 1971. ilâhî din olarak nitelendirilmekte ve kabul edilmektedir. Britain 1977. Tomlin. Ringgren-Ake. Suzuki. hatta Kur'an' da adi geçen dinler de ilâhî din olarak nitelendirilmektedir. Allah'in {C. "The Buddhists". . Bu öz ellikleriyle ilahi dinler vahiy mahsulü sayilmakta ve vahiyle ilgilendirilmektedir . The Way of Zen. London 1966. Islâmî anlayista Yüce Allah mikandan münezzehtir. ezberlenmesi özelligiyle dinler arasinda ayri bir yere sahiptir ve "hak din" geleneginin en iyi örnegini yansitma ktadir. Hz. Schoeps. Religions of Mankind. "Semavî" kelimesi.H. gökle ilgili bir anlam da içermekted ir. Britain 1977. F.) insanlar arasindan seçtigi kimselere özel bir tarzda bilgi vermesi olarak algilanmaktadir. Lond on 1967. Dolayisiyl a din. 109-150. vahiy mahsulü olan dinlere "Ilahî Din" denilmektedir. The iife of Buddha. bir mekâna degil. Les Grands philosophes de l'Orient. Gr.C. bir peygamberin g etirdigi hükümlere insanlarin uymakta ihmal göstermesi. Âdem'den Hz. bazen bu deyimin baslik y apildigi da görülmektedir. 156-223. peygamber olarak Hz. Our Religion. b ir mekân da ifade etmektedir. London 1973. 194-230.

bütün dinlerin üzerine üstün kilmak üzere. Kudüs'teki Ma'bed'dir (Ibranice. Tartismayi bir kenara birakarak. fakat mensubu en az olanidir. bu genel kuralin disina çikmayi uygun bulmadik. [170] a. bu terimler kisaca açiklanacaktir. Aslinda "Ilâhî Din" basligi altinda bu dinlerin islenmesi. yaniisda olsa. Bu kavim. bir "ahit" dini olarak da b ilinmektedir. Geçmisi birkaç bin yil geriye giden bu dinin en ön emli özelliklerinden biri. kendilerini dünya mille tleri arasindan seçilmis kavim olarak görmektedir. ilâhî kaynakli en es ki din olarak nitelendirilmektedir. burada.Yahudi.D. Israilogullarinin basina gelen bütün sikintilarin onlarin bu ahde uyma malarindan. millet mi oldugu pek açik degildir. kitabin büyük oranda muhatabi nin Müslümanlar olmasi ve bu çevrelerde Ilâhî dinden onlarin anlasilmis olmasindan dolayid ir.ir. burada. Bu âyetlerden ikisine ait ortak ibarenin meali söyledir: "Ortak kosanlar istemese de. Musa'nin sahsinda Tora'yi (Tevrat'i) onlara göndermistir. benzerinin bulunmadigi ve bu sebeple de tarifinin güç oldugu söylenebilmektedir. peygamberini. Aslinda bugünkü Yahudiligin bir din mi. Hiristiyanlik ve Islâm islenecektir. dünya literatüründe Yahudi. Onlara göre. millîlestirilip bir irka tahsis edilmesiyle de ilâhî dinle rden farkli bir durum göstermektedir. yasayan ilâhî kaynakli dinlerin en eskisi. Onun a dina izafeten Israilogullarina Yahudi denilmistir.YAHUDILIK 1. Beyt u'l-Makdis). Ibranî ve Israil Terimleri Yahudi: Ishak oglu Yakub'un oniki' oglu vardi. O. vahye dayanan kutsal kitaba ve peygamberlere yer ver mesiyle millî dinlerden. 6 milyonu A. verdikleri sözü yerine getirmemelerinden kaynaklandigi. onun kendi ne ait özellikleri ve nitelikleri bulunan bir din oldugu. Sina'da bu kavm i kendine muhatap kilmis. [168] A. Yahud i dininin odak noktasi. Onu en iyi. Bet ha-Mikdas. Ibranî. Bunlarin 4. Israilogullari ile Tanri arasindaki "ahd"e kutsal kitap larinda genis yer ayrilmasidir. Biz de. Tanri.'de. hem kendi kutsal kitaplarinda hem de Kur'ân-i Kerîm'de belirtilmektedir.[169] Kutsal kitaplarinda yer alan ifadelere dayanarak Yahudiler. Ancak bu din.4 milyonu Israil'de. bu terimlerin bilinmesine baglidir. Filistin'in güney bölgesinde kuru . Yahudilik'in Babil Sürgünü'nden sonra millî bir din haline getirildigi kanaati yaygindir. tek Tanri'ya. Israilogullari gibi terimlerle adlandirilm aktadir. onlarla ahitlesmis. onlardan emirlerine uyacaklarina d air söz almis ve Hz. Bu sebeple. yedi kollu samdan ve alti köseli yildizdir. B ugün yeryüzünde Yahudilik'i din olarak benimseyenlerin sayisi 18-20 milyon civarindadir . Arapça. Yahudiligin sembolü. geri kalani Avrupa'da ve dünyanin diger ülkelerinde yasamaktadir. birini digerinden ayirmak zorlasmistir. hidayet ve hak din ile gönde di". Yahudiligin Dinler Tarihi'nde özel bir yeri bulunmakta ve bu din.Genel Bilgi Yahudilik. dördüncü oglunun adi Yahuda'dir. Konunun daha iyi anlasilabilmesi. Bundan dolayi bu din. kutsal kitaplarinda ye r alan "Balam" hikayesin-deki su cümle tarif etmektedir: "Iste ayrica oturan bir k avimdir ve milletler arasinda sayilmayacaktir". Yahudilik.B.[167] Ilâhî dinler basligi altinda. Tahrip edilmeden önce Ma'bed'in bir odasi Ahit Sandigi'na ayrilmistir . irk m i. Çünkü Yahudilikte din ile irk içice g rmis.

Musa'nin "Biz sana dönüp yalvardik " sözü sebebiyle oldugunu belirtmektedir. Bu husus.Tevrat'a Göre Yahudiligin Tarihçesi Yahudiligin tarihçesi. Israilogullari. Kildânîlerin Ur sehrinden çikarlar ve Harran'a gelirler. Ken'an diyarina (Filistin) yerlesmeden önce Ibranî. anaya. ayni z amanda onlarin kutsal tarihini olusturur. [177] b. Bundan dolayi Ya hudilik millî bir din. sözlerinden dönmemeleri. Yahudi inancina göre Yakub'a bu ad. Yahuda kabilesine mensup olmalarina ragmen. Tanri tarafindan verilmistir. Yehova da millî bir tanri olarak kabul edilmistir.verilmistir. ferd olarak da Ya hudi diye adlandirilmistir. Yahudilere bu ad.[176] Ancak belirtilmelidir ki bu ad. kutsal kitaplarina dayanir. "Tanri ile mücadele eden" anlamin a gelebilecegi belirtilmektedir. Bu kelimeler.. ilk defa. Sürgün 'den sonra da genelde toplum olarak. orada Israilli. âlemin ve ilk insan in yaratilisindan peygamber Malaki'ye kadar geçen olaylari içinde bulundurur. Tevrat'ta "Tanri ile güresen" seklinde yer almasina ragmen.[174] Taberî.lan Yahuda Kralligi da ayrica bu adin kaynagi olarak ileri sürülmektedir.[17 8] Tanri (Yahve). Babil Sürgününden sonra Yahuda'ya geri dönen I brânîler. Yahuda adina nispet edilmistir. Bu kavim. Yahudi Kutsal Kitabi'nda Kenan'a atif yapilmaktadir. Bu ad. O'ndan baskasina kullukta bulunmamalari. Zira Ürdün'ün ba tisi. "Israil" kelimesine. adam öldürmemeleri. Tevrat'ta yer almaktadir. Üçüyle de ayni din mensuplari ve ayni topluluk ifade edilmektedir. Bununla beraber. Böylece onlarin torunlari da günümüze kadar bu isimle anilmislardir.[173] Evr ensel Yahudi Ansiklopedisinde kelimenin asil anlaminin belirsiz oldugu. Kutsal kitap.[175] On iki Yahudi kabilesi de Israil adiyla anilmaktadir.[171] Ibranî: Bu kelime. kendilerine haram ettikleri disinda ki bütün yiyecekleri yemeleri. bab aya. birbirinin yerine kullanilmis ve kull anilmaktadir. 1232-1224) taraf indan diktirilen ve "Israil Aniti" diye anilan kitabede rastlanmaktadir. genelde Israilliler adini almi slardir. M. seçkin bir kavimdir. Tanriyla ve insanlarla güresip yenen anlaminda Yakub'a Ta nri tarafindan verilmis bir lâkabdir.[172] Israil : Bu kelime. Yüzyillarda Filistin'de görülen göçebe bir kabîlenin adidir. akrabaya ve yoksullara iyilik yapmalari. Hz. 41 defa "Benî Israil" (Israilogullari) kelimesi geçmektedir. Hz. namaz kilip zekât vermeleri. Ibrahim) Harran bölgesinden Ken'an diyarina göçetmesini .Ö. Bu âyetl erde. Ancak bu üç terim. Süleyman'dan sonra ikiye ayrilan ülkenin kuzeyde kalan bölümünü olusturan kabîlelerin kralligini nitelend irmek üzere kullanilmistir. Kur'ân'da 40 âyette. bu ismin Yahudilere verilmesinin de Hz. peygamberlere uymalari.Ö. "öte tarafin insanlari" anl minda.Esaretten sonra umûmî olarak halk Israilliler diye adlandirilirken. sahislar birbirine Yahudi demis lerdir. ibadet etmele ri. Yahudi kelimesinin Arapça "hade" kökünden "dönmek" ve "tevbe etmek" anlamina g eldigini. Onlara göre Israilogullari. sonradan genelde bütün Yahudileri içine alac ak bir sekilde kullanilmistir. II. Bu nimetle re karsi Israilogullari'nin verdikleri sözler ve onlarin sözlerinden dönmeleri islenmi stir: Allah'a inanmalari. Abram'a {Hz. "Ibrî" veya "Hibrî" kelimelerinden gelmektedir. Sehristanî. Samariye'nin güneyindeki bölge. Ken'an ülkesinin yerlileri tarafindan . Firat ve Ürdün nehirlerinin öbür kiyisindan gelmis olan göçmenleri ifade etmektedir. Samî irktan sayilan Ibrâniler. Yakub'a "gece içinde Allah'a giden " anlaminda "Israil" denildigini kaydetmektedir. XVXIV. Ramses'in oglu Merneptah (M. Allah'in Israilogullari'na verdigi nimetler hatirlatilmaktadir. Simdiki Israil Cumhuriyeti de bu adi kullanmaktadi r.

sigirlari oldu. kardesinin oglu Lut'u (Hz. ve seni milletler yapacagim. karisi Saray'in bundan sonra Sara (prenses anlaminda) olarak çagirilmasini ve ondan bir ogul verecegini. Ibrahim.[183] Birgün Allah. nesiilerince ebedî ahit o larak sabit kilacagim. Abram. Kars. Çobanlari arasin daki bir tartismadan sonra Abramla Lut. Misir'dan böylece çikarlar. Bkz. Bu rada Ismail'in güldügünü gören Sara. Ishak'i dogurur. Ibrahim'i denemek için. Böylece Sara. [180] Bu olaylardan sonra Rab. zürriyetinin düsmanlarinin kapisina hâkim olacagini ve zürriyetinden gelen bütün milletl erin mübarek kilinacagini bildirir. Yine Allah. Abram ise Ken'an diyarinda oturur. Bunun üzerine Ibrahim. iste. Ülkede kitlik çikinca Abram Misir'a gider. Çok zengindirler. birbirinden ayrilirlar. Abram Misir'a girdigi zaman. onu ve karisini ve kendisine ait olan her seyi gönderdiler". rüyasinda Abram'a görünür. kendisi doksan dokuz.[182] Allah.emreder. seksen a lti yasindadir. fakat adin Ibrahim {cumhurun babasi anl aminda) olacak. O vakit orada Ken'anîler bulunu yordu. Karisi Saray'in teklifi üz erine cariyesi Hacer'le evlenir ve ondan Ismail dogar. bütün Ken'an diyarini. Abram'a görünüp o ülkeyi onun zürriyetine verecegini bildirir. Ve onun yüzünden Firavun Abram'a karsi iyi davrandi. ve senden sonra zürriyetine. Misir'a yaklastiklarinda Abram.[184] Ibrahim. çünkü emri yerine getirdigin i bildirir. Ve vak i oldu ki. bulundugu bölgede hâkimiyetini kabu l ettirir ve bu arada esir edilen kardesi (daha önce kardesinin oglu olarak belirt ilir. çünkü neslinin Ishak'in adiyla çagirilacagini söyler. Lut. senin sebebinle canim yasasin diye: Onun kizkardesiyim. yüzüstü düser ve Aliah onunla söyle konusur: " en ise. Senin yüzünden bana iy i davranilsin. ayni gün sünne t olurlar. Ve senin gurbet diyarini. oglu Ishak'i sekiz günlük iken sün net ettirir. iste karin. O da karisi Sara'yi. Ancak Allah. oglu için büyük bir ziyafet verir. Hacer'i kiskanmaktan kurtulmus olacaktir. Ve Rab Abram'in karisi Saray'dan dolayi. karisi Saray'a söyle diyor: "Iste biliyorum ki. Tanri. Ibrahim. Firavun'u ve onun sara yini büyük vuruslarla vurdu.[185] Ibrahim. al ve git. ondan biricik oglu ishak'i kurban etmesini ist er. Tanri da ona verecegini va'deder. çünkü seni birçok milletlerin babasi ettim. de. Ibrahim'e. Abram da kend ine görünen Rab için bir mezbah yapar. Bu durum Ibrahim'e kötü gürünür. Tekvin XIV : 14-16) Lut'u kurtarip yanina alir. Misirlilar kadinin çok güzel oldugunu gördüler v e FIravun'un emîrleri onu gördüler ve onu Firavun'a medhettiler. Abram . emri yerine getirmek üzere bir mez-bah yapip biçagi eline aldigind a Rabbin Melegi göklerden ona seslenip çocugu bogazlamamasini. yüz yetmis bes yasinda iken ölür. ona sözünü yerine getirdiginden dola yi. Bu olay üzerine Rab. Ve onlarin hak kinda Firavun adamlarina emretti. Ibrahim'e. Tekvin XII : 5. adinin da I shak olacagini bildirir. fakat seni sag birakirlar. derler ve beni öldürürler. sana ve send en sonra zürriyetine ebedî mülk olarak verecegim ve onlarin Allah'i olacagim". Bu sirada Abram. sen görünüsü güzel bir kadinsin ve olur ki. gözlerini kaldirdiginda. ben de onu kari olarak aldim? Ve simdi. Lut) ve Harran'da kaza ndiklarini da yanina alarak Ken'an diyarina varir. Ibrahim'den ve zürriyetinden gelecek olanlardan ahit olarak her erkek çocugun sünnet edilmesini ister. Hacer. dedi n.[179] Abram ve beraberindekiler. ve onun koyunlari. Ismail'i alip çöle gider. Ibrahim'den onu kovmasini ister. O'ndan zürriyet ister. Sara'nin dedigini yapmasini. Abram'i çagirip dedi: Bana bu yaptigin nedir? Bu senin karin oldugunu niçin bana bildirmedin? Niçin bu benim kizkardesimdir. Ismail de on üç yasinda iken. Bunun üzerine Abram. çalilikta bir koçun hazir ol dugunu görür ve onu kurban eder. Allah olmak için seninle ve senden sonra zürriyetinle benim aramda ahdimi.[181] Dok an dokuz yasina geldiginde Tanri ona görünür ve onun zürriyetin i çogaltacagini bildirir. sarka dogru gider. Misirlilar seni görünce: Bu o un karisidir. ona yardim edecegini bildirir. ahdim seninledir ve birçok milletlerin babasi olacaksin ve artik adin Abram (yüce baba anlaminda) çagirilmayacak. Ve Firavun. Öte yandan Sara. Ve seni ziyadesiyle semereli k ilacagim. Çocuk büyüyüp sütten kesildiginde Ibrahim. ahit geregi. "Ve ogullan Ishak ve Ismail onu Mamre karsi . kadin Firavun'un sara yina alindi.

1250). Laban'in iki kizindan ve bunlarin yanind a gelen iki de cariyeden on iki oglu ve bir kizi olur. Babalarina.[18 8] Yakub. O zamana kadar bir çadirda muhafaza edilen ve içinde On Emir tabletleri bulunan kutsal Ahit Sandigi. Varlik sahibi olu rlar. ben ve anan ve kardeslerin yere kadar sana egilmek için mi. simale ve cenuba ya yilacaksin. kendi demetinin dik durdugunu. Musa'dan sonra Yesu. göklerin kapisidir deyip oraya "Beyt -el" {Allah'in evi) adini koyar. Kardesleri onu kiskanir. babasinin sevdigi Esav'in yerine hile il e kendisini mübarek kildirir.[193] Filistin'de Hâkimler ve Krallar devrinden[194] sonra Kral David (Hz . Musa. çocuklari arasinda en fazla Yusuf'u sever. FUistîlerin krali Abimelek'in ülkesi Gerara 'ya gider. Sina Daginda. Rab. Yahudileri Sina'ya getirir. Israilogullari. Yakub. bunu ögrendiginde çok kizip onu öldürecegini söyler.Ö. öte kilerin demetlerinin Ise kendisininkinin etrafini kusatip egildigini söyler. elinden alinip kendisine zarar gelme korkusunda n böyle yaptigini söyler. Bu rüyayi babasi ve kardeslerine anlattiginda babasi onu azarlayip "Gerçek. Burada. garba ve sarka. Yusuf'u sürüleri otl atmakta olan kardeslerinin yanina gönderince onlar da onu elbiselerini çikararak bir kuyuya atarlar. Haran'a gitmek üzere ayrilir. Süleyman: M.[190] Daha sonra Fi listin'de bulunan babasi Yakup ve kardeslerini Misir'a getirtir. senin zürriyetin yerin tozu gibi olacak.[189] Yusuf. Kardesleri bundan doiayi onu kis kanirlar. onlari Fili stin'e götürür. bir rüya görüp onu kardeslerine anlatir. Musa'ya Tevrat ve On Emir verilir. zamanla büyük sikintilara. Allah Ibrahim'in ölümünden sonra oglu Ishak'i mübarek kildi". bunun üzerine onlari korur. onlari kiskanip ülkelerinden çikarirlar. Firavun'un ordusunun Kizil Deniz'de bogulup onlari takip edememesi sonucu. babasi tarafindan hazirlatilan yer e kutsal Ma'bed'i yaptirir. Davud 1013-973). Yahudiler Sina Çölünde kirk yil dolasirlar. O da.[187] Abimelek. Yakub. kardeslerini bir canavarin yedigini söyleyip onun kana batir ilmis entarisini gösterirler. yoluna devam edip Haran'a varir.gelecegiz?" de r.[192] Onlari bu sik intilardan kurtarip "Arz-i Mev'ud"a (vaadolunmus toprak Filistin) döndüren Mose (Hz. Esav.[191] Misir'da önceleri rahat bir hayat g eçirmekte olan Yahudiler. Esav ve Yakub adli iki oglu olur. V e vaki oldu ki.[195] Og lu Kral Slomo (Hz.Ö. Onun. Yusuf.. Rüyasinda kardesleriyle birlik te bir tarlada bugday demetleri bagladiklarini. Yak ub. Geceledigi bir yerde rüya görür. ve yerin bütün kabileleri sende ve zürriyetinde mübarek kilinacaktir. Karde sleri. Ibrahim ve karisi Sara oraya gömüldüler..sinda olan Makpela Magarasina. Daha sonra da kuyudan çikarip onu Misir'a giden tüccarlara yirmi gümüse satarlar.[196] . Yusuf. hapiste iken. B ir gün ülkesindeki kitlik dolayisiyla Ishak. Hitti Tsohar oglu Efron'un tarlasina. böylece Misir'a yerlesmis olurlar. bu rüyadan onun kendilerine hâkim olacagini çikarirlar ve ona karsi kin ve kisk ançliklari artar. Poti far'in karisi Yusuf'a asik olup ilgisine karsilik görmeyince iftira ederek onu hap se attirir.". Firavun'un gördügü bir rüyayi tabir ederek hapis ten kurtulur ve Firavun'un yaninda önemli bir mevkiye yükselir. babasi da bu sözü yüreginde tutar. Onlari alip babasinin yan ina Ken'ana döner. Misir'da Firavun'un bir memuru olan Potifar tarafindan satin alinir. Ishak yaslanip gözleri görmez olunca Yakub. Musa) olur (Tah.[186] Ishak'in çocugu olmadigindan Allah'a yalvarir. Ma'bedin bir odasina konulur. Ancak Filistîler. Kudüs'ü alir ve Yahudilerin en parlak devresini baslatir. uyaninca burasi Allah'in evidir ve bu. 973-933). göklere ermistir. Orada karisini kizkardesi olarak takdim eder. kölelige düserler. ona söyle diyor: "Baban Ibrahim'in Allah'i ve Ishak'in Allah'i Rab benim: üzerinde yatmakta oldugun diyari sana ve senin zürriyetine verec egim. Orada annesini n kardesi Laban'in yaninda çalisir. Ibrahim'in Het ogullarindan satin aldigi tarlaya gömdüler. Ay ve on bir yildizin kendisine se cde ettigini görür. Durumu anlayan Abimelek . Yusuf. niçin böyle yaptigini sorar. Hz.M. Rüyasinda yerden göge dog ru yükselen bir merdiven vardir. diger bir rüyasinda Günes. Bu merdivenden Allah'in melekleri çikip inmektedir. Basi.

Iskender'den sonra Agid'lerin ve Se-iefkî'lerin eline geçti. 168'de yagma edildi. Yahudiler. Mesîh inancinin verdigi ümit. ne de Hiristiyandir. 2.Allah'in Yahudilere tavsiyeleri. Asurlular tarafindan M. Musa'ya kadarki devre h akkinda yer alan bilgiler su sekilde özetlenebilir: Hz. Ezra'nin etrafinda birlesir ve M. 3. önceki peygamberler kadar.Allah tarafindan Yahudilere bahsedilen nimetler. güneyde Yahu-da. Kutsal Kitap'taki son Peygamberdir. tahrip edilir ve Yahudiler Babil'e sürgün edil ir. ikisi de Yahuda Kralligina tâbi' olur. Yahudi tarihinde Kudüs. bir kisminda ba zi peygamberler konu edilirken {meselâ Hz. Önce Israil Kralligi. yaptiklari islerin kötülügünden dolayi. onlarda bu suurun devam li varligini sürdürmesini saglamistir. Hz.[201] Yüce Allah. O. onu dost edinmistir.Uymalari gereken dînî hükümler. Allah'i bir taniyan gerçek Müslümanl ardandir. "Yehûd" gibi deyimlerle bahsedilen âyetler bulundugu gibi. sonra da Yahuda Kralligi. Sürgünde Yahudi halki. Onlardan "B enî Israil". M.Hz. 721'de. Makkabiler.Basit çikarlari ugruna hakikatlara yüz çevirmeleri. çok içli. Yahudilerin tarihçesiyle ilgili olarak. müsriklerden de degildir.Ö.Ö. Kur'ân-i Kerîm'de. Babilliler tarafindan M.Allah'a karsi ahitlerini bozmalari.kuzeyde Israil olmak üzere ikiye a yrilir. Yüce Allah'in seçkin kildigi peygamberlerden biridir[200]. Babil Sürgünü devresinde Isaya. verdikleri sözden dönmeleri ve bunu âdet edinme leri. 4. Ilya-Mesih'ten önceki peygamber. Süleyman'in ölümünden sonra. Malaki. M.Ö. Yahudiler hakkinda da bilg i verilir. 520'den sonra yeniden onarilir. yeniden hâkimiyeti sagladilarsa da. 8. dünyanin her tarafina d agildilar.Ö. 9. zillet ve meskenete ugramalari.[203] O. Ibrahim. M. krallik. 63'de baslayan Roma esareti devresi.S. 538'de Kudüs'e döner. yanlis yorumlamalari ve dogru yoldan sapmalari. [199] c.[197] On kabile^ Israil'e. 6. M. Kur'ân-i Kerîm'de Yahudilerden bahsedilen âyetlerin sayisi oldukça fazladir. 586'da yikilir. Kur'ân-i Kerîm'de Yahudiler ile ilgili olarak verilen bilgiler söyle tasnif edilebilir : 1. O. M a'bet. 5. misaf irperver ve kendini Allah'a adamis. 7. Ma'bet. ne Yahudi . sonraki küçük peygamberlere de yer veri r. Yeremya gibi peygamberler gelmistir. 70'de Roma'li kumandan Titus'un Kudüs'ü ve bu arada Ma'bedi de yakip yikmasiyle sonuçlandi. Mala-ki'dir.Yahudilerin.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Yahudilik. yumusak huylu.[202] O.Kendilerine peygamberler tarafindan getirilen hükümleri ve teblîgâti degistirmeleri. Yakup gibi). . vazifesini tam yapan[204] ve kendisine suhuf verilen[205] bir peygamberdir.[198] Yahudi Kutsal Kitabi.Ö.Bazi peygamberlere ve salih kimselere iftira etmeleri veya onlari öldürmeleri.Ö. dosdogru bir kimsedir.Yeryüzünde fesat çikarmaya çalismalari. Ma'be t. Ma'bed'den arta kalan Bati Duvari (Aglama duvari) yüzyillarca onlarda m illî ve dînî suuru ayakta tutmustur. Ayrica "Ehl-i Kitap" deyiminin genel çerçevesine onlar da girer.

[215] Hz. konusmayan. Yüce Allah. ahiret yurdunu düsün en. Yakub. Ibrahim'i ve onun soyundan gelenleri peygamber kildi. Allah'tan iyilerden olacak bir çocuk istedi.[213] Çocuk kosma çagina geldiginde babasi. Yusuf'un kendisine sahip olmasini istedi. fakat Yüce Allah onu atesten kurtarmistir. Onlar. Ay ve Günes'e tapinan babasi Âzer ile kavmine karsi. Allah (C. Ishak'in ardindan müjdelenen.[209] Kur'ân-i Kerîm. çevresine zekât i.[218] Hz. yildizlara. Zindanda rüya tabir etti. Bundan dolayi Yusuf zindana atildi. Seytan'a tapinilmayacagim anlatma ya çalismistir. insanlara. Hz.C. Anc ak yaptiklari ve savunduklari dolayisiyle Hz.[211] Hz. Misir meliki. Vezirin karisi. mübarek kilinmis. Yakub. daha öncekilere oldugu gibi.[212] Allah da ona ihtiyarliginda Isma il ve Ishak'i verdi. Allah'tan gayri put lara. annesi çok yasli iken All ah'in bir lütfü olarak bahsedilmis ve annesi bu olaya çok sevinmistir. Ibrahim. 219] Hz. Ibrahim oglu nu kurban etmek için yani üzere yatirdi. bir kurbanlik gönderdi. tebligde bulunmustur. rden. uysal. dogru. görmeyen. zeval bulan seylere. düsmaninin putlar. hidayete erdirilmis. Yusuf. gönülden Allah'a bagli bir peygamberdir. hakkini savunamayan.[223] Kardesleri. Yakub'un en sevgili oglu Hz. ona. Yusuf.[222] Ayrica Hz. Allah ve âh iret inanci konusunda yol göstermekte.[220] kendisine vahiy indirilen peygamberle hidayete erdirilmis bir kimse idi. kendisine rüya tabiri ögretilecegini. zekât vermelerini emretti. yakînen bilenlerden olmasi için. Ibrahim vazifesini yapmis. Bir yolcu kafilesi. Hz. ibret vermekte ve onlari düsünmeye davet etmekte dir. Ishak. Allah'in h em ona. Babalarini ikna ederek onu yanlarinda götürüp kuyuya attilar. bundan dolayi O'na ibadet ve sükre tmek gerektigini. hem Yakub ailesine nimetini tamamlayacagini söyledi. halis. rüyasindaki emre bagliliklari dolay isiyle. namaz kilmalarini. Bu konuda Kur'ân-i Kerîm'de söyle denilmistir: "Biz ibrahim'e. isitmeyen. rizik vermeyen. Kavmi. Hz. Ibrahim'le ilgili olarak verdigi kissalarda. Hz. Beni öldürecek.[ ih-lasli. içiren de O'dur. Ç cuk (islam kaynaklarda Ismail oldugu belirtiliyor).Hz. Hz. dinde kuvvetli. ona. kadin ona iftira ett i. Yusuf'la beraber hapishanede kalmis arkadasi. .[208] Hz.[210] Yüce Allah. çünkü O'na dönülecegini bildirmistir. Yusu f'u kuyudan çikarip beraberlerinde Misir'a götürerek bir vezire satti.[216] Hz. sabirli. göklerin ve yerin melekûtunu söylece gösteriyorduk". salih. Bu rüyayi kimse tabir edemedi. Ibrahim. yanilmalarimi bana bagislamasin i umdugum O'dur". Onlara iyi is ler islemelerini. Âhiret Gününde. Ishak da dogru. rüya tabirini bilen.[214] Hz. kendisinin Yüce Allah'a tapindigini. salih. rüyasinda gördügü gibi. ona. yakînî bilgi bahsedilmistir. ona hiçbir seyi ortak kosmadig ini.[221] Bu rüyayi dinleyen babasi. faydasi veya zarari olmayan. Yusuf reddedince. Hasta oldugumda bana O sifa verir. rüyasinda onu kurban ettigini gördü ve bunu ona açti. Ibrahim ve Hz. çocuklugunda bir gün babasina "rüyamda on bir yildiz. bunu kardeslerine an latmamasini tenbih etti.[206] Hz. onlari ve yonttuklarini O'nun yarattigini. Ishak da. di. sonra da diriltecek O'dur. ilim ve hikmet sahibi. ismail. bir rüya gördü. batan. Ismail gibi. Ibrahim'e göklerin ve yerin sirlari. namazi emretmistir. ^dostunun da Âlemlerin Rabbi oldugunu belirterek söyle ceva p vermistir: "Beni yediren de. babalarini da böyle bulduklarini söylemislerdir. sabirli. Yusuf'u bir kurdun y edigini söyleyip onun kanli gömlegini babalarina gösterdiler.[217] Hz. kendisini sabredenlerden bulacagini söyledi. I brahim. Onu ortadan kaldirmayi planladil ar. babasina emrolunan seyi yeri ne getirmesini. O. hattâ babasi bile. güze kendisine vahiy gelen peygamberlerden Hz. l bir yaratilisa sahip.[207] Hz. Ibrahim Ates'e atilmis. Yusuf'u kiskandilar. sözünde sadik bir kimse olarak Ce brail araciligiyla kendisine vah-yedilen Allah'in bir peygamberidir. Böylece Hz. bu da'vete uymamistir. Günes ve Ay'in bana sec de ettiklerini gördüm" dedi.) tarafindan seçil ecegini. kendisine vahyolunan peygamberlerden olmustu r. Ibrahim'e ihtiyarliginda bahsedilen Iki og uldan biri olan Hz.

. Yanan çalinin atesi bir türlü bitmek bilmiyordu. ona göründü. Ben. Mara'da aci suyu içemeyen Israilogullari için Allah. Firavun'un kizi bunu kabul edince gidip çocugun öz annesini getirdi. Misirlilara belâ verecegini. bunun Allah'in em ri oldugunu söyleyince Firavun. ileride ülkelerine yönelecek bir tecavüzde. Musa kurtardi. Kizil Deniz'e gelince Musa. Mid-yan'a kaçti. Sonra onu ziftle sivanmis bir sepete koyup irmaga atti. saraya alindi. Onlari bu sikinti dan Hz. Horeb'de bir çati ortasinda. Is. Melikin rüyasini yorumlayan Yusuf. böylece Misir'a yerlestiler. onlarin sikâyetlerini din lerdi. onlarin düsmanla birlikte olmasi korkusuyla. gençlik yillarinda Yahudilerin yanina gider. babanin Allah 'i.[226] Musa.[227] Kâhinin sürüsünü otlatirken. Nil kiyis indaki sazliklara biraktigi sepetin akibetini. Firavun. Çölde yiyecekleri bitin . Kizil Deniz'e dogru yola çikti. uzun bir esaret hayatt yasamaya basladilar. onun huzuruna çiktilar. Orada Midyan kâhininin kizi il e evlendi. kizkardesi Meryem takip ediyordu. gelip çocugu emzirmek için bir Ibrani kadini çagirabileceg im söyledi.. Firavun.. Israilogullari geçti. Yeni Firavun Yusuf'u n yaptigi hizmetleri unuttu ve Yahudilerin çogalmalarindan endiselendi. Yahudi'yi koruyarak Misi liyi öldürdü. O. sular yarildi. Yusuf. Misirlilardan birinin bir Yahudi'yi dövdügünü gördü. bütün sihirbazlarini topladi. Musa vasitasiyle Misir topraklarina on felâket verdi. M usa'ya suya bir dal parçasi atmalarini bildirdi. Israilogullarinin Misir'dan çikmalarina izin verdi. Yahudileri Misir'dan çikarmak üzere görevlendirilmis oldu. mucize göstermeye kadar var di. [225] 2. ates alevinde. su tathlasti. Bu görevi yerine getirmek üzere Musa. Kardesi Harun d a ona yardimci verildi. Ibrahim'in Allah'i . verdigi karardan pi sman olarak onlarin arkasina düstü. kardeslerini tanidi. Yusuf zamaninda Misir'a yerlesmis olan Israilogullari.. Bir müddet sonra. daha sonra.onlara eziyet etmeye basladi. Onlarin feryadini isittim. Misir'a geri döndü. Nüde yikanan Fir'avun'un kizi. zahire atmak için Misir'a gelen kardesler i. bu is lerin vuku-buldugunu görünce. Israilogullarinin Misir'dan çikmalarina izin vermedi. Musa. Israilogullari.Hz. bir Ibrani' çocugu oldugunu anlayip ona acidi. Ishak'in Allah'i ve Yakub'un Allah'iyim..[22 8] Böylece Musa. elini denize uzatti. Olayin duyulmasi üzerine Musa.onu melike tavsiye etti. Musa ve On Emir a. Allah. Bunun üzerine Rab Yahv e. Isr ailogullarini Misir'dan çikarip Ken'an diyarina götürmek istedigini. Annesi onu ancak üç ay kada saklayabildi. Meryem. sular eski h aline döndü ve Firavun ile ordusu boguldu. sonra tekrar Musa elini uzatti. Bunu merak edip geri dönen Musa'yi çalinin ortasindan Allah çagirip söyle dedi: ". Ve Musa yüzünü örttü.. Bir defasinda. böyle bir devrede dünyaya geldi. Tanri'nin melegi. Çocuk o na teslim edildi ve çocuga sulardan çekilmis anlamina gelen "Mose" (Musa) adi verild i. çünkü lah'a bakmaga korkuyordu. Ve simdi gel ve benim kavmimi. Misir hazinesine memur yapildi. bir vesite ile ailesini Mis ir'a getirtti. O. Onlar da bütün hünerlerini ortaya koydular. "Allah kimdir ki ben ona itaat edeyim" diyerek onl ari saraydan kovdu. Ikisi arasinda mücadele basladi. Israilogullari. Musa 'nin asasi kocaman bir yilan olup onlarin bütün sihirlerini yuttu.[229] Kizildeniz'den geçtikten sonra. her dogan erkek çocu gun öldürülmesini emretti. Israilogullarini Misir'dan çikarmak için seni Firavun'a göndereyim".[224] Hz. Firavun'u n zulmüne ugrayarak. Bütün bunlara ragmen F iravun. Ve Rab dedi: Gerçekten Misir'da olan kavminin sikintisin i gördüm.Tevrat'a Göre Hz. çünkü onlarin acilarini bilirim. onu irmakda buldu. Ancak Firavun. insandan hayvana kadar bütün ilk doganlari öldürecegini bil dirdi. Musa Yusuf'un ölümünden sonra Yahudiler Misir'da çogalmaya basladi. Bu arada onlarin çogalmalarini önlemek için.

Allah'ina tahsis edilm is umûmî dinlenme günüdür. dagin tepesine. Musa emri yerine get irdi. Allah. O gün. ne de hayvanin. yerin üstünde veya altinda. onu görevlendirdigini bildirdi. Tanri. ne sen.Anne ve babana hürmet edeceksin. esirlik evinden çikaran Allafi benim.Öldürmeyeceksin.Cumartesi (sebt) Gününü daima hatirlayip onu kutsal kilacaksin.[234] c. 5. Musa.Benden baska tanrin olmayacak. 2. 7. 6.Çalmayacaksin. Cumartesi Günü. Sonra lari su sikintisi çektiler ve Allah'a yalvardilar. Sina gi'ndan Musa'yi çagirarak. O da bir kayaya vurdu. Israilogullarindan i yi bir kavim olma sözünü almak üzere. kis ca hiçbiriniz çalismayacaktir. Kirk sene man yediler. Musa da onlara aksam üstü et (bildircin eti).[232] B u On Emir söyle siralanir: 1. 3. Üçüncü gün. Allah. Musa'ya Sina Dagi'nda vahyedilen On Emir.Kurana Göre Hz.Seni Misir diyarindan.Allah'in ismini bos yere agzina almayacaksin. Musa'yi yanina çagirdi ve ona On Emri verdi. Hz. Sina Dagi'nin üzerine.[230] Musa. Tevrat'in iki ayri bölümünde geçer. Sina Dagi 'ndan indiginde iki tas tablet (levha) üzerinde yazili olarak bu emirleri getirmis tir. onlara verdigi nimetlere karsilik. Orada Allah. karisina. ne oglun. onlara hiçbir surette tapmayacaksin. barkina. Gökten beyaz kiragi tanecikleri seklinde "man" diye adlan dirdiklari ilâhî gida yagdi (balli yufka gibi bir sey).[231] b.Yalan sehadette bulunmayacaksin. içinde indi. Boslukta. Israilogullari. Misir'dan çikislarinin üçüncü ayinda Sina Çölü'ne geldiler. ne kizin. Yahudilerin temel prensiplerini içinde bulundurur. göklerden ekmek yagd iracagini bildirdi.On Emir Hz. ondan su fiskirdi. Israilogullarini çetin ve uzun bir mücadele devresinden sonra ve'dedilen topra klara yaklastirdi ve 120 yasinda iken öldü. sabahleyin de ekme kle doyacaklarini söyledi. denizlerin derinliklerinde mevcut olan varliklarin resimlerini yap mayacak.Hiç kimsenin evine. 10. esegine velhasil sana ai t olmayan bir seye göz dikmeyeceksin.[233] Bu On Emir. ne usagin. Haftanin alti gününde çalisacak yedincisinde istirahat edeceksin. Musa'ya elindeki asasiyl e bir kayaya vurmasini emretti. hizmetçisine. 4. 9.Zina yapmayacaksin. öküzüne. 8.ce Israilogullari Musa ve Harun'a söylenmeye basladilar. Musa . sözü aldi ve Rabbe bildirdi.

annesi onu bir müddet sakladi. Musa. Kendine geldigin de. Musa'nin beraberindekiler. Musa. bunu önlemek Için. Hz. Adam öldü. Firavun'un zulmünden kurtulup yollarina devam etti. Hz. düsüp bayildi.[236] Hz. Daha fazla saklayamayac agini anlayinca. uymalari gereken bütün kurallari ihtiva eden levhalar . Hz. Musa. onun y ardimina kostu ve onun düsmanina bir yumruk atti. Firavun. Musa. onlara "Sizi âlemlere üstün kilmis olan Allah'dan baska bir tanri mi arayacagim?" dedi. teklifi kabul etmedigi gibi. Cenâb-i Hakk'in tecellisi sonucu. ona 10 gün daha oruç tutmasi ve ibadetlerini t amamlamasi emredildi. mall arini ellerinden aldi. Sina'ya vardiklarinda yiyecek-içecek sikintilari oldu. Allah'in emrini Firavun'a teblig ettiler ve Israilogullar inin serbest birakilmasini istediler. Annesi ona süt annelik y apti. Yüce Allah da bunun imkânsiz oldugunu. kutsal bir vadi olan Tuvâ'dasin" diyen bir hitapla karsilasti. ona ibadet etmesi. Kardesi Harun da ona yardimci kilindi. Mu sa asasini yere birakti. Hz. Hz. orayi terketti. fakat hiçbiri. Firavun. ona Allah tarafindan hikmet ve ilim verildi . Firavun 'un adamlari onu buldu. onlara su.[235] Musa dogunca. onlarin hünerlerini sergiledikl eri ip ve degnekleri yutuverdi. Isr ailogullari. Hz. daga baktiginda. Olay duyuldu. Hz. onlari takibe basladi. orada 30 gün oruçlu olarak ibadet etmesini e mretti. Bu arada bir isik gördü. Musa'dan kendilerine öyle tanrilar y apmasini istediler. kendisine kitap verilen büyük peyg amberlerden biridir. Bunun üzerine Hz. Onlara Firavun'un zulmünü ve Allah'in onlara yardimin i hatirlatti. Firavun. Isinmak ve yolunu bulmak için atesin bulundugu tarafa gidince.[237] Orada evlendi. kavmini Misir'dan çikardi.[240] Firavun. çünkü sen. Yüce Allah. Musa büyüyüp ergenlik çagina ulasinca. Hakkinda öldürme karan alindig i haberini ögrenen Hz.[241] Hz. Medyen'e gitti. Musa ve Israilogullari. Musa. Hz. Firavun'un bütün büyü erlerini göstermek üzere toplandi. süphesiz senin R abbinim. Hz. Yüce Allah'in Israilogullari'na gönderdigi. Firavun ve adamlari. Sonunda Hz.[238] Hz. Allah'in cemâlini görmek istedi.Hz. Allah'in ilhami üzerine onu bir sandik Içinde suya birakti. Musa asasini denize vurunca. onun yerle bir oldugunu gördü. Musa'ya kavmini gec e yola çikarma emri gefdi. Musa'dan peygamberligi ile ilgili mu'cize göstermesini istedi. Musa ve Hz. Allah. onun da kendisini görebilecegini bildirdi. karsiya geçti. öldürmek istedi. Sina Dagi'na yöneldiginde karanlik bir gecede yolunu sasirdi. Musa ve Harun'un Rabbina iman ettik" dediler. ona asasini denize vurmasini emretti. kudret helvasi ve bildircin ihsan etti.[239] Firavun. hepsini. Musa'yi Misirlilarin dinini degistirecegi endisesiyle. Kendi soyundan olan adam ondan yardim isteyince. Hz. Harun. Hz. Mazlumu korurken olsa da . Firavun. dosdogru namaz kilmasi bildirildi. Israilogullari Misir'da çogalip varlik sahibi olunca. Onlari takip eden Firavun ve beraberindekiler boguldu. Musa'nin asasi. ona. Musa ile Allah'in "Âlemlerin Rabbi" olmasi konusunu tartisti. Musa. ayrica kendisine Allah'dan baska tanri olmadigi. Hz. digeri de düsman. Firavun ve adamlarini ülkesinden çikarmak isteyen bir büyücü olmakla suçlandi. Bunun üzerine Hz. Musa ve adamlari. halkin haberi olmadan bir gün sehre indi. deniz ikiye ayrildi. onlari esir yapti ve yeni dogan erkek çocuklarinin öldürülmesini emretti. bu durum onu üzdü ve Allah'tan af diledi. fakat ailesinden iman eden biri. karar indan vazgeçmedi. Yüce Allah. Biri kendi soyundan. Musa. bütün bunlardan sonra. iki adami dögüsür buldu. tecelli ettiginde dag dayanabi lirse. bunu engelledi. Hz. ayagindakini çikar. yakalanma kor kusuna kapildi. Bu durum karsisinda bütün büyücüler. o da bir ejderha oluverdi. Musa bu süreyi tamamlayinca. karisinin istegi üzerine çocuk öldürülmedi. daga bakmasini. M usa'nin peygamberligini tuhaf karsiladi. tevbe etti. "Ben. putlara tapan bir kavim görünce. ellerini ve ayaklarini çaprazlama kesmekle tehdit etti. Asasi ile ilgili mu'cize verildi ve F iravun'a gitmesi emredildi. Hz. hep beraber secdeye k apanip "Âlemlerin Rabbina. Musa'ya Yüce Allah Tur-i Sînâ'ya çikmasini. Hz. Musa. Orada. K ayinpederiyle kararlastirdiklari süreyi tamamlayinca ailesiyle birlikte yola çikti.

sariat. Bu ilk bölüm. çogulu esfâr). Kavminden tev e etmelerini istedi. Yahudilerin Tanah adini verdikleri kutsal kitapla rina Hiristiyanlar Eski Ahit derler. Hz. bu üç bölümün Ibranice bas harflerinin birlestirilmesinden meydana ge lmis bir kelimedir. 5+8+11'dir. Bes kitabi ifade etmek üzere Ibranîce "humas". üç bölümden olusur: Tora (Tevrat). kitaplar 11.i verdi. Makkabiler. Hikmet. O zaman Yüce Allah. Harun hariç. Yahudiler ve Protestanlarca. kavmine bu levhalari getirdiginde. Ibranîce Tora denir. Yahudiler ve Pro-testanlarca apokrif (sahih olmayan) sayilan bazi kitaplar (Tobit. Tanah adi. Yahudilerin tasnifi söyledir: Tora 5. rehber gibi anlafnlara gelir. daha önce verdikleri sözden döndükleri için. tevbelerini kabul etti. ancak onlardan siddetli bir itiraz gördü.[ 243] Filistin göründügünde Hz. ders. kanun. Hirist iyanlar tarafindan Eski Ahit diye nitelendirilen Yahudi kutsal kitabi T*anah'in 39 kitaptan olustugu kabul edilir. haksiz yere peygamberleri öldürmeleri. Israilogullari gazaba ugradi. Rabbine dua edip. peyg amberler 8. onun Âyetlerini inkâr et meleri. Ancak Israilogullari. Ester'in Bakiyesi). onlarin bir altin buzagiya taptiklarini gördü. Hiristiyanlarin kendi ar alarinda da ihtilaf vardir. Musa. emir. Allah'in 7704 kelimeyle Hz. peygambere uyacaklarina dair söz aldi. Artik o fâsiklar güruhuna karsi tasalanma"[244] buyurdu. kendileriyle fâsi klarin arasini ayirmasini istedi. Bundan sonra Israilogullari. onlardan namaz kilacaklarina. Yunanca "Pentateukhos" {penta: bes. teukhos: kitap).[2 42] Hz. on u tek basina biraktilar. bes kitaptan olusur. Judith. bazi kitaplari birles tirerek. 24 kitap olarak kabul ederler. Hz. I ve II. Yesu kitabinin da Bes Kitapla ayni kaynaktan geldigini kab ul etmekte. Daniel'e Yunanca ilâveler.[246] a.Tevrat ve Zebur Yahudilerin kutsal kitap külliyati. Modern bazi bilginler. Allah da. Musa. va'dedilen topraklara dönebilmek için. Onlar (olduklari) yerde sersem sersem dolasacaklardir. Musa'ya verdigi dinî esaslari ihtiva etti gi kabul edilir. Eklesiyastik . Katol ik ve Ortodokslarca kanonik (sahih) sayilir. Bir kismi helak oldu. bati dill erinde Pentatök (Pentateuch-Pentateugue gibi) kelimeleri kullanilir. Bunun üzerine Hz. Yeremya'nin Mektubu. (Bazen Tora. Tanah (yazili dinî edebiyat) ve Talmut {sözlü dinî ede biyat) seklinde ikiye ayrilir. onlara uymamalari ve taskinlik yapmal ari yüzünden. onlara kizdi. Arapça "el-Esfâru'l-Hamse" (sifr: kitap. Tûr-i Sînâ'yi onlarin basina indirmekle tehdit etti. sikintida iken söz verip sikinti biter bitmez sözlerini unuttular ve bunu da aliskanlik haline getirdiler. b ir kismi da yillarca çöllerde dolasti. orada bulunanlarla müc dele etmeleri gerektigini Israilogullarina söyledi. Onlar da tevbe ettiler.Tevrat (Tora) Tora:Tevrat. Baruh. Bes kitabin. Musa. onu da Bes Kitaba ekleyerek hepsini Heksatök (Hexateuch=Alti kitap) ba . kutsal kitabin tamamini ifade etmek ve Tanah'la esanlamli olmak üzere de kullanilir). Tanah. Yahudiler ise Tanah'i . Neviim ve Ketuvim. Allah'a karsi gelmeleri. Yüce Allah. Ancak onlar. çöllerde yollarini kaybettiler. Musa. getirdigi levhalardaki hükümleri kavmine teblig etti ve onlari islaha deva m etti. Tanah'in ihtiva ettigi kitaplarin sayisi kon usunda sadece Yahudilerle Hiristiyanlar arasinda degil.[245] 3. Yahudi kut sal kitabinin birinci bölümüne Arapça Tevrat. "Muhakkak orasi kendilerine kirk yil haram edilmistir. zekât vereceklerine. Bunlarin formülü.

40 baptir. Yüzyil civarinda yasadigi gözönünde bulundurularak bütün bu Tora metin gelismel rinin M. Yahudi kutsal kitabi Tanah'in. Musa'n in M. yeryüzüne inisi ve çocuklarinin hikâyesi anlatilir. Musa en büyük peygamberdir. 50 baptir.Tensiye (Dvarim :Deuteronomium : Ikileme. Beresit : Genesis : Yaratilis): Bu bölümde. Tora. Hz. Israilogullarinin Firavundan çektikleri. Âdem'in isledigi suç.Çikis (Semot: Exodus) : Bu kisimda.sligi altinda toplamaktadirlar. Tora'dan baska. Sözlü Tora ise. Tora . simdiki Bes Kitabin metinlerinin üç ana kaynak veya gelenekten geldigi düsüncesinded irler: 1) Yahvist. belki de daha fazla kaynaktan gelen metinleri biraraya getirmistir. Yazili Tora'ya Hz. Bundan bir yüzyil sonra. Tora'nin Bes Kitabi disin da degerlendirmektedir.S. Musa'dan sonra gelen peygamberlerin sözleri de eklenmis. 1000 yillari civarinda. haram kilinan yiyecekler. yazili Tora'nin açiklamasi ola rak nesilden nesile intikal eden ve Yahudilerce o olmaksizin yazili Tora'nin anla silmasinin mümkün olamayacagi kabul edilen Talmud'dur. 3. Hz. Musa 'dan sonraki peygamberlerden bahseder. Tora metinlerindeki çeliski ve t utarsizliklar birbiriyle uyusmayan tekrarlar. Musa'nin ölm eden önce din konusunda Yahudilere verdigi ögütler. Toplam 21 kitap. daha fazla teolojik meseleler üzerinde duran Elohist metinler. Neviim (peygamberler) ve Ketuvim (kitaplar) bölümleri de vardir. Hz. dinî âyinler. Israilogullarinin çölde geçirdikleri hayat ve olaylardan.Tekvin (Ibr. daha sonra da Elohim olarak zikreden iki ayri kay nak belirlenmistir. 12 küçük peygamber bi r kitap sayilarak. Ancak belirtilmelidir ki. 27 baptir. II. 5. Bu bölümde. M. 36 baptir. 34 baptir. bayramlar ve adaklar yer alir. Tamami 10 kitap ediyor). 3) Ruhban metinleri. Ayrica günahlarin k efareti. yazili ve sözlü olarak ikiye ayrilir. 1000-400 arasinda vukubuldugunun günümüzde tesbit edilmis olmasi. bu nlarin disinda birkaç kaynak daha ilâve edilmektedir. Neviim 21.Sayilar (Bamidbar : Numeri): Sayilar. Onl ar. insanlarin birbirine ve Tann'ya karsi nasil davran malari gerektigi açiklanir.Ö. Bazisi da. arastiricilarin dikkatini çekmis ve böy lece. -Musa zamaninda bulunmayan birçok âdete ve geleneklere temas edilir. Yahudilere göre. sonrakiler 15 kitap olma k üzere siralanir. yasaklanmis evlilikler. 4 kitaptir. tahminen M. 2) Elohist. Yusuf'un Misir'daki hayatindan ve Israilogullarinin Misir'a gelislerinden bahsedilir. böylece Hiristiyanlarca Eski Ahit. öncekiler 6.Ö. Musa' nin ortaya çikisi ve Misir'dan Sina'ya gidisleri anlatilir.Ö. bazi sa riat kanunlari tekrar edilir. Genel tasnife göre Tora 5. XIII. . kayadan su çikarilmas indan. gömülmesi ve tutulan yas atilir. Ayric a Tufan olayindan. önce Tanrinin adini Yahve. Tora'da yer alan bes kitap sunlardir: 1. Yüzyilda Yavne'de (Jamnia) toplanan bir meclis tarafindan nihaî hale kavusturulm ustur. tarihî bilgiler disinda Allah'in Yahudilere Musa vasitasiyla verdig i dinî esaslar bulunur. Ketuvim ise 13 kitap olmak üzere Tanah 39 kitaptan olusmaktadir. ölû*m ve yilan vasitasiyla sifadan bahseder. sonrakiler de. 4 kitaptan olusmaktadir. 800'lerde yazilmis olmalidir.Levililer (Vayikra:Leviticus) : Burada. tekrarlama): Tesniye'de. Musa'nin ölümü. Neviim (Peygamberler) : Bu bölümde peygamberler. Yahudiler'ce Tanah denilen kutsal kitap.Ö. bazi seriat kanunlarindan. Bu degerlendirmeye göre Tora. Kur'ân-i Kerîm'de Israilogullarina verildigi belirtilen Tevrat ile Yahudileri n kutsal kitabi olan Tanah'in kasdedildigi anlasilmaktadir. ilk insanin ve kâinatin ya ratilisi. (Yahudilerce ilk peygamberler 6. 4. M. Kâhinler ile yardimcilarinin Çadir Ma bedindeki (Miskan) görevleri ve bazi önemli ahlâkî kurallar anlatilir. En eski kaynak olmasi tahmin edilen Yahvist metinler. bilinmeyen birisi bu iki . birtakim sayimlardan. Yahve'nin Si na Daginda Musa'ya vahyettigi kitaptir. çeliski ve tu tarsizliklarin sebebi sayilmaktadir.[247] Bunlarin muhtevasi hakkinda asagida kisaca bilgi verilecektir. 2. Yazili Tora. Tesniye'yi.

Samuel (Smuel). Krallar (MelahIm). kraldan ülkesindeki Yahudileri yok etme yetkisi alir. yikilisi anlatilir. sonrakiler "Son Peygamberler" (Neviim Ahoranim) diye tasnif edilir. 4.Vaiz (Kohelet): Bu kitap. Nahum.Ilk Peygamberler: Bu bölümde yer alan kitaplarda Hz. bazilari da Yahudi bay ramlarinda ve önemli günlerde okunur (Bugün Hiristiyan Kiliselerinde de Mezmurlar ilâhî ol arak okunmaktadir). 6. Haggay (H agay).Yahudilerce Neviim bölümündeki peygamberlerden öncekiler. 3.Eyüp (Îyov-Job): Bu kitapta Iyov'un (Hz. Süleyman) atfedilir. 2. Kral Süleyman'a (Hz. ve II. Yahudileri kurtarip Haman'la adamlarini n öldürülrrîtesini saglar. Eyüp) ibret verici hikâyesi ve Tann'nin irad esine boyun egisi anlatilir. 42 baptir. Yahudilerin putperest topluluklarla yaptiklari müca deleler ve Kutsal Ma'bedin {Bet ha-Mikdas) kurulusu. Hezekiel (Yehezkel). 5 baptir. Pers Krali Ahasveros'un veziri Haman (Aman). tek bir tanri fikrini bütün insanlara yaymak için gösterdikleri ga yret.Süleyman'in (Slomo) Meselleri (Misle): Bu kitap. kra llarin idaresi ve davranislari. Kral Süleyman'a atfedilir. Mezmur'lardan 73'ünün Kral David'e ait oldugunu ileri sürenler de vardir. Bu kitapta Allah ile Yahudiler'in karsilikli sevgi baglari. ahlâk ve dogru yolu gösteren sözleri ihtiva eder.Mezmurlar (Tehilim): Yahudilerce çogu Kral David (Hz. Obadya (Ovad ya). Neticede de yalniz Allah korkusu ve Allah'in emirlerine uymanin bos olmadigi hükmüne varilir.Ester : Bu kitapta Yahudiler'in Ester adli bir Yahudi kizi tarafindan kesi n bir katliamdan kurtarilislari anlatilir.Nesideler Nesidesi (Sir asirim): Kral Süleyman'in bir saheseri olarak kabul edi lir. Ketuvim : Kitaplar. .Rut : Bu kitap.Son peygamberler: Bu bölümde yer alan kitaplarda peygamberlerin putperestlige kars i devamli mücadeleleri. 10 baptir. Musa'nin ölümünden sonra Yahudiler in Tanri tarafindan va'dedilmis topraklara yerlesmeleri. Yahudi Kutsal Kitabinin üçüncü bölümünü o turur ve bu bölümde yer alan 13 kitap (Yahudilerce 9 olarak tasnif edilir) sunlardir : 1. 5. halka dinî telkinleri ve ögütleri anlatilir. Bu olayda yab anci bir kadin olan Rufun dul kalmasi ve hiçbir tesir altinda kalmadan Yahudi Dini ni kabul etmesi ve kayin validesi Neomi ile birlikte yasamasi konu edilir. "Ilk Peygamberler" {Neviim Ris onim). 31 baptir. Davud) tarafindan yazildi gi ileri sürülen 150 Mezmur'dan olusur. hâkimler zamaninda vukubulan bir olayi hikâye eder. Yoel. 8 baptir. Malaki (Malahi). kralligin kurulusu. Zekerya (Zaharya). 2. Kitap. Hâkimler (Softim). 4 bap tir. Yunus {Yonah). onlarin geçici ve bos oldugu anlatilir. Yeremya (Yirmiya). 7. iki nisanlinin birbirine karsi sevgilerine benzetilerek anlatilir. Hosea (Osea). dolayisiyla Yahudi devletinin yikilmasi üzerine p eygamber Yeremya'nin duydugu büyük üzüntüyü dile getiren bir mersiyedir. fakat kralin k arisi olan Ester. Mezmur'larin bazilari dinî âyinlerde. kadinligini kullanarak. Kitapta hayatin zevkleri t eker teker siralanir. Amos.[248] 1. yazilar anlamina gelen Ketuvim.Yeremya'nin Mersiyeleri: Kudüs'ün. I. Ilk peygamberlerden bahseden kitaplar sunlardir: Yesu. Atasözleri. Habakkuk (Habakuku). Mika (Miha). 12 bapti r. I ve II. Tsefanya. Son peygamberlerden bahseden kitaplarin basliklari su sekildedir: Isaya (Yesaya) . 8.

Mezmurlann belir li bir melodi ile söylenmesi gelenek haline gelmistir. Kudüs'ün ve Ma'bedin yeniden tamirini anlatir. Kirk yil krallik yapmistir. Saul'den (Saul) sonra Ibranîlerin ikinci kralidir. Samuel. Yahudilerin ibadetlerinde ve günlük hayatlarinda Mezmurlann önemli bir yeri vardir (Hi ristiyanlarda da ayni öneme sahiptir). Zamaninda gördüklerini bu kitapta toplamistir. canin sikildigi. Gelenege göre Mezmurlar'in atfedildigi Davud (M. 10 ve 11. onun Kudüs'ü almasi. 12 ve 13. 164 ta rihinde yazildigi tahmin edilmektedir. k rallik devresi ve karakteriyle ilgili bilgiler. insanlara iy iligi. ve II . I. 12 baptir. Tarihler basligini tasiyan kitaplarinda yer alir. Nehemya ise 13 ba ptir. Ma'bed' in insasini düsünmesi ve kudretli bir hükümdarlik kurup Yahudilerin en parlak devresini b aslatmasindan kaynaklanir. ibadet yönünü K udüs'e göre belirlemek üzere. otuz yasinda iken. Krallar ve I. güzel sesli. Tarihler 29. Yahudiler.9. Ezra 10 bap. fazileti ve ahlâkî meziyetleri tavsiye eden telkinler vardir. Betle-he m'li bir Yahudi ailesinden gelen. savasçi bir kimse dir. duvara üzerinde Mezmurlar yazili levhalar asilir. Ibranîce "Sefer Tehilim" (Sarkilar Kitabi) diye adlandirilmak tadir. Yetmisler Tercümesinde (S eptuagint) çesitli baplar Mezmur (Yun. Daniel kitabi. M. Davud). Bu kitaplarda Davud'un Yahudiler üzerindeki etki ve nüfuzu. Çünkü ondan önceki dönemde Y ahudiler arasinda ve önceki kutsal kitaplarinda bu konuda bilgiye.Zebur Zebur. Tevrat'ta oldugu gibi.Ö. Arapça kitap. II.rastlanmamaktadi r).Ö. ölülerin gömülmesi sirasinda Mezmurlardan parçalar okurlar. I. Yahudi Kutsal Kitabinin I. öldükten so nra dirilme ve yargilanma konusunda Daniel Kitabinda verilen bilgi bu husustaki Y ahudi inanci için kaynak teskil etmektedir. Yahudi dininin kurallariyle. Mezmurlann ancak bir kismi Davud'a nisbet edilmektedir. Hebron'da meshedilerek (y . tamamina Me zmurlar (Ing. kurumlarla ve onlarin yönetimiyle ilgili emirler yoktur. endise. Ibadet sirasinda. Yahudiler indinde önemli bir yere sahiptir. Bu önem. a pokaliptik literatürün[249] Hiristiyanlarca Eski Ahid diye adlandirilan Yahudi Kutsa l Kitabindaki gelismesinde önemli bir yer tutmaktadir. Islâm'da Hz. cesaretin kirildigi. Bu levhal ara "Mizrah Levhasi" denilir. sinagogdaki evlenme törenlerinde. Saul'ün bir savasta öldürülmesi üzerine. Davud. (Gelecek hayatla ilgili olarak Daniel kitabinda yer alan bu bilgiler. Ezra (Üzeyir) ve Nehemya : Bu kitaplar. psalmos) diye adlandirdigindan. Psalms) denilmesi âdet haline gelmistir. yalnizlik. Tarihler 3 6 baptir. dogrulugu. Kutsal Ma'bedin yikilisi ve Yahudilerin Babil'e sürgünü devre sinde yasamistir. büyük bir saray yaptirmasi. hastalik ve a gri zamanlarinda belirli Mezmurlar okunur. Iran tesirine baglanmaktadir. Yahudilerin Babil esaretinden dönüsl erini. Sadece. Tarihler (Divre Ayamim) : Dünyanin kurulusundan Babil esaretinin sonuna kadar geçen bütün olaylar bu kitaplarda özetlenir. I ve II. sair. Ibranîce mektup anlamina gelir. Mezmurlarda. Ya hudi folklorunun taninmis kahramani DanIei'e nisbet edilmistir. 1013-973)[251].Daniel: Bu peygamber. çobanlik yapan. buhranli anlarda. Bati'da Zebur'un kitap olarak tek bir adi yoktur. Yunan Krali Antiyokus Epifanes'in baskisi sirasinda Yahudilerin dinlerine sadik kalmasini saglamak üzere yazilan bu kitap. Yahudilere göre Kral Davud (Hz. Sabat Günü'nde evde ve ibadethanelerdeki dinî ayinlerde. ibadet sartlari yle. Seytana uyma tehlikesi karsisinda. onun karakterinin iyi ve kötü yönleri de yer alir. Davud'a indirilen ku tsal kitabin adidir. [250] b. devlet adamligi ve kumandan ligi övülmekle beraber. Bunun yaninda ölüm ötesi. Davud'un hayati.

Yahudi Kutsal Kitabina göre Davud. Israilogullarini. onda hidayet ve nur vardir. her seyi uzun uzadiya açikl amak.[2 54] Bununla beraber Kur'ân.C. Tevrat. Musa'ya vahyedilmis oldugu kabul edilen Tevrat. [258] Yine Kur'ân. iste kâfirler onlardir. benden önce gelen Tevrat'i dogrulayici ve benden sonra gelecek Ahmet adinda bir peygamberi müjdeleyici olarak geldim' demist i".Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat Hz. Yahudilerin Tevrat'in hükümlerini uygulamadiklarini.bulundugunu bildirir. dogruyu göstermek ve rahmet olmak üzere göndermistir[263]. Musa'ya. Kur'ân-i Kerîm'de ismen 18 defa geçer. Daha sonra da bütün Israil'in krali seçilmistir. Âyetinde de Hz. Ayetinde söyle açiklanmaktadir : "Gerçekten Tevrat'i biz indirdik. O halde insanlardan degil. ben size Allah'in elçisiyim. inanan insanlarin simalarinda ibadetlerini yerine getirmelerinin nisanesi olarak izlerin. bile bile. hidayet.[262] O. Kim Allah'in indirdigi ile hükmetmezse. Hepsi de onun üzerine sahit idiler. hasîs menfaatleri ugruna bu yola gitti klerini. Muhammed' in onu dogrulayici olarak gönderildigine isaret eder. insanlara dogru yolu göstermek için.[252] c. o ümmî peygambere u yarlar". Allah. Süleyman) nasip olmustur. Hz. ayni zamanda emrindeki bir savasçinin karisini begenip ona sahip olan. Alla h (C. Tevrat." Kur'ân. Tevrat'in Yahudilere helâl ve harami getirdigini. Davud. onunla Yahudilere hüküm verirlerdi. Tevrat ve Incil'de Hz. A'lâ Sûresi'nin 19.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Zebur Zebur.[260] Kur'ân'da Tevrat'i yüklenip de hüküm ve emirlerini yerine getirmeyen Yahudiler. Tevra t'in hükümlerini ve verdigi bilgilen gizlediklerini. Tevrat ve Incil'i indirmisti". mes-hedilmis bir kral. Ma'bed'i insa etmeyi düsünmüsse.[253] Kur'ân.[257] Ayrica Tevrat ve Incil'de de Allah'in kendi yolunda ölenleri cennetle mükafatlandiracaginin müjdelendigini. güçlü bir kumandan. Incil gibi kutsal kitaplarin aslî seklini tasdik etmekte ve dogrulamaktadi r. Rabbânîler ve bilginler de. akil sahipleri için bir ögüt ve dogruluk rehberi olan Kitab'a (Tevrat) vâris kilmistir. Muhammed'in müjdelenmesin! söyle açiklar: "Onl ar ki yanlarindaki Tevrat ve Incil'de yazili bulduklari o Elçi'ye. esprili bir sekilde kinanmaktadir. Hz. de bu . degistirdiklerini (tahrif ettik lerini). benden korkun. Ki tab'i (Tevrat). Hz. Allah'i n kitabini muhafazaya memur olmalari sebebiyle.[255] Bundan dolayi Kur'ân. iyilik isleyenlere ni'meti tamamlamak. Bundan önce de.[264] cb.) tarafindan gönderilen dört büyük kitaptan ilki olan Tevrat'in içinde. hanedan ku rmus ve Yahudileri genis topraklara hâkim kilmis bir kimse olmakla beraber.Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat ve Zebur ca. bir baska Âyette söyle yer alir: "Meryem oglu Isa da 'Ey I srailogullan. adami da sava sta ön safa sürdürüp desise ile ölümüne sebebiyet veren bir kimsedir. nu r ve Allah'in hükümlerinin bulundugunu bildiren Kur'ân-i Kerîm.yanlis yorumladiklarini. onunla hükümde bulunurlardi. Isa ve Hz. Mâide Suresi'nin 44. Davud'a Allah tarafindan verilen dört büyük kitaptan biridir. dogruluk rehb eridir. Kudüs'ü alarak Israil'in baskenti yapmis. bâtili hakka tercih ettiklerini bildirmektedir. Musa'ya verilen sahifelerden bahsedilir. bu konuya söyle açikl ik getirir : "Sana Kitabi hak ile ve kendinden öncekini dogrulayici olarak indirdi . Kendisini Allah'a teslim etm is peygamberler.[261] Allah Tevrat'i insanlara yol gösterici olarak indirmistir.[256] Yukarida belirtilenler. Tevrat'tan son . yenilip yenilmeyecek seyle ri açikladigini belirtir.[259] Ayni husus. Âyetlerimi az b ir bahâya satmayin.aglanarak) kral olmustur. oglu Kral Sül eyman'a (Hz.

fazilet. Ge-mara'nin iki ayri versiyonu vardir: BabIl ve Kudüs Gem arasi. Yüzyilda yasadigi gözönünde bulundurulursa. an'ane haline gelmis "ögrenim". Yüzyila kadar gelmistir.ra gönderilmistir. Y ahudiligin dinî. Tevrat ve Incil kadar bilgi bulunmamakta. Onun da ilham ve vahiy mah sulü oldugu kabul edilmektedir. Kudüs'tekine de Kudüs Talmudu denilm ektedir.S.[268] e.. genelde kitap anlamina gelen zebur kelimesinin çoguludur. güzel ses. yani sözlü gelenege Ta lmut denilmektedir. demirden zirh yapma ögretildi. Davud hakkinda Yahudi Ku tsal Kitabinda irer alan kadin hadisesi Kur'ân'da yoktur. Bu durumu gözönüne alan Yahudi din bilginleri (Ra ler). Davud'un adi Kur'ân'da 16 defa geçer. Babil ve Kudüs Talmudu sekl inde de geçmektedir. mülk verildi. sadece Hz. farkli yer ve sar tlarda Talmud tefsir edilmis ve açiklanmistir. Misna (tekrar ederek ögrenim anlaminda). Kudüs Tal-mudunun toplanmasi. M. Davud'a peygamberlik. Gemara. Tevrat kadar öneme sahiptir. Meydana getirilen bu yazili metne T almut denilmistir. Zira Yahudi geleneginde. Hz. yeryüzünde halîfe kilindi. "Ögrenilen " anlaminda) Ise Misna'nin açiklanmasini ve bunlarin bir esasa baglanmasi içi n Rabbilerin tartismalarini ihtiva etmektedir. Xlll-I.[266] Zebur hakkinda Kur'ân'da. Allah'i tes bih etmek üzere daglar ve kuslar ona bagli kilindi. Kendisine Zebur verilen Hz. Bu külliyatin yazili olmayan ikinci bölümüne. Yahudi din bilginlerinin a hlâk ögretimini misallerle canlandirmakta. Bu kelime. daha ol gun ve daha detayli fikirleri ihtiva etmektedir. Hz. Davud bir kraldir. Genelde. bu uzun süre . Yahudi D ini'nin istikbalini tehlikeye düsürmüstür. Babil ve Kudüs Gemarasi seklinde oldugu gibi (Babil Gemarasi nin dili Dogu Aramcasi.S. hukukî. suhuf'lara da samil olmak üzere. Peygamberler.Talmut Daha önce Yahudilerin kutsal kitap külliyatinin Tanah ve Talmut seklinde ikiye ayril digindan bahsedilmisti. Islâm'da ise hem kral hem de bir peygamberdir .Yahudi Kutsal Kitabi'nin Yazilisi ve Muhtevasi Hakkindaki Görüsler Yahudi Kutsal Kitabini olusturan bölümlerin ilk nüshalari bugün elde bulunmamaktadir.IV. Babil Talmudununki ise V II. felsefî ve sosyal konulardan geni s olarak bahsetmektedir. Önceleri bu yorum sözlü olarak yapilmistir. Hz. Tal-mut'u kabul etmeyen kimse Yahudilerce gerçek Yahudi sayilmamaktadir. hitabet.Ö.[265] Kur'ân-i Kerîm'de Zebur kelimesi üç yerde geçer. Daha sonra ögrenilecek konularin akilda tutulamaya cak kadar çogalmasi. ve X. Allah 'a dönük bir kimse idi. ahlâkî. Kaynaklarda. Davud.[267] d. Talmut. 190-200 yillari arasinda Yahuda ha-Nasi (135-220) tarafindan derlenmistir. Yahudiler indinde.Ö. Talmut "ögrenim" anlamina gelir ve Tevrat'in yorumudur. zaman zaman Tevrat ve tefsir ögreniminin yasaklanmasi. ötekinin ise Bati Aram-casidir). Davu d'a böyle bir Kitabin verildigine temas edilmektedir. h ikmet. Talmut» iki bölüme ayrilir: Misna ve Gemara. Musa'nin M. Ta nah'i olusturan kitaplar M. Kudüs Talmuduna göre daha uzundur. Hz.S. ahlâkî kurallarinin açiklanmasindan ibarettir. Farkli zaman. O. sözlü Tevrat'i yaziir hale getirmislerdir. G emara (son olarak gözden geçirilen. Hz. Yüzyillar arasinda yazi ile tespit edilmis olm asina ragmen bugün elde bulunan en eski Ibrani elyazmasi nüshalar. M. O. masumdur. çok önem verilse de. çesitli vesilelerle övülür . Yüzy ila aittir. Babil'de yapilmis olanina Babil Talmud'u. Muhammed tarafindan da ümmetine örnek olarak gösterilmistir.XIII.VII. ilim. Ibranîce'dir. M . Kur'ân'da bir de "z elimesi vardir. Babil Talmudu.

Ö. Bu hususlar. Yüzyil) yeniden ilhamla yazildiginda fikirbirligi etmektedir. Insanin yaratilisi da. Israilogullan. Ibrahim'in ve Hz.[275] 7. Hz. eldeki Tevrat nüshalarini parçalamistir. bir tarafta Tann 'nin Insani kendi suretinde. kelimelerin yerlerinden oynatilmasi. Ancak onu n.Tekvin'in ilk iki babinda Allah'in adi bir yerde Elohim. 7Û'd e Romalilar tarafindan tamamen yikilmistir. öteki yerde 150 gün sürdügü. Kudüs'ü alip Kutsal Ma'bed'in yapilmasindan sonra. degisik zamanlarda ve degisik kimseler tarafindan yazildiginin delili sayilmistir.içerisinde cereyan eden olaylar sebebiyle. Yahudiler sürgüne gönderilmistir. II. Ahit Sandigindan çikarilip halka okunmasi Hz. Hiristiyanl ara ait Yunanca ve Samirîlere ait Samirî Dilinde metinlerin verdigi bilgiler birbiri ni tutmamaktadir. 2. öteki yerde 7 çift alindi gi söylenmektedir. Musa tarafin dan vasiyet edilmistir. ilk nüshanin günümüze kadar korunabilmesi zaten imkânsizdir. içinden sadece On Emir yazili iki tablet (levha) çikmistir. M.Hz. Yakup'la gürestigi. bir yerde. Tevrat'in y anlis yorumlanmasi. Üzeyr) zamanina kadar Tevrat kaybolmus.Yüce Allah'a insanî nitelikler verilmektedir. Yahudilerin kutsal kitaplarinin geldigi gibi muhafaza edilmediginin. Bugün Yahudilere ait Ibranîce. Ayrica herbir nüsha içindeki bilgiler arasinda da çeliskiler ve fark liliklar vardir. Lût'u kizlarinin sarap içirerek sarhos etmeleri ve onunla zina yapmalari yer almaktadir. fark li sekillerde yorumlandiginin. Musa.[272] 4. Ma'bet yikilmis ve sürgün dönüsü tekrar onarilmistir.Tanri. ve II. M.[278] .S. D aha önce Israilogullan yedi defa dinden dönmüsler.Tufan olayinin anlatilmasinda Tufan'in bir yerde 40. Ma'bed'i yaptiran Hz. putlara tapmislar ve Tevrat'i unutm uslardir.Ö. Tevrat. Ezra (Hz. Ahit Sandigi'ni onun bir odasinda muhafaza altina almislardir.[269] iki defa yasak yiyeceklerden[270] ve iki defa da Is rail lakabiyla Yakub'un adlandirilisi[271] olayindan bahsedilmektedir. çeliskiler ve tutarsiz liklar. "erkek ve disi" olarak birden. bir baska yerd e. bulunmus . Ma'bet. Süleyman Ahit Sandigini açtirdiginda. ötekinde insanda biterek verilmektedir. Nuh'u n gemisine getirilen hayvanlarin her cinsinden bir yerde 2. Ancak veri len bilgiler arasinda fark vardir.[276] 8. Ya i ve Hiristiyan bilginler.[273] 5. Yine I. Onun âlemi alti günde yaratip yedinci gün dinlendigi. Tevrat'in Ezra zamaninda (M. 3 veya 7 senede bir. Kur'ân-i Kerîm'de yer alan. Ma'bed'i yakip yikmis. ruhunun sularin üstünde estigi. V.[274] 6.Hz. 3. seytanin tahrikiyle oldugu belirtilmektedir. bablarda yaratilis hikâyesi birinde insandan baslayara k. taslara yazilmis ilk Tevrat nüshasini Israilogullarinin bilginlerine ve i leri gelenlerine teslim ederek onun Ahit Sandigina konulup korunmasini istemistir . digerinde Yahve olar ak geçmektedir. Yüzyilda Suriye Krali Antiyokos Epif anes. tek nüsha idi. Davud'u görevlendirmekte. ayni konunun. Ezberleme gelenegi yoktu ve çogaltilmamisti.Iki defa On Emirden. Musa'ya nisbet edilen Tevrat'in son bölümünde (Tesniye) onun ölümü ve gömülmesi yer al tadir. Hz.[277] Allah'a ve peygamberlere yakismayacak nitelikler verilmesi. Bütün bu olaylar sebebiyle Yahudi kutsal metinlerinin ilk sekillen günümüze gelmemistir. öteki tarafda ise önce e rkek ve onun kaburga kemiginden kadinin yaratildigi seklinde yer almaktadir. Bunlardan birkaç misâl verilecektir: 1. Ishak'in karisini kizkardesi olarak takdim ettigi yer a lmakta ve bu birkaç yerde de tekrarlanmaktadir. Yakub'un onu yeni p Israil adini aldigi zikredilmektedir. onun hükümlerine uyulmamasi ile ilgili beyanlari dogrulamaktadir.Hz. Israil'in sayimi için.

Cennet. Bunlar. M.II.[279] a. Bunlardan birincisi. Hasidaeans): Adlari. Ferisîligi n prensipleri dogrultusunda sekil almis ve gelismistir. ikincisi Islâm sonrasi Yahudi mezhepleri (Ortaçag Mezhepleri). Yüzyilda Makkabiler devrinde var olan Hiristiyanlik öncesi Yahudi mezhepleri (Klasik Mezhepler). Onlar. II. Mode rn dönemde ise. Ferisîligin prensipleri do grultusunda gelisen ve devam eden Yahudilik. II. Ferisîlerin ve Essenîlerin öncüleridir. Islâm döneminde Rabbani Yahudilik. isim benzerligi disinda. .[280] ab. tefsir etmektir.Yahudi Mezhepleri Yahudi mezheplerini üç ayri grup halinde incelemek mümkündür. Onlarin dinî hükümlere siki sikiya bagli fakîhleri vardir. Ferisîler. Talmud'un yavanligini savunup Kabbala'ya dayanarak. M. Makkabîleri desteklemisler. ancak. cehennem ve meleklerin varligini da kabul etmektedir.Ferisîler (Perusim): Ferisîlik kelimesinin lami bulunmaktadir: Ibranîcesi "Perusim"dir ve "P. Hz. Onlar. XVIII. Musa'dan sözlü olarak nakledilegelen bi r de sözlü Tevrat kabul etmislerdir.Hiristiyanlik Öncesi Yahudi Mezhepleri aa. Onlar. Tann'yla birlik saglamaya çalisan ve Panteizm'e meyletmis bir Yeni Çag mistik Yahu dî mezhebi olan Hasidiler (Hasidim) ile. Bu sözlü Tevrat. üçüncüsü de günümüzdeki Yahudi mezhepleridir (Modern dönem mezhepleri). Yüzyilda Dogu Avrupa'da Rabbi Israei ben Elieser (1698-1759) t arafindan kurulmus.Hasidîler (Ibr. yazili Tevrat'ta bu lunmayan fakat. Ferisîlik. bir alâkasi yoktur .R. vecd içinde . Ing. yazili Tevrat'in (Tora) yaninda.Açiklamak.Kendini ayri tutmak veya saf ve temiz olmayan sahis veya esyadan uzaklasmakti r. M. Antiyokus'un Helenlestirme siyasetine karsi çikmis ve iskence görmüslerdir . Onlar. basariy a ulasildiktan sonra kendilerini Mabed'in onarimina ve temizlenmesine vakfetmisl erdir. Yüzyildan iti baren Tora'ya harfi harfine bagliliklariyla taninirlar.Ö. yazili Tevrat'in yorumu olan ve dah a sonra yaziya geçirilmis bulunan Misna ve Talmud'dur. sözlü Tevrat'ta yer alan naslardan hareketle bir inanç sistemi gelisti rmislerdir. hür iradenin varligina. siyasete ilgi duymadiklari için. kendilerine bilgi nler veya dirt kardesleri denilmesini isterler." kökünden gelmektedir. Ibranice "dindarlar" anlamina gelen bu mezhep mensuplari. Ferisîler. 2.4. Hasidim.Ö. daha sonraki Yahudilige sekil veren büyük bir mezheptir. Bu mezhebin. ölümden sonra dirilmeye. ceza ve mükafata ve Davud'un soyundan bir Mesîh'in gelecegine inanm aktadir. herseyi Allah'in kontrol ettigine.Ö.S. Yahudilik. Hasidîlerin devamidir. Iki an 1. Yüzyil bas larinda IV. Ortodoks Yahudilik adini almis ve daima ana bünyeyi teskil etmistir.

Bir topluluk olarak Ferisîler. Ibran ice sekli olan "Isiyim" kelimesine ilk kaynaklarda rastlanmamaktadir. Italyan Yahudi arastirmaci Azariah dei Rossi. Sadukîlerin yalniz Tevrat'i esas almis olmalaridir. sonradan ortaya çikan ve Ferisîl erin benimsedigi sözlü Tevrat'i kabul etmemislerdir. 70 yilindan sonra görünmezle r. Genel olarak kabul edildigine göre Sadukîlik. zamanla.[283] Issiyim'e "Ölüdeniz Yazmalari Mezhebi" de denilmektedir. Muhtemelen . Ancak onlarin inançlari Rabbinik Yahudilikle yasamistir. Bu farkin sebebi de. 1947'de Ölüdeniz' . Bu mezhe p hakkinda yeterli kaynak bulunmamaktadir. Incil'lerde onlarin Isa M esih'e düsmanca davranislari. Bu görüslerden "Issiyim" kelimesinin "dindar zahidler" a nlamina geldigi görüsü kabul görmüstür. Talmud ve Yeni Ahit onlar hakkinda hayli bilgi verir. Yahudilerin Helen kültürüyle yogrulm asi için çaba göstermislerdi. Yeniden dirilme yoktur. özellikle âhiret konularinda bir benzerlik vardir. daha önce belirtildigi gibi. Sadukîlerin Ferisîlerden ayrildiklari en önemli husus. Süleyman'in baskâhini Sadok'un soyundan geldigini savunmakta v e bundan dolayi bu mezhebe "Sadukîm" denildigini ileri sürmektedir. Israil'in putperest krallarina düsmanliklariyla bilinirler. bu mezhe bin mensuplarinin Hz. yani itikad ve amelde Ferisîlige karsit olmasi ile taninan bir mezhebin adidir. Yunan kaynaklarinda bu mezhebin taraft arlari "Essaioi" (Latince'de "Essaei"). Ferisîlerin Yahudi dünyasinin mutlak hakimi olmalarindan dolayi. Tevrat'in hükümlerinin tatbikati ve mabed hizmetleri konusunda. Ferisîlerin ziddina olarak su görüsleri benimsemislerdir: Insan kendi kaderini belirler. Bunun sebebi. "Essenoi" isimleriyle anilmaktadir. Bu mezhebin mensuplarini genellikle orta sinif ol usturur.[282] ad. Sadukîler hakkinda fazla kaynak yoktu r. Kudüs Hiristiy an Kilisesine katilmistir. mistik yapili bir mezheptir. Tevrat hükümleri har-fiyyen ve yorumsuz uygulanmalidir .Essenîler (Issiyim): Essenîlik. Sadukî (Sadu-ki m) kelimesinin mensei hakkinda kesin bilgi yoktur. Ferisîlik ve Sadukîlik'in çagdasi olan. "Issiyim" ismi yeni metinlerde yer almaz. Sadukîier. eski Yahudiligin savunucusu olduklarindan.[281] ac.Sadukîler (Sadukim): Sadukîlik. sosyal ve siya sî düzeni ellerinde tutma arzularindan kaynaklanmisti. onun da onlarin katiligini kötülemesinden bahsedilse de doktrinde. Tarihçi Josephus. Birçok Ferisî. yeniden dirilme ve gelecek dünyadi r (Olam-ha-Ba). Sadukîler. "IssiyinY'in ifade ettigi anlam ha kkinda degisik görüsler vardir. Bazi arastirmacilar. sözlü Tevrat'i kabul eden Ferisîlerin görüsle rine muhalefet etmislerdir. Isa Mesih'i bertaraf etmeye çalismalari. Bunlar. Ferisîlerin aksine aristokrat sinifi teskil etmis ve Romali idarecilerle isbirligine girismislerdi.Onlar. Mabed'in Romalilar tarafindan tahribin den sonra halk üzerindeki etkisini yitirmis ve. Yazih Tev rat'in disinda Tevrat yoktur. Ruh ölümsüz degildir. tarih sahnesinden silinmis tir. kendi inanç ve amellerini yazili Tevrat'taki naslardan çikardiklarindan. Latince "Essaei" kelimesini Ibra nice "Issiyim" seklinde trans-kribe etmistir. Ferisîler millî kültürün ve gele negin korunmasindan vanadirlar.

M ezhep. 2. çölün manevîyatiyla yasiyorlardi. II. Bu. Kaderleri ebediyyen te spit edilmistir. onlarin Günes'e tazim gösterdigi ve tenasuha inandiklari ileri sürülmüstür. Melekleri yaptiklari islere göre siniflandirirlar: "Isikla r Prensi". 3. Ayni kelimeleri Vaftizci Yahya da Ahd-i Atik'den alarak kendi vazifesini tarif ederke n kullanmistir.deki Kumran magaralarinda bulunan yazmalarin bu mezhep hakkinda bilgi vermis olma sidir. Bu. Essenîler ile Hiristiyanlar arasindaki benzerlikler sunlardir: 1. sasirtici derecede benzerlik ler bulunmustur. Abdestvari temizlige ön em verirlerdi. Ticaret yapmaz. hatt a Iranî etkiler görülmektedir. Onlari bu görüse sevkeden amil. Tora'nin âyin ve ibadet kurallarini titizlikle yer ine getiren. Essenîler Mesih'e de inanirlar. Insanlar daha dogmadan aydinlik veya karanlik taraflardan birine aittir. "Göklerin Ogullari" o larak bahsedilmektedir. Mihael . bir sir tarikati gibiydi. Meleklerden kutsal yaratiklar. Bunlarda özellikle son günün gelmis oldugu kanaati bulunmakta dir. Tanri tarafindan Ibrahim'e yapilmis su vaadin gerçeklestirilecegi günl erdir: Israil büyük halk olacak. o. esyasi ortak bir topluluktu. "Gerçeklik Melegi". Kudüs (Jarusalem) kültüne katilmaktan kaçiniyorl Onlarin ritleri (törenleri). 5.Essenîligin oniki kisilik idareci grubunun üçü daha yüksek mevki sahibidir. düzenli bir teskilat halinde "Mevakrim" (müfettisler) vardir ve Hiristi yanliktaki Bishoplarin karsiligidir. Essenîler ile H iristiyanlar arasmda bag kurmakta.Ö. Bekâr yasamayi tercih ederler di. Mezhebe girisin ritüel belli kurallarr vardi. siki bir hayat disiplinine sahip olan. komünal hayat yasarlardi. "Mastemah" (Sey tan) Bunlarin disinda birde "Muhafiz Melekler" vardir. Kumran Yazmalaridir. özel mitleri vardir. üç yil bir adaylik devresi geçiren . "Tahrir Melegi".Essenîligi idare eden oniki kisilik idareci grubu. Bazi bilginlerce Kumran cemaatinin Essenîlerden bir grup oldugu düsünülmektedir. aralarindaki birtakim benzerliklerden dolayi. Kifas ve Yuhanna'yi hatirlatmaktadir.Mezhepte. Yüzyilda ortaya çikmis. hayvan eti yemezlerdi. Bu günler. Kaynaklarin verdigi bilgiye göre Essenîler. Kumra n Yazmalarinda. Hristiyanliktaki Oniki Havarî' yle benzerlik göstermektedir. Issiyim hakkindaki bilgiler daha çok bu Kumran Yazmalan'ndan elde edilmistir .Mezhep mensuplari kendilerini "Çölde yol hazirlayanlar" diye tarif ederler. mal mülk Istemez. Mez hep üyeleri daima beyaz giyerdi. Bunlar.Filistin'deki ilk Hiristiyanlar ile bu mezhep mensubu topluluklarin "Eda" keli mesi ile isimlendirilmesidir. Tarimla ugrasirlardi. Suriel veya Uriel'dir. ölümden sonra dirilmeye ve son yargilamaya da inanirlar. 66-70'deki Yahudi savasinda ortadan kalkmislardir. Bunlar da Gabriel. Essenîler. Yine bazi Yahudi arastirmacilar da. Bu kült ve ritlerde pitagorcu. Rafael. . Essenîler kadercidir. Muhtemelen M. toplu halde. hem kendi hem de herkesin kurtulusunu garanti ede n seriatini bütün dünyaya empoze edecektir. 4. Kilisen in üç diregi Yakub.[284] Essenîler Ile Hiristiyanlik Arasindaki Iliski Bazi arastirmacilar. Hiristiyanligi. Essenîligin b ir kolu olan Yahudi Mezhebi olarak görmektedir. Essenîler. "Karanlik Melegi". Essenîler ile Hiristiyanlar arasinda. Hiristiyanligin Essenîligin bir kolu ve devami oldugunu ileri sürmektedir. Melek inanci bakimindan Ferisîlerden ayrilmamakla berab er görüsleri daha teferruatlidir. yildizlara yazilmistir. Essenîler inançlari saglam Yahudiler olmakla beraber. Essenîlerin inanç esaslari Ferisîlerinkine yakindir.

Onla r. bu mezhebin karsisinda yeralan ve kismen Sadukî görüsleri benimseyen Karaîlik'tir. M.Rabbanî Yahudilik: Rabbanî Yahudîlik. M. Fer isîlik ise. Yahudil er arasinda yayginlasmadigindan. Romalilara teslim olmaktansa. 70'de Kudüs düsünce bunlar. siy asî ve ideolojik bir mezhep hüviyetindedir. Isa Mesîh'in bir Sakirdi Zealot asillidir. dinî bir mezhepten daha çok. Misir' a gidip oradaki Yahudileri ayaklandirmaya çalismislardir. Zea-l otlarin asiri bir kolu "sicarii" (kamali adamlar) adini tasimaktadir. Yüzyilda Talmud çalismalarinin tamamlanmasindan sonra tesekkül etmistir. 6 yilinda Galile'li Yahuda tarafindan Yahudiye'nin Roma Imparatorluguna katilmasina karsi çikmak üzere kurulmustur. Isyan bastirilip Yahuda öldürüldükten sonra Romalilar ile Yahudi isbirlikçilerine k arsi gerilla direnisine geçtiler. Onlar. Zealot lakabinin Yahudi Kutsal Kitabaninin Tora bölümündek i Sayilar 25/6'da "Tanri için gayretli" ifadesinden geldigi iieri sürülmektedir. Essenîlgin Sonu: Titus'un son Yarfudi direnisini de kirarak Mabed'i tahrip ettigi 70 yilina kadar Lut Gölü kenarinda yasayan Essenîlerin bundan sonraki tarihi bilinmeme ktedir. Kudüs'ün düsüsündeki suçu zealotlara yük istir. siddete basvurmakta tereddüt etmemislerd ir. günümüzd Ortodoks" adini almistir. Yahudi tarihçisi Josephus (37-100).[286] b. Israil'in Rabbi Yahve'den baskasini rab edinmek dinden dönmektir diyerek ayakla ndilar.S. degisik yapi ve adla rla günümüze kadar gelmistir. genis halk tabakalarina yayilma imkâni buldugundan. ilk dönem Yahudî mezheplerinden gelenekçi Ferisîligin bir devamidir. önceki hahamlarin çesitli meselelerdeki görüsle rinden olusan Talmud'a önem vermis ve Tevrat'i sadece ibâdet alanina hapsetmislerdir . digeri ise. 7. isgalciye direnenlerdir.[285] ae. Bunlardan biri.Bugüne kadar Yunanca metinler halinde intikal eden ilk Kilisenin apostolik kurul usuna ait dokümanlar.Her ikisinde "mesih inanci" vardir. tekrar Ibranî veya Aramî dillerine tercüme edilecek olursa ifadeler arasinda büyük benzerlikler oldugu ortaya çikar. K udüs'ün kusatilmasinda Zealotlar Mabedi korumuslardir. Masada'da 73 yilina ka dar kadinli çocuklu 960 Zealot. kisa zamanda tarih sahnesinden silinmistir. Islâm döneminde Rabbanîlik (veya Rabbinik). Ferisîlik.Ortaçag/Islâm Sonrasi Yahudi Mezhepleri Ortaçag Islâm Döneminde Yahudi dünyasinda iki büyük Yahudi mezhebi vardir. Roma Imparatoruna haraç ödemeyi ve onu "rab" tanimayi reddettiler. Bu. Rabbanî Yahudîler. ölünceye kadar direnmeyi tercih etmistir. 5.Zealotlar: Kisacasi. Bagdat yakinlarindaki Sura ve Pumpethi Talmud akademilerinin en parlak dönemini . F erisîligin devami olan Rabbanî Yahudilik. Zealotlar. 66 ayaklanmasina kadar böyle devam etmistir. Çarmih olayinin da iki zealot aras inda geçtigi ileri sürülmektedir. Daha sonra yakalanmisla r ve Imparatora "rab" demedikleri için iskence ile öldürülmüslerdir.[287] ba. Zealotlar. Yazili Tevrat'tan ziyade. Bu.S. Buraya kadar ele aldigimiz ilk Yahudi mezheplerinden Sadukîlik ve Essenîlik.6.

Rabbanî Yahudîlere göre Anan b en D!avid. günde. Sadukîler gibi. 4.yasadigi siradf* Talmud Serhçiligi Ön plana çikmis ve tek ser'i kaynak Talmud olmustur . 7. Karaîlik. sabah ve aksam olmak üzere. Rabbanî Yahudîlerîn Talmudcu bu kati tutumu. ufak bir çjrup da olsa. Nisan'in 13'ünde b aslayan 70 günlük oruçlari vardir. 8. zamanla. Hazar Türklerinden çok az bir . Israil'in kurtu lmasi. Karaîlerde ibâdet.Bütün varliklari yaratan Allah'tir. Rab-banîlere karsi Talmud'u ve diger Rabbanî tîserleri reddetmis. âhiret ve mesihle ilçjili meselelerde onlardan ayrilmaktadir. dünya "Idarecisi"nin makamidir.Tevrat'in dilini bilmek dinî görevdir.Karaîlik (Karaim): Karaîlik. Rabbanî Yahudiligin baskisi karsisinda fazla yayilma alam bulamamistir.Musa'nin koydugu kanunlar haktir. "Karaim". âlem yaratilmadan önce vardi. 9. hadistir. Bundan gaye. Siyon'un büyük önemi vardir. fakat. Talmud'u ve diger Rabbanî eserieri kabu l etmemelerinden dolayi bu mezhebin mensuplarina "Karaim" adi verilmistir. 5. 6. Karaîligin kurucusu olarak Anan ben David gösterilmektedir. tepkilere yol açmistir. Karaîlik. Karaîlik. Rabbanî Yahudîler. Tanah'i çok okumalarindan. Mabed'in yeniden insa edilmesidir.Bu hesaptan sonra mükafat ve ceza haktir. Karaîligin Mensei hakkinda pekçok fikir ileri sürülmüstür. iki defa farzdir.Kudüs'teki Mabed. Karaîler. varligini devam ettiren bir mezheptir. yardimcisi yoktur.Hesap günü vardir. 10. Rabbanî Yahudiligin öncüsü Ferisîligin karsisindaki Sadukîlikle ayni k numdadir. Karaîligin benimsedigi iman esaslari "On Emir" sayisinca olup sunlardir: 1. Tanah'in disinda delil kabul etmemislerdir. 2.Mesih'in gelmesine ve yeniden dirilmeye intizar haktir. Yahudî cemaatinin baskanligi mücadelesinde yenik düsüp. Rabbanî Yahudîlige aykiri bir har olmasindan dolayi daima heretik bir mezhep olarak görülmüstür. Rabbanî Yahudiligin kati Tal-niudculuguna en önemli tepkiyi gösteren ve bugüne k adar. 3. kelime olarak Ibranice "K-R-A" kökünden gelir ve Arapça "Kiraat" kelimesi il e ayni anlamdadir. Talmud'un disindaki yeni olusumlara karsi kati davranmislardir. yapi olarak. Musa'ya ve Tanah'da adi geçen bütün peygamberlere hitap etmistir. Bugün küçük bir grup Misir'da ve Israil'de yasamaktadir.Allah. hapse girdiginde orad a Imam Azam Ebû Hanife ile görüsmüs ve mezhebin ilkelerini ondan almistir.O. Evlenme ve diger bazi hususlarda Tevrat 'a uymaktadirlar.[288] bb.Bu âlem sonradan yaratilmistir. Talmud'u reddetme nokrasinda Sadukîlerle ayni görüste.

insanin mutlak hürriyetini savunmus. et ve içkiyi yasaklamistir. Türklük özelliklerini devam ettirir ve kendilerini Tür k görürler. taraftarlarina. rahata kavusmustur. Muhammed'i peygamber kabul etmeleriyle taninmaktadir. Türkçe Tevratlari vardir ve Türk kültürüne ait özelliklerini yasatirlar. yediye çikarmis. Çünkü. Ebû Isâ. Ebû Isâ Ishak b. Iseviyye'nin bir kisi m inançlarini muhafaza etmis. Muhammed el-Hammar zamaninda fikrini yaymaya baslamistir.Çagdas Yahudi Mezhepleri 1789 Fransiz Ihtilâli'nin meydana getirdigi degisiklikler Yahudî Dünyasini da etkilemi s ve sarsmistir. Yillardir beklenen Mesih'in gelmemesi de Yahudilerin ümidini kirmistir. Neticede Yahudiligi çagdas dünyanin sartlarina uydurma çalism alarindan dört ayri mezhep ortaya çikmistir. Kudüs'ten ayri kalindigi müddetçe et yenilip. Talmud) . fiilin kula ait oldugunu savunmus tur. Musa'ya yazdirildigina ve Sözlü Tevrat'in (Misna. zühdü. Halife Mansur zama ninda yasamis.[291] c. Fransiz Ihtilâli'nden sonra Avrupa'da Yahudilere karsi tavir degis mis ve Yahudiler. cennet-cehennem ile ilgili dinî Inançlari te'vile gitmis . Bu mezhep. geleneksel Yahudiligin Yahudi kimligi ve inançlari hakkindaki görüsleri me cut duruma uymamaktaydi. Isa ve Hz. O.[290] bd.[289] bc. kadere meyletmis. Tev rat'in te'vili üzerinde durmus. O. kendisinin bekle nen Mesîh oldugunu. Hz. Talmud ve diger Rabbinîk eserlerden elde edilen klasik Yahudi seriati Hala kha'ya bagli gruba günümüzde Ortodoks adi verilmistir. Yahudilerden büyük bir çogunluk ona uymustur. Bu rahat ortam Yahudilerin Yahudilik anlayisini etkilemistir. Yudgân. Fer Isîlikle baslayan ve Rabbanî Yahudilikle gelisen ana akimin günümüzdeki yansimasidir. Yahudileri kurtarmak için Allah'in kendisini gönderdigini ileri sürmüs tür. Yazili Tevra t'in Tanri tarafindan Hz. Bu ise onlarin geleneksel Ortodoks Yahudilik anlayisini gözden geçirmelerine sebep olmustyr. bu ibadetleri yerine getir melerini taraftarlarina emretmis. Bunun üzerin e Avrupa Yahudileri. Yakub el-Isfahânî'den almistir. sarap içi lmesini yasaklamistir. Bu özellikleriyle digerlerinden ve Yahudilerden ayrilirlar. bulunduklari ülkenin sartlan altinda yasamaya karar vermistir .Iseviyye: Adini kurucusu. son Emevi Halifesi Mervan b. çokça namaz kilmayi emretmis.[292] ca.grup da Karaim'dir. bir Israil Peygamberi gibi görünmüstür. Tevrat. kismen de olsa. Ancak bunlar. Yahudilerin günde üç defa olan ibadetini. Tevrat'ta emredilen dinî hükümlerin bir kisminda diger Yahudile rden ayrilmistir. Bu mezhep mensuplari.Yudgâniyye ve Sazkaniyye: Iseviyye'nin kurucusunun ölümünden sonra yerine Yudgân geçmistir.Ortodoks Yahudilik: Ortodoks Yahudilik. diger mezheplerin ayrilmasiyla ortaya çikmistir. Ortodoks Yahudilik.

Mendelsohn (1729-1786). 8. Bunun.Reform. May-monides'in onüç maddel ik iman esaslari dogma olarak kabul edilmektedir. Reformist Yahudifer. artik sahsî Mesih'in gelisini beklemez. .Eski Yahudi seriatinden sadece modern hayata uygun olanlar kabul edilebilir. Yiyip içme. bu tür yiyecek satan dükkanlardan alisveris yapmazlar. Reformist Yahudiler "Ortodoks" görüsleri benimsemezler. otomatik elektrik ayarlayici ile. Israil'de. Reform. Kaser kurali gereg i. [293] il cb. süt pisen kapta da et pisirmezler. Ortodoks Yahudilik "devletin resmî mezhebidir. fakat bumezhepler.Reform. elektrikli aletle re dokunmazlar. bugün Amerikan Yahudilerinin %40'ini ol usturmakta ve çogunlugu teskil etmektedir. Onun yerine sunlari benims emislerdir: 1. yüzyilin baslarinda Alman Yahudileri arasinda çikmistir. 5. 6. et ile sütü birarada yemezler. Yahudîlerin Tevrat'in kan unlarina uymadiklari için sürgüne gönderildikleri yer almaktadir. sürgün sona erece k ve Yahudiler gerçek evine dönecek. 4. Yahudi ha lki. Mabed yeniden insa edilecektir. I lk fikir babasi Abraham Geiger iie Moses Mendelsohn'dir. cehennemdeki semavî ceza ve mükafatla ilgili bütün inançlari reddeder. günümüz sartlarinda yasa yabilmek Için. Kaser kuralina uygun olmayan yiyecekleri yemez .Reformist Yahudilik: Reformist Yahudilik. Ortodoks Yahudilik. Kaser (koser) kuralina siki sikiya uyarlar (Kaser. XIX. Ortodoks inançta. Ortodoks Yahudîlige göre.Israil. Ortodoks Yahudîler. Yahudi seriati Ha-lakha'da bir degisi klik yapmaya. Son zamanlarda bütün mezhepler Israil'de teskilat kurmaya baslamistir. Yakin zamanlara kadar dig er Yahudî mezheplerin faaliyetlerine izin verilmiyordu. yeniden yorumlamaya gitmez. kendi disinda kalanlari gerçek Yahudî kabul etmezler.Sosyal adaleti saglamak Yahudinin görevidir. 3. daha sonra Amerika'ya tasinmis ve asil gelismesini Amerika Yahudileri arasinda göstermistir. Israil'de de 5-6 bin civarinda Reformis t Yahudi vardir. Ortodoks Yahudîlerin büyük çogunlugunun Siyonist oldugu ri sürülen görüslerdendir.Yahudilik en yüce Tanri fikrini sunar.Yahudiler artik bir millet degil. Mesih gelecek. 1885 Pittsburg Platformunda aldiklari kararlarda Ortodoks inançlari reddetmislerdir. bir cemaatdir. et pisen kapta süt. tevbe eder ve Tevrat'in bütün kurallarini gözetirse. yiyecek ve içec eklerin dine uygunluk kuralidir). elektrikli esyaya dokunmadan atesten yararlanir. tek Tanri ögretisini telkin eden bütün inançlara hosgörülüdür. Halakha' ya aykiri olmadigini ileri sürerler.Yahudilerin Filistine dönüsü arastirilmaz. Mesela. Cumartesi günü. Bununla beraber onu. bu sebeplerden dolayi. Orta Avrupa'da yasayan Yahudileri bulunduklari ülkenin kültürüyle asimile olmaya çagirmist r. Ortodoks Yahudiler.da sözlü olarak vahyedildigine inanmaktadir. 7. hileli yollarla (hile-i seriyye) ayakta tutmaya çalisir. devletin kaynaklarind an pay almamaktadir. rituel temizlik ile ilgili dinî kurallar kaldirilmistir. Hala kha'ya göre Cumartesi günü ates yakmak yasaktir. araba kullanmaz. bedensel dirilmenin yaninda. Ortodoks ol mayan Yahudî günahkârdir. 2. giyinme. Ayrica.

Bunlar. Diger din ve inançlara saygiyla bakilir . 1885 Pittsburg platformunda alinan kararlara muhalefet etm istir.Yahudilik ile bilim çatismaz. kadin erkek yanyana oturur. [294] cc. lâiklesmis Yahudilik seklini almis durumdadir. Sabat kurallarini. Solomon Schatter. Kaser kurallarini gözetmezler. daha önce Muhafazakâr Yahudilik içerisinde yeralmistir . KutsafVitaptaki mucize hikayeleri ve diger olayla r eskilerin geleneginden baska birsey degildir. Bu gruba Muhafazakâr (Conservative) Yahudîlik adi verilm istir. Muhafazakâr Yah udilik. yapisi itibariyle Ortodoks Yahudiligin Amerikan versiyonuydu. Iik ortaya çiktigi dönemlerde Muhafazakâr Yahudîlik. Talmud'u inkâr etmis. Reformist ile Ortodoks Yahudîlik arasinda.9. Dinde yenilik taraftari olarak bilinirler. Reformistlerin aksine. "Katolik Siyonist Israil" teorisini ortaya atmistir. Sinagoglarda kadinlar da haham olarak görev alir ve âyinleri yönetir. Reformda oldugu gibi. Tek fark ibadetin Ibranice yerine Ingilizce yapilmasiydi. Mahafazakâr Yahudîligin en belirgin özelligi ise Siyonist olmasidir. fakat. 1983'de. Bugün. Sinagog âyinlerini azaltmis. Dis evlilik kabul edilir . Me sihciligi reddetmislerdir. Sinagogda kadinlarla e rkekler yanyana oturur. Yahud i kimligi hakkinda problemleri vardir. 10. Bugünkü muhafazakâr Yahudîlige asil kimligini veren ise Solomon Schatter olmu stur. Yahudilige ihtidada hiçbir sinirlama yoktur. Kaplan. I srail'de Ortodoksluktan sonra ikinci sirayi alir. "minyan" denilen on kisifik cemaate katilabilir.Muhafazakâr Yahudilik: Muhafazakâr Yahudîlik. bugün kriz yasamaktadir. 102 yasinda ölen Amerikan Yahudîsi Mordecai Me nahem Kaplan kurmustur. Kadin.Yeniden Yapilanmaci (Reconstructionist) Yahudilik: Yeniden Yapilanmaci hareketi. bazi tepkilerden dolayi. Ortodoksluktan ayirdedilemezdi. Cumartesi yasaklarinin bazisini kaldirmislardir. bu asiri reformlari neticesinde. Sabat kurallarini uygulamada Ortodokslar kadar titiz degillerdir. Yahudilige ihtida konusunda Ortodokslar kadar titiz davranirlar. kadinlar haham olabilir. Reformist Yahudîlik'e bir tepki olarak dogmustur. Reformist Yahudîlik. ancak degisebilir ligini kabul eder. Geçmisle bagini korur. Daha sonra lari. Tanah'in ilâhîligi ve günlük hayattaki etkisi tarti smalidir. Dis evliligi kabul etmezler. artik Tanah v e Talmud bütünüyle baglayici degildir. [295] cd. müzige yer vermis. Yahudî bir anneden dogmayan çocugu Yahudî kabul etmezler. Mahafazakâr Yahudîlik eski Yahudî seriati Haiakha'yi reddetmez. Kadinla erkek ayri ayri otur urlardi. Yahudilige sadece kültürel bir olgu olarak bakilir. orta bir çizgiye çekildi. Basta Isaac Bermays ve Zacharia Franklen olmak üzere muhalif hahamlar ayri b ir grup olusturmustur. tir. Reformist Yahudilik'ten sonra ikinci büyük mezheptir. Sinagogda.Yahudilik sürekli gelisen bir dindir. 1937'de kismen degistirilmis Bugün Reformist Yahudilik. Reform hareke tinden bazi hahamlar. Bu prensipler. Sina gogda Ortodoks Siddur dua kitaplarini kullanirlardi. Sinagogda basa kipa giyilme zorunlulugu yoktur. bugün Amerika'da.

Yahudilige i htidanin mümkün olmasina ragmen. 722 yilinda Kuzey Israil Kralligi yikilinca. Yukarida zikredilenlerin disinda Amerikan Yahudileri arasinda ortaya çikan baska uf ak ve radikal gruplar da vardir. O. Siyonizmi de benimsemektedir. "JudaIsm as a Civilisation" isimli eseri Yahudî dünyasinda kabul görmüstür. Krallar. Mordecai Menahem Kaplan. halk olusunun ifadesidir. M. Bu hareket. Asur Imparatoru Sargon. Samirîleri sürekli dislamislardir. Sanhed rin 21 b). Ta un Yahudileri degil. Yeniden Yapilanmaci hareketi muhafazakârligin sag kanadi olarak tanimlamaktad ir. muhafaza edilmesi gereken bir kültür unsurudur. Tanri'yi irkçi bir sovenist. Yahudîligi. Mesihciligi kabul etmez. [298] d. Bu yüzden "Seçilmis Halk" inancinin a nlami yoktur. diger halklar gibi bir halktir. Yahudî dininin bugüne kadar geçerli olusunun sebebini ilâhî olusunda degil. Bunlari "Ortodoks Yahudîler". Krallar Kitabinda Samirîlerin nasil Yahudîlestigi anlatilir. kendi yazdigi ibadet kitabinda. XVIII/11). Kuta ve Avva'dan adamlar getirerek Isr ailogullarinin yerine yerlestirmistir (II. Yahudî kanunu ise. Babil. Ona göre. Samirîlerin tarihi oldukça eskidir. Yahudiler Tann'yi seçmistir. Böylece Somron sehri nin sakinleri ortaya çikmis ve bunlara "Somronim" denmistir. O. Onun. Krallar. önemli bir Yahudî düsünür ve filozofudur. 1966'da kurulan Humanistik Yahudilik bunlarin e n asirilarindandir. Yahudîler. birseyi dikkatle izleyen" anlamina gelmektedir. tipki Yahudiler gibi. tarih boyunca. Yahudîler. Bunlarin en basinda gelenlerinden biri. Grubun a dini ise "Yeniden Yapilanman" (Reconstructionism) olarak belirlemistir. yok olmadan günümüze kadar gelmistir. Halen Israil'de . Samirîlerin samîmî olmadiklari bahanesiyle onlari Yahudi Cemaatindan saymazlar. Yah rin dramatik bir sekilde. Tevrat'i da sov enist doküman olarak degerlendirirler. Kadinlar haham olabilir. Tanah'in II. Yahudiler. Ibranîce "S-M-R" fiil kökünden türemis "görüp gözeten.[296] Kaplan'in fikirleri çerçevesinde olusan Reconstructionist hareketin inançlari Reformist Yahudîliginkine yakindir. Israilogullarmin tarih boyunca olusturduklari bir eser old ugunu ileri sürer. Yahudilige ihtida eden Samirîleri Yahudi olarak kabul etmez. Daha sonra o. Kaplan.[297] Bu mezhepler disinda da Yahudi gruplari vardir. diger Yahudî mezheplerinin ibadet kitaplarinda varolan "Seçilmis Halk" in ancina yer vermemistir. Fakat Samirîler.. Ölümden sonra dirilmeyi. âhireti reddeder. kültürel deger olusunda bulmak tadir. Hatta Samirîler k ullaniyor diye Ibranî harfleri ile yazilan Aramca'yi terketm islerdir {Bkz. Israil halkini yerlerinden alip Asur'a ve Medlerin Sehir lerine sürmüs (II. bugün halen varligin i davam ettiren Samirîler'dir. Muhafazakâr Yahudîligin ortaya çikis amaçlarina ters düstügü gerek iyle. uzun süre Muhafazakâr Yahudîlik akademisi "The Jevvish Theological Seminary"de hizm et etmistir. XVII/24). Onun düsünceleri Reformis Muhafazakâr ve hatta modern Ortodokslara bile tesir etmistir. Yahudî halkinin kültür degeri olarak görmekte. Muhafazakâr Yahudîlikten ayrilmis ve 1968'de kendi grubunu kurmustur. Yahudiler de. Çünkü bunlar.Yahudi Dinine Uymakla Birlikte Yahudîler Tarafindan Yahudi Kabul Edilmeyen Sami rîler (Somronim) "Somronim". Bugün bazil ari. Kaplan. Hümanist Yahudiler. Tevrat' in Tanri vahyi degil.Ö. Reformist ve Muhafazakârlarda oldugu gib i Sinagogda kadin erkek yanyana oturur. Yahudî Cemaati disinda görürler. hiçbir zaman Samirîleri gerçek Yahudî olarak görmemislerdir.

Ibadet dili Aramca'dir. resim ve heykeli yapilamaz. ibadet. Tevrat ise Musa'ya vah-yedilen bes kitap tan ibarettir. bu durumu.Inanç Yahudilikte. [299] Samirîlerin Inanç Esaslari Itikadda dayanaklari sadece Tevrat'tir.Esi ve yardimcisi olmayan Allah tektir.Tevrat.Musa. Alemlerin yaraticisi ve sahibi de O'dur. sadece Allah'a iman meselesi üzerinde duru lmaktadir.Yeniden dirilme günü olacaktir. Ibadetler inde rükû ve secde vardir. Yahudîler ile Samirîler arasinda birçok fark vardir. bütün varliklarin Rabbidir. Halbuki Yahudi ler de asirlarca Müslümanlarin idaresinde yasamislardir. uzun süre Islâm ülkelerinde.Yahudilikte. kaza ve kadere. Yahudi milletidir. kötüler cehennemle mükafûtlandinlacaktir Samirîierin ibadet sekilleri Müslümanlarinkine çok benzer. Peygamberlere. kitaplara. kulaklari. birligine inanilan Allah. Iyiler cennetle. Vahy onunla son b ulmustur. Sinagoglari. 5. an cak Samirîlerin Hz. yücedir. Bu ahitlesme. Dinî Gelenek ve Bayramlar a. Abdestte. Onun gibi peygamber bir daha gelmeyecektir. Kur'ân'da oldug u sekilde Tevrat'ta ve diger Yahudî Kutsal Kitaplarinda nelere inanilmasi gerektig ine dair sistematik bilgi bulunmaz. görülemez. Bundan dolayi bazi arastiricilar. burnu. Yahudilikte Allah birdir. Musa seriatini. Kudüs'ün yerine Gerizi m'i kutsal mekân olarak kabul ederler ve kendilerini gerçek Yahudî olarak görürler. Yahudîlerin Tevrat'i ile Samirîlerin Tevrat'i arasinda alti bine yakin fark bulunmaktadir. 3. Fakat böylesine bir etkilenme söz konusu olmamistir. bereket dagi ve Allah'in yeryüzündeki tek makamidir . herseyi bilir. Müslümanlar gibi abdest alirlar. Hz. Bu. 4. diger Yahudilerden daha çok aslina yakin bir sek ilde devam ettirmis olmalariyle izah edilebilir. sirasiyla. Tanri. Samirîler.Nablus ile Tel Aviv yakinlarindaki Holon kentlerinde yasamaktadirlar. elleri. Müslümanlarin mescidi gibidir. Sifatlari insan sifatlarina benzemez. Allah'in yegane resulü ve bütün devirler için de peygamberdir. Inanç esaslari da buna uygun olarak bestir: 1. Müslümanlarin yönetimi a ltinda yasamalari dolayisiyla »Müslümanlarin etkisine baglamaktadir. [300] 5.Gerizim dagi ebedî hayat yurdu. Tevrat'ta (Çikis 20. mükemmel ve tamdir. Varligina. önü-sonu yoktur. agzi. Müslümanlarin namazina benzer sekilde namaz kilarlar. hayir ve serrin Allah'tan o lduguna ve hattâ âhiret hayatina inanmakla ilgili kesin ifadeler Tevrat'ta yeralmama ktadir. yaratilmamistir. Bundan dolayi böyle bir etki iddiasi tutarli degildir. bütün Yahudilerce kabul görmüs dogmatik iman esaslari yoktur. hiçbir zaman degismeyecek ve neshedilmeyecektir. Bununla beraber ona . Bab ile Tesniye 6. Abdest esnasinda Tevrat'tan parçalar okurlar. Içeride masa veya sira bulunmaz. Musa'nin sahsinda Israilogullariyla olmustur. onlari seçmis ve onlarla Sina'da ahitlesmis tir. Inanç. Tanri'nin en sevg ili milleti. yüzü. 2. sag ve sol ayagi yikarlar . Bab'da ) yeralan On Emir'de (Asarat ha-divarîm).

beklenir. Yahudilerin sonradan bu inanci (yeniden dirilme. Neviim (nebîler) olarak Isimlendirilmektedir. bir tanridir". çalisma. Bunlarin en önemlisi. ölüm sonra hayat ile ilgilidir. M esîh ve ölümden sonraki hayat çerçevesinde cereyan etmistir. Tanriniz Rab. Ros Ha-Sana'da. ruhlarin mezarda kalacagi inanci vardir . dinlenmek gibi insanî nitelikler atfedilir. üreme. orada kede rli bir sekilde varliklarini sürdürecekleri. âhiret inanci hakkinda açik ifadelere pek rastlanmaz. Yahudilerin üm it kaynagidir. kötü o lsun bütün insanlarin öldükten sonra "Seol" adi verilen bir yere gidecekleri. fakat bu bilgiler zaman zaman birbiriyle çelismektedir. eski Yahudilikte âhire t inancinin bulunmadigi.. Onun en sevgili mil leti Yahudî milleti oldugundan O. Tanri. O. âlemin sonu gelmis demektir. Ibrani Dilinde kendisine görev ve rilen. cennet-cehennem) Iran'dan aldigi ileri sürülmektedir. Yahudilikte en önemli yer. seklinde yeniden dirilme inancina delîl sayilabilecek ifadeler vardir. Onu biraktigi gün. Bera-him 68 b). Bu tartismalar. mutlu kilmak için Tanri Israilogullarini seçmistir .) aitti r. Ölümden sonra hayat. uyanin ve terennüm edin. Bu "Tanri'nin Kralligi11 kalici olacaktir. Tanri'nin birligi Tevrat 'ta söyle ifade edilir: "Dinle ey Israil. Tanri. ölümden sonra bir muhakemenin bulunmadigi kabul edilme ktedir. Tanri'nin idaresinde ve insanlarin emegiyle kurulacaktir. Allah'in sifatlari. bir gün bir görevli gönde rerek bütün haksizliklarin. uyarmak. Ey sizler. onlarin millî tanrisidir. Ilya-Mesîh. kismen mezarda. Da -niel kitabinda ise ebedî hayatla ilgili su ifadeler yer almaktadir: "Ve yerin top raginda uyuyanlardan birçogu. topra k içinde yatanlar. benimkilerin cesetleri kalkacaktir. Salihler baslarinda taçla. Musa'ya (A. Çünkü orada yeme. Nebi. yani Seol'de geçecektir. Yahudî Kutsal Kitabi Tanah'in bir bölümü. Hz. Musa'dan sonraki peygamberler iki grup alt inda (önceki peygamberler. bir olus yoktur. Yahudilerin Fars ve Yunan kültürüyle temasa geçmelerinden sonra aralarinda kelâmî tartismala r baslamistir. bu dünya ile âhiretin ayni oldugunu ileri sürmektedir (Bkz. tarihî bir gelisme takip eder. bunlar ebedî hayata ve sunlar utanca ve ebedî nefrete uy anacaklar. Yahudi Kutsal Kitabi'nda.S. Bütün Yahudi Peygamberleri de bu sebeple ortaya çikmis ve seçilmislerdir. Ferisîlere göre. 17 a). ser'î kaynak olarak kabul edilmesi gerektigini. DanIel Kitabina kadar. ölümden sonraki hayatin va rligina inanmanin zorunlu bulundugunu kabul etmektedir. Tevrat'ta âhiretle ilgili bir seyin bulunmadigini iddia ederek âhireti inkâr etmislerdir. Berekot'da ise âhiretin bu dünyaya b enzemedigi belirtilmektedir. Eski Yahudilikte iyi olsun.. Sa-muel.[301] Bütün insanligi aydinlatmak. haset. güresmek. "Tanrinin Devleti" Mesîh'le kurulacaktir. ilâhî lezzeti tadacaklardir (Bkz. Tanri 'nin kudreti sonsuzdur. Isaya' da "Senin ölülerin dirilecekler. yargi. Sadukîler Tevrat'tan baska ser'î kaynak tanima diklarindan. Tanri.yorulmak. Ve anlayisli olanlar gök kubbesinin pariltisi gibi. Berekot 17b). Israilogullarinin seçkinligi. rekabe gibi dünyevî seyler olmayacaktir. yeryüzünde olaca k. bütün varliklara hâkimdir. düsmanlik. Bu husustaki tartisma genelde ilk Yahudî mezheplerinden Ferisîli kle Sadukîlik arasinda cereyan etmistir. sonraki peygamberler) ele alinip Malaki ile sona erdiri lir. ölülerin bir gölge gibi varliklarini sürdüreceklerine inanilan ölüle minde. ve her yer ölülerini disari atacak" (Isaya 26:19). içme. Bunun umumî bir kader oldugu. Bu Krallik. Bu inanç. bedeniyle günah isleyen Yahudiler Yahudi olmay anlar gibi cehenneme gidecekler ve orada oniki ay müddetle cezalandirilacaklardir ( Ros Ha-Sana. gökte degil. Ferisîler ise. birçogunu salaha döndürenl er de yildizlar gibi ebediyen ve daima parlayacaklar" (Daniel 12:2-3)* Eski Misir Dini'nde oldugu gibi eski Yahudî Dini'nde de yeniden dirilme inancina d elîl sayilabilecek metinlerin günümüze ulasmamis olmasindan dolayi. kismen de Yahve (Tanri) veya insanlarla münasebette olmaksizin. Çünkü Tora (Tevrat) ona verilmistir. O'nun gücü yetmeyecek is yoktur. sürekli olarak âlemi yönetir. Ale mde onun iradesi disinda bir varlik. Yahudilik'te âhiret inanci. Tanah'in aksine Talmud'da âhiretin mahiyeti hakkinda detayli bilgiler vardir. çagirilan kimse demektir. Tevrat'in disinda sözlü gelenegin de Musa'ya Sina'da v erildigini. insan lari aydinlatmak için "nebî"leri görevlendirmistir. Hz. zulümlerin ortadan kalktigi evrensel bir devlet kuracaktir . ölümden sonra d .

Ibranice "6e bne Hinnom" (Hinnom Ogullarinin Vadisi) kelimesinden çik ip önce Gehenna. 7. Islâm ve Hiristiyanliktaki gibi. Gaon'un sekiz maddelik iman esaslari Islâmî özellik gösterir. Sanhedrin 90 a) . yargilanma inançla ri ortaya çikmistir.) Musa'ya verileliginin aynidir ve degistirilmemistir.Allah. Cehenn em kelimesi. Sanhedrin 90 a). Kötüler ise cehenneme gidip cezalarini çekeceklerdir. Tevrat'i tefsir eden din bilginleri "sayesinde. ebedî hayat.Allah'in baslangici yoktur ve nihayeti olmayacaktir. 50) tesebbüs etmistir. 20-M.Dinimiz Ilâhî bir dindir ve degistirilemez. Yahudîler için. getirmeyenleri cezalandirir . Onun dört maddelik iman e saslari daha çok tevhidle ilgilidir. Yahudîlikte Iman esaslarinin belirlenmesine ilk defa Yahudi filo zof Iskenderiyeli Philo (M. Daha sonra. âlemin hâdisligi. Babil dilinde bahçe anlamina gelen Edinu veya A denu kelimesinden gelir). Bu bilginlerden Rabbi Mose ben Maymon (Mûsâ b. 11. bugün. Yüzyila kadar belli bir inanç sistemine sahip olmayan Yahudiler.Allah'in bedeni yoktur ve hiçbir sekilde tasvir edilemez.Ibadet sadece Tann'ya mahsustur. Yahudilikte âhiret inanci konusunda bir gelisme olmus. Yahudilikte cennet-cehennem. Onlar. y argi günü ile ilgili emirler Talmud'da açiklanir. bütün peygamberlerin en büyügüdür. Alla 'in birligi. Musa b.Peygamberlerin bütün sözleri dogrudur. Meymûn: Mai monides: 1135-1204). insanlarin bütün hareket ve düsüncelerini bilir. 12. Philo'dan sonra ikinci isim Irak'taki Sura Ta lmud Akademisinde baskanlik etmis olan Rabbi Saadya Gaon'dur (veya Islâm dünyasindaki adiyla Saîd el-Feyyumî). var olan herseyi yaratti ve onlara O hükmeder. yeniden dirilme ve Mesîh. 3.Ruhum ölümsüzdür ve Allah. 5. Talmud'un bildirdigine göre. Tam bir imanla inanirim ki: 1. 10. vahy.Efendimiz Musa. 13.S. yukarida verilen "metinlerden de anlasilacagi gibi.irilmeyi inkâr edenlerin âhirette yeri yoktur (Bkz. yeniden dirilme. 2. emirlerini yerine getirenleri mükâfatlandirir. sözlü gelenek isiginda. O'ndan baska i6adete lâyik olan yoktur.Allah. Böylece iyi insanlar yargilanip temize çiktiklarinda Aden (Eden) d enilen cennete gideceklerdir (Aden. ölümden sonra hayatin varolduguna ait del illeri Tevrat'tan çikarmaktadir (Bkz. ceza ve mükafaat. 6.Allah. Mose ben Meymûn'un iman esaslari. 8.Ö.Allah birdir ve O'ndan baska tanri yoktur. Allah tarafindan (Hz. iman esaslarini benimsemislerdir.Elimizde olan Tevrat. Mesîh'i (Masiah) gönderecektir ve geciktigi halde yine beklerim. XII. Meymûn'a göre bu esaslardan birini kabul etmeyen kimse. kâfir olmakta ve Yahudî cemaatinden çikmaktadir. 9. 4. diledigi zaman ölüleri hayata kavusturacaktir. sonra da simdiki seklini almistir. diger suçlular oniki aylik bir ceza sonunda cennete gideceklerdir. kötü insanlar n çok azi hariç.Allah. Sefarad ve Askenaz Ortodoks Yahudîle . Talmud Babli. su 13 esasi biraraya getirmis ve bu esaslari için de bulunduran inanç sistemi benimsenmis ve günümüze kadar gelmistir. Gaon'un iman esaslarini olusturur.

Türklere Türk ve Müslüman olduklarini. Mesîh. Kudüs'teki Ma'bed'in yikilmasindan sonra Yahudîlerin ibadet için kullandikla ri yapilara verilen addir. sadece bu dünyayla ilgilidir. ergeç gelip Yahudileri kurtarip dünyada ba i saglayacaktir. Reformist Yahudilikten ayrilip ayri bir mezhep olusturan Muhafazakâr Yahudiler. Yahudîlerin kutsa l topraklara yeniden dönme arzusunu canlandirma disinda. Mesîh inanci. Sabatay Sevi'den Mesîhliginin ispati olarak mucize göstermesini ist eyince o. Sinagoglarda rulo hali nde elyazmasi Tevrat tomarlarinin saklandigi "Aron ha-Kodes" denilen Kudüs'e yönelik bir kutsal bölme vardir. Bu hareket. kendilerini kurtarmak üzere. ceza ve mükafaata inanmaz Onlara göre Yahudîlik. Yahudîler için çok önemlidir. daha sonra bu görünüs altinda eski inançlarini devam ettirmistir. Reformist Yahudîler.[302] b. zamanl a sayisiz Mesîh'in ortaya çikmasina yolaçmistir. Evlerde. Ibranice yaglanmis anlamindaki "Masiah" kelimesinden ge lmektedir (Israil krallarindan Saul ve Davud. bunlarin en dikkat çekicisi ve kahcisidir. Mesîh inancinin dayanag i. kurtulusu müslüman olmakta bulmus. Ancak âhiret ve Tevrat'in ilâhîl igi konusunda onlardan farkli görüse sahiptirler. geride pek birsey birakma mistir.Ibadet Yahudîler. bir kismi da Ortodokslarin görüsünü benimsemektedir. Birisi Müslüman-Türk. Yahudîlerde ibadet. yeniden dirilmeye. Ayrica Tevrat'in ilâhîligine (Tora min ha-Samayim) de i nanmazlar. Ibadet esnasinda en önemli an. Bundan dolayi onlara "Dönme" d enilmis ve bugüne kadar bu adla bilinegelmislerdir. hem de Askenaz Yah udîlerinin dua kitabi "Siddur"larda yeralmakta ve hergün. Türkiye'de havra olarak bilinir. Ortodokslarin kabul ettigi Mose ben Meymûn'un iman esaslarini k abul etmez. uzun bir . Sinagog'da Yahudîler sesli bir sekilde Tevrat parçalarin i okurlar. sabah ibadet vakti olan "S harif'te. Sadukîler gibi. Bu onüç maddelik iman esasi. söylenmektedir. Sabatay Seyi'ye ve onun belirledigi ilkelere baglidir . Mesîh. Onun mensuplari bugüne kad ar varliklarini devam ettirmistir. ina nçla ilgili birçok meselede Ortodoks Yahudilere yakindir. ibadetlerini "sinagoglarda (kendileri "Bet ha Kneset" derler) yaparlar. digeri Yahudî ismidir. Bu Mesîhler gelip geçmis. yaglanarak ise baslamislardir). hem Sefarad. Sinagog. Tevrat rulolarinin bohçalar içerisinden çikarilmasi ve ha ham tarafindan okunmasidir. Yahudi Kutsal Kitabindaki bazi ifadelerdir. âhiret in varligini kabul etmezler. Onlarin diger sembolü. içten Yahudilige. Ancak XVII. Yüzyilda Izmir Yahudîleri arasindan çikan "Sabtay Tsvi (Sabatay Se vi) Hareketi". Iki de isim tasirlar. Kral David'in mührü olarak kabul edilen iki üçgenden meydana gelmis "Magen David" denilen alti köseli bir yildizdir. Okunan ilâhîler Ibranîce'dir. Ölümden sonra mensuplari da ayni yolu takip etmislerdir. Ya hudîler. Babil sürgününden sonra baslayan bu ümit. Bu ifadelerin agirligi. Daniel ve Isaya Kitaplarindadir. Böylece Tanri'nin Kralligi kurulacak ve Yahudîlerin dünya hakîmiyeti ülküsü erçeklesmis olacaktir. Sinagoglarda Yahudîlerin dinî ve millî sembollerinden biri olan yedi kollu samdan (Men ora) bulunur. Yahudîlerin gelecekle ilgili ümi tlerinin kaynagidir (apokaliptik literatür bu konuyu isler). Davud soyundan Allah tarafindan gönderilecek kims eyi ifade etmek için bu terimi kullanmaktadirlar. evl erde de yapilir. Osmanli Imparatorlugunun sinirlari içinde cereyan etmis. Onlar. Mesîh'e. Onlar görünüst e Müslüman-Türk. Padisah IV. Bundan dolayi. Yahudilere de Yahudî olduklarini söylerler. Yeni bir hareket olan "Yeniden Yapi lanmaci Yahudîlik". giris kapisinin pervazinda "Mezuza" denilen. inançla ilgili bazi konularda Reformistlerin görüslerini kabul etmek tedir. fakat bütün dünya Yahudilerinin ilgisini çekmistir. Yahudilere göre "Yahve" Mesîhi gönderip Yahudîleri kurtarac ak ve düsmanlarini da cezalandiracaktir. Bunlarin bir kismi Reformistlerin. ruhun ölümsüzlügüne. Bu.rce kabul edilmektedir. sadece sinagogda degil. Meh met.

Onun için sev Onu.boru içine rulo halinde konmus Tevrat'tan cümleler yazili. O.. günlük ve haftalik olmak üzere ikiye ayrilir. Günlük ibadet. yedinci gün olan Cumartesi günü . Yahudî ibadetinde bir düzen. Ötekileri okurken. sabah. Mezuza'ya dokunup parmaklarini öperler. Cu martesi aksami sona erer. hatta tasit kullanmak bile yasaktir. Adi Yüce olana. ibadete katilamaz. tekbasina da dua edebili r. buna "mizrah" dogu yönü denilir. çalismak . Ibadet sirasinda Ku düs'e dönülür. sonsuzluga kadar da. Mecburî hallerde fert. sirta da bir cübbe alinir. Yahudîlikteki ilâhî ve dualara Baruh'un ilâhîsi ile Sema Israel Duasi en iyi örnek olacaktir . Dinle (Isit) Israel. Ancak baslari örtülü olarak ibadeti seyredebilirler. Basa bir takke. mahfazalar asilidir. Bugün de. Adi yüce olana hamdedin. ayakta yapilir. Sinagogda yapilir. Sabat'in (sebt) disindaki günl erde sabah âyininde iki dua kayisi baglanir. Bütün kalbinle. Senin Tanrini. Yahudilerde ibadet. içindeki kagidin üzerine Te vrat'in Çikis ve Tesniye bölümlerinden[303] ikiser parça yazili birer küçük kutu takilir. Eve giris ve çikisda Yahudîler. tercih edilen bir durumdur. vücudu sallama.. bizim Tanrimizdir. okunanlari dinleyen pek azdir. Herkes caninin istedigi g ibi ilâhîlere katilir veya yanmdakilerle sohbet eder. Dua ederken geleneklere bag li Yahudilerde özel elbise giyme usûlü de vardir. Yahudî ibadetinin esasini teskil eder. disiplin yoktur. Ilâhîler. birbiriyle konusur. Haftalik Cumartesi ibadeti (Sabat:Sebt). Bu. Bu ibadet. Yahudîlikte ibadet. Cuma aksami Günes'in batisiyla baslar. Dindar Yahudilerin hayatinda dua. Onlara göre sinagog. secde etme gibi hareketler yapilir. evet. bütün gücünle. ögle ve aksam yapilir. Yahudiler. Dualarin en önemlisi sayilan 16 tanesi. Günde üç vakit yapilan günlük ibadet. en büyük rolü oynar. yedinci günü istirahat etmistir. Tanri'ya hamdedin. Islâm'da camideki husu ve belirli bir disiplin içinde yapilan ibad ete benzemez. O tektir. Elbisenin altinda tasinan küçük bir kumas parçasi da (arba kanfot) bunun yerine kullanilabilir. bir tapina ktan ziyade. Haftalik ibadet. Sinagogun içinde cemaat dolasir. dize gelm e. 13 yasina girmis en az 10 kisinin katilmasiyla yapil ir. Yahudi inancina göre Tanri âlemi alti günde yara tmis. Hamdedin. Bu kayislara. Baruh'un ilâhîsi söyledir: Hamdedin Tanri'ya. Hayli uzun olan bu duayi. Cumartesi günü Singogda olur. O gün. bütün caninla. ates yakmak. bir toplanti yeridir. dogumdan ölüme kadar bütün hayatlarinda daima tekra rlar. Eskiden beri Yahudîler dinlerine bagliligi ve imanlarini Sema Israel Duasi ile açikl arlar. Bunun için Yahudîler. Sabah âyininde bir dua atkisi (Tallit) alinir. Ka inlar.

artik Yahudi se riatina uymak zorundadir. oranin kutsalligina ve Tanri'ya saygisizlik kabul edilir. hamur ayirmada ve Sabat kandilinin yakilmasinda kusur islemeleri. Çocuk sünnet edilince ailesi besigin etrafinda toplanir. Sinagoglarin belli bir mimarî stili yoktur. Oralarda heykele benzer seyler bulunmaz. altigen Davud Yildizi (Magen David) ve çesitli Ibra nice yazilarla süslenmis bir örtü ile Örtülüdür. içinde Tevrat tomarlarinin bulundugu yerdir. Haham da onlara Yahudî Dininin evlilik konusundaki esaslarini anlatir. Kadinlar için. Sinagogda toplu ibad et ancak erginlik çagina ulasmis (onüç yas) en az on erkekle yapilabilir. arka tarafta. Sinagogda Tevrat okumaya çagrilir. Ibadeti haham veya cemaatten biri yönetir. Üzeri. Yahudîlikte evlenme. bu konuda bir konusma yaparak ögretimi basla tir. genelde. Bunlar.[304] c. Çocuk. mürekkep ve kalem konulur. Kizlara ad verme töreninin sadeligi. Sünnette geleneklere uygun törenler yapil ir. Tevrat'i ögrenmesi ve korumasi için dua ed ilir. O. yerine göre evlilige izin vermeyebilir. Çocuk artik sinagoga gitm eye. Yahuda aslani denilen aslan resimler i. Sinagoga mütevazi' elbiseyle girmek ve basi örtmek ge rekir. "tallit" denilen dua atkisini kullanmaya baslar. oruç tutmakla da mükelleftir. Okula törenle gidilir. Evlenme kurallari Talmud'da belirtilmistir. kaliteli bezden dokunmus. oniki yasini b ir ay geçince. Her erkek çocuk. baska di n mensuplariyla evlenmeye müsamaha gösterilmistir). Sinagogda Ibadet ederken kadinlar la erkekler ayri ayri oturur. topluca ibadet edilen yerdir. Bununla beraber böyle b ir evlenme olursa. Aron Ha-Kodes. Kadinlar da baslarini örtülü tutar. Y ahudilerde baska din mensuplariyla evlenmek caiz degildir. Çocuga Sinagogda 6-7 yasinda dinî egitim verilir. "tefilim" denilen ibadet kayisini. Sand ek'in gelenekleri. ayri bir bölüm bulunur. . Bas açik olarak Sinagoga girmek. Çünkü bunlarin bu lundugu yerde ibadet yasaktir. Iklime ve kültüre göre yapi sekli degisiklik gösterir. onlarin erkekler kadar itibar görmeyi slerindendir. O. bulûg çagina erme anlamindadir.nlenmeye ve Ibadete tahsis etmislerdir. bir de aksam duasi ög retirler. dogacak çocugun Yahudî Dini kurallarina göre yetistirilmesi sart ko sulur (uzun bir deneme devresinden sonra. çocuklara okula baslamadan önce en azindan bir sabah. Talmud'da onlarin lohusalikta ölmeleri üç sebebe baglanmaktadir: Aybaslarina aldir is etmemeleri. Aron Ha-Kodes. gelenekleri yerine getir e mecburiyeti bulundugu inanci yaygindir. Haham. Yahudiler. ebesiz dogurduklari belirtilmekle berab er. dinî bir hükümdür. seriatin oglu anlaminda "Bar Mitzva" adini alir. Böylece çocugun bir Tev rat hattati olmasi dilegi gösterilmis olur. besige bir Tevrat tomari (b ir müddet çocugun basi üzerinde tutulur). c amideki "mih-rab" benzeri bir fonksiyona sahiptir ve giris kapisinin tam karsisi nda yer alir. Bu konuda h ahamlar çok genis yetkilere sahiptir. dinî konulari iyi bilmesi gerekir.Dinî Gelenek ve Bayramlar Günümüz Yahudîlerinde dogumdan ölüme kadar birtakim dinî vazifeleri. bazi gayelerin gerçeklesmesi içfn. camilerdeki "M ahfil"e benzer. Sinagog. Bunun için Musevî erkekleri baslarina "Kipa" denilen ve takkeye benzey en birsey giyer. Tevrat'ta Ibranî kadinlarinin çok güçlü olduklari. Islâm'daki "cami" gibi. Bu. Sinagoglar kutsal yerlerdir. Yeni dogan çocuga belirli bir süre içinde ad konulur. sekizinci gün sünnet edilir. Haham. Sünnet edilecek çocugu tutan kimseye kirve anlamina gelen "Sandek" denilir. Buna "Minyan " denir. yedi kollu samdan (Menora). Ancak bütün sinagoglarda mutlaka üç eleman yeralir. Ner H a-Tamid ve Teva'dir. Evlenme k isteyen çift. nikâh gününden önce nikâh muamelesini yerine getirecek hahami ziyaret eder. Cumartesi onlar için resmî tatil günüdür.

Simdi ülkelere göre degisik uygulamalara rastlanmaktadir. bir bardak sarap alip dua ettikten sonra. Cemaatten evlenme izni alma. Bu yemekte sofra oldukça mükellef bir sekilde donatilir. Tevrat'in emriyle bu yasak edilmistir.Savuot: Haftalar Bayrami veya On Emir'in verilisi bayramidir. Evlenme günü yeni çift or uç tutar ve tören ögle vakti yapilir. ilâhî huzur hissi. bayram süresince mayali hiçbir sey yenme-mesidir. radyo ve televizyon yayin yapmaz. gelinin duvagini açar ona. Gelin anasi. Nikâh. iki gündür.Ros ha Sana: Yahudi takviminde yilbasidir. damat babasiyla sinagogda "hubba" denilen Örtünün altinda yerlerini alirl ar. Günlük hayatta. genellikle sinagogda yapilir. Gelinin oruç tutmasi disinda b ir aksam öncesinden hamamda suya dalmasi gerekir. Gelini n evlenmeyi kabul ettigini söylemesi gerekmez. Sabah yikandiktan s onra ilk görev. Yom Kippur'da yapilan ibadet ve tövbe derecesinde. Yahudilikte. ya tamamiyla suya dalmak veya akan su. Yahudinin bütün davranislarini hazirlar ve yönlendirir. sen bana bu yüzük ile Mu sa ve Israil Seriati geregince nikahlandin" der ve yüzügü onun parmagina takar. araba kullanilmaz. Bunlarin önem derecesi ve anlamlari birbi rinden farklidir. Misir'dan çikisin anisina kutlanan dinî "hac" bayramidir. belirli anlarda. Yahudi inancinda Ros kaderinin yeniden yaratilisini ifade eder. Tora'nin ögrenimi ve incelenmesi h ariç. Bu günlerde eglence yapilmaz. Ros ha Sana'da (Yilbasi) plani yapilan insanin bir yillik kaderi. dinî bayramlar oldukça fazladir. yirmialti saat oruç tutulur. Yahudilikte kadinin bosanma hakki yoktu. Pesah'dan önce evde en küçük bir parça bile mayali birs ey birakmamak gerekir. egerlendirmeye çalisir. aya göre belirlenir. 3. Tanri'nin. Hiçbir is yapilmaz. Yom Kippur'da hayat adeta durur. yanlis bir kullanim olarak. N isan ayinin onbesinde baslar 8 gün devam eder. Nikâh. Onun için Türkiye'de. önceden olusturulmus formüllerde kollektif dua da gelistirilmistir. insani dinledigi düsünüldügü için dua ve yakarmalar O'na yöneltilir. Sabah Duasi yapmaktir. Kronolojik olarak bu bayramlari su sekilde siralamak mümkündür: 1. umumî toplantida bulunamayan fert için de zorunlud ur. onaylanarak son seklini alir. Ferdî duanin yaninda. belirli bir paranin veya degerli birseyin verilmesi. çiftin daha önce yaptiklari hatalardan temizlenmelerine yönelik bir günah itirafi seklindedir. Ros ha inde baslayip iki gün devam eder. Ilâhîler okunur. bir belgenin imzalanma si ve zifafla tamamlanir. Yahudî ikâhi. gelinle damat saraptan içerler. iki sahit önünde yapilir. Yahudi inancina göre. Duadan önce. müsterek olarak söylenmeye ayrilmis. Talmud'un ve iturji'nin bazi metinleri. Haham. Yahudiler.Yahudîlikte evlenmeyi gerçeklestiren islem nikâhtir. Pesah'in baska bir öz elligi "seder" yemegidir. Bu dua. Israil'de gazete çikmaz. Sonra damat.Yom Kippur: Ros ha Sana'nm ilk gününden itibaren devam eden on günlük tövbe zamaninin s onundaki keffaret (günahlari örtme) günüdür. kâinatin ve insanin bu iki günü ibadet ve tövbe ile d 2. bu bayrama "Hamursuz" bayrami derler. yagmur suyu ile yikanmak suretiyle olur). Arife günü aksamindan baslayip ertes i gün aksamina kadar. Evlenme töreni. Tisri (Eylül-Ekim) ayinin bir ha Sana. Tevrat'in Tanri tarafindan Yahudilere verilisini kutlama bayramidir. Nikâh böylece tamamlanmis olur. zaman içerisinde. hiçbir çalismaya tesebbüs edilemez. oldugu gibi Yahudilikte de Sana. Tanri'ya ait oldugudur. Cenaze gömüldükten sonra m atemli kimse yedi gün evde kalip ta'ziyeleri kabul eder.Pesah (Fisih): Pesah. Yahudiler bu günde devamli ibadetle mesgul olur. istedigi zaman karisini bosayabi lirdi. "Bak. Bu bayramin özelligi. ancak bu sarta baglidir (Yahudîlerde gusûl. Erkek. . 4. Islâm'da dinî takvim günese degil. Sivan (Haziran-Tem m uz) ay inin altisinda^ kutlanir. duanin en samimî anlamda yapilmasini ister ve kabul edi lmesinin buna bagli oldugunu açiklar. Uy nir uyanmaz bir Yahudinin ilk düsüncesi.

000 civari nda mensubu vardir. sonradan üçlemeye (teslis) yer vermis ilâhî kaynakli bir dindir. bir gelenek olarak. Her yil bir defa Tevrat hatmedilir ve sonunda bayram yapilir (Yahudîlerde herkesin bir Tevrat'i vardir. Bir toplulukta Tevrat yere düsürülürse. Çünkü onlar. M. Yahudîlerin Iran'da Ester adli Yahudi kizinin sayesinde katli amdan kurtulmalarini hatirlatir.Buraya kadar siralananlar Yahudîlerin dinî bayramlari ik en. merkezî bir öneme sahiptir. oyunlar o ynanir.Simha Tora: Tevrat'in hatim bayramidir. 7. Bu gelenek bugün yaygin degildir. melek. Dinî ve eglenceli bir bayramdir. Bu bayramin baska bir özel ligi. diger yerlerde iki gün de vam eder. kut-lama^anlamina gelmek tedir.Sukkot: Çadirlar Bayramidir. dört bitkinin dallarinin bi raraya getirilmesiyle olusmus bir demettir. orada bulunanlarin 30 gün oruç tutmasi gerekir). Eglence yönü agirliklidir. Hiristiyanlik. herseyin basinda gelir. Purim ve Hanuka millî bayramlardir. âhiret. ibadet ve gelenekleriyle Yunan-Roma (Greko-Romen) âleminin kültlerini birlestiren b ir kurtarici tanri dinidir. Kudüs'te bir. Bu evrensel dinin 1. 8. Ibranice'de açilis.S. bayram süresince elde "Lulav" tasinmasidir. Bugünkü Hiristiyanlik. ev lerinin yanina çadir kurar. Yahudil er. Yahudiligin inanç. Sukkot günleri boyunca. Sukkot. Tevrat'a saygi. Millî ve ta rihî bir bayramdir.Hanuka: Kandil Bayramidir. Normal günlerden tek farki. Israil'i gelecek Tanrinin Kralligina hazirlamak istemistir. Bugün bu gelenek devam etmemektedir.[305] B. gelecek kurtaricilar ini böyle adlandirmislardi. Hanuka. yaglanmis anlamini Ifade etmektedir. Bu bayram. Hanukiya denilen dokuz kollu samd andan hergün birinin yakilmasidir. Krallar vazifeye basl amadan önce kutsal yagla yaglandiklarindan Yahudiler. Ancak bugünkü Hiristiyanlik. Sukkot'un hemen ertesi günü kutlanir. Sukkot. sekiz güpdür . Purim. Isa.5. özde tektanrili olmakla beraber. ona inanmadilar. Lulav. Isa 'nin havarilerinin arasina sonradan giren Pav-lus'un yorumlariyle degisik bir ni telik kazanmistir.HIRISTIYANLIK 1. Kislev (Kasim-Aralik) ayinin onbesinde baslayip sekiz gün devam eder. kader gibi dinî kavramlar bulunmaktadir. Bu kelime. Isa da bir Yahudi ve Mesîh oldugunu açiklamisti. Kral olacagina. Hiristiyan. Hiristiyanlikta Isa. Bu din de peygamber.Purim: Seker Bayrami.400.000. Yahudîler eskiden bu bayram da Kudüs'e hacca giderlerdi. Mesîh'in Davud soyundan gelecegine. Ibranîcesi Masîah'dir. Çadirlarda millî oyunlar oynanir. Bunun için neseli eglenceler yapilir. Tevrat tomarlari kucaklan arak Sinagog'daki "Bima"nin etrafinda dans edilir. vahiy ve kutsal kitaba dayanan. 6. Ancak bu kavra mlarin açiklanisi Islâm'dakinden farklilik göstermektedir.Genel Bilgi Günümüzde dünyanin her tarafinda mensuplari bulunan ve dünya nüfusunun 1/5'inin dini olan Hi ristiyanlik. Nâsirali Isa'yi merkez alan bir Yahudi Mesîhî hareketidir. Her Yahudi. Hiristiyanlik. Suriye Krali Antiyokus'a karsi Yahudilerin zaferini hatirlatir. sad . Yunanca "Hris-tos"tan gelmektedir. sade ce "Haredi" denilen asiri dindar grup bu gelenegi oldugu gibi devam ettirmektedir . Yahudilerin Misir'dan çiktiktan sonra kirk y il çölde dolasmalari anisina yapilan bir hac bay* ramidir. 168'de Yahudilerin Seleuicuslara (Selevkoslar) verdigi müca dele sirasinda Mabed'deki Yedi Kollu Samdan'in (Menorah) bir günlük yagla sekiz gün ya nmasi anisina yapilan bayramdir. Filistin bölgesinde dogmustur. Hz. Mesîh'e bagli demektir.

Allah'in birliginden söz edilmektedir.[308] Fakat yine ayni metinlerde bir kisim ifadeler. onun günahlari bagisladigi da yeralmaktadir. Davud devrindeki ihtisama u lastiracak. Pavlus'un yorumlaridir. Bu konuda Incil yazarlari. Isa'nin dogumu. sadece bir insan degif. onlari dünyevî degil. onun yazilarina dayandirdilar. Isa'yi merkez almakta ve onun hayat hikayesi kitabi niteligi tasimaktadi r. Hz. Isa'dan 20-30 sene sonra. Onun od ak noktasi sadece Isa'nin haça gerilmesi ve tekrar di-rilmesidir. dinî inançlarini Incillerden çok. Isa'nin getirdigi nizamdan çok. kati Tevrat gayretiyle degil. Isa'nin Allah'a dua ettigi de. hayati. onlara. Böylece Yahudiler. sekil cilige ve çikarciliga düsmüslerdi. Bu terimler. Allah da "Baba" olarak nitelendirilmekted ir. Hattâ denilebilir ki sonraki yüzyillar da Hirist iyanlar. dinin özünden kopmus. Bunun sonucu. Mesîh muzaffer olacak. Isa. aslî suç hakkindaki düsüncelerinde pek titizdir. kardeslige. Pavlus. onlari dünyaya hâkim kilacak bir kurtarici. bir peygamber olarak. Böylece Hiristiyanlarla Yahudiler arasindaki ihtilâf konusu a ydinlandi. Incillerde. bu çarmih olayi üzerinde inançlar gelistirirken. 40 gün sürecek birlikteliginden bahsedilmektedir). Tanri'nin kudretiyle diriltilen bir kimsedir. Isa'nin ölümü ve yeniden dirilisiyle kendini bütünlest irecek olan vaftiz yoluyla ancak kurtulabilmektedir. Ancak "Ben ve Ba ba biriz". bunun yaninda bazi kimse lerin Isa'ya secde kildigi da. Isa'nin havariler le. Bu davete uymak istemeyen ve menfaatlerini ön plan da tutan Yahudiler. Ona göre Isa. Hz. "Allah'in ruhu" gibi deyimler. Yine bu metinlerde Isa için "bir peygamber" ve "peygamberden ziyadesi" deyimi d e vardir. daha sonralari bir üçleme an layisina yol açmistir. Isa. temiz. ça rmihda ölemez diyerek Hz. havarilere sonradan katilan Pavlus olmustur. Mesîh i di. Hir istiyanlar da onu tanrilastirdi. manevî. Hz.[307] Bu incill er. çarmih olayinin vukubulmasina sebeb oldu. Yahudiler. orta yol bulundu. Isa'nin söyledikleri onlarin isine gelmedi. Ancak Yahudiler. telkin ve faaliyetleriyle ilgilenmez. Isa'nin. Isa'nin üzerin de durmamasina ragmen. çarmih olayina yeni bir anlayis getirip çarmih a gerilenin Hz. savaslar. feda kârliga. kendilerini bunlardan kurtarip Hz. "Isa'ni n asrinin en büyük ilâhiyatçisi" diye nitelendirilen Pavlus. Modern bilginlere göre günümüzün Hiristiyanligi. Bunun yaninda Islâm. günahkâr da o!srfa samimî bazi kimseler ona inandi. gelecek Tanrinin Kralligindan bahsetmekle beraber. esaretler. Pavlus. insanlari dogruluga. Hz. "Bir" oldugu da belirtilir. Tanri'nin degil.ece Yahudileri kurtaracagina ve onlari dünyaya hâkim kilacagina inaniyorlardi. Kilisece sahîh (kanonik) tutulan bu I ncil metinlerinde Isa "Tanri'nin Oglu". suçlu. Hiristiyan Kutsal Kitabinda üçleme açikça hiçbir yerde zikredilmemektedir. Hz. Antakya'da kullanilmistir. "Babanizin ruhu". çarmihdan üç gün sonra.bugünkü Hiristiyanligin kurucusu oiarak görülmektedir. Allah'in kulu ve elçisi bulundugunu belirtti. "Hiristiyanlik" gibi terimler yer almaz. Isa olmadigini açikladi. siradan bir insan olarak görürken. Allah'i degil. Halbu ki Hz. Inciller'de ve diger yazilarda bu hük me ulastiracak ifadeler vardir. Isa ve etrafindakilerin üzerine çevri ldi. mecazî deyimler. Isa Mesîh'i agirlik merkezi olarak almistir.Incillere Göre Hiristiyanlik Inciller'de "Hiristiyan". Yahudi din adamlari. (Nitekim Inciller'de Hz. Bu yorumlari ilk baslatan. ahlâkî konulara çagiriyordu. Incillerde Allah ile ilgili açiklamalar Isa'ya nazaran pek azdir. Pavlus'un te lkinleri. Isa. sikinti ve baskilar so nucu. Islâm. kendilerine kadar gelen riv ayetleri toplamis ve degerlendirmislerdir. sevgiye.[306] a. çesitli istilâlar. aslinda monoteist bir dindir. resmî Yahudi çevreleri ve Romalilarin dikkati Hz. zamanla Allah'in yan inda Isa ve Kutsal Ruh'un da tanri sayilmasina kadar varan yorumlara yol açmistir. I lk defa. Bununla beraber A llah'in "Gögün ve yerin Rabbi" oldugu da. Isa'yi âsî. kral beklemekteydi. uhr evî. Daha sonra Hiristiya nlar. Ona göre i nsan. Hz. Ancak halkdan saf.[309] . Hiristiyanlik. Hz. Hz. Meryem'in oglu oldugunu. Isa'nin Mesîh olmadigina hükmetti ve onu peygamber olarak ka bul etmedi. kisacasi hak yola çagiriyordu.

oldugu gibi si rasiyle sana yazmayi münasip gördüm. birçok Yahudi din bilgininin de görüslerinden biriydi. Pavlus'un yorumlarina dayanir. Pavlus'un getirdikleri çikarilirsa. Ancak bu görüs. Bu problemler. Allah birdir. yoksa ondan sudur etmis bir varlik midir? Kültürel temelleri baska olsa d a.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hiristiyanlik . otomatik olarak günahkâr dogduklarindan. mezhepler ve hâlâ d evam etmekte olan kopmalar. ölüm ve günah üz erindeki zaferinin delilidir. Ölümün sebebi ise günah idi ve Pavlus. Isa'nin ölüm ve yeniden dirilisiyle kendini bütünlestirerek kurtulabi lecektir. bu kefaretin. Aslinda Incillerdeki "Babamdan isittigim". en önemli Incil yazari Luka'nin Pavlus'un ögrencisi olmasidir. baslangicindan gözleriyle görenlerin ve kelâmin hizmetçisi olanlarin bizlere nakletti klerine göre tertip etmeye birçok kimseler giristiklerinden. Isa'nin yeniden dirilisi de. Hiristiyanlar kabul etmeseler de. Âdem ve Isa. insana günahkâr tabiatini göstermekti. Isa'nin ölümü bütün insanligin günahi Için kefar ere. Incil Hiristiyanliginda tevhid izleri bulmak mümkündür (Üçleme gibi inançlar sonradan ortaya çikmistir). sadece Pavlus'un de gil. Bugünkü Hiristiyanlik. aslî suç. bütün insanlar günahkâr ve Isa'nin yolundan ayri olmakla imtihani kaybetmis mi oluyor? Âdem'den gelen bütün insanlar. Ancak Isa. ta basindan ber i hepsini dikkatle arastirip tahkîk ederek. ey faziletli Teofi-los. bir çok problemi beraberinde getirmistir. ins anliga günahi getirmis. ki sacasi Hiristiyanlik Pavlus'un eseridir. Âdem'in yedigi yasak meyvenin suçuyla dünyaya gelmektedir. Pavlus. kismen de insan midir? O. insanla rin tabiatindaki bu kötülüge çare bulmustur. bütün insanlar günahkârdir. Dolayi siyle asli korunamamis. degisime ugramis olsa da. bir insan veya tanri olarak telâkki edilebilir mi ? Yoksa o. öteki. vaftizde. insanligin iki temsilcisidir. Biri. kirli ve günahkâr tabiatlarindandir. günahin kaynagini insanligin babasi Hz. "Bana verdigin sözler". Isa'nin tabiati. Âdem'in itaatsizligine kadar geri götürüyordu[310]. "aslî suç" görüsünü bu noktadan baslatmist e her dogan. "Indiler" gibi bir kisim ifadeler degerlendirilirse.Pavlus'a göre Tevrat'in gayesi. Bu yol. sünnet vardir. Isa'nin ölüm ve yeni en dirilisiyle yargilanabilirler mî? Yirmi yüzyila yakin bir süre geçmis olmasina ragmen bu sorular henüz cevaplandinlabilmis degildir. bugün Hiristiyanlarin ellerinde bulunan Indil erden önce de bazi Indilerin mevcut oldugu anlasilir. ilk Hiristiyan inançlari. Pavlus'a göre. Hiristiyanlikta sayisiz düsünce akimlari. Kisi. bir aynada suretin aksi gibi. kendini kurban etmedir. bu konuya açiklik kazandirir: "Aramizda vaki olmus seylerin hikâyesin i. Barnaba Incili ve Ebionit-lerin kutsal met inlerinde daha açik bir sekilde göze çarpmaktadir.[31 2] Dikkati çeken diger bir husus da. Hz. onlarin yaptiklari kötü seylerden degil. Kutsal Ruh. ilk Kilise. bölünmeler. bir bakima "Tanri'nin bir yar atigi" mi. üçleme. vaftizd ir. ta ki sana ögretilen kelâmin dogrulugunu bilesin". kismen tanri.[311] Aslinda Isa'nin kimligi ve yeniden dirilisi konusundaki Pavlus'un düsünceleri. I sa bir peygamberdir. söyle siralanabilir: Isa'nin Tan ri ve insanla iliskisi nedir? O. Bu tarz Hiristiyan ik. Bu hususlar. Bu suç. bu günahi giderecek' yolu bahsetmistir. domuz eti yemek yasaktir. ayrilmalar da büyük ölçüde Pavlus'un görüslerinden ve istiyan Kutsal Kitabindaki bazi ifadelerden kaynaklanmistir. ben de . Hiristiyanlar kadar Yahudilerin arasinda taraftar bulamamisti. mezhep ve firkalar in dogmasina yol açmistir. Bundan dolayi kutsal metinler. sapmalar. [313] b. görüldügü gibi. sünnetin ve Yahudi dinî gelenegindeki bir kis im yasaklarin kaldirilmasi gibi konulardaki tartismalar. Bu aslî suç inanci. Luka Incili'nin basinda bulu nan su cümleler.

Hz. Kur 'ân. Ismail'e. ortagi yoktur. annesini ve yeryüzünde olanlarin hepsini yoketmek istese. Isa ve Incil. birdir.[324] Kur'ân'a göre. yahut Hiristiyan olduklarini mi söylüyorsunuz? Deki : Siz mi daha i yi bilirsiniz. Isa'yi Tanri'nin oglu kilan kimselerdir ve insanlari tanrilastirdiklari içi n küfre girmislerdir. inananlar arasinda ortak noktanin Allah'in varligi ve b irligi (tevhid) oldugunu. onun da tevhîdi teblig ettigini açiklar. bu konuyu çözüme kavusturmus ve onlarin bu gibi iddialari bir Âyet-i Kerîme'de söyle cev plandirilmadir: "Öyleyse Allah. tevhid yolunun önemli bir temsilcis i bulundugunu bildirmektedir. "Rabbi (Ibrahim'e) 'Islâm ol'. âhiret gününe i anmalari ve iyi isler yapmalari emredilmistir. demisti. Muhammed'e karsi çikmislardir. dinlerinde asiri gitmis. birbirimizi Allah'tan baska tanrilar edinmeyelim. çevresindekileri günah söz söylemekten. Al-i Imran Süresindeki su ayet buna bir örnektir: "De ki : Ey Ehl -i Kitap! Aramizda esit olan bir kelimeye gelin. Allah' a ortak kosulmayan "Ibrahim'in Dini"ne uymaya çagirmaktadir.[321] Kur'ân. tektir. kendilerinin "Allah'in ogulla ri ve sevgilileri" olduklarini söyleyerek. Kur'ân'da. Yahudilikteki v iristiyanliktaki asiriliklardan uzak oldugunu. Yine Kur'ân. Yahudiler gibi. Ismail. Allah'a karsi kimin elinde bir sey var?". Ibrahim'in. ne de Hiristiyandi" derken o nun "hanîf" ve "müslim". bi z Allah'a teslim olanlariz. Hz.Kur'ân-i Kerîm'de Hiristiyan için "Nasrânî". Yahudi ve Hiristiyanlar. dogurulmamistir. Halbuki Hz. her üç ilâhî dinde de büyük peygamber sayilan Hz. Hiristiyanlarin.. yoksa Allah mi?". O da Âlemlerin Rabbina teslim oldum. Ish ak'a. Fakat Ehl-i Kitap. Hz. Isa'nin tanrilastirmasina karsi çikar. ahitlerini bozmus.[326] Kur'ân-i Kerîm. Ya'kub ve toru nlarinin Yahudi. Musa ve Isa'ya verilene ve diger peyga mberlere Rab tarafindan verilene inaniriz. bir hidayet ve nur k aynagidir. onun bir peygam ber oldugunu ve kendisine Incil verildigini belirtir. mutlak hüküm sahibidir. Üz eyr'i. Hz. Hiristiyanligin aslinda tevhit inancinin bulundugunu be lirtmektedir. Ibrahim' in. hiçbir seye muhtaç degildir. yol göstericidir. ded i"[320] seklinde.[317] Onlardan her biri dogru yol olarak kendi dinini ileri sürmekte. bize indirilene. Incil. Hiristiyanlar da verdikleri sözde durmadiklari için. Ancak "Ehl-i Kitap" deyiminin yer aldigi Âyetlerde Hiristiyanlar da muhat ap alinmistir[314].[319] Çünkü Âyet.[327] Bununla beraber onlardan Allah'a ve ahiret gününe inanan ve iyi isler yapanlar için ko . peygamberi müjdeleyici olarak gönderilmistir. Böylece Kur'ân. Ibrahim'e.) kendilerini teslim olanlardan kilmasi . karsisindakinin ancalco dine gi rmekle kurtulabilecegini söylemektedir. Ya'kub'a ve torunlarina indirilene. Ehl-i Kitap'in gizledikleri ve sakladiklari seylerin çogunu onlara açiklamistir. Isa'nin da (as) Yüce Allah'in kulu ve elçisi oldugunu. Yalniz Allah'a tapalim ve O'na hiçbir seyi ortak kosmayalim. kitaplarindakil ere uymamis. Onda. deyin". Hz. Ibrahim için "ne Yahudi. böyle yapmayanlarin sapitmis oldugu bildirilmistir. Bu Âyette Yüce Allah. Ishak. Onlar. Incil sahipleri nden Allah'in onda indirdigi ile hükmetmeleri istenmis. Tevrat'i dogrulayici. Yahudi hahamlari gibi..c. onlarin Müslüman olarak ölmeyi çocukla a vasiyet ettiklerini[322]. bütün peygamberlerin yolunun "Islâm" oldugunu. kiya mete kadar aralarina düsmanlik ve kin salinmistir. Hiristiyanlar için de "Nasârâ" kelimeleri kullan aktadir. daha sonra gelecek. dig er peygamberlerin de yoludur: "Allah'a. onlari. Yahudilerle birlikte ve hitap sirasina göre . dogurmamis. Meryem oglu Mesih'i. Ibrahim. yani tevhid ve Islâm çizgisinde oldugunu da açiklamaktadir[316]. Muhammed (sas). uygulamalari gereken hükümle re sirt çevirmistir. genellikle Hiristiyanlar). nesillerinden de "teslim" olan bir ümmet göndermesi için duada bulunduklarini[323] z ikredip su soruyu yöneltmektedir: "Yoksa siz. Yahudilerden sonra muhatap alir. Allah'a (c. Hiristiyan rabbânîleri de üzerlerine düsenleri yapmamis. Hz. Bu yol. ad i Ahmed olan. sadece kendilerinin cennete girebileceklerini ileri sürüp tartismaya girismektedirler. düsmanliktan ve haram yemekten alikoymam islardir. O. Kur'ân-i Kerîm. ögüt vericidir. Allah'a. "Islâm yolu"nu tutup teslim oldugunu belirtmektedir. Ancak Yahudi ve Hiristiyanlar." [315]. onlar arasinda bir ayrim yapmayiz.[318] Buna karsilik Yüce Allah.[325] Halbuki Allah. onlara da gön derilmis bir elçidir.

Roma tanrilarina saygi göstermeyen Hirist iyanlar hapsedildi. Halbuki onlar. Allah isteseydi. Yahudiler ve müsriklerdir. Isa'dan sonra inananlarda bir artis basladi. tevhit çizgisinden uzaklasmislardir. fikrî ayriliklarin dogmasina ve onlarin ikiye ayrilmasin a sebep oldu. "Allah. Ön Asya'dan Güney Galler'e kadar ola n alanda varligini hissettirdi.Hiristiyanligin Tarihçesi Hz.[334] c. O. dinlerinin özüne. bu dinin Yahudilerin disinda yayilmasini istemiyorlardi. insanlari dogru yola çagirdi. hepinizi bir tek ümmet yapard i. Muhammed'in sahsinda. tevhit ve Islam yoluna çagirmaktadir. «Ey Israilogullari. ona inananlar vasitasiyle. Çünkü onlarin içinde kibirle nmeyen kesisler ve rahipler vardir. Yahudi geleneginden koruduklari ve devam ettirdikleri seylerin basinda da tevhid geliyordu.[331] Allah. Bundan dolayi Hiristiyanlara karsi siddetli bir baski ve zulüm devresi ba sladi. Hz. O . çesitli mezheplere bölünmüs. putperest Romalilardan kurtulma yollarini ariyorlard i. bu sirada ortaya çikti. Hz. aralarindaki ihtilaflar konusunda söyle buy urmaktadir: "Sana da kendinden önceki kitaplari dogrulayici ve onlari kollayip kor uyucu olarak bu Kitab'i gerçekle Indirdik. Ihtilâfin çikis n oktasi. Onlar kendilerini "Hi ristiyan" olarak adlandiriyordu. Bu ilk "Yahudi-Hiristiyanlar". Bu gelismeden. Tevhidden uzaklasan Hiristiyanlar i Yüce Allah. fakat size verdiklerinde sizi sinamak istedi.[ ] Kur'ân-i Kerîm'e göre mü'minler. Böylece Pavlus. bir yol belirledik. Isa'dan bir müddet sonra ona inananlar bir araya geldi. size ayriliga düstügünüz seylerin hakîkatini haber verecektir". Hiristiyanlik. onun tabiatiyle ilgili konulari baslatmis oluyor du. Roma Imparatorlugu da etkilendi. Isa'nin dogdugu yillarda Filistin.S. Bu toplanti. Bununla beraber Hiristiyanlik yayi lmaya devam etti ve II. hep inizin dönüsü Allah'adir. dinî konular çikar meselesi olmustu. Hz. üçün üçüncüsüdür"[330] diyerek dogru y sapmislar. Roma'da öldürüldü[335]. Bu ilk Konsilde. Pavlus'un temsilcisi oldugu görüse ta'viz ve rildi. Pavlus ve Petrus. rbirlerinin velileridir. Yahudi ve Hiristiyanlari velî edinmemelidirler. Isa'nin yakinlari toplanip mes eleleri müzakere etti. H z. 313'de Imparator Konstantin'in Hiristiyanlara karsi müsamahasi basl . "Û\ z Hiristiyanlariz" diyenler. benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin» diyen bir elçiden baska bir sey degildir". Mesih bekliyorlardi. M. Roma'nin baski ve zulmü de artti. Isa'nin tanrilastirmasina kadar varan. 49 yillarinda Havariler ve Hz. Sikây et üzerine "Çarmih hadisesi" oldu. Yüzyilin sonlarina dogru. 64'deki Roma yanginindan ma'nen Hiristiyanlari sorumlu tu tuyordu. sevgice mü'minlere daha yakindir. degisi k bölgelere ulastiriliyordu.[333] Mü'minlere en yaman düsman. Roma Imparatorlugu'nun hâkimiyeti altinda i di. Onlarin aralarinda Allah'in indirdigi il e hükmet ve sana gelen gerçekten ayrilip onlarin keyiflerine uyma! Sizden herbiriniz için bir seriat. Çünkü onlar. Roma Imparatoru Neron. tabiî olarak. hem sonraki Hiristiyanlikta yerini almis hem de Hz. Hz. yeni dinle birlikte yürütüyorlardi. Kudüs'teki sal Ma'bet ticaret yeri haline getirilmis.[329] Meryem oglu Isa'yi tanri edinen Hiristiyanlar. yeni Hiristiyan olanlarin Yahudi âdetlerine uyup uymayacaklarindan baslaya n bir kisim konulardi. Ancak Pavlus'un Hiristiyan olusu cemaata yeni bir ham le kazandirmakla beraber. Isa'nin telkinlerine karsi bir ilgi uyaninca. sekilcilik samimîyeti bogmustu. bütün din mensuplarina. Isa. Havariler Konsi-li diye bilinir. Fakat Havariler disinda ona çok az kimse inandi. Bu sebeple Yahudi dinî geleneginde n bazi seyleri. diger Hiristiyanlardan farkli özelliklere sahiptile r. Yahudiler. Hiristiyanligi Yahudiler arasinda yaymayi gaye edinmislerdi. Bunlar. Pavlus'a karsi çikanlarin basinda "havarilerin reisi" Petrus ve "Ebionitler"in reisi Yakobus bulunuyordu. Öyleyse hayir islerine kosun.rku yoktur[328]. Bunun için bir kurtarici. "Meryem oglu Mesih'i tanri edinmislerdi. Tektanri inanisina sahip Yahudiler. Oysa o. iskenceye tâbi tutuldu ve öldürüldü.

Batida Hiristiyanlik. Slavlarin Hiristiyanliga girmesi. bu gelismeler. Yüzyildan sonra artik görünmez oldu. Anca k Haçli Seferleri bile onlarin bir araya gelmesini saglamaya yetmedi. Bütün bunlar olurken. Moravya ve Baltik ülkelerinde Roma. Konstantin. Rusya ve Balkan ülkelerinde Bizans galebe çaldi. IV. Izlanda ve Isveç'in H iristiyanlasmasi 1000 yillarinda tamamlandi. Bizan s'a son verdi ve Istanbul'daki çesitli Hiristiyan gruplarina. 380'de Hiristiyanligi tek resmî inanç haline getir di. 1453'de Türkler. Hiristiyanlarca kabul edilen dört Incil'e dagilmis durumdadir. Hz. bu konsilde tartisildi. Yukarida temas edilen Hiristiyanlar arasindaki ilk ihtilaflara giderek yenîleri ekl endi. Roma Kilisesi'ne "Katolik" (evrensel an laminda). Önc e EbionItlerin yasattiklari tevhid. Bununla beraber Islâm'in yayilmasi karsisinda Türklere karsi Haçli Seferleri baslatildi. Hiristiyan inançlari. Aralarindaki düsmanlik öyle bir noktaya varmisti ki Haçli Seferleri (1096-1204) sirasinda Latinleri n Bizans'ta yaptiklari zulüm ve haksizlik karsisinda Ortodokslar. sadece Kilise'nin degil. . asagida özetlenecektir. hür bir kilise idi. bütün Bati dünyasin i oldu. Imparator Konstantin'in de stegiyle.Incillere Göre Hz. siyasî münasebetler. Süryanî. Roma Piskoposu. bu ihtilaflari gidermek için 325'de Iznik'de (Nicaea) bir konsil topladi. IX. Saksonlar. digerleri karsisinda güç kazandi ve Papa (Baba) unvanini aldi. Hz. Daha sonra Anglo-Sak sonlar bir Roma misyoner hey'eti vasitasiyle Hiristiyanliga girdi. Roma'ya karsi Dogu Kiliselerini Bizans Patrikligi temsil etmeye basladi. sünnet. Doguda Ermenî. 1054'de kesin bölünmeye yolaçti. Yüzyi la geride kalan Avrupa ülkelerinin Hiristiyanlasmasi basladi. beraberinde iç mücadeleler de getirmisti. Bu yayilma devresi. XI. Yüzyilda Roma'ya bagli olarak Vizig otlar. Yüzyilda Iskandinav ülkelerinin Hiristiyanlastirilma siyla tamamlandi. serbest olarak inançlarini yaymaya ve yasamaya basladi. Alman ve Iskandinav ül keleri Hiristiyanlasti. Yüzyilda zorla Hiristiyanlastirildi. Imparator Büyük Teodosyüs (Theodosius). hiç kimsenin yapamayac agi sekilde. Polonya. Yüzyilda Hiristiyanlar arasinda yer aldi. Bu bilgiler. Isa a. VIII.Hz. Böylece Hiristiyanlar. Isa'nin sadece peygamber olmasi. Filistin'deki kutsal topraklari Müslümanlardan kurtarmak gayesiyle Haçli Seferlerini baslatan ve yetkilerini kötüye kullanan Roma Kilisesi. Batida Sarlman (Charlemagne). Böylece Kil ise ve devlet arasinda Orta Çag'da büyük sikintilara yol açan gerginlikler baslamis oldu . Isa'nin tanriligini savunan Pavlus gelenegine tâbi olanlar hâkimiyet sagladi. Bizans Kilise-si'ne de "Ortodoks" (öze bagli anlaminda) denildi. Habes ve Kibtî Kiliseleri millî ve müstakil bir durumda idi. 4 76'da Roma'nin siyâsî yönden çöküsü sonucu Papa. Türk sarigini "kar dinal" (Latin-Katolik) külahina tercih eder hale gelmislerdi. Norveç. b ir çesit abdest-gusül gibi inanç ve gelenekler IV. Danim arkalilar.adi. reform hareketlerinin sebebi oldu. dînî müsamaha gösterdi. Isa Hz. V. Ayrica Iskenderiye ve Antakya'da da patriklikler vardi. Franklar Hiristiyan oldu.[336] 2. R oma ile Bizans arasinda rekabet konusu oldu. Batida Irlanda Kilisesi. Papa ve piskoposlara dünyevî otorite tanidi. Isa'nin hayati ile ilgili bilgiler. misyoner faaliyetleri ve bazen de zorla y ayildi. Bohemya. Yüzyilda ise Bulgarlar. Bu dinî ve siyâsî mücadeleler. Isa'nin tanriligini reddedip onun yaratik oldugunu savunan Aryüsçülere ka rsi. VIII.

Onun bir kurtarici olduguna inanip Tanri'ya hamdederek geriye dönerler. Ruh'un sevkiyle Simon. çocuk Isa ile beraber Nâsira'ya geri dönerler. O da. Bu sirada Isa.[342] Isa oniki yasinda iken gelenege uyarak Fisih Bayrami dolayisiyle Kudüs'e götürülür. O. bunu farketmez. Yusuf da yazilmak için. Hirodes.[349] "Göklerin Hükümdarligi"nin in sanlarin sahip olacagi en degerli sey oldugunu bildirir. Onu Ma'bed'de muallimler ara sinda dînî tartismalar yaparken bulurlar. Çocuk.[347] Inananlar çogalir . Bu duada Tanri'ya "Baba" denilmesini. dilekl erini "Göklerdeki Baba"dan istemelerini bildirir. bir kurtaricinin dogdugu müjdesini verir. oradakileri hayretler içerisinde birakir. Onlar da. Isa'nin orada kaldigini farkedip ararlar. çocukla anasini alir. bu kurtariciyi görmek üzere. onu Tann'ya sunmak üzere Kudüs'e götürürler. Alfeus'un oglu Yakup. O civarda bulunan çobanlara Rabbi n bir melegi. gayretli denilen Simon. Müneccimler.[340] Kral Hirodes zamaninda müneccimler. Yakup. inananlar arasindan bir gün. Üç gün sonra. Vaftizci Yahya onu vaftiz ettiginde Kutsal Ruh güvercin seklinde gelip onun basina konuyor ve gökden "Benim s evgili oglum budur. kardesi Yuhanna. Bunun (jzerine Yusuf. onlara vaa z eder. Matta.Allah. Onunla beraber Yahudiler. Meryem ile Yusuf. Onlar. Seytan ve cinlere hükmedip onlari kaçirir. büyük bir ümitle Mesîh'i beklemeye basliyo rlar[344]. müneccimlerden dogan çocuk hakkinda bilgi alir. Tanri'nin Hükümdarligina gi rebilmek için bütün varliklarini vermeye hazir olmalarini teblig eder. nisanlisi Meryem ile Nâsira'dan Beyt lehem'e gelir. Yusuf'a rüyasinda görünüp Kral H irodes'in Isa'yi öldürmek istedigini.[339] Isa. müneccimler tarafindan aldatildigini anlayip iki v eya daha küçük yastaki çocuklarin öldürülmesini emreder. vaftiz olmak için Ürdün'e gidiyor. Suyu sarap yaparak iik mu'ci' zesini gösterir. ne demek istedigini çesitli misallerle açiklar. Cebrail'i Galile'nin Nasira sehrinde Davud soyundan Yusuf'un nisanlisi Meryem'e gönderir. Ondan hosnudum" diyen bir ses isitiliyor. Ma'bed'e gelir. kendisinin su ile. Meryem ile Isa'yi bulurlarsa da. Isa. adinin Isa konulacagini. onu bulmalarini ister.[352 . Mesîh'i görmeye gelirler. kötü ruhlara karsi kudretini gösterir. bunun için onu ve anasini Misir'a götürmesini söyler. Davud'un tahtinin ona verilecegini bildirir. Daha sonr a ailesi. sekizinci gün sünnet edilir. Isa'nin anasiyle babasi. Vaftizci Yahya Yahudileri tevbe ettiriyor ve v aftiz ediyor. "havari" adini verdigi oniki kisi seçer. Mesîh'i görmeden ölmeyecegini bildirir. Bartelomeus. kirk günlük olunca. Bir gün sonra balik mu'cizesi bunu takip eder.[348] Günün birinde insanlar sehirden akarak Isa'nin etrafinda toplanirlar. kendinden sonrakinin Kutsal Ruh'la vaftiz ed ecegini bildiriyor. Kurtariciyi gördügünden dolayi Tann'ya sükreder. Allah'in emrettigi gibi çocugun adi Yahya konulur[ 338]. adi Isa konulur. bir dügüne gider. Meryem'e. Müneccimlerden sonra melek.[351] Isa.[350] Isa. Kral Hirodes. Beytlehem'e gider ve orada Meryem ile berab er çocugu bulurlar.[345] Yahya zindana atildiktan sonra Isa. Orada iken Meryem oglunu dogurur. Vaktin tamam oldugunu. tevbe etmelerini ve "Incil'e iman getirmeler i"ni bildirir[346]. Tanr inin Kralliginin yakinda gelecegini. Isa'yi kucagina ali r. Hi rodes'e haber vermezler[341]. Isa'ya ihanet eden Yahuda Iskariyot. Kayser Avgustus tarafindan nüfus sayimi yapilmasi emredilir. Kudüs Israil'in kurtulmasini bekleyen Simon adinda bir adama Kutsal Ruh. Allah'in huzurunda inayet bulacagini.[343] Isa delikanlilik çagina geldiginde. Yusuf da öyle yapar. Melek. Tomas. Havari ler sunlardirrSimon (Petrus). Ayrica bu dogumun Kutsal Ruh vasita siyla olacagi da haber verilir[337]. Yakub'u n oglu Yahuda. Ailesi onu alip Nâsira'ya geri döner. Herkes yazilmak için kendi sehrine gider. Hirodes'in ölümünden sonra Rabbin me suf'a görünüp haberi verir. havar ilerine nasil dua edeceklerini ögretir. Galile'ye gider. bir ogla n doguracagini. kardesi Andreas. Filipus. Isa'nin sordugu sorular ve verdigi cevaplar . Bu siralarda Yahuda sehrinde Zekeriya'nin k arisi Eli-zabet bir çocuk dogurur. Kana'da. bu oglana "Allah'in Oglu" denilecegini. geri dönüp Nâsira'ya erlesir. "Rab MesîrTdir . Anasi babasi geldikleri yere dönerken küçük Isa Kudüs'te kalir. Yahudilerin Krali Mesîh'in dogdugunu haber veren yildizlari görürler. Bu kurtarici.

be n onu tanimam" diye inkâr eder. disari çikip bu adama karsi ne sikâyetiniz var d orunca onlar. Kendisini ele verecek olanin elinin . Yahuda.[364] Isa'yi baskâhin Kayafa'nin evine götürürler. dönüp Pet-rus'a bakar. Isa'nin mahkum oldugunu duyunca. Isa. Isa da rüzgâra ve göle emreder. kendisinin kim oldugunu sorar. Petrus. Yemekten sonra kadehi de alip "Bu kadeh. bütün baskâhinlerle kavm in (halkin) ihtiyarlari toplanip Isa'nin suçluluguna. Isa'yi ele veren Yahuda. "Eger bu adam kötülük etmemis olsaydi. Bi r kötürümü iyilestirir[354]. Bir gün kayikta giderken gölde büyük bir firtina olur. Isa. Bu inkâr isi üç defa tekrarlanir. üzerine tükürülecegini ve kirbaçlandiktan sonra öldürülecegini. Pilatus. Ölüm korkusuna kapilir. "Evet. Istf. onlar da halka dagitir. beni anmak için yapiniz".[363] Isa. Simon Petrus'u tasdik eder. fa üç gün sonra dirilecegini söyler. Isa'ya yaklasir ve onu öper. Petrus'u kendine vekil seçer. dua evi oldugunu bildirir[362]. Kudüs'e gidilecegini. "Kalkin gidelim. Fakat bundan sonra Insanoglundan her gücü yeten Allah'in saginda oturacaktir" cevabini verir. Yemekten kalkip sakirtlerin ayaklarini yikar ve bir peskirle siler. cevap vermeyece k ve beni serbest birakmayacaksiniz. "Kimi öpersem odur. Sabah olunca. Isa. "ahiret mahkemesi"nin kurulacagi ni bildirir. "Kadin. sakirtlerinin hepsi onu terkederek kaçarlar. ölüm cezasini hakettigine karar verirler. henüz konusu rken oniki havariden biri olan Yahuda ile beraber baskâhinier ve kiliçli sopali kalab alik bir insan grubu gelir. onunla alay edilecegini. hakaretler altinda meclisin önüne getirilir. Petrus. ben oyum" der. Isa da "Eger size söylersem inanmayacaksiniz. Onu tutun" diye onlarla da ha önceden anlastigindan. Kayik batmaya baslayinca sakirtleri feryat eder. ihaneti karsiliginda almis oldugu otuz gümüs lirayi Ma'bede firla tir ve gidip kendini asar. sana kalk diyorum) diyere k onu diriltir[355]. K ayikta olanlar. her taraf sütliman ol ur. daha sonratRomali vali Pilatus (Pilate) tarafindan sorguya çekilip yargilanma k üzere hükümet konagina götürülür. Isa. Allah'in Oglusun" cevabini verir. onlara Isa'nin yakalanmasi için yardimci olur. iste bana ihanet edecek olan yaklasiyor" der. küçük çocuklari takdis eder[359]. sizin için dökülen benim kanimla yeni ahiddi r" diyerek ayni sekilde kadehi onlara verir. ona "Sen Mesih . havarilerin arasinda. Petrus'u su üzerinde yürütür. sizin için verilen benim vücudtfmdur. Isa. Petrus. hepsi yiyip doyar. "Allah'in Ma'bedi"ndeki saticilari disari çikarir. Oniki havar iden biri olan Yahuda Iskariyot. orada peygamberlerin "Insanog lu" hakkinda bütün yazdiklarinin yerine gelecegini. Onlar da "Artik sahitlere ne ihtiya cimiz var? Zira kendi agzindan isittik" derler. Bunu. Kendisini dinleyenlere Tanri'yi ve komsuyu sevmey i ögütler[360]. oniki havari ile sofraya oturunca. kendisiyle birlikte sofraya uzandigini haber verir. onlara . yakalanir. Isa. Is a.[361] Isa. ölü bir kiza "Talitakum" (Kizim.[358] Isa. Isa'ya "Gerçekten sen Allah'in Oglusun" diyerek onun ayaklarina kap anirlar. Bes ekmek ve iki baligi takdis ederek sakirtlerine verir. Isa'nin "Horoz ötmeden önce üç kere beni inkâr edeceksin" de is oldugunu hatirlar. bes bin kisilik bir toplulugu bes ekmek ve iki balikla doyurur. onlari uzaktan takip eder . Eger size sorarsam. onu sana getirmezdik" cevabini ve . Baskâhinlerle yazicilar ise Isa'yi nasil öldüreceklerinin yolunu ararlar.[365] Isa. Paskalya (Fisih:Pesah) Bayrami geldiginde Baba'ya gidece gi saatin yaklastigini haber verir. Bu sirada Petrus. O sirada horoz öter. pisman olup aglar. havarilerine. Bir cariye onu tanir ve onun Isa ile beraber oldugunu söyler. havarileriyle Getsemani denilen yere varir. sakirtlerine de birbirlerine öyle yapmalarini tavsiye eder. inmeli bir hastanin günahlarini affedip onu sifaya kavusturur[353]. Isa .[357] Isa. Yasanilan dünyanin sonunun gelecegini. Isa. Isa. Böylece göldeki firtinayi dindirir[356]. ekmegi alip sükrettikten sonra kirar ve onla ra söyle der: "Bu. Hepsi "Öyle ise sen Allah'in Oglu m usun" diye sorunca Isa. oranin kendi evi. bunu gizli tutmalarini ister.] Yine Isa. "Eger Mesih isen bize söyle" derler. putperestlerin eline verilecegini .

[371] Isa. Fakat öldügü için bundan vazgeçilir. onun ruhunu nasil teslim ettigini görünce. Ona kendini sevip sevmedigin i sorar. beni niçin biraktin?" diye çagirir. onun bögrünü mizrakla deler. beni gönderdigi gibi ben sizi gönderiyorum" deyip üzerlerine üfler ve "Kutsal Ruh'u alin. Isa'yi kirbaçlattiktan sonra. Isa. Isa'nin kabrinin bos oldugunu farkederler. Bu soru ve cevab aralarinda birkaç defa tekrarlanir. Onlari. Pilatus. Askerlerden b iri. üzerine erguvanî bir kaput örter.Ma'bedin perdesi yukaridan asagiya kadar ik iye ayrilir. onlara Isa'nin ölüler arasin dan kiyam ettigini. Birisi. "Allahim . Isa. "Ben Yahudi miyim? Seni kendi milletin ve baskâhinleri bana teslim ettiler. . "Bu ad am hakikaten Allah'in oglu idi" der. dünyanin sonuna kadar her gün sizinle beraberim". size emrettigi m her seyi tutmalarini onlara ögretin. yoksa Barabbas'i mi saliver eyim" diye sormustu). "Koyunlarimi güt" der. Bunun üzerine Pilatus içeri girer. Saat 9'a dogru Isa. Isa'yi çagirt ip ona. Melek. Isa.[367] Isa'yi götürdükleri yer Golgota (Kafa Kemigi) diye anilir. Krali" diye onunla alay eder. küçük Yakup ile Yusuf 'un annesi Meryem ve Salome bulunan birçok kadin uzakta» bu durumu seyreder. yüksek sesle yeniden seslenip ruhunu teslim eder. üzere pi-latus'tan izin alirlar. haça germek üzere götürürler.[372] Böylece Isa. haça gerilmesi için. "Onu siz alip seriatiniza göre yargilayiniz" deyince Yahudiler. Isa'nin haça gerilmesinde israr eder. bunun için on un kanina girmek istemedigini söyler. kralim" cevabini ver ir.[374] Indilere göre ölümünden üç gün sonra dirilen ve kirk gün havarilerle birlikte yasayan Isa. Simdi. Babam.[370] Cumartesiden sonra Mecdelli Meryem ile diger Meryem. Onlara. "Yahudilerin Krali sen misin? diye sorar. Orada. Karsismda ojan yüzbasi. " Kimseyi öldürmek hakkimiz yoktur" derler. d ikenlerden örülü bir taci basina koyar ve sag eline de bir kamis verirler. O da Yahudilere. "Isa'yi mi. Isa'yi gördükler i zaman.rirler. Sen ne yaptin?" s eklinde bu soruyu cevaplandirir. Aralarinda Mecdelli Meryem. "Sen bunu kendinden mi söylüy orsun. Kilise'nin basi ve kendi vekili seçer. "Ilya'yi ça giriyor" der.[373] Onbir havari. Allahim. onun elbiselerini çikarir. Pilatus. Birden bire Isa ile karsilasirla r. Valinin askerleri. Barabbas'i usule göre saliverir (valinin bayramlarda suçlulardan biri ni affetme adeti vardi. Isa. yoksa baskalari mi benim hakkimda söylediler?" deyince Pilatus. Isa. Galife'ye gittigini ve orada onu görebileceklerini söyler. Oradan hemen kan ve su çikar. Fakat bütün halk. onlara. Petrus'un olumlu cevabi üzerine Isa ona. iman etmeyenlerin ise cehenneme gidecegini bildirir. Bunun üzer ine Pilatus'un "Öyleyse sen kral misin?" sorusuna Isa. sirkeye batirilmis bir süngeri kamisa takar ve "Bakalim Ilya onu kurtarmak için gelecek mi?" diyerek Içmesi için ona verir. Ogul ve Kutsal Ruh adiyle vaftiz edin. Yahudilerin âdeti üzerine onu kokulu otla rla beraber kefene sarip mezara koyarlar. Pilatus. Petrus'u. Fakat Isa. siz gidip bütün milletle sakirt edin. ona alikonmus olur" der . Saat 6'dan 9'a kadar bütün dünyay a karanlik çöker. sakirtlerinin yanina gelir. onlarin hepsine söyle h itap eder: "Gökde ve yeryüzünde bütün hâkimiyet bana verildi. havarilerine günahlari affetme yetkisi vermis olur. Iste ben.[366] Isa'nin haça gerilmesi istenir. A in ülkesi hakkinda konusur. üzerine tükürür ve kamisla basina vururlar.[369] Isa'nin cesedini ka bre koymak. ona secde ederler. "Size selâmet. "Evet. Kimin günahlarini b agislarsaniz. onlara iman edip vaftiz olanlarin kurtulacagini. Isa'nin mezarini görmeye geli rler. onlara teslim eder. onun dogru bir adam oldugunu. kardeslerine Galile'ye gitmelerini söylemelerini ve onu orada görebileceklerini bildirir. Kirene'li Simon haçi tasimaya zorlanir. Isa'ya inananlarin cinleri kovac . Fakat bazilari süpheye düser. Onlar da sevinçte sakirtlere haber vermek için kosarlar. Daha sonra da elbiselerini giydirir. ona bagislanmis olur ve kimin alikorsaniz.[368] Isa'nin bacaklarinin kirilmasi istenir. Galile'ye. ülkesinin bu dünyada olmadigini söyler. Isa'nin tayin ettigi daga giderler. Baba. Orada bulunanlardan bazisi. Sonra diz çöküp " Selâm sana ey Yahudilerin.

Bunun yaninda "Ben ve Baba biriz". "Allah'in Kuzusu". Zekeriya. Halk. "peygamber".[379] Yüce Allah. bu durum karsisinda sasirir. Ayrica o.aklarini. 40-41) denilmektedir. adini Meryem koyar. Secde et. Meryem. "Yahudilerin Krali". ve kendi koydugu yaratilis kanunlarinin üstüne çikabilecegini göstermis olacakti. ir-kilir ve ondan Allah' a siginir. ona söyle seslenir: "Ey Mer yem! Allah. Zekeriya. bir sonraki konuda görülecegi gibi.[375] Yukarida Indilere göre Hz. Hz. Hz. Cebrail. ". All ah tarafindan riziklandirilir. Böylece Yüce Allah. baska baska dille rde konusmaya baslarlar. havarilerin ögrettikleri sekilde bir cemaat halinde yasamaya baslar lar. "Kral" . Hz. onun bu tarihten 4.[378] Hz. Diger yandan Inciller'de. "Mesih". kendisinin Allah'in ona bir erkek çocuk verecegini müjdelemek üzer . Bu durum Ö'nun kudretinin bir t ecellisi olacak. ona. "Yusuf oglu". temiz. O an gelir. Petrus. bunu aliskanlik haline getirmis ve bundaki ilâhî kudreti görme basîretini kaybetmis olanlar için ayri bir imtihan konusu hal ine gelecekti. Ey Meryem! Rabbtn divanina dur.. Meryem'le Yusuf nisanli gösterilmekte ve beraber yasadiklari yer alma ktadir. beni göndereni kabul eder. bununla yaratmanin bütün çesitlerini bildigini[381]. göge yükselip Baba'nin sagina oturur. "Al lah tarafindan" cevabini alir. Zekeriya'ya ve rilir/ Adaga uyularak Meryem Ma'bede konulur. ellerine yilan alabileceklerini. Hepsi Ku tsal Ruh'la dolar. Bir gün melek. Bir peygamberi peygamber oldugu için kabul eden. Isa'nin dogum tarihi Miladî Takvim'in baslangici sayilmis ve bu tarih sifir (0 ) olarak alinmistir. Hz. Isa-Mesîh namina vaftiz olmalarini söyler. faziletli olarak büyür ve annesinin duasina uygun her çesit kötülükl erden uzak tertemiz bir sahsiyete ulasir. Isa'nin Meryem'e Kutsal Ruh'la ilkah edilecegini bildirirken. " Adem oglu" seklinde de Indilerde nitelendirilmektedir. "Davud oglu". Ayrica o. "Baba'nin bende ve benim Baba' da oldugum"[376] gibi ifadelere de rastlanmaktadir. 6 veya 10 sene önce dogdugu tesbit edilmistir. Böylece ilk Hiristiyanlar. bu kimden diye sordugunda. onlara bir k onusma yapar. Meryem. Isa'nin gerçek sahsiyeti. Matta Incil'inde. [377] b. Bu gibi deyimler ve bir kisim ifadeler. "Rab". Meryem'i önemli bir durum için hazirliyordu. Isa'nin annesi Meryem bunlar dan "Âl-i Imrân"a mensuptur. Onlara Kutsal Ruh'u gönderir. Hiristiyan kaynaklarinda Anna) hamile kalir ve karnindakini Allah'a adar. Ancak. Bir kizi olur. Hz. Rüku edenlerle birlikte rükû1 et". Meryem'in himayesi Hz. Hz. Kutsal Ruh'un kendilerine verdigi sözlere göre. peygamber karsiligini alacaktir" (Matta. oraya her geldiginde Meryem'in yi yecegini hazir bulur.. tevbe etmelerini. zehir içerlerse ölmeyeceklerini ve hasta iyilestirme gibi mu'cizelere sahip olacaklarini haber verir. "k udretli bir peygamber" olarak da belirtilmektedir. O nu ve soyunu korumasi için Allah'a dua eder. Cebrail. Âdem'in anasiz-babasiz yaratilmasindaki hikmet tekrarlanacak[ 380]. Meryem'e insan seklinde görünür. Benî Isrâîl'den Imrân'in karisi (Islâm kaynaklarinda Hanne. orada hayatini ibadetle geçirir. Bunlari söyledikten s onra Isa. anali-babali yaratilmaya iyice alismis.beni kabul eden. iffetli. Isa'nin hayati özetlendi. Isa Kur'ân-i Kerîm'de adi geçen dört seçkin aile vardir. Indilerde Hz. daha sonra yapilan hesaplamalara göre. hem de "Insanoglu" deyimleri kullanilmaktadir. Kur'ân-i Kerîm'de en açik ve aslina uygun sekilde yer a lmaktadir. seni seçip temizledi ve seni dünyalarin kadinlarina üstün kildi.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hz. Isa için hem "Allah 'in Oglu".. Isa'nin sahsiyeti konusunda büyük bir karisiklik meydana getirmektedir.

Tevrat'i ve Incil'i ögretecektir. Meryem. Çünkü Allah. "Ilâhî ni'mete ermis" ve "salihler-den" olarak nitelend irilen Hz. baska birini öldürmüslerdir. Isa sanarak ona ben zeyen baska birini yakalayip çarmiha gererler. Meryem'e ulastirdigi kelimesi ve O'nda n bir ruhtur. bir hurma agacinin altinda. Ona kitabi. fakat Israilogullari. Bunu kalblerinde kanaat h asil olmasi için isterler. Isa'ya su soruyu soracagini ve alacagi cevabi temsîlî olarak söyle anlatir: "Ey Meryem oglu Isa! Sen mi insanlara. Meryem oglu Isa Mesîh. kendisinin Allah' in kulu ve elçisi oldugunu. O. peygamberleri taniyan.Meryem'e kimse dokunmamistir.. Isa'nin ref'i (yükseltilmesi) olayindan sonra ona inananlar artar. Hz. körlerin gözünü açmak.[386] Benî Isrâîl. Sen yücesin. Isa. yerler. Hz. Allah da onlarin planlarini bosa çikarir[387].. Isa.[392] . bir kismi da üçden biridir diy erek küfre düserler[389]. Hava riler." Meryem dogum yapinca çocugunu alip gelir. yalniz bir tek tanri ir". O. gebe kalinca uzak bir yere çekilir. Isa'nin gerçek sahsiyetini onun Israilogullarina su hitabiyla açiklar: "Ey Israilogullari! Dogrusu ben. Ancak Hiris tiyanlar da.[383] Melekler. diledigini yaratabilir. beni ve annemi Allah'dan baska iki ilah olara k benimseyin". Yüce Allah'i n Hz. sana kendinden bir sözü.. Isa'ya Allah. insanlarla konusacak ve iyilerde n olacaktir. kendisi ne hiç kimse dokun-mamisken bunun nasil vukubulacagini sormasi üzerine Cebrail. demeyin. ona inanmazlar.. çocuk da..[391] Kur'ân. üçtür. hikmeti. Allah'in ona kitap verecegini. Sen sahit ol ki biz teslim olanlariz (Müslümanlariz)" derler." (Âl-i Imrân 45-49).bizi riziklandir. Allah hakkinda ancak gerçegi söyleyin. Incil'e inanirlar.e görevlendirildigini söyler. sen bunu bilirsin. zekât vermek ve annesine iyi davranmakla emredildi gini söyler. Hz. Böylece onun hak peygamber oldugun a inanirlar. Halbuki onlar Isa'yi degil. büyür.[388] Hz. Sen rizik verenlerin en h ayirlisisin" diye dua eder. Onu kinar lar. Allah'a inandik. ad i Meryem oglu Isa olan Mesih'i.. Isa'ya uyarlar. benden önce gelmis olan Tevrat'i dogrulayan ve bende n sonra gelecek ve adi Ahmed olacak bir peygamberi müjdeleyen Allah'in size gönderilm is bir peygamberiyim". insanlara yararli olmak üzere gönderildigini. "Meryem oglu Isa Mesih'i öldürdük" derler . di ledigi de oluverir[382]. Hz. sapitirlar. "Biz Allah'in (dininin) yardimcilariyiz. Zira onlardan bir kismi Hz. peygamberlikle görevlendirilir.. Isa'nin yaninda yer alan havariler. kendisinin iffetli bir kimse oldugunu. Isa'dan bir mu'cize olarak Rabbi nin gökten bir sofra indirip indi-remeyecegini sorarlar. suretten ku yapmak gibi mu'cizeler gösterir. "ol" der. Isa ve havarilerin Allah yolundaki çalismalarini önlemek için Isa'yi öldürme karar verirler. dedin? 'Hasa. bunu n Allah'a kolay oldugunu söyler. ". Allah'a ve elçilerine inanin. Allah'in emirlerini Israilogull arina teblig eder.[384] Kur'ân'da "Allah'in Kelimesi". dogum s ancilari içinde bunaldiginda birisi ona söyle seslenir: "Sakin üzülme! Ttebbin karninda bulunani serefli kilmistir. Onlarin bu taskinliklari karsisinda Yüce Allah söyle buyurur: "Ey Ehl-i Kitap! Dininizde taskinlik etmeyin.[390] Kur'ân. Meryem. burada da kendini göste rir. Onlar. Alacaliyi iyi etmek. Besikte ve yetiskinlikte.. namaz kilmak. Hz.. Be sikteki çocukla nasil konusabileceklerini sorduklarinda.. Allah'in peygamberi. Bütün yaratilislardaki mu'cize.. Allah.[385] Hz. Alla h'in birligini bilen kimselerdir. Onu Israilog ullarina elçi yapacaktir. Havariler. Israilogulian gibi. Öyle de olur.". ölüleri diriltmek. Sofra iner. Meryem'e Isa'yi söyle müjdeler: "Ey Meryem! Allah. benim için gerçek olmayan bir seyi söylemek be nim haddime degildir! Eger demis olsaydim. bir kismi Allah'in oglu. dünya ve ahirette serefli ve Allah'a yakin kilinan lardan olarak müjdeler. Bu durum karsisinda Meryem. Allah'tan baskalarini tanrilastiran Hiristiyanlari uyarmak üzere. Isa'yi Allah kendi katina yük seltmistir. besikteki çocugun cevap vermesini isaret eder. ana yolu kaybederler.

sonsuz hayata. Bunlar dan bir kismina daha önce yer yer temas edilmisti.Ben. teslis'in üç maddesi etrafinda kümelenmektedir. ikinc isi Isa ve üçüncüsü de Kutsal Ruh'la. 1. farkli olanlar da vardir. kudretli Baba'ya. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nda açik olarak yer almaz. 3. Yüzyila ait üç bölümlü ve oniki maddeli Havariler Inanç Sistemi su sekildedir: I.Ölülerin dirilecegine. Ancak ilk konsilferde bu konu tartisilmis. 8. Bunlardan ilki Tanri. Bu esaslar .Oradan ölüleri ve dirileri yargilamak üzere inecegine. 12. dolayisiyle Kilise ile ilgilidir. Bir k imsenin Hiristiyanliga girisi. Daha sonraki konsillerde de. 4. üç bölüme ayrilabilmektedir. inanirim.Günahlarin bagislanacagina. 6. vaftiz ve iman ikrariyle ol-v maktadir. Bundan dolayi Hiri stiyan inançlari. 11. Tanri'ya. Ancak.3. 2.Pilatus zamaninda çarmiha gerildigine. Bununla beraber Hz. Ancak inançlar konusunda Kilise ler.Üçüncü gün ölüler arasindan dirildigine. mez-heplerarasi ortak konular bulundugu gibi. Yahudi geleneginde tektanricilik hâkim olmasina ragmen böyle bir çevreden çikmis olan Hi ristiyanlikta teslisin yer almasi. Ogul ve Kutsal Ruh ismiyle vaftiz eyleyin"[393] seklinde emir verdigi bilinmektedir. ilk Havariler Konsili'nden baslayarak özellikle 4 ve 5.Ve Kutsal Ruh'a. 10.Baba'nin saginda oturduguna. Hiristiyan inançlarini özet oEa-rak vermekte fayda vardir. Yukarida siralanan oniki madde. Isa'nin havarilere "Baba. öldügüne ve gölmüldügüne. 5. Hiristiyanlikta inanç esaslari üzerinde asirlardir tartismalar yapilmaktadir. III.Teslis (Ekanim-i Selâse) Bu baslik altinda Hiristiyan inançlarinin en önemlisi olan üçleme (teslis) anlatilacakti r. Iznik Konsili'nde (325 tarihinde) Ba ba ve Ogul'un. Yüzyillardaki konsillerde tesbit edilmistir. Iman ikra rina giren esaslar.Bakire Meryem ve Kutsal Ruh'tan dogmus olduguna. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nda teslis kelimesi ve teslise imani açiklayan sarîh (açik) b ir ifadeye rastlanmamaktadir.Göklere yükseldigine. daha önce. 7.Kutsal Kilise'ye. II. Biz burada hemen hemen bütün Hiristiyanlarca kabul edilen Havariler Inanç Sistemi (Havari ler Kredosu) denilen ortak inançlari verecegiz. diger konular yaninda. 9. Isa'nin tanrilastirmasinin teolojik bir sonuc . IV. inançla ilg ili olanlarn bir esasa baglanilmasina çalisilmistir. Istanbul Konsili'nde de (381 tarihinde) Kutsal Ruh'un tanriligi ^ karara baglanmistir. Böylece bugüne kadar kabul edilegelen "teslis inanci" ortaya çikmi stir.ve O'nun biricik oglu Rab Isa'ya.

Tibet'te Om-Ha-Hum seklinde. Böylece aslî bünyesinde bulunmayan teslis inanci. Bu duruma çare bulmak için. ancak ilhamla anlasilabilen bir sirdir. Misir'da Osiris-Isis-Horus. yaraticiligi vardir. Bunlar bir Tanri'nin degisik tezahürleri. en mükemmel ve sonsuz saf bir ruhtur. "izah edilmesi zor. Ruhta bölünme kabiliyeti yoktur. Yunanca üçleme terimi (t . her seyi n yaraticisi ve sahibidir. ruhtur. yayildigi alanda hâkim din. Tanri. Baba'dir. üç ayri tanr rtaya çikarmistir. Tevrat'ta da öyledir. Hiristiyanlara göre. Allah. Hiristiyanliga sonradan giren çok çesitli unsurlardan sad ece birisidir. "izah edilmesi zor. Isa'nin bedeni insan. O da çarmihta kendini feda ederek insanligi kurtarmistir. Indilerden meselâ Yuhanna Incili. sifatlari olarak izah edilmeye çalisilmakt adir. Sonsuzdur. teslise rastlanmaktadir . insani Âdem'den beri devam edip gelen aslî suçtan kurtarmak için oglunu göndermisti r.Baba (Allah): Hiristiyanlikta teslisin ilk ve asil unsuru. Kimse onu göremez (Hiristiyan Kilisesi'ne göre. ru hu tanridir. Bölünmez bir özdür. Mesîh Isa vasita siyle görünmüstür). Ogul ve Kutsal Ruh'un bir ulûhiyeti n üç ayri tezahürü oldugunu ihtiva eden teslis formülü bulunmustur. Sümerlerde Anu-Enlil-Ea. Diger bazi dinle rde ve felsefî-teolojik cereyanlarda. cevherdir. sonsuz gücü. Isa da onun og ludur. Bununla beraber bu dur um. Allah. tek basina insan akliyle degil. Hiristiyanlarin ilk defa bulduklari bir doktrin de degildir. Hiristiyanlara göre. Ogul Tanri ve Kutsal Ruh Tanri". Onda tanrilik bir öz vardir. fakat inani lmasi gerekli bir sir" olarak formüllestirilmistir. Ba ba olarak nitelendirilir. Baba Allah. Allah'in özü sevgidir. Ancak belirtilmelidir ki tesli s. Kutsal Ruh'un da ayri bir ilâhî varlik olarak görülmesi. Allah mukaddes üçlüktür. onlarin bazi özellik ve niteliklerini benimsemistir. Bundan dolayi teslis. Çünkü bu cevher. bu sevgiyi biricik oglu Isa'yi insa nlari günahtan kurtarmak için dünyaya göndermekle göstermistir. varligi görülmeyen Allah. Indiler. Ogul. Isa'nin sahsinda insan ile birlesmistir. fakat inanilmasi gereken bir sir" olarak formüle edilmistir. baska bir açiklamada bulunmaz[396]. her seyi görür. Hiristiyanliktan önce. Dört Incil'de de Tanri'nin birligi. O. Hiristiyanlikta Allah. Fakat Allah'da bütün bu özellikler ayri degil. Tanri konusund a yalniz "var idi" der. Baba. sevgidir. inanç ve kültürlerin etkilerinden ku rtulamamis. Kutsal Ruh gibi üç unsurdan olusur: [395] a. Allah'in özü. [397] . her yerde vardir ve her seyi bilir. Tanri . Eski Yunan'da Zeus etrafinda kurulan teslis (Zeu s-Hera-Apollo) dikkati çekmektedir. ilk defa Antakyali Teofilos tarafindan muhtemelen 180 yillarinda kullanilmisti r. Allah. nurdur.u olarak görülmektedir. Üçleme doktrini. yüceligi. Ogu Allah ve Kutsal Ruh Allah olarak görünürse de o yine birdir. Hiristiyan inancina göre "Baba" olarak nitelendirilen Tanri. Insani Tanri ile birlestiren. Yalniz Tanri' nin önsüz-sonsuz oldugundan bahseder. Hiristiyanlarca bu üçlük.[394] Teslisin Unsurlari: Teslis. bir bütün olarak birlesiktir. Baba. Tanri'nin varligi konusunda ayrintili bilgi ve düsünceler ileri sürmez. Hiristiyanlik yayildikça. Hinduizmde Brahma-Visnu-Siv a. "Kutsal Üçlük'ün üç sahsinin herbiri Tann'dir: Baba Tanri. Bunun için de Allah birdir.

ayni zamanda gerçek insandir. 381 tarihinde Istanbul'da toplana n konsilde Kutsal Ruh'un Baba ve Ogul gibi tanri olduguna karar verilmistir. Dolayisiyle eskid en beri Hiristiyanlar. mu'cizeler de katilabilir. özellikle Hicaz Bölgesi Hristiyanlari.b. Bir insanin tanrilastirmasi. dogurulmustur. [398] c. Tann'dan çikm istir. Pavlus. Kadiköy Konsili'nde ise (451'de) Isa'da bir sahisda ayri iki tabiatin bulundugu. ona kul olmak. çesitli mucizeleriyle. onun sahsiyetiyle ilgili tartismalara yolaçaca k Incil ifade ve deyimlerine. Hiristiyanligi. insanlara. Ortodokslar ise Kutsal Ruh 'un Ogul yoluyla Baba'dan çiktigina inanirlar. di-rilen ve göklere yükselen Rab (Kyrios) ol arak tasvir edilmistir. IncIllere göre Isa konusu islenirken. onun tanri kabul edilmesine kadar varmistir. Baba Allah. ana si bakimindan beserî Isa'yi dogurdugu karar altina alinmistir. Kutsal Ruh'un yerine Meryem'i koyarak kurmuslardir. Bakire Meryem'in. hem Baba hem de Ogul'dan çikar. yalniz tarihî bir insan olarak degil. Allah. Ogul." insan seklinde bir ilah"tir. ilk sakirtlerinin gördügü gibi. Isa ise gerçek bir tanri. Isa'da beden-lesmistir . fakat ayri bir mahiyet olarak kabul edilmekt . Böylece "Allah'in Oglu" deyimiyle baslayan ge lisme. Hiristiyanlikta Isa ve Meryem konusunda yazilanlar. Böylece Allah'in inayeti. Aralarindaki mün asebet. dogurulmamistir. sevgi ve merhametini göstermek için. Kutsal Ruh. Bütün bunlara Isa'nin dogumu. dirilmesi ve tanriligiyl a ilgili görüslerine de temas edilmisti. Isa'ya tapinmak.Kutsal Ruh: Hiristiyanlikta teslisin üçüncü unsuru. Baba Allah ile temas kurma ktir. hayatindaki olaganüs tü olaylar.Ogul (Isa Mesîh): Baba. Bazilari. Tanri'nin Anasi. Isa'ya yöneltilen dualarda büyük bir önem tasir. Ancak bu karara Isa 'da tek tabiat bulundugunu. gerçek Allah'dir. "Kyrios" lakabi. Bu yeni görüste Isa. Çünkü o. A llah'in ogludur. O. Hiristiyan teolojisine göre hem muallim . dogmam is. insanlara Isa Mesih va sitasiyle erismistir. Kutsal Ruh birbirinden farkli olarak telâfi edilmistir. O. Baba ile ayni cevherden. ilâhî-beserî iki tabiata sahip bir insan ve Bab a ile ayni cevherden kabul edilmistir. hem ilâhî Rab. Bu "Kyrios" terimi. ayrica Pavlus'un Isa'nin ölümü. Tanri Dogur an (Teotokos). Baba'si tarafindan ilâhî. Çünk . Daha sonra 431'deki Efes Konsili'nde Meryem. Isa Mesih suretinde ya klasmis ve aralarinda yasamistir. hem de kral anlamlarini içinde bulunduran bütün seref unvanlarini ifade e der. Kutsal Ruh. ölmesi ve sonra dirilmesiyle "Tanri" oldugunu göstermistir. peygamberde görülen mu'cizelerin Allah'a degil de o ins ana verilmesinden kaynaklandigi gibi. tarihte benzeri görülen olaylardan da etkilenmi s olabilir. teslisi. Oglu Isa ise dogmus. Hiristiyanlikta Isa. Baba ile ayni cevherdendir ve Baba gibi mükemmeldir. içinde yine Isa bulunmakla b eraber. ölen. ilâhî Rab olarak kabul ettikleri Isa Mesîh'e dua veya onun adiy le Tanriya niyaz ettiler. Kat oliklere göre Kutsal Ruh. "Kris-toloji" ve "MariyolojI" diye adlandirilan iki ayri bilim dalinin olusmasina yol açmistir. Kutsal Ruh'tur. 381'de Istanbul'da toplanan konsilde söyle açiklanmistir: Tanri Baba. merkezi Isa'nin insani kurtaran ölümü olan bir sir dini haline getirmistir (Eski Yunan'daki gibi). yani onda ilâhi tabiatla beserî tabiatin birlestigini sa vunanlar itirazda bulunmus ve daha sonra bu görüs taraftarlari Monofizit olarak adla ndirilmistir.

sonradan ve ihtiyaca göre yazildigini. Baba.S. kanonik olmamakla beraber. öldürücü günahlardan uza olan inanmislarin içinde oturmaktadir. Isa Mesih. Bunlara apokrif metinler denilir. Hadîsler gibi düsünülmesinin gerektigini dile getiren Hiristi yan din bilginleri ve yazarlari bulunmaktadir. 21 mektup. Resullerin Isleri ve Vahiy vardir. Dolayisiyle Hiristiyan Kutsal Kitabi toplam 66 kitaptir. Fail ve müessir Allah. Bunlar III. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nin her iki ana bölümü için Kilisece sahîh (kanonik) görülmemis meti ler bulunmaktadir. ayni zamanda Hiristiyan ligin baslangiç yillari hakkinda da bilgi veren bu yazilardan hangilerinin Hiristi yan Kutsal Kitabi'na (Eski Ahid kismina) alinabilecegi konusunda ilk Kilise yetk ilileri arasinda fikir ayriliklari sürüp gitmisse . Kur'ân gibi degil. Ogul'da bütün dolulugu ile duran ve Ogul'dan Insanlara verilen Ruh Allah'ti r. Kutsal Ruh. Sembolü. Sonuç olarak Hiristiyanlikta Baba Allah. II. Kutsal Ruh. (Bu yazilarin listesi daha önce Yahudi Kutsal Kitabi Tanah tanitilirken verilmisti). Isa'nin söylediklerinin tamami yeralmadigi gibi. yaratici. Bununla beraber Inciller'in Hz. Ayrica. kelime olarak müjde. Yeni Ahit ise 27 kitap ihtiva eder. Baba 'dan çikan. halk seviyesinde ilk Hiristiyan hayat ve düsüncesi ni aksettirmeleri bakimindan önemli bulunmaktadir. Allah gibi her yerdedir. Yunanca Biblia: Kitap) bir bölümü olan Yeni Ahit' te bulunur. Baba bütün islerini bu Mukaddes Ruh ile yapar ve daim a onunla kudretini gösterir. Apokrif metinler üzerinde teo loglar ve mezhepler arasinda tartismalar vardir.edir. Inciller. Yeni Ahid'e giren bu kitaplarin havar ilerden geldigi ve sahîh oldugu kabul edilmektedir. Yeni Ahit'te 4 Incil. Trent Konsili'nde (1548 yilinda) bunlarin sihhati yeniden vurgulanmi stir. Anca k Hiristiyanlarin elindeki Eski Ahit. iyi düsünceler verir. Isa'nin eseri olmadigini. Isa'nin vaftizinde.Inciller "Incil". Papa Damasus'un emriyle Hiristiyan Kutsal Ki tabi'nin Latince'ye çevirisi) alinmis ve sahih görülmüstür. dört gruptur: . [399] 4. Yeni Ahid'in apokrifleri. Yüzyildan sonra Yunanca yazilan 27 kitaptir. 100 yillari arasindaki Yahudi hayat ve düsüncesi yaninda. içindeki kitap sayisi ayni degildir. onun tanriligini açiga vurmak için bir güvercin seklin de üzerine konmustur. tevbe. 39 kitaptan ibarettir. beyaz güvercindir. Isa'ya ait olmayan bazi fikirlerin de yer aldigini kabul eden Hiristiyanlar ve hattâ Hiristiyan din adamlari vardir. onlardan bir doktrin çikarilamayacagini iler i sürmüslerdir. kurtarici ve Kutsal R uh da takdis edicidir. Yüzyil da Yavne'de (Jamnia) toplanan konsilce dahil edilmemistir. Asagi yukari M. tek bir cevherde toplanmis üç ayri sahistir. bunlardan bir kismi Vulgat'a (Jerome tarafindan. Inciller'de. 300-M S. Yeni Ahid'e dahil degildir. bir baska dinin (Yahud iligin) kutsal kitabina kendi kitaplari içinde bölüm olarak yer veren tek örnektir.Ö. Eski Ahid'in Yunanca'ya Yetmisl er Çevirisi'ndeki bazi yazilar. hepsi de ebedîdir. Baba'nin bütün kudret ve iradesini kendinde tasimaktadir. Günümüzde Inc iller'in.de. Kilise'yi Allah'in nimeti ve armaganlariyle doldu rur. Yahudilerin Kutsal Kitabina tahminen M. Eski Ahit adini alir. Kutsal Ruh. Eski Ahit. Protestan liderler. dua v e niyaz ögretir. Hiristiyanlar. azizlere ve iyilere peygamberlerin ve hav arilerin seslerini ilham eder. Ogul ve Kutsal Ruh. Bunlar. bazisi ikinci yüzyila kadar geri giden yazilardir. Kutsal Ruh. Isa v e diger Yeni Ahit sahsiyetleriyle alâkali bu yazilar. Bu yazilar. bunlarin okunmasinda fayda bulunmakla beraber. Diger bölüm. Isa'nin düsüncelerin den uzaklasildigini ileri sürenler de bulunmaktadir. Fakat o. tahminen 4O4'te. Kutsal Ruh. Hiristiyan Kutsa l Kitabi'nin (Kitâb-i Mukaddes: Bible. vaftiz ile insana gelir. Tanah'in Yunanca'ya Yetmisler Çevirisi olmak la beraber. Kilise'yi hatalardan o korur. iyi haber anlamina gelir. budur.

Eldeki Indi lerde Hz. vaft izinin 28. Onlar. Indiler in yaziya geçirilmesi konusu. hizmetinin baslamasinin 30 ve çarmih olayinin 33 yasinda iken oldugu gözönünde bulundurulursa. Metin arastirmalari sonucu çogunlugu olusturan bir kisim bilgin. bilinmeyen noktalari çok olan bir konudur. Markos. Digerleri. Ayrica Indilerin yazilmasinda belirli ölçülerin olmadigi. Sinoptik Indilerin 60-85 yillari arasinda yazildigi düsünülmektedir.Ö. Bazi kaynaklarda ilk Hiristi yanlarin IncIlleri bulundugu kaydedilmektedir. Luka Incili. Ancak Indilerin nasil yazildigi konusunda netlik yoktur. ilk Hiristiya nlarin arasinda çikan fikir ayriliklari dolayisiyle olmustur. Kilise. [400] a. eldeki en eski Incil'in ondan en az 30 sene sonra yazildigi anl asilmaktadir. Sonraki Indilerin yazilmasinda. Hz. daha önce de temas edildigi gibi. Bugünkü Indilerin bilinmeyen kaynaklarinin bunlar arasinda bulundugu ileri sürülmektedir. 3. Pavlus. 4. Dördüncü Incil olan Yuh anna Incili ise 100 yilindan sonra yazilmis olup ilk üç Incil'in yorumlarini da ihti va etmektedir.1. Kilise'nin sahih saymayarak Yeni Ahit disinda biraktigi Indiler ve yazilar arasi . Luka ve Yuhanna Indileridir. Gerçi "b ana verdigin sözleri onlara verdim" (Yuhanna 17:8.Inciller: Bunlardan "Ibranîlere Göre" ve "Tomas Incili" gibi bir kismi. ilk sifahî gelenegi ihtiva eder. Matta daha sonradir. "Protoevangelium". Yuhanna.Vahiyler: Petrus'unki gibi. Bir takim ayriliklara ragm en. ilk üç Incil arasinda benzerlik bulundugundan bunlara Sinoptik Inciller denilir. önceki bazi Indilerde n faydaianildigi yolunda iddialar varsa da bu konuda kesin bir kanaata ulasilamam aktadir.Mektuplar: Isa ile Abgar'in haberlesmesi.14) gibi açiklamalar vardir. Yahudiler ve Romalilari n takibi dolayisiyle. bunlarin kontrol edilmedigi. Bu Incüler. Bu. Kutsal Ruh'un himayesi altinda yazildigi kabul edilmistir. Resullerin Isleri (tahminen Luka'nin) ve Vahiy (Yuhanna'nin vahyi) kitapl arini da sahih sayarak hepsini Yeni Ahid'e dahil etmistir. Yakub ve Yahuda'nin mektupl arini. 2. Petrus. 6 veya 4 yilinda dogdugu. kendi görüslerini desteklemek veya inanmayanlari ikna etmek için böyle bir yola gitmislerdir. en eski Incil'in Markos Incil'i oldugu kanaatine ulasmistir. Eldeki dört Incil.Petrus.Dört Incil Dört Incil. "Marangoz Yusuf'un Tarihi" misal olara k verilebilir. Bunlara "Tomas'm Çocukluk Incili ". Ancak bazi Hiristiyan kaynaklarinda bu Incil metinlerinin üç veya dört defa de gistirildigi de açiklanmaktadir. Isa'nin onlari yazdirdigini belirten ifadelere rastlamak zordur. yazarlarinca korunmak için bazi yerlerde saklanmis veya ele geçirilerek yok edilmistir. In dilerde verilen bilgiler. Matta. ayrica Pavlus. Pavlus'un kayip mektubu. M. Lentuluus' un Mektubu gibi. Ancak üç Incil'in de ele geçmemis Âramca bilinmeyen bir Inc il'e dadandigi kabul edilmektedir. sözlü gelenegin tesbit edildigi. agizdan agiza nakledilen rivayetler halindedir. Isa'nin sakirtleri arasinda okuma yazma bilenler yok denecek kadar azdir. Yuhanna gibi ilerigelen kimselerin yaptiklarini anlatan "Resu llerin Isleri". Isa'nin. Hz. "Nikodemus Incili". Isa'nin çocuklugu ve hayati ile ilgili daha fazla bilgi edinmek gayesiyle umûmî arzu üzerine yazilmistir. bu yüz kadar Incil arasindan birbirlerine en yakin bulunar ak seçilmis ve bunlarin sahîh oldugu. her önüne gelenin Incil yazdigi ve böylece yüz civarinda Incil'in ortaya çiktigi ileri sürülen görüsler endir. il k iki Incil'e dayanmaktadir.

Luka Incilinde Matta Incilinden farkli anlatilir. bir kisim mektup ve kitaplari da Yeni Ahit adi altinda toplayarak kesin bir kutsal metin bulunmamasi eksikligini gidermek istemistir. Luka 1:47. dördüncüsünde yeralmaz. 6. bizzat Hz. Bu y azilar. Yuhanna VH/42). A ncak bunlar. Halbuki Yeni Ahit metinleri Yunanca'dir (Eldeki en eski Yeni Ahit metinl eri Yunanca'dir). Incili'nin basinda Teofilos adli bir dostuna hitap eder. dört Incil arasinda sadece bir tanesinde bulunup ötekilerde bulunmaz. diger bir yerde de "Kurtarici R ab Mesih" denilmektedir (Bkz. Meselâ Hz. Matta ll/1. 7. Inciller. Markos X:46). Matta'ya göre Yakub'un ogludur (Bkz. Pav-lus'un R omalilara mektubunda Hz. Matta IX: 14. Matta Ili: 3-17. "Âde m oglu" deyimleri kullanilmaktadir. 2. Luka'ya aittir. Luka IV:29 Yuhanna IV:3.Yeni Ahit'in Yazilisi ve Muhtevasi Hakkinda Görüsler Kilise. Luka'ya göre Heli'nin. Bu Indiler. Hattâ metin incelemeleri sonucu. Isa'dan sonra bir peygamber gelecegini bildirmektedir.Hz.Luka Incili'nde bir yerde "Kurtaricim Allah".15).Markos Incili'nde "Incil".nda Ebionitlerin Incili ve Barnaba Incili meshurdur. Markos Vl:4. 5. Markos II: 18). M arkos ve Luka'da mevcut iken Yuhanna'da yoktur (Bkz. 8. Isa'nin söyleyip yazdirttigi sözler degildir. Isa'ya degil. Luka ll i:23. Luka III: 21-22. tabiî ki Hz.Matta'ya göre oruçlu olup Hz Isa'ya soru soranlar Yuhan-na'nin talebeleri. Isa'nin Allah'in kulu ve resulü oldugunu. hem de "Yusuf oglu". Bazen de üç Incil'de yeralan bir bi lgi. Markos 1:14. Matta XX:30. 3. Isa'ya dayanmamaktadir. Yuhan-na'ya göre Yahudiye'dir (Bkz. e n kuvvetli Incil olarak kabul edilen Luka Incili'nin bazi bölümlerinin ona ait olmadi gi da ortaya çikmistir. 43-45). gözlerinin açilmasi için basvurmustur (Bkz. Matta ve Luka'ya göre Isa Bethlehem'de dogmustur (Bkz. diger bir yerde de "Allah'in Incili" denilmektedir (Bkz. çarmiha gerilenin o olmadigini ve Hz.Luka IV/4.Bir Incil'de bulunan bilgi. Markos ve Yuhanna'da bu konuda bir açiklik bulunmamaktadir ve Isa'nin Galile'den geldigi bel irtilmektedir (Bkz. Allah'a ("Allah'in Incili" seklinde). Bazen bir bilgi. Markos 'a göre Yazicilar ve Ferisîlerdir (Bkz. Markos'a göre bir kör. Inciller yaninda. Ârâmca konusma ta idi. Romalilara 1:8-10). 4:1). Markos 1/9. Markos I: 9-12. Allah'in birlig ini. Isa için sik sik hem "Allah'in oglu". kendisine Matta'ya göre iki. Meselâ Luka.Ilk üç Incil'e göre Hz. ayni Markos Incili'nde bir yerde "Isa M esih'in Incili". 1:14). belirli bir senetle Hz. Matta XIII: 54-58. Isa'nin nesebi. Isa'nin Vaftizci Yahya tarafindan vaftizi Matta. "Davud oglu". Hz. Matta I: 16). 11:11). Ayrica. [40 1] b. Markos 1:1. 4. Bunla rda verilen bilgilerle Kur'ân'da verilen bilgiler arasinda uygunluk görülmektedir. . onun için yazdigini açiklar[402]. Meryem' in kocasi Yusuf. Simdi Yeni Ahid'i olusturan kitaplarda çeliski gibi görünen ve farklilik gösteren hususl ardan birkaç misal olarak verilecektir: 1. Çünkü o. ötekinde yoktur. Isa'nin esas memleketi Galile. Isa'ya nisbet edilir ("Oglumun Incili" seklinde) (Bkz. Isa ErIha memleketinden çiktiginda.Hz.Hz. ilâh olmadigini.

Digerlerine bakildiginda. Incilini. IV:1-3). 13.Kilise Kilise. Yu hanna'da ise hapisten önce basladigi kaydedilmektedir (Bkz. Nihayet IV. onlarin bi rbirleriyle ve kendi içinde çeliskiler. uygun yerlerde t oplaniyorlardi. meclis . Kutsal Ruh vasitasiyle ilâhî güçle dolmustu. 12. Bu kelime. Ilk Kilise. Matta lll:4. Matta XXI: 5. bir b aska yerde de yiyip içmedigi söylenmektedir {Bkz. birbiriyle çelisen açiklamalar bulunm aktadir (Bkz. farkli açiklamalarla dolu oldu gu. konuyla ilgili farkli anlatimlar göze çarpmaktadi r (Bkz. I . Yuhanna XIII: 26. ya onunki veya digerlerininki dogru degildir. Luka. Kut sal Ruh'un Kudüs'te ilk Hiristiyan toplulugu üzerine dökülmesi sonucu meydana gelen Kili se'nin basi oldu. 10. Isa'nin çarmihta ölmesi ve tekrar dirilisinden sonraki Pentakost günü. En kuvvetli Incil sayilan Luka Incilinin yazari. Luka ile Yuhanna Indilerinde ise bu konuda bir s ey yeralmamaktadir. bazen birinde bulunan bir anlatimin ötekinde bulunmadigi göze çarpmaktadir. Matta XVIII: 1-14. Kilise özel mülküne kavusunca Kiliselerde oldu. diger Indileri inceleyerek yazdigini en basta söylemekte dir. Ilk Hiristiyanlarin ibadet ettikleri ayri bir yer yoktu. 14. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nin sonradan ve insan tarafindan yazildigi. baslayan yeni devrenin ilk nüvesiydi. Markos X:35-40). Daha sonra bu toplanmalar. cemaat anlamindadir.Matta'da Yahya'nin (Hz. tutarsizliklar. Onlarin lideri Petr us'tu. Pavlus'un talebesi-dir ve ha varilerden degildir. Petrus. Hz. Isa'ya göre 12 Havari. çesitli dilleri konusur olmuslardi. Isa'nin yolun u benimsemis olanlarin bir yerde meydana getirdigi topluluk.9. fark li sekillerde yorumlandigi ve degisiklige ugradigi anlasilmaktadir. XI: 18-19). diger Inciller'de ise eli Isa'nin eliyle beraber sofraya uzanan kimsedir (Bkz. Yuhanna Incilinde Isa'nin lokmayi batirip kendisine verdigi ki msedir. onlar.Inciller'de Tanri'yi görme konusunda farkli. Luka XIX: 30-35. Yuhanna V: 37. Bu. Yuhanna Xll:14). Markos IX: 1-8). Markos XIV: 20.000 ki si katildi. bindirilmesi seklinde birbirine t ezat teskil eden ifadeler yaninda. O gün. Yüzyilda ma'betli devre baslamis ve Hiristiyanlar Kilise adini verdikleri yapilarda ibadetlerini yapma imkâni bulmuslardi. "Kilise" diye adlan dirilmistir. Yahya) bir yerde çekirge ve yaban baligi yedigi. Matta XX: 20-22. Markos Xl:7. Isa'nin görevi Vaftizci Yahya hapse atildiktan sonra. yazar in kendi görüslerini aksettirdigi ilk bakista anlasilmaktadir. Onlar. Incili'ni Pavlus'un telkinleri dogrultusund a yazmistir. Sonralari ibadet yeri için de kullanilmistir.Zebedi'nin zevcesi Meryem'in Mesih'e gelmesi konusu. Matta ve Markos'ta fark li bir sekilde anlatilmaktadir. Matta IV:12-17. Yunanca "eklesya" (ecclesia) kelimesinden gelmektedir. XIV: 7-9.Kudüs'e giderken Hz. Bütün bunl arin yaninda onlarin muhteva ve ifade tarzi bakimindan insan eseri oldugu. O. [403] 5.Havarilerden Isa'yi ele verecek kimsenin tarifi Indilerde farkli olarak zikr edilmektedir. Cemaata 3.Matta ve Markos'ta Hz. Yuhanna Ili: 22-26. Ancak diger Indilerle Luka Incili arasindaki farklar gözönünde bulundurulursa. (Bkz. Isa'nin sipaya binmesi. Böylece Kilise'nin.Kilise ve Âyinler a. Matta XXVI: 23 Luka XXII: 21) 11. Markos 1:14-15. Bu gibi çeliskilerin ve farkliliklarin Allah'a nisbet edilen bir kitapta bulunmaya cagina ve bir peygamberin kendini tanrilastirip Tanri'yi da in-sanlastirmayacagi na göre.

aksam olmak üzere ikiye indirilmistir. Nihayet 1054'te Roma Papa'sinin Istanbul Patrigini afaroz etmesiyle kesin bölünm e ortaya çikti. Kadiköy (Kalkedon) Konsili'ni digerleri takip etti. Mesîh'in gerçek bi r tanri ve iki tabiata sahip bir insan oldugu kararina varildi. Dogu ve Bati Kiliselerinin ayrilmasina yolaçti. Petrus ve Pavlus. 381'de Istanbul'da toplanan ikinci Konsilde Kutsal Ruh'un da Baba ve Ogul'la ayn i cevherden oldugu. Bati Kilisesi de Katolik adini aldi. çesit li vesilelerle haç çikarirlar. dinî âyin ve törenler i. Konstantin. bu konsilde alinan kararlari kabul etmediler ve ayrildila r. Pavlus. O günden sonra Isa'nin Kilise'de hazir bulunduguna inanildi. geleneginin havarilere dayandigini ileri sürüyor ve kendi dinî konular ini halletmek için özel konsiller (sinod'lar) olusturuyordu. çanla olur. Kilisenin sembolü. önce kati bir Hiristiyan düsmani iken. 325'de Iznik'te toplanan konsilde. haftalik ve yil liktir. öncedeo günde yedi defa yapilmakta iken. Bu konsilde Isa'nin iki tabiata (insanî ve ilâhî) s ahip olma konusunda önceki konsilde halledilemeyen hususlara yeni açiklamalar getiri lerek karar altina alindi. Bu cemaatlar. Bunun için 451'de Kadiköy Kon-sili toplandi. 1. Bunun sonucu Protestanlik ortaya çikti. Ancak Isa'da insanî ve ilâhî iki tabiatin birlestigini savu nanlar (Monofizitler). Isa'nin mahluk oldugunu savunan Aryüsçülere karsi. çe sitli yerlere giderek oralarda cemaatlar olusturdu. âyin ve ibâdet usulü ile doktrinde gerginlik var di. Roma'da öldürüldü. günlük. Zaten asirlarca dogu ile bati arasinda üstünlük. Böylece çesitli Kiliseler dogdu. bir mezhep görünüsü kazandi. Bakire Meryem'in Tanri'nin Anasi oldugu. Konsil'de Kutsal Ruh'un kimden çiktigi ve Roma Kilisesi'nin otoritesi gibi konular tartisildi. kiliselerde cemaatla ve papaz nezaretinde yapilir.sa'nin bedenî hatirasiyle degil. "haç"tir. 431'de Efes Konsili'nde.Ibadet Hiristiyanlikta ibadet. Yüzyilda Bati Kilisesi kendi içinde bir defa daha bölündü. Ancak bu konsild e Isa'nin insanlik ve tanrilik unsurlarinin birlesme konusu halledilemedi. ibadet islerini yürütmek üzere birer idareci seçti. Baba'nin Oglu olarak onunla ayni cevherden geldigini ileri süre nlerin görüsü kabul edildi. Basta Petrus ve Pavlus. bu idareciler. XVI. IV. [404] b. Her Kilise. Görüs ayriliklari ortaya çikti. 869'da Istanbul'da yapilan 8. Bu sirada mahallî Kiliseler de kurulmustu. Dogu Kilisesi Ortodoks. Kilise. ilk Hiristiyanlar. Böylece konsiller devresi baslami s oldu.Günlük Ibadet: Ibadet. Yüzyilda Hiristiyanliga ser bestlik taniyip görüs ayriliklarini gidermek istedi. Bunun la beraber ferdî dua ve "oruç" da vardir. Roma Kilisesi' nin bütün Hiristiyanligi temsil ettigi iddiasina yolaçti. Onlarin mezarinin Roma'da bulunmasi. Bu tartismalar. sonralari sab ah.Ibadet ve Âyinler ba. Böylece Hiristiyan dünyasinda ilk ciddî bölünme ortaya çikmis oldu. Ibadete çagri. Daha sonra Hiristiyanligin Yahudi olmayanlar arasinda yayilmasinda büyük rol oynadi. Hiristiyanlar. ruhban sinifinin b aslangici oldu. I sa'nin tanriligini. Çünkü reform hareketleri basl sti. bundan dolayi onun da ilah sayilmasi gerektigi kararlastiril di. Her Kili se. kendinin hakli oldugunu. Ibadetler. ma'nevî varligiyle bütünlesmis oldugu kabuf edilmisti. 32 yilinda Sam yolunda Isa'yi ma' nen gördügünü iddia ederek Hiristiyan oldu. toplu ibadetleri ferdî ibadetten üs .

24 Aralik aksami Hiristiyanlarin kilisede âyinle ve evlerinde yaptiklari kutsal gece eglencesiyle baslar. .Yillik Ibadet (Noel. IV. iklime ve hayat sartlarina göre ayarlanir. Hiristiyanlikta Pazar Gününe verilen önem. Kilise yili. Meryemana Gönü): Bayram ve anma günü seklindedir. Aziz Nikolas ile. bu günün Hz.Noel devri : Isa'nin dogum günü. kilisede senlikler yapilir. Kiliseye. Ayrica ilâhîler söylenir. bir Kiiise'ye kayitlidir. Bu putper st Roma bayrami. Romalilarin Iran'dan aldiklari Mitra Dini'n deki ölümsüz Günes Tanrisi'nin dogum günü bayramini Isa için kullanmaya basladilar. belli bir tarihin yildönümü olmaktan daha çok. kutlanmistir. 336'da. eglenceli uygulamalar. Noel gecesi çocuklara h ediyeler dagittigina inanilan efsanevî bir kisidir. Meselâ Noel sabittir.Büyük Paskalya Oruç Hazirligi. vaazlar verilir. "Noel Baba" arasinda bir ilgi olmadigi gibi Miladî takvim yili baslangici olan yi lbasi ile Noel Bayrami'nm da bir ilgisi yoktur. sabah ve aksam ibadeti papaz nezaretinde kilisede yapil r. dinî o lmaktan çikip tamamen folklorik bir mahiyet almistir. Soylulara. temiz olarak gelmeye itina gösterir. insanlara bir "Isik " getiren "Tann'nin Oglu"nun. Roma'da. 3. dua e dilir. "beliris" anlamindadir. 2. 2. Bu ibadete katilmak. Bazi bayramlarin günü sabittir. Ikinci b ayram günü olan 26 Aralik'ta genellikle misafirler agirlanir. 4. ziyafetler verilir. Aslinda Isa'nin dogum yili ve günü kesin ol arak bilinmemektedir. mutlaka kilisede ve papaz nez aretinde olur. Paskalya. Noel Baba.tün gördügü için. Noel ile ilgili ve onun devami olarak kutlanan diger bir Hiristiyan bayrami Epi fani'dir (Epiphanie). Paskalya ise 22 Mar t-19 Nisan arasinda bir Pazar Günü yapilir ve hersene yeniden tesbit edilir. Pazar Günü. Bu kelime "görünme". Epifani. Isa'nin dirilis günü olarak kabul edi mesinden kaynaklanir. Katoliklerde mecburî. 3. mecburî olmasa da. normal yildan farklidir. Yillik ibadetlere birkaç misal: Noel : Isa'nin dogusunun hatirasina yapilan bir bayramdir. Pazar günü yapilan ibadetin Hiristiyanlar için büyük Önemi vardir. digerle rinde farklidir. Ibadet saatleri. sabah ve aksam olmak üzere iki vakitte yapilir.Advent devri: Isa'nin dogum gününü hazirlayan dört haftalik bir tevbe zamani. Bu. Dogu ve Ermeni Kilisesi'nde 6 Ocak'tadir. Bu gün kutlanan Noel gecesiyle ilgili olarak yapilan çamli. 21-31 Aralik tarihleri arasinda kutlaniyordu. Her Hiristiyan. Kilise yilinda genellikle dört devre bulunur: 1. Haç Yortusu.Paskalya devri. Bunu Kilise'ye bagliligin bir isareti olarak kabuf eder. Hiristiyanlikta Noel. Yüzyilda baslamistir. Pazar ibadetinde Hiristiyan Kutsal Kitabi'ndan parçalar okunur. ha staneler ve kimsesiz çocuklar ziyaret edilir. Bu ibadetlerde Hiri stiyan Kutsal Kitabi'ndan parçalar okunur. Hiristiyanlar. yeryüzünde Tanri'nin ci-simlesmis bir sekli olarak görünme sidir. bazilari her yil yeniden tesbit edilir. Ekmek-Sarap Âyîni (Evharistiya) ile Isa'nin ma'nevî vücudu na istirak edilmis olunacagina inanilir. Isa'nin dogumunun kut lanmasi Bati'da 25 Aralik'ta. Bu ibadet. Ilk Noel. 25 Aralik sabahi ise.Haftalik ibadet: Pazar günü. Çünkü he r Hiristiyan. gerçek bir sahsiyet degildir. Hiristiyanligin ilk üç yüzy ilinda böyle bir gelenek yoktur. Noel. ilâhîler söylenir. Öyle mezhep vardir ki senede birkaç defa Pazar ibadetine katilmayi yeterli görür.

Ürdün nehrinde v aftiz esnasinda. Paskalya. Hiri stiyanligin ilk devirlerindeki Yahudi Pesah bayramina denk olan bir bayramdir. T anri ile insan arasinda hiçbir seyi kabul etmemekte ve bunlarin hepsini reddetmekte dir. Gregoryen Erme ni Kilisesi'nde. Isa'nin Betlehem'de {Beyt Lahim). Meryemana Günü : Meryem'in günahsizligini. Vaftiz olmak. bunlardan altisini. Katolik ve Ortodoks Kiliseler.çobanlara çocuk Isa'nin görünmesidir. Protestanlar hariç. Latin (Katolik) haçinin alttaki kolu digerlerin den uzundur. (Sakrament. P rotestanlar ise iki tanesini benimsedi. birlikte 6 Ocak'ta kut lanmaktadir. Noel'inkine baglanmisti r. Kiliseler birbirinden ayrildikta n sonra. Ba ti'da. Baslangiçta bu bayram.Isa tarafi ndan konuldugu kabul edilir. Kilise tes kilatinin yerlesmeye basladigi sirada kiliselerde özel bir Paskalya günü kabul edildi. Ortodoks haçinin ko llari genellikle birbirine esittir. mezarlarinda. Isa'nin dogumunu. kutlamalari Hiristiyanliga da geçmis. Gregoryen Ermeniler. âyin anlamina gel ir. yedi sakrament kabul etti. eski inanç ve kültürlere ait ve onlarin karakteris tigi olan ölen ve dirilen tanri bayramlari. Is a'nin çarmih olayindan sonra haç. Hiristiyanlik öncesi devrelerde de çesitli milletlerde haç sembolü vardir. Hiristiyan olmak da . Katolik ve O rtodokslar. Isa tarafindan konuldugunu açikladigi yedi "sakrament"! bild irdi ve onlardan buna uymalarini istedi. üzerlerinde bulundurmaktadi r. Ogul. Yunanca "paskhalia"dan gelir. Hiristiyan olmanin ilk sartidir.Âyinler (Sakramentler) Kilise. "Tanriligini açiklamasi" h atirasina kutlanmistir. Noel ile Epifani. bayramlar ve ilâhîler tahsis ederler. [405] bb. Paskalya : Ibranîce geçis anlamina gelen "pesah". Sonradan kutlanma günü ve sekillerinde Kiliseler arasinda ayriliklar olmustur. O zaman Hiristiyanlar. Kutsal . Isa gibi Meryem'in de günahsiz oludug unu kabul ederler. Bu sakramentler sunlardir: 1. Kana'da bir dügünde kendini göstermesi. Daha sonra Isa'nin vaftizinin hatirasina kutlanan bir ba yram olmustur. sünnetini ve "Tanriligini" da hatirlatmaktadi r. baslangiçta oldugu gibi. Epifani 6 Ocak'ta. lekesizliglini. Hiristiyanlari diger dinlerin mensuplarindan ayira n bir sembol haline gelmistir. Noel 25 Aralik'ta. Advent devresine dahil oldugund an anilma günü yildan yila degisir. ona öz el dualar. mensuplarina. Önceleri bu bayram. ahlâkliligini ve iffetini ta nitmak için Roma'da 1477'de baslatilan bir anma günüdür. Vaftiz âyini. Isa'nin ma'nevî vücuduna istirak edisi. Baba. Vaftiz. Bu. bir bayram baslatilmistir. birbirine dik iki agaç ve benzeri seylerden meydana gelen sekle deni lmektedir. yol kavsaklarinda. Dogu Kilisesi Için çok önem lidir. Dogu Kiliseleri'nde.Vaftiz (bapteme batem) : Sakramentlerin ilki vaftizdir. Insani ebedî ölümden kurtaracagina inanilan Isa'nin yeniden dirilisi olayi Kili se'nin ve her insanin hayatinin merkezi sayilmaktadir. Haç. Aslinda Hiristiyanlik öncesi dönemlere. Hiristiyanlara Isa'nin çarmihta çektigi aci lari ve ölümünü hatirlatmaktadir. Ortodokslar ile Katolikle rin Paskalyalari arasinda tarih bakimindan fark vardir. Haç Yortusu. kutsal sey. Konstantin zamaninda Isa'nin çarmiha gerildigi agaçlarin bulundugu (326 yilinda) savunulmus ve bu olayin hatirasina. bir Kilise'den digerine geçmek de vaftizle olur. Isa'nin Pazar Günü dirilisini her Pazar kutlarlardi.) Zamanla sakramentler konusunda ihtilaf çikti. Unitaryenler ve Kuveykirlar (quakers). Bu sembol. Kutsal Ruh adina yapilir ve Hz. Hi ristiyanî bir sekle bürünmüstür. Bu ani hatirlamak için Hiristiyanlar (Protestanlar hariç) aç sembolünü kiliselerinde. kabul edilen sakramentle-rin sayisinda görüs ayriliklari oldu. Paskalya en büyük Hiristiyan bayramlarindan biridir. Meryem'e büyük saygi duyarlar.

bu benim etimdir diyerek havarilere verdi. Takdis.Ekmek-Sarap Âyini (Euchahsîie: Evharistiya: Ökarist) : Bu âyin. su sepe-lemek ve su dökmek gibi çesitli yollarla vaftiz yapilabilir. çarmiha gerilmeden önce Hz. Bugün de kiliselerde yapilan Evharistiya âyininde verilen ekmek ve sarap. Genellikle küçük yaslarda yapilir. Dogu Kiliseleri'nde vaftizden hemen sonra.Ruh'la yeniden dogusu ifade eder. [406] 6. Vaftiz âyîninin kuvvetlendiril mesidir. kurban olarak nitelendirilir. takdis âyîniyle verilir. pisman olup tevbe ve itirafta bulunursa.Temel Hiristiyan Mezhepleri . Bu âyinde Kiliseler arasinda. Pavlus. 7. farkli bazi noktalar disinda genelikle ayni seyler yapil maktadir. Böylece o. ilk çaglardan beri kutsal sayilmistir. vücudunun çesitli yerlerinin yaglanmasidir. papaz ve piskoposlarin takdîsi âyînidir. Vaftiz yapilacak olanin yasi Kiliselere göre degismektedir. belirli sartlara bagli olarak izin verilmektedir.Rahip Takdisi (Ordre. Evharistiya. Isa. kilisenin bu is için ayrilan yerine götürülür. Bu görevler.Son Yaglama (Extreme-Onction) : Takdis edilen yagin. son aksam yemeginde Hz. Bu sakrament. Hiristiyanlikta önemli sakramentlerden ikincisidir. günahlari affolunur. 3. onu âyîn haline getirdi. Evharistiyayi bir çesit kurban olar ak gördüler. Bir âyîn olarak evlili k. sadece tayinle degil. 2. 6. 4. takdis edilm is bir yagla. ekmegi böldü. Ortodoks Kiliselerinde bosanmaya. bosanmaya kesinlikle izin vermez. Ordo) : Kilise hiyerarsisinin üç üst merhalesinde bulunan diy akos. piskopos tarafindan yapilir. bir "sevap unsuru" olarak görülür. Isa'nin havari lerle yedigi Son Aksam Yemegi'nin hatirasidir. hem de rahat ölüm için hastalara sürülmesi âyînidir. Vaftizsiz ölenin aslî suçt n temizlenmedigi için. V aftiz. genellikle k adinin bagli bulundugu kilisede yapilir. Kilise. Aslî suçun vaftizle giderilebilecegine inanilir. Bazi durumlarda papaz. Önce senede bir defa yapilirken. kilisenin b ir üyesi olur.Kuvvetlendirme (Confirmation: Konfirmasyon): Vaftiz edilen çocugun. bu benim kanim deyip onlara içirdi. kefaret olarak. 5. Bunun için herkesi vaftiz etme. sonra her hafta yapilir oldu. batirmak. itirafta bulunanin günahlarini bagislar. bu olayin yorumu nu yapti. kaybettigi inaye ti yeniden kazanir. Günah isleyen.Eski Hiristiyanlar. Kilise adina affetme yetkisine sa hip papaz. günahkâr öldügü kabul edilir. Sonra bi r kâse içindeki sarap için. bir ideal olarak. parçaladi. ceza takdir edebilir. Evlenme âyînleri. Evharistiya. yiyemeyecek durumda ise dudagina dokundurulur. hem günahlarin b agislanmasi. Orada ona Konfirmasyon Ekmeg i yedirilir.Nikâh (Mariage): Katolik Kilisesi'ne göre nikâh. Yaglanmis çocuk. iki kisinin anlasmasinin Kilise tarafindan takdis edilmesi ve bu çiftin kilis ede mukaddes bir bagla baglanmasidir. Evlilik. Suya daldirmak. bölge ve kültürlerden kaynaklanan. Isa ile Kilise arasindaki çözülmez ruhan asebetin bir sembolü ve bundan dolayi kutsal bir sakramenttir. Yunanca suya batirmak anlamina gelir. Incillere göre. Vaftizle konfirmasyon arasinda yakin bir ilg i bulundugundan bunlarin arka arkaya yapilmasi tercih edilmektedir. ne kadar günahkâr olursa ols un. Katolik ve Ermeni Kiliseleri. günahlarini itiraf eder.Günah Itirafi (Penitence) : Kaybolan vaftiz inayetini yeniden elde etmek için yapi lan âyindir. Tann'nin meydana getirdigi bir kur um sayildigi için. Kisi. Pazar Günü kilisede yapilan bir âyindir. Vaftiz. Kilisele r arasinda vaftiz uygulamasi farklidir. hem sifa. kilisede yapilir. Bati Kiliseler i'nde ise daha sonra yapilmaktadir.

âyîn gibi konulardaki ihtilaflarin ilk asirlardan itib aren basladigindan ve Kadiköy Konsili ile ciddî bölünmelerin ortaya çiktigindan bahse dilmisti. su sekilde siralamak mümkündür: Katolik. onun disinda kurtulus yoktur. sefaatte bulunabilir. 14. Vaftiz. ilk komünyondan sonra herhangi bir vakitte yapilir . göge yükselmistir. p iskoposlar ve rahipler kardinallerden sonra gelmektedir. cenneti. papaza itiraf seklinde olmasi gere kir. Ruhanî reisi Papa'dir. iki tabiat vardir. Baba ve Ogul'dan çikar. Papa'dir.Dînî baskan. aslî suçun içindedir. diger Kiliselerin ruhanî merkezidir ve hepsinde n üstündür. XVI. Bu bölünmelerden sonra orta ya çikan belli basli mezhepleri. [407] a. 11. 9. cehennemlik sayilir. 6. Kutsal Ruh tarafindan sevk ve idare edilmektedir. Petrus'un halefidir. 3. su dökülerek yapilir. Papa. Vatikan Konsili'nde degisik dillerde yapi lmasina izin verilmistir).Kilise. 2. günah degildir. evrenseldir (katolik kelimesi. 4. Evharis-tiya'da {E kmek-Sarap Âyîni'nde) konfirmasyon. 13.Papa.Hiristiyanlar arasinda inanç.Son yargi gününü. Ruhban zümresi evlenemez. Evharistiya Âyîni'nde ekmege maya katilmaz. 12. Adlarina hemen her gün âyîn düzenlenir.Isa'da. 10. Bunun.[408] 8. Roma.Cuma günü et ve yagli yiyecekler yemezler. Daha sonra XI. Kilisede yapilmayan nikâh. Buna karsi kötülüge temayül. Prote stan ve Monofizit. günaha sevkeder h çikarma çok önemlidir. sahîh sayilmaz.Insan. yedi tanedir.Azizler de Tanri katinda sözcü olur. Vaftiz olmadan ölen . Ergenlik çagina giren her Hiristiyanin yilda en az bir defa günah çikartmasi 1215 'de toplanan Lateran KonsiIi'nde karara baglanmistir. 7. cehennemi ve a'rafi kabul ederler.Katolik Mezhebi Hiristiyan dünyasinda en fazla mensubu bulunan bir mezheptir. Onlarin resimleri ve k utsal emanetlerine saygi gösterilir. bugün.Isa gibi Meryem de günahsizdir. Yüzyilda Dogu-Bati kopmasina. Isa'nin vekili Petrus'a baglamaktadir. yanilmaz otoritedir. Papa'yi kardinaller seçer.Âyin dili Latince'dir (1965'deki II. Bosandik tan sonra evlenme zina kabul edilir. aslî suçtan uzaktir. günah çikarma hücresinde. O. Bu mezhep. Bu mezhebin baslica özelli kleri sunlardir: 1. Isa'nin vekili. Meryem. Ortodoks. Inci l'in yorumu Kilise eliyledir.Kutsal Ruh.Gelenek kabul edilir. kendisini Hz. Ilâhî ve insanî. ayni zamanda Vatikan Devleti'nin baskanidir. Kilise. 5. Papa.Sakramentler. Tanri yaninda sefaatta bulunabilir. Hiyerarside. evrensel anlamina gelir). Ruhban sinifi disinda o lanlardan evlenenler bosanamaz. Bogulmus hayvan etini ve kanini mubah görürler.Yirmi bir konsil ve kararlarini kabul ederler. [409] . Yüzyildan sonra da refor m hareketini digerlerinin takip ettigine temas edilmisti.

Günahkâr bir kisi. ba zi sartlara bagli olarak vardir. Istanbul. yanilmazligini kabul etmezler. Roma'nin üstünlük iddiasina karsi Bizans Patr ikligi. Isa'nin vekili oldugunu. Bunlar. Katoliklerden ve diger Hiristiyan mezheplerinden ayrildi klari noktalar genellikle sunlardir: 1.Ikon'lara genis yer verir. bir bedel ödeyerek hatasindan kurtulabilir. Piskoposlar ve Patrikler evlenmez. itiraz eden anlamina gelir. Yüzyilda Martin Luther (1489-1546). vaftizden hemen sonra yapilir. 3. 7. Monofizit Kiliselerle beraber bu sayilanlar. 4. 8.Haçlarinin kollari birbirine esittir. Bu iti . Fener Patr ikligi veya Rum Ortodoks Patrikligi diye de adlandirilir. 10. 1453'ten sonra Rus Ortodoks Kilisesi. Bosanma. Ancak özerk ve kismen özerk Kiliseler de vardir. kendisinin dogru yolda bulundugunu. üstün oldugunu belirtmek üzere bu adi almis tir.Ortodoks Mezhebi Ortodoks. Kutsal Kitap yorumu ve hüküm çikarmayi kendi inhisarinda tutmasi . Rus Ortodoks Kilisesi patriklik halini aldi. Kesisler. [410] c. 5. Sonraki konsilleri ve kararlar ini kabul etmezler. bunu mâlî bir kay nak haline getirmesi. 2. Ancak o.Ilk yedi konsili ve kararlarini kabul ederler.Ibadet. Çok sayida millî kiliseler.Papa'nin üstünlügünü. 1054'deki Dogu-Bati ayriligindan sonra Bizans. dogru görüs/ve inanç anlamina gelir. baskaldiran. Ortodokslarin özellikleri. tek bir " Dogu Kiliseleri" basligi altinda gösterilmektedir. saygi gösterirler (Ikon. bu dört patriklige baglidir. XVI. 6. Istanbul Patrikligi. her ülkenin diliyle yapilir. Iskenderiye. saraba su katarlar. Roma Katolik Kilisesi'nin günahlari bagislamasi. Birbiriyle inanç ve âyînler bakimindan ortak yönleri bulunan birçok Ortodoks Kilise. Meryem ve azizleri tas vir eden. Isa.Ruhanî baskanlari Patrik'tir. Ortodokslugun merkezi olmust ur. Bi zans'a bagli idi.A'rafi kisa bir bekleme yeri olarak kabul ederler.Protestan Mezhebi Protestan kelimesi. kilise ve evlerde bulunan resimlerdir).Papazlar evlenebilir. 9.Evharistiya Âyîni'nde ekmege maya. Kutsal Ru h'un Ogul yoluyla Baba'dan çiktigini ileri sürerler. günah derece sine göre. Istanbul Ortodoks Patrik ligîyle mücadeleye giristi.b. Ortodoks dünyasinda dört büyük patriklik vardir. âyîn dilinin Latince olmasi gibi hususlara karsi çikarak ilk itirazi baslatti. Antakya ve Kudüs'tür. özel bir tarzda yapilmis olan. Sagdan sola haç çikarirlar. 1917'deki Rus Ihtilalinden sonra bundan vazgeçti.Konfirmasyon.

Baba tarafindan yaratildigini. Iznik (325). "A ntakya Patrigi" diye adlandirilarak. Aryus gibi. Sâsânîlere karsi Süryanilerin birlestirilmesi konusunda ikna etmesi sonucu takdis edilen iki piskopostan biri olan Yakob Bar-dayos. 4. Ancak bir Gassâni emiri-nin. Aryüs (tahminen 250-336). böylece bütün beseriyetini kaybettigini ileri sürmüs ve Istanbul Konsili'nde ( 381 yilinda). imparatoru. Kilise'den atilmisti. Isa'nin vücudunun. Patrik. Istanbul. Onlar da. Örnek olar ak Ermeniler. Istanbul (381) ve Efes (431) Konsilleri-ni. mürennim. Kristoloji alaninda Monofizit görüs. 3. onunla ayni cevherden oldugu karara baglandi (Aryüs'e. Iznik Konsili'nde (325 yilinda). Süryanilerin inanç. Isa'nin Baba gibi ezelî ve ona esit. B u iddiayi monoteist gelenekle bagdastirmak gerekiyordu. Yeni patrikleri. bu konsill erde alinan kararlari kabul ederler.Kilise. Petrus'un halefidir.Üçlemeyi üç sifat olarak ifade ederler.Süryaniler. 6. 7.tanrilastirmasindan kaynaklanan. Apollinaryus (tahminen 310-390). Suriye Monofizitlerini teskilatlandirdi. Nestoryus (382-451). Bu üç sifat bir cevherde toplanir ve bir vahdaniy et olusturur. ibadet. Bunlar. Günümüzde Türkiye'de Süryani Kadim Kilisesi'ne bagli olanlarin sayisi 25. Mardin. kiyamet gününden sonra Isa'yla beraber ebedî hayat ve saadete kavusmak ümidiyle yasamak. . Ehl-i Kitap olarak onlara iyi muamele edildi. Alla h'tan hiçbir ser gelmedigine inanirlar. Sam'da seçilmistir.000 civarindadir. herkesi sevmek. onun tanriliginin son radan Baba tarafindan bahsedildigini ileri sürünce. Tanri'nin oglu ol an Isa'nin ezelî olmadigini.Süryaniler'in benimsedigi dinî temel prensipler sunlardir: Allah'a iman. Bununla beraber bu temsil patrigin sahsinda de gil Kilise'dedir. ölüm ve kiyam ete. öteki beserî iki ayri sahis vardi. cennet ve cehenneme. Böylece ikinci bir tanri olmaksizin onun da tanri oldugu karar altina alinmisti. Antakya gibi illerimizde yasarlar. sadece ilâhî tabiata sahip oldugunu savunuyordu. Ancak onun dünyevî bir idarecisi yo ktur. teskilât özellikleri söyledir: 1.. Kalkedon Konsili 'nde karsi görüsün basariya ulasmasi sonucu ayrilan Monofizit Kiliseler üzerinde büyük bir b ski basladi. seytanin insanin düsmani olduguna.Allah'a. Ancak bu defa iki tanri o rtaya çikiyordu. Isa'n in bir tek tabiata. 5.Diyakos-luk : Okuyucu. asirlarca çözümlenememis bir çikis noktasina sahipti. O da Efes Konsili'n e (481 yilinda) ayni akibetle karsilasti..Havarilerden gelme üç dinî rütbe derfecesi vardir: a. bu çeliskiyi gidermek için. basdiyakos. bir baska açiklama getirdi: Isa'da biri ilâhî. 2. meleklere. Eger o gerçekten Tanri ise o zaman nasil gerçek bir insan olabilec ekti?. mürettip. Süryaniler ise Isa'nin insanî varliginin fânîligini ve çür eder. Isa'nin beserî bir beden ve ruha sahip i ken "Logos"un (Kelâm) onun beserî zihnini istilâsi sonucu Isa'nin kusursuz tanriliga sa hip oldugu. Süryanîler de bu kaderi paylasiyorlardi. irade hürriyetine. Misir ve Suriye'nin Müslümanlarin eline geçmesiyle Yâkubilerin yildizlari parladi.. daha sonra Kutsal Ruh'un tanriligini da savunan Athanasyus-tahminen 296 -373-karsi çikmisti).Monofizit olmakla beraber bazi meselelerde Ermeniler'den ayrilirlar. Isa tarafindan kurulmustur ve ebedîdir. ebedî v e çürümekten muaf olduguna inanir. bil im ve kültür hareketlerinde rol aldi. Ancak bu defa Isa'nin Baba Tanriyle belirtilen rabitasi baska bir soruya yolaçti. peygamber ve resullere. diger insanlardan farkli olmamasina ragmen. Bunlara Yakubîler denildi. basdiyakos baskani. vahiyle gelen kitaplara.

10. hayir yerlerine yardim seklindedir. Aralik Perhizi (15-25'inci günleri arasi. Episkos sinifi rahipler ve diyakos baskanligina k adar yükselenler. Thade (Thadeus: 35-43) ile Barthelemy {Bartholemeus:46-60) tarafindan aydinla tildiklarini. Meryemana Oruc u). Diyakosluktan diyakos baskanligina kadar yükselenler. yatsi sünnettir. ögle. An Tanri'nin insanda ne fazla.Ibadet veya sakramentler tartismalidir.Süryanîlerde bosanma olamaz. "aydin latici" anlaminda "Lusavoriç" derler. evlenme.Süryanîler de vaftiz olurlar. Digerlerinden Ninov a orucu da perhiz ve oruç olarak tutulur. hatta patrik de olabilir. Subatta. Pazar ve bayramlarda ruhanîlerin baskanliginda büyük âyînler yapi lir. k arisi ölünce evlenebilir. Agustos Perhizi (10-15'inci günleri arasi.Yillik bes oruç ve perhiz söyledir: Büyük oruç (40 güne Elem Haftasi'nin 7 günü de ekleni Ninova orucu (3 gün.Ruhanîlerden diyakos ve papaz sinifindan olanlar evlenebilir. Vaftizi mâ'nevî. aksam namazlari kilisede topluca kilinir.b. Bu namazlarin dördü farz. eger lâyiksa. karisi ölünce evlenemezler.Günah itirafi Süryanîler'de de ruhanîlere yapilir. metropolit. Aziz Grigor'a. kustuk.Namazda kible Dogu'dur. Ölümünden sonra bu Kili se. vaftiz. ilk Ermeni Kilise-si'ni Eçmiyazin'd e (Rusya'da Erivan yakininda) kurar ve onu 25 yil kadar yönetir. Bu Eçmiyazin Kilisesi'nin Erme niler yaninda önemli bir yeri vardir. Geri kalanlar. c. hep perhiz olarak yerine getirilir. 12. mafiryan (patrik mülhaki). patrik. aksam. kendilerini Incil'in isigi ile aydinlattigi için. sünneti sihhî bir olay olarak görürler. Takdir edilen cezalar yerine getiri lince ilgili ruhanîye haber verilir. Zina. 8. Onlar. Kisi tevbesini ruhanînin huzurund a yapar. tibbî gereklilik ve 3 mu'teber sahidin ifadesi disinda bosanma yoktur. Ülkernizdeki Süryanîler'e.Episkopos-luk: Episkos. Tek evlilik kabul edilir. Onlara göre. ölüm-defin. Maddî ceza. 11. oruç (perhiz). hastanelere. Bu oruçlardan 48 günlük olani hem perhiz hem de oruç olarak tutulur. orucu.Ermeni Kilisesi (Gregoryen Hiristiyanligi) Ermeni genel ismi altinda bilinen toplulukLHiristiyanligin yayildigi ilk yillard a. üçü sünnet sayilmistir. ögle . 13. 3 gün {Hav arilerin orucu sayilir). Isa. ikindi. onun ogullari ve ailesinden gelenlerce yönetilir. Haziran basi perhizi. Karisi ölen bir papaz. Islenen günaha göre maddî-manevî cezal verilir.Kesislik (Papazlik): Kesis. Eçmiyazin'e inmis. Kusluk . kiliselere. Bu Grigor. 301 yilinda da Türk asilli Aziz Grigor'un (Gregoire) öncülügünde toptan Hiri stiyanligi benimsediklerini kabul ederler. Istifa ederse evlenebilirler. toplu olarak Hiristiyanligi il k kabul edenlerden olduklarini ve "ApostolIk" (havarilere ait) bir özellik tasidik larini ileri sürerler. Ermeni Kili . M anevî ceza ise namaz ve oruçla yerine getirilir. itiraf biter. Papaz sinifindan olanlar karisi öldükten sonra evlenemezler . ikindi. geceyarisi. db. Yedi namazin vakitleri sunlardir : Sabah. yatsi. 9. horepiskopos (baspapaz). Hz. Pazar ve bayram günleri disindaki günlerde ibadetler sec deli ve rek'atlidir. ne eksik bir uzuv yaratmadigini ileri sürer ve sünnet o lmayi reddederler. 14. episkop os. Isa'nin dogus bayrami. Ermeniler. No el). Hidirillas). göre sunla rdir : namaz. Komünyonlara önem verilir. Bekâr iken bu rütbeleri alamazlar. Sabah.

varliklarini sürdürmektedir. Isa'n in indigi yer anlamindadir. Istanbul'u aldiktan sonra. Bu görüs karsisinda Isa'da yalniz bir tabiat (ilâhî ve insanî tabiatin birligi) bulund ugunu savunanlar da bulunmaktadir. "katolikos" (milletin temsilcisi anlaminda) diye adlandirilir.Ermeni Kilisesi'nin Merkezi. Hiristiyan Dünyasi'nda. 2. "Türk kokan" bir Hiristiyanlik niteligindedir. genel Hiristiyanlik içinde yer almislardir. Buna ragmen misyoner faaliyetleriyle Türk topraklarinda gözleri olan süper güçler. ayri inanca sahip olmalar i yüzünden çok zulüm görmüsler ve hâkim Hiristiyan unsurlari onlara kendi inançlarini kabul ebilmek. O nlar. Gregoryen Ermeni Kilisesi'nin Özellikleri ve Diger Hiristiyan Kiliselerinden Farkla ri: 1. Istanbul Ermeni Patrikligi'ni kurdurmus (1461 yilinda). Ermeniler kendi iç mes'eleleriyle ugrastiklari jçin.sesi'ni kurmus. Kadiköy Konsili'nde alinan kararlara karsi çikan. onlari kendi içlerinde eritebilmek için her türlü yolu. Gregoryen (kendileri "L usavorçagan" derler) Ermeni Kilisesi olarak bilinegei-mistir. bir dog ma olarak kabul etmezler. Isa'nin insanî tabiatinin ilâhî tabiati içinde eriyerek tek bir tabiat olusturdugunu. 3. daha sonra Katolik ve Ortodoks diye ikiye bölünecek olan. Türklerin hâkimiyeti altinda. Bundan sonra Ermeniler. Ermeniler'e elatmis. Bundan dolayi Eçmiyazin. bu Konsil'e katilamamislardir. EçmIyazin. "Allah'in yegâne mevlûdunun indigi yer" anlamina gelir. Ka lkedon Konsili'nde Isa'da iki tabiat bulundugu (ilâhî ve insanî) karar altina alinmist ir. bir kismi onlari Kato I i ki estirmeye çalisirken. B unlarin basinda da Ermeniler ve Süryanîler gelmektedir. Rumlara verilen hak ve y etkilerin aynisini onlara da vermis.Ruhanî baskan.Gregoryen Ermeni Kilisesi millîdir (Ermenilerde Kilise ve millet bir ve ayni se ydir. bir kismi Protest an yapmaya bir kismi da Türkler'e karsi isyan ettirmeye ugrasmislardi r. Bu ve as agida belirtecegimiz özelliklerinden dolayi hem Katolik hem de Ortodokslarin baski ve zulmüne maruz kalmislardir. onu Dogu ve Bati'daki Kiliselerden müstakil olarak ortaya çikarmisti r. Hiristiyanlard an ayrilmislardir. Ay rica "Kutsal Yag"in yapildigi "Sag El" (Azîz Grigor'un "Sag Eli"). 901 ile 1441 yil lari arasi hariç.Bugün Gregoryen Ermenilerin Eçmiyazin'de (birinci derece) ve Beyrut'ta (ikinci de . Türklere ait bazi özelliklere sahiptir. Hiristiyanligi kabul etmelerinden 451'deki Kalkedon (Kadiköy) Konsili'n e kadar. Bizans hâkimiyeti döneminde. Bu Gregoryen Hiristi yanligi. Hiristiyan Kilisesi için. Bütün kiliselerin millî oldugu kabul edilir. bu sikintidan. bugüne kadar da varligini ve itibarini (Ermeniler arasinda) sürdürmüstür. ilk havarilerde n bazisinin mezari orada bulunduguna inanildigi için Eçmiyazin husûsî bir öneme sahiptir. Daha sonra da ögrendikleri bu kararlari kabul e tmemislerdir. dolayisiyle Isa tarafindan kuruldugunu kabul etmek tedirler. Kurucusu Türk kökenlidir. içice girmistir). Isa'da bir tabiat bu lundugunu kabul eden ve "Monofizit" diye adlandirilan Kiliseler ortaya çikmistir. Isa tarafindan gön derilen havariler tarafindan. Türklerin Malazgirt Zaferi sonucunda Anadolu'ya gelmesiyle ku rtulmuslardir. serbestçe dinî inanç ve badetlerini yerine getirmislerdir. Erivan yakinindaki Eçmiyazin'dedir. Bundan dolayi da Papa'nin liderligini. Kiliselerinin millî özellige sahip oldugunu. Bundan dolayi Gregoryen Hiristiyanligi. Ermeniler. 4. Hiristiyanliklarinin kadîm ve apostolik karakter tasidigini savunan Ermeniler. rahat ve huzur içinde. Kilise'nin Petrus tarafindan degil. din islerinde ve içislerinde onlara serbestli k tanimistir. Türklerin hâkimiyetinde rahat ve huzur içinde varliklarini sürdürmüslerdir . Bugüne kadar Gregoryen Kilisesi'nin varligini sürdürmesi Türkler sayesinde olmustur. metodu denemislerdir. Isa'nin yaydigi Hiristiyanlikta bu özelli gin bulundugunu. ayri bir Hirist iyanligin temsilcisi olmus. Fâtih Sultan Mehmet. Gregoryen Hiristiyan Mezhebi. Ermeniler. E rmeniler'in en yüksek dinî makami olan katolikosluk orada kurulmus. bazi ayriliklarina ragmen. Buna ragmen hâlâ Türkler'in hâkimiyet ve idareleri altinda Ermeniler ve Süryaniler di n hürriyeti içinde serbestçe yasamakta.

ikonlari eski putperest âdeti sayarak reddederler. 17.Isa'da tek tabiat kabul eder (Ilâhî ve insanî tabiatlarin Isa'da birlestigine inani r). Vaftiz edilen. Ayrica vartabetler (akademik unvana sah ip. Kilise'nin günahlari b agislamasi görüsünü reddeder. saraba su katmaz. Ilk üç ko nsilde Isa-Mesîh'in ve Kutsal Ruh'un tanriliginin. Ancak karisi ölen. 12.Filyök (Filioque : Kutsal Ruh'un "ve Ogul'dan" çikmasi mes'elesi) takisini reddeder. 15.Gregoryen Ermeniler çok dikkatli sekilde organize edilmis kilise hiyerarsisine sahiptir. Evlenmis olanlar terfi edemez. 20.Sakramentleri alti kabul eder. Daha sonra da (kendi kendine) olabileceg ini kabul eder. evlenmemis papazlar) bulunur. Istanbul ve Kudüs'te patriklikleri vardir. 5. Katolikler yirmi bir konsili kabul eder). Konfirmasyon ve Evharistiya (Hostie) ayni anda yapilir. 14. 13.Ermeni Kilisesi'nde kanli kurban (hayvan kurbani) vardir. 10. Son Yaglama'yi kabul etmez ve uygulamaz.Ermeniler.Vaftiz. evlenmemek sartiyle yüks elir. 16. 9. dogmatik tarifleri açiklama* yetkisinin de sadece gerçekten ökümenik olan konsiller de oldugunu kabul eder. Tevbe ve iti rafi sakrament olarak alirlar.Papa'ya ait otoriteyi ve onun yanilmazligini kabul etmez. papaz (priest). 19.Zina disinda bosanmaya izin verilmez. Hepsinin saf ve temiz olmasi esas alinir. büyük günahlarda itirafi kabul ede r. fakat hemen olmasinin lüzumuna inanmaz. (Ortodokslar yedi.Dogma'larin izahinda Ermeni Kilisesi.Piskoposlar ve piskopos adaylari evlenemez. Günümüzd e su serpmek veya dökmek seklinde uygulama da vardir (Su kaynatilir ve çocugun anasi tarafindan vaftiz suyunun ilik olup olmadigi kontrol edilir). piskopos (bishop). Ondan sonra yapilan konsilleri kabul etmez.rece) katolikosluklari. Ekmek ve sarabin Isa'nin etiyle kanina dönüstügü inancini kabul etmez.A'raf ve özel bir yargilamayi kabul etmezler. dogmalarin kesin kaynaginin ökümenik konsiller oldugun u ve ökümenik konsil olarak da ilk üç konsili kabul eder.Vaftiz. 11. Papazlarin günah çikarma yetkileri oldugunu kabul etmez. patrik ve katolikos. bazen de d ogar dogmaz nisanlanma (besik kertme) yoluyla evlenme usulü vardir. onun adini alir {Ermenilerde yilin yarisi k utsal gün ve bayramlarla geçmektedir). 7. eski izahlarf titizlikle muhafaza eder. Patrik ve katolikoslar bekârdir. 8. bu lunduklari hiyerarsinin bir üstüne yükselemez.Gregoryen Ermeni Kilisesi. Isa'nin tabiatlarinin birligini n açiklandigina inanirlar. vaft iz günü hangi azîzin bayrami kutlaniyorsa.Evharistiya'da (Ekmek-Sarap Âyini) ekmege maya. 21.Son karar mercii ruhban ve laiklerden olusan meclistir. Evlerinde kutsal bir sey bulundurmazlar. çocuklara yapilir ve tam olarak suya daldirma veya batirmayla olur. Kilise hiyerarsisi söyledir: Diyakos (papaz yardimcisi). 18. . Ermeniler arasinda çok küçük yasta.Kilisece günahlarin bagislanmasini kabul etmez. 6.

Reform hareketinin en hareketli öncüsü. onun bu çikisinin sebepleri olmustur Luther'in bu çikislari ve astigi ferman. Hiristiyan Dünya si'ndaki bu baski ve taassup karsisinda Islâm'in toleransi. Para verenlere. Karsi çikan bilim adamlarini afaro z ediyor ve dinsizlik ile suçluyordu. halktan agir vergiler almakta. Bunlardan bir kismi radikal. Kilise'ye ters düsen bilime ve bi lim adamlarina karsi sert tedbirler almaktaydi. XVI. Istanbul'un alinisi. Amerika ve Ingiltere'nin destek ve himayesiyle de 1847 yilinda Protestan Ermeni Kilisesi re smen tesekkül etmistir. bunu kabul etmemistir. fakat o. . Hiristiyan Dünyasi'nin yikilmaz kabul edilen kalelerinden birinin düsüsü. gruplardir . Engizisyon mahkemelerinde binlerce Insan cez alandirilmisti. Bunun üzerine Papa tarafindan afa-roz edilmis. Neticede Katolik ve Protestan olan Ermeniler ortaya çikmistir. Rönesans baslam is ve bunun akabinde dinde reforma ihtiyaç oldugu gündeme gelmisti. Kilise. bir kismi da Hiristiyanliktan uzaklasmis dinî hareketler. Sen Piyer Kilisesi'nin yapilmasinda para sikintisina düs tü. Kilise. dinî ve daha çok siyasî sebeplerle . Yüzyildan sonra ortaya çikmis ve günümüze kadar gelmis. bütün Almanya'da yayilmis ve çesitli tartismala ra yolaçmistir. diger taraftan da kendi ko ydugu Inançlari zorla kabul ettirmeye çalismaktaydi. Katolik ve Protestan Ermeniler de bulunmaktadir. büyük çogunlugu Istanbul'da olmak üzere. etkili olmustur. Bugün dünyada Gregoryen Ermeniler disinda. bedenî cezalar uygulamaktaydi. V. bütün bunlari "din" adina yapiyordu. Papa ve Konsil'in yanilmazligi aleyhindeki yazilarini reddetmesi i stenmis. O sirada prenslerin baskisindan usanan köylülerin ayaklanip hürriyet istemeleri hareketinde Luther tarafsiz kalmistir. bunlardan vererek. 1517' de Endülüjans satislarina karsi vaaz ederek ve VVittenberg Saray Kilisesi kapisina 9 5 maddelik tezini asarak reform hareketini baslatmistir. Leon. ancak o. Fransa'nin tavassutu ite Istanbul'da 1830'da Katolik Ermeni Kilisesi. Bu sirada bilime büyük önem veren. ma'nevî lütuflar va'det i. bunlarin bugün varligini sürdüren bazilarina geçmeden önce. Mâlî imkânlarini genisletmek için Kilise çesitli yollara basvurmaktaydi. insanlarin uyanmasina vesile oluyordu. bir taraftan Hiristiyanlarin mâlî imkânlarini sömürürken. Katolik Kilisesi. Endülüjans da bunla dan birisi oldu. Endülüjans kâgitlari çikartti. Worms Meclisi'nde imparator tarafindan sorguya çekilmis. bu mezhep ve gruplarin büyük bir kisminin olusumunda rolü olan Reform hareketleri hakkinda kisa bilgi verecegiz . insani dogustan saf ve temiz kabul eden Islâm. Eyalet Beyi'nin arzusu ile Luther. bir Alman rahibi olan Martin Luther'dir. Ancak Hiristiyanliktaki mezhep ve gruplar bunlardan Ibaret degildir bunlarin sayisi yetmisden fazladir. Yüzyilda Papa X. Avrupa'da da kipirdanmalara sebep olmustu. haya lindeki Roma'nin manevî havasini bulamamis ve bizzat içinde bulundugu ruhban teskilâti nin kötülüklerle içice oldugunu görmüstür. Bütün bunlar. bunlara bagli olarak ortaya çikan Kilise ve mezheplere temas edilmisti. 45-50 bi n civarinda "Ermeni" vardir. Reform hareketiyle ve ondan sonra görünmeye baslamistir. bir kismi da. Böylece Papa'nin buyrugunu yakan ilk kisi olmu stur. Biz.[411] e.Gregoryen Ermeniler arasinda misyoner faaliyetleri. Allah'la kul arasinda vasita kabul etmeyen. Bunlari n bir kismi (Ebiyonitler hariç).Diger Bazi Hiristiyan Mezhepleri ve Gruplari Önceki sahifelerde Hiristiyanlar arasindaki görüs ayriliklarina. afaroz em irnamesini halkin gözü önünde yakmistir. Türkiye'de. Roma'ya gittiginde. her tarafta yayilmaktaydi. bilim adam larina saygiyi ön planda tutan.

Katolik Kilisesi'ne karsi baslayan reform hareketi. Luther gibi ayni konu ve problemlerle ugrasanlardan biri de. 5. Luther ile baslayan Reform'un neticeleri söyle özetlenebilir : 1. Isviçre'nin politik durumu. Bu konuda.Hiristiyanlikta temel esas Kitab-i Mukaddes'tir ve ondan herkes istifade edebi lir. Almanlar için Kitab-i Mukadd es'i Almanca'ya tercüme etmistir. kendi anadilinde ibadet edebilir ve Kutsal Kitab'i baska dill ere tercüme edebilir. basarili olamamislardir.Isteyen herkes. Katolik Kilisesi'nin kati ve dogmatik tutumlarina karsi ortaya çikmasi na ragmen Hiristiyanligi inkâr etmemis. Zwingli'ye göre. gayesine ulasamamistir. on a ayri bir yön ve hiz vermistir. "Hiristiyan Dini'nin Ögretimi" adli eserini yazdi. bir hatira yemegidir. Hidâyet edilen kimsen in. 7. Yüzyilda baslayip bu güne kadar devam eden Portestanlik. Bunu. Kilise'ye karsi tepki göstermis ve daha ahenk li bir çözüm yolu bulmustur. Evharistiya üzerinde Luther ile tartismaya girmistir.Hiç bir kimse. etrafina ta raftarlar toplamaktadir. O. Hidâyetin ve küfrün. Luther ile Zvvingli anlasmaya varmak istemislerse de. XV. 6. Hiristiyanliga yeni yorumlar getirerek. Hristiyanligin donukluktan kurtulma . 4. hidâyetin tamamen Tann'nin lütfuyla olacagini ileri sürmüstür. 2. Kilise'nin araciligi olmadan herkesin okuyup yoru m yapabilecegini bildirmistir. O. Bu hareket. Reformcularin ikinci kusagindan sayiliyordu . Ilâhî kudret ve degismeyen arzuyu. Jan KalvIn (Jean Calvin: 1509-1564). reformlarin en önemli hususu olarak açik lamak istedi. 3. Luther. Fakat Isviçre'de ilk kivilcimi parlatmistir. Kalvin için ilâhî seçkinligin isaretidir. Isviçre'deki bir iç savasta taraftarlariyla bir likte. Iyi ameller Luther için imanin. kurdugu disiplinli bir cemaatle uygulamayi denemist ir. Ortaçag Kilisesi'nin kisitlamalarini kaldirmis.Katolik Kilisesi. hidâyete ulasmanin kaynaginin Tann'nin degismez karar iyle oldugunu açikladi. Orada. komünyon âyininde Isa ruhen bulun ur. O da. yeni bir mezhebin dogmasina y ol açmistir.Yanilmaz bir otorite yoktur ve Hiristiyanligi bilen herkes otoritedir (Kilise ön de olmakla beraber millî kiliseler önemli bir mevkiye sahiptir). tövbeye. 1536'da.Kilise'nin her dedigi dogru degildir ve onlar da tenkit edilebilir.Evharistiyada yenilen ekmek ve sarabin Isa'nin vücudu ile ilgisi yoktur. Zvvingli. Protestanlik ugrunda öldürülmesi sonucu. 8. Fransa'yi t erkettikten sonra Basel'e yerlesti. Protestanlik. kendilerine engel olunmasi sebebiyle . bir baskasinin günahini bagislama yetkisine sahip degildir. papazlarin takdisi ve azizlerin araciligi olmadan. Tanri'ya serbestçe ulasabil ecegini savunmustur. bazi konularda taviz verebilir. Hukuk tahsilinden sonra protestan fikirleri benimsemege baslamisti. Bugün dahi çesitli mezhep. grup ve firkalar ortaya çikmakta. Isviçre'de Ulrih (Ulr ich) Zvvingli'dir (1484-1531). papazlarin Kilise'nin rahmetiyle günah çikarmalarina karsi çi kmis. bu hareketin neticesidir. Zvvingli'nin görüslerini daha rahat ortaya koymasina yardimci olmustur. Hayatinin sonuna kadar Protestanligi sistemli bir sekilde y aymaya çalisti.Luther. Kalvin'e göre "Ilâh evlet" getirilebilirdi.Ruhban sinifi da evlenme hakkina sahiptir.

Misir'da 15. Papazlarin takdist en önce evli olmalarina izin verirler. bir kismi Hiristiyan gruplara.Cizvitler : .Ebiyonîtler: Yahudi asilli ilk Hiristiyanlardan bir cemaatin üyeleridir. Katoliklige yaklasmislar. Yüzyilda Azîz Moran adli bir ruhanî ile önem kazanmis ve VIII. Suriye ve Lübnan'daki Kato lik cemaatini teskil etmektedirler. Yüzyildan sonra Maronîler adiyla bili-negelmislerd ir. "fakirler-yoksullar" (ebiyonit) kelimesini onlari küçümsemek için kullanmislardir. ülkelerce benimsenmesinin sar ti olmustur. Bunun yaninda "Ebionit" karaktere sahip Hiristiyanlarin günümüze kadar geldigi ve halâ varoldugu da belirtilmektedir. Maronîler. Simdi. Dünyanin çesitli yerlerine dagilmis olmalarina ragmen. Kan dökmeyi reddettikleri için et yemezler ve ideal hayatin bitkilerle beslenmek oldu gunu savunurlar. Yahudi âyin ve ibadetlerini yerine getirirler. ondan sonra görünmez olduklari. Yüzyila kadar yasadiklari. Isa'nin "kan kadehi" yerine su kadehi ni koydugunu savunurlar. bugün.000 civarindadir. fakat Mesîh oldugunu kabulde tereddüt ederler. bir kisminin "gnostik" gruplara katildiklari ileri sürülm ektedir. Bunlar. sonralari onlarla da kanli kavgalar yapmislardir. Boy abdestine benzer dinî banyo gelenegine sahiptirler. sünnet olurlar.sinin. 1445'de Floransa Konsili'nde Katolikli gi kabul etmislerdir. Ebiyonit kelimesi Ibra nice "yoksul. ebiyonitligi (f akirligi).Maronîler : Hz. Isa'yi son Yahudi peygam beri olarak tanir. Cünüplük ve iht ilâmdan sonra yikanirlar. [414] eb. önce komsulari olan ve "heretik" (sapik) saydiklari Hiristiyan gruplarla. Onlar ise. Isa'nin "Dagdaki Vaazi"nda[413] bahsettigi muhtevada ve "ruhta fakir olanlar" manasinda anlamaktadirlar. Bunlar. Pavlus'u samimî bir Hiristiyan görmez ve onu dönme (içi baska. bazisi tanitilacaktir: [412] Hiristiyan topluluklardan ea. Ekmek-Sarap âyînindeki "ekmek ve sarab"in Hz. fakir" anlamindadir. "yalniz bir arzu" (monotelisme) bulundugunu ka bul eden Dogu Hiristiyanlan'ndan bir gruptur. daha sonra eski Inançlarini terkederek. Kadiköy Konsili'ni kabul ettikle rini açiklayarak. Pavlus'tan önce "komünyon " âyininin hatira olarak kutlandigini ve Hz. Bundan dolayi hasimlari. Ebiyonîtlerin V. Isa'da "Yalniz bir hareket gücü". Isa'nin kardesi Yakobus'u kabul ederler. Bunlar.000. Suriye ve Lübnan'da yaklasik 400. çagin gereklerine göre anlasilip yorumlanmasinin. Paz ari kabul etmekle beraber Sabbat'a (Cumartesi) uyarlar. Reisleri olarak Hz. Önceleri Sünnîlere kars i Dürzîlerle isbirligi yaparken. çok sayida mezhep ve gruplara örnek olmak üzere. fa kat Süryânî harfleriyle yazarlar. Isa'nin Tanriligini reddeder. Âyînle ilgili kitaplari için Arapça'yi kabul eder. VII. Maronîler. ibadetlerde Süryanîce'yi kullanirlar. [415] ec. sonra Müslümanlarla çatismalara girmislerdir. Isa'nin "eti ve kant" oldugu görüsünü reddederler. disi baska) sayarlar.

fakir kalmaya ve bastaki idarecilerin istedigi her y ere misyoner olarak gitmeye yemin etmektedir. va'zetmek. Kudüs'e gitmeye muktedir olamayan bu grup. Anglikanizm. Mensuplari. tarikatin kurulmasindan bu tarafa. Kutsal Kitab'i. iman esaslarini. âyin ve törenleri paylasirlar. Afrika gibi yerlere yayilmistir. müsterek ibadet k itabini esas alir ve iki sakramenti temel kabul eder. Umumî Dua Kitabi'nda (The Book Of Common Prayer) düzenlenmistir (1552'de). Anglikanlik. doktrin ve dinî tat bikat. Kutsal Kitab'i Ingilizce olarak taraftarlarina sunarlar . Cizvitler. Roma ile olan mücadelelerinden sonra. Sayilari. "Karsi Reform" hareketinde önemli rol oynamislardir. Yüzyildan itibaren Anglikanizm. tel-kinatta bulunmak için gelmisler ve 1540'da Papa II.Anglikan Kilisesi : XVI. bazen ta kibata ugramislardir. Hindistan. Anglikanlar. Papa'nin otoritesini reddederler. bazen iyi karsilanmislar. o dönemin görüsleriyle modern hosgörü arasin da bir orta yol takip etmislerdir. devletin resmî Kilisesid ir ve devlet tarafindan korunup desteklenir. Diger bes sakramentin yeri farklidir (Bütün Hiristiyan mezheplerinde vaftiz ve evharistiya esastir). Avustralya. Reform hareketinden sonra Ingiltere'de ortaya çikmis bir Hiristiyan m ezhebidir. Yeni Zelanda.1534 yilinda Paris'te Loyola'li Ignas (Ignace de Loyola) tarafindan kurulmus. yaklasik olarak 30-40 bin civarindadir ve 3 2 koldan faaliyette bulunmaktadirlar. Bugün dünyanin her yerinde üyeleri bulunmakta ve misyonerlik faa liyetlerini sürdürmektedirler. Anglikan Kilisesi.Luteran Kiliseler : . Elisabeth döneminde. Yüzyilda. Kanada. Protestanligin Ingiltere'ye mahsus bir seklidir. askerî karakteriyle ve entellektüel özellikleriyle digerlerinden ayrilmaktadi r. Bu Kiliselerin çogu bagimsizdir. Filistin'e gitmeden önce. Loyolali Ignas'in tesbit ettigi kaideler. Vatikan Konsili'nden (1962-1965) beri Katoliklikle Anglikanizm arasinda anla sma zemini aranmaktadir. Resmî Anglikanizm. Gruba katilan her cizvit. baska bir grupla tanisarak Venedik'te kalmistir. Kalvi-nizmle Katolik dogma arasinda bir uzlasma ve u yusma saglar. II. [417] ee. XVI. Kurulusunda. Amerika. üyelerinin sertlik leriyle. Bu Kilise. Ro ma Katolikligine bagli ve "Isa'nin Arkadaslari" adiyle bilinen bir Hiristiyan tar ikatidir. VIII. teskilât ve kült hayati bakimindan Katoliklige yakindir. iffetli olmaya. Bu tarikat. iffet v e itaat ahdi ile birbirine baglanan alti ögrenciyi ihtiva etmektedir. günümüzde de devam etmektedir. fakat a na Kilise ile ayni inanç. fakirlik. [416] ed. 153 7'de Roma'ya. Bu rada dini liderligin önemli bir yeri vardir. Kili-selerdeki âyin ve törenlerde millîli k esastir. Henry ve daha sonra I. Ingiltere'ye has olan bu mezhep. Katoliklikle Re form hareketi Protestanlik arasinda uzlastirmaci bir yol takip etmektedir. XVIII. K atoliklikle baglarini kesmis olan Ingilizler. Anglikan Kilisesi'nin basi kral ve kraliçedir. Isa'nin askerleri olarak. Daha sonra prestijlerine kavusmus ve Hiristiyanlar arasind a etkili olmuslardir. Liturji. P aul tarafindan tarikatin kurulusu tasdik edilmistir. O. dünyada 70 milyon civarindadir. ayni merasim. Kutsal Kitab 'a bagli ve kismen reforme edilmis bir Katoliklik olarak görülmektedir. Yüzyildan beri Latince yerine Ingilizce'yi kullanirlar.

[419] eg. va az ve ilâhi isleri yürütülür. eski Alma n dininden aldigi bir kisim uygulamalara yer verir. Konfirmasyon. çesitli tartismalara yolaçmistir. Üç sakrament vardir : Vaftiz. Müstakil cemaatleriyle Kongregasyonalistler (Ingiltere'de ve Kuzey Amerika'da 7-8 milyon) ve Metodistler. çocuk önceden yetistirildikten sonra. servislere "pastör" denilen kimseler tarafindan nezaret edilir. servisde daima bulunmaz. Kilise'nin yapi sindaki bazi düzenlemeler. Komünyon. dua ve kiliseye devam önemlidir. Fransiz J. Papaz yoktur. evharistiya {mass) ve kilise yili gibi bazi özellikleri d evam ettirmislerdir. Oruç-perhiz devreleri uygulanm az. Amerika Bi rlesik Devletleri ve bazi Alman Kiliseleri disinda. Onlar. Evharistiya komünyonu (bir hatira yemegi olarak). Bu Kiliseler. koronun bulundugu ön kisim) servisidir. Reforme Edilmis Kiliselere pek yakindirlar. Isviçreli U. Bu kilise.Presbiteryenler : Piskoposlugu reddeden. Roma Katolik Kilisesi'nden ayrilmislarsa da. Zwingli (1484-1531) tarafindan ortaya atilm is. Sakra-mentl er ikidir: Vaftiz (bir itaat davranisi olarak). sik olsa da . Almanya. Amerika Birlesik Devletleri ve Iskandinav ül keleridir. Günah Itirafi. reformdan etkilenmis ve dinî muhtariyet kazanmistir. Kilise yili. Ibadet yerleri son derece sade olup burada dua. dünyada 100 milyon civarindadir. Kalvin (1509-1564) tarafindan da gelistirilmis ve 1572 yilinda Kr aliçe Elizabet devrinde Ingiltere'ye girmis. Mensuplari. Roma Katolik azizlerine ait günlerden çogunu almaz. Kilisede görevi bulunmayanlar için Kutsal Kitap okuma. 140 müstakil Kiliseden o lusan topluluk. Disiplin Kitabi'nda geçen Kilise düzeninin kurallarini ve yazili iman ikrarini kabul eden yönetici ihtiyarlarla ögretici ihtiyarlardan (papaz: minister) olusan mahallî bi r heyete ruhanî niteligi olmayan bir kimse baskanlik eder. Katolik devreden kalma bazi kilise bölmeleri günümüzde baska is n kullanilmaktadir. demokratik yollarla seçilmis meclis ve komitelerce i dare olunur. Diger bölüm ise dualar. Bu kiliseler. Evharistiya. daima millî dildir. Vaazlar. Ibade tin büyük bir bölümünü vaazlar ©lusturur.Reforme Edilmis Kiliseler : Bati Avrupa.Baslica bulunduklari yerler. kidemliler" tarafindan yönelti ldigi için bu ismi almistir. [418] ef. Iskoçya ve Amerika Birlesik Devletieri'nde 50 milyonu geçen mensubu bul unan ve Presbiteryen tarzda ihtiyar meclisleriyle yönetilen. "presbiter" diye adlandirilan "yaslilar. Bu kiliselerde resim-heykel gibi seyler bulunmaz. Ancak günah itirafi mecburî degi ldir ve sikça yapilmaz. Presbiteryanizm'in havariler tarafindan vaz'edilmis bir sistem oldugunu ka bul ederler. Bu hareket. piskoposlar. Kutsal Kitap'tan seçi lmis kisimlarin açiklamasi ve uygulanisiyle ilgili hususlarf içinde bulundurur. Kristmas. "Ihtiyar Meclisi" tarafindan yönetilen Kalvinist sistem Prot estanlarin yer aldigi Reforme Kilise mensuplarina\yerilen addir. Kutsal Kitap okunmasi. Modern Presbiteryen Kilisesi. Kilise dili. Kutsal Kitap'tan okumalar g ltar (kilisede papazin. 14 yasinda yapilir. Mahallî heyetlerin üstünde be .

Bu merkezi her alt topluluktan seçilmis birer temsilci ile ögretici ihtiyarl ar yürütür. Kitab-i Mukaddesten alinmaktadir. [420] eh. Galler. bu y olda hayatindan olmustur. Ancak "Uniteryanizm " adiyla bir hareket haline gelmesi XVI. Teslis'i (Üçlü bir Tanri anlayisi) reddeden.Uniteryenler: Bu deyim. gizli bir sekildedir. çocuk vaftizini (hattâ bütün resmî kredolari. "West-minster Iman Ikrari"nda açi klanmistir. Ingiltere'de Presbiteryenler zulüm görmüslerdir. ^1561) bir Katolik papazi olm asina ragmen.Baptistler : Bugün 30 milyon civarinda mensubu bulunan Hollanda'da dogmus bir Protestan mezhepti r. onun sadece insan oldugu seklinde netlestirmistir. 32 5 yilinda yapilan Iznik Konsili'nde Aryus'un görüsleri reddedilmistir. Hiristiyanl igin aslinda olmayan ve Pavlus ile ortaya çiktgi ileri sürülen teslis doktrinine karsi . Luther zamaninda An abaptistler. Avrupa'da ve Ingiltere'de Uni ta-ryenligin yayilmasi Reformasyon devresinde ve sonrasinda Kutsal Kitab'in serb est ve bagimsiz incelenisiyle at basi yürümüstür. küçük çocuklara vaftiz yapilmasina karsi reformist bir gruptur. 1 521-1525 arasi Almanya'daki köylü ayaklan-masina katilmislardir. Ingiliz UniteryenlIginin bab asi diye nitelendirilirken Faustus Socinus (1539-1604). Zühd ve riyazete önem verirler. Bu Presbiteryen Kiliseleri'nde dogmalar konusunda ihtilaflar bulunma sina ragmen. Papaz görevi yapan ihtiyarlari seçmek de bu kurulun isidir. Ingiliz dominyonlari. BaptIzm. Iskoçya'da Presbiteryen Kilisesi'ni kurmustur. bir tek Tanri'yi kabul eden dinî düsünce ve mezhep taraftarlarini ifade etmektedir. bir cemaatin üyesinin sahsî iman ve itaatini yetiskin iken vaftiz olmak veya yenilemekle gösterebilecegini ileri sürdüler. Böylece üçlemeye karsi tenkitler. Mabetleri gösterissizdir. askerî hizmeti vb. Yüzyil Isviçre sehir-devlet sisteminden örneklenmis ve degisik ülkelerde de benimsenmistir. Istenen. Ispanya'da Michael Servetus (1511-1553). 1643-1644 yillari arasinda. Ilâhîler.) reddetmis ve "Mennonit" hareketini kurmustu. . Onlar. Bu Presbitehlerin üz erinde de bir genel meclis bulunur. bunu. Daha so nra Irlanda. Tann'ya dua ve ibadetleri. Yüzyildadir. kesin ve açik bir ikrardir. Ingiltere'de "W estminster Asamblesi" tarafindan tesbit edilmis. [421] ei. Yüzy ve sonrasinda ortaya çikmistir. eski Anabaptistlerle Ingiliz Kongregasyonalistlerinin inançlarinin b ir karisimindan ibarettir. Bunlar. "Uniteryen" adi. John Biddle (1616-1662). Amerika gibi ülkelerde de faaliyetler ba slamistir. vaftizde vücudun suya tamamen batirilmasina dayanan. "Tann'nin Birligi" inancindan gelmektedir. ilk yüzyilda baslayan ve Aryus'la sekillenen bir muhalefet bulunmaktadir. Presbiteryenlerin temel doktrinleri. Aslinda Menno Simons da (öl. XVI. Bu idare sekli XVII. âyin ve törenlerindeki kolaylik ve sadelik hepsinde aynidir. çogu defa E ski Ahid'i reddettiler. Dagdaki Vaaz'in cemiyette "I sa'nin Seriati" olarak uygulanabilecegini belirtip.lirli bir bölgede Presbiteri denilen ve piskopos görevi yüklenen bir üst idare merkezi b ulunur. Bu tar ihten sonra Aryus'un görüsleri Aryanizm adiyla biline gelmistir. kisinin Isa'ya kendi iradesiyle imaninin kesin bir sembolü olarak gören ve dolayisiyle sadece yetis kinfere bu isin uygulanabilecegini kabul eden bir mezheptir. Bu mezhep. Ilk Kiliseleri ve ilk Hiristiy an lan taklit etmeye çalisirlar. onu odak edinerek. Isa Mesih'in sahsi ile i lgili inançlari. Bir Katolik rahibi olan John Knox (1505-1572). Bu mezhepte komünyon b ir hatira islemidir. Anabaptistler.

Unitery enlerin liderligine getirilmistir. kredo. Onlar. Fox (1624-1691). en yogun olarak Amerika. 1825 yilinda. rahip ve din görevlisi kabul et mezler (Bu yönleriyle Mennonitle-re benzerler). Ilim adami olan Joseph Priestley. Isa Mesîhi de bunlarin en üstünü olarak görürler. G. Ingiltere'de y eniden teskilatlanan Uniteryenler. cehennem ve ahiret konusunda farkli düsünceye sahiptirler. Yüzyilda). Saygi gören bir piskopos olan Theophilus Lindsey. Kilise'nin ve hattâ Kutsal Kitab'in (Bible) otoritesini reddedip sadece Kutsal Ruh' un otoritesini kabul ederler.Bu hareket. Uniteryen hareketi. sessizlik ve dinleme halinde. 1605 yilinda yazilan "Cracovie Ilmihâli" ile bilgi sahibi ol an küçük gruplar. "Hakîkat Dostlari Cemiyeti"ni veya daha kisaltilmis olarak "Dostlar Cemiyeti"nI k urmustur. Sahip oldugu "Titreyenler inden dolayi ve deli diye fikirlerden dolayi mahkeme önüne çikan Fox. XVIII. Transilvanya ve Ingiltere'de faaliyette bulunmus olan Unitaryenler. Hollanda'da. ahiret hayatinin nasil ve nerede olacagini bilemeyeceklerine. Kuveykirlar çok fazla zulüm görmüsler hapsedilmislerdir. Ölümden sonra insan ruhunun yasadigina. Yüzyilda gelismesini sürdürmüstür. Uniteryenler. asil itibariyle günahkâr oldugu na inanmazlar. bir çok Hiristiyan memlekette yasaklanmis ve taraftarlari göçetmege zorlanm istir (XVII. Hiristiyan Kutsal Kitaplarini insan tecrübesinin bir belgesi olarak görür.Kuveykirlar (Ûuakers): XVII. dualarda herhangi bir destek ve dilekte bulunmayi Tanri'nin isine kar isma olarak telakki ederler. sak-rament. Uniteryenler toplantisi y apmis ve toplanti yeri mabet olmustur. Hz. Tanri'yi ve insanlari sevmekten. Onlar. "Tanri" ile temas kurmayi prensip olarak benimsemistir. yüzyilda George Fox tarafindan kurulmus bir Hiristiyan dinî hareketidir. hata yapmaga egilimi olsa da. fakat Tanri'ya sevgilerinden dola yi cehennemde olmayacaklarina inanirlar. Bu ismin onlara "Tanri Kelâmi" önünde titremeler verildigini belirtenler de olmustur. Birçok Avrupa ülkesinde teskilatlanmakl birlikte. otoritelerin belirledigini degil. "The British and Foreign Unitar ian Association" (Britan-yali ve Yabanci Uniteryenler Birligi) olusturmuslardir. merkezi Boston'da bulunan ve "Amerika Uniteryen Cemiyeti"nin kuruldugu Amerika'ya göçetmistir. Bu dinî hareket. Fakat bu yeni hareketin üyeleri sürgün ve hattâ 1813 y ilina kadar ölüm cezasiyla cezalandirilmistir. Isa'nin hatirasina gereken sayg iyi gösterirler. titremeye basladigi için onlara (Ûuakers) adi verilmistir. çesitli din ve görüslere karsi hosgörüyü esas alirlar. Macaristan. fakat yaz arlarinin. dinî konulardaki genis toleransiyla. Uniteryenler'in inanç esaslari. insanin günah islemege. sessizce düsünceye dalma toplan tilari yaparlar ve Kutsal Ruh'un ilhamini beklerler. aklin kabul ettigini . ibadet. ebedî bir hayata inanmaktan ibarettir. Tanri'nin direkt olarak insan kalbinde ortaya çiktig ina inanan Kuveyktrlar. Tan ri'nin her dönemde insanlara dogru yolu göstermek için peygamberler gönderdigini kabul e derler. Anglikan Kilisesi'nden bekledigini bulamayinca. Polonya. Kanada. ancak "Tanriligi"ni reddeder ve "yanilmaz" oldugunu kabul etmezler . Ilk Hiristiyanligin manevî ve sâde sekline dönmeyi. O günden bu tarafa da varliklarini sürdürmüslerdir. hata yapabileceklerini ileri sürerler. resmî âyin ve törenlere ihtiyaç duymaksizin. [422] ek. Inançla ilgili meselelerde. Tann'nin birligi. dogmalar. bugün. hiçbir arac i olmaksizin. 1652 yilinda. insan olduklari için. . Avrupa ve Amerika ülkeler inde yasamaktadirlar. Onlar. Onlarin çogu. Almanya'da ve Jean Sigismond'un krallik döneminde Transilv anya'da ortaya çikmistir.

Bu kitapta. J. 19. Yüzyilda Protestan ilâhiyatçi John VVesley'in (öl. dua ve oruçlarinda yeni bir yol tutmalari. Hiristiyan olmayan ülkelerde de mis yonerlik faaliyetinde bulunurlar. Hindistan. agirbasliliklari ile taninirlar. bazi ilhamlardan sonra. eski Misir dilinde yazilmis me . tesl is inanci. 1917 yilindadir. Hollanda'da.D. Almanya'da. Ingiliz dominyonlarinda. Çin'de. Sayilari. basit ve sâdedir . Kölelige de karsidir lar ve dünyada barisi temel prensip olarak alirlar. En önemlisi.B. öldürmek için hiçbir bahane kabul etmez. Bugün dünyada yaklasik 300. A. yeni taraftarlar için rehberli k kurallari ve benzeri hususlar yeralir. Fransa'da. dinî günlerde ve benzeri seylerde me todik bir düzen takip etmeleri sebebiyle "Metodistler" diye adlandirildilar. yillik olanidir. Üç büyük toplanti zamanlari vardir: aylik. Kuveykirlar'in "Dostlar Cemiyeti". Ayrica bagimsiz Metodist gruplar da bulunmak tadir. inançlari geregi askerlik yapmaz ve andiçmeyi Istemezler. Sakramentli bir Inanci benimseyen Ku-veykirlar'da ibâdet tamamen ruhîdir. ergenlik ve çocukluk vaftizinin su serpilerek yapilis sekli. Kuveykirlar. Metod istler. dünyada. VVesley. basina buyruk olarak yasar.Kuveykirlar. Moroni. 1791) ögretileri neticesinde ort aya çikmis mezhep mensuplaridir. savaslarda savaszedelere yardim ederler. Bunlar. 1936'da Metodist Kilisesi için bir kitap hazirlandi. fakat devamli arttilar. bugün oldukça artmistir. kardesi Charles ve arkadaslari George Whitefield (bunlar. ona New York'daki Cumorah'da bir tepeye gömülü.000 civarinda Kuveykir vardir.000 kadar taraftarl ari vardir. Kuveykirlar. ibadet yerlerinden kovuldular. Isveç.32 yilinda Britanya Metodist Kilisesi'ni ortaya çik aran ilk birlesme. Oxford hapishanesindeki tutuklulari düzenli olarak ziyaret etmeleri. Japonya. Moroni adli bir melegin kendisine vahiy getirdigini açikladi. heyecanlarindan dolayi. Toplanti salonlari. basit bir dinî törenle olur. Norveç. Hiristiyan ülkelerinde oldugu kadar. üç ayli e yilik. Isviçre gibi y erlerde de Kuveykirlar bulunmaktadir.Mormonlar: Joseph Smith tarafindan 1830'da New York'da kurulmus dinî hareketin mensuplari bu adla anilirlar. h er samîmi taraftari aydinlatan Iç isiga inanilir. Anglikan Kilisesi bünyesinde. Ingiltere Kili sesi mensubu olmalarina ragmen VVesley kardesler. [423] el. Anglikan papaz laridir). kisa dualar. bir manevî hayat metod u vaz1 ederek dinî bir uyanisi baslattilar. Metodistlerin toplam sayisi 25-30 jnilyon kadardir. herkese "sen" diye hitap eder ve hiç kimseye selâm vermezler. büyük bir kayitsizlik gösterir. aktif küçük bir grup olarak basladilar. Evlenmeler. komünyon âyini. dürüstlükleri.'de halen 150. 1823'de Ver-mont'taki Sharon'da yo ksul taraftarlarina. Oxford Üniversitesinde. Danimarka'da. Sâde giyimleri. yo ksul çocuklarin egitim ve ögretimlerini üstlenmeleri. Ingiltere'de Metodistler arasinda bölünm eler ve farklilasmalar oldu. çocuk doguran annenin tebrik edilmesi. Bugün. sabah duasi. Amerika'da bir Metodist piskoposluk kuruldu. [424] em.Metodistler: XVIII. Smith (1805-1844). yardim sever likleri. baskalarina.

1895'te W. okudugunu ve melek vasitasiyle tercüme ettigini (Urim ve Thummin için bkz. 12 kisiyi misyoner olarak göndermislerdir. Yüzy ilda yasamis Mormon ile oglu Moro-ni'dir. Çikis 2 8:30) ileri sürdü va basina bunlari dikte etti. Smith. orada. 4000'den fazla kadin ve erkek Mormon tarafindan sürdürülmektedir. beyazlar arasinda faaliyette bulunm us. bin yillik bi r saltanat sürecek ve ona inananlar. Bunlarin büyük Çogunlugu g ençtir ve hayatlarini misyonerlik faaliyetine adamislardir. Mormon Kitabi'nda aksi bulunmasina ragmen. büyük bir gelisme göstermistir. Komünyon.-dünyayi yenileyecek ve tipki cennet gibi yapacaktir. yeni bir "vahye" dayanarak çok evliligi telkin etmis ve uygulamistir. [425] . Smith. Utah'ta "Büyük Tuz Gölü" kiyisinda. Bundan dolayi b u dinî hareketin lideri martir (sehit) olarak kabul edilmistir. Bu Kilise. tütün ve içki yasak oldugundan. "Tuz Gölü Sehri"ni kurmuslardir. bu metinleri buldugu nu. yeni Kudüs'ün Kirtland'da kurulmasina dair. sadece ekmeksu ile yapilir. Degisik yerlerde tar aftar bulmak için. dirildikten sonra. Kirtland'i terke-derek Missouri'y e. "Oniki Havariler Konseyi" adina Mormonlar'i Utah'a kadar götürmüstür . Onlara göre. Isa Mesih'e ve Kutsal Ruh'a inanirlar. Yeni Kudüs Amerika'da kurulacaktir. Mormonlar Tanri'ya.tinleri ihtiva eden altin tabletleri haber vermisti. "Isa Mesîh'in Son Gün Azîzleri" olarak kendilerini gören Mormonlar'in inanç sistemi Joseph Smith tarafindan tesbit edilmistir. Ing iltere ve güney bölgelerden birçok taraftar. yardimci olanlar (Mormonlar) kurtulacaklardir. Incil Tanr i'nin sözüdür. fakat onun kilisesi kizilderililerce tahrip edilmistir. XV. Misyonerlik faaliyetleri. Inanç esaslari arasinda yera-lan çok kadinla evlilik. Mormonlar. Kilise'nin basi baskan olarak isimlendirilme ktedir. Buna karsi konulmus. 1835'de. ölümünde geride 17 hanim ve 49 çocuk birakan Brigha m Young geçmistir. Ilk Mormon mi syonerleri Liver-pool'e ulasmis ve 8 ay içinde 200 kisiyi kendi inançlarina kazandirm islardir. Smith'ten sonra Mormonlar'in basina. Smith. kardesi ve bir taraftariyla birlikte. T araftarlara "Mormonlar" denildi. Bu sehre de. Mormonlar. bugün. bu yeni kurulan sehre göçetmistir. kalabalik bir hapishaneye konulmustur. Böylece 1830'da Mormon Kitabi basildi. Ingilter e ve Iskandinav ülkelerinden birçok göçmen (mormon) gelmistir. "Isa'nin Son Gün Azizleri Kilisesi" diye adlandirildi. Her üye iki yil misyonerlik yapmalidir. Vaftizde suya daldirmayi uygularlar. Dün yada 8 milyon kadar Mormon bulunmaktadir. Smith'e göre Amerikalilar. Isa' yeniden dönecegi yer Amerika'dir. 1840'da "Nauvoo" sehrini kurmuslar ve basarili olmaya baslamislardir. Taraftarlarinin Tanri'nin sözü kabul ettikleri Mormon Kutsal Kitabi'na göre yeni bir K ilise kuruldu. Bu sehir çok kisa bir zaman da gelismis ve 1850'de Amerika hükümeti tarafindan Utah eyalet yapilmistir. orada da ayni muhalefetle karsilasinca Mississipi'yi geçerek Illinois'e gitmisl erdir. Isa. VVoo druft tarafindan kaldirilmistir. Fransa'da 10-15 bin. Kisa bir müddet sonra da mahkûmlar tarafindan öldürülmüslerdir. Israil kabilelerinden gelmis ve kizilderililerle bey azlardan olusmustur. Kudsiyette gelismeyi ve hattâ ilâhîlige yükselmeyi kabul ederler. dinî ve siyasî muhalefetle karsilasmis. Brigham Young da ilk vali seçilmistir. Mormon Kitabi da Tann'nin sözüdür. Son beyazlar. siddetli bir misyonerlik gayreti içindedirler ve bütün dünyada faaliyet gösterm ektedirler. Tabletleri onlar gömmüs ve Smith de bulmus tur. Basarili geçen birkaç yildan sonra Smith. J. tercüme edilebilir. O. Mormonlar burada çok güçlenmisler ve büyük bir Mormon tapinagi meydana getirmislerdir. bizzat Isa hükümd ar olacak. Bu yeni inanç sistemi. Isa. dogru olmak üzere. 1831'de bir vahiy aldigini açiklami stir.

Anca k ilân edilen tarihte Isa gelmeyince. [426] eo-Asopsiyonistler: 1843'de Papaz Emmanuel d' Alzon tarafindan kurulmus olan cemiyet üyelerine verilen Isimdir. Kitab-i Mukaddes'in kurallarina siki sikiya uyarlar.Pentakostalistler (The Pentecostal Revival): Amerika Birlesik Devletleri'nde Los Angeles'de. Vaftizi suya batirma seklinde uygularlar. Bir Adven-tist. Fransa'da ise 10-15 bin civarinda taraftarlari bulunmaktadir. Böyle bir aydinlanma. Bu hareketin mensuplari. Isa'nin gelisini umutla bekl eyen bir gruptur. çay. Ikinci gelis tarihi ve ruhun ölümsüzlügü konusunda ileri sürülen muhtelif görüsler. Eski Ahit üzerinde çalismis. Isa'nin ikinci gelisinin önce 1 843'de. arkasindan alâmet olarak çesitli di llerde konusmayi getirecektir (Görüldügü gibi hareket Hiristiyanlikla Zen Buddizmi uzlast iran sinkretist bir gelismedir). Seymour 'un gayretiyle ortaya çikmis ve Norveç'li Thomas Barratt tarafindan ayni yil Avrupa' ya yayilmistir. et yemekten. Kutsal Ruh'un vaftizi denilen bir aydinlanma ile kazani lan ihtidaya önem vermektedir. Bunun için Fr ansa'da çok sayida eser. 3 milyon civarinda üyeye sahiptir.Adventistler: 1831 yilinda VVilliam Miller (1782-1849) adli bir çiftçi tarafindan Amerika Birlesik Devletleri'nde kurulmus bir Mesîhî harekettir. Yedinci Gün Adventistler i d ir. Yedinci gün Adventistleri. Bunlar. Miller. ikinci gelisin ço k yakinda vuku bulacagina dair konferanslar vermeye baslamis ve bunun için de "The MIdnight Cry" adli bir gazete çikarmistir. kahve.en. Miller. Yahudi Kutsal Kitabi'na diger Hiristiyanlarin göstermedigi sadakati gösterir. tütün ve alkol içmekten kaçinmak zorundadir. B ugün ise "Ikinci Advent Adventistieri" ile "Yedinci Gün Adventistleri" bulunmaktadir . grup için plesmeye yolaçmistir. olmayinca 1844'de vuku bulacagi kanaatine ulasmistir. Istanbu l'da bir Adventist Kilisesi vardir. Pazar yerine. birbirlerine karsi . ibadet günü olarak. yaln iz âdil olanlarin. Katolik düsüncesini basin yoluyla ögretmek ve yaymaklar. Bu dinî hareket. dergi ve gazete çikarmislardir. O. Yedinci Gün Adventistleri'nin genel merkezleri VVashington'dadir. Dünyada 5 milyon. Bunlarin da en önemlisi ve misyoner karatere sahip olani. [427] ep. 1906'da. dünyada. Ermeni ve Süryaniler arasinda propagandalarini sürdürmektedirler. Cumartesi'ni kabul eder ve bugünün yasaklarin a uyarlar. 18 44'de Isa'nin "Seçkinlerin yazilmasini baslattigini kabul ederler. Bu grubun asil hizbini temsil eden ve ölümden sonrasi ile ilgili inançta Katoliklige bagli kalan "Incile bagli Adventistler" ortadan kalkmistir. Ahlâkî sert kurallar uygularlar. Bu gazete ve dergilerin en taninmislari "La Croix" ve "Le Pelerin"dir. Ruh'un öldügüne. Isa'nin ikinci gelisinin 22 Ek im 1844'de olacagi seklinde bir vahiy aldigini açiklamis ve bunu ilân etmistir. zenci vaiz W. Miller bu isten vazgeçmis ve taraftarlari ise baska tarihler vermeye devam etmistir. Bu grubun gayesi. Bu harekete bagli cemaatlar. J. Türkiye'de de faaliye t göstermekte. hakki kabul edenlerin (yani kendilerinin) öldükten sonra dirilecegi ne inanirlar. günümüzde.

Iste Hz. Bu olgun yas kirka ulasinca Nur Dagi'nin Hira Magarasinda. Araplar. ülkelerinin iklimi sebebi ile göçebe idi. bu dinlerin ilk aslî hüviyetini almis götürmüs. O siralarda dünyada büyük bir huzursuzluk vardi.s.350. Arap dilinde.Ö. Bu dinin dogusu esnasinda yeryüzünde çok sayida din vardi.000) dini olan Islâm. Yüce Allah'in melek elçisi.Genel Bilgi a. Ancak siire karsi ilgi çoktu. 610 yilinin Ramazan Ayin in 27. Mekke'nin ileri gelen on aile sinden Hasim ogullari kabîlesine mensuptu. Insana yön vermede ye terli olamiyordu.K.000. Ancak sehir hayati yasayan yer ve bölgeler de vardi (Me kke. zulümler. her defasinda okuma bilmedigini söyledi. bir dinî merkez olarak Kudüs'teki Tapinaktan daha es kiydi. pesin hükümler. Melek. tatminsizlikler. Muhammed'dir. Cebrail. Hitti) "Aslî sekli ile I slâmiyet. Mevcut dinler. ayriliklar kalmisti. Mekke yakinlarindaki panayirlar. Muhammed'e (s. geride tarti smalar. kitalar ar asi ticaret yollarinin geçtigi. Ibrahim'in ( tahminen M. günü. büyük ifâde gücü vardi. Peygamberler arasi nda hayati hakkinda en fazla bilgiye sahip olunan da Hz. haksizliklar.) üç def a "Oku!" dedi. Yemen gibi). annesi Âmine idi. kazanan siirler altinla ya zilip Kâ'be duvarina asilirdi. Muhammed'in hayati ile ilgili yeterli bilgi bulunmaktadir. Arabistan'dan geldi. olgun yasindaki firâsetî de bilinmektedir. "I slâm'a ihtiyaç var mi idi?" sorusu. Araplar. kendi kurtuluslarini düsünüyorlardi. Muhammed (571-632). Okuma yazma bilenler azdi. Ancak yilda dört ay (har am aylar) savas yapmamak gelenek olmustu. Ukaz Panayiri'nda yarismalar yapilir.müstakildir. Isveç'teki Pentakostalist orani diger ülkelerden daha fazladir. Harekete bagli üyeler. [428] C. bu alanda. Hz. gençligindeki "emin"ligi. Çocuklugund aki agirligi. Kendisinin Cebrail oldug unu. böyle bir çevreden geldi. O. ona seslendi. bu gidise karsi dünyadan etek çekmisler. 2000) kurdugu Kabe. ilk Hiristiyanlar hakkinda Kutsal Kitapla kaydedilen seyler e göre kendi hayatini düzenlerler. Samî kavimlere ait dinlerin mantikî mükemmellesmesidir" cümlesinde cevap bulmakt adir. % 23'ünün (yaklasik 1.ISLÂM 1.a. hitabelerde bulunulurdu. Manevî hayattan zevk alanlar. Zira zaman. Muhammed'i peygamber seçtigini haber vermek üzere görevlen dirdigini bildirdi ve ona abdesti. Hz. Yüzyilin hemen bas inda Arabistan'da dogdu. önemli limanlari bulunan bir ülkeydi. Bundan dolayi Kabe'yi içinde bulunduran Mekke. Yedi kasîde böylece meshur olmustu ("Muallakat-i Seb'a" ). Medine. insanlari mutluluga ulastiracak yeni bir yola ihtiyaç vardi. Savaslar. Pentakostalistlerde bir teskilat ve servis düzeni b akimindan konulmus kurallar yoktur. VII. Bu gidise karsi uyarici ses. Bir uyariciya. temizlenmeyi ögretti.Islâm'in Dogusu ve Dogdugu Çevredeki Inançlar Dünya nüfusunun. yüzyillar boyunca hem dinî hem d e ticarî bakimdan Arap yarimadasinda önemli bir rol oynamaktaydi. kabîleler halinde yasarlardi. Babasi Abdullah. O devirde Arabistan. maddecilik almis yürümüstü. Hz. Bu kabîlele r arasinda devamli geçimsizlikler çikar. Araplarda yaziya dayanan gelenek kuvvetli degildi. bu süre de kurulurdu. Yüce Allah'in kendisini. Bu panayirlarda siirler okunur. Batili bir tarihçinin (P. savaslar olurdu. onu kollari aras ina alip daha kuvvetli sikarak birakti ve söyle dedi: "Yaratan Rabbinin adiyla oku! .

vahyi veren Yüce Allah'tir. Kâinatin yaraticisinin. 40 günden 3 yila kadar sürdügü tartismali olan. servete. dogrulugu. Yemen'de (Necran) Hiristiyanlar bulunmaktaydi. 360 put vardi. Ancak sira kavmini dine davete gelince durum yine böyle mi olacakti? Ilk Vahiyden sonra. yine insan seklin de. Bu putlarin içinde en büyügü "Hübel" idi. onu anlamaya biraz yardimci olabilmektedir. Ka'b e'de. sadece insandir. Bunlar putlara tapmaktan titizlikle kaçinmaktaydi. batil-bos inançlar içinde ömür tüketiyordu. Sayi si az da olsa "Hanîf" denilen kimseler vardi. onun bir örtü getirtip her kabileden bir temsilciye tutturup kendisinin de onu elle riyle alip bu örtünün ortasina koyu-vermesiyle hemen orada sonuçlanivermisti. Ona "Muhammedu'l-Emîn" demislerdi. kur'a oklari çekerler ve tavaf ederlerdi. s onunda da kitlikta onu yiyen. Hal putlara tapiniyor. güzel ahlâki. tastan. Hz. B ir Âyette Hz. tek. Allah'i biliyor. Araplar. Putlar. . Oku! Rabbin nihayetsiz kerem sahibidir. Putlari Allah ile kendi aralarinda ortak tutan Araplarin bu tutumuna "müsrik lik" adi verildi. Kâ'be'nin on arilmasinda "Hacerü'l Esved"i yerine koyma konusunda çikan kabileler arasi tartisma . Ayrica Mecusîlik ve Sâbiîlik de vardi. Islâm Dini böyle basladi.Arabistan'in kuzeyindeki Bizans'in dini Hiristiyanlik. Ismail 'den sonra bu topluma bir uyarici gelmemisti. Bu devreye geçmeden vahiy üzerinde biraz durulmalidir. Araplarda puta tapicilik yaygindi. "Lâf (T aif'de) ve "Menaf'tir (Kudeyf'de). 1-5). Araplarin bunlardan baska "tâgut" denilen tapinaklari vardi (sayisi 100 kadardi). Sasanîlerin ise Mecûsîlik'ti. zor bir devre onu be kliyordu. insana. Bu sirada Arap toplumu ahlâk bakimindan bir çöküntü içinde idi. Ancak bu dinlerin Araplara etkileri faz la olmadi. ancak bana tanrinizin tek bir Tanri oldugu vahy . atalara ta'zim kültleri de vardi. Bunun yaninda.a. Hz. kavminin hafifliklerine katilmiyor. Insana bilm edigini O ögretti" (Alâk. Içlerinde kizlarini diri diri gömüp merhamet etmeyen. görevlerini. insani bir kan pihtisindan yaratti. Taif ve Medîne gibi yerlerde Y ahudiler. onu niçin yarattigini. tahtadan ve madenden yapilirdi . Peygamberlerle sinirlidir. fakat tastan veya agaçtan yapilan puta "vesen" (çogulu "evsân") ve belirli bir sek li olmayip tapmak için kullanilan taslara da "nusub" (çogulu "ensâb") * denilirdi. Arap kabîleleri sayisinca. Arabistan'da putatapicilik disinda yildizlara. Arap yarimadasinda Yemen. hayatin ve kâinatin sonunu akil ile sonuçlandirilmayacak konulari haber vermesi için vahiyden baska daha güzel hangi yol olabilir? Dolayisiyie peygamberler.) sahsinda bu gerçek söyle ifade edilmektedir: "De ki : Ben de sizin gibi bir insanim. onlarin önünde kurban keser. Çünkü yal an bilmiyor. Evlerde de put bulundurulur ve ona ta'zim edilirdi. kisacasi bütün meziyetleri ile daha çocuklugundan/gençli inden itibaren dikkatleri üzerine toplamisti. Degistirirse çok kötü karsilanirdi. Ancak peygamberin çevresinde bulunanlar in bu konuda gözlem sanslari vardir. dürüstlükten ayrilmiyordu. Bellibaslilari. Madenden insan seklinde yapilan puta "sanem" (çogulu "esnam"). maddeye. Kisi kabilesinden çikmadikça putunu degistiremezdi. Bununla beraber Hz. Ibrahim'den ka lma yüce. elleriyle yaptiklari putlara ta' zim eden. Ilham. Ka'be gibi bu tapmaklara da saygi gösteren Araplar. ancak putlari Allah'la kendi aralarinda araci kiliyorl ardi. Vahiy. sadece peygamberlerin ulasabilecegi normalin üstünde bir bilgi edinme yoludur . yine onun gibi bir insan ile.O. her seye kadir bir tanri fikri varligini devam ettirmekte idi. "Uzza" (Batn-i Nahle'de). bazen un ve benzeri yiyecek maddelerinden put yapan. Muhammed. ona ibadet eden. sahsiye ti. zekâsi. Muhammed'in (s. eglenceye kapilmis i nsanlarin bulundugu Arap toplumundan bir peygamber çikmisti. çesitli hurafeler. Ancak bu bir deney ve gözlem k onusu degildir. dünya malina. Kalemle yazmayi ögreten O'dur.s. Batiya düsen Habesliler de Hiristiyan idi.

Hz. dedesi Abdulmuttalib'in ölümü üzerine kendisini yanina alan amcasi Ebu Tal .) Sina Dagi'nda 80 yasinda vahiy gelmisti. Böyle agir ruhî ereddütler geçirip acaba bu durum Allah (c.) 30 yasinda ilk vahiy gelmisti. (Kur'ân Âyetlerinin nazim ve nesirin üstünde d egisik bir üslûbu vardir. darilmadi da!" denilerek. Budda. Muham-me d'le karsilasinca. Bu noktada Hz. I sa'ya (a.s. hem de kavmine bir takim problemler getirdigini söyleyebiliriz. Hat ice'den (r. gerçekten Allah'in elçisi oldugunu ona hatirlatiyordu. taslar arasindaki yakut gibidir" demesiyle tezat olusturmaz. Olayi dinleyince Hz. bazen bir dagdan kendisini asagiya atmayi bile düsünüyordu. Muhammed'e vahyi n 40 yasinda iken gelmeye basladigi ve onun 43 yasinda "resul" oldugu belirtilir .a. Hz. Varaka. Bu anda büyük bir ag ilik ona baski yapiyor. Muhammed. Muhammed. O. ancak diger insa nlar gibi degil. sonra kirk gün çölde bir deneme devresi geçirmisti. Muhammed'in ilk vahyinin sahidi yoksa da. Muhammed. Bu Sûrenin bir âyetind e. O edebiyat ve siit devrinde ümmî bir kimseye karsi meshur sai rler âciz katmisti.) söyle geliyordu: "Sen. sonrakilerin olmustur.olunuyor" (Kehf. 110). o sakin ve agir sahsiyet. Varaka'nin Müslüman olup olmadigi konusunda kesinlik yoktur. Bu husus. Muhammed'in durumunu akrabalarindan biri olan Nevfel oglu Var aka'ya ulastirdi. Hz. ona aittir). Bu gibi durumlarda C ebrail ona görünüyor. bu olaya sahitlik etmistir.c) tarafindan bir görevlendirme mi. N itekim Hz. "Rabbinin nimetine gelince (baskalarina) durma yip söyle" seklinde tebligin baslatilmasi emriydi. Isa'nin hizmeti üç yil sürdü.s. bacaklarinin çatirdadigini saniyordu. Onlarin verdi kleri bilgilere göre. ona "Sen bu ümmetin peygamberi olacaksin. Iste bu baslangiçlarin sonucunda. gök gürültüsünden sonra yagmurun gelmesi gibi. sana Allah için yardim e derim" demistir. Musa'ya g elen büyük melektir. Dil ile ona karsi çikamayinca kiliçlar çekilmisti. sayet çökmezse bacaklari yay seklinde egriliyor ve sanki kiri lacakmis gibi bir durum aliyordu. Muhammed'e gelmis oldugu müjdesini verdi. yoksa s eytanî bir tahrik mi diye endiselendiginde ona ilk teselli daima sadik esi Hz. Yukarida vahiy konusunda peygamberin çevresindekilerin imkânindan söz edilmisti. Kutsal Ruh (Müslümanlara göre Cebrail) bir güvercin gibi gelip basina konmus. Yani Hz. Hz. "Rabbin seni terketmedi. Peygamberin kalbi hosnut ki liniyordu. Hz. kendi menfaatini gözetmez. Sana gelen. Hz. Sonra vecd hali onu kavrayip öyle heyecanlandiriyordu ki. Hz. Hz. soguk bir günde buram buram terliyordu. hem de anlam ge nisligi pek çarpicidir). Musa'ya (a. Bundan dolayi Kur'ân'daki Tîn süresindeki " Incir" ile Irtibat kurup Budda'nin sahsiyetine aydinlik getirmek isteyenler vard ir. Âyetlerin hem dil yapisi ve okunus musikisi. Muhammed'e. Bu üç seneye varan devrede vahyin kesildigini gören müsriklerin "Allah'in seni terketti" demeleri üzerine Cebrail'in Duhâ Sûresini getirdigi nakledilir. Sana yalanci diyecekler. Ben sayet o günlere yetisirsem. Isâ ile ilgili çarmih olayi. ye re çökmek zorunda kaliyor. hattâ cinlerden bu sözlerin b ir benzerini ortaya koymalari istenmisti. 35 yasinda. Muhammed'e vahiy gelmeye baslamis ve bir süre kavminin yanina dönememisti. senin üzerine seytani musallat etmez". o 33 yasinda iken olmustu (Müslümanlarin inancina göre çarmiht a ölen. böyle durumlarda önce heybetli bir ses ile vahye ha zir hale getiriliyordu. b ir incir agaci altinda ilhama kavusmustur. sairin "Muhammed bir insandir. Daha sonra Hz. nefret ettigi büyücü ve kâhinler gibi bir duruma mi düstügü konusunda tereddütler iyor. Incillerdeki "Ey Allah'im beni niçin te rkettin" cümlesi. Ancak önemli olan husus. eger bir deve üzerinde ise hayvan onu tasiyamaz oluyor. seninle harbedeceklerdir. Al lah. O. Hatice oldugunu söy leyebiliriz.s. Saha be. Yaninda oturup dizi önündekine degen. Ayrica an viziltisi gibi bir ses duyuldugu da verilen bil giler arasindadir. Muhammed'e (s. Hiristiyan dinindeydi. Ayetler naz il olmus ve yine böylece gelen bazi Âyetlerde insanlardan. Hz. Bu daha sonraki gelismelerle ilgili hususlari bir kenara birakirsak vahyin hem H z. hayir islersin. Hz.a. yurdundan çikaracaklar . eziyet'edecekler. Musa'ya ge len büyük melegin Hz.) ilk inananin kesinlikle Hz. yirmi sene civarindaki bir devrede. Isa'nin hain sakirdi Yahuda'dir.

ilâhî vahyin sadece ahkâm" yönü olmustur. Bir milletin. inanç bakimindan ayni esasla ri teblig ettiklerini açiklar. ona "Biz. Islâm'in özünü olusturur.Din olarak Islâm Adini kendi kutsal kitabindan alan. Kutsal Kitabi (Kur'ân-i Kerîm) ilk seklini günümüze ka dar degistirmeyen tek din Islâm'dir. Hz. Ömer ile Müslüman sayisi kirki bulabildi. Islâm'in dogusu böyle old u. Allah birdir . bir zümrenin. tamamlanmis.s. Aslinda Islâm. Islâm'in hitabi. Ebû Bekr. duydugu âyetler karsis inda hayran kalmisti. Hz. Muhammed'in bütün insanliga gönderildigi. ibadetlerini gizli yapiyorlardi. Kur'ân-i Kerîm'de ayrica "Yâ eyyühennâs!" (Ey insanlar!) hita inda da ayni husus düsünülmelidir. Böylece Hz. Üç sen nde Hz.ib'in oglu Ali'yi. [429] b. Ben. Sonra bundan vazgeçti. Muhammed'e yirmi üç yillik bir sürede gelen vahiylerle en son seklini almis ve kiyamete kadar insanligin ihtiyaçlarina cevap ve recek bir muhtevaya kavusmus. toplum da ona bagli olarak düzelecek ve ideal bir toplum ortaya çikacakti r. Bes yasindan itibaren Hz. Hz. ev renseldir.) kadar geri gider. ma'nevî bir agaç gibidir. Islâm. "Allah beni y aratirken Ebu Talib'e sormadi. O da tereddütsüz Müslüman oldu. üzerinize olan ni'metimi tamamladim ve din olarak Islâm'a razi oldum. Islâm." dedi ve Kur'ân okudu. Peygamberin yaninda kalmayi tercih etmisti ve üçüncü Müslüman olma s fini kazanmisti. Fertl er düzeldikçe. Allah'a Ibadet etmek için neden ona sormaya lüzu m göreyim" dedi ve Müslüman oldu. Kur'ân-i 'de açikça yer almaktadir[430]. Bundan sonra Müslümanlar inançlarini sakla madilar. "Islâm"dir denilebilir. Aslinda bütün peygamberlerin teblig ettigi din. Hz. evinde barindirmakta idi. Muhammed ile hanimi Hz. basta tevhit olmak üzere. ibadet ve ahlâkî hükümlerinde ferdi oldugu kadar. Bu agaç. O. Peygamberler tarihi içinde zaman ve mekâna göre degise n. Hatice'nin Kur'ân okuyup Allah'a dua ettikl erini görünce ne yaptiklarini sordu. Mek keliler arasinda itibari fazla idi. Putlara tapmayi yasakladi. evinin disinda ilk onu Islâm'a çagi rdi. H Adem'e (a. inanç. Ancak aklindan önce babasina danismak geçti . Ancak diger dinlerle karsilastirilabilmesi için o. bana peygamberlik verdi. serefli ve zengin bir tüccar idi. Muhammed. bütün peygamberlerin. Islâm. Müslüman olmak istedi. Hz. Hz. kitlik dolayisiyle kalabalik ailesi içinde sikinti çekmemesi için . Çünkü o. Çünkü zulüm ve baski altinda idiler. Hz. Bu inanç esaslari. bir bölgenin dini degildir. çesitli Islâmî bilim dallarinin ana konusu oldugundan. dünya-ahiret dengesini kurarak. bütün insanligadir. burada ayrintili bilgi veri lmeyecektir. insanlarin birli k Içerisinde beraberce huzurlu olarak yasamalarini gaye edinir. ortagi ve benzeri yoktur. Islâm. Muhammed'in yanina geldi. orta yolu tavsiye ederek. Niteki m bu durum Maide Sûresi'nin üçüncü âyetinde su sekilde açiklanmistir: "Bugün size dininizi ik ttim. kâinati yaratan Allah'a se cde ediyoruz. Islâm. Muhammed'in yakin dostu idi. ilâhi dinlerin genel adi iken. Günümüzde bir milyari geçen insanin dini olan Islâm. Peygamber'in sahsiyetine büyük güven duymaktayd Ebû Bekr'in vasitasi ile birçok kimse Islâm'a girdi. Islâm. insanligin o rtak manevî mes'alesidir. toplumu da hedef alir.. Kendisi Hz.. en ekmel meyvesinde nüvelenmis. isimlenmis ve gayesine ulasmist ir." Kur'ân-i Kerîm. Muhamm ed'in azatli kölesiydi. Hz. ikmal edilmis dinin özel adidir. Muhammed'e kadar gelen "Islâm gelene i" tedrîcî gelismesinin son ekmel noktasina Islâm Dini ile ulasmistir. Ali gibi ilk müsiüman olanlardan biri de Harise oglu Zeyd'di. Ali. Hz. Hz. Ilk Müslümanlar. Açikça ibadet etmeye ve dinlerini yaymaya basladilar. anahatlahyle tanit . Muhammed. Muhammed'in yaninda bulun an Hz. Ali.

bir seyi dogru olarak kabul etmek ve onun dogruluguna inan maktir. teslim olmak. Peygamber'in haber verdigi seyleri kabul ve onlara bütün varligiyle teslim o lmak demektir. 3. tasdik degildir. Ameli olmayanin ima olabilir. Tasdikin üç mertebesi vardir: 1. Bunla rin alti tanesi (Imanin esaslari). Terim olarak ise mutlak tasdik anla mindadir. kemâlîdir. gerçek bir ta sdik olur. . Böylece iman. Iman ruh. kisinin inandigini isiyie göstermesidir. Biz de bu çerçeveye uygun olarak önce iman ve islâm terimlerini.dil ile. Bu anlamda her mü'min. kalben teslim olmakla beraber. Islâm'i iman. Terim olar ak Islâm. Bu tasdikin sahibine "mü'min" denir. imanin asil rükünleri (Asl-Î iman). Islâm. geriye kalanlar i kemâlîdir (Kemâl-i îman).kalb ile. Bazi hadislerde imanin 60 veya 70 küsur su'besi oldugu belirtilir. 2. Sözü.Iman Kelime olarak "iman".Islâm Kelime olarak "Islâm". Dolayisiyle Islâm. Böyle oimayip kisinin agziyla söyledig i kalbindekini tutmazsa bu. teslimiyet de var dir. itaat etmek. Islâm bil ginlerini bu iki kelimenin arasindaki münasebeti arastirmaya yöneltmistir. Di! ile tasdik. teslimiyettir. daha umûmîdi r. Hz. kalbiyle teslim olmamis kimseler vardir. Muhammed'in teblig ettigi dinin de adidir. I slâmin Sartlari'ni (seklî ibadetleri) ve Islâm'da ahlâk konularini.fiil ile tasdik. Islâmsiz iman. kalb ile tasdik ve uzuvlarla ame!"dir. Mü'min ile müslim ayri ayri hükümlere tâbi degildir. Bu sekildeki bir tasdikin sahib ine "münafik" denir. kalbin tasdikiyle birlesirse bu. görünüsteki bir tasdiktir. tasdik.Iman île Islâm Arasindaki Münasebet Kur'ân-i Kerîm ve Hadîs-i Seriflerde "Iman" ve "islâm" kelimelerinin kullanilisi. imansiz islâm olmaz. Bu noktada su hadîs-i serifi hatirlamakta fayda vardir: "Si zin iman bakimindan en kâmil olaniniz. Iman "dil ile ikrar. Fakat her teslimiyet. sonra Imanin Esaslan'ni. islâm. Iman. Ancak bunlardan ilk ikisi imanin aslî rüknü iken amel. [433] c. Iman. imanin aslî rüknü degildir. Inanip itimat etmektir.Iman ve Islâm a. sonuç olarak da Islâm'in diger dinlerden farkliliklarini ve farkli oldugu hususlarin özelliklerini ele alac agiz. Lügat bakim indan iman ile islâm kelimeleri arasinda fark vardir. ibadet ve ahlâk seklinde üçe ayirarak Islemek gelenek haline gelmistir. ahlâk bakimindan en güzel olaninizdi r. zahiren Allah'in v e Peygamberlerimin emirlerine uymaktir." [432] b. Tasdikin bulundugu yerde. müslim. boyun egmek demektir. islâm onun bedenidir. yahut isiyle teslimiyet gösterdigi h alde. Yani yapilmasi gerekeni yapmasi ve yapilmamasi gerekeni de yapma-masidir. islâm.ilacak ve bir kisim özellikleri üzerinde durulacaktir. daha husûsî. Fii! ile tasdik. [431] 2. her müslim de mü'm indir.

Mü'min ile müslim ayni hükümlere tâbi'dir (Öldügünde yik enaze namazi kilinir.Iman Esaslari Iman. vardir. Bu iki hadîsten insanin kendi varligindan baslayarak gökdekr ve yerdeki canli. dinin de temelidir. "Kalbine ne geJir-se. Her seyin yaraticisi ve Rabbi O'dur.lügat bakimindan iman ile islâm arasind a fark vardir: fakat seriat bakimindan islâmsiz iman.) hulul ettigine inanan insan ve toplumlar. birdir. dogru yoldan uzaklasmislardir. Islâm'da Yüce Allah. Hz. Her devirde Allah'a inanmayan insanlar bulunmustur. yere bakin. insana vb. düsünerek. Âmentü'nün ilk esasidir. mü'min." [434] 3. [435] a. Bu konuda yasak çizgiy i asan. Allah'in varligi. Muhammed za aninda insanlar. Imanin bir arada alti esasi hadisle sabitti r. imansiz islâm olmaz. Esi ve ortagi yoktur. 2. Asagi yukari her din. Allah'a inanmayi temel prensip edinir. Tanri'yi insanlastirmak gibi). Allah'in bazi varlikla ra (meselâ tabiata. Allah ondan baskadir" demekledir. Allah'in zatiyle sifatlarini birbirine karistiran. b u yolda. Kur'ân'da ve hadîslerde. fakat tarihin hiçbir devresinde b ir toplumun bütünüyle Allah'i Inkâr ettigi görülmemistir. hiçbir sey O'nun benzeri degildir. bu var liklari var eden yüce bir varligin farföna varacak ve bu üstün varliga gönülden baglanacakti r. Muhammed'in su ögüdü ibret vericidir: "Allah'in varligini anlamak için gökler bakin. Çünkü bunlar. Din. yüce sifatlari ve güzel isimleri (Esmâ-i Hüsnâ) üzerinde düsünmesi izin verilen insanoglu. Ilmî buluslar. Bazen de Allah'a ve âhiret gününe iman üzerinde durularak insanoglunun akibetini düsünmesi g erektigi hatirlatilir ve Allah'a inanmasi tavsiye edilir. cansi z varliklar üzerinde dikkatle düsünmesi gerektigi anlasilmaktadir. O . bütün bunlarin yaratilisindaki incelikleri ve bunlarin kendiliginden olup olmadigini düsünün. iki bölüme ayrilir: 1. Bu yanlis sonuçlarla karsilas mamak için Hz. O'nun zatini düsünmekten menedilmistir. aksine kuvvetlendirmistir. Allah'a ortak kosmus.Tafsîlî Iman: Âmentü. Bu alti esasin "Âmentü" ile baslayan Ibaresi Imâm-i Â'zam'in "Fikhu'l-Ekber" adli kit abindan yayginlasmistir. Demekki Allah'a inanmak normal. O' nu inkâr etmek anormal bir davranistir. yanlis s onuç ara ulasmis (panteizm. Bazen Allah'a ve elçisine inanmak konu edinilerek peygamberlerin O'na inanmayi telkin ettikleri belirtilmis olur. Müslümanlara varis olur). dogurmamis. Bu maddeler sirayla ele alinacaktir. Allah'a inanmayi zayiflatmami s. birçok metodun takip edildigi bilinmektedir.Allah'a Iman Allah'a iman. ayrica bir dördüncü kisim y Bu konuda Imâm-i A'zam Ebu Hanîfe söyle diyor: ". Iman esaslari. Müslüman mezarligina gömülür. Ancak Allah'in zatini düsünmeyin. ibret alarak Allah'a iman telkin edilir. Çünkü buna kudretiniz yetmez". Yine bir baska hadîste o. birligi. hiçbir seye muhtaç degildir. Allah'in varligini. esi ve benzeri yoktur. ezelî ve ebedîdir. Bazen yarattigi seylere bakarak. Kur'ân-i Kerîm'de Allah'a iman üzerinde önemle durulur.. Böylece insan. Kur'ân-i Kerîm'de vardir. öncelikle Allah'a iman e sasina dayanir. kendi nefsinize bakin. he r sey O'na muhtaçtir. kâfir ve münafik olmak üzere üç kisimdi.Icmâlî iman: Kelime-i Tevhîd ve Keli-me-i Sehadet. birlig ni gösteren belirtilerdir. dogurulmamistir. insani tanrilastirmak.Serî bakimdan islâm ile iman birdir.

Öte yandan melekle seytan arasindaki fark kaybolmustur. Görüldügü gibi bir din için en önemli ve temel olan Allah inancinda Islâm. Cinler. kitap yollar. ilâhî cezalari yerine getirirler.. içmek. evlenmek. Dört büyük melekden baska. gayba inanmaya mecburdur . cinler veya görünmeyen diger v arliklar tanrilastirilmistir. O'na hiçbir sey ortak kilinmaz. Melekler. kötülüklerden arinarak meleklesmeyi gaye edinir. bu görünmeyen varliklarin tasnifini. isitir. Islâm'da Allah. riziklandirir. çogalmak. O. insanlar için bir ma'sumîyet örnegidir. sitli görevleri bulunan sayisiz melekler vardir. Bütün dualar. yerin-gögün Rabbi O'dur. bazi suçlari. Kalblerin hâkimi . Allah'a iman. Allah'a kötü güç. [436] b. Islâm. ona ruhî yönden benzeyen yaratiklar da vardir. Mülkünde istedigini yapar. latif varliklardir. bütün dinlerde vardir. Durmadan Allah'i tesbih ve O'na i badet ederler. zaman ve mekândan münezzehtir. Mülkün sahibi O'dur. diledigini yapar. kâfirleri de. canli-cansiz varliklardan O'na araci. insanlara hayir dua ve sefaatta bulunurlar. caydirici bir rol oynar. Her seyi bilir. Putlardan. hayirli islere yönelir. Gözlerimiz. Mü'minleri de vardir. meleklere inanç sayesinde kötülüklerden. insanlara sah damarindan daha yakindir. yalniz O'ndan istenir. Dünyada insanlar. yemek. diledigini azîz. Ancak bu varliklarin mahiyeti ve görevle ri birbirine karistirilmistir. Diger dinlerin formüllestirilm is iman esaslari arasinda melek inancina rastlanmamaktadir. Bir Sure'nin adi "Cin"dir. Kur'ân-i Kerîm'de görünmeyen varliklar olarak melekler yaninda cinlerden de bahsedilir. Her seyi O yaratir.Meleklere Iman Insan. melekler gibi ma'sum olmayip. görür. dogmak. Melekler. Bunun yaninda yaratiklarin sifatlari da Allah'a atfedilmez. ruh ve bedenden ibarettir. hayy ve hayat vericidir. Her sey. dogrudan dogruya O'na yöneltilir. yardimci. [437] . yaratiklara dagiti lmaz. Insanlar için imtihan bulundugundan basarili insan. diledigine hikmeti verir. O. bu dünya sartlarinda O'nu görmeye muktedir degildir. Insana bedenî yönden benzeyen yaratiklar bulundugu gibi. Seyt an denk tutularak "ikileme"ye gidilmez. görevlerin en güzel biçimde açiklamistir. kendisini kimsenin görmedigini düsün erek yapar. Bazen onlara "Tanri'nin Kizlari" da denilmistir. O. melekler ve cinlerdir. sorgulayici Nekir ve Münker gibi. Her seye gücü yeter. ahlâkini o nlastirarak ve günahlardan. her yerde hâzir ve nazirdir. ancak cennette mümkün olacaktir. Görünmeyen varliklara inanç. Melekler im tihan altinda degildir. Insan. Melekler. Bazi dinlerde melekler. Insan. iman sahiplerini destekler. insanlari hayirli ve güzel islere tesvik ederler. Allah'a isyan etmezler. O'nun iradesiyle meydana gelir. Insan. yazici Hafaza (Kirâmen Kâtibîn). ölmek gibi niteliklerden uzaktir. Yalniz O'na ibadet edilip. O. diledigini zelil kilar . melekt en üstündür. Bundan dolayi meleklerin varligi. görünmeyen varliklardir. ruhî yönünü gelistirerek. hizmetçi tayin edilmez. gaybîdir. nurânî. Insanlar gibi i mtihan altindaki varliklardir. Allah tarafindan kendilerine verilen vazifeleri aynen yerine geti rirler. Melekler. günahlardan uzaklasir. All ah'i görmek. Bunlar. çok ölçülü ve deng 'da üçleme seklinde Allah'in sifatlari baska varliklara verilmez. Din güngnün sahi i de O'dur. yokeder. ak il sahiplerine hitap eder. Tek Tanri'd ir.

Peygamber tarafindan hem yazdirilmis hem ezberlettirilmis hem de kontrol edilmistir. Hz. Kur'ân.c. Allah tarafindan verilir. o günkü yazi imkânlariyle tesbit edilen table tler. her topluma peygamber gönderildigi âyetlerle açiklanmi stir. sinirli bir zaman için gelmis bir kitap degild ir. Kur'ân-i Kerîm. içer. Insanlar. Insanlar evi ziyaret ediyolar. hem sözü. yer. Davud'a "Zebur". Yeryüzünde mevcut kutsal k plar içerisinde Kur'ân'dan baska aslini muhafaza edebilmis bir baska kitap yoktur. Ancak onlar. "suhuf" v e dört kitaba imani içine almaktadir. Bu peygamberlerin sonuncusu. Hz. içini dösüyor ve bir tuglalik açik yer bir akiyor. Isa'ya "Incil" ve Hz. kitaplarina. Peygamberler de insandir. Kur'ân. Kur'ân ve Hadîs'te zikredilen "kitaplara iman"i. O. belli bir millete hitap eden. Bu s ebeple onlarin bugünkü sekli "Allah kelâmi" olarak görülmektedir. Bu nlardan Hz. "Allah'a. görüldügü gibi. bugün e ldeki kutsal kitaplar (Tevrat. "emanet". çoluk çocuk sahibi olurlar. Muhammed'e (s. [439] d. Zebur). tamamliyor. Muhammed'dir. Bundan dolayi Müslümanlarin büyük çogunlugu. Dünyanin sonuna kadar gelecek bütün insanlik âlemi onun muhatabidir.s. Suhuf ola rak bugüne gelebilmis bir sey yoktur. peygamberlerine" (Bakara 285) imandan bahsederken. Onun peygamberler arasinda müs tesna bir yeri vardir. levhalar. onlarin getirdigi hükümlere uymalarina baglidir. Suhuf'lar'dan sonra büyük kitaplar gelmistir. k itaplara imani yalniz kendisiyle sinirlandirmamaktadir.Peygamberlere Iman Peygamber.sahife-lerdir. Kur'ân. Hz. çesitli malzemeden yapilmis (meselâ papirüs). Peygamber. Kitaplara iman. Kur'ân-i Kerîm'de. Kendisine kitap verilen peygamberler yaninda. Peygamberlik. bir de onlara tâbi' olan peygamberler vardir. Kur'ân-i Kerîm'de Allah'in seçip görevlendirdigi kimseler i ifade etmek üzere "resul" ve "nebî" kelimeleri kullanilir. hal üzerinde durmakta ve gelecek için de yol göstermektedir. melekl erine. Peygamberler. Farsça bir kelimedir. Muh ammed'e "Kur'ân-i Kerîm" verilmistir. Kur'ân-i Kerîm'de diger kutsal kitaplarin muhtevas i hakkinda bilgi verilmekte ve "Zebur"dan ise sadece ismen bahsedilmektedir. geçmisten b ahsetmekte. Peygamberlerde "stdk". insanlara Yüce Allah'in emir ve yasaklarini bildirirler. Kur'ân-i Kerîm. ayni zamanda sir adan bir insan da degildirler. Böylece onu muhafaza edecegini va'dede n Yüce Allah'in bu va'di yerine gelmistir[438]. taklit olunamaz ve olunamamistir da. Muhammed'in.a. Beden ve ahlâk bakimindan insanlar tarafindan tenki de ugramayacak ölçüde mükemmeldirler. Suhuf. görüyorlar ve hayrete düserek.) yirmi seneyi askin bir süre içinde vahiy yoluyla gönderilmistir. peygamberlik divan inin mühürleyicisi ve peygamberler zincirinin son halkasidir. Incil. Hz. evlenir. Iste elçiler içinde ben o tugla konum . Insanlarin kurtulus ve s aadete ulasmalari. "fetanet" ve "teblig" gibi ortak özellikler bulunur. Zira Kur'ân kendini taklide çagi rdigi halde bu çagriya cevap verebilen çikmamistir. Hz. Kur'ân.Kitaplara Iman Islâm'da iman esaslarindan biri de kitaplara imandir. Çünkü ondan sonra peygamber gelmeyecektir. çok büyük degisikliklere ugramistir. 'Ah k eske suraya da bir tugla konulsaydi1 diyorlar. Kur'ân. hem mana-siyle Allah k elâmi oldugu Için. adi geçen 25 peygamber ve peygamber olup olmadigi tartisilan üç kisi di sinda da peygamberler bulundugu. vahiy ve mu'cize ile desteklenir. gliyorlar. Onlara göre. Musa'ya "Tevrat". "ismet". kendisi disindaki kutsal kitaplarin tahrif edildiklerini belirtir. son peygamber Hz. kendi gayretleriyle peygamber olamazlar. Allah arafindan gönderilmis kitaplarin aslina iman olarak anlamaktadir. diger peygamberler arasindaki yeri konusunda Imam Ahmed ve Tirmi zî'nin rivayet ettigi hadis söyledir: "Benim Peygamberler içindeki yerim su örnekteki gib idir: Bir adam evini insa ediyor.

"MesîtV'i bir peygamber olarak degil.000 peygamber geldiginden bahseden Hz. Yüce Allah'in bu lütfunu hayatta iken görmüstür. Hz. Musa'nin peygamberi olar ak nitelendirirler. bunu hesap. Bu. Bununla berabe r onlardan bazilarinin diger bazilarina üstün kilindigi da kabul edilir (kitap veril mesi. yani insanin ölümünden. cez a veya mükâfat görecektir. ahlâk ve faziletleriyle ayrilirlar. yine de bir insan olarak kabul edilip tanrilastirilmazlar. Yahudilikte Hz. 124. Camiu's Sagir. onun günahlari bagi sladigi Indilerde belirtilir. Muhammed'i peygamber olarak kabul etmezler. kiyametin vukuundan sonra neler olacagi. V/204 (Hadis no:5733) Hz. "Mu-gayy ebât-i Hamse". Allah'a nisbet edilir. Islâm'daki gibi degildir.. Diger ilâhî dinlerde peygamberlere bakis. Isa. Muham-med'i. Lut'un sarhos olup kizlariyle zina yaptigi. Bu din mensuplarina göre peygamberler. sahsî fazîlet ve yerine getirdigi görev gibi yönlerden). kitap. Âhiret. bilinemeyen bes husus arasindadir). bütün peygamberleri kabul ederler. hemen hemen hiçbir peygambere nasip olmayan bir imtiyazdir. ma'sumluk. Kiyametten sonra bütün insanlar diriltilip hser hayati baslatilacak. Muhammed de dahil. Islâm'da bütün peygamberl er haktir. Fakat Müslümanlar. bazi insanlara hulul eder. Hiristiyanlar. dünyevi hakimiyet sahi bi bir kral olarak görürler. cennet-cehennem takip ede .[441] Hiristiyanlikta ise Hz. peygamberlerin belirli nitelikleri vardir. [442] e. Yüce Allah'in ona bahsettigi üstünlük delillerinden birisidir. Onun getirdigi nizam. tarihen bilinen birçok meshur sahsiyetin aslinda bir peygam ber oldugu düsünülebilir: Iran'da Zerdüst.Laotze. fakat bu kurucunun ne oldugu kesin olarak belli degildir. Onlarin elinde zuhur eden mu'cizeler. D avud'un bir kumandanin karisini ele geçirmek için onu savasa yolladigi da kutsal kit aplarinda yer alir. Ibrahim'in karisini Firavun'a ka rdesim diye takdim ettigi. Isa ve Hz. Onlar. Bütün bu hususlar gözönünde bulundurularak. Yakup Tanri ile gürestirilir. Men Hindistan'da Budda. onlara degil. Çin'de Konfüçyüs.undayim" {Fethü'r Rabbani. havariler de Isa'nin resu lleri olarak nitelendirilir. dünyaya iner. bütün eski dinlerin hükmünü kaldirmistir. "Tann'nin Oglu" ve tanri. Hiristiyanlara göre Mahke-me-i Kübrâ'nin idare edicisi d e Isa'dir. öldükten sonra tekrar dirilecek. ebedî degildir. Allah'a iman gibi. O. Onlar. Kur'ân-i Kerîm gibi günümüze kadar oriji nal sekliyle gelebilmis ve kiyamete kadar da muhafaza edilecegi va'dedilmis tek kutsal kitap ona verilmistir. Hz. insanlarla münasebet kurmak için. gaybîdir. Islâm'da söyle açikl nir: Insan. diger insanlardan. Hz. Hz. Hz. bütün âlemlere rahmettir. Muha mmed'in bir hadîsine göre. ceza-mükâfat. Diger ilâhî din mensuplarindan Yahudiler. Bunun y ninda Kiyamet'in ne zaman kopacagini Allah'dan baska kimse bilemez (Bu. Bununla beraber onlar. Isa'ya secde ve dua edildigi. Hz. dünyada yaptiklarindan hesaba çekilecek. M i'raç. K iyamete kadar devam edecek "tek nizam" onunkidir. Âhirete iman da. Hz. Muhammed'in getirdigi "nizam".Ahirete Iman Kur'ân-i Kerîm'de ve hadîslerde "Allah'a ve Âhiret Günfrne inananlar" seklindeki hitaplarl a Âhiret Günü'nün önemi belirtilmistir. Harun'u Allah'in degil. Hinduizmde Tanri Visnu. Bazilarinda Ise bir kurucu va rdir. Dünya. Yunan'da KserYçfanes. Yahudiler Üzeyr'e (Ezra) "Allah'in Oglu" dediler (Yapilan aras tirmalar sonucu Yemen'de bir Yahudi toplulugunun bu inanca sahip oldugu tesbit e dilmistir[440]). Hz. XXI/283. Peygamberlik noktasinda aralarinda bir ayrim yapilmaz. Hz. onlarin tanrilarinin birer "av atara"sidir (hululü). Islâm'da. Bazi dinlerde peygamber yoktur. bütün insanlara gönderilmistir. kendisi hayatta iken uygulama zemini bulmus ve o..

çalismak. hayir ve ser ne varsa hepsinin Allah tarafindan ezelde takdir edildigine ve zamani gelince de yine Allah tarafindan bu takdire göre yaratildigina inanmak demektir. kalbinin ve midesinin çalismasi kendi eli nde degildir. kader inanisinda da bu sekilde kendisini göste rmektedir. Gelecek hayat ise bugünkü hayatin sonucu olacakt r. bu bilinen ve tesbit edilen seylerin zamani ve yeri geldiginde All ah tarafindan yaratilmasidir. Allah onu yar atir. insanin seçtigine göre yaratan Allah'tir. ölçülü.Kaza ve Kadere Iman Kader. Allah yazdigi için insan Allah'in yazdigi sekilde hareket etmiyor. Islâm'da insan. Islâm'daki âhiret inanci. Dünyada yaptik larinin karsiligini görecegini düsünen insan. Insanin ira desiyle seçtigi isleri yaratmak Allah'a mahsustur. emek hem de iradesinin disindaki sonuçlari tevekkülle karsilamak vardir. Hiristiyanlikta ise ikinci bir âlem inanci bulunmakla beraber. Hinduizm'de "kar inanisi bir çesit kader anlayisi haline getirilmis ve insanin bugünkü hayati. Bu dinlerde tenasüh inanisi bulundugu için âhiret anlayisi ona göredir. Imtihan sartlarini hazirlayan Allah. siz bilmezsiniz" (Bakara 216) . Diger dinlerde böyle açik-seçik bir kader anlayisina rastlamak mümkün degildir. Ancak istedigi gerçeklesmedigi takdirde hayirli olanin böyle olduguna kanaat ge tirmek de vardir. gayret etm ek. dünyevî yön daha agirlik kazanmistir. Yüce Allah'in hazirlamis oldugu imtihan sartlari çerçevesindedir. Allah bilir. rengi. Islâm'da hem çalismak. yoksa kötülüge temayül oldugu için mi aslî suç vardir seklinde). Meselâ Hir istiyanlikta. ileride olacak seylerin Yüce Allah tarafindan önceden bilinip tesbit edilmesid ir. iradî davranisa dayandirilir.Islâm'in Sartlari (Islam'daki Seklî Ibadetler) . bu bilgisine göre . bir öncek i hayatinin tabiî sonucu olarak görülmüstür. Kaza ve kadere inanmak demek iyi ve kötü. Bu konu.cektir. Insan neyi seçerse. Insana düsen. Bud-dizmde k arma. O. iyi ve mesru seyleri ya ip kötülüklerden kaçinmaya çalisir. dengeli olmaya. hayatin a ci ve sikintili olaylarina tahammülünü ve sabretmesini saglar. gerekli tedbirleri almak ve bütün bunlardan sonra gerisini Allah'a birakip tevek kül etmektir. dünya âhiret dengesini kur arak. kisiyi ihtiraslardan kurtarir. insanin neyi seçecegini ezelden bildiginden. yapmasi gerekeni yapmak. Hinduizm aibi bazi din-lerde âlemin e zelî-ebedî oldugu kabul edilir. Hiristiyanlar. Kisinin irade hürriyeti. [443] f. fakat Allah. insanin ne sekilde hareket edecegini bildi gi için. konu aslî suçla ilgilendirilerek tartisilir (aslî suç oldugu için mi kötülüge t yül vardir. boyu. Kast dilimleri. hangi anne-babadan doÖacagi. Yüce Allah. Levh-i Mahfuz'da olacaklari yazmistir. diger bir deyimle seçim hürriyeti vardir. dua ederek bir seyin olmasini isteyebi lir. Islâm disindaki ilâhî dinlerde de öldükten sonra dirilme inanci vardir. o sekilde yaziyor. [444] 4. fiilen yaparak. bir âyette söyle ifade edilir: "Sizin iyi sandiginiz hakk inizda kötü. DolayisIyle insanin sorumluluktan kurtulmak üzere "Ne yapalim alin yazim böyleym is" demeye hakki yoktur. Islâm. Ahirete iman. "Ilim ma'luma tâbi'dir" seklinde formüle edilmist ir. seçen insan. Bu husus. Kaza ise. Yahudilikte âhiret k onusu pek fazla islenmemis. kötü sandiginiz da iyi olabilir. her iki dindeki asiriligi gidermistir. iradesinin disindaki seylerden sorumlu da degildir. "son"un her an gelecegi k orkusu içerisinde ruhban hayatina agirlik vermislerdir. Ahiret inanisindaki denge. fert ve topluma sorumluluk duygusu kazandirir. bir "karma" sonucu olarak degerlendirilmektedir. Ancak bu seçim hürriyet i. Insanin ne zaman.

Kur'ân-i Kerîm'in çe sitli âyetlerinde yer almaktadir.Namaz Bes vakit namaz. Yine hiçbir dinde ibadetten önce Islâm'daki hadest en ve necasetten temizlenme kadar titiz bir hazirlik göze çarpmaz. Allah katinda. ergenlik çagina girmis. iman nurunu koruyan bir mahfazadir. içmez. yer yer sessizlik de vardir. Ancak cemaatla kilmak. digerini takip eder. imani kuvve tlendirir. Islâm'in Sartlarinin geri kalan maddeleri dört büyük seklî ibadeti açiklamaktadir. namazda zekâtin esprisi de vard ir. Hiçbir dinde niyet Islâm'daki kadar ibadetin ana rüknü olmamistir. Bunlar. Bu dört ibadet sirayla anlatilacaktir. Bunun için namaz. fecirden aksama kadardir. Namazin içinde Islâm'in sartlarini teskil ed en diger esaslar da yeralir. samimiyetle ve devamli yapilanidir. Vakit kavrami. Ibadetler. Ancak bunlardan bi ri veya birkaçi bulunabilir. Namaz kilan bir sey yiyip içmedigi için namazda bir çesit oruç da vardir. namaz süresince devam eden farzlardir. haftalik Cuma Namazi. Ibadetin çoklugundan ziyade devamli olmasi önemlidir. ancak Allah'a yapilir. Namazin disindaki farzlar. Oruçlu. Allah'a ve Peygamberine sehadettir. Namaz. akilli her kadin ve erkek üzerine farz olan bedenî bir ibadettir. Allah'in hakkidir ve yalniz O'nun rizâsi için yapilmaktadir. Ibadetler in vakitleri ve ibadet yapanin niyeti. Amelî tatbikat. Bütün bunlar niyeti takip eden baslangiç tekbiriyle baslar. [445] a. Biri. Bunun yaninda namazda okuma da var dir. Bu sart yerine getirilmedikçe. Namaz kilan Kâ'be'ye yöneldigi için. oruçlu oldugu müddetçe. yemez. farzdir (farz-i ayn). Günlük namaz disinda. namaz. Ibadetin seklini ve mik tarini Yüce Allah belirtmistir. Ibadet. Y tJJik namaz olarak Bayram Namazlari vaciptir. Buna göre I slâm'in bu bes sartini yerine getiren bir kimse. Namazda kul. Muhammed. Namazin içindeki fa rzlar. iç ve dis temizligi bu iste önemlidir. her Müslüman üzerine farzdir. Islâm'in da baslangiç noktasidir. Islâm'in Sartlariyle ilgili hususlar.Oruç Her yil Ramazan Ayi'nda bir ay oruç tutmak. Ibadet. farz-i kifâyedir. Namaz kilan maddî gel irini bir tarafa birakip namaza vakit ayirdigi için. [446] b. vakit vakit kilinan ve kulun Yüce Allah'in dîvanina durarak O'nu n rizâsini aradigini isbat ettigi bir ibadettir. Islâm'in bes sartini açiklamistir. dinin diregi. mü'minin mi'racidir. Allah'a karsi olan seklî ibadet bor cunu ödemis olmaktadir. kulluk demektir. Böylece namazda hem ayakta du rma hem de oturma. Kulluk. namaz içinde sembolik bir hac da yer alir. Bu suur (konsantrasyon) o nun kalbini ve fiillerini nurlandirir. ruhî hayatla bagdasm . Namazda Tahiyyât Duasi'nda Sehadet Kelimesi de bulunur."Islâm'in Binasi" Hadisinde Hz. Aslinda kisinin yaptigi hersey kulluk görevidir. Tek basina da kilinabilir. ötekileri yapmanin önemi yoktur . intikalî farzlardir. I slâm'da ibadet suuru. Bu imanin özü. hem rükû hem de secde bulunur. O'nun rizâsina en uygun olan ibadet. daha seva p sayilmaktadir. hiçbir dinde Islâm'daki kadar belirli ve d isiplinli degildir. Hiçbir dindeki ibadette namazin oniki farzinin tamamt bulunmaz. ruhun gidasidir. zekat ve hac'dir. Orucun vakti. ibadettir. Rabbinin huzurunda oldugunun suurundadir. Vakte bagli olmayan Cenaze Namazla ri. Islâm'in bes sartindan ilki. oruç. niyetle baslar. Ibadet.

Ramazan Ayi'n dan sonra ibadetlerini devamli yapma. Kabul olunan H^cin (hacc-i mebrûr). Islâm Dinidir. kola'yliklari vardir. "buyur Rabbim. haccin iki önemli farîzasidir. gerçekte çogalmakta ve bereketlenmektedir. kefen gibi "ihram" giyerek Yüce Allah'a "Lebbeyk. O'nun rizasini kazanma gayesiyl e bir müddet için geride birakmis. Dünyada "Biri yer. Hz. belli bir zümreye mahsus degildir. Musa'nin ve Hz. perhiz sekline dönüsmüs veya asiri züht uygulamalari haline gelmistir . Zekât. O. [448] d. kefenle çagirmadan. Ramazan bir ibadet ayidir. kiyamet bundan kopar" kabilinden zenginlerin hayati na bakip onlari kiskanarak düzen degistirmek üzere ayaga kalkan varliksiz kesimler. sadece gündüze mahsustur. Zekât. [449] . sirf Allah rizasi için yapilan bir hacca göredir. Perhiz de degildir. ben ihramla huzuruna geldim".ayan cinsî zevklerden sakinir. anarsiye ve totaliter rejimlerin dogmasina yolaçarlar. Z ekât veren kimse. Birçok kimse. Oruç. iradeyi k uvvetlendirir. disiplinli bir hayata ulasma imkâni bulur.". Haci adayi.. Hac'da. ticaret mallari. gümüs. Zekât. ayrintilari açik-seçiktir. uygun yerlere-kisilere verilmesidir. Hastaya. Oruçlu iken helâli terkedebilen Müslüman. sartlari içinde. ihram sartlari içinde bir velî hayatina kavusmustur. Allah rizasi için yapilan bedenî Ibadetlerin en önde gelenlerinden bindir. ayrica Medine'de Mescidu'nNebiyy'i ziyarst etmektedir. Böylece temizlenerek eksilen serve t. servetini temizlemis olmaktadir. en sevdiklerini Allah'a ibadet. dermisçesine ma'nevî bir havaya girer. Haci adayi. Peygamberimizin bir deve üzerinde Veda Hutbesi'ni verdigi Ara fat'ta vakfe. misafire. s en ecelle. Geceli gündüzlü de degildir. artma ve temizlenme anlamina gelmektedir. Bütün mü'mi kiblesi Kâ'be'yi tavaf. Bazilarinda ise ya önemini kaybetmis. Sinirlari. çesitli gelismeler geçirdigi mübare k yerlerdeki bütün Islâmî hatiralar yasanmaktadir.. orucun disinda da harama el uza tmamak aliskanligini kazanir. Bazi dinlerde oruç yoktur.Zekât Zekât. günümüzde Yahudi ler ve Hiristiyanlar arasindaki uygulamanin o günkü ile ilgisi pek kurulamamaktadir. mecburî degildir. belirli oranlarda. mâlî bir ibadet olup varlikli kimselerin yapmasi gereken bir farîzadir. Birçok sih hî faydalari bulunsa da oruç. Paskalya'dan önce Hiristiyanlarin uyguladiklari 40 günlük perhiz devresi oruç olma özellig ini kaybetmis gibidir. Islâm'in çiktigi. Kutsal kitabinda oruçla ilgili en fazla bilgi bulunan din. bir kongre mahi yetindedir. artici olmasi gibi) belirlenmis mallarin. Ancak. dinî bir görevi yerine getirmek üzere tutulur. Bütün dinlerde kutsal kabul edilen yerler vardir. faki rin zenginin malindaki hakkidir. çesitleri (altin. denge saglanmis olur. biri bakar. küçük ve büyük bas hayvanlar gibi) ve ikleri (üzerinden bir yil geçmesi. ayni zamanda dünyanin her tarafindan gelen Müslümanlar için bir sûra.Hac Zengin ve saglikli Müslümanin ömründe bir defa yapacagi mâlî ve bedenî ibadettir. Aslinda çok fazla olmayan zekât in verilmesiyle zaman içinde orta zümre olusur ve çogalir. [447] c. Oruç. yasliya . "Haci" olmak için buralar ziyaret ed ilir. günahlari gidecegi inanci yaygindir Ancak bu söylenilenler. para. Hac. ticarî-turistik bir zihniyete dayanmayan. Isa'nin 40 gün oruç tuttuklari bilinmektedir. Islâm'daki or uç.

her dinin kendine ait özellikleri vardir. Son olarak anahatla riyle Islâm Dini üzerinde duruldu. begendigi dindir [455]. "Ameller. Allah'tan baskasina tapin maz. Muhammed'in son peygamber oldugu açikliga kavusturulmustur. Dolayisiyle Islâm ahlâkinda toplum düzenini saglayan. taabbüt etmez. Insanlar için en güzel örnek olan Peygamberim izin ahlâki da Kur'ân'dan kaynaklanir. Bu yönüyle o. Allah'dan baskasindan istemez. Peygamberimize "Din nedir? diy e sorulunca "Güzel ahlâktir" cevabini vermistir. Islâm. All ah sevgisi ve korkusu mü'minin bütün davranislarinin temelinde yer alirsa. Bir hadîste. Isl ahlâkinda insan davranislari niyete baglidir. tevhid inancini ahlâkî davranislarina da aksettirir. Muhammed'den alir. maddeler halinde siralanacaktir. Yüce A llah'in katinda ikrama en lâyik olan kullar. onu kendisinin koruyaca gini va'detmektedir (HIcr. Islâm ahlâkinin kaynagi ilâhî vahiydir. Islâm ahlâki. ahlâkî kaynagini Hz. Mu ham-med'in "benden sonra peygamber yoktur" dedigi rivayet edilmektedir. sahabîler. daha sonra da Islâm'in özellikleri ve diger dinlerde n farkli oldugu hususlar. Müslüman. Takva. davranislariyle. yansitm alari gerekir.Islâm ve Diger Dinler Kur'ân-i Kerîm'e göre Islâm. Gerçekten de mü'minin niyeti esastir. insanlari saadete ulastiran temel prensipler m evcuttur. Verilen Ây et ve Hadîste Hz.5. sevgi. O'nu Yüce Mevlâ terbiye etmistir. Nitekim .Islâm'in Özellikleri ve Diger Dinlerden Farkliliklari/Ayricaliklari Buraya kadar çesitli dinler ve bu arada "ilâhî dinler "de islendi. Yüce Allah. Kur'ân'i kendisinin yolladigini. kötülüklerden kaçinmak ögütlenirse. "hak din"[452]. Muhammed. niyetlere göredir " denilmektedir. Yüce Allah'in katind aki gerçek ve makbul din Islâm olup[454] bu din. O. "dosdogru din" dir[453]. e n güzel ahlâk üzerindedir. O'nun razi oldugu. fe rdi ve toplumu huzura kavusturan. "Allah'in elçisi ve peygamberlerin sonuncusu"dur[456]. Bu korku. saygi ve ta'zime d ayanan bir korkudur. ondan en fazla korkan mut-takîler. O. ortak bir ahlâ standardi olusturulmus olur. kisacasi hal diliyle (lisân-i hâl) Islâm'i anlatmalari. takv a sahipleridir. bu olgunlugun sonucu elde edilen bir mertebedir.9). Ayrica yine bir âyette. velîler örnek dav-ranislariyle nasil Islâm'in yayili p benimsenmesine yolaçmislarsa. Görüldügü gibi. Allah'dan baskastndan korkmaz. Hz. "beyne'l-havfi ve'r-recâ" (Korku ve ümid arasinda) bir çizgi takip eder. [450] 6. Hikmetin basi Allah korkusudur. diger ahlâk sistemlerinden ayrilir.Islâm'da Ahlâk Islâm Dini'nde ahlâk. Sonuç olarak Hz. Daha önceki hiçbir kitapta bu garanti yoktur. güzel ahlâki tamamlamak üzere gönderilmistir. Toplum hayatinda iyilikler tavsiye edilir. dinlerin en ekmeli olduguna temas edildi. onlari örnek edinen Müslümanlarin da sadece dilleriyle d egil. [451] a. Hz. Burada önce Islâm ve di ger dinler karsilastirilacak. Muhammed. o olgun bir ahlâka ulasir. iman ve ibadetten sonra üçüncü esastir. u özellikler verilirken yer yer karsilastirmalar da yapildi ve Islâm'in farkliliklar ina.

Hz. Muhammed, Kur'ân'i, 23 senelik bir devrede yazdirmis, ezberletmis ve kontrol et tirmistir. Böylece bu asil metin, aynen muhafaza edilerek, günümüze gelmis yegâne Kutsal K itap daha sonraki nesillere teslim edilebilmistir. Bu açiklama, Islâm'in diger dinlere farkinin ilk maddesini baslatmistir. Bu maddede Kur'ân'in akil ve bilim önünde tazeligini koruyabilmis yegâne kitap oldugunu belirtmek de gereklidir. Islâm evrensel bir dindir. Mesaji bütün insanligadir. Bir Âyette bu husus söyle belirtilme ktedir: "Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarici olarak gönderdik" {Sebe1 , 28). Yalniz Hiristiyanlik ve Buddizm, Islâm gibi evrenseldir. Diger dinler millîdi r. Bunlardan Yahudi dini, aslinda evrensel iken sonradan millîlestirilmis gibi bir görüntü kazanmistir. Islâm, tektanrili bir dindir. Bu dinde üçleme, ikicilik, ortak kosmak yoktur. Yüce Allah 'in sifatlari; yaratiklara, baska varliklara, insanlara, canli, cansiz varliklar a verilmez. Tabiati olusturan elemanlar, tabiat güçleri kutsallastinlmaz. Ailah'dan baskasina tapinilmaz. Yüce Allah'in kendine mahsus sifatlari, Güzel Isimleri (Esmâ-i Hüs nâ) vardir. Halbuki Hiristiyanlik ve Hinduizm'de üçleme vardir. Hinduizm, ayrica çoktanr ili bir dindir {Her iki dinde tektanri inanisi bulunsa da). Buddizm, tanri kavram ina sonradan kavusmustur {bu dinde dua yoktur). Taoizm sonralari çesitli dinlerden tanrilar almistir. Yahudi dininde her ne kadar tektanri inanisi korunmussa da T anri'ya istirahat etmek, güresmek gibi yakisiksiz sifatlar verilmistir. Hz. Isa, Budda, Konfuçyüs tanrilastirilmistir. Hinduizm'de zaten tanrilarin insan se kline girdigi (avatara) kabul edilmektedir. Yahudi Dinin'de bazi peygamberlere y akisiksiz durumlar nisbet edilmektedir. (Hz. Yakub'un Allah'la güresmesi, Hz. Davu d'un bir kumandanin karisina göz dikmesi gibi). Islâm dininde Hz. Muhammed, sadece b ir insandir. Kendisine vahiy gelmektedir. O, Allah'in kulu ve elçisidir. Onun görevin e uygun nitelikleri vardir. Islâm, Allah ile peygamber arasindaki çizgiyi korumustur. Bu çizgiyi peygamber, hiçbir s ekilde geçemez (Meselâ Islâm'da Hesap Günü'nün sahibi sadece Allah iken Hiristiyanlikta bu y etki Hz. Isa'ya verilmistir). Ayrica Islâm'da, Hiristiyanliktaki Kilise ve Buddizm 'deki Sangha gibi bir rahip teskilâti, ruhbanlik, hiyerarsi, aracilik, misyonerlik yoktur. Yüce Allah ile kulun arasina fetis, put, peygamber, rahip, melek gibi hiçbi r sey girememektedir. Fert, hürdür, serbesttir. Dogrudan dogruya Allah'tan istenilme kte, sadece O'na dua edilmektedir. Nitekim Fatiha sûresinde "Ancak sana kulluk ede r ve ancak senden yardim dileriz" hitabiyla bu hususa isaret edilmektedir. Islâm'da günah isleyince tevbe edilir, affetmesi için ancak Yüce Allah'a basvurulur. All ah'dan baskasina günah itirafi yoktur. Halbuki Hiristiyanlik ve Buddizm'de böyle deg ildir. Rahip, rahip zümresinin varligi bu noktalarda kendisini belli eder. Hiristi yanlikta genellikle rahip bulunmaksizin sakramentler uygulanamaz.

Tarîhî gelismesi içinde Islâm aslî yapisini koruyabiimistir. Bu hüküm, diger dinler için tekr anamaz. Hinduizm farkli dinlerden çesitli elemanlar almis, bunlarin bir yigini hal ine gelmistir. Belirli kurucusu, inanç sistemi, ibadeti olmamistir. Taoizm de dige r dinlerden bir çok eleman almistir. Hiristiyanlik, daha en baslarda Pavlus'un yoru mlariyla degisik bir yapi kazanmis, gittigi yerlerdeki kültlerden etkilenmistir. B u hususta Islâm'in farkliligi, bir ölçüde, Kutsal Kitabi'nin degismeden günümüze ulasmasi öze ginden gelmektedir (Diger dinlerin kutsal kitaptan daha sonralari yaz ih hale get irildiginden asil yapi tam olarak korunamamistir). Islâm'daki inanç esaslari, dinî kavramlar, sade, kuvvetli, açik seçik, anlasilmasi, anlati lmasi, kabulü kolay, akli-mantigi zorlamayan maddelerdir. Halbuki meselâ inkarnasyon (huftil), aslî suç, tenasüh, gibi kavramlarda bu kolaylik bulunmaz. Islâm'in tarihî gelis mesinde kutsal kitabi ve dinî kavramlarinin açikligi sebebiyle konsillere rastlanmaz. Fakat evrensellikte ona arkadaslik eden iki büyük dinde (Hiristiyanlik ve Buddizm) konsillere ihtiyaç duyulmustur.

Önem tasiyan bir nokta olarak, Islâm'da dünyaya günahsiz gelindigine inanilir. Bu dinde H iristiyanliktaki aslî suç, Hint dinlerindeki tenasüh yoktur. Her dogan, Islâm yaratilisi üzerine temiz, suçsuz dogar. Zümer suresinin 7. ye Fâttr suresinin 18.. Ayetinde belirt ildigi gibi, kimse baskasinin suçunu yüklenmez. Sorumluluk, ferdîdir. Suç ve beden, ferdîd ir (Dogustan gelen suç yoktur, bir beden bir ruh içindir. Önceki kimselerin veya önceki hayatlarin suçu dogustan gelir seklinde Hiristiyanlik ile Hint dinlerinin benzerli k tasiyan doktrinlerini Islâm kabul etmez).

Islâm'da agir, asiri züht emirleri, güçlük yoktur. Kolaylik, kolaylastirma vardir. Hz. Muha mmed, "Din, kolayliktir"; "Kolaylastiriniz, güçlestirmeyiniz; müjdeleyiniz, nefret e ttirmeyiniz" diyerek Islâm'in bu niteligini belirtmistir. Caynizm'de yürürken küçük canlilar i öldürmemek için önce yer süpürülür. Caynizm'in bir mezhebinde dünya mali diye elbise giyil lâm'da böyle asiri buyruklar yoktur. Evlenmemek veya bosanmamak (bazi Hiristiyan mez heplerinde oldugu gibi) seklinde sert kayitlar göze çarpmaz.

Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir. Meselâ Yahudi Dini'nde âhiret motifi çok net olarak is lenmemistir. Gözler dünyaya çevirilmistir. Hiristiyanlikta tersine, gözler âhirete dikilmi stir. Islâm'da dünya, âhiretin tarlasidir. Bir âyette belirtildigi gibi dünyadan nasip de unutulmayacaktir. Islâm'da çalisilmayan gün yoktur. Çalisma ve kazanma, ekmek-alinteri övülü Zekât ve hac gibi ibadetlerin yapilabilmesi, maddî imkâna baglidir. Islâm'da ibadet ve ahlâkla Ilgili konular gelismistir. Islâm'in her an istedigi kulluk da vardir (iman), ömürde bir defa istedigi kulluk da (hac). Tabiî senede (bir defa ze kât; bir ay oruç), haftada (Cuma Namazi), günde (bes vakit namaz) istedikleri de vardi r. Halbuki meselâ Bud-dizm'de dua, Hinduizm'de cemaatle ibadet olmadigi gibi Hiris tiyanlikta âyinler papaz nezaretinde kiliseye tahsis edilmistir. Yahudi dininde ku rban yikilan Kudüs Tapinagi'na bagli görüldügünden uygulanmamaktadir. Islâm'da ibadet, hem aatle hem de tek basina; hem camide hem cami disinda her yerde yapilabilmektedir .

Islâm; sadece zühde, tasavvufa, ahlâka, felsefeye, gelenege dayanan ve her seyi toplam aya çalisip asil hüviyetini kaybeden bir din degildir. Bu dinde ölçü, akil, bilim, düsünce, ö nme, çalisma, fert ve toplum konularina gereken yer ayrilmistir. Islâm'in kendi orijinalligini gösteren yukarida bir bölümü siralanan hususlar yaninda dige r dinlerle paylastigi noktalar da vardir. Bunlarin en basta geleni tektanri kavr amidir. Islâm, bu Yüce Tanri kavraminin en ideal sekline sahiptir. Islâm, diger ilâhi di nlerin kitap ve peygamberlerine de yer verir. Kur'ân-i Kerîm'de ancak 25 peygamberin adi bulunur (üç tartismali olanla 28). Ancak dünyada hayli peygamber görev yapmistir. Hem en hemen bütün topluluklarda Yüce Tanri inanisinin bulunmasi bunun bir isbatidir. Islâm; vahiy, âhiret, kader, melek-seytan, helâl-haram (yap-yapma), nefsi terbiye, iyi lik, erdem gibi birçok elemanlarini diger dinlerle paylasir. Ancak Islâm'da bu elema nlar, bir ölçü içinde, asiriliklardan uzak olarak yer alir. Bir misal olarak temizligi e le alalim. Temizlik önce dis ve iç temizligi olarak ikiye ayrilir. Dis temizliginde; 1- Beden (Islâm'da pis sayilan seylerin bedenden giderilmesi, yikanmak, dis temizli gi, bedenden tirnak ve benzeri kesilmesi istenilen seylerin atilmasi, sünnet, abde st, boy abdestinin maddî temizligi vb.), 2- Elbise (pis sayilan seylerin temizlenmesi veya kirliligin giderilmesi), 3) Çevr e ve gida temizligi (kendimizi tehlikeye atmamamizi emreden Âyete göre suyun, havanin , evin, kentin; imanin en asagi derecesinin yolda ayaga takilan tasin bir kenara atilmasi oldugunu açiklayan Hadîs'e göre yol temizligi) gibi maddî elemanlar bulunur.

Iç temizlik, çok daha genistir:

1- Kalp temizligi (önce tasdîkî, sonra yakînî Iman ile sekten süpheden, kötü düsüncelerden ka ndirmak, tövbe ile günahtan temizlenmek), 2- Ahlâk temizligi (kötü ahlâki atip iyilerini benimsemek), 3- Düsünce-niyet-davranis temizligi (iyi davranis, ihlâs kazanmak), 4- Vicdan temizligi (suçluluk duygusu içinde kalmamak; kul hakkini almamak, helallas mak), 5- Hükmî temizlîk (abdest, boy abdesti, Islâm'in bes sartinin her bir maddesinin uygulani si ile günahlardan arinmak) gibi bir çok hususu içinde bulundurur. [457]

b- Islâm'in Diger Dinlerden Ayricaliklari 1- Islâm hak ve iiâhî dindir; vahye dayanir; evrenseldir; mesaji bütün insanligadir; Kiyam ete kadar geçerlidir. 2- Islâm, adini kutsal kitabindan alan; kutsal kitabi peygamberi tarafindan yazdi rilan, ezberlettirilen ve kontrol edilen, böylelikle degismeden günümüze kadar ge lebilen; aktl ve bilim önünde tazeligini koruyabilen Kutsal Kitab'a sahip olan dindi r. 3- Islâm'da tevhîdin en güzel ve en orjinal sekli vardir. Islâm en mücerret, en mükemmel All ah inancini yerlestirmistir. Islâm'da Allah'in sifatlari, yaratiklara, baska varli klara; insanlara, canli-cansiz varliklara verilmez. Islâm'da Yüce Allah insana benze tilmez; O, hiçbir seye benzemez, ne Tanri insanlastirilir, ne de insan tanrilastir ilir. Islâm'da Allah'in Esmâ-i Hüsnâ'si (Güzel Isimleri) vardir. Islâm'da Allah'dan baskasin a tapinilmaz, dua edilmez; Allah'dan baskasindan istenilmez; Allah'dan baskasina secde, rüku' edilmez, kurban kesilmez, yemin edilmez, tövbe edilmez, günah itirafinda bulunulmaz. 4- Islâm'in belirli bir inanç sistemi, peygamberi, kutsal kitabi vardir. 5- Islâm'da Allah tarafindan gönderilen bütün peygamberlere inanilir; aralarinda bu nokt ada bir ayirim yapilmaz. Peygamberler, Yüce Allah'in kulu ve elçisidir. Islâm'da peyga mberler tannlastirilmaz. Onlara yakisik almayan durumlar isnat edilmez, uygun ol mayan deyimler kullanilmaz. Onlar için ortak bes özellik kabul edilir. 6- Hz. Muhammed, son peygamberdir. Ondan baska hemen hemen hiçbir peygamber ve din kurucusu, getirdigi nizamin kendisi hayatta iken uygulama zemini buldug unu, devlet oldugunu görmemistir. 7- Islâm'da en yüksek otorite, i aynidir. Kur'ân'dir. Dünyanin her tarafindaki Kur'ân nüshalar

8- Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir. Dünya âhiretin tarlasidir. 9- Islâm'da inanç esaslari, dînî kavramlar; sade, kuvvetli, açik-seçiktir; anlasilmasi, anla tilmasi, kabulü kolaydir; akli, mantigi zorlamaz. 10- Islâm, kolaylik ve müjde dinidir. Kimsenin zorla Müslüman yapilmasini kabul etmez. K albleri fethederek yayilmayi esas alir. Dili, irki, dini ne olursa olsun Kelimei Sehadet getiren herkesi Müslüman sayar. Sinif, zümre, irk farki gözetmez, kimseye imti yaz tanimaz. Esitlik ve adalet esasina dayanir.

11- Islâm; akla hitap eder, akilliyi sorumlu tutar, akla ve bilime ön planda yer ver ir. Islâm'da ölçü, akil, bitim, düsünce, ögrenme, çalisma konularina; fert ve toplum münasebe ne gereken yer verilmistir. 12- Islâm'da insan, en güzel biçimde yaratilmis, yeryüzünde halife kilinmistir. Dogustan ge len suç yoktur. Insan, ma'sum ve Islâm fitrati üzere dogar. Islâm'da sorumluluk, suç ve be den ferdîdir.

13- Islâm'da ibadet ve ahlâkla ilgili hükümler gelismis ve nihâî hale gelmistir. Islâm'da, h c hariç, ibadet, belirli bir yere bagli degildir, her yerde yapilabilir. Duruma göre hem cemaatla hem tek basina olabilir. Ma'bette resim ve heykel bulunmaz. Ibadete da'vet ezanla olur. Ibadette Allah ile kulun arasina kimse giremez. Islâm'da ruhb an sinifi da, afaroz da yoktur. Evlenmeme ve bosanmama seklinde sert, agir ve asin züht emirleri de yoktur. Ancak iç ve dis temizlige önem verilmektedir. Sünnet vardir . 14- Islâm, kadina gerçek hakkini ve degerini vermistir. Bütün bu ve benzeri özellikleriyle, ayricaliklariyle Islâm, her devirde, her yerde kendin i kabul ettirir. [458]

Altinci Bölümün Bibliyografyasi A- Yahudilik - Baki Adam, Yahudi Kaynaklarina Göre Tevrat, Ankara 1997. - W.F. Albight, Yahvveh and the Gods of Canaan, London 1968. - Nesim Bahar, Ibrani Tarihi, Istanbul 1969. - D.A. Brovvn, A. Guide to Religions, London 1975, 104-122. - Seymour Cain, "Medieval and Modern Judaism", A Reader's Guide to the Great Rel igions, London 1977, 321-345. - Ahmet Çelebi, Yahudilik, Çev. Ö.F. Harman-A.M. Büyükçinar, Istanbul 1978. - A Dictionary of Comparative Religion, nesr. S.G.F. Brandon, London 1970, 364, 374, 378-385, 451-2, 620. - Mircea Eliade, Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses, Paris 1980, I/348-380, 111/161-190. - Isidore Epstein, Judaism, A Historical Presentation, Gr. Britain 1972. - Mustafa Erdem, Hz. Adem (Ilk Insan), Anara 1993. Ahmet Hikmte Eroglu, Osmanli Dev|etinde Yahudiler, Ankara 1997. - George Fohrer, History of Israelite Religion, London 1975. - Sigmund Freud, Musa ve Tektanricilik, Çev. E. Sevil, Istanbul 1976. - David Goldstein, "The Jews", Our Religions, London 1973, 69-89.

- Ernest Gugenheim, "Le Judaisme", Histoire des Religions, E.G. 1972, II/697-74 5. - Ernest Gugenheim, Le Judaisme dans la Vie Ûuotidienne, Paris 1970. - Ibranî Din Bilgisi (Özetler), Istanbul 1969. - Mordecai Kaplan, Judaism as a Civilisation, USA 1981. - Mehmet Katar, Hiristiyanlikta, Yahudilikte ve Islâm'da Tövbe, Ankara 1997. - Yehezkel Kauîman, The RelIgion of Israel, Çev. Moshe Green-berg, London 1961. -Yasar Kutluay, Islâm ve Yahudi Mezhepleri, Ankara 1965, 114-218. -Yasar Kutluay, Siyonizm ve Türkiye, Istanbul 1973, 11-73, 389-395. - Saban Kuzgun, Hazar ve Karay Türkleri, Ankara 1985, 147-210. - Abdurrahman Küçük, Dönmeler Tarihi, Ankara 1992 (Gözden geçirilmis ve genisletilmis ikinci baski). - Abdurrahman Küçük, "Yahudilikte Arz-i Mevud Anlayisinin Boyutlari", AÜIFD, Ankara 19 92, XXIIl/101-111 -Abdurrahman Küçük, "Ahid", TDVIA, Istanbul 1988. I/532-533. - Abdurrahman Küçük, "Ahid Sandigi", Istanbul 1988. I/535. -Abdurrahman Küçük, "Arz-i Mevud", TDVIA, Istanbul 1991, MI/ 442-444. Maimonides, Commentory on the Tractate Sanhedrin, trans by Freed Rosner, New Yor k 1981, 155-156. Man's Religious Quest, nesr. W. Foy, London 1978, 351-417. Ebu'l Hasen Ali el-Hasenî en-Nedvî, el Erkânu'l-Erbea, Beyrut 1968, 63-66, 171-174, 25 9-268. Abraham A. Neuman, Judaism, The Great Religions of the Modern VVorld, y 1947, 224-284. - S.A. Nigosian, VVorld Religions, London 1975, 7-43. - Hayrullah Örs, Musa ve Yahudilik, Istanbul 1966, 316-446. - James Parkes, A History of The Jewish People, Gr. Britain 1969. - The Jewish Encyclopedia, Copyright 1904. - The Universal Jewish Encyclopediea, New York 1948. - E.G. Parrinder, A Book of VVorld Reiigions, London 1965, 16, 52, 88, 140. - E.G. Parrinder, The VVorld Living Religions, London 1974, 143, 164. - Vicomte Leon de Poncins, Judaism and the Vatican, Çev. T. Tindal-Robertson, Lond on 1967. - Salomon Reinach, Orpheus, Histoire des Religions, Paris 1976, 1/248-311. New Jerse

- Ernest Renan, Histoire de Peuple d'Israel, Paris, 1/1-34, 127-165, 11/82-192. - H. Ringgren-A.V. Strom, Religions of Mankind, Landon 1966, 113-137 ^ - Roy A. Rosenberg, Judaism: History, Practice, Faith, USA 1991, 64-65. - H.J. Schoeps, An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind, Lond on 1967, 207-227. - Annemarie Schimmel, Dinler Tarihine Giris, Ankara 1955, 100-116. - Gershom G. Scholem, Majör Trends in Jevvish Mysticism, New York 1974. - Siddur (sefaradi), New York 1981, 43-44. - Sylvam D. Schvvartzman, The History of Reform Judaisme, 1953. - Ninian Smart, Background to the Long Search, London, 1977, 159-184. - Robertson Smith, The Religion of The Semites, New York 1972. - Sehrisîânî, el-Milei ve'n-Nihal, Kahire 1975, 1/210-220. - Hikmet Tanyu, Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler, Istanbul 1979, 1/15-126 vd. - Hikmet Tanyu, "Yahudiligin Kutsal Kitaplari ve Esaslari", A.Ü. Ilahiyat Fak. De rgisi, Ankara 1967, XIV/95- Kurt Uruby, "Judaism", Dictionnaire des Religions, France 1983, 868-74. - Yahudilikte Kavram ve Degerler, Hazirlayanlar: Suzan Aialu -Klara Arditi ve A rkadaslari, Istanbul 1996. - R.J. Zwi Werblowsky, "Judaism", The Concise Encyclopedia of Living Faiths, Lo ndon 1971, 3-40. - Zaferu'l-Islâm Han, Yahudilik'de Talmud'un Mevkii ve Prensipleri, Çev. in, Istanbul 1981. [459] Mehmet Ayd

B- Hiristiyanlik - Muhammed Atâurrahîm,. Jesus Prophet of Islâm, England 1977. - Donald Attvvater, Christendom, London 1969. - Mehmet Aydin, Müslümanlarin Hiristiyanliga Karsi Yazdigi Reddiyeler ve Tartisma Ko nulan, Konya 1989. - G. Barker, O'nun Izinde (Hiristiyanlik ve Laiklik Tarihi), Istanbul 1985. - La Bible, Paris 1977. - David A. Brown, A Guide to Religions, London 1975, 155-182. - Chateaubriand, Genie du Christianisme, Paris 1966, l-ll.

40-166. Hiristiyan Dini. Davies. Houtin. Istanbul 1982. Brandon. 359. .Abdurrahman Küçük. France 1983. . . .Alfred Hail. 19 72.H. . Gr. "The Christians". . 307-337. The Christian Church. .Emile GIIIabert. 969 Saints and Sacrements of the Armenian Church. Ilahiyat Fak.S. Jesus. 284 -307. . New Jersey 1947. First Century Christianity. Ed. Janin. The Founder of Christianity. New York 1958. 89-104.P. . Paris 1938. S. Dodd.Xavier Jacop. Gagauzlarin (Gagavuzlar) nkara 1982 {basilmamis doktora tezi). Guignebert. Protestantism. Paris 1955. Hiristiyanlikta.G.Mc Veigh Harrison. .A.Harold A. . Ankara 1985. A .J. .L. . Guy. Incil Nedir? Tarihi Gerçekler. A. 138139. Ankara 1983.Mehmet Katar. Istanbul 19 78. . London 1977. Edi-tions M'tano ia 1974.Harun Güngör. Courte Histoire du Christianisme. Hromadka-G.A Dictionary of Comparative Religion.Rene Guennau.Horton Davies. Akif Nuri.Ü. Walsh-John A. The Beliefs of A Unitarian. Çev. 310. London 1970. London 1965. .F. The Great Religions of the Modern World. Britain 1972. annitto. . Gr.The Concise Encyclopedia of Living Faiths. nesr. XXVI/727-750. . Gali.G. 11/1144-1187. .J.C.Ch. Dinî Inanislari Üzerine Bir Arastirma.Abdurrahman Küçük. Ankara 1997.Leonard Hadgson. 372-373.Muhammed Ebû Zehra. London 1964. . 190-195.Dictionnaire des Religions.G. "Les Missions Cathologues". Ankara 1997.Giussupe Descuffi. Christian Deviations. Izmir 1963. . "Ermeni Katogikoslugu ve Meselesine Dair Bir Arsiv Vesikasi Üzerin e". Our Religions. Ermeni Kilisesi ve Türkler. Roman Cathoficism . Britain 1932. New York 1 .R. . Eastern Orthodo-xy. Les Eglises Oriantales et !es Rites Orientaux. Mackay. Yahudilikte ve Islâmda Tövbe. London 1973. Dergisi (IFD). Saint Paul ou le Closse oux Pieds d'Argile. London 1971. 337-371. Histoire des Religions. Luigi I. .. The Doctrin of TrInity. . Kaloustian. Hiristiyan Dininin Esaslari. Paris 1924. Hiristiyanlik Üzerine Konferanslar.

London 1978.Ekrem Sarikçioglu.J.Ekrem Sarikçioglu. Belgi-que 1971. 1972. . London 1975. el-Erkânu'l-Erbea. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi.H. . 43-47. Paris 1976.Ernest Renan. Istanbul 1980..Marguerite-Marie Theollier. Leith. VVilson. nesr. Parrinder. Istanbul 1992. 25 9-268. London 19 . Orpheus. Hiristiyanliga Reddiye. Foy. Çev. F. Histoire des Reiigions. . Cross. .L. . 67-69. Hiristiyan Tanribilimine Giris. Istanbul 1983. VIe de Jesus.H. . Salih Tug. Christendom. Britain 1977. Ed. Lübnan 1954. Istanbul 1980. Ström. Gali. . Dictionnaire des Religions. Islam Peygamberi. Creeds of the Churches. Einar Molland. . Londo n 1967. "Le Christianisme des Origines ou Concile de Nicee". London 1965.A.H. Istanbul 1970.Thomas Michel. Beyrut 1968. Ringgren-Ake V.Pierre de Lobrrolle. 206-274. L'Eglise Armenienne. 175-176.Ninian Smart. W.Ninian Smart.Muhammed Hamidullah. Ankara 1979 (basilmamis doçentlik tezi). London 1966.Günay Tümer. Fener Patrikhanesi ve Türkiye.The Oxford Dictionary of The Christian Church. MI. Christianity. Oxford 1973. 137-175. .Abdullah Tercüman. The History and Literatüre of Christianity. .Sehristânî. Ebu'l-Hasen Ali el-Hasenî en-Nedvî. . .Man's Religous Quest. A Reader's GuIde to the Great Reli-gions. Paris 1944.Annemarie Schimmel. Kahire 1975.E.G. .Süreyya Sahin. . Dinler Tarihine Giris. 11/185-260. Nigosian. Ankara 1955.John H. 417-467 . Dinlerde Mehdi Inanci ve Tasavvurlari. Ed.'Nihal.H. Malachia Ormanian. . .Salomon Reinach.Etienne Trocme. 1/220-229. Background to the Long Search. Çev. New York 1983. Walsh. An Intelligent Person's Guide to the Religions of Makind. . . Jesus in the Ûuran. Gr. London 1977. Religions of Mankind. 242-313. 11/515-558. S. Schoeps. . London 1968. London 1965. . The Religious Experience of Mankind. el-Milel ve'n. 401-475. World Religions. 105-159. . Erzurum 1976 {basilmam is doçentlik tezi). H. Hiristiyan ve Islâm Dinlerinde Meryem. 117-150.

VVelter.Charles J. W.Muhammed Hamidullah.Fazlurrahmân.S. . . . 9-31 .A. Ankara 1993. Adem.Edvvard J. . Parrinder.Toufic Fahd.R. .A. Dinler Tarihi. Asian Religions. The VVorld's Living Religions. . Istanbul 1981. M. . 147. 1 66-200. nesr.J. Lond . Feyizli. "Islâm". 345-407.E. "The Muslims". The Great Asian Religions. 1976.Hüseyin G. Ist. "Islam". London 1947. Ankara 1978.G. Umûmî Bir Dindir. Parrinder. Adams. Çev. An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. London 1969.G. .77. l-ll.A. 178-224. A Book of World Religions. Foy. 184-200. 111/71-93. "Islâm". 12. Yurdaydin-Mehmet Dag. Islâm Peygamberi.Man's Religous Quest. Jurji. London 1978.Muhammed Naseem. Hamdi Akseki. 5-31. Çev. Schoeps. . Aydin. . Ed. . . A Reader's Guide to the Great Reli-gions. London 1965. 182-218.Maxime Rodinson. Ankara 198 1. . .H. . Ström.E.T. 100. . Hz. Ringgren-A.Ebu'l-Hasen Ali El-Hasenî en-Nedvî.Mustafa Erdem. . lti/3-179. Religions of Mankind. Britain 1976. Islâm. Our Religions. The Concise Encyclopedia of Living Faiths.H. 467-529. 77-103. Islâm. "Islâm". H. London 1975. Nigosian. Beyrut 1968.Mircea Eltade. Gibb. "L'Islâm et Les Sectes Islâmiques". .G. el-Erkânu'l-Erbea1. The Great Religions of the Modern World. Brown.David A. Salih Tug. 89-104. Gali. [460] C. London 1975.G.V. A Guide to Religions. nesr. . . 407-467. . Tabiî.Ismail Râgi el-Fârûkî. 175-202.E. London 1977. Paris 1950. Histoire des Religions. London 1977. Parrinder. 307-379. London 1977 . Islam Fitrî. Istanbul 1943. Hamdi Akseki.H. New Jersey 1947. London 1973. 1980. Mohammed. Paris 1984.A. . Gr. London 1966. Histoire des Croyences et des Idees Religieu-ses. World Religions. Histoire des Sectes Chretiennes. 60.Islam .

kilicin kesmey ecegini iddia ederek. Fakat o gün ve saat hakkinda ne göklerin melekleri. Çünkü simsegin sarkta çakip garpta dahi görüldügü gibi oglunun gelisi de böyle olacaktir. Bunlarin arasinda Yahudileri uçarak Kudüs'e götür cegini va'dederek mensuplarinin herseylerini sattirip daglik bir burundan tepeüstü d enize atlatan Giritli Mose.Meviâna Siblî.. 1914'te hayatta bulunan nesil. . Ancak za manla diger konular ön plana çikti ve bu husus. O zaman eger bir kims e size: Iste Mesîh burada.. . Zeytinlik dagi üzerinde otururken. mümkünse seçilmis olanlari bile s iracaklar. Çev. Insanoglunun gögün bulutlari üzerinde kudretle ve büyük izzetle geldigini görecekler.Mesîhî Hareketler Yehova Sahitlerinin mahiyetinin anlasilabilmesi. yahut surada derse inanmayin. Islâm. onun yeryüzüne ine rek beraberindeki 144. M. Çünkü Rabbini zin hangi gün gelecegini bilmezsiniz. Armag edon Savasiyle saglanacaktir. gelecege bira kildi.000 Yehova Sahidiyle bütün siyasî kuruluslari. . Böylece XVIII. kimse bir sey bilmez. Yahudilikte Mesîh. deseler de inanmayin. Önce Yahudilikte. Ömer Riza Dogrul. kisacasi "Seytanin güçleri"ni yokedecegini görecektir. Iste iç odalardadir.. Yahudileri Hz. Ve bi r çok yalanci peygamberler kalkip bir çoklarini saptiracaklar.. Yüzyilin ortalarina kadar hemen he men her yüzyilda Mesîhler ortaya çikmistir.[ 462] . Bütün bunlara ragmen Mesîh gelmedi.. Aydin. dünyanin sonuna alâmet ne olacak? Isa cevap verip onlara dedi: Sakin kimse sizi saptirmasin ! Çünkü bir çoklari Mesîh benim diye benim ismimle gelip bir çoklarini saptiracaklar. Onlara göre. Hiristiyanlikta ilk yüzyillar. M. Isa'nin "ikinci dönüsü" beklentisi içinde geçti. New York 1962. Istanbul 1977-1978 . Böylece yeryüzünde de Tanrinin Kralligi kurulmus. Z ira içlerinde o kadar Mesîh olduguna inanani vardi ki. Bu konuda.Ninian Smart.. yalniz Baba'dan baska. London 1977. Bu ideal. ne de Ogul. Asr-i Saadet (Islâm Tarihi). Dav ud devrindeki ihtisama ve dünya hakimiyetine ulastiracak ideal bir kral olarak" be kle-negelmistir. The Religous Experience of Mankind. bir inanç konusu olarak. 2. Gr. Zira sanmadigniz saatte insanoglu gelir". Modern Dünyada Islâm Vahyi. Bu. dünyaya hâkim olan Seytan safdisi birakilmis olacaktir. Ter. Britain 1977. beklenenle r gerçeklesmedi. aslinda Babil Sürgünü ve çesitli sikintilar sonucunda ortaya çik mis ve dinî-millî bir veçhe kazanmistir.W. Matta Incilin de söyle denilmektedir: "Isa. sakirtleri ayrica g elip ona dediler: Bize söyle. 227-242.. basini uzatip. Hz. Eger size: Iste çöldedir deseler de çikmayin.Ninian Smart. Bu Mesîh adaylari hem aldatmis hem de aldanmislardir. devletleri. 184-218. söyle ki. Iste size önceden söyledim. Çünkü yalanci Mesîhler ve yalanci peygamberler kalkip büyük alâmetler ve harikalar yapacaklar. Alden VVilliams. . aslinda.. 475-543. . bu seyler ne zaman olacak? Ve senin gelisine. Background to the Long Search. Imdi uyanik olun. Watt.on 1967. yine Iran Yahudilerini ayni metod-la Kudüs'e götürmek iste yen David Alroy da vardir. basindan olmustu. mille tleri. tacillerin telkini de o dogrultuda idi. [461] baslattigina inanirlar. Ankara 1982. Mesihî hareketlerin bilinmesine ba glidir. sonra hem Yahudi hem de Hiristiyan dinlerinde zaman zama n büyük bir ilgi toplayan Mesîhî hareketler olmustur.J.

Yehova Sahitlerini anliyabilmek hususunda. Mesîhî hareketler. Ancak mahkemeleri kaybetti. Yüzyil ortalarindan sonra gözükmez iken. Rutherford (1869-194 2) getirildi. Yüzden fazla eser yazdi. ayni tarihten It ibaren bu çesit hareketler Hiristiyanlik Âleminde ortaya çikmaya basladi. Yerine hareketin avukati J. Yehova Sahitligi hareketinin kurucusu da bu görüsü aynen kopya etti. Razil. Kaynagi. yayinla ri birbirini tutmayan. 2) Rüyada veya vizyonda ilhamla bilgi almak. gizli. Karisi. bir defasinda "Mu'ci zeli bugday" satisi dolayisiyle kendisini itham eden bir gazeteyi. Bu mah kemelerde onun sahsiyetiyle ilgili bazi önemli hususlar ortaya çikti: "Pastör" olmadigi . uçtaki saf kimselerin hiçbir sey bilmedigi. sahte Mesîhlerin. söyle iki yol takip ettiler: 1) Hesaplamak. Razil'dan ayrildi. Bu hareketin kurucusu W. Bengel'in (1687-1752). Yahudilerin "kabbala" denilen kutsal kitabin harf düzeninden gelecekle ilgili sirlar çikarmak usulünden faydalandilar. Yahudi Mesîhî hareketleri XVIII.A. böyle hesaba.Yehova Sahitliginin Tarihçesi Yehova Sahitlignin kurucusu C. Böylece onlar. hayal kirikligina ugradi. zam anla "din'lestirilmek istenmektedir. Razil'dir (Charles Taze Rus-sell: 1852-1916). Miller (1782-1849). gayesi ile söyledikleri. gökte muhakemeyi baslattigini ileri sürdü.Bu cümlelerden. Bunlardan ilkine J. zamanla teskilâti ele geçirdi. klasik dilleri bilmedigi. âlemin sonu ve Mesîh'in gelisinin yalniz Allah ta rafindan bilinebilecegi anlasildigindan. Kendisinin "Yehova'nin Sözcüsü" olduguna i nandigindan ve Razil'in sahsiyetinin yiprandigina kanaat getirdiginden "Russelis tler" adini 1931'de "Yehova Sahitlerine çevirdi. mistik. bu bir kenarda duran Mesîhî konulara el attilar. White (1827-1915). Ancak Protestanlar. ana Hiristiyan kitle bu konuda ihtiyatl idir. Isa'nin dönüs tarihini önce 1 843. Sonradan E. "insanogl u"nun gelisinin insanlarca biline-miyecegi anlasilmaktadir. R azil. "Adve ntizrrT'dir. kurdugu cemiyetin yüzde doksan hissesini elinde tutuyordu. kendi ni grubun "pastör"ü seçti.H. Bunun zaman . 1879'da "Siyon'un Tarassut Kulesi" dergisini çikartmaya basla di. Ancak bir Kitab-i Mukaddes toplulugu kurdu. Razil. verilen tarihin dogru ol dugunu. Bahâîligin kurucusu Mirza Hüseyin Ali'den (1817-1892) Hintli çocuk Kr isnamurti'ye kadar Isa'nin kendilerine hulul ettigini ileri sürenler de olmustur. ikincisine de E. yalan söyledigi. [464] 3. Swedenberg'in (16 88-1752) sistemleri misal olarak verilebilir. derin arastirmasi ve klasik dillere vukufu bulunmadigi ni yazan bir risale yazarini mahkemeye verdi. Taraftarlar. Katoliklere göre daha fazla kutsal kitaplariyle mesgul o lduklarini ispatlama gayreti içinde. sonra 1844 olarak Kutsal Kitap'tan hesaplama yoluyla çikardi. Fakat o da va'dedilen olaylari görmeden öldü. 14 yasindan sonra bir tahsil görmedigi. çikarci oldugu gibi. sirrî. Mesih surada-burada diye iddiada bulunanlara inanmamak gerektigi. özel metodla rla yönetilen. Kab-balist. Bunlar.F. Yerine N. hemen büyük çogunlukla Mesîhî. ciddî bir dinî egitim görmedi. birkaç sene sonra da ayni ad altinda bir cemiyet kurdu (daha sonra "siyon" kel imesi atildi). Knorr (1977'ye kadar) geçti. en önemli Mesîhî hareket . bir defasinda da gerçekte dinî bir hüviyeti. Razil.[463] Incillerdeki bu gibi açiklamalardan. yalanci. kapali açiklama ve y mlan bulunan ve çesitli dinlerin içinden baslatilan bir hayli cereyan ve hareket. O. Son iki yüzyil böyle hareketlerle doludur.T. Bu cereyanlardan biri de Yehova Sahitleri'd ir. peygamberlerin gelecegi. kökü. bu konuda. insanlari saptira cagi. hatta yalan yere yemin ettigi. yeni bir yorum getirdi. ilhama dayananlarindan hulûlî olanlarina kadar büyük bir çes ilik göstermektedir. Isa'nin geldigini. he rseylerini terkederek büyük bir ümitle beklemelerine ragmen. büyük iddialarina ragmen öldü. evindeki evlatliga kur yaptigi iddiasiyla.

Isa'da ilâhî tabiat bulunmaz. Tanri tarafindan mu'cizevî olarak dogmasi saglandigindan. ruhî Israillilerle yapilmistir. [465] 4. Isa Mesih ile birlikte hüküm sürmek üzere "Gög cektir. Tanrinin Ogludur ve Tanriya esit degildir. Isa'nin yönetimindeki "Gökteki Tanrisal Krallik". Digerleri sahtedir. Insan onu. 12. sadece Yehova Sahitlerininkidir. Insan. askerl ik yapmaz. Knorr'dan sonra teskilati bir idare heyeti yürütmektedir. 8. Kurtulus için Isa 'mn kurbanligi yeterlidir. Simdi biz son günlerde yasamaktayiz. Mukaddes Kitabi n ahlâk standardina uyulmasi sarttir.Isa Mesîh. dünya üzerindeki kötü sistemi Armegedon Harbi ile ortadan kaldiracaktir. mülî duygulari. tan ri Yehova'ya ancak Isa Mesîh vasitasiyla yapilir. fakat yaratilmistir. Kötülük ebediyen yok edilmis olacaktir. 9. Mukaddes yazilardaki hakikati bildirmek sorumlulugu altindadir. 2. Tanrinin Kanununa insanlarin kanunundan ziyade itaat edilmelidir. Âdem'den miras alinan günah sona erecek tir. haç. ruhî varlik olarak yasamaktadir. ölümle birlikte yok etmekted ir. bu dünyanin görülmez yöneticisidir.000 olan sadece küçük bir sürü. 10. ölümünden sonra ruhî bir sahis olarak diril-tilmistir ve su anda.Ruh çagirmak.inda Gilead'da Kutsal Kitap Mektebi kuruldu ve 15. yeryüzüne insan için en iyi hayat standardini getirecektir. Tanriya hizmet etmekde taki p edilmesi gereken bir örnek birakmistir. Hayata götüren yol. dir mektir. 6. bütün insanlara . ke ndini bu dünyadan uzak tutmalidir. bir haç üzerinde degil bir direk üzerinde ölmüstür. ha atini. millî sinirlari kabul etmez. Tanri. Bütün milletlerden seçile e sayilari 144. Âdem'in günahindan dolayi ölmektedir.Din. 5. Tanrinin Sözüdür ve hakikattir. Isa'nin insan öncesi hayati vardir. "Yeni Ahit".Yehova Sahidi. Yehova'nin askeridir. resim. herkes davranislarindan bizzat sorumludur. 13.Agizdan veya baska bir yolla bedene kan almak "Tanrinin Kanunu"nun ihlâlidir.Tanri tektir ve ismi Yehova'dir. Isa. Ölümden kurtulmak için yegâne ümit.Yehova Sahitleri. insanligin müsterek mezarina gidecektir.Insanlik.000 civarinda Krallik misyoneri yetistirildi. . Tanri. Yehova'nin sahidi. Mukaddes Kitaba her türlü insan sözünden d ha çok güvenilmelidir. Yeryüzü asla i veya yok edilmeyecektir. yeryüzünü adaletle ve sulh içinde yönetecektir. Ölüler.Tapinmada suret.Yehova Sahitlerinin Inançlari Yehova Sahitleri'nin inanç ve âdetleri söyle maddeiendirilir: 1. insanligin kurtulusu için gerekli olan fidye olarak ödemistir. Bu idare he yetinin altinda çesitli hizmet kademeleri vardir. Tanrinin ya rattigi ilk varliktir. tesbih. Isa. anca k bir tanedir. Yehova Sahidi. ispirtizma yasaktir.Cehennem diye insanlarin ruhlarinin azap çektikleri bir yer yoktur. büyücülük. Isa Mesîh. 3. her fert için kader veya alin yazisi çizmemistir. Yehovanin Sahitleri. Isa Mesîh. dinlerarasi isbirligi faaliyetine katilamaz. 4. Mabed yerine "Krallik S alonlari" kullanilacaktir. 7. bayragi put olarak görür. Dua.Seytan. 11.Mukaddes Kitap. cemaati kendi üzerine bina etmistir (Petrus'un üzerine degil). Isa. mum kullanilamaz. tekâmül etmemis. millî marsi. Bu da Ye-hova Sahidi olmaya baglidir.Ilâhî Krallik. fal bakmak.

Moon'un telkinleri taraftarlarinca kaydedilmis ve Ingilizce "Di-vine Principe" (Ilâhî Prensip) adi alti nda nesredilmistir. malî kaynak temin etmek için.Ruhanî sinifi. daha yaygin kullanimla. Kuzey Koreli Sun Myung Moon tarafindan Güney Kore'de kurulmus bir harek ettir. Moon'un fikirler i. sonra Protestan Hiristiyan Kiliselerinden biri olan Presbiteryen Kilisesine katilmistir. New York ve daha sonra VVashington'da gazete çikarmisla rdir. bir yandan sermaye k azanmak için çalisirken. Güney Kore 'nin baskenti Seul'de. Yehova Sahitlerinin inancina benzer bir anlayisa yönelen Moon.Yehova Sahidi olmayan herkes onlara göre "keçi"dir ve onlara karsidir. 1920 yilinda.14. Bu tür faaliyetler halen devam etmektedir. Fakat. önde gelen kisileri n okudugu iddia edilen bir gazetedir. Güney Kore'ye gitmistir. önce Buddistt ir. Moonculuk (Mooncular) olarak da isimlendirilmistir.Sakramentlerden sadece vaftiz ile Ekmek Sarap Âyinini "Hatira Yemegi" sekl inde nitelendirerek kabul ederler. 15. Mooncular. "Tanri Kralligi"ni kurma görevini tekl if ettigni iddia etmistir. 18. bitkisel kök ti careti gibi yollarla zenginlesme imkâni bulmustur. çesitli kesi mlerden taraftar toplamaya devam etmistir. "New York City Tribüne" isimli. Kore'de diger din mensuplari ve idarî çevrelerin muhalefet ve baskilariyla karsilasa n Moon ve taraftarlari. 17. Neticede. Hz. Bu hareket. Vaftizin çocuklara degil. sinkretik (uzlastirmaci ) "Birlesik Kilise" hareketi ortaya çikmistir. Bati'da ise "Birlesik Kilise". Onun bu iddiasi Presbiteryen Kilisesi tarafindan sapi k bir iddia olarak görülmüs ve o.Hareketin Ortaya Çikisi ve Faaliyetleri Moonculuk. yetiskinlere ve tamamen suya daldirmakla olacagina inanirlar. dinî rütbe veya unvanlar Kutsal Kitaba uygun degildir. O. Kore'de "Tong I". Musa. siyasî-kültürel nitelikli gazete. taraftar toplamaya devam etmis. Daha sonra. [466] B. Bunun üzerine Moon. Amerika'ya tasinmis ve burada gelismeye.Sebt Günü. Tokyo. Moonculuk. Hareket. Hz. Mooncular tarafindan Milletlerarasi k ongreler düzenlenmis ve bu kongrelere çesitli üklekerden ileri gelen bilim adamlari dav et edilmistir. 1959'da. özellik . Bu gazete. zaman zaman hapse atilmislardir.MOONCULUK 1. 1936'da. sadece Yahudilere verilmistir ve Musa'nin Kanunu ile birlikte son bulm ustur. Kilise'den kovulusunu takibeden yirmi yil içerisinde Moon'un. "Birlesik Aile".Kendini Yehova Sahitligine adama (vakif). ticarî hayata el atmis. güvenlikle ilgili konulara. "Kutsal Ruh Bir ligi". 16. Moonculuk hareketi. Kiliseden kovulmustur. 1954'de. Hareket. "Moon Teskilati" gibi adlarla adlandirilmistir. Buddha ve hatta bizzat Allah'la konustugu söylentisi etrafa yayilmistir. Yüksek tahsil arast rmalari için bir "Ilahiyat okulu" kurulmustur. vaftiz vasitasiyla sembolize edili r. köylü bir aileden dünyaya gefmistir. balikçilik. diger yandan kültürel faaliyetlere yönelmistir. bütün dinleri birlestirmeyi amaçlayan. Moon. bütün bunlarin yaninda basin yayina da el atmis. 1950 yilinin sonlarinda Güney Kore'nin sinirlar ini asarak Japonya'ya ve Bati'ya yayilmistir. Isa'nin kendisine görünerek. Kuzey Kore'de.

Ortadogu'da yayinlanan "Middle East Times" (Ortadogu Ahvâli) adli Ingilizce. hareketin teolojisinin gerektirdigi "yenilestirme"yi saglamak için. Havva ile Seytanin âdi davranisiyla bozuldu. çok çalisma ve fedakârliga dayanir. Iki üç sene hizmet etmis üyeler Moon tarafi ndan eslendirilir. "The VVorld and I" (Dünya ve Ben). bu olayi söyle bitirmektedir: Bütün tarih. Aslî gaye. Âdem'i kendisiy le (bedenî) cinsel iliski kurmaya ikna etti. Bunun üzerine Havva. "Ilâhî Prensip"e göre yanlisin düzeltilmesi Mesîh ile gerçeklesecektir. "Free Press Int ernational" (Milletlerarasi Hür Basin). hayatlarini "Gögün Krall igi"nin yeryüzünde yeniden hâkim olmasi gayesine adamislardir. yeni bir dinî anlayis üzerine kurulmustur. [467] 2. Takdis. en üst seviyede politikacilardan halk temsilcilerine kadar varan çok sayida oku yucu kitlesi vardir. toplulugun merkezlerinde kalmakta. VVashington'da yayinlanan iki gazeteden biri olan bu gazete. bütün dinlen birlestirmek üzere. Tanri. Amerika'da yayinladiklari d iger bir önemli gazete de "The Washington Times"dir.Moonculugun Görüs ve Düsünceleri "Birlesik Kilise"nin teolojisi. Moon'a göre Amerika'da en hizli büyüyen gazetedir ve o nun. Âdem e Havva'nin yapamadigini yapacaktir. yeni bir y orumunu sunmaktadir. Bütün yaratiklar olumlu ve olumsuz (erkek ve disi) elemanlardan ibarettir. Tanri ve insan tarafindan âlemin Tanri'nin istedigi duruma getirilmesi girisimi olarak görülebilir. Kovulma. Birlesik Kilisenin "Free Press International" adinda bir de haber ajansi bulunma ktadir.le Dogu'daki gelismelere ayrintili bir sekilde yer vermektedir. Bu noktada diger Mesîhi y eni dinî hareketlere ve bir bakima Yehova Sahitlerine benzemektedir. günahsiz bir dünya kurmalariydi. Üyelerden evlilik öncesi ve hatta so nrasinda hizmet için bekâr kalmalari beklenir. çocuklarinin çocuklari Tanri i le tam uyumlu. Bati'dakinin iki kati kadardir. Gerçek Ana-Babayi olusturacaklar ve onl arin evlilikte takdis ettikleri kimseler. Tarih. olmadi. Japonya'da ve Bati'da bütün vaktini bu dinî harekete ayiran lar (fultaym üyeleri). Hiristiyan Kutsal Kitabinin. Kendini tamamen harekete vakfeden üye sayisi Batida onbini geçmezken. bir verme-alma iliskisi vasitasiyla. ort a sinifa mensup gençleridir. Moon'un "Ilâhî Pre nsip" kitabi. Bu. Kutsal Kitab'in bazi. aslî suçsuz dogan çocuklara sahip olacaklard . Tann'nin onlarla bir sevgi verme-alma iliskisi içine girebilec egi için yaratilmistir. Bu kitapta Tanri. yüzlerce. anahta r figürleri de bunu göstermektedir. sira Ile. önemli bir âyindir. Bu hareket mensuplari. hatta binlerce çift ayni anda bir evlendirme töreniyle tak dis edilir. Doguda bu rakam. Tanri merkezli degil de. daha genis fertler içinde birlesmek tedir. Amerika'nin bazi resmî yayinlari da bu gazeteden zaman zaman iktibaslar yapmaktadir. Hareketin mal varligini artirmak ya d a yeni katilmalar saglamak için çok zaman harcanir. onlarin evlilikle takdis edilecekleri bir mükemmelli k merhalesine ulasmalari ve böylelikle onlarin çocuklari. yirmi yasini geçmis. genellikle iyi tahsil görmüs. bütün güçlerin en üstünü olan sevginin istismarini içinde bulundura ir itaatsizligin sonucudur. Ayrica. Bu sekilde. 1976'dan beri. Mesîhî bin yillik devre anlayisina sahiptir. sonraki bütün nesillere geçti. F ultaym üyelerin hayat tarzi. "Birlesik Kilise"ye katilanlar. Onlar. Mesîh ve karisi. asagi yukari. Âdem ve Havva. Lüsifer merkezli. Bunlar. ay ve yilin ilk gününde veya hareketin kutsal günlerinde and içilir. Ayrica her tarafta. Gazete. zamansiz birlesme sonucu Aslî Suç. gazete. onlarin 1983'den itibaren Kibris'ta çikardiklari bir gazetedir. Tanri'nin Âdem'e olan sevgisini kiskandi ve Ha vva ile (ruhanî bir sekilde) cinsel iliski kurdu. basmelek Lusifer'e (seytan) Âdem iie Havva'ya göz kulak olmasini istemisti. Moon'un "Ilâhî Prensip" kitab i. Bu teskilât tarafindan mâlî yönden desteklenen dergiler de vardir: "Insight on t he News" (Haberlerin Iç Yüzünü Kavrama). zatî nitelikleri bulunan bir varliktir. evrensel prensiplere göre âle mi yaratan. ailevî ve muhafazakâr degerleri savunmaktadir. Kore'dekiler ise bu isi kendi evlerinde yürütmektedirler. birtakim temel. daha büyük bir bütün teskil e tmek üzere. Ancak o. Onlar. vaktinden önce. sadece bir yasa k elmanin yenilisi degil.

Hareketin mensuplarina ait literatüründen Moon'un. Türkiye'den çagirdiklari ilim adami. ülkemize de son onyil içinde. her yil baska bir ülkede düzenledigi gençlik kamplar idir. gördükleri tepki sonucu. bilim ve din adamlarinin davetini üst lenmistir. iyi islerin garantisi olacaktir. dört misyoner göndermistir. kamp . aileleri böldügü. [468] 3. düny aya hâkim olup Moon'la bir teokrasi kurmak istedigi. Moon ve karisinin gerçek ana-ba ba olduguna inanmaktadir. 40 günlük seminer düzenlemisler dir. Bu çesit faaliyetler devam etmektedir. bürokratlarin.'de Hiristiyan K iliseleri Millî Konseyi'nin Moonculuk hakkindaki karari söyledir: "Bu bir Hiristiyan Kilisesi degildir". geçmisin kötülüklerini. Degisik ülkelerden çesitli dinlere mensup gençler. basi n mensuplarinin toplantilarina katilmalarini. âleme ruhanî ir kurtulus getirdiyse de. Men uplari da Moon'u Tanri'nin göndermisi" kabul etmektedir. kendisin i Mesîh olarak gördügü ve takipçilerinden de böyle görmelerini bekledigi anlasilmaktadir. Amerika n Federal Mahkemesi. Amerika'da. O ve iki arkadasi. Bu toplantinin be lli basli konularindan biri de "Islâm-Hiristiyan Diyalogu"dur.Günümüzde Mooncular ve Türkiye Birlesik Kilisenin telkinleri her tarafta muhalefetle karsilasmistir. Dördüncü görevli kalmis ve dünyanin çesitli yerlerindeki topl politikacilarin. Avrupa ve Ortadogu'y a yöneltmistir. beserî ana-babadan dogma bir kimseni lenecegi bir istir. masraflari teskilâta ait olmak üze re. "Ilâhî Prensip"e göre Isa böyle bir kimse idi. Ocak-Subat 1992 yilinda. vergi yolsuzlugu suçuyla. 1989'lara kadar. Bu kamp süresince (onbes gün gibi). bu gençlik kamplarina davet edilmektedir. bütün dünyada yapilagelmektedir (onlar meshur siyaset adamlarinin. Bunlardan biri hem Müslüman Hem de Mooncu olan Mu-hammed Yahya Thompson'dur. zina yapmalari kesinlikle yasaktir. antikomünist mücadelesini sürdürmüstür. komünizme karsi bir hareket olarak programlandigi. siyasetçi ve basin mensuplarina. Böylece o. Isa'dan önceki devre v e sonraki iki bin yil arasindaki çok sayidaki benzerleri günümüzün "Ikinci Gelis Zamani" o lduguna delâlet ettigi kabul edilebilir. saglarlar). 22-26 Eylül 1991'de (President Otel'de). Bu. Mesîh'in rolü. Simdi artik Amerika'da Muhafazakârlarin destegini kazanmaya çalismaktadir. fitneci bir teskilât oldugu.ir. liderleri lüks içinde yasarken üyelerinin istismar edi ldigi. önce Hiristiyanken sonra Buddist oldugunu. ölümüyle bedenî bir kutulus saglayamadi. aslî suçtan âzâde. içki kullanmalari. Hareketin bir baska faaliyeti de. silah imâlâtiyla ugrastigi. Böyle bir kurulus. Mooncular. teskilat baskisiyla yürütüldügü. Mooncular. Gü ey Kore haber alma teskilâtiyla (KCIA) alâkasi bulundugu.D. ve rgi ve muhaceret kurallarini bozdugu gibi suçlamalar yapilmistir. Iste bu düsünceler altinda Birlesik Kilise Mensuplari. bütün masraflari üstlenerek. Bu hareketin beyin yikama yoluyla veya zihin kontrolü teknikleriyle üyelerini celbet tigi ve alikoydugu. Mooncular'in sigara. âlemi yeniledi. artik legal olarak gerçeklestirecegiz" demistir. Ancak V aftizci Yahya'nin hatasi sonucu evlenme firsati bulamadan öldürüldü. Ancak Amerika'daki Pro testan çevreler Moon'u ve taraftarlarini kabullenememistir. kötü borçlarini silecek. bu toplantidan sonra bir dergiye beyana tta. faaliyet alanini Güney Amerika. Bütün bunlarin olabilmesi için insanin Mesîh'i kabul etmeye hazirlanacagi bir kurulu s olmalidir. Bu olay sonrasinda Moon. gazetecilerin. Moon'u onsekiz ay hapse mahkum etmi stir. 1982'de. daha sonra "Birlesik Kilise"ye kat ildigini belirtmis ve "Dogu Bloku ülkelerinde uzun zamandir yeraltinda yapilan faa liyetleri. Dünya Dinleri Konseyi Yönetim kurulu Baskani Dr. Ortadogu'ya hitap eden "Middle East Times" gazetesinin Tür kiye temsilciligini açmak ve "Dünya Dinleri Üzerine Gençlik Semineri" düzenlemek gibi prog ramlari yaninda. masraflari teskilâta ait olmak üzere. "Council for the VVorld Relgions" (Dünya Dinleri Konseyi) toplantisini gerçeklestirmistir. geri dönmüstür. Frank Kaufmann. A. Hareket. Istanbul'da.B.

Ileri sürdügü sapik fikirleri karsisinda. ben de beser benim. Hocasi Kâzim Restî'nin ölümünden sonra o. ancak bu hakikatin bin yil gizli kaldiktan sonra simdi kendisinde. zaman zaman.a katilan din mensubu gençler arasinda diyalog kurulmaya çalisilmaktadir. XIX. el-Beyan adli eserinde su ifadeler yer almaktadir: "el-Beyan'da nazil olan dan veya ondan çikan harfler ilminden.Babîlik BâbîIik. çünkü o size fayda vermez" demektedir. içindeki hükümlerin Kur'ân ahkâmini kaldirdigini göreceksiniz". Kur'ân'dan daha fas ih ibareleri oldugunu. Bundan sonraki seriat da. Nit ekim Babîlik de Islâm'dan bin yil sonra zuhur etmistir. Muhammed ile mukayese e tmeye baslamistir. Kâzim Restî'nin ölümünden sonra zuhur edecekti . Mirza 'nin. 1850'de. Seyhîli Seyh Ahmed el-Ahsâî (ö. vahyin devam edecegi ve Müslümanlarin inandigi gibi peygamberligin de son bul mayacagi kabul edilmektedir. ayni zamanda zuhurunun çok yakin ol dugunu söyledigi MehdI'nin vasiflarini da açik bir sekilde bildirmistir. Nitekim benim Kur'ân'im da Muhammed'in Kur'ân'indan daha üstündür. idam edilmistir. Muhammed'in 40 yasinda ilâhî vahye mazhar olmasina ragmen kençl isinin £5 yasinda iken "âyef'ler aldigini ve hepsinin de fevkatöde "mûciz" oldugunu söylem istir. Yüzyilin önemli dinî cereyanlarindan birisi ve Bâhâlîgin de baslangici olmust Babîlik ve Bahaîlik. oldukça ileri gitmis ve kendisini Hz. Is lâm âlimleri faaliyete geçmis ve Mirza Ali Muhammed. Beyan'da indirilenden b aska bir seye asla uyma. Ona göre Hz. Kur'ân'imin bir harfini bile yapmaya acizdir. 1241/ 1826). derim. 10 00 kadari Fransa'da. Ayrica o söyle demistir: "Ben Muhammed'den daha faziletliyim. [469] C. Mirza A|i. Kâzim Restî. önce kendisinin beklenen Mehdi'ye açilan "Bab" (Kapi). Hz. Ülkemizden d e. bol bol okuyunuz.[470] Mirza Ali Muhammed. Seyh Ahmed el-Ahsâî ile görüsmek üzere Tahran'a gitmis ir.BABILIK VE BAHAÎLIK 1. hocasinin görüslerine uymakla kalmaz. bundan istifade ederek. Sonra o. Muhammed beserin bir Kur'ân sûresi yapma a aciz oldugunu söylemisse. Islâm'a karsi bölücü ve yikici emeller besleyen Siyonist ve "haçli düny "nin emrinde ve hizmetinde bir fesat cereyanidir. Iste size kitabim el-Beyan. Ali Muhammed de. Kâzim Restî. talebeleri arasindan Mirza Ali Muhammed'dIr. Bunun 400. sonra bizzat Hz. kisa bir müddet sonra bizzat "Mehdi" oldugunu iddia etmistir. bu kamplara katilanlar olmustur. Siraz'da kendisinin beklenen imama açilan bir "Bab" (Kapi) oldugunu ilan etmistir. kendisinden sonra da müridi Kâzim Restî'de (Ölümü 1259/1843) ortaya çiktigini söy istir. Bâbîlikte. Kâzim Restî'nin 1843'te ölümünden sonra. geri kalani Amerika ve diger ülkelerdedir. yahutta el-Beyan'a taalluk eden seylerden b aska hiç bir sey ögrenmeyiniz". Muhammed ve Oniki Imam'da apaçik bir tarzda tecelli ettigini. talebeleri yerine bir halef ve "Mehdi" aramaya basla mislardir. Muhammed'in hakikatinin kendinden önceki peygam berlerde kismen belirdigini. 1844'te. 26 yaslarindayken. el Ahsaî ile birlikte Kerbela'ya gelmis ve orada onun talebesi olmust ur. her bin yilda bir degismektedir. ortaya çikmis ve "Babîlik"! kur mustur. Hz. Halen dünyada iki milyon civarinda müntesibi vardir. "Allah daha önceden Muhammed'i göndermis oldugu gibi simdi de beni göndermistir. Ancak nitel ikleri bu kadar açik olarak bildirilen Mehdi. Bâb'a göre seriat. Âdem'in çagi ile kendi zamanina kadar . Babîlik. Imâmiyye Sîasi içinde tesekkül eden Seyhîlik adli bir tarikatin mahsulüdür. Onun tariflerine göre bu Mehdi. bu konuda. Iste Mirza Ali Muhammed Riza'nin baslattigi bu harekete "Babîlik" adi verilmistir.000'i Güney Kore'de. Isrâiliyat ile süslenmis sathî ve ta mamen tutarsiz fikirlerden ibarettir. Mirza Ali. Bâbîli kten bin yil sonra zuhur edecektir.

belki sakinirsiniz. Kendinizi koruyamiyacaginiz h ayvanlara binmeyiniz.[471] 2. bir kismi da Farsça birkaç eseri daha vardir. saraydan ayrilarak muhtelif yerleri dolasmaya basla di. Mirza Ali Muhammed'in en önemli eseri. Mirza Hüseyin Ali. Bâbîlerle arasinda bir takim anlasmazliklar ortaya çikinca Mirza Hüseyin Ali gizlice Bagdat'tan kaçti. Bu adi kendisine taktiktan sonra. düsünce zaaf ve bozukluklari onun vahi y mahsulü olmasi bir yana. Bâb'in halifesi o lmayi yeterli görmeyerek. Mirza Hüsey in Ali. 20 yaslarinda iken. yakin dostlariyla veda toplantisi yapti. âhiret ve kiyamete dâir esaslari da k eyfine göre te'vil etmistir. Mirza Hüseyin Ali. Saraya mensup oldugundan iyi bir tahsil görmüstü. evlilik. yakin do stlarina. Bâbîlerin Istanbul'a sürgün edilmesine karar verild i. "Bahaullah" adini takti. Babasinin ölümünd en sonra. ayrica büyük devletlerin baskanlarina mektup . Allah'in size farz ettigi budur. bu toplanti günlerinin birinde. keyfî degisiklikler yapmistir. 3 Mayis 1863'de Bagdat'tan Istanbul'a getirilen Mirza Hüseyin Ali. Kur'ân'i taklide çalismis. Tahran'da dogdu. Kur'ân ile mukayeseye çalistigi "el-Beyân"idir. bu sürgünden önce Bagdat'in kenarinda oniki gün. va'dedilenin. siradan bir bilginin eseri olmasini bile mümkün kilmamaktad ir.Bahâîligin Çikisi ve Gelismesi Bâb diye taninan Mirza Ali Muhammed'in ölümüyle Babîlik duraklamadi. 1863'de. tevkif edilerek hapse atildi. Kur'ân-i Kerîm'de emrolunan namaz. Iran ve Osmanli hükümetleri arasinda v arilan anlasmaya istinaden. burada dört ay tutulduktan sonra. diger Bâbîlerle birlikte. Karar geregi. Rus ve Ingiliz se faretlerinin hükümete yaptigi baski üzerine dört aylik bir tutukluluktan sonra 15 Ekim 1 852 tarihinde Bagdad'a sürgün edildi. Edirne'de. Esek üzerine. Ona göre Hz. kardesi Mirza Yahya Nuri'yi saf disi birakti. esek sütü içmeyiniz.Bahaîlik a. Orada Iki kardes arasinda tartisma ve düsmanlik son haddini buldu. 1864 yili basinda t opluca Edirne'ye sürüldüler. Bâbîlerin Nasûriddin Sah'a karsi giristikleri basarisiz suikast tesebbüsün den sonra. Ancak bunlarla binersiniz. Hayvana gemsiz ve özengisiz binmeyiniz. kendisine.12210 yil geçmistir. Allah sizi bunlardan siddetle nehyetmistir". yani Allah'in ortaya çikaracagi zâtin kendisi oldugunu ileri sürdü. O. Mirza'nin çok övündügü. a yni zamanda. B ir kismi Arapça. kendisinin "Allah'in ortaya çikaracagi Zât" oldugunu açikladi. 12 Kasim 1 817'de. Buna misal olarak e l-Beyân'dan bir kaç cümle durumu iyice anlasilir kilacaktir: "Ondan sonra gelen besinci si : Öküze binmeyiniz. Tahran'da Mirza Ali'nin görüslerini y aymaya basladi. oruç. Böylece Mirza Hüseyin Ali ve ailesi Bagdad'a yerle sti. ne de baska bir hayvana gücünün di vurmayiniz. O. dil ve dil bilgisi hatalariyla. Muhammed'in nübüvvet çagi 1260/1844'de sona ermi stir ve kendisi Islâm dininin hükümlerini degistirmekte mutlak hürriyete sahiptir. M irza Yahya Nuri ve yakinlari. edebî yönden düsüklüklerle dolu bir kitaptir. Kur'ân-i Kerîm'in hükmünü neshettigini söyledigi ve herkesin inanmasi oldugunu iddia ettigi el-Beyan. Bundan dolayi. Bagdat'taki âlimlerin ve halkin sikayeti üzerine. Ayrica bu eserdeki fikir. onun talebelerinden o lan Mirza Hüseyin Ali ile daha genis boyutlara ulasti. bosanma ve miras gibi ibadet ve muamelatla ilgili hükümleri ilga etmis. Mirza Hüseyin Ali. Mirza Ali (Bâb). Otuz yaslarinda iken Molla Abdulkerim Kazvînî'nin yol göstermesi ile Mehdiligini i lân etmis bulunan Mirza Ali Muhammed'e baglandi. Böylece Bâbîleri kendi etrafinda toplanmaya çagirdi. fakat gülünç olmaktan öteye gidememistir. birbirlerini zehirleme tesebbüsüne kadar ilerlettiler. Bunlar isi.

orada öldü. Bahâullah'a göre peygamberlerin beserî ve ilâhî iki vasfi vardir. Bahâ'nin görüsleri ve zuhuru için birer baslangiç olarak indirilmislerdir. bütün dinlerin sözünü ettigi "Mev'ud"d r.Iman Esaslari Bahâîlere göre Allah'a. Ondan sonra da pe ygamberler gelecektir. Böylece Bahâ. "Bahaullah. Bu iki eser Bahâîler için önemlidir. çagimi zda da canli sekilde faaliyetlerini sürdürmektedir. [472] b. Hz. Onlar. Mirza Hüseyin Ali'nin Bagdad'da iken yazdigi bu eserin asli Farsça'dir. Onlarin inançlarina göre Allah. Bahaîlik. Bâb ve Bahâ'ya inanmak. Varlik.yazarak kendisine uymaya davet etti. kullarina tecelli edebilmek için. Tann'nin kendisinde sahislasmis oldugunu ileri sürmüstü yani ilâhlik iddiasinda bulunmustur. Bâb'dan sonra ise Bahaullah gelmistir. Bu eser. Kur'ân-i Kerîm'ih üslûbunu ve sözlerin taklit etmeye çalismistir. Hz. zikredilen (mezkûr) ve "Tur'da konusan" ol dugunu ileri sürmüstür. misyonerlik ve Islâm'a karsi olan emperyalist güçlerin y ardimiyla desteklenip beslendigi ileri sürülmektedir. irili ufakli bir çok eser ve risale yazmistir. Bahaullah da kendisinin zikreden (zâkir). Ancak bu iman esaslarinda. Bunun için de peygamberlere. Daha sonra Akka' ya sürülen Hüseyin Ali.Bahâîligin Temel Prensipleri Yahudilik. Bahâîlere göre. ilâhî nitelikleri itibariyle ise Allah'in a ksettigi tertemiz bir aynadirlar. iman e saslarindandir. pek çok dile tercüme edilmistir.000 y il devam edecektir. asilsiz hikâyeler ve temelsiz id dialarla doludur. Mirza Hüseyin Ali. Islâm inancindan sapmislardir. hastalanir ve ölür. önce vazifesi d okuz yil süren Bâb gelmistir. uyur. iman ve ibadetle ilgili birtakim hükümlere sahipt rler. kendini izhâr etti" demektedirler. yaratiklarina muhtaçtir. Hiristiyanlik ve Islâm'dan alinmis esaslarla kendilerini ayri bir dine mensup olarak göstermeye çalisan Bahâîler. resullerine. ilâhî niteligi ile bir anlamda Tanridir. "Alla h. sadece Tanri zuhuru an Bahâ'yi müjdelemek için gönderilmislerdir. Âdem ile baslayan n ebîler devri. Muhammed son peygamber degildir. 29 Mayis 1892'de. Hepsi de nok sandir ve Bahâ'nin gelisi ile tamamlanmistir. "Tanri zuhurlari" adini vermektedirler. daha önceki kitaplarin insanliga yetmedigi için . Bunlarin ilki el-Ikân 'öir. kitaplarina. Bu devir de en az 500. onlara muhtaçtir. . Mecûsî bâtinîligi ile basl ayip. Hz. Bâb'in halefi ve Bahâîligin gerçek kurucusu olarak kabul edilmeye baslandi. "Kitabu'l Akdes" ile neshedildiklerini ileri sürmüs. Bâbîlerin çogunlugunca. [473] ba. Bahâ'nin vücuduna hulul etti". bâtinî tev'iller. O. Teb'asiz kral olmiyacagi gibi mahlûku olmayan Halik yoktur. Bahâîlere göre peygamberler. kiyamete. nebi ve ya resul demek yerine. milletlerarasi Siyonizm. Eser. beserî nitelikleri itibariyle yer içer. Bu hareketin. Bu faaliyetleriyle o. Bâb ile sona ermis ve Bahâî devri baslamistir. Talebeleri de onun için "Bahâ bizzat ilâhti". bir kralin teb'asina muhtaç olusu gibi. Bahâîlere göre Allah. Peygamber. Hz. Allah'in zuhurudurlar. Islâm'a karsi çevrilen tarihî entrikalarin son merhalesini teskil etmektedir. Mirza Hüseyin Ali'ye (Bahaullah) nisbetle "Bahaîlik diye ortaya çikan bu hareket. Mirza Hüseyin Ali'nin "ilâhî irade semasindan geldigini iddia ettigi diger eseri. Âdem'den bu yana gelip geçmis bütün nebî ve resuller. Muhammed'den sonra. Çünkü o. Allah'in ezeliyet ve eb ediyeti gibi ebedîdir. "Kitabu'l-Akdes"ö'\r.

ye mis yasina kadar. yorgunluk vermeyecek kadar Bahâullah'i n dualarini. vergi olarak atihir. 21 Mart günü oruç bayramidir. Namaz ferdîdir. kiyamet kopmaktadir. cehennem de O'nun bag isindan mahrum olmaktir. Allah'in yeryüzündeki iki mübarek evi olarak gördükleri ya Bâb'in Sirâz'daki evini veya Bahâ ah'in Bagdat'ta ikamet ettigi evi ziyaret ederler. bazi amelî hükümler mevcuttur. âhiretteki gelismesiyle birlikte s ona erecektir. oruç. Namaz üç çesittir: Büyük namaz. fakat makbul ve tesvi . Namaz. Bahâullah'in Kitabu'l-Akdes'inde. samimî bir kalple Allah'i anmadir. Kitabu'l-Akdes'le neshedildigini ve onun da vahiy mahsulü oldugunu kabul ederfer. Bahâî kiblesi olan Akkâ (Israil'de ) sehrine yönelerek yerine getirilir. ebediyyen ölmeyecek olan ruhlar. bes defa "Temizl er temizi Tanri'nin adi ile" demek yeterli sayilmaktadir. lütuf ve bagis ebedîdir. 19 gün olarak tutulur. Bahâîlikte dinî bir farz degildir. Bundan baska her Bahâî için günde. 70 yasindan büyükler. Ayrica Kur'ân-i Kerîm' in hükümlerinin de geçmis oldugunu iddia ederler. Bu sartlari tasiyanlar. Bahâîler. Su yoksa veya suyu kullanamiyacak derecede hastalik varsa. Bahâullah'a göre cennet Allah'a yakinlik. Bahâîligin hükümlerini yerine getirmesi farzdir. zekât. Oruç . bazi hareketlerle duadan ibarettir. Kutsal Âyetlerin Okunmasi: Her sabah ve aksam. Hac: Yalniz erkeklere ve malî durumu iyi olanlara farzdir. insanlarin dünyadaki islerin e göre lütufa veya azaba ugrayacaktir. Namaza baslamadan önce. el-Beyân'a göre. JDiri olan. günesin dogusundan batisina kadar hiçbir sey yiyip içmemek. ha c. Ayni zamanda bugün. cennet ve cehennemin gerçek manasini rettigine inanirlar. Bahâîlerde oruç. Bahâîler. hamileler ve emzikli kadinlar oruçla müke lef degildirler. 15 yasindan küçük. orta namaz. abdest yerine. "Umumî Adalet Evi"nin gelir kaynagi durumundadir. Onbes yasini bitiren her kiz ve erkek Bahâî'ye. Evlenme ve Bosanma : Evlilik. daha önceki mukaddes kitaplarin insanliga yetmedikleri için. yani 2 Mart-21 Mart arasi da. Aslinda Bahaullah'in kutsal kelimelerinin tekrarindan ibaret bir dua olan namaz.Bahâîlere göre insan öldügü zaman. Namaz: Bahâîlere göre namaz. Zekât. Azap. [474] bb. bir de geliri % 19'undan ibaret bir vergiden söz edilir. 95 defa "Allahu ebhâ" (tekbir) demesi dinî bir hükümdür. sermaye üzerinden mallarin beste biri nisbetinde alinacagi söylenen zekât. Zekat : Farz olan zekât. kutsal âyetlerin okunmasi gibi hususlardir. Bunlar. Bahâîlerin ondokuzuncu ayi olan Alâ ayinda. sene içinde azalmamasi sa rtiyle. Oruç. küçük namaz. sözlerini okumak. Bahâî t atbikatinda bazi farkliliklara ugramistir. kimseye du yurmadan ve kimsenin davetine lüzum kalmadan kilinir. ruhun. Bu üç çesit namazdan birine karar verip kilmak kâfidir.Amelî Esaslar Bahâîlikte. Cesetlerin yeniden dirilmesi söz kon degildir. kötülüklerden uzak durmaktir. Bahâî yilinin il ayidir. bi efa abdest alip kibleye (Akkâ'ya) dogru oturup. el ve yüzün yikanmasindan ibaret olan abdest alinir. Karar verilen ve kilinan disindak i namazlarin artik o gün kilinmasi vacip degildir. namaz. her Bahâî için vaciptir. Bahâullah'in bütün yanlisliklari düzelttigine. Kur'âni Kerîm'de zekât için konulan hükümlerin aynen benimsendigi görülmekle beraber.

Bu müddet zarfinda anlasma ve birlesme saglanamazsa Mahfil onlari bosar.Asin zenginlik ve fakirligi kaldirarak içtimaî meseleleri dinî esaslarla çözmeyi. 5. fenaliklarina ve kararsizliklarina ta tbik edilebilecek tarzda yeniden ifade etmektir.Insanlik âleminin birligini {bütün insanlar kardes olmali). vatanî. Bahâullah'in gayesi. Abdulbahâ. fakat hos karsilanmaz. kendilerini "evrensel" kildigina inandiklari dünya görüslerini ve baslica p rensiplerini su basliklar altinda ele alirlar: 1. 4. bi r senelik bekleme müddeti verir. problemlerine. izafîdir. sehirlerde 19 miskai altin. mutlak degil.Bütün dinlerin birligini (onlara göre bütün milletlerin dini. Her iki taraf geçimsizlik durumund a bosanma talebinde bulunabilir. Nikah. Türkiye'de de mabet yapma girisiminde bulunmuslar.Her türlü dinî. Nikah esnasinda erkegin kadina mihr vermesi sarttir. 8. [476] c. içinde yasadigimiz asrin ihtiyaçlarina cevap verecek. fakat Bahaîlik din ola . 3. 2.k edilen bir istir. Bahâî usulüne göre ya pilir. özellikle yaptirdiklari mabetler çerçeves inde propaganda faaliyetlerine yönelmislerdir. Onbes yasindan küçük olanlarin evliligi caiz degildir. köylerde ise 19 miskal gümüstür (Bir miskal yaklasik dört gramdir). [475] bc.Dünya Görüsleri Bahâîlige göre dinî hakikat. Ruhanî Mahfil. 10.Genel barisi (Mirza Hüseyin Bahâ'nin gelisinin dünyaya barisi getirdigine inanirlar ).Genel ve mecburî ögretimi.Günümüzde Bahaîlik Dünya'da 3 milyon civarinda mensubu olan Bahâîler. 7. erkek esitligini. Nikah ile gerdek ayni günde olur.Kadin. Bahâî olmayanlarla evlenmeleri caizdir. çiftlere. Bugün dünyanin birçok büyük merkezinde Bâhâî m ri vardir. kesin ayriliktan evvel.Din ve ilim arasinda ahengi.Mesîh'in Ruhu'l-Kudüs'ten oldugunu kabul ederler. Bahâi olduklarini gizlememeleri sartiyla . Mihr. Bu durumda evlilik ve nikah. Nisan ile nikah arasindaki fasi la 95 günden fazla olamaz. Kitabu'l-Akdes'te çok kadinla evlilige izin verilmesine ragmen. 6. Bahâîler. Bahâîlerin. irkî. millî. Bahâîlikte bosanma olabilir. 9.Dil ve yayin birligini (insanlar için ortak bir dilin bulunmasi). bir tek din olmali). siyasî ve benzeri taassuplarin terkedi I mesini. kendisinden önce ge en peygamberlerin telkinlerinde bulunan esas hakikatlari. Bahâîlerin inandikla ri kutsal kitaplardaki sekil ve dualarla yapilir. esitligin saglanamiyacagi gerekçesiyle tek kadinla evliligi esas kilmistir.

.rak kabul edilmedigi için. Islâm'a kar si çevrilen tarihî entrikalarin birini ve son merhalesini teskil ettigi. diger din ler ve temasa geçtigi misyonerlerden Hiristiyanlik hakkinda genis bilgi edinmis. bazi azinlik hakla n elde etmislerdir. babasinin ölümünden sonra. fakat Islâm dairesinden çikan sapik firkalardan biridir de deni ebilir. bugün Pakistan sinirlari içinde kalan Lahor se hrinin güneydogusunda. 1526'dan 1857'ye kadar sürecek Gurkanli Devleti'ni (Hind-Türk Imp aratorlugu) kurmak üzere Babür ile birlikte (tahminen 1530 yillarinda) Hindistan'a g iren Türk'lerden oldugu ileri sürülmektedir. Amerika. dizanteri. Pencap eyaletinin Gur-daspur bölgesindeki Kâdiyân'da dogmustur. O. Bahâîler. Bu hastaliklarin. Bahâilige Siîligin sapik bir tarikati denilebilecegi gibi. seker ve his teri gibi hastaliklari oldugu belirtilmistir. günlük isi disinda. Hadis okumus.[477] Çesitli inanç sistemlerini uzlastirma tesebbüsü olarak degerlendirilen Bahaîlik. kalp çarpintisi. kurucusunun adindan dolayi Mirzâiyye. ayri dine mensup insanlar olarak. Gulam Ahmed. Onlarin bu gayretleri. Gulam'in.Dogusu ve Gelismesi Kadiyanîlik. babasinin istegiyle 1864'de Sialkot'a {Pak istan'da bir sehir) memur olarak gitmis ve burada bir süre çalismistir. inzivaya devam etmis ve "riyâzef'te bulunmustur. Gulam'in sahsiye tini ve psikolojisini etkiledigi ileri sürülmüstür. Bunun kaynagi. kismen Yahudilik. Gulam'in 4 Kasim 1900 tarihinde yayinladigi bir bildiri ile firka. yikici Batîni lik ile baslayip. Ancak. XIX. 1876'li yillarda. Ayri dine mensup sa yilmalari ve Bahâîligin yeni bir din oldugu yolunda aldiklari bilirkisi raporlarini delil olarak kullanmislarsa da Türk Yargitayi. sonra da mensup oldugu yerden dolayi Kadiyanîyye diye anilmistir. Bahâîligin yeni dedi ve benimsedigi dinî hükümler. 1839/1840 yilinda. emperyalistlerin aleti olarak vazif e görmüs ve görmekte oldugu" seklinde görülmektedir. önce. Babasi Gulam Murtaza'n in ölümüyle Gulam Ahmed'in hayatinda yeni bir devre baslamistir. G ulam'in ailesinin. "mehdîlik" konusuyla dogmustur. Ülkemizde Bahâî prop Bâbilîk ve Bahâîligin insanliga yeni bir sey getirmedigi görülmektedir. inzivaya çekilmis.KADIYÂNÎLIK (AHMEDÎÜK) 1. Tefsir. Israil ve Avrupa'nin bazi ülkelerinde s emeresini vermis. Hiristiyanlik ve bilhassa Islâmdan alinm is unsurlardir. Firka. agandasi yogun bir sekilde yapilmaktadir. Islâm? firkalar arasinda Is lâm kültüründen kaynaklanan. Yüzyilin sonlarina dogru Mirza Gulam Ahmed Kadiyanî tarafindan kurul an firkaya verilen addir. Mirza Gulam Ahmet. Bahâîligin ayri bir din sayilamayacagin a karar vermistir. kendilerinin ayri bir dine mensup olduklarini. O.[478] D. Bahâîligin cihansümul bir din say ilmasi gerektigini ileri sürmektedirler. Sialkot'da . Bu hareket. "melankoli" disinda. Siîligin Seyhîlik tarikatini sekillendiren fikirler Bahâîlikte yeni bir kaliba sokulmustur. Ülkemizde de bu yolda tesebbüsleri olmustur. "Siyonist ve haçli dünyasinin. basagrisi. o nlarla ve Hindûlarla tartismalara girmistir. mabet yapilmasina izin verilmemistir. Iyi bir egitim gören Mirza Gulam Ahmed. Siîligin Mehdi inancindan dogan bazi anlayislar . Allah'in huzuru na çiktigini ve vahiyler almaya basladigini iddia etmistir. "Ahmediyye" adini almistir. müfrit batinî te'viller ve Hurûîîlik'tir. buralarda. Bunun için de hukukî bir karar almak için ugras mislardir. devamli Kur'ân.

daha sonraki yillarda "Sinkretik din" (uzlastirmaci din) anla yisina yönelmistir.[479] 2. dinlerarasindaki uzlasmazlik kaldirilmis ve dinler. kitapta bulunan "ilâhî ilhamlara". Nanak'in Islaman gerçegine inanmis ve H indûlarla Müslümanlari birlestirmis bir aziz oldugunu ileri sürmüstür. "Feth-i Islâm". 1891'de. Hiris tiyanlar için "Mesîh". Sundugu bu teb lig. 1885'de. Ayrica Ingiliz Hükümetin e övgülerde bulunarak "Cihad"in gereksizligi üzerinde durmustur.Gulam Ahmed'in Iddialari ve Kadiyanîlerin Bazi Görüsleri Gufam Ahmed. "Barâhin-i Ahme diyye" adli kitabinin ilk iki cildi ile yayin hayatina girmistir. 1885 yilinda yayimladigi bir bildiri ile. sezgiye dayanan bilg ilerinin peygamberlerin bilgisini andirdigini söylemistir. Üçüncü ve dördüncü ciltlerde is hyin kesilmedigini. aralik 1896'da . "Surne-i Çesm-i Arya" (Arya'nin Gözüne Sürme) adli kitabini yayimlamistir. Mirza'nin. 1904 Kasim'inda Sialkot'da kendisinin. bu yoldan pek çok vahiy aldigini bildirmistir. Kadîyân Ahmedîleri Lahor Ahmedîleri olarak varligini sürdürmüstür. 1895 yilinin Eylül ayinda. Urduca kaleme aldigi. Ay ni yilin Eylül ayinin sonunda. Bu kitabin ilk iki cildinde Islâm'i diger dinlere karsi savunmustur. Müslümanlar için "Mehdî". Mezari. Arap n bütün dillerin anasi oldugu fikrini ispatlamak için 1895 yilinda yazdigi eser. bir tek kisi olursa. O. kerametlere. Bu duruma. Baslangiçta 50 cilt ola rak yazacagini söyledigi "Barâhin-i Ahmediyye"nin besinci cildi 1905'de yayimlanmis. Hareketli geçen yillardan sonra hastaliklari sebebiyle zayif düsen Gulam Ahmed. Ona göre bütün dinler. Gulam. ahenkli bir bütün haline gelmis olacaktir. fakat. Isa b. "Nûru'l-Hak" ve "Sirru'l-Hilâfe"dir. bir bildiri ya yinlamis ve Allah'in kendisine taraftarlarindan "bey'at" alarak ayri bir "cemaat " olusturmasini buyurdugunu bildirmistir. 1893-1894 yillarinda yeni kitaplar yazmistir. gerek ayni düsüncenin ürünü olan ve ayni gayeyi tasiyan Babîlik-Bahâîlik basariya asamamistir. hayatinin üçüncü döneminin parol asini ilan etmistir. 1888 tarihinde. Meryem'in tabiî bir ölümle öldügü. kendisini.1877-1878 yillarinda gazetelerde Hindûlara ve Hiristiyanlara karsi yazilar yazmis tir. hakkinda övgüler yapilmasina ve ilgi odagi olmasina sebep olmustur. kehanetlere. O halde bütün dinlerin bekle dikleri kurtarici. Kadiyanîlik. Ahmed. söz verdigi diger ciltleri yazamamistir. 26 M ayis 1908 tarihinde. sahsî övün melere tepki göstermemis ve ondan süphelenmemislerdir. o yüzyilin (Ondördüncü Hicrî) "Müceddidi" ilan etmistir. "Tavzih-i Meram" ve "Iz ale-i Evham" adli Urduca kitaplarda açiklanmistir. Lahor'da ansizin ölmüstür. â ir zamanda. Gulam'in kisiligi yazdigi bu yazilarla öne çikmistir. Luziyana'da. Gulam Ahmed. Hindular için de "Krisna" oldugunu ilan etmistir. Arapça yazilmis olan bu eserler. Peygamber'e tam anlamiyla uyan birisinin. Hz. O. Gulam Ahmet. taraftarlarinin ziyaret yeri olmustur. "Kerâmâtu's-Sâdikîn". "Mina nu'r-Rahmân"dir. önceleri. dolayisiyle insanlik. Aldigi vahiylerle bildirilen parolada. Ancak g erek Ekber. "Hamâmetu'l-Busrâ". besle elli arasindaki farkin sifirdan ibaret oldugu seklinde bir savunma yapmistir. Lahor'da "Dinler Konferansina katilmis ve bir teblig sunmustur. Bunun yaninda. dinlerarasi bir uzlastirma faaliyetinin son perdesi ni sahneye koymak gayreti içine girmis oldugu görülmektedir. kendisinin Müslümanlarin bekledigi "Mesîh" ve "Mehdî" oldugu iddia edilmis Bu konudaki görüsleri. Mirza Gulam Ahmed'in ölümünden sonra görüsleri taraftar toplamaya devam etmis ve neticede " sinkretik Kadiyânîlik/Ahmedilik Hareketi" ortaya çikmistir. kendisinin Onddokuzuncu Yüz . Bundan dolayi Müslüm anlar. kendileri için birer kurtarici beklemektedir. 1880'de. Mirza Gulam Ahmed. arka arkaya yayimlanan. Cenazesi Kâdiyân'a nakledilmistir. Ekber Sah gibi. Peygamber'e ver ilen zahirî ve batinî bilgilerle bezenecegini ve bu kimselerin.

Her Müslümanin. devrinin gerçek bir nebîsi idi. nübüvvet Muhammed (s. 1901 yilinda Gulam Ahmed. sonr a. "vahy" ile içice ele almaktadir. zamaninin bir Avatarasi. Muhammed'e Hira'dan görünen Rab. bir nevî. kati ve kesin bir sekilde Kur'ân ve Tevrat gibi Allah'in sözüdür. Kitaplara iman konusunu. O. insanlari karanliklardan aydinliga çikarmam için müceddid olarak gönderd i" demistir. Is a'ya Seir'den. bu sözünü benim vasitamla gerçeklestirmis bulunmaktadir". benim Mev 'ud Mesîh olduguma inanmaz ve bana gelen vahiylerin Allah'tan geldigini kabul etme zse. onun peygambe rligini ilan etmesi demektir. 1901 yilinda bir "Cuma Hutbesi"nden sonr a taraftarlarindan Mevlevî Abdülkerim'in. Eski Peygamberlere.) beklenilen Isa için peygamberligi sart ko smadi. Allah'in yarattigi manevî varliklardir. bana bütün hasmetiyle göründü". bir bayram gününde Cebrail'in isbirligi ile hazir olanlara okudugunu. fakat sonralari ögretisine birçok bozukluk sokuldu . insanlar için sefaatte bulunan . Kadiyânîlere göre Meleklere iman sarttir.) ile kesilmis ve kiyamet gününe kadar da o ndan sonra bir peygamber gelmeyecektir. bütün açiklikla. bundan baska da bir özelliginin bulunmadigini açikladi" ve "Beni Allah gönderdi. Bunun mukaddimesinde. zamaninda kabul etmesi gereken seyi reddettigi için semal arda cezayi hak etmistir. Melekler gözle degil. kendisinin Müslümanlar için "Mehdî". Onlar. sorumludur". Muhaddesligi bir anlamda cüz'î nebilik olarak nitelendirmis.s. Kadiyanîler. ruhla görülebilirler. yani nebîsi idi ve kutlu ruhu Allah'tan almisti. beni beklenilen Isa yapti ve dünyaya gönderdi" demistir. Mirza Gulam Ahmed'in mesîhlik iddiasi. Hindular için e "Krisna" oldugunu iddia etmis ve söyle demistir: "Bana vahyolunduguna göre Raca Kr isna. insanlarin ruh bakimindan yücelmelerini ve iyi islere yönelmelerini saglayan varli klardir. onun Kur'ân seriatina tabi müslüman bir adam olacagini. bu nlarin vahiy y6luyla aldigi âyetler oldugunu açiklamistir. Ben Allah'in zillî ve Buruzî nebisiyim. "Eger. âhir zamanda onun manevî bir mümessilini çikaracagini vaad etmisti ve iste s imdi Allah.a. Önce kendisinin "M uhaddes" (kendisine hitap edilip konusulan) olarak tayin edildigini söylemis. "Allah beni bu yüzyil ve bu zaman için imam ve halife kildi ve beni bu yüzyilin basinda. . fakat cüz'î nebiligin açik kalacagini savunmustur. 1891 tarihinde Müslümanlarin Isa'nin ref'i (yükseltilmesi) konusund a yanlislik içinde bulunduklarini. yeni bir hüviyetle ortaya çikmistir. Mirza için "nebi" ve "resul" sifatlarini kull anmasina itiraz etmemis ve bu husus açikça konusulmaya baslamistir. benzeri Hindu Kisiler ve Avataralar arasinda bulunmayan. Bu yilda "Ilhami Hutb esi"ni nesretmistir. binaenaleyh onun benzerinin de peygamber olmasi gerekir denilirse. Bu konuda. Müslümanlarinki ile ayni idi. benim Mev'ud Mesîh olduguma inanmasi gerekir. dinî islerde bana itaat etmesi gerekir. bu kitabi "kullarin Rabbi"nden ilhaml a aldigini. 1904 yilinda. . Hiristiyanlar için "Mesîh". Isa bir peygam erdi. semavî alâmetlerle yeniden kurmaktir. Bu konuda. Yani.. iman sahiplerine kuvvet veren. O. bir Müslüman bile olsa. size okudugum bu sözler. Çagrimin ulastigi herkes beni islerinde hakan tanimaz. Yüce Allah. mesîhlik iddiasi ile birlikte mehdîligini de söyle ortaya koymustur: "Mehdî olarak görevim.a. Musa'ya Sina'dan. Ve her Müslü in. Melekler vahiy getiren. Nihayet 1902 yilinda su ifadelerle gerçek niyetini ve durumunu açikça ortaya koymustur : "Tekrar tekrar söyledigim gibi. peygamberligin son bulmasi konusundaki inanci. onun da diger nebîier gibi öldügünü ve Allah'in kendisini Isa'nin gücü ile Mesîh olarak gönderdigini ileri sürmüstür. Bu. tam nebîligin kapandigi ni. Allah'in birligini. O'na iftira etmek melunlarin isidir. Gulam Ahmed. dogrudan dogruya Isa b-Meryem'in tabiî bir ölümle öldügü esasina dayanir.s. O. Efendim gibi ben de Mukaddes Ruh'la yardim edildim. cevap ol arak derimki: Efendimiz (Müham-med s. çok büyük ve kâmil bir ins andi. Mirza'nin baslangiçta.yil için Allah tarafindan müceddid (yenileyici) olarak tayin olundugunu bildirmistir . Allah'in buyrukla rini elçilerine ögreten.

Yüzyil Hint cografyasinin bir proto-tipi olarak degerlendirilen Kadiyanîlik için su kanaate varilmistir: "Hemen hepsi de. Her Kadiyanî aylik gelirinin onaltida birini vermek zorundadir. Bura da putperest zencilerle birlikte Hiristiyanlasmis olanlari da "mezheplerine celb etmektedirler. Pakistan Anayasasi'nin diger azinliklara tanidigi h aklardan ancak yararlanabilen bir duruma düsmüstür. Kadiyanîlik mensuplari için bugün 5-6 milyona varan sayi verilmektedir. her ay yapilan mecburî ödemelerdir. simdilik manevî hayatimizin tam ve kusursuz bir imajidir. Islâm'daki baz i degerler ve düsünceler üzerine. faaliyetlerine sinirlar getirilmistir. Pakistan da dahil olmak üzere bütün düny daki Kadiyanîlerin toplam sayisinin iki milyonu asmayacagi ileri sürülmektedir. bunlarin hem bozuk bir sentezi hem de gerek bunlarin ve gerek Hiristiyan mis yonerlerinin temsil ettigi görüslerin bir antitezidir"[482]. Pakistan'da yayin yapma ve propaganda faaliyet lerinde bulunma.Gulam Ahmed. Bu sayi abartma li kabul edilmektedir.[480] 3. bazilarindan da görevliler toplar. disaridakilerin de hiçbir sey olmamisçasina faaliyetlerine devam edecekler ini ifade etmeslerdir. asil sefaat eden in Allah oldugunu. Pakistan'daki Ahmedîler. Kadîyanîler. Hiristiyanliga ait bazi an . Ancak za man zaman. ancak seriat getirmemekle birlikte. gerçekte o. Bazilari kendisi veri r. âhiretin nimetleri manevîdir. Muhammed'le en olgun haline geldigini ve tamamlandigini. dolambaçli cevaplar vererek kurtulmuslardir. 50 bindir. Islâm kültür tarihinde daha önce söylenmis görüsleri le. Bunlarin disinda Kadiy anî olan kimsenin öldügü zaman malinin onda birini mezhebe ayirmasi ve bunu vasiyetine y azmasi istenir. Lahor Ahmedîieri.Bugünkü Durumu Ahmedîyye'nin her iki kolu da. kendilerini gizleyeceklerini. Onlarin. yeni mûhtedîlerin çok geçmeden mezhebi terke dip. "seriatin". uzun görüsmelerden sonra. Pakistan disinda. Ahmedîlere göre. fakat Kur'an-i Kerim'de meleklerin de sefaatçi olduklarinin beli rtildigini savunmaktadir. Pakistan Parlementosunun. abartilmis olarak degerlendirilmektedir. ekseriyeti teskil eden Müslüman cemaatine katildiklarini göstermektedir. Amerika için verilen rakam 1975 itibariyle. Bunlarin basinda zekât gelmektedir. Kadiyanîlik'in bilhassa Siyah Afrika'daki propaganda faaliyetleri çok yogundur. Kur'an ve Hz. çünkü kendilerinin Gulam'in nebitigine inanmadiklarini ve ona inanmayanlara "kâfir" demed iklerini ileri sürmüslerdir. Günümüzde. Lahor Ahmedîieri. ama yine de Ahmedîlige inanac aklarini. Muhammed'In sefaatini kabul etmekle beraber. Muhamdde'den sonra nebevi (seriat getiren) vahyin gelmeyecegi görüsünü benimseyerek. ald igi 7 Eylül 1974 tarihli karariyla.[481] Gelirleri üç kaynaga dayanir. Dogu Afrika'da 5 bin dolayinda Ahmedî vardir. Pakistan'da "Islâm disi bir azinlik" olarak kabu l edilmistir. kararin kendileri için haksizlik oldugunu. gerçek nebîlik için Cebrail'in mutlaka gelmesi gerektigini ileri sürmektedi r. bu da. Bu hareket. dünyan in pek çok ülkesine yayilmis ve görüslerini yayma gayretine girmistir. a ncak. Fakat yapilan istatistikler. âhir eni bir durum degildir. Digeri. Hz. özel okul açabilme ve isletebilme imkânlari kisitlanmistir. Hz. Hind dünyasina ait düsünceleri. Gulam Ahmed. Bununla onlar. Çesitli tarihlerde mahkeme önüne çikarili sorgulanan firka mensuplari. XIX. Milyonlarla ifade edilen Pakistan disindaki Ahmedîlerin en kalabalik olduklari yerler Afrika ve Ingiltere için 10 bin sayisi verilmektedir. 1960'lardaki tahminlerer^gör e Bati Afrika'da 35 bin. Cebrail'in kendisine geldigi ni iddia etmistir. Ahmedîlerin itikadî konulardaki en ilginç görüsleri Âhiretle ilgilidir.

Bencil. kin ve reka bet konularindan gayet ustaca faydalanmasini bilmektedir. sinkretik bir h arekettir. . özellikleri. Her hâkim görüsün mutlaka muhalifleri de olagelmistir. Hemen hemen her yüzyilda bu tür hare ketlere sahit olmaktayiz. ne kadar ustalikla taklit edilirse edilsin. Yüzyilda baslayan bu fa aliyetler. Bunlarin basinda Isrâiliyat gelm ektedir. Bunlar. bazen dinî ve cinsî sapikliklarl a. bazen siyasî ideolojilerle. zaman zama n hem toplum hem de Islâm için tehlikeli olmustur ve olmaktadir. XVI. XVII. Islâm'in yegâne kalesi ve temsilcisi Osmanli Imparatorlugun un gerilemesine. çikarci. slâm. kiskançlik. yillarc a oldugu gibi. ke lerine göre. Genel le cahil. din denilen orjinal kurumun nitelikleri. Çesitli dinlerden ba zi elemanlar alinarak ortaya çikarilan bu hareketler. sahabeler bile birbirine karsi kiliç çek ecek hale gelmistir. daha sonra fiiliy ata dönüsmüstür. "türedi dinler"dir. siyasî. kiyamlar. bunu durdurmak için. baslangicindan beri. Müslümanlar arasina sizan bazi fikir ve düsünceler. mevki ve makam hirslarindan. galebe çalmasi Hiristiyan lar için büyük bir tehlike teskii etmistir. kaleler bir bir düsme ye baslayinca (Istanbul'un fethi gibi). Toplumjarin içtimaî ve kültürel yapilari.YIKICI CEREYANLARA KARSI TEDBIRLER Hemen hemen tarihteki her fikrin. Hiristiyanlik karsisinda hem sayi he m ilim hem medeniyet hem de inanç bakimindan rakip olmasi. Bunlar öyle bir noktaya varmistir ki. nifak tohumlari saçilmis ve Müslümanlari çesitli gruplara bölmeye. en eski tarihî devrelerden itibar en. her akimin ve her dinin karsisinda çesitli cerey anlarin ortaya çiktigi görülmektedir. din taklitleri.layislari yerlestiren. bazi haksizliklari bahane ederek. zamanin idaresindeki. Bunda oldukça basarili da olmuslardir. kisa zareanda etraflarinda birçok insan toplayabilmist ir. bu sayi arttikça çesitli fi kir ve cereyanlar da Müslümanlarin arasina sizmistir. simdi de bu tür cereyanlara ve onlarin zararlarina rastlanmaktadir. Muhammed'in sagliginda pek etkili olamamistir. Müslümanlarin güçlenmesi. Günümüzde de dine benzetilerek olusturulan hareketler. binlerce mensup edinebilmektedir. Onlar. Bu sinsi cereyanlar. Bu gelismeyi kiliç ve silah zoruyla durdurmak için Haçli Seferleri düzenlenmistir. tarihî gelisme içinde. karsi saldiriya ve yeni gruplar olust urmaya baslamistir. menfaat duygularindan. çesitli cereyan lara kaydirmaya gayret sarfedilmistir. kültürel gayelerle yönlen eri gruplasmalardir. dinsî hareketler. sahsî ihtirasl ardan. cahil ve hatta ruhen hasta kisilerin öncülük ettikleri bu gibi cereyanla r. Fakat bu da netice vermeyip. yikici cereyanlara ve karsi saldirilara hedef olmustur. Ülkemizde de. Bu hareketler.[483] E. Ancak. Yikici cereyanlar. ayri bir cemaat oldukl arini ileri sürmektedir. cer eyanlar. Yüzyilda çesitli yeni taktik ve stratejiler le gittikçe geliserek ve kuvvetlenerek varligini sürdürmüstür. diger taklit hareketlerd en daima farkli olagelmistir. Her cereyan da etrafina bir takim insan gruplarini toplayip faaliyetlerini genisletme gayreti içine girmistir. çogunlukla dinî kültür ve bilgiden mahrum kisilere cazip gelmektedir. kendilerinin de ayri bir din. Isrâiliyat. ve XX. XIX. çesitli mezhepler ve cereyan lar ortaya çikmistir. Neticede hem inanç ve hem de fiiliyat yönünden ayriliklar ortaya çik mistir. toplumda tutunabilme kte ve hatta yüzlerce. çesitli dünya güçlerinin dinî. Bu cereyanlar. fikirde. Bu cereyanlar. bazen gizli güçlerin hesaplariyla bir arada yürütülmektedir. nihayet parçalanmasina sebep olmustur. Müslümanlar arasinda farkli düsünceler. Bu gayret ve faaliyetler. bu tür cereyanlar için oldukça müsaittir. çesitli sinsî yollara bas vurulmus. çesitli inançlara mensup kimselerden Müslüman ol nlarin sayisi arttikça. dinsî hareketler. iktisadî. onlari kaynastirmaya çalisan bir sentezdir. Böylece Islâm'in yayilma alani genisledikçe. orijinal bir din sayilamazl ar. Yüzyilda meyvelerini vermeye baslamis ve nihayet emellerine ulasmi slardir. kültürde kendini göstermekle baslamis. kültürsüz toplumlarda gelisen ve bazen çok tehlikeli boyutlara varan bu tür cere yanlar. Ancak Peygamb er'in ir-tihalinden sonra. Müslüman olanlarin sayisi artmis. Bazen dinî yön den cahil kisileri ruhî bosluktan kurtaran bu gibi cereyanlar. Hz.

diger yandan da dini istismar ede rek bazi siyasî sonuçlara ulasmaktadir. elektronik cihazlardan faydalananlar da vardir. benimsetmek. ilgiden yoksun. Yikici cereyanlar. siyasî gelismeler saglamak için özellikle yüzyilimiz a binlerce din iddiali hareket. dinî ve millî suuru uyandir ici yayinlara agirlik vermek. Böyle insan lardan toplumlarina. Cennete sadece kendilerinin gidebilec egini. Islâm Alemiyle. ülkemizdeki anarsik olaylarin. sefkat veya merhametten uzak kalmi s. çesitli dünya güçlerinin heveslerinin yöneldigi. 2. robot gibi kullanip militanlastirirlar. iktisadî-ticarî sonuçlar elde etmek. mülkiyet birakmamaya gayret göster ip onlari esir ederler.Insanimiza. Aslinda din istismar edilmemeli ve kötü niyetlerle kullanilmamalidir. b. yikici ve bölücü faali yetlerin sebepleri kavranilmis olur. gizli emeller. tasarruf. dünya dengeleri kurm ak. sartlandirmak. mutluluk duygular ni istismar edip bazi menfaatler elde etmekte. Amerika'da son on senede buna benzer binlerce hareketin ortaya çikaril digi söylenirse mübalaga edilmemis olacaktir. hiçbir dine hayat hakki tanimazlar. mezhep ve tarikat bozmasi cereyanlar dünyayi istil a etmistir. Aglarina düsürdük leri Insanlara hiç bir hürriyet. aile baglari gevsemis. dünya inda bazi gayeleri gerçeklestirmek istemektedirler.Bu cereyanlarin zararlarini ve tehlikelerini çesitli yollarla anlatmak. seminer ve konfera nslarla Islâm'i ve millî kültürümüzü iyi bir sekilde ögretmek. bütün halki bu zararli faaliyetler karsisinda uyarmak. spordan. sahsî fikir. Özellikle gençler için tehlike büyüktür.Yikici cereyanlari tanitmak. aklen ve ruhen tatmin etmek. Ülkemiz. Bunun için . a. her yasta ve her çagda ders. üç kit'anin ortasinda yer alan merk me sahip bir bölgedir. seksden. Tek gerçek onlarinkidir. Günümüzde de Mesîhî hareketler. toplum. dünyevî gayeler için din alet edilmemelidir. bir yandan insanlarin ümit. Bunun yaninda. kukla. a. Genellikle bu gibi cereyanlarin kendilerini en güzel kamufle vasitalari Mesîhî konular olagelmistir. Bu cereyanlar arasinda uyus turucudan. . milletlerarasi hesaplar. Bunalima düsmüs .Radyo-televizyon programlariyla dinî kültürü kuvvetlendirici. Bu cereyanlara karsi alinacak tedbirleri söyle siralayabiliriz: 1. sadece onlarin kurtulusa erisebilecegini ve sadece onlarin mutluluga ulas abilecegini ileri sürerler.Insanimizi dinî ve millî kültürle beslemek.Genellikle insan çalmak. b. Millet. tanitmak . Bu cereyanlar. c.Basta gençler olmak üzere. geçim zorluklan içinde bunalan. B azi menfaatler. c. büyük vaadlerde bulunurlar. kendine güven duymayan kims eler onlarin avlaridir.Yikici cereyanlar karsisinda . toplu yasama âdabi gibi seyleri ciddiye almazlar. özellikle gençlerimize. vatan ve milletlerine hiç bir fayda gelmez. Mesîhî hareketlerin arkasina siginan güçler din takiitieriyle büyük dinleri yipratmak. milliyetçilik. yikici cereyanlarin niçin ülkemize ayri bir önem verdikleri daha iyi anlasilir.Bu konuda kitap ve brosürler bastirmak ve vatandasin okumasini saglamak. toplumlari pasiîize etmek. çikarlar. siyasî entrikalar. Ümitleri istismar. Türk Dünyasiyla olan iliskileri ve çesitli dünya deng eleri gözönünde bulundurulursa. onlarin en büyük dayanagidir. hayatta basariya ulasamamis.

d. yazilarla uyarmak ve yetistirmek. incitmeden.Yikici cereyanlarin mahiyetini ve dayandiklari prensipleri çok iyi bilen ihtisa s sahibi kimseler yetistirmek. millî birligi ve beraberligi parçalamaya yönelik oldu gu. 4. onlarin agina düsmesini. e. çalinmasini önlemek. b. Islâm'i yok etme ye çalisan yikici cereyanlara bu hürriyeti vermemek.Mahallî tedbirler alinmasina çalismak. a.Dogru ve gerçek olani ögretmek. müftü gibi din görevlilerini.Devlet kuruluslari açisindan . bu konularda ilmî arastirmalar yaptirmak. c.Bu görevlilere hem Islâm hem de Türk örf ve âdetlerini iyice ögretmek.Yikici cereyanlarin agina düsenleri tatlilikla. sahsiyetini rencide etmeden uyarmak. a. .Bahâîlik ve Hukukî Durumlari. d. Ankara 1975. b. ihtiyat payini elden birakmamak. Islâmiyet Bakimindan Bâbîlik.Idarî mercilerle ve halkla bu konuda isbirligi yapmak.Vaiz. Ankara 1975. e. yikici cereyanlar karsisinda yayinl ar. kurslar. .Bu tür cereyanlarin sirf Islâm'i. Ter.Vaaz ve hutbeler yoluyla zaman zaman halki bu konuda uyarmak.Sinsî propagandalarin arkasindaki gayeyi sezmek. c.[484] Yedinci Bölümün Bibliyografyasi . emperyalist emeller tasidigini ve kökünün disarida bulundugunu belirtmek. Islâm'a Yönelen Yikici Hareketler .Yikici cereyanlarin en zararlilarini tesbit edip onlara karsi tedbirler almak ve vatandasin.Karsilikli müsamaha. vatani yikmaya. Zerrin Akgün. 3.Islâmi bilgileri köklü ve derin bir sekilde elde etmelerini saglamak.(Babîlik ve Bahâîligin Içyüzü). c.Müslümanlar açisindan . g. a. im Yeprem-Hasan Güleç.Kanunî müeyyideler getirmek.Dinî kuruluslar ve din adamlari yönünden . milleti bölmeye.d. imam-hatip.Millî birlik ve beraberligi korumakla yükümlü bulunan görevlileri bu konuda yetistirmek . d. b. 69-255.Muhsin Abdulhamid. e.Baska inançlara saygili olmayan. f. 5.Herkese hemen kanmamak.M.Aralarinda birligi saglamak (asgarî müstereklerde).

Bahaullah ve Yeni Devir. Akdamar. Dictionnaire des Religions. .Julien Ries. Ter. Sondag.J.. 11/41-56. Mecdi Çelebi. Izmir 1986.Eilen Barker. Illinois 1952. Ankara 1967. Hikmet Tanyu. . Ankara 1995. . Minu Derahsan. XV/141-143. . . .Outline of the Principle. Bahaî Dinine Toplu Bakis. BÖLÜM MISYONERLIK FAALIYETLERI VE GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALARI . Ankara 1973.M. . . Yedinci Gün Adventizmi.Ankara 1981. Ankara 1965. S.Cl. . (Yayinlanmis Doktora Tezi). Istanbul 1979. Paris 1983.Baha'i World Faith.Bahâî Dini. . 223. Türkiye'de Laiklik Ilkesi ve Yehova Sahitleri. Ter. "Baha'ie". Çev.F. . .S. I/264-273. . 1960. Yeni Dokümanlarin Isiginda Yehova Sahitleri.Esmahan Aykol. . Kule Kitaplar i. "Amerikan Moon Tarikati Türkiye'yi Örgütlüyor". Level 4 (New York 1980). Ünal-A. Istanbul. Babîlik ve Bahaîlik. S. Moon and the Unification Church. Dictionnaire des Religions.Günay Tümer.. Washington 1973. The Religious Experience of Mankind. Il/ 163-165. Yehova Sahitleri.Ali Rafet Öskan.Ethem Ruhi Figlali. Islâm Ans. . 13 Ekim 1991.S. Özsuca. Nokta.T. Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler.Ethem Ruhî Figlali. .N. Moon.Yasar Kutluay. Kadiyanilik. Istanbul 1987. 36-40. el-Milel ve'n Nihâi. London 1971. Bahai Dini. Esselemont. Divine Principle. Huart. Istanbul 1974. 1144-1145 . S a: 3.E. Mecdi Inan.Ahmed Yezdanî. Istanbul 1932. .. Kahire 1975 (Keylâni'nin Zeyli). Istanbul 1985 (Türkiye Bahâi'ler yayini). Nebil Tarihi. [485] VIII. Islâm ve Yahudi Mezhepleri. . Çev.Sevki Rabbani.Yves de Gibon.Ninian Smart. Nashville 1977. "Moonisme". .M. Hikmet Tanyu. . Can. "Unification Church" The Encyclopedia of Reli-gion.Sehristârtî. Istanbul 1970. "Bab" ve "Bahâuliah". Sabit. France 1983. 143-144. Ankara 1973. .Muhammed Zerendî. . Bahaullah'in Dini.

kendisini bir fikrin yayilmasina adamis kimse demek tir.A. Bir din bilimi olan Dinler Tarihi alaninda çalisan bazi dinler tarihçileri. sözlükte. görevli kimse. Çünkü dogru k abul ettigi inanç. vekâlet. belli b ir guruba bagli olan. Misyon. Misyoner kuruluslari. Misyo-nerli dinler. baskalarina aktarilmayan dinler de misyonersiz dinlerdir. Bu arada baska din. Bu kelime. yayilmak. Ingilizce' de ve Fransizca'da misyon (mission) ve misyoner (missionaire-missionary) seklind e kullanilmistir. Bu görev ve yetki diplomatik olabildigi gibi. Bazilari da yayilmak. misyoner yetistiren odakl ar olarak çalisir. bugün genellikle kiliselerin Hiristiyanligi Hiristiyan olmayan ülkelerde y aymak gayesiyle olusturduklari kuruluslar ve bu kuruluslarda faaliyet gösteren kims eler için kullanilmaktadir. kendi din ve inançlarindan kuvvetli bir digeri karsi sinda. Dinî faaliy et ve propaganda için kendisine özel bir görev verilen din adami. din ve inanç sahipleri. tarikat ve gruplarin basvurdugu bir yayilma metodudur. Tarihte. yegâne dogrunun ken-disininki ve tek kurtulusun da onda oldugu inanç ve gay esine sahiptir. [486] 2. dinî de olabilmektedir. Belli bir bölgeye. Islâm. beili sinirlara bagii olmayan . Misyonerlik. kendi mensuplarinin onu benimseyip ayrilmamasi için faaliyette bulunma gere gini duyarlar. bu isi organize eden. misyoner ligi genel anlamda kullanirlar. bu misyonlarda ^azife yapanlara misyoner. baska di nde.Misyonerlerin Gayesi Yeryüzünde bazi fikir. baska inanç ve düsüncede olan insanlari mensubu bulunduklari dine kazanmayi gaye edinirler. genel olar ak da diger evrensel dinlere samil bulunmaktadir. çogalmak isterler. görev. Bu münasebetle dmleri misyonerlige yer verip verme melerine göre de tasnif ederler. yetki. Bunun için herkesin ayni inançlara sahip olup saadete ermesi hedeflen ir. bu faaliyete de misyonerlik denilmektedir.Bu gaye ile kurulan kuruluslara misyon. Bunla rin basinda sir dinleri mensuplari gelir. taraftar kazanmak isteyen hemen hemen her dinî fikrî kurulusta temel esaslardandir. misyonerlige basvurur. düsünce. Bu.Misyon-Misyoner-Misyonerlik Misyon ve Misyoner kelimeleri Latince "missio" kelimesinden türemistir. bir kimseye bir isi yapmasi için verilen özel vazife anlamina gelir. Bunlar. mesajini her tarafa. Ancak bunlarin bir kismi. fikir. misyoner ve misyonerlik kelimeleri. Hiristiyan ligi yaymayi vazife edinmis. Böylece kendi dinî inanç ve kanaatler ini bir ülkede yaymaya çalisan herkese misyoner denilmektedir. herkese yaymaya çalisan dinlerdir. Misyon kelimesi. inanç. Bu ölçüye göre Hiristiyanlik. Bunda basarili olmasa da en azindan rakib dinin mensuplari nin zihnini karistirmaya veya kendi mensuplarini birlik içinde tutmaya çalisirlar. rahip ve rahibe. özel olarak Hiristiyanliga sâmil kilinmasina ragmen. Doyayisiyle misyoner yetkili. Bugün de ideolojisini veya inancini . mis yoner olarak adlandirilmaktadir. onlarin yayilmasini istemez. din veya mezhebi hâkim kilma veya yayma gayesiyl e çesitli mücadele ve savaslara sahit olmaktayiz. özel olarak Hiristiyanliga. mensuplarini çogaltmak isteyen he r teskilat. düsünce. sahip oldugu fikir. genelde diger bazi din. fikir ve kanaatini yaymak.MISYONERLIK FAALIYETLERI 1. Misyonerler. geri kalan dinler de misyonersiz d inler olarak görülür. Buddizm misyonerii. inanç. inanç ve fikir mensubu insanlari da kendisinink ine katmaya çalisirlar.

seyhleri veya ileri gelen müritleri kandirmak. Hiristiyan misyonerlerinin gayesi. Yüzyilin ortalar ina dogru Avrupa'nin merkezine kadar ilerlemislerdi. onlari kendi dinlerinden sogutmak hedeflenmistir. ayniyle mukabeleyi gerektirmektedir. Öte yandan bazi dinlerde de {Eski Avrupa. dünyanin her tarafinda yasayan insanlari Hiristiyanlastirmaga çalismistir. Bir kismi da. Asag i yukari ilâhî dinlerde bu. sinsice yapilanidir. Yüzyilda Hi ndistan'da ortaya çikan Buddizm. Hiristiyan Kilisesinin basarisini iflâs ettirmistir.Ö. belirli bir topluluga gönderilmis gibi gör esine ragmen onlarin davet metodlari ve getirdikleri hükümlerde umumîlik vardir. kabîle veya ilkel kabile dinleri seklindedir. yeni propaganda metodlariyla Hiristiyanligi yaymak. evrensel çerçeveden çikip belli bir kavme hasredilmistir. onlari y aniltmak ve bu gayeye ulasabilmek için de eleman yetistirip bu teskilâtlara sokmak s uretiyle Müslümanlari ikna edebilecekleri kararina varildigi belirtilmektedir. Tarihte de en tesirli propaganda yolu bu olmustur. Kongrelerin birinde. Islâm'dan önceki dinlerden Yahudilik'e ve Hiristiyanliga geçmeden. "sir dinleri" seklinde olup hususiyetlerinin baskalari t arafindan ögrenilmesini istemez. Yahudilik gibi. Çünkü Müslümanlar. millîdir. Mezopotamya ve Ön Asya) tanri alis-verisi vardir. Is lâm. Bir kismi ise m illet. zorla kabul ettirme yoktur. Bunlardan biri de misyonerliktir. XVII. Onun için bu din yayilmak. ondan gözüker ek. bazi dinlerin misyo nerlik konusundaki tutumlarina gözatmakta fayda vardir. Bu arzusuna ulasmak için önce kiliç yolunu denemis ve böylece Haçli Seferleri baslamistir. Misyonerlik faaliyet inin ana gayesi. Bu seferler. en azindan kendi mensuplarini birlik içinde ayakta tutabilmek. Bunun için çesitli toplantilar yapilmis. tek kuvvet Müslümanlardi. mensuplarinin sayisi da artmakta idi. misyonerlige yer verip dogdugu yerin sinirlarindan . Islâm Dünyasi'ndaki tasavvuf v e tarikat anlayisi. ortak niteliktir. Bunlardan M. Avrupa'y a hâkim oldukta sonra. Roma Katolikligi. Kur'ânin metoduna göre. a lir ve kendi tanrilari arasina katar. Istanb ul alinmis. Bunun için baskasinin o dine girmesi mümkün degildir. Islâm'a göre Allah tarafindan gönderilen elçiler. mensuplarin i artirmak ve bu arada Müslüman olanlari Hiristiyanliga kazanmaktir. Bir kabîle veya millet. tebligini yakindan uzaga dogru yapmaya çalismistir. hak yolda yürümelerini ve saadeti elde etmelerini ga ye edinmislerdir. çesitli teklifler görüsülmüstür. bu anlayislara olan baglilik üzerinde durulmus ve tartisilmis. öncelikle Islâm dünyasina yönelmisti.Misyonerligin Tarihçesi Dünyada mevcut dinlerden bazilari.dünyaya hâkim kilma mücadele ve savasi devam etmektedir. Bu konuda en tesirli silah. hosgörüsü ve akla uygunlugu insanlari büyülemistir. taninmak ve benimsenmek arzusu tasimaz. Bu durumda iristiyanlara ve Hiristiyan dünyasina çesitli yollarla Islâmî yayilmayi durdurmak kalmis tir. Mücadelede. tebligde yakindan uzaga dogru gitme esastir. Bunlarin yaninda dünyanin bir çok bölgesinde yogun faaliyet gösteren misyoner teskilatlari vardir. Bunlardan bir kismi yukari da temas edildigi gibi. Elçiler insanlarin Allah'i bilmelerini. Çünkü hedef. Islâm'in gayesi. VI. Ancak Hiristiyan Dün yasi Müslümanlarin ilerlemesini kiliç zoruyla durdurmayi basaramadi. Türk azanmis ve Türkler Islâm'i dünyaya yaymaya cehdetmislerdi. [487 ] 3. Hiristiyanliga kazanamadiklari takdirde. Hz. günden güne ilerlemekte. Muhammed de ( sas). Bu dinlerde. yayilma gayesi gütmez. Türkler. kendilerine "alet etmek". Bati emper-ryalizmi'nin nüfuz alanini genisletmek olarak görülmekte ve anlasilmaktadir. yeni Hiristiyanlar kazanmak. baris içinde yasamalari ve kurtulmal aridir. insanlarin bir arada. Bu sirada dünyaya hâkim olma gayesindeki Hiristiyanligi durdurabilecek tek din Islâm. Çünkü açik düs anlik. Müslüman Türklerin basarisi. temasa ge ldigi veya fethettigi kabîle veya milletin tanrilarini kendi istegiyle benimser. Bunun için gizli çalisma metodlari gelistirilmis. d igerlerinin tersine. Takip edilece k yol üzerinde durulmustur. insanlara ve yasadiklari yerlerin özellik lerine göre taktikler bulunmustur.

Yine M. Fakat Maniheistler. Kimsenin Yahudiligi kabul etmes ini istemedikleri. çesitli vesilelerle degismeler olmustur. onu yolundan çevirebilmek için. III. "Bir elime Ay'i. yeni taktiklere girismislerdir. yeter ki sen bizim ditiimize dokunma" denildiginde. Yüzyilda Maniheizm. Hz. artik teblig siras inin Islâm'in oldugunu ve buna ragmen Hiristiyanlarin teslis esasina dayanan dini yaymaya çalistigini. Sahabeler ve ondan sonra gelenler de Islâm'i yaymak için büyük gayret sarfetmislerdir. Hiristiyan. Muhammed. onun karsisinda mensuplarini günden güne kaybetmekte olan Hiristiyan kiliseleri.. karma) bir dinî harekettir. Hz. onun getirdigi esaslarda ve yorumunda. bütün insanlara hitap etmek idd iasiyla ortaya çikmistir. ilâhîdir ve evrenseldir. Muhammed'in. Aksine Türkler. yayilmasinda zor ve yogun bir propaganda metodunu kullanmami stir. öbür elime de Günes'i verseniz. Hz. baslangiçta. Muhammed'i gönderdigini. dünyaya din olarak hâkim olma durumuna gelin ce. Çünkü eger zor kullanilsaydi. ta Viyana'ya kadar giden. Onlar. Iste Islâm. Bir kimsenin Yahudi dinine girmesi için Yahu di ana-babadan dogmasi genel ilke haline gelmistir. Fakat Müslümanlarin yapmak istemedigini diger dinden olanlar. Mani ve rahipleri gittikleri her y erde inançlarinin propagandasini yapmislardir. reisliK istiyorsan seni basimiza reis yapalim. Bunlardan birisi de misyonerlik faaliyetleridir. Güney ve Güneydogu Asya'ya yayilmistir. Hiristiyanlik propagandasi olmu stur. Bugün de Buddizm'in felsefesinin çesitti ülkelere yayildigina ve faaliyetlerini çesitli yerlerde gösterdigin e sahit olmaktayiz.s. Hiristiyanlikla özdes hale gelmistir. Hz. Müslümanlar bilir ki zorla inanandan fayda gel mez. Peygambere düsen sadece tebligd ir" (Nur. üç kitaya hükmeden Türkler ve I lâm yegâne ve hâkim unsur olurdu. siz i man etmedikçe ben bu isten vazgeçmem" cevabinda bulmaktadir. Müslümanlari kandirm yoluna gitmislerdir. yayilma. ir sömürü araci olarak kullanmamis.). bilhassa Yahudi v e Hiristiyanlar. Isa'nin zamaninda. gezginci bir kimsedir. fakat herkesi kendi gayelerine hizmet ettirmek istedikleri idd ialar arasindadir. sadece teblig vazifesini yerine getirmislerdir. Baskalarinin Yahudilige girmesi için özel bir gayret güdülmemektedir. mal is tiyorsan mal. Her yerin özelliklerine uygun olarak inançlarini (Maniheizm'i) yaymaya çalismislardir. iktisadî ve kültürel yönden kurmaya gayret ettikleri ve bundan dolayi o nlar. sinkretik {uzlastirmaci. görünüste Müslüman olarak.. Misyonerlik genel bir anlam ifade etmesine ragmen günümüzde. Islâm'i yaymada dünyevî hiçbir menfaat gütmemis. Yahudilik. Dinî olmamakla beraber misyonerligi siyasî. Yukarida kisaca temas ettigimiz Yahudilik. Fakat dini kabulde de. Çünkü bu din. Yahudilerin hâkim iyetlerini siyasî. siyâsi misyonerler olarak kabul edilmektedir. Hz. Islâm. Islâm'da zorlama yoktur. belirli bir devreden sonra varliklarini devam ettirememisler dir. Mecûsî ve Hint inançlarinin bir sentezi mahiyetindedir. Isa'nin tasvip etmedigi yolu benimsediklerini kabul etmek . Isa. Bunun için de bir propagandaya ihtiyaç duyulmamaktadir. Aslinda Hz. Gayesi de dogru yoldan ayrilmis insanlari dogru yola. Japonya. güze l sözlerle hakki tebligi esas almistir. iktisadî ve kültürel yan ku ruluslari vasitasiyla gerçeklestirmeye çalistiklari yaygin olan kanaattir. Bu hareke tin kurucusu olan Mani. sadece "I'lâ-yi Kelimetullah" yolunda ci had etmis ve tebligi esas almislardir. Kore. Isa'nin "Ben. Bun un ilk misali. "Ya Muhammed insanlari Rabbinin yoluna hikmetle ve güze! sözlerle davet et ve onlarla en güzel sekilde mücadele et"[489] ve ".S. Bu di nî hareket. Müslümanlar. akla uygun hak dini. Islâm'i gerek Araplara ve gerekse diger milletle re teblig etmeye çalismistir. "Ya Muhammed. Yahudilere hasredil-digi için dinî yönden m isyonerlik niteligine sahip degildir. Yahudilerle özdesle smis bir din özelligi kazanmistir. tarih boyunca. "Dinde zorlama yokt ur"[488]. inananl arin sayisi azdi. Fakat. Islâm Dinine gelince. Hz. benden önce gelen Tevrat'i tasdik ve benden sonra gelecek adi Ahmed olan bir peygamberi müjdelemek üzere gönderildim"[490] dedigini bild irmektedir. Isa'nin (a. tevhid dinini yaymaya çali siyordu. zaman zaman et kili olmuslarsa da. Misyonerlik denilince ilk akla gelen. 54) âyetlerinde tebligin metodu ortaya konulmustur. Isa'dan sonra ona uyanlar artmis. Bunun içindir ki Müslümanlar. Onun için Hiristiyan misyonerliginin tarihçesine gözatmakta fayda vardir. Isa'nin teblig ettigi dine Hz.tasarak Çin. dini yayma idealinin olmasi pek tabîdir. Isa'nin da haber verdigi Hz. Hz. Kur'ân. All ah'in Hz. hak yola davet etmektir. bilerek yapmislardir.

çalisma alani olarak putperestlerle Avrupalilari s eçmis. Islâmin zuhuru Hiristiyanfigt sarsm aya basladi. Burada yetistirilen papazlar Islâm ülkelerine gönderildi. Yemen. "Ermenistan'in toptan Hiristiyan olmasini saglayan ve Ermeni krali Tridat'i Hiri stiyan eden Gregor[492] olmustur. Böylece mücadeleler dönemi baslamis ve devam etmistir. Isa'nin bu sözlerinin insanlar arasinda "Tanri Devleti" tesis edin seklinde yorumlanmasi. Hz. 1453'de düstü ve Türkler Istanbul'u fe thetmis oldu. Hiristiyanliktaki bazi hükümleri d egistirmis. Hiristiyanlik. Isa'nin ögrettiklerini yaymay a baslamislardir. dünyanin dört bir yanina dagilmis. Bu siralarda Martin Luter. M. Artik onlar için mücadele edilecek yegane güç Müslümanlar oluyordu. Bu teskilâtlar zamanla y eni subeler açmaya devam etti. Ogul ve Kutsal Ruh ismi i le vaftiz eyleyin. Isa'nin su sözünü almislardir: "I mdi siz gidip bütün milletleri sakirt edinin. Hatta. Hiristiyan misyonerleri. Bu teskilat. misy onerlik faliyetlerine baslamislardir. Sunulan raporlar degerlendirildi. Isa'yi görüp onun ke ndisine niçin böyle eziyet ettigini sormasindan sonra. Bununla b eraber ayriliklar ortaya çikmistir. Misir. Havariler ilk yüzyilda. Hiristiyanligin siddetli düsmani iken bir vizyonla. Hiristiyanligin nesri için bir cemiyet kurdu. sonralari bunlara yenileri eklendi. bu arada. Hiristiyan olan "Yahudi dönmesi " Pavlus yer almaktadir. Ayrilmalar ve dolay isiyle konsiller birbirini izlemistir. Pavlus. size emrettigim herseyi tutmalarini onlara ögretin"[491]. Yah udiler'den sonra. Sonunda H iristiyan dünyasinin (Bizans'in) kalesi Istanbul. bazi hükümleri kaldirmis. Habesistan. Fakat neticede Müslümanlar kazandi. Zamanla Hiristiyan kaleleri düsüyor. Monofizitler (Ermeniler. Bundan sonra Hiristiyanlar. 313'de Konstan-tin. Çesitli ülkelerde bulunan görevlilerinden raporlar istend i. bazilarini faaliyet gösterdigi toplumlarda var o lan inançlarla degistirmis ve böylece Hiristiyanligi onlara benimsetmeye çalismistir.tedir. Önce hâkimiyeti elde eden Katolikler. Islâm. Ingiltere'de 1646'da Ingiliz parlementosu. Iste bundan sonra silahla netice almanin mümkün olmadigi kanaatine v aran Hiristiyanlar. ilk konsili 325'de Iznik'te (Nicea) toplamistir. Kalvin ve Zwingli ile Pr . Buna ragmen onlar. Islâm yayildi ve ilerledi. onlarin ihtilafa düstükleri konularin dogrusunu bildirmistir. hareket noktasi olarak. ikinci bir "arz-i mev'ud" ideali dogurmustur. Hiristiyanligi yaymak için bugünkü Azerbaycan'i ve Ermenistan'i da içine alan bölgeye gitmislerdir. Bu anlasmazliklara son vermek için de konsiller t oplanmistir. Onlari Baba. Bu hâdise. Katkedon (Kadiköy) Konsili'ncien iki asir sonra. Avrupa ve Anadolu'da merkezlere kavusmustur. Imparator Konstantin Hirist iyanlara din hürriyeti tanimistir. hem de Islâm Dini mensupla rina karsi mücadelelerine devam etmislerdir. Paris'te mi syoner papaz okulu açti. Islâmin gelismesi onlari düsündürüyordu. Habesliler. Kiptiler) ana Kiliseden kopmustur. Hiristiyanliga sempat i duymaya baslamis ve Istanbul'u bassehir yapmistir. Sam yolunda. Selçuklu Türkleriyle beraber hem Islâmlasiyor hem de Türklesiyordu. Hz. Türkleri. Hz. Bugünkü Hiristiyan misyonerleri de Havarileri ilk misyonerler olara k kabul etmekte ve onlarin yolundan gittiklerini ileri sürmektedirler. 451 "de Kadiköy Konsili ile ayriliklar zirv eye çikmis. dolayisiyle Müslümanlari durdurabilme yollarini görüsmek için kongreler düzenlemeye basladi.S. Hiristiyanligi onlara kabul ettirebilmek için. Pavlus'un yaninda o devrede ve ondan sonraki devrelerde çesitli Hiristiyan azîzleri m isyoner olarak görev yapmislardir. Isa'dan sonraki ilk asirlarda Hiristiyanlarin arasinda ayriliklar olm us ve mücadeleler devam etmistir. Bunun üzerine havariler. Anadolu. Roma hâkimiyetinde olan Sam. 1662'de Vatikan'da Propaganda Bakanligi kuruldu. Islâm ülkelerine gönd erilmek için Arapça'yi ve "Islâm felsefesini iyi biten misyoner papazlar yetistirecek okullar açildi. Ilk devrelerde Hiristiyanligin yayilmasinda önemli faaliyetler gösterenler arasinda. dinlerini yaymaya baslamislardir. Müslümanlari içten zayiflatmanin ve yik manin tek çikar yol olabilecegi sonucuna varildi. hem kendi aralarinda. bütün Hiristiyanlarin ayriliklari birakip Müslümanlara karsi ortak cephe olusturmasina yol açti. Süryaniler. bir devlet destegin de. Böylece Haç'm yerini alan Hilâl'i kaynaginda bogmak için asirlarca süren Haçli Seferler baslatildi. Konstantin.

Dînî Teskilatlar Kurma ve Yayin Yapma : Misyonerler. Bu konuda ayrica dogudan gelen meditasyon. Danimarka. fakir aile insanlarinin fakirliklerini istismar etmek onlarin taktiklerinden bir kismin i olusturur. dinî kitap. diger dinlerin kutsal kitapla rinda çeliski zannettikleri hususlari öne çikararak. Bu metodlarda her zaman din ilk sirayi almayabilir. Isviçre. Misyonerle r giristikleri faaliyetlerde basarili olabilmek için çesitli metodlar uygularlar. Ingilizlerin metodunu takiple ise baslayan Amerikan m isyonerleri. önce faaliyete geçecekleri yeri tesbit eder ve orada bir teskilât kurarla r. tehlikeli boyutlara ulasmis Yehova Sahitleri'ne kadar bir yigin dinî cereyan vardir. Protestan. Almanya. çok defa gizli ve dolayli faaliyetlerde bulunurlar. 1701 ytlinda. [495] . Müslümanlar yaninda bu hiristiyan gurupla ra yönelik de misyoner faaliyetleri bütün canliligiyla sürmektedir. memleketimizde ve Islâm dünyasinda durmus degildir. Türkiye'de ise hemen hemen ilk misyoner hareket. Amerika ve Ingiltere'nin destegiyle 1847'de de Protestan Ermeniler a yri bir cemaat olarak kabul edildi. köken olarak protestandir. Mormanlar'dan sinsî ve dinsî bir görünüs altinda yogun faaliyet göste ren. Göstermelik olarak bazen açik faaliyetleri y aninda (kanunlar çerçevesinde). vereceklerini bu kisveler altinda vermeye çalisirlar. Ülkemizd e. Kitab-i Mukaddes'i. [493] 4. Amerika ve Rusya'da binden fazla teskilat kuruldu. Katolik. Kisaca tarihî gelisimini sundugumuz misyonerlik faaliyetleri. Misyonerlik faaliyeti bakimindan basta Ingiltere ve Amer ika ve daha sonra Fransiz katolikleri gelmektedir. Ilmî ve içtimaî sahalarda faaliyetler ini yogunlastirir. Sivas'ta Ermeni Mek hitar ile baslamaktadir. brosür ve dergilen o ülkenin dilinde nesr eder ve dagitirlar. Bunlarin yaninda Adv entistler. 1820'den sonra sahnede Amerik an misyonerleri görülmektedir. Her yerin özeliklerine göre faaliyet göstermektedir. maddî ve manevî yardimlarla Hiristiyanligi sevd irmeye çalisirlar. hulul gibi fikir. Çesitli telkinler. dinî bilgileri yeterli sekilde kavra yamamis insanlari tesbit edip onlari kendi dinlerine çekmeye çalismak. Bu teskilati o bölgeye göre yetistirilmis elemanlar yürütür. Bu nlari söyle siralayabiliriz. Müslüman olan ülkelerden geri kalmis olanlarin geri kalmisliklarini i stismar eder ve bunu Islâm'a baglayarak mensuplarini Islâm'dan sogutmak isterler. Ermeniler arasinda Katolik propagandasi 130 sene kadar sürdü ve nihayet Osmanli Devl eti. Di nî kuruluslari vasitasiyla kendi dinlerini üstün göstermek. O. Ermeniler arasinda millî suuru uyandirmaya çalisti. 1830'da Katolik Ermenileri ayri bir cemaat olarak tanidi. bunlari yapam adiklari yerde. Ermeni Kilisesi gibi büyük Hiristiyan mezhepleri. tenasüh. Protestanligi Ermeniler arasinda yayma ya basladi. [494] a. Fakat faaliyetleri Hiristiyanlik için olmust ur. Ortodoks. k ilise ve okullariyla faaliyet göstermektedir. Daha sonra Amerikali misyonerler.Misyonerlerin Çalisma Metodlari Misyonerler.otestanlik zuhur etmisti. Baptistler. inanç ve bedenî-zihnî tekniklerin arkasina siginan veya bunlari istismar eden ce-reyanlari da unutmamak gerekir. sahip olduklari dinden sogutmak veya ona düsman yapabilmek. çesitli metodlarla çalisirlar. Misyonerler. Fransa'nin tavassutu ile.

geri kalmis halde birakmaktir. kilik-kiyafet. din. Bu vesile ile. yalniz Hiristiyanlari ayaklandirmaga çalismakla kalmiyor. Ayasof-ya'nin da tekrar kilise yapilmasin i istemistir. gidecekleri yerlerin özelliklerine göre yetistirildikleri için çok becerikl idirler. yabanci okullar ve kuruluslar açarlar. Hiri stiyan çocuklarini ise daha da suurlandirirlar. B u maskeli misyonerlerden maskesi düsen sadece meshur Ingiliz casusu Lavvrens'tir. Müslümanlarin çesitli gruplara ayrilara iflamasina. Misyonerler. dünyayi Osmanli Imparatorlugu aleyhine kiskirtmak için agirligini koymus ve Ru sya karcisinda Osmanli'yi yalniz birakmistir. Yine I. telkin vasitalarini çogaltmak için d e okullarda propagandaya yönelik kitaplarin çogunlukta oldugu kütüphaneler. "Asr-i Saadet'te teknik var miy di? Elbise var miydi? Diyanet teskilâti var miydi?" seklinde sorular sorarak onlari bütün sonradan olan seyler aleyhine kiskirtir ve hatta olmayacak seyleri saf inanmi s insanlara yaptirarak devlet güçleriyle karsi karsiya getirirler. hem devleti acze hem de Müslümanlari birbirine düsürmeye çalisirlar. Dünya Harbi'nde Mekke Emirini Hilâfet makamina karsi isyan ettiren. Bu konusmasi sirasinda elinde tutt ugu Kur'âni göstererek "Bu kitap yeryüzünde kaldikça bu Batak katliami gibi vahsetler de y eryüzünden eksik olmaz!" diye haykirmistir. 1877'de Ingiliz Liberal Grup Lideri Lord Gladston. misyoner teskilatlarinin yetistirdigi talebeler yapmistir. misyoner papazlari derslere sokup Hiristiyanlik propagand asi yaparlar. Halbuki onun arkasinda ortaya çikmamis nice benzerleri vardir. Bu vesileyle kanca taktiklari gençleri kendi idealleri dogrultusunda suur landirmaya çalisirlar. Bu maskeli teskilatlarin Osmanli Imparatorlugu içinde yaptiklari faaliyetlere birçok önrek vardir. [496] c. Halbuki Batak Köyünde ve diger yerlerdeki "B ulgar ihtilâli"ni. Buraya çektikleri baska dinden çocuklari Hiristiyan yapmaya. Meselâ Müslümanlara.Okul ve Çesitli Tesisler Açma. maddî ve manevî yardim yapmaktan kaçinmazlar. Bu gayelerini gerçeklestirmek. dil. Bu okullarda. Türklerin Hirisîiyanlari katlettiklerini iddia et mis ve onlarin Avrupa'dan kovulmasini. pansiyonlar ve kamplar kurarlar. Bu hususta bazi yollara basvururlar. bunu yapamazlarsa onlarin en azindan millî ve dinî karakterini bozmaya ugrasirlar. bu okul ve kuruluslarin pr opagandasini yaparak. Bu vesileyle Müslüman Araplar ve diger Islâm unsurlarla Türklerin arasini açmaya çalisiyorlard i. Bu teskilâtlar. Bunlarin hedefi siyasî ve dinî bakimdan milleti kargasaya düsürmek. Cihan Harbi mütârekesinde Loyd George. yabanci dil ögretimi v ermek görüntüsü altinda. Maskeli çalistiklari için kuzu postuna bürünerek saf halki kolayca aldatabilirl er. musiki salonla ri. .b. çöl A rap-larini Türk ordularina arkadan saldirtanlar bu maskeli misyonerler olmustur. Türklerin giristikleri yenilik hareketlerini Islâmclan uzaklasmak olarak gösteriyorlardi.Maskeli Teskilâtlar Kurma : Bu teskilât mensuplari. Bu gaye ile kolejler. Ayrica hâkim unsurl a çesitli yönlerden nüanslari olan insanlari karsi karsiya getirerek.[497] Misyonerler. Yardim Yapma : Azinlikta bulunan Hiristiyan çocuklarinin egitim ve ögretimlerini içinde yasadiklari t oplumun çocuklarindan üstün hale getirirler. Hiristiyan olmayan ailelerin çocuklarinin da oralara akin etm esini saglarlar. halki her türlü iler lemeye karsi kayitsiz ve hattâ düsman yapabilmek. Bu okullar da yetisenlere dolgun ücretli ve etkili isler bulmakla da onlari cazip hale getiri rler. yani sinsi ve iki yüzlü hareket ederler. bölünmesine ve birbirine düsman olmasina gayret gösterirler. örf ve âdet gibi kültüre yönelik yollarla iç nde bulunduklari toplumdanmis gibi görünür ve gayelerine erismek için perde arkasindan çali sirlar. Avam Kama-rasi'ndaki konusmas inda.

Misyonerler.Savas.Hiristiyanligin kolay. Bundan g ayeleri. papaza günah itirafinda bulunarak sorumluluktan ku rtulup rahatlayacagini söylerler.Islâm ülkelerindeki faaliyetlerinde genç neslin dinden ve millî degerlerden uzak yeti smesine çalisirlar.Milleti millet yapan maddî ve manevî degerleri yikmaya ugrasirlar. Müslüman ülkeleri birbirine düsürüp an sayisini azaltmaya veya Müslümanlarin elindeki tabiî Imkanlari heder etmeye çal isirlar. ileri bir hayat görüntüsü altinda ( müzikten. 1.Misyonerlerin çalisma metodlarini özetlersek. 2. Isa'ya "Tann'nin Oglu" demekten kaç nirlar. genelde dün de. Müslümanlari n arasina ajanlar yerlestirmeye özen gösterirler. Onlara göre Isa'nin gelmesi yakindir.Sarkiyatçi. bunalim devr elerinde kurtarici din olarak Hiristiyanligi sunarlar. 14. Hiristiyanligi yaymak için gittikleri ülkenin önce dinî. hos gösterici sahneler yerlestirerek kafa ve gönüllere girmeye çalisirlar. bazi gayelerini gerçeklestirmeyi düsünürler. oriyantalist yetistirip ilmî inceleme adi altinda Müslüman aydininin zihn ini bulundirmaya. edebî eserlede. 12. Hiristiyanligin sevgi ve kolaylik. haftada bir kiliseye gitmekle dinî vecibelerden kurtulmanin mümkün olabilecegi ni telkin ederler.Dünya siyasetini. Böylece insanlarin ruhî durumlarina hitap etmeye çalis ip kurtulusu hedef alirlar. 13. 10. siyasî gelismeleri yönlendirip. 9. siyâsete kadar) çesitli vesilelerle gerçeklestirmeye çalisirla . tiyatroya. bugün de ayni metodlarin yürür lükte oldugunu görürüz. 4. Bundan sonra hiçbir deger tanimayan kisilere. Hatta önce Islâmî bilgilerle Müslümanlara yaklasirlar. 5. sonra da ona istedikleri gibi bir sekil verme yolunu takip ederler. 6.Siyasî isleri çok iyi takip edip Müslüman ülkelerdeki bazi gelismeleri gayelerine göre yö lendirmek isterler. 11. özellikle filimlerde konunun içine ustalikla Hiristiyanliga is indinci. içtimaî ve kültürel umunu incelerler. Islâmdaki namaz.Müslümanlarin her meselesine el atip bunlari kendileri çözümlemek isterler. 7. modern. 8. deprem gibi sikintili anlari seçip yardimlarda bulunarak semati kazanmaya çalisirlar. spora.Insanlarin kiliseye giderek. göndereceklerini ülkelerin özelliklerine.Haçli Seferlerinde gerçeklestiremediklerini. Bazan Müslümanlarin inançlarina hos görülü davranir.Misyonerleri.Ilmî.Israrla gayelerinin dünya barisini gerçeklestirmek oldugu üzerinde dururlar. Isâ gelecek ve ina nan Hiristiyanlari kurtaracaktir. O ülkenin kültürünü yozlastirmaya ve yikmaya çalisirlar. kafasina bazi fikirleri sokmaya çalisirlar. yangin. 16.Zaman zaman diyalogdan bahsederek sulhçu bir görünüs altinda karsi tarafi pasiflesti rmek. 3. oruç gibi ibadetlerin zor oldugunu ileri sürerler. o yerin insanlarinin Hiristi yanligin hangi konularini bilip hangilerine itiraz edebileceklerine göre yetistirir ler. onlari su veya bu sebeple tahrik ederek. Islâm'in zahmet ve siddet di ni oldugunu islerler. 15. Bu metodlar-dan bazilari söyledir. yaniltmak Isterler. gelismeleri kendi kontrollerinde tutmak ve menfaat elde etmektir.Tarikatlara adam yerlestirerek veya bazi asiri akimlari destekleyerek. Önce mevcut kültürü er itme. Bunun için herkesin bir an önce Hiristiyan olmasini isterler.

Doktorluk. genç veya sahis. misyo nerlerini çok iyi yetistirmeye son derece dikkat ederler. gittikleri veya içinde bulunduklari toplumda kendilerini kabul ettirecek sahsiyet ve kabiliyette bulunmalari. 6. O da bulundugu ülkedeki issiz. [498] 5. misyonerlik yapacagi ülkenin okullarin da özel egitim altina alinir. Islâmî bilgiler ve Islâm Felsef si ögretilir. misyonerlik için en önemli ve tesirli vazifelerdendir. malî yönden büyük bir destek saglanir. Kendisinin yalniz basina basaramadigi veya yetersiz kaldigi yer de teskilat onun yardimina kosar.Misyonerler. 5.Misyonerlerin Yetistirilmesi Misyonerlerin ana gayesi. 3. diger tahsiller de yaptiri lmaya çalisilir. 20.Çesitli yardim kuruluslari kurar veya kurulmus olanlara girerler. 8. fa kir ve kimsesizlere malî destek saglayarak Hiristiyanlik propagandasi yapar. 7. 19.Hiristiyanlik iyice ögretilir. Misyonerlik hizmeti için.Her misyonere. Müslümanlarca Hiristiyanliga yöneltilecek tenkitler hususlarinda çok iyi hazirlanir. 17.Misyonerler. yakinlik gösterisi. 2.Turistik geziler vesilesiyle gittikleri yerlerde kitap dagitma. insan çalmaya çalisirlar. dünyanin en ücra yerlerine seve seve gidecek sekilde vazife suuru ve sevgisi as ilanir. iyilik yapma ve benzen yollarla propaganda yaparak. Bazi insanlara sagladiklari seyahat imkânlariyla onlari kendilerine bagl amaya çalisirlar. Bundan dolayi bu isi yapacak kimselerin kültür seviyeleri ve hitabetlerinin mükemme l olmasi. Onlara ne gibi itirazlarin yapilabilecegi ve o it irazlara nasil cevap verecekleri ögretilir. siyaseti.Objektifligi. . Hedefine varabilmesi için suurlandirilir.Okullardan.Her misyonere. çalisma metodlarini çok iyi bilmeler i ve uygulamalari gerekmektedir. 18. tarafsizligi. hitabet ustaliklarina bas vururlar. çekmege çalistiklari kimseleri belirli yollarla kendilerine baglarla r. Maddî yardim. sefkat ve merh amet duygulari altinda sempati toplar. Böylece fakir v e yoksul kimselerle temas kurarlar. ailelerinin izniyle en zeki ve çaliskan çocuklar seçilir ve misyonerlik hizmetlerine göre hazirlanir. bagli olduklari teskilatla irtibatini daima devam ettirecek sekil de yetistirilir. misyonerlik faaliyeti için çok önemli bir vasitadir. hemsirelik. Ilmî gelismeleri çok Iy i takip edip bunlardan faydalanirlar.Islâm ülkelerinde faaliyet gösterecek misyonerlere Arapça. Bunun için edebî yollara. Hiristiyanligi yaymak ve yeni Hiristiyanlar kazanmakti r. Misyonerler söyle yetistir ilir: 1.Misyonerlik için seçilen çocuk.r. Hastahane hizmetleri. Bu gayelerine varmak için Misyoner teskilâtlar. Bunun yaninda onlar. Hiristiyanligi sevdirmeye ve benimsetmeye ça lisirlar. hümanistligi kimseye birakmazlar. 4. Ayrica Islâm'a veya Müslümanlara hangi hususl arda tenkit yöneltebilecekleri veya gençlerin zihinlerini hangi noktalarda çelebilecekl eri hususlarinda yetistirilirler. Hiristiyan heyecani verilir. teoloji (ilahiyat) tahsili yaninda.Misyonerlere mümkün oldugu kadar meslekî egitim de verilir.

Konsile 141 ülkeden 2860 kadar temsilci katilmistir. kadinlar kanaliyla aileye ve dolayisiyle cemiyete nüfuz etmeye çalisi rlar. XX. fakir ve yardima muhtaç ögren ciler tesbit edilir. Yüzyil'in baslangicindan itibaren dünyada meydana gelen siyasî ve ekonomik gelisme ve degismelerden Hiristiyan Kiliseleri. gezi imkâni gibi yollarla elde edilmeye çalisilir. tabiî ve kendiliginden olusmustur. omlarda görev almalari ve bu yollarla dolay li olarak propaganda yapmalari saglanir. Bu ögrenciler. brosür ve kitap gönderirler. ayrilmis Hiristiyanlar! yeniden kazanma ve onlara yaklasma yollari üzerinde dur . Konsil'in gündem ini ve tartisilacak konularin ne olacagini belirlemistir. Bundan dolayi Katolik Kilisesi. farkli dinlere mensup insanlarin.Islâm ülkelerinde dinî tedrisat yapilan yerlerdeki zeki. 14. farkli irk ve kül türlerden insanlarin.Taninmis meshur sahsiyetleri veya kendileriyle baska gayelerle temas kurmus k imseleri Hiristiyanligi kabul etmis gibi gösterirler. üç yil sürecek (1962-1965) bir konsil in Vatikan'da toplanmasi saglanmistir. 11. tartisabilmesi ve isbirligi yapabilmesi anlamina gel mektedir.Telefon rehberlerindeki isimlere mektup. inanç ve düsüncelerini zorla birbirlerine kabul ettirme yoluna gitmeden.Kadinlara. usanmadan propagandaya devam ederler. hem Hiristiyanlarin kendi aralarinda hem Müslümanlarla dige r din mensuplari arasinda "diyalog" faaliyetlerine rastlanmaktadir. Yapilan görüsmeler sonucunda.Bikmadan. Müslümanlara karsi Haçli Seferleriyle baslattigi ve Misyonerlik Faaliyetleriyle devam ettirdigi sogukluk ve düsmanlik II. Papa'nin bu mesaji. 15.Küçük edebî ve romantik brosürlerle insanlarin hissiyatina tesir etmeye çalisirlar. disariya açilmasini. Papa XXIII. Kilise'nin çem berini kirmasini. Daha genis anlamda ise diyalog. [499] B. Netice alamiyacaklarina kanaa t getirdikleri insanlarin pesini biraksalar da ümitlendiklerini takip etmekten vaz geçmezler. bazi alanlarda isbirligi yapabilmek için bir "Konsil" topl amaya karar vermistir.Misyonerlikten Diyaloga Geçis Kelime olarak Diyalog. Vatikan Kon-sili'nden sonra gündeme getirdikleri resmî "Diyalog" s eklinde olmamis. Kiliseler arasinda varolan anlasmazliklari v e düsmanliklari gidermek. Hiristiyan dünyasinin. 10. disariyla ilgilenmesini istemis ve bütün insanl arla "diyalog"a girmenin önemini vurgulamistir. tarihte. 16.Çesitli yardim dernekleri kurmalari. Konsili açis konusmasinda. Dinî alanda "Diyalog". Hi ristiyanlarin II. ayni dinden kaynaklanan gruplarin kendi aralarinda oldugu g ibi. Bu çerçeve içerisinde. özellikle Katolik Kilisesi de etkilenmist ir.9. Vaftiz listeleri nesredip on larin adlarini kullanirlar. Ancak bu. 13.Misyonerin birden fazla dil ögrenmesi tesvik edilir. 12. Bunun üzerinde Kon-sil'd e. Jean. dil ögretme. medenî ölçüler içerisinde. ortak meselel er etrafinda konusabilmesi. karsilikli konusma iki veya daha fazla kisinin karsilikli konusmasi anlamina gelmektedir. maddî yardim. birbirlerine sicak ve hosgörüyle bakabilmesi.GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALALARI (HIRIS-TIYAN-MÜSLÜMAN DIYALOGUNA GENEL BIR BAKIS) 1. birbiriyle konusmasi ve anlasmasi yoludur. Vatikan Konsili'nde giderilmeye çalisilmistir.

Hiristiyan Dünyasi'nda Islâmla ilgili olarak yapilacak çalismalarin Müslümanlarla yapilacak Diyalog'a tasinabilecek nitelikte olmasi da tavsiye edilmis tir. Couq'un ayrilmasindan sonra bölümün basina. Lübnanli Dr. Islâm bölümünün bir kismi Roma'da. di ger din mensuplariyla diyaloga girmenin önemi üzerinde durulmus ve 1964 yilinda. diyalogun dogrudan degil. Burada.Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Diyalog Faaliyetleri 19 Mayis 1964'de Papa VI. Hiristiyanlarin hâkim oldugu yerl erde Müslümanlarin bulunmasi da. mahallî kiliseler yoluyla sürdürülmesi öngörülmüstür. tarihte yasan mis ve tesirleri asirlarca sürmüs "Haçli Seferleri" anlayisinin yanlisliginin kavranil masi ve o savaslarin zararlarinin telafisi seklinde degerlendirilebilir. yüzyila girerken. Sekreterya'nin diyalog çalismalarin a bizzat katilmasi kararlastirilmistir. Michel'de n sonra. kayda deger aktif faaliyet gösterememistir. asirlar boyunca. Afrika Misyonerler Toplulugu'ndan Fr. Maximos'un Roma Temsilcisi Suriyeli Abou Moukh getirilmistir. karsilikli hosgörü ve iyi niyet esaslarina ba glidir.[504] 3. Sekreterya. "Dünya Misyonu ve EvangeliznV'programin in bir parçasi olan Broumana Kongresi'ne katilanlar. Bu ika. Bu bölümün ilk baskanligini. karsilikli olarak. Hiristiyanlarin Islâm hakkinda konusmayi birakmalari ve Müslümanlarla konusmaya yönelmeleri gerektigi üzerinde durmustu r. Bu Sekreterya'ya üst seviyede bir K ardinal baskanlik etmektedir. Ilk baskanligini Kardinal Marella (1964-1973) yapmistir. degismis ve danismanlarin tavsiyesi üzerine. . ayrica. Bu sebetlerin saglikli bir sekilde yürütülmesi. Vatikan Konsili'nde. Thomas Mic-hel yapmistir. 1974 yilin da. "Hi ristiyan Olmayanlar Sekreteryasi" kurulmustur. [501] 2. sirayla Kardinal Pignedoli (1973-1980) ve Mgr. Kiliselerarasi diyalog yaninda. 1974'e kadar. askerî. devamli olarak Roma'da bulunan bir ekip le. on yil süreyle. her dinin hâkimiyet alaninda oldugu gibi . Rum Mel kit Patrigi V. Dünya Kiliseler Konseyi'nin. Vatikan Konsili'nde.[500] Katolik Hiristiyanlarin. bir kismi da degisik Islâm ülkelerinde görev yapmakta an 11 tane danismani vardir. Günümüzdeki ge lismeler için bu çesit tesebbüsler normal görülebilir. Çünkü insanlar bugün. Couq yapmistir. Çünkü Sekreterya kuru ldugunda. Müslümanlarin hâkim oldugu yerlerde Hiristiyanlarin. Paul tarafindan kurulmus olan Hiristiyanlik Disi Dinle r Sekreteryasi. b leriyle daha yakin ticarî.Bir Diyalog Kurumu Olarak Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Ortaya Çikis i 1962 yilinda baslayan II. hemen hemen.[502] Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin bünyesinde. Sekr eterya'nm ilk yillarda takip ettigi politikadan kaynaklanmistir. eskiye oranla. Günümüzde de bu görevi kardinal Arinze yürütmektedir . basarisizlik üzerine.[503] Sekreterya'nm kurulusundan itibaren Islâm ülkeleriyle "diyalog" yollari aranmis ve H iristiyanlarin Müslümanlarla "diyalog"a girmeleri 1966 Broumana-Lübnan Kongresinden so nra baslamistir. bölgesel piskoposlar ve çesitli uzmanlarla isbirligi yaparak çalismasini sürdürmektedi r. Jean Jadot (1980-1984) baskanlik görevinde bulunmustur.ulmustur. Daha sonra. Kardinal Pignedoli'nin baskanligi sirasinda.ilk kurulusundan itibaren. Hiristiyanlarla Müslümanlar arasinda devam eden düsmanliklarin unutulmasi için gayret sarfedilmesi istenmistir. her iki tarafin birbiriyle iyi mün asebetler içerisine girmesini zorunlu kilmaktadir. siyasî. Islâmla ilgili bölüm bulunmaktadir. Bu. Bunun yaninda. dinî ve kültürel münasebetler içerisindedirler. 1994 yilinda. Halid Akes-heh Islâm masasinin sefi olmustur. diger Hiristiyan mezheplerine mensu p olanlar yaninda. XXI. Abou Moukh'tan sonra Islâm masasinin sefligini Dr. Müslümanlarla "diyalog" yollarini arama gayretleri.

Bin-gazi'de bir Katol ik Kilisesi açilmistir. bu görüsü paylastiklarini. Türkiye'den de yedi kisilik bir heyet ye-ralmistjr. Seminere. Callud da. görüsmelerde bulunmak üzere. Fr. ilk baskisi 1969'da yapilan "Gui-delines for Dialogue Between Christians and Muslims" adli eserin yeniden gözden geçirilmesine karar vermistir. diyalog ziyaretleri devanf etmis. Paul tarafindan kabul edil mistir. Vatikan'in istegi dogrultusunda. Ayni yilin Eylül ayind a Kardinal Pignedoli. Paul tarafindan kabul edilmistir. diger bir ifa deyle. Basbakan Callud'un temaslarini takiben Kardinal Rossano baskanliginda bir Vatika n heyeti. Kardinal Pignedoli. Vatikan'a gitmis ve Papa VI. R ossano Türkiye'deki dinî liderlerle görüsmüs ve Fr. Ekim ayinda. Italya'yi ziyaret sirasinda Vatikan'a da ugra mis ve Papa VI.Islâm ve Hiristiyanligin modern dünyada bir hayat ideolojisi olma sanslari. 2-5 Kasim 1975 tarihlerinde Libya'yi ziyaret etmis ve Trablusgarb'da I slâm'a Çagri Dernegi Genel Sekreterligi yetkilileri ile görüsmeler yapmistir. muhtelif ülkelerden gözlemci olarak. çok sayida din adami da bulunmustur. ancak Islâm ile Hiristiyanl ik arasindaki baglarin daha genis bir çerçevede tartisilmasini yararli gördüklerini beli rtmistir. Sekreterya'nin Hiristiyan-Müslüman diyalogu programi çerçevesinde gerçeklestirdigi ilk en ön emli faaliyet. ayrica. 2-6 Subat 1976 tarihlerinde Libya'nin Tripoli kentinde yapilan "Müslüm an-Hiristiyan Diyalogu" Semineri'dir.Batil itikadlar ve iki dinin müntesiblerini[506] birbirine düsüren hurafelerle mücade le metotlari. Ko misyon. 3. Abou Moukh da Nijerya'ya giderek Niame y'deki Hiristiyan Müslüman münasebetleriyle ilgili bir konsültasyona katilmistir. Mgr. Ayrica. Rossano ve Fr. 1976 Haziran ayinda. her iki taraftan onikiser kisi katilmistir. Kral Faysal ve bazi dinî liderlerle görüsmek üzere Suudi Arabistan'a gitmistir. 1974 yilinda yapi lmistir. Fr. 1974 NIsan'inda Sekreterya'nin baskani Kardinal Pignedoli. Bu seminerin neticesinde. Sekreterya'nin Islâm Komisyonu ilk toplantisini 1975 yilinda yapmistir. Görüsmeler sonunda bir Islâm-Hiristiyanlik diyalogu semineri için anlasmaya varilmis ve seminer 1-5 Subat 1976 tarihlerinde gerçeklestirilmistir. Belirlenen program geregi. Pignedoli. Pignedoli'nin ziyaretine cevaben. Islâm'in teolojik yapisi hakkinda çalisma yapilmasini. Sah ve bazi dinî liderlerle görüsmelerde bulunmustur. Adalet Bakani baskanliginda bir grup Suudi Arabistanli hukukçu . Ab ou Moukh daha sonra birkaç bati Afrika ülkesini de ziyaret etmistir.Sekreterya'nin diyalog programlari çerçevesinde ilk önemli faaliyeti. Mgr. Bu topla ntisinda Komisyon. Abou Moukh ile birl ikte Iran'a gitmis. Abou Moukh ile birlikte KahIre'deki Islâmî Arast irmalar Yüksek Konsili'ni ziyaret etmistir. d aha sonra ayni yilin Eylül ayinda. Sekreteri Fr. Libya Basbakani Abdusselam Callud.[505] Seminerde ele alinan konular sunlardir: 1. Abou Moukh ile birlikte Kuzey Yemen'i ziyar .Tanri inancinin sosyal adalet idealine erismedeki rolü. VI. 4. Paul görüsme sirasinda. Islâm'in "kurtulus tarihi"ndeki yerini Hiristiyanlarin nasil gördügünün tespit edilm esini teklif etmistir. konusmaci olar ak. Daha sonra. 2.Islâm ve Hiristiyanlik arasindaki ortak inanç temelleri. 1975 Eylül'ünde. Vati kan'in Libya'da bir elçilik açmak ve Libya'yla münasebetleri gelistirmek arzusunda o ldugunu bildirmistir.

Kardinal Pignedoli. Jadot'un baskanligi döneminde. el-Ezher Hocalariyle Peygamber lere inanç. daha birçok faaliyete aktif olarak katilmistir. Sekreterya'nin i leri gelenleri Vatikan'in diger kuruluslarinca düzenlenen faaliyetlere katilmislard ir. kaynak temin etmek ve gelecek için plan yapmak olmustur. 1979 yilinda Papaliga seçilen II. onla rin tavsiye ve tekliflerini almistir. Sekreterya'nin yayin faaliyetleri b akimindan önemlidir. Bro Sabanegh ise bütün Arap ülkelerini dolasmistir. Tho-mas MicheI. Bu toplantinin gayesi. Maurice Borrmans'in hazirlam is oldugu "The Guidelines for Dialogue Between Christians and Muslims" baslikli eserin gözden geçirilmis yeni baskilari ve çesitli dillere tercümeleri yapilmistir[507]. Bu toplantiya gözlemci olarak. Bu yillarda daha bazi gelismeler de olmustur. Islâm ülkelerine yaptigi ziyaretleri daha sonra da devam ettirmi stir. Rossano. diyalogun Kiliselerarasi Ökümenik boyutunu da daima gözönünde bulundur mustur. Sabanegh ile birlikte katilmi . "Müslümümanlarla Diyalog. Rossano ve Fr. "International Progress Organization" tarafindan 17-19 Kasim tarihlerinde R oma'da düzenlenen "Islâm ve Hiristiyanlikta Monoteizm" konulu seminerdir. John Paul'un Islâm ülkelerine yaptigi ziyaretleri sirasin da Müslüman-Hiristiyan diyalogu üzerine yaptigi konusmalardan derlenen kitapçiktir. Sabanegh Ürdün'e gitmis ve Prens Hasanla bir Müslüman -Hiristiyan Diyalogunun imkânlari üzerinde durmuslardir. Sabanegh. Mulder ve Dr. Diger yayin ise. Kardinal Pignedoli. Abou Moukh'un bu ziyaretlerinin karsilig i olarak. Mayis 1979'da Lübnan. Mgr. Sekreterya'nin 1979'da gerçeklestirdigi en önemli faaliyet. Paul tarafindan kurdurulan Sekreterya'nin diyalog faaliyetlerini desteklemis ve yetkilileri. Sekreterya'nin basina Belçika li Mgr. Bununla birlikte. MicheI Sekre-terya'daki ilk faaliyetlerinden olarak. Fransiskenl erle Müslümanlar arasinda bir diyalog olusturmayi gaye edinen. bu hususta çali smalarini devam ettirmeleri için tesvik etmistir. 1981 yili. Kahi-re'dekinin konusu ise "Tolerans"tir. Sekreterya'nin Asya masasina getirilmistir. çesitli Islâm ülkelerinden delegeler Roma'ya gelmis v e görüsmeler yapmistir. Ilk baskisi 1969'da yapilan Fr. Suriye ve Irak'i.et etmistir. Banglades ve Hindistan'a giderek çesitli kesimden dinî liderlerle görüsmeler yapmistir. John Paul. Italya'nin Assisi ken tindeki "Aziz Fransuva ve Islâm" konulu toplantiya Dr. Irak. Papa II. Mgr. 1982 senesi. Kardinal Pignedoli'nin dönemine nazaran. baris. Uzun süre Endonezya'da kalarak Islâm hakkinda tecrübesini artiran Fr. John Paul'un bu olumlu tavri üzerine Sekreterya faaliyetlerine hiz vermistir. II. Rossano ile Sekreterya danismanlarinda n Fr. Saba-negh. "Konrad Ade-naur Foundation" tarafindan düzenlenen iki seminerde teblig sunmustur. yaptigi konusm ada. Ary Roest'I alarak Misir'a gitmis ve orada. 1978 yili Nisan ayinda. 27 Haziran 1980'de Kardinal Pignedoli'nin ani ölümü üzerine. Yunan Ortodoks Kilisesinden Baspiskopos At-hanasios Yannoulatos ile Dünya Kiliseler Konseyi'nden Dr. Jean Jadot getirilmistir. Rossano ve Dr. isbirligi ve yeni bir diyalog zirvesinin yapilmasi konularinda konusmalar yapmistir. 1982 senesinde Mgr.ayni yil. gelecekte kilisenin temel görevlerinden biri olacaktir"*de mistir. Hiristiyanlik disi dinlerle diyaloga girerken. Rossano. selefi VI. üyeleriyle bazi danisman v e eksperlerini biraraya getirmesidir. 1981'de Dr. Mgr. Bunlardan b iri. yanina Mgr. Mgr. Sekreterya'ya yeni bir güç kazandirmistir. digeri de Kahire'de olmak üzere. Sekrete rya'nin toplanti faaliyetleri pek olmamistir. Rossano. Çünkü Sekreterya. biri Roma'da. Dr. Pakistan. To plantida Müslümanlarla diyalog konusu da ele alinmis ve Mgr. Taki-beden yilin baharinda. Roma'da ki seminerin konusu "Inanç ve Kültür". 1977'de Pign edoli dünyadaki bütün katolik piskoposlara diyalogla ilgili birer mektup göndermis. Samartha katilmistir. daha sonraki yillarda.

Mgr. Assembly of the World Conference on Reli-gion and Peace" konferansidir. Bunlardan biri. Mgr. Ortadogu Ki liseler Konsili'nin Kibris'taki "Ortadogu'da Müslüman-Hiristiyan Münasebetleri" konulu toplantisina gitmistir. Zerdüstî temsilciler katilmistir. Daha sonra Fr. Bu yild an itibaren Sekreterya Türkiye'deki faaliyetlerine hiz vermistir. 20-21 Mart tarihlerinde. 25 Ocak 1986'da. Müslüman. 27 Ekim'de yapilmistir. Thomas Michel Türkiye'ye gelmis. diyalogun yerel kiliselerin en önemli görevi oldugunu. Dr. Mgr. davette bulunmustur. Papa John Paul. A. 21-23 Nisan tarihlerinde CERES tarafindan Tunus'ta organize edilen IV. Jadot. Sih. Fr. Italya'nin Assisi kentin de yapilacak olan baris için dua gününe. Sekreterya. selefi Mgr. D ua. 1987'de Ankara. Arinze. Islâm masasi sefi Fr. Asya Piskoposlar Federesyonu tarafindan Varanasi'd e (Benares) düzenlenen "Asya'daki Müslümanlar Arasinda Hiristiyan Varligi" konsültasyonu na katilmistir. 13-21 Mayis tari hlerinde Sekreterya'nin Baskani Kardinal Arinze Türkiye'yi ziyaret etmistir. 1983 yilinda yapilan toplantilarda görev almislardir. Lüksemburg'da düzenlenen Avrupa Piskoposlar Konsült asyonumun "Avrupa'yi tehdit eden Islâm" konulu toplantisina. Jadot'a oranla baskanliginin ilk yillarinda. dünyanin bütün bölgelerinden. Duaya birçok müslüman da katilmistir. Thomas MichePin bu faaliyetlerine karsilik olarak. Kollog-yum. Dr. Sabanegh ve Fr. Ekim 1983'de Roma'da toplanan Katolik Kilisesi Piskoposlar Si-nodu'nda Sekretery a'nin baskani Mgr. Mayis 1985'de. birlikte dua etmek için. Ankara Ilahiyat Fa . Hindu. diger dinlerden dua törenine katilacak dinî liderlerin gelmesine katkida bulunmustur. Jadot. Hiristiyan. Ekim 1986'da Sekreterya'da görev degisikligi olmus. Francis Arinze tayin edilmistir. Sabanegh. Sintoist. Salama da onun yerine getirilmistir. baskanliktan istifa etmis ve onun yerine. Sekreterya. daha önce Nijerya'nin Onitsha Baspiskoposlugunda bulunmustur. dünyadaki bütün dinî liderlere. 1987 yili Sekreterya'nin Türkiye'ye yönelik faaliyetleri bakimindan önemlidir. Zago . Mgr. birçok faali yette bulunmus ve çesitli toplantilara katilmistir. "Islâm'da ve Hiristiyanlik'ta Kutsallik" konulu bir kol logyumun organize edilmesine yardim etmistir. 14-20 Ekim tarihlerinde Nijerya'da düzenlenen. Bu konferansa. Zago. Fr. Anglopon Bati Afrika Episkopal Birligi'nin "Islâm ve Hiristiyanlik" konu lu konferansinda hazir bulunmustur.[508] Kardinal Arinze'nin ziyaretinden sonra Ankara Üniversitesi ile Roma Pontifical Gre gorian Üniversitesi arasinda karsilikli isbirligi anlasmasi imzalanmistir. saglik durumunu ileri sürerek. Sekreterya'nin faaliyetleri bakimindan oldukça yogun geçmistir. Müslüman-Hiristiyan Konferansina katilmislardir. 1986 yili. Yahudi. bu esnada bazi dinî lide rlerle de görüsmüs ve Ankara Üniversitesi'nde bir konferans vermistir. Fr. Bahai. MicheI. Michel. Islâmla d iyalogun ise birinci derecede ehemmiyet arzettigini ifade etmistir. MicheI ise. Bu anla sma geregince. Arinze. Ürdün Prensi Hasan 'in baskani bulundugu "Al-Beyt Foundation"la yaptigi temastir. konusmasinda. Arinze'nin ilk faaliyetlerinden biri 23-31 Agustos 1984'de Nairobi'de düzenle nen "IV. Michel. 1988'de Izmir ve 1989'da Konya Ilahiyat Fakültelerinde Hiristiyanlik üzerine ders ve konferanslar vermistir.stir. mahallî kiliseleri diyaloga tesvik amaci güden Kuzey Afrika Episkopal Konferansi'na. Buddist. Roma'daki "Pontifico I stituto di Studi Arabie D'lslamistica" tarafindan düzenlenmis ve kollogyumda sunul an tebligler "Islamochris-tiana" dergisinde yayinlanmistir. Sekr eterlige. Istan bul'daki Episkopal Konferans toplantisina katilan Arinze. Kardinal Arinze ise. 1984 yilinda Mgr. Jadot. Papa John Paul tarafindan Mgr. Cardinal Arinze ve Fr . Caynist . Sekreterya'nin çalismalari hakkinda bilgi sunmustur.

Acra (Gana) Toplantisi: 17-21 Temmuz 1974. onun yerine ise. Dünya Kiliseler Konse nin "Dünya Misyonu ve Evange-lizm" programi çerçevesinde. birbirinin inancina sehâdet . Bu toplantilara. Bu anlasma çerçevesinde Ankara Üniversitesi Ilahiyat Fakültesi ögretim üyeleri Vatikan'a. Hong-Kong Toplantisi: 4-10 Ocak 1975.[510] D. Tanri ve insan cemaat inin birligi. Dokuz Hiristiyan ile dör t Müslümanin katildigi bu toplantida "Hiristiyan Misyonerligi ve Islâm Dâvasi" konusu ta rtisilmistir.[509] 4. yayin organi "Bulletin" ile yine Ro ma'daki Pontifi-cio Instituto di Studi Arabi e D'lslamistica'nin yayin organi "I slamochris-tiana" adli yillik derginin "Dokümanlar" kisminda tafsilatli olarak a nlatilmaktadir.I'nin girisimi ile otuz kadar Hiristiy an ve Müslüman biraraya gelerek. Türkiye'deki Ilahiyat Fakültelerinden 12 ögretim üyesi ile Roma'daki Katolik Enstitülerinden bir o kadar uzmanin katildigi bir kollogyum düzenlenmistir. Bu kollogyum vesilesiyle daha önce imzalanan anlasma yenil enmistir. Vatikan bünyesinde kurulan Hiristiyanlik Disi Dinler Sekreter-yasi'nin.C. Ankara'da (1990) ve Vatikan'da (1991) olm ak üzere. seha det ve çalismada Afrikali Müslüman ve Hiristiyanlarin isbirligi. daha birçok faaliyeti olmustur. Türkiye'ye yönelik faaliyetlerinin yaninda diger bölgelerde d e çalismalarini sürdürmüstür. bu k urulusun bünyesinde.'nin girisimi ile yirmi kadar Müs lüman ve Hiristiyan Afrikali biraraya gelmis ve su konulari ele almistir: Inanç. Müslüman ve Hiristiyanlarin sosyal yasayislari. yukarida z ikredilenlerin disinda. Güneydogu Asya'da iyi niyetli çalisma ve danisma ortami meselesini ele almistir.C. 1987-1988 Ögretim Yilinda Gregorian Üniversitesi ile Pontificai Institu-te of Arabic Studies'de Islâm Tarihi üze rine dersler vermistir. Müslümanlar in bulundugu bütün ülkelere yönelik faaliyetlerini.I.) kurulmustur. Gregorian Üniversitesine bagli bazi görevliler de Ankara'ya g elmistir. Halen bu görevi Dr.I. John Paul tarafindan Iskenderiye Katolik Kiptî Patrikligine ya rdimci tayin edilmis. Bunun disinda. Papa II. Salama. din ve vicdan özgürlügü atmosferinin yaratilmasi gibi konular ele alinmistir. Sekreterya. Islâm masasi sefi Mg r. Dr. Sekreter-ya'nin bu faaliyetleri. Sekreterya. .kültesi'nden Prof. Yurdaydin Roma'ya gitmis. bu yillarda. Islâm Alt Komisyonu Bölümü açmistir. Diyalog hususunda. Bu Komisyon.Diger Diyalog Kurumlari ve Faaliyetleri Diyalog.C. merkezi Cenevre'de olan "Zamanimizin Inanç ve Ideol ojileri ile Diyalog Komisyonu" (D. Bu toplantiya 25 Hiristiyan ve 20 Müslüman katilmistir. daha önce Türkiye'deki bazi Ilahiyat Fakülteler inde Hiristiyanlik üzerine dersler vermis olan ve o zaman Asya masasi sefi görevini sürdürmekte bulunun Fr. D. D. Kiliseler Ökümenik Konseyi. Halid Akesheh sürdürmektedir. Cenevre-Chambesy (Isviçre) Toplantisi : 26-30 Haziran 1976. Thomas Michel getirilmistir.'nin düzenledigi faaliyetlerden bazilari sunlardir: Brumana (Lübnan) Toplantisi: 12-18 Temmuz 1972. "Saint-Siega Sekreteryasi" veya Kilise Ökümenik Konseyi gibi kuruluslarin da isbirligiyle sürdürülmektedir. 1971 yilinda.C. daha sonra. devam edilmistir. halen. devam ett irmektedir. 1989 yilinda Sekreterya'nin bünyesinde bir degisiklik olmustur. daha organize bir sekilde. kurulusundan itibaren. karsilikli saygi. Hüseyin G. çesitli ülkelerde Diyalog faaliyetinde bulunmustur. Daha sonra Roma'da.I. bazi kuruluslarin insiyatifiyle de çalism alar yapilmistir.

Istanbul'da yapilan b u toplantilarin ilk besi (1984-1988). Yukarida zikredilen bütün faaliyetler Hiristiyanlar tarafindan düzenlenmistir. Altincisi da. "Müslüman v e Hiristiyan Konsültasyonu" (Muslim-Christian Consultation) adi ite yapilan diyalo g toplantilari. 16/16) seklindeki buyrugunu dai ma hatirlayarak.. Haçli Seferleri denemesi ve baslangici miladî ilk asra kadar geri g iden. "Diyalog" adi altinda Müslümanlara yaklasmasi süphe ve ihtiyatla karsilanmistir. ele alinan konularin tespitinde ve toplantiya katilacak elemanla rin seçiminde. Her yil. Cenevre-Chambesy (Isviçre) Ikinci Toplantisi : 12-14 Mart 1979. Müslümanlarla "diyalog"a girmis ve bir seri toplantilar düzenlemistir. Toplanti. birarada yasayan H iristiyan ve Müslümanlar konusunu ele almistir. " Diyalog"a yönelmeleri bu süphelerin kaynagi olmustur. birdenbire. Katolik Hiristiyanlarin yaninda Ortodoks Hiristiyanlar da. bir merkezde olmak üzere. özenle bütün dünyaya Incil'in yayilmasini amaçlayan Misyonlarini kal kindirmakta ve desteklemektedir". Bu toplantilarda sunu lan tebligler kitap haline getirilmistir. Bundan ve diger bazi hususlardan. Yaratici 'yi taniyanlarin hepsini ve bunlarin arasinda özellikte Ibrahim Peygamberin imanin i uygulayarak. bizzat II. Müslüman tarafa baskin çikmaya ve kontro lü elinde tutmaya çalistigi anlasilmaktadir.Hiristiyanlarin Müslümanlara Yönelik Diyalog Çagrilarindan Duyulan Endiseler Yukarida gelisimine kisaca temas edilen "Diyalog Faaliyetlerine hem Katolik Hiri stiyanlarin hem Ortodoks Hiristiyanlarin hem de Protestan Hiristiyanlarin..[511] 5. daima kendi lehlerine olmak üzere. Vatikan Konsili'nin Kilise ile ilgili olan Üçüncü Bölüm Lumen Centium-Insanlann Isigi) yeralan ifadelerden kaynaklanmaktadir. Müslümanlar yaninda Yahudi. 1984'Iü yillardan basla yarak. Bu toplantida yirmi civarinda Hiris tiyan ve Müslüman. dönüs yapip. Istanbul'da yapilan ve "Dinde Çogulculuk" konusu etrafinda yapilan VI.Bu sebeplerden birisi. Bilim ve Teknik" konusunu tarti smistir. Ama Tanri'nin Kurtulus tasarisi. . "Insanligin Gelecegi Açisindan Inanç. genelde Müslüm anlarin azinligi teskil ettigi görülmektedir. Toplant ilara katilan Hiristiyan ve Müslümanlarin sayisi dikkatle incelendiginde. çesitli biçimlerde Tanri'nin Halki'na katilmalari için yola koyulmalari öngörülmüstür. toplant i yapilmaktadir. yani "Diyalog"un süpheyle karsilanmasinin bi rkaç sebebi vardir: 1. Tanrirnin seref ini yükseltmek ve bütün bu umutsuz insanlarin kurtulusunu gerçeklestirmek için Efendimi z'in 'Her yaratiga Incil'i vaazedin' (Markos. bizimle birlikte merhametli ve Kiyamet Günü'nde insanlari yargilayaca k olan tek Tanri'ya tapan Müslümanlari da kucaklayacaktir. bazi Hiristiyan ve dige r din mensuplari arasinda da bu çesit süphelere rastlanmaktadir. Lumen Genti um adli bölüm içinde "Kilise ve Hiristiyan olmayanlar" basligi altindaki kisimda söyle d enilmektedir: "Nihayet Incil'i henüz kabul etmemis olanlarin. Türkiye Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanligi ile Ürdün Kraliyet Islâm Medeni eti Arastirmalari Akademisi'nin isbirligi ile yapilmistir. Hiristiyanlarin. Isviçre-Chambesy Ökümenlik Patrikligi Ortodoks Merkezi ile Ürdün Kraliyet Akademisi'nin organizetörlügünde baslamistir. birden bire ve yogun bir sekilde.C. Kilise.Beyrut (Lübnan) Toplantisi : 14-18 Kasim 1977.I. Günümüzde madenî ve medenî oldugu kadar insanî kabul edilen böyle bir faaliyetin.. sirayla Ürdün veya Isviçre'de gerçeklestirilmistir .. 10-14 Eylül 1989 tarihlerinde. ortaya çikip. Hiri stiyan tarafin.'nin gi risimi ile düzenlenen bu toplantida bes Müslüman ile on Hiristiyan.. Yine D. Anadolu'nun ve Istanbul'un Türkler tarafindan fethedilmesiyle de "modern" bi r anlayisa kavusan "Misyonerlik" faa-liyetlerinden sonra..

'her yaratiga Incil'i vaaz için tüm dünyaya gidin' demektedir. Konsili ziyaretinde söyle d emistir: "Incil. herkese hersey oldum. Mesîh Isa da Havarilerini: 'Öyleyse gidin ve bütün insanlari Peder. diger yand an Kilisenin görevinin yeryüzünde herkes Hiristiyanligi kabul edinceye kadar sürecegi ka rarlastirilmistir. Is. Allah'a karsi seriati olmayanlardan degil. Hav. Isa'nin bu tebligatinin bütün insanlara ulastirilmasi yolunda bir emir saymistir. diger inançlarda olan insa nlarla da onlarin inancinda imis gibi hareket ettigi görülmektedir. size emrettiklerime uymayi onlara ögretin ve egitin. yetenekli-ka biliyetli kimseler olun. 9/16) seklindeki sözlerini Kilise kendisine söylemiscesine. Putperestlerle putperest. tâ ki ondan hissedar olayim". öte yandan da misyonerleri göndermeye ve onlari desteklemeye devam etmektedir[521]. yahut öten bir zil olmus olurum. 28/18-20) diyerek yollamistir. Pavlus. Ben is e buna sunlari da ilave ediyorum: 'Misyonerlik için yeni yollar hazirlamak. Misyonerlerini göndermeye de vam etmektedir. iste dünyanin sonuna ka dar bütün günler sizinle beraber olacagim' (Matta. Allah'in emirlerini insanlar a ulastirma yolunda gayret göstermesi ve Havarilerinin de bunun devam ettirmesi no rmaldir. bütün insanlarin Hiri stiyan olmasina baglidir. Kilise yeryüzünün son inirlarina varincaya kadar yerine getirmek için havarilerden teslim almistir (Bkz. bugün Hiristiyanlarin ençok sözünü ettikleri. imanda kararli bulunun. Heps ini Incil için yapiyorum. Indilerin ifadelerinden[514] ve Pavlus'un "Vaa z etmez isem vay bana" [515] sözünden çikarilmaktadir. bunu yaparken. Bu görev.[518] Pavlus'un Hiristiyanlik'i yaymaktaki ikinci yolu-metodu. Aslinda Hz. "Irsad ve tebligi" esas almislardir. Yahudilerle Yahudi. Çünkü. daha çok adam kazanayim diye. yeni v asitalari gözden geçirmek."Kilise'nin Misyonerlik Karakteri" basligi altinda da su hususlara yer verilme ktedir: "Gerçekten de Peder tarafindan Ogul'un gönderilmesi gibi. Ogul ve Kutsal Ruh adina vaft iz edin. kuvvetli olun. fakat sevgim olmasa. Isa'nin. Zayiflan kazanayim diye.[520] Bunun için de Kilise. uyanik ve imanda kararli olarak "sevgi" ile yapmalarini su sekilde formüle etmektedir: "Uyanik olun. "sevgi"dir. Yahudileri ka zanayim diye Yahudilere Yahudi gibi davrandim. Vatikan Konsili döneminin ikinci Papasi VI. Onlar. Hiristiyanligi yaya bilmek için. Mesîh Is a'nin Kurtulusunun hakîkatini müjdelemeyi amaçlayan bu önemli buyrugu. seriat altinda olanlara seriat alt inda gibi davrandim. daha sonraki Hiristiyan misyonerleri için örnek alinmis ve onun sözleri bayrakla stirilmistir. Yuhanna 20/21). 1/8). Bu durum da. "diyalog"un.[517] Pavlus'un Korintoslular'a Mektubu'nda yeralan cümlelerde onun. Kendim seriat altinda olmadigim h alde. bazilarini kurtarayim diye. Ancak Hiristi yanlik'in yayilmasinda takip edilecek yol Pavlus'la yeni bir anlayisa kavusmustu r. Pavlus'un bu ikil i rolü. Paul da. ses çikaran bir bakir. Vatikan Konsili'nde. Incil'i meccanen arzetmektir. Bundan dolayi Havari Pavlus'un 'Vaaz etmez isem vay halime' (Kori ntoslu-lara I Mektup. kendimi herkese kul ettim. O. bir taraftan diyalog gündeme gelmis. bütün sirlari ve her ilmi bilirsem ve eger daglari nakledecek bütün bir Imanim olursa. bunu da söyle açiklamaktadir: "Eger insanlarin ve melekl erin dilleriyle söylersern. fakat sevgim olmazsa bir hiçim"[519] . (Bab a beni görderdigi gibi. mevcut olmayan yerlerde cemaatler tam anlamiyla kuruluncaya ve bun lar Incil'i yayma görevini sürdürecek hale gelinceye kadar. Eger peygamberligim olursa. Buna göre. Böyle bir metod degisikligi Hiristiyanlar için bir zorunluluk halini almistir. seriat altinda olanlari kazanayim diye.[513] Görüldügü gibi II. Yuhanna Incil'indeki "Sen b eni gönderdigin gibi ben de onlari dünyaya gönderiyorum"[516] sözlerini Kilis e. zayiflara. Herseyiniz sevgi ile olsun". sartlar i ve metodu degismis bir "misyonerlik" seklinde görülmesine yol açmistir. yeni enerjiler meydana getirmek' gerekir". he r ne suretle olursa olsun. peygamberliginin geregi olarak. seriati olmayanlara ser iati olmayan gibi davrandim. ben de sizi gönderiyorum. bir yandan diyalog derken. Miladî ilk asirdan . yapacaklarini."[512] II. Bunu. Pavlus'un su sözlerinden anlamak mümkündür: "Imdi benim ücretim nedir? Incil'de o lan selahiyetimi ifratla istimal etmek için. ancak Merih'in se riati altinda olarak seriati olmayanlari kazanmayim diye. zayif oldum. Çünkü herkest en azadken. Kilisenin görevini hakkiyla yapmasi.

Müslümanlar arasinda uzun zaman görev yapmis "Misyonerler in ulasmis olduklari kanaatin neticesidir[522].[527] Misyonerlerin Hiristiyanlik1! yaymaca ve Müslümanlara yaklasmada takip edecekleri me totlar. Bu metod da. özetle. onlari etkileme yolu olarak "sevgi". Bunlardan birisinin su oldugu belirtilmektedir: "Birinci planda öyle yapalim ki Müslümanlar. Bu kararda Müslümanlarin. Hiristiyanlar. Isa Mesîh'i. Müslümanlarin inanci konusunda Hiristiyanlari n nasil bir tavir takinmasi gerektigini özet olarak su sekilde dile getirmektedir: Müslümanlarin dininden ve dinî kurumlarindan konusurken çok dikkatli ol. sahitleridir. Hangi sekilde olursa olsun b ir Hiristiyan'in. Sen. "samimiyet" ve Müslümanlarin inançlarina "saygili davranmaktir. Böylece onlarin kalbine girmeyi ögrenmis olu ruz. "Method of Mission Work Among Moslems" adli kitapda da tavsiye edilmisti r. Muham-med'den y alanci peygamber olarak bahsetmek. Müslümanlar arasinda faaliyet göstermistir[523]. Misyonerlere ta vsiyelerinin basinda "sevgi" gelmekte ve Müslümanlara sevgi ile yaklasmak gerektigin i savunmaktadir[525]. Hiristiyan olmayan birine yaklasmasi ihtiyat ve süpheyle karsila nmistir. Isa'dan Al lah oglu diye bahsetme. Isa-Mesiîh'in karakteri Müslümanlari. Tecrübeli bi r Islâm arastirmacisinin anlattigina göre Modern Müslümanlar. fikirlerini yayma firsatina kavusabilsinler. Yine bunun yaninda Hiristiyanlarin. Islâm ülkelerine yayilmis olan büyük misyoner okullari. o da o kadar basarilidir). Islâmî gelismenin silahla durduram ayacaginin anlasilmasi üzerine "Misyonerlik" faaliyeti sistemli olarak baslatilmis tir. Hiristiyanlik'ta Müslüman'a cazip gelecek unsur.[528] Islâm ülkelerinde uzun zaman görev yapip.baslayan Hiristiyanligi yayma yolu olarak görülen Misyonerlik. Islâm hakkinda konusma yerine Müs . samimî ve sevg i ile yaklasmasi kararlastirilmistir. Müslümanlara karsi yapilan Haçli Seferleri'nin faydasizligi ve Müslümanlara ancak "Sevg i" ile yaklasilacagi. II. Muhammed'de Isa-Mesîh'in kar akterine dayali bir figür olusturmaya çalismaktadir. Bu yolu merkezi Londra'da bulunan "International Missionary Concil" sekreterligind e bulunmus VVilliam Paton. Islâmî gelismenin bu yolla durdurulabilecegi kanaatini uygulam aya koymustur. Konsil'de Hi ristiyan olmayanlara. Müslümanlarin kalbini Hiristiyanliga isindirma. Meselâ 'Hz. çünkü Müslümanin nazarinda bu bir küfürdür. Müslümanlari yakinen taniyan Hiristiyanlarin tav siyeleri II. peygamber olarak onu ve annesini yüceltmis olmalari etkili bir uns ur olarak görülmüstür. onlari sevdigimize kânî olsunlar. Innocente tarafindan da onaylanan Fransisken tarikatinin kurucusu Franços d'Assise. Eger Hiristiyanin ilk mesaji sevgi olursa. kendilerine karsi olan menfi tutumu degistirme. Bu yol. Onlara yaklasmak mümkün olunca i stenildigi sekilde propaganda yapilabilir. Vatikan Konsiii'nde "Diyalog" sek linde olgunlasmistir. tartisilmis ve Müslümanlara yaklasma metodunda degisiklige gidilmesinin kabul görmüs oldugu anlasilmaktadir. Ayrica. Daha sonra Fransisken tarikatina katilan Ispanyol Raymond Lulle. onlari daha sempatik metodlar benimsemeye sevk etmis görünmek tedir. "Muhammed I slâm Peygamberidir" demekle hiçbir sey kabul etmis olmazsin[526]. Arap dili ve Islâm felsefesini ögrenerek. Hiristiyanlarin ona olan tutumlarini anlamaya götürecektir. Misyonerlere gerekli olan. Isa'da Tanri'nin ahlâkî karakterini görecektir. Bu da. Isa Mesîh'in karakteridir. Müslüman ve di ger din mensuplari arasinda "antipati"ye yolaçmistir.[524] Uzman bir misyoner olan Erich Bethmann'in. kolejler ve hastaneler bu yaklasimi n göstergesidir. Isa mutlaka Allah'in ogludur1 demekten kaçini lmali ki buna inanmayan kimseler nefret etmesinler. ayni metodu benimsemis. zahirde bütün Dogu ve Müslüman milletlerin adetlerine sa ygili olmalidir. basarili olmalari için. Bütün gizli ve açik faaliyetlerine ragmen Hiristiyan Misyonerleri. Hiristiyanin Müslümana ilk mesaji doktrin degil. Müslümanlara Hiristiyanlarin müspet bakmasi. Vatikan Konsili'nde gündeme gelmis. Müslümanlar arasinda is tenilen neticeye ulasamamis ve antipati ile karsilanmislardir. asirl ardir bütün gayretlerine ragmen basarisizliklarini basariya çevirme yolunu "sicak" münasebetlerde görmüslerdir. Bunun yaninda o. Müslüman'in Isa için "Fahise'nin oglu" demesi gibi birseydir (Bu ne kadar basarili ise. Haçli Seferlerinden sonra ortaya çikan (1208) ve Papa III. "sevgi" olmalidir. Tâ ki bununla kendilerini dinleyenler arasinda. söyle belirtmektedir: Müslümanlara yaklasmakta dikkatl i olmaliyiz. Misyonerlere kars i takinilan menfî tavir. sicak. burada. Müslüman. ilah kabu l etmeseler de.

bizzat sartlara uygun misyonerliktir (mission)". Müslüma a günlük hayatta. güzel ögütle çagir. Fakat bu düsüncenin önceki Evangelis-tik Misyoner har eketin bir tarnsformasyonu olup-olmadigini söylemek henüz erkendir"[533]. bir yilda Hiristiyanlarin yüzdesi artarken Müslüma nlarinkinin azalma göstermesi bu süpheleri artirmaktadir. son yillarda hem Roma Katolik hem de Protestan Kilisesi'nde ön plana çikmistir. bu konuyu açikça söyle ortaya koymaktadir : ".Diyalog'da süpheye yolaçan diger bir husus. bu göreve getirilmeden önce. beraber ve isbirligi içerisinde yasamistir. Her iki tavir da müslümanlar üzerinde menfi tesir meydana getirmis. Çünkü bu artis. Müslümanlar arasindaki Misyonerlik (mission). Kilisece de kabul edilmis ve II. Louis Massignon ve bi rçok ülkenin Hiristiyan Oryantalistleridir. Müslüman-Hiristiyan münasebetlerinin yeni bir tipi olan "Diyalog". Smith. Büyük hareketler (Misyonerlik) halâ zihinlerdedir. Haçli Seferleriyle baslayan ve "Misyonerlikle doruk noktasina ulasan menfi durumu müspete çevirmek için. müsbet karsilanmisti r.[534] .[529] Kur'ân'nin sinirlarini belirledigi esaslar içerisinde Müslümanlar. Endonezya'da. Kur'ân'in "R abbinin yoluna hikmetle. Hiristiyan ara stiricilar ve hatta "diyalogcular" arasinda tartisma konusu olmustur. Diyalogu "Misyonehik"in bir sekli olarak görmenin erken oldugunu belirtirke n bazi ipuçlari vermektedir. he r Hiristiyan "Misyoner" görülmüs.. Islâm ülkelerinde Müslüman olmayanlar. Bunu normal seviyeye çikarmak. digerleri Misyonerliktir. söyle demektedir: "'Diyalog' kelimesi. Uzun zamanin mahsulü olan raporlar ve görüsler Katolik Kilis esi'nce degerlendirilmis ve "Müslüman-Hiristiyan Diyalogu" planinda etkisini göstermis tir. Il. VVilfred C. O. Vatikan Konsili'nde Hiristiyan olmayan Dinler konusundaki açiklamad a müsahhaslasmis ve "Hiristiyanlik Disi Din-ier Sekreteryasf'nda Islâm Bölümü kurulmustur. Bu. Bu "olusum". din olarak Islâm'in gen s alanlara kisa zamanda yayilmasina sebep olmustur. Hiristiyanlarin sayisini artirma gayreti içiritle bulunduklari dikkati çekmektedir. "diyalog" tartismalarinda görülmüstür. H iristiyan dünyasinda arayislar baslamis ve yeni "olusumlar"a ihtiyaç hissedilmistir. Burada sözkonusu 'diyalog1. Bu. Islâm'in hosgörüsü ve Müslüman'in anlayisi. Müslümanlar arasinda faaliyet gösteren misyonerlerin ve Oryantalistlerin raporlarinda yeralmistir. Bunlardan birisi Haçli Seferleri.. "Halklari Hiris tiyanlastirma Cemaatinin sekreterligini yapmistir. Afrika Misyonerler Toplulugu (Beyaz Babalar) üyeligi nde bulunmustur.[532] 3. normai bir artis degil. tartismalara yolaçmis ve Hiristiyanlar arasindaki farkli anlayislardan ka ynaklanan ayriliklari giderme yolu da. 125) emriyle hareket etmistir. Bu hareketin öncüleri. Hiristiyan dünyasi'nda ikili bir "ta arruz"un baslamasina vesile olmustur.Diyalog'un "Misyonerlik"in yeni bir sekli olarak görülmesidir. Vatikan Konsili'nde olusan "Hiristiyanlik Disi Dinler Sekreteryasi"nin bas kanligina getirilen Kardinal Pignedoli. ar alarinda Tunus Arap Dilleri Enstitüsü'nün kurucusu P. ancak Hiristiyanlastirma yoluyla olabilecek bir artistir. Sekreterya'nin Islâm Bölümü baskanligini üstlenen Fr. misyonerlige bir alternatif degil.lümanlarla konusmaya agirlik vermesi istenmistir. diyalog çalismalarinda görev almis olan kimselerin. çalismalari diyalogun önemini ortay a koymustur. Müslümanlar. ihtiyatla karsilanmis ve Müslüman-Hiristiyan yakinlasmas ini dondurmus. diger din mensup lariyla olan münasebetlerinde müsamaha ve adaleti temel olarak benimsemis. onlarla en güzel sekilde tartis" (Nahl. daha önce bizzat Misyonerlik görevlerinde bulunmus olmalaridir . Demersaman. asgarî seviyeye düsürmüstür. Islâm'in yayilmasi karsisinda Hiristiyanlarin gerilemesi ve Hiristiyanlarca kutsal kabul edilen yerlerin Müslümanlarin eline geçmesi. Burada önce karsilikli sevgi ve saygi sözkonusu edilmistir. Bunlarca önerilen teklif. Islamo-Chr istiana dergisindeki bir makalesinde Taylor. Müslümanlarla diyaloga tasinabilecek nitelikte olmasi da tavsiye edilm istir. k endilerinin verdigi istatistiklerde.[531] Bunun yaninda Müslümanlar arasinda "diyalog" adi altinda ve "tolerans" yollari denen erek Hiristiyanlastirma çalismalarinin yapildigi. Hiristiyan Dünyasi'nda Islâmla ilgil i çalismalarin. Couq. eger dogruysa. diger din mensuplarin a "en güzel sekilde ve hosgörü" ile yaklasmis. [530] 2.

sizin isledikleriniz kendinizedir"[542]. diger dinlere sicak bakisi nda ve Hiristiyanlar! Ehli Kitap görüsünde göstermistir. kandirma. sizin Tanriniz da birdir. Kiliseler Birliginin Türkiye'ye yönelik "Bölücü faaliyetleri" destekleyen faaliyetlerini[538] de ilave etmek ge rekmektedir. Dr. 1990 yilinda. "Ehl-i Kitap ile en güzel bir sekil de mücadele edin ve 'Bize indirilene de. digeri o ülkenin aydinlarinin eserlerine nüfuz etme ve kültürl erine girme. Kur'ân'in yaklasimi Müslümanlar tarafindan dai ma uygulanmis ve halen de uygulanmaktadir. samimiyet ve dogr uluk temel prensiptir. mesajini ulastirdiktan sonra. dogrusu Rabbin. Katolik Hiristiyanlar yaninda Ortodoks Hiristiyanlarin da tavrini ve "Diyalog"da ki samimiyetlerini degerlendirmek lâzimdir. "Diyalog"un nasil anlasilmasi gerektigini ortaya koy mustur. size indirilene de inandik. Bunun yaninda bir Katolik Baspiskoposu olan Antonio Jose Peteiro Freire. Yukarida üç madde altinda özetlenmeye çalisilan hususlar gözönüne alindiginda. Bu rpetodu Kur'ân su sekilde ortaya koymaktadir: "Ey Muhamm edi Bundan ötürü sen birlige çagir ve emrolundugun gibi dogru ol. Hiristiyanlarin 1964'de baslattiklari "Diyalog"u Islâm. aranizda adaletle hükmetmekle e mrolundum. Vatikan Konsili'nd en sonra. onlarla en güzel sekilde tartis. güzel ögütle çagir. Ortodoks Hiristiyanlar. inanip-Ina nmamayi insanin ihtiyarina birakir. Kilise. samimî ve gerçek anlamdaki bir diyalogda Müslümanlarin da istifadeleri olacaktir. hileli yollara sapma gibi esaslara yer yoktur. "Diyalogu" çagin ayirdedici özelligi görmekte ve II. Tabiî Slav miletlerinin din degistirmesinin. üçüncüsü Bati Medeniye-tiyle Hiristiyanligi ayni gösterme gayretidir[540]. Art niyet tasim ayan. hikmetle. En güçlü dönemlerinde bile Türkler. Müslüm anlarla "DiyaIog"a girmislerdir. bask i yapma. Bu. Biri dog rudan Hiristiyanlastirma. giriste belirtilen anlamda. "Ey Muhammedi Rabbinin yoluna . ister istemez "Diyalog"un samimiyetine gölge düsürmektedir. ne Damaskinos'un ne de Istanbul'da yapilan "Diy alog Toplantisina Yunanistan'dan katilan ve aralarinda hukukçularin da bulundugu t ebligciierin müsbet bir tavrina rastlanmistir. bugün "diyalog" diyebilecegimiz bir anlayis. Türk gazetelerinde yeralan haberlere göre. Papa'nin Katolik misyonerlerinin faaliyetlerini artirmasi yolundaki raporunu[536] ve "AT'a Müslümanla rin alinmasini istemiyor" seklinde yorumlanan görüslerini[537]. Ayrica. diyalog çalismalarinin faydali bulundugu kanaatindeyiz. Yunanistan'da Müslüman Türklere karsi takip edilen dinî siyasete. Damaski-nos Papandreou'dur. Açiklik. Islâm Ilkeleri'nin. inanip. aldatma. insanî ve ahlâkî bir davranistir. "Diyalog" ismiyle olm asa da.Kanaatimizce Taylor. gerek Müslümanlara ve gerekse Müslüman o lmayanlara ulastirilmasinin yolu tebligdir. 1984'lerde. Islâmî tebligde. Çünkü Yunanistan'da Müslüman Türklere karsi baslat lan siyasette basrolleri bizzat rahipler ve metropolitler oynamistir[539]. bir yerde Hiristiyanligi yerlestirmek için üçlü bir yol takip etmistir. Kur'ân hak ve hakîkat yolunu açikladiktan. Çünkü Islâm'da "teblig" esasi vardir. sizin de Rabbi-nizdir. burada. Allah. Böyle "çift standartli" tavirlar. Günümüzde. yararli is yapmanin kisinin menfaati . inanan insanlar arasinda. Hiristiyanlasmasinin Misyonerlerin parlak bir zaferi olarak görüldügü[541] gözönünde bulunursa isin önemi daha iyi anlasilir. uygulamadaki örneklerle. Hiristiyanlari misyonerlik faaliyetlerinden vazgeçmedikleri. Bunla r ve gelisen olaylar karsisinda. onlarin heveslerine uy ma ve söyle de: 'Allah'in indirdigi Kitab'a inandim. bizim de Rabbimizdir. Halbuki bunlar Istanbul toplantisin in "Sonuç Bildirisi"ne katilmis ve kabul etmislerdi. Bunun için. hâkimiyetleri altindaki diger din mensuplarina hosgörü örneklerini göstererek ve isbirligi yaparak en iyi misal olmustur. dogru yol da olanlari da sapitanlari da iyi bilir"[543]. bizim isledikleri miz bize. Biz O'na teslim olanlariz (müslümanlariz) deyin"[544 ]. "DIyalog"u da bunun kilifi ve çagin s artlarina uydurulmus "misyonerlik" olarak görüldügü gibi bir kanaat uyanmaktadir. Katolik Kilisesi'nin "Misyonu"nu icra etmek için "Diyalog"u seçtigini beli rtmektedir[535]. Ortodoks Hiristiyanlarin temsilcisi sifatiyla "D iyalog toplantilarini organize eden Isviçre Ortodoks Merkezi Baskani Metropolit Pr of. Islâm'in yayildigi döneme kadar geri gitmektedir. öncelikle Diyalog çalismalarinin faydasina inanmis gibi görünen Metropolit Damaskinos'un karsi çikmasi beklenmistir. Bizim Tanrimi z da.

ortak noktalar belirlenebilmeli v e bu gerçekler bilindikten sonra herkes kendi dininin sinirlari içinde kalabilmelidi r. 6. bugün. siyasî gayeler güdülmemeli. lafta kalmamali.Her din mensubu. ayrildiklari noktalarla.[546] 6. diger din mensuplariyla diyaloga girmeden önce. din ve milliyet farki gözetilmeden. .Diyalog olsun diye dinî emirlerde te'vile. 10. sinsî. i lk adim.ne oldugu hakîkatini de ortaya koyar. benim dinim bana" deni-lebilmelidir. 7. Neticede "Sizin dininiz size. "Siz in dininiz size. inanç. h akikî anlamdaki bir "diyalog"a kendi düsüncelerini tasimamalidir. Gerçek samimiyet. "Yaratilmislari severiz Yaratan'dan ötürü" ifadesindeki anlayisla görmekteyiz. bugünkü "Diyalog" çalismalarindaki ölçüyü ve metodu en v ciz sekilde açiklar. karsilikli saygi ve sevgi esasina dayanmalidir. 3. kendi mensubu oldugu dinden taviz vermeden. Bütün gerçekler ortaya konulduktan sonra. Allah'in bir yaratigi ve kutsal bir emaneti bilmekte.Gerçek Anlamda Bir Diyalogda Aranmasi Gereken Prensipler Biz. muamelet ve ahlâk esaslariyla da ortaya konulabilmeli. diger din mensup larina da "dindas11 muamelesi yapabilmelidir. 8. gizli. karsi taraftakilehn de kendi dinini kesin dogru ve gerçe k bildigi hakikatini gözönünde bulundurmalidir. 2. "sevgi" gibi konularla sinirli kalinilmamali. kendi dinine mensup gruplar arasinda diyalogu gerçeklestirmeye çalismalidir. insanî ve insanî oldugu kadar da medenî bir da vranis oiarak degerlendirdigimiz "diyalog faaliyetlerimin hedefine ulasmasi ve i stenilen gayenin elde edilmesi için. günlük hayatla ilgili esaslarda ve yardimlasma husus unda olmalidir.Diyaloglarda. Bunda n dolayi yazdiklarimizin isiginda. Islâmla ilgili olarak verdigimiz bu bilgiler.Her dinin mensuplari. Aslinda Müslümanlar da.Diyalog taraftarlari.Din konusunda ortak noktalardan hareket edilmeli.Diyalog toplantilarinda her din. her din oldugu gibi sunulmalidir. benimki de ban adir"[545] prensibini yerlestirerek. 5.Diyalog. farkli din mensuplari. esit sartlarda ve esit zeminlerde olmalidir. Kur'ân'in ifadesiyle. su hususlarin gözönünde bulundurulmasinda fayda mütalâ tmekteyiz: 1.Diyalog.Zulme ugrayan milletler yaninda. 4. Yunus Emre'n in. ibadet. 11. sadece "teblig" ile "misyonerlik" ara sindaki farki belirtmek ve Müslümanlarin da gerçek anlamdaki bir "diyalog"dan korkacak birseylerinin bulunmadigini ortaya koymak amacina yöneliktir. fiiliyatta da kendini göstermelidir. Her dini temsilen uzma n kisiler. bu sahada uzmanlasmis kisiler diyalog çalismalarinda görev almalidir. anlamaya yönelmelidir. inanç ve ahlâkî degerler yönünden birbirlerini. herkesi. "Misyonerlik"in veya "propaganda"nin yeni bir metodu gibi görülmemeli ve bu çe sit görüntüler giderilmelidir. Diyalog'da sadece "tolerans".Müslüman ülkelere yönelik "Misyonerlik" çalismalarinin sona erdirilmesi için ortak tavir alinmalidir. dinî meseleler konusunda. samimiyet esasi benims enmeli. . zorlamaya gidilmemeli. yera linmalidir. 9.

.Misyonerlik Faaliyetleri .E. Ankara 1977.F. Paris 1956.Dogan Irdel Hayatbulan. Ankara (t.Seni Mutlu Edecek Iyi Haber.Saban Kuzgun. I-IV.G. diyalog.) (Misyonerlik Yayinlarindan). [547] Sekizinci Bölümün Bibliyografyasi A.Diyalogda taraf olan dinlerin âlimleri ve kurumlari.12. 167-169. Ström. Türkiye'de Misyoner Faaliyetleri. Der. Ankara 1982. Ter. London 1966. Bati Almanya 1983 (Misyonerlik Y ayinlarindan). .G. Djuvara. Çün ristiyan taraf. Hiristiyan Propagandalari Münasebetiyle Açiklama.A Dictionary of Comparative Religion.V. Istanbul 1963. Hiristiyanlik Propagandasi ve Misyoner Faaliyetleri. . 59-82 Erc . hem Islâmi he m de Hiristiyanligi iyi bilen. M isyonerlik Karsisinda Türkiye. Asim Koksal. Istanbul 1979. Aydin.Abdurrahman Küçük. 1984.). Ilahiyat Fak. Samiha Ayverdi. Islâm Âleminde Misyonerlik Faaliyetleri. Ter. kendi aralarinda münasebe tleri siklastirman. dünyada mevcut olan bütün dinlerin mensuplari da ayni ölçüler içerisinde degerlendirilmelidir. Yehova Sahitlerinin Iç Yüzü. Brandon. s. 124-1 25.Diyalogda. sa. Ankara 1973. Millî Egitim ve Kültür Dergisi Ankara 1982.T. organize olarak ve resmî sayilabilecek bir politika ile bu isi yürütme ktedir.y . "Misyonerlik ve Hiristiyan Misyonerligin Dogusu".Hikmet Tanyu. Yusuf Uralgiray . Kirsehirlioglu.: 17. . Yakup Üstün. 444-46. bu "Diyalog" faaliyetlerinin faydali olmasi ist eniyorsa. . Türkiye'de de bu isi yürütecek bir "Dinlerarasi Iliskiler (Diyalog) ve Arastir ma Enstitüsü veya Merkezi" kurulmali ve bu isi çalisma alani olarak seçecek.: 1. Türkiye'yi Parçalamak için 100 Plan. 14. Ringgren -A. resmî bir politika çerçevesinde ve belirli bir kurumca yürütülmelidir. -Tanri Insan Sorunlar. Almanya 1974 (Misyonerlik Yayinlarindan). . nesr. 13.H. Yehova Sahitleri. Ankara 1973. . .Osman Cilaci. . Istan bul (t. sa.Muhibbiddîn el-Hatib. Mukaddes Kitap Kurslari Dernegi Yayimlari. dinlerin yasakladiklari fiiller karsisinda ortak har eket edebilme yollan aramalidir. . s.y. sadece temas kurulan dinlerin degil. M. . Zaman ve Sonsuz Olay. iyes Üni. "Ermeni Meselesi Üzerine Bir Arastirma". birkaç dilde konusup yazabilen elemanlar yetistiril melidir.Hüseyin Atay-AIi A.Histoire Üniverselle des Missions Catholiques. London 1970.55-67 .Türkiye ve hatta Müslüman ülkeler için. S. Religions of Mankind. Istanbul 1969.

Sekerci. Perbal. . Paris 19 56. Rome 1989. I. . .MaurIce Bormans. Halidi. Paris 19 83.Ali Isra Güngör. Britain 1953. Ö. HUMC.Concile Occumenique Vatican II. Çev. Isiltan. "Concile Vatikan II". Vatikan-Misyon ve Diyalog. "The Secretariat for Non-Christians is Ten 454 Years Old". P aris 1983. .Paul Peupard. Richard. 49. -Ahmet Riza. Konya 1991.Diyalog Çalismalari (Hiristiyan-Müslüman Diyaloguna Genel Bir Bakis) . "Twenty-Five Years of Dialogue". Ostrogorsky. . Müslümanlarla Hiristiyanlar Arasinda Diyaloga Yönelisler. .Günay Tümer. . Paton.G. Çev. Iflasi.L.VVilliam Paton. [548] B. Paris 1957. Christianity in the Eastern Conflicts.M. Istanbul 1985. Fitzgerald. Sayi : 15. 50. Sayi: 1. Paris 1967. Adnan Sinar-Sevket Serdar Türet. Vatikan Konsili. Çev.M. Istanbul 1988. Fransizca'dan . Fondation et Debuts de la Sacree Congrâgation de la Propagande".M.L. Dictionnaire des Religions (DR). Tercüm an 1001 Temel Eser. Istanbul. Akdamar. Ankara 1988. Bizans Devleti Tarihi. . . Ankara 1997. Ünal-A. Meh met Ümit. Istanbul 1987.Raymond Sugranyes de Franch. II/22. Ankara 1981. Yeni Dokümanlarin Isiginda Yehova Sahitleri. Fitzgerald. Bethmann. "Projects. "Les Missions chez mes Mongols aux XIIIg Siec-les".J. C . . "Dialogue Islamo-Chretien".Erich W.S. London 1937. "Raymond Lulle.ll. Islamochristiana. . Ses lde"es Missionnaires". Islâm Ülkelerinde Misyonerlik ve Emperyalizm. Dictionnaire des Religions (DR). Avrupa'daki Türkiye.Sir Charles -Eliot. Jesus-Christ and VVorld Religions. Kule Kitapla ri. F. Bati'nin Dogu Politikasinin Ahlaken Çev. HUMC.Mehmet Aydin. Islamochristiana. .. Bridge to Islam. Gr.W.A. . Ziyad Ebuzziya. Çev. . . Histoire Üniverselle des Mis-sions Catholiques (HUMC). .T.Jacque Jomier.Ö. Hiristiyan Genel Konsilleri ve ti. London 1938. . E. I. Türkiye'de Laiklik Ilkesi ve Yehova Sahitleri. Ferruh. Rome 1975.

Buddizm. aslinda bir Iran dinidir. New York 1976. Hiristiyanlik ve Islâm'dir. Bu dinlerden bazisi sadec e bir ada ahalisine ait olabilirken. Kuzey ve Orta Afrika'da yaygin ve dünyanin her tarafinda mensuplari b ulunan bir dindir. Kore. Caynizm. ibadet-âyin sistemi. ticarî. Kamboçya. çikis yeri olan Hindistan'da (çok az sayida). Mecusîligin kalintisidir. Asya ülkelerinde. cereyanlar da vardir. Hindistan içerisinde. dünya nüfusunun yarisini olusturmaktadir. tarikatimsi. sun'i. Religious Diversity. Anadolu'da. kutuplarda bulunmaktadir. Rome 1975. Avustralya'da yaygin ve dünyanin diger yerlerinde de mensuplari bulunan bir dindir. INANÇLA ILGILI BAZI NOKTALARDA. Latince'den Türkçe'ye Çev. din görüntüsü altinda siyasî. "Chretiens et Musulmans en Indonesie : Les Vois de la Tolerance" . bir "d eplasman" dinidir. Sihizm. KISA BIR KARSILAST IRMA Günümüzde dünyada çesitli dinlerin yasamakta oldugunu görmekteyiz. tak lit. Ga. Üç büyük evrensel din. Hindi Çinî'de (Laos. bazisi da birçok milletin dinidir. bazisi bir milletin. Asy a ülkelerinde. kuts al metin. Günümüzde bu sayilanlara ilâveten ayrica "din"lestirilmis. Avustralya'da . Bal-kanlar'da.François Raillon. Günümüzde yasayan millî dinler. Hiristiyanlik. Taoizm. Smith. Tibet. Islâm. dinin adi. Succi. Konfüçyüsçülük. Sayi: 15. VVilfred C. Maori. [549] IX. Bunlari konu disinda tutulmustur. Pigme dinleri gibi. [550] . Ilkel kabîleler. Hinduizm. mezhepleri. Budd izm. dinleri bir bir ele alip uzun boylu anlatma yerine günümüzdeki dinlerde yer alan inanç sistemi (amentü-kredo). türedi. John B.BÖLÜM KARSILASTIRMALAR A. Yüzyilimizda hâlâ ilkel kabileler bulunmaktadir ve bunlar dünya nüfusunun % 5'ini olusturm aktadir. Ja ponya. ahiret. Amerika'da. Güney ve Orta Afrika'da. "The Invoivement of the VVorld Concil of Churc-hes in Internatio nal and Regional Christian-Muslim Dialogue". Bunun yaninda.GÜNÜMÜZDE YASAYAN DINLER ARASINDA. Ilkel Kabîle Dinleri çikaril a. Istanbul 1984. Islamochristiana. Vietnam) ve Hint adalarinda nüfus yogunluguna sahip tir. Dinka. kurucu-peygamber. Taylor. Sintoizm liktir. kültürel gayelerle yürütü r. Çin. önce evrensel iken sonra Babil sürgününü müteakiben millîlestirilmistir indistan'daki Parsîlik. Asrimizda da evrenselligini sürdüren üs büyük din. Padre Vinconzo R. iktisadî. Yahudi dini. Ainu. Sayi: I. Tanri'nin Ailesi {Lumen Gentium). aktüel degeri gibi hususlar üzeri nde durulmustur. Okyanus adalarinda. tanri kavrami. Avrupa'da. mez-hebimsi. geriye kalan miktar millî dinlere mensup olanlarin sayisidir. O. Ilkel Kabile Dinleri adlarini kab ile adlarindan almaktadir: Nuer. islamochristiana.

"Islâm" tarzi Kur'ân'la baslamistir. S istemini uygulayacak bir idareci arayarak bütün Çin'i dolasti. Yüzyil içinde ilkin Antakya'da kullanilmistir. Yahudilik. Millî dinlerden Konfüçyüsçülük'e bu ad. Hinduizm ve Sintoizm Için de durum aynidir. Hinduizm. Hindular.Ö. . "tao" deyiminden kaynaklanir. Hz. dogrudan dogruya dinin kuts al kitabindan gelen bir addir. Babasini 3 yasinda kaybedince yetim büyüdü. Ona "Büyük Mürsid" denilirdi. Kelime. Batililar tarafindan verilmistir. yol nizam. o kabîlenin adina göre adland irilir. Buddizm de batililarca kullanilan bir addir. Islâm. teslim olmak .a. Ögrencileri. Tarihî gelismesi içinde ikiye ayrilan devletin güneydeki bölümüne de bu ad verilmistir (Ayr ica Israil ve Ibranî kelimeleri de ayni gaye için kullanilir). Ömrünün son 5 yilini eski Çin asiklerine hasretti. onun ve öncekilerin telkin ve talimlerini birlestir di. her hangi bir kimse veya grup tarafindan degil. Kelime. bu adi. Kelime. Ilkel kabîle dinleri. Kung Fu-tzu'dur (M. Konfüçyü nlere "Ju-çiya" (edipler) derler. I. ibadet diye yapilan seyleri. Hiristiyan kelimesi. edebiyat ve hikmet ögretiyordu. Sintoizm. Iranliligi ifade eden Fars (Pers) kelimesinden kaynaklanmistir.Din Kurucusu/Peygamber Burada dinlerin kurucusu veya peygamberleri konu edilecektir. Caynizm. bir hükümdarin.Din Adlari Önce dinlerin adlarindan baslayalim. [551] b. Budda'dan kalan ahlâkî-manevî pre nsipleri. 551-479). Parsîlik. Taoizm. Mesîh kelimesinden kaynaklanmis olup "Mesih'e bagli" anlamina gelmektedir. reformcusu Mahavira'ya verilen "cina" (Muzaffer) lakabindan gele n "cayn. Ilkel Kabîle Dinleri nde bir kurucu söz konusu degildir. Çin' tinde dünyaya geldi. Japonlarin Buddizm ile karsilastiklarinda daha önceki inançlarini ifade et mek üzere kullanilmistir. yoksulluk çekti. ebedî din) derler. bi r devletin tutmasi gereken yol. Bununla b eraber büyük bir sevkle tahsilini tamamladi ve bir muallim oldu. Sosyal düzen ve idare ile ilgili çalismalar yapti. O ögrencilerine tarih . Sihizm ve Sin Dinî Hareketi ise "Sakirtler" anlamina gelmektedir. Çinliler. Bu dine bagli olanlara Antakya'da Hiristiyan denilmistir. Asya'da bu din için "Budd a Sâsana" (Budda disiplini) adini kullanirlar. Tao. cayna" kelimelerinden almistir. Kelime Yunan-ca'da "yaglanmis" anla mina gelen ve Ibranî Dili'nde "Masiah" tarzinda yazilan Hiristos. Yakup'un 12 oglundan olan Yehuda'ya mensubiyetten bu adi almistir. Kelimenin geldigi kök Islâm'dan önce Arap toplumunda ku llanilmis olmakla beraber. Buddistler. meditasyonu (tefekkür-mürakabe) ve sosyal ili skileri ifade eder. Batililarca verilmis bir addir. bir ferdin. itaat-inkiyat anlamlarina gelmektedir. Çince "Shen-tao"dan (tanrilarin yolu) gelmektedir. boyun egmek. dinlerine "Sana-tana dharma" (ezelî. gök nizami'nin insan davranisina verdigi örnektir. Konfüçyüsçülügün kurucusu.

Islâm. Yahudileri Misir'daki esaretten kurtarmis ve Sina daginda vahiy almistir . O.Ö. Yüzyil). fakat Hz. Isa. gerçegi. insan suretinde dünyaya gelip insanlara bir örnek önder (Rama. Hinduizm ile Islâm Dini'ni birlestirmek istemistir. Yüzyilda yasamis olmasi ihtimali daha kuvve tlidir. XIII. Yetim büyüdü. 563-M. Mekke'de dogdu. Isa'nin Milad diye bilinen tarihten 6 veya 10 sene önce dogdugu kabul edilmekt edir. "Budda" (aydinlanmis. MS. Muhammed'i kabul etmemektedi r. M. Konfüçyüsçülük gibi d . bu konuda Hiristiyanlarin "kredo". Caynizmin kurucusu olan Parsva da (M. Zerdüst'ün ne zaman yasadigi kesin olarak bilinmemektedir. Muhammed. 571?) büyük bir Çin hakîmi idi. Zerdüst. Musa'dir. Zerdüst'ü unutmus degildir. M.Ö. Yahudilik ikisini de kabul etmemektedir. Onlar."Lao-tzu" (ihtiyar bilgin anlaminda) diye lakaplandirilan Li Poh-Yang da {Dogumu M.571 yilinda. 29 yasinda. Müslümanlarin "âmentu" deyimlerini kullandiklari belirtilmelidir. Alti sene çile h ayati sürdürdü. gerçegi ariyordu. ayrica diger din lerin önemli sahsiyetlerini Visnu'nun bir "avata-ra"si (hulul) olarak görürler. Lao-tzu. Konfüçyüs. Bu konudaki hatanin Ortaçagda yasamis bir Hiristiyan kesisin düzenledigi takvi mden kaynaklandigi bilinmektedir. Yüzyillar arasindaki bir zaman diliminde yasadigi düsünülmektedir. Emekl iye ayrildigindan ondan bir kitap yazmasi istendi. ona Mo se (Sudan çekilmis anlaminda) demektedir. hem Hz. Kirk yasinda ona vahiy gelmeye basladi. Bununla beraber M. Yahudilere. karisini ve saray hayatini terketti. bir Temmuz gec esi dolunayinda zihni aydinlandi. Altmisüç yasind a vafat etti. Musa'yi kabul etmekte. rehber) olarak kabul edilmekte dir (1469-1538). Buddizm'in kurucusu. Zerdüst. reformcusu olan "Mahavira" (Büyük kahraman) lakapli Vardhamana da (diger lâkabi Cina: muzaffer anlaminda) aristokrat zümreden. fakat Yahudiler kabul etmemis ve böylece çarmih olayi vuk ubulmustur.Ö.6'inci Yüzyilda yasamis olmasi kuvvetli bir ihtimal dahil indedir. Hinduizm. 600 veya M. "Tao te-king"i (Tao fazilet k itabi) yazdi. orta yolu ve hayattaki izdiraplari gide rmenin yolunu buldu ve ömrünün geri kalan kismini bunlari ögretmekle geçirdi. Bir müslüman ailenin yaninda yetismis olan Nanak.[552] c. Yahudiler. uyanmis) diye la-kaplandiriian Siddha ttha Gotama'dir (M. Mesîh oldugunu açiklamis. Otuzbes ya sinda Neranjara nehri kiyisinda bagdas kurup tefekküre dalmis iken.Ö. Iki hayat tarzi da onu tatmin etmemisti. 599-527) çi lesi 13 sene sürdü.Ö. Sintoizm. Iran'dan Hindistan'a gelmis ve bölgeden etkilenmis olmasina ragmen. Hz. Nanak. oglunu. tek tanrili bir inancin Iran'daki en kuvvetli temsilcisidir. Sihizm'in kurucusu ve ilk "guru" su (mürsit. Musa'yi ve hem de Hz. VIII. 483).Ö. Budda. O da sarayini. Hi-malaya eteklerinde Sakya kabilesinin hükümdarinin oglu olarak simdiki Nepal'de Lumbini korulugunda dogdu. Hint Kast yapisinda Ksatriya sinifindan idi. çoluk çocugunu terketmisti. Budda.Dinlerin Inanç Sistemleri Dinlerin inanç sistemlerine gelince. KrIsna) gibi kabul edilmistir. 6 yasind a annesini kaybetti. Sarayda yasadi. Hir istiyanlik ise Hz. Parsîlik. Ilâhî kaynakli dinlerden Yahudiligin en büyük Peygamberi Hz. Tora (Tevrat) ve On Emri. Mahavira gibi din kuruculari da birer Peygamber olarak degerlendirilebilir. Hinduizmde Vi snu. Isa'yi Peygamber olarak kabul etmektedir. XVI-XIII. Dogumundan önce babasini. Lao-tzu. Onlara göre bu bir çesit peygamber anlayisidir.Ö. Mahavira'nin (M. Hz.Ö.Ö. o getirmistir. 7'nci veya M. sarayda arsiv memuru idi.Ö.

Baba'nin saginda oturmus olduguna.ve O'nun biricik oglu Rab Isa'ya. 6. doktrin. Hiristiyanlarin IV.Allah.Kutsal Kilise'ye.Ben. emirlerini yerine getirenleri mükafatlandirir. 7. 13. 9.Elimizde olan Tora. 7. 3.Yalniz Allah'a dua etmeliyiz.Ruhum ölümsüzdür ve Allah.Allah'in baslangici yoktur ve nihayeti olmayacaktir. 2. cemaatidir. Mesih'i (Mesiah) gönderecektir ve geciktigi halde yine beklerim. bütün Peygamberlerin en büyügüdür.Bakire Meryem ve Kutsal Ruh'tan dogmus olduguna. 9.Allah. 6. 2. insanlarin bütün hareket ve düsüncelerini bilir.Allah birdir ve ondan baska tanri yoktur.Peygamberlerin bütün sözleri dogrudur. ilâhî bir dindir ve degistirilemez. Yüzyila ait. 8. Yahudilerin âmentüsü olmustur (daha ön ce yoktu). var olan' her seyi yaratti ve onlara O hükmeder. 8. diledigi zaman ölüleri hayata kavusturacaktir.Allah'in bedeni yoktur ve hiçbir sekilde tasvir edilemez. Bu cümledeki "D hamma". 10. 12. Kudretli Baba'ya.Göklere yükselmis olduguna. Buddizm'de bu konuda "tri-ratna" (üç cevher) vardir: "Budda'ya sigindim Dhammaya sigindim.Musa.Allah. üç bölümlü ve oniki maddeli Havariler Kredosu söyledir: " 1. 5. getirmeyenleri cezalandi rir. Maimoni-des: 1133-1204) düzenledi gi 13 maddelik inanç sistemi XIII. 10. Allah tarafindan Musa'ya verildiginin aynidir ve degistir ilmemistir.ve Kutsal Ruh'a.Dinimiz.nlerde bir âmentü-kredo söz konusu degildir. . 4. Tanri'ya. Yüzyildan bu yana. Sangha'ya yigindim". 11.Pilatus zamaninda Çarmih'a gerilmis ve gömülmüs olduguna.Allah. Yahudi Dini'nde Mose ben Meymun'un (Ibni Meymun. "Sangha" \s%bekâr rahipler toplulugu.Üçüncü gün ölüler arasindan dirilmis olduguna. 11. 5. 3. 1. Bu âmentü söyledir: "Tam bir imanla inanirim ki. 4.Günahlarin bagislanacagina.Oradan ölüleri ve dirileri yargilamak üzere inecegine.

Nirvana'da (Nib-bana) ferdî davranisi. tamami hadislerde arka arkaya sirala nmaktadir. Onlar. tabiatta bi r çok seyleri tanrilastirmalardi. Yüce Ruh inanci vardir. Onlara göre imparator on un neslinden gelmisti. ateist dinler olarak nitelendirilir. Yahudile rdeki Cumartesi günü hiçbir sey yapmamak. Elohi m kelimeleriyle adlandirilir. monizm yaninda monoteizm de vardir. Vis nu ve Siva'dan olusan teslisde (üçleme) Brahma yaratici. peygamberlere.12. uluhiyeti ifade sadedinde. Sekiz milyon.Ölülerin dirilecegine inanirim. Basi sonu yok+u. Yahve i fe güresmis ve O'nu yenmis.Dinlerde Tanri Dinlerde Tanri kavramina girmeden önce belirtilmelidir ki bazi dinlerde farkli isim lerle. yorulmus. Yahve yalniz Israil'in R abbidir ve Yahudilerle Mose (Hz. büyü. Iran'a monoteist. animist inançlar. Isa ve üçüncüsü de Kutsal Ruh'la ilgilidir. Mecusilik'teki ates kültünü devam ettirmekte ve bu inanisin nefsinde b ir monoteizm sürdürmektedir. sekizyüz bin rakamlariyla ifade edil en tanrilari vardi. animist bir inanis sekli uzun devreler devam etmisti. Ancak bu ateizm. âlemin anasi idi. ikincisi Hz. en eski monoteist dinlerdendir. Islâm'da imanin alti esasinin besi Kur'an'da. yedinci gün (Cumartesi. Tanri'nin basi ve sonu yoktur. Bu maddeler üç gruba ayrilabilir. Brahma. Konfüçyüsçülük'ten de önce Çin'de uzun devrelerde Yüce Tanri "Sang-ti" diye adlandirilmisti. Çin'deki "Tao" deyimini. Bütün bunlarla beraber en önemli Hint Kutsal Kitabi Vedalari n Rigveda bölümünde söyle bir cümle vardir: "Tanri tektir. Hiçbir seye muhtaç degildi. Tanri. Ayric a Hâ-sem ve Rab anlaminda "Adonay" kelimeleri kullanilir. bu sebeple Yakub'a "Israil" (Yahve'yi yenen) denilmisti . Her sey ondan gelmisti. Yahve. Onun adi bos yere agza alinmaz (On Emre göre). yaraticidir. "Allah" ve "Rama" olarak adlandirilir. yokedici güçtür. sahsî kurtulusu. amaninda ise "Tien" kelimesi kullanilmakta idi. Yüce Tanri. kasi tli kisi seçimini ön plana alma seklindedir. Hinduizm'de politeizm. Tanri' yi inkâr anlaminda degil. Ahiret Gününe ve Kadere inanirim. Musa) vasitasiyla ahitlesmistir. Bu dinde Tanri. sebt: "Sabat") dinlenmistir. meleklere. Imam-i A'zam Nu'man b Sâbit'in (80-150) "el-Fikhu'lEkber" (En Büyük Bilgi) baslikli eserinden yayginlasmistir: Allah'a. Bu gruplardan ilki Tanri. Aslinda çok anlamlari bulunan "Tao". fakat hakîmier onu degisik sekill erde nitelendiriyorlar". O. Dolayisiyla bütün Hiristiya redolari teslisin (üçleme) üç maddesi etrafindan kümelenmektedir. Sihizm'de monoteizm esastir. Buddizm ve Caynizm. Bildigimiz "Amentü". kitaplara. Japonya'da politeist. alti günde bu i si yapmis. farkli sekillerde nitelendirilse de bütün dinlerde bir yüce Tanri inanisi bulun dugu arastirmalar sonucu belirlenmistir. Yahve (Yehova). Zerdüst Dini'nin ve Mecusîligin bakiyesidir. Yakup. [553] d. Visnu. Âlemi yaratirken. Zerdüst. tevhitçi bir inanis getirmisti. koruyucu. kültün basi idi. kendine mahsus bir anla tim tarzi içine çekmisti. Simdi Parsîlik. panteizm. ediliyordu. Taoizm. Imparatorlari da tanri kabul . Yahudilik. bu hükme baglanmaktadir. B ununla beraber en büyük tanri "Amate-rasu" (Günes Tanriçasi) idi. Tanr i ve ruh gibi varliklar "karni" kelimesiyle ifade ediliyordu. Bu dinde Yüce Tanri "Ahura Mazdah" diye adlandirilmaktadir . Ilkel kabîle dinlerinde totemist. atalar kültü yaninda bir de Yüce Va lik. Parsîlik. tek Ra b'dir. yapici. Si va ise yikici.

Peygamber. Sihizm'in kutsal kitabi "Adi-Grant"tir. dünyanin en uzun destanid ir. Ancak bazi dinlerde bu yüce varligin nitelikleri farklilastirilmis. o. daha genis bir karsilastirmayi gerektirir. [554] e. yani vahye-ilhama dayananlar. Ogul ve ri ayri sahislara der.Sutta-Pitaka. O'nu n sadece kulu ve elçisidir. 2. 3. Yüzyilda Seylan'da ya ziya geçirilmistir. M. Up anisadlar ve Aranyakalar takip eder. üçlemeye (teslis) gitmis bir dindir. kurtarir. Ferit ve Kabir'in siirleri ile ilâhîler de yer almaktadir. Ancak. Vedalar'dir. Isa Mesîh'de özde monoteist olmakla beraber. Hinduizm'de çok sayida ve hacimli. yaratir. Metin içinde sadece Nanak'in degil. belirli bir yazan yoktur. Görüldügü gibi.Vinaya-Pitaka). ebedîdir. Hiristiyanlik da. Kutsal Ruh da takdis e hem ilâhî hem de beserî. Bu üçü ayni cevherdendir. kutsal metin.Yesna. en açik-seçi k ve sade bünyeye kavusmus. ayni gruptaki Brahmanalar. "Avesta"dir. Parsîligin kutsal kitabi.Smriti. "Agama" veya "SIddhanta" diye adlandirilmaktadir. O'nun da. insanlarin.Dinlerde Kutsal Kitap/Metin Dinlerde kutsal kitap. Bu destan. 2. Ma habharata Destani ve onun bir bölümü olan Gita'dir. Varligi kendi sindendir. Purana-lar ve Manu Kanunnamesi takip eder. dili Sanskritçe olan kutsal metinler vardir.r. yani destânî olanlar. On bir bölümden olusmaktadir. ezelîdir. 1. Hinduizmin metinleri gibi bunlar da asirlarca sifahî olarak nakl edilmistir. su veya bu ifadenin i de. Ogul. me. bütün dinlerde bir yüce Varlik inanci. Onu. Vedalari. Ilk grubun en önemli metinleri. peygamberinin de resim ve heykeli yapilmaz. . Allah'la Peygamberin. Bunlarin "risi" denilen hakîm kimselere vahyolun-duguna inanilir. burada kisaca temas edilecektir. Ilkel kabîlelerde yazi olmadigindan bir kutsal metin de söz konusu degildir. Atharva-veda ve Sâma-veda diye adlandirilan bu metinlerin kime ait ol dugu bilinmez. Üçle Kutsal Ruh'dan olusur. yaratiklarin arasind aki çizgi belirginlesmistir. bazen bir panteon. bu karsilastirmaya. su veya bu adla. birdir.Abhid-hamma-Pitaka. Bu metinler. Ikinci gruptaki destânî metinlerin en önemlisi. Islâm'da Allah vardir. vardir. Buddizm'in kutsal metinleri PalI dilinde yazilmis Ti-pItaka'dir (Üç sepet). Baba. Bunl ar genelde ikiye ayrilir: 1.Ö. Budda'dan çok sonra. Islâm'da tevhid. Mahavira'dan çok sonra yaziya geçirilmistir. iki tabiat vardir. Üç bölümdür: 1. Üç bölüme ayrili r. Yajur-veda. hiçbir seye benzemez. I. Bununla beraber üçü de ay sahiptir. Ramayanalar. bazen de teslisin içine oturtulmustur. O. Caynizm'in kutsal metinleri. Bununla beraber Rig-veda.Sruti. Baba.

Luka ve Yu-hanna). Yahudiler'e uyarak. 4. 66-75. O da. Bunlar.Yest. 5. Bu inc illerin arasinda da hayli farkli ifadeler vardir. ikinci bölüm "Yeni Ahid"dir. Bu metinler. Sifahî gelenek oian ve Hz. bu konuda. Döndüncüsü. Sintoizm'de bildigimiz anlamda olmasa öa. Bunlarin ilk üçüne"Sinoptik Inc iller" (birbirine benzeyen) denilir. bazil ari ona.2.Neviim. 86. sahîh olmayan. kitaplar demektir. 3. Peygamberler. Matta'nin.Büyük Bilgi'dir. Eski Ahid ise 39 kitapta n olusur. 80-90. Konfüçyüsçülügün kutsal metinleri. 1.Ketuvim. Zerdüst'e nisbet edilen "Gatha'lar". kanonik sayilmayan ) metinler konusunda Hiristiyan mezhepleri arasinda ihtilaf vardir. Yeni Ahid'd e Inciller (Markos. bunlardan ilki içindedir. Yahudiligin kutsal kitabi "Tanah"dir. kutsal kitap olar ak saygi görmektedir. Konfüçyüs'den sonra talebeleri tarafindan toplanmis. 3. bes kitap ve dört klasiktir. anlasilmasi güç.Ayin kitabi.Tora. 1. Katolik ve Ortadokslar'dan farkli görüse sahiptirler .Mensiyus'den Seçmeler. Isa'ya nisbet edilebilecegine. Yüzlerce metin arasindan birbiriyle alâkal i dört tanesi seçilmis ve Kilise onlari muteber saymistir. Bu metinler. 3. I nciller'de onun çarmih olayinin da anlatilmasi misal olarak verilebilir (Tora'da H . Musa'ya vahyedildigi kabul edilen diger kutsal kitap Talmud'tur. Dörf klasik ise. Hiristiyanlarin tasnifine göre Yeni Ahid 27. Eski Ahid'de bir kisim apokrif (sahte. Musa) Yahve tarafindan vahyedilmistir.Videvdat. Tora. Protestanlar.Siir kitabi. Inciller Hz.Tarih kitabi. Yahudilerle ilgili bu kutsal kitabi kendi Kitab-i Mukaddeslerinin (Bible) ilk bölümüne alip ona "Eski Ahid" derler. bazilari daha öncekilere ait bilgileri ihtiva eden metinlerdir. Luka'nin. "Tao te-king" dir (Tao'nun fazilet kitabi).Degisiklikler kitabi. Markos 'un. Isa'dan sonra yazilmistir. Taoizm'in kutsal metni. Bes kitap. 2. bütün Japonya'nin imparatorluk ha nedaninin belirli tarihlere kadar tarihçesini ihtiva eder. "Kojiki" ve "Nihongi" (açiklamalari Engisi ki) kutsal vekayinâmeler olarak saygi görür. 4. Bu metinlerin ne dereceye kadar Hz. Üç bölümdür: 1.Orta Yol Doktrini. Ketuvim. Hiristiyanlar. mistik bir metindir. Yuhanna ise tasavvufî bir metindir. Içinde "On Emir" iki yerde geçer. Matta. Tora bes kitaptan olusur ("esfâr-i hamse": Pentatök). 2. Yuhanna'nin.Konfüçyüs'den Seçmeler. Hz. Sina'da Mose 'ye (Hz.Ilkbahar ve Sonbahar vekayinâmesi'dir. Bazen birisinde bulunan ötekinde bulunmaz. Ne vIim. Resullerin Isleri ve Va hiy yer alir. 2. 100-200 yillarinda yazildigi tahmin ed ilmektedir. Isa'dan sonra yazilmis metinlerdir. 3. 21 Mektup.

ebedîlik için. Upanisadla r devresinde (M. bir yerde dinlerin en önemli mesajlarini olusturur. Peygamber. Ancak bu durumlar sürekli degildi.Dinlerde Âhiret Anlayisi Yine bir karsilastirma konusu dinlerin âhiret Inançlaridir. Sihizm ne kadar monoteis t bir karaktere bürünmüsse de tenasuhtan kopamamistir. Buddizm'de cennet-cehennem inançla ri vardir. Musa'nin ölümünün de yer aldigi gibi). yüzyillar arasi) bu inanç degisti ve tenasuha inanilmaya basla ndi. Parsîligin dayandigi Zerdüstî inanca göre. Âlem için bir sona inanmazlar. Ruh. Sonraki hayat. ruh göçü inanc dir. Bi r ruh. ye iden diriltilmis olacaktir. ölüyü bekleyen. Bu sebeple çok sayida nüshalar. Kur'ân. Buddizm'de ruh kavrami yoksa da tenasüh vardir. zaman olur bir cehennemde (naraka) azap çeker. Öit kalpa. . Bütün bunlara ragmen bir üst siniftan Hindu'nun cenaze töreninde ölüye ve at alarina sunulan hediyeler. Günümüzde yasayan dinleri utsal kitaplarinin hiçbiri. Nirvana'ya ulasmaktir. bu da dinlere intikal etmistir. âlem in devami devresi. Hinduizm'de insan Brahma'ya. Muhammed'e 20-23 sene içinde âyet âyet sûre sûre nazil olmustur. bir beden-zihin bir ligi içinde düsünülür. Insan için son. Kur'ân'in böyle zaaf nok talari bulunmamasi Islâm Dini'nde de kendini belli etmistir.z. Insan ve âlemin sonu. yüzbinlerce yil sürebilir. ya dünyevî zeminde veya cennet-cehennemde yeniden dogmaya mahkumdu. Ebubekir zamaninda bir araya getirilmis. Ç at Köprüsü'nü geçme imtihani vardir. [555] f. Tanri kavraminda oldugu gibi. altinda erimis madenler bulunan. kendisinden Kur'ân'dan baska bir sey yazilmamasini emretmistir. Ruhlar. yine bu konunun ayri bir anlatimi bulunmaktadir. Buddizmde insan. Sonunda kötülük yokedile cek ve günahlarindan arinmis olan günahkârlar da dahil bütün geri kalanlar. zaman olur bir cennette saad eti yasayabilirdi. ölülerin dirilisi. Bununla beraber yine de bir "Pudgala vadin" kavrami olusmustur ki bu da asagi yukari ruhun yerine kullanilan bir deyimdir. Hinduizm'i n eski sekli olan Vedizm'de. Ilkel Kabîle Dinlerinde bu konuda fazla bir seyle karsilasmiyoruz. Bunlara "kalpa" derler. Caynizm'de de tenasül? ve kurtulus vardir. ölen kimsenin ya ateste yakilmak suretiyle temizlenip Ates Tanrisi Agni tarafindan göklerdeki kutsal varl iklarin arasina gönderildigi veya toprak dünyasinda kaldigina inanilirdi. kendine ait sözlerle karistirtm amis. Islâm'in kutsal kitabi Kur'ân-i Kerîm'dir. Hz. onlari yatistirmak gayesini. 8-4. gelen vahiyleri. Kalpa'larin sonu yo ktur. "Allah'a ve ahirete ina nma"yi sik sik bir arada zikreder. He r Kalpa'nin Bud-dasi sonunda da cenneti ve cehennemi vardir. bu nüshalar arasinda tutmazliklar. b u Vedik inançlarin hâlâ yasadigini gösterir. eger bu köprüyü geçebilirse. Meselâ Kur'ân. Buddizm'de "nirvana"ya (nibba-na) ulasinca tenasu htan kurtulur. ihtila flar. Günümüze tek nüsha olarak intikal etmistir. Osman zamani nda ise çogaltilmistir. Bhakti kültünde cennet. . Hz. Tanri'nin Ikâmetgâhi ve bir hürriyet yeri olara k kabul edildi. Böylece Kur'ân. âyet ve sûrel eri vahiy kâtiplerine hem yazdirtmis hem ezberletmis hem de yazilanlari kontrol et mistir. Kalpalarin sonu da gelmez. karisiklik devresi. peygamberi veya din kurucusunun zamaninda ya zilmamistir. Hint dinlerinde âlem kadîm olarak kabul edilir. O. bir "karma" tüzahürü olarak görülüyordu. muh akemesi ve kötülerin erimis madenlere atilmasiyla sona erecektir. onlardan korkuldugunu. âlemin teskili devresi. Veda ilâhîlerinde de görülecegi gibi. ameline göre iyi veya uca ulasir. Onlarda ölüm ötesinde tenasüh. Ancak orada devamli kalinacagina inanmazlar.Ö. Hz. Alemde Ohrmazd (Hürmüz) ve Ehrimen arasindaki mücadele. çeliskiler ortaya çikmis. Dört devr e vardir: Âlemin sona ermesi devresi. Kur'ân hariç. Onlarin kozmolojik inançla rina göre uzun zaman dilimlen ve devreleri vardir.

Bu. Ölenler. çöller cennetlesecek. ceza-mükâfat göreceklerdir. Pazar.Konfüçyüsçülügün bir eskatolojisi yoktur. Ölmüs kimselerin ne Yahve ile. Mesîh'in hakimiyeti dünyanin 6 bininci yilinda sona erecektir. kiyamete yakin geri dönecektir. M. Yüzyil da esir olarak 50 yil bulunmuslardir. Iran'da. istek ve arzularinin çikarilisi. Onlara göre. Öldükten sonra bir muhakeme olduguna dair eldeki kaynaklarda ki îmalar kapalidir. kiyamet ve yeniden dirilis inancina rastlanmazken. ö âleminde. Zerdüstîler'de ahiret inanci kuvvetlidir. hep bu beklenti ile geçti. bereket avdet edeceft. Bu eskatoloji. bir gölge gibi varligini sürdürecektir. Bir hüküm günü. on un gelisiyle son bulacak. yüzyila aittir. Japonlarin da eskatolojileri yoktur. Kudüs'ü kusatacak. Yahudiler. sayisiz tenasuhlar geçirir. Mesîh. Onla ir tarafsizlikla o kimsenin akibeti konusunda karar verirler. Ye'cüc ve Me'cüc'ü Yahve imha edecektir. Ilk yüzyillar. peygamberlerin va'dettikleri yeni kalplerin takilmasi gibi olaylar takip edecektir. Buddist ve Taoist m itolojiye göre ruh. Ma itreya. Âlemin sonu yakindir. Bütün ahiret hallerinin gerçeklesmesi Isa Mesîh'in ikinci gelisine baglanmisti. ortaya çikmis ve M. bu inanci.Ö. kutsal metin yetersizliginden kaynaklanmaktadir. Bu devre iyilerin dirilmesinden itibaren baslayacak. münferi t kaderden daha çok. mezarda ve ölüler âleminde (Seol) geçecektir. vahsi hayvanlar evcillesecektir. bu devr ede Mesîh hükmedecekti. dünyada bu isleri kabul etmek tarzinda i di. O. Kral David (Hz. bu karara göre. bulutlarin arasinda n simsek çakar gibi ansizin geliverecekti. Tevrat'ta bulunmadigi için. özellikle zaman k ategorileri gibi inançlar Taoizm'e geçmistir. Yahudilige ve onlarin kutsal kitabina yeniden dirilme inancinin Iran'dan geçtigini. Tevrat'i bütün milletlere ögretecektir. harpler. Davud) soyundan gelecek ve yeryüzünü kaplamis dinsizlik. Mesîh. ahiret hayatini baslatacagina inanil iyordu. Yahudilik't e yeniden dirilme ve ölülerin muhakeme edilmesi inanci M. Kalan sey. zelzeleler. haya l kirikligi dogurdu. Metin tarihlerindeki ihtilâf bu konuda kesin bir sey söylemeyi mümkün kilmamaktadir. kiyametin baslangici olacaktir. kitliklar akabinde gökten. Bu k onudaki belirsizlik. Bu ilâhî devlet. kederli varliklardan Ibaretti.Ö.S. (Milenyum: bi . Onun gelmesiyle bir devre geçecek.Ö. Eski Vahudi mezhebi olan Saddukîler. öldükten sonra dirilen ve göge yükselen Isa Mesî . Hiristiyanlar. ölülerden seçilmis 10 hâkimden olusan bir mahkeme önüne getirilir. bin yillik bir kurtulus devresini baslatacagi na. Mesîh'in gelisini insanl arin kalplerinden kötülük. böylece bütün canlilarin kurtulacagi bir hayat devresi yasanilacagina inanilir. Böylece nirvanaya (nibbana) ulasincaya kadar ruh. Ahire-tin yakin oldugu inanci bir zühd hayati dogurmustu. ölülerin rilmesi de Yahudilerin mutlaka inanmasi gerekli hususlar arasinda sayilmaktadir. Maymonides'in hazirladigi 13 maddeli inanç esaslarinda (dünyanin sonunda umûmî muhakeme) ceza-mükafat. cümlesine dayanarak ileri sürmektedirler. Bununla beraber haftanin ilk günü. Bin yillik bir devred en sonra insanlar diriltilecek. bitimin de de kötüler yeniden dirilecek ve genel muhakeme bunu takip edecekti. cennet veya cehennemlerden birinde bir müddet kali r. Tusita Cenneti'nden inecektir. Onlar öldükten sonra kisinin ruhunun yasadigina inanirlardi. Buddizm'in gelisiyle Çin'deki gibi inançlar ortaya çikti. Ken'anîler'de hayata dönüs inançla ri bulunmaktadir. ne de dige r insanlarla bir münasebeti vardir. ahlâksizlik. Kaynaklar. Yahudi gelecegine göre ölüm hayatin sonu idi. 6. Daniel Kitabi ise M. Yahudi dinî ve siyasî inançlarinin en önemlisi Mesîh inanci oldu. Ancak havarilerden itibaren bu beklenti bir türlü gerçeklesmedi. Daniel Kitab i'nin 12:2. Filistin'de ilâhî mesih devleti kurulacaktir. Israil'in kurtulusu ve Yahudi olmayanlarin cezalandirilmasini konu edinen Apokaliptik (gelecekten haber veren) literatüre bagliydi ve gelisi. kabul etmediler. bütün dünyaya. O. Bud-dizm'in Çin'e girmesi sonucu bu dindeki tenasüh. Yah udi olsun-olmasin herkese hükmedecektir. 2. Ilâhî hâkimiyet. beklenen Mesîh'in Isa olduguna inandiklarindan dolayi eskatolojiler ini buna göre belirlemislerdir. bereketsizlik. mev cut dünya düzenine son verecek Mesih fikrini içine almaktaydi. Bu konuda Buddist ve Taoist telkinat söyl edir: Ölür ölmez ruh. Mabed'i yeniden kuracak. yüzyilin sonlarinda. Digerlerinin bu konudaki inançlari ise ayri bir âlemde degil. Eski Misirlilar'da. bazi çevrelerde. mesih. ansizin gerçekle siverecektir. hasir günü olarak kabul ed ildi. "Seol" denilen yerde. Çin B uddizm'inde Budda'dan 3000 yil sonra Buddizm'in çökecegine. insanlar düzele cek. bu sirada Maitreya (Mi L o Fo) denilen kurtaricinin gelerek. Isa'nin bir pazar günü dünyaya geri dönecegi. 70'ierde artik yerlesmistir. 2. Ölümden sonra hayat.

Hiristiyan inanisina göre ölen kimse ilk muhakemesi sonunda A'rafda kalacak. Isa'nin baskanliginda büyük genel muhakeme kurulacak ve sonund a iyiler cennete. A'raf'da beserî günahlarini itiraf e tmemis olmaktan suçlu bulunmayan ölü ruhlari.Dinler Arasinda Islâm ve Farklari Dinlerin adlari. bir bedenle sorumluluk altina girmistir. "Kirâmen Kâtibîn". Cehennem' de ates azabi (soguk olani da vardir) ve en kötüsü Cen nefte ki I eri görüp "keske toprak olsaydik da. bazilarinin da solundan veril ecektir. yazici melekler denir). Cennet. Herkes ameline göre yerlestirili r. En sonunda Yüce Allah. günahi kadar Cehennem'de kalir. mahser. "mülk kimin" diye soracak ve yine bu sorunun cev abini kendi verecektir. Burada beden-siz bir durumda olmalarina ragmen bedenî azap çektikleri seklinde k uvvetli bir kanaat hakimdir. Öte dünya pek net degildir. orada ikinci muhakemeye kadar kalir. Cehennem 7 tabakadir. küçük günahlarinin kefaretini ç er. Bunlara. altindan irmaklar akan." diye hayiflanmak vardir. cehennemdeki farkli v e ebedîdir. görev Hz.) Cennet 8. Bunun tek isti snasi "IslânV'dir. kimsenin kimseye faydasi dokunmayacaktir. Hiristiyanlik'ta her sey âhirete göredir. Orta çagdaki "Papalik Endülüjans Beratlari". Dünya âhiretin tarlasidir. sonunda ise kötüler yeniden dirilec ektir.. eger mü'min ise. tenasüh anlayisi. Yahudilikte ayri bir âlem. dünya nimetlerini te rke yol açmistir. bahçeli-kösklü bir mekândir. suçlar. ruhbanliga. O rada ihtiyarlik. hastalik. Cennet-Cehenneme yer ve rmek bakimindan benzerlikler vardir. affedilebilir. Kiyamet de b ilinmeyen bes sey arasindadir (Mugayyebât-i Hamse). Kiyamet sonunda yeniden dirilme. âhiret yakindir. dünyaya çevrilmistir. Islâm. cezasini çeker. bu. sonradan onlara atfedilmistir. Gözler. Hint dinlerindeki. ne sicak. sonra Cennet'e gider (A'raf inanci farklidir. kabir sorgulamasiyle karsilasacagi. yapt igi zerre kadar hayrin ve serrin karsiligini görecektir. Daha sonra Hz. Hem bedenî hem de manevî zevkler ve bu arada en önemlisi rü'yet (Yüce Allah'i görme) cennetin nimetlerindendir. bu.n yillik devre inanci 5. Ancak a'rafdaki azap muvakkat. Yahudilik. Zira "Din gününün sahibi" O'dur. A'raftaki "zayif ruhlari" affet me gayesiyle düzenlenmisse de bu tavir. Islâm'da ruhbanlik yoktur. Herkes. Kisi için çalismak esastir. Zerdüst Dini. Islâm'd a âhiret muhakemesini Yüce Allah yürütür. reformcularin A'rafi inkârlarina yol açmistir. Dinlerde âhiretle ilgili inançlarda Hint dinleri arasinda âlemi sonsuz görüp tenasuha inanm ak. ölür ölmez kisi yaptiklarindan mu hakeme edilir ve A'rafa gönderilir (A'raf'i kabul etmeyen Hiristiyan gruplari da v ardir). O. Hesap-kitap sonucu bazilarinin amel defteri sagindan. Isa'ya verilmistir. Kur'ân-i Kerîm'de hem yeni din hem de dinin dayandigi "tevhid .. ebedîdir. Islâm. Gaybi kjmse bilemez. Çin-Japon dinlerinde ölümden sonra sadece ruhun yasadigini kabul etmek. Dünyadan nasip de unutulmayacaktir. Bu dinlerde ruh. mü'min degilse veya günahlari agir geldiyse Cehennem'e düser. Hiristiyanlik ve Islâm'da öldükten sonra ceza-mükâfat. Hiristiyanlik'ta. asiri bir züht hayatina. Günahkâr ola n mü'min. Her sey bu dünyada gibidir. Islâm Dini'nde kiyametin küçük ve büyük alâmetleri vardir.son siralanan dinlerde yoktur. Insanlarin tek tek ölümüyle ilgili melek Azrail. burada onun ruhu beserî günahlarinin kefaretini ödeyecek. ahi-rete bakis bakimindan dig er iki ilâhî dinden ayrilmaktadir. organlar insanlarin yaptiklarina sehâdet edecektir ( Iki melek her insanin yaptiklarini bilip sehâdet edecektir. hesap-kitap vardir. Cennet ve Cehennem. [556] g. kötü ise veremeyecegi inanci yayg indir. iyi ise basi nda yapilan telkini isitip sorulara cevap verecegi. çalisma ve ibadet yoktur. Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir. Hiristiyanlik'ta iki muhakeme vardir: Ilki. suçlular ortaya çikacak. Isa'nin ikinci gelisinden sonra ba slayacak olan bin yillik devrenin basinda iyiler. Ilâhî adalet tecelli edece k. Mîzan ve kul haklarinin ödenmesi sonucu kisi. kötüler cehenneme gidip orada ebedî kalacaklardir. Her ölenin. yüzyildan itibaren pek gözükmese de Protestanlar onu diriltmis lerdir). ne de soguk. Sirat Köprüsü'nü geçi e'nnet'e gider. kiyametle ilgi li olani Israfil'dir. dikkat edilecek olursa o din kurucusu ve peygamberi veya dayandi gi uluhiyet tarafindan verilmemis. Bu alâmetlerden sonra ansizin kiya kopacaktir.

heme n hemen bütün yasayan dinlerde yaygindir. bazi dinlerde ise politeist. güvenilir o lmak) ve feta-net (zeki. sidk (dogru luk). Bunun tek istisnasi Hz. Bir dini din yapan bu çok önemli ka vramin bazi dinlerde pek belirgin olmadigi. Hz. sadece mevcut ibareyi birkaç kelime ilâve ederek ferdî ikrar haline getirmekten ibarettir). önce bu din için "Muhammedanizm" kelimesini kullanirken. günah islememek).Hint "âlem kadîm. Kur'ân'in hacmi. diger bir anlatimla vahyin nasil anlasildigina baglidir. akla ve bilime daha çok yer verir. yani elimizde tek nüshasi olan kitap. Tekrarlarsak. Bunlardan bazilarinin getirdigi nizam sadece kendi ülkesinin sinirlari içi nde kalmis. Islâm'da "âmentü". Islâm'da. kendi âhiret inançlarini gittikleri yerlere tasidilar. Bu sahs iyetler. Buddizm 'in getirdigi tenasüh ve kozmoloji genisletti ve böylece bir mahallî eskatoloji olustu . Belirtilen dinleri n kutsal kitaplari (Japonlannkine kutsal vekayiname denilebilir). Yine Islam bu konuda istisna teskil etmekt edir.caddesi"nin genel adi olarak kullanilmistir. Getirdikleri nizamin devlet s istemi haline geldigini hayatlarinda pek görmemislerdir. Asagi yukari hepsinin tahsili vardir. genel olarak ya yetim-babasiz veya baba ocagini terketmis kimselerdir. panteis t. uyanik olmak) gibi ortak nitelikler kabul edilir. O. Islâm'da melek. Dinlerde tanri kavrami çok karmasik bir görüntü arzeder. Bu dinlerden bazilari ihtida kabul eder. Yasayan dinlerin kurucu veya peygamberleri ya Önasya ya Çin veya Hindistan'da yasami slardir. Peygamber ve din kuruculari. tevhidi bildirmek). Bununla beraber bu husus biraz da vahiyden ne anlasildigina. Batili müstesrikler (Oryentalistler). bazilarininki de bu sinirlardan tasmis. "Islâm" adina alismislardir. sonra hatalarini anlamis. Mese lâ Islâm'da vahiy sadece Peygamberle ilgili bir konu iken. Hepsinde ahlâk. millet veya k isiye bagliligi ifade ettigi görülmektedir. Hindistan'a ve Önasya'ya göre farkli görüntüler arzeder Çin'de ve Japonya'da öldükten sonra ruhun varligini sürdürmesiyle sinirli inanci. çesitli devirlerde yasamislardir. Dinlerden inanç sistemi bulunanlarinda bu sistem (kredo). Monoteist olan dinlerde bile tanri ka vraminin bir üçlem içinde açiklanmaya çalisilmasi. Peyga mberler arasinda bir ayrim yapilmaz. teblig. Sadece bir devirde degil. dinlerin adlari Islâm disinda dinin ana o toritesinin Ötesindeki bir kaynakdan geldigi. Kur'ân. sifatlar konusunda hataya düsülmesi yaninda. Kur'ân'in muhtevasiyle diger kutsal kitaplarinki karsilastirilira. hattâ Katolikler Papa'ya da vahiy geldigine inanirlar. Dinlerde âhiret inançlari Uzakdoguya. çesitli tabakalardan çikmislardir. tanrilastir ilmamistir. bir dinin geleceginin ve degerinin garantisidir. peygamberler için ismet (masumluk. fazîlet. maddeden feragat esastir. tak va. Kutsal metin. Muhammed ümmî olmakla müstesnadir. farkli noktalar da açikça görülür. Kur'ân ve Hadîslere dayanir. B u durumda iki önemli eskatolojik odak göze çarpmaktadir: 1. emanet (emin. Günümüzde mevcut kutsa l metinler arasinda çok nüshasi bulunmayan. ayni zamanda Yüce Allah'in kulu ve elçisi olarak kalmis. asli üzere günümüze intikal etmis tek kutsal kitaptir. bazi benzer noktalar yaninda. Hiristiyanlar Incil yazar larina da. M uhammed'dir. dikkat çekecek kadar matluba uygundur. genel olarak bir kabîle. sadece bir sosyal siniftan degil. ruh dâim" inanci ki karma ve tenasüh bu inancin iki önemli karakterist igidir. nefse hâkimiyet. Kur'ân 'dir. hem çok hacimli v eya nüshali hem de sayica çoktur. Kur'ân en iyi korunmus. diger ülkelere. Islâm'da Allah'in sifatlarinin Peygamberinkiyle karist irilmamis olmasi dikkatten kaçmamaktadir. peygamberle tanrinin birbirine karistirilmasi. hatta bütün dünyaya yayilmistir. Diger evrensel dinler de. teblig (kendisine vahyolunani. açik ve herkesin anlayabilecegi makul bir anlatima kavusmust ur. Hadiste alti maddesiyle aynen geçer (I mâm-i Â'zamin yaptigi. bazilari da etmez. monist bir karakter gösterdigi görülmektedir. . ancak bazilarinin bazilarindan daha faziletl i olduguna inanilir. peygamber ve Tanri'nin sifatlarinin birbirine karistirmamis olmasi dikkat çekmektedir. kutsal metnind e bulunmayip sonradan belirlenmistir. Islâm' da Tanri kavrami sade. Ancak kutsal metinlerle llgili'vahiy* Inanci. dinin özünde.

ibadeti. Yahudilig ilkine. Yasayan dinlerin bazisinda ibadet yeri bulunmamak bazisinda bazi ibadetler mabede bagli kilinmakta. Yaratici ile diyalog. itaat ve saygi arzusu. Geçmiste . yasayan dinler in Inanç ve ibadetlerdeki anlam yakinliklari buna baglanmaktadir. Bunlardan birkaçi söyledi r: Ibadet. ilkel kabilesinden gelismisine kadar bütün toplumlardaki ve dinlerdeki " ilk dinin". Hiristiyan ilâhiyatçi Saint -Augustin'e göre.H. ayni görevleri yerine getirme gayreti içinde bulunmaktad ir. ibadet. Yüce Varliga inanagelmistir. ihtiyaç. baglanilan "Yüce Varlik" ile insanlar aras inda manevî yakinlasmayi saglayan çesitli ibadet sekillerinin bulunmasidir. insanin Tanri'nin teveccühünü kazanmak için yaptigi fiildi r. Hac Suresinin 67'inci Ayetinde de. sekil.ve arkeolojik kazilar.DINLERDE IBADET VE MABED KONUSUNDA BIR KARSILASTIRMA Her ine egi ta. yaratili sinin bir geregi olarak. Dinin temel unsurlarindan olan ibadet. Zâri yât Suresinin 56'inci Ayeti'nde Allah. Cinleri ve insanlari ancak bana ibade t etsinler (kulluk etsinler) diye yarattim". Zaten A. [557] B. insanin Allah'a karsi kulluk görevini yerine getirmesi de[559]. tevhid dininin kalintilari olarak degerlendirilmekte. Genel olarak ibadet konusunda çesitli tarifler yapilmaktadir. Ibadeti o lmayan din yoktur. "Ben.[558] Kur'ân-i Kerîm'de. Hiristiyanlik ve Buddizm'den ayrilmistir. Tarihî eserler. Bu dinlerdeki ibadetler. Bu eks ikligini. Allah'a karsi kulluk borcun u yerine getirmesi. Bundan dolayi insan. Dünyadaki insanlarin büyük çogunlugu. lan dinde. "Her millete takip edebilecekleri bir ibadet yolu kildik" buyurmaktadir. varoldugundan bu tarafa. yani Allah'a baglanmak ve teslim olmak ihtiyacini kavramistir. suç ve bedeni ferdî kilarak. daha mükemmele.2in r. lütuf ve nimetlerini isteme ve bu nimetlere sükretme arzusu. Insanoglu. Ak seki de. 2. inanilan. diger i evrensel din. " Tanri'ya dogru sevgi dolu bir gayret". Saint Jean Da-mascen'e göre "Ruhun Tanri'ya dogru yükselmesi" veya "Tann'dan uygun olan seylerin istenmesi"dir. ki Önasya ilâhî dinlerinin eskatolojisi: Önasya dinlerinde dünya-ahiret dengesi. daha kuvvetliye. her hangi bir dinin mensubudur ve mensubu bulundukl ari dinin hükümlerini yerine getirme gayretindedir. inançtan sonra ibâdet gelmekte ve o dinin inanç esaslarina uygun olarak yer getirilmektedir. Yaratici'ya ulastiran bir köprüdür. Çünkü insan her ne kadar yeryüzürtün halifesi kilmmissa da. siginma ve yardim dileme duygusu içinde yaratilmistir. bazisinda bir mabedde yapi ibadet ferdî yapilandan üstün görülmekte ve cemaatle yapilmasi tesvik edilmektedir. inandiklarina uygun olarak bazi davranislari ile bunu göst ermeye ve kul oldugunu Isbatlamaya Çalismistir. Bütün dinlerde dikkati çeken husus. her dönemde kulun kul oldugunu idrak edip Alla h'a karsi "kulluk borcu"nu yetine getirmeye çalistigini ortaya koymaktadir.Allah'a tapinma. Ibadet. Ibadett e iki husus vardir: 1.oldugu gibi bu gün de Insan. Hiristiyanligin da ikincisine talip oimasiyle tek standartli kalmisti Islâm bu iki kefeyi dengede tutmakla kalmamis . zayifligini farkeden insan. eylemdit". Ibadetlerin yerine getirilme arzusu.Allah' in iyilik. kemiyet ve keyfiyet bakimindan farkli olsa da gaye ve anlam bakimindan birbirine yakindir. samimî olarak O'ndan yardim talep etmek için kurmaya çalistigi man evî bir irtibat halidir. Ibadet. eksikligini tamamlamak. "Allah'a saygi ve ta'zim göstermektir"[561] seklinde tarif etmek tedir. Dinler Tarihi alaninda yapilan son arastirmalardan elde edilen benzer bulgular. Kulun inandigi ve baglandigi Yüce Varlik'a. hamliktan tamliga ulasmak istemistir. Inanmakla da kalmamis. ibadetlerin yapilabilec bir yeri ortaya çikarmistir. Yüce Var liga. Tektanrili dinle . müsrik lerin putlara tapinmasi ve dua etmesi de ibadet olarak belirtilmektedir[560]. bazi dinlere ve bunlara bagli olarak da Tanri veya Tanrilara.

oruç. diger dinlerde de bunlari aramayi uygun bulduk. Tev-hid'den ve Hak Yol'dan ayrilmalar. magfiret. belli bir disiplin içinde. tevbe seklinde IJulun inandigi tanriya karsi görevlerini yerine getird igi bazi davranislar bulunmaktadir. son din olan Islâm'in. ön /hazirlik yapildiktan sonra niyet ile baslar ve belirli bir disiplin/içerisinde sartlarinin yerine getirilmesiyle ifâ edilir. beden için kiyam. fakat insanlarin çogunun bunu bilmediklerini[569] Kur'an açiklamaktadi r. k iraat. açikça anlatabilmeleri için her peygamberi kendi kavminin diliyle gönderdig ini[565] bildirmektedir. Islâm'daki Namaz. Muhammed'In Miraç Muc izesi ile Müslümanlara günde bes vakit farz kilinan. böyle kilinan . dua. Ilmî arastirmalarin varmis oldugu bu netice. belirli bir sarta bjagli degildir. Kur'ân-i Kerim'in.Namaz Dua Namaz. Allah. Ilk insan ile din baslamistir. Islâm'da ibadetle namaz. "Hak Yol"a davet etm istir. akil için düsünme ve anlama. rahmet. seytandan kaçinip Allah'a kul luk etmelerini elçileri vasitasiyla teblig ettigini[563]. Hz. Sonra insanlar çogaldikça. Dua. Muhammed'e kad ar bütün peygamberlerin ayni esaslari teblig ve telkin ettiklerini. "tevh id" dinidir. Bu ke lime anlami yaninda "salat". zaman zaman. insanlara dogru ve egri yolu gösterdigini[562]. Bu çerçeveyi tes bit ettikten sonra bir nevi fenomenoloji yapmaya. namazin suurlu olarak ve husu içinde kilinmasini emretmis[571]. kiyam. Hz. kelime olarak. elçiler göndererek onlari uyarmis. Ancak. zekât ve haccin kastedildigin i göz önünde bulundurarak. rukia ve secde ile yerine getirilen özel bir ibâdet tarzini ifade etmektedir. Yine Ilk dinin Tevhid dini oldugunu. Allah'in gönderdigi peygamberler ve kitaplar ile akil ve irad e sahibi insanlara bildirilmistir. inanç. Hicretten iki yil kadar önce. her dini kendi mantigi içinde degerlendirmek gerektigini hatirlatarak. umut ve baglilik içinde bulunmakta ve bunu da "ibadet" ile göstermektedir. Allah'in insanlara olan nimetinin tamamlandigini[567]. aklin ve kalbin katildigi bir ameldir. dua. Kur'ân'da "Salât" kelimesi ile ifade edilmektedir. fenomenolojik bir yaklasimla m eseleye bakmaya. Böylece Hak Din. Islâm'in. yer yer dogru yoldan uzaklasmis. Bu namaz.rde insan Tanri karsisinda korku. Salât kelimesi dua anlamina da gemektedir. çok çesitl i tanrilara yönelmeler daha sonra olmus ve çesitli dinler ortaya çikmistir. 1400 sene önce teblig ettigi hakikatleri teyid etmektedir. Allah'tan baska seylere de tapmaya baslamis. Allah katinda dinin Islâm o ldugunu[568]. yakarma. niyaz. dil için dua ve tesbih. Islâm ile din müessesesinin ikmâl edildigini. vaktin girmesiyle farz olur. bu nun üzerine Allah. istigfar gibi anlamlara gelmektedir. namaz. du a. Islâm'a mahsus olan namaz. ilk "Islâm Dini" geleneginin tekâmül etmis sekli bulundugunu[566]. "Hak Din"e. Islâm disindaki dinlerde. elçi göndermedikçe azap etmeye cegini[564]. rüku. secde. yasayan dinlerden bir kismini ele alarak mevcut ibadet tarzlari üz erinde kisaca durmaya çalistik. Arapça "salât". kalp için husu' ve manevî bir ijezzettir. Allah. bunlarin Islâm çizgis i üzerinde ceryan ettigini. [570] 1.DINLERDE IBADET a. Mecburî ol/an namaz yaninda duada serbe stlik vardir. Çünkü Islâm'a göre insanligin ilk dini. Ibadeti ele alirken. Islâm'daki ibadet sekillerini ve diger dinlerde bunlara yakin olanlari ortaya koymaya gayret ettik.

Bugün mensubu olan dinlerde ibadet. Kurbanlar ile ibadet arasinda bir bag bulunmakiadjr Kurbarii ibâd etin esasini teskil etmektedir. diger vakitlerden far kli olarak. cemaatle ibâde t Sinagog'da (havra) 12 yasini bir ay igeçmis en az on kisinin bulunmasi ile yerin e getirilir. günün yarisi geçtikten sonra. Yahudilerdeki namaza ve ondan kasde-dilen anlt^ ge|mektedir YahuCjj KUtsa| Kitabi'nda (Tanah) geleneksel ibadetler. Tevrat parçalarini okur. Hz. Cemaat sesli bir sekilde.namazin "hayâsizliktan ve fenaliktan alikoydugunu"[572] belirtmistir. Hz. Isa'ya zekâtla birlikte emreditdigini haber vermektedir[575]. M eryem'e[574] ve Hz. Önemli an. Allah'in huzuruna çikmak için lüzumlu hazirliklari yapmakla emrolunduklarind an. Dua ve ibâdet anlamina gelen Ibranice^ »-rephillah" kelimesi . (Yahudi likte takdis edilmis suya el daldirmak veya bilege kadar el yikamak abdest almak . -aksam duasi (tefillat arvit). Mabed'e bagli olmayan ibadet merasimi. Muhammed'in risâletinden ve namazin farz kilinmasin dan önce. belirli yerlerde konusma. ögle ve aksam olmak üzere üç. Hz. vücutlarinin bazi kisimlarini yikarlar. Ferdî. Tanah t^ ^abed'de gerçeklestirilen âyi nler çerçevesinde mezmurlar seklindedir. Bugün de Yahudiler'de sabah. sol paziya ve alina muska ' seklinde "Du a Kayisi" takilmaktadir. ilâve bir kurbanin sunul dugu "mussaf" duasi da dahil edilmektedir. Asagi da bu dinlerin bazilarinda ibadet (namaz. ögle ve aksam ya pilmakta olan günlük. Kur'ân-i Kerîm'de. kendilerine namaz farz kilinan milletlerin sonraki nesillerinin namazi bi raktiklarini. Mabed döneminde dindar Yahudiler.ibâdet evlerde.vakitte yerine getirmislerdir. Yahudiler. hemen hemen kurbanJara h asredilmektedir. tarih boyunca kildiklari nam'az sudur diyebilmek zordur. Mecburî ibadet. Muhammed'in. günlük üç duaya. Tevrat okunurken basin b ir takke ile örtülmesi sarttir. günlük isler baslamadan önce. Kur'ân. Bu. yalniz Kipur gününde yapilmakta olan yillik ibâdet. günes battiktan sonra yapilmaktadir. Sabah duasi (tefillat sahrit). Allah. Ibrahim'e ve soyundan gelenlere[573]. Yahudi Kutsal Kitabi'n da namazi emreder. sabah ve yatsi olmak üzere. bu özel likleriyle namazin önceki ümmetlere. Bes vakit namaz farz kilinmadan önce Hz. dua. Babi l Sürgünü'nden sonra ortaya çikmistir. Sabah duasinda. Namazi dosdogru kilin 've sakin müsriklerden olmayin"[57 8]. ferdî ve cemaat halinde namazi sabah. Cumartesi (Sabat) Sinagog'ta yapilmakta olan haftalik. Tevrat rulolarinin bohça lar içerisinden çikarilmasi ve haham tarafindan okunmasidir. namaz ve dua Allah'a ya ^ma ves ilesi kabul edilmistir. O'ndan korkun. resmî bir du a olarak. mü'minleri Mescid-i Harâm'a girmekten a likoyan müsriklerin "Kabe'deki namazlarinin islik çalmak ve el çirpmaktan baska birsey olmadigini"[577] ortaya koymakta ve Müslümanlara su ihtari yapmaktadir: "Allah'a dönüp i taat edin. hükümleri ve durumunda bir aciklik yoktur. günd e iki vakit namaz kildigi da bilinmektedir. âyin. Ibadette kadinlarla erkeklerin ayri olmasi gerekir ve kadinlar sadec e baslan örtülü olarak disaridan ibadeti seyredebilir. gç^ jjjr hü^üm bulunmamakla beraber. Bunun için bütün yüzyillar boyunca kilinagelen namaz konusunda tek ve açik bir sekilden bahsetmek. Yahudilikte ibadet ferdî ve cemaat halinde yapilir. dua bulunmaktadir. dua. ögleden sonraki dua (tefil lat minhah). dua atkisi (tallit) örtülmekte. sehvetlerine uyduklarini[576]. dua ayininden öncö hazirlik yapar. yakarma seklind e ferdî veya cemaat halinde sesli veya sessiz olarak yerine getirilmektedir. Dua): Yahudilikte namazin emredilmesi.Yahudilikte Ibâdet (Âyin. âyîn) ele alinacaktir: [579] aa.

orada. Bundan dolayi buna "Amidah" (Ibranîce. ancak Kutsal Ruh'un öncülügünde lebilecektir (Kurtulus.sayilir).Hz. Tann'n . birbiriyle konusur. 3.Tann'nin iradesinde birlesme. gözler de o dünyaya çevrilmelidir).Hiristiyanlikta Âyin (Namaz. Dua eden. Ayaklar bitisik. dua) konusundaki telkini. daha sonr a ortaya çikan protestanlar da kendilerine göre degisiklikler yapmislardir. Ibadetin tek kaynagidir (Tanriya yönelmek. Kutsal Ruh'un öncülügünde olabilecektir). Hz . Hiristiyanlikta mevcut ibadet (âyin) su özellikleri ihtiva etmektedir: 1. dua). Isa'nin telkinleri menfî ve müsbet olmak üzere Iki sekildedir. ayakta durma) denilir. Iznik Konsili'nde kabul edilen dua (namaz) konusunda zaman zaman degisiklik y aparak Katolik Hiristiyanlara bildirmistir. vaftiz olmak). Cemaat Sinagog'da dolasir. sükür ve ta'zim esnasinda rükû'a varir ve "besmele" çekerek kalkar. 2. Yahudilik'te ibadet (âyin). Isa'nin ibadet {âyin. Ferisîler gibi ibâdet etmemek[581]. 325 Iznik Konsili'nde kabul ve tesbit edilmistir. diger dillerde dua edilmesini kabul etmektedir. Isa. Bu du a seklinde olan namaz. alçak bir yerde. Yom Kipur'da bütün vücut yikanir. 2.Tanri. Dua sirasinda Kudüs'e dönülür. Yahudi ibadetinde belirli bir düzen ve disiplin yoktur. Misna. Topraga el sürerek teyemmüm de vardir. yeni dünyaya yönelme li.Ibadetin gayesi. bas öne egilmis. Özel âyin elbiseleri giyilir. onu odaya kapanarak ve giz lilik içinde yapmak gerektigini[582] telkin etmistir.. Dua): Hiristiyanlikta ibâdet iki esasa dayanmaktadir: 1. Hellenik diaspor ada dualar Grekçe yapilmistir. Hiristiyanlarin kurtuluslarinin temel dört noktasidir. Hiristiyan Kutsal Kitab'mda Isa tarafindan tavsiye edilmis dinî bir uygulama bulun maz. namaz k ildigi ve geceyi ibadetle geçirdikten sonra havarilerini seçtigi[583] tartisilan kon ulardir. Putperestler. "Amidah" duasindan sonra üç adim geri giderek saga sola egilir (Yahudiler'in cografî dagilimlarina göre farkli âyi n ve törenleri olmustur). 4. Ileri gelen kiliseler de . gönül Allah'a baglanmis olarak dua edilir. Ibadet. XIX. eller uzatilmis. Isa'nin yasayan ibâdeti (âyin. Vatik an. kalben dua edilmesi yer almaktadir. Tanri'da birlesmektir (Ekmek-Sarap âyini. Islâm'da camide husu ve belirli bir disiplin içinde yapila n ibadete benzemez. yüzyildan sonra.Hz. [580] ab. Onlara göre sinagog.Ibadet nitelik bakimindan hayati degistirici olacaktir (Ruh. Yahudi ibâdet dili Ibr anîce'dir. Ancak. konusma dilinde ve dualarda Ibr anîceye sadik kalinmistir. Isa'nin ibâdet ettigi. Okunanlari dinleyenler azdir. ayaklar bitisik olarak ve ayakta olur. Hiristiyanlikta dua. Dua konusunda da Hz. gerçeklestiri Bu dört husus. Dualari arasinda bazi Aramîce eski dualar bulunmasina ragmen. kurban yolu ile). buna "Mis-rah" (Dogu yönü) denilir. bir mabedden daha çok bir toplant i yendir. âyin.

yapacagi sabah ibadetine hazirlanir. kiliselerde cemaatle ve papaz nezaretinde yapilmaktadir. . arabalarla çekiler ek irmaklara götürülür ve törenle yikanir. ferdîdir ve belirli bir sekle bagli degildir. Âyin. Boru çalinarak dis aridakilere ibadetin basladigi bildirilir. dilekte bulunma. özel âyin vardir ve buna Katolik Kilisede "Messe" (Mass) denilm ektedir. Kutsal kitap o kunurken ayaga kalkilir. Pazar günü yapilan âyinin (Messe) özel bir yeri ve önemi vardir. çiçek sunulur. Mabedlerde yapilan ibadetler. ibâdet. sabah safaktan önce kalkar. genelde öz ayni sayilmaktadir. kilisede. Put yikanir. Haftalik Ibâdet (âyin): Pazar günleri sabah ve aksam olmak üzere günde iki vakittir ve kil isede yapilmaktadir. haftalik ve yilliktir. güzel kokulu bir agaç ve pirinç takdim eder. Tanrisinin putuna y akarir. çiçek ve yemek sunulur. her man ve her sekilde yapilabilmektedir. genellikle. yakarma. ayrica.in Hiristiyanlara bir sirridir. mecburî olmasa da ibâd abah ve aksam. Tanri'nin her yerde ki ibadeti gördügüne inanilmaktadir. Brahmanlar gece nin sekizinci saatinde kutsal kitap okuyarak putu uyandirirlar. Bundan dolayi çok sa yida tanri tasvirleri bulunmaktadir. Bir Hintli. Yillik Ibâdet (âyin): Noel. Yüzünü do guya dönerek oturur. Önünde isiklar yakilir. Önüne yem meyve konulur. iklime ve haya t sartlarina göre ayarlanmaktadir. tanrisini evindeki bir misafir olarak kabul eder. [584] ac. her yerde. oturma ve ayakta durma da bu lunmaktadir. Evlerde. Bugün Hiristiyanlikta. Kiliseler arasinda uygulamada bazi farkliliklar buluns a da. Bu sir. evde veya nehir kiyisinda . Mabed vardi?.Hinduizmde Ibadet (dua): Hinduizmde ibâdet. duruma göre. büyülü sözler söyleme. Vücuduna su sepeler. tütsü verilir. bayram ve özel günlerde bir kral gibi gezmeye çikarilir. Ibadet. elbise giydiri lir. Hz. alnina koku sürülür. Paskalya ve Haç Yortusu'dur. Onun önünde tefekküre dalar. ona hosgeldin der. tevbe. Günlük ibadet (âyin): Sabah ve aksam olmak üzere günde iki defa yapilmaktadir. evdekinin biraz gelismis seklidir. "Ekmek-Sarap" dagit ilarak ve dua edilerek bitirilmektedir. Zamani. Put. Nefesini kontror eder. günahlarin bagis lanmasi için dua ve Kitab-i Mukaddesken parçalar okuma seklindedir. övgü ve bilhassa tapinma sek de icra edilmektedir^ 4 Hinduizmde ibadet her yerde yapilabilmektedir. inandirici ve tutarli sözler vasitasiyle haberlesmedir. Tanrisinin putunun ay aklarini yikar. Bunun için. fakat cemaatle ibâdet yoktur. Tanri (P eder) ve Kutsal Ruh etrafinda dönmektedir. Âyin. Bu âyinler. Sonunda veda edilir. tavassut. Kilise. tanrisinin adini zikreder ve yikanir. Put. yaglanir. bir vaaz ve inanç tazeleme vardir. gece uykuya bir akilir. Pazar ayininde (Messe). tapinilan puta tahsis edilen bir oda veya köse bulunur. Ögle ve aksam yaptiklarini tekrarlar. Dua Isa merkez olmak üzere. diger günlerdekinden farkli olara k. fener yakilarak etrafinda dolandirilir. papaz nezaretinde yapilmaktadir. Mess âyininde. Puta ipten gerdanliklar ta kilir. kendisi ile tapindigi ta nri arasinda zihninin odaklastiracagi bir vasita aramaktadir. Hintli. za HInduizm'e mensup olan biri. top lu halde yapilan ibadeti ferdî yapilandan üstün görmüstür. Bundan dolayi. Fakat cemaatin buna uyma mecburiyeti yoktur. Isa'nin sifatlari sayilirken. Kiliselerde yapilan âyin. cemaat (isteyen) diz çökmektedir. Tanri'ya varmak ve onu tanimaktir. gündüz istirahate. gün lük. Tanri ya varmanin ve O'nu tanimanin yolu da duadir. Bu haberle sme. rahiple cemaat arasinda konusma.

külleri Ganj nehrine dökülür. üç dinî hüküm altinda t anir: 1. Ölüler yakilir. Tanrinin öfkesini gidermek için özel hediyeler de "kurban" ola rak sunulur. Dindar bir sinin günlük ibadeti. ruh ve bedenlerini terbiye ederek vakit geçi rirler. Budda'nin putuna çiçek. rapihlerin ayda iki defa. Sükunet içinde kutsal sözleri durmadan tekrarlar. Kutsal kitaplari okumak da ferdî ibadettendir.Caynizm'de Ibadet: Caynistlerin idaresi rahip ve rahibelerin elindedir. Buddist'in evinde Budda'nin heykeli bul unmaktadir. belirli hareketleri uygula r. yiyeceklerini sinirlar. Bir Budist. "Ahimsa Prensibi"ni siki bir sek ilde yerine getirir. Tirtankaralar ile ilgili ilâhîler söyler. mabetlerinde bulun an heykelleri takdis eder. Önceleri gezici zahitler ol arak yasayan rahipler. [587] af.Buddizm'de Ibadet (dua) : Buddizm'de "Yüce Varliga" karsi belirli bir ibâdet ve dua söz konusu degildir. [585] ad. aybasi ve ayin ondördüncü günlerindeki "Oruç günü" bir araya gelip yaptiklari" alenî ve resmî itiraf "dir. Altin Mabedin havuzunda ibâdet kastiyle yika nilir. sebze sunulmakta ve tefekküre dalmakla ibadet yerine getirilmektedir. Âyin ve ibadetleri basit bir duadan.Adi Grant'tan ve Gru Nanak'a ait pasajlardan ezber okumak. bir nevi abdest almaktan (yikanmak) ve Amrits ar'a "hac" için gitmekten ibarettir. tütsü koyar. Rahip ve rahibeler kutsal yazilan okuyarak. Hinduizmde ibadet eden kimse.Hinduizmde ibadette kurban önemli yer tutar. Halk da. Buda'nin heykeline ta'zimde bulunmaktadir. nefsini frenl emeye çalisir. önlerinde ilâhiler söyler. tapinmaya baslamadan önce büyük bir hazirlik yapar: yikanir. Onlar. . Yapilmasi gereken ibadetler. Budda'nin heykeli. özellikle dinine bagli olan.Sihizm'de Ibadet: Tek tanriya inanan Sinlerin ibadetleri basit ve sadedir. yikar. Yakllamayanlar Ganj'a birakilir. daha sonra manastirlara yerlesmislerdir. Caynistler. tefekküre dalar ve tövbede bulunur. nebatî besinlerle beslenirler. Budda ta nrilastirilmis ve ibâdet ona yöneltilmistir. tapinaga (Pagoda) girdiginde. Budda'nin hatiralari ve Budda'nin altin da ilhama kavustugu Bodhi Agaci. meyve ve sebze sunarlar. [586] ae. ferdin evinde yapilacak cinsten dir. Budist için üç sey önemlidir. bunlar gibi günlük belirli ibadetleri yerine getirir. hiç bir canliyi incitmemeye gayret eder. yaglar ve çiçeklerle süslerler. meyve. tütsü. Budda'ya dua edilmekte ve ondan bazi se yler istenmektedir. temizlenir. Tanrilara sunulan her türlü takdime "kurb an" olarak kabul edilir. kusluk ve aksam olmak üzere günde üç vakitte yapar. Putlarin önlerine lamba. Dinî ve içtimaî faaliyetlerin in merkezi Amritsar Altin Mabedi'dir. Kisi bunlari sabah. Buddizm'de tek ibadet.

biri digerini takip eder. kilinmaktadir.Islâmdaki Namazin Diger Dinlerdekilere Göre Degerlendirilmesi: Namaz. 3.Oruç .Ailevî bir vecibe olarak. Hiçbir dinde niyet. mü'min'in miracidir. agzini su ile çalkalamis ve özel âyin temizligin i yapmis olmasi gerekir. Ancak bunlardan biri veya birkaçi bulunabilir. pirinç ve pirinç sarabi sunmakla yerine getirilir. Tek basina da cemaatle de. Vakit kavrami. Namazin disindaki farzlar. Çünkü Allah. tapmak veya evde yapilmaktadir. dua ve kurbanlardan (bilhassa yemek kurbanlari) ibarettir. [588] ag. her sabah toplanip. dua salonu önüne gelip sunacagini sunduktan sonra. Yine hiçbir dinde ibadetten önce Islâmdaki ha-desten ve necasetten temizlenme kadar titiz bir hazirlik göze çarpmaz. Bu suur. Bazi özel durumlarda bir nevi "gusül" de yapilir. niyeti takip eden baslangiç tekbiriyle bas lar. Tahiyyat-Duasi'nda sehadet kelimesi yeraldigindan "Kelime -i Sehadet11. hiçbir dinde Islâm'daki kadar belirli ve disi plinli degildir. Bunun için namaz. Namazda kul Rabbinin huzurunda oldugunun suurundadir. Böylece namazda hem ayakta durma hem de oturma. Islâmdaki namaz. Islâm'daki kadar ibadetin ana rüknü olmamistir. ergenlik çagina gelmis akilli her kadin ve erkek üzerine farz olan bedenî b ir ibâdettir. Bütün bunlar. 103). namaz süresince devam eden farzlardir. dua etmek. haftada bir kilinan Cuma Namazi. Namazin içindeki fa rzlar ise. vakitleri belli bir farz olarak namazi bildirmistir (Bkz . vakit vakit kilinan ve kulun Yüce Allah'in diva nina durarak O'nun rizasini aradigini isbat ettigi bir ibadettir. Bütün bu özellikleriyle. el çirparak tanrinin dikkatini çeker ve dua etmeye baslar. yilda iki defa kilinan Bayram namazi ve vakte bagli olmayan Cenaze Namazi vardir. namazda bir çesit "Oruç". Nisa. Ibadet. Hiçbir dindeki ibadette namazin 12 farzinin tamami bulunmaz. onun kalbini ve f tilerini nurlandirir. Ibade t için tapinaga girecek bir Sintoistin. nam az kilan maddî gelirini bir tarafa birakip namaza vakit ayirdigi için namazda bir çesi t "Zekât" da vardir.2. Adi Grant'tan herhangi bir yer ok umak.Mabede (gurdvvara) ibadet Için gitmek.Sintoizm'de Ibadet (dua): Sintoizm'de ibadet. Özel tören tem izligini yaptiktan sonra tapinaga giren. hem rükû hem de secde bulunur. namazda. Namazin içinde Islâm'in sartlarini teskil ede n diger esaslar da bulunmaktadir. Tanrilara ibadet. diger dinlerle mukayese edilemeyecek bir sekild edir ve Islâm'a has bir ibâdettir. Namaz dinin diregi. intikalî farzlardir. Günlük namaz disinda. Namaz kilan. [590] b. Bunun yaninda namazda. namaz kilan Ka'be'ye yöneldigi için namaz içinde sembolik bir "Hac". [589] ah. okuma da /yer yer sessizlik de vardir. niyetle baslar. Islâm'da ibadet suuru. bir sey yiyip içmedigi için.

Yahudiler ve Hicazdaki Araplarin birçogunun tutageldikleri "Asure Orucu" vardi. Yahudiler baska devletleri n hâkimiyetleri altinda yasarken bu oruçlarin mecburî. Mutad oruçlar için konulmus ayri bir hüküm ve gelenek yoktur. Ancak bu oruçta. Buna "Cumhur (cemaat) Orucu" (Taanit Tsib ur) denir. Babil esar etinde çekilen izdiraplari hatirlatan {Temmuz. ona azab edilmesi ve oruçlunun hiç bir Is yapmama si olarak belirtilir (Bkz. O kimse ve orada buluriknlar ( bütün cemaat) 30 gün oruç tutmaya mecbur olur. Bunun üz . Hz . günahlari affettirmek veya bir musibet aninda Allah'in r ahmetini celbetmek gayesini tasimaktadir. Yahudilerin o ülkelerde çektikleri izdiraplari sembolize etmektedir.Kur'ân'da. [591] ba. Yahudiler . Hz. ihsan. XXIV/26-28.Yahudilikte Oruç: Yahudilik. Agustosun ilk 9 günü ile 17 Temmuz ve 10 Agustos arasindaki bâzi günler yalniz et yeme v e içki içme yasagini tasiyan kismî oruç günleridir. Ayrica. Levililer. Yahudilerin Kutsal Kita plarinda oruç. Musa tarafindan emredilmis "Keffaret" orucunu benimser. mat em için degil. bunun disinda mecburî olmadigi ka -naatindedirler. Bu oruç ferdîdir. Bazi Yahudi zümreleri a rasinda sene basinda oruç tutma gelenegi yaygindir. nefse eza etmek demektir. Tebet aylarina ra stlayan) oruçlar bu çesittendir. Olur ki sakinirsiniz" (Bakara 183). kullarina rahmet. siper ve kalkan olarak orucu her millete farz kil mistir. Yahudilerin maruz kaldiklari diger felâketleri hatirlatmak için tut alan oruç günleri zamanla ötekilere ilâve edilmis. Bazi küçük degisikliklerle bu çesit oruç sayisi 25 güne ulasmisti Yahudilerin ikâmet ettikleri çesitli ülkelere göre degisen mahallî oruçlari da vardir. Sayilar. nefislerin alçaltilmasi. Bunlardan baska halka agir gele n kanun ve emirleri protesto etmek veya ülkede yagmur yagmayip kitlik basgösterdigin de yalvarmak gayesiyle hahamlar tarafindan konulan ve tutulmasi emredilen oruçlar da vardir. "Keff aret" orucu tutulmasi mecburî olan oruçtur. Meselâ. "Beyt ha-Kineset"te (Mabed'de Sinagog-Havra) Tevrat yere düserse haham (Rav) alir. Yahudi tarihinde öteden beri yaygin olan oruç çesitlerinden biri de bazi sahislarin tu ttugu oruçtur. Agustos. söyle buyurmaktadir: "Ey Inananlar! Sizden öncekilere oldugu gibi Or uç size de farz kilindi. Bugün de mevcut dinlerin çogunda oruç veya perhiz seklinde bir ibâdet ye r almaktadir. Tishril. özellikle Yom Kippur'dan önce oruç tutar. XVI/29-31. Diger tara ftan ayni amaçla bazi Yahudi zümrelerince tutulan oruçlar da vardir. bu konuda. Korkulu rüya gören kimsenin de arkasindan hemen oruç tutmas i gerekmektedir. XXIX/7). bazi kisilerin yasadiklari müstesna günler içindir. Bunun yaninda Yahudi takviminde belirtilmis oruç günleri de vardir. belirli ve alisilmis birçok bayramdan. Allah. Akli selim tarafindan açik olarak görülen faydalari ile fitrata uygun düstügü için olacak ki llah. fakat çogunluk tarafindan ilgi görmedigi için mecburî sayilmamistir. bilgili ve söz sahibi olma sarti vardir. Yahudilerde oruç. Yalniz cemaat reisi (rav). Bunlar sadece. Muhammed Medine'ye geldiginde Yahudilerin Asure Orucunu tuttuklarini gördü. Keffa ret günü orucu ile Agustosun 9'una rastlayan oruçlar bir aksamdan ötekine kadar devam ed er. Tarihte bilinen hemen hemen bütün dinlerde oruç var oimus ve mensuplarindan da tutmala ri istenmistir. Taanit O rucu (topluluk orucu) koyabilir. Taanit. Bu or uçlar. Bazi Talmud yorumculari. safagin sökmesinden ilk yildizin dogmasina kadar devam eder.

bazilari da bunlarin hiçbirini yemez. bütün gece kutsal kitaplarini okuyarak ve tanriyi düsünerek vakit geçir irler. [593] bc. peygamberliginden önce 40 gün oruç tutmus ve bunun disinda Yahudilikteki "Keffaret" o rucunu da yerine getirmistir. Hz. Protestanlar orucu reddederler.erine "Bu nedir?" diye Sordu. günümüzde. bütün Hinduist gruplarda yaygindir. Bazilari yumurt a ve meyve yemekten kaçinir. Bu oruç. Bunlarda n Anglikan Kilisesi oruç günlerini tayin ve tesbit etmis. geride bazi prensipler biraktigi ve bu konuda kiliseye ser bestiyet tanidigi belirtilmektedir. Hz. Katolik kilisesinde 40 günlük perhiz dönemidir. "Ben. Hz. Isa döneminde ve Hiristiyanligin ilk yillarinda oruç çok takdir edilen bir ibadet seklidir. oldukça hafifletilmis ve azalmistir. Isa. Musa'ya sizden daha yakin ve lâyigim" buyurdu. tarihî gelisimi içinde çesitli degisikliklere ugramistir. Hz. Hinduizm mensuplarinin dua ve ibadetle geçirdikleri özel günleri vardir. . Musa da bu günde oruç tutmustur" dediler. Eklesiyas tik oruç (Le Jeûne Ecclesiastique). Ökaristik Oruç: Bu oruç. bu orucu n mahiyeti ve sartlari hakkinda kesin bilgiye sahip degiliz. Bu oruç. Bazi cemaatler (gruplar) hariç. II. gündüz tek bir yemek almak. Ancak. Kur'ân. KomInyondan 1 saat önce hiçbir sey yememe k ve 3 saat öncesinden alkol almamak seklinde icra edilmektedir. Vatikan Konsilinden sonraki degisiklikle.Hinduizmde Oruç: Hinduizm'de nefis temizligi için senenin belirli günlerinde ve bayramlarda oruç tutulur . Muhammed. önceki milletlere de orucun farz kilindigini belirtmektedir. Onlarda orucun daha sert ve uzun dönemler i vardir. Allah'in Benî Israil'i (Israilog ullarini) düsmanlarindan kurtardigi gündür. Bugün Hiristiyanlikta iki çesit oruç vardir: Ökaristik (Le Jeûne Eucharistique). çok sayida besini yememe seklindedir (bir nevi perhizdir). Isa'nin oruç konu sunda hükümler koymadigi. Bu günlerde çog unluk yemek yemez. Ramazan Orucu farz kilininca bu orucun üç gün olarak (birgün önce ve bir gün sonra olmak üzer ) tutulmasini tavsiye etti. Hiristiyanlikta orucun ülkelere göre degisen hüküm ve gelenekleri vardir. o günün orucunu tut tu ve tutulmasini da emretti. eskiden gecenin saat 12'sinden K ominyon zamanina kadar hiçbir sey almamak (yememek-içmemek) seklinde iken simdi. fakat takip ve tatbik edil ecek hükümleri oruçlunun vicdanina ve sorumluluguna birakmistir. Ortodokslar oruçta eski gelenege baglidir. Eklesiyastik Oruç (Le Jeûne Ecclesiastique) : Bu oruç. Ökaristiya'yi (Ekmek-Sarap âyinini) karsilamaktan d olayi "Ökaristik Oruç" diye adlandirilmistir. "Bu hayirli bir gündür. Bazilari hayvanî besinleri yemeyip nebatî besinleri yiyerek orucu gerçe klestirir. Tut ulmasi. Bu ha l.Hiristiyanlikta Oruç: Hiristiyanlikta oruç. Oruç daha çok. bazilari yalniz kuru ekmek yer. Kilise takvimine göre yilin belirli dönemlerinde yerine getirilen bir "Kef faret" (Tevbe) uygulamasidir. "Oruç Üzerine" basli kli eserinde havarilerden kalma mecburî bir oruçtan bahsetmektedir. Bununla beraber Tertulliyen. sabah ve aksam da hafif yiyeceklerle yetinmek sek lindedir. [592] bb. KomInyondan (Ekmek-Sarap âyini) önce belirli bir süre kati besinler in yenilmesinin yasaklanmasidir.

tamamen veya kismen yeme ve içmeden kesilme sekilerinden birini tercihte serbest birakilmistir.Bazi günlerde yalniz kadinlar oruç tutar ve "Tanrinin kadinlik sifatlarinin tecelligâh i" olan tanriçaya dua ederler. Daha agir sartlar ve hükümler tasir. Allah'a yaklasma vesilesi olan bir ibâdet kilmistir. isi tamamen oluruna birakmi stir. Caynistler arka arkaya 40 gün oruç tutarlar. Caynis tler hakli bir sebep için oruçia intihan kabul ederler. oruçta da köklü bir yenilik ve tamamlama getirmistir. bütün lüzumsuz kayit ve hükümleri kaldirarak orucu nefse iskence etmekten ve ceza olm aktan çikarmis.orucu mecburî kilmis. [594] bd. bir gida ile ruhu gidalandirmaktir. Yahudilikte matemin ve tarihî felâketlerin hat irasi olan orucu. 24 güne ulasmaktadir. Islâm disindaki dinler. Hint dinlerinde bu sekildeki uygulamalara rastlanmakta dir. Birçok dinde insanlar. Kitap ve Sünnetle tesbit edilmistir. oruç günlerini baslangiç ve sonuçlariyla belirlememis. insanlarin keyfî tasarrufundan çikarmis.[596] Islâm. istisnalar bir yana. Bu oruç. Islâm. zamani ve hükümleri açiktir. "And" denilir. Islâm'in yaptigi yeniliklerden biri de. hiçbir kurumun belirtilen hükümleri degistirme yetki ve selâhiyeti yoktur. Orucun Istege birakilmasi insanlarin haddi asmalarina. baglayici hükü ler koyarak tam bir ibâdet disiplini haline sokamamis. mukîm ol sun. bu gele negi devam ettirenlere göre. oruçtan bekleneni verememi stir. ugursuz ve karanlik bir çerçeveden kurtarip iyimserligin hakim oldu gu aydinlik ve sevinç verici. keyfî bir durum söz konusu degildi r. Bu din mensuplari bazi yiyecekleri birakmak ve bazilarini tercih etmekle emrolunmuslardir. oruç tutacaklari günleri seçmekte. en kolay. bazilar i da yalniz bir kaç çesit yemekle veya tuzlu suyla yetinmektedir. Islâm'daki orucun sartl ari. ona eziyet etme olarak yeralmis. Istisnalar bir tarafa. manevî faydalari en fazla içinde bulunduran. Ayrica Caynistlerdeki "Ahims a Prensibi" yaygindir. Bu din mensuplarinin bazilari et. [595] be. Hiçkimsenin. orucu belirli bir disiplin ve kurala baglamis. misafir olsun oruçlunun hiçbir sey yapmayacagi belirtilmistir. sayilarini tayin etmekte . Bu prensibe göre hiçbir canliya zarar vermeme bir ibadettir. Böylece tuttuklari orucun sayisi. fitrata en uygun. Bu günler nefsi temizlemeye ayrilmis günlerdir. çok sayida besini yememe seklindedir. Bu günlere. Brahmanlarda oruç genis bir yer tutmakta ve uygulanmaktadir. hâlâ mahallî ay larin 11 ve 12'inci gülerifide oruç tutarlar. Islâm akil balig olan her Müslüman için. insanin gücünün disinda ka .Islâm'da Oruç ve Diger Dinlerdekilerle Bir Mukayese Orucun en belirli ve en özel sekline Islâm'da rastlanmaktadir. Gayeleri de ruhanî (manevî). Bu keyfî durumlar orucun kiymet ve kuvvetini zayiflatmis. Yahudi Kutsal Kitabinda oruç nefsi alçaltma. Brahmanlar. fe rt ve topluma en çok etkili bir hale sokmustur. bütün ibadetlerde oldugu gibi. özel bir önem verildigi için. Islâm. sonu bayramli bir devreye dönüstürmesi ve umûma sâmil kilmasid ir. oruçtan beklenen ahla kî fayda ve fonksiyonlarin kaybolmasina sebep olmustur.Caynizmde Oruç: Caynistlerde oruç genis bir yer tutar. bazilari ateste piseni yememekte.

kameri aylar esas alinmis ve bundan dolayi en az 45 y il yasayan ihsan. Islâm'daki zekâtin bir benzerine hiçbir dinde rastlanmaz. yüz çevirdiklerini beyan etmektedir (Bkz. Is lâm'da nisaba mâlik olan bir Müslümanin malinin belirli bir kismini fakirlere veya ihtiy aç sahiplerine vermesidir. temizleme anlamina gelir. bazen de kovmuslardir. All ah'a fakirlik isnad etmis. Yahudilere ve Hiristiyanlara zekât ve sadakanin emre dildigi. yemediklerini baskalariyla bölüsmeyi mensuplarina tavsiye etmekte ve bunu da herkesin vicdanina birakmaktadir. Bakara. yakinlara. sahurun geciktirilmesi ni müstahap saymis. ( Onlari) Allah yolundan men ederler. namazi dosdogru kilip zekat vereceklerine dair söz aldigin i. her mevsimde oruç tutmanin zevkini tadabilmistir. Altin ve gümüsü yigip da Allah yolunda harcamayanl ari elem verici bir azab ile müjdele" (Tevbe 34). günes aylariyla h esap edildigi için. biz zenginleriz" (Al-i Imrân 181). Kur'ân. çogalma. Kimlere. [598] . çok azi hariç. üzerlerine farz kilinmis olan zekât ve sadakalarin verilmesini isteyenleri terslemis.Zekât Islâm'in bes sartindan biri olan zekât Kur'ân'da genel olarak. Yukarida belirtilen âyetlerden. Islâm disindaki dinlerin çogunda oruç. artma. iftarda acele etmeyi sünnet kilmis. Bugün Yahudilerde oldugu gibi Hiristiyanlarda da farz olan bir zekâta açik olarak rast lamak mümkün degildir. ticaretle ve faydali islerle ugrasmayi serbest birakmistir. yetimlere ve yoksullara iyilikte bulunacaklarina. Yahudilerde zekât mallarinin Beyt-i Mukaddes'in zekât sandigina verildigini. 1/60'i diger dinî makam sahiplerine ayrildigini ve çok az mikt ari da Beyt-i Mukaddes1! (Beyt-Ha-Miktas-Süleyman Mabedi) ziyarete gelenlerin agir lanmalarina harcandigini belirtmektedirler. bazen de "Allah'in eli b aglidir" (Maide 64) demislerdir. Islâm'da oruç hilâle baglanmis. Insanlar a iyi söz söyleyeceklerine. gece ve gündüz uyumayi. istirahat etmeyi mubah addetmis. Allah'a "Zorla almak" suçlamalarinda bulunmuslardir. "G erçekten Allah fakirdir. namazla birlikte zikredi lir. Yahudi ve Hiristiyanlara bildirilen hükümleri n gerçegini de ortaya koymakta ve Müslümanlara su hususu hatirlatmaktadir: "Ey iman ed enler! Hahamlarin ve Rahiplerin çogu. Yahudiler. insanlarin mallari batil sebeplerle yerler. Hiristiyanlar tarafindan hazirlanmis Fransizca bazi lügat ve ansiklopedilerde zekât karsiligi kelimeye ya rastlanmamakta veya "aumone legale: mecburî sadaka" keli mesi altinda sadece Islâm'daki zekat ele alinmaktadir. astronomik bilgilere ve bir takvimin yapilmasina ihtiyaç hissettirmistir. Terim olarak. matematik he saplara. kendilerine vazifelerini hatirlatanlari. Allah. 1/10'u veraset yoluyla haham olan Harun soyundan kabul edilen Leviüle re taksim edildigini. oruç günlerinde.. hangi maldan ve ne kadar olduguna dair bir sey çi karilamaz. ancak onlarin buna uymadiklari yanasilmaktadir. belirli bir mevsimde donup kalmasini gerektirmis. sahura kalkmayi. nefse eza verecek seylerle mükellef tutacak hükümler koymamis. Kur'ân-i Kerîm'de. Halbuki Islâm'da Kur'ân. Yahudiler'den Allah'tan baskasina ibadet etmeyeceklerine. a na babaya. Yahudi ve Hirist n Kutsal bitaplarinda Islâm'daki zekât benzeri mecburî bir ibadet listemi bulmak zordu r. Kelime olarak zekât. 83). Hiristiyan Kilisesi. Zekatin hem ibâdet olarak uhre vî yönü hem de sosyal ve iktisadî bir sistem olarak dünyevî bir yönü vardir. Bazi arastiricilar. Hadîs ve Fikih kitaplarinda açik olarak belirtilmist ir. san'atla. Ancak ahlâkî ve ruhî yönelmelerden öteye geçmeyen genel mahiyette bazi tavsiyeler serpist irilmis olarak bulunur. [597] c.

mesguliyeti de arzulamaktadir. günah çika rma) bayramlarinda yapilmaktadir. övgülü bir karakter vesilesi ve bir ibadet törenidir. Bu ziyarette büyük sayida kurbanlar kesilmekte ve derileri de karsiliksiz olarak hacilarin hizmetinde bulunanlara verilmektedir. . Davud'un mezari. çocuklar da ebe veynleri ile haccedebilmektedirler. Beyt-i Mukaddes'e (Bet ha Mikdas=Süleyman Mabedi) yapilmaktadir. Bu hac. Kadin ve çocuklar hariç tutulmus olmasina ragmen. Hac. Bunun Için ilâhî menseli dinlerdfen baslayarak dün yada mevcut olan dinlerdeki "Hac" ibadetine göz atmak uygun olacaktir. Karmel Dagi'nda Ilyas Magaralari. Fisih) ve Kipur (Kefaret. zamanini.. geçmis topluluklarda da bu çesit toplanti ve iba detlerin bulundugunu göstermektedir. "Biz. Haham Meir ve Talmudik önemi olan diger yerler. bir kurtulus vasitasi. Süleyman Ma'beti'nin "Bati Duvan"nin karsisinda. genel olarak. 17 Temmuz aksamindan 1 9 Agustos'a kadar. dinî mecburiyet veya mucize elde etmek gayesiyle kutsal bir yer e dogru gerçeklestirilen yolculuktur. Savvat (Gül Bayrami).Hac Hac. her Yahudiye farzdir. kadinlar. temizleme Haccin insan hayatinda ayri bir yeri ve önemi var Hemen hemen her dinden Insanlarin gidip ziyaret ettigi "Mukaddes yerler" bulunmak tadir.d. Pesarv (Mayasiz ekmek. Tarihin her döneminde. bunun için de bir takim sart lar ve hükümler konulmaktadir.70 ). Yahudiler. Ay ni sekilde günahlarini af-fettirebilmek. meshur ofan kral peygamber ve veli kimselerin kabirlerinin ziyaret edilmesi de y aygindir: Sion Dagi'nda Hz. körler. nasil oldugunu. Bunun yaninda insan. Hac Suresi 34. her ümmete. Zaten Allah. daima ta'zim edecegi ve yaklasmak konusundaki istegini tatmin edecegi. Hac olayi. Dinî a tasimaktadir. d in kardesleriyle ve manevî baglarla bagli bulundugu kimselerle bir araya gelebilec egi büyük toplantilara da ihtiyaç duymustur. hükmünü ve k urallarini ortaya koymak oldukça zordur. hatalarini bagislattirabilmek için uzun ve yorucu bir isi. dinî kd olarak hac. ibadeti yerine getirecek he rkesin beraberinde Tanri'ya sunacagi bir takdime götürmesini gerekli kilmistir. [599] da.. 23 gün devamli toplanmakta ve bu ibadeti yerine getirmektedir.Yahudilikte Hac: Yahudilikte hac. bir müddet oraya bagli ibadetler yapilamamis ve kurbanlar sunulamamistir. Allah'a ve inandiklari kutsal varliklara ibadet etmek ve kurban kesmek için büyük t oplantilar yapmislardir. ibadet mahiyetinde kurban kesmeyi mesru kildik". duyulan bu yerlere dogru yolculuk yapildiginin izin antropolojinin temel konularindan biridir. "Aglama Duvari" (Hakotel ha-Mavra vi) olarak görülmüs ve ziyaret edilmistir. Tarih de ayni hususta bilgi sunmaktadir. Mabed 'in yikilmasindan sonra geriye kalan Baü Duvari. Yahudi Kutsal Mabed'inin Romalilar tarafindan yakilip yikildiktan sonra (MS. birçok kadin kocalari. M eymonides'in mezari. arzularini yöneltecegi ve gözüyle görebilecegi bir sey aramaktadir. Tarihî eserler ve arkeolojik kazilar. Âyette bunu söyle belirtmektedi r. 1492 yilinda Ispanya'dan Osmanli Imparatorlu guna siginan Yahudilerden hac için Kudüs'e gidenlerin sayisinda artislar olmustur. Insan. Hac. Eski dinlerin toplanti ve ibadetlerinin tam olarak. Selahaddin Eyyûbî'nin Kudüs'ü fethetmesi ile Yahu er hac etme serbestligine kavusmus. her zaman. dir. büyük saygi e rastlanmaktadir. as kini söndürebilecegi. Yahudilik. Bundan dolayi tarihin her döneminde insanla r. akil ve beden hasta liklari olanlar hariç. Bu yerlerin ziyaret edilmesi tesvik edilmekte. küçükler.

Budda'nin altinda ilhama kavustugu Bodhi agaciyla Bodh Gaya. Ganj ve Jamna nehrinin kiyilari. [600] db. 2.Hinduizmde Hac: Hindistanda ziyaret edilen yedi kutsal yer bulunmaktadir. [601] dc. Ayrica Budda'nin kutsal esyalarinin bulundugu stupalar ziyaret yerleridir (Rivay ete göre 84. Günümüzde Hiristiyan hac yerlerinde bazi degisiklikler olmus. Bugün Hindistanda ise su yerlerdir: Ben ares yakininda Sarnath. Bu dda'ya ait tapinmada önemli bir yer tutar. Ancak bütün Budist gruplar "hacca" ayni önemi vermezler. Brindaban ve bilhassa iki bin tapinagin bulundugu Benares bunlardandir. Hima-laya'nin yüksek tep eleri. Gaden. [603] .Budda'nin öldügü Uttar-prades sehri. Modh-Gaya. 4. 4sS*nin yasadigi yerler ile Ku düs'ten sonra Roma en çok ziyaret edifertferlerden olmustur. Samye. Hz. Sera. Ajanta. Bu yerler. 3. "hac" sefe rleri Hindularin hayatinda önemli rol oynamaktadir. Meselâ Tibet te: Lhosa. Bu kutsal yerlere yapilan ziyaretler.Buddizm'de Hac: Sadik Budistler için Budda'nin hayatinin geçtigi v© hatiralarini tasiyan yerlerkutsal ziyaret yerleridir: Budistlerin hac yerleri sunlardir: 1. Hac gayesiyle Roma'ya böylece akin edilmesi "Bütün yollar Romaya çikar" atasözüne k nu olmustur.Budda'nin "nirvana"ya ulastiktan sonra ilk vaazini verdigi Benares yakinindaki Sarnath Geyik Parki. yeni yeni ve mahallî ziyar et yerleri ortaya çikmistir.Budda'ntn Nepaj&eki dogum yeri olan Lumbini. Isa'nin-yasadigi ve hatiralarinin bulundugu yerler ile ilk Hi ristiyan azizlerinin mezarlari hac yerleridir. [602] dd. Ganj da kutsal yerier-dendir. Bu gelenek yerlesip yayginlastiktan sonra Roma'ya ziyaret hiç eksik olm amistir. Sanehi ve eski Stupalar. Hz. Isa'nin dogdugu Bethlehem (Be ytlahim) en büyük saygi gören "hac" yerlerinden bfridir.Belirtilen bu yerlerin disinda Yahudilerin çesitli ülkelerde ziyaret ettikleri kabir ler ve mahallî ziyaret yerleri de bulunmaktadir.000 stupa vafdir).Hiristiyanlikta Hac: Hfrîstiygtnlikta. Bu kutsal yerlerde bayramlar yapilir. Kudüs'ten sonra Roma'nin "hac" merkezi olmasi Petrus ve Pavlus'un mezarlarinin orada bulunmasindan kaynak lanmistir. panayirlar kurulur. Tashilimpo. Bunun yaninda her Budist memlekette kutsal hac yerleri bulunmaktadir.

amel ve tatbi katta ihlasi.Islâm'da Hac ve Degerlendirme: Islâm'da hac. Özel olarak. onlarin duygu ve düsüncel erine hâkim olmus. Zamanla mensuplarin sayisinda artis Olunca. yüce bir varliga saygi göstermek için yapilmis önemli yapidir. Ibrahim'in hatirasini tasimaktadir. Mekke'ye yapilmaktadir. böyle âdetlerin ümmetine sirayet etmesinden endise duymus. akla o dine inanan insanlarin yerine getirecegi görevler ve bu görevler in ifâ edilecegi mabedler gelmektedir. Burasi ilâhî menseli üç dinde de kabul edilen Hz. umûma sâmi . 11/367-381). Müslüman tarafindan mukaddes kabul edilip zi yaret edilen Medîne. Ank. Bunun disinda. ilk ortaya çikip yayilmaya basladigi siralarda. Hz.DINLERDE MABED Kur'ân'in temiz elbiselerle girilmesini istedigi Mabed. Hz. Yahudi ve Hiristiyanlarin peygamberlerinin. Kutsal yerlerin büyük çogunlugu Ganj nehri kiyisinda bulundugundan. Muhammed. Yahudi ve Hiristiyanlar hac ve ziyarette as iri gitmislerdir. Biraraya gelmeler inananlardan birinin evinde veya müsait bir yerde olmustur. Tecrid-i-Sarîh Tercümesi. takdis ve ta'zimde haddi asip sirke düsmüs ve Allah'tan baskalarina tapmalarina yol açmistir. Hindistanda Buddizm. oralari takdis etmeleri. Orada açik âyetler vardir. 1972.Caynizm'de Hac: Ziyaret edilen çok yer bulunmaktadir. Bu endiseler son has taliginda bile onu mesgul etmistir. kendi aralarinda toplanabilecekleri yer mes'elesini ortaya çikarmistir. Hemen hemen bütün dinler. Ganj nehrinde yikanmanin da büyük bir fazilet sayildigidan kalabaliklar halinde buralarda toplanilmaktadir. Her din. Ora larin büyük serefe ve özel kutsalliga sahip olduguna inanilmaktadir. Bu toplanti larin bazisi senede bir. bazisi birkaç defa ve bazisi da. azizlerinin mezarlarini secde yeri yaptiklarini belirterek. genel olarak bir ulûhîyete. Bu yerlerde dinî havaya bürünen bayramlar ve panayirlar yapilmaktadir. kendi kabirinin tapilan bir yer yapilmamasi ni istemistir (Bkz. Dinî önderlerin orala rda hakîkata ulastigi. Allah'dan baskasi iie alâkayi kesmeyi isteyen bir dindir. ancak bunlar haccin rükünlerinden degi ldir. Kudüs gibi yerler de vardir. Muhammed. hayalde mücerretligi. Islâm. Diger din mensuplarinda oldugu gibi. [605] 2. irade ve niyette temizligi. insanlarin biraraya gelip ibadet e decekleri. oniki yilda bir yapilmaktadir. Buhari. Mabed. Yahudi ve Hiristiyanlardak i mezar ve türbelere tapinma fitnesinden ümmetini korumak istemesidir. Buna sebep de. bazi ilâhlarin oralarda özel olarak tecellî ettigi inanci bulunma ktadir. Haccedilmege en lâyik yer de Beytuilah'dir (Kâ'b e). Din deyince. Ziyaret yerlerine verdikleri önem. Allah'a k arsi kulluk görevini yerine getirmek için insanlarin biraraya geldikleri yerdir. [604] df. bu gibi asin davranis ve âdetlere karsi tep ki göstermis. bu y erlerin ugrunda katettikleri uzun ve mesakatli yolculuklar. düsüncede yüceligi. kendi kabrinin her türlü sirk ve tapinmadan uzak kalmasi için gayret göstermistir. Ganj'la Jamna nehrinin b irlestigi yerde oldugu gibi. belirli bir toplanti yerine sahip olmamistir. Caynizm ve Hinduizm'de mabetler ve mukaddes yerler çoktur.de.

bütün peygamberlerce hürm et . Hz. Kutsal iki kitapla belirtilen bu mab edler. alni yere koymak" gibi. sonrakilere model . egi lmek. Islâmî hükümler. gizlice namaz kilmaktaydi. "bir yere toplayici. getirici" anlamindadir." (Hac. fazileti ve haccedilmesi disinda bir bilgiye rastlanma maktadir. Her ma bed. Kur'ân. tek basina n amaz kilmistir. Mescit kelimesi. ^onunda putlardan tamamen temizlenerek asil gayesine hizmet etmesi Hz. ye bir araya. gelen. O dinin mensuplari arttikça mabedler de çogalmis tir. Kur'ân'da. bir her yer birdir ve namaz vasitasi e mümkündür. bütün a Namaz zamani geldiginde namazin istir. Adem ile basladigi ileri sürülmekte. bunun yanin kilinmasini ve . Allah nazarind ile Allah'in huzurunda secdeye varmak her yerd dünyayi bir mescid olarak tanidigini belirtmis. Ali ve en eski arkadaslariyle birlikte.Allah tarafindâti yapilmasi emredilen mabedler (Ka'be ve Yahudi Kutsal Kitabi'n dâki bilgilere göre Süleyman Mabedi). Ka'benin yüceligi. [611] a. mescid. Hz. Cami. ya bir toplanma yerV'Tanfinin bulundugu yer" fonksiyonunu icra etmekte.l yerler ortaya çikmistir. Mekke'nin dar sokaklarinda. Hz.olmustir. Islâm'dan önce mukaddes bir türbe'de Taniya adanmis ve içinde Tann'ya dua edi len ibadet yerleri de "rheö-cid" ile ifade edilmistir. eni. bas egmek. "Mescidim Aksa" Için1 kullanilmi stir[613]. Her dinin veya her toplumun kendine mahsus ibâdet yerleri. 2. Asagida bugün yeryüzünde mevcut olan dinlerden bazilarindaki mâbedlertiakkmda bilgi veri lecektir.durmak.. esas olarak. Kur'ân'da. ilk Müslüman cemaatin husûsî bir ibadet yeri yoktur. umumiyetle bazen Ka'be civarinda. Cami) Islârn'çJa ibadet yeri cami veya mesciddir. yâ aslî görevin i/yani "Allah'in evi" vazif esini ifâ etmekte.gören bu makam. bu yerin "Allah' in evi" Kabe oldugunu belirtmektedir[606]. mabedleri vardir. kiliseler. onlarin da bu emri yerine getirdikleri[608]. Allah'in Hz. bir mekân ismidir.. Ismail ile yüceltilmis[607]. Peygamber. Tanrinin evinin istenilen se kilde bir "Mabed" olarak Hz. Süleyman tarafindan gerçeklestirildigi[610] görülmektedir. Dünyada meshur olan. bazen kendi evinde. Su âyette umûmî anlamda kullanilm istir: "Allah insanlarin bir kismini diger bir kismiyla savmamis olsaydi herhald e manastirlar. "putevi" hüviyetin i' tasimaktadir. Ya'kub'a Allah için bir mezbah yapmayi emrettigi. boyu.biç mescidde kilinmasini istem . Muham-med ile gerçeklesmisti r. ajarnjara.Sonradan ortaya çikan mabedler.Islâm'da Mabed (Mescit. Fakat Tanah'ta.. havralar ve içinde Allah ismi çokça anilan mescidler yikilip yok olurdu. Muhammed. Yahudi Kutsal Kitabi'nda (Tanah)..[614] ibâdetgâhin mevcudiyetini" zarurî kilmistir. ya da sadece dinî liderlerin heykellerinin bulundugu yer. Yeryüzünde ilk "mabed"in Hz. Y akub'un yaptigi yerin admi^el Beyte!" koydugu[609]. o dinin muhtevasina göre sekillenmekte. Süleyman Mabedi'nin (Bet ha-Mikdas) yapilisi. Yeryüzündeki mabedleri iki kisma ayirabiliriz: 1."dik. Hz. Ibrahim'e.. "Mescidu'l Haram"[612]. yüksekligi ve diger teferruat yeralmaktadir. Muhammed. Islâm'da cami ile esanlamda on. Hz. Mekke'de..-. Ibrahim ve Hz. 40).

Müslümanlarin dinî ve siyasî meselelerini halletmistir. Kurbanlar ancak Kudüsteki Süleyman Mabedinde icra edilebilir. Islâm'in isareti ve o bölge nin Müslüman oldugunun delili olmustur. Yillarca kendilerini mabedle bir ve ayni gören Yahudiler. yapi tarzlariyla oha verdigi önemi göstermis. törende okunur ve dua edilir. "Degmesin ma'bedimin gögsüne nâmahrem eli Bu ezanlar ki sahadetleri dinin temeli" diyerek mabede verilen önemi en iyi sekild e göstermislerdir. "Süleymaniyte'de Bayram Sabahi" siirinde. Yahudilerin dinî merkezi olmustu r. "Ulu mâbed. Peygamber orada. 586) dönüsü bedi" yeniden yapmis ve M. Ahit Sandigini muhafaza edecekleri yer olarak büyük mabed modeli sinagoglar insa etmislerdir. Mehmet Akif Ersoy da. ibadet yapilmasi. mabedlerle bir ve ayni sayilir ha le gelmistir. Islâm'in yayildigi yerlerde. seni ancak bu sabah anliyorum. Yahudilikte. cemaat halinde ibadöt için kullanilmistir.. cemaatin dinî ve siyasî merkezi haline gelmistir. ibadet yeri olarak "Beyt-ha-Knesset" ( Sinagog.Ö. He r yil çok sayida Yahudi. Mü'minler i Allah'a itaate davet etmis. hep o nun hayaliyle. Mabed. Küba Mescidi). kutsal kitaplarin okunmasi ve di nî emirlerin ögrenilmesi için Yahudi cemaatinin toplandigi yapiyi ifade eder. Ben de bir varisin olmakla bugün magrurum". Toplanmal ar. dualar yerine getiril mekte ve kutsal kitap okunmaktadir. Müslüman olan toplum. Ahd-i Atik'in (Tanah) sem-bojpj "Israil'in gerçek tanrisi". fethettigi yerl erde camileri vücuda getirmistir. Bu sinagoglarda yapilan ibadetlerde kurbanlar yer a lmaz. [615] b. . Yahudiler için Süleyman Mabedinde. ibadetle rini yerine getirecekleri. Sinagog (Beyt-ha Knesset). namaz kilmak içi n. mü'minlerin. daha baslangiçta. Babil Sürgünü (M. ibadet yeri vasfi agirlik kazanmist ir. Bu camiler. Medîne Mesc idi. Bu ilk mescidler. Böyle niabedlerin insasi dinî sevap vesilesi olmus ve hayirda yaris ba slamistir. Beyt-ha Mikcfas denilen Süleyman Mabedine bagli o larak yaptiklari ibadetleri (Kurban gibi) bir müddet yapamamislardir. Bati Duvari (Aglama Duvari) önünde geleneklerini sürdürmektedir. Süleyman Mabedi'ni ziyaret etmekte. Tanrinin görünmez varligin bulundugu yerciir. Islâmi duygusunu camilere yan sitmis. T anrinin evidir. gittikleri yerlerde. Mabedler. bir Tanri ile bir ma'bed ayni övgüde birlesmistir."Sinagogda. Islâm'daki camilerin umûmî sekline örnek olmus. onu yeniden ihya etmenin ülküsü ile yasamislardir. Cami. Tevrat özel bir dolapta saklanir. düsünürlerinin siirlerine. yenileriyle takviye edilmis ve büyük camiler ortaya çikmistir. 70'de yakilip yikilip yok edilmesinden sonra. Bu mabed Yahudilerin gönlünde taht kurmustur. Sabbat günü ve günde üç defa olur. ibadetler. islemeleriyle. Müslümanlarin çogaldigi. . 1.S. mecburî dualarini yerine getirmektedir. peygamberlerin etrafinda toplandiklari yer olmustur. Sonralari bu mabed örnek alinarak. Hatta Türk sairlerinin. Yahudilerin toplanma yeridir. Islâm'da ibadet yeri mescid ile baslamistir (Mescid-i Nebevî. Zamanla millet. Yahya Kemal. Buralarda. Kudüs Mabedi'nden uzakta kaldiklari sürece. Sinag . millî marslarina konu olmust ur.Mescid. Yahudiler.Yahudilerde Mabed Yahudi'lerde mabed önemli bir yere sahiptir. havra) vücuda getirmislerdir. Cemaat arttikça mesc id.

Halk sohbet için de buraya gelm ektedir. teskilat olarak. Ibadej. yikanir. evdekinin biraz gelismis seklidir. mabed de vardir. Katolik. Kilise. irmaklara götürülür. Kilise. [6 17] d. a ksam ve pazar günleri ibadet kiliselerde yapilmaktadir. Sabah. bir bakima dinî devletti r. Mabed. mabedlere Kilise denilir. Isa'n in manevî vekili kabul'edilmektedir.ogdaki tören son derece sadedir.Buddizmde Mabed Buddizmde mabed. putevi anlaminda "pagoda" kelimesiyle belirtilir. Pagoda'ya giren bir Buddist. tev be ve benzeri ibadetlerin yapildigi yerdir. Mabedlerde ibadet. daha sonra muht esem kiliseler ortaya çikmistir.Caynizmde Mabed . [616] c. Tapinaksiz köy yoktur. ona çiçek ve tütsü sunar.Hiristiyanlikta Mabed Hiristiyanlarin ibadet yerlerine. her yapilan mahallede muhakkak bir mabed (Bet-Ha-Knesset) vardi r. 12 yasini bir ay geçmis 10 erkekle sinagogda ibadet yapilir. Bugün din. Anglikan gibi kiliseler var dir. Ortodoks. Israil. Kilise. Hiristiyanlikta Kilise'nin fonksiyonu diger ibadet yerlerinden farklidir. Budda'nin heykejine ta 'zimde buiunur. Bu mabedlerin yanin da. "Ruhban sinifini" da ifade etmektedir. Yahudilerin tek devleti olan Israil'in temelidir.Hinduizmde Mabed Hinduizmde ibadet her yerde yapilabilir anlayisi olmakla beraber. Islâmdaki cami disiplini Yahudi mabedlerinde yoktur. Kadinlar ibadete katilamaz $e erkeklerle bir arada olamazlar. Kilise'nin hem bina he m de teskilat anlami var. Kasaba ve sehirlerde büyük mabedler vardir. Hiristiyanlikta da ilk zamanlar bir mabed yoktur. Hiristiyanlarin ibadet ettigi yeri kasdet tigi gibi. Kadinlar in yeri ya arkada ya perde yJBya kafesle kapatilmis yan taraflardadir. hem milletin hem de dinin odak noktasidir. [619] f. Hastanelerde. [618] e. Hiristiyanlar millî kültürlerinin temelinin kiliselerde atildigini kabul ederler. Bina olarak. Pagodalarda B udda'nin heykelleri bulunur. evieri müsait olanlarin evlerinde veya katakomp denilen yeralti mabedlerinde yapilirken. meclis veya cemaat anlamina gelmektedir. Kilise. Mabedleri n yillik senlikleri vardir. Kiliseler arasinda yapilan ibadetlerde bazi farklar bulunmaktadir. Tanri'nin ev i kabul edilir. havuz bulunmaktadir. kutsal yikanmaya elverisli. "Kominyon Âyini". Bu senliklerde putlar arabalarla çekilerek. Her üniversitenin de bir mabedi bulunmaktadir.

Kutsal Kitaptan pasajlarin okunmasindan ibar ettir. Tanrilara tapinma. alnini yere daya r ve bir takdimede bulunur. hemen Kutsal Kitab'a kadar ilerler. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Dr. Dr. Abdurrahman Küçük. Ankara. Prof. Ma'bedler tanrilarin mekâni olarak görülür. yaglanir ve çiçeklerle süslenir. dua okumak. 2002: 4-5. Ocak Yayinlari. 2002: 1. Bu he ykeller yikanir. sihlerin hayatinda önemli rol oynar. Prof. mücevherli taç ve Amaterasu'nun heykeli bulunur. Dr. 2002: 1-3. Ankara.Caynist Mabedlerinde heykeller bulunmaktadir (Tirtankaralar). Dr. [621] h. pirinç ve p irinç sarabi sunmakla olur.Sintoizmde Mabed Japoya'da 100. Prof. Bunun yaninda g urdvvara denilen mahallî mabedleri de vardir. Bji heykeller önünde i lâhiler söylenir. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Bunlar. 2002: 1. [3] Prof. Islâmdaki ma'bed disiplini ve ma'bedi "Allah'in evi" kabul edip saygi gösterme anlay isi hiç bir dinde yoktur. Ankara. onlara meyve ve sebze sunulur. Nisa 11-12: (Ey inananlar ! Birbirinize belirli bir süre için. Cemaat. diger dinlerde de genelde tanri heykellerine hizmet sunma yeri. Mabed islerini rahipler idare eder. Ocak Yayinlari. Dr. Dr. [2] Prof. [4] Prof. Kutsal kitap lari bu mabedde muhafaza edilir. kiliç. Gurdvvara'da yapilan ibadet. [5] Bkz. [622] -------------------------------------------------------------------------------[1] Prof. Bakara 282. halk tarafindan idare edilir. Günay Tümer. Mabedlerde genellikle ayna. papazla cemaat ar asinda konusmalarin cereyan ettigi. sihlerin geçmis sikintilarini dile getiren ve m uzaffer olmasini isteyen dualari beraber okur. Hiristiyanlarda da kiliseler bir toplanti. . Mabeerde ki ibadetler rahipler taraf indan degil. Buraya giren bir Sih. Buraya "haci" olmak için gidilir. Günay Tümer.Sihizmde Mabed Sihlerde dinî ve içtimaî faaliyetlerin merkezi Amritsar Altirî Mabe-di'dir. Ibadette bir disiplin söz konusu degildir. Dr. Dr. Bunlarin en önemlisi Ise'deki Am aterasu adina yapilmis olanidir. [620] g. Ankara.000 civarinda Ma'bed bulunmaktadir. Abdurrahman Küçük. onu hemen yaziniz). Yahudilerde ma'bed. sohbet yeridir. Prof. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Ma'bedlerde ib adet edenlere ayrilmis salonlar vardir. önlerine lamba ve tütsüler konulur. borçlandiginizda.

Enfâl 39. Nasr 1 -3. Günay Tümer. Sociologie Religieuse. [27] Ebu'l Hasen Ali El-Hasenî en-Nedvî. Ocak Yayinlari. Ankara. Dr. Dinler Tarihi ne Giris. 2002: 1112. Dr. 2002: 10. 130. Günay Tümer. Günay Tümer. Akseki. Yusuf 40 [8] Bkz. SemseddIn (Günaltay). 2002: 4-5 . Ab durrahman Küçük. Dr. Ocak Yayinlari.[6] Bkz. [20] Prof. [26] Sehristanî. [12] Prof. Ankara 1955. Ocak Yayinlari. Ankara. A. Ihyâu Uiûmi'd-Din. Abdurrahman Küçük. 3 [22] Dinlerin çesitli sekilde tasnifleri için ayrica bkz. Prof. Abdurrahman Küçük. Sociology of Religion. Istanbul H. Dr. Dr. Kahire 1963. 2002: 10-11. Prof. 85. Abdurrahman Küçük. Dr. Ocak Yayinlari. . Wach. Ocak Yayinlari. 26-36. Ankara 1981. Prof. Misir 1967. 194. [25] Prof. Abdurrahman Küçük. Dr. Hak Dini Kur'an Dili. Prof. Günay Tümer. Beyrut 1968. Dr. 2002: 9-1 0. 1253. Günay Tümer. Cevheretü't-Tevhid Serhi [15] Muhammed Ali el-Fârûkî et-Tahânevî. Tevbe 36. Dr. A nkara. Dr. M. Dr. [10] Prof. Kessâfu Istilâhâti'l-Fünûn. Chicago 1951. Günay Tümer. Ankara. Ankara. Dr. Tar ih-i Edyan. 1/11. Prof. 2002: 1215. Prof. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. 2002: 5-7 . "e l-Milel ve'n-Nihal". H. Dr. 8 [28] Bkz. Ankara. Nasr 2 [9] Bu konuda bkz. Schimmel. Dr. el Milel ve'n-Nihal. [11] Prof. G. Ocak Yayinlari. Prof. Tevbe 29. Dr. Ankara. Türk Devlet Gelenegi. Tevbe 29-33 [7] Bkz. Nur 2. Dr. IV/53 [18] Eimaiili Hamdi Yazir. 33. Mensching. 2002: 1-4. Paris 1951. [24] Prof. Ocak Yayinlari. Istanbul 1338 (1922). Saff 9. Ta'rifât. Prof. Abdurrahman Küçük. Prof. el-Erkânu'l-Erbeâ. Günay Tümer. [23] Bkz. 2002: 5. Abdurrahman Küçük. Fetih 28. Prof. Ibn Hazm. 1-16 [17] Gazâlî. Ocak Yayinlari. Rum 43. Dr. Paris 1951. 10-21. J. Âl-i Imrân 19. En'am 161. Prof. Islâm. Abdurrahman Küçük. [19] Prof. Dr. Dr. Günay Tümer. Prof. Dr. Günay Tümer. Ankara. Istanbul 1943. Beyrut 1975. 2002: 8. M/305 [16] Bkz. [13] Seyyid Serif Cürcânî. Ankara. Kemal Edip Kür kçüoglu tarafindan hazirlanmis "Süley-maniye Vakfiyesi" Ankara 1962 isimli eserde Dinl er Tarihi ile ilgili sartlari bulamadik). [21] Bkz. Günay Tümer. Aydin Taneri. 72 [14] Abdusselâm el-Eknî. "Kitâbu'l-Fasl fi'l-Milel Ve'l-Ehvâi Ve'n-Nihal" ve Sehristanî. Prof. (Biz. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. Gâfir 26. Ankara. 130.

Ankara. Bunlardan en yaygin olani 124. Prof. Prof. Ankara. Dr. [34] Prof. [49] Prof. Prof. Günay Tümer. O'na ihlas Ile teslim olmus Müslümanlarsaniz. eger siz gerçekten Allah'a Iman et tiyseniz. 2002: 1518. Dr. daha önceden müslüman olmus kimseleriz" (Kasas 53).000'dir. Ankara. [31] Bunlarin disinda da Islâm Dünyasi'nda bazi çalismalar ve bu sahayla ilgilenenler o lmustur. Rabb imizden gelen bir haktir. Prof. 2002: 2734. [44] "Kendilerine apaçik anlatabilsin diye her peygamberi kendi kavminin dili ile gönderdik" (Ibrahim 4). Yakub'a. [33] Prof. Ankara. Isa'ya söyle demislerdi: "Biz Allah'in yardimcil ariyiz. torunlarina. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Süphesiz ki bu. Ocak Yayinlari. Dr. Hakikat biz. kavmine söyle demisti: "Ey kavmim. Ankara. 13-18 [32] Prof. [30] Prof. Hanbel'in "MÜsned"inde Ebû Umâme'den rivayet edilen bu hadis söyledir: "Enbiyânin s ayisi 124. Günay Tümer. ismail'e. Ocak Yayinlari. Dr. 2002: 18. M. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. [35] Prof. Abdurrahman Küçük. 2002: 35- . Prof.[29] Prof. Dr. [36] Tîn Sûresi 4 [37] Rum Sûresi 30 [38] Fâtir Sûresi 24 [39] Nahl Sûresi 36 [40] Isrâ Sûresi 15 [41] Ra'd Sûresi 7 [42] Nisa Suresi 164-165. Abdurrahman Küçük. Dr. Prof. Dr. Yunus'a. 2002: 2122. Dr. Dr. Eyub'a. Musa. Ibrahim'e. Peygamberlerin sayisi konusunda çesitli rivayetler va rdir. Ocak Yayinlari. artik ancak O'na güvenin. Ayrica bkz. Günay Tümer. [43] "Nuh'a. Allah'a inandik.000 peygamber geldigini açiklayan hadistir. Dr. Havariler de Hz. Tarih-i Edyan. Dr. ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiglmiz. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. O'na teslim oldugumuza sahit ol" (AH Imrân 52). Abdurrahman Küçük. daya nin" (Yunus 84). Islâm'dir" (Al-I Imrân 19) [46] Bkz. Abdurrahman Küçük. Isa'ya. Günay Tümer. sana da vahyettik" (Nisa 163). Dr. [45] "Allah katinda din. Dr. Kur'ân-i Kerîm isittikleri zaman) "Buna inandik. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Ah med b. Ishak'a. Ankara. Harun'a ve Süleyman'a vah yettlgimlz gibi. Bunlarin içinden 315'! resul'dur". Ankara. Semseddin. 2002: 2326. Prof. Dr. Bunlardan bazilari için bkz. (Ehf-i Ki taptan bir grup. Mâlde 46-48 [48] Hz. Bakara 136. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Ahzab 40 [47] Bkz. 2002: 2021.

Dr. [71] Prof. Ankara. Günay Tümer. Ankara 1974. Abdurrahman Küçük. [69] Faruk K. Prof. 2 Subat 1979. Dr. Günay Tümer. Ankara. I/9). Günay Tümer. Ocak Yayinlari. . 2002: 47. [65] Prof. Timurtas. Dr. 2002: 4752. Dr. Prof. Bakara 30 [51] Bkz. [59] Prof. Abdurrahman Küçük. Ankara. 2002: 6263. Günay Tümer. Tercüman Gazetesi. [60] Prof. Bab 92. Dr. Günay Tümer. [70] Prof. Prof. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. [62] Prof. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. 7. Ocak Yayinlari. 2002: 5253. Abdurrahman Küçük. [56] Prof. Abdurrahman Küçük. Ankara. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. 2002: 67. 2002: 5759. Prof. Dr. sf. Cenâiz. Ankara. Günay Tümer. Dr. [61] Prof. Dr. Abdurrahman Küçük. Prof. "Bozulan Türkçemiz". Günay Tümer. Dr. Günay Tümer. Dr. Abdurrahman Küçük. Dr. [63] Prof. Ankara. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. 2002: 57. [66] Prof. [50] Bkz.38.8. Ilham Hazinesi. Prof. Ankara. Ocak Yayinlari. Dr. Ankara. Tecrîd-i Sarîh Tercemesi. Prof. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Prof.56 Konfüçyüsçülük ile ilgili bilgilerin çogu için bkz. 2002: 5556. Dr. "Taptiklari" anlaminda Türkçe Tabgu'dan geldigi ileri sürülmekted ir (Bkz. Ocak Yayinlari. Prof. Prof. Günay Tümer.26. Günay Tümer. [58] Tabu kelimesinin. Abdurrahman Küçük. Ankara. Konfüçyüs. IV/ 529 [53] Prof. [54] Prof. 2002: 4546. [57] Prof. Ocak Yayinlari. Prof. Ocak Yayinlari. Dr. Ankara. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. 2002: 61. Konusmalar. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Türklerin Altin Kitabi. Dr. Günay Tümer. 2002: 3839. Dr. Dr. Abdurrahman Küçük. Ankara. 2. Dr. Ankara. 2002: 5961. Dr. Refik Özdek. Prof. [64] Prof. Hasr 21 [52] Bkz. 2002: 4243. Prof. Dr. 2002: 5355. Redhouse Yayinevi. Dr. Dr. Dr. Buhârî. Abdurrahman Küçük. [55] Prof. Çe erdim. Günay Tümer. Dr. Prof. Ankara.20. Ahzâb 72. [67] Prof. Prof. Ankara. Günay Tümer. Dr. Istanbul 1990. Abdurrahman Küçük. Ankara. Dr. Tercüman Yay. 2002: 3942. Ankara. Prof. Dr. Dr. Ocak Yayinlari. s. Dr. 2002: 6367. [68] Bkz. Robert Ernest Hume. Dr. Ocak Yayinlari. Dr. Günay Tümer. Istanbul 1968. Dr.

79-82 .[72] Prof. 2002: 74. Bununla beraber Allah'in kendisi için "Ilâh" kelimesini kullandigi da olmustur : "I lâhuküm ilâhun vahidun : Ilâhiniz bir tek Ilâh'dir (tanri)" (Bakara. Dr. [81] Bkz. Abdurrahman Küçük. (Mesela. [83] Prof. Prof. yeri geldikçe "Tanri dostu". Allah'in da. Muhaddere Nabi Özerdim. Haz. 311-312. Zeki Velidî Togan. 2002: 76. 2002: 7274. Abdurrahman Küçük.Ankara 1978. Abdurrahman Küçük. [80] Bahaeddin Ögel. Ankara 1978 adli eser olmustur. Dr. Tanri (ilâh) kelimesini kullanmayalim denilirse bu. (Istanbul 1982 (2. her iki kelimeyi de kullanmislar. Eliade. kendinden gayri tapinma k onusu edilmis seyler için "ilâh" kelimesini kullanir. [82] Bkz. Ilâh kelimesinin çogulu "âlihe"dir. Günay Tümer. Dr. Abdurrahman Küçük. Prof. Paris-1975. Mircea Eliade. Nahl. kendisi için genellikle Allah. baski). Ankara. Dr. [85] Bkz. [77] Prof. 2002: 6768. burada Tanri kelimesinin kullanilmasi gerekeceginden mütercim hatalidir . Türk Kültür Tarihine Giris. Dr. Ankara. Eger sadece Allah k elimesi kullanilabilir. Türk Kültürünü me Çaglari. Ankara. Günay Tümer. Dr. sahifeler arasi ve M. Dr. Lâ ilahe illallah:Aliah' tan baska Tanri yoktur). Mevlid'de "Birdir Allah. Günay Tümer. Günay Tümer. Ögel. Ögel. "Tanri Misafiri " de demislerdir. Günay Tümer. B. Abdurrahman Küçük. [73] Taoizm'in Prensipleri basligi altinda verilen bilgilerde temel kaynak. Ankara. Konya 1978 (2. Paris 1984 111/10-13. Ankara. 163. hem Ku r'an'in tarzina uymaz. Dr. Prof. Ocak Yayinlari. Dr. "Tanri buyrugu". Traite d'Histoire des Religions. Dolayisiyla Allah için Tanri kelimesini kullanmakta bir ma zur görmediklerinden atalarimiz. [84] Türkler. Allah kelimesi çogul olm adigindan. Ancak mütercimin yaptigi bu hata. Çev. Ocak Yayinlari. Dr. Dr. 22 vd). Ankara. Baski). Ankara. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. hem de bazi mahzurlar ortaya çikarir. Allah kelimesinin çogulu yoktur. [75] Prof. 2002: 7678. 1/61 [86] Ismail Hami Danismend. Dr. Ocak Yayinlari. Anka-ra1979. Allah'in Esmâ-i Hüsnâ'si vardir. Günay Tümer. Ism-i Azam'dir. Taoizm. Dr. Prof. 2002: 7881. Ocak Yayinlari. onlari yanyana yürütmüsler. Abdurrahman Küçük. savaslarda "Allah Allah" diye düsmanlarina hücum edip son nefeslerinde " Allah" diyerek göz kapamak. Dr. Oguz Destani. karsi karsiya getirmemislerdir. Ankara. [79] Prof. Prof. Mesela bir mütercimin çev irdigi romanin basligi "Allah'lar Susamisti" seklindedir. Ocak Yayinlari. Prof. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Tanri'nin da dilimizdeki yerini gös termesi bakimindan düsündürücüdür. 2002: 6872. Türk Kültür Tarihine Giris. MI/ 65 ve Türkler'deki Gök Tanri hanci için ayrica 62 66. Histoire des Croyonces et des Ideas Religieuses. Kur'ân-i Kerim'de Yüce Allah. Türk Irki Niçin Müslüman Oldu. Laotzu. Prof. 1/57-61. Allah lafzi. [74] Prof. Dr. Dr. Allah lafzina Esmâ-i Hüsnâ içinde Ism-i Azam olarak hürmet göste zikretmekle beraber. [78] Prof. Ocak Yayinlari. Prof. 2002: 7576. O'ndan artik Tanri yok" denilir. [76] Prof.

Ankara. Prof. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Prof. Ocak Yayinlari. Dr. Ocak Yayinlari. Dinler Tarihine Giris. 2002: 101 -102. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. A. 2002 : 102-103. IV/397-408. Prof. Dr. Ocak Yayinlari. Ankara. [99] Hindistan'da bazen camiye girmis bir kutsal inegin çikarilmasi bile Müslümanlar la Hindular arasinda büyük olaylara yolaçmaktadir. Ankara. Ocak Yayinlari. 2002: 9394. Ankara. Dr. Prof. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Dr. 2002: 10 7-108. A. Dr. Günay Tümer. Dr. Dr. Ankara. Abdurrahman Küçük. Prof. Inegi. Dr. 2002: 99100. [91] Prof. Hint yönetimi. [95] Prof. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. (Ankara 1982). Dr. Ankara. yillardir inegi asil konumuna getirmek için ugrasiyor. Hintlilerin anasi gibi görmeyi devam ettiren tarikatlar vardir. Milletlerarasi Folklor Kongresi Bildi rileri. 2002: 10 6-107. Prof. Abdurrahman Küçük. 2002: 9799. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. Prof. Günay Tümer. Günay Tümer. Hindularin kendi ar alarinda da Sinlerle de olaylara sebep olmaktadir. Prof. Abdurrahman Küçük. Dr. Ankara. Abdurrahman Küçük. Ankara. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. [93] Prof. Dr. Islâm ve Yahudi Mezhepleri. Dr. Prof. Ankara. (Ankara 1965). Dr. 2002: 100 . Dr. Dr. Ankara. Dr. Ocak Yayinlari. [97] Yasar Kutluay. Günay Tümer. 2002: 11 0. Prof. Abdurrahman Küçük. 2002: 10 8-109. Günay Tümer. Prof.[87] Prof. Dr. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. 2002: 10 3-106. (Ankara 19 55). Ocak Yayinlari. [96] Prof. 2002: 103 . Prof. [94] Prof. Abdurrahman Küçük. [90] Prof. Ocak Yayinlari. Ankara. Prof. Dr. Dr. Hindistan'da 250 milyon kut sal inek oldugu belirtiliyor. "Bektasi Menakipnamelerinde Tenasüh". Günay Tümer. 252. [98] Prof. Günay Tümer. Dr. [102] Prof. 2002: 8893. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Bu ineklerin kesilmesi haberi. Günay Tümer. Dr. . [100] Prof. Ankara. Prof. 2002: 9496. Ocak Yayinlari. Ankara. Schimmei. [89] Prof. Ankara. Abdurrahman Küçük. 2002: 9697. [88] Prof. Dr. Dr. 2002: 8187. Ocak Yayinlari. Dr. Günay Tümer. fakat basarili olamiyor. Ocak Yayinlari. Dr. Prof. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Yasar Ocak. Ankara. [104] Prof. [101] Prof. Ankara. Dr. [92] Prof. Günay Tümer. Günay Tümer. Dr. Günay Tümer. 2002: 100 -101. Günay Tümer. Ankara. Abdurrahman Küçük. Dr. Dr. Dr. Prof. [103] Prof. Abdurrahman Küçük. II. Dr. 218. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari.

[122] Bkz. 69. Günay Tümer. Mecûsîlerin o güne kadar sönmeyen kutsal atesi sönmüs ve Sâvâ Gölü kurumust lî. 2002: 11 3. [117] Sabiîlik konusunda basvurdugumuz ve yararlandigimiz ana kaynak Sinasi Gündüz'ün "S on Gnostikler Sabiîler. "Kur'an-i Kerim ve Sabiîler". . [124] Prof. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Prof. Ocak Yayinlari. 17 8. Ankara. Abdurrahman Küçük. Prof. [123] Prof. 190-192. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. 1/125). Dr. Dr. 1. 17. Remzi Kaya. Ankara. dogum mucizesi olarak. 62. Ankara. Ocak Yayinlari. 202-203. Günay Tümer.Ü. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. Prof. Ilahiyat Fakülte si Dergisi (IFD). Kur'an-i Kerim'e Göre Ehl-i Kitap ve Islam. [106] Prof. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Dr. Günay Tümer. [118] Bkz. Dr. Ankara. 2002: 12 9-131. Dr. Prof. Abdurrahman Küçük. 2002: 11 8-119. Ocak Yayinlari. Dr. Dr. 2002: 12 0-122. Günay Tümer. Son Gnostikler Sabiîler. Dr. Prof. Dr. Maide Sûresi. [120] Bkz. 2002: 12 7-129. 2002: 11 8. Abdurrahman Küçük. Prof. X/103-104. Abdurrahman Küçük.