Güney Tümer/ Abdurrahman Küçük

Ocak Yayinlari

DINLER TARIHI 8 Dördüncü Baskiya Önsöz 8 Önsöz 9 I. BÖLÜM DINLER TARIHINE GIRIS. 9 A. DIN VE TARIH KELIMELERININ INCELENMESI 9 1. Din. 9 a. Dinin Lügat ve Terim Anlami 9 aa. Islâm'da Din. 9 ab- Diger Dinlerde ve Dillerde Din. 10 b- Dinin Tarifi 11 ba. Dinler Tarihi Arastiricilarina Göre Din. 11 bb- Islâm Bilginlerine Göre Din. 12 2- Tarih. 12 B- DINLER TARIHININ TARIFI 13 C- DINLER TARIHININ KONUSU. 13 D- DINLER TARIHININ METODU. 14 E- DINLER TARIHININ DIGER BILIM DALLARIYLA ILGISI 14 F- DINLER TARIHININ ÖNEMI, LÜZUMU VE GELISMESI 15 1- Dinler Tarihinin Önemi ve Lüzumu. 15 2- Dinler Tarihinin Gelismesi 16 a- Islâm Âleminde Dinler Tarihi Çalismalari 16

b- Batida Dinler Tarihi Çalismalari 17 c- Ülkemizde Dinler Tarihi Çalismalari 17 I.- Bölümün Bibliyografyasi 18 II- BÖLÜM. 19 A- DININ KAYNAGI HAKKINDA DEGISIK GÖRÜSLER. 19 B- DININ KAYNAGINA ISLÂM'IN BAKISI 22 C- Din Duygusunun Kaynagi 23 D- INSAN IÇIN DININ LÜZUMU. 24 E- MONOTEIZM (TEKTANRICILIK) 25

II- Bölümün Bibliyografyasi 25 III. BÖLÜM. 26 ILKEL KABILE DINLERI 26 A- ILKEL KABÎLE DINLERI ILE ILGILI KAVRAMLAR. 26 B- YASAYAN ILKEL KABÎLE DINLERININ ÖZELLIKLERI 28 C- YASAYAN ILKEL KABILE DINLERINDEN ÖRNEKLER. 28 III- Bölümün Bibliyografyasi 29 IV. BÖLÜM. 29 MILLÎ DINLER. 29 A- KONFÜÇYÜSÇÜLÜK. 30 1- Konfüçyüs'ün Hayati (M.Ö. 551-479) 30 2- Konfüçyüsçülükte Kutsal Metinler 31 3- Konfüçyüsçülükte Tanri Inanci 31 4- Konfüçyüsçülükte Ahlâkî Prensipler 32 B- TAOIZM. 34 1- Lao-tzu'nun Hayati (Lao-tse, dogumu M.Ö. 604 veya 570) 34 2- Taoizmin Prensipleri 34 3- Lao-tzu'dan Sonra Taoizm.. 35 C- SINTOIZM. 36 1- Tanri Anlayisi 37 2- Kutsal Yazilar 37

3- Âyin ve Ibadet 37 D- GELENEKSEL TÜRK DINI 38 1- Geleneksel Türk Dinî Inançlari 39 2- Ibadetler ve Gelenekler 42 3- Kam.. 44 4- Ahlâk Anlayisi 44 E- HINDUIZM. 45 1- Kutsal Kitaplar 45 2- Kast Sistemi 46 3- Dinî Kavramlar 46 a- Tanri: 46 b- Hulul (avatara:enkarnasyon): 47 c- Karma: 47 d-Tenasüh (Ruhgöçü: Sanskritçesi Samsara; Bati Dillerinde Reinkarnasyon, Transmigrasyon... ): 47 e- Yoga: 48 4- Dinî Âyin, Ibadet Ve Gelenekler 48 F- CAYNIZM. 49 1- Mahavira'nin Hayati 49 2- Tanri Anlayisi, Mezhepleri ve Kutsal Kitaplari 50 3- Ahlâkî Prensipler,Kurtulus ve Hidâyet Doktrini 50 4- Âyin ve Ibadet 51 G- SIHIZM. 51 1- Nanak'in Hayati 51 2- Sihizmin Dogusu. 52 3- Nanak'tan Sonraki Durum.. 52 4- Sihlerin Inançlari, Âyinleri ve Ibadetleri 53 H- ZERDÜSTÎLIK. 54 1- Zerdüst'ün Hayati 54 2- Gathalar-Avesta. 54

3- Zerdüst'ün Getirdigi Dinî Prensipler 55 4- Zerdüst'ten Sonraki Dinî Hayat ve Mecusîlik. 55 5- Parsîlik ve Günümüzdeki Ates Kültü. 56 I- SABÎLIK. 57 1- Genel Bilgi 57

2- Kutsal Kitaplari ve Kitap Anlayisi 58 3- Inanç Esaslari 59 4- Ibadetleri ve Anlayislari 61 a- Vaftiz (Boy Abdesti) 61 b- Dua (Namaz) 62 c- Kurban. 62 d- Oruç 62 5- Kutsal Günler ve Bayramlar 63 6- Mabed ve Mabed Görevlileri 63 IV- Bölümün Bibliyografyasi 64 A- Konfüçyüsçülük. 64 B- Taoizm.. 64 C- Sintoizm.. 65 D- Geleneksel Türk Dini 65 E- Hinduizm.. 66 F- Caynizm.. 66 G- Sihizm.. 67 H- Zerdüstilik. 67 I- Sabiilik. 67 V- BÖLÜM. 68 BUDDIZM. 68 A- Budda'nin Hayati (M.Ö. 563-483) 68

B- Budda'nin Telkinleri/Buddizm'in Prensipleri 69 C- Budda, Ilk Buddistler ve Konsiller 70 D- Hindistan'da Mahayana'mn Dogmasi 72

E- Mahayana'nin Hindistan'daki Kollari 73 F- Hindistan Disinda Buddizm.. 73 G- Çin Buddizmi 73 H- Burma Buddizmi 75 I- Seylan Buddizmi 75 J- Tayland Buddizmi 76 K- Japon Buddizmi 76 L- Buddizm'de Sekiz Dilimli Yol 78 M- Buddizmde Kutsal Metinler 79 N- Budizm'de Inanç Esaslari 79 O- Buddizmde Inançla Ilgili Kavramlar 80 a- Tanri: 80 b- Karma ve Tenasüh: 81 c- Nirvana: 82 d- Metteyya: 82 Ö- Buddizmde Ibadet, Ma'bet ve Ahlâk. 82 V- Bölümün Bibliyografyasi 84 VI- BÖLÜM. 85 ILÂHI DINLER. 85 A- YAHUDILIK. 85 1- Genel Bilgi 85 a- Yahudi, Ibranî ve Israil Terimleri 86 b- Tevrat'a Göre Yahudiligin Tarihçesi 87 c- Kur'ân-i Kerîm'e Göre Yahudilik. 89 2- Hz. Musa ve On Emir 90 a- Tevrat'a Göre Hz. Musa. 90 b- On Emir 91 c- Kurana Göre Hz. Musa. 92 3- Tevrat ve Zebur 93 a- Tevrat (Tora) 93

b- Zebur 95 c- Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat ve Zebur 95 ca- Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat 95 cb- Kur'ân-i Kerîm'e Göre Zebur 96 d- Talmut 96 e- Yahudi Kutsal Kitabi'nin Yazilisi ve Muhtevasi Hakkindaki Görüsler 97

4- Yahudi Mezhepleri 97 a- Hiristiyanlik Öncesi Yahudi Mezhepleri 98

aa- Hasidîler (Ibr. Hasidim, Ing. Hasidaeans): 98 ab- Ferisîler (Perusim): 98 ac- Sadukîler (Sadukim): 98 ad- Essenîler (Issiyim): 99 Essenîler Ile Hiristiyanlik Arasindaki Iliski 99 ae- Zealotlar: 100 b- Ortaçag/Islâm Sonrasi Yahudi Mezhepleri 100 ba- Rabbanî Yahudilik: 100 bb- Karaîlik (Karaim): 100 bc- Iseviyye: 101 bd- Yudgâniyye ve Sazkaniyye: 101 c- Çagdas Yahudi Mezhepleri 101 ca- Ortodoks Yahudilik: 101 cb- Reformist Yahudilik: 102 cc- Muhafazakâr Yahudilik: 102 cd- Yeniden Yapilanmaci (Reconstructionist) Yahudilik: 103 d- Yahudi Dinine Uymakla Birlikte Yahudîler Tarafindan Yahudi Kabul Edilmeyen Sami rîler (Somronim) 103 Samirîlerin Inanç Esaslari 104 5- Yahudilikte; Inanç, ibadet, Dinî Gelenek ve Bayramlar 104 a- Inanç 104 b- Ibadet 106 c- Dinî Gelenek ve Bayramlar 107

Katolik Mezhebi 124 b.Incillere Göre Hiristiyanlik. 113 b.Ebiyonîtler: 129 eb.Cizvitler : 130 .Dört Incil 120 b.Yeni Ahit'in Yazilisi ve Muhtevasi Hakkinda Görüsler 120 5. Isa.Kilise ve Âyinler 121 a.Kutsal Ruh: 119 4. 109 1.B. 109 b.Âyinler (Sakramentler) 123 6.Teslis (Ekanim-i Selâse) 117 Teslisin Unsurlari: 118 a.Baba (Allah): 118 b.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hiristiyanlik.Temel Hiristiyan Mezhepleri 124 a.Ibadet ve Âyinler 122 ba. Isa.Hz.Diger Bazi Hiristiyan Mezhepleri ve Gruplari 128 ea. 110 c. 113 a.HIRISTIYANLIK.Ibadet 122 bb.Incillere Göre Hz.Kilise. Isa.Genel Bilgi 109 a.Inciller 119 a.Protestan Mezhebi 125 db.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hz.Ermeni Kilisesi (Gregoryen Hiristiyanligi) 127 e.Ogul (Isa Mesîh): 118 c.Maronîler : 130 ec.Ortodoks Mezhebi 125 c.Hiristiyanligin Tarihçesi 112 2. 116 3. 121 b.

Anglikan Kilisesi : 130 ee..Islâm.ed.Mormonlar: 133 en. 141 f. 139 c.Din olarak Islâm.Kaza ve Kadere Iman.Islâm'in Dogusu ve Dogdugu Çevredeki b.Metodistler: 133 em..ISLÂM.Ahirete Iman.Iman ve Islâm.Baptistler : 131 ei.Adventistler: 134 eo-Asopsiyonistler: 134 ep.Allah'a Iman. 138 b..Peygamberlere Iman. 138 c. 138 a.Iman Esaslari 138 a. 137 2.Pentakostalistler (The Pentecostal Revival): 134 C. 135 1. 138 b.Genel Bilgi 135 a.Uniteryenler: 132 ek.Meleklere Iman. 140 e. 141 4.Reforme Edilmis Kiliseler : 131 eg.Iman île Islâm Arasindaki Münasebet 138 3.Namaz 142 b.Kitaplara Iman. 140 d.Oruç 142 Inançlar 135 .Iman.Presbiteryenler : 131 eh.Islâm'in Sartlari (Islam'daki Seklî Ibadetler) 142 a.Kuveykirlar (Ûuakers): 132 el.Luteran Kiliseler : 131 ef.

KADIYÂNÎLIK (AHMEDÎÜK) 157 1.Bugünkü Durumu.Hiristiyanlik.Yehova Sahitliginin Tarihçesi 150 4.Islâm'da Ahlâk.Günümüzde Mooncular ve Türkiye.BABILIK VE BAHAÎLIK. 147 C. 143 6.Dogusu ve Gelismesi 157 2.MOONCULUK. 154 a.Iman Esaslari 155 bb.Hareketin Ortaya Çikisi ve Faaliyetleri 151 2.c. 153 2.Yahudilik. 159 .Bahâîligin Çikisi ve Gelismesi 154 b.Dünya Görüsleri 156 c.Moonculugun Görüs ve Düsünceleri 152 3.Gulam Ahmed'in Iddialari ve Kadiyanîlerin Bazi Görüsleri 158 3. 153 1.Amelî Esaslar 155 bc.Babîlik.Mesîhî Hareketler 149 3. 146 B.Hac 143 d.Islâm'in Diger Dinlerden Ayricaliklari 145 Altinci Bölümün Bibliyografyasi 146 A.Bahaîlik.Islam. 156 D. 152 C.Islâm ve Diger Dinler 144 b.Yehova Sahitlerinin Inançlari 150 B.Islâm'in Özellikleri ve Diger Dinlerden Farkliliklari/Ayricaliklari 144 a.. 148 2.Günümüzde Bahaîlik.Zekât 143 5. 151 1.Bahâîligin Temel Prensipleri 155 ba.

Misyonerligin Tarihçesi 163 4.Hiristiyanlarin Müslümanlara Yönelik Diyalog Çagrilarindan 6. 159 Yedinci Bölümün Bibliyografyasi 161 VIII.Din Adlari 178 b.E.Misyonerlikten Diyaloga Geçis 167 2. 162 MISYONERLIK FAALIYETLERI VE GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALARI 162 A.Diyalog Çalismalari (Hiristiyan-Müslüman Diyaloguna Genel Bir Bakis) 177 IX. 177 KARSILASTIRMALAR.Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Diyalog Faaliyetleri 169 4. KISA BIR KARSILAST IRMA 177 a.Bir Diyalog Kurumu Olarak Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Ortaya Çikis i 168 3. 177 A. INANÇLA ILGILI BAZI NOKTALARDA.Misyonerlerin Yetistirilmesi 167 B.Dinlerin Inanç Sistemleri 179 Duyulan Endiseler 172 .GÜNÜMÜZDE YASAYAN DINLER ARASINDA.GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALALARI (HIRIS-TIYAN-MÜSLÜMAN DIYALOGUNA GENEL BIR BAKIS) 167 1.Okul ve Çesitli Tesisler Açma.Diger Diyalog Kurumlari ve Faaliyetleri 171 5.Misyon-Misyoner-Misyonerlik.Din Kurucusu/Peygamber 178 c.Maskeli Teskilâtlar Kurma : 165 5.Gerçek Anlamda Bir Diyalogda Aranmasi Gereken Prensipler 176 Sekizinci Bölümün Bibliyografyasi 176 A.Dînî Teskilatlar Kurma ve Yayin Yapma : 165 b.Misyonerlerin Gayesi 162 3.Misyonerlik Faaliyetleri 176 B.MISYONERLIK FAALIYETLERI 162 1. Yardim Yapma : 165 c.BÖLÜM. 162 2. BÖLÜM.YIKICI CEREYANLARA KARSI TEDBIRLER.Misyonerlerin Çalisma Metodlari 165 a.

Islâmdaki Namazin Diger Dinlerdekilere Göre Degerlendirilmesi: 189 b.Sihizm'de Ibadet: 189 ag.Dinlerde Kutsal Kitap/Metin. Dua): 187 ac.Buddizm'de Hac: 193 de.DINLERDE MABED.Caynizm'de Ibadet: 188 af.Yahudilikte Ibâdet (Âyin.Buddizm'de Ibadet (dua) : 188 ae.Caynizm'de Hac: 194 df.Hiristiyanlikta Oruç: 190 bc.DINLERDE IBADET.Islâm'da Hac ve Degerlendirme: 194 2.Yahudilikte Oruç: 190 bb.Namaz Dua.Hac 192 da.Zekât 192 d. 186 a.Oruç 189 ba. 185 1.d. 181 f. 191 c.Dinlerde Âhiret Anlayisi 182 g.Caynizmde Oruç: 191 be.Dinler Arasinda Islâm ve Farklari 184 B.Hinduizmde Oruç: 191 bd.Sintoizm'de Ibadet (dua): 189 ah.Yahudilikte Hac: 193 db.Hinduizmde Ibadet (dua): 188 ad.Hiristiyanlikta Âyin (Namaz.DINLERDE IBADET VE MABED KONUSUNDA BIR KARSILASTIRMA. Dua): 186 ab.Dinlerde Tanri 180 e.Islâm'da Oruç ve Diger Dinlerdekilerle Bir Mukayese. 186 aa. 194 .Hiristiyanlikta Hac: 193 dc.Hinduizmde Hac: 193 dd.

bir "din bilgini" için bu.Sintoizmde Mabed. dünyayi küçültmüs. evrensel dinlerdendir. o dini dogru olarak bilmeye baglidir. 195 c. Yasayan dinleri konu edinen bu kitap. normal karsilanmalidir. dokuz bölümden olusmaktadir. Hem sahip oldugu dini bilmek hem de karsilastirma yapmak. diger dinleri bilmeyle yakindan ilgilidir. insanlarin birbiri hakkinda bilgi edinme yollar ve imkanlarini artirmistir. Günümüz teknolojisi. Üçüncü. ilâhî dinler arasinda sayilmamaktadir. Ilâhî Dinler seklinde bir bölümlem .Buddizmde Mabed. Islâm'a ve Türkiye'ye yönelik bazi faaliyetlere yer verilmistir. Millî Dinler.Sihizmde Mabed. Dinleri tasnif etmek oldukça zordur. Tarih boyunca oldugu gibi. 196 g.5 milyar civarinda insani n 6 milyardan fazlasi su veya bu dinin mensubudur.Yahudilerde Mabed.a. DeskriptIf (nitelendirici) metoda uymayan baz i degerlendireler de buna baglanmalidir. bir din göre vlisi. Islâm dünyasinda gen&i olarak dinleri "ilâhî din" ve "üâhî olmayan din" seklinde tasnif ötmek. Bununla birlikte.Caynizmde Mabed. Yeryüzünde yasayan yaklasik 6. O. Cami) 195 b. yasayan dinler hakkinda bilgiler içermektedir. Okuyucu kitlesi dikkate alindiginda bu yaklasim. sin retik (uzlastirmaci) dinî hareketler. misyon erligi benimsemekte. Buddizm. yer yer bazi karsilastirmalara. Bölümleme y aparken Buddizm ile Yahudiligi belirlenen sems içine yerlestirmek. dinler . Bu durum. 196 f.Hinduizmde Mabed. Ilkel Kabile Dinleri. Son üç bölüfnde. Okuyucuyu alisilmis in disina çikarmak ve yeni tasniflere alistirmak zamanla mümkün olabilecektir. be inci ve altinci bölümler. Bundan dolayi. Bir din hakkinda karar vermek. daha da önem kazanmaktadir. alisilan bir yol olmustur. ki siye sahip oldugu inanç hakkinda oldugu kadar. Çünkü Buddizm. 196 h. Ilk iki bölüm. kitapta dinleri bölümlerken. Hele bir ilahiyatçi. Bu kitap. 196 d.Islâm'da Mabed (Mescit. Herhangi bir dine mensup olma yanlar ile inanci bilinemeyenlerin orani genel nüfus içinde oldukça düsüktür. baska dinden olanlardan taraftar edinmeye imkân tanimaktadir.Yahudilik'in de evrenselligi tartisilmaktadir. diger dinler ve inanislar hakkinda da bilgi vermektedir. insa noglu için dinin ne kadar vazgeçilmez oldugunu ortaya koymaktadir.Hiristiyanlikta Mabed. 196 DINLER TARIHI Dördüncü Baskiya Önsöz Bu eser. dördüncü. günümüzde de vazgeçilmezligini koruyan dinler hakkinda bilgi sahibi olmak her aydin için bir gereklilik olmustur. günümüzde yasayan dinleri konu edinmekte ve onlarin tanitilmasini hedeflemekt edir. büyük sikinti olust urmaktadir. Dinler Tarihi. farkli bi r yol izterimistir. Kitapta. 'siâm ve Hiristiyanlik gibi. 196 e. din bilimleri ile ilgili genel bilgi ihtiva etmektedir. misyonerlik faaliyetleri ve karsilastirmalar yer almaktadir.

Konularla ilgili bilgiler objektif olarak sunulmakla beraber. misyonerlik faaliyetlerine ve karsilastirmalara yer verilmistir. Ön Asya Dinlen (veya Ortadogu Dinleri). dinler tarihi. günümüzdeki gelismeler ve dokümanlar isiginda. "Geleneksel Türk Din i" basligiyla yerlestirmistim. Kur'ân'da zikredilen ve günümüzde mensuplari bulunan "Sabiiler" e ayri bir konu olarak ilâve etmistim. Islâm kisminda. baski hatalarini ve yanlis anlasilmalara yol açacak kisimlari düzeltmis. yer yer bazi deger lendirmelerden de kaçinilmamistir. b askida katkisi olan herkese tesekkür ediyorum. Kitapta az dipnot kullanma yolu benimsenmistir. . Son kisimlarda sinkretik dinî ha reketlere. Böylece üçüncü baski. fazla dipnot kullanilmistir. yasayan dinlerin bazi hususlarda kars ilastirilmasi. Ilk iki bölümde din. önceki baskilardan farkli bir duruma ge lmisti. beraberce yerine getirmemiz mümkün olamamistir. Bunun için simdi varligini sürdüren bir dinin geçmisteki köklerine kisa bir temas disinda. Kabile Dinlen Ilk siraya alinarak Uzakdogu Dinleri. Bazi dinlerde ayrintiya girilmesi. bu bölümlemede Buddizm'e yer verilmemis. zorunlu olar ak.sadece genel bilgil er verme yolu benimsenmistir. çogunlugu günümüzde yasayan bazi dinleri tanitma gayesiyle yazilmistir. Dinler Tarihi'nin öneminin daha iyi anlasil digi günümüzdeki yeni gelismeleri de dikkate alarak. Karsilastirilmali Dinler Tarihi için bir örnek olarak düsünülmüstür. Aslinda genel bölümlemede cografi agirlikli tasnifin benimsenmesi ideald ir. Kitapta ele alinan dinlerin bazilarinda mezheplere de temas edilmis. Abdurrahman KÜÇÜK[1] Önsöz Bu kitap.Dr. Çok az ve zorunlu dipnotlar hariç. okuyucunun bildigi kabul edilerek.geçirdigi elim bir trafik kazasi sonucu aramizdan ayrilmistir. dördüncü baskida yapmayi planladigim düzeltmele re ve ilâvelere firsat bulamadim. Cografi tasnifte. Bundan dolayi ilk baskida verdigimiz sözü. okuyucuyu bilgilendirme ye yöneliktir. Amerika Dinleri gibi bir bölümleme u ygun gözükmektedir. en az üç ciltlik genis bir D inler Tarihi yazacagimizi belirtmistik.02. çok kisa zaman içinde yeni bir bas ki yapilmasi gerektigi bildirildiginden. Türkçe ve yabanci kaynaklarin verilmesine özen gösterilmistir. din bilimleri hakkinda genel bilgi verildikten sonra dinlere geçilmistir. Daha fazla bilgi edinmek isteyenler için. 22. iyi bir Dinler Tarihçi olan meslektasim ve agabeyirn Prof. Dr. "din tarifi" basta olmak üze re kendime ait bazi yaklasimlarimi da yansitarak üçüncü baskiyi yayina hazirlamistim. Dr. Kitabin özet seklinde olan 1988 yilindaki ilk baskisinda. Türklerd en az bir kesimin halâ bu inanislari yasattigi belirlendigi için. Dördüncü Baskiyi sunarken. Avrupa Dinleri. Ayrica önceki baskilarda "Eski Türk Inançlari" ba sligiyla yer alan konuyu da. Buddizm. Ankara. yazar soyadinin alfabetik sirasina göre . genel dipnotlar bölüm sonuna kaydirilmistir. Günay Tüme r Bey. tarihî dinlere yer verilmemistir. heme n hemen her konuya bilgi ve kaynak eklemeleri yapmis. yine bölüm sonuna konulmustur. Ancak. Son Bölüm'de. Günay Tümer'i bir kez daha rahmetle aniyor. ayri bir bölüm olarak ele alinmistir. ancak fazla ayrintiya inümemistir. Ancak. 19 97'de yapilan üçüncü baskiya. 1992 tarihli ikinci baskida yaptigimiz ekleme ve düzenlemelere ilâv eten ben.e yapilmis. acil ihtiyaç oldugu gerekçesiyle. Yayinci tarafindan. Bibliyografya da. 22 Agustos 1995 tarihinde. Sadece bir iki bölümde. ilk baskiyi beraber yazdigimiz de gerli insan. ilk baskidaki sözümüzü kismen de olsa yerine getirmek için kitabi yeniden gözden g eçirmis.2002 Prof. o konuyla i lgili. genis bir Dinler Tarihi yazmaya çal isacagimi belirtmek isterim. agabeyim Prof.

bu eksiklikleri telâfi etmek üzere ayrica dipnott u üç ciltlik genis bir Dinler Tarihi yazacaklarini hatirlatir. DIN VE TARIH KELIMELERININ INCELENMESI 1. Tarihî devrelerde oldugu kadar tarih öncesinde de insanoglunun bazi inançlara sahip olarak yasadigi. hukuk. Din Din. Uzakdogu Dinleri. Az dipnot verilerek metin çalismasiyla konu edinilen dinlerin tanitilmasi düsünülmüstür. Dr. bunlarin kisa bir degerlendirilmesini de içine almaktadir. bu kavramin anlasilmasina yardim edecektir. din için. toplumu ayakta tutan temel esasla rin basinda "din"in geldigini ortaya koymaktadir. Tarihî dinler isin içine girerse yine çözüm. Di pnotlar bölüm sonlarina konulmustur. her bölümün sonunda verilmistir. [3] a. Günay TÜMER-Prof. Bilgiler objektif olarak sunulmakla beraber yery er bazi degerlendirmelerden de kaçinilmamistir. bu kitabin basimini g erçeklestiren Dr. cografî n hareket edilerek bulunabilecektir. dinle teskil olun du" diyerek "din"in konusunu ve alanini daha da genisietmetedir. Hattâ Viktor Kuzin {Victor Cousin). Yazarlar. Buddizm ile Yahudilik. Yahudilik ise ilâhî dindir. Buddizm. Abdurrahman KÜÇÜK[2] I. Bütün bunlar. ancak evrensel sayilmamaktadir. Insanlik tarihinde ne kadar gerilere gidilirse gid ilsin.Dinleri bölümlere ayirmak gerçekten zordur. Prof. Ancak bu bölümlemede Iran'dan Hindistan'a kendi cemaati ile göç etmis olan Parsîlik göze batacaktir. [4] . tespit edilen semaya yerlestirilirken bu sikinti iyice hissedilir. yapilan ilmî arastirmalardan anlasilmaktadir. Hint dinleri. insanla beraber varolmakta ve öyle görünüyor ki insanla b eraber varolacak bir kurumdur. Imam-Hat ip Meslek Liseleri için yazdigimiz "Dinler Tarihi" kitabindaki semayi. insanla beraber varolmus. fakat siniflamada onlar gibi ilâhî menseli dinlere dahil edilm emektedir. Eksikler mutlaka vardir. Ancak bu. dinî inançlardan yoksun bir topluma rastlanmamaktadir. Söylenenler yasayan dinlere göredir. Burada ide al bir bölümlemenin cografî agirlikli olarak. Bahattin ERGEZER'e ve emegi geçenlerin cümlesine tesekkür ederler. Biz. Dinin Lügat ve Terim Anlami Dinin lügat ve terim anlamini Islâm ve diger dinlerdeki sekliyle ele alacagiz. Buddizm'i a yri bir bölüm yapma disinda. Karsilastirmali Dinler Tarihi yönünde n malzemenin bir ölçüde sunulmasi kadar. Insanlik tarihinde çok önemli bir yeri bulunan "din"in kelime ve terim anlamlarinin verilmesi. yazar soyadinin alfabetik sirasina göre. Bununla beraber baska çare de yoktur . Islâm ve Hiristiyanlik gibi evrensel bir dindir. "Her sey. a hlâk gibi bazi insan ilimlerinin kaynaginin da din oldugu kabul edilmektedir. ilkel kabîle dinlerini ilk maddeye almak su retiyle. Bibliyografya. BÖLÜM DINLER TARIHINE GIRIS A. bu kitabimizda da muhafaza ettik. daha sonra yazakcaklarimizda da ayni semayi devam ettirecegimiz anlamina gelmez. Dr. En sonda yer verilen günümüzde yasayan dinleri bazi noktalardan karsilastirilmasi. Bunun yaninda felsefe. din etrafinda. Kitabimizda ele alinan dinlerin mezheplerine temas edilmisse de bu hususta fazla ayrintiya inilmemistir. Önasya (veya Ortadogu) Dinleri seklinde ya pilabilecegine isaret etmek isteriz.

aa. Islâm'da Din

Arap dilindeki "din" kelimesinin kökü ile ilgili olarak çesitli görüsler ileri sürülmektedir. Bu kelimenin Arâmî-Ibranî bir kökten geldigi, Orta Iran'dan alindigi, Öz Arapça oldugu tarti silmakta, fakat kesin bir sonuca ulasilamamaktadir.

"Dâne-yedînu-dînen ve diyâneten" seklinde lügatlarda yer alan ve çogulu "edyân" olan bu kelim , su anlamlara gelmektedir: Ceza, mükâfat, hüküm, hesap, Itaat, boyunegme, ibâdet, âdet, hâl, "seriat", kanun, yol, mezhep, millet...

Bununla beraber borçlanma, ödünç alma anlamindaki "deyn" kelimesi de[5] "dâne-yedînu" kökünde elmektedir. Arap Dilinde "din" kökünden gelen kelimelerin ifade ettigi çesitli anlamlar asagidaki sekilde gruplandirilmakta ve örneklendirilmektedir:

"1- Ceza, mükâfat, hüküm, hesap: Bir Arap atasözünde "Kemâ tedînu tüdânu" (Ettigini bulursun; arsan onu görürsün) denilmektedir. Burada din kelimesi ceza, mükâfat, karsilik anlaminda k ullanilmaktadir. Fatiha Süresindeki "Mâliki yevmi'd-Dîn" (din gününün sahibi) Âyetinde de "di " kelimesi ceza, hesap anlamindadir. 2- Itaat, tâat, teslimiyet, hizmet, ibadet: Araplar arasinda itaat, b oyun egme anlaminda "Dintehum fedânu" (Onlara üstün geldin, onlar da itaat ettiler); h izmet anlaminda "Dinte'r recule" (Adama hizmet ettin) denilmektedir. Bakara Sure sinin 132. Âyeti'ndeki "Innallâhestafâ lekumu'd-Dine" (Allah sizin için din seçti) ifadesi nde "din" kelimesi; "seriat", tâat, boyun egme, ibadet anlamlarinda kullanilmistir. 3- Üstün gelme, hâkimiyet, zelil kilma, zorlama: Arap Dilinde "Dâne'n nâs" {Insanlar i itaate zorladi), "Dinte'l kavme" (Kavmi zelil kildin, köle edindin) gibi misalle rde "din"; itaate zorlama, zelil kilma anlamlarinda kullanilmistir. Nahl Sûresinin 52. Âyetinde "Ve lehû mâfi's-Semâvâti ve'l-ardi ve lehu'd-dînu vâsiben" (Göklerdekilerin ve dekiierin hepsi Allah'indir. Din, daima onundur) ifadesinde "din" kelimesi; hâkimiy et, itaat anlamindadir. Ayrica Arapça'da hâkim, kahhâr, idare eden, hesaba çeken, cezalandiran anlaminda "deyyân" k elimesi de kullanilmaktadir. (Lügatlarda bu kelimenin Allah'in ismi oldugu da kayd edilmektedir). Hz. Muhammed'e bir defasinda "Yâ seyyidin nâsi ve deyyâne'l-Arab" (Ey insanlarin efendisi ve arab'in hâkimi) seklinde hitap edilmistir.

4- Âdet, yol, kanun, "seriat", mîllet, mezhep: Araplar; "Mâzâle zâlike dînî ve deydenî " (Ben âdetim budur) demekle, din kelimesini "âdet" anlaminda kullanmis olmaktadir. Bir Ha diste, "Innehu Aleyhisselâm kâne alâ dîni kavmini" (Resûlüllah kavminin âdeti üzerinde idi) d lmektedir. Bu hadîsin "dîni kavmihi" ibaresinde geçen din kelimesiyle Hz. Ibrahim'den (a.s.) kalan tevhid, hac, nikâh, miras gibi hususlar yaninda, Hz. Muhammed'in (sas ) kavminin cömertlik, yigitlik gibi iyi örf ve âdetleri ifade edildigi, din ile kültür, örf ve âdetler arasinda ilgi bulundugu üzerinde durulmaktadir.

Yusuf Sûresinin 76. Âyetinde, "Mâ kâne liye'huze ehâhu fi dîni'l meliki" cümlesinde (Kralin d nine göre kardesini yaninda alikoymasi mümkün degildi), "din" kelimesi; "seriat", kanu n "yol" anlamindadir. En'am Sûresinin 161. Âyetinde, "Innenî hedânî rabbî ilâ siratin mus-tak n dînen kiyamen millete Ibrahîme hanîfen" (Bana gelince, Rab-bim, beni dogru bir yola iletti. Dogru dine, dosdogru bir tevhidçi olan Ibrahim'in milletine) ifadesinde "m illet"; din ve millet anlaminda kullanilmistir.

Kur'ân-i Kerim'de "din" kelimesinin geldigi kök ile ilgili kelimeler, yüzü askin âyette, y ukarida verilen dört grup anlami ifade ettikleri gibi, yer yer bu dört grup anlamin tamamini içinde bulunduran bir "nizam"i da belirtmektedir. Bu nizami belirtmek ve diger din kelimelerinden ayirmak üzere Kur'ân'da "dînu'l-hak" (hak din)[6], "Dinen kiy emen", "dînen kayyimen" (dosdogru din)[7], "dînullah" (Allah'in dini)[8] gibi deyiml er kullanilmaktadir. Bunun yaninda Kur'ân-i Kerîm'de "din" kelimesi, iki tarafi hedef alan anlamlari içinde bulundurmaktadir. Bu iki taraftan biri, Allah'a nisbetle, hâki m olma, itaati altina alma, hesaba çekme, cezalandirma; öteki de kula nisbetle,boyun egme, itaat etme, teslim olmadir. Bu iki taraf arasindaki münasebeti düzenleyen kan un, nizam, yol, dindir. Kur'ân-i Kerîm'de din terimi ile yüksek bir otoriteye boyun egme, o otoritenin emir ve yasaklarina uyma; bu emir ve yasaklara uygun yasadigi takdi rde mükâfat, aksi takdirde ceza görecegine inanma seklindeki bir hayat nizaminin kaste dildigi anlasilmaktadir.[9]

ab- Diger Dinlerde ve Dillerde Din Her toplumda "din" kavramini ifade etmek üzere ayri bir kelime kullanilmaktadir. Din kelimesi tarihî derinlik içinde Avesta'da "daena"; Pehlevî dilinde (Eski Farsça'da) " den", sonraki Farsça'da "din" gibi kelimelerle ifade edilmekte; yol, mezhep, âyin, üslûp , tarz gibi anlamlara gelmektedir. Bugün din kavrami, sadece "din" kelimesi ile kar silanmaktadir. Ibranîce'de önceleri ibadet, kurban ve dua islerini nitelendirmek üzere kullanilan "ab odath elohim" deyimi, ayni zamanda "din" kavramini da ifade etmekte idi. Din kavr amini belirtmek üzere, arasira psikolojik terimler olan "yir'ah" (korku, hasyet), " emanath" (iman) gibi kelimeler kullanilmistir. Ancak Kutsal Kitap sonrasi literatürün de "dath" kelimesi din için umûmî terim olmustur. Bu kelimenin Farsça "dâd"dan alindigi, E zra ve Ester kitaplarinda hüküm, emir, kanun anlaminda kullanildigi ileri sürülmektedir. Eski Yunanca'da din, korku ile karisik saygi anlamina gelen "thrioheya" kelimesi yle ifade edilmekte idi (bu kelime, örf, âdet anlamina gelir). Sözlüklerde, Türkçe'de kullanilan "din" kelimesinin Arapça'dan geldigi kaydedilmektedir. I slâm'dan önce Türklerin, din kavramini ifade etmek üzere, çesitli dönemlerde, "drm", "darm", "nom", "den" gibi kelimeler kullandiklari kaynaklarda yer almaktadir. Bunlardan "drm", "darm" din, akide anlaminda Sanskritçe "dharma"dan (Pali dilinde dhamma); " nom", din, inanç, kanun anlaminda, Sogdca'dan geçtigi anlasilmaktadir. Ancak tarihî de vreleri içinde Türk boylan ve devletlerinde din kavramini ifade etmek üzere hangi kelim elerin kullanildigini belirlemek güçtür. Bununla beraber Uygur Türkleri arasinda din ve m ezhebi ifade etmek üzere "din" kelimesinin kullanildigi görülmektedir. Arapça'daki "din" kelimesinin kaynagi olarak Orta Iran gösterilmektedir. Kisacasi Arapça, eski Iran ve eski Türkçe'deki din kelimesinin esas kaynagi konusunda kesin bir sonuca ulasilamamistir. Bati âlemi, felsefî, ilmî bazi hususlarda, Rönesans'tan sonra eski Yunan'dan etkilenmesi ne ragmen, "din" deyimini, eski Yunan'dan da, Hiristiyanligin içinden çiktigi Yahudi likten de almamis, eski putperest Roma'dan almistir. Latince'de din deyimi için büyük saygi, itina, titizlik gösterilen, ta'zim edilen sey anlaminda "religio" kelimesi kullanilmakta idi. Bu kelimenin bir seyi vazife edinmek, tekrar tekrar okumak, y apmak, ihmal etmemek, anlamina gelen ve uluhiyete karsi vazifesini titizlikle yeri ne getirmeyi ifade eden "re-legere" den veya baglamak anlamina gelen ve insanla Tanri arasindaki bagi ifade eden "re-ligare" den çiktigi ileri sürülmüstür. Bunun yaninda

simdi Bati dillerinde kulanilan "religion" kelimesinde, belirtilen her iki anlami n bulundugu da savunulmustur.

Hinduizm'in kutsal dili olan Sanskritçe'de din anlaminda "dhr" kökünden gelen "dharma" kelimesi kullanilmaktadir. Kelime, Sans-kritçe'den gelismis, Buddizmin kutsal dil i olan, Pali dilinde doktrin anlaminda "dhamma" seklindedir. Bu kelime, din, hak ikat, kanun, yol görev nizam, dogruluk, fazilet gibi anlamlan da içinde bulundurmakta dir. Dharma, insanlarin nasil davranacaklarini tespit eden "Disiplin"! belirtmek tedir. Bunda, dinî ve ahlâkî düzen sözkonusu oldugu kadar Kozmik düzen de sözkonusudur. Bu te im, Hinduizm'de oldugu kadar, Buddizm ve Caynizm'de de "Ebedî Kanun"u ifade etmek için kullanilir.[10]

b- Dinin Tarifi Asagida Dinler Tarihi arastiricilarinin üzerinde tartistiklari din tarifleri ele al inacak ve daha sonra Islâm'daki din tarifine yer verilecektir. [11]

ba. Dinler Tarihi Arastiricilarina Göre Din Dinin yüzlerce tarifi vardir. Din tarifleri, bir kitap dolduracak kadar çoktur. Çesitl i bilim dallarindan bilginler, kendilerine göre bir din tarifi yapmislardir. Bu ta riflerin hiçbiri üzerinde bir birlik saglanamamistir. Din, Çok çesitli yönleri olan bir ol gudur. Bu sebeple her bilgin, tarifini, onun bir yönüne agirlik vererek yapmistir. Böylece çok çesitli tarifler ortaya çikmistir. Asagida bu tariflerden birkaç tanesi misal olarak verilecektir: "Din, insanin kutsal saydigi seylerle olan iliskisidir." Rudolf Otto "Din, ruhî varliklara inançtir." E.B. Taylir (Tylor) "Din, insanin sonsuzu kavramasini saglayan, akil ve mantiga tabi olmayan zihnî bir meleke veya yetenektir." Maks (Max) Müller "Din, mutlak itaat duygusundan ibarettir." Slayirmaher (Schleiermacher) "Din, melekelerimizin serbest olarak kullanilmasini engelleyen yasaklar bütünüdür." Salmon Reynah (S. Reinach) "Din, bir inançlar, davranislar ve sosyal hayatin muayyen sartlarina göre olustur ulmus kurumlar sistemidir". W. Tilok (VVitold Tyloch) "Din, dua, kurban ve inançla kendini gösteren bir arzudur. "

Föyerbah (Feuerbach) "Din, en yüksek içtimaî degerlerin suurudur." Edvird S, Amis (Advvard S. Ames) "Din, daima hayat sahibi bir Tanri'ya, yani bir Ilahî Suur ve Irade'nin kâinati yönett igine ve insanlikla alâkali ahlâki münasebetleri elinde tuttuguna inanistir." Ceymis Martinö (J. Martineau) "Din, bir cemaatin meydana gelmesini saglayan âyin ve inançlar sistemidir." E. Durkheim

Bu tariflerde din; kutsal kavrami, inanç, zihnî meleke, mutlak itaat duygusu, arzu, içtimaî degerler suuru ve Tanri fikri gibi hususlara agirlik verilerek açiklanmak iste nmistir. Bu sekilde "din'in bir yönüne agirlik verilerek yapilan tarifler, herkesin üz erinde birlestigi bir tarif olmamaktadir. Bu tariflerdeki ayrilik; bir yandan din probleminin karisikligindan; öte yandan, bu tarifleri ortaya atan kimselerin sübjek tif görüs, duyus ve sahip olduklari dünya görüsleriyle, yasadiklari ortamin umûmî havasindan aynaklanmaktadir. Dinin gerçege yakin bir tarifi, yani bütün dinleri içine alacak bir ta rifi, ancak din teriminin sinirlari belirlendikten sonra yapilabilmektedir. Bunda n dolayi Din Bilimleri açisindan bir seyi "din" yapan hususlar söyle siralanmaktadir : 1. Insanüstü yüce varliklara inanç (Tanri-tanrilar, melekler, cinler vb.), 2. Kutsal o lanla olmayani belirleyen hususlar, 3. Ibadet, dinî âyin ve törenler, 4. Ilâhi bir kaynag a dayandirilan kutsal kitaplar-metinler, sifahî gelenekler, ahlâkî kanunnameler, 5. Ta biatüstü, insanüstü kutsal varliklarla ilgili dinî duygular (korku, sir, güven, günahkârlik, nma, baglilik, tevbe vb.), 6. Insanüstü ile irtibat (vahiy, ilham, peygamber, dua, n iyaz vb.), 7. Bir âlem ve insan görüsü, hayat ve ölüm ötesi inanci, 8. Hayat nizami, 9. Cemaa , 10. Orjinal bir muhteva tasimasi, taklit olmamasi.11. Siyasî gayelerle veya çikar hesaplariyle kurulmus olmamasi, saf ve temiz bir yapiya sahip bulunmasi... Yukaridaki hususlari özetleyecek olursak, geneflikle bir dinde su elemanlar yerali r: Tanri kavrami, inanç, ibadet, ahlâk, kutsal kitap, vahiy-ilham, peygamber-kurucu ve cemaat. Bu elemanlari gözönünde tutarak Dinler Tarihi açisindan dini söyle tarif edebil iriz: "Din, bir cemaatin sahip oldugu, kutsal kitap, peygamber veya kurucu, Tanri kavramini da genellikle içinde bulunduran, inanç sistemi ve bu sisteme bagli olarak yaptigi ibadet, yerine getirmeye çalistigi ahlâkî kurallar bütünüdür." Genel olarak da "din"i söyle tarif etmek mümkündür: Inanis ve davranis sekilleriyle, ins anlararasi iliskileri düzenleyen ve insanlarin iyi isler yapmasini, baris ve huzur içinde, birarada yasamasini saglayan genel kurallar bütünüdür. [12]

bb- Islâm Bilginlerine Göre Din Islâm bilginleri, dinin çesitli tariflerini yapmislarsa da bu tariflerin birbirine çok yakin oldugu dikkati çekmektedir. Bunlardan birkaç misal verecegiz.

Seyyid Serif Cürcânî (ö. 816/1413), "Ta'rîfât" baslikli eserinde dini söyle tarif etmektedir: "Din, akil sahiplerini Peygamberin bildirdigi seyleri kabule çagiran ilâhî bir kanundu r".[13]

Bu tarife biraz daha açiklik getiren bir baska tarif de su sekildedir: "Din, akil sahibi insanlari, kendi irade ve arzulariyla bizzat onlar için hayirli olan seylere sevk eden ilâhî bir kanundur. Yani o , Yüce Allah'in, zatî hayra, ebedî saadete ulasmak üz re kullarina vaz'ettigi hükümlerdir".[14]

Ayri bir din tarifi de söyledir: "Din, akil sahiplerini kendi iradeleriyle halde sa lâha, âhirette felaha sevkeder"[15] (Taha-nevî). Bu son tarif, dindar kimsenin dünya ve âhirette mesut olacagini anlatmak Istemektedi r. Yukarida verilen bu üç tarif, asagi yukari, ayni muhtevayi içinde bulundurmaktadir. Bu tariflerin isiginda, Islam'a göre din; akil sahibi suurlu insanlari, kendi ira de ve arzulariyla hayirli olan seylere sevkeden ilâhî bir kanundur. Din, peygamberler in vahiy ve ilhama dayanarak teblig ettikleri seylerin bütünüdür. Din, insanlarin kemâle e rismek üzere takip edebilecekleri en dogru yoldur. Dini ancak Allah koyar. Hiçbir in san, hattâ peygamberler bile ilâhî dini meydana getiremez. Peygamberlerin görevi sadece tebligdir.[16] Din, ancak insanlar içindir. Dinden onlar fayda göreceklerdir. Çünkü din, a kli basinda olan insanlara iyi ve kötüyü ögretecek; onlari iradeleriyle iyi seyleri yapma ya, kötülüklerden kaçinmaya yöneltecektir. Gazzâlî de "din" i kul ile rabbi arasindaki muamele olarak tarif etmektedir.[17] Asrimizdaki Islâm bilginlerince de dinin tarifi yapilmistir. Bunlardan biri söyledir: "Din, iman ve amel mevzuu olarak akil ve ihtiyara teklif olunacak hak ve hayir k anunlarinin hey'et-i mecmuasidir ki millet ve seriat dahi tabir edilir."[18]

2- Tarih Tarih, Arapça bir kelime olmakla beraber, ortak Sami "v-r-h" kökünden gelmektedir. Bun a göre tarih, "ay"in tarifi demektir. Bu terim; bir taraftan, "bir hadisenin, tari hî olayin vadesinin tayin ve tesbitini"; diger taraftan da, "bu olayin olus anini, zaman devresini, kronolojisini" ifade etmektedir. Dolayisiyla bir olayin gününü, ayin i ve yilini bildirmek de "tarih" kelimesi iie ifade edilmektedir. Kelime anlami disinda "tarih", bir ilim dalinin da adidir. Buna göre tarih; toplum lari, milletleri etkileyen olaylari zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar ar asindaki sebep-sonuç iliskilerini gösteren bir bilim dalidir. Geçmisi gerçekte oldugu gi bi anlatmaya çalisan bu bilim dali, insanlarin yasayis ve medeniyetlerini de konu e dinmektedir. Bunun yaninda tarih, millî suurun ve millî duygunun ana mayasi; millî bir ligin de temel harcidir. Bir bilim dali olarak tarihi nitelendiren çesitli tarifler vardir. G. Monod, tarih i "Insan eylem ve düsüncelerinin birbirini takip etmesi, gelismesi ve bir zincir olu sturmasi bakimindan ortaya çikan olaylar bütünü" seklinde tarif etmektedir. E. Beru-haym' in (Beruheim) ise, oldukça uzun bir anlatim içinde, "Tarih"! söyle tarif etmektedir: " Tarih Ilmi, insanlarin zaman ve mekân çerçevesinde husule getirdikleri gelismeleri-bun larin içtimaî bir bünyenin fertleri ve topluluklari sifatiyla yaptiklari eylemlerinde, bu içtimaî hayatta söz konusu ayri durumlardaki rol ve önemlerini tayin ve tesbit eden psikofizik etkenlerin meydana getirdigi sebep sonuç iliskileri Çerçevesinde-sonuçlari i tibariyle inceler ve nitelendirir." Tek basina bir gelisme gösteren hiçbir bilim dali yoktur, f-ler bilim dalinin digerl eri ile çesitli yönlerden iliskisi vardir. Tarihin arkeoloji, cografya, sosyoloji, f elsefe, hukuk, iktisat gibi bilim dallariyla iliskileri vardir. Tarihin felsefe ile iliskisinden tarih felsefesi dogdugu gibi, felsefenin de bir tarihi vardir (F elsefe Tarihi). Hukuk, tip, iktisat gibi alanlarin tarihi söz konusu oldugu gibi ( Hukuk Tarihi, Tip Tarihi, iktisat Tarihi), dinin, dinlerin de bir tarihi vardir. Bir bilim dali olarak bu alan, Dinler Tarihi seklinde adlandirilmistir.[19]

B- DINLER TARIHININ TARIFI

Dinler Tarihi, dinleri yer ve zaman göstererek inceler. Bu incelemeleri yaparken za man zaman karsilastirmalara da yer verir. Bazi bilginler dinleri tarihî seyirleri içi nde olduklari gibi anlatmayi uygun bulurken, bazilari da karsilastirma yapmayi ge rekli görürler. Her iki görüsün savunuculari da Dinler Tarihinin tarifinde bu hususlari gözön e bulundurur. Bundan dolayi Dinler Tarihinin tarifi, tarihî ve karsilastirmali incel emelere göre iki sekilde yapilabilir. Tarihî incelemelere göre Dinler Tarihi; tarih ve filoloji metod-larint kullanarak di nleri dogus ve gelismesinden inanç, ibadet, ahlâk vb. konularina kadar, tarihî seyir içi nde inceleyen bir disiplindir. Karsilastirmali incelemelere göre Dinler Tarihi; dinl erin diger dinlerle olan münasebetlerini benzer, farkli ve ortak hususlarini karsi lastirmali olarak ele alan bir bilim dalidir.

"Dinler Tarihi" deyimi, çogul kullanilisiyle ("dinler" seklinde) her dinin ayri ta rihî bir vakia olarak ele alinmasi keyfiyetini ifade eder. "Din Tarihî", tarihî devaml iligi içinde, "din"in mahiyeti ve hakîkatini incelemek anlamina gelir. Dinler Tarihi, bazi bilginler tarafindan titizlikle Din Mukayesesi ve Din Fenomenolojisinden a yri tutulur. Bununla beraber pratikte tarihî bir dinin bu zikredilen iki disipline bir ölçüde basvurulmaksizin incelenmesi zordur. Dinler Tarihi, büyük önemi bulunan bir bili dalidir. Çünkü herhangi bir dinin tarihî verileri, bir degerlendirmeye girisilmeden önce, uygun bir sekilde belirlenmeli ve arastirilmalidir. Bu da ancak Dinler Tarihi y ardimiyle mümkün olur.[20]

C- DINLER TARIHININ KONUSU

Dinler Tarihinin konusu, tarih sahnesinde görülmüs bütün dinlerdir. Günümüzde yasamakta olan er bulundugu gibi, bugün mensubu kalmamis dinler de vardir. Her iki din çesidi de Dinler Tarihinin konusudur. Dinler Tarihi, hak, bâtil ayrimi göz etmeksizin, hem ilâhî dinleri, hem de digerlerini inçeler. Tek tek dinlerin prensipler ini, onlarin çikis ve gelismelerini konu edinir. Kisaca ifade etmek gerekirse Dinler Tarihi, bugüne kadar gelmis veya gelmemis olsu n, insanlik alemindeki bütün dinleri inceler, Icabinda karsilastirir. Dinler, çesitli sekillerde siniflandirilmaktadir. Ancak bütün bilgin-lerce kabul edile n bir din tarifi olmadigi gibi, kesin bir siniflandirma da yoktur. Yoakim Vah (Joachim Wach), dinleri "kurucusu olan dinler", "geleneksel dinler"; Güs tav Mensing (Gustave Mensching) ise "millî dinler", "evrensel dinler" seklinde ikiy e ayirir. A. Simmel (Annemarie Schimmel) de dinleri; "ilkel kabile dinleri", "mi llî dinler", "evrensel dinler" diye üçe ayirir.[21] Dinlerle ilgili bir baska tasnif d e söyle yapilmaktadir: 1- Sakramental (dinî âyin ve törene dayanan) din, 2- Profetik (Peygambere dayanan) din, 3- Mistik (tasavvufî) din.

Dinler, "ensâbî" ve "eskâlî" olarak da; çikis yerlerini esas alan cografî durumlarina göre de siniflandirilmaktadir. Bunlarin disinda da çesitli tasnifler yapilmistir.[22] Islâm bilginleri, dinleri "hak dinler", "bâtil dinler" veya vahye dayanan ilâhî dinler, vahye dayanmayan tabiî dinler seklinde ikiye ayirmaktadir. Ibn Hazim (Ö.456/1064) ve Sehristânî (Ö.548/1183) gibi Müslüman Dinler Tarihçileri, hak dinler karsiliginda "milel",

Dinin görünen. Çesitli dinlerin ibadet ve ây inlerini. Din Sosyolojisi. ayrintilariyla tan itir ve nitelendirir. Dinler Ta rihi. fenomenoloj ik metoda baglidir. Çünkü genelde Din Bilimleri. Fenomenolojik me-todla belirlenen "fenomen"ler. Hiristiyanlik disindaki dinlerle ilgilen ilmesine izin vermiyordu. dinin ilmî ve tenkidî bir sekilde incelenmesinin gerektigini ortaya koymustur. Din Felsefesi hariç. Kelâm gibi bilim dallarindan ayrilir. ilke l kabilelerin dinlerini incelemeye baslamis. Din Fenomenolojisi. Din Fenomenolojisi. Daha sonra "Din Bilimleri" basligi altinda toplanacak bu bilim dallari. esya ve sahsiyetlerini inceler. zaman. dinleri. Dinler Tarihi'nde. bunlar Din Bilimleri basligi ile bir çati altinda toplanm istir. din ile ilgili bilim dallarini bir ana böl um altinda biraraya getirmislerdir. dinî olgulari.DINLER TARIHININ DIGER BILIM DALLARIYLA ILGISI Modern bilginler. sosyo loji ve filolojinin metotlarindan da faydalanmakla beraber. yukarida adi verilen diger bilim dallari için d e tekrarlanmistir. Dinin kaynagi konusundaki bu tartismalar. Bu i lmî ve tenkidî arastirmalari yürütebilmek için üniversitelerin bünyesinde Dinler Tarihi kürsü arastirma enstitüleri kurulmus.[23] D. temasa geldigi toplumlarin. Fenomeno-loji. Bu bilim dallarinda zamanla yapilan çalismalar gelismis ve din probleminin çesitli veçhelerini aydinlatmaya dayanan bu bilim dallarinin arasindaki yakinlik göz önünde tutularak.bâtil dinler karsiliginda ise "nihai" deyimini kullanmislardir. Sömürgecilik sonucu Bati.[24] E. karsilastirma metoduna da basvuru lur. aslinda bir dine mensup olsalar da. Dinlerde çesitli fenomenler bulunur. diger din bilimleriyle paylastigi bu "nitelendirici" metodu ile Dinler Tarihi. evrimci lik ve diger tezlerin ilk heyecaninin geçmesi ve karsi tezlerin ortaya atilmasiyla . olaylari. karsilastirm a metodu ile karsilastirabilir. tarihî gelismesini dikk ate almaksizin. deger yargilariyla ugrasmaz. Dinler Tarihinin tarih. kuralkoyucu (normatif) degildir. Kiliseye karsi gerçeklestirilen reform sayesinde serbest arastirma imkânlari dogmustu. bu. bilimleri siniflandirirken. Din Fenomenolojisi: Fenomen. Dinler Tarihi ile ayni Din Bilimleri çatisi altinda bulunan diger bilim dallari üzer inde de kisaca durmakta fayda vardir. bu etkilerle dinin kaynagi hakkinda tezler ileri sürülmüs ve tartismalar baslamisti.DINLER TARIHININ METODU Her bilim dalinin kendine mahsus bir metodu vardir. Kilise. ilmî arastirmala rda tarafsiz davranmak zorundadir. ortak noktalari bulm . Din Psikolojisi ve bazi bilginlere göre Din Felsefesinden olusur. nitelendirici metot yaninda. Ortaçag'da Kilise tek otorite idi. olduklari gibi ele alir. kutsal yer. Bundan dolayi Dinler Tarihi alaninda ça lisan bilginler. Bu fenomenlerin belirlenmesi. oldugu gibi. görünen seyin sistematik ola rak tartisilmasidir. disa akseden yönlerini sistematik olarak inceleyen bilim dali da Din Feno-menolojisidir. Bu bi lim dali. olmasalar da. herhangi bir dinin savu nmasini üzerine alan teoloji (ilahiyat). kendine has bir "nite lendirici" (deskriptif) metodu vardir. görünen yönleriyle konu edinir. Böylece evrimcilik cereyani moda ha line gelmis. ileride üzerinde durulacagi gibi. görünen seydir.

Din Bilimlerinin genel verilerinden ve toplum bilim lerinden yararlanir. aileye karsi tutumunu. Din Fenomenolojisi. Diger bir anlatimla bu bilim dali. Din Felsefesi'ni diger din bilimlerinden ayiran. sosyal dinî kurumlan. bütün dinlerin aslinin ve gayesinin bir oldugunu isbat etmeye çalisir. en bas ta Allah'in varligi ile ilgili delillerin tenkit ve tahlilini yapar. Bu bilim dali. Ancak o. bu münasebetlerden dogan olaylari ve dinî gruplari inceler. dinden dogan ruhî gerginlikleri ve süpheleri inceler. Bu sebep-!e. ihtida ve inkâr olaylarini. diger din bilimleriy le bazi noktalarda birlesmesine ragmen. Yani Din Psikolojisi dinin psikolojik yönünü. Ruh-beden iliskisi Ile çevre-kültür etkilerinin bütünlügü içinde ele alinan dinî inanç. fertte din duygusunun nas il dogup gelistigini. bu materyelini tarihî olmaktan ziyade sistematik bir açidan degerlendirir. ferdin dinî tecrübesini ve tecrübenin çesitli tezahürlerini açiklamaya çalisir. insan tiplerini dikkatlice inceleyip özel tipolojiler tesbit eder. Bu inceleme sirasinda aklî ve tarafsiz bir yol tu tar. Din Sosyolojisi. Din Felsefesi: Din Sosyolojisi. bunlarin yapi ve kanunlaridir. Bu bilim dali. m illet. Böylece dinî prensipleri. fert dünyasinda çesitli gelismeler gösterir. insana ait dinî hayat in çesitli yönlerini psikolojik açidan inceler. Tanri inancina felsefî bir temel bulmaya çalisir. Bunun yaninda. dinin insan ruhundaki temel özelliklerini. "din"i felsefî açidan inceler. Kisinin dinî d uygu. dinin devlet. din alaninda meydana gelen sosyolojik olaylari. gözlemlerden faydalanir. verilerden hareket eder. büyük dinî sahsiyetlerin iç hayatlarini ele alarak onlarin ruhî halleriyle ugrasir. dinî yetenekten ba slayarak. Bundan dolayi Din Felsefesi alaninda çalisanlarin gayesi dinin hak veya batil oldugu meselesiyle ugrasmak degil. Diger . tezahürleri ortaya çiktiginda inceleme konu su olur. pratik ve sosyolojik anlatimlarini incelerken Din Psikolojisi ve Karsilastirmali Dinler Tarihi ile konusunu paylasir. Bunlar da bir zemine y erlesip kendilerini hissettirdiklerinde. Din Psikolojisi. Dolayisiyle bu bilim dali. dinin teorik. Din Fenomenolojisi. çesi tli dinî cemaatlerin toplumla olan münasebetlerini konu edinir. bunlarin ne ölçüde tutarli ve basarili olduklari üzerinde durur. Din Psikolojisi her seyden önce. Bununla beraber dinde görünmeyen seyler de bulunur. Dolay o.aya çalisir. modern psikolojiye paralel olarak gelismis ve on un bir dali haline gelmistir. bir bilim dali olarak. materyelini Dinler Tarihi'nden alir. dindarligin fert ruhundaki gelisim seyrinin arastirilmasinda genel psikolojideki temel prensiplerden. tarih boyunc a özel ve müsahedeye dayanan din ve toplum arastirmalarini. bir yandan toplum. Yine dinî gruplardan olan "cemaat". Din Psikolojisi gibi konusu "din" olan Din Felse fesi. Din Psikolojisi. dinî rumuzlarda gizli olan manayi ortaya çikarmaya ve mecazî sözlerin kutsal anlamini çözmeye ugrasir. testlerden. bu iki aya k üzerinde köprü kurmaya çalisir. ondaki hüküm verme özelligidir. anketlerden. O halde Din Sosyoloji sinin konusu. dinin sosyal hayattaki t ezahürlerini konu edinir. düsünce ve yasayisi Din psikolojisi'nin konusudur. O. mezhep. ayrildigi yönler de vardir. Din Fenomenolojisi. d inî fenomen ve gelismeleri karsilastirir. toplumun ana sekilleri ve dinin dis belirtileri ile sosyolojik süreçler . dinî duygunun ve bu duygunun tezahürlerinin hemen hemen bütün dünyada birbirine benzedigine isaret eder. Din Sosyolojisi: Din-toplum münasebetlerini. tarikat ve gizli c emiyetler de Din Sosyolo-jisi'nin konulari arasindadir. Tabiî ve dinde n dogan gruplari incelerken. öte yandan din bilimlerine dayanir. davranislara etkilerini konu edinir. Din Sosyolojisi. Bu gaye ile onlar. dinî hükümlerin mantigini ortaya koymaktir. genel psikolojinin bütün metodlarindan faydalanarak kendi alanina gi ren konulari inceler. Din Psikolojisi: Bu bilim dali.

Öte yandan basin-yayin. d in-kültür (din-sanat. sportif faaliyetler gibi vasitalarla insanlarin birbirleri hakkinda bilgi edin me yol ve imkânlari artmistir. Dinler Tarihinin bu belirtilenler ile yakin ilgisi disinda. oniarin vardiklari sonuçlardan genis ölçüde yararlanir ve bu sonuçlarin i sigi altinda bir takim hükümlere ulasir. Tarih. ilim-din. Her din mensubu.Dinler Tarihinin Önemi ve Lüzumu Günümüzde. Ayrica ilim-iman. Bir dini savunmak. kendi mensup oldugu dine bagli olmasini ve ona önem vermesini normal sa ymak lazimdir. insanlari hem kendi dinlerini. Din-Ier Tarihinin de stek aldigi diger bir bilim dali da Filolojidir. Bu. hem de diger dinlen daha iyi ögr enmeye itmistir. mensup oldugu dini. diger dinleri iyi bilmeye bagli oldugu unutu lmamasi gereken bir husustur. Bu bil im dalinin ele aldigi konularin basinda Allah'in varligi. Halbuki Dinler Tarihi ve Karsilasti rmali çalismalar hem faydali hem de Islâm'a uygundur. din-siyaset. Günümüzde insanlar ve toplumlar. Türkiye'de Dinler Tarihine. dinî suur gibi hususl ar da bu bilim dalinin ugrastigi meseleler arasindadir. gerek geçmis teki dinler ve gerekle yasayan dinlerin tarihî gelismesi bakimindan Dinler Tarihin e malzeme verir. nitelendirici metoda dayanarak dini meseleleri açiklamaya çalisirken . dinî münasebetler içindedir. dîn olgusu karsilastirilmali olarak daha iyi anlasilabilir. yer ve zaman göstererek geçmisteki olaylari ele alan bir bilim dali olmasi itibariyle. dinî tecrübe. bir yandan birbiriyle yakin ticari.[26] Islam Dünyasinda ve Müslümanlar arasinda Dinler Tarihi ve Karsilastirmali çalismalara ka rsi menfi bir tavir oldugu anlasilmaktadir.din bilimleri. iktisadî. Çünkü her aydinin genel kültürü içinde. Sanat Tarihi. destek aldigi birtak im bilim dallari daha vardir. kültür askerî. Bu bakimdan. siyâsî. Bu münasebetlerin saglikli bir sekilde yürümesi. bir aydin 'Çin kaçinilmaz vazife haline gelmistir. âlemin gayesi. Bundan dolayidir ki Sehristanî. yeniden dirilme. çesitli sebeplerle diger dinleri ögrenmek. Aksi takdirde basariya ulasmak mümkün degildir. Bunu kavrayan ebu Hasan Ali el . dini konu edinen bilim d allarinin vardiklari sonuçlan ve bu sonuçlara varmak için onlarin kullandiklari metodlar i hakkinda da hüküm verir. Din Felsefesi. Bütün bunlar sonucunda diger inançlar ve hattâ geçmisteki ins anlarin inançlari da merak konusu olmustur. dinin mâhiyetini. bundan ibret alanlara da bir isik olsun diye bir özette topladim" ifadesinde ortaya koymaktadir. okuyanlara ibret. özellikle baska dinlerden bahsedil mesine olumsuz yaklasim dikkati çekmektedir. "el Milel ve'n-Nihal" adli eserini yazmasinin sebebini". sifatlari. peygamberlik ve vahiy gibi genis ölçüde metafizik bir karakter tasiyan meseleler yeralir. Günümüzde de bazi kesimlerde ayni menfi ta vira rastlanmaktadir. bütün d inler ve din mensuplari için geçerlidir. seyahat . mis yoner faaliyetleri. kavramaya ve diger dinler karsisinda savunmaya önem vemekte.[25] F. Etnoloji.DINLER TARIHININ ÖNEMI. din-dil. Arke oloji. Allah-âlem il iskisi. Dinler Tarihi kültürüne de Ihtiyaci vardir Dinler Tarihi. Bir kimsenin baska bir dini karalama ve kötüleme yoluna gitmeden. Din Felsefesi. Hattâ Din Felsefesi.edebiyat). Bunun yaninda dinlerarasi rekabet. daha iy i anlamaya. çesitli dînleri en dogru biçimde ögreten bir bilim dalidir. insanin dinî hakîkatlarla alâkasini konu edinir. LÜZUMU VE GELISMESI 1. dinî i arin bilinmesine ve ona göre davranilmasina baglidir. Folklor ve benzeri bilim dallarindan da Dinler Tarihi arast irmalarinda faydalanilir. Dinler Tarihi sayesinde. en dogru ve vazgeçilmez din saymaktadir. Bunlarin basinda tarih gelir. Dinî metinlerin degerlendirilmesi dile baglidir. Ayrica Mitoloji. yaratma.

Süleymaniye Camii imaminda aranacak vasifla r arasina.[28] Bu.V. Kur'ân-i Kerim'i örnek almislardi Kur'an-i Kerim'de diger dinler hakkinda bilgi verilmektedir.[29] 2. 7.Ö. Dinler Tarihi'ne menfi bak-mamalidir. Çünkü onlar. her kavme uyarici gönderildigini ve onlarin "Islâm çizgizi" üzerinde bulunduklarini bildirmesi seklindeki bilgilerin izah edilebilmesi ve degerlendirilebilmesi.Dinler Tarihinin Gelismesi Insanlar baskalarinin inançlarini merak eder.Müslüman olanlar arasinda eski inançlarini devam ettirenlerin bulunmasi sebebiyle bu inançlarin kaynaklarinin Islâm öncesine dayandiginin gösterilebilmesi. Islâm'a olan sükür ve övgüyü hakkiyla takdir demez". 6. 4. Süleymaniye Camiî Vakfiyesi'nde.[27] Kanunî'nin. Ömer'in "Islâm'in içinde büyüyüp de Cahi-liye Dönemi'ni bilmeyen bi imse Islâm'i merhale merhale bozabilir" dediginin rivayet edildigini de kaydetmekt edir.Kur'an-i Kerîm'in. Bunun için bütün dinlen oldugu gibi vermeye çalisan Dinler Tarihi'nin ve Karsilastirmali Dinler Tarihi'nin önemi ve lüzum u ortadadir. Kur'ân-i Kerim'de zikredilen diger dinlerle ilgili bilgileri hakkiyla anlayip dege rlendirmeleri de yine ancak Dinler Tarihi sayesinde mümkün olabilmektedir.Islâm'i diger din ve inanç sahibi milletler arasinda yayabilmek "Çin onlarin sa hip olduklari dinlerin ögrenilmesi ve Islâm'in üstünlüklerinin ortaya konulabilm esi. Müslüman. Dinler Tsrihi'nin önemini kavramis ve diger dinlerle yakinen ilgilenmislerdir. Müslümanlarin. dört asir önce bile Dinler Tarihi'nin öneminin kavrandiginin delilidir. "Islâm'in yüce gerçegini ortaya koyabilmesi için mukayeseli dinler ve dinler t arihini bilecektir" sartini da koydugu belirtilmektedir. Muham-med'in geleceginin yazil i oldugunu haber vermesi dolayisiyle. Bu ilginin çok çesitli sebepleri vardir. Bundan dol ayi hiçbir Müslüman.Islâm'in yayilmasi sonucu Müslümanlarin hâkimiyetleri altinda bulundurduklari veya ko msu olduklari topluluklarin inançlarini ögrenme ihtiyacinin dogmasi. 2. bunun önemini söyle belirtmektedir: "Mukayeseli çalismaya o lan ihtiyaç büyüktür. Bu bilgiyi i lk defa eski Yunan ve Roma yazarlarinda görüyoruz. Bu ölçüsüz gidise son veren Müslüman ya . Hiristiyanlar kapilmas in diye o dinleri kötüleme yolunu tercih ediyorlardi. hem bunun tetkiki hem de bu hususa diger d in mensuplarinin dikkatinin çekilmesi. diger ilâhî kutsal kitaplarda Hz. ar astirma yaptigi milletlerin dinleri hakkinda bilgi vermistir. ayrica Hz. bu konuda. diger din ve Inançlarin yanlis ve eksik noktalarin in ortaya konulabilmesi.Diger din ve mezheplerin Islâm inanç esaslarini bozmak yolundaki faaliyetleri kars isinda Islâm'in savunulabilmesi.Hasan en Nedvî. Dinler Tarihi alaninda ilk ve önemli çalismalari yapanlarin Müslüman bilginler oldugu görülmekte ve dikkati çekmektedir. Onlarin diger dinlerle ilgilenme sebeplerini söyle siralamak mümkündür: 1. özet olarak. mukayese yapmadikça. Islâm'in ibadet ve inanç esa slarini diger dindekiler-le mukayese etmedikçe. Ancak diger dinlerden söz eden yazarlar. Yüzyil). Nedvî. Çünkü Müslüman.Islâmî müsamahanin gösterilebilmesi ve anlatilabilmesi. Islâm'in ve bu ebedî ve kâmil din ah'in kendisine verdigi nimetin degerini bilemez. 3. Bu merak Ortaçag Avr upasinda da vardi. Bunlardan Heredot (M.Kur'ân'in kendisinden öncekileri tasdik etmesi. 5. Müslüman bilginler ve Müslümanlar. arastirip ögrenmek ister.

Hiristiyanlik üzerinde du rulmakta. sonunda.Batida Dinler Tarihi Çalismalari Bati'da modern anlamda Dinler Tarihi çalismalari Maks (Max) Müller (1823-1900) ile b aslamistir. Ö.lar olmustur. Günümüzdeki modern Dinler Tarihi çalismalarinin baslangici bir buçuk yüz yila yakin bir sürey dayanmaktadir. Çünkü Kur'an'da "Ehl-i Kitap" deyimi kullanilmakta. Bütün bu çalismalar nda yalniz Islâm öncesi Arap rnüsrikligini konu edinen Ibn Kelbî'nin (Ö. bugün için de malzeme teskil etmistir. 485/1092)" Beyânu'l-Edyân"! Islâm Alemindeki genel anlamda ilk Dinler Tarihi çalismalari sayilabilir. "el-Milel ve'n-Nihal" sekline dönüsmüstür.380/990) "Fihrisf'i. el-Esferâinî'ni n (Ebu'l Muzaffer.440/1048 sonrasi. Maks Müller. "el-edyân" tarzinda Ebu'l-Maâlî Muhammed b. Ö. 1856'da "Karsilastirmali Mitoloji" ve 1870'de yayinlanan "Dinlerin Esasi ve Gelismesine Ait Ders Notlan" adli eserleri ile diger dinleri .el Huzeyl'in {Ö. Sabiîlik.300/ 94 ) "Kitâbu Serâyii'l-Edyân'i.403/1012) "El-Milel ve'n-Nihal"i. Mecusîlik ve Putperestlikten de bahsedilmektedir.505/1111) "er-Reddü'l-Cemîl" i misal olarak verilebilir. "ed-diyânât" (dinler) ve "el-milel" (milletler) tarzinda eserle r ortaya çikmistir. Ayrica Arapça yazilmis çok sayida Dinler Tarihi ile ilgili eser lere rastlanmaktadir. bâtil dinler karsiliginda kullanilmistir. iki nci yüzyildan itibaren de diger dinlerle ilgili "reddiye" ler yazilmistir. Islâm Âlemi'nde Karsilastirmali Dinler Tarihi alaninda da kayda deger çalismalar yapil mistir.204 ? 206/819-821) " Kitâbu-I Esnam" i zikre deger bir çalismadir. Bunlar a Gazâlî'nin (Ö. Hanîflik. Ö.456/1064) "Kitâbu'l-Fasl fi'l-Milel ve'l-Ehvâi ve'n Nihal"i. 429/1038) "el-Fark Beyne'l-Firak"i . 298/910) "el-Ârâu ve'd-Dfyânât". Hicrî ilk yüzyilda dinî tartismalari ihtiva eden "makale"îer (daha sonralari "makâlât").Hazm. "er-Redd" tarzinda yazilmis çok sayida eser vardir. Abdilkerîm es-Sehristânî. Bunla rdan birkaç örnek verelim: "el-Firak" tarzinda el-Bagdâdî'nin (Ebu Mansûr Abdulkâdir el-Bagdâ Ö. Takip ed en yüzyillarda firka-mezheplerle beraber diger dinlerden de bahseden "el-firak" (f irkalar). Muham-med b.142/759) eski Iran dinleriyle ilgi li tercümeleri vardir. içind e çesitli dinlere yer veren önemli kaynaklardir. Ebû Zeyd el-Belhî'nin (0. nihai (dinler-mezhepler). Islâm Âlemi'nde Dinler Tarihi ile Ilgili olarak yazilmis çok sayida eser vardir. "er-redd". "el-Milel ve'n Nihal" tarzinda el-Bakillânî'n in (Kadi Ebu Bekir. Mile]. hak dinler. Ahmed el-Birûnî. Abdullah b. dullâh'in (Ö. Mukaffâ'nin (Ö. Böylece dünyadaki çesitli dinler hakkinda biigi verilmis ve bu bilgiler. Bunlarin en basta geleni el-Bîrûnî'nin (el-Beyrûnî) (Ebur-Reyhan Muhammed b. "ed-Diyânât" tarzinda Hasan b.Islâm Âleminde Dinler Tarihi Çalismalari Islâm Alemindeki Dinler Tarihi ile ilgili çalismalar açiklanmadan önce bu konuda ilk kay nagin Kur'ân-i Kerîm oldugu belirtilmelidir.[31] b. Ö. Musa enNevbahtî'nin (Ö. Muhammed es-Se rahsî'nin (0. muhtemelen 453/1061) "el-Âsâru'l-Bâkiye" ve "Kitâbu't-Tahkîk 'l-Hind" adli eserleridir.286/ 899) "Risale fî Vasfi Mezâhibi's-Sâbiîn'i. Ebu'l-Abbâs Ahmed b. Ibn Hazim'in (Ebû Mu-hammed Ali b. Ö. Bunlar. Aslinda bu devreyi Islâm Âlemi ve Bati'daki bazi çalismalar hazirlamis tir. Yahudilik. 2 26/840) "Kitâbu'l-Mecûs ve "Kitâbu's Sane-viyye" si. Bu çalismalarin gelismesi özet olarak söyledir:[30] a.471/1078) "el-Milel ve'n-Nihal"i ve Sehristânî'nin (Ebu'l-Feth Mu hammed b.548/1183) "el-Milel ve'n-Nihal" adli eserleri. Bunlarin yaninda Ibn Nedim'in (Ö.

Esâtîr (1878). Sharpe). Sonunda yenilestirme hareketleri çerçevesinde kurulan Darülfünun Edebiyat Fakültesinin 1874 yili ders programinda. O ve takipçileri. çesitli üniversitelerde kürsüler kurulmus ve ilmî dergiler çikaril r.[32] c. Oxford Üniversitesinde Dinler Tarihi dersleri vermis olan Alman asilli Maks (Max) Müller. Van der Löv (Leeuw) basta olmak üzere. "Türk Dinleri ve Mezhepleri Tarihi". Hans J. Cantvvell Smith.inceleme yolunu açmis ve büyük ilgi görmüstür. R. Dumezii. Mesrutiyetten sonra 1911'de "Ulûm-i Seriyye" dersleri arasinda 6 saat "Târîh-i Dîn-i Islâm" ve Târîh-i Edyân" dersleri birlikte programda yeralmistir. Bütün bu belirtilen orta ve yüksek derecelKegitim kurumlarinda "Dinler Tarihi" dersi y eralmaktadir. Hay r (Heiler). Yüzyilin ikinci yarisindan sonra Dinler Tarihi alaninda yapilan çalismalar zama nla gelismistir. Scho eps ve Michael Pye'yi sayabiliriz. G. NInian Smart. 1918'de Medresetu'l-Mütehassisîn M edrese-i Süleymâniyye'ye çevirildiginde "Hikmet ve Kelâm Su'besi"nde yine bu ad altinda Dinfer Tarihi okutul-mustur. Bu devrede. "Umumi Dinler Tarihi" dersleri vardir. 1949'da Ankara Ilahiyat Fakültesi. Yüksek Islâm Enstitüleri ve Erzurum Islâmî Ilimler Fakültesi açilmistir. Ake V. Brandin (Brandon). Bunlar arasind a R. 1914'de "Ulûm-i Ser'iyy e Subesi"nin Medresetu'l Mütehassisîn'e dönüstürülmesinden sonra "Kelâm. J.Mensing (Mensching). 1936'da bu Enstitü de kapatilmistir. daha sonra I mam-Hatip Okullari.Strom.Ülkemizde Dinler Tarihi Çalismalari Islâm Âlemi ve Bati'daki Dinler Tarihi çalismalarindan yararlanarak Osmanli Devleti'nin son devresinde bu alanda bazi çalismalar yapilmistir. R. Üniversite ders programlari içinde yer a lmistir. dinlerin ilmî incelenisinde filolojiyi anahtar kabul etmis v e dinin özüne ancak dil arastirmalari yoluyla gidilebilecegini ileri sürmüslerdir. Pettazzoni. W.P.G. çesitli ülkelerde zikredilen alanlarda bir hayli bilgin yetismistir.Semseddin Sami. Dinler Tarihi olarak ülkemizde yayinlanmis belli basli eserler ve yazarlari sunlar dir: 1. . Zaehner. Tevhîd-i Tedrisat Kanunu çikinca. Ilahiyat Fakültesinin çogunda Dinler Tarihi alaninda önemli çalismalar ve tezleryapilmaktadir. yüzyila kadar devam etmistir. M. Roma gibi merkezlerde Dinler Tarihi.G. Böylece zamanla Paris. Brüksel."Dogu'nun Kutsal Kitaplari Tercüme Serisi"ni baslatmis. de Yüksek Islâm Enstitüleri de Ilahiyat Fakültesine çevrilmistir. Ingiltere'de yerlesmis. Halen. Tiyel (Tiele) ve Santopi dö la SosI (Chante pie de la Saussaye). M. E. Tasavvuf ve Felsefe 'besi"nin ders programinda da "Târih-i Edyân" vardir. Bati'da Dinler Tarihi ve Karsilastirmali Dinl er Tarihi çok ilgi görmüs. 1933'de Ilahiyat Fakültesinin kapatilmasindan sonra kurulan Islâm Tetkikleri Ens titüsünde. F.F. Tarih-i Umumî ve Din-i Esâtîri'l Evvel in dersi bulunmaktadir. Türkiye'de egitim-ög etim hizmeti veren 24 Ilahiyat Fakültesi vardir. Ki tagawa. ilk defa "Din Bilimleri" deyimini kullanmi stir. Daha sonraki yillarda Hollanda'da C. Medrese-i Süleymâniyye Ilahiyat Fakültesi adini almistir . XIX. bu alanda önemli çalismalar yapmislardir. S. II.C. Parrin der. Elyad (Eliade). Erik F Sarp (Eric F. Vah (Wach). Aslinda Islâm Âleminde yerlesmi s "Milel-Nihal" ve "Kasas-i Enbiyâ" tarzindaki eserlerin tercüme gelenegi XIX. Günümüze kadar gerek dogrudan dogruya bu alanda ve gerekse karsilasti rmali veya fenome-nolojik alanda yapilan çalismalar dikkati çekmektedir. Otto. Uqo Bianchi. G. Bu ilk Ilahiyat Fakültesinin ders programinda "Türk Târîh-i Dînîsi" ve "Târîh-i Edyân" bul dir.

Seyyid Serif Cürcâni. 5. 11. Editions Gallimard 1971. J.Gazalî. New York 1951 . Istanbul (1911-1912).Mehmet Aydin. Ömer Budda.(1983). Islam Ansiklopedisi. 10. . 1-27. 66 vd.Ugo Bianchi. London 1970 (Bkz.) .. Islam. Chicago 1973. Hamdi Akseki. Hastings. Phenomenology of Religion. Ankara (1955). II 590-591 . Beyrut 1958. (Basin Direktörü) Paul Paupard.Ömer Riza Dogrul.Annamari Simel (Annemarie Schimmet).Henry Dumery.M. "Din".. The Ouest-History and Meaning in Religion. Yeryüzünde Dinler Tarihi. Karsilastirmali Dinler Tarihi (1966).Ahmet Mithat Efendi. Dinler Tarihi (1935).Bölümün Bibliyografyasi . 8. Phenomenologie et Religions.B. 1/3-59 . 72 A Dictionary of Comparative Religion. Istanbul 1253. 1-16 . Istanbul 1943. Brandon.Mircea Eliade. 26-39 . Ellwood. So-ciology of Religion Pychology of Religion mad. Din Felsefesi. 1552 .A. Târih-i Edyân. Words of the VVorlds Religions. 4-19 . La Nostalgie des Religions.Ibn Manzur. Me hmet Aydin tarafindan "Di-nin Anlami ve Sosyal Fonksiyonu" basligiyla Türkçe'ye tercüm e edilmis ve 1990 yilinda Kültür Bakanligi yayinlan arasinda çikmistir.G. 7... 9. 62.Mehmet Taplamacioglu. 3-13. Istanbul 1338. Xlll/169-171 . Izmir 1987. Leiden 1975. Dinler Tarihine Giris. Istanbul 1963. Yur daydin-Mehmet Dag. Ekrem Sarikçioglu. Istanbul (1947).The History of Religions.F. nesr. 1421-143 5. Misir 1967. . Mc Donald. France 1983. Dinler Tarihi (1978). 36. nesr. Emîn Seydisehrî. The History of Religion.) Bu eser.Encyclopedia of Religion and Ethics. Philospohy of Religion. 6. Târîh-I Edyan (1912-1915) 4. 1-14 vd. Eliade-M.Mahmud Es'ad b. 3. Semseddin (Günaltay).H. nesr. [33] I. .Dictionnaire des Religions. Comparative Religion. Târîh-i Edyân (1911). . 17-77 (In g. Editions Gallimard 1971. Ta'rifat. Semseddin (Günaltay). IV/531 .Robert S. Kitagawa. M. Hüseyin G.D. 77-78. Chicago 1969. Lisanu'i Arab. . Tarih-i Edyan. Paris 1962. 12-37.2. S. Re ligionsgeschichte.Es'ad. Ihyâu Ulumi'd Din.Historie des Religions.M. 4-6. New Jersey 1977. Târîh-i Edyân (1922). Baslangiçtan Günümüze Dinl er Tarihi.

Ankara 1955. Kahire 1963. ei-Milel ve'n Nihal. 3-5. Jacques Marty. 52-54 Mahmud Es'ad b.L.. "Dinler Tarihi Dersinin Okutulmasinda Karsilasilan Zorluklar ve Bunlarin Giderilmesinde Takip Edilecek Esaslari". 13-18 .Günay Tümer. Wach. Çev. . . Ilahiyat Fak. 130. Vlll/109-124.G. O. Hikmet Tanyu. Tarih-i Edyan. Paris 1976. 6-23. Cilaci I. "Çesitli Yönleriyle Din".J.. Sharpe. Britain 1971. Jensen. Emin Seydisetiri. Istanbul 1982. La Religion dans son Essence et ses Ma-nifestations (Phenom enologie de la Religions). el Erkânu'l-Erbea.Ekrem Sarikçioglu. XXVIII/213267. Joachim Schoeps. Paris 1970.Râgip el-Isfehâni. Van Der Leeuvv. 11/305. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi.Michael Pye. XVII. 10-21. Comparative Religion. 50 Key VVords-Comparative Religions. A. Dictionnaire des Religions. 654-79. 187-217 . Din Ögretimi ve Din Hizmetleri S emineri. Mensching. Süleyman Ates.Ü. R-Clara VVinston. Kahire H. Britain 1978 .. . Istanbul 1983.Ebu'l Ala el-Mevdudi.Ebu'l Hasen Ali el-Haseni en-Nedvî. Ankara 1986. Paris 1951.Ü. . Kaya. Dinler Tarihine Giris. London 1966 . A. Ankara 1961. . Sociologie Religieuse.H.Helmer Ringgren-Ake V. 220-251. Müfredat. . Fransizca'ya çev. . Kur'an'da Allah ve Insan. . "Türkiye'de Dinler Tarihi'nin Tarihçesi". 318.Toshiko Izutsu. Ström. Ankara 1991. . Kur'an'a Göre Dört Terim. Çev. Ilahiyat Fakültesi Dergisi. .*Gr. Marguerite-Marie Thiollier. Ankara 1975. . H/26-27. Gr. Histoire Generale des Religions. The Phenomenon of Religions. 3-12 Ebu'l Feth Muhammed b. Beyrut 1968. 275-282. London 1967. Tarih-i Edyân. Istanbul 1911. Istanbul. 8. London 1975. . . Zeki Veiidi Togan. 312-313. Abdulkerim es-Sehristanî.Ninian Smart. 1-5 . Çev. Tarihte Usul. 1969. IX/125. Kahire 1975 Muhammed Ali El-Famki et-Tahanev\ Istilahatu'l Fünun. . 109-122. Istanbul 1911-1914.Annemarie Schimmel. Belgique 1982. New York 1948. Socioiogy of Religion.Ahmet Mithad. 3-7 . 48 Eric J.Abdurrahman Küük. An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. Religions of Mankind.G. 2-13 . N. Der.Salamon Reinach. Çev. Chicago 1951. .The Üniversel Jewish Encyclopedia.

Günes.DININ KAYNAGI HAKKINDA DEGISIK GÖRÜSLER Dinin nasil basladigini. [34] II. 1909'da. Önce bedenden ayri bir ruh fikrine ulasan insan. ü nazariyesinde. Marett'in. d iger taraftan ruhlara inanilmasidir. onlara korkusu. Din Bilimi. Spensir.Elmahh Hamdi Yazir. ilk defa açikl anan bu nazariyesinde. geçmiste de. agaç gibi varlik larda da var kabul edilmistir. Animizmin politeizmin kaynagi oldugunu kabul etmekle beraber. Ay. bilim adamlarini mesgul etmistir. bütün tabiatin canli olarak kabul edi ldigini ifade etmektedir. Bir çok tanrinin kuvvetinin bir tek tanriya verilmesiyle de tektanricilik (monoteizm) meydana gelmistir. daha sonra da tabiî olaylara bu düsünüsünü uygulamistir. XIX. "mana" fikri ile desteklenmis görünmektedir. Antropolog Edvard Börnet Taylir (Edvvard Bürnette Tylor). ln'n baslangicinin "Animizm"e da yandigi nazariyesini ortaya atmistir. Bundan dolayi insan hayati ve insanlik tarihini anl amak dini anlamakla bir tutulmustur. sonra çevr esindeki hayvan ve maddelere. Fert plâninda dinsiz kimselerin bulunmus olmasi bu kurali deg istirememistir. ayri ayri varliklara s ahsiyet kazandirmadan önce. dinin kaynaginin Anim izm oldugunu. insan hayatinin her tarafina yayilmis ve onun ayrilmaz bir vasfi olmustur. Bu nazariyeye göre "ilkel insan". Animatizm. ilkel kabîle dinlerinin kaynaginin k orku sonucu "atalara tapinma" oldugunu ileri sürer. nere de insan varsa orada dinin oldugudur. ihtiyaci ölçüsünd e tapinmaya baslamistir. Aydinlanma Devri filozoflari da Çesitli dinlerin bir ilk dinde n olustugunu ve din duygusunun insanda tabiî olarak bulundugunu savunmustur. Taylir'in ögrencisi olan R. Bu güç için bilginler "mana" deyimini kullanmaktadir. insanla beraber varolmus ve insanla berabef de varl igini sürdürecek bir "kurum" olarak görülmektedir. animizmden önce bir ilk safhanin bulundugunu kabul eden diger bir evrim nazariyesi "animatizm" adini almaktadir.BÖLÜM A. Bu terim. dinin kaynaginin. Darvvin'in "Türlerin Kaynagi" baslikli eseriyle 1859'da baslayan materyalist ve po-zitivist propaganda. dinin kaynagini ilk insana ve dolayisiyla onu yaratan All ah'a baglamaktadir. bir taraftan maddelerin husûsî bir kuvvete sahip olduguna. Ogüst Komt (Auguste Comte) ve L. Kutsal kitaplar. H. Tarih boyunca ve insanlarin en eski kültürleri nin karanlik zaman diliminde din. Dinin kaynagi hakkinda kutsal kitaplarin verdigi bilgilerin disinda bir bilgi yo ktur. hayat korkusunun dinlerdeki üstün yerine isaret eder. Onun Animizm Nazariyesine göre uyku. Bunun için din. Buhner (Lud-wig Buchner) ile doruk noktaya ulasmistir. 1871'de yayinladigi "Pr imitive Culture" (Ilkel Kültür) baslikli kitabiyla. bir kavram. hayat verici bir cevher vardir. Böylece insan. Bilinebilen. yayinladigi "Dinin Baslangici" adli kitabinda. Kutsal Kitaplarin verdigi bilgiler disinda. Ingiliz Filozofu H. Bu cevher i lk insan tarafindan hareket eden.R. saygisi. bütün âleme yayilan tek bir hayat veren "güç" düsünmüs olmalidir. sosyolojik delille re dayanarak. sahsiyeti bulunmayan umûmî dinamik güçte aranmas i tavsiye edilmektedir. Toplum hayatinin vazgeçilmez ana unsuru haline gelmis olan dinin kaynagi meselesi. Istanbul 1/90. Burad an çoktanricilik (Politeizm) dogmustur. Spensir (Herbert Spencer). Bu korkunun atal . Atalara Tapinma.. günümüzde de dinsiz bir top luma rastlamamistir. rüya ve nefes alma gibi durumlarda bede ni yöneten ve ölüm ile ondan ayrilan manevî. ortaya koya cak bir beige yoktur ve ilmî yollarla bilebilmek de mümkün degildir. Yüzyilin ikinci yarisindan sonra Darvvin'i n evrim nazariyesinden etkilenerek dinin kaynagi hakkinda da çesitli görüsler ileri sürülmüs tür. canlilik gösteren irmak. Fetisizm ve Büyü gibi inançlari^ ondan dogdugunu ile ri sürmüstür. Hak Dini Kur'an Dili.

tabiat olay. Böy lece. Bu nazariye. M. fakat gökyüzü.G. daglar. herhangi bir hayvan veya bitkinin tüketimini n iktisadî bir sebeple yasaklanmasi sonucu dinî bir görüntü kazanmis olmasi seklinde açiklan maktadir. agaçlar ve genel olarak tabîî nesnelerle ilgili tapinmalardan da sözetmistir. Is panyolca "Dios" kelimelerinin çiktigini belirtmistir. Iskoç W. Böylece o. o da toplumdur. "Totem ve T abu" adli kitabinda. insanoglunun en eski inanci. Böylece Lang. belirli zamanlarda yenilmistir. Yine ona göre inananlarin güvendigi bir manevî güç vard ir. dinin kaynagini sosyolojik bir temele baglar. Bu nazariyeden simdi t amamen vazgeçilmistir. basta ates olmak üzere. Deus). dinin kaynaginin tabiatçilik oldugunu. bunun daha sonra "atalara tapinma"ya yol açtigini. Müller. Freyzir (Frazer). hemen bütün dinlerde tanri adlari. Fröyd. "Dinin Olusumu" baslikli kitabi ile. zamanla ilâhî varliklara tapinma ve kurban gelismistir. Çesitli kabile . bütün ilkel kab ilelerde bir Yüce Varlik inancinin bulundugunun delillerini ortaya koymayi gaye edi ndi. J. Bütün bunlarin yaninda dinin kaynagini Yüce Tanri inanisina baglayan bir tez gelistiri lmistir. Simit (Smith)ve S. bu kelimeden Fransizca "Dieu" (Lat. tabiat kuvvetlerine tabiat üstü degerler verme meylini uyandirdigini ve dil yanilmalari sa yesinde dinlerdeki bütün kutsal tasavvur ve inançlarin meydana geldigini ileri sürmüstür.Durkaym (Durkheim). Totemcilik. klan üyelerinin kendilerinin "totem" denilen bir hayvan veya bitkiden geldiklerini san ip onu kutsal kabul etmeleridir. Büyü. Reynah (R einach) gibi bilginler.arinin insana verdigi korkudur. dinin ilk seklini n monoteizm (tektanncilik) oldugunu savundu. dinî düsünceye ilk hiz veren seyi. O. Lang'dan sonra benzer bir görüs Avustur yali Cizvit papazi Wilhelm Smit (Schmidt) tarafindan savunuldu. Totem'e tapinilir ve özel âyinlerle. büyük bir korku ve hayret sebebi. Bu teze göre. essiz bir mucize ve sonsuz bir harikadir . Kutsal. fizikî çevrede rastlanan kuvvet ve varli klarin kisilestirilmesi ve tanrilastirmasi demektir. ilmin öncüsü olmustur. "kutsal"dir ve o da toplumsal yaptirima dayanir. "Altin Dal" baslikli kitabinda ve bütün eserlerinde. fakat insanlarin ahlâkî âdaba uyup uymadigini denetleyen ve gökte bulunan bir Yüce Tanri kavramina her yerde rastlandigini açikladi. Naturizm. aslinda dinin degil. bir sahsiyeti bulunmayan güçlerle ilgilidir. Bu görüsü. atalara ibadetin de diger bütün ibadet sekillerini gelistirdigini ve ta nrilarin sivrilen veya kahraman olan atalardan seçildigini savunur. Bu nazariyeye göre. Ona göre. i nsanin. evrimi totemcilikten baslatirlar. bir sistem haline geti ren M. bilhassa "Günes tapinmasi" üzerinde durmus. Smit. bir noktada. Artik Totemcilik. dine döndügünü ileri sürer. büyü vasitalari etkisiz kalinca. bu merhaleden geçmislerdir. Bu görüse "Naturizm" denir. 1912'de yazdigi "Dînî Hayatin Ibtidaî Sekilleri" a dli eserinde. ilk insan içi n tabiat. toplumun kutsal kabul ettigi sey olarak aslin da kendine tapindigini ifade eder. 1 898'de. varlik güçlerine karsi ilk tepkisini hatali bir düsünüs tarzina dayanan "büyü" hare etleriyle onlari kontrol altina almaya çalismak oldugu üzerinde durur. Hinduizmin kutsal kitabi Vedaiara dayanmistir. her dinde ata lara sayginin yer aldigini göstermeye çalisir. tek Tanri inancidir. Insan. din in temel fikri. "Agni"nin ates . korku ve saygida aramak gerektigini . bir sahsiyeti olan degil. 1890'da. Totemci görüse göre. bütün insanlar. tabiat olaylarini ifade ve temsil ettigini.R. kendilerini belli bir hayvan veya bitki (totem) ile kan bagi içinde akraba telâkki etmislerdir. Aslinda psikolog olan Z. taslar. Onun 1912-1955 yillari arasinda yayinlanan "Tanri Kavraminin Kaynagi" adli . son arastirmalard a elde edilen bilgilere göre Güneydogu Avustralya ilkel kabilelerinde animizme rastla madigini. Maks (Max) Müler'e (1823-1900) göre dinin kaynagi. "Dyaus"un gök anlamina geldigini. Sosyolog olan E. totemciligi psikoanalitik acidan ele alir. Lang. Fröyd'ün (Freud) dinin kaynagi ile ilgili bir nazariyesi vardir. Taylir'in animizm nazariyesine ilk ciddî itiraz. toplumu n kutsal kabul ettigidir. Müller. insanin. böylelikle diger safhalarin ortaya çiktigini savunmustur. bu hayret. ilmî teknolojinin yoklugun da tabiattaki bu güçleri kontrol altina alip onlardan faydalanmayi ummus ve büyü. Vedalar'daki tanri i simlerinin tabiat olaylari ile yakin ilgisi bulundugunu ileri sürmüs.ara ibadeti. ögrencisi Endriyuv Lang'dan (Andrew Lang) geldi. Müller.

büyük bir taraftar toplamistir. M. Bazi nazariyelerin ortaya atilmasina sebep olan Darvvin'in evrim nazariyesi ise. Bu durum.eseri bu tezin öncüsü oldu. Evrimciler. G. evrim konusu olan bazi organlarin ihtiyaçlar sonucu gelistigini veya köreldigini iddia etmekte idiler. hücrenin sirri çözüldügünde gayeye ulasilacagi düsünülüyordu. bütün bilim dallarina siçratilmis. Fakat bu nazariyeyi tereddütle k arsilayanlar ve karsi fikirde olanlar da vardi. canlilarin çevreden etk ilenip bazi özellikler kazandiklarini ve bu özellikleri irsiyetle sonrakilere intika l ettirdiklerini. Ancak o. canli varliklarin. g ye ve planla bu nazariyenin tutunmasini. kesifler. Aslinda evrimle ilgili olarak XVIII. Da rvvin'in dedesinin de aralarinda bulundugu bazi evrimciler. A. C. Evrimcilerin iddiasina göre insanin. basit bir hücreden olusan organizmaya nasil dönüstügünü. Nathan Söderblom da. Yüzyildan beri bazi nazariyeler ileri sürülmüstür. dinî duygulari zayi flatmaktan siyasî. dinin sorumluluk ve yaptirimlarindan bunalanlari heyecanla ndiriyor ve derin bir nefes almalarini sagliyordu. buluslar hep evrimin lehine gelistirilmek isten misti.R. Wi-dengren. 1859'da. Onun baskanligini yaptigi Viyana Etnoloji Ekolü. lütuf sahibi olarak tasavvur edildigi ve gökte varligini sürdürdügü sonucuna ulasti. "Türlerin Kaynagi" adli kitabiyle dikkatleri üzerine çekmisti. bir anda. b abasinin papaz olmasini istemesi üzerine "Isa'nin Kolejine devam edip diploma almis tir. Yüzyilin baslarinda yapilan ara stirma ve incelemeler. Eliade gibi bilginler bu t ezi destekleyici ve gelistirici mahiyette çalismalar yapti. içtimaî. kabilenin ve içtimaî kurumlarinin kurucusu oldugu üzerinde öne mle durdu. kiliseye düsmanlik duyanlarin. Valleys (VVallace) ona bir mektupla. hücrenin karmasik yapisi konusunda son söz henüz söylenemedi. bugünkü hallerine tabiî ayiklama ile geldiklerini ileri sürüyordu. aydinlar. Bati'da ilmî çevreler. hayati olusturan en küçük yap asi. "Tanri Inanci nin Kaynagi" adiyla 1914'de yayinlanan kitabinda. i si tesadüfle izah etmeye kalkmazdi. zamanla dalgalarin karaya tasimasi sonucu yeryüzünde çesitli degismelerle bir çok canli türünün g listigini ve böylece günümüzdeki canlilarin birbirinden evrimlesme ile meydana geldigi ni ileri sürmüslerdir. dine. bu konudaki fikirlerini açikladigi eserini yayimlamistir. bütün m ragmen. Darvvin (1809-1882) . hayatin. Fakat. canlilarin tesadüflerle varlik kazandiklarini. Hücrenin karmasik yapisina dikkati çeken evrime karsi olan düsünürler. hayat s hibi olmayan maddî varliklardan nasil olusabilecegi sorusunu sormakta ve bu sorular . önce pek ilgi çekmesine ragmen. Seyahatleri sirasinda inceledigi hay-van türleri. hayatin. hayatin suda bir tek hücrenin tesadüfen olusmasiyle basladigini. daha dogrusu o ortamin dogurdugu evrim nazariyesi. bir taraftan. evrim. evrim cilerin cansiz kimyevi maddelerin ilk hayat sahibi. Belki hücrenin bu h ayret verici yapisi Dar-win zamaninda bilinseydi. bugün dahi. Malthus'un fikirleri. öte yandan. iktisadî sonuçlar Çikarmak isteyenlerin herbiri. zayiflari ortadan kaldirmasi iddiasinin temelini hazirlamistir. zamanla çok tenkitlere ugradi. Darvvin. Yüzyilin sonlari ve XX. Bu arastirmalar so nunda önce bir tektanncilik devresi bulundugu. sonra da üreyen tek hüc reliye. XIX. bu konuya agirlik verdi. onda evrimle ilgili olarak ileri sürecegi hanlila r alemindeki hayat mücadelesi sonucu "tabiî ayiklama"nin kuvvetlileri yerinde biraki p. tip tahsiline basladigi halde bitirememis. Pettazoni. ilmî\bir "dogma" ol masini saglamaya çalisti. Yüce Va rligin yaratici bir tanri. "ilkel kabi le inançlari" arasinda tesbit edilen Yüce Varligin merhametli. Daha sonra R. ayri bir ümit. sapmalarin. sefkatli. Bundan bir buçuk yüzyil önce. çoktanricilik gibi duruml arin ondan sonra ortaya çiktigi görüsü agirlik kazandi. üstelik onun resmî. tabiatin s irlari çözülüyordu. Darvvin'in yasadigi yüzyilin genel havasina uygun düsen. o nazariyesini ortaya atmaz. etkilendigi kimseler ve bu arada T.R. bazi bilim adamlarinin bir "dogma"si haline gelmisti. mevcut türlerin basit hayat sekillerinin evr imi sonucu ortaya çiktigini telkin etmesi üzerine. yasayan. Böylece evrim nazariyesi sadece bi yolojinin konusu olarak kalmamis. Bir hekim ailesinden gelen Darvvin.

fakat insanin akilla seçkinlesmi s bir hayvan oldugunu ileri sürmüstür. hayalî iddialara önem vermekte ve açiklayam adiklari olaylari tesadüflere havale etmektedir. daha degisik bir olgudur. insanin maymundan geldigini açikça söylememis. insan da bu kâinat modeli içerisinde gayesiz ve endisesiz olarak bulunmakta. geçis türlerinde eski-organlarin kaybolmasi üzerinde dururken. Natuhzm'den (T abiatcilik) gelistigi seklindeki tezler de çok tenkitlerle karsilasmistir. basibos bir kâinat modeli ortaya konulmak ta. o rtak halka. hayatin birdenbire basladigini ve çesitli canlilarin dogrudan dogruya or taya çiktiklarini gösterdigi savunulmustur. insanoglunun onu çesitli seylerde aramis olmasi mümkündür. elindeki bu kadar imkanlar a ragmen. görünmeyen.) Sayisiz canlinin ortaya çikisini "tesadüfe baglayan evrimciler. ne tabiat. evrimin dine uygulanmasi s onucu ortaya atilan dinin Animizm. insanda. sayilari milyarlarla sayilamayacak kadar çok zayif canlilar varliklarini sürdüre bilmistir. Bunun. bir hayvan mesabesine indirilmektedir. ne de kendiliginden olusma yaraticidir. Dinazor gibi dev yapili hayvanlarin nesli tükeni rken. Ayrica maymundan zaman içinde insan olmasi lâzim gelirken. dinden daha çok bir bitki veya hayvan neslinin korunmasini hedef alan sosyal bir . Böylece ins anin bütün yaratiklarin en sereflisi ve üstünükilindigi. Çünkü Mamut. dünyayi bir imtihan yeri degil. yaratici bir Tanri'yi k abul edemediklerinden. maymun gibi agaçta yasarken. Totemcilik ve Tabiatcilik. Bu ve benzeri misalleri çogaltmak mümkündür. fakat din degildir. milyonlarca senelik bir evrimden sonra bugünkü duruma geldigini. Animizm. toprak üzerinde ya samaya baslamis. materyalist felsefenin bir "can kurtaran simidi" dir. Bu. cansiz seylerde ve tabiat güçlerinde. zayiflarin türleri ortadan kalk mistir. (Topraktan yaratilan insan y ine toprak olmaktadir. Evrimciler. bu anilan tezlerdeki bazi noktalar da di ne benzer. Totemcilik. Yapilan deney ve incelemeler. Atalara t apinma. milyarda bir Ihtimaldir. y ani yaratici bir Tanri'dan gelebilmektedir. ne madde. Öyle görünüyor ki evrim felsefesinin asil gayesi. herseyi tesadüflerle izah etmeye çalismislardir. Maymunu n insana bazi hususlarda benzemesi gibi. ilmî verilerden çok. Onun düsüncelerini daha ileri götüren Darvvinciler. hiç birseyin tesadüfî olmadigini. herseyin ilâhî irade dahilinde gerçeklestigini göstermektedir. zevk ve sefa yeri olarak düsünmektedir. çok eski bir tarihte insana benzeyen gelismis maymunlarla insanin ilkel tipinin ortak olduklari bir kökten ortaya çiktigini iddia etmislerdir. Ayrica. benzerlikle akrabaligin ayni seyler olmadigi anl asilmistir. Darvvincilerin insanin me nsei konusundaki nazariyelerine karsi çikanlar. Evrimciler.en güzel biçimde yaratildigi hikme i ortadan kaldirilmakta. insan.a evrimcilerden cevap alamamaktadir. çesitli sekillerde ifade edilen bir Yüce Tanri inanisini n oldukça yaygin oldugu yapilan çalismalarla ortaya çikmistir. Bu durumda hayat. Bunun yaninda Totemcilik. Hayat savasinda kuvvetliler hay atta kalip özelliklerini irsiyet ve üreme yoluyla sürdürmüs. cansiz maddelerden bir hücre. Ne tesadüf. Darvvincilik. Evrimcilerin iddiasinin aksine. Her seyin bir "olus kanunu" vardir. Atalara tapinma. yenilerinin nasil meydana geldigini açiklayamamistir. Halbuki kainatta hiçbir sey tesadüfi degildir. Evrimcilerin kendilerini des tekledigini ileri sürdükleri "Piltdown insani"nin fosilinin sempanze çenesi ile birles tirilmis insan kafatasi oldugu anlasilmistir. in anin maymunun akrabasi oldugunu. basit bir canli varlik. Evrimcilerin bu nazariyeleri de çok tenkitlere ugramis ve zaman onlarin yanildigini isbatlamistir. üzeri nde 1'den 10'a kadar rakamlar yazili on kâgidi bir torba içinden rakam sirasina göre çek ebilme. Evrimciler. kâinatin varligini bir yaraticiya ihtiyaç kalmaksizin açiklayabilmektir. Darvvin. bu ve benzeri tenkitlere ugradigi gibi. insan. Bu Yüce Varligin görünmemesin en. bitkide. varligini belli eden bir kuvvet aramak de mektir. böylece zamanla degisiklige ugramistir. Onlara göre. ancak hayat sahibinden. fakat kendini. Simdiki insan tipinde iskeletlerin bulundugu kütle tabakalarinin daha asagisindakilerde baska fosillere rastlanmamisti r. bu güne kadar böyle bir olay olmamistir. gününü gün edip. maymundan insan ya pamamaktadir. dallardan asagiya inmis. hayvanda. Ilkel Kabileler'de. Büyü. Çünkü bu nazariyeyle. bugün. maymunla insan arasindaki geçis sekil lerinin hiç bir zaman mevcut olmadigini savunmuslardir. din. tesadüfen yaratilmis. Halbuki. bugün mevcut olan türler in taksimini tabiî ayiklama ile izah etmektedirler.

tabiat kuvvetlerine. Bu konuya daha açiklik kazandiran bir baska Âyetin anlami d a söyledir: "Biz elçi göndermedikçe azap etmeyiz". Ayeti'nde bu husus söyle belirtilmistir: "Her peygamberi onlara açiklasin diye. onlarin getirdikleri hükümlerin devamini sagl amistir. Allah'in gönderdigi elçiler ve kitaplar yoluyla akil ve irade sahibi insanlara bildirilmistir. evrimcilerin anlattigi sekilde insanlarin ve dinlerin evrimini kabul etmez. basit ahkâmdan mütekâmil a hkâma dogru gelisme devam ederken tevhîd ve imanla ilgili öz degismemistir. insani yaratmis. Kur'ân-i Kerîm'de söyle denilmektedir: "Biz.olgudur. azdiricilardah kaçinin diyen bir elçi göndermisizdir"[39] seklinde açiklanmaktadir. "Andolsun ki her ümmete Alla h'a kulluk edin. insana kendisini bulmasi. Ibrahim Suresinin 4. Sonra insanlar tevhid esaslarini unut up. kâinati. Dinin kurucusu. Ancak bu suhuf'tan kitaba.[42] Peygamberler. Nîsa Sûresi'nin 164 ve 165. Insanlar. en güzel biçimde ve fitratinda Allah'i arama d uygusu içinde yaratilmis olmasina ragmen. bir sonraki kitap öncekini düzelt ip tamamlamis. Kur'anda bu husus söyle belirtilmektedir: "An-lavasiniz. Büyü ise. 2). ilmin gelismedigi yerlerde ve devrelerde tabiata hâkim olmak istegi ni aksettiren bir teknik olarak göze çarpmaktadir. yanildiginda yolunu düzeltmesi için ömür vermis ve insani yeryüzünün halîfesi ki ir.[40]Yine Ra'd Sûresi'nde "Her milletin b ir yol göstereni vardir" denilmektedi?[41]AIIah. Hz. peygamber gönderildiginden bahsedil mektedir. çok tanricilik tektanriciliktan sonra gelismistir. Ancak belirli peygamberlerin kitaplari vardir. emrettigi yolda yürümesi için irade. Bu. yollarini degistirdiklerinde. Hz. Insanlar çogalip toplumlar gelistikçe.000. papirüsten sahifeler) halinde iken sonra kitap haline dönüsmüs ve Kur'ân -i Kerîm ile son seklini almistir.DININ KAYNAGINA ISLÂM'IN BAKISI Islama göre insanligin ilk dini. Allah'tan baska seylere. insani en güzel biçimde[36] ve inanma ihtiyaci içinde[37] yar atmis oldugunu bildirmektedir. gönderilen müjdeci ve uyarici peygamberlerden bir kismini daha önce s ana anlatmis. Digerleri onlara tâbi olmus lardir. Kur'ân-i Kerîm Yüce Allah'in. Hz. gönderdigi millete rahatça anlatabilsin diye. Kitaplar. Kitaplar. tevhid dinidir.[38] Bu "uyaricfnin vazifesi. dinin hükümlerinde d e durum ve ihtiyaca göre gelismeler olmustur. seni müjde ci ve uyarici olarak gerçekle gönderdik. düny anin her tarafindaki insanlara uyari ve irsat vazifelerini yerine getirmislerdir. kendi elleriyle yaptiklari put lara tapinmaya ve bunlari Allah'a ortak kosmaya yöneldikçe. "Uyaricilarla dest eklenmistir. k endi kavminin diliyle gönderdik. akledesinîz diy e Kur'an'i Arapça olarak indirdik" {Yusuf. bir kismini da anlatmamistik". All ah. Allah da elçiler gönderip on lari "hak din"e. levhalar. gerçegi anlamasi için akil. Yüce Allah'dir. Bu ve benzeri bazi âyetlerden. Âdem. Zikri geçen elçilerden bazilarinin adlari Kur'ân-Kerîm'de verilmekte ise de. Insan... bununla da kalmamis. Âdem'e her seyin ismi ögretilmis ve kendis i ilk peygamber olarak görevlendirilmistir. Hak din. [35] B. Nitekim bir hadiste 124. Bu konuda. bir e rkek ve bir de disiden yaratilmistir. insana gerçekleri ve vazifelerini ögretmek üzere zaman zaman elçiler ve kitaplar da göndermistir. her peygamberi. Allah. yenilemistir. Bunun için sapmalar ondan sonra olmus. Mu hammed'e kissasi bildirilen peygamberler yaninda bildirilmeyenlerin de bulundugu anlasilmaktadir. aslinda elçile rin sayisi bunlarla sinirli degildir." Kur'an'in Arapça gönderilmesinin hikmeti de bununla ilgilidir. Bazilarina kitap da verilen bu elçiler. basibos birakilmamis. kitaplar ve peygamberler göndermistir. "hak yol"a davet etmistir. Islâm. gönderdigi milletin dilinde göndermistir. Yüce Allah. önce "suhuf" (sahifeler: tab letler. peygamberlerden sonra. ayetlerinde su sekilde açiklanmaktadir: "Peygamberlerden sonra insanlarin Allah'a karsi bir hüccetl eri olmamasi için. Kitaplardaki hükümler iyi korunmayip degistikçe. Allah'dan aldigi vahiy ve ilha m ile kendi devrindekileri irsat etmistir. insanlari yeniden hak dine çagiran elçil erdir.Geçmis her millet içinde de mutlaka bir uy arici bulunagelmistir". Çünkü vahyin kay .

diger dinler arasinda. mükelleftir. Naturizm g ibi) çok tanriciliga. Animizm. insan tarihine en fazla hâkim olmus bir âmildir. fitrî bir olgudur. bundan dolayi o. Bu teblig anlasilsin ve tatbik edilsin diye her peygamber kendi kavminin d ili ile gönderiimistir. adini kendi kutsal kitabindan alan eaâne dindir. "Bugün size dininizi ikmâl ettim. vahiy ve nübüvvet olmaksizin. Bu da. Islâm'a göre. Es'arîye göre akil. Vahiy ve nübüvvet. [49] C. Dinî hayat. yüce. Muhammed. Hz. Insan aklin in dini bulup bulamayacagi konusunda çesitli görüsler vardir.[46] Bir Âyet-i Kerîm'de Hz. birligini bulmalari Icap ederdi. Âl-i Imran. Bu ihtiyaç. Isa'ni n söyle dedigi bildirilmektedir: "Ey Israilogullaril Dogrusu ben. daha sonra gelecek olanlari müjdeledigi ve peygamberler zincirinin son halkasinin Hz. ümit veya herhangi bir vesile ile sonradan ka zanilmis birsey gibi görmek yanlistir.[43] Görüldügü gibi. dinin kaynaginin vahiy ve nübüvvet oldugu anlasilmakta dir. kitaplarin sonuncusunun is e Kur'ân-i Kerîm oldugu anlasilmaktadir. peygamberler de ayni esaslari teblig etmislerdir. peygamberlerin ayni esaslari teblig. Din duygusunu. benden önce gelmis olan Tevrat'i dogrulayan. Max (Maks) Müller. Çünkü bu duygu. Allah'in yarattigi insanlara olan nimeti tamamlanmi stir. tarihen sabittir. Dinî Hükümleri anlamak Ise Ilâhî hitaba idir. din duygusunun insan tabiatinda fitrî bir keyfiyet oldugunu açiklig a kavusturmustur. vahiy ve nübüvvet olmaksizin dini Idrak edemez. vahyedilen kitaplarin ke ndinden Öncekini tasdik ve te'kit ettigi. dinin kaynagi ilâhîdir. her zaman ve her yerde. Insanlarin akillariyla Allah'in v arligini.[45] K ur'ân-i Kerîm'de Allah. Bir ibtidaî durumdan (Totemizm. üzerinize olan nimetimi tamamlad im ve din olarak Islâm'a razi oldum" (Maide 3) demekte ve Islâm'dan baska bir din güde ninkinin kabul edilmeyecegini {Bkz. Bundan dolayi Insan. kendi içinde bir tekâmül söz kon usudur. kudretli ve ulu bi r varliga siginma ve yardim dileme ihtiyacini duymustur. din duygusunun fitrî oldugu gerçegini dogrulamaktadir. 85) bildirmektedir. Allah'in elçisi ve son peygamberidir. yaptigi titiz ve ince aras tirmalar sonucu. Dolayisiyla Islâm 'la din müessesesi ikmâl edilmis. Bu âyet ve diger bazi âyetlerden[47]. tek basina yetip yetmedigidir. fitrîdir.[48] Bütün bunlardan. Allah'in bütün elçileri ayni tevhid esasini teblig etmisl erdir. A llah'in varligini ve O'nun kemâl sifatlarini idrak edebilir. Tartismali konu. Hanefî bilginlerin çogunluguna göre akil. akil yürütme ve Müsa hede Ile mümkündür. Din bilimleri alaninda yapilan arastirmalar.nagi Yüce Allah'tir. "Din.Din Duygusunun Kaynagi Din duygusu. Ilk insandan bu yana. dinî esaslari kesin olarak anlayabilir. Kur'ân-i Kerîm'de Hiristiyanlar ve Yahudiler "Ehl-i Kitap" kabul edilmektedir. Dolayisiyla p eygamber gönderilmedikçe Allah'in varligini ve birligini bilmek Insanlara vacib degi ldir. Dinin akla uygun ve insan fitratinda mevcut oldugunu bütün Islâm mezhepleri kabul eder . korku. mükellef olmada akil ve fitratin. Bu di nlerin de asil. vahiy ve nübüvvet olmasa bile. . benden sonra gelecek ve adi Ahmed olacak bir peygambe ri müjdeleyen Allah'in size gönderilmis bir peygamberiyim" (Saff 6). Mâturîdî'ye göre ise. ilâhî hitabi anlamak için bir vasit adir. yaratilisindan bugüne kadar. Insan. Ancak vahiy ve nübüvvet olmasaydi. Benjamin Constant. orijinal yapilari Itibariyle hak din ve ana "Islâm çizgisi" içerisinde oldugu açiklanmaktadir. Islâm Inancina göre. oradan da tektanriciliga geçis degil. ondaki din du ygusunun fitrî oldugunun delilidir. Muhammed. tabiatimizin ezelî bir niteligi ve ondan ayrilmayan bir keyfiyet idir" demistir. Mu'tezile'ye göre aktl.[44] Islâm.

A) rivayet edilen bir Hadîs-i Serîf de söyledi r: "Her dogan. din. Insan. Böyle kimselerin içind e yeraldigi toplumlarda fazilet yarisi baslar. Bu makam. Mecûsî ise Mecûsî yaparlar". insanlara yön veren. Rum Sûresinin 30. O. toplum u düzenleyen. kuvvetli bir irade ve saglam bir karakter kazandirir. sadece insanlara mahsus bir dost. Hiristiyanli ktaki insanin dogustan günahkâr olarak aslî suç ile doâmasmin aksine. Tarihin hangi devresine bakilirsa bakilsin.Insan. Insanin bu sekilde yaratilmasi. Allah'i n mevcudiyeti suuruna da içten bir zorunluluk ve sezgi ile varir. Dua. Din. masum yaratilmis bir insanin. biy olojik ihtiyaçlarini karsilamaya. insanin günahsiz dogdu gu ve aldigi egitim ve terbiyeye göre sekillendigi ortaya konulmaktadir. her zaman kendisinin insanüstü baglari bulundugunu.[51] Bu agir yüke katlanabilmesi için Yüce Allah onu çesitli istidat ve kabiliyetlerle donat mistir. bir arkadas olan dindir. Bu iki cinsin birbirine zit tabiat çizgileri. he m de hayatimizin her kösesinde kendini gösteren bir olgudur. dine. böy lece kendi varligini asan düsüncelere varmasidir. Insanin karsi lastigi temel mes'ele. emirleri yerine getirip nehiylerden kaçinmasi ve "kul" oldugunun suuruna v armasidir. aile ve çevresinin etkisiyle onlarin sahip oldugu dini kabul ettigi belirtilmektedir. önce kendisinde çevresindeki varliklardan daha üstün bir öz. Islâm fitrati üzere dogar. Yüce Allah. emanetin merkezinde bul unmasi. Sonra anasi. hamligini g iderir. fazilet ve iyilige yönelten. Din duygusu da bunlar arasindadir. Ayni konu ile ilgili Ebu Hureyre'den (R. insanla beraber varolmustur. niyaz. babasi Yahudi ise onu Yahudi. manevî olgularin en b asta geleni dindi''. insanla beraber varligini sürdürmektedir ve insanl a beraber varolacaktir. insanin kendi °z varligi hakkin daki suur ile birlikte ortaya çikar ve bu suur ile birlikte gelisir. onu yeryüzünün halîfesi kilmistir. Insanlik tarihinde. Nerede bir toplum varsa. Allah'in yaratmasi degistirilemez". insan lari bunun (fitrat) üzerine yaratmistir. Çünkü Insan. Insanlara güç veren. Insanin yüce bir kudr ete gönülden bagli olmasi. insanin kendisini ve âlemi kimin yarattigini arastirmasi. [53] D. Din olgusu. ihtiyaçlari için ndini asan bir kudrete yönelmesi gerektigini düsünmüstür. fitrî (dogustan gelen) bir özellik olarak. yüzünü bir hanif olarak. Maddî yönü itibariyle.[52] Bu Hadîste din duygusunun igi. Allah'in fitratina çevir ki O. Allah sevgisi ve bu sevgiden kaynaklanan korku insani pisirir. Böylece her seyi v ar eden bir yaraticinin bulundugunu kabul edip O'na baglanir. manevî dünyasi (tarafi) itibariyle de beslenmeye. toplumlari yükselten v e gelistiren bir kurumdur. tertemiz.INSAN IÇIN DININ LÜZUMU Din. yalnizligi. Allah'a siginma insani yüce ltir. Âyetinde Cenâb-i Hak söyle buyurmaktadir: "Sen. dinsiz insan bulunsa da. insanda sa-n atkârâne bir sekilde birlesmistir. onun en bariz niteligi olmustur. Belli bir kültüre ulasarak tarihte yer alan bütün milletlerin manevî dü yalari bir dinî inançla sekillenmistir. güven duyg usu asilayan. vazifeyi o yüklenmistir. Insanin veya toplumun dinden kopmasi mümkün degildir. Insanlik tarihinin her dönemi nde din. manevî varlik sezdigi gibi . melekle hayvan arasind ir yaratilisa sahiptir. de steklenmeye ihtiyaci vardir. dinsiz bir toplum görülmemektedir. aday seçildigi maka ma ulasmasi içindir. Onun bu ihtiyaçlarini karsilayan. Din. sikintilari gideren. göklerin yüklenemedigi emaneti. kanun ve nizamlarin kavusamad . Bu düsünceyle müsahhasdan mücerrede geçen i san. Insan maddî tarafi yaninda manevî tarafi da olan bir varliktir. Nasrânî (Hiristiyan) ise Nasrânî. hem tarihin her yerinde. Ayrica bu Hadîs ile. orada bir de din vardir.[50] Daglarin. fertleri mukaddes duygu ve aliskanliklarda birlestiren. tabiatin fevkinde bir Yüce Varlik'in. insanin önemli sayilabilecek daha baska nitelikle ri bulunsa da. onu kuvvetlendirir. kendisi ve çevresindeki varliklarin. canliligini korumus ve insan hayatinin ayrilmaz bir vasfi olma karakter ini sürdürmüstür. "Allah'in halifesi" olmasi. diger varliklar arasinda en seçkin bir varliktir.

ölümden degil. adaletsizligin. Alla h'in rizasini elde etme ideali. korku. tapinma duygusunun söndürülernemesi. Çünkü din ol ahlâk için hiçbir yaptirim gücü kalmaz. ruh ve bedenden ibarettir. Çünkü onun yagmuru milletlerin ruhunu n gidasidir. din ve ahlâka lüzum olmadigini ileri sürüp. ilim ve fenniif din yerine kaim olmasini isteyen. Islâm' da da insan. Dünya Harbi'nde. i yilik ve fazilet kaynagi olan dindir. kuytu yerlerde ib adet eden ve âyin yapan insanlara rastlanmasi da inanmanin fitri ihtiyaç oldugunun de lilidir. hastalik. Dinin zayiflamasi. Fert için en önemli manevî destek. manevî varliginin d evami da ruhî ihtiyaçlarinin karsilanmasina baglidir. Din. Din. dolayisi yla beseriyetin dinsizlesmek suretiyle Ilerleyecegini iddia edenler de bulunmustu r ve bulunmaktadir. Diger bazi dinlerde oldugu gibi. Toplumlari dinsizlestirmek için okullar açip. Bütün bunlara ragmen. haksizligin. insan gruplarini hiçbir sey tutamaz olur. insanin içindeki ebed duygusuna cevap vermek bakimindan da önem tasimaktadir. Sonuç olarak. [54] E. ümitle dolu olan hayatin gelenegine. milletin ve papazlarin mabetlerde dua etmelerine izin verilmis ol masi ve bu Blok'ta. dinsizligi hâkim kilmak isteyen rejimlerde bile insanlardaki lnanma. bekleneni vermez. insani yarinki hayata alistirmaktadir. Suçlardan arinip ebedî bir kurtulusa ulasma. nefretsiz bir gelecege. maddî bakimdan güçsüz toplumlarin yasadigi görülmüstür dinî duygulari zayiflamis. ahlâk için de bir kaynaktir. dinin tabiî ve sosyal yetersizli klerin bir yansimasi ve insanlari uyusturan bir afyon oldugunu savunan. yapisi itibariyle de dine muhtaçtir. huzura. Milletler için lüzumludur. Dinden kaynaklanmayan ahlâk. Insa n için bedenî ihtiyaçlari karsilamak nasil yasaminin bir geregi ise. Din. manen çökmüs toplumlarin varliklarini devam ettirebildigi pe k görülmemistir. Ümitsizlikten uzak. Helal-haram anlayisi kalkinca toplumun düzeni sarsi lir. dini ilerlemeye mani gören. keder. ölümle yok olmamakta. Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandir". Din olmayinca hayatin tadi kalmaz. baskidan kaçip organlarda. baski ile din i ortadan kaldirmak. Bunlara ilave olarak II. dünyanin izdirap ve sikintilarina karsi durmayi saglamaktadir.MONOTEIZM (TEKTANRICILIK) Politeizm çoktanricilik demek oldugu gibi. Bu haya tin disinda bir baska dünya inanci. anarsi ortaya çikar ve böyle ce çesitli sikintilar baslar. Çünkü insan. Yalnizlik. Bu düsüncede olanlar. kötülügün düsmanidir. monoteizm de tektanricilik anlamina gelm . insanin "birseye" inanmak zorund a oldugunu göstermektedir. arkasindan ahlâkî ve hukukî suçlari çagirir. dinsiz bir toplum yasayamaz. yok olmaktan korkmaktadir. dinsizligi dirî haline getirmeleri. dine yönelme duygusu nun giderilememis oldugunun gözlenmesi. sadece ceza ve mükâfat olarak degil. ahlâk için de bir müeyyide bulunmaz. dine düsmektedir. insanda ümit ve arzu dogurmakta. toplum düzeni rumayi gaye edinir. ne v icdandir. Tarihte iktisadî. ayni zaman da. cennet gibi büyük bir nimete kavusma. kuskulari ve hurafeleri gideren de "din"dir. baska bir dünyada hayatina devam etmektedir. In san. çaresizlik. Ahiret inanisi. Dini kaldirmakla toplumlari ileri götürecegi ni iddia edenlerin fikirlerinin din yerine geçirilmek istenmesi. Insan. Mehme t Akif Ersoy bu hususu söyle dile getiriyor: "Ne irfandir veren ahlâka yükseklik. Halbuki her yerde kendini kontrol eden bir Yaradan'i n varligina inanan insan. üzerinde düsünülmesi gereken bir baska husustur. dinsiz. insanlarin bu fikir sahiplerine tapar h ale gelmeleri. kaldirmak istedikleri din yerine baska sey leri koymaya çalismislardir. Ancak zamanla.Insanin ölüm karsisindaki tutumunda en önemli rol. insanlari. daima iyi olani yapip kötü olandan kaçmaya gayret eder. anarsinin. ruhlarin yagmurudur. 70 yildir dine baski uygulanmasina ragmen. Marksist Blok'ta seflerin kilis elere kosmasi. inançsiz bi r toplumun yasayamayacagini dogrulamaktadir. hosnutluga ve sükûnete götüren. Çünkü din. musibet ve felâketler karsisinda ins anin yegâne teselli kaynagi dindir.igi yerlerde de onlari iyi ve faydali seyleri yapmaya yönelten bir hayat nizamidir .

Yaradan'la yaratik arasindaki m esafe muhafaza edilmis. ilk peygamberlerden sonuncusuna kadar. Eski Misir'da (M. bu görüslerini ispatl amak için "ilkel kabîleler" üzerinde yogun bir arastirmaya girismislerdir. Onlar. Istanbul 1980 . dinin kaynagi konusunda. Onlara da çok sere fli bir peygamber gelmistir" (Duhan. Eski Yunan'da tektanri inancini kabul eden ve savunan filozoflarin bulundugu bilinmektedir. Yahudilikteki "Tektanri". hakim inanistir ve dinin temel unsurudur. Bütün dinlerde dikkati çeken husus. "Firavuna bir elçi gönderdigimiz gibi size de sahitlik edecek bir elçi gönderdik" (Müzzemmil. ne insan tanrtlastinlmis. Tien. isiâm. 392-444 A. Bu bilgileri veren ayetlerde söyle denilmektedir: "Onlardan Önce Firavun kavmini imtihan ettik. Islâm'dan önce Türklerde bir tektanri (Gök Tengri) nanci vardir. Bütün dinler arasinda tevhid inancini en saf ve sade sekliyle muhafaza eden. 15). millilestirilip Yahudilere hasredilmis ve insanî sifatla rla nitelendirilmistir. Zaten Islâm. Bu arastirm alarin sonucu da onlari desteklemistir. günümüzün dinleri de de tektanri inanisi bulundugunu ortaya koymustur. Kendine mahsus sifatlari ve Es mâ-i Hüsna'si {Güzel Isimler) vardir. tektanri inanisini getirmistir. hem halk rahatlikla anlayabilm ektedir. bir tanrinin üç ayri tezahürü olarak izah edilmektedir ahudi dininde de bugünün tektanri inanisi. Islâm'daki gibi saf bir tek tanri anlayisini koruyam amis olmakla beraber. Istanbul 1969. Firavun kavmiyle ilgili bilgiler vardir.Ö.ektedir (mono: tek. dogurmamistir. günümüzde.{*) "Aton" adli bir tek tanri inanci getirmistir. Sümerler'de Tanri'nin insani balçiktan yaratip ona can verdigi görüsü yaninda. Islâm'dan önce Arap Yarimadasinda bir tek tanriya inanan Hz. Adnan Adivar. Daha önce görüldügü gibi. ne de Tanri insanlastirilmisti r. teizm: tanricilik).A. Onlara göre yeryüzünde ki diger dinler. tektanrici bir dinin bozulmus seklidir. Kutsal Ruh). Hiçbir seye muhtaç degildir. Tanri ile insan. Çinlilerde tarihî gelismesi içinde Sang-ti. birdir. Hiristiyanliktaki üçleme (teslis). Bunun yaninda tarihî devrelerdeki milletle rin kalintilarindan tarih öncesi insanlariyla ilgili buluntulara kadar yapilan aras tirmalar da onlarin görüslerini kuvvetlendirmistir. tek tanri seklinde yoruml anmis. Amenofis. Bugün Dinler Tarihi alaninda yapilan arastirmalar. 17). 29-44. benzeri ve ortagi yo ktur. özde bir "tektanri" telakkisi vardir. Isa tanrilastirilmis.Semseddin Akbulut. tektanri inanisindan da vazgeçilememis olmasidir. Hz. Tanri da insanî niteliklerle nitelendirilmistir. Hindistan'da çoktanrili ve üçlemeli bir yapi içinde bile bir "tektanri" inanisi vardir (Hind Kutsal kitabi Veda-lar'da "Tanri tektir" denilmektedir). [55] II. Ibrahim'in getirdigi H anîf DinI'ne uyan insanlar yasamaktaydi. bütün peygamberlerin tektanri. Islâm'daki tektanri inanisini hem aydin.Bölümün Bibliyografyasi . Bati'da diger tezlere karsi monoteizmi savunanlar da olmustur.Z erdüst. Hersey onunla kâîmdir. Hamdi Akseki. dogmamis. Ankara 1943 . esi. XIV. geçmisin dinlerinde de. Darvin ve Evrim Teorisi. Tao seklinde adlandirilan bir "Yüce Tanri" inanisi varolagelmistir. Tarih Boyunca Ilim ve Din. Kur'an'da. Hemen her dinde ayrintilar farkli olsa da. Islâm Dini olmustur. Eski Iran'a. Çünkü Islâm'da Allah. Hiristiyanlikta üçlem e (Baba-Ogul. Allah inancini teblig ettiklerini açiklamaktadir. Ba bil Krali Buhtunnasir'in tektanriciliga yakin bir görüsü olmustur. Yüzyild a) IV. "mana" inancina sahip toplumla rda "tektanri" inancinin bulun- dugu belirtilmektedir.

Haz. Bu kabi-lelerin sahip old uklari inanis seklini ifade etmek üzere "ilkel kabîle dinleri" deyimi kullanilmaktad ir. Din Üstüne. uzun zaman ilkel kabile mensuplari barbar. eski inanç. 1512'de Papa II. Totem ve Tabu. Pasifik Okyanusu. Traite' d1 Histoire des Rellgions.Dictionnaire des Religlons.15-41 . 22-26-36-60 . etn olojinin gelismesiyle. Renan Müdafaanâmesi. Bunlardan bazilari baska inançlari benimsemis olmakla be raber. The History of RelIgion. balikçilik ve toplayic ilikla saglayan küçük topluluklara denir. 7-45 . 47-72[56] III. F rance 1983 Emile Durkhelm. Tarih-i Edyan. H. "yazisiz halklar" veya "tabiat halklari" gibi d aha yumusak deyimler kullanilmistir. Amerika yerlil erinin de Âdem'den geldigini ilan etmistir. Chicago 1969. "Histoire Compare'e des Rellglons". Asagida bu dinlerle ilgili ortak kavramlar.. 1980 . The Ouest.Eric J. özellikler ve örnekler verilecektir. Histoire Generale des Religions. Avustralya. Bugün yeryüzünde yerlesik hayat eçmis ilkel kabîieler vardir. Paul. Bugün ilke l kabîle mensuplari dünya nüfusunun % 5'ini olusturmaktadir. Biz. 67 vd. Daha sonra.Slgmund Freud. Ankara 1979. Önceleri bunlar. Comparative Religions. gelismis bir hayat tarzina ulasamamis. Istanbul 1984 . Istanbul 1971. Fosiller ve Evrim. "ilkel kabîle" deyimini kullaniyoruz. Dinî Hayatin Iptidaî Sekilleri. Bati'da. Edltions Galllmard 1971. "ilkel" (primitif) kelimesi ile ifade edilmistir. Günümüzde Afrika. [57] .David Hume. Paris 1976. Sharpe. l-ll (I/ 55-94 vd.. . onlarin insan sayilip sayilmayacagi tartisma konusu olmustur. I/37 . 37-54) . vahsi. 5-29 Duane T. çagin seviyesine göre onlarin yasayis tarz ini gözönünde tutarak. La Nostalgle des Retiglons. y) . Istanbul 1988 . Glsh. 61 vd. . Darvin ve Tekâmül Nazariyesi. onlar için.Ali Gürbüz. The Study of Religions. putperest olarak nitel endirilmis.Jean Holm. Abdurrahman Küçük. Istanbul 1338. Çev. Istanbul 1923. Ca va. Çev. Semseddin (Günaltay). "RelIgion". günümüzde yasamakta olan veya yakin zamanlara kadar yasamis bulunan.Mlrcea Ellade. Çev. Âdem Tatli. London 1975. LeIden 1975.Mlrcea Eliade.Ugo Bianchi. BÖLÜM ILKEL KABILE DINLERI Ilket kabîieler.Salomon Reinnach. 79-107 (I ng. geçimlerini avcilik. Kilise ön ce onlarin insan olmadiklarini savunurken.M.Namik Kemal. Çev. Brezilya gibi yerlerde yasamaktadirlar. Niyazi Berkes. Cahit. adet ve geleneklerinden de tam olarak kopamamislardir. Istanbul. Paris 1975. London 1977. Mete Tuncay.

Yüce bir varlik inanci vardir . Simit."amiardan en yaygin olanlar i asagida kisaca açiklanacaktir. Fetîs'in kelime mânâsi "yapilmis"tir. Ancak tasavvur sekilleri farklidir. taslar vb. Bu kavramlar. gögün tâ ükseklerinden dünyaya hükmeden bir Yüce Varliktir. dogum ve ölüm gibi olaylar veya bir sihir sözü. Ilkel insanlar kendilerinin çok büyük sayida görünmez kuvvetler tarafindan kusatildiklarini tasavvur edei^r. Bu Yüce Tanri veya yüksek R uh. b azi cinler bile. dinin kaynagini baska sekilde açiklayan görüs s ahiplerine karsi mücadele etmistir. Simit (Father VVilhelm Schmidt). hükmeder veya daha asagi derece de bulunan ruh ve tanrilari yönetir.A. sakli bir enerji kaynaginin es a nlamlisi olarak kullanilmaktadir. hem büyük. yapilan arastirmalar. ugur getirdigi veya ugursuzlugu gi derdigi kabul edilen seylerin Fetisizm'den kaldigi ileri sürülmektedir. Fetis kelime sini. Dinler Tarihi'nde. Ilkel kab ile mensuplari. Bu arastirmalar sonucu.Tabu: Tabu. 1760'da yayimlanan "Fetis Tanrilar Kültü" adli eserinde dö Bros (Charl es de Bros-ses. hemcinslerinden fazla mana'ya sahiptir. her kabîlede degisik kelimelerle ifade edilse de. Asagi ruhlar ve tanrilar. fetisizm. ön pland verilmistir.1709-1777) kullanmistir. dinî hayatta. dinleri belli bir dinin bozulmus v eya degistirilmis sekilleri olarak görmüs ve dinin Yüce Tanri tarafindan vaz'edildigini . Bu kelime. Kodrington. Malenez-yalilar hakkindaki eserinde kullanmist ir. O. Ilkel Kabîle Dinleri'nde her mahlûkun bir mana'si vardir. ilkel kabîlelerde güçlü. Yüce Tanrinin var oldugunu savunmustur. Yüce Tanriya ancak büyü felaketlerde dua edilir. hemen he men bütün ilkel topluluklarda su veya bu sekilde bir Yüce Tanri kavraminin bulundugu be lirlenmistir. O'na. Malenezyaca bir kelime olan "mana" gizli bir gücün. çoktanricil ik gibi sapmalarin oldugunu savunarak. özde aynidir. bitkiler.ILKEL KABÎLE DINLERI ILE ILGILI KAVRAMLAR Ilkel Kabîle Dinleri'nde çesitli kavramlar vardir. tilsimlar. dinin fitrî oldugunu gös termistir. "mana" adi verilen evrensel bir kuvvetin her seyde mevcut oldugu nu. onlara göre bazi insanlar. bu çalismalari devam ettirmislerdir. sihirbaz hekim) bulundugu kabul edilen gizli kuvveti ifade etmek için "mana" deyimi kullanilmistir. Muskalar. insanlari ve herseyi yaratir. tabiat kuvvetlerini idare eder. önce bir Yüce Tan ri inanisi. Ayni sekilde vücudun muayyen halleri. görünmeyen gücü ifade için mana" kelimesini kullanmisla dir. Mana ile dolu olan herse y. 1. maskotlar ve kaba tasvirlere "fetis" denilir. yaptigi arastirmalar sonucu. Mana'ya sahip bulunduguna inanilan ve tasiyanlara güç verdigi kabul edilen degisik t aslar. Bu ortak kav. Ölümünden sonra arkadaslari. sonra animizm. tabiat üstü. hem sahsî ruhlara inancin kaynagini teskil ettigini ileri sürmüstür. daha yakin ve samimî aörülür.Yüce Tanri: Bütün ilkel kabilelerde yaratici bir tanri. bir seye veya bir insana mahsus. kendilerinin görünmez kuvvetlerle kusatildigina inanmaktadir.Mana: Malenezyalilar. bir kutsal ilahi mana ile doludur. kiymetlidir. 3. fevkalâde bir kuvveti ifade eder. ta biat üstü kudret. Ilkel ka bîle mensuplarina göre sekli acaip olan bir tasin veya çok basarili bir savasçinin "mana" lari vardir. yükseklerde durur. zincirler. 2. Diger kabilelerde baska kelimelerle ifade edilse de ayni kavram mevcuttur. Bi . izah edilemez. muskalar. Bu Yüce Tanri. arkadaslari ile isbirligi yaparak arast irmalara girismis ve önemli sonuçlar elde etmistir. Simit Ekolünün hakliligini ortaya koymus. ilk defa.[58] Polinezyaca bir kelimedir ve haram anlamina gelmektedir. etkili veya toplum yönünden önemli seyler (hayvan ar. Bu görüsün aksine görüs ileri sürenler olmussa da. tektanricilik devresi bulundugunu.) ve kisilerde {kabile reisi. Bu terimi ilk defa 1878'de Ingiliz bilgini Kodrington (Codrington). F. Simit Ek olü (Viyana Tarihî-Kültürel Ekolü) diye bilinen bu grup.W.

Ona dokunulamaz. Türkler'de "s aman" kelimesi de yoktur (Kam vardir). Totemler tabu'dur. Samanizm ne kendine özgü bir din. Ilkel kabilelerde dinî âyin ve törenlerle mesgul olan rahipler ve sihirbaz hekimler var dir. Bir kisim arastirici. kabilenin büyük atasi olarak kabul edi lir. Onlara göre. Onun kendinden geçtikten sonra cennetleri ve cehenneml eri dolastigi kabul edilir. bazi bedenî egzersizler yapar. Davulun üzerinde gök ve yerin resmi bul unur. Yanlis olarak Türklerin eski dinî inançlarina Samanizm denilmistir. bi tki veya cansiz seylere verilen addir. ruhlara hâkim olabilir. bir kismi da "ruhlarla deste klenmis adam" anlamina gelen Sanskritçe "sra-mana"dan {Pali dilinde samana) veya " kendinden geçmis kimse" anlaminda Sibirya mense'li bir kelimeden türedigini ileri sürm ektedir. mana güçlerinden dolayi kutsaldi r ve dolayisiyle tabu'dur. sandigi tuttugu ve orada hemen öidügü yazilidir. isaret anlamina gelir.r seyin tabiatüstü ve tehlikeli kudretini belirtir. Bazi arastiricilar. dolayisiyle t abu kabul edilir.açiklama sekli bulunabilmektedir. Bazi yazarlar. yenilmez. baska seylere geçtigi kabul edilir. bu alisilmamis bilgilerdir. Asyali lar arasinda samanin yüksek itibarini saglayan. Bir teknik olarak Samanizm. Toplumlarin en ilkel sekli olan klanin inanç ve teskilâtina. kelime olarak. yemesini ve içmesini en aza indirir. bu ke limenin Tunguzca "saman"dan geldigini ileri sürerken. Bu arada vecde ge lmek için bazi danslar yapar. Tabu sayilan sey e yaklasmak için uzun hazirlik âyinferi gerekir. mana'ya sahiptir. tutulmasi. Ayni toteme bagli kimseler kendi aralarinda evlenmezler. bazi afsunlarla ruhlari bu davula girmeye zorlar. sihirbaz hekimler. bu totem anlayisindan dolayi. Kabîie reisleri. cenaze ve kanli bir s ey de tabu sayilir. Tabu'nun. Orta Afri ka ve Kuzey Amerika'daki ilkel kabîlelerde görülür. ne de büyünün bir seklidir. totem inanisi ile de özelligi olan bir hayvan veya bitkinin türünün korunmasi hedef alinmis olabilir. tabu kabul edilir. Sibirya'da görülen S amanizm'i psikopatolojik belirtiler olarak açiklamaktadir. Türklerin Samanizm diye bir dinleri olmamistir. Her iki alani da ilgilendiren yanlari bulunan çesitli din ve dünya görüslerin i birlestiren bir inanç ve bir tekniktir. Totem.Büyü: Büyü. 4. Dinlerin tot emizm'den çiktigini savunanlar da vardir. genellikle ilkel kabile mensuplarinin kendilerine akraba saydiklari hayvan. Totem. "mana gücü" bakimindan tutulmasi tehlikeli ve yasakl i seylerin dokunulmazligini ifade eder. alâmet. Yahudilerdeki Ahit Sandigini da tabu olarak görür. O.Saman: Kelimenin asli hakkinda çesitli görüsler vardir. degisik ve f arkli sekillerde Kuzey ve Orta Asya'da. Yeni dogmus çocuk.Totem: Totem. Mana inanisinin tabiî bir sonucu olarak ma na'ya sahip okluguna inanilan kimseler. Yahudi Kutsal Ki tabinda Ahit Sandigini tasiyan öküzlerin tökezlemesi sonucu Uzza adli birisinin. Deyim olarak totem. sârî bir hastalik gibi. 6. yerler ve nesneler kutsal. Totemizm aslinda dinî olm aktan daha çok içtimaî ve iktisadî bir olgudur. Bunlardan baska. Eskimolarin yasadigi yerlerde. Samanin si hirli oldugu kabui edilen bir davulu vardir. orada. Bu mev kii kanabilmek için saman. "Totemizm" denilmistir. "totem" yerine tanriyi koyunc a. tabiatüstü güçlerin yardimi saglanarak belirli bir gayeye ulasmak veya bir dur . çogu zaman kendinden geçerek ruhlar âlemine aracilik yapmaya yet enekli sayilan kimseler de bulunur. yeni dinler için bir. O . Ilkel kabilelerde tabu ile kabile reisleri. 5. Bir Polinezya deyimi olan tabu. Bundan dolayi murdar sayilan insan (meselâ âdet gören kadin) ve maddeler de tabu olarak kabul edilir. yaklasilmasi yasak sayildig i için. Ilkel kabîle insanina göre saman. Bunlara "saman" adi verilir. düsmeme si için. ata ruhlarindan bazi bilgiler alir. Saman kelimesinden Samanizm türetilmistir. Saman.

açiklayici bir karaktere sahiptir ve su konulara cevap bulmaya çalisir: 1. kutsal sayilir. din ve büyü il e ilgilidir. ölüm. astroloji. av. tufan hadisesini.Efsane: Bu kelimeyi ifade etmek üzere Bati'dan dilimize aktarilan m'f kelimesi Yunanca "mithos" dan (hikâye.Ayin: Bir dinin pratigiyle ilgili kurallar ve törenler birligidir. Ilkel kabilelerde din. bolluk.Kâinatin yaratilisi ve kâinattaki tabiî olaylarin olusumu (kozmogoni). ilk günahi . Maori. Ilkel kabîle mensuplari. belli bir teknik ile belli kaideleri gerektiren ve büyücüler tarafindan uygulanan pratik bir sanattir. kâina tin olusumunun hikâyeleridir. S|mya. ergenlik âyinlerinin danslarinda genellikl e maskeler takilir. Büyü.dinleri gibi). çogu zaman. Âyinler. tabiatüstü ri zorlayici bir yapi tasir. Dinin özü. belli kisiler tarafindan anlatilir. Dinî dünya görüslerini yansitan ef aneler. esyayi bir gayeye ulasmak için kullanmak ister.Insanin ve dünyanin gelecegi (eskatoloji). müsteriler dagilir. büyü. bütün bunlara ragmen. büyüde insanüstü gücü kendi gayesine yöneltmeye çalisir. Insan.Ilkel Kabîle Dinleri bir kabîleye mahsustur. Mitoloji ise. dinî ve ahlâkî kurallarla ilgilidir. [59] B. Alnu. kahramanlarin. 3. tanrilarin insanlari nasil cezalandirdigini. ''kel kabîle insanlarinin dünya ve kendilerini tasavvurdan ibaret bir çok efsaneleri v ardir. . Bu danslar. Ga yeye ulasilinca. un efsaneleri içine alan ve onlari belli bir tarzda Inceleyen bir disiplindir.Tanrilarin nereden geldikleri (teogoni). Bir c emaati yoktur. astronomi olmustur . genellikle kapali bir düzen içinde Isler. Büyüde ise müsteriler vardir. farkli seylerdir. Bu dinlerden evrensel bir din gelismemis tir. dinde Tanri'ya kullu k eder. alçak gönüllülük e kendini yükseltmeye cür'ettir. avciligin ve hayvanciligin baslangicini. Savas. Efsaneler. Dinde bir cemaat vardir. ilk ailenin.insanlarin nereden geldikleri (antropogoni). Büyü. dinin karsisindadir (Büyü. 2. 7. Efsaneler. Birkaç ortak nokta disinda. totem. Nuer. ilk ölümü. Buna k arsilik medenî toplumlarda büyü bilime dönüsmüs.YASAYAN ILKEL KABÎLE DINLERININ ÖZELLIKLERI a. tapinma. diger yanda n. âd etlerin ve içtimaî kurumlarin ortaya çikisini konu edinir. dünyanin nasil meydana geldigini ele alan yaratilmis masallarindan günlük dinî âyin ve törenleri anlatan hikâyelere kadar uzanir. bunlardan baska. olumlu veya olum suz yönde kullanilabilir). Âyin kavrami.Bu dinler mahallî bir özellige sahiptir. ergenlik ve geçis dönemleriyle ilgili geleneksel tör enler yapilir. 4. Din ile büyü. yalniz belli zamanlarda. kimya. Ayinlerde belirli kurallara uyma mecburiyeti vardir. 8. Bu törenlerde danslara da yer verilir.. genellikle o kabilenin adiyla anilir (Meselâ Ga. Dinka. atesin elde edilisini. dansl ar yoluyla ruhî durumlarini bedenî hareketlerle açiga vururlar. siirli bir dille. b. Din ile büyü. anrilann. Bunlar.gerçeklestirebilmek için uygulanan islem ve eylemdir.. ilkel kabîie insanlari arasinda birlikte yasar. masal anlaminda) gelir.

dinin tabiî üyesidir. fetis kullanma. dört kitada bulunmaktadir. "Cok" (kuv vet) dedikleri insanüstü kuvvetlerin varligina inanirlar. hediyeler sunarlar. fal. yerde ve gökte yasayan her seyin en içinde bulunduguna inanirlar. g. Bunun sonucu. Ayri din seçme sansi yoktur. Bu kuvvetlere bazen "Nhial ik" de (Göktekiler) derler. büyük gruplar halinde yasayanlar oldugu g ibi. Yüce Tanrilarina "lo" derler. cin çikarma. fakat ah iretle ilgili telâkkilerinde açiklik görülmemektedir. i. Âhirete ve Yüce Tanri önünde muhake meye inanirlar. hiplerin onlara ögrettigi ilâhi tarzindaki özel dualardan ibarettir. lo'nun. Onlar. Mana'ya sahi p olan kutsaldir ve tabu'dur. [60] C. ancak bunlar a tapinmazlar. Gana'nin baskenti yakinlarinda yasarlar. e. 5. f.Ilkel Kabilelerde fert.Ilkel Kabîle Dinlerinde genellikle bir Yüce Tanri Inanisi göze çarpar. O.Ga Dini: Ga'lar. Maoriler. bazisinin da kötü oldugunu kabul ederler. Dualar. d. Onlar için hazirlanmis kutsal yerleri ve görevli rahipler i bulunmaktadir.Maori Dini: Güney Pasifik Okyanusu adalarinda yasayan Poline-zyalilardan bir gr up. h. kuvvet ve saglik verdigine. Ainular. Ancak onun kutsal yeri ve rahipleri yoktur.Ainu Dini: Ainular.Ilkel Kabîle Dinlerinde ruhun çesitli sekillerde yasadigina inanilmakta. Mer kabîle onu k endi diliyle ve kendisine mahsus bir sekilde adlandirir. Onlara dua eder. Her seyi yaratan odur.Bu dinlerin kutsal kitaplari ve yazili kaynaklari yoktur. Hep beraber bu du alari okurlar. atalara tapinma b u dinin nitelikleri arasinda göze çarpmaktadir. gökte yas ar. Onu yaratici olarak g kendilerine hayat. diger tanri ve ruhlardan farklidir.Ilkel Kabilelerde kutsal olanla olmayan birbirinden ayrilmistir. bir kaç yüz kisiyi geçmeyenler de vardir.Dinka Dini: Dinkalar. 2. Ga Dini. Bu ruhlarin bazisinin iyi. Güney Sudan'da yasayan bir gruptur. 1. 3. Ainular. Onlarin kendileriy le yakindan ilgilendigine inanirlar. Pigme Dini gibi. yagmur yagdirdigina inanir. Maorilerin ibâdeti.Namba'lar Dini: Güneybati Pasifik'te Malekula adasinda ilkel kabîle hayati yasaya .YASAYAN ILKEL KABILE DINLERINDEN ÖRNEKLER Bugün dünya nüfusunun %5'ini olusturan Ilkel Kabîle Dinlerine mensup insanlar. Onun adini ancak rahipler söyleyebilirler. Bu Yüce Varligin nitelikle ri. Din-kalar. Ga'lar.Ilkel Kabîle mensuplari büyüye ve büyücüye çok ilgi gösterir. Çok uzakta kabul ettikleri bu Yüce Varliktan baska çok sayida tanr i ve ruhlara saygi gösterirler. Japonya'nin kuzeyindeki adalarda yasarlar. Maori Dini. "Naa Nyonmo" dedikleri çok güçlü bir varliga inanirlar. gögün en yüksek tabakasinda bulundugunu kabul ettikleri "Kando-koro Kamui" dedikleri bir Yüce Tann'ya inanirlar. Bu kabîlelerden. lo. devamli tekrarladiklari cümleler halindedir. Ilkel Kabîle Dinlerinde d rucusu söz konusu degildir. Ga'larin baska tanrilari da vardir. ona d ua ederler. tabiata ve insan islerine etkili çok sayida ruh ve kuvvet bulunduguna inanirlar.c. Maoriler diye adlandirilir. genellikl e. 4. Nhialik'i yukarida zikredil en insanüstü kuvvetlerin en büyügü için sahsî ad olarak da kullanirlar. bütün tanrilarin en büyügüdür. Ilkel Kabîle Dinleri genellikle kabilenin adiyla anilir: Dinka Dini. herseyden önce var ve her seyin kayn agi olduguna. Ainu Dini. büyü. Ancak Dinkalar.

13. Istanbul 1976 Ninian Smart. Britain 1976. topluca sünnet edilmektedir. Etnoloji Sözlügü. Yakinlar "tabu"dur ve mahremiyet esasi bulunmaktad ir. belâ ve ölümlerin sebebi "kötü ruhlar"dir. Bunun yaninda "iyi ve kötü ruhlarin her z aman kisilerin çevresinde bulundugu ve her davranisi kontrol ettigi kabul edilmekt edir. Sünnet olmak esastir. Ölümde n sonra 100 gün süreyle yas tutulmaktadir. Hastalik. London 1975. Cenaze 100 gün disarida b ekletilmekte ve iskelet gömülmektedir. Kisinin hastalanmasi. Ellwood. Zina yasaktir ve zina isleyene çesitli cezalar verilmektedir. VVords of the World's Religions. Kendilerine has dinî törenleri. Radlof.n bir grub.14-50 . Böy lece kabîle Büyük ve Küçük Nambalar olarak iki gruba ayrilmistir.69-143 . Britain 1965. Çev.Mircea Eliade.Bölümün Bibliyografyasi . "Güneybati Pasifik'te. BÖLÜM . [61] III. evli ve bekârlik durumuna göre artip eksilmektedir. Patt ems in Comparative Religion. herseyin yaraticisi ve yönlendiricisi "Tana" adi verilen bir Yüce kudrete inanilmaktadir. Nadir Paksoy. A Guide to Religions. Nambalar'da "tabu"lar vardir. 38. Ingilizler bu ismin basina Türkçe "büyük".Bronislavv Malinovvski. France 1983 . Britain 1974. Sibirya'dan (Seçmeler). Inanislar.David A. vücuduna "kötü ru girmesiyle. The Religious Experience of Mankind. Ahmet Temir. Science and Religion. Traite d'Histoire des Religions.Sedat Veyis Örnek.Mircea Eliade. Brown. Yasaklar. Gr.Dictionnaire des Religions. Bu ceza. Ölüm. Cumhuriyet Gazetesi (Ilavesi). danslari ve "kurban" usûlleri bulunmaktadir. 30. "küçük" anlamina gelen kelimeler. From Primitives to Zen. Erkek çocuk. Gr. kötü ruhlarin en agir cezasi olarak degerlendirilmektedir. MagIc. Reislerin iskeleti gömülmeden birakilmaktadir. Bunlarin en üstünde. Büyük Nambaslarin Arasinda Kabîlede Yasam: T abular. Gr.London 1967. Namba'lar diye adlandirilmistir.32) . Bunlar.W. 3-18 .41 (Ing. Âdetler". ancak sünnet olduktan sonra "namba örtüsü" takabilmekte.1985 . odasina girebilmekte ve kabîledeki rütbe alabilme basamaklarina tirmanabilirle hakl arina sahip olabilmektedir.1. sonuna da çogul eki olan "s" harfini eklemislerdir. Dictionnaire des Religions. Paris 1975. New Jersey 1977 . kabîle törenlerine uymamakla veya kabîle reisine saygisizlikla izah edilme ktedir.Robert S. Belgique 1982[62] IV. Çocuklar 10-12 yaslarindan sonra kabîle reisinin izniyle. Ankara 1970 . "tabiatüstü güçlere aktadir.Dr. Ölüm törenleri sirad n insanlar ve kabîie reislerine göre farklilik göstermektedir. kabîle erkeklerinin avret yerini örtmek için kullandiklari püsküle "namba" de nildiginden.45-78 Marguerite-Marie Thiollier.

Islâm bilginlerinin de dinleri "bâtil dinler" ve "ilâhi din ler" diye tasnif ettiklerini belirtmistik. Yahudilik. Baz i ilkel kabilelerde atalara tapinma önemli ise de. Buddizm. evlenme gibi önemli isle r de burada yapilirdi. Çinliler. Bunun için Buddizm'i ayri bir bölüm yaptik. Cenaze tören lerine çok önem verilir Mezarlar. kutsal varliklara kurban ve "Sang-ti" diye adlandirilan bir Yüce Varlik inanisi vardi. bu ortaklasa kurtu lus ve mutlulugu paylasir. evin ana salonunda veya atalar için ayrilmis olan yerdeki bu le vhalarin önünde onlara yiyecek. Nisan. Bu örnekler dünyanin degis ik bölgelerinden seçilmistir. ya üç kere diz çökerek dokuz vurus yapa r ya da üç kere bas egerdi. üzerinde atalarin adlari özel tarzda yazilmis levhalar bulu nurdu. . Simdiki atalar kültü. ölü. Çin'de her devrin dinî özelligi. Geçmiste de millî dinler vardi." Çinli. Bununla da evrensel hüviyete sahip inlere bir geçis saglamis olduk. Millî dinlerde ortaklasa bir k urtulus ve mutluluga ulasma söz konusudur. insanin evlenmeden veya geride bir ogul birakmadan ölmesini büyük günah ve elemli bir azap sayma ktadir. cenaze töreni ve mezar etrafinda odaklasir. Ata ruhlarina ibadeti devam ettirecek bir ogul yoksa. l in önüne gelir (bu levhalar. Konfüçyanizm ve Taoizm. Bir Çin atasözünde söyle denilmektedir: "Her seyin kökü göklerdedir. yerli ve millî. Her evde. levhalar. simdi. üç-dört nesil korunup. ata ruhlarini özel koruyucu olarak görür ve evin güneybati kösesinde onlar için bi r yer ayirirdi. Bazen atalar çagrilir. Çin dininde kendini gösteren akraba lik ve aileye baglilik hissi kadar degildir. Bir önceki bölümde Ilkel Kâbîle Dinleri hakkind a bilgi verdik. bereket versin diye tarlalarda yaptlir. Bazen millî bir dinin hâkim oldugu çevreden eVrensel bir dinin çiktigi (Hinduizm'in hâkim oldugu Hindistan'dan Buddizm'in çiktigi gibi). bazen de evrensel bir yapiya sahip dinin millîlestiriidigi görülür (Yahudi dini gibi). tartisi lmaktadir. Insanin kökü ise atalarindadir. Bütün ailenin önünde yapilan bu törende baba. onlara önemli konular haber verilip y ardim istenirdi. "YIn" ve "Yang .MILLÎ DINLER Dinler Tarihi açisindan dinlerin ilkel kabîle dinleri. gök ve tabiat tan rilarina tapinma. atalara gösterilen baglilik ve saygidir. "Gögün Oglu" sayilan Imparato e ailenin reisi olan babaya itaat ve saygi gelenegine sahiptir. atalara ait tapinaga birakilir). [63] A. ilkbaharda süpürülür ve oralara hediyeler sunulur (hediye sonbaharda tekrarlanir). Millî dinlerden bazilari örnek olarak asagida anlatilacaktir. Mezarlar. Toplumun bütün fertleri. günümüzde yasayanl ari da vardir. Bu kitaptaki tasnifte BuddIzm'e ayri bir yer ayirmak. Çinlilerin San Kiao (Üç din) dedikleri bu dinler. Çin'de bu zikredilen dinlerden önce atalara saygi. Çin halki dinî geleneginde atalar kültü çok önemli idi. disardan gelme ve evren sel niteliklidir. tütsü çu larini alnina kadar kaldirip buhurdanliga koyar. Ayni zamanda bu husus. kurbanlara ve kutsal törenlere katilmakla kendi mi llî tanrilariyla temas kuracagina inanir. Çinli'leri atalara saygi konusu kadar birlestiren ikinci bir husus. Taoi Buddizm'dir. toplumun bütün üyelerini birbirine ba glayan bir bag vazifesi görür. Hiristiyanlik ve Islâm hariç olmak üzere. üç tütsü çubugu yakar. en uygun yol ola rak görüldü. resmî nitelige sahip üç d n vardir. Ancak Buddizm'in yeri. millî dinler ve evrensel dinler tarzinda üçe ayrilabilecegini. gelecekten haber verme. tütsü gibi seyler sunardi. Fert. Millî dinler. Aile reisi.KONFÜÇYÜSÇÜLÜK Çin'de. çok ugursuz bir hayat sürmeye mecburdur. Bu bölümde millî dinler anlatilacaktir. Her aile. Konfüçyanizm (Konfüçyüslük). felaket getiren ac ayip bir mahluk seklinde. bir topluluk veya millete ait dinlerdir.

disi-erkek. Burada. eskilerin hikmetini yoruml amak idi. Gögün Rabbi. filozoflarindan biri ve Konfüçyüsçülügün kurucusudur. I. Siyasî entrikalara alismis idareciler ona ilgi göstermed i. 60 yasinda sezis yoluyla herseyi kavradim. karanlik-aydinlik. Çin'de. Son yediyüz sene içinde Ç n'de resmî nitelige sahip "Üç din" (San Kiao). Yüzyilda gelisme si sonucu. âlimlerin. Yüzyil'da Buddizm'in Çin'e girmesi ve Taoizm'in M. gelenekleri. 19 yasinda evlendi ve iki çocugu oldu. Ögren meye meraki dolayisiyla iyi bir egitim gördü. Bu prensipler.Konfüçyüs'ün Hayati (M. Istedigine ulasamamis olarak geri dön dügünde artik ihtiyarlamisti. olumsuz.S. bir bölgeden digerine. Mezari. Söhreti yayildi. bürokratlarin. Lu'da pek önemli sayilmayacak memuri yetlerde bulundu. kendisinin irtibatli bulundugunu açikladigi Yüce Varligi ifade için Sang i (Shangdi-Changti: Yukaridaki Hükümdar) ile es anlamli "Tien"i tercih etmistir. Hayatinin ilk yillari yoksulluk içinde geçmesine ragmen. [64] 1. Konfüçyüs tarafindan kurulan Konfüçyüsçülük.Ö. kalbimin bütün isteklerini yerine getirebildim. Yin ve Yang prens iplerini Çinli kötü-iyi. Yang ise olumlu durumu ifade eder. Yin. Mil dinin kurucusu olmanin disinda. basrahip sifatiyla. eski hakîmlerin faziletlerine dayanan bir yolla insanla ra baris ve refah getirebilecegini düsündügü siyasî bir sistem gelistirdi. Imparator . yol. 40 yasinda süphelerimden kurtuldum. Tao. kendini anlayacak yöneticiler aradi. Ancak o. Vu-ti (M. Onun en önemli eseri Konfüçyüsçülük oldu. insanin fitraten iyi olduguna itimat ve Örnek olman in önemi yatmaktaydi. Yin Krallik ailesinden kabul edilirse de a atan ve ail si hakkindaki bilgiler. 140-87) z amanindan baslayarak 1912 yilina kadar devlet dini olarak taninmistir." . ögrenc i yetistirmek ve doktrinini ögretmekle geçirdi. Çin Buddizm'ine ayri bi er ayrilmayacak ve Buddizm Bölümü'nde temas edilecektir. Onun mizaci da siyasî ortama uygun degildi. üç Çin dinî geleneginde de bulunur. Metodu. yer-gök gibi örnekler e uygular. Konfüçyüs. M. hem Konfüçyüs'ün. teskilatçi olarak da saygi gördü. Yer ile gök arasinda meydana gelen her olayin bu iki prensibin isbirligi yapmasindan meydana geldigi kabul edilir. Çin'de simdiki San-tung'un bir bölümü olan Lu eyaletindeki Tsou'da dünyaya geldi inda babasini kaybetti. Ch'iu fu'da. Üstad K'ung anlaminda K'ung Fu Tzu'nun Latincesidir. taraftarlar kazandi. Bu din. 70 yasinda dogru o lan seylere zarar vermeden. Konfüçyüs. II. 1912'ye kadar Çin Imparatorlari yilda iki defa. Bu sistemin teme linde. bunlardan Konfüçyüsçüiük ve Taoizm üzerinde durulacaktir. genis ölçüde bir "halk dini" de olusturmaktad ir. soguk-sicak. Çin'in büyük bilginlerinden. bir ziyaret (hac) yeri oldu. Adina tapinaklar yapildi.S. pre imparatorluk ailesinin dini olarak kabul edilmistir. Tie n. ediplerin. gögün kendisi demektir. Yer ve gögü temsil eden disi Yin ile erkek Yang prensiplerinin her ikisi de âlem düzeni için gereklidir. ona hediyeler sundu. K'ung Ch'iu (Chung Ni) seklindedir. 551-479) Konfüçyüs kelimesi. kendi hayatini su sekilde özetlemektedir: "15 yasinda kendimi ögrenmeye verdim. Tao deyimi.Ö. Bu sistemine kulak verecek ve nasihatlerini dinleyecek bir hükümdar bulmak için kendi eyaletini terketti. bu ülkede. Onlarin uyum kaynagi ve böylece âlemdeki bütün düzenlerin dayanagi "tao"dur . 50 yasinda Gök'ün emrini ögrendim. 30 yasinda irademe sahip olabildim. il kbahar ve sonbaharda. Çin Imparatorlugu sinirlari içinde. dinî tören ve âdetleri devam ettir tir. ilk defa ferdî din seçimi sözkonusu olmustur. Konfüçyüs. hem de Laotzu'nun fikir sisteminin temeli olmustu r. Ancak Konfüçyüs. güvenilir bu|unmamaktadir. bu ahlâkî-siyasî kültü. bütün insanlarin saadeti için. dünyanin degistirilemez kanunlara göre gidisi demektir." prensipleridir. Ölümünden sonra söhreti her tarafa yayildi. Çinlilerde bu ad. bilge k isi olarak öldü. sonraki kaynaklara ait olup. Çin geleneginde Gök önemli bir yer tutmaktadir. Hayatinin son bes yilini meshur eserlerini yazmak. tabiî dünya nizami. Y irmi yasinda iken ögrenci yetistirmeye basladi. dogruluk.

[65] 2. Belgique 1989. böylece atalar kültüne dayali Çin medeniyetini ortaya koymakti. Buna ragmen. Bunlar. 4. M. Semsedd in (Günaltay).Ilkbahar ve Sonbahar Vekayinameleri (Kun Kiyu): Ilkbahar ve Sonbaharla ilgili olarak günügününe yazilmis olaylari ihtiva eder.Degisiklikler Kitabi (Yi King): Mistik ve Metafizik olaylari. Bu koleksiyon.Mensiyus'un Sözleri (Mongtse).Orta Yol Doktrini (Tchöng Yong). tarih. 5. Bu dört kitap sunlardir: 1. Konfüçyüs'e büyük bir baglilik gösteren ve ondan edebiyat. "ben. Vladimir Grigor ieff. Onun gayesi. tarihî bilgileri ve geçmise ait önemli vesikalar i. bütün eski Çin metinlerini gözden geçirdi. Böylece Konfüçyüs ve ögrencileri. Konusmalar.Tarih Kitabi (Su King): Dokümanlari. 2. Konfüçyüsçülügün kutsal kitaplarini olusturan iki koleksiyon vardi. memur alinmasi için yapila n imtihanlarda bu kitaplardan faydalanirlardi. Yüzyilda Sung Hanedani sirasinda biraraya getirildi.Büyük Bilgi (Ta-Hio). 247-248[66] 3.M Konfüçyüs. 4. Ankara 1974. 2.Siirler Kitabi (Si King): 305 muhtelif sarkiyi. felsefeahlâk ögrenen ögrencileri. Dört Kitap: XI. Bkz. yasayan ahlâk ve geleneklerin devamini saglamak. eskileri seven ve onlarin bilgilerini elde etmek için bütün gayreti gösteren bir kimseyim" seklinde vasiflandirmistir. 3. Yöneticiler.Törenler Kitabi (Li King): Âyin ve merasimferle ilgili hatiralari (Ahlâk ve adâb). yönetimle ilgili bilgileri rlamak. sosyal hayat ve törenlerle ilgili hususlari bir araya getirmek. Religions du Monde Entier. Çev. Hayati boyunca Çin'in "kadînV'ligini ortaya koymaya ve kültürünü ihya etmeye çalisan Konfüçyü ini.Konfüçyüsçülükte Kutsal Metinler Konfüçyüs.Konfüçyüsçülükte Tanri Inanci Konfüçyüs'ün ögrettiklerinin Çin'in millî dini olmasi uzun bir gelismenin neticesidir. onun dortrini kendinden . ölümünden sonra onun sözlerini de topladilar. 4. "Bes Klasik" (Wou King) ve "Dört Kitap"tir (Se Chou). 3. 335. daha önceki Çin filozof ve mürsitlerinin yazilarini derledi ve yorumladilar. Bes Klasik: 1. Tarih-i Edyan. Muhacldere Nabi Özerdim.Konfüçyüs'ün Konusmalari (Lun Yü). Semseddin. Konfüç ndine "din kurucusu" unvanini vermemistir. bu kitaplarin muhtevasi hakinda bilgi vermektedir. yön etici sinifin egitiminin temelini olusturdu. M.

aksama rahat ölür" demistir. insanlar arasindaki iliskilerin önemi yaninda hayat. küçük insan ise yalniz faydayi düsünür". milleti siyasî bir terbiye ile saadete kavusturmaktir. seref hepsinin Gök'ten eldigini ifade etmistir. Tanri'nin takdirind ve bütün islerde insanlarla beraberdiri»'[67] 4. Konfüçyüsçülügün belirli bir inanç sistemi. Konfüçyüs. Onun asagi sinda. tabiat düzeninin idarecisi. Konfüçyüsçülük. arkadaslara samimiyetle. Ancak o. "sabah Tao'yu z kreden kimse. Büyük ve üstün insan yal dogrulugu. asirlardan beri hüküm süren millî dinin geleneklerini yeniden canlandirmistir. Konfüçyüs. Çin'in eski dinî tasavvurlarini ihyaya çalismistir. yukaridaki tanri. O. dinî faaliyet olarak. Ona göre "Tien". büyük tanri olarak Gök Tanri bulunur. O. agir baslilik. bulut. Ölmek edir Tanri. Bu erdemler . fakat kurucusu. yerdeki insanlara hükmedicidir ve kötü olanlar ço ve dirilmek. Kâinatin düzenini kuran O'dur. zenginlerin ser -Vetini artirmaz" olarak tarif etmektedir. dinden daha çok bir ahlâk ve hikmet yolu olarak gösterilir. "Düskünlere yardim eder. alinca da hükmü amansizdir. gençle . y aratici kudret idi. hür et ve ibadet edilmesi gereken bir varliktir. düskün insanlari korumak için hükümdar »Tanri Yolu"nda yardimci olsunlar menler göndermektedir. Onun ana gayesi. kötü hükümdarlari c zalandiran. O. bu terimi de kullanmistir. "Konusmalar" da[68]. dag cinleri ve ata ruhlari bulunur. yani ahlâk prensibidir. Tanri mi ve kutsal metinleri vardir. cömertlik. fakat devamli degildir. Konfüçyüs'e dayandirilan. küçük insan ise rahatini düsünür. Dua. Bu konudaki diger terim. Konfüçyüs. ölüm. kendisini koruduguna ve görevlendirdig ine inandigi azametli bir yüce varliga inanmakta idi. Sadakati ve samimîyeti birinci planda tu mayi ve agirbasli olmayan bir bilgine saygi göstermemeyi tenbîh ediyor. bu yüce Varligi ifade için daha önce kullanilan "Tien" deyimini t ercih etmistir. Gayesi. Ona göre yüce hükümdar olan Tanri. b risi saglamanin yolunu bulma seklinde açiklanir. uludur. ibadet bir vazifedir. Bun-'ari da söyle açikl amaktadir: "Agir basli isen. Konfüçyüs. Üstün insan kanu kafasini çalistirir. yeni hanedanlar kuran ve iyileri mükafatlandiran atalara verilen bir a d degildir. Bu. ve bunlarin karsiliginin öbür dünyadan daha çok bu dünyada görülecegini. seref ve zenginlik. Konfüçyüs. su. Bu gök tanri "Tien". dinî mânada. kötülük yapanin hatasini ödeyerek affedilmesini istemesi gerektigini belirtmis ir. ev halkini. Sang-ti diye adlandirilan Yüce Varliga inanis onda da deva m etmistir. ülkenin karisik olan siyasî d urumunu düzeltmek için. eski törenleri yeniden ihya etmek olmustur. Konfüçyüs'ün ahl et ve millet içindir. herseyi açikça görür ve ülkenin her yaninda huzuru saglasinlar diye ögret yücedir. O. görünmeyen varliklar dünyasi. herseyi elde edersi n. bir dinî teskilati yoktur. küçük insan ise kendi faydasini aramaya bakar. yapilan gün ahlarin cezasiz kalmayacagini. "öbür dünya"nin varligini inkâr etmemistir. Samimî isen halk sana güvenir. oruç tutulup temiz olduktan sonra ifâ edilen kurbandan ibarettir. "Tien" ile ifade edilir. her seyin üstündeki varlik. dogruluk ve nezakettir. gökte oturan. Nazik isen baskalari ni hizmetinde kullanabilirsin". Çin'in dinî e kadar gerilere gidilirse gidilsin. Üstün insanla küçük insan arasindaki farki da söy le belirtir: "Büyük ve üstün insan erdemi. gögün efendisidir. samimiyet. o zaman anlasildigi üzere. milletini yönlendirme. Bu. Tao'dur. hava cinleri ve perileri. Konfüçyüsçülükte Tanri. "Büyük Bilgi"de kendini. Dogru isen çok seyi basarirsin. üstün insani.sonra bir din olarak kabul edilmistir.Konfüçyüsçülükte Ahlâkî Prensipler Konfüçyüsçülük. Konfüçyüs ahlâkinin ana temeli. dünyada b es seyi. Kendisi için söy le söylemektedir: "Yasli olanlara rahatligi saglamak. Tao. yüce varlik. Üzerinde kasa etmekten kaçinmasina ragmen. Tien. insanin yürüyecegi dogru yol. Konfüçyüs. Çin'e ait inanis ve âyinler birligidir. herseye uygulayabilmek yetenegine "mükemmel erdem" demektedir. Cömert isen. saygisizlik görmezsin.

Adaletin gerçeklesmesini menfaat önler.Kari ile Koca. yüz ifadelerinde samimiyete. o insan için birsey bilmiyor denilse. iyilige iyilik. 2. Konfüçyüse göre bir kimse dis güzellikten ziyade iyi ahlâka deger verirse.re de nezaketle davranmak isterim". ahlâktan baska seyler için yapilirsa adalet tece llî etmez. ailesine hizmette en büyük gayreti gösterirse. 3.Is Yönetimi. kötülüge karsi da a dalet göstermesi gerekir.Anababa ile Çocuklar. Fertler. Çünkü Konfüçyüs. efendisine bütün hayatinda bagli kalabilirse. Hikmet ve fazilet. itaatsizlik etmemekle olmaktadir. adalet ve menfaat konusunu söy hükme baglar: "Yüksek insan. anne ve babalarina iyi muamele eder. isler zorlasir. Iste bunlari elde edince memleketin h er tarafindan halk. 2. Çünkü o seyler ahlâk icabi yapilmalidir. sözlerinde nezâket ve ser eflilige önem verirler. su dört konu etrafinda dönmektedir: 1. Konfüçyüs'ün telkini. toplulukta birtakim seyleri yalniz o seyler Için yapmak zorundadi r. adaleti. basari sartina bagli degildir. korku ve dehsetle itaate zorlanirsa. yönetenle yöneti len arasindaki bag kopar. çocuklarini arkalarinda tasiyarak ona gelecektir". asiriliktan kaçinmasi. Eger o sadakati severse halk samimî olur. Dogru olan birseyi görmek ve bunu yapmamak cesaretsizliktir.arkadaslariyla olan iliskilerinde samimî ise.Üste karsi dürüst davranma. akrabalarina. Eger insanlar. Konfüçyüsçülükte iyilik. yönettiklerinin güveni ve onlarin sevgisin i kazanmasidir. ana ve babasina sâdik ve diger büyüklerine saygi göstermelidir. Bu bes temel. Gösteri si sevmez. Konfüçyüs. 4. edeplilik. Bir insan dogru yoldan ayrilip iyi bir hayat sürer se. Onlar.Kültür.Amir ile Memur. Kendini bilgiye verenler. "Basari her zaman faziletin varligin a delil olmaz. ahlâk sarsilir ve nefislerde fesat meyda na gelir. Amirin riayet etmesi gereken ilk esaslar. akillilik ve güvenilebilirlik bes temel fazilet ir. bütün hayatin en önemli iliskilerini içinde bulundurur. herseye ra gmen. Büyük ve üstün insanlar. Konfüçyüsçülükte bes temel insanî iliski vardir: 1. alçaklar da menfaati anlar". o insan b ilgilidir. Kisinin babasinin yolundan gitmesi. Onlara baglilik. Konfüçyüs. israfa karsidir ve ekonomik olmaktan yanadir. edilmese de. . dogruluk. iyilikte devam ve isrardir" demektedir.Kardesler. üstün ve büyük insandir. belli bir vaziyette yapilmasi mecburi olan harekettir. "Eger 'büyük ve üstün insan' törenleri severse. 5. Bu. ölümden kurtulusu sadece bir sans eseridir. bile. Bu degismez bir e mirdir. h alkini faziletle yükseltirler. Eger o dogrulugu severse halk ona uyruk olmaktan çekinme z. Konfüçyüsçülükte genç.halk saygisizl ik etmeye cesaret edemez. basari elde edilse de. Insanin rahat bir hayat sürebilmesi için hayatin her safhasinda orta yolu tutmasi. Onun "Yi" dedigi adalet. 4.Arkadas ve dostlar arasindaki iliski ve saygi. hayirseverligi ve adaleti iki mühim meziyet olarak görür. yanlislarini düzel t" demistir. Kendisinden tavsiye isteyen bir idareciye "dogruluktan ayrilma. 3.Verilen sözde durma. davran arinda düsünceli ve dikkatli olmaya. Insanlar dogruluk için dünyaya gelmislerdir.

ancak ona bagli olmasiyla mümkündür. Eski Çin Atalar Kültü'nde ogulun bilgeligi ne olursa ol sun babasindan önce sunulanlari yiyemez, sofraya uzana-maz. Kari ve koca, kardesler, arkadas ve dostlar arasindaki iliskiler de belirli kura llara baglanmistir: Evin erkegi, ailesi hayatta iken onuf birakip uzak diyarlara gitmemelidir. Aileye hizmet ederken onlara tenkitte nazik olunmali, onlara terb iye icaplarina göre hizmet edilmeli, aile sikintiya düstügünde de genç çocuklar aileye yardi mci olmalidir. Büyük ve üstün insan kendini esas olan seye verir, bu esas sey meydana ge lince prensipler gelisir, anaya babaya sadakat ve kardeslik sevgisi de kendini göst erir. "Kendine uygun olmayan kimselerle arkadaslik etmemek" Konfüçyüs'ün tavsiyelerindend ir. Bu arkadasligi da faydali ve zararli olmak üzere iki gruba ayirmaktadir: "Dürüst, s amimi ve anlayisli bir arkadas faydalidir. Iki yüzlü, kurnaz ve çok konusan bir arkada s zararlidir."

Konfüçyüs'ün ahlâk anlayisi devlet yönetiminde de geçerlidir. Ona göre memleketini erdemi ile ten bir kimse kutup yildizina benzer. Memleketi yönetmek, halki dogru yola götürmek dem ektir. Eger halk dogru yola yöneltilirse kimse dogru davranmamaya cesaret edemez. M emleketine hizmetten kaçman kimseye akilli denilemez.

Konfüçyüs'e "Bir ülkeyi idare etmeye çagrilsaydiniz ilk is olarak ne yapardiniz?" diye sor duklarinda söyle cevap vermistir: "Önce dili düzeltirdim. Dil düzgün olmazsa, kelimeler düsün eyi iyi anlatamazlar. Düsünceler iyi anlatilmazsa, yapilmasi gereken seyler iyi yapi lamaz. Gereken yapilamazsa, ahlâk ve kültür bozulur. Ahlâk ve kültür bozulursa, adalet yolun sasirir. Adalet yanlis yola saparsa, halk güçsüzlük ve sarhosluk içine düser. Ne yapacagini , isin nereye varacagini bilemez. Bu sebeple söylenilen sözü dogru söylemeli. Hiçbirsey bu nlardan dolayi dil kadar mühim degildir".[69]

Konfüçyüs'e göre hükümeti iyi bir sekilde yönetmek için iktidarda olan kimsenin bes üstün sey vermesi ve dört kötü seyden kaçinmasi gerekir. Bes üstün sey; asiri derecede harcama yapmad an faydali olmak, halkina pismanlik getirmeyecek görevler vermek, aç gözlülük etmeden iste digi seyi almak, gururlu olmadan itibar kazanmak, korkunç olmadan yüce olmaktir. Dört kötü sey ise; halki ögretmeden ölüme sürüklemek, buna "zulüm" denir. Onlari haberdar etmeden ani olarak is yüklemek, buna "baski" denir. Acele olmayan buyruklar çikarip, sonra bunla rin hemen uygulanmasini istemek. Buna "gaddarlik" denir. Genel olarak insanlara birsey verirken veya mükafatlandirirken hasis davranmak. Buna "yersiz davranis" de nir.

Konfüçyüsçülükte ana-baba saygisi; evlat sevgisi önemli bir yer tutar. Bu da insanin yakinlar na karsi borcundan kaynaklanir. Toplumda ahenk aranir, ahengin temeli, ailedir. A ilede ana-baba sevgisi faziletlerin basinda gelir.

Konfüçyüsçülügün ahlâkî tarafi, diger yönlerinden daha agirlik tasimaktadir. Bu sistem; hüküm idare sanati, soylular için siyasî bir ahlâk, halk için bir gelenege bagliliktir.

Konfüçyüsçülük, aileye ait faziletleri, disiplini, içtimaî düzeni, kardeslik sevgisini ve hal gitimini içinde bulundurur. Bunun için de Konfüçyüs'ün ahlâkî sisteminde su dört fazilet yera adir: Insanlik, adalet, davranis ve bilgi. [70]

B- TAOIZM Çin millî dinlerinden biri de Taoizm'dir. Taoizm'i Lao-tzu (Lao-tse) kurmustur. Bu d in, "Tao" kavrami üzerinde kurulmustur. Büyücüleri, rahip ve rahibeleri ve dinî sefleri va rdir. Kendilerine has âyinleri; bu âyinlerin eski bir gelenegi vardir. Ilkbahar bayr aminda ates yakilmakta; Taoist rahipler, yariçiplak durumda, atese pirinç ve tuz ati p, yalinayak kosarak üzerinden geçmektedir. Ölülerin, yasayanlari rahatsiz etmeksizin, mezarda güven içinde rahat ettigine inanilmak tadir. Mezarlarin seçilmesinde bazi kurallar vardir. Ölüye zarar gelmemesi için çesitli te

dbirler alinmistir. Bu tedbirlere siki sikiya baglilik yüzünden, uzun zaman, mezarlar in bulundugu alanda arastirma yapilmasina izin verilmemistir. [71]

1- Lao-tzu'nun Hayati (Lao-tse, dogumu M.Ö. 604 veya 570) Bir Çin filozofu ve Taoizm'in kurucusu Lao-tzu'nun hayati hakkinda fazla birsey bi linmemektedir. Onun, hemen hemen efsanevî olan hayati, M.Ö. 100 yilina dogru Sseu-ma Tsi'en tarafindan yazilmis. Çin'in bir tarihi olan, "Che Ki" ile taninmistir. Lao-tzu'nun Honan'da dogdugu san ilmaktadir. Asil adi, Li Tan'dir. Lao-tzu, ona verilmis lakaptir ve ihtiyar bilgi n anlamina gelmektedir. Çok yasadigi söylenmektedir. Çu sarayinda arsiv memurlugu yapm istir. Konfüçyüs ile ayni yüzyil içinde yasamistir. Ikisinin bir vesileyle karsilasmasi, çok önemli bir olay sayilmistir. Bu karsilasma zamaninda Lao-tzu çok yasli, Konfüçyüs ise genç bir bilgindir. Çu Hanedaninin yikilmaya yüz tuttugunu gören Lao-tzu, hükümet merkezini terkederek b atiya dogru gitmis, Honan geçidine geldiginde buranin muhafizi ve ögrencisi, Tsi, on dan meslegi hakkinda birsey yazmasini istemis; o da, "Tao te King"i yazmistir. " Tao", yaratici prensip; "te", insan fazileti; "king" de kitaptir. Bu kitap, bugüne kadar, bütün Taoist düsüncelerin kaynagi olmakta ve "tao"nun ne oldugunu açiklamaktadir. Anlasilmasi oldukça zor olan bu kitap; Çin'in büyük klasikleri arasina konulmustur. Çok say ida ilim adami, Tao te King'i bati dillerine çevirmeye çalismis, fakat pek basarili olamamistir. Kitabin adi bile tam olarak tercüme edilememistir. Her mütercim, kitabi n ismine çesitli anlamlar vermistir. Bu küçük kitabin sirrinin, en eski mistisizmin bir numunesi olmasindan ileri geldigi kabul edilmektedir. Lao-tzu, bu eserinde, misti k tabir ve tasavvurlara anadilinde ilk defa bir sekil vermeye çalismistir. Bunun içi n, seçtigi tabirler, gösterdigi remizler açik ve belli degildir. Lao-tzu'nun 80 yasini geçtigi bilinmekte ise de, Ölüm tarihi kesin olarak bilinmemekte dir. Lao-tzu'dan hemen sonraki Taoizmin tarihî de karanliktir. Taoizmin daha sonra ki gelismesi, Lao-tzu'dan sonra gelen ve Taoizm hakkinda bilgiler veren yazarlar sayesinde kismen ögrenilebilmektedir. [72]

2- Taoizmin Prensipleri[73] Lao-tzu'nun doktrininin temeli, mistik bir panteizm'dir. Taoist ahlâk zühde dayanir. Tao, dünyayi yöneten sebeptir; insan onu bilmelidir. Tao, âlemden önceki yaratici prensiptir. O;görülemez, isitilemez ve kavranilamaz. O, eze lî ve ebedîdir; kendiliginden vardir; herseyde hazir ve nazirdir. O, hiçbir tasvire si gmaz. Herseyin temeli O'dur. O yokluk degildir. Tabiat ve evrenin var olmasi O'nu n sayesindedir. O, herseyin arkasinda ve altindadir. HerseyI yaratan ve besleyen de O'dur. Bundan dolayi Tao, bazen "Ana" diye de adlandirilir. Çünkü hersey O'ndan ge lir. Tao'dan bir dogar, birden iki: Yin ve Yang; iki'den üç: Yin, Yang ve nefes; üç'ten yaratilmis evren. Tao, gögün ve yerin kaynagi, yaratici ve ayni zamanda yasatici pre nsiptir. Herseyi yaratan Tao'nun hiçbir seye ihtiyaci yoktur. Baska güçlerle rekabet e tmez. Dolayisiyla insanlar da Tao gibi rekabet ve hirstan uzaklasirlarsa, iyi bi r hayata sahip olurlar. Lao-tzu; insanlarin kanunlari dünyadan örnek alarak yaptiklarini, dünyanin "Gök"ten, gögün d e Tao'dan aldigini, Tao'ya sahip olan bir memleketin uzun zaman var olacagini ve dünyanin "Tao" vasitasiyla yönetilmesi durumunda seytanlarin kutsallik kazanamayaca gini belirtmistir. Lao-tzu'ya göre "göksel Tao" mücadele etmez, fakat iyi bir yolda dai

ma zafer kazanir; konusmaz, fakat cevap alir; çagirmaz fakat getirir, sakindir ve planlari gayet mükemmeldir. Lao-tzu, bilginlerin Tao'yu anlama ve kavrama durumlarini söyle açiklamaktadir: Yüksek bilginler, Tao'yu isittikleri zaman hareket ederleY ve ona dogru giderler; orta dereceli bilginler, Tao'yu duyduklari zaman ne yaptiklarini bilmezler; asagi de recedeki bilginler Tao'yu isittiklerinde kahkahalarla gülerler. Üstün ve mükemmel bir In san ise, sadece herseyin ruhu kendisinde olan Tao'yu izler. Taoizm'de "Tao" ile beraber bir de "Te" kavrami vardir. Tao'nun erdemi veya onun gizli gücü olarak bütün varliklarda bulunan "Te", "Tao"nun tabiattaki herseyi degistire n gücünün kendisidir. "Tao" kaybolduktan sonra "Te" onun ayrilmaz vasfi olur, aki-karay i bilir, muhafaza eder ve dünyanin seklini vücuda getirir. Dünyanin sekli vücuda geldikten sonra ölümsüz "Te", onu hatadan korur ve yükseltir. Bütün varliklari Tao meydana getirir; "Te" ise onlari besler, büyütür, madde olarak sekil verir, kuvvetini tamamlar. Bundan dolayi bütün varliklar Tao'yu yükseltir ve Te'ye deg er verir.

, Lao-tzu, ögretilerinde, ahlâkî degerler üzerinde de durmustur. Lao-tzu'ya göre insan anc ak manevî faziletleriyle insandir. Örnek insan iyi, merhametli, sadik, dürüst ve mütevazi olmalidir. Onun bu vasiflari elde etmek için tavsiye ettigi yol menfîdir: Insan, Tao 'ya benzemeye çalissin; is yapmasi, is yapmamasi; çalismasi çalismamasi gibi olsun. Vu vey (Wou wei: hiçbir sey yapmamak, sükûnet) prensibi, Taoizm'in ülküsüdür. Insan, dünya niza a uyarak yasamali, gayret sarfetmek-sizin Tao'nun kanunlarina tabî olmalidir. Böyle bir sükûnet içinde yasarken, dünyanin tabiî nizamini muhafaza etmek suretiyle, mesut bir h ayat sürebilir. Hükümdar bile, böyle yapmakla, devletini en iyi bir sekilde idare eder. Çünkü memlekette ne kadar fazla sey yasak edilirse, millet o kadar fakir olur. Insanlar a karsi alinan tedbirler ne kadar ustalikla hazirlanirsa, onlarin arasindan, o k adar inanilmaz hileler ortaya çikar. Ne kadar çok kanun ve emirler bildirilirce, o ka dar eskiya ve hirsiz zuhur eder. Büyük adamlarin halki yönetim seklini Tao te King'te Lao-tzu, söyle açiklamaktadir: "Kafal arini bosaltirlar, midelerini doldururlar. Iradelerini zayiflatirlar, kemiklerin i kuvvetlendirirler. Daima halki bilgisiz ve isteksiz birakirlar. Bilgili in sanlar birsey yapmak cesaretini göstermezler. Vu vey (Wou wey) yaptiklari zaman h erseyi iyi yönetirler". Lao-tzu, su tavsiyede bulunmaktadir: "Düsünecegin sey daima iy i ve derin olmalidir; birsey verirken iyi ve lütufkâr olmalisin. Birsey söyledigin zam an dürüst ve sadik olmalisin. Dürüst olursan memleketi iyi yönetirsin, bir is yapmak ister sen dogru ve kabiliyetli olmalisin". Lao-tzu, dünyadaki insanlarin güzel olan seyleri güzel olarak bildiginde, çirkin olan se yleri de taniyacagini; iyi olan seyleri bildiginde, fena olan seyleri de bileceg ini; böylece iyileri yayip, fenaliklardan kaçinacagini, baskasini kandirmaya çalismaya cagini söylemektedir. Lao-tzu, prensip olarak, kibir ve gururu yermektedir. Yalniz kendisi için çalisan ins anlarin yükselemeyecegini, kendisiyle övünenlerin bir is göremeyecegini, çok yüksekten konus an insanlarin bunu uzun zaman devam ettiremeyecegini belirtmektedir. Ayrica o, i htirasinin esiri olan insanlarin büyük bir yanilma içinde olduguna ve hiçbir zaman basar ili olamayacagina da dikkat çekmektedir. Lao-tzu, savasa karsidir. Bunun için o, savas aletlerini iyi görmez ve bunlari yüksek insanlarin kullanamayacagini söyler. Yüksek insanlarin baris ve huzura deger verecegi ni açiklar. O, savasa karsi olmakla * beraber, devletin ferde fazla karismasin i istemez. Taoizm'e göre bu ahlâkî prensipler; sadece fertler için degil, milletlerarasi münasebetler için de geçerlidir. Saygi ve itaatle herseyin ele geçirilecegi; sevgi ile düsmanlarin bi le yenilebilecegi; kadinin itiraz etmeksizin itaat etmesiyle kocasini idaresi al

tina alabilecegi savunulmaktadir. Lao-tzu'nun felsefesi; "iyilere karsi iyilik göst eriyorum; iyi olmayanlara karsi yine iyilik gösteriyorum. Bu suretle hepsi iyi olur " seklindedir.

Taoizm'de devlete müspet vazifeler düsmez. Harp tenkit edilir. Maddî ilerleme küçümsenir. Pe kçok memuriyet ve müessese lüzumsuz görülür. Tao'nun devleti sessiz ve kendi kendine yürümeli . Belirli bir ideal, müspet bir hedef olmamali; bir sükûnet ve hareketsizlik durumu ta kip edilerek, Tao'yu tanimaya gayret edilmelidir. Lao-tzu, insanin kendine hakimiyetinin nefsini bilmekten geçtigini, iç dünya nin arastirilmasinin çok konusmaktan daha iyi oldugunu; baskalarini bilenin zeki, kendini^bilenin akilli, baskalarina karsi zafer kazananlarin kuvvetli, kendi nef sine karsi zafer kazananin ise kudretli bulundugunu belirtmektedir.

Lao-tzu, birseyi bilmeyen insanin en olgun insan oldugunu, bilinmeyen bir seyi de biliyor görünmenin hastalik oldugunu söylemektedir. Lao-tzu'ya göre su üç seyi insanin dege rlendirdigi hazinesidir: Birincisi, nezaket, ve sevgi; ikincisi, ekonomi; üçüncüsü, alçak gön tür. Nezaket, bir insani yüceltir ve saygili yapabilir. Ekonomi, bir kimseye özgürlük kaza ndirir. Alçak gönüllülük ise, bir kimseyi yetenekli kilabilir. Halbuki insanlar; nezaketi birakarak küstah, ekonomik olmayi terkede-rek bagimli, alçak gönüllülügü terkederek de yetene siz oluyorlar.

Lao-tzu'ya göre insanlar, doguslarinda zayif ve yumusaktir; öldükleri zaman kuvvetli o lur ve asillarina dönerler. Esasa dönüse sükûnet, sükûnete de mukadderat denir. Mukadderata g dise ölümsüzlük, ölümsüzlügü bilenlere de akillidir denir.

Taoizm'de, ilâhî kaynakli dinlerdekine benzer, iyilik ve kötülük, alçak gönüllülük ve kanaatk gibi ahlâkî prensipler bulunmaktadir. Ancak, ölüm ve ölüm sonrasindan bahsedilmesine ragmen Cennet ve Cehennem kavrami konusunda pek açiklik yoktur. Bununla beraber ruhun ölümsüzlügü dünyada iyi bir hayat sürenlerin Tao'yla beraber olacagi gibi anlayislara rastlanma ktadir. [74]

3- Lao-tzu'dan Sonra Taoizm Lao-tzu'dan sonra Taoizm adini alan inanç sistemi, çesitli din ve kültürlerin de etkisin de kalarak sekillenmistir. Degisik ekoller olusmus ve farkli mezhepler dogmustur . Taoizm'den kaynaklanan ekoller sunlardir:

1- Mistik Ekol: Temsilcileri Chuang-Tzu ve Lieh-Tzu'dur (M.Ö.IV. Yüzyil). Her iki fi lozof da bu ekole ait kitaplar yazmistir. Chuang-Tzu, Lao-Tzu'nun ögretisini yükselt mis ve güzellestirmistir. O da, Tao gibi genel bir tabiat kanununa inanmakta ve he rseyin mistik bir duyguyla, meditasyon yoluyla anlasilabilecegini savunmaktadir. Chuang-Tzu söyle demektedir: "Biz bu kanunu kesfedemeyiz, aklimiz buna ermez. Onu ancak duygularimizla anlariz, bunun için kendimizi diger seylerden ayirmali ve ka lbimizi bosaltmaliyiz". Lieh-Tzu'nun ekolü ise, Taoizm'in popüler bir seklidir. O, kainatin sonsuz bir kanun a göre hareket ettigini kabul etmektedir. Ona göre insanlar kendini bu kuvvete uyduru r, hiçbir is yapmaz ve ruhunu kuvvetlendirmeye devam ederse daha çok yasayabilir. 2- Ferdiyetçi Ekol: Temsilcisi Yang Tzu'dur {M.Ö.IV Yüzyil). Taoizm'den gelmekle berab er ona hem yakin, hem de ondan uzaktir. Asiri bir kaderciligi savunur. Bu ekole göre hersey kadere baglidir ve herseyi yöneten kaderdir. Felsefesinde Tao olmayan bu ekol sadece ferdin refah ve saadetini düsünmüs; cemiyetin idaresine ait prensipler de gil, kendi kendini düzeltmek için kaideler getirmistir.

3- Legalist Ekol: Bu ekolün temsilcisi Han-Fei-Tzu (olan.M.Ö. 230), Li-Ssu, Shang-Tz u'dur. Bu ekolün görüsleri M.Ö. III. Yüzyilda Çin'de tatbik edilmistir. Bu ekole göre; dünyad ersey, yildizlarin yollari gibi, muayyen kanunlara göre hareket etmektedir. Bundan dolayi bu ekol, devletin halki kendi haline birakmamasini ve kanunlara tâbi kilmas ini savunmaktadir.

4- Simyaci Ekol: Chiang Tao ün (M.S. 34), bu ekolün savunucusudur. Bu ekol, dinî veya f elsefî olmaktan daha çok, sihirbazlikla ilgisi olan bir ekoldür. Sihir ve büyü büyük bir ye tutmaktadir. Büyücülükle ilgilendirilen bugünkü Taoizm, bu ekole baglanmaktadir. M.Ö. 221'de Çin Imparatoru'nun Taoizmi kendine ebedî hayat saglayacak bir din olarak k abul ettigi ileri sürülmektedir. Daha sonra Taoizm, BuddIzm ve diger mahalli inançlari n tesirinde kalmistir. Bud-dizm Çin'e geldigi zaman Taoistler, Çin'e gelen bu dinde kendi fikirlerine benzeyen bazi hususlar bulmuslardir. Taoizm'e ait olan bazi Tan rilar, Buddizm'in tesiri ile sekillerini degistirmistir. Buddizm en büyük tesirini T aoizm'deki rahip cemaatinin gelismesinde göstermistir. Çünkü Lao-tzu'nun fikirlerinde, b u gibi cemaatlere ait tek söz bulunmamaktadir. Lao-îzu, ilk planda, sadece ferdin kurtulusunu hedef alan sözler söylemistir. M.S. I. Yüzyilda Çin'de bir Taoist teskilât ortaya çikmistir. Bu teskilâtin Papa gibi bir dinî sefi vardir. O, siyasî bir kuvvete de sahiptir. Bu dinin büyüycüleri, rahip ve rahibeleri vard ir. Buddizm ve diger mahallî inançlarin etkileri sonucu, XII. Yüzyilda "Gerçegi Gelistirme" adi altinda bir yenilestirme hareketi ortaya çikmistir. Bu hareket, rahiplerin evl erini terketmesi, et yememesi gibi sert kurallar getirmistir.

Çin'de 1949'daki siyasî harekete kadar iki büyük Taoist mezhep varligini sürdürmüstür. "Tao'n Yayilan Birligi" ve "Tao'nun Toplanti Salonu" seklinde adlandirilan bu iki mezhe be göre Tao, insanin bir bölümünü olusturdugu evrensel bir enerjidir. Insan, bu enerjiye b oyun egerek saglik, zenginlik, çok çocuk ve huzurlu bir hayat elde edebilmektedir. Bu mezheplerin mensuplari, Tao ile bag kurabilmek için büyü, afsun ve tilsim'a basvurmak tadir. Çesitli dinlerden tasvirler alip tazim ve saygi gösterilmistir. 1957'de Pekin 'de "Çin Taoistler Birligi" kurulmustur. [75]

C- SINTOIZM "Sinto" tanrilarin yolu demektir. Çin dilinde "Sin" veya "Sen": tabiat ruhu, tanri; "to" {"tao"): yol anlamina gelmektedir. Japonca'da "Kami no miçi" seklinde ifade edelin Sinto, Japonlarin yerli dinî inançlarini karsilamaktadir. Japonlar, VI. yüzyild a, Buddizm Japonya'ya geldikten sonra, eski dinî inançlarini Buddizm'den ayirabilmek için "Sinto" deyimini kullanmislardir. Sintoizm de bu deyimden türemistir. Sintoizm; millî, iptidaî, politeist, diger dinlere tepki göstermeyen ve resmî inanç sistem ine sahip olmayan bir dindir. Bir kurucusu yoktur. Herhangi bir tarihî olaydan da kaynaklanmamaktadir. Bu dinde tabiat güçlerine ve ruhlara tapinma göze çarpmaktadir. Her seyde ruh görülmektedir. Bu dinin iki hususiyeti vardir: 1- Tipik bir millî dindir. 2- Tabiata perestis bu dinde Önemli bir rol oynamaktadir.

Japonya'ya Konfüçyüsçülük'ün, Taoizm'in ve Buddizm'in etkileri ile atalara tapinma, ahlâk, fa kehanet, büyü, züht geldi. M.ö. VI. Yüzyilda baskentini kurmus Japonya'da Yamato Hanedani, Amatera-su'nun nesli olarak hükmetmeye baslamis ve bu imparatora tapinma, bir kült olusturmustur. 1868'lerde bir millî uyanis devresi baslamis ve Sintoizm de bunu körükl

emistir. Imparator kültü, bir devlet siyaseti haline gelmis ve devleti Sinto'nun dest egine baglamistir. Ikinci Dünya Savasi sirasinda Sintoizm çok toleranssiz olmustur. Japonya'nin 1945'deki maglubiyetinden sonra, Sinto'nun devleti kontroi durumu ort adan kalkmistir. Imparator, kendisinin tanri olmadigini ve artik tanrilarin zürriy eti olarak kendisine tapimlamayacagim açiklamak zorunda kalmistir. [76]

1- Tanri Anlayisi

Sintoizm'de ruh veya tanriyi, kutsal, acayip, sirli, korkulan, güçlü, insan kavrayisin in üstündeki varliklari ifade etmek üzere "karni" kelimesi (üstün, yüksek anlaminda) kullani lir. Ruhun ölümden sonra yasadigina ve atalarin nesilleri koruduguna inanilir. Ölen he rkes "karni" olur. Ancak her karni tanri olmayabilir. Japonlar göremedikleri karni lerin tanri evinde olduguna inanirlar. Sintoizm'de ruh ve tanrilarin sayisi konu sunda verilen rakamlar oldukça kabariktir. Sekiz milyon tanri bulunduguna inanilir. Bunlarin en büyügü Günes Tanriçasi Amaterasu'dur. Amaterasu'nun tanrilik sembolü ayna ve me rkezî kült yeri Ise'dir. Ates tanrisi "Atago" önemli tanrilarindan olup tehlikelidir. Gök ülkesini günes tanriçasi Ama-terasu yönetir. Sintoistter, Amaterasu'nun bulundugu en büyü kült yeri olan Ise'deki bu yeri ziyaret edip, Amaterasu'nun dogusunu izleyerek "ha ci" olurlar. Sintoistler Amaterasu'dan baska ay, deniz ve firtina, ates tanrisindan gida, ev, ocak, mutfak, belirli yerler, yollar, çesitli mesleklerin tanrilarina kadar çok sayi da tanrinin içinde yer aldigi bir panteona sahiptirler. Bu panteona, Amaterasu'nun neslinden geldigine inanilan Imparator da dahildir. Büyük devlet adamlarindan, kuma ndanlardan da tanrilastirilanlar vardir. Saygideger insanlardan ölmüs bulunanlarin v e bu arada atalarinin ruhlari "karni" kabul edilir. Sintoizm'de tanrilar panteonunun zirvesinde bulunan Günes Tanriçasi Amaterasu, sadec e Gök ülkesi'ni temsil eder. Dünyanin idaresi ise, bir tanrilar meclisinin elinde bulun ur. Ay Tanrisi Tsukiyomi'nin rolünü kismen firtina ve deniz tanrisi Susanovva almist ir. Ates Tanrisi Atago'dur. Eski zamanlarin gida tanrisi Inari, bugün "Prinç Adam" o lmustur. Onun kutsal hayvani tilkidir. Bunun için mabedlerde tilki beslenir veya ti lki heykelleri bulundurulur.

Sintoistler; dünyanin gök, yer ve yeralti olmak üzere üç tabakadan ibaret olduguna; her üç t kada da tanrilarin oturduguna; yeralti dünyasinda ise ölülerin ve devlerin bulunduguna inanirlar. Tanrilar, muhtelif resimlerle temsil edilmislerdir. Ancak onlarin b resimlerden daha kiymetli birer timsalleri de vardir. Bu timsaller, halka gösterilmeyip mabetl erin gizli bölümlerinde saklanir. Iki kutu içinde muhafaza edilen bu timsaller; bir ayn a, bir kiliç veya baska sembolik bir maddedir. [77]

2- Kutsal Yazilar SIntoistlerin Tevrat, Incil ve Kur'ân gibi bir kutsal kitaplari yoktur; fakat Koji ki ve Nihongi denilen kutsal vekâyinameleri vardir. Çin yazisinin kabulünden önce kendil erine has bir yazilari olmayan Japon-lar'in daha önceki dönemlere ait olaylari sözlü ola rak rivayet edilmistir. Ilk olarak 712'de, Imparatorun emriyle, Kojiki yazilmist ir. Bu kitapta tanrilarin kaynagi, insanlarin baslangici, imparator ailesinin ve devletin ilâhî kaynagi gibi konular yeralmaktadir. Nihongi ise, 720'de yazilmis olu p, Kojiki'nin yorumudur. Tanrilarin sayisi Kojiki'de 800.000,. Nihon-gi'de ise 8 0.000'dir. IX. ve X. Yüzyillarda tespit edilen din ve devlet kültüyle ilgili mecmualar ise, 1927 yilinda, 50 kitap halinde nesredilmistir. "EngIshiki", bunlarin en önem

Buraya "miya" veya "cinca" denilir. en basit sekilde yüz yikanip eller birbirine vurulduktan sonra zihnen ed ilir. ib adetin gerçek merkezi. hangi dinden olursa olsun bir Japon'un asil yolu "Japon-luk"tur. Rahipler evlenebilir. Eskiden ha yvan kurban edilmesine ragmen. onlari semboll endiren nesneler (Mitama-Siro) vasitasiyla tapinilir. beyaz bir cübbe giyer ve bir baston tasirlar. Ibadet. Ibadet s irasinda beyaz bir sapka. mücevherli taç ve Amaterasu'nun heykeli bulunur. Bunlarin e n önemlisi. sebzeler. Büyük'bayramlardan (Matcuri) önce. Eskiden asil ailelere mensup kad inlar da rahibe vazifesi görmüslerdir. ayi postlari. horoz. pirinç ve pirinç sarabi sunmakla (kurban olarak) yapi lir. Tapinaklarda genellikle ayna . kiliç ve mücevherli taci n Amaterasu tarafindan torunu ilk Japon Imparatoruna verildigine inanilir. En agir ibadet soguk su ile yikandiktan sonra. kalkanlar. oklar. deprem gib4 konularda olabi lir. (Evlenen kadinlar mabet görevinden çekilir). Buddist ölürüz". bir veya üç gün "oruç" tutulmak ir. Tapinaga girecek olanin. Özel tören temizligini yaptiktan sonra tapinaga giren. belli bir dinden daha çok. "Sinto dogdum. bilinen anlamda put kullanmaz. General Nogi ve karisi "harakiri" {karnina biçak saplayarak kendini öldürmek) ile kendilerini kurban etmislerdir. Susano-vva'ninki kiliçtir. bu ar ada Hiristiyanlik dahil bütün öteki dinlerin ögretilerine tümüyle açigim.lilerindendir. Dua. birinci dere cede rahiptir ve rahip kiyafetiyle tasvir edilir. yaylar. rahiplerin resmî dualaridir. Rahipler. sizinkisi nasil bilmek isterdim" diyerek anlayisini ortaya koymustur. özel okul ve fakültelerden yetisir. kuraklik. agzini suyla çalkalamis ve özel tören temizligini yapmis olmasi gerekir. Karnilere tapinma. Temiz olmamak en büyük günâh ir. dua ve kurbanlardan (özellikle yemek kurbanlarindan) ibarettir. Japon dilinde dil ve milliyet es anlamda kullanilmaktadir. balik.Âyin ve Ibadet Sintoizm. Ibadet. beygir. kiliçlar. pirinç rakisi. iyi ve kötü amellerin karsiligin . Her insan duasinda kendi isteklerini ifade edebilirse de. Ise'de Amaterasu adina yapilmis olanidir. Buddist olarak ölecegim. Tanrilara. tapinakta veya evde yapilir. Diger ahlâkî günahlar bunun yaninda hiç sayilir. Ilahlara kesilen kurbanlar. islak elbise giyip. Sintoist dogar. takdimeler genelli kle sunlardir: Ipek kumas. Bir Japon Sana t Tarihçisi. Bu anlay is söyle formüle ediliyor: "Biz. Bütün bunlara ragmen. Ayrica kendi arzulariyla. dua okumak. yaban domuzudur. Senliklerde tanrilar gökten ça girilir. insan kurbani varken. bugün hayvan kurbani pek yoktur. Imparator Meyci'nin kabre konuldugu gün. Tapin aklarda ancak rahibin girebilecegi kutsal bir hücre ile yaninda ibadet edenlere ay rilmis dua salonu yer alir. Bazi özel durumlarda bir nevî gusûl de yapilir. [78] 3. Sintoist olan kisi ayni zamanda baska dinlere de mensup olabilir. Amaterasu'nun sembolü sekiz kös eli ayna. dua salonu önünde egilip sunacagini sunar. bugün artik in san kurbanina rastlanmamaktadir. Ata'ya tapinmada amaç çile birliginin devam etmesidir. Imparator. tapinaklarda. kiliç. Rütbelerine göre rahipler yukaridan asagiya dogru siralanir. Bu ayna. benimkisi böyle bir l. Tapinaga. gey ik boynuzlan. Mabetlerdeki dualar da ayni sekilde zihnen yapilabildigi gibi yüksek sesle d e yapilabilir. bu nesneler onlarin vücudu veya hululü sayilir. do muz. Bunlar. renkli kagitlar. Tapinak islerini rahipler idare eder. tuz. hastalik. Japonya'da yüzbin tapinak bulunur. Japon halki. Dual arin konulari farklidir. Ortadogulu misafirlerine. Ruhun ölümden sonra yasadigina inanilsa da. gele nesel halk inançlarinin etkisi altindadir. mabedin etrafinda yüz defa dönmektir. el çirparak tanrinin dikkat ini çeker ve duaya baslar. öz el tören temizligi yapilarak girilir.

Evlenmeler. Ancak bu kabul edis. bir "Tann"ya inanmaktadir. . agiz ça lkalanir. Göktürk Hakani Bilg e Kagan'in Buddist tapinagi yaptirma istegine veziri Tonyukuk karsi çikmis ve enge l olmustur. karakterlerine aykiri oldugu için reddetmislerdir. bahse dilen bu dinlerden birini kabul edenler olmustur. görevli rahibin huzurunda. mahallî Buddist tapinagini ziyaret eder. Cenaze islerini ise Buddist rahipler yerine getirir. ahlâkî degerlere önem vermektedir ve "Ahiret Hayati"ni kabul etmektedir. Buddizm. Dinî ve millî bayramlari takvime baglanmistir. Buddizm'e k arsi Tektanri inancini ve töreyi savunmus. Buddizm'in Türklerin "özel dînleri"ne aykiri oldugunu ve Türkler i pasiflestirip felaketlerine yoiaçacagini savunarak karsi çikmistir. Islam'i kabul etmis Türklerin önceki inanislari ile günümüzde bir milyon civ arindaki Türk kitlesinin yasattigi inançlar. Islâm'i kabul etmeden önce. Yahudilik. hatta Hiristiyanlik gibi dinlerd e insanlari pasiflestirici esaslar agirliklidir. Islâm disindaki dinlerden herhangi birinin genel kabul görmemesinde Türkler'in sah ip olduklari inançlarin etkisi olmustur. Maniheizm. Islâm'la karsilasinca degismis ve Türkler' in çok büyük çogunlugu toptan Islam'i din olarak kabul etmistir. "töre"y§ ve. Genellikle bu bayramdan önce üç gün "or uç" tutulmaktadir. Bunlardan Buddizm. Türkler'in tamaminin dini olamamis ve kabul edenler de uzun üsre bagliliklarini devam ettirmemislerdir. Bu hassasiyet. ibadetler ve gelenekler burada "Gelenek sel Türk Dini" ismiyle anilmistir. uyulmasi gereken görevler kabul edilmekte ve Japon kültürünün nesilden nesile aktarilmasini saglamaktadir. "özel dinleri" kast edilmektedir. miskinligi ta vsiye etmekte.in görülecegi inancina rastlanmaz. Maniheizm. Buddizm'in diji olarak kabul edilmesini. Çocuklar 3. diz üstü çökülerek. Bu tavriyla o. En büyük bayram Tanri'yi çagirmak. 5. bir boyla veya az bir grupla sinirli kalmistir. Çünkü Türkler. Uygurlarin tahtina geçen Bögü Kagan'in (759-7 79) istemesine ragmen. Iki defa eller birbirine çirpilip. Islâm'i toptan kabul edis te. genele sâmîl olmamis. Islâm'in disinda. temasa geldikleri dinlerin hiçbirisini. Bundan dolayi Göktürkler. Uzun tarihleri boyuncu Türkler. mahsulü koruma (Toshikgoi) ve hasat için T anri'ya tesekkür (Kanna-niîname) gibi bayramlar ela bulunmaktadir. Tonyukuk. Maniheizm ve Hiristiyanlik gibi dinlerle karsilasmistir. Türk boylarindan. Tür kler aktiftir. Islâm'in disindaki dinlerin Türkler arasinda genel kabul görmemesi.GELENEKSEL TÜRK DINI "Geleneksel Türk Dini" ile Türklerin kendilerine özgü dini inanislari. Tanri anlayisi yansitmamakta ve "Ahiret Hayati"na önem vermemektedir . Önce el ve yüz yikanir. kendi dini inançl arina. 6 yaslarinda kutsal yere alinir ve bu sirada onlara en güzel Japon kiyafetleri giydirilir. Zerdüstîlik. [79] D. Tonyukuk. Ibadetler. Yasli aile. o dinl erin inanç sistemlerinin Türkler'in karakterlerine uygun düsmemesine baglanmaktadir. basi önünde dua edilir. Buddizm'in Türkler arasinda genel kabul görmesinin önünü kesmistir. Bundan dolayi Islâm'a kadar. gnostik düalizmi esas alan ve senkretik bir dindir. kendi inanç ve kültürleriyle bagdastiramamistir. Türkler'in özelliklerine aykiri olan bu din. Bu ndan dolayi ölen herkes "karni" olmaktadir. evlerde tanri rafi (kami-dana) yönünde yapilir. Atalarin nesillerini koruduguna inanilmaktadir. Baglayici olan bu kurallara "töre" denilmektedir. Sinto tapinaklarina bitisik evlenme salonla rinda yapilir. akinci ruhunu öldüren. Töreler vazgeçilmez emirler. Buddizm . Dinî temizlik (Oh-harehe). yabanci inanca ve kültüre karsi koym ustur. bütün Türk boylarinin kendi "özel dinleri" disinda anlastikla ri bir dinleri olmamistir. tanrinin önünde-hizmetinde bulunmak anlamindaki Matcuri'dir. Sintoizm'de neyin ne zaman ve nasil yapilacagi kurallara baglanmistir.

Bunlardan baska. Nüfuslari bir milyondan fazla olan Çuvaslar da. XVI. Bu "tektanrili inanis" ile Islâm'dan önce Araplar'daki H anifilik arasinda benzerlik bulunmaktadir. sayesinde yasadigim iza ve onun emriyle öldügümüze inaniyoruz" demesi Mogollar'da da tek Tanri inanc inin yasadiginin bir delilidir. Maniheizm. herseyin yaraticisi ve yönlendiricisi olan tek Tanri inanci açik bir sekilde islenmistir. 250-300 bin civarindadir ve Hiristiyandir. Eliade[81]. Yine bütün Türk ve Mogol boylan arasinda"Gök Tanri" inancinin bulundugunu ve bu "Yüce Tanri Inanci"ni diger milletlere göre en iyi onla rin muhafaza ettirdigini belirten M. s adece Tevrat'la amel etmekte.Yahudilik. putperestlige karsi açtigi mücadelede babasini bile affetmeyip onu tah tindan indirdigi ve tek Tanri inanisini hâkim kildigi anlatilmaktadir (Bu. din adamlarini huzurunda münakasaya çagird iginda onlara. "Biz sadece tek Tann'nin varligina. Onlar. çok eski çaglardan beri "Gök Tanri". Al taylar). tamamina yakini Islâm'i toptan ve gönülden benimsemistir. Bunlardan Geleneksel Türk Dini Inanisla rini devam ettiren Altay-Sibirya Türkleri (Yakutlar. Sorlar. o dinlerin bütün Türkler'i tatmin edici bir anlayisi yansitmamasiyla. Talmud'u kabul etmemekte. b urada. Bunlarin disinda ana kitle Müslümandir. Türk kültürüne ait bazi özeliklerle Islâm' ait bazi terimleri yasatmaktadirlar. Hiristiyanlardan farkli inanç v e ibadetlere sahiptir. 800-900 bin kadar tahmin edilmektedir. dünyada mevcut bütü boylarinin % 98'inin dini haline gelmis Islâm'in bu sekilde kabulü. onlarin "Tek Tan rili bir inanci devam ettirmelerine ve Geleneksel Türk Dini ile Islâm arasinda büyük ben zerliklerin olmasina baglanmistir. Bu kitabelerde. Zaten Orhun Kitabeleri'nde bir tek Tanri'nin v arligi. genel hatlariyla bilgi verilecektir. Tuvalar. Islâm'i din kabul edenler ise % 98'dir. Yüzyilda Rus hakimiyetine girmis ve Rus Ortodoks Misyonerleri kanaliyle Hiristiyanlasttrilmis Çuvaslar vardir. Türkler'den Buddizm'e bagli olan çok az bir kitle vardir. Islâm'la karsilasinca durum önceki dinlerden farkli olmus ve Türkler'in büyük çogunlugu. "Geleneksel Türk Dini" hakkinda.[82] Bugün. Hiristiyanlik da. sadece Gagauzlar il e Çuvaslar'm benimsedigi bir din olmustur. "Tek anri" inancini devam ettirmisler ve bu inanislar onlarin hayatlarinda etkili olm ustur. [83] 1. kendilerini Yahudiler dis inda görmekte ve Türk olduklarini vurgulamaktadirlar. karakterlerine uygun olmamasiyle izah edilmistir. Gagauzlar'm Kutsal Kitaplari Türkçe'dir. ona gösterilen hürmet ve onun iradesiyle islerin oldugu inanci dikkati çekmekt edir. eski Türk kültürünü devam ettirmekte ve bu kültürü Hiristiyanli hâkim kilmaktadirlar. Hakaslar. Bu dinlerin Türk boylari arasinda genel ka bul görmemesi. Buddizm. fakat mevcut Hiristiyanlard an farklidir.[80] Nitekim Mengü Han'in. Günümüzde. Tanri'nin oglu Cengiz Han olacaktir". Hiristiyanlik ve Islâm'i din ola rak tanimadan önce. dünyada 250 milyon civarinda Türk vardir. Mengül Han'in Fransa Kralina gönder digi bir mektupta iman formülünü söyle belirttigini kaydetmektedir: "Ebedî Tanri'nin emri sudur: Gökte ancak sadece bir Tanri var ve yeryüzünde de sadece bir efendi. Çünkü Türkler. Onlarda Hiristiyanlik yüzeysel kalmis ve "Ge leneksel Türk Dini Inanislari" canliligini korumustur. Yahudilik. Islâm'in disindaki dinleri din kabul eden Türk boylarinin toplami % 2 civa rindadir. Gagauzlar.Geleneksel Türk Dinî Inançlari Türkler'in. Gagauzlar gibi. tek bir Tanri'ya iman etmedikçe hiçbir kadini zevc e edinmedigi. onui. Hz. Hazar Türkleri'nden 4-5 bin kadari Yahudiligin Karaim Mezhebine baglidir. ken di "özel inanç" ve kültürleriyle bagdasmamasiyle. Zerdüstîlik. Destanda Oguz Han'in. Hazar Türkleri'nden az bir kismin. kendi "inanç sistemleri"ne ne ad verdigi henüz aydinlanmis degildi . Bu benzerlik Oguz Kagan Destani'nda açikça görülmektedir. Ibr ahim'in babasi Azer'le olan durumuyla karsilastirilmalidir). Bunlar.

"Tingir". gruplarin. iki kol varolmustur. b ugün de Sibirya-Altay Türkleri'nde canliligini ve varligini sürdüren "Geleneksel Dini Ina nçlar" yasamaktadir. din olarak kabul etmeleri de bu "öze" baglanmaktadir. Buna Türkler'in "Milli inançlari" demek de mümkündür. Türkler'in "özel dini inançlari"ni ta m olarak karsilayamamistir. bazilari Toyunizm. disaridakinin birbirinden farkl i inanç ve anlayislari. Bu sadece ülkemiz için degi l. animizme ait unsurlari da. Birisi asiret. Uygurlar gibi Türk Devle tlerinde. cahilin. Ancak. her ülke için geçerlidir. Gök T anri Inanci bulundugunu haber vermektedir. ibadet ve yasayistaki bilgiler. eski dini inanislarina ait bazi hususlari. Bütün bu belirtilen hususlara ragmen. bilgili ve cahil gruplarin etkisi olmalidir. varligini sürdürmüstür. Çin. 15-20 sene öncesine kadar. totemizm ve politeizm ait unsurlara da yer veren "Halk Dinî". Bu "Milli Inançlar yabanci dinlerden ve kültürlerden etkilendigi gibi. çok yerde. Ancak üzerinde ittifak edilen ve Orhun Abideleri'nde bel gelesen Türkler'in "Tek Tanri". Zaten Türkler'in Islâm'i toptan ve isteyerek benimsemel eri. inançlar ve e saslar vardir. bazen "Türk Ten grisi" seklini atmakta ve bir "Milli Tanri" niteligi tasimaktadir. "Yüce Tanri" inancini bozulmadan ve en iyi sekilde y asatmalaridir. Arap. Ermeni ve Süryanî kaynaklari. Bundan dolayi Is lâm'i kabul eden Türkler.r. bir tekniktir ve Türkler'in dinî inançlariyla pek ilgisi yoktur. dig eri. Bundan dolayi Gök Tanri. Bu gözlemlerde. Bu iki kol. Bu dinin inanç esaslari. O. Türk lehçelerinde Tanri. "Tangara". bazi hususlarda ise sadece küçük degisiklikler yapmislardir. Mogallarinki Devlet Dini'dir). Halbuki Türler'in ne Samanizm diye bir dinleri olmus ne de Samanizm tam o larak dinî fenomeni ifade etmistir. hiçbir degistirme yapmadan devam ettirmis. Orhun Kitabeleri'nde. "samanizm". camidekinin. "Yüc . Devlet Dini ile Ha lk Dini'nin ayrildiklari noktalar yaninda. digeri ise büyük devletlerin hayat sartlari altinda gelisme göstermisti r {Misal olarak Uy-gurlarinki. halkin. Bunlarin hiçbiri. Bunun yaninda. "Tengri". hiçbir degisiklige ugramadan Islam'dan sonra da devam ettirmeleri. Eski inançlarina ait unsurlardan birçogunu. Tanri'nin sifati olarak. Türkler'in geleneksel inançlari "Samanizm" olarak adlandiri lmistir. Kök/Gök Tengiri terimindeki Gök'ün. hatta uygulamalari oldugu görülebilir. Islâm'a çok aykiri gördükleri özellikleri atmislar veya baska sekiller altinda Islâmî kisveye büründürerek yasatmislardir. Samanizm ve totemizm karsiti olan. baska din ve kültürleri de etkilemi stir. hosgörüye dayali bir dindir. "Gök Ten-girisi" ve bunlardan türeyen kelimelerle ifade edilmistir. bölgelerin. kabilelerin. seyyahlarin gözl emlerine dayanmaktadir. din adaminin. ortak olduklari noktalar. Tek Ta nri) inanci bulunmaktadir. Geleneksel Türk Dini. to temizme ait bazi özelkileri de yasatmislardir. bunlar. tek bir Tanr i ve O'nun iradesinin herseyi kusattigi etrafinda olusmaktadir. Bunun disinda inanç. hiçbir zaman. "Samanizm" diye adlandirilan teknikleri de. bazi tekn ikler seklinde. Türk boylarinin hepsinde Tek Tanri. Orhun Kitâbeleri'nden tes bit etmek mümkündür. Aydinin. Bizans. seyyahlarin Türkler'in inançlariyla ilgili olarak verdikleri bilgiler arasinda. Bunlardan b iri. Türk boylarinin hemen hepsinde dinin merkezinde Gök Tanri {Yüce Tann. Gök Tanri inancanin esaslarini. Ancak "Geleneksel Türk Dini" basligi altinda verdigimiz bu inançlara. geleneklerde. Türkler'in "Geleneksel Dinî Inançlari"nda iki anlayis. "Yüce" anlaminda kullanildigi kabul edilmistir. Hunlar. degisik adl ar verilmistir (Bazi arastiricilar Samanizm. hatta ayni seyyahin verdigi bilgiler arasinda çelisk iler bulundugu görülmektedir. Bunu Türkiye'yi tam olarak bilmeyen arastrici lar da günümüzde yapsa. birbiriyle bagdasmaz nitelikte degildir. eski inanislarinin Islâmî öze uygun ol dugunun delili sayilmaktadir. bazilari Tek Tan ri Dini gibi isimler vermistir). zikredilen "Tengri". Tek Tanriciligi merkez alan "Devlet Dini "dir. yalniz b asina bir din olarak algilanmamis. farklilik gösterse de. Türkler. Ortak noktalan ayrildilari noktalardan çoktur. farkli farkli inanislari tesbit etmeleri mümkündür. Türk boylari arasinda paylasilan. Göktürler. bilgili nin. dinî inanislar içerisinde.

Çünkü bu günler. bütün yüce vasiflar tikleri "Tanri"ya ve O'nun Isteklerine uymada büyük hassasiyet göstermistir. Tük milletinin hayat ve istiklâli ile ilgilenendir. savasta ise Allah demistir). he saplarin görülmesi için mahkeme kurulacagi ve ruhlarin ebedî oldugu kabul edilmektedir. Türkler'de ölüm. her zaman için yanyanadir. kit abinda. Günümüzde bu âdetler Müslüman olmus Türkl kisminda aynen. iki düzlemin kompozesi seklinde tasvir edilmektedir. ordunun harekete geçirilmesi için iyi bir zamandir. Yukarida Gök'ün. Türklere Hakani veren de O'dur. II. asagida yerin ve ikisi arasinda da insanoglunun yaratildigina Inanil maktaydi. Ayin "dolunay" hali. karsi karsiya getirmemistir. hers eyi en iyi bilendir. Tanri'nin tayin ettigi süre dolunc a ölmek üzere dogduguna ve sadece Tanri'nin ölümsüz bulunduguna inanilmaktadir.[85] Türk kültüründe din ile gerçek hayat. cenaze merasimleri için en uygun anlardir. Kaganlari tahta çikaran ve müstakil devlet kurmalarini sa glayan da Tanri'dir. iradesine boyun egmeyeni cezalandiran da O'dur. yanyana bulunduguna ve Gögün yedi basamagi olduguna inanilmaktadir. Türkler. Bu inanç. Çinlilerin tek Tanri'yi ifade etmek için kullandiklari "Tien" kelimesini Türkler'den aldiklari belirtilmekt edir. Türkler'in. Ay son çeyrek halde iken hiçbir ise tesebbüs edilmemektedir. Yeri gelince'Tanri" demis (Tanri misafi ri. çok erken çaglardan beri "Gök Tanri Dini"ne ve "Tek Tanri". Iskeletin aldigi duruma göre ölümün ahiret h ayati hakkinda kanaatler olusturulur. Hunlar'da "Semavî Büyük Tanri" sifatiyle meshurdur ve bu sifat la ululanmaktadir. Bu inanislar.rastlanmaktadir. "sonu" isaret etmekte v tekrar dirilisi ilân etmektedir. Türk toplumlarinda. esi ve benzeri olmay andir. ezeiî ve ebedîdir.[84] Orhun Abideleri'nde Tann'nin bütün yüce sifatlari sayilmistir. Türkler'i zafe rlere ulastiran da. Çinliler'i de etkilemistir. "Gökte"dir. Ölülerin kefenlenerek gömülmesi gelenegi vardir. Kainat. Tanri (Tengri). Yine bu tarihi belgelerde. Ölen atalar için at. Bilge Kagani. esirgeyen ve bagislayandir. kulun duasini kabul edendir. M. Gökle ye r. insanlara bilgi veren ve yol gösterendir. otoritenin saglanmasinda ve disipl inin dogmasinda önemli rol oynamistir. O yazitlardaki ifadeler de Türkler'in inandigi Tanri tektir. cezalandirandir.Ö. Islâm'i kabul etmis Türkler arasinda. Ayin safhalari ugurlu ve ugursuz olarak ni telendirilmektedir. iyilik ve kötülüklere dair hesabin verilecegi. Türkler. Öbür dünyada nci bir hayatin varligi. Kameri ayin son günleri. Tanri Buyrugu gibi). Allah kelimesinin yaninda kullanilagelmistir.e Tanrfdir. Türkler'de Âhiret inanci vardir. Tengri veya Tanri kelimesi. gök ve yer gibi. hayat verendir. "Bir Tengri"ye inan isa yönelmistir. Günü". duasinda. Ölüye kesilen kurbanlar. "Mahser. Ton-yukuk'a basarilar ihsan eden de Gök Tengri'dir. Tengri. Allah ve Tanri kelimesini yanyana götürmüs. Türk boylarinin hemen hepsinde "Yaratici Tanri" olarak Tengri'ye . Türkler. Iyi ruhlarin cennete. sigir ve davar kurba n edilir. gerçeklesmesi gereken ilâhî bir is olarak kabu l edilir. ahiret ve cenaze törenleriyle ilgili anlay is ve gelenekler degismeden varligini sürdürmüstür. sert ve tabiat disi bir hal. öldürendir. Yildiz gözlemciligi yaygin islerdendir. yardim edendi r. kötü ru . iradesine göre hükmedendir. yaratandir. Ölüm. Kül Tigin Kagani tahta çikaran ve b asarili kilan da. bu tek Tanri anlayisi. baslangiçta. "ölünün cennete iderken binecegi hayvanlar" olarak kabul edilmektedir. Yüzyilda. "Ölü Asi" denilen ziyafetler yapilir. Türker'de cennet ve cehennem inanci bulunmaktadir. orhun Anitlari'nda yer almaktadir. Ölüm. yeri gelince Allah demislerdir (Ezaninda. Insanin ölümlü olduguna. ruhun bedenden bir kus gibi uçup gitmesi olarak görülüyor . bir kisminda ise bazi degisiklige ugrayarak yasamistir. nefesin kesilmesi.

Ocak. Yüksek dag tepelerinin göge yakin olmasi bu inanisin kaynagi sayilmakt adir. atalar için "kurban" kesilmekte dir. Ölmüs. melek. "ataerkil aile"de baba hakimiyetinin inanç sahasindaki belirtisi sayilmaktadir. Ates. Bunlarin kutsalligina inanmak. irmak. gögün yüksekçe bir katindadir. ak illiligin ve gücün sembolüdür. Yer-Su inançlarinin bir bölümünü olusturmaktadir. Iyi r uhlar cennette ikâmet etmekte. oc agi. orman ve kaya kültleri. "hasir". Su. Atesin alevinden çesitli anlamlar çikarilmistir. Türkler. mahsulün iyi ve bereketli olmasina. hem soyun tükenmesini hem de kutsalligin yokolmasini if ade etmektedir. Yer-Su (Yer-Sub). cennet. alevin kirmizi renkli olma si savasa. büyük temizleyicidir. "Tütsüleme" de bir temizleme islemidir. Türk yazitlarinda. Suyun bollugu. ruh. Temizliginden süphe edilen seyler. yanan atesin söndürülmesi iyi görülmemisti . Muk addes kabul edilen daglara. seytan. Sag omuzun yanindaki Yayuçi. Bundan dolayi Ates'e su dökülmesi. ta'zim ve baglilik. Yer-Su b adi altinda toplanmistir. saf ve temizdir. ruhun ölmezligi ve kurban gibi inançlar vardi . Bunlarin ikisi de bütün hayati bo yuncu insani devamli takip etmektedir. agaç. öldükten sonra dahi. pinar.Ocak. Insanin yaninda iki melek bulundugu inanci vardir. ziyaret yapilmakta ve ora larda kurbanlar sunulmaktadir. besinci ayin 10-20. ailenin diregidir ve "tabu" anlayisi ile korunmaktadir. kötü isleri yazmaktadir. sol omuzundaki Körmös. Tanri ile insan arasinda sefaatçilik yapmaktadir. Gök Türk Kitab eleri'nde kutsal Yer-Su seklinde ifade edilen terimle hem koruyucu ruhlar hem de vatan kastedilmektedir. Türkler'de dag. Türkler. Günümüzde ates ve ocakla ilgili deyimler. Atalarin. iyi ve kötü ruhlarin varligina inanmakta ve "ata ruhlarfna saygi göstermektedir . Bu beddua.hlarin cehennerne gidecegine inanilmaktadir. Türkler.Gök Tanri'ya kurbanlar bu d agda kesilmektedir. Cennet. Ates. Yer-Su ruhlarini en önemli temsilcisi. Bugün de Türler arasinda en kötü bedd a "Ocagin sönsün"dür. iki ates arasinda geçiril erek temizlenmektedir. Gök T i'ya ibadetle ilgili hale gelmistir. büyük imparatorluklar devrinde. Kutsal Yer-Su. Türkler'de önemlidir. Dag kültü. aile fertlerini korumaya devam ettigine inanilmaktadir. Özetlersek Islâm'dan önce "Geleneksel Türk Dini Gelenegi"nde tek Tanri. Bunlarin Tanri tarafindan gönderil mis kutsal hediyeler olduguna inanilmaktadir. (Örnek olarak Göktürler. ruhlari vasitasiyla. odun da su'dan dogmaktadir. atesin v e ocagin kutsal bilinmesi günümüze kadar yasatilmistir. Gök Türkler'in mukadderati üzerinde etkilidir. atese saygi göstermis ve insani kötülüklerden koruyan özelligi bulunduguna inanmist ir. Suyu kirletmek yasaktir. siyah renkli olmlasi hakanin ölümüne v eya uzak yolculuguna isaret etmektedir.)[86 ] Türkler arasinda su ve ates de önemli yer tutmaktadir. insanin iyi ha reketlerini. Yer-Su ile ifade edilen kutsallik. Türkler. yetistiricidir. Islâm'dan önce Türkler'de insan düsrgani ve gizli bir kuvvet seklinde tasavvur edilen "k ader" inancina da rastlanmaktadir. bilginligin. Insanin ölümünden sonraki hesabi da Yayuçi ve Körmös sahitlik etmektedir. yilin belirli zamanlarinda. söndürmek ve küllerini dagtmak irkin yok olmasinin sebebidir. Suyun aziz. Atesin alevinin yesilimsi olmas i. yagmur yagmasina. daglardir. Geleneksel Türk Inanislari arasinda "Atalar Kültü" önemli bir yer tutmaktadir. Ötüken ve Tanri Dagi'nin daglar arasinda özel bir yeri vardir. giderek bir yurt inanci haline gelmistir. sonsuz bir varlik ve güzellik kaynagidir. gün leri içinde "Altin Dag"a çikip Tann'ya ibadet etmek suretiyle "hac" etmislerdir. atasözleri çoktur. sari renkli olmasi salgin hastaliga. her yil. yeryüzünde yasayan iyi ruhl arin bütünüdür. odundan. daglarin Tengri'nin makami olduguna i nanmislardir. kutsaldir. Bundan dolayi her boyun bir kutsal dagi olmustur. göl. ahiret. Bu durumlar. Öimüs atala ra saygi. içinde hareketli bir hayat geçirdikleri tabiatin Tanri tarafindan yaratildigi ni kabul etmis ve kutsal saymislardir. cehennem.

belirli zamanlarda ve tesadüfî olaylar dolayisiyla yapilanlar seklinde o lmak üzere iki kisimdir. atalara saygi duymus ve onlarla baglarini devam ettire cek dinî mahiyetli uygulamalari devam ettirmistir. Bunun yaninda Türkler. kurbanlar suna rken ve sefere çikarken önce bir mabedde zafer duasinda bulunmus. Türkler dualarinda Gök'e (yani Yüce Tanri'ya) yönelmislerdir. bas açip. "Biricik duam. Bunlar. Bunlar. Tabiatin yeniden dirilisi sembolize eden ilkbahar âyininde at kurban edilmektedir. resmi ibadet ve halk ibadeti seklinde gruplandirilmaktadir. Herseyin görünmez güçlerle d tildigi anlayisi. kendisinin zavalli ve basit bir kimse oldugunu belirttikten so nra. Gök beni yasatmayi uygun gördügü sürece. kutsal bir anlam tasimaktadir. Milattan önceki yillarda devlet kuran Hunlar'dan. Bu tören. Islam'in Türkler'in % 98'ini teskil eden büyük ekseriyetin dini haline geldigini açiklamaktadir. yönettigi ibadettir (Bu. Belirli zamanlarda yapilanlar. resmî nitelikte yapilan bayramlardir. Resmî ibadet. müsterek ayin ve bayramlarinda. sonra ordulari har ekete geçirmislerdir. "yükünme" ve "ötünme" gibi kelimeler kullanilmistir. Ancak halkin ibadeti. imdi sen bize yardimci ol!" diye dua etmistir . Hunlar'dan itibaren Türkler'de büyük kurban törenlerini Hakanlar yönetmistir. Ancak Çin kaynaklari Tükler'de ibadet ve ibadethane (tapinak) bulundugunu haber verme ktedir. mistik ve büyü ile içiçelik arzetmektedir. d ualarinda. bizzat hakan tarafind an yönetilen resmî ibadetleri. dua. Her Türk'ün ve Türk ailesinin sahsi ibadeti oldugu gibi. bas "din adami" sifatiyla Hakan'in. kam veya sihirbazlardan yardim bekl emeye götürmüstür. âyinleri de bulunmaktadir. Tanri'dir ve O'nun rizasini kazanma dir. kutsal yerlerde dua etmis. Kurbanlar ve dinî dörenler kamlar tara . halk için yapti larini birbir saydiktan sonra. Resmî törenlerden biri de. yaz ve sonbahar' da yapilan âyin ve törenlerdir.Ibadetler ve Gelenekler Geleneksel Türk Dini'nde Ibadet karsiliginda "alkis". yüzü ve elleri göge kaldirip Tanri'ya duada bulunmuslardir. dileme ve arzetme gi bi anlamlara gelmektedir. Halk'in i badeti de Yüce varliklara. özellikle Gök'e (Tanri) yöneliktir. Islâm'in da emrettigi ve inanilmasini istedigi inançla rdandir. günümüzdek Yakut Tükleri'ne kadar Türk boylarinda bu bahar bayramlari ve âyinler yapilagelmistir . Gök Tanri'dan halkina iyi hizmet sunabilmesi ve elinden geleni yapmasi için yardim istemektedir. ilkbahar. Tek Tanri'ya inanan Türkler'de ibadet merkezi. Bu törenle Hakan'in "Gög"e çikmasi ve Tanri tarafin dan tahta oturtulmasi simgelenmektedir. Hakan'in tahta çikma törenidir. secde etme. istenildigi veya ihtiyaç duyu ldugu zaman. Devlet törenlerini oldugu gibi dinî törenleri yö etme de Hakan'a aittir. görünmeyen güçlerle temas kurmaya. Görüldügü gibi Türk Hakanlari.r. Göktürk'ler. Devlet ve din islerinin baskanligi birbirinden ayrilmamis ve Hakan'da birlesmistir. Türkler'in niçin toptan ve samimi olarak Müslüman oldugunu. takdis. Bu ortak ayin ve törenler disinda. halkima elimden gelen iyiligi yapmaya sevkedilmemdir" seklinde Tanri'ya yakarmaktadir. Dikkat edilirse bu inançlar. Yine Türk Hakani. Bu kelimeler. ögme. Göktürk Hakani. Halk ibadeti. Islam'd aki Cuma Namazi gibi düsünülebilir). "Gök. Bu da. diger dinlere göstermedikleri ilgiyi Islam'a gösterdigini. Bir hastalik halinde ve ölüm aninda âyinler yapilmistir. Türklerin günlük muntazam ibadetleri ve ibadethaneleri oldugu konusu pek açik degildir. Ibadetleri. [87] 2. bir nevi "Gög"e çikmak g bi. halkin kendisine ait ibadet ve âyinlerini ifade etmektedir.

idugu. Kurbandan sonra civara kayin agaçlan dikerek. bir dilegi olan "saçi" sunar. ata mezarlarina çaput baglayarak . Türkler'in inançlarina göre kötü ruhlar. Saçi. Sadece kam hastanin yanina gider. Çocuk sahibi olm ak isteyen anneler. III. Saçi. Bu âyin. Türkler'den bir istegi. Türkler. Kötü ruhlara karsi yapilan âyinlerde kamlar. ilk bahar'in ilk ayinda. gönderilen" (yani Ta nri için saliverilen. üç gün s ektedir. Bu hayvana iduk (iz ik. sarkilar söyler. Sonbaharda te krarlanan âyinden sonra. En uzun At Kurbani âyini. din adami karsiliginda kulanilmaktadir. üç gün sürmektedir. Bütün âyinlere ragmen bir kimse hasta olursa.findan yönetilmektedir. Asya Hunlari. dari. evinin yaninda ona bi r çadir kurulur ve tecrit edilir. hayvan hastaligi gibi belalarin gelmesini saglar. Ilkbahar âyininde. daha sonraki dönemlerde ona da bir görev düsmüstür. nimetlerden biridir. Türkler. onlara baba ve reis demesi. göklere çikmayi temsil etmekte ve özel ilâhiler söylenmektedir. çitfçi kavimlerde bugday. Göçebe kavimler de süt. yahut "çaçilga" denir. Küçük âyinlerden en yaygin olani özel bir hayvani basibos birakmaktir. öküz ve koyunlardan da kurban ederler. Kamlik. Dinî âyinl er ve kurban törenleri nizamnameye göre icra edilmistir. iyik. Ikinci gruba giren âyinler ise kötü ruhlara karsi veya adak hayvanini basibos birakmak. insanin kötü ruhlari saymasi. bahar bayraminda. ruhlardan birine binek hayvani olmak gaye siyle saliveriyor. fakirlik. soydan gelmektedir. sarap. kimiz. Yüzyilda meydana çikan Toba sülalesi devrinde de. bol bo l kurban takdim etmesi gerekmektedir. Türkler. Kimse bu hayvana dokunmaz ve o mübarek sayilir. Bunlarin fenalikl arina ugramamak için. atin yaninda. Dogu'da bulunan tapinakta. "at Kurbani" âyinidir. kutlu orman meydana getirilmistir. . M. Türkler'in dini düsüncelerinin olgu nlasmasi sonucunda "mübarek" ve "mukaddes" kavramlarini Ifade etmistir. Türkler bu bayramlarda kur banin yanisira at yarislari yaparlar. Iduk aslinda "saliverilen. kam. Kagân'la beraber orman etrafinda dolasmislardir. ilk otu. Türkler Müslüman olduktan sonra da devam etmistir. belirli bir âyin ve törenle. mukaddes kabul edilen agaçlara. ilkbaharda (Mayis ortalarinda) kutsal yerlerde Tanri'ya kurban sun muslardir. yeraltina indiklerini ve orada gezdikleri ni temsil ederler. taze kisrak sütünü saçi olarak sunuyor. Kanli kurbanlara "tayilga" veya "hayilga" denildigi g ibi "saçi" ya da dini terim olarak "saçilga". atalara. idik) denmektedir. kötü ruhlari kovmak ve yagmur yagdirmak amaciyla yapilmaktadir. Gök Tanri'ya. Besinci ayin ikinci yarisinda Gök Tanri'ya ve atalara "kurt-ata" magarasinin önünde ku rban takdim edilmistir. Ayni sekilde sonbaharin ilk ayinda da. Kesilen kurb anirfetiyle ziyafet verilmektedir. lyik. Bahar bayramlarinda en önemli âyin. Basibos birakilan h ayvana "Iduk" denilmektedir. öldükten sonra yeraltina gider ve insanlara hastalik ölüm. tüccar kavimlerde para saçi ola rak kullaniliyor. saçi ve kurban sunarak çocuk diliyor. Gök Tann'ya kurban âyini yapilmistir. kiymetli ve mübarek saydigi. bütün Türk boylarinda "kansiz ku rban" olarak kabul edilir. Iduk denile n bu dinî gelenek. her kavmin kend i emegiyle kazandigi. Kam. Gök Tanri'ya kurbanlar kesilmistir . Tanri'ya gönderilen) demek iken. At kurbanina önceleri Kam'a görev düsmezdi. Hastalik fena ruhlarin eseri oldugu için hizmetine köle ve cariyeler bakar. Yer-su ruhlarina kurban takdim etmislerdir. çadir üzerine isaret konularak baskalarinin yaklasmamalari sa glanir. yag.S. Bu âyin için Hunlar'm yirmidört boyunun Basbuglari Lungçeng sehrinde toplanip . kendine göre dualarla ve çesitli vasitalar .

agitlar yakmak bugün de bütün Türkler'de yasayan bir âdettir. Bunlardan yugci.la tedaviye baslar. bu kurak ülkede ne yapacagini sorar. et lerinin yendigini. "yogla". Baskurtlar ve Kazaklar. Türklerin ecdadina yagmur yagdirma kabiliyeti verdigi zikredilmekted ir. Yüz yirtmak. dövünmek gibi hareketler üzüntünün ligini ve ondan ayrilmanin verdigi izdirabi ölene anlatmak. mezarin da yine at kosturup feryad eder ve ölümü takiben yaptiklari gibi yüzlerini yaralarlar. Kasgarli Mahmut söyle demektedir: "Husûsi bir tas olan yada (yat) ile kahinlik yapil ir. Çin. Bir kisi ölünce cenazesi çadira konulur. Kefene "esük" veya "esük" denilmektedir. Türkler'de "yug" denilen cenaze âyinleri son derece önemlidir. "Yada tasi" adi verilir. bunun etrafinda yedi defa dolanir ve çadirin giris kisminin önünden geçerken biçakla yüzler ini yaralar. ölünün hatirasina "as verme"dir. böylece kanda gözyasi dökmüs olurlardi. Orhun Abidelerinde "Bunca millet saçin. silah malzemeler nulmustur. kendi hastasini görmez ve ölünce de orada merasimle defnedilir. Hakanlar i pekli kumaslara sarilarak gömülmüstür. Atesin herseyi temizledigine inanan Türkler. Önce "As"in tamami. ölünün bazi esyalari. hastanin çevresinde "aias a las" diye dolastirirlar. "yog-basan" kelimeleriyle ifade edilen bu ölü asi vermeyi Türkler bir vazife saymistir. Bu Anadolu Türkçe'sinde "alazlama" seklinde muhafaza edi lmistir. aglayicilik görevini yerine getirir. Ölenin mertebesine ve çesit li yöreler göre yuglar. Ihtiyaç halinde bu yazili tas ile Allah'a dua edilerek yagmur yagdirilir. Yug törenlerine "yugci". Islâm müelliflerine ait rivayetlere göre Nuh Peygamber. ölünün gö sinden sonra. saçlarini keserlerdi. onun hayvanlarindan iki yüz kadarinin kurban olarak kesildigini. onu buna inandirmak ve ondan gelebilecek kötülüklere karsi korunmak inanciyla yapildigi kabul edilmektedir. ölen in maceralarini hikaye edip anlatir. Buna "alaslama" denilmektedir. Ölülerin agaç ve kiymetli madenden yapilmis tabutlarla da gömüldügü dönemler olmustur. Hu nlar. derilerinin ve kuyruklarinin ayrilip . Oguzlar'da. Buna. Kalan yemek ise cenazeye katilan misafirlere. yagmur yagdirmak. âdetleri üzere. havayi istenilen sekle sok mak için yapilan âyinlerdir. Akrabasi bile. Türkler'de ölen için duyulan aci çesitli sekillerde bazi âyin ve törenlerle ifade edilir. kurban için çesitli seyler getirir. özellikle de fakirlere v erilir. oglu ve Türk 'ün babasi sayilan Yafes'e verdigi zaman ona. Bundan sonra hepsi feryad ederek at kosturup. kulagin kesti. Hiristiyan ve Islâm kaynaklari nda Allah'in. Ötenin arkasindan yüksek sesle aglamak. B abasi da ogluna yagmur yagdirma kudretini bahseder ve üzerinde "ism-i azam" duasi yazili olan bir tas verir. baslarinin. Türkler'de yug törenlerinin Önemli bölümlerinden biri de. Türkistan'i. Bu inancin izlerine Müslüman Türklerde de rastlanmaktadir. Bu. yaz me vsiminde Allah'in izni ile kar düsmüs ve bu surette yangin söndürülmüstür". Sonra ölüyü gömmek için müsait bir gün tesbit edilir. yaka yirtmak. bir yagli paçavrayi tutusturup. Belirlenen günde. kötü ruhlari kovmada atesi de kullanirlar. "sigirtçi" adi verilen kisiler katilir. ayaklarinin. Ölüyle beraber mezara. Bu ziyafet törenleri için yüzlerce hayvan kesilir. yahut bir kismi dogrudan ölünün mezarina dökülür. saç yolmak. ölünün adina kurban olarak bir koyun bir at kesip çadirin disina birakir. farklilik arzeder. rüzgar ve yagmur celbedilir. Ibn-Fadlan. Gömme günü ölünün bütün akrabasi." ifadesi Göktürk'lerde de ayni âdetin oldugunu göstermektedir. aglamak. Türkler'in meshur âyinlerinden biri de. kan akitirlar. Bütün akrabasi. Türkler arasinda çok yaygin olup buna Yagma boyu içerisinde bizzat sahid oldum. Kahra-rnanlar için yüzlerini yaralayarak. Di -i LugatI't-Türk'te "yog". ölüleri yikar ve kefenlerler. Orada bir yangini söndürmek maksadiyla yapilmis. Türkler. sigirtçi. ölüyü g mezar kazilir. iyilesinceye kadar.

yerme ve ko-vucu luk yapma. bu ad landirmanin yanlisligini ortaya koymustur. hosgörünün ve sadakatin timsali de.. önemli bir yer tutar. Zina yapan kimseye siddetli ceza veri lmektedir. davulu ve külahi bulunur. önemli bir tip ve figür olarak kar simiza çikar. Bunun için kamin davulunda ebesukagi resmi bulunmaktadir. tecrübeli bir kamin yaninda egitilir. Kam. ilk defa Türk di ninin Gök Tanri-tektanri dini oldugunu savunan merhum' Hikmet Tanyu. Kam adayi. "kam" kelimesini Arapça "kâhin" kelimesiyle karsilamistir. Türklerin Dini Tarihçesi. Cinayet. [89] 4. riyada bulunma. tabiat taki bazi sirlari bildigine inanilan genis hayalli. Kam.Kam Geleneksel Türk Dini'nde "kam". vücudunu dold urduguna inanilmaktadir. aldatma. kabrin basina asildigini haber vermektedir. nadiren de ka dinlardan olur. zina. bütün arastiricilarin ve yabancil arin dikkatini çekmistir. hirsizlik etme. seçkin kimse olduguna inanilmaktadir. yalan yere yemi n eden ve sebepsiz olarak adam öldüren kimseye ölüm cezasi verilmektedir. Tunguzca "saman" kelimesiyle es anlamlidir. "Samanizm" seklinde niteledirilmisse de bu yanlistir (Degerli ilim adami. çogunlukla erkeklerden. Ahlâkî bakimdan üstün özelliklere sahip Türkler. tanrilar tarafindan tayin edildigine. zina eden. Kamin âyin için cübbesi. Türkiye'de ilk Dinler Tarihi profesörü. Yahudilige Haham Dini denileme yecegi gibi). s aman. adam öldürme. Zina yasaktir ve hatta Türkler'e yabancidir. Çünkü. H. Kasgarli Mahmut. Homoseksüellik Türkler arasinda çok büyük bir günahtir. sözde. kibirli olma. Bu davranislardan hirsizlik yapan. iyi niyetin. Saman ke limesine dayanarak Türklerin eski dini. Islâmdan sonra Batililarin kendi milletlerine örnek gösterdikl eri Türkler. ayn i zamanda hekim ve sihirbazdir. saman kelimes inin Türklere yabanci oldugunu. Ayrica Çarlik Rusyasi devrinde Türk boylarindan bir grup. [88] 3. I stanbl 1978. Onun tanrilarla insanlar arasinda aracilik yapan yetenekli. dinde sadece bir elemandir. ruhlari emrinde bulundurduguna. ögrenmekle elde edilemez. Büyük tanrilara ve kötü ruhlara ancak ka m âyin yapabilmektedir. onlarda rastlanmayan ve kötü görülen davranislardandir. Rus Çarina gid erek. Anc ak bir kimse. . Öte yandan hiçbir dinde din adamina dayanarak o di ne ad verilmemektedir (Hiristiyanliga Papaz Dini. bazi yerlerde ise vücudu ikiye bölünme ktedir. Kam. Bkz. 10-12. Islam'dan önce de örnek ahlâk anlayisinin temsicileridir.Ahlâk Anlayisi Tarih boyunca Türklerin ahlâk anlayisi. yalan yere yemin etme. Kamlar. Türkler'de âyin ve törenleri yürütüp tuhlarla temasi olduguna inanilan kimselere "kam" (Mogo llarda baksi) denilir. kamli k kudretinin onun basi üzerine gelip ebekusagi sekline girerek basini. Türklerin Samanizm diye bir dinleri olmadigni. XXX/203-205). kesilmis agaçlar üzerine. Hiç kimse kam olmak istemez. "Samanlik veya Samanizm". bütün seyyahlarin. Zina yapan bazi yerlerde yakilmakta. yasli. Kam meslegi soydan gelir. iste dogruluk Türkler'in temel esaslarindandir. Tanyu. mistik ve sair tabiatli kims edir. Batili müstesrik ve misyonerlerin b u nitelendirmelerine itiraz etmislerdir. dinlerinin samanlik olmadigini belirtmis. Vecd halinde iken ruhunun göklere yükseldigine veya yer altina indigine. ata ruhunun zorlamasiyla kam olmaya mecbur kalir. Türk Ansiklopedisi.

mazlumun yaninda ve zalimin karsisinda yeralma.Ö. bir hak teslim edilmis olacaktir. Bu inanç ve davranislar Türkler'in Islâm'i toptan ve tered dütsüz kabul etmelerinin gerekçelerinden sayilmistir. Bati'da uzun yüzyillar. faziletli olma. Türkler. Islam'a aykiri olan inanç ve davranislari atmis. En geç M. Insanlar aras inda adalet esastir. topraklarina baglilik. "Türk Islâmsiz. genel olarak. Islâm denince de Türk'ten. disiplinli ve asker karekterli insan lardir. hak yolda mücadele etme (cihad). Islâm'i kabul eden Türkler. Türk ce Islâm'dan bahsedilmistir. yaldizli sözleri ve yapmacik hareketleri sevmezler. egitimde. hareketli. Islâmdan önce de Islâm'i kabul ettikten sonra da bu özellik. ilimde. Türkler. Hindular ise kendi dinlerini "Sanatana Dharma" {ez elî-ebedî din) diye adlandirirlar. Aile. böyle yolla zengin olmayi tasvip etmezler. . ülkelerini savunma Türkler'in en bariz vasifla rindandir. gayretli. Ahiret.Ö. An cak Türk boylarinin % 98 gibi büyük ekseriyeti Islam'i din olarak benimsemistir. Bu kelime.Ö.2000'le r oldugu sanilmaktadir). mücadeleci.1500 arasinda. Islam'a aykiri olmayan. Kari ve koca birbirine ihanet etmekten. böyle bir harekete tesebbüsten çekinmektedir. Islâm da Türkler'le yayilmistir. devletin en küçük birimi kabul edilmekte ve mukaddes sayilmaktadir.'onlar arasindan seçilmis ve gönderilmis "peygambe rlere baglayanlar da vardir. dogrulugu esas alma. dost saydiklarina kötülük etmek iyi karsilanmaz ve basitlik sayilir. Türkler'i diger milletlerden ayirmistir. yigit. Beklemeye.Ö. büyük hizmetler yapmisl ardir. hosgörülü olma. Arkadas dediklerine. Indus nehrinin etrafinda oturan anlam ina gelen Farsça bir kelimeden faydalanilarak Batililarca bu bölge halkinin dinini if ade etmek üzere kullanilmistir. idarede. Günümüzde "Geleneksel Türk Dini"ni devam ettiren az sayida da olsa Türk boylari vardir. Böylece onlar. kötü bir harekettir ve cezasi çok agirdir. Islâm Tür lmaz" sözü özlü söz halini almistir. . Türkier'in bu inanç ve davranislarini. Cennet ve Cehennem gibi Inançlari. Hileli y ollarla mal mülk edinmez. [90] E. hareketli ve çaliskandir. aileyi mukadde s bilme. "Esmaûl Mürselin" adli eser. yaptik larinin hesabini verme. Vatan sevgisi. vatan sevgisi. Hindistan'i i stilâ etmistir.Savastan kaçmak. Gök Tanri. ayrilmamacasina Islâmla bütünlesmis. 24 Türk Peygamberin ismini v ermektedir. Dogu Avrupa steplerinden kopup gelen Arîler. kararlarda istisareye önem verilmektedir. Türkler.HINDUIZM Hinduizm. Türkler. Onlarin dinî inanç ve gelenekleriyle yerli koyu renkli halkinki birbir ine karismistir.2500-M. azimli. Islama gönülden bagli olan Türkler. öldükten sonra dirilme. Islâmla yücelmis. Hint yarimadasinda yasamakta olan halkin çogunlugunun dinî inanç ve gelenekl erini ifade eden bir kelimedir. durgunluga tahammülleri yoktur. "Tek Tanri". ahlâkli. islâm'in en büyük hizmetkâri ve savunucusu ol lardir. misafire ikram etme. Atesli. yaltaklanmayi. Yüzyillar boyunca bir gelisme çizgisi takip eden bu karisimdan Hindu izm ortaya çikmistir. 1500 yillarinda (bu tarihin M. Dünyada Vatan sevgisinin ve Vatana bagliligin en yüksek derecede bulundug u milletin Türkler oldugu söylenirse. sinif farki yoktur. Arkadaslar aras inda sevgi ve saygi esastir. zina'yi kötü görme. et ve tirnak misali haline gelmistir. "Türk Islâmi"ni olusturmus. muhtemelen M. millete baglilik. Türkler'de. inancina siki sikiya bagli kalma gibi ah lâkî davranislar bulunmaktadir. Islam'in olmazsa olmaz emri ile çelismeyen örf ve adetlerini devam ettirmist ir.

2. Hinduizm. Bu vedanin metni üç form halindedir. halk inanislari. fakat çok hacimli bir kutsal kitap koleksiyonu vardir. Brahmanlar. Hin duizm'in bir kurucusu. Orta Çagdaki Ilahiyat. Bu veda.Ö. Yajurveda. kurbanla ilgili formüllerin vedasidir. kelime olarak "Ilâhî bilgi" anlamina gelir. Diger veda'lardan sonraki devirlerde yazilmistir. Veda'lar M. alçak sesle mirildanarak söylenmektedir. Veda'iarda ilâhiler."Smriti" (destan seklinde olanlar). .Ö. [91] 1.Kutsal Kitaplar Hinduizm'in kutsal kitaplarinin dili Sanskritçe'dir. En uzun olanlarinda 191.Bu gelismeyi ana çizgileriyle bes devreye ayirmak mümkündür: 1. Aslinda Hinduizmin kutsal metinleri sadece Veda 'lardan ibaret olmayip genis bir koleksiyonu ihtiva eder. Sâmaveda. hekimlik.500).Atharvaveda. Atharvaveda.Sâmaveda. tilsim. Bunlarin en u zunu birinci ve onuncusudur. mistik parçalardan ve büyüyle ilgili d alardan ibarettir. Bu koleksiyonu ikiye a yirmak mümkündür: 1. sözlü olarak nakledilmistir. Klasik devre (M. en kisa olaninda 43 ilâhi bul unmaktadir. sükür ve dilek."Sruti" (vahye dayananlar). 800-500/400). felsefe gelismeleri devresi (Vedanta). Rigveda.S. kurbanla ilgili sözleri ve dualari ihtiva etmektedir. millî bir dindir. 5 . Hindistan'i n en eski kutsal. Siyah Yajurveda ve Beyaz Yajurve da olmak üzere iki kisimdir. Bazi kisimlari nesir seklinde. Bu veda. niyazlar. 3. 2. Bu ilâhiler on kitaba (Mandala) ayrilmistir. 2. dualar. 50 0/400-M. Dünya nüfusunun asagi yukari %12'si bu dine mensuptur. Bu i lâhîler. takdis ve beddua ta rzindaki dualari ihtiva etmektedir. çok açik ve net bir âmentüsü {inanç sistemi) yoktur. Upanisadlar devri (M. büyücülük gibi konularda da bilgile r ihtiva etmektedir.Ö. 10 civarin da "âyef'ten olusmaktadir. Melodiler vedasidir. bu metinleri hayatin çesitli durumlarinda okumak mec buriyetindedir. Tanrilari ta'zim için yazilmis 1017 ilâhiden ibarettir. ikincisi çesitli konulardaki "ayef'lerden ve üçüncüsü rahiplerin okudugu m elodili ilâhilerden ibarettir. metinleri olan Veda'lar dörde ayrilir: 1. RIgveda'nin ayri-bir edebî vezni bulundugundan yüksek sesle okunmaktadir . yasayis kaideleri. Kozmik (âlemle ilgili). Her ilâhi. Veda'larin en önemlisi ve en eskisidir. dördüncü vedadir. M.Ö. 730 i lâhilik bir kol-leksiyondur. Vedalar devri (Tah. kurban esnasinda. Modern devre. 4. 4. Veda.Rigveda. 600 yillarinda Samhitalar'in içinde toplanincaya kadar. büyü gibi konular ye ralir. bazi kisimlari ise man zum olarak yazilmistir. Ilki Rigveda'dan al inan "ayetlerden. Bu kitap koleksiyonunun en bas inda Veda'lar yeralir. 3. Veda'larin "risi" denilen ve tabiatüstü güçlerle temasa geçtigi kabul edilen hakîm ki mselere vahyedildigine inanilir.Yajurveda. Kurban esnasinda rahipler tarafindan okunmaktadir.20 00 veya 1500-800).

Puranalar "Smriti"ye girer. kutsal kurban âyinlerini yönetmektir. 3) Vaisya (tüccar. Dinî âyinleri icra. yarat ici tanri Brahma'nin insan seklinde tasavvur edilen vücudunun çesitli yerlerinden yar atilmistir. Bu des tan. Tulsidas tarafindan serhi yapilmistir. Dünyanin en uzun destanidir. âlem. IX. din adamlari). Mahabharata ve Ram ayana destanlari. atadan miras kalan haklari. Gita. vazifeleri ve âdetleriyle birbirine simsi ki baglanan sahislar grubu"dur. kâinatin gelecegi konusunda bilgiler vardir. Sudralar da ayaklarindan yaratilmistir. Brahmanlar. kast disi kabul edilen gruplar da vardir. Hintlilerin efsanevî kahramanlik menkib elerini ihtiva eder. kast sisteminde en önemluve üstün yeri ellerinde tutarlar. 4) Sudra (Isçiler). 240 000 cümleden olusur. [ 93] 3. yeme içme. Mahabharata destani. Upanisadlar. Ksatriyalar kollarindan. karsi gelenin ka sttan çikarilmasina sebep olur. Brahma. Brahmanlarin görevi . Yüzyilda yazildigi kabul edilmektedir. Pandava'l ara karsi Kaurva'larin savasi konu edilir.Ö. ölüm ötesi. Hint ilahiyat ve felsefesinde Upanisadlarin önemli bir yeri var dir. Ayrica ast sistemine girmeyen. Manu Kanunnamesi. diger kasttakilere hizmet ederler. Vai s-yalar midesinden. Kast yapisi Hint inançlarina dayanir. Brahman kelimesi . Mogol Hükümdari Sah Cihan'in himayesinde Farsça'ya tercüme edilmistir. Sanskritçe'de Brahma'ya vakfolunmus kimse anlamina gelir. Önemli destanlardan biri de Ramayana'dir. Ayni kasta mensup olanlar ancak kendi aralarinda evlenebilir. kisa açiklamalar tarzinda. Ramayana'nin Risi Valmiki tarafindan yaz ildigi ileri sürülmektedir. Tanri Visnu'nun avatarasi olan Rama'nin hayat hikayesidir. Buna göre Brahmanlar. Bu serhte âlemin baslangici. XIX. Gelenege göre yüzden fazla Upanisad mevcuttur. Tanri Visnu'nun hulul ettigine inanilan efsanevî kraldir).Kast Sistemi Hint toplumu çesitli siniflara ayrilir. ancak onun içinde dünyaya gelinir. kutsal bilgilerin (Veda'la rin) muhafizidir. Buna kast sistemi denir. Meslekler de kastlara göre ayrilmistir. Brahmanlar. Gita'da A rjuna ile Krisna'nin diyalogu anlatilir ve Tanri'yi bulma yolu olarak "yoga" üzeri nde durulur. Kast sistemine karsi gelinmez. Veda'lardan sonra. "ayni isle mesgul olan. [92] 2. Bu s istem dört siniftan olusur: 1) Brahmanlar (rahipler. Ilk üç kasta dahil olanlar daha it ibarlidir. Bu da o kimsenin varliginin sona ermesi demektir. Kast sistemine karsi gelmek. Bunlara "dokunu lmazlar" denir. Tanri. Upanisadlarda telkin edilen bilgiler. Upanisadlar. Bu inançlara göre kastlar. Sudra kastindan olanlar. U panisadlar ve Aranyakalar "Sruti"ye (vahye dayanan anlaminda). Her kasti n kendine mahsus nisan ve dügün merasimleri. Yüzyilin basinda Farsça'dan Latince'ye çevrilmistir. Bu destanin bir bölümü "Bhagavad -Gita" basligini tasir. Kast. Kast seçilmez. 24000 beyitten o lusmaktadir. Krisna'nin sarkisi deme ktir (Krisna.Veda'lar ve bu kutsal metinlerin tamamlayicisi mahiyetinde bulunan Brahmanalar. 2) Ksatriya (hüküm dar sülâlesi ve savasçilar). esnaf ve çiftçi). giyim ve meslek kurallari vard ir. Bundan dolayi toplum hayatinda görülen farklar. bu yaratilis olayina day andirilir.Dinî Kavramlar . ruh. Brahma'nin agzindan. Bunun M. onlarin irsî hakkidir. "sutralar halinde" bir serhi Badarayan tarafi nda "Brahmasutra" adi altinda hazirlanmistir. hayatin tekâmülü ve kaderi gibi konulari ele lir. ayni sofrada yemek yiyebilir. Ancak bunlardan sadece elli tane si.

Hindistan'da çok sayida tanri ve tanriça heykelleri göze çarpar. Hakîmler onu çesitli sekil lerde adlandiryorlar" seklindedir. gelecekte onu görecektir. Peygamber konusunu da böyle açiklarlar. Bazi devrelerde ve bazi yerlerde Visnu veya Siva'nin ön plâna çiktigi olmustur.Karma: Karma. Buna göre her hareket. üçleme. Hinduizm'de Visnu'nun zaman zaman kurtarici tanri sifatiyla dünyaya indigine ve za manin icaplarina göre muhtelif sekillerde kendini gösterdigine inanilir. kendi sahsiyetine ve gelenegine uygun bir sekilde Tann'ya yönelebilir. Hulul. Tann'nin kendini gösterdigi diger dinî sekil lere de karsi çikmaz. Yine Gita'da söyle bir cümle yer almaktadir: "Ben çesitli de virlerde. çesitli sekillerde görünürüm. Dolayisiyla insan. Bugünün meyveleri yari n alinacaktir. âlemlerin Rabbi olarak görür. Visnu . Bir Hint atasözü de söyledir: "Kâinattaki bütün varliklar i sadece bir tanri doldurur. yaratici. peygamberli dinlerin vahiylerine de." [95] c. Insanin geçmisi. Visnu'nun çesi tli hululleri (avatara) vardir.Hulul (avatara:enkarnasyon): Avatara (Avatar). "Tanri birdir. eninde sonunda meyvesini verecektir. Bir Rigveda cümlesi. kötüden kötü çikacaktir. Hinduiz m. Hulul inanci. kimi de kutsal bir sevginin kaynagi olarak görür. Siva ise yok edici tanridir. Tanri'nin tek tezahürü oldugu fikrine karsidir. iyiden iyi. Fakat hepsi ayni sonuca ulasir. kötülügü yok edecek ve insanlara ihtiyaç duyduklari vazifeleri ve kanunla ri bildirecektir. sonsuza kadar devam edip gidecektir. Gita'da denildigi g bi. Hinduizm. Bu üçleme içinde Brahma. her dinî gelenek Tann'yi kendine göre açiklar. bunu Tann'nin çesitli sekillerde görünüsü oia-rak telâkki eder. Ancak Hinduizme göre hiç bir pe ygamber veya dinin mesaji sonuncu degildir. Her insan ve toplum. Hinduizme gör e. Tanri Visnu'nun insan seklinde cisimlesmesini ifade etmek üzere kullanilan Sanskritçe bir kelimedir ve "Inen" anlamina gelmektedir. onlarin ihtiyaç duyduklari vazifelerini ve kanun larini bildirmek için olur. Âlemi o yikacak ve yine o yen ileyecektir. tanri kavramindaki degisik ifadeleri yadirgamaz.Tanri: Hinduizm. Böylece Tanri. Tann'nin kendis ini tarihin her devresinde çesitli sahsiyetlere bürünerek insanlara gösterdigine inanirl ar. Hint li. Bunlardan iki Önemli "avatara"si Rama ve Krisna'dir . Hintliler. geçmiste ne yapmissa." Tasvirlerin ise ibadet için yardimci semboller olara k görüldügü ileri sürülmektedir. Insan hey'eti içine ilâhî varligin girmesiyle kötülügü yok etmek. koruyucu. Hindu tanrilar panteonunda bir üçleme dikkat çeker. .a. bu is. hulul yoluyla. Hinduizm'de çoktanricilik. tanri-âiem birligi (panteizm) bulunmakla beraber tekta nrici inanis da vardir. bugün kendisiyle karsi karsiyadir. bir sebep-sonuç kanunudur. Kimi onu kahredici bir kudret. Krlsna'nin agzindan insanlara. [94] b. Meselâ Siva'nin üstünlük kazandigi yerlerde halk onu bütün hata ve kusurlardan uzak. tanrilar veya yüksek ruhlarin beser hey'etiyle ilâhî alâkasini ifade eder.

O. daha önceki hayat seklinin ceza ve mükâfat olarak kendini göstermesi dir. arzularina ulasir. geçmiste ne ekmisse. sadece vazifenizi yapmakla mükellef siniz.# Karma. bir halden digerine geçistir. muzu zehirli bir meyve veren agaçtan beklememeyi ifade etmektedir. devam li bir tatmin elde eder. Iyi bir canlinin durumu kötüye gidiyorsa. Bu. kendi durumlarini kendi emelleriyle kazanirlar. Ahlâkî bir kâinat nizami olan karma kanununa göre. Yunanlilarda. Bha gavad-Gita'da Rab Krisna. Onl ara göre karma doktrini. tekrar dünyaya geliste. Orfizm'de ve Gnostisizm'de rastlanan bir düsüncedir. [96] d-Tenasüh (Ruhgöçü: Sanskritçesi Samsara. insan veya tanri seklinde dogar {Buna göre insan. "birlestirmek" anlamina gelen Yuj veya "Joug" kökünden g elmektedir. . daha önceki hayatinda Isledigi kötü amellerin. insan sonu olmayan bir tenasüh zinciri içerisinde gidip gelmektedir. (Tenasüh in ancina. gelecekte onu görecektir. bu hay atta Islenen ameller. Böylece sonuç bekleme arzusu firenlenmis olmaktadir. Karma. iyi amellerle gelecekteki hayatini garanti alti na almaya gayret sarfeder. Insanin enerjisini belli bir gayeye yöneltmeyi hedef alan bir disiplin dir. Bu inanisin Hintliyi kuvvetli bir iyimserlige ulastirdigi ileri sürülmektedir. bir korku vasitasi ve bir yokluk degil. Eski Misir'da. ayrica Harbiyye. Yahudi Dönmelerinde de rastlani r). insanin arzularini gerçek anlamda ölümsüzlüge ulastirir. eger Iyiye dogru gidiyorsa daha önceki hayatinda isledigi iyi amelleri n karsiligidir. ruh kendi derecesi içinde yüksek veya alçak olarak dogar.." Hinduizme göre. söyle demektedir: "Siz. Hint düsüncesinin temelini teskil eden tenasüh inanci. mükâfat beklemeksizin hareket et me anlamina da gelmektedir. Bu dogus. Ölümden k orkmaya gerek yoktur. N usay-riyye gibi itikadi mezheplerde. Insan . kendi kaderinin mimaridir). Ye ni Eflatuncularda. tanri Brahma'da yasar. Sonraki ha ta mutlu olmak. dogru harekete baglidir. ruhun bedenden ayri oldugu fikri gelismi s oldu. "baglamak".. Cenâhiyye. G ita'da insanlari kurtulusa ulastiran yol olarak gösterilir. Bunun için er Hintli.[97] e. Karma. her kararin dogru ve yanlis sonuç vermesini belirleyen seydir. Her davranis . islerinden sorumludur. Muammeriyye. yani yapilanlarin sonucu ruhun tenasühü ile mümkün olur. B una göre ölüm. Insan. Hadbiyye. ahlâkî ve zihnî âlemde de Insanin takip etmesi gerekli bir kanun bulundugunu ifade eder. ayni zamanda.) : Karma doktrinine bagli olarak tenasüh. Ma nevî ve ahlâkî karsilik. fizikî âlemde oldugu gibi. Sanskritçe. bitki. Hâbitiyye ve Hadesiyye. bir sebep sonuç iliskisi içinde gerçeklesir. Onlara göre. Transmigrasyon. Böylece ölümden sonra devamli varolma. yani ruhun bir bedenden ötekine geçtigi inanci dogdu. Bazi Hiristiyan mezhe plerinde ve Ihvânûs-Safâ gibi firkalarda da benzeri düsüncelere rastlanmaktadir. Bunun neticesi olarak bütün canlilar. Fisagorcularda. Bektasilikte. Eger bir semere hasil olursa. Karma. Her sahis. Maniheizm'de. içinde dogduklari kast bile isledikleri amellerin bir neticesidir. Bati Dillerinde Reinkarnasyon.Yoga: Yoga. Isledigi günahlar sebebiyle bitki veya hayvan olarak düny aya gelmekten çekinir. Egzersiz ve antrenman anlamina da gelmektedir. eninde sonunda meyvesini verecektir. Bir irade egitimi yoludur. onu bana birakin. Devamli yeniden doguslarla insan. Bu inanisa göre. yaptiklarina göre hayvan. canlinin kaderine tesir eder ve onun tekrar vücut bulmasinda rol oynar.

yer. özel bir tarz da nefes alarak söylenir. genelde ferdîdir. yiyecekler konulur. yenmez. kâinatin degismez özüne ulasmaya. siki bir züht hayati süren Hindular da vardir. çiçekler. Inekler. 1981'de Hindistan'in batisi nda Kopargaoh sehrinde. Brahmanlar. Ibadet Ve Gelenekler Hinduizm'de ibadet her yerde yapilabilir. cad erde.[99] Et yiyen veya vejeteryan (et yemeyen. Patanjali'nin Yoga Sutrasi'nda açiklanmistir. Müslüman mahalleleri atese verilmis ve bölgede esiz sokaga çikma yasagi konulmustur. Hintlilerde ortak bir ibadet sembolü. Gayatri Ilâhisini okur.Dinî Âyin. Veda'lari okumaya baslamadan. ilâhî kuvvetle dolu. Om. tanrisinin adini zikreder. nefesine hakim olur ve zihnini bir noktada toplar. kut sal kitap okunarak yaglanir. genellikle. ona çiçek. Nefesini kontro l eder. Put. misafirlere. Hintli. Müslüman olmayan Hintliler arasinda da domuz eti yememe aliska nligi vardir. Ibadetin belirli bir sekli yoktur. Yogi. Bir Hintli kendisiyle tapindigi tanri arasinda zihnini odaklastiracagi bir vasit a arar. Daha sonra diger grup ve kastlardan ayr i olarak gelismis. Om kelimesi. Böylece o. Yoga y apana yogi denir. gecenin son 8. bir çesit besmele gibi. Brahma'yi veya Brahma-Visnu-Siva üçle mesini ifade eder. Ancak kisi hik mete ulastiginda artik bu vasitalara ihtiyaci kalmayacagi kabul edilir. saatinde kutsal metinler okuyarak taptiklari putu uyandirirlar. Put a hediye sunar. öglen ve gece yemek sunulur. "Om"dur. gece giydirilip uykuya b . ibadet. Tanrisinin putuna yakarir. IV. tabiat üstü güçlerle temas kurmaya çalisir. Tütsü çubuklari yakil ir. bi tkilerle beslenen) Hindular yaninda. yikanir. Bu kelimenin harfleri. herhangi bir isten önce söylenir. Hindistan'in bir çok eyaletinde inek kesimine izi n verilmedigi gibi. hareket ile zihin. Yola yatarlarsa trafik ona göre düzenlenir. tapinilan puta tahsis edilen bir oda veya köse bulunur. her sekilde yapilabilmektedir. Evlerde. her yerde. sigir eti hemen hemen hiç yenilmez. kutsal sirli bir kelime olarak kabul edilir. Onlar kesilmez. yemekten. Diger tanrilara. Kutsal oda ya da kösenin önüne isiklar. Sa bah Ibadetinde yüzünü doguya dönerek oturur. Önünde isiklar yakil ir. Vücudunun etrafina su sepeler. beden ile ruh. Uzun. duadan.hem de zihnî ve manevî gücünü bir araya getiren egzersizdir. her yerdeki ibadeti görebilmektedir. Bu yoga sistemi. fakat cemaatle ibadet y oktur. Disarida kiler de yapilanlari seyre gelebilirler.[98] 4. Inançlarina göre T anri. insanin hem bedenî. Tapinak vardir. evde veya nehir kiyisinda yapabilecegi sabah ib adetine hazirlanir. alis veris ve is yerlerinde serbestçe dolasir. her z aman. Yüzyilda. ibadet. Bunun yaninda. Burad a ya Visnu'nun helezonu ya da Siva'nin düz bir sütuna benzeyen putu vardir. Ögle ve aksam da bu yaptiklarini tekrarlar. O. Müslümanlarin dört kutsal inegi kestikleri yolunda söylentilerin çikmasi üzerine büyük olaylar patlak vermis. kutsal inek gibi hayvanlara. atalara. Hindistan'da bitkilerle beslenenlerin sayisi 1/4 civarin dadir. ayri bir sistem halini almistir. Buddist ve Caynistler tarafindan uygulanmistir. Inek ve öküzler. his üe sezgi arasindaki ahengi saglayarak eze lîye. evdekinin biraz gelismis seklid ir.Yoga. Boru çalinarak disardakilere ibadetin basladigi bildirilir. sehvet senlikleri yapan. Bundan dolayi Hindistan'da çok sayida tanri tasviri bulunur. Put yikanir. yaglanir. sabah safaktan önce kalkar. Putlara su dökülü ra taze meyve sunulur. Hinduizm'de tapinaklarda yapilan ibadet. gök ve hava âleminin anasi olarak görülür. Bundan dolayi. fakirlere yi yecek sunulur. Onun önünde oturularak tefekküre dalinir. gündüz istirahate.

Ayrica büyük hazir lik ve merasimleri gerektiren kurban. Ibâdet. Hintliler. burada. Tanrilar bile kudretlerini ancak kurbanlar sayesinde gösterebilmektedir. Gandi'den bu yana biraz degisme olmustur. ölen kocasiyla birlikte yakilirken simdi bu âd etten vazgeçilmistir. sonbaharda ve yeni yilda yapilan senlik ler de vardir. insanin sahis seklinde tasavvur edilen bir tanriyi severek kendini ona teslim etmesi vasitasiyle kurtulustur. [100] F. Insanlari tanrilarla iyi münasebett e bulunduran kurbanlardir. irklar ve diller konusunda çesitlilik gösteren bir ülke olmasi yaninda. Bu senliklerde putlar. Asagi yukari dörtbin yillik bir geçmise sahip ol dugu kabul edilen Veda'lari esas alan. Yüzyilda da Sihizm ortaya çikmistir. Tapinaklarin yillik senlikleri vardir. Bunun yaninda yaz ve kis gün döpümleri münasebetiyle kanli kurbanlar da takdim edilmistir.irakilir. bilgi ve marifet (yani ilâhî hakikati tanimak la). Eski zamanlarda evin sahibi. Ancak. M. Kurban. Caynizm ve Sihizm. Hindistan'in ziyaret edilen yedi kutsal yeri vardir. üç ayri yoldan kurtulusa gidebilir. inek gibi hayvanlar kanli kurban olarak takdim edilmektedir. insan ve tanrilari idaresi altinda tutmaktir. Kasabalarin ve sehirlerin büyük tapinaklari vardir. Bunlardan. bazen de karisinin yardimiyle. erkeklere ve kast sisteminin Ilk üç sinifina ait kabul edilirken . Fakat her kurban. Bu kutsal yerlere yapilan ziyaretler ve "hac" seferleri. arabalarla çekilerek irmaklara götürülür. Hindistanin dinî temayülüne göre insan. üçüncüsü ise. VI. M. gittikçe zorlasa n hazirliklari gerektirmistir. . reislerine ulûhîyet atfedilerek ta'zimde bulunulur. Hinduizmde çok önemli bir yer tut ar. Soma'nin hazirliklari s irasinda keçi. ameller (yani kurbanlarla). Ayrica ilkbaharda. Cinlerin varligina d a inanilir ve onlardan korkulur. hâlâ ilk üç sinif.S . kutsal kitap. Veda'lari okumak için bir rahip sinifi ortaya çikmistir. tanrilara kurbanlar takdim etmistir.CAYNIZM Hindistan. Brahmanlarin isi. Bu tapinakl ar genis duvarlarla çevrilidir ve yanlarinda kutsal yikanmaya elverisli havuzlar b ulunur. Hin distan disina çikmamistir. Tanril arin öfkesini teskin etmek maksadiyle takdim edilen kurbanlar yaninda.Ö. omuzlarindan belle rine kadar iplikten yapma. XVI. özel hediyele r de kurban olarak sunulmustur. evrensel. Hinduizmdeki kast sistemine ve Brahman si nifinin otoritesine karsi bir tepki olarak dogan bu dinlerden Buddizm (ileride müs takil bir bölüm olarak incelenecektir). Öl müs kahramanlara ve azizlere de yardim için dua edilir. Köylüler. Tapinaksiz köy yoktur. Bunlara Brahm an adi verilmistir. ölülerini yakmakta ve küllerini Ganj nehrine dökm ektedir. Bunlarin en meshuru Benares 'tir. ayni zamanda sihir ve büyü yapmak. Zamanla kurbanlari icra edebilmek ve kurban törenlerindeki vazifeleri yer ine getirmek. ayri bir isaret tasirlar. genellikle çevresine tes ir ettigine inandiklari mahallî köy ulûhîyetlerine kurban sunarlar. "Soma" kurbanidir. millî bir karakter e sahiptir. sadece kurban merasimlerini icra etmek degi l. Tanrilarin takdim ettikleri kurbanlar yeryüzündekilere örnek olmustur. yikanir. digeri. Bu son ikisi (Si-hizmdeki bazi istisnalar bir yana birakilirsa). Hindulann hayatlar inda önemli rol oynamaktadir. Hinduizm'in bazi mezheplerinde. bugün yasayan birçok dinin de çikis yeridir. kisaca bahsedilecektir. Bir yüzyil öncesine kadar kadin. Bunlardan birisi . Yüzyilda Buddizm ve Caynizm. her merasimden Önce ve sonra zühd ve riyazet gerekli o lmustur. Veda'lann emrettigi dinî hayat kurbanlar etrafinda toplanmistir. Tanrilara sunulan hersey kurbandir. agirlik merkezini Brahmanlar olusturan ve kast sistemine dayanan Hinduizmden sonra.

Mahavî-ra'ya atfedilen muzaf fer anlamindaki Cina sifatindan türemistir. Brahmanlarin etkisine ve bazi Hint düsünce sistemlerine karsi olarak ortaya çi kmasina ragmen. Ruh göçü (samsara) çemberinin özüne nüf ceye kadar murakabe ile dolu bir züht hayati yasamis ve nihayet ruh göçünden kurtulus yo lunu bulmustur.Ö. Sas kritçe bir kelime. yol gösteren) olarak Ma-havira'ya ta'zim edilmisti r. Hindistan'in güney ve batisinda yayilmistir. Is hayatini tercih ede rler. Parsva. Parsva'nin doktrini ve cemaati. vaazlarini kutsal dil olan Sanskritçe ve mahallî Magadhi lehçesinde yapmistir. Caynizm kisa za manda. Etrafinda çesitli kastlard an insanlar toplamis ve büyük bir cemaat olusturmustur. Tirtankara (geçit yapan. Mahavira'nin (Cina) çagi ve memleketiyle Budda'ninki aynidir. Bu dinin kurucusu Mah avira (M. Budda'dan önce dogmus. Yüz yasi nda ölünceye kadar. [ 101] 1. çok kati kast sistemine ve ka nli kurbanlara karsi bir reaksiyondur. her türlü ya ratigi öldürmeyi yasak eder. Beslenme rejimi.Mahavira'nin Hayati Benares'te dogdugu kabul edilen Parsva'ya. "muz affer" veya "insanî ihtiraslardan kurtulmus" anlaminda Cina denilmistir (Cina. bir kitlik sebebiyle.Hindistan'a mensup bir din olan Caynizm. önce Mahavira'nin memleketi olan Bihar-Orissa'da. aylarca perhiz yapmistir. dünya hayatini terk etmis. Her üçü de ksatriya (prensler ve sava sçilar) kastindandir. aslinda Caynizm Parsva'ya (M. Her ikisi de Brahmanlara. Vesali'li bir prens olan Vardhama-na tarafindan yenilestirilmis ve gelistirilmistir. Mahavira ve Budda'nin hayat hikây eleri arasinda büyük benzerlikler dikkati çekmektedir. Bundan dolayi ziraatla ugrasmaz. Bu iki hareket. Caynistler ayrica. "Parsvanatha" (muzaffer) adi verilmis tir. Ancak bu yayil ma.doktrinini asiller ve halk arasinda yaymistir. III. Caynistlerin zühde daha büyük bir yer ayirmalari ve kendi nefislerine iskencede daha asiri gitmeleridir. Cina (Cayna). Vardhamana taraftarlarina "Caynist" denir.Ö. Yüzyilda . Otuz sene kadar bu isi yürütmüs ve 72 yaslarinda (M. fakat Budda'nin doktrinini va'zettigi dönemi görmüstür. Bir müddet sonra elbiselerini atarak çirilçiplak dolasmaya baslami stir. Onun Nirvana'ya varisi. yüzyi l) kadar geri giden bir geçmise sahiptir. Hint düsüncesinin genel çerçevesini ve bazi mabet âyinlerinde Brahmanlartn rolünü kabu! eder. O. çoktanrictliga. Ma-havira. Br larin otoritesine karsi bir mukavemet. umûmî ruh göçü teorisinden esinlenmektedir. Onlarin hayatlari. oldukça sikidir. her seyi ögrenince vaaza baslamistir. Caynizm. Cina'nm doktrinine de "Caynizm" denilm istir.Ö. Beslenmeleri için biraz meyve ve biraz sebze . bazi bilginlerce bir mezhep veya tarika t olarak görülmüstür. Caynist takvimin baslangici olmustur. rahiplerin giyinmesi konusundaki tartismayi ve arkasindan da bölünmeyi beraberin de getirmistir. onlar in âyin usûllerine düsmandir. rahiplik elbisesi giymis ve rahiplik isareti olarak saçindan be s perçem koparmistir. öldürmeme) prensip olarak alir. Bundan dolayi Vardhamana'^a "büyük kahraman" anlamina Mahavira. karisini ve çocugunu terketmis. bu konuda daha müsamahakârdir. Ahimsa'yi (siddete gitmeme. VIII. Batili yazarlar Mahavira'yi önceleri bu dini n kurucusu olarak gösterirlerken simdi onu reformcu olarak nitelendirmektedirler. heykeltraslikta. insan lari tamamen çiplak göstermektedirler. Parsva'nin ortaya koydugu doktrini Mahav ira gelistirmis ve sistemiestirmistir. Vardhamana. onüç sene kendisini siddetli riyaze te hasretmis ve bir agaç altinda düsünceye dalmistir. otuz yasinda evini. bir terimdir). Bu kelime. Parsva. tekrar edip duran dogum çemberi selinden geçit bulan. daha sonra.Ö. Aralarindaki fark. Caynistlerin sayilari 3 milyon civarindadir. 527'de) Bihar'da ölmüstür. Halb uki Buddizm. 599-527) olarak gösterilirse de. Otuz ay murakabe egzersizlerinden sonra o. i nançlari ve eserleri arasinda benzerlikler vardir. M.

S.Kurtulus ve Hidâyet Doktrini Caynist ahlâk prensibi. Daha Sonra toplanan bir ko nsil. aldigi havayi süzmek zorundadir. Maha vlra. Kaybolan kitaplarin yerine. Bu kitapta. kurtulusun Imkânini Inkâr etmek anlaminda degildir.kâfidir. Tapinaklarinda tanri heykelleri bulunur. Yüzyilda kurulan Sthanakavasi mezhebi. Bu iki mezhep arasinda doktrin bakimindan büyük farkliliklar yoktur. hikâye ve ahlâk kitaplari da bulunmaktadir. mümkün oldugu kadar cinsî münâ n kaçinmak. karma'dan kurtarmak ve nirvana'yâ ulastirmaktir. küçük bir canliyi öldürmemek için yürürken önünü süpürür. Fakat M. Zühde götüren diger hususlar Ise. Hava Giyinenler mezhebi. asgarî bir mal ile yetinmesini bilmek. Ilk Caynizmin tanri tanimaz bir karaktere sahip oldugunu savunmaya ve tapinaklardaki heykelleri. ruhun ebe dîligini.Ö. Mahavira'ya dayandirilan kutsal metinlerde yer almaktadir. [103] 3. ancak rivayetlerin büyük bir kisminin kaybolmasini Önleyememistir. ateist bir din olarak gösterilir. yalan söylememek. 2) Svetambara (beyaz giyinenler). Bu kurallar su bes esastan iba rettir: Öldürmemek. ruhtaki mevcut karm a'yi imha etmeleri gerekir. felsefelerini. Bunlarin çogunlugu manastirlarda yasamaktadir. Bunun yaninda özel kabiliyete sa hip ruhlar. Bunun Için de da ima agzinda bir bez tasir. bu vaazlarin bir kismini biraraya getirmeyi basarmis. Bu ateizm tanrinin varligini. Bunlar. Sözlü rivayetlerden kalanlar. Caynizmin ög retileri ve efsaneleri yer almaktadir. daha ziyade rahip ve rahibeler içindir. Cina.Tanri Anlayisi. bazi Caynist mezheplerd e tanri inancinin varoldugu anlasilir. [102] 2. dürüstlüge ve sade bir hayat yasamaya büyük özen göstermektedir. hiçbir sekilde çalmamak. Yoga'yi uygularl ar. Ahlâkî kurafiar rahip olmayanlarda bile oldukça serttir. pek çok Ilahiyat. Caynizmin gaye ve hedefi. Bu iki mezhebin sahih kabul ettikleri kitapl ardan baska. Beyaz Giyinenleri n bu kitabini apokrif (gayr-i sahih) saymakta ve onu kabul etmemektedir. yukarida bahsedilen b . Bu kitap Caynistlerin kâinat tasavvur larini. rahiplerin uymasi gerekli kurallar. büyük üstadlarindan dört kisilik bir grubun meydana getirdigi bir eseri koymaktadirlar. Bunu gerçeklest irebilmeleri için karma maddesinin ruha nüfuz etmesini önlemeleri. Yüzyildan itibaren rahipler arasinda giyinme konusundaki tartisma. Mahavira'nin vaazlari önce sözlü olarak rivayet edilmistir. üzerlerine giyd ikleri beyaz elbiseden almislardir. III. Budda gibi. M. Onlar. XV. Tirtankara ve "mükemmel azizler"in varligina inanirlar. ahlâk ve Ibâdet hakkindaki görüslerini ihtiva etmektedir. tanri fikri üzerinde durmamis olsa bile. Caynistl eri iki mezhebe ayirmistir: 1) Digambara {hava giyinenler). Mezhepleri ve Kutsal Kitaplari Caynizm. sayisiz vücutlarin sonunda nirvana'nin sükûnetine girebilir. Karma'ya karsi kendini koruma. Mahavira'ya uyarak tamamen çiplak gezerler. Bu kitap "Ganipidaka" diye de adlandirilmaktadir*. Ancak bütün ruhlar bu hedef e ulasamaz. Bu ismi. Daha sonra Müslümanlar onlara asgari bir elbise giymey i kabul ettirmislerdir.Ahlâkî Prensipler. resimleri r eddetmeye baslamistir. Mahavira'nin ölümün den on asir sonra toplanan "Beyaz giyinenler" konsili tarafindan "Agama"lar veya "Siddhanta" adli kitapta bir araya getirilmistir. ruhu dogumla ölüm arasinda cereyan ede n bagdan. Kendi inançlarini yayma çabasi göstermeyen Caynistler. Iyi bir Caynist içtigi suyu. Tirtankaralarin zamanin her devrinde 24 kadar oldugunu ve Mahavira'nin bunlarin sonuncusu bulund ugunu kabul ederler. kurbanin faydasini. dogumla ölüm çemberinde ebediyen döner durur. Caynistlerin bütün kitaplarinin Hint filozofu Sankara tarafindan yok edildigini Iddi a etmektedirler. Bu kita plarin sayisiz tefsirleri olmustur.

rahipler tarafindan degil. Cehennemler. lerinde üyeleri bulunmaktadir. Ortada. tövbede b ulunur. Kutsal yazilan okuyarak. çikmis. Mabetlerinde-ki ibadetler. Onun cennetleri ve cehennemleri vardir. Si dünyanin çesitli yer Orta Çag boyunca Hindistan'in dinî. reformcularin ortaya arttiklari fikirlere ilgi gösteriyorlardi. yaglanir ve çiçek lerle süslenir. ruh göçünden kurtulup nirvana'y a ulasabileceklerini ümit edebilirler.es yasaga uymakla olabilir. Onlara meyve v e sebzeler sunulur. bu dine uyanlar ölümsüz ve ebedîdirler. fakat onlarin da ruh göçüne mahkûm olduguna. ruh ve bedenlerini terbiye ederek vakitlerini geçirirler. Bu bes yasaga uymak. Âlem ebe ir ve yaratilmamistir. Rahipler gibi halk da. açliktan ölmeye büyük önem verirler. [105] G. sahip olduklari duygulara göre siniflandiril ir. Tirtankaralar ve kurtulusa ulasmis hayat cevherlerinin bulundugu âlemin en üst bölümüne göre çok asagidadirlar. Bununla beraber Caynist m abetlerde bulunan-heykeller takdis edilir. gayelerinin gerçeklesmesini. hayvanlar gibi varliklarin meskûn ol duklari bölge yeralir. Islâm'in Hint yarimadasinda görülmesiyle daha da hizlanmisti. hiçbir canli varligi incitmemeye gayre t ederler. Önlerine lambalar ve tütsüler konur. Hindistan'daki bazi gelismeler sonucu XVI. Tekrar bu dünyaya gelme zahmetinden tulmus olanlar. Tirtankaralarin yasadiklari kabul edilen yerler ziyaret edilir. Kurucusu Nanak'tir (1469-1539). tahsil ve murakebe ile saglanir.Nanak'in Hayati Sihizm. dünyayi tamamiyla terkedebilen rahip ve rahibeler. Hindui zmdeki Mutlak Varlik ve onun birliginin politeizm içinde kaybolmasi karsisinda. Bütün hayvanlarin tedavi edildigi hastahaneler vardir. düny evî istekleri için onlara ve tanrilara duada bulunulur. siyasî ve içtimaî durumu Hindular arasinda hosnutsuzlu klara yol açmisti. Bu âlemin kurucusu yoktur. Önlerinde ilâhiler söylenir. ha lk tarafindan idare edilir. Caynistlere göre. güzel mabetler insa etmislerdir. Yüzyillardan beri devam eden "tektanri inanci yönündeki gelismeler. gökler âlemi üzerinde bir baska âlemde bulunurlar. tanrila rin yeridir. Hindistan'da eksik olmayan dinî re-formatörlerden bekliyorlardi. belirli hareketleri yerine getirir. Semada pek çok tanrinin bulunduguna.SIHIZM 1. sarhos edici içkiler kullanmazlar. Hindistan'a bagli millî bir dinî hareket olmakla beraber. Islâm ve Hin Günümüzde Hint dinî ve mensubu vardir. Önceleri gezici zahitler olarak yasayan rahipler. Ibâdet esnasinda Tirtankaralarla ilgili ilâhiler söyler. insanlar a kurtulus yolunda yardimlari olamiyacagina inanirlar. günlük belirli ibâdetleri yerine getirir. Yüzyilda ortaya duizm karisimi bir dinî harekettir. siki bir disiplin. n efsin öldürülmesi. Bunun için nebatî gidalarla beslenir. Bu hosnutsuzlar grubu. Hindu tanril arina bile dua ederler. [104] 4. Bazi Caynistler. daha sonra m anastirlara yerlesmislerdir. tefekkür eder.Âyin ve Ibadet Caynistler. Kisacasi siki bir züht hayatina gire nler. rahip ve rah ibelerin elindedir. Cennetler. üstteki cennetl er ile alttaki cehennemleri ayiran. Caynist cemaatin idaresi. Canli varliKlar. Dindar Caynistler. güçlüklere sabir. insanlar. ücretle Caynis t mabetlerde çalistirilir. siyasî hayatinda önemli bir yer tutan bu dinî hareketin 8-9 milyon -hizm'in. Hin-duizm'in din adami olan Brahmanlar. Is . putlari yikanir.

korku ve düsmanliktan beri. Bu konudaki vaazlariyle söhrete kavusan Nanak. Bu köyde yeni inancini yaymaya bas ladi. yüksek sayilabilecek bir kasta mensup ailenin ve Hindu bir çevr enin çocugudur. Bunun yaninda. tektir. Faki r olmasina ragmen o. putlara tapinmanin kötülügü.S. Rivayete göre. [106] 2. dogmamis. bir din kurma iddiasinda bulunmamistir. 1500 yilina dogru. Talvandi Köyünü (Nankana Sahib) ter-kedip Sultanpur sehrine gitti. Islâm ile Hinduizm arasinda bir uzlasma z emini arama çalismalari baslamistir. Lahor'un güneybatisin a 60 km. fakat avatara'lara inanmayi reddetmistir. ibadette ilâhî adin tekrar tekrar zikredilmesi. sultan ile köle arasinda fark görmeyen Islâm'in cihansümul esprisi Hindularin gönüllerinde ihtilâle sebep olmustu. Hindistan'da bulunan bütün dinleri uzlas tirmayi denemisti. önceleri. Nanak'in çocuklugu ve yetiskinl ik çagi. yüce bir Tan ri'nin bulundugu" seklinde va'zetme görevi verildi. Bunun yaninda o. Nanak'inki bunlarin en dikkat çekicisidir. görünmez.Sihizmin Dogusu Islâm'in Hindistan'a girmesinden sonra. kendini kabul ettiren ilk büyük isim. O. [107] 3. putçulugu ve kast sistemini rtadan kaldirip Islâm ile Hinduizm arasinda orta bir yo! bulmak istemistir. Hinduizm'in örf. Nanak. sözle anlatilmaz. kutsa l yerleri ziyaret etti ve muhtelif din mensuplariyla tartismalara giristi. Bir kismi bu dine baglanmis. Kuzey Hindistan'da vaazlarda bulunmus ve sinkreti st (uzlastirmaci) Sih hareketini ortaya çikarmistir. henüz genç iken. 1435-1518) olmustur . 1539 yilinda. O. bir tek ve gerçek olan "tann"si hakki ndaki düsüncelerini yaymaya çalisti. âdet ve kültürünü tasfiye etmek. M. kast ayrimini reddeden. Yüzyilin ikinci ya risinda. Islâmî f ikirlerden istifade eden Nanak. 1469 yilinda. kendisine "Yaratici. Kabir (Kebir). dinî olmaktan daha çok felsefî bir monote zm içinde Hiristiyanlik ve Yahudilik de dahil. simdi Nankana Sahib adini tasiyan. bu köyü terketmeden önce evlenmis ve iki oglu olmustur. Tanri'nin birligi. Kebir'in açtig i yolda yürüyen. Fakat bu denemelerin en ilgi çekicisi ve kalicisi. heryerde hazir ve nazirdir. Nanak. çesitli kastlardan insanlarin esitligi. zâti ile kâim. insanlararasinda esitl igi esas alan. Talvandi Köyünde dogmustur.Nanak'tan Sonraki Durum . onu sistemlestirerek bugünkü "SihiznV'in ortaya çikmasini saglayan Nanak' mkiydI. Islâm mutasavvif larinin etkisinde kalan Nanak. vazifesini ve Sultanpur'u ter-kedip. Islâm'in bir tek Tanri ve on un sifatlari gibi bazi hususlarini benimsemistir. kardesçe sevginin önemi ve rehber olarak " guru"ya ihtiyaç bulundugu seklinde özetlenen bu dinî anlayis Nanak tarafindan herkese uygun bir sekilde sunulmus ve hayat nizami olarak sistemlestirilmistir. hint felsefes inden gelen "Maya" ve "Nirvana" tasavvurlarini benimsemis. politeizmi. Dinî reform konusunda. Bu si rada bir zengin tarafindan serefine Ravi Nehri kiyisinda kurulan Kar-tapur Köyüne ye rlesti ve hayatinin son on yilini burada geçirdi. daha sonra dinî bir veçheye kavusmustur. orada Müslüman bir idarecinin hizmetine girdi ve senelerce bu görevini sürdürdü . "bir tek Tanri" inancini yerlestirmeye çalismisti. bu zahidâne gezilerinin birinde . Bos zaman larinda da ormana çekilip düsüncelere daldi. Ona göre Tanri. O. bir kismi da kendi kültürlerinden kopamayarak Hindu izm ile Islâm'i uzlastirmaya çalismisti. Hinduizmin bazi önemli kavram ve düsüncelerini muhafaza etmekle berab er. Kabir/Kebir (M. hak ve adalet ölçüsüne dayanan. tenasüh fikrini kabul et mis. bu köyde geçmistir. 70 yasinda iken. mesafede bulunan. XV. Bunun üzerine Nanak. Önce siya sî olarak baslayan bu hareket.lâm'in Allah inancindaki açiklik ve berraklik Hintlileri cezbetmeye baslamisti.S. ebedîdir. takvadan baska üstünlük tanimayan. Kabir'den sonra aslin da Müslüman bir hükümdar olan Ekber (1542-1605). Geride iki ogul ve çok sayida Sih (sa kirt) birakti.bu köyde öldü.

sarik gibi hususlari yer ine getirmemekle digerlerinden ayrildilarsa da yine Sih olarak kaldi. Khalsa'ya girenler Pahul denilen bir takdis merasiminden geçmekte ve "k" ile baslayan su bes esasi yerine getirmektedir :1. O. Cihangir ve daha sonra oglu Sah Cihan'a karsi askerî teskilatla nma yoluna gitti. Sihler arasinda birligi ve beraberl igi saglayan 3. Cemaat ve inanç bakimindan en önemli gelisme Ram Das'i n en küçük oglu 5. Gobind' le birlikte guru silsilesi sona erdi. Pencab'da ayak diredi. Saç ve sakallarin kesilmemesi (kesh). en sadik tilmizlerinden Angad'i Sihlerin "guru"su (rehber. guru olarak kisa bir süre görev yapti. bir seri guru tarafindan idare edildi. guru olarak Angad geçti. Kama tasinmasi (kirpa n). alkollü içki kullanmaz. havârî) olarak kendine halef tayin etti. Ancak E kber zamanindakinin aksine oglu Cihangir devrinde Arjun.Nanak. Yaninda havuz bulunan bu mabed. Sahip ol duklari sistem de Batililarca Sihizm olarak adlandirila gelmistir (Kendileri "Gu rmat" kelimesini kullanirlar). 1552'ye ka dar guruluga devam eden Angad. Nanak'in yeni tezahürü ola rak görüldü. 3. 4. Bu s ebeple Himalaya eteklerindeki KIratpur'a çekildi. Arjun zamaninda Kutsal Metin belirlenmis olmasina ragmen Gobind. guru Amar Das (Ö. Guru olarak tayin edip öldü. ziyaret ediliyordu. Ondan sonra damadi Ram Da s (Ö. Onun zama ninda bu topluluk. Islâmî usulle kesilmis et yemezlerdi. ken dilerine bagli Sihlerden zaman zaman ayri bulunmak zorunda kaldi. onun ruhunun sirasiyla kendini takip eden "g uru"ya geçecegi fikri ortaya çikti. Arjun. Bu gurularin tilmizleri. Bunlar sakal. Guru Har Rai (Ö. 8. bu kitapta Sihle-rin dinî i nanç ve ahlâkî kurallari ortaya konuldu. misyoner faaliyetleriyle taraftar kazanma yolunu benimsedi ve 4. Bu silsile. kendisine uyanlara artik Granth'i guru edinmelerini söyledigi için. guru olarak Sihlerin basina geçti. X. ve sonuncu Guru olarak. 1675) 9. Gobind'in baslica icraati. Ancak düzlük yerlerde onun askerî gücü Mogollarinkine denk degildi. Bugün Gobind'e nispet edilen dinî ve felsefî yazilari içinde bulunduran Dasam Granth denilen ayri bir metnin bazi parçalari Sih ibadetinde ve diger bazi vesile lerle kullanilirsa da bu Adi Granth'la bir tutulmaz. Khalsa'ya kabul edilenler siki bir disipline alistirilirlardi. Arjun'un ve babasi Tegh Bahadur'un ilâhilerini de içine alan genisletmeler yaparak metne son sekl ini verdi. Diz altinda baglanan kisa pantolon giyilmesi ( kach). halefleri arasinda Nanak'in telkin ettigi tenasüh inanci geregi. besi . O. çogunlugu ilk. Âdi Granth. 1661). hal ktan büyük destek alarak. Onlar. O ve 7. T. Tarak takilmasi (kangha) ve sarikla o nlarin intizaminin saglanmasi. sigara içmez. taraftarlarini "Khalsa" (Halsa) denilen bir cemaat te skilati içinde siki sikiya kaynastirmasidir. Nanak'in oglu Sri Ch and'a uyanlar Udasis cemaatini olusturdu. Iki yüzyila yakin bir süre cemaat. Amrit-sar'da Altin Mabedi (Har imandir) yapim isini sona erdirdi. Nanak'in siirlerini topladi. önce "Nanakpanthiler (Nanak taraftarlari) olarak adlandir ilmis ve bir müddet sonra "Sih" (Sanskritçe çirak veya tilmiz) adini almistir. Sihler kutsal kitaplarini Guru Granth diye de adlandird i. Guru Govind Singh'in 1708'de ölümüyle sona erdi. kendisini ziyaret edenlerin sakirt lerle birlikte yemek yemesinde israr etti. ölmeden önce. babasi Arjun'un 1606'da ölmesi üzerine 6. 1574) oldu. hükümdara isyan eden oglu Hüs rev yanlisi oldugu gerekçesiyle. Guru Hari K ishen. 5. Hargobind (Ö. Sonunda yakalandi ve Delhi'de cezal andirildi. Sag bilek üzerine çelik bilezik takilmasi (kara). Yine Arjun zamaninda Sihl erin kutsal kitabi olan Adi Granth biraraya getirildi. 1664) . Bunun için gurularin hepsi. Sihleri askerî bakimdan güçlendirdi. 1581). Sihler içi n çok kutsaldi ve merkezî öneme sahipti. 2. guru Arjun'un zamaninda oldu. Öte yandan dogum ve evlilik âdetlerinde S Ihlerin kendilerine mahsus törenler yapmalarini sagladi. Bahadur. Arjun etkili bir hitabete de sahipti. Nanak'in 1539'da ölümünden sonra yerine 2. Pencap'ta kullanilan Gurmukhi kutsal metni Angad'a dayandirildi. yakalandi ve cezalandirildi. Khalsa'ya pahu! merasimiyle giren üyelere "Sih adabi" açiklanirdi ve onlar "singh" ( aslan) olurlardi. Onun oglu Go-bind. amcasi Tegh Bahadur'u (Ö. Nanak'in ölümünden sonra. 10. Bu mabedin yapimina Ekber Sah'in verdigi araz i üzerinde Ram Das zamaninda baslanmisti.

onlardan yeni katilmalara da firsat verdi. Pencap millî güçlerine dayan arak kurulmussa da bu Sih kralligi.nci ve dokuzuncu guruya ait 6. Ilk düzenlemede agirlik Nanak'tadir. Ranjit Singh'in (1780-1830) zamaninda. Kesadharîler (tra s olmayan Sinler). Hinduizml e bütün bütün baglarini koparmak istemiyorlardi. o Khalsa'ya girenlere Singh (aslan) lakabini vermis ve Singhizm'i olu sturmuslardir. Yüzyil ?). özellikle bhakta'lar ve sâfiler'den alma ilâhîler de bulunmaktadir. Altin Mabedin havuzunda ibadet kasdiyla yikanirl ar. Böyle faaliyetler Hinduizm'e geri dönüsü engelledigi gibi. Mabette sembol olarak Adi-Granth ve bir kiliç bulunur. Dinî ve içtimaî faaliyetlerinin merkezi Amritsar'd aki Altin Mabeddir (Harimandir). Kesadharîler arasinda ayri bir Khalsa hüviyeti olusmasi sonucu. Sahajdhâriler (inancin bütün gereklerini yerine getirmek için vaki t isteyenler). onlarin askerî politikalari sayesinde basarildi . [108] 4. basit ve sadedir. 2. Khal-sa'ya girmeseler de büyük sayida Hindu kitlesi Sihlere katild i. Dindar bir Sihin günlük ibadeti. tek Tanri ve tenasüh inançlar i devam etmistir. 1947'de Hindistan'in bagimsizligi üzerine Akaliler ve digerleri Pencap'ta ayri b ir Sih eyaleti Istediler. bir veya iki erkek çocuklarini Kesadhari olarak yetistirdiler. Britan-yalilarla iki harp sonunda yikildi ve ortadan kalkti (1849). Ud asis cemaatinin kontrolündeki mabetlerin bu yari Hindu çevreden alinmasi. Sonunda Hint Devleti bunu kabul etti. Bu Khalsa ile baglantisini sürdürmekle beraber yeni cemaatin bes t emel alâmetini kabul etmeyenlerin durumu iki grup ortaya çikardi: 1.Adi Granth'tan ve Guru Nanak'a ait pasajlardan ezber okunmasi. bir tek Tanri'ya ve Adi-Granth adli kutsal kitaba. Gobind' e uyanlar. bir nevi abdest almaktan (yikanmak) ve Amritsar'a "ha c" için gitmekten ibarettir. Yüzyilda Sahajdhârî Sihleriyle ilgili kayda deger bir gelisme. 1440-1518) gibi Hindu ve Müslüman kaynakl ar. Kabir (Kebir) (tah. Khal-sa'nin destekledigi okullardaki egitim-ögreti mi gelistirmek için düzenlenen SIgnh Sabha teskilati bunun örnegidir. Ksatriya ve Vaisya gibi üst kastlardan olduklari için. Bunlarin 2. Böylece Sihizm ile Singhizm arasinda bir ayrim yapilmaya baslanmist ir. Hinduizm tarafindan yutulmaya baslamalar idir.000 ilâhiyi içinde bulundurmaktadir. çiftçi asan Jatlara geçti. Kesmir'd e önceleri bunlar kuvvetli idiler. . XIX. Bu yüzden Gobind'in reformunun yerinde olup olmadigi gündeme gelmistir.Sihlerin Inançlari. Çünkü mahalli Sih önderlerinden birçogu. Seremonileri (âyin ve iba detleri) basit bir duadan. üç dinî hüküm altinda toplanmaktadir: 1. Sihlerin ibadeti. Bunlar. Nam Devir (1270-1350). XX. Bununla beraber Ranjit Singh'in devrinde Sinlerin itibar kazanmasi sonucu. Bununla beraber Sihizmin ilahiyati pek degismemis. Sih askerî hâkimiyeti. Yüzyilin ikinci yarisinda Arya Samaj ve Hiristiyan misyoner faaliyetleriyle müc adele gayesiyle ve Britanyali isgalcilere karsi SI-hizm'in itibarini güçlendirmek için reform hareketleri baslatildi. Akali Dal' in 1920'lerde kurulmasindan sonra.000'den fazlasi Arjun'a aittir. Adi Granth'da gurularinkile r disinda Ferid (XIII. Dinî kökleri Sri Chand'a dayanan Udasis cemaati de bu ikinci grup içind e yer almaktaydi. Gurdvara denilen mabedlerin idaresi uzun süre bunlarin elinde kal misti. Sihlerin günlük ibadetle rinde merkezî öneme sahip sabah duasi da Nanak'a aittir. Böylece yeni cemaatte güç çogunlugu. bir kimsenin fiillerin in gelecek hayattaki haline tesir edecegine (karma) ve ruh göçüne (tenasüh) inanirlar. Gobind'in tuttugu yol bazi sosyal problemleri de beraberinde getirdi. Âyinleri ve Ibadetleri Sihler.

Babasinin adi Puru sesb. talim ve terbiyeye önem verirler. Zerdüst'ün dogumu. Hind'in meshur iyi kalite yünfü kumaslarini ve atesli silahlarini bunlar imal ed erler. Kurucusu Zerdüst'tür. K ast yapisina dikkat etmeden evlenirler. Khalsa'ya dahil olanlar uzatirlar. tasimacilik. Hindistan'in koruma ve güvenlik görevlilerinin çogunlugu nu Sihler olusturur. Hindulardan ayrilirlar. spor. Iran dinleri üzerinde önemli bir etki birakmistir. sigara ve sarap içmezler (simdi bu konuda oldukça müsamahakârdirlar). Zerdüstîler ise söyle inanmaktadir: Zerdüst. 3. Zerdüst. Zarathustra'nin Yunanca karsiligidir (Zarath: güzel. Tekt anrili bir inanç telkih ettigi için onu bir peygamber olarak kabul edenler bulundugu gibi.Tapinaga (gurdvvara) ibadet için gidilmesi. Hindu lardan tamamen ayri. Sayilarinin azligina ragmen ask erlik. soylu ve mütevazi bir ailenin çocugudur. farkli bir cemaat teskil eden Sihler. O. ölülerini yakar. Bati'da Zerdüstîlik. brah-man'a ihtiyaç duymaz ve Veda'lara basvurmazlar.Ailevî bir vecibe olarak her sabah toplanip Adi-Granth'tan herhangi bir yerin ok unmasi.Zerdüst'ün Hayati Zerdüst kelimesi (Zoroaster). fakat genelde et yemekle. Askerlik yaninda ziraata da önem verirler. M. Halk d ilinde Zerdüst. siyaset. Sihler. Hindularla. dul kadin ve erkeklerin evlenmelerine izin verirler. Trasli ve trassiz olmak üzere de ikiye ayrilirlar. Bu dine. Nanak'a tabi olup Khalsa'ya dahil olmayan lar. egitim ve ekonomi alanlarinda söz sahibidirler. fakat geride kalan dul kadinlarini yakmazlar . "Zo-roastrisme" olarak adlandirilmaktadir. Evlenmelerde Adi-Granth'dan metinler oku nur. Sihler. Hindular gibi. bir peygamberdir. Inege saygi inancini deva m ettirirler. Sihizmin inanç ve ibadet usullerinde mezhepler arasinda bazi farklar vardir. Sahislara karsi islenen cinayetler. d ogru. Onlar Hindistan'in en Iyi at binicileri ve as kerleridir. üstra: develer demektir. Güzel develere sahip olan anlamini ifade eder. Fabrika sahibidirl er. Sihler. yasayan yildiz olarak nitelendirilir). para ile karsilanir. Azerbayc . en dikkat çekic isi Zerdüstîlik'tir. dogum ve evlenmelerde Hindu âyinlerine riâyet etmez. Ölüm cezasi. inanç ayriligi yüzünden.2. adini kurucusundan alir. Onun soyu "ilk insan"a dayanmaktadir. Gatha'lar diye adlandiri lan kutsal metinler ona dayandirilir. Bu din.ZERDÜSTÎLIK Iran dinleri içerisinde. hem en hemen hiç uygulanmaz. Bugün Hindistan'da 10 milyon civarinda Sih vardir. [110] 1. yorucu bir hayata alistirirlar.Ö. ona bir hakîm veya saman olarak bakanlar da vardir. Bundan dolayi bugün. 570 olarak tahmin edilmektedir. anasinin adi Dogduye'dir. aralarinda zaman zaman tartismalar olmaktadir. daya ndigi tek tanri Ahura-Mazdah'a nisbeten "Mazdeizm" de denilir. tek Tanri inanisina yer vermesi bakimindan. [1 09] H. Çocuklarini çocukluk çagindan itibaren sikinti li. saç ve sakallarini tras eder.

temizlik. yemin etmek. 2. Esnud Gat. feristehler (melekler) hürmet etmistir. herseyin ilmini ögretmistir. Zerdüst'in gögsünü yarmis. Avesta'nin büyük bir kisminin dili pek güç anlasilir. Halvete çekildiginin 45. Tanri. vaadini tutmak. Pehlevî dilinde Gatah'nin her siirine "Gas" denir. bu iki ruh arasindan birini seçmeye mecburdur ve bu seçimi onun kaderini etkil eyecektir. Avesta. içindekileri çikarip temizlemis ve yerine koymustur. Ahtfra Mazdah 'in bu iki ruhla alakasini bugün pek iyi bilemesek de o. yikanmak esaslari da Videmdat'ta belirtilir. siir halinde degilse d e ölçülü. Eski Iran'in ve bugün Hindistan'da yasayan Iran asilli Parsîlerin kutsal kit abidir. Zerdüst . Gathalar'in temel konusu Tann'dir ve Ahura Mazdah olarak isimlendirilmistir. sairane ve yüksek hayalleri ihtiva etmektedir. 896 misra ve 5560 kelimeden ibaret oldugu belirtilir. Ave s-ta'daki Gatahlar.Gathalar-Avesta Zerdüst'ten sonra yine çoktanrili inançlar yayilmissa da ona nis-bet edilen kutsal Gat ha'lar. sonra. Zerdüst'ün ölümünden sonra insanlar. Zerdüst'ün sözleri sayilir ve hususî bir saygi görür. Dili Pehlevî'dir (Eski Farsça). Ona göre âlemde mücadele eden. Ona. Taraftarlariyle Aivitak suyu kenarinda halvete çekilmistir.Yest: Yest. Avesta. Vohumenah (Behmen) denilen melek gelmis. insanlari "Hayir Dini"ne davet etmekle görevlendirmistir. Ürdi Behist ayinda. ikincisine "Angra Mainyu" denilir) vardir. Yeryüzünün yaratilisi. Insa noglu. iyilikle beraberdir. Melekler. Zerdüst'ün Gatha-lari bu bölümdedir. kendisine verilen kutsal kitap Avesta ile dönmüs ve getirdikler ini teblige baslamistir. ahdini b ozmak. bir gece sabaha karsi "miraca" çikmis ve ruhani yükselmenin sonuna varmisti r. cennet ve ce hennemi göstermis. Anahita gibi tanrilara tekrar tapinmaya basladi.Zerdüst'ün Getirdigi Dinî Prensipler .Yesna: Dinî törenlerde okunan ilâhîlerdir. Yüce Tanri olarak telkin ettigi Ahura Mazdah ile yakin irtibati bulundugunu ilân etmistir. orada. üç bölümden olusma ktadir: 1. 338 kita.Videvdat: "Seytanlara karsi kanun" diye de adlandirilir. [111] 2. [112] 3. Gatha'lar. sonra tanri Ahura Mazdah'in huzuruna çikmis ve "HAyir Dini"nin hükümlerini ögrenmistir . Vonu Hister Gat ve Vehis tvet Gat olmak üzere bes tanedir. Spentmed Gat. iyilik ve kötülük. Zerdüst. herseyden elini çekmesini ona tenbih e tmis ve onu cennete götürmüstür. "miraç yolculugunda n sonra maddi aleme. 22 fasildir. Iran'da etkisini sürdürmüstür. iyi güçlere ve meleklere (feristeh) yakaristir. 3. Gathalar.an'da dogmustur. Zerdüst. onun karsi çiktigi Mitra. Bundan sonra Ahura Mazdah onu. seytanlara karsi t ilsimlar ve temizlenme kaideleri bu bölümde yer alir. ona yildizlarin ve gezegenlerin hareketinden haber vermis. Iyilik ve Kötülük diye adlandirilan iki aslî ru ilkine "Spenta Mainyu". Sapur II (309-380) zamanin da biraraya getirilmistir. çesitli t anrilara yöneltilen ilahiler yeral-maktadir. Otuz yasinda ona peygamberlik görevi verilmistir. bilgi anlaminda). yalvarmak anlamina gelmektedir. Bu bölümde. "Yest". Ögmek. dinî merasimlerde o kunmaz. esta'nin eski metinleri ve kisimlaridir. Yesna kelime ailesindendir. Günümüzde "yestler". Gatahlarin tamamin in 17 fasil. gününde. Avesta (hikmet. Tanri'yi ögme. Ustud Gat.

Bütün bu isler. Iyiler. Ahura Mazdah'in sifatlari. bu güce men" denilmistir ve o. bütün âlemi sivi sekilde doldurduguna inanilan hayat tanrisi idi). yetkin. iyilik ve aydinliktan olusan "Asa" (Âlem Nizâmi). Zerdüst. iyiler cennete. Insanin iyilik tarafini seçmesi gerekir. Daryus (tahminen M. bütün Ölüle r tekrar vücutlarina kavusacak ve bir yerde toplanacaktir. Ondan önce Iranlilar. onlari yatis tirmak üzere. Âlemin gayesi. ezelî ve ebedî. Islâm ile Yahudilikte ise domuz eti yemek yasaklanmistir). Ahura Mazdah önce manevî bir varlik olarak kabul edilirken sonralari. ates ve erimis maden ile olacaktir. Günah. ölümden sonra dördüncü gün muhakeme edilmektedir.Zerdüst. Böylece itaat ruhu zafe re ulasacaktir. Böylece ölüler in dirilmesi baslayacaktir. Dinsiz. O. onun nuru atesin ihtiva ettigi yaratilmamis bir isik olarak düsünülmüs ve böyle ce ates kültü gelistirilmistir (Mecusîlik). Tevazu (veya Dindarlik). sigir eti yemeyi de yasakladi {Hindistan'da da bu yasak vardir. Ahura Mazdah (Hakîm Rab anlaminda). feristehlere (meleklere) hürmet. fesat) vardir. herseyi v areden bir "Iyilik Tanrisi"dir. sonra bütün yarat ar ates irmagindan geçecek. Saosya nt denilen kurtaricinin dogmasiyla gerçeklesecektir. Ahura Mazdah'in yaninda alti bas melek bulu nmaktadir. Çinvat Köprüsünün ortasi. Adalet (veya Hakikat). ölümden sonraki muhakeme ile ilgili telkinleri vardir. köttilük ve karanligi içinde bulunduran "Drug" (yalan. âlemin tanrisi Idi. iyi is . ates kötüleri temizleyecek ve seytanlarla bütünlesenler hariç. Âlemdeki maddî ve manevî nizami yaratan. daha sonralari Ormazd sekline dönüsmüs ve Islâm kaynaklarinda da "Hürmüz" olarak ye lmis olan Ahura Mazdah'a ibadeti telkin etti. dogru yasama. Kendinden üç bin yil sonra Eh rimen'in gücü zeval bulacak ve hakikat-adâlet ülkesi kurulacaktir. kötülügün hakikat tarafi dan yenilmesidir. tektanriya dayanmaktadir. tabiat kanunlarini koyan. kötüler ayrilacak. Zerdüst. Zerdüst'ten önce ol dugu gibi. bir kisim tanrilara tapinmakta ve rahiplerin hazirladigi uyusturucu bir kutsal içkiyi içmekle uygulanan Haoma kültünü devam ettirmektey diler (Haoma. önce Çinvat Köprüsünden geç rü. Ahura Mazdah'a inanan larin ruhu. O. öteki dünyada sonuç ve recektir. o gölde bulunan Zerdüst'ün tohumuyla gebe kalmasi sonucu dogacaktir. h erkes "Ahura Mazdah'in Ülkesi"ne girecektir. çesitli veçheleri ve fonksiyonlari olarak telâkki edilmektedir. Bunlar. Kansava Gölünde yikanan bir ba kirenin. ötek i tarafta da suç. iyi söz. Indus nehrinden Ege Denizine kadar yayila n bir Yüce Tanri'ydi. iyi düsünce. Bunlara Amesa Spenta'lar (Kutsal Ölümsüzler) denilmektedir. herseyi gören bilen. A hura Mazdah'dir. Iyi Akil . Ilâhî Irade Ülkesi. Insanin bu seçimi. Ahura Mazd ah'a ibadet. Mükemmeliyet ve Ölümsüz seklinde. Ahura Mazdah. Böylece onlara ibadet edilmis olurdu. Onlarin kurbanlardan çikan bugu ile beslendiklerine i nanilirdi. insanlari düzeltmek ve dünyayi kurtarmak üzere faaliyete geçtigi zaman. bu âlemden ötekine götürmektedir. inanci"ni getirmistir. insani kötü güçlerin esiri kilar. bu köprüden geçemeyip cehenneme düsmektedir. yalanin. ahlâkî emirlere uyma esastir. Zerdüst'ün kurban kesimi ile mücadelesi bu sebebe dayaniyordu. Zerdüst'e göre bir tarafta sagduyu. Cehennemde üç gün kalinacak. Ahlâkî emirler. güçlü. anarsi. kötüler cehenneme gidecektir. ancak iyi insanin ruhu geçerken genis tarafi dönmekte ve o da geçme imkâni bulma ktadir. Zerdüst. Muhakeme. alti Amesa Spenta'ya sonradan kat ilan "Itaat" yo! gösterir). O. "deva" denilen ve Ehrimen'in avanesi olan seytanlara. Onun getirdigi din. kiliç yüzü gibi olmakta ve dinsiz cehen düsmekte. fazilet. Zerdüst'ün. Eski Iran'a "tevhîd. Di kimse ise geçmekte ve cennete ulasmaktadir (ona. kötü güçlere (seytanlar gibi) lanet ve iyili kte yaris gibi konulari ögretisinin temeli yapmistir. Ilk insan Gayomart'in kemikleri hayat kazanacak. Zerdüst. kurban kesilirdi.Ö. Zerdüst'ten önce. Zer kte. gelecek bir "âlemsümul muhakeme"den de bahsetmistir. Islâm kültüründe. Kötülük ve düsman Angra Menyu'dur. iyiligin nihâî galebesine yardim eder. 500'ler) ve takipçileri tarafindan Bati Asya'ya getirilen ve b irkaç yüzyil içinde Turfan'dan Habesistan'a. kötülügün kaynagi sayilmistir.

bu üçlemenin kar sisinda yer aliyordu. zaman ve âlemin devreleri konusunda oldukça zengin bilgilere sahipti. Ohrmazd (Ah ura Mazda'nin Pehlevîcesi. dinî temizlik idealini atesle sembollen-dirdiler. Bugün Eski Iran dinî elemanlarinin hangisinin Zerdüst öncesi veya sonrasina ait oldugu. nefesle kirletilemezdi.Ö. Zerdüst'e yer vermekle beraber. Zerdüst'ten sonra rahipler. Ohrmazd ve Mitra (Mihr) girmekte idi. Bu hücredeki kutsal atese insan eli degm ezdi. 550-331). bir salon halindeki ates hücresinin gün isiginin sizmasindan korunmus bir sekilde yapilmis oldugu görülmüstür. Eski ates tapinaklarinin yikintilari nin incelenisi sonucu.[114] Müslümanlarin I ranlilari "atese tapicilar" seklinde nitelendirdiklerinde ates kültü. sikici seyleri imha da faziletli is lerden sayilir. Onunla ilgili çesitli efsaneler yayildi. Masa ve kürekle atesi besleyen rahipler. Bu telkin ler. irade ve ameli esas alan Mazdeizm. Zerva nist Mecusîlik. yasaktir. Böylece Ahu ra Mazdah'a tapinmayi. Dogu Iran'da yasamisti. Bunlara Mecûsî (Maci'ler) deniliyordu. Islâm kaynaklarinda Hürmüz) ve Ehrimen'in (Zerdüst. Fakirlere. Ancak Zerdüst'ün telkinlerinden de uz aklasilmaya baslanmisti. Zina. Mecûsîler. Eski Iran tanrilari Mitra ile Anahita'ya da tapiniyorlar. Yüzyil-M. ölümden sonra ahlâkî emirlere göre ceza veya mükâfattan bahseden ilk dinî lider ak nitelendirilir. onlari etkileyip degisti rmistir. insan iradesine dayanir. Mitra. Behram. Sâsânîler devrinde hükümdarin saray inda millî birligin sembolü olarak kutsal bir ates gelenegi vardir. Gatha'larda Angra Mainyu diyor) yaraticisi olarak kabul ediliyordu. Temiz hayvanlari. Bu kült. Kabîle dinlerine ait "Yazata'lar" da tanri edinilmisti.Ö. Yüzyil). aslinda Zervanist'ti. Ahamenidler {M. Bu üçlemeye Zervan. insanin aktifligine da yanan bir dindir. kirlenmeye yol açar. Bazi cinsî konular ve ölü bedenine temas. agizlarini örterler. bütün lekelerde n uzak kalma. Kutsal hücredeki ates. rdüst sonrasi Iran'da önemli bir kült haline gelen ve Islâm kaynaklarinda o bölgenin inançla ini ifade için kullanilan ates kültünün {ates pe rest I i k) Zerdüst'ten önce de merkezî bir me sahip oldugunu biliyoruz. günümüzdeki operatörlere benzer bir kiyafet tasirlar di. eski Ârilere dayanir. zaman tanrisi olarak kabul ediliyo rdu. hangisini Zerdüst'ün getirdigi konusunda büyük bir güçlük içindeyiz. Ahura Mazdah'a tapinmak. Bati'ya dogru yayilirken Ragh a {Tahran yakininda) bu dinin merkezi olmustu. Ragha'da Zerdüstîlik. [113 4. bu hücreden evlere a linan ates artik söndürülmezdi. Zerdüstîlik {Mazdeizm). Ehrimen. bir Med rahip sinifinca yürütülüyordu. Zer düstîlik ile Zervanizm arasinda bir sentez kurmuslardi. Özel âyinler gerektirir. Avesta 'da bu rahipler. kültte önemli bir yere sahipti (Partlar'da ayrica Man-deizm ve Maniheizm seklinde iki din daha va rdi). II. "ates yakan" seklinde nitelendirilir. ellerine e ldiven giyer. B unun yaninda. topragi sürme. kurtarici olarak görülüyordu. kanli kurban sunuyorl ardi. çesitli Iran dinleri birbiriyle mücadele halindeydi. Böylece Zerdüst'ün yasakladigi seyleri yapiyorlardi.S. Zerdüst.Zerdüst'ten Sonraki Dinî Hayat ve Mecusîlik Zerdüst. Bununla beraber. diger inanç sekillerinden etkilenip degistigi kadar. Partlar (M. Iran kabileleri içinde gittikçe artmistir. Zerdüst'ün telkinlerinin yayilmasi. Zervan (Zurvan). Zervanist idi. cömert davranma. Maniheizm'i yasakladi . Onun iyilik ve kötülük prensibi. Boga kurbani. zamanlarin sonunda Zerdüst'ün ikinci defa yeniden gelecegi fikri ortaya atildi. sigirlara bakrria. I. Mecûsîler. özellikle köpekleri öldürme büyük günahtir. yabancilara misafirperverlik. Maniheizm ve Mitraizm bunlardandi. Iran dinî yapisi nin en göze çarpan özelligini teskil etmekteydi.diye özetlenir. Zervan (Zurvan). Bu devirde bir üçleme mevcu ttu. Sasânîler devrinde (226-650). III. âyinle temizlenmis odunlarla beslenir.

akbabalarin etl erini gagalamasi ve günesin kemikleri kurutmasi sonucu bu kemikler. önce XVIII. Müslüman oldu. Yüzyilda Iran'da kalan Ceber'lerle temas kurmus. yüzyilin ilk yarisinda Brita nya usulü ögrenim Bombay'a girdiginde Parsîler hizla bu kültürü benimsediler. Zerdüstîl igi kati âyincilik ve sekilcilige düsürüp yayilmasini durdurdu. Hindistan'daki Parsî toplulukla ri. eski materyalle genisletilmis oldu. sehirden uzak "Dakhma" denilen ölü kulelerine (sessizlik kuleleri) birakil ir. daha sonra da simdi kaldiklari diger yerlerde ikamet ett iler. ancak Parsîler bu defa ne baska bir yere göç etmisler. parçalar okunur. Terasinda çiplak ölüler sira halinde yatirilir. rahipleri n nezaretinde yürütülür. B atili tüccarlar için önem kazaninca Parsîler maddî refaha kavustular. yüzyildaki reform hareketi kendini göste rdi. Kendilerine mahsus Zerva nist gelenek içinde Zerdüstîligi yasatan Mecûsîler oldugundan. oturülmayan.Parsîlik ve Günümüzdeki Ates Kültü Parsî. rahip zümresinin âyin tarzinin Avesta'ya uygun olmadiginin belirlenmesi üzerine bu yola gidilmisti. Ze rvanizmin bir hayli elemaniyla karistirilmis ve benligini kaybetmis bir bakiye i di. Hindistan'da yerlesen Parsîler. Böylece Sapur II zamaninda tertiplenen Avesta. seytanin top oynadig . XIX. Ancak bu. Gerçi Müslümanlar daha sonra Hi distan'i da fethetmislerdi. Kültün tapinaklari vardir. cin. Yüzyilda Pehlevî dilinde eski metinler düzenlendi. XV. Onlarin kaldiklari önemli bir merkez Surat yakinindaki Nausari'dir. öte yandan da mecazî açiklama yollariyla muhafazakârligi sorgulayan teösofik egilimler agirlik kazandi. Özellikle Bombay'da oturan Kuzeybati Hindistan'daki Zer düstî topluluguna bu ad verilir. [115] 5. Bu toprakl arda ortaya çikan Islâm mezheplerinde eski inançlarin izlerini bulmak mümkündür.. Yirtici kuslarin. Siî Imam ve Mehdî-yi Muntaza r (Beklenen Mehdi) doktrinlerinde. Reform. kulenin içinde d epolanir. endüstriciler ve bankerlerdir. Ancak bu dinin mensuplari gittikçe azaldi. Sasanî Imparatorlugu Müslümanlar tarafindan ortadan kaldirilmakla beraber. Cebriyye'de (Iran'da kalanlara "Ceber" denildigi hatirlanmalidir). Iranli anlamina gelir. gök ve k aderin her seyi kontrolü altinda tuttugu. insanin takdir edilen karsisinda bütün bütün güçsüz dugu telkiniyle Islâm dünyasinda daha sonra görülecek Cebriye durumuna düstü. Günde bes defa atesin temizligini korumak için temizleme âyinleri yapilir. önce Kathiavar'daki Diu. Iran'da kalip inançlarini d evam ettirenlere "CebeHer (Geber'ler) denir. Bu âyinler. Mecûsî gelenegi nin Mobat'lari varliklarini korudu. Onlar. zaman. Böylece ticaret ve imalatta önemli bir durum kazandilar. Onlar. eski Fars gelenegini yürüten ates kültü rahipleri "berb tlara karsi Mecûsî gelenegi rahipleri "mobaflar üstünlük kazandi. sonra Gucarat'taki Sencen'e. Merkezi âyine dayanan tanri semb olü atestir. kuvvetli monoteist karakterlidir. Sasanîlerin mahallî kabilelerinde. Bu kuleler. Daha sonra ticaret m erkezi Bombay'a geçince onlardan çogu buraya göç ettiler. Bununla beraber bazi yo rumlarla eski gelenegi savunanlar da vardi. Sonra XIX. Ancak bu. Böylece topragin kirletiimedigine inanilir. Bununla beraber bu gelismeler. Iran. tedricî olarak tuttu. Bundan dolayi. Hindistan'a gelmelerinden bu yana ticaretle ugrasan bir topluluk olarak kendi in ançlarini da büyük bir muhafazakârlikla devam ettirmislerdir. ne de Iran'a dönebilmistir. Ölüler. Zervanizm. Pehlevî literatürünü getirtebil-mislerdi. bu dinî gelenegi devam ettirirler. ancak eski Iran gelenegi de tamamen ortadan kalkmadi. Kuleler. Parsîler. dervis geleneklerinde bu görülebilir. VIIL Yüzyildan itibaren Hindistan'a göç eden Iranli'lardir. Sunu ve kurbanlara rilir. Bu tapmaklara Parsî olmayanlar alinmaz. Hattâ XIX. 641'de Müslümanlarin Iran'i fethetmeleri sonucu . Simdiki Parsîlik. Yeni arastirma ve incelemeler sonucu. Cemaatte bir yandan dünyevîlesme. necis sayilir. bir Hindu kasti gibi teskilatlandilar. Âyinlerde Avesta'dan ilâhîler. Yüzyilda takvimden kaynaklan an bir mezhep ayriligina yol açti. 4-5 metre yüksekliginde. bu din böylece Sasanî Imparato lugunun devlet dini oldu (Erdesir zamaninda). silindirik yapila rdir. Onlarin büyük b ir kismi simdi ileri gelen tüccarlar. Sapur II zamaninda "Avesta" yazdirildi. saf bir Zerdüstîlik degil. Surat. Parsîler.

Ahura Mazdah'in Amesa Spentalari denilen alti sifati (veya melegi) arasindan biri Ardibehest seklinde Tanri'nin kozmik yaratici düzenini ifade eder k i asa da bu düzenle ilgilidir. Mecusîler ve "ortak kosanlar" ile beraber zikredilmekt edir. "Ehl-i Kitap" dinleri arasinda saymak uygun olacaktir.000 civarinda tahmin edi lmekledir. "dönmek". Bugün sayilari Hindistan'da birkaç yüz bin kadardir. Araplar'in Hz. Bu takdime ve kurba n sistemi. Iyi is (huvarsta).[120] Kur'an'da sadece üç ayette kendilerinden bahsedilen. Halk. ahlâk v e temizlik kurallarina bagli kalma "asa" diye adlandirilir (Vedik "rta" terimiyle esanlamli). "meyletmek" anlamlariyla irtibatlandirilmistir. bir Dinler Tarihi kitabi için de önemlidir.Genel Bilgi[117] Kur'an-i Kerim'de üç ayette[118] Sabiîlerden bahsedilmektedir. Bu ayetlerden ikisinde Sabiîler. Ahlâkî prensipler üç maddede Özetlenebilir: 1. "meyletmek" ve "degismek" anlaminda sabiî d edikleri kaydedilmektedir. 2. din ve literatürüyle ilgili çalismalari baslatmistir. Bununla beraber Avrupali'larla evlenenler vardir. Iyi düsünce (h ). Firat ve Dicle irmaginin birlestigi bölge ile Iran'in Irak'a yakin kisminda. bunun disinda inanç ve ibadetleri n tarihi gelisimleri hakkinda ne Kur'an'da ne de Hadislerde bir bilgi olan Sabiîle r'in kim oldugunu. Ortadog unun erken dönemlerinde önemli bir "dinî inanç" olarak yasamis oldugu anlasilan Sabitler in günümüzde sayisi oldukça azalmistir. Hayatini dogru sürdürme. [116] I. 1772'de Anguetil du Perron. Hiristiyanlardan ve Sabiîler'den. Dakhmalahn özel hi zmetçileri vardir.[119] Kur'an'da adi geçe n Sabiîleri. ayetlerin digerinde de Inananlar . fakat çogunluk günümüze kadar varligini devam ettirebilm istir. Bunlardan ikisi birbirine yakin ifadeler tasimaktadir. Atala rinin sahip oldugu "dini" terkederek tevhid esasina dayanan bir dini savunmaktan dolayi Hz. Irak'ta. Al lah'a ve Ahiret Gününe inanan ve iyi isler isleyenler için Rablerinden ecirler (karsil ik) vardir. "degismek". "dönmek".[121] Kur'an'da isaret edilen Sabiîler'e Islâm öncesinde Araplar'in degisik anlam ve mâna yükled ikleri anlasilmaktadir. Iyilik. Bu isimlendirme "sabiî" kelimesine yüklenen. Bunun için Sabiîler'in dinî in anci olarak bilinen Sabiîlik hakkinda bilgi verilecektir. Muhammed'e ve ashabina " sabiî" dedikleri nakledilmektedir. Yahudilerden. Bazi Hadislerde. Sabiîler günümüzde. Hiristiyanlar ile. Yapilan arastirmalar Sabîl ik'in mensubu az da olsa. Yahudiler. Onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir". Avrupa'da eski Iran kültür. Dakhmalar'dan korkar. âyeti söyledir: "Süphesiz inananlar. eski Iran dinî gelenegindeki Haoma veya benzeri Hint gelenegindeki Vedi k Soma'dan rahiplerce ilk sikmayla elde edilen aci bir bitkinin suyu olan ve yin e "haoma" diye adlandirilan sivinin takdimesi gibidir. sabip olduklari dinlerin neleri içerdigini ortaya koymak günümijz içi n oldugu kadar.SABÎLIK 1. Bagdat ve B asra gibi sehirlerde de daginik sekilde yasayan Sabiîlere rastlanmaktadir. Hiristiyanlar. Muhammed'e (sas)de. Bunun yaninda.i yerlere "sessizlik kulesi" derler. Parsîlikte ayrintili takdime veya kurbanlar bir sistem içinde yürütülür. yardima önem verilmesi bu toplulugun ögretim ve sosyal refahini artirmistir: Caynistler gibi Parsîler de kast sisteminin disindan evlenmeme gibi bazi özellikler ini benimsemislerdir. Inananlar. Bakara Sûresi'nin 62.[122] . Yahudiler. Parsîlerin az bir kismi diger dinlere dönmüs. 3. bir Parsî Avesta nüshasini Fransa'ya getirerek. "ortaya çikmak". yasayan dinlerden oldugunu ortaya koymaktadir. Bugün Sabiîler'in sayisi 20. Iyi söz (hukhta). Karun irmagi boylarinda yasamaktadir.

dinlerin i lk tipidir ve Hz. Nasil dogdugu. Bunl ardan Sabiî kaynaklarindaki görüsler. SabiîlerIn dili Mandence'dir. Rahiplerden sadece bazisi ibadetlerde kullanilan Mandence'yi anl ayabilmektedir. ilâhî mesaji kendilerine getiren bir "elçi". Buna. Kutsal bilgilerin ehil olmayanlara gösterilmesi "zindiklik"tir. Adem için bir evlilik düzenlendigi. Müslümanlarin hakimiyeti altina girmis ve onlara zimmîlik statüsü taninmistir. Dicle ve Karun nehirlerinin ken arindaki kasaba ve köylerde yasayan Sabiîler. Kutsal metinleri yazma isi rahiplere t ahsis edilmistir. Sabiîlik'te bir din kurucusu. onun egitildigi ve kendisine bir kadin bahse dildigi ve ailesinin çogaltildigi yeraimaktadir. Bu literatürün dili.Kutsal Kitaplari ve Kitap Anlayisi Sabiîler. kim tarafindan kuruldugu veya yayildigi açik ve net olarak bilinmemektedir. Bu kaynaklara göre Sabiîlik. Bundan dolayi sabiî kelimesinin "dönmek ile iglili degil bu " boy abdesti almak" anlamina gelen sabaa kelimesiyle ilgili olacagi ileri sürülmekted ir. bir ögretmen ve "kötii güçleri" yenebilmek gayesiyle "isik yolu"nu izleyenler e kytsal metinleri teblig eden bir tebligci olarak kabul etmektedir. Siradan Sabiîlere kutsal metinlerin okuyup yazilmasi ögretilm emektedir. deri üzerine yazmak yasak oldugundan. 2000'li yillarin öncesine dayanan bir geçmise sahip oldugu tahminler aras indadir. Buna sebep Kutsal Kitaplarindaki bilgiler göster ilmektedir. Sabiîlik. "vaftiz olmak" (boy abdesti almak) g ibi anlama gelmektedir. inançlarina dayanak yaptiklari için./ 786-833 M. Mandence'yi sadece ibadet dili o larak kullanmaktadirlar. Bu a nlayis dolayisiyle Sabitler. [123] 2. genis bir dinî literatüre sahiptir. Sabiîiigin ilk defa nerede ve ne zaman ortaya çiktigina dair çesitli görüsler vardir. Çünkü esas olan nasil inanilmasidir. "dogrulugun peygamberi" ve "ilâhî elçi" olarak tanimlanmaktadir. hem Sabiî literatüründeki bilgiler hem de Sabiîler'in gizli ve kapali toplum yapilari sebep olmaktadir. Yazmada kullanilan mürekkep özel olarak hazirlanmakta ve kullanmad an önce kutsanmak-tadir. Sabiîler'e göre Sab iîlik "Isik Elçisi"nce ilk insana ögretilmis ve ondan sonra nesilden nesile aktarilara k günümüze kadar ulasmistir. bazi ibadetleri uygulayan ve ögreten bir rehber. onlar hakkinda degisik görüs v e kanaatler olusmasina yolaçmaktadir. Ancak Hz. Sabiîleri'in dili sayilan Mandence'dir. kutsal kitaplarini çok siki bir gizlilik içinde korumusl ardir. Kur'an'in vahyedil-digi dönemde dinî b ir topluluk olarak Sabiîler'in varoldugunu göstermektedir. M. kutsal metinlerini genellikle papirüs ten veya metalden levhalara yazmislardir.Adem ile birlikte ortaya çikmistir. Bu dilde sabaa. peygamberi yoktur). Günlük konusmalari Arapça olan Sabiîler. Zaten Hicrî ilk yüzyilda Sabiîl er. (Bundan dolayi Sabiîlik oldukça karisik ve karmasik bir dinî yapiya sahiptir. Sabiîiigin Kutsal Kitabi Ginza' da. bir peygamber sözkonusu edilmemektedir. Bu statü alife Me'mun zamaninda (170-218 H. Sabiîlik'te önemli bir sahsiyet olarak kabul edilmekte. Birbirine zit gibi görünen birçok konu yu bira-rada bulundurmaktadir.) olmus ve bu konuda degisik rivaye tler nakledilmistir. günümüz bakimindan tasimaktadir.Ö. Bu durum da. Bu durum rahiplerin para kazanma istegine baglanmistir (Rahipler için k utsal metinleri yazma bir geçim vasitasi olmustur).J3ünmüzde de Firat. Sabiîler. Sabitler. komsularindan ayri olarak yasamakta ve "kapali toplum yapilari"ni korumaktadir. Bir din kurucusu. Ya hyayi. .Kur'an'da ve Hadislerde Sabiîler'in yer almasi. Yahya. Kutsal metinlerde yazili olan ögretilerin yabancilar tarafindan görülmesine iyi gözle ba kilmamaktadir. Ibadetlerde kullanilan Mandence'nin manasini bilen ve a nlayan çok azdir.

Bu metinler.[124] 3. . ölüm ve ölümden sonraki hayat gibi temel esaslar akla gelmektedir. yukaridaki cümlede görüldügü gibi. Sa biî literatüründe "Hayat"m ne oldugunu net olarak ortaya koymanin zor oldugu belirtilm ektedir. 37 kisimdan olusmaktadir. (boy abdesti) vaftiz ve ölülerle ilgili törenler hakkindadir. G inza'mn büyük bir kismini olusturmakta. Ginza Rabba (Büyük Hazine) veya Sidra Rabba {Büyük Kitap) gibi adlarla adlandirilmaktadir. Sihir ve büyük ile Ilgili metinler. "Isik Alemi" olarak bilinmektedir. en yücedir" ifadeleriyle son bulmaktadir. çesitli dualaar ve ilahiler. Ginza. genellikle "kötü ve karanlik güçler. herseyin ötesinde ve bilinemez oldugu açi klanmaktadir. "Hayat" inanci Sabiîligin özünü olusturmaktadir. ayni zamanda Yüce Varligin niteligi. ugursuzluk. Sol Ginza ise. Bu cümlede. Digeri. hayati. Rahiplige geçis töreninde rahip adaylarinca okunm aktadir (Ehil olmayanlarin duymamasi için yüksek sesle okunmaz). karanligi . ölüler için düzenlenen . Bu kisma. Bu kitapda genel olarak. kara büyü ve insanlara musallat olan seytanî ruhlara karsi yapilmis büyü bozma veya kötülüklere karsi iy i ruhlari çagirma mahiyetindeki sifreli ifadeleri ihtiva etmekteidir". Bu özellikler. birbirine zit iki "güc"ün varligi ve birbirine rekabet temeline dayanan bi r"dualizm" vardir. Bahsedilen kitaplar disinda divanlar. Sag Ginza (Ginza Ymina) ve Sol Ginza (Ginza Smala) gibi iki ana kisma ayrilmaktadir. Sag Ginza. Buna sebep. yaratilis . Günümüzde Hiristiyanlik gibi dinlerde varolan bazi "sir" tasavvurlarinin kaynagi Sabiîlige dayandirilmak istenmistir.Inanç Esaslari Sabiîlik'in inanç esaslari. peygamber veya din kurucusu. "sir dinleri"ne ait özelliklere sahiptir. verimliligi ve iyil igi temsil etmektedir. "Koleksiyon" ve "Övgü" anla mina gelen Ûolasta. Hatta dua mahiyet inde olan kutsal metinler. belalalara. sadece rahiplerin kul-lanndiklari meti nler de vardir. kötü ruhlara. Sabiîler'in diger önemli bir kitabi da "Yahyanin Ögretileri"dir (Drasia d Yahya). Bundan dolayi. çesitli konulardaki mitoo ljik tasavvurlar ele alinmaktadir. "Yüce Hayat ismiyle" ifadesiyle ba lamakta ve metin içerisinde de bu ifadeye çok sik rastlanmaktadir. günlük bir ibadet kitabi özelligindedir. mitolojik ve kozmolojik konulari içermektedir. Sabiîligin kutsal metinleri. Bu temel ögreti. ruhun kurtulusu ve "öbür dünya" ile ilgili konulari ihtiva etmekte dir. Sabiîlik ögretisinin temelini olusturmaktadir. Bunlar. "Ruhlar Kitabi" da denilmeke-dir. aydinligi. Bu "Yüce Varlik". isigi. Sabiîlik'te temel kutsal kitaplardan baska. Bu k itap.Sabiîler'in en önemli kutsal kitaplari Ginza'dir. dinî törenlerl e ilgili bilgiler vermektedir. bütün varliklari vareden bir "Yüce Varlik" inanci vardir. Sabiîligin kutsal kitabi Ginza'da. Ginza. bilinmez Yüce Hayafin gücü ve ismiyle". baz i arastiricilari farkli kanaatlere sevketmistir. "Hayat en üstündür. Sabiîler'in temel kutsal kitaplarindan biri de Qolasta'dir. Sabiîlik'te. rahipler ve rahip adaylarinin kavray abilecegi özel ve gizli bilgilerdir. Bu bilgiler. ruh. bu konuyla ilgili Ifadelerin sifreler seklinde olmasi gösteril mektedir. Sabiîlik'te çanak çömlek gibi objelerle madenî levhalar üzerine yazilmis sir metinler önemli er tutmaktadir. "Hayafin ne oldugu su sekilde belirti lmektedir: "Bütün islerin ötesinde olan kudretli. Sabiîlik'te. Bir dinde inanç esaslari denilince Yüce Varlik (Tanri). Sihir v e büyü ile ilgili metinler vardir.törenlerde okunmaktadir. "hayat" inancidir. karanlik güçlere ve düsmanlara kasi koruyucu sifa ve iba releri ifade eden metinlerdir. çesitli konulardaki gizli ögretileri ele almakta. Bu "güç". Bunlardan biri. Ilahiler seklinde olan bu kisim . serhler ve tefsirler bulunmaktadir. genellikle hastal iklara.

temiz ve yüce "Isik Alemi"dir. . Bu sür eç. Bu "güc"e de "K ranlik Alemi" denilmektedir. Bu âlemden biri. canavarlar. "Isik Alemi"ne yöne lmistir. Hiçbir sey. Isik Ale mi'nden aldigi hayat nurunu kullanarak kara suyu katilastirmayi. yaratilan va rlik cansiz bir varlik olmustur.n. Bu is tegini gezegenlere açmistir. "Adem"i yaratmistir. yeryüzüne hakim olacak bir varlik (Insan) yaratmak istemektedir. Is ik Krali. Yaratici Güç Ptahil. Isik Krah'na (Tanri) yakarmis ve O'ndan yardim istemistir. çirkinligin. en üstün özellikl ere sahiptir ve bütün noksanliklardan uzaktir. Ilâhî ögretiyi alan "Adem". erkek ve disi bütün kötü varliklar. Seytanlar. yeralti âleminin karanlik ve kötülügünden uzak. "Karanlik KralTna dahil olan güçler arasinda bir müca dele vardir. Isik Krah'na karsi bir savas içindedir. kurakligin ve kötülügün temsilcisidir. Karanlik Alemi için bir dönüm noktasi olmustur. devler. Ptahil diye isimlendirilmektedir. Isik varliklarinin "Karanlik" i le Ilk temaslari maddî âlem. Bunlar. "Isik Krah"na dahil olan "güçler"le. yeryüzü ve insanin yaratilis sürecini baslatmaktadir. yüce Isik Krali'nm etrafinda. saf. Bu âlemdeki güçler. Sabiîlik'te. Bu iki zit "güç"den Isik Alemi'nin ba sinda "Yüce Varlik" yeralmaktadir. Bunun üzerine Ptahil (Yaratici Güç). Bu adlar ar asinda. dünyanin yaratilisi ile ilgili inanis önemli bir yer tutmaktadir. "Üçüncü Hayat" ve "Dördüncü Hayat" seklinde üç safhaya ayrilmak Bu safhanin sonuncusu olan "Dördüncü Hayat". güzellik ve nu r içerisinde varliklarini sürdürmektedir. Isik Alemi'nde varolan varliklarda hayat ve verimlilik ilkeleri sebebiyle devamli bir hareketlilik ve canlilik bulunmaktadir. kötülük ve karanligin potansiyel bir güç olarak varoldugu bir âlemdir. Isik Alemi'nin varliklari. Yüce Tan de bas egmis. birbirine ihtiyaç duymakta. kutsal metinlerde. yaygin olarak Isik Krali anlamina gelen "malka d nhura"n in kullanildigi belirtilmektedir. Bu iki "güç". Bu safhanin baslangici olan ve "Yüce Tanri"' ile birlestiren "Ilk Hayat" (Bi-rinci Hayat) ise hiçbir kötülügün ulasamadigi. "Karanlik Kralfdir. hayat ve verimlilik ilkelerine sahip olan "Isik Alemi"ne karsi ilgi duymakta ve "Isik Ilkelerini ele geçirebilmen in yollarini aramaktadir. "Ilk Hayat". Onlarin rekabeti. dünyanin yaraticisidir. bütün güçleri yok etmekt hersey. iyilik. degisik adlarla adlandrilmaktadir. Bu inani sa göre iki âlem vardir. Isik Krali da "Adem"i mükafatlandirmistir. birbirini yok etmemekte. Bu güce. Bu "güç". yeniden ve temiz bir olusuma kavusmaktadir. kara sularla kapli. Ancak sadece kara sudan yaratmayi basaramamis. vamp irler. Ancak bu yaratma isi basarisizlikla sonuçlanmis. "Karanlik Alem"in disinda bulunan. "Yüce Hayat". "dünyanin s onundaki genel hesapta" bu güçlerin hesabi görülmekte ve Isik Krali. O'na dua edip yakarmis ve kötü güçleri reddetmistir. kötü ruhlar. Bu güçlerin isteklerini bilen Yüce Varlik (Isik Krali). "Yüce Varlik". hayati ve verimliligi sembolize ed en Hayat'in kisilestirilmis hali olan "ilk Hayaf'tir. yani onun bir k ismina hayat vermeyi basarmistir. Gezegenler. ayni zamanda birbirinin ayr ilmaz parçasi ve birbirinin varliginin sartidir. onla rin planlarini ögrenmek için. Karanlik Alem. Adem. "Karanlik KralTnm olusturdugu dünya nin varliklaridir ve dünya üzerinde yerlerini almaktadirlar. Bu güçler. yeryüzünün karanlik ve kötü varliklarla doldugunu görmüstür. Ptahil'In bu teklifini kabul etmis ve Ilk insanin (Adem) yatarilmasini uygun bulmuslardir. "malka d hsuka" denilmekted ir. Bu nun üzerine Ptahil. "Ikinci Hayat". kendi âlemleri di sinda olan Karanlik Alemi'ni ve oradaki varliklari merak etmislerdir. Günümüzde Sabiîler arasinda. basit ve kötü emell er ugruna insa edilen yeryüzünün islerini ve ihtiraslarini birakmis. Isik Elçisi'ni (Manda d Hiia veya Hibil) Karanlik Alemin e göndermektedir. Sabiîlerin inancina göre "Isik Krali". tamamiyle . Onlarin bu arzusu. yoklugun. Ptahil bu k arin disinda. Bu âlemdeki varliklar. "Karanlik Alem"dir. Isik Alemi'nin basinda ola n "Yüce Varlik". bir rekabet içerisindedir. eksikligin. "Adem"e can vermis ve ilâhî ögretiyle görevlendirmistir. hayatin sekil almasinin ve düzeninin sartidir. Adem'e can vermeye güç yetirememistir. Pta-hil. Sabiî dualizmindeki ikinci güç. "Yüceligin Efendisi" ve "Kudretli Ruh" gelmektedi r.

Musa. Tanri'nin takdiri ol arak algilanan bu durum kutsal kitap Ginza'da yeralmistir. Sabitlerin inancina göre ruhun yeryüzüne indirilmesi ve bir bedene so kulmasi. ruh (nisimta) ve nefes veya candan (ruha) olusm aktadir. Ruh bedenden ayri linca beden. Muham-med Sabiîlerce olumsuz olarak degerlendirilen sahsiyetlerdir. Ancak Hz. ona yardim etmek ve dogru yol da yürümesini ve "Isik Alemi"ne yükselmesini saglamak için "Isik elçisi"ni görevlendirmekted ir. Bu bilgi de ancak Tanri'nin bildirdigi kadar bilinen bilgidir. Ancak Yahya'nin yeni bir ögreti getirdigini ve bu ugu rda mücadele ettigini kabul etmemektedirler. Hz. cansiz bir hale gelmektedir. ruhun beden hapisha nesinden kurtulup "Isik Alemi"ne yükselmesi yolunun ilk adimidir. Sabiîlik'te gerçek anlamda bir "peygamberlik inanci" bulunup bulunmadigi tartisilan b ir konudur. Yanlisa ve yaratilisa aykiri hale düsmemek için Tanri. Sabitligin kutsal kitabi Ginza'da "Ptahil dünyayi yarattiktan sonra Adem'i kendi s uretinde. Bedenden ayrilan ruh. "peygamberlik"e bakistan ve yüklenilen nitelikten kaynaklanmaktadi r. Buna ragmen Sabiîler. Anc ak Isik güçleri. Sabitligin "Isik Tanrisi" tarafindan insanlara bildirildi gini ve dinlerin ilk örnegi oldugunu kabul etmektedirler. Dünyada hayir isteklerinin eseri bir durum yasamis olan ruh. Bu durumda o kötü ve karanlik güçler tarafindan kusatilmakta. bir yokolus degil. Dünyad . "katliam çocugu" gi bi sifatlarla anmaktadirlar. kötü seylerden yüz çevirmisse. Sabitlerin inancina göre ruh. yeryüzüne hakim olan karanliga ve kötülüge son vermek içindir. Hz. Kötü güçlere karsi silah olarak kullanilan bu seyler. ibrahim. Onun kötü güçlere karsi savasirken kullanacagi maddî silahlari da vard ir. ruh ile hayat kazanan bedenin her türlü arzu ve ihtiraslarin i ifade etmekte.Ilk insan "Adem"in bu durumunu "kötü güçler" kiskanmistir. dualar ve ibadetler ögretmislerdir. Bu silahlar arasinda. kötülük peygamberi". Onlar. Adem'i dünyada yasamaya mecbur edecek komplolar hazirlamislardir. Bunlarla ilgi li menfi kanaatlar vardir ve onlari. evlenmeleri. Hz. Sabiîlerin günlük adetlerinde de kullanilmaktadir. "yalanci". dünyada "ilahi mesaj"a uygun yasamis. Bu önderlerin. mezardan çikarak 45 gün sürecek bir yolculuga baslamaktadir. Bedenden ayrilan~ruh ise. Yine Ginza'da Havva'nin Adem'e es olarak verilmesi. maddî âleme yalniz gelmekte ve saskin vaziyette durmaktd air. Sabiîligin dini edebiyatinda peygamber "nbiha* terimi ile gösterilmekte ve onunla da Hz. "kurtarici gerçek" (kusta) olarak adlandirilmaktadir. peygamberi. Bu bilgi. bedenden ve yeryüzünden ayrildiktan sonra. çocuklar ve onlard an insanligin çogalmasi anlatilmaktadir. Yahya kastedilmektedir. ceset (pagria). Kötü güçler. Çünkü onlar. "yükselis yolculugu"na baslamaktadir . Sabitlikte ölüm. mucizevi bir surette dogduklarina ve yetistirildikler ine inanilmaktadir. Adem'i kötü güçlere karsi korumak. onun evlenerek çogalmasini ve kurtulusunu saglamak için bilgiler. Sabiîler ruhun. Sabiî i nanç ve Ibadetlerini yerine getirme konusunun büyük önderi olarak kabul etmektedirler. Sabiî metinlerinde. bayagi niteliklere sahip olmaktadir. zeytin ve menekse dalindan yapilarak basa giyilen küçük bir taç da bulunmaktadir. Yahya'yi dinlerini getiren ve Sabiîligi teblig eden bir peygamber olarak görmemektedirler. Can veya nefes. Sabiîlik'te inanilan ve güvenilen bilgi Tanri'nin (Isik Varligi) bilgisidir. Isa ve Hz. günahlarindan arin diktan sonra can ile birlestigine ve beraberce "Isik Alemi"ndeki makamina gideceg ine inanmaktadir. Isik Krali tarafindan Sabiîligin örnek temsicileri olmak ve Sabiîligi ruhla ra ögretmek için gönderildigine. Adem'e karsi planlar düzenlemis lerdir. Sabitlerde insan. Abatur'un terazisi'nde tartildigina. Yahya"yi kendi peygamberleri olarak açiklamaktadirlar. yeni bir hayatin baslangici. "kapkara elbiseler giymis" olarak bedeni terketmektedir. kendi benligini unutu p yanlislar yapmaktadir. Isik Elçisi (Ilahi Elçi) sahip oldugu "kutsal bilgi" sayesinde kötü güçler karsisinda ba sari saglamaktadir. Havva'yi ise Adem'in suretinde yaratti" seklinde ifade bulunmaktadir. Bu. Hz.

yani Yardna'dir. [126] a. gidece kleri yere. Bundan* dolayi Sabiî. genelde. Uygun ortam da. "Hayat Sulari"na girip çikmaktan ibarettir. Matartalarda azap çekmektedir. özellikle akarsu ile olmasi önemlidir. simsek hiziyla. Bu iskenceyi yapan yerler Ma tarta adi verilen gezegenlerdir. Su ve suya girmek Sab iîlikte. Sabiîlerin ana vatani olarak Ürdün Nehri'nin havzasinin bilinmesind en kaynaklandigi görüsü hakimdir.Ibadetleri ve Anlayislari Sabiîlikte insani kurtulusa götürecek yol.Vaftiz (Boy Abdesti) Vaftiz. Sabiîlerin inancina göre ibadetsiz. inancin ve ibadetin temelidir. Burada iskence gören ruhlar. günahkar ve kötü ruhlar ise aci çeke çeke "Abatur terazisine ul asacaklar ve orada tartilacaklardir. "Ilâhî Bi!gi"yi elde edebilmesi için ruhun. gezegenlere dönüp cezalarini çekerek t emizlenecegine inanilmaktadir. Kiyamet'en önce hava zehirlenecek ve bu zehirlenmeyle bütün canlilar yok olacaklar dir. Ayin ve Yemekler. Ikinci engel ise Abatur terazisi"dir. dünyayi kusatan yedi gezegendir. bu engelleri geçerken. kurtulmak için Tanrid an yardim istemektedir. manevi kirden ve pist . "Ilâhî Bilgi"yi elde etmektir. Ruhlar günahlari oraninda iskence. kötülük yapmis ve kötü bir yasayis içinde bulunan ru ise. tarih boyunca hep irma k kenarlarinda yasamaya gayret etmislerdir. Firat. Kiyamet sirasinda y eryüzünde bulunan iyi ruhlar da. eza ve cefa görmektedir. Bu isim. [125] 4. Dünyada ilahi mesaja uygun yasamayan. daha önce. Sabiîlikte vaftiz. Ruhlar. önceli kle kendisine uygun bir ortam hazirlamasi lazimdir. cehennem ola rak nitelendirilecek "Suf Denizi"ne atilacak ve orada cezalarini çekeceklerdir. hizla "Abatur terazisinden geçip "Isik Alemi"ne yükseleceklerdir. "Isik Alemi"ne ulasmis ve orada yerlesmislerdir. Bu kötü ve günahkar ruhlarin Kiyamet'ten sonraki "Hesap Günü"ne kadar iskence görecekleri kabul edilmektedir. sirayla "Isik Alemi"ne alinacaklardir. dün yada isledikleri günahlar oraninda iskence görmektedir. Isik Alem i'ne dogru yola çikan ruh. Kiyametle beraber yeryüzünden kurtarilan günahkar ruhlar ile daha önce dünyadan ayrilarak iskence gören ruhlar. Birinci e ngeli geçen "Abaturun terazisi"ne ulasmaktadir. iki görev ifa etmektedir. Temizlenen ruhlar. Bu hesap. Bunlari yeryüzü ve gezegenler takip edecektir. Kiyamet'ten sonra genel bir hesa p dönemi baslayacaktir. Bu bilgiyi elde e tmek için gayret göstermek gerekmektedir. "Ilâhî Bil gi"ye ulasmak ve bayagi âlemden kurtulmak imkansizdir. Oruç. Bunlardan birisi. Dicle ve Karun irmaklari "Haya Suyu"dur. dünya hayatinin sonunda "Kiyamet Hayati"nin baslayacagi kabul edilmekted ir. Iyi ruhlar. Bunlardan birisi. Vaftiz veya "Boy Ab-desti"nin su ile . Dünyada ilahi mesaja uygun hareket e tmis ruh. "Abatur terazisi"nde yapilan hesabi basariyla verdikleri için. öncekiler gibi. Safiîlikte vaftiz suyuna Yardna (Ürdün) adi veril mektedir. bazi ibadetl erin yerine getirilmesiyle. Bu denizde günahlari oraninda kalan ruhlar. gidecegi yere ulasmasi için iki engelle karsilasmaktadir. buradan çikaca k ve Isik Elçisi Hibi! Ziva tarafindan "vaftiz" (takdis) edileceklerdir. Iyi ruhl ar. Kurban gibi uygulamalardir. günahkar ve kötü ruhlar Için olacaktir. bu tartilmada yeterli görülerek yoll arina devam edecegine ve "Isik Alemi"ne yükselecegine" günahkar ve kötü ruhlarin ise günah lari oraninda cezalarini çekmek üzere tekrar geriye. Sabiîlere göre Ürdün. Iyi ruhlar. hesap verdikten sonra. günahlarindan arinmis olarak. Bu ibadetler de Vaftiz (abd est). Dua (namaz). Kisi nin kurtulusu için ibadetler ilk basamaktir. Matarta-lari (gezegenleri) hizla geçip "Abaturun terazisi"ne ulasmaktadi r. Sabiîlerin en bariz özelliklerindendir.a iyi durumda olan ve iyi yasamis olan ruhun yolculugu 40 gün sürmektedir. Sabiîlikte vaftiz. Sabiîlikte. dini emir ve yasaklara uyulmasiyla olusmaktadir.

yani güîiahlardan temizlenmektir. Sabitlikteki ikinci vaftize. önce adayin basini eliyle tutar ak. dinî gün ve bayramlarda. Üç defa neh re girip çikan Sabiî. sonra. kavga etmek ve küfretmek gibi günah say ilan fiillerden sonra da bu vaftizin yapilmasi gerekmektedir. Bu arada. rahibin gözetiminde. duadana ibarettir. sonra sol ayagini bir defa suya sokara k vaaftizini tamamlamaktadir. Sabitlerin bütün hayatini kusatmaktadir. Vaftizde sol elin kullanilmamasina dikkat edilmektedir. "Tam vaftiz" olarak adlandirilan mas buta. tütsü kabi. Sabiîlikte üçüncü çesit vaftize. Tam vaftiz ra hip gözetiminde yapilmaktadir. yapilis sekline ve zamanina göre üç çesittir. "risama" adi verilmektedir. çömelmis olarak duran adaylarin arkasinda kapanis du asi okumaktadir. tahta parçasi. Haftanin bu günü de Pazar'dir. Bu elbiseye "rast a" adi verilmektedir. r sama ve tamasa olarak isimlendirilmektedir. Pazar günü disinda evlilikte. Bu vaftiz. tuz ve benzeri maddelerin üzerinde yeraldigi çamurdan yapilmis bir masa. önce erke kleri. Yalan söylemek. Yüce Varligin (Isik Krali) dünyadaki te msilcisi olan "Hayat Suyu" ile karisarak. V . belli sira ve kurallar dahilinde yapilmaktadir.ikten. akar sularda (nehirlerde) veya akarsuya "bagli "vaftiz hav uzlarinda yapilmaktadir. sonra islak parmagiyla sol kulaktan sag kulaga kadar üç de fa meshetmekte ve nehirden avucuyla üç defa su alarak adaya içirmektedir. dogumd an ve "âdeften sonra bu vaftizi almaktadir. Bu vaftizler masbuta. Vaftizden sonra rahip. Bunlari yaptiktan sonra avucuna aldigi su ile üç defa agzini çalkaiamaktadir. nehre girmeden önce ellerini. üç defa suya daldirmakta. o gün. Digeri.Dua (Namaz) Sabiîlikte "namaz". Sabitlikte vaftiz. cinsî münasebette bulunmak. Bu kirlenen her Sabiînin yapmasi gereken vaftizdir. susa m yagi. sonra üç defa yüzün ikamaktadir. nehir kiyisinda siraya geçip rahip tarafindan susam yagi yla soldan saga dogru üç defa meshedilmektedirler. her gün. Yüce Hayat'in (Tanri) bir parçasi haline g elmektir. Tam vaftiz (masbuta). erkeklerden farkli olarak. Son olarak önce sag ayagini iki defa. Kadin. un. kötülüklere karsi korunduguna inanm aktadir. Bundan sonra iki parmagini nehre sokarak üçer defa kulaklarini yikamakta ve avucuna su alarak üç defa burnunu temizlemektedir. Ölüye dokunmak. Kadinlar. eliyle basina üç kez su atmakta ve bu hareketleri yaparken cfua okumaktadir. bu vaftizi. Tam vaftiz. dogumda. tekrar su kiy isina gitmekte ve sag eliyle sag koluna üçer defa su atmaktadirlar. önceden hazirladigi yiyecekten yedirmekte ve elinde tuttugu su kabindan su içir metedir. Risama vaftizi Islam'daki abdestle benzerlik gös termektedir. Bu vaftizde rahibe ihti yaç yoktur. Her Sabiî bunu kendisi yapabilmektedir. Bütün adaylar. v aftiz olup çiktintan sonra. Bu da ra-hipsiz ve nehre üç kez dalm a yapilmaktadir. [127] b. Vaftiz sirasinda hem vaftizi yaptir an hem de vaftiz olanlar beyaz tören elbisesi giymek zorundadir. sonra da kadinlari vaftiz etmektedir. rüya a bosalmak nehre üç defa girip çikmak seklinde vaftiz olmayi gerektirmektedir. Günlük olarak yapilan "risana vaftizi" alan her Sabiî. "tamasa" denilmektedir. en önemli vaftizdir ve her Sabiî nin. Daha sonra eline su alarak alnini soldan saga dogru olmak üzere meshe tmektedir. Vaftiz olanlara r ahip. Her Sabiî'ye bu du alar çocuk yastayken ögretilmektedir. Bu vaftiz sirasinda çesitli dualar okunmaktadir. Bu vaftiz sirasinda. ciddi hastalikta ve yolculaktan dönüste masbuta (tam vaftiz) vaftizi yapilmaktadir. Dua. taze menekse dallari ve tören sirasinda rahibin tasidigi sopa gibi ayin objeleri hazir bulundurulmaktadir. gün dogmasindan v e dinî törenden önce yapilmaktadir. Kadin ve erkeklerden olusan cemaatte rahip. su kabi. "rastalari (beyaz elbi seler) üzerine siyah çarsaf giymektedir. bir sise. Meshedilen adaylar. Üçer defa dizlerini ve bacaklarini yikamakt adir. Bu vaftizi yapacak bir Sabiî. ölüye dokunmada. en az haftada bir gün yapmasi gerekmektedir. rahip. Bu vaftizde okunan dualar vardir.

Çünkü S abitler. "Ha yat en üstündür" ifadeleriyle sona ermektedir. Hayvan bogazlanirken rahibin elinde 15 cm uzunlugunda bir sopa tutmasi. Kurban geleneginin Isik E lçisi Hibil Ziva (veya Manda Hiia) tarafindan em-redildigine ve ilk defa O'nun tar afindan uygulandigina inanilmaktadir. dualarina/namazlarinda da Kuzey'e yönelmekt edir. [128] c. Bundan dolayi kible. günah ve kötülüklerden uzak durmak sek inde degerlendirilmektedir. Kurban canlidir. günde 5 vakit dua etmele ri istenmektedir. Kötü yalanlara k arsi agzinla oruç tut. Sana ait ol mayan evli kadina yanasmaktan uzaklasarak vücudunla oruç tut. Sabiî kutsal kitabi Ginza'da inananlar. Oruç.Oruç Sabitlikte oruç[130] önemli bir yer tutmaktadir. Yüce Tanri Malka d Nhura lle. dudaklarin O'na hamd etmesi de istenmektedir. "Büyük Oruç" tutmaya çagrilmaktadir. yalanciligi ve dolandiriciligi sevme. Bunlar söyledir: Kurbanda demir biçak kullanilmasi. Kötü düsünceleden sakinmak için kaplerinle oruç tut ve kalplerinde kötülük. Koç ve güvercin kesilerek kurban ibadeti yerine getirilmektedir. diger ibadetlerin ayrilmaz bir parçasi gibidir. günah. Sabiî dualari. Kurban töreni öncesinde rahibin biçak ve sopa ile yikanmasi. âyin ve tören yemeklerinin bir parçasidir. Kurban töreninde 5 hususa dikkat edilmektedir.. "Yüce Hayat'in ismiyle" ifadeleriyle baslamakta ve "Hayat Yücedir". kiskançlik ve kavgayi barindirma. Bundan dolayi. Bunun yaninda günün 7 saatinde ve gecenin üç vaktinde gözlerin Tanriya yön lmesi. Iff fetsiz göz kirpmalara karsi gözlerinle oruç tut.. içeceginden uzak durmak seklindeki bir oruç degildir. Isik Krali'nin mekanin Kuzey olduguna inanilmaktadir. kurbanin fazileti. etinin t emizligi ve sihhat kaynagi oldugu söylenmektedir.Kurban Sabitlerde kurban.." . Günümüzdeki Sabitlikte dua. kötü fiil ve davraislardan kaçinmakla oruç tutmaya çagrilmaktadir. vaftiz olup te mizlenmeyen kimsenin kurbana dokunmasina izin verilmemektedir. Cinayet is lemekten ve hirsizlik yapmaktan sakinmak konusunde ellerinle oruç tut. Rahibin kesim sonrasi elindeki sopayi nehire atmasi. Isik varliklar ve ata ruhlari disindaki var liklara dua etmek yasaktir.. Sabiîler. Kurban edilen hayvanin temizligine inanilmaktadir.O'un emrindeki Isik Elçisi Manda d Hi ia'ya gibi isik varliklara yöneliktir.. Sana ait olmayan sey lerin ardindan sinsice gitmekten sakinarak oruç tut. Kuzey gibi algilanmaktadir. Ke silecek kurban hayvanini kulagina. ayri bir ibadet tarzi degil. Yüce Tanri'nin adi.. Sana ait olmay an kapilara kulak misafiri olmaktan sakinmak için kulaklarinla oruç tut. günlük duaya (namaza) davet edilmekte. Sabitlerin duasi. kötülüge bakma ve onu yapma. düzenli olarak. diger ibadetlerde oldugu gibi. Büyük Oruç da su sekilde açklanmakta : "Bu dünyanin yiyeceginden. sekli bir ibadet tarzi hükmündedir. Ancak kutsal metinlerinde dua. Sabitlerde kurban bir rahip veya rahip yardimcisi vasitasiyle yerine getirilmekte dir. [129] d. Ibadetin her çesidinde d ua vardir.aftizlerde ve ayinlerin her aninda dualar yer almaktadir. Ginza'da inananlar. kesim sirasinda rahibin yönünü Kuzey'e çevirmesi.

Bu bayram. Bu bayramda Sabiî. Taura'nin 18. Mabed. Bu kulübeler. is yapmasi ve çesitli etkinliklerde bulunmasi yasaktir. Ancak rahipler. seçkin bir sinif degildir. Bu günlerâe ölen kimselerin ugursuz bir ölümle öldükleri kabul edilmekte ve bu günl e ölmek bir Sabiî için felaket sayilmaktadir. Danja'dan 90 gün sonra Dihba Daimana Bayrami kutlanmaktadir. Ugursuz günler kötülük ve karanligin hakim oldugu günlerdir. bazi günleri de ugursuz ve kötü gün olarak degerlendirilmektedir. Bu bayram arefesinde Sabiîler. Sabiîlikteki mabed. sadece rahipler girebilmektedir. Sumbulta ayinin sonu ile Gam Qaina ayinin baslangi ci arasinda yer alan 5 ara günde kutlanmaktadir. Dihba Hnina'dir. penceresiz basit-yapilardir. Bu bayram için vaftiz ve özel tören yemekleri hazirla maktadir. Bununla be raber rahip olabilmek için kisinin gerekli ve istenen sartlari tasimasi gerekmekte . yilin bazi günlerinde et yem emek suretiyle "oruç" tutmaktadirlar. rahip olabilmektedir. Kulübenin kapisi. Bu 5 gün. Günü baslamakta ve üç gün devam etmektedir. Sabiîlerin dinî bayramlari da vardir. bimanda ve ya bitmanda seklinde geçmektedir. daha çok sembolik bir yapidir. vaftiz olmak ta. ilk insan A dem'in Isik Elçisi tarafindan vaftiz edilisi hatirasina yapilmaktadir. Dihba Rabba Bayrami'dir. yilin belirli günlerini kutsal gün^ve bayram olarak kutlamakta. [131] 5. Bu bayram. belli durumlarda. güney tarafindadir. Bu bayramlarin arasinda en önemli bayram.Mabed ve Mabed Görevlileri Sabiî mabedlerine mandi ve manda denilmektedir. Çünkü bayram günü hayvan kesmek yasaktir. [132] 6. Bu bayram. Sabiî literatüründe mabed için maskna terimi de kllanilma ktadir. yönü Kuzey'e dönük. Kutsal Kitaplarinda yeralmamasina ragmen. Bundan dolayi mabed ta pinaktan daha çok. Bu bayram. disaridaki islerini yapmakta ve bayramda kullanilacak et için hayvan kesmektedi rler. Nevruz Rabba da demektedir. Sabiîler. yilin i lk ayi olan Qam Daula ayinin baslangicinda yapilan yeni yil bayramidir. Bu binalarda demir ve çivi kullanilmamaktadir. Kutsal metinlerde manda. Bu bayramda vaftiz olmaya büyük önem verilmektedir. Panja veya Parvania'dir. âyin ve ibadet kulübesini. Kulübelerin önünde vaftiz içi n havuz bulunmaktadir. dünyanin en kutsal ve temiz mekani kabul etmektedir . Bu günlerde Sabitlerin disariya çikmasi. irmak kiyisinda yapilan. yilin ugursuz günlerindendi r. Siradan bir Sabiînin buralara girmesi yasaktir. diger dinlerdeki mabedler gibi cemaatin içide ibadet ettigi beli rli bir yer degildir. manevî kirlenmenin s ebebidir.Kutsal Günler ve Bayramlar Sabiîler. Bu kulübeye. bir grup olusturmaktadir. Sabiîlerin kutladigi diger bir bayram. tören elbisesi giymektedir. Sabiîler b u bayrama. "ayin kulübesi"dir. Bu günler boyunca yapilan dualarin ve yapilacak ibadetlerin kesinlikle kabul ed ilecegine inanilmaktadir.Günümüzde Sabiîler. Sabiîlige mensup olan herkes. Sabiîlerin kutladigi diger bir bayram. Sabiîlikte rahiplik vardir. Onlar.

G. dört gruptur. Asian Religions. 79. vücut arizasinin bulunmamasi. G. Sabiîlikte yemeyle ve içmeyle ilgili kurallar vardir. fakat evli olmasi ideal olarak görülmektedir. 89-93. C. dinî kurallara göre kesilmeyen ve Sabiî olmayan birisi tarafindan kesil en hayvanin etinin yenilmesi yasaktir. cemaatin otomatik ola rak üyesi kabul edilmektedir. Dunstheimer. 126. Our Religions. Histories des Croyances et des Idees Religieus Paris 1981. .Cheng te K'un. 357-374. Ankara 1963. The Chinese. Parinder. The Concise Encyclopedia of Li-ving Faiths. The Great Asian Religions. Confucianism. The Great Reiigions of the Modern World. Sabiî bir aileden dünyaya gelen her çocuk. soyunda z indiklarin veya dininden dönmüs olanlarin yeralmamasi vardir. Kisiyi'sarhos eden alkollü içkiler in içilmesi. özellikle rahip çocuklarinin saçlarinin kestirilmemesine önem verilmektedir. . Rahipler de. 40-61.Lewis Hodoüs. 89-96.G. saç kesmemeye pek uyulmamaktadir. 35-38. III/375-382. din görevlisi sadece rahipl erden ibaret kalmaktadir. Ancak günümüz Sabitlerinde rahibelere rastlanmamakta. Çocuklarin.Bölümün Bibliyografyasi A.Konfüçyüs. Lonclon 1975. .Mircea Eliade. sünnetli olmamasi. A Book of World Religions. [133] IV. . Sabiîlige dahil olan her kisi. 99-149. Histoi-res des Religions . Graham. kendiliginden ölen veya baska bir hayvan tarafindan öldürülen hayvanlarin eti nin yenilmesi. Sabiîl ige giris töreni yoktur. New Jersey 1947. . London 1977. R ahipler disinda. 398-400. London 1975.Guiliaume H. Editions Gallimard 1976.E. Rahip olacak kimsenin evli olmasi sarti aranmamakta. Istanbul^ 935t370-377. Konusmalar. "Religions of China".A. Confucianism. . Parrinder. . Parrinder. . Bir Sabiînin gizli ismi (malvasa).David A. kutsal kitapfarinda y asak olmamasina ragmen. nesr. A Guide to Religions. Bu sartlar arasinda. .E. digeri de dünyevî ismidir. Bunlar. "La Chine Depuis les Han". Brovvn. Dinler Tarihi. gizlilik ilkesine uymak zorundadir. Sabiîlikte rahip ve rahibe ayrimi yoktur. Disaridan kimsenin Sabiî olmasi. rahip yardimcisi (asga nda). on un dinî âyin ve törenlerdeki ismidir. iki isme sahiptir. The VVorld's Living Religions. Sabiî cemaatine dahil olan herkes. Çev.dir. Zachner. günümüzde. . Bu isimlerin birisi gizli is mi (astrolojik ismi). basrahip (ganzibra) ve lideri (ris ama)'dir.Konfüçyüsçülük .E. . 166. R. London 1969. London 1965.Wing-tsit Chan. Muhaddere Nabi Özerdim. rahip (tarmida). London 1974. Atalarina dua ve niyaz onlarin gizli ismiyle yap ilmaktadir. 411-413. C. . Hilmi Ömer Budda. mümkün degildir. Kutsal metinlerde rahibelere de rastlanma ktadir.A. London 1971.

The VVisdom of China. 97-101. 398-401.David A. London 1975. 22-44. Religions of China. Muhaddere Özerdim. . Brown. Parrinder. 601-602. . Religions of Mankind Today and Yesterday. Gallimard 1976. Tomlin. "Taoism". Paris 1981. Çev. The Great Religions of the Modern VVorld.C. London 1954. Çevr. . New York 1938. III/388-392. "The Religions of China". "Taoism". "La Chine.. Dobson. . Konfüçyüs.Saloman Reinach.Ezra Pound. . . U. Les Grands Philosophes de L'Orient. tr. Histoire des Croyances et des Idees Religieuse. Ringgen-Ake V.A.G. Book of VVorld Religions. 97-102. London 1970. . 1 50-162.C. G reig. Histoire des Religions.Mircea Eliade. The VVorld's Living Religions.VVing-tsit Chan. A. The Concise Encyclopedia of Living Faiths. 12-13.H. Britain 1977. J. Niels L. Beigique 1982.C. London 1974. Ankara 1963.G. Yücel. 1/217220.VV. London 1975. [134] B. 194-206. .Guiliaume H. London 1969. Brandon. Gr. Gr. 90-105. II I/30-46. .G.G. Britain 1966. London 1977.A. . 189-2 03-5. . Depuis Les Han".Lao-tzu. Chinise Religions From 100 B. 1947. 264-276.G. 435-43'8. A. Howard Smith. 82. Çev. .H. 1X-XIII. A. . 1971. Taoizm. Dunstheimer.C.H.E. Parrinder.Marguerite-Marie Thiollier. An Intelligent Person's Guide to the Reli gions of Mankind . Ström. 85-87. The Religions Experience of Mankind. .A Dictionary of Comparative Reiigion. Jensen.S.Lin Yutang.E. . Çevr. Paris 1952. A Reader's Guide to the Great Reli gions. Orpheus.Ninian Smart.D. to the Pre-sent Day. E. S. . Histoire Generale des Religions. Parrinder. 98-103.F.Werner Eichhorn. The Great Asian Religions. nesr.E. .Levvis Hodous. 188-196 . Istanbul 1981. Dictionnaire des Religions. R. London 1977. Asian Religions. 374-393. Ed. Lin Yutang. . Guide to Religions.F. Winston. . Joahim Schoeps. New Jersey . Paris 1976.Taoizm . London 1967. '" . London 19 71.The VVisdom of Confucius. .

111-124. . Britain 1 966. R. Shinto. .Bozkurt Güvenç. The Reiigions of Japan. Kitagavva. Chinese Religions. . Asian Religions. 116-135. 62-69.Lin Yutang. Parrinder. . London 1970. .S. Ankara 1983. Howard Smith. Bovvnas.G. . Strörn.D.F. Çev. 575. Parrinder. 256-264. The ReligIous Experience of Mankind.A Dictionary of Comparative Religions.C. Gallimard 1976. The Great Asian Religions.Histoire des Religions. U. IM/495-540. London 1965. London 196 9. 131. 1971. nesr. 81.A. 211-220. Çev.Joseph M. Joachim Schoeps.H. 164-168. Reader's Guide to the Great Re ligions.G.Ninian Smart. Britain 1977. Ankara 1955. . 250-267. London 1974. Jens en.E. G. Istanbul 1981.Salomon Reinach. . A Book of VVorld Religions. E.Ninian Smart. 53-57. London 1977. Orpheus. The Great Religions of the Modern VVorld. Ed. The VVorld's Living Religions. Çev. 141-178. Masdusî.E.F. Holtem. Parrinder. London 1977. . . N. London 1973. London 1971. London 1977. Brandon. The Wisdom of China.G.Sintoizm . . Dinler Tarihine Giris.A. Religions of Japan. London 1954. Istanbul 1983. 396-398. Ström.G. Ringgren-Ake V.G. 408.G. A Guide to Religions. Gr. Greig. S.. Sadak.C. Reiigions of Mankind. The Concise Encyclopedra of Living Faiths. Japon Kültürü.D. Paris 1952. Religions of Mankind. 35. Britain 1966. .H.Annemarie Schimmel.Joseph M. Our Religions. . Brown. Yasayan Dünya Dinleri. 69-112. Gr. . . . Les Grands Philosophes de L'Orient. Tomlin.A.A. J. .H. tr. John Levvis.E. Gr. 1/221-223. 81-115.C. 16-19. Background to the Long Search. Greig.Daniel C.L. London 1967. An intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. J. New Jer sey 1947. . N. 247. [135] C. . 23-65. VVinsîon. Paris 1976. 238-305. Shintoism. A.Ekrem Sarikçioglu. 342-357. . "The Shintoists". Ringgren-Ake V. 185-188. 180-184. 168. Kitagavva. .H. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi.

Istanbul 1986. sahife: 199213. [136] D.S. Hilafet Ordularinin Menkibeleri ve Türklerin Faziletleri.Mircea Eiiade.Ninian Smart. Çev. Ankara 1939-1941.Abdulkadir Inan. 18-98. Ankara 1967.C. .Annamarie Schimmel. 191-197. Il/ 504-507.Saadet Çagatay. The VVorld's Religions. London 1977. l-lll. Fran-ce 1983. Bahr el Câhiz.Mircea Eliade.Jean Swyngedouw. 62-66. . Paris 1984 I M/9-30. 22-47. 257-269. 60-82. . Ankara 1972.Durmus Arik. 23-24. Azerbaycan Türklerinin Dini Tarihi ve Halk Inanislari {Basilmami s Yüksek Lisans Tezi). . Dinler Tarihine Giris. Tarihte ve Bugün Samanizm.Muharrem Ergin. Sayi: 62. Besim Atalay.C. The Religious Experience of Mankind. Ankara 1980. .Kasgârli Mahmud. 199-203. 252-258.Ibrahim Kafesoglu. Background to the Long Search. Tarihî Hakikatler. Eski Türk Dini. .. . 72-90. Shinto. Ankara 1995. . 141-165. . Ekim 1989. Türk Irki Niçin Müslüman Oldu.Ünver Güney-Harun Güngör. Dictionnaire des Religions. . Necati Lugal Armagani. Pari s 1951. London 1967. R. . "Orta Asya'da Mani Dininin Yayilmasi ve Türk Kültürüne Etkisi".Ebu Osman Amr b. 8. Ankara 1955. 61-93. 1576-157 8. Divanu Lugati't-Türk.Harun Güngör. . . Ankara 1997. London 1965. VVinst on. .H. . Türk Dünyasi Arastirmalari.Ninian Smart. . Istanbul 1979.J. Gr. Eski Türk Dini Tarihi. Baslangiçtan Günümez Türklerin Dini Tarihi. 17-27. Traite d'Histoire des Religions. Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses. . . Schoeps. Paris 1975. 197-201. Woodwrad. Istanbul. Britain 1977. Ankara 196 -Ismail Hami Dânismend. Çev. "Türkçe Dinî Tabirler". Le Chammanisme et Les Techniques Archai-ques de L'Extase.Mircea Eliade.Ismail Hami Dânismend. . 1-62 vd. An Intelligent Guide to the Religions of Mankind.Geleneksel Türk Dini .Abdulkadir Inan. Ramazan Sesen. Orhun Abideleri. Konya 1978. 268-278. "Shinto". 136-151. Istanbul 1976.

. Revue de l'Histoire des Religions. Türklerde Tasla Ilgili Inançlar.P. Türk Dili ve Edebiya ti Dergisi. Sadettin Buluç. . 240. Radloff.J. 14-15 .Hikmet Tanyu.W. sf. Ahmet Temir. Ankara 1979. . Istanbul 1966. Schmidt. .G. I-II/59-80.W.Oguz Destani. Ankara 1987. . Çev. Paul Roux. Istanbul 1978.Annemarie Schimmel. Ringgren-A. Ibrahim ve Hanif-lik. Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkuresi Tarihi. . Lütfü Dogan. Ahmet Temir. .J. Ankara 1996.P. 88-98. Hikmet Tanyu ve Türk Dini Tarihi Arastirmalari Üzerine Bir Inceleme . "Turkic Religions". Sadettin Buiuç. I. 302-317. VVilhelm Schmidt. Istanbul 1994.Bahaeddin Ögel.Jean-Paul Roux. XIII/75-90. Ilahiyat Fakültesi Dergisi. . . Istanbul 1965.Münir Yildirim. Sibiryadan. 107-14. 3-42 vd. Ankara 1986. . Paul Roux. Zeki Velidî Togan. Aykut Ka-zancioglu.Osman Turan. Nisan 1984. Islâmliktan Önce Türklerde Tek Tanri Inanci. A. Türk Kültürünün Gelisme Çagteri.W. (Basilmamis Yüksek Lisans Tezi). . Ankara 1978. . 199-231. Dinler Tarihine Giris. [137] . Sibirya'dan Seçmeler. Radloff. N ew York 1987. Bogaziçi Dergisi. .Ü. Istanbul 1980. . "Eski Türklerin Dini". Türk Kültür Tarihine Giris.H. . Çev. 17-31 . Ankara 1985. Islâmiyet ve Türkler.Bahaeddin Ögel. 1-24. Istanbul 1994. Sa. Ankara 1 954. I-IV.. Edebiyat Fakültesi Türk Dil i ve Edebiyati Dergisi. 1/55-71. Istanbul 1979. V.Hikmet Tanyu.Saban Kuzgun. Türkler'in Dinî Tarihçesi. Eliade. 212-240 vd.Hikmet Tanyu. Uluslararasi Türk Folklor Kong resi Bildirileri. . Ankara 1955. Islâm Kaynaklarina Göre Hz.Ü. Türklerin ve Mogollarin Eski Dini. 1962. Ed. Çev. I. Istanbul 1982.Ekrem Sarikçioglu. Haz. B. 22. Çev.Hakki Dursun Yildiz. "Türklerde Atesle Ilgili Inançlar". "La Religion des Turcs de l'Orkhon des Vll'e et Vlll'e siecles ". M. The Encyloedia of Religion. XV/87-94."Ibn Fadlan Seyahatnamesi". A. Dinler Tarihi. Istanbul 1983. . XIV/63-80.Abdurrahman Küçük. "Islâmiyetten Önce Türkler'de Tek Tanri Inanci". Ankara 1976. .Hikmet Tanyu. Ström. Religions of Mankind. 38-61 vd. . 148162. "Tukue'lerin Dini". . Çev. London 1966. 28-31. 129-142 vd. Istanbul 1986. Çev.

Ruhun Kurtulusunda Hinduizm. . Ahmet Çelebi. Dictionnaire des Religions. London 1977. Sir Charles Eliot. Hinduism and Budhism. Ström. 31-62. Gr. An Intelligent Guide to the Religions of Man-kind. . . France 1983.C. London 1967. "Hinduism". Edward Moor. Britain 1975. 7-55. Ringgren-A. nesr.J.F. Norvin J. . Gr. BrItain 1977. World Religions. Anne Marie Esnoul. Mukarenatü'l Edyân. London 1970.Dharam Kumar Vohra.E. E. Ist. Beyrut 1975. 334-335. Michel Delahoutre. H. 148-160. F. New York 1962. Çev. New York 1971. Nigosian. 44-90. The Hindus. Gr.G.G. el-Milel ve'n-Nihâl. Schoeps. "Hinduism". London 1977. Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses. Basham. Hinduism. 1970. . The Religious Experience of Mankind. LouIs Renou. New York 1973. Kah ire 1984. 1 06-156. "Hindouisme". Parrinder. The Concise Encyclopedia of Living Faiths. . Gr. Mircea Eliade. 103-139. 330-33 3. Religions of Mankind. Edward VVashburn Hopkins. London 1970. Hinduizm'in Kutsal Metinleri Vedalar. Paris 1980. New Delhi 1970. Asian Religions. Eastern Religions. A Dictionary of Comparative Religions.Elizabeth Seeger. Kürsat Demirci. 217-255. Tomlin. London 1973. Delhfl968. Hein. The Religions of India. A Reader's Guide to the Great Religions. 1/995-1103 . New J ersey 1947. I/2 25-250. Hindu Pantheon. Britain 1971.Brandon. .Hinduizm . S.Ninian Smart. II/225-235. Our Religions. E. Britain1966. Paris 1952. 153 A. S. Les Grands Philosophes de L'Orient. Sedat Ümran.V. Çev. l-lll. Istanbul 1991. Swami Nikhilananda. 231-255. Histoire des Religions.G.Sehristânî. II/250-255.A. Hinduism. IV/23-80. 1968. "The Great Religions of the Modern World. 81-130. Juan Mascaro.H.John Clark Archer. The Bhagavat Gita. 1-23. 705-70 8. "L'Hindouisme".

Mehmet Ali Isin. nesr. 29. Hinduism.. nesr. Brandon. . The Religious Experience of.Mankind. Britain 1976.Ninian Smart. Hinduism. 3367.Michel Delahoutre. London 1969. .P. Istanbul 1976. Istanbul 1975.G.A Dictionary of Comparative Religions. .G. 255-263. . -E. Hint Kökenli Dinlerde Karma Inancinin Tenasüh Inanciyla Iliskisi. [138] F. Parrinder. . S. . Der. . Londoti i 925. 41-44. Lo ndon 1977. A Reader's Guide to the Great Religions.Valmiki.SirMonier Monier-Villiams.V. . Muhammed Ikbal. .Kendall W. "Sikhs".S. 231-247. 67-70. Jainizm. The Religions of India.Upanisadlar.T.SIr Charles Eliot. "The Jainas".L. Parrinder. London 1965. Paris 1934. . .30 . 576578. I/ 105-129. Encyclopedie de L'Islâm.K. Histoire des Religions. Tere.E. A Böok of VVorld Religions. Ström.Edvvard W. London 1974.A Dictionary of Comparative Religions. 1971. JRamayana. Sen. Galli-mard 1970. London 1977. E. . Basham. Gr. Religions of Mankind. "Jainism". 280-298. The Concise Encyclopedia of Living Religions. Gr.Ali Ihsan Yitik. . Britain . 332-334. S. The VVorld's LÎving Religions. Ömer Riza Dogrul. New Delhi 1970.F. Gopalan. 1970. Hinduism and Buddhism. Folkert. Gr. .Sihizm . 221-224.A. Dictionnaire des Religions. New York 1971. 100-109.G. "Jainisme". Ringgren-A. Hopkins. New Delhi 1973. London 1970. .Colette Caillat.Caynizm .G.M. France 1983.E. Britain 1966. Outlines of Jainism. [139] G. 63 vd. Parrinder. 825-8 28. Brandon London. Raju. The Great Asian Religions. Istanbul 1996. 53-57. London 1977. 1/1105-1144. "Le Jainisme". Asian Religions. VI/435-441. .H.G^F. Türk.

. 150-162. Religions of Mankind. .S. Parrinder. Religions of Mankind. 173-191 . Brandon.H. A. "The Sikhs". Ankara 1986. Ilahiyat Fak. 57-62. XXVI1I/391-417. Parrinder. 120-133. London 1948. VVorld Religions.N.A. "The Sikhs". Parrinder. Asian Religiouns.S. Çev. Duggul.E. Short History of Religions.F. A. . Gr. Delhi 1982. 225-227. Reader's Guide to the Great Religi ons.G.Ninian Smart.H. . . 410 vd.G.H.. London 1978.G. London 1965. Oxtoby. 64-115.Mircea Eliade.Khush Want Singh. . Kellet. Kollet.E. London 1973. Gr.Ü. Secular Perceptions in Sikh Faith. 1068-1075. 1978. The VVorld's Living Religions. . Störm. Dictionnaire des Religions. The VVorld's Living Religions.G. . [140] H. Nigosian. 223-231. Foy.Pamela Wylan. 62-66. Delhi 1978.Abdurrahman Küçük. 1/316-347. A Reader's Guide to the Great Religions. The Ancient VVorld. 599-659. Britain. nesr.31. London 1948. 314 vd. 1981.K. London 1970.A. Gr.A. . 265-313. . France 19 83. Paris 1980. nesr. Sadak. . Britain 1975.Jacque Duchesne-Guillemin. . A. London 1977. . Guru Nanak And The Sikh RelIgion. A Short History of Religions. .R.G. The Religous Experience of Mankind. London 1974. London 1977. London 1974. W. Our Religions. Smart. London 1965. .London 1977.Man's Religious Quest. Background to the Long Search.E. London 1977. 373-392. Parrinder. . Ghirshman. A Book of VVorld Religions. . Ringgren-Ake V. -E. 177-179. "Sihizm".G. Der. 358. London 1966. . Iran.Williard G. Ström. VVhitfield Foy. M. .E. Britain 1977. Parrinder. A Book of VVorld Religions.E. . .E. Histoire des Croyances et des Idees RelIgieu-ses. 51-55. .E.W. Ist.Zerdüstilik -A Dictionary of Comparative Religion. London 1966.Man's Religious Quest. nesr. Mc Leod. S.E. Britain 1978. "Mazdeisme". 663. Yasayan Dünya Dinleri. Gr. Masdusi. Ringgren-Ake V. 358. 62-68.

II/5-57.Remzi Kaya. Islam Ansiklopedisi. Tomlin. Vi.Ibn Meymun.H. Ankara 1974.Zerdüst'ün Galalari. Hindistan'da dogmus olmasina ragmen mensuplari dah a çok bu ülke disinda bulunan. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi.F. .R. Gr.Saban Kuzgun. Istanbul 1983. [142] Ankara Üniversitesi V.Ninian Smart.Elmalili Muhammed Hamdi Yazir. ter. Istanbul 1967.Sehristanî. Beyrut 1975. 222-225. Kur'an-i Kerim'e Göre Ehl-i Kitap ve Islam. The Religious Experience of Mankind.S. Ilahiyat F ak. Taraporevvala. X/103-116. . 131-150. London 1967.y. [141] I. M. Beyrut 1975.Sinasi Gündüz. Ankara 1985. Background to the Long Search. An intelligent Person's Guide to the Religions. el-Milel ve'n-Nihal.Ekrem Sarikçioglu. Delaletu'l Hairîn.C. IstnbuI (t. Son Gnostikler Sabitler.Ninian Smart. . Islam Kaynaklarina Göre Hz. Gr. Hak Dini Kur'an Dili. The Religion of Zarathustfa. "Sabitler. . Hüseyin Atay. The Teaching of Magi. 20 0-217.Sabiilik . Al Sabia". Schoeps. . Britain 1977. günümüzde yasayan büyük dinlerden ilk besi içine girebilen bi . . Istanbul 1935. Tahk ik: Muhammed Seyyid Keylanî. el-Milel ve'n-Nihal.Ö. . London 1977. Zaehner. Tehran 1980.. . . Ibrahim ve Hanif-lik. .J. . The Concise Encyclopedia of Living Faiths. .I. Ali Nihad Tarlan. Yüzyilda Hindistan'da Budda tarafindan kurulmus ve evrensel nitelik kazanmis bir dindir. Ankara 1975. Ilahiyat Fakültesi Dergisi. 76 -89. Paris 1952.R. Yayinlari. Zaehner. Sadelestirilmis Zaman Baski Ili/ 293-309. Bu din. .BÖLÜM BUDDIZM Buddizm. Giris ve Notlarla Haz. . Ankara 1994.Carra de Vaux. Abdulkerim b. . I/233. . "Kurian-i Kerim ve Sabitler". Asil Nüsha 111/1750-1765.).C. Ebî Bekr Ahmed el-Sehristanî. Les Grands Philosophes de l'Orient.Ü. . Birunî'ye Göre Dinler ve Islam Dini. X/9 -10. A.Muhammed b. Ankara 1995.Ismail Cerrahoglu. Britain 1977. Ankara 1962.J. 302-315. London 1975.Günay Tümer.

Sakyal ilarin Sessiz Zahidi" denilmistir. Budda'nin dogumundan önce bir rüya görmüs ve bu rüyada ona dogaca k olan oglan çocugunun ilende meshur bir mürsid olacagi bildirilmistir. Himalaya eteklerinde simdiki Nepal'in b ulundugu bölgede baskenti Kapilavastu olan küçük bir hükümdarligin basindadir. Japonya gibi Güney Asya ülkelerinde ve Uzak Dogu'da bulunmaktadir. Yüzyilda Bati Türkistan'da. her arzusuna. Kapila'li) adindaki peygamberin isimlendirilmesine sebep oldugu da belirtilmektedir[143]. Bhutan. Dogu Bengai. Sadece Kur'ân'da iki defa zikredilmektedir. Adi Siddhartha Gota-ma'dir (Gotama aile lakabi). kast taassubuna kars i bir hareket olarak ortaya çikmistir. Malezya. Ajivika hareketi de pay lasmistir. Günümüzde en çok mensubu Hindistan. uy anmis" anlaminda sonradan verilmis bir lakaptir. Tib et. Muhammed'in zamanindaki büyük dinlerden biriydi. Budda. 563-483) Buddizm. Sakya kabil esine mensuptur. Rivayete göre annesi Maya. Bunun için ona Sakyamuni. zamani gelince Budda'yi Kapilavastu'dan ailesinin yanina giderken yolda Lumbini Korulugunda dogurmustur. bir cemaati vardir. Burma. Âyetinde geçen incir'in (tîn) Budda'nin altinda ilhama kavustugundan bahsedilen yabani incir agacini ifade et tigi ileri sürülmektedir. 160 Buddizm. M. doktrini. Seylan. Kam boçya. hem de Islâm'da bulun an kuvvetli tek Tanri inanci rol oynamisti. Buddizm'in bir kurucusu. tarikat ya da felsefî bir eko l olup olmadigi tartisilmistir.Ö. vejeteryan bir diyete dayanan Buddizm'e isinamamislardir. dini anlaminda "Budda-Sâsana" diye bilinmekte dir. yap-yapma telkinleri. daha sonr a Dogu Türkistan'da Türkler bu dinle tanismistir. ona "ilhama kavusmus . onu be yaz bir çamasir içinde bulmus ve ona banyo yaptirmislardir. Bununla beraber onun bir din.Ö.Budda'nin Hayati (M. Maya. Budda' nin karnina beyaz bir fil seklinde girdigini de görmüstür. I. Asil adi Siddhartha. aydinlanmis. Hz. Tayvan. Mançurya. kutsal kitabi. Ona. Singapur. Bununla berab er eski ve yeni bazi kaynaklarda. ne d e Hadis kitaplarinda bu konu ile dogrudan ilgili bir bilgi yoktur.[144] A. kurban kesmeye. Laos. gayesine ulasan anlamin a gelmektedir. Bazi ba ti ülkelerinde özellikle yeni bir Buddist mezhep olan Zen Buddizm ilgi görmüs ve tarafta r kazanmistir. otu rup bagdas kurup tefekküre dalmak (meditasyon) bulunan bu din. Budda Kuzey H indistan'da bulunan bu hükümdarligin baskenti Kapilavastu yakinlarindaki Lumbini kor ulugunda dogmustur. Budda disiplini. yani "Sakya Kabilesinin Bilgesi. içinde kutsal dilencilik. Bu tepkiyi Caynizm. Asya ve Ön Asya'ya dogru yayilirken. Buddizm adi bati ülkelerinde Budda'nin kurdugu din için kullanilmaktadir. yani Arapça'da "p" harfi olmadigindan. Budda'nin dogum yeri olan Kapi-lavustu sehrinin ise Zu'l-K ifl (Kif'Ii olan kimse. Kur'ân'in Tin Sûresi'nin 1. Birmanya. Mogolistan. Ancak.ige sahiptir. ata binip kiliç kusanmaya alisik. Simdi mensuplarinin sayisi 350-400 milyon civarinda gösterilmektedir . Onl arin daha sonra Islâm'i büyük bir hevesle benimsemelerinde bu hususlar ve "cihat anlayi si" yaninda. Tayland. Hinduizm'deki Brahman sekilciligine. tabiatla hasir nesir olmus Türkler. Yüzyilda. Zu'l-Kifl hakkinda Kur'ân. ancak hem eski Türkler'de. Ancak. mezhep. Tanrilar. Budda'nin babasi Suddho-dana. Gelenege göre Maya. Et yemeye. onlara cazip gelmemi stir. Buddizm'de göze çarpmayan. ne Kur'ân'da. Hadis ve diger Islâm kaynaklarinda fazla bir bilgi yoktur. bir kutsal Incir Agaci'nin da lindan tutunmus ve o arada onun sagindan Budda dünyaya gelmistir.VI. Ona sonradan verilen bir lakap d a "Tathagata"dir (hakikate ulasan). gayesi . Kore. Çin. Vietnam. Annesi. Buddist Asy a ülkelerinde bu din. Buddizm.

insan. Gotama ismini kullanarak . kadinlar da teskilâta dahil edildi. zihnî igvalardan kurtulmak için riyazet ve çile y olunun kâfi gelmedigini. ilk gün bir ihtiyara. bir gece. Bu düsünce. bulmus oldugu hakikati yaymaya karar verdi. Saçlarini kökünden keserek suya atti. Hayatin. Uruvela yakininda Neranjara Nehri kiyisindaki yabani bir Incir Agaci (Bo dhi Agaci) altinda oturup düsünceye daldi. Bu aydinlandigi yer. hayatinin son 40-50 yilini Hindistan'in kuzey inde ve ortasinda vaazlarla geçirdi. mesafede küçük bir sehir) Uttar -Pradest'te 80 yasinda ölünceye kadar. uzun zaman kadinlarin Sangha'ya alinmasini reddetti. Budda ve buldugu g erçek. ertesi gün bir hastaya. zihni aydinlandi ve "Budda" oldu. Oradan geçmekte olan bir gezgincr rahip ile elbiselerini degistirdi. Gotama ise hakikat ve huzuru baska yollardan aramaya basladi. Fakat bir gün. teyzesi ve ayni zamanda da üvey annesi olan Mahapraja jati tarafindan büyütülmüstür. bir deri bir kemik kalincaya kadar en sert bir züht hayati yasamaya ba sladi. Fakat bu hayat da onu tatmin etmedi. onu evini terketme kararina ulastirdi. "Budda" oldugunu. üçüncü gün bir ce ve dördüncü çikisinda da bir dilenci kesise rastladi. Dogumundan bir müddet sonra Siddhartha'nin annesi ölmüs ve o. Bu vaaz. refah içinde geçen bir hayat ve iyi bir egitim imkâni saglamistir. fakat halasi ve ka risinin israrli ricalari üzerine. onu saray zevkle ri içine hapsetmis. Yirmi dokuz yasinda iken. evlenme çagina gelince. daha sonra da nefse iskence yoluyla ikinci bir asiriligi tatti. Daha sonraki devrelerde kesisler yaninda evli olanlar da ye r aldi. O. "Kanunun Tekerli gini Döndürmek" diye adlandirildi. Sonunda (35 yaslarinda) 1 Temmuz dolunayinda gayesine u lasti. Bunlar arasindan "bhiksu"d enilen dilenci rahiplerin meydana getirdigi "Sangha" diye adlandirilan teskilat d ogdu. s arayi terkettikten sonra. dünyanin en eski bekâr rahipler teskilâtidir. rahibe manasti rlari da ortaya çikti. Ormanda. ailesi uykuda bulundugu bir sira da. gerçek hayatin sarayda gördügünden ibare t olmadigini anladi. Hikmete ve zihnî berrakliga ulasmak veya bedenî. Budda. Budda. ölümün. Ancak o. Bunun için yeniden yiyip içmeye basladi. o zamanki âdete uyarak. Bir ormana vardi. Böylece iki asirilik ar asinda orta bir yol aramaya koyuldu. eski âdetlere uyarak taninmis hikmet ve murakabe üstatlari ni aradi. alti yil.[145] . Sonunda ondan da vazgeçti. Siddhartha. ba basinin yasagina uymayarak saraydan disari çikti. yakin akrabalarindan birinin güzel kizi Yasodara ile evlenmis ve Rahula (engel) adinda bir oglu olmustur. evrensel aci ve izdirabin sirr ini arastirmaya basladi. Çünkü o. hayat ve h akikat hakkinda kendisine telkin edilen programlari begenmedi. bu vaazinda. Budda. S iddhartha. Siddhartha'nin babasi. Gotama. Bu duru mda onunla çilede bulunan bes zahit. Bunun üzerine kral. bu yolun vücudu zayiflatmak ve zihni bulandirmaktan baska bir ise yaramadigini anladi. Sangha. üzerindeki mücevherleri çikarip usagina verdi ve onu at ile geri gönderdi. Sangha. Ilk vaazini Benares'deki Sarn ath Geyik Parkinda kendinden ayrilan bes zahide yapti. Çünkü o. Siddhartha. Kusinagara'daki (Patna'nin kuzeybatisina 160 km. kendisinin dogru yolu buldugunu. onlara da bu yolu gösterecegini ve doktrinini (dhamma) ögretecegin i söyledi. oglunun gelecegini ögrenmek için. falcil ara basvurmus ve onun ya kudretli bir hükümdar» veya bir "budda" olacagini ögrenmistir. önce saray hayatinin zevk ve sefasini.ne kavusan anlamina gelen Siddhartha adi verilmistir.bir hayat yasiyordu. mücadeleden yilip maglûbiyeti kabul ettigini düsünere k onu terketti. her seyin bos o ldugunu^anladi ve dünya nimetlerine sirt çevirdi. doktrin (dhamma) ile birlikte Buddizm'in temel prensipleri arasinda yer aldi . Taraftarlari oldu. Buddistler için kuts al bir yer haline geldi (Bodhi Gaya). Gördükleri onu sarsti. Içinde bulundugu zahitler grubunu terkederek yalniz basina ormana çekildi. onlarin nezareti altinda zihnî gelismeyi saglayan yoga metodlarini ögrener ek manevî sükûn ve huzura ulasmada ehliyet kazanmak istedi. bir ata binerek evi terketti. oglunun budda olmasina engel olmak için çalismis. sarayda mesut ve endiseden uzak.

Bu orta yol. yaslilik. Budda'nin doktrininin felsefi yönü kötümserdi. Bu sürekli tekrar lanan devrelerden kurtulmanin yolu "Nirvana"dir (Nibbana). insanin bilme gücünün ötesindedir. dolayisiyla sa ece aydinlara bakan yanini kapsamaktadir. Dhamm a'yi. Brahmanizm'in tam giremedigi bir cografi alanda dogd u. Ancak Tanriyi inkâr eden bir ifadesi de yoktur. aci. alda tilabilen. ihtirastir. saray hayati ve çiie gibi iki asirilik arasindaki orta yolu telkin etmisti r. ölüm izdiraptir. tenasüh çemberinden kurtulmadir. Dört kutsal temel gerçek. yani ulastigi hayat kanununu ilan ettiginde verdigi ilk vaazi "Kanunun Tek erlegini Döndürmek" seklinde açiklamistir. kisacasi onu din yapan veçhesini içinde bulundurmaktadir. bu hükümlerini. zaaflari bulunan. Bunun için tekerlek Buddizmin sembolü olmustur.Izdirabin sebebi arzu. manevî ilerleme. süreksiz isler sürüp gidecektir. Onun bu açikla malara katilmadigi bellidir. kisiyi elem ve keder denizi olan bu dünyadan. izdirap ve onun giderilmesi hakkind aki gerçekleri ögrenir. brahman âyin ve görevlerine yer verilmemis olmasina bagladi. feragat yoluyla tenasuhtan kurtulmayi muhafaza etti. h astalik. Budda'nin telkininin felsefî yönünü. sihirden hoslanan. Yüzyildaki kati brahman sekilc iligine. Bu da yeni "karma" ve sudûra. ilk kutsal gerçegin kavranilmasi. ahlâkî kötülüklerden uzakl apfarin sebebi olan ihtiraslardan. Brahmanlarin Tanri'yi insanî nitelikler içerisinde yaptigindan pismanlik duyan. ferdî ruhu. Aslinda Buddizm.Ö. üçüncüsünün de gerçek sini saglamaktadir. Ancak genel Hint inançlari olan karma-tenasuh. Onlar. b rahman kültürünün merkezinden uzak.B. Budda. Ilk üç kutsal gerçek. kurtararak Nirvana'ya ulastiracaktir.Izdirap dindirilmelidir. Bu sebeple Budda'nin dok trini Brahmanlarca küfür olarak görüldü. Ajivika hareketi. Ganj nehrinin suladigi topraklarin güneydogusundaki Ko sala (simdiki Oudh) ve Magadha (simdiki Bihar) kralliklarinin içinde yer aldigi. yeni tenasüh ve ölüm e yolaçmaktadir. Kisi ancak Nirvana'ya ulasarak tenasuhtan kurtul abilmektedir. Budda. Yoksa fâni. 3. insan Ile hakikat arasinda hayatin izdiraplarla dolu olmasidir. kisinin kendine eziyet vermesini (yoga ve benzeri yollarla). Bu as linda Upanisadlar'da rastlanan hayat görüsünün gelistirilmis bir sekliydi. tatminsizliktir (dukkha). Brahmanlarin ilgi duydugu metafizik meselelerden kaçindi. 4) Hürriyete.Budda'nin Telkinleri/Buddizm'in Prensipleri Buddizm'de Budda'nin doktrinine Pali dilinde "Dhamma" denilmektedir. Buddizm'in Hindistan'in meshur alti felsefe sisteminden biri olan Samkhya ile or tak bazi noktalari bulundugundan bu sistemin Bud-dizm'den etkilendigi söylenebiime . Buddizm'in ana telkini. yeni hayat a. Nirvana'ya ulasabilmek ancak Budda'nin sekiz dilimli yolu ile mümkündür. Budda'nin kurtulus telkininin özünü olusturmaktadir: 1. bir kere daha dönmemek üzere. Buddizm. kast taassubuna karsi çikisi da ifade etmekteydi. Budda'nin doktrinine. manastir düzeninde kast ayrimini re ddetti. Çünkü o hayatin tabiî olaylarini bir izdirap o ak görüyor ve bundan kurtulusu bütün arzu ve ihtiraslardan uzaklasmaya bagliyordu. Hindistan'in kuzeydogusunda. 2. Dogum. halka bakan. arzu ve ihtirasi yoketmek. Insana düsen. Buddi stler'e göre bu kadar uzun müddet var olan âlemin nasil yaratildigi insan bilgisinin. ikincisinin anlasilmasi. Iki asirilik izdirapli iken orta yolda bilgi. Vedalar'in otoritesini ve Vedik kurban sistemini. M. Kisi. bir yar tici tanriya. kötülük. Nirv ana'ya ulasmak için kötü huylara sahip benligi. VI". Dördüncü kutsal gerçek ise Buddizm'in amelî ahlâki at yönünü. Bu sekiz d ilimli yol. hikmet olgu nluguna kavusmak gerekmektedir. Budda. iyi bir Buddist olarak yasarsa Nirvana'ya ulasmaktadir. insanlar tarafindan acze düsürülebilen bir varlik seklindeki açiklamalari karsisinda Budda sessiz kalmistir. Caynizm.Insan varliginin mahiyeti izdirap. kurtulus ve mutluluk vardir.

Onun ilk sakirtleri. Buddizm'e felsefi-teolojik bir hareket. Bu bagislar arasinda bir kra l çocugu olan Jeta'nin yagmurlu mevsimlerde kesislerin istirahat ve ikameti için yapt irdigi manastir (vihara) ve tahsis ettigi park en önemlisidir (Sravasti'de). Yine Budda'nin ölümünde onun da katilabilmesi için cesedin yakilmasi tehir edilen v e ilk konsile baskanlik eden. Daha sonra basta toprak sahipleri. kesisleri doktrin i va'zetmek üzere görevlendirdi. Budda'dir. beraber züht h ayatina girdikleri. Incir Agaci altindaki aydinla nmaya kadar bir "Bodhisatva"dir (Budda adayi). sonra da Hiristiyanlik. geleneksel olarak Kuzeybati Hindistan'a. ilk bes zahidden Assaji vasitasiyla hakikati ögrenen ve Budda ta rafindan Sangha'ya alinan Sariputta ve Moggalana da vardi (Bunlar Budda'dan önce öldül er). yapilar bagislandiysa da o. kendilerine buld ugu gerçegi ilk va'zettigi. ticaret ehli. ken dine has özellikleriyle daha ziyade bir din olarak nitelendirilmektedir. kutsal kitabi. Sangha'nin ilk ve önemli üyelerdendir. Budda . hayvanlara. içinde az sayida br ahman da bulunarak. prensiplerinin siki sikiya korunmasi sayesinde olmustur. sagli ginda Budda'ya büyük bir ihtimamla hizmet etmis. böylece sakirtlerini ve görevini birakacagini anlayan Budda. Onlar. yegeni An anda idi (Yahudi dininde Hz. Bu k esisler arasinda. a ltinda 7 hafta geçirdigi Incir Agaci (Bo. bu sistemde bütün bu hususlari akla getirecek noktalarin mevcudiyetiyle be raber. Budda Tusita cennetinde iken. Isa'ya. Zaman zaman ona muhalefet edenler de çikti. alçak gönüllülük ögreterek yerine getireceklerdi. onun zühdî yasayisi birakmasiyla ondan ayrilan. Buddizm'in bir dünya dini haline gelmesinde bu hususun ve Budda'ya olan asiri baglilik sonucu Mahayana hareketinde zamanla. Buddizm'deki amelî ahlâk. ögretti. Buddist kaynaklarda Budda' nin dogumundan öncesi. esnaf olmak üzere yiginla insan.ktedir. inanç esaslari. basit ve sade bir yasayis. yayilirken böyle bir fedâkârlikta b ulunmamis. Bodhi agaci) ve daha sonrasiyla ilgili çok sayida mitolojik efsaneler yer almaktadir. Onda n sonra da Metteyya (Maitreya) gelecektir. mabetleri. Budda. Ananda. Zira Brah-manlar m etafizik tartismalar arasinda isin bu yanini unutmuslardir (sonradan "bhakti" har eketiyle. Bunlardan bazilari Sangha'ya kesis olarak kabul edildi. insanlar a. Bu felsefî hususlar bir kenara birakilirsa. o bir kurucusu. ayri cemaati. Ali'nin Hz. Muham-med'e karsi durumu gibi). Gelenege göre 80 yasini geçtigin de artik ölecegini. Budda. Musa'ya. hayatinin sonuna kadar va'zetti. Budda bütün heykellerin kirilmasini emretmis olmasina ragmen. Magadha kralligi sinirlari içinde. bu tamamlanmak istendi). sonraki zühd hayati. Pencap'a kadar uzandigi söylenen alanda 40 seneden fazla dolasti. böylece Sangha'ya aldigi bes zahit ve Incir Agaci altind a ona yiyecek getirip onun doktrinini kabul eden iki tacirdir. onu yine diger bir yegeni olan Devad atta'nin zehirleme tesebbüsünden kurtarmis. O. Iste bir din ola rak Buddizm'in Brahmanizme karsi orjinalügi burada yatmaktadir. Büyük Kasyapa ile ayni konsilde Vinaya metnini okuyan Upali. Metteyya da öyle yapacaktir. Islâm'da Hz. Ancak Budda'nin gözde sakirdi. Buddist oldu. bütün varliklara sevgi ve sefkati ihtiva etmektedir. özellikle Rajagaha ve Sravasti etrafinda. zamani g elince dünyaya geldigi gibi. kadinlarin da ayrica Sangha'ya alinmalari konusunda üstadini ikna etmisti. sarayi terki. Harun'un Hz. Anlattiklari genellikle büyük bir sevk içinde kabul gördü. Ilk Buddistler ve Konsiller Buddist literatüre göre Budda'dan önce 24 Budda daha gelmistir. aslî prensiplerinden feragat etmek zoru nda kalmistir. aksine onun yayilmasi. çocukluk ve gençlik yillari. Ona topraklar. berab . Islâm. Düny anin üç büyük evrensel dininden önce Buddizm. bu görevi her yerde dolasip insanlara kendiler ini tutma. bir yere bagli kalmadi. heykelleri yapilip ona tapinilmaya baslamasinin rolü olmustur. [146] C. Bud dizm'in yayildigi çevrelerdeki temayüle göre.Budda. Bu konuda tek istisna Islâm'dir. bir mezhep. Budda. bir tarikat olarak bakanlar b ulunsa da. yayilabilmek ve dige r insanlar tarafidan kabui edilebilmek için. Hiristiyanlik'ta Yuhanna'nin Hz. Kral Bimbisara'nin destegini kazandi. 25. O.

uzak yabanci ülkelere kadar genislik kazandi. Buddizm'e diger din ve mezheplere göre bi r devlet dini avantaji sagladi. ilkinde oldugu gibi. Asoka. Ancak modern dil çalis malari Magadhi ile Pali arasinda önemli farkliliklar bulundugunu dâ ortaya koymustur.erinde Ananda ile Uttar-Pradesth'te Malla'lilarin ülkesinde bulunan Kushinagara'ya gitti. KarsjLgrup Sarvastivadin'ler. bu sözleri sonunda nihâi Nirvana 'ya kavustu. H er sey geçicidir. Budda. Bundan Pali dilindeki kutsal metinlerin (Ti-Pitak a) daha ?Á???¿??? ?????????? ???¤?????????????8???'??¶????????????[1]??????$???X?????????arindaki Budda'ya nisbet edilen cümlelerin bizzat onun sözleri oldugunu kabul etmektedir. Ön Asya. son sakirdi Subhadra onun telkiniyle Buddist oldu. Kral Kalasoka himayesinde gerçeklestirilen bu konsilde. O. Kesmir. düsmanla savasma yerine nefs iyle savasmaya adadi. M. kendisi de bir Buddist olan Imparator Asoka (M. Bu devirde Buddizm'in propagandasi sadece bütün Hindistan'da degil.Ö. Bu konsile yediyüz rahip katildi. Bununla beraber Asoka onlarin mensuplarina da ho sgörülü davrandi. Yüzyilda doktrin kan bir ihtilaf üzerine. tarim ve milletlerarasi ticar etiyle bir imparatorluk haline geldi. sutta ve vinaya'nin yeni düzenlemesi yapildi. Ken-di lerininkini en güvenilir ve Budda'nin telkininin orjinai sekli oldugunu ileri süren Theravada BuddIzminin (simdi Seylan. Burma. Asoka Buddist olmadan önce topraklarini genis letmek için giristigi savaslardan birinde bu kanli. Budda'nin ölümünden hemen sonraki yagmurlu devrede Kasyapa. Tayland ve Kamboçya'da) kutsal kitap m etinlerinde Asoka'nin adi geçmez. Orada bir sedir hazirlatip basi kuzeye gelecek sekilde sag yani üzerine ya tti. Hindistan'in çesitli yerlerinde tas ve kaya kitab elere yazdirtti. Asoka devrinde Magadha. unutulmamasi için.Ö. Son raki stupalara bu on merkezden kalinti verildi. simdi sizden ayrilacagim. IM. Mysore ve zamanla batiya. özellikle Ananda'nin vâkif oldu gu Budda'nin önemli konusmalari_ye Sangha kurallarinin tekrarlandigi Rajagaha ( Magadha kralliginin baskenti) konsiline baskanlik etti. Suriye. Buddist düsünceleri. bin kesisin katilmasiyla Rajagaha'nin yerini almis yeni baskent Pataliputta'da (Patna) gerçeklesti. Budda. Kuz ey Afrika'ya gönderilen özel görevli kesisler takip etti. Orada bi r stupa yapi Idi. O. Seylan'a oglu (veya kardesi) Mahinda'yi gönderm isti. Türkistan'a Buddizm'in girmesi nin (daha sonra bilinirken) Asoka zamaninda oldugunu ileri sürenler vardir. Bu faaliyetlerin ilk sonucu Seylan'in Bud dizm'e kazandirilmasi oldu. oradaki besyüz sakirdine. Ananda ve kesislere son ögüdünü verdi ve tenbihlerde bulundu. katliamli zaferlerden igrenmey e." diger parçalar da birer stupa yapilip koruma altina alindi. Eslerinden birisinin telkiniyle Buddist olduktan sonra hayatini ülkeler yerine gönüller kazanmaya. bu konsilde bir ta rafi tutmadi. Bu konudaki tartismalar Theravada kutsal metinleri olan Tipitaka'nin dilinin Pal . Üçüncü konsil. madenleri. asagi Ganj ovasinin kuzeybatisi ndan Madhura'ya dogru çekildi. Kurtulusunuza gayret ediniz". Bu konsile besyüz rahip ka tildi. Bunu Gandhara. Kasyapa'ntn da beraberinde besyüz sakirtle gelmesi üzerine Budda'nin ce sedi yakildi. telkininde ve Sangha kurallarinda anlamadiklari b ir sey olup olmadigini sordu. o günün Hindistan'indaki dört kra lliktan birisi olan Magadha'dan Hindistan'a yayildi. tebaasi arasindaki ahengi saglamak ve mezhep kavgasin i önlemek için böyle bir konsile destek verdi (Kons-tantin'in Hiristiyan tarihindeki y eri ile karsilastirilabilir). kemikleri ve kalintilar muhafaza edilip on parçaya ayrildi. Ananda. tabiî kaynaklari. Ihtilaf giderildi. Budda da orada bulunan besyüz kisinin nihâî kurtulusunun garantili old ugunu açikladi ve onlara söyle hitap etti: "Kardeslerim. Konsil sonrasi Buddizm. böyle birsey bulunmad igini bildirdi.-_KonsiLSonunda-Sthavira denilen eskilerin geleneks el görüsü tercih edildi. Misir. Bu konsil. zaten güney uç hariç hemen hemen bütün Hindistan'a hükmetmekteydi. Böyle güçlü bir imparatorun himayesine kavusmak. 273-236) zamanla toplandi. daha ikinci konsil öncesi baslamis doktrindeki fikir ayriliginin yeniden alevlenmesi üzerine. canlilara karsi acima duymaya basladi. Asagi yukari bir yüzyil sonra kesisler arasindaki fikir ayriligi dolayisiyl a Vesa-li'de ikinci bir konsil toplandi. Asoka (Asoka). Sorusu üç defa tekrarlandi.

Mahayanaci . Sonraki konsiller ihtilafli dir).Ö. Daha celeri buna izin verilmemisti.Ö. Mahayana'mn cihansüm ul ideali. üzerinde Budda'nin kabartmalari bulunan par alar bastirdi. Bu hükümdarlardan Menander (Milinda). Roma. Aslinda bu etkiler. Mahayana Buddizminin yazili metinleri Sanskritçe düzenlendi. heykeli yapilan bir sahsiyete büründürüldü. 2. Mahayanacilarin bu açiklamalari zamanin ayd in kitlesi arasinda tartismalara yol açti.S. aradan yüzyillar geçtikten sonra da bu sifahi nakillerin yaziya geçirildigini göstermektedir. M. sefkat üzerinde durduklarini açikladilar. Hindistan'da ise öyle bölünmeler ortaya çikmisti ki gelenekçi Buddizm 18 me zhebe ayrilmisti. Onlara göre bütün insanlar. az. O sirada Buddi zm Seylan'da her zaman devam edecek üstünlügünü saglamis ve Hindistan'dan Çin'e dogru yayilm aya baslamisti. Ancak Hinayanacilar. hatta "nefs"e sah ip olmayan varliklar bile Budda olabilir. Yüzyila kadar Seylan'da yazili hale getirildigi anlasiliyor) mevsuki yetini kabul etmekteydiler. I. Brahmanlarin Ve-danta sistemind eki müsahhas ulûhiyetin yerini alarak resmi. Yüzyil a rasi) bu mezhebin mensuplari. I. Budda. Böylece bu yeni mezhep mensuplari Pali ye rine Sanskirt dilini kullanmaya mecbur kaldilar. Yüzyil-M. hem de Hinayanacilar eski kutsal metinlerin (ne zaman düzenlendigi kesin olarak biline mese de M. onun yayildigi yerlerdeki yerli dinlerden inanç ve uygulamalar almasina yol açti.Ö. Yunan etkileri Buddizm'e girdi. Mahayanacilarm kutsal metinlerin i bunlarin eski gelenekte bilinmedigini ileri sürerek kabul etmiyorlardi. Böylece Zerdüstî. Insan hayat inin en büyük gaye ve ideali bu olmaliydi. Asoka'nin ölümünden 100 yilina kadarki 330 senelik devrede Buddizm Kuzey Hindistan'da yerini saglamlastirdi. Mahayana'nin kopmasiyla Buddizm'in ikiye ayrilmasi Dördüncü Konsil sonrasi olmus tur.Budist Sankskriti idi (Kutsal Kitaplari Tri-pitaka).Ö. eski brahman inançlarindaki Rama ve Krisna gibi. Sa rvastivadin gibi 18 mezhebi bulunduran öncekilere "Hi-nayana" (küçük araba) adini verdil er. Bu yeni mezhebin bir diger özelligi de "Bodhisatva" (Budda adayi) kavra mina getirdikleri yeni önem ve genislikdi. Hinayana mezheplerinin belirli. Hiristiyan. içinde Theravadin. Ancak onlarinki artik bir melez Sanskrit. irfan. Bu devrede önce Sung hanedaninin hükümdarlari Buddizm'e karsi çikm islarsa da M. Mahayana'nin dogmasin a yolaçtigi düsünülebilirse de. Bu arada kendisine "Büyük Araba" (Mahayana) adini veren ayri bir B uddist mezhep dogdu. aydinlanmaya ulasabilirdi. 100'de. [147] D. insan biçimin de dünyaya gelmis bir tanriya dönüstürüldü. sinirli bir alandaki kimseler e kurtulus yolu gösterdiklerini. Buddist oldu. Yüzyildan itibaren Hindistan'da gözükmedi. gelenekçi eski muhafazakâr kanada.Hindistan'da Mahayana'mn Dogmasi Asoka'dan sonra Imparatorluk küçük hükümdarliklara bölündü. Asoka gibi o da Buddizm'i kabul edip desteklemistir. sonra Kuzey Hindistan'i ele geçirdiler. Kaniska. Yüzyilda kuzeybatida Greko-Hint hükümdarlarin himayesiyle Buddizm can landi. Jalandhar'da {bazilarina göre Kesmir'de) toplanan bu konsili Theravadinler kabul etmemektedir. Böylece Budda heykellerinin yapilmasina baslandi. en azindan Mahayana'yi yönlendirdi. 120'lerde (128 veya 144) tahta çikan Kusan Imparatoru Kaniska zamaninda toplanmistir. hik mete yer vermekle beraber onlardan daha fazla sevgi.Ö. Iste bu etkilenmelerin ilki Hindistan'in kuzeybatisinda ve kuzeyinde Is kitler (M. Dördüncü Konsil. 130'larda). Halbuki Therava-din kesislerin bu konsile katilmadigi yolunda kesin bir bilgi yo ktur (Bütün Buddist mezhepleri ilk üç konsili kabul ederler. I. Hinduizm'in etkisiyle Budd izm'i de etkileyen Bhakti cereyani sonucu Budda. Artik Pali metinlerine dayanan esk i tarz Buddizm I. Bu adla insanlarin kurtu-lusundaki cihansümul gayelerini ifad e eden ve ne zaman dogdugu kesin bilinemeyen (tahminen M.i olup onun çesitli parçalarinin Hindistan'in degisik bölgelerinden gelmesi dolayisiyl a farkli mahallî dillerden kelime ve ifadelerin birlestigi. kendilerinin Hinayanacilar kadar akil. daha sonra Yüecilerle geldi. Yüeciler. Kusan Kralligini kurdu lar ve önce Pencab'i. Kaniska'nin adi Seylan dinî literatüründe geçmez. Mahayanacilar. Hem Mahayanacilar.

Yüzyillarda Sankara (788-820) ve Kumarila gibi Buddistlerin çekindikleri iki büyük filozofun da etkisiyle ataga kalkti. yüzyildan itibaren gözükmez oldu. Bengal'deki Pala hanedani hükümdarlari (800-1050) Buddizm'i korumusken. Yüzyilda Bengal'de hâlâ az bir taraftari vardi. bunlarin son d erece yüksek gerçekler oldugu. Oudh'da 1220'de henüz ortadan ka lkmamisti. cografî. O. IV. onlardan sonraki Sena hükümdarlari Hinduizm'i tuttular. misyoner kes isler vasitasiyla Deken ve Hint yarimadasinin batisinda yayilmakta idi. Yüzyil da Buddist düsüncenin analitik prensiplerinin Mahayana içinde gelistirilmis bir sekli olan Madhyamika ekolü ortaya çikti. "Mahayana". Mahayana Buddizminin de Çin'den Vietnam'a girmesi 13-14. mantra. Bu sebepie XII. Bengal) gelisen Vajrayana veya Tantra ortaya çikti. Yüzyillarda oldu. diger koldan da Çin'e sizdi. XVI. Yogacara ekolünün önem verdigi meditasyon metot ve disiplinini daha ileri götüren Mantrayana. O sirada Buddizm. Onun Bengal Körfezinden karsiya Burma'ya. Hinduizm'e yakinlasarak bozulmus bir sekilde günümüze kadar geldi. Yüzyilda Mantrayana ve daha sonra Vajrayana ekolleriyle oldu. yani kutsal i lâhiler. Hindistan'da Buddizm'in Tantrik veya Vajrayan a sekli Hindu bhakti ve Tantrik kültlerine yerini birakti. millî ve mahallî sartlara göre sekillendigi gibi iki önemli Buddist mezhep elemanlarinin yer y er kaynastigi da gözden kaçmamaktadir. Orissa. 335). [148] E. 1200'de Magadria'nin Müslümanlar in eline geçisiyle Hindistan'dan silinmeye basladi. Yüzyilda önemli bir devlet oldu. Mahayana'nin Hindistan'da son gelisme merhalesi VIN. Kamboçya ve Laos'a yayilirken. Müslümanlarca alinisi bu gidisi hizlandirdi. ve IX.Mahayana'nin Hindistan'daki Kollari I. Thera-vada Buddizmi Hinayana'nin 18 kol undan günümüze gelen tek eski Buddizm seklidir. [149] F. artik kuzeydogudaki küçük bir topluluk disinda 13. Ayni yüzyil ortalarinda Orissa'dan Buddizm çekilmisti. gittikçe artan bir sekilde Hinduizm'e yaklasm aya ve itibarini kaybetmeye basladi. günümüze kadar g elen sekliyle 9-11. Yüzyildan baslayarak Mahayana Buddizmi bir koldan Kusan Imparatorlugunun sinirl ari içinde kalmis Bati Türkistan'a. Bu.Hindistan Disinda Buddizm Mahayana. Buddizm. Magad-ha. Seylan ve Tayland'dan Theravada Buddiz mi. Öte yandan suuru gerçek bilmeyen Buddi st Madhyamika ekolünün asiri zihinciligine karsi Asanga ve kardesi Vasu-bandhu'nun ba slattigi suuru gerçek bilip onu temizleme ve aydinlatma yoluyla manevî hakikati dogr udan dogruya kavramaya dayanan Yoga-cara (Vijnanavada) ekolü ayni yüzyilda ortaya çikt i. Kismen karsilastigi kuvvetli muhalefet. Hindistan'da II. Sonra Seylan'dan gelen Theravada Buddizmi buralarda hakim oldu. manastirlar ortadan kal kti. Bu devrede Hinduizm yeniden canlanmaya basladi. kismen de bozulmaya yüz tutmasi sonucu Buddizm. ERE. 712'de Sind'in. L de la Vallee Poussin. Yüzyillar arasinda Tibet'teydi. VIII. Kesmir'de 1340'da bu dine son verilmisken Nepal'de o. Bu ekolde Buddist mantik analizi en yüksek dorugun a ulasti. Bu ülkelerde ve digerlerinde Buddizm tarihi. Hinduizm. Iste. bu sirada Mant-rayana'ninkine büyülü afsunlari katarak uzak nirvan a hedefinden ziyade zihnî tecrübeyi yogunlastirmayi esas alan ve Dogu Hindistan'da {s imdiki Bihar. 226'da Kusan Impara torlugu yerini küçük beyliklere birakti. öncekilerinkinin zihnen gelismemis kimseler için muvakkat hakikattan baska bir sey olmadigini söyleyerek cevap veriyorlardi {Tartismanin ta fsilati için bkz. Bu . VIII.lar da buna kendi kutsal kitaplarindaki Nirvana'ya ulastiracak doktrin yorumuyla ilgili açiklamalarin Hinayananinkini düzenieyenlerce anlasilamadigi. Japonya'ya Shingon adlariyla intikal etti. Tayland 'a girmesi milâdin ilk yüzyillarinda Mahayana sekliyle oldu. Yüzyildan itibaren ortadan kaybold u. Tant rik Hinduizmin bir kopyasi idi. Doguda A soka zamaninda Seylan'a gitmisti. Ekolün kuruculari Najarguna ve ögrencisi Aryadeva idi. semboller ve jestlerde odaklasan gayri Buddist elemanlara yer vererek aydi nlanmayi saglama yolunu tuttu. Çin'e Chen-yen.

Ekol. Hua Yen ve Ch'an ekolleri gelisti. özellikle Fo T'u-teng (ö. Bunlar dan Sangha'ya alinanlar da vardir. IV.Mahaya-nist ekolleri içinde gelisen fikirleri ögrenebilmekteyiz. Burma. Bu ülkelerde bugün. Iste bu gelenek içinde T'ien T'ai. 414'te dönüsünde Buddist kutsal kitaplarini tercümeye basladi. O. Yüzyilda tahsilli ve zengin kimseler Sangha'yi himayeleri alt ina alip tercüme masraflarini üstlendiler. nihâi hakikgj meseleleriyle ilgilenen. çesitli ekollerin kutsal kitaplarini toplamak ve kopya etmek için harcadi. Han hanedaninin yikilmasi sonucu Kuzey Çin'i isgal eden Çinl i olmayan halklara 300 senelik hakimiyetleri sirasinda Mahayanaci kesisler siyasî. sadece Çin'de degil. âlemi onun mükemmelligi içinde kucaklamaktaydi.Çin Buddizmi Çin. Hui Yuan (344-416) ve Tao Sheng (360-434) gibi yetiskin sahsiy etlerin etkisiyle büyük manastirlar yapildi. Tibet ve Japon Buddizminin herbirinin kendine mahsus özellikleri ve Hint Buddiz minden farkli yanlan vardir. Onlar sihirbazlikta da büyük söhret kazandilar. Fa Hsien adli meshur Çi n seyyahi. Mahayana sutra'larina da yanan. Batida kesis olmayan Buddistler de artmaktadir. Özde ikisi ayni Idi. Temiz Ülke (ChIng Tu) ekolü. 399'da. Böylece basta Ingiltere.unla beraber Seylan'in % 6O'i. Temiz Ülke ( Cennet). Alti senelik yolculuktan sonra alti sene de Hindistan'da gezme k. Hintli Najarguna'ya dayanmaktaydi. kast disi kimselerde n Buddizm'e girmis ayri bir topluluk da bulunmaktadir. Böylece iki din arasindaki benzerlikler ortaya çikti. "Beyaz Lotus" adi altinda Hui Yüan tarafindan kuruldugu sanilan ekolün adi sonraki . [150] G. Buddizm'i n bes ahlâk kaidesini benimsediler. bütünlük fikrine önem verdi. Sangha ile aydinlar arasindaki irtibati saglayan Prajna Ekolü. Günümüzde Hindistan'da aydinlar arasinda Hinduizm'd en memnuniyetsizlik sonucu bu eski mirasa dönenler oldugu gibi. Almanya ve Amerika Birlesik Devletl eri'nde Budda'nin hayati ve doktrinine ilgi artti. ancak görevde farkli idiler. IX. Buddis t fikirleri tercüme etmek için Taoist deyimler kullanildi. Bud dist vaizler. dogudan gelme kesisler de yasamaktadir. Yüzyilda Avrupa ve Amerika'ya geldi. Bununla beraber onun II. askerî islerde danismanlik yaptilar. I. Laos ve Kamboçya'nin % 9O'i hâlâ Buddist tir. Konfüçyüsçü ve Taoist klasiklerle Mahayanist eserlerdeki fikir ve telkinler birlesince ort aya ayri bir Çin buddist gelenegi çikti. Hindistan'a gitmek ve oradaki ziyaret yerlerini görmek üzere Ch'an g-an'dan yola çikti. Büt e bütün Buddalar. Seylan'dan Pali diline dayanan Buddizm'le ilgili bilgiler XIX. Yüzyihn ortalarinda saray çevrelerini etkiledigi de kayde dilmistir. 220) daginik yabanci gruplarina münhasir kalmisti . Böyle büyük Çinli üstadlarin eserlerinden Sui ve T'ang hanedanlarinin ayri. Bu ekolde di nin pratik ifadesi zihni bir yere toplama ve her seyin içyüzünü kavrama yoluyla manevî irfa n ve hikmete baglanmistir. Mutlak Akil. Yüzyilin ilk yarisinda da Japonya'ya "TendaI" adiyla geçmistir. Bununla beraber üçünde de en bariz ortak yan Mahayanist o lmaktir. 349) hemen hemen bütün Kuzey Çin'i inançlarina döndür . Bu konuda Buddistlerin ilk yardimcilari Taoist bilginler oldu. bir kum tanesinde mevcut idiler. Yüzyildan itibaren merkezî Asya Ipek Yolu boyunca Çin'e kadar gelen Buddizm . Chih. Güney Çin'de iki temayül gelisti: Zihni kontrol ihtirasi bastirmayi esas edinen özde Hin ayanist Dhyana Ekolü. Bu devrede T ao An (312-385). ayrica meshur seyahat hatiralar ini kaleme aldi. O sirada meshur bir tercüme ekolü Kumarajiva'nm (344-413) baskanliginda baskent Ch'a ng-an'da çalismakta idi. Chih K'ai (538-597) tarafindan gün eydogu Çin'deki T'ienT'ai dagindaki meshur manastirda ortaya atildi. Böylece Çin bilginleri irsat ediliyordu. muhtemelen Çin'de en eski Ma-hayana toplulugudur. Tayland. T'ang Hanedani zamaninda. Bütün ve parçalari özdes idi. Yüzyilda Buddizm'e kapisin i aralayan Kore'nin güneyinde de tutunmus. Bunlardan T'ien T'ai. IV. Han Hanedani'nin sonunda (tan. Vinaya kaideleri tercüme edildi ve Mahaya na'nin spekülatif fikirleri yayildi. manastir ve ma'betler kurdular.

Mogolistan'da X VI.000'den 200 'e indirilmis. Tang Hanedani devresi (618-907). yerli Çin düsüncesini gösterme si bakimindan önemli sayilan bir harekettir. Cennete hükmeden ezelî Budda'ya iki BodIsatva (Budda olmaya bi r merhale kalmis semavi varliklar). en iyi açiklayani ise Fa-tsang'dir (643-712). Çin zekâsinin orjinal bir mahsulüdür. 4000 ma'bede el kondu veya tahrip edildi. 84 5'te görülmedik bir zulüm baslatti. t ek hakikatin felsefî veya dinî düsünce. Bu devrede Orta Asya ve Hindistan ile baglant ilar olusturuldu. Bununla beraber genel de bu hanedan Buddizm'e mültefit idi. Mahayana'nin bir uzantisi olan Lamaizm. Meshur Çinli bilgin ve seyyah Hsüan Ts ang (Chuang) (tan. Sans-kritçe "dhyana"dan çikmistir v ekol. itibari. Tang Hanedani zamaninda 8-10 Buddist ekol parlamisti. Buddist sanat eserleri ve kitaplari yakildi. 1786 ma'bet ve 24. Ekolün dayandigi sutra'da. manastirlarda züht hayati yasayan kesislerden ayri Buddizm. Buddizm'in Çin'de en olgunluga ulasti gi yillar da olsa ilk imparator^Kao Tsu ile baski basladi.000 erkek ve kadin kesis vardi. Hindistan'da 10 yil boyunca seyahat etti ve geri döndügünde ge tirdigi çogu Yogacara ekolüne ait eserleri. Ch'an'in Tibet Mahamudra'si yla benzerlikleri vardi. Manastir haya tinin refahi. 250. Imparator Wu-Tsung.000 e rkek veya kadin kesis tekrar dünyevî hayata döndürüldü. Yüzyilda Çin Buddizmi zirvesine ulasti. imparatorun himayesinde. 645'de geri <löndü. Ekole hizmet eden üstadlar arasinda temel metni yaza n Hui Neng (ö. Ekolün ilk üstadi Tushun (557-640). Tibet veya Lama Buddizmi önde gelen dindi. Ch'an ekolü Sung Hanedaninin Yeni Konfüçyüsçü hareketini etkiledigi gibi . 420'de. Her sey Budda aklinin bir tezahürü idi. Hua Yen Ekolü. O ögrenilemez. Kuan-Yin ve Ta Shih Chih yardim etmektedir. Ihtisami arkasindan fesat getirdi. Onu Taoistlerin ana tanriçalarindan ayirmak imkansizdi. kitaplardan veya mürsitlerden al inamazdi. askin (transandant al) Budda için Amitabha (ezeli isik) deyimi kullanilmaktadir. kesis hayatinin Konfüçyüsçü aile ve ahlâk telakkileri rsan doktriner veçhesi tenkitlerin çogalmasina yol açti ve arkasindan siddetle engelleme yi getirdi. Buddizm'in etkisi süratle azalmistir. Çin'e birçok yabanci getirtildi. içinde Buddist. meditasyon veya âyin. Çin'de. 520'de Çin'e geldigi kabul edilen Hintli bir kesis idi. ikilik sözkonusu olmayan bir varlik halinde afakî ve enfusînin üzerine çikarak hakikati birden kavramaktir. 1920'ye kadar hükmetmis. güç. ilk iki ekol Hintli Najarguna'ya dayanirken. 596-664). daha s onra ise Sovyetler Birligi içindeki bir halk cumhuriyeti hüviyetiyle dine karsi kamp anya sonucu rahipler baska mesleklere yönlendirilmis.takipçilerinden bir grup tarafindan simdiki haline döndürülmüstür. fazilet verebilecek olan Budda ve Bodisat-va'lara dön dürerek onlarin yardimini kazanmaktir. Mogol Yüan Hanedani. sonra siyasî otorite olarak. Bu Temiz Ülke Ekolünü (Ching T'u) en iyi dile getire n Shan-tao (613-681) oldu. 713) sonrasinda meditasyon salonu bütün Ch'an manastirlarina girdi. Japon Zen'iyle bu ülkenin medeniyetinde unutulmayacak izler birakti. Ch'an. düsünce ve mantikî idrakin durdugu anda ortaya çtkan bir manevî aydinlanm ayi esas edindi. sarayi etkilemesi. kisiye sonsuz inayet. Çin'de son yedi yüzyilda. manastirlar devlet kontrolü altina girmis. O. hayatinin sonuna kadar tercüme etmeye çalisti. Yüzyila kadar sathi ölçüde. Bunu n yaninda kesis olmayan bütün Buddist erkek ve kadinlarin evlerinde meditasyon yapma lari tesvik edildi. Ch'an. Iste kisi kurtulusa ulasmak için ona böyle bir cenneti verecek olan Amitabha Budda'ya (Japonya'da Amida) kendisini adamaktadir. IX. Ekolün temel felsefesi ihni. ancak Sung haneda ni zamaninda Temiz ülke ve Ch'an ekolleri faaliyetlerini devam ettirebildi. Daha önce dhyana egzersizlerinden bahsedenler olsa da eko lün baslangici Bodhidhar-ma'ya (470-543) dayandirildi. olmayan da hayaldir derken bu ekol. Diger Buddist ekoller (meselâ Ch'an) va r olan da. 629'da yo la çikti. Buddizm'in gitt ikçe gelisen gücü. 1280-1368 tarihleri arasinda hükmederken Çin'de. hedefte cihansümul ve bütün fenomenal t ezahürlerin temeli olan sürekli sabit bir zihin telkin etmektedir. Bunlardan Kuan-Yin (aglamayi isiten) adina Çin'de tapinaklar yapilarak kadin ve çocu klari koruduguna inanilan bu Botisat-va'ya büyük alaka gösterildi. rahip sayisi 100. Ekolün gayesi. Meditasyon Ekolü diye bilinmektedir. Orta Asya yoluyla Hindistan'a gitmek üzere. Ch'an Ekolü. büyü uygulamasi ile kavranila Budda hikmeti oldugunu telkin etti. Ch'an. Taoist elemanlar birbirine karismis bir halk dini tarafindan yutul .

Mahayana Buddizminin Asagi Bu rma'da VIII-IX yüzyillarda bulundugu görülmektedir. manastir hayatina gi renler ve girmeyenlerden olusmus iki veçhe arzeder. Bir defasinda o Sumanakat a tepesine çikmis ve orada ayak izi kalmistir. Bu karar 1962'de general Ne VVin'in askeri hükümetince feshedilmisse de bu bagimsizlik devresinde Burma'da Buddizm himaye edilmistir. Yüzyildan itibaren hem Theravada hem de Sarvastivada mensuplarinin Burma'da bulundugu Çi nli seyyahlarin kayitlarindan anlasilmaktadir. Burma'da manastirlar. Krall ar tarafindan yaptirilan pagodalar {tapinak gibi kutsal yer) dikkat çekicidir.Burma Buddizmi Burma Buddizmi Güneydogu Asya'da. ancak onlari bir hurafe yigini olarak hakir görmüslerdir. Burasi simdi "Adem zirvesi" diye bi linmektedir. az sayida tecrit edilmis Ma-hayana manastirlari vardir. Burma'da. önce Sarvasti-vada ve Mahayana. XIX. Çok geçmeden bu Buddizm Hindi stan'daki gelismeyi takip ederek Tantrik yapiya ulasti. Burma'da. yine bulutlarin arkasina girm istir. Seylan'da halk. Yüzyilda geldi. Yüzyilda Pali dilinde yazi lmis bir vekayinameye göre Budda Seylan'a üç defa gelmistir. oraya Kuzeydogu Hindistan'daki Ben-gal'den gelmistir. Bu rivayetin tarihî bir dayanagi bulunmasa da bu yer. Halk tarafinda n hibe edilmis altin yapraklarla kapli Rangoon Shwe Dagon Pagoda'si Mandalay'dak iler gibi ziyaret yeridir. San skritçe'ye dayanan Buddizm vardi. Senlik günleri. halk kitlelerinin bu dini telakkilerine pek karismamis. [152] I. halkin moral ve egitim islerinde yardimci olmaktadir. Bu iki veçhe biri digeri olmaksi zin düsünülemeyecek bir iliski içindedir. Aydinlar. Bu Theravada Budizmi ile yerli mahallî inançlarin zaman içindeki karisimi Burma Buddiz mini olusturdu.Seylan Buddizmi Seylan Buddizmi eski Buddizm'in önemli bir merkezidir. Birço k sehir ve kasabalarda kesis olmayanlar da manastirlara baglidir. Fakat komünizm ve Mao tse Tsung ile o. Burma 1947'de istiklâlini kazaninca Sangha eski itibarini kazandi. Mahayana'nin mensuplari kuzeydeki daglik bölge ve dogu Burma Shan eyaletlerinde yasayan mahallî Gurka ve Rangoon'daki Çin toplu luklarindandir. bu adanin Budda'nin telkinatinin muhafizi olduguna inanmaktadir. Yukari Burma'da XI. Yüzyilin ba slarinda özellikle T'ai Hsü (1890-1947) ile Çin Buddizmi bir zihni uyanis ve ahlâkî dirili s yasamistir. Burma'ya III. VII. yildönümü Ran-goon disinda öze l olarak halkin yardimlariyla hazirlanmis bir magara salonunda Tipitaka'nin bütün met ninin okunmasi ve gözden geçirilmesiyle gerçeklestirilen bir Buddist konsiliyle kutlan di. V. [151] H. 1956'da Budda'nin nirvana'ya kavusmasinin 2500. yüzyilin sonlari XX. 1961'de Rangoon Parlamentosunda. nüfusun % 20'sini olusturan Buddist olmayan ha lktan bir ayrim ortaya çikarmamak üzere Buddizmi resmî din kilan bir karar alindi. simdi önemli ziya ret merkezlerinden birisidir. Yüzyildaki Britanya istilâsi Burma'daki Sangha teskilâtinin geleneks el yapisina zarar verdi. Mon'lar. Buddizm.mustur. daha sonra Pali Buddizmi yerlesti. Theravada disinda. Özellikle Prome'deki bu tip Buddizm. Güneydogu Burma'da yerlest iklerinde artik Burma kralliginda merkezî nehir etrafinda yasayanlara günümüze ka dar gelecek Theravada Buddizmini getirdiler. XIX. . Bu noktada Burma'nin diger Theravada ülkeleri özellikle Seylan ile ir tibati oldu. diger yerlerde oldugu gibi. büyük insan kitleleri buralarda toplanmakta dir. Yüzyil da Tantrik Buddizmin bozulmus bir sekli vardi.

. Theravada gelenekçiliginin k oruyucu bekçileri olarak. [153] J. Ilk vihara'lar. 1947'den bu yana Buddizm'in gelismesiyle millî kalkinma at basi sürdürülmektedir. Abhayagiri dogmadan önce. Hint Buddistlerinden saglanan Budda'nin disiyl e ilgili Abhayagiri kesisleri nezaretinde baslamis kült bu devrede yeniden canland irildi. Yüzyildan bu yana Budda'nin heykellerinin kond ugu yerler. ayrica Buddist telkinatin genis bir özetini yapti. münferit kesislere hediye vermesi Abhayagiri mezhebini dogurdu. Siva gibi Hint tanrilarina tapinaklar yapilmaya kadar vardi. Yüzyilda yazili hale getirdi. Taylandlilarin % 94'ü Buddisttir. Yüzyildan itibaren de onlar ayni yapi da. he m Theravada. hem de Mahayana telkinatini Inceleyerek disa açik bir yol takip etti. içinde bir yadigarin gömülü oldugu daga-ba'lar (pagoda) ve bir de "Bo Ag acf'ndan olusan bir bütündür. Theravada kutsal metinleri olan T ipitaka'yi I. Buna diger bir yadigâr. Yüzyilda gelip bu Mahavihara cemaatinin bir üyesi olan Buddhaghos a. Vidyodaya) kurulmustur. Theravada gelenekçiligi altinda mezhepler birlestirildi. IV. Vietnam disinda diger Güneydogu Asya ülkelerindeki gibi Theravada mezhebindedir. Yüzyildan itibaren "Devalaya" deni len Hint tanrilarinin putlari da girmis. Yeni mezhep. Yüzyila dayanmaktadir. Daha sonra bir üçüncü mezhep. Zamanla iki Buddist üniversite (Vidyalankara. Hindistan'dan V. 11-12 Yüzyillarda Visnu. Yüzyillar arasin da onlarin Hindu gelenegi üstünlük kazandi. Bu yüzyillard a Güney Hindistan ve Hindu etkisi giderek artti ve bu etki. Sonraki yüzyillarda bu üç mezhep Seylan'daki Sangha'nin temelini olusturdu.Asoka zamaninda Seylan krali Buddizm'i kabul edince baskent Anuradhapura'da bir "vihara" (manastir) açtirmistir. Bu iki eser Seylan Thera vada geleneginin gelismesinde önemli katkida bulundu. 15. Simdi Anuradhapura'daki Bo Agaci'nin Budda'nin altinda i lhama kavustugu Gaya'daki agaçdan kesildigi ve Mahinda'nin kizkardesi tarafindan S eylan'a getirildigi söylenmektedir. Ayrica vihara'lara 12. Jetaana da bir önceki mezhebin yolunu tuttu. Seylan'da halk kesislerin yasadigi vihara'lari kutsal ziyaret yeri olarak görürler. Yüzyillar arasi bölgede Mahayana önde gelen me zhepti. Budda'nin sadaka kâsesi de eklendi (simdi bu kâse kayip tir). Tayland'da Buddizm'in tarihçesi 6. ayri bir bölümde yer almistir. dagaba ve bo agaçlariyla birlikte bugün de Seylan'daki vihara'larin degi smez özellikleri olmustur. Seylan'a BuddIzm'in gelisind en 1815'deki Ingiliz isgaline kadarki devrede ülkeyi idare edenin Buddist olmasi i stendi. Bu zamandan itib aren Tayland'da Theravada Buddizmi hakim oldu. Yüzyilin sonlarina dogru güç kazanmistir. Önceki Mahavihara'nin kesisleri. Kimerlerin ülkenin büyük bir kisimini ele geçirmesi sonucu 11-14. Bununla beraber yi ne 11. Tripitaka üzerine yazilmis Sinhalese serhlerini Pali dilinde yeniden kaleme aldi.Tayland Buddizmi Tayland Buddizmi. 8-13. Hollanda ve Ingiliz istilâsi sirasinda geri planda kalmisken 19. Asoka'nin oglu Mahi nda ile beraber oraya gelen sangha üyesi kesislerdir (bhikku). Miladin ilk yüzyilinda yasamis bir kralin Mahavihara'ya degil. Yüzyilda Çinlilerle yakinliklari bilinen T aylarin millî tarihi basladi. Yüzyilda baskenti alip bu disi ortadan kaldirdiklarini ile ri sürmüslerse de yerli halk onun taklit olduguna. Portekizliler 16. 14. Abhayagiri mensuplari. Bu yüzyilda Seylan'a giden Siyamli kesisler dönüslerinde T ayland'da kaldilar ve oradaki yeni Buddist gelismeleri yaydilar. Bu vihara'nin ilk sakinleri. Sangha. dis etkilerin odagi oldu. Merkezi asagi Burma'da olan Mon kralliginin bir bölümü olan Tayla nd'in güneyinde önce Hinayana hakimdi. Yüzyildaki millî uyanis sonucu Buddizm yeniden güç kazandi. esas yadigarin hâlâ Kandy'de mevcut b ulunduguna inanmaktadir. Portekiz. Hanedan ve baskent degisiklikleri. Telkin ve manastir düzeninde farkli bir özellige sahip olmasa da bu yeni mezhep. Seylan'da uzun asirl ar basta gelen mezhebin ilk müjdecileri bunlardir.

evlenme ve aile hayatinin kurtulusa enge l olmayacagini ileri sürmüstür. II. Shinran {tah. Bu mezhepte âlemin sirlari görülebilir ve kavranilabilir sekilde takdim edilmeye ve sembollendirilmeye çalisilmis tir. ögrenimi. diger yandan dünyevî çikarlar için büyüsel ve tabiatüstü yardim iddiasinda da bulundu. sevgi sahibi bir varlik olara k sunuldu ve bu mezhep. Onun uzlastir maci tutumu Ryobu Sinto'nun ortaya çikmasini saglamistir. O.Japon Buddizmi Buddizm'in Çin yoluyla VI. Jodo'nun J aponya'da birbirinden az farkli dört kolu vardir: Jodo (1970'lere dogru taraftan 4 milyon kisi). Yuzunembutsu ve Ji ((taraftarlari fazla degil) . Japonya'da B uddizm'in en popüier sekli haline geldi. Bunlardan Jodo. Bunlardan halkin en çok tuttugu Shinshudur ve 1173-1263 tarihleri arasinda yerle smistir. bir Buddist kesis olarak modern Tayland'in temellerini atti ve Buddizm'de reform say ilabilecek Sangha teskilatiyla ilgili yenilikler yapti. Bu piramitte en üstte Buddaligin bütün muk ddesligi gerçeklesmis Shingon'un mistik panteizmi bulunmaktadir. Yüzyilda ulastigi Japonya. Honen tarafindan 1175'de kuruldu. bu dinle ilgili gelismeler baki mindan önem tasimaktadir. vücu du bütün âlemi kusatan Budda'nin tezahürleri olarak görülmektedir. Sinto kutsal yerlerinde Buddist ayinlerin icra edildigi görülmüstür. 939'a kadar 1000 yillik bir süre Çin Imparatorlugunun bir eyaleti olarak ka ldi. Japon Buddizminde askin (transanda ntal) Budda için kullanilan bir addir. Çinlilerin "Temiz Ülke" (Ching T'u) ekolünün Japonca karsiligi ol an Jodo'ya göre Budda ezeli nur. Yüzyilda en canli devresini yasayan Buddizm'd en etkilenmis Sinto kendini göstermistir. Jodo'dan daha da önce. Amida. inanç ve gelenekleri de agirligini belli etmektedir. 1173-1263) taraf indan da gelistirildi. etik duygulari etkiledi. bir halk dini olarak bir yandan ölü ayinleri getirir ken. Yüzyilda baslayan ve XIII. O. Birçok dinlerin tanri ve melekleri Shingon'da (Çincesi "Chen Yen": dogru söz). Taoizm bu etkilenme sonucu hâlâ ayaktadir. Böylece Meiji devrinin baslarinda bu kaynasma bozulmus ve ondan sonra da doktrin ve tören olarak bir daha görülmemistir. Budda'nin dista tez ahür etmis seklidir. maddî. ezelî Hayat ve ezelî Nur olarak bilinmektedir. Bu sürede Çin'den her hususta. iman ve inayet ile kurtulusu telkin ederek. hikmet. Bu din. Onun gerçek vücudu birbirini tamamlayan iki parçadan olusmustur: Zi hnî. Onun yaptiklari simdiki Tay Buddizmi üzerinde derin izler birakti. Amida'nin. Tipitaka'yi Tay nitelikleri içinde. . teskilâtli rahip tesekkülleriyle Japon halkinin hayatin da baslica dinî güç haline geldi. Hinduizm. Oglu da babasinin yolunda gitti. Shinshu (13 milyon). Böylece Sinto felsefî bakisi ve ahlâkî muhtevasi derin kle beraber tek basina Sinto taraftarlari bu gidise siddetle karsi çikmislardir. [154] K. Kurtulus için en kolay yol olarak görülen. Hindistan'daki Mahaya-na'da bu askin Budda. Modernl estirme çabalari yaninda. Birlesik Sinto-Buddist kutsal yerlerinde her iki dinin rahiplerinin birbiriyle kaynastigi. Kobo Daishi (774-835) tarafindan kurulan d iger bir Japon Buddist mezhebi mistik ve uzlastirmaci (sinkretist)yapili Shingon 'dur. Böylece ortaçag Japonyasmd a XII.disaridan gelen isgaller akabinde 1851'de tahta çikip 17 sene hükmeden Mongkut. çok merhamet. Taoizm ve diger Buddist mezhepleri de içine alarak. fakat Avrupâî ciltler hali nde bastirmasi dikkat çekicidir. B ddist Jodo ve Shingon mezhepleri Japonya'da dogdu ve Amida Budda inancini köklestir di. Tantrik mezhebini telkin etmistir. ayrintili manevî disipl in ve yetistirme sistemleri. Ona göre âlem. Çin'de kendini yetistirmistir ve Japonya'da panteist ve mistik yapili. sanat ve edebiyati. Buddizm kozmoloji ve eskatolojisi. Dünya Savasi'ndan bu yana gittikçe artarak Taylan d'in sehir bölgelerinde bati etkisi kendisini göstermekteyse de sehir disi bölgelerde Buddizm kültür. Vietnam. manastir kisvelerini atmis. Konfüçyüsçülük. e mezhepleri 10 gelisme derecesi içinde görmüstür. Bugün de Viet nam'da Buddizm. Felsefî düsünceyi kamçiladi. kullarini saadet ülkesi cen nete gönderecegine inanilmaktadir. Kobo Daishi (Kukai). bu arada dinî bakimindan da etkilendi. tahminen 806'da.

sutra'larin okunmasini Buddist kutsal nesnelere tazim gösterilmesini savundu. meditasyonda bagdas kurup oturma ve beli dik tutma tarzinda "Zazen" u ygulamasini destekledi. çay törenlerine. Dengyo Daishi. Ilk müstakil Zen manastiri 1236'da onun ön ayak olmasiyla kuruldu. Buddizm'in kollara ayrilmasina ve bu arad a Soto'nun da bir mezhep olarak ortaya çikmasina karsi idi. Tendai. bir iç tecrübeyi gelistirme yoluyla hakikatin dogrudan ve mist ik olarak kazanilmasina dayanir. Satori. asirlarc a devam edecek bir manastir kurdu. Züht uygulamalari için büyük bir tesvik söz konusu degildir. büyük bir Tendai merkezi olarak. Hiei Daginda (Kyoto yakinlarinda). Japonya'ya döndü ve Tendai'yi kurdu. mutlak gerçekle tam birligin gerçeklesmesine kadar) bu tarzi n esaslarini olusturuyordu. faziletler ve hikmet in bir kimsenin kendi suurunda Buddaligi gerçeklestirebilmesi için olduguna dayanmak tadir. Zazen'de Buddizm'in ana prensibinin bulundugu. Dogen. O. Zen üstadlarinin sakirtlerine. Çin'de Tung-shan{807-86 9) ve Ts'ao-shan (840-901) tarafindan kuruldu. B udda zihninin suuruna. Baslica felsefesi Mutlak ile nisbîni n fenomenal bakimdan birligi idi. Buddizm'in esas öz ve ruhunu aksettirdigini idd ia ettigi kendi telkinatina önem verir. O. 1227'de aydinl anmayi kazanmis olarak Japonya'ya geri döndü. O. Japonya'ya bu hareketi getiren Dogen (1200-1253). Kesislerin hayati meditasyon. Gerçek irfana kavusma sessiz aydinlanma ile gerçekleseceg ine inaniliyordu. fikir ve hüküm lerinden arindirilmak yo-luyle nefes almanin düzenlenmesi. Iste Dogen. Budd ist ekolleri içinde parladi ve sadece Japonya'da kalmayip bütün dünyaya yayildi. Mutlakla fenomenal âlemin denklenmesine dayaniyordu. Bunlardan Soto. Bunun için. kendi Budda fitratini esas hikmet görerek zihnî bir ayrima gitmeksizin. böylece "satori" denilen büyük haz ve sekînete ulasma hedefi Zen meditasyon geleneginin gayesidir. insan ve bütün seylerin özünün Budda fitrati oldugunu. çiçek bahçesi peyzaji çalismala gulandi. Japon Buddist ekolü Tendai'y i kuran Dengyo Daishi'dir (767-822). arzu. olmayan kimseleri yesti stirdi. Çin'de T'ien T'ai idealist telkinatini ögrendik ten sonra Dengyo Daishi (Saicho). ibadet ve faal el isleriyle geçer. Bu çok önem li ve etkili mezhep. manevî bütü lüge kavusmasidir. Öte yandan o. ego'nun tasfiyesiyle. meditasyonda bagdas kurup oturarak konsantre olmak. tarif ve tasvirin ötesinde bir tec rübedir. Shingon ile birlikte Tendai. en güzel sanat ve edebiyat eserlerinin ilhamini vererek Japon kültürünün üzerinde büyük ve derin bir etki birakti.Kobo Daishi gibi Hei devrinin diger meshur sahsiyeti. temizlik ve titiz dinî disiplinleriy-le d ikkat çekicidir. Tendai'nin esasi. bu fitra tin. kötü arzularin giderilmesiyle ve kendine tam hakim olmak la gerçaklesecegini telkin ederek bu manastirda kesis olan. Zen. derûni manevî aydinlanmayi gerçeklestirmeye çal isir. Japon Buddizminin birlestirici gücü oldu. Bununla beraber Eiheij i Tapinaginda (Echizen eyaletinde) Soto telkinleri günümüze kadar sürüp geldi. Temelde o. bedenindeki suursuz güçlerden hürriyetini kazanarak. kurtulus ve Buddaligi kazanmanin en genel gaye oldugunu açikl adi. saf suur olarak. bütün sirlar. Japonya'da Zen adini alan Bud-dizm'in bir sekfi. Budda fitratinin böyle çiçeklenecegini savundu. Pratik islerde ve meditasyonda kendini idrak ve Budda tabiati esit sekilde bulunur. 867) tarafindan kuruldu ve Eisai (1141-1215) tarafindan da Japony . halka mâleden K ei-zan (1268-1325) oldu. Zen manastirlari sessizlik. bes merhale sistemi (gerçek nefsi tanimaktan. Dogen . O. Zen mezhebinin diger bir kolu da Rinzai'dir. O. varmak ister. Felsefî yönden onun monistik panteizmi. Çin'de 'Ch'an" diye bilinen. Zen Buddizmin Japonya'da birkaç kolu vardir. çiçek tanzimi. Sa-toride Bu dda adayi. Egitim. onlara dayanan yorumlamalara degil. Bu mezhep Çin Bud-distlerinden Lin Ch i veya l-hsüan (ö. söz ve kavramlara. Zen Buddizm. zihnî veya duygusa l olarak nitelendirilirse satori olmaz. üstünlük? nligi bir kenara iterek. Zen'in prensipleri "Judo" ve "Kendo" {Ki iç oyunu) askerî sanatlarina. 23 yasinda Çin'e gitti. kutsal metinlere. zi hni hürriyeti kazanmak ve "satori"yi bir anda gerçeklestirmek için verdikleri egzersiz leri (koan) ikinci dereceden buldu. düzen. Bu tecrübe. diger Zen üstadlarinin aksine. insanin. insanin cehaleti dolayisiyla gerçeklestiremedigi Budda tabiatinin f itratinin temel tasi oldugunu iddia ederek meditasyon veya murakabe uygulamalari ni tesvik eder. Japonya'da dinî in anç ve felsefî düsüncenin itici gücü oldu. Zazen tekniginde zihin bütün alakalarindan.

dogru davranis (Is). 24 yasinda aydinlanmaya ulasmisti. t elkinle tedaviden olusan karmasik yapilara sahiptir. Japon ya'da ilk Rinzai tapinagini 1191'de kurdu. O. Japonya'da Buddist kesislerin gayretiyle son 1000 yili askin bir süre içinde eski ye rli din Sinto. Buddizm baski gördü. Bu sekiz madde. yeni gelisen bir yigin sinkretist Sinto mezhebi. Bu iki dinin iliskileri büyük degismeler geçirdi . din disi hayat ve dinden uzaklasma Japonya'daki bütün dinlerin ortak problemidir. taninmasini sagladi. Buddizm. daha az kabiliyetli olanlar için tedrîcî yolun d aha uygun düsecegini telkin etti. Dogen gibi bir üne sahip oldu. Iyi bir Buddist. I I. Bu farkliliklar. izdirabin kaynagi olan arzu ve ihtiraslarin giderilmes inde basvurulan Sekiz Dilimli Yoldur. yorumlar yapti. Buddizm'in içinde eridi. ya lan-yanlis konusmamak. dogru geçim (hayat). çocuk düsürmeye karsidir. içki-uyusturucu kullanmamak. Japonya'da çesitli m ezhepleriyle gelenek-lesmis bir hayata sahipse de ilk canliligini kaybetmistir. farkli uygulamalari. Çayi Japonya'ya ilk getiren o olmasa da. Samadhi (flieditasyon). içki ve zehir satin almaz. silah ve zehir imalatçiligi yapmamak. 1716'da artik Tokugavva devrinde en güçlü Buddist merkez olarak Shoinji tapinaginda sürekli kalm ak üzere yerlesti. gizli bilimler. Rinzai tapinaklar i kültür ve sanat merkezleri oldu. Yüzyilda sür'atle yayildi. Züht u ygulamalari dolayisiyla Rinzai'den biraz ayrilmakta olan Obaku. orada Lin-Chi mezhebinde aydinlanmaya ulasti. O nun mistik tecrübesi üç deyimle özetlenebilir: Büyük Süphe. Rinzai. O. Dogru söz ve dogru davranisa her Buddistin uymasi gereken bes emir açiklik getirir: Öldürmemek ve zarar vermemek. Çin etkisi Obaku'nun tapinak mimarisi ve dini törenlerinde kendini aksettirir. Dogru geçim bes yasagi içine alir: Kasaplik. iki defa Çin'e gitti. Soto'dan ani aydinlanma kazanmada alisilmisin disinda vasi ta kullanmasiyla ayrildi. anlasilmaz söz ve pa radokslar kullanmak. Panna (hikmet). Eisai (Zencho Ko kus-hi). Zen gelenegini Kama-kura'ya soktu. Obaku. Üçüncü bir Zen Buddist kol da Obaku'dur. sakirtlere egzersiz vermek gibi seyler idi. çalmamak. avlanmaz. XVII. Ingen. Sila'ya Sekiz Dilimli Yoldan üç madde girer: dogru söz. Kurucusu Ingen'dir (1592-1673). devamli tekrarlamasina agirlik verir. ani aydinlanmanin üstün inayete dayandigini. Hakuin'in Zen çevresinde aydinlanma. Üç ana madde sunlardir: Sila (ahlâk). çesitli ülkelerde kazandigi degisik inançlari. vurma ve haykirma. esrarcilik. Amida geleneginin kolay tarzini kötüledi ve Zen meditasyonunun mukayese kabul etmez gücünü ve "koan" egzersizlerini savundu. kuvvetli vecd ve mistik tecrüb elerle içten sanat kabiliyetleri birlesti. Bu yapinin temeli. Di nî hamiyet ve millî ideali birlestiren. tedrici yoldan aydinlanmak için de Amida Budda'nin adini herkesin onun cennetinde dogacagi na inanarak. Bu arada belirtilmelidir ki Hiristiyanligin Japonya'ya girmesinde Buddizm'e n efret duyan Sogun Nobunaga'nin büyük rolü olmustu. Yüzyildan itibaren sove nizm ve yabanci düsmanligi sonucu Sinto'yu canlandirdi ve onun millî inanç haline gelme sine yol açti. her duygulu varliktaki Budda ruhu olarak kabul edilir . Amida. silah kullanmaz. Bugün Japonya'da materyalist fikirler .a'ya sokuldu. Önceleri karsilikli hosgörü içinde baslayan iliskiler. meyhanecilik. . Zen meditasyonunu açikladi ve Zen'In müstakil bir ekol olarak bilinmesini. bir kimsenin zihninin d isinda varligi bulunmayan. bazi dinlerle kaynasmis sekilleri olsa da Buddizm'in kendine mahsus bir yapisi v ardir. Japon çay kültürünün babasi olarak telakki edildi. Dünya Savasi sonucu Devlet Sintosu ortadan kalkmissa da. balik tutmaz. içinde Buddizm de bulunan bazi dinler. et. Ani Satori'ye ulasmak için zazen ve koan. 60 yasin i geçmisken devamli davetler sonucu Çin'den 20 sakirdiyle birlikte Japonya'ya geldi. XVII. O. [155] L. Büyük Haz. Mana Parinibbana Sutta'da geçen üç ana maddenin sonradan genisletilmis seklidir ve eski metinlerde bulunmamaktad ir. duyularini yanlis yola yöneltmemek. Buddist rahip zümresi sikici sinirlamalara maruz kal di. zina yapmaz. Büyük Aydinlanma.Buddizm'de Sekiz Dilimli Yol Çesitli mezhepleri. Digerleri gibi Obaku da Çin kaynaklidir. RinzaI'yi yenilestiren büyük Zen üstadi Hakuin (1685-17 68).

Dogru murakebe de bir yandan zihnin bir konu ya yöneltilmesi.Abhidhamma-Pitaka (genisletilmis doktrin. 2. bunun için "dhamma sepeti" de de nilen bu kisimdir. iki si itirafa hasredilen aylik dört kutsal günde (dolunay ve yeni ayla ilgili) okunmasi âd et haline gelmis olan Patimokha kaideleri olusturur. Ancak telkinini yasatmayi kurdugu Sangh a teskilâti üstlenmisti. hile vb. Yüzyilin ikinci yarisinda S eylan'da oldu. Panna'ya dogru anlayis. Konsil'de Pali metninin 3. Pali metinle rinde Asoka'nin adinin geçmemesini bu metinlerin daha önce tamamlanmis olmasina (M. zihnî nüfuz zarafetini ifade eder. Böylece ilk konsil Budda'nin ölümünü takip eden ay içinde Rajagaha'da toplanip daha sonra Pali metni denilecek kutsal kitabin ilk si fahi çalismalarini baslatti. dogru murakabe girer. vaaz ve hitabelerini içine alir. Bu âlem ve i nsan ile ilgili gerçeklerin önce inanç olarak kabulü. rahip ve rahibelerin uym asi gerekli kaideler. kin. [156] M. bölümü tamamlandi. hakikata uyar tarzda konusm ak. Yüzyil) baglayanlar varsa da en eski Buddist Pali tarihî vekayinamesi olan Dipava msa'ya göre Pali metinlerinin yazili hale intikali M.Buddizmde Kutsal Metinler Theravada Buddistlerince sahih görülen Pali metinlerine Tipitaka (üç sepet) denir. Bu kol eksiyonda Buddizm öncesi dogum hikâyelerini de ihtiva eden Jata-ka ve doktrinin bir öz etini veren Dhammapada gibi kitaplar da vardir. bir hedefe zihnini yöneltmek. Bu çalismalar Vesali'deki II. öte yandan hirs. Samadhi.Vinaya-Pitaka (disiplin sepeti): Sangha ve kesisler ile ilgili usul ve kaidel eri içine alir. dogru düsünce. baskalarini rencide edecek konusmalardan kaçinmak zorundadir. gayret) ise sonunda pisman olunacak veya basarisizliga düsülecek yollara gitmeyip ihlasla zihind e iyi duygular beslemeyi ifade eder. Dogru düsünce. yerine geçecek bir kimseyi de belirlemedi. Buddistin söyledigi. her durumda hayati koruyacaktir. akla gelen düsüncelerin tahlili. konsantre olmak anlaminda meditasyona delâlet eder. felsefî ve psikolojik yorumlar sepeti ) : Suttalarda halk için ve savunma tarzindaki doktrinin yedi kitap içinde özetlenmesi . fakat dog um kontrolüne karsi degildir. bir kelime ile özetlemesi istendiginde o. Kral Asoka zamanindaki III. çocuk düsürmeye karsidir. Budda'dan telkinini. Dogru anlayis . beslenme. 3.Sutta-Pitaka (vaazlar sepeti): Budda ve bazi sakirtlerinin devirlerindeki kims elerle konusmalari. onlarin özüne inilerek i yi. Sutta'lar.Ö. Buddist mümkün oldugu kadar. h erkesin kendisine isik tutmasini istedi. Panna. Bes Nikaya'dan olusur. Rahip olan. En es ki Buddist kutsal kitabi olan Tipitaka üç bölüme ayrilir: 1. kötü veya nötr olduklarinin anlasilabilmesi. sonra da tecrübî olarak hedefe ulasilm asi gayedir. Bu ana maddeye dogru muhakeme. vaaz. Dogru muhakeme. zulüm gibi tutumlardan arindirilmasidir.Ö. Budda'nin cenaze töreninde onun sözleri ve islerinin unutulmada n muhafaza edimesi fikri ortaya atildi. Bu bölümün en eski materyelini. seylerin neden kaynaklandiginin belirlenmesi gibi hususlari içine alir. "sati" (muhakeme. düsüncelilik) cevabini ver ir. Buddistin hayatinin üçüncü ve en yüksek seviyedeki durumuna isaret eder.Buddist. olmayanlarla ilgili hususlar. Tipita ka'nin en önemli kismi Budda'nin fikirlerini veren. kötülük. O. âlemi ve insan varligini dört kutsal gerçege göre anlamadir. geride bir kitap birakmadi. zihnin duygusa l arzu. I. ayinler. Dogru niyet (ceht. Budda. yaptigi. suçlu kesisin suçunu Itiraf ettigi ve topluca kesisle rin 200 kadar suçu ihtiva eden listeyi okuyup suçlunun cezasini da tayin ettigi. giyinme gibi konular bu bölümde yer a lir. Ananda'nin Rajagaha K onsilinde "Böylece isittim" diye Budda'nin ölümü sonrasinda naklettigi seylerdir. Kon-sil'de de devam etti. nefesin kontrolü. 3. dogru niyet girer. Buddist. düsündügü islerde gösterdigi zihin keskinl igi.

ve baslikli listeler halinde sistem-lestirilmesinden ibarettir. Buddizm'in fels efe ve psikolojisi bu bölümdedir. Theravada kolundan olmayan Buddist mezheplerin kutsal kitaplari (Tripitaka), en b asta Sanskritçe'den Çince'ye tercümeler, Tibetçe ve Buddist melez Sanskritçe olarak muhafa za edilmistir. Çin Buddist kutsal kitap metinleri (San Tsang), özellikle Çin ve Japon Mahayana'si için en önemli kaynaktir. Buddizm'in Çin'e girmesinden itibaren Sanskritçe me tinlerin elde edilmesine ve tercümesine büyük ilgi gösterilmistir. Zamanla bu tercümelerin kataloglarinin yapilmasi gerekmistir (eskilerin en meshuru 730'da tamamlanan K' ai Yüan). Çince Tri-pitaka, J. Takakusu tarafindan 1924-1932 arasinda 85 cilt halind e basilmistir (Bu genis koleksiyonun az bir kismi Ingilizce'ye çevirilmistir).

Theravada kutsal metni gibi üç bölümden ibaret olsa da, diger Buddist mezheplerin kutsal kitap bölümlerinin muhtevasi ve yapilarinda farkliliklar vardir. Meselâ Tipitaka'nin Sutta-Pitaka bölümünde bir Çin koleksiyonunda ilk dört "nikaya"'ya tekabül eden dört agama bu unur. Sarvastivada'nin Abhidharma-Pitaka'si, Theravada'ninkinden, bazi konu basl iklari uysa da, kitap adlari bakimindan tamamen farklidir. Çin kutsal metnine birçok Çin Buddist yazilari (Zen de dahil) alinarak dördüncü bir bölüm olusturulmustur. Ayrica Çin etninde üç bölümde de birbirine karsi her iki tarafin kutsal yazilari da bulunmaktadir. Ancak belirtilmelidir ki Hinayana taraftarlari, Mahayana'nin kutsal metinlerini bunlar tarihen bilinmiyor diye kabul etmek istemezler. Mahayanacilar ise; Hinaya na'nin kutsal metinlerini güvenilir bulmakla beraber, kendi sutra'larina kendileri nin inandiklarini, onlarin da tarihî kökeni bulundugunu, Budda'nin onlardaki gerçegi te lkin ettigini, fakat Hinaya-nacilarin anlayamadiklarini, Nirvana'ya ulastiracak gerçek doktrinin ken-dilerininkinin oldugunu ileri sürmektedirler. [157]

N- Budizm'de Inanç Esaslari Buddizm'de iman ikrarina "tri-ratna" (üç cevher) denir: "Budda'ya siginirim, dhamma' ya (doktrin) siginirim, sangha'ya siginirim". Bu iman ikrari Pali metninde (Samy utta-Nikaya'da) geçmektedir. Sutta'lardan birinde; Budda'nin kim simsiki üç cevherin fa ziletlerine güvenirse onun karsiya geçmek üzere nehre girdigini (sotapanna), yani aydi nlanmaya kavusmaya,nirvanaya ulasmaya namzet oldugunu söyledigi anlatilmaktadir. I man Ikrarfndaki üç cevherden birisini kabul etmeyen Buddist sayilmamaktadir. Rahip o lsun veya olmasin bütün Güneydogu Asya Buddistleri, üç esasi ayri bir ezgi ile okumaktadir .

Budda, üç cevherin ilkidir. O, dinin kurucusudur. Ancak Buddist telakkiye göre, Gerçegi (dhamma) bilmesiyle digerlerinden temayüz eden bu insan, zaman içinde dünyada gerçegi bi len kalmayinca gelmesi beklenen Budda'lardan birisidir. Bu anlamda daha önce 24 Bu dda gelmistir. Buddizm'in kurucusu Budda, bunlarin yirmibesincisidir. Theravada düsüncesine göre Budda nihâi duruma erisince bedenî hayatiyla ebedilesmistir, artik zamanmekân boyutlari içindeki âlemle bir iliskisi kalmamistir. Mahayana'ya göre, Budda'lar, ölümlü insanlarin yardim için basvurduklari askin varliklardir. Dhamma, Budda'nin telkininin esasini, doktrinini, cihansümul hakikati ifade etmekle Hiristiyanlik'ta Hz. Isa, Islâm'da Kur'an'in yerine benzer bir öneme sahiptir. Dham ma, ontolojik olarak Budda'dan öncedir. Budda, dhamma'nin ifadesi, tarihî tezahürüdür. Bud da'lar zaman zinciri içinde gider, gelirler; fakat Dhamma ebedîdir. Bu, bir anlamda Y unanca Logos'a tekabül eden bir durumdur. Buddistler, Dhamma'ya bu anlamda siginir lar. Budda'nin hitabeleri, bu Dhamma gerçegini konu edinmistir. Bu gerçek, doktrindi r. Bu gerçege uygun yasanan hayat, Budda tarafindan "istikamet" olarak nitelendiri lmistir. Buddist inanca göre Budda'dan önceki 24 Budda gibi ondan sonra da, simdiki Budda devresini takiben Budda'lar gelecektir. Her Budda, insanlarin hakikati kay betmesi üzerine doktrini telkin için gelmektedir. Pali metninde ilki ve en önemlisi Me tteyya olmak üzere gelecek 10 Budda adi verilmektedir. Pali gelenegine göre bunlar, Hind kozmolojisinin 4 bölgesinden biri olan Jambudipa (Hindistan'da) bölgesinden gelme

ktedir. Her Budda, Dhamma'yi ögütlemedikçe, bir Sangha kurmadikça ve dine tutunmadikça Nirv ana'ya girmez. Sangha, dünyanin en eski bekâr kesisler, rahipler toplulugudur. Rahipler manastirlar da topluca münzevî olarak yasarlar. Ayrica rahibe toplulugu da vardir. Dilenci rahip lere "bhiksku" (Pâli: "bhikkhu"), rahibelere ise "bhikshuni" (Pâli: bhikkhani") denir . Ruhban hayati fakirlik, bekârlik ve sessizlige dayanir. Katil, hirsiz, esir, ask er, bulasici hastaliga yakalanan, bedenî maluliyeti olanlar disinda herkes rahip ve ya rahibelige basvurabilir. Rahip olmak için en az 20 yasinda olmak gerekir. Ancak 15 yasini bitiren teskilata alinabilir. Hattâ 7 yasini bitiren bile, eger ailesi r azi ise alinabilir. Baska din ve inançlardan dönenler, bir sinama devresinden sonra rahiplige kabul edilebilirler. Teskilâta ilk giren saç ve sakalini keser, san elbise giyer, yetkili rahibin önünde üç defa iman ikrarinda bulunur. Rahiplik adayi en az on r ahip önünde baskan rahip tarafindan imtihan edilir. Imtihan olumlu sonuçlanirsa kendis ine, dört vacip, dört büyük günah baskan tarafindan belletilir. Bir rahip, bu günahlardan bi risini islerse muvakkat olarak veya süreklice Sangha'dan çikarilabilir. Rahip, Sangh a'dan kendi Istegiyle de ayrilabilir, evlenebilir. Ancak rahip ve rahibe iken ev lenme yasaktir. Buddistler arasinda en büyük ayrilik, rahiplerle rahip olmayanlar ar asindadir. Rahip olmayanlar, Nirvana'ya eremezler (önceki hayatinda rahip olanlar hariç). Rahibin sadece bir takim elbisesi olur ve o da üç parçadan olusur: Gömlege benzer bir al tlik, bir kusakla bagli ve dize kadar varan bir çesit etek, dizlere kadar inen ve bir tarafindan sol omuza atilmis (böylece sag omuz çiplak birakilmis) bir örtü. Kiyafet eskiden sari (Tayland, Kamboçya ve Seylan'da hâlâ öyledir), orta çagda ise kirmizi idi (sim di Burma'da portakal rengi, Japonya'da siyah). Ayrica rahibin yiyecek için sadaka kâs esi, ayda iki defa kullanmak üzere tras biçagi, tesbihi bulunur. Rahip günde bir defa (ög le) yemek yer, tam bir cinsi perhiz sürdürür, hiçbir eglenceye katilmaz, para alip vermez , mal edinmez. Ayda iki defa rahiplerin suç itirafinda bulunduklari dolunay ve yen i ay günlerine, uposatha (upavasatha) günleri yani oruç günleri denir. Bu âdet, Brahmanizm 'deki soma kurbani devresindeki oruç günlerinden aktarilmistir. Yeni ayin ve dolunay in 7. günlerine de oruç günleri denir; fakat bu günlerde itiraf yoktur. Bu günlerde rahip olmayanlar da en iyi elbiselerini giyerler, dindar Buddistler dünyevî islerle ugrasm azlar. Rahiplerin suç itirafi, en az dört rahipten olusan toplulukta olur. Patimok-ha kaidelerini okumasi sirasinda okuyucu, her bölüm sonunda, bulunanlarin böyle bir suç isl eyip islemediklerini sorar. Varsa itirafi dinler, cezayi takdir eder. Buddist ma nastirlarina "vihara" denir. Sayisi 227'ye varan birtakim kaidelere, ufak tefek farklarla, bütün Buddist manastir ve ekollerinde büyük bir titizlikle uyulur. [158]

O- Buddizmde Inançla Ilgili Kavramlar a- Tanri: Budda'nin ve Buddizm'in tanri konusundaki tutumu daima tartisilagelmistir. Budda 'nin yaratici Tanri hakkinda ne söyledigi açik degildir. Aslinda onun devrinde tanri kavrami bilinmeyen bir kavram degildi. Ancak Brahmanlar, Tanriyi, insanlar tara findan zarar verilen, yaptigindan pisman olan, aldatilabilen, sihirle etki altin a alinabilen, zaaf ve düskünlükleri bulunabilen bir varlik olarak nitelendiriyorlardi. Iste Brahmanlara ve onlarin temsil ettigi dine tepki olarak yaratici Tanri ve o na yöneltilmis diger dinî kavramlara (ibadet, kurban vb.) ilgisiz, hatta karsi görülen T eravada Buddizmi, Caynizm ve Ajivika hareketi; kurtulus, ahlâk, gerçek gibi seylere yer vermekle tanri, ruh, kurban, kurtulusu inkâr eden Karvaka materyalistlerinin di ne karsi ateizminden farkliydi. Hint geleneginde monoteist, politeist, monist ve panteist tanri anlayislari vard i. Budda'dan nakledilen iman ikrari, Üç Cevher arasinda veya Sekiz Dilimli Yol'la il gili maddelerde tanri ile ilgili bir anlatima rastlanmaz. Ancak Budda'nin tanriya

karsi söyledigi bir söz de bize intikal etmemistir. Bu konudaki sessizligin, Yahudi lerin ahiret inançlarinda oldugu gibi, kutsal metinden kaynaklandigi dikkatten kaçma maktadir. Pali metni Budda'dan asagi yukari dört yüzyil sonra yaziya intikal ettiril -mistir. Bu uzun sifahi devrede gelismeler, ihtilaflar gözönünde bulundurulursa durum d aha iyi anlasilacaktir. Bunun*yaninda Buddistlerin ilgilerini kainatin kimin tara findan yaratildigindan çok izdiraptan, tenasüh çemberinden kurtulmak çekmistir. Ayn bir nokta olarak Budda'nin Hiristiyanlik'ta Hz. Isa'nin oldugu gibi, ilgi odagi hali ne gelmesi, onun tanrilastirmasina yol açmistir. Budda bütün putlarin kirilmasini^emre tmesine ragmen onun heykelleri yapildi, zamanla tanrilastirildi. Eger bir tanri k avrami olmasaydi Budda'ya böyle bir durum nisbet edilmezdi.

Caynizm de Buddizm gibi ateist bir elin olarak nitelendirmektedir. Ancak Sthanak avasi adli bir Caynist mezhebi taraftarlarinin önceki Caynizm'in ateist oldugunu i leri sürmeleri hatirlanirsa, benzeri bir durumun sonraki Theravada Buddistlerince ileri sürülmüs olabilecegi düsürülebilmektedir. Bunun yaninda Buddizm, yayildigi yerlerde, birçok din, inanç, kültle karismistir. Böylece Mahayana'nin çesitli ülkelerde ayrintida fa rkli bir tanri anlayisi olusmustur. Bu anlayis, insanligin kaderini elinde tutan bir yaratici Tanri yerine, ezeli Budda'yi koymakla gerçeklestirilmistir. Adi-Budda kavrami Nepal ve Tibet'ten Buddist Asya ülkelerine yayilmistir. Bu kavramin Islâm'i n, Asya'da gelismesi sonucu, Buddizm'de de Islâm'daki gibi bir tanri kavrami bulund ugunu göstermek üzere gelistirildigi de ileri sürülmüstür {Bk. DCR, 29 b). Budda böylece Mutl k Varlikla bir tutulunca onun üç tabiati oldugu gündeme getirilmistir (Budda-kaya). Bu nlardan ilki Budda'nin mutlak, ezeli varlik olarak dharma, yani gerçekle iliskili vücudu (dharma-kaya); ikincisi semavî, ölümsüz ve mes'ut varligi; üçüncüsü de Gotama olarak b ligidir. Tibet'te Avalokitesvara, Budda'nin merhametini ve hikmetini ifade etmek te, dinî lider Dalay Lama onun bir hululü olarak görülmektedir. Yine Nepal ve Tibet'te Ad i Budda'nin pratik bir dhar-ma-kaya ifadesi, Çin ve Japonya'da da Amitabha (amida) adiyla yayginlasmistir. Bu; iradesi, hikmet ve sevgisi bulunan, inayet, merhamet , kudret ve bilgi sahibi bir yüksek ulûhiyeti ifade etmektedir. [159]

b- Karma ve Tenasüh: Hint dinlerinde ortak "karma" ve "tenasüh" (samsara) inançlari Buddizm'de de vardir. Karma; is, davranis anlamina gelen, fakat çogu defa isleri yöneten, bu ve gelecek h ayatta bir çok maddî etkileri bulunan kanunu ifade eden bir terimdir. Bu terim, eski Vedalar devrinde gözükmez, Upanisadlarla ortaya çikar. Karma, bu ve gelecek hayatda-ki sosyal farkliliklar, iyi-kötü kaderin önceki hayatta yapilan iyi-kötü isler sonucu olustu gunu ifade eder. Budda'dan önce karma böyle bilinmektedir. Karma kisinin içinde bulundu gu kast dilimine göre degismeyen görevi, bir çesit mecburi kader anlayisidir. Budda ir adî davranisa isaret etmistir. Her sey yapilan fiile, o da anlayisa baglidir. Karm a, Buddizm'de, anlasilmasi zor bedeni bir güç olarak görülmektedir. Karma-nan çikmasiyla ha yat cevheri asli bilgisini yeniden kazanacak ve orada hareketsiz kalmak üzere âlemin zirvesine yükselecektir. Iste bu hayat gücü, bir dinamo gibi, insanin hislerini, ümitle rini, sevdiklerini-sevmediklerini ve ömür boyu yaptiklarini, potansiyel olarak tasiy arak, yeni bir varliga aktarmakta yeterli imkana sahiptir. Dolayisiyla karma, ki sinin iradesiyle yaptigi seyi ve bunun sonucunu kapsar. Yapilanlar, kisi için kaçila mayacak bir sonuç getirir. Herkes böyle bir karma'yi miras alir. Bunu diger karma ta kip eder. Bu bir determinizm degildir. Çünkü kendi karmasi içinde herkes iyi veya kötü is ya pmakta hürdür. Kisinin kendi karma'si onu mecbur etmemektedir. Buddist görüse göre yeni ka rma için önemli olan davranis degil, iradedir. Karma'nin semerelerini fail ya bu hay atta ya yeni dogumda veya daha sonraki dogumda görecektir. Buddist görüse göre hirs, kin ve hilenin aldattigi kimsenin karma'si kötü, aksi de iyidir. "Budda'dan önce Hindistan'da tenasüh ve karma inanisi var miydi? Budda bu iki kavram i insanda sürekli bir nefs, ruh bulunmadigini ifade eden "anatta" doktrini ile nas il uzlastirdi?" sorusu Buddistler için önemli bir konuyu ortaya çikarir. Zira bu Hindi stan'da tamamen Bud-distlere has bir doktrindir. Buddistler, ayri bir ruh yerine

ruhsal tezahürleri (duygu, irade, suur, idrak vb.) bedenle bir bütün olarak almak yol uyla insan kavramina giderler. Yani insan, bedenle zihnî özelliklerin bir bütünüdür. Bunlar güzel bir anda, dogumda bir araya gelmistir; aci bir anda, ölümde ayrilacaklardir. Bud dizm'de beserî bir fert, 5 "khanda" (grup) içinde düsünülür. Bunlar bedenî, hjssî, suürî, ira parçalardir. Bu 5 grup, ömrün çesitli safhalarinda degisik görüntüler ve nitelikler sergiler. Ruhu kabul etmemek ve "anatta" doktrini Buddistleri tatmin etmedigi için "Pudgalava din'ler" denilen bir mezhep, ferdî ruha yeniden yer vermek zorunda kalmis; fakat di gerleri bu gelismeye karsi çikmislardir. Karma ile ilgili ve ülkemizde daha çok bilinen bir buddist dtnî ve felsefî kavrami tenasüh tür (samsara: yeniden dogus, tekrar-tekrar gelme). Tenasüh, bir hayattan ötekine geçisi ifade eder. Ondan kaçinmak mümkün degildir. Zira Buddist ana izdirap doktrininin, tek bir hayat süresinde anlasilmasi gerçeklesmez. Tenasüh bitmek bilmeyen bir yeniden dogu s silsilesidir ve içinde bir eziyet, çile yumagi tasir. Tenasuh, sadece insan seklin de degil, en küçük sinekten insana kadar bütün canli kategorilerini içine alan bir yeniden h ayata dönüstür. Ancak sadece insan olarak gelindiginde tenasuhtan kurtulup Nirva-na'yi kazanmak mümkün olabilir. Bu arada belirtilmelidir ki "Buddizm'de tenasuhla yeniden dogan nedir?" sorusu, ruhu kabul etmeyen Bud-distlerin onun yerine ikame ettikl eri kavrami anlamak kadar zordur. [160]

c- Nirvana: Nirvana (Pali dilinde Nibbana), kelimesinin kökü oldugu kabul edilen "nibbati" fiili , üfleyerek serinletmeyi ifade etmektedir. Ilk Buddist geleneginde bu kelime, "ser inlemis", yani arzu ve ihtiraslarin, kötülüklerin atesinden kurtulmus, sakinlesmis ide al adam olmayi dile getiriyordu. Böyle bir insan "aydinlanma"ya kavusmus, Nirvana' ya ermis olarak nitelendiriliyordu. Buddizm böylece yeni bir insan tipi getirmis ol uyordu. Bu insan, "klesa" denilen ve sayisi mezheplerarasinda 10, 16, 26, 30 ola rak degisen manevî kirlerden arinmis, fakat ömrünün geri kalan kismini tamamlayan bir ki mse idi. Bu kimse, "klesanirvana"ya ulasmis, ömrü bitip cismanî hayata veda edince de Nirvana tamamlandigindan "pari-nirvana"ya varmis sayiliyordu. Nirvana (nibbana), Pali metinlerinde durgunluk, dinginlik, huzur, - arinmislik v e ölümsüzlük seklinde nitelendirmektedir. Bazi batili bilginler Nirvana'yi yokolma seklinde anlamislarsa da bu isabetli degildir. rBudda, insani duygu ve arzulan bir atese benzetmis, Nirvana'yi da bu atesin sönmesi seklinde açik lamistir. Budda'nin bas sakirdi Sariputta îtlpatissa, Nirvana'yi "Istek ve tutkula rin, kin ve nefretin yokolmasi, yanilarak yolunu sasirmaktan kurtulma" seklinde tarif etmistir. Hinayana mensuplarina göre Nirvana; varlik, ihtiyarlik, ölüm ve izdiraplardan kurtulma dir. Ancak Nirvana; yokolma degil, yüce gerçegin gerçeklesmesi, ihtirasin yokolmasidir . Mahayana mensuplarina göre de Nirvana yokolma degildir; fakat o , bir baris, mükem mellik kazanma, hikmet kemaline ulasma, sonsuz mutluluga kavusmadir. Mahayana fe lsefî ekollerinin gelismesiyle Nirvana, Budda'nin mahiyeti ile ilgili Mutlak kavram i, nihâî realite ile bir tutuldu.

Buddizm'de Nirvana'ya ulasmis bir kimsenin ölüm sonrasiyla ilgili açik bir bilgi yoktu r. Öldükten sonra Budda'nin ne oldugu sorusu Buddizm'de hep sorulagelmistir. Budda'ni n kendisi de Nirvana'ya erismis bir kimsenin öldükten sonra varligini sürdürüp sürdürmeyecegi konusunda kesin bir açiklama yapmamis, bu konuda herhangi bir sey söylemenin yaran ol mayacagini savunmustur. Çesitli varliklardan birisinin seklinde tenasuhla tekrar düny aya gelinecegini kabul eden Bud-dizm'e göre, kötü amel isleyenler kötü karmalariyla Içinde b ulunduklari kalpa'nin sonundaki cehennemde, iyiler de gökde, cennette tanrilarla b irlikte {Mahayana'ya göre) ikamet ederler. Ancak bu cennet-cehennem devresi ilâhî dinl

erdeki gibi nihâî ve devamli degildir. Bud^ distler, tanrilarin saadetli hayatlarini n da geçici oldugunu kabul ederler. Onlara göre gerçek saadet, nihâî, tenasuhsuz kurtulus, yani izdirapli hayata tenasuhla tekrar, tekrar gelmekden muaf olma, ancak Nirvan a'ya kavusmakla mümkün olabilir. [161]

d- Metteyya: Hiristiyanlik'taki Mesih, Faraklit gibi Buddizm'de gelecek bir kur-tarici sahsiy et, inanci ve beklentisi vardir. Bu kurtaricinin secere, sülale adi Metteyya (Mait reya), esas adi Ajita'dir. O, simdi deva'lar âleminde Tusita cennetindedir. Onun h ayatinin safhalari, Gotama Budda'ninkiyle benzer olarak geçecegi kutsal metinlerde yazilidir. Bu gelecek Budda inanci ile ilgili eskatolojik ümitler, diger bir deyi mle âhiret beklentileri, bir kurtarici tasavvuru içinde, bir çesit Buddist mesihçiligi o larak özellikle Orta Asya ve Burrfta basta olmak üzere, Buddist ülkelerde önemli bir kon u olusturur. Tibet ve Mogolistan daglarindaki kayalara "Gel, Maitreya, gel!" yaz isi kazilmistir. Budda, dini tamamlayamadigini, kendinden sonra Metteyya, yani h erkese, âlemlere rahmet bir kimsenin gelip bu isi tamamlayacagini ifade etmistir ( Le Saint Coran, trc. Muhammed Hamîdullah, Paris 1989, s. 375) Metteyya, simdi "Bodi satva"dir. [162]

Ö- Buddizmde Ibadet, Ma'bet ve Ahlâk Ibadet ve dua, ulûhiyet anlayisina baglidir. Bu sebeple bazi dinler tarihçileri, Bud dizm için varsaydiklari ateizme paralel olarak, bu dinde dua ve ibadet bulunmadigi ni yazmislardir. Bununla beraber onlar da Buddistlerdeki dinî baglilik v e dinî uygulamalarin farkindadirlar. Budda zamaninda bütün is, izdirabin kavranilm asi ve giderilmesiyle ilgili dört kutsal gerçek, Sekiz Dilimli Yol, kisacasi Nirva-na 'dir. Budda sonrasi, ondan kalanlarla ilgili stupa, onun heykellerinin konuldugu yerler olarak pagodalar ortaya çikmistir. Vihara'lar (manastirlar), ilk seklini Bu dda devrinde gezici kesisler ve yardim toplayicilarin biraraya geldigi bahçelerden (arama'lar) almistir. Öte yandan magaralardaki basit ikamet yerleri zamanla muhtes em magara manastirlarina dönüsmüstür. Budda'dan sonra kutsal seyler, yerler ve günler, onun la ilgili olarak belirlenmistir. Ayrica dinî vesilelerle kutlanan senlik günleri de vardir. Ister Sangha üyesi, isterse de kesis veya rahip olmayan kesimden olsun bir Buddist, "Üç Cevher" (Buddist amentüsü), "Sekiz Dilimli Yol" ve "bes emr"e baglidir. Bes emir için de en önemlisi "ahimsa"dir (öldürmemek, zarar vermemek). Buddizm'de canlilar birbirini n akrabasi sayilir, hiçbir canliyi incitmemek hedef alinir. Tenasüh inancina göre bugün hayvan olanin sonraki hayatta insan, insan olanin da hayvan olarak gelebilecegi kabul edildiginden hayvanlara zarar vermekten çekinilir. Hayvana zarar verenin son raki hayatta dünyaya hayvan olarak gelecegine ve ayni muameleyle karsilasacagina in anilir. Bundan dolayi bir Buddist için kan dökmemek, zarar vermemek çok önem tasir. Hindistan'da önce "cetiya" denilen tümsek veya toprak yiginiyla ilgili halk kültü, Buddi zm'de Asoka zamanindan itibaren kesis olmayan Buddist halk kesiminin içinde Budda ve önemli Buddist erenlerinin (arahant) hatiralarinin saklandigi için tazimde bulund uklari stupa'lara dönüsmüstür. Buddist kutsal metinlerinden Maha Parinibbana Sutta'ya göre Ananda, Budda'ya ölümünden sonra ondan kalanlarin nereye konulacagini sormus; o da st upa yapilip orada muhafaza edilmesini istemistir. Buddizm arastirmacilari bazi se beplere dayanarak bu bilgiyi isabetli bulmamaktadirlar. Ilk stupalar, genellikle tastan yapilmis yari küre, kubbe ve etrafi parmaklikli yapilardir. Hindistan disi ndaki stupalara örnek, Burma BuddIstlerinin günümüze kadar haftada bir defa ziyaret ettik leri, içinde Budda'nin saçindan bir tutam saklanan Rangoon civarindaki Shway Dago

n verilebilmektedir. Seylan'da stupa'dan gelismis Buddist kutsal yapilarina "da gaba" denilmistir. Bununla beraber bu iki kelime her zaman ayni anlama da gelmez. Bütün stupa'lar dagaba degildir. Çünkü onlarin bir hatira odasi bulunmayanlari da vardir. Avrupa'da Portekizliler ve Ingilizler'den kaynaklanarak daga-ba'nin pagoda hali ne getirildigi düsünülmektedir. Ancak bu konudaki bilgi eksiligi Farsça'daki "bütgede" (Put evi) kelimesinin unutulmasindan ileri gelmektedir. Pagodalarda Budda'nin he ykeli bulunmaktadir. Önceleri bulunmazdi. Buddizm disaridan etkiler almis ve bu deg ismeler olusmustur. Ilkin Hindistan'da M.Ö. 1. Yüzyil ve milad arasi ya bhakti dinda rligindaki tanri kavramindan veya Kuzeybati Hindistan'daki helienist etkilerden b u heykel kültüne bagli tanrilastirma eylemi gelismistir. Bu gelisme, çesitli Asya ülkele rinde mahallî tezahürler göstermistir.

Bir Buddist pagoda'ya girdiginde Budda'nin heykeline ta'zimde bulunur. Ona çiçek, tütsü sunar, isik, ates, mum yakar. Bu arada sunduguyla ilgili bazi seyler okur. Meselâ "Ben bu güzel isigi Aydinlanmis Olana sunuyorum. Bu degerli hareketle karanligi da gitmak istiyorum" der. Buddist, Budda'nin heykeli karsisinda ta'zim davranisi ol arak diz çöker, ellerini yüzünün önünde avuçlarini birlestirmis oldugu halde tutar; bazi ta'z durumlarinda alnini yer©, koyarak tam secdeye kapanir. Manastir toplanma salonlari nda topluca tazimler, genellikle kutsal metinler veya bunun için hazirlanmis yazil ardan okunarak birlikte yapilir. Bu is kesisler için her gün sabah-aksam tekrarlanir . Kutsal günlerde kesis olmayanlar da günün özel programina katilabilirler. Bu programin sabit bir sekli yoktur. Programin düzeni ve genisligi, yönetici yetkili kesise bagl idir. Kutsal günlerde genellikle ileri gelen bir kesis Buddizm'in telkinati veya a hlâkî, manevî emirleri konusunda vaaz verir. Çin Buddizminde az sayidaki tahsilli kesis ve mistik disinda dindar Buddlstler için B udda'lar ve bodisatva'lar tapinma nesnesidir. Bu, Amida'ci veya Temiz Ülke mezhebi ne bagli olanlar için böyledir. Bu mezheplerin manastirlarindaki ezberden birlikte o kuma salonlarinda Âmitabha {askin Budda ebedî isik) ve iki büyük yardimcisinin heykeller i bulunur. Bunlara "Budda'nin adina" diye ta'zim edilir, tapinilir. Bunun sebebi , bütün canli varliklari kurtarma ve bir budda olmadir. Bununla beraber Çin'deki Buddi st ve Taoist tapinaklarda kesis veya rahip olmayanlar; hastaliktan kurtulma, refa h, basari, oglan çocugu isteme gibi dünyevî sebeplerle tapinirlar. Çin'deki bu Amida tap inmasini gerçek bir teizm olarak görenler vardir. Onlar, Amitabha'nin asagi yukari t anri sifatlarina sahip oldugunu; Avalokitesvara'nin, bir bodisatva olarak, kurta riciligini; Temiz Ülke'de yeniden dogmanin ebedî kurtulusa tekabül ettigini kabul ede rler. Bu sebeple yine onlar, dindar Buddistle-rin alçakgönüllülükle atesli bir sekilde ve uzun uzun gönülden dua ettiklerini de buna eklerler. Budda ile ilgili olarak, ondan sonra, belirlenen kutsal seyler sunlardir: 1- Budda"nin heykelleri, 2- Budda'nin hatiralari, 3- Bo veya Bodhi Agaci. Budda heykelleri asagi yukari M.Ö. I. Yüzyilda kullanilmaya b aslamadan önce Budda'yi temsil eden semboller olarak Budda'nin hatiralari, Bo Agac i vardi. Budda heykelleri, genellikle onun oturup bagdas kurmus Incir Agaci alti ndaki meditasyona dalmis halini tasvir eder. Ayakta ve yatan heykelleri de vardi r. Budda heykelleri yaninda, Hiristiyanlik'ta Meryem, azizler ve meleklere tekabül eden Bo-disatva'lann heykellerine de ta'zim gösterilir. Budda'nin öldükten sonra yaki lmis cesedine ait bazi kalintilar, hatiralarin hâla büyük pagoda'larda bulunduguna ina nilir. Mesela Seylan'da Kandy'de Kutsal Dis Tapinaginda onun disi, Burma'd a Rangoon'da Shwe Dagon Pagodasinda ise saçi bulunmaktadir. Bodhi (Bo) Agaci, Budda 'nin Neranja-ra nehri kiyisinda simdiki Gaya, Uruvela'da aydinlanmaya ulastigi i ncir cinsinden agaçtir. Budda'nin gözde sakirdi Ananda'ya sorularak bu agacin tohum fidani alinip yetistirildigi ve birçok yere dagitildigi ileri sürülmektedir, Aslinda k utsal agaç kültü, Budda'dan önceki Hindistan'in bir gelenegidir. Budda ile dogrudan ilgil i degildir.

Kapilavastu'dâ bir koru idi. Ayrica kesisler için Patimokkha kurallari vardir. hirs. Kushinagara {eski adi Kusinara). Budda'nin dogumu. Bu günden üç ay önce subat dolunay günü. saçl arini yeniden kazirlar. Burada yapilmis Iki stupa bilinmektedir. nefesini. Sarnath. Bu dört yer. Bu dört gün gelenege. bütün kötülüklerin kaynagi olarak görür.Mayis ayinin dolunay gününde. hareketlerini yavaslatacak. en yüksek idealdir. Bunlara ke sis olmayanlar için üç. 2. 4. Güney Asya ülkelerindeki Buddis tlerden. kesis adayina kefil o lmak. o ruç tutar ve manastirda r meditasyona vakit ayirirlar. Lumbini. Sekiz Dilimli Yol d a bütün Bud-distler içindir. nefret. bedenî sükuneti kazanacaktir. Sekiz Dilimli Yol ile ilgili çalisma yapar. olmasin her buddisti baglar. Çinli meshur seyyah Fahsien ve Hsüan Tsang da buralari ziyaret etmis ve haklarinda bilgi vermislerdir. derecelendirilmesi. Budda'nin manastir disiplin kurallar ini ilân ettigi Vinaya'ya atfen kutlanir. Budda devrinde içinde hikmet ve ilahiyat konularinin tartisildigi bir geyik parki idi. Sarnath'da manastir kalintilari büyük bir alani kaplamaktadir. misafir agi rlamak gibi yardim. Yeni pagoda ve manastir yaptirmak. Muson yagmurlar i dolayisiyla kesislerin manastirlardan ayrilmamaya mecbur kaldiklari Temmuz'un ilk günü ayin dogmasindan Aralik dolunayina kadarki süredir. Bütün bu dört yer ziyaret edilmektedir . Onlardan daha dindar olanlar. Burada bir stupa y apilip onun kalintilari orada muhafaza edilmistir. adlan verilmeksizin Pati metnindeki Maha-parinibbana Sutta'da geçmektedir. yardimlasma. zihni olgunluk ve p arlakligi. kesislere yiyecek yardimi yapmak. böyle yapar. Asoka burada da bir sütun diktirmisti.Budda'nin Nepal'deki dogum yeri olan Lumbini. Güneydogu Asya ülkelerinde bu.Budda ile ilgili kutsal yerler olarak ziyaret edilen Kuzeydogu Hindistan'da dört ye r vardir: 1. hayir islerine yardim etmek. Buddistlerin senlikleri ya böyle kutsal günler dolayisiyla veya m anastir hayatindaki kesislerin görevlendirilmesi. yaslilara ait az bir kesim. Gaya'da bir Seylan krali tarafindan "Büyük Aydinlanma Manastin" yaptirildi. Buddist felsefesi. Bekâret. Mi lletlerarasi pazar tatil günüdür. kisinin tutum ve davranisiyla aydinlanmaya ulasmasi gayesine bag lidir. söyledigi ve düsündügü her se . Buddist cömert olacak. giydirilmesi gibi vesilelerle yapilir. Burma ve Tayland'da böyle degildir. kesis olanlar için de bes emir daha eklenir.. Seylan'da bu. Kesisler bu sürede halki va azlarla egitirler. Buddizm'de ahlâk. Bes temel ahlâkî prensip kesis olsun. Buddizm'i tanitan yayimlarla.Bihar'da simdi Bodhi Gaya denilen aydinlanma yeri. özel törenler ve halk senlikleri yle kutlanir. zihnini. bedenini kontrol edecek. hile. Kesisler Uposottha günlerinde. kin. göre kesis olmayanlar için dinî tören nidir. Bir-Buddistin yaptigi. Bu gün. günler Hiristiyanlarin pazar günü gibi tatildir. Buddistlerin kutsal günleri aylik ve yillik olarak iki çesit olup' Budda'yla ilgilid ir: 1. maddî se ylere baglanmayacaktir.Ilk vaazini verdigi Benares yakinindaki Sarnath'daki geyik parki. 2.. Buddist. aydinlanm asi ve nihaî nirvana'y^a gir-v mesi kutlanir ve anilir. cinsî tatmin i.Öldügü yer olarak Uttar-Pradesh'te Kushinagara. Yine yillik bir dinî devre. Genis manastir kalintilari yan inda stupanin da bugün ayakta olmadigi görülmektedir. Budda'nin bedeninin ölümü sonrasr yakildigi yerdir. Buddizm'in ilk bin yillik gelismesinde evlenme ta kir edilmisse de. dayanisma faaliyetleri tesvik edilir. Imparator Asoka burayi ziyaret etmis ve üzeri kitâbeli bir de sütun diktirmisti. zamanla bazi tavizler verilmistir."Mahallî" manastirlarda Patimokha kurallarinin okundugu dolunay ve yeni ay günler ine eklenen iki çeyrek ay^ gününden olusan dört Uposattha günü kutsal bilinir. ortak tatil günüdür. Kadinlard a da ahlâk-fazilet esastir. 3. sehvet gibi kötü huylardan uzaklasacak. yillik kutsal gün olarak.

Ed. Britain 1978. Ilhan Güngören. Fransizcaya ter.VValter Ruben.F. Hopkins. Christmas Humphreys. 161. Buddistler. Parrinder. France 1983. 68-111 . nesr.G. Buddhizm Tarihi.E. Güneydogu da hem yakma. Man's Religious Ouest. 1/1146-1215. Çev. 148-173. Kari Relschauer. A. 71. H. Buda ve Ögretisi.265. 139-173. Brandon.G. . bozulm asindan kesislerin ibret almasi Istenir. E. Foy. 261-270. The Great Religions of the Modern VVorld. The Religions of India.Frank E. Britain 1976. Histoire des Religions.G. "Buddhism". Buddhism. London 1977. Abidin Itil. Bu. Foucher. ölüm den sonraki 3-7 gün arasinda yapilir. Nigosian. Günümüzde ceset için uygulamalar farklidir. Gr. S. [163] V.E. doktrinle ilgili konu lan telkin de yer alir. New York 1962. . 171. . 62-87. Sir Charles Eliot.in farkinda olmasi. Çev. Erich From. Çocuklar. New Jersey 1947. çesitli törenler icra edilir. ancak yakma daha alisilmis yoldur. Parrinder. çok fakir kimseler yakifmaz. W. Psikanaliz ve Zen Budizm. Trevor Ling. A Book of VVorld Religions. London 1965. Garol. Gallimard 1970. özde Buddizm'e uymayan (Buddizm'de ruh kavraminin olmamasi açisindan) seyler yapildigi gibi. London 1970. 1-14. Onlarin bazi inanç ve dinî gelenekleri mezh eplere göre degisir. ölünün ruhu lgili âleme geçmesi için yardim gibi. Istanbul 1981. Paris -1921. IRichard A. nesr. tesbihi kutsal görür.A. New York 1962. . . hem de gömme yoluna gidilir. kokusmasi.G. Istanbul 1981. Ankara 1947. DictionnaIre des Religions. mum yakarlar. Seyl an'da ancak zengin aileler yakma yönüne giderler. Burma ve Tayland gibi nüfusun çogunun Buddist oldugu yerl erde ölüyü yakma. gömülür. Delhi 1973 Ilhan Güngören.. Buddistler.A. Parrinder. bunu gün boyunca sürdürmesi istenir. "Buddhism". önemli kimselerin mezarina çiçek sunar. 196-206. 152-157 . VVorld Religions. Buddh ism. The Doctrine of Buddha. Yakilmayan cesetl er açik bazi alanlara konup onlarin vahsi hayvanlarda parçalanmasi. Oldenberg. Reynolds. Asian Religions. London 1975. "Le Buddhisme Indien". Bu yakma isinde. aile üyeleri ve dindaslar arasinda malî ve dinî yakinlik olusturdugun a inanilir. A Dictionary of Comparative Religion. New Delhi 1970. Londo . 120. The VVorld's Living Religions. Hinduism and Buddhism. Le Bouddha. 98-136. Bu törenlerde.Bölümün Bibliyografyasi Andre Bareau. Ölüler yakilsa da bu gene l bir uygulama degildir.W. London 1974. büyük çogunluk ölüleri gömerler. 32. The Buddha. ölünün ailesini teselli. George Grimm. 7 gün boyunca çesitli kesis gru plarinin büyük katkilarinin geçtigi.E. A Reader's Guide to the Great Religions. New York 1971. S. Gr.

An intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. Gr. Tomas. göge ait. Muhammed Ile noktal anmistir. "Semavî" kelimesi.Ninian Smart. . Yüce Tanri (high god) te rim ve kavrami özde farklidir. din olarak Islâm. Britain 1977. F. Schoeps. Yahudilik ve Hiristiyanlik. 109-150. Ström. Bu terimin ancak gögü Ta nri'nin mekâni olarak gören dinler için dogru bir nitelendirme olabilecegi belirtilmel idir. Muhammed'e kadar gelen vahye ve peygamberlere dayan an dinî gelenege "Islâm" adini vermektedir. Suzuki. The iife of Buddha. Ilâhî dinlerde Yüce Tanri inanci oldugundan. The History of Buddhist Tought. hatta Kur'an' da adi geçen dinler de ilâhî din olarak nitelendirilmektedir. dogru yoldan ayrilmasi durumun da yeni elçilerle emirler yenilenmekte ve pekistirilmektedir. Alan W. peygamber olarak Hz. Ülkemizde "ilâhî din" yerine "semavî din" deyimi kullanildigi. gökle ilgili bir anlam da içermekted ir. peygamberler vasitasiyla insanlik âlemine gönderilen. . Gr. Britain 1977. Zamanla. onu insanlara bildirmekte ve ona uymalarini istemektedir. ilâhî din olarak nitelendirilmekte ve kabul edilmektedir. Russel Webb. Religions of Mankind. Kutsal kitabi Kur'ân'in geldigi gibi yazilmasi. London 1975. . Kur'ân-i Kerîm'de dört yerde geçmektedir[165]. Dolayisiyl a din. 156-223. Allah'in {C. yani peygamberler. Ringgren-Ake. Islamî anlayista bu gel isme. "ilâhî" kelimesinin tam karsiligi olmadigi gibi. bu "semavî" dey imi yine uygun düsmemektedir. 23-40[164] VI. vahiy mahsulü olan dinlere "Ilahî Din" denilmektedir. Çünkü bazi dinlerde gök tanrilari (sky gods) bulunmaktadir. bazen bu deyimin baslik y apildigi da görülmektedir. London 1971. Islâm. "Hak din" deyimi. London 1973. . bir mekâna degil. VVatts. Vahyi alan kimseler. Âdem'den Hz. Tomlin. Islâmî anlayista Yüce Allah mikandan münezzehtir. . ezberlenmesi özelligiyle dinler arasinda ayri bir yere sahiptir ve "hak din" geleneginin en iyi örnegini yansitma ktadir. Edward J. Kur'ân-i Kerim. Bu anlamiyla semavi kelimesi.n 1977. Bu öz ellikleriyle ilahi dinler vahiy mahsulü sayilmakta ve vahiyle ilgilendirilmektedir . dogrudan ulûhiyete nispet edilmelidir. Les Grands philosophes de l'Orient.DT. Yüce Allah tarafindan gönderilen bütün peygamberle rin teblig ettigi din. b ir mekân da ifade etmektedir.H. 161-181. Lond on 1967. kitap olarak Kur'ân.J. 220-228. 359-390.BÖLÜM ILÂHI DINLER Allah tarafindan.Ninian Smart. An introduction to Zen Buddhism. 194-230.H. Britain 1979. London 1977. 49-105. F.C. Paris 1952. konuya açiklik getirmekted . bir peygamberin g etirdigi hükümlere insanlarin uymakta ihmal göstermesi.) insanlar arasindan seçtigi kimselere özel bir tarzda bilgi vermesi olarak algilanmaktadir. V. "The Buddhists". The Religious Experience of Mankind. The Way of Zen. Bu vahiy de. London 1966. Tomlin. Gr. 258-268. Our Religion. Bakcground to the Long Search. Hz. Kur'ân-i Kerîm'in b azi sûrelerinde yer alan ve ayni sekilde baslayan üç âyet[166].

onlardan emirlerine uyacaklarina d air söz almis ve Hz. [168] A. Bet ha-Mikdas. Konunun daha iyi anlasilabilmesi. Yahudiligin sembolü. B ugün yeryüzünde Yahudilik'i din olarak benimseyenlerin sayisi 18-20 milyon civarindadir . peygamberini. Bu âyetlerden ikisine ait ortak ibarenin meali söyledir: "Ortak kosanlar istemese de. Bu sebeple. Yahud i dininin odak noktasi.'de. Tahrip edilmeden önce Ma'bed'in bir odasi Ahit Sandigi'na ayrilmistir . Çünkü Yahudilikte din ile irk içice g rmis. Israilogullari gibi terimlerle adlandirilm aktadir. bu terimler kisaca açiklanacaktir. Bu kavim. hem kendi kutsal kitaplarinda hem de Kur'ân-i Kerîm'de belirtilmektedir. onlarla ahitlesmis. Israilogullarinin basina gelen bütün sikintilarin onlarin bu ahde uyma malarindan. Sina'da bu kavm i kendine muhatap kilmis.Genel Bilgi Yahudilik. Ibranî. Ibranî ve Israil Terimleri Yahudi: Ishak oglu Yakub'un oniki' oglu vardi. Kudüs'teki Ma'bed'dir (Ibranice. ilâhî kaynakli en es ki din olarak nitelendirilmektedir. 6 milyonu A. Bunlarin 4. Israilogullari ile Tanri arasindaki "ahd"e kutsal kitap larinda genis yer ayrilmasidir. millet mi oldugu pek açik degildir. tek Tanri'ya. yaniisda olsa. Aslinda bugünkü Yahudiligin bir din mi. bir "ahit" dini olarak da b ilinmektedir. Onun a dina izafeten Israilogullarina Yahudi denilmistir.[167] Ilâhî dinler basligi altinda. Biz de.Yahudi. kendilerini dünya mille tleri arasindan seçilmis kavim olarak görmektedir.B. yasayan ilâhî kaynakli dinlerin en eskisi. vahye dayanan kutsal kitaba ve peygamberlere yer ver mesiyle millî dinlerden. kutsal kitaplarinda ye r alan "Balam" hikayesin-deki su cümle tarif etmektedir: "Iste ayrica oturan bir k avimdir ve milletler arasinda sayilmayacaktir". O. [170] a. dünya literatüründe Yahudi. benzerinin bulunmadigi ve bu sebeple de tarifinin güç oldugu söylenebilmektedir. Musa'nin sahsinda Tora'yi (Tevrat'i) onlara göndermistir. fakat mensubu en az olanidir. Geçmisi birkaç bin yil geriye giden bu dinin en ön emli özelliklerinden biri. Tanri.YAHUDILIK 1. Tartismayi bir kenara birakarak. kitabin büyük oranda muhatabi nin Müslümanlar olmasi ve bu çevrelerde Ilâhî dinden onlarin anlasilmis olmasindan dolayid ir. Filistin'in güney bölgesinde kuru . Arapça.D. millîlestirilip bir irka tahsis edilmesiyle de ilâhî dinle rden farkli bir durum göstermektedir. Beyt u'l-Makdis). Aslinda "Ilâhî Din" basligi altinda bu dinlerin islenmesi. birini digerinden ayirmak zorlasmistir. yedi kollu samdan ve alti köseli yildizdir.ir. Ancak bu din. Onlara göre. Hiristiyanlik ve Islâm islenecektir. Onu en iyi. Yahudiligin Dinler Tarihi'nde özel bir yeri bulunmakta ve bu din. bütün dinlerin üzerine üstün kilmak üzere. Yahudilik'in Babil Sürgünü'nden sonra millî bir din haline getirildigi kanaati yaygindir.4 milyonu Israil'de. bu genel kuralin disina çikmayi uygun bulmadik. onun kendi ne ait özellikleri ve nitelikleri bulunan bir din oldugu. Bundan dolayi bu din. bu terimlerin bilinmesine baglidir. geri kalani Avrupa'da ve dünyanin diger ülkelerinde yasamaktadir. burada. verdikleri sözü yerine getirmemelerinden kaynaklandigi. hidayet ve hak din ile gönde di". dördüncü oglunun adi Yahuda'dir. irk m i. burada.[169] Kutsal kitaplarinda yer alan ifadelere dayanarak Yahudiler. Yahudilik.

Sürgün 'den sonra da genelde toplum olarak. Yahudi inancina göre Yakub'a bu ad. Kutsal kitap. Tanri tarafindan verilmistir. Zira Ürdün'ün ba tisi. sözlerinden dönmemeleri. "Israil" kelimesine. "Tanri ile mücadele eden" anlamin a gelebilecegi belirtilmektedir. Bu âyetl erde. Yahudi kelimesinin Arapça "hade" kökünden "dönmek" ve "tevbe etmek" anlamina g eldigini. Yahuda adina nispet edilmistir. Samariye'nin güneyindeki bölge. kendilerine haram ettikleri disinda ki bütün yiyecekleri yemeleri. Musa'nin "Biz sana dönüp yalvardik " sözü sebebiyle oldugunu belirtmektedir.[174] Taberî. 41 defa "Benî Israil" (Israilogullari) kelimesi geçmektedir. ayni z amanda onlarin kutsal tarihini olusturur.Tevrat'a Göre Yahudiligin Tarihçesi Yahudiligin tarihçesi. akrabaya ve yoksullara iyilik yapmalari. Bundan dolayi Ya hudilik millî bir din. Abram'a {Hz. Tanriyla ve insanlarla güresip yenen anlaminda Yakub'a Ta nri tarafindan verilmis bir lâkabdir. bu ismin Yahudilere verilmesinin de Hz.[175] On iki Yahudi kabilesi de Israil adiyla anilmaktadir.. seçkin bir kavimdir.Esaretten sonra umûmî olarak halk Israilliler diye adlandirilirken. Hz. sonradan genelde bütün Yahudileri içine alac ak bir sekilde kullanilmistir.Ö. adam öldürmemeleri. Kildânîlerin Ur sehrinden çikarlar ve Harran'a gelirler. Süleyman'dan sonra ikiye ayrilan ülkenin kuzeyde kalan bölümünü olusturan kabîlelerin kralligini nitelend irmek üzere kullanilmistir.[173] Evr ensel Yahudi Ansiklopedisinde kelimenin asil anlaminin belirsiz oldugu. Yahudilere bu ad. M. Sehristanî. Üçüyle de ayni din mensuplari ve ayni topluluk ifade edilmektedir. Simdiki Israil Cumhuriyeti de bu adi kullanmaktadi r. ibadet etmele ri.[171] Ibranî: Bu kelime. birbirinin yerine kullanilmis ve kull anilmaktadir. [177] b. 1232-1224) taraf indan diktirilen ve "Israil Aniti" diye anilan kitabede rastlanmaktadir. Allah'in Israilogullari'na verdigi nimetler hatirlatilmaktadir. Firat ve Ürdün nehirlerinin öbür kiyisindan gelmis olan göçmenleri ifade etmektedir. sahislar birbirine Yahudi demis lerdir. bab aya. kutsal kitaplarina dayanir. Samî irktan sayilan Ibrâniler.[176] Ancak belirtilmelidir ki bu ad. Bu nimetle re karsi Israilogullari'nin verdikleri sözler ve onlarin sözlerinden dönmeleri islenmi stir: Allah'a inanmalari. Yakub'a "gece içinde Allah'a giden " anlaminda "Israil" denildigini kaydetmektedir. Yahuda kabilesine mensup olmalarina ragmen. XVXIV. Yüzyillarda Filistin'de görülen göçebe bir kabîlenin adidir. Tevrat'ta "Tanri ile güresen" seklinde yer almasina ragmen.verilmistir.[17 8] Tanri (Yahve). Babil Sürgününden sonra Yahuda'ya geri dönen I brânîler. Böylece onlarin torunlari da günümüze kadar bu isimle anilmislardir. "Ibrî" veya "Hibrî" kelimelerinden gelmektedir. "öte tarafin insanlari" anl minda. O'ndan baskasina kullukta bulunmamalari. II. Bu husus. Israilogullari.[172] Israil : Bu kelime. Ken'an diyarina (Filistin) yerlesmeden önce Ibranî. genelde Israilliler adini almi slardir. ferd olarak da Ya hudi diye adlandirilmistir. peygamberlere uymalari.lan Yahuda Kralligi da ayrica bu adin kaynagi olarak ileri sürülmektedir. Ramses'in oglu Merneptah (M. Bununla beraber. Yehova da millî bir tanri olarak kabul edilmistir. Onlara göre Israilogullari. Bu kelimeler. Bu kavim. ilk defa. Hz. Yahudi Kutsal Kitabi'nda Kenan'a atif yapilmaktadir. âlemin ve ilk insan in yaratilisindan peygamber Malaki'ye kadar geçen olaylari içinde bulundurur. Ancak bu üç terim. Bu ad. Ken'an ülkesinin yerlileri tarafindan . Kur'ân'da 40 âyette. orada Israilli. namaz kilip zekât vermeleri. Tevrat'ta yer almaktadir. anaya.Ö. Ibrahim) Harran bölgesinden Ken'an diyarina göçetmesini .

Ve Rab Abram'in karisi Saray'dan dolayi. Ve Firavun. Tekvin XII : 5. Yine Allah. Abram Misir'a girdigi zaman. iste. Ismail'i alip çöle gider. Bu durum Ibrahim'e kötü gürünür. çünkü emri yerine getirdigin i bildirir. Abram. Bu olay üzerine Rab. karisi Saray'a söyle diyor: "Iste biliyorum ki. yüz yetmis bes yasinda iken ölür. Ibrahim. Tekvin XIV : 14-16) Lut'u kurtarip yanina alir. onu ve karisini ve kendisine ait olan her seyi gönderdiler". Bkz. oglu için büyük bir ziyafet verir. ahit geregi. oglu Ishak'i sekiz günlük iken sün net ettirir.[179] Abram ve beraberindekiler. Misir'a yaklastiklarinda Abram. Ancak Allah. fakat adin Ibrahim {cumhurun babasi anl aminda) olacak. seksen a lti yasindadir. çünkü neslinin Ishak'in adiyla çagirilacagini söyler. sigirlari oldu. Abram'a görünüp o ülkeyi onun zürriyetine verecegini bildirir. Abram'i çagirip dedi: Bana bu yaptigin nedir? Bu senin karin oldugunu niçin bana bildirmedin? Niçin bu benim kizkardesimdir. ben de onu kari olarak aldim? Ve simdi. Ibrahim'den ve zürriyetinden gelecek olanlardan ahit olarak her erkek çocugun sünnet edilmesini ister. bütün Ken'an diyarini. Bunun üzerine Abram. zürriyetinin düsmanlarinin kapisina hâkim olacagini ve zürriyetinden gelen bütün milletl erin mübarek kilinacagini bildirir. sarka dogru gider. ve onun koyunlari. kardesinin oglu Lut'u (Hz. Misirlilar seni görünce: Bu o un karisidir. Ismail de on üç yasinda iken. Sara'nin dedigini yapmasini. ayni gün sünne t olurlar. Bu rada Ismail'in güldügünü gören Sara. [180] Bu olaylardan sonra Rab. Öte yandan Sara. nesiilerince ebedî ahit o larak sabit kilacagim. Çocuk büyüyüp sütten kesildiginde Ibrahim. çünkü seni birçok milletlerin babasi ettim. ve seni milletler yapacagim.[182] Allah. rüyasinda Abram'a görünür. "Ve ogullan Ishak ve Ismail onu Mamre karsi . çalilikta bir koçun hazir ol dugunu görür ve onu kurban eder. ondan biricik oglu ishak'i kurban etmesini ist er. Ülkede kitlik çikinca Abram Misir'a gider.[181] Dok an dokuz yasina geldiginde Tanri ona görünür ve onun zürriyetin i çogaltacagini bildirir. Firavun'u ve onun sara yini büyük vuruslarla vurdu. karisi Saray'in bundan sonra Sara (prenses anlaminda) olarak çagirilmasini ve ondan bir ogul verecegini. bulundugu bölgede hâkimiyetini kabu l ettirir ve bu arada esir edilen kardesi (daha önce kardesinin oglu olarak belirt ilir. sana ve send en sonra zürriyetine ebedî mülk olarak verecegim ve onlarin Allah'i olacagim". Ve vak i oldu ki. Ve onun yüzünden Firavun Abram'a karsi iyi davrandi. kadin Firavun'un sara yina alindi. Misir'dan böylece çikarlar. sen görünüsü güzel bir kadinsin ve olur ki. adinin da I shak olacagini bildirir. iste karin. Ibrahim'e. fakat seni sag birakirlar. de. Misirlilar kadinin çok güzel oldugunu gördüler v e FIravun'un emîrleri onu gördüler ve onu Firavun'a medhettiler. Çobanlari arasin daki bir tartismadan sonra Abramla Lut. Ibrahim'den onu kovmasini ister. Abram da kend ine görünen Rab için bir mezbah yapar. Ibrahim'i denemek için. yüzüstü düser ve Aliah onunla söyle konusur: " en ise. Tanri da ona verecegini va'deder. Bunun üzerine Ibrahim. Ve seni ziyadesiyle semereli k ilacagim. al ve git. gözlerini kaldirdiginda. Çok zengindirler. Ve senin gurbet diyarini. Tanri.[183] Birgün Allah. Senin yüzünden bana iy i davranilsin. ahdim seninledir ve birçok milletlerin babasi olacaksin ve artik adin Abram (yüce baba anlaminda) çagirilmayacak. Ve onlarin hak kinda Firavun adamlarina emretti. Lut. ona yardim edecegini bildirir. ona sözünü yerine getirdiginden dola yi. ve senden sonra zürriyetine. Abram ise Ken'an diyarinda oturur. Karisi Saray'in teklifi üz erine cariyesi Hacer'le evlenir ve ondan Ismail dogar.[185] Ibrahim. Lut) ve Harran'da kaza ndiklarini da yanina alarak Ken'an diyarina varir. derler ve beni öldürürler. Ishak'i dogurur. dedi n. emri yerine getirmek üzere bir mez-bah yapip biçagi eline aldigind a Rabbin Melegi göklerden ona seslenip çocugu bogazlamamasini.emreder. Ibrahim'e. O'ndan zürriyet ister. O vakit orada Ken'anîler bulunu yordu. Kars. Bu sirada Abram. O da karisi Sara'yi. Hacer'i kiskanmaktan kurtulmus olacaktir. birbirinden ayrilirlar. kendisi doksan dokuz. senin sebebinle canim yasasin diye: Onun kizkardesiyim. Hacer.[184] Ibrahim. Ibrahim. Abram . Allah olmak için seninle ve senden sonra zürriyetinle benim aramda ahdimi. Böylece Sara.

yoluna devam edip Haran'a varir.[195] Og lu Kral Slomo (Hz. Yusuf.[18 8] Yakub. Ibrahim'in Het ogullarindan satin aldigi tarlaya gömdüler. bunu ögrendiginde çok kizip onu öldürecegini söyler. onlari Fili stin'e götürür. O zamana kadar bir çadirda muhafaza edilen ve içinde On Emir tabletleri bulunan kutsal Ahit Sandigi. Rüyasinda kardesleriyle birlik te bir tarlada bugday demetleri bagladiklarini. Davud 1013-973). Ma'bedin bir odasina konulur. böylece Misir'a yerlesmis olurlar..Ö.[190] Daha sonra Fi listin'de bulunan babasi Yakup ve kardeslerini Misir'a getirtir. Daha sonra da kuyudan çikarip onu Misir'a giden tüccarlara yirmi gümüse satarlar. senin zürriyetin yerin tozu gibi olacak. Misir'da Firavun'un bir memuru olan Potifar tarafindan satin alinir. ben ve anan ve kardeslerin yere kadar sana egilmek için mi. onlari kiskanip ülkelerinden çikarirlar. simale ve cenuba ya yilacaksin. B ir gün ülkesindeki kitlik dolayisiyla Ishak. Bu rüyayi babasi ve kardeslerine anlattiginda babasi onu azarlayip "Gerçek. Musa'dan sonra Yesu. Bu merdivenden Allah'in melekleri çikip inmektedir. Yahudileri Sina'ya getirir. babasi da bu sözü yüreginde tutar. O da. Onun.1250). Yakub. kardeslerini bir canavarin yedigini söyleyip onun kana batir ilmis entarisini gösterirler. Israilogullari. Yakub. zamanla büyük sikintilara. Orada annesini n kardesi Laban'in yaninda çalisir. kendi demetinin dik durdugunu.sinda olan Makpela Magarasina. Ancak Filistîler. uyaninca burasi Allah'in evidir ve bu.Ö.. Yak ub. Laban'in iki kizindan ve bunlarin yanind a gelen iki de cariyeden on iki oglu ve bir kizi olur. Firavun'un gördügü bir rüyayi tabir ederek hapis ten kurtulur ve Firavun'un yaninda önemli bir mevkiye yükselir.[196] . göklerin kapisidir deyip oraya "Beyt -el" {Allah'in evi) adini koyar.". FUistîlerin krali Abimelek'in ülkesi Gerara 'ya gider. göklere ermistir. hapiste iken. Yusuf.gelecegiz?" de r. Poti far'in karisi Yusuf'a asik olup ilgisine karsilik görmeyince iftira ederek onu hap se attirir. Burada. Orada karisini kizkardesi olarak takdim eder. Yusuf. Durumu anlayan Abimelek . Kudüs'ü alir ve Yahudilerin en parlak devresini baslatir. garba ve sarka. diger bir rüyasinda Günes. Yusuf'u sürüleri otl atmakta olan kardeslerinin yanina gönderince onlar da onu elbiselerini çikararak bir kuyuya atarlar. V e vaki oldu ki.[192] Onlari bu sik intilardan kurtarip "Arz-i Mev'ud"a (vaadolunmus toprak Filistin) döndüren Mose (Hz. Allah Ibrahim'in ölümünden sonra oglu Ishak'i mübarek kildi". Rab. bunun üzerine onlari korur. ona söyle diyor: "Baban Ibrahim'in Allah'i ve Ishak'in Allah'i Rab benim: üzerinde yatmakta oldugun diyari sana ve senin zürriyetine verec egim. Haran'a gitmek üzere ayrilir. Musa) olur (Tah. Sina Daginda. Esav ve Yakub adli iki oglu olur. Kardesleri onu kiskanir. Onlari alip babasinin yan ina Ken'ana döner. Firavun'un ordusunun Kizil Deniz'de bogulup onlari takip edememesi sonucu. babasi tarafindan hazirlatilan yer e kutsal Ma'bed'i yaptirir. Basi. kölelige düserler. Yahudiler Sina Çölünde kirk yil dolasirlar. Musa. elinden alinip kendisine zarar gelme korkusunda n böyle yaptigini söyler. çocuklari arasinda en fazla Yusuf'u sever.[187] Abimelek. öte kilerin demetlerinin Ise kendisininkinin etrafini kusatip egildigini söyler. Ishak yaslanip gözleri görmez olunca Yakub. Musa'ya Tevrat ve On Emir verilir.[191] Misir'da önceleri rahat bir hayat g eçirmekte olan Yahudiler. bir rüya görüp onu kardeslerine anlatir. 973-933). Ibrahim ve karisi Sara oraya gömüldüler. Varlik sahibi olu rlar. Babalarina. Esav.[193] Filistin'de Hâkimler ve Krallar devrinden[194] sonra Kral David (Hz . niçin böyle yaptigini sorar.[186] Ishak'in çocugu olmadigindan Allah'a yalvarir. Süleyman: M. Ay ve on bir yildizin kendisine se cde ettigini görür. ve yerin bütün kabileleri sende ve zürriyetinde mübarek kilinacaktir. Hitti Tsohar oglu Efron'un tarlasina.[189] Yusuf.M. bu rüyadan onun kendilerine hâkim olacagini çikarirlar ve ona karsi kin ve kisk ançliklari artar. Kardesleri bundan doiayi onu kis kanirlar. babasinin sevdigi Esav'in yerine hile il e kendisini mübarek kildirir. Hz. Karde sleri. Rüyasinda yerden göge dog ru yükselen bir merdiven vardir. Geceledigi bir yerde rüya görür.

586'da yikilir.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Yahudilik. Yeremya gibi peygamberler gelmistir. misaf irperver ve kendini Allah'a adamis. güneyde Yahu-da. dosdogru bir kimsedir.Bazi peygamberlere ve salih kimselere iftira etmeleri veya onlari öldürmeleri. 70'de Roma'li kumandan Titus'un Kudüs'ü ve bu arada Ma'bedi de yakip yikmasiyle sonuçlandi. 6. Musa'ya kadarki devre h akkinda yer alan bilgiler su sekilde özetlenebilir: Hz. Ibrahim. 8. 7. Allah'i bir taniyan gerçek Müslümanl ardandir. Ma'be t. Ma'bed'den arta kalan Bati Duvari (Aglama duvari) yüzyillarca onlarda m illî ve dînî suuru ayakta tutmustur. verdikleri sözden dönmeleri ve bunu âdet edinme leri. sonraki küçük peygamberlere de yer veri r. Yahudiler hakkinda da bilg i verilir. Önce Israil Kralligi. 168'de yagma edildi.[198] Yahudi Kutsal Kitabi. M.kuzeyde Israil olmak üzere ikiye a yrilir. Mesîh inancinin verdigi ümit. yeniden hâkimiyeti sagladilarsa da. ne Yahudi .S. Malaki. müsriklerden de degildir.Ö. 63'de baslayan Roma esareti devresi. Babilliler tarafindan M. Ezra'nin etrafinda birlesir ve M. Makkabiler.Kendilerine peygamberler tarafindan getirilen hükümleri ve teblîgâti degistirmeleri. dünyanin her tarafina d agildilar. onu dost edinmistir. Kur'ân-i Kerîm'de Yahudiler ile ilgili olarak verilen bilgiler söyle tasnif edilebilir : 1. Iskender'den sonra Agid'lerin ve Se-iefkî'lerin eline geçti. onlarda bu suurun devam li varligini sürdürmesini saglamistir.Uymalari gereken dînî hükümler. yaptiklari islerin kötülügünden dolayi. yanlis yorumlamalari ve dogru yoldan sapmalari.Yeryüzünde fesat çikarmaya çalismalari.Allah tarafindan Yahudilere bahsedilen nimetler. M. . Yahudiler. 520'den sonra yeniden onarilir. sonra da Yahuda Kralligi. O.Ö. 721'de.[202] O. Süleyman'in ölümünden sonra.[201] Yüce Allah. Yahudilerin tarihçesiyle ilgili olarak.Allah'a karsi ahitlerini bozmalari. ne de Hiristiyandir. 3. bir kisminda ba zi peygamberler konu edilirken {meselâ Hz. 4. Ilya-Mesih'ten önceki peygamber.Yahudilerin. krallik. Onlardan "B enî Israil". vazifesini tam yapan[204] ve kendisine suhuf verilen[205] bir peygamberdir. Yahudi tarihinde Kudüs. Babil Sürgünü devresinde Isaya. Kutsal Kitap'taki son Peygamberdir. Ayrica "Ehl-i Kitap" deyiminin genel çerçevesine onlar da girer. Sürgünde Yahudi halki.Ö. O.Ö.Ö. ikisi de Yahuda Kralligina tâbi' olur. Kur'ân-i Kerîm'de Yahudilerden bahsedilen âyetlerin sayisi oldukça fazladir.Allah'in Yahudilere tavsiyeleri. Yakup gibi). Hz. [199] c. 5. Kur'ân-i Kerîm'de. Asurlular tarafindan M. önceki peygamberler kadar.Hz.Basit çikarlari ugruna hakikatlara yüz çevirmeleri. M. Mala-ki'dir. tahrip edilir ve Yahudiler Babil'e sürgün edil ir. 2. M. "Yehûd" gibi deyimlerle bahsedilen âyetler bulundugu gibi.[197] On kabile^ Israil'e. M a'bet. zillet ve meskenete ugramalari.[203] O. yumusak huylu. 9. Ma'bet. çok içli.Ö. 538'de Kudüs'e döner. Yüce Allah'in seçkin kildigi peygamberlerden biridir[200].

Yusuf reddedince. Yusuf. kendisine vahyolunan peygamberlerden olmustu r. Yakub. Ibrahim vazifesini yapmis. Onu ortadan kaldirmayi planladil ar. görmeyen.[217] Hz. Ç cuk (islam kaynaklarda Ismail oldugu belirtiliyor). ibret vermekte ve onlari düsünmeye davet etmekte dir. Yusu f'u kuyudan çikarip beraberlerinde Misir'a götürerek bir vezire satti. rüya tabirini bilen. Ishak da. Yusuf. yakînen bilenlerden olmasi için. rüyasinda onu kurban ettigini gördü ve bunu ona açti. sabirli.[223] Kardesleri.[215] Hz.[209] Kur'ân-i Kerîm.) tarafindan seçil ecegini. ismail. Allah'tan gayri put lara. isitmeyen. Ishak da dogru. hem Yakub ailesine nimetini tamamlayacagini söyledi. di. l bir yaratilisa sahip. Hz. rizik vermeyen.[208] Hz. rüyasinda gördügü gibi. fakat Yüce Allah onu atesten kurtarmistir. Ibrahim. Böylece Hz. Âhiret Gününde. ilim ve hikmet sahibi. sözünde sadik bir kimse olarak Ce brail araciligiyla kendisine vah-yedilen Allah'in bir peygamberidir. Beni öldürecek. Yusuf'u kiskandilar. Ibrahim'le ilgili olarak verdigi kissalarda. namaz kilmalarini. salih.[ ih-lasli. çevresine zekât i. Allah'tan iyilerden olacak bir çocuk istedi. kendisini sabredenlerden bulacagini söyledi. Yakub.[220] kendisine vahiy indirilen peygamberle hidayete erdirilmis bir kimse idi. bundan dolayi O'na ibadet ve sükre tmek gerektigini. salih.[222] Ayrica Hz. yanilmalarimi bana bagislamasin i umdugum O'dur". yildizlara. O. Allah (C. Hasta oldugumda bana O sifa verir. Kavmi. ona.[218] Hz. Günes ve Ay'in bana sec de ettiklerini gördüm" dedi.[213] Çocuk kosma çagina geldiginde babasi. Allah'in h em ona. çünkü O'na dönülecegini bildirmistir. ^dostunun da Âlemlerin Rabbi oldugunu belirterek söyle ceva p vermistir: "Beni yediren de. kadin ona iftira ett i. ona. babasina emrolunan seyi yeri ne getirmesini. rüyasindaki emre bagliliklari dolay isiyle. Yusuf'un kendisine sahip olmasini istedi. Ibrahim'e göklerin ve yerin sirlari. düsmaninin putlar. Allah ve âh iret inanci konusunda yol göstermekte.[216] Hz. babalarini da böyle bulduklarini söylemislerdir. 219] Hz. Hz. Ismail gibi. ahiret yurdunu düsün en. yakînî bilgi bahsedilmistir. tebligde bulunmustur. dogru. Ibrahim'i ve onun soyundan gelenleri peygamber kildi.[207] Hz. annesi çok yasli iken All ah'in bir lütfü olarak bahsedilmis ve annesi bu olaya çok sevinmistir. içiren de O'dur. I brahim. daha öncekilere oldugu gibi. hattâ babasi bile. Anc ak yaptiklari ve savunduklari dolayisiyle Hz. Ibrahim'e ihtiyarliginda bahsedilen Iki og uldan biri olan Hz.C. Ibrahim ve Hz. ona hiçbir seyi ortak kosmadig ini. Hz. namazi emretmistir. ona. Yüce Allah.[206] Hz. . bu da'vete uymamistir. hakkini savunamayan. batan. kendisinin Yüce Allah'a tapindigini. Hz. sonra da diriltecek O'dur. Vezirin karisi. bir kurbanlik gönderdi. bir rüya gördü. Ibrahim. Ibrahim oglu nu kurban etmek için yani üzere yatirdi. Seytan'a tapinilmayacagim anlatma ya çalismistir. güze kendisine vahiy gelen peygamberlerden Hz. uysal. Bir yolcu kafilesi. Ibrahim Ates'e atilmis. zeval bulan seylere. Ishak.[214] Hz. onlari ve yonttuklarini O'nun yarattigini. kendisine rüya tabiri ögretilecegini. Onlar. Misir meliki. Bu konuda Kur'ân-i Kerîm'de söyle denilmistir: "Biz ibrahim'e.Hz.[211] Hz. faydasi veya zarari olmayan. Bu rüyayi kimse tabir edemedi. mübarek kilinmis. Yusuf'u bir kurdun y edigini söyleyip onun kanli gömlegini babalarina gösterdiler. insanlara. halis. Zindanda rüya tabir etti. Yusuf'la beraber hapishanede kalmis arkadasi. Babalarini ikna ederek onu yanlarinda götürüp kuyuya attilar. dinde kuvvetli. gönülden Allah'a bagli bir peygamberdir. Hz. göklerin ve yerin melekûtunu söylece gösteriyorduk".[212] Allah da ona ihtiyarliginda Isma il ve Ishak'i verdi. Yakub'un en sevgili oglu Hz. bunu kardeslerine an latmamasini tenbih etti. zekât vermelerini emretti. Bundan dolayi Yusuf zindana atildi.[221] Bu rüyayi dinleyen babasi. konusmayan. çocuklugunda bir gün babasina "rüyamda on bir yildiz. hidayete erdirilmis. Onlara iyi is ler islemelerini. Ay ve Günes'e tapinan babasi Âzer ile kavmine karsi. Ishak'in ardindan müjdelenen.[210] Yüce Allah. sabirli. rden.

[227] Kâhinin sürüsünü otlatirken.onlara eziyet etmeye basladi. onu irmakda buldu. babanin Allah 'i. Kardesi Harun d a ona yardimci verildi. Ben. böyle bir devrede dünyaya geldi. Ve Rab dedi: Gerçekten Misir'da olan kavminin sikintisin i gördüm. Musa. Ibrahim'in Allah'i . Çocuk o na teslim edildi ve çocuga sulardan çekilmis anlamina gelen "Mose" (Musa) adi verild i. Allah. sular eski h aline döndü ve Firavun ile ordusu boguldu.Tevrat'a Göre Hz. uzun bir esaret hayatt yasamaya basladilar. Firavun. gelip çocugu emzirmek için bir Ibrani kadini çagirabileceg im söyledi. Ve simdi gel ve benim kavmimi. M usa'ya suya bir dal parçasi atmalarini bildirdi. Ishak'in Allah'i ve Yakub'un Allah'iyim. ona göründü. sular yarildi. ileride ülkelerine yönelecek bir tecavüzde. Bunu merak edip geri dönen Musa'yi çalinin ortasindan Allah çagirip söyle dedi: ". gençlik yillarinda Yahudilerin yanina gider. Bir müddet sonra. böylece Misir'a yerlestiler. Yeni Firavun Yusuf'u n yaptigi hizmetleri unuttu ve Yahudilerin çogalmalarindan endiselendi. her dogan erkek çocu gun öldürülmesini emretti. bir Ibrani' çocugu oldugunu anlayip ona acidi. Bu görevi yerine getirmek üzere Musa. Israilogullari geçti. Mid-yan'a kaçti. kizkardesi Meryem takip ediyordu.[229] Kizildeniz'den geçtikten sonra. Horeb'de bir çati ortasinda. Nil kiyis indaki sazliklara biraktigi sepetin akibetini... Yahudi'yi koruyarak Misi liyi öldürdü. Meryem. [225] 2. Ikisi arasinda mücadele basladi. Israilogullari. Israilogullarini Misir'dan çikarmak için seni Firavun'a göndereyim". Kizil Deniz'e dogru yola çikti. Misir hazinesine memur yapildi. Yanan çalinin atesi bir türlü bitmek bilmiyordu. bütün sihirbazlarini topladi. Yahudileri Misir'dan çikarmak üzere görevlendirilmis oldu. Melikin rüyasini yorumlayan Yusuf. sonra tekrar Musa elini uzatti.. Nüde yikanan Fir'avun'un kizi.[22 8] Böylece Musa. verdigi karardan pi sman olarak onlarin arkasina düstü. Onlar da bütün hünerlerini ortaya koydular..Hz. Onlari bu sikinti dan Hz.. Sonra onu ziftle sivanmis bir sepete koyup irmaga atti. Musa 'nin asasi kocaman bir yilan olup onlarin bütün sihirlerini yuttu. Misir'a geri döndü. Musa kurtardi. zahire atmak için Misir'a gelen kardesler i. Yusuf zamaninda Misir'a yerlesmis olan Israilogullari. Firavun'u n zulmüne ugrayarak.onu melike tavsiye etti. Bütün bunlara ragmen F iravun. Isr ailogullarini Misir'dan çikarip Ken'an diyarina götürmek istedigini. onlarin düsmanla birlikte olmasi korkusuyla. bir vesite ile ailesini Mis ir'a getirtti.[226] Musa. Annesi onu ancak üç ay kada saklayabildi. çünkü lah'a bakmaga korkuyordu. Tanri'nin melegi. kardeslerini tanidi. "Allah kimdir ki ben ona itaat edeyim" diyerek onl ari saraydan kovdu. saraya alindi. Ancak Firavun. Bu arada onlarin çogalmalarini önlemek için. Firavun'un kizi bunu kabul edince gidip çocugun öz annesini getirdi. Çölde yiyecekleri bitin . O. daha sonra. onun huzuruna çiktilar. Mara'da aci suyu içemeyen Israilogullari için Allah. Onlarin feryadini isittim. çünkü onlarin acilarini bilirim. Musa vasitasiyle Misir topraklarina on felâket verdi. Bir defasinda. Kizil Deniz'e gelince Musa. Yusuf.[224] Hz. mucize göstermeye kadar var di. Israilogullari. Musa Yusuf'un ölümünden sonra Yahudiler Misir'da çogalmaya basladi. Bunun üzerine Rab Yahv e. elini denize uzatti. Firavun.. insandan hayvana kadar bütün ilk doganlari öldürecegini bil dirdi. bu is lerin vuku-buldugunu görünce. Israilogullarinin Misir'dan çikmalarina izin vermedi. O. Olayin duyulmasi üzerine Musa. onlarin sikâyetlerini din lerdi. bunun Allah'in em ri oldugunu söyleyince Firavun. Musa ve On Emir a. su tathlasti. Misirlilardan birinin bir Yahudi'yi dövdügünü gördü. Is. Misirlilara belâ verecegini. Israilogullarinin Misir'dan çikmalarina izin verdi. Ve Musa yüzünü örttü. Orada Midyan kâhininin kizi il e evlendi. ates alevinde.

10.Cumartesi (sebt) Gününü daima hatirlayip onu kutsal kilacaksin. onlara hiçbir surette tapmayacaksin. içinde indi. esirlik evinden çikaran Allafi benim. hizmetçisine. ne sen. Israilogullarini çetin ve uzun bir mücadele devresinden sonra ve'dedilen topra klara yaklastirdi ve 120 yasinda iken öldü. 5. O gün. Israilogullarindan i yi bir kavim olma sözünü almak üzere. Tanri. dagin tepesine. Sina Dagi 'ndan indiginde iki tas tablet (levha) üzerinde yazili olarak bu emirleri getirmis tir. esegine velhasil sana ai t olmayan bir seye göz dikmeyeceksin. ne de hayvanin. onlara verdigi nimetlere karsilik. 2. Cumartesi Günü.Hiç kimsenin evine. Üçüncü gün. ondan su fiskirdi. Israilogullari. Allah. Misir'dan çikislarinin üçüncü ayinda Sina Çölü'ne geldiler. 3. 9. Haftanin alti gününde çalisacak yedincisinde istirahat edeceksin. göklerden ekmek yagd iracagini bildirdi. Orada Allah. barkina.Seni Misir diyarindan.[232] B u On Emir söyle siralanir: 1. denizlerin derinliklerinde mevcut olan varliklarin resimlerini yap mayacak. Musa'yi yanina çagirdi ve ona On Emri verdi. Musa'ya Sina Dagi'nda vahyedilen On Emir.[230] Musa. Gökten beyaz kiragi tanecikleri seklinde "man" diye adlan dirdiklari ilâhî gida yagdi (balli yufka gibi bir sey). Sina gi'ndan Musa'yi çagirarak. Musa da onlara aksam üstü et (bildircin eti). ne kizin. Musa emri yerine get irdi.Öldürmeyeceksin.Zina yapmayacaksin.Yalan sehadette bulunmayacaksin. Hz. sabahleyin de ekme kle doyacaklarini söyledi. 7. sözü aldi ve Rabbe bildirdi.Anne ve babana hürmet edeceksin. 4. Kirk sene man yediler. Tevrat'in iki ayri bölümünde geçer.Allah'in ismini bos yere agzina almayacaksin. Sonra lari su sikintisi çektiler ve Allah'a yalvardilar. O da bir kayaya vurdu. Musa'ya elindeki asasiyl e bir kayaya vurmasini emretti. ne usagin.[234] c.On Emir Hz. 6.ce Israilogullari Musa ve Harun'a söylenmeye basladilar. Allah'ina tahsis edilm is umûmî dinlenme günüdür. karisina. Boslukta.Benden baska tanrin olmayacak. yerin üstünde veya altinda. Sina Dagi'nin üzerine. Allah. öküzüne. onu görevlendirdigini bildirdi. Musa . Musa. 8.[233] Bu On Emir. Yahudilerin temel prensiplerini içinde bulundurur.Çalmayacaksin. kis ca hiçbiriniz çalismayacaktir.[231] b. ne oglun.Kurana Göre Hz.

kendisine kitap verilen büyük peyg amberlerden biridir. Musa. fakat ailesinden iman eden biri. ona asasini denize vurmasini emretti. Orada. onlara su. ona Allah tarafindan hikmet ve ilim verildi .[235] Musa dogunca. Allah'in emrini Firavun'a teblig ettiler ve Israilogullar inin serbest birakilmasini istediler. Mu sa asasini yere birakti. Firavun ve adamlari. ona ibadet etmesi. Musa. uymalari gereken bütün kurallari ihtiva eden levhalar . Hz. Hz. Bu durum karsisinda bütün büyücüler. Firavun'un bütün büyü erlerini göstermek üzere toplandi. bu durum onu üzdü ve Allah'tan af diledi. Hz. orada 30 gün oruçlu olarak ibadet etmesini e mretti. Musa ve adamlari. Onlari takip eden Firavun ve beraberindekiler boguldu. Musa'ya kavmini gec e yola çikarma emri gefdi. öldürmek istedi. Musa ve Harun'un Rabbina iman ettik" dediler.[239] Firavun. Sonunda Hz. Bunun üzerine Hz. Yüce Allah. onun da kendisini görebilecegini bildirdi.[241] Hz. Firavun'un zulmünden kurtulup yollarina devam etti. Biri kendi soyundan. kavmini Misir'dan çikardi. Musa'nin asasi. Cenâb-i Hakk'in tecellisi sonucu. daga baktiginda. Asasi ile ilgili mu'cize verildi ve F iravun'a gitmesi emredildi. iki adami dögüsür buldu. Firavun. Musa'dan kendilerine öyle tanrilar y apmasini istediler. karisinin istegi üzerine çocuk öldürülmedi. bunu önlemek Için. onlarin hünerlerini sergiledikl eri ip ve degnekleri yutuverdi.[237] Orada evlendi. onlara "Sizi âlemlere üstün kilmis olan Allah'dan baska bir tanri mi arayacagim?" dedi. Hz. Musa'nin beraberindekiler. Yüce Allah. bütün bunlardan sonra. daga bakmasini.[240] Firavun. Firavun ve adamlarini ülkesinden çikarmak isteyen bir büyücü olmakla suçlandi. ona 10 gün daha oruç tutmasi ve ibadetlerini t amamlamasi emredildi. Hz. annesi onu bir müddet sakladi. hepsini. Hz. "Ben. onlari takibe basladi. Bunun üzerine Hz. digeri de düsman. Firavun. Sina'ya vardiklarinda yiyecek-içecek sikintilari oldu. dosdogru namaz kilmasi bildirildi. süphesiz senin R abbinim. Onlara Firavun'un zulmünü ve Allah'in onlara yardimin i hatirlatti. Mazlumu korurken olsa da . düsüp bayildi. Hz. kudret helvasi ve bildircin ihsan etti.[236] Hz. onun y ardimina kostu ve onun düsmanina bir yumruk atti. Daha fazla saklayamayac agini anlayinca. Musa. Hakkinda öldürme karan alindig i haberini ögrenen Hz. tevbe etti. o da bir ejderha oluverdi. çünkü sen. M usa'nin peygamberligini tuhaf karsiladi. Musa'ya Yüce Allah Tur-i Sînâ'ya çikmasini. Allah. Musa ile Allah'in "Âlemlerin Rabbi" olmasi konusunu tartisti. Kendine geldigin de. bunu engelledi. Musa. Musa. kutsal bir vadi olan Tuvâ'dasin" diyen bir hitapla karsilasti. Hz. ayrica kendisine Allah'dan baska tanri olmadigi. Yüce Allah da bunun imkânsiz oldugunu. putlara tapan bir kavim görünce. Allah'in ilhami üzerine onu bir sandik Içinde suya birakti. Musa. Firavun. Annesi ona süt annelik y apti. Musa bu süreyi tamamlayinca.Hz. hep beraber secdeye k apanip "Âlemlerin Rabbina. ona. Musa ve Hz. ellerini ve ayaklarini çaprazlama kesmekle tehdit etti. Musa. Harun. Olay duyuldu. Firavun 'un adamlari onu buldu. Isinmak ve yolunu bulmak için atesin bulundugu tarafa gidince. Israilogullari Misir'da çogalip varlik sahibi olunca. fakat hiçbiri. Musa'yi Misirlilarin dinini degistirecegi endisesiyle. karsiya geçti. deniz ikiye ayrildi. K ayinpederiyle kararlastirdiklari süreyi tamamlayinca ailesiyle birlikte yola çikti. tecelli ettiginde dag dayanabi lirse. ayagindakini çikar. Hz. mall arini ellerinden aldi.[238] Hz. Isr ailogullari. Musa büyüyüp ergenlik çagina ulasinca. Adam öldü. Musa'dan peygamberligi ile ilgili mu'cize göstermesini istedi. Hz. Sina Dagi'na yöneldiginde karanlik bir gecede yolunu sasirdi. Hz. Kendi soyundan olan adam ondan yardim isteyince. Kardesi Harun da ona yardimci kilindi. Musa asasini denize vurunca. Musa. Allah'in cemâlini görmek istedi. Hz. Yüce Allah'in Israilogullari'na gönderdigi. Firavun. onlari esir yapti ve yeni dogan erkek çocuklarinin öldürülmesini emretti. onun yerle bir oldugunu gördü. Medyen'e gitti. halkin haberi olmadan bir gün sehre indi. karar indan vazgeçmedi. Bu arada bir isik gördü. Hz. Hz. yakalanma kor kusuna kapildi. orayi terketti. teklifi kabul etmedigi gibi. Hz. Musa ve Israilogullari.

bes kitaptan olusur. daha önce verdikleri sözden döndükleri için. onlardan namaz kilacaklarina. 5+8+11'dir.Tevrat ve Zebur Yahudilerin kutsal kitap külliyati. Onlar da tevbe ettiler. Tanah'in ihtiva ettigi kitaplarin sayisi kon usunda sadece Yahudilerle Hiristiyanlar arasinda degil. b ir kismi da yillarca çöllerde dolasti. Bu ilk bölüm. Tanah adi. Yahudiler ve Pro-testanlarca apokrif (sahih olmayan) sayilan bazi kitaplar (Tobit. Musa'ya verdigi dinî esaslari ihtiva etti gi kabul edilir. çogulu esfâr). Allah da. ancak onlardan siddetli bir itiraz gördü. getirdigi levhalardaki hükümleri kavmine teblig etti ve onlari islaha deva m etti. Yüce Allah. Yahudi kut sal kitabinin birinci bölümüne Arapça Tevrat. Baruh. Hz. Bes kitabin. 24 kitap olarak kabul ederler. Tanah. orada bulunanlarla müc dele etmeleri gerektigini Israilogullarina söyledi. Judith. on u tek basina biraktilar. kavmine bu levhalari getirdiginde. Onlar (olduklari) yerde sersem sersem dolasacaklardir. Bunun üzerine Hz. onlara uymamalari ve taskinlik yapmal ari yüzünden. Musa. Hz. teukhos: kitap). Neviim ve Ketuvim. peygambere uyacaklarina dair söz aldi. haksiz yere peygamberleri öldürmeleri. Bir kismi helak oldu. Musa. peyg amberler 8. (Bazen Tora. Kavminden tev e etmelerini istedi. Yahudilerin tasnifi söyledir: Tora 5. sikintida iken söz verip sikinti biter bitmez sözlerini unuttular ve bunu da aliskanlik haline getirdiler. Yahudiler ve Protestanlarca. Yeremya'nin Mektubu. Hirist iyanlar tarafindan Eski Ahit diye nitelendirilen Yahudi kutsal kitabi T*anah'in 39 kitaptan olustugu kabul edilir. emir. bazi kitaplari birles tirerek. Modern bazi bilginler. üç bölümden olusur: Tora (Tevrat).i verdi. kutsal kitabin tamamini ifade etmek ve Tanah'la esanlamli olmak üzere de kullanilir). O zaman Yüce Allah. Israilogullari gazaba ugradi. zekât vereceklerine. Rabbine dua edip. sariat. I ve II. va'dedilen topraklara dönebilmek için. Tanah (yazili dinî edebiyat) ve Talmut {sözlü dinî ede biyat) seklinde ikiye ayrilir. kitaplar 11. onun Âyetlerini inkâr et meleri. Bes kitabi ifade etmek üzere Ibranîce "humas". Arapça "el-Esfâru'l-Hamse" (sifr: kitap. Yahudilerin Tanah adini verdikleri kutsal kitapla rina Hiristiyanlar Eski Ahit derler. Tûr-i Sînâ'yi onlarin basina indirmekle tehdit etti. çöllerde yollarini kaybettiler. tevbelerini kabul etti. ders. kanun. Musa.[246] a. Allah'in 7704 kelimeyle Hz. Musa. Hikmet. Hiristiyanlarin kendi ar alarinda da ihtilaf vardir. Katol ik ve Ortodokslarca kanonik (sahih) sayilir. bati dill erinde Pentatök (Pentateuch-Pentateugue gibi) kelimeleri kullanilir. onu da Bes Kitaba ekleyerek hepsini Heksatök (Hexateuch=Alti kitap) ba . bu üç bölümün Ibranice bas harflerinin birlestirilmesinden meydana ge lmis bir kelimedir.[2 42] Hz. onlarin bir altin buzagiya taptiklarini gördü. kendileriyle fâsi klarin arasini ayirmasini istedi.[245] 3. Ibranîce Tora denir. onlara kizdi. Bunlarin formülü. Bundan sonra Israilogullari. Ancak onlar. Eklesiyastik . Yahudiler ise Tanah'i . Yunanca "Pentateukhos" {penta: bes. "Muhakkak orasi kendilerine kirk yil haram edilmistir. Allah'a karsi gelmeleri. Artik o fâsiklar güruhuna karsi tasalanma"[244] buyurdu.Tevrat (Tora) Tora:Tevrat.[ 243] Filistin göründügünde Hz. rehber gibi anlafnlara gelir. Yesu kitabinin da Bes Kitapla ayni kaynaktan geldigini kab ul etmekte. Ester'in Bakiyesi). Ancak Israilogullari. Harun hariç. Makkabiler. Daniel'e Yunanca ilâveler.

2) Elohist.Ö. M. Sözlü Tora ise. Bu degerlendirmeye göre Tora. yazili ve sözlü olarak ikiye ayrilir. bayramlar ve adaklar yer alir. Toplam 21 kitap. . 27 baptir. Neviim (peygamberler) ve Ketuvim (kitaplar) bölümleri de vardir. Musa en büyük peygamberdir. Musa'dan sonra gelen peygamberlerin sözleri de eklenmis. Bazisi da. sonrakiler 15 kitap olma k üzere siralanir. 4 kitaptir. Hz.Tensiye (Dvarim :Deuteronomium : Ikileme. 34 baptir. tahminen M. Ketuvim ise 13 kitap olmak üzere Tanah 39 kitaptan olusmaktadir. 1000 yillari civarinda. 4. öncekiler 6. bazi sa riat kanunlari tekrar edilir. haram kilinan yiyecekler. Tora'da yer alan bes kitap sunlardir: 1.sligi altinda toplamaktadirlar. Yüzyilda Yavne'de (Jamnia) toplanan bir meclis tarafindan nihaî hale kavusturulm ustur. Ayric a Tufan olayindan. Tora. 2. Yazili Tora'ya Hz. Tesniye'yi. 36 baptir. Musa' nin ortaya çikisi ve Misir'dan Sina'ya gidisleri anlatilir.S. Tora'nin Bes Kitabi disin da degerlendirmektedir. Ayrica günahlarin k efareti. Yahudiler'ce Tanah denilen kutsal kitap. ilk insanin ve kâinatin ya ratilisi. sonrakiler de. çeliski ve tu tarsizliklarin sebebi sayilmaktadir. 800'lerde yazilmis olmalidir. Yahudilere göre. Tora metinlerindeki çeliski ve t utarsizliklar birbiriyle uyusmayan tekrarlar. 1000-400 arasinda vukubuldugunun günümüzde tesbit edilmis olmasi. gömülmesi ve tutulan yas atilir. Musa'nin ölm eden önce din konusunda Yahudilere verdigi ögütler. Genel tasnife göre Tora 5. 50 baptir. bilinmeyen birisi bu iki . Onl ar.Ö. yazili Tora'nin açiklamasi ola rak nesilden nesile intikal eden ve Yahudilerce o olmaksizin yazili Tora'nin anla silmasinin mümkün olamayacagi kabul edilen Talmud'dur.[247] Bunlarin muhtevasi hakkinda asagida kisaca bilgi verilecektir. Musa 'dan sonraki peygamberlerden bahseder. yasaklanmis evlilikler. bazi seriat kanunlarindan. önce Tanrinin adini Yahve. Yüzyil civarinda yasadigi gözönünde bulundurularak bütün bu Tora metin gelismel rinin M. En eski kaynak olmasi tahmin edilen Yahvist metinler.Çikis (Semot: Exodus) : Bu kisimda. Kur'ân-i Kerîm'de Israilogullarina verildigi belirtilen Tevrat ile Yahudileri n kutsal kitabi olan Tanah'in kasdedildigi anlasilmaktadir. Bu bölümde. bu nlarin disinda birkaç kaynak daha ilâve edilmektedir. Israilogullarinin Firavundan çektikleri. Yahve'nin Si na Daginda Musa'ya vahyettigi kitaptir. 12 küçük peygamber bi r kitap sayilarak. Beresit : Genesis : Yaratilis): Bu bölümde.Ö. Yahudi kutsal kitabi Tanah'in. dinî âyinler. böylece Hiristiyanlarca Eski Ahit. Neviim 21. Yusuf'un Misir'daki hayatindan ve Israilogullarinin Misir'a gelislerinden bahsedilir.Levililer (Vayikra:Leviticus) : Burada. kayadan su çikarilmas indan. M. (Yahudilerce ilk peygamberler 6. 40 baptir. 4 kitaptan olusmaktadir. Ancak belirtilmelidir ki. -Musa zamaninda bulunmayan birçok âdete ve geleneklere temas edilir. Tora'dan baska. Hz. yeryüzüne inisi ve çocuklarinin hikâyesi anlatilir. simdiki Bes Kitabin metinlerinin üç ana kaynak veya gelenekten geldigi düsüncesinded irler: 1) Yahvist. Neviim (Peygamberler) : Bu bölümde peygamberler. 3. birtakim sayimlardan. Bundan bir yüzyil sonra. belki de daha fazla kaynaktan gelen metinleri biraraya getirmistir. daha fazla teolojik meseleler üzerinde duran Elohist metinler. tarihî bilgiler disinda Allah'in Yahudilere Musa vasitasiyla verdig i dinî esaslar bulunur. daha sonra da Elohim olarak zikreden iki ayri kay nak belirlenmistir.Sayilar (Bamidbar : Numeri): Sayilar. Âdem'in isledigi suç. Yazili Tora. Hz.Tekvin (Ibr. 3) Ruhban metinleri. arastiricilarin dikkatini çekmis ve böy lece. Tamami 10 kitap ediyor). 5. XIII. insanlarin birbirine ve Tann'ya karsi nasil davran malari gerektigi açiklanir. Musa'n in M. II.Ö. tekrarlama): Tesniye'de. Kâhinler ile yardimcilarinin Çadir Ma bedindeki (Miskan) görevleri ve bazi önemli ahlâkî kurallar anlatilir. Tora . ölû*m ve yilan vasitasiyla sifadan bahseder. Israilogullarinin çölde geçirdikleri hayat ve olaylardan. Musa'nin ölümü.

. Hosea (Osea). Zekerya (Zaharya).Mezmurlar (Tehilim): Yahudilerce çogu Kral David (Hz. 8 baptir.Vaiz (Kohelet): Bu kitap. Eyüp) ibret verici hikâyesi ve Tann'nin irad esine boyun egisi anlatilir. iki nisanlinin birbirine karsi sevgilerine benzetilerek anlatilir. onlarin geçici ve bos oldugu anlatilir. Krallar (MelahIm). Amos. Hâkimler (Softim). Bu olayda yab anci bir kadin olan Rufun dul kalmasi ve hiçbir tesir altinda kalmadan Yahudi Dini ni kabul etmesi ve kayin validesi Neomi ile birlikte yasamasi konu edilir.Süleyman'in (Slomo) Meselleri (Misle): Bu kitap. 6. 2. I ve II.[248] 1. 31 baptir. 4. Malaki (Malahi). 5. Yoel. Nahum. tek bir tanri fikrini bütün insanlara yaymak için gösterdikleri ga yret. 7. 4 bap tir. 5 baptir.Rut : Bu kitap. 8. I. Pers Krali Ahasveros'un veziri Haman (Aman). Tsefanya. Kral Süleyman'a atfedilir. 10 baptir. Süleyman) atfedilir. kralligin kurulusu. 3. Mika (Miha). 12 bapti r. Neticede de yalniz Allah korkusu ve Allah'in emirlerine uymanin bos olmadigi hükmüne varilir. Musa'nin ölümünden sonra Yahudiler in Tanri tarafindan va'dedilmis topraklara yerlesmeleri. Ketuvim : Kitaplar.Nesideler Nesidesi (Sir asirim): Kral Süleyman'in bir saheseri olarak kabul edi lir. yazilar anlamina gelen Ketuvim. yikilisi anlatilir.Yahudilerce Neviim bölümündeki peygamberlerden öncekiler. Yeremya (Yirmiya).Ester : Bu kitapta Yahudiler'in Ester adli bir Yahudi kizi tarafindan kesi n bir katliamdan kurtarilislari anlatilir. Samuel (Smuel). Atasözleri. kadinligini kullanarak. halka dinî telkinleri ve ögütleri anlatilir.Son peygamberler: Bu bölümde yer alan kitaplarda peygamberlerin putperestlige kars i devamli mücadeleleri. fakat kralin k arisi olan Ester. Yahudilerin putperest topluluklarla yaptiklari müca deleler ve Kutsal Ma'bedin {Bet ha-Mikdas) kurulusu.Yeremya'nin Mersiyeleri: Kudüs'ün.Eyüp (Îyov-Job): Bu kitapta Iyov'un (Hz. Habakkuk (Habakuku). kra llarin idaresi ve davranislari. Yahudi Kutsal Kitabinin üçüncü bölümünü o turur ve bu bölümde yer alan 13 kitap (Yahudilerce 9 olarak tasnif edilir) sunlardir : 1. "Ilk Peygamberler" {Neviim Ris onim). Hezekiel (Yehezkel). Kral Süleyman'a (Hz. 42 baptir. dolayisiyla Yahudi devletinin yikilmasi üzerine p eygamber Yeremya'nin duydugu büyük üzüntüyü dile getiren bir mersiyedir. Ilk peygamberlerden bahseden kitaplar sunlardir: Yesu. 2. ve II. Son peygamberlerden bahseden kitaplarin basliklari su sekildedir: Isaya (Yesaya) . Obadya (Ovad ya). Kitap. Haggay (H agay). Yunus {Yonah). Yahudileri kurtarip Haman'la adamlarini n öldürülrrîtesini saglar. Mezmur'lardan 73'ünün Kral David'e ait oldugunu ileri sürenler de vardir.Ilk Peygamberler: Bu bölümde yer alan kitaplarda Hz. sonrakiler "Son Peygamberler" (Neviim Ahoranim) diye tasnif edilir. ahlâk ve dogru yolu gösteren sözleri ihtiva eder. Kitapta hayatin zevkleri t eker teker siralanir. Davud) tarafindan yazildi gi ileri sürülen 150 Mezmur'dan olusur. kraldan ülkesindeki Yahudileri yok etme yetkisi alir. hâkimler zamaninda vukubulan bir olayi hikâye eder. Bu kitapta Allah ile Yahudiler'in karsilikli sevgi baglari. bazilari da Yahudi bay ramlarinda ve önemli günlerde okunur (Bugün Hiristiyan Kiliselerinde de Mezmurlar ilâhî ol arak okunmaktadir). Mezmur'larin bazilari dinî âyinlerde.

Ö. Davud). (Gelecek hayatla ilgili olarak Daniel kitabinda yer alan bu bilgiler. çobanlik yapan. Davud'a indirilen ku tsal kitabin adidir. 1013-973)[251]. ibadet yönünü K udüs'e göre belirlemek üzere. hastalik ve a gri zamanlarinda belirli Mezmurlar okunur. Yahudi dininin kurallariyle. Yetmisler Tercümesinde (S eptuagint) çesitli baplar Mezmur (Yun. 12 baptir. II. Tarihler basligini tasiyan kitaplarinda yer alir. 10 ve 11. Ibadet sirasinda. Psalms) denilmesi âdet haline gelmistir. dogrulugu. Ibranîce mektup anlamina gelir. Ibranîce "Sefer Tehilim" (Sarkilar Kitabi) diye adlandirilmak tadir. güzel sesli. Kirk yil krallik yapmistir. Yahudi Kutsal Kitabinin I. I ve II. Krallar ve I. sair. a pokaliptik literatürün[249] Hiristiyanlarca Eski Ahid diye adlandirilan Yahudi Kutsa l Kitabindaki gelismesinde önemli bir yer tutmaktadir. ibadet sartlari yle. Hebron'da meshedilerek (y . sinagogdaki evlenme törenlerinde. Daniel kitabi. Arapça kitap. I. buhranli anlarda. Iran tesirine baglanmaktadir. Islâm'da Hz. Samuel. Bu levhal ara "Mizrah Levhasi" denilir. Gelenege göre Mezmurlar'in atfedildigi Davud (M. Mezmurlarda. Mezmurlann ancak bir kismi Davud'a nisbet edilmektedir. Zamaninda gördüklerini bu kitapta toplamistir. Ma'bed' in insasini düsünmesi ve kudretli bir hükümdarlik kurup Yahudilerin en parlak devresini b aslatmasindan kaynaklanir. öldükten so nra dirilme ve yargilanma konusunda Daniel Kitabinda verilen bilgi bu husustaki Y ahudi inanci için kaynak teskil etmektedir. Sabat Günü'nde evde ve ibadethanelerdeki dinî ayinlerde. k rallik devresi ve karakteriyle ilgili bilgiler. Yahudiler indinde önemli bir yere sahiptir. insanlara iy iligi. Tarihler (Divre Ayamim) : Dünyanin kurulusundan Babil esaretinin sonuna kadar geçen bütün olaylar bu kitaplarda özetlenir. ve II . Kutsal Ma'bedin yikilisi ve Yahudilerin Babil'e sürgünü devre sinde yasamistir. Yahudilerin ibadetlerinde ve günlük hayatlarinda Mezmurlann önemli bir yeri vardir (Hi ristiyanlarda da ayni öneme sahiptir). Mezmurlann belir li bir melodi ile söylenmesi gelenek haline gelmistir. Yahudiler. Saul'ün bir savasta öldürülmesi üzerine. Tevrat'ta oldugu gibi. Seytana uyma tehlikesi karsisinda. Ezra (Üzeyir) ve Nehemya : Bu kitaplar. canin sikildigi. Bu önem. Bunun yaninda ölüm ötesi. psalmos) diye adlandirdigindan. Betle-he m'li bir Yahudi ailesinden gelen. I. savasçi bir kimse dir. M. yalnizlik. 164 ta rihinde yazildigi tahmin edilmektedir. Davud. Kudüs'ün ve Ma'bedin yeniden tamirini anlatir. onun Kudüs'ü almasi. fazileti ve ahlâkî meziyetleri tavsiye eden telkinler vardir. kurumlarla ve onlarin yönetimiyle ilgili emirler yoktur.Ö. Ya hudi folklorunun taninmis kahramani DanIei'e nisbet edilmistir. [250] b. Davud'un hayati. 12 ve 13. otuz yasinda iken. Çünkü ondan önceki dönemde Y ahudiler arasinda ve önceki kutsal kitaplarinda bu konuda bilgiye. Saul'den (Saul) sonra Ibranîlerin ikinci kralidir. Sadece.Zebur Zebur. endise.Daniel: Bu peygamber. Tarihler 3 6 baptir. duvara üzerinde Mezmurlar yazili levhalar asilir. Yahudilerin Babil esaretinden dönüsl erini. Bu kitaplarda Davud'un Yahudiler üzerindeki etki ve nüfuzu. büyük bir saray yaptirmasi. onun karakterinin iyi ve kötü yönleri de yer alir.9. Ezra 10 bap. Yahudilere göre Kral Davud (Hz. Yunan Krali Antiyokus Epifanes'in baskisi sirasinda Yahudilerin dinlerine sadik kalmasini saglamak üzere yazilan bu kitap.rastlanmamaktadi r). tamamina Me zmurlar (Ing. devlet adamligi ve kumandan ligi övülmekle beraber. Bati'da Zebur'un kitap olarak tek bir adi yoktur. Tarihler 29. Nehemya ise 13 ba ptir. ölülerin gömülmesi sirasinda Mezmurlardan parçalar okurlar. cesaretin kirildigi.

Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat ve Zebur ca. inanan insanlarin simalarinda ibadetlerini yerine getirmelerinin nisanesi olarak izlerin. Musa'ya. Kudüs'ü alarak Israil'in baskenti yapmis. [258] Yine Kur'ân.[264] cb. Tevrat'tan son . degistirdiklerini (tahrif ettik lerini). o ümmî peygambere u yarlar". Âyetinde de Hz. Hepsi de onun üzerine sahit idiler. Tevra t'in hükümlerini ve verdigi bilgilen gizlediklerini. O halde insanlardan degil. Ki tab'i (Tevrat).bulundugunu bildirir. ben size Allah'in elçisiyim. bir baska Âyette söyle yer alir: "Meryem oglu Isa da 'Ey I srailogullan. Musa'ya vahyedilmis oldugu kabul edilen Tevrat. Alla h (C.[252] c.aglanarak) kral olmustur.[262] O. her seyi uzun uzadiya açikl amak.yanlis yorumladiklarini. Kur'ân-i Kerîm'de ismen 18 defa geçer. onda hidayet ve nur vardir. Ma'bed'i insa etmeyi düsünmüsse. dogruyu göstermek ve rahmet olmak üzere göndermistir[263].[260] Kur'ân'da Tevrat'i yüklenip de hüküm ve emirlerini yerine getirmeyen Yahudiler.[255] Bundan dolayi Kur'ân. Yahudilerin Tevrat'in hükümlerini uygulamadiklarini. bu konuya söyle açikl ik getirir : "Sana Kitabi hak ile ve kendinden öncekini dogrulayici olarak indirdi . insanlara dogru yolu göstermek için. Muhammed' in onu dogrulayici olarak gönderildigine isaret eder.[256] Yukarida belirtilenler. Hz. mes-hedilmis bir kral. Isa ve Hz. Hz. güçlü bir kumandan. hidayet. Tevrat. Ayetinde söyle açiklanmaktadir : "Gerçekten Tevrat'i biz indirdik. Yahudi Kutsal Kitabina göre Davud. bâtili hakka tercih ettiklerini bildirmektedir.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Zebur Zebur. akil sahipleri için bir ögüt ve dogruluk rehberi olan Kitab'a (Tevrat) vâris kilmistir.[259] Ayni husus. nu r ve Allah'in hükümlerinin bulundugunu bildiren Kur'ân-i Kerîm. Tevrat'in Yahudilere helâl ve harami getirdigini. Daha sonra da bütün Israil'in krali seçilmistir. Tevrat ve Incil'de Hz. Muhammed'in müjdelenmesin! söyle açiklar: "Onl ar ki yanlarindaki Tevrat ve Incil'de yazili bulduklari o Elçi'ye. onunla Yahudilere hüküm verirlerdi. Süleyman) nasip olmustur." Kur'ân. Incil gibi kutsal kitaplarin aslî seklini tasdik etmekte ve dogrulamaktadi r. Bundan önce de. adami da sava sta ön safa sürdürüp desise ile ölümüne sebebiyet veren bir kimsedir. ayni zamanda emrindeki bir savasçinin karisini begenip ona sahip olan. Allah. benden önce gelen Tevrat'i dogrulayici ve benden sonra gelecek Ahmet adinda bir peygamberi müjdeleyici olarak geldim' demist i".[257] Ayrica Tevrat ve Incil'de de Allah'in kendi yolunda ölenleri cennetle mükafatlandiracaginin müjdelendigini. onunla hükümde bulunurlardi. iste kâfirler onlardir. oglu Kral Sül eyman'a (Hz. yenilip yenilmeyecek seyle ri açikladigini belirtir. Hz.[2 54] Bununla beraber Kur'ân. Âyetlerimi az b ir bahâya satmayin. Allah'i n kitabini muhafazaya memur olmalari sebebiyle. dogruluk rehb eridir. Kim Allah'in indirdigi ile hükmetmezse. hanedan ku rmus ve Yahudileri genis topraklara hâkim kilmis bir kimse olmakla beraber. Tevrat ve Incil'i indirmisti". Davud. Kendisini Allah'a teslim etm is peygamberler. benden korkun. Musa'ya verilen sahifelerden bahsedilir. A'lâ Sûresi'nin 19. Israilogullarini. Mâide Suresi'nin 44.Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat Hz. de bu . hasîs menfaatleri ugruna bu yola gitti klerini.C. Davud'a Allah tarafindan verilen dört büyük kitaptan biridir.[253] Kur'ân. bile bile. esprili bir sekilde kinanmaktadir. Tevrat.) tarafindan gönderilen dört büyük kitaptan ilki olan Tevrat'in içinde. iyilik isleyenlere ni'meti tamamlamak. Rabbânîler ve bilginler de.[261] Allah Tevrat'i insanlara yol gösterici olarak indirmistir.

G emara (son olarak gözden geçirilen. Babil'de yapilmis olanina Babil Talmud'u.[265] Kur'ân-i Kerîm'de Zebur kelimesi üç yerde geçer. genelde kitap anlamina gelen zebur kelimesinin çoguludur. Genelde.IV. Davu d'a böyle bir Kitabin verildigine temas edilmektedir. h ikmet. Hz. çok önem verilse de.S. Allah'i tes bih etmek üzere daglar ve kuslar ona bagli kilindi. hitabet.VII.S. Kur'ân'da bir de "z elimesi vardir. Davud. Daha sonra ögrenilecek konularin akilda tutulamaya cak kadar çogalmasi. Talmut» iki bölüme ayrilir: Misna ve Gemara. hukukî. yeryüzünde halîfe kilindi.Ö. fazilet.Yahudi Kutsal Kitabi'nin Yazilisi ve Muhtevasi Hakkindaki Görüsler Yahudi Kutsal Kitabini olusturan bölümlerin ilk nüshalari bugün elde bulunmamaktadir.[268] e. farkli yer ve sar tlarda Talmud tefsir edilmis ve açiklanmistir. Davud hakkinda Yahudi Ku tsal Kitabinda irer alan kadin hadisesi Kur'ân'da yoktur. Davud'a peygamberlik. Kudüs'tekine de Kudüs Talmudu denilm ektedir. M . Tevrat kadar öneme sahiptir. Kudüs Tal-mudunun toplanmasi. Tal-mut'u kabul etmeyen kimse Yahudilerce gerçek Yahudi sayilmamaktadir. O. ahlâkî. Önceleri bu yorum sözlü olarak yapilmistir. Hz. O. suhuf'lara da samil olmak üzere. Misna (tekrar ederek ögrenim anlaminda). Zira Yahudi geleneginde. demirden zirh yapma ögretildi. Babil Talmudununki ise V II. Ta nah'i olusturan kitaplar M.[267] d. Bu kelime. an'ane haline gelmis "ögrenim". zaman zaman Tevrat ve tefsir ögreniminin yasaklanmasi. Peygamberler. M. Kaynaklarda. mülk verildi. Allah 'a dönük bir kimse idi. Meydana getirilen bu yazili metne T almut denilmistir. Muhammed tarafindan da ümmetine örnek olarak gösterilmistir. Davud bir kraldir. Bu külliyatin yazili olmayan ikinci bölümüne. Tevrat ve Incil kadar bilgi bulunmamakta. M.S.ra gönderilmistir. Ge-mara'nin iki ayri versiyonu vardir: BabIl ve Kudüs Gem arasi. felsefî ve sosyal konulardan geni s olarak bahsetmektedir. Yahudi din bilginlerinin a hlâk ögretimini misallerle canlandirmakta. Ibranîce'dir. Musa'nin M. Talmut.XIII.[266] Zebur hakkinda Kur'ân'da. Davud'un adi Kur'ân'da 16 defa geçer. sadece Hz. Babil ve Kudüs Talmudu sekl inde de geçmektedir. güzel ses.. Yahudiler indinde. Farkli zaman. Yüzyilda yasadigi gözönünde bulundurulursa. Yüzyila kadar gelmistir. "Ögrenilen " anlaminda) Ise Misna'nin açiklanmasini ve bunlarin bir esasa baglanmasi içi n Rabbilerin tartismalarini ihtiva etmektedir. Xlll-I. Babil Talmudu. daha ol gun ve daha detayli fikirleri ihtiva etmektedir. Yüzyillar arasinda yazi ile tespit edilmis olm asina ragmen bugün elde bulunan en eski Ibrani elyazmasi nüshalar. Onun da ilham ve vahiy mah sulü oldugu kabul edilmektedir. ötekinin ise Bati Aram-casidir). sözlü Tevrat'i yaziir hale getirmislerdir. Kendisine Zebur verilen Hz. Kudüs Talmuduna göre daha uzundur. Bu durumu gözönüne alan Yahudi din bilginleri (Ra ler). Babil ve Kudüs Gemarasi seklinde oldugu gibi (Babil Gemarasi nin dili Dogu Aramcasi. Yahudi D ini'nin istikbalini tehlikeye düsürmüstür. Talmut "ögrenim" anlamina gelir ve Tevrat'in yorumudur. Y ahudiligin dinî.Talmut Daha önce Yahudilerin kutsal kitap külliyatinin Tanah ve Talmut seklinde ikiye ayril digindan bahsedilmisti. bu uzun süre . 190-200 yillari arasinda Yahuda ha-Nasi (135-220) tarafindan derlenmistir. Hz. ve X. Yüzy ila aittir. Islâm'da ise hem kral hem de bir peygamberdir . Gemara. çesitli vesilelerle övülür . masumdur. Hz.Ö. yani sözlü gelenege Ta lmut denilmektedir. Hz. ilim. ahlâkî kurallarinin açiklanmasindan ibarettir.

seytanin tahrikiyle oldugu belirtilmektedir. öteki tarafda ise önce e rkek ve onun kaburga kemiginden kadinin yaratildigi seklinde yer almaktadir. onun hükümlerine uyulmamasi ile ilgili beyanlari dogrulamaktadir. Yahudilerin kutsal kitaplarinin geldigi gibi muhafaza edilmediginin. Ma'bed'i yakip yikmis. Yahudiler sürgüne gönderilmistir. Insanin yaratilisi da. Ahit Sandigi'ni onun bir odasinda muhafaza altina almislardir.Ö. öteki yerde 7 çift alindi gi söylenmektedir. Ancak veri len bilgiler arasinda fark vardir. bir yerde. D aha önce Israilogullan yedi defa dinden dönmüsler. Hiristiyanl ara ait Yunanca ve Samirîlere ait Samirî Dilinde metinlerin verdigi bilgiler birbiri ni tutmamaktadir. ve II.[278] .[274] 6. Kur'ân-i Kerîm'de yer alan. bir tarafta Tann 'nin Insani kendi suretinde. ayni konunun.[276] 8. bir baska yerd e. Hz. içinden sadece On Emir yazili iki tablet (levha) çikmistir. Lût'u kizlarinin sarap içirerek sarhos etmeleri ve onunla zina yapmalari yer almaktadir. Ma'bet. 7Û'd e Romalilar tarafindan tamamen yikilmistir.Tanri. ötekinde insanda biterek verilmektedir. Ya i ve Hiristiyan bilginler. 3. Onun âlemi alti günde yaratip yedinci gün dinlendigi. Ezberleme gelenegi yoktu ve çogaltilmamisti.[273] 5.[269] iki defa yasak yiyeceklerden[270] ve iki defa da Is rail lakabiyla Yakub'un adlandirilisi[271] olayindan bahsedilmektedir. kelimelerin yerlerinden oynatilmasi. II. bablarda yaratilis hikâyesi birinde insandan baslayara k. öteki yerde 150 gün sürdügü. eldeki Tevrat nüshalarini parçalamistir. Hz. Musa. ruhunun sularin üstünde estigi. Yakup'la gürestigi. bulunmus . Israilogullan.[275] 7. Musa tarafin dan vasiyet edilmistir. Davud'u görevlendirmekte. Süleyman Ahit Sandigini açtirdiginda. Ahit Sandigindan çikarilip halka okunmasi Hz.Iki defa On Emirden. Kudüs'ü alip Kutsal Ma'bed'in yapilmasindan sonra. "erkek ve disi" olarak birden. Tevrat'in y anlis yorumlanmasi.içerisinde cereyan eden olaylar sebebiyle. putlara tapmislar ve Tevrat'i unutm uslardir. digerinde Yahve olar ak geçmektedir. Musa'ya nisbet edilen Tevrat'in son bölümünde (Tesniye) onun ölümü ve gömülmesi yer al tadir.Tekvin'in ilk iki babinda Allah'in adi bir yerde Elohim. Ishak'in karisini kizkardesi olarak takdim ettigi yer a lmakta ve bu birkaç yerde de tekrarlanmaktadir. Yine I.Yüce Allah'a insanî nitelikler verilmektedir. Bütün bu olaylar sebebiyle Yahudi kutsal metinlerinin ilk sekillen günümüze gelmemistir. Ezra (Hz. Bugün Yahudilere ait Ibranîce. Yüzyil) yeniden ilhamla yazildiginda fikirbirligi etmektedir. çeliskiler ve tutarsiz liklar. Tevrat'in Ezra zamaninda (M. Üzeyr) zamanina kadar Tevrat kaybolmus. Ibrahim'in ve Hz. tek nüsha idi. Ma'bet yikilmis ve sürgün dönüsü tekrar onarilmistir.Hz. 3 veya 7 senede bir. ilk nüshanin günümüze kadar korunabilmesi zaten imkânsizdir. Nuh'u n gemisine getirilen hayvanlarin her cinsinden bir yerde 2. Tevrat. Israil'in sayimi için.Tufan olayinin anlatilmasinda Tufan'in bir yerde 40. V.[277] Allah'a ve peygamberlere yakismayacak nitelikler verilmesi. degisik zamanlarda ve degisik kimseler tarafindan yazildiginin delili sayilmistir. taslara yazilmis ilk Tevrat nüshasini Israilogullarinin bilginlerine ve i leri gelenlerine teslim ederek onun Ahit Sandigina konulup korunmasini istemistir . Bu hususlar. Yüzyilda Suriye Krali Antiyokos Epif anes. Ayrica herbir nüsha içindeki bilgiler arasinda da çeliskiler ve fark liliklar vardir.Ö. Bunlardan birkaç misâl verilecektir: 1. 2. M.Hz.[272] 4. Yakub'un onu yeni p Israil adini aldigi zikredilmektedir. Ma'bed'i yaptiran Hz. fark li sekillerde yorumlandiginin. Ancak onu n. M.Hz.S.

Yüzyilda Dogu Avrupa'da Rabbi Israei ben Elieser (1698-1759) t arafindan kurulmus.R. Bu mezhebin.Ö. sözlü Tevrat'ta yer alan naslardan hareketle bir inanç sistemi gelisti rmislerdir. Ortodoks Yahudilik adini almis ve daima ana bünyeyi teskil etmistir. Ferisîligi n prensipleri dogrultusunda sekil almis ve gelismistir. Onlarin dinî hükümlere siki sikiya bagli fakîhleri vardir. herseyi Allah'in kontrol ettigine.II. Mode rn dönemde ise. M.Hasidîler (Ibr. Yüzyildan iti baren Tora'ya harfi harfine bagliliklariyla taninirlar. Ferisîlerin ve Essenîlerin öncüleridir. cehennem ve meleklerin varligini da kabul etmektedir. daha sonraki Yahudilige sekil veren büyük bir mezheptir. ceza ve mükafata ve Davud'un soyundan bir Mesîh'in gelecegine inanm aktadir. ikincisi Islâm sonrasi Yahudi mezhepleri (Ortaçag Mezhepleri). Onlar. Ferisîler. siyasete ilgi duymadiklari için.[280] ab. Bu sözlü Tevrat. yazili Tevrat'in yorumu olan ve dah a sonra yaziya geçirilmis bulunan Misna ve Talmud'dur. yazili Tevrat'in (Tora) yaninda. II. bir alâkasi yoktur . Cennet. ancak. vecd içinde .Yahudi Mezhepleri Yahudi mezheplerini üç ayri grup halinde incelemek mümkündür. isim benzerligi disinda. Ing. Makkabîleri desteklemisler. Yüzyilda Makkabiler devrinde var olan Hiristiyanlik öncesi Yahudi mezhepleri (Klasik Mezhepler). M. Ferisîlik.Ö. II. basariy a ulasildiktan sonra kendilerini Mabed'in onarimina ve temizlenmesine vakfetmisl erdir. Ibranice "dindarlar" anlamina gelen bu mezhep mensuplari. ölümden sonra dirilmeye. Bunlardan birincisi.Kendini ayri tutmak veya saf ve temiz olmayan sahis veya esyadan uzaklasmakti r.S. . Ferisîligin prensipleri do grultusunda gelisen ve devam eden Yahudilik. Onlar.Ö. Onlar. Yüzyil bas larinda IV.Açiklamak. XVIII. Talmud'un yavanligini savunup Kabbala'ya dayanarak. Hasidîlerin devamidir.4. yazili Tevrat'ta bu lunmayan fakat. Iki an 1. Yahudilik.[279] a. Musa'dan sözlü olarak nakledilegelen bi r de sözlü Tevrat kabul etmislerdir. Hasidaeans): Adlari.Ferisîler (Perusim): Ferisîlik kelimesinin lami bulunmaktadir: Ibranîcesi "Perusim"dir ve "P. 2. Tann'yla birlik saglamaya çalisan ve Panteizm'e meyletmis bir Yeni Çag mistik Yahu dî mezhebi olan Hasidiler (Hasidim) ile.Hiristiyanlik Öncesi Yahudi Mezhepleri aa. Hz. Antiyokus'un Helenlestirme siyasetine karsi çikmis ve iskence görmüslerdir . Ferisîler. Islâm döneminde Rabbani Yahudilik. Onlar. Hasidim." kökünden gelmektedir. kendilerine bilgi nler veya dirt kardesleri denilmesini isterler. M. üçüncüsü de günümüzdeki Yahudi mezhepleridir (Modern dönem mezhepleri). Bunlar. hür iradenin varligina. tefsir etmektir.

sonradan ortaya çikan ve Ferisîl erin benimsedigi sözlü Tevrat'i kabul etmemislerdir. Sadukîlerin Ferisîlerden ayrildiklari en önemli husus.Sadukîler (Sadukim): Sadukîlik. "Issiyim" ismi yeni metinlerde yer almaz. Isa Mesih'i bertaraf etmeye çalismalari. Ferisîler millî kültürün ve gele negin korunmasindan vanadirlar. Sadukîler. Talmud ve Yeni Ahit onlar hakkinda hayli bilgi verir. Süleyman'in baskâhini Sadok'un soyundan geldigini savunmakta v e bundan dolayi bu mezhebe "Sadukîm" denildigini ileri sürmektedir. Ferisîlerin ziddina olarak su görüsleri benimsemislerdir: Insan kendi kaderini belirler. Bu mezhebin mensuplarini genellikle orta sinif ol usturur. özellikle âhiret konularinda bir benzerlik vardir. 1947'de Ölüdeniz' . 70 yilindan sonra görünmezle r. Ruh ölümsüz degildir. onun da onlarin katiligini kötülemesinden bahsedilse de doktrinde. tarih sahnesinden silinmis tir. "IssiyinY'in ifade ettigi anlam ha kkinda degisik görüsler vardir. Yunan kaynaklarinda bu mezhebin taraft arlari "Essaioi" (Latince'de "Essaei"). Bazi arastirmacilar. Ibran ice sekli olan "Isiyim" kelimesine ilk kaynaklarda rastlanmamaktadir. zamanla. eski Yahudiligin savunucusu olduklarindan. Bu mezhe p hakkinda yeterli kaynak bulunmamaktadir. Sadukîler hakkinda fazla kaynak yoktu r. Bunlar. yeniden dirilme ve gelecek dünyadi r (Olam-ha-Ba). Tevrat hükümleri har-fiyyen ve yorumsuz uygulanmalidir . Incil'lerde onlarin Isa M esih'e düsmanca davranislari.[281] ac. Yazih Tev rat'in disinda Tevrat yoktur.Essenîler (Issiyim): Essenîlik. Tarihçi Josephus. kendi inanç ve amellerini yazili Tevrat'taki naslardan çikardiklarindan. Ancak onlarin inançlari Rabbinik Yahudilikle yasamistir. Muhtemelen .[283] Issiyim'e "Ölüdeniz Yazmalari Mezhebi" de denilmektedir. bu mezhe bin mensuplarinin Hz. Latince "Essaei" kelimesini Ibra nice "Issiyim" seklinde trans-kribe etmistir. Bu farkin sebebi de. Israil'in putperest krallarina düsmanliklariyla bilinirler. Ferisîlik ve Sadukîlik'in çagdasi olan.Onlar. "Essenoi" isimleriyle anilmaktadir. Sadukîier. Genel olarak kabul edildigine göre Sadukîlik. sözlü Tevrat'i kabul eden Ferisîlerin görüsle rine muhalefet etmislerdir. Ferisîlerin aksine aristokrat sinifi teskil etmis ve Romali idarecilerle isbirligine girismislerdi. Yahudilerin Helen kültürüyle yogrulm asi için çaba göstermislerdi. Bu görüslerden "Issiyim" kelimesinin "dindar zahidler" a nlamina geldigi görüsü kabul görmüstür.[282] ad. sosyal ve siya sî düzeni ellerinde tutma arzularindan kaynaklanmisti. Birçok Ferisî. Yeniden dirilme yoktur. Mabed'in Romalilar tarafindan tahribin den sonra halk üzerindeki etkisini yitirmis ve. daha önce belirtildigi gibi. Italyan Yahudi arastirmaci Azariah dei Rossi. Tevrat'in hükümlerinin tatbikati ve mabed hizmetleri konusunda. Ferisîlerin Yahudi dünyasinin mutlak hakimi olmalarindan dolayi. Kudüs Hiristiy an Kilisesine katilmistir. Bir topluluk olarak Ferisîler. yani itikad ve amelde Ferisîlige karsit olmasi ile taninan bir mezhebin adidir. mistik yapili bir mezheptir. Bunun sebebi. Sadukî (Sadu-ki m) kelimesinin mensei hakkinda kesin bilgi yoktur. Sadukîlerin yalniz Tevrat'i esas almis olmalaridir.

Tanri tarafindan Ibrahim'e yapilmis su vaadin gerçeklestirilecegi günl erdir: Israil büyük halk olacak. Bu kült ve ritlerde pitagorcu. Suriel veya Uriel'dir. Melekleri yaptiklari islere göre siniflandirirlar: "Isikla r Prensi". Hiristiyanligi. Tora'nin âyin ve ibadet kurallarini titizlikle yer ine getiren. Ayni kelimeleri Vaftizci Yahya da Ahd-i Atik'den alarak kendi vazifesini tarif ederke n kullanmistir. Onlari bu görüse sevkeden amil. 66-70'deki Yahudi savasinda ortadan kalkmislardir. "Karanlik Melegi". Issiyim hakkindaki bilgiler daha çok bu Kumran Yazmalan'ndan elde edilmistir . üç yil bir adaylik devresi geçiren . Mihael . "Göklerin Ogullari" o larak bahsedilmektedir. hem kendi hem de herkesin kurtulusunu garanti ede n seriatini bütün dünyaya empoze edecektir. bir sir tarikati gibiydi.Essenîligi idare eden oniki kisilik idareci grubu. Essenîlerin inanç esaslari Ferisîlerinkine yakindir. Yine bazi Yahudi arastirmacilar da. "Gerçeklik Melegi". çölün manevîyatiyla yasiyorlardi. Essenîler ile Hiristiyanlar arasindaki benzerlikler sunlardir: 1. Yüzyilda ortaya çikmis. yildizlara yazilmistir. Bazi bilginlerce Kumran cemaatinin Essenîlerden bir grup oldugu düsünülmektedir. esyasi ortak bir topluluktu. aralarindaki birtakim benzerliklerden dolayi. Abdestvari temizlige ön em verirlerdi. Insanlar daha dogmadan aydinlik veya karanlik taraflardan birine aittir.Mezhep mensuplari kendilerini "Çölde yol hazirlayanlar" diye tarif ederler. Essenîler. düzenli bir teskilat halinde "Mevakrim" (müfettisler) vardir ve Hiristi yanliktaki Bishoplarin karsiligidir. Essenîler. . Kudüs (Jarusalem) kültüne katilmaktan kaçiniyorl Onlarin ritleri (törenleri). hayvan eti yemezlerdi. özel mitleri vardir. "Tahrir Melegi".Ö. onlarin Günes'e tazim gösterdigi ve tenasuha inandiklari ileri sürülmüstür. Bu günler. Bunlar. Bekâr yasamayi tercih ederler di. Tarimla ugrasirlardi. Bunlarda özellikle son günün gelmis oldugu kanaati bulunmakta dir. Essenîler kadercidir.[284] Essenîler Ile Hiristiyanlik Arasindaki Iliski Bazi arastirmacilar. Hiristiyanligin Essenîligin bir kolu ve devami oldugunu ileri sürmektedir. komünal hayat yasarlardi. 3. toplu halde. Kilisen in üç diregi Yakub. Melek inanci bakimindan Ferisîlerden ayrilmamakla berab er görüsleri daha teferruatlidir. Rafael. Bu.Mezhepte. Essenîler Mesih'e de inanirlar. Essenîler ile H iristiyanlar arasmda bag kurmakta. Hristiyanliktaki Oniki Havarî' yle benzerlik göstermektedir. ölümden sonra dirilmeye ve son yargilamaya da inanirlar. 4. Essenîligin b ir kolu olan Yahudi Mezhebi olarak görmektedir. Muhtemelen M.Filistin'deki ilk Hiristiyanlar ile bu mezhep mensubu topluluklarin "Eda" keli mesi ile isimlendirilmesidir.deki Kumran magaralarinda bulunan yazmalarin bu mezhep hakkinda bilgi vermis olma sidir. "Mastemah" (Sey tan) Bunlarin disinda birde "Muhafiz Melekler" vardir. Essenîler ile Hiristiyanlar arasinda. 5. Kumran Yazmalaridir. Mez hep üyeleri daima beyaz giyerdi. Kaynaklarin verdigi bilgiye göre Essenîler.Essenîligin oniki kisilik idareci grubunun üçü daha yüksek mevki sahibidir. M ezhep. siki bir hayat disiplinine sahip olan. Kifas ve Yuhanna'yi hatirlatmaktadir. sasirtici derecede benzerlik ler bulunmustur. 2. o. Kumra n Yazmalarinda. Mezhebe girisin ritüel belli kurallarr vardi. II. Bu. hatt a Iranî etkiler görülmektedir. mal mülk Istemez. Ticaret yapmaz. Essenîler inançlari saglam Yahudiler olmakla beraber. Meleklerden kutsal yaratiklar. Bunlar da Gabriel. Kaderleri ebediyyen te spit edilmistir.

siy asî ve ideolojik bir mezhep hüviyetindedir.Bugüne kadar Yunanca metinler halinde intikal eden ilk Kilisenin apostolik kurul usuna ait dokümanlar. Yahudi tarihçisi Josephus (37-100). kisa zamanda tarih sahnesinden silinmistir. Çarmih olayinin da iki zealot aras inda geçtigi ileri sürülmektedir. Zealot lakabinin Yahudi Kutsal Kitabaninin Tora bölümündek i Sayilar 25/6'da "Tanri için gayretli" ifadesinden geldigi iieri sürülmektedir. günümüzd Ortodoks" adini almistir.[287] ba. Bagdat yakinlarindaki Sura ve Pumpethi Talmud akademilerinin en parlak dönemini . Israil'in Rabbi Yahve'den baskasini rab edinmek dinden dönmektir diyerek ayakla ndilar.6. dinî bir mezhepten daha çok. degisik yapi ve adla rla günümüze kadar gelmistir. Isa Mesîh'in bir Sakirdi Zealot asillidir. Yazili Tevrat'tan ziyade. Essenîlgin Sonu: Titus'un son Yarfudi direnisini de kirarak Mabed'i tahrip ettigi 70 yilina kadar Lut Gölü kenarinda yasayan Essenîlerin bundan sonraki tarihi bilinmeme ktedir. Bu. Roma Imparatoruna haraç ödemeyi ve onu "rab" tanimayi reddettiler. Bunlardan biri. 5.[285] ae.Rabbanî Yahudilik: Rabbanî Yahudîlik. 66 ayaklanmasina kadar böyle devam etmistir. Islâm döneminde Rabbanîlik (veya Rabbinik). tekrar Ibranî veya Aramî dillerine tercüme edilecek olursa ifadeler arasinda büyük benzerlikler oldugu ortaya çikar. Isyan bastirilip Yahuda öldürüldükten sonra Romalilar ile Yahudi isbirlikçilerine k arsi gerilla direnisine geçtiler. Yahudil er arasinda yayginlasmadigindan. Kudüs'ün düsüsündeki suçu zealotlara yük istir. Fer isîlik ise. Zea-l otlarin asiri bir kolu "sicarii" (kamali adamlar) adini tasimaktadir. Onlar. ilk dönem Yahudî mezheplerinden gelenekçi Ferisîligin bir devamidir. Onla r.Zealotlar: Kisacasi. siddete basvurmakta tereddüt etmemislerd ir. 6 yilinda Galile'li Yahuda tarafindan Yahudiye'nin Roma Imparatorluguna katilmasina karsi çikmak üzere kurulmustur. M. digeri ise. Romalilara teslim olmaktansa. Yüzyilda Talmud çalismalarinin tamamlanmasindan sonra tesekkül etmistir. Zealotlar. M. bu mezhebin karsisinda yeralan ve kismen Sadukî görüsleri benimseyen Karaîlik'tir. genis halk tabakalarina yayilma imkâni buldugundan. Ferisîlik. Misir' a gidip oradaki Yahudileri ayaklandirmaya çalismislardir. K udüs'ün kusatilmasinda Zealotlar Mabedi korumuslardir.S.[286] b. 70'de Kudüs düsünce bunlar.Ortaçag/Islâm Sonrasi Yahudi Mezhepleri Ortaçag Islâm Döneminde Yahudi dünyasinda iki büyük Yahudi mezhebi vardir. isgalciye direnenlerdir. F erisîligin devami olan Rabbanî Yahudilik. Masada'da 73 yilina ka dar kadinli çocuklu 960 Zealot. 7.Her ikisinde "mesih inanci" vardir. Rabbanî Yahudîler. Bu. Daha sonra yakalanmisla r ve Imparatora "rab" demedikleri için iskence ile öldürülmüslerdir. ölünceye kadar direnmeyi tercih etmistir. Buraya kadar ele aldigimiz ilk Yahudi mezheplerinden Sadukîlik ve Essenîlik. önceki hahamlarin çesitli meselelerdeki görüsle rinden olusan Talmud'a önem vermis ve Tevrat'i sadece ibâdet alanina hapsetmislerdir . Zealotlar.S.

Rab-banîlere karsi Talmud'u ve diger Rabbanî tîserleri reddetmis.Bütün varliklari yaratan Allah'tir. iki defa farzdir. Karaîlik.yasadigi siradf* Talmud Serhçiligi Ön plana çikmis ve tek ser'i kaynak Talmud olmustur . Talmud'u ve diger Rabbanî eserieri kabu l etmemelerinden dolayi bu mezhebin mensuplarina "Karaim" adi verilmistir. Evlenme ve diger bazi hususlarda Tevrat 'a uymaktadirlar. sabah ve aksam olmak üzere. Hazar Türklerinden çok az bir .Allah. yapi olarak.Kudüs'teki Mabed.[288] bb. 8. Sadukîler gibi. Musa'ya ve Tanah'da adi geçen bütün peygamberlere hitap etmistir.Bu hesaptan sonra mükafat ve ceza haktir. âhiret ve mesihle ilçjili meselelerde onlardan ayrilmaktadir. 5. Karaîligin benimsedigi iman esaslari "On Emir" sayisinca olup sunlardir: 1. Rabbanî Yahudîler. Siyon'un büyük önemi vardir. zamanla. 2. ufak bir çjrup da olsa. 4. 6. Karaîligin Mensei hakkinda pekçok fikir ileri sürülmüstür. Bundan gaye. tepkilere yol açmistir.Karaîlik (Karaim): Karaîlik. Talmud'u reddetme nokrasinda Sadukîlerle ayni görüste. 3. Rabbanî Yahudîlere göre Anan b en D!avid. Talmud'un disindaki yeni olusumlara karsi kati davranmislardir. Yahudî cemaatinin baskanligi mücadelesinde yenik düsüp. Rabbanî Yahudîlerîn Talmudcu bu kati tutumu. Bugün küçük bir grup Misir'da ve Israil'de yasamaktadir. hadistir. Tanah'i çok okumalarindan. Rabbanî Yahudiligin baskisi karsisinda fazla yayilma alam bulamamistir. âlem yaratilmadan önce vardi. Karaîlik. 10.Tevrat'in dilini bilmek dinî görevdir. varligini devam ettiren bir mezheptir.O. Israil'in kurtu lmasi. Karaîlerde ibâdet. Mabed'in yeniden insa edilmesidir.Hesap günü vardir. dünya "Idarecisi"nin makamidir. Karaîlik. Rabbanî Yahudiligin öncüsü Ferisîligin karsisindaki Sadukîlikle ayni k numdadir. günde.Mesih'in gelmesine ve yeniden dirilmeye intizar haktir.Bu âlem sonradan yaratilmistir. 9. Karaîler. Karaîligin kurucusu olarak Anan ben David gösterilmektedir. kelime olarak Ibranice "K-R-A" kökünden gelir ve Arapça "Kiraat" kelimesi il e ayni anlamdadir. yardimcisi yoktur. hapse girdiginde orad a Imam Azam Ebû Hanife ile görüsmüs ve mezhebin ilkelerini ondan almistir. Nisan'in 13'ünde b aslayan 70 günlük oruçlari vardir. 7. Tanah'in disinda delil kabul etmemislerdir. Rabbanî Yahudiligin kati Tal-niudculuguna en önemli tepkiyi gösteren ve bugüne k adar. Rabbanî Yahudîlige aykiri bir har olmasindan dolayi daima heretik bir mezhep olarak görülmüstür.Musa'nin koydugu kanunlar haktir. fakat. "Karaim".

Bu mezhep mensuplari. Tevrat'ta emredilen dinî hükümlerin bir kisminda diger Yahudile rden ayrilmistir. Yakub el-Isfahânî'den almistir. Çünkü. son Emevi Halifesi Mervan b. et ve içkiyi yasaklamistir. Ortodoks Yahudilik. Yillardir beklenen Mesih'in gelmemesi de Yahudilerin ümidini kirmistir. Yazili Tevra t'in Tanri tarafindan Hz. Türklük özelliklerini devam ettirir ve kendilerini Tür k görürler. Bu mezhep. kismen de olsa. bulunduklari ülkenin sartlan altinda yasamaya karar vermistir . Musa'ya yazdirildigina ve Sözlü Tevrat'in (Misna. Bu ise onlarin geleneksel Ortodoks Yahudilik anlayisini gözden geçirmelerine sebep olmustyr. Neticede Yahudiligi çagdas dünyanin sartlarina uydurma çalism alarindan dört ayri mezhep ortaya çikmistir.Iseviyye: Adini kurucusu. çokça namaz kilmayi emretmis. Iseviyye'nin bir kisi m inançlarini muhafaza etmis. O. Bu özellikleriyle digerlerinden ve Yahudilerden ayrilirlar. Tev rat'in te'vili üzerinde durmus. Talmud ve diger Rabbinîk eserlerden elde edilen klasik Yahudi seriati Hala kha'ya bagli gruba günümüzde Ortodoks adi verilmistir. bu ibadetleri yerine getir melerini taraftarlarina emretmis. Muhammed el-Hammar zamaninda fikrini yaymaya baslamistir. Muhammed'i peygamber kabul etmeleriyle taninmaktadir.Çagdas Yahudi Mezhepleri 1789 Fransiz Ihtilâli'nin meydana getirdigi degisiklikler Yahudî Dünyasini da etkilemi s ve sarsmistir. Halife Mansur zama ninda yasamis. Yahudilerden büyük bir çogunluk ona uymustur. cennet-cehennem ile ilgili dinî Inançlari te'vile gitmis . sarap içi lmesini yasaklamistir.[289] bc. Yahudileri kurtarmak için Allah'in kendisini gönderdigini ileri sürmüs tür. Ebû Isâ. zühdü.[290] bd. taraftarlarina. Tevrat. O. Talmud) . rahata kavusmustur. Fransiz Ihtilâli'nden sonra Avrupa'da Yahudilere karsi tavir degis mis ve Yahudiler. Yahudilerin günde üç defa olan ibadetini.Ortodoks Yahudilik: Ortodoks Yahudilik.[291] c. diger mezheplerin ayrilmasiyla ortaya çikmistir.Yudgâniyye ve Sazkaniyye: Iseviyye'nin kurucusunun ölümünden sonra yerine Yudgân geçmistir. Türkçe Tevratlari vardir ve Türk kültürüne ait özelliklerini yasatirlar. yediye çikarmis. Bu rahat ortam Yahudilerin Yahudilik anlayisini etkilemistir. insanin mutlak hürriyetini savunmus. Isa ve Hz. Fer Isîlikle baslayan ve Rabbanî Yahudilikle gelisen ana akimin günümüzdeki yansimasidir. Kudüs'ten ayri kalindigi müddetçe et yenilip. fiilin kula ait oldugunu savunmus tur. kadere meyletmis. kendisinin bekle nen Mesîh oldugunu. Ebû Isâ Ishak b.grup da Karaim'dir. Hz.[292] ca. Ancak bunlar. Bunun üzerin e Avrupa Yahudileri. bir Israil Peygamberi gibi görünmüstür. geleneksel Yahudiligin Yahudi kimligi ve inançlari hakkindaki görüsleri me cut duruma uymamaktaydi. Yudgân.

Ortodoks ol mayan Yahudî günahkârdir. fakat bumezhepler.Yahudilik en yüce Tanri fikrini sunar. elektrikli esyaya dokunmadan atesten yararlanir. Hala kha'ya göre Cumartesi günü ates yakmak yasaktir. Ayrica. Ortodoks Yahudîler. Mabed yeniden insa edilecektir. 8. yiyecek ve içec eklerin dine uygunluk kuralidir). . süt pisen kapta da et pisirmezler.Eski Yahudi seriatinden sadece modern hayata uygun olanlar kabul edilebilir. Mesih gelecek. Yahudîlerin Tevrat'in kan unlarina uymadiklari için sürgüne gönderildikleri yer almaktadir. XIX. 3. Ortodoks Yahudiler. Reformist Yahudifer. [293] il cb. rituel temizlik ile ilgili dinî kurallar kaldirilmistir. Cumartesi günü. Israil'de. Ortodoks Yahudilik. Kaser kurali gereg i.Yahudilerin Filistine dönüsü arastirilmaz. elektrikli aletle re dokunmazlar. et ile sütü birarada yemezler. yüzyilin baslarinda Alman Yahudileri arasinda çikmistir. Ortodoks inançta. araba kullanmaz.Reform. tek Tanri ögretisini telkin eden bütün inançlara hosgörülüdür. 5. Halakha' ya aykiri olmadigini ileri sürerler. May-monides'in onüç maddel ik iman esaslari dogma olarak kabul edilmektedir. kendi disinda kalanlari gerçek Yahudî kabul etmezler. hileli yollarla (hile-i seriyye) ayakta tutmaya çalisir. 6. et pisen kapta süt. 4. Mendelsohn (1729-1786). bu tür yiyecek satan dükkanlardan alisveris yapmazlar. bir cemaatdir. Reform. Kaser kuralina uygun olmayan yiyecekleri yemez . 1885 Pittsburg Platformunda aldiklari kararlarda Ortodoks inançlari reddetmislerdir. giyinme. Ortodoks Yahudîlerin büyük çogunlugunun Siyonist oldugu ri sürülen görüslerdendir. Son zamanlarda bütün mezhepler Israil'de teskilat kurmaya baslamistir.Reformist Yahudilik: Reformist Yahudilik.Yahudiler artik bir millet degil. Mesela. Bununla beraber onu. bugün Amerikan Yahudilerinin %40'ini ol usturmakta ve çogunlugu teskil etmektedir. I lk fikir babasi Abraham Geiger iie Moses Mendelsohn'dir. devletin kaynaklarind an pay almamaktadir. 7. 2. Bunun. Israil'de de 5-6 bin civarinda Reformis t Yahudi vardir.Sosyal adaleti saglamak Yahudinin görevidir.da sözlü olarak vahyedildigine inanmaktadir. artik sahsî Mesih'in gelisini beklemez. Yahudi ha lki. bu sebeplerden dolayi. otomatik elektrik ayarlayici ile. bedensel dirilmenin yaninda. cehennemdeki semavî ceza ve mükafatla ilgili bütün inançlari reddeder. günümüz sartlarinda yasa yabilmek Için. Onun yerine sunlari benims emislerdir: 1. daha sonra Amerika'ya tasinmis ve asil gelismesini Amerika Yahudileri arasinda göstermistir.Israil. tevbe eder ve Tevrat'in bütün kurallarini gözetirse. yeniden yorumlamaya gitmez. Ortodoks Yahudilik "devletin resmî mezhebidir. Yakin zamanlara kadar dig er Yahudî mezheplerin faaliyetlerine izin verilmiyordu. Kaser (koser) kuralina siki sikiya uyarlar (Kaser. Orta Avrupa'da yasayan Yahudileri bulunduklari ülkenin kültürüyle asimile olmaya çagirmist r. Yiyip içme. Reformist Yahudiler "Ortodoks" görüsleri benimsemezler.Reform. Ortodoks Yahudîlige göre. sürgün sona erece k ve Yahudiler gerçek evine dönecek. Yahudi seriati Ha-lakha'da bir degisi klik yapmaya.

Ortodoksluktan ayirdedilemezdi. Reformist Yahudîlik'e bir tepki olarak dogmustur. Yahudilige ihtidada hiçbir sinirlama yoktur. Kadinla erkek ayri ayri otur urlardi. Reformda oldugu gibi. Sinagoglarda kadinlar da haham olarak görev alir ve âyinleri yönetir. Basta Isaac Bermays ve Zacharia Franklen olmak üzere muhalif hahamlar ayri b ir grup olusturmustur. Tanah'in ilâhîligi ve günlük hayattaki etkisi tarti smalidir. Bunlar. Geçmisle bagini korur. Kadin. orta bir çizgiye çekildi. Yahud i kimligi hakkinda problemleri vardir. 10. Mahafazakâr Yahudîligin en belirgin özelligi ise Siyonist olmasidir. Talmud'u inkâr etmis. 102 yasinda ölen Amerikan Yahudîsi Mordecai Me nahem Kaplan kurmustur. Kaser kurallarini gözetmezler. Reformistlerin aksine. ancak degisebilir ligini kabul eder. fakat. artik Tanah v e Talmud bütünüyle baglayici degildir. Solomon Schatter. I srail'de Ortodoksluktan sonra ikinci sirayi alir. Daha sonra lari. Iik ortaya çiktigi dönemlerde Muhafazakâr Yahudîlik. Yahudilige sadece kültürel bir olgu olarak bakilir. Bu prensipler. Bugünkü muhafazakâr Yahudîlige asil kimligini veren ise Solomon Schatter olmu stur. Sinagogda kadinlarla e rkekler yanyana oturur. Reform hareke tinden bazi hahamlar. Sabat kurallarini uygulamada Ortodokslar kadar titiz degillerdir. Sabat kurallarini. Me sihciligi reddetmislerdir. Kaplan. [294] cc. bazi tepkilerden dolayi. "minyan" denilen on kisifik cemaate katilabilir. 1983'de.Muhafazakâr Yahudilik: Muhafazakâr Yahudîlik. kadin erkek yanyana oturur. Yahudî bir anneden dogmayan çocugu Yahudî kabul etmezler. 1937'de kismen degistirilmis Bugün Reformist Yahudilik. kadinlar haham olabilir. Sina gogda Ortodoks Siddur dua kitaplarini kullanirlardi. tir. [295] cd. Dis evliligi kabul etmezler. Muhafazakâr Yah udilik.Yeniden Yapilanmaci (Reconstructionist) Yahudilik: Yeniden Yapilanmaci hareketi. Bugün. Dinde yenilik taraftari olarak bilinirler.Yahudilik ile bilim çatismaz. Diger din ve inançlara saygiyla bakilir .9. yapisi itibariyle Ortodoks Yahudiligin Amerikan versiyonuydu. Sinagogda basa kipa giyilme zorunlulugu yoktur. Cumartesi yasaklarinin bazisini kaldirmislardir. Reformist Yahudilik'ten sonra ikinci büyük mezheptir. müzige yer vermis. daha önce Muhafazakâr Yahudilik içerisinde yeralmistir . Reformist Yahudîlik. bu asiri reformlari neticesinde. Mahafazakâr Yahudîlik eski Yahudî seriati Haiakha'yi reddetmez. Sinagog âyinlerini azaltmis. bugün kriz yasamaktadir. KutsafVitaptaki mucize hikayeleri ve diger olayla r eskilerin geleneginden baska birsey degildir. Dis evlilik kabul edilir . Tek fark ibadetin Ibranice yerine Ingilizce yapilmasiydi. bugün Amerika'da. 1885 Pittsburg platformunda alinan kararlara muhalefet etm istir. lâiklesmis Yahudilik seklini almis durumdadir. Yahudilige ihtida konusunda Ortodokslar kadar titiz davranirlar. Reformist ile Ortodoks Yahudîlik arasinda. "Katolik Siyonist Israil" teorisini ortaya atmistir. Sinagogda.Yahudilik sürekli gelisen bir dindir. Bu gruba Muhafazakâr (Conservative) Yahudîlik adi verilm istir.

halk olusunun ifadesidir. Onun düsünceleri Reformis Muhafazakâr ve hatta modern Ortodokslara bile tesir etmistir. Tevrat'i da sov enist doküman olarak degerlendirirler. Krallar. Onun. Yahudiler Tann'yi seçmistir. Krallar Kitabinda Samirîlerin nasil Yahudîlestigi anlatilir. Çünkü bunlar. diger Yahudî mezheplerinin ibadet kitaplarinda varolan "Seçilmis Halk" in ancina yer vermemistir. Tanah'in II. Kadinlar haham olabilir.[296] Kaplan'in fikirleri çerçevesinde olusan Reconstructionist hareketin inançlari Reformist Yahudîliginkine yakindir. birseyi dikkatle izleyen" anlamina gelmektedir. Samirîleri sürekli dislamislardir. Bugün bazil ari. tipki Yahudiler gibi. Grubun a dini ise "Yeniden Yapilanman" (Reconstructionism) olarak belirlemistir.[297] Bu mezhepler disinda da Yahudi gruplari vardir. Yahudilige ihtida eden Samirîleri Yahudi olarak kabul etmez. Yahudîler. Yahudîler. O. Bu yüzden "Seçilmis Halk" inancinin a nlami yoktur.Ö. yok olmadan günümüze kadar gelmistir. Yahudî Cemaati disinda görürler. Ölümden sonra dirilmeyi. M. Bu hareket. Israilogullarmin tarih boyunca olusturduklari bir eser old ugunu ileri sürer. Ibranîce "S-M-R" fiil kökünden türemis "görüp gözeten. Yahudî dininin bugüne kadar geçerli olusunun sebebini ilâhî olusunda degil. [298] d. Yukarida zikredilenlerin disinda Amerikan Yahudileri arasinda ortaya çikan baska uf ak ve radikal gruplar da vardir. Tanri'yi irkçi bir sovenist. Siyonizmi de benimsemektedir. Bunlarin en basinda gelenlerinden biri. tarih boyunca. Asur Imparatoru Sargon. Muhafazakâr Yahudîlikten ayrilmis ve 1968'de kendi grubunu kurmustur. kültürel deger olusunda bulmak tadir. Halen Israil'de . Samirîlerin samîmî olmadiklari bahanesiyle onlari Yahudi Cemaatindan saymazlar. Daha sonra o. 722 yilinda Kuzey Israil Kralligi yikilinca. Yahudilige i htidanin mümkün olmasina ragmen. Yah rin dramatik bir sekilde. bugün halen varligin i davam ettiren Samirîler'dir. kendi yazdigi ibadet kitabinda. Hümanist Yahudiler. Mordecai Menahem Kaplan. 1966'da kurulan Humanistik Yahudilik bunlarin e n asirilarindandir. Böylece Somron sehri nin sakinleri ortaya çikmis ve bunlara "Somronim" denmistir. Yahudiler de.. Kaplan. Kuta ve Avva'dan adamlar getirerek Isr ailogullarinin yerine yerlestirmistir (II.Yahudi Dinine Uymakla Birlikte Yahudîler Tarafindan Yahudi Kabul Edilmeyen Sami rîler (Somronim) "Somronim". hiçbir zaman Samirîleri gerçek Yahudî olarak görmemislerdir. Tevrat' in Tanri vahyi degil. Yahudiler. Mesihciligi kabul etmez. Krallar. Reformist ve Muhafazakârlarda oldugu gib i Sinagogda kadin erkek yanyana oturur. Yahudîligi. muhafaza edilmesi gereken bir kültür unsurudur. Ona göre. Samirîlerin tarihi oldukça eskidir. âhireti reddeder. Fakat Samirîler. önemli bir Yahudî düsünür ve filozofudur. Bunlari "Ortodoks Yahudîler". Yahudî kanunu ise. XVII/24). Ta un Yahudileri degil. Kaplan. Hatta Samirîler k ullaniyor diye Ibranî harfleri ile yazilan Aramca'yi terketm islerdir {Bkz. uzun süre Muhafazakâr Yahudîlik akademisi "The Jevvish Theological Seminary"de hizm et etmistir. Yahudî halkinin kültür degeri olarak görmekte. Sanhed rin 21 b). diger halklar gibi bir halktir. Yeniden Yapilanmaci hareketi muhafazakârligin sag kanadi olarak tanimlamaktad ir. Israil halkini yerlerinden alip Asur'a ve Medlerin Sehir lerine sürmüs (II. O. XVIII/11). Muhafazakâr Yahudîligin ortaya çikis amaçlarina ters düstügü gerek iyle. "JudaIsm as a Civilisation" isimli eseri Yahudî dünyasinda kabul görmüstür. Babil.

herseyi bilir. Inanç. Bab ile Tesniye 6. mükemmel ve tamdir.Tevrat. Dinî Gelenek ve Bayramlar a. Müslümanlarin yönetimi a ltinda yasamalari dolayisiyla »Müslümanlarin etkisine baglamaktadir. görülemez. Bab'da ) yeralan On Emir'de (Asarat ha-divarîm). bu durumu. 2. bereket dagi ve Allah'in yeryüzündeki tek makamidir . sag ve sol ayagi yikarlar . hayir ve serrin Allah'tan o lduguna ve hattâ âhiret hayatina inanmakla ilgili kesin ifadeler Tevrat'ta yeralmama ktadir. Bu. Müslümanlarin mescidi gibidir. Yahudîler ile Samirîler arasinda birçok fark vardir. yücedir. Tanri'nin en sevg ili milleti. Peygamberlere. kötüler cehennemle mükafûtlandinlacaktir Samirîierin ibadet sekilleri Müslümanlarinkine çok benzer. sirasiyla. Halbuki Yahudi ler de asirlarca Müslümanlarin idaresinde yasamislardir. uzun süre Islâm ülkelerinde. Sinagoglari. an cak Samirîlerin Hz. onlari seçmis ve onlarla Sina'da ahitlesmis tir. Sifatlari insan sifatlarina benzemez. Allah'in yegane resulü ve bütün devirler için de peygamberdir.Yeniden dirilme günü olacaktir. Onun gibi peygamber bir daha gelmeyecektir. birligine inanilan Allah. Vahy onunla son b ulmustur. Bundan dolayi böyle bir etki iddiasi tutarli degildir. Alemlerin yaraticisi ve sahibi de O'dur. kaza ve kadere. Bununla beraber ona . resim ve heykeli yapilamaz. hiçbir zaman degismeyecek ve neshedilmeyecektir.Nablus ile Tel Aviv yakinlarindaki Holon kentlerinde yasamaktadirlar. [299] Samirîlerin Inanç Esaslari Itikadda dayanaklari sadece Tevrat'tir. 4. Kur'ân'da oldug u sekilde Tevrat'ta ve diger Yahudî Kutsal Kitaplarinda nelere inanilmasi gerektig ine dair sistematik bilgi bulunmaz. Bu ahitlesme. kitaplara. diger Yahudilerden daha çok aslina yakin bir sek ilde devam ettirmis olmalariyle izah edilebilir. Ibadetler inde rükû ve secde vardir. Abdestte. Tevrat'ta (Çikis 20. Içeride masa veya sira bulunmaz. Yahudîlerin Tevrat'i ile Samirîlerin Tevrat'i arasinda alti bine yakin fark bulunmaktadir. ibadet. Musa'nin sahsinda Israilogullariyla olmustur. Yahudilikte Allah birdir. Samirîler. elleri. bütün Yahudilerce kabul görmüs dogmatik iman esaslari yoktur. Müslümanlarin namazina benzer sekilde namaz kilarlar. Ibadet dili Aramca'dir. 3. sadece Allah'a iman meselesi üzerinde duru lmaktadir. kulaklari.Esi ve yardimcisi olmayan Allah tektir.Musa.Inanç Yahudilikte. burnu. Tevrat ise Musa'ya vah-yedilen bes kitap tan ibarettir. Abdest esnasinda Tevrat'tan parçalar okurlar. [300] 5. Tanri. Varligina. bütün varliklarin Rabbidir. Müslümanlar gibi abdest alirlar. Fakat böylesine bir etkilenme söz konusu olmamistir. önü-sonu yoktur.Gerizim dagi ebedî hayat yurdu. Iyiler cennetle. yüzü. Inanç esaslari da buna uygun olarak bestir: 1. Musa seriatini. Yahudi milletidir. Kudüs'ün yerine Gerizi m'i kutsal mekân olarak kabul ederler ve kendilerini gerçek Yahudî olarak görürler. yaratilmamistir. Bundan dolayi bazi arastiricilar.Yahudilikte. agzi. 5. Hz.

ölümden sonra d . Tanah'in aksine Talmud'da âhiretin mahiyeti hakkinda detayli bilgiler vardir. benimkilerin cesetleri kalkacaktir.S. uyarmak.[301] Bütün insanligi aydinlatmak. DanIel Kitabina kadar. Salihler baslarinda taçla. Yahudî Kutsal Kitabi Tanah'in bir bölümü. haset. Yahudilik'te âhiret inanci.. bu dünya ile âhiretin ayni oldugunu ileri sürmektedir (Bkz. zulümlerin ortadan kalktigi evrensel bir devlet kuracaktir . orada kede rli bir sekilde varliklarini sürdürecekleri. topra k içinde yatanlar. üreme. M esîh ve ölümden sonraki hayat çerçevesinde cereyan etmistir. Sa-muel. Isaya' da "Senin ölülerin dirilecekler. içme. fakat bu bilgiler zaman zaman birbiriyle çelismektedir. Ros Ha-Sana'da. Yahudi Kutsal Kitabi'nda. ölüm sonra hayat ile ilgilidir. düsmanlik. çalisma. çagirilan kimse demektir. Ferisîlere göre. Bunun umumî bir kader oldugu. gökte degil. bedeniyle günah isleyen Yahudiler Yahudi olmay anlar gibi cehenneme gidecekler ve orada oniki ay müddetle cezalandirilacaklardir ( Ros Ha-Sana. Ve anlayisli olanlar gök kubbesinin pariltisi gibi. Tanri. Allah'in sifatlari. bir olus yoktur. bunlar ebedî hayata ve sunlar utanca ve ebedî nefrete uy anacaklar. Tanri'nin birligi Tevrat 'ta söyle ifade edilir: "Dinle ey Israil. Tanri'nin idaresinde ve insanlarin emegiyle kurulacaktir. Ilya-Mesîh. bir gün bir görevli gönde rerek bütün haksizliklarin. Bunlarin en önemlisi. Ibrani Dilinde kendisine görev ve rilen. Berekot 17b). Tanri. Eski Yahudilikte iyi olsun. âhiret inanci hakkinda açik ifadelere pek rastlanmaz. Yahudilikte en önemli yer. Berekot'da ise âhiretin bu dünyaya b enzemedigi belirtilmektedir. Tanri 'nin kudreti sonsuzdur. Bu Krallik. birçogunu salaha döndürenl er de yildizlar gibi ebediyen ve daima parlayacaklar" (Daniel 12:2-3)* Eski Misir Dini'nde oldugu gibi eski Yahudî Dini'nde de yeniden dirilme inancina d elîl sayilabilecek metinlerin günümüze ulasmamis olmasindan dolayi. Tanri. ölülerin bir gölge gibi varliklarini sürdüreceklerine inanilan ölüle minde. Israilogullarinin seçkinligi. ruhlarin mezarda kalacagi inanci vardir . Neviim (nebîler) olarak Isimlendirilmektedir. bütün varliklara hâkimdir. Bera-him 68 b). kismen mezarda. Bu husustaki tartisma genelde ilk Yahudî mezheplerinden Ferisîli kle Sadukîlik arasinda cereyan etmistir. rekabe gibi dünyevî seyler olmayacaktir. ser'î kaynak olarak kabul edilmesi gerektigini. Yahudilerin Fars ve Yunan kültürüyle temasa geçmelerinden sonra aralarinda kelâmî tartismala r baslamistir. ölümden sonraki hayatin va rligina inanmanin zorunlu bulundugunu kabul etmektedir. Çünkü Tora (Tevrat) ona verilmistir. dinlenmek gibi insanî nitelikler atfedilir. bir tanridir". ölümden sonra bir muhakemenin bulunmadigi kabul edilme ktedir. yani Seol'de geçecektir. Bu "Tanri'nin Kralligi11 kalici olacaktir. Onun en sevgili mil leti Yahudî milleti oldugundan O. yargi. Bu inanç. sonraki peygamberler) ele alinip Malaki ile sona erdiri lir. Hz. beklenir. Nebi. yeryüzünde olaca k. Ölümden sonra hayat. Ale mde onun iradesi disinda bir varlik. Ey sizler. tarihî bir gelisme takip eder. ilâhî lezzeti tadacaklardir (Bkz. Yahudilerin üm it kaynagidir. Ferisîler ise. Hz. Bu tartismalar. O. mutlu kilmak için Tanri Israilogullarini seçmistir . Tevrat'ta âhiretle ilgili bir seyin bulunmadigini iddia ederek âhireti inkâr etmislerdir. 17 a). sürekli olarak âlemi yönetir. ve her yer ölülerini disari atacak" (Isaya 26:19). insan lari aydinlatmak için "nebî"leri görevlendirmistir. Çünkü orada yeme.) aitti r.yorulmak. güresmek. cennet-cehennem) Iran'dan aldigi ileri sürülmektedir. Onu biraktigi gün. "Tanrinin Devleti" Mesîh'le kurulacaktir. O'nun gücü yetmeyecek is yoktur. Musa'dan sonraki peygamberler iki grup alt inda (önceki peygamberler. eski Yahudilikte âhire t inancinin bulunmadigi. Tanriniz Rab. âlemin sonu gelmis demektir. Da -niel kitabinda ise ebedî hayatla ilgili su ifadeler yer almaktadir: "Ve yerin top raginda uyuyanlardan birçogu. kismen de Yahve (Tanri) veya insanlarla münasebette olmaksizin. Sadukîler Tevrat'tan baska ser'î kaynak tanima diklarindan. seklinde yeniden dirilme inancina delîl sayilabilecek ifadeler vardir. onlarin millî tanrisidir. kötü o lsun bütün insanlarin öldükten sonra "Seol" adi verilen bir yere gidecekleri. Bütün Yahudi Peygamberleri de bu sebeple ortaya çikmis ve seçilmislerdir. Yahudilerin sonradan bu inanci (yeniden dirilme.. uyanin ve terennüm edin. Musa'ya (A. Tevrat'in disinda sözlü gelenegin de Musa'ya Sina'da v erildigini.

) Musa'ya verileliginin aynidir ve degistirilmemistir. Cehenn em kelimesi. Onun dört maddelik iman e saslari daha çok tevhidle ilgilidir. Yahudilikte âhiret inanci konusunda bir gelisme olmus. Islâm ve Hiristiyanliktaki gibi.Allah birdir ve O'ndan baska tanri yoktur. 20-M. sözlü gelenek isiginda. 11. su 13 esasi biraraya getirmis ve bu esaslari için de bulunduran inanç sistemi benimsenmis ve günümüze kadar gelmistir. Kötüler ise cehenneme gidip cezalarini çekeceklerdir. Sanhedrin 90 a) . bütün peygamberlerin en büyügüdür. Yahudîlikte Iman esaslarinin belirlenmesine ilk defa Yahudi filo zof Iskenderiyeli Philo (M.Elimizde olan Tevrat. Mesîh'i (Masiah) gönderecektir ve geciktigi halde yine beklerim. Philo'dan sonra ikinci isim Irak'taki Sura Ta lmud Akademisinde baskanlik etmis olan Rabbi Saadya Gaon'dur (veya Islâm dünyasindaki adiyla Saîd el-Feyyumî). emirlerini yerine getirenleri mükâfatlandirir. kötü insanlar n çok azi hariç. Sanhedrin 90 a). Daha sonra.Allah. Talmud'un bildirdigine göre. iman esaslarini benimsemislerdir. Allah tarafindan (Hz. Ibranice "6e bne Hinnom" (Hinnom Ogullarinin Vadisi) kelimesinden çik ip önce Gehenna. Tam bir imanla inanirim ki: 1. ebedî hayat. 6.Allah. 50) tesebbüs etmistir.Allah'in baslangici yoktur ve nihayeti olmayacaktir. diger suçlular oniki aylik bir ceza sonunda cennete gideceklerdir.Peygamberlerin bütün sözleri dogrudur. Babil dilinde bahçe anlamina gelen Edinu veya A denu kelimesinden gelir).Ruhum ölümsüzdür ve Allah.S. Bu bilginlerden Rabbi Mose ben Maymon (Mûsâ b. Talmud Babli.Efendimiz Musa. Tevrat'i tefsir eden din bilginleri "sayesinde. yeniden dirilme. Gaon'un sekiz maddelik iman esaslari Islâmî özellik gösterir. 13. Böylece iyi insanlar yargilanip temize çiktiklarinda Aden (Eden) d enilen cennete gideceklerdir (Aden.Dinimiz Ilâhî bir dindir ve degistirilemez.Allah. 7. yeniden dirilme ve Mesîh. 8. XII. 12. vahy. insanlarin bütün hareket ve düsüncelerini bilir. Onlar. Yahudîler için. ölümden sonra hayatin varolduguna ait del illeri Tevrat'tan çikarmaktadir (Bkz. Meymûn: Mai monides: 1135-1204). 5.Ibadet sadece Tann'ya mahsustur.Allah. 10. Meymûn'a göre bu esaslardan birini kabul etmeyen kimse. diledigi zaman ölüleri hayata kavusturacaktir.irilmeyi inkâr edenlerin âhirette yeri yoktur (Bkz. yukarida verilen "metinlerden de anlasilacagi gibi.Ö. Yüzyila kadar belli bir inanç sistemine sahip olmayan Yahudiler. 3. O'ndan baska i6adete lâyik olan yoktur.Allah'in bedeni yoktur ve hiçbir sekilde tasvir edilemez. 2. Mose ben Meymûn'un iman esaslari. Alla 'in birligi. kâfir olmakta ve Yahudî cemaatinden çikmaktadir. 9. Musa b. 4. getirmeyenleri cezalandirir . âlemin hâdisligi. yargilanma inançla ri ortaya çikmistir. sonra da simdiki seklini almistir. var olan herseyi yaratti ve onlara O hükmeder. Yahudilikte cennet-cehennem. bugün. Gaon'un iman esaslarini olusturur. Sefarad ve Askenaz Ortodoks Yahudîle . y argi günü ile ilgili emirler Talmud'da açiklanir. ceza ve mükafaat.

Türkiye'de havra olarak bilinir. bunlarin en dikkat çekicisi ve kahcisidir. Yahudi Kutsal Kitabindaki bazi ifadelerdir. Okunan ilâhîler Ibranîce'dir. yaglanarak ise baslamislardir). Bu hareket. ibadetlerini "sinagoglarda (kendileri "Bet ha Kneset" derler) yaparlar. Bu. Yeni bir hareket olan "Yeniden Yapi lanmaci Yahudîlik". Türklere Türk ve Müslüman olduklarini. uzun bir . Sinagog. Mesîh. Mesîh'e. Bu ifadelerin agirligi. yeniden dirilmeye. Mesîh. ina nçla ilgili birçok meselede Ortodoks Yahudilere yakindir. Yahudîler için çok önemlidir. ergeç gelip Yahudileri kurtarip dünyada ba i saglayacaktir. fakat bütün dünya Yahudilerinin ilgisini çekmistir. içten Yahudilige. Birisi Müslüman-Türk. Onun mensuplari bugüne kad ar varliklarini devam ettirmistir. Bu onüç maddelik iman esasi. söylenmektedir. giris kapisinin pervazinda "Mezuza" denilen. Kudüs'teki Ma'bed'in yikilmasindan sonra Yahudîlerin ibadet için kullandikla ri yapilara verilen addir. Ancak âhiret ve Tevrat'in ilâhîl igi konusunda onlardan farkli görüse sahiptirler.Ibadet Yahudîler. Bundan dolayi onlara "Dönme" d enilmis ve bugüne kadar bu adla bilinegelmislerdir. Ibadet esnasinda en önemli an. bir kismi da Ortodokslarin görüsünü benimsemektedir. Tevrat rulolarinin bohçalar içerisinden çikarilmasi ve ha ham tarafindan okunmasidir. digeri Yahudî ismidir.[302] b. Ibranice yaglanmis anlamindaki "Masiah" kelimesinden ge lmektedir (Israil krallarindan Saul ve Davud. hem Sefarad. Daniel ve Isaya Kitaplarindadir. inançla ilgili bazi konularda Reformistlerin görüslerini kabul etmek tedir. sadece sinagogda degil. zamanl a sayisiz Mesîh'in ortaya çikmasina yolaçmistir. sadece bu dünyayla ilgilidir. Meh met. Yahudilere de Yahudî olduklarini söylerler. kendilerini kurtarmak üzere. Reformist Yahudilikten ayrilip ayri bir mezhep olusturan Muhafazakâr Yahudiler. Onlar. Ayrica Tevrat'in ilâhîligine (Tora min ha-Samayim) de i nanmazlar. Sabatay Seyi'ye ve onun belirledigi ilkelere baglidir . daha sonra bu görünüs altinda eski inançlarini devam ettirmistir. Yahudilere göre "Yahve" Mesîhi gönderip Yahudîleri kurtarac ak ve düsmanlarini da cezalandiracaktir. sabah ibadet vakti olan "S harif'te. Böylece Tanri'nin Kralligi kurulacak ve Yahudîlerin dünya hakîmiyeti ülküsü erçeklesmis olacaktir. ceza ve mükafaata inanmaz Onlara göre Yahudîlik. ruhun ölümsüzlügüne. hem de Askenaz Yah udîlerinin dua kitabi "Siddur"larda yeralmakta ve hergün. Bu Mesîhler gelip geçmis. Sadukîler gibi. Onlarin diger sembolü. âhiret in varligini kabul etmezler. Ölümden sonra mensuplari da ayni yolu takip etmislerdir. Iki de isim tasirlar. Mesîh inancinin dayanag i. Padisah IV. Evlerde. geride pek birsey birakma mistir. Davud soyundan Allah tarafindan gönderilecek kims eyi ifade etmek için bu terimi kullanmaktadirlar. Sinagoglarda rulo hali nde elyazmasi Tevrat tomarlarinin saklandigi "Aron ha-Kodes" denilen Kudüs'e yönelik bir kutsal bölme vardir. Sinagog'da Yahudîler sesli bir sekilde Tevrat parçalarin i okurlar. kurtulusu müslüman olmakta bulmus. Reformist Yahudîler. Mesîh inanci. Sinagoglarda Yahudîlerin dinî ve millî sembollerinden biri olan yedi kollu samdan (Men ora) bulunur. Bundan dolayi.rce kabul edilmektedir. Osmanli Imparatorlugunun sinirlari içinde cereyan etmis. Ancak XVII. evl erde de yapilir. Sabatay Sevi'den Mesîhliginin ispati olarak mucize göstermesini ist eyince o. Kral David'in mührü olarak kabul edilen iki üçgenden meydana gelmis "Magen David" denilen alti köseli bir yildizdir. Ya hudîler. Yahudîlerin kutsa l topraklara yeniden dönme arzusunu canlandirma disinda. Yahudîlerde ibadet. Yüzyilda Izmir Yahudîleri arasindan çikan "Sabtay Tsvi (Sabatay Se vi) Hareketi". Yahudîlerin gelecekle ilgili ümi tlerinin kaynagidir (apokaliptik literatür bu konuyu isler). Onlar görünüst e Müslüman-Türk. Bunlarin bir kismi Reformistlerin. Babil sürgününden sonra baslayan bu ümit. Ortodokslarin kabul ettigi Mose ben Meymûn'un iman esaslarini k abul etmez.

içindeki kagidin üzerine Te vrat'in Çikis ve Tesniye bölümlerinden[303] ikiser parça yazili birer küçük kutu takilir. Sinagogun içinde cemaat dolasir. çalismak . Adi yüce olana hamdedin. Haftalik ibadet. okunanlari dinleyen pek azdir. Bu. bir toplanti yeridir. secde etme gibi hareketler yapilir. Dinle (Isit) Israel. ibadete katilamaz. vücudu sallama. yedinci günü istirahat etmistir. bütün caninla. Dindar Yahudilerin hayatinda dua. Sabah âyininde bir dua atkisi (Tallit) alinir. O gün. Yahudiler. Ötekileri okurken. Günlük ibadet. Onlara göre sinagog. ögle ve aksam yapilir. birbiriyle konusur. Sinagogda yapilir. Sabat'in (sebt) disindaki günl erde sabah âyininde iki dua kayisi baglanir. Cumartesi günü Singogda olur. Ibadet sirasinda Ku düs'e dönülür. disiplin yoktur. 13 yasina girmis en az 10 kisinin katilmasiyla yapil ir. tercih edilen bir durumdur. Eve giris ve çikisda Yahudîler. Yahudî ibadetinin esasini teskil eder. günlük ve haftalik olmak üzere ikiye ayrilir. Bugün de. dogumdan ölüme kadar bütün hayatlarinda daima tekra rlar. Cuma aksami Günes'in batisiyla baslar.. yedinci gün olan Cumartesi günü . Bu kayislara. sabah. Tanri'ya hamdedin. bütün gücünle. Bunun için Yahudîler. Eskiden beri Yahudîler dinlerine bagliligi ve imanlarini Sema Israel Duasi ile açikl arlar. Yahudî ibadetinde bir düzen. Yahudîlikteki ilâhî ve dualara Baruh'un ilâhîsi ile Sema Israel Duasi en iyi örnek olacaktir . Baruh'un ilâhîsi söyledir: Hamdedin Tanri'ya. Cu martesi aksami sona erer. Hayli uzun olan bu duayi. ayakta yapilir. Ka inlar. bir tapina ktan ziyade. Dua ederken geleneklere bag li Yahudilerde özel elbise giyme usûlü de vardir. Yahudîlikte ibadet. sirta da bir cübbe alinir. Mezuza'ya dokunup parmaklarini öperler. dize gelm e. hatta tasit kullanmak bile yasaktir. Ilâhîler. Yahudi inancina göre Tanri âlemi alti günde yara tmis. Basa bir takke. O tektir. Yahudilerde ibadet. sonsuzluga kadar da. O. Bütün kalbinle. Herkes caninin istedigi g ibi ilâhîlere katilir veya yanmdakilerle sohbet eder. ates yakmak.. Günde üç vakit yapilan günlük ibadet. Adi Yüce olana. Islâm'da camideki husu ve belirli bir disiplin içinde yapilan ibad ete benzemez. bizim Tanrimizdir. mahfazalar asilidir. evet. buna "mizrah" dogu yönü denilir. Onun için sev Onu. Bu ibadet. en büyük rolü oynar. Ancak baslari örtülü olarak ibadeti seyredebilirler. Dualarin en önemlisi sayilan 16 tanesi. Hamdedin. tekbasina da dua edebili r. Senin Tanrini. Elbisenin altinda tasinan küçük bir kumas parçasi da (arba kanfot) bunun yerine kullanilabilir. Haftalik Cumartesi ibadeti (Sabat:Sebt). Mecburî hallerde fert.boru içine rulo halinde konmus Tevrat'tan cümleler yazili.

Sinagoglar kutsal yerlerdir. Sinagoga mütevazi' elbiseyle girmek ve basi örtmek ge rekir. Çocuk. Evlenme k isteyen çift. Sand ek'in gelenekleri. Kadinlar da baslarini örtülü tutar. seriatin oglu anlaminda "Bar Mitzva" adini alir.[304] c. besige bir Tevrat tomari (b ir müddet çocugun basi üzerinde tutulur). Üzeri. oniki yasini b ir ay geçince. Ibadeti haham veya cemaatten biri yönetir. Haham. camilerdeki "M ahfil"e benzer. Bas açik olarak Sinagoga girmek. Çocuk artik sinagoga gitm eye. nikâh gününden önce nikâh muamelesini yerine getirecek hahami ziyaret eder. onlarin erkekler kadar itibar görmeyi slerindendir. Sinagogda Tevrat okumaya çagrilir. gelenekleri yerine getir e mecburiyeti bulundugu inanci yaygindir. Her erkek çocuk. Yahuda aslani denilen aslan resimler i. bir de aksam duasi ög retirler. Böylece çocugun bir Tev rat hattati olmasi dilegi gösterilmis olur. Kizlara ad verme töreninin sadeligi. Sünnet edilecek çocugu tutan kimseye kirve anlamina gelen "Sandek" denilir. Okula törenle gidilir. oranin kutsalligina ve Tanri'ya saygisizlik kabul edilir. Sinagogda toplu ibad et ancak erginlik çagina ulasmis (onüç yas) en az on erkekle yapilabilir. bu konuda bir konusma yaparak ögretimi basla tir. Bununla beraber böyle b ir evlenme olursa. Sinagog. dinî bir hükümdür. Çocuk sünnet edilince ailesi besigin etrafinda toplanir. genelde. oruç tutmakla da mükelleftir. çocuklara okula baslamadan önce en azindan bir sabah. Y ahudilerde baska din mensuplariyla evlenmek caiz degildir. dogacak çocugun Yahudî Dini kurallarina göre yetistirilmesi sart ko sulur (uzun bir deneme devresinden sonra. yedi kollu samdan (Menora). Kadinlar için. bazi gayelerin gerçeklesmesi içfn. "tallit" denilen dua atkisini kullanmaya baslar. Bunun için Musevî erkekleri baslarina "Kipa" denilen ve takkeye benzey en birsey giyer. Yahudîlikte evlenme. Cumartesi onlar için resmî tatil günüdür. ebesiz dogurduklari belirtilmekle berab er. Çünkü bunlarin bu lundugu yerde ibadet yasaktir. O. Iklime ve kültüre göre yapi sekli degisiklik gösterir. Bu. artik Yahudi se riatina uymak zorundadir. sekizinci gün sünnet edilir. c amideki "mih-rab" benzeri bir fonksiyona sahiptir ve giris kapisinin tam karsisi nda yer alir. "tefilim" denilen ibadet kayisini. Bunlar. topluca ibadet edilen yerdir. dinî konulari iyi bilmesi gerekir. Çocuga Sinagogda 6-7 yasinda dinî egitim verilir. Sinagoglarin belli bir mimarî stili yoktur. Aron Ha-Kodes. ayri bir bölüm bulunur. mürekkep ve kalem konulur. Sünnette geleneklere uygun törenler yapil ir. . kaliteli bezden dokunmus. hamur ayirmada ve Sabat kandilinin yakilmasinda kusur islemeleri. Sinagogda Ibadet ederken kadinlar la erkekler ayri ayri oturur. arka tarafta. Ancak bütün sinagoglarda mutlaka üç eleman yeralir. Haham da onlara Yahudî Dininin evlilik konusundaki esaslarini anlatir. O. Haham. Tevrat'i ögrenmesi ve korumasi için dua ed ilir. bulûg çagina erme anlamindadir. Evlenme kurallari Talmud'da belirtilmistir. baska di n mensuplariyla evlenmeye müsamaha gösterilmistir). Bu konuda h ahamlar çok genis yetkilere sahiptir. altigen Davud Yildizi (Magen David) ve çesitli Ibra nice yazilarla süslenmis bir örtü ile Örtülüdür. Yahudiler. Islâm'daki "cami" gibi. Yeni dogan çocuga belirli bir süre içinde ad konulur. içinde Tevrat tomarlarinin bulundugu yerdir. Talmud'da onlarin lohusalikta ölmeleri üç sebebe baglanmaktadir: Aybaslarina aldir is etmemeleri.Dinî Gelenek ve Bayramlar Günümüz Yahudîlerinde dogumdan ölüme kadar birtakim dinî vazifeleri. Tevrat'ta Ibranî kadinlarinin çok güçlü olduklari. Ner H a-Tamid ve Teva'dir.nlenmeye ve Ibadete tahsis etmislerdir. yerine göre evlilige izin vermeyebilir. Buna "Minyan " denir. Aron Ha-Kodes. Oralarda heykele benzer seyler bulunmaz.

Talmud'un ve iturji'nin bazi metinleri. Gelini n evlenmeyi kabul ettigini söylemesi gerekmez. Ros ha inde baslayip iki gün devam eder. önceden olusturulmus formüllerde kollektif dua da gelistirilmistir. Tanri'ya ait oldugudur. yanlis bir kullanim olarak. radyo ve televizyon yayin yapmaz. Bu bayramin özelligi. Israil'de gazete çikmaz. Yom Kippur'da yapilan ibadet ve tövbe derecesinde. Gelin anasi. Tanri'nin. Yahudi inancinda Ros kaderinin yeniden yaratilisini ifade eder.Savuot: Haftalar Bayrami veya On Emir'in verilisi bayramidir. Uy nir uyanmaz bir Yahudinin ilk düsüncesi. Evlenme töreni. damat babasiyla sinagogda "hubba" denilen Örtünün altinda yerlerini alirl ar. Sonra damat. Yahudiler bu günde devamli ibadetle mesgul olur. istedigi zaman karisini bosayabi lirdi. Bu yemekte sofra oldukça mükellef bir sekilde donatilir. Yahudilikte. Yahudiler. Onun için Türkiye'de. araba kullanilmaz. gelinle damat saraptan içerler. bir bardak sarap alip dua ettikten sonra. Ros ha Sana'da (Yilbasi) plani yapilan insanin bir yillik kaderi. kâinatin ve insanin bu iki günü ibadet ve tövbe ile d 2. Erkek. Haham. duanin en samimî anlamda yapilmasini ister ve kabul edi lmesinin buna bagli oldugunu açiklar. aya göre belirlenir. Evlenme günü yeni çift or uç tutar ve tören ögle vakti yapilir. Yahudilikte kadinin bosanma hakki yoktu. Nikâh. bir belgenin imzalanma si ve zifafla tamamlanir. bu bayrama "Hamursuz" bayrami derler. Islâm'da dinî takvim günese degil. Cemaatten evlenme izni alma. Pesah'dan önce evde en küçük bir parça bile mayali birs ey birakmamak gerekir. belirli anlarda. Simdi ülkelere göre degisik uygulamalara rastlanmaktadir. Ilâhîler okunur. Gelinin oruç tutmasi disinda b ir aksam öncesinden hamamda suya dalmasi gerekir. Nikâh. Bu dua. Tevrat'in Tanri tarafindan Yahudilere verilisini kutlama bayramidir.Ros ha Sana: Yahudi takviminde yilbasidir. Bunlarin önem derecesi ve anlamlari birbi rinden farklidir. Hiçbir is yapilmaz. ilâhî huzur hissi. gelinin duvagini açar ona. oldugu gibi Yahudilikte de Sana.Yom Kippur: Ros ha Sana'nm ilk gününden itibaren devam eden on günlük tövbe zamaninin s onundaki keffaret (günahlari örtme) günüdür. Sabah yikandiktan s onra ilk görev. Tora'nin ögrenimi ve incelenmesi h ariç. Nikâh böylece tamamlanmis olur. 3. Yom Kippur'da hayat adeta durur. genellikle sinagogda yapilir. Pesah'in baska bir öz elligi "seder" yemegidir. Yahudî ikâhi. Duadan önce.Yahudîlikte evlenmeyi gerçeklestiren islem nikâhtir. çiftin daha önce yaptiklari hatalardan temizlenmelerine yönelik bir günah itirafi seklindedir. iki sahit önünde yapilir. Sivan (Haziran-Tem m uz) ay inin altisinda^ kutlanir. umumî toplantida bulunamayan fert için de zorunlud ur. onaylanarak son seklini alir. Tevrat'in emriyle bu yasak edilmistir. sen bana bu yüzük ile Mu sa ve Israil Seriati geregince nikahlandin" der ve yüzügü onun parmagina takar. . Yahudi inancina göre.Pesah (Fisih): Pesah. yagmur suyu ile yikanmak suretiyle olur). Tisri (Eylül-Ekim) ayinin bir ha Sana. zaman içerisinde. Arife günü aksamindan baslayip ertes i gün aksamina kadar. hiçbir çalismaya tesebbüs edilemez. egerlendirmeye çalisir. iki gündür. belirli bir paranin veya degerli birseyin verilmesi. N isan ayinin onbesinde baslar 8 gün devam eder. "Bak. Misir'dan çikisin anisina kutlanan dinî "hac" bayramidir. Günlük hayatta. Yahudinin bütün davranislarini hazirlar ve yönlendirir. ancak bu sarta baglidir (Yahudîlerde gusûl. ya tamamiyla suya dalmak veya akan su. bayram süresince mayali hiçbir sey yenme-mesidir. dinî bayramlar oldukça fazladir. müsterek olarak söylenmeye ayrilmis. Cenaze gömüldükten sonra m atemli kimse yedi gün evde kalip ta'ziyeleri kabul eder. 4. yirmialti saat oruç tutulur. Sabah Duasi yapmaktir. Bu günlerde eglence yapilmaz. Kronolojik olarak bu bayramlari su sekilde siralamak mümkündür: 1. insani dinledigi düsünüldügü için dua ve yakarmalar O'na yöneltilir. Ferdî duanin yaninda.

bir gelenek olarak. Sukkot'un hemen ertesi günü kutlanir. Yahudilerin Misir'dan çiktiktan sonra kirk y il çölde dolasmalari anisina yapilan bir hac bay* ramidir. Her Yahudi. Hiristiyanlik. gelecek kurtaricilar ini böyle adlandirmislardi. merkezî bir öneme sahiptir. Yunanca "Hris-tos"tan gelmektedir. Bu bayramin baska bir özel ligi.S.Buraya kadar siralananlar Yahudîlerin dinî bayramlari ik en. Hz. Hiristiyanlikta Isa. oyunlar o ynanir. Lulav. dört bitkinin dallarinin bi raraya getirilmesiyle olusmus bir demettir. Bugünkü Hiristiyanlik. Kudüs'te bir. 7. Hanukiya denilen dokuz kollu samd andan hergün birinin yakilmasidir. Hiristiyan. Kislev (Kasim-Aralik) ayinin onbesinde baslayip sekiz gün devam eder. sade ce "Haredi" denilen asiri dindar grup bu gelenegi oldugu gibi devam ettirmektedir . Ibranice'de açilis. âhiret.5. Suriye Krali Antiyokus'a karsi Yahudilerin zaferini hatirlatir. melek. Isa. Yahudîler eskiden bu bayram da Kudüs'e hacca giderlerdi. Bunun için neseli eglenceler yapilir. ona inanmadilar. vahiy ve kutsal kitaba dayanan.000 civari nda mensubu vardir. Sukkot günleri boyunca. Bir toplulukta Tevrat yere düsürülürse. ev lerinin yanina çadir kurar. Yahudîlerin Iran'da Ester adli Yahudi kizinin sayesinde katli amdan kurtulmalarini hatirlatir. Bu gelenek bugün yaygin degildir. Bu kelime. Mesîh'e bagli demektir.Genel Bilgi Günümüzde dünyanin her tarafinda mensuplari bulunan ve dünya nüfusunun 1/5'inin dini olan Hi ristiyanlik. Sukkot. Krallar vazifeye basl amadan önce kutsal yagla yaglandiklarindan Yahudiler. Isa da bir Yahudi ve Mesîh oldugunu açiklamisti. Ancak bu kavra mlarin açiklanisi Islâm'dakinden farklilik göstermektedir. Bugün bu gelenek devam etmemektedir. kut-lama^anlamina gelmek tedir. Nâsirali Isa'yi merkez alan bir Yahudi Mesîhî hareketidir. 6. Filistin bölgesinde dogmustur. M. Mesîh'in Davud soyundan gelecegine. Yahudil er. Purim ve Hanuka millî bayramlardir. Çadirlarda millî oyunlar oynanir. Ibranîcesi Masîah'dir. 168'de Yahudilerin Seleuicuslara (Selevkoslar) verdigi müca dele sirasinda Mabed'deki Yedi Kollu Samdan'in (Menorah) bir günlük yagla sekiz gün ya nmasi anisina yapilan bayramdir. diger yerlerde iki gün de vam eder. Çünkü onlar. Kral olacagina. Israil'i gelecek Tanrinin Kralligina hazirlamak istemistir.Purim: Seker Bayrami. Isa 'nin havarilerinin arasina sonradan giren Pav-lus'un yorumlariyle degisik bir ni telik kazanmistir.000. Bu evrensel dinin 1. Hiristiyanlik. özde tektanrili olmakla beraber.Simha Tora: Tevrat'in hatim bayramidir. Sukkot.[305] B. Dinî ve eglenceli bir bayramdir. Purim. Yahudiligin inanç. sekiz güpdür . Normal günlerden tek farki. Hanuka. sonradan üçlemeye (teslis) yer vermis ilâhî kaynakli bir dindir. Bu din de peygamber. Millî ve ta rihî bir bayramdir. 8.400.Hanuka: Kandil Bayramidir. yaglanmis anlamini Ifade etmektedir. Ancak bugünkü Hiristiyanlik. kader gibi dinî kavramlar bulunmaktadir. sad . Eglence yönü agirliklidir. Tevrat'a saygi. orada bulunanlarin 30 gün oruç tutmasi gerekir).HIRISTIYANLIK 1. herseyin basinda gelir. Tevrat tomarlari kucaklan arak Sinagog'daki "Bima"nin etrafinda dans edilir. bayram süresince elde "Lulav" tasinmasidir. Her yil bir defa Tevrat hatmedilir ve sonunda bayram yapilir (Yahudîlerde herkesin bir Tevrat'i vardir. Bu bayram.Sukkot: Çadirlar Bayramidir. ibadet ve gelenekleriyle Yunan-Roma (Greko-Romen) âleminin kültlerini birlestiren b ir kurtarici tanri dinidir.

Hz. gelecek Tanrinin Kralligindan bahsetmekle beraber. Bununla beraber A llah'in "Gögün ve yerin Rabbi" oldugu da. Daha sonra Hiristiya nlar. Onun od ak noktasi sadece Isa'nin haça gerilmesi ve tekrar di-rilmesidir. kisacasi hak yola çagiriyordu. Antakya'da kullanilmistir. temiz. Hz. Isa ve etrafindakilerin üzerine çevri ldi. "Babanizin ruhu".[306] a. Bu davete uymak istemeyen ve menfaatlerini ön plan da tutan Yahudiler. Mesîh i di. telkin ve faaliyetleriyle ilgilenmez. Ona göre i nsan. çarmihdan üç gün sonra. Hz. Hiristiyanlik. suçlu. dinî inançlarini Incillerden çok. Isa'nin getirdigi nizamdan çok. orta yol bulundu. Pavlus'un te lkinleri.[309] . Hattâ denilebilir ki sonraki yüzyillar da Hirist iyanlar. Inciller'de ve diger yazilarda bu hük me ulastiracak ifadeler vardir. Kilisece sahîh (kanonik) tutulan bu I ncil metinlerinde Isa "Tanri'nin Oglu". Allah'in birliginden söz edilmektedir. Hz. onun yazilarina dayandirdilar.Incillere Göre Hiristiyanlik Inciller'de "Hiristiyan". feda kârliga. Isa'nin dogumu. aslinda monoteist bir dindir. Incillerde. bunun yaninda bazi kimse lerin Isa'ya secde kildigi da. siradan bir insan olarak görürken. Isa'yi merkez almakta ve onun hayat hikayesi kitabi niteligi tasimaktadi r. ahlâkî konulara çagiriyordu. Böylece Hiristiyanlarla Yahudiler arasindaki ihtilâf konusu a ydinlandi.[308] Fakat yine ayni metinlerde bir kisim ifadeler. Incillerde Allah ile ilgili açiklamalar Isa'ya nazaran pek azdir. Pavlus. 40 gün sürecek birlikteliginden bahsedilmektedir). Hz. kardeslige.bugünkü Hiristiyanligin kurucusu oiarak görülmektedir. I lk defa. Tanri'nin kudretiyle diriltilen bir kimsedir. Halbu ki Hz. Ancak halkdan saf. onlari dünyaya hâkim kilacak bir kurtarici. daha sonralari bir üçleme an layisina yol açmistir. "Hiristiyanlik" gibi terimler yer almaz. Isa'nin Mesîh olmadigina hükmetti ve onu peygamber olarak ka bul etmedi. uhr evî. dinin özünden kopmus. ça rmihda ölemez diyerek Hz. sekil cilige ve çikarciliga düsmüslerdi. Isa'nin söyledikleri onlarin isine gelmedi. Hz. Bu yorumlari ilk baslatan. "Isa'ni n asrinin en büyük ilâhiyatçisi" diye nitelendirilen Pavlus. Yine bu metinlerde Isa için "bir peygamber" ve "peygamberden ziyadesi" deyimi d e vardir. Isa'nin ölümü ve yeniden dirilisiyle kendini bütünlest irecek olan vaftiz yoluyla ancak kurtulabilmektedir. onun günahlari bagisladigi da yeralmaktadir. günahkâr da o!srfa samimî bazi kimseler ona inandi. Davud devrindeki ihtisama u lastiracak. Bu konuda Incil yazarlari. esaretler. Tanri'nin degil. Isa'dan 20-30 sene sonra. Isa. Yahudiler. kati Tevrat gayretiyle degil. Isa. kral beklemekteydi. insanlari dogruluga. aslî suç hakkindaki düsüncelerinde pek titizdir. kendilerini bunlardan kurtarip Hz. Isa olmadigini açikladi.ece Yahudileri kurtaracagina ve onlari dünyaya hâkim kilacagina inaniyorlardi. Pavlus. Pavlus'un yorumlaridir. çarmih olayina yeni bir anlayis getirip çarmih a gerilenin Hz. Hir istiyanlar da onu tanrilastirdi. Bunun sonucu. mecazî deyimler. Isa'nin üzerin de durmamasina ragmen. resmî Yahudi çevreleri ve Romalilarin dikkati Hz. Isa'nin havariler le. "Allah'in ruhu" gibi deyimler. onlara. bir peygamber olarak. zamanla Allah'in yan inda Isa ve Kutsal Ruh'un da tanri sayilmasina kadar varan yorumlara yol açmistir. savaslar. sikinti ve baskilar so nucu. Allah da "Baba" olarak nitelendirilmekted ir. "Bir" oldugu da belirtilir. manevî. Isa'yi âsî. Hz. çesitli istilâlar. (Nitekim Inciller'de Hz. Modern bilginlere göre günümüzün Hiristiyanligi. Allah'in kulu ve elçisi bulundugunu belirtti. onlari dünyevî degil. kendilerine kadar gelen riv ayetleri toplamis ve degerlendirmislerdir. Ancak Yahudiler. Mesîh muzaffer olacak. Meryem'in oglu oldugunu. Isa Mesîh'i agirlik merkezi olarak almistir. Böylece Yahudiler. havarilere sonradan katilan Pavlus olmustur. Isa'nin. hayati. Ancak "Ben ve Ba ba biriz". Islâm. sadece bir insan degif. Allah'i degil. Hiristiyan Kutsal Kitabinda üçleme açikça hiçbir yerde zikredilmemektedir. Isa'nin Allah'a dua ettigi de. Hz. Ona göre Isa. Isa. Bunun yaninda Islâm. sevgiye. Bu terimler. bu çarmih olayi üzerinde inançlar gelistirirken.[307] Bu incill er. çarmih olayinin vukubulmasina sebeb oldu. Yahudi din adamlari.

kirli ve günahkâr tabiatlarindandir. baslangicindan gözleriyle görenlerin ve kelâmin hizmetçisi olanlarin bizlere nakletti klerine göre tertip etmeye birçok kimseler giristiklerinden. Hz. Pavlus'a göre. kismen de insan midir? O. Kisi. ta ki sana ögretilen kelâmin dogrulugunu bilesin". Bu problemler. ilk Kilise. bir aynada suretin aksi gibi. insanligin iki temsilcisidir. Âdem'in yedigi yasak meyvenin suçuyla dünyaya gelmektedir. Incil Hiristiyanliginda tevhid izleri bulmak mümkündür (Üçleme gibi inançlar sonradan ortaya çikmistir). Allah birdir. ki sacasi Hiristiyanlik Pavlus'un eseridir. bu günahi giderecek' yolu bahsetmistir. Barnaba Incili ve Ebionit-lerin kutsal met inlerinde daha açik bir sekilde göze çarpmaktadir. I sa bir peygamberdir. Hiristiyanlar kadar Yahudilerin arasinda taraftar bulamamisti. üçleme. Pavlus'un getirdikleri çikarilirsa. kismen tanri. görüldügü gibi. Bundan dolayi kutsal metinler. ins anliga günahi getirmis. bu konuya açiklik kazandirir: "Aramizda vaki olmus seylerin hikâyesin i. Pavlus. vaftizde. günahin kaynagini insanligin babasi Hz. sadece Pavlus'un de gil. Isa'nin ölüm ve yeni en dirilisiyle yargilanabilirler mî? Yirmi yüzyila yakin bir süre geçmis olmasina ragmen bu sorular henüz cevaplandinlabilmis degildir. insanla rin tabiatindaki bu kötülüge çare bulmustur. yoksa ondan sudur etmis bir varlik midir? Kültürel temelleri baska olsa d a.Pavlus'a göre Tevrat'in gayesi. en önemli Incil yazari Luka'nin Pavlus'un ögrencisi olmasidir. Bu hususlar. Aslinda Incillerdeki "Babamdan isittigim". Pavlus'un yorumlarina dayanir. otomatik olarak günahkâr dogduklarindan. Bu yol. Bu aslî suç inanci. Biri. [313] b. bir çok problemi beraberinde getirmistir. sapmalar. Hiristiyanlar kabul etmeseler de. "Bana verdigin sözler". Dolayi siyle asli korunamamis. vaftizd ir. oldugu gibi si rasiyle sana yazmayi münasip gördüm. Ölümün sebebi ise günah idi ve Pavlus.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hiristiyanlik . bugün Hiristiyanlarin ellerinde bulunan Indil erden önce de bazi Indilerin mevcut oldugu anlasilir. insana günahkâr tabiatini göstermekti. Luka Incili'nin basinda bulu nan su cümleler. aslî suç. ey faziletli Teofi-los. domuz eti yemek yasaktir.[311] Aslinda Isa'nin kimligi ve yeniden dirilisi konusundaki Pavlus'un düsünceleri. Ancak bu görüs. kendini kurban etmedir. bütün insanlar günahkâr ve Isa'nin yolundan ayri olmakla imtihani kaybetmis mi oluyor? Âdem'den gelen bütün insanlar. ayrilmalar da büyük ölçüde Pavlus'un görüslerinden ve istiyan Kutsal Kitabindaki bazi ifadelerden kaynaklanmistir.[31 2] Dikkati çeken diger bir husus da. "aslî suç" görüsünü bu noktadan baslatmist e her dogan. Isa'nin yeniden dirilisi de. Bu tarz Hiristiyan ik. Isa'nin ölüm ve yeniden dirilisiyle kendini bütünlestirerek kurtulabi lecektir. Ancak Isa. bu kefaretin. Hiristiyanlikta sayisiz düsünce akimlari. mezhep ve firkalar in dogmasina yol açmistir. bütün insanlar günahkârdir. ilk Hiristiyan inançlari. Kutsal Ruh. ta basindan ber i hepsini dikkatle arastirip tahkîk ederek. öteki. Bugünkü Hiristiyanlik. birçok Yahudi din bilgininin de görüslerinden biriydi. mezhepler ve hâlâ d evam etmekte olan kopmalar. sünnetin ve Yahudi dinî gelenegindeki bir kis im yasaklarin kaldirilmasi gibi konulardaki tartismalar. degisime ugramis olsa da. Bu suç. "Indiler" gibi bir kisim ifadeler degerlendirilirse. sünnet vardir. ben de . söyle siralanabilir: Isa'nin Tan ri ve insanla iliskisi nedir? O. bir bakima "Tanri'nin bir yar atigi" mi. bölünmeler. onlarin yaptiklari kötü seylerden degil. ölüm ve günah üz erindeki zaferinin delilidir. Âdem ve Isa. Isa'nin tabiati. Âdem'in itaatsizligine kadar geri götürüyordu[310]. bir insan veya tanri olarak telâkki edilebilir mi ? Yoksa o. Isa'nin ölümü bütün insanligin günahi Için kefar ere.

Ishak. Ya'kub'a ve torunlarina indirilene. Yahudiler gibi. her üç ilâhî dinde de büyük peygamber sayilan Hz. Hz. dig er peygamberlerin de yoludur: "Allah'a. Muhammed'e karsi çikmislardir. onlari. Allah' a ortak kosulmayan "Ibrahim'in Dini"ne uymaya çagirmaktadir. onun bir peygam ber oldugunu ve kendisine Incil verildigini belirtir. onlarin Müslüman olarak ölmeyi çocukla a vasiyet ettiklerini[322]." [315].[319] Çünkü Âyet. Ibrahim' in.) kendilerini teslim olanlardan kilmasi . hiçbir seye muhtaç degildir. genellikle Hiristiyanlar). Allah'a (c. Yine Kur'ân. deyin". Muhammed (sas). O. ad i Ahmed olan. birdir. tektir. Hz. Kur'ân-i Kerîm. Böylece Kur'ân.[325] Halbuki Allah. yol göstericidir. Ismail. sadece kendilerinin cennete girebileceklerini ileri sürüp tartismaya girismektedirler. ded i"[320] seklinde.. Yahudi hahamlari gibi.. Ibrahim'e. annesini ve yeryüzünde olanlarin hepsini yoketmek istese. yoksa Allah mi?". Hz. kiya mete kadar aralarina düsmanlik ve kin salinmistir. Hiristiyanlarin. Hz. uygulamalari gereken hükümle re sirt çevirmistir. Incil sahipleri nden Allah'in onda indirdigi ile hükmetmeleri istenmis. Hiristiyanlar da verdikleri sözde durmadiklari için. böyle yapmayanlarin sapitmis oldugu bildirilmistir. Isa'nin tanrilastirmasina karsi çikar. onlar arasinda bir ayrim yapmayiz. Yalniz Allah'a tapalim ve O'na hiçbir seyi ortak kosmayalim. ahitlerini bozmus. düsmanliktan ve haram yemekten alikoymam islardir. Incil. âhiret gününe i anmalari ve iyi isler yapmalari emredilmistir. yani tevhid ve Islâm çizgisinde oldugunu da açiklamaktadir[316]. Ancak Yahudi ve Hiristiyanlar. onun da tevhîdi teblig ettigini açiklar. çevresindekileri günah söz söylemekten. Bu yol. Ya'kub ve toru nlarinin Yahudi. Isa ve Incil. Kur'ân'da. Bu Âyette Yüce Allah. bu konuyu çözüme kavusturmus ve onlarin bu gibi iddialari bir Âyet-i Kerîme'de söyle cev plandirilmadir: "Öyleyse Allah. Allah'a. Ish ak'a. Allah'a karsi kimin elinde bir sey var?". bütün peygamberlerin yolunun "Islâm" oldugunu. Isa'nin da (as) Yüce Allah'in kulu ve elçisi oldugunu. Hz. Yahudi ve Hiristiyanlar. Onda.[324] Kur'ân'a göre.[327] Bununla beraber onlardan Allah'a ve ahiret gününe inanan ve iyi isler yapanlar için ko .[317] Onlardan her biri dogru yol olarak kendi dinini ileri sürmekte. "Islâm yolu"nu tutup teslim oldugunu belirtmektedir. Halbuki Hz. birbirimizi Allah'tan baska tanrilar edinmeyelim. ortagi yoktur. bir hidayet ve nur k aynagidir. Ibrahim. O da Âlemlerin Rabbina teslim oldum. Tevrat'i dogrulayici. dinlerinde asiri gitmis. Hz. kendilerinin "Allah'in ogulla ri ve sevgilileri" olduklarini söyleyerek. daha sonra gelecek. Onlar. Hiristiyanligin aslinda tevhit inancinin bulundugunu be lirtmektedir. tevhid yolunun önemli bir temsilcis i bulundugunu bildirmektedir. Ehl-i Kitap'in gizledikleri ve sakladiklari seylerin çogunu onlara açiklamistir. Musa ve Isa'ya verilene ve diger peyga mberlere Rab tarafindan verilene inaniriz. Kur 'ân. Hiristiyanlar için de "Nasârâ" kelimeleri kullan aktadir. Ancak "Ehl-i Kitap" deyiminin yer aldigi Âyetlerde Hiristiyanlar da muhat ap alinmistir[314]. mutlak hüküm sahibidir. Yahudilikteki v iristiyanliktaki asiriliklardan uzak oldugunu. demisti. Hiristiyan rabbânîleri de üzerlerine düsenleri yapmamis. Ibrahim için "ne Yahudi. Meryem oglu Mesih'i. dogurmamis. ne de Hiristiyandi" derken o nun "hanîf" ve "müslim". Isa'yi Tanri'nin oglu kilan kimselerdir ve insanlari tanrilastirdiklari içi n küfre girmislerdir. Ibrahim'in. yahut Hiristiyan olduklarini mi söylüyorsunuz? Deki : Siz mi daha i yi bilirsiniz.c. bi z Allah'a teslim olanlariz. kitaplarindakil ere uymamis.[321] Kur'ân. Üz eyr'i. Al-i Imran Süresindeki su ayet buna bir örnektir: "De ki : Ey Ehl -i Kitap! Aramizda esit olan bir kelimeye gelin. "Rabbi (Ibrahim'e) 'Islâm ol'. Ismail'e. onlara da gön derilmis bir elçidir. ögüt vericidir. bize indirilene. nesillerinden de "teslim" olan bir ümmet göndermesi için duada bulunduklarini[323] z ikredip su soruyu yöneltmektedir: "Yoksa siz.[326] Kur'ân-i Kerîm. peygamberi müjdeleyici olarak gönderilmistir.Kur'ân-i Kerîm'de Hiristiyan için "Nasrânî". dogurulmamistir.[318] Buna karsilik Yüce Allah. inananlar arasinda ortak noktanin Allah'in varligi ve b irligi (tevhid) oldugunu. karsisindakinin ancalco dine gi rmekle kurtulabilecegini söylemektedir. Fakat Ehl-i Kitap. Yahudilerle birlikte ve hitap sirasina göre . Yahudilerden sonra muhatap alir.

Isa'dan bir müddet sonra ona inananlar bir araya geldi. yeni Hiristiyan olanlarin Yahudi âdetlerine uyup uymayacaklarindan baslaya n bir kisim konulardi. iskenceye tâbi tutuldu ve öldürüldü. Pavlus ve Petrus. tevhit ve Islam yoluna çagirmaktadir. Hiristiyanligi Yahudiler arasinda yaymayi gaye edinmislerdi. sevgice mü'minlere daha yakindir. Yahudiler. 64'deki Roma yanginindan ma'nen Hiristiyanlari sorumlu tu tuyordu. Hz. Isa'dan sonra inananlarda bir artis basladi. Çünkü onlar.[333] Mü'minlere en yaman düsman. tabiî olarak. bir yol belirledik. hepinizi bir tek ümmet yapard i.[329] Meryem oglu Isa'yi tanri edinen Hiristiyanlar. Böylece Pavlus.Hiristiyanligin Tarihçesi Hz. Isa. Onlarin aralarinda Allah'in indirdigi il e hükmet ve sana gelen gerçekten ayrilip onlarin keyiflerine uyma! Sizden herbiriniz için bir seriat. Bu sebeple Yahudi dinî geleneginde n bazi seyleri. "Allah. Oysa o. Hiristiyanlik. Isa'nin tanrilastirmasina kadar varan. diger Hiristiyanlardan farkli özelliklere sahiptile r. Yahudi geleneginden koruduklari ve devam ettirdikleri seylerin basinda da tevhid geliyordu. Bu ilk "Yahudi-Hiristiyanlar". Bu toplanti. Roma tanrilarina saygi göstermeyen Hirist iyanlar hapsedildi. Kudüs'teki sal Ma'bet ticaret yeri haline getirilmis. aralarindaki ihtilaflar konusunda söyle buy urmaktadir: "Sana da kendinden önceki kitaplari dogrulayici ve onlari kollayip kor uyucu olarak bu Kitab'i gerçekle Indirdik. sekilcilik samimîyeti bogmustu. Roma'da öldürüldü[335]. onun tabiatiyle ilgili konulari baslatmis oluyor du.S. Yahudiler ve müsriklerdir. Bununla beraber Hiristiyanlik yayi lmaya devam etti ve II. O. fikrî ayriliklarin dogmasina ve onlarin ikiye ayrilmasin a sebep oldu. hep inizin dönüsü Allah'adir. Bundan dolayi Hiristiyanlara karsi siddetli bir baski ve zulüm devresi ba sladi. Havariler Konsi-li diye bilinir. «Ey Israilogullari. 313'de Imparator Konstantin'in Hiristiyanlara karsi müsamahasi basl . Bunlar.[334] c.[ ] Kur'ân-i Kerîm'e göre mü'minler. yeni dinle birlikte yürütüyorlardi. Isa'nin yakinlari toplanip mes eleleri müzakere etti. Roma Imparatoru Neron. Fakat Havariler disinda ona çok az kimse inandi. Sikây et üzerine "Çarmih hadisesi" oldu. Tektanri inanisina sahip Yahudiler. Allah isteseydi. Halbuki onlar. üçün üçüncüsüdür"[330] diyerek dogru y sapmislar. size ayriliga düstügünüz seylerin hakîkatini haber verecektir". Çünkü onlarin içinde kibirle nmeyen kesisler ve rahipler vardir. Roma'nin baski ve zulmü de artti. H z. Pavlus'un temsilcisi oldugu görüse ta'viz ve rildi.[331] Allah. bu dinin Yahudilerin disinda yayilmasini istemiyorlardi. Mesih bekliyorlardi.rku yoktur[328]. rbirlerinin velileridir. dinlerinin özüne. Isa'nin dogdugu yillarda Filistin. Yüzyilin sonlarina dogru. dinî konular çikar meselesi olmustu. Hz. 49 yillarinda Havariler ve Hz. bu sirada ortaya çikti. Bu ilk Konsilde. M. Pavlus'a karsi çikanlarin basinda "havarilerin reisi" Petrus ve "Ebionitler"in reisi Yakobus bulunuyordu. benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin» diyen bir elçiden baska bir sey degildir". ona inananlar vasitasiyle. tevhit çizgisinden uzaklasmislardir. Isa'nin telkinlerine karsi bir ilgi uyaninca. Bu gelismeden. insanlari dogru yola çagirdi. Onlar kendilerini "Hi ristiyan" olarak adlandiriyordu. Roma Imparatorlugu'nun hâkimiyeti altinda i di. Hz. Tevhidden uzaklasan Hiristiyanlar i Yüce Allah. Bunun için bir kurtarici. fakat size verdiklerinde sizi sinamak istedi. Hz. hem sonraki Hiristiyanlikta yerini almis hem de Hz. Öyleyse hayir islerine kosun. Muhammed'in sahsinda. Ancak Pavlus'un Hiristiyan olusu cemaata yeni bir ham le kazandirmakla beraber. Roma Imparatorlugu da etkilendi. "Û\ z Hiristiyanlariz" diyenler. bütün din mensuplarina. Ön Asya'dan Güney Galler'e kadar ola n alanda varligini hissettirdi. "Meryem oglu Mesih'i tanri edinmislerdi. putperest Romalilardan kurtulma yollarini ariyorlard i. O . Ihtilâfin çikis n oktasi. çesitli mezheplere bölünmüs. Yahudi ve Hiristiyanlari velî edinmemelidirler. degisi k bölgelere ulastiriliyordu.

Roma'ya karsi Dogu Kiliselerini Bizans Patrikligi temsil etmeye basladi. Moravya ve Baltik ülkelerinde Roma. Polonya. Doguda Ermenî. Hiristiyanlarca kabul edilen dört Incil'e dagilmis durumdadir.[336] 2. 380'de Hiristiyanligi tek resmî inanç haline getir di. Bizan s'a son verdi ve Istanbul'daki çesitli Hiristiyan gruplarina. hür bir kilise idi. IX. Yüzyilda Roma'ya bagli olarak Vizig otlar. Yüzyilda Hiristiyanlar arasinda yer aldi. bütün Bati dünyasin i oldu. Imparator Büyük Teodosyüs (Theodosius). Imparator Konstantin'in de stegiyle. reform hareketlerinin sebebi oldu. IV. Böylece Kil ise ve devlet arasinda Orta Çag'da büyük sikintilara yol açan gerginlikler baslamis oldu . Isa'nin hayati ile ilgili bilgiler. Bu bilgiler. Böylece Hiristiyanlar. Roma Piskoposu. Batida Sarlman (Charlemagne). R oma ile Bizans arasinda rekabet konusu oldu. Bizans Kilise-si'ne de "Ortodoks" (öze bagli anlaminda) denildi. Isa Hz.Incillere Göre Hz. misyoner faaliyetleri ve bazen de zorla y ayildi. Aralarindaki düsmanlik öyle bir noktaya varmisti ki Haçli Seferleri (1096-1204) sirasinda Latinleri n Bizans'ta yaptiklari zulüm ve haksizlik karsisinda Ortodokslar. siyasî münasebetler.adi. Bu dinî ve siyâsî mücadeleler. sadece Kilise'nin degil. Bütün bunlar olurken. bu ihtilaflari gidermek için 325'de Iznik'de (Nicaea) bir konsil topladi. Yüzyi la geride kalan Avrupa ülkelerinin Hiristiyanlasmasi basladi. Bununla beraber Islâm'in yayilmasi karsisinda Türklere karsi Haçli Seferleri baslatildi. Batida Hiristiyanlik. Türk sarigini "kar dinal" (Latin-Katolik) külahina tercih eder hale gelmislerdi. Yukarida temas edilen Hiristiyanlar arasindaki ilk ihtilaflara giderek yenîleri ekl endi. Hz. Roma Kilisesi'ne "Katolik" (evrensel an laminda). Daha sonra Anglo-Sak sonlar bir Roma misyoner hey'eti vasitasiyle Hiristiyanliga girdi. Anca k Haçli Seferleri bile onlarin bir araya gelmesini saglamaya yetmedi. Isa'nin tanriligini reddedip onun yaratik oldugunu savunan Aryüsçülere ka rsi. Hiristiyan inançlari. Slavlarin Hiristiyanliga girmesi. Filistin'deki kutsal topraklari Müslümanlardan kurtarmak gayesiyle Haçli Seferlerini baslatan ve yetkilerini kötüye kullanan Roma Kilisesi. Yüzyildan sonra artik görünmez oldu. b ir çesit abdest-gusül gibi inanç ve gelenekler IV. VIII.Hz. Rusya ve Balkan ülkelerinde Bizans galebe çaldi. bu gelismeler. Hz. hiç kimsenin yapamayac agi sekilde. Yüzyilda ise Bulgarlar. Bohemya. beraberinde iç mücadeleler de getirmisti. 4 76'da Roma'nin siyâsî yönden çöküsü sonucu Papa. Bu yayilma devresi. VIII. asagida özetlenecektir. Batida Irlanda Kilisesi. dînî müsamaha gösterdi. XI. Isa'nin tanriligini savunan Pavlus gelenegine tâbi olanlar hâkimiyet sagladi. 1453'de Türkler. Isa a. serbest olarak inançlarini yaymaya ve yasamaya basladi. digerleri karsisinda güç kazandi ve Papa (Baba) unvanini aldi. Isa'nin sadece peygamber olmasi. Yüzyilda Iskandinav ülkelerinin Hiristiyanlastirilma siyla tamamlandi. Norveç. Franklar Hiristiyan oldu. 1054'de kesin bölünmeye yolaçti. bu konsilde tartisildi. sünnet. Süryanî. Saksonlar. Yüzyilda zorla Hiristiyanlastirildi. V. Habes ve Kibtî Kiliseleri millî ve müstakil bir durumda idi. Izlanda ve Isveç'in H iristiyanlasmasi 1000 yillarinda tamamlandi. Önc e EbionItlerin yasattiklari tevhid. Konstantin. Alman ve Iskandinav ül keleri Hiristiyanlasti. Papa ve piskoposlara dünyevî otorite tanidi. . Danim arkalilar. Ayrica Iskenderiye ve Antakya'da da patriklikler vardi.

Tanr inin Kralliginin yakinda gelecegini. Yusuf da yazilmak için.[351] Isa. Bu siralarda Yahuda sehrinde Zekeriya'nin k arisi Eli-zabet bir çocuk dogurur. Onunla beraber Yahudiler. gayretli denilen Simon. Üç gün sonra. Kurtariciyi gördügünden dolayi Tann'ya sükreder. tevbe etmelerini ve "Incil'e iman getirmeler i"ni bildirir[346]. çocuk Isa ile beraber Nâsira'ya geri dönerler.[347] Inananlar çogalir . Kana'da. Havari ler sunlardirrSimon (Petrus). Isa'nin anasiyle babasi. oradakileri hayretler içerisinde birakir. Kudüs Israil'in kurtulmasini bekleyen Simon adinda bir adama Kutsal Ruh. çocukla anasini alir. geri dönüp Nâsira'ya erlesir. nisanlisi Meryem ile Nâsira'dan Beyt lehem'e gelir. Hirodes'in ölümünden sonra Rabbin me suf'a görünüp haberi verir. Bunun (jzerine Yusuf. Ondan hosnudum" diyen bir ses isitiliyor. Mesîh'i görmeden ölmeyecegini bildirir. Mesîh'i görmeye gelirler. Bu sirada Isa. Kayser Avgustus tarafindan nüfus sayimi yapilmasi emredilir.[349] "Göklerin Hükümdarligi"nin in sanlarin sahip olacagi en degerli sey oldugunu bildirir. Onu Ma'bed'de muallimler ara sinda dînî tartismalar yaparken bulurlar.[340] Kral Hirodes zamaninda müneccimler. Ruh'un sevkiyle Simon. Çocuk. müneccimler tarafindan aldatildigini anlayip iki v eya daha küçük yastaki çocuklarin öldürülmesini emreder. Suyu sarap yaparak iik mu'ci' zesini gösterir. kötü ruhlara karsi kudretini gösterir. sekizinci gün sünnet edilir. Davud'un tahtinin ona verilecegini bildirir. Müneccimler. kendinden sonrakinin Kutsal Ruh'la vaftiz ed ecegini bildiriyor. bunu farketmez. Anasi babasi geldikleri yere dönerken küçük Isa Kudüs'te kalir. bir ogla n doguracagini. Bu duada Tanri'ya "Baba" denilmesini. Seytan ve cinlere hükmedip onlari kaçirir. Tanri'nin Hükümdarligina gi rebilmek için bütün varliklarini vermeye hazir olmalarini teblig eder. O. Bartelomeus. Allah'in emrettigi gibi çocugun adi Yahya konulur[ 338]. kardesi Yuhanna. bir kurtaricinin dogdugu müjdesini verir. O da. Isa'nin sordugu sorular ve verdigi cevaplar . "havari" adini verdigi oniki kisi seçer. Isa'ya ihanet eden Yahuda Iskariyot. Vaftizci Yahya onu vaftiz ettiginde Kutsal Ruh güvercin seklinde gelip onun basina konuyor ve gökden "Benim s evgili oglum budur. kirk günlük olunca. ne demek istedigini çesitli misallerle açiklar. dilekl erini "Göklerdeki Baba"dan istemelerini bildirir. adi Isa konulur. Matta. Isa. Daha sonr a ailesi. Cebrail'i Galile'nin Nasira sehrinde Davud soyundan Yusuf'un nisanlisi Meryem'e gönderir. kendisinin su ile. Yahudilerin Krali Mesîh'in dogdugunu haber veren yildizlari görürler. Vaftizci Yahya Yahudileri tevbe ettiriyor ve v aftiz ediyor.Allah. büyük bir ümitle Mesîh'i beklemeye basliyo rlar[344]. bu kurtariciyi görmek üzere. onu bulmalarini ister. Isa'nin orada kaldigini farkedip ararlar. onu Tann'ya sunmak üzere Kudüs'e götürürler. vaftiz olmak için Ürdün'e gidiyor. Ailesi onu alip Nâsira'ya geri döner. onlara vaa z eder. inananlar arasindan bir gün. bu oglana "Allah'in Oglu" denilecegini. Ma'bed'e gelir. adinin Isa konulacagini. Galile'ye gider.[348] Günün birinde insanlar sehirden akarak Isa'nin etrafinda toplanirlar. müneccimlerden dogan çocuk hakkinda bilgi alir. Allah'in huzurunda inayet bulacagini. Isa'yi kucagina ali r. O civarda bulunan çobanlara Rabbi n bir melegi. kardesi Andreas. Hi rodes'e haber vermezler[341]. Onun bir kurtarici olduguna inanip Tanri'ya hamdederek geriye dönerler. "Rab MesîrTdir . Vaktin tamam oldugunu.[342] Isa oniki yasinda iken gelenege uyarak Fisih Bayrami dolayisiyle Kudüs'e götürülür. Yakup. Meryem ile Yusuf. Orada iken Meryem oglunu dogurur. Hirodes. havar ilerine nasil dua edeceklerini ögretir.[350] Isa. Melek. Yusuf da öyle yapar. Filipus. Meryem'e. bunun için onu ve anasini Misir'a götürmesini söyler. Beytlehem'e gider ve orada Meryem ile berab er çocugu bulurlar. Kral Hirodes. Herkes yazilmak için kendi sehrine gider. Bir gün sonra balik mu'cizesi bunu takip eder. bir dügüne gider.[339] Isa.[345] Yahya zindana atildiktan sonra Isa. Onlar. Tomas. Onlar da.[343] Isa delikanlilik çagina geldiginde. Meryem ile Isa'yi bulurlarsa da.[352 . Müneccimlerden sonra melek. Alfeus'un oglu Yakup. Yusuf'a rüyasinda görünüp Kral H irodes'in Isa'yi öldürmek istedigini. Yakub'u n oglu Yahuda. Bu kurtarici. Ayrica bu dogumun Kutsal Ruh vasita siyla olacagi da haber verilir[337].

[363] Isa. Yemekten sonra kadehi de alip "Bu kadeh. iste bana ihanet edecek olan yaklasiyor" der. Is a. Isa. küçük çocuklari takdis eder[359]. "Eger Mesih isen bize söyle" derler. cevap vermeyece k ve beni serbest birakmayacaksiniz. Petrus'u su üzerinde yürütür. Bu inkâr isi üç defa tekrarlanir. "Kimi öpersem odur. ben oyum" der. ihaneti karsiliginda almis oldugu otuz gümüs lirayi Ma'bede firla tir ve gidip kendini asar. onunla alay edilecegini. üzerine tükürülecegini ve kirbaçlandiktan sonra öldürülecegini. "Evet. Bes ekmek ve iki baligi takdis ederek sakirtlerine verir. onlara . "Eger bu adam kötülük etmemis olsaydi. Isa. havarilerine. ölü bir kiza "Talitakum" (Kizim. hepsi yiyip doyar. Isa. Onlar da "Artik sahitlere ne ihtiya cimiz var? Zira kendi agzindan isittik" derler. Isa. bütün baskâhinlerle kavm in (halkin) ihtiyarlari toplanip Isa'nin suçluluguna. "Kalkin gidelim. sana kalk diyorum) diyere k onu diriltir[355].[364] Isa'yi baskâhin Kayafa'nin evine götürürler. bunu gizli tutmalarini ister. inmeli bir hastanin günahlarini affedip onu sifaya kavusturur[353]. Isa da "Eger size söylersem inanmayacaksiniz. sizin için dökülen benim kanimla yeni ahiddi r" diyerek ayni sekilde kadehi onlara verir. Petrus. ekmegi alip sükrettikten sonra kirar ve onla ra söyle der: "Bu. Isa. kendisiyle birlikte sofraya uzandigini haber verir. Simon Petrus'u tasdik eder. Oniki havar iden biri olan Yahuda Iskariyot. henüz konusu rken oniki havariden biri olan Yahuda ile beraber baskâhinier ve kiliçli sopali kalab alik bir insan grubu gelir. Kayik batmaya baslayinca sakirtleri feryat eder. Isa'nin mahkum oldugunu duyunca. "Allah'in Ma'bedi"ndeki saticilari disari çikarir. Isa. sakirtlerinin hepsi onu terkederek kaçarlar. Böylece göldeki firtinayi dindirir[356]. Isa . Bir cariye onu tanir ve onun Isa ile beraber oldugunu söyler. sizin için verilen benim vücudtfmdur. Yemekten kalkip sakirtlerin ayaklarini yikar ve bir peskirle siler. Petrus'u kendine vekil seçer. oranin kendi evi. onlar da halka dagitir. "ahiret mahkemesi"nin kurulacagi ni bildirir. Ölüm korkusuna kapilir. Isa da rüzgâra ve göle emreder. Hepsi "Öyle ise sen Allah'in Oglu m usun" diye sorunca Isa. Yahuda.] Yine Isa. dönüp Pet-rus'a bakar. Bu sirada Petrus.[361] Isa. kendisinin kim oldugunu sorar. Petrus. putperestlerin eline verilecegini . Isa. O sirada horoz öter. Isa'ya yaklasir ve onu öper. havarilerin arasinda. be n onu tanimam" diye inkâr eder. ona "Sen Mesih . Bi r kötürümü iyilestirir[354]. Onu tutun" diye onlarla da ha önceden anlastigindan. Allah'in Oglusun" cevabini verir. Fakat bundan sonra Insanoglundan her gücü yeten Allah'in saginda oturacaktir" cevabini verir. K ayikta olanlar. beni anmak için yapiniz". Baskâhinlerle yazicilar ise Isa'yi nasil öldüreceklerinin yolunu ararlar. yakalanir. Istf. Petrus. onlari uzaktan takip eder . daha sonratRomali vali Pilatus (Pilate) tarafindan sorguya çekilip yargilanma k üzere hükümet konagina götürülür. Bunu. orada peygamberlerin "Insanog lu" hakkinda bütün yazdiklarinin yerine gelecegini. Paskalya (Fisih:Pesah) Bayrami geldiginde Baba'ya gidece gi saatin yaklastigini haber verir. havarileriyle Getsemani denilen yere varir. disari çikip bu adama karsi ne sikâyetiniz var d orunca onlar.[365] Isa. Kudüs'e gidilecegini. Bir gün kayikta giderken gölde büyük bir firtina olur. "Kadin. Isa'ya "Gerçekten sen Allah'in Oglusun" diyerek onun ayaklarina kap anirlar. pisman olup aglar. Isa'yi ele veren Yahuda. Pilatus.[357] Isa. sakirtlerine de birbirlerine öyle yapmalarini tavsiye eder. her taraf sütliman ol ur. ölüm cezasini hakettigine karar verirler. onu sana getirmezdik" cevabini ve . Kendisini ele verecek olanin elinin . oniki havari ile sofraya oturunca. dua evi oldugunu bildirir[362]. fa üç gün sonra dirilecegini söyler. Kendisini dinleyenlere Tanri'yi ve komsuyu sevmey i ögütler[360]. Sabah olunca. Isa'nin "Horoz ötmeden önce üç kere beni inkâr edeceksin" de is oldugunu hatirlar. bes bin kisilik bir toplulugu bes ekmek ve iki balikla doyurur. Eger size sorarsam. Yasanilan dünyanin sonunun gelecegini.[358] Isa. onlara Isa'nin yakalanmasi için yardimci olur. hakaretler altinda meclisin önüne getirilir. Isa.

[371] Isa. " Kimseyi öldürmek hakkimiz yoktur" derler. "Size selâmet. "Evet. onlara teslim eder. yoksa Barabbas'i mi saliver eyim" diye sormustu). Simdi. Baba.[367] Isa'yi götürdükleri yer Golgota (Kafa Kemigi) diye anilir. Isa. dünyanin sonuna kadar her gün sizinle beraberim". Isa'ya inananlarin cinleri kovac .rirler. Krali" diye onunla alay eder. onun bögrünü mizrakla deler. Isa'yi kirbaçlattiktan sonra. Valinin askerleri. Melek. "Bu ad am hakikaten Allah'in oglu idi" der. Daha sonra da elbiselerini giydirir.Ma'bedin perdesi yukaridan asagiya kadar ik iye ayrilir. Iste ben. sakirtlerinin yanina gelir. Sonra diz çöküp " Selâm sana ey Yahudilerin. beni niçin biraktin?" diye çagirir. Fakat Isa. Askerlerden b iri. Onlari. Galile'ye. "Isa'yi mi. Isa'nin haça gerilmesinde israr eder. Orada bulunanlardan bazisi. Oradan hemen kan ve su çikar. Isa. Sen ne yaptin?" s eklinde bu soruyu cevaplandirir. onun dogru bir adam oldugunu. Isa'nin mezarini görmeye geli rler. onlarin hepsine söyle h itap eder: "Gökde ve yeryüzünde bütün hâkimiyet bana verildi. Fakat bütün halk. Isa'yi çagirt ip ona. kardeslerine Galile'ye gitmelerini söylemelerini ve onu orada görebileceklerini bildirir.[372] Böylece Isa. Fakat bazilari süpheye düser. Isa'yi gördükler i zaman.[373] Onbir havari. "Yahudilerin Krali sen misin? diye sorar. Galife'ye gittigini ve orada onu görebileceklerini söyler. bunun için on un kanina girmek istemedigini söyler. Fakat öldügü için bundan vazgeçilir. yoksa baskalari mi benim hakkimda söylediler?" deyince Pilatus. Karsismda ojan yüzbasi. Isa. "Ben Yahudi miyim? Seni kendi milletin ve baskâhinleri bana teslim ettiler.[366] Isa'nin haça gerilmesi istenir. Ogul ve Kutsal Ruh adiyle vaftiz edin. Kilise'nin basi ve kendi vekili seçer. Onlar da sevinçte sakirtlere haber vermek için kosarlar. Isa'nin tayin ettigi daga giderler. küçük Yakup ile Yusuf 'un annesi Meryem ve Salome bulunan birçok kadin uzakta» bu durumu seyreder. Bunun üzer ine Pilatus'un "Öyleyse sen kral misin?" sorusuna Isa. ona bagislanmis olur ve kimin alikorsaniz. onlara Isa'nin ölüler arasin dan kiyam ettigini. siz gidip bütün milletle sakirt edin. üzerine tükürür ve kamisla basina vururlar. "Koyunlarimi güt" der. Birisi. Saat 6'dan 9'a kadar bütün dünyay a karanlik çöker. onun ruhunu nasil teslim ettigini görünce. Kirene'li Simon haçi tasimaya zorlanir. "Onu siz alip seriatiniza göre yargilayiniz" deyince Yahudiler. A in ülkesi hakkinda konusur. Isa'nin kabrinin bos oldugunu farkederler. Barabbas'i usule göre saliverir (valinin bayramlarda suçlulardan biri ni affetme adeti vardi. "Sen bunu kendinden mi söylüy orsun. Isa. sirkeye batirilmis bir süngeri kamisa takar ve "Bakalim Ilya onu kurtarmak için gelecek mi?" diyerek Içmesi için ona verir. ülkesinin bu dünyada olmadigini söyler. iman etmeyenlerin ise cehenneme gidecegini bildirir. Pilatus. Petrus'u.[370] Cumartesiden sonra Mecdelli Meryem ile diger Meryem. "Allahim . ona alikonmus olur" der . haça germek üzere götürürler. onun elbiselerini çikarir. beni gönderdigi gibi ben sizi gönderiyorum" deyip üzerlerine üfler ve "Kutsal Ruh'u alin. Kimin günahlarini b agislarsaniz. Pilatus. Babam. d ikenlerden örülü bir taci basina koyar ve sag eline de bir kamis verirler. ona secde ederler. Bu soru ve cevab aralarinda birkaç defa tekrarlanir. size emrettigi m her seyi tutmalarini onlara ögretin. Onlara. onlara iman edip vaftiz olanlarin kurtulacagini. Petrus'un olumlu cevabi üzerine Isa ona. Allahim. havarilerine günahlari affetme yetkisi vermis olur. Pilatus. Yahudilerin âdeti üzerine onu kokulu otla rla beraber kefene sarip mezara koyarlar. Orada. Ona kendini sevip sevmedigin i sorar. kralim" cevabini ver ir. üzerine erguvanî bir kaput örter. Birden bire Isa ile karsilasirla r. yüksek sesle yeniden seslenip ruhunu teslim eder. üzere pi-latus'tan izin alirlar. Saat 9'a dogru Isa. "Ilya'yi ça giriyor" der. onlara. .[374] Indilere göre ölümünden üç gün sonra dirilen ve kirk gün havarilerle birlikte yasayan Isa. Aralarinda Mecdelli Meryem.[369] Isa'nin cesedini ka bre koymak. Isa.[368] Isa'nin bacaklarinin kirilmasi istenir. Bunun üzerine Pilatus içeri girer. O da Yahudilere. haça gerilmesi için.

Bir kizi olur.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hz. Indilerde Hz. bununla yaratmanin bütün çesitlerini bildigini[381]. Kur'ân-i Kerîm'de en açik ve aslina uygun sekilde yer a lmaktadir. oraya her geldiginde Meryem'in yi yecegini hazir bulur. ona söyle seslenir: "Ey Mer yem! Allah. Zekeriya.. ellerine yilan alabileceklerini. "Kral" . Hz. Meryem'e insan seklinde görünür. hem de "Insanoglu" deyimleri kullanilmaktadir. Isa için hem "Allah 'in Oglu".. "Yusuf oglu". ona. Bu durum Ö'nun kudretinin bir t ecellisi olacak. "Yahudilerin Krali". Meryem'le Yusuf nisanli gösterilmekte ve beraber yasadiklari yer alma ktadir. Secde et. Ayrica o. bu kimden diye sordugunda.[379] Yüce Allah. Böylece Yüce Allah. havarilerin ögrettikleri sekilde bir cemaat halinde yasamaya baslar lar. göge yükselip Baba'nin sagina oturur. faziletli olarak büyür ve annesinin duasina uygun her çesit kötülükl erden uzak tertemiz bir sahsiyete ulasir. seni seçip temizledi ve seni dünyalarin kadinlarina üstün kildi.[375] Yukarida Indilere göre Hz. onun bu tarihten 4. Hiristiyan kaynaklarinda Anna) hamile kalir ve karnindakini Allah'a adar. Isa'nin sahsiyeti konusunda büyük bir karisiklik meydana getirmektedir. Ayrica o. "Al lah tarafindan" cevabini alir. onlara bir k onusma yapar. Âdem'in anasiz-babasiz yaratilmasindaki hikmet tekrarlanacak[ 380]. O nu ve soyunu korumasi için Allah'a dua eder.[378] Hz. Hz. "Rab". ve kendi koydugu yaratilis kanunlarinin üstüne çikabilecegini göstermis olacakti. bunu aliskanlik haline getirmis ve bundaki ilâhî kudreti görme basîretini kaybetmis olanlar için ayri bir imtihan konusu hal ine gelecekti.beni kabul eden. peygamber karsiligini alacaktir" (Matta. Matta Incil'inde. Hz. Rüku edenlerle birlikte rükû1 et". beni göndereni kabul eder. Hz. bu durum karsisinda sasirir. Bir peygamberi peygamber oldugu için kabul eden. Böylece ilk Hiristiyanlar. orada hayatini ibadetle geçirir. O an gelir. Isa'nin dogum tarihi Miladî Takvim'in baslangici sayilmis ve bu tarih sifir (0 ) olarak alinmistir. Kutsal Ruh'un kendilerine verdigi sözlere göre. kendisinin Allah'in ona bir erkek çocuk verecegini müjdelemek üzer . Petrus. zehir içerlerse ölmeyeceklerini ve hasta iyilestirme gibi mu'cizelere sahip olacaklarini haber verir. Bunlari söyledikten s onra Isa. Meryem'i önemli bir durum için hazirliyordu. bir sonraki konuda görülecegi gibi. Isa-Mesîh namina vaftiz olmalarini söyler. Isa'nin gerçek sahsiyeti. "Mesih". Benî Isrâîl'den Imrân'in karisi (Islâm kaynaklarinda Hanne. Ey Meryem! Rabbtn divanina dur. Isa'nin annesi Meryem bunlar dan "Âl-i Imrân"a mensuptur. Bir gün melek. [377] b. Cebrail. Bunun yaninda "Ben ve Baba biriz". Meryem'in himayesi Hz. baska baska dille rde konusmaya baslarlar. anali-babali yaratilmaya iyice alismis. Meryem. Zekeriya'ya ve rilir/ Adaga uyularak Meryem Ma'bede konulur. "peygamber". Isa Kur'ân-i Kerîm'de adi geçen dört seçkin aile vardir. ". All ah tarafindan riziklandirilir. Diger yandan Inciller'de. 40-41) denilmektedir. Hz. "Baba'nin bende ve benim Baba' da oldugum"[376] gibi ifadelere de rastlanmaktadir. " Adem oglu" seklinde de Indilerde nitelendirilmektedir.aklarini. Ancak. Cebrail. "k udretli bir peygamber" olarak da belirtilmektedir. temiz. Hz. Isa'nin hayati özetlendi. Bu gibi deyimler ve bir kisim ifadeler. Onlara Kutsal Ruh'u gönderir. daha sonra yapilan hesaplamalara göre. Halk. 6 veya 10 sene önce dogdugu tesbit edilmistir.. Isa'nin Meryem'e Kutsal Ruh'la ilkah edilecegini bildirirken. "Allah'in Kuzusu". "Davud oglu". adini Meryem koyar. Meryem. tevbe etmelerini. iffetli. ir-kilir ve ondan Allah' a siginir. Hepsi Ku tsal Ruh'la dolar. Zekeriya.

Halbuki onlar Isa'yi degil.. Allah. Meryem'e Isa'yi söyle müjdeler: "Ey Meryem! Allah.. Bunu kalblerinde kanaat h asil olmasi için isterler. ". Isa'ya uyarlar. di ledigi de oluverir[382]. suretten ku yapmak gibi mu'cizeler gösterir. Çünkü Allah. Onlar. bir hurma agacinin altinda. Ona kitabi. yalniz bir tek tanri ir". Hz. Israilogulian gibi.[386] Benî Isrâîl. Besikte ve yetiskinlikte. ana yolu kaybederler. Sen yücesin. O. besikteki çocugun cevap vermesini isaret eder. namaz kilmak. bir kismi Allah'in oglu. Alacaliyi iyi etmek. Onu kinar lar.[392] . "Biz Allah'in (dininin) yardimcilariyiz.[384] Kur'ân'da "Allah'in Kelimesi". Hz. Meryem.. çocuk da.. Onu Israilog ullarina elçi yapacaktir. Isa. Sen rizik verenlerin en h ayirlisisin" diye dua eder. Meryem oglu Isa Mesîh.e görevlendirildigini söyler. kendisinin iffetli bir kimse oldugunu. "Ilâhî ni'mete ermis" ve "salihler-den" olarak nitelend irilen Hz. Hz. dedin? 'Hasa. burada da kendini göste rir.".Meryem'e kimse dokunmamistir. diledigini yaratabilir. Havariler. Sen sahit ol ki biz teslim olanlariz (Müslümanlariz)" derler. Sofra iner. O. sen bunu bilirsin. Isa'ya su soruyu soracagini ve alacagi cevabi temsîlî olarak söyle anlatir: "Ey Meryem oglu Isa! Sen mi insanlara.. Isa'yi Allah kendi katina yük seltmistir. Isa sanarak ona ben zeyen baska birini yakalayip çarmiha gererler.[388] Hz. Isa'ya Allah. bir kismi da üçden biridir diy erek küfre düserler[389]. Allah'in ona kitap verecegini.. Isa'dan bir mu'cize olarak Rabbi nin gökten bir sofra indirip indi-remeyecegini sorarlar. Isa ve havarilerin Allah yolundaki çalismalarini önlemek için Isa'yi öldürme karar verirler. sapitirlar. körlerin gözünü açmak.[390] Kur'ân. "Meryem oglu Isa Mesih'i öldürdük" derler . gebe kalinca uzak bir yere çekilir. Öyle de olur. Allah'tan baskalarini tanrilastiran Hiristiyanlari uyarmak üzere. Onlarin bu taskinliklari karsisinda Yüce Allah söyle buyurur: "Ey Ehl-i Kitap! Dininizde taskinlik etmeyin.. ad i Meryem oglu Isa olan Mesih'i. bunu n Allah'a kolay oldugunu söyler. benden önce gelmis olan Tevrat'i dogrulayan ve bende n sonra gelecek ve adi Ahmed olacak bir peygamberi müjdeleyen Allah'in size gönderilm is bir peygamberiyim". Incil'e inanirlar. Hava riler. baska birini öldürmüslerdir.. Böylece onun hak peygamber oldugun a inanirlar. Be sikteki çocukla nasil konusabileceklerini sorduklarinda. Meryem. Allah'a inandik. kendisi ne hiç kimse dokun-mamisken bunun nasil vukubulacagini sormasi üzerine Cebrail. Hz.bizi riziklandir. yerler. demeyin.. Alla h'in birligini bilen kimselerdir. benim için gerçek olmayan bir seyi söylemek be nim haddime degildir! Eger demis olsaydim. Hz. peygamberlikle görevlendirilir. dogum s ancilari içinde bunaldiginda birisi ona söyle seslenir: "Sakin üzülme! Ttebbin karninda bulunani serefli kilmistir. Allah'in peygamberi. fakat Israilogullari. kendisinin Allah' in kulu ve elçisi oldugunu. Isa. Isa'nin yaninda yer alan havariler. Zira onlardan bir kismi Hz. peygamberleri taniyan. Yüce Allah'i n Hz.. Meryem'e ulastirdigi kelimesi ve O'nda n bir ruhtur. dünya ve ahirette serefli ve Allah'a yakin kilinan lardan olarak müjdeler.[391] Kur'ân. Isa'nin ref'i (yükseltilmesi) olayindan sonra ona inananlar artar. Isa'nin gerçek sahsiyetini onun Israilogullarina su hitabiyla açiklar: "Ey Israilogullari! Dogrusu ben. ölüleri diriltmek. Ancak Hiris tiyanlar da.[383] Melekler." (Âl-i Imrân 45-49). Allah da onlarin planlarini bosa çikarir[387]. ona inanmazlar. sana kendinden bir sözü.[385] Hz.. beni ve annemi Allah'dan baska iki ilah olara k benimseyin". büyür. Bu durum karsisinda Meryem." Meryem dogum yapinca çocugunu alip gelir. Allah hakkinda ancak gerçegi söyleyin. Allah'a ve elçilerine inanin. insanlara yararli olmak üzere gönderildigini. Tevrat'i ve Incil'i ögretecektir. insanlarla konusacak ve iyilerde n olacaktir. üçtür. Bütün yaratilislardaki mu'cize. zekât vermek ve annesine iyi davranmakla emredildi gini söyler. "ol" der. hikmeti. Allah'in emirlerini Israilogull arina teblig eder.

teslis'in üç maddesi etrafinda kümelenmektedir.Pilatus zamaninda çarmiha gerildigine.Bakire Meryem ve Kutsal Ruh'tan dogmus olduguna. daha önce. Bundan dolayi Hiri stiyan inançlari.Ve Kutsal Ruh'a. Ogul ve Kutsal Ruh ismiyle vaftiz eyleyin"[393] seklinde emir verdigi bilinmektedir. farkli olanlar da vardir. 11. Isa'nin tanrilastirmasinin teolojik bir sonuc .Göklere yükseldigine. Hiristiyan inançlarini özet oEa-rak vermekte fayda vardir. Iman ikra rina giren esaslar. 9. Ancak inançlar konusunda Kilise ler. 3.ve O'nun biricik oglu Rab Isa'ya.Baba'nin saginda oturduguna. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nda teslis kelimesi ve teslise imani açiklayan sarîh (açik) b ir ifadeye rastlanmamaktadir.Oradan ölüleri ve dirileri yargilamak üzere inecegine. Bir k imsenin Hiristiyanliga girisi. Yüzyillardaki konsillerde tesbit edilmistir.Ben.Üçüncü gün ölüler arasindan dirildigine. Bunlardan ilki Tanri. öldügüne ve gölmüldügüne. 10. diger konular yaninda. vaftiz ve iman ikrariyle ol-v maktadir.Günahlarin bagislanacagina. Hiristiyanlikta inanç esaslari üzerinde asirlardir tartismalar yapilmaktadir. ilk Havariler Konsili'nden baslayarak özellikle 4 ve 5. dolayisiyle Kilise ile ilgilidir. 6. inançla ilg ili olanlarn bir esasa baglanilmasina çalisilmistir. Biz burada hemen hemen bütün Hiristiyanlarca kabul edilen Havariler Inanç Sistemi (Havari ler Kredosu) denilen ortak inançlari verecegiz.3.Kutsal Kilise'ye.Ölülerin dirilecegine. 5. 1. Tanri'ya. Yüzyila ait üç bölümlü ve oniki maddeli Havariler Inanç Sistemi su sekildedir: I. Isa'nin havarilere "Baba. Bu esaslar . Bunlar dan bir kismina daha önce yer yer temas edilmisti. inanirim. Iznik Konsili'nde (325 tarihinde) Ba ba ve Ogul'un. Daha sonraki konsillerde de. Böylece bugüne kadar kabul edilegelen "teslis inanci" ortaya çikmi stir. 12. üç bölüme ayrilabilmektedir. Ancak ilk konsilferde bu konu tartisilmis. III.Teslis (Ekanim-i Selâse) Bu baslik altinda Hiristiyan inançlarinin en önemlisi olan üçleme (teslis) anlatilacakti r. 8. Ancak. sonsuz hayata. ikinc isi Isa ve üçüncüsü de Kutsal Ruh'la. 2. Istanbul Konsili'nde de (381 tarihinde) Kutsal Ruh'un tanriligi ^ karara baglanmistir. 7. mez-heplerarasi ortak konular bulundugu gibi. II. Yahudi geleneginde tektanricilik hâkim olmasina ragmen böyle bir çevreden çikmis olan Hi ristiyanlikta teslisin yer almasi. kudretli Baba'ya. Yukarida siralanan oniki madde. IV. 4. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nda açik olarak yer almaz. Bununla beraber Hz.

Ogu Allah ve Kutsal Ruh Allah olarak görünürse de o yine birdir. Allah mukaddes üçlüktür. Isa da onun og ludur. Sonsuzdur. üç ayri tanr rtaya çikarmistir. Allah.[394] Teslisin Unsurlari: Teslis. Bundan dolayi teslis. Ancak belirtilmelidir ki tesli s. Ruhta bölünme kabiliyeti yoktur.Baba (Allah): Hiristiyanlikta teslisin ilk ve asil unsuru. bir bütün olarak birlesiktir. Hiristiyanlik yayildikça. Eski Yunan'da Zeus etrafinda kurulan teslis (Zeu s-Hera-Apollo) dikkati çekmektedir. "Kutsal Üçlük'ün üç sahsinin herbiri Tann'dir: Baba Tanri. fakat inani lmasi gerekli bir sir" olarak formüllestirilmistir. Bununla beraber bu dur um. Yunanca üçleme terimi (t . Tanri. Isa'nin bedeni insan. Böylece aslî bünyesinde bulunmayan teslis inanci. her seyi n yaraticisi ve sahibidir.u olarak görülmektedir. Kimse onu göremez (Hiristiyan Kilisesi'ne göre. Baba'dir. Bunun için de Allah birdir. baska bir açiklamada bulunmaz[396]. Hiristiyanliga sonradan giren çok çesitli unsurlardan sad ece birisidir. her yerde vardir ve her seyi bilir. Bölünmez bir özdür. Fakat Allah'da bütün bu özellikler ayri degil. ilk defa Antakyali Teofilos tarafindan muhtemelen 180 yillarinda kullanilmisti r. Üçleme doktrini. "izah edilmesi zor. en mükemmel ve sonsuz saf bir ruhtur. sifatlari olarak izah edilmeye çalisilmakt adir. tek basina insan akliyle degil. ruhtur. Hiristiyanliktan önce. Diger bazi dinle rde ve felsefî-teolojik cereyanlarda. Tanri . [397] . Mesîh Isa vasita siyle görünmüstür). Ogul ve Kutsal Ruh'un bir ulûhiyeti n üç ayri tezahürü oldugunu ihtiva eden teslis formülü bulunmustur. O da çarmihta kendini feda ederek insanligi kurtarmistir. Kutsal Ruh gibi üç unsurdan olusur: [395] a. Indiler. varligi görülmeyen Allah. Bunlar bir Tanri'nin degisik tezahürleri. ru hu tanridir. Onda tanrilik bir öz vardir. her seyi görür. Hiristiyan inancina göre "Baba" olarak nitelendirilen Tanri. Hiristiyanlarin ilk defa bulduklari bir doktrin de degildir. O. Çünkü bu cevher. Sümerlerde Anu-Enlil-Ea. sonsuz gücü. Baba Allah. Hiristiyanlarca bu üçlük. Tevrat'ta da öyledir. nurdur. Misir'da Osiris-Isis-Horus. Hiristiyanlikta Allah. Baba. Ogul. Kutsal Ruh'un da ayri bir ilâhî varlik olarak görülmesi. Tanri'nin varligi konusunda ayrintili bilgi ve düsünceler ileri sürmez. Insani Tanri ile birlestiren. Allah. Allah'in özü sevgidir. Bu duruma çare bulmak için. Indilerden meselâ Yuhanna Incili. "izah edilmesi zor. Ogul Tanri ve Kutsal Ruh Tanri". ancak ilhamla anlasilabilen bir sirdir. teslise rastlanmaktadir . Yalniz Tanri' nin önsüz-sonsuz oldugundan bahseder. Tanri konusund a yalniz "var idi" der. Baba. inanç ve kültürlerin etkilerinden ku rtulamamis. Allah'in özü. Hiristiyanlara göre. Tibet'te Om-Ha-Hum seklinde. yaraticiligi vardir. Dört Incil'de de Tanri'nin birligi. Hiristiyanlara göre. cevherdir. fakat inanilmasi gereken bir sir" olarak formüle edilmistir. Isa'nin sahsinda insan ile birlesmistir. Ba ba olarak nitelendirilir. insani Âdem'den beri devam edip gelen aslî suçtan kurtarmak için oglunu göndermisti r. onlarin bazi özellik ve niteliklerini benimsemistir. sevgidir. Hinduizmde Brahma-Visnu-Siv a. yüceligi. yayildigi alanda hâkim din. Allah. bu sevgiyi biricik oglu Isa'yi insa nlari günahtan kurtarmak için dünyaya göndermekle göstermistir.

Hiristiyanlikta Isa ve Meryem konusunda yazilanlar. yani onda ilâhi tabiatla beserî tabiatin birlestigini sa vunanlar itirazda bulunmus ve daha sonra bu görüs taraftarlari Monofizit olarak adla ndirilmistir. hem de kral anlamlarini içinde bulunduran bütün seref unvanlarini ifade e der. Kutsal Ruh birbirinden farkli olarak telâfi edilmistir. Isa'ya tapinmak.b. ayrica Pavlus'un Isa'nin ölümü. Çünkü o. peygamberde görülen mu'cizelerin Allah'a degil de o ins ana verilmesinden kaynaklandigi gibi. Çünk . Dolayisiyle eskid en beri Hiristiyanlar. insanlara. ilâhî Rab olarak kabul ettikleri Isa Mesîh'e dua veya onun adiy le Tanriya niyaz ettiler. onun tanri kabul edilmesine kadar varmistir. Bakire Meryem'in. mu'cizeler de katilabilir. Baba ile ayni cevherdendir ve Baba gibi mükemmeldir. yalniz tarihî bir insan olarak degil. ilk sakirtlerinin gördügü gibi. Ortodokslar ise Kutsal Ruh 'un Ogul yoluyla Baba'dan çiktigina inanirlar. Tanri'nin Anasi. fakat ayri bir mahiyet olarak kabul edilmekt .Kutsal Ruh: Hiristiyanlikta teslisin üçüncü unsuru. di-rilen ve göklere yükselen Rab (Kyrios) ol arak tasvir edilmistir. IncIllere göre Isa konusu islenirken. 381 tarihinde Istanbul'da toplana n konsilde Kutsal Ruh'un Baba ve Ogul gibi tanri olduguna karar verilmistir. Baba Allah. dogurulmustur. Bütün bunlara Isa'nin dogumu. dirilmesi ve tanriligiyl a ilgili görüslerine de temas edilmisti. A llah'in ogludur. onun sahsiyetiyle ilgili tartismalara yolaçaca k Incil ifade ve deyimlerine. teslisi. Ogul. Aralarindaki mün asebet. ona kul olmak. Tanri Dogur an (Teotokos). "Kyrios" lakabi.Ogul (Isa Mesîh): Baba. Kutsal Ruh. sevgi ve merhametini göstermek için. Kutsal Ruh'tur. Pavlus. Baba ile ayni cevherden. Kat oliklere göre Kutsal Ruh. dogurulmamistir. O. merkezi Isa'nin insani kurtaran ölümü olan bir sir dini haline getirmistir (Eski Yunan'daki gibi). ana si bakimindan beserî Isa'yi dogurdugu karar altina alinmistir. Baba'si tarafindan ilâhî. Hiristiyanligi. dogmam is. Oglu Isa ise dogmus. Kutsal Ruh. ayni zamanda gerçek insandir. Tann'dan çikm istir. Bu yeni görüste Isa. özellikle Hicaz Bölgesi Hristiyanlari. hem Baba hem de Ogul'dan çikar. Bir insanin tanrilastirmasi. ilâhî-beserî iki tabiata sahip bir insan ve Bab a ile ayni cevherden kabul edilmistir. Hiristiyanlikta Isa. Daha sonra 431'deki Efes Konsili'nde Meryem. içinde yine Isa bulunmakla b eraber. Kadiköy Konsili'nde ise (451'de) Isa'da bir sahisda ayri iki tabiatin bulundugu. gerçek Allah'dir. Ancak bu karara Isa 'da tek tabiat bulundugunu. Isa'da beden-lesmistir . 381'de Istanbul'da toplanan konsilde söyle açiklanmistir: Tanri Baba. Böylece Allah'in inayeti. Böylece "Allah'in Oglu" deyimiyle baslayan ge lisme. Bazilari. Hiristiyan teolojisine göre hem muallim . tarihte benzeri görülen olaylardan da etkilenmi s olabilir. O. Allah. [398] c." insan seklinde bir ilah"tir. "Kris-toloji" ve "MariyolojI" diye adlandirilan iki ayri bilim dalinin olusmasina yol açmistir. Kutsal Ruh'un yerine Meryem'i koyarak kurmuslardir. insanlara Isa Mesih va sitasiyle erismistir. çesitli mucizeleriyle. Isa Mesih suretinde ya klasmis ve aralarinda yasamistir. hayatindaki olaganüs tü olaylar. ölen. hem ilâhî Rab. Bu "Kyrios" terimi. Isa'ya yöneltilen dualarda büyük bir önem tasir. Baba Allah ile temas kurma ktir. Isa ise gerçek bir tanri. ölmesi ve sonra dirilmesiyle "Tanri" oldugunu göstermistir.

Isa'nin vaftizinde. öldürücü günahlardan uza olan inanmislarin içinde oturmaktadir. yaratici. 21 mektup. Yeni Ahid'e dahil degildir. Allah gibi her yerdedir. Isa'nin eseri olmadigini. Eski Ahit adini alir. Kutsal Ruh. tek bir cevherde toplanmis üç ayri sahistir. Fail ve müessir Allah.S.de. Bu yazilar. Kutsal Ruh. Yeni Ahid'e giren bu kitaplarin havar ilerden geldigi ve sahîh oldugu kabul edilmektedir. Isa'ya ait olmayan bazi fikirlerin de yer aldigini kabul eden Hiristiyanlar ve hattâ Hiristiyan din adamlari vardir. Inciller. Bunlar. Papa Damasus'un emriyle Hiristiyan Kutsal Ki tabi'nin Latince'ye çevirisi) alinmis ve sahih görülmüstür. tevbe. Bununla beraber Inciller'in Hz. bunlarin okunmasinda fayda bulunmakla beraber. Yeni Ahit'te 4 Incil. bunlardan bir kismi Vulgat'a (Jerome tarafindan.Ö. Resullerin Isleri ve Vahiy vardir.edir. Inciller'de. Baba bütün islerini bu Mukaddes Ruh ile yapar ve daim a onunla kudretini gösterir. sonradan ve ihtiyaca göre yazildigini. hepsi de ebedîdir. ayni zamanda Hiristiyan ligin baslangiç yillari hakkinda da bilgi veren bu yazilardan hangilerinin Hiristi yan Kutsal Kitabi'na (Eski Ahid kismina) alinabilecegi konusunda ilk Kilise yetk ilileri arasinda fikir ayriliklari sürüp gitmisse . Sembolü. Sonuç olarak Hiristiyanlikta Baba Allah. Kilise'yi hatalardan o korur. Kutsal Ruh. halk seviyesinde ilk Hiristiyan hayat ve düsüncesi ni aksettirmeleri bakimindan önemli bulunmaktadir. Baba. Isa v e diger Yeni Ahit sahsiyetleriyle alâkali bu yazilar. Asagi yukari M. Apokrif metinler üzerinde teo loglar ve mezhepler arasinda tartismalar vardir. Yeni Ahit ise 27 kitap ihtiva eder. Isa Mesih. II. bazisi ikinci yüzyila kadar geri giden yazilardir. Kilise'yi Allah'in nimeti ve armaganlariyle doldu rur. budur. Kutsal Ruh.Inciller "Incil". dört gruptur: . 100 yillari arasindaki Yahudi hayat ve düsüncesi yaninda. [399] 4. Yüzyildan sonra Yunanca yazilan 27 kitaptir. Ayrica. kanonik olmamakla beraber. Yunanca Biblia: Kitap) bir bölümü olan Yeni Ahit' te bulunur. iyi düsünceler verir. Ogul ve Kutsal Ruh. Kutsal Ruh. Baba'nin bütün kudret ve iradesini kendinde tasimaktadir. Kur'ân gibi degil. Fakat o. Dolayisiyle Hiristiyan Kutsal Kitabi toplam 66 kitaptir. Yahudilerin Kutsal Kitabina tahminen M. bir baska dinin (Yahud iligin) kutsal kitabina kendi kitaplari içinde bölüm olarak yer veren tek örnektir. dua v e niyaz ögretir. 300-M S. Anca k Hiristiyanlarin elindeki Eski Ahit. Yüzyil da Yavne'de (Jamnia) toplanan konsilce dahil edilmemistir. vaftiz ile insana gelir. Hiristiyanlar. Diger bölüm. Isa'nin düsüncelerin den uzaklasildigini ileri sürenler de bulunmaktadir. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nin her iki ana bölümü için Kilisece sahîh (kanonik) görülmemis meti ler bulunmaktadir. Trent Konsili'nde (1548 yilinda) bunlarin sihhati yeniden vurgulanmi stir. Günümüzde Inc iller'in. Tanah'in Yunanca'ya Yetmisler Çevirisi olmak la beraber. Hadîsler gibi düsünülmesinin gerektigini dile getiren Hiristi yan din bilginleri ve yazarlari bulunmaktadir. azizlere ve iyilere peygamberlerin ve hav arilerin seslerini ilham eder. Ogul'da bütün dolulugu ile duran ve Ogul'dan Insanlara verilen Ruh Allah'ti r. Eski Ahid'in Yunanca'ya Yetmisl er Çevirisi'ndeki bazi yazilar. (Bu yazilarin listesi daha önce Yahudi Kutsal Kitabi Tanah tanitilirken verilmisti). Isa'nin söylediklerinin tamami yeralmadigi gibi. kurtarici ve Kutsal R uh da takdis edicidir. 39 kitaptan ibarettir. Bunlara apokrif metinler denilir. Baba 'dan çikan. Bunlar III. içindeki kitap sayisi ayni degildir. onlardan bir doktrin çikarilamayacagini iler i sürmüslerdir. onun tanriligini açiga vurmak için bir güvercin seklin de üzerine konmustur. Hiristiyan Kutsa l Kitabi'nin (Kitâb-i Mukaddes: Bible. Yeni Ahid'in apokrifleri. beyaz güvercindir. Eski Ahit. tahminen 4O4'te. iyi haber anlamina gelir. kelime olarak müjde. Protestan liderler.

vaft izinin 28. Yuhanna. 4. Dördüncü Incil olan Yuh anna Incili ise 100 yilindan sonra yazilmis olup ilk üç Incil'in yorumlarini da ihti va etmektedir. Indiler in yaziya geçirilmesi konusu. 2.Ö. Bu Incüler. bu yüz kadar Incil arasindan birbirlerine en yakin bulunar ak seçilmis ve bunlarin sahîh oldugu. 3. Pavlus. "Protoevangelium". agizdan agiza nakledilen rivayetler halindedir. Yakub ve Yahuda'nin mektupl arini. Matta daha sonradir. il k iki Incil'e dayanmaktadir.Vahiyler: Petrus'unki gibi. ilk Hiristiya nlarin arasinda çikan fikir ayriliklari dolayisiyle olmustur. Digerleri.Dört Incil Dört Incil. her önüne gelenin Incil yazdigi ve böylece yüz civarinda Incil'in ortaya çiktigi ileri sürülen görüsler endir.Petrus. "Nikodemus Incili". daha önce de temas edildigi gibi. Kutsal Ruh'un himayesi altinda yazildigi kabul edilmistir. Pavlus'un kayip mektubu. Luka Incili. Bugünkü Indilerin bilinmeyen kaynaklarinin bunlar arasinda bulundugu ileri sürülmektedir.1. Resullerin Isleri (tahminen Luka'nin) ve Vahiy (Yuhanna'nin vahyi) kitapl arini da sahih sayarak hepsini Yeni Ahid'e dahil etmistir. "Marangoz Yusuf'un Tarihi" misal olara k verilebilir. Lentuluus' un Mektubu gibi. Onlar. eldeki en eski Incil'in ondan en az 30 sene sonra yazildigi anl asilmaktadir.14) gibi açiklamalar vardir. Markos. Isa'nin çocuklugu ve hayati ile ilgili daha fazla bilgi edinmek gayesiyle umûmî arzu üzerine yazilmistir.Mektuplar: Isa ile Abgar'in haberlesmesi. sözlü gelenegin tesbit edildigi. Isa'nin. Luka ve Yuhanna Indileridir. 6 veya 4 yilinda dogdugu. Eldeki Indi lerde Hz. Yahudiler ve Romalilari n takibi dolayisiyle. Kilise. Bu. Kilise'nin sahih saymayarak Yeni Ahit disinda biraktigi Indiler ve yazilar arasi . yazarlarinca korunmak için bazi yerlerde saklanmis veya ele geçirilerek yok edilmistir. Hz. hizmetinin baslamasinin 30 ve çarmih olayinin 33 yasinda iken oldugu gözönünde bulundurulursa. In dilerde verilen bilgiler. Bir takim ayriliklara ragm en.Inciller: Bunlardan "Ibranîlere Göre" ve "Tomas Incili" gibi bir kismi. Isa'nin sakirtleri arasinda okuma yazma bilenler yok denecek kadar azdir. en eski Incil'in Markos Incil'i oldugu kanaatine ulasmistir. Bunlara "Tomas'm Çocukluk Incili ". Ayrica Indilerin yazilmasinda belirli ölçülerin olmadigi. Sinoptik Indilerin 60-85 yillari arasinda yazildigi düsünülmektedir. Eldeki dört Incil. Gerçi "b ana verdigin sözleri onlara verdim" (Yuhanna 17:8. Hz. Bazi kaynaklarda ilk Hiristi yanlarin IncIlleri bulundugu kaydedilmektedir. Yuhanna gibi ilerigelen kimselerin yaptiklarini anlatan "Resu llerin Isleri". Ancak bazi Hiristiyan kaynaklarinda bu Incil metinlerinin üç veya dört defa de gistirildigi de açiklanmaktadir. Petrus. Ancak üç Incil'in de ele geçmemis Âramca bilinmeyen bir Inc il'e dadandigi kabul edilmektedir. önceki bazi Indilerde n faydaianildigi yolunda iddialar varsa da bu konuda kesin bir kanaata ulasilamam aktadir. Matta. ilk üç Incil arasinda benzerlik bulundugundan bunlara Sinoptik Inciller denilir. M. ayrica Pavlus. Isa'nin onlari yazdirdigini belirten ifadelere rastlamak zordur. ilk sifahî gelenegi ihtiva eder. Ancak Indilerin nasil yazildigi konusunda netlik yoktur. kendi görüslerini desteklemek veya inanmayanlari ikna etmek için böyle bir yola gitmislerdir. [400] a. Metin arastirmalari sonucu çogunlugu olusturan bir kisim bilgin. Sonraki Indilerin yazilmasinda. bilinmeyen noktalari çok olan bir konudur. bunlarin kontrol edilmedigi.

"Âde m oglu" deyimleri kullanilmaktadir. bir kisim mektup ve kitaplari da Yeni Ahit adi altinda toplayarak kesin bir kutsal metin bulunmamasi eksikligini gidermek istemistir. Luka Incilinde Matta Incilinden farkli anlatilir. Markos II: 18). Meryem' in kocasi Yusuf. Markos ve Yuhanna'da bu konuda bir açiklik bulunmamaktadir ve Isa'nin Galile'den geldigi bel irtilmektedir (Bkz. Matta IX: 14. Inciller. Luka'ya aittir.Markos Incili'nde "Incil". Yuhanna VH/42). Matta XX:30. Yuhan-na'ya göre Yahudiye'dir (Bkz. Isa'nin Vaftizci Yahya tarafindan vaftizi Matta. Isa'ya degil. Incili'nin basinda Teofilos adli bir dostuna hitap eder. tabiî ki Hz.15). Hattâ metin incelemeleri sonucu. Çünkü o. Allah'in birlig ini. Matta'ya göre Yakub'un ogludur (Bkz. [40 1] b. onun için yazdigini açiklar[402]. ötekinde yoktur. Allah'a ("Allah'in Incili" seklinde). Isa'ya dayanmamaktadir. Luka 1:47. Simdi Yeni Ahid'i olusturan kitaplarda çeliski gibi görünen ve farklilik gösteren hususl ardan birkaç misal olarak verilecektir: 1. Markos Vl:4. diger bir yerde de "Allah'in Incili" denilmektedir (Bkz.Hz. M arkos ve Luka'da mevcut iken Yuhanna'da yoktur (Bkz. Luka III: 21-22. 8. hem de "Yusuf oglu". Markos I: 9-12. kendisine Matta'ya göre iki. diger bir yerde de "Kurtarici R ab Mesih" denilmektedir (Bkz. 3.Hz. Isa'nin söyleyip yazdirttigi sözler degildir. Bazen bir bilgi. Markos 'a göre Yazicilar ve Ferisîlerdir (Bkz. Meselâ Hz. e n kuvvetli Incil olarak kabul edilen Luka Incili'nin bazi bölümlerinin ona ait olmadi gi da ortaya çikmistir. dördüncüsünde yeralmaz. Pav-lus'un R omalilara mektubunda Hz. dört Incil arasinda sadece bir tanesinde bulunup ötekilerde bulunmaz. Hz. Ârâmca konusma ta idi. Isa ErIha memleketinden çiktiginda.Luka Incili'nde bir yerde "Kurtaricim Allah". belirli bir senetle Hz. Bazen de üç Incil'de yeralan bir bi lgi. ilâh olmadigini. Ayrica. 2. Luka'ya göre Heli'nin. 4:1). Luka IV:29 Yuhanna IV:3. Meselâ Luka. Matta Ili: 3-17. Inciller yaninda. Isa'dan sonra bir peygamber gelecegini bildirmektedir. ayni Markos Incili'nde bir yerde "Isa M esih'in Incili". Isa'nin Allah'in kulu ve resulü oldugunu. gözlerinin açilmasi için basvurmustur (Bkz. 5. Matta XIII: 54-58. 11:11). Bu y azilar.Hz. Luka ll i:23. Markos X:46). "Davud oglu". Markos 1:14. 7. bizzat Hz. Halbuki Yeni Ahit metinleri Yunanca'dir (Eldeki en eski Yeni Ahit metinl eri Yunanca'dir). A ncak bunlar. Isa için sik sik hem "Allah'in oglu".Matta'ya göre oruçlu olup Hz Isa'ya soru soranlar Yuhan-na'nin talebeleri.Bir Incil'de bulunan bilgi.Yeni Ahit'in Yazilisi ve Muhtevasi Hakkinda Görüsler Kilise.Ilk üç Incil'e göre Hz. . Isa'nin nesebi. Markos'a göre bir kör. Bu Indiler. 4.Luka IV/4. Romalilara 1:8-10). Isa'ya nisbet edilir ("Oglumun Incili" seklinde) (Bkz. 1:14). Markos 1:1. Matta I: 16). Matta ll/1. Isa'nin esas memleketi Galile. çarmiha gerilenin o olmadigini ve Hz. Matta ve Luka'ya göre Isa Bethlehem'de dogmustur (Bkz.nda Ebionitlerin Incili ve Barnaba Incili meshurdur. Bunla rda verilen bilgilerle Kur'ân'da verilen bilgiler arasinda uygunluk görülmektedir. Markos 1/9. 43-45). 6.

Bu kelime. XI: 18-19). Matta XVIII: 1-14. Bütün bunl arin yaninda onlarin muhteva ve ifade tarzi bakimindan insan eseri oldugu. diger Inciller'de ise eli Isa'nin eliyle beraber sofraya uzanan kimsedir (Bkz. Pavlus'un talebesi-dir ve ha varilerden degildir. Kutsal Ruh vasitasiyle ilâhî güçle dolmustu. Ancak diger Indilerle Luka Incili arasindaki farklar gözönünde bulundurulursa. I . Markos IX: 1-8).000 ki si katildi. Digerlerine bakildiginda.Inciller'de Tanri'yi görme konusunda farkli. Matta XX: 20-22. yazar in kendi görüslerini aksettirdigi ilk bakista anlasilmaktadir. Bu gibi çeliskilerin ve farkliliklarin Allah'a nisbet edilen bir kitapta bulunmaya cagina ve bir peygamberin kendini tanrilastirip Tanri'yi da in-sanlastirmayacagi na göre. Kut sal Ruh'un Kudüs'te ilk Hiristiyan toplulugu üzerine dökülmesi sonucu meydana gelen Kili se'nin basi oldu. En kuvvetli Incil sayilan Luka Incilinin yazari. Markos X:35-40). Ilk Kilise. bindirilmesi seklinde birbirine t ezat teskil eden ifadeler yaninda. (Bkz. Yu hanna'da ise hapisten önce basladigi kaydedilmektedir (Bkz. cemaat anlamindadir. "Kilise" diye adlan dirilmistir. Yahya) bir yerde çekirge ve yaban baligi yedigi. 10. [403] 5. onlarin bi rbirleriyle ve kendi içinde çeliskiler. Matta XXI: 5. Yuhanna XIII: 26. O gün.Matta'da Yahya'nin (Hz.Havarilerden Isa'yi ele verecek kimsenin tarifi Indilerde farkli olarak zikr edilmektedir. Matta lll:4. Nihayet IV. Böylece Kilise'nin. Kilise özel mülküne kavusunca Kiliselerde oldu. Isa'nin çarmihta ölmesi ve tekrar dirilisinden sonraki Pentakost günü. Yuhanna Incilinde Isa'nin lokmayi batirip kendisine verdigi ki msedir. Sonralari ibadet yeri için de kullanilmistir. XIV: 7-9.9. Yuhanna Xll:14). Daha sonra bu toplanmalar. Onlar. Yunanca "eklesya" (ecclesia) kelimesinden gelmektedir. Incilini. O. farkli açiklamalarla dolu oldu gu. bazen birinde bulunan bir anlatimin ötekinde bulunmadigi göze çarpmaktadir. IV:1-3). baslayan yeni devrenin ilk nüvesiydi. Markos Xl:7. 13. Yüzyilda ma'betli devre baslamis ve Hiristiyanlar Kilise adini verdikleri yapilarda ibadetlerini yapma imkâni bulmuslardi. bir b aska yerde de yiyip içmedigi söylenmektedir {Bkz. onlar. Yuhanna Ili: 22-26. tutarsizliklar. 12. Yuhanna V: 37. Luka XIX: 30-35. Luka ile Yuhanna Indilerinde ise bu konuda bir s ey yeralmamaktadir. meclis . uygun yerlerde t oplaniyorlardi. birbiriyle çelisen açiklamalar bulunm aktadir (Bkz. Matta XXVI: 23 Luka XXII: 21) 11. Matta IV:12-17. Isa'nin görevi Vaftizci Yahya hapse atildiktan sonra. Isa'ya göre 12 Havari. Cemaata 3. Incili'ni Pavlus'un telkinleri dogrultusund a yazmistir. Hz. Petrus. konuyla ilgili farkli anlatimlar göze çarpmaktadi r (Bkz. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nin sonradan ve insan tarafindan yazildigi.Zebedi'nin zevcesi Meryem'in Mesih'e gelmesi konusu.Kudüs'e giderken Hz.Matta ve Markos'ta Hz. diger Indileri inceleyerek yazdigini en basta söylemekte dir. Onlarin lideri Petr us'tu. Ilk Hiristiyanlarin ibadet ettikleri ayri bir yer yoktu. Isa'nin yolun u benimsemis olanlarin bir yerde meydana getirdigi topluluk.Kilise Kilise. Isa'nin sipaya binmesi. 14. Markos 1:14-15. Luka. çesitli dilleri konusur olmuslardi. fark li sekillerde yorumlandigi ve degisiklige ugradigi anlasilmaktadir. ya onunki veya digerlerininki dogru degildir.Kilise ve Âyinler a. Markos XIV: 20. Bu. Matta ve Markos'ta fark li bir sekilde anlatilmaktadir.

Yüzyilda Hiristiyanliga ser bestlik taniyip görüs ayriliklarini gidermek istedi. öncedeo günde yedi defa yapilmakta iken. Bu sirada mahallî Kiliseler de kurulmustu. Bakire Meryem'in Tanri'nin Anasi oldugu. ruhban sinifinin b aslangici oldu. geleneginin havarilere dayandigini ileri sürüyor ve kendi dinî konular ini halletmek için özel konsiller (sinod'lar) olusturuyordu. 431'de Efes Konsili'nde.Ibadet ve Âyinler ba. 381'de Istanbul'da toplanan ikinci Konsilde Kutsal Ruh'un da Baba ve Ogul'la ayn i cevherden oldugu. Yüzyilda Bati Kilisesi kendi içinde bir defa daha bölündü. bu idareciler. 325'de Iznik'te toplanan konsilde. XVI. çesit li vesilelerle haç çikarirlar. ma'nevî varligiyle bütünlesmis oldugu kabuf edilmisti. bu konsilde alinan kararlari kabul etmediler ve ayrildila r. ibadet islerini yürütmek üzere birer idareci seçti. Basta Petrus ve Pavlus. Dogu ve Bati Kiliselerinin ayrilmasina yolaçti. Kadiköy (Kalkedon) Konsili'ni digerleri takip etti. Onlarin mezarinin Roma'da bulunmasi. "haç"tir. 1. bir mezhep görünüsü kazandi. Roma'da öldürüldü. [404] b. Kilisenin sembolü. dinî âyin ve törenler i. Bu cemaatlar. IV. Her Kili se. Pavlus.sa'nin bedenî hatirasiyle degil. Bunun sonucu Protestanlik ortaya çikti. Daha sonra Hiristiyanligin Yahudi olmayanlar arasinda yayilmasinda büyük rol oynadi. çanla olur. Hiristiyanlar. haftalik ve yil liktir. Baba'nin Oglu olarak onunla ayni cevherden geldigini ileri süre nlerin görüsü kabul edildi.Ibadet Hiristiyanlikta ibadet. Bunun için 451'de Kadiköy Kon-sili toplandi. Görüs ayriliklari ortaya çikti. Çünkü reform hareketleri basl sti. aksam olmak üzere ikiye indirilmistir. Zaten asirlarca dogu ile bati arasinda üstünlük. Petrus ve Pavlus. kiliselerde cemaatla ve papaz nezaretinde yapilir. toplu ibadetleri ferdî ibadetten üs . I sa'nin tanriligini. günlük. Bunun la beraber ferdî dua ve "oruç" da vardir. Mesîh'in gerçek bi r tanri ve iki tabiata sahip bir insan oldugu kararina varildi. Bati Kilisesi de Katolik adini aldi. Kilise. kendinin hakli oldugunu. bundan dolayi onun da ilah sayilmasi gerektigi kararlastiril di. 869'da Istanbul'da yapilan 8. Isa'nin mahluk oldugunu savunan Aryüsçülere karsi. Böylece Hiristiyan dünyasinda ilk ciddî bölünme ortaya çikmis oldu. Roma Kilisesi' nin bütün Hiristiyanligi temsil ettigi iddiasina yolaçti. sonralari sab ah. Her Kilise. Ibadete çagri. O günden sonra Isa'nin Kilise'de hazir bulunduguna inanildi. Bu konsilde Isa'nin iki tabiata (insanî ve ilâhî) s ahip olma konusunda önceki konsilde halledilemeyen hususlara yeni açiklamalar getiri lerek karar altina alindi. âyin ve ibâdet usulü ile doktrinde gerginlik var di. Ibadetler. önce kati bir Hiristiyan düsmani iken. 32 yilinda Sam yolunda Isa'yi ma' nen gördügünü iddia ederek Hiristiyan oldu.Günlük Ibadet: Ibadet. çe sitli yerlere giderek oralarda cemaatlar olusturdu. Dogu Kilisesi Ortodoks. Bu tartismalar. Böylece çesitli Kiliseler dogdu. ilk Hiristiyanlar. Ancak bu konsild e Isa'nin insanlik ve tanrilik unsurlarinin birlesme konusu halledilemedi. Ancak Isa'da insanî ve ilâhî iki tabiatin birlestigini savu nanlar (Monofizitler). Konsil'de Kutsal Ruh'un kimden çiktigi ve Roma Kilisesi'nin otoritesi gibi konular tartisildi. Konstantin. Böylece konsiller devresi baslami s oldu. Nihayet 1054'te Roma Papa'sinin Istanbul Patrigini afaroz etmesiyle kesin bölünm e ortaya çikti.

Isa'nin dogumunun kut lanmasi Bati'da 25 Aralik'ta. iklime ve hayat sartlarina göre ayarlanir. Ibadet saatleri.Büyük Paskalya Oruç Hazirligi. Romalilarin Iran'dan aldiklari Mitra Dini'n deki ölümsüz Günes Tanrisi'nin dogum günü bayramini Isa için kullanmaya basladilar. Hiristiyanlar.Haftalik ibadet: Pazar günü. IV. Pazar ibadetinde Hiristiyan Kutsal Kitabi'ndan parçalar okunur. Bu gün kutlanan Noel gecesiyle ilgili olarak yapilan çamli.Yillik Ibadet (Noel. mecburî olmasa da. Pazar günü yapilan ibadetin Hiristiyanlar için büyük Önemi vardir. yeryüzünde Tanri'nin ci-simlesmis bir sekli olarak görünme sidir. Aziz Nikolas ile. Noel. Bu putper st Roma bayrami. Bu ibadete katilmak. Dogu ve Ermeni Kilisesi'nde 6 Ocak'tadir. Soylulara. Hiristiyanlikta Pazar Gününe verilen önem. 25 Aralik sabahi ise. dinî o lmaktan çikip tamamen folklorik bir mahiyet almistir. Bu ibadetlerde Hiri stiyan Kutsal Kitabi'ndan parçalar okunur. Yüzyilda baslamistir. Ilk Noel. Bunu Kilise'ye bagliligin bir isareti olarak kabuf eder. dua e dilir.tün gördügü için. kilisede senlikler yapilir. Kilise yili. 3. Hiristiyanligin ilk üç yüzy ilinda böyle bir gelenek yoktur. 24 Aralik aksami Hiristiyanlarin kilisede âyinle ve evlerinde yaptiklari kutsal gece eglencesiyle baslar. . ziyafetler verilir. Aslinda Isa'nin dogum yili ve günü kesin ol arak bilinmemektedir. belli bir tarihin yildönümü olmaktan daha çok. eglenceli uygulamalar. "Noel Baba" arasinda bir ilgi olmadigi gibi Miladî takvim yili baslangici olan yi lbasi ile Noel Bayrami'nm da bir ilgisi yoktur.Noel devri : Isa'nin dogum günü. bazilari her yil yeniden tesbit edilir. Bazi bayramlarin günü sabittir. 2.Paskalya devri. Haç Yortusu. Paskalya ise 22 Mar t-19 Nisan arasinda bir Pazar Günü yapilir ve hersene yeniden tesbit edilir. bir Kiiise'ye kayitlidir. Isa'nin dirilis günü olarak kabul edi mesinden kaynaklanir. 21-31 Aralik tarihleri arasinda kutlaniyordu. bu günün Hz. ilâhîler söylenir. Ekmek-Sarap Âyîni (Evharistiya) ile Isa'nin ma'nevî vücudu na istirak edilmis olunacagina inanilir. temiz olarak gelmeye itina gösterir. 3. Epifani. Meselâ Noel sabittir. mutlaka kilisede ve papaz nez aretinde olur. Kilise yilinda genellikle dört devre bulunur: 1. Noel gecesi çocuklara h ediyeler dagittigina inanilan efsanevî bir kisidir. Katoliklerde mecburî. 4. 2. Bu. sabah ve aksam olmak üzere iki vakitte yapilir. insanlara bir "Isik " getiren "Tann'nin Oglu"nun. normal yildan farklidir. Noel ile ilgili ve onun devami olarak kutlanan diger bir Hiristiyan bayrami Epi fani'dir (Epiphanie). Kiliseye. kutlanmistir. gerçek bir sahsiyet degildir. ha staneler ve kimsesiz çocuklar ziyaret edilir.Advent devri: Isa'nin dogum gününü hazirlayan dört haftalik bir tevbe zamani. Ayrica ilâhîler söylenir. Meryemana Gönü): Bayram ve anma günü seklindedir. Pazar Günü. Roma'da. Hiristiyanlikta Noel. Noel Baba. 336'da. Çünkü he r Hiristiyan. Her Hiristiyan. Bu ibadet. Paskalya. Bu kelime "görünme". digerle rinde farklidir. Ikinci b ayram günü olan 26 Aralik'ta genellikle misafirler agirlanir. "beliris" anlamindadir. sabah ve aksam ibadeti papaz nezaretinde kilisede yapil r. vaazlar verilir. Yillik ibadetlere birkaç misal: Noel : Isa'nin dogusunun hatirasina yapilan bir bayramdir. Öyle mezhep vardir ki senede birkaç defa Pazar ibadetine katilmayi yeterli görür.

Vaftiz. Katolik ve O rtodokslar. Kutsal .Vaftiz (bapteme batem) : Sakramentlerin ilki vaftizdir. Latin (Katolik) haçinin alttaki kolu digerlerin den uzundur. Hiristiyanlik öncesi devrelerde de çesitli milletlerde haç sembolü vardir. Isa'nin dogumunu. Isa'nin ma'nevî vücuduna istirak edisi. Insani ebedî ölümden kurtaracagina inanilan Isa'nin yeniden dirilisi olayi Kili se'nin ve her insanin hayatinin merkezi sayilmaktadir. Önceleri bu bayram. bunlardan altisini. sünnetini ve "Tanriligini" da hatirlatmaktadi r. birbirine dik iki agaç ve benzeri seylerden meydana gelen sekle deni lmektedir. eski inanç ve kültürlere ait ve onlarin karakteris tigi olan ölen ve dirilen tanri bayramlari. Kiliseler birbirinden ayrildikta n sonra. birlikte 6 Ocak'ta kut lanmaktadir. Noel'inkine baglanmisti r. Konstantin zamaninda Isa'nin çarmiha gerildigi agaçlarin bulundugu (326 yilinda) savunulmus ve bu olayin hatirasina. Daha sonra Isa'nin vaftizinin hatirasina kutlanan bir ba yram olmustur. Ogul. Gregoryen Erme ni Kilisesi'nde. kutsal sey. Noel ile Epifani. Bu sembol.Isa tarafi ndan konuldugu kabul edilir. Ortodoks haçinin ko llari genellikle birbirine esittir.çobanlara çocuk Isa'nin görünmesidir. Isa tarafindan konuldugunu açikladigi yedi "sakrament"! bild irdi ve onlardan buna uymalarini istedi. Meryem'e büyük saygi duyarlar. Kutsal Ruh adina yapilir ve Hz. Hiristiyan olmanin ilk sartidir. Paskalya : Ibranîce geçis anlamina gelen "pesah". Yunanca "paskhalia"dan gelir. Katolik ve Ortodoks Kiliseler. Vaftiz olmak. Haç.Âyinler (Sakramentler) Kilise. Hi ristiyanî bir sekle bürünmüstür. Is a'nin çarmih olayindan sonra haç. Kilise tes kilatinin yerlesmeye basladigi sirada kiliselerde özel bir Paskalya günü kabul edildi. Aslinda Hiristiyanlik öncesi dönemlere. Isa gibi Meryem'in de günahsiz oludug unu kabul ederler. mezarlarinda. Ba ti'da. mensuplarina. Isa'nin Pazar Günü dirilisini her Pazar kutlarlardi. Unitaryenler ve Kuveykirlar (quakers). Noel 25 Aralik'ta. Ürdün nehrinde v aftiz esnasinda. baslangiçta oldugu gibi. bayramlar ve ilâhîler tahsis ederler. Gregoryen Ermeniler. ahlâkliligini ve iffetini ta nitmak için Roma'da 1477'de baslatilan bir anma günüdür. Baba. Advent devresine dahil oldugund an anilma günü yildan yila degisir. üzerlerinde bulundurmaktadi r.) Zamanla sakramentler konusunda ihtilaf çikti. Dogu Kilisesi Için çok önem lidir. Hiristiyanlari diger dinlerin mensuplarindan ayira n bir sembol haline gelmistir. kabul edilen sakramentle-rin sayisinda görüs ayriliklari oldu. (Sakrament. Protestanlar hariç. kutlamalari Hiristiyanliga da geçmis. Vaftiz âyini. Dogu Kiliseleri'nde. lekesizliglini. Meryemana Günü : Meryem'in günahsizligini. Baslangiçta bu bayram. Paskalya. ona öz el dualar. Epifani 6 Ocak'ta. yol kavsaklarinda. Haç Yortusu. Hiri stiyanligin ilk devirlerindeki Yahudi Pesah bayramina denk olan bir bayramdir. Bu sakramentler sunlardir: 1. P rotestanlar ise iki tanesini benimsedi. Bu ani hatirlamak için Hiristiyanlar (Protestanlar hariç) aç sembolünü kiliselerinde. "Tanriligini açiklamasi" h atirasina kutlanmistir. Bu. bir Kilise'den digerine geçmek de vaftizle olur. Hiristiyanlara Isa'nin çarmihta çektigi aci lari ve ölümünü hatirlatmaktadir. T anri ile insan arasinda hiçbir seyi kabul etmemekte ve bunlarin hepsini reddetmekte dir. [405] bb. Kana'da bir dügünde kendini göstermesi. Ortodokslar ile Katolikle rin Paskalyalari arasinda tarih bakimindan fark vardir. O zaman Hiristiyanlar. Hiristiyan olmak da . Paskalya en büyük Hiristiyan bayramlarindan biridir. bir bayram baslatilmistir. Sonradan kutlanma günü ve sekillerinde Kiliseler arasinda ayriliklar olmustur. yedi sakrament kabul etti. Isa'nin Betlehem'de {Beyt Lahim). âyin anlamina gel ir.

Rahip Takdisi (Ordre. Bu âyinde Kiliseler arasinda.Kuvvetlendirme (Confirmation: Konfirmasyon): Vaftiz edilen çocugun. ne kadar günahkâr olursa ols un. onu âyîn haline getirdi. bir ideal olarak. 3. Vaftizsiz ölenin aslî suçt n temizlenmedigi için. Pavlus. Bugün de kiliselerde yapilan Evharistiya âyininde verilen ekmek ve sarap. son aksam yemeginde Hz. Kilisele r arasinda vaftiz uygulamasi farklidir. bu benim kanim deyip onlara içirdi. Vaftiz. 4. Sonra bi r kâse içindeki sarap için. çarmiha gerilmeden önce Hz. bosanmaya kesinlikle izin vermez. Evharistiya. Hiristiyanlikta önemli sakramentlerden ikincisidir. takdis âyîniyle verilir. belirli sartlara bagli olarak izin verilmektedir. kefaret olarak. Takdis. sonra her hafta yapilir oldu. itirafta bulunanin günahlarini bagislar.Temel Hiristiyan Mezhepleri . 7. günahkâr öldügü kabul edilir. 2.Ruh'la yeniden dogusu ifade eder. Aslî suçun vaftizle giderilebilecegine inanilir. Suya daldirmak. Bati Kiliseler i'nde ise daha sonra yapilmaktadir. farkli bazi noktalar disinda genelikle ayni seyler yapil maktadir. Isa'nin havari lerle yedigi Son Aksam Yemegi'nin hatirasidir. kilisenin bu is için ayrilan yerine götürülür. vücudunun çesitli yerlerinin yaglanmasidir. piskopos tarafindan yapilir. Yunanca suya batirmak anlamina gelir. hem günahlarin b agislanmasi. bu benim etimdir diyerek havarilere verdi. hem sifa. pisman olup tevbe ve itirafta bulunursa. Kisi. Incillere göre. Evlenme âyînleri. Evharistiya. takdis edilm is bir yagla. [406] 6. kilisede yapilir. ceza takdir edebilir. Isa. Böylece o. V aftiz.Günah Itirafi (Penitence) : Kaybolan vaftiz inayetini yeniden elde etmek için yapi lan âyindir. Vaftiz yapilacak olanin yasi Kiliselere göre degismektedir. 5. Kilise adina affetme yetkisine sa hip papaz. batirmak. Evlilik. hem de rahat ölüm için hastalara sürülmesi âyînidir. sadece tayinle degil. Katolik ve Ermeni Kiliseleri. kurban olarak nitelendirilir.Nikâh (Mariage): Katolik Kilisesi'ne göre nikâh. Evharistiyayi bir çesit kurban olar ak gördüler. Ortodoks Kiliselerinde bosanmaya. Önce senede bir defa yapilirken. günahlarini itiraf eder. Bu görevler. Pazar Günü kilisede yapilan bir âyindir. bir "sevap unsuru" olarak görülür. yiyemeyecek durumda ise dudagina dokundurulur. genellikle k adinin bagli bulundugu kilisede yapilir.Son Yaglama (Extreme-Onction) : Takdis edilen yagin. bu olayin yorumu nu yapti. Vaftizle konfirmasyon arasinda yakin bir ilg i bulundugundan bunlarin arka arkaya yapilmasi tercih edilmektedir. kaybettigi inaye ti yeniden kazanir. ilk çaglardan beri kutsal sayilmistir. günahlari affolunur. bölge ve kültürlerden kaynaklanan. Isa ile Kilise arasindaki çözülmez ruhan asebetin bir sembolü ve bundan dolayi kutsal bir sakramenttir. Kilise. Yaglanmis çocuk. Vaftiz âyîninin kuvvetlendiril mesidir. ekmegi böldü. Bu sakrament.Ekmek-Sarap Âyini (Euchahsîie: Evharistiya: Ökarist) : Bu âyin. Genellikle küçük yaslarda yapilir. Dogu Kiliseleri'nde vaftizden hemen sonra. kilisenin b ir üyesi olur. parçaladi.Eski Hiristiyanlar. Günah isleyen. Bir âyîn olarak evlili k. Ordo) : Kilise hiyerarsisinin üç üst merhalesinde bulunan diy akos. papaz ve piskoposlarin takdîsi âyînidir. Tann'nin meydana getirdigi bir kur um sayildigi için. Bunun için herkesi vaftiz etme. Bazi durumlarda papaz. Orada ona Konfirmasyon Ekmeg i yedirilir. su sepe-lemek ve su dökmek gibi çesitli yollarla vaftiz yapilabilir. 6. iki kisinin anlasmasinin Kilise tarafindan takdis edilmesi ve bu çiftin kilis ede mukaddes bir bagla baglanmasidir.

XVI. Papa'yi kardinaller seçer. Onlarin resimleri ve k utsal emanetlerine saygi gösterilir. su dökülerek yapilir. papaza itiraf seklinde olmasi gere kir.Âyin dili Latince'dir (1965'deki II.[408] 8. [407] a. Bu mezhep.Son yargi gününü. Ilâhî ve insanî. 13. su sekilde siralamak mümkündür: Katolik.Gelenek kabul edilir. Papa. Isa'nin vekili. Prote stan ve Monofizit.Katolik Mezhebi Hiristiyan dünyasinda en fazla mensubu bulunan bir mezheptir. aslî suçun içindedir. ilk komünyondan sonra herhangi bir vakitte yapilir . yanilmaz otoritedir. âyîn gibi konulardaki ihtilaflarin ilk asirlardan itib aren basladigindan ve Kadiköy Konsili ile ciddî bölünmelerin ortaya çiktigindan bahse dilmisti. cehennemi ve a'rafi kabul ederler.Kilise. Kilise. Evharis-tiya'da {E kmek-Sarap Âyîni'nde) konfirmasyon. Vaftiz. Ergenlik çagina giren her Hiristiyanin yilda en az bir defa günah çikartmasi 1215 'de toplanan Lateran KonsiIi'nde karara baglanmistir. sefaatte bulunabilir. 6. 5. onun disinda kurtulus yoktur. sahîh sayilmaz.Azizler de Tanri katinda sözcü olur. günah degildir. 10. aslî suçtan uzaktir.Hiristiyanlar arasinda inanç. iki tabiat vardir. Roma. 14. 2. yedi tanedir. [409] . ayni zamanda Vatikan Devleti'nin baskanidir. 7. 4. Bosandik tan sonra evlenme zina kabul edilir. Petrus'un halefidir. Papa. O.Papa. Kilisede yapilmayan nikâh. Ruhban zümresi evlenemez. evrensel anlamina gelir). Bu mezhebin baslica özelli kleri sunlardir: 1.Dînî baskan. Adlarina hemen her gün âyîn düzenlenir. Bogulmus hayvan etini ve kanini mubah görürler. bugün. cenneti. kendisini Hz. Meryem. Bunun. Daha sonra XI. Baba ve Ogul'dan çikar. cehennemlik sayilir. Ruhban sinifi disinda o lanlardan evlenenler bosanamaz. Bu bölünmelerden sonra orta ya çikan belli basli mezhepleri. Isa'nin vekili Petrus'a baglamaktadir. Ortodoks.Kutsal Ruh. 11. Vatikan Konsili'nde degisik dillerde yapi lmasina izin verilmistir).Isa'da. Yüzyildan sonra da refor m hareketini digerlerinin takip ettigine temas edilmisti. Tanri yaninda sefaatta bulunabilir. Buna karsi kötülüge temayül.Insan. günaha sevkeder h çikarma çok önemlidir. 12. Evharistiya Âyîni'nde ekmege maya katilmaz. Inci l'in yorumu Kilise eliyledir. Papa'dir. Ruhanî reisi Papa'dir. Vaftiz olmadan ölen . Hiyerarside.Sakramentler. 9. evrenseldir (katolik kelimesi.Isa gibi Meryem de günahsizdir. göge yükselmistir. Yüzyilda Dogu-Bati kopmasina. diger Kiliselerin ruhanî merkezidir ve hepsinde n üstündür.Cuma günü et ve yagli yiyecekler yemezler. Kutsal Ruh tarafindan sevk ve idare edilmektedir.Yirmi bir konsil ve kararlarini kabul ederler. p iskoposlar ve rahipler kardinallerden sonra gelmektedir. 3. günah çikarma hücresinde.

Bu iti . özel bir tarzda yapilmis olan.Ortodoks Mezhebi Ortodoks. Roma Katolik Kilisesi'nin günahlari bagislamasi. Istanbul Patrikligi.Papazlar evlenebilir. [410] c.Ibadet. kilise ve evlerde bulunan resimlerdir). kendisinin dogru yolda bulundugunu. Yüzyilda Martin Luther (1489-1546). XVI. baskaldiran. Kutsal Ru h'un Ogul yoluyla Baba'dan çiktigini ileri sürerler. 4.Haçlarinin kollari birbirine esittir. Piskoposlar ve Patrikler evlenmez. âyîn dilinin Latince olmasi gibi hususlara karsi çikarak ilk itirazi baslatti. tek bir " Dogu Kiliseleri" basligi altinda gösterilmektedir. Ortodokslugun merkezi olmust ur. Kesisler. 8. Meryem ve azizleri tas vir eden. Istanbul. bunu mâlî bir kay nak haline getirmesi. Çok sayida millî kiliseler. dogru görüs/ve inanç anlamina gelir. Monofizit Kiliselerle beraber bu sayilanlar. Sonraki konsilleri ve kararlar ini kabul etmezler. her ülkenin diliyle yapilir. Roma'nin üstünlük iddiasina karsi Bizans Patr ikligi. Kutsal Kitap yorumu ve hüküm çikarmayi kendi inhisarinda tutmasi .Ilk yedi konsili ve kararlarini kabul ederler.Ikon'lara genis yer verir. 3. Ortodoks dünyasinda dört büyük patriklik vardir. 1054'deki Dogu-Bati ayriligindan sonra Bizans. 9. Istanbul Ortodoks Patrik ligîyle mücadeleye giristi.b. Isa. Isa'nin vekili oldugunu. Ancak o. Ortodokslarin özellikleri. Fener Patr ikligi veya Rum Ortodoks Patrikligi diye de adlandirilir. 7.Protestan Mezhebi Protestan kelimesi. ba zi sartlara bagli olarak vardir. Rus Ortodoks Kilisesi patriklik halini aldi. vaftizden hemen sonra yapilir. saygi gösterirler (Ikon. Bosanma. 6. Bunlar. Birbiriyle inanç ve âyînler bakimindan ortak yönleri bulunan birçok Ortodoks Kilise. Katoliklerden ve diger Hiristiyan mezheplerinden ayrildi klari noktalar genellikle sunlardir: 1.A'rafi kisa bir bekleme yeri olarak kabul ederler. bir bedel ödeyerek hatasindan kurtulabilir. 5. itiraz eden anlamina gelir. Bi zans'a bagli idi. Antakya ve Kudüs'tür. 10. bu dört patriklige baglidir.Ruhanî baskanlari Patrik'tir. yanilmazligini kabul etmezler. saraba su katarlar. günah derece sine göre.Konfirmasyon. üstün oldugunu belirtmek üzere bu adi almis tir.Evharistiya Âyîni'nde ekmege maya. Günahkâr bir kisi. Ancak özerk ve kismen özerk Kiliseler de vardir. 2. Iskenderiye. Sagdan sola haç çikarirlar. 1917'deki Rus Ihtilalinden sonra bundan vazgeçti.Papa'nin üstünlügünü. 1453'ten sonra Rus Ortodoks Kilisesi.

imparatoru. Ancak bir Gassâni emiri-nin. onun tanriliginin son radan Baba tarafindan bahsedildigini ileri sürünce. Antakya gibi illerimizde yasarlar. cennet ve cehenneme. Suriye Monofizitlerini teskilatlandirdi. 3. Isa'n in bir tek tabiata.Diyakos-luk : Okuyucu. 2. Istanbul. Ancak bu defa iki tanri o rtaya çikiyordu. meleklere.tanrilastirmasindan kaynaklanan. Iznik Konsili'nde (325 yilinda). Petrus'un halefidir.Havarilerden gelme üç dinî rütbe derfecesi vardir: a.. Patrik. sadece ilâhî tabiata sahip oldugunu savunuyordu. ebedî v e çürümekten muaf olduguna inanir. Ancak onun dünyevî bir idarecisi yo ktur. seytanin insanin düsmani olduguna. Kilise'den atilmisti. Istanbul (381) ve Efes (431) Konsilleri-ni. Onlar da. Günümüzde Türkiye'de Süryani Kadim Kilisesi'ne bagli olanlarin sayisi 25. Yeni patrikleri. B u iddiayi monoteist gelenekle bagdastirmak gerekiyordu. irade hürriyetine. Bunlara Yakubîler denildi. Isa tarafindan kurulmustur ve ebedîdir. Sam'da seçilmistir. mürettip. Alla h'tan hiçbir ser gelmedigine inanirlar.Kilise. . ibadet. Nestoryus (382-451). Ancak bu defa Isa'nin Baba Tanriyle belirtilen rabitasi baska bir soruya yolaçti. kiyamet gününden sonra Isa'yla beraber ebedî hayat ve saadete kavusmak ümidiyle yasamak. Örnek olar ak Ermeniler.Monofizit olmakla beraber bazi meselelerde Ermeniler'den ayrilirlar. teskilât özellikleri söyledir: 1.000 civarindadir. Süryanilerin inanç. Ehl-i Kitap olarak onlara iyi muamele edildi. Aryüs (tahminen 250-336). Sâsânîlere karsi Süryanilerin birlestirilmesi konusunda ikna etmesi sonucu takdis edilen iki piskopostan biri olan Yakob Bar-dayos.. bil im ve kültür hareketlerinde rol aldi.Süryaniler'in benimsedigi dinî temel prensipler sunlardir: Allah'a iman. daha sonra Kutsal Ruh'un tanriligini da savunan Athanasyus-tahminen 296 -373-karsi çikmisti). ölüm ve kiyam ete. Isa'nin vücudunun. herkesi sevmek. böylece bütün beseriyetini kaybettigini ileri sürmüs ve Istanbul Konsili'nde ( 381 yilinda). Eger o gerçekten Tanri ise o zaman nasil gerçek bir insan olabilec ekti?. bir baska açiklama getirdi: Isa'da biri ilâhî. 6.. basdiyakos baskani. Isa'nin Baba gibi ezelî ve ona esit. diger insanlardan farkli olmamasina ragmen. 7. Aryus gibi. basdiyakos. bu konsill erde alinan kararlari kabul ederler. O da Efes Konsili'n e (481 yilinda) ayni akibetle karsilasti.Allah'a. öteki beserî iki ayri sahis vardi. Süryanîler de bu kaderi paylasiyorlardi. "A ntakya Patrigi" diye adlandirilarak. peygamber ve resullere. Süryaniler ise Isa'nin insanî varliginin fânîligini ve çür eder. Apollinaryus (tahminen 310-390). Böylece ikinci bir tanri olmaksizin onun da tanri oldugu karar altina alinmisti.Süryaniler. Baba tarafindan yaratildigini. vahiyle gelen kitaplara. Isa'nin beserî bir beden ve ruha sahip i ken "Logos"un (Kelâm) onun beserî zihnini istilâsi sonucu Isa'nin kusursuz tanriliga sa hip oldugu. Kalkedon Konsili 'nde karsi görüsün basariya ulasmasi sonucu ayrilan Monofizit Kiliseler üzerinde büyük bir b ski basladi. Bunlar. Iznik (325). bu çeliskiyi gidermek için. onunla ayni cevherden oldugu karara baglandi (Aryüs'e. Tanri'nin oglu ol an Isa'nin ezelî olmadigini. mürennim. Bu üç sifat bir cevherde toplanir ve bir vahdaniy et olusturur.Üçlemeyi üç sifat olarak ifade ederler. asirlarca çözümlenememis bir çikis noktasina sahipti. Mardin. Misir ve Suriye'nin Müslümanlarin eline geçmesiyle Yâkubilerin yildizlari parladi. 5. 4. Kristoloji alaninda Monofizit görüs. Bununla beraber bu temsil patrigin sahsinda de gil Kilise'dedir.

db. Bu oruçlardan 48 günlük olani hem perhiz hem de oruç olarak tutulur. Agustos Perhizi (10-15'inci günleri arasi. 14. Ermeniler. sünneti sihhî bir olay olarak görürler. Tek evlilik kabul edilir. Pazar ve bayram günleri disindaki günlerde ibadetler sec deli ve rek'atlidir. Istifa ederse evlenebilirler. patrik. karisi ölünce evlenemezler. ögle. M anevî ceza ise namaz ve oruçla yerine getirilir. Komünyonlara önem verilir. ne eksik bir uzuv yaratmadigini ileri sürer ve sünnet o lmayi reddederler. kustuk. Ermeni Kili . Meryemana Oruc u). kiliselere. ögle . hayir yerlerine yardim seklindedir. Hidirillas). oruç (perhiz). Onlar. Episkos sinifi rahipler ve diyakos baskanligina k adar yükselenler. Vaftizi mâ'nevî. itiraf biter. 12. aksam namazlari kilisede topluca kilinir. No el). toplu olarak Hiristiyanligi il k kabul edenlerden olduklarini ve "ApostolIk" (havarilere ait) bir özellik tasidik larini ileri sürerler. Thade (Thadeus: 35-43) ile Barthelemy {Bartholemeus:46-60) tarafindan aydinla tildiklarini.b. Islenen günaha göre maddî-manevî cezal verilir. ölüm-defin.Kesislik (Papazlik): Kesis. Haziran basi perhizi. Bu Grigor. "aydin latici" anlaminda "Lusavoriç" derler. ikindi. evlenme. Diyakosluktan diyakos baskanligina kadar yükselenler. Yedi namazin vakitleri sunlardir : Sabah. Geri kalanlar. Sabah. k arisi ölünce evlenebilir. Isa'nin dogus bayrami. 11. göre sunla rdir : namaz. Hz. Pazar ve bayramlarda ruhanîlerin baskanliginda büyük âyînler yapi lir. Karisi ölen bir papaz. Papaz sinifindan olanlar karisi öldükten sonra evlenemezler . üçü sünnet sayilmistir. ikindi. Subatta. orucu.Ermeni Kilisesi (Gregoryen Hiristiyanligi) Ermeni genel ismi altinda bilinen toplulukLHiristiyanligin yayildigi ilk yillard a.Yillik bes oruç ve perhiz söyledir: Büyük oruç (40 güne Elem Haftasi'nin 7 günü de ekleni Ninova orucu (3 gün.Ruhanîlerden diyakos ve papaz sinifindan olanlar evlenebilir. yatsi sünnettir. Maddî ceza. aksam. 301 yilinda da Türk asilli Aziz Grigor'un (Gregoire) öncülügünde toptan Hiri stiyanligi benimsediklerini kabul ederler. Bu Eçmiyazin Kilisesi'nin Erme niler yaninda önemli bir yeri vardir. onun ogullari ve ailesinden gelenlerce yönetilir. horepiskopos (baspapaz). An Tanri'nin insanda ne fazla. hep perhiz olarak yerine getirilir. metropolit. 13. mafiryan (patrik mülhaki). Isa. eger lâyiksa. Bekâr iken bu rütbeleri alamazlar.Namazda kible Dogu'dur. 8. ilk Ermeni Kilise-si'ni Eçmiyazin'd e (Rusya'da Erivan yakininda) kurar ve onu 25 yil kadar yönetir. 10. hastanelere. Kusluk .Süryanîler de vaftiz olurlar.Süryanîlerde bosanma olamaz. geceyarisi. Ölümünden sonra bu Kili se. Aziz Grigor'a. Kisi tevbesini ruhanînin huzurund a yapar. episkop os.Günah itirafi Süryanîler'de de ruhanîlere yapilir.Episkopos-luk: Episkos. kendilerini Incil'in isigi ile aydinlattigi için. tibbî gereklilik ve 3 mu'teber sahidin ifadesi disinda bosanma yoktur.Ibadet veya sakramentler tartismalidir. Takdir edilen cezalar yerine getiri lince ilgili ruhanîye haber verilir. c. hatta patrik de olabilir. 3 gün {Hav arilerin orucu sayilir). vaftiz. Zina. Aralik Perhizi (15-25'inci günleri arasi. Digerlerinden Ninov a orucu da perhiz ve oruç olarak tutulur. 9. Onlara göre. Ülkernizdeki Süryanîler'e. Bu namazlarin dördü farz. Eçmiyazin'e inmis. yatsi.

Ermeni Kilisesi'nin Merkezi. Istanbul Ermeni Patrikligi'ni kurdurmus (1461 yilinda). Hiristiyanligi kabul etmelerinden 451'deki Kalkedon (Kadiköy) Konsili'n e kadar. "katolikos" (milletin temsilcisi anlaminda) diye adlandirilir. B unlarin basinda da Ermeniler ve Süryanîler gelmektedir. Bu ve as agida belirtecegimiz özelliklerinden dolayi hem Katolik hem de Ortodokslarin baski ve zulmüne maruz kalmislardir. Hiristiyanlard an ayrilmislardir. 901 ile 1441 yil lari arasi hariç. ilk havarilerde n bazisinin mezari orada bulunduguna inanildigi için Eçmiyazin husûsî bir öneme sahiptir. Bu görüs karsisinda Isa'da yalniz bir tabiat (ilâhî ve insanî tabiatin birligi) bulund ugunu savunanlar da bulunmaktadir. bu Konsil'e katilamamislardir. Kurucusu Türk kökenlidir. bazi ayriliklarina ragmen. Bütün kiliselerin millî oldugu kabul edilir. bir kismi Protest an yapmaya bir kismi da Türkler'e karsi isyan ettirmeye ugrasmislardi r. bir kismi onlari Kato I i ki estirmeye çalisirken. "Allah'in yegâne mevlûdunun indigi yer" anlamina gelir. Istanbul'u aldiktan sonra. Türklerin Malazgirt Zaferi sonucunda Anadolu'ya gelmesiyle ku rtulmuslardir. Türklere ait bazi özelliklere sahiptir. Isa'n in indigi yer anlamindadir. Ay rica "Kutsal Yag"in yapildigi "Sag El" (Azîz Grigor'un "Sag Eli"). Isa'nin insanî tabiatinin ilâhî tabiati içinde eriyerek tek bir tabiat olusturdugunu.Gregoryen Ermeni Kilisesi millîdir (Ermenilerde Kilise ve millet bir ve ayni se ydir. "Türk kokan" bir Hiristiyanlik niteligindedir.Bugün Gregoryen Ermenilerin Eçmiyazin'de (birinci derece) ve Beyrut'ta (ikinci de . EçmIyazin. bu sikintidan. 3. Bizans hâkimiyeti döneminde. onlari kendi içlerinde eritebilmek için her türlü yolu.sesi'ni kurmus. daha sonra Katolik ve Ortodoks diye ikiye bölünecek olan. Bundan dolayi Eçmiyazin. Bundan dolayi Gregoryen Hiristiyanligi. Bundan dolayi da Papa'nin liderligini. bugüne kadar da varligini ve itibarini (Ermeniler arasinda) sürdürmüstür. genel Hiristiyanlik içinde yer almislardir. Rumlara verilen hak ve y etkilerin aynisini onlara da vermis. Türklerin hâkimiyetinde rahat ve huzur içinde varliklarini sürdürmüslerdir . 4. Bundan sonra Ermeniler. Hiristiyanliklarinin kadîm ve apostolik karakter tasidigini savunan Ermeniler. Fâtih Sultan Mehmet. Hiristiyan Dünyasi'nda. Isa'nin yaydigi Hiristiyanlikta bu özelli gin bulundugunu. dolayisiyle Isa tarafindan kuruldugunu kabul etmek tedirler. Gregoryen Hiristiyan Mezhebi. onu Dogu ve Bati'daki Kiliselerden müstakil olarak ortaya çikarmisti r. rahat ve huzur içinde. Kilise'nin Petrus tarafindan degil. varliklarini sürdürmektedir. Buna ragmen hâlâ Türkler'in hâkimiyet ve idareleri altinda Ermeniler ve Süryaniler di n hürriyeti içinde serbestçe yasamakta. Kiliselerinin millî özellige sahip oldugunu. serbestçe dinî inanç ve badetlerini yerine getirmislerdir. Bugüne kadar Gregoryen Kilisesi'nin varligini sürdürmesi Türkler sayesinde olmustur. E rmeniler'in en yüksek dinî makami olan katolikosluk orada kurulmus. içice girmistir). Ermeniler'e elatmis. Ka lkedon Konsili'nde Isa'da iki tabiat bulundugu (ilâhî ve insanî) karar altina alinmist ir. Ermeniler kendi iç mes'eleleriyle ugrastiklari jçin. Isa'da bir tabiat bu lundugunu kabul eden ve "Monofizit" diye adlandirilan Kiliseler ortaya çikmistir.Ruhanî baskan. 2. metodu denemislerdir. Daha sonra da ögrendikleri bu kararlari kabul e tmemislerdir. O nlar. ayri inanca sahip olmalar i yüzünden çok zulüm görmüsler ve hâkim Hiristiyan unsurlari onlara kendi inançlarini kabul ebilmek. Erivan yakinindaki Eçmiyazin'dedir. Türklerin hâkimiyeti altinda. ayri bir Hirist iyanligin temsilcisi olmus. Isa tarafindan gön derilen havariler tarafindan. Hiristiyan Kilisesi için. Buna ragmen misyoner faaliyetleriyle Türk topraklarinda gözleri olan süper güçler. bir dog ma olarak kabul etmezler. Ermeniler. din islerinde ve içislerinde onlara serbestli k tanimistir. Gregoryen Ermeni Kilisesi'nin Özellikleri ve Diger Hiristiyan Kiliselerinden Farkla ri: 1. Bu Gregoryen Hiristi yanligi. Gregoryen (kendileri "L usavorçagan" derler) Ermeni Kilisesi olarak bilinegei-mistir. Kadiköy Konsili'nde alinan kararlara karsi çikan. Ermeniler.

Papazlarin günah çikarma yetkileri oldugunu kabul etmez. Kilise hiyerarsisi söyledir: Diyakos (papaz yardimcisi).Sakramentleri alti kabul eder. ikonlari eski putperest âdeti sayarak reddederler. 21. Konfirmasyon ve Evharistiya (Hostie) ayni anda yapilir. 9.Gregoryen Ermeni Kilisesi. Ilk üç ko nsilde Isa-Mesîh'in ve Kutsal Ruh'un tanriliginin. 15. evlenmemis papazlar) bulunur. bu lunduklari hiyerarsinin bir üstüne yükselemez. 6.Son karar mercii ruhban ve laiklerden olusan meclistir. Evlenmis olanlar terfi edemez.Dogma'larin izahinda Ermeni Kilisesi.Ermeni Kilisesi'nde kanli kurban (hayvan kurbani) vardir. 20. 17. Tevbe ve iti rafi sakrament olarak alirlar. Ekmek ve sarabin Isa'nin etiyle kanina dönüstügü inancini kabul etmez. evlenmemek sartiyle yüks elir. saraba su katmaz. 13. Kilise'nin günahlari b agislamasi görüsünü reddeder.A'raf ve özel bir yargilamayi kabul etmezler. Günümüzd e su serpmek veya dökmek seklinde uygulama da vardir (Su kaynatilir ve çocugun anasi tarafindan vaftiz suyunun ilik olup olmadigi kontrol edilir). 8. Katolikler yirmi bir konsili kabul eder). Evlerinde kutsal bir sey bulundurmazlar.rece) katolikosluklari. 19.Piskoposlar ve piskopos adaylari evlenemez. piskopos (bishop). onun adini alir {Ermenilerde yilin yarisi k utsal gün ve bayramlarla geçmektedir). bazen de d ogar dogmaz nisanlanma (besik kertme) yoluyla evlenme usulü vardir. Patrik ve katolikoslar bekârdir. Ancak karisi ölen. dogmalarin kesin kaynaginin ökümenik konsiller oldugun u ve ökümenik konsil olarak da ilk üç konsili kabul eder. çocuklara yapilir ve tam olarak suya daldirma veya batirmayla olur. dogmatik tarifleri açiklama* yetkisinin de sadece gerçekten ökümenik olan konsiller de oldugunu kabul eder. Daha sonra da (kendi kendine) olabileceg ini kabul eder. vaft iz günü hangi azîzin bayrami kutlaniyorsa.Ermeniler. papaz (priest). 5. Ondan sonra yapilan konsilleri kabul etmez. Ayrica vartabetler (akademik unvana sah ip. Istanbul ve Kudüs'te patriklikleri vardir.Vaftiz. patrik ve katolikos.Filyök (Filioque : Kutsal Ruh'un "ve Ogul'dan" çikmasi mes'elesi) takisini reddeder. 11. 14.Zina disinda bosanmaya izin verilmez. Ermeniler arasinda çok küçük yasta. Vaftiz edilen. fakat hemen olmasinin lüzumuna inanmaz.Isa'da tek tabiat kabul eder (Ilâhî ve insanî tabiatlarin Isa'da birlestigine inani r). 12. 16. 7. Hepsinin saf ve temiz olmasi esas alinir.Gregoryen Ermeniler çok dikkatli sekilde organize edilmis kilise hiyerarsisine sahiptir.Papa'ya ait otoriteyi ve onun yanilmazligini kabul etmez. . eski izahlarf titizlikle muhafaza eder. 18.Kilisece günahlarin bagislanmasini kabul etmez. 10. Son Yaglama'yi kabul etmez ve uygulamaz. büyük günahlarda itirafi kabul ede r. Isa'nin tabiatlarinin birligini n açiklandigina inanirlar.Vaftiz.Evharistiya'da (Ekmek-Sarap Âyini) ekmege maya. (Ortodokslar yedi.

gruplardir . Worms Meclisi'nde imparator tarafindan sorguya çekilmis. bunlara bagli olarak ortaya çikan Kilise ve mezheplere temas edilmisti. bütün Almanya'da yayilmis ve çesitli tartismala ra yolaçmistir. bir kismi da Hiristiyanliktan uzaklasmis dinî hareketler. 1517' de Endülüjans satislarina karsi vaaz ederek ve VVittenberg Saray Kilisesi kapisina 9 5 maddelik tezini asarak reform hareketini baslatmistir. O sirada prenslerin baskisindan usanan köylülerin ayaklanip hürriyet istemeleri hareketinde Luther tarafsiz kalmistir. bunlardan vererek. bunu kabul etmemistir. Mâlî imkânlarini genisletmek için Kilise çesitli yollara basvurmaktaydi. Bütün bunlar. fakat o. insani dogustan saf ve temiz kabul eden Islâm.Diger Bazi Hiristiyan Mezhepleri ve Gruplari Önceki sahifelerde Hiristiyanlar arasindaki görüs ayriliklarina. Amerika ve Ingiltere'nin destek ve himayesiyle de 1847 yilinda Protestan Ermeni Kilisesi re smen tesekkül etmistir. Allah'la kul arasinda vasita kabul etmeyen. halktan agir vergiler almakta. Roma'ya gittiginde. Eyalet Beyi'nin arzusu ile Luther. Yüzyilda Papa X. Para verenlere. bilim adam larina saygiyi ön planda tutan. Karsi çikan bilim adamlarini afaro z ediyor ve dinsizlik ile suçluyordu. Fransa'nin tavassutu ite Istanbul'da 1830'da Katolik Ermeni Kilisesi. ancak o. onun bu çikisinin sebepleri olmustur Luther'in bu çikislari ve astigi ferman. Biz. Bunlari n bir kismi (Ebiyonitler hariç). Hiristiyan Dünya si'ndaki bu baski ve taassup karsisinda Islâm'in toleransi. Kilise. 45-50 bi n civarinda "Ermeni" vardir. Avrupa'da da kipirdanmalara sebep olmustu. Katolik Kilisesi. bir kismi da. Yüzyildan sonra ortaya çikmis ve günümüze kadar gelmis. bütün bunlari "din" adina yapiyordu. Bunun üzerine Papa tarafindan afa-roz edilmis. bir Alman rahibi olan Martin Luther'dir. büyük çogunlugu Istanbul'da olmak üzere. Hiristiyan Dünyasi'nin yikilmaz kabul edilen kalelerinden birinin düsüsü.Gregoryen Ermeniler arasinda misyoner faaliyetleri. her tarafta yayilmaktaydi. Ancak Hiristiyanliktaki mezhep ve gruplar bunlardan Ibaret degildir bunlarin sayisi yetmisden fazladir. diger taraftan da kendi ko ydugu Inançlari zorla kabul ettirmeye çalismaktaydi. dinî ve daha çok siyasî sebeplerle . XVI. Papa ve Konsil'in yanilmazligi aleyhindeki yazilarini reddetmesi i stenmis. Reform hareketinin en hareketli öncüsü. Istanbul'un alinisi. insanlarin uyanmasina vesile oluyordu. Endülüjans kâgitlari çikartti. Kilise. Sen Piyer Kilisesi'nin yapilmasinda para sikintisina düs tü. Türkiye'de. Bunlardan bir kismi radikal. bu mezhep ve gruplarin büyük bir kisminin olusumunda rolü olan Reform hareketleri hakkinda kisa bilgi verecegiz . Bugün dünyada Gregoryen Ermeniler disinda. Bu sirada bilime büyük önem veren. Neticede Katolik ve Protestan olan Ermeniler ortaya çikmistir. bunlarin bugün varligini sürdüren bazilarina geçmeden önce. etkili olmustur. Endülüjans da bunla dan birisi oldu. Rönesans baslam is ve bunun akabinde dinde reforma ihtiyaç oldugu gündeme gelmisti. Katolik ve Protestan Ermeniler de bulunmaktadir. bir taraftan Hiristiyanlarin mâlî imkânlarini sömürürken. bedenî cezalar uygulamaktaydi. Engizisyon mahkemelerinde binlerce Insan cez alandirilmisti. haya lindeki Roma'nin manevî havasini bulamamis ve bizzat içinde bulundugu ruhban teskilâti nin kötülüklerle içice oldugunu görmüstür. afaroz em irnamesini halkin gözü önünde yakmistir. . Kilise'ye ters düsen bilime ve bi lim adamlarina karsi sert tedbirler almaktaydi. V. Leon.[411] e. Böylece Papa'nin buyrugunu yakan ilk kisi olmu stur. Reform hareketiyle ve ondan sonra görünmeye baslamistir. ma'nevî lütuflar va'det i.

Orada. bir baskasinin günahini bagislama yetkisine sahip degildir. Yüzyilda baslayip bu güne kadar devam eden Portestanlik. on a ayri bir yön ve hiz vermistir.Hiristiyanlikta temel esas Kitab-i Mukaddes'tir ve ondan herkes istifade edebi lir. Luther ile Zvvingli anlasmaya varmak istemislerse de. Kalvin için ilâhî seçkinligin isaretidir.Ruhban sinifi da evlenme hakkina sahiptir. Isviçre'nin politik durumu. Almanlar için Kitab-i Mukadd es'i Almanca'ya tercüme etmistir. Zvvingli.Kilise'nin her dedigi dogru degildir ve onlar da tenkit edilebilir. Bunu. Evharistiya üzerinde Luther ile tartismaya girmistir. O. Ortaçag Kilisesi'nin kisitlamalarini kaldirmis. Protestanlik.Luther.Hiç bir kimse. Kalvin'e göre "Ilâh evlet" getirilebilirdi. Zwingli'ye göre. Kilise'nin araciligi olmadan herkesin okuyup yoru m yapabilecegini bildirmistir. Hristiyanligin donukluktan kurtulma . Reformcularin ikinci kusagindan sayiliyordu . 2. Bugün dahi çesitli mezhep. papazlarin takdisi ve azizlerin araciligi olmadan. O da. tövbeye. 1536'da. Fransa'yi t erkettikten sonra Basel'e yerlesti. Katolik Kilisesi'ne karsi baslayan reform hareketi. hidâyete ulasmanin kaynaginin Tann'nin degismez karar iyle oldugunu açikladi.Yanilmaz bir otorite yoktur ve Hiristiyanligi bilen herkes otoritedir (Kilise ön de olmakla beraber millî kiliseler önemli bir mevkiye sahiptir). 8. Kilise'ye karsi tepki göstermis ve daha ahenk li bir çözüm yolu bulmustur. hidâyetin tamamen Tann'nin lütfuyla olacagini ileri sürmüstür. kendi anadilinde ibadet edebilir ve Kutsal Kitab'i baska dill ere tercüme edebilir. papazlarin Kilise'nin rahmetiyle günah çikarmalarina karsi çi kmis. Hidâyet edilen kimsen in. kurdugu disiplinli bir cemaatle uygulamayi denemist ir. Bu konuda. Hidâyetin ve küfrün. kendilerine engel olunmasi sebebiyle . 5. bazi konularda taviz verebilir.Isteyen herkes. O.Katolik Kilisesi. Jan KalvIn (Jean Calvin: 1509-1564). Luther ile baslayan Reform'un neticeleri söyle özetlenebilir : 1. 6. Protestanlik ugrunda öldürülmesi sonucu. bir hatira yemegidir. "Hiristiyan Dini'nin Ögretimi" adli eserini yazdi. 4. Isviçre'de Ulrih (Ulr ich) Zvvingli'dir (1484-1531). gayesine ulasamamistir. reformlarin en önemli hususu olarak açik lamak istedi. XV. Iyi ameller Luther için imanin. Hukuk tahsilinden sonra protestan fikirleri benimsemege baslamisti. yeni bir mezhebin dogmasina y ol açmistir. Hiristiyanliga yeni yorumlar getirerek. grup ve firkalar ortaya çikmakta. Isviçre'deki bir iç savasta taraftarlariyla bir likte. Tanri'ya serbestçe ulasabil ecegini savunmustur. Hayatinin sonuna kadar Protestanligi sistemli bir sekilde y aymaya çalisti. Bu hareket.Evharistiyada yenilen ekmek ve sarabin Isa'nin vücudu ile ilgisi yoktur. Katolik Kilisesi'nin kati ve dogmatik tutumlarina karsi ortaya çikmasi na ragmen Hiristiyanligi inkâr etmemis. etrafina ta raftarlar toplamaktadir. Fakat Isviçre'de ilk kivilcimi parlatmistir. Luther. 3. basarili olamamislardir. bu hareketin neticesidir. Ilâhî kudret ve degismeyen arzuyu. Zvvingli'nin görüslerini daha rahat ortaya koymasina yardimci olmustur. komünyon âyininde Isa ruhen bulun ur. Luther gibi ayni konu ve problemlerle ugrasanlardan biri de. 7.

Isa'yi son Yahudi peygam beri olarak tanir. Katoliklige yaklasmislar. Pavlus'tan önce "komünyon " âyininin hatira olarak kutlandigini ve Hz.sinin. çok sayida mezhep ve gruplara örnek olmak üzere. Kan dökmeyi reddettikleri için et yemezler ve ideal hayatin bitkilerle beslenmek oldu gunu savunurlar. Bunlar.Ebiyonîtler: Yahudi asilli ilk Hiristiyanlardan bir cemaatin üyeleridir. daha sonra eski Inançlarini terkederek. bazisi tanitilacaktir: [412] Hiristiyan topluluklardan ea.000 civarindadir. Ebiyonit kelimesi Ibra nice "yoksul. [414] eb. 1445'de Floransa Konsili'nde Katolikli gi kabul etmislerdir. Yüzyila kadar yasadiklari.Maronîler : Hz. ibadetlerde Süryanîce'yi kullanirlar. Cünüplük ve iht ilâmdan sonra yikanirlar. Isa'nin "Dagdaki Vaazi"nda[413] bahsettigi muhtevada ve "ruhta fakir olanlar" manasinda anlamaktadirlar. fa kat Süryânî harfleriyle yazarlar. VII. Bunlar. bir kismi Hiristiyan gruplara. Âyînle ilgili kitaplari için Arapça'yi kabul eder. Yüzyilda Azîz Moran adli bir ruhanî ile önem kazanmis ve VIII. Paz ari kabul etmekle beraber Sabbat'a (Cumartesi) uyarlar. Kadiköy Konsili'ni kabul ettikle rini açiklayarak. önce komsulari olan ve "heretik" (sapik) saydiklari Hiristiyan gruplarla. Maronîler. Isa'nin Tanriligini reddeder. Pavlus'u samimî bir Hiristiyan görmez ve onu dönme (içi baska. "yalniz bir arzu" (monotelisme) bulundugunu ka bul eden Dogu Hiristiyanlan'ndan bir gruptur. [415] ec. ondan sonra görünmez olduklari. bugün. Önceleri Sünnîlere kars i Dürzîlerle isbirligi yaparken. bir kisminin "gnostik" gruplara katildiklari ileri sürülm ektedir. Bunlar. Suriye ve Lübnan'daki Kato lik cemaatini teskil etmektedirler. sonra Müslümanlarla çatismalara girmislerdir. Bunun yaninda "Ebionit" karaktere sahip Hiristiyanlarin günümüze kadar geldigi ve halâ varoldugu da belirtilmektedir. disi baska) sayarlar. fakir" anlamindadir. Dünyanin çesitli yerlerine dagilmis olmalarina ragmen. Yüzyildan sonra Maronîler adiyla bili-negelmislerd ir. çagin gereklerine göre anlasilip yorumlanmasinin. fakat Mesîh oldugunu kabulde tereddüt ederler. Isa'nin "eti ve kant" oldugu görüsünü reddederler. Papazlarin takdist en önce evli olmalarina izin verirler. Maronîler. Isa'nin kardesi Yakobus'u kabul ederler.000. Isa'nin "kan kadehi" yerine su kadehi ni koydugunu savunurlar. Simdi. sonralari onlarla da kanli kavgalar yapmislardir. ülkelerce benimsenmesinin sar ti olmustur. ebiyonitligi (f akirligi). Reisleri olarak Hz. Ebiyonîtlerin V. Bundan dolayi hasimlari.Cizvitler : . Isa'da "Yalniz bir hareket gücü". Boy abdestine benzer dinî banyo gelenegine sahiptirler. sünnet olurlar. Onlar ise. Yahudi âyin ve ibadetlerini yerine getirirler. Ekmek-Sarap âyînindeki "ekmek ve sarab"in Hz. Suriye ve Lübnan'da yaklasik 400. Misir'da 15. "fakirler-yoksullar" (ebiyonit) kelimesini onlari küçümsemek için kullanmislardir.

Yeni Zelanda. devletin resmî Kilisesid ir ve devlet tarafindan korunup desteklenir. 153 7'de Roma'ya. Kanada. askerî karakteriyle ve entellektüel özellikleriyle digerlerinden ayrilmaktadi r. Kutsal Kitab 'a bagli ve kismen reforme edilmis bir Katoliklik olarak görülmektedir. tel-kinatta bulunmak için gelmisler ve 1540'da Papa II. Yüzyildan itibaren Anglikanizm. [416] ed. Anglikanlar. K atoliklikle baglarini kesmis olan Ingilizler. Anglikanlik. Kudüs'e gitmeye muktedir olamayan bu grup. dünyada 70 milyon civarindadir. Loyolali Ignas'in tesbit ettigi kaideler. teskilât ve kült hayati bakimindan Katoliklige yakindir. Kurulusunda. XVIII. Avustralya. fakat a na Kilise ile ayni inanç. Kutsal Kitab'i. Yüzyilda. Liturji. Elisabeth döneminde. ayni merasim. fakir kalmaya ve bastaki idarecilerin istedigi her y ere misyoner olarak gitmeye yemin etmektedir. O. Anglikan Kilisesi'nin basi kral ve kraliçedir. Bu Kilise. Kili-selerdeki âyin ve törenlerde millîli k esastir. günümüzde de devam etmektedir. Yüzyildan beri Latince yerine Ingilizce'yi kullanirlar. Afrika gibi yerlere yayilmistir. Roma ile olan mücadelelerinden sonra. Bu rada dini liderligin önemli bir yeri vardir. Hindistan. Bugün dünyanin her yerinde üyeleri bulunmakta ve misyonerlik faa liyetlerini sürdürmektedirler. Gruba katilan her cizvit. Diger bes sakramentin yeri farklidir (Bütün Hiristiyan mezheplerinde vaftiz ve evharistiya esastir). fakirlik. Ro ma Katolikligine bagli ve "Isa'nin Arkadaslari" adiyle bilinen bir Hiristiyan tar ikatidir. II. Mensuplari.Luteran Kiliseler : . "Karsi Reform" hareketinde önemli rol oynamislardir. [417] ee. Resmî Anglikanizm. VIII. Sayilari. Isa'nin askerleri olarak. Bu Kiliselerin çogu bagimsizdir. Kalvi-nizmle Katolik dogma arasinda bir uzlasma ve u yusma saglar. Daha sonra prestijlerine kavusmus ve Hiristiyanlar arasind a etkili olmuslardir. bazen iyi karsilanmislar. Bu tarikat. P aul tarafindan tarikatin kurulusu tasdik edilmistir. Henry ve daha sonra I.1534 yilinda Paris'te Loyola'li Ignas (Ignace de Loyola) tarafindan kurulmus. Protestanligin Ingiltere'ye mahsus bir seklidir. Vatikan Konsili'nden (1962-1965) beri Katoliklikle Anglikanizm arasinda anla sma zemini aranmaktadir. Ingiltere'ye has olan bu mezhep. üyelerinin sertlik leriyle. Anglikan Kilisesi. Kutsal Kitab'i Ingilizce olarak taraftarlarina sunarlar . Amerika. Papa'nin otoritesini reddederler. baska bir grupla tanisarak Venedik'te kalmistir. doktrin ve dinî tat bikat. yaklasik olarak 30-40 bin civarindadir ve 3 2 koldan faaliyette bulunmaktadirlar. âyin ve törenleri paylasirlar. Anglikanizm. Cizvitler. iman esaslarini. XVI. va'zetmek. Filistin'e gitmeden önce. tarikatin kurulmasindan bu tarafa. Katoliklikle Re form hareketi Protestanlik arasinda uzlastirmaci bir yol takip etmektedir. iffetli olmaya. müsterek ibadet k itabini esas alir ve iki sakramenti temel kabul eder.Anglikan Kilisesi : XVI. Umumî Dua Kitabi'nda (The Book Of Common Prayer) düzenlenmistir (1552'de). o dönemin görüsleriyle modern hosgörü arasin da bir orta yol takip etmislerdir. bazen ta kibata ugramislardir. Reform hareketinden sonra Ingiltere'de ortaya çikmis bir Hiristiyan m ezhebidir. iffet v e itaat ahdi ile birbirine baglanan alti ögrenciyi ihtiva etmektedir.

Presbiteryanizm'in havariler tarafindan vaz'edilmis bir sistem oldugunu ka bul ederler. eski Alma n dininden aldigi bir kisim uygulamalara yer verir. Kilisede görevi bulunmayanlar için Kutsal Kitap okuma. Reforme Edilmis Kiliselere pek yakindirlar. Amerika Bi rlesik Devletleri ve bazi Alman Kiliseleri disinda. Konfirmasyon. Amerika Birlesik Devletleri ve Iskandinav ül keleridir. daima millî dildir.Presbiteryenler : Piskoposlugu reddeden. Ancak günah itirafi mecburî degi ldir ve sikça yapilmaz. çesitli tartismalara yolaçmistir. Almanya. sik olsa da . Kutsal Kitap'tan seçi lmis kisimlarin açiklamasi ve uygulanisiyle ilgili hususlarf içinde bulundurur. Komünyon. Kilise yili. va az ve ilâhi isleri yürütülür. Roma Katolik azizlerine ait günlerden çogunu almaz. Ibadet yerleri son derece sade olup burada dua. Bu kiliselerde resim-heykel gibi seyler bulunmaz. Vaazlar. Müstakil cemaatleriyle Kongregasyonalistler (Ingiltere'de ve Kuzey Amerika'da 7-8 milyon) ve Metodistler. Ibade tin büyük bir bölümünü vaazlar ©lusturur. Üç sakrament vardir : Vaftiz. Disiplin Kitabi'nda geçen Kilise düzeninin kurallarini ve yazili iman ikrarini kabul eden yönetici ihtiyarlarla ögretici ihtiyarlardan (papaz: minister) olusan mahallî bi r heyete ruhanî niteligi olmayan bir kimse baskanlik eder. kidemliler" tarafindan yönelti ldigi için bu ismi almistir. Zwingli (1484-1531) tarafindan ortaya atilm is. Kalvin (1509-1564) tarafindan da gelistirilmis ve 1572 yilinda Kr aliçe Elizabet devrinde Ingiltere'ye girmis. Onlar.Reforme Edilmis Kiliseler : Bati Avrupa. Günah Itirafi. Bu Kiliseler. Roma Katolik Kilisesi'nden ayrilmislarsa da. Isviçreli U. evharistiya {mass) ve kilise yili gibi bazi özellikleri d evam ettirmislerdir. Papaz yoktur. Mahallî heyetlerin üstünde be . Modern Presbiteryen Kilisesi. Oruç-perhiz devreleri uygulanm az. Iskoçya ve Amerika Birlesik Devletieri'nde 50 milyonu geçen mensubu bul unan ve Presbiteryen tarzda ihtiyar meclisleriyle yönetilen. Evharistiya. "Ihtiyar Meclisi" tarafindan yönetilen Kalvinist sistem Prot estanlarin yer aldigi Reforme Kilise mensuplarina\yerilen addir. servisde daima bulunmaz. Bu hareket. dünyada 100 milyon civarindadir. çocuk önceden yetistirildikten sonra. Kutsal Kitap okunmasi. Evharistiya komünyonu (bir hatira yemegi olarak). Bu kilise. dua ve kiliseye devam önemlidir. Kutsal Kitap'tan okumalar g ltar (kilisede papazin. 14 yasinda yapilir. servislere "pastör" denilen kimseler tarafindan nezaret edilir. Bu kiliseler. Fransiz J. 140 müstakil Kiliseden o lusan topluluk. Kilise'nin yapi sindaki bazi düzenlemeler.Baslica bulunduklari yerler. Kilise dili. [419] eg. piskoposlar. reformdan etkilenmis ve dinî muhtariyet kazanmistir. Sakra-mentl er ikidir: Vaftiz (bir itaat davranisi olarak). Katolik devreden kalma bazi kilise bölmeleri günümüzde baska is n kullanilmaktadir. Mensuplari. [418] ef. demokratik yollarla seçilmis meclis ve komitelerce i dare olunur. Diger bölüm ise dualar. koronun bulundugu ön kisim) servisidir. Kristmas. "presbiter" diye adlandirilan "yaslilar.

Papaz görevi yapan ihtiyarlari seçmek de bu kurulun isidir. Anabaptistler. Bir Katolik rahibi olan John Knox (1505-1572). ^1561) bir Katolik papazi olm asina ragmen. Galler.Uniteryenler: Bu deyim. Böylece üçlemeye karsi tenkitler. "West-minster Iman Ikrari"nda açi klanmistir. Ispanya'da Michael Servetus (1511-1553).) reddetmis ve "Mennonit" hareketini kurmustu. kisinin Isa'ya kendi iradesiyle imaninin kesin bir sembolü olarak gören ve dolayisiyle sadece yetis kinfere bu isin uygulanabilecegini kabul eden bir mezheptir.Baptistler : Bugün 30 milyon civarinda mensubu bulunan Hollanda'da dogmus bir Protestan mezhepti r. âyin ve törenlerindeki kolaylik ve sadelik hepsinde aynidir. Mabetleri gösterissizdir. Bu Presbiteryen Kiliseleri'nde dogmalar konusunda ihtilaflar bulunma sina ragmen. Presbiteryenlerin temel doktrinleri. bir cemaatin üyesinin sahsî iman ve itaatini yetiskin iken vaftiz olmak veya yenilemekle gösterebilecegini ileri sürdüler. Amerika gibi ülkelerde de faaliyetler ba slamistir. 1 521-1525 arasi Almanya'daki köylü ayaklan-masina katilmislardir. Hiristiyanl igin aslinda olmayan ve Pavlus ile ortaya çiktgi ileri sürülen teslis doktrinine karsi . 32 5 yilinda yapilan Iznik Konsili'nde Aryus'un görüsleri reddedilmistir. Ilâhîler. "Uniteryen" adi. kesin ve açik bir ikrardir. Aslinda Menno Simons da (öl. [421] ei. Ingiltere'de Presbiteryenler zulüm görmüslerdir. "Tann'nin Birligi" inancindan gelmektedir. Ilk Kiliseleri ve ilk Hiristiy an lan taklit etmeye çalisirlar. gizli bir sekildedir. Kitab-i Mukaddesten alinmaktadir. Onlar. askerî hizmeti vb. XVI. Bu mezhepte komünyon b ir hatira islemidir. çogu defa E ski Ahid'i reddettiler. Tann'ya dua ve ibadetleri. Istenen. Zühd ve riyazete önem verirler. [420] eh. Bu merkezi her alt topluluktan seçilmis birer temsilci ile ögretici ihtiyarl ar yürütür. Ingiliz UniteryenlIginin bab asi diye nitelendirilirken Faustus Socinus (1539-1604). Daha so nra Irlanda. eski Anabaptistlerle Ingiliz Kongregasyonalistlerinin inançlarinin b ir karisimindan ibarettir. bunu. Yüzyildadir. onun sadece insan oldugu seklinde netlestirmistir. onu odak edinerek. BaptIzm. bu y olda hayatindan olmustur. ilk yüzyilda baslayan ve Aryus'la sekillenen bir muhalefet bulunmaktadir. Ingiltere'de "W estminster Asamblesi" tarafindan tesbit edilmis. vaftizde vücudun suya tamamen batirilmasina dayanan. Bu mezhep. 1643-1644 yillari arasinda. Ingiliz dominyonlari. küçük çocuklara vaftiz yapilmasina karsi reformist bir gruptur. Bu tar ihten sonra Aryus'un görüsleri Aryanizm adiyla biline gelmistir. Yüzy ve sonrasinda ortaya çikmistir. . Bu Presbitehlerin üz erinde de bir genel meclis bulunur. Avrupa'da ve Ingiltere'de Uni ta-ryenligin yayilmasi Reformasyon devresinde ve sonrasinda Kutsal Kitab'in serb est ve bagimsiz incelenisiyle at basi yürümüstür. Bunlar. çocuk vaftizini (hattâ bütün resmî kredolari. Ancak "Uniteryanizm " adiyla bir hareket haline gelmesi XVI. Iskoçya'da Presbiteryen Kilisesi'ni kurmustur. Teslis'i (Üçlü bir Tanri anlayisi) reddeden. John Biddle (1616-1662). Isa Mesih'in sahsi ile i lgili inançlari. Dagdaki Vaaz'in cemiyette "I sa'nin Seriati" olarak uygulanabilecegini belirtip.lirli bir bölgede Presbiteri denilen ve piskopos görevi yüklenen bir üst idare merkezi b ulunur. bir tek Tanri'yi kabul eden dinî düsünce ve mezhep taraftarlarini ifade etmektedir. Luther zamaninda An abaptistler. Bu idare sekli XVII. Yüzyil Isviçre sehir-devlet sisteminden örneklenmis ve degisik ülkelerde de benimsenmistir.

Hollanda'da. merkezi Boston'da bulunan ve "Amerika Uniteryen Cemiyeti"nin kuruldugu Amerika'ya göçetmistir. Fox (1624-1691). dinî konulardaki genis toleransiyla. Almanya'da ve Jean Sigismond'un krallik döneminde Transilv anya'da ortaya çikmistir.Kuveykirlar (Ûuakers): XVII. Anglikan Kilisesi'nden bekledigini bulamayinca. Tan ri'nin her dönemde insanlara dogru yolu göstermek için peygamberler gönderdigini kabul e derler. ebedî bir hayata inanmaktan ibarettir. Transilvanya ve Ingiltere'de faaliyette bulunmus olan Unitaryenler. dualarda herhangi bir destek ve dilekte bulunmayi Tanri'nin isine kar isma olarak telakki ederler. kredo. Uniteryenler. Birçok Avrupa ülkesinde teskilatlanmakl birlikte. ibadet. Sahip oldugu "Titreyenler inden dolayi ve deli diye fikirlerden dolayi mahkeme önüne çikan Fox. Uniteryenler toplantisi y apmis ve toplanti yeri mabet olmustur. Saygi gören bir piskopos olan Theophilus Lindsey. otoritelerin belirledigini degil. Kilise'nin ve hattâ Kutsal Kitab'in (Bible) otoritesini reddedip sadece Kutsal Ruh' un otoritesini kabul ederler. rahip ve din görevlisi kabul et mezler (Bu yönleriyle Mennonitle-re benzerler). Onlarin çogu. ancak "Tanriligi"ni reddeder ve "yanilmaz" oldugunu kabul etmezler . Inançla ilgili meselelerde. cehennem ve ahiret konusunda farkli düsünceye sahiptirler. Kuveykirlar çok fazla zulüm görmüsler hapsedilmislerdir. insanin günah islemege. Bu dinî hareket. asil itibariyle günahkâr oldugu na inanmazlar. resmî âyin ve törenlere ihtiyaç duymaksizin. Yüzyilda). sak-rament. sessizce düsünceye dalma toplan tilari yaparlar ve Kutsal Ruh'un ilhamini beklerler. yüzyilda George Fox tarafindan kurulmus bir Hiristiyan dinî hareketidir. fakat Tanri'ya sevgilerinden dola yi cehennemde olmayacaklarina inanirlar. Onlar. hiçbir arac i olmaksizin. Uniteryen hareketi. O günden bu tarafa da varliklarini sürdürmüslerdir. XVIII. Avrupa ve Amerika ülkeler inde yasamaktadirlar. Fakat bu yeni hareketin üyeleri sürgün ve hattâ 1813 y ilina kadar ölüm cezasiyla cezalandirilmistir. Macaristan. "Hakîkat Dostlari Cemiyeti"ni veya daha kisaltilmis olarak "Dostlar Cemiyeti"nI k urmustur. bugün. [422] ek. hata yapmaga egilimi olsa da. Isa'nin hatirasina gereken sayg iyi gösterirler. . 1652 yilinda. Tanri'nin direkt olarak insan kalbinde ortaya çiktig ina inanan Kuveyktrlar. sessizlik ve dinleme halinde. Tanri'yi ve insanlari sevmekten. Kanada. Bu ismin onlara "Tanri Kelâmi" önünde titremeler verildigini belirtenler de olmustur. Isa Mesîhi de bunlarin en üstünü olarak görürler. Ilim adami olan Joseph Priestley. fakat yaz arlarinin. Ilk Hiristiyanligin manevî ve sâde sekline dönmeyi. dogmalar. "Tanri" ile temas kurmayi prensip olarak benimsemistir. Ingiltere'de y eniden teskilatlanan Uniteryenler. hata yapabileceklerini ileri sürerler. Hz. Onlar. Tann'nin birligi. bir çok Hiristiyan memlekette yasaklanmis ve taraftarlari göçetmege zorlanm istir (XVII. Ölümden sonra insan ruhunun yasadigina. Polonya.Bu hareket. 1605 yilinda yazilan "Cracovie Ilmihâli" ile bilgi sahibi ol an küçük gruplar. Hiristiyan Kutsal Kitaplarini insan tecrübesinin bir belgesi olarak görür. insan olduklari için. Onlar. "The British and Foreign Unitar ian Association" (Britan-yali ve Yabanci Uniteryenler Birligi) olusturmuslardir. Uniteryenler'in inanç esaslari. çesitli din ve görüslere karsi hosgörüyü esas alirlar. en yogun olarak Amerika. 1825 yilinda. Unitery enlerin liderligine getirilmistir. Yüzyilda gelismesini sürdürmüstür. aklin kabul ettigini . ahiret hayatinin nasil ve nerede olacagini bilemeyeceklerine. titremeye basladigi için onlara (Ûuakers) adi verilmistir. G.

kardesi Charles ve arkadaslari George Whitefield (bunlar. baskalarina. üç ayli e yilik. komünyon âyini. Çin'de. dua ve oruçlarinda yeni bir yol tutmalari.Metodistler: XVIII. Evlenmeler. yillik olanidir. Metod istler. Kuveykirlar. 1936'da Metodist Kilisesi için bir kitap hazirlandi. En önemlisi. ibadet yerlerinden kovuldular. Metodistlerin toplam sayisi 25-30 jnilyon kadardir. herkese "sen" diye hitap eder ve hiç kimseye selâm vermezler. Almanya'da. basit bir dinî törenle olur. 1823'de Ver-mont'taki Sharon'da yo ksul taraftarlarina. Ayrica bagimsiz Metodist gruplar da bulunmak tadir. Moroni adli bir melegin kendisine vahiy getirdigini açikladi. Oxford Üniversitesinde. fakat devamli arttilar. sabah duasi. Ingiltere'de Metodistler arasinda bölünm eler ve farklilasmalar oldu. bugün oldukça artmistir. inançlari geregi askerlik yapmaz ve andiçmeyi Istemezler. Amerika'da bir Metodist piskoposluk kuruldu. Yüzyilda Protestan ilâhiyatçi John VVesley'in (öl. Moroni. dinî günlerde ve benzeri seylerde me todik bir düzen takip etmeleri sebebiyle "Metodistler" diye adlandirildilar.Kuveykirlar.D. Anglikan papaz laridir). Smith (1805-1844). Japonya. tesl is inanci. Sakramentli bir Inanci benimseyen Ku-veykirlar'da ibâdet tamamen ruhîdir. Isveç. ergenlik ve çocukluk vaftizinin su serpilerek yapilis sekli. 1917 yilindadir. 1791) ögretileri neticesinde ort aya çikmis mezhep mensuplaridir. heyecanlarindan dolayi. kisa dualar. dünyada. J.'de halen 150. 19. VVesley. Anglikan Kilisesi bünyesinde. A. Ingiliz dominyonlarinda. basina buyruk olarak yasar. Hiristiyan olmayan ülkelerde de mis yonerlik faaliyetinde bulunurlar. Üç büyük toplanti zamanlari vardir: aylik. çocuk doguran annenin tebrik edilmesi. yeni taraftarlar için rehberli k kurallari ve benzeri hususlar yeralir. Kuveykirlar'in "Dostlar Cemiyeti". Bugün. Ingiltere Kili sesi mensubu olmalarina ragmen VVesley kardesler. büyük bir kayitsizlik gösterir. Bu kitapta. Kuveykirlar. Bunlar. [424] em.000 civarinda Kuveykir vardir. Oxford hapishanesindeki tutuklulari düzenli olarak ziyaret etmeleri. Sâde giyimleri.000 kadar taraftarl ari vardir. yardim sever likleri. Hollanda'da. [423] el. Kölelige de karsidir lar ve dünyada barisi temel prensip olarak alirlar. Toplanti salonlari. eski Misir dilinde yazilmis me . ona New York'daki Cumorah'da bir tepeye gömülü. Hiristiyan ülkelerinde oldugu kadar. Sayilari.Mormonlar: Joseph Smith tarafindan 1830'da New York'da kurulmus dinî hareketin mensuplari bu adla anilirlar. yo ksul çocuklarin egitim ve ögretimlerini üstlenmeleri. h er samîmi taraftari aydinlatan Iç isiga inanilir. bir manevî hayat metod u vaz1 ederek dinî bir uyanisi baslattilar. öldürmek için hiçbir bahane kabul etmez. Hindistan. agirbasliliklari ile taninirlar.B. aktif küçük bir grup olarak basladilar. bazi ilhamlardan sonra. basit ve sâdedir .32 yilinda Britanya Metodist Kilisesi'ni ortaya çik aran ilk birlesme. Bugün dünyada yaklasik 300. Fransa'da. Isviçre gibi y erlerde de Kuveykirlar bulunmaktadir. savaslarda savaszedelere yardim ederler. Norveç. Danimarka'da. dürüstlükleri.

Dün yada 8 milyon kadar Mormon bulunmaktadir. fakat onun kilisesi kizilderililerce tahrip edilmistir. Çikis 2 8:30) ileri sürdü va basina bunlari dikte etti. siddetli bir misyonerlik gayreti içindedirler ve bütün dünyada faaliyet gösterm ektedirler. XV. Kirtland'i terke-derek Missouri'y e. Isa. okudugunu ve melek vasitasiyle tercüme ettigini (Urim ve Thummin için bkz. büyük bir gelisme göstermistir. Yeni Kudüs Amerika'da kurulacaktir. Fransa'da 10-15 bin. Bu sehre de. Ingilter e ve Iskandinav ülkelerinden birçok göçmen (mormon) gelmistir. Israil kabilelerinden gelmis ve kizilderililerle bey azlardan olusmustur. Bu sehir çok kisa bir zaman da gelismis ve 1850'de Amerika hükümeti tarafindan Utah eyalet yapilmistir. orada da ayni muhalefetle karsilasinca Mississipi'yi geçerek Illinois'e gitmisl erdir. Mormonlar burada çok güçlenmisler ve büyük bir Mormon tapinagi meydana getirmislerdir. Son beyazlar. Mormon Kitabi da Tann'nin sözüdür. tercüme edilebilir. sadece ekmeksu ile yapilir. Yüzy ilda yasamis Mormon ile oglu Moro-ni'dir. Isa. Taraftarlarinin Tanri'nin sözü kabul ettikleri Mormon Kutsal Kitabi'na göre yeni bir K ilise kuruldu. bin yillik bi r saltanat sürecek ve ona inananlar. Bu Kilise. Vaftizde suya daldirmayi uygularlar. O. bu metinleri buldugu nu. Kudsiyette gelismeyi ve hattâ ilâhîlige yükselmeyi kabul ederler. Buna karsi konulmus. T araftarlara "Mormonlar" denildi. Ilk Mormon mi syonerleri Liver-pool'e ulasmis ve 8 ay içinde 200 kisiyi kendi inançlarina kazandirm islardir. Bunlarin büyük Çogunlugu g ençtir ve hayatlarini misyonerlik faaliyetine adamislardir. "Isa Mesîh'in Son Gün Azîzleri" olarak kendilerini gören Mormonlar'in inanç sistemi Joseph Smith tarafindan tesbit edilmistir. Isa Mesih'e ve Kutsal Ruh'a inanirlar. dinî ve siyasî muhalefetle karsilasmis. Her üye iki yil misyonerlik yapmalidir. J. "Oniki Havariler Konseyi" adina Mormonlar'i Utah'a kadar götürmüstür . Inanç esaslari arasinda yera-lan çok kadinla evlilik. 1831'de bir vahiy aldigini açiklami stir. yeni Kudüs'ün Kirtland'da kurulmasina dair. yardimci olanlar (Mormonlar) kurtulacaklardir. Smith. dogru olmak üzere. Misyonerlik faaliyetleri. Kisa bir müddet sonra da mahkûmlar tarafindan öldürülmüslerdir. kardesi ve bir taraftariyla birlikte. Mormon Kitabi'nda aksi bulunmasina ragmen. Brigham Young da ilk vali seçilmistir. Bundan dolayi b u dinî hareketin lideri martir (sehit) olarak kabul edilmistir. Utah'ta "Büyük Tuz Gölü" kiyisinda. Tabletleri onlar gömmüs ve Smith de bulmus tur. Mormonlar. orada. 1835'de. bizzat Isa hükümd ar olacak. 1895'te W. VVoo druft tarafindan kaldirilmistir. Böylece 1830'da Mormon Kitabi basildi.-dünyayi yenileyecek ve tipki cennet gibi yapacaktir. Bu yeni inanç sistemi. Ing iltere ve güney bölgelerden birçok taraftar. Mormonlar. Kilise'nin basi baskan olarak isimlendirilme ktedir. Komünyon. beyazlar arasinda faaliyette bulunm us. kalabalik bir hapishaneye konulmustur. 12 kisiyi misyoner olarak göndermislerdir. ölümünde geride 17 hanim ve 49 çocuk birakan Brigha m Young geçmistir. Smith'e göre Amerikalilar. "Isa'nin Son Gün Azizleri Kilisesi" diye adlandirildi. dirildikten sonra. Smith.tinleri ihtiva eden altin tabletleri haber vermisti. 1840'da "Nauvoo" sehrini kurmuslar ve basarili olmaya baslamislardir. Basarili geçen birkaç yildan sonra Smith. 4000'den fazla kadin ve erkek Mormon tarafindan sürdürülmektedir. Incil Tanr i'nin sözüdür. Mormonlar Tanri'ya. Isa' yeniden dönecegi yer Amerika'dir. bu yeni kurulan sehre göçetmistir. "Tuz Gölü Sehri"ni kurmuslardir. bugün. yeni bir "vahye" dayanarak çok evliligi telkin etmis ve uygulamistir. [425] . Degisik yerlerde tar aftar bulmak için. tütün ve içki yasak oldugundan. Smith. Onlara göre. Smith'ten sonra Mormonlar'in basina.

Ikinci gelis tarihi ve ruhun ölümsüzlügü konusunda ileri sürülen muhtelif görüsler. Seymour 'un gayretiyle ortaya çikmis ve Norveç'li Thomas Barratt tarafindan ayni yil Avrupa' ya yayilmistir. Bu grubun gayesi. Bu grubun asil hizbini temsil eden ve ölümden sonrasi ile ilgili inançta Katoliklige bagli kalan "Incile bagli Adventistler" ortadan kalkmistir. Isa'nin gelisini umutla bekl eyen bir gruptur. 3 milyon civarinda üyeye sahiptir. hakki kabul edenlerin (yani kendilerinin) öldükten sonra dirilecegi ne inanirlar. Ahlâkî sert kurallar uygularlar. dergi ve gazete çikarmislardir. olmayinca 1844'de vuku bulacagi kanaatine ulasmistir. ikinci gelisin ço k yakinda vuku bulacagina dair konferanslar vermeye baslamis ve bunun için de "The MIdnight Cry" adli bir gazete çikarmistir. Bu dinî hareket. yaln iz âdil olanlarin. Yahudi Kutsal Kitabi'na diger Hiristiyanlarin göstermedigi sadakati gösterir. Bunlarin da en önemlisi ve misyoner karatere sahip olani. Katolik düsüncesini basin yoluyla ögretmek ve yaymaklar. Ruh'un öldügüne. [426] eo-Asopsiyonistler: 1843'de Papaz Emmanuel d' Alzon tarafindan kurulmus olan cemiyet üyelerine verilen Isimdir. J.Pentakostalistler (The Pentecostal Revival): Amerika Birlesik Devletleri'nde Los Angeles'de. grup için plesmeye yolaçmistir.en. Bunun için Fr ansa'da çok sayida eser. Isa'nin ikinci gelisinin 22 Ek im 1844'de olacagi seklinde bir vahiy aldigini açiklamis ve bunu ilân etmistir. [427] ep. Fransa'da ise 10-15 bin civarinda taraftarlari bulunmaktadir. dünyada. tütün ve alkol içmekten kaçinmak zorundadir. Böyle bir aydinlanma. Bu harekete bagli cemaatlar. Bu hareketin mensuplari. Miller. Pazar yerine. Kutsal Ruh'un vaftizi denilen bir aydinlanma ile kazani lan ihtidaya önem vermektedir. ibadet günü olarak. Türkiye'de de faaliye t göstermekte. çay. 1906'da. Cumartesi'ni kabul eder ve bugünün yasaklarin a uyarlar. B ugün ise "Ikinci Advent Adventistieri" ile "Yedinci Gün Adventistleri" bulunmaktadir . zenci vaiz W. Vaftizi suya batirma seklinde uygularlar. Yedinci Gün Adventistleri'nin genel merkezleri VVashington'dadir. birbirlerine karsi . O. Isa'nin ikinci gelisinin önce 1 843'de. Miller bu isten vazgeçmis ve taraftarlari ise baska tarihler vermeye devam etmistir. Yedinci Gün Adventistler i d ir. günümüzde. Kitab-i Mukaddes'in kurallarina siki sikiya uyarlar. et yemekten. Bu gazete ve dergilerin en taninmislari "La Croix" ve "Le Pelerin"dir. arkasindan alâmet olarak çesitli di llerde konusmayi getirecektir (Görüldügü gibi hareket Hiristiyanlikla Zen Buddizmi uzlast iran sinkretist bir gelismedir). Miller. Bunlar. 18 44'de Isa'nin "Seçkinlerin yazilmasini baslattigini kabul ederler. Bir Adven-tist. Yedinci gün Adventistleri. Anca k ilân edilen tarihte Isa gelmeyince. Istanbu l'da bir Adventist Kilisesi vardir. Ermeni ve Süryaniler arasinda propagandalarini sürdürmektedirler.Adventistler: 1831 yilinda VVilliam Miller (1782-1849) adli bir çiftçi tarafindan Amerika Birlesik Devletleri'nde kurulmus bir Mesîhî harekettir. Eski Ahit üzerinde çalismis. kahve. Dünyada 5 milyon.

Islâm'in Dogusu ve Dogdugu Çevredeki Inançlar Dünya nüfusunun.000. Araplar. Hz. O devirde Arabistan. annesi Âmine idi. Melek. 2000) kurdugu Kabe. ona seslendi. Babasi Abdullah. maddecilik almis yürümüstü. Okuma yazma bilenler azdi. ilk Hiristiyanlar hakkinda Kutsal Kitapla kaydedilen seyler e göre kendi hayatini düzenlerler. ayriliklar kalmisti. Yedi kasîde böylece meshur olmustu ("Muallakat-i Seb'a" ). Peygamberler arasi nda hayati hakkinda en fazla bilgiye sahip olunan da Hz. Harekete bagli üyeler.müstakildir. Mevcut dinler. Bu gidise karsi uyarici ses. Kendisinin Cebrail oldug unu. Bu olgun yas kirka ulasinca Nur Dagi'nin Hira Magarasinda.000) dini olan Islâm. hitabelerde bulunulurdu. Muhammed'i peygamber seçtigini haber vermek üzere görevlen dirdigini bildirdi ve ona abdesti. Muhammed'in hayati ile ilgili yeterli bilgi bulunmaktadir. O siralarda dünyada büyük bir huzursuzluk vardi. zulümler. bir dinî merkez olarak Kudüs'teki Tapinaktan daha es kiydi. Ibrahim'in ( tahminen M. savaslar olurdu. Mekke'nin ileri gelen on aile sinden Hasim ogullari kabîlesine mensuptu. günü. kendi kurtuluslarini düsünüyorlardi. 610 yilinin Ramazan Ayin in 27. bu dinlerin ilk aslî hüviyetini almis götürmüs.Genel Bilgi a. olgun yasindaki firâsetî de bilinmektedir. Hz. Muhammed'dir.350. Çocuklugund aki agirligi. kabîleler halinde yasarlardi. kitalar ar asi ticaret yollarinin geçtigi. bu alanda. Yüzyilin hemen bas inda Arabistan'da dogdu. Isveç'teki Pentakostalist orani diger ülkelerden daha fazladir. Bundan dolayi Kabe'yi içinde bulunduran Mekke. O. temizlenmeyi ögretti. Muhammed (571-632). kazanan siirler altinla ya zilip Kâ'be duvarina asilirdi. Batili bir tarihçinin (P. VII. böyle bir çevreden geldi. Iste Hz. pesin hükümler. Manevî hayattan zevk alanlar. gençligindeki "emin"ligi. haksizliklar. bu süre de kurulurdu.Ö. Araplarda yaziya dayanan gelenek kuvvetli degildi. tatminsizlikler. Ancak sehir hayati yasayan yer ve bölgeler de vardi (Me kke. Bir uyariciya. Cebrail. insanlari mutluluga ulastiracak yeni bir yola ihtiyaç vardi.K. büyük ifâde gücü vardi.a. Hitti) "Aslî sekli ile I slâmiyet. "I slâm'a ihtiyaç var mi idi?" sorusu. Ancak siire karsi ilgi çoktu. Yüce Allah'in kendisini. Muhammed'e (s.s. Mekke yakinlarindaki panayirlar. Yüce Allah'in melek elçisi. Insana yön vermede ye terli olamiyordu. [428] C.) üç def a "Oku!" dedi. geride tarti smalar. Hz. Zira zaman. Yemen gibi). Bu kabîlele r arasinda devamli geçimsizlikler çikar. Arap dilinde. Medine. yüzyillar boyunca hem dinî hem d e ticarî bakimdan Arap yarimadasinda önemli bir rol oynamaktaydi. Savaslar. önemli limanlari bulunan bir ülkeydi.ISLÂM 1. her defasinda okuma bilmedigini söyledi. bu gidise karsi dünyadan etek çekmisler. Ancak yilda dört ay (har am aylar) savas yapmamak gelenek olmustu. onu kollari aras ina alip daha kuvvetli sikarak birakti ve söyle dedi: "Yaratan Rabbinin adiyla oku! . Samî kavimlere ait dinlerin mantikî mükemmellesmesidir" cümlesinde cevap bulmakt adir. Arabistan'dan geldi. Pentakostalistlerde bir teskilat ve servis düzeni b akimindan konulmus kurallar yoktur. ülkelerinin iklimi sebebi ile göçebe idi. % 23'ünün (yaklasik 1. Bu dinin dogusu esnasinda yeryüzünde çok sayida din vardi. Bu panayirlarda siirler okunur. Ukaz Panayiri'nda yarismalar yapilir. Araplar.

zor bir devre onu be kliyordu. tastan. kisacasi bütün meziyetleri ile daha çocuklugundan/gençli inden itibaren dikkatleri üzerine toplamisti.s. Hz. Sasanîlerin ise Mecûsîlik'ti. her seye kadir bir tanri fikri varligini devam ettirmekte idi. Arabistan'da putatapicilik disinda yildizlara. sadece insandir. Kisi kabilesinden çikmadikça putunu degistiremezdi. 40 günden 3 yila kadar sürdügü tartismali olan. batil-bos inançlar içinde ömür tüketiyordu. hayatin ve kâinatin sonunu akil ile sonuçlandirilmayacak konulari haber vermesi için vahiyden baska daha güzel hangi yol olabilir? Dolayisiyie peygamberler. Taif ve Medîne gibi yerlerde Y ahudiler. Ancak peygamberin çevresinde bulunanlar in bu konuda gözlem sanslari vardir. Ayrica Mecusîlik ve Sâbiîlik de vardi. vahyi veren Yüce Allah'tir. Ancak sira kavmini dine davete gelince durum yine böyle mi olacakti? Ilk Vahiyden sonra. Ka'b e'de. Oku! Rabbin nihayetsiz kerem sahibidir. Putlar. Ka'be gibi bu tapmaklara da saygi gösteren Araplar. Muhammed. tahtadan ve madenden yapilirdi . 1-5). bazen un ve benzeri yiyecek maddelerinden put yapan. Içlerinde kizlarini diri diri gömüp merhamet etmeyen. sahsiye ti. onlarin önünde kurban keser. Muhammed'in (s. tek. Kâ'be'nin on arilmasinda "Hacerü'l Esved"i yerine koyma konusunda çikan kabileler arasi tartisma . . elleriyle yaptiklari putlara ta' zim eden. Arap kabîleleri sayisinca. Ona "Muhammedu'l-Emîn" demislerdi. Kâinatin yaraticisinin. dünya malina. dürüstlükten ayrilmiyordu.Arabistan'in kuzeyindeki Bizans'in dini Hiristiyanlik. Araplarin bunlardan baska "tâgut" denilen tapinaklari vardi (sayisi 100 kadardi). ancak putlari Allah'la kendi aralarinda araci kiliyorl ardi. Bu putlarin içinde en büyügü "Hübel" idi. onun bir örtü getirtip her kabileden bir temsilciye tutturup kendisinin de onu elle riyle alip bu örtünün ortasina koyu-vermesiyle hemen orada sonuçlanivermisti.) sahsinda bu gerçek söyle ifade edilmektedir: "De ki : Ben de sizin gibi bir insanim. Bununla beraber Hz. Araplarda puta tapicilik yaygindi. sadece peygamberlerin ulasabilecegi normalin üstünde bir bilgi edinme yoludur . Yemen'de (Necran) Hiristiyanlar bulunmaktaydi. zekâsi. Degistirirse çok kötü karsilanirdi. Evlerde de put bulundurulur ve ona ta'zim edilirdi. "Uzza" (Batn-i Nahle'de). Bellibaslilari. servete. Insana bilm edigini O ögretti" (Alâk. dogrulugu. Bu sirada Arap toplumu ahlâk bakimindan bir çöküntü içinde idi. Ancak bu bir deney ve gözlem k onusu degildir. Islâm Dini böyle basladi. Arap yarimadasinda Yemen.a. görevlerini. Madenden insan seklinde yapilan puta "sanem" (çogulu "esnam"). Ismail 'den sonra bu topluma bir uyarici gelmemisti. insana. Ancak bu dinlerin Araplara etkileri faz la olmadi. Ibrahim'den ka lma yüce. Hz. Vahiy. yine insan seklin de. fakat tastan veya agaçtan yapilan puta "vesen" (çogulu "evsân") ve belirli bir sek li olmayip tapmak için kullanilan taslara da "nusub" (çogulu "ensâb") * denilirdi. Batiya düsen Habesliler de Hiristiyan idi. Araplar. atalara ta'zim kültleri de vardi. Bu devreye geçmeden vahiy üzerinde biraz durulmalidir. güzel ahlâki. Sayi si az da olsa "Hanîf" denilen kimseler vardi. onu niçin yarattigini. Çünkü yal an bilmiyor. kavminin hafifliklerine katilmiyor. Allah'i biliyor. Kalemle yazmayi ögreten O'dur. onu anlamaya biraz yardimci olabilmektedir. Hal putlara tapiniyor. insani bir kan pihtisindan yaratti. Ilham. ancak bana tanrinizin tek bir Tanri oldugu vahy . maddeye. B ir Âyette Hz. s onunda da kitlikta onu yiyen. yine onun gibi bir insan ile. Bunun yaninda. Peygamberlerle sinirlidir. ona ibadet eden. eglenceye kapilmis i nsanlarin bulundugu Arap toplumundan bir peygamber çikmisti.O. Bunlar putlara tapmaktan titizlikle kaçinmaktaydi. "Lâf (T aif'de) ve "Menaf'tir (Kudeyf'de). 360 put vardi. çesitli hurafeler. kur'a oklari çekerler ve tavaf ederlerdi. Putlari Allah ile kendi aralarinda ortak tutan Araplarin bu tutumuna "müsrik lik" adi verildi.

Isa'nin hizmeti üç yil sürdü. b ir incir agaci altinda ilhama kavusmustur. Musa'ya g elen büyük melektir. Muhammed'e (s. Saha be. O. böyle durumlarda önce heybetli bir ses ile vahye ha zir hale getiriliyordu.s. N itekim Hz. Ayrica an viziltisi gibi bir ses duyuldugu da verilen bil giler arasindadir. Varaka'nin Müslüman olup olmadigi konusunda kesinlik yoktur. Hz. seninle harbedeceklerdir. Hz. Sonra vecd hali onu kavrayip öyle heyecanlandiriyordu ki. Hiristiyan dinindeydi. Olayi dinleyince Hz. Bu anda büyük bir ag ilik ona baski yapiyor. Bu husus. Muhammed. I sa'ya (a. Dil ile ona karsi çikamayinca kiliçlar çekilmisti.a. 35 yasinda. Muhammed'e vahyi n 40 yasinda iken gelmeye basladigi ve onun 43 yasinda "resul" oldugu belirtilir . taslar arasindaki yakut gibidir" demesiyle tezat olusturmaz. Muhammed'e gelmis oldugu müjdesini verdi. Budda. Muham-me d'le karsilasinca. Al lah. Varaka. Daha sonra Hz.c) tarafindan bir görevlendirme mi. Ayetler naz il olmus ve yine böylece gelen bazi Âyetlerde insanlardan. Hz. Yani Hz. Iste bu baslangiçlarin sonucunda. kendi menfaatini gözetmez. sana Allah için yardim e derim" demistir. Ancak önemli olan husus.) 30 yasinda ilk vahiy gelmisti. (Kur'ân Âyetlerinin nazim ve nesirin üstünde d egisik bir üslûbu vardir. gök gürültüsünden sonra yagmurun gelmesi gibi. Hz. Isa'nin hain sakirdi Yahuda'dir. Yukarida vahiy konusunda peygamberin çevresindekilerin imkânindan söz edilmisti. Bundan dolayi Kur'ân'daki Tîn süresindeki " Incir" ile Irtibat kurup Budda'nin sahsiyetine aydinlik getirmek isteyenler vard ir. Kutsal Ruh (Müslümanlara göre Cebrail) bir güvercin gibi gelip basina konmus. hem de anlam ge nisligi pek çarpicidir). Muhammed'in ilk vahyinin sahidi yoksa da. Bu Sûrenin bir âyetind e. yirmi sene civarindaki bir devrede. Hz. nefret ettigi büyücü ve kâhinler gibi bir duruma mi düstügü konusunda tereddütler iyor.s. eziyet'edecekler.) ilk inananin kesinlikle Hz. Onlarin verdi kleri bilgilere göre. Böyle agir ruhî ereddütler geçirip acaba bu durum Allah (c. Muhammed'e. sonra kirk gün çölde bir deneme devresi geçirmisti. ona "Sen bu ümmetin peygamberi olacaksin. Musa'ya ge len büyük melegin Hz. gerçekten Allah'in elçisi oldugunu ona hatirlatiyordu. Bu noktada Hz. Musa'ya (a. Peygamberin kalbi hosnut ki liniyordu. "Rabbinin nimetine gelince (baskalarina) durma yip söyle" seklinde tebligin baslatilmasi emriydi.) söyle geliyordu: "Sen. Hz. Muhammed. sayet çökmezse bacaklari yay seklinde egriliyor ve sanki kiri lacakmis gibi bir durum aliyordu. o 33 yasinda iken olmustu (Müslümanlarin inancina göre çarmiht a ölen. Isâ ile ilgili çarmih olayi. yurdundan çikaracaklar . o sakin ve agir sahsiyet. Muhammed'in durumunu akrabalarindan biri olan Nevfel oglu Var aka'ya ulastirdi. Hat ice'den (r. Yaninda oturup dizi önündekine degen. Muhammed'e vahiy gelmeye baslamis ve bir süre kavminin yanina dönememisti. Hz. ye re çökmek zorunda kaliyor. 110). Ben sayet o günlere yetisirsem. eger bir deve üzerinde ise hayvan onu tasiyamaz oluyor. soguk bir günde buram buram terliyordu. Bu daha sonraki gelismelerle ilgili hususlari bir kenara birakirsak vahyin hem H z. senin üzerine seytani musallat etmez". bacaklarinin çatirdadigini saniyordu. Muhammed. bu olaya sahitlik etmistir. Sana gelen. Bu gibi durumlarda C ebrail ona görünüyor.s. O. Âyetlerin hem dil yapisi ve okunus musikisi. Sana yalanci diyecekler. bazen bir dagdan kendisini asagiya atmayi bile düsünüyordu. Hz. yoksa s eytanî bir tahrik mi diye endiselendiginde ona ilk teselli daima sadik esi Hz. Incillerdeki "Ey Allah'im beni niçin te rkettin" cümlesi. O edebiyat ve siit devrinde ümmî bir kimseye karsi meshur sai rler âciz katmisti. Hz. hattâ cinlerden bu sözlerin b ir benzerini ortaya koymalari istenmisti. dedesi Abdulmuttalib'in ölümü üzerine kendisini yanina alan amcasi Ebu Tal . hem de kavmine bir takim problemler getirdigini söyleyebiliriz. Hz.) Sina Dagi'nda 80 yasinda vahiy gelmisti. sonrakilerin olmustur. sairin "Muhammed bir insandir. Hatice oldugunu söy leyebiliriz. ona aittir). ancak diger insa nlar gibi degil. hayir islersin. Bu üç seneye varan devrede vahyin kesildigini gören müsriklerin "Allah'in seni terketti" demeleri üzerine Cebrail'in Duhâ Sûresini getirdigi nakledilir.olunuyor" (Kehf. "Rabbin seni terketmedi.a. darilmadi da!" denilerek.

Islâm. Ali gibi ilk müsiüman olanlardan biri de Harise oglu Zeyd'di. Hz. ibadetlerini gizli yapiyorlardi. Ilk Müslümanlar. Islâm. evinin disinda ilk onu Islâm'a çagi rdi. Bu agaç. Hz. Muhammed'in yakin dostu idi. inanç bakimindan ayni esasla ri teblig ettiklerini açiklar. Hz. Bir milletin. bütün insanligadir.Din olarak Islâm Adini kendi kutsal kitabindan alan. Hz. toplum da ona bagli olarak düzelecek ve ideal bir toplum ortaya çikacakti r. burada ayrintili bilgi veri lmeyecektir. Niteki m bu durum Maide Sûresi'nin üçüncü âyetinde su sekilde açiklanmistir: "Bugün size dininizi ik ttim.s. Bu inanç esaslari. inanç. bir bölgenin dini degildir. Müslüman olmak istedi. Çünkü zulüm ve baski altinda idiler. kitlik dolayisiyle kalabalik ailesi içinde sikinti çekmemesi için . duydugu âyetler karsis inda hayran kalmisti. ibadet ve ahlâkî hükümlerinde ferdi oldugu kadar. Kur'ân-i Kerîm'de ayrica "Yâ eyyühennâs!" (Ey insanlar!) hita inda da ayni husus düsünülmelidir. Kutsal Kitabi (Kur'ân-i Kerîm) ilk seklini günümüze ka dar degistirmeyen tek din Islâm'dir. bana peygamberlik verdi. Hz. Putlara tapmayi yasakladi. Günümüzde bir milyari geçen insanin dini olan Islâm." dedi ve Kur'ân okudu. Islâm. Peygamberler tarihi içinde zaman ve mekâna göre degise n. Islâm. Allah birdir . Hz. Muhammed'in yaninda bulun an Hz.) kadar geri gider. Açikça ibadet etmeye ve dinlerini yaymaya basladilar. H Adem'e (a. Kur'ân-i 'de açikça yer almaktadir[430]. Ebû Bekr. bir zümrenin. ona "Biz." Kur'ân-i Kerîm. ev renseldir. Muhammed ile hanimi Hz. toplumu da hedef alir. Hz. Hz. Sonra bundan vazgeçti. isimlenmis ve gayesine ulasmist ir. Fertl er düzeldikçe. "Islâm"dir denilebilir. Ancak aklindan önce babasina danismak geçti . Ömer ile Müslüman sayisi kirki bulabildi. "Allah beni y aratirken Ebu Talib'e sormadi. Islâm'in dogusu böyle old u. Peygamberin yaninda kalmayi tercih etmisti ve üçüncü Müslüman olma s fini kazanmisti. Ali. kâinati yaratan Allah'a se cde ediyoruz. Kendisi Hz. insanligin o rtak manevî mes'alesidir. Mek keliler arasinda itibari fazla idi. Peygamber'in sahsiyetine büyük güven duymaktayd Ebû Bekr'in vasitasi ile birçok kimse Islâm'a girdi. Bundan sonra Müslümanlar inançlarini sakla madilar. Muhammed'in bütün insanliga gönderildigi. ilâhi dinlerin genel adi iken. Hz. çesitli Islâmî bilim dallarinin ana konusu oldugundan.ib'in oglu Ali'yi.. Ben. O. ortagi ve benzeri yoktur. Muhammed. Muhamm ed'in azatli kölesiydi. Islâm'in özünü olusturur. Ancak diger dinlerle karsilastirilabilmesi için o. ikmal edilmis dinin özel adidir. Islâm'in hitabi. anahatlahyle tanit . [429] b. orta yolu tavsiye ederek. tamamlanmis. Islâm. Bes yasindan itibaren Hz. Muhammed'in yanina geldi. insanlarin birli k Içerisinde beraberce huzurlu olarak yasamalarini gaye edinir. Üç sen nde Hz. Aslinda Islâm. Muhammed. üzerinize olan ni'metimi tamamladim ve din olarak Islâm'a razi oldum. en ekmel meyvesinde nüvelenmis. Böylece Hz.. Hatice'nin Kur'ân okuyup Allah'a dua ettikl erini görünce ne yaptiklarini sordu. basta tevhit olmak üzere. Islâm. dünya-ahiret dengesini kurarak. ilâhî vahyin sadece ahkâm" yönü olmustur. Aslinda bütün peygamberlerin teblig ettigi din. bütün peygamberlerin. Ali. Hz. Muhammed'e kadar gelen "Islâm gelene i" tedrîcî gelismesinin son ekmel noktasina Islâm Dini ile ulasmistir. evinde barindirmakta idi. O da tereddütsüz Müslüman oldu. Allah'a Ibadet etmek için neden ona sormaya lüzu m göreyim" dedi ve Müslüman oldu. ma'nevî bir agaç gibidir. Muhammed'e yirmi üç yillik bir sürede gelen vahiylerle en son seklini almis ve kiyamete kadar insanligin ihtiyaçlarina cevap ve recek bir muhtevaya kavusmus. serefli ve zengin bir tüccar idi. Çünkü o.

Bazi hadislerde imanin 60 veya 70 küsur su'besi oldugu belirtilir. Bunla rin alti tanesi (Imanin esaslari). Tasdikin bulundugu yerde. islâm. [433] c. Islâm'i iman. Ancak bunlardan ilk ikisi imanin aslî rüknü iken amel. Iman "dil ile ikrar. imanin aslî rüknü degildir. Biz de bu çerçeveye uygun olarak önce iman ve islâm terimlerini. sonra Imanin Esaslan'ni. Iman ruh. Bu noktada su hadîs-i serifi hatirlamakta fayda vardir: "Si zin iman bakimindan en kâmil olaniniz. imansiz islâm olmaz. 2. kalbiyle teslim olmamis kimseler vardir.dil ile. islâm. Hz. Mü'min ile müslim ayri ayri hükümlere tâbi degildir. kisinin inandigini isiyie göstermesidir. Iman. [431] 2. Di! ile tasdik. bir seyi dogru olarak kabul etmek ve onun dogruluguna inan maktir. Böyle oimayip kisinin agziyla söyledig i kalbindekini tutmazsa bu. kalben teslim olmakla beraber. kemâlîdir." [432] b.Islâm Kelime olarak "Islâm". teslimiyet de var dir. Peygamber'in haber verdigi seyleri kabul ve onlara bütün varligiyle teslim o lmak demektir. islâm onun bedenidir. Terim olarak ise mutlak tasdik anla mindadir. Islâm.Iman île Islâm Arasindaki Münasebet Kur'ân-i Kerîm ve Hadîs-i Seriflerde "Iman" ve "islâm" kelimelerinin kullanilisi. Fii! ile tasdik. Inanip itimat etmektir. görünüsteki bir tasdiktir. daha husûsî. kalb ile tasdik ve uzuvlarla ame!"dir. Dolayisiyle Islâm. yahut isiyle teslimiyet gösterdigi h alde. Bu tasdikin sahibine "mü'min" denir. ibadet ve ahlâk seklinde üçe ayirarak Islemek gelenek haline gelmistir. Lügat bakim indan iman ile islâm kelimeleri arasinda fark vardir. teslimiyettir. imanin asil rükünleri (Asl-Î iman). gerçek bir ta sdik olur.fiil ile tasdik. kalbin tasdikiyle birlesirse bu.Iman ve Islâm a. boyun egmek demektir. . müslim. ahlâk bakimindan en güzel olaninizdi r. Ameli olmayanin ima olabilir. teslim olmak. Fakat her teslimiyet. Terim olar ak Islâm. Tasdikin üç mertebesi vardir: 1. sonuç olarak da Islâm'in diger dinlerden farkliliklarini ve farkli oldugu hususlarin özelliklerini ele alac agiz. Islâmsiz iman. tasdik degildir. tasdik. daha umûmîdi r. Sözü. geriye kalanlar i kemâlîdir (Kemâl-i îman). 3. Bu anlamda her mü'min. I slâmin Sartlari'ni (seklî ibadetleri) ve Islâm'da ahlâk konularini. itaat etmek. Yani yapilmasi gerekeni yapmasi ve yapilmamasi gerekeni de yapma-masidir. Islâm bil ginlerini bu iki kelimenin arasindaki münasebeti arastirmaya yöneltmistir. Bu sekildeki bir tasdikin sahib ine "münafik" denir.ilacak ve bir kisim özellikleri üzerinde durulacaktir. zahiren Allah'in v e Peygamberlerimin emirlerine uymaktir. her müslim de mü'm indir.Iman Kelime olarak "iman". Muhammed'in teblig ettigi dinin de adidir.kalb ile. Böylece iman. Iman.

Allah'a inanmayi temel prensip edinir. dogru yoldan uzaklasmislardir. Kur'ân-i Kerîm'de vardir. Demekki Allah'a inanmak normal. öncelikle Allah'a iman e sasina dayanir. Imanin bir arada alti esasi hadisle sabitti r. Bu yanlis sonuçlarla karsilas mamak için Hz. dogurulmamistir. yanlis s onuç ara ulasmis (panteizm. birligi. [435] a. Bu iki hadîsten insanin kendi varligindan baslayarak gökdekr ve yerdeki canli. kâfir ve münafik olmak üzere üç kisimdi. O'nun zatini düsünmekten menedilmistir. ezelî ve ebedîdir. cansi z varliklar üzerinde dikkatle düsünmesi gerektigi anlasilmaktadir. O' nu inkâr etmek anormal bir davranistir. Allah'in bazi varlikla ra (meselâ tabiata. b u yolda. Iman esaslari. Allah'in zatiyle sifatlarini birbirine karistiran. Âmentü'nün ilk esasidir.Tafsîlî Iman: Âmentü. 2. Allah ondan baskadir" demekledir. Asagi yukari her din. esi ve benzeri yoktur. yere bakin. mü'min. Müslümanlara varis olur). Allah'in varligi. iki bölüme ayrilir: 1. Esi ve ortagi yoktur. Bu alti esasin "Âmentü" ile baslayan Ibaresi Imâm-i Â'zam'in "Fikhu'l-Ekber" adli kit abindan yayginlasmistir. Ancak Allah'in zatini düsünmeyin. Allah'a inanmayi zayiflatmami s. insani tanrilastirmak. imansiz islâm olmaz.) hulul ettigine inanan insan ve toplumlar. hiçbir seye muhtaç degildir. Bu konuda yasak çizgiy i asan. birdir. Müslüman mezarligina gömülür. Islâm'da Yüce Allah. "Kalbine ne geJir-se. Çünkü bunlar. ayrica bir dördüncü kisim y Bu konuda Imâm-i A'zam Ebu Hanîfe söyle diyor: ". hiçbir sey O'nun benzeri degildir.lügat bakimindan iman ile islâm arasind a fark vardir: fakat seriat bakimindan islâmsiz iman." [434] 3. kendi nefsinize bakin. Bu maddeler sirayla ele alinacaktir. O . Hz. fakat tarihin hiçbir devresinde b ir toplumun bütünüyle Allah'i Inkâr ettigi görülmemistir.Icmâlî iman: Kelime-i Tevhîd ve Keli-me-i Sehadet. Bazen Allah'a ve elçisine inanmak konu edinilerek peygamberlerin O'na inanmayi telkin ettikleri belirtilmis olur. Bazen de Allah'a ve âhiret gününe iman üzerinde durularak insanoglunun akibetini düsünmesi g erektigi hatirlatilir ve Allah'a inanmasi tavsiye edilir. Mü'min ile müslim ayni hükümlere tâbi'dir (Öldügünde yik enaze namazi kilinir. Muhammed'in su ögüdü ibret vericidir: "Allah'in varligini anlamak için gökler bakin. Yine bir baska hadîste o. ibret alarak Allah'a iman telkin edilir. bütün bunlarin yaratilisindaki incelikleri ve bunlarin kendiliginden olup olmadigini düsünün. Tanri'yi insanlastirmak gibi). düsünerek. insana vb.Allah'a Iman Allah'a iman. Böylece insan. dinin de temelidir. Din. Kur'ân'da ve hadîslerde. dogurmamis. Her devirde Allah'a inanmayan insanlar bulunmustur. bu var liklari var eden yüce bir varligin farföna varacak ve bu üstün varliga gönülden baglanacakti r. Allah'a ortak kosmus. vardir.Serî bakimdan islâm ile iman birdir. Her seyin yaraticisi ve Rabbi O'dur. birçok metodun takip edildigi bilinmektedir.. Çünkü buna kudretiniz yetmez". Kur'ân-i Kerîm'de Allah'a iman üzerinde önemle durulur. Muhammed za aninda insanlar. Bazen yarattigi seylere bakarak. Allah'in varligini. aksine kuvvetlendirmistir.Iman Esaslari Iman. yüce sifatlari ve güzel isimleri (Esmâ-i Hüsnâ) üzerinde düsünmesi izin verilen insanoglu. Ilmî buluslar. birlig ni gösteren belirtilerdir. he r sey O'na muhtaçtir.

yokeder. Insan. Melekler im tihan altinda degildir. Insanlar için imtihan bulundugundan basarili insan. içmek. diledigini yapar. O'nun iradesiyle meydana gelir. [437] . kâfirleri de. ruhî yönünü gelistirerek. diledigine hikmeti verir. Görüldügü gibi bir din için en önemli ve temel olan Allah inancinda Islâm. cinler veya görünmeyen diger v arliklar tanrilastirilmistir. Her seyi O yaratir. görür. bütün dinlerde vardir. All ah'i görmek. yaratiklara dagiti lmaz. Yalniz O'na ibadet edilip. melekt en üstündür. Mülkünde istedigini yapar. yerin-gögün Rabbi O'dur. Bir Sure'nin adi "Cin"dir. Melekler. bu dünya sartlarinda O'nu görmeye muktedir degildir. zaman ve mekândan münezzehtir. hayirli islere yönelir. Mü'minleri de vardir. [436] b. evlenmek. Islâm'da Allah. Bundan dolayi meleklerin varligi. dogmak. görünmeyen varliklardir. Seyt an denk tutularak "ikileme"ye gidilmez. Melekler. Durmadan Allah'i tesbih ve O'na i badet ederler. çok ölçülü ve deng 'da üçleme seklinde Allah'in sifatlari baska varliklara verilmez. bazi suçlari. kitap yollar. sorgulayici Nekir ve Münker gibi. hizmetçi tayin edilmez. Insan. insanlara sah damarindan daha yakindir. Tek Tanri'd ir. insanlari hayirli ve güzel islere tesvik ederler. ancak cennette mümkün olacaktir. hayy ve hayat vericidir. Öte yandan melekle seytan arasindaki fark kaybolmustur. O. Bunlar. Her sey. sitli görevleri bulunan sayisiz melekler vardir. Dört büyük melekden baska. Islâm. Diger dinlerin formüllestirilm is iman esaslari arasinda melek inancina rastlanmamaktadir. Bunun yaninda yaratiklarin sifatlari da Allah'a atfedilmez. Melekler. ilâhî cezalari yerine getirirler. Kalblerin hâkimi . bu görünmeyen varliklarin tasnifini. Görünmeyen varliklara inanç. gayba inanmaya mecburdur . Insanlar gibi i mtihan altindaki varliklardir. Cinler. Bazen onlara "Tanri'nin Kizlari" da denilmistir. iman sahiplerini destekler. Putlardan. ruh ve bedenden ibarettir. O. latif varliklardir. Gözlerimiz. Mülkün sahibi O'dur. Allah'a iman. riziklandirir. Her seyi bilir. nurânî. günahlardan uzaklasir. dogrudan dogruya O'na yöneltilir. Allah tarafindan kendilerine verilen vazifeleri aynen yerine geti rirler. çogalmak. yemek. caydirici bir rol oynar. Allah'a kötü güç. gaybîdir. isitir. Bazi dinlerde melekler. Din güngnün sahi i de O'dur.Meleklere Iman Insan. Allah'a isyan etmezler. Insan. Ancak bu varliklarin mahiyeti ve görevle ri birbirine karistirilmistir. ona ruhî yönden benzeyen yaratiklar da vardir. yalniz O'ndan istenir. O'na hiçbir sey ortak kilinmaz. kendisini kimsenin görmedigini düsün erek yapar. Kur'ân-i Kerîm'de görünmeyen varliklar olarak melekler yaninda cinlerden de bahsedilir. melekler gibi ma'sum olmayip. ak il sahiplerine hitap eder. ahlâkini o nlastirarak ve günahlardan. Insana bedenî yönden benzeyen yaratiklar bulundugu gibi. O. her yerde hâzir ve nazirdir. melekler ve cinlerdir. canli-cansiz varliklardan O'na araci. Her seye gücü yeter. meleklere inanç sayesinde kötülüklerden. yardimci. Dünyada insanlar. yazici Hafaza (Kirâmen Kâtibîn). Bütün dualar. kötülüklerden arinarak meleklesmeyi gaye edinir. görevlerin en güzel biçimde açiklamistir. Melekler. ölmek gibi niteliklerden uzaktir.. insanlar için bir ma'sumîyet örnegidir. diledigini azîz. diledigini zelil kilar . insanlara hayir dua ve sefaatta bulunurlar. O.

taklit olunamaz ve olunamamistir da. "suhuf" v e dört kitaba imani içine almaktadir. Bu s ebeple onlarin bugünkü sekli "Allah kelâmi" olarak görülmektedir. Hz. peygamberlerine" (Bakara 285) imandan bahsederken. Onlara göre. insanlara Yüce Allah'in emir ve yasaklarini bildirirler. Kur'ân-i Kerîm'de. içini dösüyor ve bir tuglalik açik yer bir akiyor. Onun peygamberler arasinda müs tesna bir yeri vardir. O. Kur'ân-i Kerîm. Suhuf. "emanet". Yeryüzünde mevcut kutsal k plar içerisinde Kur'ân'dan baska aslini muhafaza edebilmis bir baska kitap yoktur. adi geçen 25 peygamber ve peygamber olup olmadigi tartisilan üç kisi di sinda da peygamberler bulundugu. içer. son peygamber Hz. kendi gayretleriyle peygamber olamazlar. levhalar. kendisi disindaki kutsal kitaplarin tahrif edildiklerini belirtir. Peygamberlerde "stdk". çoluk çocuk sahibi olurlar. Kur'ân.a. Kur'ân. kitaplarina. Ancak onlar. ayni zamanda sir adan bir insan da degildirler. hem mana-siyle Allah k elâmi oldugu Için. Incil. "ismet". Çünkü ondan sonra peygamber gelmeyecektir. Kur'ân. Peygamberler. Kur'ân-i Kerîm. Peygamber tarafindan hem yazdirilmis hem ezberlettirilmis hem de kontrol edilmistir. 'Ah k eske suraya da bir tugla konulsaydi1 diyorlar. o günkü yazi imkânlariyle tesbit edilen table tler. Isa'ya "Incil" ve Hz. yer. Muhammed'dir. Hz. Farsça bir kelimedir. görüldügü gibi. "fetanet" ve "teblig" gibi ortak özellikler bulunur. gliyorlar. vahiy ve mu'cize ile desteklenir. Muh ammed'e "Kur'ân-i Kerîm" verilmistir.sahife-lerdir. melekl erine.Peygamberlere Iman Peygamber. Peygamberlik. Suhuf'lar'dan sonra büyük kitaplar gelmistir. "Allah'a. Peygamber.Kitaplara Iman Islâm'da iman esaslarindan biri de kitaplara imandir. Kitaplara iman. çesitli malzemeden yapilmis (meselâ papirüs). Kur'ân. görüyorlar ve hayrete düserek. Hz.s. hal üzerinde durmakta ve gelecek için de yol göstermektedir. Kendisine kitap verilen peygamberler yaninda. Muhammed'e (s. bugün e ldeki kutsal kitaplar (Tevrat. Dünyanin sonuna kadar gelecek bütün insanlik âlemi onun muhatabidir. Insanlar evi ziyaret ediyolar. Bu nlardan Hz. Bundan dolayi Müslümanlarin büyük çogunlugu. geçmisten b ahsetmekte. Kur'ân ve Hadîs'te zikredilen "kitaplara iman"i. Insanlarin kurtulus ve s aadete ulasmalari. Muhammed'in. evlenir. Peygamberler de insandir. peygamberlik divan inin mühürleyicisi ve peygamberler zincirinin son halkasidir. Suhuf ola rak bugüne gelebilmis bir sey yoktur. Kur'ân-i Kerîm'de diger kutsal kitaplarin muhtevas i hakkinda bilgi verilmekte ve "Zebur"dan ise sadece ismen bahsedilmektedir. Davud'a "Zebur". Allah tarafindan verilir. Kur'ân-i Kerîm'de Allah'in seçip görevlendirdigi kimseler i ifade etmek üzere "resul" ve "nebî" kelimeleri kullanilir. sinirli bir zaman için gelmis bir kitap degild ir. Zira Kur'ân kendini taklide çagi rdigi halde bu çagriya cevap verebilen çikmamistir. Musa'ya "Tevrat". [439] d. Allah arafindan gönderilmis kitaplarin aslina iman olarak anlamaktadir. Hz. onlarin getirdigi hükümlere uymalarina baglidir. Hz. bir de onlara tâbi' olan peygamberler vardir. Insanlar. Bu peygamberlerin sonuncusu. belli bir millete hitap eden.) yirmi seneyi askin bir süre içinde vahiy yoluyla gönderilmistir. tamamliyor. Böylece onu muhafaza edecegini va'dede n Yüce Allah'in bu va'di yerine gelmistir[438]. Kur'ân. k itaplara imani yalniz kendisiyle sinirlandirmamaktadir.c. diger peygamberler arasindaki yeri konusunda Imam Ahmed ve Tirmi zî'nin rivayet ettigi hadis söyledir: "Benim Peygamberler içindeki yerim su örnekteki gib idir: Bir adam evini insa ediyor. Iste elçiler içinde ben o tugla konum . çok büyük degisikliklere ugramistir. Beden ve ahlâk bakimindan insanlar tarafindan tenki de ugramayacak ölçüde mükemmeldirler. hem sözü. her topluma peygamber gönderildigi âyetlerle açiklanmi stir. Zebur).

kitap. Bu. Yüce Allah'in bu lütfunu hayatta iken görmüstür. Âhirete iman da. Harun'u Allah'in degil. Islâm'daki gibi degildir. cez a veya mükâfat görecektir. Ibrahim'in karisini Firavun'a ka rdesim diye takdim ettigi. Bazi dinlerde peygamber yoktur.Ahirete Iman Kur'ân-i Kerîm'de ve hadîslerde "Allah'a ve Âhiret Günfrne inananlar" seklindeki hitaplarl a Âhiret Günü'nün önemi belirtilmistir.[441] Hiristiyanlikta ise Hz. Allah'a nisbet edilir. dünyada yaptiklarindan hesaba çekilecek. D avud'un bir kumandanin karisini ele geçirmek için onu savasa yolladigi da kutsal kit aplarinda yer alir. Bazilarinda Ise bir kurucu va rdir. insanlarla münasebet kurmak için. sahsî fazîlet ve yerine getirdigi görev gibi yönlerden). 124. dünyaya iner. Camiu's Sagir. "Tann'nin Oglu" ve tanri. Muhammed'i peygamber olarak kabul etmezler. Bununla berabe r onlardan bazilarinin diger bazilarina üstün kilindigi da kabul edilir (kitap veril mesi. XXI/283. bütün insanlara gönderilmistir. Çin'de Konfüçyüs.. Allah'a iman gibi. öldükten sonra tekrar dirilecek.Laotze. peygamberlerin belirli nitelikleri vardir.undayim" {Fethü'r Rabbani. gaybîdir. diger insanlardan. Hz. Hiristiyanlar. Onlar. Isa. dünyevi hakimiyet sahi bi bir kral olarak görürler. K iyamete kadar devam edecek "tek nizam" onunkidir. Hz. hemen hemen hiçbir peygambere nasip olmayan bir imtiyazdir. Muhammed'in getirdigi "nizam". bütün âlemlere rahmettir. Muhammed de dahil. bazi insanlara hulul eder. Yahudilikte Hz. ceza-mükâfat. havariler de Isa'nin resu lleri olarak nitelendirilir. Diger ilâhî din mensuplarindan Yahudiler.000 peygamber geldiginden bahseden Hz. Yunan'da KserYçfanes. Islâm'da söyle açikl nir: Insan. Musa'nin peygamberi olar ak nitelendirirler. Yahudiler Üzeyr'e (Ezra) "Allah'in Oglu" dediler (Yapilan aras tirmalar sonucu Yemen'de bir Yahudi toplulugunun bu inanca sahip oldugu tesbit e dilmistir[440]). Dünya. "Mu-gayy ebât-i Hamse". bunu hesap. Âhiret. yani insanin ölümünden.. Bununla beraber onlar. Kur'ân-i Kerîm gibi günümüze kadar oriji nal sekliyle gelebilmis ve kiyamete kadar da muhafaza edilecegi va'dedilmis tek kutsal kitap ona verilmistir. Yakup Tanri ile gürestirilir. bütün peygamberleri kabul ederler. Hz. Bütün bu hususlar gözönünde bulundurularak. Yüce Allah'in ona bahsettigi üstünlük delillerinden birisidir. Diger ilâhî dinlerde peygamberlere bakis. Hz. [442] e. Hz. Isa ve Hz. fakat bu kurucunun ne oldugu kesin olarak belli degildir. Bunun y ninda Kiyamet'in ne zaman kopacagini Allah'dan baska kimse bilemez (Bu. kendisi hayatta iken uygulama zemini bulmus ve o. Onlarin elinde zuhur eden mu'cizeler. ebedî degildir. tarihen bilinen birçok meshur sahsiyetin aslinda bir peygam ber oldugu düsünülebilir: Iran'da Zerdüst. Isa'ya secde ve dua edildigi. bütün eski dinlerin hükmünü kaldirmistir. Men Hindistan'da Budda. V/204 (Hadis no:5733) Hz. Onun getirdigi nizam. O. Fakat Müslümanlar. kiyametin vukuundan sonra neler olacagi. M i'raç. Hinduizmde Tanri Visnu. Lut'un sarhos olup kizlariyle zina yaptigi. Hz. Kiyametten sonra bütün insanlar diriltilip hser hayati baslatilacak. onlarin tanrilarinin birer "av atara"sidir (hululü). yine de bir insan olarak kabul edilip tanrilastirilmazlar. Islâm'da bütün peygamberl er haktir. ma'sumluk. Hz. onlara degil. Islâm'da. Hz. Hz. Muha mmed'in bir hadîsine göre. Bu din mensuplarina göre peygamberler. bilinemeyen bes husus arasindadir). cennet-cehennem takip ede . Muham-med'i. Hiristiyanlara göre Mahke-me-i Kübrâ'nin idare edicisi d e Isa'dir. onun günahlari bagi sladigi Indilerde belirtilir. Onlar. "MesîtV'i bir peygamber olarak degil. Peygamberlik noktasinda aralarinda bir ayrim yapilmaz. ahlâk ve faziletleriyle ayrilirlar.

rengi. ölçülü. Islâm'da hem çalismak. konu aslî suçla ilgilendirilerek tartisilir (aslî suç oldugu için mi kötülüge t yül vardir. Bud-dizmde k arma. Ancak bu seçim hürriyet i. dünya âhiret dengesini kur arak. "son"un her an gelecegi k orkusu içerisinde ruhban hayatina agirlik vermislerdir. Gelecek hayat ise bugünkü hayatin sonucu olacakt r. Hiristiyanlikta ise ikinci bir âlem inanci bulunmakla beraber. gayret etm ek. Islâm. bu bilgisine göre .Kaza ve Kadere Iman Kader. insanin neyi seçecegini ezelden bildiginden. Bu dinlerde tenasüh inanisi bulundugu için âhiret anlayisi ona göredir. [444] 4. dua ederek bir seyin olmasini isteyebi lir. insanin seçtigine göre yaratan Allah'tir.Islâm'in Sartlari (Islam'daki Seklî Ibadetler) . Insana düsen. Yüce Allah'in hazirlamis oldugu imtihan sartlari çerçevesindedir. fert ve topluma sorumluluk duygusu kazandirir. o sekilde yaziyor. Hinduizm'de "kar inanisi bir çesit kader anlayisi haline getirilmis ve insanin bugünkü hayati. Islâm disindaki ilâhî dinlerde de öldükten sonra dirilme inanci vardir. siz bilmezsiniz" (Bakara 216) . Levh-i Mahfuz'da olacaklari yazmistir. Imtihan sartlarini hazirlayan Allah. Insanin ira desiyle seçtigi isleri yaratmak Allah'a mahsustur. Ahiret inanisindaki denge. Islâm'da insan. Allah bilir. dengeli olmaya. Kaza ve kadere inanmak demek iyi ve kötü. bir "karma" sonucu olarak degerlendirilmektedir. kader inanisinda da bu sekilde kendisini göste rmektedir. yapmasi gerekeni yapmak. Kaza ise. kalbinin ve midesinin çalismasi kendi eli nde degildir. Bu konu. boyu. Hinduizm aibi bazi din-lerde âlemin e zelî-ebedî oldugu kabul edilir. O. seçen insan. Allah onu yar atir.cektir. Ancak istedigi gerçeklesmedigi takdirde hayirli olanin böyle olduguna kanaat ge tirmek de vardir. Allah yazdigi için insan Allah'in yazdigi sekilde hareket etmiyor. Kisinin irade hürriyeti. hayatin a ci ve sikintili olaylarina tahammülünü ve sabretmesini saglar. Kast dilimleri. bir öncek i hayatinin tabiî sonucu olarak görülmüstür. kisiyi ihtiraslardan kurtarir. fakat Allah. yoksa kötülüge temayül oldugu için mi aslî suç vardir seklinde). iyi ve mesru seyleri ya ip kötülüklerden kaçinmaya çalisir. hangi anne-babadan doÖacagi. Dünyada yaptik larinin karsiligini görecegini düsünen insan. Bu husus. Insan neyi seçerse. Hiristiyanlar. hayir ve ser ne varsa hepsinin Allah tarafindan ezelde takdir edildigine ve zamani gelince de yine Allah tarafindan bu takdire göre yaratildigina inanmak demektir. emek hem de iradesinin disindaki sonuçlari tevekkülle karsilamak vardir. Islâm'daki âhiret inanci. fiilen yaparak. DolayisIyle insanin sorumluluktan kurtulmak üzere "Ne yapalim alin yazim böyleym is" demeye hakki yoktur. her iki dindeki asiriligi gidermistir. Meselâ Hir istiyanlikta. Insanin ne zaman. bir âyette söyle ifade edilir: "Sizin iyi sandiginiz hakk inizda kötü. Yahudilikte âhiret k onusu pek fazla islenmemis. gerekli tedbirleri almak ve bütün bunlardan sonra gerisini Allah'a birakip tevek kül etmektir. bu bilinen ve tesbit edilen seylerin zamani ve yeri geldiginde All ah tarafindan yaratilmasidir. kötü sandiginiz da iyi olabilir. Ahirete iman. diger bir deyimle seçim hürriyeti vardir. ileride olacak seylerin Yüce Allah tarafindan önceden bilinip tesbit edilmesid ir. Diger dinlerde böyle açik-seçik bir kader anlayisina rastlamak mümkün degildir. iradî davranisa dayandirilir. çalismak. dünyevî yön daha agirlik kazanmistir. insanin ne sekilde hareket edecegini bildi gi için. Yüce Allah. [443] f. iradesinin disindaki seylerden sorumlu da degildir. "Ilim ma'luma tâbi'dir" seklinde formüle edilmist ir.

Namazin içinde Islâm'in sartlarini teskil ed en diger esaslar da yeralir. Islâm'in bes sartini açiklamistir. Namazin disindaki farzlar. kulluk demektir. iç ve dis temizligi bu iste önemlidir. Yine hiçbir dinde ibadetten önce Islâm'daki hadest en ve necasetten temizlenme kadar titiz bir hazirlik göze çarpmaz."Islâm'in Binasi" Hadisinde Hz. içmez. ergenlik çagina girmis. I slâm'da ibadet suuru. namaz. namazda zekâtin esprisi de vard ir. Bu imanin özü. Namazda Tahiyyât Duasi'nda Sehadet Kelimesi de bulunur. Ibadet. Hiçbir dinde niyet Islâm'daki kadar ibadetin ana rüknü olmamistir. daha seva p sayilmaktadir. Namaz kilan bir sey yiyip içmedigi için namazda bir çesit oruç da vardir. oruç. digerini takip eder. haftalik Cuma Namazi. Namazda kul. Amelî tatbikat. hiçbir dinde Islâm'daki kadar belirli ve d isiplinli degildir. mü'minin mi'racidir. Allah'in hakkidir ve yalniz O'nun rizâsi için yapilmaktadir. Allah'a ve Peygamberine sehadettir. dinin diregi. namaz süresince devam eden farzlardir. Ibadet. Tek basina da kilinabilir. Buna göre I slâm'in bu bes sartini yerine getiren bir kimse. ruhî hayatla bagdasm . Allah katinda. intikalî farzlardir. Allah'a karsi olan seklî ibadet bor cunu ödemis olmaktadir. Bu sart yerine getirilmedikçe. Islâm'in Sartlarinin geri kalan maddeleri dört büyük seklî ibadeti açiklamaktadir. Böylece namazda hem ayakta du rma hem de oturma. Namaz kilan Kâ'be'ye yöneldigi için. Bunun yaninda namazda okuma da var dir. Bunlar. farzdir (farz-i ayn). Günlük namaz disinda.Namaz Bes vakit namaz. Hiçbir dindeki ibadette namazin oniki farzinin tamamt bulunmaz. samimiyetle ve devamli yapilanidir. namaz içinde sembolik bir hac da yer alir. Vakte bagli olmayan Cenaze Namazla ri. zekat ve hac'dir. her Müslüman üzerine farzdir. [445] a. yer yer sessizlik de vardir. vakit vakit kilinan ve kulun Yüce Allah'in dîvanina durarak O'nu n rizâsini aradigini isbat ettigi bir ibadettir. Islâm'in Sartlariyle ilgili hususlar. Bu dört ibadet sirayla anlatilacaktir. Ancak bunlardan bi ri veya birkaçi bulunabilir. Kur'ân-i Kerîm'in çe sitli âyetlerinde yer almaktadir. iman nurunu koruyan bir mahfazadir. Namaz kilan maddî gel irini bir tarafa birakip namaza vakit ayirdigi için. Ibadetin çoklugundan ziyade devamli olmasi önemlidir. Bu suur (konsantrasyon) o nun kalbini ve fiillerini nurlandirir. Y tJJik namaz olarak Bayram Namazlari vaciptir. Islâm'in bes sartindan ilki. ibadettir. Kulluk. ancak Allah'a yapilir. Ibadetin seklini ve mik tarini Yüce Allah belirtmistir. Islâm'in da baslangiç noktasidir. farz-i kifâyedir. Muhammed. Ibadetler in vakitleri ve ibadet yapanin niyeti. Ibadetler. yemez. Namazin içindeki fa rzlar. oruçlu oldugu müddetçe. Oruçlu. Biri. Aslinda kisinin yaptigi hersey kulluk görevidir. Orucun vakti. O'nun rizâsina en uygun olan ibadet. Vakit kavrami. Bunun için namaz. [446] b. Rabbinin huzurunda oldugunun suurundadir. Bütün bunlar niyeti takip eden baslangiç tekbiriyle baslar. Ibadet. fecirden aksama kadardir.Oruç Her yil Ramazan Ayi'nda bir ay oruç tutmak. niyetle baslar. akilli her kadin ve erkek üzerine farz olan bedenî bir ibadettir. ruhun gidasidir. Ancak cemaatla kilmak. hem rükû hem de secde bulunur. ötekileri yapmanin önemi yoktur . imani kuvve tlendirir. Namaz.

Sinirlari. ihram sartlari içinde bir velî hayatina kavusmustur. Oruç. Oruçlu iken helâli terkedebilen Müslüman. Zekât. Hac. anarsiye ve totaliter rejimlerin dogmasina yolaçarlar. sartlari içinde. Isa'nin 40 gün oruç tuttuklari bilinmektedir. Bütün mü'mi kiblesi Kâ'be'yi tavaf. Bazilarinda ise ya önemini kaybetmis. faki rin zenginin malindaki hakkidir.Hac Zengin ve saglikli Müslümanin ömründe bir defa yapacagi mâlî ve bedenî ibadettir. biri bakar. çesitleri (altin. [447] c. Musa'nin ve Hz. Haci adayi. Allah rizasi için yapilan bedenî Ibadetlerin en önde gelenlerinden bindir. Oruç. orucun disinda da harama el uza tmamak aliskanligini kazanir. denge saglanmis olur. gerçekte çogalmakta ve bereketlenmektedir. günahlari gidecegi inanci yaygindir Ancak bu söylenilenler. dinî bir görevi yerine getirmek üzere tutulur. Zekât. ayni zamanda dünyanin her tarafindan gelen Müslümanlar için bir sûra. mâlî bir ibadet olup varlikli kimselerin yapmasi gereken bir farîzadir. Islâm'in çiktigi. servetini temizlemis olmaktadir. Kabul olunan H^cin (hacc-i mebrûr). Bazi dinlerde oruç yoktur. Zekât. [449] . artma ve temizlenme anlamina gelmektedir. para. ticaret mallari. Hz. s en ecelle. sadece gündüze mahsustur. mecburî degildir. ayrica Medine'de Mescidu'nNebiyy'i ziyarst etmektedir. "buyur Rabbim.ayan cinsî zevklerden sakinir. Böylece temizlenerek eksilen serve t. iradeyi k uvvetlendirir. haccin iki önemli farîzasidir. günümüzde Yahudi ler ve Hiristiyanlar arasindaki uygulamanin o günkü ile ilgisi pek kurulamamaktadir. Bütün dinlerde kutsal kabul edilen yerler vardir. Ramazan bir ibadet ayidir. gümüs. yasliya . "Haci" olmak için buralar ziyaret ed ilir. ben ihramla huzuruna geldim". küçük ve büyük bas hayvanlar gibi) ve ikleri (üzerinden bir yil geçmesi. ticarî-turistik bir zihniyete dayanmayan. kola'yliklari vardir. disiplinli bir hayata ulasma imkâni bulur. [448] d. Z ekât veren kimse. Islâm'daki or uç.Zekât Zekât. O'nun rizasini kazanma gayesiyl e bir müddet için geride birakmis. Perhiz de degildir. sirf Allah rizasi için yapilan bir hacca göredir. belirli oranlarda. Birçok kimse. Aslinda çok fazla olmayan zekât in verilmesiyle zaman içinde orta zümre olusur ve çogalir. uygun yerlere-kisilere verilmesidir.. Birçok sih hî faydalari bulunsa da oruç. Haci adayi. kefenle çagirmadan. perhiz sekline dönüsmüs veya asiri züht uygulamalari haline gelmistir . ayrintilari açik-seçiktir. Peygamberimizin bir deve üzerinde Veda Hutbesi'ni verdigi Ara fat'ta vakfe. Hastaya. Kutsal kitabinda oruçla ilgili en fazla bilgi bulunan din. bir kongre mahi yetindedir. O. en sevdiklerini Allah'a ibadet. Geceli gündüzlü de degildir. Ancak. kefen gibi "ihram" giyerek Yüce Allah'a "Lebbeyk.. dermisçesine ma'nevî bir havaya girer. Hac'da. Ramazan Ayi'n dan sonra ibadetlerini devamli yapma.". Dünyada "Biri yer. Islâm Dinidir. çesitli gelismeler geçirdigi mübare k yerlerdeki bütün Islâmî hatiralar yasanmaktadir. Paskalya'dan önce Hiristiyanlarin uyguladiklari 40 günlük perhiz devresi oruç olma özellig ini kaybetmis gibidir. kiyamet bundan kopar" kabilinden zenginlerin hayati na bakip onlari kiskanarak düzen degistirmek üzere ayaga kalkan varliksiz kesimler. misafire. belli bir zümreye mahsus degildir. artici olmasi gibi) belirlenmis mallarin.

Allah'dan baskastndan korkmaz. Islâm. All ah sevgisi ve korkusu mü'minin bütün davranislarinin temelinde yer alirsa. Hz. insanlari saadete ulastiran temel prensipler m evcuttur. kisacasi hal diliyle (lisân-i hâl) Islâm'i anlatmalari. saygi ve ta'zime d ayanan bir korkudur. velîler örnek dav-ranislariyle nasil Islâm'in yayili p benimsenmesine yolaçmislarsa. Hz. e n güzel ahlâk üzerindedir. O. her dinin kendine ait özellikleri vardir. Hikmetin basi Allah korkusudur. Muhammed'in son peygamber oldugu açikliga kavusturulmustur. bu olgunlugun sonucu elde edilen bir mertebedir. niyetlere göredir " denilmektedir. Müslüman. Mu ham-med'in "benden sonra peygamber yoktur" dedigi rivayet edilmektedir. ahlâkî kaynagini Hz. Toplum hayatinda iyilikler tavsiye edilir. diger ahlâk sistemlerinden ayrilir. "dosdogru din" dir[453]. Yüce Allah'in katind aki gerçek ve makbul din Islâm olup[454] bu din. davranislariyle. fe rdi ve toplumu huzura kavusturan.Islâm ve Diger Dinler Kur'ân-i Kerîm'e göre Islâm. Peygamberimize "Din nedir? diy e sorulunca "Güzel ahlâktir" cevabini vermistir. tevhid inancini ahlâkî davranislarina da aksettirir. takv a sahipleridir. Daha önceki hiçbir kitapta bu garanti yoktur. O. Islâm ahlâki. Yüce A llah'in katinda ikrama en lâyik olan kullar. sahabîler. Isl ahlâkinda insan davranislari niyete baglidir. ortak bir ahlâ standardi olusturulmus olur. sevgi. [450] 6. "Ameller. Verilen Ây et ve Hadîste Hz. Muhammed. dinlerin en ekmeli olduguna temas edildi. O'nun razi oldugu. O'nu Yüce Mevlâ terbiye etmistir. güzel ahlâki tamamlamak üzere gönderilmistir. "hak din"[452]. Burada önce Islâm ve di ger dinler karsilastirilacak. Sonuç olarak Hz. iman ve ibadetten sonra üçüncü esastir. onlari örnek edinen Müslümanlarin da sadece dilleriyle d egil. daha sonra da Islâm'in özellikleri ve diger dinlerde n farkli oldugu hususlar. maddeler halinde siralanacaktir. Muhammed.9).5. Nitekim . yansitm alari gerekir. Bir hadîste. taabbüt etmez. "beyne'l-havfi ve'r-recâ" (Korku ve ümid arasinda) bir çizgi takip eder. Islâm ahlâkinin kaynagi ilâhî vahiydir. Allah'dan baskasindan istemez. Takva. Yüce Allah. Allah'tan baskasina tapin maz. u özellikler verilirken yer yer karsilastirmalar da yapildi ve Islâm'in farkliliklar ina. Görüldügü gibi. Insanlar için en güzel örnek olan Peygamberim izin ahlâki da Kur'ân'dan kaynaklanir. Ayrica yine bir âyette. Kur'ân'i kendisinin yolladigini. Bu yönüyle o. Son olarak anahatla riyle Islâm Dini üzerinde duruldu.Islâm'da Ahlâk Islâm Dini'nde ahlâk. "Allah'in elçisi ve peygamberlerin sonuncusu"dur[456]. begendigi dindir [455].Islâm'in Özellikleri ve Diger Dinlerden Farkliliklari/Ayricaliklari Buraya kadar çesitli dinler ve bu arada "ilâhî dinler "de islendi. ondan en fazla korkan mut-takîler. Gerçekten de mü'minin niyeti esastir. Dolayisiyle Islâm ahlâkinda toplum düzenini saglayan. o olgun bir ahlâka ulasir. kötülüklerden kaçinmak ögütlenirse. Bu korku. [451] a. onu kendisinin koruyaca gini va'detmektedir (HIcr. Muhammed'den alir.

Hz. Muhammed, Kur'ân'i, 23 senelik bir devrede yazdirmis, ezberletmis ve kontrol et tirmistir. Böylece bu asil metin, aynen muhafaza edilerek, günümüze gelmis yegâne Kutsal K itap daha sonraki nesillere teslim edilebilmistir. Bu açiklama, Islâm'in diger dinlere farkinin ilk maddesini baslatmistir. Bu maddede Kur'ân'in akil ve bilim önünde tazeligini koruyabilmis yegâne kitap oldugunu belirtmek de gereklidir. Islâm evrensel bir dindir. Mesaji bütün insanligadir. Bir Âyette bu husus söyle belirtilme ktedir: "Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarici olarak gönderdik" {Sebe1 , 28). Yalniz Hiristiyanlik ve Buddizm, Islâm gibi evrenseldir. Diger dinler millîdi r. Bunlardan Yahudi dini, aslinda evrensel iken sonradan millîlestirilmis gibi bir görüntü kazanmistir. Islâm, tektanrili bir dindir. Bu dinde üçleme, ikicilik, ortak kosmak yoktur. Yüce Allah 'in sifatlari; yaratiklara, baska varliklara, insanlara, canli, cansiz varliklar a verilmez. Tabiati olusturan elemanlar, tabiat güçleri kutsallastinlmaz. Ailah'dan baskasina tapinilmaz. Yüce Allah'in kendine mahsus sifatlari, Güzel Isimleri (Esmâ-i Hüs nâ) vardir. Halbuki Hiristiyanlik ve Hinduizm'de üçleme vardir. Hinduizm, ayrica çoktanr ili bir dindir {Her iki dinde tektanri inanisi bulunsa da). Buddizm, tanri kavram ina sonradan kavusmustur {bu dinde dua yoktur). Taoizm sonralari çesitli dinlerden tanrilar almistir. Yahudi dininde her ne kadar tektanri inanisi korunmussa da T anri'ya istirahat etmek, güresmek gibi yakisiksiz sifatlar verilmistir. Hz. Isa, Budda, Konfuçyüs tanrilastirilmistir. Hinduizm'de zaten tanrilarin insan se kline girdigi (avatara) kabul edilmektedir. Yahudi Dinin'de bazi peygamberlere y akisiksiz durumlar nisbet edilmektedir. (Hz. Yakub'un Allah'la güresmesi, Hz. Davu d'un bir kumandanin karisina göz dikmesi gibi). Islâm dininde Hz. Muhammed, sadece b ir insandir. Kendisine vahiy gelmektedir. O, Allah'in kulu ve elçisidir. Onun görevin e uygun nitelikleri vardir. Islâm, Allah ile peygamber arasindaki çizgiyi korumustur. Bu çizgiyi peygamber, hiçbir s ekilde geçemez (Meselâ Islâm'da Hesap Günü'nün sahibi sadece Allah iken Hiristiyanlikta bu y etki Hz. Isa'ya verilmistir). Ayrica Islâm'da, Hiristiyanliktaki Kilise ve Buddizm 'deki Sangha gibi bir rahip teskilâti, ruhbanlik, hiyerarsi, aracilik, misyonerlik yoktur. Yüce Allah ile kulun arasina fetis, put, peygamber, rahip, melek gibi hiçbi r sey girememektedir. Fert, hürdür, serbesttir. Dogrudan dogruya Allah'tan istenilme kte, sadece O'na dua edilmektedir. Nitekim Fatiha sûresinde "Ancak sana kulluk ede r ve ancak senden yardim dileriz" hitabiyla bu hususa isaret edilmektedir. Islâm'da günah isleyince tevbe edilir, affetmesi için ancak Yüce Allah'a basvurulur. All ah'dan baskasina günah itirafi yoktur. Halbuki Hiristiyanlik ve Buddizm'de böyle deg ildir. Rahip, rahip zümresinin varligi bu noktalarda kendisini belli eder. Hiristi yanlikta genellikle rahip bulunmaksizin sakramentler uygulanamaz.

Tarîhî gelismesi içinde Islâm aslî yapisini koruyabiimistir. Bu hüküm, diger dinler için tekr anamaz. Hinduizm farkli dinlerden çesitli elemanlar almis, bunlarin bir yigini hal ine gelmistir. Belirli kurucusu, inanç sistemi, ibadeti olmamistir. Taoizm de dige r dinlerden bir çok eleman almistir. Hiristiyanlik, daha en baslarda Pavlus'un yoru mlariyla degisik bir yapi kazanmis, gittigi yerlerdeki kültlerden etkilenmistir. B u hususta Islâm'in farkliligi, bir ölçüde, Kutsal Kitabi'nin degismeden günümüze ulasmasi öze ginden gelmektedir (Diger dinlerin kutsal kitaptan daha sonralari yaz ih hale get irildiginden asil yapi tam olarak korunamamistir). Islâm'daki inanç esaslari, dinî kavramlar, sade, kuvvetli, açik seçik, anlasilmasi, anlati lmasi, kabulü kolay, akli-mantigi zorlamayan maddelerdir. Halbuki meselâ inkarnasyon (huftil), aslî suç, tenasüh, gibi kavramlarda bu kolaylik bulunmaz. Islâm'in tarihî gelis mesinde kutsal kitabi ve dinî kavramlarinin açikligi sebebiyle konsillere rastlanmaz. Fakat evrensellikte ona arkadaslik eden iki büyük dinde (Hiristiyanlik ve Buddizm) konsillere ihtiyaç duyulmustur.

Önem tasiyan bir nokta olarak, Islâm'da dünyaya günahsiz gelindigine inanilir. Bu dinde H iristiyanliktaki aslî suç, Hint dinlerindeki tenasüh yoktur. Her dogan, Islâm yaratilisi üzerine temiz, suçsuz dogar. Zümer suresinin 7. ye Fâttr suresinin 18.. Ayetinde belirt ildigi gibi, kimse baskasinin suçunu yüklenmez. Sorumluluk, ferdîdir. Suç ve beden, ferdîd ir (Dogustan gelen suç yoktur, bir beden bir ruh içindir. Önceki kimselerin veya önceki hayatlarin suçu dogustan gelir seklinde Hiristiyanlik ile Hint dinlerinin benzerli k tasiyan doktrinlerini Islâm kabul etmez).

Islâm'da agir, asiri züht emirleri, güçlük yoktur. Kolaylik, kolaylastirma vardir. Hz. Muha mmed, "Din, kolayliktir"; "Kolaylastiriniz, güçlestirmeyiniz; müjdeleyiniz, nefret e ttirmeyiniz" diyerek Islâm'in bu niteligini belirtmistir. Caynizm'de yürürken küçük canlilar i öldürmemek için önce yer süpürülür. Caynizm'in bir mezhebinde dünya mali diye elbise giyil lâm'da böyle asiri buyruklar yoktur. Evlenmemek veya bosanmamak (bazi Hiristiyan mez heplerinde oldugu gibi) seklinde sert kayitlar göze çarpmaz.

Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir. Meselâ Yahudi Dini'nde âhiret motifi çok net olarak is lenmemistir. Gözler dünyaya çevirilmistir. Hiristiyanlikta tersine, gözler âhirete dikilmi stir. Islâm'da dünya, âhiretin tarlasidir. Bir âyette belirtildigi gibi dünyadan nasip de unutulmayacaktir. Islâm'da çalisilmayan gün yoktur. Çalisma ve kazanma, ekmek-alinteri övülü Zekât ve hac gibi ibadetlerin yapilabilmesi, maddî imkâna baglidir. Islâm'da ibadet ve ahlâkla Ilgili konular gelismistir. Islâm'in her an istedigi kulluk da vardir (iman), ömürde bir defa istedigi kulluk da (hac). Tabiî senede (bir defa ze kât; bir ay oruç), haftada (Cuma Namazi), günde (bes vakit namaz) istedikleri de vardi r. Halbuki meselâ Bud-dizm'de dua, Hinduizm'de cemaatle ibadet olmadigi gibi Hiris tiyanlikta âyinler papaz nezaretinde kiliseye tahsis edilmistir. Yahudi dininde ku rban yikilan Kudüs Tapinagi'na bagli görüldügünden uygulanmamaktadir. Islâm'da ibadet, hem aatle hem de tek basina; hem camide hem cami disinda her yerde yapilabilmektedir .

Islâm; sadece zühde, tasavvufa, ahlâka, felsefeye, gelenege dayanan ve her seyi toplam aya çalisip asil hüviyetini kaybeden bir din degildir. Bu dinde ölçü, akil, bilim, düsünce, ö nme, çalisma, fert ve toplum konularina gereken yer ayrilmistir. Islâm'in kendi orijinalligini gösteren yukarida bir bölümü siralanan hususlar yaninda dige r dinlerle paylastigi noktalar da vardir. Bunlarin en basta geleni tektanri kavr amidir. Islâm, bu Yüce Tanri kavraminin en ideal sekline sahiptir. Islâm, diger ilâhi di nlerin kitap ve peygamberlerine de yer verir. Kur'ân-i Kerîm'de ancak 25 peygamberin adi bulunur (üç tartismali olanla 28). Ancak dünyada hayli peygamber görev yapmistir. Hem en hemen bütün topluluklarda Yüce Tanri inanisinin bulunmasi bunun bir isbatidir. Islâm; vahiy, âhiret, kader, melek-seytan, helâl-haram (yap-yapma), nefsi terbiye, iyi lik, erdem gibi birçok elemanlarini diger dinlerle paylasir. Ancak Islâm'da bu elema nlar, bir ölçü içinde, asiriliklardan uzak olarak yer alir. Bir misal olarak temizligi e le alalim. Temizlik önce dis ve iç temizligi olarak ikiye ayrilir. Dis temizliginde; 1- Beden (Islâm'da pis sayilan seylerin bedenden giderilmesi, yikanmak, dis temizli gi, bedenden tirnak ve benzeri kesilmesi istenilen seylerin atilmasi, sünnet, abde st, boy abdestinin maddî temizligi vb.), 2- Elbise (pis sayilan seylerin temizlenmesi veya kirliligin giderilmesi), 3) Çevr e ve gida temizligi (kendimizi tehlikeye atmamamizi emreden Âyete göre suyun, havanin , evin, kentin; imanin en asagi derecesinin yolda ayaga takilan tasin bir kenara atilmasi oldugunu açiklayan Hadîs'e göre yol temizligi) gibi maddî elemanlar bulunur.

Iç temizlik, çok daha genistir:

1- Kalp temizligi (önce tasdîkî, sonra yakînî Iman ile sekten süpheden, kötü düsüncelerden ka ndirmak, tövbe ile günahtan temizlenmek), 2- Ahlâk temizligi (kötü ahlâki atip iyilerini benimsemek), 3- Düsünce-niyet-davranis temizligi (iyi davranis, ihlâs kazanmak), 4- Vicdan temizligi (suçluluk duygusu içinde kalmamak; kul hakkini almamak, helallas mak), 5- Hükmî temizlîk (abdest, boy abdesti, Islâm'in bes sartinin her bir maddesinin uygulani si ile günahlardan arinmak) gibi bir çok hususu içinde bulundurur. [457]

b- Islâm'in Diger Dinlerden Ayricaliklari 1- Islâm hak ve iiâhî dindir; vahye dayanir; evrenseldir; mesaji bütün insanligadir; Kiyam ete kadar geçerlidir. 2- Islâm, adini kutsal kitabindan alan; kutsal kitabi peygamberi tarafindan yazdi rilan, ezberlettirilen ve kontrol edilen, böylelikle degismeden günümüze kadar ge lebilen; aktl ve bilim önünde tazeligini koruyabilen Kutsal Kitab'a sahip olan dindi r. 3- Islâm'da tevhîdin en güzel ve en orjinal sekli vardir. Islâm en mücerret, en mükemmel All ah inancini yerlestirmistir. Islâm'da Allah'in sifatlari, yaratiklara, baska varli klara; insanlara, canli-cansiz varliklara verilmez. Islâm'da Yüce Allah insana benze tilmez; O, hiçbir seye benzemez, ne Tanri insanlastirilir, ne de insan tanrilastir ilir. Islâm'da Allah'in Esmâ-i Hüsnâ'si (Güzel Isimleri) vardir. Islâm'da Allah'dan baskasin a tapinilmaz, dua edilmez; Allah'dan baskasindan istenilmez; Allah'dan baskasina secde, rüku' edilmez, kurban kesilmez, yemin edilmez, tövbe edilmez, günah itirafinda bulunulmaz. 4- Islâm'in belirli bir inanç sistemi, peygamberi, kutsal kitabi vardir. 5- Islâm'da Allah tarafindan gönderilen bütün peygamberlere inanilir; aralarinda bu nokt ada bir ayirim yapilmaz. Peygamberler, Yüce Allah'in kulu ve elçisidir. Islâm'da peyga mberler tannlastirilmaz. Onlara yakisik almayan durumlar isnat edilmez, uygun ol mayan deyimler kullanilmaz. Onlar için ortak bes özellik kabul edilir. 6- Hz. Muhammed, son peygamberdir. Ondan baska hemen hemen hiçbir peygamber ve din kurucusu, getirdigi nizamin kendisi hayatta iken uygulama zemini buldug unu, devlet oldugunu görmemistir. 7- Islâm'da en yüksek otorite, i aynidir. Kur'ân'dir. Dünyanin her tarafindaki Kur'ân nüshalar

8- Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir. Dünya âhiretin tarlasidir. 9- Islâm'da inanç esaslari, dînî kavramlar; sade, kuvvetli, açik-seçiktir; anlasilmasi, anla tilmasi, kabulü kolaydir; akli, mantigi zorlamaz. 10- Islâm, kolaylik ve müjde dinidir. Kimsenin zorla Müslüman yapilmasini kabul etmez. K albleri fethederek yayilmayi esas alir. Dili, irki, dini ne olursa olsun Kelimei Sehadet getiren herkesi Müslüman sayar. Sinif, zümre, irk farki gözetmez, kimseye imti yaz tanimaz. Esitlik ve adalet esasina dayanir.

11- Islâm; akla hitap eder, akilliyi sorumlu tutar, akla ve bilime ön planda yer ver ir. Islâm'da ölçü, akil, bitim, düsünce, ögrenme, çalisma konularina; fert ve toplum münasebe ne gereken yer verilmistir. 12- Islâm'da insan, en güzel biçimde yaratilmis, yeryüzünde halife kilinmistir. Dogustan ge len suç yoktur. Insan, ma'sum ve Islâm fitrati üzere dogar. Islâm'da sorumluluk, suç ve be den ferdîdir.

13- Islâm'da ibadet ve ahlâkla ilgili hükümler gelismis ve nihâî hale gelmistir. Islâm'da, h c hariç, ibadet, belirli bir yere bagli degildir, her yerde yapilabilir. Duruma göre hem cemaatla hem tek basina olabilir. Ma'bette resim ve heykel bulunmaz. Ibadete da'vet ezanla olur. Ibadette Allah ile kulun arasina kimse giremez. Islâm'da ruhb an sinifi da, afaroz da yoktur. Evlenmeme ve bosanmama seklinde sert, agir ve asin züht emirleri de yoktur. Ancak iç ve dis temizlige önem verilmektedir. Sünnet vardir . 14- Islâm, kadina gerçek hakkini ve degerini vermistir. Bütün bu ve benzeri özellikleriyle, ayricaliklariyle Islâm, her devirde, her yerde kendin i kabul ettirir. [458]

Altinci Bölümün Bibliyografyasi A- Yahudilik - Baki Adam, Yahudi Kaynaklarina Göre Tevrat, Ankara 1997. - W.F. Albight, Yahvveh and the Gods of Canaan, London 1968. - Nesim Bahar, Ibrani Tarihi, Istanbul 1969. - D.A. Brovvn, A. Guide to Religions, London 1975, 104-122. - Seymour Cain, "Medieval and Modern Judaism", A Reader's Guide to the Great Rel igions, London 1977, 321-345. - Ahmet Çelebi, Yahudilik, Çev. Ö.F. Harman-A.M. Büyükçinar, Istanbul 1978. - A Dictionary of Comparative Religion, nesr. S.G.F. Brandon, London 1970, 364, 374, 378-385, 451-2, 620. - Mircea Eliade, Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses, Paris 1980, I/348-380, 111/161-190. - Isidore Epstein, Judaism, A Historical Presentation, Gr. Britain 1972. - Mustafa Erdem, Hz. Adem (Ilk Insan), Anara 1993. Ahmet Hikmte Eroglu, Osmanli Dev|etinde Yahudiler, Ankara 1997. - George Fohrer, History of Israelite Religion, London 1975. - Sigmund Freud, Musa ve Tektanricilik, Çev. E. Sevil, Istanbul 1976. - David Goldstein, "The Jews", Our Religions, London 1973, 69-89.

- Ernest Gugenheim, "Le Judaisme", Histoire des Religions, E.G. 1972, II/697-74 5. - Ernest Gugenheim, Le Judaisme dans la Vie Ûuotidienne, Paris 1970. - Ibranî Din Bilgisi (Özetler), Istanbul 1969. - Mordecai Kaplan, Judaism as a Civilisation, USA 1981. - Mehmet Katar, Hiristiyanlikta, Yahudilikte ve Islâm'da Tövbe, Ankara 1997. - Yehezkel Kauîman, The RelIgion of Israel, Çev. Moshe Green-berg, London 1961. -Yasar Kutluay, Islâm ve Yahudi Mezhepleri, Ankara 1965, 114-218. -Yasar Kutluay, Siyonizm ve Türkiye, Istanbul 1973, 11-73, 389-395. - Saban Kuzgun, Hazar ve Karay Türkleri, Ankara 1985, 147-210. - Abdurrahman Küçük, Dönmeler Tarihi, Ankara 1992 (Gözden geçirilmis ve genisletilmis ikinci baski). - Abdurrahman Küçük, "Yahudilikte Arz-i Mevud Anlayisinin Boyutlari", AÜIFD, Ankara 19 92, XXIIl/101-111 -Abdurrahman Küçük, "Ahid", TDVIA, Istanbul 1988. I/532-533. - Abdurrahman Küçük, "Ahid Sandigi", Istanbul 1988. I/535. -Abdurrahman Küçük, "Arz-i Mevud", TDVIA, Istanbul 1991, MI/ 442-444. Maimonides, Commentory on the Tractate Sanhedrin, trans by Freed Rosner, New Yor k 1981, 155-156. Man's Religious Quest, nesr. W. Foy, London 1978, 351-417. Ebu'l Hasen Ali el-Hasenî en-Nedvî, el Erkânu'l-Erbea, Beyrut 1968, 63-66, 171-174, 25 9-268. Abraham A. Neuman, Judaism, The Great Religions of the Modern VVorld, y 1947, 224-284. - S.A. Nigosian, VVorld Religions, London 1975, 7-43. - Hayrullah Örs, Musa ve Yahudilik, Istanbul 1966, 316-446. - James Parkes, A History of The Jewish People, Gr. Britain 1969. - The Jewish Encyclopedia, Copyright 1904. - The Universal Jewish Encyclopediea, New York 1948. - E.G. Parrinder, A Book of VVorld Reiigions, London 1965, 16, 52, 88, 140. - E.G. Parrinder, The VVorld Living Religions, London 1974, 143, 164. - Vicomte Leon de Poncins, Judaism and the Vatican, Çev. T. Tindal-Robertson, Lond on 1967. - Salomon Reinach, Orpheus, Histoire des Religions, Paris 1976, 1/248-311. New Jerse

- Ernest Renan, Histoire de Peuple d'Israel, Paris, 1/1-34, 127-165, 11/82-192. - H. Ringgren-A.V. Strom, Religions of Mankind, Landon 1966, 113-137 ^ - Roy A. Rosenberg, Judaism: History, Practice, Faith, USA 1991, 64-65. - H.J. Schoeps, An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind, Lond on 1967, 207-227. - Annemarie Schimmel, Dinler Tarihine Giris, Ankara 1955, 100-116. - Gershom G. Scholem, Majör Trends in Jevvish Mysticism, New York 1974. - Siddur (sefaradi), New York 1981, 43-44. - Sylvam D. Schvvartzman, The History of Reform Judaisme, 1953. - Ninian Smart, Background to the Long Search, London, 1977, 159-184. - Robertson Smith, The Religion of The Semites, New York 1972. - Sehrisîânî, el-Milei ve'n-Nihal, Kahire 1975, 1/210-220. - Hikmet Tanyu, Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler, Istanbul 1979, 1/15-126 vd. - Hikmet Tanyu, "Yahudiligin Kutsal Kitaplari ve Esaslari", A.Ü. Ilahiyat Fak. De rgisi, Ankara 1967, XIV/95- Kurt Uruby, "Judaism", Dictionnaire des Religions, France 1983, 868-74. - Yahudilikte Kavram ve Degerler, Hazirlayanlar: Suzan Aialu -Klara Arditi ve A rkadaslari, Istanbul 1996. - R.J. Zwi Werblowsky, "Judaism", The Concise Encyclopedia of Living Faiths, Lo ndon 1971, 3-40. - Zaferu'l-Islâm Han, Yahudilik'de Talmud'un Mevkii ve Prensipleri, Çev. in, Istanbul 1981. [459] Mehmet Ayd

B- Hiristiyanlik - Muhammed Atâurrahîm,. Jesus Prophet of Islâm, England 1977. - Donald Attvvater, Christendom, London 1969. - Mehmet Aydin, Müslümanlarin Hiristiyanliga Karsi Yazdigi Reddiyeler ve Tartisma Ko nulan, Konya 1989. - G. Barker, O'nun Izinde (Hiristiyanlik ve Laiklik Tarihi), Istanbul 1985. - La Bible, Paris 1977. - David A. Brown, A Guide to Religions, London 1975, 155-182. - Chateaubriand, Genie du Christianisme, Paris 1966, l-ll.

G. Roman Cathoficism . . London 1971.Rene Guennau. Paris 1924.Ch. . 372-373.S. Guy. . . The Beliefs of A Unitarian. Kaloustian. 284 -307. 310. 969 Saints and Sacrements of the Armenian Church. 138139. The Great Religions of the Modern World. Yahudilikte ve Islâmda Tövbe. Hiristiyan Dini.Leonard Hadgson. . A.Mc Veigh Harrison. Saint Paul ou le Closse oux Pieds d'Argile. Gr. XXVI/727-750. Luigi I. The Founder of Christianity. . London 1977. Hiristiyanlik Üzerine Konferanslar. 19 72.Harun Güngör. . . Mackay.Muhammed Ebû Zehra. Hiristiyan Dininin Esaslari. Ankara 1997. Izmir 1963. Courte Histoire du Christianisme. Ankara 1985. New York 1958. . Incil Nedir? Tarihi Gerçekler. Paris 1938. A . Les Eglises Oriantales et !es Rites Orientaux. . 190-195. Gr. France 1983.G.The Concise Encyclopedia of Living Faiths. Christian Deviations.P.L. London 1964.J.Horton Davies. Brandon. London 1970.Emile GIIIabert.Giussupe Descuffi. Gagauzlarin (Gagavuzlar) nkara 1982 {basilmamis doktora tezi). Davies. . The Doctrin of TrInity. 40-166. Dinî Inanislari Üzerine Bir Arastirma. 337-371. Edi-tions M'tano ia 1974. Hiristiyanlikta. "Les Missions Cathologues". Histoire des Religions. Çev.Alfred Hail. . Eastern Orthodo-xy. Dodd. Houtin. First Century Christianity.A. . 11/1144-1187. Britain 1972. Akif Nuri. Our Religions. Istanbul 19 78.Abdurrahman Küçük. Janin. .G. Ed.Mehmet Katar. New Jersey 1947. Istanbul 1982. .R.Ü. annitto. Dergisi (IFD).F.. . New York 1 . Britain 1932. 89-104. Ilahiyat Fak. Paris 1955. Jesus.Dictionnaire des Religions.Abdurrahman Küçük. . . The Christian Church. Hromadka-G. Walsh-John A.A Dictionary of Comparative Religion. "Ermeni Katogikoslugu ve Meselesine Dair Bir Arsiv Vesikasi Üzerin e". . Ankara 1997.H. Ankara 1983. 359. . Guignebert. 307-337. London 1973.J.Harold A. nesr. . London 1965.Xavier Jacop. "The Christians". Ermeni Kilisesi ve Türkler. Protestantism. Gali. . S. .C.

H. 11/185-260. Gr. nesr.H. 417-467 .Marguerite-Marie Theollier. London 1965. Erzurum 1976 {basilmam is doçentlik tezi).Abdullah Tercüman. An Intelligent Person's Guide to the Religions of Makind. Ed. The History and Literatüre of Christianity. A Reader's GuIde to the Great Reli-gions. Ed. Foy. Çev. Istanbul 1992. . Kahire 1975. Hiristiyan Tanribilimine Giris. Histoire des Reiigions. 25 9-268. Creeds of the Churches. Fener Patrikhanesi ve Türkiye. Istanbul 1980. MI. Ankara 1979 (basilmamis doçentlik tezi). Dinler Tarihine Giris.Ninian Smart.. 43-47.Ekrem Sarikçioglu. . Ström. W. . 206-274. . Beyrut 1968. Ankara 1955. Hiristiyan ve Islâm Dinlerinde Meryem. Malachia Ormanian. Britain 1977. F. Cross.Man's Religous Quest. . London 19 . Christianity. London 1977. .Ekrem Sarikçioglu. 11/515-558. Çev. . Gali.H. Einar Molland.G.L. Dictionnaire des Religions. London 1965.Günay Tümer.Süreyya Sahin. Walsh. Ringgren-Ake V. . .Annemarie Schimmel. Schoeps.J. 242-313. Londo n 1967. . 175-176.Ninian Smart.John H. 401-475. 67-69. "Le Christianisme des Origines ou Concile de Nicee". Religions of Mankind.A. Christendom.Salomon Reinach. L'Eglise Armenienne. New York 1983. el-Milel ve'n.Etienne Trocme. . . Salih Tug. 105-159. London 1978. S. . Nigosian. . 1972.Pierre de Lobrrolle. Oxford 1973. Belgi-que 1971.The Oxford Dictionary of The Christian Church. . Background to the Long Search.Thomas Michel. .Sehristânî. London 1975. VIe de Jesus. London 1966. Islam Peygamberi. 137-175. VVilson. . Paris 1944.Ernest Renan. Istanbul 1980. Ebu'l-Hasen Ali el-Hasenî en-Nedvî. . Istanbul 1970. Parrinder.H. Istanbul 1983. Dinlerde Mehdi Inanci ve Tasavvurlari.'Nihal. 1/220-229.E. Orpheus. 117-150. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. Jesus in the Ûuran. Hiristiyanliga Reddiye. el-Erkânu'l-Erbea.H. . . London 1968.Muhammed Hamidullah. . Leith. Paris 1976. Lübnan 1954. World Religions. The Religious Experience of Mankind.

Ebu'l-Hasen Ali El-Hasenî en-Nedvî. Schoeps. London 1977. Brown. Hamdi Akseki.A. London 1966. "The Muslims". London 1969. . 77-103. lti/3-179.A.Muhammed Naseem. M. 175-202.Mircea Eltade. Islam Fitrî. .A. 184-200. . The Great Asian Religions. The Concise Encyclopedia of Living Faiths. . H. W. . . Histoire des Religions. nesr. Lond . . Nigosian. "Islâm".Ismail Râgi el-Fârûkî. London 1973. "Islâm". 147. Tabiî. .Charles J.David A. . London 1977. An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. 307-379. . . A Reader's Guide to the Great Reli-gions. Religions of Mankind. London 1965. Feyizli. Mohammed. Our Religions.R.T. 1 66-200. "Islâm". Parrinder. .E. The VVorld's Living Religions. World Religions. Parrinder. 12. 467-529. Aydin. VVelter. Ankara 1993.Maxime Rodinson. Umûmî Bir Dindir. 89-104. 1980. . London 1975. Beyrut 1968.Muhammed Hamidullah.Toufic Fahd.G. London 1975.A. 178-224.E. [460] C. Islâm Peygamberi. Jurji.H. Ankara 1978. Islâm.S. London 1977 . . Gr. Gali.E. London 1947. . Adem. . Islâm.77. Çev. .H. Asian Religions. Yurdaydin-Mehmet Dag. A Book of World Religions. Salih Tug. Hz. Paris 1984. Foy. .Islam .G. London 1978. New Jersey 1947. l-ll. Ist. Paris 1950.Hüseyin G. 345-407. . .G. 1976. Gibb. Histoire des Croyences et des Idees Religieu-ses. Ankara 198 1. Ringgren-A. The Great Religions of the Modern World. Çev.V. Istanbul 1943. 182-218. Ström. 111/71-93.Edvvard J.G.H. 9-31 . Dinler Tarihi. 100. "Islam". Britain 1976.J. 60. el-Erkânu'l-Erbea1. . A Guide to Religions. Ed. . "L'Islâm et Les Sectes Islâmiques".Man's Religous Quest.Fazlurrahmân. nesr. Adams. 5-31. Istanbul 1981. Histoire des Sectes Chretiennes. Parrinder. 407-467. Hamdi Akseki.Mustafa Erdem.

Yahudilikte Mesîh. dünyanin sonuna alâmet ne olacak? Isa cevap verip onlara dedi: Sakin kimse sizi saptirmasin ! Çünkü bir çoklari Mesîh benim diye benim ismimle gelip bir çoklarini saptiracaklar. dünyaya hâkim olan Seytan safdisi birakilmis olacaktir.W. kilicin kesmey ecegini iddia ederek. kimse bir sey bilmez. aslinda. sonra hem Yahudi hem de Hiristiyan dinlerinde zaman zama n büyük bir ilgi toplayan Mesîhî hareketler olmustur. gelecege bira kildi.Mesîhî Hareketler Yehova Sahitlerinin mahiyetinin anlasilabilmesi. Çünkü Rabbini zin hangi gün gelecegini bilmezsiniz.Meviâna Siblî. Istanbul 1977-1978 . .. Eger size: Iste çöldedir deseler de çikmayin. 2. [461] baslattigina inanirlar. M. 184-218. Bunlarin arasinda Yahudileri uçarak Kudüs'e götür cegini va'dederek mensuplarinin herseylerini sattirip daglik bir burundan tepeüstü d enize atlatan Giritli Mose. Yahudileri Hz. Ve bi r çok yalanci peygamberler kalkip bir çoklarini saptiracaklar. Iste iç odalardadir. Önce Yahudilikte.Ninian Smart. O zaman eger bir kims e size: Iste Mesîh burada. Ömer Riza Dogrul. Aydin. Z ira içlerinde o kadar Mesîh olduguna inanani vardi ki. ne de Ogul.on 1967. . Yüzyilin ortalarina kadar hemen he men her yüzyilda Mesîhler ortaya çikmistir. Ter. 1914'te hayatta bulunan nesil. New York 1962. devletleri. Asr-i Saadet (Islâm Tarihi). Mesihî hareketlerin bilinmesine ba glidir. deseler de inanmayin. yahut surada derse inanmayin. Zira sanmadigniz saatte insanoglu gelir". The Religous Experience of Mankind. mümkünse seçilmis olanlari bile s iracaklar. Watt. Bu Mesîh adaylari hem aldatmis hem de aldanmislardir. Iste size önceden söyledim. bu seyler ne zaman olacak? Ve senin gelisine.000 Yehova Sahidiyle bütün siyasî kuruluslari. Böylece XVIII. London 1977. Insanoglunun gögün bulutlari üzerinde kudretle ve büyük izzetle geldigini görecekler. basini uzatip. Islâm.. .... Çev. tacillerin telkini de o dogrultuda idi. M. Çünkü simsegin sarkta çakip garpta dahi görüldügü gibi oglunun gelisi de böyle olacaktir. sakirtleri ayrica g elip ona dediler: Bize söyle.J. . Alden VVilliams. Hiristiyanlikta ilk yüzyillar.. Çünkü yalanci Mesîhler ve yalanci peygamberler kalkip büyük alâmetler ve harikalar yapacaklar.Ninian Smart. yine Iran Yahudilerini ayni metod-la Kudüs'e götürmek iste yen David Alroy da vardir. bir inanç konusu olarak. Imdi uyanik olun.. Ancak za manla diger konular ön plana çikti ve bu husus. Armag edon Savasiyle saglanacaktir. Fakat o gün ve saat hakkinda ne göklerin melekleri. beklenenle r gerçeklesmedi. yalniz Baba'dan baska. Zeytinlik dagi üzerinde otururken. 475-543. Bu. Onlara göre. Bu konuda. kisacasi "Seytanin güçleri"ni yokedecegini görecektir. Gr. Matta Incilin de söyle denilmektedir: "Isa. Böylece yeryüzünde de Tanrinin Kralligi kurulmus. Britain 1977. Dav ud devrindeki ihtisama ve dünya hakimiyetine ulastiracak ideal bir kral olarak" be kle-negelmistir. . Bütün bunlara ragmen Mesîh gelmedi. söyle ki. Isa'nin "ikinci dönüsü" beklentisi içinde geçti. basindan olmustu. Background to the Long Search. Modern Dünyada Islâm Vahyi. aslinda Babil Sürgünü ve çesitli sikintilar sonucunda ortaya çik mis ve dinî-millî bir veçhe kazanmistir. mille tleri.[ 462] . onun yeryüzüne ine rek beraberindeki 144. 227-242. Hz. Ankara 1982.. Bu ideal.

Miller (1782-1849). birkaç sene sonra da ayni ad altinda bir cemiyet kurdu (daha sonra "siyon" kel imesi atildi). gizli. Son iki yüzyil böyle hareketlerle doludur. insanlari saptira cagi. söyle iki yol takip ettiler: 1) Hesaplamak. Yerine hareketin avukati J. Bunlar. kurdugu cemiyetin yüzde doksan hissesini elinde tutuyordu. evindeki evlatliga kur yaptigi iddiasiyla. ayni tarihten It ibaren bu çesit hareketler Hiristiyanlik Âleminde ortaya çikmaya basladi. çikarci oldugu gibi.Yehova Sahitliginin Tarihçesi Yehova Sahitlignin kurucusu C. Razil. mistik. sahte Mesîhlerin. Swedenberg'in (16 88-1752) sistemleri misal olarak verilebilir. klasik dilleri bilmedigi. O.H. Rutherford (1869-194 2) getirildi. Mesîhî hareketler. Bu cereyanlardan biri de Yehova Sahitleri'd ir. Fakat o da va'dedilen olaylari görmeden öldü. Kab-balist. bir defasinda da gerçekte dinî bir hüviyeti.T. kökü. Razil'dan ayrildi. Yahudi Mesîhî hareketleri XVIII. Bunun zaman . özel metodla rla yönetilen.A. Kaynagi. 14 yasindan sonra bir tahsil görmedigi. 1879'da "Siyon'un Tarassut Kulesi" dergisini çikartmaya basla di. en önemli Mesîhî hareket . zamanla teskilâti ele geçirdi. Karisi. bu konuda.[463] Incillerdeki bu gibi açiklamalardan. hatta yalan yere yemin ettigi. Yehova Sahitlerini anliyabilmek hususunda. Yüzyil ortalarindan sonra gözükmez iken. böyle hesaba. ikincisine de E. Ancak bir Kitab-i Mukaddes toplulugu kurdu. Isa'nin geldigini. Taraftarlar. bu bir kenarda duran Mesîhî konulara el attilar. yayinla ri birbirini tutmayan. Ancak mahkemeleri kaybetti. Bunlardan ilkine J. âlemin sonu ve Mesîh'in gelisinin yalniz Allah ta rafindan bilinebilecegi anlasildigindan. derin arastirmasi ve klasik dillere vukufu bulunmadigi ni yazan bir risale yazarini mahkemeye verdi. Kendisinin "Yehova'nin Sözcüsü" olduguna i nandigindan ve Razil'in sahsiyetinin yiprandigina kanaat getirdiginden "Russelis tler" adini 1931'de "Yehova Sahitlerine çevirdi. "Adve ntizrrT'dir. kapali açiklama ve y mlan bulunan ve çesitli dinlerin içinden baslatilan bir hayli cereyan ve hareket. Bu hareketin kurucusu W. Sonradan E. Yahudilerin "kabbala" denilen kutsal kitabin harf düzeninden gelecekle ilgili sirlar çikarmak usulünden faydalandilar. zam anla "din'lestirilmek istenmektedir. kendi ni grubun "pastör"ü seçti. Yüzden fazla eser yazdi. Böylece onlar. yeni bir yorum getirdi.Bu cümlelerden. yalan söyledigi. hemen büyük çogunlukla Mesîhî. ilhama dayananlarindan hulûlî olanlarina kadar büyük bir çes ilik göstermektedir. Knorr (1977'ye kadar) geçti. yalanci. ciddî bir dinî egitim görmedi. R azil. "insanogl u"nun gelisinin insanlarca biline-miyecegi anlasilmaktadir. Mesih surada-burada diye iddiada bulunanlara inanmamak gerektigi. Razil. verilen tarihin dogru ol dugunu. ana Hiristiyan kitle bu konuda ihtiyatl idir.F. peygamberlerin gelecegi. Bahâîligin kurucusu Mirza Hüseyin Ali'den (1817-1892) Hintli çocuk Kr isnamurti'ye kadar Isa'nin kendilerine hulul ettigini ileri sürenler de olmustur. bir defasinda "Mu'ci zeli bugday" satisi dolayisiyle kendisini itham eden bir gazeteyi. White (1827-1915). sonra 1844 olarak Kutsal Kitap'tan hesaplama yoluyla çikardi. he rseylerini terkederek büyük bir ümitle beklemelerine ragmen. hayal kirikligina ugradi. Isa'nin dönüs tarihini önce 1 843. Razil. gökte muhakemeyi baslattigini ileri sürdü. büyük iddialarina ragmen öldü. sirrî. Bengel'in (1687-1752). uçtaki saf kimselerin hiçbir sey bilmedigi. Razil'dir (Charles Taze Rus-sell: 1852-1916). 2) Rüyada veya vizyonda ilhamla bilgi almak. Yerine N. Ancak Protestanlar. Katoliklere göre daha fazla kutsal kitaplariyle mesgul o lduklarini ispatlama gayreti içinde. gayesi ile söyledikleri. Yehova Sahitligi hareketinin kurucusu da bu görüsü aynen kopya etti. [464] 3. Bu mah kemelerde onun sahsiyetiyle ilgili bazi önemli hususlar ortaya çikti: "Pastör" olmadigi .

Isa Mesîh. Mabed yerine "Krallik S alonlari" kullanilacaktir. tekâmül etmemis. 4. Yehova'nin askeridir. insanligin müsterek mezarina gidecektir. mülî duygulari. ke ndini bu dünyadan uzak tutmalidir. [465] 4. anca k bir tanedir. mum kullanilamaz.Tanri tektir ve ismi Yehova'dir. Yehovanin Sahitleri.Cehennem diye insanlarin ruhlarinin azap çektikleri bir yer yoktur. 13. Bu idare he yetinin altinda çesitli hizmet kademeleri vardir. "Yeni Ahit".Yehova Sahitlerinin Inançlari Yehova Sahitleri'nin inanç ve âdetleri söyle maddeiendirilir: 1. ispirtizma yasaktir. 3. her fert için kader veya alin yazisi çizmemistir. bütün insanlara . Isa'nin insan öncesi hayati vardir. Insan. Digerleri sahtedir.000 civarinda Krallik misyoneri yetistirildi. Tanri tarafindan mu'cizevî olarak dogmasi saglandigindan. Yehova'nin sahidi. Hayata götüren yol. fal bakmak.Insanlik.Agizdan veya baska bir yolla bedene kan almak "Tanrinin Kanunu"nun ihlâlidir. 11. Bütün milletlerden seçile e sayilari 144. Isa. insanligin kurtulusu için gerekli olan fidye olarak ödemistir. Ölüler. Âdem'den miras alinan günah sona erecek tir. askerl ik yapmaz. bayragi put olarak görür. Tanrinin ya rattigi ilk varliktir. fakat yaratilmistir. Dua. Simdi biz son günlerde yasamaktayiz. 6. Isa Mesih ile birlikte hüküm sürmek üzere "Gög cektir.Ruh çagirmak. Tanri. Tanri. ölümle birlikte yok etmekted ir.Ilâhî Krallik. Tanriya hizmet etmekde taki p edilmesi gereken bir örnek birakmistir.Mukaddes Kitap. sadece Yehova Sahitlerininkidir. yeryüzünü adaletle ve sulh içinde yönetecektir. büyücülük.inda Gilead'da Kutsal Kitap Mektebi kuruldu ve 15. dinlerarasi isbirligi faaliyetine katilamaz.Seytan. yeryüzüne insan için en iyi hayat standardini getirecektir. ha atini. 9. Mukaddes Kitaba her türlü insan sözünden d ha çok güvenilmelidir. 5. ruhî Israillilerle yapilmistir. Isa'da ilâhî tabiat bulunmaz. 7. ölümünden sonra ruhî bir sahis olarak diril-tilmistir ve su anda. . millî marsi. Isa Mesîh. Ölümden kurtulmak için yegâne ümit. Isa Mesîh. bir haç üzerinde degil bir direk üzerinde ölmüstür. Mukaddes Kitabi n ahlâk standardina uyulmasi sarttir. resim. Kurtulus için Isa 'mn kurbanligi yeterlidir. Tanrinin Sözüdür ve hakikattir. Tanrinin Ogludur ve Tanriya esit degildir. Insan onu. Knorr'dan sonra teskilati bir idare heyeti yürütmektedir.Tapinmada suret. 8. cemaati kendi üzerine bina etmistir (Petrus'un üzerine degil). Isa. 2. millî sinirlari kabul etmez. tesbih. dünya üzerindeki kötü sistemi Armegedon Harbi ile ortadan kaldiracaktir. tan ri Yehova'ya ancak Isa Mesîh vasitasiyla yapilir. herkes davranislarindan bizzat sorumludur. haç.000 olan sadece küçük bir sürü. 10. dir mektir. 12. ruhî varlik olarak yasamaktadir. Mukaddes yazilardaki hakikati bildirmek sorumlulugu altindadir. Tanrinin Kanununa insanlarin kanunundan ziyade itaat edilmelidir.Yehova Sahitleri.Din. bu dünyanin görülmez yöneticisidir. Kötülük ebediyen yok edilmis olacaktir. Yeryüzü asla i veya yok edilmeyecektir.Yehova Sahidi. Isa. Yehova Sahidi. Bu da Ye-hova Sahidi olmaya baglidir. Âdem'in günahindan dolayi ölmektedir. Isa'nin yönetimindeki "Gökteki Tanrisal Krallik".

Bunun üzerine Moon. Kore'de diger din mensuplari ve idarî çevrelerin muhalefet ve baskilariyla karsilasa n Moon ve taraftarlari. Moonculuk hareketi. 16.Ruhanî sinifi. Hz.Kendini Yehova Sahitligine adama (vakif). 1920 yilinda. New York ve daha sonra VVashington'da gazete çikarmisla rdir. taraftar toplamaya devam etmis. bitkisel kök ti careti gibi yollarla zenginlesme imkâni bulmustur. 17. Hareket. siyasî-kültürel nitelikli gazete. "New York City Tribüne" isimli. Yüksek tahsil arast rmalari için bir "Ilahiyat okulu" kurulmustur. "Moon Teskilati" gibi adlarla adlandirilmistir. bütün bunlarin yaninda basin yayina da el atmis. Güney Kore 'nin baskenti Seul'de. Moon'un telkinleri taraftarlarinca kaydedilmis ve Ingilizce "Di-vine Principe" (Ilâhî Prensip) adi alti nda nesredilmistir. Moon. diger yandan kültürel faaliyetlere yönelmistir. bir yandan sermaye k azanmak için çalisirken. yetiskinlere ve tamamen suya daldirmakla olacagina inanirlar.Hareketin Ortaya Çikisi ve Faaliyetleri Moonculuk. köylü bir aileden dünyaya gefmistir. "Birlesik Aile". Kiliseden kovulmustur. [466] B. 1959'da. bütün dinleri birlestirmeyi amaçlayan. Yehova Sahitlerinin inancina benzer bir anlayisa yönelen Moon. balikçilik. malî kaynak temin etmek için. sadece Yahudilere verilmistir ve Musa'nin Kanunu ile birlikte son bulm ustur. Mooncular tarafindan Milletlerarasi k ongreler düzenlenmis ve bu kongrelere çesitli üklekerden ileri gelen bilim adamlari dav et edilmistir. Daha sonra. Moon'un fikirler i. 15.Yehova Sahidi olmayan herkes onlara göre "keçi"dir ve onlara karsidir. Moonculuk (Mooncular) olarak da isimlendirilmistir. Bu hareket. Kilise'den kovulusunu takibeden yirmi yil içerisinde Moon'un.Sebt Günü. Buddha ve hatta bizzat Allah'la konustugu söylentisi etrafa yayilmistir. Vaftizin çocuklara degil. Isa'nin kendisine görünerek. 1954'de. 1950 yilinin sonlarinda Güney Kore'nin sinirlar ini asarak Japonya'ya ve Bati'ya yayilmistir. daha yaygin kullanimla. 1936'da. Fakat. ticarî hayata el atmis. çesitli kesi mlerden taraftar toplamaya devam etmistir. Hareket. Neticede. önce Buddistt ir. Bu gazete. O. Kuzey Koreli Sun Myung Moon tarafindan Güney Kore'de kurulmus bir harek ettir. "Tanri Kralligi"ni kurma görevini tekl if ettigni iddia etmistir.MOONCULUK 1. sinkretik (uzlastirmaci ) "Birlesik Kilise" hareketi ortaya çikmistir. sonra Protestan Hiristiyan Kiliselerinden biri olan Presbiteryen Kilisesine katilmistir. Mooncular. Kuzey Kore'de. 18. vaftiz vasitasiyla sembolize edili r. Bati'da ise "Birlesik Kilise". Onun bu iddiasi Presbiteryen Kilisesi tarafindan sapi k bir iddia olarak görülmüs ve o. zaman zaman hapse atilmislardir. dinî rütbe veya unvanlar Kutsal Kitaba uygun degildir. güvenlikle ilgili konulara. "Kutsal Ruh Bir ligi". önde gelen kisileri n okudugu iddia edilen bir gazetedir. Moonculuk. Hz. özellik . Kore'de "Tong I". Tokyo. Musa.14.Sakramentlerden sadece vaftiz ile Ekmek Sarap Âyinini "Hatira Yemegi" sekl inde nitelendirerek kabul ederler. Güney Kore'ye gitmistir. Amerika'ya tasinmis ve burada gelismeye. Bu tür faaliyetler halen devam etmektedir.

Doguda bu rakam. Üyelerden evlilik öncesi ve hatta so nrasinda hizmet için bekâr kalmalari beklenir. Birlesik Kilisenin "Free Press International" adinda bir de haber ajansi bulunma ktadir. Gerçek Ana-Babayi olusturacaklar ve onl arin evlilikte takdis ettikleri kimseler. ort a sinifa mensup gençleridir. bütün güçlerin en üstünü olan sevginin istismarini içinde bulundura ir itaatsizligin sonucudur. Takdis. hareketin teolojisinin gerektirdigi "yenilestirme"yi saglamak için. zatî nitelikleri bulunan bir varliktir. Âdem ve Havva. ailevî ve muhafazakâr degerleri savunmaktadir. çocuklarinin çocuklari Tanri i le tam uyumlu. Ortadogu'da yayinlanan "Middle East Times" (Ortadogu Ahvâli) adli Ingilizce. Tanri. Bunun üzerine Havva. bir verme-alma iliskisi vasitasiyla. Tanri ve insan tarafindan âlemin Tanri'nin istedigi duruma getirilmesi girisimi olarak görülebilir. 1976'dan beri. vaktinden önce. sadece bir yasa k elmanin yenilisi degil. daha büyük bir bütün teskil e tmek üzere. bu olayi söyle bitirmektedir: Bütün tarih. yirmi yasini geçmis. günahsiz bir dünya kurmalariydi. onlarin evlilikle takdis edilecekleri bir mükemmelli k merhalesine ulasmalari ve böylelikle onlarin çocuklari. genellikle iyi tahsil görmüs. birtakim temel. Moon'un "Ilâhî Pre nsip" kitabi. Bu. Bati'dakinin iki kati kadardir. hatta binlerce çift ayni anda bir evlendirme töreniyle tak dis edilir. Kovulma. Mesîhî bin yillik devre anlayisina sahiptir. Amerika'da yayinladiklari d iger bir önemli gazete de "The Washington Times"dir. olmadi. Bu kitapta Tanri. Iki üç sene hizmet etmis üyeler Moon tarafi ndan eslendirilir. Tann'nin onlarla bir sevgi verme-alma iliskisi içine girebilec egi için yaratilmistir. Japonya'da ve Bati'da bütün vaktini bu dinî harekete ayiran lar (fultaym üyeleri). yüzlerce. F ultaym üyelerin hayat tarzi. bütün dinlen birlestirmek üzere. önemli bir âyindir. Kutsal Kitab'in bazi. "Ilâhî Prensip"e göre yanlisin düzeltilmesi Mesîh ile gerçeklesecektir. aslî suçsuz dogan çocuklara sahip olacaklard . yeni bir dinî anlayis üzerine kurulmustur. evrensel prensiplere göre âle mi yaratan.Moonculugun Görüs ve Düsünceleri "Birlesik Kilise"nin teolojisi. Lüsifer merkezli. "Free Press Int ernational" (Milletlerarasi Hür Basin). Aslî gaye. Bunlar. VVashington'da yayinlanan iki gazeteden biri olan bu gazete. Hareketin mal varligini artirmak ya d a yeni katilmalar saglamak için çok zaman harcanir. Ayrica. ay ve yilin ilk gününde veya hareketin kutsal günlerinde and içilir. sira Ile. Bu teskilât tarafindan mâlî yönden desteklenen dergiler de vardir: "Insight on t he News" (Haberlerin Iç Yüzünü Kavrama). Moon'un "Ilâhî Prensip" kitab i. asagi yukari. Tanri merkezli degil de. onlarin 1983'den itibaren Kibris'ta çikardiklari bir gazetedir. Havva ile Seytanin âdi davranisiyla bozuldu. Onlar. zamansiz birlesme sonucu Aslî Suç. anahta r figürleri de bunu göstermektedir. Moon'a göre Amerika'da en hizli büyüyen gazetedir ve o nun. daha genis fertler içinde birlesmek tedir. Kendini tamamen harekete vakfeden üye sayisi Batida onbini geçmezken. [467] 2. Tarih. çok çalisma ve fedakârliga dayanir. "The VVorld and I" (Dünya ve Ben). Bu hareket mensuplari. Bu noktada diger Mesîhi y eni dinî hareketlere ve bir bakima Yehova Sahitlerine benzemektedir. Gazete. gazete. en üst seviyede politikacilardan halk temsilcilerine kadar varan çok sayida oku yucu kitlesi vardir. Bu sekilde. toplulugun merkezlerinde kalmakta. "Birlesik Kilise"ye katilanlar.le Dogu'daki gelismelere ayrintili bir sekilde yer vermektedir. sonraki bütün nesillere geçti. Kore'dekiler ise bu isi kendi evlerinde yürütmektedirler. Âdem'i kendisiy le (bedenî) cinsel iliski kurmaya ikna etti. Amerika'nin bazi resmî yayinlari da bu gazeteden zaman zaman iktibaslar yapmaktadir. Hiristiyan Kutsal Kitabinin. Mesîh ve karisi. Tanri'nin Âdem'e olan sevgisini kiskandi ve Ha vva ile (ruhanî bir sekilde) cinsel iliski kurdu. Âdem e Havva'nin yapamadigini yapacaktir. basmelek Lusifer'e (seytan) Âdem iie Havva'ya göz kulak olmasini istemisti. Bütün yaratiklar olumlu ve olumsuz (erkek ve disi) elemanlardan ibarettir. Ayrica her tarafta. Ancak o. yeni bir y orumunu sunmaktadir. Onlar. hayatlarini "Gögün Krall igi"nin yeryüzünde yeniden hâkim olmasi gayesine adamislardir.

Dördüncü görevli kalmis ve dünyanin çesitli yerlerindeki topl politikacilarin. [468] 3. Türkiye'den çagirdiklari ilim adami. Bunlardan biri hem Müslüman Hem de Mooncu olan Mu-hammed Yahya Thompson'dur. kamp . masraflari teskilâta ait olmak üze re. zina yapmalari kesinlikle yasaktir. 1989'lara kadar. âleme ruhanî ir kurtulus getirdiyse de. Hareketin mensuplarina ait literatüründen Moon'un. önce Hiristiyanken sonra Buddist oldugunu.B. 1982'de. O ve iki arkadasi. Mooncular. kötü borçlarini silecek.Günümüzde Mooncular ve Türkiye Birlesik Kilisenin telkinleri her tarafta muhalefetle karsilasmistir. Moon ve karisinin gerçek ana-ba ba olduguna inanmaktadir. Dünya Dinleri Konseyi Yönetim kurulu Baskani Dr. daha sonra "Birlesik Kilise"ye kat ildigini belirtmis ve "Dogu Bloku ülkelerinde uzun zamandir yeraltinda yapilan faa liyetleri. siyasetçi ve basin mensuplarina. Bu. Amerika n Federal Mahkemesi. artik legal olarak gerçeklestirecegiz" demistir. iyi islerin garantisi olacaktir. Mooncular'in sigara. Ancak V aftizci Yahya'nin hatasi sonucu evlenme firsati bulamadan öldürüldü. bütün masraflari üstlenerek. Ancak Amerika'daki Pro testan çevreler Moon'u ve taraftarlarini kabullenememistir. Simdi artik Amerika'da Muhafazakârlarin destegini kazanmaya çalismaktadir. A. Bütün bunlarin olabilmesi için insanin Mesîh'i kabul etmeye hazirlanacagi bir kurulu s olmalidir.ir. silah imâlâtiyla ugrastigi. her yil baska bir ülkede düzenledigi gençlik kamplar idir. saglarlar). Moon'u onsekiz ay hapse mahkum etmi stir. Bu toplantinin be lli basli konularindan biri de "Islâm-Hiristiyan Diyalogu"dur. Frank Kaufmann. Bu çesit faaliyetler devam etmektedir. fitneci bir teskilât oldugu. liderleri lüks içinde yasarken üyelerinin istismar edi ldigi. Bu olay sonrasinda Moon. basi n mensuplarinin toplantilarina katilmalarini. aileleri böldügü. Hareket. Mesîh'in rolü. 40 günlük seminer düzenlemisler dir. geçmisin kötülüklerini. Hareketin bir baska faaliyeti de. ölümüyle bedenî bir kutulus saglayamadi. "Council for the VVorld Relgions" (Dünya Dinleri Konseyi) toplantisini gerçeklestirmistir. aslî suçtan âzâde. Amerika'da. dört misyoner göndermistir. bilim ve din adamlarinin davetini üst lenmistir. bürokratlarin. vergi yolsuzlugu suçuyla. Istanbul'da. faaliyet alanini Güney Amerika. Degisik ülkelerden çesitli dinlere mensup gençler. Ortadogu'ya hitap eden "Middle East Times" gazetesinin Tür kiye temsilciligini açmak ve "Dünya Dinleri Üzerine Gençlik Semineri" düzenlemek gibi prog ramlari yaninda. teskilat baskisiyla yürütüldügü. âlemi yeniledi. içki kullanmalari. komünizme karsi bir hareket olarak programlandigi. Isa'dan önceki devre v e sonraki iki bin yil arasindaki çok sayidaki benzerleri günümüzün "Ikinci Gelis Zamani" o lduguna delâlet ettigi kabul edilebilir. ülkemize de son onyil içinde. masraflari teskilâta ait olmak üzere. "Ilâhî Prensip"e göre Isa böyle bir kimse idi. Iste bu düsünceler altinda Birlesik Kilise Mensuplari. bu toplantidan sonra bir dergiye beyana tta.'de Hiristiyan K iliseleri Millî Konseyi'nin Moonculuk hakkindaki karari söyledir: "Bu bir Hiristiyan Kilisesi degildir". Men uplari da Moon'u Tanri'nin göndermisi" kabul etmektedir. ve rgi ve muhaceret kurallarini bozdugu gibi suçlamalar yapilmistir. düny aya hâkim olup Moon'la bir teokrasi kurmak istedigi. antikomünist mücadelesini sürdürmüstür. Gü ey Kore haber alma teskilâtiyla (KCIA) alâkasi bulundugu. gazetecilerin. 22-26 Eylül 1991'de (President Otel'de). Mooncular. Bu kamp süresince (onbes gün gibi). Ocak-Subat 1992 yilinda. Böyle bir kurulus. Bu hareketin beyin yikama yoluyla veya zihin kontrolü teknikleriyle üyelerini celbet tigi ve alikoydugu. kendisin i Mesîh olarak gördügü ve takipçilerinden de böyle görmelerini bekledigi anlasilmaktadir.D. beserî ana-babadan dogma bir kimseni lenecegi bir istir. bu gençlik kamplarina davet edilmektedir. Avrupa ve Ortadogu'y a yöneltmistir. Böylece o. geri dönmüstür. gördükleri tepki sonucu. bütün dünyada yapilagelmektedir (onlar meshur siyaset adamlarinin.

Mirza A|i. Siraz'da kendisinin beklenen imama açilan bir "Bab" (Kapi) oldugunu ilan etmistir. Mirza Ali. talebeleri arasindan Mirza Ali Muhammed'dIr. Hocasi Kâzim Restî'nin ölümünden sonra o. Hz. 1850'de. el Ahsaî ile birlikte Kerbela'ya gelmis ve orada onun talebesi olmust ur. Kur'ân'dan daha fas ih ibareleri oldugunu. zaman zaman. Imâmiyye Sîasi içinde tesekkül eden Seyhîlik adli bir tarikatin mahsulüdür. Muhammed ile mukayese e tmeye baslamistir. Ileri sürdügü sapik fikirleri karsisinda.Babîlik BâbîIik. 1844'te. yahutta el-Beyan'a taalluk eden seylerden b aska hiç bir sey ögrenmeyiniz". Is lâm âlimleri faaliyete geçmis ve Mirza Ali Muhammed. 26 yaslarindayken. Muhammed'in hakikatinin kendinden önceki peygam berlerde kismen belirdigini. XIX. el-Beyan adli eserinde su ifadeler yer almaktadir: "el-Beyan'da nazil olan dan veya ondan çikan harfler ilminden. Kâzim Restî.000'i Güney Kore'de. bu konuda. Bâb'a göre seriat. ancak bu hakikatin bin yil gizli kaldiktan sonra simdi kendisinde. önce kendisinin beklenen Mehdi'ye açilan "Bab" (Kapi). Kâzim Restî. Ona göre Hz. Muhammed'in 40 yasinda ilâhî vahye mazhar olmasina ragmen kençl isinin £5 yasinda iken "âyef'ler aldigini ve hepsinin de fevkatöde "mûciz" oldugunu söylem istir. Babîlik. ayni zamanda zuhurunun çok yakin ol dugunu söyledigi MehdI'nin vasiflarini da açik bir sekilde bildirmistir. hocasinin görüslerine uymakla kalmaz. Halen dünyada iki milyon civarinda müntesibi vardir. ben de beser benim.[470] Mirza Ali Muhammed. "Allah daha önceden Muhammed'i göndermis oldugu gibi simdi de beni göndermistir. Âdem'in çagi ile kendi zamanina kadar . Kâzim Restî'nin 1843'te ölümünden sonra. Ülkemizden d e. Ancak nitel ikleri bu kadar açik olarak bildirilen Mehdi. geri kalani Amerika ve diger ülkelerdedir. Mirza 'nin. Seyh Ahmed el-Ahsâî ile görüsmek üzere Tahran'a gitmis ir. Muhammed beserin bir Kur'ân sûresi yapma a aciz oldugunu söylemisse. 10 00 kadari Fransa'da. Ali Muhammed de. Yüzyilin önemli dinî cereyanlarindan birisi ve Bâhâlîgin de baslangici olmust Babîlik ve Bahaîlik. [469] C. Bâbîli kten bin yil sonra zuhur edecektir. Muhammed ve Oniki Imam'da apaçik bir tarzda tecelli ettigini. idam edilmistir. Bundan sonraki seriat da. Nitekim benim Kur'ân'im da Muhammed'in Kur'ân'indan daha üstündür. bundan istifade ederek. oldukça ileri gitmis ve kendisini Hz. Hz. Beyan'da indirilenden b aska bir seye asla uyma.BABILIK VE BAHAÎLIK 1. Kâzim Restî'nin ölümünden sonra zuhur edecekti . Ayrica o söyle demistir: "Ben Muhammed'den daha faziletliyim. Nit ekim Babîlik de Islâm'dan bin yil sonra zuhur etmistir. Seyhîli Seyh Ahmed el-Ahsâî (ö. Iste Mirza Ali Muhammed Riza'nin baslattigi bu harekete "Babîlik" adi verilmistir. çünkü o size fayda vermez" demektedir. Bâbîlikte. Isrâiliyat ile süslenmis sathî ve ta mamen tutarsiz fikirlerden ibarettir. derim. kendisinden sonra da müridi Kâzim Restî'de (Ölümü 1259/1843) ortaya çiktigini söy istir. vahyin devam edecegi ve Müslümanlarin inandigi gibi peygamberligin de son bul mayacagi kabul edilmektedir. bu kamplara katilanlar olmustur. içindeki hükümlerin Kur'ân ahkâmini kaldirdigini göreceksiniz". 1241/ 1826). Sonra o. Iste size kitabim el-Beyan. her bin yilda bir degismektedir. kisa bir müddet sonra bizzat "Mehdi" oldugunu iddia etmistir. Kur'ân'imin bir harfini bile yapmaya acizdir. talebeleri yerine bir halef ve "Mehdi" aramaya basla mislardir. bol bol okuyunuz. Bunun 400. Islâm'a karsi bölücü ve yikici emeller besleyen Siyonist ve "haçli düny "nin emrinde ve hizmetinde bir fesat cereyanidir. sonra bizzat Hz. ortaya çikmis ve "Babîlik"! kur mustur. Onun tariflerine göre bu Mehdi.a katilan din mensubu gençler arasinda diyalog kurulmaya çalisilmaktadir.

tevkif edilerek hapse atildi. yani Allah'in ortaya çikaracagi zâtin kendisi oldugunu ileri sürdü. Bagdat'taki âlimlerin ve halkin sikayeti üzerine. Babasinin ölümünd en sonra. âhiret ve kiyamete dâir esaslari da k eyfine göre te'vil etmistir. bu toplanti günlerinin birinde. oruç. saraydan ayrilarak muhtelif yerleri dolasmaya basla di. "Bahaullah" adini takti. Buna misal olarak e l-Beyân'dan bir kaç cümle durumu iyice anlasilir kilacaktir: "Ondan sonra gelen besinci si : Öküze binmeyiniz. ayrica büyük devletlerin baskanlarina mektup . edebî yönden düsüklüklerle dolu bir kitaptir. belki sakinirsiniz. Kur'ân'i taklide çalismis. Hayvana gemsiz ve özengisiz binmeyiniz. yakin do stlarina.Bahâîligin Çikisi ve Gelismesi Bâb diye taninan Mirza Ali Muhammed'in ölümüyle Babîlik duraklamadi. Karar geregi. Tahran'da dogdu. 12 Kasim 1 817'de. evlilik. Böylece Bâbîleri kendi etrafinda toplanmaya çagirdi. Kur'ân ile mukayeseye çalistigi "el-Beyân"idir. Allah'in size farz ettigi budur. burada dört ay tutulduktan sonra. yakin dostlariyla veda toplantisi yapti. onun talebelerinden o lan Mirza Hüseyin Ali ile daha genis boyutlara ulasti. Bâbîlerin Istanbul'a sürgün edilmesine karar verild i. M irza Yahya Nuri ve yakinlari. 20 yaslarinda iken. keyfî degisiklikler yapmistir. kendisine. Otuz yaslarinda iken Molla Abdulkerim Kazvînî'nin yol göstermesi ile Mehdiligini i lân etmis bulunan Mirza Ali Muhammed'e baglandi. dil ve dil bilgisi hatalariyla. Bundan dolayi. birbirlerini zehirleme tesebbüsüne kadar ilerlettiler. Saraya mensup oldugundan iyi bir tahsil görmüstü. va'dedilenin. 1864 yili basinda t opluca Edirne'ye sürüldüler. fakat gülünç olmaktan öteye gidememistir. Rus ve Ingiliz se faretlerinin hükümete yaptigi baski üzerine dört aylik bir tutukluluktan sonra 15 Ekim 1 852 tarihinde Bagdad'a sürgün edildi. Allah sizi bunlardan siddetle nehyetmistir". Mirza'nin çok övündügü. ne de baska bir hayvana gücünün di vurmayiniz. Mirza Ali Muhammed'in en önemli eseri. Kendinizi koruyamiyacaginiz h ayvanlara binmeyiniz. Kur'ân-i Kerîm'in hükmünü neshettigini söyledigi ve herkesin inanmasi oldugunu iddia ettigi el-Beyan. O. Muhammed'in nübüvvet çagi 1260/1844'de sona ermi stir ve kendisi Islâm dininin hükümlerini degistirmekte mutlak hürriyete sahiptir. esek sütü içmeyiniz. Bâb'in halifesi o lmayi yeterli görmeyerek. O. Mirza Hüseyin Ali. Edirne'de. 3 Mayis 1863'de Bagdat'tan Istanbul'a getirilen Mirza Hüseyin Ali. Tahran'da Mirza Ali'nin görüslerini y aymaya basladi. Bunlar isi. Böylece Mirza Hüseyin Ali ve ailesi Bagdad'a yerle sti.Bahaîlik a. Bu adi kendisine taktiktan sonra. bir kismi da Farsça birkaç eseri daha vardir. Mirza Hüseyin Ali. kardesi Mirza Yahya Nuri'yi saf disi birakti.[471] 2. bosanma ve miras gibi ibadet ve muamelatla ilgili hükümleri ilga etmis. düsünce zaaf ve bozukluklari onun vahi y mahsulü olmasi bir yana. Mirza Ali (Bâb). Iran ve Osmanli hükümetleri arasinda v arilan anlasmaya istinaden. Bâbîlerle arasinda bir takim anlasmazliklar ortaya çikinca Mirza Hüseyin Ali gizlice Bagdat'tan kaçti. 1863'de.12210 yil geçmistir. B ir kismi Arapça. diger Bâbîlerle birlikte. Bâbîlerin Nasûriddin Sah'a karsi giristikleri basarisiz suikast tesebbüsün den sonra. bu sürgünden önce Bagdat'in kenarinda oniki gün. a yni zamanda. Mirza Hüsey in Ali. Orada Iki kardes arasinda tartisma ve düsmanlik son haddini buldu. Kur'ân-i Kerîm'de emrolunan namaz. Ona göre Hz. siradan bir bilginin eseri olmasini bile mümkün kilmamaktad ir. Mirza Hüseyin Ali. Esek üzerine. Ayrica bu eserdeki fikir. Ancak bunlarla binersiniz. kendisinin "Allah'in ortaya çikaracagi Zât" oldugunu açikladi.

kiyamete. ilâhî niteligi ile bir anlamda Tanridir. Bâb'in halefi ve Bahâîligin gerçek kurucusu olarak kabul edilmeye baslandi. Varlik. bâtinî tev'iller. Onlar. Kur'ân-i Kerîm'ih üslûbunu ve sözlerin taklit etmeye çalismistir. Mirza Hüseyin Ali'nin "ilâhî irade semasindan geldigini iddia ettigi diger eseri.yazarak kendisine uymaya davet etti. Ondan sonra da pe ygamberler gelecektir. Âdem'den bu yana gelip geçmis bütün nebî ve resuller. zikredilen (mezkûr) ve "Tur'da konusan" ol dugunu ileri sürmüstür. Bunlarin ilki el-Ikân 'öir. misyonerlik ve Islâm'a karsi olan emperyalist güçlerin y ardimiyla desteklenip beslendigi ileri sürülmektedir. 29 Mayis 1892'de. Hz. Bâb ile sona ermis ve Bahâî devri baslamistir. Bu hareketin. Islâm inancindan sapmislardir. "Alla h. nebi ve ya resul demek yerine. "Kitabu'l Akdes" ile neshedildiklerini ileri sürmüs. daha önceki kitaplarin insanliga yetmedigi için . uyur.000 y il devam edecektir. iman e saslarindandir. Hz. Mirza Hüseyin Ali'ye (Bahaullah) nisbetle "Bahaîlik diye ortaya çikan bu hareket. irili ufakli bir çok eser ve risale yazmistir. Ancak bu iman esaslarinda. O. hastalanir ve ölür. Muhammed son peygamber degildir. bütün dinlerin sözünü ettigi "Mev'ud"d r. pek çok dile tercüme edilmistir. sadece Tanri zuhuru an Bahâ'yi müjdelemek için gönderilmislerdir. Eser. Tann'nin kendisinde sahislasmis oldugunu ileri sürmüstü yani ilâhlik iddiasinda bulunmustur. Bahâ'nin görüsleri ve zuhuru için birer baslangiç olarak indirilmislerdir. Bâbîlerin çogunlugunca. Böylece Bahâ. "Tanri zuhurlari" adini vermektedirler. Hz. kullarina tecelli edebilmek için. asilsiz hikâyeler ve temelsiz id dialarla doludur. Hepsi de nok sandir ve Bahâ'nin gelisi ile tamamlanmistir. Hiristiyanlik ve Islâm'dan alinmis esaslarla kendilerini ayri bir dine mensup olarak göstermeye çalisan Bahâîler. Bahâîlere göre Allah. Mecûsî bâtinîligi ile basl ayip. Muhammed'den sonra. Âdem ile baslayan n ebîler devri. .Iman Esaslari Bahâîlere göre Allah'a. resullerine. "Bahaullah. çagimi zda da canli sekilde faaliyetlerini sürdürmektedir. milletlerarasi Siyonizm. Onlarin inançlarina göre Allah. Hz. Allah'in ezeliyet ve eb ediyeti gibi ebedîdir. orada öldü. Çünkü o. Bu iki eser Bahâîler için önemlidir. Allah'in zuhurudurlar. iman ve ibadetle ilgili birtakim hükümlere sahipt rler. [472] b. Bahaîlik. Mirza Hüseyin Ali. Bu faaliyetleriyle o. Bahâîlere göre. beserî nitelikleri itibariyle yer içer. Talebeleri de onun için "Bahâ bizzat ilâhti".Bahâîligin Temel Prensipleri Yahudilik. Bâb'dan sonra ise Bahaullah gelmistir. Bahâîlere göre peygamberler. ilâhî nitelikleri itibariyle ise Allah'in a ksettigi tertemiz bir aynadirlar. [473] ba. Peygamber. onlara muhtaçtir. yaratiklarina muhtaçtir. Bunun için de peygamberlere. Bahâ'nin vücuduna hulul etti". Bahaullah da kendisinin zikreden (zâkir). Islâm'a karsi çevrilen tarihî entrikalarin son merhalesini teskil etmektedir. Bu eser. Bahâullah'a göre peygamberlerin beserî ve ilâhî iki vasfi vardir. Mirza Hüseyin Ali'nin Bagdad'da iken yazdigi bu eserin asli Farsça'dir. önce vazifesi d okuz yil süren Bâb gelmistir. kendini izhâr etti" demektedirler. Teb'asiz kral olmiyacagi gibi mahlûku olmayan Halik yoktur. Daha sonra Akka' ya sürülen Hüseyin Ali. "Kitabu'l-Akdes"ö'\r. Bâb ve Bahâ'ya inanmak. Bu devir de en az 500. kitaplarina. bir kralin teb'asina muhtaç olusu gibi.

Bu üç çesit namazdan birine karar verip kilmak kâfidir. bi efa abdest alip kibleye (Akkâ'ya) dogru oturup. insanlarin dünyadaki islerin e göre lütufa veya azaba ugrayacaktir.Bahâîlere göre insan öldügü zaman. Bahâîler. Ayrica Kur'ân-i Kerîm' in hükümlerinin de geçmis oldugunu iddia ederler. Bunlar. Bundan baska her Bahâî için günde. Bahâullah'a göre cennet Allah'a yakinlik. fakat makbul ve tesvi . sözlerini okumak. Oruç . Cesetlerin yeniden dirilmesi söz kon degildir. ebediyyen ölmeyecek olan ruhlar. bazi amelî hükümler mevcuttur. el ve yüzün yikanmasindan ibaret olan abdest alinir. Bahâî kiblesi olan Akkâ (Israil'de ) sehrine yönelerek yerine getirilir. Kitabu'l-Akdes'le neshedildigini ve onun da vahiy mahsulü oldugunu kabul ederfer. [474] bb. 21 Mart günü oruç bayramidir. ha c. Bahâîlerin ondokuzuncu ayi olan Alâ ayinda. kiyamet kopmaktadir. Onbes yasini bitiren her kiz ve erkek Bahâî'ye. 19 gün olarak tutulur. abdest yerine. Zekat : Farz olan zekât.Amelî Esaslar Bahâîlikte. Evlenme ve Bosanma : Evlilik. Su yoksa veya suyu kullanamiyacak derecede hastalik varsa. Bahâîler. her Bahâî için vaciptir. Bahâîlerde oruç. ruhun. sene içinde azalmamasi sa rtiyle. cennet ve cehennemin gerçek manasini rettigine inanirlar. cehennem de O'nun bag isindan mahrum olmaktir. el-Beyân'a göre. ye mis yasina kadar. zekât. Bahâullah'in Kitabu'l-Akdes'inde. oruç. Zekât. sermaye üzerinden mallarin beste biri nisbetinde alinacagi söylenen zekât. vergi olarak atihir. kimseye du yurmadan ve kimsenin davetine lüzum kalmadan kilinir. Oruç. JDiri olan. 15 yasindan küçük. Kur'âni Kerîm'de zekât için konulan hükümlerin aynen benimsendigi görülmekle beraber. orta namaz. namaz. bazi hareketlerle duadan ibarettir. Bahâîlikte dinî bir farz degildir. bir de geliri % 19'undan ibaret bir vergiden söz edilir. Namaz ferdîdir. günesin dogusundan batisina kadar hiçbir sey yiyip içmemek. Karar verilen ve kilinan disindak i namazlarin artik o gün kilinmasi vacip degildir. "Umumî Adalet Evi"nin gelir kaynagi durumundadir. Bahâîligin hükümlerini yerine getirmesi farzdir. 70 yasindan büyükler. Bu sartlari tasiyanlar. Ayni zamanda bugün. Azap. Namaz: Bahâîlere göre namaz. Bahâî t atbikatinda bazi farkliliklara ugramistir. yorgunluk vermeyecek kadar Bahâullah'i n dualarini. küçük namaz. kötülüklerden uzak durmaktir. lütuf ve bagis ebedîdir. Bahâullah'in bütün yanlisliklari düzelttigine. samimî bir kalple Allah'i anmadir. yani 2 Mart-21 Mart arasi da. Allah'in yeryüzündeki iki mübarek evi olarak gördükleri ya Bâb'in Sirâz'daki evini veya Bahâ ah'in Bagdat'ta ikamet ettigi evi ziyaret ederler. Kutsal Âyetlerin Okunmasi: Her sabah ve aksam. Namaz üç çesittir: Büyük namaz. 95 defa "Allahu ebhâ" (tekbir) demesi dinî bir hükümdür. hamileler ve emzikli kadinlar oruçla müke lef degildirler. Namaza baslamadan önce. âhiretteki gelismesiyle birlikte s ona erecektir. bes defa "Temizl er temizi Tanri'nin adi ile" demek yeterli sayilmaktadir. Bahâî yilinin il ayidir. Aslinda Bahaullah'in kutsal kelimelerinin tekrarindan ibaret bir dua olan namaz. Namaz. Hac: Yalniz erkeklere ve malî durumu iyi olanlara farzdir. daha önceki mukaddes kitaplarin insanliga yetmedikleri için. kutsal âyetlerin okunmasi gibi hususlardir.

esitligin saglanamiyacagi gerekçesiyle tek kadinla evliligi esas kilmistir. Her iki taraf geçimsizlik durumund a bosanma talebinde bulunabilir. 5. Bahâîlerin. fakat hos karsilanmaz.Genel ve mecburî ögretimi. Bu müddet zarfinda anlasma ve birlesme saglanamazsa Mahfil onlari bosar. mutlak degil.Genel barisi (Mirza Hüseyin Bahâ'nin gelisinin dünyaya barisi getirdigine inanirlar ). vatanî. [476] c. 3. özellikle yaptirdiklari mabetler çerçeves inde propaganda faaliyetlerine yönelmislerdir.Mesîh'in Ruhu'l-Kudüs'ten oldugunu kabul ederler. kendilerini "evrensel" kildigina inandiklari dünya görüslerini ve baslica p rensiplerini su basliklar altinda ele alirlar: 1. Bahâî olmayanlarla evlenmeleri caizdir. Bahâîler. bi r senelik bekleme müddeti verir. Bugün dünyanin birçok büyük merkezinde Bâhâî m ri vardir. 7. Bu durumda evlilik ve nikah.Kadin. siyasî ve benzeri taassuplarin terkedi I mesini. Bahâullah'in gayesi. fakat Bahaîlik din ola . Nisan ile nikah arasindaki fasi la 95 günden fazla olamaz. Nikah ile gerdek ayni günde olur.Din ve ilim arasinda ahengi. Mihr. irkî. 9. Bahâî usulüne göre ya pilir. kendisinden önce ge en peygamberlerin telkinlerinde bulunan esas hakikatlari. 8.k edilen bir istir. Ruhanî Mahfil. Kitabu'l-Akdes'te çok kadinla evlilige izin verilmesine ragmen. çiftlere. bir tek din olmali). Bahâîlikte bosanma olabilir. Bahâi olduklarini gizlememeleri sartiyla . Nikah. 6. fenaliklarina ve kararsizliklarina ta tbik edilebilecek tarzda yeniden ifade etmektir. millî.Dil ve yayin birligini (insanlar için ortak bir dilin bulunmasi).Dünya Görüsleri Bahâîlige göre dinî hakikat. Türkiye'de de mabet yapma girisiminde bulunmuslar. kesin ayriliktan evvel. izafîdir. 10. Onbes yasindan küçük olanlarin evliligi caiz degildir. erkek esitligini.Insanlik âleminin birligini {bütün insanlar kardes olmali).Günümüzde Bahaîlik Dünya'da 3 milyon civarinda mensubu olan Bahâîler.Asin zenginlik ve fakirligi kaldirarak içtimaî meseleleri dinî esaslarla çözmeyi. içinde yasadigimiz asrin ihtiyaçlarina cevap verecek. 4. problemlerine.Her türlü dinî. Abdulbahâ. sehirlerde 19 miskai altin. 2. Nikah esnasinda erkegin kadina mihr vermesi sarttir. köylerde ise 19 miskal gümüstür (Bir miskal yaklasik dört gramdir).Bütün dinlerin birligini (onlara göre bütün milletlerin dini. Bahâîlerin inandikla ri kutsal kitaplardaki sekil ve dualarla yapilir. [475] bc.

Bunun için de hukukî bir karar almak için ugras mislardir.[477] Çesitli inanç sistemlerini uzlastirma tesebbüsü olarak degerlendirilen Bahaîlik. Hadis okumus. Ülkemizde de bu yolda tesebbüsleri olmustur. devamli Kur'ân. babasinin ölümünden sonra. Siîligin Seyhîlik tarikatini sekillendiren fikirler Bahâîlikte yeni bir kaliba sokulmustur. "Siyonist ve haçli dünyasinin. bugün Pakistan sinirlari içinde kalan Lahor se hrinin güneydogusunda. Onlarin bu gayretleri. Hiristiyanlik ve bilhassa Islâmdan alinm is unsurlardir. Gulam'in 4 Kasim 1900 tarihinde yayinladigi bir bildiri ile firka. buralarda. "mehdîlik" konusuyla dogmustur. O. babasinin istegiyle 1864'de Sialkot'a {Pak istan'da bir sehir) memur olarak gitmis ve burada bir süre çalismistir. bazi azinlik hakla n elde etmislerdir. Gulam'in. Bahâîligin ayri bir din sayilamayacagin a karar vermistir. Tefsir.rak kabul edilmedigi için. Islâm? firkalar arasinda Is lâm kültüründen kaynaklanan. 1876'li yillarda. Siîligin Mehdi inancindan dogan bazi anlayislar . Sialkot'da . XIX. kendilerinin ayri bir dine mensup olduklarini. Pencap eyaletinin Gur-daspur bölgesindeki Kâdiyân'da dogmustur. Bu hareket. Bahâîligin cihansümul bir din say ilmasi gerektigini ileri sürmektedirler. Islâm'a kar si çevrilen tarihî entrikalarin birini ve son merhalesini teskil ettigi. müfrit batinî te'viller ve Hurûîîlik'tir. kurucusunun adindan dolayi Mirzâiyye. "melankoli" disinda. önce. Gulam'in sahsiye tini ve psikolojisini etkiledigi ileri sürülmüstür. yikici Batîni lik ile baslayip. Babasi Gulam Murtaza'n in ölümüyle Gulam Ahmed'in hayatinda yeni bir devre baslamistir. basagrisi. G ulam'in ailesinin. Bunun kaynagi. Ülkemizde Bahâî prop Bâbilîk ve Bahâîligin insanliga yeni bir sey getirmedigi görülmektedir. Gulam Ahmed.KADIYÂNÎLIK (AHMEDÎÜK) 1. kismen Yahudilik. diger din ler ve temasa geçtigi misyonerlerden Hiristiyanlik hakkinda genis bilgi edinmis. inzivaya çekilmis. ayri dine mensup insanlar olarak. Bahâîler. o nlarla ve Hindûlarla tartismalara girmistir. Yüzyilin sonlarina dogru Mirza Gulam Ahmed Kadiyanî tarafindan kurul an firkaya verilen addir. Israil ve Avrupa'nin bazi ülkelerinde s emeresini vermis. Bahâîligin yeni dedi ve benimsedigi dinî hükümler. sonra da mensup oldugu yerden dolayi Kadiyanîyye diye anilmistir. emperyalistlerin aleti olarak vazif e görmüs ve görmekte oldugu" seklinde görülmektedir. Firka. inzivaya devam etmis ve "riyâzef'te bulunmustur. O. Ancak. Bahâilige Siîligin sapik bir tarikati denilebilecegi gibi. fakat Islâm dairesinden çikan sapik firkalardan biridir de deni ebilir.Dogusu ve Gelismesi Kadiyanîlik. günlük isi disinda. 1839/1840 yilinda. Iyi bir egitim gören Mirza Gulam Ahmed. mabet yapilmasina izin verilmemistir. . Ayri dine mensup sa yilmalari ve Bahâîligin yeni bir din oldugu yolunda aldiklari bilirkisi raporlarini delil olarak kullanmislarsa da Türk Yargitayi. Amerika. Mirza Gulam Ahmet. seker ve his teri gibi hastaliklari oldugu belirtilmistir. "Ahmediyye" adini almistir. dizanteri.[478] D. 1526'dan 1857'ye kadar sürecek Gurkanli Devleti'ni (Hind-Türk Imp aratorlugu) kurmak üzere Babür ile birlikte (tahminen 1530 yillarinda) Hindistan'a g iren Türk'lerden oldugu ileri sürülmektedir. Allah'in huzuru na çiktigini ve vahiyler almaya basladigini iddia etmistir. kalp çarpintisi. agandasi yogun bir sekilde yapilmaktadir. Bu hastaliklarin.

"Hamâmetu'l-Busrâ". o yüzyilin (Ondördüncü Hicrî) "Müceddidi" ilan etmistir. Mezari. Aldigi vahiylerle bildirilen parolada. Gulam Ahmed. Ay ni yilin Eylül ayinin sonunda. 1891'de. hakkinda övgüler yapilmasina ve ilgi odagi olmasina sebep olmustur. dinlerarasi bir uzlastirma faaliyetinin son perdesi ni sahneye koymak gayreti içine girmis oldugu görülmektedir. taraftarlarinin ziyaret yeri olmustur. kehanetlere. O. kerametlere. â ir zamanda.1877-1878 yillarinda gazetelerde Hindûlara ve Hiristiyanlara karsi yazilar yazmis tir. Gulam. Ahmed. Hiris tiyanlar için "Mesîh". Kadîyân Ahmedîleri Lahor Ahmedîleri olarak varligini sürdürmüstür. O. O halde bütün dinlerin bekle dikleri kurtarici. 1893-1894 yillarinda yeni kitaplar yazmistir. kendisinin Onddokuzuncu Yüz . Mirza Gulam Ahmed'in ölümünden sonra görüsleri taraftar toplamaya devam etmis ve neticede " sinkretik Kadiyânîlik/Ahmedilik Hareketi" ortaya çikmistir. Müslümanlar için "Mehdî". Peygamber'e ver ilen zahirî ve batinî bilgilerle bezenecegini ve bu kimselerin. kendisini. Lahor'da "Dinler Konferansina katilmis ve bir teblig sunmustur. Arap n bütün dillerin anasi oldugu fikrini ispatlamak için 1895 yilinda yazdigi eser. fakat.[479] 2. Üçüncü ve dördüncü ciltlerde is hyin kesilmedigini. "Feth-i Islâm". Bu duruma. Kadiyanîlik. "Tavzih-i Meram" ve "Iz ale-i Evham" adli Urduca kitaplarda açiklanmistir. dolayisiyle insanlik. 1888 tarihinde. Mirza'nin. söz verdigi diger ciltleri yazamamistir. Mirza Gulam Ahmed. 1904 Kasim'inda Sialkot'da kendisinin. gerek ayni düsüncenin ürünü olan ve ayni gayeyi tasiyan Babîlik-Bahâîlik basariya asamamistir. sahsî övün melere tepki göstermemis ve ondan süphelenmemislerdir. Luziyana'da. Arapça yazilmis olan bu eserler. Urduca kaleme aldigi. Sundugu bu teb lig. Lahor'da ansizin ölmüstür. Ona göre bütün dinler.Gulam Ahmed'in Iddialari ve Kadiyanîlerin Bazi Görüsleri Gufam Ahmed. Gulam'in kisiligi yazdigi bu yazilarla öne çikmistir. sezgiye dayanan bilg ilerinin peygamberlerin bilgisini andirdigini söylemistir. kendisinin Müslümanlarin bekledigi "Mesîh" ve "Mehdî" oldugu iddia edilmis Bu konudaki görüsleri. önceleri. Hareketli geçen yillardan sonra hastaliklari sebebiyle zayif düsen Gulam Ahmed. kitapta bulunan "ilâhî ilhamlara". 1885'de. Nanak'in Islaman gerçegine inanmis ve H indûlarla Müslümanlari birlestirmis bir aziz oldugunu ileri sürmüstür. Ayrica Ingiliz Hükümetin e övgülerde bulunarak "Cihad"in gereksizligi üzerinde durmustur. kendileri için birer kurtarici beklemektedir. daha sonraki yillarda "Sinkretik din" (uzlastirmaci din) anla yisina yönelmistir. Cenazesi Kâdiyân'a nakledilmistir. 1880'de. besle elli arasindaki farkin sifirdan ibaret oldugu seklinde bir savunma yapmistir. "Surne-i Çesm-i Arya" (Arya'nin Gözüne Sürme) adli kitabini yayimlamistir. Gulam Ahmet. dinlerarasindaki uzlasmazlik kaldirilmis ve dinler. Ancak g erek Ekber. "Nûru'l-Hak" ve "Sirru'l-Hilâfe"dir. "Mina nu'r-Rahmân"dir. ahenkli bir bütün haline gelmis olacaktir. Hz. aralik 1896'da . Meryem'in tabiî bir ölümle öldügü. Ekber Sah gibi. arka arkaya yayimlanan. Peygamber'e tam anlamiyla uyan birisinin. Isa b. bir bildiri ya yinlamis ve Allah'in kendisine taraftarlarindan "bey'at" alarak ayri bir "cemaat " olusturmasini buyurdugunu bildirmistir. 1885 yilinda yayimladigi bir bildiri ile. Bundan dolayi Müslüm anlar. bu yoldan pek çok vahiy aldigini bildirmistir. Bu kitabin ilk iki cildinde Islâm'i diger dinlere karsi savunmustur. Hindular için de "Krisna" oldugunu ilan etmistir. bir tek kisi olursa. 26 M ayis 1908 tarihinde. Bunun yaninda. "Kerâmâtu's-Sâdikîn". 1895 yilinin Eylül ayinda. hayatinin üçüncü döneminin parol asini ilan etmistir. "Barâhin-i Ahme diyye" adli kitabinin ilk iki cildi ile yayin hayatina girmistir. Baslangiçta 50 cilt ola rak yazacagini söyledigi "Barâhin-i Ahmediyye"nin besinci cildi 1905'de yayimlanmis.

Ve her Müslü in. bir Müslüman bile olsa. 1904 yilinda. Bu konuda. bundan baska da bir özelliginin bulunmadigini açikladi" ve "Beni Allah gönderdi. semavî alâmetlerle yeniden kurmaktir. Efendim gibi ben de Mukaddes Ruh'la yardim edildim.a. "Eger. nübüvvet Muhammed (s. Allah'in birligini. bütün açiklikla.) ile kesilmis ve kiyamet gününe kadar da o ndan sonra bir peygamber gelmeyecektir. bir bayram gününde Cebrail'in isbirligi ile hazir olanlara okudugunu. Hindular için e "Krisna" oldugunu iddia etmis ve söyle demistir: "Bana vahyolunduguna göre Raca Kr isna. cevap ol arak derimki: Efendimiz (Müham-med s. devrinin gerçek bir nebîsi idi. insanlarin ruh bakimindan yücelmelerini ve iyi islere yönelmelerini saglayan varli klardir. dinî islerde bana itaat etmesi gerekir. Muhammed'e Hira'dan görünen Rab. Ben Allah'in zillî ve Buruzî nebisiyim. "Allah beni bu yüzyil ve bu zaman için imam ve halife kildi ve beni bu yüzyilin basinda. 1901 yilinda Gulam Ahmed. mesîhlik iddiasi ile birlikte mehdîligini de söyle ortaya koymustur: "Mehdî olarak görevim. ruhla görülebilirler. . Mirza Gulam Ahmed'in mesîhlik iddiasi. "vahy" ile içice ele almaktadir. bana bütün hasmetiyle göründü". Allah'in buyrukla rini elçilerine ögreten. Kitaplara iman konusunu. Hiristiyanlar için "Mesîh". O'na iftira etmek melunlarin isidir. onun Kur'ân seriatina tabi müslüman bir adam olacagini. Is a'ya Seir'den. Bu yilda "Ilhami Hutb esi"ni nesretmistir. 1901 yilinda bir "Cuma Hutbesi"nden sonr a taraftarlarindan Mevlevî Abdülkerim'in.s. size okudugum bu sözler. Mirza'nin baslangiçta. yani nebîsi idi ve kutlu ruhu Allah'tan almisti. zamaninda kabul etmesi gereken seyi reddettigi için semal arda cezayi hak etmistir. Bunun mukaddimesinde. benim Mev 'ud Mesîh olduguma inanmaz ve bana gelen vahiylerin Allah'tan geldigini kabul etme zse.yil için Allah tarafindan müceddid (yenileyici) olarak tayin olundugunu bildirmistir . sorumludur". O. iman sahiplerine kuvvet veren. Kadiyanîler. Her Müslümanin.a. bu nlarin vahiy y6luyla aldigi âyetler oldugunu açiklamistir. bu kitabi "kullarin Rabbi"nden ilhaml a aldigini. peygamberligin son bulmasi konusundaki inanci. kendisinin Müslümanlar için "Mehdî". Çagrimin ulastigi herkes beni islerinde hakan tanimaz. . benim Mev'ud Mesîh olduguma inanmasi gerekir. beni beklenilen Isa yapti ve dünyaya gönderdi" demistir.. dogrudan dogruya Isa b-Meryem'in tabiî bir ölümle öldügü esasina dayanir. Bu. kati ve kesin bir sekilde Kur'ân ve Tevrat gibi Allah'in sözüdür. binaenaleyh onun benzerinin de peygamber olmasi gerekir denilirse. fakat cüz'î nebiligin açik kalacagini savunmustur. Nihayet 1902 yilinda su ifadelerle gerçek niyetini ve durumunu açikça ortaya koymustur : "Tekrar tekrar söyledigim gibi. Melekler gözle degil. benzeri Hindu Kisiler ve Avataralar arasinda bulunmayan. çok büyük ve kâmil bir ins andi. Allah'in yarattigi manevî varliklardir. Müslümanlarinki ile ayni idi. O. Eski Peygamberlere.) beklenilen Isa için peygamberligi sart ko smadi. insanlari karanliklardan aydinliga çikarmam için müceddid olarak gönderd i" demistir. Musa'ya Sina'dan. onun da diger nebîier gibi öldügünü ve Allah'in kendisini Isa'nin gücü ile Mesîh olarak gönderdigini ileri sürmüstür. Önce kendisinin "M uhaddes" (kendisine hitap edilip konusulan) olarak tayin edildigini söylemis. âhir zamanda onun manevî bir mümessilini çikaracagini vaad etmisti ve iste s imdi Allah. tam nebîligin kapandigi ni. Melekler vahiy getiren. Muhaddesligi bir anlamda cüz'î nebilik olarak nitelendirmis. sonr a. Yüce Allah. Onlar. zamaninin bir Avatarasi. Bu konuda. O. Kadiyânîlere göre Meleklere iman sarttir. onun peygambe rligini ilan etmesi demektir. insanlar için sefaatte bulunan . 1891 tarihinde Müslümanlarin Isa'nin ref'i (yükseltilmesi) konusund a yanlislik içinde bulunduklarini. Isa bir peygam erdi. Mirza için "nebi" ve "resul" sifatlarini kull anmasina itiraz etmemis ve bu husus açikça konusulmaya baslamistir. yeni bir hüviyetle ortaya çikmistir. bir nevî. bu sözünü benim vasitamla gerçeklestirmis bulunmaktadir".s. fakat sonralari ögretisine birçok bozukluk sokuldu . Yani. Gulam Ahmed.

ald igi 7 Eylül 1974 tarihli karariyla. simdilik manevî hayatimizin tam ve kusursuz bir imajidir. faaliyetlerine sinirlar getirilmistir. Bu hareket. Onlarin. Bunlarin basinda zekât gelmektedir. Kadiyanîlik'in bilhassa Siyah Afrika'daki propaganda faaliyetleri çok yogundur. a ncak. Günümüzde. ancak seriat getirmemekle birlikte. Pakistan Parlementosunun. Cebrail'in kendisine geldigi ni iddia etmistir. 50 bindir. Yüzyil Hint cografyasinin bir proto-tipi olarak degerlendirilen Kadiyanîlik için su kanaate varilmistir: "Hemen hepsi de. Kur'an ve Hz. Fakat yapilan istatistikler. Hz.[480] 3. abartilmis olarak degerlendirilmektedir. Muhammed'In sefaatini kabul etmekle beraber.Gulam Ahmed. çünkü kendilerinin Gulam'in nebitigine inanmadiklarini ve ona inanmayanlara "kâfir" demed iklerini ileri sürmüslerdir. yeni mûhtedîlerin çok geçmeden mezhebi terke dip. Ahmedîlere göre. disaridakilerin de hiçbir sey olmamisçasina faaliyetlerine devam edecekler ini ifade etmeslerdir. âhir eni bir durum degildir. uzun görüsmelerden sonra. âhiretin nimetleri manevîdir. Milyonlarla ifade edilen Pakistan disindaki Ahmedîlerin en kalabalik olduklari yerler Afrika ve Ingiltere için 10 bin sayisi verilmektedir. Bunlarin disinda Kadiy anî olan kimsenin öldügü zaman malinin onda birini mezhebe ayirmasi ve bunu vasiyetine y azmasi istenir. Kadiyanîlik mensuplari için bugün 5-6 milyona varan sayi verilmektedir. Hz. Pakistan'da yayin yapma ve propaganda faaliyet lerinde bulunma. XIX. Islâm kültür tarihinde daha önce söylenmis görüsleri le.[481] Gelirleri üç kaynaga dayanir. gerçek nebîlik için Cebrail'in mutlaka gelmesi gerektigini ileri sürmektedi r. Hiristiyanliga ait bazi an . Gulam Ahmed. Pakistan'da "Islâm disi bir azinlik" olarak kabu l edilmistir. dolambaçli cevaplar vererek kurtulmuslardir. Pakistan Anayasasi'nin diger azinliklara tanidigi h aklardan ancak yararlanabilen bir duruma düsmüstür.Bugünkü Durumu Ahmedîyye'nin her iki kolu da. bazilarindan da görevliler toplar. 1960'lardaki tahminlerer^gör e Bati Afrika'da 35 bin. Bura da putperest zencilerle birlikte Hiristiyanlasmis olanlari da "mezheplerine celb etmektedirler. bunlarin hem bozuk bir sentezi hem de gerek bunlarin ve gerek Hiristiyan mis yonerlerinin temsil ettigi görüslerin bir antitezidir"[482]. Lahor Ahmedîieri. Muhammed'le en olgun haline geldigini ve tamamlandigini. kendilerini gizleyeceklerini. Çesitli tarihlerde mahkeme önüne çikarili sorgulanan firka mensuplari. Digeri. Amerika için verilen rakam 1975 itibariyle. fakat Kur'an-i Kerim'de meleklerin de sefaatçi olduklarinin beli rtildigini savunmaktadir. Pakistan da dahil olmak üzere bütün düny daki Kadiyanîlerin toplam sayisinin iki milyonu asmayacagi ileri sürülmektedir. Bu sayi abartma li kabul edilmektedir. ekseriyeti teskil eden Müslüman cemaatine katildiklarini göstermektedir. Hind dünyasina ait düsünceleri. Pakistan disinda. ama yine de Ahmedîlige inanac aklarini. kararin kendileri için haksizlik oldugunu. "seriatin". dünyan in pek çok ülkesine yayilmis ve görüslerini yayma gayretine girmistir. gerçekte o. Her Kadiyanî aylik gelirinin onaltida birini vermek zorundadir. Dogu Afrika'da 5 bin dolayinda Ahmedî vardir. Ancak za man zaman. Kadîyanîler. bu da. Bazilari kendisi veri r. Islâm'daki baz i degerler ve düsünceler üzerine. her ay yapilan mecburî ödemelerdir. Muhamdde'den sonra nebevi (seriat getiren) vahyin gelmeyecegi görüsünü benimseyerek. asil sefaat eden in Allah oldugunu. Bununla onlar. Lahor Ahmedîieri. Pakistan'daki Ahmedîler. özel okul açabilme ve isletebilme imkânlari kisitlanmistir. Ahmedîlerin itikadî konulardaki en ilginç görüsleri Âhiretle ilgilidir.

çesitli dünya güçlerinin dinî. bazen gizli güçlerin hesaplariyla bir arada yürütülmektedir. kaleler bir bir düsme ye baslayinca (Istanbul'un fethi gibi). cahil ve hatta ruhen hasta kisilerin öncülük ettikleri bu gibi cereyanla r. Yüzyilda meyvelerini vermeye baslamis ve nihayet emellerine ulasmi slardir. bu tür cereyanlar için oldukça müsaittir. kültürel gayelerle yönlen eri gruplasmalardir. çesitli mezhepler ve cereyan lar ortaya çikmistir. Böylece Islâm'in yayilma alani genisledikçe. Bunlar öyle bir noktaya varmistir ki. karsi saldiriya ve yeni gruplar olust urmaya baslamistir. orijinal bir din sayilamazl ar. Çesitli dinlerden ba zi elemanlar alinarak ortaya çikarilan bu hareketler. onlari kaynastirmaya çalisan bir sentezdir. kültürsüz toplumlarda gelisen ve bazen çok tehlikeli boyutlara varan bu tür cere yanlar. bazen dinî ve cinsî sapikliklarl a. sinkretik bir h arekettir. yikici cereyanlara ve karsi saldirilara hedef olmustur. Muhammed'in sagliginda pek etkili olamamistir. yillarc a oldugu gibi. XVI. Bu cereyanlar. Müslümanlar arasinda farkli düsünceler. Bu gelismeyi kiliç ve silah zoruyla durdurmak için Haçli Seferleri düzenlenmistir. dinsî hareketler. ve XX. zamanin idaresindeki. Toplumjarin içtimaî ve kültürel yapilari.layislari yerlestiren. çesitli inançlara mensup kimselerden Müslüman ol nlarin sayisi arttikça. Günümüzde de dine benzetilerek olusturulan hareketler. kültürde kendini göstermekle baslamis. Genel le cahil. Hemen hemen her yüzyilda bu tür hare ketlere sahit olmaktayiz. XIX. Her cereyan da etrafina bir takim insan gruplarini toplayip faaliyetlerini genisletme gayreti içine girmistir. diger taklit hareketlerd en daima farkli olagelmistir. dinsî hareketler. kendilerinin de ayri bir din. binlerce mensup edinebilmektedir.[483] E. kiyamlar. Müslüman olanlarin sayisi artmis. Hiristiyanlik karsisinda hem sayi he m ilim hem medeniyet hem de inanç bakimindan rakip olmasi. Ancak Peygamb er'in ir-tihalinden sonra. Yüzyilda çesitli yeni taktik ve stratejiler le gittikçe geliserek ve kuvvetlenerek varligini sürdürmüstür. "türedi dinler"dir. Islâm'in yegâne kalesi ve temsilcisi Osmanli Imparatorlugun un gerilemesine. bazi haksizliklari bahane ederek. nihayet parçalanmasina sebep olmustur. Fakat bu da netice vermeyip. Müslümanlar arasina sizan bazi fikir ve düsünceler. özellikleri. siyasî.YIKICI CEREYANLARA KARSI TEDBIRLER Hemen hemen tarihteki her fikrin. Yüzyilda baslayan bu fa aliyetler. Bunlarin basinda Isrâiliyat gelm ektedir. menfaat duygularindan. kisa zareanda etraflarinda birçok insan toplayabilmist ir. Isrâiliyat. tarihî gelisme içinde. galebe çalmasi Hiristiyan lar için büyük bir tehlike teskii etmistir. çogunlukla dinî kültür ve bilgiden mahrum kisilere cazip gelmektedir. Bu gayret ve faaliyetler. mevki ve makam hirslarindan. fikirde. bunu durdurmak için. sahabeler bile birbirine karsi kiliç çek ecek hale gelmistir. din taklitleri. toplumda tutunabilme kte ve hatta yüzlerce. Bazen dinî yön den cahil kisileri ruhî bosluktan kurtaran bu gibi cereyanlar. iktisadî. Bu hareketler. din denilen orjinal kurumun nitelikleri. ke lerine göre. Her hâkim görüsün mutlaka muhalifleri de olagelmistir. her akimin ve her dinin karsisinda çesitli cerey anlarin ortaya çiktigi görülmektedir. cer eyanlar. Bu sinsi cereyanlar. Bencil. slâm. simdi de bu tür cereyanlara ve onlarin zararlarina rastlanmaktadir. ayri bir cemaat oldukl arini ileri sürmektedir. Hz. nifak tohumlari saçilmis ve Müslümanlari çesitli gruplara bölmeye. ne kadar ustalikla taklit edilirse edilsin. Yikici cereyanlar. Ancak. Ülkemizde de. baslangicindan beri. çesitli cereyan lara kaydirmaya gayret sarfedilmistir. . bazen siyasî ideolojilerle. Bu cereyanlar. sahsî ihtirasl ardan. en eski tarihî devrelerden itibar en. Neticede hem inanç ve hem de fiiliyat yönünden ayriliklar ortaya çik mistir. daha sonra fiiliy ata dönüsmüstür. Bunlar. çikarci. Müslümanlarin güçlenmesi. zaman zama n hem toplum hem de Islâm için tehlikeli olmustur ve olmaktadir. çesitli sinsî yollara bas vurulmus. kiskançlik. Bunda oldukça basarili da olmuslardir. kin ve reka bet konularindan gayet ustaca faydalanmasini bilmektedir. Onlar. bu sayi arttikça çesitli fi kir ve cereyanlar da Müslümanlarin arasina sizmistir. XVII.

Genellikle bu gibi cereyanlarin kendilerini en güzel kamufle vasitalari Mesîhî konular olagelmistir. robot gibi kullanip militanlastirirlar. ilgiden yoksun. diger yandan da dini istismar ede rek bazi siyasî sonuçlara ulasmaktadir. milletlerarasi hesaplar.Insanimiza.Bu konuda kitap ve brosürler bastirmak ve vatandasin okumasini saglamak. aklen ve ruhen tatmin etmek. Türk Dünyasiyla olan iliskileri ve çesitli dünya deng eleri gözönünde bulundurulursa. 2. mülkiyet birakmamaya gayret göster ip onlari esir ederler. bir yandan insanlarin ümit. çesitli dünya güçlerinin heveslerinin yöneldigi. toplumlari pasiîize etmek. b. Islâm Alemiyle. vatan ve milletlerine hiç bir fayda gelmez. çikarlar.Yikici cereyanlar karsisinda . b. B azi menfaatler. siyasî entrikalar. Günümüzde de Mesîhî hareketler. Bu cereyanlar arasinda uyus turucudan. seminer ve konfera nslarla Islâm'i ve millî kültürümüzü iyi bir sekilde ögretmek. sahsî fikir. Özellikle gençler için tehlike büyüktür. dinî ve millî suuru uyandir ici yayinlara agirlik vermek. elektronik cihazlardan faydalananlar da vardir. kukla. mutluluk duygular ni istismar edip bazi menfaatler elde etmekte. toplum. aile baglari gevsemis. c. Aslinda din istismar edilmemeli ve kötü niyetlerle kullanilmamalidir. hiçbir dine hayat hakki tanimazlar.Radyo-televizyon programlariyla dinî kültürü kuvvetlendirici. Cennete sadece kendilerinin gidebilec egini. hayatta basariya ulasamamis. ülkemizdeki anarsik olaylarin. yikici cereyanlarin niçin ülkemize ayri bir önem verdikleri daha iyi anlasilir. Amerika'da son on senede buna benzer binlerce hareketin ortaya çikaril digi söylenirse mübalaga edilmemis olacaktir. sefkat veya merhametten uzak kalmi s. c.Genellikle insan çalmak. üç kit'anin ortasinda yer alan merk me sahip bir bölgedir. a. geçim zorluklan içinde bunalan. Bu cereyanlar. dünyevî gayeler için din alet edilmemelidir. büyük vaadlerde bulunurlar. siyasî gelismeler saglamak için özellikle yüzyilimiz a binlerce din iddiali hareket. . toplu yasama âdabi gibi seyleri ciddiye almazlar. a. sadece onlarin kurtulusa erisebilecegini ve sadece onlarin mutluluga ulas abilecegini ileri sürerler. seksden. Bunalima düsmüs . iktisadî-ticarî sonuçlar elde etmek. Bu cereyanlara karsi alinacak tedbirleri söyle siralayabiliriz: 1.Insanimizi dinî ve millî kültürle beslemek. tanitmak . bütün halki bu zararli faaliyetler karsisinda uyarmak.Yikici cereyanlari tanitmak. her yasta ve her çagda ders. Aglarina düsürdük leri Insanlara hiç bir hürriyet. Ümitleri istismar. Böyle insan lardan toplumlarina. Tek gerçek onlarinkidir. Ülkemiz. Mesîhî hareketlerin arkasina siginan güçler din takiitieriyle büyük dinleri yipratmak. Bunun için . Millet. gizli emeller.Bu cereyanlarin zararlarini ve tehlikelerini çesitli yollarla anlatmak. yikici ve bölücü faali yetlerin sebepleri kavranilmis olur. tasarruf. Bunun yaninda. kendine güven duymayan kims eler onlarin avlaridir. Yikici cereyanlar.Basta gençler olmak üzere. sartlandirmak. benimsetmek. dünya inda bazi gayeleri gerçeklestirmek istemektedirler. onlarin en büyük dayanagidir. dünya dengeleri kurm ak. milliyetçilik. özellikle gençlerimize. spordan. mezhep ve tarikat bozmasi cereyanlar dünyayi istil a etmistir.

Ankara 1975.Karsilikli müsamaha.Baska inançlara saygili olmayan. millî birligi ve beraberligi parçalamaya yönelik oldu gu. kurslar.Bahâîlik ve Hukukî Durumlari. d. yazilarla uyarmak ve yetistirmek. 5. a.Vaiz. vatani yikmaya. a. emperyalist emeller tasidigini ve kökünün disarida bulundugunu belirtmek. bu konularda ilmî arastirmalar yaptirmak. imam-hatip. ihtiyat payini elden birakmamak.Sinsî propagandalarin arkasindaki gayeyi sezmek. Zerrin Akgün.M. c. im Yeprem-Hasan Güleç.Mahallî tedbirler alinmasina çalismak.Idarî mercilerle ve halkla bu konuda isbirligi yapmak. Ankara 1975. yikici cereyanlar karsisinda yayinl ar. 3.Dinî kuruluslar ve din adamlari yönünden . . müftü gibi din görevlilerini.Yikici cereyanlarin mahiyetini ve dayandiklari prensipleri çok iyi bilen ihtisa s sahibi kimseler yetistirmek. Islâmiyet Bakimindan Bâbîlik. e. b.(Babîlik ve Bahâîligin Içyüzü). f.Dogru ve gerçek olani ögretmek.Bu görevlilere hem Islâm hem de Türk örf ve âdetlerini iyice ögretmek.Muhsin Abdulhamid. 4. c.Yikici cereyanlarin agina düsenleri tatlilikla.Devlet kuruluslari açisindan .Aralarinda birligi saglamak (asgarî müstereklerde). c.[484] Yedinci Bölümün Bibliyografyasi . incitmeden. e. Islâm'i yok etme ye çalisan yikici cereyanlara bu hürriyeti vermemek. b. d.Millî birlik ve beraberligi korumakla yükümlü bulunan görevlileri bu konuda yetistirmek . b. çalinmasini önlemek. e. g.Bu tür cereyanlarin sirf Islâm'i.Islâmi bilgileri köklü ve derin bir sekilde elde etmelerini saglamak.Vaaz ve hutbeler yoluyla zaman zaman halki bu konuda uyarmak. 69-255. Islâm'a Yönelen Yikici Hareketler . d.d.Yikici cereyanlarin en zararlilarini tesbit edip onlara karsi tedbirler almak ve vatandasin. a. sahsiyetini rencide etmeden uyarmak.Kanunî müeyyideler getirmek. .Müslümanlar açisindan . Ter.Herkese hemen kanmamak. onlarin agina düsmesini. milleti bölmeye.

Islâm Ans. Babîlik ve Bahaîlik.Yves de Gibon. Dictionnaire des Religions. Yehova Sahitleri.Ethem Ruhi Figlali. "Unification Church" The Encyclopedia of Reli-gion. "Bab" ve "Bahâuliah". .F. XV/141-143. France 1983.Eilen Barker. el-Milel ve'n Nihâi. Washington 1973.E. . I/264-273. Mecdi Inan. Istanbul 1985 (Türkiye Bahâi'ler yayini). . Mecdi Çelebi. Çev. Akdamar.. Ünal-A. Sondag. Bahaullah ve Yeni Devir. Yedinci Gün Adventizmi. "Amerikan Moon Tarikati Türkiye'yi Örgütlüyor". .N. London 1971. . . Nebil Tarihi. . Kahire 1975 (Keylâni'nin Zeyli). Level 4 (New York 1980). 11/41-56. S. Kadiyanilik. Istanbul 1970. Istanbul 1979. Özsuca. . Bahai Dini.Outline of the Principle. . Izmir 1986. Sabit. Paris 1983.Ankara 1981.Baha'i World Faith. Ter. Bahaullah'in Dini. Esselemont.Muhammed Zerendî.S. Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler.Cl. Nashville 1977. Moon and the Unification Church.Sehristârtî. BÖLÜM MISYONERLIK FAALIYETLERI VE GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALARI .S. Nokta. Istanbul 1974. . . Ankara 1973. . .M.Ahmed Yezdanî.. . 1960. Istanbul. Hikmet Tanyu. Çev. Bahaî Dinine Toplu Bakis. Istanbul 1932.Bahâî Dini. Divine Principle. (Yayinlanmis Doktora Tezi). Minu Derahsan. .Sevki Rabbani. Illinois 1952. Huart. 223. Kule Kitaplar i. Ankara 1973. . Yeni Dokümanlarin Isiginda Yehova Sahitleri.Günay Tümer.J.Esmahan Aykol. 36-40. Ankara 1967. The Religious Experience of Mankind. Ankara 1995.Julien Ries. S. 1144-1145 . 13 Ekim 1991. Istanbul 1987. . Dictionnaire des Religions. Il/ 163-165.Ali Rafet Öskan. . Ankara 1965. S a: 3.M. . Can. Ter. Moon. 143-144.Yasar Kutluay. [485] VIII. Hikmet Tanyu. .Ethem Ruhî Figlali. "Baha'ie".Ninian Smart.. . "Moonisme".T. Islâm ve Yahudi Mezhepleri. Türkiye'de Laiklik Ilkesi ve Yehova Sahitleri. .

Tarihte. misyoner yetistiren odakl ar olarak çalisir.Misyon-Misyoner-Misyonerlik Misyon ve Misyoner kelimeleri Latince "missio" kelimesinden türemistir. Bunla rin basinda sir dinleri mensuplari gelir. Böylece kendi dinî inanç ve kanaatler ini bir ülkede yaymaya çalisan herkese misyoner denilmektedir.Bu gaye ile kurulan kuruluslara misyon. kendisini bir fikrin yayilmasina adamis kimse demek tir. sahip oldugu fikir. görevli kimse. mesajini her tarafa. genel olar ak da diger evrensel dinlere samil bulunmaktadir. Hiristiyan ligi yaymayi vazife edinmis. vekâlet. Doyayisiyle misyoner yetkili. taraftar kazanmak isteyen hemen hemen her dinî fikrî kurulusta temel esaslardandir. rahip ve rahibe. din veya mezhebi hâkim kilma veya yayma gayesiyl e çesitli mücadele ve savaslara sahit olmaktayiz. kendi mensuplarinin onu benimseyip ayrilmamasi için faaliyette bulunma gere gini duyarlar. misyoner ve misyonerlik kelimeleri. Misyon. Bazilari da yayilmak.A. özel olarak Hiristiyanliga sâmil kilinmasina ragmen. düsünce. tarikat ve gruplarin basvurdugu bir yayilma metodudur. yetki. Ingilizce' de ve Fransizca'da misyon (mission) ve misyoner (missionaire-missionary) seklind e kullanilmistir. Bu ölçüye göre Hiristiyanlik. Bu görev ve yetki diplomatik olabildigi gibi. özel olarak Hiristiyanliga. Bunlar. kendi din ve inançlarindan kuvvetli bir digeri karsi sinda. Bu arada baska din. inanç. bu faaliyete de misyonerlik denilmektedir. inanç. Ancak bunlarin bir kismi. Misyo-nerli dinler.MISYONERLIK FAALIYETLERI 1. Bu. bu isi organize eden. Bu kelime. düsünce. sözlükte. herkese yaymaya çalisan dinlerdir. din ve inanç sahipleri. Islâm. fikir ve kanaatini yaymak. Çünkü dogru k abul ettigi inanç.Misyonerlerin Gayesi Yeryüzünde bazi fikir. yayilmak. dinî de olabilmektedir. Bunun için herkesin ayni inançlara sahip olup saadete ermesi hedeflen ir. misyoner ligi genel anlamda kullanirlar. Buddizm misyonerii. bugün genellikle kiliselerin Hiristiyanligi Hiristiyan olmayan ülkelerde y aymak gayesiyle olusturduklari kuruluslar ve bu kuruluslarda faaliyet gösteren kims eler için kullanilmaktadir. inanç ve fikir mensubu insanlari da kendisinink ine katmaya çalisirlar. Dinî faaliy et ve propaganda için kendisine özel bir görev verilen din adami. bir kimseye bir isi yapmasi için verilen özel vazife anlamina gelir. Bunda basarili olmasa da en azindan rakib dinin mensuplari nin zihnini karistirmaya veya kendi mensuplarini birlik içinde tutmaya çalisirlar. Bugün de ideolojisini veya inancini . [486] 2. onlarin yayilmasini istemez. beili sinirlara bagii olmayan . mis yoner olarak adlandirilmaktadir. Misyonerlik. mensuplarini çogaltmak isteyen he r teskilat. Misyon kelimesi. misyonerlige basvurur. geri kalan dinler de misyonersiz d inler olarak görülür. baskalarina aktarilmayan dinler de misyonersiz dinlerdir. bu misyonlarda ^azife yapanlara misyoner. Bir din bilimi olan Dinler Tarihi alaninda çalisan bazi dinler tarihçileri. görev. baska di nde. baska inanç ve düsüncede olan insanlari mensubu bulunduklari dine kazanmayi gaye edinirler. yegâne dogrunun ken-disininki ve tek kurtulusun da onda oldugu inanç ve gay esine sahiptir. Belli bir bölgeye. Misyonerler. Misyoner kuruluslari. fikir. Bu münasebetle dmleri misyonerlige yer verip verme melerine göre de tasnif ederler. belli b ir guruba bagli olan. genelde diger bazi din. çogalmak isterler.

Öte yandan bazi dinlerde de {Eski Avrupa. Muhammed de ( sas). Elçiler insanlarin Allah'i bilmelerini. Bu durumda iristiyanlara ve Hiristiyan dünyasina çesitli yollarla Islâmî yayilmayi durdurmak kalmis tir. taninmak ve benimsenmek arzusu tasimaz. yeni propaganda metodlariyla Hiristiyanligi yaymak. Yahudilik gibi. onlari kendi dinlerinden sogutmak hedeflenmistir. mensuplarin i artirmak ve bu arada Müslüman olanlari Hiristiyanliga kazanmaktir. kendilerine "alet etmek". Çünkü hedef. tebligini yakindan uzaga dogru yapmaya çalismistir. hak yolda yürümelerini ve saadeti elde etmelerini ga ye edinmislerdir. Avrupa'y a hâkim oldukta sonra. Bir kismi da. Bunun için çesitli toplantilar yapilmis. zorla kabul ettirme yoktur. seyhleri veya ileri gelen müritleri kandirmak. günden güne ilerlemekte. Misyonerlik faaliyet inin ana gayesi. hosgörüsü ve akla uygunlugu insanlari büyülemistir. Asag i yukari ilâhî dinlerde bu. Bunun için gizli çalisma metodlari gelistirilmis. d igerlerinin tersine. tek kuvvet Müslümanlardi. Islâm'in gayesi. Hiristiyanliga kazanamadiklari takdirde.Misyonerligin Tarihçesi Dünyada mevcut dinlerden bazilari. evrensel çerçeveden çikip belli bir kavme hasredilmistir. Bunlardan M. Is lâm. millîdir. Takip edilece k yol üzerinde durulmustur. Roma Katolikligi. misyonerlige yer verip dogdugu yerin sinirlarindan . onlari y aniltmak ve bu gayeye ulasabilmek için de eleman yetistirip bu teskilâtlara sokmak s uretiyle Müslümanlari ikna edebilecekleri kararina varildigi belirtilmektedir. bu anlayislara olan baglilik üzerinde durulmus ve tartisilmis. yayilma gayesi gütmez. Tarihte de en tesirli propaganda yolu bu olmustur.Ö. baris içinde yasamalari ve kurtulmal aridir. insanlarin bir arada. Mücadelede. Bunlardan bir kismi yukari da temas edildigi gibi. Bati emper-ryalizmi'nin nüfuz alanini genisletmek olarak görülmekte ve anlasilmaktadir. ondan gözüker ek.dünyaya hâkim kilma mücadele ve savasi devam etmektedir. Bu seferler. belirli bir topluluga gönderilmis gibi gör esine ragmen onlarin davet metodlari ve getirdikleri hükümlerde umumîlik vardir. mensuplarinin sayisi da artmakta idi. Mezopotamya ve Ön Asya) tanri alis-verisi vardir. Çünkü açik düs anlik. çesitli teklifler görüsülmüstür. Onun için bu din yayilmak. tebligde yakindan uzaga dogru gitme esastir. a lir ve kendi tanrilari arasina katar. Çünkü Müslümanlar. Bu dinlerde. Islâm Dünyasi'ndaki tasavvuf v e tarikat anlayisi. [487 ] 3. Islâm'dan önceki dinlerden Yahudilik'e ve Hiristiyanliga geçmeden. Bir kabîle veya millet. Bunun için baskasinin o dine girmesi mümkün degildir. bazi dinlerin misyo nerlik konusundaki tutumlarina gözatmakta fayda vardir. ortak niteliktir. "sir dinleri" seklinde olup hususiyetlerinin baskalari t arafindan ögrenilmesini istemez. Bir kismi ise m illet. Türkler. Yüzyilda Hi ndistan'da ortaya çikan Buddizm. Hiristiyan Kilisesinin basarisini iflâs ettirmistir. Bu arzusuna ulasmak için önce kiliç yolunu denemis ve böylece Haçli Seferleri baslamistir. insanlara ve yasadiklari yerlerin özellik lerine göre taktikler bulunmustur. Yüzyilin ortalar ina dogru Avrupa'nin merkezine kadar ilerlemislerdi. sinsice yapilanidir. yeni Hiristiyanlar kazanmak. Hz. Kongrelerin birinde. Bu sirada dünyaya hâkim olma gayesindeki Hiristiyanligi durdurabilecek tek din Islâm. Türk azanmis ve Türkler Islâm'i dünyaya yaymaya cehdetmislerdi. Hiristiyan misyonerlerinin gayesi. temasa ge ldigi veya fethettigi kabîle veya milletin tanrilarini kendi istegiyle benimser. Bu konuda en tesirli silah. öncelikle Islâm dünyasina yönelmisti. Ancak Hiristiyan Dün yasi Müslümanlarin ilerlemesini kiliç zoruyla durdurmayi basaramadi. en azindan kendi mensuplarini birlik içinde ayakta tutabilmek. Istanb ul alinmis. kabîle veya ilkel kabile dinleri seklindedir. dünyanin her tarafinda yasayan insanlari Hiristiyanlastirmaga çalismistir. Bunlarin yaninda dünyanin bir çok bölgesinde yogun faaliyet gösteren misyoner teskilatlari vardir. Kur'ânin metoduna göre. VI. ayniyle mukabeleyi gerektirmektedir. Müslüman Türklerin basarisi. XVII. Islâm'a göre Allah tarafindan gönderilen elçiler. Bunlardan biri de misyonerliktir.

bütün insanlara hitap etmek idd iasiyla ortaya çikmistir. Müslümanlari kandirm yoluna gitmislerdir. Her yerin özelliklerine uygun olarak inançlarini (Maniheizm'i) yaymaya çalismislardir. gezginci bir kimsedir. Hz. Hiristiyanlik propagandasi olmu stur. Onlar. siyâsi misyonerler olarak kabul edilmektedir. bilerek yapmislardir.tasarak Çin. yayilmasinda zor ve yogun bir propaganda metodunu kullanmami stir. Islâm'i gerek Araplara ve gerekse diger milletle re teblig etmeye çalismistir. Dinî olmamakla beraber misyonerligi siyasî. karma) bir dinî harekettir. Hz. Isa. Bugün de Buddizm'in felsefesinin çesitti ülkelere yayildigina ve faaliyetlerini çesitli yerlerde gösterdigin e sahit olmaktayiz. baslangiçta. yeni taktiklere girismislerdir. Islâm'da zorlama yoktur. 54) âyetlerinde tebligin metodu ortaya konulmustur. siz i man etmedikçe ben bu isten vazgeçmem" cevabinda bulmaktadir. Bir kimsenin Yahudi dinine girmesi için Yahu di ana-babadan dogmasi genel ilke haline gelmistir. Fakat Maniheistler. fakat herkesi kendi gayelerine hizmet ettirmek istedikleri idd ialar arasindadir. zaman zaman et kili olmuslarsa da. Misyonerlik genel bir anlam ifade etmesine ragmen günümüzde. Muhammed'i gönderdigini. Güney ve Güneydogu Asya'ya yayilmistir. benden önce gelen Tevrat'i tasdik ve benden sonra gelecek adi Ahmed olan bir peygamberi müjdelemek üzere gönderildim"[490] dedigini bild irmektedir. III. Mani ve rahipleri gittikleri her y erde inançlarinin propagandasini yapmislardir. Bu hareke tin kurucusu olan Mani. Islâm.. sadece "I'lâ-yi Kelimetullah" yolunda ci had etmis ve tebligi esas almislardir. Mecûsî ve Hint inançlarinin bir sentezi mahiyetindedir. inananl arin sayisi azdi. Kore. dini yayma idealinin olmasi pek tabîdir. Bunlardan birisi de misyonerlik faaliyetleridir. Muhammed. Islâm Dinine gelince. sinkretik {uzlastirmaci. artik teblig siras inin Islâm'in oldugunu ve buna ragmen Hiristiyanlarin teslis esasina dayanan dini yaymaya çalistigini. Bu di nî hareket. ir sömürü araci olarak kullanmamis. Kimsenin Yahudiligi kabul etmes ini istemedikleri.S. Misyonerlik denilince ilk akla gelen. ta Viyana'ya kadar giden. iktisadî ve kültürel yönden kurmaya gayret ettikleri ve bundan dolayi o nlar. çesitli vesilelerle degismeler olmustur. akla uygun hak dini. belirli bir devreden sonra varliklarini devam ettirememisler dir. öbür elime de Günes'i verseniz. Hz. Hz. iktisadî ve kültürel yan ku ruluslari vasitasiyla gerçeklestirmeye çalistiklari yaygin olan kanaattir. tarih boyunca. üç kitaya hükmeden Türkler ve I lâm yegâne ve hâkim unsur olurdu. görünüste Müslüman olarak. Yukarida kisaca temas ettigimiz Yahudilik. Isa'nin da haber verdigi Hz. "Bir elime Ay'i. Iste Islâm. Yahudilere hasredil-digi için dinî yönden m isyonerlik niteligine sahip degildir.). tevhid dinini yaymaya çali siyordu. onun getirdigi esaslarda ve yorumunda. Hiristiyan. yayilma.s. onun karsisinda mensuplarini günden güne kaybetmekte olan Hiristiyan kiliseleri. Çünkü bu din. Isa'nin "Ben. Yahudilerle özdesle smis bir din özelligi kazanmistir. Japonya. Yahudilerin hâkim iyetlerini siyasî. Fakat. dünyaya din olarak hâkim olma durumuna gelin ce.. Isa'nin tasvip etmedigi yolu benimsediklerini kabul etmek . mal is tiyorsan mal. Müslümanlar. Çünkü eger zor kullanilsaydi. Muhammed'in. Peygambere düsen sadece tebligd ir" (Nur. Sahabeler ve ondan sonra gelenler de Islâm'i yaymak için büyük gayret sarfetmislerdir. Yahudilik. sadece teblig vazifesini yerine getirmislerdir. Aksine Türkler. Hiristiyanlikla özdes hale gelmistir. onu yolundan çevirebilmek için. Yüzyilda Maniheizm. Baskalarinin Yahudilige girmesi için özel bir gayret güdülmemektedir. Isa'nin zamaninda. yeter ki sen bizim ditiimize dokunma" denildiginde. Aslinda Hz. Isa'nin (a. Yine M. Kur'ân. güze l sözlerle hakki tebligi esas almistir. Fakat Müslümanlarin yapmak istemedigini diger dinden olanlar. ilâhîdir ve evrenseldir. Müslümanlar bilir ki zorla inanandan fayda gel mez. "Dinde zorlama yokt ur"[488]. "Ya Muhammed insanlari Rabbinin yoluna hikmetle ve güze! sözlerle davet et ve onlarla en güzel sekilde mücadele et"[489] ve ". Bunun içindir ki Müslümanlar. Hz. "Ya Muhammed. Isa'dan sonra ona uyanlar artmis. All ah'in Hz. Islâm'i yaymada dünyevî hiçbir menfaat gütmemis. Bunun için de bir propagandaya ihtiyaç duyulmamaktadir. Bun un ilk misali. hak yola davet etmektir. reisliK istiyorsan seni basimiza reis yapalim. Isa'nin teblig ettigi dine Hz. bilhassa Yahudi v e Hiristiyanlar. Hz. Onun için Hiristiyan misyonerliginin tarihçesine gözatmakta fayda vardir. Gayesi de dogru yoldan ayrilmis insanlari dogru yola. Fakat dini kabulde de. Hz.

Konstantin. Avrupa ve Anadolu'da merkezlere kavusmustur. bütün Hiristiyanlarin ayriliklari birakip Müslümanlara karsi ortak cephe olusturmasina yol açti. Imparator Konstantin Hirist iyanlara din hürriyeti tanimistir. Burada yetistirilen papazlar Islâm ülkelerine gönderildi. Artik onlar için mücadele edilecek yegane güç Müslümanlar oluyordu. 1662'de Vatikan'da Propaganda Bakanligi kuruldu. hem kendi aralarinda. sonralari bunlara yenileri eklendi. Ogul ve Kutsal Ruh ismi i le vaftiz eyleyin. bir devlet destegin de. hareket noktasi olarak. Roma hâkimiyetinde olan Sam. Bu teskilat. Islâm yayildi ve ilerledi. size emrettigim herseyi tutmalarini onlara ögretin"[491]. bu arada. Havariler ilk yüzyilda. Anadolu. Pavlus'un yaninda o devrede ve ondan sonraki devrelerde çesitli Hiristiyan azîzleri m isyoner olarak görev yapmislardir. Katkedon (Kadiköy) Konsili'ncien iki asir sonra. Müslümanlari içten zayiflatmanin ve yik manin tek çikar yol olabilecegi sonucuna varildi. 451 "de Kadiköy Konsili ile ayriliklar zirv eye çikmis. Paris'te mi syoner papaz okulu açti. Sunulan raporlar degerlendirildi. Hiristiyanligin nesri için bir cemiyet kurdu. Bundan sonra Hiristiyanlar. Isa'dan sonraki ilk asirlarda Hiristiyanlarin arasinda ayriliklar olm us ve mücadeleler devam etmistir. Zamanla Hiristiyan kaleleri düsüyor. Hiristiyanligi yaymak için bugünkü Azerbaycan'i ve Ermenistan'i da içine alan bölgeye gitmislerdir. Hiristiyan olan "Yahudi dönmesi " Pavlus yer almaktadir. Böylece mücadeleler dönemi baslamis ve devam etmistir. Monofizitler (Ermeniler. Hiristiyan misyonerleri. Yemen. Pavlus. Çesitli ülkelerde bulunan görevlilerinden raporlar istend i. Bununla b eraber ayriliklar ortaya çikmistir. Hatta. dinlerini yaymaya baslamislardir. Fakat neticede Müslümanlar kazandi. Isa'nin su sözünü almislardir: "I mdi siz gidip bütün milletleri sakirt edinin. Isa'nin bu sözlerinin insanlar arasinda "Tanri Devleti" tesis edin seklinde yorumlanmasi.tedir. Hz. Hiristiyanliga sempat i duymaya baslamis ve Istanbul'u bassehir yapmistir. Hz. 1453'de düstü ve Türkler Istanbul'u fe thetmis oldu. dünyanin dört bir yanina dagilmis. Onlari Baba. Habesliler. Isa'yi görüp onun ke ndisine niçin böyle eziyet ettigini sormasindan sonra. Misir. Bunun üzerine havariler. 313'de Konstan-tin. Hiristiyanligi onlara kabul ettirebilmek için. "Ermenistan'in toptan Hiristiyan olmasini saglayan ve Ermeni krali Tridat'i Hiri stiyan eden Gregor[492] olmustur. Böylece Haç'm yerini alan Hilâl'i kaynaginda bogmak için asirlarca süren Haçli Seferler baslatildi. Bu anlasmazliklara son vermek için de konsiller t oplanmistir. M. Ilk devrelerde Hiristiyanligin yayilmasinda önemli faaliyetler gösterenler arasinda. Iste bundan sonra silahla netice almanin mümkün olmadigi kanaatine v aran Hiristiyanlar. Hiristiyanliktaki bazi hükümleri d egistirmis. Buna ragmen onlar. Bugünkü Hiristiyan misyonerleri de Havarileri ilk misyonerler olara k kabul etmekte ve onlarin yolundan gittiklerini ileri sürmektedirler. ilk konsili 325'de Iznik'te (Nicea) toplamistir. Bu hâdise. Hiristiyanlik. Sonunda H iristiyan dünyasinin (Bizans'in) kalesi Istanbul. ikinci bir "arz-i mev'ud" ideali dogurmustur. Kiptiler) ana Kiliseden kopmustur. Önce hâkimiyeti elde eden Katolikler. Bu siralarda Martin Luter. bazilarini faaliyet gösterdigi toplumlarda var o lan inançlarla degistirmis ve böylece Hiristiyanligi onlara benimsetmeye çalismistir. Isa'nin ögrettiklerini yaymay a baslamislardir. Yah udiler'den sonra. Habesistan. Islâm.S. Hiristiyanligin siddetli düsmani iken bir vizyonla. Ingiltere'de 1646'da Ingiliz parlementosu. misy onerlik faliyetlerine baslamislardir. Islâm ülkelerine gönd erilmek için Arapça'yi ve "Islâm felsefesini iyi biten misyoner papazlar yetistirecek okullar açildi. Sam yolunda. dolayisiyle Müslümanlari durdurabilme yollarini görüsmek için kongreler düzenlemeye basladi. Bu teskilâtlar zamanla y eni subeler açmaya devam etti. çalisma alani olarak putperestlerle Avrupalilari s eçmis. Hz. Kalvin ve Zwingli ile Pr . Süryaniler. Islâmin zuhuru Hiristiyanfigt sarsm aya basladi. Türkleri. Ayrilmalar ve dolay isiyle konsiller birbirini izlemistir. onlarin ihtilafa düstükleri konularin dogrusunu bildirmistir. hem de Islâm Dini mensupla rina karsi mücadelelerine devam etmislerdir. Selçuklu Türkleriyle beraber hem Islâmlasiyor hem de Türklesiyordu. Islâmin gelismesi onlari düsündürüyordu. bazi hükümleri kaldirmis.

brosür ve dergilen o ülkenin dilinde nesr eder ve dagitirlar. çok defa gizli ve dolayli faaliyetlerde bulunurlar. Amerika ve Rusya'da binden fazla teskilat kuruldu.Misyonerlerin Çalisma Metodlari Misyonerler. Fransa'nin tavassutu ile. vereceklerini bu kisveler altinda vermeye çalisirlar. Ülkemizd e. Protestan. diger dinlerin kutsal kitapla rinda çeliski zannettikleri hususlari öne çikararak. dinî bilgileri yeterli sekilde kavra yamamis insanlari tesbit edip onlari kendi dinlerine çekmeye çalismak. [495] . 1830'da Katolik Ermenileri ayri bir cemaat olarak tanidi. çesitli metodlarla çalisirlar. Çesitli telkinler. tenasüh. 1701 ytlinda. Her yerin özeliklerine göre faaliyet göstermektedir. sahip olduklari dinden sogutmak veya ona düsman yapabilmek. köken olarak protestandir. Amerika ve Ingiltere'nin destegiyle 1847'de de Protestan Ermeniler a yri bir cemaat olarak kabul edildi. Fakat faaliyetleri Hiristiyanlik için olmust ur. bunlari yapam adiklari yerde. Kitab-i Mukaddes'i. dinî kitap. Misyonerler. Isviçre.otestanlik zuhur etmisti. Sivas'ta Ermeni Mek hitar ile baslamaktadir. Bu metodlarda her zaman din ilk sirayi almayabilir. Mormanlar'dan sinsî ve dinsî bir görünüs altinda yogun faaliyet göste ren. O. Misyonerle r giristikleri faaliyetlerde basarili olabilmek için çesitli metodlar uygularlar. Protestanligi Ermeniler arasinda yayma ya basladi. Baptistler. Müslümanlar yaninda bu hiristiyan gurupla ra yönelik de misyoner faaliyetleri bütün canliligiyla sürmektedir. Bu konuda ayrica dogudan gelen meditasyon. Müslüman olan ülkelerden geri kalmis olanlarin geri kalmisliklarini i stismar eder ve bunu Islâm'a baglayarak mensuplarini Islâm'dan sogutmak isterler. Di nî kuruluslari vasitasiyla kendi dinlerini üstün göstermek. Göstermelik olarak bazen açik faaliyetleri y aninda (kanunlar çerçevesinde). 1820'den sonra sahnede Amerik an misyonerleri görülmektedir. Kisaca tarihî gelisimini sundugumuz misyonerlik faaliyetleri. Misyonerlik faaliyeti bakimindan basta Ingiltere ve Amer ika ve daha sonra Fransiz katolikleri gelmektedir. [493] 4. Bunlarin yaninda Adv entistler. inanç ve bedenî-zihnî tekniklerin arkasina siginan veya bunlari istismar eden ce-reyanlari da unutmamak gerekir. Ingilizlerin metodunu takiple ise baslayan Amerikan m isyonerleri. Ortodoks. Danimarka. Daha sonra Amerikali misyonerler. Ermeni Kilisesi gibi büyük Hiristiyan mezhepleri. Ilmî ve içtimaî sahalarda faaliyetler ini yogunlastirir. Katolik. önce faaliyete geçecekleri yeri tesbit eder ve orada bir teskilât kurarla r. Türkiye'de ise hemen hemen ilk misyoner hareket. Ermeniler arasinda Katolik propagandasi 130 sene kadar sürdü ve nihayet Osmanli Devl eti. fakir aile insanlarinin fakirliklerini istismar etmek onlarin taktiklerinden bir kismin i olusturur. maddî ve manevî yardimlarla Hiristiyanligi sevd irmeye çalisirlar. k ilise ve okullariyla faaliyet göstermektedir. memleketimizde ve Islâm dünyasinda durmus degildir. Ermeniler arasinda millî suuru uyandirmaya çalisti.Dînî Teskilatlar Kurma ve Yayin Yapma : Misyonerler. Almanya. Bu teskilati o bölgeye göre yetistirilmis elemanlar yürütür. hulul gibi fikir. [494] a. Bu nlari söyle siralayabiliriz. tehlikeli boyutlara ulasmis Yehova Sahitleri'ne kadar bir yigin dinî cereyan vardir.

Bunlarin hedefi siyasî ve dinî bakimdan milleti kargasaya düsürmek. çöl A rap-larini Türk ordularina arkadan saldirtanlar bu maskeli misyonerler olmustur. Bu vesileyle Müslüman Araplar ve diger Islâm unsurlarla Türklerin arasini açmaya çalisiyorlard i. Bu gayelerini gerçeklestirmek. pansiyonlar ve kamplar kurarlar.[497] Misyonerler. Cihan Harbi mütârekesinde Loyd George. Türklerin Hirisîiyanlari katlettiklerini iddia et mis ve onlarin Avrupa'dan kovulmasini. Yine I. musiki salonla ri. Dünya Harbi'nde Mekke Emirini Hilâfet makamina karsi isyan ettiren. Müslümanlarin çesitli gruplara ayrilara iflamasina. kilik-kiyafet. Maskeli çalistiklari için kuzu postuna bürünerek saf halki kolayca aldatabilirl er. Halbuki Batak Köyünde ve diger yerlerdeki "B ulgar ihtilâli"ni. Misyonerler. yabanci okullar ve kuruluslar açarlar. 1877'de Ingiliz Liberal Grup Lideri Lord Gladston. örf ve âdet gibi kültüre yönelik yollarla iç nde bulunduklari toplumdanmis gibi görünür ve gayelerine erismek için perde arkasindan çali sirlar. Bu vesile ile. Bu hususta bazi yollara basvururlar. Bu gaye ile kolejler. [496] c. geri kalmis halde birakmaktir. Avam Kama-rasi'ndaki konusmas inda. bunu yapamazlarsa onlarin en azindan millî ve dinî karakterini bozmaya ugrasirlar. yalniz Hiristiyanlari ayaklandirmaga çalismakla kalmiyor. yabanci dil ögretimi v ermek görüntüsü altinda. Bu vesileyle kanca taktiklari gençleri kendi idealleri dogrultusunda suur landirmaya çalisirlar. yani sinsi ve iki yüzlü hareket ederler. Hiri stiyan çocuklarini ise daha da suurlandirirlar. . B u maskeli misyonerlerden maskesi düsen sadece meshur Ingiliz casusu Lavvrens'tir. dünyayi Osmanli Imparatorlugu aleyhine kiskirtmak için agirligini koymus ve Ru sya karcisinda Osmanli'yi yalniz birakmistir.b. bu okul ve kuruluslarin pr opagandasini yaparak. Türklerin giristikleri yenilik hareketlerini Islâmclan uzaklasmak olarak gösteriyorlardi. Bu okullarda. Meselâ Müslümanlara.Okul ve Çesitli Tesisler Açma. halki her türlü iler lemeye karsi kayitsiz ve hattâ düsman yapabilmek. Bu teskilâtlar. Bu okullar da yetisenlere dolgun ücretli ve etkili isler bulmakla da onlari cazip hale getiri rler. maddî ve manevî yardim yapmaktan kaçinmazlar. Buraya çektikleri baska dinden çocuklari Hiristiyan yapmaya. Bu konusmasi sirasinda elinde tutt ugu Kur'âni göstererek "Bu kitap yeryüzünde kaldikça bu Batak katliami gibi vahsetler de y eryüzünden eksik olmaz!" diye haykirmistir. Ayasof-ya'nin da tekrar kilise yapilmasin i istemistir. Yardim Yapma : Azinlikta bulunan Hiristiyan çocuklarinin egitim ve ögretimlerini içinde yasadiklari t oplumun çocuklarindan üstün hale getirirler. telkin vasitalarini çogaltmak için d e okullarda propagandaya yönelik kitaplarin çogunlukta oldugu kütüphaneler. Halbuki onun arkasinda ortaya çikmamis nice benzerleri vardir. Ayrica hâkim unsurl a çesitli yönlerden nüanslari olan insanlari karsi karsiya getirerek. misyoner papazlari derslere sokup Hiristiyanlik propagand asi yaparlar. din. dil. "Asr-i Saadet'te teknik var miy di? Elbise var miydi? Diyanet teskilâti var miydi?" seklinde sorular sorarak onlari bütün sonradan olan seyler aleyhine kiskirtir ve hatta olmayacak seyleri saf inanmi s insanlara yaptirarak devlet güçleriyle karsi karsiya getirirler. misyoner teskilatlarinin yetistirdigi talebeler yapmistir. gidecekleri yerlerin özelliklerine göre yetistirildikleri için çok becerikl idirler. hem devleti acze hem de Müslümanlari birbirine düsürmeye çalisirlar. Bu maskeli teskilatlarin Osmanli Imparatorlugu içinde yaptiklari faaliyetlere birçok önrek vardir. bölünmesine ve birbirine düsman olmasina gayret gösterirler. Hiristiyan olmayan ailelerin çocuklarinin da oralara akin etm esini saglarlar.Maskeli Teskilâtlar Kurma : Bu teskilât mensuplari.

14. Islâm'in zahmet ve siddet di ni oldugunu islerler. Bu metodlar-dan bazilari söyledir. Hiristiyanligi yaymak için gittikleri ülkenin önce dinî. 2.Zaman zaman diyalogdan bahsederek sulhçu bir görünüs altinda karsi tarafi pasiflesti rmek.Ilmî. 8. 16. yangin.Misyonerler. genelde dün de.Siyasî isleri çok iyi takip edip Müslüman ülkelerdeki bazi gelismeleri gayelerine göre yö lendirmek isterler. içtimaî ve kültürel umunu incelerler. 9. 1.Misyonerlerin çalisma metodlarini özetlersek. kafasina bazi fikirleri sokmaya çalisirlar. o yerin insanlarinin Hiristi yanligin hangi konularini bilip hangilerine itiraz edebileceklerine göre yetistirir ler. spora. Bunun için herkesin bir an önce Hiristiyan olmasini isterler. siyasî gelismeleri yönlendirip. Önce mevcut kültürü er itme. 13. özellikle filimlerde konunun içine ustalikla Hiristiyanliga is indinci. Isa'ya "Tann'nin Oglu" demekten kaç nirlar.Misyonerleri. Müslüman ülkeleri birbirine düsürüp an sayisini azaltmaya veya Müslümanlarin elindeki tabiî Imkanlari heder etmeye çal isirlar. bazi gayelerini gerçeklestirmeyi düsünürler.Dünya siyasetini. ileri bir hayat görüntüsü altinda ( müzikten. 11. onlari su veya bu sebeple tahrik ederek. göndereceklerini ülkelerin özelliklerine. sonra da ona istedikleri gibi bir sekil verme yolunu takip ederler. Isâ gelecek ve ina nan Hiristiyanlari kurtaracaktir. siyâsete kadar) çesitli vesilelerle gerçeklestirmeye çalisirla . 5. 6. 4. oriyantalist yetistirip ilmî inceleme adi altinda Müslüman aydininin zihn ini bulundirmaya.Tarikatlara adam yerlestirerek veya bazi asiri akimlari destekleyerek.Insanlarin kiliseye giderek. deprem gibi sikintili anlari seçip yardimlarda bulunarak semati kazanmaya çalisirlar. 12. 10. 15.Savas. Hiristiyanligin sevgi ve kolaylik. tiyatroya.Haçli Seferlerinde gerçeklestiremediklerini.Israrla gayelerinin dünya barisini gerçeklestirmek oldugu üzerinde dururlar. papaza günah itirafinda bulunarak sorumluluktan ku rtulup rahatlayacagini söylerler. O ülkenin kültürünü yozlastirmaya ve yikmaya çalisirlar. haftada bir kiliseye gitmekle dinî vecibelerden kurtulmanin mümkün olabilecegi ni telkin ederler. 3.Hiristiyanligin kolay.Milleti millet yapan maddî ve manevî degerleri yikmaya ugrasirlar.Sarkiyatçi. bunalim devr elerinde kurtarici din olarak Hiristiyanligi sunarlar. bugün de ayni metodlarin yürür lükte oldugunu görürüz. Böylece insanlarin ruhî durumlarina hitap etmeye çalis ip kurtulusu hedef alirlar. Müslümanlari n arasina ajanlar yerlestirmeye özen gösterirler. yaniltmak Isterler.Müslümanlarin her meselesine el atip bunlari kendileri çözümlemek isterler. oruç gibi ibadetlerin zor oldugunu ileri sürerler. modern. hos gösterici sahneler yerlestirerek kafa ve gönüllere girmeye çalisirlar. edebî eserlede. Bundan g ayeleri. Bundan sonra hiçbir deger tanimayan kisilere. Onlara göre Isa'nin gelmesi yakindir. gelismeleri kendi kontrollerinde tutmak ve menfaat elde etmektir. Bazan Müslümanlarin inançlarina hos görülü davranir. 7. Islâmdaki namaz. Hatta önce Islâmî bilgilerle Müslümanlara yaklasirlar.Islâm ülkelerindeki faaliyetlerinde genç neslin dinden ve millî degerlerden uzak yeti smesine çalisirlar.

misyonerlik için en önemli ve tesirli vazifelerdendir. çekmege çalistiklari kimseleri belirli yollarla kendilerine baglarla r.Misyonerlik için seçilen çocuk. 2.r. Onlara ne gibi itirazlarin yapilabilecegi ve o it irazlara nasil cevap verecekleri ögretilir. misyo nerlerini çok iyi yetistirmeye son derece dikkat ederler. Müslümanlarca Hiristiyanliga yöneltilecek tenkitler hususlarinda çok iyi hazirlanir. [498] 5. misyonerlik yapacagi ülkenin okullarin da özel egitim altina alinir. dünyanin en ücra yerlerine seve seve gidecek sekilde vazife suuru ve sevgisi as ilanir. siyaseti.Misyonerlere mümkün oldugu kadar meslekî egitim de verilir. Doktorluk. sefkat ve merh amet duygulari altinda sempati toplar. Kendisinin yalniz basina basaramadigi veya yetersiz kaldigi yer de teskilat onun yardimina kosar. diger tahsiller de yaptiri lmaya çalisilir. bagli olduklari teskilatla irtibatini daima devam ettirecek sekil de yetistirilir.Her misyonere. genç veya sahis. hitabet ustaliklarina bas vururlar.Her misyonere. hemsirelik.Misyonerler. misyonerlik faaliyeti için çok önemli bir vasitadir. Bazi insanlara sagladiklari seyahat imkânlariyla onlari kendilerine bagl amaya çalisirlar. gittikleri veya içinde bulunduklari toplumda kendilerini kabul ettirecek sahsiyet ve kabiliyette bulunmalari.Okullardan. yakinlik gösterisi.Çesitli yardim kuruluslari kurar veya kurulmus olanlara girerler. 5. Bunun için edebî yollara. Hedefine varabilmesi için suurlandirilir. Ilmî gelismeleri çok Iy i takip edip bunlardan faydalanirlar. 3. O da bulundugu ülkedeki issiz.Misyonerler. çalisma metodlarini çok iyi bilmeler i ve uygulamalari gerekmektedir. hümanistligi kimseye birakmazlar. ailelerinin izniyle en zeki ve çaliskan çocuklar seçilir ve misyonerlik hizmetlerine göre hazirlanir. Misyonerlik hizmeti için. 18. 7. Islâmî bilgiler ve Islâm Felsef si ögretilir. Bu gayelerine varmak için Misyoner teskilâtlar. 4. Misyonerler söyle yetistir ilir: 1. Bundan dolayi bu isi yapacak kimselerin kültür seviyeleri ve hitabetlerinin mükemme l olmasi. Hiristiyan heyecani verilir.Hiristiyanlik iyice ögretilir. fa kir ve kimsesizlere malî destek saglayarak Hiristiyanlik propagandasi yapar. . Hastahane hizmetleri. Ayrica Islâm'a veya Müslümanlara hangi hususl arda tenkit yöneltebilecekleri veya gençlerin zihinlerini hangi noktalarda çelebilecekl eri hususlarinda yetistirilirler. malî yönden büyük bir destek saglanir. 17. Bunun yaninda onlar.Objektifligi. teoloji (ilahiyat) tahsili yaninda.Misyonerlerin Yetistirilmesi Misyonerlerin ana gayesi. 6. 20.Turistik geziler vesilesiyle gittikleri yerlerde kitap dagitma. 19.Islâm ülkelerinde faaliyet gösterecek misyonerlere Arapça. Hiristiyanligi yaymak ve yeni Hiristiyanlar kazanmakti r. tarafsizligi. Maddî yardim. iyilik yapma ve benzen yollarla propaganda yaparak. 8. insan çalmaya çalisirlar. Hiristiyanligi sevdirmeye ve benimsetmeye ça lisirlar. Böylece fakir v e yoksul kimselerle temas kurarlar.

Konsil'in gündem ini ve tartisilacak konularin ne olacagini belirlemistir. Netice alamiyacaklarina kanaa t getirdikleri insanlarin pesini biraksalar da ümitlendiklerini takip etmekten vaz geçmezler. Vatikan Konsili'nde giderilmeye çalisilmistir.Küçük edebî ve romantik brosürlerle insanlarin hissiyatina tesir etmeye çalisirlar. Bu çerçeve içerisinde. Konsile 141 ülkeden 2860 kadar temsilci katilmistir. maddî yardim. dil ögretme. Bunun üzerinde Kon-sil'd e. disariyla ilgilenmesini istemis ve bütün insanl arla "diyalog"a girmenin önemini vurgulamistir.GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALALARI (HIRIS-TIYAN-MÜSLÜMAN DIYALOGUNA GENEL BIR BAKIS) 1. usanmadan propagandaya devam ederler. Yapilan görüsmeler sonucunda. Daha genis anlamda ise diyalog. birbirlerine sicak ve hosgörüyle bakabilmesi. ayni dinden kaynaklanan gruplarin kendi aralarinda oldugu g ibi. tartisabilmesi ve isbirligi yapabilmesi anlamina gel mektedir. inanç ve düsüncelerini zorla birbirlerine kabul ettirme yoluna gitmeden. Yüzyil'in baslangicindan itibaren dünyada meydana gelen siyasî ve ekonomik gelisme ve degismelerden Hiristiyan Kiliseleri. hem Hiristiyanlarin kendi aralarinda hem Müslümanlarla dige r din mensuplari arasinda "diyalog" faaliyetlerine rastlanmaktadir. Vatikan Kon-sili'nden sonra gündeme getirdikleri resmî "Diyalog" s eklinde olmamis. Ancak bu. Dinî alanda "Diyalog". Papa XXIII. 16. 11. tarihte. Papa'nin bu mesaji.Telefon rehberlerindeki isimlere mektup. [499] B.Taninmis meshur sahsiyetleri veya kendileriyle baska gayelerle temas kurmus k imseleri Hiristiyanligi kabul etmis gibi gösterirler. ayrilmis Hiristiyanlar! yeniden kazanma ve onlara yaklasma yollari üzerinde dur . 14. Vaftiz listeleri nesredip on larin adlarini kullanirlar. omlarda görev almalari ve bu yollarla dolay li olarak propaganda yapmalari saglanir. fakir ve yardima muhtaç ögren ciler tesbit edilir. gezi imkâni gibi yollarla elde edilmeye çalisilir. 10.Misyonerin birden fazla dil ögrenmesi tesvik edilir.Islâm ülkelerinde dinî tedrisat yapilan yerlerdeki zeki. bazi alanlarda isbirligi yapabilmek için bir "Konsil" topl amaya karar vermistir. özellikle Katolik Kilisesi de etkilenmist ir. Hiristiyan dünyasinin.Misyonerlikten Diyaloga Geçis Kelime olarak Diyalog. Bundan dolayi Katolik Kilisesi.9. ortak meselel er etrafinda konusabilmesi. Jean. Kiliseler arasinda varolan anlasmazliklari v e düsmanliklari gidermek.Çesitli yardim dernekleri kurmalari. disariya açilmasini. Bu ögrenciler. karsilikli konusma iki veya daha fazla kisinin karsilikli konusmasi anlamina gelmektedir. birbiriyle konusmasi ve anlasmasi yoludur. farkli dinlere mensup insanlarin. Hi ristiyanlarin II. Konsili açis konusmasinda. medenî ölçüler içerisinde. 15. farkli irk ve kül türlerden insanlarin. Müslümanlara karsi Haçli Seferleriyle baslattigi ve Misyonerlik Faaliyetleriyle devam ettirdigi sogukluk ve düsmanlik II. 12.Bikmadan. Kilise'nin çem berini kirmasini. brosür ve kitap gönderirler. üç yil sürecek (1962-1965) bir konsil in Vatikan'da toplanmasi saglanmistir.Kadinlara. 13. tabiî ve kendiliginden olusmustur. XX. kadinlar kanaliyla aileye ve dolayisiyle cemiyete nüfuz etmeye çalisi rlar.

Çünkü Sekreterya kuru ldugunda. Daha sonra. Vatikan Konsili'nde. 1974'e kadar. Bu bölümün ilk baskanligini. Sekreterya. Müslümanlarla "diyalog" yollarini arama gayretleri. basarisizlik üzerine. Günümüzde de bu görevi kardinal Arinze yürütmektedir . Bu Sekreterya'ya üst seviyede bir K ardinal baskanlik etmektedir. Paul tarafindan kurulmus olan Hiristiyanlik Disi Dinle r Sekreteryasi. on yil süreyle. Bunun yaninda. "Hi ristiyan Olmayanlar Sekreteryasi" kurulmustur. . Hiristiyan Dünyasi'nda Islâmla ilgili olarak yapilacak çalismalarin Müslümanlarla yapilacak Diyalog'a tasinabilecek nitelikte olmasi da tavsiye edilmis tir. 1994 yilinda. diger Hiristiyan mezheplerine mensu p olanlar yaninda. Sekreterya'nin diyalog çalismalarin a bizzat katilmasi kararlastirilmistir.[500] Katolik Hiristiyanlarin. kayda deger aktif faaliyet gösterememistir. Maximos'un Roma Temsilcisi Suriyeli Abou Moukh getirilmistir. hemen hemen.Bir Diyalog Kurumu Olarak Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Ortaya Çikis i 1962 yilinda baslayan II. [501] 2. Vatikan Konsili'nde. Müslümanlarin hâkim oldugu yerlerde Hiristiyanlarin. sirayla Kardinal Pignedoli (1973-1980) ve Mgr. XXI. ayrica. Burada. bir kismi da degisik Islâm ülkelerinde görev yapmakta an 11 tane danismani vardir. Bu. Jean Jadot (1980-1984) baskanlik görevinde bulunmustur. Rum Mel kit Patrigi V. her dinin hâkimiyet alaninda oldugu gibi . Thomas Mic-hel yapmistir. Michel'de n sonra. Hiristiyanlarin Islâm hakkinda konusmayi birakmalari ve Müslümanlarla konusmaya yönelmeleri gerektigi üzerinde durmustu r. Halid Akes-heh Islâm masasinin sefi olmustur. di ger din mensuplariyla diyaloga girmenin önemi üzerinde durulmus ve 1964 yilinda. Hiristiyanlarin hâkim oldugu yerl erde Müslümanlarin bulunmasi da. asirlar boyunca. Couq yapmistir.ilk kurulusundan itibaren. Günümüzdeki ge lismeler için bu çesit tesebbüsler normal görülebilir. b leriyle daha yakin ticarî. Dünya Kiliseler Konseyi'nin. devamli olarak Roma'da bulunan bir ekip le. Lübnanli Dr. Abou Moukh'tan sonra Islâm masasinin sefligini Dr. diyalogun dogrudan degil. Kiliselerarasi diyalog yaninda. mahallî kiliseler yoluyla sürdürülmesi öngörülmüstür.[503] Sekreterya'nm kurulusundan itibaren Islâm ülkeleriyle "diyalog" yollari aranmis ve H iristiyanlarin Müslümanlarla "diyalog"a girmeleri 1966 Broumana-Lübnan Kongresinden so nra baslamistir. Couq'un ayrilmasindan sonra bölümün basina.[504] 3. "Dünya Misyonu ve EvangeliznV'programin in bir parçasi olan Broumana Kongresi'ne katilanlar. her iki tarafin birbiriyle iyi mün asebetler içerisine girmesini zorunlu kilmaktadir. Sekr eterya'nm ilk yillarda takip ettigi politikadan kaynaklanmistir. Islâm bölümünün bir kismi Roma'da. askerî.Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Diyalog Faaliyetleri 19 Mayis 1964'de Papa VI. 1974 yilin da. eskiye oranla. tarihte yasan mis ve tesirleri asirlarca sürmüs "Haçli Seferleri" anlayisinin yanlisliginin kavranil masi ve o savaslarin zararlarinin telafisi seklinde degerlendirilebilir. Ilk baskanligini Kardinal Marella (1964-1973) yapmistir. Bu ika.[502] Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin bünyesinde. dinî ve kültürel münasebetler içerisindedirler. Çünkü insanlar bugün. karsilikli olarak. Hiristiyanlarla Müslümanlar arasinda devam eden düsmanliklarin unutulmasi için gayret sarfedilmesi istenmistir. Afrika Misyonerler Toplulugu'ndan Fr. bölgesel piskoposlar ve çesitli uzmanlarla isbirligi yaparak çalismasini sürdürmektedi r.ulmustur. karsilikli hosgörü ve iyi niyet esaslarina ba glidir. yüzyila girerken. degismis ve danismanlarin tavsiyesi üzerine. Bu sebetlerin saglikli bir sekilde yürütülmesi. Kardinal Pignedoli'nin baskanligi sirasinda. Islâmla ilgili bölüm bulunmaktadir. siyasî.

Vatikan'in istegi dogrultusunda. d aha sonra ayni yilin Eylül ayinda.Tanri inancinin sosyal adalet idealine erismedeki rolü. Pignedoli'nin ziyaretine cevaben. 2-5 Kasim 1975 tarihlerinde Libya'yi ziyaret etmis ve Trablusgarb'da I slâm'a Çagri Dernegi Genel Sekreterligi yetkilileri ile görüsmeler yapmistir. Sekreterya'nin Hiristiyan-Müslüman diyalogu programi çerçevesinde gerçeklestirdigi ilk en ön emli faaliyet. Bin-gazi'de bir Katol ik Kilisesi açilmistir. Abou Moukh ile birlikte Kuzey Yemen'i ziyar . Vatikan'a gitmis ve Papa VI. muhtelif ülkelerden gözlemci olarak. 4. 1976 Haziran ayinda. Abou Moukh ile birlikte KahIre'deki Islâmî Arast irmalar Yüksek Konsili'ni ziyaret etmistir. 2. ancak Islâm ile Hiristiyanl ik arasindaki baglarin daha genis bir çerçevede tartisilmasini yararli gördüklerini beli rtmistir. Mgr.[505] Seminerde ele alinan konular sunlardir: 1.Islâm ve Hiristiyanligin modern dünyada bir hayat ideolojisi olma sanslari. diyalog ziyaretleri devanf etmis. bu görüsü paylastiklarini. Kardinal Pignedoli. ayrica. Abou Moukh ile birl ikte Iran'a gitmis. VI. Paul görüsme sirasinda. Abou Moukh da Nijerya'ya giderek Niame y'deki Hiristiyan Müslüman münasebetleriyle ilgili bir konsültasyona katilmistir. Ekim ayinda. Türkiye'den de yedi kisilik bir heyet ye-ralmistjr. Rossano ve Fr. Libya Basbakani Abdusselam Callud. Islâm'in "kurtulus tarihi"ndeki yerini Hiristiyanlarin nasil gördügünün tespit edilm esini teklif etmistir. Ab ou Moukh daha sonra birkaç bati Afrika ülkesini de ziyaret etmistir. Islâm'in teolojik yapisi hakkinda çalisma yapilmasini. Seminere. 1974 yilinda yapi lmistir. her iki taraftan onikiser kisi katilmistir. görüsmelerde bulunmak üzere. ilk baskisi 1969'da yapilan "Gui-delines for Dialogue Between Christians and Muslims" adli eserin yeniden gözden geçirilmesine karar vermistir.Batil itikadlar ve iki dinin müntesiblerini[506] birbirine düsüren hurafelerle mücade le metotlari. Pignedoli. diger bir ifa deyle. Italya'yi ziyaret sirasinda Vatikan'a da ugra mis ve Papa VI. Basbakan Callud'un temaslarini takiben Kardinal Rossano baskanliginda bir Vatika n heyeti. 1974 NIsan'inda Sekreterya'nin baskani Kardinal Pignedoli. Belirlenen program geregi. konusmaci olar ak. Sah ve bazi dinî liderlerle görüsmelerde bulunmustur. Ayrica.Sekreterya'nin diyalog programlari çerçevesinde ilk önemli faaliyeti. Callud da. Sekreterya'nin Islâm Komisyonu ilk toplantisini 1975 yilinda yapmistir. Fr. 1975 Eylül'ünde. Mgr. 2-6 Subat 1976 tarihlerinde Libya'nin Tripoli kentinde yapilan "Müslüm an-Hiristiyan Diyalogu" Semineri'dir. Bu topla ntisinda Komisyon. Vati kan'in Libya'da bir elçilik açmak ve Libya'yla münasebetleri gelistirmek arzusunda o ldugunu bildirmistir. Bu seminerin neticesinde. Sekreteri Fr. Görüsmeler sonunda bir Islâm-Hiristiyanlik diyalogu semineri için anlasmaya varilmis ve seminer 1-5 Subat 1976 tarihlerinde gerçeklestirilmistir. Paul tarafindan kabul edilmistir. çok sayida din adami da bulunmustur. Adalet Bakani baskanliginda bir grup Suudi Arabistanli hukukçu . Daha sonra. Fr. Kral Faysal ve bazi dinî liderlerle görüsmek üzere Suudi Arabistan'a gitmistir.Islâm ve Hiristiyanlik arasindaki ortak inanç temelleri. Ko misyon. R ossano Türkiye'deki dinî liderlerle görüsmüs ve Fr. Paul tarafindan kabul edil mistir. 3. Ayni yilin Eylül ayind a Kardinal Pignedoli.

Rossano ile Sekreterya danismanlarinda n Fr. Taki-beden yilin baharinda. Sekreterya'nin basina Belçika li Mgr. "Müslümümanlarla Diyalog. 27 Haziran 1980'de Kardinal Pignedoli'nin ani ölümü üzerine. yanina Mgr. Rossano. Kardinal Pignedoli'nin dönemine nazaran. Roma'da ki seminerin konusu "Inanç ve Kültür". Mgr. Yunan Ortodoks Kilisesinden Baspiskopos At-hanasios Yannoulatos ile Dünya Kiliseler Konseyi'nden Dr. Uzun süre Endonezya'da kalarak Islâm hakkinda tecrübesini artiran Fr. biri Roma'da. Sekrete rya'nin toplanti faaliyetleri pek olmamistir. üyeleriyle bazi danisman v e eksperlerini biraraya getirmesidir. Bro Sabanegh ise bütün Arap ülkelerini dolasmistir. gelecekte kilisenin temel görevlerinden biri olacaktir"*de mistir. Bu toplantinin gayesi. Mgr. Sabanegh. Sekreterya'nin yayin faaliyetleri b akimindan önemlidir. daha birçok faaliyete aktif olarak katilmistir. Sekreterya'nin 1979'da gerçeklestirdigi en önemli faaliyet. "International Progress Organization" tarafindan 17-19 Kasim tarihlerinde R oma'da düzenlenen "Islâm ve Hiristiyanlikta Monoteizm" konulu seminerdir. Rossano ve Fr. Hiristiyanlik disi dinlerle diyaloga girerken. 1981 yili. Kardinal Pignedoli. baris. Diger yayin ise. Bununla birlikte. digeri de Kahire'de olmak üzere. Ary Roest'I alarak Misir'a gitmis ve orada. yaptigi konusm ada. Kardinal Pignedoli. çesitli Islâm ülkelerinden delegeler Roma'ya gelmis v e görüsmeler yapmistir. Sabanegh ile birlikte katilmi . Jadot'un baskanligi döneminde. Bu toplantiya gözlemci olarak. Mayis 1979'da Lübnan. Bu yillarda daha bazi gelismeler de olmustur. Mulder ve Dr. Saba-negh. II. Mgr. Paul tarafindan kurdurulan Sekreterya'nin diyalog faaliyetlerini desteklemis ve yetkilileri. selefi VI.ayni yil. daha sonraki yillarda. onla rin tavsiye ve tekliflerini almistir. Tho-mas MicheI. Abou Moukh'un bu ziyaretlerinin karsilig i olarak. el-Ezher Hocalariyle Peygamber lere inanç. bu hususta çali smalarini devam ettirmeleri için tesvik etmistir. MicheI Sekre-terya'daki ilk faaliyetlerinden olarak.et etmistir. Pakistan. Rossano. 1981'de Dr. 1982 senesi. Fransiskenl erle Müslümanlar arasinda bir diyalog olusturmayi gaye edinen. Bunlardan b iri. Suriye ve Irak'i. Çünkü Sekreterya. Mgr. Sabanegh Ürdün'e gitmis ve Prens Hasanla bir Müslüman -Hiristiyan Diyalogunun imkânlari üzerinde durmuslardir. isbirligi ve yeni bir diyalog zirvesinin yapilmasi konularinda konusmalar yapmistir. Rossano. To plantida Müslümanlarla diyalog konusu da ele alinmis ve Mgr. John Paul. Sekreterya'ya yeni bir güç kazandirmistir. kaynak temin etmek ve gelecek için plan yapmak olmustur. Rossano ve Dr. Islâm ülkelerine yaptigi ziyaretleri daha sonra da devam ettirmi stir. Maurice Borrmans'in hazirlam is oldugu "The Guidelines for Dialogue Between Christians and Muslims" baslikli eserin gözden geçirilmis yeni baskilari ve çesitli dillere tercümeleri yapilmistir[507]. Samartha katilmistir. Papa II. Ilk baskisi 1969'da yapilan Fr. Banglades ve Hindistan'a giderek çesitli kesimden dinî liderlerle görüsmeler yapmistir. 1977'de Pign edoli dünyadaki bütün katolik piskoposlara diyalogla ilgili birer mektup göndermis. John Paul'un bu olumlu tavri üzerine Sekreterya faaliyetlerine hiz vermistir. John Paul'un Islâm ülkelerine yaptigi ziyaretleri sirasin da Müslüman-Hiristiyan diyalogu üzerine yaptigi konusmalardan derlenen kitapçiktir. Sekreterya'nin i leri gelenleri Vatikan'in diger kuruluslarinca düzenlenen faaliyetlere katilmislard ir. Italya'nin Assisi ken tindeki "Aziz Fransuva ve Islâm" konulu toplantiya Dr. Jean Jadot getirilmistir. diyalogun Kiliselerarasi Ökümenik boyutunu da daima gözönünde bulundur mustur. "Konrad Ade-naur Foundation" tarafindan düzenlenen iki seminerde teblig sunmustur. Sekreterya'nin Asya masasina getirilmistir. Irak. 1982 senesinde Mgr. 1978 yili Nisan ayinda. 1979 yilinda Papaliga seçilen II. Dr. Kahi-re'dekinin konusu ise "Tolerans"tir.

21-23 Nisan tarihlerinde CERES tarafindan Tunus'ta organize edilen IV. Jadot'a oranla baskanliginin ilk yillarinda. Islâm masasi sefi Fr. birçok faali yette bulunmus ve çesitli toplantilara katilmistir. "Islâm'da ve Hiristiyanlik'ta Kutsallik" konulu bir kol logyumun organize edilmesine yardim etmistir. Müslüman-Hiristiyan Konferansina katilmislardir. Michel. Roma'daki "Pontifico I stituto di Studi Arabie D'lslamistica" tarafindan düzenlenmis ve kollogyumda sunul an tebligler "Islamochris-tiana" dergisinde yayinlanmistir. Papa John Paul. Sintoist. Kardinal Arinze ise. Müslüman. Bu yild an itibaren Sekreterya Türkiye'deki faaliyetlerine hiz vermistir. Lüksemburg'da düzenlenen Avrupa Piskoposlar Konsült asyonumun "Avrupa'yi tehdit eden Islâm" konulu toplantisina. Ankara Ilahiyat Fa . konusmasinda. 1988'de Izmir ve 1989'da Konya Ilahiyat Fakültelerinde Hiristiyanlik üzerine ders ve konferanslar vermistir. Islâmla d iyalogun ise birinci derecede ehemmiyet arzettigini ifade etmistir. Hiristiyan. Sih. Jadot. 25 Ocak 1986'da.stir. Thomas Michel Türkiye'ye gelmis. Zerdüstî temsilciler katilmistir. MicheI ise. Mgr. Ortadogu Ki liseler Konsili'nin Kibris'taki "Ortadogu'da Müslüman-Hiristiyan Münasebetleri" konulu toplantisina gitmistir. Assembly of the World Conference on Reli-gion and Peace" konferansidir. Sekr eterlige. Fr. bu esnada bazi dinî lide rlerle de görüsmüs ve Ankara Üniversitesi'nde bir konferans vermistir. Fr. Ekim 1986'da Sekreterya'da görev degisikligi olmus. 1987 yili Sekreterya'nin Türkiye'ye yönelik faaliyetleri bakimindan önemlidir. Mgr. Salama da onun yerine getirilmistir. Bu anla sma geregince. diyalogun yerel kiliselerin en önemli görevi oldugunu. Zago . Asya Piskoposlar Federesyonu tarafindan Varanasi'd e (Benares) düzenlenen "Asya'daki Müslümanlar Arasinda Hiristiyan Varligi" konsültasyonu na katilmistir. dünyanin bütün bölgelerinden. dünyadaki bütün dinî liderlere. Arinze. Jadot. daha önce Nijerya'nin Onitsha Baspiskoposlugunda bulunmustur. Daha sonra Fr. saglik durumunu ileri sürerek. Francis Arinze tayin edilmistir. 1983 yilinda yapilan toplantilarda görev almislardir. A. Mgr. Sabanegh ve Fr. D ua. Cardinal Arinze ve Fr . Kollog-yum. Papa John Paul tarafindan Mgr. 13-21 Mayis tari hlerinde Sekreterya'nin Baskani Kardinal Arinze Türkiye'yi ziyaret etmistir. Anglopon Bati Afrika Episkopal Birligi'nin "Islâm ve Hiristiyanlik" konu lu konferansinda hazir bulunmustur. Duaya birçok müslüman da katilmistir. Thomas MichePin bu faaliyetlerine karsilik olarak. Istan bul'daki Episkopal Konferans toplantisina katilan Arinze. Mgr. Ekim 1983'de Roma'da toplanan Katolik Kilisesi Piskoposlar Si-nodu'nda Sekretery a'nin baskani Mgr. 20-21 Mart tarihlerinde. Yahudi. MicheI. davette bulunmustur. Italya'nin Assisi kentin de yapilacak olan baris için dua gününe. baskanliktan istifa etmis ve onun yerine. Sekreterya. Bahai. 27 Ekim'de yapilmistir. Mayis 1985'de. 1986 yili. Bunlardan biri. 1984 yilinda Mgr. Dr. Arinze'nin ilk faaliyetlerinden biri 23-31 Agustos 1984'de Nairobi'de düzenle nen "IV. Dr. Ürdün Prensi Hasan 'in baskani bulundugu "Al-Beyt Foundation"la yaptigi temastir. Sekreterya.[508] Kardinal Arinze'nin ziyaretinden sonra Ankara Üniversitesi ile Roma Pontifical Gre gorian Üniversitesi arasinda karsilikli isbirligi anlasmasi imzalanmistir. Buddist. Sekreterya'nin çalismalari hakkinda bilgi sunmustur. Zago. Bu konferansa. Caynist . birlikte dua etmek için. 1987'de Ankara. Fr. selefi Mgr. Arinze. 14-20 Ekim tarihlerinde Nijerya'da düzenlenen. Jadot. mahallî kiliseleri diyaloga tesvik amaci güden Kuzey Afrika Episkopal Konferansi'na. Sekreterya'nin faaliyetleri bakimindan oldukça yogun geçmistir. Sabanegh. diger dinlerden dua törenine katilacak dinî liderlerin gelmesine katkida bulunmustur. Michel. Hindu.

merkezi Cenevre'de olan "Zamanimizin Inanç ve Ideol ojileri ile Diyalog Komisyonu" (D.I. Halid Akesheh sürdürmektedir. John Paul tarafindan Iskenderiye Katolik Kiptî Patrikligine ya rdimci tayin edilmis.) kurulmustur. Ankara'da (1990) ve Vatikan'da (1991) olm ak üzere. Salama. . Bu toplantilara. Kiliseler Ökümenik Konseyi. daha birçok faaliyeti olmustur. Müslüman ve Hiristiyanlarin sosyal yasayislari. seha det ve çalismada Afrikali Müslüman ve Hiristiyanlarin isbirligi. Sekreterya. Tanri ve insan cemaat inin birligi. yukarida z ikredilenlerin disinda. 1971 yilinda. Vatikan bünyesinde kurulan Hiristiyanlik Disi Dinler Sekreter-yasi'nin. Bu kollogyum vesilesiyle daha önce imzalanan anlasma yenil enmistir. Bunun disinda. Türkiye'deki Ilahiyat Fakültelerinden 12 ögretim üyesi ile Roma'daki Katolik Enstitülerinden bir o kadar uzmanin katildigi bir kollogyum düzenlenmistir. Türkiye'ye yönelik faaliyetlerinin yaninda diger bölgelerde d e çalismalarini sürdürmüstür. Daha sonra Roma'da. kurulusundan itibaren. daha sonra. yayin organi "Bulletin" ile yine Ro ma'daki Pontifi-cio Instituto di Studi Arabi e D'lslamistica'nin yayin organi "I slamochris-tiana" adli yillik derginin "Dokümanlar" kisminda tafsilatli olarak a nlatilmaktadir. bazi kuruluslarin insiyatifiyle de çalism alar yapilmistir. Müslümanlar in bulundugu bütün ülkelere yönelik faaliyetlerini. Halen bu görevi Dr. din ve vicdan özgürlügü atmosferinin yaratilmasi gibi konular ele alinmistir. daha organize bir sekilde.I. Diyalog hususunda. 1987-1988 Ögretim Yilinda Gregorian Üniversitesi ile Pontificai Institu-te of Arabic Studies'de Islâm Tarihi üze rine dersler vermistir.[509] 4. "Saint-Siega Sekreteryasi" veya Kilise Ökümenik Konseyi gibi kuruluslarin da isbirligiyle sürdürülmektedir. Dr. Sekreter-ya'nin bu faaliyetleri.[510] D. 1989 yilinda Sekreterya'nin bünyesinde bir degisiklik olmustur. Bu toplantiya 25 Hiristiyan ve 20 Müslüman katilmistir. Bu Komisyon.I'nin girisimi ile otuz kadar Hiristiy an ve Müslüman biraraya gelerek. birbirinin inancina sehâdet . Sekreterya. halen. Hong-Kong Toplantisi: 4-10 Ocak 1975. D.kültesi'nden Prof.I. Acra (Gana) Toplantisi: 17-21 Temmuz 1974.C. bu k urulusun bünyesinde. devam edilmistir. Dokuz Hiristiyan ile dör t Müslümanin katildigi bu toplantida "Hiristiyan Misyonerligi ve Islâm Dâvasi" konusu ta rtisilmistir.'nin düzenledigi faaliyetlerden bazilari sunlardir: Brumana (Lübnan) Toplantisi: 12-18 Temmuz 1972. Güneydogu Asya'da iyi niyetli çalisma ve danisma ortami meselesini ele almistir. karsilikli saygi. çesitli ülkelerde Diyalog faaliyetinde bulunmustur.C. bu yillarda. onun yerine ise. devam ett irmektedir. Hüseyin G. D. Dünya Kiliseler Konse nin "Dünya Misyonu ve Evange-lizm" programi çerçevesinde. Bu anlasma çerçevesinde Ankara Üniversitesi Ilahiyat Fakültesi ögretim üyeleri Vatikan'a. Thomas Michel getirilmistir. Islâm Alt Komisyonu Bölümü açmistir. Cenevre-Chambesy (Isviçre) Toplantisi : 26-30 Haziran 1976.'nin girisimi ile yirmi kadar Müs lüman ve Hiristiyan Afrikali biraraya gelmis ve su konulari ele almistir: Inanç.C.C. Yurdaydin Roma'ya gitmis. daha önce Türkiye'deki bazi Ilahiyat Fakülteler inde Hiristiyanlik üzerine dersler vermis olan ve o zaman Asya masasi sefi görevini sürdürmekte bulunun Fr.Diger Diyalog Kurumlari ve Faaliyetleri Diyalog. Gregorian Üniversitesine bagli bazi görevliler de Ankara'ya g elmistir. Papa II. Islâm masasi sefi Mg r.

Günümüzde madenî ve medenî oldugu kadar insanî kabul edilen böyle bir faaliyetin. Lumen Genti um adli bölüm içinde "Kilise ve Hiristiyan olmayanlar" basligi altindaki kisimda söyle d enilmektedir: "Nihayet Incil'i henüz kabul etmemis olanlarin. Yine D.[511] 5.. Anadolu'nun ve Istanbul'un Türkler tarafindan fethedilmesiyle de "modern" bi r anlayisa kavusan "Misyonerlik" faa-liyetlerinden sonra. bizzat II. Kilise. "Müslüman v e Hiristiyan Konsültasyonu" (Muslim-Christian Consultation) adi ite yapilan diyalo g toplantilari. ortaya çikip. Isviçre-Chambesy Ökümenlik Patrikligi Ortodoks Merkezi ile Ürdün Kraliyet Akademisi'nin organizetörlügünde baslamistir. Hiristiyanlarin. özenle bütün dünyaya Incil'in yayilmasini amaçlayan Misyonlarini kal kindirmakta ve desteklemektedir". Hiri stiyan tarafin. Müslümanlar yaninda Yahudi. Cenevre-Chambesy (Isviçre) Ikinci Toplantisi : 12-14 Mart 1979. Müslüman tarafa baskin çikmaya ve kontro lü elinde tutmaya çalistigi anlasilmaktadir.'nin gi risimi ile düzenlenen bu toplantida bes Müslüman ile on Hiristiyan. Yaratici 'yi taniyanlarin hepsini ve bunlarin arasinda özellikte Ibrahim Peygamberin imanin i uygulayarak. Müslümanlarla "diyalog"a girmis ve bir seri toplantilar düzenlemistir.Beyrut (Lübnan) Toplantisi : 14-18 Kasim 1977.. Ama Tanri'nin Kurtulus tasarisi. daima kendi lehlerine olmak üzere. " Diyalog"a yönelmeleri bu süphelerin kaynagi olmustur.I. Toplanti. Toplant ilara katilan Hiristiyan ve Müslümanlarin sayisi dikkatle incelendiginde. birarada yasayan H iristiyan ve Müslümanlar konusunu ele almistir. bizimle birlikte merhametli ve Kiyamet Günü'nde insanlari yargilayaca k olan tek Tanri'ya tapan Müslümanlari da kucaklayacaktir. birden bire ve yogun bir sekilde. "Diyalog" adi altinda Müslümanlara yaklasmasi süphe ve ihtiyatla karsilanmistir.. 1984'Iü yillardan basla yarak. Haçli Seferleri denemesi ve baslangici miladî ilk asra kadar geri g iden. Katolik Hiristiyanlarin yaninda Ortodoks Hiristiyanlar da. Türkiye Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanligi ile Ürdün Kraliyet Islâm Medeni eti Arastirmalari Akademisi'nin isbirligi ile yapilmistir. dönüs yapip. Yukarida zikredilen bütün faaliyetler Hiristiyanlar tarafindan düzenlenmistir. Tanrirnin seref ini yükseltmek ve bütün bu umutsuz insanlarin kurtulusunu gerçeklestirmek için Efendimi z'in 'Her yaratiga Incil'i vaazedin' (Markos. Her yil. Bu toplantida yirmi civarinda Hiris tiyan ve Müslüman. sirayla Ürdün veya Isviçre'de gerçeklestirilmistir . Vatikan Konsili'nin Kilise ile ilgili olan Üçüncü Bölüm Lumen Centium-Insanlann Isigi) yeralan ifadelerden kaynaklanmaktadir. bir merkezde olmak üzere. birdenbire. 16/16) seklindeki buyrugunu dai ma hatirlayarak. Istanbul'da yapilan b u toplantilarin ilk besi (1984-1988). 10-14 Eylül 1989 tarihlerinde.C. yani "Diyalog"un süpheyle karsilanmasinin bi rkaç sebebi vardir: 1. Bundan ve diger bazi hususlardan..Bu sebeplerden birisi. . ele alinan konularin tespitinde ve toplantiya katilacak elemanla rin seçiminde.. Bilim ve Teknik" konusunu tarti smistir.Hiristiyanlarin Müslümanlara Yönelik Diyalog Çagrilarindan Duyulan Endiseler Yukarida gelisimine kisaca temas edilen "Diyalog Faaliyetlerine hem Katolik Hiri stiyanlarin hem Ortodoks Hiristiyanlarin hem de Protestan Hiristiyanlarin. Altincisi da. Istanbul'da yapilan ve "Dinde Çogulculuk" konusu etrafinda yapilan VI. Bu toplantilarda sunu lan tebligler kitap haline getirilmistir. genelde Müslüm anlarin azinligi teskil ettigi görülmektedir. çesitli biçimlerde Tanri'nin Halki'na katilmalari için yola koyulmalari öngörülmüstür. bazi Hiristiyan ve dige r din mensuplari arasinda da bu çesit süphelere rastlanmaktadir. "Insanligin Gelecegi Açisindan Inanç. toplant i yapilmaktadir..

[520] Bunun için de Kilise. mevcut olmayan yerlerde cemaatler tam anlamiyla kuruluncaya ve bun lar Incil'i yayma görevini sürdürecek hale gelinceye kadar. Incil'i meccanen arzetmektir.[518] Pavlus'un Hiristiyanlik'i yaymaktaki ikinci yolu-metodu. Pavlus'un bu ikil i rolü."Kilise'nin Misyonerlik Karakteri" basligi altinda da su hususlara yer verilme ktedir: "Gerçekten de Peder tarafindan Ogul'un gönderilmesi gibi. zayif oldum. Vatikan Konsili'nde."[512] II. 'her yaratiga Incil'i vaaz için tüm dünyaya gidin' demektedir. Konsili ziyaretinde söyle d emistir: "Incil. Onlar. Yuhanna 20/21). Hav. bazilarini kurtarayim diye. Ancak Hiristi yanlik'in yayilmasinda takip edilecek yol Pavlus'la yeni bir anlayisa kavusmustu r. Böyle bir metod degisikligi Hiristiyanlar için bir zorunluluk halini almistir. yahut öten bir zil olmus olurum. herkese hersey oldum. Isa'nin. ses çikaran bir bakir. Yahudileri ka zanayim diye Yahudilere Yahudi gibi davrandim. Bundan dolayi Havari Pavlus'un 'Vaaz etmez isem vay halime' (Kori ntoslu-lara I Mektup. Mesîh Is a'nin Kurtulusunun hakîkatini müjdelemeyi amaçlayan bu önemli buyrugu. daha sonraki Hiristiyan misyonerleri için örnek alinmis ve onun sözleri bayrakla stirilmistir. öte yandan da misyonerleri göndermeye ve onlari desteklemeye devam etmektedir[521]. "Irsad ve tebligi" esas almislardir. iste dünyanin sonuna ka dar bütün günler sizinle beraber olacagim' (Matta. Çünkü herkest en azadken. Putperestlerle putperest. 9/16) seklindeki sözlerini Kilise kendisine söylemiscesine. Buna göre. tâ ki ondan hissedar olayim". kuvvetli olun. seriat altinda olanlari kazanayim diye. (Bab a beni görderdigi gibi. Aslinda Hz. fakat sevgim olmasa. seriati olmayanlara ser iati olmayan gibi davrandim. Allah'in emirlerini insanlar a ulastirma yolunda gayret göstermesi ve Havarilerinin de bunun devam ettirmesi no rmaldir. imanda kararli bulunun. ben de sizi gönderiyorum. Allah'a karsi seriati olmayanlardan degil. Hiristiyanligi yaya bilmek için. yeni enerjiler meydana getirmek' gerekir". Kilisenin görevini hakkiyla yapmasi. seriat altinda olanlara seriat alt inda gibi davrandim. Zayiflan kazanayim diye. bugün Hiristiyanlarin ençok sözünü ettikleri. Mesîh Isa da Havarilerini: 'Öyleyse gidin ve bütün insanlari Peder. Miladî ilk asirdan . Bunu. Herseyiniz sevgi ile olsun". ancak Merih'in se riati altinda olarak seriati olmayanlari kazanmayim diye. Ogul ve Kutsal Ruh adina vaft iz edin. Is. Isa'nin bu tebligatinin bütün insanlara ulastirilmasi yolunda bir emir saymistir. yeni v asitalari gözden geçirmek. Bu görev. "diyalog"un. Pavlus'un su sözlerinden anlamak mümkündür: "Imdi benim ücretim nedir? Incil'de o lan selahiyetimi ifratla istimal etmek için.[513] Görüldügü gibi II. zayiflara. Kilise yeryüzünün son inirlarina varincaya kadar yerine getirmek için havarilerden teslim almistir (Bkz. "sevgi"dir. Kendim seriat altinda olmadigim h alde. yapacaklarini. Heps ini Incil için yapiyorum. kendimi herkese kul ettim. Paul da. peygamberliginin geregi olarak. Yuhanna Incil'indeki "Sen b eni gönderdigin gibi ben de onlari dünyaya gönderiyorum"[516] sözlerini Kilis e.[517] Pavlus'un Korintoslular'a Mektubu'nda yeralan cümlelerde onun. Yahudilerle Yahudi. sartlar i ve metodu degismis bir "misyonerlik" seklinde görülmesine yol açmistir. O. yetenekli-ka biliyetli kimseler olun. Ben is e buna sunlari da ilave ediyorum: 'Misyonerlik için yeni yollar hazirlamak. Misyonerlerini göndermeye de vam etmektedir. bunu yaparken. bir taraftan diyalog gündeme gelmis. Çünkü. bütün insanlarin Hiri stiyan olmasina baglidir. Indilerin ifadelerinden[514] ve Pavlus'un "Vaa z etmez isem vay bana" [515] sözünden çikarilmaktadir. uyanik ve imanda kararli olarak "sevgi" ile yapmalarini su sekilde formüle etmektedir: "Uyanik olun. bir yandan diyalog derken. size emrettiklerime uymayi onlara ögretin ve egitin. diger inançlarda olan insa nlarla da onlarin inancinda imis gibi hareket ettigi görülmektedir. bütün sirlari ve her ilmi bilirsem ve eger daglari nakledecek bütün bir Imanim olursa. Bu durum da. fakat sevgim olmazsa bir hiçim"[519] . bunu da söyle açiklamaktadir: "Eger insanlarin ve melekl erin dilleriyle söylersern. 1/8). he r ne suretle olursa olsun. Pavlus. daha çok adam kazanayim diye. Vatikan Konsili döneminin ikinci Papasi VI. diger yand an Kilisenin görevinin yeryüzünde herkes Hiristiyanligi kabul edinceye kadar sürecegi ka rarlastirilmistir. Eger peygamberligim olursa. 28/18-20) diyerek yollamistir.

Arap dili ve Islâm felsefesini ögrenerek. Hiristiyanin Müslümana ilk mesaji doktrin degil. ilah kabu l etmeseler de. söyle belirtmektedir: Müslümanlara yaklasmakta dikkatl i olmaliyiz. Müslümanlar arasinda is tenilen neticeye ulasamamis ve antipati ile karsilanmislardir. Hiristiyan olmayan birine yaklasmasi ihtiyat ve süpheyle karsila nmistir. fikirlerini yayma firsatina kavusabilsinler.[524] Uzman bir misyoner olan Erich Bethmann'in. Haçli Seferlerinden sonra ortaya çikan (1208) ve Papa III.[528] Islâm ülkelerinde uzun zaman görev yapip. onlari daha sempatik metodlar benimsemeye sevk etmis görünmek tedir. Tecrübeli bi r Islâm arastirmacisinin anlattigina göre Modern Müslümanlar. sicak. onlari sevdigimize kânî olsunlar. onlari etkileme yolu olarak "sevgi". basarili olmalari için. Hiristiyanlarin ona olan tutumlarini anlamaya götürecektir. Bu yol. Müslümanlara Hiristiyanlarin müspet bakmasi. Hiristiyanlar. Misyonerlere kars i takinilan menfî tavir.[527] Misyonerlerin Hiristiyanlik1! yaymaca ve Müslümanlara yaklasmada takip edecekleri me totlar. Innocente tarafindan da onaylanan Fransisken tarikatinin kurucusu Franços d'Assise. samimî ve sevg i ile yaklasmasi kararlastirilmistir. zahirde bütün Dogu ve Müslüman milletlerin adetlerine sa ygili olmalidir. tartisilmis ve Müslümanlara yaklasma metodunda degisiklige gidilmesinin kabul görmüs oldugu anlasilmaktadir. Ayrica. özetle. burada.baslayan Hiristiyanligi yayma yolu olarak görülen Misyonerlik. "Muhammed I slâm Peygamberidir" demekle hiçbir sey kabul etmis olmazsin[526]. Meselâ 'Hz. Bu da. Islâm hakkinda konusma yerine Müs . Isa'da Tanri'nin ahlâkî karakterini görecektir. Tâ ki bununla kendilerini dinleyenler arasinda. Hiristiyanlik'ta Müslüman'a cazip gelecek unsur. Müslümanlar arasinda faaliyet göstermistir[523]. peygamber olarak onu ve annesini yüceltmis olmalari etkili bir uns ur olarak görülmüstür. "samimiyet" ve Müslümanlarin inançlarina "saygili davranmaktir. Bunlardan birisinin su oldugu belirtilmektedir: "Birinci planda öyle yapalim ki Müslümanlar. Böylece onlarin kalbine girmeyi ögrenmis olu ruz. Bu kararda Müslümanlarin. Müslüman ve di ger din mensuplari arasinda "antipati"ye yolaçmistir. Isa mutlaka Allah'in ogludur1 demekten kaçini lmali ki buna inanmayan kimseler nefret etmesinler. Müslümanlara karsi yapilan Haçli Seferleri'nin faydasizligi ve Müslümanlara ancak "Sevg i" ile yaklasilacagi. II. Vatikan Konsiii'nde "Diyalog" sek linde olgunlasmistir. Hangi sekilde olursa olsun b ir Hiristiyan'in. Müslümanlarin inanci konusunda Hiristiyanlari n nasil bir tavir takinmasi gerektigini özet olarak su sekilde dile getirmektedir: Müslümanlarin dininden ve dinî kurumlarindan konusurken çok dikkatli ol. Muhammed'de Isa-Mesîh'in kar akterine dayali bir figür olusturmaya çalismaktadir. Bu yolu merkezi Londra'da bulunan "International Missionary Concil" sekreterligind e bulunmus VVilliam Paton. o da o kadar basarilidir). Isa'dan Al lah oglu diye bahsetme. Daha sonra Fransisken tarikatina katilan Ispanyol Raymond Lulle. Islâmî gelismenin silahla durduram ayacaginin anlasilmasi üzerine "Misyonerlik" faaliyeti sistemli olarak baslatilmis tir. Müslüman'in Isa için "Fahise'nin oglu" demesi gibi birseydir (Bu ne kadar basarili ise. sahitleridir. "sevgi" olmalidir. Bütün gizli ve açik faaliyetlerine ragmen Hiristiyan Misyonerleri. Yine bunun yaninda Hiristiyanlarin. Onlara yaklasmak mümkün olunca i stenildigi sekilde propaganda yapilabilir. Misyonerlere ta vsiyelerinin basinda "sevgi" gelmekte ve Müslümanlara sevgi ile yaklasmak gerektigin i savunmaktadir[525]. Muham-med'den y alanci peygamber olarak bahsetmek. asirl ardir bütün gayretlerine ragmen basarisizliklarini basariya çevirme yolunu "sicak" münasebetlerde görmüslerdir. Müslüman. Misyonerlere gerekli olan. Bu metod da. Islâm ülkelerine yayilmis olan büyük misyoner okullari. kendilerine karsi olan menfi tutumu degistirme. Müslümanlari yakinen taniyan Hiristiyanlarin tav siyeleri II. Sen. Vatikan Konsili'nde gündeme gelmis. Konsil'de Hi ristiyan olmayanlara. Eger Hiristiyanin ilk mesaji sevgi olursa. Isa Mesîh'in karakteridir. Islâmî gelismenin bu yolla durdurulabilecegi kanaatini uygulam aya koymustur. Bunun yaninda o. Isa Mesîh'i. çünkü Müslümanin nazarinda bu bir küfürdür. Müslümanlarin kalbini Hiristiyanliga isindirma. Isa-Mesiîh'in karakteri Müslümanlari. ayni metodu benimsemis. Müslümanlar arasinda uzun zaman görev yapmis "Misyonerler in ulasmis olduklari kanaatin neticesidir[522]. "Method of Mission Work Among Moslems" adli kitapda da tavsiye edilmisti r. kolejler ve hastaneler bu yaklasimi n göstergesidir.

ar alarinda Tunus Arap Dilleri Enstitüsü'nün kurucusu P. eger dogruysa. Haçli Seferleriyle baslayan ve "Misyonerlikle doruk noktasina ulasan menfi durumu müspete çevirmek için. digerleri Misyonerliktir. Hiristiyan ara stiricilar ve hatta "diyalogcular" arasinda tartisma konusu olmustur. güzel ögütle çagir. Endonezya'da. Vatikan Konsili'nde olusan "Hiristiyanlik Disi Dinler Sekreteryasi"nin bas kanligina getirilen Kardinal Pignedoli. Kilisece de kabul edilmis ve II. Bu "olusum". Bu hareketin öncüleri.Diyalog'un "Misyonerlik"in yeni bir sekli olarak görülmesidir. 125) emriyle hareket etmistir. ancak Hiristiyanlastirma yoluyla olabilecek bir artistir. Müslümanlar arasindaki Misyonerlik (mission). Çünkü bu artis. asgarî seviyeye düsürmüstür.. Islâm'in yayilmasi karsisinda Hiristiyanlarin gerilemesi ve Hiristiyanlarca kutsal kabul edilen yerlerin Müslümanlarin eline geçmesi. VVilfred C. Müslümanlar arasinda faaliyet gösteren misyonerlerin ve Oryantalistlerin raporlarinda yeralmistir.lümanlarla konusmaya agirlik vermesi istenmistir. bir yilda Hiristiyanlarin yüzdesi artarken Müslüma nlarinkinin azalma göstermesi bu süpheleri artirmaktadir. [530] 2. Fakat bu düsüncenin önceki Evangelis-tik Misyoner har eketin bir tarnsformasyonu olup-olmadigini söylemek henüz erkendir"[533]. beraber ve isbirligi içerisinde yasamistir. çalismalari diyalogun önemini ortay a koymustur. Diyalogu "Misyonehik"in bir sekli olarak görmenin erken oldugunu belirtirke n bazi ipuçlari vermektedir. Islamo-Chr istiana dergisindeki bir makalesinde Taylor. Sekreterya'nin Islâm Bölümü baskanligini üstlenen Fr.[532] 3.[531] Bunun yaninda Müslümanlar arasinda "diyalog" adi altinda ve "tolerans" yollari denen erek Hiristiyanlastirma çalismalarinin yapildigi. Her iki tavir da müslümanlar üzerinde menfi tesir meydana getirmis. "Halklari Hiris tiyanlastirma Cemaatinin sekreterligini yapmistir. Bunlardan birisi Haçli Seferleri. Couq. H iristiyan dünyasinda arayislar baslamis ve yeni "olusumlar"a ihtiyaç hissedilmistir. Burada sözkonusu 'diyalog1. diger din mensup lariyla olan münasebetlerinde müsamaha ve adaleti temel olarak benimsemis. tartismalara yolaçmis ve Hiristiyanlar arasindaki farkli anlayislardan ka ynaklanan ayriliklari giderme yolu da. Büyük hareketler (Misyonerlik) halâ zihinlerdedir. Bu. Müslümanlar. Uzun zamanin mahsulü olan raporlar ve görüsler Katolik Kilis esi'nce degerlendirilmis ve "Müslüman-Hiristiyan Diyalogu" planinda etkisini göstermis tir. Müslüman-Hiristiyan münasebetlerinin yeni bir tipi olan "Diyalog". onlarla en güzel sekilde tartis" (Nahl. Afrika Misyonerler Toplulugu (Beyaz Babalar) üyeligi nde bulunmustur. diger din mensuplarin a "en güzel sekilde ve hosgörü" ile yaklasmis.Diyalog'da süpheye yolaçan diger bir husus. Bunlarca önerilen teklif. Demersaman. Vatikan Konsili'nde Hiristiyan olmayan Dinler konusundaki açiklamad a müsahhaslasmis ve "Hiristiyanlik Disi Din-ier Sekreteryasf'nda Islâm Bölümü kurulmustur. Kur'ân'in "R abbinin yoluna hikmetle. O. Islâm'in hosgörüsü ve Müslüman'in anlayisi. ihtiyatla karsilanmis ve Müslüman-Hiristiyan yakinlasmas ini dondurmus. Müslüma a günlük hayatta. bizzat sartlara uygun misyonerliktir (mission)".[534] . son yillarda hem Roma Katolik hem de Protestan Kilisesi'nde ön plana çikmistir. k endilerinin verdigi istatistiklerde.. bu göreve getirilmeden önce. Louis Massignon ve bi rçok ülkenin Hiristiyan Oryantalistleridir. Il. normai bir artis degil. Bunu normal seviyeye çikarmak. din olarak Islâm'in gen s alanlara kisa zamanda yayilmasina sebep olmustur. he r Hiristiyan "Misyoner" görülmüs. Hiristiyanlarin sayisini artirma gayreti içiritle bulunduklari dikkati çekmektedir. Smith. Hiristiyan Dünyasi'nda Islâmla ilgil i çalismalarin. bu konuyu açikça söyle ortaya koymaktadir : ". diyalog çalismalarinda görev almis olan kimselerin. müsbet karsilanmisti r. söyle demektedir: "'Diyalog' kelimesi. daha önce bizzat Misyonerlik görevlerinde bulunmus olmalaridir . misyonerlige bir alternatif degil. Müslümanlarla diyaloga tasinabilecek nitelikte olmasi da tavsiye edilm istir. "diyalog" tartismalarinda görülmüstür.[529] Kur'ân'nin sinirlarini belirledigi esaslar içerisinde Müslümanlar. Hiristiyan dünyasi'nda ikili bir "ta arruz"un baslamasina vesile olmustur. Burada önce karsilikli sevgi ve saygi sözkonusu edilmistir. Bu. Islâm ülkelerinde Müslüman olmayanlar.

"DIyalog"u da bunun kilifi ve çagin s artlarina uydurulmus "misyonerlik" olarak görüldügü gibi bir kanaat uyanmaktadir. Islâm Ilkeleri'nin. burada. diger dinlere sicak bakisi nda ve Hiristiyanlar! Ehli Kitap görüsünde göstermistir. Allah. Yunanistan'da Müslüman Türklere karsi takip edilen dinî siyasete. "Diyalog"un nasil anlasilmasi gerektigini ortaya koy mustur. "Diyalogu" çagin ayirdedici özelligi görmekte ve II. sizin Tanriniz da birdir. Bu rpetodu Kur'ân su sekilde ortaya koymaktadir: "Ey Muhamm edi Bundan ötürü sen birlige çagir ve emrolundugun gibi dogru ol. Katolik Kilisesi'nin "Misyonu"nu icra etmek için "Diyalog"u seçtigini beli rtmektedir[535]. dogrusu Rabbin. "Ehl-i Kitap ile en güzel bir sekil de mücadele edin ve 'Bize indirilene de. Çünkü Islâm'da "teblig" esasi vardir. Ortodoks Hiristiyanlar. aranizda adaletle hükmetmekle e mrolundum. sizin de Rabbi-nizdir. inanan insanlar arasinda. Katolik Hiristiyanlar yaninda Ortodoks Hiristiyanlarin da tavrini ve "Diyalog"da ki samimiyetlerini degerlendirmek lâzimdir. dogru yol da olanlari da sapitanlari da iyi bilir"[543]. Bunun yaninda bir Katolik Baspiskoposu olan Antonio Jose Peteiro Freire. 1990 yilinda. Islâmî tebligde. Vatikan Konsili'nd en sonra. üçüncüsü Bati Medeniye-tiyle Hiristiyanligi ayni gösterme gayretidir[540]. hâkimiyetleri altindaki diger din mensuplarina hosgörü örneklerini göstererek ve isbirligi yaparak en iyi misal olmustur. ister istemez "Diyalog"un samimiyetine gölge düsürmektedir. Bunla r ve gelisen olaylar karsisinda. insanî ve ahlâkî bir davranistir. Hiristiyanlasmasinin Misyonerlerin parlak bir zaferi olarak görüldügü[541] gözönünde bulunursa isin önemi daha iyi anlasilir. onlarla en güzel sekilde tartis. aldatma. samimiyet ve dogr uluk temel prensiptir. Böyle "çift standartli" tavirlar. bizim isledikleri miz bize. Halbuki bunlar Istanbul toplantisin in "Sonuç Bildirisi"ne katilmis ve kabul etmislerdi. diyalog çalismalarinin faydali bulundugu kanaatindeyiz. hikmetle. Islâm'in yayildigi döneme kadar geri gitmektedir. hileli yollara sapma gibi esaslara yer yoktur. bask i yapma. Hiristiyanlarin 1964'de baslattiklari "Diyalog"u Islâm. Açiklik. Kur'ân'in yaklasimi Müslümanlar tarafindan dai ma uygulanmis ve halen de uygulanmaktadir. Dr. mesajini ulastirdiktan sonra. Türk gazetelerinde yeralan haberlere göre. onlarin heveslerine uy ma ve söyle de: 'Allah'in indirdigi Kitab'a inandim. Art niyet tasim ayan. bugün "diyalog" diyebilecegimiz bir anlayis. yararli is yapmanin kisinin menfaati . Tabiî Slav miletlerinin din degistirmesinin. Bizim Tanrimi z da. bizim de Rabbimizdir. Bu. Ortodoks Hiristiyanlarin temsilcisi sifatiyla "D iyalog toplantilarini organize eden Isviçre Ortodoks Merkezi Baskani Metropolit Pr of. ne Damaskinos'un ne de Istanbul'da yapilan "Diy alog Toplantisina Yunanistan'dan katilan ve aralarinda hukukçularin da bulundugu t ebligciierin müsbet bir tavrina rastlanmistir. bir yerde Hiristiyanligi yerlestirmek için üçlü bir yol takip etmistir. Bunun için. Kiliseler Birliginin Türkiye'ye yönelik "Bölücü faaliyetleri" destekleyen faaliyetlerini[538] de ilave etmek ge rekmektedir. gerek Müslümanlara ve gerekse Müslüman o lmayanlara ulastirilmasinin yolu tebligdir. size indirilene de inandik. Çünkü Yunanistan'da Müslüman Türklere karsi baslat lan siyasette basrolleri bizzat rahipler ve metropolitler oynamistir[539]. güzel ögütle çagir. digeri o ülkenin aydinlarinin eserlerine nüfuz etme ve kültürl erine girme. 1984'lerde. giriste belirtilen anlamda. Biri dog rudan Hiristiyanlastirma. "Diyalog" ismiyle olm asa da. Günümüzde. sizin isledikleriniz kendinizedir"[542]. En güçlü dönemlerinde bile Türkler. Ayrica. inanip-Ina nmamayi insanin ihtiyarina birakir. Damaski-nos Papandreou'dur. Kilise. uygulamadaki örneklerle. samimî ve gerçek anlamdaki bir diyalogda Müslümanlarin da istifadeleri olacaktir.Kanaatimizce Taylor. Kur'ân hak ve hakîkat yolunu açikladiktan. Yukarida üç madde altinda özetlenmeye çalisilan hususlar gözönüne alindiginda. "Ey Muhammedi Rabbinin yoluna . kandirma. Müslüm anlarla "DiyaIog"a girmislerdir. Papa'nin Katolik misyonerlerinin faaliyetlerini artirmasi yolundaki raporunu[536] ve "AT'a Müslümanla rin alinmasini istemiyor" seklinde yorumlanan görüslerini[537]. Hiristiyanlari misyonerlik faaliyetlerinden vazgeçmedikleri. öncelikle Diyalog çalismalarinin faydasina inanmis gibi görünen Metropolit Damaskinos'un karsi çikmasi beklenmistir. inanip. Biz O'na teslim olanlariz (müslümanlariz) deyin"[544 ].

farkli din mensuplari. "Yaratilmislari severiz Yaratan'dan ötürü" ifadesindeki anlayisla görmekteyiz. 2. . sadece "teblig" ile "misyonerlik" ara sindaki farki belirtmek ve Müslümanlarin da gerçek anlamdaki bir "diyalog"dan korkacak birseylerinin bulunmadigini ortaya koymak amacina yöneliktir.Müslüman ülkelere yönelik "Misyonerlik" çalismalarinin sona erdirilmesi için ortak tavir alinmalidir. günlük hayatla ilgili esaslarda ve yardimlasma husus unda olmalidir. 4. Neticede "Sizin dininiz size. zorlamaya gidilmemeli. Her dini temsilen uzma n kisiler. esit sartlarda ve esit zeminlerde olmalidir. inanç. "Siz in dininiz size. Bunda n dolayi yazdiklarimizin isiginda.Diyalog taraftarlari. 7. yera linmalidir. Kur'ân'in ifadesiyle. diger din mensup larina da "dindas11 muamelesi yapabilmelidir. i lk adim.Din konusunda ortak noktalardan hareket edilmeli. Diyalog'da sadece "tolerans". kendi dinine mensup gruplar arasinda diyalogu gerçeklestirmeye çalismalidir. ortak noktalar belirlenebilmeli v e bu gerçekler bilindikten sonra herkes kendi dininin sinirlari içinde kalabilmelidi r. karsilikli saygi ve sevgi esasina dayanmalidir. dinî meseleler konusunda. benimki de ban adir"[545] prensibini yerlestirerek. her din oldugu gibi sunulmalidir. fiiliyatta da kendini göstermelidir. inanç ve ahlâkî degerler yönünden birbirlerini. anlamaya yönelmelidir. ayrildiklari noktalarla. muamelet ve ahlâk esaslariyla da ortaya konulabilmeli. din ve milliyet farki gözetilmeden. 5. bugünkü "Diyalog" çalismalarindaki ölçüyü ve metodu en v ciz sekilde açiklar. diger din mensuplariyla diyaloga girmeden önce. insanî ve insanî oldugu kadar da medenî bir da vranis oiarak degerlendirdigimiz "diyalog faaliyetlerimin hedefine ulasmasi ve i stenilen gayenin elde edilmesi için.Diyaloglarda. Bütün gerçekler ortaya konulduktan sonra. . 6. herkesi. "Misyonerlik"in veya "propaganda"nin yeni bir metodu gibi görülmemeli ve bu çe sit görüntüler giderilmelidir.Diyalog olsun diye dinî emirlerde te'vile.Diyalog. Allah'in bir yaratigi ve kutsal bir emaneti bilmekte. Aslinda Müslümanlar da. lafta kalmamali.Her din mensubu.[546] 6. samimiyet esasi benims enmeli. Gerçek samimiyet. 8. siyasî gayeler güdülmemeli.ne oldugu hakîkatini de ortaya koyar. 3.Her dinin mensuplari. ibadet. "sevgi" gibi konularla sinirli kalinilmamali. gizli. 11. karsi taraftakilehn de kendi dinini kesin dogru ve gerçe k bildigi hakikatini gözönünde bulundurmalidir.Diyalog. bu sahada uzmanlasmis kisiler diyalog çalismalarinda görev almalidir. bugün. kendi mensubu oldugu dinden taviz vermeden.Gerçek Anlamda Bir Diyalogda Aranmasi Gereken Prensipler Biz. Islâmla ilgili olarak verdigimiz bu bilgiler. su hususlarin gözönünde bulundurulmasinda fayda mütalâ tmekteyiz: 1. 9. sinsî.Diyalog toplantilarinda her din. Yunus Emre'n in.Zulme ugrayan milletler yaninda. 10. benim dinim bana" deni-lebilmelidir. h akikî anlamdaki bir "diyalog"a kendi düsüncelerini tasimamalidir.

Ankara 1982. Ankara 1973. 13.Hüseyin Atay-AIi A. Istanbul 1979.Osman Cilaci. Istanbul 1963.H. Hiristiyan Propagandalari Münasebetiyle Açiklama. Ilahiyat Fak. Aydin. Yusuf Uralgiray . 167-169. Yehova Sahitlerinin Iç Yüzü.Diyalogda. . Bati Almanya 1983 (Misyonerlik Y ayinlarindan).T. . .G. Türkiye'yi Parçalamak için 100 Plan. Millî Egitim ve Kültür Dergisi Ankara 1982. London 1966. nesr. sa. birkaç dilde konusup yazabilen elemanlar yetistiril melidir.Histoire Üniverselle des Missions Catholiques. sa.F. Ter. Ankara 1973. "Misyonerlik ve Hiristiyan Misyonerligin Dogusu". sadece temas kurulan dinlerin degil. dinlerin yasakladiklari fiiller karsisinda ortak har eket edebilme yollan aramalidir. Djuvara. dünyada mevcut olan bütün dinlerin mensuplari da ayni ölçüler içerisinde degerlendirilmelidir. Ter. iyes Üni. . Istanbul 1969. Islâm Âleminde Misyonerlik Faaliyetleri.Dogan Irdel Hayatbulan. Türkiye'de Misyoner Faaliyetleri. . .V.) (Misyonerlik Yayinlarindan). organize olarak ve resmî sayilabilecek bir politika ile bu isi yürütme ktedir.Seni Mutlu Edecek Iyi Haber.). Yehova Sahitleri.: 17. s.A Dictionary of Comparative Religion. Brandon.Muhibbiddîn el-Hatib.55-67 .Abdurrahman Küçük.Türkiye ve hatta Müslüman ülkeler için. . . Ankara (t. s. Almanya 1974 (Misyonerlik Yayinlarindan). kendi aralarinda münasebe tleri siklastirman. Istan bul (t. Religions of Mankind.12. Asim Koksal.y. Ström.y . [547] Sekizinci Bölümün Bibliyografyasi A.Hikmet Tanyu.E. Yakup Üstün. diyalog.Misyonerlik Faaliyetleri . London 1970. S. bu "Diyalog" faaliyetlerinin faydali olmasi ist eniyorsa. I-IV.Diyalogda taraf olan dinlerin âlimleri ve kurumlari. Paris 1956. Ringgren -A. Hiristiyanlik Propagandasi ve Misyoner Faaliyetleri. hem Islâmi he m de Hiristiyanligi iyi bilen. Ankara 1977. . resmî bir politika çerçevesinde ve belirli bir kurumca yürütülmelidir. 14. Çün ristiyan taraf. M. Kirsehirlioglu. Samiha Ayverdi. Der. M isyonerlik Karsisinda Türkiye. Türkiye'de de bu isi yürütecek bir "Dinlerarasi Iliskiler (Diyalog) ve Arastir ma Enstitüsü veya Merkezi" kurulmali ve bu isi çalisma alani olarak seçecek. Mukaddes Kitap Kurslari Dernegi Yayimlari. . 1984. . Zaman ve Sonsuz Olay.: 1. 444-46.G. "Ermeni Meselesi Üzerine Bir Arastirma". 59-82 Erc . -Tanri Insan Sorunlar.Saban Kuzgun. 124-1 25.

.Erich W. Avrupa'daki Türkiye. Histoire Üniverselle des Mis-sions Catholiques (HUMC). . Akdamar. .Raymond Sugranyes de Franch. P aris 1983. Isiltan. Fitzgerald. Dictionnaire des Religions (DR).Paul Peupard. "Les Missions chez mes Mongols aux XIIIg Siec-les". Islamochristiana. 50. Gr. Meh met Ümit.Concile Occumenique Vatican II.M. . Fondation et Debuts de la Sacree Congrâgation de la Propagande". II/22. Ünal-A. Britain 1953. . Islamochristiana.J.. Islâm Ülkelerinde Misyonerlik ve Emperyalizm.G. . Ö. Vatikan-Misyon ve Diyalog. . Paris 19 56. . . Vatikan Konsili. .M. Istanbul 1988. "Twenty-Five Years of Dialogue". Bridge to Islam. HUMC. Adnan Sinar-Sevket Serdar Türet. "Projects.A. Christianity in the Eastern Conflicts.W. C . Ses lde"es Missionnaires". . Rome 1989. Paton. "Dialogue Islamo-Chretien". Paris 1967. Ferruh.MaurIce Bormans.T. Istanbul. Konya 1991. Sekerci.ll. Bethmann. Müslümanlarla Hiristiyanlar Arasinda Diyaloga Yönelisler. "The Secretariat for Non-Christians is Ten 454 Years Old". Rome 1975.Ö. Çev. Hiristiyan Genel Konsilleri ve ti. Iflasi. Fransizca'dan . . Fitzgerald. Perbal.M. Yeni Dokümanlarin Isiginda Yehova Sahitleri. I. "Raymond Lulle. "Concile Vatikan II". . . Çev. Tercüm an 1001 Temel Eser. Ankara 1981. Sayi : 15. Ankara 1988. Dictionnaire des Religions (DR). Bizans Devleti Tarihi. Paris 1957. Kule Kitapla ri. Paris 19 83.Ali Isra Güngör. [548] B. Bati'nin Dogu Politikasinin Ahlaken Çev.VVilliam Paton. Ankara 1997. . F. I. HUMC.Sir Charles -Eliot. 49.Jacque Jomier.L. .Mehmet Aydin. Ziyad Ebuzziya. Jesus-Christ and VVorld Religions. . London 1938. Türkiye'de Laiklik Ilkesi ve Yehova Sahitleri. -Ahmet Riza. Istanbul 1987. Sayi: 1.Diyalog Çalismalari (Hiristiyan-Müslüman Diyaloguna Genel Bir Bakis) . E. Çev. London 1937. Çev. Richard.Günay Tümer. Halidi.S. Istanbul 1985.L. Ostrogorsky.

O. Yahudi dini.BÖLÜM KARSILASTIRMALAR A.François Raillon. Kuzey ve Orta Afrika'da yaygin ve dünyanin her tarafinda mensuplari b ulunan bir dindir. Avustralya'da yaygin ve dünyanin diger yerlerinde de mensuplari bulunan bir dindir. Asya ülkelerinde. aktüel degeri gibi hususlar üzeri nde durulmustur. Caynizm. Ilkel Kabile Dinleri adlarini kab ile adlarindan almaktadir: Nuer. kuts al metin. türedi. Mecusîligin kalintisidir. Konfüçyüsçülük. Taoizm. John B. Dinka. kurucu-peygamber. Ga. cereyanlar da vardir. [549] IX. Günümüzde bu sayilanlara ilâveten ayrica "din"lestirilmis. Asy a ülkelerinde. KISA BIR KARSILAST IRMA Günümüzde dünyada çesitli dinlerin yasamakta oldugunu görmekteyiz. ibadet-âyin sistemi. Sayi: 15. Hinduizm. Sihizm. INANÇLA ILGILI BAZI NOKTALARDA. dinin adi. kutuplarda bulunmaktadir. aslinda bir Iran dinidir. VVilfred C. Anadolu'da. Hiristiyanlik ve Islâm'dir. Kamboçya. Smith. sun'i. Budd izm. Ainu. tanri kavrami. "The Invoivement of the VVorld Concil of Churc-hes in Internatio nal and Regional Christian-Muslim Dialogue". Sayi: I. Sintoizm liktir. geriye kalan miktar millî dinlere mensup olanlarin sayisidir. Maori. ticarî. Asrimizda da evrenselligini sürdüren üs büyük din. New York 1976. Islamochristiana. Bal-kanlar'da. Istanbul 1984. bir "d eplasman" dinidir. Religious Diversity. Güney ve Orta Afrika'da. Avrupa'da. tarikatimsi. Ja ponya. islamochristiana. Hiristiyanlik. ahiret. din görüntüsü altinda siyasî. bazisi bir milletin. mez-hebimsi. bazisi da birçok milletin dinidir. [550] . Kore. Latince'den Türkçe'ye Çev. mezhepleri. Avustralya'da . dinleri bir bir ele alip uzun boylu anlatma yerine günümüzdeki dinlerde yer alan inanç sistemi (amentü-kredo). çikis yeri olan Hindistan'da (çok az sayida). Islâm.GÜNÜMÜZDE YASAYAN DINLER ARASINDA. Tanri'nin Ailesi {Lumen Gentium). Bunun yaninda. Vietnam) ve Hint adalarinda nüfus yogunluguna sahip tir. Succi. "Chretiens et Musulmans en Indonesie : Les Vois de la Tolerance" . Ilkel Kabîle Dinleri çikaril a. Amerika'da. Tibet. önce evrensel iken sonra Babil sürgününü müteakiben millîlestirilmistir indistan'daki Parsîlik. Günümüzde yasayan millî dinler. Ilkel kabîleler. dünya nüfusunun yarisini olusturmaktadir. Bunlari konu disinda tutulmustur. Hindistan içerisinde. Padre Vinconzo R. Buddizm. kültürel gayelerle yürütü r. iktisadî. Üç büyük evrensel din. Çin. Rome 1975. Taylor. Okyanus adalarinda. tak lit. Yüzyilimizda hâlâ ilkel kabileler bulunmaktadir ve bunlar dünya nüfusunun % 5'ini olusturm aktadir. Bu dinlerden bazisi sadec e bir ada ahalisine ait olabilirken. Hindi Çinî'de (Laos. Pigme dinleri gibi.

O ögrencilerine tarih . Ilkel Kabîle Dinleri nde bir kurucu söz konusu degildir. . Kelimenin geldigi kök Islâm'dan önce Arap toplumunda ku llanilmis olmakla beraber. bir ferdin. Hindular. Sosyal düzen ve idare ile ilgili çalismalar yapti. S istemini uygulayacak bir idareci arayarak bütün Çin'i dolasti. Hz. dogrudan dogruya dinin kuts al kitabindan gelen bir addir. I. yoksulluk çekti. Ona "Büyük Mürsid" denilirdi. Mesîh kelimesinden kaynaklanmis olup "Mesih'e bagli" anlamina gelmektedir. "Islâm" tarzi Kur'ân'la baslamistir. Yahudilik. Yüzyil içinde ilkin Antakya'da kullanilmistir.a. Kelime. Konfüçyü nlere "Ju-çiya" (edipler) derler.Ö. Kung Fu-tzu'dur (M. Hinduizm ve Sintoizm Için de durum aynidir. bir hükümdarin. yol nizam. Sintoizm. 551-479). her hangi bir kimse veya grup tarafindan degil. "tao" deyiminden kaynaklanir. ebedî din) derler. Konfüçyüsçülügün kurucusu. Kelime Yunan-ca'da "yaglanmis" anla mina gelen ve Ibranî Dili'nde "Masiah" tarzinda yazilan Hiristos. Iranliligi ifade eden Fars (Pers) kelimesinden kaynaklanmistir. teslim olmak . Batililarca verilmis bir addir. Hiristiyan kelimesi. Ilkel kabîle dinleri. boyun egmek. Yakup'un 12 oglundan olan Yehuda'ya mensubiyetten bu adi almistir.Din Adlari Önce dinlerin adlarindan baslayalim. Taoizm. [551] b. Sihizm ve Sin Dinî Hareketi ise "Sakirtler" anlamina gelmektedir. Millî dinlerden Konfüçyüsçülük'e bu ad. Bununla b eraber büyük bir sevkle tahsilini tamamladi ve bir muallim oldu. Çinliler. Babasini 3 yasinda kaybedince yetim büyüdü. ibadet diye yapilan seyleri. o kabîlenin adina göre adland irilir. Japonlarin Buddizm ile karsilastiklarinda daha önceki inançlarini ifade et mek üzere kullanilmistir.Din Kurucusu/Peygamber Burada dinlerin kurucusu veya peygamberleri konu edilecektir. Tao. reformcusu Mahavira'ya verilen "cina" (Muzaffer) lakabindan gele n "cayn. Kelime. itaat-inkiyat anlamlarina gelmektedir. meditasyonu (tefekkür-mürakabe) ve sosyal ili skileri ifade eder. Batililar tarafindan verilmistir. Ögrencileri. Islâm. bi r devletin tutmasi gereken yol. edebiyat ve hikmet ögretiyordu. gök nizami'nin insan davranisina verdigi örnektir. onun ve öncekilerin telkin ve talimlerini birlestir di. dinlerine "Sana-tana dharma" (ezelî. Caynizm. Çin' tinde dünyaya geldi. Çince "Shen-tao"dan (tanrilarin yolu) gelmektedir. Budda'dan kalan ahlâkî-manevî pre nsipleri. Asya'da bu din için "Budd a Sâsana" (Budda disiplini) adini kullanirlar. Buddizm de batililarca kullanilan bir addir. Buddistler. bu adi. Hinduizm. cayna" kelimelerinden almistir. Kelime. Bu dine bagli olanlara Antakya'da Hiristiyan denilmistir. Parsîlik. Tarihî gelismesi içinde ikiye ayrilan devletin güneydeki bölümüne de bu ad verilmistir (Ayr ica Israil ve Ibranî kelimeleri de ayni gaye için kullanilir). Ömrünün son 5 yilini eski Çin asiklerine hasretti.

Sintoizm. tek tanrili bir inancin Iran'daki en kuvvetli temsilcisidir. O da sarayini. Zerdüst'ü unutmus degildir. VIII. Zerdüst'ün ne zaman yasadigi kesin olarak bilinmemektedir. Zerdüst. karisini ve saray hayatini terketti.Ö. ayrica diger din lerin önemli sahsiyetlerini Visnu'nun bir "avata-ra"si (hulul) olarak görürler. XVI-XIII. MS. Zerdüst.[552] c.Ö. Yahudilere.Ö.Dinlerin Inanç Sistemleri Dinlerin inanç sistemlerine gelince. "Budda" (aydinlanmis. Isa'nin Milad diye bilinen tarihten 6 veya 10 sene önce dogdugu kabul edilmekt edir. 29 yasinda. Tora (Tevrat) ve On Emri. Nanak. Ilâhî kaynakli dinlerden Yahudiligin en büyük Peygamberi Hz. Sarayda yasadi. Hinduizmde Vi snu. Yetim büyüdü.Ö. Hint Kast yapisinda Ksatriya sinifindan idi. Hz. Islâm.Ö. Lao-tzu. Mesîh oldugunu açiklamis.Ö.6'inci Yüzyilda yasamis olmasi kuvvetli bir ihtimal dahil indedir. Iran'dan Hindistan'a gelmis ve bölgeden etkilenmis olmasina ragmen. Hir istiyanlik ise Hz.Ö."Lao-tzu" (ihtiyar bilgin anlaminda) diye lakaplandirilan Li Poh-Yang da {Dogumu M. Mekke'de dogdu. Bununla beraber M. rehber) olarak kabul edilmekte dir (1469-1538). Bu konudaki hatanin Ortaçagda yasamis bir Hiristiyan kesisin düzenledigi takvi mden kaynaklandigi bilinmektedir. 600 veya M. Buddizm'in kurucusu. Hinduizm. Isa'yi Peygamber olarak kabul etmektedir. hem Hz. Alti sene çile h ayati sürdürdü. orta yolu ve hayattaki izdiraplari gide rmenin yolunu buldu ve ömrünün geri kalan kismini bunlari ögretmekle geçirdi.Ö. Bir müslüman ailenin yaninda yetismis olan Nanak. Muhammed. fakat Yahudiler kabul etmemis ve böylece çarmih olayi vuk ubulmustur.Ö. Hz. Mahavira'nin (M. Hi-malaya eteklerinde Sakya kabilesinin hükümdarinin oglu olarak simdiki Nepal'de Lumbini korulugunda dogdu. KrIsna) gibi kabul edilmistir. Otuzbes ya sinda Neranjara nehri kiyisinda bagdas kurup tefekküre dalmis iken. ona Mo se (Sudan çekilmis anlaminda) demektedir. Budda. Sihizm'in kurucusu ve ilk "guru" su (mürsit. fakat Hz. 7'nci veya M. Yahudileri Misir'daki esaretten kurtarmis ve Sina daginda vahiy almistir . Dogumundan önce babasini. Budda. Musa'yi kabul etmekte. Müslümanlarin "âmentu" deyimlerini kullandiklari belirtilmelidir. Mahavira gibi din kuruculari da birer Peygamber olarak degerlendirilebilir. 571?) büyük bir Çin hakîmi idi. Yüzyillar arasindaki bir zaman diliminde yasadigi düsünülmektedir. Altmisüç yasind a vafat etti. Konfüçyüs. Isa. 563-M. O. M. Yahudiler. 599-527) çi lesi 13 sene sürdü. gerçegi. Yahudilik ikisini de kabul etmemektedir. Yüzyilda yasamis olmasi ihtimali daha kuvve tlidir. uyanmis) diye la-kaplandiriian Siddha ttha Gotama'dir (M. insan suretinde dünyaya gelip insanlara bir örnek önder (Rama. Caynizmin kurucusu olan Parsva da (M. Muhammed'i kabul etmemektedi r. Musa'dir.571 yilinda. XIII. sarayda arsiv memuru idi. Hinduizm ile Islâm Dini'ni birlestirmek istemistir. Yüzyil). bu konuda Hiristiyanlarin "kredo". Onlara göre bu bir çesit peygamber anlayisidir. gerçegi ariyordu. bir Temmuz gec esi dolunayinda zihni aydinlandi. Musa'yi ve hem de Hz. Kirk yasinda ona vahiy gelmeye basladi. Konfüçyüsçülük gibi d . Onlar. o getirmistir. 6 yasind a annesini kaybetti. reformcusu olan "Mahavira" (Büyük kahraman) lakapli Vardhamana da (diger lâkabi Cina: muzaffer anlaminda) aristokrat zümreden.Ö. Iki hayat tarzi da onu tatmin etmemisti. çoluk çocugunu terketmisti. Lao-tzu. Parsîlik. oglunu. M. "Tao te-king"i (Tao fazilet k itabi) yazdi. Emekl iye ayrildigindan ondan bir kitap yazmasi istendi. 483).

2.Peygamberlerin bütün sözleri dogrudur. 5.Ruhum ölümsüzdür ve Allah. Buddizm'de bu konuda "tri-ratna" (üç cevher) vardir: "Budda'ya sigindim Dhammaya sigindim. Sangha'ya yigindim". cemaatidir. 12. 6. 1. insanlarin bütün hareket ve düsüncelerini bilir.Bakire Meryem ve Kutsal Ruh'tan dogmus olduguna. Hiristiyanlarin IV.Kutsal Kilise'ye.Allah birdir ve ondan baska tanri yoktur.Dinimiz.nlerde bir âmentü-kredo söz konusu degildir. emirlerini yerine getirenleri mükafatlandirir. var olan' her seyi yaratti ve onlara O hükmeder. getirmeyenleri cezalandi rir. 4. bütün Peygamberlerin en büyügüdür. 7.Üçüncü gün ölüler arasindan dirilmis olduguna. Mesih'i (Mesiah) gönderecektir ve geciktigi halde yine beklerim. üç bölümlü ve oniki maddeli Havariler Kredosu söyledir: " 1.ve O'nun biricik oglu Rab Isa'ya. 9.Yalniz Allah'a dua etmeliyiz. Kudretli Baba'ya. 5. diledigi zaman ölüleri hayata kavusturacaktir. Yüzyildan bu yana. 7. Maimoni-des: 1133-1204) düzenledi gi 13 maddelik inanç sistemi XIII.Allah. "Sangha" \s%bekâr rahipler toplulugu. 3.Günahlarin bagislanacagina. 11. 8. 3. 9. 11.Elimizde olan Tora. Yahudilerin âmentüsü olmustur (daha ön ce yoktu). Bu cümledeki "D hamma". 13.ve Kutsal Ruh'a.Allah'in bedeni yoktur ve hiçbir sekilde tasvir edilemez.Pilatus zamaninda Çarmih'a gerilmis ve gömülmüs olduguna. Bu âmentü söyledir: "Tam bir imanla inanirim ki. 8. Allah tarafindan Musa'ya verildiginin aynidir ve degistir ilmemistir.Allah.Allah.Ben. Tanri'ya. 6. ilâhî bir dindir ve degistirilemez. Yahudi Dini'nde Mose ben Meymun'un (Ibni Meymun. doktrin.Musa.Allah. 2.Oradan ölüleri ve dirileri yargilamak üzere inecegine. 10.Allah'in baslangici yoktur ve nihayeti olmayacaktir. . Yüzyila ait.Baba'nin saginda oturmus olduguna. 4. 10.Göklere yükselmis olduguna.

Hiçbir seye muhtaç degildi. Buddizm ve Caynizm. büyü. Zerdüst Dini'nin ve Mecusîligin bakiyesidir. Bütün bunlarla beraber en önemli Hint Kutsal Kitabi Vedalari n Rigveda bölümünde söyle bir cümle vardir: "Tanri tektir.Ölülerin dirilecegine inanirim. meleklere. kültün basi idi. bu sebeple Yakub'a "Israil" (Yahve'yi yenen) denilmisti . Yahve yalniz Israil'in R abbidir ve Yahudilerle Mose (Hz. Yüce Ruh inanci vardir. ediliyordu. Zerdüst. Brahma. Imparatorlari da tanri kabul . atalar kültü yaninda bir de Yüce Va lik. farkli sekillerde nitelendirilse de bütün dinlerde bir yüce Tanri inanisi bulun dugu arastirmalar sonucu belirlenmistir. B ununla beraber en büyük tanri "Amate-rasu" (Günes Tanriçasi) idi. Hinduizm'de politeizm. Yahve i fe güresmis ve O'nu yenmis. Yakup. bu hükme baglanmaktadir. Visnu. Yahve. Ahiret Gününe ve Kadere inanirim. amaninda ise "Tien" kelimesi kullanilmakta idi. tek Ra b'dir. yaraticidir. Yahudilik. Musa) vasitasiyla ahitlesmistir. sekizyüz bin rakamlariyla ifade edil en tanrilari vardi. uluhiyeti ifade sadedinde. Ancak bu ateizm. Isa ve üçüncüsü de Kutsal Ruh'la ilgilidir. Konfüçyüsçülük'ten de önce Çin'de uzun devrelerde Yüce Tanri "Sang-ti" diye adlandirilmisti. Elohi m kelimeleriyle adlandirilir. monizm yaninda monoteizm de vardir. [553] d. yapici. en eski monoteist dinlerdendir. tamami hadislerde arka arkaya sirala nmaktadir. animist bir inanis sekli uzun devreler devam etmisti. Tanri' yi inkâr anlaminda degil. kasi tli kisi seçimini ön plana alma seklindedir. Tanri'nin basi ve sonu yoktur. Ilkel kabîle dinlerinde totemist. Her sey ondan gelmisti. Mecusilik'teki ates kültünü devam ettirmekte ve bu inanisin nefsinde b ir monoteizm sürdürmektedir. tevhitçi bir inanis getirmisti. Yüce Tanri. Nirvana'da (Nib-bana) ferdî davranisi. alti günde bu i si yapmis. Ayric a Hâ-sem ve Rab anlaminda "Adonay" kelimeleri kullanilir. Imam-i A'zam Nu'man b Sâbit'in (80-150) "el-Fikhu'lEkber" (En Büyük Bilgi) baslikli eserinden yayginlasmistir: Allah'a. Simdi Parsîlik. koruyucu. Bu gruplardan ilki Tanri. kitaplara. Onlar. yedinci gün (Cumartesi. O. Si va ise yikici. yorulmus. kendine mahsus bir anla tim tarzi içine çekmisti. âlemin anasi idi. Vis nu ve Siva'dan olusan teslisde (üçleme) Brahma yaratici. Bildigimiz "Amentü". tabiatta bi r çok seyleri tanrilastirmalardi. panteizm. Çin'deki "Tao" deyimini. Sihizm'de monoteizm esastir. animist inançlar. sebt: "Sabat") dinlenmistir. Tanri. Basi sonu yok+u.12. Yahudile rdeki Cumartesi günü hiçbir sey yapmamak. Islâm'da imanin alti esasinin besi Kur'an'da. ateist dinler olarak nitelendirilir. Japonya'da politeist. ikincisi Hz. Parsîlik. Bu dinde Yüce Tanri "Ahura Mazdah" diye adlandirilmaktadir . Yahve (Yehova). "Allah" ve "Rama" olarak adlandirilir. Sekiz milyon. Onun adi bos yere agza alinmaz (On Emre göre). Aslinda çok anlamlari bulunan "Tao". fakat hakîmier onu degisik sekill erde nitelendiriyorlar". sahsî kurtulusu. Iran'a monoteist. Tanr i ve ruh gibi varliklar "karni" kelimesiyle ifade ediliyordu. Onlara göre imparator on un neslinden gelmisti. yokedici güçtür. Bu dinde Tanri. Taoizm.Dinlerde Tanri Dinlerde Tanri kavramina girmeden önce belirtilmelidir ki bazi dinlerde farkli isim lerle. Âlemi yaratirken. Bu maddeler üç gruba ayrilabilir. Dolayisiyla bütün Hiristiya redolari teslisin (üçleme) üç maddesi etrafindan kümelenmektedir. peygamberlere.

ayni gruptaki Brahmanalar. Sihizm'in kutsal kitabi "Adi-Grant"tir. 1. Üçle Kutsal Ruh'dan olusur. Baba. Yüzyilda Seylan'da ya ziya geçirilmistir.Abhid-hamma-Pitaka. yani vahye-ilhama dayananlar. Ancak bazi dinlerde bu yüce varligin nitelikleri farklilastirilmis. Bununla beraber Rig-veda. Bu metinler.Vinaya-Pitaka). O'nun da. yani destânî olanlar. Ogul ve ri ayri sahislara der. M. Yajur-veda. On bir bölümden olusmaktadir. Peygamber. burada kisaca temas edilecektir. Bunl ar genelde ikiye ayrilir: 1. Mahavira'dan çok sonra yaziya geçirilmistir. Up anisadlar ve Aranyakalar takip eder. insanlarin.Smriti.Sruti. Vedalar'dir. dili Sanskritçe olan kutsal metinler vardir.r. yaratir. kutsal metin. Bu destan. daha genis bir karsilastirmayi gerektirir. Isa Mesîh'de özde monoteist olmakla beraber. yaratiklarin arasind aki çizgi belirginlesmistir. bazen de teslisin içine oturtulmustur. Allah'la Peygamberin. su veya bu adla. 2. dünyanin en uzun destanid ir. Baba. Hiristiyanlik da. Ikinci gruptaki destânî metinlerin en önemlisi. belirli bir yazan yoktur. üçlemeye (teslis) gitmis bir dindir. Ma habharata Destani ve onun bir bölümü olan Gita'dir. "Avesta"dir. 2. O'nu n sadece kulu ve elçisidir. Budda'dan çok sonra. en açik-seçi k ve sade bünyeye kavusmus. Hinduizm'de çok sayida ve hacimli. bazen bir panteon. ezelîdir. Görüldügü gibi. bu karsilastirmaya. kurtarir. Parsîligin kutsal kitabi. o. Atharva-veda ve Sâma-veda diye adlandirilan bu metinlerin kime ait ol dugu bilinmez. 3. bütün dinlerde bir yüce Varlik inanci. Kutsal Ruh da takdis e hem ilâhî hem de beserî. Bunlarin "risi" denilen hakîm kimselere vahyolun-duguna inanilir. vardir. Bu üçü ayni cevherdendir. Metin içinde sadece Nanak'in degil. Bununla beraber üçü de ay sahiptir. hiçbir seye benzemez. ebedîdir. Buddizm'in kutsal metinleri PalI dilinde yazilmis Ti-pItaka'dir (Üç sepet). Varligi kendi sindendir. Ilkel kabîlelerde yazi olmadigindan bir kutsal metin de söz konusu degildir. Ogul. Üç bölümdür: 1. Vedalari. Hinduizmin metinleri gibi bunlar da asirlarca sifahî olarak nakl edilmistir. Ramayanalar. Onu. [554] e.Ö.Dinlerde Kutsal Kitap/Metin Dinlerde kutsal kitap. Purana-lar ve Manu Kanunnamesi takip eder. Islâm'da tevhid. Ilk grubun en önemli metinleri. Islâm'da Allah vardir. "Agama" veya "SIddhanta" diye adlandirilmaktadir. me. Ferit ve Kabir'in siirleri ile ilâhîler de yer almaktadir. I. Caynizm'in kutsal metinleri. peygamberinin de resim ve heykeli yapilmaz. su veya bu ifadenin i de. Üç bölüme ayrili r. Ancak. birdir.Yesna. iki tabiat vardir. O.Sutta-Pitaka. .

"Tao te-king" dir (Tao'nun fazilet kitabi).Siir kitabi.Videvdat. kutsal kitap olar ak saygi görmektedir. ikinci bölüm "Yeni Ahid"dir.Mensiyus'den Seçmeler.Tora. Musa) Yahve tarafindan vahyedilmistir. 3.Ketuvim. "Kojiki" ve "Nihongi" (açiklamalari Engisi ki) kutsal vekayinâmeler olarak saygi görür. kitaplar demektir. bazil ari ona.Orta Yol Doktrini. Konfüçyüs'den sonra talebeleri tarafindan toplanmis.Neviim. 86. Matta. Hiristiyanlar. Musa'ya vahyedildigi kabul edilen diger kutsal kitap Talmud'tur. bunlardan ilki içindedir. Bes kitap. 21 Mektup. Isa'dan sonra yazilmis metinlerdir. 100-200 yillarinda yazildigi tahmin ed ilmektedir. Yuhanna'nin. Döndüncüsü. Ketuvim. Markos 'un. Bu inc illerin arasinda da hayli farkli ifadeler vardir. Isa'ya nisbet edilebilecegine. bu konuda. Bunlarin ilk üçüne"Sinoptik Inc iller" (birbirine benzeyen) denilir. Konfüçyüsçülügün kutsal metinleri. Inciller Hz. anlasilmasi güç. Eski Ahid'de bir kisim apokrif (sahte. Protestanlar. Bunlar. Resullerin Isleri ve Va hiy yer alir. Yahudiler'e uyarak. 5. Sintoizm'de bildigimiz anlamda olmasa öa. Bu metinlerin ne dereceye kadar Hz. 2. Peygamberler. mistik bir metindir. Luka'nin. Dörf klasik ise.Yest. 3. 4. 2. Hz. 66-75. Matta'nin. Isa'dan sonra yazilmistir. Yahudilerle ilgili bu kutsal kitabi kendi Kitab-i Mukaddeslerinin (Bible) ilk bölümüne alip ona "Eski Ahid" derler. 1.Konfüçyüs'den Seçmeler. 2. sahîh olmayan. Bazen birisinde bulunan ötekinde bulunmaz. Taoizm'in kutsal metni. Hiristiyanlarin tasnifine göre Yeni Ahid 27. Içinde "On Emir" iki yerde geçer. I nciller'de onun çarmih olayinin da anlatilmasi misal olarak verilebilir (Tora'da H . Sifahî gelenek oian ve Hz.Degisiklikler kitabi. Luka ve Yu-hanna).Tarih kitabi. Ne vIim. 80-90. Tora. Yuhanna ise tasavvufî bir metindir. Yüzlerce metin arasindan birbiriyle alâkal i dört tanesi seçilmis ve Kilise onlari muteber saymistir. Sina'da Mose 'ye (Hz. Bu metinler.Ayin kitabi. Tora bes kitaptan olusur ("esfâr-i hamse": Pentatök). 3. Üç bölümdür: 1. Zerdüst'e nisbet edilen "Gatha'lar". 4. O da. Eski Ahid ise 39 kitapta n olusur. bütün Japonya'nin imparatorluk ha nedaninin belirli tarihlere kadar tarihçesini ihtiva eder. 3. Katolik ve Ortadokslar'dan farkli görüse sahiptirler .2. Yeni Ahid'd e Inciller (Markos. bes kitap ve dört klasiktir.Büyük Bilgi'dir. Yahudiligin kutsal kitabi "Tanah"dir. Bu metinler. kanonik sayilmayan ) metinler konusunda Hiristiyan mezhepleri arasinda ihtilaf vardir.Ilkbahar ve Sonbahar vekayinâmesi'dir. 1. bazilari daha öncekilere ait bilgileri ihtiva eden metinlerdir.

ya dünyevî zeminde veya cennet-cehennemde yeniden dogmaya mahkumdu. Kur'ân'in böyle zaaf nok talari bulunmamasi Islâm Dini'nde de kendini belli etmistir. Musa'nin ölümünün de yer aldigi gibi). Parsîligin dayandigi Zerdüstî inanca göre. . Hz. karisiklik devresi. He r Kalpa'nin Bud-dasi sonunda da cenneti ve cehennemi vardir. Tanri kavraminda oldugu gibi. Bununla beraber yine de bir "Pudgala vadin" kavrami olusmustur ki bu da asagi yukari ruhun yerine kullanilan bir deyimdir. âyet ve sûrel eri vahiy kâtiplerine hem yazdirtmis hem ezberletmis hem de yazilanlari kontrol et mistir. Osman zamani nda ise çogaltilmistir. ölülerin dirilisi. Bhakti kültünde cennet. Hinduizm'i n eski sekli olan Vedizm'de. altinda erimis madenler bulunan. bu da dinlere intikal etmistir. Insan için son. Bu sebeple çok sayida nüshalar. Hinduizm'de insan Brahma'ya. Buddizm'de ruh kavrami yoksa da tenasüh vardir. Onlarda ölüm ötesinde tenasüh. âlemin teskili devresi. ölüyü bekleyen. onlardan korkuldugunu. Insan ve âlemin sonu.Dinlerde Âhiret Anlayisi Yine bir karsilastirma konusu dinlerin âhiret Inançlaridir. ruh göçü inanc dir. Günümüzde yasayan dinleri utsal kitaplarinin hiçbiri. Bütün bunlara ragmen bir üst siniftan Hindu'nun cenaze töreninde ölüye ve at alarina sunulan hediyeler. Kalpa'larin sonu yo ktur.Ö. Buddizm'de cennet-cehennem inançla ri vardir. Peygamber. kendisinden Kur'ân'dan baska bir sey yazilmamasini emretmistir. ameline göre iyi veya uca ulasir. Veda ilâhîlerinde de görülecegi gibi. Hz. ye iden diriltilmis olacaktir. âlem in devami devresi. O. Kur'ân hariç. Muhammed'e 20-23 sene içinde âyet âyet sûre sûre nazil olmustur. Ilkel Kabîle Dinlerinde bu konuda fazla bir seyle karsilasmiyoruz. Ruh. . b u Vedik inançlarin hâlâ yasadigini gösterir. zaman olur bir cehennemde (naraka) azap çeker. "Allah'a ve ahirete ina nma"yi sik sik bir arada zikreder. muh akemesi ve kötülerin erimis madenlere atilmasiyla sona erecektir. Tanri'nin Ikâmetgâhi ve bir hürriyet yeri olara k kabul edildi. Böylece Kur'ân. Islâm'in kutsal kitabi Kur'ân-i Kerîm'dir. kendine ait sözlerle karistirtm amis. Öit kalpa. Dört devr e vardir: Âlemin sona ermesi devresi. Kur'ân. ihtila flar. zaman olur bir cennette saad eti yasayabilirdi. Ebubekir zamaninda bir araya getirilmis. Sihizm ne kadar monoteis t bir karaktere bürünmüsse de tenasuhtan kopamamistir. Buddizmde insan. yine bu konunun ayri bir anlatimi bulunmaktadir. onlari yatistirmak gayesini. Ç at Köprüsü'nü geçme imtihani vardir. Hz.z. Günümüze tek nüsha olarak intikal etmistir. ölen kimsenin ya ateste yakilmak suretiyle temizlenip Ates Tanrisi Agni tarafindan göklerdeki kutsal varl iklarin arasina gönderildigi veya toprak dünyasinda kaldigina inanilirdi. Bi r ruh. yüzyillar arasi) bu inanç degisti ve tenasuha inanilmaya basla ndi. Sonraki hayat. Ruhlar. bir "karma" tüzahürü olarak görülüyordu. Ancak orada devamli kalinacagina inanmazlar. Buddizm'de "nirvana"ya (nibba-na) ulasinca tenasu htan kurtulur. Nirvana'ya ulasmaktir. Upanisadla r devresinde (M. Caynizm'de de tenasül? ve kurtulus vardir. Ancak bu durumlar sürekli degildi. bu nüshalar arasinda tutmazliklar. Sonunda kötülük yokedile cek ve günahlarindan arinmis olan günahkârlar da dahil bütün geri kalanlar. peygamberi veya din kurucusunun zamaninda ya zilmamistir. [555] f. eger bu köprüyü geçebilirse. Kalpalarin sonu da gelmez. Âlem için bir sona inanmazlar. ebedîlik için. Onlarin kozmolojik inançla rina göre uzun zaman dilimlen ve devreleri vardir. yüzbinlerce yil sürebilir. Alemde Ohrmazd (Hürmüz) ve Ehrimen arasindaki mücadele. Meselâ Kur'ân. Hint dinlerinde âlem kadîm olarak kabul edilir. Bunlara "kalpa" derler. 8-4. gelen vahiyleri. bir yerde dinlerin en önemli mesajlarini olusturur. bir beden-zihin bir ligi içinde düsünülür. çeliskiler ortaya çikmis.

kiyamete yakin geri dönecektir. Kaynaklar. Buddizm'in gelisiyle Çin'deki gibi inançlar ortaya çikti. ahiret hayatini baslatacagina inanil iyordu. kiyamet ve yeniden dirilis inancina rastlanmazken.S. Âlemin sonu yakindir. bulutlarin arasinda n simsek çakar gibi ansizin geliverecekti. Bud-dizm'in Çin'e girmesi sonucu bu dindeki tenasüh. bütün dünyaya. Ölenler. hasir günü olarak kabul ed ildi. Ken'anîler'de hayata dönüs inançla ri bulunmaktadir. Yahudi dinî ve siyasî inançlarinin en önemlisi Mesîh inanci oldu. ortaya çikmis ve M. Japonlarin da eskatolojileri yoktur. mev cut dünya düzenine son verecek Mesih fikrini içine almaktaydi. Kudüs'ü kusatacak. Bu konuda Buddist ve Taoist telkinat söyl edir: Ölür ölmez ruh. on un gelisiyle son bulacak. münferi t kaderden daha çok. Tevrat'i bütün milletlere ögretecektir. Bir hüküm günü. bu devr ede Mesîh hükmedecekti. ölülerin rilmesi de Yahudilerin mutlaka inanmasi gerekli hususlar arasinda sayilmaktadir. kederli varliklardan Ibaretti. Öldükten sonra bir muhakeme olduguna dair eldeki kaynaklarda ki îmalar kapalidir. Bu eskatoloji. mezarda ve ölüler âleminde (Seol) geçecektir. kiyametin baslangici olacaktir. Bununla beraber haftanin ilk günü. peygamberlerin va'dettikleri yeni kalplerin takilmasi gibi olaylar takip edecektir. Mabed'i yeniden kuracak. Ye'cüc ve Me'cüc'ü Yahve imha edecektir. "Seol" denilen yerde. Mesîh'in hakimiyeti dünyanin 6 bininci yilinda sona erecektir. Onlara göre. Ma itreya.Ö. Digerlerinin bu konudaki inançlari ise ayri bir âlemde degil. bu sirada Maitreya (Mi L o Fo) denilen kurtaricinin gelerek. bazi çevrelerde. Daniel Kitabi ise M. harpler. O. Yahudiler. özellikle zaman k ategorileri gibi inançlar Taoizm'e geçmistir. Bütün ahiret hallerinin gerçeklesmesi Isa Mesîh'in ikinci gelisine baglanmisti. Ölmüs kimselerin ne Yahve ile. öldükten sonra dirilen ve göge yükselen Isa Mesî . zelzeleler. Pazar. bereketsizlik. 6. ahlâksizlik. cennet veya cehennemlerden birinde bir müddet kali r. istek ve arzularinin çikarilisi. Bu ilâhî devlet. Yah udi olsun-olmasin herkese hükmedecektir. Buddist ve Taoist m itolojiye göre ruh. Tevrat'ta bulunmadigi için. Bu devre iyilerin dirilmesinden itibaren baslayacak. mesih. ölülerden seçilmis 10 hâkimden olusan bir mahkeme önüne getirilir. Zerdüstîler'de ahiret inanci kuvvetlidir. bitimin de de kötüler yeniden dirilecek ve genel muhakeme bunu takip edecekti. yüzyilin sonlarinda. Böylece nirvanaya (nibbana) ulasincaya kadar ruh. vahsi hayvanlar evcillesecektir. Ahire-tin yakin oldugu inanci bir zühd hayati dogurmustu. Mesîh. Daniel Kitab i'nin 12:2. bir gölge gibi varligini sürdürecektir. dünyada bu isleri kabul etmek tarzinda i di. 70'ierde artik yerlesmistir. çöller cennetlesecek. Israil'in kurtulusu ve Yahudi olmayanlarin cezalandirilmasini konu edinen Apokaliptik (gelecekten haber veren) literatüre bagliydi ve gelisi. Ilâhî hâkimiyet. Eski Vahudi mezhebi olan Saddukîler. Maymonides'in hazirladigi 13 maddeli inanç esaslarinda (dünyanin sonunda umûmî muhakeme) ceza-mükafat. Ancak havarilerden itibaren bu beklenti bir türlü gerçeklesmedi. Yahudi gelecegine göre ölüm hayatin sonu idi. Mesîh. kitliklar akabinde gökten. (Milenyum: bi . Isa'nin bir pazar günü dünyaya geri dönecegi. bin yillik bir kurtulus devresini baslatacagi na. Ilk yüzyillar. Mesîh'in gelisini insanl arin kalplerinden kötülük. insanlar düzele cek. kabul etmediler. Bu. Tusita Cenneti'nden inecektir. ne de dige r insanlarla bir münasebeti vardir. Iran'da. Kral David (Hz. cümlesine dayanarak ileri sürmektedirler. Kalan sey. Yüzyil da esir olarak 50 yil bulunmuslardir. Çin B uddizm'inde Budda'dan 3000 yil sonra Buddizm'in çökecegine. hep bu beklenti ile geçti. bereket avdet edeceft. Yahudilik't e yeniden dirilme ve ölülerin muhakeme edilmesi inanci M. Yahudilige ve onlarin kutsal kitabina yeniden dirilme inancinin Iran'dan geçtigini. haya l kirikligi dogurdu. Onun gelmesiyle bir devre geçecek. 2. Davud) soyundan gelecek ve yeryüzünü kaplamis dinsizlik. beklenen Mesîh'in Isa olduguna inandiklarindan dolayi eskatolojiler ini buna göre belirlemislerdir. Bu k onudaki belirsizlik. bu karara göre. Filistin'de ilâhî mesih devleti kurulacaktir. Metin tarihlerindeki ihtilâf bu konuda kesin bir sey söylemeyi mümkün kilmamaktadir. Ölümden sonra hayat. Onla ir tarafsizlikla o kimsenin akibeti konusunda karar verirler. ö âleminde. kutsal metin yetersizliginden kaynaklanmaktadir.Ö. 2. Bin yillik bir devred en sonra insanlar diriltilecek. M. böylece bütün canlilarin kurtulacagi bir hayat devresi yasanilacagina inanilir. Onlar öldükten sonra kisinin ruhunun yasadigina inanirlardi.Ö. bu inanci. Hiristiyanlar.Konfüçyüsçülügün bir eskatolojisi yoktur. ceza-mükâfat göreceklerdir. ansizin gerçekle siverecektir. yüzyila aittir. O. sayisiz tenasuhlar geçirir. Eski Misirlilar'da.

dünya nimetlerini te rke yol açmistir. dikkat edilecek olursa o din kurucusu ve peygamberi veya dayandi gi uluhiyet tarafindan verilmemis. Dünya âhiretin tarlasidir. kötüler cehenneme gidip orada ebedî kalacaklardir. kabir sorgulamasiyle karsilasacagi. bir bedenle sorumluluk altina girmistir. Her ölenin. organlar insanlarin yaptiklarina sehâdet edecektir ( Iki melek her insanin yaptiklarini bilip sehâdet edecektir. ebedîdir. Islâm'da ruhbanlik yoktur. "mülk kimin" diye soracak ve yine bu sorunun cev abini kendi verecektir. yüzyildan itibaren pek gözükmese de Protestanlar onu diriltmis lerdir). reformcularin A'rafi inkârlarina yol açmistir.) Cennet 8. görev Hz. Sirat Köprüsü'nü geçi e'nnet'e gider. mü'min degilse veya günahlari agir geldiyse Cehennem'e düser. tenasüh anlayisi. Çin-Japon dinlerinde ölümden sonra sadece ruhun yasadigini kabul etmek. Insanlarin tek tek ölümüyle ilgili melek Azrail. Kiyamet sonunda yeniden dirilme. Hiristiyanlik'ta iki muhakeme vardir: Ilki. Herkes ameline göre yerlestirili r. eger mü'min ise. Islâm. Hem bedenî hem de manevî zevkler ve bu arada en önemlisi rü'yet (Yüce Allah'i görme) cennetin nimetlerindendir. kiyametle ilgi li olani Israfil'dir. ruhbanliga. affedilebilir. burada onun ruhu beserî günahlarinin kefaretini ödeyecek.son siralanan dinlerde yoktur. günahi kadar Cehennem'de kalir. Yahudilikte ayri bir âlem. küçük günahlarinin kefaretini ç er. asiri bir züht hayatina. A'raf'da beserî günahlarini itiraf e tmemis olmaktan suçlu bulunmayan ölü ruhlari. Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir. Yahudilik. Hiristiyanlik ve Islâm'da öldükten sonra ceza-mükâfat. Dünyadan nasip de unutulmayacaktir. Herkes. ne sicak. Islâm.Dinler Arasinda Islâm ve Farklari Dinlerin adlari. ne de soguk. [556] g. Bu alâmetlerden sonra ansizin kiya kopacaktir." diye hayiflanmak vardir. Mîzan ve kul haklarinin ödenmesi sonucu kisi. Öte dünya pek net degildir. bazilarinin da solundan veril ecektir. Ilâhî adalet tecelli edece k. Islâm'd a âhiret muhakemesini Yüce Allah yürütür.. Bu dinlerde ruh. Bunlara. dünyaya çevrilmistir. sonunda ise kötüler yeniden dirilec ektir. O rada ihtiyarlik. âhiret yakindir. kimsenin kimseye faydasi dokunmayacaktir. bahçeli-kösklü bir mekândir. suçlar. Orta çagdaki "Papalik Endülüjans Beratlari". Cennet-Cehenneme yer ve rmek bakimindan benzerlikler vardir.. Isa'nin baskanliginda büyük genel muhakeme kurulacak ve sonund a iyiler cennete.n yillik devre inanci 5. orada ikinci muhakemeye kadar kalir. cezasini çeker. Dinlerde âhiretle ilgili inançlarda Hint dinleri arasinda âlemi sonsuz görüp tenasuha inanm ak. Cehennem' de ates azabi (soguk olani da vardir) ve en kötüsü Cen nefte ki I eri görüp "keske toprak olsaydik da. Bunun tek isti snasi "IslânV'dir. cehennemdeki farkli v e ebedîdir. yapt igi zerre kadar hayrin ve serrin karsiligini görecektir. Isa'ya verilmistir. sonra Cennet'e gider (A'raf inanci farklidir. hesap-kitap vardir. suçlular ortaya çikacak. çalisma ve ibadet yoktur. mahser. ahi-rete bakis bakimindan dig er iki ilâhî dinden ayrilmaktadir. bu. bu. A'raftaki "zayif ruhlari" affet me gayesiyle düzenlenmisse de bu tavir. Cennet ve Cehennem. yazici melekler denir). Burada beden-siz bir durumda olmalarina ragmen bedenî azap çektikleri seklinde k uvvetli bir kanaat hakimdir. Gaybi kjmse bilemez. O. En sonunda Yüce Allah. "Kirâmen Kâtibîn". Hiristiyan inanisina göre ölen kimse ilk muhakemesi sonunda A'rafda kalacak. hastalik. Hiristiyanlik'ta her sey âhirete göredir. Gözler. Ancak a'rafdaki azap muvakkat. kötü ise veremeyecegi inanci yayg indir. Zira "Din gününün sahibi" O'dur. Islâm Dini'nde kiyametin küçük ve büyük alâmetleri vardir. Kur'ân-i Kerîm'de hem yeni din hem de dinin dayandigi "tevhid . Cehennem 7 tabakadir. Her sey bu dünyada gibidir. Hint dinlerindeki. altindan irmaklar akan. Daha sonra Hz. Cennet. Kisi için çalismak esastir. Kiyamet de b ilinmeyen bes sey arasindadir (Mugayyebât-i Hamse). iyi ise basi nda yapilan telkini isitip sorulara cevap verecegi. sonradan onlara atfedilmistir. Isa'nin ikinci gelisinden sonra ba slayacak olan bin yillik devrenin basinda iyiler. Hiristiyanlik'ta. Hesap-kitap sonucu bazilarinin amel defteri sagindan. ölür ölmez kisi yaptiklarindan mu hakeme edilir ve A'rafa gönderilir (A'raf'i kabul etmeyen Hiristiyan gruplari da v ardir). Günahkâr ola n mü'min. Zerdüst Dini.

ayni zamanda Yüce Allah'in kulu ve elçisi olarak kalmis. tanrilastir ilmamistir. Getirdikleri nizamin devlet s istemi haline geldigini hayatlarinda pek görmemislerdir. panteis t. yani elimizde tek nüshasi olan kitap. Peygamber ve din kuruculari. fazîlet. genel olarak ya yetim-babasiz veya baba ocagini terketmis kimselerdir. uyanik olmak) gibi ortak nitelikler kabul edilir. güvenilir o lmak) ve feta-net (zeki. bir dinin geleceginin ve degerinin garantisidir. açik ve herkesin anlayabilecegi makul bir anlatima kavusmust ur. sonra hatalarini anlamis. bazi benzer noktalar yaninda. kendi âhiret inançlarini gittikleri yerlere tasidilar. bazilari da etmez. günah islememek). sidk (dogru luk). asli üzere günümüze intikal etmis tek kutsal kitaptir. bazilarininki de bu sinirlardan tasmis. teblig. Dinlerden inanç sistemi bulunanlarinda bu sistem (kredo). tak va. millet veya k isiye bagliligi ifade ettigi görülmektedir. M uhammed'dir. Batili müstesrikler (Oryentalistler). hatta bütün dünyaya yayilmistir. çesitli tabakalardan çikmislardir. Ancak kutsal metinlerle llgili'vahiy* Inanci. Islâm'da Allah'in sifatlarinin Peygamberinkiyle karist irilmamis olmasi dikkatten kaçmamaktadir. kutsal metnind e bulunmayip sonradan belirlenmistir.caddesi"nin genel adi olarak kullanilmistir. ruh dâim" inanci ki karma ve tenasüh bu inancin iki önemli karakterist igidir. sifatlar konusunda hataya düsülmesi yaninda. Günümüzde mevcut kutsa l metinler arasinda çok nüshasi bulunmayan. B u durumda iki önemli eskatolojik odak göze çarpmaktadir: 1. Dinlerde âhiret inançlari Uzakdoguya. Belirtilen dinleri n kutsal kitaplari (Japonlannkine kutsal vekayiname denilebilir). ancak bazilarinin bazilarindan daha faziletl i olduguna inanilir. Yasayan dinlerin kurucu veya peygamberleri ya Önasya ya Çin veya Hindistan'da yasami slardir. diger bir anlatimla vahyin nasil anlasildigina baglidir. sadece mevcut ibareyi birkaç kelime ilâve ederek ferdî ikrar haline getirmekten ibarettir). Bunun tek istisnasi Hz. Kutsal metin. peygamber ve Tanri'nin sifatlarinin birbirine karistirmamis olmasi dikkat çekmektedir. emanet (emin. monist bir karakter gösterdigi görülmektedir. bazi dinlerde ise politeist. peygamberler için ismet (masumluk. Buddizm 'in getirdigi tenasüh ve kozmoloji genisletti ve böylece bir mahallî eskatoloji olustu . Bu dinlerden bazilari ihtida kabul eder. peygamberle tanrinin birbirine karistirilmasi. Islâm'da melek. Islâm'da. Bununla beraber bu husus biraz da vahiyden ne anlasildigina. Yine Islam bu konuda istisna teskil etmekt edir. Peyga mberler arasinda bir ayrim yapilmaz. Monoteist olan dinlerde bile tanri ka vraminin bir üçlem içinde açiklanmaya çalisilmasi. Bu sahs iyetler. Hiristiyanlar Incil yazar larina da. . dinin özünde. maddeden feragat esastir. önce bu din için "Muhammedanizm" kelimesini kullanirken. hattâ Katolikler Papa'ya da vahiy geldigine inanirlar. tevhidi bildirmek). Asagi yukari hepsinin tahsili vardir. Diger evrensel dinler de. Sadece bir devirde degil. Hepsinde ahlâk. Dinlerde tanri kavrami çok karmasik bir görüntü arzeder. farkli noktalar da açikça görülür. Kur'ân en iyi korunmus. Kur'ân'in hacmi. Mese lâ Islâm'da vahiy sadece Peygamberle ilgili bir konu iken. dinlerin adlari Islâm disinda dinin ana o toritesinin Ötesindeki bir kaynakdan geldigi. Hindistan'a ve Önasya'ya göre farkli görüntüler arzeder Çin'de ve Japonya'da öldükten sonra ruhun varligini sürdürmesiyle sinirli inanci. Islâm' da Tanri kavrami sade. dikkat çekecek kadar matluba uygundur. Kur'ân 'dir. "Islâm" adina alismislardir. hem çok hacimli v eya nüshali hem de sayica çoktur. Tekrarlarsak. akla ve bilime daha çok yer verir. Kur'ân'in muhtevasiyle diger kutsal kitaplarinki karsilastirilira. Kur'ân. Islâm'da "âmentü". Bunlardan bazilarinin getirdigi nizam sadece kendi ülkesinin sinirlari içi nde kalmis. Bir dini din yapan bu çok önemli ka vramin bazi dinlerde pek belirgin olmadigi. teblig (kendisine vahyolunani. nefse hâkimiyet. Hz. Muhammed ümmî olmakla müstesnadir. O.Hint "âlem kadîm. Kur'ân ve Hadîslere dayanir. diger ülkelere. çesitli devirlerde yasamislardir. genel olarak bir kabîle. sadece bir sosyal siniftan degil. heme n hemen bütün yasayan dinlerde yaygindir. Hadiste alti maddesiyle aynen geçer (I mâm-i Â'zamin yaptigi.

Bundan dolayi insan. yaratili sinin bir geregi olarak. Dinin temel unsurlarindan olan ibadet.Allah'a tapinma. ayni görevleri yerine getirme gayreti içinde bulunmaktad ir. ilkel kabilesinden gelismisine kadar bütün toplumlardaki ve dinlerdeki " ilk dinin". Dünyadaki insanlarin büyük çogunlugu. Yaratici ile diyalog. "Her millete takip edebilecekleri bir ibadet yolu kildik" buyurmaktadir. "Allah'a saygi ve ta'zim göstermektir"[561] seklinde tarif etmek tedir. Ibadetlerin yerine getirilme arzusu. Yahudilig ilkine. her hangi bir dinin mensubudur ve mensubu bulundukl ari dinin hükümlerini yerine getirme gayretindedir. Yüce Varliga inanagelmistir.oldugu gibi bu gün de Insan. " Tanri'ya dogru sevgi dolu bir gayret". itaat ve saygi arzusu. daha kuvvetliye. tevhid dininin kalintilari olarak degerlendirilmekte. Hiristiyanlik ve Buddizm'den ayrilmistir. kemiyet ve keyfiyet bakimindan farkli olsa da gaye ve anlam bakimindan birbirine yakindir. bazisinda bir mabedde yapi ibadet ferdî yapilandan üstün görülmekte ve cemaatle yapilmasi tesvik edilmektedir. insanin Tanri'nin teveccühünü kazanmak için yaptigi fiildi r. her dönemde kulun kul oldugunu idrak edip Alla h'a karsi "kulluk borcu"nu yetine getirmeye çalistigini ortaya koymaktadir. lütuf ve nimetlerini isteme ve bu nimetlere sükretme arzusu. Zâri yât Suresinin 56'inci Ayeti'nde Allah. Cinleri ve insanlari ancak bana ibade t etsinler (kulluk etsinler) diye yarattim". Ibadeti o lmayan din yoktur.2in r. sekil. Bunlardan birkaçi söyledi r: Ibadet. Genel olarak ibadet konusunda çesitli tarifler yapilmaktadir. suç ve bedeni ferdî kilarak.DINLERDE IBADET VE MABED KONUSUNDA BIR KARSILASTIRMA Her ine egi ta.H. ki Önasya ilâhî dinlerinin eskatolojisi: Önasya dinlerinde dünya-ahiret dengesi. yasayan dinler in Inanç ve ibadetlerdeki anlam yakinliklari buna baglanmaktadir. eylemdit". Yüce Var liga. [557] B. diger i evrensel din. inanilan. "Ben. lan dinde. zayifligini farkeden insan. Tektanrili dinle . Yaratici'ya ulastiran bir köprüdür. ibadetlerin yapilabilec bir yeri ortaya çikarmistir. Inanmakla da kalmamis. Hac Suresinin 67'inci Ayetinde de. ihtiyaç. Ak seki de. Dinler Tarihi alaninda yapilan son arastirmalardan elde edilen benzer bulgular. Tarihî eserler. Bu dinlerdeki ibadetler. Yasayan dinlerin bazisinda ibadet yeri bulunmamak bazisinda bazi ibadetler mabede bagli kilinmakta. siginma ve yardim dileme duygusu içinde yaratilmistir.Allah' in iyilik. Bütün dinlerde dikkati çeken husus. inandiklarina uygun olarak bazi davranislari ile bunu göst ermeye ve kul oldugunu Isbatlamaya Çalismistir. baglanilan "Yüce Varlik" ile insanlar aras inda manevî yakinlasmayi saglayan çesitli ibadet sekillerinin bulunmasidir. hamliktan tamliga ulasmak istemistir. Ibadet. Kulun inandigi ve baglandigi Yüce Varlik'a. samimî olarak O'ndan yardim talep etmek için kurmaya çalistigi man evî bir irtibat halidir. varoldugundan bu tarafa. eksikligini tamamlamak.[558] Kur'ân-i Kerîm'de. Hiristiyanligin da ikincisine talip oimasiyle tek standartli kalmisti Islâm bu iki kefeyi dengede tutmakla kalmamis . Ibadet. ibadet. Bu eks ikligini. Saint Jean Da-mascen'e göre "Ruhun Tanri'ya dogru yükselmesi" veya "Tann'dan uygun olan seylerin istenmesi"dir. inançtan sonra ibâdet gelmekte ve o dinin inanç esaslarina uygun olarak yer getirilmektedir. insanin Allah'a karsi kulluk görevini yerine getirmesi de[559]. Allah'a karsi kulluk borcun u yerine getirmesi. Zaten A. müsrik lerin putlara tapinmasi ve dua etmesi de ibadet olarak belirtilmektedir[560]. daha mükemmele. Ibadett e iki husus vardir: 1. Insanoglu. 2. bazi dinlere ve bunlara bagli olarak da Tanri veya Tanrilara. yani Allah'a baglanmak ve teslim olmak ihtiyacini kavramistir. Çünkü insan her ne kadar yeryüzürtün halifesi kilmmissa da. Hiristiyan ilâhiyatçi Saint -Augustin'e göre. Geçmiste .ve arkeolojik kazilar. ibadeti.

Sonra insanlar çogaldikça. ilk "Islâm Dini" geleneginin tekâmül etmis sekli bulundugunu[566]. umut ve baglilik içinde bulunmakta ve bunu da "ibadet" ile göstermektedir. kiyam. ön /hazirlik yapildiktan sonra niyet ile baslar ve belirli bir disiplin/içerisinde sartlarinin yerine getirilmesiyle ifâ edilir. Tev-hid'den ve Hak Yol'dan ayrilmalar. rüku. insanlara dogru ve egri yolu gösterdigini[562]. Ancak. fenomenolojik bir yaklasimla m eseleye bakmaya. elçiler göndererek onlari uyarmis. Hicretten iki yil kadar önce. Islâm'da ibadetle namaz. "tevh id" dinidir. magfiret. son din olan Islâm'in. oruç. bu nun üzerine Allah. Allah. rahmet. du a. zekât ve haccin kastedildigin i göz önünde bulundurarak. Islâm'in. kalp için husu' ve manevî bir ijezzettir. Allah'in insanlara olan nimetinin tamamlandigini[567]. namazin suurlu olarak ve husu içinde kilinmasini emretmis[571]. Arapça "salât". secde. "Hak Din"e. belirli bir sarta bjagli degildir. niyaz. Ibadeti ele alirken. yer yer dogru yoldan uzaklasmis. bunlarin Islâm çizgis i üzerinde ceryan ettigini.DINLERDE IBADET a. dil için dua ve tesbih. belli bir disiplin içinde. Allah'in gönderdigi peygamberler ve kitaplar ile akil ve irad e sahibi insanlara bildirilmistir. zaman zaman. her dini kendi mantigi içinde degerlendirmek gerektigini hatirlatarak. Kur'ân'da "Salât" kelimesi ile ifade edilmektedir. Islâm'daki Namaz. aklin ve kalbin katildigi bir ameldir. Allah. yasayan dinlerden bir kismini ele alarak mevcut ibadet tarzlari üz erinde kisaca durmaya çalistik. Dua. Kur'ân-i Kerim'in. Allah katinda dinin Islâm o ldugunu[568]. Yine Ilk dinin Tevhid dini oldugunu. Islâm'daki ibadet sekillerini ve diger dinlerde bunlara yakin olanlari ortaya koymaya gayret ettik. Çünkü Islâm'a göre insanligin ilk dini. Bu ke lime anlami yaninda "salat". vaktin girmesiyle farz olur. diger dinlerde de bunlari aramayi uygun bulduk. dua. Islâm disindaki dinlerde. seytandan kaçinip Allah'a kul luk etmelerini elçileri vasitasiyla teblig ettigini[563]. Muhammed'e kad ar bütün peygamberlerin ayni esaslari teblig ve telkin ettiklerini. [570] 1. Böylece Hak Din. "Hak Yol"a davet etm istir. 1400 sene önce teblig ettigi hakikatleri teyid etmektedir. Mecburî ol/an namaz yaninda duada serbe stlik vardir. namaz.Namaz Dua Namaz. Muhammed'In Miraç Muc izesi ile Müslümanlara günde bes vakit farz kilinan. akil için düsünme ve anlama. Islâm'a mahsus olan namaz. dua. Hz.rde insan Tanri karsisinda korku. açikça anlatabilmeleri için her peygamberi kendi kavminin diliyle gönderdig ini[565] bildirmektedir. tevbe seklinde IJulun inandigi tanriya karsi görevlerini yerine getird igi bazi davranislar bulunmaktadir. Allah'tan baska seylere de tapmaya baslamis. Bu çerçeveyi tes bit ettikten sonra bir nevi fenomenoloji yapmaya. elçi göndermedikçe azap etmeye cegini[564]. beden için kiyam. fakat insanlarin çogunun bunu bilmediklerini[569] Kur'an açiklamaktadi r. Islâm ile din müessesesinin ikmâl edildigini. Ilk insan ile din baslamistir. çok çesitl i tanrilara yönelmeler daha sonra olmus ve çesitli dinler ortaya çikmistir. k iraat. inanç. Hz. Salât kelimesi dua anlamina da gemektedir. kelime olarak. böyle kilinan . rukia ve secde ile yerine getirilen özel bir ibâdet tarzini ifade etmektedir. yakarma. istigfar gibi anlamlara gelmektedir. Bu namaz. Ilmî arastirmalarin varmis oldugu bu netice.

günd e iki vakit namaz kildigi da bilinmektedir. Yahudilerdeki namaza ve ondan kasde-dilen anlt^ ge|mektedir YahuCjj KUtsa| Kitabi'nda (Tanah) geleneksel ibadetler. Kur'ân. Hz. Bugün de Yahudiler'de sabah. bu özel likleriyle namazin önceki ümmetlere. günlük üç duaya.namazin "hayâsizliktan ve fenaliktan alikoydugunu"[572] belirtmistir. ferdî ve cemaat halinde namazi sabah. hemen hemen kurbanJara h asredilmektedir. ögle ve aksam olmak üzere üç. Tevrat okunurken basin b ir takke ile örtülmesi sarttir. M eryem'e[574] ve Hz. dua. âyin. Ibadette kadinlarla erkeklerin ayri olmasi gerekir ve kadinlar sadec e baslan örtülü olarak disaridan ibadeti seyredebilir. Dua): Yahudilikte namazin emredilmesi. Tanah t^ ^abed'de gerçeklestirilen âyi nler çerçevesinde mezmurlar seklindedir. Mecburî ibadet. mü'minleri Mescid-i Harâm'a girmekten a likoyan müsriklerin "Kabe'deki namazlarinin islik çalmak ve el çirpmaktan baska birsey olmadigini"[577] ortaya koymakta ve Müslümanlara su ihtari yapmaktadir: "Allah'a dönüp i taat edin. Isa'ya zekâtla birlikte emreditdigini haber vermektedir[575]. dua bulunmaktadir. Bunun için bütün yüzyillar boyunca kilinagelen namaz konusunda tek ve açik bir sekilden bahsetmek. Bu. Cemaat sesli bir sekilde. resmî bir du a olarak. namaz ve dua Allah'a ya ^ma ves ilesi kabul edilmistir. dua atkisi (tallit) örtülmekte. gç^ jjjr hü^üm bulunmamakla beraber. dua. sol paziya ve alina muska ' seklinde "Du a Kayisi" takilmaktadir.vakitte yerine getirmislerdir. cemaatle ibâde t Sinagog'da (havra) 12 yasini bir ay igeçmis en az on kisinin bulunmasi ile yerin e getirilir. Yahudi Kutsal Kitabi'n da namazi emreder. günün yarisi geçtikten sonra. Namazi dosdogru kilin 've sakin müsriklerden olmayin"[57 8]. Önemli an. Sabah duasi (tefillat sahrit). Tevrat rulolarinin bohça lar içerisinden çikarilmasi ve haham tarafindan okunmasidir. hükümleri ve durumunda bir aciklik yoktur. Ferdî. Allah'in huzuruna çikmak için lüzumlu hazirliklari yapmakla emrolunduklarind an. Cumartesi (Sabat) Sinagog'ta yapilmakta olan haftalik. Dua ve ibâdet anlamina gelen Ibranice^ »-rephillah" kelimesi . diger vakitlerden far kli olarak. Ibrahim'e ve soyundan gelenlere[573].ibâdet evlerde.Yahudilikte Ibâdet (Âyin. Asagi da bu dinlerin bazilarinda ibadet (namaz. sabah ve yatsi olmak üzere. sehvetlerine uyduklarini[576]. ilâve bir kurbanin sunul dugu "mussaf" duasi da dahil edilmektedir. (Yahudi likte takdis edilmis suya el daldirmak veya bilege kadar el yikamak abdest almak . Yahudiler. tarih boyunca kildiklari nam'az sudur diyebilmek zordur. Mabed'e bagli olmayan ibadet merasimi. günes battiktan sonra yapilmaktadir. yakarma seklind e ferdî veya cemaat halinde sesli veya sessiz olarak yerine getirilmektedir. Muhammed'in. Yahudilikte ibadet ferdî ve cemaat halinde yapilir. belirli yerlerde konusma. Allah. yalniz Kipur gününde yapilmakta olan yillik ibâdet. ögle ve aksam ya pilmakta olan günlük. vücutlarinin bazi kisimlarini yikarlar. Sabah duasinda. dua ayininden öncö hazirlik yapar. Bugün mensubu olan dinlerde ibadet. ögleden sonraki dua (tefil lat minhah). Mabed döneminde dindar Yahudiler. Kur'ân-i Kerîm'de. Kurbanlar ile ibadet arasinda bir bag bulunmakiadjr Kurbarii ibâd etin esasini teskil etmektedir. Tevrat parçalarini okur. günlük isler baslamadan önce. Bes vakit namaz farz kilinmadan önce Hz. âyîn) ele alinacaktir: [579] aa. Muhammed'in risâletinden ve namazin farz kilinmasin dan önce. kendilerine namaz farz kilinan milletlerin sonraki nesillerinin namazi bi raktiklarini. Hz. O'ndan korkun. Hz. Babi l Sürgünü'nden sonra ortaya çikmistir. -aksam duasi (tefillat arvit).

âyin. 4. Ayaklar bitisik. Misna. diger dillerde dua edilmesini kabul etmektedir. Hiristiyanlarin kurtuluslarinin temel dört noktasidir. XIX. Ileri gelen kiliseler de . Topraga el sürerek teyemmüm de vardir. buna "Mis-rah" (Dogu yönü) denilir. Isa. Yom Kipur'da bütün vücut yikanir. dua) konusundaki telkini. Putperestler.Tann'nin iradesinde birlesme. Ferisîler gibi ibâdet etmemek[581]. Vatik an. orada. eller uzatilmis. 3. Dua konusunda da Hz.Hz. vaftiz olmak). Özel âyin elbiseleri giyilir. Bundan dolayi buna "Amidah" (Ibranîce. Isa'nin telkinleri menfî ve müsbet olmak üzere Iki sekildedir. onu odaya kapanarak ve giz lilik içinde yapmak gerektigini[582] telkin etmistir. Dualari arasinda bazi Aramîce eski dualar bulunmasina ragmen. yeni dünyaya yönelme li. konusma dilinde ve dualarda Ibr anîceye sadik kalinmistir. Hellenik diaspor ada dualar Grekçe yapilmistir. gönül Allah'a baglanmis olarak dua edilir. birbiriyle konusur.Hiristiyanlikta Âyin (Namaz. Yahudi ibadetinde belirli bir düzen ve disiplin yoktur. Islâm'da camide husu ve belirli bir disiplin içinde yapila n ibadete benzemez. "Amidah" duasindan sonra üç adim geri giderek saga sola egilir (Yahudiler'in cografî dagilimlarina göre farkli âyi n ve törenleri olmustur). kurban yolu ile).sayilir). Okunanlari dinleyenler azdir. gerçeklestiri Bu dört husus.Ibadet nitelik bakimindan hayati degistirici olacaktir (Ruh.Hz. kalben dua edilmesi yer almaktadir. Isa'nin ibadet {âyin. ancak Kutsal Ruh'un öncülügünde lebilecektir (Kurtulus. Tann'n . ayakta durma) denilir. sükür ve ta'zim esnasinda rükû'a varir ve "besmele" çekerek kalkar. Ancak. namaz k ildigi ve geceyi ibadetle geçirdikten sonra havarilerini seçtigi[583] tartisilan kon ulardir. Tanri'da birlesmektir (Ekmek-Sarap âyini. 2. dua). Dua eden. [580] ab. yüzyildan sonra.Ibadetin gayesi. Dua): Hiristiyanlikta ibâdet iki esasa dayanmaktadir: 1. alçak bir yerde. Yahudilik'te ibadet (âyin). Isa'nin yasayan ibâdeti (âyin.Tanri. 325 Iznik Konsili'nde kabul ve tesbit edilmistir. Kutsal Ruh'un öncülügünde olabilecektir). Hiristiyanlikta mevcut ibadet (âyin) su özellikleri ihtiva etmektedir: 1. Yahudi ibâdet dili Ibr anîce'dir. bas öne egilmis. 2. gözler de o dünyaya çevrilmelidir). Cemaat Sinagog'da dolasir. ayaklar bitisik olarak ve ayakta olur. Dua sirasinda Kudüs'e dönülür. Hiristiyan Kutsal Kitab'mda Isa tarafindan tavsiye edilmis dinî bir uygulama bulun maz. Ibadet. daha sonr a ortaya çikan protestanlar da kendilerine göre degisiklikler yapmislardir. Bu du a seklinde olan namaz.. Iznik Konsili'nde kabul edilen dua (namaz) konusunda zaman zaman degisiklik y aparak Katolik Hiristiyanlara bildirmistir. bir mabedden daha çok bir toplant i yendir. Ibadetin tek kaynagidir (Tanriya yönelmek. Onlara göre sinagog. Hz . Isa'nin ibâdet ettigi. Hiristiyanlikta dua.

tavassut. Tanri'nin her yerde ki ibadeti gördügüne inanilmaktadir. Isa'nin sifatlari sayilirken. dilekte bulunma. evdekinin biraz gelismis seklidir. Dua Isa merkez olmak üzere. Kutsal kitap o kunurken ayaga kalkilir. Mabedlerde yapilan ibadetler. çiçek sunulur. Tanrisinin putunun ay aklarini yikar. fener yakilarak etrafinda dolandirilir. Paskalya ve Haç Yortusu'dur. büyülü sözler söyleme.Hinduizmde Ibadet (dua): Hinduizmde ibâdet. Put. özel âyin vardir ve buna Katolik Kilisede "Messe" (Mass) denilm ektedir. gündüz istirahate. günahlarin bagis lanmasi için dua ve Kitab-i Mukaddesken parçalar okuma seklindedir. kendisi ile tapindigi ta nri arasinda zihninin odaklastiracagi bir vasita aramaktadir. Ibadet. Bu âyinler. haftalik ve yilliktir. evde veya nehir kiyisinda . . Bundan dolayi. Hz. Pazar günü yapilan âyinin (Messe) özel bir yeri ve önemi vardir. Brahmanlar gece nin sekizinci saatinde kutsal kitap okuyarak putu uyandirirlar. genellikle.in Hiristiyanlara bir sirridir. Nefesini kontror eder. her yerde. Bu sir. papaz nezaretinde yapilmaktadir. fakat cemaatle ibâdet yoktur. yakarma. ayrica. Tanri'ya varmak ve onu tanimaktir. çiçek ve yemek sunulur. Put yikanir. elbise giydiri lir. cemaat (isteyen) diz çökmektedir. [584] ac. övgü ve bilhassa tapinma sek de icra edilmektedir^ 4 Hinduizmde ibadet her yerde yapilabilmektedir. oturma ve ayakta durma da bu lunmaktadir. Mabed vardi?. ferdîdir ve belirli bir sekle bagli degildir. za HInduizm'e mensup olan biri. kilisede. mecburî olmasa da ibâd abah ve aksam. ibâdet. Sonunda veda edilir. Tanri (P eder) ve Kutsal Ruh etrafinda dönmektedir. Yillik Ibâdet (âyin): Noel. inandirici ve tutarli sözler vasitasiyle haberlesmedir. tanrisinin adini zikreder ve yikanir. Tanrisinin putuna y akarir. yapacagi sabah ibadetine hazirlanir. güzel kokulu bir agaç ve pirinç takdim eder. bayram ve özel günlerde bir kral gibi gezmeye çikarilir. diger günlerdekinden farkli olara k. Âyin. Günlük ibadet (âyin): Sabah ve aksam olmak üzere günde iki defa yapilmaktadir. Haftalik Ibâdet (âyin): Pazar günleri sabah ve aksam olmak üzere günde iki vakittir ve kil isede yapilmaktadir. "Ekmek-Sarap" dagit ilarak ve dua edilerek bitirilmektedir. Onun önünde tefekküre dalar. tapinilan puta tahsis edilen bir oda veya köse bulunur. Ögle ve aksam yaptiklarini tekrarlar. genelde öz ayni sayilmaktadir. Fakat cemaatin buna uyma mecburiyeti yoktur. Âyin. yaglanir. Vücuduna su sepeler. Kilise. Önünde isiklar yakilir. sabah safaktan önce kalkar. Bunun için. duruma göre. Evlerde. top lu halde yapilan ibadeti ferdî yapilandan üstün görmüstür. tanrisini evindeki bir misafir olarak kabul eder. tevbe. Bugün Hiristiyanlikta. Kiliselerde yapilan âyin. Put. Kiliseler arasinda uygulamada bazi farkliliklar buluns a da. ona hosgeldin der. gece uykuya bir akilir. Puta ipten gerdanliklar ta kilir. bir vaaz ve inanç tazeleme vardir. arabalarla çekiler ek irmaklara götürülür ve törenle yikanir. gün lük. iklime ve haya t sartlarina göre ayarlanmaktadir. tütsü verilir. Tanri ya varmanin ve O'nu tanimanin yolu da duadir. Önüne yem meyve konulur. Pazar ayininde (Messe). rahiple cemaat arasinda konusma. alnina koku sürülür. Bu haberle sme. Mess âyininde. her man ve her sekilde yapilabilmektedir. Bir Hintli. Bundan dolayi çok sa yida tanri tasvirleri bulunmaktadir. Yüzünü do guya dönerek oturur. Hintli. Zamani. kiliselerde cemaatle ve papaz nezaretinde yapilmaktadir. Boru çalinarak dis aridakilere ibadetin basladigi bildirilir.

Kutsal kitaplari okumak da ferdî ibadettendir. Putlarin önlerine lamba. rapihlerin ayda iki defa. aybasi ve ayin ondördüncü günlerindeki "Oruç günü" bir araya gelip yaptiklari" alenî ve resmî itiraf "dir.Caynizm'de Ibadet: Caynistlerin idaresi rahip ve rahibelerin elindedir. Budist için üç sey önemlidir. üç dinî hüküm altinda t anir: 1. tapinaga (Pagoda) girdiginde. meyve ve sebze sunarlar. Ölüler yakilir. [587] af. belirli hareketleri uygula r. "Ahimsa Prensibi"ni siki bir sek ilde yerine getirir. önlerinde ilâhiler söyler.Sihizm'de Ibadet: Tek tanriya inanan Sinlerin ibadetleri basit ve sadedir. Caynistler.Hinduizmde ibadette kurban önemli yer tutar. ruh ve bedenlerini terbiye ederek vakit geçi rirler. Budda'nin hatiralari ve Budda'nin altin da ilhama kavustugu Bodhi Agaci. Buddizm'de tek ibadet. Dinî ve içtimaî faaliyetlerin in merkezi Amritsar Altin Mabedi'dir. nebatî besinlerle beslenirler. tapinmaya baslamadan önce büyük bir hazirlik yapar: yikanir. yikar.Adi Grant'tan ve Gru Nanak'a ait pasajlardan ezber okumak. hiç bir canliyi incitmemeye gayret eder. tefekküre dalar ve tövbede bulunur. Sükunet içinde kutsal sözleri durmadan tekrarlar. mabetlerinde bulun an heykelleri takdis eder. özellikle dinine bagli olan. Budda'ya dua edilmekte ve ondan bazi se yler istenmektedir. Altin Mabedin havuzunda ibâdet kastiyle yika nilir. meyve. Tanrinin öfkesini gidermek için özel hediyeler de "kurban" ola rak sunulur. ferdin evinde yapilacak cinsten dir. tütsü. Âyin ve ibadetleri basit bir duadan. Budda ta nrilastirilmis ve ibâdet ona yöneltilmistir.Buddizm'de Ibadet (dua) : Buddizm'de "Yüce Varliga" karsi belirli bir ibâdet ve dua söz konusu degildir. [585] ad. Buda'nin heykeline ta'zimde bulunmaktadir. Yakllamayanlar Ganj'a birakilir. külleri Ganj nehrine dökülür. . bir nevi abdest almaktan (yikanmak) ve Amrits ar'a "hac" için gitmekten ibarettir. nefsini frenl emeye çalisir. Budda'nin putuna çiçek. Onlar. [586] ae. Buddist'in evinde Budda'nin heykeli bul unmaktadir. Budda'nin heykeli. Rahip ve rahibeler kutsal yazilan okuyarak. Bir Budist. daha sonra manastirlara yerlesmislerdir. tütsü koyar. Halk da. Tanrilara sunulan her türlü takdime "kurb an" olarak kabul edilir. kusluk ve aksam olmak üzere günde üç vakitte yapar. Önceleri gezici zahitler ol arak yasayan rahipler. Dindar bir sinin günlük ibadeti. sebze sunulmakta ve tefekküre dalmakla ibadet yerine getirilmektedir. Yapilmasi gereken ibadetler. temizlenir. bunlar gibi günlük belirli ibadetleri yerine getirir. Kisi bunlari sabah. Tirtankaralar ile ilgili ilâhîler söyler. yiyeceklerini sinirlar. yaglar ve çiçeklerle süslerler. Hinduizmde ibadet eden kimse.

Bütün bu özellikleriyle. ergenlik çagina gelmis akilli her kadin ve erkek üzerine farz olan bedenî b ir ibâdettir. yilda iki defa kilinan Bayram namazi ve vakte bagli olmayan Cenaze Namazi vardir. diger dinlerle mukayese edilemeyecek bir sekild edir ve Islâm'a has bir ibâdettir. [589] ah. pirinç ve pirinç sarabi sunmakla yerine getirilir. Bütün bunlar. Özel tören tem izligini yaptiktan sonra tapinaga giren. Tek basina da cemaatle de. Çünkü Allah.Oruç . Bunun için namaz. namaz süresince devam eden farzlardir. biri digerini takip eder.Sintoizm'de Ibadet (dua): Sintoizm'de ibadet. dua salonu önüne gelip sunacagini sunduktan sonra. namaz kilan Ka'be'ye yöneldigi için namaz içinde sembolik bir "Hac". Namazin disindaki farzlar. tapmak veya evde yapilmaktadir. Ancak bunlardan biri veya birkaçi bulunabilir. agzini su ile çalkalamis ve özel âyin temizligin i yapmis olmasi gerekir. haftada bir kilinan Cuma Namazi. dua ve kurbanlardan (bilhassa yemek kurbanlari) ibarettir.Islâmdaki Namazin Diger Dinlerdekilere Göre Degerlendirilmesi: Namaz. niyetle baslar. Namazin içinde Islâm'in sartlarini teskil ede n diger esaslar da bulunmaktadir.Ailevî bir vecibe olarak. kilinmaktadir. mü'min'in miracidir. vakit vakit kilinan ve kulun Yüce Allah'in diva nina durarak O'nun rizasini aradigini isbat ettigi bir ibadettir. Vakit kavrami. Hiçbir dinde niyet. Islâm'da ibadet suuru. hem rükû hem de secde bulunur.2. Namaz kilan. nam az kilan maddî gelirini bir tarafa birakip namaza vakit ayirdigi için namazda bir çesi t "Zekât" da vardir. Islâm'daki kadar ibadetin ana rüknü olmamistir. Namaz dinin diregi. Ibadet. 103). dua etmek. Bunun yaninda namazda. vakitleri belli bir farz olarak namazi bildirmistir (Bkz . niyeti takip eden baslangiç tekbiriyle bas lar. [588] ag. namazda bir çesit "Oruç". Yine hiçbir dinde ibadetten önce Islâmdaki ha-desten ve necasetten temizlenme kadar titiz bir hazirlik göze çarpmaz. Nisa. intikalî farzlardir.Mabede (gurdvvara) ibadet Için gitmek. [590] b. namazda. Ibade t için tapinaga girecek bir Sintoistin. Islâmdaki namaz. Namazin içindeki fa rzlar ise. Hiçbir dindeki ibadette namazin 12 farzinin tamami bulunmaz. 3. her sabah toplanip. Tanrilara ibadet. hiçbir dinde Islâm'daki kadar belirli ve disi plinli degildir. bir sey yiyip içmedigi için. Günlük namaz disinda. okuma da /yer yer sessizlik de vardir. Adi Grant'tan herhangi bir yer ok umak. Böylece namazda hem ayakta durma hem de oturma. Bazi özel durumlarda bir nevi "gusül" de yapilir. Namazda kul Rabbinin huzurunda oldugunun suurundadir. Tahiyyat-Duasi'nda sehadet kelimesi yeraldigindan "Kelime -i Sehadet11. el çirparak tanrinin dikkatini çeker ve dua etmeye baslar. onun kalbini ve f tilerini nurlandirir. Bu suur.

Babil esar etinde çekilen izdiraplari hatirlatan {Temmuz. Bunun yaninda Yahudi takviminde belirtilmis oruç günleri de vardir.Yahudilikte Oruç: Yahudilik. Buna "Cumhur (cemaat) Orucu" (Taanit Tsib ur) denir. Agustosun ilk 9 günü ile 17 Temmuz ve 10 Agustos arasindaki bâzi günler yalniz et yeme v e içki içme yasagini tasiyan kismî oruç günleridir. XVI/29-31. Taanit O rucu (topluluk orucu) koyabilir. fakat çogunluk tarafindan ilgi görmedigi için mecburî sayilmamistir. [591] ba. söyle buyurmaktadir: "Ey Inananlar! Sizden öncekilere oldugu gibi Or uç size de farz kilindi. belirli ve alisilmis birçok bayramdan. ihsan. Yahudiler . Diger tara ftan ayni amaçla bazi Yahudi zümrelerince tutulan oruçlar da vardir. mat em için degil. siper ve kalkan olarak orucu her millete farz kil mistir. Bunlar sadece. bazi kisilerin yasadiklari müstesna günler içindir. Tarihte bilinen hemen hemen bütün dinlerde oruç var oimus ve mensuplarindan da tutmala ri istenmistir. Yahudiler baska devletleri n hâkimiyetleri altinda yasarken bu oruçlarin mecburî. bunun disinda mecburî olmadigi ka -naatindedirler. Bugün de mevcut dinlerin çogunda oruç veya perhiz seklinde bir ibâdet ye r almaktadir. Olur ki sakinirsiniz" (Bakara 183). Yahudilerin o ülkelerde çektikleri izdiraplari sembolize etmektedir. Allah. Bazi küçük degisikliklerle bu çesit oruç sayisi 25 güne ulasmisti Yahudilerin ikâmet ettikleri çesitli ülkelere göre degisen mahallî oruçlari da vardir. Bazi Yahudi zümreleri a rasinda sene basinda oruç tutma gelenegi yaygindir.Kur'ân'da. Yahudilerin Kutsal Kita plarinda oruç. Tebet aylarina ra stlayan) oruçlar bu çesittendir. Bazi Talmud yorumculari. safagin sökmesinden ilk yildizin dogmasina kadar devam eder. Mutad oruçlar için konulmus ayri bir hüküm ve gelenek yoktur. Hz . Yahudilerde oruç. Meselâ. Ancak bu oruçta. nefse eza etmek demektir. bilgili ve söz sahibi olma sarti vardir. Muhammed Medine'ye geldiginde Yahudilerin Asure Orucunu tuttuklarini gördü. Yalniz cemaat reisi (rav). Akli selim tarafindan açik olarak görülen faydalari ile fitrata uygun düstügü için olacak ki llah. Yahudiler ve Hicazdaki Araplarin birçogunun tutageldikleri "Asure Orucu" vardi. günahlari affettirmek veya bir musibet aninda Allah'in r ahmetini celbetmek gayesini tasimaktadir. Bunlardan baska halka agir gele n kanun ve emirleri protesto etmek veya ülkede yagmur yagmayip kitlik basgösterdigin de yalvarmak gayesiyle hahamlar tarafindan konulan ve tutulmasi emredilen oruçlar da vardir. nefislerin alçaltilmasi. Yahudi tarihinde öteden beri yaygin olan oruç çesitlerinden biri de bazi sahislarin tu ttugu oruçtur. XXIX/7). Keffa ret günü orucu ile Agustosun 9'una rastlayan oruçlar bir aksamdan ötekine kadar devam ed er. Hz. XXIV/26-28. Yahudilerin maruz kaldiklari diger felâketleri hatirlatmak için tut alan oruç günleri zamanla ötekilere ilâve edilmis. Musa tarafindan emredilmis "Keffaret" orucunu benimser. Bunun üz . "Keff aret" orucu tutulmasi mecburî olan oruçtur. "Beyt ha-Kineset"te (Mabed'de Sinagog-Havra) Tevrat yere düserse haham (Rav) alir. bu konuda. Tishril. Bu oruç ferdîdir. kullarina rahmet. Taanit. Bu or uçlar. ona azab edilmesi ve oruçlunun hiç bir Is yapmama si olarak belirtilir (Bkz. Agustos. O kimse ve orada buluriknlar ( bütün cemaat) 30 gün oruç tutmaya mecbur olur. Sayilar. Korkulu rüya gören kimsenin de arkasindan hemen oruç tutmas i gerekmektedir. Levililer. Ayrica. özellikle Yom Kippur'dan önce oruç tutar.

günümüzde. bütün gece kutsal kitaplarini okuyarak ve tanriyi düsünerek vakit geçir irler. Bununla beraber Tertulliyen. o günün orucunu tut tu ve tutulmasini da emretti. "Bu hayirli bir gündür.Hinduizmde Oruç: Hinduizm'de nefis temizligi için senenin belirli günlerinde ve bayramlarda oruç tutulur . Protestanlar orucu reddederler. Bu günlerde çog unluk yemek yemez. Hiristiyanlikta orucun ülkelere göre degisen hüküm ve gelenekleri vardir. Kur'ân. II. . Eklesiyas tik oruç (Le Jeûne Ecclesiastique). Bu oruç. Vatikan Konsilinden sonraki degisiklikle. peygamberliginden önce 40 gün oruç tutmus ve bunun disinda Yahudilikteki "Keffaret" o rucunu da yerine getirmistir. fakat takip ve tatbik edil ecek hükümleri oruçlunun vicdanina ve sorumluluguna birakmistir. KomInyondan (Ekmek-Sarap âyini) önce belirli bir süre kati besinler in yenilmesinin yasaklanmasidir. Allah'in Benî Israil'i (Israilog ullarini) düsmanlarindan kurtardigi gündür. [593] bc.Hiristiyanlikta Oruç: Hiristiyanlikta oruç. Hz. çok sayida besini yememe seklindedir (bir nevi perhizdir). Ökaristiya'yi (Ekmek-Sarap âyinini) karsilamaktan d olayi "Ökaristik Oruç" diye adlandirilmistir. Hz. Oruç daha çok. sabah ve aksam da hafif yiyeceklerle yetinmek sek lindedir. Ramazan Orucu farz kilininca bu orucun üç gün olarak (birgün önce ve bir gün sonra olmak üzer ) tutulmasini tavsiye etti. bu orucu n mahiyeti ve sartlari hakkinda kesin bilgiye sahip degiliz. Ortodokslar oruçta eski gelenege baglidir.erine "Bu nedir?" diye Sordu. tarihî gelisimi içinde çesitli degisikliklere ugramistir. Muhammed. geride bazi prensipler biraktigi ve bu konuda kiliseye ser bestiyet tanidigi belirtilmektedir. Hinduizm mensuplarinin dua ve ibadetle geçirdikleri özel günleri vardir. Katolik kilisesinde 40 günlük perhiz dönemidir. Eklesiyastik Oruç (Le Jeûne Ecclesiastique) : Bu oruç. Bu oruç. eskiden gecenin saat 12'sinden K ominyon zamanina kadar hiçbir sey almamak (yememek-içmemek) seklinde iken simdi. Onlarda orucun daha sert ve uzun dönemler i vardir. Tut ulmasi. Bazilari yumurt a ve meyve yemekten kaçinir. Isa'nin oruç konu sunda hükümler koymadigi. gündüz tek bir yemek almak. [592] bb. Ökaristik Oruç: Bu oruç. bazilari da bunlarin hiçbirini yemez. Kilise takvimine göre yilin belirli dönemlerinde yerine getirilen bir "Kef faret" (Tevbe) uygulamasidir. önceki milletlere de orucun farz kilindigini belirtmektedir. Bazilari hayvanî besinleri yemeyip nebatî besinleri yiyerek orucu gerçe klestirir. Hz. Isa döneminde ve Hiristiyanligin ilk yillarinda oruç çok takdir edilen bir ibadet seklidir. bazilari yalniz kuru ekmek yer. KomInyondan 1 saat önce hiçbir sey yememe k ve 3 saat öncesinden alkol almamak seklinde icra edilmektedir. oldukça hafifletilmis ve azalmistir. Hz. bütün Hinduist gruplarda yaygindir. "Oruç Üzerine" basli kli eserinde havarilerden kalma mecburî bir oruçtan bahsetmektedir. Isa. "Ben. Ancak. Musa da bu günde oruç tutmustur" dediler. Bazi cemaatler (gruplar) hariç. Bunlarda n Anglikan Kilisesi oruç günlerini tayin ve tesbit etmis. Bu ha l. Musa'ya sizden daha yakin ve lâyigim" buyurdu. Bugün Hiristiyanlikta iki çesit oruç vardir: Ökaristik (Le Jeûne Eucharistique).

Brahmanlarda oruç genis bir yer tutmakta ve uygulanmaktadir. Böylece tuttuklari orucun sayisi. ona eziyet etme olarak yeralmis. Brahmanlar. "And" denilir. fe rt ve topluma en çok etkili bir hale sokmustur. tamamen veya kismen yeme ve içmeden kesilme sekilerinden birini tercihte serbest birakilmistir. Yahudi Kutsal Kitabinda oruç nefsi alçaltma. ugursuz ve karanlik bir çerçeveden kurtarip iyimserligin hakim oldu gu aydinlik ve sevinç verici. Caynistler arka arkaya 40 gün oruç tutarlar. fitrata en uygun. Bu din mensuplari bazi yiyecekleri birakmak ve bazilarini tercih etmekle emrolunmuslardir. en kolay. Caynis tler hakli bir sebep için oruçia intihan kabul ederler.Bazi günlerde yalniz kadinlar oruç tutar ve "Tanrinin kadinlik sifatlarinin tecelligâh i" olan tanriçaya dua ederler. insanin gücünün disinda ka . Birçok dinde insanlar.Caynizmde Oruç: Caynistlerde oruç genis bir yer tutar. Islâm'in yaptigi yeniliklerden biri de. sayilarini tayin etmekte . Bu günlere.[596] Islâm. Islâm. bütün ibadetlerde oldugu gibi. mukîm ol sun. orucu belirli bir disiplin ve kurala baglamis. Bu günler nefsi temizlemeye ayrilmis günlerdir. Bu oruç. keyfî bir durum söz konusu degildi r. çok sayida besini yememe seklindedir. Islâm disindaki dinler. Kitap ve Sünnetle tesbit edilmistir. hiçbir kurumun belirtilen hükümleri degistirme yetki ve selâhiyeti yoktur. Islâm'daki orucun sartl ari. bütün lüzumsuz kayit ve hükümleri kaldirarak orucu nefse iskence etmekten ve ceza olm aktan çikarmis. [594] bd. Gayeleri de ruhanî (manevî). insanlarin keyfî tasarrufundan çikarmis. Allah'a yaklasma vesilesi olan bir ibâdet kilmistir. oruçtan bekleneni verememi stir. oruçtan beklenen ahla kî fayda ve fonksiyonlarin kaybolmasina sebep olmustur. isi tamamen oluruna birakmi stir. misafir olsun oruçlunun hiçbir sey yapmayacagi belirtilmistir. Yahudilikte matemin ve tarihî felâketlerin hat irasi olan orucu. Istisnalar bir tarafa. hâlâ mahallî ay larin 11 ve 12'inci gülerifide oruç tutarlar. Islâm akil balig olan her Müslüman için. istisnalar bir yana. Orucun Istege birakilmasi insanlarin haddi asmalarina. bu gele negi devam ettirenlere göre. Bu keyfî durumlar orucun kiymet ve kuvvetini zayiflatmis. manevî faydalari en fazla içinde bulunduran. Hiçkimsenin.orucu mecburî kilmis. 24 güne ulasmaktadir. [595] be. bazilar i da yalniz bir kaç çesit yemekle veya tuzlu suyla yetinmektedir. Bu din mensuplarinin bazilari et. Bu prensibe göre hiçbir canliya zarar vermeme bir ibadettir.Islâm'da Oruç ve Diger Dinlerdekilerle Bir Mukayese Orucun en belirli ve en özel sekline Islâm'da rastlanmaktadir. Ayrica Caynistlerdeki "Ahims a Prensibi" yaygindir. bir gida ile ruhu gidalandirmaktir. özel bir önem verildigi için. bazilari ateste piseni yememekte. Islâm. Daha agir sartlar ve hükümler tasir. baglayici hükü ler koyarak tam bir ibâdet disiplini haline sokamamis. Hint dinlerinde bu sekildeki uygulamalara rastlanmakta dir. oruç tutacaklari günleri seçmekte. sonu bayramli bir devreye dönüstürmesi ve umûma sâmil kilmasid ir. oruçta da köklü bir yenilik ve tamamlama getirmistir. zamani ve hükümleri açiktir. oruç günlerini baslangiç ve sonuçlariyla belirlememis.

sahura kalkmayi. Yahudi ve Hiristiyanlara bildirilen hükümleri n gerçegini de ortaya koymakta ve Müslümanlara su hususu hatirlatmaktadir: "Ey iman ed enler! Hahamlarin ve Rahiplerin çogu. Yahudiler. Halbuki Islâm'da Kur'ân. Allah'a "Zorla almak" suçlamalarinda bulunmuslardir. bazen de kovmuslardir. Islâm'daki zekâtin bir benzerine hiçbir dinde rastlanmaz. hangi maldan ve ne kadar olduguna dair bir sey çi karilamaz. namazi dosdogru kilip zekat vereceklerine dair söz aldigin i. ticaretle ve faydali islerle ugrasmayi serbest birakmistir. Kur'ân-i Kerîm'de. artma. gece ve gündüz uyumayi. yüz çevirdiklerini beyan etmektedir (Bkz. Kelime olarak zekât. Terim olarak. Hiristiyan Kilisesi. Hiristiyanlar tarafindan hazirlanmis Fransizca bazi lügat ve ansiklopedilerde zekât karsiligi kelimeye ya rastlanmamakta veya "aumone legale: mecburî sadaka" keli mesi altinda sadece Islâm'daki zekat ele alinmaktadir. Kur'ân. a na babaya. namazla birlikte zikredi lir. çok azi hariç. Zekatin hem ibâdet olarak uhre vî yönü hem de sosyal ve iktisadî bir sistem olarak dünyevî bir yönü vardir. insanlarin mallari batil sebeplerle yerler. Bazi arastiricilar. Yahudi ve Hirist n Kutsal bitaplarinda Islâm'daki zekât benzeri mecburî bir ibadet listemi bulmak zordu r. Bakara. Yahudiler'den Allah'tan baskasina ibadet etmeyeceklerine. 83). çogalma. temizleme anlamina gelir. "G erçekten Allah fakirdir. yetimlere ve yoksullara iyilikte bulunacaklarina. Hadîs ve Fikih kitaplarinda açik olarak belirtilmist ir. iftarda acele etmeyi sünnet kilmis. bazen de "Allah'in eli b aglidir" (Maide 64) demislerdir. Allah. matematik he saplara. günes aylariyla h esap edildigi için. yemediklerini baskalariyla bölüsmeyi mensuplarina tavsiye etmekte ve bunu da herkesin vicdanina birakmaktadir. [598] . Altin ve gümüsü yigip da Allah yolunda harcamayanl ari elem verici bir azab ile müjdele" (Tevbe 34). Yahudilerde zekât mallarinin Beyt-i Mukaddes'in zekât sandigina verildigini. 1/10'u veraset yoluyla haham olan Harun soyundan kabul edilen Leviüle re taksim edildigini. 1/60'i diger dinî makam sahiplerine ayrildigini ve çok az mikt ari da Beyt-i Mukaddes1! (Beyt-Ha-Miktas-Süleyman Mabedi) ziyarete gelenlerin agir lanmalarina harcandigini belirtmektedirler. Islâm'da oruç hilâle baglanmis. astronomik bilgilere ve bir takvimin yapilmasina ihtiyaç hissettirmistir. belirli bir mevsimde donup kalmasini gerektirmis. biz zenginleriz" (Al-i Imrân 181). ancak onlarin buna uymadiklari yanasilmaktadir. sahurun geciktirilmesi ni müstahap saymis. istirahat etmeyi mubah addetmis. san'atla. Islâm disindaki dinlerin çogunda oruç. Kimlere. üzerlerine farz kilinmis olan zekât ve sadakalarin verilmesini isteyenleri terslemis. kameri aylar esas alinmis ve bundan dolayi en az 45 y il yasayan ihsan. her mevsimde oruç tutmanin zevkini tadabilmistir. Yahudilere ve Hiristiyanlara zekât ve sadakanin emre dildigi. Is lâm'da nisaba mâlik olan bir Müslümanin malinin belirli bir kismini fakirlere veya ihtiy aç sahiplerine vermesidir. kendilerine vazifelerini hatirlatanlari. Bugün Yahudilerde oldugu gibi Hiristiyanlarda da farz olan bir zekâta açik olarak rast lamak mümkün degildir. All ah'a fakirlik isnad etmis. [597] c. nefse eza verecek seylerle mükellef tutacak hükümler koymamis. oruç günlerinde. yakinlara.Zekât Islâm'in bes sartindan biri olan zekât Kur'ân'da genel olarak. Insanlar a iyi söz söyleyeceklerine. Ancak ahlâkî ve ruhî yönelmelerden öteye geçmeyen genel mahiyette bazi tavsiyeler serpist irilmis olarak bulunur. Yukarida belirtilen âyetlerden.. ( Onlari) Allah yolundan men ederler.

günah çika rma) bayramlarinda yapilmaktadir. büyük saygi e rastlanmaktadir. Hac Suresi 34. Savvat (Gül Bayrami). övgülü bir karakter vesilesi ve bir ibadet törenidir. her Yahudiye farzdir. Tarihin her döneminde. Hac. as kini söndürebilecegi. bunun için de bir takim sart lar ve hükümler konulmaktadir. her zaman. dir. Âyette bunu söyle belirtmektedi r. Bu hac. 23 gün devamli toplanmakta ve bu ibadeti yerine getirmektedir. Ay ni sekilde günahlarini af-fettirebilmek. 17 Temmuz aksamindan 1 9 Agustos'a kadar. Yahudilik. duyulan bu yerlere dogru yolculuk yapildiginin izin antropolojinin temel konularindan biridir.Hac Hac. Davud'un mezari. Eski dinlerin toplanti ve ibadetlerinin tam olarak. Bu ziyarette büyük sayida kurbanlar kesilmekte ve derileri de karsiliksiz olarak hacilarin hizmetinde bulunanlara verilmektedir. Kadin ve çocuklar hariç tutulmus olmasina ragmen. Bundan dolayi tarihin her döneminde insanla r. ibadet mahiyetinde kurban kesmeyi mesru kildik". Yahudiler. Haham Meir ve Talmudik önemi olan diger yerler. Tarih de ayni hususta bilgi sunmaktadir. Hac. 1492 yilinda Ispanya'dan Osmanli Imparatorlu guna siginan Yahudilerden hac için Kudüs'e gidenlerin sayisinda artislar olmustur. Mabed 'in yikilmasindan sonra geriye kalan Baü Duvari. her ümmete. mesguliyeti de arzulamaktadir. M eymonides'in mezari. çocuklar da ebe veynleri ile haccedebilmektedirler. Hac olayi. dinî mecburiyet veya mucize elde etmek gayesiyle kutsal bir yer e dogru gerçeklestirilen yolculuktur. d in kardesleriyle ve manevî baglarla bagli bulundugu kimselerle bir araya gelebilec egi büyük toplantilara da ihtiyaç duymustur. Selahaddin Eyyûbî'nin Kudüs'ü fethetmesi ile Yahu er hac etme serbestligine kavusmus. ibadeti yerine getirecek he rkesin beraberinde Tanri'ya sunacagi bir takdime götürmesini gerekli kilmistir. bir kurtulus vasitasi. [599] da. Bunun Için ilâhî menseli dinlerdfen baslayarak dün yada mevcut olan dinlerdeki "Hac" ibadetine göz atmak uygun olacaktir. meshur ofan kral peygamber ve veli kimselerin kabirlerinin ziyaret edilmesi de y aygindir: Sion Dagi'nda Hz. Beyt-i Mukaddes'e (Bet ha Mikdas=Süleyman Mabedi) yapilmaktadir. zamanini. dinî kd olarak hac. Süleyman Ma'beti'nin "Bati Duvan"nin karsisinda. . kadinlar. temizleme Haccin insan hayatinda ayri bir yeri ve önemi var Hemen hemen her dinden Insanlarin gidip ziyaret ettigi "Mukaddes yerler" bulunmak tadir. arzularini yöneltecegi ve gözüyle görebilecegi bir sey aramaktadir. Karmel Dagi'nda Ilyas Magaralari. Insan. birçok kadin kocalari.Yahudilikte Hac: Yahudilikte hac. Pesarv (Mayasiz ekmek. akil ve beden hasta liklari olanlar hariç. Fisih) ve Kipur (Kefaret. Tarihî eserler ve arkeolojik kazilar. "Biz.d. genel olarak. geçmis topluluklarda da bu çesit toplanti ve iba detlerin bulundugunu göstermektedir. nasil oldugunu. hatalarini bagislattirabilmek için uzun ve yorucu bir isi. Allah'a ve inandiklari kutsal varliklara ibadet etmek ve kurban kesmek için büyük t oplantilar yapmislardir. hükmünü ve k urallarini ortaya koymak oldukça zordur. bir müddet oraya bagli ibadetler yapilamamis ve kurbanlar sunulamamistir. "Aglama Duvari" (Hakotel ha-Mavra vi) olarak görülmüs ve ziyaret edilmistir. Dinî a tasimaktadir.. körler. Bunun yaninda insan. daima ta'zim edecegi ve yaklasmak konusundaki istegini tatmin edecegi.70 ).. Yahudi Kutsal Mabed'inin Romalilar tarafindan yakilip yikildiktan sonra (MS. Bu yerlerin ziyaret edilmesi tesvik edilmekte. küçükler. Zaten Allah.

[602] dd.Budda'nin öldügü Uttar-prades sehri. 3.Hinduizmde Hac: Hindistanda ziyaret edilen yedi kutsal yer bulunmaktadir. 4sS*nin yasadigi yerler ile Ku düs'ten sonra Roma en çok ziyaret edifertferlerden olmustur. [600] db. Ayrica Budda'nin kutsal esyalarinin bulundugu stupalar ziyaret yerleridir (Rivay ete göre 84. Bu kutsal yerlerde bayramlar yapilir. Bugün Hindistanda ise su yerlerdir: Ben ares yakininda Sarnath. Isa'nin-yasadigi ve hatiralarinin bulundugu yerler ile ilk Hi ristiyan azizlerinin mezarlari hac yerleridir.Budda'nin "nirvana"ya ulastiktan sonra ilk vaazini verdigi Benares yakinindaki Sarnath Geyik Parki. Ancak bütün Budist gruplar "hacca" ayni önemi vermezler. Sanehi ve eski Stupalar. Modh-Gaya.Belirtilen bu yerlerin disinda Yahudilerin çesitli ülkelerde ziyaret ettikleri kabir ler ve mahallî ziyaret yerleri de bulunmaktadir. Samye. Ganj ve Jamna nehrinin kiyilari. Bunun yaninda her Budist memlekette kutsal hac yerleri bulunmaktadir. Isa'nin dogdugu Bethlehem (Be ytlahim) en büyük saygi gören "hac" yerlerinden bfridir. Meselâ Tibet te: Lhosa. Bu gelenek yerlesip yayginlastiktan sonra Roma'ya ziyaret hiç eksik olm amistir. Sera. Ganj da kutsal yerier-dendir. Bu dda'ya ait tapinmada önemli bir yer tutar. yeni yeni ve mahallî ziyar et yerleri ortaya çikmistir. 2. Hima-laya'nin yüksek tep eleri.Buddizm'de Hac: Sadik Budistler için Budda'nin hayatinin geçtigi v© hatiralarini tasiyan yerlerkutsal ziyaret yerleridir: Budistlerin hac yerleri sunlardir: 1. Bu kutsal yerlere yapilan ziyaretler.Budda'nin altinda ilhama kavustugu Bodhi agaciyla Bodh Gaya. Kudüs'ten sonra Roma'nin "hac" merkezi olmasi Petrus ve Pavlus'un mezarlarinin orada bulunmasindan kaynak lanmistir. Günümüzde Hiristiyan hac yerlerinde bazi degisiklikler olmus.000 stupa vafdir). Tashilimpo. Bu yerler. Ajanta. Hz.Hiristiyanlikta Hac: Hfrîstiygtnlikta. [603] . Gaden. Hz.Budda'ntn Nepaj&eki dogum yeri olan Lumbini. Brindaban ve bilhassa iki bin tapinagin bulundugu Benares bunlardandir. 4. [601] dc. Hac gayesiyle Roma'ya böylece akin edilmesi "Bütün yollar Romaya çikar" atasözüne k nu olmustur. "hac" sefe rleri Hindularin hayatinda önemli rol oynamaktadir. panayirlar kurulur.

ancak bunlar haccin rükünlerinden degi ldir. genel olarak bir ulûhîyete. bazisi birkaç defa ve bazisi da. Burasi ilâhî menseli üç dinde de kabul edilen Hz. oralari takdis etmeleri. belirli bir toplanti yerine sahip olmamistir. Bu yerlerde dinî havaya bürünen bayramlar ve panayirlar yapilmaktadir. Müslüman tarafindan mukaddes kabul edilip zi yaret edilen Medîne. oniki yilda bir yapilmaktadir. Yahudi ve Hiristiyanlar hac ve ziyarette as iri gitmislerdir. düsüncede yüceligi. 1972.DINLERDE MABED Kur'ân'in temiz elbiselerle girilmesini istedigi Mabed. Ganj'la Jamna nehrinin b irlestigi yerde oldugu gibi. hayalde mücerretligi. Tecrid-i-Sarîh Tercümesi. insanlarin biraraya gelip ibadet e decekleri. Ganj nehrinde yikanmanin da büyük bir fazilet sayildigidan kalabaliklar halinde buralarda toplanilmaktadir. bazi ilâhlarin oralarda özel olarak tecellî ettigi inanci bulunma ktadir. Bu endiseler son has taliginda bile onu mesgul etmistir. Hz.Islâm'da Hac ve Degerlendirme: Islâm'da hac. Ora larin büyük serefe ve özel kutsalliga sahip olduguna inanilmaktadir. umûma sâmi . Din deyince. Kutsal yerlerin büyük çogunlugu Ganj nehri kiyisinda bulundugundan. yüce bir varliga saygi göstermek için yapilmis önemli yapidir.Caynizm'de Hac: Ziyaret edilen çok yer bulunmaktadir. Ank. Hindistanda Buddizm. böyle âdetlerin ümmetine sirayet etmesinden endise duymus. bu y erlerin ugrunda katettikleri uzun ve mesakatli yolculuklar. Biraraya gelmeler inananlardan birinin evinde veya müsait bir yerde olmustur. amel ve tatbi katta ihlasi. Yahudi ve Hiristiyanlarin peygamberlerinin. Allah'dan baskasi iie alâkayi kesmeyi isteyen bir dindir. Muhammed.de. 11/367-381). Bunun disinda. Allah'a k arsi kulluk görevini yerine getirmek için insanlarin biraraya geldikleri yerdir. Özel olarak. akla o dine inanan insanlarin yerine getirecegi görevler ve bu görevler in ifâ edilecegi mabedler gelmektedir. kendi kabirinin tapilan bir yer yapilmamasi ni istemistir (Bkz. Muhammed. azizlerinin mezarlarini secde yeri yaptiklarini belirterek. [605] 2. [604] df. Kudüs gibi yerler de vardir. kendi kabrinin her türlü sirk ve tapinmadan uzak kalmasi için gayret göstermistir. ilk ortaya çikip yayilmaya basladigi siralarda. bu gibi asin davranis ve âdetlere karsi tep ki göstermis. Hz. Haccedilmege en lâyik yer de Beytuilah'dir (Kâ'b e). kendi aralarinda toplanabilecekleri yer mes'elesini ortaya çikarmistir. Her din. Mekke'ye yapilmaktadir. Yahudi ve Hiristiyanlardak i mezar ve türbelere tapinma fitnesinden ümmetini korumak istemesidir. takdis ve ta'zimde haddi asip sirke düsmüs ve Allah'tan baskalarina tapmalarina yol açmistir. Ziyaret yerlerine verdikleri önem. Caynizm ve Hinduizm'de mabetler ve mukaddes yerler çoktur. Orada açik âyetler vardir. Ibrahim'in hatirasini tasimaktadir. Mabed. Zamanla mensuplarin sayisinda artis Olunca. Dinî önderlerin orala rda hakîkata ulastigi. Diger din mensuplarinda oldugu gibi. Bu toplanti larin bazisi senede bir. onlarin duygu ve düsüncel erine hâkim olmus. Buna sebep de. Hemen hemen bütün dinler. Buhari. Islâm. irade ve niyette temizligi.

40). fazileti ve haccedilmesi disinda bir bilgiye rastlanma maktadir. Kutsal iki kitapla belirtilen bu mab edler. alni yere koymak" gibi. Ali ve en eski arkadaslariyle birlikte. Adem ile basladigi ileri sürülmekte.gören bu makam. 2.Islâm'da Mabed (Mescit. bunun yanin kilinmasini ve . Asagida bugün yeryüzünde mevcut olan dinlerden bazilarindaki mâbedlertiakkmda bilgi veri lecektir. Her dinin veya her toplumun kendine mahsus ibâdet yerleri. yâ aslî görevin i/yani "Allah'in evi" vazif esini ifâ etmekte. ya da sadece dinî liderlerin heykellerinin bulundugu yer. "Mescidu'l Haram"[612]. sonrakilere model . Süleyman tarafindan gerçeklestirildigi[610] görülmektedir. bu yerin "Allah' in evi" Kabe oldugunu belirtmektedir[606]. Mekke'de. bazen kendi evinde. eni. Islâmî hükümler. Muham-med ile gerçeklesmisti r. Mekke'nin dar sokaklarinda. "putevi" hüviyetin i' tasimaktadir. [611] a. Hz.. Kur'ân'da. yüksekligi ve diger teferruat yeralmaktadir." (Hac. Yahudi Kutsal Kitabi'nda (Tanah). bir her yer birdir ve namaz vasitasi e mümkündür.Allah tarafindâti yapilmasi emredilen mabedler (Ka'be ve Yahudi Kutsal Kitabi'n dâki bilgilere göre Süleyman Mabedi). bütün a Namaz zamani geldiginde namazin istir. egi lmek. Hz."dik. Islâm'da cami ile esanlamda on.durmak. Muhammed.. gizlice namaz kilmaktaydi. Islâm'dan önce mukaddes bir türbe'de Taniya adanmis ve içinde Tann'ya dua edi len ibadet yerleri de "rheö-cid" ile ifade edilmistir. bas egmek. Yeryüzündeki mabedleri iki kisma ayirabiliriz: 1. O dinin mensuplari arttikça mabedler de çogalmis tir. Ismail ile yüceltilmis[607]. gelen. ^onunda putlardan tamamen temizlenerek asil gayesine hizmet etmesi Hz. Mescit kelimesi. ye bir araya.biç mescidde kilinmasini istem . Muhammed. Her ma bed. bütün peygamberlerce hürm et . Tanrinin evinin istenilen se kilde bir "Mabed" olarak Hz.. getirici" anlamindadir.. havralar ve içinde Allah ismi çokça anilan mescidler yikilip yok olurdu. Allah nazarind ile Allah'in huzurunda secdeye varmak her yerd dünyayi bir mescid olarak tanidigini belirtmis. ya bir toplanma yerV'Tanfinin bulundugu yer" fonksiyonunu icra etmekte. onlarin da bu emri yerine getirdikleri[608]. bir mekân ismidir. Kur'ân'da. kiliseler. Hz.l yerler ortaya çikmistir. mabedleri vardir. Hz. mescid.olmustir. esas olarak. ajarnjara. "Mescidim Aksa" Için1 kullanilmi stir[613]. ilk Müslüman cemaatin husûsî bir ibadet yeri yoktur.. Peygamber.[614] ibâdetgâhin mevcudiyetini" zarurî kilmistir.. Yeryüzünde ilk "mabed"in Hz. umumiyetle bazen Ka'be civarinda. Ibrahim ve Hz.Sonradan ortaya çikan mabedler. o dinin muhtevasina göre sekillenmekte. Y akub'un yaptigi yerin admi^el Beyte!" koydugu[609]. Cami. Su âyette umûmî anlamda kullanilm istir: "Allah insanlarin bir kismini diger bir kismiyla savmamis olsaydi herhald e manastirlar. Ibrahim'e. Cami) Islârn'çJa ibadet yeri cami veya mesciddir. Dünyada meshur olan. Kur'ân. Allah'in Hz. Fakat Tanah'ta. boyu. Süleyman Mabedi'nin (Bet ha-Mikdas) yapilisi. Ka'benin yüceligi. Hz. Ya'kub'a Allah için bir mezbah yapmayi emrettigi. "bir yere toplayici.-. tek basina n amaz kilmistir.

Yahudiler için Süleyman Mabedinde. mü'minlerin. He r yil çok sayida Yahudi. Sonralari bu mabed örnek alinarak. Hatta Türk sairlerinin. Kurbanlar ancak Kudüsteki Süleyman Mabedinde icra edilebilir. havra) vücuda getirmislerdir. Mabedler. Müslümanlarin çogaldigi. Sinagog (Beyt-ha Knesset). ibadetler. Babil Sürgünü (M. kutsal kitaplarin okunmasi ve di nî emirlerin ögrenilmesi için Yahudi cemaatinin toplandigi yapiyi ifade eder. mabedlerle bir ve ayni sayilir ha le gelmistir. mecburî dualarini yerine getirmektedir. yenileriyle takviye edilmis ve büyük camiler ortaya çikmistir. 586) dönüsü bedi" yeniden yapmis ve M. Bu ilk mescidler. Yahya Kemal. onu yeniden ihya etmenin ülküsü ile yasamislardir. Sabbat günü ve günde üç defa olur. Ahd-i Atik'in (Tanah) sem-bojpj "Israil'in gerçek tanrisi". Tanrinin görünmez varligin bulundugu yerciir. cemaatin dinî ve siyasî merkezi haline gelmistir. Süleyman Mabedi'ni ziyaret etmekte. bir Tanri ile bir ma'bed ayni övgüde birlesmistir. Böyle niabedlerin insasi dinî sevap vesilesi olmus ve hayirda yaris ba slamistir. Müslüman olan toplum. Islâm'in yayildigi yerlerde. Yahudiler. Bu camiler.S. Islâm'da ibadet yeri mescid ile baslamistir (Mescid-i Nebevî. Yahudilerin toplanma yeridir.. Cami. 70'de yakilip yikilip yok edilmesinden sonra. dualar yerine getiril mekte ve kutsal kitap okunmaktadir. ibadetle rini yerine getirecekleri. Peygamber orada. . islemeleriyle. Mabed. Yahudilikte. Bu sinagoglarda yapilan ibadetlerde kurbanlar yer a lmaz. "Süleymaniyte'de Bayram Sabahi" siirinde. "Ulu mâbed. Islâm'in isareti ve o bölge nin Müslüman oldugunun delili olmustur. Zamanla millet. . Cemaat arttikça mesc id. Mehmet Akif Ersoy da. fethettigi yerl erde camileri vücuda getirmistir. Sinag . Kudüs Mabedi'nden uzakta kaldiklari sürece. yapi tarzlariyla oha verdigi önemi göstermis. ibadet yapilmasi. peygamberlerin etrafinda toplandiklari yer olmustur. Bu mabed Yahudilerin gönlünde taht kurmustur. Yahudilerin dinî merkezi olmustu r. Ahit Sandigini muhafaza edecekleri yer olarak büyük mabed modeli sinagoglar insa etmislerdir. ibadet yeri olarak "Beyt-ha-Knesset" ( Sinagog. ibadet yeri vasfi agirlik kazanmist ir. Buralarda. Islâmi duygusunu camilere yan sitmis. Medîne Mesc idi. namaz kilmak içi n. millî marslarina konu olmust ur. Tevrat özel bir dolapta saklanir. törende okunur ve dua edilir. Beyt-ha Mikcfas denilen Süleyman Mabedine bagli o larak yaptiklari ibadetleri (Kurban gibi) bir müddet yapamamislardir.Ö. Islâm'daki camilerin umûmî sekline örnek olmus. Yillarca kendilerini mabedle bir ve ayni gören Yahudiler. düsünürlerinin siirlerine. Bati Duvari (Aglama Duvari) önünde geleneklerini sürdürmektedir."Sinagogda. Müslümanlarin dinî ve siyasî meselelerini halletmistir. Toplanmal ar. cemaat halinde ibadöt için kullanilmistir. Mü'minler i Allah'a itaate davet etmis. [615] b. gittikleri yerlerde. "Degmesin ma'bedimin gögsüne nâmahrem eli Bu ezanlar ki sahadetleri dinin temeli" diyerek mabede verilen önemi en iyi sekild e göstermislerdir. Küba Mescidi). Ben de bir varisin olmakla bugün magrurum".Mescid. 1. seni ancak bu sabah anliyorum. hep o nun hayaliyle. T anrinin evidir. daha baslangiçta.Yahudilerde Mabed Yahudi'lerde mabed önemli bir yere sahiptir.

Yahudilerin tek devleti olan Israil'in temelidir. Hiristiyanlikta Kilise'nin fonksiyonu diger ibadet yerlerinden farklidir. Kilise. [616] c. Kilise. hem milletin hem de dinin odak noktasidir.Caynizmde Mabed . bir bakima dinî devletti r. Sabah. Kilise'nin hem bina he m de teskilat anlami var. [619] f. putevi anlaminda "pagoda" kelimesiyle belirtilir. Pagoda'ya giren bir Buddist. mabedlere Kilise denilir. Pagodalarda B udda'nin heykelleri bulunur. 12 yasini bir ay geçmis 10 erkekle sinagogda ibadet yapilir. tev be ve benzeri ibadetlerin yapildigi yerdir. yikanir. Kadinlar in yeri ya arkada ya perde yJBya kafesle kapatilmis yan taraflardadir. ona çiçek ve tütsü sunar. meclis veya cemaat anlamina gelmektedir. Tapinaksiz köy yoktur. daha sonra muht esem kiliseler ortaya çikmistir. Kiliseler arasinda yapilan ibadetlerde bazi farklar bulunmaktadir. evieri müsait olanlarin evlerinde veya katakomp denilen yeralti mabedlerinde yapilirken. Budda'nin heykejine ta 'zimde buiunur. Mabedleri n yillik senlikleri vardir. Hastanelerde. Kilise. Bu senliklerde putlar arabalarla çekilerek. Katolik. Kadinlar ibadete katilamaz $e erkeklerle bir arada olamazlar. Anglikan gibi kiliseler var dir. mabed de vardir. Islâmdaki cami disiplini Yahudi mabedlerinde yoktur. Ibadej. Mabedlerde ibadet. Hiristiyanlikta da ilk zamanlar bir mabed yoktur. Tanri'nin ev i kabul edilir. teskilat olarak. Bugün din. Hiristiyanlar millî kültürlerinin temelinin kiliselerde atildigini kabul ederler. "Kominyon Âyini". her yapilan mahallede muhakkak bir mabed (Bet-Ha-Knesset) vardi r. irmaklara götürülür. Hiristiyanlarin ibadet ettigi yeri kasdet tigi gibi.ogdaki tören son derece sadedir. [618] e.Hiristiyanlikta Mabed Hiristiyanlarin ibadet yerlerine. Isa'n in manevî vekili kabul'edilmektedir. [6 17] d. Israil. "Ruhban sinifini" da ifade etmektedir. Bina olarak.Hinduizmde Mabed Hinduizmde ibadet her yerde yapilabilir anlayisi olmakla beraber. evdekinin biraz gelismis seklidir. a ksam ve pazar günleri ibadet kiliselerde yapilmaktadir.Buddizmde Mabed Buddizmde mabed. Her üniversitenin de bir mabedi bulunmaktadir. Kilise. Mabed. Bu mabedlerin yanin da. Kasaba ve sehirlerde büyük mabedler vardir. kutsal yikanmaya elverisli. Halk sohbet için de buraya gelm ektedir. havuz bulunmaktadir. Ortodoks.

Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Dr. Prof. kiliç. Dr. Dr. 2002: 4-5. Günay Tümer. [621] h. önlerine lamba ve tütsüler konulur. [2] Prof. Bji heykeller önünde i lâhiler söylenir. alnini yere daya r ve bir takdimede bulunur. Günay Tümer. Mabed islerini rahipler idare eder. Nisa 11-12: (Ey inananlar ! Birbirinize belirli bir süre için. Tanrilara tapinma. Dr. Islâmdaki ma'bed disiplini ve ma'bedi "Allah'in evi" kabul edip saygi gösterme anlay isi hiç bir dinde yoktur. Abdurrahman Küçük. Dr. papazla cemaat ar asinda konusmalarin cereyan ettigi. Mabedlerde genellikle ayna. diger dinlerde de genelde tanri heykellerine hizmet sunma yeri. Ankara. Abdurrahman Küçük. [620] g. Yahudilerde ma'bed. Bunun yaninda g urdvvara denilen mahallî mabedleri de vardir. Bunlarin en önemlisi Ise'deki Am aterasu adina yapilmis olanidir. onlara meyve ve sebze sunulur. Dr. Bu he ykeller yikanir. Buraya "haci" olmak için gidilir. borçlandiginizda. Abdurrahman Küçük. Ankara. Prof. Buraya giren bir Sih. [622] -------------------------------------------------------------------------------[1] Prof. Hiristiyanlarda da kiliseler bir toplanti. . dua okumak. halk tarafindan idare edilir. yaglanir ve çiçeklerle süslenir. sohbet yeridir. onu hemen yaziniz). Bakara 282. 2002: 1-3.Sintoizmde Mabed Japoya'da 100. hemen Kutsal Kitab'a kadar ilerler.000 civarinda Ma'bed bulunmaktadir. Ocak Yayinlari. Ibadette bir disiplin söz konusu degildir. [3] Prof.Caynist Mabedlerinde heykeller bulunmaktadir (Tirtankaralar).Sihizmde Mabed Sihlerde dinî ve içtimaî faaliyetlerin merkezi Amritsar Altirî Mabe-di'dir. Dr. mücevherli taç ve Amaterasu'nun heykeli bulunur. pirinç ve p irinç sarabi sunmakla olur. Cemaat. [4] Prof. Prof. Kutsal kitap lari bu mabedde muhafaza edilir. 2002: 1. Dr. Gurdvvara'da yapilan ibadet. sihlerin geçmis sikintilarini dile getiren ve m uzaffer olmasini isteyen dualari beraber okur. Ocak Yayinlari. 2002: 1. Ocak Yayinlari. Mabeerde ki ibadetler rahipler taraf indan degil. Ankara. [5] Bkz. Kutsal Kitaptan pasajlarin okunmasindan ibar ettir. Ankara. Ma'bedler tanrilarin mekâni olarak görülür. Prof. Bunlar. Abdurrahman Küçük. Ma'bedlerde ib adet edenlere ayrilmis salonlar vardir. sihlerin hayatinda önemli rol oynar.

Sociology of Religion. [24] Prof. 1-16 [17] Gazâlî. Akseki. Hak Dini Kur'an Dili. [19] Prof. Prof. Prof. Prof. Mensching. Beyrut 1968. [21] Bkz. Dr. Prof. H. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. A nkara. Dr. Prof. 2002: 10-11. 33. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. (Biz. Kemal Edip Kür kçüoglu tarafindan hazirlanmis "Süley-maniye Vakfiyesi" Ankara 1962 isimli eserde Dinl er Tarihi ile ilgili sartlari bulamadik). el-Erkânu'l-Erbeâ. 2002: 4-5 . Paris 1951. Islâm. 10-21. 26-36. Ihyâu Uiûmi'd-Din. Dr. M. Prof. Dr. Günay Tümer. Günay Tümer. 85. [13] Seyyid Serif Cürcânî. Ibn Hazm. Ankara. Istanbul 1338 (1922). Prof. Ankara. M/305 [16] Bkz. 2002: 1-4. 2002: 9-1 0. Günay Tümer. Dr. [26] Sehristanî. 2002: 8. IV/53 [18] Eimaiili Hamdi Yazir. Abdurrahman Küçük. Tar ih-i Edyan. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. . Günay Tümer. Dr. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Cevheretü't-Tevhid Serhi [15] Muhammed Ali el-Fârûkî et-Tahânevî. Ocak Yayinlari. Ankara. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. [11] Prof. Günay Tümer. [12] Prof. Nur 2. [23] Bkz. G.[6] Bkz. Rum 43. Chicago 1951. Misir 1967. Prof. Ta'rifât. 3 [22] Dinlerin çesitli sekilde tasnifleri için ayrica bkz. Günay Tümer. 1253. Dr. [27] Ebu'l Hasen Ali El-Hasenî en-Nedvî. Günay Tümer. Dr. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Fetih 28. En'am 161. 130. 72 [14] Abdusselâm el-Eknî. Prof. Dr. Dr. Nasr 1 -3. "Kitâbu'l-Fasl fi'l-Milel Ve'l-Ehvâi Ve'n-Nihal" ve Sehristanî. Dr. Kessâfu Istilâhâti'l-Fünûn. Ankara. Ankara. Tevbe 29-33 [7] Bkz. J. Tevbe 29. Ocak Yayinlari. [25] Prof. Dr. Prof. Istanbul H. Enfâl 39. Ankara 1955. Dr. A. SemseddIn (Günaltay). Ankara 1981. Ab durrahman Küçük. [10] Prof. Abdurrahman Küçük. Kahire 1963. Yusuf 40 [8] Bkz. Ankara. Gâfir 26. [20] Prof. 2002: 1112. Saff 9. Istanbul 1943. Wach. Prof. Ankara. 2002: 1215. Ankara. 2002: 5. Ocak Yayinlari. 2002: 10. Nasr 2 [9] Bu konuda bkz. "e l-Milel ve'n-Nihal". Ocak Yayinlari. el Milel ve'n-Nihal. 194. 2002: 5-7 . Dinler Tarihi ne Giris. Sociologie Religieuse. Ankara. Prof. Dr. Dr. Türk Devlet Gelenegi. Günay Tümer. Dr. Aydin Taneri. Paris 1951. Dr. Dr. 1/11. Beyrut 1975. Schimmel. 130. Âl-i Imrân 19. Dr. Abdurrahman Küçük. Prof. Tevbe 36. 8 [28] Bkz. Dr.

Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Dr. [35] Prof. Günay Tümer. Ankara. Prof. Günay Tümer. M. Dr. artik ancak O'na güvenin. 13-18 [32] Prof. Ibrahim'e.000'dir. Günay Tümer. Isa'ya söyle demislerdi: "Biz Allah'in yardimcil ariyiz. Dr. eger siz gerçekten Allah'a Iman et tiyseniz. 2002: 2122. 2002: 2021. Abdurrahman Küçük. ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiglmiz. Abdurrahman Küçük. (Ehf-i Ki taptan bir grup. Havariler de Hz. Prof. Musa. Ocak Yayinlari. Ayrica bkz. Ocak Yayinlari.[29] Prof. kavmine söyle demisti: "Ey kavmim. Yunus'a. Prof. Dr. Bakara 136. Dr. Ankara. [30] Prof. Peygamberlerin sayisi konusunda çesitli rivayetler va rdir. Abdurrahman Küçük. Ankara. Abdurrahman Küçük. [34] Prof. daya nin" (Yunus 84). Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. daha önceden müslüman olmus kimseleriz" (Kasas 53). Abdurrahman Küçük. 2002: 2326. 2002: 35- . Rabb imizden gelen bir haktir. Allah'a inandik. Tarih-i Edyan. [31] Bunlarin disinda da Islâm Dünyasi'nda bazi çalismalar ve bu sahayla ilgilenenler o lmustur. Günay Tümer. Ah med b. Bunlardan bazilari için bkz. Dr. Günay Tümer. 2002: 18. Prof. [45] "Allah katinda din. torunlarina. Abdurrahman Küçük. Dr. Isa'ya. Yakub'a. 2002: 1518. Ankara. Semseddin. Hanbel'in "MÜsned"inde Ebû Umâme'den rivayet edilen bu hadis söyledir: "Enbiyânin s ayisi 124. sana da vahyettik" (Nisa 163). Mâlde 46-48 [48] Hz. Harun'a ve Süleyman'a vah yettlgimlz gibi. [33] Prof. [49] Prof. O'na ihlas Ile teslim olmus Müslümanlarsaniz. Ahzab 40 [47] Bkz. Ishak'a. Dr. Ocak Yayinlari. O'na teslim oldugumuza sahit ol" (AH Imrân 52). Dr. Bunlardan en yaygin olani 124. 2002: 2734. Dr. Islâm'dir" (Al-I Imrân 19) [46] Bkz. [44] "Kendilerine apaçik anlatabilsin diye her peygamberi kendi kavminin dili ile gönderdik" (Ibrahim 4). Dr. Günay Tümer. Ankara. Prof. ismail'e. Dr. [36] Tîn Sûresi 4 [37] Rum Sûresi 30 [38] Fâtir Sûresi 24 [39] Nahl Sûresi 36 [40] Isrâ Sûresi 15 [41] Ra'd Sûresi 7 [42] Nisa Suresi 164-165. Dr. Ocak Yayinlari. Hakikat biz. Kur'ân-i Kerîm isittikleri zaman) "Buna inandik. Prof. Ankara. Prof. Ankara. Bunlarin içinden 315'! resul'dur". Süphesiz ki bu. Eyub'a.000 peygamber geldigini açiklayan hadistir. Ocak Yayinlari. [43] "Nuh'a. Dr.

Günay Tümer. Dr. Günay Tümer. Prof. [59] Prof. Timurtas. Bab 92. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Dr. Prof. 2002: 6263. Ankara. 2002: 5355. Tecrîd-i Sarîh Tercemesi. Ankara. Dr. 2002: 4546. Dr. Dr. Prof. Günay Tümer. 2002: 67. Dr. Refik Özdek. 2002: 4752. 2. Prof. Ankara. Ankara. Abdurrahman Küçük. Dr. Ocak Yayinlari. Ankara. Prof. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Prof. Dr. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. "Taptiklari" anlaminda Türkçe Tabgu'dan geldigi ileri sürülmekted ir (Bkz. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Prof. 2002: 4243. [64] Prof. Ocak Yayinlari. [70] Prof. Prof. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari.20. Dr. Ankara 1974. Dr. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Dr.26. Hasr 21 [52] Bkz. Ankara.38. Ilham Hazinesi. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. [61] Prof. Dr. [50] Bkz. 7. sf. Dr.8. Dr. 2002: 47. 2002: 5253. Prof. [57] Prof. Günay Tümer. [58] Tabu kelimesinin. [66] Prof. Günay Tümer. Ankara. Dr. Günay Tümer. Prof. Prof. Abdurrahman Küçük. Konfüçyüs. 2002: 5759. Ankara. Prof. IV/ 529 [53] Prof. Abdurrahman Küçük. "Bozulan Türkçemiz". [69] Faruk K. 2002: 6367. Dr. [63] Prof. Istanbul 1968. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Dr. Dr. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. 2002: 5556. Türklerin Altin Kitabi. 2002: 57. Buhârî. Ankara. 2002: 3942. [56] Prof. Dr. Günay Tümer. Cenâiz. Tercüman Yay. 2002: 61. Istanbul 1990. Dr. Prof. Dr. Ankara. Prof. Dr. Ankara. Abdurrahman Küçük. Redhouse Yayinevi. Dr. 2 Subat 1979. Dr. Çe erdim. Dr. Dr. Ocak Yayinlari. [54] Prof. Dr. Ankara. Abdurrahman Küçük. Prof. Günay Tümer. [55] Prof. 2002: 3839. Dr. . Günay Tümer. Ocak Yayinlari.56 Konfüçyüsçülük ile ilgili bilgilerin çogu için bkz. [68] Bkz. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. 2002: 5961. Ankara. Tercüman Gazetesi. Abdurrahman Küçük. [62] Prof. Bakara 30 [51] Bkz. s. Ahzâb 72. I/9). Dr. Ankara. [60] Prof. [65] Prof. Dr. Robert Ernest Hume. Ankara. Prof. Dr. Ankara. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. [71] Prof. Ocak Yayinlari. Konusmalar. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. [67] Prof. Günay Tümer. Dr.

karsi karsiya getirmemislerdir. Ankara. Prof. Prof. Dr. kendinden gayri tapinma k onusu edilmis seyler için "ilâh" kelimesini kullanir. Türk Kültür Tarihine Giris. Ankara. Çev. 163. yeri geldikçe "Tanri dostu". Günay Tümer. Bununla beraber Allah'in kendisi için "Ilâh" kelimesini kullandigi da olmustur : "I lâhuküm ilâhun vahidun : Ilâhiniz bir tek Ilâh'dir (tanri)" (Bakara. Mircea Eliade. Dr. Ilâh kelimesinin çogulu "âlihe"dir. 1/57-61. Oguz Destani. Traite d'Histoire des Religions. Allah lafzi. O'ndan artik Tanri yok" denilir. Histoire des Croyonces et des Ideas Religieuses. Baski). onlari yanyana yürütmüsler. Dr. Allah kelimesinin çogulu yoktur. 2002: 6872. Türk Irki Niçin Müslüman Oldu. Paris-1975. MI/ 65 ve Türkler'deki Gök Tanri hanci için ayrica 62 66. Türk Kültürünü me Çaglari. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Dr. 22 vd). [81] Bkz. Prof. Dr. Ocak Yayinlari. baski). Ocak Yayinlari. 2002: 7274. Prof. 2002: 7576. Ankara.[72] Prof. Abdurrahman Küçük. [77] Prof. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Dr. Ankara 1978 adli eser olmustur. (Mesela. Laotzu. Dr. [80] Bahaeddin Ögel. [79] Prof. 2002: 7881. Ocak Yayinlari. "Tanri buyrugu". Taoizm. Konya 1978 (2. Ögel. Ankara. sahifeler arasi ve M. kendisi için genellikle Allah. Nahl. savaslarda "Allah Allah" diye düsmanlarina hücum edip son nefeslerinde " Allah" diyerek göz kapamak. [75] Prof. Allah kelimesi çogul olm adigindan. Tanri'nin da dilimizdeki yerini gös termesi bakimindan düsündürücüdür. Dr. Dr. B. Ocak Yayinlari. (Istanbul 1982 (2. Prof. Ocak Yayinlari. Ankara. 2002: 7678. Dolayisiyla Allah için Tanri kelimesini kullanmakta bir ma zur görmediklerinden atalarimiz. [76] Prof. Tanri (ilâh) kelimesini kullanmayalim denilirse bu. Abdurrahman Küçük. Allah'in Esmâ-i Hüsnâ'si vardir. Günay Tümer. [73] Taoizm'in Prensipleri basligi altinda verilen bilgilerde temel kaynak. Ankara. 2002: 6768. Eger sadece Allah k elimesi kullanilabilir. Prof. "Tanri Misafiri " de demislerdir. Abdurrahman Küçük. Mesela bir mütercimin çev irdigi romanin basligi "Allah'lar Susamisti" seklindedir. Haz. Dr. Prof. Ögel. Günay Tümer. 311-312.Ankara 1978. Anka-ra1979. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Türk Kültür Tarihine Giris. Dr. Zeki Velidî Togan. hem de bazi mahzurlar ortaya çikarir. Ism-i Azam'dir. [74] Prof. [78] Prof. [84] Türkler. [82] Bkz. hem Ku r'an'in tarzina uymaz. Allah'in da. Dr. [83] Prof. Lâ ilahe illallah:Aliah' tan baska Tanri yoktur). 79-82 . Günay Tümer. Dr. 2002: 74. Mevlid'de "Birdir Allah. Günay Tümer. burada Tanri kelimesinin kullanilmasi gerekeceginden mütercim hatalidir . Ocak Yayinlari. Muhaddere Nabi Özerdim. Allah lafzina Esmâ-i Hüsnâ içinde Ism-i Azam olarak hürmet göste zikretmekle beraber. Prof. 1/61 [86] Ismail Hami Danismend. Ankara. Dr. Dr. Kur'ân-i Kerim'de Yüce Allah. Günay Tümer. Ancak mütercimin yaptigi bu hata. 2002: 76. Ankara. Ocak Yayinlari. Dr. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. Paris 1984 111/10-13. her iki kelimeyi de kullanmislar. [85] Bkz. Eliade.

Abdurrahman Küçük. 2002: 10 3-106. Abdurrahman Küçük. Prof. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. II. Dr. Dr. Dr. Prof. Dr. fakat basarili olamiyor. Günay Tümer. Prof. Dr. Prof. [101] Prof. A. Abdurrahman Küçük. Dr. Prof. Dr. Dr. Abdurrahman Küçük. IV/397-408. Abdurrahman Küçük. [92] Prof. Dr. Dinler Tarihine Giris. Ankara. Ocak Yayinlari. Ankara. Dr. 2002: 9496. Abdurrahman Küçük. Dr. (Ankara 1965). Dr. Ankara. Dr. Dr. Günay Tümer. Prof. Dr. Ocak Yayinlari. Ankara. Ankara. Dr. Abdurrahman Küçük. (Ankara 1982). [96] Prof. Milletlerarasi Folklor Kongresi Bildi rileri. Günay Tümer. [99] Hindistan'da bazen camiye girmis bir kutsal inegin çikarilmasi bile Müslümanlar la Hindular arasinda büyük olaylara yolaçmaktadir. Prof. Schimmei. Dr. [93] Prof. Prof. Ocak Yayinlari. [89] Prof. [103] Prof. Dr. [88] Prof. 2002: 10 8-109. 2002: 9697. Hint yönetimi. Bu ineklerin kesilmesi haberi. Ocak Yayinlari. . Inegi. Günay Tümer. Prof. Dr. 2002: 10 7-108. 2002: 9799. Günay Tümer. Günay Tümer. "Bektasi Menakipnamelerinde Tenasüh". Ocak Yayinlari. yillardir inegi asil konumuna getirmek için ugrasiyor. Abdurrahman Küçük. Prof. Hindularin kendi ar alarinda da Sinlerle de olaylara sebep olmaktadir. Islâm ve Yahudi Mezhepleri. A. Prof. Ocak Yayinlari. Ankara. Dr. Dr. Abdurrahman Küçük. 2002: 8893. Ocak Yayinlari. 2002: 100 .[87] Prof. Ankara. [102] Prof. Dr. 2002: 9394. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. [100] Prof. Ocak Yayinlari. Ankara. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Ankara. [95] Prof. (Ankara 19 55). Dr. Prof. Ocak Yayinlari. Yasar Ocak. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. 2002: 101 -102. 2002: 10 6-107. Dr. Günay Tümer. Ankara. Günay Tümer. Ankara. 2002: 103 . Ankara. Dr. Dr. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Prof. Dr. Ankara. 2002 : 102-103. Dr. 2002: 11 0. Ankara. Abdurrahman Küçük. Prof. Dr. Dr. Ankara. [97] Yasar Kutluay. Ankara. Prof. Prof. Dr. Ocak Yayinlari. 2002: 8187. Günay Tümer. 2002: 99100. Hindistan'da 250 milyon kut sal inek oldugu belirtiliyor. Dr. 2002: 100 -101. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Günay Tümer. [104] Prof. Dr. Günay Tümer. Prof. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Prof. [94] Prof. Ocak Yayinlari. 252. Hintlilerin anasi gibi görmeyi devam ettiren tarikatlar vardir. Abdurrahman Küçük. [91] Prof. 218. [90] Prof. [98] Prof. Ankara. Dr.

1. Maide Sûresi. X/103-104. Ocak Yayinlari. Ankara. Ismail Cerrahoglu. Ocak Yayinlari. [111] Prof. Ankara 1994. Dr. 202-203. Günay Tümer. Istanbul 1977. Ankara. Dr. Dr. [114] Hz. 2002: 12 7-129. Dr. [118] Bkz. Dr. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. 69. Dr. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. 69. Ankara. [110] Prof. 17 8. Günay Tümer. Dr. 62. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. 2002: 12 5-127. Ankara. Dr. 2002: 11 8. Ter. [109] Prof. Ocak Yayinlari. Son Gnostikler Sabiîler. Günay Tümer. 1/125). Prof. Prof. [106] Prof. Dr. Prof. A. Ankara. Dr. 2002: 11 3. Abdurrahman Küçük. Ankara 1995. Ocak Yayinlari. Ankara. Ocak Yayinlari. Dr. Günay Tümer. [121] Sinasi Gündüz. Prof. Maide Sûresi. Ö. Günay Tümer. Ankara. Dr. Ankara. Dr. Remzi Kaya. Günay Tümer. [124] Prof. 2002: 12 2-125. Kisra'nin Sarayinda ondört sütun yikilmis. Abdurrahman Küçük. Muhammed'in dogdugu gün. dogum mucizesi olarak. Günay Tümer. Prof. Günay Tümer. Kur'an-i Kerim'e Göre Ehl-i Kitap ve Islam. [107] Prof. [122] Bkz. Dr. Dr. Riza Dogrul. Ankara. Abdurrahman Küçük.Ü. 2002: 11 1. Ankara. 17. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Prof. Dr. Için bkz. 2002: 11 9-120. Ankara 1962. Ankara. Dr. Prof. Abdurrahman Küçük. Dr. Abdurrahman Küçük. Dr. 2002: 1