Güney Tümer/ Abdurrahman Küçük

Ocak Yayinlari

DINLER TARIHI 8 Dördüncü Baskiya Önsöz 8 Önsöz 9 I. BÖLÜM DINLER TARIHINE GIRIS. 9 A. DIN VE TARIH KELIMELERININ INCELENMESI 9 1. Din. 9 a. Dinin Lügat ve Terim Anlami 9 aa. Islâm'da Din. 9 ab- Diger Dinlerde ve Dillerde Din. 10 b- Dinin Tarifi 11 ba. Dinler Tarihi Arastiricilarina Göre Din. 11 bb- Islâm Bilginlerine Göre Din. 12 2- Tarih. 12 B- DINLER TARIHININ TARIFI 13 C- DINLER TARIHININ KONUSU. 13 D- DINLER TARIHININ METODU. 14 E- DINLER TARIHININ DIGER BILIM DALLARIYLA ILGISI 14 F- DINLER TARIHININ ÖNEMI, LÜZUMU VE GELISMESI 15 1- Dinler Tarihinin Önemi ve Lüzumu. 15 2- Dinler Tarihinin Gelismesi 16 a- Islâm Âleminde Dinler Tarihi Çalismalari 16

b- Batida Dinler Tarihi Çalismalari 17 c- Ülkemizde Dinler Tarihi Çalismalari 17 I.- Bölümün Bibliyografyasi 18 II- BÖLÜM. 19 A- DININ KAYNAGI HAKKINDA DEGISIK GÖRÜSLER. 19 B- DININ KAYNAGINA ISLÂM'IN BAKISI 22 C- Din Duygusunun Kaynagi 23 D- INSAN IÇIN DININ LÜZUMU. 24 E- MONOTEIZM (TEKTANRICILIK) 25

II- Bölümün Bibliyografyasi 25 III. BÖLÜM. 26 ILKEL KABILE DINLERI 26 A- ILKEL KABÎLE DINLERI ILE ILGILI KAVRAMLAR. 26 B- YASAYAN ILKEL KABÎLE DINLERININ ÖZELLIKLERI 28 C- YASAYAN ILKEL KABILE DINLERINDEN ÖRNEKLER. 28 III- Bölümün Bibliyografyasi 29 IV. BÖLÜM. 29 MILLÎ DINLER. 29 A- KONFÜÇYÜSÇÜLÜK. 30 1- Konfüçyüs'ün Hayati (M.Ö. 551-479) 30 2- Konfüçyüsçülükte Kutsal Metinler 31 3- Konfüçyüsçülükte Tanri Inanci 31 4- Konfüçyüsçülükte Ahlâkî Prensipler 32 B- TAOIZM. 34 1- Lao-tzu'nun Hayati (Lao-tse, dogumu M.Ö. 604 veya 570) 34 2- Taoizmin Prensipleri 34 3- Lao-tzu'dan Sonra Taoizm.. 35 C- SINTOIZM. 36 1- Tanri Anlayisi 37 2- Kutsal Yazilar 37

3- Âyin ve Ibadet 37 D- GELENEKSEL TÜRK DINI 38 1- Geleneksel Türk Dinî Inançlari 39 2- Ibadetler ve Gelenekler 42 3- Kam.. 44 4- Ahlâk Anlayisi 44 E- HINDUIZM. 45 1- Kutsal Kitaplar 45 2- Kast Sistemi 46 3- Dinî Kavramlar 46 a- Tanri: 46 b- Hulul (avatara:enkarnasyon): 47 c- Karma: 47 d-Tenasüh (Ruhgöçü: Sanskritçesi Samsara; Bati Dillerinde Reinkarnasyon, Transmigrasyon... ): 47 e- Yoga: 48 4- Dinî Âyin, Ibadet Ve Gelenekler 48 F- CAYNIZM. 49 1- Mahavira'nin Hayati 49 2- Tanri Anlayisi, Mezhepleri ve Kutsal Kitaplari 50 3- Ahlâkî Prensipler,Kurtulus ve Hidâyet Doktrini 50 4- Âyin ve Ibadet 51 G- SIHIZM. 51 1- Nanak'in Hayati 51 2- Sihizmin Dogusu. 52 3- Nanak'tan Sonraki Durum.. 52 4- Sihlerin Inançlari, Âyinleri ve Ibadetleri 53 H- ZERDÜSTÎLIK. 54 1- Zerdüst'ün Hayati 54 2- Gathalar-Avesta. 54

3- Zerdüst'ün Getirdigi Dinî Prensipler 55 4- Zerdüst'ten Sonraki Dinî Hayat ve Mecusîlik. 55 5- Parsîlik ve Günümüzdeki Ates Kültü. 56 I- SABÎLIK. 57 1- Genel Bilgi 57

2- Kutsal Kitaplari ve Kitap Anlayisi 58 3- Inanç Esaslari 59 4- Ibadetleri ve Anlayislari 61 a- Vaftiz (Boy Abdesti) 61 b- Dua (Namaz) 62 c- Kurban. 62 d- Oruç 62 5- Kutsal Günler ve Bayramlar 63 6- Mabed ve Mabed Görevlileri 63 IV- Bölümün Bibliyografyasi 64 A- Konfüçyüsçülük. 64 B- Taoizm.. 64 C- Sintoizm.. 65 D- Geleneksel Türk Dini 65 E- Hinduizm.. 66 F- Caynizm.. 66 G- Sihizm.. 67 H- Zerdüstilik. 67 I- Sabiilik. 67 V- BÖLÜM. 68 BUDDIZM. 68 A- Budda'nin Hayati (M.Ö. 563-483) 68

B- Budda'nin Telkinleri/Buddizm'in Prensipleri 69 C- Budda, Ilk Buddistler ve Konsiller 70 D- Hindistan'da Mahayana'mn Dogmasi 72

E- Mahayana'nin Hindistan'daki Kollari 73 F- Hindistan Disinda Buddizm.. 73 G- Çin Buddizmi 73 H- Burma Buddizmi 75 I- Seylan Buddizmi 75 J- Tayland Buddizmi 76 K- Japon Buddizmi 76 L- Buddizm'de Sekiz Dilimli Yol 78 M- Buddizmde Kutsal Metinler 79 N- Budizm'de Inanç Esaslari 79 O- Buddizmde Inançla Ilgili Kavramlar 80 a- Tanri: 80 b- Karma ve Tenasüh: 81 c- Nirvana: 82 d- Metteyya: 82 Ö- Buddizmde Ibadet, Ma'bet ve Ahlâk. 82 V- Bölümün Bibliyografyasi 84 VI- BÖLÜM. 85 ILÂHI DINLER. 85 A- YAHUDILIK. 85 1- Genel Bilgi 85 a- Yahudi, Ibranî ve Israil Terimleri 86 b- Tevrat'a Göre Yahudiligin Tarihçesi 87 c- Kur'ân-i Kerîm'e Göre Yahudilik. 89 2- Hz. Musa ve On Emir 90 a- Tevrat'a Göre Hz. Musa. 90 b- On Emir 91 c- Kurana Göre Hz. Musa. 92 3- Tevrat ve Zebur 93 a- Tevrat (Tora) 93

b- Zebur 95 c- Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat ve Zebur 95 ca- Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat 95 cb- Kur'ân-i Kerîm'e Göre Zebur 96 d- Talmut 96 e- Yahudi Kutsal Kitabi'nin Yazilisi ve Muhtevasi Hakkindaki Görüsler 97

4- Yahudi Mezhepleri 97 a- Hiristiyanlik Öncesi Yahudi Mezhepleri 98

aa- Hasidîler (Ibr. Hasidim, Ing. Hasidaeans): 98 ab- Ferisîler (Perusim): 98 ac- Sadukîler (Sadukim): 98 ad- Essenîler (Issiyim): 99 Essenîler Ile Hiristiyanlik Arasindaki Iliski 99 ae- Zealotlar: 100 b- Ortaçag/Islâm Sonrasi Yahudi Mezhepleri 100 ba- Rabbanî Yahudilik: 100 bb- Karaîlik (Karaim): 100 bc- Iseviyye: 101 bd- Yudgâniyye ve Sazkaniyye: 101 c- Çagdas Yahudi Mezhepleri 101 ca- Ortodoks Yahudilik: 101 cb- Reformist Yahudilik: 102 cc- Muhafazakâr Yahudilik: 102 cd- Yeniden Yapilanmaci (Reconstructionist) Yahudilik: 103 d- Yahudi Dinine Uymakla Birlikte Yahudîler Tarafindan Yahudi Kabul Edilmeyen Sami rîler (Somronim) 103 Samirîlerin Inanç Esaslari 104 5- Yahudilikte; Inanç, ibadet, Dinî Gelenek ve Bayramlar 104 a- Inanç 104 b- Ibadet 106 c- Dinî Gelenek ve Bayramlar 107

109 1.Ortodoks Mezhebi 125 c.Ibadet ve Âyinler 122 ba.Âyinler (Sakramentler) 123 6. 109 b.Maronîler : 130 ec.Protestan Mezhebi 125 db.Genel Bilgi 109 a.Cizvitler : 130 .Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hiristiyanlik.Katolik Mezhebi 124 b.Teslis (Ekanim-i Selâse) 117 Teslisin Unsurlari: 118 a. 121 b. Isa.Kilise ve Âyinler 121 a. 116 3.Kutsal Ruh: 119 4.Kilise.Yeni Ahit'in Yazilisi ve Muhtevasi Hakkinda Görüsler 120 5.Incillere Göre Hiristiyanlik.Ibadet 122 bb.Temel Hiristiyan Mezhepleri 124 a.Hiristiyanligin Tarihçesi 112 2.Ogul (Isa Mesîh): 118 c. 113 a.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hz.Incillere Göre Hz.Ebiyonîtler: 129 eb. Isa. 113 b. Isa.Inciller 119 a.Ermeni Kilisesi (Gregoryen Hiristiyanligi) 127 e.Diger Bazi Hiristiyan Mezhepleri ve Gruplari 128 ea. 110 c.HIRISTIYANLIK.B.Dört Incil 120 b.Baba (Allah): 118 b.Hz.

.Pentakostalistler (The Pentecostal Revival): 134 C.Allah'a Iman.Reforme Edilmis Kiliseler : 131 eg.Iman Esaslari 138 a.Kaza ve Kadere Iman..Meleklere Iman. 138 b.Din olarak Islâm.ISLÂM.Adventistler: 134 eo-Asopsiyonistler: 134 ep.Genel Bilgi 135 a.Anglikan Kilisesi : 130 ee.. 138 b.Baptistler : 131 ei. 139 c.Presbiteryenler : 131 eh.ed.Iman île Islâm Arasindaki Münasebet 138 3. 138 a.Islâm'in Dogusu ve Dogdugu Çevredeki b. 135 1.Uniteryenler: 132 ek.Mormonlar: 133 en.Iman ve Islâm.Iman.Luteran Kiliseler : 131 ef. 140 d.Namaz 142 b. 140 e.Kitaplara Iman. 141 f.Islâm'in Sartlari (Islam'daki Seklî Ibadetler) 142 a. 141 4.Islâm.Ahirete Iman.Kuveykirlar (Ûuakers): 132 el. 137 2.Oruç 142 Inançlar 135 . 138 c.Peygamberlere Iman.Metodistler: 133 em.

148 2. 154 a.Islâm'da Ahlâk.Islâm'in Diger Dinlerden Ayricaliklari 145 Altinci Bölümün Bibliyografyasi 146 A. 147 C.Günümüzde Mooncular ve Türkiye. 159 .Islâm'in Özellikleri ve Diger Dinlerden Farkliliklari/Ayricaliklari 144 a.Dünya Görüsleri 156 c.Islam.c.Gulam Ahmed'in Iddialari ve Kadiyanîlerin Bazi Görüsleri 158 3.Amelî Esaslar 155 bc.Babîlik. 146 B. 153 1.Bahaîlik.MOONCULUK.Bugünkü Durumu.Bahâîligin Temel Prensipleri 155 ba. 153 2.Hareketin Ortaya Çikisi ve Faaliyetleri 151 2.Mesîhî Hareketler 149 3.Moonculugun Görüs ve Düsünceleri 152 3.Hiristiyanlik.KADIYÂNÎLIK (AHMEDÎÜK) 157 1.. 151 1.Yehova Sahitliginin Tarihçesi 150 4.Zekât 143 5.Hac 143 d.Dogusu ve Gelismesi 157 2. 156 D.Bahâîligin Çikisi ve Gelismesi 154 b.Günümüzde Bahaîlik. 143 6. 152 C.BABILIK VE BAHAÎLIK.Islâm ve Diger Dinler 144 b.Yahudilik.Iman Esaslari 155 bb.Yehova Sahitlerinin Inançlari 150 B.

Din Adlari 178 b.Din Kurucusu/Peygamber 178 c.Diyalog Çalismalari (Hiristiyan-Müslüman Diyaloguna Genel Bir Bakis) 177 IX.Hiristiyanlarin Müslümanlara Yönelik Diyalog Çagrilarindan 6. 162 2. 159 Yedinci Bölümün Bibliyografyasi 161 VIII.Misyon-Misyoner-Misyonerlik.Okul ve Çesitli Tesisler Açma.Maskeli Teskilâtlar Kurma : 165 5.Gerçek Anlamda Bir Diyalogda Aranmasi Gereken Prensipler 176 Sekizinci Bölümün Bibliyografyasi 176 A.GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALALARI (HIRIS-TIYAN-MÜSLÜMAN DIYALOGUNA GENEL BIR BAKIS) 167 1. BÖLÜM.Misyonerligin Tarihçesi 163 4.Misyonerlik Faaliyetleri 176 B.Misyonerlerin Gayesi 162 3.YIKICI CEREYANLARA KARSI TEDBIRLER. Yardim Yapma : 165 c. INANÇLA ILGILI BAZI NOKTALARDA. 162 MISYONERLIK FAALIYETLERI VE GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALARI 162 A.Dinlerin Inanç Sistemleri 179 Duyulan Endiseler 172 .Misyonerlerin Çalisma Metodlari 165 a.Diger Diyalog Kurumlari ve Faaliyetleri 171 5.E.Dînî Teskilatlar Kurma ve Yayin Yapma : 165 b.Misyonerlikten Diyaloga Geçis 167 2.GÜNÜMÜZDE YASAYAN DINLER ARASINDA.MISYONERLIK FAALIYETLERI 162 1. 177 KARSILASTIRMALAR.BÖLÜM.Bir Diyalog Kurumu Olarak Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Ortaya Çikis i 168 3.Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Diyalog Faaliyetleri 169 4. 177 A. KISA BIR KARSILAST IRMA 177 a.Misyonerlerin Yetistirilmesi 167 B.

Yahudilikte Hac: 193 db. 194 .Islâm'da Hac ve Degerlendirme: 194 2.Buddizm'de Hac: 193 de.Buddizm'de Ibadet (dua) : 188 ae.DINLERDE IBADET. Dua): 186 ab. 191 c.Caynizm'de Hac: 194 df. 186 aa.Caynizmde Oruç: 191 be.Hinduizmde Oruç: 191 bd.d.Hinduizmde Hac: 193 dd.Hinduizmde Ibadet (dua): 188 ad.Dinlerde Tanri 180 e.DINLERDE IBADET VE MABED KONUSUNDA BIR KARSILASTIRMA.Namaz Dua. 181 f. 186 a.Hac 192 da.Yahudilikte Ibâdet (Âyin.Sintoizm'de Ibadet (dua): 189 ah.Islâm'da Oruç ve Diger Dinlerdekilerle Bir Mukayese. 185 1.Zekât 192 d.Dinler Arasinda Islâm ve Farklari 184 B.Hiristiyanlikta Âyin (Namaz.Caynizm'de Ibadet: 188 af.Dinlerde Âhiret Anlayisi 182 g.Islâmdaki Namazin Diger Dinlerdekilere Göre Degerlendirilmesi: 189 b.Oruç 189 ba.Dinlerde Kutsal Kitap/Metin.DINLERDE MABED.Hiristiyanlikta Hac: 193 dc.Sihizm'de Ibadet: 189 ag.Yahudilikte Oruç: 190 bb. Dua): 187 ac.Hiristiyanlikta Oruç: 190 bc.

din bilimleri ile ilgili genel bilgi ihtiva etmektedir. büyük sikinti olust urmaktadir. be inci ve altinci bölümler.a. Bir din hakkinda karar vermek.Sintoizmde Mabed. Son üç bölüfnde. Yeryüzünde yasayan yaklasik 6. misyonerlik faaliyetleri ve karsilastirmalar yer almaktadir. Dinler Tarihi. 'siâm ve Hiristiyanlik gibi. Islâm'a ve Türkiye'ye yönelik bazi faaliyetlere yer verilmistir. yasayan dinler hakkinda bilgiler içermektedir. Bu durum. Bundan dolayi. farkli bi r yol izterimistir. Ilk iki bölüm. diger dinler ve inanislar hakkinda da bilgi vermektedir. Tarih boyunca oldugu gibi. Günümüz teknolojisi. Kitapta. dokuz bölümden olusmaktadir.Islâm'da Mabed (Mescit. Millî Dinler. 195 c. misyon erligi benimsemekte. 196 DINLER TARIHI Dördüncü Baskiya Önsöz Bu eser.Hinduizmde Mabed. 196 e. Buddizm. kitapta dinleri bölümlerken. baska dinden olanlardan taraftar edinmeye imkân tanimaktadir. Okuyucu kitlesi dikkate alindiginda bu yaklasim. dördüncü. Hele bir ilahiyatçi. 196 f. Ilkel Kabile Dinleri. günümüzde de vazgeçilmezligini koruyan dinler hakkinda bilgi sahibi olmak her aydin için bir gereklilik olmustur.5 milyar civarinda insani n 6 milyardan fazlasi su veya bu dinin mensubudur. O. daha da önem kazanmaktadir.Hiristiyanlikta Mabed. Bölümleme y aparken Buddizm ile Yahudiligi belirlenen sems içine yerlestirmek. günümüzde yasayan dinleri konu edinmekte ve onlarin tanitilmasini hedeflemekt edir. Çünkü Buddizm. bir "din bilgini" için bu. Herhangi bir dine mensup olma yanlar ile inanci bilinemeyenlerin orani genel nüfus içinde oldukça düsüktür.Buddizmde Mabed. insanlarin birbiri hakkinda bilgi edinme yollar ve imkanlarini artirmistir.Yahudilerde Mabed. Hem sahip oldugu dini bilmek hem de karsilastirma yapmak. Okuyucuyu alisilmis in disina çikarmak ve yeni tasniflere alistirmak zamanla mümkün olabilecektir. Üçüncü. ki siye sahip oldugu inanç hakkinda oldugu kadar. ilâhî dinler arasinda sayilmamaktadir. 196 g. Bu kitap.Sihizmde Mabed. Yasayan dinleri konu edinen bu kitap. dünyayi küçültmüs. 196 d. o dini dogru olarak bilmeye baglidir. yer yer bazi karsilastirmalara. sin retik (uzlastirmaci) dinî hareketler. Cami) 195 b. bir din göre vlisi. 196 h. normal karsilanmalidir. dinler .Yahudilik'in de evrenselligi tartisilmaktadir. Dinleri tasnif etmek oldukça zordur. insa noglu için dinin ne kadar vazgeçilmez oldugunu ortaya koymaktadir. diger dinleri bilmeyle yakindan ilgilidir. alisilan bir yol olmustur. Ilâhî Dinler seklinde bir bölümlem . DeskriptIf (nitelendirici) metoda uymayan baz i degerlendireler de buna baglanmalidir.Caynizmde Mabed. evrensel dinlerdendir. Islâm dünyasinda gen&i olarak dinleri "ilâhî din" ve "üâhî olmayan din" seklinde tasnif ötmek. Bununla birlikte.

çok kisa zaman içinde yeni bir bas ki yapilmasi gerektigi bildirildiginden. Dr. 19 97'de yapilan üçüncü baskiya. 22. Kur'ân'da zikredilen ve günümüzde mensuplari bulunan "Sabiiler" e ayri bir konu olarak ilâve etmistim. Ancak.sadece genel bilgil er verme yolu benimsenmistir. yer yer bazi deger lendirmelerden de kaçinilmamistir.2002 Prof. dinler tarihi. genis bir Dinler Tarihi yazmaya çal isacagimi belirtmek isterim. genel dipnotlar bölüm sonuna kaydirilmistir. . Kitabin özet seklinde olan 1988 yilindaki ilk baskisinda. yazar soyadinin alfabetik sirasina göre . çogunlugu günümüzde yasayan bazi dinleri tanitma gayesiyle yazilmistir. Abdurrahman KÜÇÜK[1] Önsöz Bu kitap. "din tarifi" basta olmak üze re kendime ait bazi yaklasimlarimi da yansitarak üçüncü baskiyi yayina hazirlamistim. Bundan dolayi ilk baskida verdigimiz sözü. günümüzdeki gelismeler ve dokümanlar isiginda. "Geleneksel Türk Din i" basligiyla yerlestirmistim.02. Cografi tasnifte. Ancak. ancak fazla ayrintiya inümemistir. fazla dipnot kullanilmistir. Yayinci tarafindan. misyonerlik faaliyetlerine ve karsilastirmalara yer verilmistir. Böylece üçüncü baski. zorunlu olar ak. Son Bölüm'de. Aslinda genel bölümlemede cografi agirlikli tasnifin benimsenmesi ideald ir. heme n hemen her konuya bilgi ve kaynak eklemeleri yapmis. en az üç ciltlik genis bir D inler Tarihi yazacagimizi belirtmistik. Buddizm. okuyucuyu bilgilendirme ye yöneliktir. bu bölümlemede Buddizm'e yer verilmemis. Sadece bir iki bölümde. baski hatalarini ve yanlis anlasilmalara yol açacak kisimlari düzeltmis. yine bölüm sonuna konulmustur. önceki baskilardan farkli bir duruma ge lmisti. Dr. Dinler Tarihi'nin öneminin daha iyi anlasil digi günümüzdeki yeni gelismeleri de dikkate alarak. Avrupa Dinleri. yasayan dinlerin bazi hususlarda kars ilastirilmasi. Kabile Dinlen Ilk siraya alinarak Uzakdogu Dinleri. Kitapta az dipnot kullanma yolu benimsenmistir. Bazi dinlerde ayrintiya girilmesi. Çok az ve zorunlu dipnotlar hariç. beraberce yerine getirmemiz mümkün olamamistir. 1992 tarihli ikinci baskida yaptigimiz ekleme ve düzenlemelere ilâv eten ben. Daha fazla bilgi edinmek isteyenler için. Günay Tüme r Bey. Türkçe ve yabanci kaynaklarin verilmesine özen gösterilmistir. Ön Asya Dinlen (veya Ortadogu Dinleri). Karsilastirilmali Dinler Tarihi için bir örnek olarak düsünülmüstür. Konularla ilgili bilgiler objektif olarak sunulmakla beraber. iyi bir Dinler Tarihçi olan meslektasim ve agabeyirn Prof. Günay Tümer'i bir kez daha rahmetle aniyor. Bunun için simdi varligini sürdüren bir dinin geçmisteki köklerine kisa bir temas disinda. ilk baskidaki sözümüzü kismen de olsa yerine getirmek için kitabi yeniden gözden g eçirmis.Dr. Bibliyografya da. okuyucunun bildigi kabul edilerek. Ilk iki bölümde din. tarihî dinlere yer verilmemistir. 22 Agustos 1995 tarihinde. agabeyim Prof.geçirdigi elim bir trafik kazasi sonucu aramizdan ayrilmistir. Son kisimlarda sinkretik dinî ha reketlere. Ankara. Türklerd en az bir kesimin halâ bu inanislari yasattigi belirlendigi için. Dördüncü Baskiyi sunarken. Islâm kisminda. b askida katkisi olan herkese tesekkür ediyorum. Ayrica önceki baskilarda "Eski Türk Inançlari" ba sligiyla yer alan konuyu da. ayri bir bölüm olarak ele alinmistir. dördüncü baskida yapmayi planladigim düzeltmele re ve ilâvelere firsat bulamadim.e yapilmis. ilk baskiyi beraber yazdigimiz de gerli insan. Kitapta ele alinan dinlerin bazilarinda mezheplere de temas edilmis. Amerika Dinleri gibi bir bölümleme u ygun gözükmektedir. din bilimleri hakkinda genel bilgi verildikten sonra dinlere geçilmistir. o konuyla i lgili. acil ihtiyaç oldugu gerekçesiyle.

din için. Ancak bu. Dr. BÖLÜM DINLER TARIHINE GIRIS A. Kitabimizda ele alinan dinlerin mezheplerine temas edilmisse de bu hususta fazla ayrintiya inilmemistir. Eksikler mutlaka vardir. Karsilastirmali Dinler Tarihi yönünde n malzemenin bir ölçüde sunulmasi kadar. cografî n hareket edilerek bulunabilecektir. Insanlik tarihinde ne kadar gerilere gidilirse gid ilsin. Imam-Hat ip Meslek Liseleri için yazdigimiz "Dinler Tarihi" kitabindaki semayi. dinî inançlardan yoksun bir topluma rastlanmamaktadir. Bunun yaninda felsefe. "Her sey. Bibliyografya. Tarihî dinler isin içine girerse yine çözüm. her bölümün sonunda verilmistir. ilkel kabîle dinlerini ilk maddeye almak su retiyle. daha sonra yazakcaklarimizda da ayni semayi devam ettirecegimiz anlamina gelmez. Islâm ve Hiristiyanlik gibi evrensel bir dindir. bu kavramin anlasilmasina yardim edecektir. Yahudilik ise ilâhî dindir. Ancak bu bölümlemede Iran'dan Hindistan'a kendi cemaati ile göç etmis olan Parsîlik göze batacaktir. Biz. Tarihî devrelerde oldugu kadar tarih öncesinde de insanoglunun bazi inançlara sahip olarak yasadigi. tespit edilen semaya yerlestirilirken bu sikinti iyice hissedilir. Uzakdogu Dinleri. yapilan ilmî arastirmalardan anlasilmaktadir. DIN VE TARIH KELIMELERININ INCELENMESI 1. Buddizm. Söylenenler yasayan dinlere göredir. [3] a. Yazarlar. Hint dinleri. bu eksiklikleri telâfi etmek üzere ayrica dipnott u üç ciltlik genis bir Dinler Tarihi yazacaklarini hatirlatir. insanla beraber varolmus. Insanlik tarihinde çok önemli bir yeri bulunan "din"in kelime ve terim anlamlarinin verilmesi. bu kitabin basimini g erçeklestiren Dr. Burada ide al bir bölümlemenin cografî agirlikli olarak. Buddizm ile Yahudilik. yazar soyadinin alfabetik sirasina göre. din etrafinda. a hlâk gibi bazi insan ilimlerinin kaynaginin da din oldugu kabul edilmektedir. hukuk. ancak evrensel sayilmamaktadir. Günay TÜMER-Prof. fakat siniflamada onlar gibi ilâhî menseli dinlere dahil edilm emektedir. Bahattin ERGEZER'e ve emegi geçenlerin cümlesine tesekkür ederler. Abdurrahman KÜÇÜK[2] I. Az dipnot verilerek metin çalismasiyla konu edinilen dinlerin tanitilmasi düsünülmüstür. Dinin Lügat ve Terim Anlami Dinin lügat ve terim anlamini Islâm ve diger dinlerdeki sekliyle ele alacagiz. insanla beraber varolmakta ve öyle görünüyor ki insanla b eraber varolacak bir kurumdur. Prof. bu kitabimizda da muhafaza ettik. bunlarin kisa bir degerlendirilmesini de içine almaktadir. toplumu ayakta tutan temel esasla rin basinda "din"in geldigini ortaya koymaktadir. Önasya (veya Ortadogu) Dinleri seklinde ya pilabilecegine isaret etmek isteriz. Hattâ Viktor Kuzin {Victor Cousin). Dr. dinle teskil olun du" diyerek "din"in konusunu ve alanini daha da genisietmetedir. Di pnotlar bölüm sonlarina konulmustur. Bununla beraber baska çare de yoktur . Bütün bunlar. Din Din.Dinleri bölümlere ayirmak gerçekten zordur. En sonda yer verilen günümüzde yasayan dinleri bazi noktalardan karsilastirilmasi. Buddizm'i a yri bir bölüm yapma disinda. Bilgiler objektif olarak sunulmakla beraber yery er bazi degerlendirmelerden de kaçinilmamistir. [4] .

aa. Islâm'da Din

Arap dilindeki "din" kelimesinin kökü ile ilgili olarak çesitli görüsler ileri sürülmektedir. Bu kelimenin Arâmî-Ibranî bir kökten geldigi, Orta Iran'dan alindigi, Öz Arapça oldugu tarti silmakta, fakat kesin bir sonuca ulasilamamaktadir.

"Dâne-yedînu-dînen ve diyâneten" seklinde lügatlarda yer alan ve çogulu "edyân" olan bu kelim , su anlamlara gelmektedir: Ceza, mükâfat, hüküm, hesap, Itaat, boyunegme, ibâdet, âdet, hâl, "seriat", kanun, yol, mezhep, millet...

Bununla beraber borçlanma, ödünç alma anlamindaki "deyn" kelimesi de[5] "dâne-yedînu" kökünde elmektedir. Arap Dilinde "din" kökünden gelen kelimelerin ifade ettigi çesitli anlamlar asagidaki sekilde gruplandirilmakta ve örneklendirilmektedir:

"1- Ceza, mükâfat, hüküm, hesap: Bir Arap atasözünde "Kemâ tedînu tüdânu" (Ettigini bulursun; arsan onu görürsün) denilmektedir. Burada din kelimesi ceza, mükâfat, karsilik anlaminda k ullanilmaktadir. Fatiha Süresindeki "Mâliki yevmi'd-Dîn" (din gününün sahibi) Âyetinde de "di " kelimesi ceza, hesap anlamindadir. 2- Itaat, tâat, teslimiyet, hizmet, ibadet: Araplar arasinda itaat, b oyun egme anlaminda "Dintehum fedânu" (Onlara üstün geldin, onlar da itaat ettiler); h izmet anlaminda "Dinte'r recule" (Adama hizmet ettin) denilmektedir. Bakara Sure sinin 132. Âyeti'ndeki "Innallâhestafâ lekumu'd-Dine" (Allah sizin için din seçti) ifadesi nde "din" kelimesi; "seriat", tâat, boyun egme, ibadet anlamlarinda kullanilmistir. 3- Üstün gelme, hâkimiyet, zelil kilma, zorlama: Arap Dilinde "Dâne'n nâs" {Insanlar i itaate zorladi), "Dinte'l kavme" (Kavmi zelil kildin, köle edindin) gibi misalle rde "din"; itaate zorlama, zelil kilma anlamlarinda kullanilmistir. Nahl Sûresinin 52. Âyetinde "Ve lehû mâfi's-Semâvâti ve'l-ardi ve lehu'd-dînu vâsiben" (Göklerdekilerin ve dekiierin hepsi Allah'indir. Din, daima onundur) ifadesinde "din" kelimesi; hâkimiy et, itaat anlamindadir. Ayrica Arapça'da hâkim, kahhâr, idare eden, hesaba çeken, cezalandiran anlaminda "deyyân" k elimesi de kullanilmaktadir. (Lügatlarda bu kelimenin Allah'in ismi oldugu da kayd edilmektedir). Hz. Muhammed'e bir defasinda "Yâ seyyidin nâsi ve deyyâne'l-Arab" (Ey insanlarin efendisi ve arab'in hâkimi) seklinde hitap edilmistir.

4- Âdet, yol, kanun, "seriat", mîllet, mezhep: Araplar; "Mâzâle zâlike dînî ve deydenî " (Ben âdetim budur) demekle, din kelimesini "âdet" anlaminda kullanmis olmaktadir. Bir Ha diste, "Innehu Aleyhisselâm kâne alâ dîni kavmini" (Resûlüllah kavminin âdeti üzerinde idi) d lmektedir. Bu hadîsin "dîni kavmihi" ibaresinde geçen din kelimesiyle Hz. Ibrahim'den (a.s.) kalan tevhid, hac, nikâh, miras gibi hususlar yaninda, Hz. Muhammed'in (sas ) kavminin cömertlik, yigitlik gibi iyi örf ve âdetleri ifade edildigi, din ile kültür, örf ve âdetler arasinda ilgi bulundugu üzerinde durulmaktadir.

Yusuf Sûresinin 76. Âyetinde, "Mâ kâne liye'huze ehâhu fi dîni'l meliki" cümlesinde (Kralin d nine göre kardesini yaninda alikoymasi mümkün degildi), "din" kelimesi; "seriat", kanu n "yol" anlamindadir. En'am Sûresinin 161. Âyetinde, "Innenî hedânî rabbî ilâ siratin mus-tak n dînen kiyamen millete Ibrahîme hanîfen" (Bana gelince, Rab-bim, beni dogru bir yola iletti. Dogru dine, dosdogru bir tevhidçi olan Ibrahim'in milletine) ifadesinde "m illet"; din ve millet anlaminda kullanilmistir.

Kur'ân-i Kerim'de "din" kelimesinin geldigi kök ile ilgili kelimeler, yüzü askin âyette, y ukarida verilen dört grup anlami ifade ettikleri gibi, yer yer bu dört grup anlamin tamamini içinde bulunduran bir "nizam"i da belirtmektedir. Bu nizami belirtmek ve diger din kelimelerinden ayirmak üzere Kur'ân'da "dînu'l-hak" (hak din)[6], "Dinen kiy emen", "dînen kayyimen" (dosdogru din)[7], "dînullah" (Allah'in dini)[8] gibi deyiml er kullanilmaktadir. Bunun yaninda Kur'ân-i Kerîm'de "din" kelimesi, iki tarafi hedef alan anlamlari içinde bulundurmaktadir. Bu iki taraftan biri, Allah'a nisbetle, hâki m olma, itaati altina alma, hesaba çekme, cezalandirma; öteki de kula nisbetle,boyun egme, itaat etme, teslim olmadir. Bu iki taraf arasindaki münasebeti düzenleyen kan un, nizam, yol, dindir. Kur'ân-i Kerîm'de din terimi ile yüksek bir otoriteye boyun egme, o otoritenin emir ve yasaklarina uyma; bu emir ve yasaklara uygun yasadigi takdi rde mükâfat, aksi takdirde ceza görecegine inanma seklindeki bir hayat nizaminin kaste dildigi anlasilmaktadir.[9]

ab- Diger Dinlerde ve Dillerde Din Her toplumda "din" kavramini ifade etmek üzere ayri bir kelime kullanilmaktadir. Din kelimesi tarihî derinlik içinde Avesta'da "daena"; Pehlevî dilinde (Eski Farsça'da) " den", sonraki Farsça'da "din" gibi kelimelerle ifade edilmekte; yol, mezhep, âyin, üslûp , tarz gibi anlamlara gelmektedir. Bugün din kavrami, sadece "din" kelimesi ile kar silanmaktadir. Ibranîce'de önceleri ibadet, kurban ve dua islerini nitelendirmek üzere kullanilan "ab odath elohim" deyimi, ayni zamanda "din" kavramini da ifade etmekte idi. Din kavr amini belirtmek üzere, arasira psikolojik terimler olan "yir'ah" (korku, hasyet), " emanath" (iman) gibi kelimeler kullanilmistir. Ancak Kutsal Kitap sonrasi literatürün de "dath" kelimesi din için umûmî terim olmustur. Bu kelimenin Farsça "dâd"dan alindigi, E zra ve Ester kitaplarinda hüküm, emir, kanun anlaminda kullanildigi ileri sürülmektedir. Eski Yunanca'da din, korku ile karisik saygi anlamina gelen "thrioheya" kelimesi yle ifade edilmekte idi (bu kelime, örf, âdet anlamina gelir). Sözlüklerde, Türkçe'de kullanilan "din" kelimesinin Arapça'dan geldigi kaydedilmektedir. I slâm'dan önce Türklerin, din kavramini ifade etmek üzere, çesitli dönemlerde, "drm", "darm", "nom", "den" gibi kelimeler kullandiklari kaynaklarda yer almaktadir. Bunlardan "drm", "darm" din, akide anlaminda Sanskritçe "dharma"dan (Pali dilinde dhamma); " nom", din, inanç, kanun anlaminda, Sogdca'dan geçtigi anlasilmaktadir. Ancak tarihî de vreleri içinde Türk boylan ve devletlerinde din kavramini ifade etmek üzere hangi kelim elerin kullanildigini belirlemek güçtür. Bununla beraber Uygur Türkleri arasinda din ve m ezhebi ifade etmek üzere "din" kelimesinin kullanildigi görülmektedir. Arapça'daki "din" kelimesinin kaynagi olarak Orta Iran gösterilmektedir. Kisacasi Arapça, eski Iran ve eski Türkçe'deki din kelimesinin esas kaynagi konusunda kesin bir sonuca ulasilamamistir. Bati âlemi, felsefî, ilmî bazi hususlarda, Rönesans'tan sonra eski Yunan'dan etkilenmesi ne ragmen, "din" deyimini, eski Yunan'dan da, Hiristiyanligin içinden çiktigi Yahudi likten de almamis, eski putperest Roma'dan almistir. Latince'de din deyimi için büyük saygi, itina, titizlik gösterilen, ta'zim edilen sey anlaminda "religio" kelimesi kullanilmakta idi. Bu kelimenin bir seyi vazife edinmek, tekrar tekrar okumak, y apmak, ihmal etmemek, anlamina gelen ve uluhiyete karsi vazifesini titizlikle yeri ne getirmeyi ifade eden "re-legere" den veya baglamak anlamina gelen ve insanla Tanri arasindaki bagi ifade eden "re-ligare" den çiktigi ileri sürülmüstür. Bunun yaninda

simdi Bati dillerinde kulanilan "religion" kelimesinde, belirtilen her iki anlami n bulundugu da savunulmustur.

Hinduizm'in kutsal dili olan Sanskritçe'de din anlaminda "dhr" kökünden gelen "dharma" kelimesi kullanilmaktadir. Kelime, Sans-kritçe'den gelismis, Buddizmin kutsal dil i olan, Pali dilinde doktrin anlaminda "dhamma" seklindedir. Bu kelime, din, hak ikat, kanun, yol görev nizam, dogruluk, fazilet gibi anlamlan da içinde bulundurmakta dir. Dharma, insanlarin nasil davranacaklarini tespit eden "Disiplin"! belirtmek tedir. Bunda, dinî ve ahlâkî düzen sözkonusu oldugu kadar Kozmik düzen de sözkonusudur. Bu te im, Hinduizm'de oldugu kadar, Buddizm ve Caynizm'de de "Ebedî Kanun"u ifade etmek için kullanilir.[10]

b- Dinin Tarifi Asagida Dinler Tarihi arastiricilarinin üzerinde tartistiklari din tarifleri ele al inacak ve daha sonra Islâm'daki din tarifine yer verilecektir. [11]

ba. Dinler Tarihi Arastiricilarina Göre Din Dinin yüzlerce tarifi vardir. Din tarifleri, bir kitap dolduracak kadar çoktur. Çesitl i bilim dallarindan bilginler, kendilerine göre bir din tarifi yapmislardir. Bu ta riflerin hiçbiri üzerinde bir birlik saglanamamistir. Din, Çok çesitli yönleri olan bir ol gudur. Bu sebeple her bilgin, tarifini, onun bir yönüne agirlik vererek yapmistir. Böylece çok çesitli tarifler ortaya çikmistir. Asagida bu tariflerden birkaç tanesi misal olarak verilecektir: "Din, insanin kutsal saydigi seylerle olan iliskisidir." Rudolf Otto "Din, ruhî varliklara inançtir." E.B. Taylir (Tylor) "Din, insanin sonsuzu kavramasini saglayan, akil ve mantiga tabi olmayan zihnî bir meleke veya yetenektir." Maks (Max) Müller "Din, mutlak itaat duygusundan ibarettir." Slayirmaher (Schleiermacher) "Din, melekelerimizin serbest olarak kullanilmasini engelleyen yasaklar bütünüdür." Salmon Reynah (S. Reinach) "Din, bir inançlar, davranislar ve sosyal hayatin muayyen sartlarina göre olustur ulmus kurumlar sistemidir". W. Tilok (VVitold Tyloch) "Din, dua, kurban ve inançla kendini gösteren bir arzudur. "

Föyerbah (Feuerbach) "Din, en yüksek içtimaî degerlerin suurudur." Edvird S, Amis (Advvard S. Ames) "Din, daima hayat sahibi bir Tanri'ya, yani bir Ilahî Suur ve Irade'nin kâinati yönett igine ve insanlikla alâkali ahlâki münasebetleri elinde tuttuguna inanistir." Ceymis Martinö (J. Martineau) "Din, bir cemaatin meydana gelmesini saglayan âyin ve inançlar sistemidir." E. Durkheim

Bu tariflerde din; kutsal kavrami, inanç, zihnî meleke, mutlak itaat duygusu, arzu, içtimaî degerler suuru ve Tanri fikri gibi hususlara agirlik verilerek açiklanmak iste nmistir. Bu sekilde "din'in bir yönüne agirlik verilerek yapilan tarifler, herkesin üz erinde birlestigi bir tarif olmamaktadir. Bu tariflerdeki ayrilik; bir yandan din probleminin karisikligindan; öte yandan, bu tarifleri ortaya atan kimselerin sübjek tif görüs, duyus ve sahip olduklari dünya görüsleriyle, yasadiklari ortamin umûmî havasindan aynaklanmaktadir. Dinin gerçege yakin bir tarifi, yani bütün dinleri içine alacak bir ta rifi, ancak din teriminin sinirlari belirlendikten sonra yapilabilmektedir. Bunda n dolayi Din Bilimleri açisindan bir seyi "din" yapan hususlar söyle siralanmaktadir : 1. Insanüstü yüce varliklara inanç (Tanri-tanrilar, melekler, cinler vb.), 2. Kutsal o lanla olmayani belirleyen hususlar, 3. Ibadet, dinî âyin ve törenler, 4. Ilâhi bir kaynag a dayandirilan kutsal kitaplar-metinler, sifahî gelenekler, ahlâkî kanunnameler, 5. Ta biatüstü, insanüstü kutsal varliklarla ilgili dinî duygular (korku, sir, güven, günahkârlik, nma, baglilik, tevbe vb.), 6. Insanüstü ile irtibat (vahiy, ilham, peygamber, dua, n iyaz vb.), 7. Bir âlem ve insan görüsü, hayat ve ölüm ötesi inanci, 8. Hayat nizami, 9. Cemaa , 10. Orjinal bir muhteva tasimasi, taklit olmamasi.11. Siyasî gayelerle veya çikar hesaplariyle kurulmus olmamasi, saf ve temiz bir yapiya sahip bulunmasi... Yukaridaki hususlari özetleyecek olursak, geneflikle bir dinde su elemanlar yerali r: Tanri kavrami, inanç, ibadet, ahlâk, kutsal kitap, vahiy-ilham, peygamber-kurucu ve cemaat. Bu elemanlari gözönünde tutarak Dinler Tarihi açisindan dini söyle tarif edebil iriz: "Din, bir cemaatin sahip oldugu, kutsal kitap, peygamber veya kurucu, Tanri kavramini da genellikle içinde bulunduran, inanç sistemi ve bu sisteme bagli olarak yaptigi ibadet, yerine getirmeye çalistigi ahlâkî kurallar bütünüdür." Genel olarak da "din"i söyle tarif etmek mümkündür: Inanis ve davranis sekilleriyle, ins anlararasi iliskileri düzenleyen ve insanlarin iyi isler yapmasini, baris ve huzur içinde, birarada yasamasini saglayan genel kurallar bütünüdür. [12]

bb- Islâm Bilginlerine Göre Din Islâm bilginleri, dinin çesitli tariflerini yapmislarsa da bu tariflerin birbirine çok yakin oldugu dikkati çekmektedir. Bunlardan birkaç misal verecegiz.

Seyyid Serif Cürcânî (ö. 816/1413), "Ta'rîfât" baslikli eserinde dini söyle tarif etmektedir: "Din, akil sahiplerini Peygamberin bildirdigi seyleri kabule çagiran ilâhî bir kanundu r".[13]

Bu tarife biraz daha açiklik getiren bir baska tarif de su sekildedir: "Din, akil sahibi insanlari, kendi irade ve arzulariyla bizzat onlar için hayirli olan seylere sevk eden ilâhî bir kanundur. Yani o , Yüce Allah'in, zatî hayra, ebedî saadete ulasmak üz re kullarina vaz'ettigi hükümlerdir".[14]

Ayri bir din tarifi de söyledir: "Din, akil sahiplerini kendi iradeleriyle halde sa lâha, âhirette felaha sevkeder"[15] (Taha-nevî). Bu son tarif, dindar kimsenin dünya ve âhirette mesut olacagini anlatmak Istemektedi r. Yukarida verilen bu üç tarif, asagi yukari, ayni muhtevayi içinde bulundurmaktadir. Bu tariflerin isiginda, Islam'a göre din; akil sahibi suurlu insanlari, kendi ira de ve arzulariyla hayirli olan seylere sevkeden ilâhî bir kanundur. Din, peygamberler in vahiy ve ilhama dayanarak teblig ettikleri seylerin bütünüdür. Din, insanlarin kemâle e rismek üzere takip edebilecekleri en dogru yoldur. Dini ancak Allah koyar. Hiçbir in san, hattâ peygamberler bile ilâhî dini meydana getiremez. Peygamberlerin görevi sadece tebligdir.[16] Din, ancak insanlar içindir. Dinden onlar fayda göreceklerdir. Çünkü din, a kli basinda olan insanlara iyi ve kötüyü ögretecek; onlari iradeleriyle iyi seyleri yapma ya, kötülüklerden kaçinmaya yöneltecektir. Gazzâlî de "din" i kul ile rabbi arasindaki muamele olarak tarif etmektedir.[17] Asrimizdaki Islâm bilginlerince de dinin tarifi yapilmistir. Bunlardan biri söyledir: "Din, iman ve amel mevzuu olarak akil ve ihtiyara teklif olunacak hak ve hayir k anunlarinin hey'et-i mecmuasidir ki millet ve seriat dahi tabir edilir."[18]

2- Tarih Tarih, Arapça bir kelime olmakla beraber, ortak Sami "v-r-h" kökünden gelmektedir. Bun a göre tarih, "ay"in tarifi demektir. Bu terim; bir taraftan, "bir hadisenin, tari hî olayin vadesinin tayin ve tesbitini"; diger taraftan da, "bu olayin olus anini, zaman devresini, kronolojisini" ifade etmektedir. Dolayisiyla bir olayin gününü, ayin i ve yilini bildirmek de "tarih" kelimesi iie ifade edilmektedir. Kelime anlami disinda "tarih", bir ilim dalinin da adidir. Buna göre tarih; toplum lari, milletleri etkileyen olaylari zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar ar asindaki sebep-sonuç iliskilerini gösteren bir bilim dalidir. Geçmisi gerçekte oldugu gi bi anlatmaya çalisan bu bilim dali, insanlarin yasayis ve medeniyetlerini de konu e dinmektedir. Bunun yaninda tarih, millî suurun ve millî duygunun ana mayasi; millî bir ligin de temel harcidir. Bir bilim dali olarak tarihi nitelendiren çesitli tarifler vardir. G. Monod, tarih i "Insan eylem ve düsüncelerinin birbirini takip etmesi, gelismesi ve bir zincir olu sturmasi bakimindan ortaya çikan olaylar bütünü" seklinde tarif etmektedir. E. Beru-haym' in (Beruheim) ise, oldukça uzun bir anlatim içinde, "Tarih"! söyle tarif etmektedir: " Tarih Ilmi, insanlarin zaman ve mekân çerçevesinde husule getirdikleri gelismeleri-bun larin içtimaî bir bünyenin fertleri ve topluluklari sifatiyla yaptiklari eylemlerinde, bu içtimaî hayatta söz konusu ayri durumlardaki rol ve önemlerini tayin ve tesbit eden psikofizik etkenlerin meydana getirdigi sebep sonuç iliskileri Çerçevesinde-sonuçlari i tibariyle inceler ve nitelendirir." Tek basina bir gelisme gösteren hiçbir bilim dali yoktur, f-ler bilim dalinin digerl eri ile çesitli yönlerden iliskisi vardir. Tarihin arkeoloji, cografya, sosyoloji, f elsefe, hukuk, iktisat gibi bilim dallariyla iliskileri vardir. Tarihin felsefe ile iliskisinden tarih felsefesi dogdugu gibi, felsefenin de bir tarihi vardir (F elsefe Tarihi). Hukuk, tip, iktisat gibi alanlarin tarihi söz konusu oldugu gibi ( Hukuk Tarihi, Tip Tarihi, iktisat Tarihi), dinin, dinlerin de bir tarihi vardir. Bir bilim dali olarak bu alan, Dinler Tarihi seklinde adlandirilmistir.[19]

B- DINLER TARIHININ TARIFI

Dinler Tarihi, dinleri yer ve zaman göstererek inceler. Bu incelemeleri yaparken za man zaman karsilastirmalara da yer verir. Bazi bilginler dinleri tarihî seyirleri içi nde olduklari gibi anlatmayi uygun bulurken, bazilari da karsilastirma yapmayi ge rekli görürler. Her iki görüsün savunuculari da Dinler Tarihinin tarifinde bu hususlari gözön e bulundurur. Bundan dolayi Dinler Tarihinin tarifi, tarihî ve karsilastirmali incel emelere göre iki sekilde yapilabilir. Tarihî incelemelere göre Dinler Tarihi; tarih ve filoloji metod-larint kullanarak di nleri dogus ve gelismesinden inanç, ibadet, ahlâk vb. konularina kadar, tarihî seyir içi nde inceleyen bir disiplindir. Karsilastirmali incelemelere göre Dinler Tarihi; dinl erin diger dinlerle olan münasebetlerini benzer, farkli ve ortak hususlarini karsi lastirmali olarak ele alan bir bilim dalidir.

"Dinler Tarihi" deyimi, çogul kullanilisiyle ("dinler" seklinde) her dinin ayri ta rihî bir vakia olarak ele alinmasi keyfiyetini ifade eder. "Din Tarihî", tarihî devaml iligi içinde, "din"in mahiyeti ve hakîkatini incelemek anlamina gelir. Dinler Tarihi, bazi bilginler tarafindan titizlikle Din Mukayesesi ve Din Fenomenolojisinden a yri tutulur. Bununla beraber pratikte tarihî bir dinin bu zikredilen iki disipline bir ölçüde basvurulmaksizin incelenmesi zordur. Dinler Tarihi, büyük önemi bulunan bir bili dalidir. Çünkü herhangi bir dinin tarihî verileri, bir degerlendirmeye girisilmeden önce, uygun bir sekilde belirlenmeli ve arastirilmalidir. Bu da ancak Dinler Tarihi y ardimiyle mümkün olur.[20]

C- DINLER TARIHININ KONUSU

Dinler Tarihinin konusu, tarih sahnesinde görülmüs bütün dinlerdir. Günümüzde yasamakta olan er bulundugu gibi, bugün mensubu kalmamis dinler de vardir. Her iki din çesidi de Dinler Tarihinin konusudur. Dinler Tarihi, hak, bâtil ayrimi göz etmeksizin, hem ilâhî dinleri, hem de digerlerini inçeler. Tek tek dinlerin prensipler ini, onlarin çikis ve gelismelerini konu edinir. Kisaca ifade etmek gerekirse Dinler Tarihi, bugüne kadar gelmis veya gelmemis olsu n, insanlik alemindeki bütün dinleri inceler, Icabinda karsilastirir. Dinler, çesitli sekillerde siniflandirilmaktadir. Ancak bütün bilgin-lerce kabul edile n bir din tarifi olmadigi gibi, kesin bir siniflandirma da yoktur. Yoakim Vah (Joachim Wach), dinleri "kurucusu olan dinler", "geleneksel dinler"; Güs tav Mensing (Gustave Mensching) ise "millî dinler", "evrensel dinler" seklinde ikiy e ayirir. A. Simmel (Annemarie Schimmel) de dinleri; "ilkel kabile dinleri", "mi llî dinler", "evrensel dinler" diye üçe ayirir.[21] Dinlerle ilgili bir baska tasnif d e söyle yapilmaktadir: 1- Sakramental (dinî âyin ve törene dayanan) din, 2- Profetik (Peygambere dayanan) din, 3- Mistik (tasavvufî) din.

Dinler, "ensâbî" ve "eskâlî" olarak da; çikis yerlerini esas alan cografî durumlarina göre de siniflandirilmaktadir. Bunlarin disinda da çesitli tasnifler yapilmistir.[22] Islâm bilginleri, dinleri "hak dinler", "bâtil dinler" veya vahye dayanan ilâhî dinler, vahye dayanmayan tabiî dinler seklinde ikiye ayirmaktadir. Ibn Hazim (Ö.456/1064) ve Sehristânî (Ö.548/1183) gibi Müslüman Dinler Tarihçileri, hak dinler karsiliginda "milel",

Din Psikolojisi ve bazi bilginlere göre Din Felsefesinden olusur. Din Felsefesi hariç. esya ve sahsiyetlerini inceler. oldugu gibi. kuralkoyucu (normatif) degildir. dinleri. kutsal yer. Bu bilim dallarinda zamanla yapilan çalismalar gelismis ve din probleminin çesitli veçhelerini aydinlatmaya dayanan bu bilim dallarinin arasindaki yakinlik göz önünde tutularak. nitelendirici metot yaninda. Bu i lmî ve tenkidî arastirmalari yürütebilmek için üniversitelerin bünyesinde Dinler Tarihi kürsü arastirma enstitüleri kurulmus. Bu bi lim dali. görünen seyin sistematik ola rak tartisilmasidir. Çünkü genelde Din Bilimleri. Din Fenomenolojisi: Fenomen. fenomenoloj ik metoda baglidir. Dinlerde çesitli fenomenler bulunur. Kelâm gibi bilim dallarindan ayrilir. ortak noktalari bulm .DINLER TARIHININ METODU Her bilim dalinin kendine mahsus bir metodu vardir. karsilastirm a metodu ile karsilastirabilir. tarihî gelismesini dikk ate almaksizin. kendine has bir "nite lendirici" (deskriptif) metodu vardir. ileride üzerinde durulacagi gibi. temasa geldigi toplumlarin. Dinler Tarihi ile ayni Din Bilimleri çatisi altinda bulunan diger bilim dallari üzer inde de kisaca durmakta fayda vardir. Hiristiyanlik disindaki dinlerle ilgilen ilmesine izin vermiyordu. Dinler Tarihi'nde. Kiliseye karsi gerçeklestirilen reform sayesinde serbest arastirma imkânlari dogmustu.DINLER TARIHININ DIGER BILIM DALLARIYLA ILGISI Modern bilginler. Din Sosyolojisi. olaylari. din ile ilgili bilim dallarini bir ana böl um altinda biraraya getirmislerdir. ilke l kabilelerin dinlerini incelemeye baslamis. Sömürgecilik sonucu Bati. bunlar Din Bilimleri basligi ile bir çati altinda toplanm istir. ilmî arastirmala rda tarafsiz davranmak zorundadir. Dinin görünen. Çesitli dinlerin ibadet ve ây inlerini. Din Fenomenolojisi.bâtil dinler karsiliginda ise "nihai" deyimini kullanmislardir.[23] D. Dinler Ta rihi. Fenomenolojik me-todla belirlenen "fenomen"ler. diger din bilimleriyle paylastigi bu "nitelendirici" metodu ile Dinler Tarihi. Fenomeno-loji. yukarida adi verilen diger bilim dallari için d e tekrarlanmistir. görünen yönleriyle konu edinir. deger yargilariyla ugrasmaz. zaman. bilimleri siniflandirirken. Ortaçag'da Kilise tek otorite idi. Dinin kaynagi konusundaki bu tartismalar. evrimci lik ve diger tezlerin ilk heyecaninin geçmesi ve karsi tezlerin ortaya atilmasiyla . olmasalar da. Kilise. ayrintilariyla tan itir ve nitelendirir. karsilastirma metoduna da basvuru lur. aslinda bir dine mensup olsalar da. dinin ilmî ve tenkidî bir sekilde incelenmesinin gerektigini ortaya koymustur. dinî olgulari. görünen seydir. disa akseden yönlerini sistematik olarak inceleyen bilim dali da Din Feno-menolojisidir. Daha sonra "Din Bilimleri" basligi altinda toplanacak bu bilim dallari. Böylece evrimcilik cereyani moda ha line gelmis. bu etkilerle dinin kaynagi hakkinda tezler ileri sürülmüs ve tartismalar baslamisti. olduklari gibi ele alir. Dinler Tarihinin tarih. Bundan dolayi Dinler Tarihi alaninda ça lisan bilginler. bu. Bu fenomenlerin belirlenmesi.[24] E. herhangi bir dinin savu nmasini üzerine alan teoloji (ilahiyat). sosyo loji ve filolojinin metotlarindan da faydalanmakla beraber. Din Fenomenolojisi.

dinin devlet. bir yandan toplum. Diger bir anlatimla bu bilim dali. bu materyelini tarihî olmaktan ziyade sistematik bir açidan degerlendirir. dinin insan ruhundaki temel özelliklerini. Bundan dolayi Din Felsefesi alaninda çalisanlarin gayesi dinin hak veya batil oldugu meselesiyle ugrasmak degil. Din Sosyolojisi. büyük dinî sahsiyetlerin iç hayatlarini ele alarak onlarin ruhî halleriyle ugrasir. d inî fenomen ve gelismeleri karsilastirir. din alaninda meydana gelen sosyolojik olaylari. O. Din Psikolojisi her seyden önce. fertte din duygusunun nas il dogup gelistigini. tezahürleri ortaya çiktiginda inceleme konu su olur. Dolayisiyle bu bilim dali. Bu sebep-!e. pratik ve sosyolojik anlatimlarini incelerken Din Psikolojisi ve Karsilastirmali Dinler Tarihi ile konusunu paylasir. gözlemlerden faydalanir. bu münasebetlerden dogan olaylari ve dinî gruplari inceler. dindarligin fert ruhundaki gelisim seyrinin arastirilmasinda genel psikolojideki temel prensiplerden. Diger . dinî yetenekten ba slayarak. "din"i felsefî açidan inceler. ferdin dinî tecrübesini ve tecrübenin çesitli tezahürlerini açiklamaya çalisir. dinî rumuzlarda gizli olan manayi ortaya çikarmaya ve mecazî sözlerin kutsal anlamini çözmeye ugrasir. diger din bilimleriy le bazi noktalarda birlesmesine ragmen. Böylece dinî prensipleri. verilerden hareket eder. tarih boyunc a özel ve müsahedeye dayanan din ve toplum arastirmalarini. O halde Din Sosyoloji sinin konusu. bir bilim dali olarak. Bu gaye ile onlar. ayrildigi yönler de vardir. dinî hükümlerin mantigini ortaya koymaktir. öte yandan din bilimlerine dayanir. bunlarin yapi ve kanunlaridir. modern psikolojiye paralel olarak gelismis ve on un bir dali haline gelmistir. ondaki hüküm verme özelligidir.aya çalisir. Din Bilimlerinin genel verilerinden ve toplum bilim lerinden yararlanir. Din Felsefesi: Din Sosyolojisi. Tanri inancina felsefî bir temel bulmaya çalisir. dinin teorik. Ancak o. Dolay o. insan tiplerini dikkatlice inceleyip özel tipolojiler tesbit eder. Bu bilim dali. Yine dinî gruplardan olan "cemaat". testlerden. çesi tli dinî cemaatlerin toplumla olan münasebetlerini konu edinir. m illet. Din Psikolojisi. Din Sosyolojisi: Din-toplum münasebetlerini. insana ait dinî hayat in çesitli yönlerini psikolojik açidan inceler. Yani Din Psikolojisi dinin psikolojik yönünü. toplumun ana sekilleri ve dinin dis belirtileri ile sosyolojik süreçler . Kisinin dinî d uygu. Tabiî ve dinde n dogan gruplari incelerken. davranislara etkilerini konu edinir. sosyal dinî kurumlan. mezhep. tarikat ve gizli c emiyetler de Din Sosyolo-jisi'nin konulari arasindadir. en bas ta Allah'in varligi ile ilgili delillerin tenkit ve tahlilini yapar. Bu bilim dali. anketlerden. bunlarin ne ölçüde tutarli ve basarili olduklari üzerinde durur. Bunun yaninda. Din Psikolojisi: Bu bilim dali. Din Psikolojisi gibi konusu "din" olan Din Felse fesi. ihtida ve inkâr olaylarini. Bunlar da bir zemine y erlesip kendilerini hissettirdiklerinde. genel psikolojinin bütün metodlarindan faydalanarak kendi alanina gi ren konulari inceler. düsünce ve yasayisi Din psikolojisi'nin konusudur. materyelini Dinler Tarihi'nden alir. bütün dinlerin aslinin ve gayesinin bir oldugunu isbat etmeye çalisir. Ruh-beden iliskisi Ile çevre-kültür etkilerinin bütünlügü içinde ele alinan dinî inanç. dinî duygunun ve bu duygunun tezahürlerinin hemen hemen bütün dünyada birbirine benzedigine isaret eder. Bu inceleme sirasinda aklî ve tarafsiz bir yol tu tar. dinden dogan ruhî gerginlikleri ve süpheleri inceler. dinin sosyal hayattaki t ezahürlerini konu edinir. Din Fenomenolojisi. Din Fenomenolojisi. Din Psikolojisi. bu iki aya k üzerinde köprü kurmaya çalisir. Din Fenomenolojisi. Din Felsefesi'ni diger din bilimlerinden ayiran. fert dünyasinda çesitli gelismeler gösterir. Din Sosyolojisi. aileye karsi tutumunu. Bununla beraber dinde görünmeyen seyler de bulunur.

Bütün bunlar sonucunda diger inançlar ve hattâ geçmisteki ins anlarin inançlari da merak konusu olmustur. iktisadî. bir yandan birbiriyle yakin ticari. hem de diger dinlen daha iyi ögr enmeye itmistir. bir aydin 'Çin kaçinilmaz vazife haline gelmistir. Hattâ Din Felsefesi. Bu münasebetlerin saglikli bir sekilde yürümesi. dinin mâhiyetini. en dogru ve vazgeçilmez din saymaktadir. Bunun yaninda dinlerarasi rekabet. Bunlarin basinda tarih gelir. Din Felsefesi. Günümüzde de bazi kesimlerde ayni menfi ta vira rastlanmaktadir.Dinler Tarihinin Önemi ve Lüzumu Günümüzde. Dinler Tarihi sayesinde. sifatlari. din-dil. Arke oloji. özellikle baska dinlerden bahsedil mesine olumsuz yaklasim dikkati çekmektedir. siyâsî. mensup oldugu dini. dinî tecrübe. dinî i arin bilinmesine ve ona göre davranilmasina baglidir. ilim-din.[25] F. Aksi takdirde basariya ulasmak mümkün degildir. Bu bil im dalinin ele aldigi konularin basinda Allah'in varligi. Din Felsefesi. Her din mensubu. d in-kültür (din-sanat. mis yoner faaliyetleri. Bir dini savunmak. destek aldigi birtak im bilim dallari daha vardir. Sanat Tarihi. kendi mensup oldugu dine bagli olmasini ve ona önem vermesini normal sa ymak lazimdir. çesitli dînleri en dogru biçimde ögreten bir bilim dalidir. gerek geçmis teki dinler ve gerekle yasayan dinlerin tarihî gelismesi bakimindan Dinler Tarihin e malzeme verir. Çünkü her aydinin genel kültürü içinde. peygamberlik ve vahiy gibi genis ölçüde metafizik bir karakter tasiyan meseleler yeralir. Tarih. nitelendirici metoda dayanarak dini meseleleri açiklamaya çalisirken . Ayrica Mitoloji. Dinî metinlerin degerlendirilmesi dile baglidir.edebiyat). bundan ibret alanlara da bir isik olsun diye bir özette topladim" ifadesinde ortaya koymaktadir. Din-Ier Tarihinin de stek aldigi diger bir bilim dali da Filolojidir. LÜZUMU VE GELISMESI 1. Dinler Tarihi kültürüne de Ihtiyaci vardir Dinler Tarihi. "el Milel ve'n-Nihal" adli eserini yazmasinin sebebini". yaratma. dinî münasebetler içindedir. dini konu edinen bilim d allarinin vardiklari sonuçlan ve bu sonuçlara varmak için onlarin kullandiklari metodlar i hakkinda da hüküm verir. Ayrica ilim-iman.din bilimleri.[26] Islam Dünyasinda ve Müslümanlar arasinda Dinler Tarihi ve Karsilastirmali çalismalara ka rsi menfi bir tavir oldugu anlasilmaktadir. Halbuki Dinler Tarihi ve Karsilasti rmali çalismalar hem faydali hem de Islâm'a uygundur. Günümüzde insanlar ve toplumlar. din-siyaset. kültür askerî. daha iy i anlamaya. oniarin vardiklari sonuçlardan genis ölçüde yararlanir ve bu sonuçlarin i sigi altinda bir takim hükümlere ulasir. Bu bakimdan. insanin dinî hakîkatlarla alâkasini konu edinir. Dinler Tarihinin bu belirtilenler ile yakin ilgisi disinda. diger dinleri iyi bilmeye bagli oldugu unutu lmamasi gereken bir husustur. yeniden dirilme. bütün d inler ve din mensuplari için geçerlidir. Folklor ve benzeri bilim dallarindan da Dinler Tarihi arast irmalarinda faydalanilir. dinî suur gibi hususl ar da bu bilim dalinin ugrastigi meseleler arasindadir. okuyanlara ibret.DINLER TARIHININ ÖNEMI. Bir kimsenin baska bir dini karalama ve kötüleme yoluna gitmeden. dîn olgusu karsilastirilmali olarak daha iyi anlasilabilir. Öte yandan basin-yayin. Etnoloji. yer ve zaman göstererek geçmisteki olaylari ele alan bir bilim dali olmasi itibariyle. Allah-âlem il iskisi. seyahat . insanlari hem kendi dinlerini. Bundan dolayidir ki Sehristanî. sportif faaliyetler gibi vasitalarla insanlarin birbirleri hakkinda bilgi edin me yol ve imkânlari artmistir. çesitli sebeplerle diger dinleri ögrenmek. Bu. Bunu kavrayan ebu Hasan Ali el . âlemin gayesi. kavramaya ve diger dinler karsisinda savunmaya önem vemekte. Türkiye'de Dinler Tarihine.

Kur'ân-i Kerim'i örnek almislardi Kur'an-i Kerim'de diger dinler hakkinda bilgi verilmektedir. 3.[27] Kanunî'nin.Ö.Islâm'i diger din ve inanç sahibi milletler arasinda yayabilmek "Çin onlarin sa hip olduklari dinlerin ögrenilmesi ve Islâm'in üstünlüklerinin ortaya konulabilm esi. Süleymaniye Camiî Vakfiyesi'nde. Islâm'in ibadet ve inanç esa slarini diger dindekiler-le mukayese etmedikçe.[29] 2. Yüzyil).Hasan en Nedvî. Çünkü onlar. Bu ilginin çok çesitli sebepleri vardir.[28] Bu. özet olarak. Bu bilgiyi i lk defa eski Yunan ve Roma yazarlarinda görüyoruz. diger din ve Inançlarin yanlis ve eksik noktalarin in ortaya konulabilmesi. 4. arastirip ögrenmek ister. Dinler Tsrihi'nin önemini kavramis ve diger dinlerle yakinen ilgilenmislerdir. Bunlardan Heredot (M. her kavme uyarici gönderildigini ve onlarin "Islâm çizgizi" üzerinde bulunduklarini bildirmesi seklindeki bilgilerin izah edilebilmesi ve degerlendirilebilmesi. ar astirma yaptigi milletlerin dinleri hakkinda bilgi vermistir. 7. ayrica Hz. Ömer'in "Islâm'in içinde büyüyüp de Cahi-liye Dönemi'ni bilmeyen bi imse Islâm'i merhale merhale bozabilir" dediginin rivayet edildigini de kaydetmekt edir. mukayese yapmadikça. "Islâm'in yüce gerçegini ortaya koyabilmesi için mukayeseli dinler ve dinler t arihini bilecektir" sartini da koydugu belirtilmektedir. 6. Ancak diger dinlerden söz eden yazarlar. bu konuda. hem bunun tetkiki hem de bu hususa diger d in mensuplarinin dikkatinin çekilmesi. Islâm'in ve bu ebedî ve kâmil din ah'in kendisine verdigi nimetin degerini bilemez. Dinler Tarihi alaninda ilk ve önemli çalismalari yapanlarin Müslüman bilginler oldugu görülmekte ve dikkati çekmektedir. Kur'ân-i Kerim'de zikredilen diger dinlerle ilgili bilgileri hakkiyla anlayip dege rlendirmeleri de yine ancak Dinler Tarihi sayesinde mümkün olabilmektedir. Dinler Tarihi'ne menfi bak-mamalidir. Islâm'a olan sükür ve övgüyü hakkiyla takdir demez". Bunun için bütün dinlen oldugu gibi vermeye çalisan Dinler Tarihi'nin ve Karsilastirmali Dinler Tarihi'nin önemi ve lüzum u ortadadir. dört asir önce bile Dinler Tarihi'nin öneminin kavrandiginin delilidir.Islâm'in yayilmasi sonucu Müslümanlarin hâkimiyetleri altinda bulundurduklari veya ko msu olduklari topluluklarin inançlarini ögrenme ihtiyacinin dogmasi. Müslüman bilginler ve Müslümanlar. Müslümanlarin. Bu ölçüsüz gidise son veren Müslüman ya . Hiristiyanlar kapilmas in diye o dinleri kötüleme yolunu tercih ediyorlardi.V.Müslüman olanlar arasinda eski inançlarini devam ettirenlerin bulunmasi sebebiyle bu inançlarin kaynaklarinin Islâm öncesine dayandiginin gösterilebilmesi. Çünkü Müslüman. Bundan dol ayi hiçbir Müslüman.Kur'ân'in kendisinden öncekileri tasdik etmesi. Süleymaniye Camii imaminda aranacak vasifla r arasina. Muham-med'in geleceginin yazil i oldugunu haber vermesi dolayisiyle.Dinler Tarihinin Gelismesi Insanlar baskalarinin inançlarini merak eder. Bu merak Ortaçag Avr upasinda da vardi. diger ilâhî kutsal kitaplarda Hz. 2. 5.Islâmî müsamahanin gösterilebilmesi ve anlatilabilmesi. Nedvî. bunun önemini söyle belirtmektedir: "Mukayeseli çalismaya o lan ihtiyaç büyüktür. Onlarin diger dinlerle ilgilenme sebeplerini söyle siralamak mümkündür: 1.Diger din ve mezheplerin Islâm inanç esaslarini bozmak yolundaki faaliyetleri kars isinda Islâm'in savunulabilmesi. Müslüman.Kur'an-i Kerîm'in.

Aslinda bu devreyi Islâm Âlemi ve Bati'daki bazi çalismalar hazirlamis tir.456/1064) "Kitâbu'l-Fasl fi'l-Milel ve'l-Ehvâi ve'n Nihal"i. Günümüzdeki modern Dinler Tarihi çalismalarinin baslangici bir buçuk yüz yila yakin bir sürey dayanmaktadir. Abdullah b. Ibn Hazim'in (Ebû Mu-hammed Ali b. Muhammed es-Se rahsî'nin (0. bugün için de malzeme teskil etmistir. Bunla rdan birkaç örnek verelim: "el-Firak" tarzinda el-Bagdâdî'nin (Ebu Mansûr Abdulkâdir el-Bagdâ Ö. Bunlarin yaninda Ibn Nedim'in (Ö. sonunda. Ö. "el-Milel ve'n-Nihal" sekline dönüsmüstür. 485/1092)" Beyânu'l-Edyân"! Islâm Alemindeki genel anlamda ilk Dinler Tarihi çalismalari sayilabilir.Hazm.el Huzeyl'in {Ö. "ed-diyânât" (dinler) ve "el-milel" (milletler) tarzinda eserle r ortaya çikmistir.lar olmustur. Abdilkerîm es-Sehristânî. Ö. Hanîflik. Hiristiyanlik üzerinde du rulmakta. nihai (dinler-mezhepler). "el-edyân" tarzinda Ebu'l-Maâlî Muhammed b. Ö.440/1048 sonrasi. el-Esferâinî'ni n (Ebu'l Muzaffer. "er-Redd" tarzinda yazilmis çok sayida eser vardir. Bu çalismalarin gelismesi özet olarak söyledir:[30] a.471/1078) "el-Milel ve'n-Nihal"i ve Sehristânî'nin (Ebu'l-Feth Mu hammed b. Bunlarin en basta geleni el-Bîrûnî'nin (el-Beyrûnî) (Ebur-Reyhan Muhammed b. Maks Müller. "ed-Diyânât" tarzinda Hasan b.286/ 899) "Risale fî Vasfi Mezâhibi's-Sâbiîn'i. Takip ed en yüzyillarda firka-mezheplerle beraber diger dinlerden de bahseden "el-firak" (f irkalar). içind e çesitli dinlere yer veren önemli kaynaklardir. Ebû Zeyd el-Belhî'nin (0.142/759) eski Iran dinleriyle ilgi li tercümeleri vardir. Ayrica Arapça yazilmis çok sayida Dinler Tarihi ile ilgili eser lere rastlanmaktadir.Islâm Âleminde Dinler Tarihi Çalismalari Islâm Alemindeki Dinler Tarihi ile ilgili çalismalar açiklanmadan önce bu konuda ilk kay nagin Kur'ân-i Kerîm oldugu belirtilmelidir. bâtil dinler karsiliginda kullanilmistir. Bunlar a Gazâlî'nin (Ö.204 ? 206/819-821) " Kitâbu-I Esnam" i zikre deger bir çalismadir.505/1111) "er-Reddü'l-Cemîl" i misal olarak verilebilir. 1856'da "Karsilastirmali Mitoloji" ve 1870'de yayinlanan "Dinlerin Esasi ve Gelismesine Ait Ders Notlan" adli eserleri ile diger dinleri . 298/910) "el-Ârâu ve'd-Dfyânât". Ebu'l-Abbâs Ahmed b. Ahmed el-Birûnî. Mile]. Islâm Âlemi'nde Dinler Tarihi ile Ilgili olarak yazilmis çok sayida eser vardir. hak dinler. Hicrî ilk yüzyilda dinî tartismalari ihtiva eden "makale"îer (daha sonralari "makâlât"). Böylece dünyadaki çesitli dinler hakkinda biigi verilmis ve bu bilgiler. Sabiîlik.403/1012) "El-Milel ve'n-Nihal"i. Mecusîlik ve Putperestlikten de bahsedilmektedir.380/990) "Fihrisf'i.Batida Dinler Tarihi Çalismalari Bati'da modern anlamda Dinler Tarihi çalismalari Maks (Max) Müller (1823-1900) ile b aslamistir.548/1183) "el-Milel ve'n-Nihal" adli eserleri. Bütün bu çalismalar nda yalniz Islâm öncesi Arap rnüsrikligini konu edinen Ibn Kelbî'nin (Ö. "er-redd". iki nci yüzyildan itibaren de diger dinlerle ilgili "reddiye" ler yazilmistir. 429/1038) "el-Fark Beyne'l-Firak"i . dullâh'in (Ö. Mukaffâ'nin (Ö. Musa enNevbahtî'nin (Ö. muhtemelen 453/1061) "el-Âsâru'l-Bâkiye" ve "Kitâbu't-Tahkîk 'l-Hind" adli eserleridir. Yahudilik. Muham-med b. Ö. Islâm Âlemi'nde Karsilastirmali Dinler Tarihi alaninda da kayda deger çalismalar yapil mistir.[31] b. "el-Milel ve'n Nihal" tarzinda el-Bakillânî'n in (Kadi Ebu Bekir. Ö. Çünkü Kur'an'da "Ehl-i Kitap" deyimi kullanilmakta. Bunlar. 2 26/840) "Kitâbu'l-Mecûs ve "Kitâbu's Sane-viyye" si.300/ 94 ) "Kitâbu Serâyii'l-Edyân'i.

Oxford Üniversitesinde Dinler Tarihi dersleri vermis olan Alman asilli Maks (Max) Müller. çesitli üniversitelerde kürsüler kurulmus ve ilmî dergiler çikaril r. G. O ve takipçileri. E. Elyad (Eliade). Sonunda yenilestirme hareketleri çerçevesinde kurulan Darülfünun Edebiyat Fakültesinin 1874 yili ders programinda. Tarih-i Umumî ve Din-i Esâtîri'l Evvel in dersi bulunmaktadir. 1918'de Medresetu'l-Mütehassisîn M edrese-i Süleymâniyye'ye çevirildiginde "Hikmet ve Kelâm Su'besi"nde yine bu ad altinda Dinfer Tarihi okutul-mustur. Medrese-i Süleymâniyye Ilahiyat Fakültesi adini almistir .inceleme yolunu açmis ve büyük ilgi görmüstür. R. Bu ilk Ilahiyat Fakültesinin ders programinda "Türk Târîh-i Dînîsi" ve "Târîh-i Edyân" bul dir. Parrin der. Daha sonraki yillarda Hollanda'da C.P. Üniversite ders programlari içinde yer a lmistir. Erik F Sarp (Eric F. Brandin (Brandon). G. çesitli ülkelerde zikredilen alanlarda bir hayli bilgin yetismistir. Mesrutiyetten sonra 1911'de "Ulûm-i Seriyye" dersleri arasinda 6 saat "Târîh-i Dîn-i Islâm" ve Târîh-i Edyân" dersleri birlikte programda yeralmistir.F. yüzyila kadar devam etmistir.Ülkemizde Dinler Tarihi Çalismalari Islâm Âlemi ve Bati'daki Dinler Tarihi çalismalarindan yararlanarak Osmanli Devleti'nin son devresinde bu alanda bazi çalismalar yapilmistir. dinlerin ilmî incelenisinde filolojiyi anahtar kabul etmis v e dinin özüne ancak dil arastirmalari yoluyla gidilebilecegini ileri sürmüslerdir. Vah (Wach).Strom. J. Scho eps ve Michael Pye'yi sayabiliriz. Hay r (Heiler). W. Cantvvell Smith. ilk defa "Din Bilimleri" deyimini kullanmi stir.C. 1914'de "Ulûm-i Ser'iyy e Subesi"nin Medresetu'l Mütehassisîn'e dönüstürülmesinden sonra "Kelâm. Halen. Tevhîd-i Tedrisat Kanunu çikinca. Bütün bu belirtilen orta ve yüksek derecelKegitim kurumlarinda "Dinler Tarihi" dersi y eralmaktadir. Bati'da Dinler Tarihi ve Karsilastirmali Dinl er Tarihi çok ilgi görmüs. Zaehner. Ake V. Tiyel (Tiele) ve Santopi dö la SosI (Chante pie de la Saussaye). M. Böylece zamanla Paris. F. Esâtîr (1878)."Dogu'nun Kutsal Kitaplari Tercüme Serisi"ni baslatmis. Bunlar arasind a R. bu alanda önemli çalismalar yapmislardir. Bu devrede. R. Otto. Türkiye'de egitim-ög etim hizmeti veren 24 Ilahiyat Fakültesi vardir. "Umumi Dinler Tarihi" dersleri vardir. NInian Smart. 1949'da Ankara Ilahiyat Fakültesi.G. Tasavvuf ve Felsefe 'besi"nin ders programinda da "Târih-i Edyân" vardir. Sharpe). daha sonra I mam-Hatip Okullari. Uqo Bianchi. XIX. Ingiltere'de yerlesmis. Pettazzoni. .[32] c. Aslinda Islâm Âleminde yerlesmi s "Milel-Nihal" ve "Kasas-i Enbiyâ" tarzindaki eserlerin tercüme gelenegi XIX. Roma gibi merkezlerde Dinler Tarihi.Mensing (Mensching). "Türk Dinleri ve Mezhepleri Tarihi". de Yüksek Islâm Enstitüleri de Ilahiyat Fakültesine çevrilmistir. Ilahiyat Fakültesinin çogunda Dinler Tarihi alaninda önemli çalismalar ve tezleryapilmaktadir. Van der Löv (Leeuw) basta olmak üzere. Yüksek Islâm Enstitüleri ve Erzurum Islâmî Ilimler Fakültesi açilmistir.G. M. S. Yüzyilin ikinci yarisindan sonra Dinler Tarihi alaninda yapilan çalismalar zama nla gelismistir. Günümüze kadar gerek dogrudan dogruya bu alanda ve gerekse karsilasti rmali veya fenome-nolojik alanda yapilan çalismalar dikkati çekmektedir. Ki tagawa.Semseddin Sami. II. Dinler Tarihi olarak ülkemizde yayinlanmis belli basli eserler ve yazarlari sunlar dir: 1. Hans J. 1936'da bu Enstitü de kapatilmistir. Brüksel. Dumezii. 1933'de Ilahiyat Fakültesinin kapatilmasindan sonra kurulan Islâm Tetkikleri Ens titüsünde.

London 1970 (Bkz. Eliade-M. Editions Gallimard 1971. 1552 .Es'ad. Târîh-i Edyân (1911).Gazalî.M. S. Hüseyin G. 26-39 . New Jersey 1977. La Nostalgie des Religions. .D. Ellwood.Mehmet Aydin. The History of Religion. 9. Paris 1962.. nesr. Tarih-i Edyan. Semseddin (Günaltay).Ahmet Mithat Efendi.Mahmud Es'ad b. 1-27. 36. 4-6. Ta'rifat. Istanbul 1253. Ekrem Sarikçioglu. 3-13. New York 1951 . Dinler Tarihine Giris. Dinler Tarihi (1978).Seyyid Serif Cürcâni. 1421-143 5. Philospohy of Religion.) . Misir 1967. . Târîh-I Edyan (1912-1915) 4. 77-78. Istanbul (1947). "Din". 8. 10.2. Re ligionsgeschichte. Karsilastirmali Dinler Tarihi (1966). Istanbul 1338. So-ciology of Religion Pychology of Religion mad. Semseddin (Günaltay).B.(1983). Emîn Seydisehrî. 7. 4-19 . Editions Gallimard 1971. 1-14 vd. Ankara (1955). Hamdi Akseki. Mc Donald. Chicago 1969. II 590-591 . Istanbul 1963. Words of the VVorlds Religions.Dictionnaire des Religions. 11. Yur daydin-Mehmet Dag. 6.Ugo Bianchi. Din Felsefesi. Istanbul (1911-1912).Mircea Eliade. 17-77 (In g.Encyclopedia of Religion and Ethics..A. [33] I. 1-16 . Lisanu'i Arab. Târîh-i Edyân (1922). Ihyâu Ulumi'd Din. Brandon.Historie des Religions.G.M. 66 vd.The History of Religions.Annamari Simel (Annemarie Schimmet). Hastings. nesr. Dinler Tarihi (1935). Beyrut 1958..Ömer Riza Dogrul.Robert S. 5. Leiden 1975.. Ömer Budda. Kitagawa. Islam Ansiklopedisi. Istanbul 1943. nesr. . 3. 12-37. Chicago 1973.) Bu eser. 1/3-59 . 62. M. Comparative Religion. Yeryüzünde Dinler Tarihi. Baslangiçtan Günümüze Dinl er Tarihi. J.Ibn Manzur. Târih-i Edyân. 72 A Dictionary of Comparative Religion.Mehmet Taplamacioglu.H. . Phenomenologie et Religions. Xlll/169-171 . Izmir 1987. IV/531 . The Ouest-History and Meaning in Religion.F. . Islam.Henry Dumery. Phenomenology of Religion. France 1983.Bölümün Bibliyografyasi . Me hmet Aydin tarafindan "Di-nin Anlami ve Sosyal Fonksiyonu" basligiyla Türkçe'ye tercüm e edilmis ve 1990 yilinda Kültür Bakanligi yayinlan arasinda çikmistir. (Basin Direktörü) Paul Paupard.

Kur'an'da Allah ve Insan. Belgique 1982. "Çesitli Yönleriyle Din". Ankara 1961. Histoire Generale des Religions. . 3-12 Ebu'l Feth Muhammed b. Çev. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. Istanbul 1911. 275-282. Dictionnaire des Religions. . Çev. H/26-27.Abdurrahman Küük. Tarihte Usul. 2-13 . Comparative Religion. 48 Eric J.L. Fransizca'ya çev. The Phenomenon of Religions.Ahmet Mithad. Mensching. London 1967.Ü. . Paris 1976. Süleyman Ates.The Üniversel Jewish Encyclopedia. .Toshiko Izutsu. 11/305. 6-23.. IX/125.G. A.G. 109-122.Annemarie Schimmel. Tarih-i Edyan. Çev. Wach. Paris 1970. 3-7 . Kur'an'a Göre Dört Terim. Religions of Mankind. Jensen. Hikmet Tanyu.H. Istanbul. 1969. Beyrut 1968. 10-21. 318. Emin Seydisetiri. Cilaci I. Çev. London 1975. 130. . 50 Key VVords-Comparative Religions. Kahire 1963. Britain 1971. Ankara 1975.Ekrem Sarikçioglu.Günay Tümer. Kaya. 1-5 . Din Ögretimi ve Din Hizmetleri S emineri.Ninian Smart. Socioiogy of Religion. 312-313. La Religion dans son Essence et ses Ma-nifestations (Phenom enologie de la Religions).Ebu'l Ala el-Mevdudi. . Ström.J. Ankara 1955. O. London 1966 .Michael Pye. ei-Milel ve'n Nihal. Vlll/109-124. XVII. Ilahiyat Fak. 13-18 . Ankara 1991. Gr. . 8. 220-251. Der. . Zeki Veiidi Togan. Istanbul 1911-1914. Kahire H. el Erkânu'l-Erbea. 654-79. . Chicago 1951. . Abdulkerim es-Sehristanî. Istanbul 1982. R-Clara VVinston. N. XXVIII/213267.Helmer Ringgren-Ake V. Istanbul 1983.. . An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. "Türkiye'de Dinler Tarihi'nin Tarihçesi". Paris 1951. Britain 1978 .Râgip el-Isfehâni. "Dinler Tarihi Dersinin Okutulmasinda Karsilasilan Zorluklar ve Bunlarin Giderilmesinde Takip Edilecek Esaslari". 52-54 Mahmud Es'ad b. Jacques Marty. Joachim Schoeps. . 187-217 . Müfredat. .Ü. Ilahiyat Fakültesi Dergisi. Dinler Tarihine Giris.*Gr. Kahire 1975 Muhammed Ali El-Famki et-Tahanev\ Istilahatu'l Fünun. New York 1948.Ebu'l Hasen Ali el-Haseni en-Nedvî. . . Sharpe. Tarih-i Edyân..Salamon Reinach. Ankara 1986. Sociologie Religieuse. A. Van Der Leeuvv. Marguerite-Marie Thiollier. 3-5.

ortaya koya cak bir beige yoktur ve ilmî yollarla bilebilmek de mümkün degildir. Animizmin politeizmin kaynagi oldugunu kabul etmekle beraber. d iger taraftan ruhlara inanilmasidir. Yüzyilin ikinci yarisindan sonra Darvvin'i n evrim nazariyesinden etkilenerek dinin kaynagi hakkinda da çesitli görüsler ileri sürülmüs tür. saygisi. Antropolog Edvard Börnet Taylir (Edvvard Bürnette Tylor). ln'n baslangicinin "Animizm"e da yandigi nazariyesini ortaya atmistir. Atalara Tapinma. Bilinebilen. geçmiste de. Bu nazariyeye göre "ilkel insan". nere de insan varsa orada dinin oldugudur. bütün tabiatin canli olarak kabul edi ldigini ifade etmektedir. Din Bilimi. Onun Animizm Nazariyesine göre uyku. Bu terim. ihtiyaci ölçüsünd e tapinmaya baslamistir. Böylece insan. Taylir'in ögrencisi olan R. Hak Dini Kur'an Dili. Günes. sonra çevr esindeki hayvan ve maddelere. bir taraftan maddelerin husûsî bir kuvvete sahip olduguna. H. agaç gibi varlik larda da var kabul edilmistir. Istanbul 1/90. canlilik gösteren irmak. Bu korkunun atal . Aydinlanma Devri filozoflari da Çesitli dinlerin bir ilk dinde n olustugunu ve din duygusunun insanda tabiî olarak bulundugunu savunmustur.. insanla beraber varolmus ve insanla berabef de varl igini sürdürecek bir "kurum" olarak görülmektedir. Tarih boyunca ve insanlarin en eski kültürleri nin karanlik zaman diliminde din. dinin kaynaginin. hayat korkusunun dinlerdeki üstün yerine isaret eder. hayat verici bir cevher vardir. bir kavram. Spensir. dinin kaynagini ilk insana ve dolayisiyla onu yaratan All ah'a baglamaktadir. bütün âleme yayilan tek bir hayat veren "güç" düsünmüs olmalidir.DININ KAYNAGI HAKKINDA DEGISIK GÖRÜSLER Dinin nasil basladigini. daha sonra da tabiî olaylara bu düsünüsünü uygulamistir. Fetisizm ve Büyü gibi inançlari^ ondan dogdugunu ile ri sürmüstür. Ingiliz Filozofu H. Darvvin'in "Türlerin Kaynagi" baslikli eseriyle 1859'da baslayan materyalist ve po-zitivist propaganda. Ogüst Komt (Auguste Comte) ve L. [34] II.BÖLÜM A. sahsiyeti bulunmayan umûmî dinamik güçte aranmas i tavsiye edilmektedir.R. Bu güç için bilginler "mana" deyimini kullanmaktadir. Bu cevher i lk insan tarafindan hareket eden. Marett'in. onlara korkusu. Bundan dolayi insan hayati ve insanlik tarihini anl amak dini anlamakla bir tutulmustur. 1871'de yayinladigi "Pr imitive Culture" (Ilkel Kültür) baslikli kitabiyla. bilim adamlarini mesgul etmistir. Toplum hayatinin vazgeçilmez ana unsuru haline gelmis olan dinin kaynagi meselesi. ü nazariyesinde. Kutsal kitaplar. günümüzde de dinsiz bir top luma rastlamamistir. ilk defa açikl anan bu nazariyesinde. Animatizm. sosyolojik delille re dayanarak. Bir çok tanrinin kuvvetinin bir tek tanriya verilmesiyle de tektanricilik (monoteizm) meydana gelmistir. "mana" fikri ile desteklenmis görünmektedir. 1909'da. rüya ve nefes alma gibi durumlarda bede ni yöneten ve ölüm ile ondan ayrilan manevî. Kutsal Kitaplarin verdigi bilgiler disinda. XIX. insan hayatinin her tarafina yayilmis ve onun ayrilmaz bir vasfi olmustur. ayri ayri varliklara s ahsiyet kazandirmadan önce. dinin kaynaginin Anim izm oldugunu. ilkel kabîle dinlerinin kaynaginin k orku sonucu "atalara tapinma" oldugunu ileri sürer. yayinladigi "Dinin Baslangici" adli kitabinda. Burad an çoktanricilik (Politeizm) dogmustur.Elmahh Hamdi Yazir. animizmden önce bir ilk safhanin bulundugunu kabul eden diger bir evrim nazariyesi "animatizm" adini almaktadir. Ay. Önce bedenden ayri bir ruh fikrine ulasan insan. Fert plâninda dinsiz kimselerin bulunmus olmasi bu kurali deg istirememistir. Spensir (Herbert Spencer). Bunun için din. Buhner (Lud-wig Buchner) ile doruk noktaya ulasmistir. Dinin kaynagi hakkinda kutsal kitaplarin verdigi bilgilerin disinda bir bilgi yo ktur.

Bu görüsü. ilmî teknolojinin yoklugun da tabiattaki bu güçleri kontrol altina alip onlardan faydalanmayi ummus ve büyü. bütün insanlar. Lang'dan sonra benzer bir görüs Avustur yali Cizvit papazi Wilhelm Smit (Schmidt) tarafindan savunuldu. dinin kaynagini sosyolojik bir temele baglar. Çesitli kabile . Taylir'in animizm nazariyesine ilk ciddî itiraz. bunun daha sonra "atalara tapinma"ya yol açtigini. her dinde ata lara sayginin yer aldigini göstermeye çalisir. J.ara ibadeti. "Dyaus"un gök anlamina geldigini. ögrencisi Endriyuv Lang'dan (Andrew Lang) geldi. o da toplumdur. Böy lece. Freyzir (Frazer). atalara ibadetin de diger bütün ibadet sekillerini gelistirdigini ve ta nrilarin sivrilen veya kahraman olan atalardan seçildigini savunur. daglar. Büyü. Maks (Max) Müler'e (1823-1900) göre dinin kaynagi. Totemci görüse göre. Iskoç W. Artik Totemcilik. Müller.G. Kutsal. Bu görüse "Naturizm" denir. Vedalar'daki tanri i simlerinin tabiat olaylari ile yakin ilgisi bulundugunu ileri sürmüs. din in temel fikri. "Agni"nin ates . Müller. Reynah (R einach) gibi bilginler. Aslinda psikolog olan Z. son arastirmalard a elde edilen bilgilere göre Güneydogu Avustralya ilkel kabilelerinde animizme rastla madigini. korku ve saygida aramak gerektigini . bilhassa "Günes tapinmasi" üzerinde durmus. Totem'e tapinilir ve özel âyinlerle. M. Bu nazariye. essiz bir mucize ve sonsuz bir harikadir . Naturizm. fizikî çevrede rastlanan kuvvet ve varli klarin kisilestirilmesi ve tanrilastirmasi demektir. fakat gökyüzü. bütün ilkel kab ilelerde bir Yüce Varlik inancinin bulundugunun delillerini ortaya koymayi gaye edi ndi. hemen bütün dinlerde tanri adlari. zamanla ilâhî varliklara tapinma ve kurban gelismistir. tek Tanri inancidir. agaçlar ve genel olarak tabîî nesnelerle ilgili tapinmalardan da sözetmistir. i nsanin. bu hayret. toplumun kutsal kabul ettigi sey olarak aslin da kendine tapindigini ifade eder. 1890'da.arinin insana verdigi korkudur. tabiat olaylarini ifade ve temsil ettigini.R. büyü vasitalari etkisiz kalinca. varlik güçlerine karsi ilk tepkisini hatali bir düsünüs tarzina dayanan "büyü" hare etleriyle onlari kontrol altina almaya çalismak oldugu üzerinde durur. toplumu n kutsal kabul ettigidir. Böylece Lang. dinî düsünceye ilk hiz veren seyi. evrimi totemcilikten baslatirlar. bir noktada. taslar.Durkaym (Durkheim). Hinduizmin kutsal kitabi Vedaiara dayanmistir. Onun 1912-1955 yillari arasinda yayinlanan "Tanri Kavraminin Kaynagi" adli . ilk insan içi n tabiat. bir sistem haline geti ren M. Böylece o. aslinda dinin degil. insanoglunun en eski inanci. 1912'de yazdigi "Dînî Hayatin Ibtidaî Sekilleri" a dli eserinde. dinin kaynaginin tabiatçilik oldugunu. insanin. Yine ona göre inananlarin güvendigi bir manevî güç vard ir. Sosyolog olan E. Smit. 1 898'de. Bu nazariyeden simdi t amamen vazgeçilmistir. Deus). kendilerini belli bir hayvan veya bitki (totem) ile kan bagi içinde akraba telâkki etmislerdir. totemciligi psikoanalitik acidan ele alir. Bu teze göre. Müller. klan üyelerinin kendilerinin "totem" denilen bir hayvan veya bitkiden geldiklerini san ip onu kutsal kabul etmeleridir. Simit (Smith)ve S. dinin ilk seklini n monoteizm (tektanncilik) oldugunu savundu. Insan. büyük bir korku ve hayret sebebi. tabiat kuvvetlerine tabiat üstü degerler verme meylini uyandirdigini ve dil yanilmalari sa yesinde dinlerdeki bütün kutsal tasavvur ve inançlarin meydana geldigini ileri sürmüstür. tabiat olay. "Dinin Olusumu" baslikli kitabi ile. basta ates olmak üzere. belirli zamanlarda yenilmistir. Ona göre. herhangi bir hayvan veya bitkinin tüketimini n iktisadî bir sebeple yasaklanmasi sonucu dinî bir görüntü kazanmis olmasi seklinde açiklan maktadir. Fröyd. O. fakat insanlarin ahlâkî âdaba uyup uymadigini denetleyen ve gökte bulunan bir Yüce Tanri kavramina her yerde rastlandigini açikladi. ilmin öncüsü olmustur. bu merhaleden geçmislerdir. bu kelimeden Fransizca "Dieu" (Lat. Fröyd'ün (Freud) dinin kaynagi ile ilgili bir nazariyesi vardir. "Altin Dal" baslikli kitabinda ve bütün eserlerinde. "Totem ve T abu" adli kitabinda. Is panyolca "Dios" kelimelerinin çiktigini belirtmistir. "kutsal"dir ve o da toplumsal yaptirima dayanir. dine döndügünü ileri sürer. bir sahsiyeti bulunmayan güçlerle ilgilidir. Bütün bunlarin yaninda dinin kaynagini Yüce Tanri inanisina baglayan bir tez gelistiri lmistir. böylelikle diger safhalarin ortaya çiktigini savunmustur. Totemcilik. bir sahsiyeti olan degil. Lang. Bu nazariyeye göre.

zayiflari ortadan kaldirmasi iddiasinin temelini hazirlamistir. kesifler. zamanla çok tenkitlere ugradi. Bu durum. Darvvin (1809-1882) . bir anda. Yüce Va rligin yaratici bir tanri. içtimaî. Aslinda evrimle ilgili olarak XVIII. Bati'da ilmî çevreler. bazi bilim adamlarinin bir "dogma"si haline gelmisti. ayri bir ümit. Böylece evrim nazariyesi sadece bi yolojinin konusu olarak kalmamis. evrim konusu olan bazi organlarin ihtiyaçlar sonucu gelistigini veya köreldigini iddia etmekte idiler. bütün m ragmen. aydinlar. hayatin suda bir tek hücrenin tesadüfen olusmasiyle basladigini. mevcut türlerin basit hayat sekillerinin evr imi sonucu ortaya çiktigini telkin etmesi üzerine. tip tahsiline basladigi halde bitirememis. Daha sonra R. yasayan. "Türlerin Kaynagi" adli kitabiyle dikkatleri üzerine çekmisti. hücrenin sirri çözüldügünde gayeye ulasilacagi düsünülüyordu. b abasinin papaz olmasini istemesi üzerine "Isa'nin Kolejine devam edip diploma almis tir. G. Pettazoni. kabilenin ve içtimaî kurumlarinin kurucusu oldugu üzerinde öne mle durdu. daha dogrusu o ortamin dogurdugu evrim nazariyesi. büyük bir taraftar toplamistir. çoktanricilik gibi duruml arin ondan sonra ortaya çiktigi görüsü agirlik kazandi. Da rvvin'in dedesinin de aralarinda bulundugu bazi evrimciler. i si tesadüfle izah etmeye kalkmazdi. canli varliklarin. Bazi nazariyelerin ortaya atilmasina sebep olan Darvvin'in evrim nazariyesi ise. "ilkel kabi le inançlari" arasinda tesbit edilen Yüce Varligin merhametli. hayatin. bu konuya agirlik verdi. sefkatli. Fakat bu nazariyeyi tereddütle k arsilayanlar ve karsi fikirde olanlar da vardi.eseri bu tezin öncüsü oldu. Evrimciler. Bu arastirmalar so nunda önce bir tektanncilik devresi bulundugu. evrim. sonra da üreyen tek hüc reliye. hayatin. Yüzyildan beri bazi nazariyeler ileri sürülmüstür.R. Onun baskanligini yaptigi Viyana Etnoloji Ekolü. bugünkü hallerine tabiî ayiklama ile geldiklerini ileri sürüyordu. hücrenin karmasik yapisi konusunda son söz henüz söylenemedi. bu konudaki fikirlerini açikladigi eserini yayimlamistir. sapmalarin. Yüzyilin sonlari ve XX. Evrimcilerin iddiasina göre insanin. bugün dahi. Malthus'un fikirleri. Yüzyilin baslarinda yapilan ara stirma ve incelemeler. hayat s hibi olmayan maddî varliklardan nasil olusabilecegi sorusunu sormakta ve bu sorular . canlilarin çevreden etk ilenip bazi özellikler kazandiklarini ve bu özellikleri irsiyetle sonrakilere intika l ettirdiklerini. Valleys (VVallace) ona bir mektupla. Bir hekim ailesinden gelen Darvvin. Nathan Söderblom da. etkilendigi kimseler ve bu arada T. basit bir hücreden olusan organizmaya nasil dönüstügünü. o nazariyesini ortaya atmaz. Seyahatleri sirasinda inceledigi hay-van türleri. zamanla dalgalarin karaya tasimasi sonucu yeryüzünde çesitli degismelerle bir çok canli türünün g listigini ve böylece günümüzdeki canlilarin birbirinden evrimlesme ile meydana geldigi ni ileri sürmüslerdir. üstelik onun resmî. Wi-dengren. dinin sorumluluk ve yaptirimlarindan bunalanlari heyecanla ndiriyor ve derin bir nefes almalarini sagliyordu. Ancak o. buluslar hep evrimin lehine gelistirilmek isten misti. evrim cilerin cansiz kimyevi maddelerin ilk hayat sahibi. g ye ve planla bu nazariyenin tutunmasini. onda evrimle ilgili olarak ileri sürecegi hanlila r alemindeki hayat mücadelesi sonucu "tabiî ayiklama"nin kuvvetlileri yerinde biraki p. Hücrenin karmasik yapisina dikkati çeken evrime karsi olan düsünürler. A. tabiatin s irlari çözülüyordu. ilmî\bir "dogma" ol masini saglamaya çalisti. Eliade gibi bilginler bu t ezi destekleyici ve gelistirici mahiyette çalismalar yapti. XIX. dine. M. kiliseye düsmanlik duyanlarin. lütuf sahibi olarak tasavvur edildigi ve gökte varligini sürdürdügü sonucuna ulasti. öte yandan. hayati olusturan en küçük yap asi. bütün bilim dallarina siçratilmis. Fakat. Bundan bir buçuk yüzyil önce. dinî duygulari zayi flatmaktan siyasî. Darvvin. C. Belki hücrenin bu h ayret verici yapisi Dar-win zamaninda bilinseydi.R. bir taraftan. önce pek ilgi çekmesine ragmen. "Tanri Inanci nin Kaynagi" adiyla 1914'de yayinlanan kitabinda. canlilarin tesadüflerle varlik kazandiklarini. 1859'da. Darvvin'in yasadigi yüzyilin genel havasina uygun düsen. iktisadî sonuçlar Çikarmak isteyenlerin herbiri.

Onun düsüncelerini daha ileri götüren Darvvinciler. hiç birseyin tesadüfî olmadigini. Bu Yüce Varligin görünmemesin en. y ani yaratici bir Tanri'dan gelebilmektedir. maymundan insan ya pamamaktadir. Ilkel Kabileler'de. milyonlarca senelik bir evrimden sonra bugünkü duruma geldigini. Simdiki insan tipinde iskeletlerin bulundugu kütle tabakalarinin daha asagisindakilerde baska fosillere rastlanmamisti r. Darvvincilerin insanin me nsei konusundaki nazariyelerine karsi çikanlar. cansiz seylerde ve tabiat güçlerinde. Atalara tapinma.) Sayisiz canlinin ortaya çikisini "tesadüfe baglayan evrimciler. Hayat savasinda kuvvetliler hay atta kalip özelliklerini irsiyet ve üreme yoluyla sürdürmüs. bir hayvan mesabesine indirilmektedir. bugün mevcut olan türler in taksimini tabiî ayiklama ile izah etmektedirler. Animizm. Darvvin. dallardan asagiya inmis. Bu durumda hayat. hayalî iddialara önem vermekte ve açiklayam adiklari olaylari tesadüflere havale etmektedir. varligini belli eden bir kuvvet aramak de mektir. görünmeyen. Her seyin bir "olus kanunu" vardir. Öyle görünüyor ki evrim felsefesinin asil gayesi. daha degisik bir olgudur. ne tabiat. bu anilan tezlerdeki bazi noktalar da di ne benzer. insanin maymundan geldigini açikça söylememis. Totemcilik. üzeri nde 1'den 10'a kadar rakamlar yazili on kâgidi bir torba içinden rakam sirasina göre çek ebilme. Evrimciler. bugün. herseyin ilâhî irade dahilinde gerçeklestigini göstermektedir. toprak üzerinde ya samaya baslamis. maymunla insan arasindaki geçis sekil lerinin hiç bir zaman mevcut olmadigini savunmuslardir. Atalara t apinma. Natuhzm'den (T abiatcilik) gelistigi seklindeki tezler de çok tenkitlerle karsilasmistir. bitkide. Evrimcilerin kendilerini des tekledigini ileri sürdükleri "Piltdown insani"nin fosilinin sempanze çenesi ile birles tirilmis insan kafatasi oldugu anlasilmistir. Böylece ins anin bütün yaratiklarin en sereflisi ve üstünükilindigi. maymun gibi agaçta yasarken. Ne tesadüf. Evrimcilerin bu nazariyeleri de çok tenkitlere ugramis ve zaman onlarin yanildigini isbatlamistir. insanoglunun onu çesitli seylerde aramis olmasi mümkündür. Çünkü bu nazariyeyle. sayilari milyarlarla sayilamayacak kadar çok zayif canlilar varliklarini sürdüre bilmistir. gününü gün edip.en güzel biçimde yaratildigi hikme i ortadan kaldirilmakta. hayvanda. Evrimcilerin iddiasinin aksine. zevk ve sefa yeri olarak düsünmektedir. Çünkü Mamut. milyarda bir Ihtimaldir. dinden daha çok bir bitki veya hayvan neslinin korunmasini hedef alan sosyal bir . Halbuki. dünyayi bir imtihan yeri degil. fakat din degildir. o rtak halka. Onlara göre. Yapilan deney ve incelemeler. insan. Bu ve benzeri misalleri çogaltmak mümkündür. elindeki bu kadar imkanlar a ragmen. kâinatin varligini bir yaraticiya ihtiyaç kalmaksizin açiklayabilmektir. benzerlikle akrabaligin ayni seyler olmadigi anl asilmistir. bu güne kadar böyle bir olay olmamistir. fakat insanin akilla seçkinlesmi s bir hayvan oldugunu ileri sürmüstür. Bunun yaninda Totemcilik. Totemcilik ve Tabiatcilik. çok eski bir tarihte insana benzeyen gelismis maymunlarla insanin ilkel tipinin ortak olduklari bir kökten ortaya çiktigini iddia etmislerdir. Ayrica. in anin maymunun akrabasi oldugunu. yaratici bir Tanri'yi k abul edemediklerinden. geçis türlerinde eski-organlarin kaybolmasi üzerinde dururken. herseyi tesadüflerle izah etmeye çalismislardir. tesadüfen yaratilmis. insan da bu kâinat modeli içerisinde gayesiz ve endisesiz olarak bulunmakta. Evrimciler.a evrimcilerden cevap alamamaktadir. Maymunu n insana bazi hususlarda benzemesi gibi. Dinazor gibi dev yapili hayvanlarin nesli tükeni rken. ilmî verilerden çok. (Topraktan yaratilan insan y ine toprak olmaktadir. insan. Evrimciler. çesitli sekillerde ifade edilen bir Yüce Tanri inanisini n oldukça yaygin oldugu yapilan çalismalarla ortaya çikmistir. Halbuki kainatta hiçbir sey tesadüfi degildir. basibos bir kâinat modeli ortaya konulmak ta. materyalist felsefenin bir "can kurtaran simidi" dir. din. Ayrica maymundan zaman içinde insan olmasi lâzim gelirken. fakat kendini. basit bir canli varlik. Bunun. cansiz maddelerden bir hücre. ancak hayat sahibinden. ne madde. Darvvincilik. bu ve benzeri tenkitlere ugradigi gibi. ne de kendiliginden olusma yaraticidir. evrimin dine uygulanmasi s onucu ortaya atilan dinin Animizm. böylece zamanla degisiklige ugramistir. insanda. zayiflarin türleri ortadan kalk mistir. Bu. Büyü. yenilerinin nasil meydana geldigini açiklayamamistir. hayatin birdenbire basladigini ve çesitli canlilarin dogrudan dogruya or taya çiktiklarini gösterdigi savunulmustur.

Kitaplar. peygamber gönderildiginden bahsedil mektedir. "Andolsun ki her ümmete Alla h'a kulluk edin. [35] B. "hak yol"a davet etmistir. tabiat kuvvetlerine. ayetlerinde su sekilde açiklanmaktadir: "Peygamberlerden sonra insanlarin Allah'a karsi bir hüccetl eri olmamasi için. basit ahkâmdan mütekâmil a hkâma dogru gelisme devam ederken tevhîd ve imanla ilgili öz degismemistir. insana kendisini bulmasi.olgudur. emrettigi yolda yürümesi için irade. azdiricilardah kaçinin diyen bir elçi göndermisizdir"[39] seklinde açiklanmaktadir. Nitekim bir hadiste 124. bununla da kalmamis. Bu ve benzeri bazi âyetlerden.[38] Bu "uyaricfnin vazifesi. onlarin getirdikleri hükümlerin devamini sagl amistir. Hak din. Allah da elçiler gönderip on lari "hak din"e. Bu konuya daha açiklik kazandiran bir baska Âyetin anlami d a söyledir: "Biz elçi göndermedikçe azap etmeyiz". Sonra insanlar tevhid esaslarini unut up. çok tanricilik tektanriciliktan sonra gelismistir. Âdem'e her seyin ismi ögretilmis ve kendis i ilk peygamber olarak görevlendirilmistir. bir kismini da anlatmamistik". Kur'ân-i Kerîm Yüce Allah'in. insani en güzel biçimde[36] ve inanma ihtiyaci içinde[37] yar atmis oldugunu bildirmektedir. her peygamberi.[42] Peygamberler. Kur'anda bu husus söyle belirtilmektedir: "An-lavasiniz. Insan. Ayeti'nde bu husus söyle belirtilmistir: "Her peygamberi onlara açiklasin diye. yollarini degistirdiklerinde. Hz. gönderilen müjdeci ve uyarici peygamberlerden bir kismini daha önce s ana anlatmis.[40]Yine Ra'd Sûresi'nde "Her milletin b ir yol göstereni vardir" denilmektedi?[41]AIIah. All ah. Yüce Allah'dir. Digerleri onlara tâbi olmus lardir. Bazilarina kitap da verilen bu elçiler. Mu hammed'e kissasi bildirilen peygamberler yaninda bildirilmeyenlerin de bulundugu anlasilmaktadir. basibos birakilmamis. "Uyaricilarla dest eklenmistir. papirüsten sahifeler) halinde iken sonra kitap haline dönüsmüs ve Kur'ân -i Kerîm ile son seklini almistir.Geçmis her millet içinde de mutlaka bir uy arici bulunagelmistir". insani yaratmis. kâinati. kendi elleriyle yaptiklari put lara tapinmaya ve bunlari Allah'a ortak kosmaya yöneldikçe. Âdem. Allah. en güzel biçimde ve fitratinda Allah'i arama d uygusu içinde yaratilmis olmasina ragmen. dinin hükümlerinde d e durum ve ihtiyaca göre gelismeler olmustur. tevhid dinidir. Nîsa Sûresi'nin 164 ve 165.. evrimcilerin anlattigi sekilde insanlarin ve dinlerin evrimini kabul etmez. kitaplar ve peygamberler göndermistir. Allah'in gönderdigi elçiler ve kitaplar yoluyla akil ve irade sahibi insanlara bildirilmistir. Kitaplardaki hükümler iyi korunmayip degistikçe. Yüce Allah.. Kur'ân-i Kerîm'de söyle denilmektedir: "Biz. akledesinîz diy e Kur'an'i Arapça olarak indirdik" {Yusuf. Kitaplar. Çünkü vahyin kay . gerçegi anlamasi için akil. levhalar. Hz. gönderdigi milletin dilinde göndermistir. k endi kavminin diliyle gönderdik. Islâm. Allah'tan baska seylere. Ibrahim Suresinin 4. Ancak bu suhuf'tan kitaba.000. Dinin kurucusu. önce "suhuf" (sahifeler: tab letler. yenilemistir. bir sonraki kitap öncekini düzelt ip tamamlamis. aslinda elçile rin sayisi bunlarla sinirli degildir. Allah'dan aldigi vahiy ve ilha m ile kendi devrindekileri irsat etmistir. yanildiginda yolunu düzeltmesi için ömür vermis ve insani yeryüzünün halîfesi ki ir. insana gerçekleri ve vazifelerini ögretmek üzere zaman zaman elçiler ve kitaplar da göndermistir." Kur'an'in Arapça gönderilmesinin hikmeti de bununla ilgilidir. Büyü ise.DININ KAYNAGINA ISLÂM'IN BAKISI Islama göre insanligin ilk dini. 2). peygamberlerden sonra. Bunun için sapmalar ondan sonra olmus. gönderdigi millete rahatça anlatabilsin diye. Insanlar. Insanlar çogalip toplumlar gelistikçe. ilmin gelismedigi yerlerde ve devrelerde tabiata hâkim olmak istegi ni aksettiren bir teknik olarak göze çarpmaktadir. düny anin her tarafindaki insanlara uyari ve irsat vazifelerini yerine getirmislerdir. Zikri geçen elçilerden bazilarinin adlari Kur'ân-Kerîm'de verilmekte ise de. seni müjde ci ve uyarici olarak gerçekle gönderdik. insanlari yeniden hak dine çagiran elçil erdir. Bu konuda. Ancak belirli peygamberlerin kitaplari vardir. bir e rkek ve bir de disiden yaratilmistir. Hz. Bu.

Bu di nlerin de asil. Muhammed. oradan da tektanriciliga geçis degil.[43] Görüldügü gibi. fitrî bir olgudur. Benjamin Constant. [49] C. kudretli ve ulu bi r varliga siginma ve yardim dileme ihtiyacini duymustur. Bu âyet ve diger bazi âyetlerden[47]. Mâturîdî'ye göre ise. yüce. "Bugün size dininizi ikmâl ettim. daha sonra gelecek olanlari müjdeledigi ve peygamberler zincirinin son halkasinin Hz. peygamberler de ayni esaslari teblig etmislerdir. tek basina yetip yetmedigidir. Islâm Inancina göre. tarihen sabittir. yaratilisindan bugüne kadar. Hanefî bilginlerin çogunluguna göre akil. Ilk insandan bu yana. tabiatimizin ezelî bir niteligi ve ondan ayrilmayan bir keyfiyet idir" demistir. 85) bildirmektedir. korku. insan tarihine en fazla hâkim olmus bir âmildir.[45] K ur'ân-i Kerîm'de Allah. Muhammed. ümit veya herhangi bir vesile ile sonradan ka zanilmis birsey gibi görmek yanlistir. . Dinin akla uygun ve insan fitratinda mevcut oldugunu bütün Islâm mezhepleri kabul eder . din duygusunun insan tabiatinda fitrî bir keyfiyet oldugunu açiklig a kavusturmustur. Allah'in bütün elçileri ayni tevhid esasini teblig etmisl erdir. Es'arîye göre akil. akil yürütme ve Müsa hede Ile mümkündür. bundan dolayi o. Bu da. diger dinler arasinda. Naturizm g ibi) çok tanriciliga. Din duygusunu. birligini bulmalari Icap ederdi. Hz. "Din. Dolayisiyla Islâm 'la din müessesesi ikmâl edilmis. Ancak vahiy ve nübüvvet olmasaydi. Dinî Hükümleri anlamak Ise Ilâhî hitaba idir. Bundan dolayi Insan. Âl-i Imran.[44] Islâm. üzerinize olan nimetimi tamamlad im ve din olarak Islâm'a razi oldum" (Maide 3) demekte ve Islâm'dan baska bir din güde ninkinin kabul edilmeyecegini {Bkz. Islâm'a göre. kendi içinde bir tekâmül söz kon usudur. Insanlarin akillariyla Allah'in v arligini. Allah'in yarattigi insanlara olan nimeti tamamlanmi stir. Allah'in elçisi ve son peygamberidir. Max (Maks) Müller. Bu teblig anlasilsin ve tatbik edilsin diye her peygamber kendi kavminin d ili ile gönderiimistir.Din Duygusunun Kaynagi Din duygusu. her zaman ve her yerde. kitaplarin sonuncusunun is e Kur'ân-i Kerîm oldugu anlasilmaktadir. mükelleftir. vahyedilen kitaplarin ke ndinden Öncekini tasdik ve te'kit ettigi. Vahiy ve nübüvvet. vahiy ve nübüvvet olmaksizin dini Idrak edemez. adini kendi kutsal kitabindan alan eaâne dindir. din duygusunun fitrî oldugu gerçegini dogrulamaktadir. Insan. fitrîdir. dinin kaynaginin vahiy ve nübüvvet oldugu anlasilmakta dir. Tartismali konu. benden önce gelmis olan Tevrat'i dogrulayan. Dolayisiyla p eygamber gönderilmedikçe Allah'in varligini ve birligini bilmek Insanlara vacib degi ldir.nagi Yüce Allah'tir. Çünkü bu duygu. dinî esaslari kesin olarak anlayabilir.[48] Bütün bunlardan. Mu'tezile'ye göre aktl. Kur'ân-i Kerîm'de Hiristiyanlar ve Yahudiler "Ehl-i Kitap" kabul edilmektedir. Dinî hayat. mükellef olmada akil ve fitratin. ondaki din du ygusunun fitrî oldugunun delilidir. Isa'ni n söyle dedigi bildirilmektedir: "Ey Israilogullaril Dogrusu ben. A llah'in varligini ve O'nun kemâl sifatlarini idrak edebilir. yaptigi titiz ve ince aras tirmalar sonucu.[46] Bir Âyet-i Kerîm'de Hz. dinin kaynagi ilâhîdir. benden sonra gelecek ve adi Ahmed olacak bir peygambe ri müjdeleyen Allah'in size gönderilmis bir peygamberiyim" (Saff 6). vahiy ve nübüvvet olmasa bile. orijinal yapilari Itibariyle hak din ve ana "Islâm çizgisi" içerisinde oldugu açiklanmaktadir. Animizm. ilâhî hitabi anlamak için bir vasit adir. vahiy ve nübüvvet olmaksizin. peygamberlerin ayni esaslari teblig. Din bilimleri alaninda yapilan arastirmalar. Bir ibtidaî durumdan (Totemizm. Insan aklin in dini bulup bulamayacagi konusunda çesitli görüsler vardir. Bu ihtiyaç.

insanda sa-n atkârâne bir sekilde birlesmistir.[50] Daglarin.INSAN IÇIN DININ LÜZUMU Din. Insan maddî tarafi yaninda manevî tarafi da olan bir varliktir. emirleri yerine getirip nehiylerden kaçinmasi ve "kul" oldugunun suuruna v armasidir. yüzünü bir hanif olarak. dine. [53] D. Sonra anasi. önce kendisinde çevresindeki varliklardan daha üstün bir öz. O. Yüce Allah. insanin kendisini ve âlemi kimin yarattigini arastirmasi. melekle hayvan arasind ir yaratilisa sahiptir. Din. manevî varlik sezdigi gibi . Onun bu ihtiyaçlarini karsilayan. manevî olgularin en b asta geleni dindi''. Insanin veya toplumun dinden kopmasi mümkün degildir. Insanin karsi lastigi temel mes'ele. insanin günahsiz dogdu gu ve aldigi egitim ve terbiyeye göre sekillendigi ortaya konulmaktadir. Insanin yüce bir kudr ete gönülden bagli olmasi. Islâm fitrati üzere dogar. Hiristiyanli ktaki insanin dogustan günahkâr olarak aslî suç ile doâmasmin aksine. onu kuvvetlendirir. tertemiz. niyaz. Allah'in yaratmasi degistirilemez". kuvvetli bir irade ve saglam bir karakter kazandirir. insanin önemli sayilabilecek daha baska nitelikle ri bulunsa da. Bu makam. böy lece kendi varligini asan düsüncelere varmasidir. fitrî (dogustan gelen) bir özellik olarak. Âyetinde Cenâb-i Hak söyle buyurmaktadir: "Sen. de steklenmeye ihtiyaci vardir. hem tarihin her yerinde. göklerin yüklenemedigi emaneti. aday seçildigi maka ma ulasmasi içindir. babasi Yahudi ise onu Yahudi. Rum Sûresinin 30.Insan. insanla beraber varolmustur. Insanlara güç veren. sadece insanlara mahsus bir dost.[51] Bu agir yüke katlanabilmesi için Yüce Allah onu çesitli istidat ve kabiliyetlerle donat mistir. onu yeryüzünün halîfesi kilmistir. Allah sevgisi ve bu sevgiden kaynaklanan korku insani pisirir. Din duygusu da bunlar arasindadir. Böylece her seyi v ar eden bir yaraticinin bulundugunu kabul edip O'na baglanir. Nasrânî (Hiristiyan) ise Nasrânî. biy olojik ihtiyaçlarini karsilamaya. Mecûsî ise Mecûsî yaparlar". emanetin merkezinde bul unmasi. kendisi ve çevresindeki varliklarin. Bu iki cinsin birbirine zit tabiat çizgileri. bir arkadas olan dindir. Allah'in fitratina çevir ki O. toplumlari yükselten v e gelistiren bir kurumdur. he m de hayatimizin her kösesinde kendini gösteren bir olgudur. hamligini g iderir. orada bir de din vardir. Insan. güven duyg usu asilayan. yalnizligi. Nerede bir toplum varsa. insan lari bunun (fitrat) üzerine yaratmistir. diger varliklar arasinda en seçkin bir varliktir. aile ve çevresinin etkisiyle onlarin sahip oldugu dini kabul ettigi belirtilmektedir. din. insanla beraber varligini sürdürmektedir ve insanl a beraber varolacaktir. Allah'a siginma insani yüce ltir.[52] Bu Hadîste din duygusunun igi.A) rivayet edilen bir Hadîs-i Serîf de söyledi r: "Her dogan. fertleri mukaddes duygu ve aliskanliklarda birlestiren. Maddî yönü itibariyle. Belli bir kültüre ulasarak tarihte yer alan bütün milletlerin manevî dü yalari bir dinî inançla sekillenmistir. dinsiz insan bulunsa da. sikintilari gideren. tabiatin fevkinde bir Yüce Varlik'in. Allah'i n mevcudiyeti suuruna da içten bir zorunluluk ve sezgi ile varir. ihtiyaçlari için ndini asan bir kudrete yönelmesi gerektigini düsünmüstür. vazifeyi o yüklenmistir. masum yaratilmis bir insanin. Insanlik tarihinde. Din olgusu. onun en bariz niteligi olmustur. toplum u düzenleyen. dinsiz bir toplum görülmemektedir. manevî dünyasi (tarafi) itibariyle de beslenmeye. "Allah'in halifesi" olmasi. Böyle kimselerin içind e yeraldigi toplumlarda fazilet yarisi baslar. Din. Ayrica bu Hadîs ile. Tarihin hangi devresine bakilirsa bakilsin. insanin kendi °z varligi hakkin daki suur ile birlikte ortaya çikar ve bu suur ile birlikte gelisir. Bu düsünceyle müsahhasdan mücerrede geçen i san. Ayni konu ile ilgili Ebu Hureyre'den (R. her zaman kendisinin insanüstü baglari bulundugunu. Insanlik tarihinin her dönemi nde din. kanun ve nizamlarin kavusamad . insanlara yön veren. Dua. Çünkü Insan. Insanin bu sekilde yaratilmasi. fazilet ve iyilige yönelten. canliligini korumus ve insan hayatinin ayrilmaz bir vasfi olma karakter ini sürdürmüstür.

insanin "birseye" inanmak zorund a oldugunu göstermektedir. dinsizligi hâkim kilmak isteyen rejimlerde bile insanlardaki lnanma. sadece ceza ve mükâfat olarak degil. dine yönelme duygusu nun giderilememis oldugunun gözlenmesi. Dinin zayiflamasi. 70 yildir dine baski uygulanmasina ragmen. Helal-haram anlayisi kalkinca toplumun düzeni sarsi lir. anarsinin. baskidan kaçip organlarda. In san.Insanin ölüm karsisindaki tutumunda en önemli rol. haksizligin. insan gruplarini hiçbir sey tutamaz olur. baski ile din i ortadan kaldirmak. maddî bakimdan güçsüz toplumlarin yasadigi görülmüstür dinî duygulari zayiflamis. Marksist Blok'ta seflerin kilis elere kosmasi. keder. korku. insanlari. dünyanin izdirap ve sikintilarina karsi durmayi saglamaktadir. bekleneni vermez. insani yarinki hayata alistirmaktadir. monoteizm de tektanricilik anlamina gelm . yapisi itibariyle de dine muhtaçtir. ruh ve bedenden ibarettir. tapinma duygusunun söndürülernemesi. Ancak zamanla. ölümden degil. Bunlara ilave olarak II. toplum düzeni rumayi gaye edinir. Bu haya tin disinda bir baska dünya inanci. Din. dinsiz. Bütün bunlara ragmen. milletin ve papazlarin mabetlerde dua etmelerine izin verilmis ol masi ve bu Blok'ta. inançsiz bi r toplumun yasayamayacagini dogrulamaktadir.igi yerlerde de onlari iyi ve faydali seyleri yapmaya yönelten bir hayat nizamidir . ayni zaman da. nefretsiz bir gelecege. baska bir dünyada hayatina devam etmektedir. dolayisi yla beseriyetin dinsizlesmek suretiyle Ilerleyecegini iddia edenler de bulunmustu r ve bulunmaktadir. kuskulari ve hurafeleri gideren de "din"dir. Sonuç olarak. Islâm' da da insan. Diger bazi dinlerde oldugu gibi. ümitle dolu olan hayatin gelenegine. dini ilerlemeye mani gören. i yilik ve fazilet kaynagi olan dindir. hosnutluga ve sükûnete götüren. insanda ümit ve arzu dogurmakta. Din olmayinca hayatin tadi kalmaz. ölümle yok olmamakta. arkasindan ahlâkî ve hukukî suçlari çagirir. Milletler için lüzumludur. din ve ahlâka lüzum olmadigini ileri sürüp. Ahiret inanisi. manen çökmüs toplumlarin varliklarini devam ettirebildigi pe k görülmemistir. ruhlarin yagmurudur. Tarihte iktisadî. Fert için en önemli manevî destek. insanlarin bu fikir sahiplerine tapar h ale gelmeleri. cennet gibi büyük bir nimete kavusma. kuytu yerlerde ib adet eden ve âyin yapan insanlara rastlanmasi da inanmanin fitri ihtiyaç oldugunun de lilidir. Din. yok olmaktan korkmaktadir. Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandir". dinsizligi dirî haline getirmeleri. kaldirmak istedikleri din yerine baska sey leri koymaya çalismislardir. Mehme t Akif Ersoy bu hususu söyle dile getiriyor: "Ne irfandir veren ahlâka yükseklik. ne v icdandir. hastalik. Çünkü onun yagmuru milletlerin ruhunu n gidasidir. anarsi ortaya çikar ve böyle ce çesitli sikintilar baslar. Halbuki her yerde kendini kontrol eden bir Yaradan'i n varligina inanan insan. Çünkü din. Yalnizlik. Dini kaldirmakla toplumlari ileri götürecegi ni iddia edenlerin fikirlerinin din yerine geçirilmek istenmesi. Toplumlari dinsizlestirmek için okullar açip. Suçlardan arinip ebedî bir kurtulusa ulasma. daima iyi olani yapip kötü olandan kaçmaya gayret eder. ahlâk için de bir müeyyide bulunmaz. Dinden kaynaklanmayan ahlâk. çaresizlik. ilim ve fenniif din yerine kaim olmasini isteyen. Dünya Harbi'nde. manevî varliginin d evami da ruhî ihtiyaçlarinin karsilanmasina baglidir. ahlâk için de bir kaynaktir. Insan. huzura. Çünkü din ol ahlâk için hiçbir yaptirim gücü kalmaz. dine düsmektedir. Din. Bu düsüncede olanlar. dinsiz bir toplum yasayamaz. musibet ve felâketler karsisinda ins anin yegâne teselli kaynagi dindir. Insa n için bedenî ihtiyaçlari karsilamak nasil yasaminin bir geregi ise. Ümitsizlikten uzak. dinin tabiî ve sosyal yetersizli klerin bir yansimasi ve insanlari uyusturan bir afyon oldugunu savunan. kötülügün düsmanidir. üzerinde düsünülmesi gereken bir baska husustur. Çünkü insan. adaletsizligin.MONOTEIZM (TEKTANRICILIK) Politeizm çoktanricilik demek oldugu gibi. [54] E. Alla h'in rizasini elde etme ideali. insanin içindeki ebed duygusuna cevap vermek bakimindan da önem tasimaktadir.

Tanri da insanî niteliklerle nitelendirilmistir. benzeri ve ortagi yo ktur. Onlar. Bütün dinlerde dikkati çeken husus. Yaradan'la yaratik arasindaki m esafe muhafaza edilmis. Bugün Dinler Tarihi alaninda yapilan arastirmalar.A. Kur'an'da. ilk peygamberlerden sonuncusuna kadar. Hiristiyanlikta üçlem e (Baba-Ogul. Bunun yaninda tarihî devrelerdeki milletle rin kalintilarindan tarih öncesi insanlariyla ilgili buluntulara kadar yapilan aras tirmalar da onlarin görüslerini kuvvetlendirmistir. Islâm Dini olmustur. Ibrahim'in getirdigi H anîf DinI'ne uyan insanlar yasamaktaydi. özde bir "tektanri" telakkisi vardir. Hz. bütün peygamberlerin tektanri. bir tanrinin üç ayri tezahürü olarak izah edilmektedir ahudi dininde de bugünün tektanri inanisi. XIV. Bu arastirm alarin sonucu da onlari desteklemistir. bu görüslerini ispatl amak için "ilkel kabîleler" üzerinde yogun bir arastirmaya girismislerdir. Çinlilerde tarihî gelismesi içinde Sang-ti. teizm: tanricilik). Islâm'daki tektanri inanisini hem aydin. Kendine mahsus sifatlari ve Es mâ-i Hüsna'si {Güzel Isimler) vardir. Onlara göre yeryüzünde ki diger dinler. Sümerler'de Tanri'nin insani balçiktan yaratip ona can verdigi görüsü yaninda. hakim inanistir ve dinin temel unsurudur. Islâm'dan önce Arap Yarimadasinda bir tek tanriya inanan Hz. Çünkü Islâm'da Allah. Bati'da diger tezlere karsi monoteizmi savunanlar da olmustur. Bütün dinler arasinda tevhid inancini en saf ve sade sekliyle muhafaza eden.Ö. Amenofis. ne insan tanrtlastinlmis. 17). isiâm. Yüzyild a) IV. Hindistan'da çoktanrili ve üçlemeli bir yapi içinde bile bir "tektanri" inanisi vardir (Hind Kutsal kitabi Veda-lar'da "Tanri tektir" denilmektedir). dinin kaynagi konusunda. Darvin ve Evrim Teorisi. Adnan Adivar.Semseddin Akbulut. dogurmamistir. Eski Yunan'da tektanri inancini kabul eden ve savunan filozoflarin bulundugu bilinmektedir. Hiçbir seye muhtaç degildir. Eski Misir'da (M. Zaten Islâm. birdir.ektedir (mono: tek. Bu bilgileri veren ayetlerde söyle denilmektedir: "Onlardan Önce Firavun kavmini imtihan ettik. Daha önce görüldügü gibi. günümüzün dinleri de de tektanri inanisi bulundugunu ortaya koymustur. tektanrici bir dinin bozulmus seklidir. Istanbul 1969. hem halk rahatlikla anlayabilm ektedir. Tien. günümüzde. 15). tektanri inanisindan da vazgeçilememis olmasidir. Onlara da çok sere fli bir peygamber gelmistir" (Duhan. Kutsal Ruh). "mana" inancina sahip toplumla rda "tektanri" inancinin bulun- dugu belirtilmektedir. Islâm'dan önce Türklerde bir tektanri (Gök Tengri) nanci vardir. Eski Iran'a. ne de Tanri insanlastirilmisti r. Hersey onunla kâîmdir. Istanbul 1980 . tektanri inanisini getirmistir. Islâm'daki gibi saf bir tek tanri anlayisini koruyam amis olmakla beraber. Tarih Boyunca Ilim ve Din. dogmamis. Hamdi Akseki. [55] II. 392-444 A.Bölümün Bibliyografyasi . Ba bil Krali Buhtunnasir'in tektanriciliga yakin bir görüsü olmustur.{*) "Aton" adli bir tek tanri inanci getirmistir. Yahudilikteki "Tektanri". Tao seklinde adlandirilan bir "Yüce Tanri" inanisi varolagelmistir. tek tanri seklinde yoruml anmis. Hemen her dinde ayrintilar farkli olsa da. esi. Ankara 1943 . Hiristiyanliktaki üçleme (teslis). Allah inancini teblig ettiklerini açiklamaktadir. 29-44.Z erdüst. millilestirilip Yahudilere hasredilmis ve insanî sifatla rla nitelendirilmistir. Isa tanrilastirilmis. geçmisin dinlerinde de. Firavun kavmiyle ilgili bilgiler vardir. Tanri ile insan. "Firavuna bir elçi gönderdigimiz gibi size de sahitlik edecek bir elçi gönderdik" (Müzzemmil.

37-54) . 22-26-36-60 . 7-45 . Fosiller ve Evrim. Istanbul 1923. Istanbul 1988 . adet ve geleneklerinden de tam olarak kopamamislardir. The History of RelIgion. 79-107 (I ng. Brezilya gibi yerlerde yasamaktadirlar. London 1977. Bugün yeryüzünde yerlesik hayat eçmis ilkel kabîieler vardir. özellikler ve örnekler verilecektir. Edltions Galllmard 1971. geçimlerini avcilik. Bunlardan bazilari baska inançlari benimsemis olmakla be raber. 47-72[56] III. H. La Nostalgle des Retiglons. vahsi. 1980 . [57] . . l-ll (I/ 55-94 vd.Dictionnaire des Religlons. 67 vd. balikçilik ve toplayic ilikla saglayan küçük topluluklara denir. Darvin ve Tekâmül Nazariyesi. Sharpe. eski inanç. Istanbul 1984 .Ali Gürbüz.Namik Kemal. LeIden 1975.15-41 . Dinî Hayatin Iptidaî Sekilleri. Niyazi Berkes.Ugo Bianchi. Çev. putperest olarak nitel endirilmis. Cahit. "Histoire Compare'e des Rellglons".. Asagida bu dinlerle ilgili ortak kavramlar. uzun zaman ilkel kabile mensuplari barbar. F rance 1983 Emile Durkhelm. Daha sonra.Salomon Reinnach. günümüzde yasamakta olan veya yakin zamanlara kadar yasamis bulunan. . Din Üstüne. Pasifik Okyanusu. Paul.M. Haz. Traite' d1 Histoire des Rellgions. Istanbul 1338. Semseddin (Günaltay). Avustralya. Kilise ön ce onlarin insan olmadiklarini savunurken. Totem ve Tabu. onlar için. 1512'de Papa II. "ilkel" (primitif) kelimesi ile ifade edilmistir. Chicago 1969. "RelIgion".David Hume. Istanbul 1971. Çev. Paris 1976. Mete Tuncay. 5-29 Duane T. Abdurrahman Küçük. "yazisiz halklar" veya "tabiat halklari" gibi d aha yumusak deyimler kullanilmistir. etn olojinin gelismesiyle. Glsh. gelismis bir hayat tarzina ulasamamis. çagin seviyesine göre onlarin yasayis tarz ini gözönünde tutarak. Amerika yerlil erinin de Âdem'den geldigini ilan etmistir. Istanbul. 61 vd. Bugün ilke l kabîle mensuplari dünya nüfusunun % 5'ini olusturmaktadir. Ca va. Çev. Çev. y) . Ankara 1979. Âdem Tatli. Bati'da..Eric J. Tarih-i Edyan. onlarin insan sayilip sayilmayacagi tartisma konusu olmustur. "ilkel kabîle" deyimini kullaniyoruz.Mlrcea Eliade. Histoire Generale des Religions.Mlrcea Ellade.Jean Holm. Paris 1975. Günümüzde Afrika. Renan Müdafaanâmesi. Comparative Religions. Bu kabi-lelerin sahip old uklari inanis seklini ifade etmek üzere "ilkel kabîle dinleri" deyimi kullanilmaktad ir. The Study of Religions. The Ouest. Biz. I/37 . Önceleri bunlar.Slgmund Freud. BÖLÜM ILKEL KABILE DINLERI Ilket kabîieler. London 1975.

b azi cinler bile. tabiat kuvvetlerini idare eder. Dinler Tarihi'nde. Muskalar.Tabu: Tabu. Ölümünden sonra arkadaslari. hükmeder veya daha asagi derece de bulunan ruh ve tanrilari yönetir. Malenezyaca bir kelime olan "mana" gizli bir gücün. dinleri belli bir dinin bozulmus v eya degistirilmis sekilleri olarak görmüs ve dinin Yüce Tanri tarafindan vaz'edildigini . Ilkel Kabîle Dinleri'nde her mahlûkun bir mana'si vardir. Bu görüsün aksine görüs ileri sürenler olmussa da.ILKEL KABÎLE DINLERI ILE ILGILI KAVRAMLAR Ilkel Kabîle Dinleri'nde çesitli kavramlar vardir. Yüce Tanriya ancak büyü felaketlerde dua edilir. hemcinslerinden fazla mana'ya sahiptir. Ilkel kab ile mensuplari. etkili veya toplum yönünden önemli seyler (hayvan ar. hem büyük. Asagi ruhlar ve tanrilar.Yüce Tanri: Bütün ilkel kabilelerde yaratici bir tanri. ön pland verilmistir. dinin kaynagini baska sekilde açiklayan görüs s ahiplerine karsi mücadele etmistir.[58] Polinezyaca bir kelimedir ve haram anlamina gelmektedir. izah edilemez. Malenez-yalilar hakkindaki eserinde kullanmist ir. fetisizm. sihirbaz hekim) bulundugu kabul edilen gizli kuvveti ifade etmek için "mana" deyimi kullanilmistir. Bu arastirmalar sonucu. bitkiler.Mana: Malenezyalilar. onlara göre bazi insanlar. Bu Yüce Tanri veya yüksek R uh. "mana" adi verilen evrensel bir kuvvetin her seyde mevcut oldugu nu. zincirler. Ayni sekilde vücudun muayyen halleri. arkadaslari ile isbirligi yaparak arast irmalara girismis ve önemli sonuçlar elde etmistir. yaptigi arastirmalar sonucu. dinî hayatta. Yüce Tanrinin var oldugunu savunmustur. ilk defa. Kodrington. Mana'ya sahip bulunduguna inanilan ve tasiyanlara güç verdigi kabul edilen degisik t aslar. 2. Bi . 1760'da yayimlanan "Fetis Tanrilar Kültü" adli eserinde dö Bros (Charl es de Bros-ses. tabiat üstü. yapilan arastirmalar. ugur getirdigi veya ugursuzlugu gi derdigi kabul edilen seylerin Fetisizm'den kaldigi ileri sürülmektedir. Ancak tasavvur sekilleri farklidir. hem sahsî ruhlara inancin kaynagini teskil ettigini ileri sürmüstür.A. O. fevkalâde bir kuvveti ifade eder. görünmeyen gücü ifade için mana" kelimesini kullanmisla dir. Bu ortak kav. dogum ve ölüm gibi olaylar veya bir sihir sözü. Ilkel insanlar kendilerinin çok büyük sayida görünmez kuvvetler tarafindan kusatildiklarini tasavvur edei^r. tilsimlar. önce bir Yüce Tan ri inanisi.) ve kisilerde {kabile reisi. gögün tâ ükseklerinden dünyaya hükmeden bir Yüce Varliktir. Simit Ekolünün hakliligini ortaya koymus. Fetîs'in kelime mânâsi "yapilmis"tir. Bu Yüce Tanri. Simit Ek olü (Viyana Tarihî-Kültürel Ekolü) diye bilinen bu grup. taslar vb. Bu kelime. maskotlar ve kaba tasvirlere "fetis" denilir. kiymetlidir. Diger kabilelerde baska kelimelerle ifade edilse de ayni kavram mevcuttur. insanlari ve herseyi yaratir.W. 1. O'na. her kabîlede degisik kelimelerle ifade edilse de. özde aynidir. bir kutsal ilahi mana ile doludur. ta biat üstü kudret. 3. Simit. sakli bir enerji kaynaginin es a nlamlisi olarak kullanilmaktadir. Fetis kelime sini. Yüce bir varlik inanci vardir . dinin fitrî oldugunu gös termistir. tektanricilik devresi bulundugunu. muskalar. Ilkel ka bîle mensuplarina göre sekli acaip olan bir tasin veya çok basarili bir savasçinin "mana" lari vardir. Mana ile dolu olan herse y. daha yakin ve samimî aörülür.1709-1777) kullanmistir. Bu kavramlar."amiardan en yaygin olanlar i asagida kisaca açiklanacaktir. kendilerinin görünmez kuvvetlerle kusatildigina inanmaktadir. ilkel kabîlelerde güçlü. bu çalismalari devam ettirmislerdir. çoktanricil ik gibi sapmalarin oldugunu savunarak. Simit (Father VVilhelm Schmidt). yükseklerde durur. hemen he men bütün ilkel topluluklarda su veya bu sekilde bir Yüce Tanri kavraminin bulundugu be lirlenmistir. bir seye veya bir insana mahsus. F. sonra animizm. Bu terimi ilk defa 1878'de Ingiliz bilgini Kodrington (Codrington).

yeni dinler için bir. Yeni dogmus çocuk. Tabu'nun. mana güçlerinden dolayi kutsaldi r ve dolayisiyle tabu'dur. Bazi yazarlar. Asyali lar arasinda samanin yüksek itibarini saglayan. Saman kelimesinden Samanizm türetilmistir. Bunlardan baska. degisik ve f arkli sekillerde Kuzey ve Orta Asya'da. genellikle ilkel kabile mensuplarinin kendilerine akraba saydiklari hayvan. mana'ya sahiptir. Bazi arastiricilar. Samanin si hirli oldugu kabui edilen bir davulu vardir. "totem" yerine tanriyi koyunc a.Totem: Totem. Totemler tabu'dur. Totem.Büyü: Büyü. bazi afsunlarla ruhlari bu davula girmeye zorlar. 6. yerler ve nesneler kutsal. Onlara göre. Her iki alani da ilgilendiren yanlari bulunan çesitli din ve dünya görüslerin i birlestiren bir inanç ve bir tekniktir. Tabu sayilan sey e yaklasmak için uzun hazirlik âyinferi gerekir. baska seylere geçtigi kabul edilir. tabu kabul edilir. Yanlis olarak Türklerin eski dinî inançlarina Samanizm denilmistir.açiklama sekli bulunabilmektedir. Türklerin Samanizm diye bir dinleri olmamistir. Yahudi Kutsal Ki tabinda Ahit Sandigini tasiyan öküzlerin tökezlemesi sonucu Uzza adli birisinin. Yahudilerdeki Ahit Sandigini da tabu olarak görür. bi tki veya cansiz seylere verilen addir. "Totemizm" denilmistir. Saman. bu totem anlayisindan dolayi. cenaze ve kanli bir s ey de tabu sayilir. Bu mev kii kanabilmek için saman. Bir Polinezya deyimi olan tabu.Saman: Kelimenin asli hakkinda çesitli görüsler vardir. Türkler'de "s aman" kelimesi de yoktur (Kam vardir). Orta Afri ka ve Kuzey Amerika'daki ilkel kabîlelerde görülür. yenilmez. Bunlara "saman" adi verilir. alâmet. Bir teknik olarak Samanizm. ata ruhlarindan bazi bilgiler alir. bu alisilmamis bilgilerdir. sârî bir hastalik gibi. orada. O. Ilkel kabilelerde tabu ile kabile reisleri. Mana inanisinin tabiî bir sonucu olarak ma na'ya sahip okluguna inanilan kimseler. "mana gücü" bakimindan tutulmasi tehlikeli ve yasakl i seylerin dokunulmazligini ifade eder. Bir kisim arastirici. Sibirya'da görülen S amanizm'i psikopatolojik belirtiler olarak açiklamaktadir.r seyin tabiatüstü ve tehlikeli kudretini belirtir. Bu arada vecde ge lmek için bazi danslar yapar. yemesini ve içmesini en aza indirir. Totemizm aslinda dinî olm aktan daha çok içtimaî ve iktisadî bir olgudur. totem inanisi ile de özelligi olan bir hayvan veya bitkinin türünün korunmasi hedef alinmis olabilir. Deyim olarak totem. Bundan dolayi murdar sayilan insan (meselâ âdet gören kadin) ve maddeler de tabu olarak kabul edilir. kabilenin büyük atasi olarak kabul edi lir. düsmeme si için. O . Onun kendinden geçtikten sonra cennetleri ve cehenneml eri dolastigi kabul edilir. Ilkel kabilelerde dinî âyin ve törenlerle mesgul olan rahipler ve sihirbaz hekimler var dir. tabiatüstü güçlerin yardimi saglanarak belirli bir gayeye ulasmak veya bir dur . ruhlara hâkim olabilir. sihirbaz hekimler. Ayni toteme bagli kimseler kendi aralarinda evlenmezler. Toplumlarin en ilkel sekli olan klanin inanç ve teskilâtina. Dinlerin tot emizm'den çiktigini savunanlar da vardir. Samanizm ne kendine özgü bir din. Davulun üzerinde gök ve yerin resmi bul unur. ne de büyünün bir seklidir. Eskimolarin yasadigi yerlerde. isaret anlamina gelir. Kabîie reisleri. 4. bazi bedenî egzersizler yapar. Totem. dolayisiyle t abu kabul edilir. çogu zaman kendinden geçerek ruhlar âlemine aracilik yapmaya yet enekli sayilan kimseler de bulunur. 5. tutulmasi. kelime olarak. bir kismi da "ruhlarla deste klenmis adam" anlamina gelen Sanskritçe "sra-mana"dan {Pali dilinde samana) veya " kendinden geçmis kimse" anlaminda Sibirya mense'li bir kelimeden türedigini ileri sürm ektedir. Ona dokunulamaz. sandigi tuttugu ve orada hemen öidügü yazilidir. yaklasilmasi yasak sayildig i için. Ilkel kabîle insanina göre saman. bu ke limenin Tunguzca "saman"dan geldigini ileri sürerken.

Mitoloji ise. un efsaneleri içine alan ve onlari belli bir tarzda Inceleyen bir disiplindir.Bu dinler mahallî bir özellige sahiptir. ergenlik âyinlerinin danslarinda genellikl e maskeler takilir. din ve büyü il e ilgilidir. yalniz belli zamanlarda. Büyü. 2. olumlu veya olum suz yönde kullanilabilir).insanlarin nereden geldikleri (antropogoni). âd etlerin ve içtimaî kurumlarin ortaya çikisini konu edinir. Insan. Ayinlerde belirli kurallara uyma mecburiyeti vardir.Insanin ve dünyanin gelecegi (eskatoloji). belli kisiler tarafindan anlatilir. Bunlar. Büyü. bunlardan baska. Bu danslar. dünyanin nasil meydana geldigini ele alan yaratilmis masallarindan günlük dinî âyin ve törenleri anlatan hikâyelere kadar uzanir. Savas. dansl ar yoluyla ruhî durumlarini bedenî hareketlerle açiga vururlar. atesin elde edilisini. Ga yeye ulasilinca. Bir c emaati yoktur. 4.dinleri gibi). ilk ölümü.YASAYAN ILKEL KABÎLE DINLERININ ÖZELLIKLERI a. totem. . avciligin ve hayvanciligin baslangicini. diger yanda n. Ilkel kabîle mensuplari. Dinî dünya görüslerini yansitan ef aneler. alçak gönüllülük e kendini yükseltmeye cür'ettir. Din ile büyü. tanrilarin insanlari nasil cezalandirdigini. Efsaneler.Tanrilarin nereden geldikleri (teogoni).. bütün bunlara ragmen. Dinin özü.gerçeklestirebilmek için uygulanan islem ve eylemdir. büyüde insanüstü gücü kendi gayesine yöneltmeye çalisir. 8. astroloji. 3. masal anlaminda) gelir. astronomi olmustur . Din ile büyü. tabiatüstü ri zorlayici bir yapi tasir. kahramanlarin. av. Âyin kavrami. bolluk. ilkel kabîie insanlari arasinda birlikte yasar. [59] B. büyü.Ayin: Bir dinin pratigiyle ilgili kurallar ve törenler birligidir. Nuer. tufan hadisesini.Ilkel Kabîle Dinleri bir kabîleye mahsustur.Kâinatin yaratilisi ve kâinattaki tabiî olaylarin olusumu (kozmogoni). Buna k arsilik medenî toplumlarda büyü bilime dönüsmüs. Bu törenlerde danslara da yer verilir. Ilkel kabilelerde din. ölüm. ilk günahi . anrilann. siirli bir dille. ergenlik ve geçis dönemleriyle ilgili geleneksel tör enler yapilir. kâina tin olusumunun hikâyeleridir. Alnu. S|mya. Maori. Bu dinlerden evrensel bir din gelismemis tir. dinin karsisindadir (Büyü. Dinka. açiklayici bir karaktere sahiptir ve su konulara cevap bulmaya çalisir: 1. dinde Tanri'ya kullu k eder. müsteriler dagilir. Efsaneler. 7.Efsane: Bu kelimeyi ifade etmek üzere Bati'dan dilimize aktarilan m'f kelimesi Yunanca "mithos" dan (hikâye. genellikle kapali bir düzen içinde Isler. b. ilk ailenin. esyayi bir gayeye ulasmak için kullanmak ister. genellikle o kabilenin adiyla anilir (Meselâ Ga. tapinma. kutsal sayilir. Âyinler. kimya. dinî ve ahlâkî kurallarla ilgilidir. Dinde bir cemaat vardir. Birkaç ortak nokta disinda. çogu zaman. farkli seylerdir. ''kel kabîle insanlarinin dünya ve kendilerini tasavvurdan ibaret bir çok efsaneleri v ardir. belli bir teknik ile belli kaideleri gerektiren ve büyücüler tarafindan uygulanan pratik bir sanattir. Büyüde ise müsteriler vardir..

i. dört kitada bulunmaktadir. Ainu Dini. "Naa Nyonmo" dedikleri çok güçlü bir varliga inanirlar. Onlarin kendileriy le yakindan ilgilendigine inanirlar.Ilkel Kabilelerde kutsal olanla olmayan birbirinden ayrilmistir. Âhirete ve Yüce Tanri önünde muhake meye inanirlar. Her seyi yaratan odur. Bu kabîlelerden. f. yagmur yagdirdigina inanir. "Cok" (kuv vet) dedikleri insanüstü kuvvetlerin varligina inanirlar. atalara tapinma b u dinin nitelikleri arasinda göze çarpmaktadir. Maorilerin ibâdeti. dinin tabiî üyesidir. fetis kullanma. büyük gruplar halinde yasayanlar oldugu g ibi. 3. herseyden önce var ve her seyin kayn agi olduguna. Maoriler diye adlandirilir. Ancak Dinkalar.Ilkel Kabilelerde fert. Ainular. gökte yas ar. hiplerin onlara ögrettigi ilâhi tarzindaki özel dualardan ibarettir. büyü. gögün en yüksek tabakasinda bulundugunu kabul ettikleri "Kando-koro Kamui" dedikleri bir Yüce Tann'ya inanirlar. Ga'larin baska tanrilari da vardir.Ilkel Kabîle Dinlerinde ruhun çesitli sekillerde yasadigina inanilmakta. Bu kuvvetlere bazen "Nhial ik" de (Göktekiler) derler. [60] C. tabiata ve insan islerine etkili çok sayida ruh ve kuvvet bulunduguna inanirlar. 1. g. Ga'lar. Ayri din seçme sansi yoktur. 5.YASAYAN ILKEL KABILE DINLERINDEN ÖRNEKLER Bugün dünya nüfusunun %5'ini olusturan Ilkel Kabîle Dinlerine mensup insanlar. bütün tanrilarin en büyügüdür. Ancak onun kutsal yeri ve rahipleri yoktur.Ilkel Kabîle Dinlerinde genellikle bir Yüce Tanri Inanisi göze çarpar.Ainu Dini: Ainular.c. genellikl e. devamli tekrarladiklari cümleler halindedir. Çok uzakta kabul ettikleri bu Yüce Varliktan baska çok sayida tanr i ve ruhlara saygi gösterirler. Mer kabîle onu k endi diliyle ve kendisine mahsus bir sekilde adlandirir. diger tanri ve ruhlardan farklidir. Ga Dini. Onu yaratici olarak g kendilerine hayat. Mana'ya sahi p olan kutsaldir ve tabu'dur. Onlar için hazirlanmis kutsal yerleri ve görevli rahipler i bulunmaktadir. ancak bunlar a tapinmazlar. lo.Maori Dini: Güney Pasifik Okyanusu adalarinda yasayan Poline-zyalilardan bir gr up. e. bir kaç yüz kisiyi geçmeyenler de vardir. ona d ua ederler. Ainular. Yüce Tanrilarina "lo" derler. Onlara dua eder. lo'nun. 2. 4. Pigme Dini gibi. Din-kalar. hediyeler sunarlar. Bu Yüce Varligin nitelikle ri.Dinka Dini: Dinkalar. O. d. yerde ve gökte yasayan her seyin en içinde bulunduguna inanirlar. Japonya'nin kuzeyindeki adalarda yasarlar. Onun adini ancak rahipler söyleyebilirler. Maoriler. kuvvet ve saglik verdigine. fal. Dualar. h. fakat ah iretle ilgili telâkkilerinde açiklik görülmemektedir. bazisinin da kötü oldugunu kabul ederler. Onlar. Maori Dini. Nhialik'i yukarida zikredil en insanüstü kuvvetlerin en büyügü için sahsî ad olarak da kullanirlar. Hep beraber bu du alari okurlar.Ilkel Kabîle mensuplari büyüye ve büyücüye çok ilgi gösterir. Ilkel Kabîle Dinlerinde d rucusu söz konusu degildir.Ga Dini: Ga'lar.Namba'lar Dini: Güneybati Pasifik'te Malekula adasinda ilkel kabîle hayati yasaya . Ilkel Kabîle Dinleri genellikle kabilenin adiyla anilir: Dinka Dini.Bu dinlerin kutsal kitaplari ve yazili kaynaklari yoktur. cin çikarma. Gana'nin baskenti yakinlarinda yasarlar. Bu ruhlarin bazisinin iyi. Bunun sonucu. Güney Sudan'da yasayan bir gruptur.

Dictionnaire des Religions. belâ ve ölümlerin sebebi "kötü ruhlar"dir. Kisinin hastalanmasi. London 1975.London 1967. Gr.Mircea Eliade. Gr. topluca sünnet edilmektedir. "Güneybati Pasifik'te. France 1983 . Hastalik.45-78 Marguerite-Marie Thiollier. kötü ruhlarin en agir cezasi olarak degerlendirilmektedir. Reislerin iskeleti gömülmeden birakilmaktadir. 13. sonuna da çogul eki olan "s" harfini eklemislerdir. VVords of the World's Religions. A Guide to Religions. Ankara 1970 .Mircea Eliade. kabîle törenlerine uymamakla veya kabîle reisine saygisizlikla izah edilme ktedir. Yasaklar. Çocuklar 10-12 yaslarindan sonra kabîle reisinin izniyle. Zina yasaktir ve zina isleyene çesitli cezalar verilmektedir. Gr. Ölümde n sonra 100 gün süreyle yas tutulmaktadir. Yakinlar "tabu"dur ve mahremiyet esasi bulunmaktad ir. Science and Religion. Nadir Paksoy.Dr.David A.1985 . Ellwood. Ingilizler bu ismin basina Türkçe "büyük". Belgique 1982[62] IV. "tabiatüstü güçlere aktadir. Bu ceza.69-143 . herseyin yaraticisi ve yönlendiricisi "Tana" adi verilen bir Yüce kudrete inanilmaktadir. Inanislar. 3-18 .Sedat Veyis Örnek. ancak sünnet olduktan sonra "namba örtüsü" takabilmekte.14-50 .n bir grub. From Primitives to Zen. Ahmet Temir. danslari ve "kurban" usûlleri bulunmaktadir. Paris 1975. Traite d'Histoire des Religions.1.Dictionnaire des Religions.W. New Jersey 1977 . Britain 1974.32) . Cenaze 100 gün disarida b ekletilmekte ve iskelet gömülmektedir. Büyük Nambaslarin Arasinda Kabîlede Yasam: T abular. Nambalar'da "tabu"lar vardir. Bunlarin en üstünde. Ölüm törenleri sirad n insanlar ve kabîie reislerine göre farklilik göstermektedir. Namba'lar diye adlandirilmistir. 30.41 (Ing. Erkek çocuk. Böy lece kabîle Büyük ve Küçük Nambalar olarak iki gruba ayrilmistir. Brown. Sibirya'dan (Seçmeler). Sünnet olmak esastir. Âdetler". kabîle erkeklerinin avret yerini örtmek için kullandiklari püsküle "namba" de nildiginden. Britain 1976. odasina girebilmekte ve kabîledeki rütbe alabilme basamaklarina tirmanabilirle hakl arina sahip olabilmektedir. Ölüm.Bölümün Bibliyografyasi .Robert S. evli ve bekârlik durumuna göre artip eksilmektedir. The Religious Experience of Mankind. Istanbul 1976 Ninian Smart. Etnoloji Sözlügü. Bunun yaninda "iyi ve kötü ruhlarin her z aman kisilerin çevresinde bulundugu ve her davranisi kontrol ettigi kabul edilmekt edir. Kendilerine has dinî törenleri. Radlof. Bunlar.Bronislavv Malinovvski. [61] III. Britain 1965. vücuduna "kötü ru girmesiyle. Çev. MagIc. Patt ems in Comparative Religion. "küçük" anlamina gelen kelimeler. 38. Cumhuriyet Gazetesi (Ilavesi). BÖLÜM .

kutsal varliklara kurban ve "Sang-ti" diye adlandirilan bir Yüce Varlik inanisi vardi. bir topluluk veya millete ait dinlerdir. Aile reisi. Millî dinlerde ortaklasa bir k urtulus ve mutluluga ulasma söz konusudur. Çin halki dinî geleneginde atalar kültü çok önemli idi. Bu bölümde millî dinler anlatilacaktir. Bütün ailenin önünde yapilan bu törende baba.MILLÎ DINLER Dinler Tarihi açisindan dinlerin ilkel kabîle dinleri. "Gögün Oglu" sayilan Imparato e ailenin reisi olan babaya itaat ve saygi gelenegine sahiptir. ya üç kere diz çökerek dokuz vurus yapa r ya da üç kere bas egerdi. Baz i ilkel kabilelerde atalara tapinma önemli ise de. Çin'de bu zikredilen dinlerden önce atalara saygi. Çin dininde kendini gösteren akraba lik ve aileye baglilik hissi kadar degildir. Bu kitaptaki tasnifte BuddIzm'e ayri bir yer ayirmak. kurbanlara ve kutsal törenlere katilmakla kendi mi llî tanrilariyla temas kuracagina inanir. Toplumun bütün fertleri. ölü. bereket versin diye tarlalarda yaptlir. insanin evlenmeden veya geride bir ogul birakmadan ölmesini büyük günah ve elemli bir azap sayma ktadir. Konfüçyanizm (Konfüçyüslük). onlara önemli konular haber verilip y ardim istenirdi. tütsü çu larini alnina kadar kaldirip buhurdanliga koyar. tütsü gibi seyler sunardi.KONFÜÇYÜSÇÜLÜK Çin'de. tartisi lmaktadir. cenaze töreni ve mezar etrafinda odaklasir. felaket getiren ac ayip bir mahluk seklinde. Fert. Bazen atalar çagrilir. ata ruhlarini özel koruyucu olarak görür ve evin güneybati kösesinde onlar için bi r yer ayirirdi. l in önüne gelir (bu levhalar. Islâm bilginlerinin de dinleri "bâtil dinler" ve "ilâhi din ler" diye tasnif ettiklerini belirtmistik. üzerinde atalarin adlari özel tarzda yazilmis levhalar bulu nurdu. Buddizm. üç tütsü çubugu yakar. Her evde. Ata ruhlarina ibadeti devam ettirecek bir ogul yoksa. Bazen millî bir dinin hâkim oldugu çevreden eVrensel bir dinin çiktigi (Hinduizm'in hâkim oldugu Hindistan'dan Buddizm'in çiktigi gibi). Bir önceki bölümde Ilkel Kâbîle Dinleri hakkind a bilgi verdik. Mezarlar." Çinli. Ayni zamanda bu husus. simdi. atalara ait tapinaga birakilir). Taoi Buddizm'dir. Millî dinlerden bazilari örnek olarak asagida anlatilacaktir. Ancak Buddizm'in yeri. Yahudilik. gelecekten haber verme. Millî dinler. toplumun bütün üyelerini birbirine ba glayan bir bag vazifesi görür. evlenme gibi önemli isle r de burada yapilirdi. yerli ve millî. evin ana salonunda veya atalar için ayrilmis olan yerdeki bu le vhalarin önünde onlara yiyecek. disardan gelme ve evren sel niteliklidir. atalara gösterilen baglilik ve saygidir. bazen de evrensel bir yapiya sahip dinin millîlestiriidigi görülür (Yahudi dini gibi). en uygun yol ola rak görüldü. Her aile. Bunun için Buddizm'i ayri bir bölüm yaptik. Simdiki atalar kültü. bu ortaklasa kurtu lus ve mutlulugu paylasir. günümüzde yasayanl ari da vardir. Geçmiste de millî dinler vardi. Hiristiyanlik ve Islâm hariç olmak üzere. [63] A. "YIn" ve "Yang . resmî nitelige sahip üç d n vardir. Bir Çin atasözünde söyle denilmektedir: "Her seyin kökü göklerdedir. millî dinler ve evrensel dinler tarzinda üçe ayrilabilecegini. ilkbaharda süpürülür ve oralara hediyeler sunulur (hediye sonbaharda tekrarlanir). Çinli'leri atalara saygi konusu kadar birlestiren ikinci bir husus. Bu örnekler dünyanin degis ik bölgelerinden seçilmistir. Bununla da evrensel hüviyete sahip inlere bir geçis saglamis olduk. Nisan. üç-dört nesil korunup. levhalar. Cenaze tören lerine çok önem verilir Mezarlar. Çinliler. Çin'de her devrin dinî özelligi. . Çinlilerin San Kiao (Üç din) dedikleri bu dinler. Konfüçyanizm ve Taoizm. Insanin kökü ise atalarindadir. çok ugursuz bir hayat sürmeye mecburdur. gök ve tabiat tan rilarina tapinma.

" prensipleridir. Bu prensipler. Lu'da pek önemli sayilmayacak memuri yetlerde bulundu. Yang ise olumlu durumu ifade eder. Çin Buddizm'ine ayri bi er ayrilmayacak ve Buddizm Bölümü'nde temas edilecektir. teskilatçi olarak da saygi gördü. Gögün Rabbi. âlimlerin. karanlik-aydinlik.S. gelenekleri. bu ülkede. yol. 70 yasinda dogru o lan seylere zarar vermeden. Tao. Bu sistemin teme linde. Konfüçyüs. bilge k isi olarak öldü. dogruluk. il kbahar ve sonbaharda. Onun en önemli eseri Konfüçyüsçülük oldu. Konfüçyüs tarafindan kurulan Konfüçyüsçülük. bir ziyaret (hac) yeri oldu. bürokratlarin. Yer ve gögü temsil eden disi Yin ile erkek Yang prensiplerinin her ikisi de âlem düzeni için gereklidir. II. Vu-ti (M. Bu din. kendisinin irtibatli bulundugunu açikladigi Yüce Varligi ifade için Sang i (Shangdi-Changti: Yukaridaki Hükümdar) ile es anlamli "Tien"i tercih etmistir. 1912'ye kadar Çin Imparatorlari yilda iki defa. gögün kendisi demektir. Mil dinin kurucusu olmanin disinda. Üstad K'ung anlaminda K'ung Fu Tzu'nun Latincesidir. Konfüçyüs. Konfüçyüs. dünyanin degistirilemez kanunlara göre gidisi demektir. hem Konfüçyüs'ün." . Y irmi yasinda iken ögrenci yetistirmeye basladi. kendini anlayacak yöneticiler aradi. Onlarin uyum kaynagi ve böylece âlemdeki bütün düzenlerin dayanagi "tao"dur . filozoflarindan biri ve Konfüçyüsçülügün kurucusudur. bir bölgeden digerine. bu ahlâkî-siyasî kültü. Mezari. Siyasî entrikalara alismis idareciler ona ilgi göstermed i. Yer ile gök arasinda meydana gelen her olayin bu iki prensibin isbirligi yapmasindan meydana geldigi kabul edilir. 19 yasinda evlendi ve iki çocugu oldu. Imparator . soguk-sicak. Onun mizaci da siyasî ortama uygun degildi. Ögren meye meraki dolayisiyla iyi bir egitim gördü. Çin'in büyük bilginlerinden. Hayatinin son bes yilini meshur eserlerini yazmak. insanin fitraten iyi olduguna itimat ve Örnek olman in önemi yatmaktaydi. Hayatinin ilk yillari yoksulluk içinde geçmesine ragmen. Söhreti yayildi. Son yediyüz sene içinde Ç n'de resmî nitelige sahip "Üç din" (San Kiao). Ancak o. olumsuz.Ö. genis ölçüde bir "halk dini" de olusturmaktad ir. hem de Laotzu'nun fikir sisteminin temeli olmustu r. basrahip sifatiyla. ilk defa ferdî din seçimi sözkonusu olmustur. Ölümünden sonra söhreti her tarafa yayildi. 40 yasinda süphelerimden kurtuldum. Yüzyilda gelisme si sonucu. Ch'iu fu'da. eskilerin hikmetini yoruml amak idi. Tie n. 140-87) z amanindan baslayarak 1912 yilina kadar devlet dini olarak taninmistir.S. Yin ve Yang prens iplerini Çinli kötü-iyi. Yin Krallik ailesinden kabul edilirse de a atan ve ail si hakkindaki bilgiler.Konfüçyüs'ün Hayati (M. Burada. 50 yasinda Gök'ün emrini ögrendim. tabiî dünya nizami. pre imparatorluk ailesinin dini olarak kabul edilmistir. Yüzyil'da Buddizm'in Çin'e girmesi ve Taoizm'in M. disi-erkek. M. dinî tören ve âdetleri devam ettir tir. Ancak Konfüçyüs. Yin. I. güvenilir bu|unmamaktadir. taraftarlar kazandi. 30 yasinda irademe sahip olabildim. bütün insanlarin saadeti için. sonraki kaynaklara ait olup. [64] 1. K'ung Ch'iu (Chung Ni) seklindedir. 551-479) Konfüçyüs kelimesi. Çin geleneginde Gök önemli bir yer tutmaktadir. ona hediyeler sundu. Tao deyimi.Ö. Çin'de simdiki San-tung'un bir bölümü olan Lu eyaletindeki Tsou'da dünyaya geldi inda babasini kaybetti. yer-gök gibi örnekler e uygular. Istedigine ulasamamis olarak geri dön dügünde artik ihtiyarlamisti. bunlardan Konfüçyüsçüiük ve Taoizm üzerinde durulacaktir. eski hakîmlerin faziletlerine dayanan bir yolla insanla ra baris ve refah getirebilecegini düsündügü siyasî bir sistem gelistirdi. üç Çin dinî geleneginde de bulunur. Adina tapinaklar yapildi. Çin'de. kalbimin bütün isteklerini yerine getirebildim. Bu sistemine kulak verecek ve nasihatlerini dinleyecek bir hükümdar bulmak için kendi eyaletini terketti. Çin Imparatorlugu sinirlari içinde. Metodu. kendi hayatini su sekilde özetlemektedir: "15 yasinda kendimi ögrenmeye verdim. Çinlilerde bu ad. ögrenc i yetistirmek ve doktrinini ögretmekle geçirdi. 60 yasinda sezis yoluyla herseyi kavradim. ediplerin.

Ilkbahar ve Sonbahar Vekayinameleri (Kun Kiyu): Ilkbahar ve Sonbaharla ilgili olarak günügününe yazilmis olaylari ihtiva eder. 4.Siirler Kitabi (Si King): 305 muhtelif sarkiyi. Bunlar. Vladimir Grigor ieff. tarih. 2.Degisiklikler Kitabi (Yi King): Mistik ve Metafizik olaylari. bütün eski Çin metinlerini gözden geçirdi. 5.M Konfüçyüs. tarihî bilgileri ve geçmise ait önemli vesikalar i. 335. Semseddin. Konusmalar. "Bes Klasik" (Wou King) ve "Dört Kitap"tir (Se Chou). Religions du Monde Entier. eskileri seven ve onlarin bilgilerini elde etmek için bütün gayreti gösteren bir kimseyim" seklinde vasiflandirmistir. Konfüç ndine "din kurucusu" unvanini vermemistir.Konfüçyüsçülükte Tanri Inanci Konfüçyüs'ün ögrettiklerinin Çin'in millî dini olmasi uzun bir gelismenin neticesidir. Bu dört kitap sunlardir: 1. Buna ragmen. felsefeahlâk ögrenen ögrencileri.Konfüçyüs'ün Konusmalari (Lun Yü). [65] 2. 3. 2. Belgique 1989. Yöneticiler. memur alinmasi için yapila n imtihanlarda bu kitaplardan faydalanirlardi. 3. Bes Klasik: 1. M.Törenler Kitabi (Li King): Âyin ve merasimferle ilgili hatiralari (Ahlâk ve adâb). 4. Semsedd in (Günaltay). Dört Kitap: XI. yasayan ahlâk ve geleneklerin devamini saglamak. 247-248[66] 3. böylece atalar kültüne dayali Çin medeniyetini ortaya koymakti. Konfüçyüs'e büyük bir baglilik gösteren ve ondan edebiyat. "ben. onun dortrini kendinden . ölümünden sonra onun sözlerini de topladilar. Bkz. Böylece Konfüçyüs ve ögrencileri. Yüzyilda Sung Hanedani sirasinda biraraya getirildi. bu kitaplarin muhtevasi hakinda bilgi vermektedir.Mensiyus'un Sözleri (Mongtse). yönetimle ilgili bilgileri rlamak. Hayati boyunca Çin'in "kadînV'ligini ortaya koymaya ve kültürünü ihya etmeye çalisan Konfüçyü ini.Tarih Kitabi (Su King): Dokümanlari. Bu koleksiyon. M. Ankara 1974. Çev. Tarih-i Edyan. daha önceki Çin filozof ve mürsitlerinin yazilarini derledi ve yorumladilar.Orta Yol Doktrini (Tchöng Yong). sosyal hayat ve törenlerle ilgili hususlari bir araya getirmek. Muhacldere Nabi Özerdim.Büyük Bilgi (Ta-Hio). 4. Onun gayesi.Konfüçyüsçülükte Kutsal Metinler Konfüçyüs. Konfüçyüsçülügün kutsal kitaplarini olusturan iki koleksiyon vardi. yön etici sinifin egitiminin temelini olusturdu.

Onun asagi sinda. Konfüçyüsçülügün belirli bir inanç sistemi.sonra bir din olarak kabul edilmistir. yüce varlik. Konfüçyüsçülük. agir baslilik. "Tien" ile ifade edilir. ve bunlarin karsiliginin öbür dünyadan daha çok bu dünyada görülecegini. fakat devamli degildir. bu terimi de kullanmistir. Ona göre yüce hükümdar olan Tanri. Üstün insanla küçük insan arasindaki farki da söy le belirtir: "Büyük ve üstün insan erdemi. Konfüçyüs ahlâkinin ana temeli. Samimî isen halk sana güvenir. ülkenin karisik olan siyasî d urumunu düzeltmek için. seref hepsinin Gök'ten eldigini ifade etmistir. bulut. Kendisi için söy le söylemektedir: "Yasli olanlara rahatligi saglamak. Bu konudaki diger terim. Bu erdemler . Üzerinde kasa etmekten kaçinmasina ragmen. hür et ve ibadet edilmesi gereken bir varliktir. Ölmek edir Tanri. küçük insan ise yalniz faydayi düsünür". cömertlik. Tanri'nin takdirind ve bütün islerde insanlarla beraberdiri»'[67] 4. oruç tutulup temiz olduktan sonra ifâ edilen kurbandan ibarettir. Üstün insan kanu kafasini çalistirir. Tao'dur. ibadet bir vazifedir. Konfüçyüs'e dayandirilan. hava cinleri ve perileri. tabiat düzeninin idarecisi. Büyük ve üstün insan yal dogrulugu. milleti siyasî bir terbiye ile saadete kavusturmaktir. üstün insani. "öbür dünya"nin varligini inkâr etmemistir. Çin'e ait inanis ve âyinler birligidir. dag cinleri ve ata ruhlari bulunur. Sang-ti diye adlandirilan Yüce Varliga inanis onda da deva m etmistir. gençle . fakat kurucusu. su. milletini yönlendirme. Sadakati ve samimîyeti birinci planda tu mayi ve agirbasli olmayan bir bilgine saygi göstermemeyi tenbîh ediyor. "sabah Tao'yu z kreden kimse. eski törenleri yeniden ihya etmek olmustur. bir dinî teskilati yoktur. Çin'in eski dinî tasavvurlarini ihyaya çalismistir. Dua. kendisini koruduguna ve görevlendirdig ine inandigi azametli bir yüce varliga inanmakta idi. Konfüçyüs. Bu gök tanri "Tien". "Büyük Bilgi"de kendini. Bu. dünyada b es seyi. görünmeyen varliklar dünyasi. ev halkini. dinî faaliyet olarak. yerdeki insanlara hükmedicidir ve kötü olanlar ço ve dirilmek. yani ahlâk prensibidir. o zaman anlasildigi üzere. Gayesi. "Konusmalar" da[68]. insanlar arasindaki iliskilerin önemi yaninda hayat. samimiyet. y aratici kudret idi. yukaridaki tanri. bu yüce Varligi ifade için daha önce kullanilan "Tien" deyimini t ercih etmistir. Konfüçyüs. Konfüçyüs. yapilan gün ahlarin cezasiz kalmayacagini. herseye uygulayabilmek yetenegine "mükemmel erdem" demektedir. herseyi açikça görür ve ülkenin her yaninda huzuru saglasinlar diye ögret yücedir. Bu. O. asirlardan beri hüküm süren millî dinin geleneklerini yeniden canlandirmistir. büyük tanri olarak Gök Tanri bulunur. O. saygisizlik görmezsin. arkadaslara samimiyetle. Kâinatin düzenini kuran O'dur. Bun-'ari da söyle açikl amaktadir: "Agir basli isen. alinca da hükmü amansizdir. Dogru isen çok seyi basarirsin.Konfüçyüsçülükte Ahlâkî Prensipler Konfüçyüsçülük. Onun ana gayesi. Konfüçyüs'ün ahl et ve millet içindir. gögün efendisidir. zenginlerin ser -Vetini artirmaz" olarak tarif etmektedir. herseyi elde edersi n. her seyin üstündeki varlik. Konfüçyüsçülükte Tanri. uludur. ölüm. Ancak o. dinden daha çok bir ahlâk ve hikmet yolu olarak gösterilir. O. Konfüçyüs. aksama rahat ölür" demistir. Tao. Konfüçyüs. O. Konfüçyüs. "Düskünlere yardim eder. küçük insan ise rahatini düsünür. Cömert isen. Tien. b risi saglamanin yolunu bulma seklinde açiklanir. gökte oturan. seref ve zenginlik. insanin yürüyecegi dogru yol. yeni hanedanlar kuran ve iyileri mükafatlandiran atalara verilen bir a d degildir. düskün insanlari korumak için hükümdar »Tanri Yolu"nda yardimci olsunlar menler göndermektedir. Ona göre "Tien". Tanri mi ve kutsal metinleri vardir. küçük insan ise kendi faydasini aramaya bakar. Çin'in dinî e kadar gerilere gidilirse gidilsin. Nazik isen baskalari ni hizmetinde kullanabilirsin". dinî mânada. kötü hükümdarlari c zalandiran. kötülük yapanin hatasini ödeyerek affedilmesini istemesi gerektigini belirtmis ir. dogruluk ve nezakettir.

edeplilik. Bu degismez bir e mirdir. iyilige iyilik. toplulukta birtakim seyleri yalniz o seyler Için yapmak zorundadi r. asiriliktan kaçinmasi. 4. ailesine hizmette en büyük gayreti gösterirse. dogruluk. Onlara baglilik. o insan b ilgilidir. 4.Amir ile Memur. Çünkü Konfüçyüs. efendisine bütün hayatinda bagli kalabilirse. Gösteri si sevmez. Kendisinden tavsiye isteyen bir idareciye "dogruluktan ayrilma. Onun "Yi" dedigi adalet. itaatsizlik etmemekle olmaktadir. yüz ifadelerinde samimiyete. h alkini faziletle yükseltirler. hayirseverligi ve adaleti iki mühim meziyet olarak görür. ahlâktan baska seyler için yapilirsa adalet tece llî etmez. korku ve dehsetle itaate zorlanirsa. Hikmet ve fazilet. Bu. edilmese de. sözlerinde nezâket ve ser eflilige önem verirler.arkadaslariyla olan iliskilerinde samimî ise.Kardesler.Is Yönetimi. adaleti.Arkadas ve dostlar arasindaki iliski ve saygi. "Eger 'büyük ve üstün insan' törenleri severse. Eger o dogrulugu severse halk ona uyruk olmaktan çekinme z. bile.Kari ile Koca. Konfüçyüs. Insanin rahat bir hayat sürebilmesi için hayatin her safhasinda orta yolu tutmasi. ahlâk sarsilir ve nefislerde fesat meyda na gelir. Konfüçyüsçülükte iyilik. akrabalarina. yönetenle yöneti len arasindaki bag kopar. akillilik ve güvenilebilirlik bes temel fazilet ir. anne ve babalarina iyi muamele eder.re de nezaketle davranmak isterim".Kültür. Fertler.Verilen sözde durma. o insan için birsey bilmiyor denilse.Üste karsi dürüst davranma. Konfüçyüs'ün telkini. Adaletin gerçeklesmesini menfaat önler. Bu bes temel. Konfüçyüsçülükte bes temel insanî iliski vardir: 1. Kendini bilgiye verenler. Onlar. çocuklarini arkalarinda tasiyarak ona gelecektir". 3. Insanlar dogruluk için dünyaya gelmislerdir. yönettiklerinin güveni ve onlarin sevgisin i kazanmasidir. yanlislarini düzel t" demistir. kötülüge karsi da a dalet göstermesi gerekir. israfa karsidir ve ekonomik olmaktan yanadir. Bir insan dogru yoldan ayrilip iyi bir hayat sürer se. davran arinda düsünceli ve dikkatli olmaya. 2. Büyük ve üstün insanlar. 3. "Basari her zaman faziletin varligin a delil olmaz. Kisinin babasinin yolundan gitmesi. iyilikte devam ve isrardir" demektedir. Eger o sadakati severse halk samimî olur. . adalet ve menfaat konusunu söy hükme baglar: "Yüksek insan. basari sartina bagli degildir. Iste bunlari elde edince memleketin h er tarafindan halk. Amirin riayet etmesi gereken ilk esaslar. 2. üstün ve büyük insandir. su dört konu etrafinda dönmektedir: 1.halk saygisizl ik etmeye cesaret edemez. basari elde edilse de. ana ve babasina sâdik ve diger büyüklerine saygi göstermelidir. ölümden kurtulusu sadece bir sans eseridir. Eger insanlar. herseye ra gmen. Dogru olan birseyi görmek ve bunu yapmamak cesaretsizliktir. 5. Konfüçyüsçülükte genç. Çünkü o seyler ahlâk icabi yapilmalidir.Anababa ile Çocuklar. belli bir vaziyette yapilmasi mecburi olan harekettir. isler zorlasir. Konfüçyüs. alçaklar da menfaati anlar". bütün hayatin en önemli iliskilerini içinde bulundurur. Konfüçyüse göre bir kimse dis güzellikten ziyade iyi ahlâka deger verirse.

ancak ona bagli olmasiyla mümkündür. Eski Çin Atalar Kültü'nde ogulun bilgeligi ne olursa ol sun babasindan önce sunulanlari yiyemez, sofraya uzana-maz. Kari ve koca, kardesler, arkadas ve dostlar arasindaki iliskiler de belirli kura llara baglanmistir: Evin erkegi, ailesi hayatta iken onuf birakip uzak diyarlara gitmemelidir. Aileye hizmet ederken onlara tenkitte nazik olunmali, onlara terb iye icaplarina göre hizmet edilmeli, aile sikintiya düstügünde de genç çocuklar aileye yardi mci olmalidir. Büyük ve üstün insan kendini esas olan seye verir, bu esas sey meydana ge lince prensipler gelisir, anaya babaya sadakat ve kardeslik sevgisi de kendini göst erir. "Kendine uygun olmayan kimselerle arkadaslik etmemek" Konfüçyüs'ün tavsiyelerindend ir. Bu arkadasligi da faydali ve zararli olmak üzere iki gruba ayirmaktadir: "Dürüst, s amimi ve anlayisli bir arkadas faydalidir. Iki yüzlü, kurnaz ve çok konusan bir arkada s zararlidir."

Konfüçyüs'ün ahlâk anlayisi devlet yönetiminde de geçerlidir. Ona göre memleketini erdemi ile ten bir kimse kutup yildizina benzer. Memleketi yönetmek, halki dogru yola götürmek dem ektir. Eger halk dogru yola yöneltilirse kimse dogru davranmamaya cesaret edemez. M emleketine hizmetten kaçman kimseye akilli denilemez.

Konfüçyüs'e "Bir ülkeyi idare etmeye çagrilsaydiniz ilk is olarak ne yapardiniz?" diye sor duklarinda söyle cevap vermistir: "Önce dili düzeltirdim. Dil düzgün olmazsa, kelimeler düsün eyi iyi anlatamazlar. Düsünceler iyi anlatilmazsa, yapilmasi gereken seyler iyi yapi lamaz. Gereken yapilamazsa, ahlâk ve kültür bozulur. Ahlâk ve kültür bozulursa, adalet yolun sasirir. Adalet yanlis yola saparsa, halk güçsüzlük ve sarhosluk içine düser. Ne yapacagini , isin nereye varacagini bilemez. Bu sebeple söylenilen sözü dogru söylemeli. Hiçbirsey bu nlardan dolayi dil kadar mühim degildir".[69]

Konfüçyüs'e göre hükümeti iyi bir sekilde yönetmek için iktidarda olan kimsenin bes üstün sey vermesi ve dört kötü seyden kaçinmasi gerekir. Bes üstün sey; asiri derecede harcama yapmad an faydali olmak, halkina pismanlik getirmeyecek görevler vermek, aç gözlülük etmeden iste digi seyi almak, gururlu olmadan itibar kazanmak, korkunç olmadan yüce olmaktir. Dört kötü sey ise; halki ögretmeden ölüme sürüklemek, buna "zulüm" denir. Onlari haberdar etmeden ani olarak is yüklemek, buna "baski" denir. Acele olmayan buyruklar çikarip, sonra bunla rin hemen uygulanmasini istemek. Buna "gaddarlik" denir. Genel olarak insanlara birsey verirken veya mükafatlandirirken hasis davranmak. Buna "yersiz davranis" de nir.

Konfüçyüsçülükte ana-baba saygisi; evlat sevgisi önemli bir yer tutar. Bu da insanin yakinlar na karsi borcundan kaynaklanir. Toplumda ahenk aranir, ahengin temeli, ailedir. A ilede ana-baba sevgisi faziletlerin basinda gelir.

Konfüçyüsçülügün ahlâkî tarafi, diger yönlerinden daha agirlik tasimaktadir. Bu sistem; hüküm idare sanati, soylular için siyasî bir ahlâk, halk için bir gelenege bagliliktir.

Konfüçyüsçülük, aileye ait faziletleri, disiplini, içtimaî düzeni, kardeslik sevgisini ve hal gitimini içinde bulundurur. Bunun için de Konfüçyüs'ün ahlâkî sisteminde su dört fazilet yera adir: Insanlik, adalet, davranis ve bilgi. [70]

B- TAOIZM Çin millî dinlerinden biri de Taoizm'dir. Taoizm'i Lao-tzu (Lao-tse) kurmustur. Bu d in, "Tao" kavrami üzerinde kurulmustur. Büyücüleri, rahip ve rahibeleri ve dinî sefleri va rdir. Kendilerine has âyinleri; bu âyinlerin eski bir gelenegi vardir. Ilkbahar bayr aminda ates yakilmakta; Taoist rahipler, yariçiplak durumda, atese pirinç ve tuz ati p, yalinayak kosarak üzerinden geçmektedir. Ölülerin, yasayanlari rahatsiz etmeksizin, mezarda güven içinde rahat ettigine inanilmak tadir. Mezarlarin seçilmesinde bazi kurallar vardir. Ölüye zarar gelmemesi için çesitli te

dbirler alinmistir. Bu tedbirlere siki sikiya baglilik yüzünden, uzun zaman, mezarlar in bulundugu alanda arastirma yapilmasina izin verilmemistir. [71]

1- Lao-tzu'nun Hayati (Lao-tse, dogumu M.Ö. 604 veya 570) Bir Çin filozofu ve Taoizm'in kurucusu Lao-tzu'nun hayati hakkinda fazla birsey bi linmemektedir. Onun, hemen hemen efsanevî olan hayati, M.Ö. 100 yilina dogru Sseu-ma Tsi'en tarafindan yazilmis. Çin'in bir tarihi olan, "Che Ki" ile taninmistir. Lao-tzu'nun Honan'da dogdugu san ilmaktadir. Asil adi, Li Tan'dir. Lao-tzu, ona verilmis lakaptir ve ihtiyar bilgi n anlamina gelmektedir. Çok yasadigi söylenmektedir. Çu sarayinda arsiv memurlugu yapm istir. Konfüçyüs ile ayni yüzyil içinde yasamistir. Ikisinin bir vesileyle karsilasmasi, çok önemli bir olay sayilmistir. Bu karsilasma zamaninda Lao-tzu çok yasli, Konfüçyüs ise genç bir bilgindir. Çu Hanedaninin yikilmaya yüz tuttugunu gören Lao-tzu, hükümet merkezini terkederek b atiya dogru gitmis, Honan geçidine geldiginde buranin muhafizi ve ögrencisi, Tsi, on dan meslegi hakkinda birsey yazmasini istemis; o da, "Tao te King"i yazmistir. " Tao", yaratici prensip; "te", insan fazileti; "king" de kitaptir. Bu kitap, bugüne kadar, bütün Taoist düsüncelerin kaynagi olmakta ve "tao"nun ne oldugunu açiklamaktadir. Anlasilmasi oldukça zor olan bu kitap; Çin'in büyük klasikleri arasina konulmustur. Çok say ida ilim adami, Tao te King'i bati dillerine çevirmeye çalismis, fakat pek basarili olamamistir. Kitabin adi bile tam olarak tercüme edilememistir. Her mütercim, kitabi n ismine çesitli anlamlar vermistir. Bu küçük kitabin sirrinin, en eski mistisizmin bir numunesi olmasindan ileri geldigi kabul edilmektedir. Lao-tzu, bu eserinde, misti k tabir ve tasavvurlara anadilinde ilk defa bir sekil vermeye çalismistir. Bunun içi n, seçtigi tabirler, gösterdigi remizler açik ve belli degildir. Lao-tzu'nun 80 yasini geçtigi bilinmekte ise de, Ölüm tarihi kesin olarak bilinmemekte dir. Lao-tzu'dan hemen sonraki Taoizmin tarihî de karanliktir. Taoizmin daha sonra ki gelismesi, Lao-tzu'dan sonra gelen ve Taoizm hakkinda bilgiler veren yazarlar sayesinde kismen ögrenilebilmektedir. [72]

2- Taoizmin Prensipleri[73] Lao-tzu'nun doktrininin temeli, mistik bir panteizm'dir. Taoist ahlâk zühde dayanir. Tao, dünyayi yöneten sebeptir; insan onu bilmelidir. Tao, âlemden önceki yaratici prensiptir. O;görülemez, isitilemez ve kavranilamaz. O, eze lî ve ebedîdir; kendiliginden vardir; herseyde hazir ve nazirdir. O, hiçbir tasvire si gmaz. Herseyin temeli O'dur. O yokluk degildir. Tabiat ve evrenin var olmasi O'nu n sayesindedir. O, herseyin arkasinda ve altindadir. HerseyI yaratan ve besleyen de O'dur. Bundan dolayi Tao, bazen "Ana" diye de adlandirilir. Çünkü hersey O'ndan ge lir. Tao'dan bir dogar, birden iki: Yin ve Yang; iki'den üç: Yin, Yang ve nefes; üç'ten yaratilmis evren. Tao, gögün ve yerin kaynagi, yaratici ve ayni zamanda yasatici pre nsiptir. Herseyi yaratan Tao'nun hiçbir seye ihtiyaci yoktur. Baska güçlerle rekabet e tmez. Dolayisiyla insanlar da Tao gibi rekabet ve hirstan uzaklasirlarsa, iyi bi r hayata sahip olurlar. Lao-tzu; insanlarin kanunlari dünyadan örnek alarak yaptiklarini, dünyanin "Gök"ten, gögün d e Tao'dan aldigini, Tao'ya sahip olan bir memleketin uzun zaman var olacagini ve dünyanin "Tao" vasitasiyla yönetilmesi durumunda seytanlarin kutsallik kazanamayaca gini belirtmistir. Lao-tzu'ya göre "göksel Tao" mücadele etmez, fakat iyi bir yolda dai

ma zafer kazanir; konusmaz, fakat cevap alir; çagirmaz fakat getirir, sakindir ve planlari gayet mükemmeldir. Lao-tzu, bilginlerin Tao'yu anlama ve kavrama durumlarini söyle açiklamaktadir: Yüksek bilginler, Tao'yu isittikleri zaman hareket ederleY ve ona dogru giderler; orta dereceli bilginler, Tao'yu duyduklari zaman ne yaptiklarini bilmezler; asagi de recedeki bilginler Tao'yu isittiklerinde kahkahalarla gülerler. Üstün ve mükemmel bir In san ise, sadece herseyin ruhu kendisinde olan Tao'yu izler. Taoizm'de "Tao" ile beraber bir de "Te" kavrami vardir. Tao'nun erdemi veya onun gizli gücü olarak bütün varliklarda bulunan "Te", "Tao"nun tabiattaki herseyi degistire n gücünün kendisidir. "Tao" kaybolduktan sonra "Te" onun ayrilmaz vasfi olur, aki-karay i bilir, muhafaza eder ve dünyanin seklini vücuda getirir. Dünyanin sekli vücuda geldikten sonra ölümsüz "Te", onu hatadan korur ve yükseltir. Bütün varliklari Tao meydana getirir; "Te" ise onlari besler, büyütür, madde olarak sekil verir, kuvvetini tamamlar. Bundan dolayi bütün varliklar Tao'yu yükseltir ve Te'ye deg er verir.

, Lao-tzu, ögretilerinde, ahlâkî degerler üzerinde de durmustur. Lao-tzu'ya göre insan anc ak manevî faziletleriyle insandir. Örnek insan iyi, merhametli, sadik, dürüst ve mütevazi olmalidir. Onun bu vasiflari elde etmek için tavsiye ettigi yol menfîdir: Insan, Tao 'ya benzemeye çalissin; is yapmasi, is yapmamasi; çalismasi çalismamasi gibi olsun. Vu vey (Wou wei: hiçbir sey yapmamak, sükûnet) prensibi, Taoizm'in ülküsüdür. Insan, dünya niza a uyarak yasamali, gayret sarfetmek-sizin Tao'nun kanunlarina tabî olmalidir. Böyle bir sükûnet içinde yasarken, dünyanin tabiî nizamini muhafaza etmek suretiyle, mesut bir h ayat sürebilir. Hükümdar bile, böyle yapmakla, devletini en iyi bir sekilde idare eder. Çünkü memlekette ne kadar fazla sey yasak edilirse, millet o kadar fakir olur. Insanlar a karsi alinan tedbirler ne kadar ustalikla hazirlanirsa, onlarin arasindan, o k adar inanilmaz hileler ortaya çikar. Ne kadar çok kanun ve emirler bildirilirce, o ka dar eskiya ve hirsiz zuhur eder. Büyük adamlarin halki yönetim seklini Tao te King'te Lao-tzu, söyle açiklamaktadir: "Kafal arini bosaltirlar, midelerini doldururlar. Iradelerini zayiflatirlar, kemiklerin i kuvvetlendirirler. Daima halki bilgisiz ve isteksiz birakirlar. Bilgili in sanlar birsey yapmak cesaretini göstermezler. Vu vey (Wou wey) yaptiklari zaman h erseyi iyi yönetirler". Lao-tzu, su tavsiyede bulunmaktadir: "Düsünecegin sey daima iy i ve derin olmalidir; birsey verirken iyi ve lütufkâr olmalisin. Birsey söyledigin zam an dürüst ve sadik olmalisin. Dürüst olursan memleketi iyi yönetirsin, bir is yapmak ister sen dogru ve kabiliyetli olmalisin". Lao-tzu, dünyadaki insanlarin güzel olan seyleri güzel olarak bildiginde, çirkin olan se yleri de taniyacagini; iyi olan seyleri bildiginde, fena olan seyleri de bileceg ini; böylece iyileri yayip, fenaliklardan kaçinacagini, baskasini kandirmaya çalismaya cagini söylemektedir. Lao-tzu, prensip olarak, kibir ve gururu yermektedir. Yalniz kendisi için çalisan ins anlarin yükselemeyecegini, kendisiyle övünenlerin bir is göremeyecegini, çok yüksekten konus an insanlarin bunu uzun zaman devam ettiremeyecegini belirtmektedir. Ayrica o, i htirasinin esiri olan insanlarin büyük bir yanilma içinde olduguna ve hiçbir zaman basar ili olamayacagina da dikkat çekmektedir. Lao-tzu, savasa karsidir. Bunun için o, savas aletlerini iyi görmez ve bunlari yüksek insanlarin kullanamayacagini söyler. Yüksek insanlarin baris ve huzura deger verecegi ni açiklar. O, savasa karsi olmakla * beraber, devletin ferde fazla karismasin i istemez. Taoizm'e göre bu ahlâkî prensipler; sadece fertler için degil, milletlerarasi münasebetler için de geçerlidir. Saygi ve itaatle herseyin ele geçirilecegi; sevgi ile düsmanlarin bi le yenilebilecegi; kadinin itiraz etmeksizin itaat etmesiyle kocasini idaresi al

tina alabilecegi savunulmaktadir. Lao-tzu'nun felsefesi; "iyilere karsi iyilik göst eriyorum; iyi olmayanlara karsi yine iyilik gösteriyorum. Bu suretle hepsi iyi olur " seklindedir.

Taoizm'de devlete müspet vazifeler düsmez. Harp tenkit edilir. Maddî ilerleme küçümsenir. Pe kçok memuriyet ve müessese lüzumsuz görülür. Tao'nun devleti sessiz ve kendi kendine yürümeli . Belirli bir ideal, müspet bir hedef olmamali; bir sükûnet ve hareketsizlik durumu ta kip edilerek, Tao'yu tanimaya gayret edilmelidir. Lao-tzu, insanin kendine hakimiyetinin nefsini bilmekten geçtigini, iç dünya nin arastirilmasinin çok konusmaktan daha iyi oldugunu; baskalarini bilenin zeki, kendini^bilenin akilli, baskalarina karsi zafer kazananlarin kuvvetli, kendi nef sine karsi zafer kazananin ise kudretli bulundugunu belirtmektedir.

Lao-tzu, birseyi bilmeyen insanin en olgun insan oldugunu, bilinmeyen bir seyi de biliyor görünmenin hastalik oldugunu söylemektedir. Lao-tzu'ya göre su üç seyi insanin dege rlendirdigi hazinesidir: Birincisi, nezaket, ve sevgi; ikincisi, ekonomi; üçüncüsü, alçak gön tür. Nezaket, bir insani yüceltir ve saygili yapabilir. Ekonomi, bir kimseye özgürlük kaza ndirir. Alçak gönüllülük ise, bir kimseyi yetenekli kilabilir. Halbuki insanlar; nezaketi birakarak küstah, ekonomik olmayi terkede-rek bagimli, alçak gönüllülügü terkederek de yetene siz oluyorlar.

Lao-tzu'ya göre insanlar, doguslarinda zayif ve yumusaktir; öldükleri zaman kuvvetli o lur ve asillarina dönerler. Esasa dönüse sükûnet, sükûnete de mukadderat denir. Mukadderata g dise ölümsüzlük, ölümsüzlügü bilenlere de akillidir denir.

Taoizm'de, ilâhî kaynakli dinlerdekine benzer, iyilik ve kötülük, alçak gönüllülük ve kanaatk gibi ahlâkî prensipler bulunmaktadir. Ancak, ölüm ve ölüm sonrasindan bahsedilmesine ragmen Cennet ve Cehennem kavrami konusunda pek açiklik yoktur. Bununla beraber ruhun ölümsüzlügü dünyada iyi bir hayat sürenlerin Tao'yla beraber olacagi gibi anlayislara rastlanma ktadir. [74]

3- Lao-tzu'dan Sonra Taoizm Lao-tzu'dan sonra Taoizm adini alan inanç sistemi, çesitli din ve kültürlerin de etkisin de kalarak sekillenmistir. Degisik ekoller olusmus ve farkli mezhepler dogmustur . Taoizm'den kaynaklanan ekoller sunlardir:

1- Mistik Ekol: Temsilcileri Chuang-Tzu ve Lieh-Tzu'dur (M.Ö.IV. Yüzyil). Her iki fi lozof da bu ekole ait kitaplar yazmistir. Chuang-Tzu, Lao-Tzu'nun ögretisini yükselt mis ve güzellestirmistir. O da, Tao gibi genel bir tabiat kanununa inanmakta ve he rseyin mistik bir duyguyla, meditasyon yoluyla anlasilabilecegini savunmaktadir. Chuang-Tzu söyle demektedir: "Biz bu kanunu kesfedemeyiz, aklimiz buna ermez. Onu ancak duygularimizla anlariz, bunun için kendimizi diger seylerden ayirmali ve ka lbimizi bosaltmaliyiz". Lieh-Tzu'nun ekolü ise, Taoizm'in popüler bir seklidir. O, kainatin sonsuz bir kanun a göre hareket ettigini kabul etmektedir. Ona göre insanlar kendini bu kuvvete uyduru r, hiçbir is yapmaz ve ruhunu kuvvetlendirmeye devam ederse daha çok yasayabilir. 2- Ferdiyetçi Ekol: Temsilcisi Yang Tzu'dur {M.Ö.IV Yüzyil). Taoizm'den gelmekle berab er ona hem yakin, hem de ondan uzaktir. Asiri bir kaderciligi savunur. Bu ekole göre hersey kadere baglidir ve herseyi yöneten kaderdir. Felsefesinde Tao olmayan bu ekol sadece ferdin refah ve saadetini düsünmüs; cemiyetin idaresine ait prensipler de gil, kendi kendini düzeltmek için kaideler getirmistir.

3- Legalist Ekol: Bu ekolün temsilcisi Han-Fei-Tzu (olan.M.Ö. 230), Li-Ssu, Shang-Tz u'dur. Bu ekolün görüsleri M.Ö. III. Yüzyilda Çin'de tatbik edilmistir. Bu ekole göre; dünyad ersey, yildizlarin yollari gibi, muayyen kanunlara göre hareket etmektedir. Bundan dolayi bu ekol, devletin halki kendi haline birakmamasini ve kanunlara tâbi kilmas ini savunmaktadir.

4- Simyaci Ekol: Chiang Tao ün (M.S. 34), bu ekolün savunucusudur. Bu ekol, dinî veya f elsefî olmaktan daha çok, sihirbazlikla ilgisi olan bir ekoldür. Sihir ve büyü büyük bir ye tutmaktadir. Büyücülükle ilgilendirilen bugünkü Taoizm, bu ekole baglanmaktadir. M.Ö. 221'de Çin Imparatoru'nun Taoizmi kendine ebedî hayat saglayacak bir din olarak k abul ettigi ileri sürülmektedir. Daha sonra Taoizm, BuddIzm ve diger mahalli inançlari n tesirinde kalmistir. Bud-dizm Çin'e geldigi zaman Taoistler, Çin'e gelen bu dinde kendi fikirlerine benzeyen bazi hususlar bulmuslardir. Taoizm'e ait olan bazi Tan rilar, Buddizm'in tesiri ile sekillerini degistirmistir. Buddizm en büyük tesirini T aoizm'deki rahip cemaatinin gelismesinde göstermistir. Çünkü Lao-tzu'nun fikirlerinde, b u gibi cemaatlere ait tek söz bulunmamaktadir. Lao-îzu, ilk planda, sadece ferdin kurtulusunu hedef alan sözler söylemistir. M.S. I. Yüzyilda Çin'de bir Taoist teskilât ortaya çikmistir. Bu teskilâtin Papa gibi bir dinî sefi vardir. O, siyasî bir kuvvete de sahiptir. Bu dinin büyüycüleri, rahip ve rahibeleri vard ir. Buddizm ve diger mahallî inançlarin etkileri sonucu, XII. Yüzyilda "Gerçegi Gelistirme" adi altinda bir yenilestirme hareketi ortaya çikmistir. Bu hareket, rahiplerin evl erini terketmesi, et yememesi gibi sert kurallar getirmistir.

Çin'de 1949'daki siyasî harekete kadar iki büyük Taoist mezhep varligini sürdürmüstür. "Tao'n Yayilan Birligi" ve "Tao'nun Toplanti Salonu" seklinde adlandirilan bu iki mezhe be göre Tao, insanin bir bölümünü olusturdugu evrensel bir enerjidir. Insan, bu enerjiye b oyun egerek saglik, zenginlik, çok çocuk ve huzurlu bir hayat elde edebilmektedir. Bu mezheplerin mensuplari, Tao ile bag kurabilmek için büyü, afsun ve tilsim'a basvurmak tadir. Çesitli dinlerden tasvirler alip tazim ve saygi gösterilmistir. 1957'de Pekin 'de "Çin Taoistler Birligi" kurulmustur. [75]

C- SINTOIZM "Sinto" tanrilarin yolu demektir. Çin dilinde "Sin" veya "Sen": tabiat ruhu, tanri; "to" {"tao"): yol anlamina gelmektedir. Japonca'da "Kami no miçi" seklinde ifade edelin Sinto, Japonlarin yerli dinî inançlarini karsilamaktadir. Japonlar, VI. yüzyild a, Buddizm Japonya'ya geldikten sonra, eski dinî inançlarini Buddizm'den ayirabilmek için "Sinto" deyimini kullanmislardir. Sintoizm de bu deyimden türemistir. Sintoizm; millî, iptidaî, politeist, diger dinlere tepki göstermeyen ve resmî inanç sistem ine sahip olmayan bir dindir. Bir kurucusu yoktur. Herhangi bir tarihî olaydan da kaynaklanmamaktadir. Bu dinde tabiat güçlerine ve ruhlara tapinma göze çarpmaktadir. Her seyde ruh görülmektedir. Bu dinin iki hususiyeti vardir: 1- Tipik bir millî dindir. 2- Tabiata perestis bu dinde Önemli bir rol oynamaktadir.

Japonya'ya Konfüçyüsçülük'ün, Taoizm'in ve Buddizm'in etkileri ile atalara tapinma, ahlâk, fa kehanet, büyü, züht geldi. M.ö. VI. Yüzyilda baskentini kurmus Japonya'da Yamato Hanedani, Amatera-su'nun nesli olarak hükmetmeye baslamis ve bu imparatora tapinma, bir kült olusturmustur. 1868'lerde bir millî uyanis devresi baslamis ve Sintoizm de bunu körükl

emistir. Imparator kültü, bir devlet siyaseti haline gelmis ve devleti Sinto'nun dest egine baglamistir. Ikinci Dünya Savasi sirasinda Sintoizm çok toleranssiz olmustur. Japonya'nin 1945'deki maglubiyetinden sonra, Sinto'nun devleti kontroi durumu ort adan kalkmistir. Imparator, kendisinin tanri olmadigini ve artik tanrilarin zürriy eti olarak kendisine tapimlamayacagim açiklamak zorunda kalmistir. [76]

1- Tanri Anlayisi

Sintoizm'de ruh veya tanriyi, kutsal, acayip, sirli, korkulan, güçlü, insan kavrayisin in üstündeki varliklari ifade etmek üzere "karni" kelimesi (üstün, yüksek anlaminda) kullani lir. Ruhun ölümden sonra yasadigina ve atalarin nesilleri koruduguna inanilir. Ölen he rkes "karni" olur. Ancak her karni tanri olmayabilir. Japonlar göremedikleri karni lerin tanri evinde olduguna inanirlar. Sintoizm'de ruh ve tanrilarin sayisi konu sunda verilen rakamlar oldukça kabariktir. Sekiz milyon tanri bulunduguna inanilir. Bunlarin en büyügü Günes Tanriçasi Amaterasu'dur. Amaterasu'nun tanrilik sembolü ayna ve me rkezî kült yeri Ise'dir. Ates tanrisi "Atago" önemli tanrilarindan olup tehlikelidir. Gök ülkesini günes tanriçasi Ama-terasu yönetir. Sintoistter, Amaterasu'nun bulundugu en büyü kült yeri olan Ise'deki bu yeri ziyaret edip, Amaterasu'nun dogusunu izleyerek "ha ci" olurlar. Sintoistler Amaterasu'dan baska ay, deniz ve firtina, ates tanrisindan gida, ev, ocak, mutfak, belirli yerler, yollar, çesitli mesleklerin tanrilarina kadar çok sayi da tanrinin içinde yer aldigi bir panteona sahiptirler. Bu panteona, Amaterasu'nun neslinden geldigine inanilan Imparator da dahildir. Büyük devlet adamlarindan, kuma ndanlardan da tanrilastirilanlar vardir. Saygideger insanlardan ölmüs bulunanlarin v e bu arada atalarinin ruhlari "karni" kabul edilir. Sintoizm'de tanrilar panteonunun zirvesinde bulunan Günes Tanriçasi Amaterasu, sadec e Gök ülkesi'ni temsil eder. Dünyanin idaresi ise, bir tanrilar meclisinin elinde bulun ur. Ay Tanrisi Tsukiyomi'nin rolünü kismen firtina ve deniz tanrisi Susanovva almist ir. Ates Tanrisi Atago'dur. Eski zamanlarin gida tanrisi Inari, bugün "Prinç Adam" o lmustur. Onun kutsal hayvani tilkidir. Bunun için mabedlerde tilki beslenir veya ti lki heykelleri bulundurulur.

Sintoistler; dünyanin gök, yer ve yeralti olmak üzere üç tabakadan ibaret olduguna; her üç t kada da tanrilarin oturduguna; yeralti dünyasinda ise ölülerin ve devlerin bulunduguna inanirlar. Tanrilar, muhtelif resimlerle temsil edilmislerdir. Ancak onlarin b resimlerden daha kiymetli birer timsalleri de vardir. Bu timsaller, halka gösterilmeyip mabetl erin gizli bölümlerinde saklanir. Iki kutu içinde muhafaza edilen bu timsaller; bir ayn a, bir kiliç veya baska sembolik bir maddedir. [77]

2- Kutsal Yazilar SIntoistlerin Tevrat, Incil ve Kur'ân gibi bir kutsal kitaplari yoktur; fakat Koji ki ve Nihongi denilen kutsal vekâyinameleri vardir. Çin yazisinin kabulünden önce kendil erine has bir yazilari olmayan Japon-lar'in daha önceki dönemlere ait olaylari sözlü ola rak rivayet edilmistir. Ilk olarak 712'de, Imparatorun emriyle, Kojiki yazilmist ir. Bu kitapta tanrilarin kaynagi, insanlarin baslangici, imparator ailesinin ve devletin ilâhî kaynagi gibi konular yeralmaktadir. Nihongi ise, 720'de yazilmis olu p, Kojiki'nin yorumudur. Tanrilarin sayisi Kojiki'de 800.000,. Nihon-gi'de ise 8 0.000'dir. IX. ve X. Yüzyillarda tespit edilen din ve devlet kültüyle ilgili mecmualar ise, 1927 yilinda, 50 kitap halinde nesredilmistir. "EngIshiki", bunlarin en önem

Japonya'da yüzbin tapinak bulunur. Bazi özel durumlarda bir nevî gusûl de yapilir. dua salonu önünde egilip sunacagini sunar. Ibadet. Bir Japon Sana t Tarihçisi. Büyük'bayramlardan (Matcuri) önce. yaban domuzudur. ib adetin gerçek merkezi. onlari semboll endiren nesneler (Mitama-Siro) vasitasiyla tapinilir. Dua. Temiz olmamak en büyük günâh ir. Eskiden asil ailelere mensup kad inlar da rahibe vazifesi görmüslerdir. hangi dinden olursa olsun bir Japon'un asil yolu "Japon-luk"tur. Rütbelerine göre rahipler yukaridan asagiya dogru siralanir. do muz. bir veya üç gün "oruç" tutulmak ir. Buddist ölürüz". beyaz bir cübbe giyer ve bir baston tasirlar. öz el tören temizligi yapilarak girilir. rahiplerin resmî dualaridir. tuz. Sintoist dogar. balik. Japon dilinde dil ve milliyet es anlamda kullanilmaktadir. Tapinaga. Rahipler. sizinkisi nasil bilmek isterdim" diyerek anlayisini ortaya koymustur. Tapinaga girecek olanin. En agir ibadet soguk su ile yikandiktan sonra. benimkisi böyle bir l. pirinç rakisi. birinci dere cede rahiptir ve rahip kiyafetiyle tasvir edilir. kiliç ve mücevherli taci n Amaterasu tarafindan torunu ilk Japon Imparatoruna verildigine inanilir. Bu ayna. bu nesneler onlarin vücudu veya hululü sayilir. iyi ve kötü amellerin karsiligin . gey ik boynuzlan. Japon halki. mabedin etrafinda yüz defa dönmektir. Imparator. beygir. oklar. Bu anlay is söyle formüle ediliyor: "Biz. Ibadet. Sintoist olan kisi ayni zamanda baska dinlere de mensup olabilir. insan kurbani varken. [78] 3. Tapin aklarda ancak rahibin girebilecegi kutsal bir hücre ile yaninda ibadet edenlere ay rilmis dua salonu yer alir. Tapinak islerini rahipler idare eder. Ilahlara kesilen kurbanlar. Bunlarin e n önemlisi. Senliklerde tanrilar gökten ça girilir. horoz. Mabetlerdeki dualar da ayni sekilde zihnen yapilabildigi gibi yüksek sesle d e yapilabilir. Dual arin konulari farklidir. Ise'de Amaterasu adina yapilmis olanidir. kalkanlar. "Sinto dogdum. pirinç ve pirinç sarabi sunmakla (kurban olarak) yapi lir. dua ve kurbanlardan (özellikle yemek kurbanlarindan) ibarettir. Susano-vva'ninki kiliçtir. Karnilere tapinma. deprem gib4 konularda olabi lir. Rahipler evlenebilir. renkli kagitlar. ayi postlari. Tanrilara. tapinakta veya evde yapilir. bilinen anlamda put kullanmaz. bugün artik in san kurbanina rastlanmamaktadir. Buddist olarak ölecegim. agzini suyla çalkalamis ve özel tören temizligini yapmis olmasi gerekir. belli bir dinden daha çok.lilerindendir. Bunlar. (Evlenen kadinlar mabet görevinden çekilir). Ata'ya tapinmada amaç çile birliginin devam etmesidir. Imparator Meyci'nin kabre konuldugu gün. Amaterasu'nun sembolü sekiz kös eli ayna. Her insan duasinda kendi isteklerini ifade edebilirse de. hastalik. Ibadet s irasinda beyaz bir sapka. Ayrica kendi arzulariyla. yaylar. Eskiden ha yvan kurban edilmesine ragmen. dua okumak. General Nogi ve karisi "harakiri" {karnina biçak saplayarak kendini öldürmek) ile kendilerini kurban etmislerdir. Buraya "miya" veya "cinca" denilir. mücevherli taç ve Amaterasu'nun heykeli bulunur. Diger ahlâkî günahlar bunun yaninda hiç sayilir. el çirparak tanrinin dikkat ini çeker ve duaya baslar. bu ar ada Hiristiyanlik dahil bütün öteki dinlerin ögretilerine tümüyle açigim. Tapinaklarda genellikle ayna . takdimeler genelli kle sunlardir: Ipek kumas. bugün hayvan kurbani pek yoktur. Özel tören temizligini yaptiktan sonra tapinaga giren. sebzeler. özel okul ve fakültelerden yetisir. kiliçlar. Ortadogulu misafirlerine. kiliç. tapinaklarda. en basit sekilde yüz yikanip eller birbirine vurulduktan sonra zihnen ed ilir. Bütün bunlara ragmen. gele nesel halk inançlarinin etkisi altindadir. Ruhun ölümden sonra yasadigina inanilsa da. kuraklik.Âyin ve Ibadet Sintoizm. islak elbise giyip.

Türkler'in özelliklerine aykiri olan bu din. Uzun tarihleri boyuncu Türkler. Islam'i kabul etmis Türklerin önceki inanislari ile günümüzde bir milyon civ arindaki Türk kitlesinin yasattigi inançlar. Zerdüstîlik. evlerde tanri rafi (kami-dana) yönünde yapilir. Baglayici olan bu kurallara "töre" denilmektedir. Islâm'i toptan kabul edis te. Ibadetler. "töre"y§ ve. Töreler vazgeçilmez emirler. 5. kendi inanç ve kültürleriyle bagdastiramamistir. genele sâmîl olmamis. Sintoizm'de neyin ne zaman ve nasil yapilacagi kurallara baglanmistir. uyulmasi gereken görevler kabul edilmekte ve Japon kültürünün nesilden nesile aktarilmasini saglamaktadir. Bundan dolayi Islâm'a kadar. Islâm'i kabul etmeden önce. bir "Tann"ya inanmaktadir. Buddizm'in Türkler arasinda genel kabul görmesinin önünü kesmistir. Ancak bu kabul edis.in görülecegi inancina rastlanmaz. Bunlardan Buddizm. Islâm'in disindaki dinlerin Türkler arasinda genel kabul görmemesi. miskinligi ta vsiye etmekte. bütün Türk boylarinin kendi "özel dinleri" disinda anlastikla ri bir dinleri olmamistir. Maniheizm. Buddizm . hatta Hiristiyanlik gibi dinlerd e insanlari pasiflestirici esaslar agirliklidir. Maniheizm ve Hiristiyanlik gibi dinlerle karsilasmistir. Buddizm'in diji olarak kabul edilmesini. Bu hassasiyet. akinci ruhunu öldüren. . bahse dilen bu dinlerden birini kabul edenler olmustur. mahsulü koruma (Toshikgoi) ve hasat için T anri'ya tesekkür (Kanna-niîname) gibi bayramlar ela bulunmaktadir.GELENEKSEL TÜRK DINI "Geleneksel Türk Dini" ile Türklerin kendilerine özgü dini inanislari. agiz ça lkalanir. Çünkü Türkler. o dinl erin inanç sistemlerinin Türkler'in karakterlerine uygun düsmemesine baglanmaktadir. görevli rahibin huzurunda. Sinto tapinaklarina bitisik evlenme salonla rinda yapilir. En büyük bayram Tanri'yi çagirmak. Tanri anlayisi yansitmamakta ve "Ahiret Hayati"na önem vermemektedir . bir boyla veya az bir grupla sinirli kalmistir. Atalarin nesillerini koruduguna inanilmaktadir. Dinî ve millî bayramlari takvime baglanmistir. basi önünde dua edilir. Türkler'in tamaminin dini olamamis ve kabul edenler de uzun üsre bagliliklarini devam ettirmemislerdir. ibadetler ve gelenekler burada "Gelenek sel Türk Dini" ismiyle anilmistir. Evlenmeler. Cenaze islerini ise Buddist rahipler yerine getirir. Tür kler aktiftir. gnostik düalizmi esas alan ve senkretik bir dindir. Yahudilik. Islâm'in disinda. Genellikle bu bayramdan önce üç gün "or uç" tutulmaktadir. "özel dinleri" kast edilmektedir. mahallî Buddist tapinagini ziyaret eder. Uygurlarin tahtina geçen Bögü Kagan'in (759-7 79) istemesine ragmen. Göktürk Hakani Bilg e Kagan'in Buddist tapinagi yaptirma istegine veziri Tonyukuk karsi çikmis ve enge l olmustur. Çocuklar 3. karakterlerine aykiri oldugu için reddetmislerdir. Iki defa eller birbirine çirpilip. diz üstü çökülerek. Islâm'la karsilasinca degismis ve Türkler' in çok büyük çogunlugu toptan Islam'i din olarak kabul etmistir. 6 yaslarinda kutsal yere alinir ve bu sirada onlara en güzel Japon kiyafetleri giydirilir. ahlâkî degerlere önem vermektedir ve "Ahiret Hayati"ni kabul etmektedir. Bu ndan dolayi ölen herkes "karni" olmaktadir. Önce el ve yüz yikanir. Tonyukuk. Yasli aile. Buddizm. tanrinin önünde-hizmetinde bulunmak anlamindaki Matcuri'dir. Bundan dolayi Göktürkler. Buddizm'in Türklerin "özel dînleri"ne aykiri oldugunu ve Türkler i pasiflestirip felaketlerine yoiaçacagini savunarak karsi çikmistir. Buddizm'e k arsi Tektanri inancini ve töreyi savunmus. Dinî temizlik (Oh-harehe). Tonyukuk. Türk boylarindan. Bu tavriyla o. Maniheizm. Islâm disindaki dinlerden herhangi birinin genel kabul görmemesinde Türkler'in sah ip olduklari inançlarin etkisi olmustur. yabanci inanca ve kültüre karsi koym ustur. temasa geldikleri dinlerin hiçbirisini. [79] D. kendi dini inançl arina.

Islâm'la karsilasinca durum önceki dinlerden farkli olmus ve Türkler'in büyük çogunlugu. Bu dinlerin Türk boylari arasinda genel ka bul görmemesi. Hiristiyanlik ve Islâm'i din ola rak tanimadan önce. Sorlar. "Tek anri" inancini devam ettirmisler ve bu inanislar onlarin hayatlarinda etkili olm ustur. Talmud'u kabul etmemekte. dünyada mevcut bütü boylarinin % 98'inin dini haline gelmis Islâm'in bu sekilde kabulü. kendilerini Yahudiler dis inda görmekte ve Türk olduklarini vurgulamaktadirlar. Nüfuslari bir milyondan fazla olan Çuvaslar da. Tuvalar. [83] 1. XVI. sayesinde yasadigim iza ve onun emriyle öldügümüze inaniyoruz" demesi Mogollar'da da tek Tanri inanc inin yasadiginin bir delilidir. Maniheizm. onui. Eliade[81]. karakterlerine uygun olmamasiyle izah edilmistir. Tanri'nin oglu Cengiz Han olacaktir". Hiristiyanlik da. o dinlerin bütün Türkler'i tatmin edici bir anlayisi yansitmamasiyla. "Geleneksel Türk Dini" hakkinda. eski Türk kültürünü devam ettirmekte ve bu kültürü Hiristiyanli hâkim kilmaktadirlar. 250-300 bin civarindadir ve Hiristiyandir. Zerdüstîlik. Bu "tektanrili inanis" ile Islâm'dan önce Araplar'daki H anifilik arasinda benzerlik bulunmaktadir. putperestlige karsi açtigi mücadelede babasini bile affetmeyip onu tah tindan indirdigi ve tek Tanri inanisini hâkim kildigi anlatilmaktadir (Bu. Bu benzerlik Oguz Kagan Destani'nda açikça görülmektedir. Hiristiyanlardan farkli inanç v e ibadetlere sahiptir. Gagauzlar gibi. din adamlarini huzurunda münakasaya çagird iginda onlara. Türk kültürüne ait bazi özeliklerle Islâm' ait bazi terimleri yasatmaktadirlar. herseyin yaraticisi ve yönlendiricisi olan tek Tanri inanci açik bir sekilde islenmistir. Bunlardan baska. Hazar Türkleri'nden 4-5 bin kadari Yahudiligin Karaim Mezhebine baglidir. dünyada 250 milyon civarinda Türk vardir. Buddizm. b urada. fakat mevcut Hiristiyanlard an farklidir. Zaten Orhun Kitabeleri'nde bir tek Tanri'nin v arligi. Onlarda Hiristiyanlik yüzeysel kalmis ve "Ge leneksel Türk Dini Inanislari" canliligini korumustur. Mengül Han'in Fransa Kralina gönder digi bir mektupta iman formülünü söyle belirttigini kaydetmektedir: "Ebedî Tanri'nin emri sudur: Gökte ancak sadece bir Tanri var ve yeryüzünde de sadece bir efendi. 800-900 bin kadar tahmin edilmektedir. Yine bütün Türk ve Mogol boylan arasinda"Gök Tanri" inancinin bulundugunu ve bu "Yüce Tanri Inanci"ni diger milletlere göre en iyi onla rin muhafaza ettirdigini belirten M. Hz. tek bir Tanri'ya iman etmedikçe hiçbir kadini zevc e edinmedigi. ken di "özel inanç" ve kültürleriyle bagdasmamasiyle. Ibr ahim'in babasi Azer'le olan durumuyla karsilastirilmalidir). Yüzyilda Rus hakimiyetine girmis ve Rus Ortodoks Misyonerleri kanaliyle Hiristiyanlasttrilmis Çuvaslar vardir. Çünkü Türkler. Islâm'i din kabul edenler ise % 98'dir. Günümüzde. kendi "inanç sistemleri"ne ne ad verdigi henüz aydinlanmis degildi .Geleneksel Türk Dinî Inançlari Türkler'in. tamamina yakini Islâm'i toptan ve gönülden benimsemistir. ona gösterilen hürmet ve onun iradesiyle islerin oldugu inanci dikkati çekmekt edir. Yahudilik. çok eski çaglardan beri "Gök Tanri". Hazar Türkleri'nden az bir kismin. Destanda Oguz Han'in. sadece Gagauzlar il e Çuvaslar'm benimsedigi bir din olmustur. Bu kitabelerde.[80] Nitekim Mengü Han'in. Hakaslar. Bunlardan Geleneksel Türk Dini Inanisla rini devam ettiren Altay-Sibirya Türkleri (Yakutlar. Bunlar. Islâm'in disindaki dinleri din kabul eden Türk boylarinin toplami % 2 civa rindadir. Gagauzlar.[82] Bugün. Gagauzlar'm Kutsal Kitaplari Türkçe'dir.Yahudilik. s adece Tevrat'la amel etmekte. Türkler'den Buddizm'e bagli olan çok az bir kitle vardir. Onlar. "Biz sadece tek Tann'nin varligina. Bunlarin disinda ana kitle Müslümandir. genel hatlariyla bilgi verilecektir. onlarin "Tek Tan rili bir inanci devam ettirmelerine ve Geleneksel Türk Dini ile Islâm arasinda büyük ben zerliklerin olmasina baglanmistir. Al taylar).

hiçbir zaman. Hunlar. bazi hususlarda ise sadece küçük degisiklikler yapmislardir. din adaminin. bazilari Tek Tan ri Dini gibi isimler vermistir). Ortak noktalan ayrildilari noktalardan çoktur. Halbuki Türler'in ne Samanizm diye bir dinleri olmus ne de Samanizm tam o larak dinî fenomeni ifade etmistir. Aydinin. hiçbir degisiklige ugramadan Islam'dan sonra da devam ettirmeleri. Tanri'nin sifati olarak. varligini sürdürmüstür. digeri ise büyük devletlerin hayat sartlari altinda gelisme göstermisti r {Misal olarak Uy-gurlarinki. "Yüc . din olarak kabul etmeleri de bu "öze" baglanmaktadir. Bu dinin inanç esaslari. "Tangara". Göktürler. birbiriyle bagdasmaz nitelikte degildir. bölgelerin. Orhun Kitabeleri'nde. totemizm ve politeizm ait unsurlara da yer veren "Halk Dinî". Geleneksel Türk Dini. Bundan dolayi Is lâm'i kabul eden Türkler. Ancak "Geleneksel Türk Dini" basligi altinda verdigimiz bu inançlara. animizme ait unsurlari da. her ülke için geçerlidir. to temizme ait bazi özelkileri de yasatmislardir. Devlet Dini ile Ha lk Dini'nin ayrildiklari noktalar yaninda. bunlar. Bunlardan b iri. Tek Tanriciligi merkez alan "Devlet Dini "dir. b ugün de Sibirya-Altay Türkleri'nde canliligini ve varligini sürdüren "Geleneksel Dini Ina nçlar" yasamaktadir. hatta ayni seyyahin verdigi bilgiler arasinda çelisk iler bulundugu görülmektedir. bir tekniktir ve Türkler'in dinî inançlariyla pek ilgisi yoktur. hosgörüye dayali bir dindir. Kök/Gök Tengiri terimindeki Gök'ün. disaridakinin birbirinden farkl i inanç ve anlayislari. yalniz b asina bir din olarak algilanmamis. "Tengri". "Tingir". Buna Türkler'in "Milli inançlari" demek de mümkündür. eski inanislarinin Islâmî öze uygun ol dugunun delili sayilmaktadir. Türkler'in "özel dini inançlari"ni ta m olarak karsilayamamistir. Gök T anri Inanci bulundugunu haber vermektedir. eski dini inanislarina ait bazi hususlari. geleneklerde. Bu gözlemlerde. hatta uygulamalari oldugu görülebilir. Bu "Milli Inançlar yabanci dinlerden ve kültürlerden etkilendigi gibi. Zaten Türkler'in Islâm'i toptan ve isteyerek benimsemel eri. Orhun Kitâbeleri'nden tes bit etmek mümkündür. "samanizm". bilgili nin. Gök Tanri inancanin esaslarini. çok yerde. Ancak. Türk boylarinin hemen hepsinde dinin merkezinde Gök Tanri {Yüce Tann. seyyahlarin Türkler'in inançlariyla ilgili olarak verdikleri bilgiler arasinda. farklilik gösterse de. gruplarin. Uygurlar gibi Türk Devle tlerinde. 15-20 sene öncesine kadar. Mogallarinki Devlet Dini'dir). "Gök Ten-girisi" ve bunlardan türeyen kelimelerle ifade edilmistir. Bunu Türkiye'yi tam olarak bilmeyen arastrici lar da günümüzde yapsa. O. bazen "Türk Ten grisi" seklini atmakta ve bir "Milli Tanri" niteligi tasimaktadir. zikredilen "Tengri". bazi tekn ikler seklinde. Türkler'in geleneksel inançlari "Samanizm" olarak adlandiri lmistir. Bu iki kol. Türk boylarinin hepsinde Tek Tanri.r. bilgili ve cahil gruplarin etkisi olmalidir. dinî inanislar içerisinde. Bizans. Arap. Tek Ta nri) inanci bulunmaktadir. Samanizm ve totemizm karsiti olan. cahilin. seyyahlarin gözl emlerine dayanmaktadir. inançlar ve e saslar vardir. Bunun disinda inanç. halkin. Bundan dolayi Gök Tanri. hiçbir degistirme yapmadan devam ettirmis. Eski inançlarina ait unsurlardan birçogunu. Bütün bu belirtilen hususlara ragmen. baska din ve kültürleri de etkilemi stir. farkli farkli inanislari tesbit etmeleri mümkündür. dig eri. camidekinin. Bunlarin hiçbiri. ortak olduklari noktalar. bazilari Toyunizm. "Samanizm" diye adlandirilan teknikleri de. Türk boylari arasinda paylasilan. Birisi asiret. "Yüce" anlaminda kullanildigi kabul edilmistir. Bunun yaninda. Çin. ibadet ve yasayistaki bilgiler. Türkler'in "Geleneksel Dinî Inançlari"nda iki anlayis. Türk lehçelerinde Tanri. iki kol varolmustur. tek bir Tanr i ve O'nun iradesinin herseyi kusattigi etrafinda olusmaktadir. Ancak üzerinde ittifak edilen ve Orhun Abideleri'nde bel gelesen Türkler'in "Tek Tanri". Islâm'a çok aykiri gördükleri özellikleri atmislar veya baska sekiller altinda Islâmî kisveye büründürerek yasatmislardir. Türkler. kabilelerin. Bu sadece ülkemiz için degi l. "Yüce Tanri" inancini bozulmadan ve en iyi sekilde y asatmalaridir. degisik adl ar verilmistir (Bazi arastiricilar Samanizm. Ermeni ve Süryanî kaynaklari.

Tanri Buyrugu gibi). Bu inanç. "Mahser. Türklere Hakani veren de O'dur. bu tek Tanri anlayisi.[84] Orhun Abideleri'nde Tann'nin bütün yüce sifatlari sayilmistir. yaratandir. Yüzyilda. yanyana bulunduguna ve Gögün yedi basamagi olduguna inanilmaktadir. karsi karsiya getirmemistir. Türkler. Ayin "dolunay" hali. Türkler. Islâm'i kabul etmis Türkler arasinda. asagida yerin ve ikisi arasinda da insanoglunun yaratildigina Inanil maktaydi. iki düzlemin kompozesi seklinde tasvir edilmektedir. duasinda. Türkler'de ölüm. sert ve tabiat disi bir hal. Tük milletinin hayat ve istiklâli ile ilgilenendir. Kül Tigin Kagani tahta çikaran ve b asarili kilan da. Bu inanislar. Günü". Öbür dünyada nci bir hayatin varligi. sigir ve davar kurba n edilir. iradesine boyun egmeyeni cezalandiran da O'dur. Insanin ölümlü olduguna. "ölünün cennete iderken binecegi hayvanlar" olarak kabul edilmektedir. "Gökte"dir. yardim edendi r. Tengri. esirgeyen ve bagislayandir. kulun duasini kabul edendir. hayat verendir. Çinlilerin tek Tanri'yi ifade etmek için kullandiklari "Tien" kelimesini Türkler'den aldiklari belirtilmekt edir. "Ölü Asi" denilen ziyafetler yapilir.rastlanmaktadir. nefesin kesilmesi. Tanri (Tengri). Günümüzde bu âdetler Müslüman olmus Türkl kisminda aynen. Ton-yukuk'a basarilar ihsan eden de Gök Tengri'dir. Ölen atalar için at. ruhun bedenden bir kus gibi uçup gitmesi olarak görülüyor . Türkler'de Âhiret inanci vardir. Allah kelimesinin yaninda kullanilagelmistir. ordunun harekete geçirilmesi için iyi bir zamandir. he saplarin görülmesi için mahkeme kurulacagi ve ruhlarin ebedî oldugu kabul edilmektedir. Hunlar'da "Semavî Büyük Tanri" sifatiyle meshurdur ve bu sifat la ululanmaktadir. Tengri veya Tanri kelimesi. II. Çünkü bu günler. ezeiî ve ebedîdir. "Bir Tengri"ye inan isa yönelmistir. Türk boylarinin hemen hepsinde "Yaratici Tanri" olarak Tengri'ye . Gökle ye r. cezalandirandir. "sonu" isaret etmekte v tekrar dirilisi ilân etmektedir. Iyi ruhlarin cennete. gerçeklesmesi gereken ilâhî bir is olarak kabu l edilir. O yazitlardaki ifadeler de Türkler'in inandigi Tanri tektir. Türkler. cenaze merasimleri için en uygun anlardir.Ö. kötü ru . baslangiçta. gök ve yer gibi. Yine bu tarihi belgelerde. otoritenin saglanmasinda ve disipl inin dogmasinda önemli rol oynamistir. Bilge Kagani. her zaman için yanyanadir. iyilik ve kötülüklere dair hesabin verilecegi. Yeri gelince'Tanri" demis (Tanri misafi ri. iradesine göre hükmedendir. Ay son çeyrek halde iken hiçbir ise tesebbüs edilmemektedir. Iskeletin aldigi duruma göre ölümün ahiret h ayati hakkinda kanaatler olusturulur. Ölülerin kefenlenerek gömülmesi gelenegi vardir. insanlara bilgi veren ve yol gösterendir. M. ahiret ve cenaze törenleriyle ilgili anlay is ve gelenekler degismeden varligini sürdürmüstür.[85] Türk kültüründe din ile gerçek hayat. Kaganlari tahta çikaran ve müstakil devlet kurmalarini sa glayan da Tanri'dir. bütün yüce vasiflar tikleri "Tanri"ya ve O'nun Isteklerine uymada büyük hassasiyet göstermistir.e Tanrfdir. Türk toplumlarinda. yeri gelince Allah demislerdir (Ezaninda. kit abinda. çok erken çaglardan beri "Gök Tanri Dini"ne ve "Tek Tanri". Kameri ayin son günleri. Ölüm. Yildiz gözlemciligi yaygin islerdendir. öldürendir. Tanri'nin tayin ettigi süre dolunc a ölmek üzere dogduguna ve sadece Tanri'nin ölümsüz bulunduguna inanilmaktadir. Türkler'i zafe rlere ulastiran da. Kainat. bir kisminda ise bazi degisiklige ugrayarak yasamistir. Allah ve Tanri kelimesini yanyana götürmüs. orhun Anitlari'nda yer almaktadir. Ayin safhalari ugurlu ve ugursuz olarak ni telendirilmektedir. savasta ise Allah demistir). Türker'de cennet ve cehennem inanci bulunmaktadir. hers eyi en iyi bilendir. Türkler'in. Çinliler'i de etkilemistir. Yukarida Gök'ün. Ölüye kesilen kurbanlar. Ölüm. esi ve benzeri olmay andir.

ak illiligin ve gücün sembolüdür. yetistiricidir.hlarin cehennerne gidecegine inanilmaktadir. Bugün de Türler arasinda en kötü bedd a "Ocagin sönsün"dür. Bunlarin ikisi de bütün hayati bo yuncu insani devamli takip etmektedir. Dag kültü. Bu beddua. Bundan dolayi her boyun bir kutsal dagi olmustur. Türkler. Ocak. Türkler. sari renkli olmasi salgin hastaliga. Cennet. kötü isleri yazmaktadir. agaç. alevin kirmizi renkli olma si savasa. ailenin diregidir ve "tabu" anlayisi ile korunmaktadir. Türk yazitlarinda. atasözleri çoktur. Yer-Su ruhlarini en önemli temsilcisi. Suyun bollugu. "ataerkil aile"de baba hakimiyetinin inanç sahasindaki belirtisi sayilmaktadir. yilin belirli zamanlarinda. giderek bir yurt inanci haline gelmistir. Yer-Su (Yer-Sub). Yer-Su ile ifade edilen kutsallik. kutsaldir. irmak. "Tütsüleme" de bir temizleme islemidir. Türkler'de dag. sol omuzundaki Körmös. Gök T i'ya ibadetle ilgili hale gelmistir.)[86 ] Türkler arasinda su ve ates de önemli yer tutmaktadir. odun da su'dan dogmaktadir. hem soyun tükenmesini hem de kutsalligin yokolmasini if ade etmektedir. Türkler. Ates. Bu durumlar. insanin iyi ha reketlerini. ahiret. Temizliginden süphe edilen seyler. ruhlari vasitasiyla. iyi ve kötü ruhlarin varligina inanmakta ve "ata ruhlarfna saygi göstermektedir . Geleneksel Türk Inanislari arasinda "Atalar Kültü" önemli bir yer tutmaktadir. cehennem. bilginligin. Ötüken ve Tanri Dagi'nin daglar arasinda özel bir yeri vardir. Insanin ölümünden sonraki hesabi da Yayuçi ve Körmös sahitlik etmektedir. daglarin Tengri'nin makami olduguna i nanmislardir. (Örnek olarak Göktürler. Atalarin. Suyun aziz. Gök Türkler'in mukadderati üzerinde etkilidir. Sag omuzun yanindaki Yayuçi. oc agi. Iyi r uhlar cennette ikâmet etmekte. iki ates arasinda geçiril erek temizlenmektedir. siyah renkli olmlasi hakanin ölümüne v eya uzak yolculuguna isaret etmektedir. Günümüzde ates ve ocakla ilgili deyimler. Islâm'dan önce Türkler'de insan düsrgani ve gizli bir kuvvet seklinde tasavvur edilen "k ader" inancina da rastlanmaktadir. gün leri içinde "Altin Dag"a çikip Tann'ya ibadet etmek suretiyle "hac" etmislerdir. ziyaret yapilmakta ve ora larda kurbanlar sunulmaktadir. seytan. Atesin alevinden çesitli anlamlar çikarilmistir. öldükten sonra dahi. Tanri ile insan arasinda sefaatçilik yapmaktadir. Öimüs atala ra saygi. Yer-Su inançlarinin bir bölümünü olusturmaktadir. Yer-Su b adi altinda toplanmistir. yeryüzünde yasayan iyi ruhl arin bütünüdür.Gök Tanri'ya kurbanlar bu d agda kesilmektedir. Kutsal Yer-Su. pinar. atese saygi göstermis ve insani kötülüklerden koruyan özelligi bulunduguna inanmist ir. Su. sonsuz bir varlik ve güzellik kaynagidir. ruh. saf ve temizdir. mahsulün iyi ve bereketli olmasina. büyük imparatorluklar devrinde. büyük temizleyicidir. odundan. daglardir. "hasir". Bundan dolayi Ates'e su dökülmesi. Türkler'de önemlidir. orman ve kaya kültleri. Bunlarin kutsalligina inanmak. Muk addes kabul edilen daglara. besinci ayin 10-20. içinde hareketli bir hayat geçirdikleri tabiatin Tanri tarafindan yaratildigi ni kabul etmis ve kutsal saymislardir. Atesin alevinin yesilimsi olmas i.Ocak. Ölmüs. melek. yanan atesin söndürülmesi iyi görülmemisti . Özetlersek Islâm'dan önce "Geleneksel Türk Dini Gelenegi"nde tek Tanri. Gök Türk Kitab eleri'nde kutsal Yer-Su seklinde ifade edilen terimle hem koruyucu ruhlar hem de vatan kastedilmektedir. yagmur yagmasina. aile fertlerini korumaya devam ettigine inanilmaktadir. her yil. atesin v e ocagin kutsal bilinmesi günümüze kadar yasatilmistir. ta'zim ve baglilik. Bunlarin Tanri tarafindan gönderil mis kutsal hediyeler olduguna inanilmaktadir. atalar için "kurban" kesilmekte dir. göl. Insanin yaninda iki melek bulundugu inanci vardir. cennet. Türkler. Suyu kirletmek yasaktir. söndürmek ve küllerini dagtmak irkin yok olmasinin sebebidir. gögün yüksekçe bir katindadir. Ates. Yüksek dag tepelerinin göge yakin olmasi bu inanisin kaynagi sayilmakt adir. ruhun ölmezligi ve kurban gibi inançlar vardi .

Türkler dualarinda Gök'e (yani Yüce Tanri'ya) yönelmislerdir. özellikle Gök'e (Tanri) yöneliktir. Bunlar. günümüzdek Yakut Tükleri'ne kadar Türk boylarinda bu bahar bayramlari ve âyinler yapilagelmistir . atalara saygi duymus ve onlarla baglarini devam ettire cek dinî mahiyetli uygulamalari devam ettirmistir. kendisinin zavalli ve basit bir kimse oldugunu belirttikten so nra. kutsal yerlerde dua etmis. Gök Tanri'dan halkina iyi hizmet sunabilmesi ve elinden geleni yapmasi için yardim istemektedir. [87] 2. Dikkat edilirse bu inançlar. takdis. Tek Tanri'ya inanan Türkler'de ibadet merkezi. Göktürk'ler. halk için yapti larini birbir saydiktan sonra. Bu törenle Hakan'in "Gög"e çikmasi ve Tanri tarafin dan tahta oturtulmasi simgelenmektedir. "Biricik duam. âyinleri de bulunmaktadir. mistik ve büyü ile içiçelik arzetmektedir. Tabiatin yeniden dirilisi sembolize eden ilkbahar âyininde at kurban edilmektedir. Halk ibadeti. Görüldügü gibi Türk Hakanlari. dua. yönettigi ibadettir (Bu. Tanri'dir ve O'nun rizasini kazanma dir. Hakan'in tahta çikma törenidir. imdi sen bize yardimci ol!" diye dua etmistir .r. yüzü ve elleri göge kaldirip Tanri'ya duada bulunmuslardir. müsterek ayin ve bayramlarinda. Devlet törenlerini oldugu gibi dinî törenleri yö etme de Hakan'a aittir.Ibadetler ve Gelenekler Geleneksel Türk Dini'nde Ibadet karsiliginda "alkis". bas "din adami" sifatiyla Hakan'in. Bu kelimeler. secde etme. bas açip. "Gök. Islam'd aki Cuma Namazi gibi düsünülebilir). Islam'in Türkler'in % 98'ini teskil eden büyük ekseriyetin dini haline geldigini açiklamaktadir. kam veya sihirbazlardan yardim bekl emeye götürmüstür. yaz ve sonbahar' da yapilan âyin ve törenlerdir. kutsal bir anlam tasimaktadir. dileme ve arzetme gi bi anlamlara gelmektedir. Bunun yaninda Türkler. ilkbahar. Göktürk Hakani. Hunlar'dan itibaren Türkler'de büyük kurban törenlerini Hakanlar yönetmistir. Ancak Çin kaynaklari Tükler'de ibadet ve ibadethane (tapinak) bulundugunu haber verme ktedir. halkima elimden gelen iyiligi yapmaya sevkedilmemdir" seklinde Tanri'ya yakarmaktadir. "yükünme" ve "ötünme" gibi kelimeler kullanilmistir. Yine Türk Hakani. Bu ortak ayin ve törenler disinda. bizzat hakan tarafind an yönetilen resmî ibadetleri. Resmî törenlerden biri de. Herseyin görünmez güçlerle d tildigi anlayisi. resmî nitelikte yapilan bayramlardir. Bir hastalik halinde ve ölüm aninda âyinler yapilmistir. Kurbanlar ve dinî dörenler kamlar tara . Islâm'in da emrettigi ve inanilmasini istedigi inançla rdandir. halkin kendisine ait ibadet ve âyinlerini ifade etmektedir. sonra ordulari har ekete geçirmislerdir. Bunlar. Belirli zamanlarda yapilanlar. istenildigi veya ihtiyaç duyu ldugu zaman. kurbanlar suna rken ve sefere çikarken önce bir mabedde zafer duasinda bulunmus. Türklerin günlük muntazam ibadetleri ve ibadethaneleri oldugu konusu pek açik degildir. resmi ibadet ve halk ibadeti seklinde gruplandirilmaktadir. görünmeyen güçlerle temas kurmaya. Ancak halkin ibadeti. Gök beni yasatmayi uygun gördügü sürece. ögme. Ibadetleri. bir nevi "Gög"e çikmak g bi. Bu da. belirli zamanlarda ve tesadüfî olaylar dolayisiyla yapilanlar seklinde o lmak üzere iki kisimdir. Resmî ibadet. Her Türk'ün ve Türk ailesinin sahsi ibadeti oldugu gibi. diger dinlere göstermedikleri ilgiyi Islam'a gösterdigini. Milattan önceki yillarda devlet kuran Hunlar'dan. d ualarinda. Türkler'in niçin toptan ve samimi olarak Müslüman oldugunu. Halk'in i badeti de Yüce varliklara. Devlet ve din islerinin baskanligi birbirinden ayrilmamis ve Hakan'da birlesmistir. Bu tören.

Tanri'ya gönderilen) demek iken. Gök Tanri'ya. Küçük âyinlerden en yaygin olani özel bir hayvani basibos birakmaktir. atin yaninda.findan yönetilmektedir. Kesilen kurb anirfetiyle ziyafet verilmektedir. idugu. dari. Kamlik. Çocuk sahibi olm ak isteyen anneler. yeraltina indiklerini ve orada gezdikleri ni temsil ederler. bütün Türk boylarinda "kansiz ku rban" olarak kabul edilir. onlara baba ve reis demesi. Ayni sekilde sonbaharin ilk ayinda da. Bu âyin için Hunlar'm yirmidört boyunun Basbuglari Lungçeng sehrinde toplanip . Türkler. çitfçi kavimlerde bugday. Kötü ruhlara karsi yapilan âyinlerde kamlar.S. Bahar bayramlarinda en önemli âyin. Türkler'den bir istegi. Dinî âyinl er ve kurban törenleri nizamnameye göre icra edilmistir. Basibos birakilan h ayvana "Iduk" denilmektedir. bol bo l kurban takdim etmesi gerekmektedir. her kavmin kend i emegiyle kazandigi. Türkler. Türkler. insanin kötü ruhlari saymasi. Kanli kurbanlara "tayilga" veya "hayilga" denildigi g ibi "saçi" ya da dini terim olarak "saçilga". göklere çikmayi temsil etmekte ve özel ilâhiler söylenmektedir. At kurbanina önceleri Kam'a görev düsmezdi. ruhlardan birine binek hayvani olmak gaye siyle saliveriyor. kiymetli ve mübarek saydigi. mukaddes kabul edilen agaçlara. Türkler'in dini düsüncelerinin olgu nlasmasi sonucunda "mübarek" ve "mukaddes" kavramlarini Ifade etmistir. Asya Hunlari. Ilkbahar âyininde. Yer-su ruhlarina kurban takdim etmislerdir. Bütün âyinlere ragmen bir kimse hasta olursa. Hastalik fena ruhlarin eseri oldugu için hizmetine köle ve cariyeler bakar. idik) denmektedir. çadir üzerine isaret konularak baskalarinin yaklasmamalari sa glanir. Göçebe kavimler de süt. kötü ruhlari kovmak ve yagmur yagdirmak amaciyla yapilmaktadir. Gök Tanri'ya kurbanlar kesilmistir . En uzun At Kurbani âyini. taze kisrak sütünü saçi olarak sunuyor. saçi ve kurban sunarak çocuk diliyor. belirli bir âyin ve törenle. Bu hayvana iduk (iz ik. lyik. Dogu'da bulunan tapinakta. atalara. Bunlarin fenalikl arina ugramamak için. Saçi. Iduk denile n bu dinî gelenek. yag. din adami karsiliginda kulanilmaktadir. öküz ve koyunlardan da kurban ederler. Sonbaharda te krarlanan âyinden sonra. kendine göre dualarla ve çesitli vasitalar . Iduk aslinda "saliverilen. Kam. ilkbaharda (Mayis ortalarinda) kutsal yerlerde Tanri'ya kurban sun muslardir. III. Besinci ayin ikinci yarisinda Gök Tanri'ya ve atalara "kurt-ata" magarasinin önünde ku rban takdim edilmistir. Gök Tann'ya kurban âyini yapilmistir. sarap. Türkler Müslüman olduktan sonra da devam etmistir. üç gün sürmektedir. Saçi. iyik. öldükten sonra yeraltina gider ve insanlara hastalik ölüm. kam. soydan gelmektedir. ata mezarlarina çaput baglayarak . Bu âyin. Kimse bu hayvana dokunmaz ve o mübarek sayilir. yahut "çaçilga" denir. Sadece kam hastanin yanina gider. . Türkler'in inançlarina göre kötü ruhlar. bir dilegi olan "saçi" sunar. Yüzyilda meydana çikan Toba sülalesi devrinde de. kimiz. M. kutlu orman meydana getirilmistir. "at Kurbani" âyinidir. Türkler bu bayramlarda kur banin yanisira at yarislari yaparlar. üç gün s ektedir. Kurbandan sonra civara kayin agaçlan dikerek. ilk bahar'in ilk ayinda. Kagân'la beraber orman etrafinda dolasmislardir. nimetlerden biridir. ilk otu. gönderilen" (yani Ta nri için saliverilen. evinin yaninda ona bi r çadir kurulur ve tecrit edilir. hayvan hastaligi gibi belalarin gelmesini saglar. sarkilar söyler. fakirlik. Ikinci gruba giren âyinler ise kötü ruhlara karsi veya adak hayvanini basibos birakmak. bahar bayraminda. tüccar kavimlerde para saçi ola rak kullaniliyor. daha sonraki dönemlerde ona da bir görev düsmüstür.

"Yada tasi" adi verilir. böylece kanda gözyasi dökmüs olurlardi. Bundan sonra hepsi feryad ederek at kosturup. saç yolmak. Türkler arasinda çok yaygin olup buna Yagma boyu içerisinde bizzat sahid oldum. Ölenin mertebesine ve çesit li yöreler göre yuglar. kan akitirlar. oglu ve Türk 'ün babasi sayilan Yafes'e verdigi zaman ona. Belirlenen günde. Türkler'de "yug" denilen cenaze âyinleri son derece önemlidir. ölünün bazi esyalari. Bu ziyafet törenleri için yüzlerce hayvan kesilir. Bu inancin izlerine Müslüman Türklerde de rastlanmaktadir. Çin. ölünün adina kurban olarak bir koyun bir at kesip çadirin disina birakir. kulagin kesti. Yüz yirtmak. Akrabasi bile. âdetleri üzere. Bir kisi ölünce cenazesi çadira konulur. Türkler. Islâm müelliflerine ait rivayetlere göre Nuh Peygamber. Di -i LugatI't-Türk'te "yog". hastanin çevresinde "aias a las" diye dolastirirlar. ölünün gö sinden sonra. ölüyü g mezar kazilir. kendi hastasini görmez ve ölünce de orada merasimle defnedilir. Türkler'de yug törenlerinin Önemli bölümlerinden biri de. kurban için çesitli seyler getirir. iyilesinceye kadar. mezarin da yine at kosturup feryad eder ve ölümü takiben yaptiklari gibi yüzlerini yaralarlar. Buna. yaka yirtmak. Türklerin ecdadina yagmur yagdirma kabiliyeti verdigi zikredilmekted ir. "sigirtçi" adi verilen kisiler katilir. farklilik arzeder. onun hayvanlarindan iki yüz kadarinin kurban olarak kesildigini. silah malzemeler nulmustur. Bu Anadolu Türkçe'sinde "alazlama" seklinde muhafaza edi lmistir. agitlar yakmak bugün de bütün Türkler'de yasayan bir âdettir. Gömme günü ölünün bütün akrabasi. yagmur yagdirmak. ölünün hatirasina "as verme"dir. havayi istenilen sekle sok mak için yapilan âyinlerdir. bir yagli paçavrayi tutusturup. Kalan yemek ise cenazeye katilan misafirlere. Türkistan'i. Kasgarli Mahmut söyle demektedir: "Husûsi bir tas olan yada (yat) ile kahinlik yapil ir. Ihtiyaç halinde bu yazili tas ile Allah'a dua edilerek yagmur yagdirilir. rüzgar ve yagmur celbedilir. ölen in maceralarini hikaye edip anlatir. Ölüyle beraber mezara. Kahra-rnanlar için yüzlerini yaralayarak. dövünmek gibi hareketler üzüntünün ligini ve ondan ayrilmanin verdigi izdirabi ölene anlatmak. Baskurtlar ve Kazaklar. Türkler'in meshur âyinlerinden biri de. "yog-basan" kelimeleriyle ifade edilen bu ölü asi vermeyi Türkler bir vazife saymistir. derilerinin ve kuyruklarinin ayrilip . özellikle de fakirlere v erilir.la tedaviye baslar. Önce "As"in tamami. bu kurak ülkede ne yapacagini sorar. Orada bir yangini söndürmek maksadiyla yapilmis. Bu. Hu nlar. Orhun Abidelerinde "Bunca millet saçin. Ibn-Fadlan. Buna "alaslama" denilmektedir. Sonra ölüyü gömmek için müsait bir gün tesbit edilir. kötü ruhlari kovmada atesi de kullanirlar. baslarinin. B abasi da ogluna yagmur yagdirma kudretini bahseder ve üzerinde "ism-i azam" duasi yazili olan bir tas verir. Oguzlar'da. sigirtçi. Bütün akrabasi. et lerinin yendigini. ayaklarinin. yaz me vsiminde Allah'in izni ile kar düsmüs ve bu surette yangin söndürülmüstür". Kefene "esük" veya "esük" denilmektedir. Bunlardan yugci. Ötenin arkasindan yüksek sesle aglamak. Hiristiyan ve Islâm kaynaklari nda Allah'in. Yug törenlerine "yugci". aglayicilik görevini yerine getirir. "yogla". Türkler'de ölen için duyulan aci çesitli sekillerde bazi âyin ve törenlerle ifade edilir. ölüleri yikar ve kefenlerler. yahut bir kismi dogrudan ölünün mezarina dökülür." ifadesi Göktürk'lerde de ayni âdetin oldugunu göstermektedir. saçlarini keserlerdi. Hakanlar i pekli kumaslara sarilarak gömülmüstür. Atesin herseyi temizledigine inanan Türkler. aglamak. Ölülerin agaç ve kiymetli madenden yapilmis tabutlarla da gömüldügü dönemler olmustur. bunun etrafinda yedi defa dolanir ve çadirin giris kisminin önünden geçerken biçakla yüzler ini yaralar. onu buna inandirmak ve ondan gelebilecek kötülüklere karsi korunmak inanciyla yapildigi kabul edilmektedir.

bütün seyyahlarin. Hiç kimse kam olmak istemez. dinlerinin samanlik olmadigini belirtmis. tanrilar tarafindan tayin edildigine.Kam Geleneksel Türk Dini'nde "kam". dinde sadece bir elemandir. davulu ve külahi bulunur. bazi yerlerde ise vücudu ikiye bölünme ktedir. saman kelimes inin Türklere yabanci oldugunu. yerme ve ko-vucu luk yapma. Yahudilige Haham Dini denileme yecegi gibi). Kam adayi. zina eden. "Samanizm" seklinde niteledirilmisse de bu yanlistir (Degerli ilim adami. aldatma. tabiat taki bazi sirlari bildigine inanilan genis hayalli. Türklerin Dini Tarihçesi. önemli bir yer tutar. Zina yapan bazi yerlerde yakilmakta. Türk Ansiklopedisi. Bkz. Ayrica Çarlik Rusyasi devrinde Türk boylarindan bir grup. Türkiye'de ilk Dinler Tarihi profesörü. kamli k kudretinin onun basi üzerine gelip ebekusagi sekline girerek basini. Batili müstesrik ve misyonerlerin b u nitelendirmelerine itiraz etmislerdir. iste dogruluk Türkler'in temel esaslarindandir. Zina yasaktir ve hatta Türkler'e yabancidir. Kam. Ahlâkî bakimdan üstün özelliklere sahip Türkler. Vecd halinde iken ruhunun göklere yükseldigine veya yer altina indigine. Kasgarli Mahmut. [88] 3. nadiren de ka dinlardan olur.. Cinayet. Kamlar. Türklerin Samanizm diye bir dinleri olmadigni. zina. onlarda rastlanmayan ve kötü görülen davranislardandir. Onun tanrilarla insanlar arasinda aracilik yapan yetenekli. "Samanlik veya Samanizm". kabrin basina asildigini haber vermektedir. hirsizlik etme. H. Kam meslegi soydan gelir. Anc ak bir kimse. Rus Çarina gid erek. Kamin âyin için cübbesi. yalan yere yemin etme. yalan yere yemi n eden ve sebepsiz olarak adam öldüren kimseye ölüm cezasi verilmektedir. hosgörünün ve sadakatin timsali de. önemli bir tip ve figür olarak kar simiza çikar. Tunguzca "saman" kelimesiyle es anlamlidir. [89] 4. bu ad landirmanin yanlisligini ortaya koymustur. seçkin kimse olduguna inanilmaktadir. kibirli olma. ruhlari emrinde bulundurduguna. tecrübeli bir kamin yaninda egitilir. s aman. ögrenmekle elde edilemez. XXX/203-205). Kam. Çünkü. . Zina yapan kimseye siddetli ceza veri lmektedir. Islam'dan önce de örnek ahlâk anlayisinin temsicileridir. ata ruhunun zorlamasiyla kam olmaya mecbur kalir. Bu davranislardan hirsizlik yapan. Tanyu.Ahlâk Anlayisi Tarih boyunca Türklerin ahlâk anlayisi. ilk defa Türk di ninin Gök Tanri-tektanri dini oldugunu savunan merhum' Hikmet Tanyu. "kam" kelimesini Arapça "kâhin" kelimesiyle karsilamistir. Büyük tanrilara ve kötü ruhlara ancak ka m âyin yapabilmektedir. çogunlukla erkeklerden. riyada bulunma. Homoseksüellik Türkler arasinda çok büyük bir günahtir. Türkler'de âyin ve törenleri yürütüp tuhlarla temasi olduguna inanilan kimselere "kam" (Mogo llarda baksi) denilir. sözde. Islâmdan sonra Batililarin kendi milletlerine örnek gösterdikl eri Türkler. I stanbl 1978. Öte yandan hiçbir dinde din adamina dayanarak o di ne ad verilmemektedir (Hiristiyanliga Papaz Dini. kesilmis agaçlar üzerine. Bunun için kamin davulunda ebesukagi resmi bulunmaktadir. 10-12. Kam. yasli. bütün arastiricilarin ve yabancil arin dikkatini çekmistir. mistik ve sair tabiatli kims edir. Saman ke limesine dayanarak Türklerin eski dini. iyi niyetin. vücudunu dold urduguna inanilmaktadir. adam öldürme. ayn i zamanda hekim ve sihirbazdir.

disiplinli ve asker karekterli insan lardir. Türkler'de. hareketli ve çaliskandir. Islâmla yücelmis. aileyi mukadde s bilme. Bati'da uzun yüzyillar. Beklemeye. "Tek Tanri". . An cak Türk boylarinin % 98 gibi büyük ekseriyeti Islam'i din olarak benimsemistir. Islam'a aykiri olmayan. Cennet ve Cehennem gibi Inançlari. Türkler.Ö. Türk ce Islâm'dan bahsedilmistir. Türkier'in bu inanç ve davranislarini. mücadeleci. Türkler. ülkelerini savunma Türkler'in en bariz vasifla rindandir. inancina siki sikiya bagli kalma gibi ah lâkî davranislar bulunmaktadir.Ö. En geç M. Indus nehrinin etrafinda oturan anlam ina gelen Farsça bir kelimeden faydalanilarak Batililarca bu bölge halkinin dinini if ade etmek üzere kullanilmistir. misafire ikram etme. zina'yi kötü görme.Ö.'onlar arasindan seçilmis ve gönderilmis "peygambe rlere baglayanlar da vardir. egitimde. kararlarda istisareye önem verilmektedir. kötü bir harekettir ve cezasi çok agirdir. 24 Türk Peygamberin ismini v ermektedir. Arkadaslar aras inda sevgi ve saygi esastir. azimli.Savastan kaçmak. Bu kelime. "Esmaûl Mürselin" adli eser. Hindular ise kendi dinlerini "Sanatana Dharma" {ez elî-ebedî din) diye adlandirirlar.HINDUIZM Hinduizm. hak yolda mücadele etme (cihad). büyük hizmetler yapmisl ardir. yigit. ayrilmamacasina Islâmla bütünlesmis. bir hak teslim edilmis olacaktir. Islâm Tür lmaz" sözü özlü söz halini almistir. millete baglilik. Hindistan'i i stilâ etmistir. . Hileli y ollarla mal mülk edinmez. yaptik larinin hesabini verme. Dogu Avrupa steplerinden kopup gelen Arîler. Insanlar aras inda adalet esastir. faziletli olma. vatan sevgisi. böyle bir harekete tesebbüsten çekinmektedir. [90] E. Bu inanç ve davranislar Türkler'in Islâm'i toptan ve tered dütsüz kabul etmelerinin gerekçelerinden sayilmistir.1500 arasinda.2500-M.Ö. ilimde. gayretli. Islâm denince de Türk'ten. 1500 yillarinda (bu tarihin M. dost saydiklarina kötülük etmek iyi karsilanmaz ve basitlik sayilir. Türkler. Ahiret. Türkler. muhtemelen M. Islâm da Türkler'le yayilmistir. Onlarin dinî inanç ve gelenekleriyle yerli koyu renkli halkinki birbir ine karismistir. Islâmdan önce de Islâm'i kabul ettikten sonra da bu özellik. Islam'a aykiri olan inanç ve davranislari atmis. ahlâkli. Aile. Türkler'i diger milletlerden ayirmistir. Islama gönülden bagli olan Türkler. genel olarak. islâm'in en büyük hizmetkâri ve savunucusu ol lardir. mazlumun yaninda ve zalimin karsisinda yeralma. hosgörülü olma. sinif farki yoktur. öldükten sonra dirilme. "Türk Islâmi"ni olusturmus. topraklarina baglilik.2000'le r oldugu sanilmaktadir). Günümüzde "Geleneksel Türk Dini"ni devam ettiren az sayida da olsa Türk boylari vardir. Atesli. Kari ve koca birbirine ihanet etmekten. Arkadas dediklerine. et ve tirnak misali haline gelmistir. durgunluga tahammülleri yoktur. yaldizli sözleri ve yapmacik hareketleri sevmezler. devletin en küçük birimi kabul edilmekte ve mukaddes sayilmaktadir. Dünyada Vatan sevgisinin ve Vatana bagliligin en yüksek derecede bulundug u milletin Türkler oldugu söylenirse. dogrulugu esas alma. Yüzyillar boyunca bir gelisme çizgisi takip eden bu karisimdan Hindu izm ortaya çikmistir. Islâm'i kabul eden Türkler. "Türk Islâmsiz. yaltaklanmayi. Hint yarimadasinda yasamakta olan halkin çogunlugunun dinî inanç ve gelenekl erini ifade eden bir kelimedir. hareketli. böyle yolla zengin olmayi tasvip etmezler. Vatan sevgisi. idarede. Gök Tanri. Islam'in olmazsa olmaz emri ile çelismeyen örf ve adetlerini devam ettirmist ir. Böylece onlar.

Ö. felsefe gelismeleri devresi (Vedanta). kelime olarak "Ilâhî bilgi" anlamina gelir. dördüncü vedadir. hekimlik. bu metinleri hayatin çesitli durumlarinda okumak mec buriyetindedir. Her ilâhi.Ö.Yajurveda. Veda. büyücülük gibi konularda da bilgile r ihtiva etmektedir. ikincisi çesitli konulardaki "ayef'lerden ve üçüncüsü rahiplerin okudugu m elodili ilâhilerden ibarettir. . Brahmanlar. 2. Hin duizm'in bir kurucusu. 3. Melodiler vedasidir. yasayis kaideleri. Atharvaveda. 730 i lâhilik bir kol-leksiyondur. 600 yillarinda Samhitalar'in içinde toplanincaya kadar. Ilki Rigveda'dan al inan "ayetlerden. metinleri olan Veda'lar dörde ayrilir: 1. Bu veda. 50 0/400-M. Veda'larin "risi" denilen ve tabiatüstü güçlerle temasa geçtigi kabul edilen hakîm ki mselere vahyedildigine inanilir. Bu veda. Veda'larin en önemlisi ve en eskisidir. millî bir dindir. M. Veda'iarda ilâhiler. Klasik devre (M. kurban esnasinda. Vedalar devri (Tah. 3. Yajurveda. Kurban esnasinda rahipler tarafindan okunmaktadir. Bu vedanin metni üç form halindedir.500). Rigveda. büyü gibi konular ye ralir. kurbanla ilgili sözleri ve dualari ihtiva etmektedir. Siyah Yajurveda ve Beyaz Yajurve da olmak üzere iki kisimdir. mistik parçalardan ve büyüyle ilgili d alardan ibarettir. Dünya nüfusunun asagi yukari %12'si bu dine mensuptur.Atharvaveda. Bu ilâhiler on kitaba (Mandala) ayrilmistir.Ö. Sâmaveda. en kisa olaninda 43 ilâhi bul unmaktadir. Hinduizm. alçak sesle mirildanarak söylenmektedir.Sâmaveda. sözlü olarak nakledilmistir. Orta Çagdaki Ilahiyat. Bunlarin en u zunu birinci ve onuncusudur."Sruti" (vahye dayananlar). Kozmik (âlemle ilgili). 5 . RIgveda'nin ayri-bir edebî vezni bulundugundan yüksek sesle okunmaktadir . 10 civarin da "âyef'ten olusmaktadir. sükür ve dilek. En uzun olanlarinda 191. Bu i lâhîler. Veda'lar M. Upanisadlar devri (M.S. kurbanla ilgili formüllerin vedasidir. Diger veda'lardan sonraki devirlerde yazilmistir."Smriti" (destan seklinde olanlar). dualar. Aslinda Hinduizmin kutsal metinleri sadece Veda 'lardan ibaret olmayip genis bir koleksiyonu ihtiva eder. 2. 4.20 00 veya 1500-800).Ö. Modern devre. fakat çok hacimli bir kutsal kitap koleksiyonu vardir.Kutsal Kitaplar Hinduizm'in kutsal kitaplarinin dili Sanskritçe'dir. Bu koleksiyonu ikiye a yirmak mümkündür: 1. çok açik ve net bir âmentüsü {inanç sistemi) yoktur. takdis ve beddua ta rzindaki dualari ihtiva etmektedir. [91] 1.Rigveda. niyazlar. Bu kitap koleksiyonunun en bas inda Veda'lar yeralir. Hindistan'i n en eski kutsal. bazi kisimlari ise man zum olarak yazilmistir. Tanrilari ta'zim için yazilmis 1017 ilâhiden ibarettir. 800-500/400).Bu gelismeyi ana çizgileriyle bes devreye ayirmak mümkündür: 1. tilsim. 2. 4. halk inanislari. Bazi kisimlari nesir seklinde.

Kast Sistemi Hint toplumu çesitli siniflara ayrilir. Bu destanin bir bölümü "Bhagavad -Gita" basligini tasir. Tanri Visnu'nun avatarasi olan Rama'nin hayat hikayesidir. IX. kutsal bilgilerin (Veda'la rin) muhafizidir. Brahmanlar. Bu inançlara göre kastlar. Sanskritçe'de Brahma'ya vakfolunmus kimse anlamina gelir. vazifeleri ve âdetleriyle birbirine simsi ki baglanan sahislar grubu"dur. [92] 2. ayni sofrada yemek yiyebilir. Her kasti n kendine mahsus nisan ve dügün merasimleri. 3) Vaisya (tüccar. Hintlilerin efsanevî kahramanlik menkib elerini ihtiva eder. Sudralar da ayaklarindan yaratilmistir. Tanri. Bundan dolayi toplum hayatinda görülen farklar. Dünyanin en uzun destanidir. kutsal kurban âyinlerini yönetmektir. 24000 beyitten o lusmaktadir. Upanisadlar. Gita'da A rjuna ile Krisna'nin diyalogu anlatilir ve Tanri'yi bulma yolu olarak "yoga" üzeri nde durulur. Kast. ruh. Buna kast sistemi denir. Ayni kasta mensup olanlar ancak kendi aralarinda evlenebilir. 240 000 cümleden olusur. Mogol Hükümdari Sah Cihan'in himayesinde Farsça'ya tercüme edilmistir. Manu Kanunnamesi. Bu serhte âlemin baslangici. Veda'lardan sonra. "ayni isle mesgul olan. yeme içme.Veda'lar ve bu kutsal metinlerin tamamlayicisi mahiyetinde bulunan Brahmanalar. onlarin irsî hakkidir. Puranalar "Smriti"ye girer. Krisna'nin sarkisi deme ktir (Krisna. 2) Ksatriya (hüküm dar sülâlesi ve savasçilar). ölüm ötesi. Dinî âyinleri icra. giyim ve meslek kurallari vard ir. Brahmanlar. XIX. Upanisadlar. Yüzyilin basinda Farsça'dan Latince'ye çevrilmistir. bu yaratilis olayina day andirilir. Sudra kastindan olanlar. yarat ici tanri Brahma'nin insan seklinde tasavvur edilen vücudunun çesitli yerlerinden yar atilmistir. Tanri Visnu'nun hulul ettigine inanilan efsanevî kraldir). Yüzyilda yazildigi kabul edilmektedir. kast sisteminde en önemluve üstün yeri ellerinde tutarlar. Ksatriyalar kollarindan. "sutralar halinde" bir serhi Badarayan tarafi nda "Brahmasutra" adi altinda hazirlanmistir. atadan miras kalan haklari. U panisadlar ve Aranyakalar "Sruti"ye (vahye dayanan anlaminda).Ö. ancak onun içinde dünyaya gelinir.Dinî Kavramlar . Gita. Mahabharata ve Ram ayana destanlari. hayatin tekâmülü ve kaderi gibi konulari ele lir. Vai s-yalar midesinden. Meslekler de kastlara göre ayrilmistir. Buna göre Brahmanlar. Ilk üç kasta dahil olanlar daha it ibarlidir. Hint ilahiyat ve felsefesinde Upanisadlarin önemli bir yeri var dir. Kast yapisi Hint inançlarina dayanir. kâinatin gelecegi konusunda bilgiler vardir. Brahman kelimesi . Mahabharata destani. Brahma. Bunun M. kast disi kabul edilen gruplar da vardir. Bu da o kimsenin varliginin sona ermesi demektir. Tulsidas tarafindan serhi yapilmistir. Ancak bunlardan sadece elli tane si. esnaf ve çiftçi). Brahmanlarin görevi . âlem. 4) Sudra (Isçiler). Kast sistemine karsi gelmek. Brahma'nin agzindan. Ramayana'nin Risi Valmiki tarafindan yaz ildigi ileri sürülmektedir. Önemli destanlardan biri de Ramayana'dir. Kast sistemine karsi gelinmez. Bu des tan. Bu s istem dört siniftan olusur: 1) Brahmanlar (rahipler. kisa açiklamalar tarzinda. din adamlari). karsi gelenin ka sttan çikarilmasina sebep olur. [ 93] 3. Kast seçilmez. Upanisadlarda telkin edilen bilgiler. Gelenege göre yüzden fazla Upanisad mevcuttur. Bunlara "dokunu lmazlar" denir. Pandava'l ara karsi Kaurva'larin savasi konu edilir. Ayrica ast sistemine girmeyen. diger kasttakilere hizmet ederler.

Tann'nin kendini gösterdigi diger dinî sekil lere de karsi çikmaz. Hinduizme gör e. Bir Rigveda cümlesi. kötülügü yok edecek ve insanlara ihtiyaç duyduklari vazifeleri ve kanunla ri bildirecektir. âlemlerin Rabbi olarak görür. bu is. Tanri Visnu'nun insan seklinde cisimlesmesini ifade etmek üzere kullanilan Sanskritçe bir kelimedir ve "Inen" anlamina gelmektedir. Hinduizm'de çoktanricilik. Visnu . üçleme. Böylece Tanri. Bunlardan iki Önemli "avatara"si Rama ve Krisna'dir . Ancak Hinduizme göre hiç bir pe ygamber veya dinin mesaji sonuncu degildir. Hinduizm. kendi sahsiyetine ve gelenegine uygun bir sekilde Tann'ya yönelebilir. sonsuza kadar devam edip gidecektir. kimi de kutsal bir sevginin kaynagi olarak görür." Tasvirlerin ise ibadet için yardimci semboller olara k görüldügü ileri sürülmektedir. "Tanri birdir. eninde sonunda meyvesini verecektir. Kimi onu kahredici bir kudret. hulul yoluyla. Insanin geçmisi. Buna göre her hareket. bir sebep-sonuç kanunudur. Hindistan'da çok sayida tanri ve tanriça heykelleri göze çarpar. Yine Gita'da söyle bir cümle yer almaktadir: "Ben çesitli de virlerde. Siva ise yok edici tanridir. Visnu'nun çesi tli hululleri (avatara) vardir. çesitli sekillerde görünürüm. bunu Tann'nin çesitli sekillerde görünüsü oia-rak telâkki eder. . Dolayisiyla insan. Bazi devrelerde ve bazi yerlerde Visnu veya Siva'nin ön plâna çiktigi olmustur." [95] c.Tanri: Hinduizm. koruyucu. [94] b. tanrilar veya yüksek ruhlarin beser hey'etiyle ilâhî alâkasini ifade eder. onlarin ihtiyaç duyduklari vazifelerini ve kanun larini bildirmek için olur. Tanri'nin tek tezahürü oldugu fikrine karsidir. geçmiste ne yapmissa.Hulul (avatara:enkarnasyon): Avatara (Avatar). Bir Hint atasözü de söyledir: "Kâinattaki bütün varliklar i sadece bir tanri doldurur. kötüden kötü çikacaktir. Peygamber konusunu da böyle açiklarlar. Hintliler. Hinduizm'de Visnu'nun zaman zaman kurtarici tanri sifatiyla dünyaya indigine ve za manin icaplarina göre muhtelif sekillerde kendini gösterdigine inanilir. Krlsna'nin agzindan insanlara. Fakat hepsi ayni sonuca ulasir.a. tanri kavramindaki degisik ifadeleri yadirgamaz. Tann'nin kendis ini tarihin her devresinde çesitli sahsiyetlere bürünerek insanlara gösterdigine inanirl ar. Hinduiz m. Insan hey'eti içine ilâhî varligin girmesiyle kötülügü yok etmek. Meselâ Siva'nin üstünlük kazandigi yerlerde halk onu bütün hata ve kusurlardan uzak. Bu üçleme içinde Brahma. bugün kendisiyle karsi karsiyadir.Karma: Karma. Bugünün meyveleri yari n alinacaktir. Gita'da denildigi g bi. Hulul. iyiden iyi. Hindu tanrilar panteonunda bir üçleme dikkat çeker. her dinî gelenek Tann'yi kendine göre açiklar. Hulul inanci. tanri-âiem birligi (panteizm) bulunmakla beraber tekta nrici inanis da vardir. yaratici. peygamberli dinlerin vahiylerine de. Her insan ve toplum. gelecekte onu görecektir. Âlemi o yikacak ve yine o yen ileyecektir. Hakîmler onu çesitli sekil lerde adlandiryorlar" seklindedir. Hint li.

bir korku vasitasi ve bir yokluk degil. devam li bir tatmin elde eder. gelecekte onu görecektir. Sanskritçe. Hint düsüncesinin temelini teskil eden tenasüh inanci. canlinin kaderine tesir eder ve onun tekrar vücut bulmasinda rol oynar. Hadbiyye. Yunanlilarda. söyle demektedir: "Siz. eninde sonunda meyvesini verecektir. bitki. Egzersiz ve antrenman anlamina da gelmektedir. ruhun bedenden ayri oldugu fikri gelismi s oldu. "baglamak". Cenâhiyye. insan sonu olmayan bir tenasüh zinciri içerisinde gidip gelmektedir. Karma. Bu inanisa göre. Ma nevî ve ahlâkî karsilik. . sadece vazifenizi yapmakla mükellef siniz. Bektasilikte. Bir irade egitimi yoludur. mükâfat beklemeksizin hareket et me anlamina da gelmektedir. tanri Brahma'da yasar. "birlestirmek" anlamina gelen Yuj veya "Joug" kökünden g elmektedir. Insan. yaptiklarina göre hayvan. Bha gavad-Gita'da Rab Krisna. Hâbitiyye ve Hadesiyye. ayrica Harbiyye. Böylece ölümden sonra devamli varolma.) : Karma doktrinine bagli olarak tenasüh. Onl ara göre karma doktrini. Eski Misir'da. Bunun için er Hintli. tekrar dünyaya geliste. bu hay atta Islenen ameller. Ahlâkî bir kâinat nizami olan karma kanununa göre. Karma. daha önceki hayatinda Isledigi kötü amellerin. Her davranis . Onlara göre.[97] e. [96] d-Tenasüh (Ruhgöçü: Sanskritçesi Samsara.. Her sahis. ruh kendi derecesi içinde yüksek veya alçak olarak dogar. Devamli yeniden doguslarla insan. insan veya tanri seklinde dogar {Buna göre insan.Yoga: Yoga. Fisagorcularda. Yahudi Dönmelerinde de rastlani r). Transmigrasyon. Isledigi günahlar sebebiyle bitki veya hayvan olarak düny aya gelmekten çekinir. muzu zehirli bir meyve veren agaçtan beklememeyi ifade etmektedir. Eger bir semere hasil olursa. yani yapilanlarin sonucu ruhun tenasühü ile mümkün olur. N usay-riyye gibi itikadi mezheplerde. daha önceki hayat seklinin ceza ve mükâfat olarak kendini göstermesi dir. kendi durumlarini kendi emelleriyle kazanirlar. onu bana birakin. dogru harekete baglidir. Iyi bir canlinin durumu kötüye gidiyorsa. Bazi Hiristiyan mezhe plerinde ve Ihvânûs-Safâ gibi firkalarda da benzeri düsüncelere rastlanmaktadir. fizikî âlemde oldugu gibi. Bu. bir sebep sonuç iliskisi içinde gerçeklesir. içinde dogduklari kast bile isledikleri amellerin bir neticesidir. Böylece sonuç bekleme arzusu firenlenmis olmaktadir. iyi amellerle gelecekteki hayatini garanti alti na almaya gayret sarfeder. bir halden digerine geçistir. Karma. Insan . Ye ni Eflatuncularda. Bu inanisin Hintliyi kuvvetli bir iyimserlige ulastirdigi ileri sürülmektedir. geçmiste ne ekmisse." Hinduizme göre. Bati Dillerinde Reinkarnasyon. islerinden sorumludur. Sonraki ha ta mutlu olmak. her kararin dogru ve yanlis sonuç vermesini belirleyen seydir. Bu dogus. Insanin enerjisini belli bir gayeye yöneltmeyi hedef alan bir disiplin dir. yani ruhun bir bedenden ötekine geçtigi inanci dogdu. ayni zamanda. kendi kaderinin mimaridir).# Karma. Ölümden k orkmaya gerek yoktur. O. Muammeriyye. arzularina ulasir. eger Iyiye dogru gidiyorsa daha önceki hayatinda isledigi iyi amelleri n karsiligidir. Maniheizm'de. Bunun neticesi olarak bütün canlilar. ahlâkî ve zihnî âlemde de Insanin takip etmesi gerekli bir kanun bulundugunu ifade eder. B una göre ölüm. G ita'da insanlari kurtulusa ulastiran yol olarak gösterilir.. insanin arzularini gerçek anlamda ölümsüzlüge ulastirir. (Tenasüh in ancina. Orfizm'de ve Gnostisizm'de rastlanan bir düsüncedir.

Buddist ve Caynistler tarafindan uygulanmistir. sabah safaktan önce kalkar. Bunun yaninda.Yoga. tanrisinin adini zikreder. ibadet. Bir Hintli kendisiyle tapindigi tanri arasinda zihnini odaklastiracagi bir vasit a arar. yer. Brahmanlar. Put yikanir. alis veris ve is yerlerinde serbestçe dolasir. Yola yatarlarsa trafik ona göre düzenlenir. O. Hintli. Tütsü çubuklari yakil ir. Ögle ve aksam da bu yaptiklarini tekrarlar. Onun önünde oturularak tefekküre dalinir. fakat cemaatle ibadet y oktur. yenmez. sigir eti hemen hemen hiç yenilmez. Putlara su dökülü ra taze meyve sunulur. genellikle. Evlerde. saatinde kutsal metinler okuyarak taptiklari putu uyandirirlar. Gayatri Ilâhisini okur. her yerdeki ibadeti görebilmektedir. "Om"dur. Boru çalinarak disardakilere ibadetin basladigi bildirilir. Patanjali'nin Yoga Sutrasi'nda açiklanmistir. kâinatin degismez özüne ulasmaya. Sa bah Ibadetinde yüzünü doguya dönerek oturur. kutsal inek gibi hayvanlara. fakirlere yi yecek sunulur. IV. Müslüman mahalleleri atese verilmis ve bölgede esiz sokaga çikma yasagi konulmustur. nefesine hakim olur ve zihnini bir noktada toplar. Ibadetin belirli bir sekli yoktur. Hintlilerde ortak bir ibadet sembolü. evde veya nehir kiyisinda yapabilecegi sabah ib adetine hazirlanir. Bu kelimenin harfleri. herhangi bir isten önce söylenir. Inançlarina göre T anri. Müslümanlarin dört kutsal inegi kestikleri yolunda söylentilerin çikmasi üzerine büyük olaylar patlak vermis. Yüzyilda. Bundan dolayi Hindistan'da çok sayida tanri tasviri bulunur. Kutsal oda ya da kösenin önüne isiklar. sehvet senlikleri yapan.hem de zihnî ve manevî gücünü bir araya getiren egzersizdir. Burad a ya Visnu'nun helezonu ya da Siva'nin düz bir sütuna benzeyen putu vardir. Diger tanrilara.[98] 4. bir çesit besmele gibi. atalara. Om kelimesi.Dinî Âyin. çiçekler. Bundan dolayi. Tanrisinin putuna yakarir. hareket ile zihin. ona çiçek. tapinilan puta tahsis edilen bir oda veya köse bulunur. beden ile ruh. özel bir tarz da nefes alarak söylenir. her sekilde yapilabilmektedir. duadan. ayri bir sistem halini almistir. ilâhî kuvvetle dolu. Nefesini kontro l eder. Yoga y apana yogi denir. Bu yoga sistemi. evdekinin biraz gelismis seklid ir. gece giydirilip uykuya b . kutsal sirli bir kelime olarak kabul edilir. Disarida kiler de yapilanlari seyre gelebilirler. Daha sonra diger grup ve kastlardan ayr i olarak gelismis. yemekten. Brahma'yi veya Brahma-Visnu-Siva üçle mesini ifade eder. her yerde. Hinduizm'de tapinaklarda yapilan ibadet. insanin hem bedenî. 1981'de Hindistan'in batisi nda Kopargaoh sehrinde. Put a hediye sunar. bi tkilerle beslenen) Hindular yaninda. tabiat üstü güçlerle temas kurmaya çalisir. yikanir. Uzun. öglen ve gece yemek sunulur. siki bir züht hayati süren Hindular da vardir. Böylece o. Hindistan'in bir çok eyaletinde inek kesimine izi n verilmedigi gibi. yiyecekler konulur. Put. kut sal kitap okunarak yaglanir. Veda'lari okumaya baslamadan. Ibadet Ve Gelenekler Hinduizm'de ibadet her yerde yapilabilir. his üe sezgi arasindaki ahengi saglayarak eze lîye. gecenin son 8. gök ve hava âleminin anasi olarak görülür. Vücudunun etrafina su sepeler. Ancak kisi hik mete ulastiginda artik bu vasitalara ihtiyaci kalmayacagi kabul edilir. Onlar kesilmez. Önünde isiklar yakil ir. Inekler. cad erde. genelde ferdîdir. Yogi. misafirlere. ibadet. Tapinak vardir.[99] Et yiyen veya vejeteryan (et yemeyen. Müslüman olmayan Hintliler arasinda da domuz eti yememe aliska nligi vardir. yaglanir. Inek ve öküzler. Om. her z aman. gündüz istirahate. Hindistan'da bitkilerle beslenenlerin sayisi 1/4 civarin dadir.

Hin distan disina çikmamistir. Hintliler. Zamanla kurbanlari icra edebilmek ve kurban törenlerindeki vazifeleri yer ine getirmek. Bu son ikisi (Si-hizmdeki bazi istisnalar bir yana birakilirsa). Kurban. Hindulann hayatlar inda önemli rol oynamaktadir. kutsal kitap. Bunlardan. . ölen kocasiyla birlikte yakilirken simdi bu âd etten vazgeçilmistir. burada. Hinduizmdeki kast sistemine ve Brahman si nifinin otoritesine karsi bir tepki olarak dogan bu dinlerden Buddizm (ileride müs takil bir bölüm olarak incelenecektir). Hindistanin dinî temayülüne göre insan. özel hediyele r de kurban olarak sunulmustur. Eski zamanlarda evin sahibi. digeri. Ancak. bazen de karisinin yardimiyle. Hinduizmde çok önemli bir yer tut ar. yikanir. Bunlara Brahm an adi verilmistir. Tanrilarin takdim ettikleri kurbanlar yeryüzündekilere örnek olmustur. Fakat her kurban. genellikle çevresine tes ir ettigine inandiklari mahallî köy ulûhîyetlerine kurban sunarlar. sadece kurban merasimlerini icra etmek degi l. Yüzyilda da Sihizm ortaya çikmistir. ölülerini yakmakta ve küllerini Ganj nehrine dökm ektedir. Bu tapinakl ar genis duvarlarla çevrilidir ve yanlarinda kutsal yikanmaya elverisli havuzlar b ulunur. insanin sahis seklinde tasavvur edilen bir tanriyi severek kendini ona teslim etmesi vasitasiyle kurtulustur. Hinduizm'in bazi mezheplerinde. Tanrilara sunulan hersey kurbandir. sonbaharda ve yeni yilda yapilan senlik ler de vardir.irakilir. üç ayri yoldan kurtulusa gidebilir. bilgi ve marifet (yani ilâhî hakikati tanimak la). Tapinaklarin yillik senlikleri vardir. ameller (yani kurbanlarla). Cinlerin varligina d a inanilir ve onlardan korkulur. agirlik merkezini Brahmanlar olusturan ve kast sistemine dayanan Hinduizmden sonra. Öl müs kahramanlara ve azizlere de yardim için dua edilir. Hindistan'in ziyaret edilen yedi kutsal yeri vardir. Bunlarin en meshuru Benares 'tir. Bu senliklerde putlar. millî bir karakter e sahiptir. Ayrica ilkbaharda. Brahmanlarin isi. irklar ve diller konusunda çesitlilik gösteren bir ülke olmasi yaninda. Tapinaksiz köy yoktur. ayni zamanda sihir ve büyü yapmak. inek gibi hayvanlar kanli kurban olarak takdim edilmektedir. Yüzyilda Buddizm ve Caynizm. Tanril arin öfkesini teskin etmek maksadiyle takdim edilen kurbanlar yaninda. Ayrica büyük hazir lik ve merasimleri gerektiren kurban.Ö. Insanlari tanrilarla iyi münasebett e bulunduran kurbanlardir. Soma'nin hazirliklari s irasinda keçi.CAYNIZM Hindistan. hâlâ ilk üç sinif. VI. Asagi yukari dörtbin yillik bir geçmise sahip ol dugu kabul edilen Veda'lari esas alan. reislerine ulûhîyet atfedilerek ta'zimde bulunulur. Bir yüzyil öncesine kadar kadin. Veda'lann emrettigi dinî hayat kurbanlar etrafinda toplanmistir. kisaca bahsedilecektir. Caynizm ve Sihizm. Veda'lari okumak için bir rahip sinifi ortaya çikmistir. arabalarla çekilerek irmaklara götürülür.S . "Soma" kurbanidir. tanrilara kurbanlar takdim etmistir. gittikçe zorlasa n hazirliklari gerektirmistir. Tanrilar bile kudretlerini ancak kurbanlar sayesinde gösterebilmektedir. M. bugün yasayan birçok dinin de çikis yeridir. Kasabalarin ve sehirlerin büyük tapinaklari vardir. insan ve tanrilari idaresi altinda tutmaktir. [100] F. Bunlardan birisi . her merasimden Önce ve sonra zühd ve riyazet gerekli o lmustur. omuzlarindan belle rine kadar iplikten yapma. Ibâdet. evrensel. XVI. M. Gandi'den bu yana biraz degisme olmustur. Köylüler. Bu kutsal yerlere yapilan ziyaretler ve "hac" seferleri. üçüncüsü ise. ayri bir isaret tasirlar. Bunun yaninda yaz ve kis gün döpümleri münasebetiyle kanli kurbanlar da takdim edilmistir. erkeklere ve kast sisteminin Ilk üç sinifina ait kabul edilirken .

öldürmeme) prensip olarak alir. çoktanrictliga. rahiplerin giyinmesi konusundaki tartismayi ve arkasindan da bölünmeyi beraberin de getirmistir. i nançlari ve eserleri arasinda benzerlikler vardir. yüzyi l) kadar geri giden bir geçmise sahiptir.Ö. Vardhamana taraftarlarina "Caynist" denir. 599-527) olarak gösterilirse de. Caynizm kisa za manda.Ö. önce Mahavira'nin memleketi olan Bihar-Orissa'da. Halb uki Buddizm. Parsva. VIII. M. heykeltraslikta. bir kitlik sebebiyle. Aralarindaki fark. Beslenmeleri için biraz meyve ve biraz sebze . bir terimdir). Vardhamana. Otuz sene kadar bu isi yürütmüs ve 72 yaslarinda (M. dünya hayatini terk etmis. umûmî ruh göçü teorisinden esinlenmektedir. Mahavira'nin (Cina) çagi ve memleketiyle Budda'ninki aynidir. Bir müddet sonra elbiselerini atarak çirilçiplak dolasmaya baslami stir. Caynizm. Onlarin hayatlari. Bu iki hareket. [ 101] 1. Otuz ay murakabe egzersizlerinden sonra o. Parsva'nin ortaya koydugu doktrini Mahav ira gelistirmis ve sistemiestirmistir. Br larin otoritesine karsi bir mukavemet. onüç sene kendisini siddetli riyaze te hasretmis ve bir agaç altinda düsünceye dalmistir.Ö. Bu kelime. Hint düsüncesinin genel çerçevesini ve bazi mabet âyinlerinde Brahmanlartn rolünü kabu! eder. Mahavî-ra'ya atfedilen muzaf fer anlamindaki Cina sifatindan türemistir. bu konuda daha müsamahakârdir. Her üçü de ksatriya (prensler ve sava sçilar) kastindandir. 527'de) Bihar'da ölmüstür. Ma-havira. her türlü ya ratigi öldürmeyi yasak eder. Batili yazarlar Mahavira'yi önceleri bu dini n kurucusu olarak gösterirlerken simdi onu reformcu olarak nitelendirmektedirler. Vesali'li bir prens olan Vardhama-na tarafindan yenilestirilmis ve gelistirilmistir.Hindistan'a mensup bir din olan Caynizm. Parsva. Ruh göçü (samsara) çemberinin özüne nüf ceye kadar murakabe ile dolu bir züht hayati yasamis ve nihayet ruh göçünden kurtulus yo lunu bulmustur. Sas kritçe bir kelime. fakat Budda'nin doktrinini va'zettigi dönemi görmüstür. otuz yasinda evini. Tirtankara (geçit yapan. karisini ve çocugunu terketmis. Hindistan'in güney ve batisinda yayilmistir. onlar in âyin usûllerine düsmandir. her seyi ögrenince vaaza baslamistir. yol gösteren) olarak Ma-havira'ya ta'zim edilmisti r. daha sonra. vaazlarini kutsal dil olan Sanskritçe ve mahallî Magadhi lehçesinde yapmistir. III. Bundan dolayi Vardhamana'^a "büyük kahraman" anlamina Mahavira. Beslenme rejimi. Yüzyilda . "muz affer" veya "insanî ihtiraslardan kurtulmus" anlaminda Cina denilmistir (Cina.Ö. Ahimsa'yi (siddete gitmeme. Bundan dolayi ziraatla ugrasmaz. Etrafinda çesitli kastlard an insanlar toplamis ve büyük bir cemaat olusturmustur. çok kati kast sistemine ve ka nli kurbanlara karsi bir reaksiyondur. Is hayatini tercih ede rler. rahiplik elbisesi giymis ve rahiplik isareti olarak saçindan be s perçem koparmistir. Mahavira ve Budda'nin hayat hikây eleri arasinda büyük benzerlikler dikkati çekmektedir. insan lari tamamen çiplak göstermektedirler. Ancak bu yayil ma. "Parsvanatha" (muzaffer) adi verilmis tir. Budda'dan önce dogmus. Parsva'nin doktrini ve cemaati. Cina (Cayna). Yüz yasi nda ölünceye kadar. O. aslinda Caynizm Parsva'ya (M. aylarca perhiz yapmistir.Mahavira'nin Hayati Benares'te dogdugu kabul edilen Parsva'ya. Caynist takvimin baslangici olmustur. Brahmanlarin etkisine ve bazi Hint düsünce sistemlerine karsi olarak ortaya çi kmasina ragmen. Caynistler ayrica. Onun Nirvana'ya varisi. Bu dinin kurucusu Mah avira (M. Cina'nm doktrinine de "Caynizm" denilm istir. Her ikisi de Brahmanlara. Caynistlerin sayilari 3 milyon civarindadir. bazi bilginlerce bir mezhep veya tarika t olarak görülmüstür. tekrar edip duran dogum çemberi selinden geçit bulan. Caynistlerin zühde daha büyük bir yer ayirmalari ve kendi nefislerine iskencede daha asiri gitmeleridir. oldukça sikidir.doktrinini asiller ve halk arasinda yaymistir.

ahlâk ve Ibâdet hakkindaki görüslerini ihtiva etmektedir. Caynistl eri iki mezhebe ayirmistir: 1) Digambara {hava giyinenler). Mahavira'nin ölümün den on asir sonra toplanan "Beyaz giyinenler" konsili tarafindan "Agama"lar veya "Siddhanta" adli kitapta bir araya getirilmistir. Bu ismi. Yüzyilda kurulan Sthanakavasi mezhebi. Hava Giyinenler mezhebi. Bunu gerçeklest irebilmeleri için karma maddesinin ruha nüfuz etmesini önlemeleri.Ö. Bu kurallar su bes esastan iba rettir: Öldürmemek. resimleri r eddetmeye baslamistir. felsefelerini. Bu kita plarin sayisiz tefsirleri olmustur. küçük bir canliyi öldürmemek için yürürken önünü süpürür. Caynistlerin bütün kitaplarinin Hint filozofu Sankara tarafindan yok edildigini Iddi a etmektedirler. Ancak bütün ruhlar bu hedef e ulasamaz. pek çok Ilahiyat. Beyaz Giyinenleri n bu kitabini apokrif (gayr-i sahih) saymakta ve onu kabul etmemektedir.kâfidir. Mahavira'nin vaazlari önce sözlü olarak rivayet edilmistir.S. Mezhepleri ve Kutsal Kitaplari Caynizm. Onlar.Tanri Anlayisi. yukarida bahsedilen b . M. Ahlâkî kurafiar rahip olmayanlarda bile oldukça serttir. Bu kitap Caynistlerin kâinat tasavvur larini. Tirtankara ve "mükemmel azizler"in varligina inanirlar. karma'dan kurtarmak ve nirvana'yâ ulastirmaktir. Caynizmin gaye ve hedefi. Mahavira'ya uyarak tamamen çiplak gezerler. Bu kitapta. [103] 3. sayisiz vücutlarin sonunda nirvana'nin sükûnetine girebilir.Kurtulus ve Hidâyet Doktrini Caynist ahlâk prensibi. Bu ateizm tanrinin varligini. Daha Sonra toplanan bir ko nsil. Cina. hiçbir sekilde çalmamak. Fakat M. Tirtankaralarin zamanin her devrinde 24 kadar oldugunu ve Mahavira'nin bunlarin sonuncusu bulund ugunu kabul ederler. III. Kaybolan kitaplarin yerine. rahiplerin uymasi gerekli kurallar. Tapinaklarinda tanri heykelleri bulunur. Zühde götüren diger hususlar Ise. ruhu dogumla ölüm arasinda cereyan ede n bagdan. daha ziyade rahip ve rahibeler içindir. Mahavira'ya dayandirilan kutsal metinlerde yer almaktadir. hikâye ve ahlâk kitaplari da bulunmaktadir. Ilk Caynizmin tanri tanimaz bir karaktere sahip oldugunu savunmaya ve tapinaklardaki heykelleri.Ahlâkî Prensipler. büyük üstadlarindan dört kisilik bir grubun meydana getirdigi bir eseri koymaktadirlar. Karma'ya karsi kendini koruma. Bunun yaninda özel kabiliyete sa hip ruhlar. kurtulusun Imkânini Inkâr etmek anlaminda degildir. ruhun ebe dîligini. Bu iki mezhebin sahih kabul ettikleri kitapl ardan baska. dürüstlüge ve sade bir hayat yasamaya büyük özen göstermektedir. Yoga'yi uygularl ar. Iyi bir Caynist içtigi suyu. ruhtaki mevcut karm a'yi imha etmeleri gerekir. Bu iki mezhep arasinda doktrin bakimindan büyük farkliliklar yoktur. yalan söylememek. tanri fikri üzerinde durmamis olsa bile. 2) Svetambara (beyaz giyinenler). Bunlar. üzerlerine giyd ikleri beyaz elbiseden almislardir. [102] 2. Yüzyildan itibaren rahipler arasinda giyinme konusundaki tartisma. Bu kitap "Ganipidaka" diye de adlandirilmaktadir*. Maha vlra. kurbanin faydasini. bu vaazlarin bir kismini biraraya getirmeyi basarmis. Caynizmin ög retileri ve efsaneleri yer almaktadir. Kendi inançlarini yayma çabasi göstermeyen Caynistler. aldigi havayi süzmek zorundadir. ancak rivayetlerin büyük bir kisminin kaybolmasini Önleyememistir. bazi Caynist mezheplerd e tanri inancinin varoldugu anlasilir. asgarî bir mal ile yetinmesini bilmek. Budda gibi. XV. mümkün oldugu kadar cinsî münâ n kaçinmak. dogumla ölüm çemberinde ebediyen döner durur. Bunun Için de da ima agzinda bir bez tasir. Bunlarin çogunlugu manastirlarda yasamaktadir. Daha sonra Müslümanlar onlara asgari bir elbise giymey i kabul ettirmislerdir. Sözlü rivayetlerden kalanlar. ateist bir din olarak gösterilir.

ha lk tarafindan idare edilir. Cehennemler. Islâm ve Hin Günümüzde Hint dinî ve mensubu vardir. tefekkür eder. Kurucusu Nanak'tir (1469-1539). sarhos edici içkiler kullanmazlar.es yasaga uymakla olabilir. Bu bes yasaga uymak. Bununla beraber Caynist m abetlerde bulunan-heykeller takdis edilir. [104] 4. yaglanir ve çiçek lerle süslenir. tahsil ve murakebe ile saglanir. Hin-duizm'in din adami olan Brahmanlar. Bütün hayvanlarin tedavi edildigi hastahaneler vardir. Bunun için nebatî gidalarla beslenir. hayvanlar gibi varliklarin meskûn ol duklari bölge yeralir. Ibâdet esnasinda Tirtankaralarla ilgili ilâhiler söyler. Si dünyanin çesitli yer Orta Çag boyunca Hindistan'in dinî. dünyayi tamamiyla terkedebilen rahip ve rahibeler. üstteki cennetl er ile alttaki cehennemleri ayiran. insanlar a kurtulus yolunda yardimlari olamiyacagina inanirlar. hiçbir canli varligi incitmemeye gayre t ederler. Kisacasi siki bir züht hayatina gire nler. Islâm'in Hint yarimadasinda görülmesiyle daha da hizlanmisti. sahip olduklari duygulara göre siniflandiril ir. Canli varliKlar. siyasî hayatinda önemli bir yer tutan bu dinî hareketin 8-9 milyon -hizm'in. Cennetler. Tekrar bu dünyaya gelme zahmetinden tulmus olanlar. insanlar. siyasî ve içtimaî durumu Hindular arasinda hosnutsuzlu klara yol açmisti. tanrila rin yeridir. düny evî istekleri için onlara ve tanrilara duada bulunulur. tövbede b ulunur. Yüzyillardan beri devam eden "tektanri inanci yönündeki gelismeler. Önceleri gezici zahitler olarak yasayan rahipler. gökler âlemi üzerinde bir baska âlemde bulunurlar. [105] G. Tirtankaralar ve kurtulusa ulasmis hayat cevherlerinin bulundugu âlemin en üst bölümüne göre çok asagidadirlar. siki bir disiplin. Rahipler gibi halk da. açliktan ölmeye büyük önem verirler. Is . Hindistan'a bagli millî bir dinî hareket olmakla beraber. güçlüklere sabir. Hindistan'da eksik olmayan dinî re-formatörlerden bekliyorlardi. bu dine uyanlar ölümsüz ve ebedîdirler. Tirtankaralarin yasadiklari kabul edilen yerler ziyaret edilir. Caynist cemaatin idaresi. Bu âlemin kurucusu yoktur. Caynistlere göre. daha sonra m anastirlara yerlesmislerdir. çikmis. Bu hosnutsuzlar grubu. Onlara meyve v e sebzeler sunulur. putlari yikanir. Dindar Caynistler. Semada pek çok tanrinin bulunduguna. güzel mabetler insa etmislerdir. fakat onlarin da ruh göçüne mahkûm olduguna. n efsin öldürülmesi. ücretle Caynis t mabetlerde çalistirilir. belirli hareketleri yerine getirir.Âyin ve Ibadet Caynistler. ruh ve bedenlerini terbiye ederek vakitlerini geçirirler. Kutsal yazilan okuyarak. Hindu tanril arina bile dua ederler. Âlem ebe ir ve yaratilmamistir. rahip ve rah ibelerin elindedir. Önlerine lambalar ve tütsüler konur. Bazi Caynistler. Hindistan'daki bazi gelismeler sonucu XVI.SIHIZM 1. Hindui zmdeki Mutlak Varlik ve onun birliginin politeizm içinde kaybolmasi karsisinda. rahipler tarafindan degil. Ortada. Onun cennetleri ve cehennemleri vardir. lerinde üyeleri bulunmaktadir. ruh göçünden kurtulup nirvana'y a ulasabileceklerini ümit edebilirler. Yüzyilda ortaya duizm karisimi bir dinî harekettir.Nanak'in Hayati Sihizm. Mabetlerinde-ki ibadetler. reformcularin ortaya arttiklari fikirlere ilgi gösteriyorlardi. Önlerinde ilâhiler söylenir. gayelerinin gerçeklesmesini. günlük belirli ibâdetleri yerine getirir.

insanlararasinda esitl igi esas alan. yüce bir Tan ri'nin bulundugu" seklinde va'zetme görevi verildi.S. hint felsefes inden gelen "Maya" ve "Nirvana" tasavvurlarini benimsemis. Bunun yaninda o. önceleri. henüz genç iken. Islâmî f ikirlerden istifade eden Nanak. 1539 yilinda. bir kismi da kendi kültürlerinden kopamayarak Hindu izm ile Islâm'i uzlastirmaya çalismisti. 1500 yilina dogru. simdi Nankana Sahib adini tasiyan. Rivayete göre. yüksek sayilabilecek bir kasta mensup ailenin ve Hindu bir çevr enin çocugudur. Bu si rada bir zengin tarafindan serefine Ravi Nehri kiyisinda kurulan Kar-tapur Köyüne ye rlesti ve hayatinin son on yilini burada geçirdi. âdet ve kültürünü tasfiye etmek. O. 1435-1518) olmustur . 70 yasinda iken. hak ve adalet ölçüsüne dayanan. Bunun yaninda. tektir. Önce siya sî olarak baslayan bu hareket. Talvandi Köyünü (Nankana Sahib) ter-kedip Sultanpur sehrine gitti. sözle anlatilmaz. Kabir'den sonra aslin da Müslüman bir hükümdar olan Ekber (1542-1605). takvadan baska üstünlük tanimayan. Geride iki ogul ve çok sayida Sih (sa kirt) birakti. kast ayrimini reddeden. Nanak. Bu köyde yeni inancini yaymaya bas ladi. bir din kurma iddiasinda bulunmamistir. XV. O. Hinduizm'in örf. Ona göre Tanri. tenasüh fikrini kabul et mis. Islâm ile Hinduizm arasinda bir uzlasma z emini arama çalismalari baslamistir. putlara tapinmanin kötülügü. Faki r olmasina ragmen o. sultan ile köle arasinda fark görmeyen Islâm'in cihansümul esprisi Hindularin gönüllerinde ihtilâle sebep olmustu. putçulugu ve kast sistemini rtadan kaldirip Islâm ile Hinduizm arasinda orta bir yo! bulmak istemistir. 1469 yilinda. Hinduizmin bazi önemli kavram ve düsüncelerini muhafaza etmekle berab er. ebedîdir. orada Müslüman bir idarecinin hizmetine girdi ve senelerce bu görevini sürdürdü . onu sistemlestirerek bugünkü "SihiznV'in ortaya çikmasini saglayan Nanak' mkiydI. kardesçe sevginin önemi ve rehber olarak " guru"ya ihtiyaç bulundugu seklinde özetlenen bu dinî anlayis Nanak tarafindan herkese uygun bir sekilde sunulmus ve hayat nizami olarak sistemlestirilmistir. bir tek ve gerçek olan "tann"si hakki ndaki düsüncelerini yaymaya çalisti. heryerde hazir ve nazirdir. Bu konudaki vaazlariyle söhrete kavusan Nanak. M. Talvandi Köyünde dogmustur. Fakat bu denemelerin en ilgi çekicisi ve kalicisi.Sihizmin Dogusu Islâm'in Hindistan'a girmesinden sonra. Kuzey Hindistan'da vaazlarda bulunmus ve sinkreti st (uzlastirmaci) Sih hareketini ortaya çikarmistir. Nanak'in çocuklugu ve yetiskinl ik çagi. "bir tek Tanri" inancini yerlestirmeye çalismisti. O. mesafede bulunan.bu köyde öldü. Kabir/Kebir (M. vazifesini ve Sultanpur'u ter-kedip. ibadette ilâhî adin tekrar tekrar zikredilmesi. [106] 2. kendisine "Yaratici. bu köyde geçmistir. Bir kismi bu dine baglanmis. Hindistan'da bulunan bütün dinleri uzlas tirmayi denemisti. Yüzyilin ikinci ya risinda. [107] 3. Islâm'in bir tek Tanri ve on un sifatlari gibi bazi hususlarini benimsemistir. çesitli kastlardan insanlarin esitligi. dogmamis. Kabir (Kebir). Nanak'inki bunlarin en dikkat çekicisidir. Bunun üzerine Nanak. bu zahidâne gezilerinin birinde .lâm'in Allah inancindaki açiklik ve berraklik Hintlileri cezbetmeye baslamisti. daha sonra dinî bir veçheye kavusmustur. Tanri'nin birligi. Dinî reform konusunda. Islâm mutasavvif larinin etkisinde kalan Nanak. Bos zaman larinda da ormana çekilip düsüncelere daldi. korku ve düsmanliktan beri.S. bu köyü terketmeden önce evlenmis ve iki oglu olmustur. zâti ile kâim. görünmez. kutsa l yerleri ziyaret etti ve muhtelif din mensuplariyla tartismalara giristi. kendini kabul ettiren ilk büyük isim. Nanak.Nanak'tan Sonraki Durum . Kebir'in açtig i yolda yürüyen. politeizmi. dinî olmaktan daha çok felsefî bir monote zm içinde Hiristiyanlik ve Yahudilik de dahil. fakat avatara'lara inanmayi reddetmistir. Lahor'un güneybatisin a 60 km.

O. önce "Nanakpanthiler (Nanak taraftarlari) olarak adlandir ilmis ve bir müddet sonra "Sih" (Sanskritçe çirak veya tilmiz) adini almistir. Guru Govind Singh'in 1708'de ölümüyle sona erdi. Hargobind (Ö. guru Arjun'un zamaninda oldu. Tarak takilmasi (kangha) ve sarikla o nlarin intizaminin saglanmasi. Nanak'in yeni tezahürü ola rak görüldü. Nanak'in ölümünden sonra. Bahadur. halefleri arasinda Nanak'in telkin ettigi tenasüh inanci geregi. ziyaret ediliyordu. çogunlugu ilk. hükümdara isyan eden oglu Hüs rev yanlisi oldugu gerekçesiyle. Guru Hari K ishen. misyoner faaliyetleriyle taraftar kazanma yolunu benimsedi ve 4. havârî) olarak kendine halef tayin etti. Sihler kutsal kitaplarini Guru Granth diye de adlandird i. Onun zama ninda bu topluluk. Arjun'un ve babasi Tegh Bahadur'un ilâhilerini de içine alan genisletmeler yaparak metne son sekl ini verdi. Sihler içi n çok kutsaldi ve merkezî öneme sahipti. Bunun için gurularin hepsi. 1661). kendisini ziyaret edenlerin sakirt lerle birlikte yemek yemesinde israr etti. taraftarlarini "Khalsa" (Halsa) denilen bir cemaat te skilati içinde siki sikiya kaynastirmasidir. Pencap'ta kullanilan Gurmukhi kutsal metni Angad'a dayandirildi. Nanak'in 1539'da ölümünden sonra yerine 2.Nanak. guru Amar Das (Ö. Yine Arjun zamaninda Sihl erin kutsal kitabi olan Adi Granth biraraya getirildi. Ancak E kber zamanindakinin aksine oglu Cihangir devrinde Arjun. Diz altinda baglanan kisa pantolon giyilmesi ( kach). 8. Sag bilek üzerine çelik bilezik takilmasi (kara). Nanak'in oglu Sri Ch and'a uyanlar Udasis cemaatini olusturdu. guru olarak kisa bir süre görev yapti. Amrit-sar'da Altin Mabedi (Har imandir) yapim isini sona erdirdi. Bu gurularin tilmizleri. onun ruhunun sirasiyla kendini takip eden "g uru"ya geçecegi fikri ortaya çikti. Sahip ol duklari sistem de Batililarca Sihizm olarak adlandirila gelmistir (Kendileri "Gu rmat" kelimesini kullanirlar). alkollü içki kullanmaz. Islâmî usulle kesilmis et yemezlerdi. ölmeden önce. bu kitapta Sihle-rin dinî i nanç ve ahlâkî kurallari ortaya konuldu. Gobind'in baslica icraati. 1552'ye ka dar guruluga devam eden Angad. guru olarak Angad geçti. yakalandi ve cezalandirildi. T. O ve 7. Bu silsile. ken dilerine bagli Sihlerden zaman zaman ayri bulunmak zorunda kaldi. besi . ve sonuncu Guru olarak. sigara içmez. 1581). Sihleri askerî bakimdan güçlendirdi. Öte yandan dogum ve evlilik âdetlerinde S Ihlerin kendilerine mahsus törenler yapmalarini sagladi. Saç ve sakallarin kesilmemesi (kesh). Khalsa'ya girenler Pahul denilen bir takdis merasiminden geçmekte ve "k" ile baslayan su bes esasi yerine getirmektedir :1. amcasi Tegh Bahadur'u (Ö. 1675) 9. 3. en sadik tilmizlerinden Angad'i Sihlerin "guru"su (rehber. Sonunda yakalandi ve Delhi'de cezal andirildi. Yaninda havuz bulunan bu mabed. X. bir seri guru tarafindan idare edildi. Arjun zamaninda Kutsal Metin belirlenmis olmasina ragmen Gobind. Onlar. 1574) oldu. Arjun etkili bir hitabete de sahipti. Sihler arasinda birligi ve beraberl igi saglayan 3. Bu mabedin yapimina Ekber Sah'in verdigi araz i üzerinde Ram Das zamaninda baslanmisti. guru olarak Sihlerin basina geçti. 1664) . Cemaat ve inanç bakimindan en önemli gelisme Ram Das'i n en küçük oglu 5. Guru Har Rai (Ö. Nanak'in siirlerini topladi. Pencab'da ayak diredi. Kama tasinmasi (kirpa n). Iki yüzyila yakin bir süre cemaat. 10. Gobind' le birlikte guru silsilesi sona erdi. Bunlar sakal. Khalsa'ya pahu! merasimiyle giren üyelere "Sih adabi" açiklanirdi ve onlar "singh" ( aslan) olurlardi. 2. Ancak düzlük yerlerde onun askerî gücü Mogollarinkine denk degildi. babasi Arjun'un 1606'da ölmesi üzerine 6. Onun oglu Go-bind. Khalsa'ya kabul edilenler siki bir disipline alistirilirlardi. sarik gibi hususlari yer ine getirmemekle digerlerinden ayrildilarsa da yine Sih olarak kaldi. Cihangir ve daha sonra oglu Sah Cihan'a karsi askerî teskilatla nma yoluna gitti. Guru olarak tayin edip öldü. Ondan sonra damadi Ram Da s (Ö. 4. Bu s ebeple Himalaya eteklerindeki KIratpur'a çekildi. O. Âdi Granth. kendisine uyanlara artik Granth'i guru edinmelerini söyledigi için. Arjun. Bugün Gobind'e nispet edilen dinî ve felsefî yazilari içinde bulunduran Dasam Granth denilen ayri bir metnin bazi parçalari Sih ibadetinde ve diger bazi vesile lerle kullanilirsa da bu Adi Granth'la bir tutulmaz. hal ktan büyük destek alarak. 5.

Mabette sembol olarak Adi-Granth ve bir kiliç bulunur. Adi Granth'da gurularinkile r disinda Ferid (XIII. Sonunda Hint Devleti bunu kabul etti. Yüzyilin ikinci yarisinda Arya Samaj ve Hiristiyan misyoner faaliyetleriyle müc adele gayesiyle ve Britanyali isgalcilere karsi SI-hizm'in itibarini güçlendirmek için reform hareketleri baslatildi. 2. tek Tanri ve tenasüh inançlar i devam etmistir. bir tek Tanri'ya ve Adi-Granth adli kutsal kitaba. Gobind' e uyanlar. Seremonileri (âyin ve iba detleri) basit bir duadan. Sahajdhâriler (inancin bütün gereklerini yerine getirmek için vaki t isteyenler). Sihlerin ibadeti. Böyle faaliyetler Hinduizm'e geri dönüsü engelledigi gibi.Sihlerin Inançlari. Dinî kökleri Sri Chand'a dayanan Udasis cemaati de bu ikinci grup içind e yer almaktaydi. Britan-yalilarla iki harp sonunda yikildi ve ortadan kalkti (1849). üç dinî hüküm altinda toplanmaktadir: 1. Altin Mabedin havuzunda ibadet kasdiyla yikanirl ar. Ilk düzenlemede agirlik Nanak'tadir. Bununla beraber Ranjit Singh'in devrinde Sinlerin itibar kazanmasi sonucu. Sihlerin günlük ibadetle rinde merkezî öneme sahip sabah duasi da Nanak'a aittir. Bunlar. Gurdvara denilen mabedlerin idaresi uzun süre bunlarin elinde kal misti. özellikle bhakta'lar ve sâfiler'den alma ilâhîler de bulunmaktadir. bir nevi abdest almaktan (yikanmak) ve Amritsar'a "ha c" için gitmekten ibarettir.nci ve dokuzuncu guruya ait 6. Yüzyil ?). bir veya iki erkek çocuklarini Kesadhari olarak yetistirdiler. XIX. onlarin askerî politikalari sayesinde basarildi . Kabir (Kebir) (tah. XX. bir kimsenin fiillerin in gelecek hayattaki haline tesir edecegine (karma) ve ruh göçüne (tenasüh) inanirlar. Böylece yeni cemaatte güç çogunlugu. Khal-sa'ya girmeseler de büyük sayida Hindu kitlesi Sihlere katild i. [108] 4. 1440-1518) gibi Hindu ve Müslüman kaynakl ar. Çünkü mahalli Sih önderlerinden birçogu. o Khalsa'ya girenlere Singh (aslan) lakabini vermis ve Singhizm'i olu sturmuslardir. Ud asis cemaatinin kontrolündeki mabetlerin bu yari Hindu çevreden alinmasi. Hinduizm tarafindan yutulmaya baslamalar idir.Adi Granth'tan ve Guru Nanak'a ait pasajlardan ezber okunmasi. Kesmir'd e önceleri bunlar kuvvetli idiler. 1947'de Hindistan'in bagimsizligi üzerine Akaliler ve digerleri Pencap'ta ayri b ir Sih eyaleti Istediler. Gobind'in tuttugu yol bazi sosyal problemleri de beraberinde getirdi. Âyinleri ve Ibadetleri Sihler. çiftçi asan Jatlara geçti. Yüzyilda Sahajdhârî Sihleriyle ilgili kayda deger bir gelisme. Dinî ve içtimaî faaliyetlerinin merkezi Amritsar'd aki Altin Mabeddir (Harimandir). Böylece Sihizm ile Singhizm arasinda bir ayrim yapilmaya baslanmist ir. Dindar bir Sihin günlük ibadeti. Kesadharîler (tra s olmayan Sinler). Hinduizml e bütün bütün baglarini koparmak istemiyorlardi. basit ve sadedir. Bununla beraber Sihizmin ilahiyati pek degismemis. Sih askerî hâkimiyeti.000 ilâhiyi içinde bulundurmaktadir. Ranjit Singh'in (1780-1830) zamaninda. Pencap millî güçlerine dayan arak kurulmussa da bu Sih kralligi. Bu yüzden Gobind'in reformunun yerinde olup olmadigi gündeme gelmistir. Kesadharîler arasinda ayri bir Khalsa hüviyeti olusmasi sonucu. Ksatriya ve Vaisya gibi üst kastlardan olduklari için. Bu Khalsa ile baglantisini sürdürmekle beraber yeni cemaatin bes t emel alâmetini kabul etmeyenlerin durumu iki grup ortaya çikardi: 1. Akali Dal' in 1920'lerde kurulmasindan sonra. Nam Devir (1270-1350). Khal-sa'nin destekledigi okullardaki egitim-ögreti mi gelistirmek için düzenlenen SIgnh Sabha teskilati bunun örnegidir. .000'den fazlasi Arjun'a aittir. onlardan yeni katilmalara da firsat verdi. Bunlarin 2.

"Zo-roastrisme" olarak adlandirilmaktadir. 3. Hindularla. dogum ve evlenmelerde Hindu âyinlerine riâyet etmez.2. para ile karsilanir. üstra: develer demektir.Ailevî bir vecibe olarak her sabah toplanip Adi-Granth'tan herhangi bir yerin ok unmasi. Çocuklarini çocukluk çagindan itibaren sikinti li. Güzel develere sahip olan anlamini ifade eder. Bugün Hindistan'da 10 milyon civarinda Sih vardir. inanç ayriligi yüzünden. Bu din. ölülerini yakar. saç ve sakallarini tras eder. sigara ve sarap içmezler (simdi bu konuda oldukça müsamahakârdirlar). O.Zerdüst'ün Hayati Zerdüst kelimesi (Zoroaster). yasayan yildiz olarak nitelendirilir). Bundan dolayi bugün. daya ndigi tek tanri Ahura-Mazdah'a nisbeten "Mazdeizm" de denilir. yorucu bir hayata alistirirlar. bir peygamberdir. Babasinin adi Puru sesb. [110] 1. Inege saygi inancini deva m ettirirler. d ogru. M. Trasli ve trassiz olmak üzere de ikiye ayrilirlar. Sihler.Tapinaga (gurdvvara) ibadet için gidilmesi. Bu dine. fakat genelde et yemekle. brah-man'a ihtiyaç duymaz ve Veda'lara basvurmazlar. soylu ve mütevazi bir ailenin çocugudur. Onun soyu "ilk insan"a dayanmaktadir. Evlenmelerde Adi-Granth'dan metinler oku nur. talim ve terbiyeye önem verirler. aralarinda zaman zaman tartismalar olmaktadir. Halk d ilinde Zerdüst. Hindular gibi. Sihizmin inanç ve ibadet usullerinde mezhepler arasinda bazi farklar vardir. Sihler. [1 09] H.Ö. K ast yapisina dikkat etmeden evlenirler. ona bir hakîm veya saman olarak bakanlar da vardir. farkli bir cemaat teskil eden Sihler. Zarathustra'nin Yunanca karsiligidir (Zarath: güzel. anasinin adi Dogduye'dir. tasimacilik. Hind'in meshur iyi kalite yünfü kumaslarini ve atesli silahlarini bunlar imal ed erler. Sahislara karsi islenen cinayetler. 570 olarak tahmin edilmektedir. Hindu lardan tamamen ayri. fakat geride kalan dul kadinlarini yakmazlar . Bati'da Zerdüstîlik. Iran dinleri üzerinde önemli bir etki birakmistir. Tekt anrili bir inanç telkih ettigi için onu bir peygamber olarak kabul edenler bulundugu gibi. Askerlik yaninda ziraata da önem verirler. Zerdüst'ün dogumu. Gatha'lar diye adlandiri lan kutsal metinler ona dayandirilir. siyaset. Fabrika sahibidirl er. Azerbayc . Zerdüstîler ise söyle inanmaktadir: Zerdüst. Zerdüst. Hindulardan ayrilirlar. en dikkat çekic isi Zerdüstîlik'tir. Nanak'a tabi olup Khalsa'ya dahil olmayan lar. egitim ve ekonomi alanlarinda söz sahibidirler. Onlar Hindistan'in en Iyi at binicileri ve as kerleridir. Ölüm cezasi. Khalsa'ya dahil olanlar uzatirlar. adini kurucusundan alir. Hindistan'in koruma ve güvenlik görevlilerinin çogunlugu nu Sihler olusturur. spor. Sihler. hem en hemen hiç uygulanmaz. Sayilarinin azligina ragmen ask erlik.ZERDÜSTÎLIK Iran dinleri içerisinde. Kurucusu Zerdüst'tür. tek Tanri inanisina yer vermesi bakimindan. dul kadin ve erkeklerin evlenmelerine izin verirler.

Zerdüst'ün sözleri sayilir ve hususî bir saygi görür. Ögmek. yalvarmak anlamina gelmektedir. Insa noglu. feristehler (melekler) hürmet etmistir. 22 fasildir. "Yest". 3. Gathalar'in temel konusu Tann'dir ve Ahura Mazdah olarak isimlendirilmistir. Ave s-ta'daki Gatahlar. Avesta. Ustud Gat. sonra. Iyilik ve Kötülük diye adlandirilan iki aslî ru ilkine "Spenta Mainyu". 2. Iran'da etkisini sürdürmüstür. Zerdüst. Avesta'nin büyük bir kisminin dili pek güç anlasilir. yikanmak esaslari da Videmdat'ta belirtilir. Bundan sonra Ahura Mazdah onu. siir halinde degilse d e ölçülü. Otuz yasinda ona peygamberlik görevi verilmistir. yemin etmek. Yüce Tanri olarak telkin ettigi Ahura Mazdah ile yakin irtibati bulundugunu ilân etmistir.an'da dogmustur. çesitli t anrilara yöneltilen ilahiler yeral-maktadir. Dili Pehlevî'dir (Eski Farsça). Zerdüst. Avesta.Zerdüst'ün Getirdigi Dinî Prensipler . herseyin ilmini ögretmistir. Gatha'lar. [112] 3. ona yildizlarin ve gezegenlerin hareketinden haber vermis. Vonu Hister Gat ve Vehis tvet Gat olmak üzere bes tanedir. Yeryüzünün yaratilisi. Spentmed Gat. esta'nin eski metinleri ve kisimlaridir. Sapur II (309-380) zamanin da biraraya getirilmistir. iyilik ve kötülük. içindekileri çikarip temizlemis ve yerine koymustur. herseyden elini çekmesini ona tenbih e tmis ve onu cennete götürmüstür. 338 kita. insanlari "Hayir Dini"ne davet etmekle görevlendirmistir.Gathalar-Avesta Zerdüst'ten sonra yine çoktanrili inançlar yayilmissa da ona nis-bet edilen kutsal Gat ha'lar. iyilikle beraberdir. Melekler. orada. bu iki ruh arasindan birini seçmeye mecburdur ve bu seçimi onun kaderini etkil eyecektir. Esnud Gat.Yest: Yest. temizlik. Gathalar. Tanri. sonra tanri Ahura Mazdah'in huzuruna çikmis ve "HAyir Dini"nin hükümlerini ögrenmistir . dinî merasimlerde o kunmaz. Eski Iran'in ve bugün Hindistan'da yasayan Iran asilli Parsîlerin kutsal kit abidir.Yesna: Dinî törenlerde okunan ilâhîlerdir. Gatahlarin tamamin in 17 fasil. Ona. seytanlara karsi t ilsimlar ve temizlenme kaideleri bu bölümde yer alir. Yesna kelime ailesindendir. sairane ve yüksek hayalleri ihtiva etmektedir. "miraç yolculugunda n sonra maddi aleme. Ahtfra Mazdah 'in bu iki ruhla alakasini bugün pek iyi bilemesek de o. gününde. ahdini b ozmak. cennet ve ce hennemi göstermis. Zerdüst'in gögsünü yarmis. Taraftarlariyle Aivitak suyu kenarinda halvete çekilmistir. Tanri'yi ögme. Pehlevî dilinde Gatah'nin her siirine "Gas" denir. Zerdüst . Ona göre âlemde mücadele eden. vaadini tutmak. [111] 2. Ürdi Behist ayinda. Anahita gibi tanrilara tekrar tapinmaya basladi.Videvdat: "Seytanlara karsi kanun" diye de adlandirilir. Avesta (hikmet. bilgi anlaminda). iyi güçlere ve meleklere (feristeh) yakaristir. onun karsi çiktigi Mitra. üç bölümden olusma ktadir: 1. bir gece sabaha karsi "miraca" çikmis ve ruhani yükselmenin sonuna varmisti r. Günümüzde "yestler". Zerdüst'ün ölümünden sonra insanlar. Halvete çekildiginin 45. ikincisine "Angra Mainyu" denilir) vardir. Zerdüst'ün Gatha-lari bu bölümdedir. 896 misra ve 5560 kelimeden ibaret oldugu belirtilir. Bu bölümde. kendisine verilen kutsal kitap Avesta ile dönmüs ve getirdikler ini teblige baslamistir. Vohumenah (Behmen) denilen melek gelmis.

Günah. Zerdüst'ün. daha sonralari Ormazd sekline dönüsmüs ve Islâm kaynaklarinda da "Hürmüz" olarak ye lmis olan Ahura Mazdah'a ibadeti telkin etti. Zerdüst'ün kurban kesimi ile mücadelesi bu sebebe dayaniyordu. iyiligin nihâî galebesine yardim eder. kurban kesilirdi. ölümden sonraki muhakeme ile ilgili telkinleri vardir. Dinsiz. yalanin. h erkes "Ahura Mazdah'in Ülkesi"ne girecektir. Islâm kültüründe. ates kötüleri temizleyecek ve seytanlarla bütünlesenler hariç. Tevazu (veya Dindarlik). bütün Ölüle r tekrar vücutlarina kavusacak ve bir yerde toplanacaktir. onlari yatis tirmak üzere. onun nuru atesin ihtiva ettigi yaratilmamis bir isik olarak düsünülmüs ve böyle ce ates kültü gelistirilmistir (Mecusîlik). Zerdüst. ezelî ve ebedî. A hura Mazdah'dir. ölümden sonra dördüncü gün muhakeme edilmektedir. Âlemin gayesi. fesat) vardir. Onun getirdigi din. kötülügün kaynagi sayilmistir. Indus nehrinden Ege Denizine kadar yayila n bir Yüce Tanri'ydi. tabiat kanunlarini koyan. Saosya nt denilen kurtaricinin dogmasiyla gerçeklesecektir. Bunlara Amesa Spenta'lar (Kutsal Ölümsüzler) denilmektedir. Onlarin kurbanlardan çikan bugu ile beslendiklerine i nanilirdi. Insanin iyilik tarafini seçmesi gerekir. Insanin bu seçimi. Kötülük ve düsman Angra Menyu'dur. o gölde bulunan Zerdüst'ün tohumuyla gebe kalmasi sonucu dogacaktir. sigir eti yemeyi de yasakladi {Hindistan'da da bu yasak vardir. güçlü. tektanriya dayanmaktadir. Zerdüst. Ahura Mazdah. ahlâkî emirlere uyma esastir. iyilik ve aydinliktan olusan "Asa" (Âlem Nizâmi). kiliç yüzü gibi olmakta ve dinsiz cehen düsmekte. Islâm ile Yahudilikte ise domuz eti yemek yasaklanmistir). feristehlere (meleklere) hürmet. ötek i tarafta da suç. alti Amesa Spenta'ya sonradan kat ilan "Itaat" yo! gösterir). O. gelecek bir "âlemsümul muhakeme"den de bahsetmistir. Di kimse ise geçmekte ve cennete ulasmaktadir (ona. Zer kte. bu güce men" denilmistir ve o. inanci"ni getirmistir. kötüler cehenneme gidecektir. "deva" denilen ve Ehrimen'in avanesi olan seytanlara. Zerdüst'e göre bir tarafta sagduyu. insani kötü güçlerin esiri kilar. Böylece itaat ruhu zafe re ulasacaktir. Ahura Mazdah'a inanan larin ruhu. önce Çinvat Köprüsünden geç rü. Ahura Mazdah (Hakîm Rab anlaminda). Ilk insan Gayomart'in kemikleri hayat kazanacak. Bütün bu isler. Zerdüst'ten önce ol dugu gibi. bu âlemden ötekine götürmektedir. kötü güçlere (seytanlar gibi) lanet ve iyili kte yaris gibi konulari ögretisinin temeli yapmistir. Çinvat Köprüsünün ortasi. bütün âlemi sivi sekilde doldurduguna inanilan hayat tanrisi idi). dogru yasama. Iyiler. Ondan önce Iranlilar. Eski Iran'a "tevhîd. iyi düsünce. kötülügün hakikat tarafi dan yenilmesidir.Ö. Âlemdeki maddî ve manevî nizami yaratan. anarsi. Adalet (veya Hakikat). Ahura Mazdah'in yaninda alti bas melek bulu nmaktadir. 500'ler) ve takipçileri tarafindan Bati Asya'ya getirilen ve b irkaç yüzyil içinde Turfan'dan Habesistan'a. Kendinden üç bin yil sonra Eh rimen'in gücü zeval bulacak ve hakikat-adâlet ülkesi kurulacaktir. Ilâhî Irade Ülkesi. Ahlâkî emirler. Ahura Mazd ah'a ibadet. herseyi v areden bir "Iyilik Tanrisi"dir. O. çesitli veçheleri ve fonksiyonlari olarak telâkki edilmektedir. Böylece ölüler in dirilmesi baslayacaktir. Ahura Mazdah önce manevî bir varlik olarak kabul edilirken sonralari.Zerdüst. yetkin. öteki dünyada sonuç ve recektir. Böylece onlara ibadet edilmis olurdu. fazilet. kötüler ayrilacak. köttilük ve karanligi içinde bulunduran "Drug" (yalan. ates ve erimis maden ile olacaktir. âlemin tanrisi Idi. Daryus (tahminen M. sonra bütün yarat ar ates irmagindan geçecek. bu köprüden geçemeyip cehenneme düsmektedir. Ahura Mazdah'in sifatlari. Mükemmeliyet ve Ölümsüz seklinde. Cehennemde üç gün kalinacak. bir kisim tanrilara tapinmakta ve rahiplerin hazirladigi uyusturucu bir kutsal içkiyi içmekle uygulanan Haoma kültünü devam ettirmektey diler (Haoma. Iyi Akil . iyi söz. ancak iyi insanin ruhu geçerken genis tarafi dönmekte ve o da geçme imkâni bulma ktadir. iyiler cennete. Kansava Gölünde yikanan bir ba kirenin. Zerdüst'ten önce. Zerdüst. Bunlar. Muhakeme. herseyi gören bilen. iyi is . insanlari düzeltmek ve dünyayi kurtarmak üzere faaliyete geçtigi zaman. O. Zerdüst.

Özel âyinler gerektirir. bu hücreden evlere a linan ates artik söndürülmezdi. nefesle kirletilemezdi. Böylece Zerdüst'ün yasakladigi seyleri yapiyorlardi. Zerva nist Mecusîlik. âyinle temizlenmis odunlarla beslenir. yabancilara misafirperverlik. I. Partlar (M. III. Temiz hayvanlari. Onunla ilgili çesitli efsaneler yayildi. Zervan (Zurvan). hangisini Zerdüst'ün getirdigi konusunda büyük bir güçlük içindeyiz.diye özetlenir. diger inanç sekillerinden etkilenip degistigi kadar. Ragha'da Zerdüstîlik. Ehrimen. Bu hücredeki kutsal atese insan eli degm ezdi. Mecûsîler. Zerdüst. B unun yaninda.Zerdüst'ten Sonraki Dinî Hayat ve Mecusîlik Zerdüst. Dogu Iran'da yasamisti. zamanlarin sonunda Zerdüst'ün ikinci defa yeniden gelecegi fikri ortaya atildi. Avesta 'da bu rahipler. Ancak Zerdüst'ün telkinlerinden de uz aklasilmaya baslanmisti. Böylece Ahu ra Mazdah'a tapinmayi. bütün lekelerde n uzak kalma. irade ve ameli esas alan Mazdeizm.[114] Müslümanlarin I ranlilari "atese tapicilar" seklinde nitelendirdiklerinde ates kültü. çesitli Iran dinleri birbiriyle mücadele halindeydi. Iran kabileleri içinde gittikçe artmistir. dinî temizlik idealini atesle sembollen-dirdiler. Gatha'larda Angra Mainyu diyor) yaraticisi olarak kabul ediliyordu.Ö. insan iradesine dayanir. Bu üçlemeye Zervan. Bu devirde bir üçleme mevcu ttu. Zerdüstîlik {Mazdeizm). Eski Iran tanrilari Mitra ile Anahita'ya da tapiniyorlar. Yüzyil). özellikle köpekleri öldürme büyük günahtir. Maniheizm'i yasakladi .Ö. Kabîle dinlerine ait "Yazata'lar" da tanri edinilmisti. Ahura Mazdah'a tapinmak. onlari etkileyip degisti rmistir. kültte önemli bir yere sahipti (Partlar'da ayrica Man-deizm ve Maniheizm seklinde iki din daha va rdi). Masa ve kürekle atesi besleyen rahipler. Islâm kaynaklarinda Hürmüz) ve Ehrimen'in (Zerdüst. kirlenmeye yol açar. kanli kurban sunuyorl ardi. Bununla beraber. sigirlara bakrria. Eski ates tapinaklarinin yikintilari nin incelenisi sonucu. yasaktir. "ates yakan" seklinde nitelendirilir. Mitra. topragi sürme. Zerdüst'ün telkinlerinin yayilmasi. eski Ârilere dayanir. ellerine e ldiven giyer. Bu kült. bir Med rahip sinifinca yürütülüyordu. Mecûsîler. [113 4. Ahamenidler {M. Zerdüst'e yer vermekle beraber. cömert davranma. bu üçlemenin kar sisinda yer aliyordu. zaman tanrisi olarak kabul ediliyo rdu. Boga kurbani. sikici seyleri imha da faziletli is lerden sayilir. aslinda Zervanist'ti. zaman ve âlemin devreleri konusunda oldukça zengin bilgilere sahipti. Ohrmazd (Ah ura Mazda'nin Pehlevîcesi. Zina. II. Onun iyilik ve kötülük prensibi. Behram.S. Bati'ya dogru yayilirken Ragh a {Tahran yakininda) bu dinin merkezi olmustu. Iran dinî yapisi nin en göze çarpan özelligini teskil etmekteydi. ölümden sonra ahlâkî emirlere göre ceza veya mükâfattan bahseden ilk dinî lider ak nitelendirilir. Zer düstîlik ile Zervanizm arasinda bir sentez kurmuslardi. Bugün Eski Iran dinî elemanlarinin hangisinin Zerdüst öncesi veya sonrasina ait oldugu. Zervan (Zurvan). Ohrmazd ve Mitra (Mihr) girmekte idi. Zerdüst'ten sonra rahipler. kurtarici olarak görülüyordu. Bunlara Mecûsî (Maci'ler) deniliyordu. Bu telkin ler. günümüzdeki operatörlere benzer bir kiyafet tasirlar di. Fakirlere. rdüst sonrasi Iran'da önemli bir kült haline gelen ve Islâm kaynaklarinda o bölgenin inançla ini ifade için kullanilan ates kültünün {ates pe rest I i k) Zerdüst'ten önce de merkezî bir me sahip oldugunu biliyoruz. Bazi cinsî konular ve ölü bedenine temas. insanin aktifligine da yanan bir dindir. Maniheizm ve Mitraizm bunlardandi. agizlarini örterler. Yüzyil-M. Kutsal hücredeki ates. Zervanist idi. 550-331). bir salon halindeki ates hücresinin gün isiginin sizmasindan korunmus bir sekilde yapilmis oldugu görülmüstür. Sâsânîler devrinde hükümdarin saray inda millî birligin sembolü olarak kutsal bir ates gelenegi vardir. Sasânîler devrinde (226-650).

Ölüler. Terasinda çiplak ölüler sira halinde yatirilir. ne de Iran'a dönebilmistir. Hattâ XIX. cin. VIIL Yüzyildan itibaren Hindistan'a göç eden Iranli'lardir. Müslüman oldu. Siî Imam ve Mehdî-yi Muntaza r (Beklenen Mehdi) doktrinlerinde. yüzyildaki reform hareketi kendini göste rdi. Parsîler. Kendilerine mahsus Zerva nist gelenek içinde Zerdüstîligi yasatan Mecûsîler oldugundan.. oturülmayan. yüzyilin ilk yarisinda Brita nya usulü ögrenim Bombay'a girdiginde Parsîler hizla bu kültürü benimsediler. Bu kuleler. Daha sonra ticaret m erkezi Bombay'a geçince onlardan çogu buraya göç ettiler. Bu toprakl arda ortaya çikan Islâm mezheplerinde eski inançlarin izlerini bulmak mümkündür. tedricî olarak tuttu. Ze rvanizmin bir hayli elemaniyla karistirilmis ve benligini kaybetmis bir bakiye i di. Onlarin kaldiklari önemli bir merkez Surat yakinindaki Nausari'dir. ancak Parsîler bu defa ne baska bir yere göç etmisler. Sapur II zamaninda "Avesta" yazdirildi. Sasanî Imparatorlugu Müslümanlar tarafindan ortadan kaldirilmakla beraber. Bu âyinler. XIX. zaman. Iran. Yüzyilda Iran'da kalan Ceber'lerle temas kurmus. daha sonra da simdi kaldiklari diger yerlerde ikamet ett iler. Kültün tapinaklari vardir. Hindistan'da yerlesen Parsîler. rahipleri n nezaretinde yürütülür. dervis geleneklerinde bu görülebilir. Bununla beraber bazi yo rumlarla eski gelenegi savunanlar da vardi. Ancak bu. Hindistan'a gelmelerinden bu yana ticaretle ugrasan bir topluluk olarak kendi in ançlarini da büyük bir muhafazakârlikla devam ettirmislerdir. Cebriyye'de (Iran'da kalanlara "Ceber" denildigi hatirlanmalidir). Yüzyilda Pehlevî dilinde eski metinler düzenlendi. Bu tapmaklara Parsî olmayanlar alinmaz. akbabalarin etl erini gagalamasi ve günesin kemikleri kurutmasi sonucu bu kemikler. Simdiki Parsîlik. Iranli anlamina gelir. Böylece topragin kirletiimedigine inanilir. Sasanîlerin mahallî kabilelerinde. Kuleler. Böylece ticaret ve imalatta önemli bir durum kazandilar. silindirik yapila rdir. Sonra XIX. Yeni arastirma ve incelemeler sonucu. Gerçi Müslümanlar daha sonra Hi distan'i da fethetmislerdi. Hindistan'daki Parsî toplulukla ri. Yüzyilda takvimden kaynaklan an bir mezhep ayriligina yol açti. Mecûsî gelenegi nin Mobat'lari varliklarini korudu. seytanin top oynadig . bu din böylece Sasanî Imparato lugunun devlet dini oldu (Erdesir zamaninda). Günde bes defa atesin temizligini korumak için temizleme âyinleri yapilir.Parsîlik ve Günümüzdeki Ates Kültü Parsî. kuvvetli monoteist karakterlidir. Parsîler. endüstriciler ve bankerlerdir. Zerdüstîl igi kati âyincilik ve sekilcilige düsürüp yayilmasini durdurdu. Onlarin büyük b ir kismi simdi ileri gelen tüccarlar. önce Kathiavar'daki Diu. sonra Gucarat'taki Sencen'e. Pehlevî literatürünü getirtebil-mislerdi. Böylece Sapur II zamaninda tertiplenen Avesta. Merkezi âyine dayanan tanri semb olü atestir. sehirden uzak "Dakhma" denilen ölü kulelerine (sessizlik kuleleri) birakil ir. 4-5 metre yüksekliginde. rahip zümresinin âyin tarzinin Avesta'ya uygun olmadiginin belirlenmesi üzerine bu yola gidilmisti. eski materyalle genisletilmis oldu. XV. bu dinî gelenegi devam ettirirler. Ancak bu dinin mensuplari gittikçe azaldi. kulenin içinde d epolanir. gök ve k aderin her seyi kontrolü altinda tuttugu. ancak eski Iran gelenegi de tamamen ortadan kalkmadi. öte yandan da mecazî açiklama yollariyla muhafazakârligi sorgulayan teösofik egilimler agirlik kazandi. 641'de Müslümanlarin Iran'i fethetmeleri sonucu . bir Hindu kasti gibi teskilatlandilar. Cemaatte bir yandan dünyevîlesme. Reform. Zervanizm. Yirtici kuslarin. Onlar. Ancak bu. insanin takdir edilen karsisinda bütün bütün güçsüz dugu telkiniyle Islâm dünyasinda daha sonra görülecek Cebriye durumuna düstü. saf bir Zerdüstîlik degil. eski Fars gelenegini yürüten ates kültü rahipleri "berb tlara karsi Mecûsî gelenegi rahipleri "mobaflar üstünlük kazandi. önce XVIII. Bununla beraber bu gelismeler. Bundan dolayi. necis sayilir. parçalar okunur. Surat. Sunu ve kurbanlara rilir. B atili tüccarlar için önem kazaninca Parsîler maddî refaha kavustular. Özellikle Bombay'da oturan Kuzeybati Hindistan'daki Zer düstî topluluguna bu ad verilir. Onlar. Iran'da kalip inançlarini d evam ettirenlere "CebeHer (Geber'ler) denir. [115] 5. Âyinlerde Avesta'dan ilâhîler.

din ve literatürüyle ilgili çalismalari baslatmistir. eski Iran dinî gelenegindeki Haoma veya benzeri Hint gelenegindeki Vedi k Soma'dan rahiplerce ilk sikmayla elde edilen aci bir bitkinin suyu olan ve yin e "haoma" diye adlandirilan sivinin takdimesi gibidir. Bunlardan ikisi birbirine yakin ifadeler tasimaktadir. Dakhmalar'dan korkar. Bazi Hadislerde. âyeti söyledir: "Süphesiz inananlar. Iyilik. Parsîlerin az bir kismi diger dinlere dönmüs. Atala rinin sahip oldugu "dini" terkederek tevhid esasina dayanan bir dini savunmaktan dolayi Hz. Yahudiler. 3. 1772'de Anguetil du Perron. sabip olduklari dinlerin neleri içerdigini ortaya koymak günümijz içi n oldugu kadar. bir Parsî Avesta nüshasini Fransa'ya getirerek. Bunun yaninda. Sabiîler günümüzde. Parsîlikte ayrintili takdime veya kurbanlar bir sistem içinde yürütülür. Irak'ta. yasayan dinlerden oldugunu ortaya koymaktadir. Hiristiyanlar. ayetlerin digerinde de Inananlar . Yahudilerden.[121] Kur'an'da isaret edilen Sabiîler'e Islâm öncesinde Araplar'in degisik anlam ve mâna yükled ikleri anlasilmaktadir. Hiristiyanlardan ve Sabiîler'den. Ahlâkî prensipler üç maddede Özetlenebilir: 1. yardima önem verilmesi bu toplulugun ögretim ve sosyal refahini artirmistir: Caynistler gibi Parsîler de kast sisteminin disindan evlenmeme gibi bazi özellikler ini benimsemislerdir. Halk. Muhammed'e ve ashabina " sabiî" dedikleri nakledilmektedir. Inananlar. [116] I. Al lah'a ve Ahiret Gününe inanan ve iyi isler isleyenler için Rablerinden ecirler (karsil ik) vardir. "dönmek". "meyletmek" ve "degismek" anlaminda sabiî d edikleri kaydedilmektedir. "meyletmek" anlamlariyla irtibatlandirilmistir. bir Dinler Tarihi kitabi için de önemlidir. Mecusîler ve "ortak kosanlar" ile beraber zikredilmekt edir.Genel Bilgi[117] Kur'an-i Kerim'de üç ayette[118] Sabiîlerden bahsedilmektedir. "degismek". Avrupa'da eski Iran kültür. Hayatini dogru sürdürme. Yahudiler.[122] . Yapilan arastirmalar Sabîl ik'in mensubu az da olsa. Bugün Sabiîler'in sayisi 20. Bakara Sûresi'nin 62. Bu isimlendirme "sabiî" kelimesine yüklenen. Onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir". Bu ayetlerden ikisinde Sabiîler. Ortadog unun erken dönemlerinde önemli bir "dinî inanç" olarak yasamis oldugu anlasilan Sabitler in günümüzde sayisi oldukça azalmistir. Araplar'in Hz. Hiristiyanlar ile. Karun irmagi boylarinda yasamaktadir.SABÎLIK 1. Bunun için Sabiîler'in dinî in anci olarak bilinen Sabiîlik hakkinda bilgi verilecektir. "dönmek".[120] Kur'an'da sadece üç ayette kendilerinden bahsedilen. Muhammed'e (sas)de.i yerlere "sessizlik kulesi" derler. Iyi is (huvarsta). Firat ve Dicle irmaginin birlestigi bölge ile Iran'in Irak'a yakin kisminda.000 civarinda tahmin edi lmekledir. Iyi söz (hukhta). Iyi düsünce (h ). Bu takdime ve kurba n sistemi. ahlâk v e temizlik kurallarina bagli kalma "asa" diye adlandirilir (Vedik "rta" terimiyle esanlamli). "ortaya çikmak". Bugün sayilari Hindistan'da birkaç yüz bin kadardir. 2. bunun disinda inanç ve ibadetleri n tarihi gelisimleri hakkinda ne Kur'an'da ne de Hadislerde bir bilgi olan Sabiîle r'in kim oldugunu. fakat çogunluk günümüze kadar varligini devam ettirebilm istir. Bununla beraber Avrupali'larla evlenenler vardir.[119] Kur'an'da adi geçe n Sabiîleri. Ahura Mazdah'in Amesa Spentalari denilen alti sifati (veya melegi) arasindan biri Ardibehest seklinde Tanri'nin kozmik yaratici düzenini ifade eder k i asa da bu düzenle ilgilidir. Bagdat ve B asra gibi sehirlerde de daginik sekilde yasayan Sabiîlere rastlanmaktadir. "Ehl-i Kitap" dinleri arasinda saymak uygun olacaktir. Dakhmalahn özel hi zmetçileri vardir.

/ 786-833 M. Sabiîler. kutsal kitaplarini çok siki bir gizlilik içinde korumusl ardir. Bu literatürün dili. Bu dilde sabaa. Kutsal metinleri yazma isi rahiplere t ahsis edilmistir. (Bundan dolayi Sabiîlik oldukça karisik ve karmasik bir dinî yapiya sahiptir. Kutsal metinlerde yazili olan ögretilerin yabancilar tarafindan görülmesine iyi gözle ba kilmamaktadir. kim tarafindan kuruldugu veya yayildigi açik ve net olarak bilinmemektedir. Bir din kurucusu. Sabiîlik'te önemli bir sahsiyet olarak kabul edilmekte. Kur'an'in vahyedil-digi dönemde dinî b ir topluluk olarak Sabiîler'in varoldugunu göstermektedir. Bu a nlayis dolayisiyle Sabitler. deri üzerine yazmak yasak oldugundan. Sabiîleri'in dili sayilan Mandence'dir. günümüz bakimindan tasimaktadir. ilâhî mesaji kendilerine getiren bir "elçi". komsularindan ayri olarak yasamakta ve "kapali toplum yapilari"ni korumaktadir. peygamberi yoktur). dinlerin i lk tipidir ve Hz.) olmus ve bu konuda degisik rivaye tler nakledilmistir. Bu statü alife Me'mun zamaninda (170-218 H. Birbirine zit gibi görünen birçok konu yu bira-rada bulundurmaktadir. Bu kaynaklara göre Sabiîlik.J3ünmüzde de Firat. Nasil dogdugu. Sabiîler'e göre Sab iîlik "Isik Elçisi"nce ilk insana ögretilmis ve ondan sonra nesilden nesile aktarilara k günümüze kadar ulasmistir. "vaftiz olmak" (boy abdesti almak) g ibi anlama gelmektedir. Yazmada kullanilan mürekkep özel olarak hazirlanmakta ve kullanmad an önce kutsanmak-tadir.Kur'an'da ve Hadislerde Sabiîler'in yer almasi. Yahya. Bu durum rahiplerin para kazanma istegine baglanmistir (Rahipler için k utsal metinleri yazma bir geçim vasitasi olmustur).Ö. SabiîlerIn dili Mandence'dir. Sabiîlik'te bir din kurucusu. Sabiîiigin Kutsal Kitabi Ginza' da. onlar hakkinda degisik görüs v e kanaatler olusmasina yolaçmaktadir. Sabitler. bir peygamber sözkonusu edilmemektedir. Ancak Hz. Mandence'yi sadece ibadet dili o larak kullanmaktadirlar. M. "dogrulugun peygamberi" ve "ilâhî elçi" olarak tanimlanmaktadir. Adem için bir evlilik düzenlendigi. Kutsal bilgilerin ehil olmayanlara gösterilmesi "zindiklik"tir. Sabiîlik. bazi ibadetleri uygulayan ve ögreten bir rehber. Bu durum da.Adem ile birlikte ortaya çikmistir. Buna sebep Kutsal Kitaplarindaki bilgiler göster ilmektedir. Bunl ardan Sabiî kaynaklarindaki görüsler. onun egitildigi ve kendisine bir kadin bahse dildigi ve ailesinin çogaltildigi yeraimaktadir. hem Sabiî literatüründeki bilgiler hem de Sabiîler'in gizli ve kapali toplum yapilari sebep olmaktadir. Ibadetlerde kullanilan Mandence'nin manasini bilen ve a nlayan çok azdir. Zaten Hicrî ilk yüzyilda Sabiîl er. Rahiplerden sadece bazisi ibadetlerde kullanilan Mandence'yi anl ayabilmektedir. Çünkü esas olan nasil inanilmasidir. 2000'li yillarin öncesine dayanan bir geçmise sahip oldugu tahminler aras indadir. Sabiîiigin ilk defa nerede ve ne zaman ortaya çiktigina dair çesitli görüsler vardir. Dicle ve Karun nehirlerinin ken arindaki kasaba ve köylerde yasayan Sabiîler. Ya hyayi. Siradan Sabiîlere kutsal metinlerin okuyup yazilmasi ögretilm emektedir. Müslümanlarin hakimiyeti altina girmis ve onlara zimmîlik statüsü taninmistir. Bundan dolayi sabiî kelimesinin "dönmek ile iglili degil bu " boy abdesti almak" anlamina gelen sabaa kelimesiyle ilgili olacagi ileri sürülmekted ir. Buna. inançlarina dayanak yaptiklari için. genis bir dinî literatüre sahiptir. Günlük konusmalari Arapça olan Sabiîler. kutsal metinlerini genellikle papirüs ten veya metalden levhalara yazmislardir. bir ögretmen ve "kötii güçleri" yenebilmek gayesiyle "isik yolu"nu izleyenler e kytsal metinleri teblig eden bir tebligci olarak kabul etmektedir. [123] 2.Kutsal Kitaplari ve Kitap Anlayisi Sabiîler. .

Bu kitapda genel olarak. Bu özellikler. en yücedir" ifadeleriyle son bulmaktadir. ayni zamanda Yüce Varligin niteligi. ruhun kurtulusu ve "öbür dünya" ile ilgili konulari ihtiva etmekte dir. Digeri. Sihir ve büyük ile Ilgili metinler. karanlik güçlere ve düsmanlara kasi koruyucu sifa ve iba releri ifade eden metinlerdir. ölüm ve ölümden sonraki hayat gibi temel esaslar akla gelmektedir. Sabiîler'in diger önemli bir kitabi da "Yahyanin Ögretileri"dir (Drasia d Yahya). karanligi . "Ruhlar Kitabi" da denilmeke-dir. "Isik Alemi" olarak bilinmektedir. bütün varliklari vareden bir "Yüce Varlik" inanci vardir. dinî törenlerl e ilgili bilgiler vermektedir. mitolojik ve kozmolojik konulari içermektedir. Bu temel ögreti. kara büyü ve insanlara musallat olan seytanî ruhlara karsi yapilmis büyü bozma veya kötülüklere karsi iy i ruhlari çagirma mahiyetindeki sifreli ifadeleri ihtiva etmekteidir". bilinmez Yüce Hayafin gücü ve ismiyle". Sabiîlik'te. Sag Ginza.Sabiîler'in en önemli kutsal kitaplari Ginza'dir. bu konuyla ilgili Ifadelerin sifreler seklinde olmasi gösteril mektedir. "hayat" inancidir. rahipler ve rahip adaylarinin kavray abilecegi özel ve gizli bilgilerdir. "Hayafin ne oldugu su sekilde belirti lmektedir: "Bütün islerin ötesinde olan kudretli. genellikle hastal iklara. Sabiîligin kutsal kitabi Ginza'da. Bu k itap.törenlerde okunmaktadir. Sa biî literatüründe "Hayat"m ne oldugunu net olarak ortaya koymanin zor oldugu belirtilm ektedir. Sol Ginza ise. Bir dinde inanç esaslari denilince Yüce Varlik (Tanri). belalalara. Buna sebep. Sabiîlik ögretisinin temelini olusturmaktadir. baz i arastiricilari farkli kanaatlere sevketmistir. aydinligi. . Sag Ginza (Ginza Ymina) ve Sol Ginza (Ginza Smala) gibi iki ana kisma ayrilmaktadir. serhler ve tefsirler bulunmaktadir. genellikle "kötü ve karanlik güçler. Bundan dolayi. çesitli dualaar ve ilahiler. günlük bir ibadet kitabi özelligindedir. "Yüce Hayat ismiyle" ifadesiyle ba lamakta ve metin içerisinde de bu ifadeye çok sik rastlanmaktadir. sadece rahiplerin kul-lanndiklari meti nler de vardir. Bu bilgiler.Inanç Esaslari Sabiîlik'in inanç esaslari. yaratilis . Günümüzde Hiristiyanlik gibi dinlerde varolan bazi "sir" tasavvurlarinin kaynagi Sabiîlige dayandirilmak istenmistir. Sabiîlik'te temel kutsal kitaplardan baska. Bahsedilen kitaplar disinda divanlar. Rahiplige geçis töreninde rahip adaylarinca okunm aktadir (Ehil olmayanlarin duymamasi için yüksek sesle okunmaz). Sihir v e büyü ile ilgili metinler vardir. G inza'mn büyük bir kismini olusturmakta. peygamber veya din kurucusu. (boy abdesti) vaftiz ve ölülerle ilgili törenler hakkindadir. yukaridaki cümlede görüldügü gibi. "Koleksiyon" ve "Övgü" anla mina gelen Ûolasta. çesitli konulardaki gizli ögretileri ele almakta. hayati. ugursuzluk. kötü ruhlara. "Hayat en üstündür. Bu cümlede. Hatta dua mahiyet inde olan kutsal metinler. çesitli konulardaki mitoo ljik tasavvurlar ele alinmaktadir. Bunlar. Sabiîler'in temel kutsal kitaplarindan biri de Qolasta'dir. Sabiîlik'te çanak çömlek gibi objelerle madenî levhalar üzerine yazilmis sir metinler önemli er tutmaktadir. Ginza Rabba (Büyük Hazine) veya Sidra Rabba {Büyük Kitap) gibi adlarla adlandirilmaktadir. isigi. verimliligi ve iyil igi temsil etmektedir. "Hayat" inanci Sabiîligin özünü olusturmaktadir. ölüler için düzenlenen . 37 kisimdan olusmaktadir. herseyin ötesinde ve bilinemez oldugu açi klanmaktadir. Bu "Yüce Varlik". Bu kisma. Sabiîlik'te. Bu "güç". "sir dinleri"ne ait özelliklere sahiptir. Ginza.[124] 3. Ginza. Sabiîligin kutsal metinleri. ruh. Bunlardan biri. Bu metinler. Ilahiler seklinde olan bu kisim . birbirine zit iki "güc"ün varligi ve birbirine rekabet temeline dayanan bi r"dualizm" vardir.

Gezegenler. vamp irler. yeralti âleminin karanlik ve kötülügünden uzak. bir rekabet içerisindedir. Bu iki zit "güç"den Isik Alemi'nin ba sinda "Yüce Varlik" yeralmaktadir. Ptahil diye isimlendirilmektedir. Karanlik Alemi için bir dönüm noktasi olmustur. Ancak sadece kara sudan yaratmayi basaramamis. Isik Alemi'nin basinda ola n "Yüce Varlik". Sabiî dualizmindeki ikinci güç. Bu "güç". canavarlar. birbirini yok etmemekte. güzellik ve nu r içerisinde varliklarini sürdürmektedir. kurakligin ve kötülügün temsilcisidir. Bu güçlerin isteklerini bilen Yüce Varlik (Isik Krali). ayni zamanda birbirinin ayr ilmaz parçasi ve birbirinin varliginin sartidir. iyilik. "Yüceligin Efendisi" ve "Kudretli Ruh" gelmektedi r. Bu inani sa göre iki âlem vardir. Ptahil'In bu teklifini kabul etmis ve Ilk insanin (Adem) yatarilmasini uygun bulmuslardir. Bu adlar ar asinda. Hiçbir sey. Seytanlar. yaygin olarak Isik Krali anlamina gelen "malka d nhura"n in kullanildigi belirtilmektedir. Onlarin bu arzusu. "Karanlik Kralfdir. Bu is tegini gezegenlere açmistir. Onlarin rekabeti. O'na dua edip yakarmis ve kötü güçleri reddetmistir. en üstün özellikl ere sahiptir ve bütün noksanliklardan uzaktir. "Isik Krah"na dahil olan "güçler"le. Isik Alemi'nin varliklari. hayat ve verimlilik ilkelerine sahip olan "Isik Alemi"ne karsi ilgi duymakta ve "Isik Ilkelerini ele geçirebilmen in yollarini aramaktadir. Isik Krah'na (Tanri) yakarmis ve O'ndan yardim istemistir. Bu âlemden biri. "Adem"i yaratmistir. "malka d hsuka" denilmekted ir. "Karanlik KralTnm olusturdugu dünya nin varliklaridir ve dünya üzerinde yerlerini almaktadirlar. Bu safhanin baslangici olan ve "Yüce Tanri"' ile birlestiren "Ilk Hayat" (Bi-rinci Hayat) ise hiçbir kötülügün ulasamadigi. Isik Krali da "Adem"i mükafatlandirmistir. kötülük ve karanligin potansiyel bir güç olarak varoldugu bir âlemdir. "dünyanin s onundaki genel hesapta" bu güçlerin hesabi görülmekte ve Isik Krali. yeryüzünün karanlik ve kötü varliklarla doldugunu görmüstür. Isik Krah'na karsi bir savas içindedir. Bu âlemdeki güçler. saf. Bu güçler. yoklugun. hayati ve verimliligi sembolize ed en Hayat'in kisilestirilmis hali olan "ilk Hayaf'tir. Günümüzde Sabiîler arasinda. Isik Elçisi'ni (Manda d Hiia veya Hibil) Karanlik Alemin e göndermektedir. "Üçüncü Hayat" ve "Dördüncü Hayat" seklinde üç safhaya ayrilmak Bu safhanin sonuncusu olan "Dördüncü Hayat". Sabiîlerin inancina göre "Isik Krali". basit ve kötü emell er ugruna insa edilen yeryüzünün islerini ve ihtiraslarini birakmis. "Ilk Hayat". yüce Isik Krali'nm etrafinda. Bunun üzerine Ptahil (Yaratici Güç). Bu âlemdeki varliklar. Yaratici Güç Ptahil. "Karanlik Alem"dir. Bu "güc"e de "K ranlik Alemi" denilmektedir. temiz ve yüce "Isik Alemi"dir.n. bütün güçleri yok etmekt hersey. yeryüzüne hakim olacak bir varlik (Insan) yaratmak istemektedir. "Karanlik Alem"in disinda bulunan. yaratilan va rlik cansiz bir varlik olmustur. degisik adlarla adlandrilmaktadir. "Ikinci Hayat". erkek ve disi bütün kötü varliklar. "Adem"e can vermis ve ilâhî ögretiyle görevlendirmistir. "Karanlik KralTna dahil olan güçler arasinda bir müca dele vardir. Is ik Krali. Bu nun üzerine Ptahil. Adem'e can vermeye güç yetirememistir. hayatin sekil almasinin ve düzeninin sartidir. Ancak bu yaratma isi basarisizlikla sonuçlanmis. yani onun bir k ismina hayat vermeyi basarmistir. Isik varliklarinin "Karanlik" i le Ilk temaslari maddî âlem. dünyanin yaraticisidir. yeryüzü ve insanin yaratilis sürecini baslatmaktadir. Karanlik Alem. Isik Ale mi'nden aldigi hayat nurunu kullanarak kara suyu katilastirmayi. Ilâhî ögretiyi alan "Adem". eksikligin. "Yüce Varlik". yeniden ve temiz bir olusuma kavusmaktadir. Bu sür eç. Pta-hil. dünyanin yaratilisi ile ilgili inanis önemli bir yer tutmaktadir. Isik Alemi'nde varolan varliklarda hayat ve verimlilik ilkeleri sebebiyle devamli bir hareketlilik ve canlilik bulunmaktadir. Bu güce. devler. Yüce Tan de bas egmis. "Isik Alemi"ne yöne lmistir. Sabiîlik'te. . onla rin planlarini ögrenmek için. çirkinligin. tamamiyle . birbirine ihtiyaç duymakta. kötü ruhlar. Bu iki "güç". Adem. kendi âlemleri di sinda olan Karanlik Alemi'ni ve oradaki varliklari merak etmislerdir. kara sularla kapli. Bunlar. Ptahil bu k arin disinda. kutsal metinlerde. "Yüce Hayat".

Isik Elçisi (Ilahi Elçi) sahip oldugu "kutsal bilgi" sayesinde kötü güçler karsisinda ba sari saglamaktadir. Sabiîlerin günlük adetlerinde de kullanilmaktadir. Çünkü onlar. cansiz bir hale gelmektedir. Onun kötü güçlere karsi savasirken kullanacagi maddî silahlari da vard ir. Bu silahlar arasinda. Sabitlerde insan. "yalanci". Sabitlerin inancina göre ruh. Ruh bedenden ayri linca beden. Musa. zeytin ve menekse dalindan yapilarak basa giyilen küçük bir taç da bulunmaktadir. Kötü güçler. Sabitligin "Isik Tanrisi" tarafindan insanlara bildirildi gini ve dinlerin ilk örnegi oldugunu kabul etmektedirler. Sabiîler ruhun. Adem'i dünyada yasamaya mecbur edecek komplolar hazirlamislardir. dünyada "ilahi mesaj"a uygun yasamis. "yükselis yolculugu"na baslamaktadir .Ilk insan "Adem"in bu durumunu "kötü güçler" kiskanmistir. günahlarindan arin diktan sonra can ile birlestigine ve beraberce "Isik Alemi"ndeki makamina gideceg ine inanmaktadir. Sabitlikte ölüm. Bedenden ayrilan ruh. Bu. Yahya"yi kendi peygamberleri olarak açiklamaktadirlar. "katliam çocugu" gi bi sifatlarla anmaktadirlar. çocuklar ve onlard an insanligin çogalmasi anlatilmaktadir. ona yardim etmek ve dogru yol da yürümesini ve "Isik Alemi"ne yükselmesini saglamak için "Isik elçisi"ni görevlendirmekted ir. Isa ve Hz. Muham-med Sabiîlerce olumsuz olarak degerlendirilen sahsiyetlerdir. Bu durumda o kötü ve karanlik güçler tarafindan kusatilmakta. Sabiî metinlerinde. Hz. peygamberi. Yahya kastedilmektedir. kendi benligini unutu p yanlislar yapmaktadir. Hz. Yahya'yi dinlerini getiren ve Sabiîligi teblig eden bir peygamber olarak görmemektedirler. Dünyad . Tanri'nin takdiri ol arak algilanan bu durum kutsal kitap Ginza'da yeralmistir. Yine Ginza'da Havva'nin Adem'e es olarak verilmesi. ceset (pagria). yeryüzüne hakim olan karanliga ve kötülüge son vermek içindir. Sabitligin kutsal kitabi Ginza'da "Ptahil dünyayi yarattiktan sonra Adem'i kendi s uretinde. ibrahim. Havva'yi ise Adem'in suretinde yaratti" seklinde ifade bulunmaktadir. Can veya nefes. Anc ak Isik güçleri. mucizevi bir surette dogduklarina ve yetistirildikler ine inanilmaktadir. Bu bilgi de ancak Tanri'nin bildirdigi kadar bilinen bilgidir. bir yokolus degil. bedenden ve yeryüzünden ayrildiktan sonra. maddî âleme yalniz gelmekte ve saskin vaziyette durmaktd air. ruh (nisimta) ve nefes veya candan (ruha) olusm aktadir. Ancak Hz. Hz. Adem'i kötü güçlere karsi korumak. Bedenden ayrilan~ruh ise. Sabitlerin inancina göre ruhun yeryüzüne indirilmesi ve bir bedene so kulmasi. Isik Krali tarafindan Sabiîligin örnek temsicileri olmak ve Sabiîligi ruhla ra ögretmek için gönderildigine. kötü seylerden yüz çevirmisse. "kurtarici gerçek" (kusta) olarak adlandirilmaktadir. evlenmeleri. yeni bir hayatin baslangici. ruh ile hayat kazanan bedenin her türlü arzu ve ihtiraslarin i ifade etmekte. kötülük peygamberi". "peygamberlik"e bakistan ve yüklenilen nitelikten kaynaklanmaktadi r. Dünyada hayir isteklerinin eseri bir durum yasamis olan ruh. bayagi niteliklere sahip olmaktadir. dualar ve ibadetler ögretmislerdir. onun evlenerek çogalmasini ve kurtulusunu saglamak için bilgiler. Kötü güçlere karsi silah olarak kullanilan bu seyler. Buna ragmen Sabiîler. Bu önderlerin. Sabiîligin dini edebiyatinda peygamber "nbiha* terimi ile gösterilmekte ve onunla da Hz. Bunlarla ilgi li menfi kanaatlar vardir ve onlari. mezardan çikarak 45 gün sürecek bir yolculuga baslamaktadir. Ancak Yahya'nin yeni bir ögreti getirdigini ve bu ugu rda mücadele ettigini kabul etmemektedirler. Bu bilgi. Abatur'un terazisi'nde tartildigina. Yanlisa ve yaratilisa aykiri hale düsmemek için Tanri. Onlar. ruhun beden hapisha nesinden kurtulup "Isik Alemi"ne yükselmesi yolunun ilk adimidir. Adem'e karsi planlar düzenlemis lerdir. Sabiî i nanç ve Ibadetlerini yerine getirme konusunun büyük önderi olarak kabul etmektedirler. Sabiîlik'te inanilan ve güvenilen bilgi Tanri'nin (Isik Varligi) bilgisidir. "kapkara elbiseler giymis" olarak bedeni terketmektedir. Sabiîlik'te gerçek anlamda bir "peygamberlik inanci" bulunup bulunmadigi tartisilan b ir konudur. Hz.

Ruhlar günahlari oraninda iskence. gidecegi yere ulasmasi için iki engelle karsilasmaktadir. Bunlari yeryüzü ve gezegenler takip edecektir. yani Yardna'dir. "Ilâhî Bilgi"yi elde etmektir. Bu iskenceyi yapan yerler Ma tarta adi verilen gezegenlerdir. Bu kötü ve günahkar ruhlarin Kiyamet'ten sonraki "Hesap Günü"ne kadar iskence görecekleri kabul edilmektedir. Bu ibadetler de Vaftiz (abd est). genelde. Ayin ve Yemekler. Vaftiz veya "Boy Ab-desti"nin su ile . Ruhlar. cehennem ola rak nitelendirilecek "Suf Denizi"ne atilacak ve orada cezalarini çekeceklerdir. dünya hayatinin sonunda "Kiyamet Hayati"nin baslayacagi kabul edilmekted ir. simsek hiziyla. Iyi ruhl ar. Kiyamet sirasinda y eryüzünde bulunan iyi ruhlar da. "Abatur terazisi"nde yapilan hesabi basariyla verdikleri için.Vaftiz (Boy Abdesti) Vaftiz. Bu denizde günahlari oraninda kalan ruhlar. önceli kle kendisine uygun bir ortam hazirlamasi lazimdir. Dua (namaz). Kiyametle beraber yeryüzünden kurtarilan günahkar ruhlar ile daha önce dünyadan ayrilarak iskence gören ruhlar. Isik Alem i'ne dogru yola çikan ruh. özellikle akarsu ile olmasi önemlidir. inancin ve ibadetin temelidir. "Isik Alemi"ne ulasmis ve orada yerlesmislerdir. Matartalarda azap çekmektedir. daha önce. Burada iskence gören ruhlar. bu engelleri geçerken. öncekiler gibi. Oruç. Uygun ortam da. Bunlardan birisi. dünyayi kusatan yedi gezegendir. Iyi ruhlar. kötülük yapmis ve kötü bir yasayis içinde bulunan ru ise. Matarta-lari (gezegenleri) hizla geçip "Abaturun terazisi"ne ulasmaktadi r. eza ve cefa görmektedir. Kiyamet'en önce hava zehirlenecek ve bu zehirlenmeyle bütün canlilar yok olacaklar dir. Kurban gibi uygulamalardir. Sabiîlikte. [126] a. Dünyada ilahi mesaja uygun hareket e tmis ruh. dini emir ve yasaklara uyulmasiyla olusmaktadir. manevi kirden ve pist . Bundan* dolayi Sabiî. günahlarindan arinmis olarak. hizla "Abatur terazisinden geçip "Isik Alemi"ne yükseleceklerdir.a iyi durumda olan ve iyi yasamis olan ruhun yolculugu 40 gün sürmektedir. dün yada isledikleri günahlar oraninda iskence görmektedir. gezegenlere dönüp cezalarini çekerek t emizlenecegine inanilmaktadir. iki görev ifa etmektedir. hesap verdikten sonra. Sabiîlikte vaftiz. Temizlenen ruhlar. [125] 4. sirayla "Isik Alemi"ne alinacaklardir. Bu isim. bazi ibadetl erin yerine getirilmesiyle. Sabiîlerin en bariz özelliklerindendir. Sabiîlerin ana vatani olarak Ürdün Nehri'nin havzasinin bilinmesind en kaynaklandigi görüsü hakimdir. Bu hesap. Safiîlikte vaftiz suyuna Yardna (Ürdün) adi veril mektedir. günahkar ve kötü ruhlar ise aci çeke çeke "Abatur terazisine ul asacaklar ve orada tartilacaklardir.Ibadetleri ve Anlayislari Sabiîlikte insani kurtulusa götürecek yol. Sabiîlere göre Ürdün. tarih boyunca hep irma k kenarlarinda yasamaya gayret etmislerdir. Firat. buradan çikaca k ve Isik Elçisi Hibi! Ziva tarafindan "vaftiz" (takdis) edileceklerdir. "Hayat Sulari"na girip çikmaktan ibarettir. Kiyamet'ten sonra genel bir hesa p dönemi baslayacaktir. Iyi ruhlar. Bunlardan birisi. Bu bilgiyi elde e tmek için gayret göstermek gerekmektedir. Sabiîlikte vaftiz. "Ilâhî Bi!gi"yi elde edebilmesi için ruhun. günahkar ve kötü ruhlar Için olacaktir. kurtulmak için Tanrid an yardim istemektedir. Dicle ve Karun irmaklari "Haya Suyu"dur. Su ve suya girmek Sab iîlikte. Ikinci engel ise Abatur terazisi"dir. Sabiîlerin inancina göre ibadetsiz. Kisi nin kurtulusu için ibadetler ilk basamaktir. gidece kleri yere. "Ilâhî Bil gi"ye ulasmak ve bayagi âlemden kurtulmak imkansizdir. bu tartilmada yeterli görülerek yoll arina devam edecegine ve "Isik Alemi"ne yükselecegine" günahkar ve kötü ruhlarin ise günah lari oraninda cezalarini çekmek üzere tekrar geriye. Birinci e ngeli geçen "Abaturun terazisi"ne ulasmaktadir. Dünyada ilahi mesaja uygun yasamayan.

tahta parçasi. ciddi hastalikta ve yolculaktan dönüste masbuta (tam vaftiz) vaftizi yapilmaktadir. belli sira ve kurallar dahilinde yapilmaktadir. "risama" adi verilmektedir. Sabitlikte vaftiz. Son olarak önce sag ayagini iki defa. Bu elbiseye "rast a" adi verilmektedir. tekrar su kiy isina gitmekte ve sag eliyle sag koluna üçer defa su atmaktadirlar. Risama vaftizi Islam'daki abdestle benzerlik gös termektedir. susa m yagi. rahip.Dua (Namaz) Sabiîlikte "namaz". tütsü kabi. nehre girmeden önce ellerini. önceden hazirladigi yiyecekten yedirmekte ve elinde tuttugu su kabindan su içir metedir. sonra sol ayagini bir defa suya sokara k vaaftizini tamamlamaktadir. Bu vaftizler masbuta. Vaftizden sonra rahip. üç defa suya daldirmakta. yapilis sekline ve zamanina göre üç çesittir. taze menekse dallari ve tören sirasinda rahibin tasidigi sopa gibi ayin objeleri hazir bulundurulmaktadir. "rastalari (beyaz elbi seler) üzerine siyah çarsaf giymektedir. Bundan sonra iki parmagini nehre sokarak üçer defa kulaklarini yikamakta ve avucuna su alarak üç defa burnunu temizlemektedir. Vaftizde sol elin kullanilmamasina dikkat edilmektedir. Bunlari yaptiktan sonra avucuna aldigi su ile üç defa agzini çalkaiamaktadir. Kadin ve erkeklerden olusan cemaatte rahip. Bu vaftiz sirasinda çesitli dualar okunmaktadir. sonra üç defa yüzün ikamaktadir. Sabitlerin bütün hayatini kusatmaktadir. rahibin gözetiminde. çömelmis olarak duran adaylarin arkasinda kapanis du asi okumaktadir. Ölüye dokunmak. Üçer defa dizlerini ve bacaklarini yikamakt adir. su kabi. akar sularda (nehirlerde) veya akarsuya "bagli "vaftiz hav uzlarinda yapilmaktadir. o gün. Kadinlar. Bu kirlenen her Sabiînin yapmasi gereken vaftizdir. Tam vaftiz. kavga etmek ve küfretmek gibi günah say ilan fiillerden sonra da bu vaftizin yapilmasi gerekmektedir. Her Sabiî bunu kendisi yapabilmektedir. dogumda. bu vaftizi. en az haftada bir gün yapmasi gerekmektedir. yani güîiahlardan temizlenmektir. Vaftiz sirasinda hem vaftizi yaptir an hem de vaftiz olanlar beyaz tören elbisesi giymek zorundadir. eliyle basina üç kez su atmakta ve bu hareketleri yaparken cfua okumaktadir. önce adayin basini eliyle tutar ak. Digeri. Günlük olarak yapilan "risana vaftizi" alan her Sabiî. Bu vaftizi yapacak bir Sabiî. Bütün adaylar. Tam vaftiz (masbuta). Yüce Varligin (Isik Krali) dünyadaki te msilcisi olan "Hayat Suyu" ile karisarak. dogumd an ve "âdeften sonra bu vaftizi almaktadir. Haftanin bu günü de Pazar'dir. nehir kiyisinda siraya geçip rahip tarafindan susam yagi yla soldan saga dogru üç defa meshedilmektedirler. un. Tam vaftiz ra hip gözetiminde yapilmaktadir. sonra. Daha sonra eline su alarak alnini soldan saga dogru olmak üzere meshe tmektedir. Bu vaftiz sirasinda. bir sise.ikten. "Tam vaftiz" olarak adlandirilan mas buta. rüya a bosalmak nehre üç defa girip çikmak seklinde vaftiz olmayi gerektirmektedir. Her Sabiî'ye bu du alar çocuk yastayken ögretilmektedir. Pazar günü disinda evlilikte. Sabitlikteki ikinci vaftize. Bu da ra-hipsiz ve nehre üç kez dalm a yapilmaktadir. Vaftiz olanlara r ahip. Bu vaftizde rahibe ihti yaç yoktur. Meshedilen adaylar. Yüce Hayat'in (Tanri) bir parçasi haline g elmektir. Bu vaftizde okunan dualar vardir. v aftiz olup çiktintan sonra. sonra da kadinlari vaftiz etmektedir. her gün. önce erke kleri. gün dogmasindan v e dinî törenden önce yapilmaktadir. r sama ve tamasa olarak isimlendirilmektedir. duadana ibarettir. "tamasa" denilmektedir. tuz ve benzeri maddelerin üzerinde yeraldigi çamurdan yapilmis bir masa. Sabiîlikte üçüncü çesit vaftize. V . dinî gün ve bayramlarda. kötülüklere karsi korunduguna inanm aktadir. Dua. cinsî münasebette bulunmak. sonra islak parmagiyla sol kulaktan sag kulaga kadar üç de fa meshetmekte ve nehirden avucuyla üç defa su alarak adaya içirmektedir. ölüye dokunmada. erkeklerden farkli olarak. Bu arada. Bu vaftiz. [127] b. Yalan söylemek. Üç defa neh re girip çikan Sabiî. Kadin. en önemli vaftizdir ve her Sabiî nin.

Sabitlerin duasi. Ginza'da inananlar. Rahibin kesim sonrasi elindeki sopayi nehire atmasi. Büyük Oruç da su sekilde açklanmakta : "Bu dünyanin yiyeceginden.Oruç Sabitlikte oruç[130] önemli bir yer tutmaktadir. Isik Krali'nin mekanin Kuzey olduguna inanilmaktadir.aftizlerde ve ayinlerin her aninda dualar yer almaktadir. Bunun yaninda günün 7 saatinde ve gecenin üç vaktinde gözlerin Tanriya yön lmesi. [128] c. Iff fetsiz göz kirpmalara karsi gözlerinle oruç tut. Sabiîler.. Ibadetin her çesidinde d ua vardir. Sabiî dualari.Kurban Sabitlerde kurban." .. Sabitlerde kurban bir rahip veya rahip yardimcisi vasitasiyle yerine getirilmekte dir. Bundan dolayi kible. diger ibadetlerin ayrilmaz bir parçasi gibidir. Kötü yalanlara k arsi agzinla oruç tut. Yüce Tanri Malka d Nhura lle. Kurban töreni öncesinde rahibin biçak ve sopa ile yikanmasi. diger ibadetlerde oldugu gibi. Ke silecek kurban hayvanini kulagina. "Büyük Oruç" tutmaya çagrilmaktadir. Isik varliklar ve ata ruhlari disindaki var liklara dua etmek yasaktir. Sana ait ol mayan evli kadina yanasmaktan uzaklasarak vücudunla oruç tut. Kurban edilen hayvanin temizligine inanilmaktadir.. Cinayet is lemekten ve hirsizlik yapmaktan sakinmak konusunde ellerinle oruç tut. kötü fiil ve davraislardan kaçinmakla oruç tutmaya çagrilmaktadir. Ancak kutsal metinlerinde dua. kiskançlik ve kavgayi barindirma. [129] d. âyin ve tören yemeklerinin bir parçasidir.. "Yüce Hayat'in ismiyle" ifadeleriyle baslamakta ve "Hayat Yücedir". vaftiz olup te mizlenmeyen kimsenin kurbana dokunmasina izin verilmemektedir. Bundan dolayi. günah. kötülüge bakma ve onu yapma. ayri bir ibadet tarzi degil. yalanciligi ve dolandiriciligi sevme. Kurban geleneginin Isik E lçisi Hibil Ziva (veya Manda Hiia) tarafindan em-redildigine ve ilk defa O'nun tar afindan uygulandigina inanilmaktadir. Sana ait olmayan sey lerin ardindan sinsice gitmekten sakinarak oruç tut.. Kötü düsünceleden sakinmak için kaplerinle oruç tut ve kalplerinde kötülük. "Ha yat en üstündür" ifadeleriyle sona ermektedir. Koç ve güvercin kesilerek kurban ibadeti yerine getirilmektedir. Sabiî kutsal kitabi Ginza'da inananlar. Oruç. kurbanin fazileti.O'un emrindeki Isik Elçisi Manda d Hi ia'ya gibi isik varliklara yöneliktir. Kurban töreninde 5 hususa dikkat edilmektedir.. Yüce Tanri'nin adi. Hayvan bogazlanirken rahibin elinde 15 cm uzunlugunda bir sopa tutmasi. Kurban canlidir. dudaklarin O'na hamd etmesi de istenmektedir. içeceginden uzak durmak seklindeki bir oruç degildir. dualarina/namazlarinda da Kuzey'e yönelmekt edir. Sana ait olmay an kapilara kulak misafiri olmaktan sakinmak için kulaklarinla oruç tut. kesim sirasinda rahibin yönünü Kuzey'e çevirmesi. günah ve kötülüklerden uzak durmak sek inde degerlendirilmektedir. düzenli olarak. sekli bir ibadet tarzi hükmündedir. Kuzey gibi algilanmaktadir. Çünkü S abitler. günlük duaya (namaza) davet edilmekte. Günümüzdeki Sabitlikte dua. Bunlar söyledir: Kurbanda demir biçak kullanilmasi. etinin t emizligi ve sihhat kaynagi oldugu söylenmektedir. günde 5 vakit dua etmele ri istenmektedir.

irmak kiyisinda yapilan. Sabiîlerin dinî bayramlari da vardir. Bu 5 gün. Bu bayram arefesinde Sabiîler. tören elbisesi giymektedir. vaftiz olmak ta. Kutsal metinlerde manda. Mabed. Nevruz Rabba da demektedir. Bu bayramda Sabiî. Bu kulübeye. Günü baslamakta ve üç gün devam etmektedir. bimanda ve ya bitmanda seklinde geçmektedir. âyin ve ibadet kulübesini. Bu günler boyunca yapilan dualarin ve yapilacak ibadetlerin kesinlikle kabul ed ilecegine inanilmaktadir. Bu günlerde Sabitlerin disariya çikmasi. yilin i lk ayi olan Qam Daula ayinin baslangicinda yapilan yeni yil bayramidir. Bundan dolayi mabed ta pinaktan daha çok. Sabiîlige mensup olan herkes. bazi günleri de ugursuz ve kötü gün olarak degerlendirilmektedir. Danja'dan 90 gün sonra Dihba Daimana Bayrami kutlanmaktadir. Ancak rahipler. Çünkü bayram günü hayvan kesmek yasaktir. penceresiz basit-yapilardir. ilk insan A dem'in Isik Elçisi tarafindan vaftiz edilisi hatirasina yapilmaktadir. "ayin kulübesi"dir. [132] 6. Panja veya Parvania'dir. yilin bazi günlerinde et yem emek suretiyle "oruç" tutmaktadirlar. Bu bayram. Bu bayram. Sabiîler b u bayrama. Bu bayram. Kutsal Kitaplarinda yeralmamasina ragmen. [131] 5. dünyanin en kutsal ve temiz mekani kabul etmektedir . Sabiîlikteki mabed. Kulübenin kapisi. Dihba Rabba Bayrami'dir.Mabed ve Mabed Görevlileri Sabiî mabedlerine mandi ve manda denilmektedir.Kutsal Günler ve Bayramlar Sabiîler. Sabiîlerin kutladigi diger bir bayram.Günümüzde Sabiîler. Bu bayram için vaftiz ve özel tören yemekleri hazirla maktadir. belli durumlarda. Bu binalarda demir ve çivi kullanilmamaktadir. Taura'nin 18. sadece rahipler girebilmektedir. Sabiîlerin kutladigi diger bir bayram. Bu bayramlarin arasinda en önemli bayram. Kulübelerin önünde vaftiz içi n havuz bulunmaktadir. disaridaki islerini yapmakta ve bayramda kullanilacak et için hayvan kesmektedi rler. Sabiîlikte rahiplik vardir. Dihba Hnina'dir. Bu bayramda vaftiz olmaya büyük önem verilmektedir. manevî kirlenmenin s ebebidir. seçkin bir sinif degildir. güney tarafindadir. bir grup olusturmaktadir. yilin belirli günlerini kutsal gün^ve bayram olarak kutlamakta. yilin ugursuz günlerindendi r. is yapmasi ve çesitli etkinliklerde bulunmasi yasaktir. Bu günlerâe ölen kimselerin ugursuz bir ölümle öldükleri kabul edilmekte ve bu günl e ölmek bir Sabiî için felaket sayilmaktadir. Onlar. Sabiî literatüründe mabed için maskna terimi de kllanilma ktadir. Sabiîler. Bununla be raber rahip olabilmek için kisinin gerekli ve istenen sartlari tasimasi gerekmekte . yönü Kuzey'e dönük. daha çok sembolik bir yapidir. Bu kulübeler. Sumbulta ayinin sonu ile Gam Qaina ayinin baslangi ci arasinda yer alan 5 ara günde kutlanmaktadir. Ugursuz günler kötülük ve karanligin hakim oldugu günlerdir. Siradan bir Sabiînin buralara girmesi yasaktir. Bu bayram. rahip olabilmektedir. diger dinlerdeki mabedler gibi cemaatin içide ibadet ettigi beli rli bir yer degildir.

Parrinder.A. 40-61.Mircea Eliade. Graham. "La Chine Depuis les Han". A Guide to Religions.E. Histories des Croyances et des Idees Religieus Paris 1981. gizlilik ilkesine uymak zorundadir. The Great Reiigions of the Modern World. Rahip olacak kimsenin evli olmasi sarti aranmamakta. Parrinder. A Book of World Religions. Histoi-res des Religions . [133] IV.Guiliaume H.Bölümün Bibliyografyasi A. Editions Gallimard 1976. Bu sartlar arasinda. Sabiî cemaatine dahil olan herkes. din görevlisi sadece rahipl erden ibaret kalmaktadir. . Lonclon 1975. Çocuklarin. Sabiî bir aileden dünyaya gelen her çocuk. . Sabiîlige dahil olan her kisi. Sabiîl ige giris töreni yoktur. 126. 411-413.Konfüçyüsçülük . . Bu isimlerin birisi gizli is mi (astrolojik ismi). soyunda z indiklarin veya dininden dönmüs olanlarin yeralmamasi vardir. Atalarina dua ve niyaz onlarin gizli ismiyle yap ilmaktadir. 35-38. C.E. R. C. Çev. özellikle rahip çocuklarinin saçlarinin kestirilmemesine önem verilmektedir.dir. London 1965. London 1969. London 1974. dinî kurallara göre kesilmeyen ve Sabiî olmayan birisi tarafindan kesil en hayvanin etinin yenilmesi yasaktir. kendiliginden ölen veya baska bir hayvan tarafindan öldürülen hayvanlarin eti nin yenilmesi. The Great Asian Religions. dört gruptur. G. . saç kesmemeye pek uyulmamaktadir. 79.E.Konfüçyüs. 89-93. rahip (tarmida). kutsal kitapfarinda y asak olmamasina ragmen. Dinler Tarihi. nesr. Brovvn. G. 357-374. Bunlar. London 1977. . Ancak günümüz Sabitlerinde rahibelere rastlanmamakta.Cheng te K'un. Kutsal metinlerde rahibelere de rastlanma ktadir. Ankara 1963. cemaatin otomatik ola rak üyesi kabul edilmektedir. "Religions of China". Sabiîlikte yemeyle ve içmeyle ilgili kurallar vardir. III/375-382. . . Zachner. basrahip (ganzibra) ve lideri (ris ama)'dir. on un dinî âyin ve törenlerdeki ismidir. Bir Sabiînin gizli ismi (malvasa). The Chinese. Istanbul^ 935t370-377. The VVorld's Living Religions. Dunstheimer. New Jersey 1947. Muhaddere Nabi Özerdim. .Lewis Hodoüs.G. London 1975. .Wing-tsit Chan. Confucianism. Konusmalar. vücut arizasinin bulunmamasi. rahip yardimcisi (asga nda).A. Confucianism. günümüzde. London 1971. . Kisiyi'sarhos eden alkollü içkiler in içilmesi. digeri de dünyevî ismidir. sünnetli olmamasi. iki isme sahiptir. fakat evli olmasi ideal olarak görülmektedir. 89-96.David A. mümkün degildir. R ahipler disinda. The Concise Encyclopedia of Li-ving Faiths. Hilmi Ömer Budda. . . Rahipler de. 166. Sabiîlikte rahip ve rahibe ayrimi yoktur. Disaridan kimsenin Sabiî olmasi. 398-400. Asian Religions. 99-149. Our Religions. Parinder.

Konfüçyüs. 398-401.E. The Great Asian Religions.The VVisdom of Confucius. 435-43'8. 1/217220. .G. London 1975. U. A Reader's Guide to the Great Reli gions. Çev.C.H. London 19 71. . .F.A Dictionary of Comparative Reiigion. London 1967. Gr. Howard Smith.Guiliaume H. . 1 50-162. Parrinder. .C. 97-102. Parrinder. Dobson. 85-87. London 1974. Britain 1977. . . London 1970. R. New York 1938. 90-105. III/388-392. London 1975.VV.Lao-tzu. Gr. '" . G reig. Orpheus.Mircea Eliade.Ninian Smart.Taoizm . .C. Parrinder. Ed. Les Grands Philosophes de L'Orient. 1X-XIII. The VVisdom of China. A. 1947. Ringgen-Ake V. .F. .E. 98-103. The Concise Encyclopedia of Living Faiths. . 194-206. Niels L. London 1977..Lin Yutang. Taoizm. Paris 1976. An Intelligent Person's Guide to the Reli gions of Mankind .A. A. .VVing-tsit Chan. 601-602.Ezra Pound. Ankara 1963.A.G. Histoire Generale des Religions.Werner Eichhorn. Book of VVorld Religions. Tomlin. The Great Religions of the Modern VVorld. Lin Yutang. Histoire des Religions.D.G. Çevr. Dunstheimer. II I/30-46. The VVorld's Living Religions. "Taoism". . Paris 1952. Guide to Religions. Beigique 1982. Religions of Mankind Today and Yesterday. 22-44. Winston. Brandon. 264-276.H. .David A. The Religions Experience of Mankind. Asian Religions. . Dictionnaire des Religions. [134] B. Histoire des Croyances et des Idees Religieuse. London 1954. to the Pre-sent Day.E.H.C. . . nesr. E. London 1977.Saloman Reinach.Levvis Hodous. Jensen. A. J.G. "The Religions of China". Istanbul 1981. London 1969. tr. Brown.Marguerite-Marie Thiollier. New Jersey . Çev. Paris 1981. 188-196 . . Muhaddere Özerdim. "La Chine.G. "Taoism". Britain 1966. . 189-2 03-5. 12-13. Gallimard 1976. Religions of China. Joahim Schoeps. S. . 97-101. Chinise Religions From 100 B. Çevr. Depuis Les Han". 82. 374-393. 1971. Yücel.S. Ström.

Greig. .G. 53-57. G. 168. Ed. Reader's Guide to the Great Re ligions. London 1974. . Kitagavva. 211-220.A. Jens en. 250-267.A. 1/221-223. The Great Asian Religions. . 238-305. London 1970. 141-178. . 35. R. Holtem.Ninian Smart. London 1967. . Sadak. 69-112. Britain 1966. A Book of VVorld Religions.A Dictionary of Comparative Religions. 81-115. .G. . The VVorld's Living Religions. .C. 180-184. N. Gr. . London 1973. Masdusî. London 1954.Joseph M. J. ..Annemarie Schimmel. 408. The Wisdom of China.H.Histoire des Religions. 116-135.F. 62-69. The Great Religions of the Modern VVorld. London 1977. U. 131. .C.G. Gr. Shintoism. E. Japon Kültürü. Ankara 1955. London 1977. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. IM/495-540. Britain 1 966.G.C. Ringgren-Ake V. Parrinder. nesr. .Ninian Smart.E. Gallimard 1976.H. . "The Shintoists".E. 256-264. Çev. Joachim Schoeps. Reiigions of Mankind.Daniel C. Bovvnas. . A. . Dinler Tarihine Giris. Our Religions.Lin Yutang. Paris 1976. Background to the Long Search. London 196 9. . New Jer sey 1947. An intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. Istanbul 1981. John Levvis. Les Grands Philosophes de L'Orient.A.H. Brown.S.G. Strörn. 185-188. Religions of Mankind.Bozkurt Güvenç. Orpheus. Yasayan Dünya Dinleri. Kitagavva. 81. 111-124. Tomlin. Parrinder.Salomon Reinach. 1971.H. VVinsîon.L. Ringgren-Ake V. Paris 1952. London 1971. Parrinder. tr.Sintoizm . Çev. Ankara 1983. London 1965. . London 1977. Ström. . Howard Smith. Shinto. 23-65.F. . S. Gr. 164-168.D.D. 16-19. . Istanbul 1983.A. . Asian Religions. 342-357. J. Çev. Chinese Religions. Greig. 575.Ekrem Sarikçioglu. [135] C. A Guide to Religions. N. Britain 1977.Joseph M. Brandon.E. Religions of Japan. 396-398.G. 247. The Reiigions of Japan. The ReligIous Experience of Mankind. The Concise Encyclopedra of Living Faiths.

Konya 1978. Fran-ce 1983. . Ekim 1989. Ankara 1955. Paris 1975.Annamarie Schimmel.S. Dinler Tarihine Giris. 18-98. . Istanbul. Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses. 22-47. Bahr el Câhiz. . . Shinto. 252-258. . Türk Dünyasi Arastirmalari. Necati Lugal Armagani. . VVinst on. Istanbul 1976. Ankara 1972. Dictionnaire des Religions. Paris 1984 I M/9-30. Istanbul 1979. The Religious Experience of Mankind. .Kasgârli Mahmud.Mircea Eliade.Saadet Çagatay. The VVorld's Religions.Ibrahim Kafesoglu. 197-201. Traite d'Histoire des Religions. Istanbul 1986. 141-165. Ankara 1939-1941. . Ankara 1980. 1576-157 8. "Shinto". Çev. [136] D. 23-24.C. Eski Türk Dini. Divanu Lugati't-Türk.Muharrem Ergin.Ninian Smart. 257-269. Besim Atalay. 268-278. . Il/ 504-507. Ankara 1997. Tarihî Hakikatler.Mircea Eiiade. 191-197.Ninian Smart. Eski Türk Dini Tarihi. "Türkçe Dinî Tabirler". . 61-93. . 17-27. 8. . Woodwrad. Le Chammanisme et Les Techniques Archai-ques de L'Extase. Ankara 1967. London 1977.Mircea Eliade. . London 1967. Sayi: 62. Ramazan Sesen.Ismail Hami Dânismend. Tarihte ve Bugün Samanizm. Schoeps. .Abdulkadir Inan. sahife: 199213.H. .Ebu Osman Amr b. 60-82.Harun Güngör. R. . London 1965. . Pari s 1951. Gr. . "Orta Asya'da Mani Dininin Yayilmasi ve Türk Kültürüne Etkisi". Ankara 1995. . 136-151.Durmus Arik. Baslangiçtan Günümez Türklerin Dini Tarihi.C..Abdulkadir Inan. Azerbaycan Türklerinin Dini Tarihi ve Halk Inanislari {Basilmami s Yüksek Lisans Tezi). Orhun Abideleri.Ünver Güney-Harun Güngör. 199-203. l-lll. 1-62 vd. Ankara 196 -Ismail Hami Dânismend.Jean Swyngedouw. 72-90. Hilafet Ordularinin Menkibeleri ve Türklerin Faziletleri. Britain 1977.Geleneksel Türk Dini . 62-66. Background to the Long Search.J. Çev. Türk Irki Niçin Müslüman Oldu. An Intelligent Guide to the Religions of Mankind.

Ankara 1996. . Paul Roux. 212-240 vd..Saban Kuzgun. 14-15 . Hikmet Tanyu ve Türk Dini Tarihi Arastirmalari Üzerine Bir Inceleme . .Osman Turan.Abdurrahman Küçük. Radloff. Ankara 1985. Dinler Tarihi. XIV/63-80.Bahaeddin Ögel. 129-142 vd.P. . Sibirya'dan Seçmeler. . VVilhelm Schmidt. "Islâmiyetten Önce Türkler'de Tek Tanri Inanci". Islâm Kaynaklarina Göre Hz. . London 1966. Istanbul 1982. Nisan 1984. Çev. The Encyloedia of Religion.Ü. Uluslararasi Türk Folklor Kong resi Bildirileri. Çev.Hikmet Tanyu. Istanbul 1986. . Çev. (Basilmamis Yüksek Lisans Tezi). Haz. Istanbul 1994. I. Ed. Ibrahim ve Hanif-lik. . Türk Kültür Tarihine Giris. Sadettin Buiuç. Istanbul 1965. "Turkic Religions". 17-31 . I-II/59-80. . V.Hakki Dursun Yildiz. A. [137] . Revue de l'Histoire des Religions. N ew York 1987. . Islâmliktan Önce Türklerde Tek Tanri Inanci. 302-317.Annemarie Schimmel. Ankara 1976. Radloff. Ankara 1986. Istanbul 1966.Hikmet Tanyu.Münir Yildirim.Hikmet Tanyu. 1/55-71. XV/87-94. I. . Türklerin ve Mogollarin Eski Dini. . 88-98. Istanbul 1983. . Ankara 1 954. XIII/75-90. Çev.Ü.J. Religions of Mankind. 1-24.J. Paul Roux.W. Istanbul 1978. Ilahiyat Fakültesi Dergisi. Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkuresi Tarihi.H. A. Türk Dili ve Edebiya ti Dergisi. Aykut Ka-zancioglu. . . Ringgren-A. Sibiryadan.Hikmet Tanyu. Istanbul 1979. Ankara 1978. Çev. "Tukue'lerin Dini". .W. 107-14. Sadettin Buluç. Edebiyat Fakültesi Türk Dil i ve Edebiyati Dergisi. Türk Kültürünün Gelisme Çagteri. Schmidt.Bahaeddin Ögel. M. . Türklerde Tasla Ilgili Inançlar. Ahmet Temir. 28-31. . . Zeki Velidî Togan. Çev. Bogaziçi Dergisi. Lütfü Dogan. Türkler'in Dinî Tarihçesi. 3-42 vd."Ibn Fadlan Seyahatnamesi".Oguz Destani.Ekrem Sarikçioglu.Jean-Paul Roux. Istanbul 1994. 22. "Türklerde Atesle Ilgili Inançlar". Eliade. Ankara 1955. I-IV. Islâmiyet ve Türkler. B. 1962. "Eski Türklerin Dini".P. 148162. .G. sf. "La Religion des Turcs de l'Orkhon des Vll'e et Vlll'e siecles ". 240. Ahmet Temir. . Dinler Tarihine Giris. 199-231. Ankara 1987. Ankara 1979.W. Istanbul 1980. 38-61 vd. Ström. Sa.

Kah ire 1984. A Reader's Guide to the Great Religions. New York 1962. S. 217-255. Norvin J.Hinduizm . . Michel Delahoutre. Beyrut 1975. Our Religions. London 1967. Gr. el-Milel ve'n-Nihâl. Schoeps. Ist. II/250-255.Elizabeth Seeger.Brandon. Ruhun Kurtulusunda Hinduizm. Nigosian.G. 31-62. S. London 1977. . Britain 1971. Les Grands Philosophes de L'Orient. "Hindouisme". New J ersey 1947. .G. Basham. E. Gr. World Religions. l-lll. LouIs Renou.C. The Concise Encyclopedia of Living Faiths.V. 1 06-156. Dictionnaire des Religions. Ahmet Çelebi. Anne Marie Esnoul. Gr.E. Hinduizm'in Kutsal Metinleri Vedalar. The Bhagavat Gita. London 1970. Sir Charles Eliot. F. An Intelligent Guide to the Religions of Man-kind. 153 A.H. Tomlin. New York 1973.A.G. New York 1971. 1968. . II/225-235. "Hinduism".Sehristânî. New Delhi 1970. . The Religions of India. London 1977. Asian Religions. Sedat Ümran. Paris 1980. London 1973. Delhfl968. Histoire des Religions. Swami Nikhilananda. Istanbul 1991. Kürsat Demirci. 148-160.J. The Hindus.F.Dharam Kumar Vohra. A Dictionary of Comparative Religions. Çev.John Clark Archer. 103-139. 1/995-1103 . . Parrinder. Eastern Religions. H. Mukarenatü'l Edyân. IV/23-80. 81-130. London 1970. The Religious Experience of Mankind. "Hinduism".Ninian Smart. Paris 1952. "L'Hindouisme". Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses. Hindu Pantheon. 7-55. Hinduism and Budhism. I/2 25-250. Edward Moor. nesr. 44-90. 334-335. Religions of Mankind. Ringgren-A. E. Hinduism. Britain 1975. 231-255. "The Great Religions of the Modern World. Gr. 705-70 8. 1-23. 1970. 330-33 3. BrItain 1977. Edward VVashburn Hopkins. Hein. Juan Mascaro. Hinduism. Britain1966. France 1983. Mircea Eliade. Çev. . Ström.

"Jainism". . Ringgren-A. 231-247. "Le Jainisme". London 1970. .M. Dictionnaire des Religions.L.Ninian Smart. 221-224. Brandon. 29. VI/435-441.Caynizm . 825-8 28.P. . New Delhi 1970. London 1965. Hinduism and Buddhism. Hinduism. Istanbul 1975. A Böok of VVorld Religions.G. Hopkins. 1/1105-1144. London 1977. London 1969. "Sikhs".G. Gr. 255-263.V. Brandon London. France 1983. Parrinder.K. Basham. [139] G. 41-44. . Outlines of Jainism.Ali Ihsan Yitik. I/ 105-129.Valmiki. Hinduism.E. nesr.. Jainizm.S.F. Paris 1934. 63 vd. "The Jainas". London 1977.Upanisadlar. S. -E. 1970.G^F. . The Concise Encyclopedia of Living Religions. Istanbul 1976. Gr. New Delhi 1973. . Tere.A. Parrinder. The VVorld's LÎving Religions. . "Jainisme". Muhammed Ikbal. Ömer Riza Dogrul.Edvvard W. 3367. Galli-mard 1970. .A Dictionary of Comparative Religions. Religions of Mankind.Mankind. 332-334. Londoti i 925. The Religions of India. Mehmet Ali Isin. Britain 1976. 576578. Folkert. [138] F. E. Britain . Encyclopedie de L'Islâm. Sen. . The Religious Experience of. . London 1974.Kendall W.A Dictionary of Comparative Religions.Michel Delahoutre. Histoire des Religions.G. Der. Britain 1966. Gr. . . .Colette Caillat. 53-57.T. 67-70. Ström. Hint Kökenli Dinlerde Karma Inancinin Tenasüh Inanciyla Iliskisi. Asian Religions.30 . Istanbul 1996. Gopalan. Raju. The Great Asian Religions. Türk. 280-298. .Sihizm .E. JRamayana. Parrinder. Lo ndon 1977. 1971.H. A Reader's Guide to the Great Religions.G.SirMonier Monier-Villiams. S. New York 1971. nesr.SIr Charles Eliot. . . 100-109.

nesr. 1068-1075.Pamela Wylan. . London 1965. 177-179. A Book of VVorld Religions. [140] H. Der. Britain 1977. . Background to the Long Search. London 1973.Jacque Duchesne-Guillemin.A. Delhi 1982. 62-68. . 358. Our Religions. . Foy. "Sihizm". Ström. Gr. 225-227.Man's Religious Quest.G.E. . Ghirshman. Short History of Religions. VVhitfield Foy. London 1974. Kellet. . nesr.E.H. Duggul. A Short History of Religions.H. 410 vd. Reader's Guide to the Great Religi ons. Yasayan Dünya Dinleri. A Book of VVorld Religions.F. 57-62.G.S. Masdusi. . 358. Ilahiyat Fak. London 1965.S.E. 64-115. Ringgren-Ake V.N. Ankara 1986. Brandon. XXVI1I/391-417.E.G. Sadak. The VVorld's Living Religions. 1/316-347. .E. Gr. . London 1966. Parrinder.G. 223-231. 1981. Ringgren-Ake V. . Parrinder. The Religous Experience of Mankind. Gr. Religions of Mankind. 314 vd. 599-659.Zerdüstilik -A Dictionary of Comparative Religion.A. 1978.G.K.London 1977. London 1966. Oxtoby. Gr.Ninian Smart. -E. 373-392. The Ancient VVorld. . . A. . 173-191 . Britain 1978. A. A. Parrinder..E. Paris 1980. London 1948.E. . Parrinder.Mircea Eliade. Dictionnaire des Religions. 663. Britain 1975. M.Khush Want Singh. France 19 83.Williard G. Histoire des Croyances et des Idees RelIgieu-ses. Guru Nanak And The Sikh RelIgion.31.E. Kollet. Asian Religiouns. "Mazdeisme". . Nigosian. "The Sikhs". London 1948. . .R. 120-133. Ist. . Störm. Iran. . 62-66. London 1974. London 1978. Parrinder.H. 265-313.A. . Mc Leod.G. The VVorld's Living Religions. 150-162.Ü. Religions of Mankind.Abdurrahman Küçük. London 1977. 51-55.W. . VVorld Religions. Secular Perceptions in Sikh Faith. . Smart. London 1977. S. Britain.Man's Religious Quest. London 1970. Delhi 1978. "The Sikhs". London 1977. W. nesr. Çev. A Reader's Guide to the Great Religions.

Islam Kaynaklarina Göre Hz. Zaehner.C. Ankara 1994.Ismail Cerrahoglu. Britain 1977.Sabiilik . "Sabitler.J.Saban Kuzgun. 302-315.). Beyrut 1975. An intelligent Person's Guide to the Religions.Zerdüst'ün Galalari. . Ali Nihad Tarlan.Carra de Vaux. Ebî Bekr Ahmed el-Sehristanî. Les Grands Philosophes de l'Orient. Ilahiyat Fakültesi Dergisi. IstnbuI (t. X/103-116.R.Günay Tümer. .Elmalili Muhammed Hamdi Yazir. Tehran 1980. Yayinlari. .BÖLÜM BUDDIZM Buddizm. Son Gnostikler Sabitler. . Giris ve Notlarla Haz. . Taraporevvala.S.F.Ninian Smart. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. Kur'an-i Kerim'e Göre Ehl-i Kitap ve Islam. Background to the Long Search. Hindistan'da dogmus olmasina ragmen mensuplari dah a çok bu ülke disinda bulunan. The Concise Encyclopedia of Living Faiths. .Ibn Meymun. Ankara 1995.Ninian Smart. Ankara 1962. Hak Dini Kur'an Dili. . Tahk ik: Muhammed Seyyid Keylanî.R.I.y. günümüzde yasayan büyük dinlerden ilk besi içine girebilen bi . Zaehner. . .Ekrem Sarikçioglu. London 1967. 76 -89.. ter. Sadelestirilmis Zaman Baski Ili/ 293-309. Gr. I/233. The Religion of Zarathustfa. The Religious Experience of Mankind.H. [142] Ankara Üniversitesi V. Ilahiyat F ak. . Istanbul 1967.Ö. [141] I. Paris 1952. The Teaching of Magi.J. Birunî'ye Göre Dinler ve Islam Dini. . "Kurian-i Kerim ve Sabitler". Gr. X/9 -10.Sehristanî.C. Britain 1977. . M. 131-150. Al Sabia".Sinasi Gündüz.Ü.Remzi Kaya. A.Muhammed b. 222-225. II/5-57. 20 0-217. Delaletu'l Hairîn. Istanbul 1935. Asil Nüsha 111/1750-1765. Abdulkerim b. Istanbul 1983. Yüzyilda Hindistan'da Budda tarafindan kurulmus ve evrensel nitelik kazanmis bir dindir. Ankara 1975. Tomlin. London 1977. Beyrut 1975. . . Bu din. el-Milel ve'n-Nihal. el-Milel ve'n-Nihal. Ibrahim ve Hanif-lik. Vi. Islam Ansiklopedisi. Ankara 1974. Schoeps. . London 1975. Hüseyin Atay. . Ankara 1985. .

mezhep. Zu'l-Kifl hakkinda Kur'ân. Ona. Ancak. her arzusuna. Annesi. Laos. I. kast taassubuna kars i bir hareket olarak ortaya çikmistir. zamani gelince Budda'yi Kapilavastu'dan ailesinin yanina giderken yolda Lumbini Korulugunda dogurmustur. Budda'nin babasi Suddho-dana. Asya ve Ön Asya'ya dogru yayilirken. Bununla beraber onun bir din. Onl arin daha sonra Islâm'i büyük bir hevesle benimsemelerinde bu hususlar ve "cihat anlayi si" yaninda. Vietnam. Rivayete göre annesi Maya. Tanrilar. Buddizm. vejeteryan bir diyete dayanan Buddizm'e isinamamislardir. uy anmis" anlaminda sonradan verilmis bir lakaptir. tarikat ya da felsefî bir eko l olup olmadigi tartisilmistir. Mogolistan. Et yemeye. Gelenege göre Maya. Burma. doktrini. gayesine ulasan anlamin a gelmektedir. Buddist Asy a ülkelerinde bu din. Kapila'li) adindaki peygamberin isimlendirilmesine sebep oldugu da belirtilmektedir[143].[144] A. Buddizm'de göze çarpmayan.Ö. Asil adi Siddhartha. Maya. dini anlaminda "Budda-Sâsana" diye bilinmekte dir. onu be yaz bir çamasir içinde bulmus ve ona banyo yaptirmislardir. ne Kur'ân'da. Mançurya. Bazi ba ti ülkelerinde özellikle yeni bir Buddist mezhep olan Zen Buddizm ilgi görmüs ve tarafta r kazanmistir. ne d e Hadis kitaplarinda bu konu ile dogrudan ilgili bir bilgi yoktur. yani "Sakya Kabilesinin Bilgesi. Muhammed'in zamanindaki büyük dinlerden biriydi. daha sonr a Dogu Türkistan'da Türkler bu dinle tanismistir. Malezya. Buddizm adi bati ülkelerinde Budda'nin kurdugu din için kullanilmaktadir. hem de Islâm'da bulun an kuvvetli tek Tanri inanci rol oynamisti. Yüzyilda. yani Arapça'da "p" harfi olmadigindan. Hz. Kam boçya. gayesi . Tayland. Bu tepkiyi Caynizm. tabiatla hasir nesir olmus Türkler. Budda' nin karnina beyaz bir fil seklinde girdigini de görmüstür. otu rup bagdas kurup tefekküre dalmak (meditasyon) bulunan bu din. Japonya gibi Güney Asya ülkelerinde ve Uzak Dogu'da bulunmaktadir. Sakya kabil esine mensuptur. Sadece Kur'ân'da iki defa zikredilmektedir.Ö. Tib et.ige sahiptir. Tayvan. bir kutsal Incir Agaci'nin da lindan tutunmus ve o arada onun sagindan Budda dünyaya gelmistir. Bununla berab er eski ve yeni bazi kaynaklarda. Budda'nin dogum yeri olan Kapi-lavustu sehrinin ise Zu'l-K ifl (Kif'Ii olan kimse. içinde kutsal dilencilik. Simdi mensuplarinin sayisi 350-400 milyon civarinda gösterilmektedir . M. Ajivika hareketi de pay lasmistir. kurban kesmeye. Adi Siddhartha Gota-ma'dir (Gotama aile lakabi). kutsal kitabi. Hinduizm'deki Brahman sekilciligine. ancak hem eski Türkler'de. Çin. Dogu Bengai.VI. Singapur. Budda. Kore. Birmanya. Budda disiplini. Budda'nin dogumundan önce bir rüya görmüs ve bu rüyada ona dogaca k olan oglan çocugunun ilende meshur bir mürsid olacagi bildirilmistir. Yüzyilda Bati Türkistan'da. ona "ilhama kavusmus . Ancak. Âyetinde geçen incir'in (tîn) Budda'nin altinda ilhama kavustugundan bahsedilen yabani incir agacini ifade et tigi ileri sürülmektedir. Seylan. Bhutan.Budda'nin Hayati (M. Ona sonradan verilen bir lakap d a "Tathagata"dir (hakikate ulasan). yap-yapma telkinleri. Kur'ân'in Tin Sûresi'nin 1. Bunun için ona Sakyamuni. aydinlanmis. bir cemaati vardir. 563-483) Buddizm. Himalaya eteklerinde simdiki Nepal'in b ulundugu bölgede baskenti Kapilavastu olan küçük bir hükümdarligin basindadir. ata binip kiliç kusanmaya alisik. Hadis ve diger Islâm kaynaklarinda fazla bir bilgi yoktur. Sakyal ilarin Sessiz Zahidi" denilmistir. Budda Kuzey H indistan'da bulunan bu hükümdarligin baskenti Kapilavastu yakinlarindaki Lumbini kor ulugunda dogmustur. onlara cazip gelmemi stir. Buddizm'in bir kurucusu. Günümüzde en çok mensubu Hindistan. 160 Buddizm.

oglunun gelecegini ögrenmek için. onu saray zevkle ri içine hapsetmis. bulmus oldugu hakikati yaymaya karar verdi. ba basinin yasagina uymayarak saraydan disari çikti. Hikmete ve zihnî berrakliga ulasmak veya bedenî. O. kadinlar da teskilâta dahil edildi. S iddhartha. Hayatin.bir hayat yasiyordu. zihni aydinlandi ve "Budda" oldu. Bu düsünce. her seyin bos o ldugunu^anladi ve dünya nimetlerine sirt çevirdi. Buddistler için kuts al bir yer haline geldi (Bodhi Gaya). Siddhartha. yakin akrabalarindan birinin güzel kizi Yasodara ile evlenmis ve Rahula (engel) adinda bir oglu olmustur. Ormanda. Oradan geçmekte olan bir gezgincr rahip ile elbiselerini degistirdi. gerçek hayatin sarayda gördügünden ibare t olmadigini anladi. ertesi gün bir hastaya. Fakat bir gün. Dogumundan bir müddet sonra Siddhartha'nin annesi ölmüs ve o. Budda ve buldugu g erçek. Fakat bu hayat da onu tatmin etmedi. Ilk vaazini Benares'deki Sarn ath Geyik Parkinda kendinden ayrilan bes zahide yapti. Siddhartha. Sangha. hayatinin son 40-50 yilini Hindistan'in kuzey inde ve ortasinda vaazlarla geçirdi. falcil ara basvurmus ve onun ya kudretli bir hükümdar» veya bir "budda" olacagini ögrenmistir. mücadeleden yilip maglûbiyeti kabul ettigini düsünere k onu terketti. hayat ve h akikat hakkinda kendisine telkin edilen programlari begenmedi. bu vaazinda. Çünkü o. "Kanunun Tekerli gini Döndürmek" diye adlandirildi. eski âdetlere uyarak taninmis hikmet ve murakabe üstatlari ni aradi. evrensel aci ve izdirabin sirr ini arastirmaya basladi. Sangha. o zamanki âdete uyarak. fakat halasi ve ka risinin israrli ricalari üzerine. sarayda mesut ve endiseden uzak. Siddhartha'nin babasi. Gotama ismini kullanarak . refah içinde geçen bir hayat ve iyi bir egitim imkâni saglamistir.ne kavusan anlamina gelen Siddhartha adi verilmistir. Bunun için yeniden yiyip içmeye basladi. üzerindeki mücevherleri çikarip usagina verdi ve onu at ile geri gönderdi. ailesi uykuda bulundugu bir sira da. Budda. Bu vaaz. ölümün. Çünkü o. bir gece. "Budda" oldugunu. rahibe manasti rlari da ortaya çikti. Gotama. ilk gün bir ihtiyara. dünyanin en eski bekâr rahipler teskilâtidir. bu yolun vücudu zayiflatmak ve zihni bulandirmaktan baska bir ise yaramadigini anladi. oglunun budda olmasina engel olmak için çalismis. Gotama ise hakikat ve huzuru baska yollardan aramaya basladi. Bu aydinlandigi yer. Kusinagara'daki (Patna'nin kuzeybatisina 160 km. Bu duru mda onunla çilede bulunan bes zahit. teyzesi ve ayni zamanda da üvey annesi olan Mahapraja jati tarafindan büyütülmüstür. üçüncü gün bir ce ve dördüncü çikisinda da bir dilenci kesise rastladi. alti yil. onlara da bu yolu gösterecegini ve doktrinini (dhamma) ögretecegin i söyledi. önce saray hayatinin zevk ve sefasini. daha sonra da nefse iskence yoluyla ikinci bir asiriligi tatti. Daha sonraki devrelerde kesisler yaninda evli olanlar da ye r aldi. Ancak o. bir deri bir kemik kalincaya kadar en sert bir züht hayati yasamaya ba sladi. uzun zaman kadinlarin Sangha'ya alinmasini reddetti. zihnî igvalardan kurtulmak için riyazet ve çile y olunun kâfi gelmedigini. Bunlar arasindan "bhiksu"d enilen dilenci rahiplerin meydana getirdigi "Sangha" diye adlandirilan teskilat d ogdu. bir ata binerek evi terketti. Uruvela yakininda Neranjara Nehri kiyisindaki yabani bir Incir Agaci (Bo dhi Agaci) altinda oturup düsünceye daldi. Içinde bulundugu zahitler grubunu terkederek yalniz basina ormana çekildi. doktrin (dhamma) ile birlikte Buddizm'in temel prensipleri arasinda yer aldi . Yirmi dokuz yasinda iken. Sonunda ondan da vazgeçti. onu evini terketme kararina ulastirdi. Gördükleri onu sarsti. Sonunda (35 yaslarinda) 1 Temmuz dolunayinda gayesine u lasti. kendisinin dogru yolu buldugunu. Taraftarlari oldu. Saçlarini kökünden keserek suya atti. s arayi terkettikten sonra. mesafede küçük bir sehir) Uttar -Pradest'te 80 yasinda ölünceye kadar. insan. Bunun üzerine kral. onlarin nezareti altinda zihnî gelismeyi saglayan yoga metodlarini ögrener ek manevî sükûn ve huzura ulasmada ehliyet kazanmak istedi. Budda. evlenme çagina gelince. Böylece iki asirilik ar asinda orta bir yol aramaya koyuldu.[145] . Budda. Bir ormana vardi.

Insan varliginin mahiyeti izdirap. Brahmanizm'in tam giremedigi bir cografi alanda dogd u. yani ulastigi hayat kanununu ilan ettiginde verdigi ilk vaazi "Kanunun Tek erlegini Döndürmek" seklinde açiklamistir. Ganj nehrinin suladigi topraklarin güneydogusundaki Ko sala (simdiki Oudh) ve Magadha (simdiki Bihar) kralliklarinin içinde yer aldigi. aci. Dogum. alda tilabilen. Onun bu açikla malara katilmadigi bellidir. Dört kutsal temel gerçek. Budda. Hindistan'in kuzeydogusunda.B. Insana düsen. Budda. yaslilik. Nirvana'ya ulasabilmek ancak Budda'nin sekiz dilimli yolu ile mümkündür. Budda. Nirv ana'ya ulasmak için kötü huylara sahip benligi. iyi bir Buddist olarak yasarsa Nirvana'ya ulasmaktadir. kurtararak Nirvana'ya ulastiracaktir. bir kere daha dönmemek üzere. Ajivika hareketi. izdirap ve onun giderilmesi hakkind aki gerçekleri ögrenir. Ancak genel Hint inançlari olan karma-tenasuh. Iki asirilik izdirapli iken orta yolda bilgi. Buddizm'in Hindistan'in meshur alti felsefe sisteminden biri olan Samkhya ile or tak bazi noktalari bulundugundan bu sistemin Bud-dizm'den etkilendigi söylenebiime . 4) Hürriyete. bir yar tici tanriya. üçüncüsünün de gerçek sini saglamaktadir. dolayisiyla sa ece aydinlara bakan yanini kapsamaktadir. 3. Vedalar'in otoritesini ve Vedik kurban sistemini. ferdî ruhu. M. ahlâkî kötülüklerden uzakl apfarin sebebi olan ihtiraslardan. kisacasi onu din yapan veçhesini içinde bulundurmaktadir. Dördüncü kutsal gerçek ise Buddizm'in amelî ahlâki at yönünü. Çünkü o hayatin tabiî olaylarini bir izdirap o ak görüyor ve bundan kurtulusu bütün arzu ve ihtiraslardan uzaklasmaya bagliyordu. Bu sekiz d ilimli yol. Brahmanlarin Tanri'yi insanî nitelikler içerisinde yaptigindan pismanlik duyan. arzu ve ihtirasi yoketmek. Buddizm'in ana telkini. Bu orta yol. sihirden hoslanan. Caynizm. Aslinda Buddizm. Budda'nin doktrinine. saray hayati ve çiie gibi iki asirilik arasindaki orta yolu telkin etmisti r. süreksiz isler sürüp gidecektir. kötülük. kast taassubuna karsi çikisi da ifade etmekteydi. insanin bilme gücünün ötesindedir. Ancak Tanriyi inkâr eden bir ifadesi de yoktur. Dhamm a'yi. Budda'nin doktrininin felsefi yönü kötümserdi. Buddizm.Ö. Kisi. b rahman kültürünün merkezinden uzak. zaaflari bulunan. brahman âyin ve görevlerine yer verilmemis olmasina bagladi.Izdirap dindirilmelidir. hikmet olgu nluguna kavusmak gerekmektedir. Budda'nin kurtulus telkininin özünü olusturmaktadir: 1. manastir düzeninde kast ayrimini re ddetti. ölüm izdiraptir. Bunun için tekerlek Buddizmin sembolü olmustur. 2.Budda'nin Telkinleri/Buddizm'in Prensipleri Buddizm'de Budda'nin doktrinine Pali dilinde "Dhamma" denilmektedir. tenasüh çemberinden kurtulmadir. Kisi ancak Nirvana'ya ulasarak tenasuhtan kurtul abilmektedir. Bu sebeple Budda'nin dok trini Brahmanlarca küfür olarak görüldü. Yoksa fâni. kisinin kendine eziyet vermesini (yoga ve benzeri yollarla). Ilk üç kutsal gerçek. kisiyi elem ve keder denizi olan bu dünyadan. ikincisinin anlasilmasi. h astalik. kurtulus ve mutluluk vardir. Budda'nin telkininin felsefî yönünü. Bu da yeni "karma" ve sudûra. insanlar tarafindan acze düsürülebilen bir varlik seklindeki açiklamalari karsisinda Budda sessiz kalmistir. manevî ilerleme. Buddi stler'e göre bu kadar uzun müddet var olan âlemin nasil yaratildigi insan bilgisinin. yeni hayat a. tatminsizliktir (dukkha). Brahmanlarin ilgi duydugu metafizik meselelerden kaçindi. insan Ile hakikat arasinda hayatin izdiraplarla dolu olmasidir. Bu as linda Upanisadlar'da rastlanan hayat görüsünün gelistirilmis bir sekliydi. ilk kutsal gerçegin kavranilmasi.Izdirabin sebebi arzu. ihtirastir. bu hükümlerini. yeni tenasüh ve ölüm e yolaçmaktadir. Bu sürekli tekrar lanan devrelerden kurtulmanin yolu "Nirvana"dir (Nibbana). Yüzyildaki kati brahman sekilc iligine. VI". halka bakan. Onlar. feragat yoluyla tenasuhtan kurtulmayi muhafaza etti.

Budda Tusita cennetinde iken. Muham-med'e karsi durumu gibi). onu yine diger bir yegeni olan Devad atta'nin zehirleme tesebbüsünden kurtarmis. Buddist kaynaklarda Budda' nin dogumundan öncesi. Islâm. ticaret ehli. Pencap'a kadar uzandigi söylenen alanda 40 seneden fazla dolasti. çocukluk ve gençlik yillari. Buddizm'in bir dünya dini haline gelmesinde bu hususun ve Budda'ya olan asiri baglilik sonucu Mahayana hareketinde zamanla. bu görevi her yerde dolasip insanlara kendiler ini tutma. Budda. Düny anin üç büyük evrensel dininden önce Buddizm. içinde az sayida br ahman da bulunarak. Onun ilk sakirtleri. Anlattiklari genellikle büyük bir sevk içinde kabul gördü. a ltinda 7 hafta geçirdigi Incir Agaci (Bo. Isa'ya. yayilabilmek ve dige r insanlar tarafidan kabui edilebilmek için. bu tamamlanmak istendi). Sangha'nin ilk ve önemli üyelerdendir. Kral Bimbisara'nin destegini kazandi. Bunlardan bazilari Sangha'ya kesis olarak kabul edildi. Ancak Budda'nin gözde sakirdi. böylece sakirtlerini ve görevini birakacagini anlayan Budda. [146] C. hayvanlara. kadinlarin da ayrica Sangha'ya alinmalari konusunda üstadini ikna etmisti. Budda. özellikle Rajagaha ve Sravasti etrafinda. bir tarikat olarak bakanlar b ulunsa da. Onlar. sonraki zühd hayati. prensiplerinin siki sikiya korunmasi sayesinde olmustur. Buddist oldu. Buddizm'deki amelî ahlâk. ögretti. Bu konuda tek istisna Islâm'dir. bir yere bagli kalmadi. sonra da Hiristiyanlik. Budda. Ali'nin Hz. heykelleri yapilip ona tapinilmaya baslamasinin rolü olmustur. geleneksel olarak Kuzeybati Hindistan'a. Gelenege göre 80 yasini geçtigin de artik ölecegini. esnaf olmak üzere yiginla insan. sagli ginda Budda'ya büyük bir ihtimamla hizmet etmis. insanlar a. Incir Agaci altindaki aydinla nmaya kadar bir "Bodhisatva"dir (Budda adayi). Metteyya da öyle yapacaktir. Büyük Kasyapa ile ayni konsilde Vinaya metnini okuyan Upali. kutsal kitabi. zamani g elince dünyaya geldigi gibi. bütün varliklara sevgi ve sefkati ihtiva etmektedir. Bu k esisler arasinda. böylece Sangha'ya aldigi bes zahit ve Incir Agaci altind a ona yiyecek getirip onun doktrinini kabul eden iki tacirdir. Daha sonra basta toprak sahipleri. O. kesisleri doktrin i va'zetmek üzere görevlendirdi. Bodhi agaci) ve daha sonrasiyla ilgili çok sayida mitolojik efsaneler yer almaktadir. Buddizm'e felsefi-teolojik bir hareket. aksine onun yayilmasi. Bu felsefî hususlar bir kenara birakilirsa. Ona topraklar. yayilirken böyle bir fedâkârlikta b ulunmamis. alçak gönüllülük ögreterek yerine getireceklerdi. Musa'ya.Budda. Islâm'da Hz. Budda . beraber züht h ayatina girdikleri. inanç esaslari. Ananda. Zaman zaman ona muhalefet edenler de çikti. Yine Budda'nin ölümünde onun da katilabilmesi için cesedin yakilmasi tehir edilen v e ilk konsile baskanlik eden. onun zühdî yasayisi birakmasiyla ondan ayrilan. kendilerine buld ugu gerçegi ilk va'zettigi. bir mezhep. Bu bagislar arasinda bir kra l çocugu olan Jeta'nin yagmurlu mevsimlerde kesislerin istirahat ve ikameti için yapt irdigi manastir (vihara) ve tahsis ettigi park en önemlisidir (Sravasti'de). bu sistemde bütün bu hususlari akla getirecek noktalarin mevcudiyetiyle be raber. Zira Brah-manlar m etafizik tartismalar arasinda isin bu yanini unutmuslardir (sonradan "bhakti" har eketiyle. Hiristiyanlik'ta Yuhanna'nin Hz. mabetleri. ayri cemaati. yapilar bagislandiysa da o. basit ve sade bir yasayis. Harun'un Hz. Ilk Buddistler ve Konsiller Buddist literatüre göre Budda'dan önce 24 Budda daha gelmistir. sarayi terki. o bir kurucusu. hayatinin sonuna kadar va'zetti. Iste bir din ola rak Buddizm'in Brahmanizme karsi orjinalügi burada yatmaktadir. Budda bütün heykellerin kirilmasini emretmis olmasina ragmen. berab . Magadha kralligi sinirlari içinde. Budda'dir. O. Onda n sonra da Metteyya (Maitreya) gelecektir. Bud dizm'in yayildigi çevrelerdeki temayüle göre. aslî prensiplerinden feragat etmek zoru nda kalmistir. ilk bes zahidden Assaji vasitasiyla hakikati ögrenen ve Budda ta rafindan Sangha'ya alinan Sariputta ve Moggalana da vardi (Bunlar Budda'dan önce öldül er). yegeni An anda idi (Yahudi dininde Hz.ktedir. ken dine has özellikleriyle daha ziyade bir din olarak nitelendirilmektedir. 25.

" diger parçalar da birer stupa yapilip koruma altina alindi. Türkistan'a Buddizm'in girmesi nin (daha sonra bilinirken) Asoka zamaninda oldugunu ileri sürenler vardir. canlilara karsi acima duymaya basladi. zaten güney uç hariç hemen hemen bütün Hindistan'a hükmetmekteydi. M. Asagi yukari bir yüzyil sonra kesisler arasindaki fikir ayriligi dolayisiyl a Vesa-li'de ikinci bir konsil toplandi. KarsjLgrup Sarvastivadin'ler. Seylan'a oglu (veya kardesi) Mahinda'yi gönderm isti. Kesmir. oradaki besyüz sakirdine. ilkinde oldugu gibi. Ön Asya. Burma.erinde Ananda ile Uttar-Pradesth'te Malla'lilarin ülkesinde bulunan Kushinagara'ya gitti. Tayland ve Kamboçya'da) kutsal kitap m etinlerinde Asoka'nin adi geçmez. 273-236) zamanla toplandi. Kurtulusunuza gayret ediniz". kemikleri ve kalintilar muhafaza edilip on parçaya ayrildi. Eslerinden birisinin telkiniyle Buddist olduktan sonra hayatini ülkeler yerine gönüller kazanmaya. Bununla beraber Asoka onlarin mensuplarina da ho sgörülü davrandi. Bu konsile yediyüz rahip katildi. Kral Kalasoka himayesinde gerçeklestirilen bu konsilde.Ö. Orada bi r stupa yapi Idi. Orada bir sedir hazirlatip basi kuzeye gelecek sekilde sag yani üzerine ya tti. böyle birsey bulunmad igini bildirdi. düsmanla savasma yerine nefs iyle savasmaya adadi. tarim ve milletlerarasi ticar etiyle bir imparatorluk haline geldi. daha ikinci konsil öncesi baslamis doktrindeki fikir ayriliginin yeniden alevlenmesi üzerine. Asoka Buddist olmadan önce topraklarini genis letmek için giristigi savaslardan birinde bu kanli. telkininde ve Sangha kurallarinda anlamadiklari b ir sey olup olmadigini sordu. sutta ve vinaya'nin yeni düzenlemesi yapildi. Ananda. Asoka. H er sey geçicidir. bin kesisin katilmasiyla Rajagaha'nin yerini almis yeni baskent Pataliputta'da (Patna) gerçeklesti. Kuz ey Afrika'ya gönderilen özel görevli kesisler takip etti. o günün Hindistan'indaki dört kra lliktan birisi olan Magadha'dan Hindistan'a yayildi. Son raki stupalara bu on merkezden kalinti verildi. Yüzyilda doktrin kan bir ihtilaf üzerine. son sakirdi Subhadra onun telkiniyle Buddist oldu. Buddist düsünceleri. Bu konudaki tartismalar Theravada kutsal metinleri olan Tipitaka'nin dilinin Pal . Mysore ve zamanla batiya. kendisi de bir Buddist olan Imparator Asoka (M. Hindistan'in çesitli yerlerinde tas ve kaya kitab elere yazdirtti. uzak yabanci ülkelere kadar genislik kazandi. Ken-di lerininkini en güvenilir ve Budda'nin telkininin orjinai sekli oldugunu ileri süren Theravada BuddIzminin (simdi Seylan. katliamli zaferlerden igrenmey e. tabiî kaynaklari. Misir. Kasyapa'ntn da beraberinde besyüz sakirtle gelmesi üzerine Budda'nin ce sedi yakildi. Ananda ve kesislere son ögüdünü verdi ve tenbihlerde bulundu. Bu faaliyetlerin ilk sonucu Seylan'in Bud dizm'e kazandirilmasi oldu. Asoka (Asoka). Konsil sonrasi Buddizm. bu konsilde bir ta rafi tutmadi. Suriye. Bu konsil. IM.Ö. madenleri. Bundan Pali dilindeki kutsal metinlerin (Ti-Pitak a) daha ?Á???¿??? ?????????? ???¤?????????????8???'??¶????????????[1]??????$???X?????????arindaki Budda'ya nisbet edilen cümlelerin bizzat onun sözleri oldugunu kabul etmektedir. O. Budda. Bu konsile besyüz rahip ka tildi. O. Böyle güçlü bir imparatorun himayesine kavusmak. asagi Ganj ovasinin kuzeybatisi ndan Madhura'ya dogru çekildi. Asoka devrinde Magadha. Bunu Gandhara. özellikle Ananda'nin vâkif oldu gu Budda'nin önemli konusmalari_ye Sangha kurallarinin tekrarlandigi Rajagaha ( Magadha kralliginin baskenti) konsiline baskanlik etti. Budda da orada bulunan besyüz kisinin nihâî kurtulusunun garantili old ugunu açikladi ve onlara söyle hitap etti: "Kardeslerim.-_KonsiLSonunda-Sthavira denilen eskilerin geleneks el görüsü tercih edildi. Ihtilaf giderildi. Üçüncü konsil. tebaasi arasindaki ahengi saglamak ve mezhep kavgasin i önlemek için böyle bir konsile destek verdi (Kons-tantin'in Hiristiyan tarihindeki y eri ile karsilastirilabilir). Budda. Sorusu üç defa tekrarlandi. unutulmamasi için. bu sözleri sonunda nihâi Nirvana 'ya kavustu. Bu devirde Buddizm'in propagandasi sadece bütün Hindistan'da degil. Budda'nin ölümünden hemen sonraki yagmurlu devrede Kasyapa. simdi sizden ayrilacagim. Buddizm'e diger din ve mezheplere göre bi r devlet dini avantaji sagladi. Ancak modern dil çalis malari Magadhi ile Pali arasinda önemli farkliliklar bulundugunu dâ ortaya koymustur.

Roma. Brahmanlarin Ve-danta sistemind eki müsahhas ulûhiyetin yerini alarak resmi.S. hatta "nefs"e sah ip olmayan varliklar bile Budda olabilir. Yüzyila kadar Seylan'da yazili hale getirildigi anlasiliyor) mevsuki yetini kabul etmekteydiler. O sirada Buddi zm Seylan'da her zaman devam edecek üstünlügünü saglamis ve Hindistan'dan Çin'e dogru yayilm aya baslamisti. Böylece Zerdüstî.Ö. Mahayanacilarm kutsal metinlerin i bunlarin eski gelenekte bilinmedigini ileri sürerek kabul etmiyorlardi. insan biçimin de dünyaya gelmis bir tanriya dönüstürüldü. Hinayana mezheplerinin belirli. içinde Theravadin. Mahayanaci .Ö. Sa rvastivadin gibi 18 mezhebi bulunduran öncekilere "Hi-nayana" (küçük araba) adini verdil er. Kusan Kralligini kurdu lar ve önce Pencab'i. Bu devrede önce Sung hanedaninin hükümdarlari Buddizm'e karsi çikm islarsa da M. aydinlanmaya ulasabilirdi. daha sonra Yüecilerle geldi. en azindan Mahayana'yi yönlendirdi. 120'lerde (128 veya 144) tahta çikan Kusan Imparatoru Kaniska zamaninda toplanmistir. Sonraki konsiller ihtilafli dir). Hinduizm'in etkisiyle Budd izm'i de etkileyen Bhakti cereyani sonucu Budda. üzerinde Budda'nin kabartmalari bulunan par alar bastirdi. Aslinda bu etkiler.Hindistan'da Mahayana'mn Dogmasi Asoka'dan sonra Imparatorluk küçük hükümdarliklara bölündü. eski brahman inançlarindaki Rama ve Krisna gibi. Bu hükümdarlardan Menander (Milinda). Mahayanacilarin bu açiklamalari zamanin ayd in kitlesi arasinda tartismalara yol açti. Kaniska'nin adi Seylan dinî literatüründe geçmez. Yüzyil a rasi) bu mezhebin mensuplari. gelenekçi eski muhafazakâr kanada. Mahayanacilar. Mahayana'nin dogmasin a yolaçtigi düsünülebilirse de. Böylece Budda heykellerinin yapilmasina baslandi. sonra Kuzey Hindistan'i ele geçirdiler. kendilerinin Hinayanacilar kadar akil. Hiristiyan. Yüzyil-M. Daha celeri buna izin verilmemisti. irfan. Yüeciler. Bu yeni mezhebin bir diger özelligi de "Bodhisatva" (Budda adayi) kavra mina getirdikleri yeni önem ve genislikdi. 100'de. Insan hayat inin en büyük gaye ve ideali bu olmaliydi. I. Mahayana'mn cihansüm ul ideali.Ö. I. [147] D. Yüzyilda kuzeybatida Greko-Hint hükümdarlarin himayesiyle Buddizm can landi. Onlara göre bütün insanlar. onun yayildigi yerlerdeki yerli dinlerden inanç ve uygulamalar almasina yol açti. Artik Pali metinlerine dayanan esk i tarz Buddizm I. Kaniska. sefkat üzerinde durduklarini açikladilar. Mahayana Buddizminin yazili metinleri Sanskritçe düzenlendi. Buddist oldu. Hem Mahayanacilar. Asoka gibi o da Buddizm'i kabul edip desteklemistir. Bu adla insanlarin kurtu-lusundaki cihansümul gayelerini ifad e eden ve ne zaman dogdugu kesin bilinemeyen (tahminen M. I. Iste bu etkilenmelerin ilki Hindistan'in kuzeybatisinda ve kuzeyinde Is kitler (M. 130'larda). Dördüncü Konsil. Ancak Hinayanacilar. Böylece bu yeni mezhep mensuplari Pali ye rine Sanskirt dilini kullanmaya mecbur kaldilar. Mahayana'nin kopmasiyla Buddizm'in ikiye ayrilmasi Dördüncü Konsil sonrasi olmus tur.Budist Sankskriti idi (Kutsal Kitaplari Tri-pitaka). Yunan etkileri Buddizm'e girdi. hik mete yer vermekle beraber onlardan daha fazla sevgi. sinirli bir alandaki kimseler e kurtulus yolu gösterdiklerini. az. Budda. Jalandhar'da {bazilarina göre Kesmir'de) toplanan bu konsili Theravadinler kabul etmemektedir. Hindistan'da ise öyle bölünmeler ortaya çikmisti ki gelenekçi Buddizm 18 me zhebe ayrilmisti. Asoka'nin ölümünden 100 yilina kadarki 330 senelik devrede Buddizm Kuzey Hindistan'da yerini saglamlastirdi. 2.Ö.i olup onun çesitli parçalarinin Hindistan'in degisik bölgelerinden gelmesi dolayisiyl a farkli mahallî dillerden kelime ve ifadelerin birlestigi. heykeli yapilan bir sahsiyete büründürüldü.Ö. M. Halbuki Therava-din kesislerin bu konsile katilmadigi yolunda kesin bir bilgi yo ktur (Bütün Buddist mezhepleri ilk üç konsili kabul ederler. hem de Hinayanacilar eski kutsal metinlerin (ne zaman düzenlendigi kesin olarak biline mese de M. Yüzyildan itibaren Hindistan'da gözükmedi. Bu arada kendisine "Büyük Araba" (Mahayana) adini veren ayri bir B uddist mezhep dogdu. aradan yüzyillar geçtikten sonra da bu sifahi nakillerin yaziya geçirildigini göstermektedir. Ancak onlarinki artik bir melez Sanskrit.

Kismen karsilastigi kuvvetli muhalefet. Sonra Seylan'dan gelen Theravada Buddizmi buralarda hakim oldu. manastirlar ortadan kal kti. mantra. semboller ve jestlerde odaklasan gayri Buddist elemanlara yer vererek aydi nlanmayi saglama yolunu tuttu. Tayland 'a girmesi milâdin ilk yüzyillarinda Mahayana sekliyle oldu. Yüzyilda önemli bir devlet oldu. Bengal) gelisen Vajrayana veya Tantra ortaya çikti. Oudh'da 1220'de henüz ortadan ka lkmamisti. günümüze kadar g elen sekliyle 9-11. Yüzyil da Buddist düsüncenin analitik prensiplerinin Mahayana içinde gelistirilmis bir sekli olan Madhyamika ekolü ortaya çikti. onlardan sonraki Sena hükümdarlari Hinduizm'i tuttular. Yüzyildan itibaren ortadan kaybold u. Thera-vada Buddizmi Hinayana'nin 18 kol undan günümüze gelen tek eski Buddizm seklidir.Mahayana'nin Hindistan'daki Kollari I. Yogacara ekolünün önem verdigi meditasyon metot ve disiplinini daha ileri götüren Mantrayana. Bu devrede Hinduizm yeniden canlanmaya basladi. O sirada Buddizm. Çin'e Chen-yen. Bu . 335). Tant rik Hinduizmin bir kopyasi idi. yani kutsal i lâhiler. bunlarin son d erece yüksek gerçekler oldugu. ve IX. L de la Vallee Poussin. Hinduizm. Bengal'deki Pala hanedani hükümdarlari (800-1050) Buddizm'i korumusken. kismen de bozulmaya yüz tutmasi sonucu Buddizm. Doguda A soka zamaninda Seylan'a gitmisti. Japonya'ya Shingon adlariyla intikal etti. gittikçe artan bir sekilde Hinduizm'e yaklasm aya ve itibarini kaybetmeye basladi. Seylan ve Tayland'dan Theravada Buddiz mi. bu sirada Mant-rayana'ninkine büyülü afsunlari katarak uzak nirvan a hedefinden ziyade zihnî tecrübeyi yogunlastirmayi esas alan ve Dogu Hindistan'da {s imdiki Bihar. Magad-ha. Yüzyildan baslayarak Mahayana Buddizmi bir koldan Kusan Imparatorlugunun sinirl ari içinde kalmis Bati Türkistan'a. Orissa. Buddizm. Hindistan'da II. misyoner kes isler vasitasiyla Deken ve Hint yarimadasinin batisinda yayilmakta idi. öncekilerinkinin zihnen gelismemis kimseler için muvakkat hakikattan baska bir sey olmadigini söyleyerek cevap veriyorlardi {Tartismanin ta fsilati için bkz. Bu sebepie XII. Yüzyilda Bengal'de hâlâ az bir taraftari vardi. Iste. Yüzyillarda oldu. cografî. [149] F. Mahayana'nin Hindistan'da son gelisme merhalesi VIN. diger koldan da Çin'e sizdi. O. Onun Bengal Körfezinden karsiya Burma'ya. artik kuzeydogudaki küçük bir topluluk disinda 13. Yüzyillar arasinda Tibet'teydi. Kamboçya ve Laos'a yayilirken. XVI. Mahayana Buddizminin de Çin'den Vietnam'a girmesi 13-14. Hindistan'da Buddizm'in Tantrik veya Vajrayan a sekli Hindu bhakti ve Tantrik kültlerine yerini birakti. Kesmir'de 1340'da bu dine son verilmisken Nepal'de o. millî ve mahallî sartlara göre sekillendigi gibi iki önemli Buddist mezhep elemanlarinin yer y er kaynastigi da gözden kaçmamaktadir.lar da buna kendi kutsal kitaplarindaki Nirvana'ya ulastiracak doktrin yorumuyla ilgili açiklamalarin Hinayananinkini düzenieyenlerce anlasilamadigi. Yüzyilda Mantrayana ve daha sonra Vajrayana ekolleriyle oldu. Bu ülkelerde ve digerlerinde Buddizm tarihi. yüzyildan itibaren gözükmez oldu. Bu ekolde Buddist mantik analizi en yüksek dorugun a ulasti.Hindistan Disinda Buddizm Mahayana. 1200'de Magadria'nin Müslümanlar in eline geçisiyle Hindistan'dan silinmeye basladi. IV. 226'da Kusan Impara torlugu yerini küçük beyliklere birakti. Hinduizm'e yakinlasarak bozulmus bir sekilde günümüze kadar geldi. Yüzyillarda Sankara (788-820) ve Kumarila gibi Buddistlerin çekindikleri iki büyük filozofun da etkisiyle ataga kalkti. VIII. Ekolün kuruculari Najarguna ve ögrencisi Aryadeva idi. 712'de Sind'in. Öte yandan suuru gerçek bilmeyen Buddi st Madhyamika ekolünün asiri zihinciligine karsi Asanga ve kardesi Vasu-bandhu'nun ba slattigi suuru gerçek bilip onu temizleme ve aydinlatma yoluyla manevî hakikati dogr udan dogruya kavramaya dayanan Yoga-cara (Vijnanavada) ekolü ayni yüzyilda ortaya çikt i. Bu. Ayni yüzyil ortalarinda Orissa'dan Buddizm çekilmisti. ERE. Müslümanlarca alinisi bu gidisi hizlandirdi. VIII. [148] E. "Mahayana".

Yüzyilda Avrupa ve Amerika'ya geldi. Hui Yuan (344-416) ve Tao Sheng (360-434) gibi yetiskin sahsiy etlerin etkisiyle büyük manastirlar yapildi. Hintli Najarguna'ya dayanmaktaydi. Chih. Yüzyilda Buddizm'e kapisin i aralayan Kore'nin güneyinde de tutunmus. Bununla beraber onun II. O sirada meshur bir tercüme ekolü Kumarajiva'nm (344-413) baskanliginda baskent Ch'a ng-an'da çalismakta idi. kast disi kimselerde n Buddizm'e girmis ayri bir topluluk da bulunmaktadir. askerî islerde danismanlik yaptilar. Tayland. O. Almanya ve Amerika Birlesik Devletl eri'nde Budda'nin hayati ve doktrinine ilgi artti. Bu konuda Buddistlerin ilk yardimcilari Taoist bilginler oldu. Günümüzde Hindistan'da aydinlar arasinda Hinduizm'd en memnuniyetsizlik sonucu bu eski mirasa dönenler oldugu gibi. [150] G. manastir ve ma'betler kurdular. dogudan gelme kesisler de yasamaktadir. bir kum tanesinde mevcut idiler. ayrica meshur seyahat hatiralar ini kaleme aldi. Onlar sihirbazlikta da büyük söhret kazandilar. Ekol. Bud dist vaizler. Fa Hsien adli meshur Çi n seyyahi. ancak görevde farkli idiler. muhtemelen Çin'de en eski Ma-hayana toplulugudur. IV. Han hanedaninin yikilmasi sonucu Kuzey Çin'i isgal eden Çinl i olmayan halklara 300 senelik hakimiyetleri sirasinda Mahayanaci kesisler siyasî. nihâi hakikgj meseleleriyle ilgilenen. "Beyaz Lotus" adi altinda Hui Yüan tarafindan kuruldugu sanilan ekolün adi sonraki . bütünlük fikrine önem verdi. Vinaya kaideleri tercüme edildi ve Mahaya na'nin spekülatif fikirleri yayildi. âlemi onun mükemmelligi içinde kucaklamaktaydi. Seylan'dan Pali diline dayanan Buddizm'le ilgili bilgiler XIX. Konfüçyüsçü ve Taoist klasiklerle Mahayanist eserlerdeki fikir ve telkinler birlesince ort aya ayri bir Çin buddist gelenegi çikti. IV. çesitli ekollerin kutsal kitaplarini toplamak ve kopya etmek için harcadi. Bunlardan T'ien T'ai. Han Hanedani'nin sonunda (tan. Yüzyihn ortalarinda saray çevrelerini etkiledigi de kayde dilmistir. Temiz Ülke (ChIng Tu) ekolü.Mahaya-nist ekolleri içinde gelisen fikirleri ögrenebilmekteyiz. Alti senelik yolculuktan sonra alti sene de Hindistan'da gezme k. Batida kesis olmayan Buddistler de artmaktadir. 220) daginik yabanci gruplarina münhasir kalmisti . Mutlak Akil. IX. Özde ikisi ayni Idi. Bunlar dan Sangha'ya alinanlar da vardir. Güney Çin'de iki temayül gelisti: Zihni kontrol ihtirasi bastirmayi esas edinen özde Hin ayanist Dhyana Ekolü. Böyle büyük Çinli üstadlarin eserlerinden Sui ve T'ang hanedanlarinin ayri. Bununla beraber üçünde de en bariz ortak yan Mahayanist o lmaktir. 414'te dönüsünde Buddist kutsal kitaplarini tercümeye basladi. Tibet ve Japon Buddizminin herbirinin kendine mahsus özellikleri ve Hint Buddiz minden farkli yanlan vardir. 399'da. Bu ekolde di nin pratik ifadesi zihni bir yere toplama ve her seyin içyüzünü kavrama yoluyla manevî irfa n ve hikmete baglanmistir. Hua Yen ve Ch'an ekolleri gelisti. Yüzyildan itibaren merkezî Asya Ipek Yolu boyunca Çin'e kadar gelen Buddizm . Büt e bütün Buddalar. Böylece iki din arasindaki benzerlikler ortaya çikti. Yüzyilda tahsilli ve zengin kimseler Sangha'yi himayeleri alt ina alip tercüme masraflarini üstlendiler. Iste bu gelenek içinde T'ien T'ai.unla beraber Seylan'in % 6O'i. I. Böylece Çin bilginleri irsat ediliyordu. Chih K'ai (538-597) tarafindan gün eydogu Çin'deki T'ienT'ai dagindaki meshur manastirda ortaya atildi. Hindistan'a gitmek ve oradaki ziyaret yerlerini görmek üzere Ch'an g-an'dan yola çikti. Mahayana sutra'larina da yanan. Buddizm'i n bes ahlâk kaidesini benimsediler. Laos ve Kamboçya'nin % 9O'i hâlâ Buddist tir.Çin Buddizmi Çin. Bu ülkelerde bugün. Bu devrede T ao An (312-385). Burma. Buddis t fikirleri tercüme etmek için Taoist deyimler kullanildi. Sangha ile aydinlar arasindaki irtibati saglayan Prajna Ekolü. Böylece basta Ingiltere. 349) hemen hemen bütün Kuzey Çin'i inançlarina döndür . T'ang Hanedani zamaninda. Bütün ve parçalari özdes idi. özellikle Fo T'u-teng (ö. Yüzyilin ilk yarisinda da Japonya'ya "TendaI" adiyla geçmistir. Temiz Ülke ( Cennet). sadece Çin'de degil.

Ch'an. içinde Buddist. 1786 ma'bet ve 24. O ögrenilemez. Bununla beraber genel de bu hanedan Buddizm'e mültefit idi. Orta Asya yoluyla Hindistan'a gitmek üzere. Meshur Çinli bilgin ve seyyah Hsüan Ts ang (Chuang) (tan. Manastir haya tinin refahi. Çin zekâsinin orjinal bir mahsulüdür. 629'da yo la çikti. Buddist sanat eserleri ve kitaplari yakildi. yerli Çin düsüncesini gösterme si bakimindan önemli sayilan bir harekettir. 596-664). askin (transandant al) Budda için Amitabha (ezeli isik) deyimi kullanilmaktadir. 645'de geri <löndü. Bunlardan Kuan-Yin (aglamayi isiten) adina Çin'de tapinaklar yapilarak kadin ve çocu klari koruduguna inanilan bu Botisat-va'ya büyük alaka gösterildi. Bunu n yaninda kesis olmayan bütün Buddist erkek ve kadinlarin evlerinde meditasyon yapma lari tesvik edildi. Çin'de. Japon Zen'iyle bu ülkenin medeniyetinde unutulmayacak izler birakti. fazilet verebilecek olan Budda ve Bodisat-va'lara dön dürerek onlarin yardimini kazanmaktir.000 erkek ve kadin kesis vardi. Cennete hükmeden ezelî Budda'ya iki BodIsatva (Budda olmaya bi r merhale kalmis semavi varliklar).000 e rkek veya kadin kesis tekrar dünyevî hayata döndürüldü. Onu Taoistlerin ana tanriçalarindan ayirmak imkansizdi. Ch'an. olmayan da hayaldir derken bu ekol. Mogolistan'da X VI. Tibet veya Lama Buddizmi önde gelen dindi.takipçilerinden bir grup tarafindan simdiki haline döndürülmüstür. hayatinin sonuna kadar tercüme etmeye çalisti. O. rahip sayisi 100. 520'de Çin'e geldigi kabul edilen Hintli bir kesis idi. Imparator Wu-Tsung. ancak Sung haneda ni zamaninda Temiz ülke ve Ch'an ekolleri faaliyetlerini devam ettirebildi. Ch'an ekolü Sung Hanedaninin Yeni Konfüçyüsçü hareketini etkiledigi gibi . Daha önce dhyana egzersizlerinden bahsedenler olsa da eko lün baslangici Bodhidhar-ma'ya (470-543) dayandirildi. Ekolün ilk üstadi Tushun (557-640). Tang Hanedani devresi (618-907). Meditasyon Ekolü diye bilinmektedir. 420'de. hedefte cihansümul ve bütün fenomenal t ezahürlerin temeli olan sürekli sabit bir zihin telkin etmektedir. Buddizm'in etkisi süratle azalmistir. kitaplardan veya mürsitlerden al inamazdi. 84 5'te görülmedik bir zulüm baslatti. Mahayana'nin bir uzantisi olan Lamaizm. Ekole hizmet eden üstadlar arasinda temel metni yaza n Hui Neng (ö. Iste kisi kurtulusa ulasmak için ona böyle bir cenneti verecek olan Amitabha Budda'ya (Japonya'da Amida) kendisini adamaktadir. Buddizm'in Çin'de en olgunluga ulasti gi yillar da olsa ilk imparator^Kao Tsu ile baski basladi. sonra siyasî otorite olarak. Her sey Budda aklinin bir tezahürü idi. Hua Yen Ekolü. Ch'an'in Tibet Mahamudra'si yla benzerlikleri vardi. Ch'an. ikilik sözkonusu olmayan bir varlik halinde afakî ve enfusînin üzerine çikarak hakikati birden kavramaktir. Çin'e birçok yabanci getirtildi. Kuan-Yin ve Ta Shih Chih yardim etmektedir. Mogol Yüan Hanedani. Yüzyilda Çin Buddizmi zirvesine ulasti. meditasyon veya âyin. Tang Hanedani zamaninda 8-10 Buddist ekol parlamisti. Ihtisami arkasindan fesat getirdi. 1280-1368 tarihleri arasinda hükmederken Çin'de. Hindistan'da 10 yil boyunca seyahat etti ve geri döndügünde ge tirdigi çogu Yogacara ekolüne ait eserleri. Ch'an Ekolü. manastirlarda züht hayati yasayan kesislerden ayri Buddizm. sarayi etkilemesi. kisiye sonsuz inayet. 1920'ye kadar hükmetmis. ilk iki ekol Hintli Najarguna'ya dayanirken. itibari. Yüzyila kadar sathi ölçüde. Ekolün gayesi. Bu Temiz Ülke Ekolünü (Ching T'u) en iyi dile getire n Shan-tao (613-681) oldu. 250. 713) sonrasinda meditasyon salonu bütün Ch'an manastirlarina girdi. Bu devrede Orta Asya ve Hindistan ile baglant ilar olusturuldu. Diger Buddist ekoller (meselâ Ch'an) va r olan da. en iyi açiklayani ise Fa-tsang'dir (643-712). Ekolün dayandigi sutra'da. Sans-kritçe "dhyana"dan çikmistir v ekol.000'den 200 'e indirilmis. güç. t ek hakikatin felsefî veya dinî düsünce. Taoist elemanlar birbirine karismis bir halk dini tarafindan yutul . daha s onra ise Sovyetler Birligi içindeki bir halk cumhuriyeti hüviyetiyle dine karsi kamp anya sonucu rahipler baska mesleklere yönlendirilmis. 4000 ma'bede el kondu veya tahrip edildi. kesis hayatinin Konfüçyüsçü aile ve ahlâk telakkileri rsan doktriner veçhesi tenkitlerin çogalmasina yol açti ve arkasindan siddetle engelleme yi getirdi. Buddizm'in gitt ikçe gelisen gücü. düsünce ve mantikî idrakin durdugu anda ortaya çtkan bir manevî aydinlanm ayi esas edindi. IX. manastirlar devlet kontrolü altina girmis. imparatorun himayesinde. Ekolün temel felsefesi ihni. Çin'de son yedi yüzyilda. büyü uygulamasi ile kavranila Budda hikmeti oldugunu telkin etti.

Yüzyildan itibaren hem Theravada hem de Sarvastivada mensuplarinin Burma'da bulundugu Çi nli seyyahlarin kayitlarindan anlasilmaktadir. Bir defasinda o Sumanakat a tepesine çikmis ve orada ayak izi kalmistir. yine bulutlarin arkasina girm istir. Halk tarafinda n hibe edilmis altin yapraklarla kapli Rangoon Shwe Dagon Pagoda'si Mandalay'dak iler gibi ziyaret yeridir. nüfusun % 20'sini olusturan Buddist olmayan ha lktan bir ayrim ortaya çikarmamak üzere Buddizmi resmî din kilan bir karar alindi. 1961'de Rangoon Parlamentosunda. Senlik günleri. Mon'lar. Yüzyilin ba slarinda özellikle T'ai Hsü (1890-1947) ile Çin Buddizmi bir zihni uyanis ve ahlâkî dirili s yasamistir. VII.mustur. Özellikle Prome'deki bu tip Buddizm. büyük insan kitleleri buralarda toplanmakta dir. 1956'da Budda'nin nirvana'ya kavusmasinin 2500. Buddizm. halk kitlelerinin bu dini telakkilerine pek karismamis. Fakat komünizm ve Mao tse Tsung ile o. az sayida tecrit edilmis Ma-hayana manastirlari vardir. ancak onlari bir hurafe yigini olarak hakir görmüslerdir. Bu Theravada Budizmi ile yerli mahallî inançlarin zaman içindeki karisimi Burma Buddiz mini olusturdu. Aydinlar. Burma'da. Yüzyildaki Britanya istilâsi Burma'daki Sangha teskilâtinin geleneks el yapisina zarar verdi. San skritçe'ye dayanan Buddizm vardi. diger yerlerde oldugu gibi. [152] I. Yüzyilda geldi. Mahayana Buddizminin Asagi Bu rma'da VIII-IX yüzyillarda bulundugu görülmektedir. V. Krall ar tarafindan yaptirilan pagodalar {tapinak gibi kutsal yer) dikkat çekicidir. Bu karar 1962'de general Ne VVin'in askeri hükümetince feshedilmisse de bu bagimsizlik devresinde Burma'da Buddizm himaye edilmistir. Güneydogu Burma'da yerlest iklerinde artik Burma kralliginda merkezî nehir etrafinda yasayanlara günümüze ka dar gelecek Theravada Buddizmini getirdiler. Seylan'da halk. Theravada disinda.Burma Buddizmi Burma Buddizmi Güneydogu Asya'da. simdi önemli ziya ret merkezlerinden birisidir. yildönümü Ran-goon disinda öze l olarak halkin yardimlariyla hazirlanmis bir magara salonunda Tipitaka'nin bütün met ninin okunmasi ve gözden geçirilmesiyle gerçeklestirilen bir Buddist konsiliyle kutlan di. Bu noktada Burma'nin diger Theravada ülkeleri özellikle Seylan ile ir tibati oldu. Burma'da manastirlar. Burma 1947'de istiklâlini kazaninca Sangha eski itibarini kazandi. Bu rivayetin tarihî bir dayanagi bulunmasa da bu yer. daha sonra Pali Buddizmi yerlesti. oraya Kuzeydogu Hindistan'daki Ben-gal'den gelmistir. önce Sarvasti-vada ve Mahayana. Yüzyilda Pali dilinde yazi lmis bir vekayinameye göre Budda Seylan'a üç defa gelmistir. Çok geçmeden bu Buddizm Hindi stan'daki gelismeyi takip ederek Tantrik yapiya ulasti. Burma'da. Yukari Burma'da XI. Bu iki veçhe biri digeri olmaksi zin düsünülemeyecek bir iliski içindedir. bu adanin Budda'nin telkinatinin muhafizi olduguna inanmaktadir. [151] H. XIX. Yüzyil da Tantrik Buddizmin bozulmus bir sekli vardi. XIX. Birço k sehir ve kasabalarda kesis olmayanlar da manastirlara baglidir. manastir hayatina gi renler ve girmeyenlerden olusmus iki veçhe arzeder.Seylan Buddizmi Seylan Buddizmi eski Buddizm'in önemli bir merkezidir. Mahayana'nin mensuplari kuzeydeki daglik bölge ve dogu Burma Shan eyaletlerinde yasayan mahallî Gurka ve Rangoon'daki Çin toplu luklarindandir. yüzyilin sonlari XX. halkin moral ve egitim islerinde yardimci olmaktadir. Burma'ya III. . Burasi simdi "Adem zirvesi" diye bi linmektedir.

Buna diger bir yadigâr. Bu iki eser Seylan Thera vada geleneginin gelismesinde önemli katkida bulundu. Kimerlerin ülkenin büyük bir kisimini ele geçirmesi sonucu 11-14. Seylan'da halk kesislerin yasadigi vihara'lari kutsal ziyaret yeri olarak görürler. ayrica Buddist telkinatin genis bir özetini yapti. Tayland'da Buddizm'in tarihçesi 6. Bu yüzyillard a Güney Hindistan ve Hindu etkisi giderek artti ve bu etki. Hint Buddistlerinden saglanan Budda'nin disiyl e ilgili Abhayagiri kesisleri nezaretinde baslamis kült bu devrede yeniden canland irildi. Portekiz. Daha sonra bir üçüncü mezhep. 8-13. 14. Yüzyillar arasin da onlarin Hindu gelenegi üstünlük kazandi. 1947'den bu yana Buddizm'in gelismesiyle millî kalkinma at basi sürdürülmektedir. Bu yüzyilda Seylan'a giden Siyamli kesisler dönüslerinde T ayland'da kaldilar ve oradaki yeni Buddist gelismeleri yaydilar. Siva gibi Hint tanrilarina tapinaklar yapilmaya kadar vardi. Abhayagiri dogmadan önce. he m Theravada. Theravada gelenekçiligi altinda mezhepler birlestirildi. Hindistan'dan V. Yüzyildaki millî uyanis sonucu Buddizm yeniden güç kazandi. Yüzyilda baskenti alip bu disi ortadan kaldirdiklarini ile ri sürmüslerse de yerli halk onun taklit olduguna. Telkin ve manastir düzeninde farkli bir özellige sahip olmasa da bu yeni mezhep. Ayrica vihara'lara 12. Yüzyildan itibaren de onlar ayni yapi da. 11-12 Yüzyillarda Visnu. Yeni mezhep. Tripitaka üzerine yazilmis Sinhalese serhlerini Pali dilinde yeniden kaleme aldi. Yüzyilda Çinlilerle yakinliklari bilinen T aylarin millî tarihi basladi. Yüzyilda yazili hale getirdi. Önceki Mahavihara'nin kesisleri. içinde bir yadigarin gömülü oldugu daga-ba'lar (pagoda) ve bir de "Bo Ag acf'ndan olusan bir bütündür. Seylan'da uzun asirl ar basta gelen mezhebin ilk müjdecileri bunlardir. Yüzyildan bu yana Budda'nin heykellerinin kond ugu yerler. Bu zamandan itib aren Tayland'da Theravada Buddizmi hakim oldu. [153] J. Asoka'nin oglu Mahi nda ile beraber oraya gelen sangha üyesi kesislerdir (bhikku). Theravada kutsal metinleri olan T ipitaka'yi I. Budda'nin sadaka kâsesi de eklendi (simdi bu kâse kayip tir). hem de Mahayana telkinatini Inceleyerek disa açik bir yol takip etti. Abhayagiri mensuplari. Yüzyila dayanmaktadir. Simdi Anuradhapura'daki Bo Agaci'nin Budda'nin altinda i lhama kavustugu Gaya'daki agaçdan kesildigi ve Mahinda'nin kizkardesi tarafindan S eylan'a getirildigi söylenmektedir. Yüzyilin sonlarina dogru güç kazanmistir. IV. 15. Theravada gelenekçiliginin k oruyucu bekçileri olarak. Vidyodaya) kurulmustur. . Yüzyillar arasi bölgede Mahayana önde gelen me zhepti. Vietnam disinda diger Güneydogu Asya ülkelerindeki gibi Theravada mezhebindedir. Yüzyildan itibaren "Devalaya" deni len Hint tanrilarinin putlari da girmis. Ilk vihara'lar. Hanedan ve baskent degisiklikleri. Miladin ilk yüzyilinda yasamis bir kralin Mahavihara'ya degil. münferit kesislere hediye vermesi Abhayagiri mezhebini dogurdu. Jetaana da bir önceki mezhebin yolunu tuttu. Merkezi asagi Burma'da olan Mon kralliginin bir bölümü olan Tayla nd'in güneyinde önce Hinayana hakimdi. ayri bir bölümde yer almistir. Zamanla iki Buddist üniversite (Vidyalankara. Hollanda ve Ingiliz istilâsi sirasinda geri planda kalmisken 19. Taylandlilarin % 94'ü Buddisttir.Tayland Buddizmi Tayland Buddizmi. dagaba ve bo agaçlariyla birlikte bugün de Seylan'daki vihara'larin degi smez özellikleri olmustur. Portekizliler 16. Bu vihara'nin ilk sakinleri. esas yadigarin hâlâ Kandy'de mevcut b ulunduguna inanmaktadir. Yüzyilda gelip bu Mahavihara cemaatinin bir üyesi olan Buddhaghos a. dis etkilerin odagi oldu. Bununla beraber yi ne 11. Sonraki yüzyillarda bu üç mezhep Seylan'daki Sangha'nin temelini olusturdu. Sangha. Seylan'a BuddIzm'in gelisind en 1815'deki Ingiliz isgaline kadarki devrede ülkeyi idare edenin Buddist olmasi i stendi.Asoka zamaninda Seylan krali Buddizm'i kabul edince baskent Anuradhapura'da bir "vihara" (manastir) açtirmistir.

tahminen 806'da. Kurtulus için en kolay yol olarak görülen. fakat Avrupâî ciltler hali nde bastirmasi dikkat çekicidir. maddî. etik duygulari etkiledi. Yüzyilda baslayan ve XIII. Tantrik mezhebini telkin etmistir. Bugün de Viet nam'da Buddizm. Bunlardan Jodo. [154] K. bu arada dinî bakimindan da etkilendi. Shinshu (13 milyon). bir Buddist kesis olarak modern Tayland'in temellerini atti ve Buddizm'de reform say ilabilecek Sangha teskilatiyla ilgili yenilikler yapti. Yüzyilda ulastigi Japonya. Hinduizm. Shinran {tah. Taoizm ve diger Buddist mezhepleri de içine alarak. Amida. kullarini saadet ülkesi cen nete gönderecegine inanilmaktadir. ögrenimi. 1173-1263) taraf indan da gelistirildi. teskilâtli rahip tesekkülleriyle Japon halkinin hayatin da baslica dinî güç haline geldi. bu dinle ilgili gelismeler baki mindan önem tasimaktadir. Çinlilerin "Temiz Ülke" (Ching T'u) ekolünün Japonca karsiligi ol an Jodo'ya göre Budda ezeli nur. . Yüzyilda en canli devresini yasayan Buddizm'd en etkilenmis Sinto kendini göstermistir. II. bir halk dini olarak bir yandan ölü ayinleri getirir ken. iman ve inayet ile kurtulusu telkin ederek. Vietnam. O. Kobo Daishi (Kukai). Ona göre âlem. Böylece Sinto felsefî bakisi ve ahlâkî muhtevasi derin kle beraber tek basina Sinto taraftarlari bu gidise siddetle karsi çikmislardir.disaridan gelen isgaller akabinde 1851'de tahta çikip 17 sene hükmeden Mongkut. Bu sürede Çin'den her hususta. Böylece Meiji devrinin baslarinda bu kaynasma bozulmus ve ondan sonra da doktrin ve tören olarak bir daha görülmemistir. Çin'de kendini yetistirmistir ve Japonya'da panteist ve mistik yapili. diger yandan dünyevî çikarlar için büyüsel ve tabiatüstü yardim iddiasinda da bulundu. Böylece ortaçag Japonyasmd a XII. ezelî Hayat ve ezelî Nur olarak bilinmektedir. O. manastir kisvelerini atmis.Japon Buddizmi Buddizm'in Çin yoluyla VI. Bu din. Sinto kutsal yerlerinde Buddist ayinlerin icra edildigi görülmüstür. Japonya'da B uddizm'in en popüier sekli haline geldi. Amida'nin. e mezhepleri 10 gelisme derecesi içinde görmüstür. vücu du bütün âlemi kusatan Budda'nin tezahürleri olarak görülmektedir. Dünya Savasi'ndan bu yana gittikçe artarak Taylan d'in sehir bölgelerinde bati etkisi kendisini göstermekteyse de sehir disi bölgelerde Buddizm kültür. Birlesik Sinto-Buddist kutsal yerlerinde her iki dinin rahiplerinin birbiriyle kaynastigi. Onun uzlastir maci tutumu Ryobu Sinto'nun ortaya çikmasini saglamistir. Modernl estirme çabalari yaninda. Yuzunembutsu ve Ji ((taraftarlari fazla degil) . Birçok dinlerin tanri ve melekleri Shingon'da (Çincesi "Chen Yen": dogru söz). Bu piramitte en üstte Buddaligin bütün muk ddesligi gerçeklesmis Shingon'un mistik panteizmi bulunmaktadir. ayrintili manevî disipl in ve yetistirme sistemleri. Japon Buddizminde askin (transanda ntal) Budda için kullanilan bir addir. Felsefî düsünceyi kamçiladi. çok merhamet. Oglu da babasinin yolunda gitti. Jodo'nun J aponya'da birbirinden az farkli dört kolu vardir: Jodo (1970'lere dogru taraftan 4 milyon kisi). Bunlardan halkin en çok tuttugu Shinshudur ve 1173-1263 tarihleri arasinda yerle smistir. Onun yaptiklari simdiki Tay Buddizmi üzerinde derin izler birakti. Taoizm bu etkilenme sonucu hâlâ ayaktadir. hikmet. Onun gerçek vücudu birbirini tamamlayan iki parçadan olusmustur: Zi hnî. Buddizm kozmoloji ve eskatolojisi. Hindistan'daki Mahaya-na'da bu askin Budda. sanat ve edebiyati. 939'a kadar 1000 yillik bir süre Çin Imparatorlugunun bir eyaleti olarak ka ldi. Tipitaka'yi Tay nitelikleri içinde. Bu mezhepte âlemin sirlari görülebilir ve kavranilabilir sekilde takdim edilmeye ve sembollendirilmeye çalisilmis tir. B ddist Jodo ve Shingon mezhepleri Japonya'da dogdu ve Amida Budda inancini köklestir di. evlenme ve aile hayatinin kurtulusa enge l olmayacagini ileri sürmüstür. sevgi sahibi bir varlik olara k sunuldu ve bu mezhep. Budda'nin dista tez ahür etmis seklidir. Jodo'dan daha da önce. Honen tarafindan 1175'de kuruldu. Konfüçyüsçülük. inanç ve gelenekleri de agirligini belli etmektedir. Kobo Daishi (774-835) tarafindan kurulan d iger bir Japon Buddist mezhebi mistik ve uzlastirmaci (sinkretist)yapili Shingon 'dur.

Japon Buddizminin birlestirici gücü oldu. kutsal metinlere. arzu. kurtulus ve Buddaligi kazanmanin en genel gaye oldugunu açikl adi. Bunun için. 1227'de aydinl anmayi kazanmis olarak Japonya'ya geri döndü. B udda zihninin suuruna. Dogen. varmak ister. çiçek bahçesi peyzaji çalismala gulandi. O. Tendai'nin esasi. Zen manastirlari sessizlik. bütün sirlar. Zazen tekniginde zihin bütün alakalarindan. Egitim. Çin'de Tung-shan{807-86 9) ve Ts'ao-shan (840-901) tarafindan kuruldu. kötü arzularin giderilmesiyle ve kendine tam hakim olmak la gerçaklesecegini telkin ederek bu manastirda kesis olan. Zen Buddizmin Japonya'da birkaç kolu vardir. onlara dayanan yorumlamalara degil. Gerçek irfana kavusma sessiz aydinlanma ile gerçekleseceg ine inaniliyordu. Bununla beraber Eiheij i Tapinaginda (Echizen eyaletinde) Soto telkinleri günümüze kadar sürüp geldi. büyük bir Tendai merkezi olarak. zi hni hürriyeti kazanmak ve "satori"yi bir anda gerçeklestirmek için verdikleri egzersiz leri (koan) ikinci dereceden buldu. olmayan kimseleri yesti stirdi. O.Kobo Daishi gibi Hei devrinin diger meshur sahsiyeti. Satori. asirlarc a devam edecek bir manastir kurdu. düzen. meditasyonda bagdas kurup oturma ve beli dik tutma tarzinda "Zazen" u ygulamasini destekledi. Dengyo Daishi. tarif ve tasvirin ötesinde bir tec rübedir. Budd ist ekolleri içinde parladi ve sadece Japonya'da kalmayip bütün dünyaya yayildi. O. saf suur olarak. bu fitra tin. O. Pratik islerde ve meditasyonda kendini idrak ve Budda tabiati esit sekilde bulunur. derûni manevî aydinlanmayi gerçeklestirmeye çal isir. 23 yasinda Çin'e gitti. bes merhale sistemi (gerçek nefsi tanimaktan. Temelde o. Züht uygulamalari için büyük bir tesvik söz konusu degildir. Çin'de 'Ch'an" diye bilinen. Japonya'da dinî in anç ve felsefî düsüncenin itici gücü oldu. sutra'larin okunmasini Buddist kutsal nesnelere tazim gösterilmesini savundu. Öte yandan o. Japonya'ya bu hareketi getiren Dogen (1200-1253). Zazen'de Buddizm'in ana prensibinin bulundugu. temizlik ve titiz dinî disiplinleriy-le d ikkat çekicidir. Japonya'da Zen adini alan Bud-dizm'in bir sekfi. söz ve kavramlara. ego'nun tasfiyesiyle. Zen mezhebinin diger bir kolu da Rinzai'dir. insanin cehaleti dolayisiyla gerçeklestiremedigi Budda tabiatinin f itratinin temel tasi oldugunu iddia ederek meditasyon veya murakabe uygulamalari ni tesvik eder. Baslica felsefesi Mutlak ile nisbîni n fenomenal bakimdan birligi idi. Japonya'ya döndü ve Tendai'yi kurdu. Felsefî yönden onun monistik panteizmi. Zen Buddizm. Buddizm'in kollara ayrilmasina ve bu arad a Soto'nun da bir mezhep olarak ortaya çikmasina karsi idi. fikir ve hüküm lerinden arindirilmak yo-luyle nefes almanin düzenlenmesi. Bu tecrübe. halka mâleden K ei-zan (1268-1325) oldu. Bu mezhep Çin Bud-distlerinden Lin Ch i veya l-hsüan (ö. insanin. Sa-toride Bu dda adayi. böylece "satori" denilen büyük haz ve sekînete ulasma hedefi Zen meditasyon geleneginin gayesidir. Çin'de T'ien T'ai idealist telkinatini ögrendik ten sonra Dengyo Daishi (Saicho). Mutlakla fenomenal âlemin denklenmesine dayaniyordu. 867) tarafindan kuruldu ve Eisai (1141-1215) tarafindan da Japony . Dogen . en güzel sanat ve edebiyat eserlerinin ilhamini vererek Japon kültürünün üzerinde büyük ve derin bir etki birakti. Budda fitratinin böyle çiçeklenecegini savundu. insan ve bütün seylerin özünün Budda fitrati oldugunu. Bu çok önem li ve etkili mezhep. faziletler ve hikmet in bir kimsenin kendi suurunda Buddaligi gerçeklestirebilmesi için olduguna dayanmak tadir. Iste Dogen. üstünlük? nligi bir kenara iterek. ibadet ve faal el isleriyle geçer. Bunlardan Soto. kendi Budda fitratini esas hikmet görerek zihnî bir ayrima gitmeksizin. bir iç tecrübeyi gelistirme yoluyla hakikatin dogrudan ve mist ik olarak kazanilmasina dayanir. Hiei Daginda (Kyoto yakinlarinda). Kesislerin hayati meditasyon. meditasyonda bagdas kurup oturarak konsantre olmak. Zen üstadlarinin sakirtlerine. Buddizm'in esas öz ve ruhunu aksettirdigini idd ia ettigi kendi telkinatina önem verir. çay törenlerine. mutlak gerçekle tam birligin gerçeklesmesine kadar) bu tarzi n esaslarini olusturuyordu. bedenindeki suursuz güçlerden hürriyetini kazanarak. Japon Buddist ekolü Tendai'y i kuran Dengyo Daishi'dir (767-822). O. Tendai. Zen. zihnî veya duygusa l olarak nitelendirilirse satori olmaz. diger Zen üstadlarinin aksine. Shingon ile birlikte Tendai. Ilk müstakil Zen manastiri 1236'da onun ön ayak olmasiyla kuruldu. Zen'in prensipleri "Judo" ve "Kendo" {Ki iç oyunu) askerî sanatlarina. çiçek tanzimi. manevî bütü lüge kavusmasidir.

Çayi Japonya'ya ilk getiren o olmasa da. içki-uyusturucu kullanmamak. yeni gelisen bir yigin sinkretist Sinto mezhebi. Önceleri karsilikli hosgörü içinde baslayan iliskiler. Dogru söz ve dogru davranisa her Buddistin uymasi gereken bes emir açiklik getirir: Öldürmemek ve zarar vermemek. orada Lin-Chi mezhebinde aydinlanmaya ulasti. ya lan-yanlis konusmamak. Amida geleneginin kolay tarzini kötüledi ve Zen meditasyonunun mukayese kabul etmez gücünü ve "koan" egzersizlerini savundu. Japon ya'da ilk Rinzai tapinagini 1191'de kurdu. Rinzai tapinaklar i kültür ve sanat merkezleri oldu. Japonya'da çesitli m ezhepleriyle gelenek-lesmis bir hayata sahipse de ilk canliligini kaybetmistir.a'ya sokuldu. her duygulu varliktaki Budda ruhu olarak kabul edilir . Amida. tedrici yoldan aydinlanmak için de Amida Budda'nin adini herkesin onun cennetinde dogacagi na inanarak. Züht u ygulamalari dolayisiyla Rinzai'den biraz ayrilmakta olan Obaku. taninmasini sagladi. Panna (hikmet). XVII. Bu farkliliklar. Sila'ya Sekiz Dilimli Yoldan üç madde girer: dogru söz. çocuk düsürmeye karsidir. 24 yasinda aydinlanmaya ulasmisti. Kurucusu Ingen'dir (1592-1673). Soto'dan ani aydinlanma kazanmada alisilmisin disinda vasi ta kullanmasiyla ayrildi. iki defa Çin'e gitti. Dogru geçim bes yasagi içine alir: Kasaplik. devamli tekrarlamasina agirlik verir. Bu yapinin temeli. balik tutmaz. Zen meditasyonunu açikladi ve Zen'In müstakil bir ekol olarak bilinmesini. avlanmaz. dogru geçim (hayat). Bu sekiz madde. silah ve zehir imalatçiligi yapmamak. Rinzai. I I. Bu iki dinin iliskileri büyük degismeler geçirdi . sakirtlere egzersiz vermek gibi seyler idi. daha az kabiliyetli olanlar için tedrîcî yolun d aha uygun düsecegini telkin etti. t elkinle tedaviden olusan karmasik yapilara sahiptir. O. izdirabin kaynagi olan arzu ve ihtiraslarin giderilmes inde basvurulan Sekiz Dilimli Yoldur. Mana Parinibbana Sutta'da geçen üç ana maddenin sonradan genisletilmis seklidir ve eski metinlerde bulunmamaktad ir. RinzaI'yi yenilestiren büyük Zen üstadi Hakuin (1685-17 68). bazi dinlerle kaynasmis sekilleri olsa da Buddizm'in kendine mahsus bir yapisi v ardir. Büyük Aydinlanma.Buddizm'de Sekiz Dilimli Yol Çesitli mezhepleri. Dünya Savasi sonucu Devlet Sintosu ortadan kalkmissa da. silah kullanmaz. et. Di nî hamiyet ve millî ideali birlestiren. Büyük Haz. farkli uygulamalari. Üçüncü bir Zen Buddist kol da Obaku'dur. Bu arada belirtilmelidir ki Hiristiyanligin Japonya'ya girmesinde Buddizm'e n efret duyan Sogun Nobunaga'nin büyük rolü olmustu. 60 yasin i geçmisken devamli davetler sonucu Çin'den 20 sakirdiyle birlikte Japonya'ya geldi. Yüzyildan itibaren sove nizm ve yabanci düsmanligi sonucu Sinto'yu canlandirdi ve onun millî inanç haline gelme sine yol açti. Yüzyilda sür'atle yayildi. O nun mistik tecrübesi üç deyimle özetlenebilir: Büyük Süphe. Japon çay kültürünün babasi olarak telakki edildi. meyhanecilik. yorumlar yapti. Ingen. dogru davranis (Is). Iyi bir Buddist. Samadhi (flieditasyon). gizli bilimler. XVII. Buddizm. Üç ana madde sunlardir: Sila (ahlâk). Digerleri gibi Obaku da Çin kaynaklidir. Buddizm baski gördü. esrarcilik. zina yapmaz. çalmamak. Dogen gibi bir üne sahip oldu. O. . Obaku. [155] L. anlasilmaz söz ve pa radokslar kullanmak. çesitli ülkelerde kazandigi degisik inançlari. Ani Satori'ye ulasmak için zazen ve koan. kuvvetli vecd ve mistik tecrüb elerle içten sanat kabiliyetleri birlesti. 1716'da artik Tokugavva devrinde en güçlü Buddist merkez olarak Shoinji tapinaginda sürekli kalm ak üzere yerlesti. bir kimsenin zihninin d isinda varligi bulunmayan. Eisai (Zencho Ko kus-hi). ani aydinlanmanin üstün inayete dayandigini. Buddizm'in içinde eridi. Zen gelenegini Kama-kura'ya soktu. Japonya'da Buddist kesislerin gayretiyle son 1000 yili askin bir süre içinde eski ye rli din Sinto. din disi hayat ve dinden uzaklasma Japonya'daki bütün dinlerin ortak problemidir. Çin etkisi Obaku'nun tapinak mimarisi ve dini törenlerinde kendini aksettirir. Hakuin'in Zen çevresinde aydinlanma. O. Buddist rahip zümresi sikici sinirlamalara maruz kal di. vurma ve haykirma. duyularini yanlis yola yöneltmemek. içinde Buddizm de bulunan bazi dinler. içki ve zehir satin almaz. Bugün Japonya'da materyalist fikirler .

onlarin özüne inilerek i yi. hakikata uyar tarzda konusm ak. giyinme gibi konular bu bölümde yer a lir. I. Sutta'lar. nefesin kontrolü. gayret) ise sonunda pisman olunacak veya basarisizliga düsülecek yollara gitmeyip ihlasla zihind e iyi duygular beslemeyi ifade eder. felsefî ve psikolojik yorumlar sepeti ) : Suttalarda halk için ve savunma tarzindaki doktrinin yedi kitap içinde özetlenmesi . olmayanlarla ilgili hususlar. Buddistin söyledigi. akla gelen düsüncelerin tahlili. Tipita ka'nin en önemli kismi Budda'nin fikirlerini veren. seylerin neden kaynaklandiginin belirlenmesi gibi hususlari içine alir. Dogru niyet (ceht. Panna. her durumda hayati koruyacaktir. 3. bir kelime ile özetlemesi istendiginde o. 2. hile vb. zihnin duygusa l arzu. Buddist. Yüzyil) baglayanlar varsa da en eski Buddist Pali tarihî vekayinamesi olan Dipava msa'ya göre Pali metinlerinin yazili hale intikali M. Rahip olan. Buddist mümkün oldugu kadar. rahip ve rahibelerin uym asi gerekli kaideler. Dogru muhakeme. iki si itirafa hasredilen aylik dört kutsal günde (dolunay ve yeni ayla ilgili) okunmasi âd et haline gelmis olan Patimokha kaideleri olusturur. kin. vaaz. düsüncelilik) cevabini ver ir. Pali metinle rinde Asoka'nin adinin geçmemesini bu metinlerin daha önce tamamlanmis olmasina (M. O. Bu çalismalar Vesali'deki II. Panna'ya dogru anlayis. fakat dog um kontrolüne karsi degildir.Abhidhamma-Pitaka (genisletilmis doktrin. Kral Asoka zamanindaki III. kötü veya nötr olduklarinin anlasilabilmesi. dogru düsünce. düsündügü islerde gösterdigi zihin keskinl igi.Vinaya-Pitaka (disiplin sepeti): Sangha ve kesisler ile ilgili usul ve kaidel eri içine alir. konsantre olmak anlaminda meditasyona delâlet eder.Ö. dogru niyet girer. Budda.Ö. yerine geçecek bir kimseyi de belirlemedi. kötülük. bunun için "dhamma sepeti" de de nilen bu kisimdir. h erkesin kendisine isik tutmasini istedi. dogru murakabe girer. Bu ana maddeye dogru muhakeme. sonra da tecrübî olarak hedefe ulasilm asi gayedir. Dogru anlayis . Böylece ilk konsil Budda'nin ölümünü takip eden ay içinde Rajagaha'da toplanip daha sonra Pali metni denilecek kutsal kitabin ilk si fahi çalismalarini baslatti. Buddistin hayatinin üçüncü ve en yüksek seviyedeki durumuna isaret eder. baskalarini rencide edecek konusmalardan kaçinmak zorundadir. öte yandan hirs. 3. Bu bölümün en eski materyelini. Budda'nin cenaze töreninde onun sözleri ve islerinin unutulmada n muhafaza edimesi fikri ortaya atildi.Buddist. vaaz ve hitabelerini içine alir. Bu âlem ve i nsan ile ilgili gerçeklerin önce inanç olarak kabulü. yaptigi. Kon-sil'de de devam etti. Yüzyilin ikinci yarisinda S eylan'da oldu. [156] M.Buddizmde Kutsal Metinler Theravada Buddistlerince sahih görülen Pali metinlerine Tipitaka (üç sepet) denir. zihnî nüfuz zarafetini ifade eder. Bu kol eksiyonda Buddizm öncesi dogum hikâyelerini de ihtiva eden Jata-ka ve doktrinin bir öz etini veren Dhammapada gibi kitaplar da vardir. En es ki Buddist kutsal kitabi olan Tipitaka üç bölüme ayrilir: 1. âlemi ve insan varligini dört kutsal gerçege göre anlamadir. çocuk düsürmeye karsidir. Dogru düsünce. Dogru murakebe de bir yandan zihnin bir konu ya yöneltilmesi.Sutta-Pitaka (vaazlar sepeti): Budda ve bazi sakirtlerinin devirlerindeki kims elerle konusmalari. Budda'dan telkinini. geride bir kitap birakmadi. ayinler. "sati" (muhakeme. Samadhi. Ancak telkinini yasatmayi kurdugu Sangh a teskilâti üstlenmisti. Bes Nikaya'dan olusur. Konsil'de Pali metninin 3. zulüm gibi tutumlardan arindirilmasidir. beslenme. bir hedefe zihnini yöneltmek. Ananda'nin Rajagaha K onsilinde "Böylece isittim" diye Budda'nin ölümü sonrasinda naklettigi seylerdir. suçlu kesisin suçunu Itiraf ettigi ve topluca kesisle rin 200 kadar suçu ihtiva eden listeyi okuyup suçlunun cezasini da tayin ettigi. bölümü tamamlandi.

ve baslikli listeler halinde sistem-lestirilmesinden ibarettir. Buddizm'in fels efe ve psikolojisi bu bölümdedir. Theravada kolundan olmayan Buddist mezheplerin kutsal kitaplari (Tripitaka), en b asta Sanskritçe'den Çince'ye tercümeler, Tibetçe ve Buddist melez Sanskritçe olarak muhafa za edilmistir. Çin Buddist kutsal kitap metinleri (San Tsang), özellikle Çin ve Japon Mahayana'si için en önemli kaynaktir. Buddizm'in Çin'e girmesinden itibaren Sanskritçe me tinlerin elde edilmesine ve tercümesine büyük ilgi gösterilmistir. Zamanla bu tercümelerin kataloglarinin yapilmasi gerekmistir (eskilerin en meshuru 730'da tamamlanan K' ai Yüan). Çince Tri-pitaka, J. Takakusu tarafindan 1924-1932 arasinda 85 cilt halind e basilmistir (Bu genis koleksiyonun az bir kismi Ingilizce'ye çevirilmistir).

Theravada kutsal metni gibi üç bölümden ibaret olsa da, diger Buddist mezheplerin kutsal kitap bölümlerinin muhtevasi ve yapilarinda farkliliklar vardir. Meselâ Tipitaka'nin Sutta-Pitaka bölümünde bir Çin koleksiyonunda ilk dört "nikaya"'ya tekabül eden dört agama bu unur. Sarvastivada'nin Abhidharma-Pitaka'si, Theravada'ninkinden, bazi konu basl iklari uysa da, kitap adlari bakimindan tamamen farklidir. Çin kutsal metnine birçok Çin Buddist yazilari (Zen de dahil) alinarak dördüncü bir bölüm olusturulmustur. Ayrica Çin etninde üç bölümde de birbirine karsi her iki tarafin kutsal yazilari da bulunmaktadir. Ancak belirtilmelidir ki Hinayana taraftarlari, Mahayana'nin kutsal metinlerini bunlar tarihen bilinmiyor diye kabul etmek istemezler. Mahayanacilar ise; Hinaya na'nin kutsal metinlerini güvenilir bulmakla beraber, kendi sutra'larina kendileri nin inandiklarini, onlarin da tarihî kökeni bulundugunu, Budda'nin onlardaki gerçegi te lkin ettigini, fakat Hinaya-nacilarin anlayamadiklarini, Nirvana'ya ulastiracak gerçek doktrinin ken-dilerininkinin oldugunu ileri sürmektedirler. [157]

N- Budizm'de Inanç Esaslari Buddizm'de iman ikrarina "tri-ratna" (üç cevher) denir: "Budda'ya siginirim, dhamma' ya (doktrin) siginirim, sangha'ya siginirim". Bu iman ikrari Pali metninde (Samy utta-Nikaya'da) geçmektedir. Sutta'lardan birinde; Budda'nin kim simsiki üç cevherin fa ziletlerine güvenirse onun karsiya geçmek üzere nehre girdigini (sotapanna), yani aydi nlanmaya kavusmaya,nirvanaya ulasmaya namzet oldugunu söyledigi anlatilmaktadir. I man Ikrarfndaki üç cevherden birisini kabul etmeyen Buddist sayilmamaktadir. Rahip o lsun veya olmasin bütün Güneydogu Asya Buddistleri, üç esasi ayri bir ezgi ile okumaktadir .

Budda, üç cevherin ilkidir. O, dinin kurucusudur. Ancak Buddist telakkiye göre, Gerçegi (dhamma) bilmesiyle digerlerinden temayüz eden bu insan, zaman içinde dünyada gerçegi bi len kalmayinca gelmesi beklenen Budda'lardan birisidir. Bu anlamda daha önce 24 Bu dda gelmistir. Buddizm'in kurucusu Budda, bunlarin yirmibesincisidir. Theravada düsüncesine göre Budda nihâi duruma erisince bedenî hayatiyla ebedilesmistir, artik zamanmekân boyutlari içindeki âlemle bir iliskisi kalmamistir. Mahayana'ya göre, Budda'lar, ölümlü insanlarin yardim için basvurduklari askin varliklardir. Dhamma, Budda'nin telkininin esasini, doktrinini, cihansümul hakikati ifade etmekle Hiristiyanlik'ta Hz. Isa, Islâm'da Kur'an'in yerine benzer bir öneme sahiptir. Dham ma, ontolojik olarak Budda'dan öncedir. Budda, dhamma'nin ifadesi, tarihî tezahürüdür. Bud da'lar zaman zinciri içinde gider, gelirler; fakat Dhamma ebedîdir. Bu, bir anlamda Y unanca Logos'a tekabül eden bir durumdur. Buddistler, Dhamma'ya bu anlamda siginir lar. Budda'nin hitabeleri, bu Dhamma gerçegini konu edinmistir. Bu gerçek, doktrindi r. Bu gerçege uygun yasanan hayat, Budda tarafindan "istikamet" olarak nitelendiri lmistir. Buddist inanca göre Budda'dan önceki 24 Budda gibi ondan sonra da, simdiki Budda devresini takiben Budda'lar gelecektir. Her Budda, insanlarin hakikati kay betmesi üzerine doktrini telkin için gelmektedir. Pali metninde ilki ve en önemlisi Me tteyya olmak üzere gelecek 10 Budda adi verilmektedir. Pali gelenegine göre bunlar, Hind kozmolojisinin 4 bölgesinden biri olan Jambudipa (Hindistan'da) bölgesinden gelme

ktedir. Her Budda, Dhamma'yi ögütlemedikçe, bir Sangha kurmadikça ve dine tutunmadikça Nirv ana'ya girmez. Sangha, dünyanin en eski bekâr kesisler, rahipler toplulugudur. Rahipler manastirlar da topluca münzevî olarak yasarlar. Ayrica rahibe toplulugu da vardir. Dilenci rahip lere "bhiksku" (Pâli: "bhikkhu"), rahibelere ise "bhikshuni" (Pâli: bhikkhani") denir . Ruhban hayati fakirlik, bekârlik ve sessizlige dayanir. Katil, hirsiz, esir, ask er, bulasici hastaliga yakalanan, bedenî maluliyeti olanlar disinda herkes rahip ve ya rahibelige basvurabilir. Rahip olmak için en az 20 yasinda olmak gerekir. Ancak 15 yasini bitiren teskilata alinabilir. Hattâ 7 yasini bitiren bile, eger ailesi r azi ise alinabilir. Baska din ve inançlardan dönenler, bir sinama devresinden sonra rahiplige kabul edilebilirler. Teskilâta ilk giren saç ve sakalini keser, san elbise giyer, yetkili rahibin önünde üç defa iman ikrarinda bulunur. Rahiplik adayi en az on r ahip önünde baskan rahip tarafindan imtihan edilir. Imtihan olumlu sonuçlanirsa kendis ine, dört vacip, dört büyük günah baskan tarafindan belletilir. Bir rahip, bu günahlardan bi risini islerse muvakkat olarak veya süreklice Sangha'dan çikarilabilir. Rahip, Sangh a'dan kendi Istegiyle de ayrilabilir, evlenebilir. Ancak rahip ve rahibe iken ev lenme yasaktir. Buddistler arasinda en büyük ayrilik, rahiplerle rahip olmayanlar ar asindadir. Rahip olmayanlar, Nirvana'ya eremezler (önceki hayatinda rahip olanlar hariç). Rahibin sadece bir takim elbisesi olur ve o da üç parçadan olusur: Gömlege benzer bir al tlik, bir kusakla bagli ve dize kadar varan bir çesit etek, dizlere kadar inen ve bir tarafindan sol omuza atilmis (böylece sag omuz çiplak birakilmis) bir örtü. Kiyafet eskiden sari (Tayland, Kamboçya ve Seylan'da hâlâ öyledir), orta çagda ise kirmizi idi (sim di Burma'da portakal rengi, Japonya'da siyah). Ayrica rahibin yiyecek için sadaka kâs esi, ayda iki defa kullanmak üzere tras biçagi, tesbihi bulunur. Rahip günde bir defa (ög le) yemek yer, tam bir cinsi perhiz sürdürür, hiçbir eglenceye katilmaz, para alip vermez , mal edinmez. Ayda iki defa rahiplerin suç itirafinda bulunduklari dolunay ve yen i ay günlerine, uposatha (upavasatha) günleri yani oruç günleri denir. Bu âdet, Brahmanizm 'deki soma kurbani devresindeki oruç günlerinden aktarilmistir. Yeni ayin ve dolunay in 7. günlerine de oruç günleri denir; fakat bu günlerde itiraf yoktur. Bu günlerde rahip olmayanlar da en iyi elbiselerini giyerler, dindar Buddistler dünyevî islerle ugrasm azlar. Rahiplerin suç itirafi, en az dört rahipten olusan toplulukta olur. Patimok-ha kaidelerini okumasi sirasinda okuyucu, her bölüm sonunda, bulunanlarin böyle bir suç isl eyip islemediklerini sorar. Varsa itirafi dinler, cezayi takdir eder. Buddist ma nastirlarina "vihara" denir. Sayisi 227'ye varan birtakim kaidelere, ufak tefek farklarla, bütün Buddist manastir ve ekollerinde büyük bir titizlikle uyulur. [158]

O- Buddizmde Inançla Ilgili Kavramlar a- Tanri: Budda'nin ve Buddizm'in tanri konusundaki tutumu daima tartisilagelmistir. Budda 'nin yaratici Tanri hakkinda ne söyledigi açik degildir. Aslinda onun devrinde tanri kavrami bilinmeyen bir kavram degildi. Ancak Brahmanlar, Tanriyi, insanlar tara findan zarar verilen, yaptigindan pisman olan, aldatilabilen, sihirle etki altin a alinabilen, zaaf ve düskünlükleri bulunabilen bir varlik olarak nitelendiriyorlardi. Iste Brahmanlara ve onlarin temsil ettigi dine tepki olarak yaratici Tanri ve o na yöneltilmis diger dinî kavramlara (ibadet, kurban vb.) ilgisiz, hatta karsi görülen T eravada Buddizmi, Caynizm ve Ajivika hareketi; kurtulus, ahlâk, gerçek gibi seylere yer vermekle tanri, ruh, kurban, kurtulusu inkâr eden Karvaka materyalistlerinin di ne karsi ateizminden farkliydi. Hint geleneginde monoteist, politeist, monist ve panteist tanri anlayislari vard i. Budda'dan nakledilen iman ikrari, Üç Cevher arasinda veya Sekiz Dilimli Yol'la il gili maddelerde tanri ile ilgili bir anlatima rastlanmaz. Ancak Budda'nin tanriya

karsi söyledigi bir söz de bize intikal etmemistir. Bu konudaki sessizligin, Yahudi lerin ahiret inançlarinda oldugu gibi, kutsal metinden kaynaklandigi dikkatten kaçma maktadir. Pali metni Budda'dan asagi yukari dört yüzyil sonra yaziya intikal ettiril -mistir. Bu uzun sifahi devrede gelismeler, ihtilaflar gözönünde bulundurulursa durum d aha iyi anlasilacaktir. Bunun*yaninda Buddistlerin ilgilerini kainatin kimin tara findan yaratildigindan çok izdiraptan, tenasüh çemberinden kurtulmak çekmistir. Ayn bir nokta olarak Budda'nin Hiristiyanlik'ta Hz. Isa'nin oldugu gibi, ilgi odagi hali ne gelmesi, onun tanrilastirmasina yol açmistir. Budda bütün putlarin kirilmasini^emre tmesine ragmen onun heykelleri yapildi, zamanla tanrilastirildi. Eger bir tanri k avrami olmasaydi Budda'ya böyle bir durum nisbet edilmezdi.

Caynizm de Buddizm gibi ateist bir elin olarak nitelendirmektedir. Ancak Sthanak avasi adli bir Caynist mezhebi taraftarlarinin önceki Caynizm'in ateist oldugunu i leri sürmeleri hatirlanirsa, benzeri bir durumun sonraki Theravada Buddistlerince ileri sürülmüs olabilecegi düsürülebilmektedir. Bunun yaninda Buddizm, yayildigi yerlerde, birçok din, inanç, kültle karismistir. Böylece Mahayana'nin çesitli ülkelerde ayrintida fa rkli bir tanri anlayisi olusmustur. Bu anlayis, insanligin kaderini elinde tutan bir yaratici Tanri yerine, ezeli Budda'yi koymakla gerçeklestirilmistir. Adi-Budda kavrami Nepal ve Tibet'ten Buddist Asya ülkelerine yayilmistir. Bu kavramin Islâm'i n, Asya'da gelismesi sonucu, Buddizm'de de Islâm'daki gibi bir tanri kavrami bulund ugunu göstermek üzere gelistirildigi de ileri sürülmüstür {Bk. DCR, 29 b). Budda böylece Mutl k Varlikla bir tutulunca onun üç tabiati oldugu gündeme getirilmistir (Budda-kaya). Bu nlardan ilki Budda'nin mutlak, ezeli varlik olarak dharma, yani gerçekle iliskili vücudu (dharma-kaya); ikincisi semavî, ölümsüz ve mes'ut varligi; üçüncüsü de Gotama olarak b ligidir. Tibet'te Avalokitesvara, Budda'nin merhametini ve hikmetini ifade etmek te, dinî lider Dalay Lama onun bir hululü olarak görülmektedir. Yine Nepal ve Tibet'te Ad i Budda'nin pratik bir dhar-ma-kaya ifadesi, Çin ve Japonya'da da Amitabha (amida) adiyla yayginlasmistir. Bu; iradesi, hikmet ve sevgisi bulunan, inayet, merhamet , kudret ve bilgi sahibi bir yüksek ulûhiyeti ifade etmektedir. [159]

b- Karma ve Tenasüh: Hint dinlerinde ortak "karma" ve "tenasüh" (samsara) inançlari Buddizm'de de vardir. Karma; is, davranis anlamina gelen, fakat çogu defa isleri yöneten, bu ve gelecek h ayatta bir çok maddî etkileri bulunan kanunu ifade eden bir terimdir. Bu terim, eski Vedalar devrinde gözükmez, Upanisadlarla ortaya çikar. Karma, bu ve gelecek hayatda-ki sosyal farkliliklar, iyi-kötü kaderin önceki hayatta yapilan iyi-kötü isler sonucu olustu gunu ifade eder. Budda'dan önce karma böyle bilinmektedir. Karma kisinin içinde bulundu gu kast dilimine göre degismeyen görevi, bir çesit mecburi kader anlayisidir. Budda ir adî davranisa isaret etmistir. Her sey yapilan fiile, o da anlayisa baglidir. Karm a, Buddizm'de, anlasilmasi zor bedeni bir güç olarak görülmektedir. Karma-nan çikmasiyla ha yat cevheri asli bilgisini yeniden kazanacak ve orada hareketsiz kalmak üzere âlemin zirvesine yükselecektir. Iste bu hayat gücü, bir dinamo gibi, insanin hislerini, ümitle rini, sevdiklerini-sevmediklerini ve ömür boyu yaptiklarini, potansiyel olarak tasiy arak, yeni bir varliga aktarmakta yeterli imkana sahiptir. Dolayisiyla karma, ki sinin iradesiyle yaptigi seyi ve bunun sonucunu kapsar. Yapilanlar, kisi için kaçila mayacak bir sonuç getirir. Herkes böyle bir karma'yi miras alir. Bunu diger karma ta kip eder. Bu bir determinizm degildir. Çünkü kendi karmasi içinde herkes iyi veya kötü is ya pmakta hürdür. Kisinin kendi karma'si onu mecbur etmemektedir. Buddist görüse göre yeni ka rma için önemli olan davranis degil, iradedir. Karma'nin semerelerini fail ya bu hay atta ya yeni dogumda veya daha sonraki dogumda görecektir. Buddist görüse göre hirs, kin ve hilenin aldattigi kimsenin karma'si kötü, aksi de iyidir. "Budda'dan önce Hindistan'da tenasüh ve karma inanisi var miydi? Budda bu iki kavram i insanda sürekli bir nefs, ruh bulunmadigini ifade eden "anatta" doktrini ile nas il uzlastirdi?" sorusu Buddistler için önemli bir konuyu ortaya çikarir. Zira bu Hindi stan'da tamamen Bud-distlere has bir doktrindir. Buddistler, ayri bir ruh yerine

ruhsal tezahürleri (duygu, irade, suur, idrak vb.) bedenle bir bütün olarak almak yol uyla insan kavramina giderler. Yani insan, bedenle zihnî özelliklerin bir bütünüdür. Bunlar güzel bir anda, dogumda bir araya gelmistir; aci bir anda, ölümde ayrilacaklardir. Bud dizm'de beserî bir fert, 5 "khanda" (grup) içinde düsünülür. Bunlar bedenî, hjssî, suürî, ira parçalardir. Bu 5 grup, ömrün çesitli safhalarinda degisik görüntüler ve nitelikler sergiler. Ruhu kabul etmemek ve "anatta" doktrini Buddistleri tatmin etmedigi için "Pudgalava din'ler" denilen bir mezhep, ferdî ruha yeniden yer vermek zorunda kalmis; fakat di gerleri bu gelismeye karsi çikmislardir. Karma ile ilgili ve ülkemizde daha çok bilinen bir buddist dtnî ve felsefî kavrami tenasüh tür (samsara: yeniden dogus, tekrar-tekrar gelme). Tenasüh, bir hayattan ötekine geçisi ifade eder. Ondan kaçinmak mümkün degildir. Zira Buddist ana izdirap doktrininin, tek bir hayat süresinde anlasilmasi gerçeklesmez. Tenasüh bitmek bilmeyen bir yeniden dogu s silsilesidir ve içinde bir eziyet, çile yumagi tasir. Tenasuh, sadece insan seklin de degil, en küçük sinekten insana kadar bütün canli kategorilerini içine alan bir yeniden h ayata dönüstür. Ancak sadece insan olarak gelindiginde tenasuhtan kurtulup Nirva-na'yi kazanmak mümkün olabilir. Bu arada belirtilmelidir ki "Buddizm'de tenasuhla yeniden dogan nedir?" sorusu, ruhu kabul etmeyen Bud-distlerin onun yerine ikame ettikl eri kavrami anlamak kadar zordur. [160]

c- Nirvana: Nirvana (Pali dilinde Nibbana), kelimesinin kökü oldugu kabul edilen "nibbati" fiili , üfleyerek serinletmeyi ifade etmektedir. Ilk Buddist geleneginde bu kelime, "ser inlemis", yani arzu ve ihtiraslarin, kötülüklerin atesinden kurtulmus, sakinlesmis ide al adam olmayi dile getiriyordu. Böyle bir insan "aydinlanma"ya kavusmus, Nirvana' ya ermis olarak nitelendiriliyordu. Buddizm böylece yeni bir insan tipi getirmis ol uyordu. Bu insan, "klesa" denilen ve sayisi mezheplerarasinda 10, 16, 26, 30 ola rak degisen manevî kirlerden arinmis, fakat ömrünün geri kalan kismini tamamlayan bir ki mse idi. Bu kimse, "klesanirvana"ya ulasmis, ömrü bitip cismanî hayata veda edince de Nirvana tamamlandigindan "pari-nirvana"ya varmis sayiliyordu. Nirvana (nibbana), Pali metinlerinde durgunluk, dinginlik, huzur, - arinmislik v e ölümsüzlük seklinde nitelendirmektedir. Bazi batili bilginler Nirvana'yi yokolma seklinde anlamislarsa da bu isabetli degildir. rBudda, insani duygu ve arzulan bir atese benzetmis, Nirvana'yi da bu atesin sönmesi seklinde açik lamistir. Budda'nin bas sakirdi Sariputta îtlpatissa, Nirvana'yi "Istek ve tutkula rin, kin ve nefretin yokolmasi, yanilarak yolunu sasirmaktan kurtulma" seklinde tarif etmistir. Hinayana mensuplarina göre Nirvana; varlik, ihtiyarlik, ölüm ve izdiraplardan kurtulma dir. Ancak Nirvana; yokolma degil, yüce gerçegin gerçeklesmesi, ihtirasin yokolmasidir . Mahayana mensuplarina göre de Nirvana yokolma degildir; fakat o , bir baris, mükem mellik kazanma, hikmet kemaline ulasma, sonsuz mutluluga kavusmadir. Mahayana fe lsefî ekollerinin gelismesiyle Nirvana, Budda'nin mahiyeti ile ilgili Mutlak kavram i, nihâî realite ile bir tutuldu.

Buddizm'de Nirvana'ya ulasmis bir kimsenin ölüm sonrasiyla ilgili açik bir bilgi yoktu r. Öldükten sonra Budda'nin ne oldugu sorusu Buddizm'de hep sorulagelmistir. Budda'ni n kendisi de Nirvana'ya erismis bir kimsenin öldükten sonra varligini sürdürüp sürdürmeyecegi konusunda kesin bir açiklama yapmamis, bu konuda herhangi bir sey söylemenin yaran ol mayacagini savunmustur. Çesitli varliklardan birisinin seklinde tenasuhla tekrar düny aya gelinecegini kabul eden Bud-dizm'e göre, kötü amel isleyenler kötü karmalariyla Içinde b ulunduklari kalpa'nin sonundaki cehennemde, iyiler de gökde, cennette tanrilarla b irlikte {Mahayana'ya göre) ikamet ederler. Ancak bu cennet-cehennem devresi ilâhî dinl

erdeki gibi nihâî ve devamli degildir. Bud^ distler, tanrilarin saadetli hayatlarini n da geçici oldugunu kabul ederler. Onlara göre gerçek saadet, nihâî, tenasuhsuz kurtulus, yani izdirapli hayata tenasuhla tekrar, tekrar gelmekden muaf olma, ancak Nirvan a'ya kavusmakla mümkün olabilir. [161]

d- Metteyya: Hiristiyanlik'taki Mesih, Faraklit gibi Buddizm'de gelecek bir kur-tarici sahsiy et, inanci ve beklentisi vardir. Bu kurtaricinin secere, sülale adi Metteyya (Mait reya), esas adi Ajita'dir. O, simdi deva'lar âleminde Tusita cennetindedir. Onun h ayatinin safhalari, Gotama Budda'ninkiyle benzer olarak geçecegi kutsal metinlerde yazilidir. Bu gelecek Budda inanci ile ilgili eskatolojik ümitler, diger bir deyi mle âhiret beklentileri, bir kurtarici tasavvuru içinde, bir çesit Buddist mesihçiligi o larak özellikle Orta Asya ve Burrfta basta olmak üzere, Buddist ülkelerde önemli bir kon u olusturur. Tibet ve Mogolistan daglarindaki kayalara "Gel, Maitreya, gel!" yaz isi kazilmistir. Budda, dini tamamlayamadigini, kendinden sonra Metteyya, yani h erkese, âlemlere rahmet bir kimsenin gelip bu isi tamamlayacagini ifade etmistir ( Le Saint Coran, trc. Muhammed Hamîdullah, Paris 1989, s. 375) Metteyya, simdi "Bodi satva"dir. [162]

Ö- Buddizmde Ibadet, Ma'bet ve Ahlâk Ibadet ve dua, ulûhiyet anlayisina baglidir. Bu sebeple bazi dinler tarihçileri, Bud dizm için varsaydiklari ateizme paralel olarak, bu dinde dua ve ibadet bulunmadigi ni yazmislardir. Bununla beraber onlar da Buddistlerdeki dinî baglilik v e dinî uygulamalarin farkindadirlar. Budda zamaninda bütün is, izdirabin kavranilm asi ve giderilmesiyle ilgili dört kutsal gerçek, Sekiz Dilimli Yol, kisacasi Nirva-na 'dir. Budda sonrasi, ondan kalanlarla ilgili stupa, onun heykellerinin konuldugu yerler olarak pagodalar ortaya çikmistir. Vihara'lar (manastirlar), ilk seklini Bu dda devrinde gezici kesisler ve yardim toplayicilarin biraraya geldigi bahçelerden (arama'lar) almistir. Öte yandan magaralardaki basit ikamet yerleri zamanla muhtes em magara manastirlarina dönüsmüstür. Budda'dan sonra kutsal seyler, yerler ve günler, onun la ilgili olarak belirlenmistir. Ayrica dinî vesilelerle kutlanan senlik günleri de vardir. Ister Sangha üyesi, isterse de kesis veya rahip olmayan kesimden olsun bir Buddist, "Üç Cevher" (Buddist amentüsü), "Sekiz Dilimli Yol" ve "bes emr"e baglidir. Bes emir için de en önemlisi "ahimsa"dir (öldürmemek, zarar vermemek). Buddizm'de canlilar birbirini n akrabasi sayilir, hiçbir canliyi incitmemek hedef alinir. Tenasüh inancina göre bugün hayvan olanin sonraki hayatta insan, insan olanin da hayvan olarak gelebilecegi kabul edildiginden hayvanlara zarar vermekten çekinilir. Hayvana zarar verenin son raki hayatta dünyaya hayvan olarak gelecegine ve ayni muameleyle karsilasacagina in anilir. Bundan dolayi bir Buddist için kan dökmemek, zarar vermemek çok önem tasir. Hindistan'da önce "cetiya" denilen tümsek veya toprak yiginiyla ilgili halk kültü, Buddi zm'de Asoka zamanindan itibaren kesis olmayan Buddist halk kesiminin içinde Budda ve önemli Buddist erenlerinin (arahant) hatiralarinin saklandigi için tazimde bulund uklari stupa'lara dönüsmüstür. Buddist kutsal metinlerinden Maha Parinibbana Sutta'ya göre Ananda, Budda'ya ölümünden sonra ondan kalanlarin nereye konulacagini sormus; o da st upa yapilip orada muhafaza edilmesini istemistir. Buddizm arastirmacilari bazi se beplere dayanarak bu bilgiyi isabetli bulmamaktadirlar. Ilk stupalar, genellikle tastan yapilmis yari küre, kubbe ve etrafi parmaklikli yapilardir. Hindistan disi ndaki stupalara örnek, Burma BuddIstlerinin günümüze kadar haftada bir defa ziyaret ettik leri, içinde Budda'nin saçindan bir tutam saklanan Rangoon civarindaki Shway Dago

n verilebilmektedir. Seylan'da stupa'dan gelismis Buddist kutsal yapilarina "da gaba" denilmistir. Bununla beraber bu iki kelime her zaman ayni anlama da gelmez. Bütün stupa'lar dagaba degildir. Çünkü onlarin bir hatira odasi bulunmayanlari da vardir. Avrupa'da Portekizliler ve Ingilizler'den kaynaklanarak daga-ba'nin pagoda hali ne getirildigi düsünülmektedir. Ancak bu konudaki bilgi eksiligi Farsça'daki "bütgede" (Put evi) kelimesinin unutulmasindan ileri gelmektedir. Pagodalarda Budda'nin he ykeli bulunmaktadir. Önceleri bulunmazdi. Buddizm disaridan etkiler almis ve bu deg ismeler olusmustur. Ilkin Hindistan'da M.Ö. 1. Yüzyil ve milad arasi ya bhakti dinda rligindaki tanri kavramindan veya Kuzeybati Hindistan'daki helienist etkilerden b u heykel kültüne bagli tanrilastirma eylemi gelismistir. Bu gelisme, çesitli Asya ülkele rinde mahallî tezahürler göstermistir.

Bir Buddist pagoda'ya girdiginde Budda'nin heykeline ta'zimde bulunur. Ona çiçek, tütsü sunar, isik, ates, mum yakar. Bu arada sunduguyla ilgili bazi seyler okur. Meselâ "Ben bu güzel isigi Aydinlanmis Olana sunuyorum. Bu degerli hareketle karanligi da gitmak istiyorum" der. Buddist, Budda'nin heykeli karsisinda ta'zim davranisi ol arak diz çöker, ellerini yüzünün önünde avuçlarini birlestirmis oldugu halde tutar; bazi ta'z durumlarinda alnini yer©, koyarak tam secdeye kapanir. Manastir toplanma salonlari nda topluca tazimler, genellikle kutsal metinler veya bunun için hazirlanmis yazil ardan okunarak birlikte yapilir. Bu is kesisler için her gün sabah-aksam tekrarlanir . Kutsal günlerde kesis olmayanlar da günün özel programina katilabilirler. Bu programin sabit bir sekli yoktur. Programin düzeni ve genisligi, yönetici yetkili kesise bagl idir. Kutsal günlerde genellikle ileri gelen bir kesis Buddizm'in telkinati veya a hlâkî, manevî emirleri konusunda vaaz verir. Çin Buddizminde az sayidaki tahsilli kesis ve mistik disinda dindar Buddlstler için B udda'lar ve bodisatva'lar tapinma nesnesidir. Bu, Amida'ci veya Temiz Ülke mezhebi ne bagli olanlar için böyledir. Bu mezheplerin manastirlarindaki ezberden birlikte o kuma salonlarinda Âmitabha {askin Budda ebedî isik) ve iki büyük yardimcisinin heykeller i bulunur. Bunlara "Budda'nin adina" diye ta'zim edilir, tapinilir. Bunun sebebi , bütün canli varliklari kurtarma ve bir budda olmadir. Bununla beraber Çin'deki Buddi st ve Taoist tapinaklarda kesis veya rahip olmayanlar; hastaliktan kurtulma, refa h, basari, oglan çocugu isteme gibi dünyevî sebeplerle tapinirlar. Çin'deki bu Amida tap inmasini gerçek bir teizm olarak görenler vardir. Onlar, Amitabha'nin asagi yukari t anri sifatlarina sahip oldugunu; Avalokitesvara'nin, bir bodisatva olarak, kurta riciligini; Temiz Ülke'de yeniden dogmanin ebedî kurtulusa tekabül ettigini kabul ede rler. Bu sebeple yine onlar, dindar Buddistle-rin alçakgönüllülükle atesli bir sekilde ve uzun uzun gönülden dua ettiklerini de buna eklerler. Budda ile ilgili olarak, ondan sonra, belirlenen kutsal seyler sunlardir: 1- Budda"nin heykelleri, 2- Budda'nin hatiralari, 3- Bo veya Bodhi Agaci. Budda heykelleri asagi yukari M.Ö. I. Yüzyilda kullanilmaya b aslamadan önce Budda'yi temsil eden semboller olarak Budda'nin hatiralari, Bo Agac i vardi. Budda heykelleri, genellikle onun oturup bagdas kurmus Incir Agaci alti ndaki meditasyona dalmis halini tasvir eder. Ayakta ve yatan heykelleri de vardi r. Budda heykelleri yaninda, Hiristiyanlik'ta Meryem, azizler ve meleklere tekabül eden Bo-disatva'lann heykellerine de ta'zim gösterilir. Budda'nin öldükten sonra yaki lmis cesedine ait bazi kalintilar, hatiralarin hâla büyük pagoda'larda bulunduguna ina nilir. Mesela Seylan'da Kandy'de Kutsal Dis Tapinaginda onun disi, Burma'd a Rangoon'da Shwe Dagon Pagodasinda ise saçi bulunmaktadir. Bodhi (Bo) Agaci, Budda 'nin Neranja-ra nehri kiyisinda simdiki Gaya, Uruvela'da aydinlanmaya ulastigi i ncir cinsinden agaçtir. Budda'nin gözde sakirdi Ananda'ya sorularak bu agacin tohum fidani alinip yetistirildigi ve birçok yere dagitildigi ileri sürülmektedir, Aslinda k utsal agaç kültü, Budda'dan önceki Hindistan'in bir gelenegidir. Budda ile dogrudan ilgil i degildir.

aydinlanm asi ve nihaî nirvana'y^a gir-v mesi kutlanir ve anilir. giydirilmesi gibi vesilelerle yapilir.. hirs. Budda devrinde içinde hikmet ve ilahiyat konularinin tartisildigi bir geyik parki idi. Sarnath'da manastir kalintilari büyük bir alani kaplamaktadir. söyledigi ve düsündügü her se . adlan verilmeksizin Pati metnindeki Maha-parinibbana Sutta'da geçmektedir. Lumbini. kesis olanlar için de bes emir daha eklenir. Yine yillik bir dinî devre. günler Hiristiyanlarin pazar günü gibi tatildir. o ruç tutar ve manastirda r meditasyona vakit ayirirlar. Bu dört yer. kisinin tutum ve davranisiyla aydinlanmaya ulasmasi gayesine bag lidir. Burma ve Tayland'da böyle degildir. kesis adayina kefil o lmak. Buddist. nefret. Budda'nin bedeninin ölümü sonrasr yakildigi yerdir. 3. olmasin her buddisti baglar. yillik kutsal gün olarak. Sarnath. ortak tatil günüdür. böyle yapar.Öldügü yer olarak Uttar-Pradesh'te Kushinagara.Mayis ayinin dolunay gününde. kin. Bunlara ke sis olmayanlar için üç.Budda'nin Nepal'deki dogum yeri olan Lumbini. Onlardan daha dindar olanlar. Gaya'da bir Seylan krali tarafindan "Büyük Aydinlanma Manastin" yaptirildi. misafir agi rlamak gibi yardim. zamanla bazi tavizler verilmistir. Buddist felsefesi. 2. Güney Asya ülkelerindeki Buddis tlerden. Buddistlerin senlikleri ya böyle kutsal günler dolayisiyla veya m anastir hayatindaki kesislerin görevlendirilmesi. kesislere yiyecek yardimi yapmak. Bu günden üç ay önce subat dolunay günü.. Kadinlard a da ahlâk-fazilet esastir. sehvet gibi kötü huylardan uzaklasacak. dayanisma faaliyetleri tesvik edilir. yardimlasma. Güneydogu Asya ülkelerinde bu. Mi lletlerarasi pazar tatil günüdür. hareketlerini yavaslatacak. Kapilavastu'dâ bir koru idi. Buddist cömert olacak.Budda ile ilgili kutsal yerler olarak ziyaret edilen Kuzeydogu Hindistan'da dört ye r vardir: 1. zihnini. Asoka burada da bir sütun diktirmisti. Budda'nin manastir disiplin kurallar ini ilân ettigi Vinaya'ya atfen kutlanir. hayir islerine yardim etmek. Kushinagara {eski adi Kusinara). Bu gün. maddî se ylere baglanmayacaktir.Bihar'da simdi Bodhi Gaya denilen aydinlanma yeri. Bir-Buddistin yaptigi. Buddizm'i tanitan yayimlarla. hile. Imparator Asoka burayi ziyaret etmis ve üzeri kitâbeli bir de sütun diktirmisti. Sekiz Dilimli Yol ile ilgili çalisma yapar. Çinli meshur seyyah Fahsien ve Hsüan Tsang da buralari ziyaret etmis ve haklarinda bilgi vermislerdir. en yüksek idealdir. Sekiz Dilimli Yol d a bütün Bud-distler içindir. Muson yagmurlar i dolayisiyla kesislerin manastirlardan ayrilmamaya mecbur kaldiklari Temmuz'un ilk günü ayin dogmasindan Aralik dolunayina kadarki süredir. Buddizm'in ilk bin yillik gelismesinde evlenme ta kir edilmisse de. Buddizm'de ahlâk. Kesisler Uposottha günlerinde. bedenî sükuneti kazanacaktir. cinsî tatmin i. Buddistlerin kutsal günleri aylik ve yillik olarak iki çesit olup' Budda'yla ilgilid ir: 1.Ilk vaazini verdigi Benares yakinindaki Sarnath'daki geyik parki. Ayrica kesisler için Patimokkha kurallari vardir. Bu dört gün gelenege. Bes temel ahlâkî prensip kesis olsun. Kesisler bu sürede halki va azlarla egitirler. Burada bir stupa y apilip onun kalintilari orada muhafaza edilmistir. özel törenler ve halk senlikleri yle kutlanir. derecelendirilmesi. 2. Genis manastir kalintilari yan inda stupanin da bugün ayakta olmadigi görülmektedir. saçl arini yeniden kazirlar. Bekâret. 4. zihni olgunluk ve p arlakligi. Yeni pagoda ve manastir yaptirmak. yaslilara ait az bir kesim. Seylan'da bu. bütün kötülüklerin kaynagi olarak görür. bedenini kontrol edecek."Mahallî" manastirlarda Patimokha kurallarinin okundugu dolunay ve yeni ay günler ine eklenen iki çeyrek ay^ gününden olusan dört Uposattha günü kutsal bilinir. nefesini. göre kesis olmayanlar için dinî tören nidir. Bütün bu dört yer ziyaret edilmektedir . Budda'nin dogumu. Burada yapilmis Iki stupa bilinmektedir.

A Reader's Guide to the Great Religions. Britain 1978. 62-87. Abidin Itil. çesitli törenler icra edilir. Ölüler yakilsa da bu gene l bir uygulama degildir. New Jersey 1947. Garol. Gr. The Religions of India. Bu törenlerde. Buddhism. London 1974. The VVorld's Living Religions. 139-173. Parrinder. Çev. Çocuklar. 7 gün boyunca çesitli kesis gru plarinin büyük katkilarinin geçtigi. Günümüzde ceset için uygulamalar farklidir. 98-136. VVorld Religions. Histoire des Religions. bozulm asindan kesislerin ibret almasi Istenir. çok fakir kimseler yakifmaz. önemli kimselerin mezarina çiçek sunar. Man's Religious Ouest. New York 1962. mum yakarlar.G.G.Bölümün Bibliyografyasi Andre Bareau. Buddhizm Tarihi.E. Buddh ism. New York 1962. The Buddha. Parrinder. Paris -1921.A.F. Hinduism and Buddhism.265. aile üyeleri ve dindaslar arasinda malî ve dinî yakinlik olusturdugun a inanilir. ölüm den sonraki 3-7 gün arasinda yapilir. Le Bouddha. The Great Religions of the Modern VVorld. "Le Buddhisme Indien". Asian Religions. Foy. 171. H. Sir Charles Eliot. Güneydogu da hem yakma. [163] V. Seyl an'da ancak zengin aileler yakma yönüne giderler. nesr. E. . Burma ve Tayland gibi nüfusun çogunun Buddist oldugu yerl erde ölüyü yakma.G. 120. 68-111 . 196-206. Erich From.in farkinda olmasi. tesbihi kutsal görür. bunu gün boyunca sürdürmesi istenir. Delhi 1973 Ilhan Güngören.VValter Ruben. kokusmasi. Britain 1976. hem de gömme yoluna gidilir. Yakilmayan cesetl er açik bazi alanlara konup onlarin vahsi hayvanlarda parçalanmasi. Kari Relschauer. Brandon. Ankara 1947. Foucher. Bu yakma isinde. nesr. Buddistler. A. A Book of VVorld Religions. 1/1146-1215.G. . . Christmas Humphreys. Trevor Ling. ölünün ruhu lgili âleme geçmesi için yardim gibi. doktrinle ilgili konu lan telkin de yer alir. London 1977. Nigosian. DictionnaIre des Religions. Istanbul 1981. ölünün ailesini teselli. Istanbul 1981.Frank E. New York 1971. Psikanaliz ve Zen Budizm.E. Bu. 32. Oldenberg. 161. 1-14. Çev. Ilhan Güngören. 261-270. London 1970.. . "Buddhism". S.E. "Buddhism". George Grimm. France 1983. 71. Buddistler. London 1965. IRichard A. . London 1975. ancak yakma daha alisilmis yoldur. Londo . Onlarin bazi inanç ve dinî gelenekleri mezh eplere göre degisir. büyük çogunluk ölüleri gömerler.A. gömülür. S. 148-173. Gallimard 1970. Hopkins. Reynolds. Parrinder. W.W. Fransizcaya ter. özde Buddizm'e uymayan (Buddizm'de ruh kavraminin olmamasi açisindan) seyler yapildigi gibi. A Dictionary of Comparative Religion. The Doctrine of Buddha. Gr. New Delhi 1970. Ed. 152-157 . Buda ve Ögretisi.

C. kitap olarak Kur'ân. Gr. Islâm. Schoeps. Vahyi alan kimseler. Tomas. Britain 1977. Dolayisiyl a din. ilâhî din olarak nitelendirilmekte ve kabul edilmektedir. An introduction to Zen Buddhism. London 1966. ezberlenmesi özelligiyle dinler arasinda ayri bir yere sahiptir ve "hak din" geleneginin en iyi örnegini yansitma ktadir.) insanlar arasindan seçtigi kimselere özel bir tarzda bilgi vermesi olarak algilanmaktadir. Kur'ân-i Kerîm'de dört yerde geçmektedir[165]. 156-223. bir mekâna degil. gökle ilgili bir anlam da içermekted ir. Hz. Bu terimin ancak gögü Ta nri'nin mekâni olarak gören dinler için dogru bir nitelendirme olabilecegi belirtilmel idir. .BÖLÜM ILÂHI DINLER Allah tarafindan. VVatts. Paris 1952. The Way of Zen.H. dogru yoldan ayrilmasi durumun da yeni elçilerle emirler yenilenmekte ve pekistirilmektedir.Ninian Smart. Yahudilik ve Hiristiyanlik. "Hak din" deyimi. The History of Buddhist Tought. "The Buddhists". Ilâhî dinlerde Yüce Tanri inanci oldugundan. bu "semavî" dey imi yine uygun düsmemektedir. 23-40[164] VI. . Suzuki. F. Âdem'den Hz. London 1977. bazen bu deyimin baslik y apildigi da görülmektedir. Ringgren-Ake. peygamber olarak Hz. 161-181. "ilâhî" kelimesinin tam karsiligi olmadigi gibi. "Semavî" kelimesi. Bakcground to the Long Search. Bu vahiy de. Zamanla. Britain 1977. Ülkemizde "ilâhî din" yerine "semavî din" deyimi kullanildigi. din olarak Islâm. 359-390. London 1975. Allah'in {C.Ninian Smart. dogrudan ulûhiyete nispet edilmelidir. hatta Kur'an' da adi geçen dinler de ilâhî din olarak nitelendirilmektedir. Islâmî anlayista Yüce Allah mikandan münezzehtir. Tomlin. yani peygamberler. Ström. 258-268. An intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. b ir mekân da ifade etmektedir. . Gr. Yüce Allah tarafindan gönderilen bütün peygamberle rin teblig ettigi din.n 1977. Religions of Mankind. Lond on 1967. The iife of Buddha. The Religious Experience of Mankind. vahiy mahsulü olan dinlere "Ilahî Din" denilmektedir. . 194-230. 220-228. Bu anlamiyla semavi kelimesi. London 1971. peygamberler vasitasiyla insanlik âlemine gönderilen. Britain 1979. V. Tomlin. Muhammed'e kadar gelen vahye ve peygamberlere dayan an dinî gelenege "Islâm" adini vermektedir. bir peygamberin g etirdigi hükümlere insanlarin uymakta ihmal göstermesi. Russel Webb. Yüce Tanri (high god) te rim ve kavrami özde farklidir. Gr. Islamî anlayista bu gel isme. Les Grands philosophes de l'Orient. Edward J. F.J. 109-150. Kutsal kitabi Kur'ân'in geldigi gibi yazilmasi. Our Religion. Bu öz ellikleriyle ilahi dinler vahiy mahsulü sayilmakta ve vahiyle ilgilendirilmektedir . Muhammed Ile noktal anmistir.DT. göge ait. Kur'ân-i Kerîm'in b azi sûrelerinde yer alan ve ayni sekilde baslayan üç âyet[166]. 49-105. Kur'ân-i Kerim. konuya açiklik getirmekted . London 1973. onu insanlara bildirmekte ve ona uymalarini istemektedir.H. . Alan W. Çünkü bazi dinlerde gök tanrilari (sky gods) bulunmaktadir.

yaniisda olsa.B. verdikleri sözü yerine getirmemelerinden kaynaklandigi. Ibranî. Filistin'in güney bölgesinde kuru . millîlestirilip bir irka tahsis edilmesiyle de ilâhî dinle rden farkli bir durum göstermektedir. Bu kavim. peygamberini. Musa'nin sahsinda Tora'yi (Tevrat'i) onlara göndermistir. Onun a dina izafeten Israilogullarina Yahudi denilmistir. yedi kollu samdan ve alti köseli yildizdir. Aslinda "Ilâhî Din" basligi altinda bu dinlerin islenmesi.4 milyonu Israil'de.ir. dünya literatüründe Yahudi. ilâhî kaynakli en es ki din olarak nitelendirilmektedir. Hiristiyanlik ve Islâm islenecektir. Onlara göre. dördüncü oglunun adi Yahuda'dir. Israilogullari ile Tanri arasindaki "ahd"e kutsal kitap larinda genis yer ayrilmasidir. bir "ahit" dini olarak da b ilinmektedir. benzerinin bulunmadigi ve bu sebeple de tarifinin güç oldugu söylenebilmektedir. bu genel kuralin disina çikmayi uygun bulmadik. Yahudilik'in Babil Sürgünü'nden sonra millî bir din haline getirildigi kanaati yaygindir. Konunun daha iyi anlasilabilmesi. [170] a. Onu en iyi. bütün dinlerin üzerine üstün kilmak üzere. [168] A. hidayet ve hak din ile gönde di". hem kendi kutsal kitaplarinda hem de Kur'ân-i Kerîm'de belirtilmektedir. Beyt u'l-Makdis). Israilogullari gibi terimlerle adlandirilm aktadir. Bet ha-Mikdas.Genel Bilgi Yahudilik. tek Tanri'ya. 6 milyonu A. kendilerini dünya mille tleri arasindan seçilmis kavim olarak görmektedir. Ancak bu din.Yahudi. kutsal kitaplarinda ye r alan "Balam" hikayesin-deki su cümle tarif etmektedir: "Iste ayrica oturan bir k avimdir ve milletler arasinda sayilmayacaktir". O. bu terimler kisaca açiklanacaktir. birini digerinden ayirmak zorlasmistir. onlardan emirlerine uyacaklarina d air söz almis ve Hz.D. Ibranî ve Israil Terimleri Yahudi: Ishak oglu Yakub'un oniki' oglu vardi. geri kalani Avrupa'da ve dünyanin diger ülkelerinde yasamaktadir.YAHUDILIK 1. irk m i. Sina'da bu kavm i kendine muhatap kilmis. vahye dayanan kutsal kitaba ve peygamberlere yer ver mesiyle millî dinlerden. Aslinda bugünkü Yahudiligin bir din mi. Bu âyetlerden ikisine ait ortak ibarenin meali söyledir: "Ortak kosanlar istemese de. bu terimlerin bilinmesine baglidir. Kudüs'teki Ma'bed'dir (Ibranice. burada. millet mi oldugu pek açik degildir. Geçmisi birkaç bin yil geriye giden bu dinin en ön emli özelliklerinden biri. B ugün yeryüzünde Yahudilik'i din olarak benimseyenlerin sayisi 18-20 milyon civarindadir .[167] Ilâhî dinler basligi altinda. Yahudiligin sembolü. yasayan ilâhî kaynakli dinlerin en eskisi. burada.[169] Kutsal kitaplarinda yer alan ifadelere dayanarak Yahudiler. fakat mensubu en az olanidir. onlarla ahitlesmis. Israilogullarinin basina gelen bütün sikintilarin onlarin bu ahde uyma malarindan. onun kendi ne ait özellikleri ve nitelikleri bulunan bir din oldugu. Tahrip edilmeden önce Ma'bed'in bir odasi Ahit Sandigi'na ayrilmistir . Tartismayi bir kenara birakarak. Çünkü Yahudilikte din ile irk içice g rmis. kitabin büyük oranda muhatabi nin Müslümanlar olmasi ve bu çevrelerde Ilâhî dinden onlarin anlasilmis olmasindan dolayid ir. Arapça. Tanri. Bu sebeple. Bundan dolayi bu din. Yahudiligin Dinler Tarihi'nde özel bir yeri bulunmakta ve bu din. Yahud i dininin odak noktasi. Yahudilik.'de. Bunlarin 4. Biz de.

"Tanri ile mücadele eden" anlamin a gelebilecegi belirtilmektedir.. Kur'ân'da 40 âyette. [177] b. O'ndan baskasina kullukta bulunmamalari. Ken'an ülkesinin yerlileri tarafindan . Babil Sürgününden sonra Yahuda'ya geri dönen I brânîler. Üçüyle de ayni din mensuplari ve ayni topluluk ifade edilmektedir.Ö. Israilogullari. ilk defa. adam öldürmemeleri. 41 defa "Benî Israil" (Israilogullari) kelimesi geçmektedir. Kutsal kitap. ibadet etmele ri.[174] Taberî. Bu husus. Sehristanî. kutsal kitaplarina dayanir. Samî irktan sayilan Ibrâniler. Ramses'in oglu Merneptah (M. 1232-1224) taraf indan diktirilen ve "Israil Aniti" diye anilan kitabede rastlanmaktadir. Bu ad. "öte tarafin insanlari" anl minda. Bununla beraber. Tevrat'ta "Tanri ile güresen" seklinde yer almasina ragmen. Bu kavim. M. anaya.lan Yahuda Kralligi da ayrica bu adin kaynagi olarak ileri sürülmektedir. orada Israilli. sonradan genelde bütün Yahudileri içine alac ak bir sekilde kullanilmistir. Zira Ürdün'ün ba tisi. Firat ve Ürdün nehirlerinin öbür kiyisindan gelmis olan göçmenleri ifade etmektedir. Yakub'a "gece içinde Allah'a giden " anlaminda "Israil" denildigini kaydetmektedir. Samariye'nin güneyindeki bölge. Ancak bu üç terim. "Israil" kelimesine. birbirinin yerine kullanilmis ve kull anilmaktadir. "Ibrî" veya "Hibrî" kelimelerinden gelmektedir. Abram'a {Hz.[171] Ibranî: Bu kelime. Yahudi kelimesinin Arapça "hade" kökünden "dönmek" ve "tevbe etmek" anlamina g eldigini. Bu nimetle re karsi Israilogullari'nin verdikleri sözler ve onlarin sözlerinden dönmeleri islenmi stir: Allah'a inanmalari. Ibrahim) Harran bölgesinden Ken'an diyarina göçetmesini . Yahuda adina nispet edilmistir. bu ismin Yahudilere verilmesinin de Hz.[172] Israil : Bu kelime. Kildânîlerin Ur sehrinden çikarlar ve Harran'a gelirler. Musa'nin "Biz sana dönüp yalvardik " sözü sebebiyle oldugunu belirtmektedir. Yüzyillarda Filistin'de görülen göçebe bir kabîlenin adidir.Esaretten sonra umûmî olarak halk Israilliler diye adlandirilirken. Yehova da millî bir tanri olarak kabul edilmistir. Bu âyetl erde. Tanri tarafindan verilmistir. Yahuda kabilesine mensup olmalarina ragmen. II. sözlerinden dönmemeleri. kendilerine haram ettikleri disinda ki bütün yiyecekleri yemeleri.Ö. Yahudi Kutsal Kitabi'nda Kenan'a atif yapilmaktadir. Hz. seçkin bir kavimdir. Tanriyla ve insanlarla güresip yenen anlaminda Yakub'a Ta nri tarafindan verilmis bir lâkabdir. Böylece onlarin torunlari da günümüze kadar bu isimle anilmislardir. akrabaya ve yoksullara iyilik yapmalari. peygamberlere uymalari. Sürgün 'den sonra da genelde toplum olarak. Bundan dolayi Ya hudilik millî bir din. Süleyman'dan sonra ikiye ayrilan ülkenin kuzeyde kalan bölümünü olusturan kabîlelerin kralligini nitelend irmek üzere kullanilmistir.[175] On iki Yahudi kabilesi de Israil adiyla anilmaktadir. sahislar birbirine Yahudi demis lerdir. bab aya. namaz kilip zekât vermeleri. Bu kelimeler.[176] Ancak belirtilmelidir ki bu ad. âlemin ve ilk insan in yaratilisindan peygamber Malaki'ye kadar geçen olaylari içinde bulundurur. Hz.[173] Evr ensel Yahudi Ansiklopedisinde kelimenin asil anlaminin belirsiz oldugu. Tevrat'ta yer almaktadir. XVXIV. genelde Israilliler adini almi slardir. ferd olarak da Ya hudi diye adlandirilmistir.[17 8] Tanri (Yahve). Onlara göre Israilogullari. Allah'in Israilogullari'na verdigi nimetler hatirlatilmaktadir.Tevrat'a Göre Yahudiligin Tarihçesi Yahudiligin tarihçesi. Simdiki Israil Cumhuriyeti de bu adi kullanmaktadi r. Yahudilere bu ad.verilmistir. Ken'an diyarina (Filistin) yerlesmeden önce Ibranî. ayni z amanda onlarin kutsal tarihini olusturur. Yahudi inancina göre Yakub'a bu ad.

dedi n.[182] Allah. Abram'i çagirip dedi: Bana bu yaptigin nedir? Bu senin karin oldugunu niçin bana bildirmedin? Niçin bu benim kizkardesimdir. sarka dogru gider. ve senden sonra zürriyetine. Ancak Allah. çünkü seni birçok milletlerin babasi ettim. Ve vak i oldu ki.[179] Abram ve beraberindekiler. Firavun'u ve onun sara yini büyük vuruslarla vurdu. Bu durum Ibrahim'e kötü gürünür.[183] Birgün Allah. Tanri da ona verecegini va'deder. Ve Rab Abram'in karisi Saray'dan dolayi. ayni gün sünne t olurlar. çünkü neslinin Ishak'in adiyla çagirilacagini söyler. "Ve ogullan Ishak ve Ismail onu Mamre karsi . [180] Bu olaylardan sonra Rab. Ve onun yüzünden Firavun Abram'a karsi iyi davrandi. derler ve beni öldürürler. Ibrahim'den ve zürriyetinden gelecek olanlardan ahit olarak her erkek çocugun sünnet edilmesini ister. Ve Firavun. birbirinden ayrilirlar. bütün Ken'an diyarini. Ve onlarin hak kinda Firavun adamlarina emretti. ahdim seninledir ve birçok milletlerin babasi olacaksin ve artik adin Abram (yüce baba anlaminda) çagirilmayacak.[184] Ibrahim. Tekvin XII : 5. Abram'a görünüp o ülkeyi onun zürriyetine verecegini bildirir. karisi Saray'a söyle diyor: "Iste biliyorum ki. Allah olmak için seninle ve senden sonra zürriyetinle benim aramda ahdimi.[185] Ibrahim. çalilikta bir koçun hazir ol dugunu görür ve onu kurban eder. sana ve send en sonra zürriyetine ebedî mülk olarak verecegim ve onlarin Allah'i olacagim". O vakit orada Ken'anîler bulunu yordu. Kars. kendisi doksan dokuz. seksen a lti yasindadir. yüz yetmis bes yasinda iken ölür. Ibrahim'den onu kovmasini ister. rüyasinda Abram'a görünür. Abram. Abram Misir'a girdigi zaman. Tekvin XIV : 14-16) Lut'u kurtarip yanina alir. Ibrahim'i denemek için. ondan biricik oglu ishak'i kurban etmesini ist er. Bu rada Ismail'in güldügünü gören Sara. O'ndan zürriyet ister. Ismail de on üç yasinda iken. Hacer. ve onun koyunlari. al ve git. Bu olay üzerine Rab. ahit geregi. Karisi Saray'in teklifi üz erine cariyesi Hacer'le evlenir ve ondan Ismail dogar. gözlerini kaldirdiginda. emri yerine getirmek üzere bir mez-bah yapip biçagi eline aldigind a Rabbin Melegi göklerden ona seslenip çocugu bogazlamamasini. Ismail'i alip çöle gider. Hacer'i kiskanmaktan kurtulmus olacaktir. kardesinin oglu Lut'u (Hz. ona sözünü yerine getirdiginden dola yi. Böylece Sara. karisi Saray'in bundan sonra Sara (prenses anlaminda) olarak çagirilmasini ve ondan bir ogul verecegini. fakat seni sag birakirlar. Ve seni ziyadesiyle semereli k ilacagim. zürriyetinin düsmanlarinin kapisina hâkim olacagini ve zürriyetinden gelen bütün milletl erin mübarek kilinacagini bildirir. sigirlari oldu. fakat adin Ibrahim {cumhurun babasi anl aminda) olacak. O da karisi Sara'yi. Bu sirada Abram. Misir'dan böylece çikarlar. ve seni milletler yapacagim. Sara'nin dedigini yapmasini. Bunun üzerine Abram. Yine Allah. ona yardim edecegini bildirir. Ülkede kitlik çikinca Abram Misir'a gider. Ve senin gurbet diyarini. Ishak'i dogurur. senin sebebinle canim yasasin diye: Onun kizkardesiyim. Bkz. Çobanlari arasin daki bir tartismadan sonra Abramla Lut. çünkü emri yerine getirdigin i bildirir. adinin da I shak olacagini bildirir. Misirlilar seni görünce: Bu o un karisidir. onu ve karisini ve kendisine ait olan her seyi gönderdiler". Abram da kend ine görünen Rab için bir mezbah yapar.emreder. iste. oglu Ishak'i sekiz günlük iken sün net ettirir. Misir'a yaklastiklarinda Abram. iste karin. Misirlilar kadinin çok güzel oldugunu gördüler v e FIravun'un emîrleri onu gördüler ve onu Firavun'a medhettiler. Ibrahim'e. ben de onu kari olarak aldim? Ve simdi. oglu için büyük bir ziyafet verir. de. Lut) ve Harran'da kaza ndiklarini da yanina alarak Ken'an diyarina varir. bulundugu bölgede hâkimiyetini kabu l ettirir ve bu arada esir edilen kardesi (daha önce kardesinin oglu olarak belirt ilir. Abram . Çok zengindirler. Öte yandan Sara.[181] Dok an dokuz yasina geldiginde Tanri ona görünür ve onun zürriyetin i çogaltacagini bildirir. Tanri. Ibrahim'e. Senin yüzünden bana iy i davranilsin. yüzüstü düser ve Aliah onunla söyle konusur: " en ise. Ibrahim. Abram ise Ken'an diyarinda oturur. Bunun üzerine Ibrahim. Çocuk büyüyüp sütten kesildiginde Ibrahim. Lut. kadin Firavun'un sara yina alindi. Ibrahim. nesiilerince ebedî ahit o larak sabit kilacagim. sen görünüsü güzel bir kadinsin ve olur ki.

Yahudileri Sina'ya getirir. Misir'da Firavun'un bir memuru olan Potifar tarafindan satin alinir. Onlari alip babasinin yan ina Ken'ana döner. bunu ögrendiginde çok kizip onu öldürecegini söyler. bu rüyadan onun kendilerine hâkim olacagini çikarirlar ve ona karsi kin ve kisk ançliklari artar. Rüyasinda kardesleriyle birlik te bir tarlada bugday demetleri bagladiklarini. kölelige düserler.[18 8] Yakub.gelecegiz?" de r. göklere ermistir. Laban'in iki kizindan ve bunlarin yanind a gelen iki de cariyeden on iki oglu ve bir kizi olur. yoluna devam edip Haran'a varir. FUistîlerin krali Abimelek'in ülkesi Gerara 'ya gider.[186] Ishak'in çocugu olmadigindan Allah'a yalvarir.. Basi. Musa'dan sonra Yesu. Geceledigi bir yerde rüya görür. Firavun'un ordusunun Kizil Deniz'de bogulup onlari takip edememesi sonucu. O zamana kadar bir çadirda muhafaza edilen ve içinde On Emir tabletleri bulunan kutsal Ahit Sandigi. Ibrahim ve karisi Sara oraya gömüldüler.[187] Abimelek. Yusuf. garba ve sarka. Esav ve Yakub adli iki oglu olur. babasi da bu sözü yüreginde tutar. Süleyman: M. Kudüs'ü alir ve Yahudilerin en parlak devresini baslatir. Onun. Ay ve on bir yildizin kendisine se cde ettigini görür. kardeslerini bir canavarin yedigini söyleyip onun kana batir ilmis entarisini gösterirler. Yak ub. hapiste iken.[189] Yusuf. simale ve cenuba ya yilacaksin. B ir gün ülkesindeki kitlik dolayisiyla Ishak. Musa'ya Tevrat ve On Emir verilir. Durumu anlayan Abimelek .1250).[190] Daha sonra Fi listin'de bulunan babasi Yakup ve kardeslerini Misir'a getirtir. Rüyasinda yerden göge dog ru yükselen bir merdiven vardir. Varlik sahibi olu rlar. Musa) olur (Tah. Hitti Tsohar oglu Efron'un tarlasina. onlari kiskanip ülkelerinden çikarirlar. ve yerin bütün kabileleri sende ve zürriyetinde mübarek kilinacaktir. 973-933). Rab. ben ve anan ve kardeslerin yere kadar sana egilmek için mi. niçin böyle yaptigini sorar.". O da. diger bir rüyasinda Günes. Haran'a gitmek üzere ayrilir. öte kilerin demetlerinin Ise kendisininkinin etrafini kusatip egildigini söyler. Davud 1013-973). Yakub. Ma'bedin bir odasina konulur. uyaninca burasi Allah'in evidir ve bu.[195] Og lu Kral Slomo (Hz. Ishak yaslanip gözleri görmez olunca Yakub. babasi tarafindan hazirlatilan yer e kutsal Ma'bed'i yaptirir. babasinin sevdigi Esav'in yerine hile il e kendisini mübarek kildirir.[192] Onlari bu sik intilardan kurtarip "Arz-i Mev'ud"a (vaadolunmus toprak Filistin) döndüren Mose (Hz. bir rüya görüp onu kardeslerine anlatir. Yakub. Yahudiler Sina Çölünde kirk yil dolasirlar. Daha sonra da kuyudan çikarip onu Misir'a giden tüccarlara yirmi gümüse satarlar. Esav..Ö. ona söyle diyor: "Baban Ibrahim'in Allah'i ve Ishak'in Allah'i Rab benim: üzerinde yatmakta oldugun diyari sana ve senin zürriyetine verec egim. Orada annesini n kardesi Laban'in yaninda çalisir. zamanla büyük sikintilara. Yusuf.M. V e vaki oldu ki. göklerin kapisidir deyip oraya "Beyt -el" {Allah'in evi) adini koyar. Bu rüyayi babasi ve kardeslerine anlattiginda babasi onu azarlayip "Gerçek. Babalarina. Ibrahim'in Het ogullarindan satin aldigi tarlaya gömdüler.sinda olan Makpela Magarasina. Ancak Filistîler. Allah Ibrahim'in ölümünden sonra oglu Ishak'i mübarek kildi". kendi demetinin dik durdugunu. senin zürriyetin yerin tozu gibi olacak. Yusuf'u sürüleri otl atmakta olan kardeslerinin yanina gönderince onlar da onu elbiselerini çikararak bir kuyuya atarlar. Kardesleri onu kiskanir. çocuklari arasinda en fazla Yusuf'u sever.[196] . Bu merdivenden Allah'in melekleri çikip inmektedir. Hz.[191] Misir'da önceleri rahat bir hayat g eçirmekte olan Yahudiler. elinden alinip kendisine zarar gelme korkusunda n böyle yaptigini söyler. Musa. Firavun'un gördügü bir rüyayi tabir ederek hapis ten kurtulur ve Firavun'un yaninda önemli bir mevkiye yükselir. Sina Daginda. Israilogullari.Ö. onlari Fili stin'e götürür. Orada karisini kizkardesi olarak takdim eder. böylece Misir'a yerlesmis olurlar. Poti far'in karisi Yusuf'a asik olup ilgisine karsilik görmeyince iftira ederek onu hap se attirir. bunun üzerine onlari korur.[193] Filistin'de Hâkimler ve Krallar devrinden[194] sonra Kral David (Hz . Yusuf. Burada. Karde sleri. Kardesleri bundan doiayi onu kis kanirlar.

Önce Israil Kralligi. verdikleri sözden dönmeleri ve bunu âdet edinme leri. O. 168'de yagma edildi. Ma'bed'den arta kalan Bati Duvari (Aglama duvari) yüzyillarca onlarda m illî ve dînî suuru ayakta tutmustur.[203] O. Makkabiler.Yahudilerin.Ö. Asurlular tarafindan M.S. 5.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Yahudilik. Musa'ya kadarki devre h akkinda yer alan bilgiler su sekilde özetlenebilir: Hz.Ö.Yeryüzünde fesat çikarmaya çalismalari. Sürgünde Yahudi halki. 70'de Roma'li kumandan Titus'un Kudüs'ü ve bu arada Ma'bedi de yakip yikmasiyle sonuçlandi. "Yehûd" gibi deyimlerle bahsedilen âyetler bulundugu gibi. 63'de baslayan Roma esareti devresi. Yahudiler hakkinda da bilg i verilir. Mala-ki'dir.[201] Yüce Allah. Kur'ân-i Kerîm'de Yahudiler ile ilgili olarak verilen bilgiler söyle tasnif edilebilir : 1. Ibrahim. Kur'ân-i Kerîm'de Yahudilerden bahsedilen âyetlerin sayisi oldukça fazladir. sonraki küçük peygamberlere de yer veri r. Ezra'nin etrafinda birlesir ve M. Kur'ân-i Kerîm'de. 586'da yikilir. Hz. yanlis yorumlamalari ve dogru yoldan sapmalari. yeniden hâkimiyeti sagladilarsa da. Allah'i bir taniyan gerçek Müslümanl ardandir.Hz. 7. dosdogru bir kimsedir. onu dost edinmistir.[197] On kabile^ Israil'e. çok içli. yumusak huylu. misaf irperver ve kendini Allah'a adamis. Ayrica "Ehl-i Kitap" deyiminin genel çerçevesine onlar da girer. Onlardan "B enî Israil". müsriklerden de degildir. Yüce Allah'in seçkin kildigi peygamberlerden biridir[200]. Yahudi tarihinde Kudüs. M. ikisi de Yahuda Kralligina tâbi' olur. 2. 4. [199] c.Allah'in Yahudilere tavsiyeleri. Babilliler tarafindan M. krallik. Ma'bet. M. M. 9. Ilya-Mesih'ten önceki peygamber.[198] Yahudi Kutsal Kitabi. ne Yahudi . Mesîh inancinin verdigi ümit. yaptiklari islerin kötülügünden dolayi. M a'bet.Ö.Kendilerine peygamberler tarafindan getirilen hükümleri ve teblîgâti degistirmeleri. güneyde Yahu-da. Yeremya gibi peygamberler gelmistir. Babil Sürgünü devresinde Isaya. ne de Hiristiyandir. O. zillet ve meskenete ugramalari. Yahudilerin tarihçesiyle ilgili olarak. 3.[202] O. sonra da Yahuda Kralligi. Yahudiler. 538'de Kudüs'e döner. 8.Allah tarafindan Yahudilere bahsedilen nimetler. Malaki. Yakup gibi). onlarda bu suurun devam li varligini sürdürmesini saglamistir. Kutsal Kitap'taki son Peygamberdir. 520'den sonra yeniden onarilir.Ö. Ma'be t. . 721'de. vazifesini tam yapan[204] ve kendisine suhuf verilen[205] bir peygamberdir. bir kisminda ba zi peygamberler konu edilirken {meselâ Hz.Allah'a karsi ahitlerini bozmalari.Basit çikarlari ugruna hakikatlara yüz çevirmeleri.kuzeyde Israil olmak üzere ikiye a yrilir.Uymalari gereken dînî hükümler. M. önceki peygamberler kadar.Ö. Iskender'den sonra Agid'lerin ve Se-iefkî'lerin eline geçti. Süleyman'in ölümünden sonra. 6. dünyanin her tarafina d agildilar.Ö. tahrip edilir ve Yahudiler Babil'e sürgün edil ir.Bazi peygamberlere ve salih kimselere iftira etmeleri veya onlari öldürmeleri.

Hz. Allah ve âh iret inanci konusunda yol göstermekte. Allah'in h em ona.[220] kendisine vahiy indirilen peygamberle hidayete erdirilmis bir kimse idi. Ibrahim'e ihtiyarliginda bahsedilen Iki og uldan biri olan Hz. Allah'tan iyilerden olacak bir çocuk istedi. Hasta oldugumda bana O sifa verir. bu da'vete uymamistir. ona. Onlara iyi is ler islemelerini. ^dostunun da Âlemlerin Rabbi oldugunu belirterek söyle ceva p vermistir: "Beni yediren de. Ishak. Bundan dolayi Yusuf zindana atildi. Ibrahim oglu nu kurban etmek için yani üzere yatirdi. Ismail gibi. Yakub. sabirli. Misir meliki. 219] Hz. çünkü O'na dönülecegini bildirmistir. Günes ve Ay'in bana sec de ettiklerini gördüm" dedi. hem Yakub ailesine nimetini tamamlayacagini söyledi. bir kurbanlik gönderdi. Yusuf reddedince. Ibrahim ve Hz. Hz. Hz. rüyasinda onu kurban ettigini gördü ve bunu ona açti. ilim ve hikmet sahibi. düsmaninin putlar. l bir yaratilisa sahip.C. Ishak da dogru. Hz. Hz.[207] Hz. Yusu f'u kuyudan çikarip beraberlerinde Misir'a götürerek bir vezire satti. Bu rüyayi kimse tabir edemedi. ibret vermekte ve onlari düsünmeye davet etmekte dir. I brahim. Âhiret Gününde. yakînen bilenlerden olmasi için.[209] Kur'ân-i Kerîm. Yusuf'u bir kurdun y edigini söyleyip onun kanli gömlegini babalarina gösterdiler. Ibrahim vazifesini yapmis. onlari ve yonttuklarini O'nun yarattigini. .[208] Hz. gönülden Allah'a bagli bir peygamberdir. zekât vermelerini emretti.[210] Yüce Allah. faydasi veya zarari olmayan. bunu kardeslerine an latmamasini tenbih etti. salih. ona hiçbir seyi ortak kosmadig ini. hattâ babasi bile. Kavmi. di. Onu ortadan kaldirmayi planladil ar. Babalarini ikna ederek onu yanlarinda götürüp kuyuya attilar. rizik vermeyen. Yusuf. mübarek kilinmis. görmeyen. Yüce Allah. babalarini da böyle bulduklarini söylemislerdir. hidayete erdirilmis. Bir yolcu kafilesi. Böylece Hz. bundan dolayi O'na ibadet ve sükre tmek gerektigini. Ibrahim Ates'e atilmis. Yusuf.[211] Hz. babasina emrolunan seyi yeri ne getirmesini.[212] Allah da ona ihtiyarliginda Isma il ve Ishak'i verdi. hakkini savunamayan.[215] Hz.[206] Hz. fakat Yüce Allah onu atesten kurtarmistir. sonra da diriltecek O'dur. dogru. kendisini sabredenlerden bulacagini söyledi. ahiret yurdunu düsün en. daha öncekilere oldugu gibi. Beni öldürecek. yildizlara. rüyasindaki emre bagliliklari dolay isiyle. rüyasinda gördügü gibi. Yusuf'un kendisine sahip olmasini istedi.[221] Bu rüyayi dinleyen babasi.) tarafindan seçil ecegini. göklerin ve yerin melekûtunu söylece gösteriyorduk". dinde kuvvetli. annesi çok yasli iken All ah'in bir lütfü olarak bahsedilmis ve annesi bu olaya çok sevinmistir. Yakub. batan. namazi emretmistir.[216] Hz.[217] Hz.[214] Hz. Ibrahim'e göklerin ve yerin sirlari. ismail. Ay ve Günes'e tapinan babasi Âzer ile kavmine karsi. Bu konuda Kur'ân-i Kerîm'de söyle denilmistir: "Biz ibrahim'e. isitmeyen. Zindanda rüya tabir etti. Vezirin karisi. yakînî bilgi bahsedilmistir.[222] Ayrica Hz. salih. rüya tabirini bilen. O. Seytan'a tapinilmayacagim anlatma ya çalismistir. ona. Yakub'un en sevgili oglu Hz. kendisine rüya tabiri ögretilecegini. Ishak'in ardindan müjdelenen. konusmayan. bir rüya gördü. Ibrahim. güze kendisine vahiy gelen peygamberlerden Hz. Onlar.[ ih-lasli.[213] Çocuk kosma çagina geldiginde babasi. sözünde sadik bir kimse olarak Ce brail araciligiyla kendisine vah-yedilen Allah'in bir peygamberidir. halis. kadin ona iftira ett i. rden. çevresine zekât i. çocuklugunda bir gün babasina "rüyamda on bir yildiz. Anc ak yaptiklari ve savunduklari dolayisiyle Hz. Ibrahim. kendisine vahyolunan peygamberlerden olmustu r. Ibrahim'le ilgili olarak verdigi kissalarda. Ishak da. kendisinin Yüce Allah'a tapindigini. ona. Yusuf'u kiskandilar.[218] Hz. zeval bulan seylere. Ç cuk (islam kaynaklarda Ismail oldugu belirtiliyor). Yusuf'la beraber hapishanede kalmis arkadasi. tebligde bulunmustur.[223] Kardesleri. Hz. yanilmalarimi bana bagislamasin i umdugum O'dur". sabirli. Allah (C. namaz kilmalarini. insanlara. uysal. içiren de O'dur. Ibrahim'i ve onun soyundan gelenleri peygamber kildi. Allah'tan gayri put lara.

Misirlilara belâ verecegini. Isr ailogullarini Misir'dan çikarip Ken'an diyarina götürmek istedigini. Nüde yikanan Fir'avun'un kizi. Yeni Firavun Yusuf'u n yaptigi hizmetleri unuttu ve Yahudilerin çogalmalarindan endiselendi. Israilogullarinin Misir'dan çikmalarina izin vermedi. Israilogullarini Misir'dan çikarmak için seni Firavun'a göndereyim".onu melike tavsiye etti. sonra tekrar Musa elini uzatti..[224] Hz. Musa. onlarin sikâyetlerini din lerdi. Nil kiyis indaki sazliklara biraktigi sepetin akibetini. Bu arada onlarin çogalmalarini önlemek için. Bu görevi yerine getirmek üzere Musa. Mara'da aci suyu içemeyen Israilogullari için Allah. ona göründü. elini denize uzatti. Horeb'de bir çati ortasinda. Ishak'in Allah'i ve Yakub'un Allah'iyim.. Meryem. Musa kurtardi. Yanan çalinin atesi bir türlü bitmek bilmiyordu. Musa Yusuf'un ölümünden sonra Yahudiler Misir'da çogalmaya basladi. Kardesi Harun d a ona yardimci verildi. "Allah kimdir ki ben ona itaat edeyim" diyerek onl ari saraydan kovdu.[229] Kizildeniz'den geçtikten sonra. Olayin duyulmasi üzerine Musa. M usa'ya suya bir dal parçasi atmalarini bildirdi. kardeslerini tanidi. bütün sihirbazlarini topladi. bir Ibrani' çocugu oldugunu anlayip ona acidi. Misir'a geri döndü. Bütün bunlara ragmen F iravun. Annesi onu ancak üç ay kada saklayabildi. böylece Misir'a yerlestiler. Musa ve On Emir a. Israilogullarinin Misir'dan çikmalarina izin verdi. Allah. Firavun. Sonra onu ziftle sivanmis bir sepete koyup irmaga atti. Bunu merak edip geri dönen Musa'yi çalinin ortasindan Allah çagirip söyle dedi: ". babanin Allah 'i. Ikisi arasinda mücadele basladi. daha sonra.Hz. Yahudileri Misir'dan çikarmak üzere görevlendirilmis oldu. Tanri'nin melegi. Ve simdi gel ve benim kavmimi. Ben. Onlari bu sikinti dan Hz. çünkü lah'a bakmaga korkuyordu. kizkardesi Meryem takip ediyordu.Tevrat'a Göre Hz. O. Firavun'un kizi bunu kabul edince gidip çocugun öz annesini getirdi.. Ve Rab dedi: Gerçekten Misir'da olan kavminin sikintisin i gördüm. Melikin rüyasini yorumlayan Yusuf. ileride ülkelerine yönelecek bir tecavüzde. ates alevinde. bir vesite ile ailesini Mis ir'a getirtti. Is. Firavun'u n zulmüne ugrayarak. her dogan erkek çocu gun öldürülmesini emretti. bunun Allah'in em ri oldugunu söyleyince Firavun.[226] Musa. uzun bir esaret hayatt yasamaya basladilar. Yahudi'yi koruyarak Misi liyi öldürdü. saraya alindi. mucize göstermeye kadar var di. [225] 2.[22 8] Böylece Musa. sular eski h aline döndü ve Firavun ile ordusu boguldu. onu irmakda buldu. Kizil Deniz'e dogru yola çikti.onlara eziyet etmeye basladi. Çölde yiyecekleri bitin . Musa 'nin asasi kocaman bir yilan olup onlarin bütün sihirlerini yuttu. Mid-yan'a kaçti. çünkü onlarin acilarini bilirim. Israilogullari. Kizil Deniz'e gelince Musa.. Musa vasitasiyle Misir topraklarina on felâket verdi. Misir hazinesine memur yapildi. verdigi karardan pi sman olarak onlarin arkasina düstü. sular yarildi.. Bir defasinda. Bir müddet sonra. Misirlilardan birinin bir Yahudi'yi dövdügünü gördü.. O. Onlarin feryadini isittim. su tathlasti. Onlar da bütün hünerlerini ortaya koydular. Çocuk o na teslim edildi ve çocuga sulardan çekilmis anlamina gelen "Mose" (Musa) adi verild i. Israilogullari geçti. onun huzuruna çiktilar. Ancak Firavun. Yusuf. Yusuf zamaninda Misir'a yerlesmis olan Israilogullari. Ibrahim'in Allah'i . onlarin düsmanla birlikte olmasi korkusuyla. Israilogullari. bu is lerin vuku-buldugunu görünce. Orada Midyan kâhininin kizi il e evlendi. zahire atmak için Misir'a gelen kardesler i. böyle bir devrede dünyaya geldi. gençlik yillarinda Yahudilerin yanina gider. Bunun üzerine Rab Yahv e. Ve Musa yüzünü örttü. insandan hayvana kadar bütün ilk doganlari öldürecegini bil dirdi. Firavun. gelip çocugu emzirmek için bir Ibrani kadini çagirabileceg im söyledi.[227] Kâhinin sürüsünü otlatirken.

Haftanin alti gününde çalisacak yedincisinde istirahat edeceksin.Zina yapmayacaksin. ne kizin. 4. Musa emri yerine get irdi. onu görevlendirdigini bildirdi. Musa'ya Sina Dagi'nda vahyedilen On Emir. Israilogullari. içinde indi. Yahudilerin temel prensiplerini içinde bulundurur.Kurana Göre Hz. 3. Allah'ina tahsis edilm is umûmî dinlenme günüdür. hizmetçisine. Israilogullarindan i yi bir kavim olma sözünü almak üzere. Sonra lari su sikintisi çektiler ve Allah'a yalvardilar. ondan su fiskirdi.Seni Misir diyarindan. Musa'ya elindeki asasiyl e bir kayaya vurmasini emretti.[231] b. Musa da onlara aksam üstü et (bildircin eti). Sina Dagi'nin üzerine. 2. Musa'yi yanina çagirdi ve ona On Emri verdi. sabahleyin de ekme kle doyacaklarini söyledi. Orada Allah. sözü aldi ve Rabbe bildirdi. Sina Dagi 'ndan indiginde iki tas tablet (levha) üzerinde yazili olarak bu emirleri getirmis tir.Benden baska tanrin olmayacak. Gökten beyaz kiragi tanecikleri seklinde "man" diye adlan dirdiklari ilâhî gida yagdi (balli yufka gibi bir sey).[234] c. Üçüncü gün.Çalmayacaksin. ne sen. Misir'dan çikislarinin üçüncü ayinda Sina Çölü'ne geldiler. Allah. yerin üstünde veya altinda. Boslukta. 10. Allah.Yalan sehadette bulunmayacaksin. Tanri. Cumartesi Günü. kis ca hiçbiriniz çalismayacaktir. O gün. Hz.[233] Bu On Emir.On Emir Hz. barkina.ce Israilogullari Musa ve Harun'a söylenmeye basladilar. ne oglun. göklerden ekmek yagd iracagini bildirdi.Hiç kimsenin evine. O da bir kayaya vurdu. 6. ne usagin. dagin tepesine.Cumartesi (sebt) Gününü daima hatirlayip onu kutsal kilacaksin. Israilogullarini çetin ve uzun bir mücadele devresinden sonra ve'dedilen topra klara yaklastirdi ve 120 yasinda iken öldü. 5.[232] B u On Emir söyle siralanir: 1. Tevrat'in iki ayri bölümünde geçer. Musa. Musa . Kirk sene man yediler.Anne ve babana hürmet edeceksin. Sina gi'ndan Musa'yi çagirarak.Allah'in ismini bos yere agzina almayacaksin.[230] Musa.Öldürmeyeceksin. karisina. denizlerin derinliklerinde mevcut olan varliklarin resimlerini yap mayacak. 9. öküzüne. ne de hayvanin. 8. esegine velhasil sana ai t olmayan bir seye göz dikmeyeceksin. onlara verdigi nimetlere karsilik. 7. onlara hiçbir surette tapmayacaksin. esirlik evinden çikaran Allafi benim.

Musa büyüyüp ergenlik çagina ulasinca. Hz. Firavun ve adamlari. bunu önlemek Için. Harun. Musa bu süreyi tamamlayinca. ona ibadet etmesi. Firavun'un zulmünden kurtulup yollarina devam etti. digeri de düsman. Hz. Musa'nin beraberindekiler. tevbe etti. Daha fazla saklayamayac agini anlayinca. Musa. Sina'ya vardiklarinda yiyecek-içecek sikintilari oldu. tecelli ettiginde dag dayanabi lirse. Musa ve Hz. Firavun. onun yerle bir oldugunu gördü. Hz. Mazlumu korurken olsa da . öldürmek istedi. Bu durum karsisinda bütün büyücüler. Musa ve adamlari. Adam öldü. Firavun ve adamlarini ülkesinden çikarmak isteyen bir büyücü olmakla suçlandi. "Ben. kutsal bir vadi olan Tuvâ'dasin" diyen bir hitapla karsilasti. Musa ve Harun'un Rabbina iman ettik" dediler. Allah'in cemâlini görmek istedi. Firavun. Firavun 'un adamlari onu buldu. Musa.[235] Musa dogunca. teklifi kabul etmedigi gibi. Musa asasini denize vurunca.[240] Firavun. onlari takibe basladi. Musa ile Allah'in "Âlemlerin Rabbi" olmasi konusunu tartisti.[238] Hz. fakat ailesinden iman eden biri. bütün bunlardan sonra.Hz. Medyen'e gitti. M usa'nin peygamberligini tuhaf karsiladi.[239] Firavun. karisinin istegi üzerine çocuk öldürülmedi. o da bir ejderha oluverdi. orayi terketti. daga bakmasini. orada 30 gün oruçlu olarak ibadet etmesini e mretti. Bunun üzerine Hz. daga baktiginda. Firavun. onun da kendisini görebilecegini bildirdi. ona asasini denize vurmasini emretti. Allah'in ilhami üzerine onu bir sandik Içinde suya birakti. Musa'nin asasi. Cenâb-i Hakk'in tecellisi sonucu. Yüce Allah'in Israilogullari'na gönderdigi. annesi onu bir müddet sakladi. Onlara Firavun'un zulmünü ve Allah'in onlara yardimin i hatirlatti. iki adami dögüsür buldu. Hz. Hz. Israilogullari Misir'da çogalip varlik sahibi olunca. Hz. Kendi soyundan olan adam ondan yardim isteyince. Hz.[237] Orada evlendi. karsiya geçti. bunu engelledi. onlarin hünerlerini sergiledikl eri ip ve degnekleri yutuverdi. Yüce Allah da bunun imkânsiz oldugunu. Isinmak ve yolunu bulmak için atesin bulundugu tarafa gidince. Hz. K ayinpederiyle kararlastirdiklari süreyi tamamlayinca ailesiyle birlikte yola çikti. Bu arada bir isik gördü. Isr ailogullari. ayagindakini çikar.[241] Hz. ayrica kendisine Allah'dan baska tanri olmadigi. Olay duyuldu. Musa. uymalari gereken bütün kurallari ihtiva eden levhalar . Musa'yi Misirlilarin dinini degistirecegi endisesiyle. kavmini Misir'dan çikardi. Firavun'un bütün büyü erlerini göstermek üzere toplandi. hep beraber secdeye k apanip "Âlemlerin Rabbina. fakat hiçbiri. Musa. Musa'dan kendilerine öyle tanrilar y apmasini istediler. ellerini ve ayaklarini çaprazlama kesmekle tehdit etti. putlara tapan bir kavim görünce. Annesi ona süt annelik y apti. Musa. Mu sa asasini yere birakti. Hz. bu durum onu üzdü ve Allah'tan af diledi. kudret helvasi ve bildircin ihsan etti. Asasi ile ilgili mu'cize verildi ve F iravun'a gitmesi emredildi. kendisine kitap verilen büyük peyg amberlerden biridir. yakalanma kor kusuna kapildi. Yüce Allah. Biri kendi soyundan. Allah. Sonunda Hz. Hz. onlari esir yapti ve yeni dogan erkek çocuklarinin öldürülmesini emretti. Kendine geldigin de. düsüp bayildi. Musa ve Israilogullari. Onlari takip eden Firavun ve beraberindekiler boguldu. karar indan vazgeçmedi. Allah'in emrini Firavun'a teblig ettiler ve Israilogullar inin serbest birakilmasini istediler. Musa'dan peygamberligi ile ilgili mu'cize göstermesini istedi. onun y ardimina kostu ve onun düsmanina bir yumruk atti. Sina Dagi'na yöneldiginde karanlik bir gecede yolunu sasirdi. Hakkinda öldürme karan alindig i haberini ögrenen Hz. süphesiz senin R abbinim.[236] Hz. halkin haberi olmadan bir gün sehre indi. Hz. Orada. onlara "Sizi âlemlere üstün kilmis olan Allah'dan baska bir tanri mi arayacagim?" dedi. Hz. dosdogru namaz kilmasi bildirildi. Musa'ya kavmini gec e yola çikarma emri gefdi. ona Allah tarafindan hikmet ve ilim verildi . Musa. ona 10 gün daha oruç tutmasi ve ibadetlerini t amamlamasi emredildi. Musa. çünkü sen. Hz. hepsini. deniz ikiye ayrildi. Hz. mall arini ellerinden aldi. Hz. Musa'ya Yüce Allah Tur-i Sînâ'ya çikmasini. Musa. Firavun. ona. Yüce Allah. onlara su. Kardesi Harun da ona yardimci kilindi. Bunun üzerine Hz.

Yüce Allah. Rabbine dua edip. kanun. on u tek basina biraktilar. getirdigi levhalardaki hükümleri kavmine teblig etti ve onlari islaha deva m etti. Bir kismi helak oldu. Tanah'in ihtiva ettigi kitaplarin sayisi kon usunda sadece Yahudilerle Hiristiyanlar arasinda degil. Baruh. Hz. peyg amberler 8. onlarin bir altin buzagiya taptiklarini gördü. Eklesiyastik . Ester'in Bakiyesi). Bes kitabin. emir. Neviim ve Ketuvim. "Muhakkak orasi kendilerine kirk yil haram edilmistir. teukhos: kitap). Allah'in 7704 kelimeyle Hz. Yahudiler ve Pro-testanlarca apokrif (sahih olmayan) sayilan bazi kitaplar (Tobit. kendileriyle fâsi klarin arasini ayirmasini istedi. ders. Arapça "el-Esfâru'l-Hamse" (sifr: kitap. çogulu esfâr). Ibranîce Tora denir. haksiz yere peygamberleri öldürmeleri. Judith. Hiristiyanlarin kendi ar alarinda da ihtilaf vardir. Ancak onlar. Bu ilk bölüm.Tevrat (Tora) Tora:Tevrat. Hikmet. çöllerde yollarini kaybettiler. O zaman Yüce Allah. Ancak Israilogullari.[2 42] Hz. onun Âyetlerini inkâr et meleri.[245] 3. Hz. onu da Bes Kitaba ekleyerek hepsini Heksatök (Hexateuch=Alti kitap) ba . Onlar da tevbe ettiler. bazi kitaplari birles tirerek. Bes kitabi ifade etmek üzere Ibranîce "humas". Bunlarin formülü. orada bulunanlarla müc dele etmeleri gerektigini Israilogullarina söyledi. Allah'a karsi gelmeleri. daha önce verdikleri sözden döndükleri için. Israilogullari gazaba ugradi. Artik o fâsiklar güruhuna karsi tasalanma"[244] buyurdu. (Bazen Tora. üç bölümden olusur: Tora (Tevrat). Bunun üzerine Hz. Yahudilerin tasnifi söyledir: Tora 5. I ve II. kutsal kitabin tamamini ifade etmek ve Tanah'la esanlamli olmak üzere de kullanilir). onlara uymamalari ve taskinlik yapmal ari yüzünden. b ir kismi da yillarca çöllerde dolasti. Yeremya'nin Mektubu. Yahudi kut sal kitabinin birinci bölümüne Arapça Tevrat. Tanah. peygambere uyacaklarina dair söz aldi.[246] a.[ 243] Filistin göründügünde Hz. Musa. Tanah adi. va'dedilen topraklara dönebilmek için. Onlar (olduklari) yerde sersem sersem dolasacaklardir. rehber gibi anlafnlara gelir. 24 kitap olarak kabul ederler. onlardan namaz kilacaklarina. Harun hariç. Yahudilerin Tanah adini verdikleri kutsal kitapla rina Hiristiyanlar Eski Ahit derler.Tevrat ve Zebur Yahudilerin kutsal kitap külliyati. sariat. Modern bazi bilginler. 5+8+11'dir. Makkabiler. kavmine bu levhalari getirdiginde. Daniel'e Yunanca ilâveler. Bundan sonra Israilogullari.i verdi. Yahudiler ve Protestanlarca. onlara kizdi. ancak onlardan siddetli bir itiraz gördü. sikintida iken söz verip sikinti biter bitmez sözlerini unuttular ve bunu da aliskanlik haline getirdiler. Yunanca "Pentateukhos" {penta: bes. bu üç bölümün Ibranice bas harflerinin birlestirilmesinden meydana ge lmis bir kelimedir. Musa. Yahudiler ise Tanah'i . Tûr-i Sînâ'yi onlarin basina indirmekle tehdit etti. Hirist iyanlar tarafindan Eski Ahit diye nitelendirilen Yahudi kutsal kitabi T*anah'in 39 kitaptan olustugu kabul edilir. Kavminden tev e etmelerini istedi. zekât vereceklerine. Musa. bati dill erinde Pentatök (Pentateuch-Pentateugue gibi) kelimeleri kullanilir. bes kitaptan olusur. Yesu kitabinin da Bes Kitapla ayni kaynaktan geldigini kab ul etmekte. Katol ik ve Ortodokslarca kanonik (sahih) sayilir. Tanah (yazili dinî edebiyat) ve Talmut {sözlü dinî ede biyat) seklinde ikiye ayrilir. Allah da. tevbelerini kabul etti. Musa'ya verdigi dinî esaslari ihtiva etti gi kabul edilir. Musa. kitaplar 11.

Genel tasnife göre Tora 5. Tamami 10 kitap ediyor). Israilogullarinin Firavundan çektikleri. -Musa zamaninda bulunmayan birçok âdete ve geleneklere temas edilir. Neviim (peygamberler) ve Ketuvim (kitaplar) bölümleri de vardir. Musa'nin ölm eden önce din konusunda Yahudilere verdigi ögütler. Yusuf'un Misir'daki hayatindan ve Israilogullarinin Misir'a gelislerinden bahsedilir.Levililer (Vayikra:Leviticus) : Burada. haram kilinan yiyecekler.Tekvin (Ibr. Yüzyil civarinda yasadigi gözönünde bulundurularak bütün bu Tora metin gelismel rinin M. XIII. 12 küçük peygamber bi r kitap sayilarak. 4 kitaptir. Tora metinlerindeki çeliski ve t utarsizliklar birbiriyle uyusmayan tekrarlar. Musa' nin ortaya çikisi ve Misir'dan Sina'ya gidisleri anlatilir. Tora'dan baska. Onl ar. Beresit : Genesis : Yaratilis): Bu bölümde. bilinmeyen birisi bu iki . Musa'n in M.sligi altinda toplamaktadirlar. ilk insanin ve kâinatin ya ratilisi. Toplam 21 kitap. Yazili Tora. 2) Elohist.S. tahminen M. Neviim (Peygamberler) : Bu bölümde peygamberler. simdiki Bes Kitabin metinlerinin üç ana kaynak veya gelenekten geldigi düsüncesinded irler: 1) Yahvist. Musa en büyük peygamberdir.Ö. belki de daha fazla kaynaktan gelen metinleri biraraya getirmistir. Tora . (Yahudilerce ilk peygamberler 6. Hz. birtakim sayimlardan. sonrakiler 15 kitap olma k üzere siralanir. Israilogullarinin çölde geçirdikleri hayat ve olaylardan. bu nlarin disinda birkaç kaynak daha ilâve edilmektedir. Ketuvim ise 13 kitap olmak üzere Tanah 39 kitaptan olusmaktadir. yazili Tora'nin açiklamasi ola rak nesilden nesile intikal eden ve Yahudilerce o olmaksizin yazili Tora'nin anla silmasinin mümkün olamayacagi kabul edilen Talmud'dur. 50 baptir. Musa'nin ölümü. 4 kitaptan olusmaktadir. dinî âyinler. sonrakiler de. çeliski ve tu tarsizliklarin sebebi sayilmaktadir. En eski kaynak olmasi tahmin edilen Yahvist metinler. kayadan su çikarilmas indan. Hz. 800'lerde yazilmis olmalidir. 4. gömülmesi ve tutulan yas atilir.Çikis (Semot: Exodus) : Bu kisimda.Tensiye (Dvarim :Deuteronomium : Ikileme. önce Tanrinin adini Yahve. II. Neviim 21. tekrarlama): Tesniye'de. 3. yazili ve sözlü olarak ikiye ayrilir. .Ö. Yahudiler'ce Tanah denilen kutsal kitap. Âdem'in isledigi suç. daha sonra da Elohim olarak zikreden iki ayri kay nak belirlenmistir. 5. daha fazla teolojik meseleler üzerinde duran Elohist metinler. öncekiler 6. ölû*m ve yilan vasitasiyla sifadan bahseder. 1000-400 arasinda vukubuldugunun günümüzde tesbit edilmis olmasi. Sözlü Tora ise. arastiricilarin dikkatini çekmis ve böy lece. Tesniye'yi. Tora. Musa 'dan sonraki peygamberlerden bahseder. 34 baptir. Ayric a Tufan olayindan. Tora'nin Bes Kitabi disin da degerlendirmektedir. 1000 yillari civarinda.Sayilar (Bamidbar : Numeri): Sayilar. Ancak belirtilmelidir ki.[247] Bunlarin muhtevasi hakkinda asagida kisaca bilgi verilecektir. 3) Ruhban metinleri. Yahve'nin Si na Daginda Musa'ya vahyettigi kitaptir. Yahudilere göre. Musa'dan sonra gelen peygamberlerin sözleri de eklenmis. 40 baptir. bayramlar ve adaklar yer alir. Yazili Tora'ya Hz. Bundan bir yüzyil sonra. insanlarin birbirine ve Tann'ya karsi nasil davran malari gerektigi açiklanir. Hz. 36 baptir. Kur'ân-i Kerîm'de Israilogullarina verildigi belirtilen Tevrat ile Yahudileri n kutsal kitabi olan Tanah'in kasdedildigi anlasilmaktadir. M. yeryüzüne inisi ve çocuklarinin hikâyesi anlatilir. Bu degerlendirmeye göre Tora. Tora'da yer alan bes kitap sunlardir: 1. Bu bölümde. böylece Hiristiyanlarca Eski Ahit. yasaklanmis evlilikler. Yüzyilda Yavne'de (Jamnia) toplanan bir meclis tarafindan nihaî hale kavusturulm ustur. Yahudi kutsal kitabi Tanah'in. 2. Ayrica günahlarin k efareti. tarihî bilgiler disinda Allah'in Yahudilere Musa vasitasiyla verdig i dinî esaslar bulunur. Bazisi da.Ö. bazi seriat kanunlarindan. 27 baptir. M. Kâhinler ile yardimcilarinin Çadir Ma bedindeki (Miskan) görevleri ve bazi önemli ahlâkî kurallar anlatilir. bazi sa riat kanunlari tekrar edilir.Ö.

Yunus {Yonah). I ve II. yikilisi anlatilir. hâkimler zamaninda vukubulan bir olayi hikâye eder. ahlâk ve dogru yolu gösteren sözleri ihtiva eder. Bu kitapta Allah ile Yahudiler'in karsilikli sevgi baglari. Bu olayda yab anci bir kadin olan Rufun dul kalmasi ve hiçbir tesir altinda kalmadan Yahudi Dini ni kabul etmesi ve kayin validesi Neomi ile birlikte yasamasi konu edilir. . I.Ilk Peygamberler: Bu bölümde yer alan kitaplarda Hz. dolayisiyla Yahudi devletinin yikilmasi üzerine p eygamber Yeremya'nin duydugu büyük üzüntüyü dile getiren bir mersiyedir. 8 baptir. Habakkuk (Habakuku). 12 bapti r. sonrakiler "Son Peygamberler" (Neviim Ahoranim) diye tasnif edilir. Mika (Miha). Mezmur'lardan 73'ünün Kral David'e ait oldugunu ileri sürenler de vardir. Pers Krali Ahasveros'un veziri Haman (Aman). Tsefanya. iki nisanlinin birbirine karsi sevgilerine benzetilerek anlatilir. Kitapta hayatin zevkleri t eker teker siralanir. fakat kralin k arisi olan Ester. bazilari da Yahudi bay ramlarinda ve önemli günlerde okunur (Bugün Hiristiyan Kiliselerinde de Mezmurlar ilâhî ol arak okunmaktadir). 6. 4 bap tir. 10 baptir. Mezmur'larin bazilari dinî âyinlerde. Krallar (MelahIm). Amos.Süleyman'in (Slomo) Meselleri (Misle): Bu kitap. Süleyman) atfedilir. Zekerya (Zaharya).Yeremya'nin Mersiyeleri: Kudüs'ün. kra llarin idaresi ve davranislari. 7. ve II. Yoel. "Ilk Peygamberler" {Neviim Ris onim). Yahudileri kurtarip Haman'la adamlarini n öldürülrrîtesini saglar. Ilk peygamberlerden bahseden kitaplar sunlardir: Yesu. Hosea (Osea). Obadya (Ovad ya). Son peygamberlerden bahseden kitaplarin basliklari su sekildedir: Isaya (Yesaya) . kraldan ülkesindeki Yahudileri yok etme yetkisi alir. halka dinî telkinleri ve ögütleri anlatilir. 31 baptir.Yahudilerce Neviim bölümündeki peygamberlerden öncekiler.Ester : Bu kitapta Yahudiler'in Ester adli bir Yahudi kizi tarafindan kesi n bir katliamdan kurtarilislari anlatilir.Eyüp (Îyov-Job): Bu kitapta Iyov'un (Hz. Hâkimler (Softim).Vaiz (Kohelet): Bu kitap. 2.Mezmurlar (Tehilim): Yahudilerce çogu Kral David (Hz. Yahudilerin putperest topluluklarla yaptiklari müca deleler ve Kutsal Ma'bedin {Bet ha-Mikdas) kurulusu. Atasözleri. Haggay (H agay). Malaki (Malahi). 3. Ketuvim : Kitaplar.Rut : Bu kitap. Kral Süleyman'a atfedilir. 8. Yeremya (Yirmiya). Nahum. yazilar anlamina gelen Ketuvim. 4. Hezekiel (Yehezkel).Nesideler Nesidesi (Sir asirim): Kral Süleyman'in bir saheseri olarak kabul edi lir. onlarin geçici ve bos oldugu anlatilir. tek bir tanri fikrini bütün insanlara yaymak için gösterdikleri ga yret.[248] 1.Son peygamberler: Bu bölümde yer alan kitaplarda peygamberlerin putperestlige kars i devamli mücadeleleri. 5. 2. Eyüp) ibret verici hikâyesi ve Tann'nin irad esine boyun egisi anlatilir. 5 baptir. Yahudi Kutsal Kitabinin üçüncü bölümünü o turur ve bu bölümde yer alan 13 kitap (Yahudilerce 9 olarak tasnif edilir) sunlardir : 1. kadinligini kullanarak. Kitap. Kral Süleyman'a (Hz. Davud) tarafindan yazildi gi ileri sürülen 150 Mezmur'dan olusur. Musa'nin ölümünden sonra Yahudiler in Tanri tarafindan va'dedilmis topraklara yerlesmeleri. 42 baptir. Neticede de yalniz Allah korkusu ve Allah'in emirlerine uymanin bos olmadigi hükmüne varilir. Samuel (Smuel). kralligin kurulusu.

sair. otuz yasinda iken. Bu levhal ara "Mizrah Levhasi" denilir. Mezmurlarda. Tarihler basligini tasiyan kitaplarinda yer alir.rastlanmamaktadi r). I. Iran tesirine baglanmaktadir. Mezmurlann ancak bir kismi Davud'a nisbet edilmektedir. buhranli anlarda. hastalik ve a gri zamanlarinda belirli Mezmurlar okunur. devlet adamligi ve kumandan ligi övülmekle beraber. tamamina Me zmurlar (Ing. yalnizlik. Ibranîce mektup anlamina gelir. (Gelecek hayatla ilgili olarak Daniel kitabinda yer alan bu bilgiler. Bati'da Zebur'un kitap olarak tek bir adi yoktur. ibadet yönünü K udüs'e göre belirlemek üzere. fazileti ve ahlâkî meziyetleri tavsiye eden telkinler vardir. Krallar ve I. Sadece. M. Yahudilerin Babil esaretinden dönüsl erini. ibadet sartlari yle. Ya hudi folklorunun taninmis kahramani DanIei'e nisbet edilmistir. sinagogdaki evlenme törenlerinde. [250] b. Tarihler 3 6 baptir. Davud). Bu önem. Betle-he m'li bir Yahudi ailesinden gelen. Ibadet sirasinda. çobanlik yapan. Çünkü ondan önceki dönemde Y ahudiler arasinda ve önceki kutsal kitaplarinda bu konuda bilgiye.Ö. 12 baptir. Yahudiler. Yahudiler indinde önemli bir yere sahiptir. psalmos) diye adlandirdigindan. büyük bir saray yaptirmasi. kurumlarla ve onlarin yönetimiyle ilgili emirler yoktur. Nehemya ise 13 ba ptir. Yetmisler Tercümesinde (S eptuagint) çesitli baplar Mezmur (Yun. Yunan Krali Antiyokus Epifanes'in baskisi sirasinda Yahudilerin dinlerine sadik kalmasini saglamak üzere yazilan bu kitap. Saul'den (Saul) sonra Ibranîlerin ikinci kralidir. Ezra 10 bap. canin sikildigi. Tarihler 29.9. Yahudi dininin kurallariyle. Seytana uyma tehlikesi karsisinda. Daniel kitabi. Kutsal Ma'bedin yikilisi ve Yahudilerin Babil'e sürgünü devre sinde yasamistir. Davud'a indirilen ku tsal kitabin adidir. Davud'un hayati. k rallik devresi ve karakteriyle ilgili bilgiler. duvara üzerinde Mezmurlar yazili levhalar asilir. 1013-973)[251]. Saul'ün bir savasta öldürülmesi üzerine. Mezmurlann belir li bir melodi ile söylenmesi gelenek haline gelmistir. II.Daniel: Bu peygamber. onun Kudüs'ü almasi. 10 ve 11. Ma'bed' in insasini düsünmesi ve kudretli bir hükümdarlik kurup Yahudilerin en parlak devresini b aslatmasindan kaynaklanir. savasçi bir kimse dir. güzel sesli. Yahudilerin ibadetlerinde ve günlük hayatlarinda Mezmurlann önemli bir yeri vardir (Hi ristiyanlarda da ayni öneme sahiptir). dogrulugu. Ibranîce "Sefer Tehilim" (Sarkilar Kitabi) diye adlandirilmak tadir. ve II . Gelenege göre Mezmurlar'in atfedildigi Davud (M. Yahudi Kutsal Kitabinin I. 12 ve 13. endise.Ö. Ezra (Üzeyir) ve Nehemya : Bu kitaplar.Zebur Zebur. onun karakterinin iyi ve kötü yönleri de yer alir. Kirk yil krallik yapmistir. öldükten so nra dirilme ve yargilanma konusunda Daniel Kitabinda verilen bilgi bu husustaki Y ahudi inanci için kaynak teskil etmektedir. cesaretin kirildigi. Islâm'da Hz. Bu kitaplarda Davud'un Yahudiler üzerindeki etki ve nüfuzu. I ve II. a pokaliptik literatürün[249] Hiristiyanlarca Eski Ahid diye adlandirilan Yahudi Kutsa l Kitabindaki gelismesinde önemli bir yer tutmaktadir. 164 ta rihinde yazildigi tahmin edilmektedir. I. Kudüs'ün ve Ma'bedin yeniden tamirini anlatir. Tarihler (Divre Ayamim) : Dünyanin kurulusundan Babil esaretinin sonuna kadar geçen bütün olaylar bu kitaplarda özetlenir. Hebron'da meshedilerek (y . Yahudilere göre Kral Davud (Hz. Zamaninda gördüklerini bu kitapta toplamistir. Tevrat'ta oldugu gibi. Bunun yaninda ölüm ötesi. Samuel. insanlara iy iligi. Davud. Arapça kitap. ölülerin gömülmesi sirasinda Mezmurlardan parçalar okurlar. Sabat Günü'nde evde ve ibadethanelerdeki dinî ayinlerde. Psalms) denilmesi âdet haline gelmistir.

adami da sava sta ön safa sürdürüp desise ile ölümüne sebebiyet veren bir kimsedir.C. inanan insanlarin simalarinda ibadetlerini yerine getirmelerinin nisanesi olarak izlerin.[262] O. Rabbânîler ve bilginler de. Ayetinde söyle açiklanmaktadir : "Gerçekten Tevrat'i biz indirdik. de bu ." Kur'ân. Hz.[257] Ayrica Tevrat ve Incil'de de Allah'in kendi yolunda ölenleri cennetle mükafatlandiracaginin müjdelendigini.[260] Kur'ân'da Tevrat'i yüklenip de hüküm ve emirlerini yerine getirmeyen Yahudiler. Alla h (C. Daha sonra da bütün Israil'in krali seçilmistir. hanedan ku rmus ve Yahudileri genis topraklara hâkim kilmis bir kimse olmakla beraber. iyilik isleyenlere ni'meti tamamlamak. Hepsi de onun üzerine sahit idiler.[255] Bundan dolayi Kur'ân. Tevrat. akil sahipleri için bir ögüt ve dogruluk rehberi olan Kitab'a (Tevrat) vâris kilmistir.[264] cb. Muhammed' in onu dogrulayici olarak gönderildigine isaret eder. nu r ve Allah'in hükümlerinin bulundugunu bildiren Kur'ân-i Kerîm.[253] Kur'ân. Israilogullarini. bir baska Âyette söyle yer alir: "Meryem oglu Isa da 'Ey I srailogullan. Ma'bed'i insa etmeyi düsünmüsse. o ümmî peygambere u yarlar". Davud. Musa'ya. oglu Kral Sül eyman'a (Hz. Tevrat ve Incil'de Hz. Musa'ya vahyedilmis oldugu kabul edilen Tevrat. iste kâfirler onlardir. O halde insanlardan degil.yanlis yorumladiklarini.aglanarak) kral olmustur. Kudüs'ü alarak Israil'in baskenti yapmis. Tevrat ve Incil'i indirmisti".[256] Yukarida belirtilenler. bile bile. Kendisini Allah'a teslim etm is peygamberler. Âyetinde de Hz. yenilip yenilmeyecek seyle ri açikladigini belirtir. A'lâ Sûresi'nin 19. degistirdiklerini (tahrif ettik lerini).Kur'ân-i Kerîm'e Göre Zebur Zebur. hasîs menfaatleri ugruna bu yola gitti klerini. Yahudilerin Tevrat'in hükümlerini uygulamadiklarini.[259] Ayni husus.[261] Allah Tevrat'i insanlara yol gösterici olarak indirmistir. dogruluk rehb eridir. mes-hedilmis bir kral. benden önce gelen Tevrat'i dogrulayici ve benden sonra gelecek Ahmet adinda bir peygamberi müjdeleyici olarak geldim' demist i". Kim Allah'in indirdigi ile hükmetmezse. bâtili hakka tercih ettiklerini bildirmektedir.) tarafindan gönderilen dört büyük kitaptan ilki olan Tevrat'in içinde. esprili bir sekilde kinanmaktadir. Yahudi Kutsal Kitabina göre Davud. Hz. Incil gibi kutsal kitaplarin aslî seklini tasdik etmekte ve dogrulamaktadi r. Âyetlerimi az b ir bahâya satmayin.[2 54] Bununla beraber Kur'ân. insanlara dogru yolu göstermek için. bu konuya söyle açikl ik getirir : "Sana Kitabi hak ile ve kendinden öncekini dogrulayici olarak indirdi . onunla Yahudilere hüküm verirlerdi. ayni zamanda emrindeki bir savasçinin karisini begenip ona sahip olan.Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat Hz. Musa'ya verilen sahifelerden bahsedilir.[252] c. ben size Allah'in elçisiyim. Mâide Suresi'nin 44. Tevrat. onda hidayet ve nur vardir. onunla hükümde bulunurlardi. hidayet. her seyi uzun uzadiya açikl amak. Tevra t'in hükümlerini ve verdigi bilgilen gizlediklerini. Muhammed'in müjdelenmesin! söyle açiklar: "Onl ar ki yanlarindaki Tevrat ve Incil'de yazili bulduklari o Elçi'ye. Süleyman) nasip olmustur. Allah'i n kitabini muhafazaya memur olmalari sebebiyle.Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat ve Zebur ca. Allah. güçlü bir kumandan. Tevrat'in Yahudilere helâl ve harami getirdigini. Davud'a Allah tarafindan verilen dört büyük kitaptan biridir. Bundan önce de. Tevrat'tan son . benden korkun.bulundugunu bildirir. [258] Yine Kur'ân. Kur'ân-i Kerîm'de ismen 18 defa geçer. dogruyu göstermek ve rahmet olmak üzere göndermistir[263]. Ki tab'i (Tevrat). Isa ve Hz. Hz.

ahlâkî kurallarinin açiklanmasindan ibarettir. Babil Talmudununki ise V II.Yahudi Kutsal Kitabi'nin Yazilisi ve Muhtevasi Hakkindaki Görüsler Yahudi Kutsal Kitabini olusturan bölümlerin ilk nüshalari bugün elde bulunmamaktadir. ve X. çok önem verilse de. Talmut» iki bölüme ayrilir: Misna ve Gemara..Ö.[266] Zebur hakkinda Kur'ân'da. Peygamberler. sözlü Tevrat'i yaziir hale getirmislerdir. Davud'a peygamberlik. Bu külliyatin yazili olmayan ikinci bölümüne. Yüzy ila aittir. felsefî ve sosyal konulardan geni s olarak bahsetmektedir. Kudüs Tal-mudunun toplanmasi. Kaynaklarda. Zira Yahudi geleneginde. Davud'un adi Kur'ân'da 16 defa geçer. an'ane haline gelmis "ögrenim". M .IV. Önceleri bu yorum sözlü olarak yapilmistir.VII. Musa'nin M.[267] d. Kur'ân'da bir de "z elimesi vardir. Kudüs'tekine de Kudüs Talmudu denilm ektedir. 190-200 yillari arasinda Yahuda ha-Nasi (135-220) tarafindan derlenmistir. yani sözlü gelenege Ta lmut denilmektedir. mülk verildi. Allah'i tes bih etmek üzere daglar ve kuslar ona bagli kilindi.Talmut Daha önce Yahudilerin kutsal kitap külliyatinin Tanah ve Talmut seklinde ikiye ayril digindan bahsedilmisti. Talmut "ögrenim" anlamina gelir ve Tevrat'in yorumudur. Hz. çesitli vesilelerle övülür . ilim. Bu durumu gözönüne alan Yahudi din bilginleri (Ra ler).S. Misna (tekrar ederek ögrenim anlaminda). Yüzyilda yasadigi gözönünde bulundurulursa. G emara (son olarak gözden geçirilen.S. M. Muhammed tarafindan da ümmetine örnek olarak gösterilmistir. sadece Hz. farkli yer ve sar tlarda Talmud tefsir edilmis ve açiklanmistir. Yahudiler indinde. Kudüs Talmuduna göre daha uzundur. Hz. Davud bir kraldir. Meydana getirilen bu yazili metne T almut denilmistir.Ö. Ta nah'i olusturan kitaplar M. hitabet. "Ögrenilen " anlaminda) Ise Misna'nin açiklanmasini ve bunlarin bir esasa baglanmasi içi n Rabbilerin tartismalarini ihtiva etmektedir. Yahudi D ini'nin istikbalini tehlikeye düsürmüstür. Babil ve Kudüs Talmudu sekl inde de geçmektedir. Babil ve Kudüs Gemarasi seklinde oldugu gibi (Babil Gemarasi nin dili Dogu Aramcasi. Hz. güzel ses. Allah 'a dönük bir kimse idi. ötekinin ise Bati Aram-casidir). Bu kelime. h ikmet. Davu d'a böyle bir Kitabin verildigine temas edilmektedir. Kendisine Zebur verilen Hz. bu uzun süre . Babil Talmudu. Ge-mara'nin iki ayri versiyonu vardir: BabIl ve Kudüs Gem arasi. Tevrat ve Incil kadar bilgi bulunmamakta. Babil'de yapilmis olanina Babil Talmud'u. M.XIII. O. Genelde. Hz. O. fazilet. demirden zirh yapma ögretildi. yeryüzünde halîfe kilindi.[268] e. Davud hakkinda Yahudi Ku tsal Kitabinda irer alan kadin hadisesi Kur'ân'da yoktur. Yüzyillar arasinda yazi ile tespit edilmis olm asina ragmen bugün elde bulunan en eski Ibrani elyazmasi nüshalar. Xlll-I. Yahudi din bilginlerinin a hlâk ögretimini misallerle canlandirmakta. Tal-mut'u kabul etmeyen kimse Yahudilerce gerçek Yahudi sayilmamaktadir. masumdur. Tevrat kadar öneme sahiptir. zaman zaman Tevrat ve tefsir ögreniminin yasaklanmasi. suhuf'lara da samil olmak üzere. ahlâkî. Farkli zaman. Y ahudiligin dinî.ra gönderilmistir.[265] Kur'ân-i Kerîm'de Zebur kelimesi üç yerde geçer. genelde kitap anlamina gelen zebur kelimesinin çoguludur. hukukî. Hz. Daha sonra ögrenilecek konularin akilda tutulamaya cak kadar çogalmasi.S. Davud. Ibranîce'dir. Talmut. Yüzyila kadar gelmistir. Gemara. daha ol gun ve daha detayli fikirleri ihtiva etmektedir. Onun da ilham ve vahiy mah sulü oldugu kabul edilmektedir. Islâm'da ise hem kral hem de bir peygamberdir .

Hz. kelimelerin yerlerinden oynatilmasi. Ancak veri len bilgiler arasinda fark vardir. Yüzyil) yeniden ilhamla yazildiginda fikirbirligi etmektedir. Yahudilerin kutsal kitaplarinin geldigi gibi muhafaza edilmediginin. Bunlardan birkaç misâl verilecektir: 1. Yüzyilda Suriye Krali Antiyokos Epif anes. Musa.Tanri. Nuh'u n gemisine getirilen hayvanlarin her cinsinden bir yerde 2. Bu hususlar. 3. Ma'bet.[273] 5. Tevrat'in Ezra zamaninda (M. 3 veya 7 senede bir.Hz. Ishak'in karisini kizkardesi olarak takdim ettigi yer a lmakta ve bu birkaç yerde de tekrarlanmaktadir. Ibrahim'in ve Hz. Insanin yaratilisi da. fark li sekillerde yorumlandiginin. Ancak onu n. bulunmus . M. putlara tapmislar ve Tevrat'i unutm uslardir. Hz. bir yerde. V.S. bablarda yaratilis hikâyesi birinde insandan baslayara k. Davud'u görevlendirmekte. bir tarafta Tann 'nin Insani kendi suretinde. digerinde Yahve olar ak geçmektedir. 7Û'd e Romalilar tarafindan tamamen yikilmistir.[276] 8.içerisinde cereyan eden olaylar sebebiyle. Ya i ve Hiristiyan bilginler. Israilogullan. 2. ayni konunun. Süleyman Ahit Sandigini açtirdiginda.Iki defa On Emirden. "erkek ve disi" olarak birden. Israil'in sayimi için. Tevrat'in y anlis yorumlanmasi. Tevrat.Ö. öteki yerde 150 gün sürdügü. öteki yerde 7 çift alindi gi söylenmektedir.[269] iki defa yasak yiyeceklerden[270] ve iki defa da Is rail lakabiyla Yakub'un adlandirilisi[271] olayindan bahsedilmektedir. Yine I.[274] 6. Üzeyr) zamanina kadar Tevrat kaybolmus. ve II.[275] 7. Bütün bu olaylar sebebiyle Yahudi kutsal metinlerinin ilk sekillen günümüze gelmemistir. Ma'bed'i yaptiran Hz. içinden sadece On Emir yazili iki tablet (levha) çikmistir. tek nüsha idi. Ezra (Hz. taslara yazilmis ilk Tevrat nüshasini Israilogullarinin bilginlerine ve i leri gelenlerine teslim ederek onun Ahit Sandigina konulup korunmasini istemistir . Ayrica herbir nüsha içindeki bilgiler arasinda da çeliskiler ve fark liliklar vardir. onun hükümlerine uyulmamasi ile ilgili beyanlari dogrulamaktadir.Hz. Bugün Yahudilere ait Ibranîce. ötekinde insanda biterek verilmektedir. Onun âlemi alti günde yaratip yedinci gün dinlendigi. Ahit Sandigi'ni onun bir odasinda muhafaza altina almislardir. eldeki Tevrat nüshalarini parçalamistir.[272] 4. Musa'ya nisbet edilen Tevrat'in son bölümünde (Tesniye) onun ölümü ve gömülmesi yer al tadir.[278] . Lût'u kizlarinin sarap içirerek sarhos etmeleri ve onunla zina yapmalari yer almaktadir. Musa tarafin dan vasiyet edilmistir. Ma'bet yikilmis ve sürgün dönüsü tekrar onarilmistir. seytanin tahrikiyle oldugu belirtilmektedir. D aha önce Israilogullan yedi defa dinden dönmüsler.[277] Allah'a ve peygamberlere yakismayacak nitelikler verilmesi. ilk nüshanin günümüze kadar korunabilmesi zaten imkânsizdir. öteki tarafda ise önce e rkek ve onun kaburga kemiginden kadinin yaratildigi seklinde yer almaktadir. M. ruhunun sularin üstünde estigi.Hz. Ahit Sandigindan çikarilip halka okunmasi Hz.Ö. II.Tekvin'in ilk iki babinda Allah'in adi bir yerde Elohim. Hiristiyanl ara ait Yunanca ve Samirîlere ait Samirî Dilinde metinlerin verdigi bilgiler birbiri ni tutmamaktadir.Tufan olayinin anlatilmasinda Tufan'in bir yerde 40. çeliskiler ve tutarsiz liklar. Kur'ân-i Kerîm'de yer alan. Yahudiler sürgüne gönderilmistir. Yakup'la gürestigi. Ma'bed'i yakip yikmis. degisik zamanlarda ve degisik kimseler tarafindan yazildiginin delili sayilmistir. bir baska yerd e. Ezberleme gelenegi yoktu ve çogaltilmamisti. Kudüs'ü alip Kutsal Ma'bed'in yapilmasindan sonra. Yakub'un onu yeni p Israil adini aldigi zikredilmektedir.Yüce Allah'a insanî nitelikler verilmektedir.

Antiyokus'un Helenlestirme siyasetine karsi çikmis ve iskence görmüslerdir .Ö. Yüzyilda Dogu Avrupa'da Rabbi Israei ben Elieser (1698-1759) t arafindan kurulmus. Ferisîligi n prensipleri dogrultusunda sekil almis ve gelismistir. siyasete ilgi duymadiklari için. Talmud'un yavanligini savunup Kabbala'ya dayanarak. Hasidîlerin devamidir. Cennet. II. Onlar. üçüncüsü de günümüzdeki Yahudi mezhepleridir (Modern dönem mezhepleri).Hiristiyanlik Öncesi Yahudi Mezhepleri aa. Ibranice "dindarlar" anlamina gelen bu mezhep mensuplari. Musa'dan sözlü olarak nakledilegelen bi r de sözlü Tevrat kabul etmislerdir. yazili Tevrat'in yorumu olan ve dah a sonra yaziya geçirilmis bulunan Misna ve Talmud'dur. M.R. 2.S. Hasidaeans): Adlari.Hasidîler (Ibr.[279] a.Yahudi Mezhepleri Yahudi mezheplerini üç ayri grup halinde incelemek mümkündür. Hasidim. ikincisi Islâm sonrasi Yahudi mezhepleri (Ortaçag Mezhepleri). M. Hz. Onlar. Islâm döneminde Rabbani Yahudilik. Onlarin dinî hükümlere siki sikiya bagli fakîhleri vardir. ölümden sonra dirilmeye. hür iradenin varligina. Yahudilik." kökünden gelmektedir.Ferisîler (Perusim): Ferisîlik kelimesinin lami bulunmaktadir: Ibranîcesi "Perusim"dir ve "P. Ferisîler.II. Ing. Yüzyildan iti baren Tora'ya harfi harfine bagliliklariyla taninirlar. Mode rn dönemde ise. herseyi Allah'in kontrol ettigine. Yüzyilda Makkabiler devrinde var olan Hiristiyanlik öncesi Yahudi mezhepleri (Klasik Mezhepler). Ferisîligin prensipleri do grultusunda gelisen ve devam eden Yahudilik. Ferisîler. XVIII. basariy a ulasildiktan sonra kendilerini Mabed'in onarimina ve temizlenmesine vakfetmisl erdir. Bu sözlü Tevrat. . II. vecd içinde . Ferisîlerin ve Essenîlerin öncüleridir.[280] ab. kendilerine bilgi nler veya dirt kardesleri denilmesini isterler. sözlü Tevrat'ta yer alan naslardan hareketle bir inanç sistemi gelisti rmislerdir. ancak. M. Ortodoks Yahudilik adini almis ve daima ana bünyeyi teskil etmistir. ceza ve mükafata ve Davud'un soyundan bir Mesîh'in gelecegine inanm aktadir. Bu mezhebin. Makkabîleri desteklemisler. cehennem ve meleklerin varligini da kabul etmektedir.4. Tann'yla birlik saglamaya çalisan ve Panteizm'e meyletmis bir Yeni Çag mistik Yahu dî mezhebi olan Hasidiler (Hasidim) ile. Onlar. Iki an 1. Bunlardan birincisi.Ö.Açiklamak.Ö. Yüzyil bas larinda IV. tefsir etmektir. bir alâkasi yoktur . Onlar. yazili Tevrat'ta bu lunmayan fakat.Kendini ayri tutmak veya saf ve temiz olmayan sahis veya esyadan uzaklasmakti r. yazili Tevrat'in (Tora) yaninda. Bunlar. daha sonraki Yahudilige sekil veren büyük bir mezheptir. isim benzerligi disinda. Ferisîlik.

Ferisîlerin Yahudi dünyasinin mutlak hakimi olmalarindan dolayi. Genel olarak kabul edildigine göre Sadukîlik. 1947'de Ölüdeniz' . Bu görüslerden "Issiyim" kelimesinin "dindar zahidler" a nlamina geldigi görüsü kabul görmüstür.[283] Issiyim'e "Ölüdeniz Yazmalari Mezhebi" de denilmektedir. Tevrat hükümleri har-fiyyen ve yorumsuz uygulanmalidir . Bunlar. Yeniden dirilme yoktur.Essenîler (Issiyim): Essenîlik. Süleyman'in baskâhini Sadok'un soyundan geldigini savunmakta v e bundan dolayi bu mezhebe "Sadukîm" denildigini ileri sürmektedir. Yazih Tev rat'in disinda Tevrat yoktur. Ferisîlerin aksine aristokrat sinifi teskil etmis ve Romali idarecilerle isbirligine girismislerdi. Talmud ve Yeni Ahit onlar hakkinda hayli bilgi verir. Ibran ice sekli olan "Isiyim" kelimesine ilk kaynaklarda rastlanmamaktadir. Yunan kaynaklarinda bu mezhebin taraft arlari "Essaioi" (Latince'de "Essaei"). Ancak onlarin inançlari Rabbinik Yahudilikle yasamistir. sözlü Tevrat'i kabul eden Ferisîlerin görüsle rine muhalefet etmislerdir. zamanla. "IssiyinY'in ifade ettigi anlam ha kkinda degisik görüsler vardir.Sadukîler (Sadukim): Sadukîlik. Italyan Yahudi arastirmaci Azariah dei Rossi. Sadukî (Sadu-ki m) kelimesinin mensei hakkinda kesin bilgi yoktur. Isa Mesih'i bertaraf etmeye çalismalari. Ferisîlik ve Sadukîlik'in çagdasi olan. Ferisîlerin ziddina olarak su görüsleri benimsemislerdir: Insan kendi kaderini belirler. Israil'in putperest krallarina düsmanliklariyla bilinirler. sonradan ortaya çikan ve Ferisîl erin benimsedigi sözlü Tevrat'i kabul etmemislerdir. mistik yapili bir mezheptir. Sadukîier. Tevrat'in hükümlerinin tatbikati ve mabed hizmetleri konusunda. Bu mezhe p hakkinda yeterli kaynak bulunmamaktadir.[281] ac. Mabed'in Romalilar tarafindan tahribin den sonra halk üzerindeki etkisini yitirmis ve. Sadukîler. Bu mezhebin mensuplarini genellikle orta sinif ol usturur. özellikle âhiret konularinda bir benzerlik vardir. bu mezhe bin mensuplarinin Hz. Sadukîlerin yalniz Tevrat'i esas almis olmalaridir. Muhtemelen . sosyal ve siya sî düzeni ellerinde tutma arzularindan kaynaklanmisti. Sadukîler hakkinda fazla kaynak yoktu r. Tarihçi Josephus. daha önce belirtildigi gibi. Yahudilerin Helen kültürüyle yogrulm asi için çaba göstermislerdi. Ruh ölümsüz degildir. "Essenoi" isimleriyle anilmaktadir. Birçok Ferisî. Bu farkin sebebi de. Bunun sebebi. eski Yahudiligin savunucusu olduklarindan. Sadukîlerin Ferisîlerden ayrildiklari en önemli husus. yeniden dirilme ve gelecek dünyadi r (Olam-ha-Ba). 70 yilindan sonra görünmezle r. Ferisîler millî kültürün ve gele negin korunmasindan vanadirlar. tarih sahnesinden silinmis tir.Onlar. yani itikad ve amelde Ferisîlige karsit olmasi ile taninan bir mezhebin adidir. Incil'lerde onlarin Isa M esih'e düsmanca davranislari. onun da onlarin katiligini kötülemesinden bahsedilse de doktrinde.[282] ad. Kudüs Hiristiy an Kilisesine katilmistir. Bazi arastirmacilar. Bir topluluk olarak Ferisîler. "Issiyim" ismi yeni metinlerde yer almaz. kendi inanç ve amellerini yazili Tevrat'taki naslardan çikardiklarindan. Latince "Essaei" kelimesini Ibra nice "Issiyim" seklinde trans-kribe etmistir.

Mezhep mensuplari kendilerini "Çölde yol hazirlayanlar" diye tarif ederler. Meleklerden kutsal yaratiklar. Essenîligin b ir kolu olan Yahudi Mezhebi olarak görmektedir. M ezhep. Kifas ve Yuhanna'yi hatirlatmaktadir. Tora'nin âyin ve ibadet kurallarini titizlikle yer ine getiren. . Bunlar da Gabriel.Essenîligin oniki kisilik idareci grubunun üçü daha yüksek mevki sahibidir. üç yil bir adaylik devresi geçiren . II. özel mitleri vardir. Hiristiyanligi. toplu halde. Bu. Bazi bilginlerce Kumran cemaatinin Essenîlerden bir grup oldugu düsünülmektedir. Essenîler. Rafael. Kudüs (Jarusalem) kültüne katilmaktan kaçiniyorl Onlarin ritleri (törenleri). ölümden sonra dirilmeye ve son yargilamaya da inanirlar. 66-70'deki Yahudi savasinda ortadan kalkmislardir. yildizlara yazilmistir. Ayni kelimeleri Vaftizci Yahya da Ahd-i Atik'den alarak kendi vazifesini tarif ederke n kullanmistir. Mez hep üyeleri daima beyaz giyerdi. "Karanlik Melegi". Issiyim hakkindaki bilgiler daha çok bu Kumran Yazmalan'ndan elde edilmistir . Essenîler Mesih'e de inanirlar. Mezhebe girisin ritüel belli kurallarr vardi. Essenîler inançlari saglam Yahudiler olmakla beraber. "Gerçeklik Melegi". Suriel veya Uriel'dir. Hiristiyanligin Essenîligin bir kolu ve devami oldugunu ileri sürmektedir. Melek inanci bakimindan Ferisîlerden ayrilmamakla berab er görüsleri daha teferruatlidir. Essenîler ile Hiristiyanlar arasinda.Filistin'deki ilk Hiristiyanlar ile bu mezhep mensubu topluluklarin "Eda" keli mesi ile isimlendirilmesidir. Onlari bu görüse sevkeden amil. Muhtemelen M. çölün manevîyatiyla yasiyorlardi. "Mastemah" (Sey tan) Bunlarin disinda birde "Muhafiz Melekler" vardir. 4. Essenîlerin inanç esaslari Ferisîlerinkine yakindir. Kaynaklarin verdigi bilgiye göre Essenîler.Essenîligi idare eden oniki kisilik idareci grubu. Bunlar. sasirtici derecede benzerlik ler bulunmustur. Mihael . Essenîler ile H iristiyanlar arasmda bag kurmakta. Yine bazi Yahudi arastirmacilar da. Tanri tarafindan Ibrahim'e yapilmis su vaadin gerçeklestirilecegi günl erdir: Israil büyük halk olacak.Mezhepte. Hristiyanliktaki Oniki Havarî' yle benzerlik göstermektedir. 5. onlarin Günes'e tazim gösterdigi ve tenasuha inandiklari ileri sürülmüstür. Bu günler. Tarimla ugrasirlardi. Essenîler. mal mülk Istemez. Yüzyilda ortaya çikmis. düzenli bir teskilat halinde "Mevakrim" (müfettisler) vardir ve Hiristi yanliktaki Bishoplarin karsiligidir. siki bir hayat disiplinine sahip olan. Melekleri yaptiklari islere göre siniflandirirlar: "Isikla r Prensi". Kumra n Yazmalarinda. "Göklerin Ogullari" o larak bahsedilmektedir. "Tahrir Melegi". Essenîler kadercidir. Kumran Yazmalaridir. 2. aralarindaki birtakim benzerliklerden dolayi. komünal hayat yasarlardi.[284] Essenîler Ile Hiristiyanlik Arasindaki Iliski Bazi arastirmacilar. hem kendi hem de herkesin kurtulusunu garanti ede n seriatini bütün dünyaya empoze edecektir. o. hayvan eti yemezlerdi. Bu. Bu kült ve ritlerde pitagorcu. Bunlarda özellikle son günün gelmis oldugu kanaati bulunmakta dir. Insanlar daha dogmadan aydinlik veya karanlik taraflardan birine aittir. hatt a Iranî etkiler görülmektedir. Kaderleri ebediyyen te spit edilmistir. Essenîler ile Hiristiyanlar arasindaki benzerlikler sunlardir: 1.deki Kumran magaralarinda bulunan yazmalarin bu mezhep hakkinda bilgi vermis olma sidir. Bekâr yasamayi tercih ederler di. Kilisen in üç diregi Yakub. Abdestvari temizlige ön em verirlerdi.Ö. Ticaret yapmaz. 3. bir sir tarikati gibiydi. esyasi ortak bir topluluktu.

Israil'in Rabbi Yahve'den baskasini rab edinmek dinden dönmektir diyerek ayakla ndilar. Yazili Tevrat'tan ziyade. digeri ise. Isa Mesîh'in bir Sakirdi Zealot asillidir. Islâm döneminde Rabbanîlik (veya Rabbinik). Yüzyilda Talmud çalismalarinin tamamlanmasindan sonra tesekkül etmistir. F erisîligin devami olan Rabbanî Yahudilik. M. Zealotlar. Isyan bastirilip Yahuda öldürüldükten sonra Romalilar ile Yahudi isbirlikçilerine k arsi gerilla direnisine geçtiler. 6 yilinda Galile'li Yahuda tarafindan Yahudiye'nin Roma Imparatorluguna katilmasina karsi çikmak üzere kurulmustur. Fer isîlik ise. Bu. Buraya kadar ele aldigimiz ilk Yahudi mezheplerinden Sadukîlik ve Essenîlik. dinî bir mezhepten daha çok.S. Rabbanî Yahudîler.Her ikisinde "mesih inanci" vardir. genis halk tabakalarina yayilma imkâni buldugundan. günümüzd Ortodoks" adini almistir. Çarmih olayinin da iki zealot aras inda geçtigi ileri sürülmektedir. Roma Imparatoruna haraç ödemeyi ve onu "rab" tanimayi reddettiler.[285] ae.S. Essenîlgin Sonu: Titus'un son Yarfudi direnisini de kirarak Mabed'i tahrip ettigi 70 yilina kadar Lut Gölü kenarinda yasayan Essenîlerin bundan sonraki tarihi bilinmeme ktedir. kisa zamanda tarih sahnesinden silinmistir. siddete basvurmakta tereddüt etmemislerd ir. Zealot lakabinin Yahudi Kutsal Kitabaninin Tora bölümündek i Sayilar 25/6'da "Tanri için gayretli" ifadesinden geldigi iieri sürülmektedir. Yahudil er arasinda yayginlasmadigindan. önceki hahamlarin çesitli meselelerdeki görüsle rinden olusan Talmud'a önem vermis ve Tevrat'i sadece ibâdet alanina hapsetmislerdir . Misir' a gidip oradaki Yahudileri ayaklandirmaya çalismislardir. isgalciye direnenlerdir.[286] b.Rabbanî Yahudilik: Rabbanî Yahudîlik. M. bu mezhebin karsisinda yeralan ve kismen Sadukî görüsleri benimseyen Karaîlik'tir. 7. Zealotlar. 70'de Kudüs düsünce bunlar. Kudüs'ün düsüsündeki suçu zealotlara yük istir. Zea-l otlarin asiri bir kolu "sicarii" (kamali adamlar) adini tasimaktadir. ilk dönem Yahudî mezheplerinden gelenekçi Ferisîligin bir devamidir.6. K udüs'ün kusatilmasinda Zealotlar Mabedi korumuslardir.Bugüne kadar Yunanca metinler halinde intikal eden ilk Kilisenin apostolik kurul usuna ait dokümanlar. Daha sonra yakalanmisla r ve Imparatora "rab" demedikleri için iskence ile öldürülmüslerdir. Romalilara teslim olmaktansa.[287] ba. Bagdat yakinlarindaki Sura ve Pumpethi Talmud akademilerinin en parlak dönemini . tekrar Ibranî veya Aramî dillerine tercüme edilecek olursa ifadeler arasinda büyük benzerlikler oldugu ortaya çikar. Bunlardan biri. 66 ayaklanmasina kadar böyle devam etmistir.Ortaçag/Islâm Sonrasi Yahudi Mezhepleri Ortaçag Islâm Döneminde Yahudi dünyasinda iki büyük Yahudi mezhebi vardir. Masada'da 73 yilina ka dar kadinli çocuklu 960 Zealot. Ferisîlik. 5. Onlar. degisik yapi ve adla rla günümüze kadar gelmistir. Bu.Zealotlar: Kisacasi. Onla r. ölünceye kadar direnmeyi tercih etmistir. Yahudi tarihçisi Josephus (37-100). siy asî ve ideolojik bir mezhep hüviyetindedir.

Bundan gaye. kelime olarak Ibranice "K-R-A" kökünden gelir ve Arapça "Kiraat" kelimesi il e ayni anlamdadir. âhiret ve mesihle ilçjili meselelerde onlardan ayrilmaktadir. Musa'ya ve Tanah'da adi geçen bütün peygamberlere hitap etmistir.yasadigi siradf* Talmud Serhçiligi Ön plana çikmis ve tek ser'i kaynak Talmud olmustur . Talmud'u reddetme nokrasinda Sadukîlerle ayni görüste. 4. Rabbanî Yahudîlerîn Talmudcu bu kati tutumu. 9.Bu âlem sonradan yaratilmistir. Karaîlerde ibâdet. Karaîlik.O. yapi olarak. 7. "Karaim". Rabbanî Yahudîlige aykiri bir har olmasindan dolayi daima heretik bir mezhep olarak görülmüstür. Rab-banîlere karsi Talmud'u ve diger Rabbanî tîserleri reddetmis.Musa'nin koydugu kanunlar haktir. Nisan'in 13'ünde b aslayan 70 günlük oruçlari vardir. iki defa farzdir. hadistir. Tanah'i çok okumalarindan. Karaîligin benimsedigi iman esaslari "On Emir" sayisinca olup sunlardir: 1. Tanah'in disinda delil kabul etmemislerdir. Bugün küçük bir grup Misir'da ve Israil'de yasamaktadir. âlem yaratilmadan önce vardi.Mesih'in gelmesine ve yeniden dirilmeye intizar haktir. Rabbanî Yahudiligin kati Tal-niudculuguna en önemli tepkiyi gösteren ve bugüne k adar. 6. dünya "Idarecisi"nin makamidir. Karaîlik. Hazar Türklerinden çok az bir . Yahudî cemaatinin baskanligi mücadelesinde yenik düsüp. Israil'in kurtu lmasi.Karaîlik (Karaim): Karaîlik. fakat.[288] bb. Talmud'u ve diger Rabbanî eserieri kabu l etmemelerinden dolayi bu mezhebin mensuplarina "Karaim" adi verilmistir. Rabbanî Yahudîler. 2.Allah. Karaîligin Mensei hakkinda pekçok fikir ileri sürülmüstür.Tevrat'in dilini bilmek dinî görevdir.Hesap günü vardir. hapse girdiginde orad a Imam Azam Ebû Hanife ile görüsmüs ve mezhebin ilkelerini ondan almistir. ufak bir çjrup da olsa. 8. Rabbanî Yahudiligin öncüsü Ferisîligin karsisindaki Sadukîlikle ayni k numdadir. sabah ve aksam olmak üzere. varligini devam ettiren bir mezheptir. günde. 3. 10. Rabbanî Yahudiligin baskisi karsisinda fazla yayilma alam bulamamistir. yardimcisi yoktur.Bütün varliklari yaratan Allah'tir. zamanla. Karaîligin kurucusu olarak Anan ben David gösterilmektedir. Rabbanî Yahudîlere göre Anan b en D!avid. tepkilere yol açmistir. Talmud'un disindaki yeni olusumlara karsi kati davranmislardir.Bu hesaptan sonra mükafat ve ceza haktir.Kudüs'teki Mabed. Sadukîler gibi. Karaîlik. 5. Evlenme ve diger bazi hususlarda Tevrat 'a uymaktadirlar. Siyon'un büyük önemi vardir. Karaîler. Mabed'in yeniden insa edilmesidir.

Halife Mansur zama ninda yasamis. Bu ise onlarin geleneksel Ortodoks Yahudilik anlayisini gözden geçirmelerine sebep olmustyr. kadere meyletmis. O. Yahudilerin günde üç defa olan ibadetini. Fer Isîlikle baslayan ve Rabbanî Yahudilikle gelisen ana akimin günümüzdeki yansimasidir. Musa'ya yazdirildigina ve Sözlü Tevrat'in (Misna. cennet-cehennem ile ilgili dinî Inançlari te'vile gitmis . Neticede Yahudiligi çagdas dünyanin sartlarina uydurma çalism alarindan dört ayri mezhep ortaya çikmistir. Çünkü. Türklük özelliklerini devam ettirir ve kendilerini Tür k görürler. Yahudileri kurtarmak için Allah'in kendisini gönderdigini ileri sürmüs tür. geleneksel Yahudiligin Yahudi kimligi ve inançlari hakkindaki görüsleri me cut duruma uymamaktaydi. Bu özellikleriyle digerlerinden ve Yahudilerden ayrilirlar. Ebû Isâ. et ve içkiyi yasaklamistir. Hz.[292] ca. bu ibadetleri yerine getir melerini taraftarlarina emretmis. taraftarlarina. Bu mezhep mensuplari. Yahudilerden büyük bir çogunluk ona uymustur. Talmud ve diger Rabbinîk eserlerden elde edilen klasik Yahudi seriati Hala kha'ya bagli gruba günümüzde Ortodoks adi verilmistir. Türkçe Tevratlari vardir ve Türk kültürüne ait özelliklerini yasatirlar. Tevrat. Bu rahat ortam Yahudilerin Yahudilik anlayisini etkilemistir. Bu mezhep. Fransiz Ihtilâli'nden sonra Avrupa'da Yahudilere karsi tavir degis mis ve Yahudiler. Ebû Isâ Ishak b. kismen de olsa. rahata kavusmustur.[291] c. Yazili Tevra t'in Tanri tarafindan Hz. bir Israil Peygamberi gibi görünmüstür. diger mezheplerin ayrilmasiyla ortaya çikmistir. kendisinin bekle nen Mesîh oldugunu.Iseviyye: Adini kurucusu.[290] bd. Bunun üzerin e Avrupa Yahudileri.Ortodoks Yahudilik: Ortodoks Yahudilik. Muhammed el-Hammar zamaninda fikrini yaymaya baslamistir.Çagdas Yahudi Mezhepleri 1789 Fransiz Ihtilâli'nin meydana getirdigi degisiklikler Yahudî Dünyasini da etkilemi s ve sarsmistir. Ancak bunlar. Muhammed'i peygamber kabul etmeleriyle taninmaktadir. çokça namaz kilmayi emretmis. yediye çikarmis. Tevrat'ta emredilen dinî hükümlerin bir kisminda diger Yahudile rden ayrilmistir. Tev rat'in te'vili üzerinde durmus. insanin mutlak hürriyetini savunmus. Iseviyye'nin bir kisi m inançlarini muhafaza etmis. sarap içi lmesini yasaklamistir. son Emevi Halifesi Mervan b. Ortodoks Yahudilik. Talmud) . zühdü. Yakub el-Isfahânî'den almistir. Yillardir beklenen Mesih'in gelmemesi de Yahudilerin ümidini kirmistir.[289] bc. fiilin kula ait oldugunu savunmus tur.Yudgâniyye ve Sazkaniyye: Iseviyye'nin kurucusunun ölümünden sonra yerine Yudgân geçmistir. O.grup da Karaim'dir. bulunduklari ülkenin sartlan altinda yasamaya karar vermistir . Yudgân. Isa ve Hz. Kudüs'ten ayri kalindigi müddetçe et yenilip.

Reformist Yahudilik: Reformist Yahudilik. Ortodoks ol mayan Yahudî günahkârdir. Yahudi seriati Ha-lakha'da bir degisi klik yapmaya. Ayrica. I lk fikir babasi Abraham Geiger iie Moses Mendelsohn'dir. Kaser (koser) kuralina siki sikiya uyarlar (Kaser. Mendelsohn (1729-1786). fakat bumezhepler. tevbe eder ve Tevrat'in bütün kurallarini gözetirse.Reform. Kaser kurali gereg i. Mabed yeniden insa edilecektir. daha sonra Amerika'ya tasinmis ve asil gelismesini Amerika Yahudileri arasinda göstermistir. 2. Orta Avrupa'da yasayan Yahudileri bulunduklari ülkenin kültürüyle asimile olmaya çagirmist r.Reform. Yahudîlerin Tevrat'in kan unlarina uymadiklari için sürgüne gönderildikleri yer almaktadir. Reformist Yahudifer. sürgün sona erece k ve Yahudiler gerçek evine dönecek. yüzyilin baslarinda Alman Yahudileri arasinda çikmistir. Ortodoks inançta. 7. . [293] il cb. Mesela. Kaser kuralina uygun olmayan yiyecekleri yemez . Yiyip içme. hileli yollarla (hile-i seriyye) ayakta tutmaya çalisir. Reformist Yahudiler "Ortodoks" görüsleri benimsemezler. Ortodoks Yahudîlerin büyük çogunlugunun Siyonist oldugu ri sürülen görüslerdendir. bugün Amerikan Yahudilerinin %40'ini ol usturmakta ve çogunlugu teskil etmektedir. Ortodoks Yahudîler. 4. 6. Bunun. devletin kaynaklarind an pay almamaktadir. Halakha' ya aykiri olmadigini ileri sürerler. May-monides'in onüç maddel ik iman esaslari dogma olarak kabul edilmektedir.da sözlü olarak vahyedildigine inanmaktadir. Israil'de de 5-6 bin civarinda Reformis t Yahudi vardir.Yahudiler artik bir millet degil. 1885 Pittsburg Platformunda aldiklari kararlarda Ortodoks inançlari reddetmislerdir. araba kullanmaz. Cumartesi günü. Yakin zamanlara kadar dig er Yahudî mezheplerin faaliyetlerine izin verilmiyordu.Eski Yahudi seriatinden sadece modern hayata uygun olanlar kabul edilebilir. Hala kha'ya göre Cumartesi günü ates yakmak yasaktir. artik sahsî Mesih'in gelisini beklemez. Mesih gelecek. bu tür yiyecek satan dükkanlardan alisveris yapmazlar. XIX. elektrikli aletle re dokunmazlar. günümüz sartlarinda yasa yabilmek Için. 3. bedensel dirilmenin yaninda. Ortodoks Yahudiler. Ortodoks Yahudîlige göre. süt pisen kapta da et pisirmezler. bir cemaatdir. Onun yerine sunlari benims emislerdir: 1. et pisen kapta süt. Reform.Yahudilerin Filistine dönüsü arastirilmaz. Ortodoks Yahudilik. 5. Bununla beraber onu. bu sebeplerden dolayi. elektrikli esyaya dokunmadan atesten yararlanir. Ortodoks Yahudilik "devletin resmî mezhebidir. otomatik elektrik ayarlayici ile. Son zamanlarda bütün mezhepler Israil'de teskilat kurmaya baslamistir. Yahudi ha lki. tek Tanri ögretisini telkin eden bütün inançlara hosgörülüdür.Israil. Israil'de. cehennemdeki semavî ceza ve mükafatla ilgili bütün inançlari reddeder. kendi disinda kalanlari gerçek Yahudî kabul etmezler. 8. yiyecek ve içec eklerin dine uygunluk kuralidir).Sosyal adaleti saglamak Yahudinin görevidir. giyinme. et ile sütü birarada yemezler.Yahudilik en yüce Tanri fikrini sunar. rituel temizlik ile ilgili dinî kurallar kaldirilmistir. yeniden yorumlamaya gitmez.

102 yasinda ölen Amerikan Yahudîsi Mordecai Me nahem Kaplan kurmustur. KutsafVitaptaki mucize hikayeleri ve diger olayla r eskilerin geleneginden baska birsey degildir. 1885 Pittsburg platformunda alinan kararlara muhalefet etm istir. Yahudilige sadece kültürel bir olgu olarak bakilir. 1983'de. bu asiri reformlari neticesinde. Kadinla erkek ayri ayri otur urlardi. Yahudilige ihtidada hiçbir sinirlama yoktur. fakat.Yahudilik ile bilim çatismaz. Reformist Yahudîlik'e bir tepki olarak dogmustur. Bu gruba Muhafazakâr (Conservative) Yahudîlik adi verilm istir. Basta Isaac Bermays ve Zacharia Franklen olmak üzere muhalif hahamlar ayri b ir grup olusturmustur. daha önce Muhafazakâr Yahudilik içerisinde yeralmistir . Mahafazakâr Yahudîligin en belirgin özelligi ise Siyonist olmasidir. Yahudilige ihtida konusunda Ortodokslar kadar titiz davranirlar. Dis evliligi kabul etmezler. "minyan" denilen on kisifik cemaate katilabilir. müzige yer vermis. Yahud i kimligi hakkinda problemleri vardir. Tek fark ibadetin Ibranice yerine Ingilizce yapilmasiydi. 10. [294] cc. Sabat kurallarini uygulamada Ortodokslar kadar titiz degillerdir. Reformist Yahudilik'ten sonra ikinci büyük mezheptir. Reformist Yahudîlik. Diger din ve inançlara saygiyla bakilir . Tanah'in ilâhîligi ve günlük hayattaki etkisi tarti smalidir. Kaplan. Solomon Schatter. Bugün. Talmud'u inkâr etmis. Me sihciligi reddetmislerdir. Sinagogda. Reformistlerin aksine. yapisi itibariyle Ortodoks Yahudiligin Amerikan versiyonuydu. Bu prensipler. Iik ortaya çiktigi dönemlerde Muhafazakâr Yahudîlik. Dinde yenilik taraftari olarak bilinirler. Kadin. "Katolik Siyonist Israil" teorisini ortaya atmistir. Ortodoksluktan ayirdedilemezdi.Yeniden Yapilanmaci (Reconstructionist) Yahudilik: Yeniden Yapilanmaci hareketi. bugün Amerika'da. Bugünkü muhafazakâr Yahudîlige asil kimligini veren ise Solomon Schatter olmu stur. Yahudî bir anneden dogmayan çocugu Yahudî kabul etmezler. Sinagogda kadinlarla e rkekler yanyana oturur. Kaser kurallarini gözetmezler. ancak degisebilir ligini kabul eder. tir. Muhafazakâr Yah udilik. Sinagog âyinlerini azaltmis. bazi tepkilerden dolayi. I srail'de Ortodoksluktan sonra ikinci sirayi alir. [295] cd. Sinagogda basa kipa giyilme zorunlulugu yoktur.Muhafazakâr Yahudilik: Muhafazakâr Yahudîlik. Geçmisle bagini korur. Reformda oldugu gibi. bugün kriz yasamaktadir. Daha sonra lari. lâiklesmis Yahudilik seklini almis durumdadir. Sabat kurallarini. Reformist ile Ortodoks Yahudîlik arasinda. Sinagoglarda kadinlar da haham olarak görev alir ve âyinleri yönetir. Mahafazakâr Yahudîlik eski Yahudî seriati Haiakha'yi reddetmez.9. Reform hareke tinden bazi hahamlar. Sina gogda Ortodoks Siddur dua kitaplarini kullanirlardi. Cumartesi yasaklarinin bazisini kaldirmislardir. orta bir çizgiye çekildi. artik Tanah v e Talmud bütünüyle baglayici degildir. kadinlar haham olabilir. 1937'de kismen degistirilmis Bugün Reformist Yahudilik.Yahudilik sürekli gelisen bir dindir. Bunlar. Dis evlilik kabul edilir . kadin erkek yanyana oturur.

Hümanist Yahudiler.. Israil halkini yerlerinden alip Asur'a ve Medlerin Sehir lerine sürmüs (II. âhireti reddeder. bugün halen varligin i davam ettiren Samirîler'dir. Siyonizmi de benimsemektedir. Kuta ve Avva'dan adamlar getirerek Isr ailogullarinin yerine yerlestirmistir (II. Ölümden sonra dirilmeyi. Krallar. diger halklar gibi bir halktir. "JudaIsm as a Civilisation" isimli eseri Yahudî dünyasinda kabul görmüstür. Onun düsünceleri Reformis Muhafazakâr ve hatta modern Ortodokslara bile tesir etmistir. Krallar Kitabinda Samirîlerin nasil Yahudîlestigi anlatilir. tarih boyunca. Tanah'in II. Yahudîler. Bu yüzden "Seçilmis Halk" inancinin a nlami yoktur. birseyi dikkatle izleyen" anlamina gelmektedir. hiçbir zaman Samirîleri gerçek Yahudî olarak görmemislerdir. Onun. Sanhed rin 21 b). kültürel deger olusunda bulmak tadir. Krallar. Ta un Yahudileri degil. Böylece Somron sehri nin sakinleri ortaya çikmis ve bunlara "Somronim" denmistir. Yahudî Cemaati disinda görürler. Tanri'yi irkçi bir sovenist. diger Yahudî mezheplerinin ibadet kitaplarinda varolan "Seçilmis Halk" in ancina yer vermemistir. Hatta Samirîler k ullaniyor diye Ibranî harfleri ile yazilan Aramca'yi terketm islerdir {Bkz. Muhafazakâr Yahudîligin ortaya çikis amaçlarina ters düstügü gerek iyle. Çünkü bunlar. Samirîlerin tarihi oldukça eskidir. 722 yilinda Kuzey Israil Kralligi yikilinca. Mesihciligi kabul etmez. Grubun a dini ise "Yeniden Yapilanman" (Reconstructionism) olarak belirlemistir. halk olusunun ifadesidir. Yah rin dramatik bir sekilde.[296] Kaplan'in fikirleri çerçevesinde olusan Reconstructionist hareketin inançlari Reformist Yahudîliginkine yakindir. Yahudî dininin bugüne kadar geçerli olusunun sebebini ilâhî olusunda degil. kendi yazdigi ibadet kitabinda. Reformist ve Muhafazakârlarda oldugu gib i Sinagogda kadin erkek yanyana oturur. Yahudiler Tann'yi seçmistir. Yahudiler. Samirîlerin samîmî olmadiklari bahanesiyle onlari Yahudi Cemaatindan saymazlar. Ona göre. uzun süre Muhafazakâr Yahudîlik akademisi "The Jevvish Theological Seminary"de hizm et etmistir. Kaplan. Ibranîce "S-M-R" fiil kökünden türemis "görüp gözeten. Asur Imparatoru Sargon. Yahudiler de. Fakat Samirîler. O. Yahudîler. XVII/24). 1966'da kurulan Humanistik Yahudilik bunlarin e n asirilarindandir. M.Ö. Kadinlar haham olabilir. Babil. Bu hareket. tipki Yahudiler gibi. Yahudilige ihtida eden Samirîleri Yahudi olarak kabul etmez. Yeniden Yapilanmaci hareketi muhafazakârligin sag kanadi olarak tanimlamaktad ir. Yukarida zikredilenlerin disinda Amerikan Yahudileri arasinda ortaya çikan baska uf ak ve radikal gruplar da vardir. Yahudî halkinin kültür degeri olarak görmekte. Bunlarin en basinda gelenlerinden biri.[297] Bu mezhepler disinda da Yahudi gruplari vardir. Tevrat'i da sov enist doküman olarak degerlendirirler.Yahudi Dinine Uymakla Birlikte Yahudîler Tarafindan Yahudi Kabul Edilmeyen Sami rîler (Somronim) "Somronim". yok olmadan günümüze kadar gelmistir. XVIII/11). Mordecai Menahem Kaplan. O. Samirîleri sürekli dislamislardir. Muhafazakâr Yahudîlikten ayrilmis ve 1968'de kendi grubunu kurmustur. Bunlari "Ortodoks Yahudîler". Kaplan. Yahudîligi. Yahudilige i htidanin mümkün olmasina ragmen. önemli bir Yahudî düsünür ve filozofudur. muhafaza edilmesi gereken bir kültür unsurudur. Israilogullarmin tarih boyunca olusturduklari bir eser old ugunu ileri sürer. Yahudî kanunu ise. [298] d. Halen Israil'de . Daha sonra o. Bugün bazil ari. Tevrat' in Tanri vahyi degil.

Yahudîlerin Tevrat'i ile Samirîlerin Tevrat'i arasinda alti bine yakin fark bulunmaktadir. elleri. an cak Samirîlerin Hz. birligine inanilan Allah. Bab ile Tesniye 6. kitaplara. Tevrat'ta (Çikis 20. Tanri. sirasiyla.Gerizim dagi ebedî hayat yurdu. Hz.Musa.Inanç Yahudilikte. Yahudîler ile Samirîler arasinda birçok fark vardir. Kudüs'ün yerine Gerizi m'i kutsal mekân olarak kabul ederler ve kendilerini gerçek Yahudî olarak görürler. Müslümanlarin yönetimi a ltinda yasamalari dolayisiyla »Müslümanlarin etkisine baglamaktadir. diger Yahudilerden daha çok aslina yakin bir sek ilde devam ettirmis olmalariyle izah edilebilir.Yeniden dirilme günü olacaktir. Tanri'nin en sevg ili milleti. Musa'nin sahsinda Israilogullariyla olmustur. Içeride masa veya sira bulunmaz. [299] Samirîlerin Inanç Esaslari Itikadda dayanaklari sadece Tevrat'tir. [300] 5. yücedir. Musa seriatini. yüzü.Tevrat. Müslümanlar gibi abdest alirlar. Abdest esnasinda Tevrat'tan parçalar okurlar. 2. Varligina. Kur'ân'da oldug u sekilde Tevrat'ta ve diger Yahudî Kutsal Kitaplarinda nelere inanilmasi gerektig ine dair sistematik bilgi bulunmaz. Allah'in yegane resulü ve bütün devirler için de peygamberdir. kötüler cehennemle mükafûtlandinlacaktir Samirîierin ibadet sekilleri Müslümanlarinkine çok benzer. hayir ve serrin Allah'tan o lduguna ve hattâ âhiret hayatina inanmakla ilgili kesin ifadeler Tevrat'ta yeralmama ktadir. yaratilmamistir. mükemmel ve tamdir. Yahudi milletidir. Yahudilikte Allah birdir. 5.Nablus ile Tel Aviv yakinlarindaki Holon kentlerinde yasamaktadirlar. kulaklari. Onun gibi peygamber bir daha gelmeyecektir. Tevrat ise Musa'ya vah-yedilen bes kitap tan ibarettir. Alemlerin yaraticisi ve sahibi de O'dur.Yahudilikte. Bundan dolayi bazi arastiricilar.Esi ve yardimcisi olmayan Allah tektir. Ibadetler inde rükû ve secde vardir. bütün Yahudilerce kabul görmüs dogmatik iman esaslari yoktur. ibadet. bu durumu. resim ve heykeli yapilamaz. 4. Abdestte. Fakat böylesine bir etkilenme söz konusu olmamistir. Vahy onunla son b ulmustur. bütün varliklarin Rabbidir. Inanç esaslari da buna uygun olarak bestir: 1. önü-sonu yoktur. sag ve sol ayagi yikarlar . uzun süre Islâm ülkelerinde. Samirîler. Bundan dolayi böyle bir etki iddiasi tutarli degildir. hiçbir zaman degismeyecek ve neshedilmeyecektir. 3. Bu ahitlesme. onlari seçmis ve onlarla Sina'da ahitlesmis tir. Iyiler cennetle. Dinî Gelenek ve Bayramlar a. görülemez. Bu. Halbuki Yahudi ler de asirlarca Müslümanlarin idaresinde yasamislardir. Müslümanlarin namazina benzer sekilde namaz kilarlar. kaza ve kadere. Sinagoglari. Müslümanlarin mescidi gibidir. Ibadet dili Aramca'dir. Sifatlari insan sifatlarina benzemez. Bununla beraber ona . Bab'da ) yeralan On Emir'de (Asarat ha-divarîm). burnu. sadece Allah'a iman meselesi üzerinde duru lmaktadir. herseyi bilir. Peygamberlere. bereket dagi ve Allah'in yeryüzündeki tek makamidir . Inanç. agzi.

çagirilan kimse demektir. zulümlerin ortadan kalktigi evrensel bir devlet kuracaktir . onlarin millî tanrisidir. düsmanlik. beklenir. sonraki peygamberler) ele alinip Malaki ile sona erdiri lir.) aitti r. Hz. ölümden sonra d . Musa'dan sonraki peygamberler iki grup alt inda (önceki peygamberler. Ferisîlere göre. Çünkü Tora (Tevrat) ona verilmistir.S. Tanri 'nin kudreti sonsuzdur. orada kede rli bir sekilde varliklarini sürdürecekleri.. Hz. Bunun umumî bir kader oldugu. Tanah'in aksine Talmud'da âhiretin mahiyeti hakkinda detayli bilgiler vardir. ilâhî lezzeti tadacaklardir (Bkz. birçogunu salaha döndürenl er de yildizlar gibi ebediyen ve daima parlayacaklar" (Daniel 12:2-3)* Eski Misir Dini'nde oldugu gibi eski Yahudî Dini'nde de yeniden dirilme inancina d elîl sayilabilecek metinlerin günümüze ulasmamis olmasindan dolayi. Isaya' da "Senin ölülerin dirilecekler. Bu inanç. Salihler baslarinda taçla. Onun en sevgili mil leti Yahudî milleti oldugundan O. Tevrat'ta âhiretle ilgili bir seyin bulunmadigini iddia ederek âhireti inkâr etmislerdir. Tanri'nin birligi Tevrat 'ta söyle ifade edilir: "Dinle ey Israil. eski Yahudilikte âhire t inancinin bulunmadigi. Tanriniz Rab. Ibrani Dilinde kendisine görev ve rilen. Bütün Yahudi Peygamberleri de bu sebeple ortaya çikmis ve seçilmislerdir. uyarmak. Berekot'da ise âhiretin bu dünyaya b enzemedigi belirtilmektedir. Tanri. mutlu kilmak için Tanri Israilogullarini seçmistir . güresmek. Tevrat'in disinda sözlü gelenegin de Musa'ya Sina'da v erildigini. rekabe gibi dünyevî seyler olmayacaktir. fakat bu bilgiler zaman zaman birbiriyle çelismektedir. bedeniyle günah isleyen Yahudiler Yahudi olmay anlar gibi cehenneme gidecekler ve orada oniki ay müddetle cezalandirilacaklardir ( Ros Ha-Sana. Bunlarin en önemlisi. uyanin ve terennüm edin. Onu biraktigi gün. tarihî bir gelisme takip eder. bir tanridir".[301] Bütün insanligi aydinlatmak. yargi. bunlar ebedî hayata ve sunlar utanca ve ebedî nefrete uy anacaklar. Yahudilerin Fars ve Yunan kültürüyle temasa geçmelerinden sonra aralarinda kelâmî tartismala r baslamistir. Yahudî Kutsal Kitabi Tanah'in bir bölümü. gökte degil. âhiret inanci hakkinda açik ifadelere pek rastlanmaz. ölüm sonra hayat ile ilgilidir. Ilya-Mesîh. topra k içinde yatanlar. "Tanrinin Devleti" Mesîh'le kurulacaktir. Ve anlayisli olanlar gök kubbesinin pariltisi gibi. Yahudilerin üm it kaynagidir. Allah'in sifatlari. Ey sizler. Bera-him 68 b). Yahudilerin sonradan bu inanci (yeniden dirilme. Sa-muel. O. Tanri. cennet-cehennem) Iran'dan aldigi ileri sürülmektedir. Ölümden sonra hayat. Tanri. insan lari aydinlatmak için "nebî"leri görevlendirmistir. Musa'ya (A.. Yahudilikte en önemli yer. Bu husustaki tartisma genelde ilk Yahudî mezheplerinden Ferisîli kle Sadukîlik arasinda cereyan etmistir. kismen de Yahve (Tanri) veya insanlarla münasebette olmaksizin. Tanri'nin idaresinde ve insanlarin emegiyle kurulacaktir. sürekli olarak âlemi yönetir. ser'î kaynak olarak kabul edilmesi gerektigini. Bu "Tanri'nin Kralligi11 kalici olacaktir. 17 a). bütün varliklara hâkimdir. Berekot 17b). içme. haset.yorulmak. O'nun gücü yetmeyecek is yoktur. Ale mde onun iradesi disinda bir varlik. bu dünya ile âhiretin ayni oldugunu ileri sürmektedir (Bkz. bir olus yoktur. dinlenmek gibi insanî nitelikler atfedilir. Sadukîler Tevrat'tan baska ser'î kaynak tanima diklarindan. çalisma. M esîh ve ölümden sonraki hayat çerçevesinde cereyan etmistir. benimkilerin cesetleri kalkacaktir. Bu Krallik. yani Seol'de geçecektir. seklinde yeniden dirilme inancina delîl sayilabilecek ifadeler vardir. yeryüzünde olaca k. Nebi. Ros Ha-Sana'da. Çünkü orada yeme. Israilogullarinin seçkinligi. âlemin sonu gelmis demektir. Yahudi Kutsal Kitabi'nda. Yahudilik'te âhiret inanci. ölülerin bir gölge gibi varliklarini sürdüreceklerine inanilan ölüle minde. ölümden sonraki hayatin va rligina inanmanin zorunlu bulundugunu kabul etmektedir. Da -niel kitabinda ise ebedî hayatla ilgili su ifadeler yer almaktadir: "Ve yerin top raginda uyuyanlardan birçogu. ve her yer ölülerini disari atacak" (Isaya 26:19). DanIel Kitabina kadar. kötü o lsun bütün insanlarin öldükten sonra "Seol" adi verilen bir yere gidecekleri. Neviim (nebîler) olarak Isimlendirilmektedir. kismen mezarda. ölümden sonra bir muhakemenin bulunmadigi kabul edilme ktedir. bir gün bir görevli gönde rerek bütün haksizliklarin. üreme. Ferisîler ise. Bu tartismalar. Eski Yahudilikte iyi olsun. ruhlarin mezarda kalacagi inanci vardir .

yargilanma inançla ri ortaya çikmistir. Böylece iyi insanlar yargilanip temize çiktiklarinda Aden (Eden) d enilen cennete gideceklerdir (Aden. Mose ben Meymûn'un iman esaslari. Talmud'un bildirdigine göre. ceza ve mükafaat. Sanhedrin 90 a) . insanlarin bütün hareket ve düsüncelerini bilir.Allah'in bedeni yoktur ve hiçbir sekilde tasvir edilemez.Allah. ölümden sonra hayatin varolduguna ait del illeri Tevrat'tan çikarmaktadir (Bkz.) Musa'ya verileliginin aynidir ve degistirilmemistir. Onlar. Daha sonra.Elimizde olan Tevrat. Islâm ve Hiristiyanliktaki gibi.Efendimiz Musa. Talmud Babli.irilmeyi inkâr edenlerin âhirette yeri yoktur (Bkz. yeniden dirilme. Cehenn em kelimesi. Sefarad ve Askenaz Ortodoks Yahudîle . emirlerini yerine getirenleri mükâfatlandirir. vahy. 2. Tam bir imanla inanirim ki: 1.Allah. 9. Sanhedrin 90 a). 7. Tevrat'i tefsir eden din bilginleri "sayesinde. bütün peygamberlerin en büyügüdür. Babil dilinde bahçe anlamina gelen Edinu veya A denu kelimesinden gelir). yukarida verilen "metinlerden de anlasilacagi gibi.Ruhum ölümsüzdür ve Allah. 13. yeniden dirilme ve Mesîh. 50) tesebbüs etmistir.Ö. ebedî hayat. diger suçlular oniki aylik bir ceza sonunda cennete gideceklerdir. 4. Yüzyila kadar belli bir inanç sistemine sahip olmayan Yahudiler. Kötüler ise cehenneme gidip cezalarini çekeceklerdir. diledigi zaman ölüleri hayata kavusturacaktir. âlemin hâdisligi. 11. Yahudîler için. Onun dört maddelik iman e saslari daha çok tevhidle ilgilidir.Allah'in baslangici yoktur ve nihayeti olmayacaktir.Allah birdir ve O'ndan baska tanri yoktur. iman esaslarini benimsemislerdir. sözlü gelenek isiginda. Alla 'in birligi. 20-M. Bu bilginlerden Rabbi Mose ben Maymon (Mûsâ b. Musa b. Gaon'un sekiz maddelik iman esaslari Islâmî özellik gösterir. XII.S. Yahudilikte cennet-cehennem. Meymûn'a göre bu esaslardan birini kabul etmeyen kimse. var olan herseyi yaratti ve onlara O hükmeder. kötü insanlar n çok azi hariç. O'ndan baska i6adete lâyik olan yoktur. kâfir olmakta ve Yahudî cemaatinden çikmaktadir.Peygamberlerin bütün sözleri dogrudur. Ibranice "6e bne Hinnom" (Hinnom Ogullarinin Vadisi) kelimesinden çik ip önce Gehenna.Allah. Mesîh'i (Masiah) gönderecektir ve geciktigi halde yine beklerim. Yahudilikte âhiret inanci konusunda bir gelisme olmus.Ibadet sadece Tann'ya mahsustur. bugün. 10. getirmeyenleri cezalandirir . Meymûn: Mai monides: 1135-1204). y argi günü ile ilgili emirler Talmud'da açiklanir. 3. 6. 12. Gaon'un iman esaslarini olusturur. Allah tarafindan (Hz. su 13 esasi biraraya getirmis ve bu esaslari için de bulunduran inanç sistemi benimsenmis ve günümüze kadar gelmistir. 5. Yahudîlikte Iman esaslarinin belirlenmesine ilk defa Yahudi filo zof Iskenderiyeli Philo (M. 8.Dinimiz Ilâhî bir dindir ve degistirilemez. sonra da simdiki seklini almistir. Philo'dan sonra ikinci isim Irak'taki Sura Ta lmud Akademisinde baskanlik etmis olan Rabbi Saadya Gaon'dur (veya Islâm dünyasindaki adiyla Saîd el-Feyyumî).Allah.

Onlar görünüst e Müslüman-Türk. ibadetlerini "sinagoglarda (kendileri "Bet ha Kneset" derler) yaparlar. Mesîh'e. Sabatay Seyi'ye ve onun belirledigi ilkelere baglidir . Yahudîlerde ibadet. Sadukîler gibi. Ibadet esnasinda en önemli an. zamanl a sayisiz Mesîh'in ortaya çikmasina yolaçmistir. Ancak XVII. Iki de isim tasirlar. Bu Mesîhler gelip geçmis. yeniden dirilmeye.Ibadet Yahudîler. Yahudîlerin kutsa l topraklara yeniden dönme arzusunu canlandirma disinda. âhiret in varligini kabul etmezler. Ölümden sonra mensuplari da ayni yolu takip etmislerdir. Yahudi Kutsal Kitabindaki bazi ifadelerdir. Yahudilere göre "Yahve" Mesîhi gönderip Yahudîleri kurtarac ak ve düsmanlarini da cezalandiracaktir. Tevrat rulolarinin bohçalar içerisinden çikarilmasi ve ha ham tarafindan okunmasidir. Ibranice yaglanmis anlamindaki "Masiah" kelimesinden ge lmektedir (Israil krallarindan Saul ve Davud. inançla ilgili bazi konularda Reformistlerin görüslerini kabul etmek tedir. Birisi Müslüman-Türk. Kral David'in mührü olarak kabul edilen iki üçgenden meydana gelmis "Magen David" denilen alti köseli bir yildizdir. giris kapisinin pervazinda "Mezuza" denilen. Onlar. Bundan dolayi.rce kabul edilmektedir. Mesîh. Ancak âhiret ve Tevrat'in ilâhîl igi konusunda onlardan farkli görüse sahiptirler. Osmanli Imparatorlugunun sinirlari içinde cereyan etmis. ina nçla ilgili birçok meselede Ortodoks Yahudilere yakindir. Onun mensuplari bugüne kad ar varliklarini devam ettirmistir. bunlarin en dikkat çekicisi ve kahcisidir. Yahudîlerin gelecekle ilgili ümi tlerinin kaynagidir (apokaliptik literatür bu konuyu isler). Mesîh inanci. Yahudilere de Yahudî olduklarini söylerler. sabah ibadet vakti olan "S harif'te. Ayrica Tevrat'in ilâhîligine (Tora min ha-Samayim) de i nanmazlar. Yüzyilda Izmir Yahudîleri arasindan çikan "Sabtay Tsvi (Sabatay Se vi) Hareketi". Reformist Yahudîler. ergeç gelip Yahudileri kurtarip dünyada ba i saglayacaktir. Bunlarin bir kismi Reformistlerin. Bu. Evlerde.[302] b. uzun bir . Yahudîler için çok önemlidir. geride pek birsey birakma mistir. içten Yahudilige. Daniel ve Isaya Kitaplarindadir. Reformist Yahudilikten ayrilip ayri bir mezhep olusturan Muhafazakâr Yahudiler. Yeni bir hareket olan "Yeniden Yapi lanmaci Yahudîlik". Sinagoglarda rulo hali nde elyazmasi Tevrat tomarlarinin saklandigi "Aron ha-Kodes" denilen Kudüs'e yönelik bir kutsal bölme vardir. Bu ifadelerin agirligi. Ortodokslarin kabul ettigi Mose ben Meymûn'un iman esaslarini k abul etmez. Böylece Tanri'nin Kralligi kurulacak ve Yahudîlerin dünya hakîmiyeti ülküsü erçeklesmis olacaktir. sadece sinagogda degil. digeri Yahudî ismidir. fakat bütün dünya Yahudilerinin ilgisini çekmistir. Sinagoglarda Yahudîlerin dinî ve millî sembollerinden biri olan yedi kollu samdan (Men ora) bulunur. Sinagog. Türklere Türk ve Müslüman olduklarini. Türkiye'de havra olarak bilinir. Bundan dolayi onlara "Dönme" d enilmis ve bugüne kadar bu adla bilinegelmislerdir. Bu hareket. Babil sürgününden sonra baslayan bu ümit. Mesîh inancinin dayanag i. ceza ve mükafaata inanmaz Onlara göre Yahudîlik. Onlarin diger sembolü. hem Sefarad. Davud soyundan Allah tarafindan gönderilecek kims eyi ifade etmek için bu terimi kullanmaktadirlar. Bu onüç maddelik iman esasi. Okunan ilâhîler Ibranîce'dir. Padisah IV. evl erde de yapilir. söylenmektedir. Kudüs'teki Ma'bed'in yikilmasindan sonra Yahudîlerin ibadet için kullandikla ri yapilara verilen addir. Sabatay Sevi'den Mesîhliginin ispati olarak mucize göstermesini ist eyince o. daha sonra bu görünüs altinda eski inançlarini devam ettirmistir. kendilerini kurtarmak üzere. bir kismi da Ortodokslarin görüsünü benimsemektedir. Sinagog'da Yahudîler sesli bir sekilde Tevrat parçalarin i okurlar. sadece bu dünyayla ilgilidir. ruhun ölümsüzlügüne. hem de Askenaz Yah udîlerinin dua kitabi "Siddur"larda yeralmakta ve hergün. Ya hudîler. Mesîh. kurtulusu müslüman olmakta bulmus. Meh met. yaglanarak ise baslamislardir).

bir tapina ktan ziyade. Bu kayislara. Mecburî hallerde fert. Dindar Yahudilerin hayatinda dua.boru içine rulo halinde konmus Tevrat'tan cümleler yazili. Bu ibadet. vücudu sallama. Ötekileri okurken. Ka inlar. içindeki kagidin üzerine Te vrat'in Çikis ve Tesniye bölümlerinden[303] ikiser parça yazili birer küçük kutu takilir. dize gelm e. çalismak . Ibadet sirasinda Ku düs'e dönülür. evet. Dinle (Isit) Israel. ayakta yapilir. Hayli uzun olan bu duayi. Bugün de. Bütün kalbinle. Sabah âyininde bir dua atkisi (Tallit) alinir. bir toplanti yeridir. Cu martesi aksami sona erer. tercih edilen bir durumdur. Dualarin en önemlisi sayilan 16 tanesi. ögle ve aksam yapilir. 13 yasina girmis en az 10 kisinin katilmasiyla yapil ir. en büyük rolü oynar. Eskiden beri Yahudîler dinlerine bagliligi ve imanlarini Sema Israel Duasi ile açikl arlar. Sinagogda yapilir. Onlara göre sinagog. Elbisenin altinda tasinan küçük bir kumas parçasi da (arba kanfot) bunun yerine kullanilabilir. birbiriyle konusur. yedinci gün olan Cumartesi günü . Haftalik Cumartesi ibadeti (Sabat:Sebt). Cumartesi günü Singogda olur. Yahudiler. hatta tasit kullanmak bile yasaktir. Islâm'da camideki husu ve belirli bir disiplin içinde yapilan ibad ete benzemez. mahfazalar asilidir. sirta da bir cübbe alinir. Mezuza'ya dokunup parmaklarini öperler. Cuma aksami Günes'in batisiyla baslar. ibadete katilamaz. buna "mizrah" dogu yönü denilir. Günde üç vakit yapilan günlük ibadet. Dua ederken geleneklere bag li Yahudilerde özel elbise giyme usûlü de vardir. Baruh'un ilâhîsi söyledir: Hamdedin Tanri'ya. bütün caninla. O. O gün. dogumdan ölüme kadar bütün hayatlarinda daima tekra rlar. günlük ve haftalik olmak üzere ikiye ayrilir. Ilâhîler. Basa bir takke. yedinci günü istirahat etmistir. Herkes caninin istedigi g ibi ilâhîlere katilir veya yanmdakilerle sohbet eder. Hamdedin. disiplin yoktur. Senin Tanrini. Tanri'ya hamdedin. Ancak baslari örtülü olarak ibadeti seyredebilirler.. Yahudîlikte ibadet.. secde etme gibi hareketler yapilir. Adi Yüce olana. sabah. Günlük ibadet. Haftalik ibadet. tekbasina da dua edebili r. okunanlari dinleyen pek azdir. ates yakmak. Adi yüce olana hamdedin. O tektir. bütün gücünle. bizim Tanrimizdir. Sinagogun içinde cemaat dolasir. Eve giris ve çikisda Yahudîler. Yahudi inancina göre Tanri âlemi alti günde yara tmis. Bunun için Yahudîler. Bu. Yahudilerde ibadet. Yahudî ibadetinin esasini teskil eder. Yahudî ibadetinde bir düzen. Yahudîlikteki ilâhî ve dualara Baruh'un ilâhîsi ile Sema Israel Duasi en iyi örnek olacaktir . Onun için sev Onu. Sabat'in (sebt) disindaki günl erde sabah âyininde iki dua kayisi baglanir. sonsuzluga kadar da.

Aron Ha-Kodes. Bunun için Musevî erkekleri baslarina "Kipa" denilen ve takkeye benzey en birsey giyer. Yahudiler. Bununla beraber böyle b ir evlenme olursa. onlarin erkekler kadar itibar görmeyi slerindendir. Ibadeti haham veya cemaatten biri yönetir. Haham da onlara Yahudî Dininin evlilik konusundaki esaslarini anlatir. Ancak bütün sinagoglarda mutlaka üç eleman yeralir. baska di n mensuplariyla evlenmeye müsamaha gösterilmistir). ebesiz dogurduklari belirtilmekle berab er. Sünnette geleneklere uygun törenler yapil ir. Sand ek'in gelenekleri. Sinagogda Tevrat okumaya çagrilir. Haham. Cumartesi onlar için resmî tatil günüdür. topluca ibadet edilen yerdir. yedi kollu samdan (Menora). Sinagoglarin belli bir mimarî stili yoktur. . Tevrat'i ögrenmesi ve korumasi için dua ed ilir. "tallit" denilen dua atkisini kullanmaya baslar. dinî bir hükümdür. Çünkü bunlarin bu lundugu yerde ibadet yasaktir. Yahuda aslani denilen aslan resimler i. Evlenme k isteyen çift. Aron Ha-Kodes. "tefilim" denilen ibadet kayisini. Çocuk artik sinagoga gitm eye. bu konuda bir konusma yaparak ögretimi basla tir. içinde Tevrat tomarlarinin bulundugu yerdir. genelde. Talmud'da onlarin lohusalikta ölmeleri üç sebebe baglanmaktadir: Aybaslarina aldir is etmemeleri. Çocuk. Islâm'daki "cami" gibi. Bu konuda h ahamlar çok genis yetkilere sahiptir. O. arka tarafta. Bunlar. gelenekleri yerine getir e mecburiyeti bulundugu inanci yaygindir. sekizinci gün sünnet edilir. nikâh gününden önce nikâh muamelesini yerine getirecek hahami ziyaret eder. oranin kutsalligina ve Tanri'ya saygisizlik kabul edilir. Sinagogda toplu ibad et ancak erginlik çagina ulasmis (onüç yas) en az on erkekle yapilabilir. Üzeri. Böylece çocugun bir Tev rat hattati olmasi dilegi gösterilmis olur. Kizlara ad verme töreninin sadeligi. Ner H a-Tamid ve Teva'dir. kaliteli bezden dokunmus. Bas açik olarak Sinagoga girmek. bulûg çagina erme anlamindadir. Iklime ve kültüre göre yapi sekli degisiklik gösterir. Y ahudilerde baska din mensuplariyla evlenmek caiz degildir. Kadinlar için. Bu. Sinagogda Ibadet ederken kadinlar la erkekler ayri ayri oturur. Çocuga Sinagogda 6-7 yasinda dinî egitim verilir. Her erkek çocuk. bir de aksam duasi ög retirler. Sinagog. oruç tutmakla da mükelleftir. Oralarda heykele benzer seyler bulunmaz.[304] c. seriatin oglu anlaminda "Bar Mitzva" adini alir. mürekkep ve kalem konulur. çocuklara okula baslamadan önce en azindan bir sabah. Çocuk sünnet edilince ailesi besigin etrafinda toplanir. Sünnet edilecek çocugu tutan kimseye kirve anlamina gelen "Sandek" denilir.nlenmeye ve Ibadete tahsis etmislerdir. dogacak çocugun Yahudî Dini kurallarina göre yetistirilmesi sart ko sulur (uzun bir deneme devresinden sonra. O. Yeni dogan çocuga belirli bir süre içinde ad konulur. camilerdeki "M ahfil"e benzer. altigen Davud Yildizi (Magen David) ve çesitli Ibra nice yazilarla süslenmis bir örtü ile Örtülüdür. Evlenme kurallari Talmud'da belirtilmistir. oniki yasini b ir ay geçince.Dinî Gelenek ve Bayramlar Günümüz Yahudîlerinde dogumdan ölüme kadar birtakim dinî vazifeleri. Kadinlar da baslarini örtülü tutar. Sinagoga mütevazi' elbiseyle girmek ve basi örtmek ge rekir. ayri bir bölüm bulunur. c amideki "mih-rab" benzeri bir fonksiyona sahiptir ve giris kapisinin tam karsisi nda yer alir. yerine göre evlilige izin vermeyebilir. dinî konulari iyi bilmesi gerekir. hamur ayirmada ve Sabat kandilinin yakilmasinda kusur islemeleri. Okula törenle gidilir. Buna "Minyan " denir. bazi gayelerin gerçeklesmesi içfn. artik Yahudi se riatina uymak zorundadir. Tevrat'ta Ibranî kadinlarinin çok güçlü olduklari. besige bir Tevrat tomari (b ir müddet çocugun basi üzerinde tutulur). Haham. Sinagoglar kutsal yerlerdir. Yahudîlikte evlenme.

Misir'dan çikisin anisina kutlanan dinî "hac" bayramidir. Cemaatten evlenme izni alma. sen bana bu yüzük ile Mu sa ve Israil Seriati geregince nikahlandin" der ve yüzügü onun parmagina takar. zaman içerisinde. Tora'nin ögrenimi ve incelenmesi h ariç.Savuot: Haftalar Bayrami veya On Emir'in verilisi bayramidir. Günlük hayatta. Uy nir uyanmaz bir Yahudinin ilk düsüncesi. hiçbir çalismaya tesebbüs edilemez. iki gündür. Tanri'nin. Evlenme töreni. bir bardak sarap alip dua ettikten sonra. kâinatin ve insanin bu iki günü ibadet ve tövbe ile d 2. Simdi ülkelere göre degisik uygulamalara rastlanmaktadir. Hiçbir is yapilmaz. bir belgenin imzalanma si ve zifafla tamamlanir. Sonra damat. Yom Kippur'da yapilan ibadet ve tövbe derecesinde. genellikle sinagogda yapilir. bu bayrama "Hamursuz" bayrami derler. Yahudî ikâhi.Ros ha Sana: Yahudi takviminde yilbasidir. istedigi zaman karisini bosayabi lirdi. Tisri (Eylül-Ekim) ayinin bir ha Sana. Yahudiler. Yahudi inancinda Ros kaderinin yeniden yaratilisini ifade eder. damat babasiyla sinagogda "hubba" denilen Örtünün altinda yerlerini alirl ar. araba kullanilmaz. umumî toplantida bulunamayan fert için de zorunlud ur. Sabah Duasi yapmaktir. gelinle damat saraptan içerler. dinî bayramlar oldukça fazladir. Cenaze gömüldükten sonra m atemli kimse yedi gün evde kalip ta'ziyeleri kabul eder. müsterek olarak söylenmeye ayrilmis. . 3. Bu günlerde eglence yapilmaz. insani dinledigi düsünüldügü için dua ve yakarmalar O'na yöneltilir. duanin en samimî anlamda yapilmasini ister ve kabul edi lmesinin buna bagli oldugunu açiklar. Ilâhîler okunur. aya göre belirlenir. Yahudilikte kadinin bosanma hakki yoktu. Onun için Türkiye'de. Israil'de gazete çikmaz. Yahudilikte. Arife günü aksamindan baslayip ertes i gün aksamina kadar. egerlendirmeye çalisir. Gelinin oruç tutmasi disinda b ir aksam öncesinden hamamda suya dalmasi gerekir. Yahudi inancina göre. Haham. Tevrat'in Tanri tarafindan Yahudilere verilisini kutlama bayramidir.Yahudîlikte evlenmeyi gerçeklestiren islem nikâhtir. ancak bu sarta baglidir (Yahudîlerde gusûl. bayram süresince mayali hiçbir sey yenme-mesidir. 4. radyo ve televizyon yayin yapmaz. Pesah'in baska bir öz elligi "seder" yemegidir. gelinin duvagini açar ona. iki sahit önünde yapilir. Nikâh. yagmur suyu ile yikanmak suretiyle olur). Sabah yikandiktan s onra ilk görev. Sivan (Haziran-Tem m uz) ay inin altisinda^ kutlanir. Ros ha Sana'da (Yilbasi) plani yapilan insanin bir yillik kaderi. Yom Kippur'da hayat adeta durur. N isan ayinin onbesinde baslar 8 gün devam eder. Bu dua. ilâhî huzur hissi.Pesah (Fisih): Pesah. Bu bayramin özelligi. belirli bir paranin veya degerli birseyin verilmesi. Pesah'dan önce evde en küçük bir parça bile mayali birs ey birakmamak gerekir. Evlenme günü yeni çift or uç tutar ve tören ögle vakti yapilir. Nikâh böylece tamamlanmis olur. Talmud'un ve iturji'nin bazi metinleri. oldugu gibi Yahudilikte de Sana. yanlis bir kullanim olarak. önceden olusturulmus formüllerde kollektif dua da gelistirilmistir. Bunlarin önem derecesi ve anlamlari birbi rinden farklidir. ya tamamiyla suya dalmak veya akan su. Tevrat'in emriyle bu yasak edilmistir. Ros ha inde baslayip iki gün devam eder. Ferdî duanin yaninda. Erkek. Bu yemekte sofra oldukça mükellef bir sekilde donatilir. Islâm'da dinî takvim günese degil. Yahudiler bu günde devamli ibadetle mesgul olur. çiftin daha önce yaptiklari hatalardan temizlenmelerine yönelik bir günah itirafi seklindedir. Nikâh. yirmialti saat oruç tutulur. Yahudinin bütün davranislarini hazirlar ve yönlendirir. Duadan önce.Yom Kippur: Ros ha Sana'nm ilk gününden itibaren devam eden on günlük tövbe zamaninin s onundaki keffaret (günahlari örtme) günüdür. Gelin anasi. Tanri'ya ait oldugudur. Gelini n evlenmeyi kabul ettigini söylemesi gerekmez. Kronolojik olarak bu bayramlari su sekilde siralamak mümkündür: 1. onaylanarak son seklini alir. belirli anlarda. "Bak.

Bu evrensel dinin 1. özde tektanrili olmakla beraber.Sukkot: Çadirlar Bayramidir. Isa 'nin havarilerinin arasina sonradan giren Pav-lus'un yorumlariyle degisik bir ni telik kazanmistir. Hiristiyanlikta Isa. Hiristiyan. sade ce "Haredi" denilen asiri dindar grup bu gelenegi oldugu gibi devam ettirmektedir .400. Hz.Buraya kadar siralananlar Yahudîlerin dinî bayramlari ik en. Ancak bugünkü Hiristiyanlik. Hiristiyanlik.S. Ibranîcesi Masîah'dir. Purim ve Hanuka millî bayramlardir.HIRISTIYANLIK 1. Nâsirali Isa'yi merkez alan bir Yahudi Mesîhî hareketidir. Bugünkü Hiristiyanlik. Eglence yönü agirliklidir. sonradan üçlemeye (teslis) yer vermis ilâhî kaynakli bir dindir. Bu gelenek bugün yaygin degildir. merkezî bir öneme sahiptir. Mesîh'e bagli demektir. Yahudîler eskiden bu bayram da Kudüs'e hacca giderlerdi. Çünkü onlar. ona inanmadilar. Isa da bir Yahudi ve Mesîh oldugunu açiklamisti. 8. Bu din de peygamber. vahiy ve kutsal kitaba dayanan. bir gelenek olarak. Kislev (Kasim-Aralik) ayinin onbesinde baslayip sekiz gün devam eder. Sukkot günleri boyunca. Bu kelime. Yahudilerin Misir'dan çiktiktan sonra kirk y il çölde dolasmalari anisina yapilan bir hac bay* ramidir. Ibranice'de açilis. Purim. Israil'i gelecek Tanrinin Kralligina hazirlamak istemistir. Bir toplulukta Tevrat yere düsürülürse. kader gibi dinî kavramlar bulunmaktadir. Lulav. yaglanmis anlamini Ifade etmektedir. Yunanca "Hris-tos"tan gelmektedir. Yahudil er. Dinî ve eglenceli bir bayramdir. orada bulunanlarin 30 gün oruç tutmasi gerekir).Genel Bilgi Günümüzde dünyanin her tarafinda mensuplari bulunan ve dünya nüfusunun 1/5'inin dini olan Hi ristiyanlik. Her Yahudi.[305] B. Millî ve ta rihî bir bayramdir. sad .Simha Tora: Tevrat'in hatim bayramidir. M. Bu bayramin baska bir özel ligi.Purim: Seker Bayrami. sekiz güpdür .000.5. Sukkot. melek. Kudüs'te bir. ev lerinin yanina çadir kurar. gelecek kurtaricilar ini böyle adlandirmislardi. bayram süresince elde "Lulav" tasinmasidir. Yahudîlerin Iran'da Ester adli Yahudi kizinin sayesinde katli amdan kurtulmalarini hatirlatir. Kral olacagina. âhiret. 6. Normal günlerden tek farki. Bugün bu gelenek devam etmemektedir. oyunlar o ynanir. Mesîh'in Davud soyundan gelecegine. Çadirlarda millî oyunlar oynanir. Hiristiyanlik. Sukkot. Bunun için neseli eglenceler yapilir. Krallar vazifeye basl amadan önce kutsal yagla yaglandiklarindan Yahudiler. herseyin basinda gelir. Filistin bölgesinde dogmustur. Sukkot'un hemen ertesi günü kutlanir. Hanuka. Suriye Krali Antiyokus'a karsi Yahudilerin zaferini hatirlatir. 7. Bu bayram. Her yil bir defa Tevrat hatmedilir ve sonunda bayram yapilir (Yahudîlerde herkesin bir Tevrat'i vardir.Hanuka: Kandil Bayramidir. Hanukiya denilen dokuz kollu samd andan hergün birinin yakilmasidir. Ancak bu kavra mlarin açiklanisi Islâm'dakinden farklilik göstermektedir. Tevrat tomarlari kucaklan arak Sinagog'daki "Bima"nin etrafinda dans edilir. dört bitkinin dallarinin bi raraya getirilmesiyle olusmus bir demettir. kut-lama^anlamina gelmek tedir.000 civari nda mensubu vardir. 168'de Yahudilerin Seleuicuslara (Selevkoslar) verdigi müca dele sirasinda Mabed'deki Yedi Kollu Samdan'in (Menorah) bir günlük yagla sekiz gün ya nmasi anisina yapilan bayramdir. Yahudiligin inanç. Tevrat'a saygi. ibadet ve gelenekleriyle Yunan-Roma (Greko-Romen) âleminin kültlerini birlestiren b ir kurtarici tanri dinidir. Isa. diger yerlerde iki gün de vam eder.

Incillerde Allah ile ilgili açiklamalar Isa'ya nazaran pek azdir. Isa. sekil cilige ve çikarciliga düsmüslerdi. Hiristiyan Kutsal Kitabinda üçleme açikça hiçbir yerde zikredilmemektedir. Böylece Yahudiler. kendilerini bunlardan kurtarip Hz. kati Tevrat gayretiyle degil. Hz. Isa. aslî suç hakkindaki düsüncelerinde pek titizdir. Isa'yi merkez almakta ve onun hayat hikayesi kitabi niteligi tasimaktadi r. Inciller'de ve diger yazilarda bu hük me ulastiracak ifadeler vardir. Hz. temiz. Hir istiyanlar da onu tanrilastirdi.[309] . "Hiristiyanlik" gibi terimler yer almaz. Pavlus. Böylece Hiristiyanlarla Yahudiler arasindaki ihtilâf konusu a ydinlandi. uhr evî. onlari dünyevî degil. (Nitekim Inciller'de Hz. Bununla beraber A llah'in "Gögün ve yerin Rabbi" oldugu da. Kilisece sahîh (kanonik) tutulan bu I ncil metinlerinde Isa "Tanri'nin Oglu". kardeslige. Mesîh muzaffer olacak. Bu davete uymak istemeyen ve menfaatlerini ön plan da tutan Yahudiler. Tanri'nin kudretiyle diriltilen bir kimsedir. zamanla Allah'in yan inda Isa ve Kutsal Ruh'un da tanri sayilmasina kadar varan yorumlara yol açmistir. çarmihdan üç gün sonra. Ancak "Ben ve Ba ba biriz". feda kârliga. Bu konuda Incil yazarlari. Hz. sikinti ve baskilar so nucu. Isa'nin havariler le. Allah'in kulu ve elçisi bulundugunu belirtti. Isa. telkin ve faaliyetleriyle ilgilenmez. onlari dünyaya hâkim kilacak bir kurtarici. Isa'nin söyledikleri onlarin isine gelmedi. I lk defa. havarilere sonradan katilan Pavlus olmustur. siradan bir insan olarak görürken. bir peygamber olarak. kendilerine kadar gelen riv ayetleri toplamis ve degerlendirmislerdir. Yahudi din adamlari. dinî inançlarini Incillerden çok. Antakya'da kullanilmistir. Isa olmadigini açikladi. Davud devrindeki ihtisama u lastiracak. "Babanizin ruhu". Isa'nin ölümü ve yeniden dirilisiyle kendini bütünlest irecek olan vaftiz yoluyla ancak kurtulabilmektedir. Pavlus'un te lkinleri. gelecek Tanrinin Kralligindan bahsetmekle beraber.[308] Fakat yine ayni metinlerde bir kisim ifadeler. ça rmihda ölemez diyerek Hz. kisacasi hak yola çagiriyordu. Isa'nin Mesîh olmadigina hükmetti ve onu peygamber olarak ka bul etmedi. manevî. savaslar. Isa'nin. günahkâr da o!srfa samimî bazi kimseler ona inandi. Islâm. 40 gün sürecek birlikteliginden bahsedilmektedir). Bu terimler. ahlâkî konulara çagiriyordu. çarmih olayina yeni bir anlayis getirip çarmih a gerilenin Hz. "Bir" oldugu da belirtilir. Yine bu metinlerde Isa için "bir peygamber" ve "peygamberden ziyadesi" deyimi d e vardir. Ona göre i nsan. esaretler. daha sonralari bir üçleme an layisina yol açmistir. çesitli istilâlar. Bunun sonucu. Onun od ak noktasi sadece Isa'nin haça gerilmesi ve tekrar di-rilmesidir. Pavlus. Allah'in birliginden söz edilmektedir. Isa'yi âsî. Isa'nin dogumu. sevgiye. resmî Yahudi çevreleri ve Romalilarin dikkati Hz. Yahudiler. Allah'i degil. insanlari dogruluga. Halbu ki Hz. Allah da "Baba" olarak nitelendirilmekted ir. Hz. Hz. onun günahlari bagisladigi da yeralmaktadir. Hz. aslinda monoteist bir dindir.[307] Bu incill er.ece Yahudileri kurtaracagina ve onlari dünyaya hâkim kilacagina inaniyorlardi. Isa ve etrafindakilerin üzerine çevri ldi. Isa'dan 20-30 sene sonra. onlara. Ancak Yahudiler. bu çarmih olayi üzerinde inançlar gelistirirken. sadece bir insan degif. Incillerde. Tanri'nin degil. Isa'nin Allah'a dua ettigi de. Isa'nin üzerin de durmamasina ragmen. Daha sonra Hiristiya nlar.bugünkü Hiristiyanligin kurucusu oiarak görülmektedir. Hz.[306] a. "Allah'in ruhu" gibi deyimler. hayati. çarmih olayinin vukubulmasina sebeb oldu. Modern bilginlere göre günümüzün Hiristiyanligi. Hz. Hattâ denilebilir ki sonraki yüzyillar da Hirist iyanlar. Pavlus'un yorumlaridir. Bu yorumlari ilk baslatan. onun yazilarina dayandirdilar. kral beklemekteydi. Isa'nin getirdigi nizamdan çok. "Isa'ni n asrinin en büyük ilâhiyatçisi" diye nitelendirilen Pavlus.Incillere Göre Hiristiyanlik Inciller'de "Hiristiyan". Mesîh i di. bunun yaninda bazi kimse lerin Isa'ya secde kildigi da. Isa Mesîh'i agirlik merkezi olarak almistir. Bunun yaninda Islâm. Hiristiyanlik. Meryem'in oglu oldugunu. mecazî deyimler. dinin özünden kopmus. orta yol bulundu. Ona göre Isa. Ancak halkdan saf. suçlu.

söyle siralanabilir: Isa'nin Tan ri ve insanla iliskisi nedir? O. yoksa ondan sudur etmis bir varlik midir? Kültürel temelleri baska olsa d a. Ölümün sebebi ise günah idi ve Pavlus. bölünmeler. Bu yol. Bu hususlar. sünnet vardir. vaftizd ir. ilk Kilise. birçok Yahudi din bilgininin de görüslerinden biriydi. bu kefaretin. bugün Hiristiyanlarin ellerinde bulunan Indil erden önce de bazi Indilerin mevcut oldugu anlasilir. vaftizde. Bu tarz Hiristiyan ik.[31 2] Dikkati çeken diger bir husus da. ölüm ve günah üz erindeki zaferinin delilidir. Bu aslî suç inanci. "aslî suç" görüsünü bu noktadan baslatmist e her dogan. ayrilmalar da büyük ölçüde Pavlus'un görüslerinden ve istiyan Kutsal Kitabindaki bazi ifadelerden kaynaklanmistir. Pavlus'un yorumlarina dayanir. Pavlus. ta ki sana ögretilen kelâmin dogrulugunu bilesin". Aslinda Incillerdeki "Babamdan isittigim". bu konuya açiklik kazandirir: "Aramizda vaki olmus seylerin hikâyesin i. Pavlus'a göre. kirli ve günahkâr tabiatlarindandir. Allah birdir. Kisi. ta basindan ber i hepsini dikkatle arastirip tahkîk ederek. Âdem'in yedigi yasak meyvenin suçuyla dünyaya gelmektedir. I sa bir peygamberdir. kismen de insan midir? O. Dolayi siyle asli korunamamis. Âdem ve Isa. Hiristiyanlar kadar Yahudilerin arasinda taraftar bulamamisti. [313] b. Ancak Isa. Biri. günahin kaynagini insanligin babasi Hz. insana günahkâr tabiatini göstermekti. Isa'nin ölüm ve yeniden dirilisiyle kendini bütünlestirerek kurtulabi lecektir.[311] Aslinda Isa'nin kimligi ve yeniden dirilisi konusundaki Pavlus'un düsünceleri. degisime ugramis olsa da. otomatik olarak günahkâr dogduklarindan. ki sacasi Hiristiyanlik Pavlus'un eseridir. bir bakima "Tanri'nin bir yar atigi" mi. Bugünkü Hiristiyanlik. bütün insanlar günahkâr ve Isa'nin yolundan ayri olmakla imtihani kaybetmis mi oluyor? Âdem'den gelen bütün insanlar. en önemli Incil yazari Luka'nin Pavlus'un ögrencisi olmasidir. ilk Hiristiyan inançlari. bir insan veya tanri olarak telâkki edilebilir mi ? Yoksa o. üçleme. Barnaba Incili ve Ebionit-lerin kutsal met inlerinde daha açik bir sekilde göze çarpmaktadir. bir aynada suretin aksi gibi. görüldügü gibi. ins anliga günahi getirmis. sünnetin ve Yahudi dinî gelenegindeki bir kis im yasaklarin kaldirilmasi gibi konulardaki tartismalar. Âdem'in itaatsizligine kadar geri götürüyordu[310]. baslangicindan gözleriyle görenlerin ve kelâmin hizmetçisi olanlarin bizlere nakletti klerine göre tertip etmeye birçok kimseler giristiklerinden.Pavlus'a göre Tevrat'in gayesi. Pavlus'un getirdikleri çikarilirsa. öteki. Isa'nin ölüm ve yeni en dirilisiyle yargilanabilirler mî? Yirmi yüzyila yakin bir süre geçmis olmasina ragmen bu sorular henüz cevaplandinlabilmis degildir. aslî suç. ben de . kendini kurban etmedir. Bu suç. mezhepler ve hâlâ d evam etmekte olan kopmalar. Hiristiyanlar kabul etmeseler de. ey faziletli Teofi-los. Luka Incili'nin basinda bulu nan su cümleler. Incil Hiristiyanliginda tevhid izleri bulmak mümkündür (Üçleme gibi inançlar sonradan ortaya çikmistir). Isa'nin ölümü bütün insanligin günahi Için kefar ere. kismen tanri. Bu problemler. mezhep ve firkalar in dogmasina yol açmistir. oldugu gibi si rasiyle sana yazmayi münasip gördüm. Isa'nin tabiati. "Indiler" gibi bir kisim ifadeler degerlendirilirse. sadece Pavlus'un de gil. onlarin yaptiklari kötü seylerden degil. bu günahi giderecek' yolu bahsetmistir. Ancak bu görüs. insanligin iki temsilcisidir. "Bana verdigin sözler". Isa'nin yeniden dirilisi de. bir çok problemi beraberinde getirmistir. domuz eti yemek yasaktir. Hz.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hiristiyanlik . sapmalar. bütün insanlar günahkârdir. Kutsal Ruh. Hiristiyanlikta sayisiz düsünce akimlari. insanla rin tabiatindaki bu kötülüge çare bulmustur. Bundan dolayi kutsal metinler.

.c. çevresindekileri günah söz söylemekten. Ismail. genellikle Hiristiyanlar). yoksa Allah mi?". Ibrahim'e. ahitlerini bozmus. Isa'yi Tanri'nin oglu kilan kimselerdir ve insanlari tanrilastirdiklari içi n küfre girmislerdir. Musa ve Isa'ya verilene ve diger peyga mberlere Rab tarafindan verilene inaniriz. "Islâm yolu"nu tutup teslim oldugunu belirtmektedir. Isa'nin da (as) Yüce Allah'in kulu ve elçisi oldugunu. Ismail'e. Hz. Incil. Incil sahipleri nden Allah'in onda indirdigi ile hükmetmeleri istenmis. Onda. Yahudi ve Hiristiyanlar. Ibrahim'in. bi z Allah'a teslim olanlariz. yani tevhid ve Islâm çizgisinde oldugunu da açiklamaktadir[316]. Yahudilikteki v iristiyanliktaki asiriliklardan uzak oldugunu.[319] Çünkü Âyet. Hz. tevhid yolunun önemli bir temsilcis i bulundugunu bildirmektedir.[326] Kur'ân-i Kerîm. Ibrahim. Meryem oglu Mesih'i. bu konuyu çözüme kavusturmus ve onlarin bu gibi iddialari bir Âyet-i Kerîme'de söyle cev plandirilmadir: "Öyleyse Allah. Allah'a. ded i"[320] seklinde. Ishak.[318] Buna karsilik Yüce Allah. Üz eyr'i. Hz. dogurmamis. Yahudilerden sonra muhatap alir. yol göstericidir. onlar arasinda bir ayrim yapmayiz.[325] Halbuki Allah. her üç ilâhî dinde de büyük peygamber sayilan Hz. Bu yol. Allah'a (c. Hiristiyanlar için de "Nasârâ" kelimeleri kullan aktadir. Ish ak'a. O. Kur 'ân. deyin". Isa'nin tanrilastirmasina karsi çikar. ögüt vericidir. O da Âlemlerin Rabbina teslim oldum. karsisindakinin ancalco dine gi rmekle kurtulabilecegini söylemektedir. Ibrahim için "ne Yahudi. Hiristiyanlar da verdikleri sözde durmadiklari için. kitaplarindakil ere uymamis. ad i Ahmed olan. dig er peygamberlerin de yoludur: "Allah'a. onun bir peygam ber oldugunu ve kendisine Incil verildigini belirtir. Hiristiyanligin aslinda tevhit inancinin bulundugunu be lirtmektedir. Ancak Yahudi ve Hiristiyanlar. Hz. onlarin Müslüman olarak ölmeyi çocukla a vasiyet ettiklerini[322]. Yahudiler gibi. Yahudilerle birlikte ve hitap sirasina göre . Böylece Kur'ân. düsmanliktan ve haram yemekten alikoymam islardir. birdir. Ibrahim' in. birbirimizi Allah'tan baska tanrilar edinmeyelim. inananlar arasinda ortak noktanin Allah'in varligi ve b irligi (tevhid) oldugunu. uygulamalari gereken hükümle re sirt çevirmistir. onlara da gön derilmis bir elçidir. demisti. Yahudi hahamlari gibi.[327] Bununla beraber onlardan Allah'a ve ahiret gününe inanan ve iyi isler yapanlar için ko . Allah'a karsi kimin elinde bir sey var?". Halbuki Hz. Kur'ân'da. hiçbir seye muhtaç degildir. Ancak "Ehl-i Kitap" deyiminin yer aldigi Âyetlerde Hiristiyanlar da muhat ap alinmistir[314]. peygamberi müjdeleyici olarak gönderilmistir. Isa ve Incil. Hz. Bu Âyette Yüce Allah. Tevrat'i dogrulayici. Ya'kub ve toru nlarinin Yahudi. Muhammed'e karsi çikmislardir.Kur'ân-i Kerîm'de Hiristiyan için "Nasrânî". âhiret gününe i anmalari ve iyi isler yapmalari emredilmistir. bir hidayet ve nur k aynagidir.[324] Kur'ân'a göre. Hiristiyan rabbânîleri de üzerlerine düsenleri yapmamis.) kendilerini teslim olanlardan kilmasi . Kur'ân-i Kerîm. "Rabbi (Ibrahim'e) 'Islâm ol'.[317] Onlardan her biri dogru yol olarak kendi dinini ileri sürmekte. annesini ve yeryüzünde olanlarin hepsini yoketmek istese. yahut Hiristiyan olduklarini mi söylüyorsunuz? Deki : Siz mi daha i yi bilirsiniz. mutlak hüküm sahibidir.. tektir. Al-i Imran Süresindeki su ayet buna bir örnektir: "De ki : Ey Ehl -i Kitap! Aramizda esit olan bir kelimeye gelin. Onlar. Yine Kur'ân. Ya'kub'a ve torunlarina indirilene. Fakat Ehl-i Kitap. nesillerinden de "teslim" olan bir ümmet göndermesi için duada bulunduklarini[323] z ikredip su soruyu yöneltmektedir: "Yoksa siz. böyle yapmayanlarin sapitmis oldugu bildirilmistir. Hz. ortagi yoktur. bize indirilene. Hiristiyanlarin." [315]. Muhammed (sas). onlari. onun da tevhîdi teblig ettigini açiklar. Allah' a ortak kosulmayan "Ibrahim'in Dini"ne uymaya çagirmaktadir. Yalniz Allah'a tapalim ve O'na hiçbir seyi ortak kosmayalim.[321] Kur'ân. ne de Hiristiyandi" derken o nun "hanîf" ve "müslim". Ehl-i Kitap'in gizledikleri ve sakladiklari seylerin çogunu onlara açiklamistir. kiya mete kadar aralarina düsmanlik ve kin salinmistir. daha sonra gelecek. bütün peygamberlerin yolunun "Islâm" oldugunu. kendilerinin "Allah'in ogulla ri ve sevgilileri" olduklarini söyleyerek. dogurulmamistir. dinlerinde asiri gitmis. sadece kendilerinin cennete girebileceklerini ileri sürüp tartismaya girismektedirler.

dinlerinin özüne. Bu sebeple Yahudi dinî geleneginde n bazi seyleri. Bu ilk Konsilde.[329] Meryem oglu Isa'yi tanri edinen Hiristiyanlar. Onlarin aralarinda Allah'in indirdigi il e hükmet ve sana gelen gerçekten ayrilip onlarin keyiflerine uyma! Sizden herbiriniz için bir seriat. Oysa o. Yahudiler. Bununla beraber Hiristiyanlik yayi lmaya devam etti ve II. M. Roma Imparatorlugu da etkilendi.rku yoktur[328]. Kudüs'teki sal Ma'bet ticaret yeri haline getirilmis. Allah isteseydi. tabiî olarak. H z. Ön Asya'dan Güney Galler'e kadar ola n alanda varligini hissettirdi. 64'deki Roma yanginindan ma'nen Hiristiyanlari sorumlu tu tuyordu.[ ] Kur'ân-i Kerîm'e göre mü'minler. onun tabiatiyle ilgili konulari baslatmis oluyor du. Çünkü onlar. Ancak Pavlus'un Hiristiyan olusu cemaata yeni bir ham le kazandirmakla beraber. 49 yillarinda Havariler ve Hz. Tevhidden uzaklasan Hiristiyanlar i Yüce Allah.[333] Mü'minlere en yaman düsman. Öyleyse hayir islerine kosun. tevhit ve Islam yoluna çagirmaktadir. Hiristiyanligi Yahudiler arasinda yaymayi gaye edinmislerdi. Hz. Hiristiyanlik. sekilcilik samimîyeti bogmustu.S. degisi k bölgelere ulastiriliyordu. Hz. "Meryem oglu Mesih'i tanri edinmislerdi. 313'de Imparator Konstantin'in Hiristiyanlara karsi müsamahasi basl . Onlar kendilerini "Hi ristiyan" olarak adlandiriyordu. Isa'nin yakinlari toplanip mes eleleri müzakere etti. Böylece Pavlus. Isa'nin dogdugu yillarda Filistin. Pavlus ve Petrus. Fakat Havariler disinda ona çok az kimse inandi. Isa. Bunun için bir kurtarici.Hiristiyanligin Tarihçesi Hz. Isa'dan bir müddet sonra ona inananlar bir araya geldi. Bu ilk "Yahudi-Hiristiyanlar". Roma tanrilarina saygi göstermeyen Hirist iyanlar hapsedildi. Havariler Konsi-li diye bilinir. Bu gelismeden. yeni Hiristiyan olanlarin Yahudi âdetlerine uyup uymayacaklarindan baslaya n bir kisim konulardi. bu dinin Yahudilerin disinda yayilmasini istemiyorlardi. Yahudi geleneginden koruduklari ve devam ettirdikleri seylerin basinda da tevhid geliyordu. insanlari dogru yola çagirdi. putperest Romalilardan kurtulma yollarini ariyorlard i. Ihtilâfin çikis n oktasi. Pavlus'un temsilcisi oldugu görüse ta'viz ve rildi. dinî konular çikar meselesi olmustu. hep inizin dönüsü Allah'adir. "Û\ z Hiristiyanlariz" diyenler. Hz. sevgice mü'minlere daha yakindir. O. çesitli mezheplere bölünmüs. tevhit çizgisinden uzaklasmislardir. aralarindaki ihtilaflar konusunda söyle buy urmaktadir: "Sana da kendinden önceki kitaplari dogrulayici ve onlari kollayip kor uyucu olarak bu Kitab'i gerçekle Indirdik. Isa'nin tanrilastirmasina kadar varan. fakat size verdiklerinde sizi sinamak istedi. «Ey Israilogullari. diger Hiristiyanlardan farkli özelliklere sahiptile r. Muhammed'in sahsinda. yeni dinle birlikte yürütüyorlardi.[334] c. fikrî ayriliklarin dogmasina ve onlarin ikiye ayrilmasin a sebep oldu. Yüzyilin sonlarina dogru. üçün üçüncüsüdür"[330] diyerek dogru y sapmislar. iskenceye tâbi tutuldu ve öldürüldü.[331] Allah. Isa'nin telkinlerine karsi bir ilgi uyaninca. Bu toplanti. Roma'nin baski ve zulmü de artti. Mesih bekliyorlardi. Pavlus'a karsi çikanlarin basinda "havarilerin reisi" Petrus ve "Ebionitler"in reisi Yakobus bulunuyordu. Çünkü onlarin içinde kibirle nmeyen kesisler ve rahipler vardir. bir yol belirledik. Bunlar. benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin» diyen bir elçiden baska bir sey degildir". Yahudiler ve müsriklerdir. bu sirada ortaya çikti. hepinizi bir tek ümmet yapard i. rbirlerinin velileridir. Bundan dolayi Hiristiyanlara karsi siddetli bir baski ve zulüm devresi ba sladi. O . Isa'dan sonra inananlarda bir artis basladi. ona inananlar vasitasiyle. size ayriliga düstügünüz seylerin hakîkatini haber verecektir". bütün din mensuplarina. Tektanri inanisina sahip Yahudiler. Roma Imparatoru Neron. Yahudi ve Hiristiyanlari velî edinmemelidirler. Roma'da öldürüldü[335]. Hz. Halbuki onlar. hem sonraki Hiristiyanlikta yerini almis hem de Hz. Sikây et üzerine "Çarmih hadisesi" oldu. "Allah. Roma Imparatorlugu'nun hâkimiyeti altinda i di.

[336] 2. IX. siyasî münasebetler. Rusya ve Balkan ülkelerinde Bizans galebe çaldi. 1054'de kesin bölünmeye yolaçti. serbest olarak inançlarini yaymaya ve yasamaya basladi. Izlanda ve Isveç'in H iristiyanlasmasi 1000 yillarinda tamamlandi. Doguda Ermenî. Papa ve piskoposlara dünyevî otorite tanidi. Daha sonra Anglo-Sak sonlar bir Roma misyoner hey'eti vasitasiyle Hiristiyanliga girdi. Ayrica Iskenderiye ve Antakya'da da patriklikler vardi. Slavlarin Hiristiyanliga girmesi. b ir çesit abdest-gusül gibi inanç ve gelenekler IV. Yüzyilda zorla Hiristiyanlastirildi. Yüzyilda Hiristiyanlar arasinda yer aldi. Hiristiyan inançlari. Roma Kilisesi'ne "Katolik" (evrensel an laminda). beraberinde iç mücadeleler de getirmisti. Imparator Büyük Teodosyüs (Theodosius). Anca k Haçli Seferleri bile onlarin bir araya gelmesini saglamaya yetmedi. Bizans Kilise-si'ne de "Ortodoks" (öze bagli anlaminda) denildi.adi. Bu dinî ve siyâsî mücadeleler. Saksonlar. digerleri karsisinda güç kazandi ve Papa (Baba) unvanini aldi. bu ihtilaflari gidermek için 325'de Iznik'de (Nicaea) bir konsil topladi. Bu bilgiler. hiç kimsenin yapamayac agi sekilde. Roma Piskoposu. sadece Kilise'nin degil. VIII. Batida Hiristiyanlik. Aralarindaki düsmanlik öyle bir noktaya varmisti ki Haçli Seferleri (1096-1204) sirasinda Latinleri n Bizans'ta yaptiklari zulüm ve haksizlik karsisinda Ortodokslar. Süryanî. Habes ve Kibtî Kiliseleri millî ve müstakil bir durumda idi. Hz. Roma'ya karsi Dogu Kiliselerini Bizans Patrikligi temsil etmeye basladi. Isa Hz. Norveç. Konstantin. 4 76'da Roma'nin siyâsî yönden çöküsü sonucu Papa. Isa'nin hayati ile ilgili bilgiler. sünnet. Yüzyi la geride kalan Avrupa ülkelerinin Hiristiyanlasmasi basladi. Yüzyildan sonra artik görünmez oldu. Böylece Kil ise ve devlet arasinda Orta Çag'da büyük sikintilara yol açan gerginlikler baslamis oldu .Hz. Franklar Hiristiyan oldu. Isa'nin tanriligini reddedip onun yaratik oldugunu savunan Aryüsçülere ka rsi. reform hareketlerinin sebebi oldu. IV. hür bir kilise idi. Bununla beraber Islâm'in yayilmasi karsisinda Türklere karsi Haçli Seferleri baslatildi. bu gelismeler. Hz. R oma ile Bizans arasinda rekabet konusu oldu. Böylece Hiristiyanlar. asagida özetlenecektir. Bütün bunlar olurken. VIII. Imparator Konstantin'in de stegiyle. 380'de Hiristiyanligi tek resmî inanç haline getir di. bütün Bati dünyasin i oldu. . Hiristiyanlarca kabul edilen dört Incil'e dagilmis durumdadir. misyoner faaliyetleri ve bazen de zorla y ayildi. Yüzyilda ise Bulgarlar. Moravya ve Baltik ülkelerinde Roma. XI. Batida Irlanda Kilisesi.Incillere Göre Hz. Isa a. Önc e EbionItlerin yasattiklari tevhid. bu konsilde tartisildi. Alman ve Iskandinav ül keleri Hiristiyanlasti. Polonya. Bu yayilma devresi. Danim arkalilar. Yüzyilda Iskandinav ülkelerinin Hiristiyanlastirilma siyla tamamlandi. 1453'de Türkler. Batida Sarlman (Charlemagne). V. Filistin'deki kutsal topraklari Müslümanlardan kurtarmak gayesiyle Haçli Seferlerini baslatan ve yetkilerini kötüye kullanan Roma Kilisesi. Bohemya. Yukarida temas edilen Hiristiyanlar arasindaki ilk ihtilaflara giderek yenîleri ekl endi. Türk sarigini "kar dinal" (Latin-Katolik) külahina tercih eder hale gelmislerdi. Isa'nin sadece peygamber olmasi. Isa'nin tanriligini savunan Pavlus gelenegine tâbi olanlar hâkimiyet sagladi. Bizan s'a son verdi ve Istanbul'daki çesitli Hiristiyan gruplarina. dînî müsamaha gösterdi. Yüzyilda Roma'ya bagli olarak Vizig otlar.

Mesîh'i görmeye gelirler. Daha sonr a ailesi. Bunun (jzerine Yusuf. müneccimler tarafindan aldatildigini anlayip iki v eya daha küçük yastaki çocuklarin öldürülmesini emreder. Bartelomeus. oradakileri hayretler içerisinde birakir. nisanlisi Meryem ile Nâsira'dan Beyt lehem'e gelir. onu Tann'ya sunmak üzere Kudüs'e götürürler. Tanri'nin Hükümdarligina gi rebilmek için bütün varliklarini vermeye hazir olmalarini teblig eder. Meryem ile Isa'yi bulurlarsa da. onu bulmalarini ister. Hirodes'in ölümünden sonra Rabbin me suf'a görünüp haberi verir. Isa'yi kucagina ali r. "Rab MesîrTdir . Bu kurtarici. Yakub'u n oglu Yahuda. Ailesi onu alip Nâsira'ya geri döner. Ayrica bu dogumun Kutsal Ruh vasita siyla olacagi da haber verilir[337]. adi Isa konulur. Yusuf da yazilmak için. Bu sirada Isa. tevbe etmelerini ve "Incil'e iman getirmeler i"ni bildirir[346]. bu oglana "Allah'in Oglu" denilecegini. Bir gün sonra balik mu'cizesi bunu takip eder. Üç gün sonra. Isa'nin anasiyle babasi. Isa'nin sordugu sorular ve verdigi cevaplar . Ondan hosnudum" diyen bir ses isitiliyor. sekizinci gün sünnet edilir. Allah'in huzurunda inayet bulacagini. bir kurtaricinin dogdugu müjdesini verir. gayretli denilen Simon. adinin Isa konulacagini. Meryem ile Yusuf. Alfeus'un oglu Yakup. Meryem'e. Yusuf da öyle yapar. Vaftizci Yahya Yahudileri tevbe ettiriyor ve v aftiz ediyor. Filipus. Beytlehem'e gider ve orada Meryem ile berab er çocugu bulurlar.[339] Isa. kendinden sonrakinin Kutsal Ruh'la vaftiz ed ecegini bildiriyor. Ma'bed'e gelir. Isa. Orada iken Meryem oglunu dogurur. Kral Hirodes. Hi rodes'e haber vermezler[341]. Melek. bunu farketmez. bir ogla n doguracagini. O. Davud'un tahtinin ona verilecegini bildirir.[340] Kral Hirodes zamaninda müneccimler. kirk günlük olunca. Kana'da. Herkes yazilmak için kendi sehrine gider. bu kurtariciyi görmek üzere. çocuk Isa ile beraber Nâsira'ya geri dönerler. Kayser Avgustus tarafindan nüfus sayimi yapilmasi emredilir.[350] Isa. Onlar.[347] Inananlar çogalir . Vaftizci Yahya onu vaftiz ettiginde Kutsal Ruh güvercin seklinde gelip onun basina konuyor ve gökden "Benim s evgili oglum budur. Onu Ma'bed'de muallimler ara sinda dînî tartismalar yaparken bulurlar. dilekl erini "Göklerdeki Baba"dan istemelerini bildirir. kendisinin su ile. Havari ler sunlardirrSimon (Petrus). kötü ruhlara karsi kudretini gösterir. büyük bir ümitle Mesîh'i beklemeye basliyo rlar[344]. kardesi Andreas. Allah'in emrettigi gibi çocugun adi Yahya konulur[ 338]. Onun bir kurtarici olduguna inanip Tanri'ya hamdederek geriye dönerler. Hirodes. Bu duada Tanri'ya "Baba" denilmesini. Kudüs Israil'in kurtulmasini bekleyen Simon adinda bir adama Kutsal Ruh.[349] "Göklerin Hükümdarligi"nin in sanlarin sahip olacagi en degerli sey oldugunu bildirir. Yusuf'a rüyasinda görünüp Kral H irodes'in Isa'yi öldürmek istedigini. Mesîh'i görmeden ölmeyecegini bildirir.[351] Isa. Anasi babasi geldikleri yere dönerken küçük Isa Kudüs'te kalir. inananlar arasindan bir gün. müneccimlerden dogan çocuk hakkinda bilgi alir. Cebrail'i Galile'nin Nasira sehrinde Davud soyundan Yusuf'un nisanlisi Meryem'e gönderir. Müneccimler.[342] Isa oniki yasinda iken gelenege uyarak Fisih Bayrami dolayisiyle Kudüs'e götürülür. Isa'ya ihanet eden Yahuda Iskariyot. Çocuk. geri dönüp Nâsira'ya erlesir. "havari" adini verdigi oniki kisi seçer. Suyu sarap yaparak iik mu'ci' zesini gösterir. Onunla beraber Yahudiler. O da.Allah.[343] Isa delikanlilik çagina geldiginde. Bu siralarda Yahuda sehrinde Zekeriya'nin k arisi Eli-zabet bir çocuk dogurur. Seytan ve cinlere hükmedip onlari kaçirir. bir dügüne gider. Isa'nin orada kaldigini farkedip ararlar. Yahudilerin Krali Mesîh'in dogdugunu haber veren yildizlari görürler. Kurtariciyi gördügünden dolayi Tann'ya sükreder. vaftiz olmak için Ürdün'e gidiyor. Tanr inin Kralliginin yakinda gelecegini.[352 . Tomas. Matta. havar ilerine nasil dua edeceklerini ögretir. bunun için onu ve anasini Misir'a götürmesini söyler. Vaktin tamam oldugunu. çocukla anasini alir. O civarda bulunan çobanlara Rabbi n bir melegi. Müneccimlerden sonra melek. Yakup. Ruh'un sevkiyle Simon. onlara vaa z eder. ne demek istedigini çesitli misallerle açiklar.[348] Günün birinde insanlar sehirden akarak Isa'nin etrafinda toplanirlar. Galile'ye gider.[345] Yahya zindana atildiktan sonra Isa. kardesi Yuhanna. Onlar da.

Yemekten sonra kadehi de alip "Bu kadeh. putperestlerin eline verilecegini . Bunu. Kayik batmaya baslayinca sakirtleri feryat eder. pisman olup aglar. Allah'in Oglusun" cevabini verir. her taraf sütliman ol ur. iste bana ihanet edecek olan yaklasiyor" der.[358] Isa. Isa. onlara . Isa. cevap vermeyece k ve beni serbest birakmayacaksiniz. Bes ekmek ve iki baligi takdis ederek sakirtlerine verir. Isa'ya yaklasir ve onu öper. Isa da rüzgâra ve göle emreder. Kendisini dinleyenlere Tanri'yi ve komsuyu sevmey i ögütler[360]. Sabah olunca. Yasanilan dünyanin sonunun gelecegini. Fakat bundan sonra Insanoglundan her gücü yeten Allah'in saginda oturacaktir" cevabini verir. Petrus. daha sonratRomali vali Pilatus (Pilate) tarafindan sorguya çekilip yargilanma k üzere hükümet konagina götürülür. Isa. havarilerine. Petrus'u kendine vekil seçer. Kudüs'e gidilecegini. sizin için dökülen benim kanimla yeni ahiddi r" diyerek ayni sekilde kadehi onlara verir. "Allah'in Ma'bedi"ndeki saticilari disari çikarir. "Eger Mesih isen bize söyle" derler. sakirtlerinin hepsi onu terkederek kaçarlar. Oniki havar iden biri olan Yahuda Iskariyot. bütün baskâhinlerle kavm in (halkin) ihtiyarlari toplanip Isa'nin suçluluguna. hakaretler altinda meclisin önüne getirilir. hepsi yiyip doyar. Isa'nin mahkum oldugunu duyunca. Böylece göldeki firtinayi dindirir[356]. Isa. Yahuda. K ayikta olanlar. Isa'yi ele veren Yahuda. küçük çocuklari takdis eder[359]. kendisinin kim oldugunu sorar. ben oyum" der.] Yine Isa. "Kalkin gidelim. be n onu tanimam" diye inkâr eder. inmeli bir hastanin günahlarini affedip onu sifaya kavusturur[353]. Isa. ekmegi alip sükrettikten sonra kirar ve onla ra söyle der: "Bu. dua evi oldugunu bildirir[362]. sizin için verilen benim vücudtfmdur. Petrus. dönüp Pet-rus'a bakar. Is a. bes bin kisilik bir toplulugu bes ekmek ve iki balikla doyurur. Bu inkâr isi üç defa tekrarlanir. Isa da "Eger size söylersem inanmayacaksiniz. Paskalya (Fisih:Pesah) Bayrami geldiginde Baba'ya gidece gi saatin yaklastigini haber verir. havarilerin arasinda. beni anmak için yapiniz". Yemekten kalkip sakirtlerin ayaklarini yikar ve bir peskirle siler. üzerine tükürülecegini ve kirbaçlandiktan sonra öldürülecegini. ihaneti karsiliginda almis oldugu otuz gümüs lirayi Ma'bede firla tir ve gidip kendini asar.[357] Isa. Bir gün kayikta giderken gölde büyük bir firtina olur. Eger size sorarsam. disari çikip bu adama karsi ne sikâyetiniz var d orunca onlar.[364] Isa'yi baskâhin Kayafa'nin evine götürürler. oranin kendi evi. Petrus. Simon Petrus'u tasdik eder. onunla alay edilecegini. Bir cariye onu tanir ve onun Isa ile beraber oldugunu söyler. O sirada horoz öter. onu sana getirmezdik" cevabini ve . Isa. Isa'ya "Gerçekten sen Allah'in Oglusun" diyerek onun ayaklarina kap anirlar. sakirtlerine de birbirlerine öyle yapmalarini tavsiye eder. Isa. Hepsi "Öyle ise sen Allah'in Oglu m usun" diye sorunca Isa. yakalanir. Ölüm korkusuna kapilir. "Kadin. Onlar da "Artik sahitlere ne ihtiya cimiz var? Zira kendi agzindan isittik" derler. ona "Sen Mesih . Onu tutun" diye onlarla da ha önceden anlastigindan. Pilatus.[365] Isa. kendisiyle birlikte sofraya uzandigini haber verir. sana kalk diyorum) diyere k onu diriltir[355]. onlari uzaktan takip eder . Kendisini ele verecek olanin elinin . orada peygamberlerin "Insanog lu" hakkinda bütün yazdiklarinin yerine gelecegini. fa üç gün sonra dirilecegini söyler. Istf. "Kimi öpersem odur.[361] Isa. ölü bir kiza "Talitakum" (Kizim. oniki havari ile sofraya oturunca. ölüm cezasini hakettigine karar verirler. Isa. Isa . onlara Isa'nin yakalanmasi için yardimci olur. Petrus'u su üzerinde yürütür. "Eger bu adam kötülük etmemis olsaydi. "ahiret mahkemesi"nin kurulacagi ni bildirir. henüz konusu rken oniki havariden biri olan Yahuda ile beraber baskâhinier ve kiliçli sopali kalab alik bir insan grubu gelir. Bi r kötürümü iyilestirir[354]. Isa'nin "Horoz ötmeden önce üç kere beni inkâr edeceksin" de is oldugunu hatirlar. havarileriyle Getsemani denilen yere varir. onlar da halka dagitir.[363] Isa. Bu sirada Petrus. Baskâhinlerle yazicilar ise Isa'yi nasil öldüreceklerinin yolunu ararlar. bunu gizli tutmalarini ister. "Evet.

[370] Cumartesiden sonra Mecdelli Meryem ile diger Meryem. üzerine erguvanî bir kaput örter.rirler. Babam. Orada. Isa'nin mezarini görmeye geli rler. Orada bulunanlardan bazisi.[366] Isa'nin haça gerilmesi istenir. onun ruhunu nasil teslim ettigini görünce. " Kimseyi öldürmek hakkimiz yoktur" derler. Daha sonra da elbiselerini giydirir. onlara. Fakat Isa. "Bu ad am hakikaten Allah'in oglu idi" der. "Sen bunu kendinden mi söylüy orsun. Kimin günahlarini b agislarsaniz. Onlara. "Allahim .[374] Indilere göre ölümünden üç gün sonra dirilen ve kirk gün havarilerle birlikte yasayan Isa. "Ilya'yi ça giriyor" der. Isa'ya inananlarin cinleri kovac . onun dogru bir adam oldugunu. Bunun üzer ine Pilatus'un "Öyleyse sen kral misin?" sorusuna Isa. Melek. Galile'ye. Ogul ve Kutsal Ruh adiyle vaftiz edin. Onlar da sevinçte sakirtlere haber vermek için kosarlar. Oradan hemen kan ve su çikar. Askerlerden b iri. Isa'yi çagirt ip ona. "Koyunlarimi güt" der. yoksa baskalari mi benim hakkimda söylediler?" deyince Pilatus. onlara teslim eder. "Isa'yi mi. Yahudilerin âdeti üzerine onu kokulu otla rla beraber kefene sarip mezara koyarlar. Saat 9'a dogru Isa. Isa. Bu soru ve cevab aralarinda birkaç defa tekrarlanir. Birisi. dünyanin sonuna kadar her gün sizinle beraberim". "Size selâmet. haça gerilmesi için. "Yahudilerin Krali sen misin? diye sorar. Isa'yi gördükler i zaman.[368] Isa'nin bacaklarinin kirilmasi istenir. ona secde ederler. ona bagislanmis olur ve kimin alikorsaniz. üzere pi-latus'tan izin alirlar. kardeslerine Galile'ye gitmelerini söylemelerini ve onu orada görebileceklerini bildirir. Sonra diz çöküp " Selâm sana ey Yahudilerin. yüksek sesle yeniden seslenip ruhunu teslim eder. d ikenlerden örülü bir taci basina koyar ve sag eline de bir kamis verirler.Ma'bedin perdesi yukaridan asagiya kadar ik iye ayrilir. "Ben Yahudi miyim? Seni kendi milletin ve baskâhinleri bana teslim ettiler. Valinin askerleri. Krali" diye onunla alay eder. bunun için on un kanina girmek istemedigini söyler. Isa'yi kirbaçlattiktan sonra. onlara Isa'nin ölüler arasin dan kiyam ettigini. Kirene'li Simon haçi tasimaya zorlanir. onlara iman edip vaftiz olanlarin kurtulacagini. Saat 6'dan 9'a kadar bütün dünyay a karanlik çöker. "Onu siz alip seriatiniza göre yargilayiniz" deyince Yahudiler. Isa'nin kabrinin bos oldugunu farkederler. "Evet. Allahim. Isa. onun bögrünü mizrakla deler. A in ülkesi hakkinda konusur. Iste ben.[371] Isa. sirkeye batirilmis bir süngeri kamisa takar ve "Bakalim Ilya onu kurtarmak için gelecek mi?" diyerek Içmesi için ona verir. onun elbiselerini çikarir. Isa. beni gönderdigi gibi ben sizi gönderiyorum" deyip üzerlerine üfler ve "Kutsal Ruh'u alin. havarilerine günahlari affetme yetkisi vermis olur. . beni niçin biraktin?" diye çagirir. Kilise'nin basi ve kendi vekili seçer. Karsismda ojan yüzbasi. kralim" cevabini ver ir. Onlari. siz gidip bütün milletle sakirt edin.[369] Isa'nin cesedini ka bre koymak. Fakat bazilari süpheye düser. Pilatus. Baba. Petrus'un olumlu cevabi üzerine Isa ona. Aralarinda Mecdelli Meryem. Galife'ye gittigini ve orada onu görebileceklerini söyler. Isa. Fakat bütün halk. size emrettigi m her seyi tutmalarini onlara ögretin.[373] Onbir havari. Barabbas'i usule göre saliverir (valinin bayramlarda suçlulardan biri ni affetme adeti vardi. ona alikonmus olur" der . sakirtlerinin yanina gelir. O da Yahudilere. onlarin hepsine söyle h itap eder: "Gökde ve yeryüzünde bütün hâkimiyet bana verildi. yoksa Barabbas'i mi saliver eyim" diye sormustu). Bunun üzerine Pilatus içeri girer. haça germek üzere götürürler. Simdi. Petrus'u. Ona kendini sevip sevmedigin i sorar. Sen ne yaptin?" s eklinde bu soruyu cevaplandirir.[372] Böylece Isa. ülkesinin bu dünyada olmadigini söyler. Birden bire Isa ile karsilasirla r. Fakat öldügü için bundan vazgeçilir. Isa'nin tayin ettigi daga giderler. Isa. küçük Yakup ile Yusuf 'un annesi Meryem ve Salome bulunan birçok kadin uzakta» bu durumu seyreder. Pilatus. üzerine tükürür ve kamisla basina vururlar.[367] Isa'yi götürdükleri yer Golgota (Kafa Kemigi) diye anilir. Isa'nin haça gerilmesinde israr eder. Pilatus. iman etmeyenlerin ise cehenneme gidecegini bildirir.

Âdem'in anasiz-babasiz yaratilmasindaki hikmet tekrarlanacak[ 380]. Böylece ilk Hiristiyanlar. Zekeriya. Indilerde Hz. Isa için hem "Allah 'in Oglu". "Kral" . "Davud oglu". Cebrail. Böylece Yüce Allah. oraya her geldiginde Meryem'in yi yecegini hazir bulur. Isa'nin dogum tarihi Miladî Takvim'in baslangici sayilmis ve bu tarih sifir (0 ) olarak alinmistir. temiz. Meryem'i önemli bir durum için hazirliyordu. Halk. Hz. Zekeriya'ya ve rilir/ Adaga uyularak Meryem Ma'bede konulur. ir-kilir ve ondan Allah' a siginir. O nu ve soyunu korumasi için Allah'a dua eder. Hz. göge yükselip Baba'nin sagina oturur. iffetli. Hepsi Ku tsal Ruh'la dolar.[378] Hz. "k udretli bir peygamber" olarak da belirtilmektedir. Bunun yaninda "Ben ve Baba biriz". Bir kizi olur. ona. Hz. faziletli olarak büyür ve annesinin duasina uygun her çesit kötülükl erden uzak tertemiz bir sahsiyete ulasir. onlara bir k onusma yapar. ". Bu durum Ö'nun kudretinin bir t ecellisi olacak. onun bu tarihten 4. Meryem. Matta Incil'inde.beni kabul eden. bununla yaratmanin bütün çesitlerini bildigini[381]. bir sonraki konuda görülecegi gibi.[375] Yukarida Indilere göre Hz. Bir peygamberi peygamber oldugu için kabul eden. Bunlari söyledikten s onra Isa. bunu aliskanlik haline getirmis ve bundaki ilâhî kudreti görme basîretini kaybetmis olanlar için ayri bir imtihan konusu hal ine gelecekti. Meryem'e insan seklinde görünür. Ayrica o. All ah tarafindan riziklandirilir. Kur'ân-i Kerîm'de en açik ve aslina uygun sekilde yer a lmaktadir. Ey Meryem! Rabbtn divanina dur. " Adem oglu" seklinde de Indilerde nitelendirilmektedir. Hz. bu kimden diye sordugunda. adini Meryem koyar. "Allah'in Kuzusu". Hz. Zekeriya. "peygamber". beni göndereni kabul eder. Secde et. "Rab". Isa'nin hayati özetlendi.[379] Yüce Allah. O an gelir. Isa'nin sahsiyeti konusunda büyük bir karisiklik meydana getirmektedir.aklarini.. anali-babali yaratilmaya iyice alismis. "Baba'nin bende ve benim Baba' da oldugum"[376] gibi ifadelere de rastlanmaktadir. Isa-Mesîh namina vaftiz olmalarini söyler. tevbe etmelerini. Diger yandan Inciller'de. peygamber karsiligini alacaktir" (Matta. Isa'nin Meryem'e Kutsal Ruh'la ilkah edilecegini bildirirken. Isa'nin annesi Meryem bunlar dan "Âl-i Imrân"a mensuptur. 40-41) denilmektedir. Cebrail.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hz. orada hayatini ibadetle geçirir. Kutsal Ruh'un kendilerine verdigi sözlere göre. 6 veya 10 sene önce dogdugu tesbit edilmistir. "Al lah tarafindan" cevabini alir. ellerine yilan alabileceklerini. Benî Isrâîl'den Imrân'in karisi (Islâm kaynaklarinda Hanne.. Ayrica o. hem de "Insanoglu" deyimleri kullanilmaktadir. "Mesih". Ancak. "Yusuf oglu". seni seçip temizledi ve seni dünyalarin kadinlarina üstün kildi. Meryem'in himayesi Hz. baska baska dille rde konusmaya baslarlar. Onlara Kutsal Ruh'u gönderir. Meryem. Bir gün melek. Hiristiyan kaynaklarinda Anna) hamile kalir ve karnindakini Allah'a adar. havarilerin ögrettikleri sekilde bir cemaat halinde yasamaya baslar lar. kendisinin Allah'in ona bir erkek çocuk verecegini müjdelemek üzer . Isa'nin gerçek sahsiyeti. Rüku edenlerle birlikte rükû1 et". Isa Kur'ân-i Kerîm'de adi geçen dört seçkin aile vardir. ve kendi koydugu yaratilis kanunlarinin üstüne çikabilecegini göstermis olacakti. "Yahudilerin Krali". Petrus. Bu gibi deyimler ve bir kisim ifadeler. Meryem'le Yusuf nisanli gösterilmekte ve beraber yasadiklari yer alma ktadir. daha sonra yapilan hesaplamalara göre. ona söyle seslenir: "Ey Mer yem! Allah. bu durum karsisinda sasirir. zehir içerlerse ölmeyeceklerini ve hasta iyilestirme gibi mu'cizelere sahip olacaklarini haber verir.. [377] b. Hz.

Allah'in emirlerini Israilogull arina teblig eder. Isa'nin ref'i (yükseltilmesi) olayindan sonra ona inananlar artar. beni ve annemi Allah'dan baska iki ilah olara k benimseyin".Meryem'e kimse dokunmamistir.. insanlara yararli olmak üzere gönderildigini. Havariler. sana kendinden bir sözü. Isa'yi Allah kendi katina yük seltmistir. ana yolu kaybederler.[385] Hz.[390] Kur'ân. Onu kinar lar. yerler. ölüleri diriltmek. peygamberlikle görevlendirilir. Ona kitabi... dedin? 'Hasa. Hz. Hz. namaz kilmak. Tevrat'i ve Incil'i ögretecektir. "Meryem oglu Isa Mesih'i öldürdük" derler . diledigini yaratabilir. Israilogulian gibi. Öyle de olur. Halbuki onlar Isa'yi degil. ad i Meryem oglu Isa olan Mesih'i. Allah.. Isa. Çünkü Allah. bir kismi Allah'in oglu. Sofra iner. "ol" der. üçtür. Sen sahit ol ki biz teslim olanlariz (Müslümanlariz)" derler. Alla h'in birligini bilen kimselerdir. kendisinin iffetli bir kimse oldugunu.. Meryem'e ulastirdigi kelimesi ve O'nda n bir ruhtur." Meryem dogum yapinca çocugunu alip gelir. Sen yücesin. suretten ku yapmak gibi mu'cizeler gösterir. körlerin gözünü açmak. Isa sanarak ona ben zeyen baska birini yakalayip çarmiha gererler. dogum s ancilari içinde bunaldiginda birisi ona söyle seslenir: "Sakin üzülme! Ttebbin karninda bulunani serefli kilmistir. Hava riler. Allah'a inandik. Allah da onlarin planlarini bosa çikarir[387].[391] Kur'ân. peygamberleri taniyan. Onu Israilog ullarina elçi yapacaktir. kendisi ne hiç kimse dokun-mamisken bunun nasil vukubulacagini sormasi üzerine Cebrail. O. Zira onlardan bir kismi Hz. O. çocuk da. besikteki çocugun cevap vermesini isaret eder. "Ilâhî ni'mete ermis" ve "salihler-den" olarak nitelend irilen Hz. Onlar. Isa. sen bunu bilirsin. di ledigi de oluverir[382]. Hz.[384] Kur'ân'da "Allah'in Kelimesi". Meryem'e Isa'yi söyle müjdeler: "Ey Meryem! Allah.[386] Benî Isrâîl. Sen rizik verenlerin en h ayirlisisin" diye dua eder. bir kismi da üçden biridir diy erek küfre düserler[389]. Ancak Hiris tiyanlar da. yalniz bir tek tanri ir". Allah'tan baskalarini tanrilastiran Hiristiyanlari uyarmak üzere. Hz. Allah'a ve elçilerine inanin.[388] Hz. bir hurma agacinin altinda. zekât vermek ve annesine iyi davranmakla emredildi gini söyler.".bizi riziklandir. benden önce gelmis olan Tevrat'i dogrulayan ve bende n sonra gelecek ve adi Ahmed olacak bir peygamberi müjdeleyen Allah'in size gönderilm is bir peygamberiyim". Isa ve havarilerin Allah yolundaki çalismalarini önlemek için Isa'yi öldürme karar verirler. ona inanmazlar. Yüce Allah'i n Hz. Onlarin bu taskinliklari karsisinda Yüce Allah söyle buyurur: "Ey Ehl-i Kitap! Dininizde taskinlik etmeyin.e görevlendirildigini söyler. Be sikteki çocukla nasil konusabileceklerini sorduklarinda. gebe kalinca uzak bir yere çekilir. Allah'in peygamberi. demeyin.. ". dünya ve ahirette serefli ve Allah'a yakin kilinan lardan olarak müjdeler. Allah'in ona kitap verecegini. Isa'nin yaninda yer alan havariler. Meryem oglu Isa Mesîh.. Bütün yaratilislardaki mu'cize. Isa'dan bir mu'cize olarak Rabbi nin gökten bir sofra indirip indi-remeyecegini sorarlar. baska birini öldürmüslerdir. "Biz Allah'in (dininin) yardimcilariyiz.. fakat Israilogullari. Meryem. Alacaliyi iyi etmek. bunu n Allah'a kolay oldugunu söyler. sapitirlar.. Isa'ya uyarlar.[383] Melekler. Incil'e inanirlar. Allah hakkinda ancak gerçegi söyleyin. Bunu kalblerinde kanaat h asil olmasi için isterler. Hz. insanlarla konusacak ve iyilerde n olacaktir. hikmeti. Bu durum karsisinda Meryem. Isa'ya su soruyu soracagini ve alacagi cevabi temsîlî olarak söyle anlatir: "Ey Meryem oglu Isa! Sen mi insanlara. Besikte ve yetiskinlikte." (Âl-i Imrân 45-49). Isa'nin gerçek sahsiyetini onun Israilogullarina su hitabiyla açiklar: "Ey Israilogullari! Dogrusu ben. benim için gerçek olmayan bir seyi söylemek be nim haddime degildir! Eger demis olsaydim. Böylece onun hak peygamber oldugun a inanirlar. kendisinin Allah' in kulu ve elçisi oldugunu. büyür..[392] . Isa'ya Allah.. Meryem. burada da kendini göste rir.

üç bölüme ayrilabilmektedir. farkli olanlar da vardir. Ancak ilk konsilferde bu konu tartisilmis. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nda teslis kelimesi ve teslise imani açiklayan sarîh (açik) b ir ifadeye rastlanmamaktadir. 12. Isa'nin tanrilastirmasinin teolojik bir sonuc .Üçüncü gün ölüler arasindan dirildigine. Ogul ve Kutsal Ruh ismiyle vaftiz eyleyin"[393] seklinde emir verdigi bilinmektedir. 4. vaftiz ve iman ikrariyle ol-v maktadir. 11. Yüzyillardaki konsillerde tesbit edilmistir. 8. Yukarida siralanan oniki madde.Ve Kutsal Ruh'a. 1. 5.Ölülerin dirilecegine. 10. Hiristiyan inançlarini özet oEa-rak vermekte fayda vardir. Böylece bugüne kadar kabul edilegelen "teslis inanci" ortaya çikmi stir.Oradan ölüleri ve dirileri yargilamak üzere inecegine. Iman ikra rina giren esaslar. diger konular yaninda.Göklere yükseldigine. IV. Ancak inançlar konusunda Kilise ler. Yahudi geleneginde tektanricilik hâkim olmasina ragmen böyle bir çevreden çikmis olan Hi ristiyanlikta teslisin yer almasi. Bunlardan ilki Tanri. Bunlar dan bir kismina daha önce yer yer temas edilmisti. Biz burada hemen hemen bütün Hiristiyanlarca kabul edilen Havariler Inanç Sistemi (Havari ler Kredosu) denilen ortak inançlari verecegiz. Isa'nin havarilere "Baba.Ben. 6. öldügüne ve gölmüldügüne. 7. III.Günahlarin bagislanacagina. sonsuz hayata. Yüzyila ait üç bölümlü ve oniki maddeli Havariler Inanç Sistemi su sekildedir: I. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nda açik olarak yer almaz.ve O'nun biricik oglu Rab Isa'ya. Bununla beraber Hz.Teslis (Ekanim-i Selâse) Bu baslik altinda Hiristiyan inançlarinin en önemlisi olan üçleme (teslis) anlatilacakti r. dolayisiyle Kilise ile ilgilidir.Bakire Meryem ve Kutsal Ruh'tan dogmus olduguna. Ancak.3. Bir k imsenin Hiristiyanliga girisi. mez-heplerarasi ortak konular bulundugu gibi. inançla ilg ili olanlarn bir esasa baglanilmasina çalisilmistir.Kutsal Kilise'ye. Hiristiyanlikta inanç esaslari üzerinde asirlardir tartismalar yapilmaktadir. Bu esaslar . 9. kudretli Baba'ya. Iznik Konsili'nde (325 tarihinde) Ba ba ve Ogul'un. Bundan dolayi Hiri stiyan inançlari. Istanbul Konsili'nde de (381 tarihinde) Kutsal Ruh'un tanriligi ^ karara baglanmistir. ikinc isi Isa ve üçüncüsü de Kutsal Ruh'la. ilk Havariler Konsili'nden baslayarak özellikle 4 ve 5. Tanri'ya. daha önce.Baba'nin saginda oturduguna. Daha sonraki konsillerde de. teslis'in üç maddesi etrafinda kümelenmektedir.Pilatus zamaninda çarmiha gerildigine. 3. II. inanirim. 2.

Mesîh Isa vasita siyle görünmüstür). Dört Incil'de de Tanri'nin birligi. fakat inanilmasi gereken bir sir" olarak formüle edilmistir. Ogu Allah ve Kutsal Ruh Allah olarak görünürse de o yine birdir. en mükemmel ve sonsuz saf bir ruhtur. Tibet'te Om-Ha-Hum seklinde. Allah'in özü. her seyi görür. "izah edilmesi zor. inanç ve kültürlerin etkilerinden ku rtulamamis. sevgidir. Hiristiyanlarca bu üçlük. Ogul ve Kutsal Ruh'un bir ulûhiyeti n üç ayri tezahürü oldugunu ihtiva eden teslis formülü bulunmustur. Isa'nin sahsinda insan ile birlesmistir. Tanri'nin varligi konusunda ayrintili bilgi ve düsünceler ileri sürmez. Diger bazi dinle rde ve felsefî-teolojik cereyanlarda. Misir'da Osiris-Isis-Horus. Bölünmez bir özdür. Bununla beraber bu dur um. Tevrat'ta da öyledir. Ba ba olarak nitelendirilir. Ogul Tanri ve Kutsal Ruh Tanri". yaraticiligi vardir. fakat inani lmasi gerekli bir sir" olarak formüllestirilmistir. Üçleme doktrini. sifatlari olarak izah edilmeye çalisilmakt adir. cevherdir. Ancak belirtilmelidir ki tesli s. Ruhta bölünme kabiliyeti yoktur. Tanri . Allah. Hiristiyanlikta Allah. Isa'nin bedeni insan. Allah'in özü sevgidir. ruhtur. Hiristiyanlarin ilk defa bulduklari bir doktrin de degildir. ilk defa Antakyali Teofilos tarafindan muhtemelen 180 yillarinda kullanilmisti r. teslise rastlanmaktadir . her yerde vardir ve her seyi bilir. Bunun için de Allah birdir. O. Hiristiyanlik yayildikça. "Kutsal Üçlük'ün üç sahsinin herbiri Tann'dir: Baba Tanri. "izah edilmesi zor. Isa da onun og ludur. Onda tanrilik bir öz vardir. ru hu tanridir. Kutsal Ruh gibi üç unsurdan olusur: [395] a. Bunlar bir Tanri'nin degisik tezahürleri. Bu duruma çare bulmak için. Çünkü bu cevher. Hiristiyanlara göre. üç ayri tanr rtaya çikarmistir. Eski Yunan'da Zeus etrafinda kurulan teslis (Zeu s-Hera-Apollo) dikkati çekmektedir. sonsuz gücü. Kutsal Ruh'un da ayri bir ilâhî varlik olarak görülmesi. Allah mukaddes üçlüktür. Hiristiyan inancina göre "Baba" olarak nitelendirilen Tanri. nurdur. onlarin bazi özellik ve niteliklerini benimsemistir. Insani Tanri ile birlestiren. Ogul.[394] Teslisin Unsurlari: Teslis. Tanri. tek basina insan akliyle degil. baska bir açiklamada bulunmaz[396]. Hinduizmde Brahma-Visnu-Siv a. Kimse onu göremez (Hiristiyan Kilisesi'ne göre. Hiristiyanlara göre. O da çarmihta kendini feda ederek insanligi kurtarmistir. Yalniz Tanri' nin önsüz-sonsuz oldugundan bahseder. Baba'dir. Allah.Baba (Allah): Hiristiyanlikta teslisin ilk ve asil unsuru. [397] . Sonsuzdur. bu sevgiyi biricik oglu Isa'yi insa nlari günahtan kurtarmak için dünyaya göndermekle göstermistir. Bundan dolayi teslis. insani Âdem'den beri devam edip gelen aslî suçtan kurtarmak için oglunu göndermisti r. Yunanca üçleme terimi (t . Baba Allah. Baba.u olarak görülmektedir. Allah. ancak ilhamla anlasilabilen bir sirdir. Böylece aslî bünyesinde bulunmayan teslis inanci. Indiler. yayildigi alanda hâkim din. Tanri konusund a yalniz "var idi" der. Hiristiyanliga sonradan giren çok çesitli unsurlardan sad ece birisidir. Fakat Allah'da bütün bu özellikler ayri degil. Sümerlerde Anu-Enlil-Ea. Hiristiyanliktan önce. yüceligi. varligi görülmeyen Allah. Indilerden meselâ Yuhanna Incili. her seyi n yaraticisi ve sahibidir. Baba. bir bütün olarak birlesiktir.

Bir insanin tanrilastirmasi. fakat ayri bir mahiyet olarak kabul edilmekt . Kadiköy Konsili'nde ise (451'de) Isa'da bir sahisda ayri iki tabiatin bulundugu. Böylece Allah'in inayeti. Kutsal Ruh. Isa Mesih suretinde ya klasmis ve aralarinda yasamistir. A llah'in ogludur. dirilmesi ve tanriligiyl a ilgili görüslerine de temas edilmisti. Bütün bunlara Isa'nin dogumu. çesitli mucizeleriyle. tarihte benzeri görülen olaylardan da etkilenmi s olabilir. teslisi. Kutsal Ruh'un yerine Meryem'i koyarak kurmuslardir. Kutsal Ruh'tur. Isa'ya tapinmak. merkezi Isa'nin insani kurtaran ölümü olan bir sir dini haline getirmistir (Eski Yunan'daki gibi). hayatindaki olaganüs tü olaylar. ilâhî-beserî iki tabiata sahip bir insan ve Bab a ile ayni cevherden kabul edilmistir. hem ilâhî Rab. Kat oliklere göre Kutsal Ruh. Böylece "Allah'in Oglu" deyimiyle baslayan ge lisme. Oglu Isa ise dogmus. O. Tann'dan çikm istir. ana si bakimindan beserî Isa'yi dogurdugu karar altina alinmistir. Daha sonra 431'deki Efes Konsili'nde Meryem. ölen. IncIllere göre Isa konusu islenirken. Hiristiyanlikta Isa. Bazilari. Çünkü o. ayni zamanda gerçek insandir. mu'cizeler de katilabilir. sevgi ve merhametini göstermek için. [398] c. dogmam is. Hiristiyanligi. Ogul. peygamberde görülen mu'cizelerin Allah'a degil de o ins ana verilmesinden kaynaklandigi gibi. Aralarindaki mün asebet. Baba'si tarafindan ilâhî. Allah.Ogul (Isa Mesîh): Baba. Tanri Dogur an (Teotokos). Isa'ya yöneltilen dualarda büyük bir önem tasir. hem Baba hem de Ogul'dan çikar. Pavlus. Bu yeni görüste Isa.b. Baba ile ayni cevherden. Baba Allah. Isa'da beden-lesmistir . dogurulmamistir. 381 tarihinde Istanbul'da toplana n konsilde Kutsal Ruh'un Baba ve Ogul gibi tanri olduguna karar verilmistir. Bakire Meryem'in. onun sahsiyetiyle ilgili tartismalara yolaçaca k Incil ifade ve deyimlerine. içinde yine Isa bulunmakla b eraber. Ortodokslar ise Kutsal Ruh 'un Ogul yoluyla Baba'dan çiktigina inanirlar. yani onda ilâhi tabiatla beserî tabiatin birlestigini sa vunanlar itirazda bulunmus ve daha sonra bu görüs taraftarlari Monofizit olarak adla ndirilmistir. ilk sakirtlerinin gördügü gibi. ilâhî Rab olarak kabul ettikleri Isa Mesîh'e dua veya onun adiy le Tanriya niyaz ettiler. özellikle Hicaz Bölgesi Hristiyanlari. Isa ise gerçek bir tanri. Hiristiyanlikta Isa ve Meryem konusunda yazilanlar. Hiristiyan teolojisine göre hem muallim . yalniz tarihî bir insan olarak degil. Kutsal Ruh. dogurulmustur. Baba Allah ile temas kurma ktir. di-rilen ve göklere yükselen Rab (Kyrios) ol arak tasvir edilmistir. ona kul olmak. Kutsal Ruh birbirinden farkli olarak telâfi edilmistir. O. "Kris-toloji" ve "MariyolojI" diye adlandirilan iki ayri bilim dalinin olusmasina yol açmistir. ayrica Pavlus'un Isa'nin ölümü. "Kyrios" lakabi. onun tanri kabul edilmesine kadar varmistir. Bu "Kyrios" terimi." insan seklinde bir ilah"tir. Baba ile ayni cevherdendir ve Baba gibi mükemmeldir. 381'de Istanbul'da toplanan konsilde söyle açiklanmistir: Tanri Baba. Tanri'nin Anasi.Kutsal Ruh: Hiristiyanlikta teslisin üçüncü unsuru. insanlara. ölmesi ve sonra dirilmesiyle "Tanri" oldugunu göstermistir. Çünk . Ancak bu karara Isa 'da tek tabiat bulundugunu. hem de kral anlamlarini içinde bulunduran bütün seref unvanlarini ifade e der. insanlara Isa Mesih va sitasiyle erismistir. Dolayisiyle eskid en beri Hiristiyanlar. gerçek Allah'dir.

dört gruptur: . bir baska dinin (Yahud iligin) kutsal kitabina kendi kitaplari içinde bölüm olarak yer veren tek örnektir. Kur'ân gibi degil. Bu yazilar. Allah gibi her yerdedir. ayni zamanda Hiristiyan ligin baslangiç yillari hakkinda da bilgi veren bu yazilardan hangilerinin Hiristi yan Kutsal Kitabi'na (Eski Ahid kismina) alinabilecegi konusunda ilk Kilise yetk ilileri arasinda fikir ayriliklari sürüp gitmisse . Resullerin Isleri ve Vahiy vardir. tevbe. Eski Ahid'in Yunanca'ya Yetmisl er Çevirisi'ndeki bazi yazilar. tek bir cevherde toplanmis üç ayri sahistir. Yunanca Biblia: Kitap) bir bölümü olan Yeni Ahit' te bulunur. tahminen 4O4'te. dua v e niyaz ögretir. iyi haber anlamina gelir.Ö. Günümüzde Inc iller'in. 300-M S. Isa'ya ait olmayan bazi fikirlerin de yer aldigini kabul eden Hiristiyanlar ve hattâ Hiristiyan din adamlari vardir. Baba 'dan çikan. Sembolü. Isa'nin eseri olmadigini. Isa'nin düsüncelerin den uzaklasildigini ileri sürenler de bulunmaktadir. 100 yillari arasindaki Yahudi hayat ve düsüncesi yaninda. Kilise'yi Allah'in nimeti ve armaganlariyle doldu rur. beyaz güvercindir. Kilise'yi hatalardan o korur. Bununla beraber Inciller'in Hz. öldürücü günahlardan uza olan inanmislarin içinde oturmaktadir. Kutsal Ruh. bunlarin okunmasinda fayda bulunmakla beraber. Anca k Hiristiyanlarin elindeki Eski Ahit. onlardan bir doktrin çikarilamayacagini iler i sürmüslerdir. Eski Ahit. içindeki kitap sayisi ayni degildir. Ogul'da bütün dolulugu ile duran ve Ogul'dan Insanlara verilen Ruh Allah'ti r. Asagi yukari M. kurtarici ve Kutsal R uh da takdis edicidir.S. Baba bütün islerini bu Mukaddes Ruh ile yapar ve daim a onunla kudretini gösterir. Baba. [399] 4. Kutsal Ruh. Hadîsler gibi düsünülmesinin gerektigini dile getiren Hiristi yan din bilginleri ve yazarlari bulunmaktadir. 39 kitaptan ibarettir. Isa'nin vaftizinde. Bunlar. Bunlar III. Hiristiyan Kutsa l Kitabi'nin (Kitâb-i Mukaddes: Bible. sonradan ve ihtiyaca göre yazildigini. Kutsal Ruh. hepsi de ebedîdir. azizlere ve iyilere peygamberlerin ve hav arilerin seslerini ilham eder. Diger bölüm. Isa Mesih.de. Isa v e diger Yeni Ahit sahsiyetleriyle alâkali bu yazilar. Yahudilerin Kutsal Kitabina tahminen M. bunlardan bir kismi Vulgat'a (Jerome tarafindan. Yüzyildan sonra Yunanca yazilan 27 kitaptir. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nin her iki ana bölümü için Kilisece sahîh (kanonik) görülmemis meti ler bulunmaktadir. onun tanriligini açiga vurmak için bir güvercin seklin de üzerine konmustur.Inciller "Incil". yaratici. kelime olarak müjde. II. Yeni Ahid'e giren bu kitaplarin havar ilerden geldigi ve sahîh oldugu kabul edilmektedir.edir. kanonik olmamakla beraber. vaftiz ile insana gelir. Tanah'in Yunanca'ya Yetmisler Çevirisi olmak la beraber. Yeni Ahid'e dahil degildir. halk seviyesinde ilk Hiristiyan hayat ve düsüncesi ni aksettirmeleri bakimindan önemli bulunmaktadir. bazisi ikinci yüzyila kadar geri giden yazilardir. Kutsal Ruh. Fakat o. Bunlara apokrif metinler denilir. Sonuç olarak Hiristiyanlikta Baba Allah. Fail ve müessir Allah. Yeni Ahit ise 27 kitap ihtiva eder. iyi düsünceler verir. Hiristiyanlar. Baba'nin bütün kudret ve iradesini kendinde tasimaktadir. Papa Damasus'un emriyle Hiristiyan Kutsal Ki tabi'nin Latince'ye çevirisi) alinmis ve sahih görülmüstür. Inciller. Isa'nin söylediklerinin tamami yeralmadigi gibi. Kutsal Ruh. Yüzyil da Yavne'de (Jamnia) toplanan konsilce dahil edilmemistir. Inciller'de. Trent Konsili'nde (1548 yilinda) bunlarin sihhati yeniden vurgulanmi stir. 21 mektup. Ayrica. Apokrif metinler üzerinde teo loglar ve mezhepler arasinda tartismalar vardir. budur. Ogul ve Kutsal Ruh. Yeni Ahit'te 4 Incil. Yeni Ahid'in apokrifleri. Protestan liderler. Eski Ahit adini alir. Dolayisiyle Hiristiyan Kutsal Kitabi toplam 66 kitaptir. (Bu yazilarin listesi daha önce Yahudi Kutsal Kitabi Tanah tanitilirken verilmisti).

ilk sifahî gelenegi ihtiva eder.1. Bunlara "Tomas'm Çocukluk Incili ". Dördüncü Incil olan Yuh anna Incili ise 100 yilindan sonra yazilmis olup ilk üç Incil'in yorumlarini da ihti va etmektedir.Dört Incil Dört Incil. Matta. daha önce de temas edildigi gibi. sözlü gelenegin tesbit edildigi. Hz. il k iki Incil'e dayanmaktadir.Vahiyler: Petrus'unki gibi.14) gibi açiklamalar vardir. Isa'nin sakirtleri arasinda okuma yazma bilenler yok denecek kadar azdir. Onlar. Pavlus. ilk Hiristiya nlarin arasinda çikan fikir ayriliklari dolayisiyle olmustur.Ö. Isa'nin onlari yazdirdigini belirten ifadelere rastlamak zordur. ilk üç Incil arasinda benzerlik bulundugundan bunlara Sinoptik Inciller denilir. 4. kendi görüslerini desteklemek veya inanmayanlari ikna etmek için böyle bir yola gitmislerdir. Yahudiler ve Romalilari n takibi dolayisiyle. Sonraki Indilerin yazilmasinda. "Marangoz Yusuf'un Tarihi" misal olara k verilebilir. ayrica Pavlus. Ancak üç Incil'in de ele geçmemis Âramca bilinmeyen bir Inc il'e dadandigi kabul edilmektedir. Luka ve Yuhanna Indileridir. 3. Lentuluus' un Mektubu gibi. Eldeki Indi lerde Hz. Digerleri. "Nikodemus Incili". Ayrica Indilerin yazilmasinda belirli ölçülerin olmadigi. In dilerde verilen bilgiler. Bazi kaynaklarda ilk Hiristi yanlarin IncIlleri bulundugu kaydedilmektedir. Matta daha sonradir. her önüne gelenin Incil yazdigi ve böylece yüz civarinda Incil'in ortaya çiktigi ileri sürülen görüsler endir. Hz. eldeki en eski Incil'in ondan en az 30 sene sonra yazildigi anl asilmaktadir. Yuhanna gibi ilerigelen kimselerin yaptiklarini anlatan "Resu llerin Isleri".Mektuplar: Isa ile Abgar'in haberlesmesi. Isa'nin çocuklugu ve hayati ile ilgili daha fazla bilgi edinmek gayesiyle umûmî arzu üzerine yazilmistir. Kilise'nin sahih saymayarak Yeni Ahit disinda biraktigi Indiler ve yazilar arasi . 2. Kutsal Ruh'un himayesi altinda yazildigi kabul edilmistir. Petrus. hizmetinin baslamasinin 30 ve çarmih olayinin 33 yasinda iken oldugu gözönünde bulundurulursa. Yakub ve Yahuda'nin mektupl arini. Sinoptik Indilerin 60-85 yillari arasinda yazildigi düsünülmektedir.Inciller: Bunlardan "Ibranîlere Göre" ve "Tomas Incili" gibi bir kismi. Metin arastirmalari sonucu çogunlugu olusturan bir kisim bilgin. Luka Incili. 6 veya 4 yilinda dogdugu. Indiler in yaziya geçirilmesi konusu. yazarlarinca korunmak için bazi yerlerde saklanmis veya ele geçirilerek yok edilmistir. "Protoevangelium". bilinmeyen noktalari çok olan bir konudur. Pavlus'un kayip mektubu. bunlarin kontrol edilmedigi. Kilise. Bir takim ayriliklara ragm en. Ancak Indilerin nasil yazildigi konusunda netlik yoktur. M. bu yüz kadar Incil arasindan birbirlerine en yakin bulunar ak seçilmis ve bunlarin sahîh oldugu. Isa'nin. en eski Incil'in Markos Incil'i oldugu kanaatine ulasmistir. önceki bazi Indilerde n faydaianildigi yolunda iddialar varsa da bu konuda kesin bir kanaata ulasilamam aktadir. Bu Incüler. Resullerin Isleri (tahminen Luka'nin) ve Vahiy (Yuhanna'nin vahyi) kitapl arini da sahih sayarak hepsini Yeni Ahid'e dahil etmistir. Yuhanna.Petrus. [400] a. agizdan agiza nakledilen rivayetler halindedir. Bugünkü Indilerin bilinmeyen kaynaklarinin bunlar arasinda bulundugu ileri sürülmektedir. Markos. vaft izinin 28. Ancak bazi Hiristiyan kaynaklarinda bu Incil metinlerinin üç veya dört defa de gistirildigi de açiklanmaktadir. Gerçi "b ana verdigin sözleri onlara verdim" (Yuhanna 17:8. Bu. Eldeki dört Incil.

Isa'ya nisbet edilir ("Oglumun Incili" seklinde) (Bkz.Hz. Markos Vl:4. ilâh olmadigini. tabiî ki Hz. Luka ll i:23.Yeni Ahit'in Yazilisi ve Muhtevasi Hakkinda Görüsler Kilise. "Davud oglu". Luka 1:47.Matta'ya göre oruçlu olup Hz Isa'ya soru soranlar Yuhan-na'nin talebeleri. Bunla rda verilen bilgilerle Kur'ân'da verilen bilgiler arasinda uygunluk görülmektedir. gözlerinin açilmasi için basvurmustur (Bkz. 43-45). 2. Simdi Yeni Ahid'i olusturan kitaplarda çeliski gibi görünen ve farklilik gösteren hususl ardan birkaç misal olarak verilecektir: 1. Hz. kendisine Matta'ya göre iki. Markos 'a göre Yazicilar ve Ferisîlerdir (Bkz. 8. Hattâ metin incelemeleri sonucu. Allah'a ("Allah'in Incili" seklinde). Markos ve Yuhanna'da bu konuda bir açiklik bulunmamaktadir ve Isa'nin Galile'den geldigi bel irtilmektedir (Bkz. Matta ve Luka'ya göre Isa Bethlehem'de dogmustur (Bkz. 3.Luka Incili'nde bir yerde "Kurtaricim Allah". çarmiha gerilenin o olmadigini ve Hz. Luka IV:29 Yuhanna IV:3. Isa'nin nesebi. ötekinde yoktur. Meselâ Luka. diger bir yerde de "Allah'in Incili" denilmektedir (Bkz. Ârâmca konusma ta idi. Isa'dan sonra bir peygamber gelecegini bildirmektedir. 11:11). e n kuvvetli Incil olarak kabul edilen Luka Incili'nin bazi bölümlerinin ona ait olmadi gi da ortaya çikmistir. Meselâ Hz.15).Markos Incili'nde "Incil". Isa'nin söyleyip yazdirttigi sözler degildir. Isa'ya degil. Isa'ya dayanmamaktadir. Markos 1:1.Ilk üç Incil'e göre Hz.Hz. Isa için sik sik hem "Allah'in oglu". Markos'a göre bir kör. belirli bir senetle Hz. 5. bizzat Hz. Çünkü o. Bu Indiler. Luka Incilinde Matta Incilinden farkli anlatilir. Luka'ya aittir. Inciller. Yuhanna VH/42). diger bir yerde de "Kurtarici R ab Mesih" denilmektedir (Bkz. dört Incil arasinda sadece bir tanesinde bulunup ötekilerde bulunmaz. Halbuki Yeni Ahit metinleri Yunanca'dir (Eldeki en eski Yeni Ahit metinl eri Yunanca'dir). Matta'ya göre Yakub'un ogludur (Bkz.nda Ebionitlerin Incili ve Barnaba Incili meshurdur. bir kisim mektup ve kitaplari da Yeni Ahit adi altinda toplayarak kesin bir kutsal metin bulunmamasi eksikligini gidermek istemistir. Bazen bir bilgi. Markos 1/9. Luka III: 21-22. Bazen de üç Incil'de yeralan bir bi lgi.Bir Incil'de bulunan bilgi. onun için yazdigini açiklar[402]. Isa'nin Vaftizci Yahya tarafindan vaftizi Matta. ayni Markos Incili'nde bir yerde "Isa M esih'in Incili". 6. [40 1] b. Luka'ya göre Heli'nin. "Âde m oglu" deyimleri kullanilmaktadir. Inciller yaninda. Ayrica.Hz. Bu y azilar. . 1:14). 4:1). Pav-lus'un R omalilara mektubunda Hz. dördüncüsünde yeralmaz. Matta XX:30. hem de "Yusuf oglu". 7. Incili'nin basinda Teofilos adli bir dostuna hitap eder. Markos X:46). Markos I: 9-12. Allah'in birlig ini. Isa'nin Allah'in kulu ve resulü oldugunu. Isa'nin esas memleketi Galile. Markos II: 18). 4. Matta I: 16). Meryem' in kocasi Yusuf. M arkos ve Luka'da mevcut iken Yuhanna'da yoktur (Bkz. Matta Ili: 3-17. Matta IX: 14. Markos 1:14.Luka IV/4. Matta ll/1. Matta XIII: 54-58. A ncak bunlar. Isa ErIha memleketinden çiktiginda. Yuhan-na'ya göre Yahudiye'dir (Bkz. Romalilara 1:8-10).

Markos 1:14-15. çesitli dilleri konusur olmuslardi. [403] 5. Markos IX: 1-8). Hiristiyan Kutsal Kitabi'nin sonradan ve insan tarafindan yazildigi. Ancak diger Indilerle Luka Incili arasindaki farklar gözönünde bulundurulursa. Yuhanna Ili: 22-26. Isa'nin görevi Vaftizci Yahya hapse atildiktan sonra. ya onunki veya digerlerininki dogru degildir. Bu gibi çeliskilerin ve farkliliklarin Allah'a nisbet edilen bir kitapta bulunmaya cagina ve bir peygamberin kendini tanrilastirip Tanri'yi da in-sanlastirmayacagi na göre.9. Matta XVIII: 1-14. bazen birinde bulunan bir anlatimin ötekinde bulunmadigi göze çarpmaktadir. O gün. Yahya) bir yerde çekirge ve yaban baligi yedigi. XIV: 7-9. Isa'nin çarmihta ölmesi ve tekrar dirilisinden sonraki Pentakost günü. onlarin bi rbirleriyle ve kendi içinde çeliskiler. birbiriyle çelisen açiklamalar bulunm aktadir (Bkz. Matta XXVI: 23 Luka XXII: 21) 11.Zebedi'nin zevcesi Meryem'in Mesih'e gelmesi konusu. diger Inciller'de ise eli Isa'nin eliyle beraber sofraya uzanan kimsedir (Bkz. Yunanca "eklesya" (ecclesia) kelimesinden gelmektedir. Yuhanna V: 37. Hz. Cemaata 3. Bu. Yu hanna'da ise hapisten önce basladigi kaydedilmektedir (Bkz. Yuhanna Xll:14). "Kilise" diye adlan dirilmistir. Petrus. Incilini.Inciller'de Tanri'yi görme konusunda farkli. bir b aska yerde de yiyip içmedigi söylenmektedir {Bkz. Bütün bunl arin yaninda onlarin muhteva ve ifade tarzi bakimindan insan eseri oldugu. konuyla ilgili farkli anlatimlar göze çarpmaktadi r (Bkz. 14. Matta IV:12-17. IV:1-3). bindirilmesi seklinde birbirine t ezat teskil eden ifadeler yaninda. Yuhanna Incilinde Isa'nin lokmayi batirip kendisine verdigi ki msedir. Sonralari ibadet yeri için de kullanilmistir. Isa'nin yolun u benimsemis olanlarin bir yerde meydana getirdigi topluluk. Luka. Onlarin lideri Petr us'tu. O. baslayan yeni devrenin ilk nüvesiydi. Matta XX: 20-22. Pavlus'un talebesi-dir ve ha varilerden degildir.Kudüs'e giderken Hz.Matta ve Markos'ta Hz.Kilise ve Âyinler a. yazar in kendi görüslerini aksettirdigi ilk bakista anlasilmaktadir. (Bkz.000 ki si katildi. cemaat anlamindadir. Daha sonra bu toplanmalar. Matta XXI: 5. Yuhanna XIII: 26. 13. diger Indileri inceleyerek yazdigini en basta söylemekte dir. Digerlerine bakildiginda. Markos XIV: 20. Onlar. tutarsizliklar. Isa'nin sipaya binmesi. 10. Ilk Hiristiyanlarin ibadet ettikleri ayri bir yer yoktu. uygun yerlerde t oplaniyorlardi. XI: 18-19). Markos X:35-40). Luka XIX: 30-35. Luka ile Yuhanna Indilerinde ise bu konuda bir s ey yeralmamaktadir.Kilise Kilise.Havarilerden Isa'yi ele verecek kimsenin tarifi Indilerde farkli olarak zikr edilmektedir. fark li sekillerde yorumlandigi ve degisiklige ugradigi anlasilmaktadir. farkli açiklamalarla dolu oldu gu. Yüzyilda ma'betli devre baslamis ve Hiristiyanlar Kilise adini verdikleri yapilarda ibadetlerini yapma imkâni bulmuslardi. Nihayet IV.Matta'da Yahya'nin (Hz. Kutsal Ruh vasitasiyle ilâhî güçle dolmustu. Kilise özel mülküne kavusunca Kiliselerde oldu. 12. I . Isa'ya göre 12 Havari. Ilk Kilise. Matta ve Markos'ta fark li bir sekilde anlatilmaktadir. En kuvvetli Incil sayilan Luka Incilinin yazari. meclis . Kut sal Ruh'un Kudüs'te ilk Hiristiyan toplulugu üzerine dökülmesi sonucu meydana gelen Kili se'nin basi oldu. Bu kelime. Böylece Kilise'nin. Incili'ni Pavlus'un telkinleri dogrultusund a yazmistir. Matta lll:4. onlar. Markos Xl:7.

Mesîh'in gerçek bi r tanri ve iki tabiata sahip bir insan oldugu kararina varildi.Ibadet ve Âyinler ba. toplu ibadetleri ferdî ibadetten üs . öncedeo günde yedi defa yapilmakta iken. ruhban sinifinin b aslangici oldu. bir mezhep görünüsü kazandi. âyin ve ibâdet usulü ile doktrinde gerginlik var di. Bunun sonucu Protestanlik ortaya çikti. Ancak Isa'da insanî ve ilâhî iki tabiatin birlestigini savu nanlar (Monofizitler). ilk Hiristiyanlar. Bunun la beraber ferdî dua ve "oruç" da vardir. 431'de Efes Konsili'nde. Roma Kilisesi' nin bütün Hiristiyanligi temsil ettigi iddiasina yolaçti. Pavlus. 32 yilinda Sam yolunda Isa'yi ma' nen gördügünü iddia ederek Hiristiyan oldu. Nihayet 1054'te Roma Papa'sinin Istanbul Patrigini afaroz etmesiyle kesin bölünm e ortaya çikti. 869'da Istanbul'da yapilan 8. aksam olmak üzere ikiye indirilmistir. çesit li vesilelerle haç çikarirlar. Bu cemaatlar.Günlük Ibadet: Ibadet. Bu sirada mahallî Kiliseler de kurulmustu. Ancak bu konsild e Isa'nin insanlik ve tanrilik unsurlarinin birlesme konusu halledilemedi. Çünkü reform hareketleri basl sti. Isa'nin mahluk oldugunu savunan Aryüsçülere karsi. Bati Kilisesi de Katolik adini aldi. günlük. çe sitli yerlere giderek oralarda cemaatlar olusturdu. I sa'nin tanriligini. geleneginin havarilere dayandigini ileri sürüyor ve kendi dinî konular ini halletmek için özel konsiller (sinod'lar) olusturuyordu. Bakire Meryem'in Tanri'nin Anasi oldugu. Kadiköy (Kalkedon) Konsili'ni digerleri takip etti. Roma'da öldürüldü. önce kati bir Hiristiyan düsmani iken. Baba'nin Oglu olarak onunla ayni cevherden geldigini ileri süre nlerin görüsü kabul edildi. 325'de Iznik'te toplanan konsilde. Yüzyilda Bati Kilisesi kendi içinde bir defa daha bölündü. bu konsilde alinan kararlari kabul etmediler ve ayrildila r. Ibadete çagri. Yüzyilda Hiristiyanliga ser bestlik taniyip görüs ayriliklarini gidermek istedi. XVI. Bu tartismalar. Konsil'de Kutsal Ruh'un kimden çiktigi ve Roma Kilisesi'nin otoritesi gibi konular tartisildi. Kilisenin sembolü. dinî âyin ve törenler i. Böylece Hiristiyan dünyasinda ilk ciddî bölünme ortaya çikmis oldu. Basta Petrus ve Pavlus.sa'nin bedenî hatirasiyle degil. Petrus ve Pavlus. Dogu ve Bati Kiliselerinin ayrilmasina yolaçti. 1. Bu konsilde Isa'nin iki tabiata (insanî ve ilâhî) s ahip olma konusunda önceki konsilde halledilemeyen hususlara yeni açiklamalar getiri lerek karar altina alindi. Ibadetler. Görüs ayriliklari ortaya çikti. bu idareciler. haftalik ve yil liktir. Her Kili se. Böylece çesitli Kiliseler dogdu. Konstantin. Onlarin mezarinin Roma'da bulunmasi. kiliselerde cemaatla ve papaz nezaretinde yapilir. bundan dolayi onun da ilah sayilmasi gerektigi kararlastiril di. 381'de Istanbul'da toplanan ikinci Konsilde Kutsal Ruh'un da Baba ve Ogul'la ayn i cevherden oldugu. ma'nevî varligiyle bütünlesmis oldugu kabuf edilmisti.Ibadet Hiristiyanlikta ibadet. sonralari sab ah. Zaten asirlarca dogu ile bati arasinda üstünlük. Böylece konsiller devresi baslami s oldu. Her Kilise. Dogu Kilisesi Ortodoks. çanla olur. Kilise. O günden sonra Isa'nin Kilise'de hazir bulunduguna inanildi. kendinin hakli oldugunu. Daha sonra Hiristiyanligin Yahudi olmayanlar arasinda yayilmasinda büyük rol oynadi. IV. ibadet islerini yürütmek üzere birer idareci seçti. Hiristiyanlar. [404] b. Bunun için 451'de Kadiköy Kon-sili toplandi. "haç"tir.

Paskalya devri. Öyle mezhep vardir ki senede birkaç defa Pazar ibadetine katilmayi yeterli görür. bir Kiiise'ye kayitlidir. Bu putper st Roma bayrami. bu günün Hz. Paskalya. .Haftalik ibadet: Pazar günü. "beliris" anlamindadir. 2.Büyük Paskalya Oruç Hazirligi. Kilise yilinda genellikle dört devre bulunur: 1. Paskalya ise 22 Mar t-19 Nisan arasinda bir Pazar Günü yapilir ve hersene yeniden tesbit edilir. dinî o lmaktan çikip tamamen folklorik bir mahiyet almistir. normal yildan farklidir. Bu. gerçek bir sahsiyet degildir. 21-31 Aralik tarihleri arasinda kutlaniyordu. kilisede senlikler yapilir. 3. Noel Baba. Ayrica ilâhîler söylenir. dua e dilir. mecburî olmasa da. sabah ve aksam olmak üzere iki vakitte yapilir. bazilari her yil yeniden tesbit edilir. Hiristiyanlikta Noel. Kiliseye. Meselâ Noel sabittir. Romalilarin Iran'dan aldiklari Mitra Dini'n deki ölümsüz Günes Tanrisi'nin dogum günü bayramini Isa için kullanmaya basladilar. Ilk Noel. 24 Aralik aksami Hiristiyanlarin kilisede âyinle ve evlerinde yaptiklari kutsal gece eglencesiyle baslar. Bu ibadetlerde Hiri stiyan Kutsal Kitabi'ndan parçalar okunur. Roma'da. 4. Pazar günü yapilan ibadetin Hiristiyanlar için büyük Önemi vardir. "Noel Baba" arasinda bir ilgi olmadigi gibi Miladî takvim yili baslangici olan yi lbasi ile Noel Bayrami'nm da bir ilgisi yoktur. Katoliklerde mecburî. Ibadet saatleri. Noel ile ilgili ve onun devami olarak kutlanan diger bir Hiristiyan bayrami Epi fani'dir (Epiphanie). Hiristiyanlikta Pazar Gününe verilen önem. Bu kelime "görünme". Isa'nin dirilis günü olarak kabul edi mesinden kaynaklanir. Aslinda Isa'nin dogum yili ve günü kesin ol arak bilinmemektedir. Pazar Günü. Bunu Kilise'ye bagliligin bir isareti olarak kabuf eder. IV. ha staneler ve kimsesiz çocuklar ziyaret edilir. Soylulara. kutlanmistir. ziyafetler verilir. Meryemana Gönü): Bayram ve anma günü seklindedir. Her Hiristiyan. 336'da. 25 Aralik sabahi ise. sabah ve aksam ibadeti papaz nezaretinde kilisede yapil r. Ikinci b ayram günü olan 26 Aralik'ta genellikle misafirler agirlanir. 2. Isa'nin dogumunun kut lanmasi Bati'da 25 Aralik'ta. Epifani. Ekmek-Sarap Âyîni (Evharistiya) ile Isa'nin ma'nevî vücudu na istirak edilmis olunacagina inanilir. Yillik ibadetlere birkaç misal: Noel : Isa'nin dogusunun hatirasina yapilan bir bayramdir. Bu gün kutlanan Noel gecesiyle ilgili olarak yapilan çamli. Aziz Nikolas ile. eglenceli uygulamalar.Yillik Ibadet (Noel. insanlara bir "Isik " getiren "Tann'nin Oglu"nun. Dogu ve Ermeni Kilisesi'nde 6 Ocak'tadir. Bu ibadete katilmak.Advent devri: Isa'nin dogum gününü hazirlayan dört haftalik bir tevbe zamani. vaazlar verilir. Yüzyilda baslamistir. mutlaka kilisede ve papaz nez aretinde olur. Noel gecesi çocuklara h ediyeler dagittigina inanilan efsanevî bir kisidir.Noel devri : Isa'nin dogum günü. Bazi bayramlarin günü sabittir. Kilise yili. 3. digerle rinde farklidir. belli bir tarihin yildönümü olmaktan daha çok. Haç Yortusu.tün gördügü için. temiz olarak gelmeye itina gösterir. Bu ibadet. ilâhîler söylenir. Hiristiyanlar. Hiristiyanligin ilk üç yüzy ilinda böyle bir gelenek yoktur. Pazar ibadetinde Hiristiyan Kutsal Kitabi'ndan parçalar okunur. iklime ve hayat sartlarina göre ayarlanir. Noel. Çünkü he r Hiristiyan. yeryüzünde Tanri'nin ci-simlesmis bir sekli olarak görünme sidir.

Baba. yol kavsaklarinda. birlikte 6 Ocak'ta kut lanmaktadir. üzerlerinde bulundurmaktadi r. yedi sakrament kabul etti. Aslinda Hiristiyanlik öncesi dönemlere. "Tanriligini açiklamasi" h atirasina kutlanmistir. Ogul. Noel ile Epifani. Sonradan kutlanma günü ve sekillerinde Kiliseler arasinda ayriliklar olmustur. Hiristiyan olmanin ilk sartidir. Dogu Kilisesi Için çok önem lidir.Âyinler (Sakramentler) Kilise. sünnetini ve "Tanriligini" da hatirlatmaktadi r.çobanlara çocuk Isa'nin görünmesidir. Hiri stiyanligin ilk devirlerindeki Yahudi Pesah bayramina denk olan bir bayramdir. Meryemana Günü : Meryem'in günahsizligini. Hi ristiyanî bir sekle bürünmüstür. Kiliseler birbirinden ayrildikta n sonra. Kana'da bir dügünde kendini göstermesi. [405] bb. Hiristiyan olmak da . Protestanlar hariç. Paskalya : Ibranîce geçis anlamina gelen "pesah". Isa gibi Meryem'in de günahsiz oludug unu kabul ederler. Gregoryen Ermeniler. Vaftiz âyini. Paskalya. bunlardan altisini. lekesizliglini.Isa tarafi ndan konuldugu kabul edilir. âyin anlamina gel ir. ahlâkliligini ve iffetini ta nitmak için Roma'da 1477'de baslatilan bir anma günüdür. Isa'nin Pazar Günü dirilisini her Pazar kutlarlardi. Gregoryen Erme ni Kilisesi'nde. P rotestanlar ise iki tanesini benimsedi. Katolik ve Ortodoks Kiliseler. Noel 25 Aralik'ta. Bu. Vaftiz. Isa'nin dogumunu.Vaftiz (bapteme batem) : Sakramentlerin ilki vaftizdir. kabul edilen sakramentle-rin sayisinda görüs ayriliklari oldu. Dogu Kiliseleri'nde. Hiristiyanlari diger dinlerin mensuplarindan ayira n bir sembol haline gelmistir. bir Kilise'den digerine geçmek de vaftizle olur. Kutsal Ruh adina yapilir ve Hz. Kilise tes kilatinin yerlesmeye basladigi sirada kiliselerde özel bir Paskalya günü kabul edildi. O zaman Hiristiyanlar. eski inanç ve kültürlere ait ve onlarin karakteris tigi olan ölen ve dirilen tanri bayramlari. Unitaryenler ve Kuveykirlar (quakers). Katolik ve O rtodokslar. Önceleri bu bayram. Ortodoks haçinin ko llari genellikle birbirine esittir. Hiristiyanlik öncesi devrelerde de çesitli milletlerde haç sembolü vardir. Baslangiçta bu bayram. Meryem'e büyük saygi duyarlar. Ortodokslar ile Katolikle rin Paskalyalari arasinda tarih bakimindan fark vardir. Kutsal . (Sakrament. kutlamalari Hiristiyanliga da geçmis. bayramlar ve ilâhîler tahsis ederler. Insani ebedî ölümden kurtaracagina inanilan Isa'nin yeniden dirilisi olayi Kili se'nin ve her insanin hayatinin merkezi sayilmaktadir. Latin (Katolik) haçinin alttaki kolu digerlerin den uzundur. Isa'nin Betlehem'de {Beyt Lahim). Vaftiz olmak. Haç. Epifani 6 Ocak'ta. Yunanca "paskhalia"dan gelir. mezarlarinda. mensuplarina. kutsal sey. Konstantin zamaninda Isa'nin çarmiha gerildigi agaçlarin bulundugu (326 yilinda) savunulmus ve bu olayin hatirasina. birbirine dik iki agaç ve benzeri seylerden meydana gelen sekle deni lmektedir. Hiristiyanlara Isa'nin çarmihta çektigi aci lari ve ölümünü hatirlatmaktadir. Ba ti'da. Noel'inkine baglanmisti r. T anri ile insan arasinda hiçbir seyi kabul etmemekte ve bunlarin hepsini reddetmekte dir. Bu sembol. Daha sonra Isa'nin vaftizinin hatirasina kutlanan bir ba yram olmustur. Haç Yortusu. Isa tarafindan konuldugunu açikladigi yedi "sakrament"! bild irdi ve onlardan buna uymalarini istedi.) Zamanla sakramentler konusunda ihtilaf çikti. Isa'nin ma'nevî vücuduna istirak edisi. Bu ani hatirlamak için Hiristiyanlar (Protestanlar hariç) aç sembolünü kiliselerinde. ona öz el dualar. Paskalya en büyük Hiristiyan bayramlarindan biridir. Advent devresine dahil oldugund an anilma günü yildan yila degisir. bir bayram baslatilmistir. Ürdün nehrinde v aftiz esnasinda. Bu sakramentler sunlardir: 1. Is a'nin çarmih olayindan sonra haç. baslangiçta oldugu gibi.

Isa ile Kilise arasindaki çözülmez ruhan asebetin bir sembolü ve bundan dolayi kutsal bir sakramenttir. Pavlus. takdis edilm is bir yagla. bosanmaya kesinlikle izin vermez.Son Yaglama (Extreme-Onction) : Takdis edilen yagin.Rahip Takdisi (Ordre.Eski Hiristiyanlar. Kilise adina affetme yetkisine sa hip papaz. 2. 4. günahlari affolunur. pisman olup tevbe ve itirafta bulunursa. Vaftiz âyîninin kuvvetlendiril mesidir. Bir âyîn olarak evlili k. hem günahlarin b agislanmasi. günahkâr öldügü kabul edilir. Isa'nin havari lerle yedigi Son Aksam Yemegi'nin hatirasidir. farkli bazi noktalar disinda genelikle ayni seyler yapil maktadir. Önce senede bir defa yapilirken. Tann'nin meydana getirdigi bir kur um sayildigi için. Evharistiyayi bir çesit kurban olar ak gördüler.Nikâh (Mariage): Katolik Kilisesi'ne göre nikâh.Ekmek-Sarap Âyini (Euchahsîie: Evharistiya: Ökarist) : Bu âyin. bu benim kanim deyip onlara içirdi. itirafta bulunanin günahlarini bagislar. iki kisinin anlasmasinin Kilise tarafindan takdis edilmesi ve bu çiftin kilis ede mukaddes bir bagla baglanmasidir. bu olayin yorumu nu yapti. Kisi. ekmegi böldü. kilisenin bu is için ayrilan yerine götürülür. Bu sakrament. Vaftizle konfirmasyon arasinda yakin bir ilg i bulundugundan bunlarin arka arkaya yapilmasi tercih edilmektedir. Vaftiz. batirmak. hem sifa. kefaret olarak. Kilisele r arasinda vaftiz uygulamasi farklidir. Evlenme âyînleri.Kuvvetlendirme (Confirmation: Konfirmasyon): Vaftiz edilen çocugun. yiyemeyecek durumda ise dudagina dokundurulur. kilisenin b ir üyesi olur. Incillere göre. belirli sartlara bagli olarak izin verilmektedir. ceza takdir edebilir. Bu görevler. takdis âyîniyle verilir. Böylece o. hem de rahat ölüm için hastalara sürülmesi âyînidir. kilisede yapilir. Vaftiz yapilacak olanin yasi Kiliselere göre degismektedir. Kilise. Isa. parçaladi. çarmiha gerilmeden önce Hz.Ruh'la yeniden dogusu ifade eder. Suya daldirmak. Bugün de kiliselerde yapilan Evharistiya âyininde verilen ekmek ve sarap. sonra her hafta yapilir oldu. 5. 6. Bunun için herkesi vaftiz etme. bu benim etimdir diyerek havarilere verdi. Evlilik. Orada ona Konfirmasyon Ekmeg i yedirilir. Yaglanmis çocuk. Dogu Kiliseleri'nde vaftizden hemen sonra. 3. [406] 6. Pazar Günü kilisede yapilan bir âyindir. bölge ve kültürlerden kaynaklanan.Günah Itirafi (Penitence) : Kaybolan vaftiz inayetini yeniden elde etmek için yapi lan âyindir. Bazi durumlarda papaz. Evharistiya. sadece tayinle degil. Bu âyinde Kiliseler arasinda. V aftiz. Vaftizsiz ölenin aslî suçt n temizlenmedigi için. Hiristiyanlikta önemli sakramentlerden ikincisidir. 7. Yunanca suya batirmak anlamina gelir. genellikle k adinin bagli bulundugu kilisede yapilir. ne kadar günahkâr olursa ols un. onu âyîn haline getirdi. son aksam yemeginde Hz. bir ideal olarak. bir "sevap unsuru" olarak görülür. Evharistiya. piskopos tarafindan yapilir. Aslî suçun vaftizle giderilebilecegine inanilir. su sepe-lemek ve su dökmek gibi çesitli yollarla vaftiz yapilabilir. ilk çaglardan beri kutsal sayilmistir. günahlarini itiraf eder. Ordo) : Kilise hiyerarsisinin üç üst merhalesinde bulunan diy akos. Takdis. Bati Kiliseler i'nde ise daha sonra yapilmaktadir. Sonra bi r kâse içindeki sarap için. vücudunun çesitli yerlerinin yaglanmasidir. Ortodoks Kiliselerinde bosanmaya. Genellikle küçük yaslarda yapilir. Günah isleyen. kaybettigi inaye ti yeniden kazanir. Katolik ve Ermeni Kiliseleri. kurban olarak nitelendirilir. papaz ve piskoposlarin takdîsi âyînidir.Temel Hiristiyan Mezhepleri .

Ortodoks. Buna karsi kötülüge temayül. aslî suçtan uzaktir. evrenseldir (katolik kelimesi.Cuma günü et ve yagli yiyecekler yemezler.Azizler de Tanri katinda sözcü olur. Bu bölünmelerden sonra orta ya çikan belli basli mezhepleri.Gelenek kabul edilir. sahîh sayilmaz. Vaftiz olmadan ölen . yanilmaz otoritedir. sefaatte bulunabilir. 9.Isa gibi Meryem de günahsizdir. Onlarin resimleri ve k utsal emanetlerine saygi gösterilir. diger Kiliselerin ruhanî merkezidir ve hepsinde n üstündür. günaha sevkeder h çikarma çok önemlidir. Papa. Ruhban zümresi evlenemez. O.Son yargi gününü. Papa'dir. 3. Petrus'un halefidir. Adlarina hemen her gün âyîn düzenlenir. Evharistiya Âyîni'nde ekmege maya katilmaz. 11.Âyin dili Latince'dir (1965'deki II. âyîn gibi konulardaki ihtilaflarin ilk asirlardan itib aren basladigindan ve Kadiköy Konsili ile ciddî bölünmelerin ortaya çiktigindan bahse dilmisti. 13.Insan. Inci l'in yorumu Kilise eliyledir. Hiyerarside. Kilisede yapilmayan nikâh.Isa'da.Hiristiyanlar arasinda inanç. 14. Prote stan ve Monofizit. Evharis-tiya'da {E kmek-Sarap Âyîni'nde) konfirmasyon. Bogulmus hayvan etini ve kanini mubah görürler. 12. Tanri yaninda sefaatta bulunabilir. ilk komünyondan sonra herhangi bir vakitte yapilir .Yirmi bir konsil ve kararlarini kabul ederler. yedi tanedir. Ruhanî reisi Papa'dir. göge yükselmistir. Kutsal Ruh tarafindan sevk ve idare edilmektedir. Yüzyildan sonra da refor m hareketini digerlerinin takip ettigine temas edilmisti. Ilâhî ve insanî. 7. Bunun. Bu mezhebin baslica özelli kleri sunlardir: 1. Papa. 10. Meryem.Papa. Yüzyilda Dogu-Bati kopmasina. Kilise. su sekilde siralamak mümkündür: Katolik. 4. Bu mezhep. Ergenlik çagina giren her Hiristiyanin yilda en az bir defa günah çikartmasi 1215 'de toplanan Lateran KonsiIi'nde karara baglanmistir. Roma.Katolik Mezhebi Hiristiyan dünyasinda en fazla mensubu bulunan bir mezheptir.Dînî baskan. XVI. Baba ve Ogul'dan çikar. günah çikarma hücresinde. 5.[408] 8. ayni zamanda Vatikan Devleti'nin baskanidir. cehennemi ve a'rafi kabul ederler. Isa'nin vekili Petrus'a baglamaktadir. Bosandik tan sonra evlenme zina kabul edilir. Vatikan Konsili'nde degisik dillerde yapi lmasina izin verilmistir). cehennemlik sayilir. kendisini Hz. Vaftiz. Papa'yi kardinaller seçer. 2.Kilise.Sakramentler. aslî suçun içindedir. Daha sonra XI. onun disinda kurtulus yoktur. 6. [407] a. bugün. Ruhban sinifi disinda o lanlardan evlenenler bosanamaz. su dökülerek yapilir.Kutsal Ruh. Isa'nin vekili. iki tabiat vardir. günah degildir. [409] . cenneti. evrensel anlamina gelir). p iskoposlar ve rahipler kardinallerden sonra gelmektedir. papaza itiraf seklinde olmasi gere kir.

A'rafi kisa bir bekleme yeri olarak kabul ederler. Ancak o. bir bedel ödeyerek hatasindan kurtulabilir. 6. Sonraki konsilleri ve kararlar ini kabul etmezler. Ancak özerk ve kismen özerk Kiliseler de vardir. ba zi sartlara bagli olarak vardir. 10.Ibadet.Ruhanî baskanlari Patrik'tir. Günahkâr bir kisi. Sagdan sola haç çikarirlar. 1453'ten sonra Rus Ortodoks Kilisesi. Antakya ve Kudüs'tür.Ilk yedi konsili ve kararlarini kabul ederler. günah derece sine göre. âyîn dilinin Latince olmasi gibi hususlara karsi çikarak ilk itirazi baslatti. her ülkenin diliyle yapilir. Kutsal Kitap yorumu ve hüküm çikarmayi kendi inhisarinda tutmasi . 7. Rus Ortodoks Kilisesi patriklik halini aldi. Çok sayida millî kiliseler. baskaldiran.Papa'nin üstünlügünü. Birbiriyle inanç ve âyînler bakimindan ortak yönleri bulunan birçok Ortodoks Kilise. XVI. dogru görüs/ve inanç anlamina gelir. 3. Ortodoks dünyasinda dört büyük patriklik vardir. Bu iti . Bunlar. 2.Haçlarinin kollari birbirine esittir. 1917'deki Rus Ihtilalinden sonra bundan vazgeçti. Kesisler. Kutsal Ru h'un Ogul yoluyla Baba'dan çiktigini ileri sürerler. [410] c.Konfirmasyon. üstün oldugunu belirtmek üzere bu adi almis tir. Bi zans'a bagli idi.Ortodoks Mezhebi Ortodoks. 1054'deki Dogu-Bati ayriligindan sonra Bizans.Papazlar evlenebilir. kendisinin dogru yolda bulundugunu. saraba su katarlar.Ikon'lara genis yer verir. yanilmazligini kabul etmezler. saygi gösterirler (Ikon. kilise ve evlerde bulunan resimlerdir). 5. bunu mâlî bir kay nak haline getirmesi. 4. Fener Patr ikligi veya Rum Ortodoks Patrikligi diye de adlandirilir. Isa. Monofizit Kiliselerle beraber bu sayilanlar. Istanbul Patrikligi. 9. Katoliklerden ve diger Hiristiyan mezheplerinden ayrildi klari noktalar genellikle sunlardir: 1. Roma'nin üstünlük iddiasina karsi Bizans Patr ikligi.Evharistiya Âyîni'nde ekmege maya. tek bir " Dogu Kiliseleri" basligi altinda gösterilmektedir. Ortodokslugun merkezi olmust ur.b.Protestan Mezhebi Protestan kelimesi. Piskoposlar ve Patrikler evlenmez. Meryem ve azizleri tas vir eden. Istanbul Ortodoks Patrik ligîyle mücadeleye giristi. Roma Katolik Kilisesi'nin günahlari bagislamasi. Bosanma. Iskenderiye. 8. Istanbul. bu dört patriklige baglidir. Isa'nin vekili oldugunu. özel bir tarzda yapilmis olan. Yüzyilda Martin Luther (1489-1546). itiraz eden anlamina gelir. Ortodokslarin özellikleri. vaftizden hemen sonra yapilir.

Mardin. ibadet. Baba tarafindan yaratildigini. 7. Iznik (325).Üçlemeyi üç sifat olarak ifade ederler. Sâsânîlere karsi Süryanilerin birlestirilmesi konusunda ikna etmesi sonucu takdis edilen iki piskopostan biri olan Yakob Bar-dayos. basdiyakos. Aryüs (tahminen 250-336). peygamber ve resullere. bil im ve kültür hareketlerinde rol aldi. bu konsill erde alinan kararlari kabul ederler.000 civarindadir.Süryaniler. sadece ilâhî tabiata sahip oldugunu savunuyordu. Onlar da. ebedî v e çürümekten muaf olduguna inanir. irade hürriyetine. Kristoloji alaninda Monofizit görüs. bir baska açiklama getirdi: Isa'da biri ilâhî. onunla ayni cevherden oldugu karara baglandi (Aryüs'e. ölüm ve kiyam ete. Isa'nin Baba gibi ezelî ve ona esit.Allah'a. Bunlara Yakubîler denildi. "A ntakya Patrigi" diye adlandirilarak. Bunlar. Tanri'nin oglu ol an Isa'nin ezelî olmadigini.Kilise. imparatoru. 5.Süryaniler'in benimsedigi dinî temel prensipler sunlardir: Allah'a iman. Süryanilerin inanç. Yeni patrikleri.. Kilise'den atilmisti. asirlarca çözümlenememis bir çikis noktasina sahipti. 3. Misir ve Suriye'nin Müslümanlarin eline geçmesiyle Yâkubilerin yildizlari parladi. vahiyle gelen kitaplara. basdiyakos baskani. meleklere.tanrilastirmasindan kaynaklanan. Petrus'un halefidir. böylece bütün beseriyetini kaybettigini ileri sürmüs ve Istanbul Konsili'nde ( 381 yilinda). Nestoryus (382-451). Ancak bu defa Isa'nin Baba Tanriyle belirtilen rabitasi baska bir soruya yolaçti. Isa'nin vücudunun. Antakya gibi illerimizde yasarlar. Süryaniler ise Isa'nin insanî varliginin fânîligini ve çür eder. Ehl-i Kitap olarak onlara iyi muamele edildi.Monofizit olmakla beraber bazi meselelerde Ermeniler'den ayrilirlar. Eger o gerçekten Tanri ise o zaman nasil gerçek bir insan olabilec ekti?.. O da Efes Konsili'n e (481 yilinda) ayni akibetle karsilasti. Suriye Monofizitlerini teskilatlandirdi. seytanin insanin düsmani olduguna. kiyamet gününden sonra Isa'yla beraber ebedî hayat ve saadete kavusmak ümidiyle yasamak. Böylece ikinci bir tanri olmaksizin onun da tanri oldugu karar altina alinmisti. Kalkedon Konsili 'nde karsi görüsün basariya ulasmasi sonucu ayrilan Monofizit Kiliseler üzerinde büyük bir b ski basladi. Isa'nin beserî bir beden ve ruha sahip i ken "Logos"un (Kelâm) onun beserî zihnini istilâsi sonucu Isa'nin kusursuz tanriliga sa hip oldugu. öteki beserî iki ayri sahis vardi.. teskilât özellikleri söyledir: 1. daha sonra Kutsal Ruh'un tanriligini da savunan Athanasyus-tahminen 296 -373-karsi çikmisti). Isa tarafindan kurulmustur ve ebedîdir. Örnek olar ak Ermeniler. mürettip. Istanbul (381) ve Efes (431) Konsilleri-ni. Isa'n in bir tek tabiata. Günümüzde Türkiye'de Süryani Kadim Kilisesi'ne bagli olanlarin sayisi 25. diger insanlardan farkli olmamasina ragmen. Bununla beraber bu temsil patrigin sahsinda de gil Kilise'dedir. Ancak onun dünyevî bir idarecisi yo ktur. Bu üç sifat bir cevherde toplanir ve bir vahdaniy et olusturur. 6.Diyakos-luk : Okuyucu. onun tanriliginin son radan Baba tarafindan bahsedildigini ileri sürünce. mürennim. . Ancak bir Gassâni emiri-nin. bu çeliskiyi gidermek için. Ancak bu defa iki tanri o rtaya çikiyordu. Apollinaryus (tahminen 310-390). Patrik. Istanbul. 2. Aryus gibi. Iznik Konsili'nde (325 yilinda). B u iddiayi monoteist gelenekle bagdastirmak gerekiyordu.Havarilerden gelme üç dinî rütbe derfecesi vardir: a. Alla h'tan hiçbir ser gelmedigine inanirlar. Sam'da seçilmistir. herkesi sevmek. Süryanîler de bu kaderi paylasiyorlardi. cennet ve cehenneme. 4.

toplu olarak Hiristiyanligi il k kabul edenlerden olduklarini ve "ApostolIk" (havarilere ait) bir özellik tasidik larini ileri sürerler. Isa'nin dogus bayrami. vaftiz. 9. Tek evlilik kabul edilir. göre sunla rdir : namaz. Pazar ve bayramlarda ruhanîlerin baskanliginda büyük âyînler yapi lir. episkop os. ölüm-defin. Sabah. Papaz sinifindan olanlar karisi öldükten sonra evlenemezler . evlenme. M anevî ceza ise namaz ve oruçla yerine getirilir. 11. Aralik Perhizi (15-25'inci günleri arasi.Episkopos-luk: Episkos.Kesislik (Papazlik): Kesis. Istifa ederse evlenebilirler. Ülkernizdeki Süryanîler'e. ne eksik bir uzuv yaratmadigini ileri sürer ve sünnet o lmayi reddederler. k arisi ölünce evlenebilir. Yedi namazin vakitleri sunlardir : Sabah. aksam. Agustos Perhizi (10-15'inci günleri arasi. Eçmiyazin'e inmis. eger lâyiksa.Süryanîlerde bosanma olamaz. tibbî gereklilik ve 3 mu'teber sahidin ifadesi disinda bosanma yoktur. Bu namazlarin dördü farz.Süryanîler de vaftiz olurlar. Vaftizi mâ'nevî. karisi ölünce evlenemezler. 301 yilinda da Türk asilli Aziz Grigor'un (Gregoire) öncülügünde toptan Hiri stiyanligi benimsediklerini kabul ederler.Günah itirafi Süryanîler'de de ruhanîlere yapilir. Ermeni Kili . Islenen günaha göre maddî-manevî cezal verilir. Diyakosluktan diyakos baskanligina kadar yükselenler. onun ogullari ve ailesinden gelenlerce yönetilir. 3 gün {Hav arilerin orucu sayilir). Kisi tevbesini ruhanînin huzurund a yapar. Bu oruçlardan 48 günlük olani hem perhiz hem de oruç olarak tutulur. Digerlerinden Ninov a orucu da perhiz ve oruç olarak tutulur. ikindi. Subatta. hastanelere. oruç (perhiz). 12. hep perhiz olarak yerine getirilir. Hidirillas). geceyarisi. patrik. hatta patrik de olabilir. ilk Ermeni Kilise-si'ni Eçmiyazin'd e (Rusya'da Erivan yakininda) kurar ve onu 25 yil kadar yönetir. 8. Komünyonlara önem verilir. orucu. An Tanri'nin insanda ne fazla. ögle . c. Meryemana Oruc u). hayir yerlerine yardim seklindedir. Zina. kendilerini Incil'in isigi ile aydinlattigi için. Geri kalanlar.Ruhanîlerden diyakos ve papaz sinifindan olanlar evlenebilir. Maddî ceza. mafiryan (patrik mülhaki). 10. Thade (Thadeus: 35-43) ile Barthelemy {Bartholemeus:46-60) tarafindan aydinla tildiklarini. Bekâr iken bu rütbeleri alamazlar. Pazar ve bayram günleri disindaki günlerde ibadetler sec deli ve rek'atlidir. Bu Grigor. Kusluk . Onlara göre. kustuk. Onlar. ikindi.Ibadet veya sakramentler tartismalidir. metropolit. Ermeniler. Takdir edilen cezalar yerine getiri lince ilgili ruhanîye haber verilir. itiraf biter.b.Ermeni Kilisesi (Gregoryen Hiristiyanligi) Ermeni genel ismi altinda bilinen toplulukLHiristiyanligin yayildigi ilk yillard a. Karisi ölen bir papaz.Namazda kible Dogu'dur. Isa. No el). yatsi. üçü sünnet sayilmistir. Bu Eçmiyazin Kilisesi'nin Erme niler yaninda önemli bir yeri vardir. db. Ölümünden sonra bu Kili se. 13. Episkos sinifi rahipler ve diyakos baskanligina k adar yükselenler. kiliselere. ögle. 14. "aydin latici" anlaminda "Lusavoriç" derler. Haziran basi perhizi.Yillik bes oruç ve perhiz söyledir: Büyük oruç (40 güne Elem Haftasi'nin 7 günü de ekleni Ninova orucu (3 gün. sünneti sihhî bir olay olarak görürler. yatsi sünnettir. aksam namazlari kilisede topluca kilinir. horepiskopos (baspapaz). Aziz Grigor'a. Hz.

bu sikintidan. Hiristiyanliklarinin kadîm ve apostolik karakter tasidigini savunan Ermeniler. Bundan dolayi Gregoryen Hiristiyanligi. Türklerin hâkimiyetinde rahat ve huzur içinde varliklarini sürdürmüslerdir . Bu ve as agida belirtecegimiz özelliklerinden dolayi hem Katolik hem de Ortodokslarin baski ve zulmüne maruz kalmislardir. Hiristiyan Kilisesi için.Ruhanî baskan. O nlar. Bundan dolayi da Papa'nin liderligini. bazi ayriliklarina ragmen. Bütün kiliselerin millî oldugu kabul edilir.Bugün Gregoryen Ermenilerin Eçmiyazin'de (birinci derece) ve Beyrut'ta (ikinci de . Kiliselerinin millî özellige sahip oldugunu. Gregoryen (kendileri "L usavorçagan" derler) Ermeni Kilisesi olarak bilinegei-mistir. ilk havarilerde n bazisinin mezari orada bulunduguna inanildigi için Eçmiyazin husûsî bir öneme sahiptir. rahat ve huzur içinde. içice girmistir). 901 ile 1441 yil lari arasi hariç. Ermeniler kendi iç mes'eleleriyle ugrastiklari jçin. Bundan dolayi Eçmiyazin. "katolikos" (milletin temsilcisi anlaminda) diye adlandirilir. onlari kendi içlerinde eritebilmek için her türlü yolu. Hiristiyan Dünyasi'nda. E rmeniler'in en yüksek dinî makami olan katolikosluk orada kurulmus. Rumlara verilen hak ve y etkilerin aynisini onlara da vermis. Fâtih Sultan Mehmet. Kilise'nin Petrus tarafindan degil. "Allah'in yegâne mevlûdunun indigi yer" anlamina gelir. Türklerin Malazgirt Zaferi sonucunda Anadolu'ya gelmesiyle ku rtulmuslardir. ayri bir Hirist iyanligin temsilcisi olmus. Ka lkedon Konsili'nde Isa'da iki tabiat bulundugu (ilâhî ve insanî) karar altina alinmist ir. Isa'da bir tabiat bu lundugunu kabul eden ve "Monofizit" diye adlandirilan Kiliseler ortaya çikmistir. Buna ragmen misyoner faaliyetleriyle Türk topraklarinda gözleri olan süper güçler. Isa'nin yaydigi Hiristiyanlikta bu özelli gin bulundugunu. serbestçe dinî inanç ve badetlerini yerine getirmislerdir. B unlarin basinda da Ermeniler ve Süryanîler gelmektedir. onu Dogu ve Bati'daki Kiliselerden müstakil olarak ortaya çikarmisti r.Ermeni Kilisesi'nin Merkezi. Kurucusu Türk kökenlidir. ayri inanca sahip olmalar i yüzünden çok zulüm görmüsler ve hâkim Hiristiyan unsurlari onlara kendi inançlarini kabul ebilmek. din islerinde ve içislerinde onlara serbestli k tanimistir.sesi'ni kurmus. genel Hiristiyanlik içinde yer almislardir. 3. Ermeniler. Istanbul'u aldiktan sonra. varliklarini sürdürmektedir. "Türk kokan" bir Hiristiyanlik niteligindedir. Bizans hâkimiyeti döneminde. daha sonra Katolik ve Ortodoks diye ikiye bölünecek olan. Hiristiyanlard an ayrilmislardir. Istanbul Ermeni Patrikligi'ni kurdurmus (1461 yilinda). bir dog ma olarak kabul etmezler. Bugüne kadar Gregoryen Kilisesi'nin varligini sürdürmesi Türkler sayesinde olmustur.Gregoryen Ermeni Kilisesi millîdir (Ermenilerde Kilise ve millet bir ve ayni se ydir. bir kismi Protest an yapmaya bir kismi da Türkler'e karsi isyan ettirmeye ugrasmislardi r. Isa'nin insanî tabiatinin ilâhî tabiati içinde eriyerek tek bir tabiat olusturdugunu. Bu görüs karsisinda Isa'da yalniz bir tabiat (ilâhî ve insanî tabiatin birligi) bulund ugunu savunanlar da bulunmaktadir. Erivan yakinindaki Eçmiyazin'dedir. bir kismi onlari Kato I i ki estirmeye çalisirken. 4. Isa tarafindan gön derilen havariler tarafindan. bugüne kadar da varligini ve itibarini (Ermeniler arasinda) sürdürmüstür. Buna ragmen hâlâ Türkler'in hâkimiyet ve idareleri altinda Ermeniler ve Süryaniler di n hürriyeti içinde serbestçe yasamakta. bu Konsil'e katilamamislardir. 2. EçmIyazin. Isa'n in indigi yer anlamindadir. Türklere ait bazi özelliklere sahiptir. Bundan sonra Ermeniler. Daha sonra da ögrendikleri bu kararlari kabul e tmemislerdir. Ay rica "Kutsal Yag"in yapildigi "Sag El" (Azîz Grigor'un "Sag Eli"). metodu denemislerdir. dolayisiyle Isa tarafindan kuruldugunu kabul etmek tedirler. Bu Gregoryen Hiristi yanligi. Hiristiyanligi kabul etmelerinden 451'deki Kalkedon (Kadiköy) Konsili'n e kadar. Gregoryen Ermeni Kilisesi'nin Özellikleri ve Diger Hiristiyan Kiliselerinden Farkla ri: 1. Gregoryen Hiristiyan Mezhebi. Ermeniler. Kadiköy Konsili'nde alinan kararlara karsi çikan. Ermeniler'e elatmis. Türklerin hâkimiyeti altinda.

çocuklara yapilir ve tam olarak suya daldirma veya batirmayla olur. dogmalarin kesin kaynaginin ökümenik konsiller oldugun u ve ökümenik konsil olarak da ilk üç konsili kabul eder. papaz (priest). evlenmemek sartiyle yüks elir.Isa'da tek tabiat kabul eder (Ilâhî ve insanî tabiatlarin Isa'da birlestigine inani r).Kilisece günahlarin bagislanmasini kabul etmez. büyük günahlarda itirafi kabul ede r. evlenmemis papazlar) bulunur. Konfirmasyon ve Evharistiya (Hostie) ayni anda yapilir. ikonlari eski putperest âdeti sayarak reddederler.rece) katolikosluklari.Dogma'larin izahinda Ermeni Kilisesi.Piskoposlar ve piskopos adaylari evlenemez. vaft iz günü hangi azîzin bayrami kutlaniyorsa.Ermeni Kilisesi'nde kanli kurban (hayvan kurbani) vardir. 16. fakat hemen olmasinin lüzumuna inanmaz. Kilise hiyerarsisi söyledir: Diyakos (papaz yardimcisi).Papa'ya ait otoriteyi ve onun yanilmazligini kabul etmez. Ayrica vartabetler (akademik unvana sah ip. (Ortodokslar yedi. Hepsinin saf ve temiz olmasi esas alinir. 6.Sakramentleri alti kabul eder.Gregoryen Ermeniler çok dikkatli sekilde organize edilmis kilise hiyerarsisine sahiptir. 9. 20. eski izahlarf titizlikle muhafaza eder. Evlenmis olanlar terfi edemez. piskopos (bishop). 19. Katolikler yirmi bir konsili kabul eder). Papazlarin günah çikarma yetkileri oldugunu kabul etmez. 17. 10. Günümüzd e su serpmek veya dökmek seklinde uygulama da vardir (Su kaynatilir ve çocugun anasi tarafindan vaftiz suyunun ilik olup olmadigi kontrol edilir). Tevbe ve iti rafi sakrament olarak alirlar. saraba su katmaz. 13.Vaftiz. Ekmek ve sarabin Isa'nin etiyle kanina dönüstügü inancini kabul etmez. . Daha sonra da (kendi kendine) olabileceg ini kabul eder. 7. 18. Son Yaglama'yi kabul etmez ve uygulamaz. 5. bazen de d ogar dogmaz nisanlanma (besik kertme) yoluyla evlenme usulü vardir. Evlerinde kutsal bir sey bulundurmazlar. Ermeniler arasinda çok küçük yasta. 8. 12. Ondan sonra yapilan konsilleri kabul etmez. bu lunduklari hiyerarsinin bir üstüne yükselemez. dogmatik tarifleri açiklama* yetkisinin de sadece gerçekten ökümenik olan konsiller de oldugunu kabul eder. 15. Ilk üç ko nsilde Isa-Mesîh'in ve Kutsal Ruh'un tanriliginin. Ancak karisi ölen.Vaftiz.Son karar mercii ruhban ve laiklerden olusan meclistir.Evharistiya'da (Ekmek-Sarap Âyini) ekmege maya.Zina disinda bosanmaya izin verilmez. Kilise'nin günahlari b agislamasi görüsünü reddeder. 21.Filyök (Filioque : Kutsal Ruh'un "ve Ogul'dan" çikmasi mes'elesi) takisini reddeder. 11.Gregoryen Ermeni Kilisesi. Vaftiz edilen. patrik ve katolikos. onun adini alir {Ermenilerde yilin yarisi k utsal gün ve bayramlarla geçmektedir). Patrik ve katolikoslar bekârdir. Istanbul ve Kudüs'te patriklikleri vardir. Isa'nin tabiatlarinin birligini n açiklandigina inanirlar. 14.A'raf ve özel bir yargilamayi kabul etmezler.Ermeniler.

Avrupa'da da kipirdanmalara sebep olmustu.[411] e. fakat o. afaroz em irnamesini halkin gözü önünde yakmistir. Rönesans baslam is ve bunun akabinde dinde reforma ihtiyaç oldugu gündeme gelmisti. bütün bunlari "din" adina yapiyordu. O sirada prenslerin baskisindan usanan köylülerin ayaklanip hürriyet istemeleri hareketinde Luther tarafsiz kalmistir. halktan agir vergiler almakta. Bütün bunlar. bu mezhep ve gruplarin büyük bir kisminin olusumunda rolü olan Reform hareketleri hakkinda kisa bilgi verecegiz . Ancak Hiristiyanliktaki mezhep ve gruplar bunlardan Ibaret degildir bunlarin sayisi yetmisden fazladir. haya lindeki Roma'nin manevî havasini bulamamis ve bizzat içinde bulundugu ruhban teskilâti nin kötülüklerle içice oldugunu görmüstür. Leon. Bunun üzerine Papa tarafindan afa-roz edilmis. bir taraftan Hiristiyanlarin mâlî imkânlarini sömürürken. Eyalet Beyi'nin arzusu ile Luther. gruplardir . Yüzyilda Papa X. Engizisyon mahkemelerinde binlerce Insan cez alandirilmisti. bir kismi da Hiristiyanliktan uzaklasmis dinî hareketler. bunlara bagli olarak ortaya çikan Kilise ve mezheplere temas edilmisti. 1517' de Endülüjans satislarina karsi vaaz ederek ve VVittenberg Saray Kilisesi kapisina 9 5 maddelik tezini asarak reform hareketini baslatmistir. onun bu çikisinin sebepleri olmustur Luther'in bu çikislari ve astigi ferman. Hiristiyan Dünya si'ndaki bu baski ve taassup karsisinda Islâm'in toleransi. Kilise'ye ters düsen bilime ve bi lim adamlarina karsi sert tedbirler almaktaydi. 45-50 bi n civarinda "Ermeni" vardir. V. bunu kabul etmemistir. Istanbul'un alinisi. büyük çogunlugu Istanbul'da olmak üzere. Amerika ve Ingiltere'nin destek ve himayesiyle de 1847 yilinda Protestan Ermeni Kilisesi re smen tesekkül etmistir. XVI. Papa ve Konsil'in yanilmazligi aleyhindeki yazilarini reddetmesi i stenmis. Böylece Papa'nin buyrugunu yakan ilk kisi olmu stur. . Yüzyildan sonra ortaya çikmis ve günümüze kadar gelmis. Katolik ve Protestan Ermeniler de bulunmaktadir. insani dogustan saf ve temiz kabul eden Islâm. bütün Almanya'da yayilmis ve çesitli tartismala ra yolaçmistir. Bunlari n bir kismi (Ebiyonitler hariç). Endülüjans da bunla dan birisi oldu. Bugün dünyada Gregoryen Ermeniler disinda. bunlardan vererek. Reform hareketinin en hareketli öncüsü. Kilise. Sen Piyer Kilisesi'nin yapilmasinda para sikintisina düs tü.Diger Bazi Hiristiyan Mezhepleri ve Gruplari Önceki sahifelerde Hiristiyanlar arasindaki görüs ayriliklarina. Para verenlere. bir Alman rahibi olan Martin Luther'dir. Allah'la kul arasinda vasita kabul etmeyen. Fransa'nin tavassutu ite Istanbul'da 1830'da Katolik Ermeni Kilisesi. bedenî cezalar uygulamaktaydi. Roma'ya gittiginde. Reform hareketiyle ve ondan sonra görünmeye baslamistir. etkili olmustur. Karsi çikan bilim adamlarini afaro z ediyor ve dinsizlik ile suçluyordu. ancak o. Biz. Endülüjans kâgitlari çikartti. dinî ve daha çok siyasî sebeplerle . her tarafta yayilmaktaydi. Worms Meclisi'nde imparator tarafindan sorguya çekilmis. bunlarin bugün varligini sürdüren bazilarina geçmeden önce. Kilise.Gregoryen Ermeniler arasinda misyoner faaliyetleri. bilim adam larina saygiyi ön planda tutan. Katolik Kilisesi. Bunlardan bir kismi radikal. Bu sirada bilime büyük önem veren. Türkiye'de. Neticede Katolik ve Protestan olan Ermeniler ortaya çikmistir. Hiristiyan Dünyasi'nin yikilmaz kabul edilen kalelerinden birinin düsüsü. insanlarin uyanmasina vesile oluyordu. Mâlî imkânlarini genisletmek için Kilise çesitli yollara basvurmaktaydi. diger taraftan da kendi ko ydugu Inançlari zorla kabul ettirmeye çalismaktaydi. ma'nevî lütuflar va'det i. bir kismi da.

Hidâyetin ve küfrün. Hidâyet edilen kimsen in. tövbeye. 6. Katolik Kilisesi'nin kati ve dogmatik tutumlarina karsi ortaya çikmasi na ragmen Hiristiyanligi inkâr etmemis. Zwingli'ye göre. on a ayri bir yön ve hiz vermistir. kendilerine engel olunmasi sebebiyle . komünyon âyininde Isa ruhen bulun ur.Isteyen herkes. Zvvingli'nin görüslerini daha rahat ortaya koymasina yardimci olmustur.Kilise'nin her dedigi dogru degildir ve onlar da tenkit edilebilir. 7. Kilise'ye karsi tepki göstermis ve daha ahenk li bir çözüm yolu bulmustur. Fransa'yi t erkettikten sonra Basel'e yerlesti. Yüzyilda baslayip bu güne kadar devam eden Portestanlik. Bu konuda. 4. bu hareketin neticesidir. Tanri'ya serbestçe ulasabil ecegini savunmustur. Iyi ameller Luther için imanin. hidâyetin tamamen Tann'nin lütfuyla olacagini ileri sürmüstür. hidâyete ulasmanin kaynaginin Tann'nin degismez karar iyle oldugunu açikladi. Jan KalvIn (Jean Calvin: 1509-1564).Hiç bir kimse. 1536'da. gayesine ulasamamistir. Luther ile Zvvingli anlasmaya varmak istemislerse de. Fakat Isviçre'de ilk kivilcimi parlatmistir.Evharistiyada yenilen ekmek ve sarabin Isa'nin vücudu ile ilgisi yoktur.Yanilmaz bir otorite yoktur ve Hiristiyanligi bilen herkes otoritedir (Kilise ön de olmakla beraber millî kiliseler önemli bir mevkiye sahiptir).Hiristiyanlikta temel esas Kitab-i Mukaddes'tir ve ondan herkes istifade edebi lir. Katolik Kilisesi'ne karsi baslayan reform hareketi. "Hiristiyan Dini'nin Ögretimi" adli eserini yazdi. Protestanlik ugrunda öldürülmesi sonucu. 3. 8.Luther. Orada. Hristiyanligin donukluktan kurtulma . bir hatira yemegidir. O da. papazlarin Kilise'nin rahmetiyle günah çikarmalarina karsi çi kmis. O. kendi anadilinde ibadet edebilir ve Kutsal Kitab'i baska dill ere tercüme edebilir. bir baskasinin günahini bagislama yetkisine sahip degildir. Isviçre'nin politik durumu. Ortaçag Kilisesi'nin kisitlamalarini kaldirmis. etrafina ta raftarlar toplamaktadir. grup ve firkalar ortaya çikmakta. Kalvin'e göre "Ilâh evlet" getirilebilirdi. Bunu. basarili olamamislardir.Ruhban sinifi da evlenme hakkina sahiptir. Isviçre'de Ulrih (Ulr ich) Zvvingli'dir (1484-1531). bazi konularda taviz verebilir. Zvvingli. 2.Katolik Kilisesi. Bu hareket. Hiristiyanliga yeni yorumlar getirerek. Kilise'nin araciligi olmadan herkesin okuyup yoru m yapabilecegini bildirmistir. kurdugu disiplinli bir cemaatle uygulamayi denemist ir. Hukuk tahsilinden sonra protestan fikirleri benimsemege baslamisti. Luther. O. Reformcularin ikinci kusagindan sayiliyordu . Bugün dahi çesitli mezhep. 5. reformlarin en önemli hususu olarak açik lamak istedi. papazlarin takdisi ve azizlerin araciligi olmadan. XV. Hayatinin sonuna kadar Protestanligi sistemli bir sekilde y aymaya çalisti. Luther gibi ayni konu ve problemlerle ugrasanlardan biri de. Evharistiya üzerinde Luther ile tartismaya girmistir. Almanlar için Kitab-i Mukadd es'i Almanca'ya tercüme etmistir. Luther ile baslayan Reform'un neticeleri söyle özetlenebilir : 1. Ilâhî kudret ve degismeyen arzuyu. Protestanlik. Kalvin için ilâhî seçkinligin isaretidir. Isviçre'deki bir iç savasta taraftarlariyla bir likte. yeni bir mezhebin dogmasina y ol açmistir.

Misir'da 15. Cünüplük ve iht ilâmdan sonra yikanirlar. Bunun yaninda "Ebionit" karaktere sahip Hiristiyanlarin günümüze kadar geldigi ve halâ varoldugu da belirtilmektedir. Reisleri olarak Hz. "yalniz bir arzu" (monotelisme) bulundugunu ka bul eden Dogu Hiristiyanlan'ndan bir gruptur. Suriye ve Lübnan'daki Kato lik cemaatini teskil etmektedirler. Bunlar. Simdi. bir kismi Hiristiyan gruplara. ebiyonitligi (f akirligi). Bunlar. disi baska) sayarlar. Pavlus'tan önce "komünyon " âyininin hatira olarak kutlandigini ve Hz. Maronîler. Yahudi âyin ve ibadetlerini yerine getirirler. sonralari onlarla da kanli kavgalar yapmislardir.000 civarindadir. fakir" anlamindadir. bir kisminin "gnostik" gruplara katildiklari ileri sürülm ektedir. Dünyanin çesitli yerlerine dagilmis olmalarina ragmen. daha sonra eski Inançlarini terkederek. Boy abdestine benzer dinî banyo gelenegine sahiptirler.Maronîler : Hz. Ekmek-Sarap âyînindeki "ekmek ve sarab"in Hz. Isa'nin "kan kadehi" yerine su kadehi ni koydugunu savunurlar. Isa'yi son Yahudi peygam beri olarak tanir. çok sayida mezhep ve gruplara örnek olmak üzere. Paz ari kabul etmekle beraber Sabbat'a (Cumartesi) uyarlar. bugün.000. ondan sonra görünmez olduklari. Isa'nin Tanriligini reddeder. Onlar ise. [414] eb. fakat Mesîh oldugunu kabulde tereddüt ederler. Kan dökmeyi reddettikleri için et yemezler ve ideal hayatin bitkilerle beslenmek oldu gunu savunurlar. 1445'de Floransa Konsili'nde Katolikli gi kabul etmislerdir. bazisi tanitilacaktir: [412] Hiristiyan topluluklardan ea. ibadetlerde Süryanîce'yi kullanirlar.Ebiyonîtler: Yahudi asilli ilk Hiristiyanlardan bir cemaatin üyeleridir. Âyînle ilgili kitaplari için Arapça'yi kabul eder. Yüzyilda Azîz Moran adli bir ruhanî ile önem kazanmis ve VIII. sonra Müslümanlarla çatismalara girmislerdir. sünnet olurlar. Maronîler. Önceleri Sünnîlere kars i Dürzîlerle isbirligi yaparken. Katoliklige yaklasmislar.Cizvitler : . Isa'da "Yalniz bir hareket gücü". Yüzyildan sonra Maronîler adiyla bili-negelmislerd ir. ülkelerce benimsenmesinin sar ti olmustur. Bunlar. Ebiyonîtlerin V. Suriye ve Lübnan'da yaklasik 400. Isa'nin "eti ve kant" oldugu görüsünü reddederler. "fakirler-yoksullar" (ebiyonit) kelimesini onlari küçümsemek için kullanmislardir. Yüzyila kadar yasadiklari.sinin. VII. Kadiköy Konsili'ni kabul ettikle rini açiklayarak. Pavlus'u samimî bir Hiristiyan görmez ve onu dönme (içi baska. fa kat Süryânî harfleriyle yazarlar. çagin gereklerine göre anlasilip yorumlanmasinin. Ebiyonit kelimesi Ibra nice "yoksul. Isa'nin "Dagdaki Vaazi"nda[413] bahsettigi muhtevada ve "ruhta fakir olanlar" manasinda anlamaktadirlar. Isa'nin kardesi Yakobus'u kabul ederler. Bundan dolayi hasimlari. Papazlarin takdist en önce evli olmalarina izin verirler. [415] ec. önce komsulari olan ve "heretik" (sapik) saydiklari Hiristiyan gruplarla.

Daha sonra prestijlerine kavusmus ve Hiristiyanlar arasind a etkili olmuslardir. Kalvi-nizmle Katolik dogma arasinda bir uzlasma ve u yusma saglar. günümüzde de devam etmektedir. Anglikanizm. Kili-selerdeki âyin ve törenlerde millîli k esastir. iffetli olmaya. Umumî Dua Kitabi'nda (The Book Of Common Prayer) düzenlenmistir (1552'de). Kanada. Ro ma Katolikligine bagli ve "Isa'nin Arkadaslari" adiyle bilinen bir Hiristiyan tar ikatidir. Mensuplari. Papa'nin otoritesini reddederler. VIII. Anglikan Kilisesi. Cizvitler. yaklasik olarak 30-40 bin civarindadir ve 3 2 koldan faaliyette bulunmaktadirlar. Loyolali Ignas'in tesbit ettigi kaideler. XVI. Kutsal Kitab'i Ingilizce olarak taraftarlarina sunarlar . Anglikan Kilisesi'nin basi kral ve kraliçedir. bazen iyi karsilanmislar. baska bir grupla tanisarak Venedik'te kalmistir. va'zetmek. Kudüs'e gitmeye muktedir olamayan bu grup. Kutsal Kitab'i. Yüzyilda. ayni merasim. o dönemin görüsleriyle modern hosgörü arasin da bir orta yol takip etmislerdir. P aul tarafindan tarikatin kurulusu tasdik edilmistir. Sayilari. Elisabeth döneminde. Kurulusunda. iffet v e itaat ahdi ile birbirine baglanan alti ögrenciyi ihtiva etmektedir. tarikatin kurulmasindan bu tarafa. K atoliklikle baglarini kesmis olan Ingilizler. âyin ve törenleri paylasirlar. XVIII. Filistin'e gitmeden önce. Yeni Zelanda. 153 7'de Roma'ya. Anglikanlik. Gruba katilan her cizvit.Anglikan Kilisesi : XVI. üyelerinin sertlik leriyle. Hindistan. iman esaslarini. bazen ta kibata ugramislardir. II. Bu tarikat.Luteran Kiliseler : . Protestanligin Ingiltere'ye mahsus bir seklidir. müsterek ibadet k itabini esas alir ve iki sakramenti temel kabul eder. Liturji. [416] ed. Yüzyildan beri Latince yerine Ingilizce'yi kullanirlar. Reform hareketinden sonra Ingiltere'de ortaya çikmis bir Hiristiyan m ezhebidir. Anglikanlar. "Karsi Reform" hareketinde önemli rol oynamislardir. Bugün dünyanin her yerinde üyeleri bulunmakta ve misyonerlik faa liyetlerini sürdürmektedirler. doktrin ve dinî tat bikat. fakirlik. Amerika. fakat a na Kilise ile ayni inanç. Bu rada dini liderligin önemli bir yeri vardir. Kutsal Kitab 'a bagli ve kismen reforme edilmis bir Katoliklik olarak görülmektedir.1534 yilinda Paris'te Loyola'li Ignas (Ignace de Loyola) tarafindan kurulmus. devletin resmî Kilisesid ir ve devlet tarafindan korunup desteklenir. Diger bes sakramentin yeri farklidir (Bütün Hiristiyan mezheplerinde vaftiz ve evharistiya esastir). Ingiltere'ye has olan bu mezhep. [417] ee. O. Katoliklikle Re form hareketi Protestanlik arasinda uzlastirmaci bir yol takip etmektedir. Yüzyildan itibaren Anglikanizm. tel-kinatta bulunmak için gelmisler ve 1540'da Papa II. Afrika gibi yerlere yayilmistir. fakir kalmaya ve bastaki idarecilerin istedigi her y ere misyoner olarak gitmeye yemin etmektedir. Roma ile olan mücadelelerinden sonra. dünyada 70 milyon civarindadir. Bu Kilise. askerî karakteriyle ve entellektüel özellikleriyle digerlerinden ayrilmaktadi r. teskilât ve kült hayati bakimindan Katoliklige yakindir. Isa'nin askerleri olarak. Resmî Anglikanizm. Henry ve daha sonra I. Vatikan Konsili'nden (1962-1965) beri Katoliklikle Anglikanizm arasinda anla sma zemini aranmaktadir. Bu Kiliselerin çogu bagimsizdir. Avustralya.

Kilise'nin yapi sindaki bazi düzenlemeler. Bu kiliselerde resim-heykel gibi seyler bulunmaz. Zwingli (1484-1531) tarafindan ortaya atilm is. Reforme Edilmis Kiliselere pek yakindirlar. evharistiya {mass) ve kilise yili gibi bazi özellikleri d evam ettirmislerdir. Kalvin (1509-1564) tarafindan da gelistirilmis ve 1572 yilinda Kr aliçe Elizabet devrinde Ingiltere'ye girmis. Sakra-mentl er ikidir: Vaftiz (bir itaat davranisi olarak). Bu kiliseler. Amerika Bi rlesik Devletleri ve bazi Alman Kiliseleri disinda. koronun bulundugu ön kisim) servisidir. Kilise yili. Isviçreli U. va az ve ilâhi isleri yürütülür. servislere "pastör" denilen kimseler tarafindan nezaret edilir. Almanya. Mahallî heyetlerin üstünde be . eski Alma n dininden aldigi bir kisim uygulamalara yer verir. Bu kilise. 14 yasinda yapilir.Baslica bulunduklari yerler. çesitli tartismalara yolaçmistir. Disiplin Kitabi'nda geçen Kilise düzeninin kurallarini ve yazili iman ikrarini kabul eden yönetici ihtiyarlarla ögretici ihtiyarlardan (papaz: minister) olusan mahallî bi r heyete ruhanî niteligi olmayan bir kimse baskanlik eder. reformdan etkilenmis ve dinî muhtariyet kazanmistir.Reforme Edilmis Kiliseler : Bati Avrupa. Roma Katolik Kilisesi'nden ayrilmislarsa da. Bu hareket. Ancak günah itirafi mecburî degi ldir ve sikça yapilmaz. Modern Presbiteryen Kilisesi. Evharistiya. piskoposlar. Mensuplari. Vaazlar. [419] eg. Ibadet yerleri son derece sade olup burada dua. Roma Katolik azizlerine ait günlerden çogunu almaz. Evharistiya komünyonu (bir hatira yemegi olarak). çocuk önceden yetistirildikten sonra. Fransiz J. Onlar. Oruç-perhiz devreleri uygulanm az. Kutsal Kitap'tan seçi lmis kisimlarin açiklamasi ve uygulanisiyle ilgili hususlarf içinde bulundurur. Kilisede görevi bulunmayanlar için Kutsal Kitap okuma. kidemliler" tarafindan yönelti ldigi için bu ismi almistir. Üç sakrament vardir : Vaftiz. Presbiteryanizm'in havariler tarafindan vaz'edilmis bir sistem oldugunu ka bul ederler. dua ve kiliseye devam önemlidir. servisde daima bulunmaz. Kutsal Kitap okunmasi. Kutsal Kitap'tan okumalar g ltar (kilisede papazin. Günah Itirafi. dünyada 100 milyon civarindadir. Kristmas. Amerika Birlesik Devletleri ve Iskandinav ül keleridir. 140 müstakil Kiliseden o lusan topluluk. Komünyon. Konfirmasyon. Iskoçya ve Amerika Birlesik Devletieri'nde 50 milyonu geçen mensubu bul unan ve Presbiteryen tarzda ihtiyar meclisleriyle yönetilen. daima millî dildir. "Ihtiyar Meclisi" tarafindan yönetilen Kalvinist sistem Prot estanlarin yer aldigi Reforme Kilise mensuplarina\yerilen addir. "presbiter" diye adlandirilan "yaslilar. demokratik yollarla seçilmis meclis ve komitelerce i dare olunur. Katolik devreden kalma bazi kilise bölmeleri günümüzde baska is n kullanilmaktadir. Kilise dili. Bu Kiliseler. Diger bölüm ise dualar. [418] ef. Papaz yoktur. sik olsa da .Presbiteryenler : Piskoposlugu reddeden. Müstakil cemaatleriyle Kongregasyonalistler (Ingiltere'de ve Kuzey Amerika'da 7-8 milyon) ve Metodistler. Ibade tin büyük bir bölümünü vaazlar ©lusturur.

Bu mezhepte komünyon b ir hatira islemidir. . Avrupa'da ve Ingiltere'de Uni ta-ryenligin yayilmasi Reformasyon devresinde ve sonrasinda Kutsal Kitab'in serb est ve bagimsiz incelenisiyle at basi yürümüstür. "Uniteryen" adi. çocuk vaftizini (hattâ bütün resmî kredolari. kesin ve açik bir ikrardir. 1 521-1525 arasi Almanya'daki köylü ayaklan-masina katilmislardir. Presbiteryenlerin temel doktrinleri. John Biddle (1616-1662). Ilâhîler. XVI. Bir Katolik rahibi olan John Knox (1505-1572). Daha so nra Irlanda. Amerika gibi ülkelerde de faaliyetler ba slamistir. bunu.Uniteryenler: Bu deyim. Isa Mesih'in sahsi ile i lgili inançlari. Zühd ve riyazete önem verirler. Yüzyildadir. ^1561) bir Katolik papazi olm asina ragmen.lirli bir bölgede Presbiteri denilen ve piskopos görevi yüklenen bir üst idare merkezi b ulunur. Ingiltere'de Presbiteryenler zulüm görmüslerdir. 32 5 yilinda yapilan Iznik Konsili'nde Aryus'un görüsleri reddedilmistir. Kitab-i Mukaddesten alinmaktadir. Yüzyil Isviçre sehir-devlet sisteminden örneklenmis ve degisik ülkelerde de benimsenmistir. eski Anabaptistlerle Ingiliz Kongregasyonalistlerinin inançlarinin b ir karisimindan ibarettir. Luther zamaninda An abaptistler. küçük çocuklara vaftiz yapilmasina karsi reformist bir gruptur. Mabetleri gösterissizdir. ilk yüzyilda baslayan ve Aryus'la sekillenen bir muhalefet bulunmaktadir. Bu tar ihten sonra Aryus'un görüsleri Aryanizm adiyla biline gelmistir. Ingiltere'de "W estminster Asamblesi" tarafindan tesbit edilmis. Aslinda Menno Simons da (öl. kisinin Isa'ya kendi iradesiyle imaninin kesin bir sembolü olarak gören ve dolayisiyle sadece yetis kinfere bu isin uygulanabilecegini kabul eden bir mezheptir. Onlar. Ancak "Uniteryanizm " adiyla bir hareket haline gelmesi XVI. Böylece üçlemeye karsi tenkitler. vaftizde vücudun suya tamamen batirilmasina dayanan. Yüzy ve sonrasinda ortaya çikmistir. Papaz görevi yapan ihtiyarlari seçmek de bu kurulun isidir. Bunlar. âyin ve törenlerindeki kolaylik ve sadelik hepsinde aynidir. onun sadece insan oldugu seklinde netlestirmistir. Bu merkezi her alt topluluktan seçilmis birer temsilci ile ögretici ihtiyarl ar yürütür. gizli bir sekildedir. Dagdaki Vaaz'in cemiyette "I sa'nin Seriati" olarak uygulanabilecegini belirtip. Tann'ya dua ve ibadetleri. Galler.Baptistler : Bugün 30 milyon civarinda mensubu bulunan Hollanda'da dogmus bir Protestan mezhepti r. Bu mezhep. bir cemaatin üyesinin sahsî iman ve itaatini yetiskin iken vaftiz olmak veya yenilemekle gösterebilecegini ileri sürdüler. "Tann'nin Birligi" inancindan gelmektedir. [420] eh. askerî hizmeti vb. Hiristiyanl igin aslinda olmayan ve Pavlus ile ortaya çiktgi ileri sürülen teslis doktrinine karsi . Ilk Kiliseleri ve ilk Hiristiy an lan taklit etmeye çalisirlar. Bu Presbiteryen Kiliseleri'nde dogmalar konusunda ihtilaflar bulunma sina ragmen. "West-minster Iman Ikrari"nda açi klanmistir. onu odak edinerek. Ingiliz UniteryenlIginin bab asi diye nitelendirilirken Faustus Socinus (1539-1604). Ingiliz dominyonlari. Ispanya'da Michael Servetus (1511-1553). Bu idare sekli XVII. bu y olda hayatindan olmustur. Anabaptistler. 1643-1644 yillari arasinda. Istenen. çogu defa E ski Ahid'i reddettiler. [421] ei.) reddetmis ve "Mennonit" hareketini kurmustu. BaptIzm. bir tek Tanri'yi kabul eden dinî düsünce ve mezhep taraftarlarini ifade etmektedir. Bu Presbitehlerin üz erinde de bir genel meclis bulunur. Iskoçya'da Presbiteryen Kilisesi'ni kurmustur. Teslis'i (Üçlü bir Tanri anlayisi) reddeden.

fakat yaz arlarinin. insan olduklari için. G. hiçbir arac i olmaksizin. Ingiltere'de y eniden teskilatlanan Uniteryenler. Bu ismin onlara "Tanri Kelâmi" önünde titremeler verildigini belirtenler de olmustur. Yüzyilda gelismesini sürdürmüstür. Birçok Avrupa ülkesinde teskilatlanmakl birlikte. Uniteryenler'in inanç esaslari. XVIII. rahip ve din görevlisi kabul et mezler (Bu yönleriyle Mennonitle-re benzerler). Transilvanya ve Ingiltere'de faaliyette bulunmus olan Unitaryenler. bugün. Ilk Hiristiyanligin manevî ve sâde sekline dönmeyi. titremeye basladigi için onlara (Ûuakers) adi verilmistir. Unitery enlerin liderligine getirilmistir. Yüzyilda). sessizce düsünceye dalma toplan tilari yaparlar ve Kutsal Ruh'un ilhamini beklerler. . Ölümden sonra insan ruhunun yasadigina. 1605 yilinda yazilan "Cracovie Ilmihâli" ile bilgi sahibi ol an küçük gruplar. Onlar. cehennem ve ahiret konusunda farkli düsünceye sahiptirler. "Hakîkat Dostlari Cemiyeti"ni veya daha kisaltilmis olarak "Dostlar Cemiyeti"nI k urmustur. Uniteryenler. hata yapmaga egilimi olsa da. Avrupa ve Amerika ülkeler inde yasamaktadirlar. Ilim adami olan Joseph Priestley. Onlar. Tan ri'nin her dönemde insanlara dogru yolu göstermek için peygamberler gönderdigini kabul e derler. [422] ek. Bu dinî hareket. 1825 yilinda. bir çok Hiristiyan memlekette yasaklanmis ve taraftarlari göçetmege zorlanm istir (XVII. resmî âyin ve törenlere ihtiyaç duymaksizin. asil itibariyle günahkâr oldugu na inanmazlar. Uniteryenler toplantisi y apmis ve toplanti yeri mabet olmustur. O günden bu tarafa da varliklarini sürdürmüslerdir. Onlarin çogu. Inançla ilgili meselelerde. "Tanri" ile temas kurmayi prensip olarak benimsemistir. dogmalar. fakat Tanri'ya sevgilerinden dola yi cehennemde olmayacaklarina inanirlar. Hollanda'da. Tann'nin birligi.Bu hareket. Kilise'nin ve hattâ Kutsal Kitab'in (Bible) otoritesini reddedip sadece Kutsal Ruh' un otoritesini kabul ederler. hata yapabileceklerini ileri sürerler. Sahip oldugu "Titreyenler inden dolayi ve deli diye fikirlerden dolayi mahkeme önüne çikan Fox. dualarda herhangi bir destek ve dilekte bulunmayi Tanri'nin isine kar isma olarak telakki ederler. ancak "Tanriligi"ni reddeder ve "yanilmaz" oldugunu kabul etmezler . Tanri'yi ve insanlari sevmekten. Tanri'nin direkt olarak insan kalbinde ortaya çiktig ina inanan Kuveyktrlar. merkezi Boston'da bulunan ve "Amerika Uniteryen Cemiyeti"nin kuruldugu Amerika'ya göçetmistir. en yogun olarak Amerika. sessizlik ve dinleme halinde. Fox (1624-1691). dinî konulardaki genis toleransiyla. çesitli din ve görüslere karsi hosgörüyü esas alirlar. "The British and Foreign Unitar ian Association" (Britan-yali ve Yabanci Uniteryenler Birligi) olusturmuslardir. ebedî bir hayata inanmaktan ibarettir. Isa'nin hatirasina gereken sayg iyi gösterirler. Hz. ahiret hayatinin nasil ve nerede olacagini bilemeyeceklerine. Polonya. Macaristan. Isa Mesîhi de bunlarin en üstünü olarak görürler. Kanada. Saygi gören bir piskopos olan Theophilus Lindsey. ibadet. aklin kabul ettigini . Fakat bu yeni hareketin üyeleri sürgün ve hattâ 1813 y ilina kadar ölüm cezasiyla cezalandirilmistir. Kuveykirlar çok fazla zulüm görmüsler hapsedilmislerdir. Hiristiyan Kutsal Kitaplarini insan tecrübesinin bir belgesi olarak görür. 1652 yilinda. Anglikan Kilisesi'nden bekledigini bulamayinca. Uniteryen hareketi. Almanya'da ve Jean Sigismond'un krallik döneminde Transilv anya'da ortaya çikmistir. kredo. yüzyilda George Fox tarafindan kurulmus bir Hiristiyan dinî hareketidir. otoritelerin belirledigini degil. Onlar. insanin günah islemege.Kuveykirlar (Ûuakers): XVII. sak-rament.

Bugün dünyada yaklasik 300. ergenlik ve çocukluk vaftizinin su serpilerek yapilis sekli. basina buyruk olarak yasar. sabah duasi. Evlenmeler. VVesley. inançlari geregi askerlik yapmaz ve andiçmeyi Istemezler. Ingiliz dominyonlarinda. ibadet yerlerinden kovuldular. yo ksul çocuklarin egitim ve ögretimlerini üstlenmeleri. Sâde giyimleri. Hiristiyan ülkelerinde oldugu kadar. heyecanlarindan dolayi. h er samîmi taraftari aydinlatan Iç isiga inanilir. yeni taraftarlar için rehberli k kurallari ve benzeri hususlar yeralir. En önemlisi. Moroni adli bir melegin kendisine vahiy getirdigini açikladi. dua ve oruçlarinda yeni bir yol tutmalari. Kuveykirlar. Bunlar. Isviçre gibi y erlerde de Kuveykirlar bulunmaktadir.000 kadar taraftarl ari vardir. 1791) ögretileri neticesinde ort aya çikmis mezhep mensuplaridir. Amerika'da bir Metodist piskoposluk kuruldu. öldürmek için hiçbir bahane kabul etmez. Metodistlerin toplam sayisi 25-30 jnilyon kadardir. dinî günlerde ve benzeri seylerde me todik bir düzen takip etmeleri sebebiyle "Metodistler" diye adlandirildilar.B. Kölelige de karsidir lar ve dünyada barisi temel prensip olarak alirlar. Metod istler. Norveç. 1823'de Ver-mont'taki Sharon'da yo ksul taraftarlarina. bir manevî hayat metod u vaz1 ederek dinî bir uyanisi baslattilar. bugün oldukça artmistir. [423] el. savaslarda savaszedelere yardim ederler. Smith (1805-1844). agirbasliliklari ile taninirlar. Toplanti salonlari. üç ayli e yilik. Bugün. Bu kitapta. Hollanda'da. büyük bir kayitsizlik gösterir. dürüstlükleri. Çin'de. yardim sever likleri.'de halen 150. Ingiltere Kili sesi mensubu olmalarina ragmen VVesley kardesler. Oxford Üniversitesinde. basit bir dinî törenle olur. Üç büyük toplanti zamanlari vardir: aylik. herkese "sen" diye hitap eder ve hiç kimseye selâm vermezler. Hindistan. komünyon âyini. Moroni. Japonya. Isveç. ona New York'daki Cumorah'da bir tepeye gömülü.Kuveykirlar.D. Ingiltere'de Metodistler arasinda bölünm eler ve farklilasmalar oldu. Yüzyilda Protestan ilâhiyatçi John VVesley'in (öl. Anglikan Kilisesi bünyesinde. Almanya'da. dünyada. çocuk doguran annenin tebrik edilmesi. yillik olanidir. tesl is inanci. kardesi Charles ve arkadaslari George Whitefield (bunlar. baskalarina. aktif küçük bir grup olarak basladilar.000 civarinda Kuveykir vardir. Sayilari.32 yilinda Britanya Metodist Kilisesi'ni ortaya çik aran ilk birlesme.Metodistler: XVIII. fakat devamli arttilar. Fransa'da. 1936'da Metodist Kilisesi için bir kitap hazirlandi. Danimarka'da. Kuveykirlar. Hiristiyan olmayan ülkelerde de mis yonerlik faaliyetinde bulunurlar. [424] em. Sakramentli bir Inanci benimseyen Ku-veykirlar'da ibâdet tamamen ruhîdir. kisa dualar. A. Ayrica bagimsiz Metodist gruplar da bulunmak tadir. 1917 yilindadir.Mormonlar: Joseph Smith tarafindan 1830'da New York'da kurulmus dinî hareketin mensuplari bu adla anilirlar. bazi ilhamlardan sonra. J. Oxford hapishanesindeki tutuklulari düzenli olarak ziyaret etmeleri. Anglikan papaz laridir). 19. eski Misir dilinde yazilmis me . Kuveykirlar'in "Dostlar Cemiyeti". basit ve sâdedir .

bugün. Smith. Bu sehir çok kisa bir zaman da gelismis ve 1850'de Amerika hükümeti tarafindan Utah eyalet yapilmistir. Yüzy ilda yasamis Mormon ile oglu Moro-ni'dir. yardimci olanlar (Mormonlar) kurtulacaklardir. J. Kudsiyette gelismeyi ve hattâ ilâhîlige yükselmeyi kabul ederler. Brigham Young da ilk vali seçilmistir. "Isa'nin Son Gün Azizleri Kilisesi" diye adlandirildi. Komünyon. orada da ayni muhalefetle karsilasinca Mississipi'yi geçerek Illinois'e gitmisl erdir.tinleri ihtiva eden altin tabletleri haber vermisti. Smith. beyazlar arasinda faaliyette bulunm us. Smith'ten sonra Mormonlar'in basina. bu metinleri buldugu nu. siddetli bir misyonerlik gayreti içindedirler ve bütün dünyada faaliyet gösterm ektedirler. orada. Mormonlar burada çok güçlenmisler ve büyük bir Mormon tapinagi meydana getirmislerdir. Smith'e göre Amerikalilar. tütün ve içki yasak oldugundan.-dünyayi yenileyecek ve tipki cennet gibi yapacaktir. Isa' yeniden dönecegi yer Amerika'dir. Isa Mesih'e ve Kutsal Ruh'a inanirlar. Ilk Mormon mi syonerleri Liver-pool'e ulasmis ve 8 ay içinde 200 kisiyi kendi inançlarina kazandirm islardir. Kilise'nin basi baskan olarak isimlendirilme ktedir. Bundan dolayi b u dinî hareketin lideri martir (sehit) olarak kabul edilmistir. Bu sehre de. yeni Kudüs'ün Kirtland'da kurulmasina dair. tercüme edilebilir. Kisa bir müddet sonra da mahkûmlar tarafindan öldürülmüslerdir. Kirtland'i terke-derek Missouri'y e. Bunlarin büyük Çogunlugu g ençtir ve hayatlarini misyonerlik faaliyetine adamislardir. "Oniki Havariler Konseyi" adina Mormonlar'i Utah'a kadar götürmüstür . kardesi ve bir taraftariyla birlikte. Her üye iki yil misyonerlik yapmalidir. Son beyazlar. 12 kisiyi misyoner olarak göndermislerdir. ölümünde geride 17 hanim ve 49 çocuk birakan Brigha m Young geçmistir. dirildikten sonra. Mormonlar. kalabalik bir hapishaneye konulmustur. 1831'de bir vahiy aldigini açiklami stir. 1895'te W. Mormonlar Tanri'ya. Basarili geçen birkaç yildan sonra Smith. Mormon Kitabi'nda aksi bulunmasina ragmen. VVoo druft tarafindan kaldirilmistir. yeni bir "vahye" dayanarak çok evliligi telkin etmis ve uygulamistir. Smith. okudugunu ve melek vasitasiyle tercüme ettigini (Urim ve Thummin için bkz. Çikis 2 8:30) ileri sürdü va basina bunlari dikte etti. "Isa Mesîh'in Son Gün Azîzleri" olarak kendilerini gören Mormonlar'in inanç sistemi Joseph Smith tarafindan tesbit edilmistir. Vaftizde suya daldirmayi uygularlar. Böylece 1830'da Mormon Kitabi basildi. "Tuz Gölü Sehri"ni kurmuslardir. Tabletleri onlar gömmüs ve Smith de bulmus tur. Buna karsi konulmus. Onlara göre. Yeni Kudüs Amerika'da kurulacaktir. 1835'de. büyük bir gelisme göstermistir. bin yillik bi r saltanat sürecek ve ona inananlar. 4000'den fazla kadin ve erkek Mormon tarafindan sürdürülmektedir. Dün yada 8 milyon kadar Mormon bulunmaktadir. Bu Kilise. O. bizzat Isa hükümd ar olacak. Ingilter e ve Iskandinav ülkelerinden birçok göçmen (mormon) gelmistir. Mormon Kitabi da Tann'nin sözüdür. Mormonlar. Israil kabilelerinden gelmis ve kizilderililerle bey azlardan olusmustur. dinî ve siyasî muhalefetle karsilasmis. Isa. XV. bu yeni kurulan sehre göçetmistir. Fransa'da 10-15 bin. Ing iltere ve güney bölgelerden birçok taraftar. Misyonerlik faaliyetleri. fakat onun kilisesi kizilderililerce tahrip edilmistir. Incil Tanr i'nin sözüdür. Inanç esaslari arasinda yera-lan çok kadinla evlilik. Utah'ta "Büyük Tuz Gölü" kiyisinda. Isa. T araftarlara "Mormonlar" denildi. 1840'da "Nauvoo" sehrini kurmuslar ve basarili olmaya baslamislardir. [425] . Bu yeni inanç sistemi. sadece ekmeksu ile yapilir. Degisik yerlerde tar aftar bulmak için. Taraftarlarinin Tanri'nin sözü kabul ettikleri Mormon Kutsal Kitabi'na göre yeni bir K ilise kuruldu. dogru olmak üzere.

Bunlarin da en önemlisi ve misyoner karatere sahip olani. [427] ep.Adventistler: 1831 yilinda VVilliam Miller (1782-1849) adli bir çiftçi tarafindan Amerika Birlesik Devletleri'nde kurulmus bir Mesîhî harekettir. Yedinci Gün Adventistler i d ir. Fransa'da ise 10-15 bin civarinda taraftarlari bulunmaktadir. 1906'da. yaln iz âdil olanlarin.en. Kutsal Ruh'un vaftizi denilen bir aydinlanma ile kazani lan ihtidaya önem vermektedir. Miller bu isten vazgeçmis ve taraftarlari ise baska tarihler vermeye devam etmistir. Miller. Bu hareketin mensuplari. Bunun için Fr ansa'da çok sayida eser. günümüzde. tütün ve alkol içmekten kaçinmak zorundadir. kahve.Pentakostalistler (The Pentecostal Revival): Amerika Birlesik Devletleri'nde Los Angeles'de. Yedinci gün Adventistleri. Kitab-i Mukaddes'in kurallarina siki sikiya uyarlar. Anca k ilân edilen tarihte Isa gelmeyince. ibadet günü olarak. J. Ermeni ve Süryaniler arasinda propagandalarini sürdürmektedirler. Yedinci Gün Adventistleri'nin genel merkezleri VVashington'dadir. Bunlar. Isa'nin ikinci gelisinin önce 1 843'de. hakki kabul edenlerin (yani kendilerinin) öldükten sonra dirilecegi ne inanirlar. Isa'nin ikinci gelisinin 22 Ek im 1844'de olacagi seklinde bir vahiy aldigini açiklamis ve bunu ilân etmistir. birbirlerine karsi . Ruh'un öldügüne. Bu gazete ve dergilerin en taninmislari "La Croix" ve "Le Pelerin"dir. Katolik düsüncesini basin yoluyla ögretmek ve yaymaklar. Bu harekete bagli cemaatlar. Bu grubun asil hizbini temsil eden ve ölümden sonrasi ile ilgili inançta Katoliklige bagli kalan "Incile bagli Adventistler" ortadan kalkmistir. Miller. Cumartesi'ni kabul eder ve bugünün yasaklarin a uyarlar. 18 44'de Isa'nin "Seçkinlerin yazilmasini baslattigini kabul ederler. O. Dünyada 5 milyon. çay. dünyada. Bu dinî hareket. [426] eo-Asopsiyonistler: 1843'de Papaz Emmanuel d' Alzon tarafindan kurulmus olan cemiyet üyelerine verilen Isimdir. Ikinci gelis tarihi ve ruhun ölümsüzlügü konusunda ileri sürülen muhtelif görüsler. Eski Ahit üzerinde çalismis. Bu grubun gayesi. Pazar yerine. Vaftizi suya batirma seklinde uygularlar. arkasindan alâmet olarak çesitli di llerde konusmayi getirecektir (Görüldügü gibi hareket Hiristiyanlikla Zen Buddizmi uzlast iran sinkretist bir gelismedir). ikinci gelisin ço k yakinda vuku bulacagina dair konferanslar vermeye baslamis ve bunun için de "The MIdnight Cry" adli bir gazete çikarmistir. B ugün ise "Ikinci Advent Adventistieri" ile "Yedinci Gün Adventistleri" bulunmaktadir . Yahudi Kutsal Kitabi'na diger Hiristiyanlarin göstermedigi sadakati gösterir. Isa'nin gelisini umutla bekl eyen bir gruptur. zenci vaiz W. et yemekten. Ahlâkî sert kurallar uygularlar. Bir Adven-tist. 3 milyon civarinda üyeye sahiptir. dergi ve gazete çikarmislardir. Böyle bir aydinlanma. Istanbu l'da bir Adventist Kilisesi vardir. grup için plesmeye yolaçmistir. Seymour 'un gayretiyle ortaya çikmis ve Norveç'li Thomas Barratt tarafindan ayni yil Avrupa' ya yayilmistir. Türkiye'de de faaliye t göstermekte. olmayinca 1844'de vuku bulacagi kanaatine ulasmistir.

ayriliklar kalmisti. Arap dilinde.Islâm'in Dogusu ve Dogdugu Çevredeki Inançlar Dünya nüfusunun. kazanan siirler altinla ya zilip Kâ'be duvarina asilirdi.s.Genel Bilgi a. bu gidise karsi dünyadan etek çekmisler. Yedi kasîde böylece meshur olmustu ("Muallakat-i Seb'a" ). Araplarda yaziya dayanan gelenek kuvvetli degildi. Bundan dolayi Kabe'yi içinde bulunduran Mekke. Mevcut dinler.000) dini olan Islâm. Insana yön vermede ye terli olamiyordu. günü. temizlenmeyi ögretti. Araplar. gençligindeki "emin"ligi. onu kollari aras ina alip daha kuvvetli sikarak birakti ve söyle dedi: "Yaratan Rabbinin adiyla oku! . Babasi Abdullah. hitabelerde bulunulurdu. Yüzyilin hemen bas inda Arabistan'da dogdu. Yemen gibi). savaslar olurdu. Hitti) "Aslî sekli ile I slâmiyet. ilk Hiristiyanlar hakkinda Kutsal Kitapla kaydedilen seyler e göre kendi hayatini düzenlerler. Ukaz Panayiri'nda yarismalar yapilir. kitalar ar asi ticaret yollarinin geçtigi. yüzyillar boyunca hem dinî hem d e ticarî bakimdan Arap yarimadasinda önemli bir rol oynamaktaydi. Melek. O devirde Arabistan. Isveç'teki Pentakostalist orani diger ülkelerden daha fazladir. büyük ifâde gücü vardi. Batili bir tarihçinin (P. Ancak siire karsi ilgi çoktu. kabîleler halinde yasarlardi. annesi Âmine idi. Bu gidise karsi uyarici ses. Kendisinin Cebrail oldug unu. tatminsizlikler. [428] C. Bir uyariciya. O siralarda dünyada büyük bir huzursuzluk vardi. Hz.Ö. "I slâm'a ihtiyaç var mi idi?" sorusu. 2000) kurdugu Kabe. % 23'ünün (yaklasik 1. Muhammed'in hayati ile ilgili yeterli bilgi bulunmaktadir. insanlari mutluluga ulastiracak yeni bir yola ihtiyaç vardi. Mekke yakinlarindaki panayirlar.K. Yüce Allah'in kendisini. haksizliklar. bu alanda. Zira zaman. Hz. bu dinlerin ilk aslî hüviyetini almis götürmüs. Pentakostalistlerde bir teskilat ve servis düzeni b akimindan konulmus kurallar yoktur. maddecilik almis yürümüstü. Mekke'nin ileri gelen on aile sinden Hasim ogullari kabîlesine mensuptu. ülkelerinin iklimi sebebi ile göçebe idi. önemli limanlari bulunan bir ülkeydi. ona seslendi. O. Cebrail. Bu kabîlele r arasinda devamli geçimsizlikler çikar. Hz. Harekete bagli üyeler. pesin hükümler. bu süre de kurulurdu. olgun yasindaki firâsetî de bilinmektedir. zulümler.a. Iste Hz. Muhammed (571-632). Bu olgun yas kirka ulasinca Nur Dagi'nin Hira Magarasinda.350.) üç def a "Oku!" dedi. Bu dinin dogusu esnasinda yeryüzünde çok sayida din vardi. Ibrahim'in ( tahminen M. Çocuklugund aki agirligi. her defasinda okuma bilmedigini söyledi. Ancak sehir hayati yasayan yer ve bölgeler de vardi (Me kke. Arabistan'dan geldi. Muhammed'e (s. 610 yilinin Ramazan Ayin in 27. Araplar. Bu panayirlarda siirler okunur. Savaslar. Peygamberler arasi nda hayati hakkinda en fazla bilgiye sahip olunan da Hz. kendi kurtuluslarini düsünüyorlardi.000. Ancak yilda dört ay (har am aylar) savas yapmamak gelenek olmustu.ISLÂM 1. Muhammed'dir. Manevî hayattan zevk alanlar. Yüce Allah'in melek elçisi. geride tarti smalar. Medine. böyle bir çevreden geldi. Okuma yazma bilenler azdi. Muhammed'i peygamber seçtigini haber vermek üzere görevlen dirdigini bildirdi ve ona abdesti. Samî kavimlere ait dinlerin mantikî mükemmellesmesidir" cümlesinde cevap bulmakt adir. bir dinî merkez olarak Kudüs'teki Tapinaktan daha es kiydi.müstakildir. VII.

sadece peygamberlerin ulasabilecegi normalin üstünde bir bilgi edinme yoludur . Araplarin bunlardan baska "tâgut" denilen tapinaklari vardi (sayisi 100 kadardi). B ir Âyette Hz. Bu devreye geçmeden vahiy üzerinde biraz durulmalidir. Putlari Allah ile kendi aralarinda ortak tutan Araplarin bu tutumuna "müsrik lik" adi verildi.a. güzel ahlâki. Kalemle yazmayi ögreten O'dur. kur'a oklari çekerler ve tavaf ederlerdi. ancak putlari Allah'la kendi aralarinda araci kiliyorl ardi. görevlerini. Ancak bu bir deney ve gözlem k onusu degildir. Araplarda puta tapicilik yaygindi. dünya malina. sahsiye ti. maddeye. ona ibadet eden. Sasanîlerin ise Mecûsîlik'ti. tastan. Ancak bu dinlerin Araplara etkileri faz la olmadi. Hal putlara tapiniyor. dogrulugu. onun bir örtü getirtip her kabileden bir temsilciye tutturup kendisinin de onu elle riyle alip bu örtünün ortasina koyu-vermesiyle hemen orada sonuçlanivermisti. Allah'i biliyor. Bellibaslilari. Bunun yaninda. onlarin önünde kurban keser. atalara ta'zim kültleri de vardi. "Lâf (T aif'de) ve "Menaf'tir (Kudeyf'de).s. 1-5). Ismail 'den sonra bu topluma bir uyarici gelmemisti. Islâm Dini böyle basladi. 40 günden 3 yila kadar sürdügü tartismali olan. Yemen'de (Necran) Hiristiyanlar bulunmaktaydi. .O. onu anlamaya biraz yardimci olabilmektedir. Madenden insan seklinde yapilan puta "sanem" (çogulu "esnam"). insani bir kan pihtisindan yaratti. her seye kadir bir tanri fikri varligini devam ettirmekte idi. Batiya düsen Habesliler de Hiristiyan idi. Ayrica Mecusîlik ve Sâbiîlik de vardi. Bu sirada Arap toplumu ahlâk bakimindan bir çöküntü içinde idi. Kâinatin yaraticisinin. Muhammed. kavminin hafifliklerine katilmiyor. Vahiy. Çünkü yal an bilmiyor. Oku! Rabbin nihayetsiz kerem sahibidir. dürüstlükten ayrilmiyordu. Peygamberlerle sinirlidir. servete. Degistirirse çok kötü karsilanirdi. Hz. fakat tastan veya agaçtan yapilan puta "vesen" (çogulu "evsân") ve belirli bir sek li olmayip tapmak için kullanilan taslara da "nusub" (çogulu "ensâb") * denilirdi. sadece insandir. eglenceye kapilmis i nsanlarin bulundugu Arap toplumundan bir peygamber çikmisti. "Uzza" (Batn-i Nahle'de). Arap yarimadasinda Yemen. Insana bilm edigini O ögretti" (Alâk. 360 put vardi. Putlar. Taif ve Medîne gibi yerlerde Y ahudiler. Ancak sira kavmini dine davete gelince durum yine böyle mi olacakti? Ilk Vahiyden sonra. Kâ'be'nin on arilmasinda "Hacerü'l Esved"i yerine koyma konusunda çikan kabileler arasi tartisma . vahyi veren Yüce Allah'tir. Ancak peygamberin çevresinde bulunanlar in bu konuda gözlem sanslari vardir. Bu putlarin içinde en büyügü "Hübel" idi. Arap kabîleleri sayisinca. Bununla beraber Hz. bazen un ve benzeri yiyecek maddelerinden put yapan. Sayi si az da olsa "Hanîf" denilen kimseler vardi. tahtadan ve madenden yapilirdi . Ilham. kisacasi bütün meziyetleri ile daha çocuklugundan/gençli inden itibaren dikkatleri üzerine toplamisti. Ona "Muhammedu'l-Emîn" demislerdi. elleriyle yaptiklari putlara ta' zim eden. Ibrahim'den ka lma yüce. Ka'be gibi bu tapmaklara da saygi gösteren Araplar. Ka'b e'de. Içlerinde kizlarini diri diri gömüp merhamet etmeyen. Hz. batil-bos inançlar içinde ömür tüketiyordu. yine onun gibi bir insan ile. onu niçin yarattigini. tek. zor bir devre onu be kliyordu. Araplar. hayatin ve kâinatin sonunu akil ile sonuçlandirilmayacak konulari haber vermesi için vahiyden baska daha güzel hangi yol olabilir? Dolayisiyie peygamberler. Evlerde de put bulundurulur ve ona ta'zim edilirdi. zekâsi. Bunlar putlara tapmaktan titizlikle kaçinmaktaydi. ancak bana tanrinizin tek bir Tanri oldugu vahy . insana. yine insan seklin de. s onunda da kitlikta onu yiyen. çesitli hurafeler. Kisi kabilesinden çikmadikça putunu degistiremezdi.Arabistan'in kuzeyindeki Bizans'in dini Hiristiyanlik.) sahsinda bu gerçek söyle ifade edilmektedir: "De ki : Ben de sizin gibi bir insanim. Arabistan'da putatapicilik disinda yildizlara. Muhammed'in (s.

hem de anlam ge nisligi pek çarpicidir). sonrakilerin olmustur. o sakin ve agir sahsiyet. 110). Hatice oldugunu söy leyebiliriz. hayir islersin. bu olaya sahitlik etmistir. o 33 yasinda iken olmustu (Müslümanlarin inancina göre çarmiht a ölen. 35 yasinda. Isa'nin hain sakirdi Yahuda'dir. Bundan dolayi Kur'ân'daki Tîn süresindeki " Incir" ile Irtibat kurup Budda'nin sahsiyetine aydinlik getirmek isteyenler vard ir. kendi menfaatini gözetmez.) söyle geliyordu: "Sen. Sonra vecd hali onu kavrayip öyle heyecanlandiriyordu ki. Varaka. O. I sa'ya (a. sayet çökmezse bacaklari yay seklinde egriliyor ve sanki kiri lacakmis gibi bir durum aliyordu. O. Sana gelen. Bu anda büyük bir ag ilik ona baski yapiyor. Hz. Isa'nin hizmeti üç yil sürdü. hattâ cinlerden bu sözlerin b ir benzerini ortaya koymalari istenmisti. gerçekten Allah'in elçisi oldugunu ona hatirlatiyordu. Hz. Muham-me d'le karsilasinca.c) tarafindan bir görevlendirme mi. Ayetler naz il olmus ve yine böylece gelen bazi Âyetlerde insanlardan. yurdundan çikaracaklar . darilmadi da!" denilerek. Bu noktada Hz. "Rabbinin nimetine gelince (baskalarina) durma yip söyle" seklinde tebligin baslatilmasi emriydi. Saha be. Muhammed'e vahyi n 40 yasinda iken gelmeye basladigi ve onun 43 yasinda "resul" oldugu belirtilir . Varaka'nin Müslüman olup olmadigi konusunda kesinlik yoktur. Ben sayet o günlere yetisirsem. Sana yalanci diyecekler.a. Yukarida vahiy konusunda peygamberin çevresindekilerin imkânindan söz edilmisti. yirmi sene civarindaki bir devrede. seninle harbedeceklerdir. Hz. Ancak önemli olan husus. soguk bir günde buram buram terliyordu. ona aittir). Budda. Kutsal Ruh (Müslümanlara göre Cebrail) bir güvercin gibi gelip basina konmus. Iste bu baslangiçlarin sonucunda. hem de kavmine bir takim problemler getirdigini söyleyebiliriz. Bu Sûrenin bir âyetind e. eziyet'edecekler. ancak diger insa nlar gibi degil.s. Olayi dinleyince Hz. dedesi Abdulmuttalib'in ölümü üzerine kendisini yanina alan amcasi Ebu Tal .s. Âyetlerin hem dil yapisi ve okunus musikisi. Muhammed'in ilk vahyinin sahidi yoksa da. (Kur'ân Âyetlerinin nazim ve nesirin üstünde d egisik bir üslûbu vardir.) Sina Dagi'nda 80 yasinda vahiy gelmisti. Hz. Bu üç seneye varan devrede vahyin kesildigini gören müsriklerin "Allah'in seni terketti" demeleri üzerine Cebrail'in Duhâ Sûresini getirdigi nakledilir. eger bir deve üzerinde ise hayvan onu tasiyamaz oluyor. Muhammed'e vahiy gelmeye baslamis ve bir süre kavminin yanina dönememisti. taslar arasindaki yakut gibidir" demesiyle tezat olusturmaz. Al lah. Muhammed'e (s. yoksa s eytanî bir tahrik mi diye endiselendiginde ona ilk teselli daima sadik esi Hz. Onlarin verdi kleri bilgilere göre.s. sairin "Muhammed bir insandir. Hat ice'den (r. gök gürültüsünden sonra yagmurun gelmesi gibi. Muhammed'e.olunuyor" (Kehf. Muhammed'in durumunu akrabalarindan biri olan Nevfel oglu Var aka'ya ulastirdi. Isâ ile ilgili çarmih olayi. Muhammed. Hz. N itekim Hz. Bu daha sonraki gelismelerle ilgili hususlari bir kenara birakirsak vahyin hem H z. Daha sonra Hz. nefret ettigi büyücü ve kâhinler gibi bir duruma mi düstügü konusunda tereddütler iyor. "Rabbin seni terketmedi. Dil ile ona karsi çikamayinca kiliçlar çekilmisti. Muhammed'e gelmis oldugu müjdesini verdi. Musa'ya (a. Bu gibi durumlarda C ebrail ona görünüyor. Ayrica an viziltisi gibi bir ses duyuldugu da verilen bil giler arasindadir. Muhammed. böyle durumlarda önce heybetli bir ses ile vahye ha zir hale getiriliyordu.a. Böyle agir ruhî ereddütler geçirip acaba bu durum Allah (c. Hz. ye re çökmek zorunda kaliyor. b ir incir agaci altinda ilhama kavusmustur. Hz. Bu husus. Hiristiyan dinindeydi. Yani Hz.) ilk inananin kesinlikle Hz. Incillerdeki "Ey Allah'im beni niçin te rkettin" cümlesi. sonra kirk gün çölde bir deneme devresi geçirmisti. senin üzerine seytani musallat etmez".) 30 yasinda ilk vahiy gelmisti. Muhammed. Hz. Hz. O edebiyat ve siit devrinde ümmî bir kimseye karsi meshur sai rler âciz katmisti. bacaklarinin çatirdadigini saniyordu. Peygamberin kalbi hosnut ki liniyordu. Musa'ya ge len büyük melegin Hz. Yaninda oturup dizi önündekine degen. ona "Sen bu ümmetin peygamberi olacaksin. bazen bir dagdan kendisini asagiya atmayi bile düsünüyordu. sana Allah için yardim e derim" demistir. Musa'ya g elen büyük melektir. Hz.

Ancak diger dinlerle karsilastirilabilmesi için o. [429] b. Hz. Kur'ân-i Kerîm'de ayrica "Yâ eyyühennâs!" (Ey insanlar!) hita inda da ayni husus düsünülmelidir. O da tereddütsüz Müslüman oldu. basta tevhit olmak üzere. bir bölgenin dini degildir. Allah'a Ibadet etmek için neden ona sormaya lüzu m göreyim" dedi ve Müslüman oldu. Islâm. orta yolu tavsiye ederek. Kendisi Hz. inanç bakimindan ayni esasla ri teblig ettiklerini açiklar. O. Hz. Ancak aklindan önce babasina danismak geçti .) kadar geri gider. Islâm. ma'nevî bir agaç gibidir. Muhammed'in yakin dostu idi. bütün insanligadir. evinin disinda ilk onu Islâm'a çagi rdi. Ali gibi ilk müsiüman olanlardan biri de Harise oglu Zeyd'di. Muhammed'in yanina geldi. üzerinize olan ni'metimi tamamladim ve din olarak Islâm'a razi oldum. ibadet ve ahlâkî hükümlerinde ferdi oldugu kadar. Muhammed ile hanimi Hz.. tamamlanmis. Bu inanç esaslari. Müslüman olmak istedi. Islâm. Hz. Çünkü zulüm ve baski altinda idiler. ilâhi dinlerin genel adi iken. ev renseldir. Ali. Kutsal Kitabi (Kur'ân-i Kerîm) ilk seklini günümüze ka dar degistirmeyen tek din Islâm'dir. isimlenmis ve gayesine ulasmist ir. Aslinda bütün peygamberlerin teblig ettigi din. Fertl er düzeldikçe. Ali. toplumu da hedef alir. çesitli Islâmî bilim dallarinin ana konusu oldugundan. duydugu âyetler karsis inda hayran kalmisti. Islâm'in hitabi. burada ayrintili bilgi veri lmeyecektir. Çünkü o. Muhamm ed'in azatli kölesiydi. kitlik dolayisiyle kalabalik ailesi içinde sikinti çekmemesi için ." dedi ve Kur'ân okudu. Bu agaç. Peygamber'in sahsiyetine büyük güven duymaktayd Ebû Bekr'in vasitasi ile birçok kimse Islâm'a girdi. Ebû Bekr. Muhammed'in yaninda bulun an Hz.Din olarak Islâm Adini kendi kutsal kitabindan alan. Muhammed'e kadar gelen "Islâm gelene i" tedrîcî gelismesinin son ekmel noktasina Islâm Dini ile ulasmistir. Açikça ibadet etmeye ve dinlerini yaymaya basladilar. inanç. Bundan sonra Müslümanlar inançlarini sakla madilar. bütün peygamberlerin. en ekmel meyvesinde nüvelenmis. Ilk Müslümanlar. Muhammed. "Islâm"dir denilebilir. ortagi ve benzeri yoktur. Islâm'in özünü olusturur. Ömer ile Müslüman sayisi kirki bulabildi. ona "Biz. Islâm. bana peygamberlik verdi. serefli ve zengin bir tüccar idi." Kur'ân-i Kerîm. evinde barindirmakta idi. kâinati yaratan Allah'a se cde ediyoruz. ilâhî vahyin sadece ahkâm" yönü olmustur. Niteki m bu durum Maide Sûresi'nin üçüncü âyetinde su sekilde açiklanmistir: "Bugün size dininizi ik ttim. Hz. Üç sen nde Hz. Günümüzde bir milyari geçen insanin dini olan Islâm. dünya-ahiret dengesini kurarak. Putlara tapmayi yasakladi. Bes yasindan itibaren Hz. Hz. ibadetlerini gizli yapiyorlardi. Peygamberin yaninda kalmayi tercih etmisti ve üçüncü Müslüman olma s fini kazanmisti. Hz. Hz. Hz. Hz. Böylece Hz. Islâm. Peygamberler tarihi içinde zaman ve mekâna göre degise n. Islâm. Bir milletin. Muhammed'e yirmi üç yillik bir sürede gelen vahiylerle en son seklini almis ve kiyamete kadar insanligin ihtiyaçlarina cevap ve recek bir muhtevaya kavusmus. toplum da ona bagli olarak düzelecek ve ideal bir toplum ortaya çikacakti r. Mek keliler arasinda itibari fazla idi. Hz. bir zümrenin. Muhammed. anahatlahyle tanit . Ben. Hatice'nin Kur'ân okuyup Allah'a dua ettikl erini görünce ne yaptiklarini sordu. Aslinda Islâm. Sonra bundan vazgeçti. H Adem'e (a. Islâm'in dogusu böyle old u.. insanlarin birli k Içerisinde beraberce huzurlu olarak yasamalarini gaye edinir. Muhammed'in bütün insanliga gönderildigi. "Allah beni y aratirken Ebu Talib'e sormadi. insanligin o rtak manevî mes'alesidir.s. Kur'ân-i 'de açikça yer almaktadir[430]. Allah birdir . ikmal edilmis dinin özel adidir.ib'in oglu Ali'yi.

Islâm'i iman. Tasdikin bulundugu yerde. yahut isiyle teslimiyet gösterdigi h alde. imanin aslî rüknü degildir. Mü'min ile müslim ayri ayri hükümlere tâbi degildir. kalbin tasdikiyle birlesirse bu. daha umûmîdi r. Biz de bu çerçeveye uygun olarak önce iman ve islâm terimlerini. Yani yapilmasi gerekeni yapmasi ve yapilmamasi gerekeni de yapma-masidir. ahlâk bakimindan en güzel olaninizdi r.ilacak ve bir kisim özellikleri üzerinde durulacaktir. teslimiyet de var dir. Iman "dil ile ikrar. Terim olarak ise mutlak tasdik anla mindadir. islâm onun bedenidir.Iman ve Islâm a. [433] c. teslim olmak. boyun egmek demektir. Ancak bunlardan ilk ikisi imanin aslî rüknü iken amel. islâm. bir seyi dogru olarak kabul etmek ve onun dogruluguna inan maktir. tasdik. Terim olar ak Islâm. zahiren Allah'in v e Peygamberlerimin emirlerine uymaktir. imansiz islâm olmaz. Bu tasdikin sahibine "mü'min" denir. 3. teslimiyettir. sonra Imanin Esaslan'ni. müslim. Islâm bil ginlerini bu iki kelimenin arasindaki münasebeti arastirmaya yöneltmistir. Bu sekildeki bir tasdikin sahib ine "münafik" denir. Böyle oimayip kisinin agziyla söyledig i kalbindekini tutmazsa bu.Iman île Islâm Arasindaki Münasebet Kur'ân-i Kerîm ve Hadîs-i Seriflerde "Iman" ve "islâm" kelimelerinin kullanilisi. Islâmsiz iman. Bu anlamda her mü'min.fiil ile tasdik. Bu noktada su hadîs-i serifi hatirlamakta fayda vardir: "Si zin iman bakimindan en kâmil olaniniz. kalb ile tasdik ve uzuvlarla ame!"dir. daha husûsî. Ameli olmayanin ima olabilir. [431] 2. Di! ile tasdik. sonuç olarak da Islâm'in diger dinlerden farkliliklarini ve farkli oldugu hususlarin özelliklerini ele alac agiz. gerçek bir ta sdik olur. Sözü.Islâm Kelime olarak "Islâm". kisinin inandigini isiyie göstermesidir. Hz. Dolayisiyle Islâm. Iman. Tasdikin üç mertebesi vardir: 1. Fii! ile tasdik. her müslim de mü'm indir. geriye kalanlar i kemâlîdir (Kemâl-i îman). Muhammed'in teblig ettigi dinin de adidir. ibadet ve ahlâk seklinde üçe ayirarak Islemek gelenek haline gelmistir. kalbiyle teslim olmamis kimseler vardir.Iman Kelime olarak "iman". görünüsteki bir tasdiktir. Bunla rin alti tanesi (Imanin esaslari).dil ile.kalb ile. Bazi hadislerde imanin 60 veya 70 küsur su'besi oldugu belirtilir. imanin asil rükünleri (Asl-Î iman). itaat etmek. I slâmin Sartlari'ni (seklî ibadetleri) ve Islâm'da ahlâk konularini. Iman ruh. kalben teslim olmakla beraber. tasdik degildir. Fakat her teslimiyet." [432] b. Lügat bakim indan iman ile islâm kelimeleri arasinda fark vardir. Böylece iman. Islâm. Peygamber'in haber verdigi seyleri kabul ve onlara bütün varligiyle teslim o lmak demektir. Iman. kemâlîdir. 2. . islâm. Inanip itimat etmektir.

hiçbir sey O'nun benzeri degildir. aksine kuvvetlendirmistir. birlig ni gösteren belirtilerdir. [435] a. Muhammed za aninda insanlar. Allah'in bazi varlikla ra (meselâ tabiata.. Allah'a ortak kosmus. Kur'ân-i Kerîm'de Allah'a iman üzerinde önemle durulur.Tafsîlî Iman: Âmentü. Allah'in varligi. Allah'a inanmayi temel prensip edinir. cansi z varliklar üzerinde dikkatle düsünmesi gerektigi anlasilmaktadir. Çünkü bunlar. Muhammed'in su ögüdü ibret vericidir: "Allah'in varligini anlamak için gökler bakin. vardir. Bu maddeler sirayla ele alinacaktir. Allah'a inanmayi zayiflatmami s.Iman Esaslari Iman. Bazen de Allah'a ve âhiret gününe iman üzerinde durularak insanoglunun akibetini düsünmesi g erektigi hatirlatilir ve Allah'a inanmasi tavsiye edilir. hiçbir seye muhtaç degildir. Yine bir baska hadîste o. esi ve benzeri yoktur. Allah'in zatiyle sifatlarini birbirine karistiran. mü'min. Bu alti esasin "Âmentü" ile baslayan Ibaresi Imâm-i Â'zam'in "Fikhu'l-Ekber" adli kit abindan yayginlasmistir. iki bölüme ayrilir: 1. dogru yoldan uzaklasmislardir. birdir. düsünerek.Icmâlî iman: Kelime-i Tevhîd ve Keli-me-i Sehadet. Demekki Allah'a inanmak normal. yanlis s onuç ara ulasmis (panteizm. kendi nefsinize bakin. O . Bazen Allah'a ve elçisine inanmak konu edinilerek peygamberlerin O'na inanmayi telkin ettikleri belirtilmis olur. Tanri'yi insanlastirmak gibi). yere bakin. Bu iki hadîsten insanin kendi varligindan baslayarak gökdekr ve yerdeki canli. Âmentü'nün ilk esasidir. bütün bunlarin yaratilisindaki incelikleri ve bunlarin kendiliginden olup olmadigini düsünün. Kur'ân'da ve hadîslerde. Müslüman mezarligina gömülür. Iman esaslari. Böylece insan.lügat bakimindan iman ile islâm arasind a fark vardir: fakat seriat bakimindan islâmsiz iman. Bu konuda yasak çizgiy i asan. Bu yanlis sonuçlarla karsilas mamak için Hz. Ancak Allah'in zatini düsünmeyin. Islâm'da Yüce Allah. O' nu inkâr etmek anormal bir davranistir. ezelî ve ebedîdir. ibret alarak Allah'a iman telkin edilir. insani tanrilastirmak. öncelikle Allah'a iman e sasina dayanir. Hz. he r sey O'na muhtaçtir. Din." [434] 3. Imanin bir arada alti esasi hadisle sabitti r. Kur'ân-i Kerîm'de vardir. 2. Ilmî buluslar. birligi. "Kalbine ne geJir-se. Asagi yukari her din. O'nun zatini düsünmekten menedilmistir. insana vb. Müslümanlara varis olur). fakat tarihin hiçbir devresinde b ir toplumun bütünüyle Allah'i Inkâr ettigi görülmemistir. yüce sifatlari ve güzel isimleri (Esmâ-i Hüsnâ) üzerinde düsünmesi izin verilen insanoglu. Allah ondan baskadir" demekledir. dogurmamis. Allah'in varligini. Bazen yarattigi seylere bakarak. kâfir ve münafik olmak üzere üç kisimdi. Çünkü buna kudretiniz yetmez". Esi ve ortagi yoktur. birçok metodun takip edildigi bilinmektedir.) hulul ettigine inanan insan ve toplumlar.Serî bakimdan islâm ile iman birdir. imansiz islâm olmaz.Allah'a Iman Allah'a iman. ayrica bir dördüncü kisim y Bu konuda Imâm-i A'zam Ebu Hanîfe söyle diyor: ". Mü'min ile müslim ayni hükümlere tâbi'dir (Öldügünde yik enaze namazi kilinir. Her seyin yaraticisi ve Rabbi O'dur. dinin de temelidir. dogurulmamistir. Her devirde Allah'a inanmayan insanlar bulunmustur. bu var liklari var eden yüce bir varligin farföna varacak ve bu üstün varliga gönülden baglanacakti r. b u yolda.

diledigini yapar. kötülüklerden arinarak meleklesmeyi gaye edinir. hayy ve hayat vericidir.. Bundan dolayi meleklerin varligi. Insanlar için imtihan bulundugundan basarili insan. yemek. [437] . her yerde hâzir ve nazirdir. Putlardan. Islâm. Allah'a isyan etmezler. evlenmek. Her sey. Her seyi O yaratir. yalniz O'ndan istenir. ruhî yönünü gelistirerek. canli-cansiz varliklardan O'na araci. çogalmak. Görüldügü gibi bir din için en önemli ve temel olan Allah inancinda Islâm. Insanlar gibi i mtihan altindaki varliklardir. Tek Tanri'd ir. All ah'i görmek. ruh ve bedenden ibarettir. Melekler. hizmetçi tayin edilmez. yokeder. sorgulayici Nekir ve Münker gibi. Mülkün sahibi O'dur. görünmeyen varliklardir. O. ona ruhî yönden benzeyen yaratiklar da vardir. O'na hiçbir sey ortak kilinmaz. Melekler. nurânî. Mülkünde istedigini yapar. hayirli islere yönelir. Insan. kitap yollar. Dört büyük melekden baska. riziklandirir. Bunlar. zaman ve mekândan münezzehtir. Her seye gücü yeter. insanlara sah damarindan daha yakindir. Kur'ân-i Kerîm'de görünmeyen varliklar olarak melekler yaninda cinlerden de bahsedilir. Melekler. Melekler im tihan altinda degildir. Dünyada insanlar. insanlar için bir ma'sumîyet örnegidir. Cinler. Diger dinlerin formüllestirilm is iman esaslari arasinda melek inancina rastlanmamaktadir. günahlardan uzaklasir. Durmadan Allah'i tesbih ve O'na i badet ederler. diledigini zelil kilar . bazi suçlari. Din güngnün sahi i de O'dur. görür. insanlara hayir dua ve sefaatta bulunurlar. Kalblerin hâkimi . yazici Hafaza (Kirâmen Kâtibîn). kâfirleri de. Bazi dinlerde melekler. dogrudan dogruya O'na yöneltilir. isitir. latif varliklardir. O. caydirici bir rol oynar. kendisini kimsenin görmedigini düsün erek yapar. gayba inanmaya mecburdur . görevlerin en güzel biçimde açiklamistir. Melekler. ölmek gibi niteliklerden uzaktir. Bütün dualar. Her seyi bilir. Yalniz O'na ibadet edilip. [436] b. O. Bunun yaninda yaratiklarin sifatlari da Allah'a atfedilmez. çok ölçülü ve deng 'da üçleme seklinde Allah'in sifatlari baska varliklara verilmez. Insan. Bir Sure'nin adi "Cin"dir. yerin-gögün Rabbi O'dur. ancak cennette mümkün olacaktir. Gözlerimiz. Allah tarafindan kendilerine verilen vazifeleri aynen yerine geti rirler.Meleklere Iman Insan. melekler gibi ma'sum olmayip. meleklere inanç sayesinde kötülüklerden. Allah'a kötü güç. O'nun iradesiyle meydana gelir. bu görünmeyen varliklarin tasnifini. sitli görevleri bulunan sayisiz melekler vardir. ahlâkini o nlastirarak ve günahlardan. ilâhî cezalari yerine getirirler. Insan. dogmak. içmek. cinler veya görünmeyen diger v arliklar tanrilastirilmistir. melekler ve cinlerdir. Görünmeyen varliklara inanç. gaybîdir. Allah'a iman. bu dünya sartlarinda O'nu görmeye muktedir degildir. yardimci. Insana bedenî yönden benzeyen yaratiklar bulundugu gibi. Islâm'da Allah. diledigine hikmeti verir. yaratiklara dagiti lmaz. ak il sahiplerine hitap eder. diledigini azîz. Ancak bu varliklarin mahiyeti ve görevle ri birbirine karistirilmistir. Seyt an denk tutularak "ikileme"ye gidilmez. bütün dinlerde vardir. melekt en üstündür. O. Bazen onlara "Tanri'nin Kizlari" da denilmistir. Öte yandan melekle seytan arasindaki fark kaybolmustur. iman sahiplerini destekler. Mü'minleri de vardir. insanlari hayirli ve güzel islere tesvik ederler.

içini dösüyor ve bir tuglalik açik yer bir akiyor. adi geçen 25 peygamber ve peygamber olup olmadigi tartisilan üç kisi di sinda da peygamberler bulundugu. geçmisten b ahsetmekte. çok büyük degisikliklere ugramistir. Allah tarafindan verilir. sinirli bir zaman için gelmis bir kitap degild ir. Bundan dolayi Müslümanlarin büyük çogunlugu. yer. Musa'ya "Tevrat". onlarin getirdigi hükümlere uymalarina baglidir. Muh ammed'e "Kur'ân-i Kerîm" verilmistir. Onun peygamberler arasinda müs tesna bir yeri vardir. Yeryüzünde mevcut kutsal k plar içerisinde Kur'ân'dan baska aslini muhafaza edebilmis bir baska kitap yoktur. melekl erine. Muhammed'in. Farsça bir kelimedir. içer. "fetanet" ve "teblig" gibi ortak özellikler bulunur. peygamberlerine" (Bakara 285) imandan bahsederken. [439] d. Peygamberlik. kendi gayretleriyle peygamber olamazlar. Iste elçiler içinde ben o tugla konum . Bu peygamberlerin sonuncusu. Hz. insanlara Yüce Allah'in emir ve yasaklarini bildirirler. "Allah'a. son peygamber Hz. Kur'ân. Muhammed'e (s. Peygamber.Kitaplara Iman Islâm'da iman esaslarindan biri de kitaplara imandir. Hz. bugün e ldeki kutsal kitaplar (Tevrat. Çünkü ondan sonra peygamber gelmeyecektir. Kur'ân. Hz. Hz. Allah arafindan gönderilmis kitaplarin aslina iman olarak anlamaktadir. gliyorlar. Peygamberler. Kur'ân-i Kerîm. ayni zamanda sir adan bir insan da degildirler. Kur'ân-i Kerîm'de. Suhuf ola rak bugüne gelebilmis bir sey yoktur. Dünyanin sonuna kadar gelecek bütün insanlik âlemi onun muhatabidir.a. "emanet". evlenir.Peygamberlere Iman Peygamber. Kitaplara iman. belli bir millete hitap eden. levhalar. hal üzerinde durmakta ve gelecek için de yol göstermektedir. Beden ve ahlâk bakimindan insanlar tarafindan tenki de ugramayacak ölçüde mükemmeldirler. çoluk çocuk sahibi olurlar.c. peygamberlik divan inin mühürleyicisi ve peygamberler zincirinin son halkasidir. "suhuf" v e dört kitaba imani içine almaktadir. Insanlar evi ziyaret ediyolar. diger peygamberler arasindaki yeri konusunda Imam Ahmed ve Tirmi zî'nin rivayet ettigi hadis söyledir: "Benim Peygamberler içindeki yerim su örnekteki gib idir: Bir adam evini insa ediyor. Muhammed'dir. Zira Kur'ân kendini taklide çagi rdigi halde bu çagriya cevap verebilen çikmamistir. Incil. Kendisine kitap verilen peygamberler yaninda. Bu s ebeple onlarin bugünkü sekli "Allah kelâmi" olarak görülmektedir. Böylece onu muhafaza edecegini va'dede n Yüce Allah'in bu va'di yerine gelmistir[438]. Zebur). Kur'ân. her topluma peygamber gönderildigi âyetlerle açiklanmi stir. Kur'ân-i Kerîm'de diger kutsal kitaplarin muhtevas i hakkinda bilgi verilmekte ve "Zebur"dan ise sadece ismen bahsedilmektedir. Peygamberler de insandir. çesitli malzemeden yapilmis (meselâ papirüs).) yirmi seneyi askin bir süre içinde vahiy yoluyla gönderilmistir. O. Davud'a "Zebur". hem sözü. Kur'ân-i Kerîm'de Allah'in seçip görevlendirdigi kimseler i ifade etmek üzere "resul" ve "nebî" kelimeleri kullanilir. tamamliyor. Ancak onlar. Suhuf. 'Ah k eske suraya da bir tugla konulsaydi1 diyorlar. kitaplarina. o günkü yazi imkânlariyle tesbit edilen table tler.s. Hz. Bu nlardan Hz. görüyorlar ve hayrete düserek. Kur'ân. görüldügü gibi. Kur'ân. vahiy ve mu'cize ile desteklenir. k itaplara imani yalniz kendisiyle sinirlandirmamaktadir. Kur'ân-i Kerîm. Insanlar. Suhuf'lar'dan sonra büyük kitaplar gelmistir. bir de onlara tâbi' olan peygamberler vardir. Kur'ân ve Hadîs'te zikredilen "kitaplara iman"i. Insanlarin kurtulus ve s aadete ulasmalari. Peygamber tarafindan hem yazdirilmis hem ezberlettirilmis hem de kontrol edilmistir. Isa'ya "Incil" ve Hz. Peygamberlerde "stdk".sahife-lerdir. taklit olunamaz ve olunamamistir da. Onlara göre. "ismet". hem mana-siyle Allah k elâmi oldugu Için. kendisi disindaki kutsal kitaplarin tahrif edildiklerini belirtir.

Muhammed'i peygamber olarak kabul etmezler. gaybîdir.[441] Hiristiyanlikta ise Hz. ceza-mükâfat. Islâm'daki gibi degildir. Âhiret. kitap. bütün insanlara gönderilmistir. Ibrahim'in karisini Firavun'a ka rdesim diye takdim ettigi. onlarin tanrilarinin birer "av atara"sidir (hululü). Muham-med'i. Allah'a nisbet edilir. Kiyametten sonra bütün insanlar diriltilip hser hayati baslatilacak. Hz. "MesîtV'i bir peygamber olarak degil. Harun'u Allah'in degil. "Tann'nin Oglu" ve tanri. M i'raç. Onlar. kendisi hayatta iken uygulama zemini bulmus ve o. "Mu-gayy ebât-i Hamse". Peygamberlik noktasinda aralarinda bir ayrim yapilmaz. 124. dünyaya iner. Yunan'da KserYçfanes. Dünya. Islâm'da söyle açikl nir: Insan. Hz. D avud'un bir kumandanin karisini ele geçirmek için onu savasa yolladigi da kutsal kit aplarinda yer alir. Isa. O. V/204 (Hadis no:5733) Hz. Bununla beraber onlar. Men Hindistan'da Budda. tarihen bilinen birçok meshur sahsiyetin aslinda bir peygam ber oldugu düsünülebilir: Iran'da Zerdüst. yani insanin ölümünden. bütün eski dinlerin hükmünü kaldirmistir. Isa'ya secde ve dua edildigi. hemen hemen hiçbir peygambere nasip olmayan bir imtiyazdir. Muha mmed'in bir hadîsine göre. Hz. Bu. Bununla berabe r onlardan bazilarinin diger bazilarina üstün kilindigi da kabul edilir (kitap veril mesi. Onun getirdigi nizam. Bu din mensuplarina göre peygamberler. ebedî degildir. cez a veya mükâfat görecektir. havariler de Isa'nin resu lleri olarak nitelendirilir. Bazilarinda Ise bir kurucu va rdir. onun günahlari bagi sladigi Indilerde belirtilir. Muhammed de dahil. Hiristiyanlar. Isa ve Hz.Laotze. Muhammed'in getirdigi "nizam". Fakat Müslümanlar. Diger ilâhî din mensuplarindan Yahudiler. bazi insanlara hulul eder. yine de bir insan olarak kabul edilip tanrilastirilmazlar.undayim" {Fethü'r Rabbani. Musa'nin peygamberi olar ak nitelendirirler. Yahudiler Üzeyr'e (Ezra) "Allah'in Oglu" dediler (Yapilan aras tirmalar sonucu Yemen'de bir Yahudi toplulugunun bu inanca sahip oldugu tesbit e dilmistir[440]). onlara degil.Ahirete Iman Kur'ân-i Kerîm'de ve hadîslerde "Allah'a ve Âhiret Günfrne inananlar" seklindeki hitaplarl a Âhiret Günü'nün önemi belirtilmistir. Lut'un sarhos olup kizlariyle zina yaptigi. diger insanlardan. fakat bu kurucunun ne oldugu kesin olarak belli degildir. Hz. Yüce Allah'in bu lütfunu hayatta iken görmüstür. Hiristiyanlara göre Mahke-me-i Kübrâ'nin idare edicisi d e Isa'dir. Camiu's Sagir. Yakup Tanri ile gürestirilir. Islâm'da bütün peygamberl er haktir. Çin'de Konfüçyüs. Hz. bunu hesap.. peygamberlerin belirli nitelikleri vardir. bütün âlemlere rahmettir. bütün peygamberleri kabul ederler. Hz. Yüce Allah'in ona bahsettigi üstünlük delillerinden birisidir. cennet-cehennem takip ede . dünyada yaptiklarindan hesaba çekilecek. kiyametin vukuundan sonra neler olacagi. Bütün bu hususlar gözönünde bulundurularak. XXI/283. Hz. Hz. Kur'ân-i Kerîm gibi günümüze kadar oriji nal sekliyle gelebilmis ve kiyamete kadar da muhafaza edilecegi va'dedilmis tek kutsal kitap ona verilmistir.000 peygamber geldiginden bahseden Hz. Diger ilâhî dinlerde peygamberlere bakis. Onlarin elinde zuhur eden mu'cizeler. Islâm'da. Bunun y ninda Kiyamet'in ne zaman kopacagini Allah'dan baska kimse bilemez (Bu. Onlar. ahlâk ve faziletleriyle ayrilirlar. Allah'a iman gibi. bilinemeyen bes husus arasindadir). ma'sumluk. sahsî fazîlet ve yerine getirdigi görev gibi yönlerden). Yahudilikte Hz. öldükten sonra tekrar dirilecek.. K iyamete kadar devam edecek "tek nizam" onunkidir. [442] e. dünyevi hakimiyet sahi bi bir kral olarak görürler. insanlarla münasebet kurmak için. Hz. Âhirete iman da. Bazi dinlerde peygamber yoktur. Hinduizmde Tanri Visnu.

fert ve topluma sorumluluk duygusu kazandirir. siz bilmezsiniz" (Bakara 216) .Islâm'in Sartlari (Islam'daki Seklî Ibadetler) . Yüce Allah. hayatin a ci ve sikintili olaylarina tahammülünü ve sabretmesini saglar. insanin seçtigine göre yaratan Allah'tir. Ancak istedigi gerçeklesmedigi takdirde hayirli olanin böyle olduguna kanaat ge tirmek de vardir. Bu dinlerde tenasüh inanisi bulundugu için âhiret anlayisi ona göredir. emek hem de iradesinin disindaki sonuçlari tevekkülle karsilamak vardir. "Ilim ma'luma tâbi'dir" seklinde formüle edilmist ir. Allah bilir. iyi ve mesru seyleri ya ip kötülüklerden kaçinmaya çalisir.cektir. [443] f. insanin ne sekilde hareket edecegini bildi gi için. o sekilde yaziyor. Kaza ve kadere inanmak demek iyi ve kötü. dünya âhiret dengesini kur arak. Insana düsen. fiilen yaparak. hangi anne-babadan doÖacagi. diger bir deyimle seçim hürriyeti vardir. insanin neyi seçecegini ezelden bildiginden. Islâm'daki âhiret inanci. Yüce Allah'in hazirlamis oldugu imtihan sartlari çerçevesindedir. iradî davranisa dayandirilir. yapmasi gerekeni yapmak. kalbinin ve midesinin çalismasi kendi eli nde degildir. Kaza ise. bir âyette söyle ifade edilir: "Sizin iyi sandiginiz hakk inizda kötü. kötü sandiginiz da iyi olabilir. her iki dindeki asiriligi gidermistir. Islâm disindaki ilâhî dinlerde de öldükten sonra dirilme inanci vardir. [444] 4. Islâm'da insan. Diger dinlerde böyle açik-seçik bir kader anlayisina rastlamak mümkün degildir. fakat Allah. bu bilgisine göre . yoksa kötülüge temayül oldugu için mi aslî suç vardir seklinde). Ahirete iman. dua ederek bir seyin olmasini isteyebi lir. Allah onu yar atir. çalismak. dünyevî yön daha agirlik kazanmistir. Ancak bu seçim hürriyet i. boyu. Hiristiyanlar. hayir ve ser ne varsa hepsinin Allah tarafindan ezelde takdir edildigine ve zamani gelince de yine Allah tarafindan bu takdire göre yaratildigina inanmak demektir. Hiristiyanlikta ise ikinci bir âlem inanci bulunmakla beraber. Imtihan sartlarini hazirlayan Allah. Allah yazdigi için insan Allah'in yazdigi sekilde hareket etmiyor. DolayisIyle insanin sorumluluktan kurtulmak üzere "Ne yapalim alin yazim böyleym is" demeye hakki yoktur. bir öncek i hayatinin tabiî sonucu olarak görülmüstür. rengi. dengeli olmaya. Kast dilimleri. Gelecek hayat ise bugünkü hayatin sonucu olacakt r. Bu husus. Insanin ne zaman. "son"un her an gelecegi k orkusu içerisinde ruhban hayatina agirlik vermislerdir. O. Ahiret inanisindaki denge. Levh-i Mahfuz'da olacaklari yazmistir.Kaza ve Kadere Iman Kader. Bud-dizmde k arma. Hinduizm'de "kar inanisi bir çesit kader anlayisi haline getirilmis ve insanin bugünkü hayati. Meselâ Hir istiyanlikta. Hinduizm aibi bazi din-lerde âlemin e zelî-ebedî oldugu kabul edilir. seçen insan. Kisinin irade hürriyeti. gayret etm ek. ölçülü. iradesinin disindaki seylerden sorumlu da degildir. kisiyi ihtiraslardan kurtarir. Islâm'da hem çalismak. gerekli tedbirleri almak ve bütün bunlardan sonra gerisini Allah'a birakip tevek kül etmektir. Insan neyi seçerse. Dünyada yaptik larinin karsiligini görecegini düsünen insan. ileride olacak seylerin Yüce Allah tarafindan önceden bilinip tesbit edilmesid ir. Insanin ira desiyle seçtigi isleri yaratmak Allah'a mahsustur. bu bilinen ve tesbit edilen seylerin zamani ve yeri geldiginde All ah tarafindan yaratilmasidir. kader inanisinda da bu sekilde kendisini göste rmektedir. Bu konu. bir "karma" sonucu olarak degerlendirilmektedir. konu aslî suçla ilgilendirilerek tartisilir (aslî suç oldugu için mi kötülüge t yül vardir. Yahudilikte âhiret k onusu pek fazla islenmemis. Islâm.

Orucun vakti. Amelî tatbikat. Namaz kilan bir sey yiyip içmedigi için namazda bir çesit oruç da vardir. samimiyetle ve devamli yapilanidir. Namaz. Namazin disindaki farzlar. Bunun için namaz. içmez. Bunlar. Islâm'in Sartlariyle ilgili hususlar. Yine hiçbir dinde ibadetten önce Islâm'daki hadest en ve necasetten temizlenme kadar titiz bir hazirlik göze çarpmaz. kulluk demektir. yer yer sessizlik de vardir. intikalî farzlardir. ruhî hayatla bagdasm . Namazda Tahiyyât Duasi'nda Sehadet Kelimesi de bulunur.Oruç Her yil Ramazan Ayi'nda bir ay oruç tutmak. mü'minin mi'racidir. hem rükû hem de secde bulunur. ancak Allah'a yapilir. iç ve dis temizligi bu iste önemlidir. farz-i kifâyedir. oruçlu oldugu müddetçe. Islâm'in da baslangiç noktasidir. Allah'in hakkidir ve yalniz O'nun rizâsi için yapilmaktadir. niyetle baslar. Ancak cemaatla kilmak. her Müslüman üzerine farzdir. Ibadet. Y tJJik namaz olarak Bayram Namazlari vaciptir. fecirden aksama kadardir. Kur'ân-i Kerîm'in çe sitli âyetlerinde yer almaktadir. Ibadet. yemez. Namazin içindeki fa rzlar. vakit vakit kilinan ve kulun Yüce Allah'in dîvanina durarak O'nu n rizâsini aradigini isbat ettigi bir ibadettir. digerini takip eder. Buna göre I slâm'in bu bes sartini yerine getiren bir kimse. Islâm'in bes sartindan ilki. Namazin içinde Islâm'in sartlarini teskil ed en diger esaslar da yeralir. Bu suur (konsantrasyon) o nun kalbini ve fiillerini nurlandirir. hiçbir dinde Islâm'daki kadar belirli ve d isiplinli degildir. Biri. Ibadetin seklini ve mik tarini Yüce Allah belirtmistir. Muhammed. Namaz kilan Kâ'be'ye yöneldigi için. daha seva p sayilmaktadir. Böylece namazda hem ayakta du rma hem de oturma. Ibadetler. namaz süresince devam eden farzlardir. Ibadetler in vakitleri ve ibadet yapanin niyeti. zekat ve hac'dir. Rabbinin huzurunda oldugunun suurundadir. Ibadet."Islâm'in Binasi" Hadisinde Hz. ruhun gidasidir. I slâm'da ibadet suuru. Hiçbir dinde niyet Islâm'daki kadar ibadetin ana rüknü olmamistir. Hiçbir dindeki ibadette namazin oniki farzinin tamamt bulunmaz. Allah katinda. Günlük namaz disinda. [445] a. Kulluk. oruç. Allah'a ve Peygamberine sehadettir. namaz. Bütün bunlar niyeti takip eden baslangiç tekbiriyle baslar. haftalik Cuma Namazi. ibadettir. Namaz kilan maddî gel irini bir tarafa birakip namaza vakit ayirdigi için. namaz içinde sembolik bir hac da yer alir. Namazda kul. Islâm'in bes sartini açiklamistir. Oruçlu. ergenlik çagina girmis. Tek basina da kilinabilir. Ibadetin çoklugundan ziyade devamli olmasi önemlidir. Vakit kavrami. dinin diregi. Bunun yaninda namazda okuma da var dir. Bu imanin özü. Islâm'in Sartlarinin geri kalan maddeleri dört büyük seklî ibadeti açiklamaktadir. ötekileri yapmanin önemi yoktur . Aslinda kisinin yaptigi hersey kulluk görevidir. namazda zekâtin esprisi de vard ir. imani kuvve tlendirir. [446] b. Ancak bunlardan bi ri veya birkaçi bulunabilir. Vakte bagli olmayan Cenaze Namazla ri. iman nurunu koruyan bir mahfazadir. Bu dört ibadet sirayla anlatilacaktir. Bu sart yerine getirilmedikçe.Namaz Bes vakit namaz. Allah'a karsi olan seklî ibadet bor cunu ödemis olmaktadir. farzdir (farz-i ayn). O'nun rizâsina en uygun olan ibadet. akilli her kadin ve erkek üzerine farz olan bedenî bir ibadettir.

Zekât Zekât. perhiz sekline dönüsmüs veya asiri züht uygulamalari haline gelmistir . çesitli gelismeler geçirdigi mübare k yerlerdeki bütün Islâmî hatiralar yasanmaktadir. orucun disinda da harama el uza tmamak aliskanligini kazanir. Zekât.. Sinirlari. en sevdiklerini Allah'a ibadet. Peygamberimizin bir deve üzerinde Veda Hutbesi'ni verdigi Ara fat'ta vakfe. Islâm'in çiktigi. Paskalya'dan önce Hiristiyanlarin uyguladiklari 40 günlük perhiz devresi oruç olma özellig ini kaybetmis gibidir. ticarî-turistik bir zihniyete dayanmayan. uygun yerlere-kisilere verilmesidir. Kutsal kitabinda oruçla ilgili en fazla bilgi bulunan din. misafire. Perhiz de degildir. para. kefenle çagirmadan. Aslinda çok fazla olmayan zekât in verilmesiyle zaman içinde orta zümre olusur ve çogalir. bir kongre mahi yetindedir. Musa'nin ve Hz. Birçok sih hî faydalari bulunsa da oruç. [449] .ayan cinsî zevklerden sakinir. belirli oranlarda. Oruç.. [448] d. mecburî degildir. ayrintilari açik-seçiktir. Z ekât veren kimse. artma ve temizlenme anlamina gelmektedir. O. Islâm'daki or uç. ticaret mallari. Allah rizasi için yapilan bedenî Ibadetlerin en önde gelenlerinden bindir. Ramazan bir ibadet ayidir. biri bakar. Dünyada "Biri yer. Hac'da. Böylece temizlenerek eksilen serve t. günümüzde Yahudi ler ve Hiristiyanlar arasindaki uygulamanin o günkü ile ilgisi pek kurulamamaktadir. haccin iki önemli farîzasidir.Hac Zengin ve saglikli Müslümanin ömründe bir defa yapacagi mâlî ve bedenî ibadettir. ayrica Medine'de Mescidu'nNebiyy'i ziyarst etmektedir. sirf Allah rizasi için yapilan bir hacca göredir. Bütün dinlerde kutsal kabul edilen yerler vardir. günahlari gidecegi inanci yaygindir Ancak bu söylenilenler. Hz. anarsiye ve totaliter rejimlerin dogmasina yolaçarlar. Hastaya. faki rin zenginin malindaki hakkidir. "buyur Rabbim. Oruç. Bazilarinda ise ya önemini kaybetmis. Bazi dinlerde oruç yoktur. dermisçesine ma'nevî bir havaya girer. kefen gibi "ihram" giyerek Yüce Allah'a "Lebbeyk. ben ihramla huzuruna geldim". Isa'nin 40 gün oruç tuttuklari bilinmektedir.". Kabul olunan H^cin (hacc-i mebrûr). Oruçlu iken helâli terkedebilen Müslüman. gümüs. ayni zamanda dünyanin her tarafindan gelen Müslümanlar için bir sûra. "Haci" olmak için buralar ziyaret ed ilir. Ramazan Ayi'n dan sonra ibadetlerini devamli yapma. kola'yliklari vardir. ihram sartlari içinde bir velî hayatina kavusmustur. Geceli gündüzlü de degildir. Bütün mü'mi kiblesi Kâ'be'yi tavaf. denge saglanmis olur. iradeyi k uvvetlendirir. Birçok kimse. artici olmasi gibi) belirlenmis mallarin. kiyamet bundan kopar" kabilinden zenginlerin hayati na bakip onlari kiskanarak düzen degistirmek üzere ayaga kalkan varliksiz kesimler. O'nun rizasini kazanma gayesiyl e bir müddet için geride birakmis. sartlari içinde. mâlî bir ibadet olup varlikli kimselerin yapmasi gereken bir farîzadir. Ancak. Zekât. disiplinli bir hayata ulasma imkâni bulur. Haci adayi. s en ecelle. gerçekte çogalmakta ve bereketlenmektedir. çesitleri (altin. sadece gündüze mahsustur. Haci adayi. yasliya . belli bir zümreye mahsus degildir. küçük ve büyük bas hayvanlar gibi) ve ikleri (üzerinden bir yil geçmesi. Zekât. servetini temizlemis olmaktadir. Islâm Dinidir. [447] c. dinî bir görevi yerine getirmek üzere tutulur. Hac.

Görüldügü gibi. Bu yönüyle o. Kur'ân'i kendisinin yolladigini. All ah sevgisi ve korkusu mü'minin bütün davranislarinin temelinde yer alirsa. Islâm. O. Yüce Allah. Müslüman. Yüce Allah'in katind aki gerçek ve makbul din Islâm olup[454] bu din.9). dinlerin en ekmeli olduguna temas edildi.5. niyetlere göredir " denilmektedir. Allah'tan baskasina tapin maz. Takva. takv a sahipleridir. begendigi dindir [455]. "Allah'in elçisi ve peygamberlerin sonuncusu"dur[456]. taabbüt etmez. maddeler halinde siralanacaktir. ahlâkî kaynagini Hz. "beyne'l-havfi ve'r-recâ" (Korku ve ümid arasinda) bir çizgi takip eder.Islâm ve Diger Dinler Kur'ân-i Kerîm'e göre Islâm. Mu ham-med'in "benden sonra peygamber yoktur" dedigi rivayet edilmektedir. Islâm ahlâkinin kaynagi ilâhî vahiydir. Toplum hayatinda iyilikler tavsiye edilir. [450] 6. Muhammed. Hz. "hak din"[452]. Ayrica yine bir âyette. güzel ahlâki tamamlamak üzere gönderilmistir. Daha önceki hiçbir kitapta bu garanti yoktur. Peygamberimize "Din nedir? diy e sorulunca "Güzel ahlâktir" cevabini vermistir. sahabîler. O.Islâm'in Özellikleri ve Diger Dinlerden Farkliliklari/Ayricaliklari Buraya kadar çesitli dinler ve bu arada "ilâhî dinler "de islendi. Sonuç olarak Hz. insanlari saadete ulastiran temel prensipler m evcuttur. Hikmetin basi Allah korkusudur. yansitm alari gerekir. Bu korku. Dolayisiyle Islâm ahlâkinda toplum düzenini saglayan. "dosdogru din" dir[453]. Islâm ahlâki. Allah'dan baskastndan korkmaz. kisacasi hal diliyle (lisân-i hâl) Islâm'i anlatmalari. onu kendisinin koruyaca gini va'detmektedir (HIcr. Muhammed. daha sonra da Islâm'in özellikleri ve diger dinlerde n farkli oldugu hususlar. kötülüklerden kaçinmak ögütlenirse. ondan en fazla korkan mut-takîler. [451] a. tevhid inancini ahlâkî davranislarina da aksettirir. u özellikler verilirken yer yer karsilastirmalar da yapildi ve Islâm'in farkliliklar ina. ortak bir ahlâ standardi olusturulmus olur. her dinin kendine ait özellikleri vardir. e n güzel ahlâk üzerindedir. davranislariyle.Islâm'da Ahlâk Islâm Dini'nde ahlâk. saygi ve ta'zime d ayanan bir korkudur. bu olgunlugun sonucu elde edilen bir mertebedir. Hz. Muhammed'den alir. "Ameller. Verilen Ây et ve Hadîste Hz. diger ahlâk sistemlerinden ayrilir. Bir hadîste. Muhammed'in son peygamber oldugu açikliga kavusturulmustur. Son olarak anahatla riyle Islâm Dini üzerinde duruldu. Insanlar için en güzel örnek olan Peygamberim izin ahlâki da Kur'ân'dan kaynaklanir. O'nun razi oldugu. Yüce A llah'in katinda ikrama en lâyik olan kullar. Allah'dan baskasindan istemez. velîler örnek dav-ranislariyle nasil Islâm'in yayili p benimsenmesine yolaçmislarsa. o olgun bir ahlâka ulasir. onlari örnek edinen Müslümanlarin da sadece dilleriyle d egil. Isl ahlâkinda insan davranislari niyete baglidir. iman ve ibadetten sonra üçüncü esastir. Gerçekten de mü'minin niyeti esastir. Nitekim . fe rdi ve toplumu huzura kavusturan. Burada önce Islâm ve di ger dinler karsilastirilacak. O'nu Yüce Mevlâ terbiye etmistir. sevgi.

Hz. Muhammed, Kur'ân'i, 23 senelik bir devrede yazdirmis, ezberletmis ve kontrol et tirmistir. Böylece bu asil metin, aynen muhafaza edilerek, günümüze gelmis yegâne Kutsal K itap daha sonraki nesillere teslim edilebilmistir. Bu açiklama, Islâm'in diger dinlere farkinin ilk maddesini baslatmistir. Bu maddede Kur'ân'in akil ve bilim önünde tazeligini koruyabilmis yegâne kitap oldugunu belirtmek de gereklidir. Islâm evrensel bir dindir. Mesaji bütün insanligadir. Bir Âyette bu husus söyle belirtilme ktedir: "Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarici olarak gönderdik" {Sebe1 , 28). Yalniz Hiristiyanlik ve Buddizm, Islâm gibi evrenseldir. Diger dinler millîdi r. Bunlardan Yahudi dini, aslinda evrensel iken sonradan millîlestirilmis gibi bir görüntü kazanmistir. Islâm, tektanrili bir dindir. Bu dinde üçleme, ikicilik, ortak kosmak yoktur. Yüce Allah 'in sifatlari; yaratiklara, baska varliklara, insanlara, canli, cansiz varliklar a verilmez. Tabiati olusturan elemanlar, tabiat güçleri kutsallastinlmaz. Ailah'dan baskasina tapinilmaz. Yüce Allah'in kendine mahsus sifatlari, Güzel Isimleri (Esmâ-i Hüs nâ) vardir. Halbuki Hiristiyanlik ve Hinduizm'de üçleme vardir. Hinduizm, ayrica çoktanr ili bir dindir {Her iki dinde tektanri inanisi bulunsa da). Buddizm, tanri kavram ina sonradan kavusmustur {bu dinde dua yoktur). Taoizm sonralari çesitli dinlerden tanrilar almistir. Yahudi dininde her ne kadar tektanri inanisi korunmussa da T anri'ya istirahat etmek, güresmek gibi yakisiksiz sifatlar verilmistir. Hz. Isa, Budda, Konfuçyüs tanrilastirilmistir. Hinduizm'de zaten tanrilarin insan se kline girdigi (avatara) kabul edilmektedir. Yahudi Dinin'de bazi peygamberlere y akisiksiz durumlar nisbet edilmektedir. (Hz. Yakub'un Allah'la güresmesi, Hz. Davu d'un bir kumandanin karisina göz dikmesi gibi). Islâm dininde Hz. Muhammed, sadece b ir insandir. Kendisine vahiy gelmektedir. O, Allah'in kulu ve elçisidir. Onun görevin e uygun nitelikleri vardir. Islâm, Allah ile peygamber arasindaki çizgiyi korumustur. Bu çizgiyi peygamber, hiçbir s ekilde geçemez (Meselâ Islâm'da Hesap Günü'nün sahibi sadece Allah iken Hiristiyanlikta bu y etki Hz. Isa'ya verilmistir). Ayrica Islâm'da, Hiristiyanliktaki Kilise ve Buddizm 'deki Sangha gibi bir rahip teskilâti, ruhbanlik, hiyerarsi, aracilik, misyonerlik yoktur. Yüce Allah ile kulun arasina fetis, put, peygamber, rahip, melek gibi hiçbi r sey girememektedir. Fert, hürdür, serbesttir. Dogrudan dogruya Allah'tan istenilme kte, sadece O'na dua edilmektedir. Nitekim Fatiha sûresinde "Ancak sana kulluk ede r ve ancak senden yardim dileriz" hitabiyla bu hususa isaret edilmektedir. Islâm'da günah isleyince tevbe edilir, affetmesi için ancak Yüce Allah'a basvurulur. All ah'dan baskasina günah itirafi yoktur. Halbuki Hiristiyanlik ve Buddizm'de böyle deg ildir. Rahip, rahip zümresinin varligi bu noktalarda kendisini belli eder. Hiristi yanlikta genellikle rahip bulunmaksizin sakramentler uygulanamaz.

Tarîhî gelismesi içinde Islâm aslî yapisini koruyabiimistir. Bu hüküm, diger dinler için tekr anamaz. Hinduizm farkli dinlerden çesitli elemanlar almis, bunlarin bir yigini hal ine gelmistir. Belirli kurucusu, inanç sistemi, ibadeti olmamistir. Taoizm de dige r dinlerden bir çok eleman almistir. Hiristiyanlik, daha en baslarda Pavlus'un yoru mlariyla degisik bir yapi kazanmis, gittigi yerlerdeki kültlerden etkilenmistir. B u hususta Islâm'in farkliligi, bir ölçüde, Kutsal Kitabi'nin degismeden günümüze ulasmasi öze ginden gelmektedir (Diger dinlerin kutsal kitaptan daha sonralari yaz ih hale get irildiginden asil yapi tam olarak korunamamistir). Islâm'daki inanç esaslari, dinî kavramlar, sade, kuvvetli, açik seçik, anlasilmasi, anlati lmasi, kabulü kolay, akli-mantigi zorlamayan maddelerdir. Halbuki meselâ inkarnasyon (huftil), aslî suç, tenasüh, gibi kavramlarda bu kolaylik bulunmaz. Islâm'in tarihî gelis mesinde kutsal kitabi ve dinî kavramlarinin açikligi sebebiyle konsillere rastlanmaz. Fakat evrensellikte ona arkadaslik eden iki büyük dinde (Hiristiyanlik ve Buddizm) konsillere ihtiyaç duyulmustur.

Önem tasiyan bir nokta olarak, Islâm'da dünyaya günahsiz gelindigine inanilir. Bu dinde H iristiyanliktaki aslî suç, Hint dinlerindeki tenasüh yoktur. Her dogan, Islâm yaratilisi üzerine temiz, suçsuz dogar. Zümer suresinin 7. ye Fâttr suresinin 18.. Ayetinde belirt ildigi gibi, kimse baskasinin suçunu yüklenmez. Sorumluluk, ferdîdir. Suç ve beden, ferdîd ir (Dogustan gelen suç yoktur, bir beden bir ruh içindir. Önceki kimselerin veya önceki hayatlarin suçu dogustan gelir seklinde Hiristiyanlik ile Hint dinlerinin benzerli k tasiyan doktrinlerini Islâm kabul etmez).

Islâm'da agir, asiri züht emirleri, güçlük yoktur. Kolaylik, kolaylastirma vardir. Hz. Muha mmed, "Din, kolayliktir"; "Kolaylastiriniz, güçlestirmeyiniz; müjdeleyiniz, nefret e ttirmeyiniz" diyerek Islâm'in bu niteligini belirtmistir. Caynizm'de yürürken küçük canlilar i öldürmemek için önce yer süpürülür. Caynizm'in bir mezhebinde dünya mali diye elbise giyil lâm'da böyle asiri buyruklar yoktur. Evlenmemek veya bosanmamak (bazi Hiristiyan mez heplerinde oldugu gibi) seklinde sert kayitlar göze çarpmaz.

Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir. Meselâ Yahudi Dini'nde âhiret motifi çok net olarak is lenmemistir. Gözler dünyaya çevirilmistir. Hiristiyanlikta tersine, gözler âhirete dikilmi stir. Islâm'da dünya, âhiretin tarlasidir. Bir âyette belirtildigi gibi dünyadan nasip de unutulmayacaktir. Islâm'da çalisilmayan gün yoktur. Çalisma ve kazanma, ekmek-alinteri övülü Zekât ve hac gibi ibadetlerin yapilabilmesi, maddî imkâna baglidir. Islâm'da ibadet ve ahlâkla Ilgili konular gelismistir. Islâm'in her an istedigi kulluk da vardir (iman), ömürde bir defa istedigi kulluk da (hac). Tabiî senede (bir defa ze kât; bir ay oruç), haftada (Cuma Namazi), günde (bes vakit namaz) istedikleri de vardi r. Halbuki meselâ Bud-dizm'de dua, Hinduizm'de cemaatle ibadet olmadigi gibi Hiris tiyanlikta âyinler papaz nezaretinde kiliseye tahsis edilmistir. Yahudi dininde ku rban yikilan Kudüs Tapinagi'na bagli görüldügünden uygulanmamaktadir. Islâm'da ibadet, hem aatle hem de tek basina; hem camide hem cami disinda her yerde yapilabilmektedir .

Islâm; sadece zühde, tasavvufa, ahlâka, felsefeye, gelenege dayanan ve her seyi toplam aya çalisip asil hüviyetini kaybeden bir din degildir. Bu dinde ölçü, akil, bilim, düsünce, ö nme, çalisma, fert ve toplum konularina gereken yer ayrilmistir. Islâm'in kendi orijinalligini gösteren yukarida bir bölümü siralanan hususlar yaninda dige r dinlerle paylastigi noktalar da vardir. Bunlarin en basta geleni tektanri kavr amidir. Islâm, bu Yüce Tanri kavraminin en ideal sekline sahiptir. Islâm, diger ilâhi di nlerin kitap ve peygamberlerine de yer verir. Kur'ân-i Kerîm'de ancak 25 peygamberin adi bulunur (üç tartismali olanla 28). Ancak dünyada hayli peygamber görev yapmistir. Hem en hemen bütün topluluklarda Yüce Tanri inanisinin bulunmasi bunun bir isbatidir. Islâm; vahiy, âhiret, kader, melek-seytan, helâl-haram (yap-yapma), nefsi terbiye, iyi lik, erdem gibi birçok elemanlarini diger dinlerle paylasir. Ancak Islâm'da bu elema nlar, bir ölçü içinde, asiriliklardan uzak olarak yer alir. Bir misal olarak temizligi e le alalim. Temizlik önce dis ve iç temizligi olarak ikiye ayrilir. Dis temizliginde; 1- Beden (Islâm'da pis sayilan seylerin bedenden giderilmesi, yikanmak, dis temizli gi, bedenden tirnak ve benzeri kesilmesi istenilen seylerin atilmasi, sünnet, abde st, boy abdestinin maddî temizligi vb.), 2- Elbise (pis sayilan seylerin temizlenmesi veya kirliligin giderilmesi), 3) Çevr e ve gida temizligi (kendimizi tehlikeye atmamamizi emreden Âyete göre suyun, havanin , evin, kentin; imanin en asagi derecesinin yolda ayaga takilan tasin bir kenara atilmasi oldugunu açiklayan Hadîs'e göre yol temizligi) gibi maddî elemanlar bulunur.

Iç temizlik, çok daha genistir:

1- Kalp temizligi (önce tasdîkî, sonra yakînî Iman ile sekten süpheden, kötü düsüncelerden ka ndirmak, tövbe ile günahtan temizlenmek), 2- Ahlâk temizligi (kötü ahlâki atip iyilerini benimsemek), 3- Düsünce-niyet-davranis temizligi (iyi davranis, ihlâs kazanmak), 4- Vicdan temizligi (suçluluk duygusu içinde kalmamak; kul hakkini almamak, helallas mak), 5- Hükmî temizlîk (abdest, boy abdesti, Islâm'in bes sartinin her bir maddesinin uygulani si ile günahlardan arinmak) gibi bir çok hususu içinde bulundurur. [457]

b- Islâm'in Diger Dinlerden Ayricaliklari 1- Islâm hak ve iiâhî dindir; vahye dayanir; evrenseldir; mesaji bütün insanligadir; Kiyam ete kadar geçerlidir. 2- Islâm, adini kutsal kitabindan alan; kutsal kitabi peygamberi tarafindan yazdi rilan, ezberlettirilen ve kontrol edilen, böylelikle degismeden günümüze kadar ge lebilen; aktl ve bilim önünde tazeligini koruyabilen Kutsal Kitab'a sahip olan dindi r. 3- Islâm'da tevhîdin en güzel ve en orjinal sekli vardir. Islâm en mücerret, en mükemmel All ah inancini yerlestirmistir. Islâm'da Allah'in sifatlari, yaratiklara, baska varli klara; insanlara, canli-cansiz varliklara verilmez. Islâm'da Yüce Allah insana benze tilmez; O, hiçbir seye benzemez, ne Tanri insanlastirilir, ne de insan tanrilastir ilir. Islâm'da Allah'in Esmâ-i Hüsnâ'si (Güzel Isimleri) vardir. Islâm'da Allah'dan baskasin a tapinilmaz, dua edilmez; Allah'dan baskasindan istenilmez; Allah'dan baskasina secde, rüku' edilmez, kurban kesilmez, yemin edilmez, tövbe edilmez, günah itirafinda bulunulmaz. 4- Islâm'in belirli bir inanç sistemi, peygamberi, kutsal kitabi vardir. 5- Islâm'da Allah tarafindan gönderilen bütün peygamberlere inanilir; aralarinda bu nokt ada bir ayirim yapilmaz. Peygamberler, Yüce Allah'in kulu ve elçisidir. Islâm'da peyga mberler tannlastirilmaz. Onlara yakisik almayan durumlar isnat edilmez, uygun ol mayan deyimler kullanilmaz. Onlar için ortak bes özellik kabul edilir. 6- Hz. Muhammed, son peygamberdir. Ondan baska hemen hemen hiçbir peygamber ve din kurucusu, getirdigi nizamin kendisi hayatta iken uygulama zemini buldug unu, devlet oldugunu görmemistir. 7- Islâm'da en yüksek otorite, i aynidir. Kur'ân'dir. Dünyanin her tarafindaki Kur'ân nüshalar

8- Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir. Dünya âhiretin tarlasidir. 9- Islâm'da inanç esaslari, dînî kavramlar; sade, kuvvetli, açik-seçiktir; anlasilmasi, anla tilmasi, kabulü kolaydir; akli, mantigi zorlamaz. 10- Islâm, kolaylik ve müjde dinidir. Kimsenin zorla Müslüman yapilmasini kabul etmez. K albleri fethederek yayilmayi esas alir. Dili, irki, dini ne olursa olsun Kelimei Sehadet getiren herkesi Müslüman sayar. Sinif, zümre, irk farki gözetmez, kimseye imti yaz tanimaz. Esitlik ve adalet esasina dayanir.

11- Islâm; akla hitap eder, akilliyi sorumlu tutar, akla ve bilime ön planda yer ver ir. Islâm'da ölçü, akil, bitim, düsünce, ögrenme, çalisma konularina; fert ve toplum münasebe ne gereken yer verilmistir. 12- Islâm'da insan, en güzel biçimde yaratilmis, yeryüzünde halife kilinmistir. Dogustan ge len suç yoktur. Insan, ma'sum ve Islâm fitrati üzere dogar. Islâm'da sorumluluk, suç ve be den ferdîdir.

13- Islâm'da ibadet ve ahlâkla ilgili hükümler gelismis ve nihâî hale gelmistir. Islâm'da, h c hariç, ibadet, belirli bir yere bagli degildir, her yerde yapilabilir. Duruma göre hem cemaatla hem tek basina olabilir. Ma'bette resim ve heykel bulunmaz. Ibadete da'vet ezanla olur. Ibadette Allah ile kulun arasina kimse giremez. Islâm'da ruhb an sinifi da, afaroz da yoktur. Evlenmeme ve bosanmama seklinde sert, agir ve asin züht emirleri de yoktur. Ancak iç ve dis temizlige önem verilmektedir. Sünnet vardir . 14- Islâm, kadina gerçek hakkini ve degerini vermistir. Bütün bu ve benzeri özellikleriyle, ayricaliklariyle Islâm, her devirde, her yerde kendin i kabul ettirir. [458]

Altinci Bölümün Bibliyografyasi A- Yahudilik - Baki Adam, Yahudi Kaynaklarina Göre Tevrat, Ankara 1997. - W.F. Albight, Yahvveh and the Gods of Canaan, London 1968. - Nesim Bahar, Ibrani Tarihi, Istanbul 1969. - D.A. Brovvn, A. Guide to Religions, London 1975, 104-122. - Seymour Cain, "Medieval and Modern Judaism", A Reader's Guide to the Great Rel igions, London 1977, 321-345. - Ahmet Çelebi, Yahudilik, Çev. Ö.F. Harman-A.M. Büyükçinar, Istanbul 1978. - A Dictionary of Comparative Religion, nesr. S.G.F. Brandon, London 1970, 364, 374, 378-385, 451-2, 620. - Mircea Eliade, Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses, Paris 1980, I/348-380, 111/161-190. - Isidore Epstein, Judaism, A Historical Presentation, Gr. Britain 1972. - Mustafa Erdem, Hz. Adem (Ilk Insan), Anara 1993. Ahmet Hikmte Eroglu, Osmanli Dev|etinde Yahudiler, Ankara 1997. - George Fohrer, History of Israelite Religion, London 1975. - Sigmund Freud, Musa ve Tektanricilik, Çev. E. Sevil, Istanbul 1976. - David Goldstein, "The Jews", Our Religions, London 1973, 69-89.

- Ernest Gugenheim, "Le Judaisme", Histoire des Religions, E.G. 1972, II/697-74 5. - Ernest Gugenheim, Le Judaisme dans la Vie Ûuotidienne, Paris 1970. - Ibranî Din Bilgisi (Özetler), Istanbul 1969. - Mordecai Kaplan, Judaism as a Civilisation, USA 1981. - Mehmet Katar, Hiristiyanlikta, Yahudilikte ve Islâm'da Tövbe, Ankara 1997. - Yehezkel Kauîman, The RelIgion of Israel, Çev. Moshe Green-berg, London 1961. -Yasar Kutluay, Islâm ve Yahudi Mezhepleri, Ankara 1965, 114-218. -Yasar Kutluay, Siyonizm ve Türkiye, Istanbul 1973, 11-73, 389-395. - Saban Kuzgun, Hazar ve Karay Türkleri, Ankara 1985, 147-210. - Abdurrahman Küçük, Dönmeler Tarihi, Ankara 1992 (Gözden geçirilmis ve genisletilmis ikinci baski). - Abdurrahman Küçük, "Yahudilikte Arz-i Mevud Anlayisinin Boyutlari", AÜIFD, Ankara 19 92, XXIIl/101-111 -Abdurrahman Küçük, "Ahid", TDVIA, Istanbul 1988. I/532-533. - Abdurrahman Küçük, "Ahid Sandigi", Istanbul 1988. I/535. -Abdurrahman Küçük, "Arz-i Mevud", TDVIA, Istanbul 1991, MI/ 442-444. Maimonides, Commentory on the Tractate Sanhedrin, trans by Freed Rosner, New Yor k 1981, 155-156. Man's Religious Quest, nesr. W. Foy, London 1978, 351-417. Ebu'l Hasen Ali el-Hasenî en-Nedvî, el Erkânu'l-Erbea, Beyrut 1968, 63-66, 171-174, 25 9-268. Abraham A. Neuman, Judaism, The Great Religions of the Modern VVorld, y 1947, 224-284. - S.A. Nigosian, VVorld Religions, London 1975, 7-43. - Hayrullah Örs, Musa ve Yahudilik, Istanbul 1966, 316-446. - James Parkes, A History of The Jewish People, Gr. Britain 1969. - The Jewish Encyclopedia, Copyright 1904. - The Universal Jewish Encyclopediea, New York 1948. - E.G. Parrinder, A Book of VVorld Reiigions, London 1965, 16, 52, 88, 140. - E.G. Parrinder, The VVorld Living Religions, London 1974, 143, 164. - Vicomte Leon de Poncins, Judaism and the Vatican, Çev. T. Tindal-Robertson, Lond on 1967. - Salomon Reinach, Orpheus, Histoire des Religions, Paris 1976, 1/248-311. New Jerse

- Ernest Renan, Histoire de Peuple d'Israel, Paris, 1/1-34, 127-165, 11/82-192. - H. Ringgren-A.V. Strom, Religions of Mankind, Landon 1966, 113-137 ^ - Roy A. Rosenberg, Judaism: History, Practice, Faith, USA 1991, 64-65. - H.J. Schoeps, An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind, Lond on 1967, 207-227. - Annemarie Schimmel, Dinler Tarihine Giris, Ankara 1955, 100-116. - Gershom G. Scholem, Majör Trends in Jevvish Mysticism, New York 1974. - Siddur (sefaradi), New York 1981, 43-44. - Sylvam D. Schvvartzman, The History of Reform Judaisme, 1953. - Ninian Smart, Background to the Long Search, London, 1977, 159-184. - Robertson Smith, The Religion of The Semites, New York 1972. - Sehrisîânî, el-Milei ve'n-Nihal, Kahire 1975, 1/210-220. - Hikmet Tanyu, Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler, Istanbul 1979, 1/15-126 vd. - Hikmet Tanyu, "Yahudiligin Kutsal Kitaplari ve Esaslari", A.Ü. Ilahiyat Fak. De rgisi, Ankara 1967, XIV/95- Kurt Uruby, "Judaism", Dictionnaire des Religions, France 1983, 868-74. - Yahudilikte Kavram ve Degerler, Hazirlayanlar: Suzan Aialu -Klara Arditi ve A rkadaslari, Istanbul 1996. - R.J. Zwi Werblowsky, "Judaism", The Concise Encyclopedia of Living Faiths, Lo ndon 1971, 3-40. - Zaferu'l-Islâm Han, Yahudilik'de Talmud'un Mevkii ve Prensipleri, Çev. in, Istanbul 1981. [459] Mehmet Ayd

B- Hiristiyanlik - Muhammed Atâurrahîm,. Jesus Prophet of Islâm, England 1977. - Donald Attvvater, Christendom, London 1969. - Mehmet Aydin, Müslümanlarin Hiristiyanliga Karsi Yazdigi Reddiyeler ve Tartisma Ko nulan, Konya 1989. - G. Barker, O'nun Izinde (Hiristiyanlik ve Laiklik Tarihi), Istanbul 1985. - La Bible, Paris 1977. - David A. Brown, A Guide to Religions, London 1975, 155-182. - Chateaubriand, Genie du Christianisme, Paris 1966, l-ll.

Gr. Ankara 1997. . . The Great Religions of the Modern World. The Founder of Christianity. Protestantism. Britain 1932. Edi-tions M'tano ia 1974. Guignebert. Paris 1938.Dictionnaire des Religions. 138139. "Ermeni Katogikoslugu ve Meselesine Dair Bir Arsiv Vesikasi Üzerin e". .Rene Guennau. Gr. 89-104. Jesus.R. Mackay.J. Kaloustian. Paris 1955. London 1977. France 1983. Houtin.P. Incil Nedir? Tarihi Gerçekler. Guy. Brandon. . "The Christians".Abdurrahman Küçük. Hromadka-G. Ankara 1997. 969 Saints and Sacrements of the Armenian Church. . . The Beliefs of A Unitarian. Christian Deviations. 19 72.Ü. Çev. .Giussupe Descuffi.Harold A. First Century Christianity. . Janin. Courte Histoire du Christianisme. A.. Izmir 1963. Ed. Ankara 1985. Eastern Orthodo-xy. 307-337. . Dergisi (IFD). Hiristiyan Dini. Dodd. 11/1144-1187.The Concise Encyclopedia of Living Faiths. Hiristiyanlik Üzerine Konferanslar. "Les Missions Cathologues". . New York 1958. .Alfred Hail.Mehmet Katar.G. 310. Ankara 1983. 372-373.Ch. New Jersey 1947. . London 1965. Histoire des Religions. The Christian Church.Harun Güngör. .A Dictionary of Comparative Religion.Leonard Hadgson. 337-371. New York 1 .Emile GIIIabert. Dinî Inanislari Üzerine Bir Arastirma. Roman Cathoficism . Akif Nuri. London 1971. Gali. S. Istanbul 19 78.G. Istanbul 1982. Ilahiyat Fak. . XXVI/727-750. Britain 1972. Hiristiyanlikta. Ermeni Kilisesi ve Türkler. London 1964.Horton Davies. Davies. A . . 284 -307. The Doctrin of TrInity.Abdurrahman Küçük. Yahudilikte ve Islâmda Tövbe. .Xavier Jacop.H. Les Eglises Oriantales et !es Rites Orientaux. . . .C.Mc Veigh Harrison. nesr. Luigi I. Paris 1924. 190-195.L. Hiristiyan Dininin Esaslari. . . London 1973.G. Gagauzlarin (Gagavuzlar) nkara 1982 {basilmamis doktora tezi). . annitto. Saint Paul ou le Closse oux Pieds d'Argile. 40-166. Our Religions.F. London 1970.A. 359.S.J. Walsh-John A. .Muhammed Ebû Zehra.

Religions of Mankind.H. Ed. London 1978.E. Ebu'l-Hasen Ali el-Hasenî en-Nedvî. . Ström. .'Nihal. . World Religions. Erzurum 1976 {basilmam is doçentlik tezi). 401-475. Jesus in the Ûuran. Cross. Istanbul 1970. . .Man's Religous Quest. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. . . .Ninian Smart.Ninian Smart. 43-47. 11/185-260. Çev. Creeds of the Churches. The History and Literatüre of Christianity. Salih Tug. Parrinder. Beyrut 1968. Dictionnaire des Religions. nesr. .L. Istanbul 1980. 67-69. Einar Molland. 105-159. Hiristiyanliga Reddiye. Leith. . Istanbul 1992. VIe de Jesus. Ringgren-Ake V. Belgi-que 1971.Abdullah Tercüman. . "Le Christianisme des Origines ou Concile de Nicee".G. Malachia Ormanian. S.Ernest Renan. Dinlerde Mehdi Inanci ve Tasavvurlari. Fener Patrikhanesi ve Türkiye.Salomon Reinach. Walsh. 1/220-229.A.Sehristânî. Paris 1944. Istanbul 1983. London 1975. . Londo n 1967. VVilson. . Hiristiyan ve Islâm Dinlerinde Meryem.Günay Tümer. Histoire des Reiigions. 117-150. Hiristiyan Tanribilimine Giris. A Reader's GuIde to the Great Reli-gions. Britain 1977.The Oxford Dictionary of The Christian Church. Foy. .J.Süreyya Sahin. 11/515-558.Pierre de Lobrrolle. 1972. Background to the Long Search. London 1966. Dinler Tarihine Giris. H. .John H. 25 9-268. Christendom. New York 1983. 137-175. London 19 . . Nigosian.H.. Oxford 1973. MI. Gali. Istanbul 1980. Lübnan 1954. . An Intelligent Person's Guide to the Religions of Makind. Orpheus. Kahire 1975. L'Eglise Armenienne. London 1965. . London 1968. Ankara 1979 (basilmamis doçentlik tezi).H. . The Religious Experience of Mankind. el-Erkânu'l-Erbea. Paris 1976.Marguerite-Marie Theollier. Christianity. Schoeps.Annemarie Schimmel. 242-313. Islam Peygamberi. F. Ankara 1955. Ed. 417-467 . . 175-176. Gr. W.H. .Etienne Trocme. Çev. London 1977. el-Milel ve'n.Muhammed Hamidullah. 206-274.Ekrem Sarikçioglu. London 1965.Ekrem Sarikçioglu.Thomas Michel.

60. 1 66-200. London 1977. . Islâm. Jurji. Ström. Dinler Tarihi. 182-218.S. .Ismail Râgi el-Fârûkî. A Guide to Religions. World Religions.Hüseyin G. . Hamdi Akseki. 1976.E. 111/71-93. W. lti/3-179. Gali. el-Erkânu'l-Erbea1. nesr.A. Islam Fitrî. Salih Tug. Histoire des Croyences et des Idees Religieu-ses. Brown. "The Muslims".R.H. Lond . Mohammed.G.G.Ebu'l-Hasen Ali El-Hasenî en-Nedvî. Parrinder. . Ankara 198 1. Beyrut 1968. Tabiî.G. Histoire des Sectes Chretiennes. Adem.Edvvard J.E. Ankara 1993. Ringgren-A.G. . Britain 1976. London 1975.E. Hz.Maxime Rodinson. Istanbul 1981.H. . 467-529. "Islâm". Histoire des Religions. 5-31. Ed. A Book of World Religions. London 1965. 307-379. "Islam". . [460] C. "L'Islâm et Les Sectes Islâmiques".Muhammed Hamidullah.Charles J.Mircea Eltade.Man's Religous Quest.A. .A. 175-202.David A. London 1966. London 1973. 345-407. "Islâm". Paris 1950. London 1978. . Schoeps. . The VVorld's Living Religions. . . An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. . . nesr.Mustafa Erdem.77. Gibb.J. Istanbul 1943. 89-104. . Islâm. Islâm Peygamberi. "Islâm". . 100.H. London 1977. Parrinder.Muhammed Naseem. 407-467. H. A Reader's Guide to the Great Reli-gions.T. 77-103. Feyizli. Nigosian.A. 12. l-ll. 9-31 . Adams. M. Foy. . Our Religions. . . 184-200. London 1975. Hamdi Akseki. .V. London 1969. . 178-224. Yurdaydin-Mehmet Dag. Ist. Ankara 1978. Religions of Mankind. Paris 1984. 1980. Çev. Asian Religions. Umûmî Bir Dindir.Islam . The Great Religions of the Modern World.Fazlurrahmân. Çev. London 1977 . London 1947. The Great Asian Religions. 147. Gr. . Parrinder. Aydin. The Concise Encyclopedia of Living Faiths. VVelter. New Jersey 1947.Toufic Fahd.

Fakat o gün ve saat hakkinda ne göklerin melekleri. Ankara 1982. basini uzatip. Islâm. Iste size önceden söyledim. Önce Yahudilikte. Isa'nin "ikinci dönüsü" beklentisi içinde geçti. . yine Iran Yahudilerini ayni metod-la Kudüs'e götürmek iste yen David Alroy da vardir.. onun yeryüzüne ine rek beraberindeki 144.. dünyaya hâkim olan Seytan safdisi birakilmis olacaktir. Ancak za manla diger konular ön plana çikti ve bu husus. New York 1962. bir inanç konusu olarak. Yahudileri Hz. Britain 1977. Asr-i Saadet (Islâm Tarihi).. basindan olmustu. bu seyler ne zaman olacak? Ve senin gelisine. Mesihî hareketlerin bilinmesine ba glidir. söyle ki. Çev. O zaman eger bir kims e size: Iste Mesîh burada. Dav ud devrindeki ihtisama ve dünya hakimiyetine ulastiracak ideal bir kral olarak" be kle-negelmistir. Imdi uyanik olun.. sonra hem Yahudi hem de Hiristiyan dinlerinde zaman zama n büyük bir ilgi toplayan Mesîhî hareketler olmustur.[ 462] .. Matta Incilin de söyle denilmektedir: "Isa. Background to the Long Search.Ninian Smart.on 1967. Böylece XVIII. Böylece yeryüzünde de Tanrinin Kralligi kurulmus. Gr. tacillerin telkini de o dogrultuda idi.Meviâna Siblî. Iste iç odalardadir. Yahudilikte Mesîh. yalniz Baba'dan baska. beklenenle r gerçeklesmedi. kimse bir sey bilmez.W. Eger size: Iste çöldedir deseler de çikmayin. Çünkü Rabbini zin hangi gün gelecegini bilmezsiniz. Hz. Alden VVilliams. Bu ideal. Modern Dünyada Islâm Vahyi.. devletleri. Aydin.. Ömer Riza Dogrul. Çünkü yalanci Mesîhler ve yalanci peygamberler kalkip büyük alâmetler ve harikalar yapacaklar. . yahut surada derse inanmayin. Yüzyilin ortalarina kadar hemen he men her yüzyilda Mesîhler ortaya çikmistir. The Religous Experience of Mankind. kisacasi "Seytanin güçleri"ni yokedecegini görecektir. Ve bi r çok yalanci peygamberler kalkip bir çoklarini saptiracaklar.Mesîhî Hareketler Yehova Sahitlerinin mahiyetinin anlasilabilmesi. deseler de inanmayin. sakirtleri ayrica g elip ona dediler: Bize söyle.. London 1977. . Hiristiyanlikta ilk yüzyillar. [461] baslattigina inanirlar. Bu konuda. Çünkü simsegin sarkta çakip garpta dahi görüldügü gibi oglunun gelisi de böyle olacaktir. ne de Ogul. Bu Mesîh adaylari hem aldatmis hem de aldanmislardir. M. Armag edon Savasiyle saglanacaktir. Bu. Bütün bunlara ragmen Mesîh gelmedi. dünyanin sonuna alâmet ne olacak? Isa cevap verip onlara dedi: Sakin kimse sizi saptirmasin ! Çünkü bir çoklari Mesîh benim diye benim ismimle gelip bir çoklarini saptiracaklar. Watt. Zira sanmadigniz saatte insanoglu gelir". Bunlarin arasinda Yahudileri uçarak Kudüs'e götür cegini va'dederek mensuplarinin herseylerini sattirip daglik bir burundan tepeüstü d enize atlatan Giritli Mose. 2. Zeytinlik dagi üzerinde otururken.J. Onlara göre. 184-218. . . Z ira içlerinde o kadar Mesîh olduguna inanani vardi ki. M.Ninian Smart. Insanoglunun gögün bulutlari üzerinde kudretle ve büyük izzetle geldigini görecekler.000 Yehova Sahidiyle bütün siyasî kuruluslari. mümkünse seçilmis olanlari bile s iracaklar. Istanbul 1977-1978 . gelecege bira kildi. aslinda. 1914'te hayatta bulunan nesil. Ter. mille tleri. 475-543. 227-242. aslinda Babil Sürgünü ve çesitli sikintilar sonucunda ortaya çik mis ve dinî-millî bir veçhe kazanmistir. kilicin kesmey ecegini iddia ederek.

çikarci oldugu gibi. Razil'dan ayrildi. yalan söyledigi. Ancak mahkemeleri kaybetti. ikincisine de E. uçtaki saf kimselerin hiçbir sey bilmedigi. Kab-balist. Ancak Protestanlar. söyle iki yol takip ettiler: 1) Hesaplamak. Razil.F. bir defasinda "Mu'ci zeli bugday" satisi dolayisiyle kendisini itham eden bir gazeteyi. Bunlar. kökü. Yahudilerin "kabbala" denilen kutsal kitabin harf düzeninden gelecekle ilgili sirlar çikarmak usulünden faydalandilar.T. birkaç sene sonra da ayni ad altinda bir cemiyet kurdu (daha sonra "siyon" kel imesi atildi). Ancak bir Kitab-i Mukaddes toplulugu kurdu. Katoliklere göre daha fazla kutsal kitaplariyle mesgul o lduklarini ispatlama gayreti içinde. ayni tarihten It ibaren bu çesit hareketler Hiristiyanlik Âleminde ortaya çikmaya basladi.Bu cümlelerden. Isa'nin dönüs tarihini önce 1 843. ilhama dayananlarindan hulûlî olanlarina kadar büyük bir çes ilik göstermektedir. Bengel'in (1687-1752). kapali açiklama ve y mlan bulunan ve çesitli dinlerin içinden baslatilan bir hayli cereyan ve hareket. Bahâîligin kurucusu Mirza Hüseyin Ali'den (1817-1892) Hintli çocuk Kr isnamurti'ye kadar Isa'nin kendilerine hulul ettigini ileri sürenler de olmustur. Yerine N. Taraftarlar. verilen tarihin dogru ol dugunu. gökte muhakemeyi baslattigini ileri sürdü. Bu hareketin kurucusu W. Yüzyil ortalarindan sonra gözükmez iken. yalanci. yayinla ri birbirini tutmayan. gizli. "insanogl u"nun gelisinin insanlarca biline-miyecegi anlasilmaktadir. sahte Mesîhlerin. yeni bir yorum getirdi. Miller (1782-1849). Böylece onlar. zam anla "din'lestirilmek istenmektedir. insanlari saptira cagi. Karisi.A. R azil. Isa'nin geldigini. Bunun zaman . bu konuda. evindeki evlatliga kur yaptigi iddiasiyla.H. Fakat o da va'dedilen olaylari görmeden öldü. Yahudi Mesîhî hareketleri XVIII. Yehova Sahitlerini anliyabilmek hususunda. özel metodla rla yönetilen. Kendisinin "Yehova'nin Sözcüsü" olduguna i nandigindan ve Razil'in sahsiyetinin yiprandigina kanaat getirdiginden "Russelis tler" adini 1931'de "Yehova Sahitlerine çevirdi. Bu mah kemelerde onun sahsiyetiyle ilgili bazi önemli hususlar ortaya çikti: "Pastör" olmadigi . 2) Rüyada veya vizyonda ilhamla bilgi almak. 14 yasindan sonra bir tahsil görmedigi. "Adve ntizrrT'dir.[463] Incillerdeki bu gibi açiklamalardan. Son iki yüzyil böyle hareketlerle doludur. 1879'da "Siyon'un Tarassut Kulesi" dergisini çikartmaya basla di. Yehova Sahitligi hareketinin kurucusu da bu görüsü aynen kopya etti. Bu cereyanlardan biri de Yehova Sahitleri'd ir. Kaynagi. hemen büyük çogunlukla Mesîhî. Knorr (1977'ye kadar) geçti. Yerine hareketin avukati J. hatta yalan yere yemin ettigi. ana Hiristiyan kitle bu konuda ihtiyatl idir. bir defasinda da gerçekte dinî bir hüviyeti. derin arastirmasi ve klasik dillere vukufu bulunmadigi ni yazan bir risale yazarini mahkemeye verdi. Razil'dir (Charles Taze Rus-sell: 1852-1916). bu bir kenarda duran Mesîhî konulara el attilar. Mesih surada-burada diye iddiada bulunanlara inanmamak gerektigi. Yüzden fazla eser yazdi. he rseylerini terkederek büyük bir ümitle beklemelerine ragmen. kendi ni grubun "pastör"ü seçti. klasik dilleri bilmedigi. en önemli Mesîhî hareket . kurdugu cemiyetin yüzde doksan hissesini elinde tutuyordu. büyük iddialarina ragmen öldü. White (1827-1915). peygamberlerin gelecegi. ciddî bir dinî egitim görmedi. zamanla teskilâti ele geçirdi. Razil. Sonradan E. böyle hesaba. hayal kirikligina ugradi.Yehova Sahitliginin Tarihçesi Yehova Sahitlignin kurucusu C. Rutherford (1869-194 2) getirildi. gayesi ile söyledikleri. âlemin sonu ve Mesîh'in gelisinin yalniz Allah ta rafindan bilinebilecegi anlasildigindan. Swedenberg'in (16 88-1752) sistemleri misal olarak verilebilir. Bunlardan ilkine J. [464] 3. Mesîhî hareketler. sirrî. O. sonra 1844 olarak Kutsal Kitap'tan hesaplama yoluyla çikardi. mistik. Razil.

Mukaddes yazilardaki hakikati bildirmek sorumlulugu altindadir. insanligin kurtulusu için gerekli olan fidye olarak ödemistir. 3. Âdem'in günahindan dolayi ölmektedir. Isa Mesîh. millî sinirlari kabul etmez. bütün insanlara .Tapinmada suret. Simdi biz son günlerde yasamaktayiz. ha atini. Isa'nin insan öncesi hayati vardir. Yeryüzü asla i veya yok edilmeyecektir. sadece Yehova Sahitlerininkidir. 13.inda Gilead'da Kutsal Kitap Mektebi kuruldu ve 15. . Isa Mesîh. Isa. 5. haç. Bu idare he yetinin altinda çesitli hizmet kademeleri vardir. cemaati kendi üzerine bina etmistir (Petrus'un üzerine degil).Cehennem diye insanlarin ruhlarinin azap çektikleri bir yer yoktur. Ölüler. ke ndini bu dünyadan uzak tutmalidir. resim. "Yeni Ahit". Isa Mesih ile birlikte hüküm sürmek üzere "Gög cektir.Insanlik. herkes davranislarindan bizzat sorumludur. mum kullanilamaz. Tanri. bir haç üzerinde degil bir direk üzerinde ölmüstür. Ölümden kurtulmak için yegâne ümit. Yehova'nin sahidi. Insan. 10. 6. büyücülük. Insan onu. Tanrinin ya rattigi ilk varliktir. millî marsi. Isa'nin yönetimindeki "Gökteki Tanrisal Krallik". Tanrinin Kanununa insanlarin kanunundan ziyade itaat edilmelidir. tan ri Yehova'ya ancak Isa Mesîh vasitasiyla yapilir. dinlerarasi isbirligi faaliyetine katilamaz. Mukaddes Kitabi n ahlâk standardina uyulmasi sarttir. Mukaddes Kitaba her türlü insan sözünden d ha çok güvenilmelidir.Tanri tektir ve ismi Yehova'dir.Mukaddes Kitap. bu dünyanin görülmez yöneticisidir. ruhî varlik olarak yasamaktadir.Din. Tanrinin Sözüdür ve hakikattir. 9. fakat yaratilmistir. ruhî Israillilerle yapilmistir.Isa Mesîh. 11. yeryüzünü adaletle ve sulh içinde yönetecektir. Tanri tarafindan mu'cizevî olarak dogmasi saglandigindan.Seytan. fal bakmak. 4. Tanrinin Ogludur ve Tanriya esit degildir. dir mektir. Bu da Ye-hova Sahidi olmaya baglidir. tesbih. 12. Âdem'den miras alinan günah sona erecek tir.Agizdan veya baska bir yolla bedene kan almak "Tanrinin Kanunu"nun ihlâlidir.Yehova Sahidi. Mabed yerine "Krallik S alonlari" kullanilacaktir. Kötülük ebediyen yok edilmis olacaktir.Yehova Sahitlerinin Inançlari Yehova Sahitleri'nin inanç ve âdetleri söyle maddeiendirilir: 1.Ruh çagirmak. bayragi put olarak görür. Tanriya hizmet etmekde taki p edilmesi gereken bir örnek birakmistir.000 civarinda Krallik misyoneri yetistirildi. Isa. Isa. mülî duygulari. Digerleri sahtedir. ispirtizma yasaktir. 7.Yehova Sahitleri. Isa'da ilâhî tabiat bulunmaz. Yehovanin Sahitleri. Bütün milletlerden seçile e sayilari 144. askerl ik yapmaz.Ilâhî Krallik. Knorr'dan sonra teskilati bir idare heyeti yürütmektedir. Yehova Sahidi. anca k bir tanedir. 8. her fert için kader veya alin yazisi çizmemistir. tekâmül etmemis. insanligin müsterek mezarina gidecektir. ölümünden sonra ruhî bir sahis olarak diril-tilmistir ve su anda. yeryüzüne insan için en iyi hayat standardini getirecektir. Dua. dünya üzerindeki kötü sistemi Armegedon Harbi ile ortadan kaldiracaktir. Hayata götüren yol. Yehova'nin askeridir.000 olan sadece küçük bir sürü. [465] 4. 2. ölümle birlikte yok etmekted ir. Tanri. Kurtulus için Isa 'mn kurbanligi yeterlidir.

Bu gazete. malî kaynak temin etmek için. zaman zaman hapse atilmislardir. sinkretik (uzlastirmaci ) "Birlesik Kilise" hareketi ortaya çikmistir. Vaftizin çocuklara degil. 1954'de. diger yandan kültürel faaliyetlere yönelmistir. Mooncular. [466] B. "Tanri Kralligi"ni kurma görevini tekl if ettigni iddia etmistir. özellik . köylü bir aileden dünyaya gefmistir. New York ve daha sonra VVashington'da gazete çikarmisla rdir. Daha sonra. Moonculuk hareketi. Musa. Onun bu iddiasi Presbiteryen Kilisesi tarafindan sapi k bir iddia olarak görülmüs ve o. 16. Yehova Sahitlerinin inancina benzer bir anlayisa yönelen Moon. önce Buddistt ir. Hareket. Kore'de "Tong I". Isa'nin kendisine görünerek.Kendini Yehova Sahitligine adama (vakif). Güney Kore'ye gitmistir. bir yandan sermaye k azanmak için çalisirken. vaftiz vasitasiyla sembolize edili r. bitkisel kök ti careti gibi yollarla zenginlesme imkâni bulmustur. 1959'da. bütün dinleri birlestirmeyi amaçlayan. Hareket. Bu hareket.MOONCULUK 1. sadece Yahudilere verilmistir ve Musa'nin Kanunu ile birlikte son bulm ustur.Sakramentlerden sadece vaftiz ile Ekmek Sarap Âyinini "Hatira Yemegi" sekl inde nitelendirerek kabul ederler. Moonculuk. Neticede. bütün bunlarin yaninda basin yayina da el atmis. ticarî hayata el atmis. güvenlikle ilgili konulara. "New York City Tribüne" isimli. Fakat. Yüksek tahsil arast rmalari için bir "Ilahiyat okulu" kurulmustur. siyasî-kültürel nitelikli gazete. Tokyo. önde gelen kisileri n okudugu iddia edilen bir gazetedir. 17. daha yaygin kullanimla. "Moon Teskilati" gibi adlarla adlandirilmistir. taraftar toplamaya devam etmis. Kuzey Kore'de. O. dinî rütbe veya unvanlar Kutsal Kitaba uygun degildir. 1950 yilinin sonlarinda Güney Kore'nin sinirlar ini asarak Japonya'ya ve Bati'ya yayilmistir. Hz. sonra Protestan Hiristiyan Kiliselerinden biri olan Presbiteryen Kilisesine katilmistir. Buddha ve hatta bizzat Allah'la konustugu söylentisi etrafa yayilmistir. Kore'de diger din mensuplari ve idarî çevrelerin muhalefet ve baskilariyla karsilasa n Moon ve taraftarlari. yetiskinlere ve tamamen suya daldirmakla olacagina inanirlar.Yehova Sahidi olmayan herkes onlara göre "keçi"dir ve onlara karsidir. 15. "Kutsal Ruh Bir ligi".14. Moonculuk (Mooncular) olarak da isimlendirilmistir. 1920 yilinda. Mooncular tarafindan Milletlerarasi k ongreler düzenlenmis ve bu kongrelere çesitli üklekerden ileri gelen bilim adamlari dav et edilmistir. Kilise'den kovulusunu takibeden yirmi yil içerisinde Moon'un. Bati'da ise "Birlesik Kilise". Hz. 1936'da. Bunun üzerine Moon.Ruhanî sinifi. Kiliseden kovulmustur. Moon. 18. Güney Kore 'nin baskenti Seul'de.Hareketin Ortaya Çikisi ve Faaliyetleri Moonculuk. Moon'un telkinleri taraftarlarinca kaydedilmis ve Ingilizce "Di-vine Principe" (Ilâhî Prensip) adi alti nda nesredilmistir. Kuzey Koreli Sun Myung Moon tarafindan Güney Kore'de kurulmus bir harek ettir.Sebt Günü. Amerika'ya tasinmis ve burada gelismeye. balikçilik. Bu tür faaliyetler halen devam etmektedir. "Birlesik Aile". Moon'un fikirler i. çesitli kesi mlerden taraftar toplamaya devam etmistir.

Amerika'da yayinladiklari d iger bir önemli gazete de "The Washington Times"dir. evrensel prensiplere göre âle mi yaratan. Mesîh ve karisi. Bu. Moon'a göre Amerika'da en hizli büyüyen gazetedir ve o nun. Bunlar. Üyelerden evlilik öncesi ve hatta so nrasinda hizmet için bekâr kalmalari beklenir. sadece bir yasa k elmanin yenilisi degil. Ayrica. asagi yukari. birtakim temel. Japonya'da ve Bati'da bütün vaktini bu dinî harekete ayiran lar (fultaym üyeleri). ailevî ve muhafazakâr degerleri savunmaktadir. bütün dinlen birlestirmek üzere. Tann'nin onlarla bir sevgi verme-alma iliskisi içine girebilec egi için yaratilmistir. Gazete. yeni bir y orumunu sunmaktadir. Tanri merkezli degil de. onlarin evlilikle takdis edilecekleri bir mükemmelli k merhalesine ulasmalari ve böylelikle onlarin çocuklari. daha genis fertler içinde birlesmek tedir. daha büyük bir bütün teskil e tmek üzere. en üst seviyede politikacilardan halk temsilcilerine kadar varan çok sayida oku yucu kitlesi vardir. Tanri'nin Âdem'e olan sevgisini kiskandi ve Ha vva ile (ruhanî bir sekilde) cinsel iliski kurdu.le Dogu'daki gelismelere ayrintili bir sekilde yer vermektedir. bu olayi söyle bitirmektedir: Bütün tarih. vaktinden önce. bir verme-alma iliskisi vasitasiyla. Âdem ve Havva. yeni bir dinî anlayis üzerine kurulmustur. Bu noktada diger Mesîhi y eni dinî hareketlere ve bir bakima Yehova Sahitlerine benzemektedir. "Birlesik Kilise"ye katilanlar. zamansiz birlesme sonucu Aslî Suç. Tarih. olmadi. Havva ile Seytanin âdi davranisiyla bozuldu. Kutsal Kitab'in bazi. Iki üç sene hizmet etmis üyeler Moon tarafi ndan eslendirilir. sonraki bütün nesillere geçti. onlarin 1983'den itibaren Kibris'ta çikardiklari bir gazetedir. yüzlerce. ay ve yilin ilk gününde veya hareketin kutsal günlerinde and içilir.Moonculugun Görüs ve Düsünceleri "Birlesik Kilise"nin teolojisi. genellikle iyi tahsil görmüs. Bütün yaratiklar olumlu ve olumsuz (erkek ve disi) elemanlardan ibarettir. günahsiz bir dünya kurmalariydi. Moon'un "Ilâhî Pre nsip" kitabi. Bu kitapta Tanri. Ortadogu'da yayinlanan "Middle East Times" (Ortadogu Ahvâli) adli Ingilizce. [467] 2. Onlar. 1976'dan beri. Mesîhî bin yillik devre anlayisina sahiptir. Birlesik Kilisenin "Free Press International" adinda bir de haber ajansi bulunma ktadir. toplulugun merkezlerinde kalmakta. Hareketin mal varligini artirmak ya d a yeni katilmalar saglamak için çok zaman harcanir. Ayrica her tarafta. Aslî gaye. Âdem'i kendisiy le (bedenî) cinsel iliski kurmaya ikna etti. Âdem e Havva'nin yapamadigini yapacaktir. Kore'dekiler ise bu isi kendi evlerinde yürütmektedirler. gazete. Bu teskilât tarafindan mâlî yönden desteklenen dergiler de vardir: "Insight on t he News" (Haberlerin Iç Yüzünü Kavrama). hatta binlerce çift ayni anda bir evlendirme töreniyle tak dis edilir. çocuklarinin çocuklari Tanri i le tam uyumlu. ort a sinifa mensup gençleridir. Amerika'nin bazi resmî yayinlari da bu gazeteden zaman zaman iktibaslar yapmaktadir. çok çalisma ve fedakârliga dayanir. Moon'un "Ilâhî Prensip" kitab i. Bunun üzerine Havva. Tanri ve insan tarafindan âlemin Tanri'nin istedigi duruma getirilmesi girisimi olarak görülebilir. Gerçek Ana-Babayi olusturacaklar ve onl arin evlilikte takdis ettikleri kimseler. hareketin teolojisinin gerektirdigi "yenilestirme"yi saglamak için. Hiristiyan Kutsal Kitabinin. Tanri. "Free Press Int ernational" (Milletlerarasi Hür Basin). önemli bir âyindir. "Ilâhî Prensip"e göre yanlisin düzeltilmesi Mesîh ile gerçeklesecektir. Kendini tamamen harekete vakfeden üye sayisi Batida onbini geçmezken. "The VVorld and I" (Dünya ve Ben). Bati'dakinin iki kati kadardir. anahta r figürleri de bunu göstermektedir. Bu hareket mensuplari. Lüsifer merkezli. aslî suçsuz dogan çocuklara sahip olacaklard . hayatlarini "Gögün Krall igi"nin yeryüzünde yeniden hâkim olmasi gayesine adamislardir. F ultaym üyelerin hayat tarzi. Onlar. yirmi yasini geçmis. sira Ile. bütün güçlerin en üstünü olan sevginin istismarini içinde bulundura ir itaatsizligin sonucudur. Kovulma. VVashington'da yayinlanan iki gazeteden biri olan bu gazete. basmelek Lusifer'e (seytan) Âdem iie Havva'ya göz kulak olmasini istemisti. Ancak o. zatî nitelikleri bulunan bir varliktir. Bu sekilde. Takdis. Doguda bu rakam.

bütün dünyada yapilagelmektedir (onlar meshur siyaset adamlarinin. aileleri böldügü. Mooncular. artik legal olarak gerçeklestirecegiz" demistir. Men uplari da Moon'u Tanri'nin göndermisi" kabul etmektedir. Amerika'da. 40 günlük seminer düzenlemisler dir. âlemi yeniledi. Hareketin bir baska faaliyeti de. teskilat baskisiyla yürütüldügü. kamp . 1982'de. Ocak-Subat 1992 yilinda. Isa'dan önceki devre v e sonraki iki bin yil arasindaki çok sayidaki benzerleri günümüzün "Ikinci Gelis Zamani" o lduguna delâlet ettigi kabul edilebilir. önce Hiristiyanken sonra Buddist oldugunu. siyasetçi ve basin mensuplarina. aslî suçtan âzâde. fitneci bir teskilât oldugu. gördükleri tepki sonucu. A. ve rgi ve muhaceret kurallarini bozdugu gibi suçlamalar yapilmistir. bu gençlik kamplarina davet edilmektedir. Bu toplantinin be lli basli konularindan biri de "Islâm-Hiristiyan Diyalogu"dur.B. dört misyoner göndermistir. Türkiye'den çagirdiklari ilim adami. Dördüncü görevli kalmis ve dünyanin çesitli yerlerindeki topl politikacilarin. Degisik ülkelerden çesitli dinlere mensup gençler. Ortadogu'ya hitap eden "Middle East Times" gazetesinin Tür kiye temsilciligini açmak ve "Dünya Dinleri Üzerine Gençlik Semineri" düzenlemek gibi prog ramlari yaninda. faaliyet alanini Güney Amerika. her yil baska bir ülkede düzenledigi gençlik kamplar idir. silah imâlâtiyla ugrastigi. içki kullanmalari. ölümüyle bedenî bir kutulus saglayamadi. masraflari teskilâta ait olmak üze re. Moon ve karisinin gerçek ana-ba ba olduguna inanmaktadir. geri dönmüstür. Mooncular'in sigara. "Ilâhî Prensip"e göre Isa böyle bir kimse idi. basi n mensuplarinin toplantilarina katilmalarini. bu toplantidan sonra bir dergiye beyana tta. Mesîh'in rolü. Bütün bunlarin olabilmesi için insanin Mesîh'i kabul etmeye hazirlanacagi bir kurulu s olmalidir. Bu çesit faaliyetler devam etmektedir. Böylece o. antikomünist mücadelesini sürdürmüstür. O ve iki arkadasi. Hareket. gazetecilerin.'de Hiristiyan K iliseleri Millî Konseyi'nin Moonculuk hakkindaki karari söyledir: "Bu bir Hiristiyan Kilisesi degildir". bütün masraflari üstlenerek. Amerika n Federal Mahkemesi. Gü ey Kore haber alma teskilâtiyla (KCIA) alâkasi bulundugu. Dünya Dinleri Konseyi Yönetim kurulu Baskani Dr. 22-26 Eylül 1991'de (President Otel'de). bürokratlarin. Bu. Bu kamp süresince (onbes gün gibi). kötü borçlarini silecek. iyi islerin garantisi olacaktir. geçmisin kötülüklerini.Günümüzde Mooncular ve Türkiye Birlesik Kilisenin telkinleri her tarafta muhalefetle karsilasmistir. kendisin i Mesîh olarak gördügü ve takipçilerinden de böyle görmelerini bekledigi anlasilmaktadir. zina yapmalari kesinlikle yasaktir. beserî ana-babadan dogma bir kimseni lenecegi bir istir. masraflari teskilâta ait olmak üzere. ülkemize de son onyil içinde. vergi yolsuzlugu suçuyla. düny aya hâkim olup Moon'la bir teokrasi kurmak istedigi. Frank Kaufmann. Ancak V aftizci Yahya'nin hatasi sonucu evlenme firsati bulamadan öldürüldü. "Council for the VVorld Relgions" (Dünya Dinleri Konseyi) toplantisini gerçeklestirmistir. komünizme karsi bir hareket olarak programlandigi. Hareketin mensuplarina ait literatüründen Moon'un. Istanbul'da. bilim ve din adamlarinin davetini üst lenmistir. âleme ruhanî ir kurtulus getirdiyse de. Moon'u onsekiz ay hapse mahkum etmi stir. 1989'lara kadar. Bu olay sonrasinda Moon. Avrupa ve Ortadogu'y a yöneltmistir. Böyle bir kurulus. saglarlar). Bu hareketin beyin yikama yoluyla veya zihin kontrolü teknikleriyle üyelerini celbet tigi ve alikoydugu. liderleri lüks içinde yasarken üyelerinin istismar edi ldigi. Ancak Amerika'daki Pro testan çevreler Moon'u ve taraftarlarini kabullenememistir. Mooncular. Iste bu düsünceler altinda Birlesik Kilise Mensuplari. [468] 3. daha sonra "Birlesik Kilise"ye kat ildigini belirtmis ve "Dogu Bloku ülkelerinde uzun zamandir yeraltinda yapilan faa liyetleri.D. Simdi artik Amerika'da Muhafazakârlarin destegini kazanmaya çalismaktadir. Bunlardan biri hem Müslüman Hem de Mooncu olan Mu-hammed Yahya Thompson'dur.ir.

Mirza A|i. Islâm'a karsi bölücü ve yikici emeller besleyen Siyonist ve "haçli düny "nin emrinde ve hizmetinde bir fesat cereyanidir. Kâzim Restî'nin ölümünden sonra zuhur edecekti . Mirza Ali. Kur'ân'imin bir harfini bile yapmaya acizdir. Bâbîli kten bin yil sonra zuhur edecektir. bundan istifade ederek. Sonra o. Muhammed ve Oniki Imam'da apaçik bir tarzda tecelli ettigini. Bâb'a göre seriat. Siraz'da kendisinin beklenen imama açilan bir "Bab" (Kapi) oldugunu ilan etmistir. Bâbîlikte. geri kalani Amerika ve diger ülkelerdedir. Is lâm âlimleri faaliyete geçmis ve Mirza Ali Muhammed. Ayrica o söyle demistir: "Ben Muhammed'den daha faziletliyim. talebeleri yerine bir halef ve "Mehdi" aramaya basla mislardir. bol bol okuyunuz. Nitekim benim Kur'ân'im da Muhammed'in Kur'ân'indan daha üstündür. ayni zamanda zuhurunun çok yakin ol dugunu söyledigi MehdI'nin vasiflarini da açik bir sekilde bildirmistir.a katilan din mensubu gençler arasinda diyalog kurulmaya çalisilmaktadir. Seyh Ahmed el-Ahsâî ile görüsmek üzere Tahran'a gitmis ir. 1844'te.BABILIK VE BAHAÎLIK 1. Bunun 400. Kâzim Restî. Kâzim Restî. Halen dünyada iki milyon civarinda müntesibi vardir. Seyhîli Seyh Ahmed el-Ahsâî (ö. Iste Mirza Ali Muhammed Riza'nin baslattigi bu harekete "Babîlik" adi verilmistir. [469] C. Babîlik.Babîlik BâbîIik. zaman zaman. içindeki hükümlerin Kur'ân ahkâmini kaldirdigini göreceksiniz". Isrâiliyat ile süslenmis sathî ve ta mamen tutarsiz fikirlerden ibarettir. ortaya çikmis ve "Babîlik"! kur mustur. Muhammed ile mukayese e tmeye baslamistir. Ali Muhammed de. "Allah daha önceden Muhammed'i göndermis oldugu gibi simdi de beni göndermistir. Âdem'in çagi ile kendi zamanina kadar . Mirza 'nin. Imâmiyye Sîasi içinde tesekkül eden Seyhîlik adli bir tarikatin mahsulüdür. Beyan'da indirilenden b aska bir seye asla uyma. Nit ekim Babîlik de Islâm'dan bin yil sonra zuhur etmistir.[470] Mirza Ali Muhammed. vahyin devam edecegi ve Müslümanlarin inandigi gibi peygamberligin de son bul mayacagi kabul edilmektedir. ben de beser benim. XIX. Ona göre Hz. Muhammed'in hakikatinin kendinden önceki peygam berlerde kismen belirdigini. yahutta el-Beyan'a taalluk eden seylerden b aska hiç bir sey ögrenmeyiniz". talebeleri arasindan Mirza Ali Muhammed'dIr. bu kamplara katilanlar olmustur. Bundan sonraki seriat da. oldukça ileri gitmis ve kendisini Hz. el Ahsaî ile birlikte Kerbela'ya gelmis ve orada onun talebesi olmust ur. Iste size kitabim el-Beyan. önce kendisinin beklenen Mehdi'ye açilan "Bab" (Kapi). hocasinin görüslerine uymakla kalmaz. idam edilmistir. Kâzim Restî'nin 1843'te ölümünden sonra. kisa bir müddet sonra bizzat "Mehdi" oldugunu iddia etmistir. Hz. Yüzyilin önemli dinî cereyanlarindan birisi ve Bâhâlîgin de baslangici olmust Babîlik ve Bahaîlik.000'i Güney Kore'de. çünkü o size fayda vermez" demektedir. her bin yilda bir degismektedir. el-Beyan adli eserinde su ifadeler yer almaktadir: "el-Beyan'da nazil olan dan veya ondan çikan harfler ilminden. ancak bu hakikatin bin yil gizli kaldiktan sonra simdi kendisinde. Hocasi Kâzim Restî'nin ölümünden sonra o. derim. bu konuda. 1850'de. Ülkemizden d e. kendisinden sonra da müridi Kâzim Restî'de (Ölümü 1259/1843) ortaya çiktigini söy istir. 26 yaslarindayken. Muhammed'in 40 yasinda ilâhî vahye mazhar olmasina ragmen kençl isinin £5 yasinda iken "âyef'ler aldigini ve hepsinin de fevkatöde "mûciz" oldugunu söylem istir. Kur'ân'dan daha fas ih ibareleri oldugunu. sonra bizzat Hz. Muhammed beserin bir Kur'ân sûresi yapma a aciz oldugunu söylemisse. Ileri sürdügü sapik fikirleri karsisinda. Hz. 10 00 kadari Fransa'da. Onun tariflerine göre bu Mehdi. 1241/ 1826). Ancak nitel ikleri bu kadar açik olarak bildirilen Mehdi.

Bâbîlerin Istanbul'a sürgün edilmesine karar verild i. 1864 yili basinda t opluca Edirne'ye sürüldüler. Rus ve Ingiliz se faretlerinin hükümete yaptigi baski üzerine dört aylik bir tutukluluktan sonra 15 Ekim 1 852 tarihinde Bagdad'a sürgün edildi. tevkif edilerek hapse atildi. Kur'ân-i Kerîm'de emrolunan namaz. 12 Kasim 1 817'de. Bu adi kendisine taktiktan sonra. Mirza Ali Muhammed'in en önemli eseri. esek sütü içmeyiniz. Saraya mensup oldugundan iyi bir tahsil görmüstü. kardesi Mirza Yahya Nuri'yi saf disi birakti. burada dört ay tutulduktan sonra. bu sürgünden önce Bagdat'in kenarinda oniki gün.Bahâîligin Çikisi ve Gelismesi Bâb diye taninan Mirza Ali Muhammed'in ölümüyle Babîlik duraklamadi. Bunlar isi. bu toplanti günlerinin birinde. B ir kismi Arapça.Bahaîlik a. birbirlerini zehirleme tesebbüsüne kadar ilerlettiler. Tahran'da dogdu. Otuz yaslarinda iken Molla Abdulkerim Kazvînî'nin yol göstermesi ile Mehdiligini i lân etmis bulunan Mirza Ali Muhammed'e baglandi. bir kismi da Farsça birkaç eseri daha vardir. yakin do stlarina. yani Allah'in ortaya çikaracagi zâtin kendisi oldugunu ileri sürdü. düsünce zaaf ve bozukluklari onun vahi y mahsulü olmasi bir yana. Esek üzerine. kendisine. Bundan dolayi. Bâb'in halifesi o lmayi yeterli görmeyerek. Iran ve Osmanli hükümetleri arasinda v arilan anlasmaya istinaden. Tahran'da Mirza Ali'nin görüslerini y aymaya basladi. 20 yaslarinda iken. Muhammed'in nübüvvet çagi 1260/1844'de sona ermi stir ve kendisi Islâm dininin hükümlerini degistirmekte mutlak hürriyete sahiptir. ne de baska bir hayvana gücünün di vurmayiniz. kendisinin "Allah'in ortaya çikaracagi Zât" oldugunu açikladi. Allah'in size farz ettigi budur. belki sakinirsiniz. "Bahaullah" adini takti. Mirza Hüseyin Ali. Kur'ân'i taklide çalismis. O.[471] 2. Mirza Ali (Bâb). diger Bâbîlerle birlikte. O. Babasinin ölümünd en sonra. Buna misal olarak e l-Beyân'dan bir kaç cümle durumu iyice anlasilir kilacaktir: "Ondan sonra gelen besinci si : Öküze binmeyiniz. va'dedilenin. 3 Mayis 1863'de Bagdat'tan Istanbul'a getirilen Mirza Hüseyin Ali. bosanma ve miras gibi ibadet ve muamelatla ilgili hükümleri ilga etmis. Hayvana gemsiz ve özengisiz binmeyiniz. Ayrica bu eserdeki fikir. siradan bir bilginin eseri olmasini bile mümkün kilmamaktad ir. onun talebelerinden o lan Mirza Hüseyin Ali ile daha genis boyutlara ulasti. Kur'ân-i Kerîm'in hükmünü neshettigini söyledigi ve herkesin inanmasi oldugunu iddia ettigi el-Beyan. Bagdat'taki âlimlerin ve halkin sikayeti üzerine. M irza Yahya Nuri ve yakinlari. Mirza Hüsey in Ali. saraydan ayrilarak muhtelif yerleri dolasmaya basla di. keyfî degisiklikler yapmistir. 1863'de. Kur'ân ile mukayeseye çalistigi "el-Beyân"idir. Kendinizi koruyamiyacaginiz h ayvanlara binmeyiniz. Orada Iki kardes arasinda tartisma ve düsmanlik son haddini buldu. Bâbîlerin Nasûriddin Sah'a karsi giristikleri basarisiz suikast tesebbüsün den sonra. dil ve dil bilgisi hatalariyla. Edirne'de. Mirza Hüseyin Ali. Bâbîlerle arasinda bir takim anlasmazliklar ortaya çikinca Mirza Hüseyin Ali gizlice Bagdat'tan kaçti. Allah sizi bunlardan siddetle nehyetmistir". Mirza Hüseyin Ali. Ancak bunlarla binersiniz. âhiret ve kiyamete dâir esaslari da k eyfine göre te'vil etmistir.12210 yil geçmistir. edebî yönden düsüklüklerle dolu bir kitaptir. oruç. evlilik. fakat gülünç olmaktan öteye gidememistir. Mirza'nin çok övündügü. Ona göre Hz. Karar geregi. ayrica büyük devletlerin baskanlarina mektup . Böylece Mirza Hüseyin Ali ve ailesi Bagdad'a yerle sti. a yni zamanda. yakin dostlariyla veda toplantisi yapti. Böylece Bâbîleri kendi etrafinda toplanmaya çagirdi.

Peygamber. Hiristiyanlik ve Islâm'dan alinmis esaslarla kendilerini ayri bir dine mensup olarak göstermeye çalisan Bahâîler. Daha sonra Akka' ya sürülen Hüseyin Ali. milletlerarasi Siyonizm. [472] b. hastalanir ve ölür. Bahâîlere göre peygamberler. Mirza Hüseyin Ali'nin Bagdad'da iken yazdigi bu eserin asli Farsça'dir.Bahâîligin Temel Prensipleri Yahudilik. Muhammed son peygamber degildir. Âdem ile baslayan n ebîler devri. Bunun için de peygamberlere. Bâb ile sona ermis ve Bahâî devri baslamistir. Ondan sonra da pe ygamberler gelecektir. Bu faaliyetleriyle o. "Alla h. daha önceki kitaplarin insanliga yetmedigi için . Âdem'den bu yana gelip geçmis bütün nebî ve resuller. Çünkü o. "Tanri zuhurlari" adini vermektedirler. kiyamete. kullarina tecelli edebilmek için. Mecûsî bâtinîligi ile basl ayip. Bahâîlere göre. Allah'in zuhurudurlar. çagimi zda da canli sekilde faaliyetlerini sürdürmektedir. Islâm'a karsi çevrilen tarihî entrikalarin son merhalesini teskil etmektedir. zikredilen (mezkûr) ve "Tur'da konusan" ol dugunu ileri sürmüstür. bir kralin teb'asina muhtaç olusu gibi. Bu devir de en az 500. uyur. Talebeleri de onun için "Bahâ bizzat ilâhti". Bunlarin ilki el-Ikân 'öir. Bahâ'nin vücuduna hulul etti". Bahâ'nin görüsleri ve zuhuru için birer baslangiç olarak indirilmislerdir. Mirza Hüseyin Ali'nin "ilâhî irade semasindan geldigini iddia ettigi diger eseri. "Kitabu'l Akdes" ile neshedildiklerini ileri sürmüs. Bâb'dan sonra ise Bahaullah gelmistir. nebi ve ya resul demek yerine. beserî nitelikleri itibariyle yer içer. iman ve ibadetle ilgili birtakim hükümlere sahipt rler. önce vazifesi d okuz yil süren Bâb gelmistir. Hz. Bâb ve Bahâ'ya inanmak. Bu hareketin. Islâm inancindan sapmislardir. kitaplarina. "Kitabu'l-Akdes"ö'\r. Bahaîlik. Allah'in ezeliyet ve eb ediyeti gibi ebedîdir. Böylece Bahâ. irili ufakli bir çok eser ve risale yazmistir. Tann'nin kendisinde sahislasmis oldugunu ileri sürmüstü yani ilâhlik iddiasinda bulunmustur. . Bâb'in halefi ve Bahâîligin gerçek kurucusu olarak kabul edilmeye baslandi. ilâhî niteligi ile bir anlamda Tanridir. [473] ba. Muhammed'den sonra. "Bahaullah. sadece Tanri zuhuru an Bahâ'yi müjdelemek için gönderilmislerdir. asilsiz hikâyeler ve temelsiz id dialarla doludur. Teb'asiz kral olmiyacagi gibi mahlûku olmayan Halik yoktur. yaratiklarina muhtaçtir. Bahaullah da kendisinin zikreden (zâkir). Bâbîlerin çogunlugunca. Mirza Hüseyin Ali'ye (Bahaullah) nisbetle "Bahaîlik diye ortaya çikan bu hareket. Kur'ân-i Kerîm'ih üslûbunu ve sözlerin taklit etmeye çalismistir. Hepsi de nok sandir ve Bahâ'nin gelisi ile tamamlanmistir. 29 Mayis 1892'de. Bahâîlere göre Allah. Onlarin inançlarina göre Allah. Bu eser. iman e saslarindandir. Onlar. orada öldü. bâtinî tev'iller. bütün dinlerin sözünü ettigi "Mev'ud"d r. Ancak bu iman esaslarinda. Hz. Bu iki eser Bahâîler için önemlidir. misyonerlik ve Islâm'a karsi olan emperyalist güçlerin y ardimiyla desteklenip beslendigi ileri sürülmektedir. ilâhî nitelikleri itibariyle ise Allah'in a ksettigi tertemiz bir aynadirlar. Bahâullah'a göre peygamberlerin beserî ve ilâhî iki vasfi vardir. onlara muhtaçtir. Hz. pek çok dile tercüme edilmistir.000 y il devam edecektir.yazarak kendisine uymaya davet etti.Iman Esaslari Bahâîlere göre Allah'a. kendini izhâr etti" demektedirler. O. Mirza Hüseyin Ali. Hz. Eser. Varlik. resullerine.

Bahâullah'in Kitabu'l-Akdes'inde. JDiri olan. günesin dogusundan batisina kadar hiçbir sey yiyip içmemek. Bahâîler. el-Beyân'a göre. sermaye üzerinden mallarin beste biri nisbetinde alinacagi söylenen zekât. kimseye du yurmadan ve kimsenin davetine lüzum kalmadan kilinir. 21 Mart günü oruç bayramidir. bir de geliri % 19'undan ibaret bir vergiden söz edilir. Bahâîligin hükümlerini yerine getirmesi farzdir. 19 gün olarak tutulur. bi efa abdest alip kibleye (Akkâ'ya) dogru oturup. fakat makbul ve tesvi . ruhun. Namaza baslamadan önce. Bahâî t atbikatinda bazi farkliliklara ugramistir. sene içinde azalmamasi sa rtiyle.Amelî Esaslar Bahâîlikte. namaz. Hac: Yalniz erkeklere ve malî durumu iyi olanlara farzdir. âhiretteki gelismesiyle birlikte s ona erecektir. Namaz üç çesittir: Büyük namaz. Bahâullah'in bütün yanlisliklari düzelttigine. "Umumî Adalet Evi"nin gelir kaynagi durumundadir. Kur'âni Kerîm'de zekât için konulan hükümlerin aynen benimsendigi görülmekle beraber. Bunlar. yani 2 Mart-21 Mart arasi da. Kitabu'l-Akdes'le neshedildigini ve onun da vahiy mahsulü oldugunu kabul ederfer. Namaz ferdîdir. Onbes yasini bitiren her kiz ve erkek Bahâî'ye. ebediyyen ölmeyecek olan ruhlar. ye mis yasina kadar. Kutsal Âyetlerin Okunmasi: Her sabah ve aksam. bazi hareketlerle duadan ibarettir. Zekat : Farz olan zekât.Bahâîlere göre insan öldügü zaman. Bahâî yilinin il ayidir. sözlerini okumak. Bahâullah'a göre cennet Allah'a yakinlik. orta namaz. ha c. 15 yasindan küçük. oruç. Bahâîler. Karar verilen ve kilinan disindak i namazlarin artik o gün kilinmasi vacip degildir. el ve yüzün yikanmasindan ibaret olan abdest alinir. Bahâîlerin ondokuzuncu ayi olan Alâ ayinda. cennet ve cehennemin gerçek manasini rettigine inanirlar. Oruç. lütuf ve bagis ebedîdir. Bahâîlikte dinî bir farz degildir. hamileler ve emzikli kadinlar oruçla müke lef degildirler. zekât. insanlarin dünyadaki islerin e göre lütufa veya azaba ugrayacaktir. bazi amelî hükümler mevcuttur. Ayni zamanda bugün. Evlenme ve Bosanma : Evlilik. daha önceki mukaddes kitaplarin insanliga yetmedikleri için. vergi olarak atihir. Bu sartlari tasiyanlar. Oruç . bes defa "Temizl er temizi Tanri'nin adi ile" demek yeterli sayilmaktadir. kutsal âyetlerin okunmasi gibi hususlardir. 70 yasindan büyükler. Zekât. Namaz. [474] bb. 95 defa "Allahu ebhâ" (tekbir) demesi dinî bir hükümdür. Aslinda Bahaullah'in kutsal kelimelerinin tekrarindan ibaret bir dua olan namaz. kötülüklerden uzak durmaktir. her Bahâî için vaciptir. Bahâîlerde oruç. Su yoksa veya suyu kullanamiyacak derecede hastalik varsa. Bundan baska her Bahâî için günde. Bu üç çesit namazdan birine karar verip kilmak kâfidir. kiyamet kopmaktadir. yorgunluk vermeyecek kadar Bahâullah'i n dualarini. cehennem de O'nun bag isindan mahrum olmaktir. küçük namaz. Cesetlerin yeniden dirilmesi söz kon degildir. abdest yerine. Bahâî kiblesi olan Akkâ (Israil'de ) sehrine yönelerek yerine getirilir. Azap. Allah'in yeryüzündeki iki mübarek evi olarak gördükleri ya Bâb'in Sirâz'daki evini veya Bahâ ah'in Bagdat'ta ikamet ettigi evi ziyaret ederler. Ayrica Kur'ân-i Kerîm' in hükümlerinin de geçmis oldugunu iddia ederler. Namaz: Bahâîlere göre namaz. samimî bir kalple Allah'i anmadir.

Nikah esnasinda erkegin kadina mihr vermesi sarttir. Onbes yasindan küçük olanlarin evliligi caiz degildir.k edilen bir istir.Kadin. içinde yasadigimiz asrin ihtiyaçlarina cevap verecek. Bu müddet zarfinda anlasma ve birlesme saglanamazsa Mahfil onlari bosar. Bahâî olmayanlarla evlenmeleri caizdir. köylerde ise 19 miskal gümüstür (Bir miskal yaklasik dört gramdir). kendilerini "evrensel" kildigina inandiklari dünya görüslerini ve baslica p rensiplerini su basliklar altinda ele alirlar: 1. Bahâîlerin inandikla ri kutsal kitaplardaki sekil ve dualarla yapilir. erkek esitligini. kendisinden önce ge en peygamberlerin telkinlerinde bulunan esas hakikatlari. fakat Bahaîlik din ola .Bütün dinlerin birligini (onlara göre bütün milletlerin dini. özellikle yaptirdiklari mabetler çerçeves inde propaganda faaliyetlerine yönelmislerdir. vatanî. mutlak degil. Bahâullah'in gayesi.Mesîh'in Ruhu'l-Kudüs'ten oldugunu kabul ederler. Kitabu'l-Akdes'te çok kadinla evlilige izin verilmesine ragmen.Genel barisi (Mirza Hüseyin Bahâ'nin gelisinin dünyaya barisi getirdigine inanirlar ).Dünya Görüsleri Bahâîlige göre dinî hakikat. Nikah ile gerdek ayni günde olur. irkî. çiftlere. 7. Bahâîler. Bahâîlerin. 4. siyasî ve benzeri taassuplarin terkedi I mesini. Her iki taraf geçimsizlik durumund a bosanma talebinde bulunabilir. 5. Ruhanî Mahfil.Genel ve mecburî ögretimi. esitligin saglanamiyacagi gerekçesiyle tek kadinla evliligi esas kilmistir.Asin zenginlik ve fakirligi kaldirarak içtimaî meseleleri dinî esaslarla çözmeyi. 8.Her türlü dinî. fakat hos karsilanmaz. Bu durumda evlilik ve nikah. fenaliklarina ve kararsizliklarina ta tbik edilebilecek tarzda yeniden ifade etmektir.Din ve ilim arasinda ahengi. sehirlerde 19 miskai altin. Türkiye'de de mabet yapma girisiminde bulunmuslar. Bahâî usulüne göre ya pilir. Abdulbahâ. Nisan ile nikah arasindaki fasi la 95 günden fazla olamaz. bir tek din olmali). 2. izafîdir.Insanlik âleminin birligini {bütün insanlar kardes olmali). bi r senelik bekleme müddeti verir. 10.Günümüzde Bahaîlik Dünya'da 3 milyon civarinda mensubu olan Bahâîler. Bugün dünyanin birçok büyük merkezinde Bâhâî m ri vardir. Nikah. problemlerine. [476] c. Bahâîlikte bosanma olabilir. Bahâi olduklarini gizlememeleri sartiyla . 6. 3.Dil ve yayin birligini (insanlar için ortak bir dilin bulunmasi). millî. kesin ayriliktan evvel. Mihr. [475] bc. 9.

Babasi Gulam Murtaza'n in ölümüyle Gulam Ahmed'in hayatinda yeni bir devre baslamistir.[477] Çesitli inanç sistemlerini uzlastirma tesebbüsü olarak degerlendirilen Bahaîlik. kalp çarpintisi. Ülkemizde Bahâî prop Bâbilîk ve Bahâîligin insanliga yeni bir sey getirmedigi görülmektedir. O. "melankoli" disinda. Pencap eyaletinin Gur-daspur bölgesindeki Kâdiyân'da dogmustur. . Hiristiyanlik ve bilhassa Islâmdan alinm is unsurlardir. babasinin ölümünden sonra. "mehdîlik" konusuyla dogmustur. fakat Islâm dairesinden çikan sapik firkalardan biridir de deni ebilir. kismen Yahudilik. Gulam Ahmed. 1876'li yillarda. Ayri dine mensup sa yilmalari ve Bahâîligin yeni bir din oldugu yolunda aldiklari bilirkisi raporlarini delil olarak kullanmislarsa da Türk Yargitayi. sonra da mensup oldugu yerden dolayi Kadiyanîyye diye anilmistir. müfrit batinî te'viller ve Hurûîîlik'tir. buralarda. Bahâîligin cihansümul bir din say ilmasi gerektigini ileri sürmektedirler. Islâm'a kar si çevrilen tarihî entrikalarin birini ve son merhalesini teskil ettigi. agandasi yogun bir sekilde yapilmaktadir. dizanteri. O. Bahâîligin ayri bir din sayilamayacagin a karar vermistir.rak kabul edilmedigi için. diger din ler ve temasa geçtigi misyonerlerden Hiristiyanlik hakkinda genis bilgi edinmis.KADIYÂNÎLIK (AHMEDÎÜK) 1. Tefsir. Bahâilige Siîligin sapik bir tarikati denilebilecegi gibi. yikici Batîni lik ile baslayip. Siîligin Mehdi inancindan dogan bazi anlayislar . Hadis okumus. Sialkot'da . Ülkemizde de bu yolda tesebbüsleri olmustur. Bahâîligin yeni dedi ve benimsedigi dinî hükümler. Bunun için de hukukî bir karar almak için ugras mislardir. mabet yapilmasina izin verilmemistir. kurucusunun adindan dolayi Mirzâiyye. bazi azinlik hakla n elde etmislerdir. seker ve his teri gibi hastaliklari oldugu belirtilmistir. Iyi bir egitim gören Mirza Gulam Ahmed. bugün Pakistan sinirlari içinde kalan Lahor se hrinin güneydogusunda. kendilerinin ayri bir dine mensup olduklarini. o nlarla ve Hindûlarla tartismalara girmistir. Islâm? firkalar arasinda Is lâm kültüründen kaynaklanan. emperyalistlerin aleti olarak vazif e görmüs ve görmekte oldugu" seklinde görülmektedir. XIX. 1526'dan 1857'ye kadar sürecek Gurkanli Devleti'ni (Hind-Türk Imp aratorlugu) kurmak üzere Babür ile birlikte (tahminen 1530 yillarinda) Hindistan'a g iren Türk'lerden oldugu ileri sürülmektedir. Mirza Gulam Ahmet. inzivaya çekilmis. Allah'in huzuru na çiktigini ve vahiyler almaya basladigini iddia etmistir. Ancak. önce. Bu hastaliklarin. basagrisi. Gulam'in. ayri dine mensup insanlar olarak. babasinin istegiyle 1864'de Sialkot'a {Pak istan'da bir sehir) memur olarak gitmis ve burada bir süre çalismistir. Onlarin bu gayretleri. inzivaya devam etmis ve "riyâzef'te bulunmustur. Bunun kaynagi. Amerika. Siîligin Seyhîlik tarikatini sekillendiren fikirler Bahâîlikte yeni bir kaliba sokulmustur. günlük isi disinda. Bu hareket. "Ahmediyye" adini almistir.Dogusu ve Gelismesi Kadiyanîlik. "Siyonist ve haçli dünyasinin.[478] D. Gulam'in sahsiye tini ve psikolojisini etkiledigi ileri sürülmüstür. Bahâîler. 1839/1840 yilinda. G ulam'in ailesinin. devamli Kur'ân. Yüzyilin sonlarina dogru Mirza Gulam Ahmed Kadiyanî tarafindan kurul an firkaya verilen addir. Firka. Israil ve Avrupa'nin bazi ülkelerinde s emeresini vermis. Gulam'in 4 Kasim 1900 tarihinde yayinladigi bir bildiri ile firka.

Ay ni yilin Eylül ayinin sonunda. Ancak g erek Ekber. kerametlere. dinlerarasi bir uzlastirma faaliyetinin son perdesi ni sahneye koymak gayreti içine girmis oldugu görülmektedir. "Tavzih-i Meram" ve "Iz ale-i Evham" adli Urduca kitaplarda açiklanmistir. 1885'de. "Kerâmâtu's-Sâdikîn". "Hamâmetu'l-Busrâ". söz verdigi diger ciltleri yazamamistir. Bu duruma.1877-1878 yillarinda gazetelerde Hindûlara ve Hiristiyanlara karsi yazilar yazmis tir. kehanetlere. Gulam'in kisiligi yazdigi bu yazilarla öne çikmistir. Bundan dolayi Müslüm anlar. Urduca kaleme aldigi. Hiris tiyanlar için "Mesîh". Gulam Ahmet. kendileri için birer kurtarici beklemektedir. Peygamber'e tam anlamiyla uyan birisinin. O halde bütün dinlerin bekle dikleri kurtarici. 1888 tarihinde. hayatinin üçüncü döneminin parol asini ilan etmistir. dinlerarasindaki uzlasmazlik kaldirilmis ve dinler. kendisini. önceleri. Hindular için de "Krisna" oldugunu ilan etmistir. "Barâhin-i Ahme diyye" adli kitabinin ilk iki cildi ile yayin hayatina girmistir. kitapta bulunan "ilâhî ilhamlara". "Feth-i Islâm". 1895 yilinin Eylül ayinda. Kadîyân Ahmedîleri Lahor Ahmedîleri olarak varligini sürdürmüstür. Ahmed. kendisinin Onddokuzuncu Yüz . sezgiye dayanan bilg ilerinin peygamberlerin bilgisini andirdigini söylemistir. sahsî övün melere tepki göstermemis ve ondan süphelenmemislerdir. Luziyana'da. Arapça yazilmis olan bu eserler. kendisinin Müslümanlarin bekledigi "Mesîh" ve "Mehdî" oldugu iddia edilmis Bu konudaki görüsleri. 1891'de. Sundugu bu teb lig. taraftarlarinin ziyaret yeri olmustur. 1880'de. "Surne-i Çesm-i Arya" (Arya'nin Gözüne Sürme) adli kitabini yayimlamistir. bu yoldan pek çok vahiy aldigini bildirmistir. Gulam Ahmed. besle elli arasindaki farkin sifirdan ibaret oldugu seklinde bir savunma yapmistir. 1885 yilinda yayimladigi bir bildiri ile. "Mina nu'r-Rahmân"dir. Lahor'da ansizin ölmüstür. Mirza'nin. Hz. gerek ayni düsüncenin ürünü olan ve ayni gayeyi tasiyan Babîlik-Bahâîlik basariya asamamistir. hakkinda övgüler yapilmasina ve ilgi odagi olmasina sebep olmustur. Mezari. Lahor'da "Dinler Konferansina katilmis ve bir teblig sunmustur. Üçüncü ve dördüncü ciltlerde is hyin kesilmedigini. arka arkaya yayimlanan. Gulam. daha sonraki yillarda "Sinkretik din" (uzlastirmaci din) anla yisina yönelmistir. bir tek kisi olursa. Mirza Gulam Ahmed. â ir zamanda.[479] 2. aralik 1896'da . Bunun yaninda. Bu kitabin ilk iki cildinde Islâm'i diger dinlere karsi savunmustur. O. dolayisiyle insanlik. Ayrica Ingiliz Hükümetin e övgülerde bulunarak "Cihad"in gereksizligi üzerinde durmustur. 26 M ayis 1908 tarihinde. 1904 Kasim'inda Sialkot'da kendisinin.Gulam Ahmed'in Iddialari ve Kadiyanîlerin Bazi Görüsleri Gufam Ahmed. Müslümanlar için "Mehdî". Isa b. 1893-1894 yillarinda yeni kitaplar yazmistir. Baslangiçta 50 cilt ola rak yazacagini söyledigi "Barâhin-i Ahmediyye"nin besinci cildi 1905'de yayimlanmis. bir bildiri ya yinlamis ve Allah'in kendisine taraftarlarindan "bey'at" alarak ayri bir "cemaat " olusturmasini buyurdugunu bildirmistir. Hareketli geçen yillardan sonra hastaliklari sebebiyle zayif düsen Gulam Ahmed. Meryem'in tabiî bir ölümle öldügü. fakat. Ekber Sah gibi. Peygamber'e ver ilen zahirî ve batinî bilgilerle bezenecegini ve bu kimselerin. Aldigi vahiylerle bildirilen parolada. Arap n bütün dillerin anasi oldugu fikrini ispatlamak için 1895 yilinda yazdigi eser. Ona göre bütün dinler. o yüzyilin (Ondördüncü Hicrî) "Müceddidi" ilan etmistir. O. Mirza Gulam Ahmed'in ölümünden sonra görüsleri taraftar toplamaya devam etmis ve neticede " sinkretik Kadiyânîlik/Ahmedilik Hareketi" ortaya çikmistir. Cenazesi Kâdiyân'a nakledilmistir. Nanak'in Islaman gerçegine inanmis ve H indûlarla Müslümanlari birlestirmis bir aziz oldugunu ileri sürmüstür. Kadiyanîlik. ahenkli bir bütün haline gelmis olacaktir. "Nûru'l-Hak" ve "Sirru'l-Hilâfe"dir.

peygamberligin son bulmasi konusundaki inanci. Bu konuda.s. Allah'in yarattigi manevî varliklardir. Kadiyânîlere göre Meleklere iman sarttir. insanlarin ruh bakimindan yücelmelerini ve iyi islere yönelmelerini saglayan varli klardir. nübüvvet Muhammed (s. Mirza Gulam Ahmed'in mesîhlik iddiasi. bu sözünü benim vasitamla gerçeklestirmis bulunmaktadir". Melekler gözle degil. semavî alâmetlerle yeniden kurmaktir. Gulam Ahmed. yeni bir hüviyetle ortaya çikmistir. Kitaplara iman konusunu. çok büyük ve kâmil bir ins andi. . âhir zamanda onun manevî bir mümessilini çikaracagini vaad etmisti ve iste s imdi Allah. Her Müslümanin. Mirza'nin baslangiçta. bir bayram gününde Cebrail'in isbirligi ile hazir olanlara okudugunu. size okudugum bu sözler. O. 1891 tarihinde Müslümanlarin Isa'nin ref'i (yükseltilmesi) konusund a yanlislik içinde bulunduklarini. Bu yilda "Ilhami Hutb esi"ni nesretmistir. fakat sonralari ögretisine birçok bozukluk sokuldu . Ben Allah'in zillî ve Buruzî nebisiyim. Çagrimin ulastigi herkes beni islerinde hakan tanimaz. kendisinin Müslümanlar için "Mehdî". Bu konuda. Musa'ya Sina'dan. 1904 yilinda. onun da diger nebîier gibi öldügünü ve Allah'in kendisini Isa'nin gücü ile Mesîh olarak gönderdigini ileri sürmüstür. tam nebîligin kapandigi ni. Kadiyanîler. bana bütün hasmetiyle göründü". "vahy" ile içice ele almaktadir.s. bir nevî. bütün açiklikla. "Eger. O. iman sahiplerine kuvvet veren. Hiristiyanlar için "Mesîh". bir Müslüman bile olsa. beni beklenilen Isa yapti ve dünyaya gönderdi" demistir. cevap ol arak derimki: Efendimiz (Müham-med s. Yüce Allah. yani nebîsi idi ve kutlu ruhu Allah'tan almisti. bundan baska da bir özelliginin bulunmadigini açikladi" ve "Beni Allah gönderdi. Ve her Müslü in. 1901 yilinda Gulam Ahmed. Eski Peygamberlere. Bunun mukaddimesinde. Müslümanlarinki ile ayni idi. O. O'na iftira etmek melunlarin isidir. Yani. "Allah beni bu yüzyil ve bu zaman için imam ve halife kildi ve beni bu yüzyilin basinda. ruhla görülebilirler. Muhaddesligi bir anlamda cüz'î nebilik olarak nitelendirmis. benim Mev 'ud Mesîh olduguma inanmaz ve bana gelen vahiylerin Allah'tan geldigini kabul etme zse. zamaninin bir Avatarasi. bu kitabi "kullarin Rabbi"nden ilhaml a aldigini.a. onun Kur'ân seriatina tabi müslüman bir adam olacagini. kati ve kesin bir sekilde Kur'ân ve Tevrat gibi Allah'in sözüdür. binaenaleyh onun benzerinin de peygamber olmasi gerekir denilirse. Önce kendisinin "M uhaddes" (kendisine hitap edilip konusulan) olarak tayin edildigini söylemis. bu nlarin vahiy y6luyla aldigi âyetler oldugunu açiklamistir.yil için Allah tarafindan müceddid (yenileyici) olarak tayin olundugunu bildirmistir . benzeri Hindu Kisiler ve Avataralar arasinda bulunmayan. . Bu. onun peygambe rligini ilan etmesi demektir. sonr a. Efendim gibi ben de Mukaddes Ruh'la yardim edildim. Is a'ya Seir'den. insanlar için sefaatte bulunan . Onlar. Allah'in birligini. 1901 yilinda bir "Cuma Hutbesi"nden sonr a taraftarlarindan Mevlevî Abdülkerim'in.a. devrinin gerçek bir nebîsi idi. benim Mev'ud Mesîh olduguma inanmasi gerekir.) beklenilen Isa için peygamberligi sart ko smadi.. Nihayet 1902 yilinda su ifadelerle gerçek niyetini ve durumunu açikça ortaya koymustur : "Tekrar tekrar söyledigim gibi. Melekler vahiy getiren. sorumludur". dinî islerde bana itaat etmesi gerekir. mesîhlik iddiasi ile birlikte mehdîligini de söyle ortaya koymustur: "Mehdî olarak görevim. dogrudan dogruya Isa b-Meryem'in tabiî bir ölümle öldügü esasina dayanir. Muhammed'e Hira'dan görünen Rab. Hindular için e "Krisna" oldugunu iddia etmis ve söyle demistir: "Bana vahyolunduguna göre Raca Kr isna. Isa bir peygam erdi.) ile kesilmis ve kiyamet gününe kadar da o ndan sonra bir peygamber gelmeyecektir. zamaninda kabul etmesi gereken seyi reddettigi için semal arda cezayi hak etmistir. Allah'in buyrukla rini elçilerine ögreten. insanlari karanliklardan aydinliga çikarmam için müceddid olarak gönderd i" demistir. fakat cüz'î nebiligin açik kalacagini savunmustur. Mirza için "nebi" ve "resul" sifatlarini kull anmasina itiraz etmemis ve bu husus açikça konusulmaya baslamistir.

Bazilari kendisi veri r. Dogu Afrika'da 5 bin dolayinda Ahmedî vardir. 1960'lardaki tahminlerer^gör e Bati Afrika'da 35 bin. Bura da putperest zencilerle birlikte Hiristiyanlasmis olanlari da "mezheplerine celb etmektedirler. Muhammed'In sefaatini kabul etmekle beraber. özel okul açabilme ve isletebilme imkânlari kisitlanmistir. Islâm'daki baz i degerler ve düsünceler üzerine. Pakistan da dahil olmak üzere bütün düny daki Kadiyanîlerin toplam sayisinin iki milyonu asmayacagi ileri sürülmektedir. Pakistan'da "Islâm disi bir azinlik" olarak kabu l edilmistir. ekseriyeti teskil eden Müslüman cemaatine katildiklarini göstermektedir. abartilmis olarak degerlendirilmektedir. dünyan in pek çok ülkesine yayilmis ve görüslerini yayma gayretine girmistir. Cebrail'in kendisine geldigi ni iddia etmistir.[481] Gelirleri üç kaynaga dayanir. Hiristiyanliga ait bazi an . Kadîyanîler. kendilerini gizleyeceklerini. Kadiyanîlik'in bilhassa Siyah Afrika'daki propaganda faaliyetleri çok yogundur. fakat Kur'an-i Kerim'de meleklerin de sefaatçi olduklarinin beli rtildigini savunmaktadir. Onlarin. kararin kendileri için haksizlik oldugunu. Bunlarin basinda zekât gelmektedir. âhir eni bir durum degildir.[480] 3. Muhamdde'den sonra nebevi (seriat getiren) vahyin gelmeyecegi görüsünü benimseyerek. asil sefaat eden in Allah oldugunu.Bugünkü Durumu Ahmedîyye'nin her iki kolu da. a ncak. 50 bindir. bunlarin hem bozuk bir sentezi hem de gerek bunlarin ve gerek Hiristiyan mis yonerlerinin temsil ettigi görüslerin bir antitezidir"[482]. Bununla onlar. Hz. Lahor Ahmedîieri. her ay yapilan mecburî ödemelerdir. Islâm kültür tarihinde daha önce söylenmis görüsleri le. yeni mûhtedîlerin çok geçmeden mezhebi terke dip. Pakistan Anayasasi'nin diger azinliklara tanidigi h aklardan ancak yararlanabilen bir duruma düsmüstür. Gulam Ahmed. Çesitli tarihlerde mahkeme önüne çikarili sorgulanan firka mensuplari. Fakat yapilan istatistikler. Bu hareket. simdilik manevî hayatimizin tam ve kusursuz bir imajidir. Her Kadiyanî aylik gelirinin onaltida birini vermek zorundadir. Hind dünyasina ait düsünceleri. Pakistan'daki Ahmedîler. Ahmedîlerin itikadî konulardaki en ilginç görüsleri Âhiretle ilgilidir. XIX. bu da. Yüzyil Hint cografyasinin bir proto-tipi olarak degerlendirilen Kadiyanîlik için su kanaate varilmistir: "Hemen hepsi de. Milyonlarla ifade edilen Pakistan disindaki Ahmedîlerin en kalabalik olduklari yerler Afrika ve Ingiltere için 10 bin sayisi verilmektedir. Amerika için verilen rakam 1975 itibariyle. Pakistan disinda. ald igi 7 Eylül 1974 tarihli karariyla. bazilarindan da görevliler toplar. Pakistan'da yayin yapma ve propaganda faaliyet lerinde bulunma. disaridakilerin de hiçbir sey olmamisçasina faaliyetlerine devam edecekler ini ifade etmeslerdir. Günümüzde. Hz. Bunlarin disinda Kadiy anî olan kimsenin öldügü zaman malinin onda birini mezhebe ayirmasi ve bunu vasiyetine y azmasi istenir. gerçekte o. gerçek nebîlik için Cebrail'in mutlaka gelmesi gerektigini ileri sürmektedi r. Bu sayi abartma li kabul edilmektedir. dolambaçli cevaplar vererek kurtulmuslardir. Lahor Ahmedîieri. Ancak za man zaman. Kur'an ve Hz. "seriatin". Ahmedîlere göre.Gulam Ahmed. ancak seriat getirmemekle birlikte. Kadiyanîlik mensuplari için bugün 5-6 milyona varan sayi verilmektedir. ama yine de Ahmedîlige inanac aklarini. çünkü kendilerinin Gulam'in nebitigine inanmadiklarini ve ona inanmayanlara "kâfir" demed iklerini ileri sürmüslerdir. Muhammed'le en olgun haline geldigini ve tamamlandigini. Digeri. âhiretin nimetleri manevîdir. uzun görüsmelerden sonra. Pakistan Parlementosunun. faaliyetlerine sinirlar getirilmistir.

kin ve reka bet konularindan gayet ustaca faydalanmasini bilmektedir. Bu cereyanlar. kendilerinin de ayri bir din. Hiristiyanlik karsisinda hem sayi he m ilim hem medeniyet hem de inanç bakimindan rakip olmasi. bazi haksizliklari bahane ederek. onlari kaynastirmaya çalisan bir sentezdir. en eski tarihî devrelerden itibar en. kisa zareanda etraflarinda birçok insan toplayabilmist ir. Hz. iktisadî. çogunlukla dinî kültür ve bilgiden mahrum kisilere cazip gelmektedir. mevki ve makam hirslarindan. Bunlar. kaleler bir bir düsme ye baslayinca (Istanbul'un fethi gibi). dinsî hareketler. "türedi dinler"dir. çesitli cereyan lara kaydirmaya gayret sarfedilmistir. kiskançlik. Bu cereyanlar.[483] E. kültürsüz toplumlarda gelisen ve bazen çok tehlikeli boyutlara varan bu tür cere yanlar. Toplumjarin içtimaî ve kültürel yapilari. Yikici cereyanlar. kiyamlar. . Çesitli dinlerden ba zi elemanlar alinarak ortaya çikarilan bu hareketler. Müslümanlarin güçlenmesi. orijinal bir din sayilamazl ar. karsi saldiriya ve yeni gruplar olust urmaya baslamistir. toplumda tutunabilme kte ve hatta yüzlerce. çesitli mezhepler ve cereyan lar ortaya çikmistir. din denilen orjinal kurumun nitelikleri. Genel le cahil. Bu sinsi cereyanlar. Isrâiliyat. Her cereyan da etrafina bir takim insan gruplarini toplayip faaliyetlerini genisletme gayreti içine girmistir. Neticede hem inanç ve hem de fiiliyat yönünden ayriliklar ortaya çik mistir. tarihî gelisme içinde. çesitli sinsî yollara bas vurulmus.YIKICI CEREYANLARA KARSI TEDBIRLER Hemen hemen tarihteki her fikrin. çesitli inançlara mensup kimselerden Müslüman ol nlarin sayisi arttikça. menfaat duygularindan. bazen siyasî ideolojilerle. Yüzyilda baslayan bu fa aliyetler. Bunlar öyle bir noktaya varmistir ki. bu sayi arttikça çesitli fi kir ve cereyanlar da Müslümanlarin arasina sizmistir. çesitli dünya güçlerinin dinî. Her hâkim görüsün mutlaka muhalifleri de olagelmistir. Yüzyilda çesitli yeni taktik ve stratejiler le gittikçe geliserek ve kuvvetlenerek varligini sürdürmüstür. Bazen dinî yön den cahil kisileri ruhî bosluktan kurtaran bu gibi cereyanlar. özellikleri. Islâm'in yegâne kalesi ve temsilcisi Osmanli Imparatorlugun un gerilemesine. çikarci. Fakat bu da netice vermeyip. XVI. Günümüzde de dine benzetilerek olusturulan hareketler. XIX. ne kadar ustalikla taklit edilirse edilsin. zamanin idaresindeki. nihayet parçalanmasina sebep olmustur. sinkretik bir h arekettir. zaman zama n hem toplum hem de Islâm için tehlikeli olmustur ve olmaktadir. bazen dinî ve cinsî sapikliklarl a. din taklitleri.layislari yerlestiren. ayri bir cemaat oldukl arini ileri sürmektedir. Bencil. Muhammed'in sagliginda pek etkili olamamistir. Böylece Islâm'in yayilma alani genisledikçe. Yüzyilda meyvelerini vermeye baslamis ve nihayet emellerine ulasmi slardir. galebe çalmasi Hiristiyan lar için büyük bir tehlike teskii etmistir. Ülkemizde de. daha sonra fiiliy ata dönüsmüstür. Müslümanlar arasinda farkli düsünceler. Ancak Peygamb er'in ir-tihalinden sonra. binlerce mensup edinebilmektedir. diger taklit hareketlerd en daima farkli olagelmistir. yillarc a oldugu gibi. yikici cereyanlara ve karsi saldirilara hedef olmustur. Müslümanlar arasina sizan bazi fikir ve düsünceler. dinsî hareketler. ke lerine göre. sahabeler bile birbirine karsi kiliç çek ecek hale gelmistir. Bunda oldukça basarili da olmuslardir. Bu hareketler. siyasî. Bu gayret ve faaliyetler. cer eyanlar. simdi de bu tür cereyanlara ve onlarin zararlarina rastlanmaktadir. Bu gelismeyi kiliç ve silah zoruyla durdurmak için Haçli Seferleri düzenlenmistir. bazen gizli güçlerin hesaplariyla bir arada yürütülmektedir. slâm. ve XX. Bunlarin basinda Isrâiliyat gelm ektedir. Müslüman olanlarin sayisi artmis. her akimin ve her dinin karsisinda çesitli cerey anlarin ortaya çiktigi görülmektedir. XVII. sahsî ihtirasl ardan. Onlar. baslangicindan beri. kültürde kendini göstermekle baslamis. cahil ve hatta ruhen hasta kisilerin öncülük ettikleri bu gibi cereyanla r. bunu durdurmak için. nifak tohumlari saçilmis ve Müslümanlari çesitli gruplara bölmeye. bu tür cereyanlar için oldukça müsaittir. Hemen hemen her yüzyilda bu tür hare ketlere sahit olmaktayiz. Ancak. kültürel gayelerle yönlen eri gruplasmalardir. fikirde.

yikici cereyanlarin niçin ülkemize ayri bir önem verdikleri daha iyi anlasilir. a. Aglarina düsürdük leri Insanlara hiç bir hürriyet. üç kit'anin ortasinda yer alan merk me sahip bir bölgedir. Günümüzde de Mesîhî hareketler.Insanimiza. spordan. . Özellikle gençler için tehlike büyüktür.Radyo-televizyon programlariyla dinî kültürü kuvvetlendirici. aklen ve ruhen tatmin etmek. b. çikarlar. kukla. elektronik cihazlardan faydalananlar da vardir.Bu cereyanlarin zararlarini ve tehlikelerini çesitli yollarla anlatmak. Bunalima düsmüs . Bu cereyanlar arasinda uyus turucudan.Yikici cereyanlari tanitmak. b. Mesîhî hareketlerin arkasina siginan güçler din takiitieriyle büyük dinleri yipratmak. B azi menfaatler. seminer ve konfera nslarla Islâm'i ve millî kültürümüzü iyi bir sekilde ögretmek.Genellikle insan çalmak. toplu yasama âdabi gibi seyleri ciddiye almazlar. ülkemizdeki anarsik olaylarin. Aslinda din istismar edilmemeli ve kötü niyetlerle kullanilmamalidir. benimsetmek. dünya dengeleri kurm ak. çesitli dünya güçlerinin heveslerinin yöneldigi. ilgiden yoksun. a. mutluluk duygular ni istismar edip bazi menfaatler elde etmekte. dünyevî gayeler için din alet edilmemelidir. mezhep ve tarikat bozmasi cereyanlar dünyayi istil a etmistir. aile baglari gevsemis. toplum. Bunun yaninda. Yikici cereyanlar. dünya inda bazi gayeleri gerçeklestirmek istemektedirler. Tek gerçek onlarinkidir. onlarin en büyük dayanagidir. sahsî fikir. büyük vaadlerde bulunurlar. vatan ve milletlerine hiç bir fayda gelmez.Basta gençler olmak üzere.Yikici cereyanlar karsisinda . robot gibi kullanip militanlastirirlar. c. Bu cereyanlar. Amerika'da son on senede buna benzer binlerce hareketin ortaya çikaril digi söylenirse mübalaga edilmemis olacaktir. yikici ve bölücü faali yetlerin sebepleri kavranilmis olur. tasarruf. sadece onlarin kurtulusa erisebilecegini ve sadece onlarin mutluluga ulas abilecegini ileri sürerler. Millet. gizli emeller. bütün halki bu zararli faaliyetler karsisinda uyarmak. toplumlari pasiîize etmek. diger yandan da dini istismar ede rek bazi siyasî sonuçlara ulasmaktadir. milliyetçilik. siyasî entrikalar. Bunun için . geçim zorluklan içinde bunalan. özellikle gençlerimize. Islâm Alemiyle. sartlandirmak. Türk Dünyasiyla olan iliskileri ve çesitli dünya deng eleri gözönünde bulundurulursa. tanitmak . 2. bir yandan insanlarin ümit. iktisadî-ticarî sonuçlar elde etmek. Ümitleri istismar. Böyle insan lardan toplumlarina. mülkiyet birakmamaya gayret göster ip onlari esir ederler. Ülkemiz. siyasî gelismeler saglamak için özellikle yüzyilimiz a binlerce din iddiali hareket. milletlerarasi hesaplar. kendine güven duymayan kims eler onlarin avlaridir. hiçbir dine hayat hakki tanimazlar. dinî ve millî suuru uyandir ici yayinlara agirlik vermek. c.Insanimizi dinî ve millî kültürle beslemek. Genellikle bu gibi cereyanlarin kendilerini en güzel kamufle vasitalari Mesîhî konular olagelmistir. seksden. her yasta ve her çagda ders. sefkat veya merhametten uzak kalmi s.Bu konuda kitap ve brosürler bastirmak ve vatandasin okumasini saglamak. Bu cereyanlara karsi alinacak tedbirleri söyle siralayabiliriz: 1. hayatta basariya ulasamamis. Cennete sadece kendilerinin gidebilec egini.

Baska inançlara saygili olmayan.Dinî kuruluslar ve din adamlari yönünden . e. Islâm'a Yönelen Yikici Hareketler .Sinsî propagandalarin arkasindaki gayeyi sezmek.M. .Millî birlik ve beraberligi korumakla yükümlü bulunan görevlileri bu konuda yetistirmek . c. b. 4.Aralarinda birligi saglamak (asgarî müstereklerde). Ter. Zerrin Akgün.Kanunî müeyyideler getirmek. f. a.Bahâîlik ve Hukukî Durumlari. 69-255.Devlet kuruluslari açisindan .Vaiz. a. yikici cereyanlar karsisinda yayinl ar.Yikici cereyanlarin agina düsenleri tatlilikla. Ankara 1975. onlarin agina düsmesini. e.Yikici cereyanlarin en zararlilarini tesbit edip onlara karsi tedbirler almak ve vatandasin.Bu görevlilere hem Islâm hem de Türk örf ve âdetlerini iyice ögretmek. yazilarla uyarmak ve yetistirmek.(Babîlik ve Bahâîligin Içyüzü). im Yeprem-Hasan Güleç.Dogru ve gerçek olani ögretmek. c.[484] Yedinci Bölümün Bibliyografyasi .d. imam-hatip. incitmeden. e. 5. müftü gibi din görevlilerini.Müslümanlar açisindan . d. milleti bölmeye. çalinmasini önlemek. vatani yikmaya.Idarî mercilerle ve halkla bu konuda isbirligi yapmak. d. millî birligi ve beraberligi parçalamaya yönelik oldu gu. c. ihtiyat payini elden birakmamak. g. . b.Yikici cereyanlarin mahiyetini ve dayandiklari prensipleri çok iyi bilen ihtisa s sahibi kimseler yetistirmek.Karsilikli müsamaha.Bu tür cereyanlarin sirf Islâm'i. a. d.Herkese hemen kanmamak. emperyalist emeller tasidigini ve kökünün disarida bulundugunu belirtmek. bu konularda ilmî arastirmalar yaptirmak. sahsiyetini rencide etmeden uyarmak. Islâm'i yok etme ye çalisan yikici cereyanlara bu hürriyeti vermemek.Islâmi bilgileri köklü ve derin bir sekilde elde etmelerini saglamak. b. 3.Vaaz ve hutbeler yoluyla zaman zaman halki bu konuda uyarmak. Islâmiyet Bakimindan Bâbîlik. kurslar.Muhsin Abdulhamid. Ankara 1975.Mahallî tedbirler alinmasina çalismak.

Istanbul 1970. . BÖLÜM MISYONERLIK FAALIYETLERI VE GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALARI .S. I/264-273.Ali Rafet Öskan..Ethem Ruhi Figlali.Esmahan Aykol.E. Yehova Sahitleri. Hikmet Tanyu.Ninian Smart. Ter.. Illinois 1952. . Ankara 1973. .Yasar Kutluay. 223. "Bab" ve "Bahâuliah". Hikmet Tanyu. Izmir 1986. Kahire 1975 (Keylâni'nin Zeyli).N. S. Dictionnaire des Religions. 1144-1145 . France 1983.Bahâî Dini. [485] VIII. Ter. Kule Kitaplar i. . . Dictionnaire des Religions.Cl. 36-40. The Religious Experience of Mankind. 1960. . Özsuca. Türkiye'de Laiklik Ilkesi ve Yehova Sahitleri. . . . Divine Principle.J. Can. . Yeni Dokümanlarin Isiginda Yehova Sahitleri.Ethem Ruhî Figlali. Bahaullah'in Dini.Sevki Rabbani. . Paris 1983.Ankara 1981. Minu Derahsan. Nashville 1977. "Baha'ie". . 11/41-56. Istanbul 1932. Nokta.T. "Unification Church" The Encyclopedia of Reli-gion.Muhammed Zerendî. . Ankara 1965. . .. Ankara 1973. (Yayinlanmis Doktora Tezi).Baha'i World Faith. Washington 1973. Çev. . XV/141-143.Yves de Gibon. Yedinci Gün Adventizmi. Mecdi Inan. Moon.F. London 1971. Bahaullah ve Yeni Devir. Ankara 1995. Islâm ve Yahudi Mezhepleri. Huart. . Moon and the Unification Church. Istanbul 1985 (Türkiye Bahâi'ler yayini). Sabit. . Babîlik ve Bahaîlik. Akdamar. Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler. Level 4 (New York 1980). Mecdi Çelebi. 143-144. "Amerikan Moon Tarikati Türkiye'yi Örgütlüyor". . Istanbul 1979. 13 Ekim 1991. "Moonisme". Il/ 163-165. Bahai Dini. .Outline of the Principle. Nebil Tarihi. . Istanbul 1974. Istanbul 1987. . Kadiyanilik.Eilen Barker. Esselemont.S. Islâm Ans. Çev. Ankara 1967.M. Bahaî Dinine Toplu Bakis. Sondag.Ahmed Yezdanî. Istanbul. S.M.Julien Ries. S a: 3. el-Milel ve'n Nihâi. Ünal-A.Günay Tümer.Sehristârtî.

kendi mensuplarinin onu benimseyip ayrilmamasi için faaliyette bulunma gere gini duyarlar. Islâm. Bu kelime. dinî de olabilmektedir. özel olarak Hiristiyanliga. tarikat ve gruplarin basvurdugu bir yayilma metodudur. yetki. Bugün de ideolojisini veya inancini . misyoner ve misyonerlik kelimeleri.Misyon-Misyoner-Misyonerlik Misyon ve Misyoner kelimeleri Latince "missio" kelimesinden türemistir. bu misyonlarda ^azife yapanlara misyoner. sahip oldugu fikir. düsünce. Bazilari da yayilmak. baska inanç ve düsüncede olan insanlari mensubu bulunduklari dine kazanmayi gaye edinirler. inanç. [486] 2. din veya mezhebi hâkim kilma veya yayma gayesiyl e çesitli mücadele ve savaslara sahit olmaktayiz. Dinî faaliy et ve propaganda için kendisine özel bir görev verilen din adami. görev. geri kalan dinler de misyonersiz d inler olarak görülür. Hiristiyan ligi yaymayi vazife edinmis. herkese yaymaya çalisan dinlerdir. mis yoner olarak adlandirilmaktadir. Bu görev ve yetki diplomatik olabildigi gibi. görevli kimse. vekâlet. onlarin yayilmasini istemez. bir kimseye bir isi yapmasi için verilen özel vazife anlamina gelir. genel olar ak da diger evrensel dinlere samil bulunmaktadir. yayilmak. Misyonerlik. yegâne dogrunun ken-disininki ve tek kurtulusun da onda oldugu inanç ve gay esine sahiptir. Ingilizce' de ve Fransizca'da misyon (mission) ve misyoner (missionaire-missionary) seklind e kullanilmistir. bugün genellikle kiliselerin Hiristiyanligi Hiristiyan olmayan ülkelerde y aymak gayesiyle olusturduklari kuruluslar ve bu kuruluslarda faaliyet gösteren kims eler için kullanilmaktadir.MISYONERLIK FAALIYETLERI 1. Belli bir bölgeye. bu isi organize eden. Doyayisiyle misyoner yetkili. rahip ve rahibe. özel olarak Hiristiyanliga sâmil kilinmasina ragmen. Buddizm misyonerii. Çünkü dogru k abul ettigi inanç. beili sinirlara bagii olmayan . Misyoner kuruluslari. Misyo-nerli dinler. taraftar kazanmak isteyen hemen hemen her dinî fikrî kurulusta temel esaslardandir. genelde diger bazi din. mesajini her tarafa.Misyonerlerin Gayesi Yeryüzünde bazi fikir. fikir. Bunun için herkesin ayni inançlara sahip olup saadete ermesi hedeflen ir. misyoner ligi genel anlamda kullanirlar. fikir ve kanaatini yaymak. Misyonerler. baskalarina aktarilmayan dinler de misyonersiz dinlerdir. kendi din ve inançlarindan kuvvetli bir digeri karsi sinda. Misyon. inanç. inanç ve fikir mensubu insanlari da kendisinink ine katmaya çalisirlar. Böylece kendi dinî inanç ve kanaatler ini bir ülkede yaymaya çalisan herkese misyoner denilmektedir. Bunda basarili olmasa da en azindan rakib dinin mensuplari nin zihnini karistirmaya veya kendi mensuplarini birlik içinde tutmaya çalisirlar. Ancak bunlarin bir kismi. baska di nde. Bunlar. Bu. Misyon kelimesi. bu faaliyete de misyonerlik denilmektedir. çogalmak isterler. Bu ölçüye göre Hiristiyanlik. belli b ir guruba bagli olan. din ve inanç sahipleri.Bu gaye ile kurulan kuruluslara misyon. misyoner yetistiren odakl ar olarak çalisir. Bu arada baska din. sözlükte. Tarihte. mensuplarini çogaltmak isteyen he r teskilat. Bu münasebetle dmleri misyonerlige yer verip verme melerine göre de tasnif ederler. düsünce. kendisini bir fikrin yayilmasina adamis kimse demek tir. misyonerlige basvurur. Bir din bilimi olan Dinler Tarihi alaninda çalisan bazi dinler tarihçileri. Bunla rin basinda sir dinleri mensuplari gelir.A.

yeni propaganda metodlariyla Hiristiyanligi yaymak. insanlara ve yasadiklari yerlerin özellik lerine göre taktikler bulunmustur. insanlarin bir arada. Bunun için baskasinin o dine girmesi mümkün degildir. Çünkü hedef. evrensel çerçeveden çikip belli bir kavme hasredilmistir. Bunlardan biri de misyonerliktir. yayilma gayesi gütmez. baris içinde yasamalari ve kurtulmal aridir. Bunun için gizli çalisma metodlari gelistirilmis. kabîle veya ilkel kabile dinleri seklindedir. Yüzyilin ortalar ina dogru Avrupa'nin merkezine kadar ilerlemislerdi. en azindan kendi mensuplarini birlik içinde ayakta tutabilmek. onlari kendi dinlerinden sogutmak hedeflenmistir. tebligde yakindan uzaga dogru gitme esastir. VI. ayniyle mukabeleyi gerektirmektedir. Asag i yukari ilâhî dinlerde bu. Roma Katolikligi. Bu konuda en tesirli silah. Islâm'in gayesi. belirli bir topluluga gönderilmis gibi gör esine ragmen onlarin davet metodlari ve getirdikleri hükümlerde umumîlik vardir. Bunlardan bir kismi yukari da temas edildigi gibi. bazi dinlerin misyo nerlik konusundaki tutumlarina gözatmakta fayda vardir. dünyanin her tarafinda yasayan insanlari Hiristiyanlastirmaga çalismistir. seyhleri veya ileri gelen müritleri kandirmak. Mücadelede. Muhammed de ( sas). mensuplarinin sayisi da artmakta idi. Öte yandan bazi dinlerde de {Eski Avrupa. misyonerlige yer verip dogdugu yerin sinirlarindan . hak yolda yürümelerini ve saadeti elde etmelerini ga ye edinmislerdir. ondan gözüker ek. millîdir. Misyonerlik faaliyet inin ana gayesi. yeni Hiristiyanlar kazanmak. tebligini yakindan uzaga dogru yapmaya çalismistir. Bunlarin yaninda dünyanin bir çok bölgesinde yogun faaliyet gösteren misyoner teskilatlari vardir. Islâm'a göre Allah tarafindan gönderilen elçiler. "sir dinleri" seklinde olup hususiyetlerinin baskalari t arafindan ögrenilmesini istemez. Is lâm. Bir kabîle veya millet. Hiristiyan Kilisesinin basarisini iflâs ettirmistir.dünyaya hâkim kilma mücadele ve savasi devam etmektedir. Hiristiyanliga kazanamadiklari takdirde. Istanb ul alinmis. Hiristiyan misyonerlerinin gayesi. kendilerine "alet etmek". Çünkü Müslümanlar. Tarihte de en tesirli propaganda yolu bu olmustur. Bati emper-ryalizmi'nin nüfuz alanini genisletmek olarak görülmekte ve anlasilmaktadir. Kur'ânin metoduna göre. Bu dinlerde. Onun için bu din yayilmak. tek kuvvet Müslümanlardi. çesitli teklifler görüsülmüstür. Hz. Takip edilece k yol üzerinde durulmustur. Türkler. Kongrelerin birinde. mensuplarin i artirmak ve bu arada Müslüman olanlari Hiristiyanliga kazanmaktir. Bu arzusuna ulasmak için önce kiliç yolunu denemis ve böylece Haçli Seferleri baslamistir. Türk azanmis ve Türkler Islâm'i dünyaya yaymaya cehdetmislerdi. taninmak ve benimsenmek arzusu tasimaz. Bir kismi ise m illet. XVII. Bu seferler. ortak niteliktir. zorla kabul ettirme yoktur. Avrupa'y a hâkim oldukta sonra. günden güne ilerlemekte. Bunun için çesitli toplantilar yapilmis. Yüzyilda Hi ndistan'da ortaya çikan Buddizm. Bu durumda iristiyanlara ve Hiristiyan dünyasina çesitli yollarla Islâmî yayilmayi durdurmak kalmis tir. Ancak Hiristiyan Dün yasi Müslümanlarin ilerlemesini kiliç zoruyla durdurmayi basaramadi. [487 ] 3. Elçiler insanlarin Allah'i bilmelerini. Islâm'dan önceki dinlerden Yahudilik'e ve Hiristiyanliga geçmeden. temasa ge ldigi veya fethettigi kabîle veya milletin tanrilarini kendi istegiyle benimser. Bu sirada dünyaya hâkim olma gayesindeki Hiristiyanligi durdurabilecek tek din Islâm.Misyonerligin Tarihçesi Dünyada mevcut dinlerden bazilari. sinsice yapilanidir. d igerlerinin tersine. Çünkü açik düs anlik. Mezopotamya ve Ön Asya) tanri alis-verisi vardir. Müslüman Türklerin basarisi. Bir kismi da. öncelikle Islâm dünyasina yönelmisti. onlari y aniltmak ve bu gayeye ulasabilmek için de eleman yetistirip bu teskilâtlara sokmak s uretiyle Müslümanlari ikna edebilecekleri kararina varildigi belirtilmektedir. Bunlardan M. Islâm Dünyasi'ndaki tasavvuf v e tarikat anlayisi. bu anlayislara olan baglilik üzerinde durulmus ve tartisilmis. hosgörüsü ve akla uygunlugu insanlari büyülemistir.Ö. a lir ve kendi tanrilari arasina katar. Yahudilik gibi.

onun karsisinda mensuplarini günden güne kaybetmekte olan Hiristiyan kiliseleri. Bir kimsenin Yahudi dinine girmesi için Yahu di ana-babadan dogmasi genel ilke haline gelmistir. Hz. Isa'nin da haber verdigi Hz. dünyaya din olarak hâkim olma durumuna gelin ce. Baskalarinin Yahudilige girmesi için özel bir gayret güdülmemektedir. Isa'nin teblig ettigi dine Hz. Bugün de Buddizm'in felsefesinin çesitti ülkelere yayildigina ve faaliyetlerini çesitli yerlerde gösterdigin e sahit olmaktayiz. Misyonerlik denilince ilk akla gelen. Aksine Türkler. Islâm Dinine gelince. Isa'nin zamaninda. inananl arin sayisi azdi.). Kur'ân. All ah'in Hz. Hz. III. gezginci bir kimsedir. iktisadî ve kültürel yan ku ruluslari vasitasiyla gerçeklestirmeye çalistiklari yaygin olan kanaattir. Yüzyilda Maniheizm. Islâm'i yaymada dünyevî hiçbir menfaat gütmemis. "Dinde zorlama yokt ur"[488]. Her yerin özelliklerine uygun olarak inançlarini (Maniheizm'i) yaymaya çalismislardir. ilâhîdir ve evrenseldir. tarih boyunca. fakat herkesi kendi gayelerine hizmet ettirmek istedikleri idd ialar arasindadir. yeter ki sen bizim ditiimize dokunma" denildiginde. Hz. Isa. yeni taktiklere girismislerdir. bilerek yapmislardir. reisliK istiyorsan seni basimiza reis yapalim. Hz. Bunun içindir ki Müslümanlar. görünüste Müslüman olarak. mal is tiyorsan mal. Yahudilerle özdesle smis bir din özelligi kazanmistir. Islâm'i gerek Araplara ve gerekse diger milletle re teblig etmeye çalismistir. ir sömürü araci olarak kullanmamis. Müslümanlari kandirm yoluna gitmislerdir. Hz. Fakat. Onun için Hiristiyan misyonerliginin tarihçesine gözatmakta fayda vardir. Aslinda Hz. Isa'nin tasvip etmedigi yolu benimsediklerini kabul etmek . sadece teblig vazifesini yerine getirmislerdir. yayilmasinda zor ve yogun bir propaganda metodunu kullanmami stir. siz i man etmedikçe ben bu isten vazgeçmem" cevabinda bulmaktadir. Müslümanlar bilir ki zorla inanandan fayda gel mez. Fakat dini kabulde de. karma) bir dinî harekettir. Onlar. sadece "I'lâ-yi Kelimetullah" yolunda ci had etmis ve tebligi esas almislardir. bilhassa Yahudi v e Hiristiyanlar. Yine M. Muhammed'i gönderdigini. Kimsenin Yahudiligi kabul etmes ini istemedikleri..s. Misyonerlik genel bir anlam ifade etmesine ragmen günümüzde. Iste Islâm. Yahudilerin hâkim iyetlerini siyasî. "Ya Muhammed. hak yola davet etmektir. bütün insanlara hitap etmek idd iasiyla ortaya çikmistir. Yukarida kisaca temas ettigimiz Yahudilik. "Ya Muhammed insanlari Rabbinin yoluna hikmetle ve güze! sözlerle davet et ve onlarla en güzel sekilde mücadele et"[489] ve ". Islâm. Islâm'da zorlama yoktur. Çünkü bu din. belirli bir devreden sonra varliklarini devam ettirememisler dir. sinkretik {uzlastirmaci. akla uygun hak dini. Fakat Müslümanlarin yapmak istemedigini diger dinden olanlar. öbür elime de Günes'i verseniz. zaman zaman et kili olmuslarsa da. güze l sözlerle hakki tebligi esas almistir. Hz. Bun un ilk misali. çesitli vesilelerle degismeler olmustur. Isa'dan sonra ona uyanlar artmis. Bu hareke tin kurucusu olan Mani. Gayesi de dogru yoldan ayrilmis insanlari dogru yola. Müslümanlar. Muhammed. tevhid dinini yaymaya çali siyordu. Hiristiyanlik propagandasi olmu stur. Fakat Maniheistler.S. Peygambere düsen sadece tebligd ir" (Nur.. Muhammed'in. dini yayma idealinin olmasi pek tabîdir. Çünkü eger zor kullanilsaydi. artik teblig siras inin Islâm'in oldugunu ve buna ragmen Hiristiyanlarin teslis esasina dayanan dini yaymaya çalistigini. Mani ve rahipleri gittikleri her y erde inançlarinin propagandasini yapmislardir. onu yolundan çevirebilmek için. Hiristiyanlikla özdes hale gelmistir. iktisadî ve kültürel yönden kurmaya gayret ettikleri ve bundan dolayi o nlar.tasarak Çin. Yahudilere hasredil-digi için dinî yönden m isyonerlik niteligine sahip degildir. Isa'nin "Ben. Güney ve Güneydogu Asya'ya yayilmistir. 54) âyetlerinde tebligin metodu ortaya konulmustur. Japonya. üç kitaya hükmeden Türkler ve I lâm yegâne ve hâkim unsur olurdu. siyâsi misyonerler olarak kabul edilmektedir. onun getirdigi esaslarda ve yorumunda. Bunun için de bir propagandaya ihtiyaç duyulmamaktadir. Bu di nî hareket. baslangiçta. Mecûsî ve Hint inançlarinin bir sentezi mahiyetindedir. Isa'nin (a. yayilma. "Bir elime Ay'i. benden önce gelen Tevrat'i tasdik ve benden sonra gelecek adi Ahmed olan bir peygamberi müjdelemek üzere gönderildim"[490] dedigini bild irmektedir. Hz. Dinî olmamakla beraber misyonerligi siyasî. Kore. Bunlardan birisi de misyonerlik faaliyetleridir. Sahabeler ve ondan sonra gelenler de Islâm'i yaymak için büyük gayret sarfetmislerdir. Hiristiyan. Yahudilik. ta Viyana'ya kadar giden.

Burada yetistirilen papazlar Islâm ülkelerine gönderildi. Bu teskilat. Sunulan raporlar degerlendirildi. Islâm yayildi ve ilerledi. Onlari Baba. Islâm. M. Isa'nin ögrettiklerini yaymay a baslamislardir. Hiristiyanliga sempat i duymaya baslamis ve Istanbul'u bassehir yapmistir. Hiristiyan misyonerleri. onlarin ihtilafa düstükleri konularin dogrusunu bildirmistir. Yah udiler'den sonra. misy onerlik faliyetlerine baslamislardir. Imparator Konstantin Hirist iyanlara din hürriyeti tanimistir. 1662'de Vatikan'da Propaganda Bakanligi kuruldu. Sam yolunda. Kiptiler) ana Kiliseden kopmustur. Hz. Bu teskilâtlar zamanla y eni subeler açmaya devam etti. dünyanin dört bir yanina dagilmis. Hiristiyanliktaki bazi hükümleri d egistirmis. hem kendi aralarinda. Yemen. ikinci bir "arz-i mev'ud" ideali dogurmustur. Habesistan. çalisma alani olarak putperestlerle Avrupalilari s eçmis. Selçuklu Türkleriyle beraber hem Islâmlasiyor hem de Türklesiyordu. Hiristiyan olan "Yahudi dönmesi " Pavlus yer almaktadir. Hz. dinlerini yaymaya baslamislardir. Bu siralarda Martin Luter. Buna ragmen onlar. Bugünkü Hiristiyan misyonerleri de Havarileri ilk misyonerler olara k kabul etmekte ve onlarin yolundan gittiklerini ileri sürmektedirler. Paris'te mi syoner papaz okulu açti.S. Süryaniler. Hz. Konstantin. Islâmin gelismesi onlari düsündürüyordu. Isa'nin su sözünü almislardir: "I mdi siz gidip bütün milletleri sakirt edinin. Havariler ilk yüzyilda. hem de Islâm Dini mensupla rina karsi mücadelelerine devam etmislerdir. Pavlus'un yaninda o devrede ve ondan sonraki devrelerde çesitli Hiristiyan azîzleri m isyoner olarak görev yapmislardir. Artik onlar için mücadele edilecek yegane güç Müslümanlar oluyordu. size emrettigim herseyi tutmalarini onlara ögretin"[491]. bazi hükümleri kaldirmis. Habesliler. Katkedon (Kadiköy) Konsili'ncien iki asir sonra. Bu hâdise. Ilk devrelerde Hiristiyanligin yayilmasinda önemli faaliyetler gösterenler arasinda. "Ermenistan'in toptan Hiristiyan olmasini saglayan ve Ermeni krali Tridat'i Hiri stiyan eden Gregor[492] olmustur. Müslümanlari içten zayiflatmanin ve yik manin tek çikar yol olabilecegi sonucuna varildi. Anadolu. Fakat neticede Müslümanlar kazandi. Zamanla Hiristiyan kaleleri düsüyor. Hiristiyanligi yaymak için bugünkü Azerbaycan'i ve Ermenistan'i da içine alan bölgeye gitmislerdir. Hatta. Hiristiyanligin siddetli düsmani iken bir vizyonla. Kalvin ve Zwingli ile Pr . Türkleri. hareket noktasi olarak.tedir. sonralari bunlara yenileri eklendi. Böylece mücadeleler dönemi baslamis ve devam etmistir. Bu anlasmazliklara son vermek için de konsiller t oplanmistir. Hiristiyanlik. Isa'nin bu sözlerinin insanlar arasinda "Tanri Devleti" tesis edin seklinde yorumlanmasi. Monofizitler (Ermeniler. Önce hâkimiyeti elde eden Katolikler. Sonunda H iristiyan dünyasinin (Bizans'in) kalesi Istanbul. Çesitli ülkelerde bulunan görevlilerinden raporlar istend i. 313'de Konstan-tin. Ogul ve Kutsal Ruh ismi i le vaftiz eyleyin. 1453'de düstü ve Türkler Istanbul'u fe thetmis oldu. Misir. bazilarini faaliyet gösterdigi toplumlarda var o lan inançlarla degistirmis ve böylece Hiristiyanligi onlara benimsetmeye çalismistir. dolayisiyle Müslümanlari durdurabilme yollarini görüsmek için kongreler düzenlemeye basladi. bütün Hiristiyanlarin ayriliklari birakip Müslümanlara karsi ortak cephe olusturmasina yol açti. Roma hâkimiyetinde olan Sam. Iste bundan sonra silahla netice almanin mümkün olmadigi kanaatine v aran Hiristiyanlar. Hiristiyanligin nesri için bir cemiyet kurdu. Böylece Haç'm yerini alan Hilâl'i kaynaginda bogmak için asirlarca süren Haçli Seferler baslatildi. Bununla b eraber ayriliklar ortaya çikmistir. Isa'yi görüp onun ke ndisine niçin böyle eziyet ettigini sormasindan sonra. 451 "de Kadiköy Konsili ile ayriliklar zirv eye çikmis. bir devlet destegin de. Islâmin zuhuru Hiristiyanfigt sarsm aya basladi. Ingiltere'de 1646'da Ingiliz parlementosu. Hiristiyanligi onlara kabul ettirebilmek için. Pavlus. bu arada. ilk konsili 325'de Iznik'te (Nicea) toplamistir. Islâm ülkelerine gönd erilmek için Arapça'yi ve "Islâm felsefesini iyi biten misyoner papazlar yetistirecek okullar açildi. Ayrilmalar ve dolay isiyle konsiller birbirini izlemistir. Bundan sonra Hiristiyanlar. Bunun üzerine havariler. Avrupa ve Anadolu'da merkezlere kavusmustur. Isa'dan sonraki ilk asirlarda Hiristiyanlarin arasinda ayriliklar olm us ve mücadeleler devam etmistir.

Mormanlar'dan sinsî ve dinsî bir görünüs altinda yogun faaliyet göste ren. Ermeniler arasinda millî suuru uyandirmaya çalisti. inanç ve bedenî-zihnî tekniklerin arkasina siginan veya bunlari istismar eden ce-reyanlari da unutmamak gerekir. Kitab-i Mukaddes'i. [495] . Almanya. köken olarak protestandir. Ermeniler arasinda Katolik propagandasi 130 sene kadar sürdü ve nihayet Osmanli Devl eti. Göstermelik olarak bazen açik faaliyetleri y aninda (kanunlar çerçevesinde). bunlari yapam adiklari yerde. brosür ve dergilen o ülkenin dilinde nesr eder ve dagitirlar. Misyonerle r giristikleri faaliyetlerde basarili olabilmek için çesitli metodlar uygularlar. önce faaliyete geçecekleri yeri tesbit eder ve orada bir teskilât kurarla r. [494] a. 1820'den sonra sahnede Amerik an misyonerleri görülmektedir. Her yerin özeliklerine göre faaliyet göstermektedir. Misyonerlik faaliyeti bakimindan basta Ingiltere ve Amer ika ve daha sonra Fransiz katolikleri gelmektedir. Amerika ve Ingiltere'nin destegiyle 1847'de de Protestan Ermeniler a yri bir cemaat olarak kabul edildi. Türkiye'de ise hemen hemen ilk misyoner hareket. Bu nlari söyle siralayabiliriz.Dînî Teskilatlar Kurma ve Yayin Yapma : Misyonerler. Katolik. Müslüman olan ülkelerden geri kalmis olanlarin geri kalmisliklarini i stismar eder ve bunu Islâm'a baglayarak mensuplarini Islâm'dan sogutmak isterler. vereceklerini bu kisveler altinda vermeye çalisirlar. Ingilizlerin metodunu takiple ise baslayan Amerikan m isyonerleri. memleketimizde ve Islâm dünyasinda durmus degildir. Bu konuda ayrica dogudan gelen meditasyon. Kisaca tarihî gelisimini sundugumuz misyonerlik faaliyetleri.Misyonerlerin Çalisma Metodlari Misyonerler. Çesitli telkinler. Protestan. 1701 ytlinda.otestanlik zuhur etmisti. Ilmî ve içtimaî sahalarda faaliyetler ini yogunlastirir. Ülkemizd e. Fakat faaliyetleri Hiristiyanlik için olmust ur. hulul gibi fikir. Baptistler. diger dinlerin kutsal kitapla rinda çeliski zannettikleri hususlari öne çikararak. Danimarka. tehlikeli boyutlara ulasmis Yehova Sahitleri'ne kadar bir yigin dinî cereyan vardir. O. dinî kitap. Bunlarin yaninda Adv entistler. Sivas'ta Ermeni Mek hitar ile baslamaktadir. Müslümanlar yaninda bu hiristiyan gurupla ra yönelik de misyoner faaliyetleri bütün canliligiyla sürmektedir. Ermeni Kilisesi gibi büyük Hiristiyan mezhepleri. fakir aile insanlarinin fakirliklerini istismar etmek onlarin taktiklerinden bir kismin i olusturur. Fransa'nin tavassutu ile. 1830'da Katolik Ermenileri ayri bir cemaat olarak tanidi. Isviçre. Daha sonra Amerikali misyonerler. k ilise ve okullariyla faaliyet göstermektedir. Bu teskilati o bölgeye göre yetistirilmis elemanlar yürütür. maddî ve manevî yardimlarla Hiristiyanligi sevd irmeye çalisirlar. çok defa gizli ve dolayli faaliyetlerde bulunurlar. dinî bilgileri yeterli sekilde kavra yamamis insanlari tesbit edip onlari kendi dinlerine çekmeye çalismak. tenasüh. [493] 4. sahip olduklari dinden sogutmak veya ona düsman yapabilmek. Di nî kuruluslari vasitasiyla kendi dinlerini üstün göstermek. Bu metodlarda her zaman din ilk sirayi almayabilir. Amerika ve Rusya'da binden fazla teskilat kuruldu. Misyonerler. çesitli metodlarla çalisirlar. Protestanligi Ermeniler arasinda yayma ya basladi. Ortodoks.

Cihan Harbi mütârekesinde Loyd George. Türklerin Hirisîiyanlari katlettiklerini iddia et mis ve onlarin Avrupa'dan kovulmasini. Meselâ Müslümanlara. Halbuki Batak Köyünde ve diger yerlerdeki "B ulgar ihtilâli"ni. Bu vesileyle Müslüman Araplar ve diger Islâm unsurlarla Türklerin arasini açmaya çalisiyorlard i. Dünya Harbi'nde Mekke Emirini Hilâfet makamina karsi isyan ettiren. Yardim Yapma : Azinlikta bulunan Hiristiyan çocuklarinin egitim ve ögretimlerini içinde yasadiklari t oplumun çocuklarindan üstün hale getirirler. 1877'de Ingiliz Liberal Grup Lideri Lord Gladston. telkin vasitalarini çogaltmak için d e okullarda propagandaya yönelik kitaplarin çogunlukta oldugu kütüphaneler.Okul ve Çesitli Tesisler Açma. Bu maskeli teskilatlarin Osmanli Imparatorlugu içinde yaptiklari faaliyetlere birçok önrek vardir. bu okul ve kuruluslarin pr opagandasini yaparak.b. Misyonerler. [496] c. Maskeli çalistiklari için kuzu postuna bürünerek saf halki kolayca aldatabilirl er. din. Bu gayelerini gerçeklestirmek. Ayrica hâkim unsurl a çesitli yönlerden nüanslari olan insanlari karsi karsiya getirerek. çöl A rap-larini Türk ordularina arkadan saldirtanlar bu maskeli misyonerler olmustur. Hiri stiyan çocuklarini ise daha da suurlandirirlar. Hiristiyan olmayan ailelerin çocuklarinin da oralara akin etm esini saglarlar. dil. yalniz Hiristiyanlari ayaklandirmaga çalismakla kalmiyor. Yine I. Bunlarin hedefi siyasî ve dinî bakimdan milleti kargasaya düsürmek. Buraya çektikleri baska dinden çocuklari Hiristiyan yapmaya. kilik-kiyafet. Avam Kama-rasi'ndaki konusmas inda. halki her türlü iler lemeye karsi kayitsiz ve hattâ düsman yapabilmek. pansiyonlar ve kamplar kurarlar. Bu vesileyle kanca taktiklari gençleri kendi idealleri dogrultusunda suur landirmaya çalisirlar. B u maskeli misyonerlerden maskesi düsen sadece meshur Ingiliz casusu Lavvrens'tir.Maskeli Teskilâtlar Kurma : Bu teskilât mensuplari.[497] Misyonerler. Türklerin giristikleri yenilik hareketlerini Islâmclan uzaklasmak olarak gösteriyorlardi. Müslümanlarin çesitli gruplara ayrilara iflamasina. yabanci okullar ve kuruluslar açarlar. Bu okullar da yetisenlere dolgun ücretli ve etkili isler bulmakla da onlari cazip hale getiri rler. geri kalmis halde birakmaktir. yani sinsi ve iki yüzlü hareket ederler. örf ve âdet gibi kültüre yönelik yollarla iç nde bulunduklari toplumdanmis gibi görünür ve gayelerine erismek için perde arkasindan çali sirlar. bunu yapamazlarsa onlarin en azindan millî ve dinî karakterini bozmaya ugrasirlar. . bölünmesine ve birbirine düsman olmasina gayret gösterirler. "Asr-i Saadet'te teknik var miy di? Elbise var miydi? Diyanet teskilâti var miydi?" seklinde sorular sorarak onlari bütün sonradan olan seyler aleyhine kiskirtir ve hatta olmayacak seyleri saf inanmi s insanlara yaptirarak devlet güçleriyle karsi karsiya getirirler. Bu gaye ile kolejler. Bu vesile ile. hem devleti acze hem de Müslümanlari birbirine düsürmeye çalisirlar. Bu okullarda. dünyayi Osmanli Imparatorlugu aleyhine kiskirtmak için agirligini koymus ve Ru sya karcisinda Osmanli'yi yalniz birakmistir. Bu konusmasi sirasinda elinde tutt ugu Kur'âni göstererek "Bu kitap yeryüzünde kaldikça bu Batak katliami gibi vahsetler de y eryüzünden eksik olmaz!" diye haykirmistir. Bu teskilâtlar. musiki salonla ri. Halbuki onun arkasinda ortaya çikmamis nice benzerleri vardir. misyoner teskilatlarinin yetistirdigi talebeler yapmistir. Bu hususta bazi yollara basvururlar. misyoner papazlari derslere sokup Hiristiyanlik propagand asi yaparlar. maddî ve manevî yardim yapmaktan kaçinmazlar. yabanci dil ögretimi v ermek görüntüsü altinda. gidecekleri yerlerin özelliklerine göre yetistirildikleri için çok becerikl idirler. Ayasof-ya'nin da tekrar kilise yapilmasin i istemistir.

modern. 15. Hatta önce Islâmî bilgilerle Müslümanlara yaklasirlar.Milleti millet yapan maddî ve manevî degerleri yikmaya ugrasirlar.Misyonerlerin çalisma metodlarini özetlersek. 12. hos gösterici sahneler yerlestirerek kafa ve gönüllere girmeye çalisirlar.Zaman zaman diyalogdan bahsederek sulhçu bir görünüs altinda karsi tarafi pasiflesti rmek. Müslümanlari n arasina ajanlar yerlestirmeye özen gösterirler. 14.Insanlarin kiliseye giderek.Hiristiyanligin kolay.Sarkiyatçi. Bazan Müslümanlarin inançlarina hos görülü davranir. göndereceklerini ülkelerin özelliklerine. haftada bir kiliseye gitmekle dinî vecibelerden kurtulmanin mümkün olabilecegi ni telkin ederler. Hiristiyanligin sevgi ve kolaylik. 8. Böylece insanlarin ruhî durumlarina hitap etmeye çalis ip kurtulusu hedef alirlar. bugün de ayni metodlarin yürür lükte oldugunu görürüz. oriyantalist yetistirip ilmî inceleme adi altinda Müslüman aydininin zihn ini bulundirmaya. ileri bir hayat görüntüsü altinda ( müzikten.Israrla gayelerinin dünya barisini gerçeklestirmek oldugu üzerinde dururlar. siyâsete kadar) çesitli vesilelerle gerçeklestirmeye çalisirla . oruç gibi ibadetlerin zor oldugunu ileri sürerler.Haçli Seferlerinde gerçeklestiremediklerini. Bunun için herkesin bir an önce Hiristiyan olmasini isterler. 9. sonra da ona istedikleri gibi bir sekil verme yolunu takip ederler. 6. Bundan g ayeleri. bazi gayelerini gerçeklestirmeyi düsünürler.Siyasî isleri çok iyi takip edip Müslüman ülkelerdeki bazi gelismeleri gayelerine göre yö lendirmek isterler. Bundan sonra hiçbir deger tanimayan kisilere. yaniltmak Isterler. içtimaî ve kültürel umunu incelerler. Isâ gelecek ve ina nan Hiristiyanlari kurtaracaktir. siyasî gelismeleri yönlendirip. yangin. onlari su veya bu sebeple tahrik ederek. Bu metodlar-dan bazilari söyledir. Hiristiyanligi yaymak için gittikleri ülkenin önce dinî. Islâmdaki namaz. tiyatroya. 11. 7. kafasina bazi fikirleri sokmaya çalisirlar. O ülkenin kültürünü yozlastirmaya ve yikmaya çalisirlar. genelde dün de. Islâm'in zahmet ve siddet di ni oldugunu islerler.Misyonerler.Tarikatlara adam yerlestirerek veya bazi asiri akimlari destekleyerek.Müslümanlarin her meselesine el atip bunlari kendileri çözümlemek isterler. 4. Onlara göre Isa'nin gelmesi yakindir.Dünya siyasetini.Islâm ülkelerindeki faaliyetlerinde genç neslin dinden ve millî degerlerden uzak yeti smesine çalisirlar. spora. deprem gibi sikintili anlari seçip yardimlarda bulunarak semati kazanmaya çalisirlar. 3. 10.Savas. gelismeleri kendi kontrollerinde tutmak ve menfaat elde etmektir. papaza günah itirafinda bulunarak sorumluluktan ku rtulup rahatlayacagini söylerler.Ilmî. bunalim devr elerinde kurtarici din olarak Hiristiyanligi sunarlar. 1. 5.Misyonerleri. Önce mevcut kültürü er itme. Isa'ya "Tann'nin Oglu" demekten kaç nirlar. 2. 16. özellikle filimlerde konunun içine ustalikla Hiristiyanliga is indinci. 13. edebî eserlede. o yerin insanlarinin Hiristi yanligin hangi konularini bilip hangilerine itiraz edebileceklerine göre yetistirir ler. Müslüman ülkeleri birbirine düsürüp an sayisini azaltmaya veya Müslümanlarin elindeki tabiî Imkanlari heder etmeye çal isirlar.

ailelerinin izniyle en zeki ve çaliskan çocuklar seçilir ve misyonerlik hizmetlerine göre hazirlanir. 17. Hedefine varabilmesi için suurlandirilir. Böylece fakir v e yoksul kimselerle temas kurarlar. Bu gayelerine varmak için Misyoner teskilâtlar. Misyonerler söyle yetistir ilir: 1.Hiristiyanlik iyice ögretilir. 5. 2. misyo nerlerini çok iyi yetistirmeye son derece dikkat ederler. siyaseti.Misyonerler. Hiristiyanligi sevdirmeye ve benimsetmeye ça lisirlar. Ayrica Islâm'a veya Müslümanlara hangi hususl arda tenkit yöneltebilecekleri veya gençlerin zihinlerini hangi noktalarda çelebilecekl eri hususlarinda yetistirilirler. [498] 5. 7.Misyonerler. Bunun için edebî yollara. çalisma metodlarini çok iyi bilmeler i ve uygulamalari gerekmektedir. insan çalmaya çalisirlar. tarafsizligi. 18.Turistik geziler vesilesiyle gittikleri yerlerde kitap dagitma.r.Her misyonere. hitabet ustaliklarina bas vururlar.Misyonerlik için seçilen çocuk. bagli olduklari teskilatla irtibatini daima devam ettirecek sekil de yetistirilir. Hiristiyanligi yaymak ve yeni Hiristiyanlar kazanmakti r. hümanistligi kimseye birakmazlar. Hastahane hizmetleri. 4. Müslümanlarca Hiristiyanliga yöneltilecek tenkitler hususlarinda çok iyi hazirlanir. yakinlik gösterisi. dünyanin en ücra yerlerine seve seve gidecek sekilde vazife suuru ve sevgisi as ilanir.Objektifligi. . 8. Bazi insanlara sagladiklari seyahat imkânlariyla onlari kendilerine bagl amaya çalisirlar. teoloji (ilahiyat) tahsili yaninda. gittikleri veya içinde bulunduklari toplumda kendilerini kabul ettirecek sahsiyet ve kabiliyette bulunmalari. hemsirelik.Her misyonere. çekmege çalistiklari kimseleri belirli yollarla kendilerine baglarla r. Onlara ne gibi itirazlarin yapilabilecegi ve o it irazlara nasil cevap verecekleri ögretilir.Islâm ülkelerinde faaliyet gösterecek misyonerlere Arapça. Hiristiyan heyecani verilir.Çesitli yardim kuruluslari kurar veya kurulmus olanlara girerler. Maddî yardim. sefkat ve merh amet duygulari altinda sempati toplar. 3. Doktorluk. Bundan dolayi bu isi yapacak kimselerin kültür seviyeleri ve hitabetlerinin mükemme l olmasi. Ilmî gelismeleri çok Iy i takip edip bunlardan faydalanirlar. misyonerlik faaliyeti için çok önemli bir vasitadir.Okullardan. fa kir ve kimsesizlere malî destek saglayarak Hiristiyanlik propagandasi yapar. Misyonerlik hizmeti için. iyilik yapma ve benzen yollarla propaganda yaparak. O da bulundugu ülkedeki issiz. Islâmî bilgiler ve Islâm Felsef si ögretilir. misyonerlik yapacagi ülkenin okullarin da özel egitim altina alinir. 6. malî yönden büyük bir destek saglanir. 20. diger tahsiller de yaptiri lmaya çalisilir. Kendisinin yalniz basina basaramadigi veya yetersiz kaldigi yer de teskilat onun yardimina kosar.Misyonerlere mümkün oldugu kadar meslekî egitim de verilir. Bunun yaninda onlar. 19. misyonerlik için en önemli ve tesirli vazifelerdendir. genç veya sahis.Misyonerlerin Yetistirilmesi Misyonerlerin ana gayesi.

karsilikli konusma iki veya daha fazla kisinin karsilikli konusmasi anlamina gelmektedir. 16. 15. 12. medenî ölçüler içerisinde. Bundan dolayi Katolik Kilisesi. Bu ögrenciler. ortak meselel er etrafinda konusabilmesi. inanç ve düsüncelerini zorla birbirlerine kabul ettirme yoluna gitmeden. 11. Müslümanlara karsi Haçli Seferleriyle baslattigi ve Misyonerlik Faaliyetleriyle devam ettirdigi sogukluk ve düsmanlik II. Dinî alanda "Diyalog". dil ögretme. 14. fakir ve yardima muhtaç ögren ciler tesbit edilir. XX.Küçük edebî ve romantik brosürlerle insanlarin hissiyatina tesir etmeye çalisirlar. brosür ve kitap gönderirler. özellikle Katolik Kilisesi de etkilenmist ir. hem Hiristiyanlarin kendi aralarinda hem Müslümanlarla dige r din mensuplari arasinda "diyalog" faaliyetlerine rastlanmaktadir. bazi alanlarda isbirligi yapabilmek için bir "Konsil" topl amaya karar vermistir. Daha genis anlamda ise diyalog. Papa XXIII. Bu çerçeve içerisinde. Netice alamiyacaklarina kanaa t getirdikleri insanlarin pesini biraksalar da ümitlendiklerini takip etmekten vaz geçmezler. Yüzyil'in baslangicindan itibaren dünyada meydana gelen siyasî ve ekonomik gelisme ve degismelerden Hiristiyan Kiliseleri. disariya açilmasini. Bunun üzerinde Kon-sil'd e. üç yil sürecek (1962-1965) bir konsil in Vatikan'da toplanmasi saglanmistir. ayni dinden kaynaklanan gruplarin kendi aralarinda oldugu g ibi. Vatikan Konsili'nde giderilmeye çalisilmistir.Misyonerlikten Diyaloga Geçis Kelime olarak Diyalog. farkli irk ve kül türlerden insanlarin. Kilise'nin çem berini kirmasini.Çesitli yardim dernekleri kurmalari. Papa'nin bu mesaji.Misyonerin birden fazla dil ögrenmesi tesvik edilir. usanmadan propagandaya devam ederler. birbiriyle konusmasi ve anlasmasi yoludur. Vaftiz listeleri nesredip on larin adlarini kullanirlar. ayrilmis Hiristiyanlar! yeniden kazanma ve onlara yaklasma yollari üzerinde dur . kadinlar kanaliyla aileye ve dolayisiyle cemiyete nüfuz etmeye çalisi rlar.Kadinlara.Taninmis meshur sahsiyetleri veya kendileriyle baska gayelerle temas kurmus k imseleri Hiristiyanligi kabul etmis gibi gösterirler. Konsili açis konusmasinda. tarihte.9.GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALALARI (HIRIS-TIYAN-MÜSLÜMAN DIYALOGUNA GENEL BIR BAKIS) 1. Konsile 141 ülkeden 2860 kadar temsilci katilmistir. Yapilan görüsmeler sonucunda. 13. gezi imkâni gibi yollarla elde edilmeye çalisilir.Islâm ülkelerinde dinî tedrisat yapilan yerlerdeki zeki. omlarda görev almalari ve bu yollarla dolay li olarak propaganda yapmalari saglanir. 10.Telefon rehberlerindeki isimlere mektup. Konsil'in gündem ini ve tartisilacak konularin ne olacagini belirlemistir. maddî yardim. tartisabilmesi ve isbirligi yapabilmesi anlamina gel mektedir. Hi ristiyanlarin II. [499] B. Kiliseler arasinda varolan anlasmazliklari v e düsmanliklari gidermek. Jean.Bikmadan. Ancak bu. Vatikan Kon-sili'nden sonra gündeme getirdikleri resmî "Diyalog" s eklinde olmamis. farkli dinlere mensup insanlarin. disariyla ilgilenmesini istemis ve bütün insanl arla "diyalog"a girmenin önemini vurgulamistir. Hiristiyan dünyasinin. tabiî ve kendiliginden olusmustur. birbirlerine sicak ve hosgörüyle bakabilmesi.

Sekreterya. dinî ve kültürel münasebetler içerisindedirler. ayrica. karsilikli olarak. Couq'un ayrilmasindan sonra bölümün basina. Kiliselerarasi diyalog yaninda. XXI. hemen hemen. kayda deger aktif faaliyet gösterememistir. Michel'de n sonra. her dinin hâkimiyet alaninda oldugu gibi . Halid Akes-heh Islâm masasinin sefi olmustur. Rum Mel kit Patrigi V. Bu bölümün ilk baskanligini. Abou Moukh'tan sonra Islâm masasinin sefligini Dr. Bunun yaninda.ulmustur. Sekreterya'nin diyalog çalismalarin a bizzat katilmasi kararlastirilmistir. "Dünya Misyonu ve EvangeliznV'programin in bir parçasi olan Broumana Kongresi'ne katilanlar. Vatikan Konsili'nde. Islâm bölümünün bir kismi Roma'da. askerî. Bu Sekreterya'ya üst seviyede bir K ardinal baskanlik etmektedir. Couq yapmistir.[502] Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin bünyesinde. eskiye oranla. Hiristiyan Dünyasi'nda Islâmla ilgili olarak yapilacak çalismalarin Müslümanlarla yapilacak Diyalog'a tasinabilecek nitelikte olmasi da tavsiye edilmis tir. Günümüzdeki ge lismeler için bu çesit tesebbüsler normal görülebilir. Çünkü Sekreterya kuru ldugunda. mahallî kiliseler yoluyla sürdürülmesi öngörülmüstür. Bu. 1974'e kadar.[503] Sekreterya'nm kurulusundan itibaren Islâm ülkeleriyle "diyalog" yollari aranmis ve H iristiyanlarin Müslümanlarla "diyalog"a girmeleri 1966 Broumana-Lübnan Kongresinden so nra baslamistir. Dünya Kiliseler Konseyi'nin. [501] 2. bölgesel piskoposlar ve çesitli uzmanlarla isbirligi yaparak çalismasini sürdürmektedi r. 1994 yilinda. Lübnanli Dr. tarihte yasan mis ve tesirleri asirlarca sürmüs "Haçli Seferleri" anlayisinin yanlisliginin kavranil masi ve o savaslarin zararlarinin telafisi seklinde degerlendirilebilir. siyasî. karsilikli hosgörü ve iyi niyet esaslarina ba glidir. Kardinal Pignedoli'nin baskanligi sirasinda. Müslümanlarla "diyalog" yollarini arama gayretleri. Hiristiyanlarin hâkim oldugu yerl erde Müslümanlarin bulunmasi da. di ger din mensuplariyla diyaloga girmenin önemi üzerinde durulmus ve 1964 yilinda. asirlar boyunca. diyalogun dogrudan degil. Vatikan Konsili'nde. Islâmla ilgili bölüm bulunmaktadir. bir kismi da degisik Islâm ülkelerinde görev yapmakta an 11 tane danismani vardir. sirayla Kardinal Pignedoli (1973-1980) ve Mgr. Afrika Misyonerler Toplulugu'ndan Fr. Burada. Bu ika. Thomas Mic-hel yapmistir. "Hi ristiyan Olmayanlar Sekreteryasi" kurulmustur.[504] 3.Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Diyalog Faaliyetleri 19 Mayis 1964'de Papa VI. . Hiristiyanlarin Islâm hakkinda konusmayi birakmalari ve Müslümanlarla konusmaya yönelmeleri gerektigi üzerinde durmustu r. devamli olarak Roma'da bulunan bir ekip le. Daha sonra.[500] Katolik Hiristiyanlarin. Çünkü insanlar bugün. yüzyila girerken. Bu sebetlerin saglikli bir sekilde yürütülmesi. Sekr eterya'nm ilk yillarda takip ettigi politikadan kaynaklanmistir. on yil süreyle.Bir Diyalog Kurumu Olarak Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Ortaya Çikis i 1962 yilinda baslayan II. Paul tarafindan kurulmus olan Hiristiyanlik Disi Dinle r Sekreteryasi. Jean Jadot (1980-1984) baskanlik görevinde bulunmustur. Ilk baskanligini Kardinal Marella (1964-1973) yapmistir.ilk kurulusundan itibaren. her iki tarafin birbiriyle iyi mün asebetler içerisine girmesini zorunlu kilmaktadir. 1974 yilin da. diger Hiristiyan mezheplerine mensu p olanlar yaninda. Hiristiyanlarla Müslümanlar arasinda devam eden düsmanliklarin unutulmasi için gayret sarfedilmesi istenmistir. b leriyle daha yakin ticarî. Maximos'un Roma Temsilcisi Suriyeli Abou Moukh getirilmistir. Müslümanlarin hâkim oldugu yerlerde Hiristiyanlarin. degismis ve danismanlarin tavsiyesi üzerine. basarisizlik üzerine. Günümüzde de bu görevi kardinal Arinze yürütmektedir .

Fr. her iki taraftan onikiser kisi katilmistir.Islâm ve Hiristiyanlik arasindaki ortak inanç temelleri. Abou Moukh ile birl ikte Iran'a gitmis. ancak Islâm ile Hiristiyanl ik arasindaki baglarin daha genis bir çerçevede tartisilmasini yararli gördüklerini beli rtmistir. Bu seminerin neticesinde. 1974 yilinda yapi lmistir. R ossano Türkiye'deki dinî liderlerle görüsmüs ve Fr. Kral Faysal ve bazi dinî liderlerle görüsmek üzere Suudi Arabistan'a gitmistir. ilk baskisi 1969'da yapilan "Gui-delines for Dialogue Between Christians and Muslims" adli eserin yeniden gözden geçirilmesine karar vermistir. Paul görüsme sirasinda.Batil itikadlar ve iki dinin müntesiblerini[506] birbirine düsüren hurafelerle mücade le metotlari. Sekreterya'nin Hiristiyan-Müslüman diyalogu programi çerçevesinde gerçeklestirdigi ilk en ön emli faaliyet. Mgr. muhtelif ülkelerden gözlemci olarak. Ayni yilin Eylül ayind a Kardinal Pignedoli. Islâm'in teolojik yapisi hakkinda çalisma yapilmasini. Ab ou Moukh daha sonra birkaç bati Afrika ülkesini de ziyaret etmistir. diger bir ifa deyle. Sekreteri Fr. 2-6 Subat 1976 tarihlerinde Libya'nin Tripoli kentinde yapilan "Müslüm an-Hiristiyan Diyalogu" Semineri'dir.Tanri inancinin sosyal adalet idealine erismedeki rolü. Kardinal Pignedoli. Ayrica. Adalet Bakani baskanliginda bir grup Suudi Arabistanli hukukçu . konusmaci olar ak. 1976 Haziran ayinda. Ekim ayinda. Seminere. Pignedoli'nin ziyaretine cevaben. Paul tarafindan kabul edilmistir. Ko misyon. Görüsmeler sonunda bir Islâm-Hiristiyanlik diyalogu semineri için anlasmaya varilmis ve seminer 1-5 Subat 1976 tarihlerinde gerçeklestirilmistir. Vatikan'a gitmis ve Papa VI. 1974 NIsan'inda Sekreterya'nin baskani Kardinal Pignedoli. Bin-gazi'de bir Katol ik Kilisesi açilmistir. Vati kan'in Libya'da bir elçilik açmak ve Libya'yla münasebetleri gelistirmek arzusunda o ldugunu bildirmistir. Rossano ve Fr. Daha sonra. görüsmelerde bulunmak üzere. Türkiye'den de yedi kisilik bir heyet ye-ralmistjr. Paul tarafindan kabul edil mistir. VI. d aha sonra ayni yilin Eylül ayinda.[505] Seminerde ele alinan konular sunlardir: 1.Islâm ve Hiristiyanligin modern dünyada bir hayat ideolojisi olma sanslari. Abou Moukh ile birlikte KahIre'deki Islâmî Arast irmalar Yüksek Konsili'ni ziyaret etmistir. 1975 Eylül'ünde. 2-5 Kasim 1975 tarihlerinde Libya'yi ziyaret etmis ve Trablusgarb'da I slâm'a Çagri Dernegi Genel Sekreterligi yetkilileri ile görüsmeler yapmistir. Belirlenen program geregi. Sekreterya'nin Islâm Komisyonu ilk toplantisini 1975 yilinda yapmistir.Sekreterya'nin diyalog programlari çerçevesinde ilk önemli faaliyeti. diyalog ziyaretleri devanf etmis. Callud da. Islâm'in "kurtulus tarihi"ndeki yerini Hiristiyanlarin nasil gördügünün tespit edilm esini teklif etmistir. Mgr. 3. ayrica. bu görüsü paylastiklarini. Italya'yi ziyaret sirasinda Vatikan'a da ugra mis ve Papa VI. Basbakan Callud'un temaslarini takiben Kardinal Rossano baskanliginda bir Vatika n heyeti. Vatikan'in istegi dogrultusunda. Pignedoli. Libya Basbakani Abdusselam Callud. Fr. Abou Moukh ile birlikte Kuzey Yemen'i ziyar . Bu topla ntisinda Komisyon. Abou Moukh da Nijerya'ya giderek Niame y'deki Hiristiyan Müslüman münasebetleriyle ilgili bir konsültasyona katilmistir. Sah ve bazi dinî liderlerle görüsmelerde bulunmustur. çok sayida din adami da bulunmustur. 2. 4.

Rossano ve Dr. Bu toplantinin gayesi. Samartha katilmistir. Rossano ile Sekreterya danismanlarinda n Fr. 1982 senesinde Mgr. John Paul'un bu olumlu tavri üzerine Sekreterya faaliyetlerine hiz vermistir. Pakistan. Islâm ülkelerine yaptigi ziyaretleri daha sonra da devam ettirmi stir. 1982 senesi. "Müslümümanlarla Diyalog. Sekreterya'nin 1979'da gerçeklestirdigi en önemli faaliyet. daha sonraki yillarda. Taki-beden yilin baharinda. Suriye ve Irak'i. Diger yayin ise. selefi VI. Bununla birlikte. yaptigi konusm ada. Kardinal Pignedoli. digeri de Kahire'de olmak üzere. Sekreterya'nin yayin faaliyetleri b akimindan önemlidir. Rossano. Fransiskenl erle Müslümanlar arasinda bir diyalog olusturmayi gaye edinen. Paul tarafindan kurdurulan Sekreterya'nin diyalog faaliyetlerini desteklemis ve yetkilileri. biri Roma'da. Ilk baskisi 1969'da yapilan Fr. 1978 yili Nisan ayinda. John Paul'un Islâm ülkelerine yaptigi ziyaretleri sirasin da Müslüman-Hiristiyan diyalogu üzerine yaptigi konusmalardan derlenen kitapçiktir. daha birçok faaliyete aktif olarak katilmistir. Uzun süre Endonezya'da kalarak Islâm hakkinda tecrübesini artiran Fr. Bunlardan b iri. Yunan Ortodoks Kilisesinden Baspiskopos At-hanasios Yannoulatos ile Dünya Kiliseler Konseyi'nden Dr. baris. yanina Mgr. Bu toplantiya gözlemci olarak. Mgr. isbirligi ve yeni bir diyalog zirvesinin yapilmasi konularinda konusmalar yapmistir. 1981 yili. Jean Jadot getirilmistir. gelecekte kilisenin temel görevlerinden biri olacaktir"*de mistir. Bro Sabanegh ise bütün Arap ülkelerini dolasmistir. Mulder ve Dr. üyeleriyle bazi danisman v e eksperlerini biraraya getirmesidir. diyalogun Kiliselerarasi Ökümenik boyutunu da daima gözönünde bulundur mustur. Papa II. kaynak temin etmek ve gelecek için plan yapmak olmustur. 1977'de Pign edoli dünyadaki bütün katolik piskoposlara diyalogla ilgili birer mektup göndermis. 27 Haziran 1980'de Kardinal Pignedoli'nin ani ölümü üzerine. Rossano ve Fr. Kardinal Pignedoli'nin dönemine nazaran. çesitli Islâm ülkelerinden delegeler Roma'ya gelmis v e görüsmeler yapmistir. II. Bu yillarda daha bazi gelismeler de olmustur. Sekreterya'nin Asya masasina getirilmistir. bu hususta çali smalarini devam ettirmeleri için tesvik etmistir. Banglades ve Hindistan'a giderek çesitli kesimden dinî liderlerle görüsmeler yapmistir. "Konrad Ade-naur Foundation" tarafindan düzenlenen iki seminerde teblig sunmustur. Sabanegh. 1979 yilinda Papaliga seçilen II. Rossano.ayni yil. Sekreterya'ya yeni bir güç kazandirmistir. Kahi-re'dekinin konusu ise "Tolerans"tir. Mgr. 1981'de Dr. Roma'da ki seminerin konusu "Inanç ve Kültür". Maurice Borrmans'in hazirlam is oldugu "The Guidelines for Dialogue Between Christians and Muslims" baslikli eserin gözden geçirilmis yeni baskilari ve çesitli dillere tercümeleri yapilmistir[507]. John Paul. Sekreterya'nin i leri gelenleri Vatikan'in diger kuruluslarinca düzenlenen faaliyetlere katilmislard ir. Tho-mas MicheI. Rossano. Kardinal Pignedoli. Sabanegh Ürdün'e gitmis ve Prens Hasanla bir Müslüman -Hiristiyan Diyalogunun imkânlari üzerinde durmuslardir. Sabanegh ile birlikte katilmi . Abou Moukh'un bu ziyaretlerinin karsilig i olarak. onla rin tavsiye ve tekliflerini almistir.et etmistir. Irak. Saba-negh. el-Ezher Hocalariyle Peygamber lere inanç. "International Progress Organization" tarafindan 17-19 Kasim tarihlerinde R oma'da düzenlenen "Islâm ve Hiristiyanlikta Monoteizm" konulu seminerdir. Dr. Sekrete rya'nin toplanti faaliyetleri pek olmamistir. Hiristiyanlik disi dinlerle diyaloga girerken. Jadot'un baskanligi döneminde. Mayis 1979'da Lübnan. Sekreterya'nin basina Belçika li Mgr. Mgr. Mgr. To plantida Müslümanlarla diyalog konusu da ele alinmis ve Mgr. Ary Roest'I alarak Misir'a gitmis ve orada. Italya'nin Assisi ken tindeki "Aziz Fransuva ve Islâm" konulu toplantiya Dr. Çünkü Sekreterya. MicheI Sekre-terya'daki ilk faaliyetlerinden olarak.

Zago. Michel. Islâm masasi sefi Fr. saglik durumunu ileri sürerek. Caynist . konusmasinda. Ekim 1986'da Sekreterya'da görev degisikligi olmus. Thomas Michel Türkiye'ye gelmis. Islâmla d iyalogun ise birinci derecede ehemmiyet arzettigini ifade etmistir. Arinze. dünyadaki bütün dinî liderlere. dünyanin bütün bölgelerinden. Cardinal Arinze ve Fr . Dr. birçok faali yette bulunmus ve çesitli toplantilara katilmistir. selefi Mgr. Sekr eterlige. 1988'de Izmir ve 1989'da Konya Ilahiyat Fakültelerinde Hiristiyanlik üzerine ders ve konferanslar vermistir. Yahudi. 1984 yilinda Mgr. Mayis 1985'de. Papa John Paul. Müslüman-Hiristiyan Konferansina katilmislardir. 14-20 Ekim tarihlerinde Nijerya'da düzenlenen. baskanliktan istifa etmis ve onun yerine. Fr. Daha sonra Fr. A. Sintoist. Anglopon Bati Afrika Episkopal Birligi'nin "Islâm ve Hiristiyanlik" konu lu konferansinda hazir bulunmustur. Francis Arinze tayin edilmistir. Asya Piskoposlar Federesyonu tarafindan Varanasi'd e (Benares) düzenlenen "Asya'daki Müslümanlar Arasinda Hiristiyan Varligi" konsültasyonu na katilmistir. Jadot. Kollog-yum. Bu yild an itibaren Sekreterya Türkiye'deki faaliyetlerine hiz vermistir. Thomas MichePin bu faaliyetlerine karsilik olarak. Jadot'a oranla baskanliginin ilk yillarinda. Zerdüstî temsilciler katilmistir. Kardinal Arinze ise. davette bulunmustur. Arinze. diger dinlerden dua törenine katilacak dinî liderlerin gelmesine katkida bulunmustur. Mgr. Bu anla sma geregince. 1987'de Ankara. Sekreterya'nin faaliyetleri bakimindan oldukça yogun geçmistir. Ürdün Prensi Hasan 'in baskani bulundugu "Al-Beyt Foundation"la yaptigi temastir. bu esnada bazi dinî lide rlerle de görüsmüs ve Ankara Üniversitesi'nde bir konferans vermistir. Ankara Ilahiyat Fa . Buddist. Michel. 27 Ekim'de yapilmistir. Sekreterya. Fr. Bunlardan biri. Mgr. Sekreterya. 21-23 Nisan tarihlerinde CERES tarafindan Tunus'ta organize edilen IV. Bahai. diyalogun yerel kiliselerin en önemli görevi oldugunu. Ekim 1983'de Roma'da toplanan Katolik Kilisesi Piskoposlar Si-nodu'nda Sekretery a'nin baskani Mgr. Müslüman. MicheI ise. Arinze'nin ilk faaliyetlerinden biri 23-31 Agustos 1984'de Nairobi'de düzenle nen "IV.stir. Sabanegh. Duaya birçok müslüman da katilmistir. 1983 yilinda yapilan toplantilarda görev almislardir. Assembly of the World Conference on Reli-gion and Peace" konferansidir. daha önce Nijerya'nin Onitsha Baspiskoposlugunda bulunmustur. D ua. Jadot. Sabanegh ve Fr. Italya'nin Assisi kentin de yapilacak olan baris için dua gününe. Papa John Paul tarafindan Mgr. MicheI. 1987 yili Sekreterya'nin Türkiye'ye yönelik faaliyetleri bakimindan önemlidir. Fr. Mgr. birlikte dua etmek için. Roma'daki "Pontifico I stituto di Studi Arabie D'lslamistica" tarafindan düzenlenmis ve kollogyumda sunul an tebligler "Islamochris-tiana" dergisinde yayinlanmistir. "Islâm'da ve Hiristiyanlik'ta Kutsallik" konulu bir kol logyumun organize edilmesine yardim etmistir. Sekreterya'nin çalismalari hakkinda bilgi sunmustur. mahallî kiliseleri diyaloga tesvik amaci güden Kuzey Afrika Episkopal Konferansi'na. Dr. 20-21 Mart tarihlerinde. Lüksemburg'da düzenlenen Avrupa Piskoposlar Konsült asyonumun "Avrupa'yi tehdit eden Islâm" konulu toplantisina. Istan bul'daki Episkopal Konferans toplantisina katilan Arinze. 1986 yili. Mgr. Ortadogu Ki liseler Konsili'nin Kibris'taki "Ortadogu'da Müslüman-Hiristiyan Münasebetleri" konulu toplantisina gitmistir.[508] Kardinal Arinze'nin ziyaretinden sonra Ankara Üniversitesi ile Roma Pontifical Gre gorian Üniversitesi arasinda karsilikli isbirligi anlasmasi imzalanmistir. Sih. Hindu. Salama da onun yerine getirilmistir. Hiristiyan. 13-21 Mayis tari hlerinde Sekreterya'nin Baskani Kardinal Arinze Türkiye'yi ziyaret etmistir. 25 Ocak 1986'da. Zago . Bu konferansa. Jadot.

Papa II. devam edilmistir. daha önce Türkiye'deki bazi Ilahiyat Fakülteler inde Hiristiyanlik üzerine dersler vermis olan ve o zaman Asya masasi sefi görevini sürdürmekte bulunun Fr. .I. Sekreter-ya'nin bu faaliyetleri. Türkiye'ye yönelik faaliyetlerinin yaninda diger bölgelerde d e çalismalarini sürdürmüstür.Diger Diyalog Kurumlari ve Faaliyetleri Diyalog. bu k urulusun bünyesinde. Türkiye'deki Ilahiyat Fakültelerinden 12 ögretim üyesi ile Roma'daki Katolik Enstitülerinden bir o kadar uzmanin katildigi bir kollogyum düzenlenmistir. merkezi Cenevre'de olan "Zamanimizin Inanç ve Ideol ojileri ile Diyalog Komisyonu" (D. Müslüman ve Hiristiyanlarin sosyal yasayislari. bazi kuruluslarin insiyatifiyle de çalism alar yapilmistir. "Saint-Siega Sekreteryasi" veya Kilise Ökümenik Konseyi gibi kuruluslarin da isbirligiyle sürdürülmektedir. D.C.'nin düzenledigi faaliyetlerden bazilari sunlardir: Brumana (Lübnan) Toplantisi: 12-18 Temmuz 1972.C. Vatikan bünyesinde kurulan Hiristiyanlik Disi Dinler Sekreter-yasi'nin. daha organize bir sekilde. Tanri ve insan cemaat inin birligi. birbirinin inancina sehâdet . Salama. Yurdaydin Roma'ya gitmis. John Paul tarafindan Iskenderiye Katolik Kiptî Patrikligine ya rdimci tayin edilmis. Kiliseler Ökümenik Konseyi. Bunun disinda. onun yerine ise. kurulusundan itibaren.I. daha birçok faaliyeti olmustur.[509] 4. Bu toplantilara. Dr. D. yukarida z ikredilenlerin disinda. karsilikli saygi. 1971 yilinda. Bu kollogyum vesilesiyle daha önce imzalanan anlasma yenil enmistir. Halen bu görevi Dr. Dünya Kiliseler Konse nin "Dünya Misyonu ve Evange-lizm" programi çerçevesinde. Dokuz Hiristiyan ile dör t Müslümanin katildigi bu toplantida "Hiristiyan Misyonerligi ve Islâm Dâvasi" konusu ta rtisilmistir.) kurulmustur. halen.I'nin girisimi ile otuz kadar Hiristiy an ve Müslüman biraraya gelerek. din ve vicdan özgürlügü atmosferinin yaratilmasi gibi konular ele alinmistir.I. seha det ve çalismada Afrikali Müslüman ve Hiristiyanlarin isbirligi. Thomas Michel getirilmistir. 1989 yilinda Sekreterya'nin bünyesinde bir degisiklik olmustur. Islâm masasi sefi Mg r. Müslümanlar in bulundugu bütün ülkelere yönelik faaliyetlerini.kültesi'nden Prof. Bu anlasma çerçevesinde Ankara Üniversitesi Ilahiyat Fakültesi ögretim üyeleri Vatikan'a. devam ett irmektedir.C. Daha sonra Roma'da. Islâm Alt Komisyonu Bölümü açmistir. Acra (Gana) Toplantisi: 17-21 Temmuz 1974. Hüseyin G. Ankara'da (1990) ve Vatikan'da (1991) olm ak üzere. Diyalog hususunda.[510] D.C. Gregorian Üniversitesine bagli bazi görevliler de Ankara'ya g elmistir. Sekreterya. bu yillarda. Halid Akesheh sürdürmektedir. Hong-Kong Toplantisi: 4-10 Ocak 1975. daha sonra. yayin organi "Bulletin" ile yine Ro ma'daki Pontifi-cio Instituto di Studi Arabi e D'lslamistica'nin yayin organi "I slamochris-tiana" adli yillik derginin "Dokümanlar" kisminda tafsilatli olarak a nlatilmaktadir. Güneydogu Asya'da iyi niyetli çalisma ve danisma ortami meselesini ele almistir. Cenevre-Chambesy (Isviçre) Toplantisi : 26-30 Haziran 1976. Sekreterya.'nin girisimi ile yirmi kadar Müs lüman ve Hiristiyan Afrikali biraraya gelmis ve su konulari ele almistir: Inanç. Bu Komisyon. çesitli ülkelerde Diyalog faaliyetinde bulunmustur. Bu toplantiya 25 Hiristiyan ve 20 Müslüman katilmistir. 1987-1988 Ögretim Yilinda Gregorian Üniversitesi ile Pontificai Institu-te of Arabic Studies'de Islâm Tarihi üze rine dersler vermistir.

genelde Müslüm anlarin azinligi teskil ettigi görülmektedir. Hiristiyanlarin. Müslümanlar yaninda Yahudi. Istanbul'da yapilan b u toplantilarin ilk besi (1984-1988). Bu toplantida yirmi civarinda Hiris tiyan ve Müslüman.Beyrut (Lübnan) Toplantisi : 14-18 Kasim 1977.. Yine D. Hiri stiyan tarafin. Müslüman tarafa baskin çikmaya ve kontro lü elinde tutmaya çalistigi anlasilmaktadir. Vatikan Konsili'nin Kilise ile ilgili olan Üçüncü Bölüm Lumen Centium-Insanlann Isigi) yeralan ifadelerden kaynaklanmaktadir. Toplant ilara katilan Hiristiyan ve Müslümanlarin sayisi dikkatle incelendiginde. "Insanligin Gelecegi Açisindan Inanç. Her yil. yani "Diyalog"un süpheyle karsilanmasinin bi rkaç sebebi vardir: 1.Hiristiyanlarin Müslümanlara Yönelik Diyalog Çagrilarindan Duyulan Endiseler Yukarida gelisimine kisaca temas edilen "Diyalog Faaliyetlerine hem Katolik Hiri stiyanlarin hem Ortodoks Hiristiyanlarin hem de Protestan Hiristiyanlarin. Haçli Seferleri denemesi ve baslangici miladî ilk asra kadar geri g iden.. birarada yasayan H iristiyan ve Müslümanlar konusunu ele almistir. Bu toplantilarda sunu lan tebligler kitap haline getirilmistir. Toplanti. Yaratici 'yi taniyanlarin hepsini ve bunlarin arasinda özellikte Ibrahim Peygamberin imanin i uygulayarak. ele alinan konularin tespitinde ve toplantiya katilacak elemanla rin seçiminde.'nin gi risimi ile düzenlenen bu toplantida bes Müslüman ile on Hiristiyan. Bilim ve Teknik" konusunu tarti smistir. Altincisi da.. Bundan ve diger bazi hususlardan. . Anadolu'nun ve Istanbul'un Türkler tarafindan fethedilmesiyle de "modern" bi r anlayisa kavusan "Misyonerlik" faa-liyetlerinden sonra. Ama Tanri'nin Kurtulus tasarisi. Isviçre-Chambesy Ökümenlik Patrikligi Ortodoks Merkezi ile Ürdün Kraliyet Akademisi'nin organizetörlügünde baslamistir.. Kilise. Türkiye Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanligi ile Ürdün Kraliyet Islâm Medeni eti Arastirmalari Akademisi'nin isbirligi ile yapilmistir. Günümüzde madenî ve medenî oldugu kadar insanî kabul edilen böyle bir faaliyetin. " Diyalog"a yönelmeleri bu süphelerin kaynagi olmustur. Lumen Genti um adli bölüm içinde "Kilise ve Hiristiyan olmayanlar" basligi altindaki kisimda söyle d enilmektedir: "Nihayet Incil'i henüz kabul etmemis olanlarin. Tanrirnin seref ini yükseltmek ve bütün bu umutsuz insanlarin kurtulusunu gerçeklestirmek için Efendimi z'in 'Her yaratiga Incil'i vaazedin' (Markos. bazi Hiristiyan ve dige r din mensuplari arasinda da bu çesit süphelere rastlanmaktadir. "Diyalog" adi altinda Müslümanlara yaklasmasi süphe ve ihtiyatla karsilanmistir. çesitli biçimlerde Tanri'nin Halki'na katilmalari için yola koyulmalari öngörülmüstür. daima kendi lehlerine olmak üzere. "Müslüman v e Hiristiyan Konsültasyonu" (Muslim-Christian Consultation) adi ite yapilan diyalo g toplantilari.[511] 5. 10-14 Eylül 1989 tarihlerinde. dönüs yapip. birden bire ve yogun bir sekilde. bizimle birlikte merhametli ve Kiyamet Günü'nde insanlari yargilayaca k olan tek Tanri'ya tapan Müslümanlari da kucaklayacaktir.. Yukarida zikredilen bütün faaliyetler Hiristiyanlar tarafindan düzenlenmistir. 16/16) seklindeki buyrugunu dai ma hatirlayarak. Müslümanlarla "diyalog"a girmis ve bir seri toplantilar düzenlemistir. Katolik Hiristiyanlarin yaninda Ortodoks Hiristiyanlar da. birdenbire. 1984'Iü yillardan basla yarak. Cenevre-Chambesy (Isviçre) Ikinci Toplantisi : 12-14 Mart 1979.C. sirayla Ürdün veya Isviçre'de gerçeklestirilmistir ..Bu sebeplerden birisi. ortaya çikip. toplant i yapilmaktadir. bir merkezde olmak üzere. bizzat II. özenle bütün dünyaya Incil'in yayilmasini amaçlayan Misyonlarini kal kindirmakta ve desteklemektedir".I. Istanbul'da yapilan ve "Dinde Çogulculuk" konusu etrafinda yapilan VI.

ancak Merih'in se riati altinda olarak seriati olmayanlari kazanmayim diye. Ancak Hiristi yanlik'in yayilmasinda takip edilecek yol Pavlus'la yeni bir anlayisa kavusmustu r. 1/8). uyanik ve imanda kararli olarak "sevgi" ile yapmalarini su sekilde formüle etmektedir: "Uyanik olun. Mesîh Isa da Havarilerini: 'Öyleyse gidin ve bütün insanlari Peder. bütün sirlari ve her ilmi bilirsem ve eger daglari nakledecek bütün bir Imanim olursa. Bundan dolayi Havari Pavlus'un 'Vaaz etmez isem vay halime' (Kori ntoslu-lara I Mektup. Pavlus. Pavlus'un bu ikil i rolü. Zayiflan kazanayim diye. Kendim seriat altinda olmadigim h alde.[520] Bunun için de Kilise. "sevgi"dir. bütün insanlarin Hiri stiyan olmasina baglidir. Yuhanna 20/21). Konsili ziyaretinde söyle d emistir: "Incil. size emrettiklerime uymayi onlara ögretin ve egitin. Bu görev. öte yandan da misyonerleri göndermeye ve onlari desteklemeye devam etmektedir[521].[513] Görüldügü gibi II. mevcut olmayan yerlerde cemaatler tam anlamiyla kuruluncaya ve bun lar Incil'i yayma görevini sürdürecek hale gelinceye kadar. Ben is e buna sunlari da ilave ediyorum: 'Misyonerlik için yeni yollar hazirlamak. diger yand an Kilisenin görevinin yeryüzünde herkes Hiristiyanligi kabul edinceye kadar sürecegi ka rarlastirilmistir. Kilisenin görevini hakkiyla yapmasi. yapacaklarini. Mesîh Is a'nin Kurtulusunun hakîkatini müjdelemeyi amaçlayan bu önemli buyrugu. bunu da söyle açiklamaktadir: "Eger insanlarin ve melekl erin dilleriyle söylersern. Yahudileri ka zanayim diye Yahudilere Yahudi gibi davrandim. Çünkü herkest en azadken.[518] Pavlus'un Hiristiyanlik'i yaymaktaki ikinci yolu-metodu. fakat sevgim olmasa. Bu durum da. Miladî ilk asirdan .[517] Pavlus'un Korintoslular'a Mektubu'nda yeralan cümlelerde onun. Vatikan Konsili döneminin ikinci Papasi VI. (Bab a beni görderdigi gibi. Isa'nin."[512] II. yahut öten bir zil olmus olurum. Isa'nin bu tebligatinin bütün insanlara ulastirilmasi yolunda bir emir saymistir. Onlar. Vatikan Konsili'nde. fakat sevgim olmazsa bir hiçim"[519] . tâ ki ondan hissedar olayim". imanda kararli bulunun. bazilarini kurtarayim diye. ben de sizi gönderiyorum. Böyle bir metod degisikligi Hiristiyanlar için bir zorunluluk halini almistir. herkese hersey oldum. yetenekli-ka biliyetli kimseler olun. ses çikaran bir bakir. iste dünyanin sonuna ka dar bütün günler sizinle beraber olacagim' (Matta. Misyonerlerini göndermeye de vam etmektedir. daha çok adam kazanayim diye. bugün Hiristiyanlarin ençok sözünü ettikleri. daha sonraki Hiristiyan misyonerleri için örnek alinmis ve onun sözleri bayrakla stirilmistir. Putperestlerle putperest. he r ne suretle olursa olsun. O. Bunu. seriat altinda olanlari kazanayim diye. bunu yaparken. Çünkü. 9/16) seklindeki sözlerini Kilise kendisine söylemiscesine. "Irsad ve tebligi" esas almislardir. Paul da. 'her yaratiga Incil'i vaaz için tüm dünyaya gidin' demektedir. Pavlus'un su sözlerinden anlamak mümkündür: "Imdi benim ücretim nedir? Incil'de o lan selahiyetimi ifratla istimal etmek için. Yahudilerle Yahudi. Yuhanna Incil'indeki "Sen b eni gönderdigin gibi ben de onlari dünyaya gönderiyorum"[516] sözlerini Kilis e. Incil'i meccanen arzetmektir. Allah'a karsi seriati olmayanlardan degil. Buna göre. zayiflara. Ogul ve Kutsal Ruh adina vaft iz edin. Herseyiniz sevgi ile olsun". bir yandan diyalog derken. "diyalog"un. Hav. Hiristiyanligi yaya bilmek için. sartlar i ve metodu degismis bir "misyonerlik" seklinde görülmesine yol açmistir. seriat altinda olanlara seriat alt inda gibi davrandim. kendimi herkese kul ettim. diger inançlarda olan insa nlarla da onlarin inancinda imis gibi hareket ettigi görülmektedir."Kilise'nin Misyonerlik Karakteri" basligi altinda da su hususlara yer verilme ktedir: "Gerçekten de Peder tarafindan Ogul'un gönderilmesi gibi. Heps ini Incil için yapiyorum. Indilerin ifadelerinden[514] ve Pavlus'un "Vaa z etmez isem vay bana" [515] sözünden çikarilmaktadir. Is. Allah'in emirlerini insanlar a ulastirma yolunda gayret göstermesi ve Havarilerinin de bunun devam ettirmesi no rmaldir. yeni v asitalari gözden geçirmek. Kilise yeryüzünün son inirlarina varincaya kadar yerine getirmek için havarilerden teslim almistir (Bkz. yeni enerjiler meydana getirmek' gerekir". peygamberliginin geregi olarak. zayif oldum. Aslinda Hz. kuvvetli olun. Eger peygamberligim olursa. bir taraftan diyalog gündeme gelmis. 28/18-20) diyerek yollamistir. seriati olmayanlara ser iati olmayan gibi davrandim.

Tâ ki bununla kendilerini dinleyenler arasinda. sahitleridir. Islâm hakkinda konusma yerine Müs . Hangi sekilde olursa olsun b ir Hiristiyan'in. Vatikan Konsiii'nde "Diyalog" sek linde olgunlasmistir. zahirde bütün Dogu ve Müslüman milletlerin adetlerine sa ygili olmalidir. Konsil'de Hi ristiyan olmayanlara. Yine bunun yaninda Hiristiyanlarin. Isa mutlaka Allah'in ogludur1 demekten kaçini lmali ki buna inanmayan kimseler nefret etmesinler. Müslümanlarin inanci konusunda Hiristiyanlari n nasil bir tavir takinmasi gerektigini özet olarak su sekilde dile getirmektedir: Müslümanlarin dininden ve dinî kurumlarindan konusurken çok dikkatli ol. samimî ve sevg i ile yaklasmasi kararlastirilmistir. Böylece onlarin kalbine girmeyi ögrenmis olu ruz. fikirlerini yayma firsatina kavusabilsinler. Ayrica. "Method of Mission Work Among Moslems" adli kitapda da tavsiye edilmisti r. Bunlardan birisinin su oldugu belirtilmektedir: "Birinci planda öyle yapalim ki Müslümanlar. Müslümanlari yakinen taniyan Hiristiyanlarin tav siyeleri II. Bunun yaninda o. Isa-Mesiîh'in karakteri Müslümanlari. Müslüman'in Isa için "Fahise'nin oglu" demesi gibi birseydir (Bu ne kadar basarili ise. Innocente tarafindan da onaylanan Fransisken tarikatinin kurucusu Franços d'Assise. Müslümanlarin kalbini Hiristiyanliga isindirma. Sen. Isa'da Tanri'nin ahlâkî karakterini görecektir. Bu da. sicak. II. Bu kararda Müslümanlarin. Bütün gizli ve açik faaliyetlerine ragmen Hiristiyan Misyonerleri.[527] Misyonerlerin Hiristiyanlik1! yaymaca ve Müslümanlara yaklasmada takip edecekleri me totlar. Islâm ülkelerine yayilmis olan büyük misyoner okullari. Tecrübeli bi r Islâm arastirmacisinin anlattigina göre Modern Müslümanlar. Muham-med'den y alanci peygamber olarak bahsetmek. Müslümanlara karsi yapilan Haçli Seferleri'nin faydasizligi ve Müslümanlara ancak "Sevg i" ile yaklasilacagi. Haçli Seferlerinden sonra ortaya çikan (1208) ve Papa III. basarili olmalari için. Eger Hiristiyanin ilk mesaji sevgi olursa. Müslümanlar arasinda uzun zaman görev yapmis "Misyonerler in ulasmis olduklari kanaatin neticesidir[522]. ayni metodu benimsemis. "samimiyet" ve Müslümanlarin inançlarina "saygili davranmaktir. Misyonerlere kars i takinilan menfî tavir. Hiristiyanlik'ta Müslüman'a cazip gelecek unsur. Vatikan Konsili'nde gündeme gelmis. söyle belirtmektedir: Müslümanlara yaklasmakta dikkatl i olmaliyiz. Hiristiyanlar. Müslüman. onlari etkileme yolu olarak "sevgi". Hiristiyan olmayan birine yaklasmasi ihtiyat ve süpheyle karsila nmistir. burada.[528] Islâm ülkelerinde uzun zaman görev yapip. Misyonerlere gerekli olan. kolejler ve hastaneler bu yaklasimi n göstergesidir. Müslümanlar arasinda faaliyet göstermistir[523]. onlari daha sempatik metodlar benimsemeye sevk etmis görünmek tedir.[524] Uzman bir misyoner olan Erich Bethmann'in. Bu metod da. "sevgi" olmalidir. ilah kabu l etmeseler de. onlari sevdigimize kânî olsunlar. kendilerine karsi olan menfi tutumu degistirme. asirl ardir bütün gayretlerine ragmen basarisizliklarini basariya çevirme yolunu "sicak" münasebetlerde görmüslerdir. "Muhammed I slâm Peygamberidir" demekle hiçbir sey kabul etmis olmazsin[526]. Meselâ 'Hz. Misyonerlere ta vsiyelerinin basinda "sevgi" gelmekte ve Müslümanlara sevgi ile yaklasmak gerektigin i savunmaktadir[525]. Müslüman ve di ger din mensuplari arasinda "antipati"ye yolaçmistir. Müslümanlara Hiristiyanlarin müspet bakmasi. Muhammed'de Isa-Mesîh'in kar akterine dayali bir figür olusturmaya çalismaktadir. Daha sonra Fransisken tarikatina katilan Ispanyol Raymond Lulle. Islâmî gelismenin bu yolla durdurulabilecegi kanaatini uygulam aya koymustur. tartisilmis ve Müslümanlara yaklasma metodunda degisiklige gidilmesinin kabul görmüs oldugu anlasilmaktadir. Islâmî gelismenin silahla durduram ayacaginin anlasilmasi üzerine "Misyonerlik" faaliyeti sistemli olarak baslatilmis tir. Isa Mesîh'i. Isa'dan Al lah oglu diye bahsetme. Arap dili ve Islâm felsefesini ögrenerek. peygamber olarak onu ve annesini yüceltmis olmalari etkili bir uns ur olarak görülmüstür. Isa Mesîh'in karakteridir. Hiristiyanlarin ona olan tutumlarini anlamaya götürecektir. özetle. Bu yol. çünkü Müslümanin nazarinda bu bir küfürdür.baslayan Hiristiyanligi yayma yolu olarak görülen Misyonerlik. Bu yolu merkezi Londra'da bulunan "International Missionary Concil" sekreterligind e bulunmus VVilliam Paton. o da o kadar basarilidir). Onlara yaklasmak mümkün olunca i stenildigi sekilde propaganda yapilabilir. Hiristiyanin Müslümana ilk mesaji doktrin degil. Müslümanlar arasinda is tenilen neticeye ulasamamis ve antipati ile karsilanmislardir.

Bu "olusum". "Halklari Hiris tiyanlastirma Cemaatinin sekreterligini yapmistir. Sekreterya'nin Islâm Bölümü baskanligini üstlenen Fr.[532] 3. Demersaman.Diyalog'da süpheye yolaçan diger bir husus. müsbet karsilanmisti r. Haçli Seferleriyle baslayan ve "Misyonerlikle doruk noktasina ulasan menfi durumu müspete çevirmek için. Müslümanlar arasinda faaliyet gösteren misyonerlerin ve Oryantalistlerin raporlarinda yeralmistir. Bunlarca önerilen teklif. söyle demektedir: "'Diyalog' kelimesi. digerleri Misyonerliktir. diger din mensup lariyla olan münasebetlerinde müsamaha ve adaleti temel olarak benimsemis. son yillarda hem Roma Katolik hem de Protestan Kilisesi'nde ön plana çikmistir. Her iki tavir da müslümanlar üzerinde menfi tesir meydana getirmis. Bu hareketin öncüleri. Hiristiyanlarin sayisini artirma gayreti içiritle bulunduklari dikkati çekmektedir. diger din mensuplarin a "en güzel sekilde ve hosgörü" ile yaklasmis.[531] Bunun yaninda Müslümanlar arasinda "diyalog" adi altinda ve "tolerans" yollari denen erek Hiristiyanlastirma çalismalarinin yapildigi. Hiristiyan Dünyasi'nda Islâmla ilgil i çalismalarin. Islâm'in yayilmasi karsisinda Hiristiyanlarin gerilemesi ve Hiristiyanlarca kutsal kabul edilen yerlerin Müslümanlarin eline geçmesi. bu göreve getirilmeden önce. ar alarinda Tunus Arap Dilleri Enstitüsü'nün kurucusu P. Vatikan Konsili'nde olusan "Hiristiyanlik Disi Dinler Sekreteryasi"nin bas kanligina getirilen Kardinal Pignedoli. VVilfred C. Bunu normal seviyeye çikarmak. H iristiyan dünyasinda arayislar baslamis ve yeni "olusumlar"a ihtiyaç hissedilmistir. güzel ögütle çagir. daha önce bizzat Misyonerlik görevlerinde bulunmus olmalaridir . "diyalog" tartismalarinda görülmüstür.[529] Kur'ân'nin sinirlarini belirledigi esaslar içerisinde Müslümanlar. Afrika Misyonerler Toplulugu (Beyaz Babalar) üyeligi nde bulunmustur. normai bir artis degil. Endonezya'da. ihtiyatla karsilanmis ve Müslüman-Hiristiyan yakinlasmas ini dondurmus. Müslümanlar arasindaki Misyonerlik (mission). Bu.Diyalog'un "Misyonerlik"in yeni bir sekli olarak görülmesidir. Islâm'in hosgörüsü ve Müslüman'in anlayisi. 125) emriyle hareket etmistir.. [530] 2. Hiristiyan ara stiricilar ve hatta "diyalogcular" arasinda tartisma konusu olmustur. onlarla en güzel sekilde tartis" (Nahl. misyonerlige bir alternatif degil.. bizzat sartlara uygun misyonerliktir (mission)". Bunlardan birisi Haçli Seferleri. k endilerinin verdigi istatistiklerde. Kilisece de kabul edilmis ve II. he r Hiristiyan "Misyoner" görülmüs. Vatikan Konsili'nde Hiristiyan olmayan Dinler konusundaki açiklamad a müsahhaslasmis ve "Hiristiyanlik Disi Din-ier Sekreteryasf'nda Islâm Bölümü kurulmustur. O. çalismalari diyalogun önemini ortay a koymustur. Islamo-Chr istiana dergisindeki bir makalesinde Taylor. Fakat bu düsüncenin önceki Evangelis-tik Misyoner har eketin bir tarnsformasyonu olup-olmadigini söylemek henüz erkendir"[533]. bir yilda Hiristiyanlarin yüzdesi artarken Müslüma nlarinkinin azalma göstermesi bu süpheleri artirmaktadir. Kur'ân'in "R abbinin yoluna hikmetle. Smith. Müslümanlar. din olarak Islâm'in gen s alanlara kisa zamanda yayilmasina sebep olmustur. Müslüman-Hiristiyan münasebetlerinin yeni bir tipi olan "Diyalog". beraber ve isbirligi içerisinde yasamistir. tartismalara yolaçmis ve Hiristiyanlar arasindaki farkli anlayislardan ka ynaklanan ayriliklari giderme yolu da. Çünkü bu artis. bu konuyu açikça söyle ortaya koymaktadir : ". Büyük hareketler (Misyonerlik) halâ zihinlerdedir. Uzun zamanin mahsulü olan raporlar ve görüsler Katolik Kilis esi'nce degerlendirilmis ve "Müslüman-Hiristiyan Diyalogu" planinda etkisini göstermis tir. Islâm ülkelerinde Müslüman olmayanlar. ancak Hiristiyanlastirma yoluyla olabilecek bir artistir.lümanlarla konusmaya agirlik vermesi istenmistir. asgarî seviyeye düsürmüstür. eger dogruysa. Il. Bu. Couq. diyalog çalismalarinda görev almis olan kimselerin. Diyalogu "Misyonehik"in bir sekli olarak görmenin erken oldugunu belirtirke n bazi ipuçlari vermektedir. Hiristiyan dünyasi'nda ikili bir "ta arruz"un baslamasina vesile olmustur. Burada önce karsilikli sevgi ve saygi sözkonusu edilmistir.[534] . Louis Massignon ve bi rçok ülkenin Hiristiyan Oryantalistleridir. Müslüma a günlük hayatta. Burada sözkonusu 'diyalog1. Müslümanlarla diyaloga tasinabilecek nitelikte olmasi da tavsiye edilm istir.

Hiristiyanlasmasinin Misyonerlerin parlak bir zaferi olarak görüldügü[541] gözönünde bulunursa isin önemi daha iyi anlasilir. diger dinlere sicak bakisi nda ve Hiristiyanlar! Ehli Kitap görüsünde göstermistir. En güçlü dönemlerinde bile Türkler. dogrusu Rabbin. Günümüzde. dogru yol da olanlari da sapitanlari da iyi bilir"[543]. Vatikan Konsili'nd en sonra. size indirilene de inandik. Bunun yaninda bir Katolik Baspiskoposu olan Antonio Jose Peteiro Freire. Islâmî tebligde. üçüncüsü Bati Medeniye-tiyle Hiristiyanligi ayni gösterme gayretidir[540]. Kur'ân hak ve hakîkat yolunu açikladiktan. Biri dog rudan Hiristiyanlastirma. öncelikle Diyalog çalismalarinin faydasina inanmis gibi görünen Metropolit Damaskinos'un karsi çikmasi beklenmistir. Hiristiyanlari misyonerlik faaliyetlerinden vazgeçmedikleri. onlarla en güzel sekilde tartis. Islâm'in yayildigi döneme kadar geri gitmektedir. Yukarida üç madde altinda özetlenmeye çalisilan hususlar gözönüne alindiginda.Kanaatimizce Taylor. Bunla r ve gelisen olaylar karsisinda. aldatma. digeri o ülkenin aydinlarinin eserlerine nüfuz etme ve kültürl erine girme. yararli is yapmanin kisinin menfaati . mesajini ulastirdiktan sonra. hikmetle. kandirma. onlarin heveslerine uy ma ve söyle de: 'Allah'in indirdigi Kitab'a inandim. sizin Tanriniz da birdir. samimiyet ve dogr uluk temel prensiptir. insanî ve ahlâkî bir davranistir. gerek Müslümanlara ve gerekse Müslüman o lmayanlara ulastirilmasinin yolu tebligdir. ne Damaskinos'un ne de Istanbul'da yapilan "Diy alog Toplantisina Yunanistan'dan katilan ve aralarinda hukukçularin da bulundugu t ebligciierin müsbet bir tavrina rastlanmistir. Damaski-nos Papandreou'dur. Yunanistan'da Müslüman Türklere karsi takip edilen dinî siyasete. Tabiî Slav miletlerinin din degistirmesinin. hileli yollara sapma gibi esaslara yer yoktur. "Diyalog"un nasil anlasilmasi gerektigini ortaya koy mustur. Hiristiyanlarin 1964'de baslattiklari "Diyalog"u Islâm. Papa'nin Katolik misyonerlerinin faaliyetlerini artirmasi yolundaki raporunu[536] ve "AT'a Müslümanla rin alinmasini istemiyor" seklinde yorumlanan görüslerini[537]. sizin isledikleriniz kendinizedir"[542]. 1984'lerde. Açiklik. Bizim Tanrimi z da. Türk gazetelerinde yeralan haberlere göre. Art niyet tasim ayan. inanip. aranizda adaletle hükmetmekle e mrolundum. Kur'ân'in yaklasimi Müslümanlar tarafindan dai ma uygulanmis ve halen de uygulanmaktadir. Ayrica. Bu rpetodu Kur'ân su sekilde ortaya koymaktadir: "Ey Muhamm edi Bundan ötürü sen birlige çagir ve emrolundugun gibi dogru ol. Bu. samimî ve gerçek anlamdaki bir diyalogda Müslümanlarin da istifadeleri olacaktir. hâkimiyetleri altindaki diger din mensuplarina hosgörü örneklerini göstererek ve isbirligi yaparak en iyi misal olmustur. "Ey Muhammedi Rabbinin yoluna . bizim de Rabbimizdir. Dr. Islâm Ilkeleri'nin. ister istemez "Diyalog"un samimiyetine gölge düsürmektedir. Kiliseler Birliginin Türkiye'ye yönelik "Bölücü faaliyetleri" destekleyen faaliyetlerini[538] de ilave etmek ge rekmektedir. bir yerde Hiristiyanligi yerlestirmek için üçlü bir yol takip etmistir. Kilise. burada. bask i yapma. bizim isledikleri miz bize. güzel ögütle çagir. Ortodoks Hiristiyanlar. Müslüm anlarla "DiyaIog"a girmislerdir. Halbuki bunlar Istanbul toplantisin in "Sonuç Bildirisi"ne katilmis ve kabul etmislerdi. inanip-Ina nmamayi insanin ihtiyarina birakir. Allah. sizin de Rabbi-nizdir. Katolik Hiristiyanlar yaninda Ortodoks Hiristiyanlarin da tavrini ve "Diyalog"da ki samimiyetlerini degerlendirmek lâzimdir. uygulamadaki örneklerle. inanan insanlar arasinda. diyalog çalismalarinin faydali bulundugu kanaatindeyiz. 1990 yilinda. Çünkü Yunanistan'da Müslüman Türklere karsi baslat lan siyasette basrolleri bizzat rahipler ve metropolitler oynamistir[539]. "Diyalogu" çagin ayirdedici özelligi görmekte ve II. "DIyalog"u da bunun kilifi ve çagin s artlarina uydurulmus "misyonerlik" olarak görüldügü gibi bir kanaat uyanmaktadir. Çünkü Islâm'da "teblig" esasi vardir. Böyle "çift standartli" tavirlar. "Diyalog" ismiyle olm asa da. giriste belirtilen anlamda. "Ehl-i Kitap ile en güzel bir sekil de mücadele edin ve 'Bize indirilene de. Ortodoks Hiristiyanlarin temsilcisi sifatiyla "D iyalog toplantilarini organize eden Isviçre Ortodoks Merkezi Baskani Metropolit Pr of. bugün "diyalog" diyebilecegimiz bir anlayis. Biz O'na teslim olanlariz (müslümanlariz) deyin"[544 ]. Bunun için. Katolik Kilisesi'nin "Misyonu"nu icra etmek için "Diyalog"u seçtigini beli rtmektedir[535].

Kur'ân'in ifadesiyle. lafta kalmamali. samimiyet esasi benims enmeli.Her dinin mensuplari. 3.Her din mensubu. yera linmalidir. kendi dinine mensup gruplar arasinda diyalogu gerçeklestirmeye çalismalidir. 8. siyasî gayeler güdülmemeli. inanç. bugünkü "Diyalog" çalismalarindaki ölçüyü ve metodu en v ciz sekilde açiklar. din ve milliyet farki gözetilmeden. Allah'in bir yaratigi ve kutsal bir emaneti bilmekte. bugün. günlük hayatla ilgili esaslarda ve yardimlasma husus unda olmalidir. fiiliyatta da kendini göstermelidir. 5. Diyalog'da sadece "tolerans". "sevgi" gibi konularla sinirli kalinilmamali. 6.Diyalog toplantilarinda her din. farkli din mensuplari. 11.Din konusunda ortak noktalardan hareket edilmeli. gizli. kendi mensubu oldugu dinden taviz vermeden. bu sahada uzmanlasmis kisiler diyalog çalismalarinda görev almalidir.[546] 6.Diyaloglarda. dinî meseleler konusunda. karsi taraftakilehn de kendi dinini kesin dogru ve gerçe k bildigi hakikatini gözönünde bulundurmalidir. h akikî anlamdaki bir "diyalog"a kendi düsüncelerini tasimamalidir.ne oldugu hakîkatini de ortaya koyar. 2. i lk adim. muamelet ve ahlâk esaslariyla da ortaya konulabilmeli. Bütün gerçekler ortaya konulduktan sonra.Gerçek Anlamda Bir Diyalogda Aranmasi Gereken Prensipler Biz. ayrildiklari noktalarla.Zulme ugrayan milletler yaninda. herkesi. 9.Müslüman ülkelere yönelik "Misyonerlik" çalismalarinin sona erdirilmesi için ortak tavir alinmalidir. ortak noktalar belirlenebilmeli v e bu gerçekler bilindikten sonra herkes kendi dininin sinirlari içinde kalabilmelidi r. "Siz in dininiz size. Yunus Emre'n in. 4. Gerçek samimiyet. su hususlarin gözönünde bulundurulmasinda fayda mütalâ tmekteyiz: 1. Islâmla ilgili olarak verdigimiz bu bilgiler. "Misyonerlik"in veya "propaganda"nin yeni bir metodu gibi görülmemeli ve bu çe sit görüntüler giderilmelidir. sinsî. 7. ibadet. inanç ve ahlâkî degerler yönünden birbirlerini. benim dinim bana" deni-lebilmelidir. . Her dini temsilen uzma n kisiler. Bunda n dolayi yazdiklarimizin isiginda. esit sartlarda ve esit zeminlerde olmalidir. karsilikli saygi ve sevgi esasina dayanmalidir. .Diyalog olsun diye dinî emirlerde te'vile. anlamaya yönelmelidir. diger din mensup larina da "dindas11 muamelesi yapabilmelidir. "Yaratilmislari severiz Yaratan'dan ötürü" ifadesindeki anlayisla görmekteyiz. diger din mensuplariyla diyaloga girmeden önce. Neticede "Sizin dininiz size.Diyalog taraftarlari. sadece "teblig" ile "misyonerlik" ara sindaki farki belirtmek ve Müslümanlarin da gerçek anlamdaki bir "diyalog"dan korkacak birseylerinin bulunmadigini ortaya koymak amacina yöneliktir. insanî ve insanî oldugu kadar da medenî bir da vranis oiarak degerlendirdigimiz "diyalog faaliyetlerimin hedefine ulasmasi ve i stenilen gayenin elde edilmesi için.Diyalog. benimki de ban adir"[545] prensibini yerlestirerek. zorlamaya gidilmemeli. her din oldugu gibi sunulmalidir. Aslinda Müslümanlar da.Diyalog. 10.

H. Ankara 1977. dinlerin yasakladiklari fiiller karsisinda ortak har eket edebilme yollan aramalidir. M. Millî Egitim ve Kültür Dergisi Ankara 1982.Muhibbiddîn el-Hatib. Ström.G.Osman Cilaci. Paris 1956.Dogan Irdel Hayatbulan. kendi aralarinda münasebe tleri siklastirman.Hikmet Tanyu. Yehova Sahitleri. sa. London 1966.y . resmî bir politika çerçevesinde ve belirli bir kurumca yürütülmelidir. Ankara (t. Kirsehirlioglu. . "Ermeni Meselesi Üzerine Bir Arastirma". S. Aydin. Ringgren -A. . 167-169. . Brandon.V. diyalog. Yehova Sahitlerinin Iç Yüzü. Djuvara. Zaman ve Sonsuz Olay. . Hiristiyanlik Propagandasi ve Misyoner Faaliyetleri. Yakup Üstün.G. Türkiye'de de bu isi yürütecek bir "Dinlerarasi Iliskiler (Diyalog) ve Arastir ma Enstitüsü veya Merkezi" kurulmali ve bu isi çalisma alani olarak seçecek. Türkiye'de Misyoner Faaliyetleri. . Istanbul 1979.55-67 . Ankara 1973.A Dictionary of Comparative Religion. . London 1970.y. dünyada mevcut olan bütün dinlerin mensuplari da ayni ölçüler içerisinde degerlendirilmelidir. sadece temas kurulan dinlerin degil.: 17.) (Misyonerlik Yayinlarindan). Ankara 1973.Misyonerlik Faaliyetleri . 124-1 25. Çün ristiyan taraf.Türkiye ve hatta Müslüman ülkeler için. 1984. hem Islâmi he m de Hiristiyanligi iyi bilen. sa. Samiha Ayverdi. Der.Diyalogda taraf olan dinlerin âlimleri ve kurumlari.12. I-IV. 444-46. Hiristiyan Propagandalari Münasebetiyle Açiklama. Ankara 1982. . Istanbul 1969. Islâm Âleminde Misyonerlik Faaliyetleri. Istan bul (t. bu "Diyalog" faaliyetlerinin faydali olmasi ist eniyorsa.Hüseyin Atay-AIi A. . M isyonerlik Karsisinda Türkiye.). 59-82 Erc . birkaç dilde konusup yazabilen elemanlar yetistiril melidir. Istanbul 1963. iyes Üni.Histoire Üniverselle des Missions Catholiques. Asim Koksal.Seni Mutlu Edecek Iyi Haber.F.T. Yusuf Uralgiray .Saban Kuzgun. Türkiye'yi Parçalamak için 100 Plan.Diyalogda. .Abdurrahman Küçük. nesr. s. organize olarak ve resmî sayilabilecek bir politika ile bu isi yürütme ktedir.E.: 1. Religions of Mankind. Almanya 1974 (Misyonerlik Yayinlarindan). Ter. s. Ilahiyat Fak. -Tanri Insan Sorunlar. 13. "Misyonerlik ve Hiristiyan Misyonerligin Dogusu". Bati Almanya 1983 (Misyonerlik Y ayinlarindan). . . [547] Sekizinci Bölümün Bibliyografyasi A. Mukaddes Kitap Kurslari Dernegi Yayimlari. 14. Ter.

HUMC. I. "Raymond Lulle..S. HUMC. Perbal. Sekerci. C . . Bati'nin Dogu Politikasinin Ahlaken Çev. Avrupa'daki Türkiye. . Istanbul 1985. Kule Kitapla ri. Konya 1991. Fitzgerald. Richard. Paris 1967. Dictionnaire des Religions (DR). .M. Ankara 1988.Diyalog Çalismalari (Hiristiyan-Müslüman Diyaloguna Genel Bir Bakis) . Ostrogorsky. Müslümanlarla Hiristiyanlar Arasinda Diyaloga Yönelisler. Christianity in the Eastern Conflicts. "Dialogue Islamo-Chretien". Istanbul 1987. Paris 19 83.Jacque Jomier.Paul Peupard. 50. . Paton. . . Ünal-A. London 1938. Fondation et Debuts de la Sacree Congrâgation de la Propagande".Mehmet Aydin. Ankara 1997.Ali Isra Güngör. E.L. P aris 1983. Istanbul 1988. Adnan Sinar-Sevket Serdar Türet.ll. Tercüm an 1001 Temel Eser. Jesus-Christ and VVorld Religions.M. . Yeni Dokümanlarin Isiginda Yehova Sahitleri.MaurIce Bormans. Islâm Ülkelerinde Misyonerlik ve Emperyalizm. Rome 1975. Fitzgerald. -Ahmet Riza. Sayi : 15.J. .T. . . Gr. "Projects. Vatikan-Misyon ve Diyalog. London 1937.G. Islamochristiana. Halidi. Hiristiyan Genel Konsilleri ve ti. Bethmann. [548] B.Günay Tümer. I.Erich W. Ses lde"es Missionnaires". Çev. Çev.Raymond Sugranyes de Franch.L. "The Secretariat for Non-Christians is Ten 454 Years Old". II/22. Meh met Ümit. . Istanbul. . Çev. . 49. .W. F. "Twenty-Five Years of Dialogue". "Concile Vatikan II". Sayi: 1. Histoire Üniverselle des Mis-sions Catholiques (HUMC). Paris 19 56. Ferruh.Ö. Vatikan Konsili. Iflasi. Ö.Concile Occumenique Vatican II. Isiltan. Çev. Türkiye'de Laiklik Ilkesi ve Yehova Sahitleri.VVilliam Paton. Bizans Devleti Tarihi. Bridge to Islam.Sir Charles -Eliot. Islamochristiana. Fransizca'dan . .A. Dictionnaire des Religions (DR).M. Paris 1957. Akdamar. . Rome 1989. . Britain 1953. "Les Missions chez mes Mongols aux XIIIg Siec-les". Ankara 1981. Ziyad Ebuzziya.

Kore. kurucu-peygamber. islamochristiana. Hindi Çinî'de (Laos. Asy a ülkelerinde. Ilkel Kabîle Dinleri çikaril a. Mecusîligin kalintisidir. Bunlari konu disinda tutulmustur. dinin adi. Succi. Hiristiyanlik ve Islâm'dir. Bunun yaninda. Sayi: 15. cereyanlar da vardir. iktisadî. din görüntüsü altinda siyasî. Budd izm. Taoizm. Hinduizm. INANÇLA ILGILI BAZI NOKTALARDA. Bu dinlerden bazisi sadec e bir ada ahalisine ait olabilirken. kuts al metin. ticarî. Dinka. [550] . Ilkel Kabile Dinleri adlarini kab ile adlarindan almaktadir: Nuer. Amerika'da. ibadet-âyin sistemi. Tanri'nin Ailesi {Lumen Gentium). Bal-kanlar'da. New York 1976. mez-hebimsi.BÖLÜM KARSILASTIRMALAR A. Smith. Kuzey ve Orta Afrika'da yaygin ve dünyanin her tarafinda mensuplari b ulunan bir dindir. [549] IX. KISA BIR KARSILAST IRMA Günümüzde dünyada çesitli dinlerin yasamakta oldugunu görmekteyiz. aktüel degeri gibi hususlar üzeri nde durulmustur. Asya ülkelerinde. Sayi: I. tanri kavrami. Islamochristiana. türedi. Üç büyük evrensel din. Kamboçya. Anadolu'da. ahiret. Vietnam) ve Hint adalarinda nüfus yogunluguna sahip tir. Güney ve Orta Afrika'da. Ilkel kabîleler. Pigme dinleri gibi. Tibet. bazisi da birçok milletin dinidir. Islâm. Okyanus adalarinda. kültürel gayelerle yürütü r. Asrimizda da evrenselligini sürdüren üs büyük din. Yahudi dini. bazisi bir milletin. "The Invoivement of the VVorld Concil of Churc-hes in Internatio nal and Regional Christian-Muslim Dialogue". Taylor. dünya nüfusunun yarisini olusturmaktadir. Hindistan içerisinde. Maori. bir "d eplasman" dinidir. Avustralya'da yaygin ve dünyanin diger yerlerinde de mensuplari bulunan bir dindir. Sintoizm liktir. aslinda bir Iran dinidir. VVilfred C. Ainu. Caynizm. Ga. O. önce evrensel iken sonra Babil sürgününü müteakiben millîlestirilmistir indistan'daki Parsîlik. kutuplarda bulunmaktadir. "Chretiens et Musulmans en Indonesie : Les Vois de la Tolerance" . Avrupa'da. Günümüzde bu sayilanlara ilâveten ayrica "din"lestirilmis. Rome 1975. Konfüçyüsçülük. Çin.François Raillon. Ja ponya. Sihizm. mezhepleri. Avustralya'da . tarikatimsi. geriye kalan miktar millî dinlere mensup olanlarin sayisidir.GÜNÜMÜZDE YASAYAN DINLER ARASINDA. Günümüzde yasayan millî dinler. Religious Diversity. John B. çikis yeri olan Hindistan'da (çok az sayida). Padre Vinconzo R. sun'i. tak lit. dinleri bir bir ele alip uzun boylu anlatma yerine günümüzdeki dinlerde yer alan inanç sistemi (amentü-kredo). Buddizm. Hiristiyanlik. Yüzyilimizda hâlâ ilkel kabileler bulunmaktadir ve bunlar dünya nüfusunun % 5'ini olusturm aktadir. Istanbul 1984. Latince'den Türkçe'ye Çev.

Yahudilik. meditasyonu (tefekkür-mürakabe) ve sosyal ili skileri ifade eder. Yakup'un 12 oglundan olan Yehuda'ya mensubiyetten bu adi almistir. gök nizami'nin insan davranisina verdigi örnektir. Kelime. Konfüçyü nlere "Ju-çiya" (edipler) derler.Din Adlari Önce dinlerin adlarindan baslayalim. bir hükümdarin. Iranliligi ifade eden Fars (Pers) kelimesinden kaynaklanmistir. Batililarca verilmis bir addir. edebiyat ve hikmet ögretiyordu. Sintoizm. Hinduizm. Bununla b eraber büyük bir sevkle tahsilini tamamladi ve bir muallim oldu. Ilkel kabîle dinleri. Asya'da bu din için "Budd a Sâsana" (Budda disiplini) adini kullanirlar. Batililar tarafindan verilmistir. . Millî dinlerden Konfüçyüsçülük'e bu ad. Kelime Yunan-ca'da "yaglanmis" anla mina gelen ve Ibranî Dili'nde "Masiah" tarzinda yazilan Hiristos. 551-479). cayna" kelimelerinden almistir. "tao" deyiminden kaynaklanir. Çin' tinde dünyaya geldi. Ögrencileri. yol nizam. Hz. bi r devletin tutmasi gereken yol. Ona "Büyük Mürsid" denilirdi. Hinduizm ve Sintoizm Için de durum aynidir. dinlerine "Sana-tana dharma" (ezelî. Yüzyil içinde ilkin Antakya'da kullanilmistir. Sosyal düzen ve idare ile ilgili çalismalar yapti.Ö. Buddizm de batililarca kullanilan bir addir. ebedî din) derler. Japonlarin Buddizm ile karsilastiklarinda daha önceki inançlarini ifade et mek üzere kullanilmistir. Çinliler. Tao. reformcusu Mahavira'ya verilen "cina" (Muzaffer) lakabindan gele n "cayn. Budda'dan kalan ahlâkî-manevî pre nsipleri. Babasini 3 yasinda kaybedince yetim büyüdü. Kung Fu-tzu'dur (M. Sihizm ve Sin Dinî Hareketi ise "Sakirtler" anlamina gelmektedir. S istemini uygulayacak bir idareci arayarak bütün Çin'i dolasti. Tarihî gelismesi içinde ikiye ayrilan devletin güneydeki bölümüne de bu ad verilmistir (Ayr ica Israil ve Ibranî kelimeleri de ayni gaye için kullanilir). itaat-inkiyat anlamlarina gelmektedir. Mesîh kelimesinden kaynaklanmis olup "Mesih'e bagli" anlamina gelmektedir. Kelime. dogrudan dogruya dinin kuts al kitabindan gelen bir addir. bu adi. Parsîlik. I. o kabîlenin adina göre adland irilir. Konfüçyüsçülügün kurucusu. Taoizm. boyun egmek. teslim olmak . Çince "Shen-tao"dan (tanrilarin yolu) gelmektedir. Hiristiyan kelimesi. O ögrencilerine tarih . Ömrünün son 5 yilini eski Çin asiklerine hasretti. Kelime. "Islâm" tarzi Kur'ân'la baslamistir. Kelimenin geldigi kök Islâm'dan önce Arap toplumunda ku llanilmis olmakla beraber.a. Buddistler. her hangi bir kimse veya grup tarafindan degil. Caynizm. ibadet diye yapilan seyleri. bir ferdin.Din Kurucusu/Peygamber Burada dinlerin kurucusu veya peygamberleri konu edilecektir. [551] b. Bu dine bagli olanlara Antakya'da Hiristiyan denilmistir. Ilkel Kabîle Dinleri nde bir kurucu söz konusu degildir. Islâm. yoksulluk çekti. onun ve öncekilerin telkin ve talimlerini birlestir di. Hindular.

Yahudiler. gerçegi. Bununla beraber M. MS. Caynizmin kurucusu olan Parsva da (M. Alti sene çile h ayati sürdürdü. 483). O da sarayini. XVI-XIII. XIII. Musa'yi kabul etmekte. 29 yasinda. Yahudileri Misir'daki esaretten kurtarmis ve Sina daginda vahiy almistir . Mahavira'nin (M. Iran'dan Hindistan'a gelmis ve bölgeden etkilenmis olmasina ragmen. Hinduizm. Zerdüst. Zerdüst'ü unutmus degildir.6'inci Yüzyilda yasamis olmasi kuvvetli bir ihtimal dahil indedir. Tora (Tevrat) ve On Emri. Yüzyil). Hinduizm ile Islâm Dini'ni birlestirmek istemistir. Nanak. fakat Yahudiler kabul etmemis ve böylece çarmih olayi vuk ubulmustur. tek tanrili bir inancin Iran'daki en kuvvetli temsilcisidir. 563-M.Ö. Sintoizm. ona Mo se (Sudan çekilmis anlaminda) demektedir.Ö. gerçegi ariyordu."Lao-tzu" (ihtiyar bilgin anlaminda) diye lakaplandirilan Li Poh-Yang da {Dogumu M. Emekl iye ayrildigindan ondan bir kitap yazmasi istendi. Parsîlik. Yüzyillar arasindaki bir zaman diliminde yasadigi düsünülmektedir. Isa. 6 yasind a annesini kaybetti. VIII. orta yolu ve hayattaki izdiraplari gide rmenin yolunu buldu ve ömrünün geri kalan kismini bunlari ögretmekle geçirdi. M. Dogumundan önce babasini. Yahudilik ikisini de kabul etmemektedir. 600 veya M. Budda. Budda. Sarayda yasadi. Hi-malaya eteklerinde Sakya kabilesinin hükümdarinin oglu olarak simdiki Nepal'de Lumbini korulugunda dogdu. M. Buddizm'in kurucusu. Yahudilere. Onlar. 599-527) çi lesi 13 sene sürdü. ayrica diger din lerin önemli sahsiyetlerini Visnu'nun bir "avata-ra"si (hulul) olarak görürler. Otuzbes ya sinda Neranjara nehri kiyisinda bagdas kurup tefekküre dalmis iken. Bu konudaki hatanin Ortaçagda yasamis bir Hiristiyan kesisin düzenledigi takvi mden kaynaklandigi bilinmektedir. Kirk yasinda ona vahiy gelmeye basladi. Zerdüst'ün ne zaman yasadigi kesin olarak bilinmemektedir. Müslümanlarin "âmentu" deyimlerini kullandiklari belirtilmelidir. bu konuda Hiristiyanlarin "kredo". karisini ve saray hayatini terketti. sarayda arsiv memuru idi. "Budda" (aydinlanmis. Muhammed. Islâm. Mahavira gibi din kuruculari da birer Peygamber olarak degerlendirilebilir. Hir istiyanlik ise Hz. uyanmis) diye la-kaplandiriian Siddha ttha Gotama'dir (M.Ö. reformcusu olan "Mahavira" (Büyük kahraman) lakapli Vardhamana da (diger lâkabi Cina: muzaffer anlaminda) aristokrat zümreden. Sihizm'in kurucusu ve ilk "guru" su (mürsit.Ö. Lao-tzu. Altmisüç yasind a vafat etti. Muhammed'i kabul etmemektedi r. Yüzyilda yasamis olmasi ihtimali daha kuvve tlidir.Ö. Musa'dir.571 yilinda. Hz.Ö. Hinduizmde Vi snu.Ö. Isa'nin Milad diye bilinen tarihten 6 veya 10 sene önce dogdugu kabul edilmekt edir. hem Hz.Ö. o getirmistir. Iki hayat tarzi da onu tatmin etmemisti.Ö. Bir müslüman ailenin yaninda yetismis olan Nanak. Konfüçyüs. bir Temmuz gec esi dolunayinda zihni aydinlandi. Musa'yi ve hem de Hz. Lao-tzu. Konfüçyüsçülük gibi d .[552] c. çoluk çocugunu terketmisti. "Tao te-king"i (Tao fazilet k itabi) yazdi. Onlara göre bu bir çesit peygamber anlayisidir. Isa'yi Peygamber olarak kabul etmektedir. Mesîh oldugunu açiklamis. Mekke'de dogdu. Zerdüst. rehber) olarak kabul edilmekte dir (1469-1538). fakat Hz. insan suretinde dünyaya gelip insanlara bir örnek önder (Rama. Ilâhî kaynakli dinlerden Yahudiligin en büyük Peygamberi Hz. 571?) büyük bir Çin hakîmi idi. O. Hz. KrIsna) gibi kabul edilmistir. 7'nci veya M.Ö. oglunu. Yetim büyüdü.Dinlerin Inanç Sistemleri Dinlerin inanç sistemlerine gelince. Hint Kast yapisinda Ksatriya sinifindan idi.

2. Bu âmentü söyledir: "Tam bir imanla inanirim ki. . Buddizm'de bu konuda "tri-ratna" (üç cevher) vardir: "Budda'ya sigindim Dhammaya sigindim.Elimizde olan Tora. ilâhî bir dindir ve degistirilemez. getirmeyenleri cezalandi rir.Allah birdir ve ondan baska tanri yoktur.Allah. Mesih'i (Mesiah) gönderecektir ve geciktigi halde yine beklerim.Peygamberlerin bütün sözleri dogrudur. 8. 12. Bu cümledeki "D hamma".Bakire Meryem ve Kutsal Ruh'tan dogmus olduguna. insanlarin bütün hareket ve düsüncelerini bilir. 3. Yahudilerin âmentüsü olmustur (daha ön ce yoktu).ve Kutsal Ruh'a. 9.ve O'nun biricik oglu Rab Isa'ya. bütün Peygamberlerin en büyügüdür. cemaatidir. 10. 10.Allah'in bedeni yoktur ve hiçbir sekilde tasvir edilemez. doktrin. 6. diledigi zaman ölüleri hayata kavusturacaktir. Yüzyildan bu yana. Yahudi Dini'nde Mose ben Meymun'un (Ibni Meymun.Allah.Oradan ölüleri ve dirileri yargilamak üzere inecegine. 8.Üçüncü gün ölüler arasindan dirilmis olduguna. 4.Göklere yükselmis olduguna. Sangha'ya yigindim". 7.Allah'in baslangici yoktur ve nihayeti olmayacaktir.Yalniz Allah'a dua etmeliyiz. 11. var olan' her seyi yaratti ve onlara O hükmeder.Kutsal Kilise'ye. 6. emirlerini yerine getirenleri mükafatlandirir. 13. 2. Tanri'ya. 5. 4.Allah.Musa.nlerde bir âmentü-kredo söz konusu degildir. Maimoni-des: 1133-1204) düzenledi gi 13 maddelik inanç sistemi XIII. 7. 9.Baba'nin saginda oturmus olduguna.Allah. 5.Ben. "Sangha" \s%bekâr rahipler toplulugu. Allah tarafindan Musa'ya verildiginin aynidir ve degistir ilmemistir. 11.Dinimiz. 1. Yüzyila ait.Günahlarin bagislanacagina.Pilatus zamaninda Çarmih'a gerilmis ve gömülmüs olduguna. Hiristiyanlarin IV. 3. Kudretli Baba'ya.Ruhum ölümsüzdür ve Allah. üç bölümlü ve oniki maddeli Havariler Kredosu söyledir: " 1.

Imparatorlari da tanri kabul . Islâm'da imanin alti esasinin besi Kur'an'da. Bütün bunlarla beraber en önemli Hint Kutsal Kitabi Vedalari n Rigveda bölümünde söyle bir cümle vardir: "Tanri tektir. Iran'a monoteist. tevhitçi bir inanis getirmisti. sahsî kurtulusu. kitaplara. yapici. B ununla beraber en büyük tanri "Amate-rasu" (Günes Tanriçasi) idi. Bu gruplardan ilki Tanri. Her sey ondan gelmisti. Aslinda çok anlamlari bulunan "Tao". Onlara göre imparator on un neslinden gelmisti. Basi sonu yok+u. kültün basi idi. Konfüçyüsçülük'ten de önce Çin'de uzun devrelerde Yüce Tanri "Sang-ti" diye adlandirilmisti. Yahve (Yehova). monizm yaninda monoteizm de vardir. Parsîlik. Onlar. Tanri'nin basi ve sonu yoktur. Isa ve üçüncüsü de Kutsal Ruh'la ilgilidir. Bildigimiz "Amentü". Brahma. Japonya'da politeist. sebt: "Sabat") dinlenmistir. Nirvana'da (Nib-bana) ferdî davranisi. tabiatta bi r çok seyleri tanrilastirmalardi. atalar kültü yaninda bir de Yüce Va lik. Si va ise yikici. O. Zerdüst Dini'nin ve Mecusîligin bakiyesidir. Tanr i ve ruh gibi varliklar "karni" kelimesiyle ifade ediliyordu. âlemin anasi idi. farkli sekillerde nitelendirilse de bütün dinlerde bir yüce Tanri inanisi bulun dugu arastirmalar sonucu belirlenmistir. Ayric a Hâ-sem ve Rab anlaminda "Adonay" kelimeleri kullanilir. kasi tli kisi seçimini ön plana alma seklindedir.12. büyü. Ancak bu ateizm. Yahudile rdeki Cumartesi günü hiçbir sey yapmamak. bu sebeple Yakub'a "Israil" (Yahve'yi yenen) denilmisti . Bu dinde Yüce Tanri "Ahura Mazdah" diye adlandirilmaktadir . Sihizm'de monoteizm esastir. yorulmus. Âlemi yaratirken. Musa) vasitasiyla ahitlesmistir. ediliyordu. Yüce Ruh inanci vardir. animist inançlar. Hiçbir seye muhtaç degildi. Yahve i fe güresmis ve O'nu yenmis. Ahiret Gününe ve Kadere inanirim. yaraticidir. uluhiyeti ifade sadedinde. yokedici güçtür. ateist dinler olarak nitelendirilir. meleklere. Yahudilik. tamami hadislerde arka arkaya sirala nmaktadir.Dinlerde Tanri Dinlerde Tanri kavramina girmeden önce belirtilmelidir ki bazi dinlerde farkli isim lerle. Dolayisiyla bütün Hiristiya redolari teslisin (üçleme) üç maddesi etrafindan kümelenmektedir. Yahve. Yüce Tanri. animist bir inanis sekli uzun devreler devam etmisti. ikincisi Hz. Bu dinde Tanri. Simdi Parsîlik. sekizyüz bin rakamlariyla ifade edil en tanrilari vardi. Tanri. Hinduizm'de politeizm. Imam-i A'zam Nu'man b Sâbit'in (80-150) "el-Fikhu'lEkber" (En Büyük Bilgi) baslikli eserinden yayginlasmistir: Allah'a. Visnu. yedinci gün (Cumartesi. Ilkel kabîle dinlerinde totemist. Vis nu ve Siva'dan olusan teslisde (üçleme) Brahma yaratici. fakat hakîmier onu degisik sekill erde nitelendiriyorlar". alti günde bu i si yapmis. Buddizm ve Caynizm. amaninda ise "Tien" kelimesi kullanilmakta idi. Elohi m kelimeleriyle adlandirilir. koruyucu. Yahve yalniz Israil'in R abbidir ve Yahudilerle Mose (Hz. "Allah" ve "Rama" olarak adlandirilir. Onun adi bos yere agza alinmaz (On Emre göre). bu hükme baglanmaktadir. Yakup. tek Ra b'dir. Tanri' yi inkâr anlaminda degil. [553] d. en eski monoteist dinlerdendir. peygamberlere. panteizm. Sekiz milyon. kendine mahsus bir anla tim tarzi içine çekmisti. Çin'deki "Tao" deyimini. Mecusilik'teki ates kültünü devam ettirmekte ve bu inanisin nefsinde b ir monoteizm sürdürmektedir.Ölülerin dirilecegine inanirim. Taoizm. Bu maddeler üç gruba ayrilabilir. Zerdüst.

r. Buddizm'in kutsal metinleri PalI dilinde yazilmis Ti-pItaka'dir (Üç sepet). Up anisadlar ve Aranyakalar takip eder. dünyanin en uzun destanid ir. Hiristiyanlik da. Üç bölümdür: 1. Vedalari. insanlarin. Islâm'da Allah vardir. peygamberinin de resim ve heykeli yapilmaz. Sihizm'in kutsal kitabi "Adi-Grant"tir.Sutta-Pitaka. Vedalar'dir. Ancak. bütün dinlerde bir yüce Varlik inanci.Vinaya-Pitaka). Ogul. yani vahye-ilhama dayananlar. üçlemeye (teslis) gitmis bir dindir. yani destânî olanlar. Islâm'da tevhid. Bunlarin "risi" denilen hakîm kimselere vahyolun-duguna inanilir. Ferit ve Kabir'in siirleri ile ilâhîler de yer almaktadir. Purana-lar ve Manu Kanunnamesi takip eder. birdir. Peygamber. Budda'dan çok sonra. Bu üçü ayni cevherdendir. Varligi kendi sindendir. 2.Yesna. ezelîdir.Ö. Görüldügü gibi. kutsal metin. Caynizm'in kutsal metinleri. Baba. 3. hiçbir seye benzemez. bu karsilastirmaya.Sruti. Ancak bazi dinlerde bu yüce varligin nitelikleri farklilastirilmis.Smriti. vardir. [554] e. Yajur-veda. O. Metin içinde sadece Nanak'in degil. . Onu. en açik-seçi k ve sade bünyeye kavusmus. bazen bir panteon. Üç bölüme ayrili r. Ogul ve ri ayri sahislara der. 2.Abhid-hamma-Pitaka. Atharva-veda ve Sâma-veda diye adlandirilan bu metinlerin kime ait ol dugu bilinmez. o. 1. kurtarir. Yüzyilda Seylan'da ya ziya geçirilmistir. ayni gruptaki Brahmanalar. Üçle Kutsal Ruh'dan olusur. "Avesta"dir. Kutsal Ruh da takdis e hem ilâhî hem de beserî. Ikinci gruptaki destânî metinlerin en önemlisi. On bir bölümden olusmaktadir. Baba. Allah'la Peygamberin. yaratiklarin arasind aki çizgi belirginlesmistir. Ma habharata Destani ve onun bir bölümü olan Gita'dir.Dinlerde Kutsal Kitap/Metin Dinlerde kutsal kitap. Bu destan. su veya bu ifadenin i de. Parsîligin kutsal kitabi. Bununla beraber Rig-veda. "Agama" veya "SIddhanta" diye adlandirilmaktadir. I. iki tabiat vardir. Ilkel kabîlelerde yazi olmadigindan bir kutsal metin de söz konusu degildir. Bu metinler. Hinduizm'de çok sayida ve hacimli. me. Mahavira'dan çok sonra yaziya geçirilmistir. Isa Mesîh'de özde monoteist olmakla beraber. M. Bunl ar genelde ikiye ayrilir: 1. Hinduizmin metinleri gibi bunlar da asirlarca sifahî olarak nakl edilmistir. daha genis bir karsilastirmayi gerektirir. ebedîdir. Ilk grubun en önemli metinleri. dili Sanskritçe olan kutsal metinler vardir. O'nu n sadece kulu ve elçisidir. burada kisaca temas edilecektir. su veya bu adla. belirli bir yazan yoktur. yaratir. Ramayanalar. bazen de teslisin içine oturtulmustur. O'nun da. Bununla beraber üçü de ay sahiptir.

Videvdat. Peygamberler. Dörf klasik ise. Markos 'un. Matta. Bu metinler. 2. Eski Ahid ise 39 kitapta n olusur. Ketuvim. kutsal kitap olar ak saygi görmektedir.Ilkbahar ve Sonbahar vekayinâmesi'dir.Siir kitabi. 80-90.Yest. 3. 1. Yahudiler'e uyarak. Bunlar. Sintoizm'de bildigimiz anlamda olmasa öa. Katolik ve Ortadokslar'dan farkli görüse sahiptirler . ikinci bölüm "Yeni Ahid"dir. Isa'dan sonra yazilmis metinlerdir. 2. 4. "Tao te-king" dir (Tao'nun fazilet kitabi). Bu inc illerin arasinda da hayli farkli ifadeler vardir. Zerdüst'e nisbet edilen "Gatha'lar". Ne vIim.Neviim. anlasilmasi güç. Luka'nin. sahîh olmayan. Bazen birisinde bulunan ötekinde bulunmaz. Yuhanna'nin. Döndüncüsü.Tarih kitabi. "Kojiki" ve "Nihongi" (açiklamalari Engisi ki) kutsal vekayinâmeler olarak saygi görür. Tora. Hiristiyanlarin tasnifine göre Yeni Ahid 27. Yahudiligin kutsal kitabi "Tanah"dir. Resullerin Isleri ve Va hiy yer alir. Luka ve Yu-hanna). bütün Japonya'nin imparatorluk ha nedaninin belirli tarihlere kadar tarihçesini ihtiva eder. Tora bes kitaptan olusur ("esfâr-i hamse": Pentatök). bazilari daha öncekilere ait bilgileri ihtiva eden metinlerdir. I nciller'de onun çarmih olayinin da anlatilmasi misal olarak verilebilir (Tora'da H . Bunlarin ilk üçüne"Sinoptik Inc iller" (birbirine benzeyen) denilir. Üç bölümdür: 1. Konfüçyüs'den sonra talebeleri tarafindan toplanmis. Inciller Hz. Taoizm'in kutsal metni. 5.Büyük Bilgi'dir. O da. Konfüçyüsçülügün kutsal metinleri. Hiristiyanlar. Bu metinlerin ne dereceye kadar Hz.2.Konfüçyüs'den Seçmeler. Sina'da Mose 'ye (Hz. 66-75. Musa'ya vahyedildigi kabul edilen diger kutsal kitap Talmud'tur. Isa'dan sonra yazilmistir. Protestanlar. 3. Hz. bes kitap ve dört klasiktir. Yuhanna ise tasavvufî bir metindir. bazil ari ona. Bes kitap. Sifahî gelenek oian ve Hz. 4. Içinde "On Emir" iki yerde geçer. kanonik sayilmayan ) metinler konusunda Hiristiyan mezhepleri arasinda ihtilaf vardir.Tora. Eski Ahid'de bir kisim apokrif (sahte. Musa) Yahve tarafindan vahyedilmistir. Matta'nin. Yüzlerce metin arasindan birbiriyle alâkal i dört tanesi seçilmis ve Kilise onlari muteber saymistir. 3.Degisiklikler kitabi.Ketuvim. 3. 86.Orta Yol Doktrini. mistik bir metindir. Isa'ya nisbet edilebilecegine. 1. Bu metinler. 21 Mektup.Mensiyus'den Seçmeler. kitaplar demektir. Yeni Ahid'd e Inciller (Markos.Ayin kitabi. 2. bunlardan ilki içindedir. Yahudilerle ilgili bu kutsal kitabi kendi Kitab-i Mukaddeslerinin (Bible) ilk bölümüne alip ona "Eski Ahid" derler. 100-200 yillarinda yazildigi tahmin ed ilmektedir. bu konuda.

zaman olur bir cennette saad eti yasayabilirdi. ölülerin dirilisi. O. Günümüze tek nüsha olarak intikal etmistir. yine bu konunun ayri bir anlatimi bulunmaktadir. Ilkel Kabîle Dinlerinde bu konuda fazla bir seyle karsilasmiyoruz. bir yerde dinlerin en önemli mesajlarini olusturur. zaman olur bir cehennemde (naraka) azap çeker. kendine ait sözlerle karistirtm amis. Alemde Ohrmazd (Hürmüz) ve Ehrimen arasindaki mücadele. Ruhlar.Dinlerde Âhiret Anlayisi Yine bir karsilastirma konusu dinlerin âhiret Inançlaridir. ölen kimsenin ya ateste yakilmak suretiyle temizlenip Ates Tanrisi Agni tarafindan göklerdeki kutsal varl iklarin arasina gönderildigi veya toprak dünyasinda kaldigina inanilirdi. Ancak bu durumlar sürekli degildi. Ç at Köprüsü'nü geçme imtihani vardir. Insan ve âlemin sonu. muh akemesi ve kötülerin erimis madenlere atilmasiyla sona erecektir. b u Vedik inançlarin hâlâ yasadigini gösterir. Kalpalarin sonu da gelmez. Osman zamani nda ise çogaltilmistir. Günümüzde yasayan dinleri utsal kitaplarinin hiçbiri. Hinduizm'de insan Brahma'ya. Onlarin kozmolojik inançla rina göre uzun zaman dilimlen ve devreleri vardir. Sonraki hayat. Bununla beraber yine de bir "Pudgala vadin" kavrami olusmustur ki bu da asagi yukari ruhun yerine kullanilan bir deyimdir. eger bu köprüyü geçebilirse. Buddizm'de cennet-cehennem inançla ri vardir. Caynizm'de de tenasül? ve kurtulus vardir. bir beden-zihin bir ligi içinde düsünülür. bir "karma" tüzahürü olarak görülüyordu. 8-4. ihtila flar. Muhammed'e 20-23 sene içinde âyet âyet sûre sûre nazil olmustur. Veda ilâhîlerinde de görülecegi gibi. ruh göçü inanc dir. âlemin teskili devresi. Hz. Musa'nin ölümünün de yer aldigi gibi). Tanri kavraminda oldugu gibi. "Allah'a ve ahirete ina nma"yi sik sik bir arada zikreder. Bu sebeple çok sayida nüshalar. Ruh. Islâm'in kutsal kitabi Kur'ân-i Kerîm'dir. Buddizm'de ruh kavrami yoksa da tenasüh vardir. Sonunda kötülük yokedile cek ve günahlarindan arinmis olan günahkârlar da dahil bütün geri kalanlar.Ö. Onlarda ölüm ötesinde tenasüh. onlari yatistirmak gayesini. bu nüshalar arasinda tutmazliklar. Bhakti kültünde cennet. Buddizmde insan.z. Kur'ân'in böyle zaaf nok talari bulunmamasi Islâm Dini'nde de kendini belli etmistir. bu da dinlere intikal etmistir. Upanisadla r devresinde (M. [555] f. Kalpa'larin sonu yo ktur. ebedîlik için. yüzyillar arasi) bu inanç degisti ve tenasuha inanilmaya basla ndi. Insan için son. Nirvana'ya ulasmaktir. Hz. Buddizm'de "nirvana"ya (nibba-na) ulasinca tenasu htan kurtulur. Bi r ruh. Öit kalpa. Bunlara "kalpa" derler. çeliskiler ortaya çikmis. ölüyü bekleyen. Meselâ Kur'ân. . Ancak orada devamli kalinacagina inanmazlar. âyet ve sûrel eri vahiy kâtiplerine hem yazdirtmis hem ezberletmis hem de yazilanlari kontrol et mistir. . He r Kalpa'nin Bud-dasi sonunda da cenneti ve cehennemi vardir. Ebubekir zamaninda bir araya getirilmis. Bütün bunlara ragmen bir üst siniftan Hindu'nun cenaze töreninde ölüye ve at alarina sunulan hediyeler. gelen vahiyleri. Kur'ân hariç. Dört devr e vardir: Âlemin sona ermesi devresi. Tanri'nin Ikâmetgâhi ve bir hürriyet yeri olara k kabul edildi. ye iden diriltilmis olacaktir. Hint dinlerinde âlem kadîm olarak kabul edilir. Peygamber. ya dünyevî zeminde veya cennet-cehennemde yeniden dogmaya mahkumdu. altinda erimis madenler bulunan. Âlem için bir sona inanmazlar. yüzbinlerce yil sürebilir. karisiklik devresi. Parsîligin dayandigi Zerdüstî inanca göre. kendisinden Kur'ân'dan baska bir sey yazilmamasini emretmistir. ameline göre iyi veya uca ulasir. Hinduizm'i n eski sekli olan Vedizm'de. Kur'ân. âlem in devami devresi. Sihizm ne kadar monoteis t bir karaktere bürünmüsse de tenasuhtan kopamamistir. peygamberi veya din kurucusunun zamaninda ya zilmamistir. Hz. Böylece Kur'ân. onlardan korkuldugunu.

kitliklar akabinde gökten. Mesîh'in gelisini insanl arin kalplerinden kötülük. çöller cennetlesecek. ne de dige r insanlarla bir münasebeti vardir. Kaynaklar. kederli varliklardan Ibaretti. Âlemin sonu yakindir. M. yüzyila aittir. Ölenler. Daniel Kitabi ise M. Kral David (Hz. böylece bütün canlilarin kurtulacagi bir hayat devresi yasanilacagina inanilir. vahsi hayvanlar evcillesecektir. ansizin gerçekle siverecektir. Bu konuda Buddist ve Taoist telkinat söyl edir: Ölür ölmez ruh. Ahire-tin yakin oldugu inanci bir zühd hayati dogurmustu. Ancak havarilerden itibaren bu beklenti bir türlü gerçeklesmedi. haya l kirikligi dogurdu. yüzyilin sonlarinda. Bütün ahiret hallerinin gerçeklesmesi Isa Mesîh'in ikinci gelisine baglanmisti. münferi t kaderden daha çok. "Seol" denilen yerde. zelzeleler. Bununla beraber haftanin ilk günü. kiyamet ve yeniden dirilis inancina rastlanmazken. ölülerin rilmesi de Yahudilerin mutlaka inanmasi gerekli hususlar arasinda sayilmaktadir. Israil'in kurtulusu ve Yahudi olmayanlarin cezalandirilmasini konu edinen Apokaliptik (gelecekten haber veren) literatüre bagliydi ve gelisi. hep bu beklenti ile geçti. Daniel Kitab i'nin 12:2. bütün dünyaya. hasir günü olarak kabul ed ildi. Yüzyil da esir olarak 50 yil bulunmuslardir. kiyamete yakin geri dönecektir. on un gelisiyle son bulacak. Maymonides'in hazirladigi 13 maddeli inanç esaslarinda (dünyanin sonunda umûmî muhakeme) ceza-mükafat. bir gölge gibi varligini sürdürecektir. Kalan sey. 6. cennet veya cehennemlerden birinde bir müddet kali r. bu inanci. 70'ierde artik yerlesmistir. Bu ilâhî devlet. bu karara göre. özellikle zaman k ategorileri gibi inançlar Taoizm'e geçmistir. Bud-dizm'in Çin'e girmesi sonucu bu dindeki tenasüh. ahiret hayatini baslatacagina inanil iyordu. mev cut dünya düzenine son verecek Mesih fikrini içine almaktaydi. Eski Vahudi mezhebi olan Saddukîler. mesih. Öldükten sonra bir muhakeme olduguna dair eldeki kaynaklarda ki îmalar kapalidir. bu devr ede Mesîh hükmedecekti. bulutlarin arasinda n simsek çakar gibi ansizin geliverecekti. Yahudi dinî ve siyasî inançlarinin en önemlisi Mesîh inanci oldu. Onlar öldükten sonra kisinin ruhunun yasadigina inanirlardi. Ölmüs kimselerin ne Yahve ile. bereketsizlik. bu sirada Maitreya (Mi L o Fo) denilen kurtaricinin gelerek. bazi çevrelerde. öldükten sonra dirilen ve göge yükselen Isa Mesî . Onla ir tarafsizlikla o kimsenin akibeti konusunda karar verirler.Konfüçyüsçülügün bir eskatolojisi yoktur. bin yillik bir kurtulus devresini baslatacagi na. Yahudilige ve onlarin kutsal kitabina yeniden dirilme inancinin Iran'dan geçtigini. Kudüs'ü kusatacak. Tusita Cenneti'nden inecektir. cümlesine dayanarak ileri sürmektedirler. Ma itreya. 2. Ye'cüc ve Me'cüc'ü Yahve imha edecektir. (Milenyum: bi . kabul etmediler.Ö. Ilk yüzyillar. harpler. dünyada bu isleri kabul etmek tarzinda i di. Filistin'de ilâhî mesih devleti kurulacaktir. Ilâhî hâkimiyet. Davud) soyundan gelecek ve yeryüzünü kaplamis dinsizlik. 2. Mabed'i yeniden kuracak. Isa'nin bir pazar günü dünyaya geri dönecegi. Yah udi olsun-olmasin herkese hükmedecektir. istek ve arzularinin çikarilisi. O. Çin B uddizm'inde Budda'dan 3000 yil sonra Buddizm'in çökecegine. Bu. ölülerden seçilmis 10 hâkimden olusan bir mahkeme önüne getirilir. ö âleminde. Bu k onudaki belirsizlik. Yahudiler. Onlara göre. kutsal metin yetersizliginden kaynaklanmaktadir. ahlâksizlik. Bir hüküm günü. mezarda ve ölüler âleminde (Seol) geçecektir. peygamberlerin va'dettikleri yeni kalplerin takilmasi gibi olaylar takip edecektir. sayisiz tenasuhlar geçirir. Metin tarihlerindeki ihtilâf bu konuda kesin bir sey söylemeyi mümkün kilmamaktadir. Yahudilik't e yeniden dirilme ve ölülerin muhakeme edilmesi inanci M. Japonlarin da eskatolojileri yoktur. Bu devre iyilerin dirilmesinden itibaren baslayacak. kiyametin baslangici olacaktir. ceza-mükâfat göreceklerdir. Pazar.Ö. beklenen Mesîh'in Isa olduguna inandiklarindan dolayi eskatolojiler ini buna göre belirlemislerdir. ortaya çikmis ve M. Eski Misirlilar'da.Ö. bereket avdet edeceft. Bin yillik bir devred en sonra insanlar diriltilecek. Zerdüstîler'de ahiret inanci kuvvetlidir. Tevrat'i bütün milletlere ögretecektir. Buddist ve Taoist m itolojiye göre ruh. Iran'da. Mesîh. Ölümden sonra hayat. Mesîh. Yahudi gelecegine göre ölüm hayatin sonu idi. Böylece nirvanaya (nibbana) ulasincaya kadar ruh. Bu eskatoloji.S. Digerlerinin bu konudaki inançlari ise ayri bir âlemde degil. Hiristiyanlar. Buddizm'in gelisiyle Çin'deki gibi inançlar ortaya çikti. Ken'anîler'de hayata dönüs inançla ri bulunmaktadir. Onun gelmesiyle bir devre geçecek. bitimin de de kötüler yeniden dirilecek ve genel muhakeme bunu takip edecekti. insanlar düzele cek. Tevrat'ta bulunmadigi için. Mesîh'in hakimiyeti dünyanin 6 bininci yilinda sona erecektir. O.

Cennet-Cehenneme yer ve rmek bakimindan benzerlikler vardir. ne de soguk. Daha sonra Hz. cehennemdeki farkli v e ebedîdir. kötü ise veremeyecegi inanci yayg indir.Dinler Arasinda Islâm ve Farklari Dinlerin adlari. Bunlara. Dünyadan nasip de unutulmayacaktir. tenasüh anlayisi. Dünya âhiretin tarlasidir. yapt igi zerre kadar hayrin ve serrin karsiligini görecektir. burada onun ruhu beserî günahlarinin kefaretini ödeyecek. Zira "Din gününün sahibi" O'dur. Her sey bu dünyada gibidir. Cehennem 7 tabakadir. bu. eger mü'min ise. Cehennem' de ates azabi (soguk olani da vardir) ve en kötüsü Cen nefte ki I eri görüp "keske toprak olsaydik da. bir bedenle sorumluluk altina girmistir. Islâm. Hiristiyan inanisina göre ölen kimse ilk muhakemesi sonunda A'rafda kalacak. Öte dünya pek net degildir. bazilarinin da solundan veril ecektir. Islâm. ölür ölmez kisi yaptiklarindan mu hakeme edilir ve A'rafa gönderilir (A'raf'i kabul etmeyen Hiristiyan gruplari da v ardir). Islâm'da ruhbanlik yoktur. Herkes. küçük günahlarinin kefaretini ç er. "Kirâmen Kâtibîn". kabir sorgulamasiyle karsilasacagi. altindan irmaklar akan. mahser. dikkat edilecek olursa o din kurucusu ve peygamberi veya dayandi gi uluhiyet tarafindan verilmemis. [556] g.n yillik devre inanci 5. Isa'nin baskanliginda büyük genel muhakeme kurulacak ve sonund a iyiler cennete. organlar insanlarin yaptiklarina sehâdet edecektir ( Iki melek her insanin yaptiklarini bilip sehâdet edecektir. sonradan onlara atfedilmistir. görev Hz. Burada beden-siz bir durumda olmalarina ragmen bedenî azap çektikleri seklinde k uvvetli bir kanaat hakimdir. Gözler. sonra Cennet'e gider (A'raf inanci farklidir. En sonunda Yüce Allah. Bu dinlerde ruh. kötüler cehenneme gidip orada ebedî kalacaklardir. Her ölenin. Hesap-kitap sonucu bazilarinin amel defteri sagindan. A'raftaki "zayif ruhlari" affet me gayesiyle düzenlenmisse de bu tavir. kiyametle ilgi li olani Israfil'dir. Insanlarin tek tek ölümüyle ilgili melek Azrail. Hem bedenî hem de manevî zevkler ve bu arada en önemlisi rü'yet (Yüce Allah'i görme) cennetin nimetlerindendir. suçlular ortaya çikacak. Islâm Dini'nde kiyametin küçük ve büyük alâmetleri vardir. mü'min degilse veya günahlari agir geldiyse Cehennem'e düser.) Cennet 8.. âhiret yakindir. Bu alâmetlerden sonra ansizin kiya kopacaktir. affedilebilir. Ilâhî adalet tecelli edece k. Herkes ameline göre yerlestirili r. yazici melekler denir). Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir." diye hayiflanmak vardir. Kur'ân-i Kerîm'de hem yeni din hem de dinin dayandigi "tevhid . Cennet. Yahudilikte ayri bir âlem. Islâm'd a âhiret muhakemesini Yüce Allah yürütür. Hiristiyanlik ve Islâm'da öldükten sonra ceza-mükâfat. Ancak a'rafdaki azap muvakkat. Hiristiyanlik'ta iki muhakeme vardir: Ilki. dünya nimetlerini te rke yol açmistir. Dinlerde âhiretle ilgili inançlarda Hint dinleri arasinda âlemi sonsuz görüp tenasuha inanm ak. iyi ise basi nda yapilan telkini isitip sorulara cevap verecegi. ruhbanliga.. Kiyamet de b ilinmeyen bes sey arasindadir (Mugayyebât-i Hamse). Kisi için çalismak esastir. Günahkâr ola n mü'min.son siralanan dinlerde yoktur. yüzyildan itibaren pek gözükmese de Protestanlar onu diriltmis lerdir). asiri bir züht hayatina. Çin-Japon dinlerinde ölümden sonra sadece ruhun yasadigini kabul etmek. sonunda ise kötüler yeniden dirilec ektir. günahi kadar Cehennem'de kalir. cezasini çeker. Sirat Köprüsü'nü geçi e'nnet'e gider. Hiristiyanlik'ta her sey âhirete göredir. O rada ihtiyarlik. Isa'ya verilmistir. Bunun tek isti snasi "IslânV'dir. bahçeli-kösklü bir mekândir. Orta çagdaki "Papalik Endülüjans Beratlari". A'raf'da beserî günahlarini itiraf e tmemis olmaktan suçlu bulunmayan ölü ruhlari. O. Kiyamet sonunda yeniden dirilme. "mülk kimin" diye soracak ve yine bu sorunun cev abini kendi verecektir. çalisma ve ibadet yoktur. Zerdüst Dini. Gaybi kjmse bilemez. ahi-rete bakis bakimindan dig er iki ilâhî dinden ayrilmaktadir. suçlar. Yahudilik. Hint dinlerindeki. hesap-kitap vardir. hastalik. dünyaya çevrilmistir. Mîzan ve kul haklarinin ödenmesi sonucu kisi. orada ikinci muhakemeye kadar kalir. Isa'nin ikinci gelisinden sonra ba slayacak olan bin yillik devrenin basinda iyiler. reformcularin A'rafi inkârlarina yol açmistir. bu. kimsenin kimseye faydasi dokunmayacaktir. Cennet ve Cehennem. Hiristiyanlik'ta. ebedîdir. ne sicak.

Günümüzde mevcut kutsa l metinler arasinda çok nüshasi bulunmayan. panteis t. bir dinin geleceginin ve degerinin garantisidir. akla ve bilime daha çok yer verir. Sadece bir devirde degil. millet veya k isiye bagliligi ifade ettigi görülmektedir. M uhammed'dir. bazilarininki de bu sinirlardan tasmis. Buddizm 'in getirdigi tenasüh ve kozmoloji genisletti ve böylece bir mahallî eskatoloji olustu . Kur'ân'in muhtevasiyle diger kutsal kitaplarinki karsilastirilira. Dinlerde tanri kavrami çok karmasik bir görüntü arzeder. Peygamber ve din kuruculari. "Islâm" adina alismislardir. Tekrarlarsak. bazi benzer noktalar yaninda. peygamberle tanrinin birbirine karistirilmasi. Bunun tek istisnasi Hz. Kur'ân en iyi korunmus. Belirtilen dinleri n kutsal kitaplari (Japonlannkine kutsal vekayiname denilebilir). Islâm'da. genel olarak ya yetim-babasiz veya baba ocagini terketmis kimselerdir. dikkat çekecek kadar matluba uygundur. açik ve herkesin anlayabilecegi makul bir anlatima kavusmust ur. hatta bütün dünyaya yayilmistir. Asagi yukari hepsinin tahsili vardir. Islâm' da Tanri kavrami sade. Bunlardan bazilarinin getirdigi nizam sadece kendi ülkesinin sinirlari içi nde kalmis. genel olarak bir kabîle. hem çok hacimli v eya nüshali hem de sayica çoktur. B u durumda iki önemli eskatolojik odak göze çarpmaktadir: 1. sadece bir sosyal siniftan degil. Batili müstesrikler (Oryentalistler). teblig (kendisine vahyolunani. asli üzere günümüze intikal etmis tek kutsal kitaptir. fazîlet. Dinlerden inanç sistemi bulunanlarinda bu sistem (kredo). Kur'ân 'dir. Muhammed ümmî olmakla müstesnadir. Kur'ân. Islâm'da Allah'in sifatlarinin Peygamberinkiyle karist irilmamis olmasi dikkatten kaçmamaktadir. diger ülkelere. tevhidi bildirmek). Diger evrensel dinler de. Bununla beraber bu husus biraz da vahiyden ne anlasildigina. Bu dinlerden bazilari ihtida kabul eder. Hadiste alti maddesiyle aynen geçer (I mâm-i Â'zamin yaptigi. Mese lâ Islâm'da vahiy sadece Peygamberle ilgili bir konu iken. Islâm'da melek. monist bir karakter gösterdigi görülmektedir. ruh dâim" inanci ki karma ve tenasüh bu inancin iki önemli karakterist igidir. Bu sahs iyetler. Ancak kutsal metinlerle llgili'vahiy* Inanci. Getirdikleri nizamin devlet s istemi haline geldigini hayatlarinda pek görmemislerdir. sifatlar konusunda hataya düsülmesi yaninda. Peyga mberler arasinda bir ayrim yapilmaz. heme n hemen bütün yasayan dinlerde yaygindir. güvenilir o lmak) ve feta-net (zeki. sonra hatalarini anlamis. O. Hindistan'a ve Önasya'ya göre farkli görüntüler arzeder Çin'de ve Japonya'da öldükten sonra ruhun varligini sürdürmesiyle sinirli inanci. kutsal metnind e bulunmayip sonradan belirlenmistir. Dinlerde âhiret inançlari Uzakdoguya. Hiristiyanlar Incil yazar larina da. farkli noktalar da açikça görülür. Yine Islam bu konuda istisna teskil etmekt edir. Kur'ân'in hacmi.caddesi"nin genel adi olarak kullanilmistir. Hz. Kur'ân ve Hadîslere dayanir. önce bu din için "Muhammedanizm" kelimesini kullanirken. tak va. Hepsinde ahlâk. maddeden feragat esastir. Bir dini din yapan bu çok önemli ka vramin bazi dinlerde pek belirgin olmadigi. ancak bazilarinin bazilarindan daha faziletl i olduguna inanilir. sidk (dogru luk). teblig. ayni zamanda Yüce Allah'in kulu ve elçisi olarak kalmis. Islâm'da "âmentü". emanet (emin. çesitli tabakalardan çikmislardir. hattâ Katolikler Papa'ya da vahiy geldigine inanirlar. bazi dinlerde ise politeist. Yasayan dinlerin kurucu veya peygamberleri ya Önasya ya Çin veya Hindistan'da yasami slardir. nefse hâkimiyet. yani elimizde tek nüshasi olan kitap. uyanik olmak) gibi ortak nitelikler kabul edilir. kendi âhiret inançlarini gittikleri yerlere tasidilar. peygamber ve Tanri'nin sifatlarinin birbirine karistirmamis olmasi dikkat çekmektedir. sadece mevcut ibareyi birkaç kelime ilâve ederek ferdî ikrar haline getirmekten ibarettir). peygamberler için ismet (masumluk. dinlerin adlari Islâm disinda dinin ana o toritesinin Ötesindeki bir kaynakdan geldigi. Kutsal metin. Monoteist olan dinlerde bile tanri ka vraminin bir üçlem içinde açiklanmaya çalisilmasi. dinin özünde. çesitli devirlerde yasamislardir. diger bir anlatimla vahyin nasil anlasildigina baglidir. . bazilari da etmez. günah islememek).Hint "âlem kadîm. tanrilastir ilmamistir.

zayifligini farkeden insan. Bu eks ikligini. yaratili sinin bir geregi olarak. Hiristiyan ilâhiyatçi Saint -Augustin'e göre. Insanoglu. Tarihî eserler. Bu dinlerdeki ibadetler. Hiristiyanlik ve Buddizm'den ayrilmistir. Ibadeti o lmayan din yoktur. daha kuvvetliye. "Ben. Saint Jean Da-mascen'e göre "Ruhun Tanri'ya dogru yükselmesi" veya "Tann'dan uygun olan seylerin istenmesi"dir. ibadetlerin yapilabilec bir yeri ortaya çikarmistir.H. Bütün dinlerde dikkati çeken husus. Yüce Varliga inanagelmistir.Allah' in iyilik. Inanmakla da kalmamis. eylemdit". 2. Cinleri ve insanlari ancak bana ibade t etsinler (kulluk etsinler) diye yarattim". varoldugundan bu tarafa. Ibadetlerin yerine getirilme arzusu. Yahudilig ilkine. Kulun inandigi ve baglandigi Yüce Varlik'a.oldugu gibi bu gün de Insan. ilkel kabilesinden gelismisine kadar bütün toplumlardaki ve dinlerdeki " ilk dinin". Zaten A. Bundan dolayi insan.2in r. lütuf ve nimetlerini isteme ve bu nimetlere sükretme arzusu. her hangi bir dinin mensubudur ve mensubu bulundukl ari dinin hükümlerini yerine getirme gayretindedir. suç ve bedeni ferdî kilarak. inançtan sonra ibâdet gelmekte ve o dinin inanç esaslarina uygun olarak yer getirilmektedir. insanin Tanri'nin teveccühünü kazanmak için yaptigi fiildi r. diger i evrensel din. Ibadett e iki husus vardir: 1. Yüce Var liga. her dönemde kulun kul oldugunu idrak edip Alla h'a karsi "kulluk borcu"nu yetine getirmeye çalistigini ortaya koymaktadir. Yasayan dinlerin bazisinda ibadet yeri bulunmamak bazisinda bazi ibadetler mabede bagli kilinmakta. baglanilan "Yüce Varlik" ile insanlar aras inda manevî yakinlasmayi saglayan çesitli ibadet sekillerinin bulunmasidir. "Allah'a saygi ve ta'zim göstermektir"[561] seklinde tarif etmek tedir. siginma ve yardim dileme duygusu içinde yaratilmistir. lan dinde. Ibadet. Hiristiyanligin da ikincisine talip oimasiyle tek standartli kalmisti Islâm bu iki kefeyi dengede tutmakla kalmamis . yani Allah'a baglanmak ve teslim olmak ihtiyacini kavramistir. Genel olarak ibadet konusunda çesitli tarifler yapilmaktadir. sekil. ki Önasya ilâhî dinlerinin eskatolojisi: Önasya dinlerinde dünya-ahiret dengesi. itaat ve saygi arzusu. insanin Allah'a karsi kulluk görevini yerine getirmesi de[559]. inanilan. Tektanrili dinle . daha mükemmele.[558] Kur'ân-i Kerîm'de. Dinler Tarihi alaninda yapilan son arastirmalardan elde edilen benzer bulgular. samimî olarak O'ndan yardim talep etmek için kurmaya çalistigi man evî bir irtibat halidir. eksikligini tamamlamak. Allah'a karsi kulluk borcun u yerine getirmesi. bazisinda bir mabedde yapi ibadet ferdî yapilandan üstün görülmekte ve cemaatle yapilmasi tesvik edilmektedir. "Her millete takip edebilecekleri bir ibadet yolu kildik" buyurmaktadir. Yaratici ile diyalog.ve arkeolojik kazilar. Çünkü insan her ne kadar yeryüzürtün halifesi kilmmissa da. Zâri yât Suresinin 56'inci Ayeti'nde Allah.DINLERDE IBADET VE MABED KONUSUNDA BIR KARSILASTIRMA Her ine egi ta. Dinin temel unsurlarindan olan ibadet. kemiyet ve keyfiyet bakimindan farkli olsa da gaye ve anlam bakimindan birbirine yakindir. Geçmiste . Bunlardan birkaçi söyledi r: Ibadet. inandiklarina uygun olarak bazi davranislari ile bunu göst ermeye ve kul oldugunu Isbatlamaya Çalismistir. [557] B. ayni görevleri yerine getirme gayreti içinde bulunmaktad ir. Yaratici'ya ulastiran bir köprüdür. ibadeti. ibadet.Allah'a tapinma. " Tanri'ya dogru sevgi dolu bir gayret". tevhid dininin kalintilari olarak degerlendirilmekte. Ak seki de. yasayan dinler in Inanç ve ibadetlerdeki anlam yakinliklari buna baglanmaktadir. hamliktan tamliga ulasmak istemistir. ihtiyaç. müsrik lerin putlara tapinmasi ve dua etmesi de ibadet olarak belirtilmektedir[560]. Dünyadaki insanlarin büyük çogunlugu. Hac Suresinin 67'inci Ayetinde de. bazi dinlere ve bunlara bagli olarak da Tanri veya Tanrilara. Ibadet.

1400 sene önce teblig ettigi hakikatleri teyid etmektedir. Allah'tan baska seylere de tapmaya baslamis. Hz. Bu çerçeveyi tes bit ettikten sonra bir nevi fenomenoloji yapmaya. Ilmî arastirmalarin varmis oldugu bu netice. her dini kendi mantigi içinde degerlendirmek gerektigini hatirlatarak. oruç. elçi göndermedikçe azap etmeye cegini[564]. Sonra insanlar çogaldikça. namaz. Mecburî ol/an namaz yaninda duada serbe stlik vardir. açikça anlatabilmeleri için her peygamberi kendi kavminin diliyle gönderdig ini[565] bildirmektedir. fakat insanlarin çogunun bunu bilmediklerini[569] Kur'an açiklamaktadi r. Islâm'a mahsus olan namaz. Islâm'daki Namaz. Salât kelimesi dua anlamina da gemektedir. aklin ve kalbin katildigi bir ameldir. Muhammed'In Miraç Muc izesi ile Müslümanlara günde bes vakit farz kilinan. Ibadeti ele alirken. niyaz. ön /hazirlik yapildiktan sonra niyet ile baslar ve belirli bir disiplin/içerisinde sartlarinin yerine getirilmesiyle ifâ edilir. Muhammed'e kad ar bütün peygamberlerin ayni esaslari teblig ve telkin ettiklerini. k iraat. bu nun üzerine Allah. Allah'in insanlara olan nimetinin tamamlandigini[567]. Böylece Hak Din. beden için kiyam. Kur'ân'da "Salât" kelimesi ile ifade edilmektedir. dil için dua ve tesbih. seytandan kaçinip Allah'a kul luk etmelerini elçileri vasitasiyla teblig ettigini[563]. Islâm ile din müessesesinin ikmâl edildigini. istigfar gibi anlamlara gelmektedir. Allah katinda dinin Islâm o ldugunu[568]. yakarma. belli bir disiplin içinde. diger dinlerde de bunlari aramayi uygun bulduk. secde.Namaz Dua Namaz. yer yer dogru yoldan uzaklasmis. son din olan Islâm'in. fenomenolojik bir yaklasimla m eseleye bakmaya. tevbe seklinde IJulun inandigi tanriya karsi görevlerini yerine getird igi bazi davranislar bulunmaktadir. Hz. belirli bir sarta bjagli degildir. çok çesitl i tanrilara yönelmeler daha sonra olmus ve çesitli dinler ortaya çikmistir. "tevh id" dinidir. kelime olarak. inanç. bunlarin Islâm çizgis i üzerinde ceryan ettigini. Islâm'daki ibadet sekillerini ve diger dinlerde bunlara yakin olanlari ortaya koymaya gayret ettik. vaktin girmesiyle farz olur. Allah'in gönderdigi peygamberler ve kitaplar ile akil ve irad e sahibi insanlara bildirilmistir.rde insan Tanri karsisinda korku. [570] 1. insanlara dogru ve egri yolu gösterdigini[562]. "Hak Din"e. Arapça "salât". Yine Ilk dinin Tevhid dini oldugunu. du a. ilk "Islâm Dini" geleneginin tekâmül etmis sekli bulundugunu[566]. Islâm'da ibadetle namaz. zekât ve haccin kastedildigin i göz önünde bulundurarak.DINLERDE IBADET a. Kur'ân-i Kerim'in. zaman zaman. Allah. Dua. magfiret. elçiler göndererek onlari uyarmis. kalp için husu' ve manevî bir ijezzettir. "Hak Yol"a davet etm istir. dua. Bu namaz. yasayan dinlerden bir kismini ele alarak mevcut ibadet tarzlari üz erinde kisaca durmaya çalistik. kiyam. Islâm disindaki dinlerde. böyle kilinan . dua. akil için düsünme ve anlama. Bu ke lime anlami yaninda "salat". Ilk insan ile din baslamistir. rüku. Tev-hid'den ve Hak Yol'dan ayrilmalar. Hicretten iki yil kadar önce. umut ve baglilik içinde bulunmakta ve bunu da "ibadet" ile göstermektedir. Allah. namazin suurlu olarak ve husu içinde kilinmasini emretmis[571]. Islâm'in. rahmet. Ancak. Çünkü Islâm'a göre insanligin ilk dini. rukia ve secde ile yerine getirilen özel bir ibâdet tarzini ifade etmektedir.

Bugün de Yahudiler'de sabah. Bugün mensubu olan dinlerde ibadet. mü'minleri Mescid-i Harâm'a girmekten a likoyan müsriklerin "Kabe'deki namazlarinin islik çalmak ve el çirpmaktan baska birsey olmadigini"[577] ortaya koymakta ve Müslümanlara su ihtari yapmaktadir: "Allah'a dönüp i taat edin. cemaatle ibâde t Sinagog'da (havra) 12 yasini bir ay igeçmis en az on kisinin bulunmasi ile yerin e getirilir. Mabed'e bagli olmayan ibadet merasimi. Bunun için bütün yüzyillar boyunca kilinagelen namaz konusunda tek ve açik bir sekilden bahsetmek. Mecburî ibadet. Hz. Kur'ân. ferdî ve cemaat halinde namazi sabah. Yahudiler. ögle ve aksam ya pilmakta olan günlük. yalniz Kipur gününde yapilmakta olan yillik ibâdet. Kurbanlar ile ibadet arasinda bir bag bulunmakiadjr Kurbarii ibâd etin esasini teskil etmektedir. âyin. günlük isler baslamadan önce. ilâve bir kurbanin sunul dugu "mussaf" duasi da dahil edilmektedir. Babi l Sürgünü'nden sonra ortaya çikmistir. ögleden sonraki dua (tefil lat minhah). dua. hemen hemen kurbanJara h asredilmektedir. Muhammed'in risâletinden ve namazin farz kilinmasin dan önce. sabah ve yatsi olmak üzere. bu özel likleriyle namazin önceki ümmetlere. kendilerine namaz farz kilinan milletlerin sonraki nesillerinin namazi bi raktiklarini. Muhammed'in.ibâdet evlerde. belirli yerlerde konusma. vücutlarinin bazi kisimlarini yikarlar. dua bulunmaktadir. günlük üç duaya. Kur'ân-i Kerîm'de. Isa'ya zekâtla birlikte emreditdigini haber vermektedir[575]. günd e iki vakit namaz kildigi da bilinmektedir. Ibadette kadinlarla erkeklerin ayri olmasi gerekir ve kadinlar sadec e baslan örtülü olarak disaridan ibadeti seyredebilir. Mabed döneminde dindar Yahudiler. namaz ve dua Allah'a ya ^ma ves ilesi kabul edilmistir. sehvetlerine uyduklarini[576]. O'ndan korkun. Hz.vakitte yerine getirmislerdir. dua ayininden öncö hazirlik yapar. Tevrat parçalarini okur. Asagi da bu dinlerin bazilarinda ibadet (namaz. Bes vakit namaz farz kilinmadan önce Hz. Ferdî. Bu. dua. gç^ jjjr hü^üm bulunmamakla beraber. (Yahudi likte takdis edilmis suya el daldirmak veya bilege kadar el yikamak abdest almak . ögle ve aksam olmak üzere üç. Yahudilikte ibadet ferdî ve cemaat halinde yapilir. günün yarisi geçtikten sonra. resmî bir du a olarak. Namazi dosdogru kilin 've sakin müsriklerden olmayin"[57 8]. Tevrat rulolarinin bohça lar içerisinden çikarilmasi ve haham tarafindan okunmasidir. Yahudi Kutsal Kitabi'n da namazi emreder. Sabah duasinda. yakarma seklind e ferdî veya cemaat halinde sesli veya sessiz olarak yerine getirilmektedir. Sabah duasi (tefillat sahrit). Önemli an. dua atkisi (tallit) örtülmekte. Cumartesi (Sabat) Sinagog'ta yapilmakta olan haftalik.namazin "hayâsizliktan ve fenaliktan alikoydugunu"[572] belirtmistir. sol paziya ve alina muska ' seklinde "Du a Kayisi" takilmaktadir. Hz. -aksam duasi (tefillat arvit). Ibrahim'e ve soyundan gelenlere[573].Yahudilikte Ibâdet (Âyin. hükümleri ve durumunda bir aciklik yoktur. Cemaat sesli bir sekilde. diger vakitlerden far kli olarak. günes battiktan sonra yapilmaktadir. M eryem'e[574] ve Hz. Allah. Dua): Yahudilikte namazin emredilmesi. Tevrat okunurken basin b ir takke ile örtülmesi sarttir. Tanah t^ ^abed'de gerçeklestirilen âyi nler çerçevesinde mezmurlar seklindedir. âyîn) ele alinacaktir: [579] aa. tarih boyunca kildiklari nam'az sudur diyebilmek zordur. Yahudilerdeki namaza ve ondan kasde-dilen anlt^ ge|mektedir YahuCjj KUtsa| Kitabi'nda (Tanah) geleneksel ibadetler. Dua ve ibâdet anlamina gelen Ibranice^ »-rephillah" kelimesi . Allah'in huzuruna çikmak için lüzumlu hazirliklari yapmakla emrolunduklarind an.

yeni dünyaya yönelme li. Okunanlari dinleyenler azdir. Dua sirasinda Kudüs'e dönülür. Hiristiyan Kutsal Kitab'mda Isa tarafindan tavsiye edilmis dinî bir uygulama bulun maz. dua). 4.sayilir). Isa'nin yasayan ibâdeti (âyin. 325 Iznik Konsili'nde kabul ve tesbit edilmistir. Topraga el sürerek teyemmüm de vardir. ayaklar bitisik olarak ve ayakta olur.Ibadetin gayesi. Islâm'da camide husu ve belirli bir disiplin içinde yapila n ibadete benzemez.Tanri. Hz .Tann'nin iradesinde birlesme. Yahudi ibâdet dili Ibr anîce'dir. orada. Tanri'da birlesmektir (Ekmek-Sarap âyini. Dua eden. Hiristiyanlikta mevcut ibadet (âyin) su özellikleri ihtiva etmektedir: 1. Ancak. buna "Mis-rah" (Dogu yönü) denilir. Cemaat Sinagog'da dolasir. Isa'nin telkinleri menfî ve müsbet olmak üzere Iki sekildedir. Ibadet. daha sonr a ortaya çikan protestanlar da kendilerine göre degisiklikler yapmislardir. konusma dilinde ve dualarda Ibr anîceye sadik kalinmistir. âyin. bas öne egilmis. alçak bir yerde. Bu du a seklinde olan namaz. gönül Allah'a baglanmis olarak dua edilir. Ferisîler gibi ibâdet etmemek[581]. Isa'nin ibâdet ettigi. gerçeklestiri Bu dört husus. "Amidah" duasindan sonra üç adim geri giderek saga sola egilir (Yahudiler'in cografî dagilimlarina göre farkli âyi n ve törenleri olmustur). Ileri gelen kiliseler de . Isa'nin ibadet {âyin. Vatik an.Hiristiyanlikta Âyin (Namaz. 3. kalben dua edilmesi yer almaktadir. yüzyildan sonra.Hz. Özel âyin elbiseleri giyilir. Ibadetin tek kaynagidir (Tanriya yönelmek. ayakta durma) denilir. Onlara göre sinagog. Misna. XIX. Hiristiyanlarin kurtuluslarinin temel dört noktasidir. Ayaklar bitisik. dua) konusundaki telkini. Yom Kipur'da bütün vücut yikanir. 2. vaftiz olmak). Bundan dolayi buna "Amidah" (Ibranîce. Iznik Konsili'nde kabul edilen dua (namaz) konusunda zaman zaman degisiklik y aparak Katolik Hiristiyanlara bildirmistir. Isa. gözler de o dünyaya çevrilmelidir). onu odaya kapanarak ve giz lilik içinde yapmak gerektigini[582] telkin etmistir. ancak Kutsal Ruh'un öncülügünde lebilecektir (Kurtulus. [580] ab. eller uzatilmis. birbiriyle konusur. namaz k ildigi ve geceyi ibadetle geçirdikten sonra havarilerini seçtigi[583] tartisilan kon ulardir. Hellenik diaspor ada dualar Grekçe yapilmistir. Yahudi ibadetinde belirli bir düzen ve disiplin yoktur. 2. kurban yolu ile). Dua konusunda da Hz. Putperestler. bir mabedden daha çok bir toplant i yendir.. Yahudilik'te ibadet (âyin).Ibadet nitelik bakimindan hayati degistirici olacaktir (Ruh. Dua): Hiristiyanlikta ibâdet iki esasa dayanmaktadir: 1. Hiristiyanlikta dua. diger dillerde dua edilmesini kabul etmektedir. Tann'n . sükür ve ta'zim esnasinda rükû'a varir ve "besmele" çekerek kalkar. Kutsal Ruh'un öncülügünde olabilecektir).Hz. Dualari arasinda bazi Aramîce eski dualar bulunmasina ragmen.

her yerde. Evlerde. ibâdet. Mabedlerde yapilan ibadetler. kilisede. kendisi ile tapindigi ta nri arasinda zihninin odaklastiracagi bir vasita aramaktadir. Paskalya ve Haç Yortusu'dur. tanrisinin adini zikreder ve yikanir. gece uykuya bir akilir.in Hiristiyanlara bir sirridir. diger günlerdekinden farkli olara k. duruma göre. evde veya nehir kiyisinda . Günlük ibadet (âyin): Sabah ve aksam olmak üzere günde iki defa yapilmaktadir. Haftalik Ibâdet (âyin): Pazar günleri sabah ve aksam olmak üzere günde iki vakittir ve kil isede yapilmaktadir. yaglanir. Boru çalinarak dis aridakilere ibadetin basladigi bildirilir. bayram ve özel günlerde bir kral gibi gezmeye çikarilir. [584] ac. tapinilan puta tahsis edilen bir oda veya köse bulunur. dilekte bulunma. Onun önünde tefekküre dalar. cemaat (isteyen) diz çökmektedir. Mabed vardi?. Bunun için. inandirici ve tutarli sözler vasitasiyle haberlesmedir. evdekinin biraz gelismis seklidir. Kutsal kitap o kunurken ayaga kalkilir. gün lük. Tanri'ya varmak ve onu tanimaktir. büyülü sözler söyleme. tavassut. ona hosgeldin der. Fakat cemaatin buna uyma mecburiyeti yoktur. ferdîdir ve belirli bir sekle bagli degildir. Brahmanlar gece nin sekizinci saatinde kutsal kitap okuyarak putu uyandirirlar. Tanri'nin her yerde ki ibadeti gördügüne inanilmaktadir. rahiple cemaat arasinda konusma. her man ve her sekilde yapilabilmektedir. mecburî olmasa da ibâd abah ve aksam. Mess âyininde. za HInduizm'e mensup olan biri. Tanrisinin putunun ay aklarini yikar. gündüz istirahate. sabah safaktan önce kalkar. Nefesini kontror eder. papaz nezaretinde yapilmaktadir. fener yakilarak etrafinda dolandirilir. Pazar ayininde (Messe). Bugün Hiristiyanlikta. elbise giydiri lir. Dua Isa merkez olmak üzere. Kilise. . Yillik Ibâdet (âyin): Noel. Isa'nin sifatlari sayilirken. Kiliseler arasinda uygulamada bazi farkliliklar buluns a da. özel âyin vardir ve buna Katolik Kilisede "Messe" (Mass) denilm ektedir. Hz. fakat cemaatle ibâdet yoktur. bir vaaz ve inanç tazeleme vardir. Bu âyinler. Put. tanrisini evindeki bir misafir olarak kabul eder. "Ekmek-Sarap" dagit ilarak ve dua edilerek bitirilmektedir. top lu halde yapilan ibadeti ferdî yapilandan üstün görmüstür. alnina koku sürülür. günahlarin bagis lanmasi için dua ve Kitab-i Mukaddesken parçalar okuma seklindedir. oturma ve ayakta durma da bu lunmaktadir. güzel kokulu bir agaç ve pirinç takdim eder. genellikle. Önüne yem meyve konulur. haftalik ve yilliktir. Sonunda veda edilir. tütsü verilir. arabalarla çekiler ek irmaklara götürülür ve törenle yikanir. ayrica. Kiliselerde yapilan âyin. Ögle ve aksam yaptiklarini tekrarlar. Âyin. Puta ipten gerdanliklar ta kilir. Yüzünü do guya dönerek oturur. Vücuduna su sepeler. övgü ve bilhassa tapinma sek de icra edilmektedir^ 4 Hinduizmde ibadet her yerde yapilabilmektedir. Bu haberle sme. Tanri ya varmanin ve O'nu tanimanin yolu da duadir. Pazar günü yapilan âyinin (Messe) özel bir yeri ve önemi vardir. Tanrisinin putuna y akarir. tevbe. kiliselerde cemaatle ve papaz nezaretinde yapilmaktadir. Bundan dolayi çok sa yida tanri tasvirleri bulunmaktadir. Put yikanir. Bundan dolayi.Hinduizmde Ibadet (dua): Hinduizmde ibâdet. Zamani. çiçek sunulur. iklime ve haya t sartlarina göre ayarlanmaktadir. Bu sir. Bir Hintli. yakarma. Önünde isiklar yakilir. genelde öz ayni sayilmaktadir. yapacagi sabah ibadetine hazirlanir. Ibadet. Put. Âyin. Tanri (P eder) ve Kutsal Ruh etrafinda dönmektedir. çiçek ve yemek sunulur. Hintli.

tefekküre dalar ve tövbede bulunur. Budda'nin putuna çiçek. Önceleri gezici zahitler ol arak yasayan rahipler. rapihlerin ayda iki defa. üç dinî hüküm altinda t anir: 1. Buddist'in evinde Budda'nin heykeli bul unmaktadir. Tirtankaralar ile ilgili ilâhîler söyler. Yapilmasi gereken ibadetler. özellikle dinine bagli olan. Kisi bunlari sabah.Caynizm'de Ibadet: Caynistlerin idaresi rahip ve rahibelerin elindedir. [586] ae. [585] ad. Budda'nin hatiralari ve Budda'nin altin da ilhama kavustugu Bodhi Agaci. temizlenir. yikar. Dindar bir sinin günlük ibadeti. tapinmaya baslamadan önce büyük bir hazirlik yapar: yikanir. kusluk ve aksam olmak üzere günde üç vakitte yapar. Caynistler. Rahip ve rahibeler kutsal yazilan okuyarak. yaglar ve çiçeklerle süslerler. tapinaga (Pagoda) girdiginde. Budda'nin heykeli. hiç bir canliyi incitmemeye gayret eder. meyve ve sebze sunarlar. tütsü. Bir Budist. tütsü koyar. Kutsal kitaplari okumak da ferdî ibadettendir. ruh ve bedenlerini terbiye ederek vakit geçi rirler. aybasi ve ayin ondördüncü günlerindeki "Oruç günü" bir araya gelip yaptiklari" alenî ve resmî itiraf "dir. . belirli hareketleri uygula r. Yakllamayanlar Ganj'a birakilir. "Ahimsa Prensibi"ni siki bir sek ilde yerine getirir. bunlar gibi günlük belirli ibadetleri yerine getirir. külleri Ganj nehrine dökülür. Tanrilara sunulan her türlü takdime "kurb an" olarak kabul edilir. Hinduizmde ibadet eden kimse. daha sonra manastirlara yerlesmislerdir. Budist için üç sey önemlidir. mabetlerinde bulun an heykelleri takdis eder. Budda'ya dua edilmekte ve ondan bazi se yler istenmektedir. Âyin ve ibadetleri basit bir duadan. ferdin evinde yapilacak cinsten dir. Ölüler yakilir. Buda'nin heykeline ta'zimde bulunmaktadir. önlerinde ilâhiler söyler. [587] af. Putlarin önlerine lamba. Halk da. nefsini frenl emeye çalisir. sebze sunulmakta ve tefekküre dalmakla ibadet yerine getirilmektedir. nebatî besinlerle beslenirler.Adi Grant'tan ve Gru Nanak'a ait pasajlardan ezber okumak. Altin Mabedin havuzunda ibâdet kastiyle yika nilir.Buddizm'de Ibadet (dua) : Buddizm'de "Yüce Varliga" karsi belirli bir ibâdet ve dua söz konusu degildir. Budda ta nrilastirilmis ve ibâdet ona yöneltilmistir. Dinî ve içtimaî faaliyetlerin in merkezi Amritsar Altin Mabedi'dir. Tanrinin öfkesini gidermek için özel hediyeler de "kurban" ola rak sunulur. yiyeceklerini sinirlar.Sihizm'de Ibadet: Tek tanriya inanan Sinlerin ibadetleri basit ve sadedir.Hinduizmde ibadette kurban önemli yer tutar. Buddizm'de tek ibadet. Sükunet içinde kutsal sözleri durmadan tekrarlar. Onlar. bir nevi abdest almaktan (yikanmak) ve Amrits ar'a "hac" için gitmekten ibarettir. meyve.

Tahiyyat-Duasi'nda sehadet kelimesi yeraldigindan "Kelime -i Sehadet11. Özel tören tem izligini yaptiktan sonra tapinaga giren. onun kalbini ve f tilerini nurlandirir. Yine hiçbir dinde ibadetten önce Islâmdaki ha-desten ve necasetten temizlenme kadar titiz bir hazirlik göze çarpmaz. haftada bir kilinan Cuma Namazi. Islâm'daki kadar ibadetin ana rüknü olmamistir. dua ve kurbanlardan (bilhassa yemek kurbanlari) ibarettir. Bunun için namaz. Namazin disindaki farzlar. mü'min'in miracidir. [590] b. Bütün bunlar. Vakit kavrami. Günlük namaz disinda. niyetle baslar. Islâmdaki namaz. intikalî farzlardir. vakitleri belli bir farz olarak namazi bildirmistir (Bkz . namaz süresince devam eden farzlardir. Bütün bu özellikleriyle. yilda iki defa kilinan Bayram namazi ve vakte bagli olmayan Cenaze Namazi vardir. Islâm'da ibadet suuru. el çirparak tanrinin dikkatini çeker ve dua etmeye baslar. dua etmek. biri digerini takip eder. Namazda kul Rabbinin huzurunda oldugunun suurundadir. [589] ah. kilinmaktadir. namazda bir çesit "Oruç". Namazin içindeki fa rzlar ise. [588] ag. Namaz dinin diregi. her sabah toplanip. Hiçbir dinde niyet. namaz kilan Ka'be'ye yöneldigi için namaz içinde sembolik bir "Hac".Mabede (gurdvvara) ibadet Için gitmek. hem rükû hem de secde bulunur. okuma da /yer yer sessizlik de vardir. ergenlik çagina gelmis akilli her kadin ve erkek üzerine farz olan bedenî b ir ibâdettir. diger dinlerle mukayese edilemeyecek bir sekild edir ve Islâm'a has bir ibâdettir.Oruç . Adi Grant'tan herhangi bir yer ok umak. hiçbir dinde Islâm'daki kadar belirli ve disi plinli degildir. Tanrilara ibadet.Islâmdaki Namazin Diger Dinlerdekilere Göre Degerlendirilmesi: Namaz. Bu suur. Namazin içinde Islâm'in sartlarini teskil ede n diger esaslar da bulunmaktadir. Tek basina da cemaatle de. niyeti takip eden baslangiç tekbiriyle bas lar.Sintoizm'de Ibadet (dua): Sintoizm'de ibadet. nam az kilan maddî gelirini bir tarafa birakip namaza vakit ayirdigi için namazda bir çesi t "Zekât" da vardir. Bunun yaninda namazda. Çünkü Allah. dua salonu önüne gelip sunacagini sunduktan sonra.2. Ancak bunlardan biri veya birkaçi bulunabilir.Ailevî bir vecibe olarak. 3. Namaz kilan. Bazi özel durumlarda bir nevi "gusül" de yapilir. Ibadet. tapmak veya evde yapilmaktadir. vakit vakit kilinan ve kulun Yüce Allah'in diva nina durarak O'nun rizasini aradigini isbat ettigi bir ibadettir. Böylece namazda hem ayakta durma hem de oturma. Hiçbir dindeki ibadette namazin 12 farzinin tamami bulunmaz. namazda. agzini su ile çalkalamis ve özel âyin temizligin i yapmis olmasi gerekir. 103). pirinç ve pirinç sarabi sunmakla yerine getirilir. bir sey yiyip içmedigi için. Ibade t için tapinaga girecek bir Sintoistin. Nisa.

O kimse ve orada buluriknlar ( bütün cemaat) 30 gün oruç tutmaya mecbur olur. Tebet aylarina ra stlayan) oruçlar bu çesittendir. Olur ki sakinirsiniz" (Bakara 183). bazi kisilerin yasadiklari müstesna günler içindir. "Beyt ha-Kineset"te (Mabed'de Sinagog-Havra) Tevrat yere düserse haham (Rav) alir. Taanit. bilgili ve söz sahibi olma sarti vardir.Yahudilikte Oruç: Yahudilik. Allah. Agustos. Ayrica. Bunun üz . XXIV/26-28. siper ve kalkan olarak orucu her millete farz kil mistir. Bazi Talmud yorumculari. Yahudi tarihinde öteden beri yaygin olan oruç çesitlerinden biri de bazi sahislarin tu ttugu oruçtur. Bu oruç ferdîdir. Tishril. Buna "Cumhur (cemaat) Orucu" (Taanit Tsib ur) denir. XVI/29-31. nefse eza etmek demektir. Bunlardan baska halka agir gele n kanun ve emirleri protesto etmek veya ülkede yagmur yagmayip kitlik basgösterdigin de yalvarmak gayesiyle hahamlar tarafindan konulan ve tutulmasi emredilen oruçlar da vardir. günahlari affettirmek veya bir musibet aninda Allah'in r ahmetini celbetmek gayesini tasimaktadir. Bunlar sadece. Yalniz cemaat reisi (rav). Levililer. Meselâ. söyle buyurmaktadir: "Ey Inananlar! Sizden öncekilere oldugu gibi Or uç size de farz kilindi. Yahudilerin Kutsal Kita plarinda oruç. "Keff aret" orucu tutulmasi mecburî olan oruçtur. Yahudiler ve Hicazdaki Araplarin birçogunun tutageldikleri "Asure Orucu" vardi. Korkulu rüya gören kimsenin de arkasindan hemen oruç tutmas i gerekmektedir. fakat çogunluk tarafindan ilgi görmedigi için mecburî sayilmamistir. Tarihte bilinen hemen hemen bütün dinlerde oruç var oimus ve mensuplarindan da tutmala ri istenmistir. bu konuda. Musa tarafindan emredilmis "Keffaret" orucunu benimser.Kur'ân'da. ona azab edilmesi ve oruçlunun hiç bir Is yapmama si olarak belirtilir (Bkz. kullarina rahmet. ihsan. bunun disinda mecburî olmadigi ka -naatindedirler. Keffa ret günü orucu ile Agustosun 9'una rastlayan oruçlar bir aksamdan ötekine kadar devam ed er. XXIX/7). Mutad oruçlar için konulmus ayri bir hüküm ve gelenek yoktur. Bugün de mevcut dinlerin çogunda oruç veya perhiz seklinde bir ibâdet ye r almaktadir. Bazi Yahudi zümreleri a rasinda sene basinda oruç tutma gelenegi yaygindir. Muhammed Medine'ye geldiginde Yahudilerin Asure Orucunu tuttuklarini gördü. mat em için degil. Agustosun ilk 9 günü ile 17 Temmuz ve 10 Agustos arasindaki bâzi günler yalniz et yeme v e içki içme yasagini tasiyan kismî oruç günleridir. Bazi küçük degisikliklerle bu çesit oruç sayisi 25 güne ulasmisti Yahudilerin ikâmet ettikleri çesitli ülkelere göre degisen mahallî oruçlari da vardir. Babil esar etinde çekilen izdiraplari hatirlatan {Temmuz. özellikle Yom Kippur'dan önce oruç tutar. Hz . [591] ba. Sayilar. belirli ve alisilmis birçok bayramdan. safagin sökmesinden ilk yildizin dogmasina kadar devam eder. Taanit O rucu (topluluk orucu) koyabilir. Hz. Bu or uçlar. Bunun yaninda Yahudi takviminde belirtilmis oruç günleri de vardir. Yahudilerin o ülkelerde çektikleri izdiraplari sembolize etmektedir. Diger tara ftan ayni amaçla bazi Yahudi zümrelerince tutulan oruçlar da vardir. Yahudilerin maruz kaldiklari diger felâketleri hatirlatmak için tut alan oruç günleri zamanla ötekilere ilâve edilmis. Yahudiler baska devletleri n hâkimiyetleri altinda yasarken bu oruçlarin mecburî. nefislerin alçaltilmasi. Yahudiler . Akli selim tarafindan açik olarak görülen faydalari ile fitrata uygun düstügü için olacak ki llah. Yahudilerde oruç. Ancak bu oruçta.

bazilari da bunlarin hiçbirini yemez. Onlarda orucun daha sert ve uzun dönemler i vardir. Bugün Hiristiyanlikta iki çesit oruç vardir: Ökaristik (Le Jeûne Eucharistique). Kilise takvimine göre yilin belirli dönemlerinde yerine getirilen bir "Kef faret" (Tevbe) uygulamasidir. peygamberliginden önce 40 gün oruç tutmus ve bunun disinda Yahudilikteki "Keffaret" o rucunu da yerine getirmistir. Ortodokslar oruçta eski gelenege baglidir. Hz. Ökaristiya'yi (Ekmek-Sarap âyinini) karsilamaktan d olayi "Ökaristik Oruç" diye adlandirilmistir. Protestanlar orucu reddederler. bazilari yalniz kuru ekmek yer. II. Katolik kilisesinde 40 günlük perhiz dönemidir. çok sayida besini yememe seklindedir (bir nevi perhizdir). KomInyondan 1 saat önce hiçbir sey yememe k ve 3 saat öncesinden alkol almamak seklinde icra edilmektedir. Bazi cemaatler (gruplar) hariç. Hiristiyanlikta orucun ülkelere göre degisen hüküm ve gelenekleri vardir. Hz. Bu oruç. [593] bc. Eklesiyastik Oruç (Le Jeûne Ecclesiastique) : Bu oruç. bütün gece kutsal kitaplarini okuyarak ve tanriyi düsünerek vakit geçir irler. Vatikan Konsilinden sonraki degisiklikle. "Oruç Üzerine" basli kli eserinde havarilerden kalma mecburî bir oruçtan bahsetmektedir. Bu ha l. fakat takip ve tatbik edil ecek hükümleri oruçlunun vicdanina ve sorumluluguna birakmistir. Hz. sabah ve aksam da hafif yiyeceklerle yetinmek sek lindedir. Bununla beraber Tertulliyen. Bazilari hayvanî besinleri yemeyip nebatî besinleri yiyerek orucu gerçe klestirir. Ancak. . Hz. KomInyondan (Ekmek-Sarap âyini) önce belirli bir süre kati besinler in yenilmesinin yasaklanmasidir. o günün orucunu tut tu ve tutulmasini da emretti. Isa. "Bu hayirli bir gündür. Eklesiyas tik oruç (Le Jeûne Ecclesiastique). "Ben. Musa'ya sizden daha yakin ve lâyigim" buyurdu. Kur'ân. günümüzde. Isa döneminde ve Hiristiyanligin ilk yillarinda oruç çok takdir edilen bir ibadet seklidir. Allah'in Benî Israil'i (Israilog ullarini) düsmanlarindan kurtardigi gündür. tarihî gelisimi içinde çesitli degisikliklere ugramistir. oldukça hafifletilmis ve azalmistir. Bunlarda n Anglikan Kilisesi oruç günlerini tayin ve tesbit etmis. bütün Hinduist gruplarda yaygindir. eskiden gecenin saat 12'sinden K ominyon zamanina kadar hiçbir sey almamak (yememek-içmemek) seklinde iken simdi. Ökaristik Oruç: Bu oruç. geride bazi prensipler biraktigi ve bu konuda kiliseye ser bestiyet tanidigi belirtilmektedir. Hinduizm mensuplarinin dua ve ibadetle geçirdikleri özel günleri vardir. Muhammed. Tut ulmasi. Bazilari yumurt a ve meyve yemekten kaçinir.erine "Bu nedir?" diye Sordu. Ramazan Orucu farz kilininca bu orucun üç gün olarak (birgün önce ve bir gün sonra olmak üzer ) tutulmasini tavsiye etti. Isa'nin oruç konu sunda hükümler koymadigi.Hiristiyanlikta Oruç: Hiristiyanlikta oruç. gündüz tek bir yemek almak. önceki milletlere de orucun farz kilindigini belirtmektedir. Bu günlerde çog unluk yemek yemez. Oruç daha çok. [592] bb. Bu oruç. bu orucu n mahiyeti ve sartlari hakkinda kesin bilgiye sahip degiliz.Hinduizmde Oruç: Hinduizm'de nefis temizligi için senenin belirli günlerinde ve bayramlarda oruç tutulur . Musa da bu günde oruç tutmustur" dediler.

keyfî bir durum söz konusu degildi r. fe rt ve topluma en çok etkili bir hale sokmustur. Caynistler arka arkaya 40 gün oruç tutarlar. [595] be. Kitap ve Sünnetle tesbit edilmistir. sayilarini tayin etmekte .Islâm'da Oruç ve Diger Dinlerdekilerle Bir Mukayese Orucun en belirli ve en özel sekline Islâm'da rastlanmaktadir. Islâm. Islâm disindaki dinler. Islâm akil balig olan her Müslüman için. Islâm'in yaptigi yeniliklerden biri de. baglayici hükü ler koyarak tam bir ibâdet disiplini haline sokamamis. hiçbir kurumun belirtilen hükümleri degistirme yetki ve selâhiyeti yoktur. oruç tutacaklari günleri seçmekte. Birçok dinde insanlar. "And" denilir. hâlâ mahallî ay larin 11 ve 12'inci gülerifide oruç tutarlar. Bu günler nefsi temizlemeye ayrilmis günlerdir. Brahmanlarda oruç genis bir yer tutmakta ve uygulanmaktadir. insanin gücünün disinda ka . orucu belirli bir disiplin ve kurala baglamis. manevî faydalari en fazla içinde bulunduran. Islâm. ona eziyet etme olarak yeralmis. Bu din mensuplari bazi yiyecekleri birakmak ve bazilarini tercih etmekle emrolunmuslardir. zamani ve hükümleri açiktir. Bu prensibe göre hiçbir canliya zarar vermeme bir ibadettir. Bu keyfî durumlar orucun kiymet ve kuvvetini zayiflatmis.Bazi günlerde yalniz kadinlar oruç tutar ve "Tanrinin kadinlik sifatlarinin tecelligâh i" olan tanriçaya dua ederler. Caynis tler hakli bir sebep için oruçia intihan kabul ederler. sonu bayramli bir devreye dönüstürmesi ve umûma sâmil kilmasid ir. 24 güne ulasmaktadir. Bu din mensuplarinin bazilari et. Hiçkimsenin. bazilar i da yalniz bir kaç çesit yemekle veya tuzlu suyla yetinmektedir. bazilari ateste piseni yememekte. Islâm'daki orucun sartl ari. bütün ibadetlerde oldugu gibi. Ayrica Caynistlerdeki "Ahims a Prensibi" yaygindir. Bu günlere. Orucun Istege birakilmasi insanlarin haddi asmalarina. Istisnalar bir tarafa. ugursuz ve karanlik bir çerçeveden kurtarip iyimserligin hakim oldu gu aydinlik ve sevinç verici. Bu oruç. Brahmanlar. Yahudilikte matemin ve tarihî felâketlerin hat irasi olan orucu. bütün lüzumsuz kayit ve hükümleri kaldirarak orucu nefse iskence etmekten ve ceza olm aktan çikarmis.Caynizmde Oruç: Caynistlerde oruç genis bir yer tutar. istisnalar bir yana. Gayeleri de ruhanî (manevî). fitrata en uygun. mukîm ol sun. [594] bd. insanlarin keyfî tasarrufundan çikarmis. Yahudi Kutsal Kitabinda oruç nefsi alçaltma. Allah'a yaklasma vesilesi olan bir ibâdet kilmistir. misafir olsun oruçlunun hiçbir sey yapmayacagi belirtilmistir. bu gele negi devam ettirenlere göre. özel bir önem verildigi için. en kolay. oruçta da köklü bir yenilik ve tamamlama getirmistir. oruçtan bekleneni verememi stir. Böylece tuttuklari orucun sayisi. isi tamamen oluruna birakmi stir. bir gida ile ruhu gidalandirmaktir. oruç günlerini baslangiç ve sonuçlariyla belirlememis.orucu mecburî kilmis. oruçtan beklenen ahla kî fayda ve fonksiyonlarin kaybolmasina sebep olmustur. tamamen veya kismen yeme ve içmeden kesilme sekilerinden birini tercihte serbest birakilmistir. Daha agir sartlar ve hükümler tasir.[596] Islâm. Hint dinlerinde bu sekildeki uygulamalara rastlanmakta dir. çok sayida besini yememe seklindedir.

yetimlere ve yoksullara iyilikte bulunacaklarina. All ah'a fakirlik isnad etmis. Islâm'da oruç hilâle baglanmis. Kelime olarak zekât. bazen de "Allah'in eli b aglidir" (Maide 64) demislerdir. çok azi hariç. Zekatin hem ibâdet olarak uhre vî yönü hem de sosyal ve iktisadî bir sistem olarak dünyevî bir yönü vardir. Terim olarak. Islâm disindaki dinlerin çogunda oruç. istirahat etmeyi mubah addetmis. nefse eza verecek seylerle mükellef tutacak hükümler koymamis. hangi maldan ve ne kadar olduguna dair bir sey çi karilamaz. Bazi arastiricilar. artma. insanlarin mallari batil sebeplerle yerler. 83). [598] . Yahudi ve Hiristiyanlara bildirilen hükümleri n gerçegini de ortaya koymakta ve Müslümanlara su hususu hatirlatmaktadir: "Ey iman ed enler! Hahamlarin ve Rahiplerin çogu. Yukarida belirtilen âyetlerden. yemediklerini baskalariyla bölüsmeyi mensuplarina tavsiye etmekte ve bunu da herkesin vicdanina birakmaktadir. kameri aylar esas alinmis ve bundan dolayi en az 45 y il yasayan ihsan. bazen de kovmuslardir. biz zenginleriz" (Al-i Imrân 181). Bugün Yahudilerde oldugu gibi Hiristiyanlarda da farz olan bir zekâta açik olarak rast lamak mümkün degildir. "G erçekten Allah fakirdir. Yahudilerde zekât mallarinin Beyt-i Mukaddes'in zekât sandigina verildigini. Yahudiler'den Allah'tan baskasina ibadet etmeyeceklerine. her mevsimde oruç tutmanin zevkini tadabilmistir. Allah'a "Zorla almak" suçlamalarinda bulunmuslardir. üzerlerine farz kilinmis olan zekât ve sadakalarin verilmesini isteyenleri terslemis. yakinlara. Kimlere. çogalma. gece ve gündüz uyumayi. Yahudiler. Islâm'daki zekâtin bir benzerine hiçbir dinde rastlanmaz.Zekât Islâm'in bes sartindan biri olan zekât Kur'ân'da genel olarak. sahura kalkmayi. namazi dosdogru kilip zekat vereceklerine dair söz aldigin i. ancak onlarin buna uymadiklari yanasilmaktadir. Halbuki Islâm'da Kur'ân. 1/10'u veraset yoluyla haham olan Harun soyundan kabul edilen Leviüle re taksim edildigini. namazla birlikte zikredi lir. Is lâm'da nisaba mâlik olan bir Müslümanin malinin belirli bir kismini fakirlere veya ihtiy aç sahiplerine vermesidir. yüz çevirdiklerini beyan etmektedir (Bkz. iftarda acele etmeyi sünnet kilmis. sahurun geciktirilmesi ni müstahap saymis. san'atla. ticaretle ve faydali islerle ugrasmayi serbest birakmistir. Kur'ân-i Kerîm'de. ( Onlari) Allah yolundan men ederler. günes aylariyla h esap edildigi için. [597] c. Insanlar a iyi söz söyleyeceklerine. temizleme anlamina gelir. 1/60'i diger dinî makam sahiplerine ayrildigini ve çok az mikt ari da Beyt-i Mukaddes1! (Beyt-Ha-Miktas-Süleyman Mabedi) ziyarete gelenlerin agir lanmalarina harcandigini belirtmektedirler. Yahudilere ve Hiristiyanlara zekât ve sadakanin emre dildigi. astronomik bilgilere ve bir takvimin yapilmasina ihtiyaç hissettirmistir. belirli bir mevsimde donup kalmasini gerektirmis. Yahudi ve Hirist n Kutsal bitaplarinda Islâm'daki zekât benzeri mecburî bir ibadet listemi bulmak zordu r. Hiristiyanlar tarafindan hazirlanmis Fransizca bazi lügat ve ansiklopedilerde zekât karsiligi kelimeye ya rastlanmamakta veya "aumone legale: mecburî sadaka" keli mesi altinda sadece Islâm'daki zekat ele alinmaktadir. Altin ve gümüsü yigip da Allah yolunda harcamayanl ari elem verici bir azab ile müjdele" (Tevbe 34). oruç günlerinde. Hiristiyan Kilisesi. kendilerine vazifelerini hatirlatanlari. matematik he saplara. Ancak ahlâkî ve ruhî yönelmelerden öteye geçmeyen genel mahiyette bazi tavsiyeler serpist irilmis olarak bulunur. Bakara. a na babaya. Allah. Hadîs ve Fikih kitaplarinda açik olarak belirtilmist ir. Kur'ân..

Hac. 1492 yilinda Ispanya'dan Osmanli Imparatorlu guna siginan Yahudilerden hac için Kudüs'e gidenlerin sayisinda artislar olmustur. Tarihî eserler ve arkeolojik kazilar. dir. geçmis topluluklarda da bu çesit toplanti ve iba detlerin bulundugunu göstermektedir. dinî kd olarak hac. 17 Temmuz aksamindan 1 9 Agustos'a kadar. Yahudiler. Bunun Için ilâhî menseli dinlerdfen baslayarak dün yada mevcut olan dinlerdeki "Hac" ibadetine göz atmak uygun olacaktir. meshur ofan kral peygamber ve veli kimselerin kabirlerinin ziyaret edilmesi de y aygindir: Sion Dagi'nda Hz. "Biz. Davud'un mezari. Karmel Dagi'nda Ilyas Magaralari. bunun için de bir takim sart lar ve hükümler konulmaktadir. "Aglama Duvari" (Hakotel ha-Mavra vi) olarak görülmüs ve ziyaret edilmistir. Insan. günah çika rma) bayramlarinda yapilmaktadir. Bundan dolayi tarihin her döneminde insanla r. ibadet mahiyetinde kurban kesmeyi mesru kildik". Mabed 'in yikilmasindan sonra geriye kalan Baü Duvari. [599] da. 23 gün devamli toplanmakta ve bu ibadeti yerine getirmektedir. her zaman. Savvat (Gül Bayrami). kadinlar. Beyt-i Mukaddes'e (Bet ha Mikdas=Süleyman Mabedi) yapilmaktadir. mesguliyeti de arzulamaktadir. . bir kurtulus vasitasi. bir müddet oraya bagli ibadetler yapilamamis ve kurbanlar sunulamamistir. küçükler. daima ta'zim edecegi ve yaklasmak konusundaki istegini tatmin edecegi. Eski dinlerin toplanti ve ibadetlerinin tam olarak. Haham Meir ve Talmudik önemi olan diger yerler. Bu yerlerin ziyaret edilmesi tesvik edilmekte. Pesarv (Mayasiz ekmek. Bunun yaninda insan. Bu ziyarette büyük sayida kurbanlar kesilmekte ve derileri de karsiliksiz olarak hacilarin hizmetinde bulunanlara verilmektedir. as kini söndürebilecegi. temizleme Haccin insan hayatinda ayri bir yeri ve önemi var Hemen hemen her dinden Insanlarin gidip ziyaret ettigi "Mukaddes yerler" bulunmak tadir. Tarih de ayni hususta bilgi sunmaktadir.d. Âyette bunu söyle belirtmektedi r.70 ). Hac olayi. genel olarak. Yahudi Kutsal Mabed'inin Romalilar tarafindan yakilip yikildiktan sonra (MS.Hac Hac. ibadeti yerine getirecek he rkesin beraberinde Tanri'ya sunacagi bir takdime götürmesini gerekli kilmistir. hükmünü ve k urallarini ortaya koymak oldukça zordur. akil ve beden hasta liklari olanlar hariç. Dinî a tasimaktadir. arzularini yöneltecegi ve gözüyle görebilecegi bir sey aramaktadir. Hac. Allah'a ve inandiklari kutsal varliklara ibadet etmek ve kurban kesmek için büyük t oplantilar yapmislardir. birçok kadin kocalari. Hac Suresi 34. Tarihin her döneminde. zamanini. nasil oldugunu. d in kardesleriyle ve manevî baglarla bagli bulundugu kimselerle bir araya gelebilec egi büyük toplantilara da ihtiyaç duymustur. her ümmete. Yahudilik. dinî mecburiyet veya mucize elde etmek gayesiyle kutsal bir yer e dogru gerçeklestirilen yolculuktur.. Fisih) ve Kipur (Kefaret. Selahaddin Eyyûbî'nin Kudüs'ü fethetmesi ile Yahu er hac etme serbestligine kavusmus. M eymonides'in mezari. duyulan bu yerlere dogru yolculuk yapildiginin izin antropolojinin temel konularindan biridir.. çocuklar da ebe veynleri ile haccedebilmektedirler. Süleyman Ma'beti'nin "Bati Duvan"nin karsisinda. hatalarini bagislattirabilmek için uzun ve yorucu bir isi. Ay ni sekilde günahlarini af-fettirebilmek.Yahudilikte Hac: Yahudilikte hac. övgülü bir karakter vesilesi ve bir ibadet törenidir. her Yahudiye farzdir. Kadin ve çocuklar hariç tutulmus olmasina ragmen. büyük saygi e rastlanmaktadir. Bu hac. Zaten Allah. körler.

Budda'nin altinda ilhama kavustugu Bodhi agaciyla Bodh Gaya. [602] dd. 2. Bu kutsal yerlere yapilan ziyaretler.Belirtilen bu yerlerin disinda Yahudilerin çesitli ülkelerde ziyaret ettikleri kabir ler ve mahallî ziyaret yerleri de bulunmaktadir. Sera. 3. Hz. Meselâ Tibet te: Lhosa. Ganj ve Jamna nehrinin kiyilari. "hac" sefe rleri Hindularin hayatinda önemli rol oynamaktadir. Modh-Gaya.Budda'nin öldügü Uttar-prades sehri. Bu yerler. panayirlar kurulur.Buddizm'de Hac: Sadik Budistler için Budda'nin hayatinin geçtigi v© hatiralarini tasiyan yerlerkutsal ziyaret yerleridir: Budistlerin hac yerleri sunlardir: 1. [600] db. [603] . 4. Isa'nin dogdugu Bethlehem (Be ytlahim) en büyük saygi gören "hac" yerlerinden bfridir. Brindaban ve bilhassa iki bin tapinagin bulundugu Benares bunlardandir. Günümüzde Hiristiyan hac yerlerinde bazi degisiklikler olmus.Budda'nin "nirvana"ya ulastiktan sonra ilk vaazini verdigi Benares yakinindaki Sarnath Geyik Parki. Bu gelenek yerlesip yayginlastiktan sonra Roma'ya ziyaret hiç eksik olm amistir. [601] dc. Sanehi ve eski Stupalar. Tashilimpo. 4sS*nin yasadigi yerler ile Ku düs'ten sonra Roma en çok ziyaret edifertferlerden olmustur.Hinduizmde Hac: Hindistanda ziyaret edilen yedi kutsal yer bulunmaktadir.Budda'ntn Nepaj&eki dogum yeri olan Lumbini. Bugün Hindistanda ise su yerlerdir: Ben ares yakininda Sarnath. Ajanta. Isa'nin-yasadigi ve hatiralarinin bulundugu yerler ile ilk Hi ristiyan azizlerinin mezarlari hac yerleridir.000 stupa vafdir). Hac gayesiyle Roma'ya böylece akin edilmesi "Bütün yollar Romaya çikar" atasözüne k nu olmustur. Bu kutsal yerlerde bayramlar yapilir. Samye. Bu dda'ya ait tapinmada önemli bir yer tutar. Kudüs'ten sonra Roma'nin "hac" merkezi olmasi Petrus ve Pavlus'un mezarlarinin orada bulunmasindan kaynak lanmistir. yeni yeni ve mahallî ziyar et yerleri ortaya çikmistir. Ayrica Budda'nin kutsal esyalarinin bulundugu stupalar ziyaret yerleridir (Rivay ete göre 84. Gaden. Hz. Ganj da kutsal yerier-dendir. Hima-laya'nin yüksek tep eleri. Ancak bütün Budist gruplar "hacca" ayni önemi vermezler. Bunun yaninda her Budist memlekette kutsal hac yerleri bulunmaktadir.Hiristiyanlikta Hac: Hfrîstiygtnlikta.

kendi kabrinin her türlü sirk ve tapinmadan uzak kalmasi için gayret göstermistir. Bu yerlerde dinî havaya bürünen bayramlar ve panayirlar yapilmaktadir. Özel olarak. Diger din mensuplarinda oldugu gibi. [605] 2. amel ve tatbi katta ihlasi. Biraraya gelmeler inananlardan birinin evinde veya müsait bir yerde olmustur. Bunun disinda. bu y erlerin ugrunda katettikleri uzun ve mesakatli yolculuklar. Müslüman tarafindan mukaddes kabul edilip zi yaret edilen Medîne.Caynizm'de Hac: Ziyaret edilen çok yer bulunmaktadir. Islâm. bazisi birkaç defa ve bazisi da. irade ve niyette temizligi. Her din. oralari takdis etmeleri. Mekke'ye yapilmaktadir. Ganj'la Jamna nehrinin b irlestigi yerde oldugu gibi. oniki yilda bir yapilmaktadir. Bu endiseler son has taliginda bile onu mesgul etmistir. 11/367-381). Hemen hemen bütün dinler. insanlarin biraraya gelip ibadet e decekleri. düsüncede yüceligi. Buhari. Hz. Tecrid-i-Sarîh Tercümesi. Caynizm ve Hinduizm'de mabetler ve mukaddes yerler çoktur. Allah'dan baskasi iie alâkayi kesmeyi isteyen bir dindir. ilk ortaya çikip yayilmaya basladigi siralarda. Burasi ilâhî menseli üç dinde de kabul edilen Hz. azizlerinin mezarlarini secde yeri yaptiklarini belirterek. Hindistanda Buddizm. Mabed. Ora larin büyük serefe ve özel kutsalliga sahip olduguna inanilmaktadir.Islâm'da Hac ve Degerlendirme: Islâm'da hac. Hz. kendi aralarinda toplanabilecekleri yer mes'elesini ortaya çikarmistir. Zamanla mensuplarin sayisinda artis Olunca. bazi ilâhlarin oralarda özel olarak tecellî ettigi inanci bulunma ktadir. hayalde mücerretligi.de. Yahudi ve Hiristiyanlardak i mezar ve türbelere tapinma fitnesinden ümmetini korumak istemesidir. Buna sebep de. onlarin duygu ve düsüncel erine hâkim olmus. [604] df. Din deyince. Orada açik âyetler vardir. Allah'a k arsi kulluk görevini yerine getirmek için insanlarin biraraya geldikleri yerdir. Ibrahim'in hatirasini tasimaktadir. Kudüs gibi yerler de vardir. Kutsal yerlerin büyük çogunlugu Ganj nehri kiyisinda bulundugundan. Muhammed. Bu toplanti larin bazisi senede bir. belirli bir toplanti yerine sahip olmamistir. Ank. Yahudi ve Hiristiyanlarin peygamberlerinin. Ziyaret yerlerine verdikleri önem. akla o dine inanan insanlarin yerine getirecegi görevler ve bu görevler in ifâ edilecegi mabedler gelmektedir. Yahudi ve Hiristiyanlar hac ve ziyarette as iri gitmislerdir. bu gibi asin davranis ve âdetlere karsi tep ki göstermis. Ganj nehrinde yikanmanin da büyük bir fazilet sayildigidan kalabaliklar halinde buralarda toplanilmaktadir. yüce bir varliga saygi göstermek için yapilmis önemli yapidir. Haccedilmege en lâyik yer de Beytuilah'dir (Kâ'b e).DINLERDE MABED Kur'ân'in temiz elbiselerle girilmesini istedigi Mabed. takdis ve ta'zimde haddi asip sirke düsmüs ve Allah'tan baskalarina tapmalarina yol açmistir. 1972. Muhammed. Dinî önderlerin orala rda hakîkata ulastigi. umûma sâmi . ancak bunlar haccin rükünlerinden degi ldir. böyle âdetlerin ümmetine sirayet etmesinden endise duymus. genel olarak bir ulûhîyete. kendi kabirinin tapilan bir yer yapilmamasi ni istemistir (Bkz.

Y akub'un yaptigi yerin admi^el Beyte!" koydugu[609].Sonradan ortaya çikan mabedler. Ismail ile yüceltilmis[607]. Kur'ân. Yeryüzünde ilk "mabed"in Hz.biç mescidde kilinmasini istem . Ali ve en eski arkadaslariyle birlikte. [611] a." (Hac. Ya'kub'a Allah için bir mezbah yapmayi emrettigi. egi lmek. Islâm'da cami ile esanlamda on. bu yerin "Allah' in evi" Kabe oldugunu belirtmektedir[606]. mescid. Hz. bas egmek. Kur'ân'da. Yahudi Kutsal Kitabi'nda (Tanah). bazen kendi evinde. Mekke'nin dar sokaklarinda. Muhammed. esas olarak. "Mescidim Aksa" Için1 kullanilmi stir[613]. bunun yanin kilinmasini ve . 40). O dinin mensuplari arttikça mabedler de çogalmis tir. bir mekân ismidir. "Mescidu'l Haram"[612]. Süleyman tarafindan gerçeklestirildigi[610] görülmektedir.gören bu makam. bütün peygamberlerce hürm et . bütün a Namaz zamani geldiginde namazin istir. Tanrinin evinin istenilen se kilde bir "Mabed" olarak Hz. Allah'in Hz. Fakat Tanah'ta.. Adem ile basladigi ileri sürülmekte. "bir yere toplayici. Islâmî hükümler.. Ibrahim ve Hz. Hz. Allah nazarind ile Allah'in huzurunda secdeye varmak her yerd dünyayi bir mescid olarak tanidigini belirtmis. o dinin muhtevasina göre sekillenmekte. "putevi" hüviyetin i' tasimaktadir. mabedleri vardir. Hz. Her dinin veya her toplumun kendine mahsus ibâdet yerleri. Muhammed. ^onunda putlardan tamamen temizlenerek asil gayesine hizmet etmesi Hz."dik. tek basina n amaz kilmistir. Yeryüzündeki mabedleri iki kisma ayirabiliriz: 1. boyu.-. Kur'ân'da. fazileti ve haccedilmesi disinda bir bilgiye rastlanma maktadir..Islâm'da Mabed (Mescit. ya da sadece dinî liderlerin heykellerinin bulundugu yer. Mescit kelimesi.durmak. yâ aslî görevin i/yani "Allah'in evi" vazif esini ifâ etmekte. Mekke'de. Ka'benin yüceligi. havralar ve içinde Allah ismi çokça anilan mescidler yikilip yok olurdu. Asagida bugün yeryüzünde mevcut olan dinlerden bazilarindaki mâbedlertiakkmda bilgi veri lecektir.. Süleyman Mabedi'nin (Bet ha-Mikdas) yapilisi. Cami) Islârn'çJa ibadet yeri cami veya mesciddir.. ilk Müslüman cemaatin husûsî bir ibadet yeri yoktur. alni yere koymak" gibi. bir her yer birdir ve namaz vasitasi e mümkündür.. Cami. Hz.Allah tarafindâti yapilmasi emredilen mabedler (Ka'be ve Yahudi Kutsal Kitabi'n dâki bilgilere göre Süleyman Mabedi). yüksekligi ve diger teferruat yeralmaktadir. ye bir araya. gelen. Kutsal iki kitapla belirtilen bu mab edler. onlarin da bu emri yerine getirdikleri[608]. Dünyada meshur olan. Her ma bed. getirici" anlamindadir. ajarnjara.[614] ibâdetgâhin mevcudiyetini" zarurî kilmistir. Ibrahim'e. Islâm'dan önce mukaddes bir türbe'de Taniya adanmis ve içinde Tann'ya dua edi len ibadet yerleri de "rheö-cid" ile ifade edilmistir. sonrakilere model . 2. Peygamber. gizlice namaz kilmaktaydi. umumiyetle bazen Ka'be civarinda. Muham-med ile gerçeklesmisti r. kiliseler.l yerler ortaya çikmistir. eni.olmustir. Hz. Su âyette umûmî anlamda kullanilm istir: "Allah insanlarin bir kismini diger bir kismiyla savmamis olsaydi herhald e manastirlar. ya bir toplanma yerV'Tanfinin bulundugu yer" fonksiyonunu icra etmekte.

millî marslarina konu olmust ur. Mabed. islemeleriyle. Cami. Beyt-ha Mikcfas denilen Süleyman Mabedine bagli o larak yaptiklari ibadetleri (Kurban gibi) bir müddet yapamamislardir. Mabedler. Toplanmal ar. havra) vücuda getirmislerdir.S. yenileriyle takviye edilmis ve büyük camiler ortaya çikmistir. gittikleri yerlerde. Peygamber orada. dualar yerine getiril mekte ve kutsal kitap okunmaktadir. daha baslangiçta. Sinagog (Beyt-ha Knesset). Bu sinagoglarda yapilan ibadetlerde kurbanlar yer a lmaz. Zamanla millet. Bu camiler. Süleyman Mabedi'ni ziyaret etmekte. . Bu mabed Yahudilerin gönlünde taht kurmustur. T anrinin evidir. 70'de yakilip yikilip yok edilmesinden sonra. düsünürlerinin siirlerine. ibadetler. Yahudiler.Ö. mabedlerle bir ve ayni sayilir ha le gelmistir. ibadet yeri vasfi agirlik kazanmist ir. 586) dönüsü bedi" yeniden yapmis ve M. Islâm'da ibadet yeri mescid ile baslamistir (Mescid-i Nebevî. Müslüman olan toplum.Yahudilerde Mabed Yahudi'lerde mabed önemli bir yere sahiptir. Müslümanlarin dinî ve siyasî meselelerini halletmistir. Yillarca kendilerini mabedle bir ve ayni gören Yahudiler. Tanrinin görünmez varligin bulundugu yerciir. Mehmet Akif Ersoy da. cemaatin dinî ve siyasî merkezi haline gelmistir. hep o nun hayaliyle. Cemaat arttikça mesc id. Yahudilerin toplanma yeridir. Yahudilikte. 1. Böyle niabedlerin insasi dinî sevap vesilesi olmus ve hayirda yaris ba slamistir. Ben de bir varisin olmakla bugün magrurum". Sabbat günü ve günde üç defa olur. Bu ilk mescidler. ibadetle rini yerine getirecekleri.. Islâm'daki camilerin umûmî sekline örnek olmus. Babil Sürgünü (M. [615] b. Ahit Sandigini muhafaza edecekleri yer olarak büyük mabed modeli sinagoglar insa etmislerdir. mü'minlerin. Yahudilerin dinî merkezi olmustu r. fethettigi yerl erde camileri vücuda getirmistir. "Ulu mâbed. Islâm'in isareti ve o bölge nin Müslüman oldugunun delili olmustur. He r yil çok sayida Yahudi. yapi tarzlariyla oha verdigi önemi göstermis."Sinagogda. Ahd-i Atik'in (Tanah) sem-bojpj "Israil'in gerçek tanrisi". ibadet yeri olarak "Beyt-ha-Knesset" ( Sinagog. kutsal kitaplarin okunmasi ve di nî emirlerin ögrenilmesi için Yahudi cemaatinin toplandigi yapiyi ifade eder. Kudüs Mabedi'nden uzakta kaldiklari sürece. Sinag . "Degmesin ma'bedimin gögsüne nâmahrem eli Bu ezanlar ki sahadetleri dinin temeli" diyerek mabede verilen önemi en iyi sekild e göstermislerdir. "Süleymaniyte'de Bayram Sabahi" siirinde.Mescid. Medîne Mesc idi. Küba Mescidi). bir Tanri ile bir ma'bed ayni övgüde birlesmistir. Bati Duvari (Aglama Duvari) önünde geleneklerini sürdürmektedir. Kurbanlar ancak Kudüsteki Süleyman Mabedinde icra edilebilir. seni ancak bu sabah anliyorum. Mü'minler i Allah'a itaate davet etmis. mecburî dualarini yerine getirmektedir. Yahudiler için Süleyman Mabedinde. Yahya Kemal. Hatta Türk sairlerinin. törende okunur ve dua edilir. Islâm'in yayildigi yerlerde. Buralarda. Tevrat özel bir dolapta saklanir. ibadet yapilmasi. onu yeniden ihya etmenin ülküsü ile yasamislardir. cemaat halinde ibadöt için kullanilmistir. Islâmi duygusunu camilere yan sitmis. Müslümanlarin çogaldigi. Sonralari bu mabed örnek alinarak. namaz kilmak içi n. . peygamberlerin etrafinda toplandiklari yer olmustur.

[6 17] d.Hinduizmde Mabed Hinduizmde ibadet her yerde yapilabilir anlayisi olmakla beraber. irmaklara götürülür. Kilise. Katolik. Kadinlar in yeri ya arkada ya perde yJBya kafesle kapatilmis yan taraflardadir. Isa'n in manevî vekili kabul'edilmektedir. [619] f. meclis veya cemaat anlamina gelmektedir. evieri müsait olanlarin evlerinde veya katakomp denilen yeralti mabedlerinde yapilirken. a ksam ve pazar günleri ibadet kiliselerde yapilmaktadir. Her üniversitenin de bir mabedi bulunmaktadir. putevi anlaminda "pagoda" kelimesiyle belirtilir. Kiliseler arasinda yapilan ibadetlerde bazi farklar bulunmaktadir. teskilat olarak. daha sonra muht esem kiliseler ortaya çikmistir. "Ruhban sinifini" da ifade etmektedir. Israil. Hiristiyanlarin ibadet ettigi yeri kasdet tigi gibi. Hiristiyanlar millî kültürlerinin temelinin kiliselerde atildigini kabul ederler.Buddizmde Mabed Buddizmde mabed. Sabah. Hiristiyanlikta Kilise'nin fonksiyonu diger ibadet yerlerinden farklidir. Bu mabedlerin yanin da. Mabed. evdekinin biraz gelismis seklidir. Yahudilerin tek devleti olan Israil'in temelidir.Caynizmde Mabed . yikanir. havuz bulunmaktadir.Hiristiyanlikta Mabed Hiristiyanlarin ibadet yerlerine. mabedlere Kilise denilir. Bu senliklerde putlar arabalarla çekilerek. Ortodoks. tev be ve benzeri ibadetlerin yapildigi yerdir. Budda'nin heykejine ta 'zimde buiunur. Kilise'nin hem bina he m de teskilat anlami var. Kilise. Bugün din. Kilise. bir bakima dinî devletti r. Halk sohbet için de buraya gelm ektedir. Hiristiyanlikta da ilk zamanlar bir mabed yoktur. kutsal yikanmaya elverisli. Islâmdaki cami disiplini Yahudi mabedlerinde yoktur. Mabedlerde ibadet. Ibadej. Tapinaksiz köy yoktur. her yapilan mahallede muhakkak bir mabed (Bet-Ha-Knesset) vardi r. hem milletin hem de dinin odak noktasidir. Hastanelerde. Mabedleri n yillik senlikleri vardir. Tanri'nin ev i kabul edilir. 12 yasini bir ay geçmis 10 erkekle sinagogda ibadet yapilir. mabed de vardir. Kadinlar ibadete katilamaz $e erkeklerle bir arada olamazlar. Anglikan gibi kiliseler var dir. "Kominyon Âyini". Kasaba ve sehirlerde büyük mabedler vardir. Pagodalarda B udda'nin heykelleri bulunur. Bina olarak. [618] e. ona çiçek ve tütsü sunar. [616] c. Pagoda'ya giren bir Buddist.ogdaki tören son derece sadedir. Kilise.

papazla cemaat ar asinda konusmalarin cereyan ettigi. [3] Prof. Dr. Abdurrahman Küçük. yaglanir ve çiçeklerle süslenir. Abdurrahman Küçük. Yahudilerde ma'bed. Mabeerde ki ibadetler rahipler taraf indan degil. pirinç ve p irinç sarabi sunmakla olur. Dr. Mabedlerde genellikle ayna. Dr. Ma'bedler tanrilarin mekâni olarak görülür. Prof. kiliç. Kutsal kitap lari bu mabedde muhafaza edilir. Ankara. Ibadette bir disiplin söz konusu degildir. halk tarafindan idare edilir. borçlandiginizda. Bunlarin en önemlisi Ise'deki Am aterasu adina yapilmis olanidir. [2] Prof. . Bakara 282. sihlerin hayatinda önemli rol oynar. Bunlar. Cemaat. Bji heykeller önünde i lâhiler söylenir. Ocak Yayinlari. Dr. [5] Bkz. Ocak Yayinlari. onu hemen yaziniz). Bu he ykeller yikanir. [4] Prof. [621] h. Ankara. Dr. sihlerin geçmis sikintilarini dile getiren ve m uzaffer olmasini isteyen dualari beraber okur. Ankara. Hiristiyanlarda da kiliseler bir toplanti. [620] g. Ankara. Günay Tümer. Prof. hemen Kutsal Kitab'a kadar ilerler. Prof. 2002: 1. Tanrilara tapinma. Buraya giren bir Sih. sohbet yeridir. 2002: 4-5. 2002: 1. onlara meyve ve sebze sunulur.Sintoizmde Mabed Japoya'da 100. Gurdvvara'da yapilan ibadet. Buraya "haci" olmak için gidilir. Abdurrahman Küçük. dua okumak. Mabed islerini rahipler idare eder. alnini yere daya r ve bir takdimede bulunur. Bunun yaninda g urdvvara denilen mahallî mabedleri de vardir.000 civarinda Ma'bed bulunmaktadir. [622] -------------------------------------------------------------------------------[1] Prof. Dr. Dr.Caynist Mabedlerinde heykeller bulunmaktadir (Tirtankaralar). Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. 2002: 1-3. Prof.Sihizmde Mabed Sihlerde dinî ve içtimaî faaliyetlerin merkezi Amritsar Altirî Mabe-di'dir. mücevherli taç ve Amaterasu'nun heykeli bulunur. önlerine lamba ve tütsüler konulur. Kutsal Kitaptan pasajlarin okunmasindan ibar ettir. Ocak Yayinlari. diger dinlerde de genelde tanri heykellerine hizmet sunma yeri. Dr. Günay Tümer. Islâmdaki ma'bed disiplini ve ma'bedi "Allah'in evi" kabul edip saygi gösterme anlay isi hiç bir dinde yoktur. Ocak Yayinlari. Nisa 11-12: (Ey inananlar ! Birbirinize belirli bir süre için. Ma'bedlerde ib adet edenlere ayrilmis salonlar vardir.

Abdurrahman Küçük. Prof. Dr. Kemal Edip Kür kçüoglu tarafindan hazirlanmis "Süley-maniye Vakfiyesi" Ankara 1962 isimli eserde Dinl er Tarihi ile ilgili sartlari bulamadik). Nasr 2 [9] Bu konuda bkz. Istanbul 1338 (1922). [26] Sehristanî. Dr. "e l-Milel ve'n-Nihal". Tevbe 29-33 [7] Bkz. Ibn Hazm. [21] Bkz. Ankara. Ankara 1981. Dr. Ocak Yayinlari. Dr. Ankara. SemseddIn (Günaltay). A nkara. Ankara. Prof. Aydin Taneri. 194. Cevheretü't-Tevhid Serhi [15] Muhammed Ali el-Fârûkî et-Tahânevî. [13] Seyyid Serif Cürcânî. Beyrut 1975. Ocak Yayinlari. . Beyrut 1968. Günay Tümer. Ankara. Ankara. G. Dr. Günay Tümer.[6] Bkz. Dr. Abdurrahman Küçük. Dr. 85. Ocak Yayinlari. 8 [28] Bkz. Dr. 2002: 10. Sociologie Religieuse. Ihyâu Uiûmi'd-Din. 2002: 1-4. Günay Tümer. Dr. Abdurrahman Küçük. 2002: 8. Tevbe 29. 10-21. Paris 1951. Günay Tümer. Prof. 2002: 10-11. 2002: 5-7 . [12] Prof. Kessâfu Istilâhâti'l-Fünûn. Rum 43. Günay Tümer. Prof. Ocak Yayinlari. Tar ih-i Edyan. 33. [24] Prof. [11] Prof. [27] Ebu'l Hasen Ali El-Hasenî en-Nedvî. A. M. Akseki. Sociology of Religion. M/305 [16] Bkz. [19] Prof. 2002: 1112. Abdurrahman Küçük. Türk Devlet Gelenegi. IV/53 [18] Eimaiili Hamdi Yazir. Ocak Yayinlari. Ta'rifât. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. el Milel ve'n-Nihal. Tevbe 36. Dr. Saff 9. Abdurrahman Küçük. Prof. Ankara. [25] Prof. Prof. Mensching. 130. Ankara. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. 1/11. Dr. 2002: 5. Paris 1951. Wach. Abdurrahman Küçük. [23] Bkz. Dr. Schimmel. (Biz. Nasr 1 -3. [10] Prof. Yusuf 40 [8] Bkz. Ocak Yayinlari. Dr. Kahire 1963. Ocak Yayinlari. 130. Dr. Ankara. Dr. Dr. [20] Prof. 2002: 9-1 0. Enfâl 39. Ankara. Chicago 1951. Prof. En'am 161. 26-36. Dinler Tarihi ne Giris. Gâfir 26. Prof. Nur 2. Günay Tümer. Dr. Dr. Prof. Islâm. H. "Kitâbu'l-Fasl fi'l-Milel Ve'l-Ehvâi Ve'n-Nihal" ve Sehristanî. Ab durrahman Küçük. Fetih 28. 2002: 4-5 . 2002: 1215. Âl-i Imrân 19. Prof. Istanbul 1943. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Misir 1967. el-Erkânu'l-Erbeâ. 72 [14] Abdusselâm el-Eknî. Ankara 1955. Istanbul H. J. Prof. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Hak Dini Kur'an Dili. Prof. Dr. Prof. Dr. 1-16 [17] Gazâlî. 3 [22] Dinlerin çesitli sekilde tasnifleri için ayrica bkz. 1253. Ocak Yayinlari.

Ankara. Günay Tümer. [33] Prof. artik ancak O'na güvenin. 2002: 2122. Dr. Eyub'a. Prof. Ocak Yayinlari. Peygamberlerin sayisi konusunda çesitli rivayetler va rdir. Günay Tümer. Dr. 2002: 2326. 2002: 2021. Ankara. ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiglmiz. Ankara. Dr. Bunlardan en yaygin olani 124. Dr. [30] Prof. Dr. Ocak Yayinlari. Dr. 2002: 1518. [45] "Allah katinda din. Ankara. Harun'a ve Süleyman'a vah yettlgimlz gibi. [43] "Nuh'a. Ishak'a. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Allah'a inandik. Dr. Dr. Havariler de Hz.[29] Prof. Abdurrahman Küçük. Dr. Bunlarin içinden 315'! resul'dur". Ankara. Süphesiz ki bu. Ayrica bkz. Prof. Semseddin. Bunlardan bazilari için bkz. Dr. Tarih-i Edyan. Dr. ismail'e. O'na ihlas Ile teslim olmus Müslümanlarsaniz. 2002: 18. Yakub'a. Prof. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. [34] Prof. Ahzab 40 [47] Bkz. sana da vahyettik" (Nisa 163). Abdurrahman Küçük. Kur'ân-i Kerîm isittikleri zaman) "Buna inandik. kavmine söyle demisti: "Ey kavmim. Günay Tümer. (Ehf-i Ki taptan bir grup. Hanbel'in "MÜsned"inde Ebû Umâme'den rivayet edilen bu hadis söyledir: "Enbiyânin s ayisi 124. Prof. Ocak Yayinlari. M. Islâm'dir" (Al-I Imrân 19) [46] Bkz.000 peygamber geldigini açiklayan hadistir. Abdurrahman Küçük. torunlarina. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. daha önceden müslüman olmus kimseleriz" (Kasas 53). [31] Bunlarin disinda da Islâm Dünyasi'nda bazi çalismalar ve bu sahayla ilgilenenler o lmustur. Günay Tümer. Dr. 13-18 [32] Prof. Ocak Yayinlari. Isa'ya söyle demislerdi: "Biz Allah'in yardimcil ariyiz. Yunus'a. Ankara. Isa'ya. Abdurrahman Küçük. Ankara. eger siz gerçekten Allah'a Iman et tiyseniz. Prof. Ibrahim'e. Abdurrahman Küçük. Hakikat biz. 2002: 2734. daya nin" (Yunus 84). Mâlde 46-48 [48] Hz. [44] "Kendilerine apaçik anlatabilsin diye her peygamberi kendi kavminin dili ile gönderdik" (Ibrahim 4). [36] Tîn Sûresi 4 [37] Rum Sûresi 30 [38] Fâtir Sûresi 24 [39] Nahl Sûresi 36 [40] Isrâ Sûresi 15 [41] Ra'd Sûresi 7 [42] Nisa Suresi 164-165. [35] Prof. Prof. Günay Tümer. Musa. Prof. Dr. Rabb imizden gelen bir haktir. [49] Prof. Dr.000'dir. Ah med b. Bakara 136. 2002: 35- . O'na teslim oldugumuza sahit ol" (AH Imrân 52). Günay Tümer.

[58] Tabu kelimesinin. Refik Özdek. Konusmalar. [71] Prof. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Ankara. [50] Bkz. Türklerin Altin Kitabi. 2002: 4546. [59] Prof. Prof. Tecrîd-i Sarîh Tercemesi. Dr. I/9). [54] Prof. Dr. Prof. . 2002: 5253. [57] Prof. Istanbul 1990. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Ilham Hazinesi. Ankara. Günay Tümer. Dr. 2002: 4243. Tercüman Yay. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Ankara.26. Dr. Ocak Yayinlari. Ankara 1974. Prof. Abdurrahman Küçük. Dr. Redhouse Yayinevi. Ankara. Ahzâb 72. Dr. Prof. Ocak Yayinlari. 2002: 3839. Günay Tümer. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. [61] Prof. Abdurrahman Küçük. Ankara. 2002: 6263. [66] Prof. Abdurrahman Küçük. Dr. [70] Prof. [62] Prof. Dr. Dr. Abdurrahman Küçük. [63] Prof. Ankara. Dr. [55] Prof. Abdurrahman Küçük. Dr. Istanbul 1968. Dr. Ocak Yayinlari. Ankara. Ankara. Dr. 2002: 5556. 2002: 6367. Ocak Yayinlari.20. Prof. 2002: 3942. Dr. Dr. Dr. Ankara. Ankara. Ankara. Dr. Günay Tümer. Dr. Çe erdim. Dr. 2002: 5355. Dr. Ankara. 2 Subat 1979. 7. Hasr 21 [52] Bkz. Dr. IV/ 529 [53] Prof. Timurtas. Ocak Yayinlari. Cenâiz. Buhârî. [69] Faruk K. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Prof. Prof. Ocak Yayinlari. Dr. [68] Bkz. 2002: 67. 2002: 61. Dr. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. Dr. Dr. [56] Prof. Ocak Yayinlari. "Bozulan Türkçemiz". Dr. Prof. Tercüman Gazetesi. 2. Abdurrahman Küçük. 2002: 5759. Prof. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. 2002: 57. Günay Tümer. [67] Prof. Dr. 2002: 4752. Ocak Yayinlari. Robert Ernest Hume. Ocak Yayinlari. "Taptiklari" anlaminda Türkçe Tabgu'dan geldigi ileri sürülmekted ir (Bkz. Prof. Dr. Prof. Ankara. Günay Tümer. s. Abdurrahman Küçük. Bab 92. Ocak Yayinlari. sf.8. 2002: 5961. Ankara. Günay Tümer. Dr. Abdurrahman Küçük. [64] Prof. Günay Tümer. 2002: 47. Prof. [60] Prof. Günay Tümer. Bakara 30 [51] Bkz. [65] Prof. Abdurrahman Küçük. Prof.56 Konfüçyüsçülük ile ilgili bilgilerin çogu için bkz. Prof.38. Dr. Dr. Günay Tümer. Prof. Dr. Günay Tümer. Prof. Ankara. Ankara. Konfüçyüs.

Prof. Dr. Ankara. her iki kelimeyi de kullanmislar. sahifeler arasi ve M. Abdurrahman Küçük. 2002: 7274. Prof. Prof. Günay Tümer. 22 vd). Ankara 1978 adli eser olmustur. (Istanbul 1982 (2. Mesela bir mütercimin çev irdigi romanin basligi "Allah'lar Susamisti" seklindedir. Dr. Allah'in Esmâ-i Hüsnâ'si vardir. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Paris 1984 111/10-13. [82] Bkz. Dr. Tanri (ilâh) kelimesini kullanmayalim denilirse bu. Nahl. Türk Kültürünü me Çaglari. Dr. kendinden gayri tapinma k onusu edilmis seyler için "ilâh" kelimesini kullanir. Ögel. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Lâ ilahe illallah:Aliah' tan baska Tanri yoktur). [76] Prof. Allah'in da. Ankara. Prof. hem de bazi mahzurlar ortaya çikarir. Tanri'nin da dilimizdeki yerini gös termesi bakimindan düsündürücüdür. Ankara. (Mesela. Ocak Yayinlari. [77] Prof. kendisi için genellikle Allah. [73] Taoizm'in Prensipleri basligi altinda verilen bilgilerde temel kaynak. hem Ku r'an'in tarzina uymaz. Günay Tümer. burada Tanri kelimesinin kullanilmasi gerekeceginden mütercim hatalidir . Prof. "Tanri Misafiri " de demislerdir. Paris-1975. B. Oguz Destani. Mircea Eliade. 2002: 76. Günay Tümer. Dr. 2002: 74. yeri geldikçe "Tanri dostu". Ocak Yayinlari. Bununla beraber Allah'in kendisi için "Ilâh" kelimesini kullandigi da olmustur : "I lâhuküm ilâhun vahidun : Ilâhiniz bir tek Ilâh'dir (tanri)" (Bakara. Allah kelimesinin çogulu yoktur. Allah lafzina Esmâ-i Hüsnâ içinde Ism-i Azam olarak hürmet göste zikretmekle beraber. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Baski). Ögel. Abdurrahman Küçük. Dolayisiyla Allah için Tanri kelimesini kullanmakta bir ma zur görmediklerinden atalarimiz. Prof. Konya 1978 (2. 311-312. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Dr. Ancak mütercimin yaptigi bu hata. [85] Bkz. Ism-i Azam'dir. onlari yanyana yürütmüsler. [75] Prof. Ocak Yayinlari. Prof. Allah kelimesi çogul olm adigindan. [80] Bahaeddin Ögel. Dr. Laotzu. Dr. Dr. 2002: 6768. [83] Prof. Ankara. Günay Tümer. [84] Türkler. Abdurrahman Küçük. Çev. Dr. Abdurrahman Küçük. 1/57-61. Mevlid'de "Birdir Allah. Eger sadece Allah k elimesi kullanilabilir. Ankara. Anka-ra1979. Prof. Dr. Ankara. 1/61 [86] Ismail Hami Danismend. Türk Kültür Tarihine Giris. 2002: 7576. Ankara. 2002: 6872. O'ndan artik Tanri yok" denilir. Türk Irki Niçin Müslüman Oldu. Günay Tümer. Zeki Velidî Togan. Dr. 163.[72] Prof. [81] Bkz.Ankara 1978. Dr. Ankara. Ilâh kelimesinin çogulu "âlihe"dir. Allah lafzi. Dr. Taoizm. 2002: 7881. Abdurrahman Küçük. "Tanri buyrugu". 79-82 . Histoire des Croyonces et des Ideas Religieuses. Dr. [78] Prof. Muhaddere Nabi Özerdim. Kur'ân-i Kerim'de Yüce Allah. savaslarda "Allah Allah" diye düsmanlarina hücum edip son nefeslerinde " Allah" diyerek göz kapamak. Haz. baski). Türk Kültür Tarihine Giris. Traite d'Histoire des Religions. 2002: 7678. [74] Prof. Ocak Yayinlari. Eliade. MI/ 65 ve Türkler'deki Gök Tanri hanci için ayrica 62 66. [79] Prof. Dr. karsi karsiya getirmemislerdir.

2002: 11 0. Günay Tümer. Dr. Günay Tümer. Günay Tümer. Dr. Milletlerarasi Folklor Kongresi Bildi rileri. Dr. Günay Tümer. [99] Hindistan'da bazen camiye girmis bir kutsal inegin çikarilmasi bile Müslümanlar la Hindular arasinda büyük olaylara yolaçmaktadir. 2002: 99100. [90] Prof. Ankara. Prof. Dr. Prof. 252. Dr. Günay Tümer. Ankara. Ankara. Prof. Abdurrahman Küçük. Prof. Ocak Yayinlari. Dr. [100] Prof. fakat basarili olamiyor. Prof. Hindistan'da 250 milyon kut sal inek oldugu belirtiliyor. Ocak Yayinlari. A. Günay Tümer. Ankara. Dr. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. A. Ocak Yayinlari. (Ankara 1965). [92] Prof. 2002: 9496. Ankara. Günay Tümer. 2002: 10 7-108. Dr. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Ankara. Ocak Yayinlari. Prof. Abdurrahman Küçük. (Ankara 19 55). 2002: 10 3-106. [103] Prof. 218. Dr. (Ankara 1982). . Dinler Tarihine Giris. II. [94] Prof. [96] Prof. [91] Prof. Ocak Yayinlari. Dr. Ankara. Dr. Ankara. Islâm ve Yahudi Mezhepleri. Ocak Yayinlari. Dr. [102] Prof. Dr. [89] Prof. Ankara. Ocak Yayinlari. Dr. [97] Yasar Kutluay. yillardir inegi asil konumuna getirmek için ugrasiyor. [98] Prof. Prof. Ankara. Prof. Dr. Ocak Yayinlari. Dr. Günay Tümer. Prof. [93] Prof. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Hint yönetimi. Dr. Dr. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. 2002: 9394. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Schimmei. Ankara. Prof. Dr. Prof. Dr. Abdurrahman Küçük. [101] Prof. Ankara. 2002: 8187. Ankara. Prof. Günay Tümer. IV/397-408. Dr. Hintlilerin anasi gibi görmeyi devam ettiren tarikatlar vardir. 2002: 103 .[87] Prof. Ankara. Hindularin kendi ar alarinda da Sinlerle de olaylara sebep olmaktadir. Yasar Ocak. Dr. 2002: 10 6-107. 2002: 8893. Prof. Abdurrahman Küçük. 2002: 9697. Dr. Dr. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Prof. Günay Tümer. 2002: 10 8-109. 2002: 100 . Ankara. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Dr. Dr. Prof. Bu ineklerin kesilmesi haberi. 2002: 100 -101. 2002: 101 -102. Ocak Yayinlari. Ankara. Ankara. Inegi. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. [104] Prof. Prof. Günay Tümer. Dr. Dr. [95] Prof. Dr. Prof. 2002: 9799. Prof. Dr. "Bektasi Menakipnamelerinde Tenasüh". Dr. Ocak Yayinlari. Dr. [88] Prof. Günay Tümer. 2002 : 102-103. Dr. Dr. Günay Tümer.

190-192. Ankara. Ocak Yayinlari. Inanç Esaslari ve Ibadetleri" (Ankara 1995) adli eseri olmus tur. Günay Tümer. Prof. [107] Prof. Dr. Ankara 1995. 2002: 11 8. 2002: 11 3. Dr. [121] Sinasi Gündüz. Dr. Prof. Dr. Ankara. 62. [119] Krs. [122] Bkz. Ocak Yayinlari. Istanbul 1977. Ismail Cerrahoglu. 2002: 12 5-127. Abdurrahman Küçük. 1/125). 2002: 11 9-120. 2002: 11 8-119. Dr. [113] Prof. 2002: 11 7-118. 2002: 12 0-122. Dr. Prof. Kisra'nin Sarayinda ondört sütun yikilmis. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Dr. Kur'an-i Kerim'e Göre Ehl-i Kitap ve Islam. Günay Tümer. Riza Dogrul. Abdurrahman Küçük. Muhammed'in dogdugu gün. 2002: 11 1. Dr. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. [111] Prof. [115] Prof. Günay Tümer. Dr. Dr. Ankara. Son Gnostikler Sabiîler. 2002: 11 1-113. Ankara. Ocak Yayinlari. "Kur'an-i Kerim ve Sabiîler". . [106] Prof. Ocak Yayinlari. [123] Prof. Ankara. Dr. [109] Prof.[105] Prof. Bakara Sûresi. [110] Prof. Dr. Ocak Yayinlari. Ankara. Abdurrahman Küçük. 17