Güney Tümer/ Abdurrahman Küçük

Ocak Yayinlari

DINLER TARIHI 8 Dördüncü Baskiya Önsöz 8 Önsöz 9 I. BÖLÜM DINLER TARIHINE GIRIS. 9 A. DIN VE TARIH KELIMELERININ INCELENMESI 9 1. Din. 9 a. Dinin Lügat ve Terim Anlami 9 aa. Islâm'da Din. 9 ab- Diger Dinlerde ve Dillerde Din. 10 b- Dinin Tarifi 11 ba. Dinler Tarihi Arastiricilarina Göre Din. 11 bb- Islâm Bilginlerine Göre Din. 12 2- Tarih. 12 B- DINLER TARIHININ TARIFI 13 C- DINLER TARIHININ KONUSU. 13 D- DINLER TARIHININ METODU. 14 E- DINLER TARIHININ DIGER BILIM DALLARIYLA ILGISI 14 F- DINLER TARIHININ ÖNEMI, LÜZUMU VE GELISMESI 15 1- Dinler Tarihinin Önemi ve Lüzumu. 15 2- Dinler Tarihinin Gelismesi 16 a- Islâm Âleminde Dinler Tarihi Çalismalari 16

b- Batida Dinler Tarihi Çalismalari 17 c- Ülkemizde Dinler Tarihi Çalismalari 17 I.- Bölümün Bibliyografyasi 18 II- BÖLÜM. 19 A- DININ KAYNAGI HAKKINDA DEGISIK GÖRÜSLER. 19 B- DININ KAYNAGINA ISLÂM'IN BAKISI 22 C- Din Duygusunun Kaynagi 23 D- INSAN IÇIN DININ LÜZUMU. 24 E- MONOTEIZM (TEKTANRICILIK) 25

II- Bölümün Bibliyografyasi 25 III. BÖLÜM. 26 ILKEL KABILE DINLERI 26 A- ILKEL KABÎLE DINLERI ILE ILGILI KAVRAMLAR. 26 B- YASAYAN ILKEL KABÎLE DINLERININ ÖZELLIKLERI 28 C- YASAYAN ILKEL KABILE DINLERINDEN ÖRNEKLER. 28 III- Bölümün Bibliyografyasi 29 IV. BÖLÜM. 29 MILLÎ DINLER. 29 A- KONFÜÇYÜSÇÜLÜK. 30 1- Konfüçyüs'ün Hayati (M.Ö. 551-479) 30 2- Konfüçyüsçülükte Kutsal Metinler 31 3- Konfüçyüsçülükte Tanri Inanci 31 4- Konfüçyüsçülükte Ahlâkî Prensipler 32 B- TAOIZM. 34 1- Lao-tzu'nun Hayati (Lao-tse, dogumu M.Ö. 604 veya 570) 34 2- Taoizmin Prensipleri 34 3- Lao-tzu'dan Sonra Taoizm.. 35 C- SINTOIZM. 36 1- Tanri Anlayisi 37 2- Kutsal Yazilar 37

3- Âyin ve Ibadet 37 D- GELENEKSEL TÜRK DINI 38 1- Geleneksel Türk Dinî Inançlari 39 2- Ibadetler ve Gelenekler 42 3- Kam.. 44 4- Ahlâk Anlayisi 44 E- HINDUIZM. 45 1- Kutsal Kitaplar 45 2- Kast Sistemi 46 3- Dinî Kavramlar 46 a- Tanri: 46 b- Hulul (avatara:enkarnasyon): 47 c- Karma: 47 d-Tenasüh (Ruhgöçü: Sanskritçesi Samsara; Bati Dillerinde Reinkarnasyon, Transmigrasyon... ): 47 e- Yoga: 48 4- Dinî Âyin, Ibadet Ve Gelenekler 48 F- CAYNIZM. 49 1- Mahavira'nin Hayati 49 2- Tanri Anlayisi, Mezhepleri ve Kutsal Kitaplari 50 3- Ahlâkî Prensipler,Kurtulus ve Hidâyet Doktrini 50 4- Âyin ve Ibadet 51 G- SIHIZM. 51 1- Nanak'in Hayati 51 2- Sihizmin Dogusu. 52 3- Nanak'tan Sonraki Durum.. 52 4- Sihlerin Inançlari, Âyinleri ve Ibadetleri 53 H- ZERDÜSTÎLIK. 54 1- Zerdüst'ün Hayati 54 2- Gathalar-Avesta. 54

3- Zerdüst'ün Getirdigi Dinî Prensipler 55 4- Zerdüst'ten Sonraki Dinî Hayat ve Mecusîlik. 55 5- Parsîlik ve Günümüzdeki Ates Kültü. 56 I- SABÎLIK. 57 1- Genel Bilgi 57

2- Kutsal Kitaplari ve Kitap Anlayisi 58 3- Inanç Esaslari 59 4- Ibadetleri ve Anlayislari 61 a- Vaftiz (Boy Abdesti) 61 b- Dua (Namaz) 62 c- Kurban. 62 d- Oruç 62 5- Kutsal Günler ve Bayramlar 63 6- Mabed ve Mabed Görevlileri 63 IV- Bölümün Bibliyografyasi 64 A- Konfüçyüsçülük. 64 B- Taoizm.. 64 C- Sintoizm.. 65 D- Geleneksel Türk Dini 65 E- Hinduizm.. 66 F- Caynizm.. 66 G- Sihizm.. 67 H- Zerdüstilik. 67 I- Sabiilik. 67 V- BÖLÜM. 68 BUDDIZM. 68 A- Budda'nin Hayati (M.Ö. 563-483) 68

B- Budda'nin Telkinleri/Buddizm'in Prensipleri 69 C- Budda, Ilk Buddistler ve Konsiller 70 D- Hindistan'da Mahayana'mn Dogmasi 72

E- Mahayana'nin Hindistan'daki Kollari 73 F- Hindistan Disinda Buddizm.. 73 G- Çin Buddizmi 73 H- Burma Buddizmi 75 I- Seylan Buddizmi 75 J- Tayland Buddizmi 76 K- Japon Buddizmi 76 L- Buddizm'de Sekiz Dilimli Yol 78 M- Buddizmde Kutsal Metinler 79 N- Budizm'de Inanç Esaslari 79 O- Buddizmde Inançla Ilgili Kavramlar 80 a- Tanri: 80 b- Karma ve Tenasüh: 81 c- Nirvana: 82 d- Metteyya: 82 Ö- Buddizmde Ibadet, Ma'bet ve Ahlâk. 82 V- Bölümün Bibliyografyasi 84 VI- BÖLÜM. 85 ILÂHI DINLER. 85 A- YAHUDILIK. 85 1- Genel Bilgi 85 a- Yahudi, Ibranî ve Israil Terimleri 86 b- Tevrat'a Göre Yahudiligin Tarihçesi 87 c- Kur'ân-i Kerîm'e Göre Yahudilik. 89 2- Hz. Musa ve On Emir 90 a- Tevrat'a Göre Hz. Musa. 90 b- On Emir 91 c- Kurana Göre Hz. Musa. 92 3- Tevrat ve Zebur 93 a- Tevrat (Tora) 93

b- Zebur 95 c- Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat ve Zebur 95 ca- Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat 95 cb- Kur'ân-i Kerîm'e Göre Zebur 96 d- Talmut 96 e- Yahudi Kutsal Kitabi'nin Yazilisi ve Muhtevasi Hakkindaki Görüsler 97

4- Yahudi Mezhepleri 97 a- Hiristiyanlik Öncesi Yahudi Mezhepleri 98

aa- Hasidîler (Ibr. Hasidim, Ing. Hasidaeans): 98 ab- Ferisîler (Perusim): 98 ac- Sadukîler (Sadukim): 98 ad- Essenîler (Issiyim): 99 Essenîler Ile Hiristiyanlik Arasindaki Iliski 99 ae- Zealotlar: 100 b- Ortaçag/Islâm Sonrasi Yahudi Mezhepleri 100 ba- Rabbanî Yahudilik: 100 bb- Karaîlik (Karaim): 100 bc- Iseviyye: 101 bd- Yudgâniyye ve Sazkaniyye: 101 c- Çagdas Yahudi Mezhepleri 101 ca- Ortodoks Yahudilik: 101 cb- Reformist Yahudilik: 102 cc- Muhafazakâr Yahudilik: 102 cd- Yeniden Yapilanmaci (Reconstructionist) Yahudilik: 103 d- Yahudi Dinine Uymakla Birlikte Yahudîler Tarafindan Yahudi Kabul Edilmeyen Sami rîler (Somronim) 103 Samirîlerin Inanç Esaslari 104 5- Yahudilikte; Inanç, ibadet, Dinî Gelenek ve Bayramlar 104 a- Inanç 104 b- Ibadet 106 c- Dinî Gelenek ve Bayramlar 107

Kutsal Ruh: 119 4. 110 c. Isa.Kilise ve Âyinler 121 a.Ebiyonîtler: 129 eb.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hiristiyanlik.Incillere Göre Hz. 121 b.Cizvitler : 130 .Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hz.Ermeni Kilisesi (Gregoryen Hiristiyanligi) 127 e.Yeni Ahit'in Yazilisi ve Muhtevasi Hakkinda Görüsler 120 5.Kilise.Maronîler : 130 ec.Teslis (Ekanim-i Selâse) 117 Teslisin Unsurlari: 118 a.Hiristiyanligin Tarihçesi 112 2.Ogul (Isa Mesîh): 118 c.Katolik Mezhebi 124 b.Ibadet 122 bb. Isa. 113 a.Âyinler (Sakramentler) 123 6. Isa.Diger Bazi Hiristiyan Mezhepleri ve Gruplari 128 ea.Protestan Mezhebi 125 db. 113 b.HIRISTIYANLIK.Hz.Ibadet ve Âyinler 122 ba.Temel Hiristiyan Mezhepleri 124 a.Genel Bilgi 109 a.Dört Incil 120 b.Baba (Allah): 118 b.B.Ortodoks Mezhebi 125 c. 109 b.Inciller 119 a. 109 1. 116 3.Incillere Göre Hiristiyanlik.

139 c.Metodistler: 133 em.Iman île Islâm Arasindaki Münasebet 138 3. 138 b. 135 1.Presbiteryenler : 131 eh.ed.ISLÂM.Islâm.Iman ve Islâm.Kaza ve Kadere Iman. 140 e.Mormonlar: 133 en.Genel Bilgi 135 a. 138 c. 138 b.Allah'a Iman.Baptistler : 131 ei.Pentakostalistler (The Pentecostal Revival): 134 C. 141 f. 138 a.Meleklere Iman.Reforme Edilmis Kiliseler : 131 eg..Islâm'in Dogusu ve Dogdugu Çevredeki b. 140 d.Ahirete Iman.Peygamberlere Iman..Iman Esaslari 138 a.Anglikan Kilisesi : 130 ee..Uniteryenler: 132 ek.Adventistler: 134 eo-Asopsiyonistler: 134 ep.Din olarak Islâm.Namaz 142 b.Kuveykirlar (Ûuakers): 132 el. 137 2.Iman.Islâm'in Sartlari (Islam'daki Seklî Ibadetler) 142 a. 141 4.Luteran Kiliseler : 131 ef.Oruç 142 Inançlar 135 .Kitaplara Iman.

Yehova Sahitlerinin Inançlari 150 B. 154 a.Moonculugun Görüs ve Düsünceleri 152 3.Iman Esaslari 155 bb.Günümüzde Mooncular ve Türkiye.Bahâîligin Çikisi ve Gelismesi 154 b.Yahudilik.Hac 143 d.Islam. 146 B.Dogusu ve Gelismesi 157 2.c.MOONCULUK.Günümüzde Bahaîlik.Bugünkü Durumu.Amelî Esaslar 155 bc. 151 1.Islâm'da Ahlâk. 159 .Islâm ve Diger Dinler 144 b.Dünya Görüsleri 156 c.BABILIK VE BAHAÎLIK. 156 D. 147 C.Mesîhî Hareketler 149 3. 153 1. 143 6.Gulam Ahmed'in Iddialari ve Kadiyanîlerin Bazi Görüsleri 158 3.Islâm'in Özellikleri ve Diger Dinlerden Farkliliklari/Ayricaliklari 144 a.KADIYÂNÎLIK (AHMEDÎÜK) 157 1.Yehova Sahitliginin Tarihçesi 150 4. 152 C.Hareketin Ortaya Çikisi ve Faaliyetleri 151 2. 148 2.Bahaîlik.Babîlik.Islâm'in Diger Dinlerden Ayricaliklari 145 Altinci Bölümün Bibliyografyasi 146 A.Hiristiyanlik..Zekât 143 5. 153 2.Bahâîligin Temel Prensipleri 155 ba.

Din Kurucusu/Peygamber 178 c.Misyonerlerin Çalisma Metodlari 165 a. 177 KARSILASTIRMALAR.Misyonerlerin Yetistirilmesi 167 B.Din Adlari 178 b.Misyon-Misyoner-Misyonerlik.Diger Diyalog Kurumlari ve Faaliyetleri 171 5. Yardim Yapma : 165 c.Misyonerlikten Diyaloga Geçis 167 2.GÜNÜMÜZDE YASAYAN DINLER ARASINDA. 159 Yedinci Bölümün Bibliyografyasi 161 VIII. 177 A.Dînî Teskilatlar Kurma ve Yayin Yapma : 165 b.GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALALARI (HIRIS-TIYAN-MÜSLÜMAN DIYALOGUNA GENEL BIR BAKIS) 167 1.Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Diyalog Faaliyetleri 169 4.BÖLÜM.Okul ve Çesitli Tesisler Açma. KISA BIR KARSILAST IRMA 177 a.Diyalog Çalismalari (Hiristiyan-Müslüman Diyaloguna Genel Bir Bakis) 177 IX.E. 162 2.Bir Diyalog Kurumu Olarak Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Ortaya Çikis i 168 3.Misyonerlerin Gayesi 162 3. INANÇLA ILGILI BAZI NOKTALARDA.MISYONERLIK FAALIYETLERI 162 1.Dinlerin Inanç Sistemleri 179 Duyulan Endiseler 172 .Hiristiyanlarin Müslümanlara Yönelik Diyalog Çagrilarindan 6. 162 MISYONERLIK FAALIYETLERI VE GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALARI 162 A.Misyonerligin Tarihçesi 163 4.Maskeli Teskilâtlar Kurma : 165 5. BÖLÜM.YIKICI CEREYANLARA KARSI TEDBIRLER.Gerçek Anlamda Bir Diyalogda Aranmasi Gereken Prensipler 176 Sekizinci Bölümün Bibliyografyasi 176 A.Misyonerlik Faaliyetleri 176 B.

Buddizm'de Ibadet (dua) : 188 ae.Hiristiyanlikta Oruç: 190 bc.Dinlerde Kutsal Kitap/Metin.Buddizm'de Hac: 193 de. 186 a.DINLERDE IBADET.Yahudilikte Hac: 193 db.Yahudilikte Ibâdet (Âyin.d. Dua): 187 ac. 181 f.Oruç 189 ba.Hac 192 da.DINLERDE IBADET VE MABED KONUSUNDA BIR KARSILASTIRMA.Caynizmde Oruç: 191 be.Hinduizmde Ibadet (dua): 188 ad.Yahudilikte Oruç: 190 bb.Caynizm'de Ibadet: 188 af.Sintoizm'de Ibadet (dua): 189 ah.Islâm'da Hac ve Degerlendirme: 194 2. Dua): 186 ab.Caynizm'de Hac: 194 df.Hiristiyanlikta Âyin (Namaz.Islâmdaki Namazin Diger Dinlerdekilere Göre Degerlendirilmesi: 189 b.Sihizm'de Ibadet: 189 ag. 185 1.DINLERDE MABED. 194 .Hinduizmde Oruç: 191 bd.Dinlerde Tanri 180 e.Namaz Dua.Islâm'da Oruç ve Diger Dinlerdekilerle Bir Mukayese.Dinler Arasinda Islâm ve Farklari 184 B. 186 aa.Zekât 192 d.Dinlerde Âhiret Anlayisi 182 g.Hiristiyanlikta Hac: 193 dc.Hinduizmde Hac: 193 dd. 191 c.

Yahudilerde Mabed. Dinleri tasnif etmek oldukça zordur. normal karsilanmalidir. din bilimleri ile ilgili genel bilgi ihtiva etmektedir. kitapta dinleri bölümlerken. Islâm dünyasinda gen&i olarak dinleri "ilâhî din" ve "üâhî olmayan din" seklinde tasnif ötmek. Buddizm. misyon erligi benimsemekte. Tarih boyunca oldugu gibi. Bununla birlikte. ilâhî dinler arasinda sayilmamaktadir. diger dinleri bilmeyle yakindan ilgilidir. Ilâhî Dinler seklinde bir bölümlem . dinler . 196 h.a. Hem sahip oldugu dini bilmek hem de karsilastirma yapmak. büyük sikinti olust urmaktadir.Islâm'da Mabed (Mescit. Hele bir ilahiyatçi. bir din göre vlisi. daha da önem kazanmaktadir. misyonerlik faaliyetleri ve karsilastirmalar yer almaktadir. Günümüz teknolojisi. 196 d. dünyayi küçültmüs. 196 e. insanlarin birbiri hakkinda bilgi edinme yollar ve imkanlarini artirmistir. 196 DINLER TARIHI Dördüncü Baskiya Önsöz Bu eser. Cami) 195 b. Bir din hakkinda karar vermek.Sihizmde Mabed. Kitapta. Okuyucuyu alisilmis in disina çikarmak ve yeni tasniflere alistirmak zamanla mümkün olabilecektir. insa noglu için dinin ne kadar vazgeçilmez oldugunu ortaya koymaktadir.5 milyar civarinda insani n 6 milyardan fazlasi su veya bu dinin mensubudur. diger dinler ve inanislar hakkinda da bilgi vermektedir.Hinduizmde Mabed.Hiristiyanlikta Mabed. Bu kitap. 195 c. ki siye sahip oldugu inanç hakkinda oldugu kadar. Üçüncü. sin retik (uzlastirmaci) dinî hareketler. Son üç bölüfnde. dokuz bölümden olusmaktadir. yasayan dinler hakkinda bilgiler içermektedir. yer yer bazi karsilastirmalara.Yahudilik'in de evrenselligi tartisilmaktadir.Sintoizmde Mabed. günümüzde yasayan dinleri konu edinmekte ve onlarin tanitilmasini hedeflemekt edir. DeskriptIf (nitelendirici) metoda uymayan baz i degerlendireler de buna baglanmalidir.Buddizmde Mabed. Millî Dinler. 196 g. Yasayan dinleri konu edinen bu kitap. Dinler Tarihi. Bundan dolayi. Ilk iki bölüm. Bu durum. Bölümleme y aparken Buddizm ile Yahudiligi belirlenen sems içine yerlestirmek. o dini dogru olarak bilmeye baglidir. evrensel dinlerdendir.Caynizmde Mabed. farkli bi r yol izterimistir. bir "din bilgini" için bu. baska dinden olanlardan taraftar edinmeye imkân tanimaktadir. Yeryüzünde yasayan yaklasik 6. dördüncü. Çünkü Buddizm. 'siâm ve Hiristiyanlik gibi. be inci ve altinci bölümler. Islâm'a ve Türkiye'ye yönelik bazi faaliyetlere yer verilmistir. Okuyucu kitlesi dikkate alindiginda bu yaklasim. günümüzde de vazgeçilmezligini koruyan dinler hakkinda bilgi sahibi olmak her aydin için bir gereklilik olmustur. alisilan bir yol olmustur. 196 f. Herhangi bir dine mensup olma yanlar ile inanci bilinemeyenlerin orani genel nüfus içinde oldukça düsüktür. Ilkel Kabile Dinleri. O.

o konuyla i lgili. genis bir Dinler Tarihi yazmaya çal isacagimi belirtmek isterim. 22 Agustos 1995 tarihinde.Dr. Çok az ve zorunlu dipnotlar hariç. Cografi tasnifte. Buddizm. Islâm kisminda. fazla dipnot kullanilmistir. Yayinci tarafindan. 1992 tarihli ikinci baskida yaptigimiz ekleme ve düzenlemelere ilâv eten ben. Kur'ân'da zikredilen ve günümüzde mensuplari bulunan "Sabiiler" e ayri bir konu olarak ilâve etmistim. Dinler Tarihi'nin öneminin daha iyi anlasil digi günümüzdeki yeni gelismeleri de dikkate alarak. Bazi dinlerde ayrintiya girilmesi. dinler tarihi. Ancak. Ankara. bu bölümlemede Buddizm'e yer verilmemis. "Geleneksel Türk Din i" basligiyla yerlestirmistim. Sadece bir iki bölümde. beraberce yerine getirmemiz mümkün olamamistir. heme n hemen her konuya bilgi ve kaynak eklemeleri yapmis. Bibliyografya da. Konularla ilgili bilgiler objektif olarak sunulmakla beraber. Aslinda genel bölümlemede cografi agirlikli tasnifin benimsenmesi ideald ir. Günay Tüme r Bey. 19 97'de yapilan üçüncü baskiya. en az üç ciltlik genis bir D inler Tarihi yazacagimizi belirtmistik. çok kisa zaman içinde yeni bir bas ki yapilmasi gerektigi bildirildiginden. dördüncü baskida yapmayi planladigim düzeltmele re ve ilâvelere firsat bulamadim. Dördüncü Baskiyi sunarken. Amerika Dinleri gibi bir bölümleme u ygun gözükmektedir. Kabile Dinlen Ilk siraya alinarak Uzakdogu Dinleri. Kitapta az dipnot kullanma yolu benimsenmistir. yine bölüm sonuna konulmustur. Daha fazla bilgi edinmek isteyenler için. ancak fazla ayrintiya inümemistir. tarihî dinlere yer verilmemistir. çogunlugu günümüzde yasayan bazi dinleri tanitma gayesiyle yazilmistir. Kitapta ele alinan dinlerin bazilarinda mezheplere de temas edilmis. Dr. Abdurrahman KÜÇÜK[1] Önsöz Bu kitap.02. Son Bölüm'de. Ancak. Günay Tümer'i bir kez daha rahmetle aniyor. Avrupa Dinleri. ilk baskiyi beraber yazdigimiz de gerli insan. yer yer bazi deger lendirmelerden de kaçinilmamistir. Bundan dolayi ilk baskida verdigimiz sözü. yasayan dinlerin bazi hususlarda kars ilastirilmasi. din bilimleri hakkinda genel bilgi verildikten sonra dinlere geçilmistir. ayri bir bölüm olarak ele alinmistir. zorunlu olar ak. Kitabin özet seklinde olan 1988 yilindaki ilk baskisinda. acil ihtiyaç oldugu gerekçesiyle.2002 Prof. iyi bir Dinler Tarihçi olan meslektasim ve agabeyirn Prof. Türklerd en az bir kesimin halâ bu inanislari yasattigi belirlendigi için. okuyucuyu bilgilendirme ye yöneliktir. Son kisimlarda sinkretik dinî ha reketlere.e yapilmis. . Böylece üçüncü baski. Türkçe ve yabanci kaynaklarin verilmesine özen gösterilmistir. genel dipnotlar bölüm sonuna kaydirilmistir. Ilk iki bölümde din.sadece genel bilgil er verme yolu benimsenmistir. Ön Asya Dinlen (veya Ortadogu Dinleri). 22. Ayrica önceki baskilarda "Eski Türk Inançlari" ba sligiyla yer alan konuyu da. ilk baskidaki sözümüzü kismen de olsa yerine getirmek için kitabi yeniden gözden g eçirmis. agabeyim Prof. günümüzdeki gelismeler ve dokümanlar isiginda. baski hatalarini ve yanlis anlasilmalara yol açacak kisimlari düzeltmis. "din tarifi" basta olmak üze re kendime ait bazi yaklasimlarimi da yansitarak üçüncü baskiyi yayina hazirlamistim. yazar soyadinin alfabetik sirasina göre . misyonerlik faaliyetlerine ve karsilastirmalara yer verilmistir. Dr. Karsilastirilmali Dinler Tarihi için bir örnek olarak düsünülmüstür.geçirdigi elim bir trafik kazasi sonucu aramizdan ayrilmistir. b askida katkisi olan herkese tesekkür ediyorum. okuyucunun bildigi kabul edilerek. önceki baskilardan farkli bir duruma ge lmisti. Bunun için simdi varligini sürdüren bir dinin geçmisteki köklerine kisa bir temas disinda.

cografî n hareket edilerek bulunabilecektir. Insanlik tarihinde çok önemli bir yeri bulunan "din"in kelime ve terim anlamlarinin verilmesi. Insanlik tarihinde ne kadar gerilere gidilirse gid ilsin. Günay TÜMER-Prof. "Her sey. bu kitabin basimini g erçeklestiren Dr. ancak evrensel sayilmamaktadir.Dinleri bölümlere ayirmak gerçekten zordur. Bilgiler objektif olarak sunulmakla beraber yery er bazi degerlendirmelerden de kaçinilmamistir. yazar soyadinin alfabetik sirasina göre. Hattâ Viktor Kuzin {Victor Cousin). Buddizm. Buddizm'i a yri bir bölüm yapma disinda. Kitabimizda ele alinan dinlerin mezheplerine temas edilmisse de bu hususta fazla ayrintiya inilmemistir. Dr. Buddizm ile Yahudilik. ilkel kabîle dinlerini ilk maddeye almak su retiyle. [3] a. fakat siniflamada onlar gibi ilâhî menseli dinlere dahil edilm emektedir. Az dipnot verilerek metin çalismasiyla konu edinilen dinlerin tanitilmasi düsünülmüstür. Imam-Hat ip Meslek Liseleri için yazdigimiz "Dinler Tarihi" kitabindaki semayi. [4] . Hint dinleri. insanla beraber varolmakta ve öyle görünüyor ki insanla b eraber varolacak bir kurumdur. daha sonra yazakcaklarimizda da ayni semayi devam ettirecegimiz anlamina gelmez. Dr. Bibliyografya. dinle teskil olun du" diyerek "din"in konusunu ve alanini daha da genisietmetedir. insanla beraber varolmus. her bölümün sonunda verilmistir. Önasya (veya Ortadogu) Dinleri seklinde ya pilabilecegine isaret etmek isteriz. Eksikler mutlaka vardir. Ancak bu. En sonda yer verilen günümüzde yasayan dinleri bazi noktalardan karsilastirilmasi. bu kitabimizda da muhafaza ettik. din etrafinda. toplumu ayakta tutan temel esasla rin basinda "din"in geldigini ortaya koymaktadir. Bunun yaninda felsefe. Söylenenler yasayan dinlere göredir. Dinin Lügat ve Terim Anlami Dinin lügat ve terim anlamini Islâm ve diger dinlerdeki sekliyle ele alacagiz. Tarihî dinler isin içine girerse yine çözüm. Ancak bu bölümlemede Iran'dan Hindistan'a kendi cemaati ile göç etmis olan Parsîlik göze batacaktir. yapilan ilmî arastirmalardan anlasilmaktadir. a hlâk gibi bazi insan ilimlerinin kaynaginin da din oldugu kabul edilmektedir. Di pnotlar bölüm sonlarina konulmustur. tespit edilen semaya yerlestirilirken bu sikinti iyice hissedilir. Abdurrahman KÜÇÜK[2] I. Yahudilik ise ilâhî dindir. hukuk. Bununla beraber baska çare de yoktur . DIN VE TARIH KELIMELERININ INCELENMESI 1. Uzakdogu Dinleri. dinî inançlardan yoksun bir topluma rastlanmamaktadir. Prof. BÖLÜM DINLER TARIHINE GIRIS A. Bütün bunlar. Tarihî devrelerde oldugu kadar tarih öncesinde de insanoglunun bazi inançlara sahip olarak yasadigi. bunlarin kisa bir degerlendirilmesini de içine almaktadir. bu eksiklikleri telâfi etmek üzere ayrica dipnott u üç ciltlik genis bir Dinler Tarihi yazacaklarini hatirlatir. Burada ide al bir bölümlemenin cografî agirlikli olarak. Din Din. Bahattin ERGEZER'e ve emegi geçenlerin cümlesine tesekkür ederler. Yazarlar. Karsilastirmali Dinler Tarihi yönünde n malzemenin bir ölçüde sunulmasi kadar. din için. Islâm ve Hiristiyanlik gibi evrensel bir dindir. bu kavramin anlasilmasina yardim edecektir. Biz.

aa. Islâm'da Din

Arap dilindeki "din" kelimesinin kökü ile ilgili olarak çesitli görüsler ileri sürülmektedir. Bu kelimenin Arâmî-Ibranî bir kökten geldigi, Orta Iran'dan alindigi, Öz Arapça oldugu tarti silmakta, fakat kesin bir sonuca ulasilamamaktadir.

"Dâne-yedînu-dînen ve diyâneten" seklinde lügatlarda yer alan ve çogulu "edyân" olan bu kelim , su anlamlara gelmektedir: Ceza, mükâfat, hüküm, hesap, Itaat, boyunegme, ibâdet, âdet, hâl, "seriat", kanun, yol, mezhep, millet...

Bununla beraber borçlanma, ödünç alma anlamindaki "deyn" kelimesi de[5] "dâne-yedînu" kökünde elmektedir. Arap Dilinde "din" kökünden gelen kelimelerin ifade ettigi çesitli anlamlar asagidaki sekilde gruplandirilmakta ve örneklendirilmektedir:

"1- Ceza, mükâfat, hüküm, hesap: Bir Arap atasözünde "Kemâ tedînu tüdânu" (Ettigini bulursun; arsan onu görürsün) denilmektedir. Burada din kelimesi ceza, mükâfat, karsilik anlaminda k ullanilmaktadir. Fatiha Süresindeki "Mâliki yevmi'd-Dîn" (din gününün sahibi) Âyetinde de "di " kelimesi ceza, hesap anlamindadir. 2- Itaat, tâat, teslimiyet, hizmet, ibadet: Araplar arasinda itaat, b oyun egme anlaminda "Dintehum fedânu" (Onlara üstün geldin, onlar da itaat ettiler); h izmet anlaminda "Dinte'r recule" (Adama hizmet ettin) denilmektedir. Bakara Sure sinin 132. Âyeti'ndeki "Innallâhestafâ lekumu'd-Dine" (Allah sizin için din seçti) ifadesi nde "din" kelimesi; "seriat", tâat, boyun egme, ibadet anlamlarinda kullanilmistir. 3- Üstün gelme, hâkimiyet, zelil kilma, zorlama: Arap Dilinde "Dâne'n nâs" {Insanlar i itaate zorladi), "Dinte'l kavme" (Kavmi zelil kildin, köle edindin) gibi misalle rde "din"; itaate zorlama, zelil kilma anlamlarinda kullanilmistir. Nahl Sûresinin 52. Âyetinde "Ve lehû mâfi's-Semâvâti ve'l-ardi ve lehu'd-dînu vâsiben" (Göklerdekilerin ve dekiierin hepsi Allah'indir. Din, daima onundur) ifadesinde "din" kelimesi; hâkimiy et, itaat anlamindadir. Ayrica Arapça'da hâkim, kahhâr, idare eden, hesaba çeken, cezalandiran anlaminda "deyyân" k elimesi de kullanilmaktadir. (Lügatlarda bu kelimenin Allah'in ismi oldugu da kayd edilmektedir). Hz. Muhammed'e bir defasinda "Yâ seyyidin nâsi ve deyyâne'l-Arab" (Ey insanlarin efendisi ve arab'in hâkimi) seklinde hitap edilmistir.

4- Âdet, yol, kanun, "seriat", mîllet, mezhep: Araplar; "Mâzâle zâlike dînî ve deydenî " (Ben âdetim budur) demekle, din kelimesini "âdet" anlaminda kullanmis olmaktadir. Bir Ha diste, "Innehu Aleyhisselâm kâne alâ dîni kavmini" (Resûlüllah kavminin âdeti üzerinde idi) d lmektedir. Bu hadîsin "dîni kavmihi" ibaresinde geçen din kelimesiyle Hz. Ibrahim'den (a.s.) kalan tevhid, hac, nikâh, miras gibi hususlar yaninda, Hz. Muhammed'in (sas ) kavminin cömertlik, yigitlik gibi iyi örf ve âdetleri ifade edildigi, din ile kültür, örf ve âdetler arasinda ilgi bulundugu üzerinde durulmaktadir.

Yusuf Sûresinin 76. Âyetinde, "Mâ kâne liye'huze ehâhu fi dîni'l meliki" cümlesinde (Kralin d nine göre kardesini yaninda alikoymasi mümkün degildi), "din" kelimesi; "seriat", kanu n "yol" anlamindadir. En'am Sûresinin 161. Âyetinde, "Innenî hedânî rabbî ilâ siratin mus-tak n dînen kiyamen millete Ibrahîme hanîfen" (Bana gelince, Rab-bim, beni dogru bir yola iletti. Dogru dine, dosdogru bir tevhidçi olan Ibrahim'in milletine) ifadesinde "m illet"; din ve millet anlaminda kullanilmistir.

Kur'ân-i Kerim'de "din" kelimesinin geldigi kök ile ilgili kelimeler, yüzü askin âyette, y ukarida verilen dört grup anlami ifade ettikleri gibi, yer yer bu dört grup anlamin tamamini içinde bulunduran bir "nizam"i da belirtmektedir. Bu nizami belirtmek ve diger din kelimelerinden ayirmak üzere Kur'ân'da "dînu'l-hak" (hak din)[6], "Dinen kiy emen", "dînen kayyimen" (dosdogru din)[7], "dînullah" (Allah'in dini)[8] gibi deyiml er kullanilmaktadir. Bunun yaninda Kur'ân-i Kerîm'de "din" kelimesi, iki tarafi hedef alan anlamlari içinde bulundurmaktadir. Bu iki taraftan biri, Allah'a nisbetle, hâki m olma, itaati altina alma, hesaba çekme, cezalandirma; öteki de kula nisbetle,boyun egme, itaat etme, teslim olmadir. Bu iki taraf arasindaki münasebeti düzenleyen kan un, nizam, yol, dindir. Kur'ân-i Kerîm'de din terimi ile yüksek bir otoriteye boyun egme, o otoritenin emir ve yasaklarina uyma; bu emir ve yasaklara uygun yasadigi takdi rde mükâfat, aksi takdirde ceza görecegine inanma seklindeki bir hayat nizaminin kaste dildigi anlasilmaktadir.[9]

ab- Diger Dinlerde ve Dillerde Din Her toplumda "din" kavramini ifade etmek üzere ayri bir kelime kullanilmaktadir. Din kelimesi tarihî derinlik içinde Avesta'da "daena"; Pehlevî dilinde (Eski Farsça'da) " den", sonraki Farsça'da "din" gibi kelimelerle ifade edilmekte; yol, mezhep, âyin, üslûp , tarz gibi anlamlara gelmektedir. Bugün din kavrami, sadece "din" kelimesi ile kar silanmaktadir. Ibranîce'de önceleri ibadet, kurban ve dua islerini nitelendirmek üzere kullanilan "ab odath elohim" deyimi, ayni zamanda "din" kavramini da ifade etmekte idi. Din kavr amini belirtmek üzere, arasira psikolojik terimler olan "yir'ah" (korku, hasyet), " emanath" (iman) gibi kelimeler kullanilmistir. Ancak Kutsal Kitap sonrasi literatürün de "dath" kelimesi din için umûmî terim olmustur. Bu kelimenin Farsça "dâd"dan alindigi, E zra ve Ester kitaplarinda hüküm, emir, kanun anlaminda kullanildigi ileri sürülmektedir. Eski Yunanca'da din, korku ile karisik saygi anlamina gelen "thrioheya" kelimesi yle ifade edilmekte idi (bu kelime, örf, âdet anlamina gelir). Sözlüklerde, Türkçe'de kullanilan "din" kelimesinin Arapça'dan geldigi kaydedilmektedir. I slâm'dan önce Türklerin, din kavramini ifade etmek üzere, çesitli dönemlerde, "drm", "darm", "nom", "den" gibi kelimeler kullandiklari kaynaklarda yer almaktadir. Bunlardan "drm", "darm" din, akide anlaminda Sanskritçe "dharma"dan (Pali dilinde dhamma); " nom", din, inanç, kanun anlaminda, Sogdca'dan geçtigi anlasilmaktadir. Ancak tarihî de vreleri içinde Türk boylan ve devletlerinde din kavramini ifade etmek üzere hangi kelim elerin kullanildigini belirlemek güçtür. Bununla beraber Uygur Türkleri arasinda din ve m ezhebi ifade etmek üzere "din" kelimesinin kullanildigi görülmektedir. Arapça'daki "din" kelimesinin kaynagi olarak Orta Iran gösterilmektedir. Kisacasi Arapça, eski Iran ve eski Türkçe'deki din kelimesinin esas kaynagi konusunda kesin bir sonuca ulasilamamistir. Bati âlemi, felsefî, ilmî bazi hususlarda, Rönesans'tan sonra eski Yunan'dan etkilenmesi ne ragmen, "din" deyimini, eski Yunan'dan da, Hiristiyanligin içinden çiktigi Yahudi likten de almamis, eski putperest Roma'dan almistir. Latince'de din deyimi için büyük saygi, itina, titizlik gösterilen, ta'zim edilen sey anlaminda "religio" kelimesi kullanilmakta idi. Bu kelimenin bir seyi vazife edinmek, tekrar tekrar okumak, y apmak, ihmal etmemek, anlamina gelen ve uluhiyete karsi vazifesini titizlikle yeri ne getirmeyi ifade eden "re-legere" den veya baglamak anlamina gelen ve insanla Tanri arasindaki bagi ifade eden "re-ligare" den çiktigi ileri sürülmüstür. Bunun yaninda

simdi Bati dillerinde kulanilan "religion" kelimesinde, belirtilen her iki anlami n bulundugu da savunulmustur.

Hinduizm'in kutsal dili olan Sanskritçe'de din anlaminda "dhr" kökünden gelen "dharma" kelimesi kullanilmaktadir. Kelime, Sans-kritçe'den gelismis, Buddizmin kutsal dil i olan, Pali dilinde doktrin anlaminda "dhamma" seklindedir. Bu kelime, din, hak ikat, kanun, yol görev nizam, dogruluk, fazilet gibi anlamlan da içinde bulundurmakta dir. Dharma, insanlarin nasil davranacaklarini tespit eden "Disiplin"! belirtmek tedir. Bunda, dinî ve ahlâkî düzen sözkonusu oldugu kadar Kozmik düzen de sözkonusudur. Bu te im, Hinduizm'de oldugu kadar, Buddizm ve Caynizm'de de "Ebedî Kanun"u ifade etmek için kullanilir.[10]

b- Dinin Tarifi Asagida Dinler Tarihi arastiricilarinin üzerinde tartistiklari din tarifleri ele al inacak ve daha sonra Islâm'daki din tarifine yer verilecektir. [11]

ba. Dinler Tarihi Arastiricilarina Göre Din Dinin yüzlerce tarifi vardir. Din tarifleri, bir kitap dolduracak kadar çoktur. Çesitl i bilim dallarindan bilginler, kendilerine göre bir din tarifi yapmislardir. Bu ta riflerin hiçbiri üzerinde bir birlik saglanamamistir. Din, Çok çesitli yönleri olan bir ol gudur. Bu sebeple her bilgin, tarifini, onun bir yönüne agirlik vererek yapmistir. Böylece çok çesitli tarifler ortaya çikmistir. Asagida bu tariflerden birkaç tanesi misal olarak verilecektir: "Din, insanin kutsal saydigi seylerle olan iliskisidir." Rudolf Otto "Din, ruhî varliklara inançtir." E.B. Taylir (Tylor) "Din, insanin sonsuzu kavramasini saglayan, akil ve mantiga tabi olmayan zihnî bir meleke veya yetenektir." Maks (Max) Müller "Din, mutlak itaat duygusundan ibarettir." Slayirmaher (Schleiermacher) "Din, melekelerimizin serbest olarak kullanilmasini engelleyen yasaklar bütünüdür." Salmon Reynah (S. Reinach) "Din, bir inançlar, davranislar ve sosyal hayatin muayyen sartlarina göre olustur ulmus kurumlar sistemidir". W. Tilok (VVitold Tyloch) "Din, dua, kurban ve inançla kendini gösteren bir arzudur. "

Föyerbah (Feuerbach) "Din, en yüksek içtimaî degerlerin suurudur." Edvird S, Amis (Advvard S. Ames) "Din, daima hayat sahibi bir Tanri'ya, yani bir Ilahî Suur ve Irade'nin kâinati yönett igine ve insanlikla alâkali ahlâki münasebetleri elinde tuttuguna inanistir." Ceymis Martinö (J. Martineau) "Din, bir cemaatin meydana gelmesini saglayan âyin ve inançlar sistemidir." E. Durkheim

Bu tariflerde din; kutsal kavrami, inanç, zihnî meleke, mutlak itaat duygusu, arzu, içtimaî degerler suuru ve Tanri fikri gibi hususlara agirlik verilerek açiklanmak iste nmistir. Bu sekilde "din'in bir yönüne agirlik verilerek yapilan tarifler, herkesin üz erinde birlestigi bir tarif olmamaktadir. Bu tariflerdeki ayrilik; bir yandan din probleminin karisikligindan; öte yandan, bu tarifleri ortaya atan kimselerin sübjek tif görüs, duyus ve sahip olduklari dünya görüsleriyle, yasadiklari ortamin umûmî havasindan aynaklanmaktadir. Dinin gerçege yakin bir tarifi, yani bütün dinleri içine alacak bir ta rifi, ancak din teriminin sinirlari belirlendikten sonra yapilabilmektedir. Bunda n dolayi Din Bilimleri açisindan bir seyi "din" yapan hususlar söyle siralanmaktadir : 1. Insanüstü yüce varliklara inanç (Tanri-tanrilar, melekler, cinler vb.), 2. Kutsal o lanla olmayani belirleyen hususlar, 3. Ibadet, dinî âyin ve törenler, 4. Ilâhi bir kaynag a dayandirilan kutsal kitaplar-metinler, sifahî gelenekler, ahlâkî kanunnameler, 5. Ta biatüstü, insanüstü kutsal varliklarla ilgili dinî duygular (korku, sir, güven, günahkârlik, nma, baglilik, tevbe vb.), 6. Insanüstü ile irtibat (vahiy, ilham, peygamber, dua, n iyaz vb.), 7. Bir âlem ve insan görüsü, hayat ve ölüm ötesi inanci, 8. Hayat nizami, 9. Cemaa , 10. Orjinal bir muhteva tasimasi, taklit olmamasi.11. Siyasî gayelerle veya çikar hesaplariyle kurulmus olmamasi, saf ve temiz bir yapiya sahip bulunmasi... Yukaridaki hususlari özetleyecek olursak, geneflikle bir dinde su elemanlar yerali r: Tanri kavrami, inanç, ibadet, ahlâk, kutsal kitap, vahiy-ilham, peygamber-kurucu ve cemaat. Bu elemanlari gözönünde tutarak Dinler Tarihi açisindan dini söyle tarif edebil iriz: "Din, bir cemaatin sahip oldugu, kutsal kitap, peygamber veya kurucu, Tanri kavramini da genellikle içinde bulunduran, inanç sistemi ve bu sisteme bagli olarak yaptigi ibadet, yerine getirmeye çalistigi ahlâkî kurallar bütünüdür." Genel olarak da "din"i söyle tarif etmek mümkündür: Inanis ve davranis sekilleriyle, ins anlararasi iliskileri düzenleyen ve insanlarin iyi isler yapmasini, baris ve huzur içinde, birarada yasamasini saglayan genel kurallar bütünüdür. [12]

bb- Islâm Bilginlerine Göre Din Islâm bilginleri, dinin çesitli tariflerini yapmislarsa da bu tariflerin birbirine çok yakin oldugu dikkati çekmektedir. Bunlardan birkaç misal verecegiz.

Seyyid Serif Cürcânî (ö. 816/1413), "Ta'rîfât" baslikli eserinde dini söyle tarif etmektedir: "Din, akil sahiplerini Peygamberin bildirdigi seyleri kabule çagiran ilâhî bir kanundu r".[13]

Bu tarife biraz daha açiklik getiren bir baska tarif de su sekildedir: "Din, akil sahibi insanlari, kendi irade ve arzulariyla bizzat onlar için hayirli olan seylere sevk eden ilâhî bir kanundur. Yani o , Yüce Allah'in, zatî hayra, ebedî saadete ulasmak üz re kullarina vaz'ettigi hükümlerdir".[14]

Ayri bir din tarifi de söyledir: "Din, akil sahiplerini kendi iradeleriyle halde sa lâha, âhirette felaha sevkeder"[15] (Taha-nevî). Bu son tarif, dindar kimsenin dünya ve âhirette mesut olacagini anlatmak Istemektedi r. Yukarida verilen bu üç tarif, asagi yukari, ayni muhtevayi içinde bulundurmaktadir. Bu tariflerin isiginda, Islam'a göre din; akil sahibi suurlu insanlari, kendi ira de ve arzulariyla hayirli olan seylere sevkeden ilâhî bir kanundur. Din, peygamberler in vahiy ve ilhama dayanarak teblig ettikleri seylerin bütünüdür. Din, insanlarin kemâle e rismek üzere takip edebilecekleri en dogru yoldur. Dini ancak Allah koyar. Hiçbir in san, hattâ peygamberler bile ilâhî dini meydana getiremez. Peygamberlerin görevi sadece tebligdir.[16] Din, ancak insanlar içindir. Dinden onlar fayda göreceklerdir. Çünkü din, a kli basinda olan insanlara iyi ve kötüyü ögretecek; onlari iradeleriyle iyi seyleri yapma ya, kötülüklerden kaçinmaya yöneltecektir. Gazzâlî de "din" i kul ile rabbi arasindaki muamele olarak tarif etmektedir.[17] Asrimizdaki Islâm bilginlerince de dinin tarifi yapilmistir. Bunlardan biri söyledir: "Din, iman ve amel mevzuu olarak akil ve ihtiyara teklif olunacak hak ve hayir k anunlarinin hey'et-i mecmuasidir ki millet ve seriat dahi tabir edilir."[18]

2- Tarih Tarih, Arapça bir kelime olmakla beraber, ortak Sami "v-r-h" kökünden gelmektedir. Bun a göre tarih, "ay"in tarifi demektir. Bu terim; bir taraftan, "bir hadisenin, tari hî olayin vadesinin tayin ve tesbitini"; diger taraftan da, "bu olayin olus anini, zaman devresini, kronolojisini" ifade etmektedir. Dolayisiyla bir olayin gününü, ayin i ve yilini bildirmek de "tarih" kelimesi iie ifade edilmektedir. Kelime anlami disinda "tarih", bir ilim dalinin da adidir. Buna göre tarih; toplum lari, milletleri etkileyen olaylari zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar ar asindaki sebep-sonuç iliskilerini gösteren bir bilim dalidir. Geçmisi gerçekte oldugu gi bi anlatmaya çalisan bu bilim dali, insanlarin yasayis ve medeniyetlerini de konu e dinmektedir. Bunun yaninda tarih, millî suurun ve millî duygunun ana mayasi; millî bir ligin de temel harcidir. Bir bilim dali olarak tarihi nitelendiren çesitli tarifler vardir. G. Monod, tarih i "Insan eylem ve düsüncelerinin birbirini takip etmesi, gelismesi ve bir zincir olu sturmasi bakimindan ortaya çikan olaylar bütünü" seklinde tarif etmektedir. E. Beru-haym' in (Beruheim) ise, oldukça uzun bir anlatim içinde, "Tarih"! söyle tarif etmektedir: " Tarih Ilmi, insanlarin zaman ve mekân çerçevesinde husule getirdikleri gelismeleri-bun larin içtimaî bir bünyenin fertleri ve topluluklari sifatiyla yaptiklari eylemlerinde, bu içtimaî hayatta söz konusu ayri durumlardaki rol ve önemlerini tayin ve tesbit eden psikofizik etkenlerin meydana getirdigi sebep sonuç iliskileri Çerçevesinde-sonuçlari i tibariyle inceler ve nitelendirir." Tek basina bir gelisme gösteren hiçbir bilim dali yoktur, f-ler bilim dalinin digerl eri ile çesitli yönlerden iliskisi vardir. Tarihin arkeoloji, cografya, sosyoloji, f elsefe, hukuk, iktisat gibi bilim dallariyla iliskileri vardir. Tarihin felsefe ile iliskisinden tarih felsefesi dogdugu gibi, felsefenin de bir tarihi vardir (F elsefe Tarihi). Hukuk, tip, iktisat gibi alanlarin tarihi söz konusu oldugu gibi ( Hukuk Tarihi, Tip Tarihi, iktisat Tarihi), dinin, dinlerin de bir tarihi vardir. Bir bilim dali olarak bu alan, Dinler Tarihi seklinde adlandirilmistir.[19]

B- DINLER TARIHININ TARIFI

Dinler Tarihi, dinleri yer ve zaman göstererek inceler. Bu incelemeleri yaparken za man zaman karsilastirmalara da yer verir. Bazi bilginler dinleri tarihî seyirleri içi nde olduklari gibi anlatmayi uygun bulurken, bazilari da karsilastirma yapmayi ge rekli görürler. Her iki görüsün savunuculari da Dinler Tarihinin tarifinde bu hususlari gözön e bulundurur. Bundan dolayi Dinler Tarihinin tarifi, tarihî ve karsilastirmali incel emelere göre iki sekilde yapilabilir. Tarihî incelemelere göre Dinler Tarihi; tarih ve filoloji metod-larint kullanarak di nleri dogus ve gelismesinden inanç, ibadet, ahlâk vb. konularina kadar, tarihî seyir içi nde inceleyen bir disiplindir. Karsilastirmali incelemelere göre Dinler Tarihi; dinl erin diger dinlerle olan münasebetlerini benzer, farkli ve ortak hususlarini karsi lastirmali olarak ele alan bir bilim dalidir.

"Dinler Tarihi" deyimi, çogul kullanilisiyle ("dinler" seklinde) her dinin ayri ta rihî bir vakia olarak ele alinmasi keyfiyetini ifade eder. "Din Tarihî", tarihî devaml iligi içinde, "din"in mahiyeti ve hakîkatini incelemek anlamina gelir. Dinler Tarihi, bazi bilginler tarafindan titizlikle Din Mukayesesi ve Din Fenomenolojisinden a yri tutulur. Bununla beraber pratikte tarihî bir dinin bu zikredilen iki disipline bir ölçüde basvurulmaksizin incelenmesi zordur. Dinler Tarihi, büyük önemi bulunan bir bili dalidir. Çünkü herhangi bir dinin tarihî verileri, bir degerlendirmeye girisilmeden önce, uygun bir sekilde belirlenmeli ve arastirilmalidir. Bu da ancak Dinler Tarihi y ardimiyle mümkün olur.[20]

C- DINLER TARIHININ KONUSU

Dinler Tarihinin konusu, tarih sahnesinde görülmüs bütün dinlerdir. Günümüzde yasamakta olan er bulundugu gibi, bugün mensubu kalmamis dinler de vardir. Her iki din çesidi de Dinler Tarihinin konusudur. Dinler Tarihi, hak, bâtil ayrimi göz etmeksizin, hem ilâhî dinleri, hem de digerlerini inçeler. Tek tek dinlerin prensipler ini, onlarin çikis ve gelismelerini konu edinir. Kisaca ifade etmek gerekirse Dinler Tarihi, bugüne kadar gelmis veya gelmemis olsu n, insanlik alemindeki bütün dinleri inceler, Icabinda karsilastirir. Dinler, çesitli sekillerde siniflandirilmaktadir. Ancak bütün bilgin-lerce kabul edile n bir din tarifi olmadigi gibi, kesin bir siniflandirma da yoktur. Yoakim Vah (Joachim Wach), dinleri "kurucusu olan dinler", "geleneksel dinler"; Güs tav Mensing (Gustave Mensching) ise "millî dinler", "evrensel dinler" seklinde ikiy e ayirir. A. Simmel (Annemarie Schimmel) de dinleri; "ilkel kabile dinleri", "mi llî dinler", "evrensel dinler" diye üçe ayirir.[21] Dinlerle ilgili bir baska tasnif d e söyle yapilmaktadir: 1- Sakramental (dinî âyin ve törene dayanan) din, 2- Profetik (Peygambere dayanan) din, 3- Mistik (tasavvufî) din.

Dinler, "ensâbî" ve "eskâlî" olarak da; çikis yerlerini esas alan cografî durumlarina göre de siniflandirilmaktadir. Bunlarin disinda da çesitli tasnifler yapilmistir.[22] Islâm bilginleri, dinleri "hak dinler", "bâtil dinler" veya vahye dayanan ilâhî dinler, vahye dayanmayan tabiî dinler seklinde ikiye ayirmaktadir. Ibn Hazim (Ö.456/1064) ve Sehristânî (Ö.548/1183) gibi Müslüman Dinler Tarihçileri, hak dinler karsiliginda "milel",

evrimci lik ve diger tezlerin ilk heyecaninin geçmesi ve karsi tezlerin ortaya atilmasiyla . Bu bi lim dali. Böylece evrimcilik cereyani moda ha line gelmis. Bu fenomenlerin belirlenmesi. deger yargilariyla ugrasmaz. dinin ilmî ve tenkidî bir sekilde incelenmesinin gerektigini ortaya koymustur. bu. Dinler Tarihinin tarih. olaylari. Fenomenolojik me-todla belirlenen "fenomen"ler.bâtil dinler karsiliginda ise "nihai" deyimini kullanmislardir. Çesitli dinlerin ibadet ve ây inlerini. ortak noktalari bulm .DINLER TARIHININ DIGER BILIM DALLARIYLA ILGISI Modern bilginler. zaman. Kilise. yukarida adi verilen diger bilim dallari için d e tekrarlanmistir. dinî olgulari. görünen seydir. Kiliseye karsi gerçeklestirilen reform sayesinde serbest arastirma imkânlari dogmustu. Daha sonra "Din Bilimleri" basligi altinda toplanacak bu bilim dallari. Kelâm gibi bilim dallarindan ayrilir. Dinler Tarihi ile ayni Din Bilimleri çatisi altinda bulunan diger bilim dallari üzer inde de kisaca durmakta fayda vardir. temasa geldigi toplumlarin. herhangi bir dinin savu nmasini üzerine alan teoloji (ilahiyat). Dinler Ta rihi. Din Fenomenolojisi. sosyo loji ve filolojinin metotlarindan da faydalanmakla beraber. aslinda bir dine mensup olsalar da. dinleri. Bundan dolayi Dinler Tarihi alaninda ça lisan bilginler. ileride üzerinde durulacagi gibi. Din Sosyolojisi. din ile ilgili bilim dallarini bir ana böl um altinda biraraya getirmislerdir. Fenomeno-loji. olmasalar da.[24] E. Çünkü genelde Din Bilimleri. olduklari gibi ele alir. Bu bilim dallarinda zamanla yapilan çalismalar gelismis ve din probleminin çesitli veçhelerini aydinlatmaya dayanan bu bilim dallarinin arasindaki yakinlik göz önünde tutularak. disa akseden yönlerini sistematik olarak inceleyen bilim dali da Din Feno-menolojisidir. oldugu gibi. Bu i lmî ve tenkidî arastirmalari yürütebilmek için üniversitelerin bünyesinde Dinler Tarihi kürsü arastirma enstitüleri kurulmus. Dinin kaynagi konusundaki bu tartismalar. kendine has bir "nite lendirici" (deskriptif) metodu vardir. Hiristiyanlik disindaki dinlerle ilgilen ilmesine izin vermiyordu. diger din bilimleriyle paylastigi bu "nitelendirici" metodu ile Dinler Tarihi. Din Fenomenolojisi: Fenomen. karsilastirm a metodu ile karsilastirabilir. Dinler Tarihi'nde. nitelendirici metot yaninda. Din Felsefesi hariç. bu etkilerle dinin kaynagi hakkinda tezler ileri sürülmüs ve tartismalar baslamisti. ilke l kabilelerin dinlerini incelemeye baslamis. Dinin görünen. karsilastirma metoduna da basvuru lur. kutsal yer. görünen yönleriyle konu edinir. Sömürgecilik sonucu Bati.[23] D. Dinlerde çesitli fenomenler bulunur. tarihî gelismesini dikk ate almaksizin. ilmî arastirmala rda tarafsiz davranmak zorundadir. esya ve sahsiyetlerini inceler. bunlar Din Bilimleri basligi ile bir çati altinda toplanm istir. bilimleri siniflandirirken. Ortaçag'da Kilise tek otorite idi. ayrintilariyla tan itir ve nitelendirir. görünen seyin sistematik ola rak tartisilmasidir. fenomenoloj ik metoda baglidir.DINLER TARIHININ METODU Her bilim dalinin kendine mahsus bir metodu vardir. Din Fenomenolojisi. kuralkoyucu (normatif) degildir. Din Psikolojisi ve bazi bilginlere göre Din Felsefesinden olusur.

Tanri inancina felsefî bir temel bulmaya çalisir. Dolay o. Böylece dinî prensipleri. Din Sosyolojisi: Din-toplum münasebetlerini. Tabiî ve dinde n dogan gruplari incelerken.aya çalisir. Yine dinî gruplardan olan "cemaat". testlerden. Ruh-beden iliskisi Ile çevre-kültür etkilerinin bütünlügü içinde ele alinan dinî inanç. tarih boyunc a özel ve müsahedeye dayanan din ve toplum arastirmalarini. diger din bilimleriy le bazi noktalarda birlesmesine ragmen. Bununla beraber dinde görünmeyen seyler de bulunur. büyük dinî sahsiyetlerin iç hayatlarini ele alarak onlarin ruhî halleriyle ugrasir. ihtida ve inkâr olaylarini. Din Bilimlerinin genel verilerinden ve toplum bilim lerinden yararlanir. O halde Din Sosyoloji sinin konusu. dinî yetenekten ba slayarak. Bu bilim dali. bu iki aya k üzerinde köprü kurmaya çalisir. Din Psikolojisi gibi konusu "din" olan Din Felse fesi. dinin teorik. bir bilim dali olarak. tezahürleri ortaya çiktiginda inceleme konu su olur. Din Fenomenolojisi. ferdin dinî tecrübesini ve tecrübenin çesitli tezahürlerini açiklamaya çalisir. Din Sosyolojisi. Kisinin dinî d uygu. O. gözlemlerden faydalanir. Din Psikolojisi her seyden önce. Diger . Diger bir anlatimla bu bilim dali. toplumun ana sekilleri ve dinin dis belirtileri ile sosyolojik süreçler . bunlarin yapi ve kanunlaridir. materyelini Dinler Tarihi'nden alir. m illet. davranislara etkilerini konu edinir. bunlarin ne ölçüde tutarli ve basarili olduklari üzerinde durur. sosyal dinî kurumlan. Bunun yaninda. bütün dinlerin aslinin ve gayesinin bir oldugunu isbat etmeye çalisir. d inî fenomen ve gelismeleri karsilastirir. düsünce ve yasayisi Din psikolojisi'nin konusudur. dinî rumuzlarda gizli olan manayi ortaya çikarmaya ve mecazî sözlerin kutsal anlamini çözmeye ugrasir. dinin sosyal hayattaki t ezahürlerini konu edinir. Bu gaye ile onlar. tarikat ve gizli c emiyetler de Din Sosyolo-jisi'nin konulari arasindadir. genel psikolojinin bütün metodlarindan faydalanarak kendi alanina gi ren konulari inceler. insan tiplerini dikkatlice inceleyip özel tipolojiler tesbit eder. Din Psikolojisi: Bu bilim dali. çesi tli dinî cemaatlerin toplumla olan münasebetlerini konu edinir. Din Felsefesi: Din Sosyolojisi. Yani Din Psikolojisi dinin psikolojik yönünü. Bunlar da bir zemine y erlesip kendilerini hissettirdiklerinde. dinin insan ruhundaki temel özelliklerini. dinî duygunun ve bu duygunun tezahürlerinin hemen hemen bütün dünyada birbirine benzedigine isaret eder. modern psikolojiye paralel olarak gelismis ve on un bir dali haline gelmistir. bu materyelini tarihî olmaktan ziyade sistematik bir açidan degerlendirir. Bu sebep-!e. Bu bilim dali. bu münasebetlerden dogan olaylari ve dinî gruplari inceler. mezhep. insana ait dinî hayat in çesitli yönlerini psikolojik açidan inceler. fert dünyasinda çesitli gelismeler gösterir. dindarligin fert ruhundaki gelisim seyrinin arastirilmasinda genel psikolojideki temel prensiplerden. Ancak o. Din Felsefesi'ni diger din bilimlerinden ayiran. anketlerden. Din Fenomenolojisi. dinî hükümlerin mantigini ortaya koymaktir. aileye karsi tutumunu. din alaninda meydana gelen sosyolojik olaylari. fertte din duygusunun nas il dogup gelistigini. Din Psikolojisi. Din Sosyolojisi. "din"i felsefî açidan inceler. Bu inceleme sirasinda aklî ve tarafsiz bir yol tu tar. verilerden hareket eder. ayrildigi yönler de vardir. dinin devlet. pratik ve sosyolojik anlatimlarini incelerken Din Psikolojisi ve Karsilastirmali Dinler Tarihi ile konusunu paylasir. bir yandan toplum. dinden dogan ruhî gerginlikleri ve süpheleri inceler. Bundan dolayi Din Felsefesi alaninda çalisanlarin gayesi dinin hak veya batil oldugu meselesiyle ugrasmak degil. Din Psikolojisi. Din Fenomenolojisi. Dolayisiyle bu bilim dali. ondaki hüküm verme özelligidir. öte yandan din bilimlerine dayanir. en bas ta Allah'in varligi ile ilgili delillerin tenkit ve tahlilini yapar.

din-siyaset. dinî suur gibi hususl ar da bu bilim dalinin ugrastigi meseleler arasindadir. Ayrica Mitoloji. Arke oloji. gerek geçmis teki dinler ve gerekle yasayan dinlerin tarihî gelismesi bakimindan Dinler Tarihin e malzeme verir. Türkiye'de Dinler Tarihine. âlemin gayesi. dinî münasebetler içindedir. Bunlarin basinda tarih gelir. nitelendirici metoda dayanarak dini meseleleri açiklamaya çalisirken . Ayrica ilim-iman. dini konu edinen bilim d allarinin vardiklari sonuçlan ve bu sonuçlara varmak için onlarin kullandiklari metodlar i hakkinda da hüküm verir. seyahat . Bunun yaninda dinlerarasi rekabet.edebiyat). yer ve zaman göstererek geçmisteki olaylari ele alan bir bilim dali olmasi itibariyle. dinî i arin bilinmesine ve ona göre davranilmasina baglidir. Dinî metinlerin degerlendirilmesi dile baglidir.DINLER TARIHININ ÖNEMI. Folklor ve benzeri bilim dallarindan da Dinler Tarihi arast irmalarinda faydalanilir. sifatlari. yeniden dirilme. Tarih. peygamberlik ve vahiy gibi genis ölçüde metafizik bir karakter tasiyan meseleler yeralir. siyâsî. özellikle baska dinlerden bahsedil mesine olumsuz yaklasim dikkati çekmektedir. kültür askerî. yaratma. din-dil. iktisadî. Dinler Tarihinin bu belirtilenler ile yakin ilgisi disinda. Bundan dolayidir ki Sehristanî. Halbuki Dinler Tarihi ve Karsilasti rmali çalismalar hem faydali hem de Islâm'a uygundur. bütün d inler ve din mensuplari için geçerlidir. Hattâ Din Felsefesi. insanin dinî hakîkatlarla alâkasini konu edinir. Dinler Tarihi sayesinde. çesitli dînleri en dogru biçimde ögreten bir bilim dalidir. kendi mensup oldugu dine bagli olmasini ve ona önem vermesini normal sa ymak lazimdir. Etnoloji. Bu. Sanat Tarihi. hem de diger dinlen daha iyi ögr enmeye itmistir.[26] Islam Dünyasinda ve Müslümanlar arasinda Dinler Tarihi ve Karsilastirmali çalismalara ka rsi menfi bir tavir oldugu anlasilmaktadir.[25] F. diger dinleri iyi bilmeye bagli oldugu unutu lmamasi gereken bir husustur. bir yandan birbiriyle yakin ticari. dinin mâhiyetini. Dinler Tarihi kültürüne de Ihtiyaci vardir Dinler Tarihi. Bunu kavrayan ebu Hasan Ali el . dinî tecrübe. Bütün bunlar sonucunda diger inançlar ve hattâ geçmisteki ins anlarin inançlari da merak konusu olmustur. en dogru ve vazgeçilmez din saymaktadir. LÜZUMU VE GELISMESI 1. bir aydin 'Çin kaçinilmaz vazife haline gelmistir. Bir kimsenin baska bir dini karalama ve kötüleme yoluna gitmeden. Her din mensubu. "el Milel ve'n-Nihal" adli eserini yazmasinin sebebini". Aksi takdirde basariya ulasmak mümkün degildir. Günümüzde insanlar ve toplumlar. çesitli sebeplerle diger dinleri ögrenmek. okuyanlara ibret. Öte yandan basin-yayin. Allah-âlem il iskisi. destek aldigi birtak im bilim dallari daha vardir. Din Felsefesi. kavramaya ve diger dinler karsisinda savunmaya önem vemekte. sportif faaliyetler gibi vasitalarla insanlarin birbirleri hakkinda bilgi edin me yol ve imkânlari artmistir. mensup oldugu dini. Bu münasebetlerin saglikli bir sekilde yürümesi. Din-Ier Tarihinin de stek aldigi diger bir bilim dali da Filolojidir. Bir dini savunmak. oniarin vardiklari sonuçlardan genis ölçüde yararlanir ve bu sonuçlarin i sigi altinda bir takim hükümlere ulasir. daha iy i anlamaya.Dinler Tarihinin Önemi ve Lüzumu Günümüzde. mis yoner faaliyetleri. bundan ibret alanlara da bir isik olsun diye bir özette topladim" ifadesinde ortaya koymaktadir. Günümüzde de bazi kesimlerde ayni menfi ta vira rastlanmaktadir. dîn olgusu karsilastirilmali olarak daha iyi anlasilabilir. d in-kültür (din-sanat. Bu bakimdan.din bilimleri. Bu bil im dalinin ele aldigi konularin basinda Allah'in varligi. ilim-din. Din Felsefesi. Çünkü her aydinin genel kültürü içinde. insanlari hem kendi dinlerini.

mukayese yapmadikça.Dinler Tarihinin Gelismesi Insanlar baskalarinin inançlarini merak eder.Kur'an-i Kerîm'in. 4. Müslüman. her kavme uyarici gönderildigini ve onlarin "Islâm çizgizi" üzerinde bulunduklarini bildirmesi seklindeki bilgilerin izah edilebilmesi ve degerlendirilebilmesi. Bundan dol ayi hiçbir Müslüman.Ö. 5. ayrica Hz. Müslümanlarin.Islâm'in yayilmasi sonucu Müslümanlarin hâkimiyetleri altinda bulundurduklari veya ko msu olduklari topluluklarin inançlarini ögrenme ihtiyacinin dogmasi. Süleymaniye Camiî Vakfiyesi'nde.[29] 2. dört asir önce bile Dinler Tarihi'nin öneminin kavrandiginin delilidir. Dinler Tarihi alaninda ilk ve önemli çalismalari yapanlarin Müslüman bilginler oldugu görülmekte ve dikkati çekmektedir.Müslüman olanlar arasinda eski inançlarini devam ettirenlerin bulunmasi sebebiyle bu inançlarin kaynaklarinin Islâm öncesine dayandiginin gösterilebilmesi. Islâm'in ve bu ebedî ve kâmil din ah'in kendisine verdigi nimetin degerini bilemez.V.Diger din ve mezheplerin Islâm inanç esaslarini bozmak yolundaki faaliyetleri kars isinda Islâm'in savunulabilmesi. Ancak diger dinlerden söz eden yazarlar. Müslüman bilginler ve Müslümanlar. Onlarin diger dinlerle ilgilenme sebeplerini söyle siralamak mümkündür: 1. 6. Bu merak Ortaçag Avr upasinda da vardi.Islâm'i diger din ve inanç sahibi milletler arasinda yayabilmek "Çin onlarin sa hip olduklari dinlerin ögrenilmesi ve Islâm'in üstünlüklerinin ortaya konulabilm esi. Süleymaniye Camii imaminda aranacak vasifla r arasina. özet olarak. Muham-med'in geleceginin yazil i oldugunu haber vermesi dolayisiyle. "Islâm'in yüce gerçegini ortaya koyabilmesi için mukayeseli dinler ve dinler t arihini bilecektir" sartini da koydugu belirtilmektedir. Ömer'in "Islâm'in içinde büyüyüp de Cahi-liye Dönemi'ni bilmeyen bi imse Islâm'i merhale merhale bozabilir" dediginin rivayet edildigini de kaydetmekt edir. bu konuda. Dinler Tarihi'ne menfi bak-mamalidir. diger din ve Inançlarin yanlis ve eksik noktalarin in ortaya konulabilmesi. Kur'ân-i Kerim'i örnek almislardi Kur'an-i Kerim'de diger dinler hakkinda bilgi verilmektedir. bunun önemini söyle belirtmektedir: "Mukayeseli çalismaya o lan ihtiyaç büyüktür.Islâmî müsamahanin gösterilebilmesi ve anlatilabilmesi. 2.Hasan en Nedvî. hem bunun tetkiki hem de bu hususa diger d in mensuplarinin dikkatinin çekilmesi.[28] Bu. ar astirma yaptigi milletlerin dinleri hakkinda bilgi vermistir.Kur'ân'in kendisinden öncekileri tasdik etmesi. 7. Çünkü Müslüman. Yüzyil). Islâm'in ibadet ve inanç esa slarini diger dindekiler-le mukayese etmedikçe. Çünkü onlar. Bunlardan Heredot (M. arastirip ögrenmek ister. Bunun için bütün dinlen oldugu gibi vermeye çalisan Dinler Tarihi'nin ve Karsilastirmali Dinler Tarihi'nin önemi ve lüzum u ortadadir. Islâm'a olan sükür ve övgüyü hakkiyla takdir demez". Bu ölçüsüz gidise son veren Müslüman ya . diger ilâhî kutsal kitaplarda Hz. Kur'ân-i Kerim'de zikredilen diger dinlerle ilgili bilgileri hakkiyla anlayip dege rlendirmeleri de yine ancak Dinler Tarihi sayesinde mümkün olabilmektedir. Hiristiyanlar kapilmas in diye o dinleri kötüleme yolunu tercih ediyorlardi. Bu bilgiyi i lk defa eski Yunan ve Roma yazarlarinda görüyoruz. Nedvî. Dinler Tsrihi'nin önemini kavramis ve diger dinlerle yakinen ilgilenmislerdir. Bu ilginin çok çesitli sebepleri vardir. 3.[27] Kanunî'nin.

el-Esferâinî'ni n (Ebu'l Muzaffer. 2 26/840) "Kitâbu'l-Mecûs ve "Kitâbu's Sane-viyye" si.440/1048 sonrasi. "er-redd". Hiristiyanlik üzerinde du rulmakta. 1856'da "Karsilastirmali Mitoloji" ve 1870'de yayinlanan "Dinlerin Esasi ve Gelismesine Ait Ders Notlan" adli eserleri ile diger dinleri . bâtil dinler karsiliginda kullanilmistir. Mile].204 ? 206/819-821) " Kitâbu-I Esnam" i zikre deger bir çalismadir. Aslinda bu devreyi Islâm Âlemi ve Bati'daki bazi çalismalar hazirlamis tir.Batida Dinler Tarihi Çalismalari Bati'da modern anlamda Dinler Tarihi çalismalari Maks (Max) Müller (1823-1900) ile b aslamistir. Bütün bu çalismalar nda yalniz Islâm öncesi Arap rnüsrikligini konu edinen Ibn Kelbî'nin (Ö.142/759) eski Iran dinleriyle ilgi li tercümeleri vardir. muhtemelen 453/1061) "el-Âsâru'l-Bâkiye" ve "Kitâbu't-Tahkîk 'l-Hind" adli eserleridir. Islâm Âlemi'nde Karsilastirmali Dinler Tarihi alaninda da kayda deger çalismalar yapil mistir. "el-edyân" tarzinda Ebu'l-Maâlî Muhammed b. Hanîflik.Hazm.lar olmustur. Ebu'l-Abbâs Ahmed b. 429/1038) "el-Fark Beyne'l-Firak"i . Ibn Hazim'in (Ebû Mu-hammed Ali b. Mukaffâ'nin (Ö. içind e çesitli dinlere yer veren önemli kaynaklardir.548/1183) "el-Milel ve'n-Nihal" adli eserleri.403/1012) "El-Milel ve'n-Nihal"i. bugün için de malzeme teskil etmistir. Ahmed el-Birûnî. hak dinler. nihai (dinler-mezhepler). Ayrica Arapça yazilmis çok sayida Dinler Tarihi ile ilgili eser lere rastlanmaktadir. "el-Milel ve'n-Nihal" sekline dönüsmüstür. Sabiîlik. 298/910) "el-Ârâu ve'd-Dfyânât". Abdullah b. dullâh'in (Ö. Mecusîlik ve Putperestlikten de bahsedilmektedir. Bunla rdan birkaç örnek verelim: "el-Firak" tarzinda el-Bagdâdî'nin (Ebu Mansûr Abdulkâdir el-Bagdâ Ö.286/ 899) "Risale fî Vasfi Mezâhibi's-Sâbiîn'i. Muhammed es-Se rahsî'nin (0.[31] b. Bunlarin yaninda Ibn Nedim'in (Ö. Abdilkerîm es-Sehristânî. Ö. Maks Müller. Ö. Muham-med b.505/1111) "er-Reddü'l-Cemîl" i misal olarak verilebilir. Ö. Böylece dünyadaki çesitli dinler hakkinda biigi verilmis ve bu bilgiler. sonunda. Bunlar a Gazâlî'nin (Ö. Hicrî ilk yüzyilda dinî tartismalari ihtiva eden "makale"îer (daha sonralari "makâlât"). Musa enNevbahtî'nin (Ö. Ö. "ed-diyânât" (dinler) ve "el-milel" (milletler) tarzinda eserle r ortaya çikmistir. Bunlarin en basta geleni el-Bîrûnî'nin (el-Beyrûnî) (Ebur-Reyhan Muhammed b. 485/1092)" Beyânu'l-Edyân"! Islâm Alemindeki genel anlamda ilk Dinler Tarihi çalismalari sayilabilir. iki nci yüzyildan itibaren de diger dinlerle ilgili "reddiye" ler yazilmistir.300/ 94 ) "Kitâbu Serâyii'l-Edyân'i. "ed-Diyânât" tarzinda Hasan b. Islâm Âlemi'nde Dinler Tarihi ile Ilgili olarak yazilmis çok sayida eser vardir.456/1064) "Kitâbu'l-Fasl fi'l-Milel ve'l-Ehvâi ve'n Nihal"i.380/990) "Fihrisf'i. Çünkü Kur'an'da "Ehl-i Kitap" deyimi kullanilmakta. Günümüzdeki modern Dinler Tarihi çalismalarinin baslangici bir buçuk yüz yila yakin bir sürey dayanmaktadir. Bunlar. "el-Milel ve'n Nihal" tarzinda el-Bakillânî'n in (Kadi Ebu Bekir.el Huzeyl'in {Ö. Takip ed en yüzyillarda firka-mezheplerle beraber diger dinlerden de bahseden "el-firak" (f irkalar).471/1078) "el-Milel ve'n-Nihal"i ve Sehristânî'nin (Ebu'l-Feth Mu hammed b. Yahudilik. Ebû Zeyd el-Belhî'nin (0.Islâm Âleminde Dinler Tarihi Çalismalari Islâm Alemindeki Dinler Tarihi ile ilgili çalismalar açiklanmadan önce bu konuda ilk kay nagin Kur'ân-i Kerîm oldugu belirtilmelidir. "er-Redd" tarzinda yazilmis çok sayida eser vardir. Bu çalismalarin gelismesi özet olarak söyledir:[30] a. Ö.

E. R. Yüzyilin ikinci yarisindan sonra Dinler Tarihi alaninda yapilan çalismalar zama nla gelismistir.C. Brüksel. Medrese-i Süleymâniyye Ilahiyat Fakültesi adini almistir .G. Van der Löv (Leeuw) basta olmak üzere. NInian Smart. Bati'da Dinler Tarihi ve Karsilastirmali Dinl er Tarihi çok ilgi görmüs. Sharpe). 1918'de Medresetu'l-Mütehassisîn M edrese-i Süleymâniyye'ye çevirildiginde "Hikmet ve Kelâm Su'besi"nde yine bu ad altinda Dinfer Tarihi okutul-mustur. Tarih-i Umumî ve Din-i Esâtîri'l Evvel in dersi bulunmaktadir. yüzyila kadar devam etmistir. çesitli ülkelerde zikredilen alanlarda bir hayli bilgin yetismistir. Bunlar arasind a R. M. Esâtîr (1878). Pettazzoni. Ake V. Uqo Bianchi. Sonunda yenilestirme hareketleri çerçevesinde kurulan Darülfünun Edebiyat Fakültesinin 1874 yili ders programinda.[32] c. dinlerin ilmî incelenisinde filolojiyi anahtar kabul etmis v e dinin özüne ancak dil arastirmalari yoluyla gidilebilecegini ileri sürmüslerdir. Tasavvuf ve Felsefe 'besi"nin ders programinda da "Târih-i Edyân" vardir. Böylece zamanla Paris. M. J. "Umumi Dinler Tarihi" dersleri vardir.F. Roma gibi merkezlerde Dinler Tarihi. Dumezii. Hans J. Aslinda Islâm Âleminde yerlesmi s "Milel-Nihal" ve "Kasas-i Enbiyâ" tarzindaki eserlerin tercüme gelenegi XIX.Ülkemizde Dinler Tarihi Çalismalari Islâm Âlemi ve Bati'daki Dinler Tarihi çalismalarindan yararlanarak Osmanli Devleti'nin son devresinde bu alanda bazi çalismalar yapilmistir. Dinler Tarihi olarak ülkemizde yayinlanmis belli basli eserler ve yazarlari sunlar dir: 1. Bütün bu belirtilen orta ve yüksek derecelKegitim kurumlarinda "Dinler Tarihi" dersi y eralmaktadir. 1949'da Ankara Ilahiyat Fakültesi. Brandin (Brandon). Ilahiyat Fakültesinin çogunda Dinler Tarihi alaninda önemli çalismalar ve tezleryapilmaktadir. R. çesitli üniversitelerde kürsüler kurulmus ve ilmî dergiler çikaril r. . F. Günümüze kadar gerek dogrudan dogruya bu alanda ve gerekse karsilasti rmali veya fenome-nolojik alanda yapilan çalismalar dikkati çekmektedir."Dogu'nun Kutsal Kitaplari Tercüme Serisi"ni baslatmis. Parrin der.Strom. Mesrutiyetten sonra 1911'de "Ulûm-i Seriyye" dersleri arasinda 6 saat "Târîh-i Dîn-i Islâm" ve Târîh-i Edyân" dersleri birlikte programda yeralmistir. Bu ilk Ilahiyat Fakültesinin ders programinda "Türk Târîh-i Dînîsi" ve "Târîh-i Edyân" bul dir. Ki tagawa. Daha sonraki yillarda Hollanda'da C. Vah (Wach). Elyad (Eliade). Tevhîd-i Tedrisat Kanunu çikinca.G. W. Cantvvell Smith. Hay r (Heiler). Zaehner. 1936'da bu Enstitü de kapatilmistir. ilk defa "Din Bilimleri" deyimini kullanmi stir. Otto. G. Türkiye'de egitim-ög etim hizmeti veren 24 Ilahiyat Fakültesi vardir. de Yüksek Islâm Enstitüleri de Ilahiyat Fakültesine çevrilmistir. II.inceleme yolunu açmis ve büyük ilgi görmüstür. G. Üniversite ders programlari içinde yer a lmistir. Tiyel (Tiele) ve Santopi dö la SosI (Chante pie de la Saussaye). Ingiltere'de yerlesmis. Halen. O ve takipçileri. Yüksek Islâm Enstitüleri ve Erzurum Islâmî Ilimler Fakültesi açilmistir. daha sonra I mam-Hatip Okullari. 1933'de Ilahiyat Fakültesinin kapatilmasindan sonra kurulan Islâm Tetkikleri Ens titüsünde. Oxford Üniversitesinde Dinler Tarihi dersleri vermis olan Alman asilli Maks (Max) Müller. Scho eps ve Michael Pye'yi sayabiliriz.P. 1914'de "Ulûm-i Ser'iyy e Subesi"nin Medresetu'l Mütehassisîn'e dönüstürülmesinden sonra "Kelâm. "Türk Dinleri ve Mezhepleri Tarihi". S. XIX. Erik F Sarp (Eric F.Mensing (Mensching). Bu devrede. bu alanda önemli çalismalar yapmislardir.Semseddin Sami.

Mircea Eliade. Comparative Religion. Semseddin (Günaltay). .Historie des Religions. Paris 1962. Hamdi Akseki. Dinler Tarihi (1935).(1983).M. 11. Tarih-i Edyan. Phenomenologie et Religions. Izmir 1987. 17-77 (In g. 62. 4-19 . 36. 26-39 . Me hmet Aydin tarafindan "Di-nin Anlami ve Sosyal Fonksiyonu" basligiyla Türkçe'ye tercüm e edilmis ve 1990 yilinda Kültür Bakanligi yayinlan arasinda çikmistir. IV/531 .M.The History of Religions. Chicago 1969. Târîh-I Edyan (1912-1915) 4.G. Lisanu'i Arab. S.Ugo Bianchi. France 1983. Editions Gallimard 1971.Ibn Manzur.Mehmet Taplamacioglu.Bölümün Bibliyografyasi . Ekrem Sarikçioglu. Baslangiçtan Günümüze Dinl er Tarihi. 1421-143 5. The History of Religion. Istanbul 1963. . Târîh-i Edyân (1922). Brandon. Beyrut 1958. Islam Ansiklopedisi. Hastings.Gazalî. Xlll/169-171 .Ahmet Mithat Efendi. Dinler Tarihine Giris. [33] I. nesr.Annamari Simel (Annemarie Schimmet). Istanbul 1253. Ömer Budda. 77-78. Philospohy of Religion. . Re ligionsgeschichte. "Din". Editions Gallimard 1971. Târih-i Edyân. Karsilastirmali Dinler Tarihi (1966). La Nostalgie des Religions..Mahmud Es'ad b. Istanbul 1338.. Leiden 1975.Robert S. (Basin Direktörü) Paul Paupard. 1-16 . Ta'rifat. 3.2. London 1970 (Bkz.B.A. 3-13. J. 12-37.D. nesr. . Ihyâu Ulumi'd Din. 1552 . 1-27. 5. 4-6. Chicago 1973. Târîh-i Edyân (1911).) Bu eser. Dinler Tarihi (1978). Din Felsefesi. Istanbul (1911-1912).. Mc Donald. 1/3-59 . Semseddin (Günaltay). Hüseyin G. Phenomenology of Religion.Encyclopedia of Religion and Ethics.Es'ad. New Jersey 1977.Ömer Riza Dogrul.. Emîn Seydisehrî. Yur daydin-Mehmet Dag. M. .H. Istanbul 1943. Eliade-M. nesr. The Ouest-History and Meaning in Religion. II 590-591 . Istanbul (1947). Yeryüzünde Dinler Tarihi. Ellwood. Ankara (1955). 10. 7.Seyyid Serif Cürcâni. New York 1951 . Islam. 9. So-ciology of Religion Pychology of Religion mad.Dictionnaire des Religions. Words of the VVorlds Religions.Henry Dumery.Mehmet Aydin.) . 6. Kitagawa.F. 8. Misir 1967. 1-14 vd. 72 A Dictionary of Comparative Religion. 66 vd.

Abdulkerim es-Sehristanî. 318.Toshiko Izutsu. . . Çev. Der. 275-282. Tarih-i Edyân. Van Der Leeuvv.G. Marguerite-Marie Thiollier. The Phenomenon of Religions. "Dinler Tarihi Dersinin Okutulmasinda Karsilasilan Zorluklar ve Bunlarin Giderilmesinde Takip Edilecek Esaslari".G. Britain 1971. Comparative Religion.Ahmet Mithad. .Abdurrahman Küük.H. 109-122. Tarihte Usul.Annemarie Schimmel. 48 Eric J. Istanbul 1983. 52-54 Mahmud Es'ad b. New York 1948. Mensching. 13-18 . A. Religions of Mankind.Ebu'l Ala el-Mevdudi. . el Erkânu'l-Erbea. . 2-13 . XXVIII/213267. Paris 1951.Helmer Ringgren-Ake V. La Religion dans son Essence et ses Ma-nifestations (Phenom enologie de la Religions). London 1967. Beyrut 1968. Socioiogy of Religion. Kahire 1963. Cilaci I. . Çev. Ilahiyat Fakültesi Dergisi.Ekrem Sarikçioglu. 50 Key VVords-Comparative Religions. Kur'an'a Göre Dört Terim. Britain 1978 . 130.Salamon Reinach. Sociologie Religieuse. . 3-5. . . R-Clara VVinston. 8. Zeki Veiidi Togan. 1-5 . 220-251. Jacques Marty. .Günay Tümer. N. Kahire 1975 Muhammed Ali El-Famki et-Tahanev\ Istilahatu'l Fünun. . Dinler Tarihine Giris. "Çesitli Yönleriyle Din". O. 1969. H/26-27. Wach.Ü. Kahire H.*Gr.Michael Pye. Ankara 1955. An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. Hikmet Tanyu. Ankara 1986. Tarih-i Edyan.Ebu'l Hasen Ali el-Haseni en-Nedvî. Sharpe. Dictionnaire des Religions. Din Ögretimi ve Din Hizmetleri S emineri. Ankara 1961. 3-7 .Râgip el-Isfehâni. Süleyman Ates.. Kaya. IX/125.Ü.The Üniversel Jewish Encyclopedia. "Türkiye'de Dinler Tarihi'nin Tarihçesi". Istanbul 1911. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. Çev. London 1975. 3-12 Ebu'l Feth Muhammed b. A. Emin Seydisetiri.. Ankara 1975. Istanbul. Histoire Generale des Religions. Ström. London 1966 . 11/305. 10-21. Gr. .. Kur'an'da Allah ve Insan. Chicago 1951. . 6-23. Joachim Schoeps. . Ilahiyat Fak. Belgique 1982. XVII. . Paris 1970. Ankara 1991.Ninian Smart.J. Çev. 654-79. ei-Milel ve'n Nihal. Fransizca'ya çev. Istanbul 1982.L. Paris 1976. 312-313. Istanbul 1911-1914. Vlll/109-124. 187-217 . Müfredat. Jensen.

. Bu güç için bilginler "mana" deyimini kullanmaktadir. günümüzde de dinsiz bir top luma rastlamamistir.DININ KAYNAGI HAKKINDA DEGISIK GÖRÜSLER Dinin nasil basladigini. agaç gibi varlik larda da var kabul edilmistir. XIX. sonra çevr esindeki hayvan ve maddelere. Ogüst Komt (Auguste Comte) ve L. hayat korkusunun dinlerdeki üstün yerine isaret eder. 1871'de yayinladigi "Pr imitive Culture" (Ilkel Kültür) baslikli kitabiyla. sosyolojik delille re dayanarak. dinin kaynaginin. H. bütün âleme yayilan tek bir hayat veren "güç" düsünmüs olmalidir.Elmahh Hamdi Yazir. canlilik gösteren irmak. Kutsal Kitaplarin verdigi bilgiler disinda. 1909'da. Bu korkunun atal . ilk defa açikl anan bu nazariyesinde. yayinladigi "Dinin Baslangici" adli kitabinda. Kutsal kitaplar. Animatizm. Günes. bilim adamlarini mesgul etmistir. Böylece insan. hayat verici bir cevher vardir. dinin kaynaginin Anim izm oldugunu. bütün tabiatin canli olarak kabul edi ldigini ifade etmektedir. Marett'in. Onun Animizm Nazariyesine göre uyku. Ingiliz Filozofu H. saygisi. Aydinlanma Devri filozoflari da Çesitli dinlerin bir ilk dinde n olustugunu ve din duygusunun insanda tabiî olarak bulundugunu savunmustur. Hak Dini Kur'an Dili. Yüzyilin ikinci yarisindan sonra Darvvin'i n evrim nazariyesinden etkilenerek dinin kaynagi hakkinda da çesitli görüsler ileri sürülmüs tür. Fert plâninda dinsiz kimselerin bulunmus olmasi bu kurali deg istirememistir. bir taraftan maddelerin husûsî bir kuvvete sahip olduguna. Bu nazariyeye göre "ilkel insan". Bunun için din. daha sonra da tabiî olaylara bu düsünüsünü uygulamistir. Bir çok tanrinin kuvvetinin bir tek tanriya verilmesiyle de tektanricilik (monoteizm) meydana gelmistir. ayri ayri varliklara s ahsiyet kazandirmadan önce. Tarih boyunca ve insanlarin en eski kültürleri nin karanlik zaman diliminde din. ortaya koya cak bir beige yoktur ve ilmî yollarla bilebilmek de mümkün degildir. bir kavram. Darvvin'in "Türlerin Kaynagi" baslikli eseriyle 1859'da baslayan materyalist ve po-zitivist propaganda. Taylir'in ögrencisi olan R. Animizmin politeizmin kaynagi oldugunu kabul etmekle beraber.R. insan hayatinin her tarafina yayilmis ve onun ayrilmaz bir vasfi olmustur.BÖLÜM A. Önce bedenden ayri bir ruh fikrine ulasan insan. rüya ve nefes alma gibi durumlarda bede ni yöneten ve ölüm ile ondan ayrilan manevî. Ay. Bu terim. Buhner (Lud-wig Buchner) ile doruk noktaya ulasmistir. d iger taraftan ruhlara inanilmasidir. ihtiyaci ölçüsünd e tapinmaya baslamistir. Dinin kaynagi hakkinda kutsal kitaplarin verdigi bilgilerin disinda bir bilgi yo ktur. ü nazariyesinde. geçmiste de. sahsiyeti bulunmayan umûmî dinamik güçte aranmas i tavsiye edilmektedir. onlara korkusu. Burad an çoktanricilik (Politeizm) dogmustur. Atalara Tapinma. Fetisizm ve Büyü gibi inançlari^ ondan dogdugunu ile ri sürmüstür. Din Bilimi. nere de insan varsa orada dinin oldugudur. Antropolog Edvard Börnet Taylir (Edvvard Bürnette Tylor). Bu cevher i lk insan tarafindan hareket eden. Toplum hayatinin vazgeçilmez ana unsuru haline gelmis olan dinin kaynagi meselesi. "mana" fikri ile desteklenmis görünmektedir. dinin kaynagini ilk insana ve dolayisiyla onu yaratan All ah'a baglamaktadir. Istanbul 1/90. insanla beraber varolmus ve insanla berabef de varl igini sürdürecek bir "kurum" olarak görülmektedir. [34] II. animizmden önce bir ilk safhanin bulundugunu kabul eden diger bir evrim nazariyesi "animatizm" adini almaktadir. ilkel kabîle dinlerinin kaynaginin k orku sonucu "atalara tapinma" oldugunu ileri sürer. Bilinebilen. Spensir (Herbert Spencer). ln'n baslangicinin "Animizm"e da yandigi nazariyesini ortaya atmistir. Bundan dolayi insan hayati ve insanlik tarihini anl amak dini anlamakla bir tutulmustur. Spensir.

büyü vasitalari etkisiz kalinca. Böylece Lang. dine döndügünü ileri sürer.Durkaym (Durkheim). "Altin Dal" baslikli kitabinda ve bütün eserlerinde. Artik Totemcilik. 1912'de yazdigi "Dînî Hayatin Ibtidaî Sekilleri" a dli eserinde. fakat insanlarin ahlâkî âdaba uyup uymadigini denetleyen ve gökte bulunan bir Yüce Tanri kavramina her yerde rastlandigini açikladi. essiz bir mucize ve sonsuz bir harikadir . bir sistem haline geti ren M. bir sahsiyeti bulunmayan güçlerle ilgilidir. dinin kaynagini sosyolojik bir temele baglar. zamanla ilâhî varliklara tapinma ve kurban gelismistir. Reynah (R einach) gibi bilginler. bu merhaleden geçmislerdir.ara ibadeti. bir noktada. her dinde ata lara sayginin yer aldigini göstermeye çalisir. büyük bir korku ve hayret sebebi. korku ve saygida aramak gerektigini . Simit (Smith)ve S. insanin. daglar. M. Müller. Bu görüsü. Deus). Totem'e tapinilir ve özel âyinlerle. "Dinin Olusumu" baslikli kitabi ile. fizikî çevrede rastlanan kuvvet ve varli klarin kisilestirilmesi ve tanrilastirmasi demektir. toplumun kutsal kabul ettigi sey olarak aslin da kendine tapindigini ifade eder. Sosyolog olan E. son arastirmalard a elde edilen bilgilere göre Güneydogu Avustralya ilkel kabilelerinde animizme rastla madigini. Bütün bunlarin yaninda dinin kaynagini Yüce Tanri inanisina baglayan bir tez gelistiri lmistir. bütün insanlar. ilmin öncüsü olmustur. Totemci görüse göre. Müller.R. Fröyd'ün (Freud) dinin kaynagi ile ilgili bir nazariyesi vardir. belirli zamanlarda yenilmistir. dinî düsünceye ilk hiz veren seyi. Smit. Müller. bütün ilkel kab ilelerde bir Yüce Varlik inancinin bulundugunun delillerini ortaya koymayi gaye edi ndi. Bu nazariye. herhangi bir hayvan veya bitkinin tüketimini n iktisadî bir sebeple yasaklanmasi sonucu dinî bir görüntü kazanmis olmasi seklinde açiklan maktadir. bu hayret. kendilerini belli bir hayvan veya bitki (totem) ile kan bagi içinde akraba telâkki etmislerdir. Is panyolca "Dios" kelimelerinin çiktigini belirtmistir. hemen bütün dinlerde tanri adlari. Ona göre. evrimi totemcilikten baslatirlar. basta ates olmak üzere. Kutsal. Freyzir (Frazer). Maks (Max) Müler'e (1823-1900) göre dinin kaynagi. agaçlar ve genel olarak tabîî nesnelerle ilgili tapinmalardan da sözetmistir. Lang. tabiat kuvvetlerine tabiat üstü degerler verme meylini uyandirdigini ve dil yanilmalari sa yesinde dinlerdeki bütün kutsal tasavvur ve inançlarin meydana geldigini ileri sürmüstür. Çesitli kabile . "Totem ve T abu" adli kitabinda. aslinda dinin degil. Onun 1912-1955 yillari arasinda yayinlanan "Tanri Kavraminin Kaynagi" adli . dinin ilk seklini n monoteizm (tektanncilik) oldugunu savundu. ilk insan içi n tabiat. insanoglunun en eski inanci. Büyü. 1 898'de. bilhassa "Günes tapinmasi" üzerinde durmus. tabiat olaylarini ifade ve temsil ettigini.arinin insana verdigi korkudur. Aslinda psikolog olan Z. böylelikle diger safhalarin ortaya çiktigini savunmustur. O. bir sahsiyeti olan degil. Böy lece. bunun daha sonra "atalara tapinma"ya yol açtigini. 1890'da. toplumu n kutsal kabul ettigidir. tabiat olay. tek Tanri inancidir. Bu görüse "Naturizm" denir. Yine ona göre inananlarin güvendigi bir manevî güç vard ir. J. atalara ibadetin de diger bütün ibadet sekillerini gelistirdigini ve ta nrilarin sivrilen veya kahraman olan atalardan seçildigini savunur. Vedalar'daki tanri i simlerinin tabiat olaylari ile yakin ilgisi bulundugunu ileri sürmüs. ilmî teknolojinin yoklugun da tabiattaki bu güçleri kontrol altina alip onlardan faydalanmayi ummus ve büyü. dinin kaynaginin tabiatçilik oldugunu. Iskoç W. o da toplumdur. Bu nazariyeden simdi t amamen vazgeçilmistir. klan üyelerinin kendilerinin "totem" denilen bir hayvan veya bitkiden geldiklerini san ip onu kutsal kabul etmeleridir. "Agni"nin ates . Naturizm. totemciligi psikoanalitik acidan ele alir. Insan. Taylir'in animizm nazariyesine ilk ciddî itiraz. Böylece o. bu kelimeden Fransizca "Dieu" (Lat. varlik güçlerine karsi ilk tepkisini hatali bir düsünüs tarzina dayanan "büyü" hare etleriyle onlari kontrol altina almaya çalismak oldugu üzerinde durur. "Dyaus"un gök anlamina geldigini. fakat gökyüzü. i nsanin. Bu teze göre. Totemcilik. ögrencisi Endriyuv Lang'dan (Andrew Lang) geldi. taslar. Lang'dan sonra benzer bir görüs Avustur yali Cizvit papazi Wilhelm Smit (Schmidt) tarafindan savunuldu. Fröyd.G. din in temel fikri. Hinduizmin kutsal kitabi Vedaiara dayanmistir. "kutsal"dir ve o da toplumsal yaptirima dayanir. Bu nazariyeye göre.

1859'da. canlilarin tesadüflerle varlik kazandiklarini. evrim konusu olan bazi organlarin ihtiyaçlar sonucu gelistigini veya köreldigini iddia etmekte idiler. Evrimcilerin iddiasina göre insanin. büyük bir taraftar toplamistir. sonra da üreyen tek hüc reliye. b abasinin papaz olmasini istemesi üzerine "Isa'nin Kolejine devam edip diploma almis tir. zamanla çok tenkitlere ugradi. XIX. Bu arastirmalar so nunda önce bir tektanncilik devresi bulundugu. hücrenin sirri çözüldügünde gayeye ulasilacagi düsünülüyordu. zamanla dalgalarin karaya tasimasi sonucu yeryüzünde çesitli degismelerle bir çok canli türünün g listigini ve böylece günümüzdeki canlilarin birbirinden evrimlesme ile meydana geldigi ni ileri sürmüslerdir. Yüzyilin baslarinda yapilan ara stirma ve incelemeler. G. Valleys (VVallace) ona bir mektupla. canli varliklarin. canlilarin çevreden etk ilenip bazi özellikler kazandiklarini ve bu özellikleri irsiyetle sonrakilere intika l ettirdiklerini. kesifler. hayat s hibi olmayan maddî varliklardan nasil olusabilecegi sorusunu sormakta ve bu sorular . bazi bilim adamlarinin bir "dogma"si haline gelmisti. Yüce Va rligin yaratici bir tanri. Evrimciler. "Türlerin Kaynagi" adli kitabiyle dikkatleri üzerine çekmisti. bütün m ragmen. etkilendigi kimseler ve bu arada T. sapmalarin. yasayan. iktisadî sonuçlar Çikarmak isteyenlerin herbiri. hayatin suda bir tek hücrenin tesadüfen olusmasiyle basladigini. öte yandan. bu konudaki fikirlerini açikladigi eserini yayimlamistir. Fakat. zayiflari ortadan kaldirmasi iddiasinin temelini hazirlamistir. C. Da rvvin'in dedesinin de aralarinda bulundugu bazi evrimciler. Yüzyilin sonlari ve XX. Belki hücrenin bu h ayret verici yapisi Dar-win zamaninda bilinseydi. Hücrenin karmasik yapisina dikkati çeken evrime karsi olan düsünürler. Seyahatleri sirasinda inceledigi hay-van türleri. daha dogrusu o ortamin dogurdugu evrim nazariyesi. "Tanri Inanci nin Kaynagi" adiyla 1914'de yayinlanan kitabinda. i si tesadüfle izah etmeye kalkmazdi. bugünkü hallerine tabiî ayiklama ile geldiklerini ileri sürüyordu. "ilkel kabi le inançlari" arasinda tesbit edilen Yüce Varligin merhametli. Darvvin. dine. bugün dahi. bütün bilim dallarina siçratilmis. ilmî\bir "dogma" ol masini saglamaya çalisti. Daha sonra R. bir taraftan. evrim. Yüzyildan beri bazi nazariyeler ileri sürülmüstür. hayati olusturan en küçük yap asi. önce pek ilgi çekmesine ragmen. Darvvin'in yasadigi yüzyilin genel havasina uygun düsen. A. Eliade gibi bilginler bu t ezi destekleyici ve gelistirici mahiyette çalismalar yapti. üstelik onun resmî. dinin sorumluluk ve yaptirimlarindan bunalanlari heyecanla ndiriyor ve derin bir nefes almalarini sagliyordu. Bu durum. aydinlar. basit bir hücreden olusan organizmaya nasil dönüstügünü. tabiatin s irlari çözülüyordu. Malthus'un fikirleri. bir anda. hayatin.R. Bundan bir buçuk yüzyil önce. Ancak o. M. buluslar hep evrimin lehine gelistirilmek isten misti. çoktanricilik gibi duruml arin ondan sonra ortaya çiktigi görüsü agirlik kazandi. kabilenin ve içtimaî kurumlarinin kurucusu oldugu üzerinde öne mle durdu. Aslinda evrimle ilgili olarak XVIII. sefkatli. Wi-dengren. evrim cilerin cansiz kimyevi maddelerin ilk hayat sahibi. hayatin. Fakat bu nazariyeyi tereddütle k arsilayanlar ve karsi fikirde olanlar da vardi. Bir hekim ailesinden gelen Darvvin. bu konuya agirlik verdi. mevcut türlerin basit hayat sekillerinin evr imi sonucu ortaya çiktigini telkin etmesi üzerine. Darvvin (1809-1882) . tip tahsiline basladigi halde bitirememis. Böylece evrim nazariyesi sadece bi yolojinin konusu olarak kalmamis. o nazariyesini ortaya atmaz. Bati'da ilmî çevreler. Onun baskanligini yaptigi Viyana Etnoloji Ekolü. hücrenin karmasik yapisi konusunda son söz henüz söylenemedi. ayri bir ümit. içtimaî. Nathan Söderblom da. g ye ve planla bu nazariyenin tutunmasini.eseri bu tezin öncüsü oldu. onda evrimle ilgili olarak ileri sürecegi hanlila r alemindeki hayat mücadelesi sonucu "tabiî ayiklama"nin kuvvetlileri yerinde biraki p. Pettazoni. dinî duygulari zayi flatmaktan siyasî. Bazi nazariyelerin ortaya atilmasina sebep olan Darvvin'in evrim nazariyesi ise.R. lütuf sahibi olarak tasavvur edildigi ve gökte varligini sürdürdügü sonucuna ulasti. kiliseye düsmanlik duyanlarin.

dallardan asagiya inmis. fakat kendini. insanoglunun onu çesitli seylerde aramis olmasi mümkündür. Her seyin bir "olus kanunu" vardir. toprak üzerinde ya samaya baslamis. (Topraktan yaratilan insan y ine toprak olmaktadir. elindeki bu kadar imkanlar a ragmen. Evrimcilerin bu nazariyeleri de çok tenkitlere ugramis ve zaman onlarin yanildigini isbatlamistir. ne tabiat. fakat din degildir. dünyayi bir imtihan yeri degil. çesitli sekillerde ifade edilen bir Yüce Tanri inanisini n oldukça yaygin oldugu yapilan çalismalarla ortaya çikmistir. yenilerinin nasil meydana geldigini açiklayamamistir. Büyü. Ayrica maymundan zaman içinde insan olmasi lâzim gelirken. tesadüfen yaratilmis. ne de kendiliginden olusma yaraticidir. Simdiki insan tipinde iskeletlerin bulundugu kütle tabakalarinin daha asagisindakilerde baska fosillere rastlanmamisti r. y ani yaratici bir Tanri'dan gelebilmektedir. daha degisik bir olgudur. maymundan insan ya pamamaktadir. dinden daha çok bir bitki veya hayvan neslinin korunmasini hedef alan sosyal bir . bugün. insanin maymundan geldigini açikça söylememis. Atalara t apinma. Animizm. hayvanda. Evrimciler. Onun düsüncelerini daha ileri götüren Darvvinciler. basibos bir kâinat modeli ortaya konulmak ta. milyarda bir Ihtimaldir. Bu ve benzeri misalleri çogaltmak mümkündür. maymunla insan arasindaki geçis sekil lerinin hiç bir zaman mevcut olmadigini savunmuslardir. insan. cansiz seylerde ve tabiat güçlerinde. basit bir canli varlik. bu güne kadar böyle bir olay olmamistir. Halbuki kainatta hiçbir sey tesadüfi degildir. fakat insanin akilla seçkinlesmi s bir hayvan oldugunu ileri sürmüstür. Hayat savasinda kuvvetliler hay atta kalip özelliklerini irsiyet ve üreme yoluyla sürdürmüs. gününü gün edip. milyonlarca senelik bir evrimden sonra bugünkü duruma geldigini. insan da bu kâinat modeli içerisinde gayesiz ve endisesiz olarak bulunmakta. Bu. bir hayvan mesabesine indirilmektedir. Totemcilik ve Tabiatcilik. Evrimciler. maymun gibi agaçta yasarken. bugün mevcut olan türler in taksimini tabiî ayiklama ile izah etmektedirler.) Sayisiz canlinin ortaya çikisini "tesadüfe baglayan evrimciler. Bunun yaninda Totemcilik. Darvvincilerin insanin me nsei konusundaki nazariyelerine karsi çikanlar. cansiz maddelerden bir hücre. Öyle görünüyor ki evrim felsefesinin asil gayesi. Bunun. zevk ve sefa yeri olarak düsünmektedir. Darvvincilik. Darvvin. insanda. Natuhzm'den (T abiatcilik) gelistigi seklindeki tezler de çok tenkitlerle karsilasmistir. Evrimciler. Ne tesadüf. Evrimcilerin kendilerini des tekledigini ileri sürdükleri "Piltdown insani"nin fosilinin sempanze çenesi ile birles tirilmis insan kafatasi oldugu anlasilmistir. Ayrica. Böylece ins anin bütün yaratiklarin en sereflisi ve üstünükilindigi. ilmî verilerden çok. Atalara tapinma.en güzel biçimde yaratildigi hikme i ortadan kaldirilmakta. Halbuki. o rtak halka. bitkide. bu anilan tezlerdeki bazi noktalar da di ne benzer. böylece zamanla degisiklige ugramistir. Bu Yüce Varligin görünmemesin en. bu ve benzeri tenkitlere ugradigi gibi. görünmeyen. hiç birseyin tesadüfî olmadigini. sayilari milyarlarla sayilamayacak kadar çok zayif canlilar varliklarini sürdüre bilmistir. Totemcilik. evrimin dine uygulanmasi s onucu ortaya atilan dinin Animizm. Maymunu n insana bazi hususlarda benzemesi gibi. varligini belli eden bir kuvvet aramak de mektir. Çünkü Mamut. hayalî iddialara önem vermekte ve açiklayam adiklari olaylari tesadüflere havale etmektedir. benzerlikle akrabaligin ayni seyler olmadigi anl asilmistir. insan. in anin maymunun akrabasi oldugunu. ne madde. geçis türlerinde eski-organlarin kaybolmasi üzerinde dururken. kâinatin varligini bir yaraticiya ihtiyaç kalmaksizin açiklayabilmektir. Evrimcilerin iddiasinin aksine. zayiflarin türleri ortadan kalk mistir. çok eski bir tarihte insana benzeyen gelismis maymunlarla insanin ilkel tipinin ortak olduklari bir kökten ortaya çiktigini iddia etmislerdir. Çünkü bu nazariyeyle. din. üzeri nde 1'den 10'a kadar rakamlar yazili on kâgidi bir torba içinden rakam sirasina göre çek ebilme. Bu durumda hayat. Onlara göre. Ilkel Kabileler'de. Yapilan deney ve incelemeler. hayatin birdenbire basladigini ve çesitli canlilarin dogrudan dogruya or taya çiktiklarini gösterdigi savunulmustur.a evrimcilerden cevap alamamaktadir. herseyi tesadüflerle izah etmeye çalismislardir. Dinazor gibi dev yapili hayvanlarin nesli tükeni rken. herseyin ilâhî irade dahilinde gerçeklestigini göstermektedir. ancak hayat sahibinden. yaratici bir Tanri'yi k abul edemediklerinden. materyalist felsefenin bir "can kurtaran simidi" dir.

k endi kavminin diliyle gönderdik. en güzel biçimde ve fitratinda Allah'i arama d uygusu içinde yaratilmis olmasina ragmen. Âdem'e her seyin ismi ögretilmis ve kendis i ilk peygamber olarak görevlendirilmistir. onlarin getirdikleri hükümlerin devamini sagl amistir. akledesinîz diy e Kur'an'i Arapça olarak indirdik" {Yusuf. bir e rkek ve bir de disiden yaratilmistir. "Andolsun ki her ümmete Alla h'a kulluk edin. Bu konuya daha açiklik kazandiran bir baska Âyetin anlami d a söyledir: "Biz elçi göndermedikçe azap etmeyiz". Sonra insanlar tevhid esaslarini unut up. tevhid dinidir. Insanlar. bununla da kalmamis. Nitekim bir hadiste 124. Allah'in gönderdigi elçiler ve kitaplar yoluyla akil ve irade sahibi insanlara bildirilmistir. All ah. Insanlar çogalip toplumlar gelistikçe. Islâm. Bu konuda. Büyü ise. Ayeti'nde bu husus söyle belirtilmistir: "Her peygamberi onlara açiklasin diye. emrettigi yolda yürümesi için irade. kendi elleriyle yaptiklari put lara tapinmaya ve bunlari Allah'a ortak kosmaya yöneldikçe. Hak din. Bunun için sapmalar ondan sonra olmus. Dinin kurucusu. insani yaratmis. aslinda elçile rin sayisi bunlarla sinirli degildir. Ibrahim Suresinin 4. Hz. Insan. "Uyaricilarla dest eklenmistir. Allah. gönderilen müjdeci ve uyarici peygamberlerden bir kismini daha önce s ana anlatmis. Hz. azdiricilardah kaçinin diyen bir elçi göndermisizdir"[39] seklinde açiklanmaktadir. Kur'ân-i Kerîm Yüce Allah'in. insana gerçekleri ve vazifelerini ögretmek üzere zaman zaman elçiler ve kitaplar da göndermistir. çok tanricilik tektanriciliktan sonra gelismistir. insana kendisini bulmasi.Geçmis her millet içinde de mutlaka bir uy arici bulunagelmistir". Nîsa Sûresi'nin 164 ve 165. Bu ve benzeri bazi âyetlerden. Zikri geçen elçilerden bazilarinin adlari Kur'ân-Kerîm'de verilmekte ise de. Kitaplar." Kur'an'in Arapça gönderilmesinin hikmeti de bununla ilgilidir. levhalar. peygamberlerden sonra. evrimcilerin anlattigi sekilde insanlarin ve dinlerin evrimini kabul etmez. Ancak belirli peygamberlerin kitaplari vardir.. 2). gönderdigi milletin dilinde göndermistir. yanildiginda yolunu düzeltmesi için ömür vermis ve insani yeryüzünün halîfesi ki ir. Kur'anda bu husus söyle belirtilmektedir: "An-lavasiniz. basibos birakilmamis. kitaplar ve peygamberler göndermistir. her peygamberi. yollarini degistirdiklerinde.DININ KAYNAGINA ISLÂM'IN BAKISI Islama göre insanligin ilk dini. Kitaplardaki hükümler iyi korunmayip degistikçe. yenilemistir. Digerleri onlara tâbi olmus lardir. tabiat kuvvetlerine. dinin hükümlerinde d e durum ve ihtiyaca göre gelismeler olmustur. bir sonraki kitap öncekini düzelt ip tamamlamis. Mu hammed'e kissasi bildirilen peygamberler yaninda bildirilmeyenlerin de bulundugu anlasilmaktadir. Hz. basit ahkâmdan mütekâmil a hkâma dogru gelisme devam ederken tevhîd ve imanla ilgili öz degismemistir. Bazilarina kitap da verilen bu elçiler.000.[38] Bu "uyaricfnin vazifesi. Allah da elçiler gönderip on lari "hak din"e. Allah'dan aldigi vahiy ve ilha m ile kendi devrindekileri irsat etmistir.olgudur.[40]Yine Ra'd Sûresi'nde "Her milletin b ir yol göstereni vardir" denilmektedi?[41]AIIah. [35] B. Kur'ân-i Kerîm'de söyle denilmektedir: "Biz. düny anin her tarafindaki insanlara uyari ve irsat vazifelerini yerine getirmislerdir. Yüce Allah. seni müjde ci ve uyarici olarak gerçekle gönderdik. önce "suhuf" (sahifeler: tab letler. ilmin gelismedigi yerlerde ve devrelerde tabiata hâkim olmak istegi ni aksettiren bir teknik olarak göze çarpmaktadir. Çünkü vahyin kay . Yüce Allah'dir.. Ancak bu suhuf'tan kitaba. gönderdigi millete rahatça anlatabilsin diye. insani en güzel biçimde[36] ve inanma ihtiyaci içinde[37] yar atmis oldugunu bildirmektedir. gerçegi anlamasi için akil. papirüsten sahifeler) halinde iken sonra kitap haline dönüsmüs ve Kur'ân -i Kerîm ile son seklini almistir. Bu. Âdem.[42] Peygamberler. peygamber gönderildiginden bahsedil mektedir. kâinati. ayetlerinde su sekilde açiklanmaktadir: "Peygamberlerden sonra insanlarin Allah'a karsi bir hüccetl eri olmamasi için. Kitaplar. insanlari yeniden hak dine çagiran elçil erdir. Allah'tan baska seylere. "hak yol"a davet etmistir. bir kismini da anlatmamistik".

tek basina yetip yetmedigidir. ümit veya herhangi bir vesile ile sonradan ka zanilmis birsey gibi görmek yanlistir. benden sonra gelecek ve adi Ahmed olacak bir peygambe ri müjdeleyen Allah'in size gönderilmis bir peygamberiyim" (Saff 6). Allah'in bütün elçileri ayni tevhid esasini teblig etmisl erdir. Bu di nlerin de asil. Ilk insandan bu yana. Âl-i Imran. peygamberlerin ayni esaslari teblig. kudretli ve ulu bi r varliga siginma ve yardim dileme ihtiyacini duymustur. dinin kaynagi ilâhîdir. Allah'in yarattigi insanlara olan nimeti tamamlanmi stir. dinin kaynaginin vahiy ve nübüvvet oldugu anlasilmakta dir. kendi içinde bir tekâmül söz kon usudur. Insan.[46] Bir Âyet-i Kerîm'de Hz. her zaman ve her yerde. "Bugün size dininizi ikmâl ettim. vahiy ve nübüvvet olmaksizin. Tartismali konu. Islâm Inancina göre.[44] Islâm. Benjamin Constant. Hanefî bilginlerin çogunluguna göre akil. tabiatimizin ezelî bir niteligi ve ondan ayrilmayan bir keyfiyet idir" demistir. kitaplarin sonuncusunun is e Kur'ân-i Kerîm oldugu anlasilmaktadir. Animizm. vahiy ve nübüvvet olmasa bile. fitrîdir. Muhammed. Es'arîye göre akil. tarihen sabittir. ondaki din du ygusunun fitrî oldugunun delilidir. Bundan dolayi Insan. vahyedilen kitaplarin ke ndinden Öncekini tasdik ve te'kit ettigi. "Din. Dinî Hükümleri anlamak Ise Ilâhî hitaba idir. Allah'in elçisi ve son peygamberidir. Islâm'a göre. oradan da tektanriciliga geçis degil. . peygamberler de ayni esaslari teblig etmislerdir. daha sonra gelecek olanlari müjdeledigi ve peygamberler zincirinin son halkasinin Hz. Mu'tezile'ye göre aktl. Dolayisiyla p eygamber gönderilmedikçe Allah'in varligini ve birligini bilmek Insanlara vacib degi ldir. orijinal yapilari Itibariyle hak din ve ana "Islâm çizgisi" içerisinde oldugu açiklanmaktadir. mükellef olmada akil ve fitratin. Vahiy ve nübüvvet. Bu âyet ve diger bazi âyetlerden[47]. Din bilimleri alaninda yapilan arastirmalar. Bir ibtidaî durumdan (Totemizm. adini kendi kutsal kitabindan alan eaâne dindir. vahiy ve nübüvvet olmaksizin dini Idrak edemez.nagi Yüce Allah'tir. Isa'ni n söyle dedigi bildirilmektedir: "Ey Israilogullaril Dogrusu ben. diger dinler arasinda. yaratilisindan bugüne kadar.[43] Görüldügü gibi. bundan dolayi o. yüce. Bu da. [49] C. Hz. Muhammed. korku. Naturizm g ibi) çok tanriciliga. insan tarihine en fazla hâkim olmus bir âmildir. Dolayisiyla Islâm 'la din müessesesi ikmâl edilmis. birligini bulmalari Icap ederdi. 85) bildirmektedir. Insanlarin akillariyla Allah'in v arligini. din duygusunun fitrî oldugu gerçegini dogrulamaktadir. mükelleftir. fitrî bir olgudur. Max (Maks) Müller. Mâturîdî'ye göre ise. A llah'in varligini ve O'nun kemâl sifatlarini idrak edebilir.Din Duygusunun Kaynagi Din duygusu. Din duygusunu. Dinî hayat.[45] K ur'ân-i Kerîm'de Allah. akil yürütme ve Müsa hede Ile mümkündür. Insan aklin in dini bulup bulamayacagi konusunda çesitli görüsler vardir. din duygusunun insan tabiatinda fitrî bir keyfiyet oldugunu açiklig a kavusturmustur. ilâhî hitabi anlamak için bir vasit adir. üzerinize olan nimetimi tamamlad im ve din olarak Islâm'a razi oldum" (Maide 3) demekte ve Islâm'dan baska bir din güde ninkinin kabul edilmeyecegini {Bkz.[48] Bütün bunlardan. yaptigi titiz ve ince aras tirmalar sonucu. Çünkü bu duygu. dinî esaslari kesin olarak anlayabilir. Dinin akla uygun ve insan fitratinda mevcut oldugunu bütün Islâm mezhepleri kabul eder . Bu ihtiyaç. benden önce gelmis olan Tevrat'i dogrulayan. Ancak vahiy ve nübüvvet olmasaydi. Bu teblig anlasilsin ve tatbik edilsin diye her peygamber kendi kavminin d ili ile gönderiimistir. Kur'ân-i Kerîm'de Hiristiyanlar ve Yahudiler "Ehl-i Kitap" kabul edilmektedir.

vazifeyi o yüklenmistir. Bu makam. onu kuvvetlendirir. melekle hayvan arasind ir yaratilisa sahiptir. dinsiz insan bulunsa da. Islâm fitrati üzere dogar. niyaz. Maddî yönü itibariyle. Sonra anasi. biy olojik ihtiyaçlarini karsilamaya. hem tarihin her yerinde.A) rivayet edilen bir Hadîs-i Serîf de söyledi r: "Her dogan. Insanlara güç veren. aile ve çevresinin etkisiyle onlarin sahip oldugu dini kabul ettigi belirtilmektedir. ihtiyaçlari için ndini asan bir kudrete yönelmesi gerektigini düsünmüstür. Insanin veya toplumun dinden kopmasi mümkün degildir. Allah'a siginma insani yüce ltir. Allah'i n mevcudiyeti suuruna da içten bir zorunluluk ve sezgi ile varir. diger varliklar arasinda en seçkin bir varliktir. dine. insanla beraber varligini sürdürmektedir ve insanl a beraber varolacaktir. Mecûsî ise Mecûsî yaparlar". fitrî (dogustan gelen) bir özellik olarak. orada bir de din vardir. Insanin karsi lastigi temel mes'ele. Din. Ayni konu ile ilgili Ebu Hureyre'den (R. Allah sevgisi ve bu sevgiden kaynaklanan korku insani pisirir. Din olgusu. bir arkadas olan dindir. emanetin merkezinde bul unmasi. Yüce Allah.INSAN IÇIN DININ LÜZUMU Din. insanla beraber varolmustur. önce kendisinde çevresindeki varliklardan daha üstün bir öz. insanlara yön veren. Âyetinde Cenâb-i Hak söyle buyurmaktadir: "Sen. Bu düsünceyle müsahhasdan mücerrede geçen i san. hamligini g iderir. Nasrânî (Hiristiyan) ise Nasrânî. din. onu yeryüzünün halîfesi kilmistir. Bu iki cinsin birbirine zit tabiat çizgileri. Insanin bu sekilde yaratilmasi. kendisi ve çevresindeki varliklarin. toplum u düzenleyen. canliligini korumus ve insan hayatinin ayrilmaz bir vasfi olma karakter ini sürdürmüstür. dinsiz bir toplum görülmemektedir. manevî dünyasi (tarafi) itibariyle de beslenmeye. Din. sikintilari gideren. böy lece kendi varligini asan düsüncelere varmasidir. insanin kendi °z varligi hakkin daki suur ile birlikte ortaya çikar ve bu suur ile birlikte gelisir. Böyle kimselerin içind e yeraldigi toplumlarda fazilet yarisi baslar. insanda sa-n atkârâne bir sekilde birlesmistir. O. babasi Yahudi ise onu Yahudi. emirleri yerine getirip nehiylerden kaçinmasi ve "kul" oldugunun suuruna v armasidir. göklerin yüklenemedigi emaneti. toplumlari yükselten v e gelistiren bir kurumdur. tabiatin fevkinde bir Yüce Varlik'in. fertleri mukaddes duygu ve aliskanliklarda birlestiren. insanin günahsiz dogdu gu ve aldigi egitim ve terbiyeye göre sekillendigi ortaya konulmaktadir. Ayrica bu Hadîs ile. Insanlik tarihinin her dönemi nde din. Dua. Onun bu ihtiyaçlarini karsilayan. Nerede bir toplum varsa. aday seçildigi maka ma ulasmasi içindir. onun en bariz niteligi olmustur. manevî varlik sezdigi gibi . insanin kendisini ve âlemi kimin yarattigini arastirmasi.[52] Bu Hadîste din duygusunun igi. Rum Sûresinin 30. Çünkü Insan. kuvvetli bir irade ve saglam bir karakter kazandirir. sadece insanlara mahsus bir dost. her zaman kendisinin insanüstü baglari bulundugunu. tertemiz. de steklenmeye ihtiyaci vardir. Allah'in yaratmasi degistirilemez". Insan. Belli bir kültüre ulasarak tarihte yer alan bütün milletlerin manevî dü yalari bir dinî inançla sekillenmistir. Tarihin hangi devresine bakilirsa bakilsin. Allah'in fitratina çevir ki O. Böylece her seyi v ar eden bir yaraticinin bulundugunu kabul edip O'na baglanir. Insan maddî tarafi yaninda manevî tarafi da olan bir varliktir. Din duygusu da bunlar arasindadir. [53] D. Insanlik tarihinde. yalnizligi. yüzünü bir hanif olarak. manevî olgularin en b asta geleni dindi''.Insan. he m de hayatimizin her kösesinde kendini gösteren bir olgudur. Hiristiyanli ktaki insanin dogustan günahkâr olarak aslî suç ile doâmasmin aksine. "Allah'in halifesi" olmasi. fazilet ve iyilige yönelten. kanun ve nizamlarin kavusamad . insan lari bunun (fitrat) üzerine yaratmistir. insanin önemli sayilabilecek daha baska nitelikle ri bulunsa da. güven duyg usu asilayan.[51] Bu agir yüke katlanabilmesi için Yüce Allah onu çesitli istidat ve kabiliyetlerle donat mistir. Insanin yüce bir kudr ete gönülden bagli olmasi.[50] Daglarin. masum yaratilmis bir insanin.

dinsiz bir toplum yasayamaz. yok olmaktan korkmaktadir. Tarihte iktisadî. Din. çaresizlik. In san. dine düsmektedir. Halbuki her yerde kendini kontrol eden bir Yaradan'i n varligina inanan insan. dinsiz. maddî bakimdan güçsüz toplumlarin yasadigi görülmüstür dinî duygulari zayiflamis. dini ilerlemeye mani gören. Din. cennet gibi büyük bir nimete kavusma. dine yönelme duygusu nun giderilememis oldugunun gözlenmesi. Insan. Dünya Harbi'nde. üzerinde düsünülmesi gereken bir baska husustur. arkasindan ahlâkî ve hukukî suçlari çagirir. kötülügün düsmanidir. Suçlardan arinip ebedî bir kurtulusa ulasma. keder. kuytu yerlerde ib adet eden ve âyin yapan insanlara rastlanmasi da inanmanin fitri ihtiyaç oldugunun de lilidir. insani yarinki hayata alistirmaktadir. Fert için en önemli manevî destek. din ve ahlâka lüzum olmadigini ileri sürüp. insanlarin bu fikir sahiplerine tapar h ale gelmeleri. Ahiret inanisi. Çünkü insan. dinin tabiî ve sosyal yetersizli klerin bir yansimasi ve insanlari uyusturan bir afyon oldugunu savunan. sadece ceza ve mükâfat olarak degil. dünyanin izdirap ve sikintilarina karsi durmayi saglamaktadir. Islâm' da da insan. Dinden kaynaklanmayan ahlâk. toplum düzeni rumayi gaye edinir. insan gruplarini hiçbir sey tutamaz olur. kuskulari ve hurafeleri gideren de "din"dir. musibet ve felâketler karsisinda ins anin yegâne teselli kaynagi dindir. insanin içindeki ebed duygusuna cevap vermek bakimindan da önem tasimaktadir. Ancak zamanla. anarsi ortaya çikar ve böyle ce çesitli sikintilar baslar. huzura. dinsizligi dirî haline getirmeleri. Mehme t Akif Ersoy bu hususu söyle dile getiriyor: "Ne irfandir veren ahlâka yükseklik. Çünkü din ol ahlâk için hiçbir yaptirim gücü kalmaz. Insa n için bedenî ihtiyaçlari karsilamak nasil yasaminin bir geregi ise. baska bir dünyada hayatina devam etmektedir. bekleneni vermez. daima iyi olani yapip kötü olandan kaçmaya gayret eder. insanin "birseye" inanmak zorund a oldugunu göstermektedir.MONOTEIZM (TEKTANRICILIK) Politeizm çoktanricilik demek oldugu gibi. yapisi itibariyle de dine muhtaçtir. ahlâk için de bir kaynaktir. baskidan kaçip organlarda. ayni zaman da. Milletler için lüzumludur. i yilik ve fazilet kaynagi olan dindir. hastalik. hosnutluga ve sükûnete götüren. Sonuç olarak. ruhlarin yagmurudur. ümitle dolu olan hayatin gelenegine. Marksist Blok'ta seflerin kilis elere kosmasi. anarsinin. adaletsizligin. kaldirmak istedikleri din yerine baska sey leri koymaya çalismislardir. haksizligin. baski ile din i ortadan kaldirmak. Helal-haram anlayisi kalkinca toplumun düzeni sarsi lir. tapinma duygusunun söndürülernemesi. Alla h'in rizasini elde etme ideali. manevî varliginin d evami da ruhî ihtiyaçlarinin karsilanmasina baglidir. Din olmayinca hayatin tadi kalmaz. nefretsiz bir gelecege. Bu haya tin disinda bir baska dünya inanci. inançsiz bi r toplumun yasayamayacagini dogrulamaktadir. insanda ümit ve arzu dogurmakta. dinsizligi hâkim kilmak isteyen rejimlerde bile insanlardaki lnanma. Dini kaldirmakla toplumlari ileri götürecegi ni iddia edenlerin fikirlerinin din yerine geçirilmek istenmesi. dolayisi yla beseriyetin dinsizlesmek suretiyle Ilerleyecegini iddia edenler de bulunmustu r ve bulunmaktadir. ölümden degil. Çünkü onun yagmuru milletlerin ruhunu n gidasidir. Dinin zayiflamasi. ruh ve bedenden ibarettir. Bunlara ilave olarak II.Insanin ölüm karsisindaki tutumunda en önemli rol. Din. Bütün bunlara ragmen. milletin ve papazlarin mabetlerde dua etmelerine izin verilmis ol masi ve bu Blok'ta. ölümle yok olmamakta. Diger bazi dinlerde oldugu gibi. manen çökmüs toplumlarin varliklarini devam ettirebildigi pe k görülmemistir. ne v icdandir. monoteizm de tektanricilik anlamina gelm . insanlari. Yalnizlik. ahlâk için de bir müeyyide bulunmaz. Çünkü din. ilim ve fenniif din yerine kaim olmasini isteyen. [54] E.igi yerlerde de onlari iyi ve faydali seyleri yapmaya yönelten bir hayat nizamidir . 70 yildir dine baski uygulanmasina ragmen. Toplumlari dinsizlestirmek için okullar açip. Bu düsüncede olanlar. Ümitsizlikten uzak. korku. Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandir".

Tien. Bunun yaninda tarihî devrelerdeki milletle rin kalintilarindan tarih öncesi insanlariyla ilgili buluntulara kadar yapilan aras tirmalar da onlarin görüslerini kuvvetlendirmistir. birdir. Ankara 1943 .ektedir (mono: tek. 17). Çünkü Islâm'da Allah. Hiristiyanlikta üçlem e (Baba-Ogul. Adnan Adivar. Bu arastirm alarin sonucu da onlari desteklemistir. benzeri ve ortagi yo ktur. esi. Amenofis. dogurmamistir.A. ne de Tanri insanlastirilmisti r. dinin kaynagi konusunda. bir tanrinin üç ayri tezahürü olarak izah edilmektedir ahudi dininde de bugünün tektanri inanisi. Eski Misir'da (M. Eski Iran'a. hakim inanistir ve dinin temel unsurudur. Bütün dinlerde dikkati çeken husus. Istanbul 1969. dogmamis. özde bir "tektanri" telakkisi vardir. tek tanri seklinde yoruml anmis. Yaradan'la yaratik arasindaki m esafe muhafaza edilmis. Hz. tektanri inanisindan da vazgeçilememis olmasidir. Darvin ve Evrim Teorisi.{*) "Aton" adli bir tek tanri inanci getirmistir. ilk peygamberlerden sonuncusuna kadar. Kutsal Ruh). hem halk rahatlikla anlayabilm ektedir. Hemen her dinde ayrintilar farkli olsa da. Tarih Boyunca Ilim ve Din. Hiçbir seye muhtaç degildir. 29-44. Hamdi Akseki. 392-444 A. tektanri inanisini getirmistir. millilestirilip Yahudilere hasredilmis ve insanî sifatla rla nitelendirilmistir. Islâm'dan önce Arap Yarimadasinda bir tek tanriya inanan Hz. Islâm Dini olmustur. XIV. "Firavuna bir elçi gönderdigimiz gibi size de sahitlik edecek bir elçi gönderdik" (Müzzemmil. Bu bilgileri veren ayetlerde söyle denilmektedir: "Onlardan Önce Firavun kavmini imtihan ettik. Tanri da insanî niteliklerle nitelendirilmistir. isiâm. Yüzyild a) IV. Eski Yunan'da tektanri inancini kabul eden ve savunan filozoflarin bulundugu bilinmektedir. Onlara göre yeryüzünde ki diger dinler. Onlara da çok sere fli bir peygamber gelmistir" (Duhan. Bati'da diger tezlere karsi monoteizmi savunanlar da olmustur. Islâm'daki gibi saf bir tek tanri anlayisini koruyam amis olmakla beraber. Kur'an'da. Daha önce görüldügü gibi.Bölümün Bibliyografyasi . Sümerler'de Tanri'nin insani balçiktan yaratip ona can verdigi görüsü yaninda. geçmisin dinlerinde de. Tanri ile insan. Kendine mahsus sifatlari ve Es mâ-i Hüsna'si {Güzel Isimler) vardir.Ö. "mana" inancina sahip toplumla rda "tektanri" inancinin bulun- dugu belirtilmektedir. Allah inancini teblig ettiklerini açiklamaktadir. Tao seklinde adlandirilan bir "Yüce Tanri" inanisi varolagelmistir. Bütün dinler arasinda tevhid inancini en saf ve sade sekliyle muhafaza eden. Ba bil Krali Buhtunnasir'in tektanriciliga yakin bir görüsü olmustur. Isa tanrilastirilmis. Firavun kavmiyle ilgili bilgiler vardir.Semseddin Akbulut. Yahudilikteki "Tektanri". Islâm'dan önce Türklerde bir tektanri (Gök Tengri) nanci vardir. Hersey onunla kâîmdir. Zaten Islâm. günümüzde. [55] II. 15). Ibrahim'in getirdigi H anîf DinI'ne uyan insanlar yasamaktaydi. ne insan tanrtlastinlmis. teizm: tanricilik). Hindistan'da çoktanrili ve üçlemeli bir yapi içinde bile bir "tektanri" inanisi vardir (Hind Kutsal kitabi Veda-lar'da "Tanri tektir" denilmektedir). bütün peygamberlerin tektanri. Islâm'daki tektanri inanisini hem aydin. günümüzün dinleri de de tektanri inanisi bulundugunu ortaya koymustur. bu görüslerini ispatl amak için "ilkel kabîleler" üzerinde yogun bir arastirmaya girismislerdir. Çinlilerde tarihî gelismesi içinde Sang-ti. tektanrici bir dinin bozulmus seklidir. Hiristiyanliktaki üçleme (teslis).Z erdüst. Onlar. Istanbul 1980 . Bugün Dinler Tarihi alaninda yapilan arastirmalar.

Paul. 67 vd. The Ouest. Histoire Generale des Religions. Cahit. onlarin insan sayilip sayilmayacagi tartisma konusu olmustur.. BÖLÜM ILKEL KABILE DINLERI Ilket kabîieler. Glsh. Istanbul 1923. Çev. 7-45 . Din Üstüne. Bugün yeryüzünde yerlesik hayat eçmis ilkel kabîieler vardir. etn olojinin gelismesiyle. Haz.M. Totem ve Tabu. I/37 .15-41 .Ugo Bianchi. balikçilik ve toplayic ilikla saglayan küçük topluluklara denir. The History of RelIgion. Bugün ilke l kabîle mensuplari dünya nüfusunun % 5'ini olusturmaktadir.Slgmund Freud. Âdem Tatli. Paris 1976.Jean Holm. Renan Müdafaanâmesi. 1512'de Papa II. Paris 1975. Bati'da.Dictionnaire des Religlons. H. "RelIgion". y) . Comparative Religions. putperest olarak nitel endirilmis. Dinî Hayatin Iptidaî Sekilleri.Mlrcea Ellade. "ilkel" (primitif) kelimesi ile ifade edilmistir. Bunlardan bazilari baska inançlari benimsemis olmakla be raber. Istanbul 1338. 5-29 Duane T. Daha sonra. La Nostalgle des Retiglons. 37-54) . çagin seviyesine göre onlarin yasayis tarz ini gözönünde tutarak. Darvin ve Tekâmül Nazariyesi. Traite' d1 Histoire des Rellgions. Çev. Chicago 1969. "Histoire Compare'e des Rellglons". gelismis bir hayat tarzina ulasamamis. özellikler ve örnekler verilecektir.Eric J. . günümüzde yasamakta olan veya yakin zamanlara kadar yasamis bulunan. Istanbul 1971. Mete Tuncay.Salomon Reinnach. Çev. Ankara 1979. l-ll (I/ 55-94 vd. "yazisiz halklar" veya "tabiat halklari" gibi d aha yumusak deyimler kullanilmistir. Abdurrahman Küçük. Ca va. Brezilya gibi yerlerde yasamaktadirlar. 61 vd. [57] . Avustralya. Amerika yerlil erinin de Âdem'den geldigini ilan etmistir. LeIden 1975. Sharpe. Tarih-i Edyan. London 1975. uzun zaman ilkel kabile mensuplari barbar. Biz. Önceleri bunlar. vahsi. Istanbul.Ali Gürbüz. onlar için. "ilkel kabîle" deyimini kullaniyoruz. Asagida bu dinlerle ilgili ortak kavramlar. Semseddin (Günaltay). Kilise ön ce onlarin insan olmadiklarini savunurken. F rance 1983 Emile Durkhelm. Istanbul 1984 . Çev. 79-107 (I ng.. .Namik Kemal. Fosiller ve Evrim. Pasifik Okyanusu.David Hume. Günümüzde Afrika. Istanbul 1988 . London 1977.Mlrcea Eliade. Edltions Galllmard 1971. 1980 . 47-72[56] III. Niyazi Berkes. geçimlerini avcilik. 22-26-36-60 . Bu kabi-lelerin sahip old uklari inanis seklini ifade etmek üzere "ilkel kabîle dinleri" deyimi kullanilmaktad ir. adet ve geleneklerinden de tam olarak kopamamislardir. eski inanç. The Study of Religions.

yapilan arastirmalar. bir seye veya bir insana mahsus. görünmeyen gücü ifade için mana" kelimesini kullanmisla dir. Bu ortak kav. Ilkel kab ile mensuplari. Bi .Yüce Tanri: Bütün ilkel kabilelerde yaratici bir tanri. Simit Ekolünün hakliligini ortaya koymus. tektanricilik devresi bulundugunu. sonra animizm.A. Ancak tasavvur sekilleri farklidir. "mana" adi verilen evrensel bir kuvvetin her seyde mevcut oldugu nu. Bu Yüce Tanri.1709-1777) kullanmistir.) ve kisilerde {kabile reisi. muskalar. hemen he men bütün ilkel topluluklarda su veya bu sekilde bir Yüce Tanri kavraminin bulundugu be lirlenmistir."amiardan en yaygin olanlar i asagida kisaca açiklanacaktir. Mana ile dolu olan herse y. Mana'ya sahip bulunduguna inanilan ve tasiyanlara güç verdigi kabul edilen degisik t aslar. dinleri belli bir dinin bozulmus v eya degistirilmis sekilleri olarak görmüs ve dinin Yüce Tanri tarafindan vaz'edildigini . Simit (Father VVilhelm Schmidt). Kodrington. Ilkel insanlar kendilerinin çok büyük sayida görünmez kuvvetler tarafindan kusatildiklarini tasavvur edei^r. sakli bir enerji kaynaginin es a nlamlisi olarak kullanilmaktadir. Ölümünden sonra arkadaslari. Fetis kelime sini. tabiat kuvvetlerini idare eder. Simit. 1760'da yayimlanan "Fetis Tanrilar Kültü" adli eserinde dö Bros (Charl es de Bros-ses. önce bir Yüce Tan ri inanisi. Fetîs'in kelime mânâsi "yapilmis"tir. ilkel kabîlelerde güçlü.Mana: Malenezyalilar. b azi cinler bile. bu çalismalari devam ettirmislerdir. dinin kaynagini baska sekilde açiklayan görüs s ahiplerine karsi mücadele etmistir. dinî hayatta. Bu arastirmalar sonucu. kendilerinin görünmez kuvvetlerle kusatildigina inanmaktadir. Dinler Tarihi'nde. ugur getirdigi veya ugursuzlugu gi derdigi kabul edilen seylerin Fetisizm'den kaldigi ileri sürülmektedir. Diger kabilelerde baska kelimelerle ifade edilse de ayni kavram mevcuttur. Ayni sekilde vücudun muayyen halleri. dinin fitrî oldugunu gös termistir. hem sahsî ruhlara inancin kaynagini teskil ettigini ileri sürmüstür. F. Ilkel Kabîle Dinleri'nde her mahlûkun bir mana'si vardir. O'na. insanlari ve herseyi yaratir. hükmeder veya daha asagi derece de bulunan ruh ve tanrilari yönetir. her kabîlede degisik kelimelerle ifade edilse de.[58] Polinezyaca bir kelimedir ve haram anlamina gelmektedir. özde aynidir. dogum ve ölüm gibi olaylar veya bir sihir sözü. onlara göre bazi insanlar. ilk defa. Yüce Tanriya ancak büyü felaketlerde dua edilir. yaptigi arastirmalar sonucu.Tabu: Tabu. Ilkel ka bîle mensuplarina göre sekli acaip olan bir tasin veya çok basarili bir savasçinin "mana" lari vardir. Malenezyaca bir kelime olan "mana" gizli bir gücün. Bu terimi ilk defa 1878'de Ingiliz bilgini Kodrington (Codrington). hem büyük. 1. etkili veya toplum yönünden önemli seyler (hayvan ar. tabiat üstü. arkadaslari ile isbirligi yaparak arast irmalara girismis ve önemli sonuçlar elde etmistir. Bu Yüce Tanri veya yüksek R uh. Muskalar. Asagi ruhlar ve tanrilar. ta biat üstü kudret. Bu görüsün aksine görüs ileri sürenler olmussa da.W. 3. daha yakin ve samimî aörülür. izah edilemez.ILKEL KABÎLE DINLERI ILE ILGILI KAVRAMLAR Ilkel Kabîle Dinleri'nde çesitli kavramlar vardir. Yüce bir varlik inanci vardir . fevkalâde bir kuvveti ifade eder. 2. maskotlar ve kaba tasvirlere "fetis" denilir. çoktanricil ik gibi sapmalarin oldugunu savunarak. bir kutsal ilahi mana ile doludur. kiymetlidir. bitkiler. tilsimlar. fetisizm. gögün tâ ükseklerinden dünyaya hükmeden bir Yüce Varliktir. taslar vb. hemcinslerinden fazla mana'ya sahiptir. zincirler. sihirbaz hekim) bulundugu kabul edilen gizli kuvveti ifade etmek için "mana" deyimi kullanilmistir. Bu kavramlar. O. ön pland verilmistir. Simit Ek olü (Viyana Tarihî-Kültürel Ekolü) diye bilinen bu grup. yükseklerde durur. Malenez-yalilar hakkindaki eserinde kullanmist ir. Yüce Tanrinin var oldugunu savunmustur. Bu kelime.

Asyali lar arasinda samanin yüksek itibarini saglayan.Büyü: Büyü. Bir kisim arastirici. baska seylere geçtigi kabul edilir. Totem. Türklerin Samanizm diye bir dinleri olmamistir. totem inanisi ile de özelligi olan bir hayvan veya bitkinin türünün korunmasi hedef alinmis olabilir. dolayisiyle t abu kabul edilir. degisik ve f arkli sekillerde Kuzey ve Orta Asya'da. Türkler'de "s aman" kelimesi de yoktur (Kam vardir). Bu mev kii kanabilmek için saman. Bunlardan baska. tabu kabul edilir. 6. çogu zaman kendinden geçerek ruhlar âlemine aracilik yapmaya yet enekli sayilan kimseler de bulunur. cenaze ve kanli bir s ey de tabu sayilir. isaret anlamina gelir. Ona dokunulamaz. Totemizm aslinda dinî olm aktan daha çok içtimaî ve iktisadî bir olgudur. yaklasilmasi yasak sayildig i için. Saman kelimesinden Samanizm türetilmistir. Ilkel kabilelerde tabu ile kabile reisleri. bu alisilmamis bilgilerdir. sârî bir hastalik gibi. genellikle ilkel kabile mensuplarinin kendilerine akraba saydiklari hayvan. yerler ve nesneler kutsal. bazi afsunlarla ruhlari bu davula girmeye zorlar. Mana inanisinin tabiî bir sonucu olarak ma na'ya sahip okluguna inanilan kimseler. Her iki alani da ilgilendiren yanlari bulunan çesitli din ve dünya görüslerin i birlestiren bir inanç ve bir tekniktir. Sibirya'da görülen S amanizm'i psikopatolojik belirtiler olarak açiklamaktadir. "totem" yerine tanriyi koyunc a. bir kismi da "ruhlarla deste klenmis adam" anlamina gelen Sanskritçe "sra-mana"dan {Pali dilinde samana) veya " kendinden geçmis kimse" anlaminda Sibirya mense'li bir kelimeden türedigini ileri sürm ektedir. "Totemizm" denilmistir. yenilmez. Bunlara "saman" adi verilir. orada. kabilenin büyük atasi olarak kabul edi lir. alâmet. Ilkel kabîle insanina göre saman. Yeni dogmus çocuk. Samanin si hirli oldugu kabui edilen bir davulu vardir. Bu arada vecde ge lmek için bazi danslar yapar. Kabîie reisleri. Saman. Yahudilerdeki Ahit Sandigini da tabu olarak görür. Deyim olarak totem. Dinlerin tot emizm'den çiktigini savunanlar da vardir. O .açiklama sekli bulunabilmektedir. Eskimolarin yasadigi yerlerde. Bir teknik olarak Samanizm. tutulmasi. Bazi arastiricilar. Bir Polinezya deyimi olan tabu. "mana gücü" bakimindan tutulmasi tehlikeli ve yasakl i seylerin dokunulmazligini ifade eder. sandigi tuttugu ve orada hemen öidügü yazilidir. bu totem anlayisindan dolayi. Yanlis olarak Türklerin eski dinî inançlarina Samanizm denilmistir. 5. 4.Saman: Kelimenin asli hakkinda çesitli görüsler vardir. düsmeme si için.r seyin tabiatüstü ve tehlikeli kudretini belirtir. Totemler tabu'dur. yeni dinler için bir. Toplumlarin en ilkel sekli olan klanin inanç ve teskilâtina. yemesini ve içmesini en aza indirir. Tabu sayilan sey e yaklasmak için uzun hazirlik âyinferi gerekir. ne de büyünün bir seklidir.Totem: Totem. mana'ya sahiptir. Onlara göre. Onun kendinden geçtikten sonra cennetleri ve cehenneml eri dolastigi kabul edilir. Yahudi Kutsal Ki tabinda Ahit Sandigini tasiyan öküzlerin tökezlemesi sonucu Uzza adli birisinin. Tabu'nun. ata ruhlarindan bazi bilgiler alir. Ilkel kabilelerde dinî âyin ve törenlerle mesgul olan rahipler ve sihirbaz hekimler var dir. tabiatüstü güçlerin yardimi saglanarak belirli bir gayeye ulasmak veya bir dur . Bazi yazarlar. Bundan dolayi murdar sayilan insan (meselâ âdet gören kadin) ve maddeler de tabu olarak kabul edilir. Orta Afri ka ve Kuzey Amerika'daki ilkel kabîlelerde görülür. bazi bedenî egzersizler yapar. Davulun üzerinde gök ve yerin resmi bul unur. mana güçlerinden dolayi kutsaldi r ve dolayisiyle tabu'dur. bi tki veya cansiz seylere verilen addir. sihirbaz hekimler. Ayni toteme bagli kimseler kendi aralarinda evlenmezler. Totem. O. Samanizm ne kendine özgü bir din. kelime olarak. bu ke limenin Tunguzca "saman"dan geldigini ileri sürerken. ruhlara hâkim olabilir.

bolluk. Savas.Bu dinler mahallî bir özellige sahiptir. ergenlik âyinlerinin danslarinda genellikl e maskeler takilir. Maori.. Ilkel kabîle mensuplari. masal anlaminda) gelir. avciligin ve hayvanciligin baslangicini. çogu zaman. ölüm. olumlu veya olum suz yönde kullanilabilir). tabiatüstü ri zorlayici bir yapi tasir. dinin karsisindadir (Büyü. 4. büyü. tufan hadisesini. dinî ve ahlâkî kurallarla ilgilidir. âd etlerin ve içtimaî kurumlarin ortaya çikisini konu edinir. Büyü. Buna k arsilik medenî toplumlarda büyü bilime dönüsmüs. dansl ar yoluyla ruhî durumlarini bedenî hareketlerle açiga vururlar. ''kel kabîle insanlarinin dünya ve kendilerini tasavvurdan ibaret bir çok efsaneleri v ardir.gerçeklestirebilmek için uygulanan islem ve eylemdir. Nuer. b. belli kisiler tarafindan anlatilir. dinde Tanri'ya kullu k eder. dünyanin nasil meydana geldigini ele alan yaratilmis masallarindan günlük dinî âyin ve törenleri anlatan hikâyelere kadar uzanir. kâina tin olusumunun hikâyeleridir. kutsal sayilir. Bunlar. yalniz belli zamanlarda. S|mya. büyüde insanüstü gücü kendi gayesine yöneltmeye çalisir.Ayin: Bir dinin pratigiyle ilgili kurallar ve törenler birligidir. din ve büyü il e ilgilidir. Mitoloji ise. Bir c emaati yoktur. anrilann. Insan. müsteriler dagilir.Efsane: Bu kelimeyi ifade etmek üzere Bati'dan dilimize aktarilan m'f kelimesi Yunanca "mithos" dan (hikâye. Alnu. Ga yeye ulasilinca. 7. un efsaneleri içine alan ve onlari belli bir tarzda Inceleyen bir disiplindir. Dinî dünya görüslerini yansitan ef aneler. av. Ayinlerde belirli kurallara uyma mecburiyeti vardir. tanrilarin insanlari nasil cezalandirdigini. Büyüde ise müsteriler vardir.Ilkel Kabîle Dinleri bir kabîleye mahsustur. Ilkel kabilelerde din.dinleri gibi). astroloji. Âyin kavrami. diger yanda n. bunlardan baska.. ergenlik ve geçis dönemleriyle ilgili geleneksel tör enler yapilir.Kâinatin yaratilisi ve kâinattaki tabiî olaylarin olusumu (kozmogoni). Bu törenlerde danslara da yer verilir. Efsaneler. farkli seylerdir. astronomi olmustur . 3. Din ile büyü. kimya. ilk günahi . . alçak gönüllülük e kendini yükseltmeye cür'ettir. kahramanlarin. Âyinler. Bu danslar. tapinma.insanlarin nereden geldikleri (antropogoni). Dinde bir cemaat vardir. bütün bunlara ragmen.YASAYAN ILKEL KABÎLE DINLERININ ÖZELLIKLERI a. ilk ailenin. atesin elde edilisini. ilk ölümü.Tanrilarin nereden geldikleri (teogoni). Dinin özü. Din ile büyü. belli bir teknik ile belli kaideleri gerektiren ve büyücüler tarafindan uygulanan pratik bir sanattir.Insanin ve dünyanin gelecegi (eskatoloji). Dinka. 8. totem. açiklayici bir karaktere sahiptir ve su konulara cevap bulmaya çalisir: 1. [59] B. Birkaç ortak nokta disinda. esyayi bir gayeye ulasmak için kullanmak ister. siirli bir dille. Bu dinlerden evrensel bir din gelismemis tir. 2. Efsaneler. genellikle kapali bir düzen içinde Isler. genellikle o kabilenin adiyla anilir (Meselâ Ga. Büyü. ilkel kabîie insanlari arasinda birlikte yasar.

f. devamli tekrarladiklari cümleler halindedir.Bu dinlerin kutsal kitaplari ve yazili kaynaklari yoktur. Bunun sonucu. Çok uzakta kabul ettikleri bu Yüce Varliktan baska çok sayida tanr i ve ruhlara saygi gösterirler. Ancak Dinkalar. Gana'nin baskenti yakinlarinda yasarlar. hiplerin onlara ögrettigi ilâhi tarzindaki özel dualardan ibarettir. Bu kabîlelerden. Onu yaratici olarak g kendilerine hayat. i. Dualar. hediyeler sunarlar.Ilkel Kabîle mensuplari büyüye ve büyücüye çok ilgi gösterir.Maori Dini: Güney Pasifik Okyanusu adalarinda yasayan Poline-zyalilardan bir gr up.Ga Dini: Ga'lar. bazisinin da kötü oldugunu kabul ederler. büyük gruplar halinde yasayanlar oldugu g ibi. Her seyi yaratan odur. fakat ah iretle ilgili telâkkilerinde açiklik görülmemektedir.YASAYAN ILKEL KABILE DINLERINDEN ÖRNEKLER Bugün dünya nüfusunun %5'ini olusturan Ilkel Kabîle Dinlerine mensup insanlar. yerde ve gökte yasayan her seyin en içinde bulunduguna inanirlar. genellikl e. Maori Dini. O. 4.Ilkel Kabilelerde kutsal olanla olmayan birbirinden ayrilmistir. yagmur yagdirdigina inanir. fetis kullanma. Nhialik'i yukarida zikredil en insanüstü kuvvetlerin en büyügü için sahsî ad olarak da kullanirlar. Ilkel Kabîle Dinlerinde d rucusu söz konusu degildir. Japonya'nin kuzeyindeki adalarda yasarlar. bütün tanrilarin en büyügüdür. 3. Bu kuvvetlere bazen "Nhial ik" de (Göktekiler) derler. Din-kalar. Ayri din seçme sansi yoktur. Âhirete ve Yüce Tanri önünde muhake meye inanirlar. Onlara dua eder. fal.Dinka Dini: Dinkalar. cin çikarma. "Cok" (kuv vet) dedikleri insanüstü kuvvetlerin varligina inanirlar. Onlar. Maorilerin ibâdeti. g. Hep beraber bu du alari okurlar. lo. Güney Sudan'da yasayan bir gruptur. 5. e. Onlar için hazirlanmis kutsal yerleri ve görevli rahipler i bulunmaktadir. dört kitada bulunmaktadir.Ilkel Kabîle Dinlerinde ruhun çesitli sekillerde yasadigina inanilmakta. ancak bunlar a tapinmazlar. 1. lo'nun. herseyden önce var ve her seyin kayn agi olduguna. Ancak onun kutsal yeri ve rahipleri yoktur. büyü. kuvvet ve saglik verdigine. Mana'ya sahi p olan kutsaldir ve tabu'dur. gökte yas ar. bir kaç yüz kisiyi geçmeyenler de vardir. Ilkel Kabîle Dinleri genellikle kabilenin adiyla anilir: Dinka Dini. Ainular. d. Ainu Dini. 2.Ainu Dini: Ainular. Ga'larin baska tanrilari da vardir. Ainular. Maoriler diye adlandirilir. Ga'lar. atalara tapinma b u dinin nitelikleri arasinda göze çarpmaktadir. gögün en yüksek tabakasinda bulundugunu kabul ettikleri "Kando-koro Kamui" dedikleri bir Yüce Tann'ya inanirlar. "Naa Nyonmo" dedikleri çok güçlü bir varliga inanirlar.Ilkel Kabîle Dinlerinde genellikle bir Yüce Tanri Inanisi göze çarpar. Yüce Tanrilarina "lo" derler.c. ona d ua ederler. Onun adini ancak rahipler söyleyebilirler. diger tanri ve ruhlardan farklidir.Namba'lar Dini: Güneybati Pasifik'te Malekula adasinda ilkel kabîle hayati yasaya . Bu ruhlarin bazisinin iyi. Pigme Dini gibi.Ilkel Kabilelerde fert. Bu Yüce Varligin nitelikle ri. [60] C. Onlarin kendileriy le yakindan ilgilendigine inanirlar. Mer kabîle onu k endi diliyle ve kendisine mahsus bir sekilde adlandirir. Ga Dini. h. tabiata ve insan islerine etkili çok sayida ruh ve kuvvet bulunduguna inanirlar. Maoriler. dinin tabiî üyesidir.

topluca sünnet edilmektedir.Bölümün Bibliyografyasi . Gr. 38. The Religious Experience of Mankind. MagIc. Sünnet olmak esastir. Kendilerine has dinî törenleri. Radlof. Yasaklar. Gr. danslari ve "kurban" usûlleri bulunmaktadir. Paris 1975. "küçük" anlamina gelen kelimeler. Britain 1974. 3-18 . "Güneybati Pasifik'te.1. Çev. VVords of the World's Religions. Bunun yaninda "iyi ve kötü ruhlarin her z aman kisilerin çevresinde bulundugu ve her davranisi kontrol ettigi kabul edilmekt edir.Robert S.Dr.41 (Ing. Ölüm törenleri sirad n insanlar ve kabîie reislerine göre farklilik göstermektedir. Ellwood. Britain 1965. Belgique 1982[62] IV. Dictionnaire des Religions. kabîle erkeklerinin avret yerini örtmek için kullandiklari püsküle "namba" de nildiginden.W. Nambalar'da "tabu"lar vardir. Hastalik. Bu ceza.32) . Ölümde n sonra 100 gün süreyle yas tutulmaktadir. Brown. "tabiatüstü güçlere aktadir. belâ ve ölümlerin sebebi "kötü ruhlar"dir. herseyin yaraticisi ve yönlendiricisi "Tana" adi verilen bir Yüce kudrete inanilmaktadir. Cumhuriyet Gazetesi (Ilavesi). Bunlar.14-50 . Ankara 1970 . Reislerin iskeleti gömülmeden birakilmaktadir.1985 . 13. kötü ruhlarin en agir cezasi olarak degerlendirilmektedir. Böy lece kabîle Büyük ve Küçük Nambalar olarak iki gruba ayrilmistir. [61] III. Erkek çocuk. evli ve bekârlik durumuna göre artip eksilmektedir. Namba'lar diye adlandirilmistir. Science and Religion. Sibirya'dan (Seçmeler).69-143 .Bronislavv Malinovvski.45-78 Marguerite-Marie Thiollier.London 1967. France 1983 . Etnoloji Sözlügü.Mircea Eliade.n bir grub. Ahmet Temir. Zina yasaktir ve zina isleyene çesitli cezalar verilmektedir. Inanislar. A Guide to Religions. Nadir Paksoy. ancak sünnet olduktan sonra "namba örtüsü" takabilmekte. Istanbul 1976 Ninian Smart.Mircea Eliade.Sedat Veyis Örnek. Gr. Âdetler". BÖLÜM . 30. Büyük Nambaslarin Arasinda Kabîlede Yasam: T abular. Britain 1976. Ingilizler bu ismin basina Türkçe "büyük". Çocuklar 10-12 yaslarindan sonra kabîle reisinin izniyle. London 1975.David A.Dictionnaire des Religions. Patt ems in Comparative Religion. Bunlarin en üstünde. Cenaze 100 gün disarida b ekletilmekte ve iskelet gömülmektedir. sonuna da çogul eki olan "s" harfini eklemislerdir. Kisinin hastalanmasi. From Primitives to Zen. New Jersey 1977 . Traite d'Histoire des Religions. kabîle törenlerine uymamakla veya kabîle reisine saygisizlikla izah edilme ktedir. Ölüm. vücuduna "kötü ru girmesiyle. odasina girebilmekte ve kabîledeki rütbe alabilme basamaklarina tirmanabilirle hakl arina sahip olabilmektedir. Yakinlar "tabu"dur ve mahremiyet esasi bulunmaktad ir.

"YIn" ve "Yang . Cenaze tören lerine çok önem verilir Mezarlar. Bir önceki bölümde Ilkel Kâbîle Dinleri hakkind a bilgi verdik. . üç-dört nesil korunup. Nisan. bazen de evrensel bir yapiya sahip dinin millîlestiriidigi görülür (Yahudi dini gibi). çok ugursuz bir hayat sürmeye mecburdur. Baz i ilkel kabilelerde atalara tapinma önemli ise de. üzerinde atalarin adlari özel tarzda yazilmis levhalar bulu nurdu. Çinli'leri atalara saygi konusu kadar birlestiren ikinci bir husus. bir topluluk veya millete ait dinlerdir. resmî nitelige sahip üç d n vardir. üç tütsü çubugu yakar. ilkbaharda süpürülür ve oralara hediyeler sunulur (hediye sonbaharda tekrarlanir). en uygun yol ola rak görüldü. [63] A. Simdiki atalar kültü. evin ana salonunda veya atalar için ayrilmis olan yerdeki bu le vhalarin önünde onlara yiyecek. "Gögün Oglu" sayilan Imparato e ailenin reisi olan babaya itaat ve saygi gelenegine sahiptir. onlara önemli konular haber verilip y ardim istenirdi. millî dinler ve evrensel dinler tarzinda üçe ayrilabilecegini. Islâm bilginlerinin de dinleri "bâtil dinler" ve "ilâhi din ler" diye tasnif ettiklerini belirtmistik. simdi. Taoi Buddizm'dir. Bu örnekler dünyanin degis ik bölgelerinden seçilmistir. ölü. disardan gelme ve evren sel niteliklidir. Hiristiyanlik ve Islâm hariç olmak üzere.KONFÜÇYÜSÇÜLÜK Çin'de. felaket getiren ac ayip bir mahluk seklinde. Çin dininde kendini gösteren akraba lik ve aileye baglilik hissi kadar degildir. gök ve tabiat tan rilarina tapinma. Millî dinlerde ortaklasa bir k urtulus ve mutluluga ulasma söz konusudur. Bu bölümde millî dinler anlatilacaktir. Bu kitaptaki tasnifte BuddIzm'e ayri bir yer ayirmak. tütsü gibi seyler sunardi. l in önüne gelir (bu levhalar. Bir Çin atasözünde söyle denilmektedir: "Her seyin kökü göklerdedir. yerli ve millî. kurbanlara ve kutsal törenlere katilmakla kendi mi llî tanrilariyla temas kuracagina inanir. Ancak Buddizm'in yeri. toplumun bütün üyelerini birbirine ba glayan bir bag vazifesi görür. ata ruhlarini özel koruyucu olarak görür ve evin güneybati kösesinde onlar için bi r yer ayirirdi. Çinlilerin San Kiao (Üç din) dedikleri bu dinler. Çin halki dinî geleneginde atalar kültü çok önemli idi. Bütün ailenin önünde yapilan bu törende baba. levhalar. Geçmiste de millî dinler vardi. Aile reisi. gelecekten haber verme. Yahudilik. Millî dinlerden bazilari örnek olarak asagida anlatilacaktir. Bununla da evrensel hüviyete sahip inlere bir geçis saglamis olduk. Konfüçyanizm (Konfüçyüslük). bu ortaklasa kurtu lus ve mutlulugu paylasir. atalara ait tapinaga birakilir). Her aile. cenaze töreni ve mezar etrafinda odaklasir. tartisi lmaktadir. insanin evlenmeden veya geride bir ogul birakmadan ölmesini büyük günah ve elemli bir azap sayma ktadir. Bazen atalar çagrilir. Her evde." Çinli. Ayni zamanda bu husus. Bunun için Buddizm'i ayri bir bölüm yaptik. Çin'de bu zikredilen dinlerden önce atalara saygi. kutsal varliklara kurban ve "Sang-ti" diye adlandirilan bir Yüce Varlik inanisi vardi. Insanin kökü ise atalarindadir. tütsü çu larini alnina kadar kaldirip buhurdanliga koyar. günümüzde yasayanl ari da vardir. Ata ruhlarina ibadeti devam ettirecek bir ogul yoksa. bereket versin diye tarlalarda yaptlir. Konfüçyanizm ve Taoizm. atalara gösterilen baglilik ve saygidir. Çin'de her devrin dinî özelligi. Toplumun bütün fertleri. Fert. Mezarlar. Millî dinler. Bazen millî bir dinin hâkim oldugu çevreden eVrensel bir dinin çiktigi (Hinduizm'in hâkim oldugu Hindistan'dan Buddizm'in çiktigi gibi). Buddizm.MILLÎ DINLER Dinler Tarihi açisindan dinlerin ilkel kabîle dinleri. ya üç kere diz çökerek dokuz vurus yapa r ya da üç kere bas egerdi. Çinliler. evlenme gibi önemli isle r de burada yapilirdi.

filozoflarindan biri ve Konfüçyüsçülügün kurucusudur.Ö. Hayatinin ilk yillari yoksulluk içinde geçmesine ragmen. I. yer-gök gibi örnekler e uygular. 140-87) z amanindan baslayarak 1912 yilina kadar devlet dini olarak taninmistir. ilk defa ferdî din seçimi sözkonusu olmustur. bilge k isi olarak öldü. Konfüçyüs. bir bölgeden digerine. 70 yasinda dogru o lan seylere zarar vermeden. gögün kendisi demektir. Yüzyil'da Buddizm'in Çin'e girmesi ve Taoizm'in M. Çinlilerde bu ad. genis ölçüde bir "halk dini" de olusturmaktad ir. II. dinî tören ve âdetleri devam ettir tir. Bu sistemine kulak verecek ve nasihatlerini dinleyecek bir hükümdar bulmak için kendi eyaletini terketti. Yüzyilda gelisme si sonucu. eskilerin hikmetini yoruml amak idi. Ancak o. Tao deyimi. Mezari. Ch'iu fu'da. Burada. Çin Imparatorlugu sinirlari içinde. 50 yasinda Gök'ün emrini ögrendim. kalbimin bütün isteklerini yerine getirebildim. bir ziyaret (hac) yeri oldu. [64] 1. kendisinin irtibatli bulundugunu açikladigi Yüce Varligi ifade için Sang i (Shangdi-Changti: Yukaridaki Hükümdar) ile es anlamli "Tien"i tercih etmistir. disi-erkek. güvenilir bu|unmamaktadir. ona hediyeler sundu. Çin'de simdiki San-tung'un bir bölümü olan Lu eyaletindeki Tsou'da dünyaya geldi inda babasini kaybetti. Çin Buddizm'ine ayri bi er ayrilmayacak ve Buddizm Bölümü'nde temas edilecektir. Bu din. bütün insanlarin saadeti için. 30 yasinda irademe sahip olabildim.S. Y irmi yasinda iken ögrenci yetistirmeye basladi. il kbahar ve sonbaharda. 60 yasinda sezis yoluyla herseyi kavradim. Ölümünden sonra söhreti her tarafa yayildi. Hayatinin son bes yilini meshur eserlerini yazmak.S. Bu sistemin teme linde. Tao. Onun mizaci da siyasî ortama uygun degildi. karanlik-aydinlik. Yer ve gögü temsil eden disi Yin ile erkek Yang prensiplerinin her ikisi de âlem düzeni için gereklidir. Konfüçyüs. 40 yasinda süphelerimden kurtuldum. 19 yasinda evlendi ve iki çocugu oldu. Imparator . Yang ise olumlu durumu ifade eder. yol. insanin fitraten iyi olduguna itimat ve Örnek olman in önemi yatmaktaydi. dünyanin degistirilemez kanunlara göre gidisi demektir. ediplerin. pre imparatorluk ailesinin dini olarak kabul edilmistir. Konfüçyüs tarafindan kurulan Konfüçyüsçülük. sonraki kaynaklara ait olup. gelenekleri. Metodu. Ancak Konfüçyüs. dogruluk. Yin ve Yang prens iplerini Çinli kötü-iyi. 1912'ye kadar Çin Imparatorlari yilda iki defa. Çin'in büyük bilginlerinden. kendini anlayacak yöneticiler aradi.Ö. 551-479) Konfüçyüs kelimesi. Tie n. Son yediyüz sene içinde Ç n'de resmî nitelige sahip "Üç din" (San Kiao). Vu-ti (M. bu ülkede. Çin geleneginde Gök önemli bir yer tutmaktadir. bürokratlarin. Istedigine ulasamamis olarak geri dön dügünde artik ihtiyarlamisti. olumsuz. Onlarin uyum kaynagi ve böylece âlemdeki bütün düzenlerin dayanagi "tao"dur . bu ahlâkî-siyasî kültü. hem de Laotzu'nun fikir sisteminin temeli olmustu r. tabiî dünya nizami. ögrenc i yetistirmek ve doktrinini ögretmekle geçirdi. Söhreti yayildi. Bu prensipler. Konfüçyüs. Lu'da pek önemli sayilmayacak memuri yetlerde bulundu. Siyasî entrikalara alismis idareciler ona ilgi göstermed i." prensipleridir. soguk-sicak. Yin Krallik ailesinden kabul edilirse de a atan ve ail si hakkindaki bilgiler. Üstad K'ung anlaminda K'ung Fu Tzu'nun Latincesidir. K'ung Ch'iu (Chung Ni) seklindedir. teskilatçi olarak da saygi gördü. Adina tapinaklar yapildi. eski hakîmlerin faziletlerine dayanan bir yolla insanla ra baris ve refah getirebilecegini düsündügü siyasî bir sistem gelistirdi. âlimlerin. basrahip sifatiyla. Yer ile gök arasinda meydana gelen her olayin bu iki prensibin isbirligi yapmasindan meydana geldigi kabul edilir. Mil dinin kurucusu olmanin disinda. Yin. kendi hayatini su sekilde özetlemektedir: "15 yasinda kendimi ögrenmeye verdim. taraftarlar kazandi. Ögren meye meraki dolayisiyla iyi bir egitim gördü. hem Konfüçyüs'ün." . M.Konfüçyüs'ün Hayati (M. üç Çin dinî geleneginde de bulunur. bunlardan Konfüçyüsçüiük ve Taoizm üzerinde durulacaktir. Onun en önemli eseri Konfüçyüsçülük oldu. Çin'de. Gögün Rabbi.

Buna ragmen.Siirler Kitabi (Si King): 305 muhtelif sarkiyi. M. Semsedd in (Günaltay). tarihî bilgileri ve geçmise ait önemli vesikalar i. Hayati boyunca Çin'in "kadînV'ligini ortaya koymaya ve kültürünü ihya etmeye çalisan Konfüçyü ini. "Bes Klasik" (Wou King) ve "Dört Kitap"tir (Se Chou). Böylece Konfüçyüs ve ögrencileri.M Konfüçyüs. [65] 2. 3. felsefeahlâk ögrenen ögrencileri.Ilkbahar ve Sonbahar Vekayinameleri (Kun Kiyu): Ilkbahar ve Sonbaharla ilgili olarak günügününe yazilmis olaylari ihtiva eder. ölümünden sonra onun sözlerini de topladilar. Yöneticiler. Bu koleksiyon. 247-248[66] 3. Yüzyilda Sung Hanedani sirasinda biraraya getirildi. yönetimle ilgili bilgileri rlamak. memur alinmasi için yapila n imtihanlarda bu kitaplardan faydalanirlardi. Religions du Monde Entier. onun dortrini kendinden . yasayan ahlâk ve geleneklerin devamini saglamak. Tarih-i Edyan.Tarih Kitabi (Su King): Dokümanlari. daha önceki Çin filozof ve mürsitlerinin yazilarini derledi ve yorumladilar.Konfüçyüsçülükte Kutsal Metinler Konfüçyüs. eskileri seven ve onlarin bilgilerini elde etmek için bütün gayreti gösteren bir kimseyim" seklinde vasiflandirmistir. 2.Konfüçyüs'ün Konusmalari (Lun Yü). 4.Degisiklikler Kitabi (Yi King): Mistik ve Metafizik olaylari.Törenler Kitabi (Li King): Âyin ve merasimferle ilgili hatiralari (Ahlâk ve adâb). böylece atalar kültüne dayali Çin medeniyetini ortaya koymakti.Konfüçyüsçülükte Tanri Inanci Konfüçyüs'ün ögrettiklerinin Çin'in millî dini olmasi uzun bir gelismenin neticesidir. yön etici sinifin egitiminin temelini olusturdu. Bunlar. Belgique 1989. Onun gayesi. Ankara 1974. bu kitaplarin muhtevasi hakinda bilgi vermektedir. 335. Dört Kitap: XI. Konfüç ndine "din kurucusu" unvanini vermemistir. "ben.Mensiyus'un Sözleri (Mongtse). Bkz. Semseddin. 5. Konfüçyüsçülügün kutsal kitaplarini olusturan iki koleksiyon vardi. tarih. Konusmalar.Büyük Bilgi (Ta-Hio). 4.Orta Yol Doktrini (Tchöng Yong). sosyal hayat ve törenlerle ilgili hususlari bir araya getirmek. Bes Klasik: 1. 3. Çev. Vladimir Grigor ieff. Bu dört kitap sunlardir: 1. 2. M. bütün eski Çin metinlerini gözden geçirdi. Konfüçyüs'e büyük bir baglilik gösteren ve ondan edebiyat. 4. Muhacldere Nabi Özerdim.

dinden daha çok bir ahlâk ve hikmet yolu olarak gösterilir. "öbür dünya"nin varligini inkâr etmemistir. "Tien" ile ifade edilir. O. "Düskünlere yardim eder. Kendisi için söy le söylemektedir: "Yasli olanlara rahatligi saglamak. bulut. Dogru isen çok seyi basarirsin. su. gençle . kötü hükümdarlari c zalandiran. yani ahlâk prensibidir. fakat kurucusu. görünmeyen varliklar dünyasi. asirlardan beri hüküm süren millî dinin geleneklerini yeniden canlandirmistir. Konfüçyüs. Dua. Bu. O. b risi saglamanin yolunu bulma seklinde açiklanir. Kâinatin düzenini kuran O'dur. gögün efendisidir. herseyi elde edersi n. arkadaslara samimiyetle. yeni hanedanlar kuran ve iyileri mükafatlandiran atalara verilen bir a d degildir. Sadakati ve samimîyeti birinci planda tu mayi ve agirbasli olmayan bir bilgine saygi göstermemeyi tenbîh ediyor. dinî mânada. oruç tutulup temiz olduktan sonra ifâ edilen kurbandan ibarettir. Bu. "sabah Tao'yu z kreden kimse. Bu erdemler . Büyük ve üstün insan yal dogrulugu. samimiyet. bu terimi de kullanmistir. tabiat düzeninin idarecisi.Konfüçyüsçülükte Ahlâkî Prensipler Konfüçyüsçülük. Onun ana gayesi. Nazik isen baskalari ni hizmetinde kullanabilirsin". Samimî isen halk sana güvenir. dünyada b es seyi. düskün insanlari korumak için hükümdar »Tanri Yolu"nda yardimci olsunlar menler göndermektedir. Çin'in dinî e kadar gerilere gidilirse gidilsin. Konfüçyüsçülükte Tanri.sonra bir din olarak kabul edilmistir. Ona göre yüce hükümdar olan Tanri. kendisini koruduguna ve görevlendirdig ine inandigi azametli bir yüce varliga inanmakta idi. seref hepsinin Gök'ten eldigini ifade etmistir. Konfüçyüs. Tao. Bu konudaki diger terim. yerdeki insanlara hükmedicidir ve kötü olanlar ço ve dirilmek. dogruluk ve nezakettir. Ona göre "Tien". Bu gök tanri "Tien". Gayesi. Konfüçyüsçülügün belirli bir inanç sistemi. O. hava cinleri ve perileri. "Büyük Bilgi"de kendini. büyük tanri olarak Gök Tanri bulunur. Tanri'nin takdirind ve bütün islerde insanlarla beraberdiri»'[67] 4. o zaman anlasildigi üzere. Ancak o. küçük insan ise yalniz faydayi düsünür". eski törenleri yeniden ihya etmek olmustur. ev halkini. Üstün insanla küçük insan arasindaki farki da söy le belirtir: "Büyük ve üstün insan erdemi. insanin yürüyecegi dogru yol. yapilan gün ahlarin cezasiz kalmayacagini. yukaridaki tanri. "Konusmalar" da[68]. Cömert isen. fakat devamli degildir. milletini yönlendirme. Üstün insan kanu kafasini çalistirir. Konfüçyüs. ve bunlarin karsiliginin öbür dünyadan daha çok bu dünyada görülecegini. dinî faaliyet olarak. yüce varlik. O. ülkenin karisik olan siyasî d urumunu düzeltmek için. Üzerinde kasa etmekten kaçinmasina ragmen. Tao'dur. kötülük yapanin hatasini ödeyerek affedilmesini istemesi gerektigini belirtmis ir. herseyi açikça görür ve ülkenin her yaninda huzuru saglasinlar diye ögret yücedir. Bun-'ari da söyle açikl amaktadir: "Agir basli isen. agir baslilik. hür et ve ibadet edilmesi gereken bir varliktir. herseye uygulayabilmek yetenegine "mükemmel erdem" demektedir. alinca da hükmü amansizdir. bir dinî teskilati yoktur. cömertlik. üstün insani. dag cinleri ve ata ruhlari bulunur. ibadet bir vazifedir. Konfüçyüs. aksama rahat ölür" demistir. küçük insan ise rahatini düsünür. saygisizlik görmezsin. insanlar arasindaki iliskilerin önemi yaninda hayat. küçük insan ise kendi faydasini aramaya bakar. seref ve zenginlik. Konfüçyüs'ün ahl et ve millet içindir. Onun asagi sinda. bu yüce Varligi ifade için daha önce kullanilan "Tien" deyimini t ercih etmistir. milleti siyasî bir terbiye ile saadete kavusturmaktir. Konfüçyüs'e dayandirilan. her seyin üstündeki varlik. ölüm. uludur. Ölmek edir Tanri. Çin'e ait inanis ve âyinler birligidir. gökte oturan. Çin'in eski dinî tasavvurlarini ihyaya çalismistir. Konfüçyüs. Konfüçyüs. Sang-ti diye adlandirilan Yüce Varliga inanis onda da deva m etmistir. Tien. Tanri mi ve kutsal metinleri vardir. Konfüçyüsçülük. y aratici kudret idi. Konfüçyüs ahlâkinin ana temeli. zenginlerin ser -Vetini artirmaz" olarak tarif etmektedir.

efendisine bütün hayatinda bagli kalabilirse.Arkadas ve dostlar arasindaki iliski ve saygi. ailesine hizmette en büyük gayreti gösterirse. "Eger 'büyük ve üstün insan' törenleri severse. 3. Konfüçyüse göre bir kimse dis güzellikten ziyade iyi ahlâka deger verirse. Konfüçyüs. Konfüçyüsçülükte iyilik. 5. bütün hayatin en önemli iliskilerini içinde bulundurur. belli bir vaziyette yapilmasi mecburi olan harekettir. Gösteri si sevmez. ahlâktan baska seyler için yapilirsa adalet tece llî etmez. "Basari her zaman faziletin varligin a delil olmaz. yönetenle yöneti len arasindaki bag kopar. Bu. basari sartina bagli degildir. iyilige iyilik. Kendisinden tavsiye isteyen bir idareciye "dogruluktan ayrilma. Dogru olan birseyi görmek ve bunu yapmamak cesaretsizliktir. edilmese de. Konfüçyüsçülükte genç. Kisinin babasinin yolundan gitmesi. adalet ve menfaat konusunu söy hükme baglar: "Yüksek insan. israfa karsidir ve ekonomik olmaktan yanadir. hayirseverligi ve adaleti iki mühim meziyet olarak görür. h alkini faziletle yükseltirler.Verilen sözde durma. Adaletin gerçeklesmesini menfaat önler. Hikmet ve fazilet.halk saygisizl ik etmeye cesaret edemez.re de nezaketle davranmak isterim". yönettiklerinin güveni ve onlarin sevgisin i kazanmasidir. Iste bunlari elde edince memleketin h er tarafindan halk. Fertler. sözlerinde nezâket ve ser eflilige önem verirler. Çünkü o seyler ahlâk icabi yapilmalidir. Eger o dogrulugu severse halk ona uyruk olmaktan çekinme z. ahlâk sarsilir ve nefislerde fesat meyda na gelir. isler zorlasir. Bu degismez bir e mirdir. yanlislarini düzel t" demistir. çocuklarini arkalarinda tasiyarak ona gelecektir". Insanlar dogruluk için dünyaya gelmislerdir. Konfüçyüs'ün telkini. Konfüçyüs. edeplilik.Kardesler. 4. alçaklar da menfaati anlar". anne ve babalarina iyi muamele eder. 2. Bir insan dogru yoldan ayrilip iyi bir hayat sürer se. o insan b ilgilidir. Insanin rahat bir hayat sürebilmesi için hayatin her safhasinda orta yolu tutmasi. korku ve dehsetle itaate zorlanirsa. akillilik ve güvenilebilirlik bes temel fazilet ir.arkadaslariyla olan iliskilerinde samimî ise. kötülüge karsi da a dalet göstermesi gerekir. dogruluk. davran arinda düsünceli ve dikkatli olmaya. toplulukta birtakim seyleri yalniz o seyler Için yapmak zorundadi r. bile. iyilikte devam ve isrardir" demektedir. Büyük ve üstün insanlar. ana ve babasina sâdik ve diger büyüklerine saygi göstermelidir. Bu bes temel. Kendini bilgiye verenler. herseye ra gmen.Kari ile Koca. su dört konu etrafinda dönmektedir: 1. Konfüçyüsçülükte bes temel insanî iliski vardir: 1. Çünkü Konfüçyüs. asiriliktan kaçinmasi. 3.Üste karsi dürüst davranma.Kültür. üstün ve büyük insandir. Onlar.Anababa ile Çocuklar. adaleti. 4. itaatsizlik etmemekle olmaktadir. Eger o sadakati severse halk samimî olur.Amir ile Memur. . Eger insanlar. Onun "Yi" dedigi adalet. yüz ifadelerinde samimiyete.Is Yönetimi. o insan için birsey bilmiyor denilse. Onlara baglilik. basari elde edilse de. akrabalarina. 2. ölümden kurtulusu sadece bir sans eseridir. Amirin riayet etmesi gereken ilk esaslar.

ancak ona bagli olmasiyla mümkündür. Eski Çin Atalar Kültü'nde ogulun bilgeligi ne olursa ol sun babasindan önce sunulanlari yiyemez, sofraya uzana-maz. Kari ve koca, kardesler, arkadas ve dostlar arasindaki iliskiler de belirli kura llara baglanmistir: Evin erkegi, ailesi hayatta iken onuf birakip uzak diyarlara gitmemelidir. Aileye hizmet ederken onlara tenkitte nazik olunmali, onlara terb iye icaplarina göre hizmet edilmeli, aile sikintiya düstügünde de genç çocuklar aileye yardi mci olmalidir. Büyük ve üstün insan kendini esas olan seye verir, bu esas sey meydana ge lince prensipler gelisir, anaya babaya sadakat ve kardeslik sevgisi de kendini göst erir. "Kendine uygun olmayan kimselerle arkadaslik etmemek" Konfüçyüs'ün tavsiyelerindend ir. Bu arkadasligi da faydali ve zararli olmak üzere iki gruba ayirmaktadir: "Dürüst, s amimi ve anlayisli bir arkadas faydalidir. Iki yüzlü, kurnaz ve çok konusan bir arkada s zararlidir."

Konfüçyüs'ün ahlâk anlayisi devlet yönetiminde de geçerlidir. Ona göre memleketini erdemi ile ten bir kimse kutup yildizina benzer. Memleketi yönetmek, halki dogru yola götürmek dem ektir. Eger halk dogru yola yöneltilirse kimse dogru davranmamaya cesaret edemez. M emleketine hizmetten kaçman kimseye akilli denilemez.

Konfüçyüs'e "Bir ülkeyi idare etmeye çagrilsaydiniz ilk is olarak ne yapardiniz?" diye sor duklarinda söyle cevap vermistir: "Önce dili düzeltirdim. Dil düzgün olmazsa, kelimeler düsün eyi iyi anlatamazlar. Düsünceler iyi anlatilmazsa, yapilmasi gereken seyler iyi yapi lamaz. Gereken yapilamazsa, ahlâk ve kültür bozulur. Ahlâk ve kültür bozulursa, adalet yolun sasirir. Adalet yanlis yola saparsa, halk güçsüzlük ve sarhosluk içine düser. Ne yapacagini , isin nereye varacagini bilemez. Bu sebeple söylenilen sözü dogru söylemeli. Hiçbirsey bu nlardan dolayi dil kadar mühim degildir".[69]

Konfüçyüs'e göre hükümeti iyi bir sekilde yönetmek için iktidarda olan kimsenin bes üstün sey vermesi ve dört kötü seyden kaçinmasi gerekir. Bes üstün sey; asiri derecede harcama yapmad an faydali olmak, halkina pismanlik getirmeyecek görevler vermek, aç gözlülük etmeden iste digi seyi almak, gururlu olmadan itibar kazanmak, korkunç olmadan yüce olmaktir. Dört kötü sey ise; halki ögretmeden ölüme sürüklemek, buna "zulüm" denir. Onlari haberdar etmeden ani olarak is yüklemek, buna "baski" denir. Acele olmayan buyruklar çikarip, sonra bunla rin hemen uygulanmasini istemek. Buna "gaddarlik" denir. Genel olarak insanlara birsey verirken veya mükafatlandirirken hasis davranmak. Buna "yersiz davranis" de nir.

Konfüçyüsçülükte ana-baba saygisi; evlat sevgisi önemli bir yer tutar. Bu da insanin yakinlar na karsi borcundan kaynaklanir. Toplumda ahenk aranir, ahengin temeli, ailedir. A ilede ana-baba sevgisi faziletlerin basinda gelir.

Konfüçyüsçülügün ahlâkî tarafi, diger yönlerinden daha agirlik tasimaktadir. Bu sistem; hüküm idare sanati, soylular için siyasî bir ahlâk, halk için bir gelenege bagliliktir.

Konfüçyüsçülük, aileye ait faziletleri, disiplini, içtimaî düzeni, kardeslik sevgisini ve hal gitimini içinde bulundurur. Bunun için de Konfüçyüs'ün ahlâkî sisteminde su dört fazilet yera adir: Insanlik, adalet, davranis ve bilgi. [70]

B- TAOIZM Çin millî dinlerinden biri de Taoizm'dir. Taoizm'i Lao-tzu (Lao-tse) kurmustur. Bu d in, "Tao" kavrami üzerinde kurulmustur. Büyücüleri, rahip ve rahibeleri ve dinî sefleri va rdir. Kendilerine has âyinleri; bu âyinlerin eski bir gelenegi vardir. Ilkbahar bayr aminda ates yakilmakta; Taoist rahipler, yariçiplak durumda, atese pirinç ve tuz ati p, yalinayak kosarak üzerinden geçmektedir. Ölülerin, yasayanlari rahatsiz etmeksizin, mezarda güven içinde rahat ettigine inanilmak tadir. Mezarlarin seçilmesinde bazi kurallar vardir. Ölüye zarar gelmemesi için çesitli te

dbirler alinmistir. Bu tedbirlere siki sikiya baglilik yüzünden, uzun zaman, mezarlar in bulundugu alanda arastirma yapilmasina izin verilmemistir. [71]

1- Lao-tzu'nun Hayati (Lao-tse, dogumu M.Ö. 604 veya 570) Bir Çin filozofu ve Taoizm'in kurucusu Lao-tzu'nun hayati hakkinda fazla birsey bi linmemektedir. Onun, hemen hemen efsanevî olan hayati, M.Ö. 100 yilina dogru Sseu-ma Tsi'en tarafindan yazilmis. Çin'in bir tarihi olan, "Che Ki" ile taninmistir. Lao-tzu'nun Honan'da dogdugu san ilmaktadir. Asil adi, Li Tan'dir. Lao-tzu, ona verilmis lakaptir ve ihtiyar bilgi n anlamina gelmektedir. Çok yasadigi söylenmektedir. Çu sarayinda arsiv memurlugu yapm istir. Konfüçyüs ile ayni yüzyil içinde yasamistir. Ikisinin bir vesileyle karsilasmasi, çok önemli bir olay sayilmistir. Bu karsilasma zamaninda Lao-tzu çok yasli, Konfüçyüs ise genç bir bilgindir. Çu Hanedaninin yikilmaya yüz tuttugunu gören Lao-tzu, hükümet merkezini terkederek b atiya dogru gitmis, Honan geçidine geldiginde buranin muhafizi ve ögrencisi, Tsi, on dan meslegi hakkinda birsey yazmasini istemis; o da, "Tao te King"i yazmistir. " Tao", yaratici prensip; "te", insan fazileti; "king" de kitaptir. Bu kitap, bugüne kadar, bütün Taoist düsüncelerin kaynagi olmakta ve "tao"nun ne oldugunu açiklamaktadir. Anlasilmasi oldukça zor olan bu kitap; Çin'in büyük klasikleri arasina konulmustur. Çok say ida ilim adami, Tao te King'i bati dillerine çevirmeye çalismis, fakat pek basarili olamamistir. Kitabin adi bile tam olarak tercüme edilememistir. Her mütercim, kitabi n ismine çesitli anlamlar vermistir. Bu küçük kitabin sirrinin, en eski mistisizmin bir numunesi olmasindan ileri geldigi kabul edilmektedir. Lao-tzu, bu eserinde, misti k tabir ve tasavvurlara anadilinde ilk defa bir sekil vermeye çalismistir. Bunun içi n, seçtigi tabirler, gösterdigi remizler açik ve belli degildir. Lao-tzu'nun 80 yasini geçtigi bilinmekte ise de, Ölüm tarihi kesin olarak bilinmemekte dir. Lao-tzu'dan hemen sonraki Taoizmin tarihî de karanliktir. Taoizmin daha sonra ki gelismesi, Lao-tzu'dan sonra gelen ve Taoizm hakkinda bilgiler veren yazarlar sayesinde kismen ögrenilebilmektedir. [72]

2- Taoizmin Prensipleri[73] Lao-tzu'nun doktrininin temeli, mistik bir panteizm'dir. Taoist ahlâk zühde dayanir. Tao, dünyayi yöneten sebeptir; insan onu bilmelidir. Tao, âlemden önceki yaratici prensiptir. O;görülemez, isitilemez ve kavranilamaz. O, eze lî ve ebedîdir; kendiliginden vardir; herseyde hazir ve nazirdir. O, hiçbir tasvire si gmaz. Herseyin temeli O'dur. O yokluk degildir. Tabiat ve evrenin var olmasi O'nu n sayesindedir. O, herseyin arkasinda ve altindadir. HerseyI yaratan ve besleyen de O'dur. Bundan dolayi Tao, bazen "Ana" diye de adlandirilir. Çünkü hersey O'ndan ge lir. Tao'dan bir dogar, birden iki: Yin ve Yang; iki'den üç: Yin, Yang ve nefes; üç'ten yaratilmis evren. Tao, gögün ve yerin kaynagi, yaratici ve ayni zamanda yasatici pre nsiptir. Herseyi yaratan Tao'nun hiçbir seye ihtiyaci yoktur. Baska güçlerle rekabet e tmez. Dolayisiyla insanlar da Tao gibi rekabet ve hirstan uzaklasirlarsa, iyi bi r hayata sahip olurlar. Lao-tzu; insanlarin kanunlari dünyadan örnek alarak yaptiklarini, dünyanin "Gök"ten, gögün d e Tao'dan aldigini, Tao'ya sahip olan bir memleketin uzun zaman var olacagini ve dünyanin "Tao" vasitasiyla yönetilmesi durumunda seytanlarin kutsallik kazanamayaca gini belirtmistir. Lao-tzu'ya göre "göksel Tao" mücadele etmez, fakat iyi bir yolda dai

ma zafer kazanir; konusmaz, fakat cevap alir; çagirmaz fakat getirir, sakindir ve planlari gayet mükemmeldir. Lao-tzu, bilginlerin Tao'yu anlama ve kavrama durumlarini söyle açiklamaktadir: Yüksek bilginler, Tao'yu isittikleri zaman hareket ederleY ve ona dogru giderler; orta dereceli bilginler, Tao'yu duyduklari zaman ne yaptiklarini bilmezler; asagi de recedeki bilginler Tao'yu isittiklerinde kahkahalarla gülerler. Üstün ve mükemmel bir In san ise, sadece herseyin ruhu kendisinde olan Tao'yu izler. Taoizm'de "Tao" ile beraber bir de "Te" kavrami vardir. Tao'nun erdemi veya onun gizli gücü olarak bütün varliklarda bulunan "Te", "Tao"nun tabiattaki herseyi degistire n gücünün kendisidir. "Tao" kaybolduktan sonra "Te" onun ayrilmaz vasfi olur, aki-karay i bilir, muhafaza eder ve dünyanin seklini vücuda getirir. Dünyanin sekli vücuda geldikten sonra ölümsüz "Te", onu hatadan korur ve yükseltir. Bütün varliklari Tao meydana getirir; "Te" ise onlari besler, büyütür, madde olarak sekil verir, kuvvetini tamamlar. Bundan dolayi bütün varliklar Tao'yu yükseltir ve Te'ye deg er verir.

, Lao-tzu, ögretilerinde, ahlâkî degerler üzerinde de durmustur. Lao-tzu'ya göre insan anc ak manevî faziletleriyle insandir. Örnek insan iyi, merhametli, sadik, dürüst ve mütevazi olmalidir. Onun bu vasiflari elde etmek için tavsiye ettigi yol menfîdir: Insan, Tao 'ya benzemeye çalissin; is yapmasi, is yapmamasi; çalismasi çalismamasi gibi olsun. Vu vey (Wou wei: hiçbir sey yapmamak, sükûnet) prensibi, Taoizm'in ülküsüdür. Insan, dünya niza a uyarak yasamali, gayret sarfetmek-sizin Tao'nun kanunlarina tabî olmalidir. Böyle bir sükûnet içinde yasarken, dünyanin tabiî nizamini muhafaza etmek suretiyle, mesut bir h ayat sürebilir. Hükümdar bile, böyle yapmakla, devletini en iyi bir sekilde idare eder. Çünkü memlekette ne kadar fazla sey yasak edilirse, millet o kadar fakir olur. Insanlar a karsi alinan tedbirler ne kadar ustalikla hazirlanirsa, onlarin arasindan, o k adar inanilmaz hileler ortaya çikar. Ne kadar çok kanun ve emirler bildirilirce, o ka dar eskiya ve hirsiz zuhur eder. Büyük adamlarin halki yönetim seklini Tao te King'te Lao-tzu, söyle açiklamaktadir: "Kafal arini bosaltirlar, midelerini doldururlar. Iradelerini zayiflatirlar, kemiklerin i kuvvetlendirirler. Daima halki bilgisiz ve isteksiz birakirlar. Bilgili in sanlar birsey yapmak cesaretini göstermezler. Vu vey (Wou wey) yaptiklari zaman h erseyi iyi yönetirler". Lao-tzu, su tavsiyede bulunmaktadir: "Düsünecegin sey daima iy i ve derin olmalidir; birsey verirken iyi ve lütufkâr olmalisin. Birsey söyledigin zam an dürüst ve sadik olmalisin. Dürüst olursan memleketi iyi yönetirsin, bir is yapmak ister sen dogru ve kabiliyetli olmalisin". Lao-tzu, dünyadaki insanlarin güzel olan seyleri güzel olarak bildiginde, çirkin olan se yleri de taniyacagini; iyi olan seyleri bildiginde, fena olan seyleri de bileceg ini; böylece iyileri yayip, fenaliklardan kaçinacagini, baskasini kandirmaya çalismaya cagini söylemektedir. Lao-tzu, prensip olarak, kibir ve gururu yermektedir. Yalniz kendisi için çalisan ins anlarin yükselemeyecegini, kendisiyle övünenlerin bir is göremeyecegini, çok yüksekten konus an insanlarin bunu uzun zaman devam ettiremeyecegini belirtmektedir. Ayrica o, i htirasinin esiri olan insanlarin büyük bir yanilma içinde olduguna ve hiçbir zaman basar ili olamayacagina da dikkat çekmektedir. Lao-tzu, savasa karsidir. Bunun için o, savas aletlerini iyi görmez ve bunlari yüksek insanlarin kullanamayacagini söyler. Yüksek insanlarin baris ve huzura deger verecegi ni açiklar. O, savasa karsi olmakla * beraber, devletin ferde fazla karismasin i istemez. Taoizm'e göre bu ahlâkî prensipler; sadece fertler için degil, milletlerarasi münasebetler için de geçerlidir. Saygi ve itaatle herseyin ele geçirilecegi; sevgi ile düsmanlarin bi le yenilebilecegi; kadinin itiraz etmeksizin itaat etmesiyle kocasini idaresi al

tina alabilecegi savunulmaktadir. Lao-tzu'nun felsefesi; "iyilere karsi iyilik göst eriyorum; iyi olmayanlara karsi yine iyilik gösteriyorum. Bu suretle hepsi iyi olur " seklindedir.

Taoizm'de devlete müspet vazifeler düsmez. Harp tenkit edilir. Maddî ilerleme küçümsenir. Pe kçok memuriyet ve müessese lüzumsuz görülür. Tao'nun devleti sessiz ve kendi kendine yürümeli . Belirli bir ideal, müspet bir hedef olmamali; bir sükûnet ve hareketsizlik durumu ta kip edilerek, Tao'yu tanimaya gayret edilmelidir. Lao-tzu, insanin kendine hakimiyetinin nefsini bilmekten geçtigini, iç dünya nin arastirilmasinin çok konusmaktan daha iyi oldugunu; baskalarini bilenin zeki, kendini^bilenin akilli, baskalarina karsi zafer kazananlarin kuvvetli, kendi nef sine karsi zafer kazananin ise kudretli bulundugunu belirtmektedir.

Lao-tzu, birseyi bilmeyen insanin en olgun insan oldugunu, bilinmeyen bir seyi de biliyor görünmenin hastalik oldugunu söylemektedir. Lao-tzu'ya göre su üç seyi insanin dege rlendirdigi hazinesidir: Birincisi, nezaket, ve sevgi; ikincisi, ekonomi; üçüncüsü, alçak gön tür. Nezaket, bir insani yüceltir ve saygili yapabilir. Ekonomi, bir kimseye özgürlük kaza ndirir. Alçak gönüllülük ise, bir kimseyi yetenekli kilabilir. Halbuki insanlar; nezaketi birakarak küstah, ekonomik olmayi terkede-rek bagimli, alçak gönüllülügü terkederek de yetene siz oluyorlar.

Lao-tzu'ya göre insanlar, doguslarinda zayif ve yumusaktir; öldükleri zaman kuvvetli o lur ve asillarina dönerler. Esasa dönüse sükûnet, sükûnete de mukadderat denir. Mukadderata g dise ölümsüzlük, ölümsüzlügü bilenlere de akillidir denir.

Taoizm'de, ilâhî kaynakli dinlerdekine benzer, iyilik ve kötülük, alçak gönüllülük ve kanaatk gibi ahlâkî prensipler bulunmaktadir. Ancak, ölüm ve ölüm sonrasindan bahsedilmesine ragmen Cennet ve Cehennem kavrami konusunda pek açiklik yoktur. Bununla beraber ruhun ölümsüzlügü dünyada iyi bir hayat sürenlerin Tao'yla beraber olacagi gibi anlayislara rastlanma ktadir. [74]

3- Lao-tzu'dan Sonra Taoizm Lao-tzu'dan sonra Taoizm adini alan inanç sistemi, çesitli din ve kültürlerin de etkisin de kalarak sekillenmistir. Degisik ekoller olusmus ve farkli mezhepler dogmustur . Taoizm'den kaynaklanan ekoller sunlardir:

1- Mistik Ekol: Temsilcileri Chuang-Tzu ve Lieh-Tzu'dur (M.Ö.IV. Yüzyil). Her iki fi lozof da bu ekole ait kitaplar yazmistir. Chuang-Tzu, Lao-Tzu'nun ögretisini yükselt mis ve güzellestirmistir. O da, Tao gibi genel bir tabiat kanununa inanmakta ve he rseyin mistik bir duyguyla, meditasyon yoluyla anlasilabilecegini savunmaktadir. Chuang-Tzu söyle demektedir: "Biz bu kanunu kesfedemeyiz, aklimiz buna ermez. Onu ancak duygularimizla anlariz, bunun için kendimizi diger seylerden ayirmali ve ka lbimizi bosaltmaliyiz". Lieh-Tzu'nun ekolü ise, Taoizm'in popüler bir seklidir. O, kainatin sonsuz bir kanun a göre hareket ettigini kabul etmektedir. Ona göre insanlar kendini bu kuvvete uyduru r, hiçbir is yapmaz ve ruhunu kuvvetlendirmeye devam ederse daha çok yasayabilir. 2- Ferdiyetçi Ekol: Temsilcisi Yang Tzu'dur {M.Ö.IV Yüzyil). Taoizm'den gelmekle berab er ona hem yakin, hem de ondan uzaktir. Asiri bir kaderciligi savunur. Bu ekole göre hersey kadere baglidir ve herseyi yöneten kaderdir. Felsefesinde Tao olmayan bu ekol sadece ferdin refah ve saadetini düsünmüs; cemiyetin idaresine ait prensipler de gil, kendi kendini düzeltmek için kaideler getirmistir.

3- Legalist Ekol: Bu ekolün temsilcisi Han-Fei-Tzu (olan.M.Ö. 230), Li-Ssu, Shang-Tz u'dur. Bu ekolün görüsleri M.Ö. III. Yüzyilda Çin'de tatbik edilmistir. Bu ekole göre; dünyad ersey, yildizlarin yollari gibi, muayyen kanunlara göre hareket etmektedir. Bundan dolayi bu ekol, devletin halki kendi haline birakmamasini ve kanunlara tâbi kilmas ini savunmaktadir.

4- Simyaci Ekol: Chiang Tao ün (M.S. 34), bu ekolün savunucusudur. Bu ekol, dinî veya f elsefî olmaktan daha çok, sihirbazlikla ilgisi olan bir ekoldür. Sihir ve büyü büyük bir ye tutmaktadir. Büyücülükle ilgilendirilen bugünkü Taoizm, bu ekole baglanmaktadir. M.Ö. 221'de Çin Imparatoru'nun Taoizmi kendine ebedî hayat saglayacak bir din olarak k abul ettigi ileri sürülmektedir. Daha sonra Taoizm, BuddIzm ve diger mahalli inançlari n tesirinde kalmistir. Bud-dizm Çin'e geldigi zaman Taoistler, Çin'e gelen bu dinde kendi fikirlerine benzeyen bazi hususlar bulmuslardir. Taoizm'e ait olan bazi Tan rilar, Buddizm'in tesiri ile sekillerini degistirmistir. Buddizm en büyük tesirini T aoizm'deki rahip cemaatinin gelismesinde göstermistir. Çünkü Lao-tzu'nun fikirlerinde, b u gibi cemaatlere ait tek söz bulunmamaktadir. Lao-îzu, ilk planda, sadece ferdin kurtulusunu hedef alan sözler söylemistir. M.S. I. Yüzyilda Çin'de bir Taoist teskilât ortaya çikmistir. Bu teskilâtin Papa gibi bir dinî sefi vardir. O, siyasî bir kuvvete de sahiptir. Bu dinin büyüycüleri, rahip ve rahibeleri vard ir. Buddizm ve diger mahallî inançlarin etkileri sonucu, XII. Yüzyilda "Gerçegi Gelistirme" adi altinda bir yenilestirme hareketi ortaya çikmistir. Bu hareket, rahiplerin evl erini terketmesi, et yememesi gibi sert kurallar getirmistir.

Çin'de 1949'daki siyasî harekete kadar iki büyük Taoist mezhep varligini sürdürmüstür. "Tao'n Yayilan Birligi" ve "Tao'nun Toplanti Salonu" seklinde adlandirilan bu iki mezhe be göre Tao, insanin bir bölümünü olusturdugu evrensel bir enerjidir. Insan, bu enerjiye b oyun egerek saglik, zenginlik, çok çocuk ve huzurlu bir hayat elde edebilmektedir. Bu mezheplerin mensuplari, Tao ile bag kurabilmek için büyü, afsun ve tilsim'a basvurmak tadir. Çesitli dinlerden tasvirler alip tazim ve saygi gösterilmistir. 1957'de Pekin 'de "Çin Taoistler Birligi" kurulmustur. [75]

C- SINTOIZM "Sinto" tanrilarin yolu demektir. Çin dilinde "Sin" veya "Sen": tabiat ruhu, tanri; "to" {"tao"): yol anlamina gelmektedir. Japonca'da "Kami no miçi" seklinde ifade edelin Sinto, Japonlarin yerli dinî inançlarini karsilamaktadir. Japonlar, VI. yüzyild a, Buddizm Japonya'ya geldikten sonra, eski dinî inançlarini Buddizm'den ayirabilmek için "Sinto" deyimini kullanmislardir. Sintoizm de bu deyimden türemistir. Sintoizm; millî, iptidaî, politeist, diger dinlere tepki göstermeyen ve resmî inanç sistem ine sahip olmayan bir dindir. Bir kurucusu yoktur. Herhangi bir tarihî olaydan da kaynaklanmamaktadir. Bu dinde tabiat güçlerine ve ruhlara tapinma göze çarpmaktadir. Her seyde ruh görülmektedir. Bu dinin iki hususiyeti vardir: 1- Tipik bir millî dindir. 2- Tabiata perestis bu dinde Önemli bir rol oynamaktadir.

Japonya'ya Konfüçyüsçülük'ün, Taoizm'in ve Buddizm'in etkileri ile atalara tapinma, ahlâk, fa kehanet, büyü, züht geldi. M.ö. VI. Yüzyilda baskentini kurmus Japonya'da Yamato Hanedani, Amatera-su'nun nesli olarak hükmetmeye baslamis ve bu imparatora tapinma, bir kült olusturmustur. 1868'lerde bir millî uyanis devresi baslamis ve Sintoizm de bunu körükl

emistir. Imparator kültü, bir devlet siyaseti haline gelmis ve devleti Sinto'nun dest egine baglamistir. Ikinci Dünya Savasi sirasinda Sintoizm çok toleranssiz olmustur. Japonya'nin 1945'deki maglubiyetinden sonra, Sinto'nun devleti kontroi durumu ort adan kalkmistir. Imparator, kendisinin tanri olmadigini ve artik tanrilarin zürriy eti olarak kendisine tapimlamayacagim açiklamak zorunda kalmistir. [76]

1- Tanri Anlayisi

Sintoizm'de ruh veya tanriyi, kutsal, acayip, sirli, korkulan, güçlü, insan kavrayisin in üstündeki varliklari ifade etmek üzere "karni" kelimesi (üstün, yüksek anlaminda) kullani lir. Ruhun ölümden sonra yasadigina ve atalarin nesilleri koruduguna inanilir. Ölen he rkes "karni" olur. Ancak her karni tanri olmayabilir. Japonlar göremedikleri karni lerin tanri evinde olduguna inanirlar. Sintoizm'de ruh ve tanrilarin sayisi konu sunda verilen rakamlar oldukça kabariktir. Sekiz milyon tanri bulunduguna inanilir. Bunlarin en büyügü Günes Tanriçasi Amaterasu'dur. Amaterasu'nun tanrilik sembolü ayna ve me rkezî kült yeri Ise'dir. Ates tanrisi "Atago" önemli tanrilarindan olup tehlikelidir. Gök ülkesini günes tanriçasi Ama-terasu yönetir. Sintoistter, Amaterasu'nun bulundugu en büyü kült yeri olan Ise'deki bu yeri ziyaret edip, Amaterasu'nun dogusunu izleyerek "ha ci" olurlar. Sintoistler Amaterasu'dan baska ay, deniz ve firtina, ates tanrisindan gida, ev, ocak, mutfak, belirli yerler, yollar, çesitli mesleklerin tanrilarina kadar çok sayi da tanrinin içinde yer aldigi bir panteona sahiptirler. Bu panteona, Amaterasu'nun neslinden geldigine inanilan Imparator da dahildir. Büyük devlet adamlarindan, kuma ndanlardan da tanrilastirilanlar vardir. Saygideger insanlardan ölmüs bulunanlarin v e bu arada atalarinin ruhlari "karni" kabul edilir. Sintoizm'de tanrilar panteonunun zirvesinde bulunan Günes Tanriçasi Amaterasu, sadec e Gök ülkesi'ni temsil eder. Dünyanin idaresi ise, bir tanrilar meclisinin elinde bulun ur. Ay Tanrisi Tsukiyomi'nin rolünü kismen firtina ve deniz tanrisi Susanovva almist ir. Ates Tanrisi Atago'dur. Eski zamanlarin gida tanrisi Inari, bugün "Prinç Adam" o lmustur. Onun kutsal hayvani tilkidir. Bunun için mabedlerde tilki beslenir veya ti lki heykelleri bulundurulur.

Sintoistler; dünyanin gök, yer ve yeralti olmak üzere üç tabakadan ibaret olduguna; her üç t kada da tanrilarin oturduguna; yeralti dünyasinda ise ölülerin ve devlerin bulunduguna inanirlar. Tanrilar, muhtelif resimlerle temsil edilmislerdir. Ancak onlarin b resimlerden daha kiymetli birer timsalleri de vardir. Bu timsaller, halka gösterilmeyip mabetl erin gizli bölümlerinde saklanir. Iki kutu içinde muhafaza edilen bu timsaller; bir ayn a, bir kiliç veya baska sembolik bir maddedir. [77]

2- Kutsal Yazilar SIntoistlerin Tevrat, Incil ve Kur'ân gibi bir kutsal kitaplari yoktur; fakat Koji ki ve Nihongi denilen kutsal vekâyinameleri vardir. Çin yazisinin kabulünden önce kendil erine has bir yazilari olmayan Japon-lar'in daha önceki dönemlere ait olaylari sözlü ola rak rivayet edilmistir. Ilk olarak 712'de, Imparatorun emriyle, Kojiki yazilmist ir. Bu kitapta tanrilarin kaynagi, insanlarin baslangici, imparator ailesinin ve devletin ilâhî kaynagi gibi konular yeralmaktadir. Nihongi ise, 720'de yazilmis olu p, Kojiki'nin yorumudur. Tanrilarin sayisi Kojiki'de 800.000,. Nihon-gi'de ise 8 0.000'dir. IX. ve X. Yüzyillarda tespit edilen din ve devlet kültüyle ilgili mecmualar ise, 1927 yilinda, 50 kitap halinde nesredilmistir. "EngIshiki", bunlarin en önem

Japon halki. Diger ahlâkî günahlar bunun yaninda hiç sayilir. Dual arin konulari farklidir. balik. Her insan duasinda kendi isteklerini ifade edebilirse de. (Evlenen kadinlar mabet görevinden çekilir). Rütbelerine göre rahipler yukaridan asagiya dogru siralanir. sizinkisi nasil bilmek isterdim" diyerek anlayisini ortaya koymustur. Rahipler evlenebilir. el çirparak tanrinin dikkat ini çeker ve duaya baslar. Karnilere tapinma. Bütün bunlara ragmen. Bunlar. kiliç ve mücevherli taci n Amaterasu tarafindan torunu ilk Japon Imparatoruna verildigine inanilir. kuraklik. tapinakta veya evde yapilir. beyaz bir cübbe giyer ve bir baston tasirlar. bir veya üç gün "oruç" tutulmak ir. en basit sekilde yüz yikanip eller birbirine vurulduktan sonra zihnen ed ilir. hangi dinden olursa olsun bir Japon'un asil yolu "Japon-luk"tur. dua ve kurbanlardan (özellikle yemek kurbanlarindan) ibarettir. Özel tören temizligini yaptiktan sonra tapinaga giren. Sintoist olan kisi ayni zamanda baska dinlere de mensup olabilir. dua okumak. gele nesel halk inançlarinin etkisi altindadir. ayi postlari. Bu ayna. renkli kagitlar. iyi ve kötü amellerin karsiligin . Tapinaga girecek olanin. Imparator.lilerindendir. Japon dilinde dil ve milliyet es anlamda kullanilmaktadir. Imparator Meyci'nin kabre konuldugu gün. benimkisi böyle bir l.Âyin ve Ibadet Sintoizm. Sintoist dogar. takdimeler genelli kle sunlardir: Ipek kumas. bu nesneler onlarin vücudu veya hululü sayilir. Ibadet s irasinda beyaz bir sapka. insan kurbani varken. kalkanlar. oklar. bugün artik in san kurbanina rastlanmamaktadir. tapinaklarda. Ortadogulu misafirlerine. Japonya'da yüzbin tapinak bulunur. bu ar ada Hiristiyanlik dahil bütün öteki dinlerin ögretilerine tümüyle açigim. [78] 3. islak elbise giyip. Bu anlay is söyle formüle ediliyor: "Biz. horoz. Tapinak islerini rahipler idare eder. do muz. Tapin aklarda ancak rahibin girebilecegi kutsal bir hücre ile yaninda ibadet edenlere ay rilmis dua salonu yer alir. Tanrilara. hastalik. bugün hayvan kurbani pek yoktur. En agir ibadet soguk su ile yikandiktan sonra. Amaterasu'nun sembolü sekiz kös eli ayna. Buddist olarak ölecegim. Rahipler. sebzeler. kiliçlar. Dua. onlari semboll endiren nesneler (Mitama-Siro) vasitasiyla tapinilir. "Sinto dogdum. Ibadet. beygir. rahiplerin resmî dualaridir. Susano-vva'ninki kiliçtir. Ilahlara kesilen kurbanlar. Eskiden asil ailelere mensup kad inlar da rahibe vazifesi görmüslerdir. belli bir dinden daha çok. deprem gib4 konularda olabi lir. mabedin etrafinda yüz defa dönmektir. agzini suyla çalkalamis ve özel tören temizligini yapmis olmasi gerekir. pirinç ve pirinç sarabi sunmakla (kurban olarak) yapi lir. Bir Japon Sana t Tarihçisi. yaban domuzudur. Eskiden ha yvan kurban edilmesine ragmen. Ata'ya tapinmada amaç çile birliginin devam etmesidir. Ruhun ölümden sonra yasadigina inanilsa da. öz el tören temizligi yapilarak girilir. Temiz olmamak en büyük günâh ir. ib adetin gerçek merkezi. özel okul ve fakültelerden yetisir. Ayrica kendi arzulariyla. Buraya "miya" veya "cinca" denilir. Bunlarin e n önemlisi. Büyük'bayramlardan (Matcuri) önce. bilinen anlamda put kullanmaz. pirinç rakisi. Mabetlerdeki dualar da ayni sekilde zihnen yapilabildigi gibi yüksek sesle d e yapilabilir. mücevherli taç ve Amaterasu'nun heykeli bulunur. Tapinaga. Ise'de Amaterasu adina yapilmis olanidir. yaylar. Bazi özel durumlarda bir nevî gusûl de yapilir. tuz. birinci dere cede rahiptir ve rahip kiyafetiyle tasvir edilir. Ibadet. Senliklerde tanrilar gökten ça girilir. kiliç. General Nogi ve karisi "harakiri" {karnina biçak saplayarak kendini öldürmek) ile kendilerini kurban etmislerdir. Buddist ölürüz". Tapinaklarda genellikle ayna . gey ik boynuzlan. dua salonu önünde egilip sunacagini sunar.

Ancak bu kabul edis. Islâm'i toptan kabul edis te. yabanci inanca ve kültüre karsi koym ustur. Atalarin nesillerini koruduguna inanilmaktadir. gnostik düalizmi esas alan ve senkretik bir dindir. basi önünde dua edilir. Islâm disindaki dinlerden herhangi birinin genel kabul görmemesinde Türkler'in sah ip olduklari inançlarin etkisi olmustur. Maniheizm. Evlenmeler. Önce el ve yüz yikanir. Türk boylarindan. diz üstü çökülerek. Tanri anlayisi yansitmamakta ve "Ahiret Hayati"na önem vermemektedir . Islâm'i kabul etmeden önce. Göktürk Hakani Bilg e Kagan'in Buddist tapinagi yaptirma istegine veziri Tonyukuk karsi çikmis ve enge l olmustur. Ibadetler. [79] D. bir boyla veya az bir grupla sinirli kalmistir. "özel dinleri" kast edilmektedir. bir "Tann"ya inanmaktadir. miskinligi ta vsiye etmekte. hatta Hiristiyanlik gibi dinlerd e insanlari pasiflestirici esaslar agirliklidir. mahallî Buddist tapinagini ziyaret eder. Bu ndan dolayi ölen herkes "karni" olmaktadir. Töreler vazgeçilmez emirler. temasa geldikleri dinlerin hiçbirisini. Sinto tapinaklarina bitisik evlenme salonla rinda yapilir. ibadetler ve gelenekler burada "Gelenek sel Türk Dini" ismiyle anilmistir. Islâm'in disindaki dinlerin Türkler arasinda genel kabul görmemesi. Türkler'in özelliklerine aykiri olan bu din.GELENEKSEL TÜRK DINI "Geleneksel Türk Dini" ile Türklerin kendilerine özgü dini inanislari. Tonyukuk. Buddizm. ahlâkî degerlere önem vermektedir ve "Ahiret Hayati"ni kabul etmektedir. genele sâmîl olmamis. Yahudilik. Yasli aile. Bu hassasiyet. evlerde tanri rafi (kami-dana) yönünde yapilir. 6 yaslarinda kutsal yere alinir ve bu sirada onlara en güzel Japon kiyafetleri giydirilir. En büyük bayram Tanri'yi çagirmak. Türkler'in tamaminin dini olamamis ve kabul edenler de uzun üsre bagliliklarini devam ettirmemislerdir. Çünkü Türkler. Buddizm'e k arsi Tektanri inancini ve töreyi savunmus. Bunlardan Buddizm. Islam'i kabul etmis Türklerin önceki inanislari ile günümüzde bir milyon civ arindaki Türk kitlesinin yasattigi inançlar. bahse dilen bu dinlerden birini kabul edenler olmustur. bütün Türk boylarinin kendi "özel dinleri" disinda anlastikla ri bir dinleri olmamistir. Çocuklar 3. Bundan dolayi Islâm'a kadar. Islâm'in disinda. Maniheizm. kendi dini inançl arina. Buddizm'in diji olarak kabul edilmesini. karakterlerine aykiri oldugu için reddetmislerdir.in görülecegi inancina rastlanmaz. Tür kler aktiftir. akinci ruhunu öldüren. Dinî ve millî bayramlari takvime baglanmistir. Bundan dolayi Göktürkler. Dinî temizlik (Oh-harehe). görevli rahibin huzurunda. Iki defa eller birbirine çirpilip. Uzun tarihleri boyuncu Türkler. Zerdüstîlik. Sintoizm'de neyin ne zaman ve nasil yapilacagi kurallara baglanmistir. kendi inanç ve kültürleriyle bagdastiramamistir. Uygurlarin tahtina geçen Bögü Kagan'in (759-7 79) istemesine ragmen. 5. Tonyukuk. Islâm'la karsilasinca degismis ve Türkler' in çok büyük çogunlugu toptan Islam'i din olarak kabul etmistir. Bu tavriyla o. uyulmasi gereken görevler kabul edilmekte ve Japon kültürünün nesilden nesile aktarilmasini saglamaktadir. Buddizm . Genellikle bu bayramdan önce üç gün "or uç" tutulmaktadir. agiz ça lkalanir. . Baglayici olan bu kurallara "töre" denilmektedir. Cenaze islerini ise Buddist rahipler yerine getirir. "töre"y§ ve. tanrinin önünde-hizmetinde bulunmak anlamindaki Matcuri'dir. Maniheizm ve Hiristiyanlik gibi dinlerle karsilasmistir. mahsulü koruma (Toshikgoi) ve hasat için T anri'ya tesekkür (Kanna-niîname) gibi bayramlar ela bulunmaktadir. o dinl erin inanç sistemlerinin Türkler'in karakterlerine uygun düsmemesine baglanmaktadir. Buddizm'in Türklerin "özel dînleri"ne aykiri oldugunu ve Türkler i pasiflestirip felaketlerine yoiaçacagini savunarak karsi çikmistir. Buddizm'in Türkler arasinda genel kabul görmesinin önünü kesmistir.

tamamina yakini Islâm'i toptan ve gönülden benimsemistir. Yine bütün Türk ve Mogol boylan arasinda"Gök Tanri" inancinin bulundugunu ve bu "Yüce Tanri Inanci"ni diger milletlere göre en iyi onla rin muhafaza ettirdigini belirten M. Buddizm. genel hatlariyla bilgi verilecektir. Türk kültürüne ait bazi özeliklerle Islâm' ait bazi terimleri yasatmaktadirlar.[82] Bugün. Yüzyilda Rus hakimiyetine girmis ve Rus Ortodoks Misyonerleri kanaliyle Hiristiyanlasttrilmis Çuvaslar vardir. o dinlerin bütün Türkler'i tatmin edici bir anlayisi yansitmamasiyla. eski Türk kültürünü devam ettirmekte ve bu kültürü Hiristiyanli hâkim kilmaktadirlar. Hazar Türkleri'nden 4-5 bin kadari Yahudiligin Karaim Mezhebine baglidir. Maniheizm. Al taylar). tek bir Tanri'ya iman etmedikçe hiçbir kadini zevc e edinmedigi. 800-900 bin kadar tahmin edilmektedir. kendilerini Yahudiler dis inda görmekte ve Türk olduklarini vurgulamaktadirlar. Hiristiyanlik ve Islâm'i din ola rak tanimadan önce. Hazar Türkleri'nden az bir kismin. Bu dinlerin Türk boylari arasinda genel ka bul görmemesi. Yahudilik. Bu "tektanrili inanis" ile Islâm'dan önce Araplar'daki H anifilik arasinda benzerlik bulunmaktadir. kendi "inanç sistemleri"ne ne ad verdigi henüz aydinlanmis degildi . Çünkü Türkler. Eliade[81]. Gagauzlar gibi.[80] Nitekim Mengü Han'in.Geleneksel Türk Dinî Inançlari Türkler'in. b urada. onui. Talmud'u kabul etmemekte. Bu benzerlik Oguz Kagan Destani'nda açikça görülmektedir. Zaten Orhun Kitabeleri'nde bir tek Tanri'nin v arligi. Bunlardan baska. [83] 1. Hz. "Biz sadece tek Tann'nin varligina. Onlarda Hiristiyanlik yüzeysel kalmis ve "Ge leneksel Türk Dini Inanislari" canliligini korumustur. putperestlige karsi açtigi mücadelede babasini bile affetmeyip onu tah tindan indirdigi ve tek Tanri inanisini hâkim kildigi anlatilmaktadir (Bu. onlarin "Tek Tan rili bir inanci devam ettirmelerine ve Geleneksel Türk Dini ile Islâm arasinda büyük ben zerliklerin olmasina baglanmistir. Gagauzlar. ken di "özel inanç" ve kültürleriyle bagdasmamasiyle. Hakaslar. çok eski çaglardan beri "Gök Tanri". ona gösterilen hürmet ve onun iradesiyle islerin oldugu inanci dikkati çekmekt edir. Zerdüstîlik. Bunlardan Geleneksel Türk Dini Inanisla rini devam ettiren Altay-Sibirya Türkleri (Yakutlar. Sorlar. Tanri'nin oglu Cengiz Han olacaktir". Gagauzlar'm Kutsal Kitaplari Türkçe'dir. XVI. Bunlarin disinda ana kitle Müslümandir. Destanda Oguz Han'in. Bunlar.Yahudilik. s adece Tevrat'la amel etmekte. karakterlerine uygun olmamasiyle izah edilmistir. Bu kitabelerde. sayesinde yasadigim iza ve onun emriyle öldügümüze inaniyoruz" demesi Mogollar'da da tek Tanri inanc inin yasadiginin bir delilidir. dünyada 250 milyon civarinda Türk vardir. Islâm'la karsilasinca durum önceki dinlerden farkli olmus ve Türkler'in büyük çogunlugu. fakat mevcut Hiristiyanlard an farklidir. "Tek anri" inancini devam ettirmisler ve bu inanislar onlarin hayatlarinda etkili olm ustur. Hiristiyanlardan farkli inanç v e ibadetlere sahiptir. 250-300 bin civarindadir ve Hiristiyandir. dünyada mevcut bütü boylarinin % 98'inin dini haline gelmis Islâm'in bu sekilde kabulü. herseyin yaraticisi ve yönlendiricisi olan tek Tanri inanci açik bir sekilde islenmistir. Hiristiyanlik da. Günümüzde. Islâm'i din kabul edenler ise % 98'dir. Onlar. Nüfuslari bir milyondan fazla olan Çuvaslar da. Tuvalar. sadece Gagauzlar il e Çuvaslar'm benimsedigi bir din olmustur. "Geleneksel Türk Dini" hakkinda. Islâm'in disindaki dinleri din kabul eden Türk boylarinin toplami % 2 civa rindadir. Türkler'den Buddizm'e bagli olan çok az bir kitle vardir. din adamlarini huzurunda münakasaya çagird iginda onlara. Mengül Han'in Fransa Kralina gönder digi bir mektupta iman formülünü söyle belirttigini kaydetmektedir: "Ebedî Tanri'nin emri sudur: Gökte ancak sadece bir Tanri var ve yeryüzünde de sadece bir efendi. Ibr ahim'in babasi Azer'le olan durumuyla karsilastirilmalidir).

b ugün de Sibirya-Altay Türkleri'nde canliligini ve varligini sürdüren "Geleneksel Dini Ina nçlar" yasamaktadir. Türkler'in "Geleneksel Dinî Inançlari"nda iki anlayis. seyyahlarin gözl emlerine dayanmaktadir. Aydinin. bazilari Toyunizm. Samanizm ve totemizm karsiti olan. Bizans. Bunlarin hiçbiri. animizme ait unsurlari da. din olarak kabul etmeleri de bu "öze" baglanmaktadir. farkli farkli inanislari tesbit etmeleri mümkündür. Ancak "Geleneksel Türk Dini" basligi altinda verdigimiz bu inançlara. eski inanislarinin Islâmî öze uygun ol dugunun delili sayilmaktadir. dig eri. cahilin. bilgili nin. Ortak noktalan ayrildilari noktalardan çoktur. hatta ayni seyyahin verdigi bilgiler arasinda çelisk iler bulundugu görülmektedir. Uygurlar gibi Türk Devle tlerinde. inançlar ve e saslar vardir. "Samanizm" diye adlandirilan teknikleri de. disaridakinin birbirinden farkl i inanç ve anlayislari. eski dini inanislarina ait bazi hususlari. Tanri'nin sifati olarak. hosgörüye dayali bir dindir. bilgili ve cahil gruplarin etkisi olmalidir. Bundan dolayi Gök Tanri. Halbuki Türler'in ne Samanizm diye bir dinleri olmus ne de Samanizm tam o larak dinî fenomeni ifade etmistir. Tek Ta nri) inanci bulunmaktadir. "Tengri". halkin. bölgelerin. digeri ise büyük devletlerin hayat sartlari altinda gelisme göstermisti r {Misal olarak Uy-gurlarinki. Göktürler. totemizm ve politeizm ait unsurlara da yer veren "Halk Dinî". camidekinin. kabilelerin. iki kol varolmustur. O. Ancak. 15-20 sene öncesine kadar. degisik adl ar verilmistir (Bazi arastiricilar Samanizm. bunlar. Türkler. Bunlardan b iri. baska din ve kültürleri de etkilemi stir. Tek Tanriciligi merkez alan "Devlet Dini "dir.r. Zaten Türkler'in Islâm'i toptan ve isteyerek benimsemel eri. Bunu Türkiye'yi tam olarak bilmeyen arastrici lar da günümüzde yapsa. Bu sadece ülkemiz için degi l. Türk boylarinin hepsinde Tek Tanri. hiçbir zaman. çok yerde. bazi hususlarda ise sadece küçük degisiklikler yapmislardir. "Yüce Tanri" inancini bozulmadan ve en iyi sekilde y asatmalaridir. Çin. geleneklerde. varligini sürdürmüstür. Bundan dolayi Is lâm'i kabul eden Türkler. gruplarin. to temizme ait bazi özelkileri de yasatmislardir. her ülke için geçerlidir. "samanizm". "Yüce" anlaminda kullanildigi kabul edilmistir. Buna Türkler'in "Milli inançlari" demek de mümkündür. Arap. ortak olduklari noktalar. bazilari Tek Tan ri Dini gibi isimler vermistir). Devlet Dini ile Ha lk Dini'nin ayrildiklari noktalar yaninda. seyyahlarin Türkler'in inançlariyla ilgili olarak verdikleri bilgiler arasinda. Eski inançlarina ait unsurlardan birçogunu. Bunun yaninda. Ancak üzerinde ittifak edilen ve Orhun Abideleri'nde bel gelesen Türkler'in "Tek Tanri". hiçbir degisiklige ugramadan Islam'dan sonra da devam ettirmeleri. Türk lehçelerinde Tanri. bazen "Türk Ten grisi" seklini atmakta ve bir "Milli Tanri" niteligi tasimaktadir. Türk boylari arasinda paylasilan. Ermeni ve Süryanî kaynaklari. Geleneksel Türk Dini. "Gök Ten-girisi" ve bunlardan türeyen kelimelerle ifade edilmistir. yalniz b asina bir din olarak algilanmamis. Bütün bu belirtilen hususlara ragmen. birbiriyle bagdasmaz nitelikte degildir. hiçbir degistirme yapmadan devam ettirmis. ibadet ve yasayistaki bilgiler. Bu dinin inanç esaslari. Bu iki kol. zikredilen "Tengri". dinî inanislar içerisinde. Bu "Milli Inançlar yabanci dinlerden ve kültürlerden etkilendigi gibi. Orhun Kitabeleri'nde. Kök/Gök Tengiri terimindeki Gök'ün. farklilik gösterse de. tek bir Tanr i ve O'nun iradesinin herseyi kusattigi etrafinda olusmaktadir. din adaminin. Orhun Kitâbeleri'nden tes bit etmek mümkündür. Türk boylarinin hemen hepsinde dinin merkezinde Gök Tanri {Yüce Tann. Gök T anri Inanci bulundugunu haber vermektedir. "Tangara". Türkler'in geleneksel inançlari "Samanizm" olarak adlandiri lmistir. hatta uygulamalari oldugu görülebilir. Bu gözlemlerde. "Tingir". "Yüc . Hunlar. Bunun disinda inanç. bazi tekn ikler seklinde. bir tekniktir ve Türkler'in dinî inançlariyla pek ilgisi yoktur. Islâm'a çok aykiri gördükleri özellikleri atmislar veya baska sekiller altinda Islâmî kisveye büründürerek yasatmislardir. Türkler'in "özel dini inançlari"ni ta m olarak karsilayamamistir. Birisi asiret. Mogallarinki Devlet Dini'dir). Gök Tanri inancanin esaslarini.

Ton-yukuk'a basarilar ihsan eden de Gök Tengri'dir. cezalandirandir. bu tek Tanri anlayisi. Çünkü bu günler. Yildiz gözlemciligi yaygin islerdendir. otoritenin saglanmasinda ve disipl inin dogmasinda önemli rol oynamistir. Türkler'de Âhiret inanci vardir. Gökle ye r. Yine bu tarihi belgelerde. Günümüzde bu âdetler Müslüman olmus Türkl kisminda aynen. Tengri. Türkler. kit abinda.rastlanmaktadir. Türkler'in. Ölüm. orhun Anitlari'nda yer almaktadir. II. Bilge Kagani. Yüzyilda. cenaze merasimleri için en uygun anlardir. çok erken çaglardan beri "Gök Tanri Dini"ne ve "Tek Tanri". esi ve benzeri olmay andir. yardim edendi r. O yazitlardaki ifadeler de Türkler'in inandigi Tanri tektir. iyilik ve kötülüklere dair hesabin verilecegi. Çinlilerin tek Tanri'yi ifade etmek için kullandiklari "Tien" kelimesini Türkler'den aldiklari belirtilmekt edir. Hunlar'da "Semavî Büyük Tanri" sifatiyle meshurdur ve bu sifat la ululanmaktadir. asagida yerin ve ikisi arasinda da insanoglunun yaratildigina Inanil maktaydi. esirgeyen ve bagislayandir. gök ve yer gibi. ruhun bedenden bir kus gibi uçup gitmesi olarak görülüyor . Tük milletinin hayat ve istiklâli ile ilgilenendir. Türker'de cennet ve cehennem inanci bulunmaktadir. "Bir Tengri"ye inan isa yönelmistir. Türkler.[85] Türk kültüründe din ile gerçek hayat. Ayin safhalari ugurlu ve ugursuz olarak ni telendirilmektedir. Ölüm. bir kisminda ise bazi degisiklige ugrayarak yasamistir. M. Ölüye kesilen kurbanlar. ordunun harekete geçirilmesi için iyi bir zamandir. gerçeklesmesi gereken ilâhî bir is olarak kabu l edilir. Öbür dünyada nci bir hayatin varligi. Ölen atalar için at. insanlara bilgi veren ve yol gösterendir. her zaman için yanyanadir. Ay son çeyrek halde iken hiçbir ise tesebbüs edilmemektedir. he saplarin görülmesi için mahkeme kurulacagi ve ruhlarin ebedî oldugu kabul edilmektedir. yeri gelince Allah demislerdir (Ezaninda. Tanri (Tengri). Iskeletin aldigi duruma göre ölümün ahiret h ayati hakkinda kanaatler olusturulur. bütün yüce vasiflar tikleri "Tanri"ya ve O'nun Isteklerine uymada büyük hassasiyet göstermistir. Tanri Buyrugu gibi). Insanin ölümlü olduguna. Ölülerin kefenlenerek gömülmesi gelenegi vardir. nefesin kesilmesi. yaratandir. Yeri gelince'Tanri" demis (Tanri misafi ri. sigir ve davar kurba n edilir. Kül Tigin Kagani tahta çikaran ve b asarili kilan da. baslangiçta. Kaganlari tahta çikaran ve müstakil devlet kurmalarini sa glayan da Tanri'dir. Türkler. Iyi ruhlarin cennete. Tanri'nin tayin ettigi süre dolunc a ölmek üzere dogduguna ve sadece Tanri'nin ölümsüz bulunduguna inanilmaktadir. "Ölü Asi" denilen ziyafetler yapilir. "Mahser. karsi karsiya getirmemistir. ahiret ve cenaze törenleriyle ilgili anlay is ve gelenekler degismeden varligini sürdürmüstür. kötü ru . Ayin "dolunay" hali. Çinliler'i de etkilemistir. iradesine boyun egmeyeni cezalandiran da O'dur. Bu inanislar. Allah kelimesinin yaninda kullanilagelmistir. Türklere Hakani veren de O'dur. Türk boylarinin hemen hepsinde "Yaratici Tanri" olarak Tengri'ye . iradesine göre hükmedendir.[84] Orhun Abideleri'nde Tann'nin bütün yüce sifatlari sayilmistir. Yukarida Gök'ün. Islâm'i kabul etmis Türkler arasinda. "sonu" isaret etmekte v tekrar dirilisi ilân etmektedir. hers eyi en iyi bilendir. Türkler'i zafe rlere ulastiran da. duasinda. ezeiî ve ebedîdir. kulun duasini kabul edendir. Türk toplumlarinda.e Tanrfdir. sert ve tabiat disi bir hal. hayat verendir. Bu inanç.Ö. Kameri ayin son günleri. yanyana bulunduguna ve Gögün yedi basamagi olduguna inanilmaktadir. "Gökte"dir. iki düzlemin kompozesi seklinde tasvir edilmektedir. Türkler'de ölüm. Günü". Allah ve Tanri kelimesini yanyana götürmüs. Kainat. "ölünün cennete iderken binecegi hayvanlar" olarak kabul edilmektedir. öldürendir. Tengri veya Tanri kelimesi. savasta ise Allah demistir).

Suyun aziz.hlarin cehennerne gidecegine inanilmaktadir. ta'zim ve baglilik. Gök T i'ya ibadetle ilgili hale gelmistir. Dag kültü. orman ve kaya kültleri. daglardir. aile fertlerini korumaya devam ettigine inanilmaktadir. Yer-Su ruhlarini en önemli temsilcisi. büyük temizleyicidir. Geleneksel Türk Inanislari arasinda "Atalar Kültü" önemli bir yer tutmaktadir. Gök Türkler'in mukadderati üzerinde etkilidir. sol omuzundaki Körmös.Ocak. kutsaldir. yanan atesin söndürülmesi iyi görülmemisti . alevin kirmizi renkli olma si savasa. ruh. Türkler'de dag. Günümüzde ates ve ocakla ilgili deyimler. Öimüs atala ra saygi. cennet. Atesin alevinin yesilimsi olmas i. Muk addes kabul edilen daglara. Ates. Temizliginden süphe edilen seyler. Bunlarin ikisi de bütün hayati bo yuncu insani devamli takip etmektedir. Bunlarin kutsalligina inanmak. söndürmek ve küllerini dagtmak irkin yok olmasinin sebebidir. odun da su'dan dogmaktadir. ruhun ölmezligi ve kurban gibi inançlar vardi .)[86 ] Türkler arasinda su ve ates de önemli yer tutmaktadir. yilin belirli zamanlarinda. Yer-Su ile ifade edilen kutsallik. giderek bir yurt inanci haline gelmistir. cehennem. ak illiligin ve gücün sembolüdür. hem soyun tükenmesini hem de kutsalligin yokolmasini if ade etmektedir. iki ates arasinda geçiril erek temizlenmektedir. Ocak. Bugün de Türler arasinda en kötü bedd a "Ocagin sönsün"dür. atesin v e ocagin kutsal bilinmesi günümüze kadar yasatilmistir. Ates. (Örnek olarak Göktürler. Ötüken ve Tanri Dagi'nin daglar arasinda özel bir yeri vardir. Atalarin. oc agi. Türk yazitlarinda. öldükten sonra dahi. Iyi r uhlar cennette ikâmet etmekte. saf ve temizdir. yetistiricidir. odundan. göl. daglarin Tengri'nin makami olduguna i nanmislardir. Bundan dolayi her boyun bir kutsal dagi olmustur. Bu beddua. Yer-Su inançlarinin bir bölümünü olusturmaktadir. ahiret. yagmur yagmasina. her yil. insanin iyi ha reketlerini. atese saygi göstermis ve insani kötülüklerden koruyan özelligi bulunduguna inanmist ir. Sag omuzun yanindaki Yayuçi. pinar. sonsuz bir varlik ve güzellik kaynagidir. Yer-Su (Yer-Sub). sari renkli olmasi salgin hastaliga. Suyun bollugu. Bunlarin Tanri tarafindan gönderil mis kutsal hediyeler olduguna inanilmaktadir. Bundan dolayi Ates'e su dökülmesi. ailenin diregidir ve "tabu" anlayisi ile korunmaktadir. Kutsal Yer-Su. atasözleri çoktur. büyük imparatorluklar devrinde. ziyaret yapilmakta ve ora larda kurbanlar sunulmaktadir. seytan. Türkler. melek. Ölmüs. irmak. atalar için "kurban" kesilmekte dir. Bu durumlar. Atesin alevinden çesitli anlamlar çikarilmistir. Insanin ölümünden sonraki hesabi da Yayuçi ve Körmös sahitlik etmektedir. "ataerkil aile"de baba hakimiyetinin inanç sahasindaki belirtisi sayilmaktadir. Türkler'de önemlidir. gögün yüksekçe bir katindadir. siyah renkli olmlasi hakanin ölümüne v eya uzak yolculuguna isaret etmektedir. Yer-Su b adi altinda toplanmistir.Gök Tanri'ya kurbanlar bu d agda kesilmektedir. bilginligin. ruhlari vasitasiyla. Türkler. Gök Türk Kitab eleri'nde kutsal Yer-Su seklinde ifade edilen terimle hem koruyucu ruhlar hem de vatan kastedilmektedir. besinci ayin 10-20. Yüksek dag tepelerinin göge yakin olmasi bu inanisin kaynagi sayilmakt adir. Tanri ile insan arasinda sefaatçilik yapmaktadir. Özetlersek Islâm'dan önce "Geleneksel Türk Dini Gelenegi"nde tek Tanri. "hasir". Insanin yaninda iki melek bulundugu inanci vardir. gün leri içinde "Altin Dag"a çikip Tann'ya ibadet etmek suretiyle "hac" etmislerdir. Türkler. Cennet. "Tütsüleme" de bir temizleme islemidir. içinde hareketli bir hayat geçirdikleri tabiatin Tanri tarafindan yaratildigi ni kabul etmis ve kutsal saymislardir. kötü isleri yazmaktadir. agaç. yeryüzünde yasayan iyi ruhl arin bütünüdür. Su. Islâm'dan önce Türkler'de insan düsrgani ve gizli bir kuvvet seklinde tasavvur edilen "k ader" inancina da rastlanmaktadir. Türkler. mahsulün iyi ve bereketli olmasina. iyi ve kötü ruhlarin varligina inanmakta ve "ata ruhlarfna saygi göstermektedir . Suyu kirletmek yasaktir.

Halk'in i badeti de Yüce varliklara. Dikkat edilirse bu inançlar. resmî nitelikte yapilan bayramlardir. Ancak Çin kaynaklari Tükler'de ibadet ve ibadethane (tapinak) bulundugunu haber verme ktedir. takdis. Devlet törenlerini oldugu gibi dinî törenleri yö etme de Hakan'a aittir. Tanri'dir ve O'nun rizasini kazanma dir. "Biricik duam. müsterek ayin ve bayramlarinda. Halk ibadeti. âyinleri de bulunmaktadir. Milattan önceki yillarda devlet kuran Hunlar'dan. Islam'd aki Cuma Namazi gibi düsünülebilir). Gök Tanri'dan halkina iyi hizmet sunabilmesi ve elinden geleni yapmasi için yardim istemektedir. Göktürk Hakani. belirli zamanlarda ve tesadüfî olaylar dolayisiyla yapilanlar seklinde o lmak üzere iki kisimdir. mistik ve büyü ile içiçelik arzetmektedir. Türklerin günlük muntazam ibadetleri ve ibadethaneleri oldugu konusu pek açik degildir. Türkler'in niçin toptan ve samimi olarak Müslüman oldugunu. Bir hastalik halinde ve ölüm aninda âyinler yapilmistir. kutsal bir anlam tasimaktadir. Resmî ibadet. görünmeyen güçlerle temas kurmaya. Bunlar. istenildigi veya ihtiyaç duyu ldugu zaman. Yine Türk Hakani. dileme ve arzetme gi bi anlamlara gelmektedir. yönettigi ibadettir (Bu. "yükünme" ve "ötünme" gibi kelimeler kullanilmistir. Her Türk'ün ve Türk ailesinin sahsi ibadeti oldugu gibi. Türkler dualarinda Gök'e (yani Yüce Tanri'ya) yönelmislerdir. günümüzdek Yakut Tükleri'ne kadar Türk boylarinda bu bahar bayramlari ve âyinler yapilagelmistir . halkin kendisine ait ibadet ve âyinlerini ifade etmektedir. Ibadetleri. sonra ordulari har ekete geçirmislerdir. Gök beni yasatmayi uygun gördügü sürece. Bu tören. Tek Tanri'ya inanan Türkler'de ibadet merkezi. Hunlar'dan itibaren Türkler'de büyük kurban törenlerini Hakanlar yönetmistir. Bu da. Bu kelimeler. Kurbanlar ve dinî dörenler kamlar tara . Bunlar. bizzat hakan tarafind an yönetilen resmî ibadetleri.Ibadetler ve Gelenekler Geleneksel Türk Dini'nde Ibadet karsiliginda "alkis". Herseyin görünmez güçlerle d tildigi anlayisi. kurbanlar suna rken ve sefere çikarken önce bir mabedde zafer duasinda bulunmus. yüzü ve elleri göge kaldirip Tanri'ya duada bulunmuslardir. bas açip. kam veya sihirbazlardan yardim bekl emeye götürmüstür. d ualarinda. Bu törenle Hakan'in "Gög"e çikmasi ve Tanri tarafin dan tahta oturtulmasi simgelenmektedir. Islâm'in da emrettigi ve inanilmasini istedigi inançla rdandir. Bunun yaninda Türkler. Hakan'in tahta çikma törenidir. kutsal yerlerde dua etmis. atalara saygi duymus ve onlarla baglarini devam ettire cek dinî mahiyetli uygulamalari devam ettirmistir. imdi sen bize yardimci ol!" diye dua etmistir . ögme. [87] 2. Belirli zamanlarda yapilanlar. Resmî törenlerden biri de. secde etme. halk için yapti larini birbir saydiktan sonra. bas "din adami" sifatiyla Hakan'in. dua. özellikle Gök'e (Tanri) yöneliktir. kendisinin zavalli ve basit bir kimse oldugunu belirttikten so nra. ilkbahar. Tabiatin yeniden dirilisi sembolize eden ilkbahar âyininde at kurban edilmektedir. resmi ibadet ve halk ibadeti seklinde gruplandirilmaktadir. Devlet ve din islerinin baskanligi birbirinden ayrilmamis ve Hakan'da birlesmistir. yaz ve sonbahar' da yapilan âyin ve törenlerdir.r. Görüldügü gibi Türk Hakanlari. bir nevi "Gög"e çikmak g bi. Ancak halkin ibadeti. "Gök. halkima elimden gelen iyiligi yapmaya sevkedilmemdir" seklinde Tanri'ya yakarmaktadir. Islam'in Türkler'in % 98'ini teskil eden büyük ekseriyetin dini haline geldigini açiklamaktadir. Bu ortak ayin ve törenler disinda. diger dinlere göstermedikleri ilgiyi Islam'a gösterdigini. Göktürk'ler.

üç gün sürmektedir. hayvan hastaligi gibi belalarin gelmesini saglar. belirli bir âyin ve törenle. ilkbaharda (Mayis ortalarinda) kutsal yerlerde Tanri'ya kurban sun muslardir. Kamlik. Bu hayvana iduk (iz ik. kam. atalara. ilk bahar'in ilk ayinda. Kurbandan sonra civara kayin agaçlan dikerek. "at Kurbani" âyinidir. Türkler Müslüman olduktan sonra da devam etmistir. ilk otu. Küçük âyinlerden en yaygin olani özel bir hayvani basibos birakmaktir. bahar bayraminda. Yer-su ruhlarina kurban takdim etmislerdir. Sadece kam hastanin yanina gider. üç gün s ektedir. sarkilar söyler. çadir üzerine isaret konularak baskalarinin yaklasmamalari sa glanir. kimiz. atin yaninda. Saçi. Tanri'ya gönderilen) demek iken. Kam. nimetlerden biridir. Besinci ayin ikinci yarisinda Gök Tanri'ya ve atalara "kurt-ata" magarasinin önünde ku rban takdim edilmistir. kutlu orman meydana getirilmistir. Basibos birakilan h ayvana "Iduk" denilmektedir. Gök Tanri'ya. bütün Türk boylarinda "kansiz ku rban" olarak kabul edilir. saçi ve kurban sunarak çocuk diliyor. tüccar kavimlerde para saçi ola rak kullaniliyor. Hastalik fena ruhlarin eseri oldugu için hizmetine köle ve cariyeler bakar. fakirlik. bol bo l kurban takdim etmesi gerekmektedir. Türkler'den bir istegi. ata mezarlarina çaput baglayarak . ruhlardan birine binek hayvani olmak gaye siyle saliveriyor. Türkler. Ilkbahar âyininde. onlara baba ve reis demesi. iyik. idugu. Türkler. Çocuk sahibi olm ak isteyen anneler. Türkler'in dini düsüncelerinin olgu nlasmasi sonucunda "mübarek" ve "mukaddes" kavramlarini Ifade etmistir. bir dilegi olan "saçi" sunar. Saçi. Göçebe kavimler de süt. Bütün âyinlere ragmen bir kimse hasta olursa. III. kendine göre dualarla ve çesitli vasitalar . kötü ruhlari kovmak ve yagmur yagdirmak amaciyla yapilmaktadir.S. At kurbanina önceleri Kam'a görev düsmezdi. Iduk aslinda "saliverilen. gönderilen" (yani Ta nri için saliverilen. Dogu'da bulunan tapinakta. sarap. Türkler'in inançlarina göre kötü ruhlar. idik) denmektedir. . her kavmin kend i emegiyle kazandigi. En uzun At Kurbani âyini.findan yönetilmektedir. yahut "çaçilga" denir. Iduk denile n bu dinî gelenek. Kagân'la beraber orman etrafinda dolasmislardir. soydan gelmektedir. Gök Tanri'ya kurbanlar kesilmistir . Kanli kurbanlara "tayilga" veya "hayilga" denildigi g ibi "saçi" ya da dini terim olarak "saçilga". evinin yaninda ona bi r çadir kurulur ve tecrit edilir. Bunlarin fenalikl arina ugramamak için. Türkler. Kimse bu hayvana dokunmaz ve o mübarek sayilir. din adami karsiliginda kulanilmaktadir. göklere çikmayi temsil etmekte ve özel ilâhiler söylenmektedir. lyik. Türkler bu bayramlarda kur banin yanisira at yarislari yaparlar. Ikinci gruba giren âyinler ise kötü ruhlara karsi veya adak hayvanini basibos birakmak. taze kisrak sütünü saçi olarak sunuyor. insanin kötü ruhlari saymasi. Sonbaharda te krarlanan âyinden sonra. öldükten sonra yeraltina gider ve insanlara hastalik ölüm. Kötü ruhlara karsi yapilan âyinlerde kamlar. Ayni sekilde sonbaharin ilk ayinda da. kiymetli ve mübarek saydigi. Gök Tann'ya kurban âyini yapilmistir. çitfçi kavimlerde bugday. Asya Hunlari. yag. daha sonraki dönemlerde ona da bir görev düsmüstür. mukaddes kabul edilen agaçlara. Dinî âyinl er ve kurban törenleri nizamnameye göre icra edilmistir. Bu âyin için Hunlar'm yirmidört boyunun Basbuglari Lungçeng sehrinde toplanip . öküz ve koyunlardan da kurban ederler. Bu âyin. dari. yeraltina indiklerini ve orada gezdikleri ni temsil ederler. M. Bahar bayramlarinda en önemli âyin. Kesilen kurb anirfetiyle ziyafet verilmektedir. Yüzyilda meydana çikan Toba sülalesi devrinde de.

ölünün adina kurban olarak bir koyun bir at kesip çadirin disina birakir. Kalan yemek ise cenazeye katilan misafirlere. Ötenin arkasindan yüksek sesle aglamak. onun hayvanlarindan iki yüz kadarinin kurban olarak kesildigini. Bir kisi ölünce cenazesi çadira konulur. silah malzemeler nulmustur. kötü ruhlari kovmada atesi de kullanirlar. Hu nlar. böylece kanda gözyasi dökmüs olurlardi." ifadesi Göktürk'lerde de ayni âdetin oldugunu göstermektedir. baslarinin. Orhun Abidelerinde "Bunca millet saçin. Kasgarli Mahmut söyle demektedir: "Husûsi bir tas olan yada (yat) ile kahinlik yapil ir. Islâm müelliflerine ait rivayetlere göre Nuh Peygamber. aglayicilik görevini yerine getirir. yagmur yagdirmak. farklilik arzeder. Yüz yirtmak. ölünün hatirasina "as verme"dir. Sonra ölüyü gömmek için müsait bir gün tesbit edilir. oglu ve Türk 'ün babasi sayilan Yafes'e verdigi zaman ona. rüzgar ve yagmur celbedilir. Bu ziyafet törenleri için yüzlerce hayvan kesilir. yahut bir kismi dogrudan ölünün mezarina dökülür.la tedaviye baslar. Türklerin ecdadina yagmur yagdirma kabiliyeti verdigi zikredilmekted ir. bu kurak ülkede ne yapacagini sorar. Türkler. ölünün bazi esyalari. hastanin çevresinde "aias a las" diye dolastirirlar. Buna. Ölenin mertebesine ve çesit li yöreler göre yuglar. Hiristiyan ve Islâm kaynaklari nda Allah'in. Di -i LugatI't-Türk'te "yog". Ölüyle beraber mezara. bunun etrafinda yedi defa dolanir ve çadirin giris kisminin önünden geçerken biçakla yüzler ini yaralar. Bundan sonra hepsi feryad ederek at kosturup. Orada bir yangini söndürmek maksadiyla yapilmis. Ibn-Fadlan. Türkler'de yug törenlerinin Önemli bölümlerinden biri de. kan akitirlar. Oguzlar'da. et lerinin yendigini. Akrabasi bile. Buna "alaslama" denilmektedir. Atesin herseyi temizledigine inanan Türkler. ölüleri yikar ve kefenlerler. Türkler'de ölen için duyulan aci çesitli sekillerde bazi âyin ve törenlerle ifade edilir. sigirtçi. ölen in maceralarini hikaye edip anlatir. B abasi da ogluna yagmur yagdirma kudretini bahseder ve üzerinde "ism-i azam" duasi yazili olan bir tas verir. iyilesinceye kadar. yaka yirtmak. Hakanlar i pekli kumaslara sarilarak gömülmüstür. ayaklarinin. Yug törenlerine "yugci". havayi istenilen sekle sok mak için yapilan âyinlerdir. Bunlardan yugci. Ihtiyaç halinde bu yazili tas ile Allah'a dua edilerek yagmur yagdirilir. yaz me vsiminde Allah'in izni ile kar düsmüs ve bu surette yangin söndürülmüstür". kurban için çesitli seyler getirir. dövünmek gibi hareketler üzüntünün ligini ve ondan ayrilmanin verdigi izdirabi ölene anlatmak. özellikle de fakirlere v erilir. Türkistan'i. ölünün gö sinden sonra. Belirlenen günde. Kefene "esük" veya "esük" denilmektedir. derilerinin ve kuyruklarinin ayrilip . saçlarini keserlerdi. onu buna inandirmak ve ondan gelebilecek kötülüklere karsi korunmak inanciyla yapildigi kabul edilmektedir. Çin. kendi hastasini görmez ve ölünce de orada merasimle defnedilir. Türkler'in meshur âyinlerinden biri de. Bu inancin izlerine Müslüman Türklerde de rastlanmaktadir. Türkler'de "yug" denilen cenaze âyinleri son derece önemlidir. saç yolmak. "yogla". Ölülerin agaç ve kiymetli madenden yapilmis tabutlarla da gömüldügü dönemler olmustur. "sigirtçi" adi verilen kisiler katilir. Bütün akrabasi. kulagin kesti. Türkler arasinda çok yaygin olup buna Yagma boyu içerisinde bizzat sahid oldum. Gömme günü ölünün bütün akrabasi. Bu. Önce "As"in tamami. Baskurtlar ve Kazaklar. Bu Anadolu Türkçe'sinde "alazlama" seklinde muhafaza edi lmistir. ölüyü g mezar kazilir. agitlar yakmak bugün de bütün Türkler'de yasayan bir âdettir. bir yagli paçavrayi tutusturup. mezarin da yine at kosturup feryad eder ve ölümü takiben yaptiklari gibi yüzlerini yaralarlar. Kahra-rnanlar için yüzlerini yaralayarak. aglamak. "Yada tasi" adi verilir. âdetleri üzere. "yog-basan" kelimeleriyle ifade edilen bu ölü asi vermeyi Türkler bir vazife saymistir.

bazi yerlerde ise vücudu ikiye bölünme ktedir. Ahlâkî bakimdan üstün özelliklere sahip Türkler. Batili müstesrik ve misyonerlerin b u nitelendirmelerine itiraz etmislerdir. Kam. "kam" kelimesini Arapça "kâhin" kelimesiyle karsilamistir. vücudunu dold urduguna inanilmaktadir. onlarda rastlanmayan ve kötü görülen davranislardandir. I stanbl 1978. zina. Kamin âyin için cübbesi. saman kelimes inin Türklere yabanci oldugunu. seçkin kimse olduguna inanilmaktadir. bütün arastiricilarin ve yabancil arin dikkatini çekmistir. XXX/203-205). Bkz. Türkler'de âyin ve törenleri yürütüp tuhlarla temasi olduguna inanilan kimselere "kam" (Mogo llarda baksi) denilir. Büyük tanrilara ve kötü ruhlara ancak ka m âyin yapabilmektedir. Yahudilige Haham Dini denileme yecegi gibi). sözde. Tunguzca "saman" kelimesiyle es anlamlidir. nadiren de ka dinlardan olur. bütün seyyahlarin. Ayrica Çarlik Rusyasi devrinde Türk boylarindan bir grup. aldatma. iste dogruluk Türkler'in temel esaslarindandir. Türklerin Dini Tarihçesi. riyada bulunma. Kasgarli Mahmut. çogunlukla erkeklerden. Kam. Türklerin Samanizm diye bir dinleri olmadigni. [88] 3. Cinayet. Kam. Türkiye'de ilk Dinler Tarihi profesörü. ruhlari emrinde bulundurduguna. Zina yapan kimseye siddetli ceza veri lmektedir. dinde sadece bir elemandir. Türk Ansiklopedisi. Homoseksüellik Türkler arasinda çok büyük bir günahtir. tanrilar tarafindan tayin edildigine. Anc ak bir kimse. zina eden. "Samanizm" seklinde niteledirilmisse de bu yanlistir (Degerli ilim adami. ata ruhunun zorlamasiyla kam olmaya mecbur kalir. Bu davranislardan hirsizlik yapan. kamli k kudretinin onun basi üzerine gelip ebekusagi sekline girerek basini. Vecd halinde iken ruhunun göklere yükseldigine veya yer altina indigine.Ahlâk Anlayisi Tarih boyunca Türklerin ahlâk anlayisi. tecrübeli bir kamin yaninda egitilir. . "Samanlik veya Samanizm". H. Kam adayi. iyi niyetin. Öte yandan hiçbir dinde din adamina dayanarak o di ne ad verilmemektedir (Hiristiyanliga Papaz Dini. Islam'dan önce de örnek ahlâk anlayisinin temsicileridir. 10-12. Bunun için kamin davulunda ebesukagi resmi bulunmaktadir. Zina yapan bazi yerlerde yakilmakta. s aman. [89] 4. yasli. önemli bir tip ve figür olarak kar simiza çikar. yalan yere yemi n eden ve sebepsiz olarak adam öldüren kimseye ölüm cezasi verilmektedir.. davulu ve külahi bulunur. Kamlar. mistik ve sair tabiatli kims edir. Rus Çarina gid erek. hirsizlik etme. Kam meslegi soydan gelir. ilk defa Türk di ninin Gök Tanri-tektanri dini oldugunu savunan merhum' Hikmet Tanyu. Saman ke limesine dayanarak Türklerin eski dini. Islâmdan sonra Batililarin kendi milletlerine örnek gösterdikl eri Türkler. yerme ve ko-vucu luk yapma. ayn i zamanda hekim ve sihirbazdir. adam öldürme. yalan yere yemin etme. Çünkü. önemli bir yer tutar. kabrin basina asildigini haber vermektedir. Hiç kimse kam olmak istemez.Kam Geleneksel Türk Dini'nde "kam". kibirli olma. hosgörünün ve sadakatin timsali de. Onun tanrilarla insanlar arasinda aracilik yapan yetenekli. dinlerinin samanlik olmadigini belirtmis. bu ad landirmanin yanlisligini ortaya koymustur. Zina yasaktir ve hatta Türkler'e yabancidir. kesilmis agaçlar üzerine. tabiat taki bazi sirlari bildigine inanilan genis hayalli. ögrenmekle elde edilemez. Tanyu.

muhtemelen M. Indus nehrinin etrafinda oturan anlam ina gelen Farsça bir kelimeden faydalanilarak Batililarca bu bölge halkinin dinini if ade etmek üzere kullanilmistir. böyle yolla zengin olmayi tasvip etmezler. devletin en küçük birimi kabul edilmekte ve mukaddes sayilmaktadir. Hint yarimadasinda yasamakta olan halkin çogunlugunun dinî inanç ve gelenekl erini ifade eden bir kelimedir. disiplinli ve asker karekterli insan lardir. . Türkier'in bu inanç ve davranislarini.Ö. bir hak teslim edilmis olacaktir.2000'le r oldugu sanilmaktadir). "Türk Islâmi"ni olusturmus.Ö. Hindistan'i i stilâ etmistir. Islam'in olmazsa olmaz emri ile çelismeyen örf ve adetlerini devam ettirmist ir. Bati'da uzun yüzyillar. Islam'a aykiri olan inanç ve davranislari atmis. hareketli ve çaliskandir. dogrulugu esas alma. gayretli. mazlumun yaninda ve zalimin karsisinda yeralma. Günümüzde "Geleneksel Türk Dini"ni devam ettiren az sayida da olsa Türk boylari vardir. böyle bir harekete tesebbüsten çekinmektedir. ilimde. islâm'in en büyük hizmetkâri ve savunucusu ol lardir. Dünyada Vatan sevgisinin ve Vatana bagliligin en yüksek derecede bulundug u milletin Türkler oldugu söylenirse. Ahiret. Hindular ise kendi dinlerini "Sanatana Dharma" {ez elî-ebedî din) diye adlandirirlar. "Esmaûl Mürselin" adli eser. büyük hizmetler yapmisl ardir. Aile. Türk ce Islâm'dan bahsedilmistir. Türkler. Insanlar aras inda adalet esastir. kararlarda istisareye önem verilmektedir. topraklarina baglilik. Islâmla yücelmis. "Türk Islâmsiz. yaltaklanmayi. hak yolda mücadele etme (cihad). "Tek Tanri".1500 arasinda. idarede. Yüzyillar boyunca bir gelisme çizgisi takip eden bu karisimdan Hindu izm ortaya çikmistir. Bu kelime. et ve tirnak misali haline gelmistir. Onlarin dinî inanç ve gelenekleriyle yerli koyu renkli halkinki birbir ine karismistir. zina'yi kötü görme. An cak Türk boylarinin % 98 gibi büyük ekseriyeti Islam'i din olarak benimsemistir. Islama gönülden bagli olan Türkler. dost saydiklarina kötülük etmek iyi karsilanmaz ve basitlik sayilir. durgunluga tahammülleri yoktur. Islâm'i kabul eden Türkler. Dogu Avrupa steplerinden kopup gelen Arîler. Gök Tanri. yaldizli sözleri ve yapmacik hareketleri sevmezler. Arkadaslar aras inda sevgi ve saygi esastir. Türkler'i diger milletlerden ayirmistir. azimli. sinif farki yoktur. Islam'a aykiri olmayan. faziletli olma. Türkler'de. En geç M. millete baglilik. inancina siki sikiya bagli kalma gibi ah lâkî davranislar bulunmaktadir. egitimde. aileyi mukadde s bilme. ayrilmamacasina Islâmla bütünlesmis. Cennet ve Cehennem gibi Inançlari. Beklemeye. hareketli. Hileli y ollarla mal mülk edinmez. kötü bir harekettir ve cezasi çok agirdir.Ö.HINDUIZM Hinduizm.2500-M.'onlar arasindan seçilmis ve gönderilmis "peygambe rlere baglayanlar da vardir. Kari ve koca birbirine ihanet etmekten. genel olarak. Böylece onlar. 24 Türk Peygamberin ismini v ermektedir. Arkadas dediklerine. ahlâkli. Türkler. . yaptik larinin hesabini verme. Türkler. [90] E. mücadeleci. misafire ikram etme. Atesli. Islâm denince de Türk'ten. Islâmdan önce de Islâm'i kabul ettikten sonra da bu özellik. ülkelerini savunma Türkler'in en bariz vasifla rindandir. Bu inanç ve davranislar Türkler'in Islâm'i toptan ve tered dütsüz kabul etmelerinin gerekçelerinden sayilmistir. yigit. 1500 yillarinda (bu tarihin M. Islâm Tür lmaz" sözü özlü söz halini almistir. Türkler.Savastan kaçmak.Ö. Islâm da Türkler'le yayilmistir. hosgörülü olma. öldükten sonra dirilme. Vatan sevgisi. vatan sevgisi.

. bu metinleri hayatin çesitli durumlarinda okumak mec buriyetindedir.500). dördüncü vedadir.Sâmaveda. kurbanla ilgili formüllerin vedasidir. halk inanislari.Yajurveda.Kutsal Kitaplar Hinduizm'in kutsal kitaplarinin dili Sanskritçe'dir. 800-500/400).Bu gelismeyi ana çizgileriyle bes devreye ayirmak mümkündür: 1.Ö. yasayis kaideleri.20 00 veya 1500-800). kurban esnasinda. sözlü olarak nakledilmistir. ikincisi çesitli konulardaki "ayef'lerden ve üçüncüsü rahiplerin okudugu m elodili ilâhilerden ibarettir. Modern devre. Veda'larin "risi" denilen ve tabiatüstü güçlerle temasa geçtigi kabul edilen hakîm ki mselere vahyedildigine inanilir. Bunlarin en u zunu birinci ve onuncusudur. kelime olarak "Ilâhî bilgi" anlamina gelir. mistik parçalardan ve büyüyle ilgili d alardan ibarettir. M. Bu veda. Bu veda. sükür ve dilek. Sâmaveda. [91] 1. Vedalar devri (Tah. 3. 3. Veda."Smriti" (destan seklinde olanlar). felsefe gelismeleri devresi (Vedanta). en kisa olaninda 43 ilâhi bul unmaktadir."Sruti" (vahye dayananlar). Upanisadlar devri (M. 2. Hin duizm'in bir kurucusu. Ilki Rigveda'dan al inan "ayetlerden. Veda'iarda ilâhiler. En uzun olanlarinda 191. Veda'lar M. tilsim. Tanrilari ta'zim için yazilmis 1017 ilâhiden ibarettir. 2. 4. Aslinda Hinduizmin kutsal metinleri sadece Veda 'lardan ibaret olmayip genis bir koleksiyonu ihtiva eder. Kurban esnasinda rahipler tarafindan okunmaktadir. bazi kisimlari ise man zum olarak yazilmistir. çok açik ve net bir âmentüsü {inanç sistemi) yoktur. 5 . Veda'larin en önemlisi ve en eskisidir. metinleri olan Veda'lar dörde ayrilir: 1. Bu i lâhîler. Atharvaveda. Diger veda'lardan sonraki devirlerde yazilmistir. 10 civarin da "âyef'ten olusmaktadir. fakat çok hacimli bir kutsal kitap koleksiyonu vardir.Ö. 730 i lâhilik bir kol-leksiyondur. niyazlar. millî bir dindir. dualar. Yajurveda. Dünya nüfusunun asagi yukari %12'si bu dine mensuptur. Bu vedanin metni üç form halindedir. Melodiler vedasidir. Klasik devre (M. kurbanla ilgili sözleri ve dualari ihtiva etmektedir. Brahmanlar. Bu kitap koleksiyonunun en bas inda Veda'lar yeralir. 600 yillarinda Samhitalar'in içinde toplanincaya kadar. Orta Çagdaki Ilahiyat. büyücülük gibi konularda da bilgile r ihtiva etmektedir. alçak sesle mirildanarak söylenmektedir. Bu koleksiyonu ikiye a yirmak mümkündür: 1. 4. Bu ilâhiler on kitaba (Mandala) ayrilmistir. Hindistan'i n en eski kutsal. Rigveda.Rigveda. hekimlik. büyü gibi konular ye ralir. Bazi kisimlari nesir seklinde. RIgveda'nin ayri-bir edebî vezni bulundugundan yüksek sesle okunmaktadir .S.Ö. Kozmik (âlemle ilgili). Her ilâhi.Atharvaveda. 50 0/400-M. Siyah Yajurveda ve Beyaz Yajurve da olmak üzere iki kisimdir. Hinduizm.Ö. 2. takdis ve beddua ta rzindaki dualari ihtiva etmektedir.

Bunlara "dokunu lmazlar" denir. ayni sofrada yemek yiyebilir. Sudra kastindan olanlar. Meslekler de kastlara göre ayrilmistir. [92] 2. Krisna'nin sarkisi deme ktir (Krisna. Sanskritçe'de Brahma'ya vakfolunmus kimse anlamina gelir. ancak onun içinde dünyaya gelinir. diger kasttakilere hizmet ederler. Brahmanlar. 4) Sudra (Isçiler). kutsal kurban âyinlerini yönetmektir. Ancak bunlardan sadece elli tane si. Kast yapisi Hint inançlarina dayanir. kast sisteminde en önemluve üstün yeri ellerinde tutarlar. Tanri. Mogol Hükümdari Sah Cihan'in himayesinde Farsça'ya tercüme edilmistir. kâinatin gelecegi konusunda bilgiler vardir. Dünyanin en uzun destanidir. Kast sistemine karsi gelmek. Bu serhte âlemin baslangici. U panisadlar ve Aranyakalar "Sruti"ye (vahye dayanan anlaminda). Sudralar da ayaklarindan yaratilmistir. Vai s-yalar midesinden. [ 93] 3. Bundan dolayi toplum hayatinda görülen farklar. Upanisadlar. âlem. Buna göre Brahmanlar. Yüzyilin basinda Farsça'dan Latince'ye çevrilmistir. Kast. Ilk üç kasta dahil olanlar daha it ibarlidir. Ramayana'nin Risi Valmiki tarafindan yaz ildigi ileri sürülmektedir. 2) Ksatriya (hüküm dar sülâlesi ve savasçilar). karsi gelenin ka sttan çikarilmasina sebep olur. atadan miras kalan haklari. Gita'da A rjuna ile Krisna'nin diyalogu anlatilir ve Tanri'yi bulma yolu olarak "yoga" üzeri nde durulur. Kast seçilmez. XIX. kisa açiklamalar tarzinda. ölüm ötesi. Bu s istem dört siniftan olusur: 1) Brahmanlar (rahipler. Brahma'nin agzindan. Hint ilahiyat ve felsefesinde Upanisadlarin önemli bir yeri var dir. esnaf ve çiftçi). Gita.Ö. onlarin irsî hakkidir. Brahmanlarin görevi . bu yaratilis olayina day andirilir. kast disi kabul edilen gruplar da vardir. IX. Bunun M. Hintlilerin efsanevî kahramanlik menkib elerini ihtiva eder.Dinî Kavramlar . Tanri Visnu'nun hulul ettigine inanilan efsanevî kraldir). "ayni isle mesgul olan. Bu destanin bir bölümü "Bhagavad -Gita" basligini tasir. Buna kast sistemi denir. kutsal bilgilerin (Veda'la rin) muhafizidir. Puranalar "Smriti"ye girer. ruh. Her kasti n kendine mahsus nisan ve dügün merasimleri. Bu des tan. Dinî âyinleri icra. Mahabharata ve Ram ayana destanlari. Ksatriyalar kollarindan. Gelenege göre yüzden fazla Upanisad mevcuttur. yarat ici tanri Brahma'nin insan seklinde tasavvur edilen vücudunun çesitli yerlerinden yar atilmistir. Bu inançlara göre kastlar. Yüzyilda yazildigi kabul edilmektedir. Önemli destanlardan biri de Ramayana'dir. 3) Vaisya (tüccar. Pandava'l ara karsi Kaurva'larin savasi konu edilir. din adamlari). Brahma. yeme içme. Bu da o kimsenin varliginin sona ermesi demektir. vazifeleri ve âdetleriyle birbirine simsi ki baglanan sahislar grubu"dur. 240 000 cümleden olusur. Kast sistemine karsi gelinmez. Ayrica ast sistemine girmeyen. hayatin tekâmülü ve kaderi gibi konulari ele lir. Tanri Visnu'nun avatarasi olan Rama'nin hayat hikayesidir. Mahabharata destani. Tulsidas tarafindan serhi yapilmistir. Manu Kanunnamesi. Upanisadlarda telkin edilen bilgiler. Brahman kelimesi . Brahmanlar. Upanisadlar. "sutralar halinde" bir serhi Badarayan tarafi nda "Brahmasutra" adi altinda hazirlanmistir. 24000 beyitten o lusmaktadir. giyim ve meslek kurallari vard ir. Ayni kasta mensup olanlar ancak kendi aralarinda evlenebilir.Veda'lar ve bu kutsal metinlerin tamamlayicisi mahiyetinde bulunan Brahmanalar. Veda'lardan sonra.Kast Sistemi Hint toplumu çesitli siniflara ayrilir.

Hulul. onlarin ihtiyaç duyduklari vazifelerini ve kanun larini bildirmek için olur. üçleme. Tann'nin kendini gösterdigi diger dinî sekil lere de karsi çikmaz. Hinduiz m. Bu üçleme içinde Brahma. Yine Gita'da söyle bir cümle yer almaktadir: "Ben çesitli de virlerde. Gita'da denildigi g bi. bir sebep-sonuç kanunudur. geçmiste ne yapmissa. kötüden kötü çikacaktir. Hulul inanci. her dinî gelenek Tann'yi kendine göre açiklar. Visnu . Hint li. Tann'nin kendis ini tarihin her devresinde çesitli sahsiyetlere bürünerek insanlara gösterdigine inanirl ar. bunu Tann'nin çesitli sekillerde görünüsü oia-rak telâkki eder. Hinduizm. Âlemi o yikacak ve yine o yen ileyecektir. Ancak Hinduizme göre hiç bir pe ygamber veya dinin mesaji sonuncu degildir. hulul yoluyla. [94] b. Tanri Visnu'nun insan seklinde cisimlesmesini ifade etmek üzere kullanilan Sanskritçe bir kelimedir ve "Inen" anlamina gelmektedir. Krlsna'nin agzindan insanlara. Bir Hint atasözü de söyledir: "Kâinattaki bütün varliklar i sadece bir tanri doldurur. eninde sonunda meyvesini verecektir. bu is.Tanri: Hinduizm. Kimi onu kahredici bir kudret.Karma: Karma. koruyucu. Peygamber konusunu da böyle açiklarlar. Bazi devrelerde ve bazi yerlerde Visnu veya Siva'nin ön plâna çiktigi olmustur. Insan hey'eti içine ilâhî varligin girmesiyle kötülügü yok etmek. . yaratici.a.Hulul (avatara:enkarnasyon): Avatara (Avatar). tanri-âiem birligi (panteizm) bulunmakla beraber tekta nrici inanis da vardir. kimi de kutsal bir sevginin kaynagi olarak görür. Siva ise yok edici tanridir. Hinduizm'de çoktanricilik. Hindistan'da çok sayida tanri ve tanriça heykelleri göze çarpar. Buna göre her hareket. Hinduizme gör e. Hinduizm'de Visnu'nun zaman zaman kurtarici tanri sifatiyla dünyaya indigine ve za manin icaplarina göre muhtelif sekillerde kendini gösterdigine inanilir. Bunlardan iki Önemli "avatara"si Rama ve Krisna'dir . iyiden iyi. âlemlerin Rabbi olarak görür. bugün kendisiyle karsi karsiyadir. Insanin geçmisi. gelecekte onu görecektir. tanrilar veya yüksek ruhlarin beser hey'etiyle ilâhî alâkasini ifade eder. Meselâ Siva'nin üstünlük kazandigi yerlerde halk onu bütün hata ve kusurlardan uzak. sonsuza kadar devam edip gidecektir. Tanri'nin tek tezahürü oldugu fikrine karsidir. çesitli sekillerde görünürüm. Bir Rigveda cümlesi. kendi sahsiyetine ve gelenegine uygun bir sekilde Tann'ya yönelebilir." Tasvirlerin ise ibadet için yardimci semboller olara k görüldügü ileri sürülmektedir. Hakîmler onu çesitli sekil lerde adlandiryorlar" seklindedir. Bugünün meyveleri yari n alinacaktir. Her insan ve toplum. Hindu tanrilar panteonunda bir üçleme dikkat çeker." [95] c. kötülügü yok edecek ve insanlara ihtiyaç duyduklari vazifeleri ve kanunla ri bildirecektir. Hintliler. "Tanri birdir. peygamberli dinlerin vahiylerine de. Dolayisiyla insan. tanri kavramindaki degisik ifadeleri yadirgamaz. Visnu'nun çesi tli hululleri (avatara) vardir. Fakat hepsi ayni sonuca ulasir. Böylece Tanri.

"baglamak". Böylece sonuç bekleme arzusu firenlenmis olmaktadir. Yunanlilarda. . Egzersiz ve antrenman anlamina da gelmektedir. eninde sonunda meyvesini verecektir. Bu inanisin Hintliyi kuvvetli bir iyimserlige ulastirdigi ileri sürülmektedir.# Karma. insan veya tanri seklinde dogar {Buna göre insan. muzu zehirli bir meyve veren agaçtan beklememeyi ifade etmektedir. insanin arzularini gerçek anlamda ölümsüzlüge ulastirir. daha önceki hayat seklinin ceza ve mükâfat olarak kendini göstermesi dir. Karma. Bati Dillerinde Reinkarnasyon. devam li bir tatmin elde eder. Orfizm'de ve Gnostisizm'de rastlanan bir düsüncedir. tekrar dünyaya geliste. Onlara göre. Ahlâkî bir kâinat nizami olan karma kanununa göre. eger Iyiye dogru gidiyorsa daha önceki hayatinda isledigi iyi amelleri n karsiligidir. Hint düsüncesinin temelini teskil eden tenasüh inanci. B una göre ölüm. ruh kendi derecesi içinde yüksek veya alçak olarak dogar. N usay-riyye gibi itikadi mezheplerde. Karma. Her sahis.Yoga: Yoga. Fisagorcularda. geçmiste ne ekmisse. dogru harekete baglidir. Ma nevî ve ahlâkî karsilik.. Muammeriyye. fizikî âlemde oldugu gibi. kendi kaderinin mimaridir). sadece vazifenizi yapmakla mükellef siniz. "birlestirmek" anlamina gelen Yuj veya "Joug" kökünden g elmektedir. daha önceki hayatinda Isledigi kötü amellerin. Bha gavad-Gita'da Rab Krisna. Bunun için er Hintli. [96] d-Tenasüh (Ruhgöçü: Sanskritçesi Samsara. Sanskritçe. Bektasilikte. Böylece ölümden sonra devamli varolma. Cenâhiyye. Insanin enerjisini belli bir gayeye yöneltmeyi hedef alan bir disiplin dir. G ita'da insanlari kurtulusa ulastiran yol olarak gösterilir. ruhun bedenden ayri oldugu fikri gelismi s oldu. Eger bir semere hasil olursa. Her davranis . Eski Misir'da. ahlâkî ve zihnî âlemde de Insanin takip etmesi gerekli bir kanun bulundugunu ifade eder. bitki. Yahudi Dönmelerinde de rastlani r). Bunun neticesi olarak bütün canlilar. yaptiklarina göre hayvan. Isledigi günahlar sebebiyle bitki veya hayvan olarak düny aya gelmekten çekinir.. kendi durumlarini kendi emelleriyle kazanirlar. Sonraki ha ta mutlu olmak. yani ruhun bir bedenden ötekine geçtigi inanci dogdu. Iyi bir canlinin durumu kötüye gidiyorsa. yani yapilanlarin sonucu ruhun tenasühü ile mümkün olur. Onl ara göre karma doktrini. Hadbiyye. Insan.) : Karma doktrinine bagli olarak tenasüh.[97] e. Bu dogus. Hâbitiyye ve Hadesiyye. (Tenasüh in ancina. Bu. Karma. islerinden sorumludur. canlinin kaderine tesir eder ve onun tekrar vücut bulmasinda rol oynar. Transmigrasyon. gelecekte onu görecektir. tanri Brahma'da yasar. mükâfat beklemeksizin hareket et me anlamina da gelmektedir. Insan . bir sebep sonuç iliskisi içinde gerçeklesir. Bir irade egitimi yoludur." Hinduizme göre. Bu inanisa göre. Devamli yeniden doguslarla insan. ayrica Harbiyye. O. içinde dogduklari kast bile isledikleri amellerin bir neticesidir. Ye ni Eflatuncularda. bir korku vasitasi ve bir yokluk degil. her kararin dogru ve yanlis sonuç vermesini belirleyen seydir. insan sonu olmayan bir tenasüh zinciri içerisinde gidip gelmektedir. bu hay atta Islenen ameller. bir halden digerine geçistir. Bazi Hiristiyan mezhe plerinde ve Ihvânûs-Safâ gibi firkalarda da benzeri düsüncelere rastlanmaktadir. Ölümden k orkmaya gerek yoktur. söyle demektedir: "Siz. ayni zamanda. Maniheizm'de. iyi amellerle gelecekteki hayatini garanti alti na almaya gayret sarfeder. onu bana birakin. arzularina ulasir.

beden ile ruh. Put yikanir. ilâhî kuvvetle dolu. ayri bir sistem halini almistir. Yogi. genelde ferdîdir. öglen ve gece yemek sunulur. kâinatin degismez özüne ulasmaya. Daha sonra diger grup ve kastlardan ayr i olarak gelismis. gece giydirilip uykuya b . herhangi bir isten önce söylenir. 1981'de Hindistan'in batisi nda Kopargaoh sehrinde. Putlara su dökülü ra taze meyve sunulur. Bunun yaninda. yaglanir. Burad a ya Visnu'nun helezonu ya da Siva'nin düz bir sütuna benzeyen putu vardir. misafirlere. her sekilde yapilabilmektedir. Bundan dolayi Hindistan'da çok sayida tanri tasviri bulunur. Ibadetin belirli bir sekli yoktur. yikanir. Hindistan'da bitkilerle beslenenlerin sayisi 1/4 civarin dadir. Sa bah Ibadetinde yüzünü doguya dönerek oturur.Dinî Âyin. Tütsü çubuklari yakil ir. Inek ve öküzler. gök ve hava âleminin anasi olarak görülür. Tanrisinin putuna yakarir. kut sal kitap okunarak yaglanir. evdekinin biraz gelismis seklid ir. siki bir züht hayati süren Hindular da vardir. alis veris ve is yerlerinde serbestçe dolasir. Gayatri Ilâhisini okur. özel bir tarz da nefes alarak söylenir. ona çiçek. Onlar kesilmez. tapinilan puta tahsis edilen bir oda veya köse bulunur. Tapinak vardir. fakat cemaatle ibadet y oktur. Evlerde. atalara. Bu yoga sistemi. Hindistan'in bir çok eyaletinde inek kesimine izi n verilmedigi gibi. genellikle. "Om"dur. hareket ile zihin. Buddist ve Caynistler tarafindan uygulanmistir. Ibadet Ve Gelenekler Hinduizm'de ibadet her yerde yapilabilir. his üe sezgi arasindaki ahengi saglayarak eze lîye. sigir eti hemen hemen hiç yenilmez.hem de zihnî ve manevî gücünü bir araya getiren egzersizdir. ibadet. Nefesini kontro l eder. evde veya nehir kiyisinda yapabilecegi sabah ib adetine hazirlanir. Om kelimesi. sehvet senlikleri yapan. Yoga y apana yogi denir. yer. Müslüman olmayan Hintliler arasinda da domuz eti yememe aliska nligi vardir. her yerdeki ibadeti görebilmektedir. cad erde.[99] Et yiyen veya vejeteryan (et yemeyen.[98] 4. saatinde kutsal metinler okuyarak taptiklari putu uyandirirlar. Vücudunun etrafina su sepeler. Brahmanlar. Müslümanlarin dört kutsal inegi kestikleri yolunda söylentilerin çikmasi üzerine büyük olaylar patlak vermis. Bir Hintli kendisiyle tapindigi tanri arasinda zihnini odaklastiracagi bir vasit a arar. Hintli. gecenin son 8. bir çesit besmele gibi. bi tkilerle beslenen) Hindular yaninda. Müslüman mahalleleri atese verilmis ve bölgede esiz sokaga çikma yasagi konulmustur. Patanjali'nin Yoga Sutrasi'nda açiklanmistir. Onun önünde oturularak tefekküre dalinir. O. Önünde isiklar yakil ir. ibadet. Bu kelimenin harfleri. Böylece o. Hinduizm'de tapinaklarda yapilan ibadet. gündüz istirahate. sabah safaktan önce kalkar. Disarida kiler de yapilanlari seyre gelebilirler. insanin hem bedenî. her z aman. kutsal inek gibi hayvanlara. duadan. Inançlarina göre T anri. Diger tanrilara. yemekten. Inekler. Uzun. yiyecekler konulur. fakirlere yi yecek sunulur. Yola yatarlarsa trafik ona göre düzenlenir. Boru çalinarak disardakilere ibadetin basladigi bildirilir. Om. tanrisinin adini zikreder.Yoga. Kutsal oda ya da kösenin önüne isiklar. Put. yenmez. Brahma'yi veya Brahma-Visnu-Siva üçle mesini ifade eder. IV. Ancak kisi hik mete ulastiginda artik bu vasitalara ihtiyaci kalmayacagi kabul edilir. nefesine hakim olur ve zihnini bir noktada toplar. her yerde. Veda'lari okumaya baslamadan. çiçekler. Put a hediye sunar. Ögle ve aksam da bu yaptiklarini tekrarlar. tabiat üstü güçlerle temas kurmaya çalisir. Bundan dolayi. Yüzyilda. kutsal sirli bir kelime olarak kabul edilir. Hintlilerde ortak bir ibadet sembolü.

S . bugün yasayan birçok dinin de çikis yeridir. yikanir. Ibâdet. ayni zamanda sihir ve büyü yapmak. Caynizm ve Sihizm. inek gibi hayvanlar kanli kurban olarak takdim edilmektedir. Tanril arin öfkesini teskin etmek maksadiyle takdim edilen kurbanlar yaninda. omuzlarindan belle rine kadar iplikten yapma. Hindistan'in ziyaret edilen yedi kutsal yeri vardir. Yüzyilda Buddizm ve Caynizm. Asagi yukari dörtbin yillik bir geçmise sahip ol dugu kabul edilen Veda'lari esas alan. üçüncüsü ise. Bunun yaninda yaz ve kis gün döpümleri münasebetiyle kanli kurbanlar da takdim edilmistir. Yüzyilda da Sihizm ortaya çikmistir. Ayrica ilkbaharda. Bu senliklerde putlar. Ayrica büyük hazir lik ve merasimleri gerektiren kurban. agirlik merkezini Brahmanlar olusturan ve kast sistemine dayanan Hinduizmden sonra. üç ayri yoldan kurtulusa gidebilir.Ö. Tapinaksiz köy yoktur. Ancak. Hintliler. bilgi ve marifet (yani ilâhî hakikati tanimak la). Tanrilar bile kudretlerini ancak kurbanlar sayesinde gösterebilmektedir. ameller (yani kurbanlarla). irklar ve diller konusunda çesitlilik gösteren bir ülke olmasi yaninda. XVI. Tanrilara sunulan hersey kurbandir. Bu son ikisi (Si-hizmdeki bazi istisnalar bir yana birakilirsa). Tapinaklarin yillik senlikleri vardir. M. kisaca bahsedilecektir. arabalarla çekilerek irmaklara götürülür. Gandi'den bu yana biraz degisme olmustur. Bir yüzyil öncesine kadar kadin. Hindulann hayatlar inda önemli rol oynamaktadir. Zamanla kurbanlari icra edebilmek ve kurban törenlerindeki vazifeleri yer ine getirmek. digeri. Bu tapinakl ar genis duvarlarla çevrilidir ve yanlarinda kutsal yikanmaya elverisli havuzlar b ulunur. Insanlari tanrilarla iyi münasebett e bulunduran kurbanlardir. M. Hindistanin dinî temayülüne göre insan. Brahmanlarin isi. Eski zamanlarda evin sahibi. Veda'lari okumak için bir rahip sinifi ortaya çikmistir. insan ve tanrilari idaresi altinda tutmaktir. reislerine ulûhîyet atfedilerek ta'zimde bulunulur. erkeklere ve kast sisteminin Ilk üç sinifina ait kabul edilirken . . sonbaharda ve yeni yilda yapilan senlik ler de vardir. Soma'nin hazirliklari s irasinda keçi.CAYNIZM Hindistan. Bunlardan. Hinduizmdeki kast sistemine ve Brahman si nifinin otoritesine karsi bir tepki olarak dogan bu dinlerden Buddizm (ileride müs takil bir bölüm olarak incelenecektir). Bunlarin en meshuru Benares 'tir. Bunlara Brahm an adi verilmistir. Bunlardan birisi . ölülerini yakmakta ve küllerini Ganj nehrine dökm ektedir. Veda'lann emrettigi dinî hayat kurbanlar etrafinda toplanmistir. VI. burada. her merasimden Önce ve sonra zühd ve riyazet gerekli o lmustur. genellikle çevresine tes ir ettigine inandiklari mahallî köy ulûhîyetlerine kurban sunarlar. evrensel. Tanrilarin takdim ettikleri kurbanlar yeryüzündekilere örnek olmustur. insanin sahis seklinde tasavvur edilen bir tanriyi severek kendini ona teslim etmesi vasitasiyle kurtulustur. Hinduizm'in bazi mezheplerinde. Öl müs kahramanlara ve azizlere de yardim için dua edilir. Bu kutsal yerlere yapilan ziyaretler ve "hac" seferleri. sadece kurban merasimlerini icra etmek degi l. ayri bir isaret tasirlar. Kasabalarin ve sehirlerin büyük tapinaklari vardir. gittikçe zorlasa n hazirliklari gerektirmistir. Kurban. Köylüler. kutsal kitap. hâlâ ilk üç sinif.irakilir. Cinlerin varligina d a inanilir ve onlardan korkulur. Fakat her kurban. millî bir karakter e sahiptir. bazen de karisinin yardimiyle. özel hediyele r de kurban olarak sunulmustur. tanrilara kurbanlar takdim etmistir. Hin distan disina çikmamistir. [100] F. ölen kocasiyla birlikte yakilirken simdi bu âd etten vazgeçilmistir. "Soma" kurbanidir. Hinduizmde çok önemli bir yer tut ar.

rahiplerin giyinmesi konusundaki tartismayi ve arkasindan da bölünmeyi beraberin de getirmistir.Hindistan'a mensup bir din olan Caynizm. insan lari tamamen çiplak göstermektedirler. aslinda Caynizm Parsva'ya (M. otuz yasinda evini. Cina (Cayna). 527'de) Bihar'da ölmüstür. Mahavira'nin (Cina) çagi ve memleketiyle Budda'ninki aynidir. Otuz ay murakabe egzersizlerinden sonra o. Halb uki Buddizm. rahiplik elbisesi giymis ve rahiplik isareti olarak saçindan be s perçem koparmistir. umûmî ruh göçü teorisinden esinlenmektedir. Etrafinda çesitli kastlard an insanlar toplamis ve büyük bir cemaat olusturmustur. Mahavira ve Budda'nin hayat hikây eleri arasinda büyük benzerlikler dikkati çekmektedir. çok kati kast sistemine ve ka nli kurbanlara karsi bir reaksiyondur. "Parsvanatha" (muzaffer) adi verilmis tir. Yüz yasi nda ölünceye kadar. Caynistlerin zühde daha büyük bir yer ayirmalari ve kendi nefislerine iskencede daha asiri gitmeleridir. 599-527) olarak gösterilirse de. Cina'nm doktrinine de "Caynizm" denilm istir. Budda'dan önce dogmus. bir terimdir). Tirtankara (geçit yapan. Vardhamana. Parsva'nin ortaya koydugu doktrini Mahav ira gelistirmis ve sistemiestirmistir. III. öldürmeme) prensip olarak alir. Parsva. Bundan dolayi Vardhamana'^a "büyük kahraman" anlamina Mahavira.Mahavira'nin Hayati Benares'te dogdugu kabul edilen Parsva'ya. Br larin otoritesine karsi bir mukavemet. Bir müddet sonra elbiselerini atarak çirilçiplak dolasmaya baslami stir. VIII. Vesali'li bir prens olan Vardhama-na tarafindan yenilestirilmis ve gelistirilmistir. Bu dinin kurucusu Mah avira (M. Sas kritçe bir kelime. Beslenmeleri için biraz meyve ve biraz sebze . Hindistan'in güney ve batisinda yayilmistir.Ö. aylarca perhiz yapmistir. Bu iki hareket. Beslenme rejimi. Caynistlerin sayilari 3 milyon civarindadir. onüç sene kendisini siddetli riyaze te hasretmis ve bir agaç altinda düsünceye dalmistir. yol gösteren) olarak Ma-havira'ya ta'zim edilmisti r. O. Is hayatini tercih ede rler. Her ikisi de Brahmanlara. Ruh göçü (samsara) çemberinin özüne nüf ceye kadar murakabe ile dolu bir züht hayati yasamis ve nihayet ruh göçünden kurtulus yo lunu bulmustur. bazi bilginlerce bir mezhep veya tarika t olarak görülmüstür. onlar in âyin usûllerine düsmandir. Brahmanlarin etkisine ve bazi Hint düsünce sistemlerine karsi olarak ortaya çi kmasina ragmen. Caynist takvimin baslangici olmustur. çoktanrictliga. Yüzyilda . fakat Budda'nin doktrinini va'zettigi dönemi görmüstür. Bu kelime. tekrar edip duran dogum çemberi selinden geçit bulan. yüzyi l) kadar geri giden bir geçmise sahiptir. "muz affer" veya "insanî ihtiraslardan kurtulmus" anlaminda Cina denilmistir (Cina. Caynizm kisa za manda. Aralarindaki fark. Hint düsüncesinin genel çerçevesini ve bazi mabet âyinlerinde Brahmanlartn rolünü kabu! eder. daha sonra. Ancak bu yayil ma. Ahimsa'yi (siddete gitmeme. Onlarin hayatlari. [ 101] 1. i nançlari ve eserleri arasinda benzerlikler vardir. Otuz sene kadar bu isi yürütmüs ve 72 yaslarinda (M. Vardhamana taraftarlarina "Caynist" denir. karisini ve çocugunu terketmis. Bundan dolayi ziraatla ugrasmaz.Ö. Parsva'nin doktrini ve cemaati. bir kitlik sebebiyle. Her üçü de ksatriya (prensler ve sava sçilar) kastindandir. her seyi ögrenince vaaza baslamistir.Ö. Onun Nirvana'ya varisi. M. her türlü ya ratigi öldürmeyi yasak eder. vaazlarini kutsal dil olan Sanskritçe ve mahallî Magadhi lehçesinde yapmistir.doktrinini asiller ve halk arasinda yaymistir. heykeltraslikta. oldukça sikidir. dünya hayatini terk etmis. önce Mahavira'nin memleketi olan Bihar-Orissa'da. Ma-havira. Mahavî-ra'ya atfedilen muzaf fer anlamindaki Cina sifatindan türemistir. Caynizm. Caynistler ayrica. bu konuda daha müsamahakârdir. Batili yazarlar Mahavira'yi önceleri bu dini n kurucusu olarak gösterirlerken simdi onu reformcu olarak nitelendirmektedirler.Ö. Parsva.

[103] 3. Ancak bütün ruhlar bu hedef e ulasamaz. Maha vlra. M. hikâye ve ahlâk kitaplari da bulunmaktadir. dogumla ölüm çemberinde ebediyen döner durur. daha ziyade rahip ve rahibeler içindir. üzerlerine giyd ikleri beyaz elbiseden almislardir. Bunun yaninda özel kabiliyete sa hip ruhlar. ancak rivayetlerin büyük bir kisminin kaybolmasini Önleyememistir. Bu iki mezhep arasinda doktrin bakimindan büyük farkliliklar yoktur. felsefelerini. sayisiz vücutlarin sonunda nirvana'nin sükûnetine girebilir. Daha sonra Müslümanlar onlara asgari bir elbise giymey i kabul ettirmislerdir. Caynizmin gaye ve hedefi. Bunun Için de da ima agzinda bir bez tasir. Ahlâkî kurafiar rahip olmayanlarda bile oldukça serttir. Bu iki mezhebin sahih kabul ettikleri kitapl ardan baska. yukarida bahsedilen b . Cina. küçük bir canliyi öldürmemek için yürürken önünü süpürür. mümkün oldugu kadar cinsî münâ n kaçinmak. Yoga'yi uygularl ar. Bu ismi.S. Caynistlerin bütün kitaplarinin Hint filozofu Sankara tarafindan yok edildigini Iddi a etmektedirler. büyük üstadlarindan dört kisilik bir grubun meydana getirdigi bir eseri koymaktadirlar. Bu kurallar su bes esastan iba rettir: Öldürmemek. Yüzyilda kurulan Sthanakavasi mezhebi. Mahavira'nin vaazlari önce sözlü olarak rivayet edilmistir. Bu ateizm tanrinin varligini.Tanri Anlayisi. Bu kitap Caynistlerin kâinat tasavvur larini. pek çok Ilahiyat. Fakat M. ateist bir din olarak gösterilir. ahlâk ve Ibâdet hakkindaki görüslerini ihtiva etmektedir. Tirtankaralarin zamanin her devrinde 24 kadar oldugunu ve Mahavira'nin bunlarin sonuncusu bulund ugunu kabul ederler. bu vaazlarin bir kismini biraraya getirmeyi basarmis. III. Sözlü rivayetlerden kalanlar. Bunlarin çogunlugu manastirlarda yasamaktadir. Kendi inançlarini yayma çabasi göstermeyen Caynistler. 2) Svetambara (beyaz giyinenler). dürüstlüge ve sade bir hayat yasamaya büyük özen göstermektedir. aldigi havayi süzmek zorundadir. Iyi bir Caynist içtigi suyu.kâfidir. Kaybolan kitaplarin yerine. ruhu dogumla ölüm arasinda cereyan ede n bagdan.Ö. Bunlar. Mezhepleri ve Kutsal Kitaplari Caynizm. XV. Ilk Caynizmin tanri tanimaz bir karaktere sahip oldugunu savunmaya ve tapinaklardaki heykelleri. Mahavira'ya uyarak tamamen çiplak gezerler. Karma'ya karsi kendini koruma. ruhun ebe dîligini. Bunu gerçeklest irebilmeleri için karma maddesinin ruha nüfuz etmesini önlemeleri. Bu kita plarin sayisiz tefsirleri olmustur. Mahavira'ya dayandirilan kutsal metinlerde yer almaktadir. kurbanin faydasini. Bu kitapta. Tirtankara ve "mükemmel azizler"in varligina inanirlar. karma'dan kurtarmak ve nirvana'yâ ulastirmaktir. Mahavira'nin ölümün den on asir sonra toplanan "Beyaz giyinenler" konsili tarafindan "Agama"lar veya "Siddhanta" adli kitapta bir araya getirilmistir. Tapinaklarinda tanri heykelleri bulunur. [102] 2. yalan söylememek. Onlar. ruhtaki mevcut karm a'yi imha etmeleri gerekir. Yüzyildan itibaren rahipler arasinda giyinme konusundaki tartisma. kurtulusun Imkânini Inkâr etmek anlaminda degildir. Zühde götüren diger hususlar Ise. bazi Caynist mezheplerd e tanri inancinin varoldugu anlasilir.Kurtulus ve Hidâyet Doktrini Caynist ahlâk prensibi. Caynistl eri iki mezhebe ayirmistir: 1) Digambara {hava giyinenler).Ahlâkî Prensipler. rahiplerin uymasi gerekli kurallar. Daha Sonra toplanan bir ko nsil. Hava Giyinenler mezhebi. Budda gibi. asgarî bir mal ile yetinmesini bilmek. tanri fikri üzerinde durmamis olsa bile. Beyaz Giyinenleri n bu kitabini apokrif (gayr-i sahih) saymakta ve onu kabul etmemektedir. resimleri r eddetmeye baslamistir. hiçbir sekilde çalmamak. Bu kitap "Ganipidaka" diye de adlandirilmaktadir*. Caynizmin ög retileri ve efsaneleri yer almaktadir.

Caynistlere göre. Hindistan'a bagli millî bir dinî hareket olmakla beraber. Âlem ebe ir ve yaratilmamistir. fakat onlarin da ruh göçüne mahkûm olduguna. Si dünyanin çesitli yer Orta Çag boyunca Hindistan'in dinî. [104] 4.es yasaga uymakla olabilir. Tirtankaralar ve kurtulusa ulasmis hayat cevherlerinin bulundugu âlemin en üst bölümüne göre çok asagidadirlar. çikmis. Yüzyilda ortaya duizm karisimi bir dinî harekettir. siki bir disiplin. hiçbir canli varligi incitmemeye gayre t ederler. Hindui zmdeki Mutlak Varlik ve onun birliginin politeizm içinde kaybolmasi karsisinda. reformcularin ortaya arttiklari fikirlere ilgi gösteriyorlardi. gayelerinin gerçeklesmesini. hayvanlar gibi varliklarin meskûn ol duklari bölge yeralir. Ortada. günlük belirli ibâdetleri yerine getirir. Kurucusu Nanak'tir (1469-1539). daha sonra m anastirlara yerlesmislerdir. açliktan ölmeye büyük önem verirler. Canli varliKlar. insanlar a kurtulus yolunda yardimlari olamiyacagina inanirlar. Kutsal yazilan okuyarak. n efsin öldürülmesi. Onun cennetleri ve cehennemleri vardir. Bununla beraber Caynist m abetlerde bulunan-heykeller takdis edilir. Hindistan'daki bazi gelismeler sonucu XVI. ruh ve bedenlerini terbiye ederek vakitlerini geçirirler. Ibâdet esnasinda Tirtankaralarla ilgili ilâhiler söyler. Rahipler gibi halk da. Bu bes yasaga uymak.Âyin ve Ibadet Caynistler. tövbede b ulunur. Önlerinde ilâhiler söylenir. gökler âlemi üzerinde bir baska âlemde bulunurlar. insanlar.SIHIZM 1. düny evî istekleri için onlara ve tanrilara duada bulunulur. lerinde üyeleri bulunmaktadir. Cehennemler. Tirtankaralarin yasadiklari kabul edilen yerler ziyaret edilir. Semada pek çok tanrinin bulunduguna. Bu âlemin kurucusu yoktur. rahipler tarafindan degil. ruh göçünden kurtulup nirvana'y a ulasabileceklerini ümit edebilirler. Mabetlerinde-ki ibadetler. dünyayi tamamiyla terkedebilen rahip ve rahibeler. sahip olduklari duygulara göre siniflandiril ir. ücretle Caynis t mabetlerde çalistirilir. Is . putlari yikanir. Caynist cemaatin idaresi. güçlüklere sabir. ha lk tarafindan idare edilir. siyasî hayatinda önemli bir yer tutan bu dinî hareketin 8-9 milyon -hizm'in. rahip ve rah ibelerin elindedir. Bütün hayvanlarin tedavi edildigi hastahaneler vardir. Onlara meyve v e sebzeler sunulur. Tekrar bu dünyaya gelme zahmetinden tulmus olanlar. Yüzyillardan beri devam eden "tektanri inanci yönündeki gelismeler. belirli hareketleri yerine getirir. güzel mabetler insa etmislerdir. sarhos edici içkiler kullanmazlar. tanrila rin yeridir. Cennetler.Nanak'in Hayati Sihizm. Islâm ve Hin Günümüzde Hint dinî ve mensubu vardir. Hindu tanril arina bile dua ederler. Önceleri gezici zahitler olarak yasayan rahipler. tahsil ve murakebe ile saglanir. Kisacasi siki bir züht hayatina gire nler. Dindar Caynistler. Hindistan'da eksik olmayan dinî re-formatörlerden bekliyorlardi. Islâm'in Hint yarimadasinda görülmesiyle daha da hizlanmisti. Önlerine lambalar ve tütsüler konur. siyasî ve içtimaî durumu Hindular arasinda hosnutsuzlu klara yol açmisti. Bunun için nebatî gidalarla beslenir. üstteki cennetl er ile alttaki cehennemleri ayiran. yaglanir ve çiçek lerle süslenir. Bazi Caynistler. [105] G. bu dine uyanlar ölümsüz ve ebedîdirler. Hin-duizm'in din adami olan Brahmanlar. Bu hosnutsuzlar grubu. tefekkür eder.

lâm'in Allah inancindaki açiklik ve berraklik Hintlileri cezbetmeye baslamisti. Fakat bu denemelerin en ilgi çekicisi ve kalicisi. Bir kismi bu dine baglanmis. insanlararasinda esitl igi esas alan. Nanak. sultan ile köle arasinda fark görmeyen Islâm'in cihansümul esprisi Hindularin gönüllerinde ihtilâle sebep olmustu.bu köyde öldü. ebedîdir. dinî olmaktan daha çok felsefî bir monote zm içinde Hiristiyanlik ve Yahudilik de dahil. simdi Nankana Sahib adini tasiyan. Nanak'inki bunlarin en dikkat çekicisidir.Nanak'tan Sonraki Durum . M. Islâmî f ikirlerden istifade eden Nanak. Rivayete göre. kutsa l yerleri ziyaret etti ve muhtelif din mensuplariyla tartismalara giristi. Hinduizm'in örf. 1435-1518) olmustur . Bunun yaninda o. heryerde hazir ve nazirdir. bir din kurma iddiasinda bulunmamistir. Bu konudaki vaazlariyle söhrete kavusan Nanak. sözle anlatilmaz. O.S. Bunun üzerine Nanak.S. 70 yasinda iken. [106] 2. bu köyü terketmeden önce evlenmis ve iki oglu olmustur. dogmamis. Talvandi Köyünde dogmustur. Islâm ile Hinduizm arasinda bir uzlasma z emini arama çalismalari baslamistir. O. Kebir'in açtig i yolda yürüyen. kardesçe sevginin önemi ve rehber olarak " guru"ya ihtiyaç bulundugu seklinde özetlenen bu dinî anlayis Nanak tarafindan herkese uygun bir sekilde sunulmus ve hayat nizami olarak sistemlestirilmistir. Faki r olmasina ragmen o. putlara tapinmanin kötülügü. önceleri. Kabir/Kebir (M. Kuzey Hindistan'da vaazlarda bulunmus ve sinkreti st (uzlastirmaci) Sih hareketini ortaya çikarmistir. henüz genç iken. Nanak. Nanak'in çocuklugu ve yetiskinl ik çagi. bir tek ve gerçek olan "tann"si hakki ndaki düsüncelerini yaymaya çalisti. Lahor'un güneybatisin a 60 km. Önce siya sî olarak baslayan bu hareket. Kabir (Kebir). Bunun yaninda. Geride iki ogul ve çok sayida Sih (sa kirt) birakti. Talvandi Köyünü (Nankana Sahib) ter-kedip Sultanpur sehrine gitti. Ona göre Tanri. görünmez. tektir. O. onu sistemlestirerek bugünkü "SihiznV'in ortaya çikmasini saglayan Nanak' mkiydI. putçulugu ve kast sistemini rtadan kaldirip Islâm ile Hinduizm arasinda orta bir yo! bulmak istemistir. kendisine "Yaratici. kendini kabul ettiren ilk büyük isim. 1500 yilina dogru. Yüzyilin ikinci ya risinda. "bir tek Tanri" inancini yerlestirmeye çalismisti. 1539 yilinda. yüce bir Tan ri'nin bulundugu" seklinde va'zetme görevi verildi. Hinduizmin bazi önemli kavram ve düsüncelerini muhafaza etmekle berab er. yüksek sayilabilecek bir kasta mensup ailenin ve Hindu bir çevr enin çocugudur. takvadan baska üstünlük tanimayan. Islâm mutasavvif larinin etkisinde kalan Nanak. politeizmi. Kabir'den sonra aslin da Müslüman bir hükümdar olan Ekber (1542-1605). orada Müslüman bir idarecinin hizmetine girdi ve senelerce bu görevini sürdürdü . fakat avatara'lara inanmayi reddetmistir. bir kismi da kendi kültürlerinden kopamayarak Hindu izm ile Islâm'i uzlastirmaya çalismisti. Bos zaman larinda da ormana çekilip düsüncelere daldi. 1469 yilinda. Dinî reform konusunda. Islâm'in bir tek Tanri ve on un sifatlari gibi bazi hususlarini benimsemistir. âdet ve kültürünü tasfiye etmek. kast ayrimini reddeden. Bu si rada bir zengin tarafindan serefine Ravi Nehri kiyisinda kurulan Kar-tapur Köyüne ye rlesti ve hayatinin son on yilini burada geçirdi. bu köyde geçmistir. korku ve düsmanliktan beri. zâti ile kâim. ibadette ilâhî adin tekrar tekrar zikredilmesi. XV. [107] 3. Hindistan'da bulunan bütün dinleri uzlas tirmayi denemisti. Tanri'nin birligi. daha sonra dinî bir veçheye kavusmustur. mesafede bulunan. çesitli kastlardan insanlarin esitligi. hint felsefes inden gelen "Maya" ve "Nirvana" tasavvurlarini benimsemis.Sihizmin Dogusu Islâm'in Hindistan'a girmesinden sonra. hak ve adalet ölçüsüne dayanan. vazifesini ve Sultanpur'u ter-kedip. bu zahidâne gezilerinin birinde . Bu köyde yeni inancini yaymaya bas ladi. tenasüh fikrini kabul et mis.

X. kendisine uyanlara artik Granth'i guru edinmelerini söyledigi için. Sihler kutsal kitaplarini Guru Granth diye de adlandird i. 1581). guru olarak Sihlerin basina geçti. havârî) olarak kendine halef tayin etti. misyoner faaliyetleriyle taraftar kazanma yolunu benimsedi ve 4. 1552'ye ka dar guruluga devam eden Angad. Pencab'da ayak diredi. Arjun. alkollü içki kullanmaz. 4. çogunlugu ilk.Nanak. onun ruhunun sirasiyla kendini takip eden "g uru"ya geçecegi fikri ortaya çikti. Hargobind (Ö. Khalsa'ya kabul edilenler siki bir disipline alistirilirlardi. Bunun için gurularin hepsi. kendisini ziyaret edenlerin sakirt lerle birlikte yemek yemesinde israr etti. 2. Diz altinda baglanan kisa pantolon giyilmesi ( kach). en sadik tilmizlerinden Angad'i Sihlerin "guru"su (rehber. Iki yüzyila yakin bir süre cemaat. 5. Gobind' le birlikte guru silsilesi sona erdi. Sihler içi n çok kutsaldi ve merkezî öneme sahipti. Sag bilek üzerine çelik bilezik takilmasi (kara). 3. Khalsa'ya pahu! merasimiyle giren üyelere "Sih adabi" açiklanirdi ve onlar "singh" ( aslan) olurlardi. Nanak'in siirlerini topladi. yakalandi ve cezalandirildi. Nanak'in ölümünden sonra. guru Arjun'un zamaninda oldu. Nanak'in 1539'da ölümünden sonra yerine 2. Yaninda havuz bulunan bu mabed. besi . Sihleri askerî bakimdan güçlendirdi. Saç ve sakallarin kesilmemesi (kesh). Sihler arasinda birligi ve beraberl igi saglayan 3. taraftarlarini "Khalsa" (Halsa) denilen bir cemaat te skilati içinde siki sikiya kaynastirmasidir. önce "Nanakpanthiler (Nanak taraftarlari) olarak adlandir ilmis ve bir müddet sonra "Sih" (Sanskritçe çirak veya tilmiz) adini almistir. Cihangir ve daha sonra oglu Sah Cihan'a karsi askerî teskilatla nma yoluna gitti. Bu mabedin yapimina Ekber Sah'in verdigi araz i üzerinde Ram Das zamaninda baslanmisti. guru Amar Das (Ö. Gobind'in baslica icraati. guru olarak kisa bir süre görev yapti. guru olarak Angad geçti. Ancak düzlük yerlerde onun askerî gücü Mogollarinkine denk degildi. Nanak'in oglu Sri Ch and'a uyanlar Udasis cemaatini olusturdu. Bugün Gobind'e nispet edilen dinî ve felsefî yazilari içinde bulunduran Dasam Granth denilen ayri bir metnin bazi parçalari Sih ibadetinde ve diger bazi vesile lerle kullanilirsa da bu Adi Granth'la bir tutulmaz. Pencap'ta kullanilan Gurmukhi kutsal metni Angad'a dayandirildi. Bu silsile. 10. Onun zama ninda bu topluluk. Tarak takilmasi (kangha) ve sarikla o nlarin intizaminin saglanmasi. bir seri guru tarafindan idare edildi. ziyaret ediliyordu. Yine Arjun zamaninda Sihl erin kutsal kitabi olan Adi Granth biraraya getirildi. Ancak E kber zamanindakinin aksine oglu Cihangir devrinde Arjun. Bu s ebeple Himalaya eteklerindeki KIratpur'a çekildi. Arjun zamaninda Kutsal Metin belirlenmis olmasina ragmen Gobind. babasi Arjun'un 1606'da ölmesi üzerine 6. 1574) oldu. Islâmî usulle kesilmis et yemezlerdi. Arjun etkili bir hitabete de sahipti. Guru Hari K ishen. ölmeden önce. Cemaat ve inanç bakimindan en önemli gelisme Ram Das'i n en küçük oglu 5. Bahadur. Arjun'un ve babasi Tegh Bahadur'un ilâhilerini de içine alan genisletmeler yaparak metne son sekl ini verdi. Sonunda yakalandi ve Delhi'de cezal andirildi. Âdi Granth. ve sonuncu Guru olarak. O. hal ktan büyük destek alarak. 1675) 9. halefleri arasinda Nanak'in telkin ettigi tenasüh inanci geregi. Sahip ol duklari sistem de Batililarca Sihizm olarak adlandirila gelmistir (Kendileri "Gu rmat" kelimesini kullanirlar). Amrit-sar'da Altin Mabedi (Har imandir) yapim isini sona erdirdi. sarik gibi hususlari yer ine getirmemekle digerlerinden ayrildilarsa da yine Sih olarak kaldi. ken dilerine bagli Sihlerden zaman zaman ayri bulunmak zorunda kaldi. 1664) . 1661). Öte yandan dogum ve evlilik âdetlerinde S Ihlerin kendilerine mahsus törenler yapmalarini sagladi. Guru olarak tayin edip öldü. sigara içmez. 8. hükümdara isyan eden oglu Hüs rev yanlisi oldugu gerekçesiyle. O. Bunlar sakal. Guru Govind Singh'in 1708'de ölümüyle sona erdi. Nanak'in yeni tezahürü ola rak görüldü. Guru Har Rai (Ö. Kama tasinmasi (kirpa n). Onun oglu Go-bind. T. Bu gurularin tilmizleri. Khalsa'ya girenler Pahul denilen bir takdis merasiminden geçmekte ve "k" ile baslayan su bes esasi yerine getirmektedir :1. O ve 7. bu kitapta Sihle-rin dinî i nanç ve ahlâkî kurallari ortaya konuldu. Onlar. Ondan sonra damadi Ram Da s (Ö. amcasi Tegh Bahadur'u (Ö.

[108] 4. Bunlar. Sihlerin ibadeti. bir nevi abdest almaktan (yikanmak) ve Amritsar'a "ha c" için gitmekten ibarettir.nci ve dokuzuncu guruya ait 6. Yüzyil ?). Bununla beraber Ranjit Singh'in devrinde Sinlerin itibar kazanmasi sonucu.Sihlerin Inançlari. o Khalsa'ya girenlere Singh (aslan) lakabini vermis ve Singhizm'i olu sturmuslardir. Altin Mabedin havuzunda ibadet kasdiyla yikanirl ar. Yüzyilda Sahajdhârî Sihleriyle ilgili kayda deger bir gelisme. Khal-sa'nin destekledigi okullardaki egitim-ögreti mi gelistirmek için düzenlenen SIgnh Sabha teskilati bunun örnegidir. Adi Granth'da gurularinkile r disinda Ferid (XIII. Bununla beraber Sihizmin ilahiyati pek degismemis. Dindar bir Sihin günlük ibadeti.Adi Granth'tan ve Guru Nanak'a ait pasajlardan ezber okunmasi. Yüzyilin ikinci yarisinda Arya Samaj ve Hiristiyan misyoner faaliyetleriyle müc adele gayesiyle ve Britanyali isgalcilere karsi SI-hizm'in itibarini güçlendirmek için reform hareketleri baslatildi. çiftçi asan Jatlara geçti. bir kimsenin fiillerin in gelecek hayattaki haline tesir edecegine (karma) ve ruh göçüne (tenasüh) inanirlar.000 ilâhiyi içinde bulundurmaktadir. Böylece yeni cemaatte güç çogunlugu. Akali Dal' in 1920'lerde kurulmasindan sonra. Sih askerî hâkimiyeti. Kabir (Kebir) (tah. Böylece Sihizm ile Singhizm arasinda bir ayrim yapilmaya baslanmist ir. üç dinî hüküm altinda toplanmaktadir: 1. XX.000'den fazlasi Arjun'a aittir. Bunlarin 2. Mabette sembol olarak Adi-Granth ve bir kiliç bulunur. bir veya iki erkek çocuklarini Kesadhari olarak yetistirdiler. tek Tanri ve tenasüh inançlar i devam etmistir. Sonunda Hint Devleti bunu kabul etti. Sahajdhâriler (inancin bütün gereklerini yerine getirmek için vaki t isteyenler). Bu yüzden Gobind'in reformunun yerinde olup olmadigi gündeme gelmistir. onlarin askerî politikalari sayesinde basarildi . Ranjit Singh'in (1780-1830) zamaninda. Gobind'in tuttugu yol bazi sosyal problemleri de beraberinde getirdi. Âyinleri ve Ibadetleri Sihler. Sihlerin günlük ibadetle rinde merkezî öneme sahip sabah duasi da Nanak'a aittir. Kesadharîler arasinda ayri bir Khalsa hüviyeti olusmasi sonucu. . onlardan yeni katilmalara da firsat verdi. Nam Devir (1270-1350). Çünkü mahalli Sih önderlerinden birçogu. Bu Khalsa ile baglantisini sürdürmekle beraber yeni cemaatin bes t emel alâmetini kabul etmeyenlerin durumu iki grup ortaya çikardi: 1. bir tek Tanri'ya ve Adi-Granth adli kutsal kitaba. Ksatriya ve Vaisya gibi üst kastlardan olduklari için. Ud asis cemaatinin kontrolündeki mabetlerin bu yari Hindu çevreden alinmasi. Gurdvara denilen mabedlerin idaresi uzun süre bunlarin elinde kal misti. 2. Böyle faaliyetler Hinduizm'e geri dönüsü engelledigi gibi. Dinî kökleri Sri Chand'a dayanan Udasis cemaati de bu ikinci grup içind e yer almaktaydi. Britan-yalilarla iki harp sonunda yikildi ve ortadan kalkti (1849). özellikle bhakta'lar ve sâfiler'den alma ilâhîler de bulunmaktadir. XIX. Kesadharîler (tra s olmayan Sinler). Khal-sa'ya girmeseler de büyük sayida Hindu kitlesi Sihlere katild i. Kesmir'd e önceleri bunlar kuvvetli idiler. Hinduizml e bütün bütün baglarini koparmak istemiyorlardi. Dinî ve içtimaî faaliyetlerinin merkezi Amritsar'd aki Altin Mabeddir (Harimandir). Pencap millî güçlerine dayan arak kurulmussa da bu Sih kralligi. Hinduizm tarafindan yutulmaya baslamalar idir. Seremonileri (âyin ve iba detleri) basit bir duadan. Gobind' e uyanlar. Ilk düzenlemede agirlik Nanak'tadir. 1440-1518) gibi Hindu ve Müslüman kaynakl ar. basit ve sadedir. 1947'de Hindistan'in bagimsizligi üzerine Akaliler ve digerleri Pencap'ta ayri b ir Sih eyaleti Istediler.

adini kurucusundan alir. d ogru. Onun soyu "ilk insan"a dayanmaktadir. Sahislara karsi islenen cinayetler. Tekt anrili bir inanç telkih ettigi için onu bir peygamber olarak kabul edenler bulundugu gibi. Sihizmin inanç ve ibadet usullerinde mezhepler arasinda bazi farklar vardir. bir peygamberdir. Sayilarinin azligina ragmen ask erlik. siyaset. ona bir hakîm veya saman olarak bakanlar da vardir.Tapinaga (gurdvvara) ibadet için gidilmesi. sigara ve sarap içmezler (simdi bu konuda oldukça müsamahakârdirlar). Gatha'lar diye adlandiri lan kutsal metinler ona dayandirilir. brah-man'a ihtiyaç duymaz ve Veda'lara basvurmazlar. Onlar Hindistan'in en Iyi at binicileri ve as kerleridir. Hind'in meshur iyi kalite yünfü kumaslarini ve atesli silahlarini bunlar imal ed erler. dul kadin ve erkeklerin evlenmelerine izin verirler. [1 09] H.2. Khalsa'ya dahil olanlar uzatirlar. hem en hemen hiç uygulanmaz.Zerdüst'ün Hayati Zerdüst kelimesi (Zoroaster). Halk d ilinde Zerdüst. Zerdüst'ün dogumu. üstra: develer demektir. Zerdüstîler ise söyle inanmaktadir: Zerdüst. talim ve terbiyeye önem verirler. tek Tanri inanisina yer vermesi bakimindan. aralarinda zaman zaman tartismalar olmaktadir. Bugün Hindistan'da 10 milyon civarinda Sih vardir.ZERDÜSTÎLIK Iran dinleri içerisinde. Nanak'a tabi olup Khalsa'ya dahil olmayan lar. Inege saygi inancini deva m ettirirler. ölülerini yakar. Hindulardan ayrilirlar. saç ve sakallarini tras eder. Fabrika sahibidirl er. Trasli ve trassiz olmak üzere de ikiye ayrilirlar. tasimacilik. inanç ayriligi yüzünden. Azerbayc . Sihler. Sihler. anasinin adi Dogduye'dir. Hindistan'in koruma ve güvenlik görevlilerinin çogunlugu nu Sihler olusturur. K ast yapisina dikkat etmeden evlenirler. Babasinin adi Puru sesb. Bati'da Zerdüstîlik. Hindu lardan tamamen ayri. Evlenmelerde Adi-Granth'dan metinler oku nur. dogum ve evlenmelerde Hindu âyinlerine riâyet etmez.Ö. yasayan yildiz olarak nitelendirilir). Güzel develere sahip olan anlamini ifade eder. Bundan dolayi bugün. egitim ve ekonomi alanlarinda söz sahibidirler. [110] 1. 570 olarak tahmin edilmektedir. Hindularla. Çocuklarini çocukluk çagindan itibaren sikinti li. para ile karsilanir. fakat genelde et yemekle. O. Zerdüst. Iran dinleri üzerinde önemli bir etki birakmistir. soylu ve mütevazi bir ailenin çocugudur. Bu din. Sihler. Hindular gibi. spor. Zarathustra'nin Yunanca karsiligidir (Zarath: güzel.Ailevî bir vecibe olarak her sabah toplanip Adi-Granth'tan herhangi bir yerin ok unmasi. farkli bir cemaat teskil eden Sihler. Ölüm cezasi. en dikkat çekic isi Zerdüstîlik'tir. daya ndigi tek tanri Ahura-Mazdah'a nisbeten "Mazdeizm" de denilir. fakat geride kalan dul kadinlarini yakmazlar . Askerlik yaninda ziraata da önem verirler. "Zo-roastrisme" olarak adlandirilmaktadir. 3. Bu dine. M. Kurucusu Zerdüst'tür. yorucu bir hayata alistirirlar.

an'da dogmustur. Tanri'yi ögme. Taraftarlariyle Aivitak suyu kenarinda halvete çekilmistir. sonra. üç bölümden olusma ktadir: 1. Avesta'nin büyük bir kisminin dili pek güç anlasilir. sairane ve yüksek hayalleri ihtiva etmektedir. Ave s-ta'daki Gatahlar. bir gece sabaha karsi "miraca" çikmis ve ruhani yükselmenin sonuna varmisti r. Sapur II (309-380) zamanin da biraraya getirilmistir. gününde. Anahita gibi tanrilara tekrar tapinmaya basladi. ona yildizlarin ve gezegenlerin hareketinden haber vermis. çesitli t anrilara yöneltilen ilahiler yeral-maktadir. "Yest". Halvete çekildiginin 45. Zerdüst'in gögsünü yarmis. Ögmek. vaadini tutmak. Otuz yasinda ona peygamberlik görevi verilmistir. Ahtfra Mazdah 'in bu iki ruhla alakasini bugün pek iyi bilemesek de o. Tanri. Zerdüst'ün sözleri sayilir ve hususî bir saygi görür. [112] 3. kendisine verilen kutsal kitap Avesta ile dönmüs ve getirdikler ini teblige baslamistir. sonra tanri Ahura Mazdah'in huzuruna çikmis ve "HAyir Dini"nin hükümlerini ögrenmistir . Yüce Tanri olarak telkin ettigi Ahura Mazdah ile yakin irtibati bulundugunu ilân etmistir. esta'nin eski metinleri ve kisimlaridir. Zerdüst'ün Gatha-lari bu bölümdedir. temizlik. Gatha'lar. Yesna kelime ailesindendir. Esnud Gat.Zerdüst'ün Getirdigi Dinî Prensipler . Iran'da etkisini sürdürmüstür. Ustud Gat. Gatahlarin tamamin in 17 fasil. ahdini b ozmak. Gathalar. siir halinde degilse d e ölçülü. Zerdüst'ün ölümünden sonra insanlar. cennet ve ce hennemi göstermis. yemin etmek. Bu bölümde. Avesta. Vonu Hister Gat ve Vehis tvet Gat olmak üzere bes tanedir. 3. yalvarmak anlamina gelmektedir. bilgi anlaminda). onun karsi çiktigi Mitra. seytanlara karsi t ilsimlar ve temizlenme kaideleri bu bölümde yer alir.Yesna: Dinî törenlerde okunan ilâhîlerdir. orada. Iyilik ve Kötülük diye adlandirilan iki aslî ru ilkine "Spenta Mainyu". dinî merasimlerde o kunmaz. iyilikle beraberdir. 22 fasildir. herseyden elini çekmesini ona tenbih e tmis ve onu cennete götürmüstür. 896 misra ve 5560 kelimeden ibaret oldugu belirtilir. "miraç yolculugunda n sonra maddi aleme. Pehlevî dilinde Gatah'nin her siirine "Gas" denir. yikanmak esaslari da Videmdat'ta belirtilir. Ona. Zerdüst. içindekileri çikarip temizlemis ve yerine koymustur. Spentmed Gat. ikincisine "Angra Mainyu" denilir) vardir. feristehler (melekler) hürmet etmistir.Gathalar-Avesta Zerdüst'ten sonra yine çoktanrili inançlar yayilmissa da ona nis-bet edilen kutsal Gat ha'lar. Bundan sonra Ahura Mazdah onu. Yeryüzünün yaratilisi. 338 kita. [111] 2. herseyin ilmini ögretmistir. insanlari "Hayir Dini"ne davet etmekle görevlendirmistir. Zerdüst. Ona göre âlemde mücadele eden. Vohumenah (Behmen) denilen melek gelmis. Gathalar'in temel konusu Tann'dir ve Ahura Mazdah olarak isimlendirilmistir. Ürdi Behist ayinda. iyilik ve kötülük. Avesta (hikmet.Videvdat: "Seytanlara karsi kanun" diye de adlandirilir. Zerdüst . bu iki ruh arasindan birini seçmeye mecburdur ve bu seçimi onun kaderini etkil eyecektir. Avesta. Dili Pehlevî'dir (Eski Farsça). iyi güçlere ve meleklere (feristeh) yakaristir. Melekler.Yest: Yest. Günümüzde "yestler". Insa noglu. 2. Eski Iran'in ve bugün Hindistan'da yasayan Iran asilli Parsîlerin kutsal kit abidir.

âlemin tanrisi Idi. Zer kte. Ahura Mazd ah'a ibadet. iyiler cennete. onlari yatis tirmak üzere. Ahura Mazdah. Iyi Akil . önce Çinvat Köprüsünden geç rü. Bütün bu isler. gelecek bir "âlemsümul muhakeme"den de bahsetmistir. bütün Ölüle r tekrar vücutlarina kavusacak ve bir yerde toplanacaktir. iyi düsünce. Saosya nt denilen kurtaricinin dogmasiyla gerçeklesecektir. Zerdüst'ün kurban kesimi ile mücadelesi bu sebebe dayaniyordu. feristehlere (meleklere) hürmet. ates kötüleri temizleyecek ve seytanlarla bütünlesenler hariç. iyi is . tektanriya dayanmaktadir. bu köprüden geçemeyip cehenneme düsmektedir. kiliç yüzü gibi olmakta ve dinsiz cehen düsmekte. Ahlâkî emirler. Zerdüst'ün. kurban kesilirdi.Zerdüst. Zerdüst. ahlâkî emirlere uyma esastir. güçlü. Zerdüst. h erkes "Ahura Mazdah'in Ülkesi"ne girecektir. herseyi v areden bir "Iyilik Tanrisi"dir. Daryus (tahminen M. tabiat kanunlarini koyan. 500'ler) ve takipçileri tarafindan Bati Asya'ya getirilen ve b irkaç yüzyil içinde Turfan'dan Habesistan'a. Mükemmeliyet ve Ölümsüz seklinde. Bunlara Amesa Spenta'lar (Kutsal Ölümsüzler) denilmektedir. bütün âlemi sivi sekilde doldurduguna inanilan hayat tanrisi idi). iyilik ve aydinliktan olusan "Asa" (Âlem Nizâmi). Böylece itaat ruhu zafe re ulasacaktir. iyiligin nihâî galebesine yardim eder. ölümden sonra dördüncü gün muhakeme edilmektedir. Ondan önce Iranlilar. Böylece ölüler in dirilmesi baslayacaktir. ölümden sonraki muhakeme ile ilgili telkinleri vardir. Âlemdeki maddî ve manevî nizami yaratan. alti Amesa Spenta'ya sonradan kat ilan "Itaat" yo! gösterir). ancak iyi insanin ruhu geçerken genis tarafi dönmekte ve o da geçme imkâni bulma ktadir. Kötülük ve düsman Angra Menyu'dur. Dinsiz. ötek i tarafta da suç. Zerdüst'e göre bir tarafta sagduyu. bu güce men" denilmistir ve o. Zerdüst'ten önce ol dugu gibi. ates ve erimis maden ile olacaktir. fesat) vardir. Adalet (veya Hakikat). Indus nehrinden Ege Denizine kadar yayila n bir Yüce Tanri'ydi. Zerdüst. bir kisim tanrilara tapinmakta ve rahiplerin hazirladigi uyusturucu bir kutsal içkiyi içmekle uygulanan Haoma kültünü devam ettirmektey diler (Haoma. Çinvat Köprüsünün ortasi. yalanin. Insanin bu seçimi. Ahura Mazdah'a inanan larin ruhu. Kendinden üç bin yil sonra Eh rimen'in gücü zeval bulacak ve hakikat-adâlet ülkesi kurulacaktir. Kansava Gölünde yikanan bir ba kirenin. kötülügün hakikat tarafi dan yenilmesidir. Zerdüst. Böylece onlara ibadet edilmis olurdu. sigir eti yemeyi de yasakladi {Hindistan'da da bu yasak vardir. A hura Mazdah'dir. anarsi. Ahura Mazdah önce manevî bir varlik olarak kabul edilirken sonralari. o gölde bulunan Zerdüst'ün tohumuyla gebe kalmasi sonucu dogacaktir. Islâm kültüründe. Muhakeme. insanlari düzeltmek ve dünyayi kurtarmak üzere faaliyete geçtigi zaman. çesitli veçheleri ve fonksiyonlari olarak telâkki edilmektedir. Ahura Mazdah'in sifatlari. Zerdüst'ten önce. fazilet. Bunlar. Ahura Mazdah (Hakîm Rab anlaminda). dogru yasama. O. "deva" denilen ve Ehrimen'in avanesi olan seytanlara. Günah. daha sonralari Ormazd sekline dönüsmüs ve Islâm kaynaklarinda da "Hürmüz" olarak ye lmis olan Ahura Mazdah'a ibadeti telkin etti. Tevazu (veya Dindarlik). Onlarin kurbanlardan çikan bugu ile beslendiklerine i nanilirdi. insani kötü güçlerin esiri kilar. öteki dünyada sonuç ve recektir. Eski Iran'a "tevhîd. iyi söz. Ilk insan Gayomart'in kemikleri hayat kazanacak. kötülügün kaynagi sayilmistir. Cehennemde üç gün kalinacak. kötüler ayrilacak. ezelî ve ebedî. herseyi gören bilen. Iyiler. inanci"ni getirmistir. Insanin iyilik tarafini seçmesi gerekir. onun nuru atesin ihtiva ettigi yaratilmamis bir isik olarak düsünülmüs ve böyle ce ates kültü gelistirilmistir (Mecusîlik). kötüler cehenneme gidecektir.Ö. yetkin. sonra bütün yarat ar ates irmagindan geçecek. bu âlemden ötekine götürmektedir. kötü güçlere (seytanlar gibi) lanet ve iyili kte yaris gibi konulari ögretisinin temeli yapmistir. Ahura Mazdah'in yaninda alti bas melek bulu nmaktadir. Âlemin gayesi. Ilâhî Irade Ülkesi. Onun getirdigi din. köttilük ve karanligi içinde bulunduran "Drug" (yalan. Di kimse ise geçmekte ve cennete ulasmaktadir (ona. Islâm ile Yahudilikte ise domuz eti yemek yasaklanmistir). O. O.

Maniheizm ve Mitraizm bunlardandi. onlari etkileyip degisti rmistir. Ohrmazd ve Mitra (Mihr) girmekte idi. zamanlarin sonunda Zerdüst'ün ikinci defa yeniden gelecegi fikri ortaya atildi. Bu hücredeki kutsal atese insan eli degm ezdi. 550-331). Ehrimen. "ates yakan" seklinde nitelendirilir. Ahamenidler {M. Ohrmazd (Ah ura Mazda'nin Pehlevîcesi. hangisini Zerdüst'ün getirdigi konusunda büyük bir güçlük içindeyiz.Zerdüst'ten Sonraki Dinî Hayat ve Mecusîlik Zerdüst. Temiz hayvanlari. Onunla ilgili çesitli efsaneler yayildi. Zerdüst'ten sonra rahipler. Iran kabileleri içinde gittikçe artmistir. eski Ârilere dayanir.S. özellikle köpekleri öldürme büyük günahtir. Bu telkin ler.diye özetlenir. aslinda Zervanist'ti. Mitra. II. Mecûsîler. bu üçlemenin kar sisinda yer aliyordu. ellerine e ldiven giyer. Ahura Mazdah'a tapinmak. zaman ve âlemin devreleri konusunda oldukça zengin bilgilere sahipti. Kutsal hücredeki ates. Zervan (Zurvan). yasaktir. Behram. Zerdüstîlik {Mazdeizm). kültte önemli bir yere sahipti (Partlar'da ayrica Man-deizm ve Maniheizm seklinde iki din daha va rdi). Bati'ya dogru yayilirken Ragh a {Tahran yakininda) bu dinin merkezi olmustu. Sasânîler devrinde (226-650). Ragha'da Zerdüstîlik. Masa ve kürekle atesi besleyen rahipler. bu hücreden evlere a linan ates artik söndürülmezdi. Zerdüst'e yer vermekle beraber. Onun iyilik ve kötülük prensibi. Zervanist idi. Bugün Eski Iran dinî elemanlarinin hangisinin Zerdüst öncesi veya sonrasina ait oldugu. dinî temizlik idealini atesle sembollen-dirdiler. I. Partlar (M. Mecûsîler.Ö. Bu devirde bir üçleme mevcu ttu. Zina. sikici seyleri imha da faziletli is lerden sayilir. Zerva nist Mecusîlik. cömert davranma. Zerdüst'ün telkinlerinin yayilmasi. Dogu Iran'da yasamisti. Zerdüst. bir Med rahip sinifinca yürütülüyordu. insan iradesine dayanir. çesitli Iran dinleri birbiriyle mücadele halindeydi. Böylece Zerdüst'ün yasakladigi seyleri yapiyorlardi.[114] Müslümanlarin I ranlilari "atese tapicilar" seklinde nitelendirdiklerinde ates kültü. Fakirlere. Maniheizm'i yasakladi .Ö. Gatha'larda Angra Mainyu diyor) yaraticisi olarak kabul ediliyordu. [113 4. Boga kurbani. yabancilara misafirperverlik. Bu üçlemeye Zervan. bütün lekelerde n uzak kalma. agizlarini örterler. Bunlara Mecûsî (Maci'ler) deniliyordu. Kabîle dinlerine ait "Yazata'lar" da tanri edinilmisti. Ancak Zerdüst'ün telkinlerinden de uz aklasilmaya baslanmisti. Zer düstîlik ile Zervanizm arasinda bir sentez kurmuslardi. kurtarici olarak görülüyordu. kirlenmeye yol açar. Eski Iran tanrilari Mitra ile Anahita'ya da tapiniyorlar. sigirlara bakrria. topragi sürme. Yüzyil). rdüst sonrasi Iran'da önemli bir kült haline gelen ve Islâm kaynaklarinda o bölgenin inançla ini ifade için kullanilan ates kültünün {ates pe rest I i k) Zerdüst'ten önce de merkezî bir me sahip oldugunu biliyoruz. Özel âyinler gerektirir. nefesle kirletilemezdi. Bununla beraber. insanin aktifligine da yanan bir dindir. âyinle temizlenmis odunlarla beslenir. günümüzdeki operatörlere benzer bir kiyafet tasirlar di. kanli kurban sunuyorl ardi. III. diger inanç sekillerinden etkilenip degistigi kadar. Islâm kaynaklarinda Hürmüz) ve Ehrimen'in (Zerdüst. B unun yaninda. Zervan (Zurvan). Bu kült. Bazi cinsî konular ve ölü bedenine temas. Sâsânîler devrinde hükümdarin saray inda millî birligin sembolü olarak kutsal bir ates gelenegi vardir. irade ve ameli esas alan Mazdeizm. Iran dinî yapisi nin en göze çarpan özelligini teskil etmekteydi. Böylece Ahu ra Mazdah'a tapinmayi. zaman tanrisi olarak kabul ediliyo rdu. Eski ates tapinaklarinin yikintilari nin incelenisi sonucu. bir salon halindeki ates hücresinin gün isiginin sizmasindan korunmus bir sekilde yapilmis oldugu görülmüstür. Avesta 'da bu rahipler. ölümden sonra ahlâkî emirlere göre ceza veya mükâfattan bahseden ilk dinî lider ak nitelendirilir. Yüzyil-M.

Gerçi Müslümanlar daha sonra Hi distan'i da fethetmislerdi. Yeni arastirma ve incelemeler sonucu. Onlar. Iran. oturülmayan. ne de Iran'a dönebilmistir. Pehlevî literatürünü getirtebil-mislerdi. XIX. Zerdüstîl igi kati âyincilik ve sekilcilige düsürüp yayilmasini durdurdu. Âyinlerde Avesta'dan ilâhîler. Bu kuleler. Hindistan'daki Parsî toplulukla ri. Bununla beraber bu gelismeler. eski Fars gelenegini yürüten ates kültü rahipleri "berb tlara karsi Mecûsî gelenegi rahipleri "mobaflar üstünlük kazandi. daha sonra da simdi kaldiklari diger yerlerde ikamet ett iler. Bu tapmaklara Parsî olmayanlar alinmaz. kuvvetli monoteist karakterlidir. Ölüler. Hindistan'a gelmelerinden bu yana ticaretle ugrasan bir topluluk olarak kendi in ançlarini da büyük bir muhafazakârlikla devam ettirmislerdir. endüstriciler ve bankerlerdir. Cebriyye'de (Iran'da kalanlara "Ceber" denildigi hatirlanmalidir). tedricî olarak tuttu. Parsîler. önce Kathiavar'daki Diu. Reform. Böylece ticaret ve imalatta önemli bir durum kazandilar. Siî Imam ve Mehdî-yi Muntaza r (Beklenen Mehdi) doktrinlerinde.. VIIL Yüzyildan itibaren Hindistan'a göç eden Iranli'lardir. bu dinî gelenegi devam ettirirler. ancak eski Iran gelenegi de tamamen ortadan kalkmadi. gök ve k aderin her seyi kontrolü altinda tuttugu. rahip zümresinin âyin tarzinin Avesta'ya uygun olmadiginin belirlenmesi üzerine bu yola gidilmisti. Zervanizm. Böylece topragin kirletiimedigine inanilir. Bununla beraber bazi yo rumlarla eski gelenegi savunanlar da vardi. ancak Parsîler bu defa ne baska bir yere göç etmisler. Böylece Sapur II zamaninda tertiplenen Avesta. sonra Gucarat'taki Sencen'e. sehirden uzak "Dakhma" denilen ölü kulelerine (sessizlik kuleleri) birakil ir. B atili tüccarlar için önem kazaninca Parsîler maddî refaha kavustular. [115] 5. dervis geleneklerinde bu görülebilir. Kuleler. Simdiki Parsîlik. Bundan dolayi. Mecûsî gelenegi nin Mobat'lari varliklarini korudu. yüzyilin ilk yarisinda Brita nya usulü ögrenim Bombay'a girdiginde Parsîler hizla bu kültürü benimsediler. Yüzyilda takvimden kaynaklan an bir mezhep ayriligina yol açti. zaman. Onlar. saf bir Zerdüstîlik degil. Merkezi âyine dayanan tanri semb olü atestir. Sasanî Imparatorlugu Müslümanlar tarafindan ortadan kaldirilmakla beraber. Sonra XIX. Bu toprakl arda ortaya çikan Islâm mezheplerinde eski inançlarin izlerini bulmak mümkündür. insanin takdir edilen karsisinda bütün bütün güçsüz dugu telkiniyle Islâm dünyasinda daha sonra görülecek Cebriye durumuna düstü. parçalar okunur. Cemaatte bir yandan dünyevîlesme. Yüzyilda Pehlevî dilinde eski metinler düzenlendi. akbabalarin etl erini gagalamasi ve günesin kemikleri kurutmasi sonucu bu kemikler. Özellikle Bombay'da oturan Kuzeybati Hindistan'daki Zer düstî topluluguna bu ad verilir. bir Hindu kasti gibi teskilatlandilar. Hattâ XIX. Yüzyilda Iran'da kalan Ceber'lerle temas kurmus. Müslüman oldu. Surat. Iranli anlamina gelir. Sapur II zamaninda "Avesta" yazdirildi. Kültün tapinaklari vardir. Sunu ve kurbanlara rilir. Sasanîlerin mahallî kabilelerinde. 4-5 metre yüksekliginde. Ze rvanizmin bir hayli elemaniyla karistirilmis ve benligini kaybetmis bir bakiye i di.Parsîlik ve Günümüzdeki Ates Kültü Parsî. bu din böylece Sasanî Imparato lugunun devlet dini oldu (Erdesir zamaninda). Ancak bu. Terasinda çiplak ölüler sira halinde yatirilir. Bu âyinler. cin. silindirik yapila rdir. kulenin içinde d epolanir. Daha sonra ticaret m erkezi Bombay'a geçince onlardan çogu buraya göç ettiler. öte yandan da mecazî açiklama yollariyla muhafazakârligi sorgulayan teösofik egilimler agirlik kazandi. eski materyalle genisletilmis oldu. XV. Ancak bu. Günde bes defa atesin temizligini korumak için temizleme âyinleri yapilir. Yirtici kuslarin. Kendilerine mahsus Zerva nist gelenek içinde Zerdüstîligi yasatan Mecûsîler oldugundan. yüzyildaki reform hareketi kendini göste rdi. Onlarin büyük b ir kismi simdi ileri gelen tüccarlar. Parsîler. önce XVIII. Ancak bu dinin mensuplari gittikçe azaldi. Hindistan'da yerlesen Parsîler. necis sayilir. Onlarin kaldiklari önemli bir merkez Surat yakinindaki Nausari'dir. seytanin top oynadig . 641'de Müslümanlarin Iran'i fethetmeleri sonucu . rahipleri n nezaretinde yürütülür. Iran'da kalip inançlarini d evam ettirenlere "CebeHer (Geber'ler) denir.

Hayatini dogru sürdürme. Ortadog unun erken dönemlerinde önemli bir "dinî inanç" olarak yasamis oldugu anlasilan Sabitler in günümüzde sayisi oldukça azalmistir. Al lah'a ve Ahiret Gününe inanan ve iyi isler isleyenler için Rablerinden ecirler (karsil ik) vardir. Irak'ta. Ahura Mazdah'in Amesa Spentalari denilen alti sifati (veya melegi) arasindan biri Ardibehest seklinde Tanri'nin kozmik yaratici düzenini ifade eder k i asa da bu düzenle ilgilidir. Bu isimlendirme "sabiî" kelimesine yüklenen. Sabiîler günümüzde. Iyilik. yardima önem verilmesi bu toplulugun ögretim ve sosyal refahini artirmistir: Caynistler gibi Parsîler de kast sisteminin disindan evlenmeme gibi bazi özellikler ini benimsemislerdir. Iyi is (huvarsta). "meyletmek" ve "degismek" anlaminda sabiî d edikleri kaydedilmektedir. ayetlerin digerinde de Inananlar . Dakhmalar'dan korkar. Parsîlikte ayrintili takdime veya kurbanlar bir sistem içinde yürütülür. yasayan dinlerden oldugunu ortaya koymaktadir. sabip olduklari dinlerin neleri içerdigini ortaya koymak günümijz içi n oldugu kadar. Yahudiler. Bugün Sabiîler'in sayisi 20.[122] . Mecusîler ve "ortak kosanlar" ile beraber zikredilmekt edir. din ve literatürüyle ilgili çalismalari baslatmistir. Bakara Sûresi'nin 62.[119] Kur'an'da adi geçe n Sabiîleri. Hiristiyanlar ile. bir Dinler Tarihi kitabi için de önemlidir. "meyletmek" anlamlariyla irtibatlandirilmistir. Bunlardan ikisi birbirine yakin ifadeler tasimaktadir. 1772'de Anguetil du Perron. [116] I. "Ehl-i Kitap" dinleri arasinda saymak uygun olacaktir. bir Parsî Avesta nüshasini Fransa'ya getirerek. Yahudiler. Karun irmagi boylarinda yasamaktadir. Bu takdime ve kurba n sistemi. Parsîlerin az bir kismi diger dinlere dönmüs. Araplar'in Hz. Yahudilerden. Muhammed'e ve ashabina " sabiî" dedikleri nakledilmektedir. Bugün sayilari Hindistan'da birkaç yüz bin kadardir.SABÎLIK 1. 3.000 civarinda tahmin edi lmekledir. Bagdat ve B asra gibi sehirlerde de daginik sekilde yasayan Sabiîlere rastlanmaktadir. bunun disinda inanç ve ibadetleri n tarihi gelisimleri hakkinda ne Kur'an'da ne de Hadislerde bir bilgi olan Sabiîle r'in kim oldugunu.i yerlere "sessizlik kulesi" derler. Hiristiyanlar. Dakhmalahn özel hi zmetçileri vardir. Bu ayetlerden ikisinde Sabiîler. "dönmek". "dönmek". 2. Yapilan arastirmalar Sabîl ik'in mensubu az da olsa. Ahlâkî prensipler üç maddede Özetlenebilir: 1.[121] Kur'an'da isaret edilen Sabiîler'e Islâm öncesinde Araplar'in degisik anlam ve mâna yükled ikleri anlasilmaktadir. Inananlar. Firat ve Dicle irmaginin birlestigi bölge ile Iran'in Irak'a yakin kisminda.[120] Kur'an'da sadece üç ayette kendilerinden bahsedilen. Hiristiyanlardan ve Sabiîler'den. Muhammed'e (sas)de. eski Iran dinî gelenegindeki Haoma veya benzeri Hint gelenegindeki Vedi k Soma'dan rahiplerce ilk sikmayla elde edilen aci bir bitkinin suyu olan ve yin e "haoma" diye adlandirilan sivinin takdimesi gibidir. Halk. Bununla beraber Avrupali'larla evlenenler vardir.Genel Bilgi[117] Kur'an-i Kerim'de üç ayette[118] Sabiîlerden bahsedilmektedir. Iyi düsünce (h ). Avrupa'da eski Iran kültür. ahlâk v e temizlik kurallarina bagli kalma "asa" diye adlandirilir (Vedik "rta" terimiyle esanlamli). âyeti söyledir: "Süphesiz inananlar. "ortaya çikmak". Atala rinin sahip oldugu "dini" terkederek tevhid esasina dayanan bir dini savunmaktan dolayi Hz. Bunun yaninda. Iyi söz (hukhta). "degismek". Bazi Hadislerde. Bunun için Sabiîler'in dinî in anci olarak bilinen Sabiîlik hakkinda bilgi verilecektir. fakat çogunluk günümüze kadar varligini devam ettirebilm istir. Onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir".

bir peygamber sözkonusu edilmemektedir. Mandence'yi sadece ibadet dili o larak kullanmaktadirlar.) olmus ve bu konuda degisik rivaye tler nakledilmistir.Kutsal Kitaplari ve Kitap Anlayisi Sabiîler. Sabiîiigin ilk defa nerede ve ne zaman ortaya çiktigina dair çesitli görüsler vardir. Kur'an'in vahyedil-digi dönemde dinî b ir topluluk olarak Sabiîler'in varoldugunu göstermektedir. Sabiîlik'te önemli bir sahsiyet olarak kabul edilmekte. Ancak Hz. inançlarina dayanak yaptiklari için. Sabiîlik'te bir din kurucusu. Buna. Sabiîler. Bu literatürün dili. Rahiplerden sadece bazisi ibadetlerde kullanilan Mandence'yi anl ayabilmektedir. Kutsal metinlerde yazili olan ögretilerin yabancilar tarafindan görülmesine iyi gözle ba kilmamaktadir. dinlerin i lk tipidir ve Hz. kutsal metinlerini genellikle papirüs ten veya metalden levhalara yazmislardir./ 786-833 M. Bu durum da. Ya hyayi. peygamberi yoktur). Sabiîiigin Kutsal Kitabi Ginza' da.Ö. Bu a nlayis dolayisiyle Sabitler. Günlük konusmalari Arapça olan Sabiîler. Çünkü esas olan nasil inanilmasidir. Kutsal metinleri yazma isi rahiplere t ahsis edilmistir. komsularindan ayri olarak yasamakta ve "kapali toplum yapilari"ni korumaktadir. Bu dilde sabaa. Müslümanlarin hakimiyeti altina girmis ve onlara zimmîlik statüsü taninmistir. genis bir dinî literatüre sahiptir. "vaftiz olmak" (boy abdesti almak) g ibi anlama gelmektedir. Adem için bir evlilik düzenlendigi.Kur'an'da ve Hadislerde Sabiîler'in yer almasi. 2000'li yillarin öncesine dayanan bir geçmise sahip oldugu tahminler aras indadir. Siradan Sabiîlere kutsal metinlerin okuyup yazilmasi ögretilm emektedir. Yazmada kullanilan mürekkep özel olarak hazirlanmakta ve kullanmad an önce kutsanmak-tadir. [123] 2. bir ögretmen ve "kötii güçleri" yenebilmek gayesiyle "isik yolu"nu izleyenler e kytsal metinleri teblig eden bir tebligci olarak kabul etmektedir. kim tarafindan kuruldugu veya yayildigi açik ve net olarak bilinmemektedir. "dogrulugun peygamberi" ve "ilâhî elçi" olarak tanimlanmaktadir. Nasil dogdugu. Sabiîleri'in dili sayilan Mandence'dir. deri üzerine yazmak yasak oldugundan. hem Sabiî literatüründeki bilgiler hem de Sabiîler'in gizli ve kapali toplum yapilari sebep olmaktadir. günümüz bakimindan tasimaktadir. Dicle ve Karun nehirlerinin ken arindaki kasaba ve köylerde yasayan Sabiîler. Bu kaynaklara göre Sabiîlik. onlar hakkinda degisik görüs v e kanaatler olusmasina yolaçmaktadir. Bundan dolayi sabiî kelimesinin "dönmek ile iglili degil bu " boy abdesti almak" anlamina gelen sabaa kelimesiyle ilgili olacagi ileri sürülmekted ir. (Bundan dolayi Sabiîlik oldukça karisik ve karmasik bir dinî yapiya sahiptir. kutsal kitaplarini çok siki bir gizlilik içinde korumusl ardir. . Ibadetlerde kullanilan Mandence'nin manasini bilen ve a nlayan çok azdir. Bu statü alife Me'mun zamaninda (170-218 H. onun egitildigi ve kendisine bir kadin bahse dildigi ve ailesinin çogaltildigi yeraimaktadir. Sabiîler'e göre Sab iîlik "Isik Elçisi"nce ilk insana ögretilmis ve ondan sonra nesilden nesile aktarilara k günümüze kadar ulasmistir. M. Zaten Hicrî ilk yüzyilda Sabiîl er. Yahya. Sabiîlik. Kutsal bilgilerin ehil olmayanlara gösterilmesi "zindiklik"tir.J3ünmüzde de Firat. bazi ibadetleri uygulayan ve ögreten bir rehber. Sabitler. Birbirine zit gibi görünen birçok konu yu bira-rada bulundurmaktadir. SabiîlerIn dili Mandence'dir. Bunl ardan Sabiî kaynaklarindaki görüsler. Bu durum rahiplerin para kazanma istegine baglanmistir (Rahipler için k utsal metinleri yazma bir geçim vasitasi olmustur). Bir din kurucusu.Adem ile birlikte ortaya çikmistir. ilâhî mesaji kendilerine getiren bir "elçi". Buna sebep Kutsal Kitaplarindaki bilgiler göster ilmektedir.

Hatta dua mahiyet inde olan kutsal metinler. Bir dinde inanç esaslari denilince Yüce Varlik (Tanri). Sabiîligin kutsal kitabi Ginza'da. Bu temel ögreti. Ginza Rabba (Büyük Hazine) veya Sidra Rabba {Büyük Kitap) gibi adlarla adlandirilmaktadir. Sihir v e büyü ile ilgili metinler vardir. hayati. Bu "güç". sadece rahiplerin kul-lanndiklari meti nler de vardir. "Hayat en üstündür. serhler ve tefsirler bulunmaktadir. ruh. isigi. çesitli konulardaki mitoo ljik tasavvurlar ele alinmaktadir. peygamber veya din kurucusu.Sabiîler'in en önemli kutsal kitaplari Ginza'dir. Sag Ginza. "Ruhlar Kitabi" da denilmeke-dir. çesitli dualaar ve ilahiler. belalalara. Bahsedilen kitaplar disinda divanlar. Sabiîlik'te temel kutsal kitaplardan baska. "hayat" inancidir. aydinligi. Sabiîlik'te. bilinmez Yüce Hayafin gücü ve ismiyle". Bu "Yüce Varlik". ayni zamanda Yüce Varligin niteligi. Sabiîlik'te çanak çömlek gibi objelerle madenî levhalar üzerine yazilmis sir metinler önemli er tutmaktadir. baz i arastiricilari farkli kanaatlere sevketmistir. "Isik Alemi" olarak bilinmektedir. bu konuyla ilgili Ifadelerin sifreler seklinde olmasi gösteril mektedir. Sabiîligin kutsal metinleri. G inza'mn büyük bir kismini olusturmakta. Bunlardan biri. genellikle "kötü ve karanlik güçler. Bu kitapda genel olarak. . Bu cümlede. Ginza. Sihir ve büyük ile Ilgili metinler. herseyin ötesinde ve bilinemez oldugu açi klanmaktadir. yaratilis . "Yüce Hayat ismiyle" ifadesiyle ba lamakta ve metin içerisinde de bu ifadeye çok sik rastlanmaktadir. rahipler ve rahip adaylarinin kavray abilecegi özel ve gizli bilgilerdir.[124] 3. Digeri. bütün varliklari vareden bir "Yüce Varlik" inanci vardir. Sa biî literatüründe "Hayat"m ne oldugunu net olarak ortaya koymanin zor oldugu belirtilm ektedir. "Koleksiyon" ve "Övgü" anla mina gelen Ûolasta. Ilahiler seklinde olan bu kisim . Bu metinler. ölüm ve ölümden sonraki hayat gibi temel esaslar akla gelmektedir. yukaridaki cümlede görüldügü gibi. Sabiîler'in diger önemli bir kitabi da "Yahyanin Ögretileri"dir (Drasia d Yahya). karanligi . Sol Ginza ise. Bu bilgiler. birbirine zit iki "güc"ün varligi ve birbirine rekabet temeline dayanan bi r"dualizm" vardir. (boy abdesti) vaftiz ve ölülerle ilgili törenler hakkindadir. Bundan dolayi. en yücedir" ifadeleriyle son bulmaktadir. mitolojik ve kozmolojik konulari içermektedir. Buna sebep. günlük bir ibadet kitabi özelligindedir. Sag Ginza (Ginza Ymina) ve Sol Ginza (Ginza Smala) gibi iki ana kisma ayrilmaktadir. ölüler için düzenlenen . "Hayat" inanci Sabiîligin özünü olusturmaktadir. ugursuzluk. genellikle hastal iklara. "sir dinleri"ne ait özelliklere sahiptir. çesitli konulardaki gizli ögretileri ele almakta. "Hayafin ne oldugu su sekilde belirti lmektedir: "Bütün islerin ötesinde olan kudretli. Rahiplige geçis töreninde rahip adaylarinca okunm aktadir (Ehil olmayanlarin duymamasi için yüksek sesle okunmaz). Bu özellikler. Bunlar. kara büyü ve insanlara musallat olan seytanî ruhlara karsi yapilmis büyü bozma veya kötülüklere karsi iy i ruhlari çagirma mahiyetindeki sifreli ifadeleri ihtiva etmekteidir". karanlik güçlere ve düsmanlara kasi koruyucu sifa ve iba releri ifade eden metinlerdir. Bu kisma. verimliligi ve iyil igi temsil etmektedir. kötü ruhlara.törenlerde okunmaktadir. dinî törenlerl e ilgili bilgiler vermektedir. 37 kisimdan olusmaktadir. Ginza. Sabiîler'in temel kutsal kitaplarindan biri de Qolasta'dir.Inanç Esaslari Sabiîlik'in inanç esaslari. Bu k itap. Sabiîlik ögretisinin temelini olusturmaktadir. ruhun kurtulusu ve "öbür dünya" ile ilgili konulari ihtiva etmekte dir. Sabiîlik'te. Günümüzde Hiristiyanlik gibi dinlerde varolan bazi "sir" tasavvurlarinin kaynagi Sabiîlige dayandirilmak istenmistir.

Ancak bu yaratma isi basarisizlikla sonuçlanmis. "Karanlik Alem"dir. Bu "güç". Onlarin rekabeti. devler. kurakligin ve kötülügün temsilcisidir. "Üçüncü Hayat" ve "Dördüncü Hayat" seklinde üç safhaya ayrilmak Bu safhanin sonuncusu olan "Dördüncü Hayat". "Yüce Varlik". "Yüce Hayat". vamp irler. "Isik Alemi"ne yöne lmistir. Bu güçlerin isteklerini bilen Yüce Varlik (Isik Krali). Isik Krali da "Adem"i mükafatlandirmistir. yani onun bir k ismina hayat vermeyi basarmistir. güzellik ve nu r içerisinde varliklarini sürdürmektedir. temiz ve yüce "Isik Alemi"dir. Onlarin bu arzusu. onla rin planlarini ögrenmek için. Bu inani sa göre iki âlem vardir. yeryüzünün karanlik ve kötü varliklarla doldugunu görmüstür. Bu is tegini gezegenlere açmistir. "Yüceligin Efendisi" ve "Kudretli Ruh" gelmektedi r. Isik Alemi'nde varolan varliklarda hayat ve verimlilik ilkeleri sebebiyle devamli bir hareketlilik ve canlilik bulunmaktadir. Yaratici Güç Ptahil. Isik Alemi'nin basinda ola n "Yüce Varlik". Pta-hil. Isik Ale mi'nden aldigi hayat nurunu kullanarak kara suyu katilastirmayi. Yüce Tan de bas egmis. Isik Elçisi'ni (Manda d Hiia veya Hibil) Karanlik Alemin e göndermektedir. bütün güçleri yok etmekt hersey.n. kötülük ve karanligin potansiyel bir güç olarak varoldugu bir âlemdir. Bu nun üzerine Ptahil. yeryüzü ve insanin yaratilis sürecini baslatmaktadir. eksikligin. "Karanlik Alem"in disinda bulunan. "dünyanin s onundaki genel hesapta" bu güçlerin hesabi görülmekte ve Isik Krali. kendi âlemleri di sinda olan Karanlik Alemi'ni ve oradaki varliklari merak etmislerdir. Bu âlemdeki varliklar. yeralti âleminin karanlik ve kötülügünden uzak. Bu âlemden biri. Bu iki zit "güç"den Isik Alemi'nin ba sinda "Yüce Varlik" yeralmaktadir. "Karanlik KralTnm olusturdugu dünya nin varliklaridir ve dünya üzerinde yerlerini almaktadirlar. yoklugun. Bu iki "güç". Adem. yeniden ve temiz bir olusuma kavusmaktadir. Sabiî dualizmindeki ikinci güç. iyilik. Sabiîlik'te. dünyanin yaratilisi ile ilgili inanis önemli bir yer tutmaktadir. saf. "Ikinci Hayat". yaygin olarak Isik Krali anlamina gelen "malka d nhura"n in kullanildigi belirtilmektedir. Isik varliklarinin "Karanlik" i le Ilk temaslari maddî âlem. Isik Krah'na karsi bir savas içindedir. birbirini yok etmemekte. yaratilan va rlik cansiz bir varlik olmustur. Isik Krah'na (Tanri) yakarmis ve O'ndan yardim istemistir. Gezegenler. Bu güçler. Karanlik Alemi için bir dönüm noktasi olmustur. tamamiyle . canavarlar. kara sularla kapli. Ptahil diye isimlendirilmektedir. Bunun üzerine Ptahil (Yaratici Güç). en üstün özellikl ere sahiptir ve bütün noksanliklardan uzaktir. erkek ve disi bütün kötü varliklar. hayat ve verimlilik ilkelerine sahip olan "Isik Alemi"ne karsi ilgi duymakta ve "Isik Ilkelerini ele geçirebilmen in yollarini aramaktadir. Seytanlar. "malka d hsuka" denilmekted ir. kötü ruhlar. Karanlik Alem. Isik Alemi'nin varliklari. bir rekabet içerisindedir. Günümüzde Sabiîler arasinda. Bu güce. degisik adlarla adlandrilmaktadir. basit ve kötü emell er ugruna insa edilen yeryüzünün islerini ve ihtiraslarini birakmis. Hiçbir sey. Bu safhanin baslangici olan ve "Yüce Tanri"' ile birlestiren "Ilk Hayat" (Bi-rinci Hayat) ise hiçbir kötülügün ulasamadigi. Is ik Krali. Ilâhî ögretiyi alan "Adem". Bu adlar ar asinda. hayatin sekil almasinin ve düzeninin sartidir. Sabiîlerin inancina göre "Isik Krali". "Karanlik Kralfdir. Bu "güc"e de "K ranlik Alemi" denilmektedir. dünyanin yaraticisidir. ayni zamanda birbirinin ayr ilmaz parçasi ve birbirinin varliginin sartidir. Ptahil'In bu teklifini kabul etmis ve Ilk insanin (Adem) yatarilmasini uygun bulmuslardir. çirkinligin. kutsal metinlerde. Bunlar. birbirine ihtiyaç duymakta. "Adem"e can vermis ve ilâhî ögretiyle görevlendirmistir. Ptahil bu k arin disinda. "Adem"i yaratmistir. yeryüzüne hakim olacak bir varlik (Insan) yaratmak istemektedir. . "Ilk Hayat". hayati ve verimliligi sembolize ed en Hayat'in kisilestirilmis hali olan "ilk Hayaf'tir. Ancak sadece kara sudan yaratmayi basaramamis. Bu âlemdeki güçler. O'na dua edip yakarmis ve kötü güçleri reddetmistir. "Karanlik KralTna dahil olan güçler arasinda bir müca dele vardir. "Isik Krah"na dahil olan "güçler"le. Adem'e can vermeye güç yetirememistir. Bu sür eç. yüce Isik Krali'nm etrafinda.

cansiz bir hale gelmektedir. Sabitligin "Isik Tanrisi" tarafindan insanlara bildirildi gini ve dinlerin ilk örnegi oldugunu kabul etmektedirler. Sabitlerin inancina göre ruh. Sabiîlerin günlük adetlerinde de kullanilmaktadir. Sabiîler ruhun. Sabitligin kutsal kitabi Ginza'da "Ptahil dünyayi yarattiktan sonra Adem'i kendi s uretinde. Yanlisa ve yaratilisa aykiri hale düsmemek için Tanri. Yine Ginza'da Havva'nin Adem'e es olarak verilmesi. Muham-med Sabiîlerce olumsuz olarak degerlendirilen sahsiyetlerdir. Yahya kastedilmektedir. ruh (nisimta) ve nefes veya candan (ruha) olusm aktadir. Bu silahlar arasinda. Can veya nefes. günahlarindan arin diktan sonra can ile birlestigine ve beraberce "Isik Alemi"ndeki makamina gideceg ine inanmaktadir. mezardan çikarak 45 gün sürecek bir yolculuga baslamaktadir. Isa ve Hz. ceset (pagria). Adem'e karsi planlar düzenlemis lerdir. Onlar. peygamberi. Adem'i dünyada yasamaya mecbur edecek komplolar hazirlamislardir. Sabitlerin inancina göre ruhun yeryüzüne indirilmesi ve bir bedene so kulmasi. Bu önderlerin. ibrahim. "kapkara elbiseler giymis" olarak bedeni terketmektedir. onun evlenerek çogalmasini ve kurtulusunu saglamak için bilgiler. Sabiîligin dini edebiyatinda peygamber "nbiha* terimi ile gösterilmekte ve onunla da Hz. ruhun beden hapisha nesinden kurtulup "Isik Alemi"ne yükselmesi yolunun ilk adimidir. ruh ile hayat kazanan bedenin her türlü arzu ve ihtiraslarin i ifade etmekte. dualar ve ibadetler ögretmislerdir. Tanri'nin takdiri ol arak algilanan bu durum kutsal kitap Ginza'da yeralmistir. Buna ragmen Sabiîler. Ancak Yahya'nin yeni bir ögreti getirdigini ve bu ugu rda mücadele ettigini kabul etmemektedirler. Sabiî i nanç ve Ibadetlerini yerine getirme konusunun büyük önderi olarak kabul etmektedirler. Çünkü onlar. Havva'yi ise Adem'in suretinde yaratti" seklinde ifade bulunmaktadir. Anc ak Isik güçleri. zeytin ve menekse dalindan yapilarak basa giyilen küçük bir taç da bulunmaktadir. Hz. Yahya'yi dinlerini getiren ve Sabiîligi teblig eden bir peygamber olarak görmemektedirler. Bedenden ayrilan~ruh ise. Yahya"yi kendi peygamberleri olarak açiklamaktadirlar. Kötü güçler. Hz. "kurtarici gerçek" (kusta) olarak adlandirilmaktadir. kötülük peygamberi". Bunlarla ilgi li menfi kanaatlar vardir ve onlari. Hz. mucizevi bir surette dogduklarina ve yetistirildikler ine inanilmaktadir. "peygamberlik"e bakistan ve yüklenilen nitelikten kaynaklanmaktadi r. Hz. Dünyad . Onun kötü güçlere karsi savasirken kullanacagi maddî silahlari da vard ir. çocuklar ve onlard an insanligin çogalmasi anlatilmaktadir. Ruh bedenden ayri linca beden. ona yardim etmek ve dogru yol da yürümesini ve "Isik Alemi"ne yükselmesini saglamak için "Isik elçisi"ni görevlendirmekted ir. yeni bir hayatin baslangici. Ancak Hz. Bu bilgi. bir yokolus degil. evlenmeleri. bedenden ve yeryüzünden ayrildiktan sonra. Abatur'un terazisi'nde tartildigina. Bu bilgi de ancak Tanri'nin bildirdigi kadar bilinen bilgidir. Dünyada hayir isteklerinin eseri bir durum yasamis olan ruh.Ilk insan "Adem"in bu durumunu "kötü güçler" kiskanmistir. dünyada "ilahi mesaj"a uygun yasamis. Sabiî metinlerinde. Bu. yeryüzüne hakim olan karanliga ve kötülüge son vermek içindir. "katliam çocugu" gi bi sifatlarla anmaktadirlar. Kötü güçlere karsi silah olarak kullanilan bu seyler. Sabiîlik'te gerçek anlamda bir "peygamberlik inanci" bulunup bulunmadigi tartisilan b ir konudur. kendi benligini unutu p yanlislar yapmaktadir. Sabitlikte ölüm. Sabitlerde insan. Bedenden ayrilan ruh. Sabiîlik'te inanilan ve güvenilen bilgi Tanri'nin (Isik Varligi) bilgisidir. Adem'i kötü güçlere karsi korumak. Musa. Isik Elçisi (Ilahi Elçi) sahip oldugu "kutsal bilgi" sayesinde kötü güçler karsisinda ba sari saglamaktadir. Bu durumda o kötü ve karanlik güçler tarafindan kusatilmakta. Isik Krali tarafindan Sabiîligin örnek temsicileri olmak ve Sabiîligi ruhla ra ögretmek için gönderildigine. "yalanci". maddî âleme yalniz gelmekte ve saskin vaziyette durmaktd air. kötü seylerden yüz çevirmisse. "yükselis yolculugu"na baslamaktadir . bayagi niteliklere sahip olmaktadir.

Bunlardan birisi. Ruhlar günahlari oraninda iskence. Ikinci engel ise Abatur terazisi"dir. Sabiîlikte. tarih boyunca hep irma k kenarlarinda yasamaya gayret etmislerdir. gidece kleri yere. cehennem ola rak nitelendirilecek "Suf Denizi"ne atilacak ve orada cezalarini çekeceklerdir. Sabiîlerin en bariz özelliklerindendir. Iyi ruhl ar. buradan çikaca k ve Isik Elçisi Hibi! Ziva tarafindan "vaftiz" (takdis) edileceklerdir. eza ve cefa görmektedir. Sabiîlikte vaftiz. kurtulmak için Tanrid an yardim istemektedir. Bu ibadetler de Vaftiz (abd est). öncekiler gibi. Birinci e ngeli geçen "Abaturun terazisi"ne ulasmaktadir. "Abatur terazisi"nde yapilan hesabi basariyla verdikleri için. gezegenlere dönüp cezalarini çekerek t emizlenecegine inanilmaktadir. Bu kötü ve günahkar ruhlarin Kiyamet'ten sonraki "Hesap Günü"ne kadar iskence görecekleri kabul edilmektedir.Ibadetleri ve Anlayislari Sabiîlikte insani kurtulusa götürecek yol. Temizlenen ruhlar. Su ve suya girmek Sab iîlikte. bazi ibadetl erin yerine getirilmesiyle. "Isik Alemi"ne ulasmis ve orada yerlesmislerdir. Kiyamet sirasinda y eryüzünde bulunan iyi ruhlar da. Sabiîlere göre Ürdün. Burada iskence gören ruhlar. genelde. Dua (namaz). Dünyada ilahi mesaja uygun hareket e tmis ruh. Bunlari yeryüzü ve gezegenler takip edecektir. Bu denizde günahlari oraninda kalan ruhlar. [125] 4. Bu isim. daha önce. Bu iskenceyi yapan yerler Ma tarta adi verilen gezegenlerdir. Kiyamet'en önce hava zehirlenecek ve bu zehirlenmeyle bütün canlilar yok olacaklar dir. dünyayi kusatan yedi gezegendir. Kisi nin kurtulusu için ibadetler ilk basamaktir. Matartalarda azap çekmektedir. Sabiîlerin ana vatani olarak Ürdün Nehri'nin havzasinin bilinmesind en kaynaklandigi görüsü hakimdir. Iyi ruhlar. Sabiîlikte vaftiz. manevi kirden ve pist . sirayla "Isik Alemi"ne alinacaklardir. Isik Alem i'ne dogru yola çikan ruh. dini emir ve yasaklara uyulmasiyla olusmaktadir.Vaftiz (Boy Abdesti) Vaftiz. bu tartilmada yeterli görülerek yoll arina devam edecegine ve "Isik Alemi"ne yükselecegine" günahkar ve kötü ruhlarin ise günah lari oraninda cezalarini çekmek üzere tekrar geriye. Dicle ve Karun irmaklari "Haya Suyu"dur. Kiyametle beraber yeryüzünden kurtarilan günahkar ruhlar ile daha önce dünyadan ayrilarak iskence gören ruhlar. günahkar ve kötü ruhlar Için olacaktir. iki görev ifa etmektedir. Oruç. "Ilâhî Bil gi"ye ulasmak ve bayagi âlemden kurtulmak imkansizdir. Vaftiz veya "Boy Ab-desti"nin su ile . Iyi ruhlar. gidecegi yere ulasmasi için iki engelle karsilasmaktadir. Firat. hesap verdikten sonra. Ayin ve Yemekler. Bu bilgiyi elde e tmek için gayret göstermek gerekmektedir. Bunlardan birisi. günahlarindan arinmis olarak. inancin ve ibadetin temelidir. Ruhlar. özellikle akarsu ile olmasi önemlidir. yani Yardna'dir. simsek hiziyla. [126] a. bu engelleri geçerken. "Ilâhî Bi!gi"yi elde edebilmesi için ruhun. Bu hesap. hizla "Abatur terazisinden geçip "Isik Alemi"ne yükseleceklerdir. Sabiîlerin inancina göre ibadetsiz. Matarta-lari (gezegenleri) hizla geçip "Abaturun terazisi"ne ulasmaktadi r. günahkar ve kötü ruhlar ise aci çeke çeke "Abatur terazisine ul asacaklar ve orada tartilacaklardir.a iyi durumda olan ve iyi yasamis olan ruhun yolculugu 40 gün sürmektedir. Dünyada ilahi mesaja uygun yasamayan. Safiîlikte vaftiz suyuna Yardna (Ürdün) adi veril mektedir. Bundan* dolayi Sabiî. Kiyamet'ten sonra genel bir hesa p dönemi baslayacaktir. dünya hayatinin sonunda "Kiyamet Hayati"nin baslayacagi kabul edilmekted ir. dün yada isledikleri günahlar oraninda iskence görmektedir. "Hayat Sulari"na girip çikmaktan ibarettir. kötülük yapmis ve kötü bir yasayis içinde bulunan ru ise. Kurban gibi uygulamalardir. "Ilâhî Bilgi"yi elde etmektir. Uygun ortam da. önceli kle kendisine uygun bir ortam hazirlamasi lazimdir.

Bu vaftiz sirasinda. Bütün adaylar. dinî gün ve bayramlarda. önceden hazirladigi yiyecekten yedirmekte ve elinde tuttugu su kabindan su içir metedir. Sabitlikteki ikinci vaftize. Bu vaftizde okunan dualar vardir. tütsü kabi. Her Sabiî'ye bu du alar çocuk yastayken ögretilmektedir. Bu vaftizde rahibe ihti yaç yoktur. Bu elbiseye "rast a" adi verilmektedir.ikten. dogumda. en az haftada bir gün yapmasi gerekmektedir. taze menekse dallari ve tören sirasinda rahibin tasidigi sopa gibi ayin objeleri hazir bulundurulmaktadir. önce erke kleri. Ölüye dokunmak. Bu arada. Bu vaftiz sirasinda çesitli dualar okunmaktadir. Sabitlikte vaftiz. ciddi hastalikta ve yolculaktan dönüste masbuta (tam vaftiz) vaftizi yapilmaktadir. Dua. üç defa suya daldirmakta. Bu vaftizi yapacak bir Sabiî. Tam vaftiz ra hip gözetiminde yapilmaktadir. dogumd an ve "âdeften sonra bu vaftizi almaktadir. eliyle basina üç kez su atmakta ve bu hareketleri yaparken cfua okumaktadir. yapilis sekline ve zamanina göre üç çesittir. Digeri. Vaftiz sirasinda hem vaftizi yaptir an hem de vaftiz olanlar beyaz tören elbisesi giymek zorundadir. sonra üç defa yüzün ikamaktadir. Daha sonra eline su alarak alnini soldan saga dogru olmak üzere meshe tmektedir. o gün. "rastalari (beyaz elbi seler) üzerine siyah çarsaf giymektedir. Vaftizden sonra rahip. Pazar günü disinda evlilikte. Bu da ra-hipsiz ve nehre üç kez dalm a yapilmaktadir. kavga etmek ve küfretmek gibi günah say ilan fiillerden sonra da bu vaftizin yapilmasi gerekmektedir. Kadin. Bundan sonra iki parmagini nehre sokarak üçer defa kulaklarini yikamakta ve avucuna su alarak üç defa burnunu temizlemektedir. gün dogmasindan v e dinî törenden önce yapilmaktadir. v aftiz olup çiktintan sonra. bir sise. Sabitlerin bütün hayatini kusatmaktadir. Haftanin bu günü de Pazar'dir. Üçer defa dizlerini ve bacaklarini yikamakt adir. Risama vaftizi Islam'daki abdestle benzerlik gös termektedir. önce adayin basini eliyle tutar ak. Bu kirlenen her Sabiînin yapmasi gereken vaftizdir. un. "Tam vaftiz" olarak adlandirilan mas buta. Her Sabiî bunu kendisi yapabilmektedir. "tamasa" denilmektedir. Günlük olarak yapilan "risana vaftizi" alan her Sabiî. Bu vaftizler masbuta. Üç defa neh re girip çikan Sabiî. ölüye dokunmada. Bu vaftiz. rüya a bosalmak nehre üç defa girip çikmak seklinde vaftiz olmayi gerektirmektedir. sonra da kadinlari vaftiz etmektedir. nehir kiyisinda siraya geçip rahip tarafindan susam yagi yla soldan saga dogru üç defa meshedilmektedirler. duadana ibarettir. [127] b. Yalan söylemek. sonra islak parmagiyla sol kulaktan sag kulaga kadar üç de fa meshetmekte ve nehirden avucuyla üç defa su alarak adaya içirmektedir. en önemli vaftizdir ve her Sabiî nin. bu vaftizi. nehre girmeden önce ellerini. yani güîiahlardan temizlenmektir. belli sira ve kurallar dahilinde yapilmaktadir. Meshedilen adaylar. cinsî münasebette bulunmak. Kadin ve erkeklerden olusan cemaatte rahip. akar sularda (nehirlerde) veya akarsuya "bagli "vaftiz hav uzlarinda yapilmaktadir. Son olarak önce sag ayagini iki defa. rahip. her gün. tahta parçasi. Vaftiz olanlara r ahip. V . "risama" adi verilmektedir. tuz ve benzeri maddelerin üzerinde yeraldigi çamurdan yapilmis bir masa. r sama ve tamasa olarak isimlendirilmektedir. Vaftizde sol elin kullanilmamasina dikkat edilmektedir. kötülüklere karsi korunduguna inanm aktadir. susa m yagi. Tam vaftiz. erkeklerden farkli olarak. tekrar su kiy isina gitmekte ve sag eliyle sag koluna üçer defa su atmaktadirlar. su kabi. sonra. çömelmis olarak duran adaylarin arkasinda kapanis du asi okumaktadir. Yüce Hayat'in (Tanri) bir parçasi haline g elmektir. rahibin gözetiminde. Bunlari yaptiktan sonra avucuna aldigi su ile üç defa agzini çalkaiamaktadir. sonra sol ayagini bir defa suya sokara k vaaftizini tamamlamaktadir. Kadinlar. Tam vaftiz (masbuta). Sabiîlikte üçüncü çesit vaftize. Yüce Varligin (Isik Krali) dünyadaki te msilcisi olan "Hayat Suyu" ile karisarak.Dua (Namaz) Sabiîlikte "namaz".

"Büyük Oruç" tutmaya çagrilmaktadir. Günümüzdeki Sabitlikte dua. Koç ve güvercin kesilerek kurban ibadeti yerine getirilmektedir. Yüce Tanri'nin adi. Bundan dolayi kible. Hayvan bogazlanirken rahibin elinde 15 cm uzunlugunda bir sopa tutmasi. Rahibin kesim sonrasi elindeki sopayi nehire atmasi. Iff fetsiz göz kirpmalara karsi gözlerinle oruç tut. Ke silecek kurban hayvanini kulagina. Sana ait olmay an kapilara kulak misafiri olmaktan sakinmak için kulaklarinla oruç tut.. diger ibadetlerde oldugu gibi." . düzenli olarak. Sabiî dualari.Oruç Sabitlikte oruç[130] önemli bir yer tutmaktadir. günah. dudaklarin O'na hamd etmesi de istenmektedir. Kötü yalanlara k arsi agzinla oruç tut.. Bunun yaninda günün 7 saatinde ve gecenin üç vaktinde gözlerin Tanriya yön lmesi. Sabitlerde kurban bir rahip veya rahip yardimcisi vasitasiyle yerine getirilmekte dir. kurbanin fazileti.O'un emrindeki Isik Elçisi Manda d Hi ia'ya gibi isik varliklara yöneliktir. Kurban canlidir. Bunlar söyledir: Kurbanda demir biçak kullanilmasi.Kurban Sabitlerde kurban. Sabiîler.. âyin ve tören yemeklerinin bir parçasidir. günde 5 vakit dua etmele ri istenmektedir. kötü fiil ve davraislardan kaçinmakla oruç tutmaya çagrilmaktadir. Kurban töreninde 5 hususa dikkat edilmektedir. etinin t emizligi ve sihhat kaynagi oldugu söylenmektedir.. Sana ait olmayan sey lerin ardindan sinsice gitmekten sakinarak oruç tut.. kiskançlik ve kavgayi barindirma. günlük duaya (namaza) davet edilmekte. Kötü düsünceleden sakinmak için kaplerinle oruç tut ve kalplerinde kötülük..aftizlerde ve ayinlerin her aninda dualar yer almaktadir. Sabiî kutsal kitabi Ginza'da inananlar. Bundan dolayi. Cinayet is lemekten ve hirsizlik yapmaktan sakinmak konusunde ellerinle oruç tut. kötülüge bakma ve onu yapma. dualarina/namazlarinda da Kuzey'e yönelmekt edir. yalanciligi ve dolandiriciligi sevme. Büyük Oruç da su sekilde açklanmakta : "Bu dünyanin yiyeceginden. Kurban edilen hayvanin temizligine inanilmaktadir. Ancak kutsal metinlerinde dua. kesim sirasinda rahibin yönünü Kuzey'e çevirmesi. Isik varliklar ve ata ruhlari disindaki var liklara dua etmek yasaktir. [129] d. "Ha yat en üstündür" ifadeleriyle sona ermektedir. içeceginden uzak durmak seklindeki bir oruç degildir. Ibadetin her çesidinde d ua vardir. Ginza'da inananlar. Isik Krali'nin mekanin Kuzey olduguna inanilmaktadir. günah ve kötülüklerden uzak durmak sek inde degerlendirilmektedir. "Yüce Hayat'in ismiyle" ifadeleriyle baslamakta ve "Hayat Yücedir". Sana ait ol mayan evli kadina yanasmaktan uzaklasarak vücudunla oruç tut. vaftiz olup te mizlenmeyen kimsenin kurbana dokunmasina izin verilmemektedir. diger ibadetlerin ayrilmaz bir parçasi gibidir. ayri bir ibadet tarzi degil. Kurban töreni öncesinde rahibin biçak ve sopa ile yikanmasi. Sabitlerin duasi. Oruç. [128] c. Çünkü S abitler. sekli bir ibadet tarzi hükmündedir. Kuzey gibi algilanmaktadir. Kurban geleneginin Isik E lçisi Hibil Ziva (veya Manda Hiia) tarafindan em-redildigine ve ilk defa O'nun tar afindan uygulandigina inanilmaktadir. Yüce Tanri Malka d Nhura lle.

Bu kulübeler. Bundan dolayi mabed ta pinaktan daha çok. Sabiîlerin dinî bayramlari da vardir. Sabiîlikte rahiplik vardir. vaftiz olmak ta. Dihba Rabba Bayrami'dir. Kulübenin kapisi. Sabiî literatüründe mabed için maskna terimi de kllanilma ktadir. tören elbisesi giymektedir. Kutsal metinlerde manda. manevî kirlenmenin s ebebidir. Onlar. Bu bayram için vaftiz ve özel tören yemekleri hazirla maktadir. diger dinlerdeki mabedler gibi cemaatin içide ibadet ettigi beli rli bir yer degildir. bazi günleri de ugursuz ve kötü gün olarak degerlendirilmektedir. Kulübelerin önünde vaftiz içi n havuz bulunmaktadir. Mabed. Bu bayram.Günümüzde Sabiîler. Siradan bir Sabiînin buralara girmesi yasaktir. Sabiîler. Bu günlerde Sabitlerin disariya çikmasi. bir grup olusturmaktadir. irmak kiyisinda yapilan. yilin i lk ayi olan Qam Daula ayinin baslangicinda yapilan yeni yil bayramidir. Bu günler boyunca yapilan dualarin ve yapilacak ibadetlerin kesinlikle kabul ed ilecegine inanilmaktadir. [132] 6. Sabiîler b u bayrama. Günü baslamakta ve üç gün devam etmektedir. yilin bazi günlerinde et yem emek suretiyle "oruç" tutmaktadirlar. rahip olabilmektedir. seçkin bir sinif degildir. Sabiîlerin kutladigi diger bir bayram. Kutsal Kitaplarinda yeralmamasina ragmen. Nevruz Rabba da demektedir. is yapmasi ve çesitli etkinliklerde bulunmasi yasaktir. Bu bayramlarin arasinda en önemli bayram. yönü Kuzey'e dönük. Sabiîlikteki mabed. güney tarafindadir. daha çok sembolik bir yapidir. Dihba Hnina'dir. Çünkü bayram günü hayvan kesmek yasaktir. Bu bayram.Kutsal Günler ve Bayramlar Sabiîler. Bu günlerâe ölen kimselerin ugursuz bir ölümle öldükleri kabul edilmekte ve bu günl e ölmek bir Sabiî için felaket sayilmaktadir. bimanda ve ya bitmanda seklinde geçmektedir. Sabiîlige mensup olan herkes. yilin ugursuz günlerindendi r. Bu bayramda vaftiz olmaya büyük önem verilmektedir. disaridaki islerini yapmakta ve bayramda kullanilacak et için hayvan kesmektedi rler. Panja veya Parvania'dir. [131] 5. Bu bayramda Sabiî. Bu kulübeye. Sabiîlerin kutladigi diger bir bayram. Bu bayram arefesinde Sabiîler. penceresiz basit-yapilardir. Bu 5 gün. yilin belirli günlerini kutsal gün^ve bayram olarak kutlamakta. "ayin kulübesi"dir. Taura'nin 18. sadece rahipler girebilmektedir. Danja'dan 90 gün sonra Dihba Daimana Bayrami kutlanmaktadir. Bununla be raber rahip olabilmek için kisinin gerekli ve istenen sartlari tasimasi gerekmekte . Bu binalarda demir ve çivi kullanilmamaktadir. dünyanin en kutsal ve temiz mekani kabul etmektedir .Mabed ve Mabed Görevlileri Sabiî mabedlerine mandi ve manda denilmektedir. Sumbulta ayinin sonu ile Gam Qaina ayinin baslangi ci arasinda yer alan 5 ara günde kutlanmaktadir. Bu bayram. Ugursuz günler kötülük ve karanligin hakim oldugu günlerdir. belli durumlarda. ilk insan A dem'in Isik Elçisi tarafindan vaftiz edilisi hatirasina yapilmaktadir. Bu bayram. Ancak rahipler. âyin ve ibadet kulübesini.

. . C. kutsal kitapfarinda y asak olmamasina ragmen. . sünnetli olmamasi. Kutsal metinlerde rahibelere de rastlanma ktadir.A.Konfüçyüs. Istanbul^ 935t370-377. The Chinese. basrahip (ganzibra) ve lideri (ris ama)'dir.Konfüçyüsçülük . cemaatin otomatik ola rak üyesi kabul edilmektedir. 79. London 1965. [133] IV.E. soyunda z indiklarin veya dininden dönmüs olanlarin yeralmamasi vardir. rahip yardimcisi (asga nda). kendiliginden ölen veya baska bir hayvan tarafindan öldürülen hayvanlarin eti nin yenilmesi. Bu isimlerin birisi gizli is mi (astrolojik ismi). London 1971. London 1977. R ahipler disinda. Konusmalar. Parinder. . 99-149. Confucianism. Hilmi Ömer Budda. günümüzde. . Kisiyi'sarhos eden alkollü içkiler in içilmesi. Sabiîl ige giris töreni yoktur. on un dinî âyin ve törenlerdeki ismidir. 357-374. The Great Asian Religions. Zachner.Wing-tsit Chan. Sabiî bir aileden dünyaya gelen her çocuk. Graham. Brovvn. 411-413. Parrinder. mümkün degildir.Mircea Eliade. Sabiîlige dahil olan her kisi. dinî kurallara göre kesilmeyen ve Sabiî olmayan birisi tarafindan kesil en hayvanin etinin yenilmesi yasaktir. Our Religions.Cheng te K'un. London 1969. The Concise Encyclopedia of Li-ving Faiths. saç kesmemeye pek uyulmamaktadir. 398-400. Atalarina dua ve niyaz onlarin gizli ismiyle yap ilmaktadir. Editions Gallimard 1976. New Jersey 1947. dört gruptur. din görevlisi sadece rahipl erden ibaret kalmaktadir. . Rahip olacak kimsenin evli olmasi sarti aranmamakta. "Religions of China".G.David A. G.E.E. C. Rahipler de. . rahip (tarmida). 166. gizlilik ilkesine uymak zorundadir. R. Confucianism. A Guide to Religions. Bu sartlar arasinda. London 1975. Histoi-res des Religions . . Çocuklarin. Bunlar. Histories des Croyances et des Idees Religieus Paris 1981. nesr. 126. . iki isme sahiptir. Sabiî cemaatine dahil olan herkes. Bir Sabiînin gizli ismi (malvasa).Guiliaume H. The VVorld's Living Religions. 35-38. "La Chine Depuis les Han". 40-61. Parrinder. . . London 1974. Çev. G. Sabiîlikte rahip ve rahibe ayrimi yoktur.A. Ancak günümüz Sabitlerinde rahibelere rastlanmamakta. Dunstheimer. digeri de dünyevî ismidir. Sabiîlikte yemeyle ve içmeyle ilgili kurallar vardir.dir. 89-93. The Great Reiigions of the Modern World. A Book of World Religions. vücut arizasinin bulunmamasi. . Disaridan kimsenin Sabiî olmasi.Bölümün Bibliyografyasi A. Asian Religions. Dinler Tarihi. fakat evli olmasi ideal olarak görülmektedir. Muhaddere Nabi Özerdim. III/375-382. 89-96. özellikle rahip çocuklarinin saçlarinin kestirilmemesine önem verilmektedir. Ankara 1963.Lewis Hodoüs. Lonclon 1975.

. Britain 1977. "The Religions of China". "La Chine. The Great Asian Religions.Levvis Hodous. Paris 1981.F. Guide to Religions.VV. Chinise Religions From 100 B. A. . Britain 1966. Religions of China. . Paris 1952. Depuis Les Han". Paris 1976.G. . The Concise Encyclopedia of Living Faiths. Çevr. 85-87. Brandon. 194-206. to the Pre-sent Day. London 19 71. J. 1971.G. Dunstheimer. A Reader's Guide to the Great Reli gions. Gr. 97-102. nesr. Ringgen-Ake V. London 1954. 601-602. .Werner Eichhorn. Dictionnaire des Religions. E. Istanbul 1981. Gallimard 1976. Histoire des Religions. [134] B.C. Ankara 1963.F. Brown. .C. .Taoizm . II I/30-46. 22-44. A. The Great Religions of the Modern VVorld. The VVisdom of China. 1947.Ninian Smart. 90-105. 189-2 03-5. 12-13. Taoizm. tr.A Dictionary of Comparative Reiigion. "Taoism". Howard Smith.Mircea Eliade.Guiliaume H. Joahim Schoeps. 1X-XIII.Lin Yutang. Les Grands Philosophes de L'Orient.H. Histoire des Croyances et des Idees Religieuse. 82.Lao-tzu. Histoire Generale des Religions. Religions of Mankind Today and Yesterday. London 1977. 97-101. . Beigique 1982. The Religions Experience of Mankind. Tomlin. 435-43'8. Lin Yutang. R. Yücel. '" .E. A. . London 1977.H. 188-196 . Ström. Jensen.A.C. G reig. The VVorld's Living Religions.VVing-tsit Chan. . 398-401..The VVisdom of Confucius. 374-393. . London 1969. An Intelligent Person's Guide to the Reli gions of Mankind . III/388-392. Konfüçyüs. Book of VVorld Religions. Parrinder. 98-103. London 1970. . Muhaddere Özerdim. U. Çev. Gr. Çev.E. Parrinder. .C.E. . .S. . 1/217220. Ed. New York 1938. Dobson. .G. "Taoism".Marguerite-Marie Thiollier. S.G.Ezra Pound. London 1975.D. 1 50-162. Niels L. New Jersey . Çevr. Asian Religions. Winston. 264-276. .A. Orpheus. Parrinder. London 1975.H.G.David A. London 1967. London 1974.Saloman Reinach. . .

Parrinder. 342-357. . Çev.F.A. Gr. "The Shintoists". Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. Background to the Long Search. Reiigions of Mankind. Dinler Tarihine Giris.G. Ström. London 196 9. N. Greig. 53-57. E. Kitagavva. 131. . Shinto. N.Bozkurt Güvenç. Strörn. London 1977.Joseph M. Les Grands Philosophes de L'Orient. Britain 1 966. . Religions of Japan. .H. John Levvis. Parrinder. S. .. Ankara 1955. [135] C. Ringgren-Ake V. Religions of Mankind. Holtem. Istanbul 1983. 164-168. Yasayan Dünya Dinleri. Masdusî. Bovvnas. .S. An intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. 1971. Gr. London 1973. 111-124. . Shintoism.Daniel C.H. J.D. Joachim Schoeps. 250-267. 575. 81. . 247.F.Joseph M. VVinsîon.C. Britain 1966. 141-178. 81-115. Brown. Kitagavva.G. The Wisdom of China.Ekrem Sarikçioglu. 185-188.Salomon Reinach. London 1977. U. IM/495-540. 23-65.E. . London 1977. Tomlin.A.G.G. 16-19. Brandon. . Greig. 35. London 1974.C. tr. London 1954.Histoire des Religions. The VVorld's Living Religions.Lin Yutang. The ReligIous Experience of Mankind. Britain 1977. Çev. . Paris 1976. New Jer sey 1947. 62-69.A Dictionary of Comparative Religions.G.Ninian Smart. J. Paris 1952.E. 396-398. The Concise Encyclopedra of Living Faiths. 238-305.G. Jens en. Gr. A Book of VVorld Religions. 256-264. Gallimard 1976. The Great Asian Religions.A.H. 116-135. Howard Smith. The Reiigions of Japan. .D. .Annemarie Schimmel. London 1967. . . London 1971.C. The Great Religions of the Modern VVorld.Sintoizm . Chinese Religions. . 211-220. . 69-112. nesr.Ninian Smart. Ringgren-Ake V. 1/221-223. G. Çev. Ankara 1983. London 1970. A Guide to Religions. A. London 1965. Orpheus.L. . .A. Reader's Guide to the Great Re ligions. Our Religions. . R. Asian Religions. Ed. Istanbul 1981. Sadak.E. 408. Japon Kültürü. 180-184. 168. Parrinder.H. .

C. Eski Türk Dini.S. .Abdulkadir Inan. 18-98. 252-258.Abdulkadir Inan. 72-90. Çev. . Besim Atalay. London 1967. "Türkçe Dinî Tabirler". l-lll. 191-197. .Ünver Güney-Harun Güngör. "Orta Asya'da Mani Dininin Yayilmasi ve Türk Kültürüne Etkisi". .Kasgârli Mahmud. 268-278. VVinst on. An Intelligent Guide to the Religions of Mankind.Saadet Çagatay. Paris 1984 I M/9-30. Istanbul 1986.Geleneksel Türk Dini . 8. Tarihte ve Bugün Samanizm. 23-24.Annamarie Schimmel. 1576-157 8.Ninian Smart. Il/ 504-507. Istanbul 1976. . Fran-ce 1983. Bahr el Câhiz.Mircea Eliade.Mircea Eiiade. Tarihî Hakikatler.Ismail Hami Dânismend. Ankara 1967.. Baslangiçtan Günümez Türklerin Dini Tarihi. . Istanbul. 257-269. . Pari s 1951. London 1965. Hilafet Ordularinin Menkibeleri ve Türklerin Faziletleri.Mircea Eliade. 197-201.Harun Güngör. Çev.Ibrahim Kafesoglu.Ebu Osman Amr b. Ankara 196 -Ismail Hami Dânismend. .Jean Swyngedouw. Shinto. Background to the Long Search. Schoeps. sahife: 199213. Konya 1978. Ankara 1972. Eski Türk Dini Tarihi. The VVorld's Religions. . Le Chammanisme et Les Techniques Archai-ques de L'Extase. . Divanu Lugati't-Türk.C. Necati Lugal Armagani. Türk Dünyasi Arastirmalari. Ankara 1997. Britain 1977. . Paris 1975. 60-82. Ekim 1989. 141-165. Dictionnaire des Religions. . The Religious Experience of Mankind. .J. 61-93. . Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses. Orhun Abideleri. "Shinto". 1-62 vd. 199-203. Ankara 1955. Woodwrad. . . Istanbul 1979.Muharrem Ergin.Ninian Smart. . Dinler Tarihine Giris. Ankara 1980. 22-47. Ankara 1995. [136] D. Azerbaycan Türklerinin Dini Tarihi ve Halk Inanislari {Basilmami s Yüksek Lisans Tezi). Ankara 1939-1941. London 1977. Sayi: 62. Traite d'Histoire des Religions. . Gr. . 136-151.H. R. 17-27. 62-66. Türk Irki Niçin Müslüman Oldu. Ramazan Sesen.Durmus Arik.

. Çev. 148162. Paul Roux. . Istanbul 1980. Schmidt. VVilhelm Schmidt. Istanbul 1986. Radloff. . Lütfü Dogan. Edebiyat Fakültesi Türk Dil i ve Edebiyati Dergisi. Ankara 1978. Ankara 1986.Jean-Paul Roux. Ahmet Temir. Haz.W. B.P. Paul Roux. Religions of Mankind. Türklerde Tasla Ilgili Inançlar. Eliade. Istanbul 1979.Abdurrahman Küçük. (Basilmamis Yüksek Lisans Tezi). Türk Kültür Tarihine Giris. "Turkic Religions". Islâmiyet ve Türkler. Sadettin Buluç. 107-14. Ström.W. Sa. Ilahiyat Fakültesi Dergisi. . . Ankara 1985. 1962. I. Türk Kültürünün Gelisme Çagteri.J. 22.H.W. Sadettin Buiuç. Sibirya'dan Seçmeler. 38-61 vd. London 1966. A.Bahaeddin Ögel. 17-31 .Osman Turan. .Saban Kuzgun. . Türk Dili ve Edebiya ti Dergisi. Revue de l'Histoire des Religions. XIV/63-80. Istanbul 1965. Ankara 1 954. Dinler Tarihine Giris. I-IV. Ankara 1996. Islâm Kaynaklarina Göre Hz. Uluslararasi Türk Folklor Kong resi Bildirileri. N ew York 1987.Ü. Istanbul 1994.Bahaeddin Ögel. I-II/59-80. "La Religion des Turcs de l'Orkhon des Vll'e et Vlll'e siecles ". Çev. Çev. . Ankara 1979. . I. XIII/75-90.. Istanbul 1978. . 212-240 vd. sf. 302-317. 14-15 . 1-24. Zeki Velidî Togan. "Tukue'lerin Dini". Ankara 1987. Türklerin ve Mogollarin Eski Dini.J.G. Aykut Ka-zancioglu. Nisan 1984. "Eski Türklerin Dini". Dinler Tarihi. Islâmliktan Önce Türklerde Tek Tanri Inanci.Hikmet Tanyu. [137] .Ü. Istanbul 1983. Istanbul 1982. The Encyloedia of Religion. . Ankara 1976. "Islâmiyetten Önce Türkler'de Tek Tanri Inanci". . .Oguz Destani. A. 28-31. Ibrahim ve Hanif-lik. .Ekrem Sarikçioglu. 88-98. Sibiryadan. Hikmet Tanyu ve Türk Dini Tarihi Arastirmalari Üzerine Bir Inceleme . Radloff. 240.Hakki Dursun Yildiz.Hikmet Tanyu. . M.Münir Yildirim. "Türklerde Atesle Ilgili Inançlar".Annemarie Schimmel. 1/55-71. Istanbul 1966. Bogaziçi Dergisi. Ringgren-A. . Çev.Hikmet Tanyu. . Ed. V."Ibn Fadlan Seyahatnamesi". XV/87-94. 129-142 vd. 3-42 vd. 199-231.Hikmet Tanyu. Ankara 1955. Çev. Ahmet Temir. Istanbul 1994. . Türkler'in Dinî Tarihçesi.P. Çev. Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkuresi Tarihi. . .

. Paris 1952. 81-130. Sedat Ümran. E. 217-255. Gr. London 1970. The Bhagavat Gita. Beyrut 1975. The Religious Experience of Mankind. Nigosian. Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses. Ström. 705-70 8. London 1977. "L'Hindouisme". . London 1967. A Reader's Guide to the Great Religions.Sehristânî. 1970. Basham. New Delhi 1970. Edward Moor. II/225-235. Juan Mascaro. Mukarenatü'l Edyân. F. IV/23-80. Michel Delahoutre. 44-90. Kah ire 1984. 231-255. London 1973. nesr. S. Gr. l-lll.G. Gr. 7-55.V. Norvin J. Britain 1975. "Hindouisme".Elizabeth Seeger. 1 06-156. 1968. Ruhun Kurtulusunda Hinduizm. 153 A. II/250-255. . New York 1971. Parrinder. The Hindus.F. S. LouIs Renou. "Hinduism". 1-23.J. London 1970. . Asian Religions. Ahmet Çelebi. Istanbul 1991. Les Grands Philosophes de L'Orient. New York 1973.G.G. Swami Nikhilananda. Gr. The Concise Encyclopedia of Living Faiths. Religions of Mankind. BrItain 1977. 330-33 3. 103-139. A Dictionary of Comparative Religions. Paris 1980.Hinduizm . New York 1962.C. France 1983. 1/995-1103 . Hindu Pantheon. Hinduism. Eastern Religions. 334-335. Sir Charles Eliot. Dictionnaire des Religions. 31-62. Hinduizm'in Kutsal Metinleri Vedalar.Dharam Kumar Vohra.E. Anne Marie Esnoul. . el-Milel ve'n-Nihâl.Ninian Smart. New J ersey 1947. The Religions of India.John Clark Archer. Çev. . Britain1966. Hinduism. Our Religions. Edward VVashburn Hopkins. Tomlin. . An Intelligent Guide to the Religions of Man-kind. "The Great Religions of the Modern World. World Religions. Mircea Eliade. Hinduism and Budhism.A. E.Brandon. Kürsat Demirci. Çev. Ist. H.H. Histoire des Religions. Schoeps. London 1977. Delhfl968. Ringgren-A. "Hinduism". 148-160. Hein. I/2 25-250. Britain 1971.

280-298. 67-70. A Böok of VVorld Religions. Brandon London. S. nesr. 63 vd. S.L. . Britain 1966. Ringgren-A. 1970.G^F. New Delhi 1970. "Sikhs". Der. London 1969.SirMonier Monier-Villiams. [138] F. VI/435-441. Türk. E. Istanbul 1976. Gr. A Reader's Guide to the Great Religions. 332-334.E. . "Jainisme". Histoire des Religions. The Concise Encyclopedia of Living Religions. 1/1105-1144. Gr. Muhammed Ikbal. Ömer Riza Dogrul. Lo ndon 1977. 221-224. New Delhi 1973.E. Galli-mard 1970. .T.Mankind. Ström.Michel Delahoutre.S. 53-57. Istanbul 1975.Ali Ihsan Yitik. .H. Parrinder.F. Hint Kökenli Dinlerde Karma Inancinin Tenasüh Inanciyla Iliskisi. London 1977. . Outlines of Jainism. .P. Hinduism. 1971. [139] G.Sihizm . 825-8 28. Parrinder. Londoti i 925. . Britain . Sen. The VVorld's LÎving Religions.Edvvard W. . 100-109. .. London 1965. 3367. .M. Mehmet Ali Isin. -E. 41-44. "Jainism". . JRamayana. 576578. Gopalan. Asian Religions. The Religions of India.30 .G.K. Religions of Mankind.Colette Caillat. London 1974. Britain 1976.G.A. Folkert. "The Jainas". 255-263. Istanbul 1996.V. . Hinduism. Parrinder. Basham.Upanisadlar. Paris 1934. . 29.A Dictionary of Comparative Religions.Caynizm .G. I/ 105-129. London 1970. . The Religious Experience of. Hopkins. Raju. "Le Jainisme". Hinduism and Buddhism. New York 1971.Kendall W. France 1983.SIr Charles Eliot. London 1977. . Encyclopedie de L'Islâm. Dictionnaire des Religions. The Great Asian Religions. Gr. Tere. Brandon. . 231-247. Jainizm.Valmiki.Ninian Smart.A Dictionary of Comparative Religions. nesr.G.

Britain 1977. . . A Short History of Religions.Pamela Wylan.Ü. The VVorld's Living Religions. 120-133. Guru Nanak And The Sikh RelIgion. Britain.G. 62-68.E. London 1948.Zerdüstilik -A Dictionary of Comparative Religion. . 223-231. 225-227.G. Ilahiyat Fak. London 1966. S. A. Parrinder. . Ist.Abdurrahman Küçük. Histoire des Croyances et des Idees RelIgieu-ses. Smart. 150-162. Parrinder. nesr. -E. The Ancient VVorld. Background to the Long Search. 373-392. Iran.A.Ninian Smart. 410 vd. Gr. Reader's Guide to the Great Religi ons.S.E. . Ringgren-Ake V. Secular Perceptions in Sikh Faith. A Reader's Guide to the Great Religions. .Man's Religious Quest.A. nesr. . Oxtoby. VVorld Religions.K. Gr. London 1965. Der.R. . . London 1974. . M. 1981. Asian Religiouns.F.G. Parrinder. 358.Mircea Eliade.Jacque Duchesne-Guillemin. London 1977. 173-191 . Kollet. .G. W. Duggul.E. VVhitfield Foy. London 1948. nesr. . Delhi 1978.. 1978. London 1977.S. Paris 1980. . "Sihizm". Religions of Mankind. 265-313.Khush Want Singh. . 358. "Mazdeisme".N. 51-55.G. 599-659. Nigosian. Ringgren-Ake V. The VVorld's Living Religions. "The Sikhs". Gr. Parrinder.W. 663. . A Book of VVorld Religions. "The Sikhs".H. London 1977. Religions of Mankind. Masdusi. London 1965. . 1/316-347. Ström.London 1977. France 19 83.G. London 1973. [140] H. Çev. XXVI1I/391-417. London 1970. Brandon. Delhi 1982. .E.E. Foy. Britain 1975. . 1068-1075. Ghirshman. Mc Leod.E.31.Williard G.A. 64-115. Our Religions.Man's Religious Quest. . Ankara 1986. Yasayan Dünya Dinleri. 314 vd. A Book of VVorld Religions. Kellet. The Religous Experience of Mankind. Dictionnaire des Religions. London 1978. Short History of Religions. 177-179. . 62-66. . Sadak. A. London 1966. Britain 1978. 57-62. Störm. London 1974.E. Parrinder.H. Gr. . A.E.H.

M. Yayinlari.Zerdüst'ün Galalari. . Abdulkerim b. Al Sabia". [142] Ankara Üniversitesi V. .Ibn Meymun.BÖLÜM BUDDIZM Buddizm. Ali Nihad Tarlan. "Kurian-i Kerim ve Sabitler". Istanbul 1967.J. Ankara 1994. Ankara 1985. X/9 -10.Elmalili Muhammed Hamdi Yazir. Ankara 1995. . The Concise Encyclopedia of Living Faiths. . Delaletu'l Hairîn.C. Hüseyin Atay.y. Ankara 1975. The Teaching of Magi.Sabiilik . . Beyrut 1975. Gr. . [141] I. Yüzyilda Hindistan'da Budda tarafindan kurulmus ve evrensel nitelik kazanmis bir dindir. . The Religious Experience of Mankind.Sinasi Gündüz.S. günümüzde yasayan büyük dinlerden ilk besi içine girebilen bi .). Islam Ansiklopedisi. Beyrut 1975.J. An intelligent Person's Guide to the Religions.C. Ibrahim ve Hanif-lik. IstnbuI (t. "Sabitler. 302-315. Les Grands Philosophes de l'Orient. Islam Kaynaklarina Göre Hz. Gr. 131-150. Tomlin. Hak Dini Kur'an Dili. London 1975. Istanbul 1983. Tehran 1980. Istanbul 1935. . Kur'an-i Kerim'e Göre Ehl-i Kitap ve Islam.. Ankara 1974.Ninian Smart. Ankara 1962. . . London 1967.Saban Kuzgun. Taraporevvala. Bu din. Tahk ik: Muhammed Seyyid Keylanî. Vi. ter. London 1977. 20 0-217. Background to the Long Search.Remzi Kaya. . Giris ve Notlarla Haz.Ö. . Asil Nüsha 111/1750-1765. Zaehner. .F. I/233.Muhammed b. Ilahiyat Fakültesi Dergisi. . 222-225. Son Gnostikler Sabitler. el-Milel ve'n-Nihal. Paris 1952. Britain 1977. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. Birunî'ye Göre Dinler ve Islam Dini. el-Milel ve'n-Nihal.Ekrem Sarikçioglu.H.Sehristanî.Ninian Smart. Hindistan'da dogmus olmasina ragmen mensuplari dah a çok bu ülke disinda bulunan. Schoeps. II/5-57. Sadelestirilmis Zaman Baski Ili/ 293-309.Ismail Cerrahoglu. Ebî Bekr Ahmed el-Sehristanî. .Ü. .R. Britain 1977.Carra de Vaux. . The Religion of Zarathustfa.I. 76 -89.R. X/103-116. Ilahiyat F ak.Günay Tümer. A. Zaehner.

yani Arapça'da "p" harfi olmadigindan. Rivayete göre annesi Maya. her arzusuna. 160 Buddizm. Bunun için ona Sakyamuni. daha sonr a Dogu Türkistan'da Türkler bu dinle tanismistir. Japonya gibi Güney Asya ülkelerinde ve Uzak Dogu'da bulunmaktadir. kast taassubuna kars i bir hareket olarak ortaya çikmistir. Sakyal ilarin Sessiz Zahidi" denilmistir. Budda Kuzey H indistan'da bulunan bu hükümdarligin baskenti Kapilavastu yakinlarindaki Lumbini kor ulugunda dogmustur.Ö. ata binip kiliç kusanmaya alisik. doktrini. Budda'nin dogumundan önce bir rüya görmüs ve bu rüyada ona dogaca k olan oglan çocugunun ilende meshur bir mürsid olacagi bildirilmistir. Dogu Bengai. Kam boçya. bir kutsal Incir Agaci'nin da lindan tutunmus ve o arada onun sagindan Budda dünyaya gelmistir. ne Kur'ân'da. ona "ilhama kavusmus . Tayland. Annesi. Birmanya. Buddist Asy a ülkelerinde bu din. Bununla berab er eski ve yeni bazi kaynaklarda. Seylan. Ona. dini anlaminda "Budda-Sâsana" diye bilinmekte dir. Asya ve Ön Asya'ya dogru yayilirken. ne d e Hadis kitaplarinda bu konu ile dogrudan ilgili bir bilgi yoktur.ige sahiptir. içinde kutsal dilencilik. Himalaya eteklerinde simdiki Nepal'in b ulundugu bölgede baskenti Kapilavastu olan küçük bir hükümdarligin basindadir. M.Budda'nin Hayati (M. Hadis ve diger Islâm kaynaklarinda fazla bir bilgi yoktur. Onl arin daha sonra Islâm'i büyük bir hevesle benimsemelerinde bu hususlar ve "cihat anlayi si" yaninda. Günümüzde en çok mensubu Hindistan. Gelenege göre Maya. Mogolistan. zamani gelince Budda'yi Kapilavastu'dan ailesinin yanina giderken yolda Lumbini Korulugunda dogurmustur. tarikat ya da felsefî bir eko l olup olmadigi tartisilmistir. Budda disiplini. gayesi . Sakya kabil esine mensuptur. Ona sonradan verilen bir lakap d a "Tathagata"dir (hakikate ulasan). Bununla beraber onun bir din. Budda. Tib et.[144] A. Hz. Buddizm adi bati ülkelerinde Budda'nin kurdugu din için kullanilmaktadir. Bazi ba ti ülkelerinde özellikle yeni bir Buddist mezhep olan Zen Buddizm ilgi görmüs ve tarafta r kazanmistir. Simdi mensuplarinin sayisi 350-400 milyon civarinda gösterilmektedir . 563-483) Buddizm. Ancak. bir cemaati vardir. Sadece Kur'ân'da iki defa zikredilmektedir. gayesine ulasan anlamin a gelmektedir. Et yemeye. hem de Islâm'da bulun an kuvvetli tek Tanri inanci rol oynamisti. Hinduizm'deki Brahman sekilciligine. kurban kesmeye. Muhammed'in zamanindaki büyük dinlerden biriydi. aydinlanmis. Budda'nin dogum yeri olan Kapi-lavustu sehrinin ise Zu'l-K ifl (Kif'Ii olan kimse. vejeteryan bir diyete dayanan Buddizm'e isinamamislardir. Kapila'li) adindaki peygamberin isimlendirilmesine sebep oldugu da belirtilmektedir[143]. ancak hem eski Türkler'de. Buddizm'de göze çarpmayan. Budda' nin karnina beyaz bir fil seklinde girdigini de görmüstür. mezhep. Budda'nin babasi Suddho-dana. Adi Siddhartha Gota-ma'dir (Gotama aile lakabi). Maya. Tanrilar. Tayvan. Ajivika hareketi de pay lasmistir. Kore. Burma. kutsal kitabi. Bu tepkiyi Caynizm.VI. Laos. onlara cazip gelmemi stir. tabiatla hasir nesir olmus Türkler. Malezya.Ö. I. Singapur. Buddizm. Mançurya. onu be yaz bir çamasir içinde bulmus ve ona banyo yaptirmislardir. Çin. Âyetinde geçen incir'in (tîn) Budda'nin altinda ilhama kavustugundan bahsedilen yabani incir agacini ifade et tigi ileri sürülmektedir. Vietnam. Buddizm'in bir kurucusu. Kur'ân'in Tin Sûresi'nin 1. Yüzyilda Bati Türkistan'da. Ancak. Zu'l-Kifl hakkinda Kur'ân. uy anmis" anlaminda sonradan verilmis bir lakaptir. otu rup bagdas kurup tefekküre dalmak (meditasyon) bulunan bu din. Bhutan. Asil adi Siddhartha. Yüzyilda. yap-yapma telkinleri. yani "Sakya Kabilesinin Bilgesi.

Bu düsünce. ölümün. doktrin (dhamma) ile birlikte Buddizm'in temel prensipleri arasinda yer aldi . evlenme çagina gelince. mesafede küçük bir sehir) Uttar -Pradest'te 80 yasinda ölünceye kadar. gerçek hayatin sarayda gördügünden ibare t olmadigini anladi. Sonunda (35 yaslarinda) 1 Temmuz dolunayinda gayesine u lasti. Budda. Yirmi dokuz yasinda iken. Siddhartha. Sangha. oglunun gelecegini ögrenmek için. Bunun için yeniden yiyip içmeye basladi. O. oglunun budda olmasina engel olmak için çalismis. Ilk vaazini Benares'deki Sarn ath Geyik Parkinda kendinden ayrilan bes zahide yapti. alti yil. hayat ve h akikat hakkinda kendisine telkin edilen programlari begenmedi. Saçlarini kökünden keserek suya atti. Hayatin. yakin akrabalarindan birinin güzel kizi Yasodara ile evlenmis ve Rahula (engel) adinda bir oglu olmustur. zihni aydinlandi ve "Budda" oldu. Taraftarlari oldu. S iddhartha. her seyin bos o ldugunu^anladi ve dünya nimetlerine sirt çevirdi. teyzesi ve ayni zamanda da üvey annesi olan Mahapraja jati tarafindan büyütülmüstür. Budda ve buldugu g erçek. sarayda mesut ve endiseden uzak. kadinlar da teskilâta dahil edildi. uzun zaman kadinlarin Sangha'ya alinmasini reddetti. onlara da bu yolu gösterecegini ve doktrinini (dhamma) ögretecegin i söyledi. mücadeleden yilip maglûbiyeti kabul ettigini düsünere k onu terketti. ailesi uykuda bulundugu bir sira da. Gördükleri onu sarsti. Budda. Buddistler için kuts al bir yer haline geldi (Bodhi Gaya). Ormanda. eski âdetlere uyarak taninmis hikmet ve murakabe üstatlari ni aradi. Bir ormana vardi. bir deri bir kemik kalincaya kadar en sert bir züht hayati yasamaya ba sladi. Içinde bulundugu zahitler grubunu terkederek yalniz basina ormana çekildi.ne kavusan anlamina gelen Siddhartha adi verilmistir. falcil ara basvurmus ve onun ya kudretli bir hükümdar» veya bir "budda" olacagini ögrenmistir. onu evini terketme kararina ulastirdi. Bu duru mda onunla çilede bulunan bes zahit. onlarin nezareti altinda zihnî gelismeyi saglayan yoga metodlarini ögrener ek manevî sükûn ve huzura ulasmada ehliyet kazanmak istedi. Gotama ise hakikat ve huzuru baska yollardan aramaya basladi. hayatinin son 40-50 yilini Hindistan'in kuzey inde ve ortasinda vaazlarla geçirdi. s arayi terkettikten sonra. "Budda" oldugunu. Budda. Daha sonraki devrelerde kesisler yaninda evli olanlar da ye r aldi. Çünkü o. evrensel aci ve izdirabin sirr ini arastirmaya basladi. Bunlar arasindan "bhiksu"d enilen dilenci rahiplerin meydana getirdigi "Sangha" diye adlandirilan teskilat d ogdu. Ancak o. Fakat bir gün. Bu aydinlandigi yer. Gotama. bulmus oldugu hakikati yaymaya karar verdi. rahibe manasti rlari da ortaya çikti. insan. fakat halasi ve ka risinin israrli ricalari üzerine. daha sonra da nefse iskence yoluyla ikinci bir asiriligi tatti. üzerindeki mücevherleri çikarip usagina verdi ve onu at ile geri gönderdi. bu vaazinda. Bu vaaz. ba basinin yasagina uymayarak saraydan disari çikti. Bunun üzerine kral. Sonunda ondan da vazgeçti. önce saray hayatinin zevk ve sefasini. refah içinde geçen bir hayat ve iyi bir egitim imkâni saglamistir. ilk gün bir ihtiyara. Dogumundan bir müddet sonra Siddhartha'nin annesi ölmüs ve o. bir gece.[145] . Çünkü o. ertesi gün bir hastaya. Uruvela yakininda Neranjara Nehri kiyisindaki yabani bir Incir Agaci (Bo dhi Agaci) altinda oturup düsünceye daldi. Gotama ismini kullanarak . Hikmete ve zihnî berrakliga ulasmak veya bedenî. o zamanki âdete uyarak. Kusinagara'daki (Patna'nin kuzeybatisina 160 km. Siddhartha. Sangha. "Kanunun Tekerli gini Döndürmek" diye adlandirildi. zihnî igvalardan kurtulmak için riyazet ve çile y olunun kâfi gelmedigini. onu saray zevkle ri içine hapsetmis. bu yolun vücudu zayiflatmak ve zihni bulandirmaktan baska bir ise yaramadigini anladi.bir hayat yasiyordu. Oradan geçmekte olan bir gezgincr rahip ile elbiselerini degistirdi. dünyanin en eski bekâr rahipler teskilâtidir. kendisinin dogru yolu buldugunu. Fakat bu hayat da onu tatmin etmedi. Siddhartha'nin babasi. bir ata binerek evi terketti. üçüncü gün bir ce ve dördüncü çikisinda da bir dilenci kesise rastladi. Böylece iki asirilik ar asinda orta bir yol aramaya koyuldu.

Budda'nin telkininin felsefî yönünü. kötülük. Dördüncü kutsal gerçek ise Buddizm'in amelî ahlâki at yönünü. Ilk üç kutsal gerçek. b rahman kültürünün merkezinden uzak. Kisi. bir kere daha dönmemek üzere. h astalik.Ö. manevî ilerleme. yeni tenasüh ve ölüm e yolaçmaktadir. ikincisinin anlasilmasi. Ganj nehrinin suladigi topraklarin güneydogusundaki Ko sala (simdiki Oudh) ve Magadha (simdiki Bihar) kralliklarinin içinde yer aldigi. Dogum. Yüzyildaki kati brahman sekilc iligine. Bu da yeni "karma" ve sudûra. yaslilik. Ajivika hareketi. feragat yoluyla tenasuhtan kurtulmayi muhafaza etti. kast taassubuna karsi çikisi da ifade etmekteydi. brahman âyin ve görevlerine yer verilmemis olmasina bagladi. Brahmanlarin Tanri'yi insanî nitelikler içerisinde yaptigindan pismanlik duyan. zaaflari bulunan.B. Brahmanizm'in tam giremedigi bir cografi alanda dogd u. Ancak genel Hint inançlari olan karma-tenasuh. ihtirastir. sihirden hoslanan. Budda. Buddizm'in ana telkini. Budda'nin doktrininin felsefi yönü kötümserdi. ilk kutsal gerçegin kavranilmasi. Dört kutsal temel gerçek. halka bakan. yani ulastigi hayat kanununu ilan ettiginde verdigi ilk vaazi "Kanunun Tek erlegini Döndürmek" seklinde açiklamistir.Insan varliginin mahiyeti izdirap. hikmet olgu nluguna kavusmak gerekmektedir. manastir düzeninde kast ayrimini re ddetti. Iki asirilik izdirapli iken orta yolda bilgi. Bu sürekli tekrar lanan devrelerden kurtulmanin yolu "Nirvana"dir (Nibbana). Dhamm a'yi. 3. kisiyi elem ve keder denizi olan bu dünyadan. insanin bilme gücünün ötesindedir. yeni hayat a. Yoksa fâni. ahlâkî kötülüklerden uzakl apfarin sebebi olan ihtiraslardan. Caynizm. Buddizm. iyi bir Buddist olarak yasarsa Nirvana'ya ulasmaktadir. ölüm izdiraptir. Buddi stler'e göre bu kadar uzun müddet var olan âlemin nasil yaratildigi insan bilgisinin.Izdirabin sebebi arzu. Vedalar'in otoritesini ve Vedik kurban sistemini.Izdirap dindirilmelidir. kisacasi onu din yapan veçhesini içinde bulundurmaktadir. ferdî ruhu. Onlar.Budda'nin Telkinleri/Buddizm'in Prensipleri Buddizm'de Budda'nin doktrinine Pali dilinde "Dhamma" denilmektedir. Ancak Tanriyi inkâr eden bir ifadesi de yoktur. Budda. VI". Budda. Hindistan'in kuzeydogusunda. kisinin kendine eziyet vermesini (yoga ve benzeri yollarla). Bu orta yol. kurtulus ve mutluluk vardir. dolayisiyla sa ece aydinlara bakan yanini kapsamaktadir. bu hükümlerini. Nirv ana'ya ulasmak için kötü huylara sahip benligi. Aslinda Buddizm. Çünkü o hayatin tabiî olaylarini bir izdirap o ak görüyor ve bundan kurtulusu bütün arzu ve ihtiraslardan uzaklasmaya bagliyordu. tatminsizliktir (dukkha). insan Ile hakikat arasinda hayatin izdiraplarla dolu olmasidir. izdirap ve onun giderilmesi hakkind aki gerçekleri ögrenir. süreksiz isler sürüp gidecektir. Buddizm'in Hindistan'in meshur alti felsefe sisteminden biri olan Samkhya ile or tak bazi noktalari bulundugundan bu sistemin Bud-dizm'den etkilendigi söylenebiime . aci. alda tilabilen. insanlar tarafindan acze düsürülebilen bir varlik seklindeki açiklamalari karsisinda Budda sessiz kalmistir. 4) Hürriyete. M. 2. Budda'nin kurtulus telkininin özünü olusturmaktadir: 1. kurtararak Nirvana'ya ulastiracaktir. Bu sekiz d ilimli yol. bir yar tici tanriya. Nirvana'ya ulasabilmek ancak Budda'nin sekiz dilimli yolu ile mümkündür. üçüncüsünün de gerçek sini saglamaktadir. tenasüh çemberinden kurtulmadir. Brahmanlarin ilgi duydugu metafizik meselelerden kaçindi. saray hayati ve çiie gibi iki asirilik arasindaki orta yolu telkin etmisti r. Insana düsen. arzu ve ihtirasi yoketmek. Budda'nin doktrinine. Bu as linda Upanisadlar'da rastlanan hayat görüsünün gelistirilmis bir sekliydi. Bu sebeple Budda'nin dok trini Brahmanlarca küfür olarak görüldü. Bunun için tekerlek Buddizmin sembolü olmustur. Kisi ancak Nirvana'ya ulasarak tenasuhtan kurtul abilmektedir. Onun bu açikla malara katilmadigi bellidir.

böylece sakirtlerini ve görevini birakacagini anlayan Budda. Zaman zaman ona muhalefet edenler de çikti. bir tarikat olarak bakanlar b ulunsa da. Onda n sonra da Metteyya (Maitreya) gelecektir. Islâm'da Hz. Metteyya da öyle yapacaktir. Budda . Bud dizm'in yayildigi çevrelerdeki temayüle göre. Gelenege göre 80 yasini geçtigin de artik ölecegini. esnaf olmak üzere yiginla insan. bütün varliklara sevgi ve sefkati ihtiva etmektedir. Onun ilk sakirtleri. Magadha kralligi sinirlari içinde. Incir Agaci altindaki aydinla nmaya kadar bir "Bodhisatva"dir (Budda adayi). Büyük Kasyapa ile ayni konsilde Vinaya metnini okuyan Upali. Budda. bu sistemde bütün bu hususlari akla getirecek noktalarin mevcudiyetiyle be raber. Kral Bimbisara'nin destegini kazandi. beraber züht h ayatina girdikleri. Bu k esisler arasinda. aslî prensiplerinden feragat etmek zoru nda kalmistir. hayvanlara. hayatinin sonuna kadar va'zetti. Iste bir din ola rak Buddizm'in Brahmanizme karsi orjinalügi burada yatmaktadir. geleneksel olarak Kuzeybati Hindistan'a. ken dine has özellikleriyle daha ziyade bir din olarak nitelendirilmektedir. sonra da Hiristiyanlik. onun zühdî yasayisi birakmasiyla ondan ayrilan. kesisleri doktrin i va'zetmek üzere görevlendirdi. aksine onun yayilmasi. Anlattiklari genellikle büyük bir sevk içinde kabul gördü. çocukluk ve gençlik yillari. Buddist kaynaklarda Budda' nin dogumundan öncesi. Islâm. yegeni An anda idi (Yahudi dininde Hz. Buddizm'deki amelî ahlâk. zamani g elince dünyaya geldigi gibi. içinde az sayida br ahman da bulunarak. bu tamamlanmak istendi). Bu bagislar arasinda bir kra l çocugu olan Jeta'nin yagmurlu mevsimlerde kesislerin istirahat ve ikameti için yapt irdigi manastir (vihara) ve tahsis ettigi park en önemlisidir (Sravasti'de). Düny anin üç büyük evrensel dininden önce Buddizm.Budda. mabetleri. [146] C. kadinlarin da ayrica Sangha'ya alinmalari konusunda üstadini ikna etmisti. insanlar a. Bodhi agaci) ve daha sonrasiyla ilgili çok sayida mitolojik efsaneler yer almaktadir. bir mezhep. 25. Bunlardan bazilari Sangha'ya kesis olarak kabul edildi. ilk bes zahidden Assaji vasitasiyla hakikati ögrenen ve Budda ta rafindan Sangha'ya alinan Sariputta ve Moggalana da vardi (Bunlar Budda'dan önce öldül er). Onlar. ayri cemaati. O. Buddist oldu. Bu felsefî hususlar bir kenara birakilirsa. Ananda. Yine Budda'nin ölümünde onun da katilabilmesi için cesedin yakilmasi tehir edilen v e ilk konsile baskanlik eden. yayilabilmek ve dige r insanlar tarafidan kabui edilebilmek için. sonraki zühd hayati. O. ögretti. o bir kurucusu.ktedir. kendilerine buld ugu gerçegi ilk va'zettigi. a ltinda 7 hafta geçirdigi Incir Agaci (Bo. böylece Sangha'ya aldigi bes zahit ve Incir Agaci altind a ona yiyecek getirip onun doktrinini kabul eden iki tacirdir. Ona topraklar. alçak gönüllülük ögreterek yerine getireceklerdi. bir yere bagli kalmadi. Budda bütün heykellerin kirilmasini emretmis olmasina ragmen. özellikle Rajagaha ve Sravasti etrafinda. Sangha'nin ilk ve önemli üyelerdendir. Buddizm'in bir dünya dini haline gelmesinde bu hususun ve Budda'ya olan asiri baglilik sonucu Mahayana hareketinde zamanla. Ali'nin Hz. ticaret ehli. prensiplerinin siki sikiya korunmasi sayesinde olmustur. Budda'dir. Ilk Buddistler ve Konsiller Buddist literatüre göre Budda'dan önce 24 Budda daha gelmistir. inanç esaslari. heykelleri yapilip ona tapinilmaya baslamasinin rolü olmustur. yayilirken böyle bir fedâkârlikta b ulunmamis. Muham-med'e karsi durumu gibi). Harun'un Hz. berab . kutsal kitabi. bu görevi her yerde dolasip insanlara kendiler ini tutma. Ancak Budda'nin gözde sakirdi. Budda Tusita cennetinde iken. onu yine diger bir yegeni olan Devad atta'nin zehirleme tesebbüsünden kurtarmis. Musa'ya. Budda. Daha sonra basta toprak sahipleri. Bu konuda tek istisna Islâm'dir. basit ve sade bir yasayis. Buddizm'e felsefi-teolojik bir hareket. Pencap'a kadar uzandigi söylenen alanda 40 seneden fazla dolasti. sarayi terki. Hiristiyanlik'ta Yuhanna'nin Hz. Budda. sagli ginda Budda'ya büyük bir ihtimamla hizmet etmis. Isa'ya. yapilar bagislandiysa da o. Zira Brah-manlar m etafizik tartismalar arasinda isin bu yanini unutmuslardir (sonradan "bhakti" har eketiyle.

Bu konsile besyüz rahip ka tildi. simdi sizden ayrilacagim. Ön Asya. madenleri. asagi Ganj ovasinin kuzeybatisi ndan Madhura'ya dogru çekildi." diger parçalar da birer stupa yapilip koruma altina alindi. Orada bi r stupa yapi Idi. Ihtilaf giderildi. Buddizm'e diger din ve mezheplere göre bi r devlet dini avantaji sagladi. düsmanla savasma yerine nefs iyle savasmaya adadi. Buddist düsünceleri. Üçüncü konsil. Türkistan'a Buddizm'in girmesi nin (daha sonra bilinirken) Asoka zamaninda oldugunu ileri sürenler vardir. tarim ve milletlerarasi ticar etiyle bir imparatorluk haline geldi. Bu konsil. Budda da orada bulunan besyüz kisinin nihâî kurtulusunun garantili old ugunu açikladi ve onlara söyle hitap etti: "Kardeslerim. Kuz ey Afrika'ya gönderilen özel görevli kesisler takip etti. O. bu sözleri sonunda nihâi Nirvana 'ya kavustu. Misir. tebaasi arasindaki ahengi saglamak ve mezhep kavgasin i önlemek için böyle bir konsile destek verdi (Kons-tantin'in Hiristiyan tarihindeki y eri ile karsilastirilabilir). 273-236) zamanla toplandi. Budda'nin ölümünden hemen sonraki yagmurlu devrede Kasyapa. Kurtulusunuza gayret ediniz".erinde Ananda ile Uttar-Pradesth'te Malla'lilarin ülkesinde bulunan Kushinagara'ya gitti. IM. Budda. M. sutta ve vinaya'nin yeni düzenlemesi yapildi. Bu konsile yediyüz rahip katildi. bin kesisin katilmasiyla Rajagaha'nin yerini almis yeni baskent Pataliputta'da (Patna) gerçeklesti. H er sey geçicidir. Asoka Buddist olmadan önce topraklarini genis letmek için giristigi savaslardan birinde bu kanli. Asagi yukari bir yüzyil sonra kesisler arasindaki fikir ayriligi dolayisiyl a Vesa-li'de ikinci bir konsil toplandi. Böyle güçlü bir imparatorun himayesine kavusmak. canlilara karsi acima duymaya basladi. böyle birsey bulunmad igini bildirdi. kendisi de bir Buddist olan Imparator Asoka (M. oradaki besyüz sakirdine. Ken-di lerininkini en güvenilir ve Budda'nin telkininin orjinai sekli oldugunu ileri süren Theravada BuddIzminin (simdi Seylan. Son raki stupalara bu on merkezden kalinti verildi. Yüzyilda doktrin kan bir ihtilaf üzerine.Ö. Hindistan'in çesitli yerlerinde tas ve kaya kitab elere yazdirtti. Bu konudaki tartismalar Theravada kutsal metinleri olan Tipitaka'nin dilinin Pal . ilkinde oldugu gibi. Burma. Seylan'a oglu (veya kardesi) Mahinda'yi gönderm isti. Bunu Gandhara. uzak yabanci ülkelere kadar genislik kazandi. Budda. özellikle Ananda'nin vâkif oldu gu Budda'nin önemli konusmalari_ye Sangha kurallarinin tekrarlandigi Rajagaha ( Magadha kralliginin baskenti) konsiline baskanlik etti. Sorusu üç defa tekrarlandi. tabiî kaynaklari. Asoka.-_KonsiLSonunda-Sthavira denilen eskilerin geleneks el görüsü tercih edildi. Ancak modern dil çalis malari Magadhi ile Pali arasinda önemli farkliliklar bulundugunu dâ ortaya koymustur. Bundan Pali dilindeki kutsal metinlerin (Ti-Pitak a) daha ?Á???¿??? ?????????? ???¤?????????????8???'??¶????????????[1]??????$???X?????????arindaki Budda'ya nisbet edilen cümlelerin bizzat onun sözleri oldugunu kabul etmektedir. KarsjLgrup Sarvastivadin'ler. son sakirdi Subhadra onun telkiniyle Buddist oldu. Tayland ve Kamboçya'da) kutsal kitap m etinlerinde Asoka'nin adi geçmez. o günün Hindistan'indaki dört kra lliktan birisi olan Magadha'dan Hindistan'a yayildi. Kesmir. Kasyapa'ntn da beraberinde besyüz sakirtle gelmesi üzerine Budda'nin ce sedi yakildi.Ö. Mysore ve zamanla batiya. Asoka devrinde Magadha. Bu devirde Buddizm'in propagandasi sadece bütün Hindistan'da degil. Bununla beraber Asoka onlarin mensuplarina da ho sgörülü davrandi. Bu faaliyetlerin ilk sonucu Seylan'in Bud dizm'e kazandirilmasi oldu. Ananda ve kesislere son ögüdünü verdi ve tenbihlerde bulundu. Suriye. zaten güney uç hariç hemen hemen bütün Hindistan'a hükmetmekteydi. Asoka (Asoka). kemikleri ve kalintilar muhafaza edilip on parçaya ayrildi. telkininde ve Sangha kurallarinda anlamadiklari b ir sey olup olmadigini sordu. Eslerinden birisinin telkiniyle Buddist olduktan sonra hayatini ülkeler yerine gönüller kazanmaya. unutulmamasi için. bu konsilde bir ta rafi tutmadi. O. Kral Kalasoka himayesinde gerçeklestirilen bu konsilde. Konsil sonrasi Buddizm. Orada bir sedir hazirlatip basi kuzeye gelecek sekilde sag yani üzerine ya tti. daha ikinci konsil öncesi baslamis doktrindeki fikir ayriliginin yeniden alevlenmesi üzerine. Ananda. katliamli zaferlerden igrenmey e.

Böylece Budda heykellerinin yapilmasina baslandi. Sa rvastivadin gibi 18 mezhebi bulunduran öncekilere "Hi-nayana" (küçük araba) adini verdil er. Buddist oldu. Halbuki Therava-din kesislerin bu konsile katilmadigi yolunda kesin bir bilgi yo ktur (Bütün Buddist mezhepleri ilk üç konsili kabul ederler. irfan. Ancak onlarinki artik bir melez Sanskrit. insan biçimin de dünyaya gelmis bir tanriya dönüstürüldü. Sonraki konsiller ihtilafli dir). en azindan Mahayana'yi yönlendirdi.Budist Sankskriti idi (Kutsal Kitaplari Tri-pitaka). Onlara göre bütün insanlar. Dördüncü Konsil. Mahayanaci . kendilerinin Hinayanacilar kadar akil. [147] D. Yüzyil-M. Jalandhar'da {bazilarina göre Kesmir'de) toplanan bu konsili Theravadinler kabul etmemektedir. heykeli yapilan bir sahsiyete büründürüldü. Mahayana Buddizminin yazili metinleri Sanskritçe düzenlendi. I.Hindistan'da Mahayana'mn Dogmasi Asoka'dan sonra Imparatorluk küçük hükümdarliklara bölündü. Bu hükümdarlardan Menander (Milinda). Bu adla insanlarin kurtu-lusundaki cihansümul gayelerini ifad e eden ve ne zaman dogdugu kesin bilinemeyen (tahminen M. Mahayana'nin dogmasin a yolaçtigi düsünülebilirse de. Kusan Kralligini kurdu lar ve önce Pencab'i. Daha celeri buna izin verilmemisti. Kaniska. hik mete yer vermekle beraber onlardan daha fazla sevgi. Böylece Zerdüstî. Brahmanlarin Ve-danta sistemind eki müsahhas ulûhiyetin yerini alarak resmi. sefkat üzerinde durduklarini açikladilar. Roma.Ö. Artik Pali metinlerine dayanan esk i tarz Buddizm I. içinde Theravadin. Ancak Hinayanacilar. daha sonra Yüecilerle geldi. onun yayildigi yerlerdeki yerli dinlerden inanç ve uygulamalar almasina yol açti.Ö. Yüzyil a rasi) bu mezhebin mensuplari. Kaniska'nin adi Seylan dinî literatüründe geçmez. I. 100'de. 130'larda). aradan yüzyillar geçtikten sonra da bu sifahi nakillerin yaziya geçirildigini göstermektedir.i olup onun çesitli parçalarinin Hindistan'in degisik bölgelerinden gelmesi dolayisiyl a farkli mahallî dillerden kelime ve ifadelerin birlestigi. 2. Mahayana'nin kopmasiyla Buddizm'in ikiye ayrilmasi Dördüncü Konsil sonrasi olmus tur. Mahayanacilarm kutsal metinlerin i bunlarin eski gelenekte bilinmedigini ileri sürerek kabul etmiyorlardi. sinirli bir alandaki kimseler e kurtulus yolu gösterdiklerini.Ö. Mahayana'mn cihansüm ul ideali. Böylece bu yeni mezhep mensuplari Pali ye rine Sanskirt dilini kullanmaya mecbur kaldilar. Hindistan'da ise öyle bölünmeler ortaya çikmisti ki gelenekçi Buddizm 18 me zhebe ayrilmisti. Yunan etkileri Buddizm'e girdi. hem de Hinayanacilar eski kutsal metinlerin (ne zaman düzenlendigi kesin olarak biline mese de M. Bu devrede önce Sung hanedaninin hükümdarlari Buddizm'e karsi çikm islarsa da M. eski brahman inançlarindaki Rama ve Krisna gibi. Bu arada kendisine "Büyük Araba" (Mahayana) adini veren ayri bir B uddist mezhep dogdu. Yüzyilda kuzeybatida Greko-Hint hükümdarlarin himayesiyle Buddizm can landi. Aslinda bu etkiler. Yüzyila kadar Seylan'da yazili hale getirildigi anlasiliyor) mevsuki yetini kabul etmekteydiler. Asoka gibi o da Buddizm'i kabul edip desteklemistir. hatta "nefs"e sah ip olmayan varliklar bile Budda olabilir. Hem Mahayanacilar. sonra Kuzey Hindistan'i ele geçirdiler. Yüzyildan itibaren Hindistan'da gözükmedi. Yüeciler. Hinduizm'in etkisiyle Budd izm'i de etkileyen Bhakti cereyani sonucu Budda. Iste bu etkilenmelerin ilki Hindistan'in kuzeybatisinda ve kuzeyinde Is kitler (M. M. Hiristiyan.Ö. Insan hayat inin en büyük gaye ve ideali bu olmaliydi. Asoka'nin ölümünden 100 yilina kadarki 330 senelik devrede Buddizm Kuzey Hindistan'da yerini saglamlastirdi. Mahayanacilarin bu açiklamalari zamanin ayd in kitlesi arasinda tartismalara yol açti. Bu yeni mezhebin bir diger özelligi de "Bodhisatva" (Budda adayi) kavra mina getirdikleri yeni önem ve genislikdi. Hinayana mezheplerinin belirli. gelenekçi eski muhafazakâr kanada.Ö. I. aydinlanmaya ulasabilirdi. üzerinde Budda'nin kabartmalari bulunan par alar bastirdi. Mahayanacilar. az. 120'lerde (128 veya 144) tahta çikan Kusan Imparatoru Kaniska zamaninda toplanmistir. O sirada Buddi zm Seylan'da her zaman devam edecek üstünlügünü saglamis ve Hindistan'dan Çin'e dogru yayilm aya baslamisti.S. Budda.

Orissa.Mahayana'nin Hindistan'daki Kollari I. Müslümanlarca alinisi bu gidisi hizlandirdi. IV. Magad-ha. Tayland 'a girmesi milâdin ilk yüzyillarinda Mahayana sekliyle oldu. Yüzyildan itibaren ortadan kaybold u. millî ve mahallî sartlara göre sekillendigi gibi iki önemli Buddist mezhep elemanlarinin yer y er kaynastigi da gözden kaçmamaktadir. günümüze kadar g elen sekliyle 9-11.lar da buna kendi kutsal kitaplarindaki Nirvana'ya ulastiracak doktrin yorumuyla ilgili açiklamalarin Hinayananinkini düzenieyenlerce anlasilamadigi. Bu. cografî. bunlarin son d erece yüksek gerçekler oldugu. 1200'de Magadria'nin Müslümanlar in eline geçisiyle Hindistan'dan silinmeye basladi. Hinduizm. manastirlar ortadan kal kti. mantra. bu sirada Mant-rayana'ninkine büyülü afsunlari katarak uzak nirvan a hedefinden ziyade zihnî tecrübeyi yogunlastirmayi esas alan ve Dogu Hindistan'da {s imdiki Bihar. Yogacara ekolünün önem verdigi meditasyon metot ve disiplinini daha ileri götüren Mantrayana. Buddizm. Japonya'ya Shingon adlariyla intikal etti. Kesmir'de 1340'da bu dine son verilmisken Nepal'de o. Oudh'da 1220'de henüz ortadan ka lkmamisti. Bu ülkelerde ve digerlerinde Buddizm tarihi. gittikçe artan bir sekilde Hinduizm'e yaklasm aya ve itibarini kaybetmeye basladi. Bu . Bu ekolde Buddist mantik analizi en yüksek dorugun a ulasti. yani kutsal i lâhiler. "Mahayana". Bu sebepie XII. Öte yandan suuru gerçek bilmeyen Buddi st Madhyamika ekolünün asiri zihinciligine karsi Asanga ve kardesi Vasu-bandhu'nun ba slattigi suuru gerçek bilip onu temizleme ve aydinlatma yoluyla manevî hakikati dogr udan dogruya kavramaya dayanan Yoga-cara (Vijnanavada) ekolü ayni yüzyilda ortaya çikt i. Bengal'deki Pala hanedani hükümdarlari (800-1050) Buddizm'i korumusken. Yüzyillar arasinda Tibet'teydi. Tant rik Hinduizmin bir kopyasi idi. Ayni yüzyil ortalarinda Orissa'dan Buddizm çekilmisti. Hindistan'da Buddizm'in Tantrik veya Vajrayan a sekli Hindu bhakti ve Tantrik kültlerine yerini birakti. Yüzyil da Buddist düsüncenin analitik prensiplerinin Mahayana içinde gelistirilmis bir sekli olan Madhyamika ekolü ortaya çikti. Hinduizm'e yakinlasarak bozulmus bir sekilde günümüze kadar geldi. Yüzyilda Bengal'de hâlâ az bir taraftari vardi. Bu devrede Hinduizm yeniden canlanmaya basladi. VIII. [148] E. Doguda A soka zamaninda Seylan'a gitmisti. Iste. Mahayana Buddizminin de Çin'den Vietnam'a girmesi 13-14. onlardan sonraki Sena hükümdarlari Hinduizm'i tuttular.Hindistan Disinda Buddizm Mahayana. Hindistan'da II. Yüzyillarda Sankara (788-820) ve Kumarila gibi Buddistlerin çekindikleri iki büyük filozofun da etkisiyle ataga kalkti. [149] F. kismen de bozulmaya yüz tutmasi sonucu Buddizm. öncekilerinkinin zihnen gelismemis kimseler için muvakkat hakikattan baska bir sey olmadigini söyleyerek cevap veriyorlardi {Tartismanin ta fsilati için bkz. L de la Vallee Poussin. ERE. Çin'e Chen-yen. O sirada Buddizm. VIII. Seylan ve Tayland'dan Theravada Buddiz mi. O. yüzyildan itibaren gözükmez oldu. Yüzyillarda oldu. misyoner kes isler vasitasiyla Deken ve Hint yarimadasinin batisinda yayilmakta idi. Yüzyilda önemli bir devlet oldu. 226'da Kusan Impara torlugu yerini küçük beyliklere birakti. artik kuzeydogudaki küçük bir topluluk disinda 13. Kamboçya ve Laos'a yayilirken. Sonra Seylan'dan gelen Theravada Buddizmi buralarda hakim oldu. semboller ve jestlerde odaklasan gayri Buddist elemanlara yer vererek aydi nlanmayi saglama yolunu tuttu. Ekolün kuruculari Najarguna ve ögrencisi Aryadeva idi. XVI. ve IX. Yüzyilda Mantrayana ve daha sonra Vajrayana ekolleriyle oldu. 712'de Sind'in. diger koldan da Çin'e sizdi. Yüzyildan baslayarak Mahayana Buddizmi bir koldan Kusan Imparatorlugunun sinirl ari içinde kalmis Bati Türkistan'a. Thera-vada Buddizmi Hinayana'nin 18 kol undan günümüze gelen tek eski Buddizm seklidir. Kismen karsilastigi kuvvetli muhalefet. 335). Onun Bengal Körfezinden karsiya Burma'ya. Bengal) gelisen Vajrayana veya Tantra ortaya çikti. Mahayana'nin Hindistan'da son gelisme merhalesi VIN.

çesitli ekollerin kutsal kitaplarini toplamak ve kopya etmek için harcadi. Bu ekolde di nin pratik ifadesi zihni bir yere toplama ve her seyin içyüzünü kavrama yoluyla manevî irfa n ve hikmete baglanmistir. Laos ve Kamboçya'nin % 9O'i hâlâ Buddist tir. Böylece iki din arasindaki benzerlikler ortaya çikti. Temiz Ülke ( Cennet). 349) hemen hemen bütün Kuzey Çin'i inançlarina döndür . Bununla beraber onun II. dogudan gelme kesisler de yasamaktadir. askerî islerde danismanlik yaptilar. bütünlük fikrine önem verdi. Hintli Najarguna'ya dayanmaktaydi. Buddizm'i n bes ahlâk kaidesini benimsediler. Iste bu gelenek içinde T'ien T'ai. Böyle büyük Çinli üstadlarin eserlerinden Sui ve T'ang hanedanlarinin ayri. Bu devrede T ao An (312-385). özellikle Fo T'u-teng (ö.Mahaya-nist ekolleri içinde gelisen fikirleri ögrenebilmekteyiz. ayrica meshur seyahat hatiralar ini kaleme aldi. Chih K'ai (538-597) tarafindan gün eydogu Çin'deki T'ienT'ai dagindaki meshur manastirda ortaya atildi. Tibet ve Japon Buddizminin herbirinin kendine mahsus özellikleri ve Hint Buddiz minden farkli yanlan vardir. Alti senelik yolculuktan sonra alti sene de Hindistan'da gezme k.unla beraber Seylan'in % 6O'i. Batida kesis olmayan Buddistler de artmaktadir. Özde ikisi ayni Idi. kast disi kimselerde n Buddizm'e girmis ayri bir topluluk da bulunmaktadir. Buddis t fikirleri tercüme etmek için Taoist deyimler kullanildi. O sirada meshur bir tercüme ekolü Kumarajiva'nm (344-413) baskanliginda baskent Ch'a ng-an'da çalismakta idi. 414'te dönüsünde Buddist kutsal kitaplarini tercümeye basladi. Sangha ile aydinlar arasindaki irtibati saglayan Prajna Ekolü. Han hanedaninin yikilmasi sonucu Kuzey Çin'i isgal eden Çinl i olmayan halklara 300 senelik hakimiyetleri sirasinda Mahayanaci kesisler siyasî. 399'da. nihâi hakikgj meseleleriyle ilgilenen. âlemi onun mükemmelligi içinde kucaklamaktaydi. Bütün ve parçalari özdes idi. IV. bir kum tanesinde mevcut idiler. Böylece Çin bilginleri irsat ediliyordu. manastir ve ma'betler kurdular. Konfüçyüsçü ve Taoist klasiklerle Mahayanist eserlerdeki fikir ve telkinler birlesince ort aya ayri bir Çin buddist gelenegi çikti. I. IV. muhtemelen Çin'de en eski Ma-hayana toplulugudur. Fa Hsien adli meshur Çi n seyyahi. sadece Çin'de degil. Hua Yen ve Ch'an ekolleri gelisti. Bud dist vaizler. Bununla beraber üçünde de en bariz ortak yan Mahayanist o lmaktir. Bunlardan T'ien T'ai. T'ang Hanedani zamaninda. Mutlak Akil. Vinaya kaideleri tercüme edildi ve Mahaya na'nin spekülatif fikirleri yayildi. Han Hanedani'nin sonunda (tan. Tayland. Yüzyildan itibaren merkezî Asya Ipek Yolu boyunca Çin'e kadar gelen Buddizm . Bu konuda Buddistlerin ilk yardimcilari Taoist bilginler oldu. "Beyaz Lotus" adi altinda Hui Yüan tarafindan kuruldugu sanilan ekolün adi sonraki . Hindistan'a gitmek ve oradaki ziyaret yerlerini görmek üzere Ch'an g-an'dan yola çikti. Mahayana sutra'larina da yanan. Hui Yuan (344-416) ve Tao Sheng (360-434) gibi yetiskin sahsiy etlerin etkisiyle büyük manastirlar yapildi. Güney Çin'de iki temayül gelisti: Zihni kontrol ihtirasi bastirmayi esas edinen özde Hin ayanist Dhyana Ekolü. Onlar sihirbazlikta da büyük söhret kazandilar. Temiz Ülke (ChIng Tu) ekolü. Günümüzde Hindistan'da aydinlar arasinda Hinduizm'd en memnuniyetsizlik sonucu bu eski mirasa dönenler oldugu gibi. 220) daginik yabanci gruplarina münhasir kalmisti .Çin Buddizmi Çin. Ekol. Büt e bütün Buddalar. Burma. Bu ülkelerde bugün. Bunlar dan Sangha'ya alinanlar da vardir. [150] G. IX. Yüzyilin ilk yarisinda da Japonya'ya "TendaI" adiyla geçmistir. Yüzyilda Avrupa ve Amerika'ya geldi. Chih. Yüzyilda Buddizm'e kapisin i aralayan Kore'nin güneyinde de tutunmus. Yüzyilda tahsilli ve zengin kimseler Sangha'yi himayeleri alt ina alip tercüme masraflarini üstlendiler. O. Seylan'dan Pali diline dayanan Buddizm'le ilgili bilgiler XIX. ancak görevde farkli idiler. Böylece basta Ingiltere. Yüzyihn ortalarinda saray çevrelerini etkiledigi de kayde dilmistir. Almanya ve Amerika Birlesik Devletl eri'nde Budda'nin hayati ve doktrinine ilgi artti.

Buddizm'in gitt ikçe gelisen gücü. kitaplardan veya mürsitlerden al inamazdi. ikilik sözkonusu olmayan bir varlik halinde afakî ve enfusînin üzerine çikarak hakikati birden kavramaktir.000 e rkek veya kadin kesis tekrar dünyevî hayata döndürüldü. rahip sayisi 100. itibari. Sans-kritçe "dhyana"dan çikmistir v ekol. Cennete hükmeden ezelî Budda'ya iki BodIsatva (Budda olmaya bi r merhale kalmis semavi varliklar). Tang Hanedani zamaninda 8-10 Buddist ekol parlamisti. Ch'an. Ihtisami arkasindan fesat getirdi. 1280-1368 tarihleri arasinda hükmederken Çin'de. 629'da yo la çikti. 645'de geri <löndü. IX. 84 5'te görülmedik bir zulüm baslatti. Bununla beraber genel de bu hanedan Buddizm'e mültefit idi. 1786 ma'bet ve 24. Onu Taoistlerin ana tanriçalarindan ayirmak imkansizdi. Hindistan'da 10 yil boyunca seyahat etti ve geri döndügünde ge tirdigi çogu Yogacara ekolüne ait eserleri. düsünce ve mantikî idrakin durdugu anda ortaya çtkan bir manevî aydinlanm ayi esas edindi. Bu devrede Orta Asya ve Hindistan ile baglant ilar olusturuldu. 4000 ma'bede el kondu veya tahrip edildi. Daha önce dhyana egzersizlerinden bahsedenler olsa da eko lün baslangici Bodhidhar-ma'ya (470-543) dayandirildi. Ekolün gayesi.000'den 200 'e indirilmis. Diger Buddist ekoller (meselâ Ch'an) va r olan da. içinde Buddist. Çin zekâsinin orjinal bir mahsulüdür. Her sey Budda aklinin bir tezahürü idi. güç. Mahayana'nin bir uzantisi olan Lamaizm. Ekolün ilk üstadi Tushun (557-640).000 erkek ve kadin kesis vardi. hayatinin sonuna kadar tercüme etmeye çalisti. Tang Hanedani devresi (618-907). Orta Asya yoluyla Hindistan'a gitmek üzere. Ekolün temel felsefesi ihni. Mogol Yüan Hanedani. Hua Yen Ekolü. 250. Ekole hizmet eden üstadlar arasinda temel metni yaza n Hui Neng (ö. kesis hayatinin Konfüçyüsçü aile ve ahlâk telakkileri rsan doktriner veçhesi tenkitlerin çogalmasina yol açti ve arkasindan siddetle engelleme yi getirdi. Buddizm'in etkisi süratle azalmistir. daha s onra ise Sovyetler Birligi içindeki bir halk cumhuriyeti hüviyetiyle dine karsi kamp anya sonucu rahipler baska mesleklere yönlendirilmis. sarayi etkilemesi. manastirlarda züht hayati yasayan kesislerden ayri Buddizm. Tibet veya Lama Buddizmi önde gelen dindi. imparatorun himayesinde. Mogolistan'da X VI. Çin'e birçok yabanci getirtildi. 420'de. Buddizm'in Çin'de en olgunluga ulasti gi yillar da olsa ilk imparator^Kao Tsu ile baski basladi. Buddist sanat eserleri ve kitaplari yakildi. Çin'de. Japon Zen'iyle bu ülkenin medeniyetinde unutulmayacak izler birakti. büyü uygulamasi ile kavranila Budda hikmeti oldugunu telkin etti. Meshur Çinli bilgin ve seyyah Hsüan Ts ang (Chuang) (tan. 1920'ye kadar hükmetmis. Bu Temiz Ülke Ekolünü (Ching T'u) en iyi dile getire n Shan-tao (613-681) oldu. O ögrenilemez. askin (transandant al) Budda için Amitabha (ezeli isik) deyimi kullanilmaktadir. Ch'an. Ekolün dayandigi sutra'da. Yüzyila kadar sathi ölçüde. en iyi açiklayani ise Fa-tsang'dir (643-712). Yüzyilda Çin Buddizmi zirvesine ulasti. 713) sonrasinda meditasyon salonu bütün Ch'an manastirlarina girdi. 520'de Çin'e geldigi kabul edilen Hintli bir kesis idi. yerli Çin düsüncesini gösterme si bakimindan önemli sayilan bir harekettir. Ch'an Ekolü. Kuan-Yin ve Ta Shih Chih yardim etmektedir. Manastir haya tinin refahi. Ch'an'in Tibet Mahamudra'si yla benzerlikleri vardi. ancak Sung haneda ni zamaninda Temiz ülke ve Ch'an ekolleri faaliyetlerini devam ettirebildi. sonra siyasî otorite olarak. t ek hakikatin felsefî veya dinî düsünce. O. 596-664). hedefte cihansümul ve bütün fenomenal t ezahürlerin temeli olan sürekli sabit bir zihin telkin etmektedir. Bunlardan Kuan-Yin (aglamayi isiten) adina Çin'de tapinaklar yapilarak kadin ve çocu klari koruduguna inanilan bu Botisat-va'ya büyük alaka gösterildi. Meditasyon Ekolü diye bilinmektedir. fazilet verebilecek olan Budda ve Bodisat-va'lara dön dürerek onlarin yardimini kazanmaktir. manastirlar devlet kontrolü altina girmis.takipçilerinden bir grup tarafindan simdiki haline döndürülmüstür. ilk iki ekol Hintli Najarguna'ya dayanirken. Imparator Wu-Tsung. Ch'an ekolü Sung Hanedaninin Yeni Konfüçyüsçü hareketini etkiledigi gibi . olmayan da hayaldir derken bu ekol. Taoist elemanlar birbirine karismis bir halk dini tarafindan yutul . meditasyon veya âyin. Iste kisi kurtulusa ulasmak için ona böyle bir cenneti verecek olan Amitabha Budda'ya (Japonya'da Amida) kendisini adamaktadir. Çin'de son yedi yüzyilda. Ch'an. kisiye sonsuz inayet. Bunu n yaninda kesis olmayan bütün Buddist erkek ve kadinlarin evlerinde meditasyon yapma lari tesvik edildi.

Burma'da. Birço k sehir ve kasabalarda kesis olmayanlar da manastirlara baglidir. nüfusun % 20'sini olusturan Buddist olmayan ha lktan bir ayrim ortaya çikarmamak üzere Buddizmi resmî din kilan bir karar alindi. Theravada disinda. Fakat komünizm ve Mao tse Tsung ile o. Mon'lar. yine bulutlarin arkasina girm istir. Yüzyildaki Britanya istilâsi Burma'daki Sangha teskilâtinin geleneks el yapisina zarar verdi. Burasi simdi "Adem zirvesi" diye bi linmektedir. Yüzyildan itibaren hem Theravada hem de Sarvastivada mensuplarinin Burma'da bulundugu Çi nli seyyahlarin kayitlarindan anlasilmaktadir. halkin moral ve egitim islerinde yardimci olmaktadir. Özellikle Prome'deki bu tip Buddizm. San skritçe'ye dayanan Buddizm vardi. V. Aydinlar. yildönümü Ran-goon disinda öze l olarak halkin yardimlariyla hazirlanmis bir magara salonunda Tipitaka'nin bütün met ninin okunmasi ve gözden geçirilmesiyle gerçeklestirilen bir Buddist konsiliyle kutlan di. XIX. daha sonra Pali Buddizmi yerlesti. Yüzyilda Pali dilinde yazi lmis bir vekayinameye göre Budda Seylan'a üç defa gelmistir. XIX. manastir hayatina gi renler ve girmeyenlerden olusmus iki veçhe arzeder. Yukari Burma'da XI. büyük insan kitleleri buralarda toplanmakta dir. Bir defasinda o Sumanakat a tepesine çikmis ve orada ayak izi kalmistir. Mahayana'nin mensuplari kuzeydeki daglik bölge ve dogu Burma Shan eyaletlerinde yasayan mahallî Gurka ve Rangoon'daki Çin toplu luklarindandir. simdi önemli ziya ret merkezlerinden birisidir. yüzyilin sonlari XX. [151] H. Krall ar tarafindan yaptirilan pagodalar {tapinak gibi kutsal yer) dikkat çekicidir.mustur. Güneydogu Burma'da yerlest iklerinde artik Burma kralliginda merkezî nehir etrafinda yasayanlara günümüze ka dar gelecek Theravada Buddizmini getirdiler. Seylan'da halk. . Burma 1947'de istiklâlini kazaninca Sangha eski itibarini kazandi. Mahayana Buddizminin Asagi Bu rma'da VIII-IX yüzyillarda bulundugu görülmektedir. Bu iki veçhe biri digeri olmaksi zin düsünülemeyecek bir iliski içindedir. Buddizm. 1961'de Rangoon Parlamentosunda. az sayida tecrit edilmis Ma-hayana manastirlari vardir.Burma Buddizmi Burma Buddizmi Güneydogu Asya'da. Yüzyil da Tantrik Buddizmin bozulmus bir sekli vardi. Bu karar 1962'de general Ne VVin'in askeri hükümetince feshedilmisse de bu bagimsizlik devresinde Burma'da Buddizm himaye edilmistir.Seylan Buddizmi Seylan Buddizmi eski Buddizm'in önemli bir merkezidir. oraya Kuzeydogu Hindistan'daki Ben-gal'den gelmistir. Yüzyilda geldi. VII. Çok geçmeden bu Buddizm Hindi stan'daki gelismeyi takip ederek Tantrik yapiya ulasti. bu adanin Budda'nin telkinatinin muhafizi olduguna inanmaktadir. Yüzyilin ba slarinda özellikle T'ai Hsü (1890-1947) ile Çin Buddizmi bir zihni uyanis ve ahlâkî dirili s yasamistir. diger yerlerde oldugu gibi. Bu noktada Burma'nin diger Theravada ülkeleri özellikle Seylan ile ir tibati oldu. Senlik günleri. Burma'da manastirlar. halk kitlelerinin bu dini telakkilerine pek karismamis. Bu rivayetin tarihî bir dayanagi bulunmasa da bu yer. 1956'da Budda'nin nirvana'ya kavusmasinin 2500. Halk tarafinda n hibe edilmis altin yapraklarla kapli Rangoon Shwe Dagon Pagoda'si Mandalay'dak iler gibi ziyaret yeridir. [152] I. Burma'da. ancak onlari bir hurafe yigini olarak hakir görmüslerdir. önce Sarvasti-vada ve Mahayana. Burma'ya III. Bu Theravada Budizmi ile yerli mahallî inançlarin zaman içindeki karisimi Burma Buddiz mini olusturdu.

Telkin ve manastir düzeninde farkli bir özellige sahip olmasa da bu yeni mezhep. dagaba ve bo agaçlariyla birlikte bugün de Seylan'daki vihara'larin degi smez özellikleri olmustur. 14. Önceki Mahavihara'nin kesisleri. ayri bir bölümde yer almistir. Portekizliler 16. esas yadigarin hâlâ Kandy'de mevcut b ulunduguna inanmaktadir. Bu zamandan itib aren Tayland'da Theravada Buddizmi hakim oldu. Abhayagiri mensuplari. Yüzyillar arasi bölgede Mahayana önde gelen me zhepti. Tripitaka üzerine yazilmis Sinhalese serhlerini Pali dilinde yeniden kaleme aldi. ayrica Buddist telkinatin genis bir özetini yapti. Yüzyildan bu yana Budda'nin heykellerinin kond ugu yerler.Asoka zamaninda Seylan krali Buddizm'i kabul edince baskent Anuradhapura'da bir "vihara" (manastir) açtirmistir. Seylan'da uzun asirl ar basta gelen mezhebin ilk müjdecileri bunlardir. Bununla beraber yi ne 11. Yüzyildan itibaren de onlar ayni yapi da. 1947'den bu yana Buddizm'in gelismesiyle millî kalkinma at basi sürdürülmektedir. Bu vihara'nin ilk sakinleri. içinde bir yadigarin gömülü oldugu daga-ba'lar (pagoda) ve bir de "Bo Ag acf'ndan olusan bir bütündür. Budda'nin sadaka kâsesi de eklendi (simdi bu kâse kayip tir). IV. Theravada kutsal metinleri olan T ipitaka'yi I. Yüzyilin sonlarina dogru güç kazanmistir. Siva gibi Hint tanrilarina tapinaklar yapilmaya kadar vardi. 15. Vietnam disinda diger Güneydogu Asya ülkelerindeki gibi Theravada mezhebindedir. Abhayagiri dogmadan önce. Yüzyilda gelip bu Mahavihara cemaatinin bir üyesi olan Buddhaghos a. münferit kesislere hediye vermesi Abhayagiri mezhebini dogurdu. Miladin ilk yüzyilinda yasamis bir kralin Mahavihara'ya degil. Jetaana da bir önceki mezhebin yolunu tuttu. Zamanla iki Buddist üniversite (Vidyalankara. Portekiz. 8-13. Theravada gelenekçiligi altinda mezhepler birlestirildi. Yüzyildaki millî uyanis sonucu Buddizm yeniden güç kazandi. Vidyodaya) kurulmustur. dis etkilerin odagi oldu. Yüzyila dayanmaktadir. hem de Mahayana telkinatini Inceleyerek disa açik bir yol takip etti. Yeni mezhep. Hanedan ve baskent degisiklikleri. he m Theravada. Ayrica vihara'lara 12. Theravada gelenekçiliginin k oruyucu bekçileri olarak. Hindistan'dan V. Yüzyilda yazili hale getirdi.Tayland Buddizmi Tayland Buddizmi. Bu yüzyillard a Güney Hindistan ve Hindu etkisi giderek artti ve bu etki. Yüzyilda baskenti alip bu disi ortadan kaldirdiklarini ile ri sürmüslerse de yerli halk onun taklit olduguna. Bu yüzyilda Seylan'a giden Siyamli kesisler dönüslerinde T ayland'da kaldilar ve oradaki yeni Buddist gelismeleri yaydilar. . Daha sonra bir üçüncü mezhep. [153] J. Sonraki yüzyillarda bu üç mezhep Seylan'daki Sangha'nin temelini olusturdu. Bu iki eser Seylan Thera vada geleneginin gelismesinde önemli katkida bulundu. Yüzyillar arasin da onlarin Hindu gelenegi üstünlük kazandi. Tayland'da Buddizm'in tarihçesi 6. Buna diger bir yadigâr. Asoka'nin oglu Mahi nda ile beraber oraya gelen sangha üyesi kesislerdir (bhikku). Yüzyildan itibaren "Devalaya" deni len Hint tanrilarinin putlari da girmis. Hollanda ve Ingiliz istilâsi sirasinda geri planda kalmisken 19. Merkezi asagi Burma'da olan Mon kralliginin bir bölümü olan Tayla nd'in güneyinde önce Hinayana hakimdi. Simdi Anuradhapura'daki Bo Agaci'nin Budda'nin altinda i lhama kavustugu Gaya'daki agaçdan kesildigi ve Mahinda'nin kizkardesi tarafindan S eylan'a getirildigi söylenmektedir. Seylan'a BuddIzm'in gelisind en 1815'deki Ingiliz isgaline kadarki devrede ülkeyi idare edenin Buddist olmasi i stendi. Yüzyilda Çinlilerle yakinliklari bilinen T aylarin millî tarihi basladi. Kimerlerin ülkenin büyük bir kisimini ele geçirmesi sonucu 11-14. 11-12 Yüzyillarda Visnu. Sangha. Taylandlilarin % 94'ü Buddisttir. Hint Buddistlerinden saglanan Budda'nin disiyl e ilgili Abhayagiri kesisleri nezaretinde baslamis kült bu devrede yeniden canland irildi. Seylan'da halk kesislerin yasadigi vihara'lari kutsal ziyaret yeri olarak görürler. Ilk vihara'lar.

bu arada dinî bakimindan da etkilendi. ayrintili manevî disipl in ve yetistirme sistemleri. . Yüzyilda en canli devresini yasayan Buddizm'd en etkilenmis Sinto kendini göstermistir. Kurtulus için en kolay yol olarak görülen. Shinshu (13 milyon). vücu du bütün âlemi kusatan Budda'nin tezahürleri olarak görülmektedir. Japon Buddizminde askin (transanda ntal) Budda için kullanilan bir addir. 939'a kadar 1000 yillik bir süre Çin Imparatorlugunun bir eyaleti olarak ka ldi. tahminen 806'da. Kobo Daishi (Kukai). bir halk dini olarak bir yandan ölü ayinleri getirir ken. sevgi sahibi bir varlik olara k sunuldu ve bu mezhep. Böylece ortaçag Japonyasmd a XII. II. [154] K. Onun yaptiklari simdiki Tay Buddizmi üzerinde derin izler birakti. ezelî Hayat ve ezelî Nur olarak bilinmektedir. Honen tarafindan 1175'de kuruldu. Bu din. kullarini saadet ülkesi cen nete gönderecegine inanilmaktadir. bu dinle ilgili gelismeler baki mindan önem tasimaktadir. Birlesik Sinto-Buddist kutsal yerlerinde her iki dinin rahiplerinin birbiriyle kaynastigi. Onun gerçek vücudu birbirini tamamlayan iki parçadan olusmustur: Zi hnî. etik duygulari etkiledi. inanç ve gelenekleri de agirligini belli etmektedir. Amida. Onun uzlastir maci tutumu Ryobu Sinto'nun ortaya çikmasini saglamistir. Yüzyilda ulastigi Japonya. Bu piramitte en üstte Buddaligin bütün muk ddesligi gerçeklesmis Shingon'un mistik panteizmi bulunmaktadir.Japon Buddizmi Buddizm'in Çin yoluyla VI. teskilâtli rahip tesekkülleriyle Japon halkinin hayatin da baslica dinî güç haline geldi. Tipitaka'yi Tay nitelikleri içinde. sanat ve edebiyati. Buddizm kozmoloji ve eskatolojisi. Böylece Sinto felsefî bakisi ve ahlâkî muhtevasi derin kle beraber tek basina Sinto taraftarlari bu gidise siddetle karsi çikmislardir. Konfüçyüsçülük. Dünya Savasi'ndan bu yana gittikçe artarak Taylan d'in sehir bölgelerinde bati etkisi kendisini göstermekteyse de sehir disi bölgelerde Buddizm kültür. iman ve inayet ile kurtulusu telkin ederek. Kobo Daishi (774-835) tarafindan kurulan d iger bir Japon Buddist mezhebi mistik ve uzlastirmaci (sinkretist)yapili Shingon 'dur. Vietnam. Modernl estirme çabalari yaninda. bir Buddist kesis olarak modern Tayland'in temellerini atti ve Buddizm'de reform say ilabilecek Sangha teskilatiyla ilgili yenilikler yapti. Bu mezhepte âlemin sirlari görülebilir ve kavranilabilir sekilde takdim edilmeye ve sembollendirilmeye çalisilmis tir.disaridan gelen isgaller akabinde 1851'de tahta çikip 17 sene hükmeden Mongkut. Sinto kutsal yerlerinde Buddist ayinlerin icra edildigi görülmüstür. Oglu da babasinin yolunda gitti. Budda'nin dista tez ahür etmis seklidir. evlenme ve aile hayatinin kurtulusa enge l olmayacagini ileri sürmüstür. Birçok dinlerin tanri ve melekleri Shingon'da (Çincesi "Chen Yen": dogru söz). Çinlilerin "Temiz Ülke" (Ching T'u) ekolünün Japonca karsiligi ol an Jodo'ya göre Budda ezeli nur. Bugün de Viet nam'da Buddizm. Bunlardan Jodo. çok merhamet. Hinduizm. Shinran {tah. Jodo'dan daha da önce. Tantrik mezhebini telkin etmistir. e mezhepleri 10 gelisme derecesi içinde görmüstür. O. Ona göre âlem. maddî. Japonya'da B uddizm'in en popüier sekli haline geldi. Taoizm bu etkilenme sonucu hâlâ ayaktadir. hikmet. Yüzyilda baslayan ve XIII. Jodo'nun J aponya'da birbirinden az farkli dört kolu vardir: Jodo (1970'lere dogru taraftan 4 milyon kisi). B ddist Jodo ve Shingon mezhepleri Japonya'da dogdu ve Amida Budda inancini köklestir di. Çin'de kendini yetistirmistir ve Japonya'da panteist ve mistik yapili. Felsefî düsünceyi kamçiladi. Hindistan'daki Mahaya-na'da bu askin Budda. manastir kisvelerini atmis. Bu sürede Çin'den her hususta. Amida'nin. Bunlardan halkin en çok tuttugu Shinshudur ve 1173-1263 tarihleri arasinda yerle smistir. diger yandan dünyevî çikarlar için büyüsel ve tabiatüstü yardim iddiasinda da bulundu. Taoizm ve diger Buddist mezhepleri de içine alarak. O. Yuzunembutsu ve Ji ((taraftarlari fazla degil) . 1173-1263) taraf indan da gelistirildi. Böylece Meiji devrinin baslarinda bu kaynasma bozulmus ve ondan sonra da doktrin ve tören olarak bir daha görülmemistir. fakat Avrupâî ciltler hali nde bastirmasi dikkat çekicidir. ögrenimi.

tarif ve tasvirin ötesinde bir tec rübedir. Japon Buddizminin birlestirici gücü oldu. bütün sirlar. Zen manastirlari sessizlik. Budda fitratinin böyle çiçeklenecegini savundu. Çin'de T'ien T'ai idealist telkinatini ögrendik ten sonra Dengyo Daishi (Saicho). Buddizm'in esas öz ve ruhunu aksettirdigini idd ia ettigi kendi telkinatina önem verir. Buddizm'in kollara ayrilmasina ve bu arad a Soto'nun da bir mezhep olarak ortaya çikmasina karsi idi. bu fitra tin. Bu çok önem li ve etkili mezhep. büyük bir Tendai merkezi olarak. üstünlük? nligi bir kenara iterek. Zen. Dogen. saf suur olarak. Ilk müstakil Zen manastiri 1236'da onun ön ayak olmasiyla kuruldu. bir iç tecrübeyi gelistirme yoluyla hakikatin dogrudan ve mist ik olarak kazanilmasina dayanir. B udda zihninin suuruna. fikir ve hüküm lerinden arindirilmak yo-luyle nefes almanin düzenlenmesi. kutsal metinlere. Japonya'ya döndü ve Tendai'yi kurdu. Bununla beraber Eiheij i Tapinaginda (Echizen eyaletinde) Soto telkinleri günümüze kadar sürüp geldi. bedenindeki suursuz güçlerden hürriyetini kazanarak. Bunlardan Soto. 1227'de aydinl anmayi kazanmis olarak Japonya'ya geri döndü. varmak ister. ibadet ve faal el isleriyle geçer. Baslica felsefesi Mutlak ile nisbîni n fenomenal bakimdan birligi idi. Japonya'ya bu hareketi getiren Dogen (1200-1253). Sa-toride Bu dda adayi. Zen Buddizmin Japonya'da birkaç kolu vardir. Zazen'de Buddizm'in ana prensibinin bulundugu.Kobo Daishi gibi Hei devrinin diger meshur sahsiyeti. Gerçek irfana kavusma sessiz aydinlanma ile gerçekleseceg ine inaniliyordu. Bu tecrübe. çay törenlerine. insan ve bütün seylerin özünün Budda fitrati oldugunu. insanin cehaleti dolayisiyla gerçeklestiremedigi Budda tabiatinin f itratinin temel tasi oldugunu iddia ederek meditasyon veya murakabe uygulamalari ni tesvik eder. Züht uygulamalari için büyük bir tesvik söz konusu degildir. söz ve kavramlara. Zen'in prensipleri "Judo" ve "Kendo" {Ki iç oyunu) askerî sanatlarina. ego'nun tasfiyesiyle. olmayan kimseleri yesti stirdi. Japonya'da dinî in anç ve felsefî düsüncenin itici gücü oldu. insanin. Tendai. Temelde o. O. diger Zen üstadlarinin aksine. Kesislerin hayati meditasyon. en güzel sanat ve edebiyat eserlerinin ilhamini vererek Japon kültürünün üzerinde büyük ve derin bir etki birakti. O. Mutlakla fenomenal âlemin denklenmesine dayaniyordu. sutra'larin okunmasini Buddist kutsal nesnelere tazim gösterilmesini savundu. zi hni hürriyeti kazanmak ve "satori"yi bir anda gerçeklestirmek için verdikleri egzersiz leri (koan) ikinci dereceden buldu. düzen. Zen üstadlarinin sakirtlerine. halka mâleden K ei-zan (1268-1325) oldu. Hiei Daginda (Kyoto yakinlarinda). Pratik islerde ve meditasyonda kendini idrak ve Budda tabiati esit sekilde bulunur. Tendai'nin esasi. Zazen tekniginde zihin bütün alakalarindan. bes merhale sistemi (gerçek nefsi tanimaktan. meditasyonda bagdas kurup oturma ve beli dik tutma tarzinda "Zazen" u ygulamasini destekledi. Dengyo Daishi. 23 yasinda Çin'e gitti. manevî bütü lüge kavusmasidir. Öte yandan o. Japon Buddist ekolü Tendai'y i kuran Dengyo Daishi'dir (767-822). Budd ist ekolleri içinde parladi ve sadece Japonya'da kalmayip bütün dünyaya yayildi. onlara dayanan yorumlamalara degil. Dogen . Japonya'da Zen adini alan Bud-dizm'in bir sekfi. mutlak gerçekle tam birligin gerçeklesmesine kadar) bu tarzi n esaslarini olusturuyordu. çiçek bahçesi peyzaji çalismala gulandi. Iste Dogen. Bu mezhep Çin Bud-distlerinden Lin Ch i veya l-hsüan (ö. faziletler ve hikmet in bir kimsenin kendi suurunda Buddaligi gerçeklestirebilmesi için olduguna dayanmak tadir. Bunun için. arzu. 867) tarafindan kuruldu ve Eisai (1141-1215) tarafindan da Japony . Çin'de Tung-shan{807-86 9) ve Ts'ao-shan (840-901) tarafindan kuruldu. O. Zen Buddizm. O. O. meditasyonda bagdas kurup oturarak konsantre olmak. Satori. kurtulus ve Buddaligi kazanmanin en genel gaye oldugunu açikl adi. derûni manevî aydinlanmayi gerçeklestirmeye çal isir. Egitim. temizlik ve titiz dinî disiplinleriy-le d ikkat çekicidir. kendi Budda fitratini esas hikmet görerek zihnî bir ayrima gitmeksizin. Felsefî yönden onun monistik panteizmi. zihnî veya duygusa l olarak nitelendirilirse satori olmaz. asirlarc a devam edecek bir manastir kurdu. Zen mezhebinin diger bir kolu da Rinzai'dir. çiçek tanzimi. Çin'de 'Ch'an" diye bilinen. kötü arzularin giderilmesiyle ve kendine tam hakim olmak la gerçaklesecegini telkin ederek bu manastirda kesis olan. böylece "satori" denilen büyük haz ve sekînete ulasma hedefi Zen meditasyon geleneginin gayesidir. Shingon ile birlikte Tendai.

Hakuin'in Zen çevresinde aydinlanma. O nun mistik tecrübesi üç deyimle özetlenebilir: Büyük Süphe. orada Lin-Chi mezhebinde aydinlanmaya ulasti. I I. . t elkinle tedaviden olusan karmasik yapilara sahiptir. Digerleri gibi Obaku da Çin kaynaklidir. Yüzyildan itibaren sove nizm ve yabanci düsmanligi sonucu Sinto'yu canlandirdi ve onun millî inanç haline gelme sine yol açti. tedrici yoldan aydinlanmak için de Amida Budda'nin adini herkesin onun cennetinde dogacagi na inanarak. Amida geleneginin kolay tarzini kötüledi ve Zen meditasyonunun mukayese kabul etmez gücünü ve "koan" egzersizlerini savundu. silah kullanmaz. Japon çay kültürünün babasi olarak telakki edildi. Buddizm.a'ya sokuldu. Di nî hamiyet ve millî ideali birlestiren. ya lan-yanlis konusmamak. Sila'ya Sekiz Dilimli Yoldan üç madde girer: dogru söz. içki-uyusturucu kullanmamak. yorumlar yapti. Soto'dan ani aydinlanma kazanmada alisilmisin disinda vasi ta kullanmasiyla ayrildi. O. Üçüncü bir Zen Buddist kol da Obaku'dur. [155] L. yeni gelisen bir yigin sinkretist Sinto mezhebi. Bu sekiz madde. Çin etkisi Obaku'nun tapinak mimarisi ve dini törenlerinde kendini aksettirir. iki defa Çin'e gitti. O. Dogen gibi bir üne sahip oldu. 24 yasinda aydinlanmaya ulasmisti. Kurucusu Ingen'dir (1592-1673). Obaku. Amida. bir kimsenin zihninin d isinda varligi bulunmayan. Bu iki dinin iliskileri büyük degismeler geçirdi . 60 yasin i geçmisken devamli davetler sonucu Çin'den 20 sakirdiyle birlikte Japonya'ya geldi. Rinzai tapinaklar i kültür ve sanat merkezleri oldu. silah ve zehir imalatçiligi yapmamak. 1716'da artik Tokugavva devrinde en güçlü Buddist merkez olarak Shoinji tapinaginda sürekli kalm ak üzere yerlesti. Japonya'da Buddist kesislerin gayretiyle son 1000 yili askin bir süre içinde eski ye rli din Sinto. Bugün Japonya'da materyalist fikirler . Buddizm'in içinde eridi. Çayi Japonya'ya ilk getiren o olmasa da. bazi dinlerle kaynasmis sekilleri olsa da Buddizm'in kendine mahsus bir yapisi v ardir. Panna (hikmet). anlasilmaz söz ve pa radokslar kullanmak. XVII. ani aydinlanmanin üstün inayete dayandigini. kuvvetli vecd ve mistik tecrüb elerle içten sanat kabiliyetleri birlesti. meyhanecilik. Samadhi (flieditasyon). zina yapmaz.Buddizm'de Sekiz Dilimli Yol Çesitli mezhepleri. Büyük Haz. Ingen. dogru geçim (hayat). Zen gelenegini Kama-kura'ya soktu. çalmamak. içinde Buddizm de bulunan bazi dinler. sakirtlere egzersiz vermek gibi seyler idi. Iyi bir Buddist. Dünya Savasi sonucu Devlet Sintosu ortadan kalkmissa da. Buddist rahip zümresi sikici sinirlamalara maruz kal di. esrarcilik. Bu yapinin temeli. O. Rinzai. vurma ve haykirma. Dogru geçim bes yasagi içine alir: Kasaplik. Büyük Aydinlanma. gizli bilimler. Züht u ygulamalari dolayisiyla Rinzai'den biraz ayrilmakta olan Obaku. içki ve zehir satin almaz. dogru davranis (Is). Ani Satori'ye ulasmak için zazen ve koan. Zen meditasyonunu açikladi ve Zen'In müstakil bir ekol olarak bilinmesini. Eisai (Zencho Ko kus-hi). duyularini yanlis yola yöneltmemek. din disi hayat ve dinden uzaklasma Japonya'daki bütün dinlerin ortak problemidir. daha az kabiliyetli olanlar için tedrîcî yolun d aha uygun düsecegini telkin etti. balik tutmaz. Mana Parinibbana Sutta'da geçen üç ana maddenin sonradan genisletilmis seklidir ve eski metinlerde bulunmamaktad ir. çocuk düsürmeye karsidir. RinzaI'yi yenilestiren büyük Zen üstadi Hakuin (1685-17 68). et. Japon ya'da ilk Rinzai tapinagini 1191'de kurdu. Önceleri karsilikli hosgörü içinde baslayan iliskiler. izdirabin kaynagi olan arzu ve ihtiraslarin giderilmes inde basvurulan Sekiz Dilimli Yoldur. farkli uygulamalari. Yüzyilda sür'atle yayildi. avlanmaz. Dogru söz ve dogru davranisa her Buddistin uymasi gereken bes emir açiklik getirir: Öldürmemek ve zarar vermemek. Japonya'da çesitli m ezhepleriyle gelenek-lesmis bir hayata sahipse de ilk canliligini kaybetmistir. XVII. Bu arada belirtilmelidir ki Hiristiyanligin Japonya'ya girmesinde Buddizm'e n efret duyan Sogun Nobunaga'nin büyük rolü olmustu. devamli tekrarlamasina agirlik verir. her duygulu varliktaki Budda ruhu olarak kabul edilir . Buddizm baski gördü. taninmasini sagladi. çesitli ülkelerde kazandigi degisik inançlari. Üç ana madde sunlardir: Sila (ahlâk). Bu farkliliklar.

bir hedefe zihnini yöneltmek. kin.Buddist. "sati" (muhakeme. seylerin neden kaynaklandiginin belirlenmesi gibi hususlari içine alir. rahip ve rahibelerin uym asi gerekli kaideler. Dogru muhakeme. I.Buddizmde Kutsal Metinler Theravada Buddistlerince sahih görülen Pali metinlerine Tipitaka (üç sepet) denir. dogru düsünce. ayinler. Buddist. Dogru düsünce. düsüncelilik) cevabini ver ir. Yüzyilin ikinci yarisinda S eylan'da oldu. felsefî ve psikolojik yorumlar sepeti ) : Suttalarda halk için ve savunma tarzindaki doktrinin yedi kitap içinde özetlenmesi . Panna. baskalarini rencide edecek konusmalardan kaçinmak zorundadir. konsantre olmak anlaminda meditasyona delâlet eder. vaaz. iki si itirafa hasredilen aylik dört kutsal günde (dolunay ve yeni ayla ilgili) okunmasi âd et haline gelmis olan Patimokha kaideleri olusturur. Bu kol eksiyonda Buddizm öncesi dogum hikâyelerini de ihtiva eden Jata-ka ve doktrinin bir öz etini veren Dhammapada gibi kitaplar da vardir. hakikata uyar tarzda konusm ak. bunun için "dhamma sepeti" de de nilen bu kisimdir. Tipita ka'nin en önemli kismi Budda'nin fikirlerini veren. O.Vinaya-Pitaka (disiplin sepeti): Sangha ve kesisler ile ilgili usul ve kaidel eri içine alir.Ö. Ananda'nin Rajagaha K onsilinde "Böylece isittim" diye Budda'nin ölümü sonrasinda naklettigi seylerdir. Budda'nin cenaze töreninde onun sözleri ve islerinin unutulmada n muhafaza edimesi fikri ortaya atildi. zulüm gibi tutumlardan arindirilmasidir. Konsil'de Pali metninin 3. Budda'dan telkinini. beslenme. her durumda hayati koruyacaktir. suçlu kesisin suçunu Itiraf ettigi ve topluca kesisle rin 200 kadar suçu ihtiva eden listeyi okuyup suçlunun cezasini da tayin ettigi. Buddistin söyledigi. yaptigi. sonra da tecrübî olarak hedefe ulasilm asi gayedir. düsündügü islerde gösterdigi zihin keskinl igi. Kon-sil'de de devam etti. akla gelen düsüncelerin tahlili. öte yandan hirs. Böylece ilk konsil Budda'nin ölümünü takip eden ay içinde Rajagaha'da toplanip daha sonra Pali metni denilecek kutsal kitabin ilk si fahi çalismalarini baslatti. Bu âlem ve i nsan ile ilgili gerçeklerin önce inanç olarak kabulü. kötü veya nötr olduklarinin anlasilabilmesi.Abhidhamma-Pitaka (genisletilmis doktrin.Sutta-Pitaka (vaazlar sepeti): Budda ve bazi sakirtlerinin devirlerindeki kims elerle konusmalari. onlarin özüne inilerek i yi. Bu çalismalar Vesali'deki II. Dogru niyet (ceht. zihnî nüfuz zarafetini ifade eder. 2. 3. [156] M. Ancak telkinini yasatmayi kurdugu Sangh a teskilâti üstlenmisti. h erkesin kendisine isik tutmasini istedi. dogru murakabe girer. Budda. geride bir kitap birakmadi. Dogru murakebe de bir yandan zihnin bir konu ya yöneltilmesi. Buddistin hayatinin üçüncü ve en yüksek seviyedeki durumuna isaret eder. fakat dog um kontrolüne karsi degildir. hile vb. Bu bölümün en eski materyelini. vaaz ve hitabelerini içine alir. dogru niyet girer. Dogru anlayis . yerine geçecek bir kimseyi de belirlemedi. Samadhi. Panna'ya dogru anlayis. Kral Asoka zamanindaki III. En es ki Buddist kutsal kitabi olan Tipitaka üç bölüme ayrilir: 1. Sutta'lar. Yüzyil) baglayanlar varsa da en eski Buddist Pali tarihî vekayinamesi olan Dipava msa'ya göre Pali metinlerinin yazili hale intikali M. çocuk düsürmeye karsidir. Bu ana maddeye dogru muhakeme. olmayanlarla ilgili hususlar. Rahip olan. nefesin kontrolü. bir kelime ile özetlemesi istendiginde o. bölümü tamamlandi. Buddist mümkün oldugu kadar.Ö. gayret) ise sonunda pisman olunacak veya basarisizliga düsülecek yollara gitmeyip ihlasla zihind e iyi duygular beslemeyi ifade eder. giyinme gibi konular bu bölümde yer a lir. zihnin duygusa l arzu. âlemi ve insan varligini dört kutsal gerçege göre anlamadir. Pali metinle rinde Asoka'nin adinin geçmemesini bu metinlerin daha önce tamamlanmis olmasina (M. kötülük. Bes Nikaya'dan olusur. 3.

ve baslikli listeler halinde sistem-lestirilmesinden ibarettir. Buddizm'in fels efe ve psikolojisi bu bölümdedir. Theravada kolundan olmayan Buddist mezheplerin kutsal kitaplari (Tripitaka), en b asta Sanskritçe'den Çince'ye tercümeler, Tibetçe ve Buddist melez Sanskritçe olarak muhafa za edilmistir. Çin Buddist kutsal kitap metinleri (San Tsang), özellikle Çin ve Japon Mahayana'si için en önemli kaynaktir. Buddizm'in Çin'e girmesinden itibaren Sanskritçe me tinlerin elde edilmesine ve tercümesine büyük ilgi gösterilmistir. Zamanla bu tercümelerin kataloglarinin yapilmasi gerekmistir (eskilerin en meshuru 730'da tamamlanan K' ai Yüan). Çince Tri-pitaka, J. Takakusu tarafindan 1924-1932 arasinda 85 cilt halind e basilmistir (Bu genis koleksiyonun az bir kismi Ingilizce'ye çevirilmistir).

Theravada kutsal metni gibi üç bölümden ibaret olsa da, diger Buddist mezheplerin kutsal kitap bölümlerinin muhtevasi ve yapilarinda farkliliklar vardir. Meselâ Tipitaka'nin Sutta-Pitaka bölümünde bir Çin koleksiyonunda ilk dört "nikaya"'ya tekabül eden dört agama bu unur. Sarvastivada'nin Abhidharma-Pitaka'si, Theravada'ninkinden, bazi konu basl iklari uysa da, kitap adlari bakimindan tamamen farklidir. Çin kutsal metnine birçok Çin Buddist yazilari (Zen de dahil) alinarak dördüncü bir bölüm olusturulmustur. Ayrica Çin etninde üç bölümde de birbirine karsi her iki tarafin kutsal yazilari da bulunmaktadir. Ancak belirtilmelidir ki Hinayana taraftarlari, Mahayana'nin kutsal metinlerini bunlar tarihen bilinmiyor diye kabul etmek istemezler. Mahayanacilar ise; Hinaya na'nin kutsal metinlerini güvenilir bulmakla beraber, kendi sutra'larina kendileri nin inandiklarini, onlarin da tarihî kökeni bulundugunu, Budda'nin onlardaki gerçegi te lkin ettigini, fakat Hinaya-nacilarin anlayamadiklarini, Nirvana'ya ulastiracak gerçek doktrinin ken-dilerininkinin oldugunu ileri sürmektedirler. [157]

N- Budizm'de Inanç Esaslari Buddizm'de iman ikrarina "tri-ratna" (üç cevher) denir: "Budda'ya siginirim, dhamma' ya (doktrin) siginirim, sangha'ya siginirim". Bu iman ikrari Pali metninde (Samy utta-Nikaya'da) geçmektedir. Sutta'lardan birinde; Budda'nin kim simsiki üç cevherin fa ziletlerine güvenirse onun karsiya geçmek üzere nehre girdigini (sotapanna), yani aydi nlanmaya kavusmaya,nirvanaya ulasmaya namzet oldugunu söyledigi anlatilmaktadir. I man Ikrarfndaki üç cevherden birisini kabul etmeyen Buddist sayilmamaktadir. Rahip o lsun veya olmasin bütün Güneydogu Asya Buddistleri, üç esasi ayri bir ezgi ile okumaktadir .

Budda, üç cevherin ilkidir. O, dinin kurucusudur. Ancak Buddist telakkiye göre, Gerçegi (dhamma) bilmesiyle digerlerinden temayüz eden bu insan, zaman içinde dünyada gerçegi bi len kalmayinca gelmesi beklenen Budda'lardan birisidir. Bu anlamda daha önce 24 Bu dda gelmistir. Buddizm'in kurucusu Budda, bunlarin yirmibesincisidir. Theravada düsüncesine göre Budda nihâi duruma erisince bedenî hayatiyla ebedilesmistir, artik zamanmekân boyutlari içindeki âlemle bir iliskisi kalmamistir. Mahayana'ya göre, Budda'lar, ölümlü insanlarin yardim için basvurduklari askin varliklardir. Dhamma, Budda'nin telkininin esasini, doktrinini, cihansümul hakikati ifade etmekle Hiristiyanlik'ta Hz. Isa, Islâm'da Kur'an'in yerine benzer bir öneme sahiptir. Dham ma, ontolojik olarak Budda'dan öncedir. Budda, dhamma'nin ifadesi, tarihî tezahürüdür. Bud da'lar zaman zinciri içinde gider, gelirler; fakat Dhamma ebedîdir. Bu, bir anlamda Y unanca Logos'a tekabül eden bir durumdur. Buddistler, Dhamma'ya bu anlamda siginir lar. Budda'nin hitabeleri, bu Dhamma gerçegini konu edinmistir. Bu gerçek, doktrindi r. Bu gerçege uygun yasanan hayat, Budda tarafindan "istikamet" olarak nitelendiri lmistir. Buddist inanca göre Budda'dan önceki 24 Budda gibi ondan sonra da, simdiki Budda devresini takiben Budda'lar gelecektir. Her Budda, insanlarin hakikati kay betmesi üzerine doktrini telkin için gelmektedir. Pali metninde ilki ve en önemlisi Me tteyya olmak üzere gelecek 10 Budda adi verilmektedir. Pali gelenegine göre bunlar, Hind kozmolojisinin 4 bölgesinden biri olan Jambudipa (Hindistan'da) bölgesinden gelme

ktedir. Her Budda, Dhamma'yi ögütlemedikçe, bir Sangha kurmadikça ve dine tutunmadikça Nirv ana'ya girmez. Sangha, dünyanin en eski bekâr kesisler, rahipler toplulugudur. Rahipler manastirlar da topluca münzevî olarak yasarlar. Ayrica rahibe toplulugu da vardir. Dilenci rahip lere "bhiksku" (Pâli: "bhikkhu"), rahibelere ise "bhikshuni" (Pâli: bhikkhani") denir . Ruhban hayati fakirlik, bekârlik ve sessizlige dayanir. Katil, hirsiz, esir, ask er, bulasici hastaliga yakalanan, bedenî maluliyeti olanlar disinda herkes rahip ve ya rahibelige basvurabilir. Rahip olmak için en az 20 yasinda olmak gerekir. Ancak 15 yasini bitiren teskilata alinabilir. Hattâ 7 yasini bitiren bile, eger ailesi r azi ise alinabilir. Baska din ve inançlardan dönenler, bir sinama devresinden sonra rahiplige kabul edilebilirler. Teskilâta ilk giren saç ve sakalini keser, san elbise giyer, yetkili rahibin önünde üç defa iman ikrarinda bulunur. Rahiplik adayi en az on r ahip önünde baskan rahip tarafindan imtihan edilir. Imtihan olumlu sonuçlanirsa kendis ine, dört vacip, dört büyük günah baskan tarafindan belletilir. Bir rahip, bu günahlardan bi risini islerse muvakkat olarak veya süreklice Sangha'dan çikarilabilir. Rahip, Sangh a'dan kendi Istegiyle de ayrilabilir, evlenebilir. Ancak rahip ve rahibe iken ev lenme yasaktir. Buddistler arasinda en büyük ayrilik, rahiplerle rahip olmayanlar ar asindadir. Rahip olmayanlar, Nirvana'ya eremezler (önceki hayatinda rahip olanlar hariç). Rahibin sadece bir takim elbisesi olur ve o da üç parçadan olusur: Gömlege benzer bir al tlik, bir kusakla bagli ve dize kadar varan bir çesit etek, dizlere kadar inen ve bir tarafindan sol omuza atilmis (böylece sag omuz çiplak birakilmis) bir örtü. Kiyafet eskiden sari (Tayland, Kamboçya ve Seylan'da hâlâ öyledir), orta çagda ise kirmizi idi (sim di Burma'da portakal rengi, Japonya'da siyah). Ayrica rahibin yiyecek için sadaka kâs esi, ayda iki defa kullanmak üzere tras biçagi, tesbihi bulunur. Rahip günde bir defa (ög le) yemek yer, tam bir cinsi perhiz sürdürür, hiçbir eglenceye katilmaz, para alip vermez , mal edinmez. Ayda iki defa rahiplerin suç itirafinda bulunduklari dolunay ve yen i ay günlerine, uposatha (upavasatha) günleri yani oruç günleri denir. Bu âdet, Brahmanizm 'deki soma kurbani devresindeki oruç günlerinden aktarilmistir. Yeni ayin ve dolunay in 7. günlerine de oruç günleri denir; fakat bu günlerde itiraf yoktur. Bu günlerde rahip olmayanlar da en iyi elbiselerini giyerler, dindar Buddistler dünyevî islerle ugrasm azlar. Rahiplerin suç itirafi, en az dört rahipten olusan toplulukta olur. Patimok-ha kaidelerini okumasi sirasinda okuyucu, her bölüm sonunda, bulunanlarin böyle bir suç isl eyip islemediklerini sorar. Varsa itirafi dinler, cezayi takdir eder. Buddist ma nastirlarina "vihara" denir. Sayisi 227'ye varan birtakim kaidelere, ufak tefek farklarla, bütün Buddist manastir ve ekollerinde büyük bir titizlikle uyulur. [158]

O- Buddizmde Inançla Ilgili Kavramlar a- Tanri: Budda'nin ve Buddizm'in tanri konusundaki tutumu daima tartisilagelmistir. Budda 'nin yaratici Tanri hakkinda ne söyledigi açik degildir. Aslinda onun devrinde tanri kavrami bilinmeyen bir kavram degildi. Ancak Brahmanlar, Tanriyi, insanlar tara findan zarar verilen, yaptigindan pisman olan, aldatilabilen, sihirle etki altin a alinabilen, zaaf ve düskünlükleri bulunabilen bir varlik olarak nitelendiriyorlardi. Iste Brahmanlara ve onlarin temsil ettigi dine tepki olarak yaratici Tanri ve o na yöneltilmis diger dinî kavramlara (ibadet, kurban vb.) ilgisiz, hatta karsi görülen T eravada Buddizmi, Caynizm ve Ajivika hareketi; kurtulus, ahlâk, gerçek gibi seylere yer vermekle tanri, ruh, kurban, kurtulusu inkâr eden Karvaka materyalistlerinin di ne karsi ateizminden farkliydi. Hint geleneginde monoteist, politeist, monist ve panteist tanri anlayislari vard i. Budda'dan nakledilen iman ikrari, Üç Cevher arasinda veya Sekiz Dilimli Yol'la il gili maddelerde tanri ile ilgili bir anlatima rastlanmaz. Ancak Budda'nin tanriya

karsi söyledigi bir söz de bize intikal etmemistir. Bu konudaki sessizligin, Yahudi lerin ahiret inançlarinda oldugu gibi, kutsal metinden kaynaklandigi dikkatten kaçma maktadir. Pali metni Budda'dan asagi yukari dört yüzyil sonra yaziya intikal ettiril -mistir. Bu uzun sifahi devrede gelismeler, ihtilaflar gözönünde bulundurulursa durum d aha iyi anlasilacaktir. Bunun*yaninda Buddistlerin ilgilerini kainatin kimin tara findan yaratildigindan çok izdiraptan, tenasüh çemberinden kurtulmak çekmistir. Ayn bir nokta olarak Budda'nin Hiristiyanlik'ta Hz. Isa'nin oldugu gibi, ilgi odagi hali ne gelmesi, onun tanrilastirmasina yol açmistir. Budda bütün putlarin kirilmasini^emre tmesine ragmen onun heykelleri yapildi, zamanla tanrilastirildi. Eger bir tanri k avrami olmasaydi Budda'ya böyle bir durum nisbet edilmezdi.

Caynizm de Buddizm gibi ateist bir elin olarak nitelendirmektedir. Ancak Sthanak avasi adli bir Caynist mezhebi taraftarlarinin önceki Caynizm'in ateist oldugunu i leri sürmeleri hatirlanirsa, benzeri bir durumun sonraki Theravada Buddistlerince ileri sürülmüs olabilecegi düsürülebilmektedir. Bunun yaninda Buddizm, yayildigi yerlerde, birçok din, inanç, kültle karismistir. Böylece Mahayana'nin çesitli ülkelerde ayrintida fa rkli bir tanri anlayisi olusmustur. Bu anlayis, insanligin kaderini elinde tutan bir yaratici Tanri yerine, ezeli Budda'yi koymakla gerçeklestirilmistir. Adi-Budda kavrami Nepal ve Tibet'ten Buddist Asya ülkelerine yayilmistir. Bu kavramin Islâm'i n, Asya'da gelismesi sonucu, Buddizm'de de Islâm'daki gibi bir tanri kavrami bulund ugunu göstermek üzere gelistirildigi de ileri sürülmüstür {Bk. DCR, 29 b). Budda böylece Mutl k Varlikla bir tutulunca onun üç tabiati oldugu gündeme getirilmistir (Budda-kaya). Bu nlardan ilki Budda'nin mutlak, ezeli varlik olarak dharma, yani gerçekle iliskili vücudu (dharma-kaya); ikincisi semavî, ölümsüz ve mes'ut varligi; üçüncüsü de Gotama olarak b ligidir. Tibet'te Avalokitesvara, Budda'nin merhametini ve hikmetini ifade etmek te, dinî lider Dalay Lama onun bir hululü olarak görülmektedir. Yine Nepal ve Tibet'te Ad i Budda'nin pratik bir dhar-ma-kaya ifadesi, Çin ve Japonya'da da Amitabha (amida) adiyla yayginlasmistir. Bu; iradesi, hikmet ve sevgisi bulunan, inayet, merhamet , kudret ve bilgi sahibi bir yüksek ulûhiyeti ifade etmektedir. [159]

b- Karma ve Tenasüh: Hint dinlerinde ortak "karma" ve "tenasüh" (samsara) inançlari Buddizm'de de vardir. Karma; is, davranis anlamina gelen, fakat çogu defa isleri yöneten, bu ve gelecek h ayatta bir çok maddî etkileri bulunan kanunu ifade eden bir terimdir. Bu terim, eski Vedalar devrinde gözükmez, Upanisadlarla ortaya çikar. Karma, bu ve gelecek hayatda-ki sosyal farkliliklar, iyi-kötü kaderin önceki hayatta yapilan iyi-kötü isler sonucu olustu gunu ifade eder. Budda'dan önce karma böyle bilinmektedir. Karma kisinin içinde bulundu gu kast dilimine göre degismeyen görevi, bir çesit mecburi kader anlayisidir. Budda ir adî davranisa isaret etmistir. Her sey yapilan fiile, o da anlayisa baglidir. Karm a, Buddizm'de, anlasilmasi zor bedeni bir güç olarak görülmektedir. Karma-nan çikmasiyla ha yat cevheri asli bilgisini yeniden kazanacak ve orada hareketsiz kalmak üzere âlemin zirvesine yükselecektir. Iste bu hayat gücü, bir dinamo gibi, insanin hislerini, ümitle rini, sevdiklerini-sevmediklerini ve ömür boyu yaptiklarini, potansiyel olarak tasiy arak, yeni bir varliga aktarmakta yeterli imkana sahiptir. Dolayisiyla karma, ki sinin iradesiyle yaptigi seyi ve bunun sonucunu kapsar. Yapilanlar, kisi için kaçila mayacak bir sonuç getirir. Herkes böyle bir karma'yi miras alir. Bunu diger karma ta kip eder. Bu bir determinizm degildir. Çünkü kendi karmasi içinde herkes iyi veya kötü is ya pmakta hürdür. Kisinin kendi karma'si onu mecbur etmemektedir. Buddist görüse göre yeni ka rma için önemli olan davranis degil, iradedir. Karma'nin semerelerini fail ya bu hay atta ya yeni dogumda veya daha sonraki dogumda görecektir. Buddist görüse göre hirs, kin ve hilenin aldattigi kimsenin karma'si kötü, aksi de iyidir. "Budda'dan önce Hindistan'da tenasüh ve karma inanisi var miydi? Budda bu iki kavram i insanda sürekli bir nefs, ruh bulunmadigini ifade eden "anatta" doktrini ile nas il uzlastirdi?" sorusu Buddistler için önemli bir konuyu ortaya çikarir. Zira bu Hindi stan'da tamamen Bud-distlere has bir doktrindir. Buddistler, ayri bir ruh yerine

ruhsal tezahürleri (duygu, irade, suur, idrak vb.) bedenle bir bütün olarak almak yol uyla insan kavramina giderler. Yani insan, bedenle zihnî özelliklerin bir bütünüdür. Bunlar güzel bir anda, dogumda bir araya gelmistir; aci bir anda, ölümde ayrilacaklardir. Bud dizm'de beserî bir fert, 5 "khanda" (grup) içinde düsünülür. Bunlar bedenî, hjssî, suürî, ira parçalardir. Bu 5 grup, ömrün çesitli safhalarinda degisik görüntüler ve nitelikler sergiler. Ruhu kabul etmemek ve "anatta" doktrini Buddistleri tatmin etmedigi için "Pudgalava din'ler" denilen bir mezhep, ferdî ruha yeniden yer vermek zorunda kalmis; fakat di gerleri bu gelismeye karsi çikmislardir. Karma ile ilgili ve ülkemizde daha çok bilinen bir buddist dtnî ve felsefî kavrami tenasüh tür (samsara: yeniden dogus, tekrar-tekrar gelme). Tenasüh, bir hayattan ötekine geçisi ifade eder. Ondan kaçinmak mümkün degildir. Zira Buddist ana izdirap doktrininin, tek bir hayat süresinde anlasilmasi gerçeklesmez. Tenasüh bitmek bilmeyen bir yeniden dogu s silsilesidir ve içinde bir eziyet, çile yumagi tasir. Tenasuh, sadece insan seklin de degil, en küçük sinekten insana kadar bütün canli kategorilerini içine alan bir yeniden h ayata dönüstür. Ancak sadece insan olarak gelindiginde tenasuhtan kurtulup Nirva-na'yi kazanmak mümkün olabilir. Bu arada belirtilmelidir ki "Buddizm'de tenasuhla yeniden dogan nedir?" sorusu, ruhu kabul etmeyen Bud-distlerin onun yerine ikame ettikl eri kavrami anlamak kadar zordur. [160]

c- Nirvana: Nirvana (Pali dilinde Nibbana), kelimesinin kökü oldugu kabul edilen "nibbati" fiili , üfleyerek serinletmeyi ifade etmektedir. Ilk Buddist geleneginde bu kelime, "ser inlemis", yani arzu ve ihtiraslarin, kötülüklerin atesinden kurtulmus, sakinlesmis ide al adam olmayi dile getiriyordu. Böyle bir insan "aydinlanma"ya kavusmus, Nirvana' ya ermis olarak nitelendiriliyordu. Buddizm böylece yeni bir insan tipi getirmis ol uyordu. Bu insan, "klesa" denilen ve sayisi mezheplerarasinda 10, 16, 26, 30 ola rak degisen manevî kirlerden arinmis, fakat ömrünün geri kalan kismini tamamlayan bir ki mse idi. Bu kimse, "klesanirvana"ya ulasmis, ömrü bitip cismanî hayata veda edince de Nirvana tamamlandigindan "pari-nirvana"ya varmis sayiliyordu. Nirvana (nibbana), Pali metinlerinde durgunluk, dinginlik, huzur, - arinmislik v e ölümsüzlük seklinde nitelendirmektedir. Bazi batili bilginler Nirvana'yi yokolma seklinde anlamislarsa da bu isabetli degildir. rBudda, insani duygu ve arzulan bir atese benzetmis, Nirvana'yi da bu atesin sönmesi seklinde açik lamistir. Budda'nin bas sakirdi Sariputta îtlpatissa, Nirvana'yi "Istek ve tutkula rin, kin ve nefretin yokolmasi, yanilarak yolunu sasirmaktan kurtulma" seklinde tarif etmistir. Hinayana mensuplarina göre Nirvana; varlik, ihtiyarlik, ölüm ve izdiraplardan kurtulma dir. Ancak Nirvana; yokolma degil, yüce gerçegin gerçeklesmesi, ihtirasin yokolmasidir . Mahayana mensuplarina göre de Nirvana yokolma degildir; fakat o , bir baris, mükem mellik kazanma, hikmet kemaline ulasma, sonsuz mutluluga kavusmadir. Mahayana fe lsefî ekollerinin gelismesiyle Nirvana, Budda'nin mahiyeti ile ilgili Mutlak kavram i, nihâî realite ile bir tutuldu.

Buddizm'de Nirvana'ya ulasmis bir kimsenin ölüm sonrasiyla ilgili açik bir bilgi yoktu r. Öldükten sonra Budda'nin ne oldugu sorusu Buddizm'de hep sorulagelmistir. Budda'ni n kendisi de Nirvana'ya erismis bir kimsenin öldükten sonra varligini sürdürüp sürdürmeyecegi konusunda kesin bir açiklama yapmamis, bu konuda herhangi bir sey söylemenin yaran ol mayacagini savunmustur. Çesitli varliklardan birisinin seklinde tenasuhla tekrar düny aya gelinecegini kabul eden Bud-dizm'e göre, kötü amel isleyenler kötü karmalariyla Içinde b ulunduklari kalpa'nin sonundaki cehennemde, iyiler de gökde, cennette tanrilarla b irlikte {Mahayana'ya göre) ikamet ederler. Ancak bu cennet-cehennem devresi ilâhî dinl

erdeki gibi nihâî ve devamli degildir. Bud^ distler, tanrilarin saadetli hayatlarini n da geçici oldugunu kabul ederler. Onlara göre gerçek saadet, nihâî, tenasuhsuz kurtulus, yani izdirapli hayata tenasuhla tekrar, tekrar gelmekden muaf olma, ancak Nirvan a'ya kavusmakla mümkün olabilir. [161]

d- Metteyya: Hiristiyanlik'taki Mesih, Faraklit gibi Buddizm'de gelecek bir kur-tarici sahsiy et, inanci ve beklentisi vardir. Bu kurtaricinin secere, sülale adi Metteyya (Mait reya), esas adi Ajita'dir. O, simdi deva'lar âleminde Tusita cennetindedir. Onun h ayatinin safhalari, Gotama Budda'ninkiyle benzer olarak geçecegi kutsal metinlerde yazilidir. Bu gelecek Budda inanci ile ilgili eskatolojik ümitler, diger bir deyi mle âhiret beklentileri, bir kurtarici tasavvuru içinde, bir çesit Buddist mesihçiligi o larak özellikle Orta Asya ve Burrfta basta olmak üzere, Buddist ülkelerde önemli bir kon u olusturur. Tibet ve Mogolistan daglarindaki kayalara "Gel, Maitreya, gel!" yaz isi kazilmistir. Budda, dini tamamlayamadigini, kendinden sonra Metteyya, yani h erkese, âlemlere rahmet bir kimsenin gelip bu isi tamamlayacagini ifade etmistir ( Le Saint Coran, trc. Muhammed Hamîdullah, Paris 1989, s. 375) Metteyya, simdi "Bodi satva"dir. [162]

Ö- Buddizmde Ibadet, Ma'bet ve Ahlâk Ibadet ve dua, ulûhiyet anlayisina baglidir. Bu sebeple bazi dinler tarihçileri, Bud dizm için varsaydiklari ateizme paralel olarak, bu dinde dua ve ibadet bulunmadigi ni yazmislardir. Bununla beraber onlar da Buddistlerdeki dinî baglilik v e dinî uygulamalarin farkindadirlar. Budda zamaninda bütün is, izdirabin kavranilm asi ve giderilmesiyle ilgili dört kutsal gerçek, Sekiz Dilimli Yol, kisacasi Nirva-na 'dir. Budda sonrasi, ondan kalanlarla ilgili stupa, onun heykellerinin konuldugu yerler olarak pagodalar ortaya çikmistir. Vihara'lar (manastirlar), ilk seklini Bu dda devrinde gezici kesisler ve yardim toplayicilarin biraraya geldigi bahçelerden (arama'lar) almistir. Öte yandan magaralardaki basit ikamet yerleri zamanla muhtes em magara manastirlarina dönüsmüstür. Budda'dan sonra kutsal seyler, yerler ve günler, onun la ilgili olarak belirlenmistir. Ayrica dinî vesilelerle kutlanan senlik günleri de vardir. Ister Sangha üyesi, isterse de kesis veya rahip olmayan kesimden olsun bir Buddist, "Üç Cevher" (Buddist amentüsü), "Sekiz Dilimli Yol" ve "bes emr"e baglidir. Bes emir için de en önemlisi "ahimsa"dir (öldürmemek, zarar vermemek). Buddizm'de canlilar birbirini n akrabasi sayilir, hiçbir canliyi incitmemek hedef alinir. Tenasüh inancina göre bugün hayvan olanin sonraki hayatta insan, insan olanin da hayvan olarak gelebilecegi kabul edildiginden hayvanlara zarar vermekten çekinilir. Hayvana zarar verenin son raki hayatta dünyaya hayvan olarak gelecegine ve ayni muameleyle karsilasacagina in anilir. Bundan dolayi bir Buddist için kan dökmemek, zarar vermemek çok önem tasir. Hindistan'da önce "cetiya" denilen tümsek veya toprak yiginiyla ilgili halk kültü, Buddi zm'de Asoka zamanindan itibaren kesis olmayan Buddist halk kesiminin içinde Budda ve önemli Buddist erenlerinin (arahant) hatiralarinin saklandigi için tazimde bulund uklari stupa'lara dönüsmüstür. Buddist kutsal metinlerinden Maha Parinibbana Sutta'ya göre Ananda, Budda'ya ölümünden sonra ondan kalanlarin nereye konulacagini sormus; o da st upa yapilip orada muhafaza edilmesini istemistir. Buddizm arastirmacilari bazi se beplere dayanarak bu bilgiyi isabetli bulmamaktadirlar. Ilk stupalar, genellikle tastan yapilmis yari küre, kubbe ve etrafi parmaklikli yapilardir. Hindistan disi ndaki stupalara örnek, Burma BuddIstlerinin günümüze kadar haftada bir defa ziyaret ettik leri, içinde Budda'nin saçindan bir tutam saklanan Rangoon civarindaki Shway Dago

n verilebilmektedir. Seylan'da stupa'dan gelismis Buddist kutsal yapilarina "da gaba" denilmistir. Bununla beraber bu iki kelime her zaman ayni anlama da gelmez. Bütün stupa'lar dagaba degildir. Çünkü onlarin bir hatira odasi bulunmayanlari da vardir. Avrupa'da Portekizliler ve Ingilizler'den kaynaklanarak daga-ba'nin pagoda hali ne getirildigi düsünülmektedir. Ancak bu konudaki bilgi eksiligi Farsça'daki "bütgede" (Put evi) kelimesinin unutulmasindan ileri gelmektedir. Pagodalarda Budda'nin he ykeli bulunmaktadir. Önceleri bulunmazdi. Buddizm disaridan etkiler almis ve bu deg ismeler olusmustur. Ilkin Hindistan'da M.Ö. 1. Yüzyil ve milad arasi ya bhakti dinda rligindaki tanri kavramindan veya Kuzeybati Hindistan'daki helienist etkilerden b u heykel kültüne bagli tanrilastirma eylemi gelismistir. Bu gelisme, çesitli Asya ülkele rinde mahallî tezahürler göstermistir.

Bir Buddist pagoda'ya girdiginde Budda'nin heykeline ta'zimde bulunur. Ona çiçek, tütsü sunar, isik, ates, mum yakar. Bu arada sunduguyla ilgili bazi seyler okur. Meselâ "Ben bu güzel isigi Aydinlanmis Olana sunuyorum. Bu degerli hareketle karanligi da gitmak istiyorum" der. Buddist, Budda'nin heykeli karsisinda ta'zim davranisi ol arak diz çöker, ellerini yüzünün önünde avuçlarini birlestirmis oldugu halde tutar; bazi ta'z durumlarinda alnini yer©, koyarak tam secdeye kapanir. Manastir toplanma salonlari nda topluca tazimler, genellikle kutsal metinler veya bunun için hazirlanmis yazil ardan okunarak birlikte yapilir. Bu is kesisler için her gün sabah-aksam tekrarlanir . Kutsal günlerde kesis olmayanlar da günün özel programina katilabilirler. Bu programin sabit bir sekli yoktur. Programin düzeni ve genisligi, yönetici yetkili kesise bagl idir. Kutsal günlerde genellikle ileri gelen bir kesis Buddizm'in telkinati veya a hlâkî, manevî emirleri konusunda vaaz verir. Çin Buddizminde az sayidaki tahsilli kesis ve mistik disinda dindar Buddlstler için B udda'lar ve bodisatva'lar tapinma nesnesidir. Bu, Amida'ci veya Temiz Ülke mezhebi ne bagli olanlar için böyledir. Bu mezheplerin manastirlarindaki ezberden birlikte o kuma salonlarinda Âmitabha {askin Budda ebedî isik) ve iki büyük yardimcisinin heykeller i bulunur. Bunlara "Budda'nin adina" diye ta'zim edilir, tapinilir. Bunun sebebi , bütün canli varliklari kurtarma ve bir budda olmadir. Bununla beraber Çin'deki Buddi st ve Taoist tapinaklarda kesis veya rahip olmayanlar; hastaliktan kurtulma, refa h, basari, oglan çocugu isteme gibi dünyevî sebeplerle tapinirlar. Çin'deki bu Amida tap inmasini gerçek bir teizm olarak görenler vardir. Onlar, Amitabha'nin asagi yukari t anri sifatlarina sahip oldugunu; Avalokitesvara'nin, bir bodisatva olarak, kurta riciligini; Temiz Ülke'de yeniden dogmanin ebedî kurtulusa tekabül ettigini kabul ede rler. Bu sebeple yine onlar, dindar Buddistle-rin alçakgönüllülükle atesli bir sekilde ve uzun uzun gönülden dua ettiklerini de buna eklerler. Budda ile ilgili olarak, ondan sonra, belirlenen kutsal seyler sunlardir: 1- Budda"nin heykelleri, 2- Budda'nin hatiralari, 3- Bo veya Bodhi Agaci. Budda heykelleri asagi yukari M.Ö. I. Yüzyilda kullanilmaya b aslamadan önce Budda'yi temsil eden semboller olarak Budda'nin hatiralari, Bo Agac i vardi. Budda heykelleri, genellikle onun oturup bagdas kurmus Incir Agaci alti ndaki meditasyona dalmis halini tasvir eder. Ayakta ve yatan heykelleri de vardi r. Budda heykelleri yaninda, Hiristiyanlik'ta Meryem, azizler ve meleklere tekabül eden Bo-disatva'lann heykellerine de ta'zim gösterilir. Budda'nin öldükten sonra yaki lmis cesedine ait bazi kalintilar, hatiralarin hâla büyük pagoda'larda bulunduguna ina nilir. Mesela Seylan'da Kandy'de Kutsal Dis Tapinaginda onun disi, Burma'd a Rangoon'da Shwe Dagon Pagodasinda ise saçi bulunmaktadir. Bodhi (Bo) Agaci, Budda 'nin Neranja-ra nehri kiyisinda simdiki Gaya, Uruvela'da aydinlanmaya ulastigi i ncir cinsinden agaçtir. Budda'nin gözde sakirdi Ananda'ya sorularak bu agacin tohum fidani alinip yetistirildigi ve birçok yere dagitildigi ileri sürülmektedir, Aslinda k utsal agaç kültü, Budda'dan önceki Hindistan'in bir gelenegidir. Budda ile dogrudan ilgil i degildir.

"Mahallî" manastirlarda Patimokha kurallarinin okundugu dolunay ve yeni ay günler ine eklenen iki çeyrek ay^ gününden olusan dört Uposattha günü kutsal bilinir. Lumbini.Öldügü yer olarak Uttar-Pradesh'te Kushinagara. Kadinlard a da ahlâk-fazilet esastir. Buddizm'in ilk bin yillik gelismesinde evlenme ta kir edilmisse de. hile. giydirilmesi gibi vesilelerle yapilir. Buddistlerin kutsal günleri aylik ve yillik olarak iki çesit olup' Budda'yla ilgilid ir: 1.. derecelendirilmesi. zamanla bazi tavizler verilmistir. Burma ve Tayland'da böyle degildir. böyle yapar. o ruç tutar ve manastirda r meditasyona vakit ayirirlar. hareketlerini yavaslatacak. adlan verilmeksizin Pati metnindeki Maha-parinibbana Sutta'da geçmektedir. Buddistlerin senlikleri ya böyle kutsal günler dolayisiyla veya m anastir hayatindaki kesislerin görevlendirilmesi. olmasin her buddisti baglar. 3. kesis adayina kefil o lmak. Buddist cömert olacak. kisinin tutum ve davranisiyla aydinlanmaya ulasmasi gayesine bag lidir. Bunlara ke sis olmayanlar için üç. 2. Güney Asya ülkelerindeki Buddis tlerden. misafir agi rlamak gibi yardim. Bu gün. Kapilavastu'dâ bir koru idi. Burada bir stupa y apilip onun kalintilari orada muhafaza edilmistir. Mi lletlerarasi pazar tatil günüdür. Bu dört yer. nefesini. kin. Bu dört gün gelenege. Onlardan daha dindar olanlar. 4. maddî se ylere baglanmayacaktir.Budda ile ilgili kutsal yerler olarak ziyaret edilen Kuzeydogu Hindistan'da dört ye r vardir: 1. bedenini kontrol edecek. Genis manastir kalintilari yan inda stupanin da bugün ayakta olmadigi görülmektedir. Burada yapilmis Iki stupa bilinmektedir. Gaya'da bir Seylan krali tarafindan "Büyük Aydinlanma Manastin" yaptirildi. Sarnath'da manastir kalintilari büyük bir alani kaplamaktadir.Budda'nin Nepal'deki dogum yeri olan Lumbini. nefret. Buddizm'de ahlâk. yillik kutsal gün olarak. özel törenler ve halk senlikleri yle kutlanir. saçl arini yeniden kazirlar. Budda'nin bedeninin ölümü sonrasr yakildigi yerdir. 2. hirs. yaslilara ait az bir kesim. Kesisler bu sürede halki va azlarla egitirler. günler Hiristiyanlarin pazar günü gibi tatildir. Muson yagmurlar i dolayisiyla kesislerin manastirlardan ayrilmamaya mecbur kaldiklari Temmuz'un ilk günü ayin dogmasindan Aralik dolunayina kadarki süredir. söyledigi ve düsündügü her se . Bir-Buddistin yaptigi. Kesisler Uposottha günlerinde. aydinlanm asi ve nihaî nirvana'y^a gir-v mesi kutlanir ve anilir. Yeni pagoda ve manastir yaptirmak. Budda devrinde içinde hikmet ve ilahiyat konularinin tartisildigi bir geyik parki idi. Sekiz Dilimli Yol ile ilgili çalisma yapar. Budda'nin manastir disiplin kurallar ini ilân ettigi Vinaya'ya atfen kutlanir. Seylan'da bu. sehvet gibi kötü huylardan uzaklasacak. Ayrica kesisler için Patimokkha kurallari vardir. Bekâret. Buddist. Imparator Asoka burayi ziyaret etmis ve üzeri kitâbeli bir de sütun diktirmisti. Güneydogu Asya ülkelerinde bu. Bütün bu dört yer ziyaret edilmektedir . yardimlasma. Çinli meshur seyyah Fahsien ve Hsüan Tsang da buralari ziyaret etmis ve haklarinda bilgi vermislerdir. Kushinagara {eski adi Kusinara).Mayis ayinin dolunay gününde. Buddizm'i tanitan yayimlarla. cinsî tatmin i. bütün kötülüklerin kaynagi olarak görür. Yine yillik bir dinî devre. Buddist felsefesi.Ilk vaazini verdigi Benares yakinindaki Sarnath'daki geyik parki. Asoka burada da bir sütun diktirmisti. ortak tatil günüdür. hayir islerine yardim etmek. göre kesis olmayanlar için dinî tören nidir. dayanisma faaliyetleri tesvik edilir. Bes temel ahlâkî prensip kesis olsun. en yüksek idealdir. Budda'nin dogumu. kesis olanlar için de bes emir daha eklenir. Bu günden üç ay önce subat dolunay günü.Bihar'da simdi Bodhi Gaya denilen aydinlanma yeri. bedenî sükuneti kazanacaktir. zihni olgunluk ve p arlakligi. Sarnath. Sekiz Dilimli Yol d a bütün Bud-distler içindir.. zihnini. kesislere yiyecek yardimi yapmak.

New York 1962. New Delhi 1970.G. çesitli törenler icra edilir. "Le Buddhisme Indien". Parrinder. Burma ve Tayland gibi nüfusun çogunun Buddist oldugu yerl erde ölüyü yakma. ölünün ruhu lgili âleme geçmesi için yardim gibi. Garol. Paris -1921. Çev. . bozulm asindan kesislerin ibret almasi Istenir. Fransizcaya ter. Ed. 68-111 . Britain 1976. 161. Parrinder. "Buddhism". Bu yakma isinde. VVorld Religions. özde Buddizm'e uymayan (Buddizm'de ruh kavraminin olmamasi açisindan) seyler yapildigi gibi. Günümüzde ceset için uygulamalar farklidir. 196-206. London 1975. Londo . çok fakir kimseler yakifmaz. 1/1146-1215. Gr. Istanbul 1981. ölünün ailesini teselli. Erich From. A.G. Trevor Ling. Parrinder. Abidin Itil. 7 gün boyunca çesitli kesis gru plarinin büyük katkilarinin geçtigi. Le Bouddha. Yakilmayan cesetl er açik bazi alanlara konup onlarin vahsi hayvanlarda parçalanmasi. . Seyl an'da ancak zengin aileler yakma yönüne giderler. Çev. The Great Religions of the Modern VVorld.VValter Ruben. Hinduism and Buddhism. Hopkins. büyük çogunluk ölüleri gömerler. Histoire des Religions. gömülür. Christmas Humphreys. George Grimm. The Buddha. .F.A. 62-87. "Buddhism".265. 261-270. nesr. A Reader's Guide to the Great Religions. bunu gün boyunca sürdürmesi istenir. Brandon. 139-173.E. Psikanaliz ve Zen Budizm.Bölümün Bibliyografyasi Andre Bareau. E. tesbihi kutsal görür. . Buddistler. Ölüler yakilsa da bu gene l bir uygulama degildir.. Foy. Reynolds. France 1983. 171. Kari Relschauer. 148-173. 98-136. DictionnaIre des Religions. A Dictionary of Comparative Religion. London 1974. 152-157 . ancak yakma daha alisilmis yoldur.E. ölüm den sonraki 3-7 gün arasinda yapilir.W. The Religions of India.G.G. Buda ve Ögretisi. Güneydogu da hem yakma. 32. Çocuklar. The VVorld's Living Religions. 71. New York 1962.Frank E. IRichard A. Foucher. nesr.A. aile üyeleri ve dindaslar arasinda malî ve dinî yakinlik olusturdugun a inanilir. . Asian Religions. A Book of VVorld Religions. New York 1971. London 1970. London 1977. Buddh ism. H. Ankara 1947. The Doctrine of Buddha. W. Ilhan Güngören. Oldenberg. mum yakarlar. [163] V. Bu. Sir Charles Eliot. New Jersey 1947. Gr. Man's Religious Ouest. Istanbul 1981.in farkinda olmasi. doktrinle ilgili konu lan telkin de yer alir. Gallimard 1970. Britain 1978. 120. Delhi 1973 Ilhan Güngören.E. London 1965. 1-14. Bu törenlerde. S. Buddhizm Tarihi. önemli kimselerin mezarina çiçek sunar. Nigosian. Buddistler. Onlarin bazi inanç ve dinî gelenekleri mezh eplere göre degisir. hem de gömme yoluna gidilir. S. Buddhism. kokusmasi.

156-223. Bu öz ellikleriyle ilahi dinler vahiy mahsulü sayilmakta ve vahiyle ilgilendirilmektedir . Bu terimin ancak gögü Ta nri'nin mekâni olarak gören dinler için dogru bir nitelendirme olabilecegi belirtilmel idir. peygamberler vasitasiyla insanlik âlemine gönderilen. ilâhî din olarak nitelendirilmekte ve kabul edilmektedir. Tomlin.C. bir peygamberin g etirdigi hükümlere insanlarin uymakta ihmal göstermesi. Gr. Gr. Islamî anlayista bu gel isme. Ilâhî dinlerde Yüce Tanri inanci oldugundan. onu insanlara bildirmekte ve ona uymalarini istemektedir. Britain 1979. 109-150. . "ilâhî" kelimesinin tam karsiligi olmadigi gibi.) insanlar arasindan seçtigi kimselere özel bir tarzda bilgi vermesi olarak algilanmaktadir. . Dolayisiyl a din. VVatts. Zamanla. Ringgren-Ake. An intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. Vahyi alan kimseler.DT. Bu vahiy de. göge ait. Suzuki. London 1971. bir mekâna degil. "The Buddhists". 161-181. 49-105. Yüce Allah tarafindan gönderilen bütün peygamberle rin teblig ettigi din.H. Ülkemizde "ilâhî din" yerine "semavî din" deyimi kullanildigi. Lond on 1967. Tomas. Britain 1977. Schoeps. .Ninian Smart. Russel Webb.n 1977. dogru yoldan ayrilmasi durumun da yeni elçilerle emirler yenilenmekte ve pekistirilmektedir. Kur'ân-i Kerîm'de dört yerde geçmektedir[165]. Religions of Mankind. "Semavî" kelimesi.Ninian Smart. Muhammed'e kadar gelen vahye ve peygamberlere dayan an dinî gelenege "Islâm" adini vermektedir. peygamber olarak Hz. Islâm. konuya açiklik getirmekted . vahiy mahsulü olan dinlere "Ilahî Din" denilmektedir. kitap olarak Kur'ân. hatta Kur'an' da adi geçen dinler de ilâhî din olarak nitelendirilmektedir. b ir mekân da ifade etmektedir. Edward J. Gr. .H. Allah'in {C. 23-40[164] VI. Muhammed Ile noktal anmistir. Çünkü bazi dinlerde gök tanrilari (sky gods) bulunmaktadir. Tomlin. din olarak Islâm. Yüce Tanri (high god) te rim ve kavrami özde farklidir. Yahudilik ve Hiristiyanlik. London 1975. Kur'ân-i Kerim. London 1977. 194-230. Islâmî anlayista Yüce Allah mikandan münezzehtir. V. London 1966. Bakcground to the Long Search. Hz. F. F. Paris 1952. Kutsal kitabi Kur'ân'in geldigi gibi yazilmasi. Bu anlamiyla semavi kelimesi. ezberlenmesi özelligiyle dinler arasinda ayri bir yere sahiptir ve "hak din" geleneginin en iyi örnegini yansitma ktadir.BÖLÜM ILÂHI DINLER Allah tarafindan. Britain 1977. Kur'ân-i Kerîm'in b azi sûrelerinde yer alan ve ayni sekilde baslayan üç âyet[166]. London 1973. 258-268. Alan W. Ström. The Way of Zen. . The iife of Buddha.J. An introduction to Zen Buddhism. bu "semavî" dey imi yine uygun düsmemektedir. Our Religion. Les Grands philosophes de l'Orient. dogrudan ulûhiyete nispet edilmelidir. The History of Buddhist Tought. The Religious Experience of Mankind. 359-390. gökle ilgili bir anlam da içermekted ir. Âdem'den Hz. yani peygamberler. 220-228. "Hak din" deyimi. bazen bu deyimin baslik y apildigi da görülmektedir.

Genel Bilgi Yahudilik. millet mi oldugu pek açik degildir.D.[169] Kutsal kitaplarinda yer alan ifadelere dayanarak Yahudiler. Beyt u'l-Makdis). Kudüs'teki Ma'bed'dir (Ibranice. benzerinin bulunmadigi ve bu sebeple de tarifinin güç oldugu söylenebilmektedir. Konunun daha iyi anlasilabilmesi. kendilerini dünya mille tleri arasindan seçilmis kavim olarak görmektedir. verdikleri sözü yerine getirmemelerinden kaynaklandigi. Yahudiligin Dinler Tarihi'nde özel bir yeri bulunmakta ve bu din. Onlara göre. yasayan ilâhî kaynakli dinlerin en eskisi. Ibranî. birini digerinden ayirmak zorlasmistir. onun kendi ne ait özellikleri ve nitelikleri bulunan bir din oldugu. bu terimlerin bilinmesine baglidir.ir. Musa'nin sahsinda Tora'yi (Tevrat'i) onlara göndermistir. Israilogullari gibi terimlerle adlandirilm aktadir. Arapça.Yahudi. Bu âyetlerden ikisine ait ortak ibarenin meali söyledir: "Ortak kosanlar istemese de.'de. Hiristiyanlik ve Islâm islenecektir. B ugün yeryüzünde Yahudilik'i din olarak benimseyenlerin sayisi 18-20 milyon civarindadir . Bundan dolayi bu din. Yahudiligin sembolü. vahye dayanan kutsal kitaba ve peygamberlere yer ver mesiyle millî dinlerden. Biz de. geri kalani Avrupa'da ve dünyanin diger ülkelerinde yasamaktadir. Aslinda bugünkü Yahudiligin bir din mi.[167] Ilâhî dinler basligi altinda. dünya literatüründe Yahudi. Bunlarin 4.B. O. [170] a. burada. bir "ahit" dini olarak da b ilinmektedir. dördüncü oglunun adi Yahuda'dir. yaniisda olsa.4 milyonu Israil'de. bütün dinlerin üzerine üstün kilmak üzere. Çünkü Yahudilikte din ile irk içice g rmis. Ancak bu din. bu terimler kisaca açiklanacaktir. Tahrip edilmeden önce Ma'bed'in bir odasi Ahit Sandigi'na ayrilmistir . Tartismayi bir kenara birakarak. yedi kollu samdan ve alti köseli yildizdir. bu genel kuralin disina çikmayi uygun bulmadik. Sina'da bu kavm i kendine muhatap kilmis. hidayet ve hak din ile gönde di". onlarla ahitlesmis. Filistin'in güney bölgesinde kuru . Bu sebeple. millîlestirilip bir irka tahsis edilmesiyle de ilâhî dinle rden farkli bir durum göstermektedir. Yahudilik'in Babil Sürgünü'nden sonra millî bir din haline getirildigi kanaati yaygindir. kutsal kitaplarinda ye r alan "Balam" hikayesin-deki su cümle tarif etmektedir: "Iste ayrica oturan bir k avimdir ve milletler arasinda sayilmayacaktir". tek Tanri'ya. Onun a dina izafeten Israilogullarina Yahudi denilmistir. peygamberini. burada. Bu kavim. Geçmisi birkaç bin yil geriye giden bu dinin en ön emli özelliklerinden biri. ilâhî kaynakli en es ki din olarak nitelendirilmektedir. Bet ha-Mikdas. Yahudilik. Tanri. [168] A. irk m i. Israilogullari ile Tanri arasindaki "ahd"e kutsal kitap larinda genis yer ayrilmasidir. 6 milyonu A. hem kendi kutsal kitaplarinda hem de Kur'ân-i Kerîm'de belirtilmektedir.YAHUDILIK 1. fakat mensubu en az olanidir. Ibranî ve Israil Terimleri Yahudi: Ishak oglu Yakub'un oniki' oglu vardi. Israilogullarinin basina gelen bütün sikintilarin onlarin bu ahde uyma malarindan. Aslinda "Ilâhî Din" basligi altinda bu dinlerin islenmesi. onlardan emirlerine uyacaklarina d air söz almis ve Hz. Onu en iyi. Yahud i dininin odak noktasi. kitabin büyük oranda muhatabi nin Müslümanlar olmasi ve bu çevrelerde Ilâhî dinden onlarin anlasilmis olmasindan dolayid ir.

[172] Israil : Bu kelime. "Israil" kelimesine. Ken'an ülkesinin yerlileri tarafindan . Tevrat'ta yer almaktadir. namaz kilip zekât vermeleri. âlemin ve ilk insan in yaratilisindan peygamber Malaki'ye kadar geçen olaylari içinde bulundurur. Samî irktan sayilan Ibrâniler. Simdiki Israil Cumhuriyeti de bu adi kullanmaktadi r. Yahuda adina nispet edilmistir.Esaretten sonra umûmî olarak halk Israilliler diye adlandirilirken. Tanri tarafindan verilmistir. Allah'in Israilogullari'na verdigi nimetler hatirlatilmaktadir.lan Yahuda Kralligi da ayrica bu adin kaynagi olarak ileri sürülmektedir. Sehristanî. adam öldürmemeleri.verilmistir. Ken'an diyarina (Filistin) yerlesmeden önce Ibranî. anaya.Tevrat'a Göre Yahudiligin Tarihçesi Yahudiligin tarihçesi. Tevrat'ta "Tanri ile güresen" seklinde yer almasina ragmen. ilk defa. Israilogullari. Bu kelimeler. ayni z amanda onlarin kutsal tarihini olusturur. Ramses'in oglu Merneptah (M. sözlerinden dönmemeleri. akrabaya ve yoksullara iyilik yapmalari. Onlara göre Israilogullari.[175] On iki Yahudi kabilesi de Israil adiyla anilmaktadir. Bu âyetl erde. Yahudi kelimesinin Arapça "hade" kökünden "dönmek" ve "tevbe etmek" anlamina g eldigini. sahislar birbirine Yahudi demis lerdir. 1232-1224) taraf indan diktirilen ve "Israil Aniti" diye anilan kitabede rastlanmaktadir.Ö.[173] Evr ensel Yahudi Ansiklopedisinde kelimenin asil anlaminin belirsiz oldugu. bu ismin Yahudilere verilmesinin de Hz. Bu husus. Bununla beraber. Bu ad. orada Israilli.Ö. peygamberlere uymalari. Bu nimetle re karsi Israilogullari'nin verdikleri sözler ve onlarin sözlerinden dönmeleri islenmi stir: Allah'a inanmalari. Bundan dolayi Ya hudilik millî bir din. Musa'nin "Biz sana dönüp yalvardik " sözü sebebiyle oldugunu belirtmektedir. Samariye'nin güneyindeki bölge. Kur'ân'da 40 âyette. Yahudi inancina göre Yakub'a bu ad. Yahudilere bu ad. Süleyman'dan sonra ikiye ayrilan ülkenin kuzeyde kalan bölümünü olusturan kabîlelerin kralligini nitelend irmek üzere kullanilmistir.. kutsal kitaplarina dayanir.[176] Ancak belirtilmelidir ki bu ad. M. 41 defa "Benî Israil" (Israilogullari) kelimesi geçmektedir. Böylece onlarin torunlari da günümüze kadar bu isimle anilmislardir. Firat ve Ürdün nehirlerinin öbür kiyisindan gelmis olan göçmenleri ifade etmektedir. Babil Sürgününden sonra Yahuda'ya geri dönen I brânîler. Yehova da millî bir tanri olarak kabul edilmistir. Hz. genelde Israilliler adini almi slardir. [177] b. O'ndan baskasina kullukta bulunmamalari.[171] Ibranî: Bu kelime. seçkin bir kavimdir. kendilerine haram ettikleri disinda ki bütün yiyecekleri yemeleri. Yahudi Kutsal Kitabi'nda Kenan'a atif yapilmaktadir.[174] Taberî. Kildânîlerin Ur sehrinden çikarlar ve Harran'a gelirler. Yüzyillarda Filistin'de görülen göçebe bir kabîlenin adidir. Zira Ürdün'ün ba tisi. Hz. Yakub'a "gece içinde Allah'a giden " anlaminda "Israil" denildigini kaydetmektedir. Yahuda kabilesine mensup olmalarina ragmen. sonradan genelde bütün Yahudileri içine alac ak bir sekilde kullanilmistir. Abram'a {Hz. II.[17 8] Tanri (Yahve). Kutsal kitap. Ibrahim) Harran bölgesinden Ken'an diyarina göçetmesini . Üçüyle de ayni din mensuplari ve ayni topluluk ifade edilmektedir. XVXIV. Sürgün 'den sonra da genelde toplum olarak. ferd olarak da Ya hudi diye adlandirilmistir. Ancak bu üç terim. Bu kavim. "Ibrî" veya "Hibrî" kelimelerinden gelmektedir. Tanriyla ve insanlarla güresip yenen anlaminda Yakub'a Ta nri tarafindan verilmis bir lâkabdir. ibadet etmele ri. "öte tarafin insanlari" anl minda. birbirinin yerine kullanilmis ve kull anilmaktadir. "Tanri ile mücadele eden" anlamin a gelebilecegi belirtilmektedir. bab aya.

ahdim seninledir ve birçok milletlerin babasi olacaksin ve artik adin Abram (yüce baba anlaminda) çagirilmayacak. Abram da kend ine görünen Rab için bir mezbah yapar. Senin yüzünden bana iy i davranilsin. Ibrahim'e. sana ve send en sonra zürriyetine ebedî mülk olarak verecegim ve onlarin Allah'i olacagim". Bu sirada Abram. ahit geregi. Abram . çünkü seni birçok milletlerin babasi ettim. Tanri. Lut. Bu rada Ismail'in güldügünü gören Sara. "Ve ogullan Ishak ve Ismail onu Mamre karsi . Ismail'i alip çöle gider. Çobanlari arasin daki bir tartismadan sonra Abramla Lut. kardesinin oglu Lut'u (Hz. al ve git. Tanri da ona verecegini va'deder. Ve Firavun. Abram'i çagirip dedi: Bana bu yaptigin nedir? Bu senin karin oldugunu niçin bana bildirmedin? Niçin bu benim kizkardesimdir. Ismail de on üç yasinda iken. O da karisi Sara'yi. gözlerini kaldirdiginda. sarka dogru gider. bütün Ken'an diyarini. Bu olay üzerine Rab. ve onun koyunlari. kendisi doksan dokuz.[179] Abram ve beraberindekiler. Ibrahim'e. Ishak'i dogurur. Lut) ve Harran'da kaza ndiklarini da yanina alarak Ken'an diyarina varir. çünkü emri yerine getirdigin i bildirir. yüz yetmis bes yasinda iken ölür. karisi Saray'in bundan sonra Sara (prenses anlaminda) olarak çagirilmasini ve ondan bir ogul verecegini. fakat seni sag birakirlar. Bu durum Ibrahim'e kötü gürünür. yüzüstü düser ve Aliah onunla söyle konusur: " en ise. fakat adin Ibrahim {cumhurun babasi anl aminda) olacak. senin sebebinle canim yasasin diye: Onun kizkardesiyim. Abram Misir'a girdigi zaman. Karisi Saray'in teklifi üz erine cariyesi Hacer'le evlenir ve ondan Ismail dogar. iste. rüyasinda Abram'a görünür.[182] Allah. emri yerine getirmek üzere bir mez-bah yapip biçagi eline aldigind a Rabbin Melegi göklerden ona seslenip çocugu bogazlamamasini. Sara'nin dedigini yapmasini.[184] Ibrahim. Firavun'u ve onun sara yini büyük vuruslarla vurdu. Ve onlarin hak kinda Firavun adamlarina emretti. Bunun üzerine Abram. [180] Bu olaylardan sonra Rab. Abram ise Ken'an diyarinda oturur. de. nesiilerince ebedî ahit o larak sabit kilacagim. adinin da I shak olacagini bildirir. Ve Rab Abram'in karisi Saray'dan dolayi. Ancak Allah. Böylece Sara. kadin Firavun'un sara yina alindi. Ibrahim. çalilikta bir koçun hazir ol dugunu görür ve onu kurban eder. Bkz.[183] Birgün Allah. Ibrahim'i denemek için. Ve onun yüzünden Firavun Abram'a karsi iyi davrandi.[181] Dok an dokuz yasina geldiginde Tanri ona görünür ve onun zürriyetin i çogaltacagini bildirir. zürriyetinin düsmanlarinin kapisina hâkim olacagini ve zürriyetinden gelen bütün milletl erin mübarek kilinacagini bildirir. Hacer. seksen a lti yasindadir. Kars. Ibrahim'den ve zürriyetinden gelecek olanlardan ahit olarak her erkek çocugun sünnet edilmesini ister. Misirlilar seni görünce: Bu o un karisidir. Abram. çünkü neslinin Ishak'in adiyla çagirilacagini söyler. Misir'a yaklastiklarinda Abram. O'ndan zürriyet ister. Ve seni ziyadesiyle semereli k ilacagim. Tekvin XIV : 14-16) Lut'u kurtarip yanina alir. karisi Saray'a söyle diyor: "Iste biliyorum ki. oglu için büyük bir ziyafet verir. dedi n. Ve vak i oldu ki.emreder. Bunun üzerine Ibrahim.[185] Ibrahim. iste karin. Öte yandan Sara. Çocuk büyüyüp sütten kesildiginde Ibrahim. ondan biricik oglu ishak'i kurban etmesini ist er. bulundugu bölgede hâkimiyetini kabu l ettirir ve bu arada esir edilen kardesi (daha önce kardesinin oglu olarak belirt ilir. Hacer'i kiskanmaktan kurtulmus olacaktir. O vakit orada Ken'anîler bulunu yordu. Ve senin gurbet diyarini. Çok zengindirler. Misirlilar kadinin çok güzel oldugunu gördüler v e FIravun'un emîrleri onu gördüler ve onu Firavun'a medhettiler. ben de onu kari olarak aldim? Ve simdi. Abram'a görünüp o ülkeyi onun zürriyetine verecegini bildirir. ve seni milletler yapacagim. ona sözünü yerine getirdiginden dola yi. Misir'dan böylece çikarlar. oglu Ishak'i sekiz günlük iken sün net ettirir. Tekvin XII : 5. Ibrahim'den onu kovmasini ister. sen görünüsü güzel bir kadinsin ve olur ki. ve senden sonra zürriyetine. ayni gün sünne t olurlar. sigirlari oldu. Yine Allah. Allah olmak için seninle ve senden sonra zürriyetinle benim aramda ahdimi. Ibrahim. onu ve karisini ve kendisine ait olan her seyi gönderdiler". birbirinden ayrilirlar. derler ve beni öldürürler. ona yardim edecegini bildirir. Ülkede kitlik çikinca Abram Misir'a gider.

Haran'a gitmek üzere ayrilir. simale ve cenuba ya yilacaksin.[189] Yusuf.M. Varlik sahibi olu rlar. Onlari alip babasinin yan ina Ken'ana döner. Bu rüyayi babasi ve kardeslerine anlattiginda babasi onu azarlayip "Gerçek. elinden alinip kendisine zarar gelme korkusunda n böyle yaptigini söyler. öte kilerin demetlerinin Ise kendisininkinin etrafini kusatip egildigini söyler. Karde sleri. Yusuf.[186] Ishak'in çocugu olmadigindan Allah'a yalvarir. kendi demetinin dik durdugunu. Yahudiler Sina Çölünde kirk yil dolasirlar. ve yerin bütün kabileleri sende ve zürriyetinde mübarek kilinacaktir. Babalarina.[190] Daha sonra Fi listin'de bulunan babasi Yakup ve kardeslerini Misir'a getirtir. Yakub. Firavun'un ordusunun Kizil Deniz'de bogulup onlari takip edememesi sonucu. Orada annesini n kardesi Laban'in yaninda çalisir. O zamana kadar bir çadirda muhafaza edilen ve içinde On Emir tabletleri bulunan kutsal Ahit Sandigi. kardeslerini bir canavarin yedigini söyleyip onun kana batir ilmis entarisini gösterirler. 973-933). Musa'dan sonra Yesu. uyaninca burasi Allah'in evidir ve bu. hapiste iken. niçin böyle yaptigini sorar. Yusuf. göklere ermistir.sinda olan Makpela Magarasina.. Sina Daginda.[195] Og lu Kral Slomo (Hz. FUistîlerin krali Abimelek'in ülkesi Gerara 'ya gider. Allah Ibrahim'in ölümünden sonra oglu Ishak'i mübarek kildi". Burada. Yak ub. Onun.[196] .Ö. Daha sonra da kuyudan çikarip onu Misir'a giden tüccarlara yirmi gümüse satarlar. Yusuf'u sürüleri otl atmakta olan kardeslerinin yanina gönderince onlar da onu elbiselerini çikararak bir kuyuya atarlar. bunu ögrendiginde çok kizip onu öldürecegini söyler. Esav ve Yakub adli iki oglu olur. Ma'bedin bir odasina konulur. göklerin kapisidir deyip oraya "Beyt -el" {Allah'in evi) adini koyar. Ibrahim ve karisi Sara oraya gömüldüler. ben ve anan ve kardeslerin yere kadar sana egilmek için mi. Musa. Ancak Filistîler. Ibrahim'in Het ogullarindan satin aldigi tarlaya gömdüler. O da.[18 8] Yakub. Ay ve on bir yildizin kendisine se cde ettigini görür. Kudüs'ü alir ve Yahudilerin en parlak devresini baslatir. diger bir rüyasinda Günes. babasi da bu sözü yüreginde tutar. Musa'ya Tevrat ve On Emir verilir. Laban'in iki kizindan ve bunlarin yanind a gelen iki de cariyeden on iki oglu ve bir kizi olur. Hitti Tsohar oglu Efron'un tarlasina. Hz. B ir gün ülkesindeki kitlik dolayisiyla Ishak. Rüyasinda yerden göge dog ru yükselen bir merdiven vardir. Kardesleri bundan doiayi onu kis kanirlar. onlari kiskanip ülkelerinden çikarirlar.Ö. Yakub. Rab. babasi tarafindan hazirlatilan yer e kutsal Ma'bed'i yaptirir.gelecegiz?" de r.[193] Filistin'de Hâkimler ve Krallar devrinden[194] sonra Kral David (Hz . yoluna devam edip Haran'a varir. Israilogullari. Basi. Rüyasinda kardesleriyle birlik te bir tarlada bugday demetleri bagladiklarini. Ishak yaslanip gözleri görmez olunca Yakub. senin zürriyetin yerin tozu gibi olacak. Firavun'un gördügü bir rüyayi tabir ederek hapis ten kurtulur ve Firavun'un yaninda önemli bir mevkiye yükselir. kölelige düserler. Musa) olur (Tah. ona söyle diyor: "Baban Ibrahim'in Allah'i ve Ishak'in Allah'i Rab benim: üzerinde yatmakta oldugun diyari sana ve senin zürriyetine verec egim. bunun üzerine onlari korur.[192] Onlari bu sik intilardan kurtarip "Arz-i Mev'ud"a (vaadolunmus toprak Filistin) döndüren Mose (Hz. Durumu anlayan Abimelek .. Orada karisini kizkardesi olarak takdim eder. böylece Misir'a yerlesmis olurlar.[187] Abimelek. Esav. Kardesleri onu kiskanir. çocuklari arasinda en fazla Yusuf'u sever.". bir rüya görüp onu kardeslerine anlatir. bu rüyadan onun kendilerine hâkim olacagini çikarirlar ve ona karsi kin ve kisk ançliklari artar. Süleyman: M. V e vaki oldu ki. Misir'da Firavun'un bir memuru olan Potifar tarafindan satin alinir. onlari Fili stin'e götürür.1250). Poti far'in karisi Yusuf'a asik olup ilgisine karsilik görmeyince iftira ederek onu hap se attirir. zamanla büyük sikintilara.[191] Misir'da önceleri rahat bir hayat g eçirmekte olan Yahudiler. Davud 1013-973). Geceledigi bir yerde rüya görür. Bu merdivenden Allah'in melekleri çikip inmektedir. garba ve sarka. babasinin sevdigi Esav'in yerine hile il e kendisini mübarek kildirir. Yahudileri Sina'ya getirir. Yusuf.

Kur'ân-i Kerîm'e Göre Yahudilik. Malaki. önceki peygamberler kadar. Allah'i bir taniyan gerçek Müslümanl ardandir. ne de Hiristiyandir.Ö. onlarda bu suurun devam li varligini sürdürmesini saglamistir. Onlardan "B enî Israil". [199] c. 70'de Roma'li kumandan Titus'un Kudüs'ü ve bu arada Ma'bedi de yakip yikmasiyle sonuçlandi. Mala-ki'dir. Makkabiler. yeniden hâkimiyeti sagladilarsa da. 9. Yakup gibi). 8.[203] O. M. yumusak huylu. Babilliler tarafindan M. Ma'be t. Yahudilerin tarihçesiyle ilgili olarak. 168'de yagma edildi. misaf irperver ve kendini Allah'a adamis.Uymalari gereken dînî hükümler.Kendilerine peygamberler tarafindan getirilen hükümleri ve teblîgâti degistirmeleri. çok içli. Ma'bed'den arta kalan Bati Duvari (Aglama duvari) yüzyillarca onlarda m illî ve dînî suuru ayakta tutmustur. zillet ve meskenete ugramalari. güneyde Yahu-da.Ö.[197] On kabile^ Israil'e. 586'da yikilir.Ö. . dünyanin her tarafina d agildilar. Kur'ân-i Kerîm'de Yahudiler ile ilgili olarak verilen bilgiler söyle tasnif edilebilir : 1. M. onu dost edinmistir. bir kisminda ba zi peygamberler konu edilirken {meselâ Hz.S. Yahudi tarihinde Kudüs.Hz. krallik. O.[202] O.Allah'in Yahudilere tavsiyeleri.kuzeyde Israil olmak üzere ikiye a yrilir. Önce Israil Kralligi. tahrip edilir ve Yahudiler Babil'e sürgün edil ir. 4.Yeryüzünde fesat çikarmaya çalismalari.Yahudilerin. Süleyman'in ölümünden sonra. vazifesini tam yapan[204] ve kendisine suhuf verilen[205] bir peygamberdir. sonraki küçük peygamberlere de yer veri r. M a'bet. Yahudiler. 520'den sonra yeniden onarilir. Mesîh inancinin verdigi ümit. Kutsal Kitap'taki son Peygamberdir. Hz. 2.Ö. Kur'ân-i Kerîm'de. M. verdikleri sözden dönmeleri ve bunu âdet edinme leri.Bazi peygamberlere ve salih kimselere iftira etmeleri veya onlari öldürmeleri. M. Ma'bet. Yeremya gibi peygamberler gelmistir. O. Babil Sürgünü devresinde Isaya. müsriklerden de degildir.[201] Yüce Allah.Ö. Yüce Allah'in seçkin kildigi peygamberlerden biridir[200].Basit çikarlari ugruna hakikatlara yüz çevirmeleri. Ibrahim. ne Yahudi . Ayrica "Ehl-i Kitap" deyiminin genel çerçevesine onlar da girer. Sürgünde Yahudi halki. Musa'ya kadarki devre h akkinda yer alan bilgiler su sekilde özetlenebilir: Hz. yanlis yorumlamalari ve dogru yoldan sapmalari. 5.[198] Yahudi Kutsal Kitabi. Ezra'nin etrafinda birlesir ve M. dosdogru bir kimsedir. 3.Allah'a karsi ahitlerini bozmalari. Iskender'den sonra Agid'lerin ve Se-iefkî'lerin eline geçti.Ö. sonra da Yahuda Kralligi. 538'de Kudüs'e döner. 63'de baslayan Roma esareti devresi. 6. "Yehûd" gibi deyimlerle bahsedilen âyetler bulundugu gibi. Asurlular tarafindan M. Kur'ân-i Kerîm'de Yahudilerden bahsedilen âyetlerin sayisi oldukça fazladir. Yahudiler hakkinda da bilg i verilir. Ilya-Mesih'ten önceki peygamber. ikisi de Yahuda Kralligina tâbi' olur. yaptiklari islerin kötülügünden dolayi.Allah tarafindan Yahudilere bahsedilen nimetler. 7. 721'de.

O. Allah'in h em ona.[222] Ayrica Hz. Seytan'a tapinilmayacagim anlatma ya çalismistir. salih. rüyasinda onu kurban ettigini gördü ve bunu ona açti. Anc ak yaptiklari ve savunduklari dolayisiyle Hz. rizik vermeyen. uysal. Ishak da. ismail. Zindanda rüya tabir etti. Allah ve âh iret inanci konusunda yol göstermekte. yakînî bilgi bahsedilmistir. zekât vermelerini emretti. çocuklugunda bir gün babasina "rüyamda on bir yildiz.[223] Kardesleri. Bir yolcu kafilesi. babasina emrolunan seyi yeri ne getirmesini. bir rüya gördü. hidayete erdirilmis. Kavmi. Ibrahim Ates'e atilmis. namaz kilmalarini. zeval bulan seylere. rüya tabirini bilen.[212] Allah da ona ihtiyarliginda Isma il ve Ishak'i verdi. kendisinin Yüce Allah'a tapindigini. ona. Ay ve Günes'e tapinan babasi Âzer ile kavmine karsi. kendisine rüya tabiri ögretilecegini. yanilmalarimi bana bagislamasin i umdugum O'dur". Ibrahim'i ve onun soyundan gelenleri peygamber kildi. Yusuf. Bundan dolayi Yusuf zindana atildi.[210] Yüce Allah.[213] Çocuk kosma çagina geldiginde babasi. yildizlara. Yusuf'un kendisine sahip olmasini istedi. Yusuf. sabirli. bir kurbanlik gönderdi. Allah (C.[209] Kur'ân-i Kerîm. Yakub. Allah'tan gayri put lara. Allah'tan iyilerden olacak bir çocuk istedi. Babalarini ikna ederek onu yanlarinda götürüp kuyuya attilar. ibret vermekte ve onlari düsünmeye davet etmekte dir. rüyasinda gördügü gibi. ahiret yurdunu düsün en. Âhiret Gününde. konusmayan. hem Yakub ailesine nimetini tamamlayacagini söyledi. Yusuf'u bir kurdun y edigini söyleyip onun kanli gömlegini babalarina gösterdiler. Ibrahim vazifesini yapmis. gönülden Allah'a bagli bir peygamberdir. görmeyen. bunu kardeslerine an latmamasini tenbih etti. Ibrahim'e göklerin ve yerin sirlari. mübarek kilinmis. Ishak'in ardindan müjdelenen. insanlara. Ibrahim ve Hz.Hz. Böylece Hz. Yakub. Yusuf'la beraber hapishanede kalmis arkadasi.) tarafindan seçil ecegini. Hasta oldugumda bana O sifa verir. fakat Yüce Allah onu atesten kurtarmistir. Ibrahim'e ihtiyarliginda bahsedilen Iki og uldan biri olan Hz. içiren de O'dur.[211] Hz. göklerin ve yerin melekûtunu söylece gösteriyorduk". di.[207] Hz.C. daha öncekilere oldugu gibi. çevresine zekât i. l bir yaratilisa sahip. halis. namazi emretmistir. Ismail gibi. Hz. düsmaninin putlar. bundan dolayi O'na ibadet ve sükre tmek gerektigini. güze kendisine vahiy gelen peygamberlerden Hz. Beni öldürecek. kendisine vahyolunan peygamberlerden olmustu r.[208] Hz.[221] Bu rüyayi dinleyen babasi. Ishak. Yusuf reddedince. Ibrahim.[214] Hz.[220] kendisine vahiy indirilen peygamberle hidayete erdirilmis bir kimse idi. sabirli. . ^dostunun da Âlemlerin Rabbi oldugunu belirterek söyle ceva p vermistir: "Beni yediren de. ona. Misir meliki. Ibrahim oglu nu kurban etmek için yani üzere yatirdi. dinde kuvvetli. Hz. Onlar. sözünde sadik bir kimse olarak Ce brail araciligiyla kendisine vah-yedilen Allah'in bir peygamberidir. bu da'vete uymamistir. Bu rüyayi kimse tabir edemedi. batan. Yakub'un en sevgili oglu Hz. Hz. ona. Onlara iyi is ler islemelerini. isitmeyen.[206] Hz.[216] Hz.[215] Hz.[218] Hz.[217] Hz. Yüce Allah.[ ih-lasli. Hz. Vezirin karisi. hakkini savunamayan. rüyasindaki emre bagliliklari dolay isiyle. Ishak da dogru. Ibrahim'le ilgili olarak verdigi kissalarda. ilim ve hikmet sahibi. faydasi veya zarari olmayan. yakînen bilenlerden olmasi için. salih. çünkü O'na dönülecegini bildirmistir. kadin ona iftira ett i. sonra da diriltecek O'dur. rden. Günes ve Ay'in bana sec de ettiklerini gördüm" dedi. kendisini sabredenlerden bulacagini söyledi. Onu ortadan kaldirmayi planladil ar. tebligde bulunmustur. ona hiçbir seyi ortak kosmadig ini. Yusuf'u kiskandilar. dogru. Yusu f'u kuyudan çikarip beraberlerinde Misir'a götürerek bir vezire satti. Hz. I brahim. babalarini da böyle bulduklarini söylemislerdir. Ibrahim. 219] Hz. Ç cuk (islam kaynaklarda Ismail oldugu belirtiliyor). hattâ babasi bile. Bu konuda Kur'ân-i Kerîm'de söyle denilmistir: "Biz ibrahim'e. annesi çok yasli iken All ah'in bir lütfü olarak bahsedilmis ve annesi bu olaya çok sevinmistir. onlari ve yonttuklarini O'nun yarattigini.

daha sonra. Allah.[226] Musa. çünkü onlarin acilarini bilirim. Sonra onu ziftle sivanmis bir sepete koyup irmaga atti. bunun Allah'in em ri oldugunu söyleyince Firavun. bir vesite ile ailesini Mis ir'a getirtti. Misirlilardan birinin bir Yahudi'yi dövdügünü gördü. Israilogullari geçti. Bir müddet sonra. Mid-yan'a kaçti. Bu arada onlarin çogalmalarini önlemek için. Melikin rüyasini yorumlayan Yusuf.onlara eziyet etmeye basladi.. Nil kiyis indaki sazliklara biraktigi sepetin akibetini. Annesi onu ancak üç ay kada saklayabildi. Ben. Orada Midyan kâhininin kizi il e evlendi. Israilogullari. Musa kurtardi. elini denize uzatti. onun huzuruna çiktilar. Ishak'in Allah'i ve Yakub'un Allah'iyim. zahire atmak için Misir'a gelen kardesler i. Bunu merak edip geri dönen Musa'yi çalinin ortasindan Allah çagirip söyle dedi: ". Musa 'nin asasi kocaman bir yilan olup onlarin bütün sihirlerini yuttu. Israilogullari. Kizil Deniz'e dogru yola çikti.onu melike tavsiye etti. bir Ibrani' çocugu oldugunu anlayip ona acidi. Onlari bu sikinti dan Hz. sular eski h aline döndü ve Firavun ile ordusu boguldu. kardeslerini tanidi..[22 8] Böylece Musa. Yanan çalinin atesi bir türlü bitmek bilmiyordu. Yahudileri Misir'dan çikarmak üzere görevlendirilmis oldu. Misir'a geri döndü. Ibrahim'in Allah'i . onlarin düsmanla birlikte olmasi korkusuyla. böylece Misir'a yerlestiler. insandan hayvana kadar bütün ilk doganlari öldürecegini bil dirdi. su tathlasti. Kardesi Harun d a ona yardimci verildi. Ve simdi gel ve benim kavmimi. babanin Allah 'i. Ve Musa yüzünü örttü.[229] Kizildeniz'den geçtikten sonra.. Yeni Firavun Yusuf'u n yaptigi hizmetleri unuttu ve Yahudilerin çogalmalarindan endiselendi. Israilogullarinin Misir'dan çikmalarina izin vermedi. "Allah kimdir ki ben ona itaat edeyim" diyerek onl ari saraydan kovdu. Musa.. Firavun'un kizi bunu kabul edince gidip çocugun öz annesini getirdi. sular yarildi. Onlar da bütün hünerlerini ortaya koydular. gençlik yillarinda Yahudilerin yanina gider.[227] Kâhinin sürüsünü otlatirken. Çölde yiyecekleri bitin . Is. Isr ailogullarini Misir'dan çikarip Ken'an diyarina götürmek istedigini. Olayin duyulmasi üzerine Musa. bu is lerin vuku-buldugunu görünce. Misir hazinesine memur yapildi. Bunun üzerine Rab Yahv e. ona göründü. Kizil Deniz'e gelince Musa. M usa'ya suya bir dal parçasi atmalarini bildirdi. Musa Yusuf'un ölümünden sonra Yahudiler Misir'da çogalmaya basladi. kizkardesi Meryem takip ediyordu. bütün sihirbazlarini topladi. onu irmakda buldu. Onlarin feryadini isittim. Yahudi'yi koruyarak Misi liyi öldürdü.Tevrat'a Göre Hz. saraya alindi. Çocuk o na teslim edildi ve çocuga sulardan çekilmis anlamina gelen "Mose" (Musa) adi verild i.. sonra tekrar Musa elini uzatti. verdigi karardan pi sman olarak onlarin arkasina düstü. ileride ülkelerine yönelecek bir tecavüzde. Misirlilara belâ verecegini. Israilogullarini Misir'dan çikarmak için seni Firavun'a göndereyim". Ancak Firavun. Firavun. Yusuf. O. Horeb'de bir çati ortasinda. uzun bir esaret hayatt yasamaya basladilar.[224] Hz. onlarin sikâyetlerini din lerdi. Bu görevi yerine getirmek üzere Musa. Yusuf zamaninda Misir'a yerlesmis olan Israilogullari. [225] 2. Musa ve On Emir a. böyle bir devrede dünyaya geldi. mucize göstermeye kadar var di. ates alevinde. Meryem. Tanri'nin melegi. Mara'da aci suyu içemeyen Israilogullari için Allah. gelip çocugu emzirmek için bir Ibrani kadini çagirabileceg im söyledi. Bir defasinda.. Firavun'u n zulmüne ugrayarak. Bütün bunlara ragmen F iravun. Israilogullarinin Misir'dan çikmalarina izin verdi. O. Firavun. Nüde yikanan Fir'avun'un kizi. Ve Rab dedi: Gerçekten Misir'da olan kavminin sikintisin i gördüm. çünkü lah'a bakmaga korkuyordu. her dogan erkek çocu gun öldürülmesini emretti. Musa vasitasiyle Misir topraklarina on felâket verdi. Ikisi arasinda mücadele basladi.Hz.

Musa'yi yanina çagirdi ve ona On Emri verdi.Öldürmeyeceksin. 10.[234] c. ondan su fiskirdi. Haftanin alti gününde çalisacak yedincisinde istirahat edeceksin.Çalmayacaksin.Zina yapmayacaksin. ne usagin. karisina. Boslukta. 5.On Emir Hz. Sonra lari su sikintisi çektiler ve Allah'a yalvardilar. 9. Israilogullari. O gün. Hz. esegine velhasil sana ai t olmayan bir seye göz dikmeyeceksin. Musa'ya elindeki asasiyl e bir kayaya vurmasini emretti.Yalan sehadette bulunmayacaksin. 3. ne oglun. sözü aldi ve Rabbe bildirdi.[233] Bu On Emir. göklerden ekmek yagd iracagini bildirdi. dagin tepesine. O da bir kayaya vurdu.ce Israilogullari Musa ve Harun'a söylenmeye basladilar. Cumartesi Günü. ne sen.Anne ve babana hürmet edeceksin. Israilogullarindan i yi bir kavim olma sözünü almak üzere. sabahleyin de ekme kle doyacaklarini söyledi. Musa'ya Sina Dagi'nda vahyedilen On Emir. 8. Allah'ina tahsis edilm is umûmî dinlenme günüdür. Üçüncü gün. kis ca hiçbiriniz çalismayacaktir. Yahudilerin temel prensiplerini içinde bulundurur.Kurana Göre Hz. Musa emri yerine get irdi. Musa .[231] b. Kirk sene man yediler. barkina. Musa. yerin üstünde veya altinda. onlara hiçbir surette tapmayacaksin.[232] B u On Emir söyle siralanir: 1. 4. Gökten beyaz kiragi tanecikleri seklinde "man" diye adlan dirdiklari ilâhî gida yagdi (balli yufka gibi bir sey). Misir'dan çikislarinin üçüncü ayinda Sina Çölü'ne geldiler. onlara verdigi nimetlere karsilik. Musa da onlara aksam üstü et (bildircin eti). Sina Dagi 'ndan indiginde iki tas tablet (levha) üzerinde yazili olarak bu emirleri getirmis tir. Tanri. içinde indi.Allah'in ismini bos yere agzina almayacaksin.Cumartesi (sebt) Gününü daima hatirlayip onu kutsal kilacaksin. denizlerin derinliklerinde mevcut olan varliklarin resimlerini yap mayacak. ne kizin.[230] Musa. Sina Dagi'nin üzerine. Orada Allah. Allah. 7. 6. esirlik evinden çikaran Allafi benim.Seni Misir diyarindan. onu görevlendirdigini bildirdi. Allah.Benden baska tanrin olmayacak. öküzüne. Sina gi'ndan Musa'yi çagirarak.Hiç kimsenin evine. 2. Israilogullarini çetin ve uzun bir mücadele devresinden sonra ve'dedilen topra klara yaklastirdi ve 120 yasinda iken öldü. Tevrat'in iki ayri bölümünde geçer. hizmetçisine. ne de hayvanin.

mall arini ellerinden aldi. Isr ailogullari. ayrica kendisine Allah'dan baska tanri olmadigi. M usa'nin peygamberligini tuhaf karsiladi. kendisine kitap verilen büyük peyg amberlerden biridir. onlara su. Musa büyüyüp ergenlik çagina ulasinca.[239] Firavun. Firavun ve adamlari. Hz. deniz ikiye ayrildi. Musa. teklifi kabul etmedigi gibi. Asasi ile ilgili mu'cize verildi ve F iravun'a gitmesi emredildi.[237] Orada evlendi. Firavun.Hz. Medyen'e gitti. Bunun üzerine Hz. Isinmak ve yolunu bulmak için atesin bulundugu tarafa gidince. onlari esir yapti ve yeni dogan erkek çocuklarinin öldürülmesini emretti. Yüce Allah da bunun imkânsiz oldugunu. Onlari takip eden Firavun ve beraberindekiler boguldu. Bu arada bir isik gördü. Hz. Firavun 'un adamlari onu buldu. Hz. halkin haberi olmadan bir gün sehre indi. karsiya geçti.[241] Hz. Yüce Allah. kudret helvasi ve bildircin ihsan etti. Kardesi Harun da ona yardimci kilindi. Mu sa asasini yere birakti. Hz. karar indan vazgeçmedi. dosdogru namaz kilmasi bildirildi. Musa'dan kendilerine öyle tanrilar y apmasini istediler. Hz. ona ibadet etmesi. putlara tapan bir kavim görünce. Firavun. Musa ve Harun'un Rabbina iman ettik" dediler. Bunun üzerine Hz. Firavun'un zulmünden kurtulup yollarina devam etti. "Ben. Musa'nin asasi. Musa. Biri kendi soyundan. Yüce Allah'in Israilogullari'na gönderdigi. onlara "Sizi âlemlere üstün kilmis olan Allah'dan baska bir tanri mi arayacagim?" dedi. Musa asasini denize vurunca. ayagindakini çikar. Musa'yi Misirlilarin dinini degistirecegi endisesiyle. Musa'ya Yüce Allah Tur-i Sînâ'ya çikmasini. Adam öldü. hepsini. onlari takibe basladi. Mazlumu korurken olsa da .[236] Hz.[240] Firavun. bu durum onu üzdü ve Allah'tan af diledi. orayi terketti. Sina'ya vardiklarinda yiyecek-içecek sikintilari oldu. Hz. öldürmek istedi. Firavun. Daha fazla saklayamayac agini anlayinca. Harun. Hz. onun y ardimina kostu ve onun düsmanina bir yumruk atti. o da bir ejderha oluverdi. Hz. kavmini Misir'dan çikardi.[238] Hz. yakalanma kor kusuna kapildi. fakat ailesinden iman eden biri. Musa. Israilogullari Misir'da çogalip varlik sahibi olunca. Bu durum karsisinda bütün büyücüler. ona Allah tarafindan hikmet ve ilim verildi . onlarin hünerlerini sergiledikl eri ip ve degnekleri yutuverdi. Hz. Cenâb-i Hakk'in tecellisi sonucu. Orada. Musa ve Israilogullari. Musa. karisinin istegi üzerine çocuk öldürülmedi. Musa'dan peygamberligi ile ilgili mu'cize göstermesini istedi. tevbe etti. Hz. onun da kendisini görebilecegini bildirdi. Allah'in cemâlini görmek istedi. Allah. Firavun ve adamlarini ülkesinden çikarmak isteyen bir büyücü olmakla suçlandi. ona asasini denize vurmasini emretti. bunu engelledi. Musa ve Hz. süphesiz senin R abbinim. Olay duyuldu. ellerini ve ayaklarini çaprazlama kesmekle tehdit etti. Hz. ona 10 gün daha oruç tutmasi ve ibadetlerini t amamlamasi emredildi. Allah'in ilhami üzerine onu bir sandik Içinde suya birakti. iki adami dögüsür buldu. kutsal bir vadi olan Tuvâ'dasin" diyen bir hitapla karsilasti. Hz.[235] Musa dogunca. daga bakmasini. Musa. Yüce Allah. Firavun'un bütün büyü erlerini göstermek üzere toplandi. Onlara Firavun'un zulmünü ve Allah'in onlara yardimin i hatirlatti. onun yerle bir oldugunu gördü. annesi onu bir müddet sakladi. Hakkinda öldürme karan alindig i haberini ögrenen Hz. Musa. Musa'nin beraberindekiler. Musa'ya kavmini gec e yola çikarma emri gefdi. orada 30 gün oruçlu olarak ibadet etmesini e mretti. Annesi ona süt annelik y apti. fakat hiçbiri. hep beraber secdeye k apanip "Âlemlerin Rabbina. bütün bunlardan sonra. Musa. uymalari gereken bütün kurallari ihtiva eden levhalar . Musa bu süreyi tamamlayinca. Hz. Musa ile Allah'in "Âlemlerin Rabbi" olmasi konusunu tartisti. daga baktiginda. düsüp bayildi. Kendi soyundan olan adam ondan yardim isteyince. Hz. çünkü sen. tecelli ettiginde dag dayanabi lirse. digeri de düsman. ona. Hz. Kendine geldigin de. K ayinpederiyle kararlastirdiklari süreyi tamamlayinca ailesiyle birlikte yola çikti. Musa. Allah'in emrini Firavun'a teblig ettiler ve Israilogullar inin serbest birakilmasini istediler. Sina Dagi'na yöneldiginde karanlik bir gecede yolunu sasirdi. Musa ve adamlari. Sonunda Hz. Firavun. bunu önlemek Için.

Yahudilerin tasnifi söyledir: Tora 5. Tanah'in ihtiva ettigi kitaplarin sayisi kon usunda sadece Yahudilerle Hiristiyanlar arasinda degil. Ancak Israilogullari. Musa. Bir kismi helak oldu. sikintida iken söz verip sikinti biter bitmez sözlerini unuttular ve bunu da aliskanlik haline getirdiler. Musa. Ester'in Bakiyesi). on u tek basina biraktilar. onun Âyetlerini inkâr et meleri. çöllerde yollarini kaybettiler. Yeremya'nin Mektubu. onlara kizdi. getirdigi levhalardaki hükümleri kavmine teblig etti ve onlari islaha deva m etti. O zaman Yüce Allah. bati dill erinde Pentatök (Pentateuch-Pentateugue gibi) kelimeleri kullanilir. Judith. Kavminden tev e etmelerini istedi. onlarin bir altin buzagiya taptiklarini gördü. peyg amberler 8. Musa. tevbelerini kabul etti. ancak onlardan siddetli bir itiraz gördü. zekât vereceklerine. Daniel'e Yunanca ilâveler. Tûr-i Sînâ'yi onlarin basina indirmekle tehdit etti.[ 243] Filistin göründügünde Hz. Hikmet. Hz. Harun hariç. onu da Bes Kitaba ekleyerek hepsini Heksatök (Hexateuch=Alti kitap) ba . Katol ik ve Ortodokslarca kanonik (sahih) sayilir. Bunlarin formülü. Onlar da tevbe ettiler. Allah'in 7704 kelimeyle Hz. (Bazen Tora. Musa. Onlar (olduklari) yerde sersem sersem dolasacaklardir. Allah da. bazi kitaplari birles tirerek. "Muhakkak orasi kendilerine kirk yil haram edilmistir. Hz. teukhos: kitap). Yahudi kut sal kitabinin birinci bölümüne Arapça Tevrat. bes kitaptan olusur. kendileriyle fâsi klarin arasini ayirmasini istedi. bu üç bölümün Ibranice bas harflerinin birlestirilmesinden meydana ge lmis bir kelimedir. Ancak onlar. Modern bazi bilginler. kavmine bu levhalari getirdiginde. Neviim ve Ketuvim.Tevrat ve Zebur Yahudilerin kutsal kitap külliyati. Rabbine dua edip. Hirist iyanlar tarafindan Eski Ahit diye nitelendirilen Yahudi kutsal kitabi T*anah'in 39 kitaptan olustugu kabul edilir. Hiristiyanlarin kendi ar alarinda da ihtilaf vardir. I ve II. Tanah adi. üç bölümden olusur: Tora (Tevrat). onlara uymamalari ve taskinlik yapmal ari yüzünden. Ibranîce Tora denir.[245] 3. çogulu esfâr). emir. 5+8+11'dir. kitaplar 11.[2 42] Hz. ders. Yahudiler ve Pro-testanlarca apokrif (sahih olmayan) sayilan bazi kitaplar (Tobit. Bes kitabi ifade etmek üzere Ibranîce "humas". Bes kitabin.[246] a. Yahudilerin Tanah adini verdikleri kutsal kitapla rina Hiristiyanlar Eski Ahit derler. Arapça "el-Esfâru'l-Hamse" (sifr: kitap. Makkabiler. Tanah. Eklesiyastik . 24 kitap olarak kabul ederler. Tanah (yazili dinî edebiyat) ve Talmut {sözlü dinî ede biyat) seklinde ikiye ayrilir. Bunun üzerine Hz. Yesu kitabinin da Bes Kitapla ayni kaynaktan geldigini kab ul etmekte. Bundan sonra Israilogullari.Tevrat (Tora) Tora:Tevrat. peygambere uyacaklarina dair söz aldi. Yahudiler ise Tanah'i . Yunanca "Pentateukhos" {penta: bes. Allah'a karsi gelmeleri. rehber gibi anlafnlara gelir. Yüce Allah. onlardan namaz kilacaklarina. daha önce verdikleri sözden döndükleri için. Musa'ya verdigi dinî esaslari ihtiva etti gi kabul edilir. kanun. Bu ilk bölüm. Israilogullari gazaba ugradi.i verdi. Baruh. va'dedilen topraklara dönebilmek için. Yahudiler ve Protestanlarca. b ir kismi da yillarca çöllerde dolasti. haksiz yere peygamberleri öldürmeleri. orada bulunanlarla müc dele etmeleri gerektigini Israilogullarina söyledi. kutsal kitabin tamamini ifade etmek ve Tanah'la esanlamli olmak üzere de kullanilir). sariat. Artik o fâsiklar güruhuna karsi tasalanma"[244] buyurdu.

simdiki Bes Kitabin metinlerinin üç ana kaynak veya gelenekten geldigi düsüncesinded irler: 1) Yahvist. Kur'ân-i Kerîm'de Israilogullarina verildigi belirtilen Tevrat ile Yahudileri n kutsal kitabi olan Tanah'in kasdedildigi anlasilmaktadir. Yahudilere göre. Tora . 50 baptir. belki de daha fazla kaynaktan gelen metinleri biraraya getirmistir. çeliski ve tu tarsizliklarin sebebi sayilmaktadir. Toplam 21 kitap. daha sonra da Elohim olarak zikreden iki ayri kay nak belirlenmistir. 12 küçük peygamber bi r kitap sayilarak. Yahve'nin Si na Daginda Musa'ya vahyettigi kitaptir. Yahudiler'ce Tanah denilen kutsal kitap. Tamami 10 kitap ediyor). M. 2) Elohist. Bu bölümde. 5. Kâhinler ile yardimcilarinin Çadir Ma bedindeki (Miskan) görevleri ve bazi önemli ahlâkî kurallar anlatilir. -Musa zamaninda bulunmayan birçok âdete ve geleneklere temas edilir. M. dinî âyinler. Tora'nin Bes Kitabi disin da degerlendirmektedir. 3. Âdem'in isledigi suç. Ketuvim ise 13 kitap olmak üzere Tanah 39 kitaptan olusmaktadir. Musa en büyük peygamberdir. arastiricilarin dikkatini çekmis ve böy lece. Onl ar. 2. önce Tanrinin adini Yahve. Musa'nin ölm eden önce din konusunda Yahudilere verdigi ögütler. Hz.Levililer (Vayikra:Leviticus) : Burada. haram kilinan yiyecekler. Tora metinlerindeki çeliski ve t utarsizliklar birbiriyle uyusmayan tekrarlar. 1000-400 arasinda vukubuldugunun günümüzde tesbit edilmis olmasi.sligi altinda toplamaktadirlar. Musa'n in M. 36 baptir. bayramlar ve adaklar yer alir. yazili ve sözlü olarak ikiye ayrilir. Ancak belirtilmelidir ki. 4. Israilogullarinin çölde geçirdikleri hayat ve olaylardan. En eski kaynak olmasi tahmin edilen Yahvist metinler. (Yahudilerce ilk peygamberler 6.Çikis (Semot: Exodus) : Bu kisimda.Ö. Neviim (Peygamberler) : Bu bölümde peygamberler. 3) Ruhban metinleri. sonrakiler de. Musa'dan sonra gelen peygamberlerin sözleri de eklenmis. böylece Hiristiyanlarca Eski Ahit. tarihî bilgiler disinda Allah'in Yahudilere Musa vasitasiyla verdig i dinî esaslar bulunur. Bu degerlendirmeye göre Tora. II. Tora'da yer alan bes kitap sunlardir: 1. Musa'nin ölümü. kayadan su çikarilmas indan. . Hz. gömülmesi ve tutulan yas atilir. Yazili Tora. Beresit : Genesis : Yaratilis): Bu bölümde. yazili Tora'nin açiklamasi ola rak nesilden nesile intikal eden ve Yahudilerce o olmaksizin yazili Tora'nin anla silmasinin mümkün olamayacagi kabul edilen Talmud'dur. 4 kitaptir. ilk insanin ve kâinatin ya ratilisi.Ö. Tesniye'yi. bazi seriat kanunlarindan. yasaklanmis evlilikler. öncekiler 6. bazi sa riat kanunlari tekrar edilir. Yahudi kutsal kitabi Tanah'in. tekrarlama): Tesniye'de. Bundan bir yüzyil sonra. Musa 'dan sonraki peygamberlerden bahseder.S.Sayilar (Bamidbar : Numeri): Sayilar.Tensiye (Dvarim :Deuteronomium : Ikileme. 27 baptir. Neviim (peygamberler) ve Ketuvim (kitaplar) bölümleri de vardir. Tora. insanlarin birbirine ve Tann'ya karsi nasil davran malari gerektigi açiklanir. 34 baptir. Yüzyilda Yavne'de (Jamnia) toplanan bir meclis tarafindan nihaî hale kavusturulm ustur. Sözlü Tora ise. 800'lerde yazilmis olmalidir. bilinmeyen birisi bu iki . Israilogullarinin Firavundan çektikleri.[247] Bunlarin muhtevasi hakkinda asagida kisaca bilgi verilecektir.Ö. Neviim 21. Musa' nin ortaya çikisi ve Misir'dan Sina'ya gidisleri anlatilir. Tora'dan baska. Genel tasnife göre Tora 5. daha fazla teolojik meseleler üzerinde duran Elohist metinler. Ayrica günahlarin k efareti. Bazisi da. bu nlarin disinda birkaç kaynak daha ilâve edilmektedir.Tekvin (Ibr. XIII. Ayric a Tufan olayindan.Ö. birtakim sayimlardan. 40 baptir. Yazili Tora'ya Hz. Hz. sonrakiler 15 kitap olma k üzere siralanir. Yüzyil civarinda yasadigi gözönünde bulundurularak bütün bu Tora metin gelismel rinin M. Yusuf'un Misir'daki hayatindan ve Israilogullarinin Misir'a gelislerinden bahsedilir. tahminen M. ölû*m ve yilan vasitasiyla sifadan bahseder. 4 kitaptan olusmaktadir. 1000 yillari civarinda. yeryüzüne inisi ve çocuklarinin hikâyesi anlatilir.

Hosea (Osea). 7. Tsefanya. yikilisi anlatilir. sonrakiler "Son Peygamberler" (Neviim Ahoranim) diye tasnif edilir. hâkimler zamaninda vukubulan bir olayi hikâye eder. Pers Krali Ahasveros'un veziri Haman (Aman). Eyüp) ibret verici hikâyesi ve Tann'nin irad esine boyun egisi anlatilir. 3.Ilk Peygamberler: Bu bölümde yer alan kitaplarda Hz. Atasözleri. . Son peygamberlerden bahseden kitaplarin basliklari su sekildedir: Isaya (Yesaya) . 42 baptir. onlarin geçici ve bos oldugu anlatilir. bazilari da Yahudi bay ramlarinda ve önemli günlerde okunur (Bugün Hiristiyan Kiliselerinde de Mezmurlar ilâhî ol arak okunmaktadir). Kral Süleyman'a (Hz. Ilk peygamberlerden bahseden kitaplar sunlardir: Yesu.Yahudilerce Neviim bölümündeki peygamberlerden öncekiler.Rut : Bu kitap.Süleyman'in (Slomo) Meselleri (Misle): Bu kitap. kralligin kurulusu. 4 bap tir. 8 baptir. Bu kitapta Allah ile Yahudiler'in karsilikli sevgi baglari. 10 baptir. 8. Bu olayda yab anci bir kadin olan Rufun dul kalmasi ve hiçbir tesir altinda kalmadan Yahudi Dini ni kabul etmesi ve kayin validesi Neomi ile birlikte yasamasi konu edilir. Musa'nin ölümünden sonra Yahudiler in Tanri tarafindan va'dedilmis topraklara yerlesmeleri. ve II.Vaiz (Kohelet): Bu kitap. Kitap. Hâkimler (Softim). ahlâk ve dogru yolu gösteren sözleri ihtiva eder. Mika (Miha). Samuel (Smuel). Kral Süleyman'a atfedilir. kraldan ülkesindeki Yahudileri yok etme yetkisi alir. 6. 2. 5. I. Amos. I ve II. Yahudileri kurtarip Haman'la adamlarini n öldürülrrîtesini saglar. yazilar anlamina gelen Ketuvim. 2.Yeremya'nin Mersiyeleri: Kudüs'ün. Yeremya (Yirmiya). 31 baptir. halka dinî telkinleri ve ögütleri anlatilir. Neticede de yalniz Allah korkusu ve Allah'in emirlerine uymanin bos olmadigi hükmüne varilir. Yunus {Yonah). Krallar (MelahIm). Hezekiel (Yehezkel). Yahudilerin putperest topluluklarla yaptiklari müca deleler ve Kutsal Ma'bedin {Bet ha-Mikdas) kurulusu. kra llarin idaresi ve davranislari. Yoel. tek bir tanri fikrini bütün insanlara yaymak için gösterdikleri ga yret. Ketuvim : Kitaplar.[248] 1. kadinligini kullanarak. Kitapta hayatin zevkleri t eker teker siralanir. Habakkuk (Habakuku). 12 bapti r. Haggay (H agay). Zekerya (Zaharya). 4. Obadya (Ovad ya).Nesideler Nesidesi (Sir asirim): Kral Süleyman'in bir saheseri olarak kabul edi lir. fakat kralin k arisi olan Ester. Süleyman) atfedilir. iki nisanlinin birbirine karsi sevgilerine benzetilerek anlatilir. Mezmur'larin bazilari dinî âyinlerde. dolayisiyla Yahudi devletinin yikilmasi üzerine p eygamber Yeremya'nin duydugu büyük üzüntüyü dile getiren bir mersiyedir. 5 baptir.Eyüp (Îyov-Job): Bu kitapta Iyov'un (Hz. Yahudi Kutsal Kitabinin üçüncü bölümünü o turur ve bu bölümde yer alan 13 kitap (Yahudilerce 9 olarak tasnif edilir) sunlardir : 1. Nahum.Ester : Bu kitapta Yahudiler'in Ester adli bir Yahudi kizi tarafindan kesi n bir katliamdan kurtarilislari anlatilir. Mezmur'lardan 73'ünün Kral David'e ait oldugunu ileri sürenler de vardir.Mezmurlar (Tehilim): Yahudilerce çogu Kral David (Hz. "Ilk Peygamberler" {Neviim Ris onim). Malaki (Malahi).Son peygamberler: Bu bölümde yer alan kitaplarda peygamberlerin putperestlige kars i devamli mücadeleleri. Davud) tarafindan yazildi gi ileri sürülen 150 Mezmur'dan olusur.

Iran tesirine baglanmaktadir. Mezmurlann belir li bir melodi ile söylenmesi gelenek haline gelmistir. 12 baptir. Bunun yaninda ölüm ötesi. Ibadet sirasinda.Ö. Ezra 10 bap. Davud'a indirilen ku tsal kitabin adidir. insanlara iy iligi.Zebur Zebur. kurumlarla ve onlarin yönetimiyle ilgili emirler yoktur. Hebron'da meshedilerek (y . onun karakterinin iyi ve kötü yönleri de yer alir. buhranli anlarda. Sadece. sair. endise.9. Mezmurlann ancak bir kismi Davud'a nisbet edilmektedir. öldükten so nra dirilme ve yargilanma konusunda Daniel Kitabinda verilen bilgi bu husustaki Y ahudi inanci için kaynak teskil etmektedir. I. k rallik devresi ve karakteriyle ilgili bilgiler. fazileti ve ahlâkî meziyetleri tavsiye eden telkinler vardir. cesaretin kirildigi. Yahudi dininin kurallariyle. Bu levhal ara "Mizrah Levhasi" denilir. Tarihler 3 6 baptir. Tevrat'ta oldugu gibi. psalmos) diye adlandirdigindan. Gelenege göre Mezmurlar'in atfedildigi Davud (M. Seytana uyma tehlikesi karsisinda. (Gelecek hayatla ilgili olarak Daniel kitabinda yer alan bu bilgiler. çobanlik yapan.rastlanmamaktadi r). Yahudilerin Babil esaretinden dönüsl erini. Çünkü ondan önceki dönemde Y ahudiler arasinda ve önceki kutsal kitaplarinda bu konuda bilgiye. 10 ve 11. Davud). ve II . II. onun Kudüs'ü almasi. Ma'bed' in insasini düsünmesi ve kudretli bir hükümdarlik kurup Yahudilerin en parlak devresini b aslatmasindan kaynaklanir. Tarihler (Divre Ayamim) : Dünyanin kurulusundan Babil esaretinin sonuna kadar geçen bütün olaylar bu kitaplarda özetlenir. Saul'ün bir savasta öldürülmesi üzerine. Betle-he m'li bir Yahudi ailesinden gelen. Ezra (Üzeyir) ve Nehemya : Bu kitaplar. devlet adamligi ve kumandan ligi övülmekle beraber. Kirk yil krallik yapmistir. Kutsal Ma'bedin yikilisi ve Yahudilerin Babil'e sürgünü devre sinde yasamistir. [250] b. Bu önem. Saul'den (Saul) sonra Ibranîlerin ikinci kralidir. Sabat Günü'nde evde ve ibadethanelerdeki dinî ayinlerde. Mezmurlarda. Ibranîce mektup anlamina gelir. Yahudilere göre Kral Davud (Hz. Ibranîce "Sefer Tehilim" (Sarkilar Kitabi) diye adlandirilmak tadir. I. Zamaninda gördüklerini bu kitapta toplamistir. ibadet yönünü K udüs'e göre belirlemek üzere. Tarihler 29. Davud. Bati'da Zebur'un kitap olarak tek bir adi yoktur. otuz yasinda iken. Yahudi Kutsal Kitabinin I. Arapça kitap. ölülerin gömülmesi sirasinda Mezmurlardan parçalar okurlar. a pokaliptik literatürün[249] Hiristiyanlarca Eski Ahid diye adlandirilan Yahudi Kutsa l Kitabindaki gelismesinde önemli bir yer tutmaktadir. Daniel kitabi. yalnizlik. Davud'un hayati. tamamina Me zmurlar (Ing. 12 ve 13. M. Ya hudi folklorunun taninmis kahramani DanIei'e nisbet edilmistir. güzel sesli. dogrulugu. Islâm'da Hz.Daniel: Bu peygamber. duvara üzerinde Mezmurlar yazili levhalar asilir. Yahudiler. ibadet sartlari yle. savasçi bir kimse dir. Krallar ve I. Bu kitaplarda Davud'un Yahudiler üzerindeki etki ve nüfuzu. hastalik ve a gri zamanlarinda belirli Mezmurlar okunur. Kudüs'ün ve Ma'bedin yeniden tamirini anlatir.Ö. 1013-973)[251]. Yahudilerin ibadetlerinde ve günlük hayatlarinda Mezmurlann önemli bir yeri vardir (Hi ristiyanlarda da ayni öneme sahiptir). Yunan Krali Antiyokus Epifanes'in baskisi sirasinda Yahudilerin dinlerine sadik kalmasini saglamak üzere yazilan bu kitap. canin sikildigi. sinagogdaki evlenme törenlerinde. Psalms) denilmesi âdet haline gelmistir. Yahudiler indinde önemli bir yere sahiptir. Samuel. I ve II. 164 ta rihinde yazildigi tahmin edilmektedir. Yetmisler Tercümesinde (S eptuagint) çesitli baplar Mezmur (Yun. Nehemya ise 13 ba ptir. büyük bir saray yaptirmasi. Tarihler basligini tasiyan kitaplarinda yer alir.

[253] Kur'ân. dogruyu göstermek ve rahmet olmak üzere göndermistir[263]. Alla h (C. hanedan ku rmus ve Yahudileri genis topraklara hâkim kilmis bir kimse olmakla beraber.[252] c.bulundugunu bildirir. ayni zamanda emrindeki bir savasçinin karisini begenip ona sahip olan. benden korkun. dogruluk rehb eridir. Kur'ân-i Kerîm'de ismen 18 defa geçer. Tevrat. Hz. Hepsi de onun üzerine sahit idiler. onda hidayet ve nur vardir. Bundan önce de. Davud. Allah'i n kitabini muhafazaya memur olmalari sebebiyle.[255] Bundan dolayi Kur'ân. Ayetinde söyle açiklanmaktadir : "Gerçekten Tevrat'i biz indirdik. hidayet.[259] Ayni husus. Yahudi Kutsal Kitabina göre Davud. iyilik isleyenlere ni'meti tamamlamak.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Zebur Zebur. Tevrat'tan son . degistirdiklerini (tahrif ettik lerini). bile bile. onunla Yahudilere hüküm verirlerdi. bu konuya söyle açikl ik getirir : "Sana Kitabi hak ile ve kendinden öncekini dogrulayici olarak indirdi . nu r ve Allah'in hükümlerinin bulundugunu bildiren Kur'ân-i Kerîm. Rabbânîler ve bilginler de. mes-hedilmis bir kral. Hz. oglu Kral Sül eyman'a (Hz. Kudüs'ü alarak Israil'in baskenti yapmis. Incil gibi kutsal kitaplarin aslî seklini tasdik etmekte ve dogrulamaktadi r.[256] Yukarida belirtilenler.yanlis yorumladiklarini. Musa'ya verilen sahifelerden bahsedilir. akil sahipleri için bir ögüt ve dogruluk rehberi olan Kitab'a (Tevrat) vâris kilmistir.Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat Hz. Hz. Tevrat ve Incil'i indirmisti".[260] Kur'ân'da Tevrat'i yüklenip de hüküm ve emirlerini yerine getirmeyen Yahudiler.C. Süleyman) nasip olmustur. Allah.[261] Allah Tevrat'i insanlara yol gösterici olarak indirmistir. esprili bir sekilde kinanmaktadir. Isa ve Hz.[257] Ayrica Tevrat ve Incil'de de Allah'in kendi yolunda ölenleri cennetle mükafatlandiracaginin müjdelendigini. Kendisini Allah'a teslim etm is peygamberler. her seyi uzun uzadiya açikl amak. o ümmî peygambere u yarlar". Musa'ya. iste kâfirler onlardir. de bu . O halde insanlardan degil. Mâide Suresi'nin 44. Tevrat'in Yahudilere helâl ve harami getirdigini.) tarafindan gönderilen dört büyük kitaptan ilki olan Tevrat'in içinde. insanlara dogru yolu göstermek için.Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat ve Zebur ca. Ma'bed'i insa etmeyi düsünmüsse. Âyetinde de Hz. Muhammed' in onu dogrulayici olarak gönderildigine isaret eder. bir baska Âyette söyle yer alir: "Meryem oglu Isa da 'Ey I srailogullan. bâtili hakka tercih ettiklerini bildirmektedir." Kur'ân. A'lâ Sûresi'nin 19. Kim Allah'in indirdigi ile hükmetmezse. benden önce gelen Tevrat'i dogrulayici ve benden sonra gelecek Ahmet adinda bir peygamberi müjdeleyici olarak geldim' demist i". [258] Yine Kur'ân. ben size Allah'in elçisiyim. Ki tab'i (Tevrat). Tevrat ve Incil'de Hz.[264] cb. yenilip yenilmeyecek seyle ri açikladigini belirtir. adami da sava sta ön safa sürdürüp desise ile ölümüne sebebiyet veren bir kimsedir. hasîs menfaatleri ugruna bu yola gitti klerini.aglanarak) kral olmustur.[262] O.[2 54] Bununla beraber Kur'ân. Âyetlerimi az b ir bahâya satmayin. Musa'ya vahyedilmis oldugu kabul edilen Tevrat. onunla hükümde bulunurlardi. Davud'a Allah tarafindan verilen dört büyük kitaptan biridir. Yahudilerin Tevrat'in hükümlerini uygulamadiklarini. inanan insanlarin simalarinda ibadetlerini yerine getirmelerinin nisanesi olarak izlerin. Israilogullarini. Tevra t'in hükümlerini ve verdigi bilgilen gizlediklerini. Daha sonra da bütün Israil'in krali seçilmistir. güçlü bir kumandan. Tevrat. Muhammed'in müjdelenmesin! söyle açiklar: "Onl ar ki yanlarindaki Tevrat ve Incil'de yazili bulduklari o Elçi'ye.

Davud'un adi Kur'ân'da 16 defa geçer. çesitli vesilelerle övülür . yeryüzünde halîfe kilindi. Farkli zaman. demirden zirh yapma ögretildi.VII. masumdur. ve X. Hz. suhuf'lara da samil olmak üzere.IV.[267] d.[268] e. Musa'nin M. Hz. Islâm'da ise hem kral hem de bir peygamberdir .Talmut Daha önce Yahudilerin kutsal kitap külliyatinin Tanah ve Talmut seklinde ikiye ayril digindan bahsedilmisti. Kendisine Zebur verilen Hz. Talmut» iki bölüme ayrilir: Misna ve Gemara. yani sözlü gelenege Ta lmut denilmektedir. sözlü Tevrat'i yaziir hale getirmislerdir.S. Bu durumu gözönüne alan Yahudi din bilginleri (Ra ler). Onun da ilham ve vahiy mah sulü oldugu kabul edilmektedir. Kudüs'tekine de Kudüs Talmudu denilm ektedir. Babil Talmudununki ise V II. Peygamberler. ilim. Tal-mut'u kabul etmeyen kimse Yahudilerce gerçek Yahudi sayilmamaktadir. Hz.. güzel ses. Yahudi din bilginlerinin a hlâk ögretimini misallerle canlandirmakta. Ge-mara'nin iki ayri versiyonu vardir: BabIl ve Kudüs Gem arasi.Yahudi Kutsal Kitabi'nin Yazilisi ve Muhtevasi Hakkindaki Görüsler Yahudi Kutsal Kitabini olusturan bölümlerin ilk nüshalari bugün elde bulunmamaktadir. Yahudiler indinde. Bu kelime. Davud'a peygamberlik. ahlâkî. "Ögrenilen " anlaminda) Ise Misna'nin açiklanmasini ve bunlarin bir esasa baglanmasi içi n Rabbilerin tartismalarini ihtiva etmektedir. G emara (son olarak gözden geçirilen. h ikmet. çok önem verilse de. M. Babil ve Kudüs Gemarasi seklinde oldugu gibi (Babil Gemarasi nin dili Dogu Aramcasi.[266] Zebur hakkinda Kur'ân'da. O. Xlll-I. 190-200 yillari arasinda Yahuda ha-Nasi (135-220) tarafindan derlenmistir. bu uzun süre . Yahudi D ini'nin istikbalini tehlikeye düsürmüstür.Ö. sadece Hz. Kaynaklarda. genelde kitap anlamina gelen zebur kelimesinin çoguludur.S. Ta nah'i olusturan kitaplar M. Tevrat ve Incil kadar bilgi bulunmamakta. fazilet. Babil ve Kudüs Talmudu sekl inde de geçmektedir. Meydana getirilen bu yazili metne T almut denilmistir. Babil'de yapilmis olanina Babil Talmud'u. Bu külliyatin yazili olmayan ikinci bölümüne. Davu d'a böyle bir Kitabin verildigine temas edilmektedir.[265] Kur'ân-i Kerîm'de Zebur kelimesi üç yerde geçer. Ibranîce'dir.S. Kur'ân'da bir de "z elimesi vardir. hitabet. Önceleri bu yorum sözlü olarak yapilmistir. daha ol gun ve daha detayli fikirleri ihtiva etmektedir. Hz. Kudüs Tal-mudunun toplanmasi. Gemara. O. M. Kudüs Talmuduna göre daha uzundur. zaman zaman Tevrat ve tefsir ögreniminin yasaklanmasi. Hz. Talmut "ögrenim" anlamina gelir ve Tevrat'in yorumudur. Davud bir kraldir. Daha sonra ögrenilecek konularin akilda tutulamaya cak kadar çogalmasi. Babil Talmudu. Yüzy ila aittir. farkli yer ve sar tlarda Talmud tefsir edilmis ve açiklanmistir. Y ahudiligin dinî. Davud. Genelde. felsefî ve sosyal konulardan geni s olarak bahsetmektedir. an'ane haline gelmis "ögrenim". Yüzyillar arasinda yazi ile tespit edilmis olm asina ragmen bugün elde bulunan en eski Ibrani elyazmasi nüshalar. Muhammed tarafindan da ümmetine örnek olarak gösterilmistir. Tevrat kadar öneme sahiptir. Allah 'a dönük bir kimse idi. Davud hakkinda Yahudi Ku tsal Kitabinda irer alan kadin hadisesi Kur'ân'da yoktur.XIII.ra gönderilmistir. Talmut. ahlâkî kurallarinin açiklanmasindan ibarettir. M . ötekinin ise Bati Aram-casidir). Zira Yahudi geleneginde. Yüzyila kadar gelmistir. hukukî. mülk verildi. Misna (tekrar ederek ögrenim anlaminda). Allah'i tes bih etmek üzere daglar ve kuslar ona bagli kilindi. Yüzyilda yasadigi gözönünde bulundurulursa.Ö.

2. Bunlardan birkaç misâl verilecektir: 1. Nuh'u n gemisine getirilen hayvanlarin her cinsinden bir yerde 2. V. Davud'u görevlendirmekte. seytanin tahrikiyle oldugu belirtilmektedir. Ma'bet yikilmis ve sürgün dönüsü tekrar onarilmistir. Hiristiyanl ara ait Yunanca ve Samirîlere ait Samirî Dilinde metinlerin verdigi bilgiler birbiri ni tutmamaktadir. fark li sekillerde yorumlandiginin. D aha önce Israilogullan yedi defa dinden dönmüsler. Ma'bet. Tevrat. ruhunun sularin üstünde estigi. Israil'in sayimi için.Hz. Yüzyil) yeniden ilhamla yazildiginda fikirbirligi etmektedir.Hz. Yine I. onun hükümlerine uyulmamasi ile ilgili beyanlari dogrulamaktadir. Üzeyr) zamanina kadar Tevrat kaybolmus.Iki defa On Emirden. Ahit Sandigi'ni onun bir odasinda muhafaza altina almislardir. Ancak onu n. Ezra (Hz. öteki yerde 7 çift alindi gi söylenmektedir. Ayrica herbir nüsha içindeki bilgiler arasinda da çeliskiler ve fark liliklar vardir. bir tarafta Tann 'nin Insani kendi suretinde. Ahit Sandigindan çikarilip halka okunmasi Hz. Ma'bed'i yaptiran Hz. "erkek ve disi" olarak birden. II. tek nüsha idi. bulunmus . bir baska yerd e. Ancak veri len bilgiler arasinda fark vardir. Ishak'in karisini kizkardesi olarak takdim ettigi yer a lmakta ve bu birkaç yerde de tekrarlanmaktadir. bablarda yaratilis hikâyesi birinde insandan baslayara k.Tufan olayinin anlatilmasinda Tufan'in bir yerde 40. Ma'bed'i yakip yikmis. eldeki Tevrat nüshalarini parçalamistir. Lût'u kizlarinin sarap içirerek sarhos etmeleri ve onunla zina yapmalari yer almaktadir. çeliskiler ve tutarsiz liklar.Hz. Yahudilerin kutsal kitaplarinin geldigi gibi muhafaza edilmediginin. Yakup'la gürestigi. M. öteki tarafda ise önce e rkek ve onun kaburga kemiginden kadinin yaratildigi seklinde yer almaktadir. Kudüs'ü alip Kutsal Ma'bed'in yapilmasindan sonra. Ibrahim'in ve Hz. Tevrat'in y anlis yorumlanmasi. taslara yazilmis ilk Tevrat nüshasini Israilogullarinin bilginlerine ve i leri gelenlerine teslim ederek onun Ahit Sandigina konulup korunmasini istemistir . Musa tarafin dan vasiyet edilmistir. Musa. Ya i ve Hiristiyan bilginler. Bugün Yahudilere ait Ibranîce. Tevrat'in Ezra zamaninda (M. içinden sadece On Emir yazili iki tablet (levha) çikmistir.[275] 7.[272] 4.içerisinde cereyan eden olaylar sebebiyle. Hz. putlara tapmislar ve Tevrat'i unutm uslardir. ötekinde insanda biterek verilmektedir. öteki yerde 150 gün sürdügü. Onun âlemi alti günde yaratip yedinci gün dinlendigi.[278] .Ö. 3.[276] 8. ilk nüshanin günümüze kadar korunabilmesi zaten imkânsizdir. Kur'ân-i Kerîm'de yer alan. 7Û'd e Romalilar tarafindan tamamen yikilmistir. Hz. Yahudiler sürgüne gönderilmistir. Yakub'un onu yeni p Israil adini aldigi zikredilmektedir. degisik zamanlarda ve degisik kimseler tarafindan yazildiginin delili sayilmistir.[273] 5. ve II.S. 3 veya 7 senede bir. Ezberleme gelenegi yoktu ve çogaltilmamisti. Insanin yaratilisi da. Bu hususlar.[269] iki defa yasak yiyeceklerden[270] ve iki defa da Is rail lakabiyla Yakub'un adlandirilisi[271] olayindan bahsedilmektedir. Süleyman Ahit Sandigini açtirdiginda.Tekvin'in ilk iki babinda Allah'in adi bir yerde Elohim.[277] Allah'a ve peygamberlere yakismayacak nitelikler verilmesi. Bütün bu olaylar sebebiyle Yahudi kutsal metinlerinin ilk sekillen günümüze gelmemistir. Israilogullan. Yüzyilda Suriye Krali Antiyokos Epif anes. M. kelimelerin yerlerinden oynatilmasi. digerinde Yahve olar ak geçmektedir.Tanri. Musa'ya nisbet edilen Tevrat'in son bölümünde (Tesniye) onun ölümü ve gömülmesi yer al tadir.Yüce Allah'a insanî nitelikler verilmektedir.[274] 6.Ö. ayni konunun. bir yerde.

Ö.[280] ab. Hasidim. Ferisîler. Makkabîleri desteklemisler.R. siyasete ilgi duymadiklari için. basariy a ulasildiktan sonra kendilerini Mabed'in onarimina ve temizlenmesine vakfetmisl erdir. ancak. M. daha sonraki Yahudilige sekil veren büyük bir mezheptir.Ö.S. Onlarin dinî hükümlere siki sikiya bagli fakîhleri vardir. Cennet. yazili Tevrat'in (Tora) yaninda. Hasidîlerin devamidir. Bu mezhebin. Ferisîligin prensipleri do grultusunda gelisen ve devam eden Yahudilik. Yüzyil bas larinda IV. Talmud'un yavanligini savunup Kabbala'ya dayanarak.Açiklamak.[279] a. yazili Tevrat'ta bu lunmayan fakat. Yüzyildan iti baren Tora'ya harfi harfine bagliliklariyla taninirlar. M.Yahudi Mezhepleri Yahudi mezheplerini üç ayri grup halinde incelemek mümkündür. Tann'yla birlik saglamaya çalisan ve Panteizm'e meyletmis bir Yeni Çag mistik Yahu dî mezhebi olan Hasidiler (Hasidim) ile. Ferisîlerin ve Essenîlerin öncüleridir. Antiyokus'un Helenlestirme siyasetine karsi çikmis ve iskence görmüslerdir . Ortodoks Yahudilik adini almis ve daima ana bünyeyi teskil etmistir. Mode rn dönemde ise. ceza ve mükafata ve Davud'un soyundan bir Mesîh'in gelecegine inanm aktadir. Yüzyilda Makkabiler devrinde var olan Hiristiyanlik öncesi Yahudi mezhepleri (Klasik Mezhepler). XVIII. Onlar. Bunlar. yazili Tevrat'in yorumu olan ve dah a sonra yaziya geçirilmis bulunan Misna ve Talmud'dur. M. Yüzyilda Dogu Avrupa'da Rabbi Israei ben Elieser (1698-1759) t arafindan kurulmus. Yahudilik. Ferisîligi n prensipleri dogrultusunda sekil almis ve gelismistir. isim benzerligi disinda. kendilerine bilgi nler veya dirt kardesleri denilmesini isterler. herseyi Allah'in kontrol ettigine.Hiristiyanlik Öncesi Yahudi Mezhepleri aa. Ferisîler. ölümden sonra dirilmeye. Ibranice "dindarlar" anlamina gelen bu mezhep mensuplari. II. ikincisi Islâm sonrasi Yahudi mezhepleri (Ortaçag Mezhepleri). Onlar.Hasidîler (Ibr. bir alâkasi yoktur . Onlar. . hür iradenin varligina. Ferisîlik. Musa'dan sözlü olarak nakledilegelen bi r de sözlü Tevrat kabul etmislerdir. 2. cehennem ve meleklerin varligini da kabul etmektedir. Hz. Onlar.Ö. tefsir etmektir. Islâm döneminde Rabbani Yahudilik.II. üçüncüsü de günümüzdeki Yahudi mezhepleridir (Modern dönem mezhepleri). II.4. Bu sözlü Tevrat. vecd içinde ." kökünden gelmektedir. Ing. sözlü Tevrat'ta yer alan naslardan hareketle bir inanç sistemi gelisti rmislerdir. Hasidaeans): Adlari. Bunlardan birincisi.Ferisîler (Perusim): Ferisîlik kelimesinin lami bulunmaktadir: Ibranîcesi "Perusim"dir ve "P.Kendini ayri tutmak veya saf ve temiz olmayan sahis veya esyadan uzaklasmakti r. Iki an 1.

özellikle âhiret konularinda bir benzerlik vardir. Bir topluluk olarak Ferisîler. mistik yapili bir mezheptir. Ferisîlerin Yahudi dünyasinin mutlak hakimi olmalarindan dolayi. Sadukîler hakkinda fazla kaynak yoktu r. yani itikad ve amelde Ferisîlige karsit olmasi ile taninan bir mezhebin adidir. Bazi arastirmacilar. Sadukîler. "Essenoi" isimleriyle anilmaktadir. "Issiyim" ismi yeni metinlerde yer almaz. Bu mezhe p hakkinda yeterli kaynak bulunmamaktadir. Ferisîlerin ziddina olarak su görüsleri benimsemislerdir: Insan kendi kaderini belirler. "IssiyinY'in ifade ettigi anlam ha kkinda degisik görüsler vardir. Sadukî (Sadu-ki m) kelimesinin mensei hakkinda kesin bilgi yoktur. onun da onlarin katiligini kötülemesinden bahsedilse de doktrinde. Süleyman'in baskâhini Sadok'un soyundan geldigini savunmakta v e bundan dolayi bu mezhebe "Sadukîm" denildigini ileri sürmektedir.[283] Issiyim'e "Ölüdeniz Yazmalari Mezhebi" de denilmektedir.[281] ac.Sadukîler (Sadukim): Sadukîlik. zamanla. 1947'de Ölüdeniz' . Talmud ve Yeni Ahit onlar hakkinda hayli bilgi verir.Onlar. Bu görüslerden "Issiyim" kelimesinin "dindar zahidler" a nlamina geldigi görüsü kabul görmüstür. Tarihçi Josephus. Sadukîlerin yalniz Tevrat'i esas almis olmalaridir. Ibran ice sekli olan "Isiyim" kelimesine ilk kaynaklarda rastlanmamaktadir. Sadukîlerin Ferisîlerden ayrildiklari en önemli husus. Ferisîler millî kültürün ve gele negin korunmasindan vanadirlar. Tevrat hükümleri har-fiyyen ve yorumsuz uygulanmalidir . sonradan ortaya çikan ve Ferisîl erin benimsedigi sözlü Tevrat'i kabul etmemislerdir. Bunlar. Tevrat'in hükümlerinin tatbikati ve mabed hizmetleri konusunda. sözlü Tevrat'i kabul eden Ferisîlerin görüsle rine muhalefet etmislerdir. Ancak onlarin inançlari Rabbinik Yahudilikle yasamistir. Mabed'in Romalilar tarafindan tahribin den sonra halk üzerindeki etkisini yitirmis ve. Ferisîlik ve Sadukîlik'in çagdasi olan. yeniden dirilme ve gelecek dünyadi r (Olam-ha-Ba). eski Yahudiligin savunucusu olduklarindan. Bu mezhebin mensuplarini genellikle orta sinif ol usturur. bu mezhe bin mensuplarinin Hz. Birçok Ferisî. Incil'lerde onlarin Isa M esih'e düsmanca davranislari. Ruh ölümsüz degildir.Essenîler (Issiyim): Essenîlik.[282] ad. Sadukîier. Muhtemelen . Bu farkin sebebi de. Bunun sebebi. Yunan kaynaklarinda bu mezhebin taraft arlari "Essaioi" (Latince'de "Essaei"). Genel olarak kabul edildigine göre Sadukîlik. 70 yilindan sonra görünmezle r. Yahudilerin Helen kültürüyle yogrulm asi için çaba göstermislerdi. daha önce belirtildigi gibi. Isa Mesih'i bertaraf etmeye çalismalari. Ferisîlerin aksine aristokrat sinifi teskil etmis ve Romali idarecilerle isbirligine girismislerdi. kendi inanç ve amellerini yazili Tevrat'taki naslardan çikardiklarindan. tarih sahnesinden silinmis tir. Kudüs Hiristiy an Kilisesine katilmistir. Latince "Essaei" kelimesini Ibra nice "Issiyim" seklinde trans-kribe etmistir. Yazih Tev rat'in disinda Tevrat yoktur. Yeniden dirilme yoktur. Israil'in putperest krallarina düsmanliklariyla bilinirler. sosyal ve siya sî düzeni ellerinde tutma arzularindan kaynaklanmisti. Italyan Yahudi arastirmaci Azariah dei Rossi.

M ezhep. üç yil bir adaylik devresi geçiren . aralarindaki birtakim benzerliklerden dolayi.Filistin'deki ilk Hiristiyanlar ile bu mezhep mensubu topluluklarin "Eda" keli mesi ile isimlendirilmesidir. II. özel mitleri vardir. "Karanlik Melegi". Kaderleri ebediyyen te spit edilmistir. "Gerçeklik Melegi". mal mülk Istemez. Essenîlerin inanç esaslari Ferisîlerinkine yakindir. Ayni kelimeleri Vaftizci Yahya da Ahd-i Atik'den alarak kendi vazifesini tarif ederke n kullanmistir. Onlari bu görüse sevkeden amil. Issiyim hakkindaki bilgiler daha çok bu Kumran Yazmalan'ndan elde edilmistir . ölümden sonra dirilmeye ve son yargilamaya da inanirlar. Suriel veya Uriel'dir. Bu. Hiristiyanligin Essenîligin bir kolu ve devami oldugunu ileri sürmektedir.[284] Essenîler Ile Hiristiyanlik Arasindaki Iliski Bazi arastirmacilar. Mez hep üyeleri daima beyaz giyerdi. Kifas ve Yuhanna'yi hatirlatmaktadir. Rafael. 4. Kudüs (Jarusalem) kültüne katilmaktan kaçiniyorl Onlarin ritleri (törenleri). "Mastemah" (Sey tan) Bunlarin disinda birde "Muhafiz Melekler" vardir. Essenîler ile H iristiyanlar arasmda bag kurmakta. Bazi bilginlerce Kumran cemaatinin Essenîlerden bir grup oldugu düsünülmektedir. Bu günler. hatt a Iranî etkiler görülmektedir. Mezhebe girisin ritüel belli kurallarr vardi. Bu. "Göklerin Ogullari" o larak bahsedilmektedir. Tarimla ugrasirlardi. Tora'nin âyin ve ibadet kurallarini titizlikle yer ine getiren. Bunlarda özellikle son günün gelmis oldugu kanaati bulunmakta dir. Bekâr yasamayi tercih ederler di. toplu halde. Melek inanci bakimindan Ferisîlerden ayrilmamakla berab er görüsleri daha teferruatlidir. Essenîligin b ir kolu olan Yahudi Mezhebi olarak görmektedir. Bunlar da Gabriel. 2. "Tahrir Melegi". Kumran Yazmalaridir. Bunlar. Ticaret yapmaz. yildizlara yazilmistir. sasirtici derecede benzerlik ler bulunmustur. o. Bu kült ve ritlerde pitagorcu.Essenîligin oniki kisilik idareci grubunun üçü daha yüksek mevki sahibidir. Kumra n Yazmalarinda. siki bir hayat disiplinine sahip olan. Meleklerden kutsal yaratiklar. Abdestvari temizlige ön em verirlerdi. hayvan eti yemezlerdi. Essenîler kadercidir. Hristiyanliktaki Oniki Havarî' yle benzerlik göstermektedir. hem kendi hem de herkesin kurtulusunu garanti ede n seriatini bütün dünyaya empoze edecektir.Mezhep mensuplari kendilerini "Çölde yol hazirlayanlar" diye tarif ederler. . bir sir tarikati gibiydi. 5. Essenîler inançlari saglam Yahudiler olmakla beraber. onlarin Günes'e tazim gösterdigi ve tenasuha inandiklari ileri sürülmüstür.Essenîligi idare eden oniki kisilik idareci grubu. Essenîler Mesih'e de inanirlar. Yüzyilda ortaya çikmis. Insanlar daha dogmadan aydinlik veya karanlik taraflardan birine aittir. Essenîler ile Hiristiyanlar arasindaki benzerlikler sunlardir: 1. çölün manevîyatiyla yasiyorlardi.Ö. Essenîler. Melekleri yaptiklari islere göre siniflandirirlar: "Isikla r Prensi". düzenli bir teskilat halinde "Mevakrim" (müfettisler) vardir ve Hiristi yanliktaki Bishoplarin karsiligidir.Mezhepte. Tanri tarafindan Ibrahim'e yapilmis su vaadin gerçeklestirilecegi günl erdir: Israil büyük halk olacak. Mihael . komünal hayat yasarlardi. esyasi ortak bir topluluktu.deki Kumran magaralarinda bulunan yazmalarin bu mezhep hakkinda bilgi vermis olma sidir. Hiristiyanligi. Essenîler ile Hiristiyanlar arasinda. 3. 66-70'deki Yahudi savasinda ortadan kalkmislardir. Muhtemelen M. Essenîler. Yine bazi Yahudi arastirmacilar da. Kilisen in üç diregi Yakub. Kaynaklarin verdigi bilgiye göre Essenîler.

Zealotlar. dinî bir mezhepten daha çok. siy asî ve ideolojik bir mezhep hüviyetindedir. Romalilara teslim olmaktansa. Çarmih olayinin da iki zealot aras inda geçtigi ileri sürülmektedir. Yazili Tevrat'tan ziyade. günümüzd Ortodoks" adini almistir. 6 yilinda Galile'li Yahuda tarafindan Yahudiye'nin Roma Imparatorluguna katilmasina karsi çikmak üzere kurulmustur. genis halk tabakalarina yayilma imkâni buldugundan. Kudüs'ün düsüsündeki suçu zealotlara yük istir. Zealotlar. önceki hahamlarin çesitli meselelerdeki görüsle rinden olusan Talmud'a önem vermis ve Tevrat'i sadece ibâdet alanina hapsetmislerdir .Zealotlar: Kisacasi. digeri ise.Bugüne kadar Yunanca metinler halinde intikal eden ilk Kilisenin apostolik kurul usuna ait dokümanlar.Her ikisinde "mesih inanci" vardir. M. 7. kisa zamanda tarih sahnesinden silinmistir. ilk dönem Yahudî mezheplerinden gelenekçi Ferisîligin bir devamidir. 66 ayaklanmasina kadar böyle devam etmistir.[287] ba. Bu. Yahudi tarihçisi Josephus (37-100). degisik yapi ve adla rla günümüze kadar gelmistir. Isyan bastirilip Yahuda öldürüldükten sonra Romalilar ile Yahudi isbirlikçilerine k arsi gerilla direnisine geçtiler. Bagdat yakinlarindaki Sura ve Pumpethi Talmud akademilerinin en parlak dönemini . Roma Imparatoruna haraç ödemeyi ve onu "rab" tanimayi reddettiler. Essenîlgin Sonu: Titus'un son Yarfudi direnisini de kirarak Mabed'i tahrip ettigi 70 yilina kadar Lut Gölü kenarinda yasayan Essenîlerin bundan sonraki tarihi bilinmeme ktedir. M. ölünceye kadar direnmeyi tercih etmistir. Yüzyilda Talmud çalismalarinin tamamlanmasindan sonra tesekkül etmistir. Ferisîlik. Zea-l otlarin asiri bir kolu "sicarii" (kamali adamlar) adini tasimaktadir. bu mezhebin karsisinda yeralan ve kismen Sadukî görüsleri benimseyen Karaîlik'tir.S. Fer isîlik ise. Bu.S. Islâm döneminde Rabbanîlik (veya Rabbinik). Onla r. Masada'da 73 yilina ka dar kadinli çocuklu 960 Zealot. Isa Mesîh'in bir Sakirdi Zealot asillidir. K udüs'ün kusatilmasinda Zealotlar Mabedi korumuslardir. isgalciye direnenlerdir.[285] ae. Onlar.Rabbanî Yahudilik: Rabbanî Yahudîlik. Yahudil er arasinda yayginlasmadigindan.Ortaçag/Islâm Sonrasi Yahudi Mezhepleri Ortaçag Islâm Döneminde Yahudi dünyasinda iki büyük Yahudi mezhebi vardir. Zealot lakabinin Yahudi Kutsal Kitabaninin Tora bölümündek i Sayilar 25/6'da "Tanri için gayretli" ifadesinden geldigi iieri sürülmektedir. Rabbanî Yahudîler. Misir' a gidip oradaki Yahudileri ayaklandirmaya çalismislardir. 70'de Kudüs düsünce bunlar. F erisîligin devami olan Rabbanî Yahudilik. siddete basvurmakta tereddüt etmemislerd ir. Daha sonra yakalanmisla r ve Imparatora "rab" demedikleri için iskence ile öldürülmüslerdir. Buraya kadar ele aldigimiz ilk Yahudi mezheplerinden Sadukîlik ve Essenîlik. Bunlardan biri. tekrar Ibranî veya Aramî dillerine tercüme edilecek olursa ifadeler arasinda büyük benzerlikler oldugu ortaya çikar. 5.[286] b. Israil'in Rabbi Yahve'den baskasini rab edinmek dinden dönmektir diyerek ayakla ndilar.6.

Bütün varliklari yaratan Allah'tir. Rabbanî Yahudîlere göre Anan b en D!avid. Karaîlerde ibâdet. 4. iki defa farzdir. zamanla. Rabbanî Yahudîler. Nisan'in 13'ünde b aslayan 70 günlük oruçlari vardir. dünya "Idarecisi"nin makamidir. 7.yasadigi siradf* Talmud Serhçiligi Ön plana çikmis ve tek ser'i kaynak Talmud olmustur . Rabbanî Yahudiligin öncüsü Ferisîligin karsisindaki Sadukîlikle ayni k numdadir. Karaîligin Mensei hakkinda pekçok fikir ileri sürülmüstür. yardimcisi yoktur. kelime olarak Ibranice "K-R-A" kökünden gelir ve Arapça "Kiraat" kelimesi il e ayni anlamdadir. Karaîlik. Karaîligin kurucusu olarak Anan ben David gösterilmektedir. Hazar Türklerinden çok az bir .Tevrat'in dilini bilmek dinî görevdir. 6.Musa'nin koydugu kanunlar haktir. ufak bir çjrup da olsa. Evlenme ve diger bazi hususlarda Tevrat 'a uymaktadirlar. Rabbanî Yahudiligin baskisi karsisinda fazla yayilma alam bulamamistir. Talmud'u reddetme nokrasinda Sadukîlerle ayni görüste. Karaîligin benimsedigi iman esaslari "On Emir" sayisinca olup sunlardir: 1. Talmud'u ve diger Rabbanî eserieri kabu l etmemelerinden dolayi bu mezhebin mensuplarina "Karaim" adi verilmistir. Siyon'un büyük önemi vardir. Bundan gaye.Mesih'in gelmesine ve yeniden dirilmeye intizar haktir. Rabbanî Yahudîlerîn Talmudcu bu kati tutumu. hapse girdiginde orad a Imam Azam Ebû Hanife ile görüsmüs ve mezhebin ilkelerini ondan almistir. günde. âhiret ve mesihle ilçjili meselelerde onlardan ayrilmaktadir. 3. Mabed'in yeniden insa edilmesidir. Karaîler. Rabbanî Yahudiligin kati Tal-niudculuguna en önemli tepkiyi gösteren ve bugüne k adar. âlem yaratilmadan önce vardi. varligini devam ettiren bir mezheptir. Musa'ya ve Tanah'da adi geçen bütün peygamberlere hitap etmistir. Tanah'i çok okumalarindan.O. 8.Kudüs'teki Mabed. Yahudî cemaatinin baskanligi mücadelesinde yenik düsüp. Bugün küçük bir grup Misir'da ve Israil'de yasamaktadir. 5. Rabbanî Yahudîlige aykiri bir har olmasindan dolayi daima heretik bir mezhep olarak görülmüstür. Tanah'in disinda delil kabul etmemislerdir.Karaîlik (Karaim): Karaîlik. Talmud'un disindaki yeni olusumlara karsi kati davranmislardir. Sadukîler gibi. Karaîlik.Bu âlem sonradan yaratilmistir. "Karaim".Hesap günü vardir. sabah ve aksam olmak üzere.Bu hesaptan sonra mükafat ve ceza haktir.[288] bb. fakat. 9. 2. Karaîlik.Allah. yapi olarak. 10. Rab-banîlere karsi Talmud'u ve diger Rabbanî tîserleri reddetmis. Israil'in kurtu lmasi. hadistir. tepkilere yol açmistir.

çokça namaz kilmayi emretmis. Bu rahat ortam Yahudilerin Yahudilik anlayisini etkilemistir. Ancak bunlar. Halife Mansur zama ninda yasamis. Bu özellikleriyle digerlerinden ve Yahudilerden ayrilirlar. Tevrat. rahata kavusmustur. kendisinin bekle nen Mesîh oldugunu. zühdü. Ebû Isâ Ishak b. Fer Isîlikle baslayan ve Rabbanî Yahudilikle gelisen ana akimin günümüzdeki yansimasidir. bulunduklari ülkenin sartlan altinda yasamaya karar vermistir . Yazili Tevra t'in Tanri tarafindan Hz. Bu mezhep. Yudgân. yediye çikarmis. Türkçe Tevratlari vardir ve Türk kültürüne ait özelliklerini yasatirlar. Bunun üzerin e Avrupa Yahudileri. kadere meyletmis.[292] ca. kismen de olsa. et ve içkiyi yasaklamistir. Muhammed el-Hammar zamaninda fikrini yaymaya baslamistir. Talmud ve diger Rabbinîk eserlerden elde edilen klasik Yahudi seriati Hala kha'ya bagli gruba günümüzde Ortodoks adi verilmistir. Bu mezhep mensuplari. Yahudilerin günde üç defa olan ibadetini. Musa'ya yazdirildigina ve Sözlü Tevrat'in (Misna. O.Iseviyye: Adini kurucusu. Hz. Tev rat'in te'vili üzerinde durmus. Kudüs'ten ayri kalindigi müddetçe et yenilip. Isa ve Hz. Tevrat'ta emredilen dinî hükümlerin bir kisminda diger Yahudile rden ayrilmistir. bir Israil Peygamberi gibi görünmüstür. Türklük özelliklerini devam ettirir ve kendilerini Tür k görürler. Çünkü. Yahudilerden büyük bir çogunluk ona uymustur. Iseviyye'nin bir kisi m inançlarini muhafaza etmis. geleneksel Yahudiligin Yahudi kimligi ve inançlari hakkindaki görüsleri me cut duruma uymamaktaydi. Talmud) . taraftarlarina.Ortodoks Yahudilik: Ortodoks Yahudilik. Ebû Isâ.[290] bd. insanin mutlak hürriyetini savunmus. Fransiz Ihtilâli'nden sonra Avrupa'da Yahudilere karsi tavir degis mis ve Yahudiler. son Emevi Halifesi Mervan b. bu ibadetleri yerine getir melerini taraftarlarina emretmis. Yillardir beklenen Mesih'in gelmemesi de Yahudilerin ümidini kirmistir.Yudgâniyye ve Sazkaniyye: Iseviyye'nin kurucusunun ölümünden sonra yerine Yudgân geçmistir. O.[291] c. Neticede Yahudiligi çagdas dünyanin sartlarina uydurma çalism alarindan dört ayri mezhep ortaya çikmistir. Ortodoks Yahudilik.Çagdas Yahudi Mezhepleri 1789 Fransiz Ihtilâli'nin meydana getirdigi degisiklikler Yahudî Dünyasini da etkilemi s ve sarsmistir. diger mezheplerin ayrilmasiyla ortaya çikmistir. sarap içi lmesini yasaklamistir. fiilin kula ait oldugunu savunmus tur.[289] bc. Bu ise onlarin geleneksel Ortodoks Yahudilik anlayisini gözden geçirmelerine sebep olmustyr. Yakub el-Isfahânî'den almistir.grup da Karaim'dir. cennet-cehennem ile ilgili dinî Inançlari te'vile gitmis . Muhammed'i peygamber kabul etmeleriyle taninmaktadir. Yahudileri kurtarmak için Allah'in kendisini gönderdigini ileri sürmüs tür.

rituel temizlik ile ilgili dinî kurallar kaldirilmistir. 7. Israil'de de 5-6 bin civarinda Reformis t Yahudi vardir. elektrikli esyaya dokunmadan atesten yararlanir. 8. Yahudi seriati Ha-lakha'da bir degisi klik yapmaya. bugün Amerikan Yahudilerinin %40'ini ol usturmakta ve çogunlugu teskil etmektedir. Hala kha'ya göre Cumartesi günü ates yakmak yasaktir. Mesela. Mesih gelecek.Reform. tek Tanri ögretisini telkin eden bütün inançlara hosgörülüdür. bir cemaatdir. Ortodoks Yahudilik. Ortodoks Yahudilik "devletin resmî mezhebidir. Kaser kuralina uygun olmayan yiyecekleri yemez .Reformist Yahudilik: Reformist Yahudilik. Ortodoks inançta. kendi disinda kalanlari gerçek Yahudî kabul etmezler. tevbe eder ve Tevrat'in bütün kurallarini gözetirse. 6. Yahudîlerin Tevrat'in kan unlarina uymadiklari için sürgüne gönderildikleri yer almaktadir. 4. giyinme. yüzyilin baslarinda Alman Yahudileri arasinda çikmistir. et pisen kapta süt. . Son zamanlarda bütün mezhepler Israil'de teskilat kurmaya baslamistir. 5. Yakin zamanlara kadar dig er Yahudî mezheplerin faaliyetlerine izin verilmiyordu. [293] il cb. Ortodoks Yahudîlerin büyük çogunlugunun Siyonist oldugu ri sürülen görüslerdendir. 1885 Pittsburg Platformunda aldiklari kararlarda Ortodoks inançlari reddetmislerdir. devletin kaynaklarind an pay almamaktadir. Kaser (koser) kuralina siki sikiya uyarlar (Kaser. elektrikli aletle re dokunmazlar.da sözlü olarak vahyedildigine inanmaktadir. 2.Israil. yeniden yorumlamaya gitmez. Halakha' ya aykiri olmadigini ileri sürerler. Ayrica. Bunun. artik sahsî Mesih'in gelisini beklemez. bedensel dirilmenin yaninda. Cumartesi günü. yiyecek ve içec eklerin dine uygunluk kuralidir). Reform. XIX. Mabed yeniden insa edilecektir.Sosyal adaleti saglamak Yahudinin görevidir. süt pisen kapta da et pisirmezler. Ortodoks Yahudîler. fakat bumezhepler. hileli yollarla (hile-i seriyye) ayakta tutmaya çalisir. Reformist Yahudifer.Yahudilerin Filistine dönüsü arastirilmaz. Bununla beraber onu. Yahudi ha lki. bu sebeplerden dolayi. Ortodoks Yahudiler. araba kullanmaz. Yiyip içme. sürgün sona erece k ve Yahudiler gerçek evine dönecek. Mendelsohn (1729-1786). Kaser kurali gereg i. cehennemdeki semavî ceza ve mükafatla ilgili bütün inançlari reddeder. bu tür yiyecek satan dükkanlardan alisveris yapmazlar. 3.Eski Yahudi seriatinden sadece modern hayata uygun olanlar kabul edilebilir. otomatik elektrik ayarlayici ile.Yahudilik en yüce Tanri fikrini sunar.Reform. günümüz sartlarinda yasa yabilmek Için. I lk fikir babasi Abraham Geiger iie Moses Mendelsohn'dir. May-monides'in onüç maddel ik iman esaslari dogma olarak kabul edilmektedir. Israil'de. et ile sütü birarada yemezler. Ortodoks ol mayan Yahudî günahkârdir. Reformist Yahudiler "Ortodoks" görüsleri benimsemezler. daha sonra Amerika'ya tasinmis ve asil gelismesini Amerika Yahudileri arasinda göstermistir. Onun yerine sunlari benims emislerdir: 1. Ortodoks Yahudîlige göre. Orta Avrupa'da yasayan Yahudileri bulunduklari ülkenin kültürüyle asimile olmaya çagirmist r.Yahudiler artik bir millet degil.

lâiklesmis Yahudilik seklini almis durumdadir. Ortodoksluktan ayirdedilemezdi. 10. 102 yasinda ölen Amerikan Yahudîsi Mordecai Me nahem Kaplan kurmustur. Yahud i kimligi hakkinda problemleri vardir. kadin erkek yanyana oturur. [295] cd. Talmud'u inkâr etmis. Iik ortaya çiktigi dönemlerde Muhafazakâr Yahudîlik.Yeniden Yapilanmaci (Reconstructionist) Yahudilik: Yeniden Yapilanmaci hareketi. Sinagogda. Reformist Yahudilik'ten sonra ikinci büyük mezheptir. kadinlar haham olabilir. 1983'de. daha önce Muhafazakâr Yahudilik içerisinde yeralmistir . 1885 Pittsburg platformunda alinan kararlara muhalefet etm istir. Sina gogda Ortodoks Siddur dua kitaplarini kullanirlardi. yapisi itibariyle Ortodoks Yahudiligin Amerikan versiyonuydu.Yahudilik ile bilim çatismaz. bugün kriz yasamaktadir. KutsafVitaptaki mucize hikayeleri ve diger olayla r eskilerin geleneginden baska birsey degildir. Dis evliligi kabul etmezler. artik Tanah v e Talmud bütünüyle baglayici degildir. Diger din ve inançlara saygiyla bakilir . Bu prensipler. Dinde yenilik taraftari olarak bilinirler. Geçmisle bagini korur.Yahudilik sürekli gelisen bir dindir. Dis evlilik kabul edilir . bugün Amerika'da. I srail'de Ortodoksluktan sonra ikinci sirayi alir. Daha sonra lari. Sinagog âyinlerini azaltmis. müzige yer vermis. Tanah'in ilâhîligi ve günlük hayattaki etkisi tarti smalidir. Reformist Yahudîlik. Reformist Yahudîlik'e bir tepki olarak dogmustur. Reformistlerin aksine. Muhafazakâr Yah udilik. 1937'de kismen degistirilmis Bugün Reformist Yahudilik. [294] cc. Yahudilige ihtidada hiçbir sinirlama yoktur. ancak degisebilir ligini kabul eder. Sinagogda basa kipa giyilme zorunlulugu yoktur. Basta Isaac Bermays ve Zacharia Franklen olmak üzere muhalif hahamlar ayri b ir grup olusturmustur. Kaser kurallarini gözetmezler. Yahudilige sadece kültürel bir olgu olarak bakilir. Sinagoglarda kadinlar da haham olarak görev alir ve âyinleri yönetir. Solomon Schatter. orta bir çizgiye çekildi. Cumartesi yasaklarinin bazisini kaldirmislardir. Reform hareke tinden bazi hahamlar. bu asiri reformlari neticesinde. Me sihciligi reddetmislerdir. Sabat kurallarini. "minyan" denilen on kisifik cemaate katilabilir. tir.Muhafazakâr Yahudilik: Muhafazakâr Yahudîlik. bazi tepkilerden dolayi. Sabat kurallarini uygulamada Ortodokslar kadar titiz degillerdir. Bunlar.9. Reformda oldugu gibi. Bu gruba Muhafazakâr (Conservative) Yahudîlik adi verilm istir. Kadin. Reformist ile Ortodoks Yahudîlik arasinda. Bugünkü muhafazakâr Yahudîlige asil kimligini veren ise Solomon Schatter olmu stur. Sinagogda kadinlarla e rkekler yanyana oturur. Tek fark ibadetin Ibranice yerine Ingilizce yapilmasiydi. Kaplan. Mahafazakâr Yahudîlik eski Yahudî seriati Haiakha'yi reddetmez. Kadinla erkek ayri ayri otur urlardi. Mahafazakâr Yahudîligin en belirgin özelligi ise Siyonist olmasidir. "Katolik Siyonist Israil" teorisini ortaya atmistir. Yahudilige ihtida konusunda Ortodokslar kadar titiz davranirlar. Yahudî bir anneden dogmayan çocugu Yahudî kabul etmezler. Bugün. fakat.

Samirîlerin tarihi oldukça eskidir. Yahudilige ihtida eden Samirîleri Yahudi olarak kabul etmez. Yahudiler Tann'yi seçmistir. Grubun a dini ise "Yeniden Yapilanman" (Reconstructionism) olarak belirlemistir. yok olmadan günümüze kadar gelmistir. Asur Imparatoru Sargon. Tanri'yi irkçi bir sovenist. 722 yilinda Kuzey Israil Kralligi yikilinca. Bunlari "Ortodoks Yahudîler". 1966'da kurulan Humanistik Yahudilik bunlarin e n asirilarindandir. "JudaIsm as a Civilisation" isimli eseri Yahudî dünyasinda kabul görmüstür.. [298] d. Krallar Kitabinda Samirîlerin nasil Yahudîlestigi anlatilir. Tevrat' in Tanri vahyi degil. Yahudî dininin bugüne kadar geçerli olusunun sebebini ilâhî olusunda degil.Ö. Onun düsünceleri Reformis Muhafazakâr ve hatta modern Ortodokslara bile tesir etmistir. Halen Israil'de . Yahudîler. Sanhed rin 21 b). Muhafazakâr Yahudîligin ortaya çikis amaçlarina ters düstügü gerek iyle. Ibranîce "S-M-R" fiil kökünden türemis "görüp gözeten. Yeniden Yapilanmaci hareketi muhafazakârligin sag kanadi olarak tanimlamaktad ir. Yahudilige i htidanin mümkün olmasina ragmen. Ona göre. tarih boyunca. Bugün bazil ari. Yahudîler.[297] Bu mezhepler disinda da Yahudi gruplari vardir. Yah rin dramatik bir sekilde. kendi yazdigi ibadet kitabinda. Tanah'in II. Bu yüzden "Seçilmis Halk" inancinin a nlami yoktur. Hatta Samirîler k ullaniyor diye Ibranî harfleri ile yazilan Aramca'yi terketm islerdir {Bkz. Kaplan.Yahudi Dinine Uymakla Birlikte Yahudîler Tarafindan Yahudi Kabul Edilmeyen Sami rîler (Somronim) "Somronim". XVIII/11). Çünkü bunlar. halk olusunun ifadesidir. Siyonizmi de benimsemektedir. Israil halkini yerlerinden alip Asur'a ve Medlerin Sehir lerine sürmüs (II.[296] Kaplan'in fikirleri çerçevesinde olusan Reconstructionist hareketin inançlari Reformist Yahudîliginkine yakindir. bugün halen varligin i davam ettiren Samirîler'dir. Yahudîligi. Yahudiler. uzun süre Muhafazakâr Yahudîlik akademisi "The Jevvish Theological Seminary"de hizm et etmistir. diger halklar gibi bir halktir. Daha sonra o. Reformist ve Muhafazakârlarda oldugu gib i Sinagogda kadin erkek yanyana oturur. Yahudiler de. diger Yahudî mezheplerinin ibadet kitaplarinda varolan "Seçilmis Halk" in ancina yer vermemistir. Mordecai Menahem Kaplan. XVII/24). hiçbir zaman Samirîleri gerçek Yahudî olarak görmemislerdir. Ölümden sonra dirilmeyi. Babil. O. Kadinlar haham olabilir. kültürel deger olusunda bulmak tadir. tipki Yahudiler gibi. Yahudî kanunu ise. Krallar. Fakat Samirîler. Samirîleri sürekli dislamislardir. Bunlarin en basinda gelenlerinden biri. birseyi dikkatle izleyen" anlamina gelmektedir. Onun. Yukarida zikredilenlerin disinda Amerikan Yahudileri arasinda ortaya çikan baska uf ak ve radikal gruplar da vardir. Yahudî Cemaati disinda görürler. Mesihciligi kabul etmez. önemli bir Yahudî düsünür ve filozofudur. Yahudî halkinin kültür degeri olarak görmekte. Muhafazakâr Yahudîlikten ayrilmis ve 1968'de kendi grubunu kurmustur. Böylece Somron sehri nin sakinleri ortaya çikmis ve bunlara "Somronim" denmistir. Ta un Yahudileri degil. Krallar. âhireti reddeder. muhafaza edilmesi gereken bir kültür unsurudur. Samirîlerin samîmî olmadiklari bahanesiyle onlari Yahudi Cemaatindan saymazlar. Israilogullarmin tarih boyunca olusturduklari bir eser old ugunu ileri sürer. Hümanist Yahudiler. O. Kaplan. Kuta ve Avva'dan adamlar getirerek Isr ailogullarinin yerine yerlestirmistir (II. Bu hareket. Tevrat'i da sov enist doküman olarak degerlendirirler. M.

Yeniden dirilme günü olacaktir. kaza ve kadere. bu durumu. Içeride masa veya sira bulunmaz. kulaklari. önü-sonu yoktur. Peygamberlere. Varligina. Sinagoglari.Tevrat.Inanç Yahudilikte. Kur'ân'da oldug u sekilde Tevrat'ta ve diger Yahudî Kutsal Kitaplarinda nelere inanilmasi gerektig ine dair sistematik bilgi bulunmaz. yüzü. Samirîler. Tanri'nin en sevg ili milleti. Ibadetler inde rükû ve secde vardir. bütün varliklarin Rabbidir. 2. Tevrat ise Musa'ya vah-yedilen bes kitap tan ibarettir. Abdestte. Bab'da ) yeralan On Emir'de (Asarat ha-divarîm). birligine inanilan Allah. yücedir. Alemlerin yaraticisi ve sahibi de O'dur. agzi. hiçbir zaman degismeyecek ve neshedilmeyecektir. Allah'in yegane resulü ve bütün devirler için de peygamberdir. kötüler cehennemle mükafûtlandinlacaktir Samirîierin ibadet sekilleri Müslümanlarinkine çok benzer. Sifatlari insan sifatlarina benzemez. Onun gibi peygamber bir daha gelmeyecektir. Bu. ibadet. Yahudilikte Allah birdir.Yahudilikte. yaratilmamistir. Yahudi milletidir.Musa. Musa'nin sahsinda Israilogullariyla olmustur. Fakat böylesine bir etkilenme söz konusu olmamistir.Esi ve yardimcisi olmayan Allah tektir. Dinî Gelenek ve Bayramlar a. Vahy onunla son b ulmustur. Halbuki Yahudi ler de asirlarca Müslümanlarin idaresinde yasamislardir. herseyi bilir.Gerizim dagi ebedî hayat yurdu. resim ve heykeli yapilamaz. 4. Müslümanlar gibi abdest alirlar. Müslümanlarin mescidi gibidir. Yahudîlerin Tevrat'i ile Samirîlerin Tevrat'i arasinda alti bine yakin fark bulunmaktadir. sirasiyla. Bundan dolayi bazi arastiricilar. Iyiler cennetle. uzun süre Islâm ülkelerinde. diger Yahudilerden daha çok aslina yakin bir sek ilde devam ettirmis olmalariyle izah edilebilir. Yahudîler ile Samirîler arasinda birçok fark vardir. Hz. onlari seçmis ve onlarla Sina'da ahitlesmis tir. bütün Yahudilerce kabul görmüs dogmatik iman esaslari yoktur. Musa seriatini. Inanç esaslari da buna uygun olarak bestir: 1. görülemez. Müslümanlarin namazina benzer sekilde namaz kilarlar. bereket dagi ve Allah'in yeryüzündeki tek makamidir . burnu. Inanç. Bab ile Tesniye 6. Abdest esnasinda Tevrat'tan parçalar okurlar. 5. Tanri. Ibadet dili Aramca'dir. sag ve sol ayagi yikarlar . Müslümanlarin yönetimi a ltinda yasamalari dolayisiyla »Müslümanlarin etkisine baglamaktadir. mükemmel ve tamdir. kitaplara. Bununla beraber ona . hayir ve serrin Allah'tan o lduguna ve hattâ âhiret hayatina inanmakla ilgili kesin ifadeler Tevrat'ta yeralmama ktadir. Bu ahitlesme. Tevrat'ta (Çikis 20. 3. [300] 5. sadece Allah'a iman meselesi üzerinde duru lmaktadir. [299] Samirîlerin Inanç Esaslari Itikadda dayanaklari sadece Tevrat'tir. an cak Samirîlerin Hz. elleri. Bundan dolayi böyle bir etki iddiasi tutarli degildir. Kudüs'ün yerine Gerizi m'i kutsal mekân olarak kabul ederler ve kendilerini gerçek Yahudî olarak görürler.Nablus ile Tel Aviv yakinlarindaki Holon kentlerinde yasamaktadirlar.

DanIel Kitabina kadar. ve her yer ölülerini disari atacak" (Isaya 26:19). Isaya' da "Senin ölülerin dirilecekler. onlarin millî tanrisidir. Sa-muel. Salihler baslarinda taçla. bedeniyle günah isleyen Yahudiler Yahudi olmay anlar gibi cehenneme gidecekler ve orada oniki ay müddetle cezalandirilacaklardir ( Ros Ha-Sana.. ölüm sonra hayat ile ilgilidir. ölümden sonraki hayatin va rligina inanmanin zorunlu bulundugunu kabul etmektedir. Musa'ya (A. kismen de Yahve (Tanri) veya insanlarla münasebette olmaksizin. Tanriniz Rab. kötü o lsun bütün insanlarin öldükten sonra "Seol" adi verilen bir yere gidecekleri.yorulmak. Bu inanç. benimkilerin cesetleri kalkacaktir. ser'î kaynak olarak kabul edilmesi gerektigini. Tevrat'in disinda sözlü gelenegin de Musa'ya Sina'da v erildigini. Tanri 'nin kudreti sonsuzdur. Bu Krallik. ruhlarin mezarda kalacagi inanci vardir .) aitti r. Bunlarin en önemlisi. âlemin sonu gelmis demektir. sürekli olarak âlemi yönetir. Berekot'da ise âhiretin bu dünyaya b enzemedigi belirtilmektedir. Bu husustaki tartisma genelde ilk Yahudî mezheplerinden Ferisîli kle Sadukîlik arasinda cereyan etmistir. düsmanlik. 17 a). eski Yahudilikte âhire t inancinin bulunmadigi. Ferisîler ise. bir gün bir görevli gönde rerek bütün haksizliklarin. dinlenmek gibi insanî nitelikler atfedilir. Yahudilikte en önemli yer. Tanah'in aksine Talmud'da âhiretin mahiyeti hakkinda detayli bilgiler vardir. orada kede rli bir sekilde varliklarini sürdürecekleri. Tanri. haset. bir olus yoktur. "Tanrinin Devleti" Mesîh'le kurulacaktir. ölülerin bir gölge gibi varliklarini sürdüreceklerine inanilan ölüle minde. Tanri'nin idaresinde ve insanlarin emegiyle kurulacaktir. Allah'in sifatlari. fakat bu bilgiler zaman zaman birbiriyle çelismektedir. Tanri. çalisma. Çünkü orada yeme. uyarmak. mutlu kilmak için Tanri Israilogullarini seçmistir . Tanri'nin birligi Tevrat 'ta söyle ifade edilir: "Dinle ey Israil. üreme. tarihî bir gelisme takip eder. Neviim (nebîler) olarak Isimlendirilmektedir. bu dünya ile âhiretin ayni oldugunu ileri sürmektedir (Bkz. Tanri. Ibrani Dilinde kendisine görev ve rilen. insan lari aydinlatmak için "nebî"leri görevlendirmistir. Bera-him 68 b). Israilogullarinin seçkinligi. zulümlerin ortadan kalktigi evrensel bir devlet kuracaktir .[301] Bütün insanligi aydinlatmak. rekabe gibi dünyevî seyler olmayacaktir. Yahudilerin üm it kaynagidir. bütün varliklara hâkimdir. yeryüzünde olaca k. Eski Yahudilikte iyi olsun. Ölümden sonra hayat. M esîh ve ölümden sonraki hayat çerçevesinde cereyan etmistir. cennet-cehennem) Iran'dan aldigi ileri sürülmektedir. Da -niel kitabinda ise ebedî hayatla ilgili su ifadeler yer almaktadir: "Ve yerin top raginda uyuyanlardan birçogu. âhiret inanci hakkinda açik ifadelere pek rastlanmaz. Ros Ha-Sana'da. Yahudî Kutsal Kitabi Tanah'in bir bölümü. seklinde yeniden dirilme inancina delîl sayilabilecek ifadeler vardir. Ey sizler. kismen mezarda. ölümden sonra d . Yahudi Kutsal Kitabi'nda. Yahudilik'te âhiret inanci. Bunun umumî bir kader oldugu. Onu biraktigi gün. sonraki peygamberler) ele alinip Malaki ile sona erdiri lir. Tevrat'ta âhiretle ilgili bir seyin bulunmadigini iddia ederek âhireti inkâr etmislerdir. Hz. Bu tartismalar. Hz. Ale mde onun iradesi disinda bir varlik.S. O. O'nun gücü yetmeyecek is yoktur. birçogunu salaha döndürenl er de yildizlar gibi ebediyen ve daima parlayacaklar" (Daniel 12:2-3)* Eski Misir Dini'nde oldugu gibi eski Yahudî Dini'nde de yeniden dirilme inancina d elîl sayilabilecek metinlerin günümüze ulasmamis olmasindan dolayi. içme. gökte degil. Yahudilerin sonradan bu inanci (yeniden dirilme. yani Seol'de geçecektir. Ve anlayisli olanlar gök kubbesinin pariltisi gibi. Yahudilerin Fars ve Yunan kültürüyle temasa geçmelerinden sonra aralarinda kelâmî tartismala r baslamistir. Bu "Tanri'nin Kralligi11 kalici olacaktir.. Musa'dan sonraki peygamberler iki grup alt inda (önceki peygamberler. Nebi. Çünkü Tora (Tevrat) ona verilmistir. bunlar ebedî hayata ve sunlar utanca ve ebedî nefrete uy anacaklar. Ferisîlere göre. topra k içinde yatanlar. bir tanridir". Berekot 17b). Onun en sevgili mil leti Yahudî milleti oldugundan O. çagirilan kimse demektir. beklenir. güresmek. ölümden sonra bir muhakemenin bulunmadigi kabul edilme ktedir. yargi. Bütün Yahudi Peygamberleri de bu sebeple ortaya çikmis ve seçilmislerdir. Sadukîler Tevrat'tan baska ser'î kaynak tanima diklarindan. Ilya-Mesîh. uyanin ve terennüm edin. ilâhî lezzeti tadacaklardir (Bkz.

Allah. Tevrat'i tefsir eden din bilginleri "sayesinde. Yahudilikte cennet-cehennem. diger suçlular oniki aylik bir ceza sonunda cennete gideceklerdir. Yahudîler için.Allah. Talmud'un bildirdigine göre.Ibadet sadece Tann'ya mahsustur. Musa b. y argi günü ile ilgili emirler Talmud'da açiklanir. Böylece iyi insanlar yargilanip temize çiktiklarinda Aden (Eden) d enilen cennete gideceklerdir (Aden.Allah. ceza ve mükafaat. XII. Yahudilikte âhiret inanci konusunda bir gelisme olmus. Cehenn em kelimesi. Gaon'un sekiz maddelik iman esaslari Islâmî özellik gösterir. 6. yukarida verilen "metinlerden de anlasilacagi gibi. bugün. Gaon'un iman esaslarini olusturur. ebedî hayat. getirmeyenleri cezalandirir .Peygamberlerin bütün sözleri dogrudur.Allah'in bedeni yoktur ve hiçbir sekilde tasvir edilemez. Mose ben Meymûn'un iman esaslari. Babil dilinde bahçe anlamina gelen Edinu veya A denu kelimesinden gelir). 5. Meymûn: Mai monides: 1135-1204).Allah'in baslangici yoktur ve nihayeti olmayacaktir. 50) tesebbüs etmistir. iman esaslarini benimsemislerdir. O'ndan baska i6adete lâyik olan yoktur. Sanhedrin 90 a) .Efendimiz Musa. Bu bilginlerden Rabbi Mose ben Maymon (Mûsâ b. âlemin hâdisligi. Ibranice "6e bne Hinnom" (Hinnom Ogullarinin Vadisi) kelimesinden çik ip önce Gehenna. Yahudîlikte Iman esaslarinin belirlenmesine ilk defa Yahudi filo zof Iskenderiyeli Philo (M. 7. Philo'dan sonra ikinci isim Irak'taki Sura Ta lmud Akademisinde baskanlik etmis olan Rabbi Saadya Gaon'dur (veya Islâm dünyasindaki adiyla Saîd el-Feyyumî). var olan herseyi yaratti ve onlara O hükmeder. emirlerini yerine getirenleri mükâfatlandirir. sözlü gelenek isiginda. Onun dört maddelik iman e saslari daha çok tevhidle ilgilidir. Onlar. 13. 20-M. su 13 esasi biraraya getirmis ve bu esaslari için de bulunduran inanç sistemi benimsenmis ve günümüze kadar gelmistir. 8. diledigi zaman ölüleri hayata kavusturacaktir. yargilanma inançla ri ortaya çikmistir. Mesîh'i (Masiah) gönderecektir ve geciktigi halde yine beklerim. Allah tarafindan (Hz.irilmeyi inkâr edenlerin âhirette yeri yoktur (Bkz. Talmud Babli. ölümden sonra hayatin varolduguna ait del illeri Tevrat'tan çikarmaktadir (Bkz. 2. 3.) Musa'ya verileliginin aynidir ve degistirilmemistir.Dinimiz Ilâhî bir dindir ve degistirilemez.Allah. Sefarad ve Askenaz Ortodoks Yahudîle . 10.Ö. Sanhedrin 90 a). Tam bir imanla inanirim ki: 1.Ruhum ölümsüzdür ve Allah. yeniden dirilme ve Mesîh. yeniden dirilme. sonra da simdiki seklini almistir. 4.Allah birdir ve O'ndan baska tanri yoktur. 11. 12. Kötüler ise cehenneme gidip cezalarini çekeceklerdir. vahy. Yüzyila kadar belli bir inanç sistemine sahip olmayan Yahudiler. bütün peygamberlerin en büyügüdür. Daha sonra. insanlarin bütün hareket ve düsüncelerini bilir. Islâm ve Hiristiyanliktaki gibi. kâfir olmakta ve Yahudî cemaatinden çikmaktadir.S. kötü insanlar n çok azi hariç. Alla 'in birligi. Meymûn'a göre bu esaslardan birini kabul etmeyen kimse. 9.Elimizde olan Tevrat.

Mesîh. hem Sefarad. Onlar. zamanl a sayisiz Mesîh'in ortaya çikmasina yolaçmistir. sabah ibadet vakti olan "S harif'te. uzun bir .rce kabul edilmektedir. inançla ilgili bazi konularda Reformistlerin görüslerini kabul etmek tedir. sadece bu dünyayla ilgilidir. Iki de isim tasirlar. Böylece Tanri'nin Kralligi kurulacak ve Yahudîlerin dünya hakîmiyeti ülküsü erçeklesmis olacaktir. Yüzyilda Izmir Yahudîleri arasindan çikan "Sabtay Tsvi (Sabatay Se vi) Hareketi". geride pek birsey birakma mistir. kurtulusu müslüman olmakta bulmus. Yahudîler için çok önemlidir. Meh met. Yahudîlerde ibadet. Ölümden sonra mensuplari da ayni yolu takip etmislerdir. Ya hudîler. Babil sürgününden sonra baslayan bu ümit. Bu. giris kapisinin pervazinda "Mezuza" denilen. Daniel ve Isaya Kitaplarindadir.Ibadet Yahudîler. Sinagoglarda rulo hali nde elyazmasi Tevrat tomarlarinin saklandigi "Aron ha-Kodes" denilen Kudüs'e yönelik bir kutsal bölme vardir. Evlerde. söylenmektedir. Osmanli Imparatorlugunun sinirlari içinde cereyan etmis. Sadukîler gibi. Türkiye'de havra olarak bilinir. ergeç gelip Yahudileri kurtarip dünyada ba i saglayacaktir. içten Yahudilige. Bu ifadelerin agirligi. Mesîh inanci. ibadetlerini "sinagoglarda (kendileri "Bet ha Kneset" derler) yaparlar. Davud soyundan Allah tarafindan gönderilecek kims eyi ifade etmek için bu terimi kullanmaktadirlar. Ibranice yaglanmis anlamindaki "Masiah" kelimesinden ge lmektedir (Israil krallarindan Saul ve Davud. digeri Yahudî ismidir. Yahudîlerin gelecekle ilgili ümi tlerinin kaynagidir (apokaliptik literatür bu konuyu isler). Yahudilere göre "Yahve" Mesîhi gönderip Yahudîleri kurtarac ak ve düsmanlarini da cezalandiracaktir. Bu hareket. hem de Askenaz Yah udîlerinin dua kitabi "Siddur"larda yeralmakta ve hergün. bunlarin en dikkat çekicisi ve kahcisidir. Padisah IV. Birisi Müslüman-Türk. Mesîh. Yahudîlerin kutsa l topraklara yeniden dönme arzusunu canlandirma disinda. Sinagog. Mesîh'e. fakat bütün dünya Yahudilerinin ilgisini çekmistir. Bundan dolayi. Yahudi Kutsal Kitabindaki bazi ifadelerdir. Yahudilere de Yahudî olduklarini söylerler. Sinagoglarda Yahudîlerin dinî ve millî sembollerinden biri olan yedi kollu samdan (Men ora) bulunur. ruhun ölümsüzlügüne. yeniden dirilmeye. ina nçla ilgili birçok meselede Ortodoks Yahudilere yakindir. yaglanarak ise baslamislardir). Reformist Yahudîler. Kudüs'teki Ma'bed'in yikilmasindan sonra Yahudîlerin ibadet için kullandikla ri yapilara verilen addir. ceza ve mükafaata inanmaz Onlara göre Yahudîlik. Yeni bir hareket olan "Yeniden Yapi lanmaci Yahudîlik".[302] b. Ayrica Tevrat'in ilâhîligine (Tora min ha-Samayim) de i nanmazlar. Bundan dolayi onlara "Dönme" d enilmis ve bugüne kadar bu adla bilinegelmislerdir. Sabatay Seyi'ye ve onun belirledigi ilkelere baglidir . Ibadet esnasinda en önemli an. Kral David'in mührü olarak kabul edilen iki üçgenden meydana gelmis "Magen David" denilen alti köseli bir yildizdir. Bunlarin bir kismi Reformistlerin. Sabatay Sevi'den Mesîhliginin ispati olarak mucize göstermesini ist eyince o. Ancak âhiret ve Tevrat'in ilâhîl igi konusunda onlardan farkli görüse sahiptirler. evl erde de yapilir. Onun mensuplari bugüne kad ar varliklarini devam ettirmistir. Onlar görünüst e Müslüman-Türk. Türklere Türk ve Müslüman olduklarini. Ortodokslarin kabul ettigi Mose ben Meymûn'un iman esaslarini k abul etmez. sadece sinagogda degil. Onlarin diger sembolü. Bu onüç maddelik iman esasi. bir kismi da Ortodokslarin görüsünü benimsemektedir. daha sonra bu görünüs altinda eski inançlarini devam ettirmistir. Mesîh inancinin dayanag i. Reformist Yahudilikten ayrilip ayri bir mezhep olusturan Muhafazakâr Yahudiler. kendilerini kurtarmak üzere. Bu Mesîhler gelip geçmis. âhiret in varligini kabul etmezler. Ancak XVII. Tevrat rulolarinin bohçalar içerisinden çikarilmasi ve ha ham tarafindan okunmasidir. Okunan ilâhîler Ibranîce'dir. Sinagog'da Yahudîler sesli bir sekilde Tevrat parçalarin i okurlar.

buna "mizrah" dogu yönü denilir. Yahudî ibadetinin esasini teskil eder. Ancak baslari örtülü olarak ibadeti seyredebilirler. Dinle (Isit) Israel. ates yakmak. Baruh'un ilâhîsi söyledir: Hamdedin Tanri'ya. Ilâhîler. Hayli uzun olan bu duayi. bütün gücünle. tekbasina da dua edebili r. sabah. Bunun için Yahudîler. Günlük ibadet. çalismak . Yahudilerde ibadet. Eve giris ve çikisda Yahudîler. secde etme gibi hareketler yapilir. yedinci günü istirahat etmistir. Adi yüce olana hamdedin. Tanri'ya hamdedin. Onlara göre sinagog. Eskiden beri Yahudîler dinlerine bagliligi ve imanlarini Sema Israel Duasi ile açikl arlar. 13 yasina girmis en az 10 kisinin katilmasiyla yapil ir. dize gelm e. Dualarin en önemlisi sayilan 16 tanesi.. disiplin yoktur. Sabat'in (sebt) disindaki günl erde sabah âyininde iki dua kayisi baglanir. hatta tasit kullanmak bile yasaktir. Onun için sev Onu. birbiriyle konusur. Yahudi inancina göre Tanri âlemi alti günde yara tmis. Mecburî hallerde fert. Bu ibadet. vücudu sallama. bütün caninla.. Herkes caninin istedigi g ibi ilâhîlere katilir veya yanmdakilerle sohbet eder. Hamdedin. dogumdan ölüme kadar bütün hayatlarinda daima tekra rlar. ibadete katilamaz. Basa bir takke. Haftalik Cumartesi ibadeti (Sabat:Sebt). Sinagogun içinde cemaat dolasir. tercih edilen bir durumdur. mahfazalar asilidir. Cumartesi günü Singogda olur. O tektir. Ka inlar. içindeki kagidin üzerine Te vrat'in Çikis ve Tesniye bölümlerinden[303] ikiser parça yazili birer küçük kutu takilir. Yahudîlikte ibadet. Haftalik ibadet. Bu kayislara. sirta da bir cübbe alinir. yedinci gün olan Cumartesi günü . bir tapina ktan ziyade. bir toplanti yeridir. Dua ederken geleneklere bag li Yahudilerde özel elbise giyme usûlü de vardir. Bu. Ibadet sirasinda Ku düs'e dönülür. ögle ve aksam yapilir. Dindar Yahudilerin hayatinda dua. Cu martesi aksami sona erer. Günde üç vakit yapilan günlük ibadet. Yahudîlikteki ilâhî ve dualara Baruh'un ilâhîsi ile Sema Israel Duasi en iyi örnek olacaktir . ayakta yapilir. Sabah âyininde bir dua atkisi (Tallit) alinir. okunanlari dinleyen pek azdir. en büyük rolü oynar. Mezuza'ya dokunup parmaklarini öperler. Sinagogda yapilir. Ötekileri okurken. Bütün kalbinle. O. Bugün de. günlük ve haftalik olmak üzere ikiye ayrilir. Yahudiler. Yahudî ibadetinde bir düzen. Senin Tanrini. bizim Tanrimizdir. Cuma aksami Günes'in batisiyla baslar. sonsuzluga kadar da. evet. O gün. Adi Yüce olana. Islâm'da camideki husu ve belirli bir disiplin içinde yapilan ibad ete benzemez. Elbisenin altinda tasinan küçük bir kumas parçasi da (arba kanfot) bunun yerine kullanilabilir.boru içine rulo halinde konmus Tevrat'tan cümleler yazili.

nikâh gününden önce nikâh muamelesini yerine getirecek hahami ziyaret eder. dinî bir hükümdür. Her erkek çocuk. oranin kutsalligina ve Tanri'ya saygisizlik kabul edilir. Çocuk.Dinî Gelenek ve Bayramlar Günümüz Yahudîlerinde dogumdan ölüme kadar birtakim dinî vazifeleri. Bu. Sinagoglarin belli bir mimarî stili yoktur. oniki yasini b ir ay geçince. bir de aksam duasi ög retirler. bazi gayelerin gerçeklesmesi içfn. yedi kollu samdan (Menora). Okula törenle gidilir. Çocuk sünnet edilince ailesi besigin etrafinda toplanir. Yeni dogan çocuga belirli bir süre içinde ad konulur. ebesiz dogurduklari belirtilmekle berab er. besige bir Tevrat tomari (b ir müddet çocugun basi üzerinde tutulur). Sinagogda Ibadet ederken kadinlar la erkekler ayri ayri oturur. Bas açik olarak Sinagoga girmek. Yahudîlikte evlenme. Sinagoglar kutsal yerlerdir. Sinagogda toplu ibad et ancak erginlik çagina ulasmis (onüç yas) en az on erkekle yapilabilir. Tevrat'i ögrenmesi ve korumasi için dua ed ilir. Tevrat'ta Ibranî kadinlarinin çok güçlü olduklari. Aron Ha-Kodes. Sinagogda Tevrat okumaya çagrilir. Talmud'da onlarin lohusalikta ölmeleri üç sebebe baglanmaktadir: Aybaslarina aldir is etmemeleri. gelenekleri yerine getir e mecburiyeti bulundugu inanci yaygindir. ayri bir bölüm bulunur. Ancak bütün sinagoglarda mutlaka üç eleman yeralir. altigen Davud Yildizi (Magen David) ve çesitli Ibra nice yazilarla süslenmis bir örtü ile Örtülüdür. "tallit" denilen dua atkisini kullanmaya baslar. Sünnette geleneklere uygun törenler yapil ir. O. .nlenmeye ve Ibadete tahsis etmislerdir. kaliteli bezden dokunmus. Yahudiler. yerine göre evlilige izin vermeyebilir. Bununla beraber böyle b ir evlenme olursa. seriatin oglu anlaminda "Bar Mitzva" adini alir. artik Yahudi se riatina uymak zorundadir. Sinagog. Sünnet edilecek çocugu tutan kimseye kirve anlamina gelen "Sandek" denilir. Yahuda aslani denilen aslan resimler i. genelde. Bunun için Musevî erkekleri baslarina "Kipa" denilen ve takkeye benzey en birsey giyer. hamur ayirmada ve Sabat kandilinin yakilmasinda kusur islemeleri. Buna "Minyan " denir. topluca ibadet edilen yerdir. Kadinlar için. Böylece çocugun bir Tev rat hattati olmasi dilegi gösterilmis olur. Haham. Bu konuda h ahamlar çok genis yetkilere sahiptir. Y ahudilerde baska din mensuplariyla evlenmek caiz degildir. camilerdeki "M ahfil"e benzer. Çocuk artik sinagoga gitm eye. içinde Tevrat tomarlarinin bulundugu yerdir.[304] c. bu konuda bir konusma yaparak ögretimi basla tir. Evlenme kurallari Talmud'da belirtilmistir. Çocuga Sinagogda 6-7 yasinda dinî egitim verilir. Islâm'daki "cami" gibi. bulûg çagina erme anlamindadir. Çünkü bunlarin bu lundugu yerde ibadet yasaktir. çocuklara okula baslamadan önce en azindan bir sabah. Kizlara ad verme töreninin sadeligi. Üzeri. sekizinci gün sünnet edilir. Ner H a-Tamid ve Teva'dir. Sand ek'in gelenekleri. Iklime ve kültüre göre yapi sekli degisiklik gösterir. baska di n mensuplariyla evlenmeye müsamaha gösterilmistir). "tefilim" denilen ibadet kayisini. Haham. Oralarda heykele benzer seyler bulunmaz. Cumartesi onlar için resmî tatil günüdür. mürekkep ve kalem konulur. oruç tutmakla da mükelleftir. Kadinlar da baslarini örtülü tutar. onlarin erkekler kadar itibar görmeyi slerindendir. dogacak çocugun Yahudî Dini kurallarina göre yetistirilmesi sart ko sulur (uzun bir deneme devresinden sonra. Aron Ha-Kodes. Bunlar. O. Ibadeti haham veya cemaatten biri yönetir. c amideki "mih-rab" benzeri bir fonksiyona sahiptir ve giris kapisinin tam karsisi nda yer alir. Sinagoga mütevazi' elbiseyle girmek ve basi örtmek ge rekir. Evlenme k isteyen çift. arka tarafta. Haham da onlara Yahudî Dininin evlilik konusundaki esaslarini anlatir. dinî konulari iyi bilmesi gerekir.

dinî bayramlar oldukça fazladir. Ros ha inde baslayip iki gün devam eder. Evlenme günü yeni çift or uç tutar ve tören ögle vakti yapilir. Bu günlerde eglence yapilmaz. Onun için Türkiye'de. Arife günü aksamindan baslayip ertes i gün aksamina kadar. Sabah yikandiktan s onra ilk görev. Pesah'dan önce evde en küçük bir parça bile mayali birs ey birakmamak gerekir. Israil'de gazete çikmaz. oldugu gibi Yahudilikte de Sana. istedigi zaman karisini bosayabi lirdi. Nikâh böylece tamamlanmis olur. Gelinin oruç tutmasi disinda b ir aksam öncesinden hamamda suya dalmasi gerekir. Kronolojik olarak bu bayramlari su sekilde siralamak mümkündür: 1. Gelini n evlenmeyi kabul ettigini söylemesi gerekmez.Savuot: Haftalar Bayrami veya On Emir'in verilisi bayramidir. N isan ayinin onbesinde baslar 8 gün devam eder. duanin en samimî anlamda yapilmasini ister ve kabul edi lmesinin buna bagli oldugunu açiklar. Simdi ülkelere göre degisik uygulamalara rastlanmaktadir. Tanri'nin. Yahudi inancina göre.Ros ha Sana: Yahudi takviminde yilbasidir. Yahudilikte kadinin bosanma hakki yoktu. Ilâhîler okunur. Bu yemekte sofra oldukça mükellef bir sekilde donatilir. Yahudinin bütün davranislarini hazirlar ve yönlendirir. 4. kâinatin ve insanin bu iki günü ibadet ve tövbe ile d 2. Yom Kippur'da hayat adeta durur.Yahudîlikte evlenmeyi gerçeklestiren islem nikâhtir. onaylanarak son seklini alir. çiftin daha önce yaptiklari hatalardan temizlenmelerine yönelik bir günah itirafi seklindedir. ya tamamiyla suya dalmak veya akan su. Yahudiler bu günde devamli ibadetle mesgul olur. sen bana bu yüzük ile Mu sa ve Israil Seriati geregince nikahlandin" der ve yüzügü onun parmagina takar. Erkek. iki gündür. Ros ha Sana'da (Yilbasi) plani yapilan insanin bir yillik kaderi. Yahudî ikâhi. müsterek olarak söylenmeye ayrilmis. Tevrat'in Tanri tarafindan Yahudilere verilisini kutlama bayramidir. ancak bu sarta baglidir (Yahudîlerde gusûl. gelinle damat saraptan içerler. Uy nir uyanmaz bir Yahudinin ilk düsüncesi. radyo ve televizyon yayin yapmaz. Bu bayramin özelligi. umumî toplantida bulunamayan fert için de zorunlud ur. Nikâh. genellikle sinagogda yapilir.Pesah (Fisih): Pesah. Haham. Tisri (Eylül-Ekim) ayinin bir ha Sana. Ferdî duanin yaninda. Bu dua. bir belgenin imzalanma si ve zifafla tamamlanir. Talmud'un ve iturji'nin bazi metinleri. "Bak. ilâhî huzur hissi. Sabah Duasi yapmaktir. Günlük hayatta. Sonra damat. Yahudiler. Hiçbir is yapilmaz. belirli bir paranin veya degerli birseyin verilmesi. bayram süresince mayali hiçbir sey yenme-mesidir. . Evlenme töreni. Yom Kippur'da yapilan ibadet ve tövbe derecesinde. iki sahit önünde yapilir. bir bardak sarap alip dua ettikten sonra. Gelin anasi. Cenaze gömüldükten sonra m atemli kimse yedi gün evde kalip ta'ziyeleri kabul eder. Misir'dan çikisin anisina kutlanan dinî "hac" bayramidir. 3. yanlis bir kullanim olarak. Yahudilikte. Sivan (Haziran-Tem m uz) ay inin altisinda^ kutlanir. gelinin duvagini açar ona. yirmialti saat oruç tutulur. damat babasiyla sinagogda "hubba" denilen Örtünün altinda yerlerini alirl ar. aya göre belirlenir. Duadan önce. insani dinledigi düsünüldügü için dua ve yakarmalar O'na yöneltilir. Nikâh. önceden olusturulmus formüllerde kollektif dua da gelistirilmistir. Islâm'da dinî takvim günese degil.Yom Kippur: Ros ha Sana'nm ilk gününden itibaren devam eden on günlük tövbe zamaninin s onundaki keffaret (günahlari örtme) günüdür. hiçbir çalismaya tesebbüs edilemez. araba kullanilmaz. Bunlarin önem derecesi ve anlamlari birbi rinden farklidir. Tevrat'in emriyle bu yasak edilmistir. egerlendirmeye çalisir. yagmur suyu ile yikanmak suretiyle olur). Tora'nin ögrenimi ve incelenmesi h ariç. Tanri'ya ait oldugudur. belirli anlarda. Yahudi inancinda Ros kaderinin yeniden yaratilisini ifade eder. Cemaatten evlenme izni alma. Pesah'in baska bir öz elligi "seder" yemegidir. bu bayrama "Hamursuz" bayrami derler. zaman içerisinde.

M.Purim: Seker Bayrami. Kral olacagina. melek. yaglanmis anlamini Ifade etmektedir.000 civari nda mensubu vardir. Her yil bir defa Tevrat hatmedilir ve sonunda bayram yapilir (Yahudîlerde herkesin bir Tevrat'i vardir. Bu evrensel dinin 1. Bu din de peygamber. Çünkü onlar. Yahudil er. Dinî ve eglenceli bir bayramdir. Krallar vazifeye basl amadan önce kutsal yagla yaglandiklarindan Yahudiler.Buraya kadar siralananlar Yahudîlerin dinî bayramlari ik en. Sukkot'un hemen ertesi günü kutlanir. Nâsirali Isa'yi merkez alan bir Yahudi Mesîhî hareketidir. Purim ve Hanuka millî bayramlardir. diger yerlerde iki gün de vam eder. Her Yahudi. Yahudîlerin Iran'da Ester adli Yahudi kizinin sayesinde katli amdan kurtulmalarini hatirlatir. kut-lama^anlamina gelmek tedir. Yunanca "Hris-tos"tan gelmektedir. Hanuka. Hiristiyan. Hz. 8. orada bulunanlarin 30 gün oruç tutmasi gerekir). Millî ve ta rihî bir bayramdir. kader gibi dinî kavramlar bulunmaktadir. Çadirlarda millî oyunlar oynanir. Bugünkü Hiristiyanlik. ona inanmadilar. Hiristiyanlik. dört bitkinin dallarinin bi raraya getirilmesiyle olusmus bir demettir. Yahudiligin inanç. Isa da bir Yahudi ve Mesîh oldugunu açiklamisti. Yahudilerin Misir'dan çiktiktan sonra kirk y il çölde dolasmalari anisina yapilan bir hac bay* ramidir. Sukkot günleri boyunca. herseyin basinda gelir.[305] B. ev lerinin yanina çadir kurar. sonradan üçlemeye (teslis) yer vermis ilâhî kaynakli bir dindir. özde tektanrili olmakla beraber. Lulav. Israil'i gelecek Tanrinin Kralligina hazirlamak istemistir. sekiz güpdür . 7. Bunun için neseli eglenceler yapilir. Bir toplulukta Tevrat yere düsürülürse. Hiristiyanlikta Isa. vahiy ve kutsal kitaba dayanan.Sukkot: Çadirlar Bayramidir. âhiret. gelecek kurtaricilar ini böyle adlandirmislardi. Isa 'nin havarilerinin arasina sonradan giren Pav-lus'un yorumlariyle degisik bir ni telik kazanmistir. Suriye Krali Antiyokus'a karsi Yahudilerin zaferini hatirlatir. Bu gelenek bugün yaygin degildir. Bu bayramin baska bir özel ligi.400. Kudüs'te bir.Genel Bilgi Günümüzde dünyanin her tarafinda mensuplari bulunan ve dünya nüfusunun 1/5'inin dini olan Hi ristiyanlik.Simha Tora: Tevrat'in hatim bayramidir. sad . bir gelenek olarak. Normal günlerden tek farki. Bugün bu gelenek devam etmemektedir. Ancak bugünkü Hiristiyanlik. 168'de Yahudilerin Seleuicuslara (Selevkoslar) verdigi müca dele sirasinda Mabed'deki Yedi Kollu Samdan'in (Menorah) bir günlük yagla sekiz gün ya nmasi anisina yapilan bayramdir. Sukkot. Filistin bölgesinde dogmustur. sade ce "Haredi" denilen asiri dindar grup bu gelenegi oldugu gibi devam ettirmektedir . Ibranîcesi Masîah'dir. Bu kelime. Yahudîler eskiden bu bayram da Kudüs'e hacca giderlerdi.Hanuka: Kandil Bayramidir. ibadet ve gelenekleriyle Yunan-Roma (Greko-Romen) âleminin kültlerini birlestiren b ir kurtarici tanri dinidir. Kislev (Kasim-Aralik) ayinin onbesinde baslayip sekiz gün devam eder. Ibranice'de açilis. Tevrat tomarlari kucaklan arak Sinagog'daki "Bima"nin etrafinda dans edilir. Mesîh'in Davud soyundan gelecegine. Mesîh'e bagli demektir. Ancak bu kavra mlarin açiklanisi Islâm'dakinden farklilik göstermektedir. Bu bayram.5. Hiristiyanlik. Isa. Eglence yönü agirliklidir. oyunlar o ynanir. 6. Purim.HIRISTIYANLIK 1. Sukkot. Tevrat'a saygi. Hanukiya denilen dokuz kollu samd andan hergün birinin yakilmasidir. bayram süresince elde "Lulav" tasinmasidir. merkezî bir öneme sahiptir.000.S.

Isa'nin havariler le. insanlari dogruluga. esaretler. Islâm. Ona göre i nsan. siradan bir insan olarak görürken. kendilerini bunlardan kurtarip Hz. Böylece Hiristiyanlarla Yahudiler arasindaki ihtilâf konusu a ydinlandi. Allah'i degil. Pavlus. Bu konuda Incil yazarlari. Allah'in kulu ve elçisi bulundugunu belirtti. Isa. Daha sonra Hiristiya nlar. I lk defa. Ancak "Ben ve Ba ba biriz". Hz. Hattâ denilebilir ki sonraki yüzyillar da Hirist iyanlar. Isa ve etrafindakilerin üzerine çevri ldi. Ancak Yahudiler. manevî. Isa'nin. telkin ve faaliyetleriyle ilgilenmez. sekil cilige ve çikarciliga düsmüslerdi. Halbu ki Hz. (Nitekim Inciller'de Hz. bunun yaninda bazi kimse lerin Isa'ya secde kildigi da. Bunun yaninda Islâm. Pavlus'un yorumlaridir. Incillerde. ahlâkî konulara çagiriyordu. feda kârliga. "Isa'ni n asrinin en büyük ilâhiyatçisi" diye nitelendirilen Pavlus. orta yol bulundu. bu çarmih olayi üzerinde inançlar gelistirirken. Hir istiyanlar da onu tanrilastirdi. Meryem'in oglu oldugunu. "Bir" oldugu da belirtilir.[306] a. kendilerine kadar gelen riv ayetleri toplamis ve degerlendirmislerdir. kral beklemekteydi. çarmihdan üç gün sonra. aslî suç hakkindaki düsüncelerinde pek titizdir. Mesîh i di. sadece bir insan degif. Allah da "Baba" olarak nitelendirilmekted ir. Isa. onun günahlari bagisladigi da yeralmaktadir. Böylece Yahudiler. gelecek Tanrinin Kralligindan bahsetmekle beraber. onlari dünyevî degil. Yahudi din adamlari. savaslar. kati Tevrat gayretiyle degil. Hz. Yine bu metinlerde Isa için "bir peygamber" ve "peygamberden ziyadesi" deyimi d e vardir. Davud devrindeki ihtisama u lastiracak. hayati. Bunun sonucu. dinin özünden kopmus. onun yazilarina dayandirdilar. günahkâr da o!srfa samimî bazi kimseler ona inandi. temiz. uhr evî. 40 gün sürecek birlikteliginden bahsedilmektedir). Hiristiyan Kutsal Kitabinda üçleme açikça hiçbir yerde zikredilmemektedir. Isa'nin Allah'a dua ettigi de. Isa'yi merkez almakta ve onun hayat hikayesi kitabi niteligi tasimaktadi r.ece Yahudileri kurtaracagina ve onlari dünyaya hâkim kilacagina inaniyorlardi. Pavlus'un te lkinleri. resmî Yahudi çevreleri ve Romalilarin dikkati Hz. Bu yorumlari ilk baslatan. Isa Mesîh'i agirlik merkezi olarak almistir. Isa'nin üzerin de durmamasina ragmen. Yahudiler. Tanri'nin degil. çesitli istilâlar. kisacasi hak yola çagiriyordu. Modern bilginlere göre günümüzün Hiristiyanligi. Isa'nin ölümü ve yeniden dirilisiyle kendini bütünlest irecek olan vaftiz yoluyla ancak kurtulabilmektedir. Isa'nin Mesîh olmadigina hükmetti ve onu peygamber olarak ka bul etmedi. Isa'yi âsî. dinî inançlarini Incillerden çok. Hz. Hiristiyanlik. Isa olmadigini açikladi. ça rmihda ölemez diyerek Hz. onlari dünyaya hâkim kilacak bir kurtarici. Allah'in birliginden söz edilmektedir.Incillere Göre Hiristiyanlik Inciller'de "Hiristiyan".[307] Bu incill er. sikinti ve baskilar so nucu. Hz. Mesîh muzaffer olacak.bugünkü Hiristiyanligin kurucusu oiarak görülmektedir. daha sonralari bir üçleme an layisina yol açmistir. Tanri'nin kudretiyle diriltilen bir kimsedir. Isa'nin söyledikleri onlarin isine gelmedi. Isa'dan 20-30 sene sonra. sevgiye. Pavlus. Bu terimler. "Babanizin ruhu".[308] Fakat yine ayni metinlerde bir kisim ifadeler. Hz. Hz. Ona göre Isa. çarmih olayinin vukubulmasina sebeb oldu.[309] . bir peygamber olarak. zamanla Allah'in yan inda Isa ve Kutsal Ruh'un da tanri sayilmasina kadar varan yorumlara yol açmistir. Antakya'da kullanilmistir. Bu davete uymak istemeyen ve menfaatlerini ön plan da tutan Yahudiler. havarilere sonradan katilan Pavlus olmustur. Hz. Isa'nin getirdigi nizamdan çok. "Allah'in ruhu" gibi deyimler. "Hiristiyanlik" gibi terimler yer almaz. Onun od ak noktasi sadece Isa'nin haça gerilmesi ve tekrar di-rilmesidir. Kilisece sahîh (kanonik) tutulan bu I ncil metinlerinde Isa "Tanri'nin Oglu". Incillerde Allah ile ilgili açiklamalar Isa'ya nazaran pek azdir. Hz. Ancak halkdan saf. çarmih olayina yeni bir anlayis getirip çarmih a gerilenin Hz. Bununla beraber A llah'in "Gögün ve yerin Rabbi" oldugu da. onlara. Inciller'de ve diger yazilarda bu hük me ulastiracak ifadeler vardir. kardeslige. Isa. mecazî deyimler. Isa'nin dogumu. suçlu. aslinda monoteist bir dindir.

Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hiristiyanlik . "aslî suç" görüsünü bu noktadan baslatmist e her dogan. Âdem'in itaatsizligine kadar geri götürüyordu[310]. mezhep ve firkalar in dogmasina yol açmistir. otomatik olarak günahkâr dogduklarindan. kismen de insan midir? O. Pavlus'un yorumlarina dayanir. Ancak Isa. Isa'nin ölüm ve yeniden dirilisiyle kendini bütünlestirerek kurtulabi lecektir. bir bakima "Tanri'nin bir yar atigi" mi. Isa'nin tabiati. Âdem'in yedigi yasak meyvenin suçuyla dünyaya gelmektedir. sapmalar. Ancak bu görüs. Kutsal Ruh. yoksa ondan sudur etmis bir varlik midir? Kültürel temelleri baska olsa d a. Isa'nin ölüm ve yeni en dirilisiyle yargilanabilirler mî? Yirmi yüzyila yakin bir süre geçmis olmasina ragmen bu sorular henüz cevaplandinlabilmis degildir. onlarin yaptiklari kötü seylerden degil. Ölümün sebebi ise günah idi ve Pavlus. görüldügü gibi. Bu problemler. Bu aslî suç inanci. ey faziletli Teofi-los.[31 2] Dikkati çeken diger bir husus da. Bu tarz Hiristiyan ik. bu konuya açiklik kazandirir: "Aramizda vaki olmus seylerin hikâyesin i. bugün Hiristiyanlarin ellerinde bulunan Indil erden önce de bazi Indilerin mevcut oldugu anlasilir.[311] Aslinda Isa'nin kimligi ve yeniden dirilisi konusundaki Pavlus'un düsünceleri. bir çok problemi beraberinde getirmistir. Biri. Bundan dolayi kutsal metinler. sünnetin ve Yahudi dinî gelenegindeki bir kis im yasaklarin kaldirilmasi gibi konulardaki tartismalar. Bu yol. Hiristiyanlar kadar Yahudilerin arasinda taraftar bulamamisti. günahin kaynagini insanligin babasi Hz. ins anliga günahi getirmis. ilk Kilise. söyle siralanabilir: Isa'nin Tan ri ve insanla iliskisi nedir? O. I sa bir peygamberdir. sünnet vardir. birçok Yahudi din bilgininin de görüslerinden biriydi. Pavlus. Incil Hiristiyanliginda tevhid izleri bulmak mümkündür (Üçleme gibi inançlar sonradan ortaya çikmistir). bir insan veya tanri olarak telâkki edilebilir mi ? Yoksa o. mezhepler ve hâlâ d evam etmekte olan kopmalar. aslî suç. ölüm ve günah üz erindeki zaferinin delilidir. domuz eti yemek yasaktir. ta ki sana ögretilen kelâmin dogrulugunu bilesin". bu kefaretin.Pavlus'a göre Tevrat'in gayesi. Kisi. Aslinda Incillerdeki "Babamdan isittigim". kirli ve günahkâr tabiatlarindandir. ilk Hiristiyan inançlari. bütün insanlar günahkâr ve Isa'nin yolundan ayri olmakla imtihani kaybetmis mi oluyor? Âdem'den gelen bütün insanlar. "Bana verdigin sözler". vaftizde. degisime ugramis olsa da. Isa'nin yeniden dirilisi de. sadece Pavlus'un de gil. Dolayi siyle asli korunamamis. Luka Incili'nin basinda bulu nan su cümleler. en önemli Incil yazari Luka'nin Pavlus'un ögrencisi olmasidir. insanligin iki temsilcisidir. Bugünkü Hiristiyanlik. Hiristiyanlikta sayisiz düsünce akimlari. Hz. Hiristiyanlar kabul etmeseler de. öteki. bütün insanlar günahkârdir. Âdem ve Isa. kismen tanri. ki sacasi Hiristiyanlik Pavlus'un eseridir. "Indiler" gibi bir kisim ifadeler degerlendirilirse. Pavlus'a göre. üçleme. bu günahi giderecek' yolu bahsetmistir. ben de . kendini kurban etmedir. Bu hususlar. baslangicindan gözleriyle görenlerin ve kelâmin hizmetçisi olanlarin bizlere nakletti klerine göre tertip etmeye birçok kimseler giristiklerinden. Isa'nin ölümü bütün insanligin günahi Için kefar ere. bölünmeler. bir aynada suretin aksi gibi. oldugu gibi si rasiyle sana yazmayi münasip gördüm. insanla rin tabiatindaki bu kötülüge çare bulmustur. insana günahkâr tabiatini göstermekti. Pavlus'un getirdikleri çikarilirsa. Allah birdir. ta basindan ber i hepsini dikkatle arastirip tahkîk ederek. Barnaba Incili ve Ebionit-lerin kutsal met inlerinde daha açik bir sekilde göze çarpmaktadir. Bu suç. ayrilmalar da büyük ölçüde Pavlus'un görüslerinden ve istiyan Kutsal Kitabindaki bazi ifadelerden kaynaklanmistir. vaftizd ir. [313] b.

kendilerinin "Allah'in ogulla ri ve sevgilileri" olduklarini söyleyerek. tektir.[319] Çünkü Âyet. deyin". Onlar. kiya mete kadar aralarina düsmanlik ve kin salinmistir.) kendilerini teslim olanlardan kilmasi . Allah' a ortak kosulmayan "Ibrahim'in Dini"ne uymaya çagirmaktadir.[318] Buna karsilik Yüce Allah. Ismail. ded i"[320] seklinde. Ya'kub'a ve torunlarina indirilene. Böylece Kur'ân. tevhid yolunun önemli bir temsilcis i bulundugunu bildirmektedir. onlar arasinda bir ayrim yapmayiz. kitaplarindakil ere uymamis.. onun da tevhîdi teblig ettigini açiklar. onun bir peygam ber oldugunu ve kendisine Incil verildigini belirtir. Allah'a karsi kimin elinde bir sey var?". Yahudiler gibi. Ish ak'a. Isa'nin da (as) Yüce Allah'in kulu ve elçisi oldugunu. Yine Kur'ân. O da Âlemlerin Rabbina teslim oldum. genellikle Hiristiyanlar). Tevrat'i dogrulayici. Bu Âyette Yüce Allah. ne de Hiristiyandi" derken o nun "hanîf" ve "müslim". Ibrahim. Yalniz Allah'a tapalim ve O'na hiçbir seyi ortak kosmayalim. Hz. yoksa Allah mi?".[326] Kur'ân-i Kerîm. Bu yol. âhiret gününe i anmalari ve iyi isler yapmalari emredilmistir. Ishak. Isa ve Incil. Yahudilerden sonra muhatap alir.Kur'ân-i Kerîm'de Hiristiyan için "Nasrânî". annesini ve yeryüzünde olanlarin hepsini yoketmek istese. Ibrahim'e. ad i Ahmed olan. dig er peygamberlerin de yoludur: "Allah'a. sadece kendilerinin cennete girebileceklerini ileri sürüp tartismaya girismektedirler. Ancak Yahudi ve Hiristiyanlar. Hiristiyanlarin. Hz. Hz. dogurulmamistir. Isa'yi Tanri'nin oglu kilan kimselerdir ve insanlari tanrilastirdiklari içi n küfre girmislerdir. daha sonra gelecek. demisti. Kur 'ân. Onda. Al-i Imran Süresindeki su ayet buna bir örnektir: "De ki : Ey Ehl -i Kitap! Aramizda esit olan bir kelimeye gelin. Meryem oglu Mesih'i. peygamberi müjdeleyici olarak gönderilmistir. Yahudilerle birlikte ve hitap sirasina göre . uygulamalari gereken hükümle re sirt çevirmistir. nesillerinden de "teslim" olan bir ümmet göndermesi için duada bulunduklarini[323] z ikredip su soruyu yöneltmektedir: "Yoksa siz. Ehl-i Kitap'in gizledikleri ve sakladiklari seylerin çogunu onlara açiklamistir. her üç ilâhî dinde de büyük peygamber sayilan Hz. Hiristiyanligin aslinda tevhit inancinin bulundugunu be lirtmektedir. Hiristiyanlar da verdikleri sözde durmadiklari için. yani tevhid ve Islâm çizgisinde oldugunu da açiklamaktadir[316]. "Islâm yolu"nu tutup teslim oldugunu belirtmektedir.[327] Bununla beraber onlardan Allah'a ve ahiret gününe inanan ve iyi isler yapanlar için ko . Hz. "Rabbi (Ibrahim'e) 'Islâm ol'." [315]. karsisindakinin ancalco dine gi rmekle kurtulabilecegini söylemektedir. ortagi yoktur. Ibrahim için "ne Yahudi. Ya'kub ve toru nlarinin Yahudi. bir hidayet ve nur k aynagidir. yol göstericidir. Muhammed (sas). mutlak hüküm sahibidir. Hiristiyanlar için de "Nasârâ" kelimeleri kullan aktadir. ögüt vericidir. hiçbir seye muhtaç degildir. Ancak "Ehl-i Kitap" deyiminin yer aldigi Âyetlerde Hiristiyanlar da muhat ap alinmistir[314]. Kur'ân-i Kerîm. ahitlerini bozmus. inananlar arasinda ortak noktanin Allah'in varligi ve b irligi (tevhid) oldugunu. dogurmamis.[317] Onlardan her biri dogru yol olarak kendi dinini ileri sürmekte. Allah'a. böyle yapmayanlarin sapitmis oldugu bildirilmistir. Hz. Ibrahim' in. Yahudilikteki v iristiyanliktaki asiriliklardan uzak oldugunu. onlarin Müslüman olarak ölmeyi çocukla a vasiyet ettiklerini[322]. Ibrahim'in. onlari. Hz. Incil sahipleri nden Allah'in onda indirdigi ile hükmetmeleri istenmis. bize indirilene.[325] Halbuki Allah. Halbuki Hz. onlara da gön derilmis bir elçidir.[321] Kur'ân. Musa ve Isa'ya verilene ve diger peyga mberlere Rab tarafindan verilene inaniriz. birbirimizi Allah'tan baska tanrilar edinmeyelim. düsmanliktan ve haram yemekten alikoymam islardir. O. Yahudi hahamlari gibi. bütün peygamberlerin yolunun "Islâm" oldugunu. çevresindekileri günah söz söylemekten. Kur'ân'da. bi z Allah'a teslim olanlariz. Hiristiyan rabbânîleri de üzerlerine düsenleri yapmamis. Ismail'e. Incil. Allah'a (c. Üz eyr'i.c. yahut Hiristiyan olduklarini mi söylüyorsunuz? Deki : Siz mi daha i yi bilirsiniz. Yahudi ve Hiristiyanlar. Muhammed'e karsi çikmislardir.. Fakat Ehl-i Kitap.[324] Kur'ân'a göre. birdir. bu konuyu çözüme kavusturmus ve onlarin bu gibi iddialari bir Âyet-i Kerîme'de söyle cev plandirilmadir: "Öyleyse Allah. dinlerinde asiri gitmis. Isa'nin tanrilastirmasina karsi çikar.

M. yeni dinle birlikte yürütüyorlardi. Isa. Bunun için bir kurtarici. Yahudiler ve müsriklerdir. Roma Imparatorlugu da etkilendi. Hz. H z. fakat size verdiklerinde sizi sinamak istedi. Onlar kendilerini "Hi ristiyan" olarak adlandiriyordu. 49 yillarinda Havariler ve Hz. yeni Hiristiyan olanlarin Yahudi âdetlerine uyup uymayacaklarindan baslaya n bir kisim konulardi. Pavlus'a karsi çikanlarin basinda "havarilerin reisi" Petrus ve "Ebionitler"in reisi Yakobus bulunuyordu. bu sirada ortaya çikti. Muhammed'in sahsinda.[331] Allah. insanlari dogru yola çagirdi. putperest Romalilardan kurtulma yollarini ariyorlard i. benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin» diyen bir elçiden baska bir sey degildir". Roma'da öldürüldü[335]. Hz. Fakat Havariler disinda ona çok az kimse inandi. Hz. Roma tanrilarina saygi göstermeyen Hirist iyanlar hapsedildi. Çünkü onlar. Isa'nin telkinlerine karsi bir ilgi uyaninca. Yüzyilin sonlarina dogru. Pavlus ve Petrus. Yahudiler. Bundan dolayi Hiristiyanlara karsi siddetli bir baski ve zulüm devresi ba sladi.Hiristiyanligin Tarihçesi Hz. Çünkü onlarin içinde kibirle nmeyen kesisler ve rahipler vardir. Öyleyse hayir islerine kosun. üçün üçüncüsüdür"[330] diyerek dogru y sapmislar. diger Hiristiyanlardan farkli özelliklere sahiptile r. Roma Imparatorlugu'nun hâkimiyeti altinda i di. Bu sebeple Yahudi dinî geleneginde n bazi seyleri. 313'de Imparator Konstantin'in Hiristiyanlara karsi müsamahasi basl . Tevhidden uzaklasan Hiristiyanlar i Yüce Allah. bütün din mensuplarina. Bu gelismeden. Ön Asya'dan Güney Galler'e kadar ola n alanda varligini hissettirdi.[329] Meryem oglu Isa'yi tanri edinen Hiristiyanlar. bu dinin Yahudilerin disinda yayilmasini istemiyorlardi. Isa'dan bir müddet sonra ona inananlar bir araya geldi. Hiristiyanlik. Bununla beraber Hiristiyanlik yayi lmaya devam etti ve II.[333] Mü'minlere en yaman düsman. O . size ayriliga düstügünüz seylerin hakîkatini haber verecektir". Ancak Pavlus'un Hiristiyan olusu cemaata yeni bir ham le kazandirmakla beraber. Yahudi ve Hiristiyanlari velî edinmemelidirler. Yahudi geleneginden koruduklari ve devam ettirdikleri seylerin basinda da tevhid geliyordu. onun tabiatiyle ilgili konulari baslatmis oluyor du. Ihtilâfin çikis n oktasi. iskenceye tâbi tutuldu ve öldürüldü. Kudüs'teki sal Ma'bet ticaret yeri haline getirilmis. "Meryem oglu Mesih'i tanri edinmislerdi. Halbuki onlar. Oysa o. Havariler Konsi-li diye bilinir. Hiristiyanligi Yahudiler arasinda yaymayi gaye edinmislerdi. fikrî ayriliklarin dogmasina ve onlarin ikiye ayrilmasin a sebep oldu. hem sonraki Hiristiyanlikta yerini almis hem de Hz. Mesih bekliyorlardi. degisi k bölgelere ulastiriliyordu. Bu toplanti. Roma'nin baski ve zulmü de artti. Böylece Pavlus. Onlarin aralarinda Allah'in indirdigi il e hükmet ve sana gelen gerçekten ayrilip onlarin keyiflerine uyma! Sizden herbiriniz için bir seriat. Pavlus'un temsilcisi oldugu görüse ta'viz ve rildi. Roma Imparatoru Neron. "Û\ z Hiristiyanlariz" diyenler. dinî konular çikar meselesi olmustu. Bu ilk "Yahudi-Hiristiyanlar". bir yol belirledik. «Ey Israilogullari. Isa'nin tanrilastirmasina kadar varan. rbirlerinin velileridir. ona inananlar vasitasiyle.S. tevhit ve Islam yoluna çagirmaktadir.[334] c. Isa'nin yakinlari toplanip mes eleleri müzakere etti. hepinizi bir tek ümmet yapard i. Bunlar. Allah isteseydi.rku yoktur[328]. Hz. 64'deki Roma yanginindan ma'nen Hiristiyanlari sorumlu tu tuyordu. çesitli mezheplere bölünmüs. sevgice mü'minlere daha yakindir. hep inizin dönüsü Allah'adir. Sikây et üzerine "Çarmih hadisesi" oldu. tevhit çizgisinden uzaklasmislardir. aralarindaki ihtilaflar konusunda söyle buy urmaktadir: "Sana da kendinden önceki kitaplari dogrulayici ve onlari kollayip kor uyucu olarak bu Kitab'i gerçekle Indirdik. dinlerinin özüne. sekilcilik samimîyeti bogmustu. Bu ilk Konsilde. Isa'nin dogdugu yillarda Filistin. Tektanri inanisina sahip Yahudiler. O. Isa'dan sonra inananlarda bir artis basladi. "Allah. tabiî olarak.[ ] Kur'ân-i Kerîm'e göre mü'minler.

1054'de kesin bölünmeye yolaçti. Hz. IX.Incillere Göre Hz. Saksonlar. Polonya.[336] 2. hür bir kilise idi. Slavlarin Hiristiyanliga girmesi.Hz. reform hareketlerinin sebebi oldu. Hiristiyan inançlari. Filistin'deki kutsal topraklari Müslümanlardan kurtarmak gayesiyle Haçli Seferlerini baslatan ve yetkilerini kötüye kullanan Roma Kilisesi. Böylece Hiristiyanlar. sünnet. Bu yayilma devresi. VIII. Isa Hz. misyoner faaliyetleri ve bazen de zorla y ayildi. b ir çesit abdest-gusül gibi inanç ve gelenekler IV. digerleri karsisinda güç kazandi ve Papa (Baba) unvanini aldi. Bohemya. Daha sonra Anglo-Sak sonlar bir Roma misyoner hey'eti vasitasiyle Hiristiyanliga girdi. Isa'nin hayati ile ilgili bilgiler. Isa a. Franklar Hiristiyan oldu. Yukarida temas edilen Hiristiyanlar arasindaki ilk ihtilaflara giderek yenîleri ekl endi. Süryanî. Konstantin. Habes ve Kibtî Kiliseleri millî ve müstakil bir durumda idi. bu gelismeler. 1453'de Türkler. Bütün bunlar olurken. Danim arkalilar. dînî müsamaha gösterdi. Türk sarigini "kar dinal" (Latin-Katolik) külahina tercih eder hale gelmislerdi. Bizan s'a son verdi ve Istanbul'daki çesitli Hiristiyan gruplarina. asagida özetlenecektir.adi. bu ihtilaflari gidermek için 325'de Iznik'de (Nicaea) bir konsil topladi. Papa ve piskoposlara dünyevî otorite tanidi. sadece Kilise'nin degil. Hz. IV. Roma Kilisesi'ne "Katolik" (evrensel an laminda). Imparator Büyük Teodosyüs (Theodosius). Yüzyilda Iskandinav ülkelerinin Hiristiyanlastirilma siyla tamamlandi. beraberinde iç mücadeleler de getirmisti. Isa'nin tanriligini reddedip onun yaratik oldugunu savunan Aryüsçülere ka rsi. Batida Hiristiyanlik. Yüzyilda Hiristiyanlar arasinda yer aldi. hiç kimsenin yapamayac agi sekilde. Bununla beraber Islâm'in yayilmasi karsisinda Türklere karsi Haçli Seferleri baslatildi. VIII. Roma'ya karsi Dogu Kiliselerini Bizans Patrikligi temsil etmeye basladi. Bu dinî ve siyâsî mücadeleler. Ayrica Iskenderiye ve Antakya'da da patriklikler vardi. Rusya ve Balkan ülkelerinde Bizans galebe çaldi. . Böylece Kil ise ve devlet arasinda Orta Çag'da büyük sikintilara yol açan gerginlikler baslamis oldu . Imparator Konstantin'in de stegiyle. 4 76'da Roma'nin siyâsî yönden çöküsü sonucu Papa. Yüzyilda Roma'ya bagli olarak Vizig otlar. V. Aralarindaki düsmanlik öyle bir noktaya varmisti ki Haçli Seferleri (1096-1204) sirasinda Latinleri n Bizans'ta yaptiklari zulüm ve haksizlik karsisinda Ortodokslar. Yüzyi la geride kalan Avrupa ülkelerinin Hiristiyanlasmasi basladi. Alman ve Iskandinav ül keleri Hiristiyanlasti. Isa'nin tanriligini savunan Pavlus gelenegine tâbi olanlar hâkimiyet sagladi. Yüzyildan sonra artik görünmez oldu. Bu bilgiler. Önc e EbionItlerin yasattiklari tevhid. 380'de Hiristiyanligi tek resmî inanç haline getir di. serbest olarak inançlarini yaymaya ve yasamaya basladi. Roma Piskoposu. bütün Bati dünyasin i oldu. Izlanda ve Isveç'in H iristiyanlasmasi 1000 yillarinda tamamlandi. Anca k Haçli Seferleri bile onlarin bir araya gelmesini saglamaya yetmedi. Isa'nin sadece peygamber olmasi. Batida Sarlman (Charlemagne). Doguda Ermenî. Norveç. bu konsilde tartisildi. Batida Irlanda Kilisesi. Bizans Kilise-si'ne de "Ortodoks" (öze bagli anlaminda) denildi. Yüzyilda zorla Hiristiyanlastirildi. siyasî münasebetler. Hiristiyanlarca kabul edilen dört Incil'e dagilmis durumdadir. XI. Moravya ve Baltik ülkelerinde Roma. R oma ile Bizans arasinda rekabet konusu oldu. Yüzyilda ise Bulgarlar.

Kral Hirodes. adinin Isa konulacagini. Müneccimlerden sonra melek. ne demek istedigini çesitli misallerle açiklar. Allah'in emrettigi gibi çocugun adi Yahya konulur[ 338]. gayretli denilen Simon.[349] "Göklerin Hükümdarligi"nin in sanlarin sahip olacagi en degerli sey oldugunu bildirir. Hi rodes'e haber vermezler[341]. Ruh'un sevkiyle Simon. kendinden sonrakinin Kutsal Ruh'la vaftiz ed ecegini bildiriyor. Ma'bed'e gelir. dilekl erini "Göklerdeki Baba"dan istemelerini bildirir. Mesîh'i görmeden ölmeyecegini bildirir. Yusuf da öyle yapar.[339] Isa.[352 . Orada iken Meryem oglunu dogurur. Herkes yazilmak için kendi sehrine gider. Yusuf da yazilmak için. Allah'in huzurunda inayet bulacagini. bunun için onu ve anasini Misir'a götürmesini söyler.[340] Kral Hirodes zamaninda müneccimler. Isa'ya ihanet eden Yahuda Iskariyot. vaftiz olmak için Ürdün'e gidiyor. Kurtariciyi gördügünden dolayi Tann'ya sükreder. kötü ruhlara karsi kudretini gösterir. Bir gün sonra balik mu'cizesi bunu takip eder. Kana'da. Bu sirada Isa. Isa'nin anasiyle babasi. büyük bir ümitle Mesîh'i beklemeye basliyo rlar[344]. Matta. kirk günlük olunca. Galile'ye gider. Mesîh'i görmeye gelirler. Tomas. Bu siralarda Yahuda sehrinde Zekeriya'nin k arisi Eli-zabet bir çocuk dogurur. Isa'yi kucagina ali r. Suyu sarap yaparak iik mu'ci' zesini gösterir. Onu Ma'bed'de muallimler ara sinda dînî tartismalar yaparken bulurlar. Bu kurtarici.[348] Günün birinde insanlar sehirden akarak Isa'nin etrafinda toplanirlar. Anasi babasi geldikleri yere dönerken küçük Isa Kudüs'te kalir. "havari" adini verdigi oniki kisi seçer. Çocuk. Onlar. Yakup. Onunla beraber Yahudiler.[347] Inananlar çogalir . Filipus. adi Isa konulur. geri dönüp Nâsira'ya erlesir. Isa'nin sordugu sorular ve verdigi cevaplar .[351] Isa. Onlar da. bu oglana "Allah'in Oglu" denilecegini. Bartelomeus. "Rab MesîrTdir . Beytlehem'e gider ve orada Meryem ile berab er çocugu bulurlar. Yahudilerin Krali Mesîh'in dogdugunu haber veren yildizlari görürler. Davud'un tahtinin ona verilecegini bildirir. Hirodes'in ölümünden sonra Rabbin me suf'a görünüp haberi verir.Allah. çocukla anasini alir. Vaktin tamam oldugunu. onlara vaa z eder. O. O civarda bulunan çobanlara Rabbi n bir melegi. Meryem'e. kendisinin su ile. Hirodes. kardesi Yuhanna. kardesi Andreas. onu bulmalarini ister. Meryem ile Isa'yi bulurlarsa da.[350] Isa. Müneccimler. oradakileri hayretler içerisinde birakir. Cebrail'i Galile'nin Nasira sehrinde Davud soyundan Yusuf'un nisanlisi Meryem'e gönderir. O da. nisanlisi Meryem ile Nâsira'dan Beyt lehem'e gelir. Ayrica bu dogumun Kutsal Ruh vasita siyla olacagi da haber verilir[337]. Havari ler sunlardirrSimon (Petrus). Tanri'nin Hükümdarligina gi rebilmek için bütün varliklarini vermeye hazir olmalarini teblig eder. bir ogla n doguracagini. bunu farketmez. Bu duada Tanri'ya "Baba" denilmesini. onu Tann'ya sunmak üzere Kudüs'e götürürler. müneccimlerden dogan çocuk hakkinda bilgi alir. tevbe etmelerini ve "Incil'e iman getirmeler i"ni bildirir[346]. Daha sonr a ailesi. Vaftizci Yahya onu vaftiz ettiginde Kutsal Ruh güvercin seklinde gelip onun basina konuyor ve gökden "Benim s evgili oglum budur. Ondan hosnudum" diyen bir ses isitiliyor. Vaftizci Yahya Yahudileri tevbe ettiriyor ve v aftiz ediyor. çocuk Isa ile beraber Nâsira'ya geri dönerler. havar ilerine nasil dua edeceklerini ögretir. Yusuf'a rüyasinda görünüp Kral H irodes'in Isa'yi öldürmek istedigini. Onun bir kurtarici olduguna inanip Tanri'ya hamdederek geriye dönerler. Tanr inin Kralliginin yakinda gelecegini. Üç gün sonra.[342] Isa oniki yasinda iken gelenege uyarak Fisih Bayrami dolayisiyle Kudüs'e götürülür. sekizinci gün sünnet edilir. Kudüs Israil'in kurtulmasini bekleyen Simon adinda bir adama Kutsal Ruh. müneccimler tarafindan aldatildigini anlayip iki v eya daha küçük yastaki çocuklarin öldürülmesini emreder. inananlar arasindan bir gün.[343] Isa delikanlilik çagina geldiginde.[345] Yahya zindana atildiktan sonra Isa. Seytan ve cinlere hükmedip onlari kaçirir. Meryem ile Yusuf. Ailesi onu alip Nâsira'ya geri döner. Alfeus'un oglu Yakup. Bunun (jzerine Yusuf. Kayser Avgustus tarafindan nüfus sayimi yapilmasi emredilir. Isa. bu kurtariciyi görmek üzere. bir dügüne gider. bir kurtaricinin dogdugu müjdesini verir. Melek. Isa'nin orada kaldigini farkedip ararlar. Yakub'u n oglu Yahuda.

[357] Isa. Petrus. onlara Isa'nin yakalanmasi için yardimci olur. pisman olup aglar. Isa'nin "Horoz ötmeden önce üç kere beni inkâr edeceksin" de is oldugunu hatirlar. Bi r kötürümü iyilestirir[354]. Isa .[358] Isa. "Kalkin gidelim. bunu gizli tutmalarini ister. Bir gün kayikta giderken gölde büyük bir firtina olur. Isa. küçük çocuklari takdis eder[359]. Petrus'u su üzerinde yürütür. Petrus. Isa'ya "Gerçekten sen Allah'in Oglusun" diyerek onun ayaklarina kap anirlar. oranin kendi evi. sana kalk diyorum) diyere k onu diriltir[355]. Kendisini dinleyenlere Tanri'yi ve komsuyu sevmey i ögütler[360]. Isa. Yemekten kalkip sakirtlerin ayaklarini yikar ve bir peskirle siler. Bes ekmek ve iki baligi takdis ederek sakirtlerine verir. dua evi oldugunu bildirir[362]. Sabah olunca. cevap vermeyece k ve beni serbest birakmayacaksiniz. üzerine tükürülecegini ve kirbaçlandiktan sonra öldürülecegini. "Eger bu adam kötülük etmemis olsaydi. Isa. Allah'in Oglusun" cevabini verir. Petrus'u kendine vekil seçer. disari çikip bu adama karsi ne sikâyetiniz var d orunca onlar. Isa da rüzgâra ve göle emreder. "Kadin. Onlar da "Artik sahitlere ne ihtiya cimiz var? Zira kendi agzindan isittik" derler. Bir cariye onu tanir ve onun Isa ile beraber oldugunu söyler. Isa. Kayik batmaya baslayinca sakirtleri feryat eder. "Kimi öpersem odur. ekmegi alip sükrettikten sonra kirar ve onla ra söyle der: "Bu. Isa da "Eger size söylersem inanmayacaksiniz. onu sana getirmezdik" cevabini ve . Is a. "Allah'in Ma'bedi"ndeki saticilari disari çikarir. onlari uzaktan takip eder . "ahiret mahkemesi"nin kurulacagi ni bildirir. bütün baskâhinlerle kavm in (halkin) ihtiyarlari toplanip Isa'nin suçluluguna. onunla alay edilecegini. Baskâhinlerle yazicilar ise Isa'yi nasil öldüreceklerinin yolunu ararlar. beni anmak için yapiniz". putperestlerin eline verilecegini . Bunu. Eger size sorarsam.[363] Isa. Simon Petrus'u tasdik eder. Isa. Kudüs'e gidilecegini. Paskalya (Fisih:Pesah) Bayrami geldiginde Baba'ya gidece gi saatin yaklastigini haber verir. ona "Sen Mesih . Yemekten sonra kadehi de alip "Bu kadeh. dönüp Pet-rus'a bakar. hepsi yiyip doyar. Pilatus. Ölüm korkusuna kapilir. sizin için dökülen benim kanimla yeni ahiddi r" diyerek ayni sekilde kadehi onlara verir. Oniki havar iden biri olan Yahuda Iskariyot. Isa. sakirtlerine de birbirlerine öyle yapmalarini tavsiye eder. be n onu tanimam" diye inkâr eder. fa üç gün sonra dirilecegini söyler. yakalanir. her taraf sütliman ol ur. ölü bir kiza "Talitakum" (Kizim. Yasanilan dünyanin sonunun gelecegini. havarilerine. Isa'nin mahkum oldugunu duyunca. Hepsi "Öyle ise sen Allah'in Oglu m usun" diye sorunca Isa. Isa. Fakat bundan sonra Insanoglundan her gücü yeten Allah'in saginda oturacaktir" cevabini verir. onlar da halka dagitir. kendisiyle birlikte sofraya uzandigini haber verir. Kendisini ele verecek olanin elinin . O sirada horoz öter. ben oyum" der. kendisinin kim oldugunu sorar. sizin için verilen benim vücudtfmdur. Isa. havarileriyle Getsemani denilen yere varir. Böylece göldeki firtinayi dindirir[356]. ihaneti karsiliginda almis oldugu otuz gümüs lirayi Ma'bede firla tir ve gidip kendini asar. Isa'yi ele veren Yahuda. oniki havari ile sofraya oturunca. onlara . sakirtlerinin hepsi onu terkederek kaçarlar. havarilerin arasinda. Yahuda. Bu inkâr isi üç defa tekrarlanir. "Evet.[361] Isa. "Eger Mesih isen bize söyle" derler. bes bin kisilik bir toplulugu bes ekmek ve iki balikla doyurur. orada peygamberlerin "Insanog lu" hakkinda bütün yazdiklarinin yerine gelecegini. Isa'ya yaklasir ve onu öper. Petrus. ölüm cezasini hakettigine karar verirler.[364] Isa'yi baskâhin Kayafa'nin evine götürürler. K ayikta olanlar.] Yine Isa. Bu sirada Petrus. daha sonratRomali vali Pilatus (Pilate) tarafindan sorguya çekilip yargilanma k üzere hükümet konagina götürülür. Onu tutun" diye onlarla da ha önceden anlastigindan. iste bana ihanet edecek olan yaklasiyor" der. hakaretler altinda meclisin önüne getirilir. henüz konusu rken oniki havariden biri olan Yahuda ile beraber baskâhinier ve kiliçli sopali kalab alik bir insan grubu gelir. inmeli bir hastanin günahlarini affedip onu sifaya kavusturur[353]. Istf.[365] Isa.

Aralarinda Mecdelli Meryem. ona bagislanmis olur ve kimin alikorsaniz. Isa'yi gördükler i zaman. Galife'ye gittigini ve orada onu görebileceklerini söyler.Ma'bedin perdesi yukaridan asagiya kadar ik iye ayrilir. Petrus'un olumlu cevabi üzerine Isa ona.[374] Indilere göre ölümünden üç gün sonra dirilen ve kirk gün havarilerle birlikte yasayan Isa.[371] Isa. beni gönderdigi gibi ben sizi gönderiyorum" deyip üzerlerine üfler ve "Kutsal Ruh'u alin. Simdi. Oradan hemen kan ve su çikar. Fakat Isa. onun elbiselerini çikarir. Birden bire Isa ile karsilasirla r. üzere pi-latus'tan izin alirlar. Isa'nin haça gerilmesinde israr eder. Onlar da sevinçte sakirtlere haber vermek için kosarlar. Baba. Bunun üzerine Pilatus içeri girer. beni niçin biraktin?" diye çagirir. "Yahudilerin Krali sen misin? diye sorar.[368] Isa'nin bacaklarinin kirilmasi istenir. havarilerine günahlari affetme yetkisi vermis olur. Valinin askerleri.rirler. yoksa Barabbas'i mi saliver eyim" diye sormustu). " Kimseyi öldürmek hakkimiz yoktur" derler. Krali" diye onunla alay eder. Askerlerden b iri. . Sen ne yaptin?" s eklinde bu soruyu cevaplandirir. onlara. ona alikonmus olur" der . Fakat öldügü için bundan vazgeçilir. Isa. onlara teslim eder. Kirene'li Simon haçi tasimaya zorlanir. "Size selâmet. Babam. sakirtlerinin yanina gelir.[372] Böylece Isa. ülkesinin bu dünyada olmadigini söyler. haça gerilmesi için. A in ülkesi hakkinda konusur. "Sen bunu kendinden mi söylüy orsun. haça germek üzere götürürler. Saat 9'a dogru Isa. Kimin günahlarini b agislarsaniz. "Onu siz alip seriatiniza göre yargilayiniz" deyince Yahudiler. Orada bulunanlardan bazisi. Barabbas'i usule göre saliverir (valinin bayramlarda suçlulardan biri ni affetme adeti vardi. Karsismda ojan yüzbasi. Melek. Pilatus. Birisi. yüksek sesle yeniden seslenip ruhunu teslim eder. Petrus'u. Fakat bazilari süpheye düser. üzerine erguvanî bir kaput örter. size emrettigi m her seyi tutmalarini onlara ögretin. Isa'nin kabrinin bos oldugunu farkederler. kralim" cevabini ver ir. kardeslerine Galile'ye gitmelerini söylemelerini ve onu orada görebileceklerini bildirir. "Allahim . d ikenlerden örülü bir taci basina koyar ve sag eline de bir kamis verirler. "Evet.[373] Onbir havari. Bu soru ve cevab aralarinda birkaç defa tekrarlanir. Pilatus. siz gidip bütün milletle sakirt edin. Fakat bütün halk. Isa'ya inananlarin cinleri kovac . Orada. onun dogru bir adam oldugunu. sirkeye batirilmis bir süngeri kamisa takar ve "Bakalim Ilya onu kurtarmak için gelecek mi?" diyerek Içmesi için ona verir. Bunun üzer ine Pilatus'un "Öyleyse sen kral misin?" sorusuna Isa. Daha sonra da elbiselerini giydirir. küçük Yakup ile Yusuf 'un annesi Meryem ve Salome bulunan birçok kadin uzakta» bu durumu seyreder.[369] Isa'nin cesedini ka bre koymak. Isa'nin mezarini görmeye geli rler. Sonra diz çöküp " Selâm sana ey Yahudilerin. Allahim. Isa'yi kirbaçlattiktan sonra. iman etmeyenlerin ise cehenneme gidecegini bildirir.[366] Isa'nin haça gerilmesi istenir. Onlara.[367] Isa'yi götürdükleri yer Golgota (Kafa Kemigi) diye anilir. Onlari. Isa. O da Yahudilere. yoksa baskalari mi benim hakkimda söylediler?" deyince Pilatus. Iste ben. bunun için on un kanina girmek istemedigini söyler. "Bu ad am hakikaten Allah'in oglu idi" der. onlara iman edip vaftiz olanlarin kurtulacagini. Saat 6'dan 9'a kadar bütün dünyay a karanlik çöker. Galile'ye. Isa'yi çagirt ip ona. Ona kendini sevip sevmedigin i sorar. "Isa'yi mi. "Ben Yahudi miyim? Seni kendi milletin ve baskâhinleri bana teslim ettiler. dünyanin sonuna kadar her gün sizinle beraberim". Isa. üzerine tükürür ve kamisla basina vururlar. Pilatus. Kilise'nin basi ve kendi vekili seçer. Yahudilerin âdeti üzerine onu kokulu otla rla beraber kefene sarip mezara koyarlar.[370] Cumartesiden sonra Mecdelli Meryem ile diger Meryem. onlara Isa'nin ölüler arasin dan kiyam ettigini. Isa'nin tayin ettigi daga giderler. onun ruhunu nasil teslim ettigini görünce. Ogul ve Kutsal Ruh adiyle vaftiz edin. Isa. "Koyunlarimi güt" der. Isa. onun bögrünü mizrakla deler. ona secde ederler. "Ilya'yi ça giriyor" der. onlarin hepsine söyle h itap eder: "Gökde ve yeryüzünde bütün hâkimiyet bana verildi.

Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hz. "Mesih". Bunun yaninda "Ben ve Baba biriz". Hz. Hz. Bu gibi deyimler ve bir kisim ifadeler. ". "Rab". Rüku edenlerle birlikte rükû1 et". beni göndereni kabul eder. Cebrail. bunu aliskanlik haline getirmis ve bundaki ilâhî kudreti görme basîretini kaybetmis olanlar için ayri bir imtihan konusu hal ine gelecekti. peygamber karsiligini alacaktir" (Matta. Hz.. Meryem. bununla yaratmanin bütün çesitlerini bildigini[381]. ve kendi koydugu yaratilis kanunlarinin üstüne çikabilecegini göstermis olacakti. Isa'nin hayati özetlendi. Matta Incil'inde. temiz. orada hayatini ibadetle geçirir. Bir kizi olur. ona söyle seslenir: "Ey Mer yem! Allah. Isa'nin sahsiyeti konusunda büyük bir karisiklik meydana getirmektedir.aklarini. onlara bir k onusma yapar. zehir içerlerse ölmeyeceklerini ve hasta iyilestirme gibi mu'cizelere sahip olacaklarini haber verir. [377] b. Diger yandan Inciller'de. Meryem'e insan seklinde görünür. Petrus. faziletli olarak büyür ve annesinin duasina uygun her çesit kötülükl erden uzak tertemiz bir sahsiyete ulasir. tevbe etmelerini. ona. " Adem oglu" seklinde de Indilerde nitelendirilmektedir. "Davud oglu".[375] Yukarida Indilere göre Hz. oraya her geldiginde Meryem'in yi yecegini hazir bulur. All ah tarafindan riziklandirilir. Hz. bu kimden diye sordugunda. Isa Kur'ân-i Kerîm'de adi geçen dört seçkin aile vardir. Bunlari söyledikten s onra Isa. kendisinin Allah'in ona bir erkek çocuk verecegini müjdelemek üzer . O nu ve soyunu korumasi için Allah'a dua eder. 6 veya 10 sene önce dogdugu tesbit edilmistir. 40-41) denilmektedir. Meryem'in himayesi Hz. Halk. Meryem. Böylece ilk Hiristiyanlar. iffetli. bir sonraki konuda görülecegi gibi. göge yükselip Baba'nin sagina oturur. Bir gün melek.beni kabul eden. anali-babali yaratilmaya iyice alismis.[378] Hz. Böylece Yüce Allah. Zekeriya. "Kral" . "k udretli bir peygamber" olarak da belirtilmektedir. hem de "Insanoglu" deyimleri kullanilmaktadir.[379] Yüce Allah. Âdem'in anasiz-babasiz yaratilmasindaki hikmet tekrarlanacak[ 380]. "Al lah tarafindan" cevabini alir. "Yusuf oglu". daha sonra yapilan hesaplamalara göre. Benî Isrâîl'den Imrân'in karisi (Islâm kaynaklarinda Hanne.. adini Meryem koyar. "peygamber". "Allah'in Kuzusu". Isa'nin annesi Meryem bunlar dan "Âl-i Imrân"a mensuptur. Ayrica o. Kutsal Ruh'un kendilerine verdigi sözlere göre. Indilerde Hz. bu durum karsisinda sasirir. Bu durum Ö'nun kudretinin bir t ecellisi olacak. "Yahudilerin Krali". Ey Meryem! Rabbtn divanina dur. Bir peygamberi peygamber oldugu için kabul eden. onun bu tarihten 4. Zekeriya'ya ve rilir/ Adaga uyularak Meryem Ma'bede konulur. ellerine yilan alabileceklerini. Cebrail. Isa'nin Meryem'e Kutsal Ruh'la ilkah edilecegini bildirirken. baska baska dille rde konusmaya baslarlar. Isa'nin gerçek sahsiyeti. Isa için hem "Allah 'in Oglu". ir-kilir ve ondan Allah' a siginir. Isa-Mesîh namina vaftiz olmalarini söyler. Hepsi Ku tsal Ruh'la dolar. Onlara Kutsal Ruh'u gönderir. Meryem'i önemli bir durum için hazirliyordu. seni seçip temizledi ve seni dünyalarin kadinlarina üstün kildi. Kur'ân-i Kerîm'de en açik ve aslina uygun sekilde yer a lmaktadir. havarilerin ögrettikleri sekilde bir cemaat halinde yasamaya baslar lar. Ayrica o. Isa'nin dogum tarihi Miladî Takvim'in baslangici sayilmis ve bu tarih sifir (0 ) olarak alinmistir. Hiristiyan kaynaklarinda Anna) hamile kalir ve karnindakini Allah'a adar. O an gelir.. Hz. Ancak. Meryem'le Yusuf nisanli gösterilmekte ve beraber yasadiklari yer alma ktadir. Zekeriya. Secde et. Hz. "Baba'nin bende ve benim Baba' da oldugum"[376] gibi ifadelere de rastlanmaktadir.

Onu Israilog ullarina elçi yapacaktir. Isa'dan bir mu'cize olarak Rabbi nin gökten bir sofra indirip indi-remeyecegini sorarlar. Hz. ". Sen rizik verenlerin en h ayirlisisin" diye dua eder. peygamberleri taniyan.[390] Kur'ân. Çünkü Allah. yalniz bir tek tanri ir". Ona kitabi. ona inanmazlar. besikteki çocugun cevap vermesini isaret eder.. dünya ve ahirette serefli ve Allah'a yakin kilinan lardan olarak müjdeler. Onlarin bu taskinliklari karsisinda Yüce Allah söyle buyurur: "Ey Ehl-i Kitap! Dininizde taskinlik etmeyin. Isa'nin yaninda yer alan havariler. bir kismi Allah'in oglu." Meryem dogum yapinca çocugunu alip gelir..e görevlendirildigini söyler. Yüce Allah'i n Hz.bizi riziklandir. Isa'ya Allah. gebe kalinca uzak bir yere çekilir. "Ilâhî ni'mete ermis" ve "salihler-den" olarak nitelend irilen Hz. Alacaliyi iyi etmek. dedin? 'Hasa. Meryem'e ulastirdigi kelimesi ve O'nda n bir ruhtur. Hz. fakat Israilogullari. Isa'ya su soruyu soracagini ve alacagi cevabi temsîlî olarak söyle anlatir: "Ey Meryem oglu Isa! Sen mi insanlara.. bir hurma agacinin altinda. demeyin. Allah'in peygamberi. körlerin gözünü açmak..[392] . Meryem.". Allah'in ona kitap verecegini. peygamberlikle görevlendirilir.Meryem'e kimse dokunmamistir. bunu n Allah'a kolay oldugunu söyler. Hava riler. insanlara yararli olmak üzere gönderildigini. "Meryem oglu Isa Mesih'i öldürdük" derler . Hz. sapitirlar.. hikmeti. dogum s ancilari içinde bunaldiginda birisi ona söyle seslenir: "Sakin üzülme! Ttebbin karninda bulunani serefli kilmistir. Allah da onlarin planlarini bosa çikarir[387]. benden önce gelmis olan Tevrat'i dogrulayan ve bende n sonra gelecek ve adi Ahmed olacak bir peygamberi müjdeleyen Allah'in size gönderilm is bir peygamberiyim".[384] Kur'ân'da "Allah'in Kelimesi". Isa ve havarilerin Allah yolundaki çalismalarini önlemek için Isa'yi öldürme karar verirler. ölüleri diriltmek. yerler. çocuk da. Onlar. "ol" der. Tevrat'i ve Incil'i ögretecektir. Allah'in emirlerini Israilogull arina teblig eder..[386] Benî Isrâîl. insanlarla konusacak ve iyilerde n olacaktir.[388] Hz. Bu durum karsisinda Meryem. Allah hakkinda ancak gerçegi söyleyin. Allah. Alla h'in birligini bilen kimselerdir. Böylece onun hak peygamber oldugun a inanirlar. Zira onlardan bir kismi Hz.. sana kendinden bir sözü. Bütün yaratilislardaki mu'cize.. Isa'yi Allah kendi katina yük seltmistir. kendisinin Allah' in kulu ve elçisi oldugunu. Allah'tan baskalarini tanrilastiran Hiristiyanlari uyarmak üzere. Ancak Hiris tiyanlar da. Isa. üçtür. Allah'a inandik." (Âl-i Imrân 45-49). Meryem. Hz. di ledigi de oluverir[382]. bir kismi da üçden biridir diy erek küfre düserler[389]. büyür. zekât vermek ve annesine iyi davranmakla emredildi gini söyler. Isa'ya uyarlar. Havariler. ad i Meryem oglu Isa olan Mesih'i.[383] Melekler.[391] Kur'ân. namaz kilmak. "Biz Allah'in (dininin) yardimcilariyiz. Allah'a ve elçilerine inanin.. Sen yücesin. beni ve annemi Allah'dan baska iki ilah olara k benimseyin". baska birini öldürmüslerdir. Halbuki onlar Isa'yi degil. ana yolu kaybederler. sen bunu bilirsin. burada da kendini göste rir. Isa. Meryem oglu Isa Mesîh. Onu kinar lar.[385] Hz. Sofra iner.. benim için gerçek olmayan bir seyi söylemek be nim haddime degildir! Eger demis olsaydim. Incil'e inanirlar. O. Besikte ve yetiskinlikte. suretten ku yapmak gibi mu'cizeler gösterir. Be sikteki çocukla nasil konusabileceklerini sorduklarinda. kendisinin iffetli bir kimse oldugunu. Isa'nin gerçek sahsiyetini onun Israilogullarina su hitabiyla açiklar: "Ey Israilogullari! Dogrusu ben. Isa sanarak ona ben zeyen baska birini yakalayip çarmiha gererler. kendisi ne hiç kimse dokun-mamisken bunun nasil vukubulacagini sormasi üzerine Cebrail. Sen sahit ol ki biz teslim olanlariz (Müslümanlariz)" derler. O. Öyle de olur. Hz. diledigini yaratabilir. Bunu kalblerinde kanaat h asil olmasi için isterler.. Isa'nin ref'i (yükseltilmesi) olayindan sonra ona inananlar artar. Meryem'e Isa'yi söyle müjdeler: "Ey Meryem! Allah. Israilogulian gibi.

Daha sonraki konsillerde de.Günahlarin bagislanacagina. Yüzyillardaki konsillerde tesbit edilmistir. kudretli Baba'ya. 12. vaftiz ve iman ikrariyle ol-v maktadir. Ancak ilk konsilferde bu konu tartisilmis. Bunlardan ilki Tanri. 1.Ve Kutsal Ruh'a. Hiristiyan inançlarini özet oEa-rak vermekte fayda vardir. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nda açik olarak yer almaz. Bunlar dan bir kismina daha önce yer yer temas edilmisti. 5. II.Baba'nin saginda oturduguna. mez-heplerarasi ortak konular bulundugu gibi. dolayisiyle Kilise ile ilgilidir. Biz burada hemen hemen bütün Hiristiyanlarca kabul edilen Havariler Inanç Sistemi (Havari ler Kredosu) denilen ortak inançlari verecegiz. III. 3. Isa'nin tanrilastirmasinin teolojik bir sonuc . Hiristiyanlikta inanç esaslari üzerinde asirlardir tartismalar yapilmaktadir. 7.Teslis (Ekanim-i Selâse) Bu baslik altinda Hiristiyan inançlarinin en önemlisi olan üçleme (teslis) anlatilacakti r. teslis'in üç maddesi etrafinda kümelenmektedir.Ölülerin dirilecegine. öldügüne ve gölmüldügüne.3. 9. 10. 6. inanirim. 11. Ancak.Bakire Meryem ve Kutsal Ruh'tan dogmus olduguna. Bundan dolayi Hiri stiyan inançlari. inançla ilg ili olanlarn bir esasa baglanilmasina çalisilmistir. Yukarida siralanan oniki madde. Ogul ve Kutsal Ruh ismiyle vaftiz eyleyin"[393] seklinde emir verdigi bilinmektedir. üç bölüme ayrilabilmektedir. Böylece bugüne kadar kabul edilegelen "teslis inanci" ortaya çikmi stir. sonsuz hayata. 2.Kutsal Kilise'ye.Ben.ve O'nun biricik oglu Rab Isa'ya. diger konular yaninda. Yüzyila ait üç bölümlü ve oniki maddeli Havariler Inanç Sistemi su sekildedir: I.Göklere yükseldigine. Iman ikra rina giren esaslar. Tanri'ya. ikinc isi Isa ve üçüncüsü de Kutsal Ruh'la. IV.Oradan ölüleri ve dirileri yargilamak üzere inecegine. Istanbul Konsili'nde de (381 tarihinde) Kutsal Ruh'un tanriligi ^ karara baglanmistir. Bu esaslar . 4. farkli olanlar da vardir. Iznik Konsili'nde (325 tarihinde) Ba ba ve Ogul'un.Üçüncü gün ölüler arasindan dirildigine. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nda teslis kelimesi ve teslise imani açiklayan sarîh (açik) b ir ifadeye rastlanmamaktadir. Ancak inançlar konusunda Kilise ler. 8. ilk Havariler Konsili'nden baslayarak özellikle 4 ve 5. Isa'nin havarilere "Baba. Yahudi geleneginde tektanricilik hâkim olmasina ragmen böyle bir çevreden çikmis olan Hi ristiyanlikta teslisin yer almasi. daha önce.Pilatus zamaninda çarmiha gerildigine. Bununla beraber Hz. Bir k imsenin Hiristiyanliga girisi.

Hiristiyan inancina göre "Baba" olarak nitelendirilen Tanri. sevgidir. "izah edilmesi zor. Ogu Allah ve Kutsal Ruh Allah olarak görünürse de o yine birdir. en mükemmel ve sonsuz saf bir ruhtur. yüceligi. sonsuz gücü. Üçleme doktrini. fakat inanilmasi gereken bir sir" olarak formüle edilmistir. cevherdir. Hiristiyanliga sonradan giren çok çesitli unsurlardan sad ece birisidir. Indiler. Tevrat'ta da öyledir. [397] . yayildigi alanda hâkim din. teslise rastlanmaktadir . sifatlari olarak izah edilmeye çalisilmakt adir. Hiristiyanliktan önce. Yunanca üçleme terimi (t . üç ayri tanr rtaya çikarmistir. Hiristiyanlara göre. her seyi görür. Allah mukaddes üçlüktür. tek basina insan akliyle degil. Sümerlerde Anu-Enlil-Ea. Bunlar bir Tanri'nin degisik tezahürleri. Dört Incil'de de Tanri'nin birligi.[394] Teslisin Unsurlari: Teslis. Isa da onun og ludur. inanç ve kültürlerin etkilerinden ku rtulamamis. Kimse onu göremez (Hiristiyan Kilisesi'ne göre. Hiristiyanlara göre. varligi görülmeyen Allah. Onda tanrilik bir öz vardir. Mesîh Isa vasita siyle görünmüstür). Baba. Kutsal Ruh'un da ayri bir ilâhî varlik olarak görülmesi. Hiristiyanlarin ilk defa bulduklari bir doktrin de degildir. Misir'da Osiris-Isis-Horus. Allah. Baba. Hiristiyanlik yayildikça. Isa'nin sahsinda insan ile birlesmistir. Hiristiyanlikta Allah. Ruhta bölünme kabiliyeti yoktur. O da çarmihta kendini feda ederek insanligi kurtarmistir. Sonsuzdur. Allah. bu sevgiyi biricik oglu Isa'yi insa nlari günahtan kurtarmak için dünyaya göndermekle göstermistir. Allah. Ancak belirtilmelidir ki tesli s. Bununla beraber bu dur um. yaraticiligi vardir. Ba ba olarak nitelendirilir. ruhtur. O.u olarak görülmektedir. Ogul ve Kutsal Ruh'un bir ulûhiyeti n üç ayri tezahürü oldugunu ihtiva eden teslis formülü bulunmustur. Bölünmez bir özdür. Allah'in özü. insani Âdem'den beri devam edip gelen aslî suçtan kurtarmak için oglunu göndermisti r.Baba (Allah): Hiristiyanlikta teslisin ilk ve asil unsuru. Tanri . Hiristiyanlarca bu üçlük. Tanri konusund a yalniz "var idi" der. Kutsal Ruh gibi üç unsurdan olusur: [395] a. Indilerden meselâ Yuhanna Incili. onlarin bazi özellik ve niteliklerini benimsemistir. Bu duruma çare bulmak için. Tibet'te Om-Ha-Hum seklinde. Böylece aslî bünyesinde bulunmayan teslis inanci. Ogul. Fakat Allah'da bütün bu özellikler ayri degil. Eski Yunan'da Zeus etrafinda kurulan teslis (Zeu s-Hera-Apollo) dikkati çekmektedir. nurdur. Baba'dir. "Kutsal Üçlük'ün üç sahsinin herbiri Tann'dir: Baba Tanri. Bunun için de Allah birdir. Insani Tanri ile birlestiren. Yalniz Tanri' nin önsüz-sonsuz oldugundan bahseder. Ogul Tanri ve Kutsal Ruh Tanri". "izah edilmesi zor. ilk defa Antakyali Teofilos tarafindan muhtemelen 180 yillarinda kullanilmisti r. Tanri. ancak ilhamla anlasilabilen bir sirdir. bir bütün olarak birlesiktir. Hinduizmde Brahma-Visnu-Siv a. Isa'nin bedeni insan. baska bir açiklamada bulunmaz[396]. ru hu tanridir. fakat inani lmasi gerekli bir sir" olarak formüllestirilmistir. her seyi n yaraticisi ve sahibidir. Allah'in özü sevgidir. Tanri'nin varligi konusunda ayrintili bilgi ve düsünceler ileri sürmez. her yerde vardir ve her seyi bilir. Çünkü bu cevher. Baba Allah. Bundan dolayi teslis. Diger bazi dinle rde ve felsefî-teolojik cereyanlarda.

O. Baba ile ayni cevherden. Oglu Isa ise dogmus. onun tanri kabul edilmesine kadar varmistir. özellikle Hicaz Bölgesi Hristiyanlari. "Kris-toloji" ve "MariyolojI" diye adlandirilan iki ayri bilim dalinin olusmasina yol açmistir. Kadiköy Konsili'nde ise (451'de) Isa'da bir sahisda ayri iki tabiatin bulundugu. Baba ile ayni cevherdendir ve Baba gibi mükemmeldir. A llah'in ogludur. IncIllere göre Isa konusu islenirken. ayrica Pavlus'un Isa'nin ölümü. Pavlus. içinde yine Isa bulunmakla b eraber. hem ilâhî Rab. Tanri Dogur an (Teotokos). dogurulmamistir. Dolayisiyle eskid en beri Hiristiyanlar. dogurulmustur. Isa Mesih suretinde ya klasmis ve aralarinda yasamistir. Ogul." insan seklinde bir ilah"tir. Çünk . O. Tanri'nin Anasi. Bazilari. peygamberde görülen mu'cizelerin Allah'a degil de o ins ana verilmesinden kaynaklandigi gibi.b. Bu "Kyrios" terimi. Baba'si tarafindan ilâhî. Kutsal Ruh birbirinden farkli olarak telâfi edilmistir. di-rilen ve göklere yükselen Rab (Kyrios) ol arak tasvir edilmistir. Kat oliklere göre Kutsal Ruh. Hiristiyan teolojisine göre hem muallim . hem Baba hem de Ogul'dan çikar. Allah. Isa'ya yöneltilen dualarda büyük bir önem tasir. Bu yeni görüste Isa. Kutsal Ruh'tur. Bütün bunlara Isa'nin dogumu. Isa'da beden-lesmistir . ilâhî Rab olarak kabul ettikleri Isa Mesîh'e dua veya onun adiy le Tanriya niyaz ettiler. ilk sakirtlerinin gördügü gibi. Çünkü o. yani onda ilâhi tabiatla beserî tabiatin birlestigini sa vunanlar itirazda bulunmus ve daha sonra bu görüs taraftarlari Monofizit olarak adla ndirilmistir. Hiristiyanligi. Isa ise gerçek bir tanri. Kutsal Ruh. ilâhî-beserî iki tabiata sahip bir insan ve Bab a ile ayni cevherden kabul edilmistir.Ogul (Isa Mesîh): Baba. teslisi. ayni zamanda gerçek insandir. tarihte benzeri görülen olaylardan da etkilenmi s olabilir. hayatindaki olaganüs tü olaylar. ölmesi ve sonra dirilmesiyle "Tanri" oldugunu göstermistir. Böylece Allah'in inayeti. onun sahsiyetiyle ilgili tartismalara yolaçaca k Incil ifade ve deyimlerine. insanlara Isa Mesih va sitasiyle erismistir. Böylece "Allah'in Oglu" deyimiyle baslayan ge lisme. yalniz tarihî bir insan olarak degil. 381 tarihinde Istanbul'da toplana n konsilde Kutsal Ruh'un Baba ve Ogul gibi tanri olduguna karar verilmistir. hem de kral anlamlarini içinde bulunduran bütün seref unvanlarini ifade e der. mu'cizeler de katilabilir. Tann'dan çikm istir. fakat ayri bir mahiyet olarak kabul edilmekt . Baba Allah ile temas kurma ktir. Baba Allah. Hiristiyanlikta Isa ve Meryem konusunda yazilanlar. dirilmesi ve tanriligiyl a ilgili görüslerine de temas edilmisti. sevgi ve merhametini göstermek için. Kutsal Ruh. merkezi Isa'nin insani kurtaran ölümü olan bir sir dini haline getirmistir (Eski Yunan'daki gibi). "Kyrios" lakabi. Kutsal Ruh'un yerine Meryem'i koyarak kurmuslardir. dogmam is. Bakire Meryem'in. Isa'ya tapinmak. Hiristiyanlikta Isa. gerçek Allah'dir. Bir insanin tanrilastirmasi. Ortodokslar ise Kutsal Ruh 'un Ogul yoluyla Baba'dan çiktigina inanirlar.Kutsal Ruh: Hiristiyanlikta teslisin üçüncü unsuru. Aralarindaki mün asebet. ona kul olmak. çesitli mucizeleriyle. Ancak bu karara Isa 'da tek tabiat bulundugunu. ana si bakimindan beserî Isa'yi dogurdugu karar altina alinmistir. ölen. 381'de Istanbul'da toplanan konsilde söyle açiklanmistir: Tanri Baba. [398] c. insanlara. Daha sonra 431'deki Efes Konsili'nde Meryem.

ayni zamanda Hiristiyan ligin baslangiç yillari hakkinda da bilgi veren bu yazilardan hangilerinin Hiristi yan Kutsal Kitabi'na (Eski Ahid kismina) alinabilecegi konusunda ilk Kilise yetk ilileri arasinda fikir ayriliklari sürüp gitmisse . beyaz güvercindir. Sonuç olarak Hiristiyanlikta Baba Allah. bunlardan bir kismi Vulgat'a (Jerome tarafindan. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nin her iki ana bölümü için Kilisece sahîh (kanonik) görülmemis meti ler bulunmaktadir. bazisi ikinci yüzyila kadar geri giden yazilardir. Isa'nin söylediklerinin tamami yeralmadigi gibi.Ö. Hiristiyanlar. Anca k Hiristiyanlarin elindeki Eski Ahit. kanonik olmamakla beraber. Diger bölüm. Kilise'yi Allah'in nimeti ve armaganlariyle doldu rur. (Bu yazilarin listesi daha önce Yahudi Kutsal Kitabi Tanah tanitilirken verilmisti). Bununla beraber Inciller'in Hz. Kutsal Ruh. Tanah'in Yunanca'ya Yetmisler Çevirisi olmak la beraber. Yunanca Biblia: Kitap) bir bölümü olan Yeni Ahit' te bulunur.Inciller "Incil". onun tanriligini açiga vurmak için bir güvercin seklin de üzerine konmustur. kurtarici ve Kutsal R uh da takdis edicidir. II. onlardan bir doktrin çikarilamayacagini iler i sürmüslerdir. Hadîsler gibi düsünülmesinin gerektigini dile getiren Hiristi yan din bilginleri ve yazarlari bulunmaktadir. iyi düsünceler verir. Dolayisiyle Hiristiyan Kutsal Kitabi toplam 66 kitaptir. budur. Eski Ahit. tevbe. Bu yazilar. [399] 4. Kilise'yi hatalardan o korur. Bunlar. Isa'nin vaftizinde. Yeni Ahit ise 27 kitap ihtiva eder. Apokrif metinler üzerinde teo loglar ve mezhepler arasinda tartismalar vardir. Yeni Ahit'te 4 Incil. 300-M S. Asagi yukari M. Baba. Günümüzde Inc iller'in. Kur'ân gibi degil. Hiristiyan Kutsa l Kitabi'nin (Kitâb-i Mukaddes: Bible. Baba bütün islerini bu Mukaddes Ruh ile yapar ve daim a onunla kudretini gösterir. halk seviyesinde ilk Hiristiyan hayat ve düsüncesi ni aksettirmeleri bakimindan önemli bulunmaktadir. Bunlar III. Papa Damasus'un emriyle Hiristiyan Kutsal Ki tabi'nin Latince'ye çevirisi) alinmis ve sahih görülmüstür. iyi haber anlamina gelir. sonradan ve ihtiyaca göre yazildigini. Ogul ve Kutsal Ruh. tahminen 4O4'te. Yeni Ahid'e giren bu kitaplarin havar ilerden geldigi ve sahîh oldugu kabul edilmektedir. Kutsal Ruh. Kutsal Ruh. Kutsal Ruh. Fail ve müessir Allah. Yüzyildan sonra Yunanca yazilan 27 kitaptir. Eski Ahid'in Yunanca'ya Yetmisl er Çevirisi'ndeki bazi yazilar. Protestan liderler.S. Kutsal Ruh. Resullerin Isleri ve Vahiy vardir. Isa v e diger Yeni Ahit sahsiyetleriyle alâkali bu yazilar. Ayrica. öldürücü günahlardan uza olan inanmislarin içinde oturmaktadir. Inciller.edir. dört gruptur: . Yüzyil da Yavne'de (Jamnia) toplanan konsilce dahil edilmemistir. kelime olarak müjde. Isa'ya ait olmayan bazi fikirlerin de yer aldigini kabul eden Hiristiyanlar ve hattâ Hiristiyan din adamlari vardir. Trent Konsili'nde (1548 yilinda) bunlarin sihhati yeniden vurgulanmi stir. Isa'nin eseri olmadigini. Fakat o. azizlere ve iyilere peygamberlerin ve hav arilerin seslerini ilham eder. hepsi de ebedîdir. 100 yillari arasindaki Yahudi hayat ve düsüncesi yaninda. Allah gibi her yerdedir. Yahudilerin Kutsal Kitabina tahminen M. Baba'nin bütün kudret ve iradesini kendinde tasimaktadir. vaftiz ile insana gelir. Yeni Ahid'e dahil degildir. Eski Ahit adini alir. Sembolü. Ogul'da bütün dolulugu ile duran ve Ogul'dan Insanlara verilen Ruh Allah'ti r. Baba 'dan çikan. Isa Mesih. Isa'nin düsüncelerin den uzaklasildigini ileri sürenler de bulunmaktadir. Bunlara apokrif metinler denilir. tek bir cevherde toplanmis üç ayri sahistir. dua v e niyaz ögretir. 21 mektup. bunlarin okunmasinda fayda bulunmakla beraber. 39 kitaptan ibarettir. Inciller'de.de. yaratici. Yeni Ahid'in apokrifleri. bir baska dinin (Yahud iligin) kutsal kitabina kendi kitaplari içinde bölüm olarak yer veren tek örnektir. içindeki kitap sayisi ayni degildir.

Bir takim ayriliklara ragm en. en eski Incil'in Markos Incil'i oldugu kanaatine ulasmistir. eldeki en eski Incil'in ondan en az 30 sene sonra yazildigi anl asilmaktadir. sözlü gelenegin tesbit edildigi. Sinoptik Indilerin 60-85 yillari arasinda yazildigi düsünülmektedir. bilinmeyen noktalari çok olan bir konudur. Kilise'nin sahih saymayarak Yeni Ahit disinda biraktigi Indiler ve yazilar arasi . Bugünkü Indilerin bilinmeyen kaynaklarinin bunlar arasinda bulundugu ileri sürülmektedir. Markos. Isa'nin. Eldeki Indi lerde Hz.Inciller: Bunlardan "Ibranîlere Göre" ve "Tomas Incili" gibi bir kismi. "Marangoz Yusuf'un Tarihi" misal olara k verilebilir. Dördüncü Incil olan Yuh anna Incili ise 100 yilindan sonra yazilmis olup ilk üç Incil'in yorumlarini da ihti va etmektedir. M. Gerçi "b ana verdigin sözleri onlara verdim" (Yuhanna 17:8.Vahiyler: Petrus'unki gibi. ilk üç Incil arasinda benzerlik bulundugundan bunlara Sinoptik Inciller denilir. Yakub ve Yahuda'nin mektupl arini. Ancak Indilerin nasil yazildigi konusunda netlik yoktur. önceki bazi Indilerde n faydaianildigi yolunda iddialar varsa da bu konuda kesin bir kanaata ulasilamam aktadir. Matta. daha önce de temas edildigi gibi.Dört Incil Dört Incil. 2. "Nikodemus Incili".Mektuplar: Isa ile Abgar'in haberlesmesi. ayrica Pavlus. Resullerin Isleri (tahminen Luka'nin) ve Vahiy (Yuhanna'nin vahyi) kitapl arini da sahih sayarak hepsini Yeni Ahid'e dahil etmistir. Luka ve Yuhanna Indileridir. Hz. Kilise. vaft izinin 28. her önüne gelenin Incil yazdigi ve böylece yüz civarinda Incil'in ortaya çiktigi ileri sürülen görüsler endir. Yuhanna gibi ilerigelen kimselerin yaptiklarini anlatan "Resu llerin Isleri". [400] a. yazarlarinca korunmak için bazi yerlerde saklanmis veya ele geçirilerek yok edilmistir. 6 veya 4 yilinda dogdugu.Petrus. Pavlus'un kayip mektubu.14) gibi açiklamalar vardir. agizdan agiza nakledilen rivayetler halindedir. ilk Hiristiya nlarin arasinda çikan fikir ayriliklari dolayisiyle olmustur. Yuhanna. Ayrica Indilerin yazilmasinda belirli ölçülerin olmadigi. ilk sifahî gelenegi ihtiva eder. Pavlus. Petrus. hizmetinin baslamasinin 30 ve çarmih olayinin 33 yasinda iken oldugu gözönünde bulundurulursa. 3.1. Ancak üç Incil'in de ele geçmemis Âramca bilinmeyen bir Inc il'e dadandigi kabul edilmektedir. Eldeki dört Incil. Digerleri. Metin arastirmalari sonucu çogunlugu olusturan bir kisim bilgin. Bazi kaynaklarda ilk Hiristi yanlarin IncIlleri bulundugu kaydedilmektedir. 4. kendi görüslerini desteklemek veya inanmayanlari ikna etmek için böyle bir yola gitmislerdir.Ö. il k iki Incil'e dayanmaktadir. Isa'nin onlari yazdirdigini belirten ifadelere rastlamak zordur. In dilerde verilen bilgiler. Bu. Hz. Ancak bazi Hiristiyan kaynaklarinda bu Incil metinlerinin üç veya dört defa de gistirildigi de açiklanmaktadir. Onlar. Yahudiler ve Romalilari n takibi dolayisiyle. Matta daha sonradir. Isa'nin çocuklugu ve hayati ile ilgili daha fazla bilgi edinmek gayesiyle umûmî arzu üzerine yazilmistir. Bunlara "Tomas'm Çocukluk Incili ". Bu Incüler. Luka Incili. Indiler in yaziya geçirilmesi konusu. bunlarin kontrol edilmedigi. Lentuluus' un Mektubu gibi. Sonraki Indilerin yazilmasinda. "Protoevangelium". Kutsal Ruh'un himayesi altinda yazildigi kabul edilmistir. Isa'nin sakirtleri arasinda okuma yazma bilenler yok denecek kadar azdir. bu yüz kadar Incil arasindan birbirlerine en yakin bulunar ak seçilmis ve bunlarin sahîh oldugu.

Matta ll/1. Allah'in birlig ini. tabiî ki Hz. Matta'ya göre Yakub'un ogludur (Bkz. Bu y azilar. 1:14). . 3. "Âde m oglu" deyimleri kullanilmaktadir. Markos ve Yuhanna'da bu konuda bir açiklik bulunmamaktadir ve Isa'nin Galile'den geldigi bel irtilmektedir (Bkz.Yeni Ahit'in Yazilisi ve Muhtevasi Hakkinda Görüsler Kilise. 4:1). Luka'ya aittir. Luka'ya göre Heli'nin.Hz. Isa'dan sonra bir peygamber gelecegini bildirmektedir. Luka 1:47. e n kuvvetli Incil olarak kabul edilen Luka Incili'nin bazi bölümlerinin ona ait olmadi gi da ortaya çikmistir. Luka III: 21-22. onun için yazdigini açiklar[402]. Hz. Hattâ metin incelemeleri sonucu.Bir Incil'de bulunan bilgi. Markos I: 9-12. Halbuki Yeni Ahit metinleri Yunanca'dir (Eldeki en eski Yeni Ahit metinl eri Yunanca'dir). Markos 'a göre Yazicilar ve Ferisîlerdir (Bkz.15). Markos Vl:4.Hz. Meryem' in kocasi Yusuf. 8. ilâh olmadigini. Luka IV:29 Yuhanna IV:3. çarmiha gerilenin o olmadigini ve Hz. Ârâmca konusma ta idi. Luka Incilinde Matta Incilinden farkli anlatilir.Luka IV/4. Isa'nin nesebi. Isa'nin esas memleketi Galile. Meselâ Luka. 4. 11:11).Luka Incili'nde bir yerde "Kurtaricim Allah". 6. Isa ErIha memleketinden çiktiginda. Çünkü o.Matta'ya göre oruçlu olup Hz Isa'ya soru soranlar Yuhan-na'nin talebeleri. Markos II: 18). Incili'nin basinda Teofilos adli bir dostuna hitap eder. Ayrica. Markos 1:1. Markos 1:14. Luka ll i:23. A ncak bunlar. bir kisim mektup ve kitaplari da Yeni Ahit adi altinda toplayarak kesin bir kutsal metin bulunmamasi eksikligini gidermek istemistir. Romalilara 1:8-10). Yuhan-na'ya göre Yahudiye'dir (Bkz. kendisine Matta'ya göre iki. Isa için sik sik hem "Allah'in oglu". Isa'nin söyleyip yazdirttigi sözler degildir. Matta I: 16). Matta Ili: 3-17.Hz. "Davud oglu". Matta ve Luka'ya göre Isa Bethlehem'de dogmustur (Bkz.Markos Incili'nde "Incil". Markos 1/9. dört Incil arasinda sadece bir tanesinde bulunup ötekilerde bulunmaz. Isa'nin Vaftizci Yahya tarafindan vaftizi Matta. Matta XX:30. Bazen bir bilgi. ötekinde yoktur. Isa'ya dayanmamaktadir. Bu Indiler. Isa'ya degil. 2. Bazen de üç Incil'de yeralan bir bi lgi. Matta IX: 14. Meselâ Hz. Markos X:46). [40 1] b. Isa'ya nisbet edilir ("Oglumun Incili" seklinde) (Bkz. Markos'a göre bir kör. M arkos ve Luka'da mevcut iken Yuhanna'da yoktur (Bkz. Bunla rda verilen bilgilerle Kur'ân'da verilen bilgiler arasinda uygunluk görülmektedir. Simdi Yeni Ahid'i olusturan kitaplarda çeliski gibi görünen ve farklilik gösteren hususl ardan birkaç misal olarak verilecektir: 1. Matta XIII: 54-58. gözlerinin açilmasi için basvurmustur (Bkz. Isa'nin Allah'in kulu ve resulü oldugunu. bizzat Hz. Allah'a ("Allah'in Incili" seklinde).nda Ebionitlerin Incili ve Barnaba Incili meshurdur. 7. belirli bir senetle Hz. Inciller.Ilk üç Incil'e göre Hz. Inciller yaninda. Pav-lus'un R omalilara mektubunda Hz. Yuhanna VH/42). diger bir yerde de "Kurtarici R ab Mesih" denilmektedir (Bkz. dördüncüsünde yeralmaz. hem de "Yusuf oglu". diger bir yerde de "Allah'in Incili" denilmektedir (Bkz. ayni Markos Incili'nde bir yerde "Isa M esih'in Incili". 43-45). 5.

tutarsizliklar. Luka. onlar. I . Isa'nin sipaya binmesi. Markos XIV: 20. Matta XXVI: 23 Luka XXII: 21) 11. "Kilise" diye adlan dirilmistir.Zebedi'nin zevcesi Meryem'in Mesih'e gelmesi konusu. O.Kilise Kilise. çesitli dilleri konusur olmuslardi. Markos Xl:7. Ancak diger Indilerle Luka Incili arasindaki farklar gözönünde bulundurulursa. Yuhanna Xll:14). Onlarin lideri Petr us'tu. Matta XVIII: 1-14.000 ki si katildi. Petrus. Hz. Incili'ni Pavlus'un telkinleri dogrultusund a yazmistir. Sonralari ibadet yeri için de kullanilmistir. O gün. Digerlerine bakildiginda. diger Indileri inceleyerek yazdigini en basta söylemekte dir. Ilk Hiristiyanlarin ibadet ettikleri ayri bir yer yoktu. Kilise özel mülküne kavusunca Kiliselerde oldu. onlarin bi rbirleriyle ve kendi içinde çeliskiler. baslayan yeni devrenin ilk nüvesiydi. Matta lll:4. Matta XXI: 5. XI: 18-19). Markos X:35-40). bir b aska yerde de yiyip içmedigi söylenmektedir {Bkz. Bu. Bu gibi çeliskilerin ve farkliliklarin Allah'a nisbet edilen bir kitapta bulunmaya cagina ve bir peygamberin kendini tanrilastirip Tanri'yi da in-sanlastirmayacagi na göre.Havarilerden Isa'yi ele verecek kimsenin tarifi Indilerde farkli olarak zikr edilmektedir. yazar in kendi görüslerini aksettirdigi ilk bakista anlasilmaktadir. Luka XIX: 30-35. Bütün bunl arin yaninda onlarin muhteva ve ifade tarzi bakimindan insan eseri oldugu. cemaat anlamindadir. Pavlus'un talebesi-dir ve ha varilerden degildir. En kuvvetli Incil sayilan Luka Incilinin yazari.Matta'da Yahya'nin (Hz. Luka ile Yuhanna Indilerinde ise bu konuda bir s ey yeralmamaktadir. Matta ve Markos'ta fark li bir sekilde anlatilmaktadir. Yu hanna'da ise hapisten önce basladigi kaydedilmektedir (Bkz. Isa'ya göre 12 Havari. uygun yerlerde t oplaniyorlardi. meclis . Yüzyilda ma'betli devre baslamis ve Hiristiyanlar Kilise adini verdikleri yapilarda ibadetlerini yapma imkâni bulmuslardi. XIV: 7-9. Nihayet IV. 10.Kilise ve Âyinler a. Isa'nin görevi Vaftizci Yahya hapse atildiktan sonra. Böylece Kilise'nin. fark li sekillerde yorumlandigi ve degisiklige ugradigi anlasilmaktadir. [403] 5. Daha sonra bu toplanmalar. 13. (Bkz. Kutsal Ruh vasitasiyle ilâhî güçle dolmustu.Matta ve Markos'ta Hz. Yuhanna Incilinde Isa'nin lokmayi batirip kendisine verdigi ki msedir. Onlar. Bu kelime. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nin sonradan ve insan tarafindan yazildigi. Markos 1:14-15. Ilk Kilise. Yuhanna XIII: 26.9.Kudüs'e giderken Hz. IV:1-3). 14. birbiriyle çelisen açiklamalar bulunm aktadir (Bkz. bindirilmesi seklinde birbirine t ezat teskil eden ifadeler yaninda. diger Inciller'de ise eli Isa'nin eliyle beraber sofraya uzanan kimsedir (Bkz. Isa'nin yolun u benimsemis olanlarin bir yerde meydana getirdigi topluluk. farkli açiklamalarla dolu oldu gu. ya onunki veya digerlerininki dogru degildir. konuyla ilgili farkli anlatimlar göze çarpmaktadi r (Bkz. Isa'nin çarmihta ölmesi ve tekrar dirilisinden sonraki Pentakost günü. Incilini. Markos IX: 1-8). Yunanca "eklesya" (ecclesia) kelimesinden gelmektedir. Yuhanna Ili: 22-26. Kut sal Ruh'un Kudüs'te ilk Hiristiyan toplulugu üzerine dökülmesi sonucu meydana gelen Kili se'nin basi oldu.Inciller'de Tanri'yi görme konusunda farkli. Yahya) bir yerde çekirge ve yaban baligi yedigi. Cemaata 3. Yuhanna V: 37. 12. Matta IV:12-17. Matta XX: 20-22. bazen birinde bulunan bir anlatimin ötekinde bulunmadigi göze çarpmaktadir.

Baba'nin Oglu olarak onunla ayni cevherden geldigini ileri süre nlerin görüsü kabul edildi.Günlük Ibadet: Ibadet. ibadet islerini yürütmek üzere birer idareci seçti. haftalik ve yil liktir. Böylece Hiristiyan dünyasinda ilk ciddî bölünme ortaya çikmis oldu. Petrus ve Pavlus. Kadiköy (Kalkedon) Konsili'ni digerleri takip etti. Her Kilise. Bakire Meryem'in Tanri'nin Anasi oldugu. Zaten asirlarca dogu ile bati arasinda üstünlük. Roma'da öldürüldü. Bunun için 451'de Kadiköy Kon-sili toplandi. öncedeo günde yedi defa yapilmakta iken. Bunun sonucu Protestanlik ortaya çikti. Pavlus. Onlarin mezarinin Roma'da bulunmasi. Dogu Kilisesi Ortodoks.Ibadet ve Âyinler ba. Daha sonra Hiristiyanligin Yahudi olmayanlar arasinda yayilmasinda büyük rol oynadi. 381'de Istanbul'da toplanan ikinci Konsilde Kutsal Ruh'un da Baba ve Ogul'la ayn i cevherden oldugu. Kilisenin sembolü. bir mezhep görünüsü kazandi. Nihayet 1054'te Roma Papa'sinin Istanbul Patrigini afaroz etmesiyle kesin bölünm e ortaya çikti. "haç"tir. Bu tartismalar. geleneginin havarilere dayandigini ileri sürüyor ve kendi dinî konular ini halletmek için özel konsiller (sinod'lar) olusturuyordu. O günden sonra Isa'nin Kilise'de hazir bulunduguna inanildi. Hiristiyanlar. Basta Petrus ve Pavlus. bundan dolayi onun da ilah sayilmasi gerektigi kararlastiril di. ruhban sinifinin b aslangici oldu. dinî âyin ve törenler i. ma'nevî varligiyle bütünlesmis oldugu kabuf edilmisti. toplu ibadetleri ferdî ibadetten üs .Ibadet Hiristiyanlikta ibadet. Böylece çesitli Kiliseler dogdu. Her Kili se. Bati Kilisesi de Katolik adini aldi. Konstantin. Ibadete çagri. çanla olur. IV. 32 yilinda Sam yolunda Isa'yi ma' nen gördügünü iddia ederek Hiristiyan oldu. Bunun la beraber ferdî dua ve "oruç" da vardir. kiliselerde cemaatla ve papaz nezaretinde yapilir. Bu cemaatlar. ilk Hiristiyanlar. XVI. önce kati bir Hiristiyan düsmani iken. çe sitli yerlere giderek oralarda cemaatlar olusturdu. kendinin hakli oldugunu. Yüzyilda Hiristiyanliga ser bestlik taniyip görüs ayriliklarini gidermek istedi. I sa'nin tanriligini. Kilise. Mesîh'in gerçek bi r tanri ve iki tabiata sahip bir insan oldugu kararina varildi. 1. Dogu ve Bati Kiliselerinin ayrilmasina yolaçti. [404] b. 325'de Iznik'te toplanan konsilde. Çünkü reform hareketleri basl sti. Böylece konsiller devresi baslami s oldu. âyin ve ibâdet usulü ile doktrinde gerginlik var di. Ancak Isa'da insanî ve ilâhî iki tabiatin birlestigini savu nanlar (Monofizitler). bu idareciler. Bu sirada mahallî Kiliseler de kurulmustu. Konsil'de Kutsal Ruh'un kimden çiktigi ve Roma Kilisesi'nin otoritesi gibi konular tartisildi. Isa'nin mahluk oldugunu savunan Aryüsçülere karsi. Ancak bu konsild e Isa'nin insanlik ve tanrilik unsurlarinin birlesme konusu halledilemedi. günlük. aksam olmak üzere ikiye indirilmistir.sa'nin bedenî hatirasiyle degil. Bu konsilde Isa'nin iki tabiata (insanî ve ilâhî) s ahip olma konusunda önceki konsilde halledilemeyen hususlara yeni açiklamalar getiri lerek karar altina alindi. 869'da Istanbul'da yapilan 8. sonralari sab ah. 431'de Efes Konsili'nde. Görüs ayriliklari ortaya çikti. çesit li vesilelerle haç çikarirlar. Ibadetler. Roma Kilisesi' nin bütün Hiristiyanligi temsil ettigi iddiasina yolaçti. bu konsilde alinan kararlari kabul etmediler ve ayrildila r. Yüzyilda Bati Kilisesi kendi içinde bir defa daha bölündü.

Bunu Kilise'ye bagliligin bir isareti olarak kabuf eder. yeryüzünde Tanri'nin ci-simlesmis bir sekli olarak görünme sidir. Bazi bayramlarin günü sabittir. Bu kelime "görünme". bu günün Hz. Katoliklerde mecburî. Ilk Noel. Soylulara. Meselâ Noel sabittir. Yillik ibadetlere birkaç misal: Noel : Isa'nin dogusunun hatirasina yapilan bir bayramdir. Aslinda Isa'nin dogum yili ve günü kesin ol arak bilinmemektedir. Yüzyilda baslamistir. 24 Aralik aksami Hiristiyanlarin kilisede âyinle ve evlerinde yaptiklari kutsal gece eglencesiyle baslar. 3. insanlara bir "Isik " getiren "Tann'nin Oglu"nun. Çünkü he r Hiristiyan. dua e dilir. IV.Haftalik ibadet: Pazar günü. 4. temiz olarak gelmeye itina gösterir.Noel devri : Isa'nin dogum günü. Hiristiyanlar. Hiristiyanlikta Noel. Isa'nin dirilis günü olarak kabul edi mesinden kaynaklanir. ziyafetler verilir. Pazar ibadetinde Hiristiyan Kutsal Kitabi'ndan parçalar okunur. kutlanmistir. Her Hiristiyan.Büyük Paskalya Oruç Hazirligi. Pazar Günü. Epifani. "Noel Baba" arasinda bir ilgi olmadigi gibi Miladî takvim yili baslangici olan yi lbasi ile Noel Bayrami'nm da bir ilgisi yoktur. Bu gün kutlanan Noel gecesiyle ilgili olarak yapilan çamli. ilâhîler söylenir. 3. Dogu ve Ermeni Kilisesi'nde 6 Ocak'tadir. ha staneler ve kimsesiz çocuklar ziyaret edilir.Advent devri: Isa'nin dogum gününü hazirlayan dört haftalik bir tevbe zamani. Bu. mecburî olmasa da. Paskalya. Bu ibadetlerde Hiri stiyan Kutsal Kitabi'ndan parçalar okunur. Öyle mezhep vardir ki senede birkaç defa Pazar ibadetine katilmayi yeterli görür. Isa'nin dogumunun kut lanmasi Bati'da 25 Aralik'ta. Ikinci b ayram günü olan 26 Aralik'ta genellikle misafirler agirlanir. Kiliseye. Hiristiyanlikta Pazar Gününe verilen önem. Kilise yilinda genellikle dört devre bulunur: 1. Noel. Noel Baba.Paskalya devri. 21-31 Aralik tarihleri arasinda kutlaniyordu. Ibadet saatleri. 25 Aralik sabahi ise. Bu ibadet. Noel gecesi çocuklara h ediyeler dagittigina inanilan efsanevî bir kisidir. Bu ibadete katilmak. gerçek bir sahsiyet degildir. Romalilarin Iran'dan aldiklari Mitra Dini'n deki ölümsüz Günes Tanrisi'nin dogum günü bayramini Isa için kullanmaya basladilar. Aziz Nikolas ile. Kilise yili. Haç Yortusu. eglenceli uygulamalar. mutlaka kilisede ve papaz nez aretinde olur. Hiristiyanligin ilk üç yüzy ilinda böyle bir gelenek yoktur. 336'da. kilisede senlikler yapilir. 2. Pazar günü yapilan ibadetin Hiristiyanlar için büyük Önemi vardir. Paskalya ise 22 Mar t-19 Nisan arasinda bir Pazar Günü yapilir ve hersene yeniden tesbit edilir. vaazlar verilir. Roma'da. bazilari her yil yeniden tesbit edilir. dinî o lmaktan çikip tamamen folklorik bir mahiyet almistir.Yillik Ibadet (Noel. Bu putper st Roma bayrami. "beliris" anlamindadir. sabah ve aksam olmak üzere iki vakitte yapilir. digerle rinde farklidir. Ekmek-Sarap Âyîni (Evharistiya) ile Isa'nin ma'nevî vücudu na istirak edilmis olunacagina inanilir. Ayrica ilâhîler söylenir. sabah ve aksam ibadeti papaz nezaretinde kilisede yapil r. . Meryemana Gönü): Bayram ve anma günü seklindedir. 2. belli bir tarihin yildönümü olmaktan daha çok. bir Kiiise'ye kayitlidir. Noel ile ilgili ve onun devami olarak kutlanan diger bir Hiristiyan bayrami Epi fani'dir (Epiphanie). iklime ve hayat sartlarina göre ayarlanir. normal yildan farklidir.tün gördügü için.

bir Kilise'den digerine geçmek de vaftizle olur. Hiristiyanlik öncesi devrelerde de çesitli milletlerde haç sembolü vardir.) Zamanla sakramentler konusunda ihtilaf çikti. Insani ebedî ölümden kurtaracagina inanilan Isa'nin yeniden dirilisi olayi Kili se'nin ve her insanin hayatinin merkezi sayilmaktadir. Noel'inkine baglanmisti r. Kilise tes kilatinin yerlesmeye basladigi sirada kiliselerde özel bir Paskalya günü kabul edildi. Katolik ve Ortodoks Kiliseler. Noel 25 Aralik'ta. yedi sakrament kabul etti. Bu sembol. üzerlerinde bulundurmaktadi r. Ortodoks haçinin ko llari genellikle birbirine esittir.Vaftiz (bapteme batem) : Sakramentlerin ilki vaftizdir. kutsal sey. Isa tarafindan konuldugunu açikladigi yedi "sakrament"! bild irdi ve onlardan buna uymalarini istedi. Kutsal . Meryem'e büyük saygi duyarlar. Baba. Isa gibi Meryem'in de günahsiz oludug unu kabul ederler. P rotestanlar ise iki tanesini benimsedi. Hiristiyan olmanin ilk sartidir. bayramlar ve ilâhîler tahsis ederler. Kutsal Ruh adina yapilir ve Hz. Isa'nin Betlehem'de {Beyt Lahim). Ogul. baslangiçta oldugu gibi. Is a'nin çarmih olayindan sonra haç. Haç Yortusu. Hi ristiyanî bir sekle bürünmüstür. Dogu Kiliseleri'nde. Ürdün nehrinde v aftiz esnasinda. mezarlarinda. Hiristiyanlari diger dinlerin mensuplarindan ayira n bir sembol haline gelmistir. Dogu Kilisesi Için çok önem lidir. Isa'nin Pazar Günü dirilisini her Pazar kutlarlardi. kutlamalari Hiristiyanliga da geçmis. Bu sakramentler sunlardir: 1. Vaftiz olmak. Hiri stiyanligin ilk devirlerindeki Yahudi Pesah bayramina denk olan bir bayramdir. Noel ile Epifani. Hiristiyan olmak da . Vaftiz âyini. T anri ile insan arasinda hiçbir seyi kabul etmemekte ve bunlarin hepsini reddetmekte dir.Âyinler (Sakramentler) Kilise. Paskalya : Ibranîce geçis anlamina gelen "pesah". bir bayram baslatilmistir.Isa tarafi ndan konuldugu kabul edilir. Yunanca "paskhalia"dan gelir. Isa'nin dogumunu. yol kavsaklarinda. [405] bb. Daha sonra Isa'nin vaftizinin hatirasina kutlanan bir ba yram olmustur. Haç. eski inanç ve kültürlere ait ve onlarin karakteris tigi olan ölen ve dirilen tanri bayramlari. ona öz el dualar. Sonradan kutlanma günü ve sekillerinde Kiliseler arasinda ayriliklar olmustur. Gregoryen Erme ni Kilisesi'nde. Latin (Katolik) haçinin alttaki kolu digerlerin den uzundur. Bu. Baslangiçta bu bayram. Konstantin zamaninda Isa'nin çarmiha gerildigi agaçlarin bulundugu (326 yilinda) savunulmus ve bu olayin hatirasina. Epifani 6 Ocak'ta. Paskalya en büyük Hiristiyan bayramlarindan biridir. Hiristiyanlara Isa'nin çarmihta çektigi aci lari ve ölümünü hatirlatmaktadir. Kiliseler birbirinden ayrildikta n sonra. Kana'da bir dügünde kendini göstermesi. Ortodokslar ile Katolikle rin Paskalyalari arasinda tarih bakimindan fark vardir. birlikte 6 Ocak'ta kut lanmaktadir. Ba ti'da. bunlardan altisini. sünnetini ve "Tanriligini" da hatirlatmaktadi r. Protestanlar hariç. Unitaryenler ve Kuveykirlar (quakers). Önceleri bu bayram. Aslinda Hiristiyanlik öncesi dönemlere. mensuplarina. âyin anlamina gel ir. Katolik ve O rtodokslar. (Sakrament. O zaman Hiristiyanlar. birbirine dik iki agaç ve benzeri seylerden meydana gelen sekle deni lmektedir. Advent devresine dahil oldugund an anilma günü yildan yila degisir. lekesizliglini. Meryemana Günü : Meryem'in günahsizligini. Vaftiz. Paskalya. Isa'nin ma'nevî vücuduna istirak edisi.çobanlara çocuk Isa'nin görünmesidir. Gregoryen Ermeniler. Bu ani hatirlamak için Hiristiyanlar (Protestanlar hariç) aç sembolünü kiliselerinde. ahlâkliligini ve iffetini ta nitmak için Roma'da 1477'de baslatilan bir anma günüdür. "Tanriligini açiklamasi" h atirasina kutlanmistir. kabul edilen sakramentle-rin sayisinda görüs ayriliklari oldu.

vücudunun çesitli yerlerinin yaglanmasidir. Evharistiya. Evlenme âyînleri. günahlari affolunur. V aftiz. 5. Bunun için herkesi vaftiz etme. Evharistiyayi bir çesit kurban olar ak gördüler. ne kadar günahkâr olursa ols un. Kisi. 6. papaz ve piskoposlarin takdîsi âyînidir. Bu âyinde Kiliseler arasinda. kurban olarak nitelendirilir. Kilise. bölge ve kültürlerden kaynaklanan. Böylece o. kefaret olarak. günahlarini itiraf eder. çarmiha gerilmeden önce Hz. Bugün de kiliselerde yapilan Evharistiya âyininde verilen ekmek ve sarap. farkli bazi noktalar disinda genelikle ayni seyler yapil maktadir.Günah Itirafi (Penitence) : Kaybolan vaftiz inayetini yeniden elde etmek için yapi lan âyindir. pisman olup tevbe ve itirafta bulunursa.Son Yaglama (Extreme-Onction) : Takdis edilen yagin. ceza takdir edebilir. su sepe-lemek ve su dökmek gibi çesitli yollarla vaftiz yapilabilir. kilisenin b ir üyesi olur. kilisede yapilir. Ordo) : Kilise hiyerarsisinin üç üst merhalesinde bulunan diy akos. Suya daldirmak. onu âyîn haline getirdi. bir "sevap unsuru" olarak görülür. bir ideal olarak. Aslî suçun vaftizle giderilebilecegine inanilir. Pavlus. bosanmaya kesinlikle izin vermez.Eski Hiristiyanlar. Vaftizle konfirmasyon arasinda yakin bir ilg i bulundugundan bunlarin arka arkaya yapilmasi tercih edilmektedir. piskopos tarafindan yapilir. 3. Bu görevler. Kilise adina affetme yetkisine sa hip papaz. Bati Kiliseler i'nde ise daha sonra yapilmaktadir. Yunanca suya batirmak anlamina gelir. Evlilik. Bazi durumlarda papaz. 4.Kuvvetlendirme (Confirmation: Konfirmasyon): Vaftiz edilen çocugun. Dogu Kiliseleri'nde vaftizden hemen sonra. Vaftiz âyîninin kuvvetlendiril mesidir. genellikle k adinin bagli bulundugu kilisede yapilir.Ruh'la yeniden dogusu ifade eder. sadece tayinle degil. kaybettigi inaye ti yeniden kazanir. Tann'nin meydana getirdigi bir kur um sayildigi için.Nikâh (Mariage): Katolik Kilisesi'ne göre nikâh. Orada ona Konfirmasyon Ekmeg i yedirilir. Pazar Günü kilisede yapilan bir âyindir. 7. Katolik ve Ermeni Kiliseleri. Vaftizsiz ölenin aslî suçt n temizlenmedigi için. son aksam yemeginde Hz. [406] 6. 2. Genellikle küçük yaslarda yapilir. Sonra bi r kâse içindeki sarap için. Önce senede bir defa yapilirken.Rahip Takdisi (Ordre. Hiristiyanlikta önemli sakramentlerden ikincisidir. Isa ile Kilise arasindaki çözülmez ruhan asebetin bir sembolü ve bundan dolayi kutsal bir sakramenttir. Incillere göre. Takdis. bu benim etimdir diyerek havarilere verdi. Bir âyîn olarak evlili k. bu olayin yorumu nu yapti. belirli sartlara bagli olarak izin verilmektedir. Ortodoks Kiliselerinde bosanmaya. ilk çaglardan beri kutsal sayilmistir. hem sifa. Yaglanmis çocuk. hem günahlarin b agislanmasi. iki kisinin anlasmasinin Kilise tarafindan takdis edilmesi ve bu çiftin kilis ede mukaddes bir bagla baglanmasidir. kilisenin bu is için ayrilan yerine götürülür. ekmegi böldü. hem de rahat ölüm için hastalara sürülmesi âyînidir. Günah isleyen. Vaftiz. parçaladi. takdis âyîniyle verilir. Kilisele r arasinda vaftiz uygulamasi farklidir.Temel Hiristiyan Mezhepleri . batirmak. itirafta bulunanin günahlarini bagislar. Bu sakrament. bu benim kanim deyip onlara içirdi.Ekmek-Sarap Âyini (Euchahsîie: Evharistiya: Ökarist) : Bu âyin. Evharistiya. Isa'nin havari lerle yedigi Son Aksam Yemegi'nin hatirasidir. Vaftiz yapilacak olanin yasi Kiliselere göre degismektedir. günahkâr öldügü kabul edilir. Isa. takdis edilm is bir yagla. yiyemeyecek durumda ise dudagina dokundurulur. sonra her hafta yapilir oldu.

diger Kiliselerin ruhanî merkezidir ve hepsinde n üstündür. su sekilde siralamak mümkündür: Katolik. Vaftiz. XVI.Cuma günü et ve yagli yiyecekler yemezler. aslî suçun içindedir. sahîh sayilmaz. Bu mezhep. 11. cehennemi ve a'rafi kabul ederler. 7. Buna karsi kötülüge temayül.Gelenek kabul edilir. Kilise. âyîn gibi konulardaki ihtilaflarin ilk asirlardan itib aren basladigindan ve Kadiköy Konsili ile ciddî bölünmelerin ortaya çiktigindan bahse dilmisti. O. Bogulmus hayvan etini ve kanini mubah görürler. Ruhban sinifi disinda o lanlardan evlenenler bosanamaz. Papa'yi kardinaller seçer. Petrus'un halefidir. Bunun. Bu mezhebin baslica özelli kleri sunlardir: 1. yedi tanedir. iki tabiat vardir. ayni zamanda Vatikan Devleti'nin baskanidir. Evharistiya Âyîni'nde ekmege maya katilmaz. Bu bölünmelerden sonra orta ya çikan belli basli mezhepleri. Prote stan ve Monofizit. Evharis-tiya'da {E kmek-Sarap Âyîni'nde) konfirmasyon. Ruhban zümresi evlenemez. 10. Ortodoks. Baba ve Ogul'dan çikar. Inci l'in yorumu Kilise eliyledir. 14.Kilise. papaza itiraf seklinde olmasi gere kir. onun disinda kurtulus yoktur. 3. Papa.Hiristiyanlar arasinda inanç. günaha sevkeder h çikarma çok önemlidir. [407] a.Sakramentler.Azizler de Tanri katinda sözcü olur. günah çikarma hücresinde. Kilisede yapilmayan nikâh. 9.Kutsal Ruh. Hiyerarside. evrensel anlamina gelir). 5. ilk komünyondan sonra herhangi bir vakitte yapilir . 13. 6. 2. [409] . Papa'dir. p iskoposlar ve rahipler kardinallerden sonra gelmektedir. bugün.Yirmi bir konsil ve kararlarini kabul ederler.Papa. Ruhanî reisi Papa'dir.Isa'da. cehennemlik sayilir. göge yükselmistir. Ilâhî ve insanî. Ergenlik çagina giren her Hiristiyanin yilda en az bir defa günah çikartmasi 1215 'de toplanan Lateran KonsiIi'nde karara baglanmistir.Insan. Daha sonra XI.Âyin dili Latince'dir (1965'deki II. 12.Son yargi gününü. Vaftiz olmadan ölen . aslî suçtan uzaktir. Yüzyilda Dogu-Bati kopmasina. Vatikan Konsili'nde degisik dillerde yapi lmasina izin verilmistir). sefaatte bulunabilir. 4.[408] 8. Roma. Isa'nin vekili. Papa. kendisini Hz. Onlarin resimleri ve k utsal emanetlerine saygi gösterilir. Bosandik tan sonra evlenme zina kabul edilir. Tanri yaninda sefaatta bulunabilir. Yüzyildan sonra da refor m hareketini digerlerinin takip ettigine temas edilmisti. su dökülerek yapilir. yanilmaz otoritedir. Meryem.Isa gibi Meryem de günahsizdir. Kutsal Ruh tarafindan sevk ve idare edilmektedir.Katolik Mezhebi Hiristiyan dünyasinda en fazla mensubu bulunan bir mezheptir. günah degildir.Dînî baskan. evrenseldir (katolik kelimesi. Adlarina hemen her gün âyîn düzenlenir. Isa'nin vekili Petrus'a baglamaktadir. cenneti.

ba zi sartlara bagli olarak vardir. 9. her ülkenin diliyle yapilir. Sonraki konsilleri ve kararlar ini kabul etmezler. özel bir tarzda yapilmis olan. 1453'ten sonra Rus Ortodoks Kilisesi. Bu iti . üstün oldugunu belirtmek üzere bu adi almis tir.Haçlarinin kollari birbirine esittir. tek bir " Dogu Kiliseleri" basligi altinda gösterilmektedir. saraba su katarlar. Kutsal Ru h'un Ogul yoluyla Baba'dan çiktigini ileri sürerler. kilise ve evlerde bulunan resimlerdir). itiraz eden anlamina gelir.Ikon'lara genis yer verir. Isa. Günahkâr bir kisi. 4. Iskenderiye. Fener Patr ikligi veya Rum Ortodoks Patrikligi diye de adlandirilir. 7. 3. [410] c. Rus Ortodoks Kilisesi patriklik halini aldi.Papazlar evlenebilir. Istanbul. Bi zans'a bagli idi. Kesisler. 1054'deki Dogu-Bati ayriligindan sonra Bizans. XVI. 1917'deki Rus Ihtilalinden sonra bundan vazgeçti.b. 8.Papa'nin üstünlügünü. Roma'nin üstünlük iddiasina karsi Bizans Patr ikligi. Çok sayida millî kiliseler. Katoliklerden ve diger Hiristiyan mezheplerinden ayrildi klari noktalar genellikle sunlardir: 1.Ruhanî baskanlari Patrik'tir.Ilk yedi konsili ve kararlarini kabul ederler. günah derece sine göre. Isa'nin vekili oldugunu. Sagdan sola haç çikarirlar. Ancak o. kendisinin dogru yolda bulundugunu. 2.Ortodoks Mezhebi Ortodoks.Protestan Mezhebi Protestan kelimesi. Istanbul Patrikligi. saygi gösterirler (Ikon. 6. Ortodokslugun merkezi olmust ur. dogru görüs/ve inanç anlamina gelir. 10. Ortodokslarin özellikleri. 5. bu dört patriklige baglidir. Istanbul Ortodoks Patrik ligîyle mücadeleye giristi.Ibadet. yanilmazligini kabul etmezler. Bosanma. Yüzyilda Martin Luther (1489-1546). baskaldiran. bunu mâlî bir kay nak haline getirmesi. Monofizit Kiliselerle beraber bu sayilanlar. Roma Katolik Kilisesi'nin günahlari bagislamasi. Kutsal Kitap yorumu ve hüküm çikarmayi kendi inhisarinda tutmasi . Birbiriyle inanç ve âyînler bakimindan ortak yönleri bulunan birçok Ortodoks Kilise. Ancak özerk ve kismen özerk Kiliseler de vardir. bir bedel ödeyerek hatasindan kurtulabilir. Antakya ve Kudüs'tür. Ortodoks dünyasinda dört büyük patriklik vardir. Piskoposlar ve Patrikler evlenmez. Meryem ve azizleri tas vir eden.Konfirmasyon.Evharistiya Âyîni'nde ekmege maya.A'rafi kisa bir bekleme yeri olarak kabul ederler. Bunlar. vaftizden hemen sonra yapilir. âyîn dilinin Latince olmasi gibi hususlara karsi çikarak ilk itirazi baslatti.

daha sonra Kutsal Ruh'un tanriligini da savunan Athanasyus-tahminen 296 -373-karsi çikmisti). cennet ve cehenneme. Baba tarafindan yaratildigini.Süryaniler'in benimsedigi dinî temel prensipler sunlardir: Allah'a iman.000 civarindadir. Alla h'tan hiçbir ser gelmedigine inanirlar. basdiyakos. ölüm ve kiyam ete.. 2. bu konsill erde alinan kararlari kabul ederler. Ancak bu defa Isa'nin Baba Tanriyle belirtilen rabitasi baska bir soruya yolaçti. Ancak bu defa iki tanri o rtaya çikiyordu.Havarilerden gelme üç dinî rütbe derfecesi vardir: a. Patrik. irade hürriyetine.tanrilastirmasindan kaynaklanan. Eger o gerçekten Tanri ise o zaman nasil gerçek bir insan olabilec ekti?. mürennim. bil im ve kültür hareketlerinde rol aldi. ebedî v e çürümekten muaf olduguna inanir. Nestoryus (382-451). Ancak bir Gassâni emiri-nin.. Suriye Monofizitlerini teskilatlandirdi.Diyakos-luk : Okuyucu. 6. Misir ve Suriye'nin Müslümanlarin eline geçmesiyle Yâkubilerin yildizlari parladi. Sâsânîlere karsi Süryanilerin birlestirilmesi konusunda ikna etmesi sonucu takdis edilen iki piskopostan biri olan Yakob Bar-dayos. kiyamet gününden sonra Isa'yla beraber ebedî hayat ve saadete kavusmak ümidiyle yasamak. Süryanîler de bu kaderi paylasiyorlardi. Iznik Konsili'nde (325 yilinda). herkesi sevmek. Bunlara Yakubîler denildi. Iznik (325). Süryaniler ise Isa'nin insanî varliginin fânîligini ve çür eder. Aryüs (tahminen 250-336). imparatoru. meleklere. seytanin insanin düsmani olduguna. 3. Antakya gibi illerimizde yasarlar.Allah'a. Böylece ikinci bir tanri olmaksizin onun da tanri oldugu karar altina alinmisti. B u iddiayi monoteist gelenekle bagdastirmak gerekiyordu. . ibadet. bir baska açiklama getirdi: Isa'da biri ilâhî. Süryanilerin inanç. teskilât özellikleri söyledir: 1. O da Efes Konsili'n e (481 yilinda) ayni akibetle karsilasti. Isa'nin beserî bir beden ve ruha sahip i ken "Logos"un (Kelâm) onun beserî zihnini istilâsi sonucu Isa'nin kusursuz tanriliga sa hip oldugu. 4. onunla ayni cevherden oldugu karara baglandi (Aryüs'e. Bunlar. diger insanlardan farkli olmamasina ragmen..Süryaniler. öteki beserî iki ayri sahis vardi. Mardin. asirlarca çözümlenememis bir çikis noktasina sahipti. Örnek olar ak Ermeniler. Bu üç sifat bir cevherde toplanir ve bir vahdaniy et olusturur. Apollinaryus (tahminen 310-390). Ehl-i Kitap olarak onlara iyi muamele edildi.Monofizit olmakla beraber bazi meselelerde Ermeniler'den ayrilirlar. 7.Üçlemeyi üç sifat olarak ifade ederler. Günümüzde Türkiye'de Süryani Kadim Kilisesi'ne bagli olanlarin sayisi 25. Isa'nin Baba gibi ezelî ve ona esit. bu çeliskiyi gidermek için. Sam'da seçilmistir. Ancak onun dünyevî bir idarecisi yo ktur. Kalkedon Konsili 'nde karsi görüsün basariya ulasmasi sonucu ayrilan Monofizit Kiliseler üzerinde büyük bir b ski basladi. Yeni patrikleri. Isa'nin vücudunun. "A ntakya Patrigi" diye adlandirilarak. Istanbul.Kilise. 5. Isa'n in bir tek tabiata. Istanbul (381) ve Efes (431) Konsilleri-ni. Petrus'un halefidir. Bununla beraber bu temsil patrigin sahsinda de gil Kilise'dedir. vahiyle gelen kitaplara. basdiyakos baskani. onun tanriliginin son radan Baba tarafindan bahsedildigini ileri sürünce. Onlar da. Kristoloji alaninda Monofizit görüs. sadece ilâhî tabiata sahip oldugunu savunuyordu. böylece bütün beseriyetini kaybettigini ileri sürmüs ve Istanbul Konsili'nde ( 381 yilinda). Isa tarafindan kurulmustur ve ebedîdir. Aryus gibi. Kilise'den atilmisti. peygamber ve resullere. mürettip. Tanri'nin oglu ol an Isa'nin ezelî olmadigini.

Yedi namazin vakitleri sunlardir : Sabah. karisi ölünce evlenemezler. Bu oruçlardan 48 günlük olani hem perhiz hem de oruç olarak tutulur. 3 gün {Hav arilerin orucu sayilir). Aziz Grigor'a.Yillik bes oruç ve perhiz söyledir: Büyük oruç (40 güne Elem Haftasi'nin 7 günü de ekleni Ninova orucu (3 gün. Sabah. Papaz sinifindan olanlar karisi öldükten sonra evlenemezler . vaftiz. Bu Grigor. sünneti sihhî bir olay olarak görürler. eger lâyiksa. An Tanri'nin insanda ne fazla. patrik. horepiskopos (baspapaz). ögle . Agustos Perhizi (10-15'inci günleri arasi.Episkopos-luk: Episkos. Episkos sinifi rahipler ve diyakos baskanligina k adar yükselenler. göre sunla rdir : namaz. Ermeniler. Kusluk . Aralik Perhizi (15-25'inci günleri arasi. yatsi sünnettir. Pazar ve bayram günleri disindaki günlerde ibadetler sec deli ve rek'atlidir. Kisi tevbesini ruhanînin huzurund a yapar. kiliselere. Isa'nin dogus bayrami. Bu namazlarin dördü farz. Haziran basi perhizi. hep perhiz olarak yerine getirilir.Ermeni Kilisesi (Gregoryen Hiristiyanligi) Ermeni genel ismi altinda bilinen toplulukLHiristiyanligin yayildigi ilk yillard a. ikindi. Digerlerinden Ninov a orucu da perhiz ve oruç olarak tutulur. üçü sünnet sayilmistir. Pazar ve bayramlarda ruhanîlerin baskanliginda büyük âyînler yapi lir. metropolit. Eçmiyazin'e inmis.Kesislik (Papazlik): Kesis. orucu. 301 yilinda da Türk asilli Aziz Grigor'un (Gregoire) öncülügünde toptan Hiri stiyanligi benimsediklerini kabul ederler. Vaftizi mâ'nevî. Islenen günaha göre maddî-manevî cezal verilir. 10. hatta patrik de olabilir.Ibadet veya sakramentler tartismalidir. toplu olarak Hiristiyanligi il k kabul edenlerden olduklarini ve "ApostolIk" (havarilere ait) bir özellik tasidik larini ileri sürerler. Komünyonlara önem verilir.b. aksam. Subatta. "aydin latici" anlaminda "Lusavoriç" derler.Süryanîlerde bosanma olamaz. ögle. Karisi ölen bir papaz. Ölümünden sonra bu Kili se. Diyakosluktan diyakos baskanligina kadar yükselenler. M anevî ceza ise namaz ve oruçla yerine getirilir. ikindi.Günah itirafi Süryanîler'de de ruhanîlere yapilir. kustuk. No el). Ermeni Kili .Ruhanîlerden diyakos ve papaz sinifindan olanlar evlenebilir. hastanelere. Meryemana Oruc u). Tek evlilik kabul edilir.Namazda kible Dogu'dur. Onlar. k arisi ölünce evlenebilir. 12. Geri kalanlar. ilk Ermeni Kilise-si'ni Eçmiyazin'd e (Rusya'da Erivan yakininda) kurar ve onu 25 yil kadar yönetir. episkop os. Isa. Hz. evlenme. db. 8. Maddî ceza. 14. mafiryan (patrik mülhaki). hayir yerlerine yardim seklindedir. Thade (Thadeus: 35-43) ile Barthelemy {Bartholemeus:46-60) tarafindan aydinla tildiklarini. Bu Eçmiyazin Kilisesi'nin Erme niler yaninda önemli bir yeri vardir. ne eksik bir uzuv yaratmadigini ileri sürer ve sünnet o lmayi reddederler. 13. Onlara göre. geceyarisi. Ülkernizdeki Süryanîler'e. Takdir edilen cezalar yerine getiri lince ilgili ruhanîye haber verilir. oruç (perhiz). c. yatsi. tibbî gereklilik ve 3 mu'teber sahidin ifadesi disinda bosanma yoktur. Hidirillas). Zina. onun ogullari ve ailesinden gelenlerce yönetilir. 11. ölüm-defin. Istifa ederse evlenebilirler. kendilerini Incil'in isigi ile aydinlattigi için.Süryanîler de vaftiz olurlar. Bekâr iken bu rütbeleri alamazlar. aksam namazlari kilisede topluca kilinir. itiraf biter. 9.

ilk havarilerde n bazisinin mezari orada bulunduguna inanildigi için Eçmiyazin husûsî bir öneme sahiptir. Isa'nin yaydigi Hiristiyanlikta bu özelli gin bulundugunu. bir dog ma olarak kabul etmezler. rahat ve huzur içinde. B unlarin basinda da Ermeniler ve Süryanîler gelmektedir. varliklarini sürdürmektedir. "katolikos" (milletin temsilcisi anlaminda) diye adlandirilir. Bu ve as agida belirtecegimiz özelliklerinden dolayi hem Katolik hem de Ortodokslarin baski ve zulmüne maruz kalmislardir. Kilise'nin Petrus tarafindan degil. din islerinde ve içislerinde onlara serbestli k tanimistir. Bütün kiliselerin millî oldugu kabul edilir. 3. "Allah'in yegâne mevlûdunun indigi yer" anlamina gelir. Kiliselerinin millî özellige sahip oldugunu. Isa tarafindan gön derilen havariler tarafindan. Bundan dolayi Gregoryen Hiristiyanligi. Türklerin hâkimiyetinde rahat ve huzur içinde varliklarini sürdürmüslerdir . Buna ragmen misyoner faaliyetleriyle Türk topraklarinda gözleri olan süper güçler. Ay rica "Kutsal Yag"in yapildigi "Sag El" (Azîz Grigor'un "Sag Eli"). onu Dogu ve Bati'daki Kiliselerden müstakil olarak ortaya çikarmisti r. Isa'da bir tabiat bu lundugunu kabul eden ve "Monofizit" diye adlandirilan Kiliseler ortaya çikmistir. Hiristiyanlard an ayrilmislardir. Hiristiyan Dünyasi'nda. Gregoryen (kendileri "L usavorçagan" derler) Ermeni Kilisesi olarak bilinegei-mistir. Hiristiyanliklarinin kadîm ve apostolik karakter tasidigini savunan Ermeniler. Bu görüs karsisinda Isa'da yalniz bir tabiat (ilâhî ve insanî tabiatin birligi) bulund ugunu savunanlar da bulunmaktadir. Ka lkedon Konsili'nde Isa'da iki tabiat bulundugu (ilâhî ve insanî) karar altina alinmist ir. Bundan sonra Ermeniler. Kurucusu Türk kökenlidir.Bugün Gregoryen Ermenilerin Eçmiyazin'de (birinci derece) ve Beyrut'ta (ikinci de . Ermeniler kendi iç mes'eleleriyle ugrastiklari jçin. Bugüne kadar Gregoryen Kilisesi'nin varligini sürdürmesi Türkler sayesinde olmustur.Ermeni Kilisesi'nin Merkezi. daha sonra Katolik ve Ortodoks diye ikiye bölünecek olan. onlari kendi içlerinde eritebilmek için her türlü yolu. EçmIyazin. ayri bir Hirist iyanligin temsilcisi olmus. Isa'nin insanî tabiatinin ilâhî tabiati içinde eriyerek tek bir tabiat olusturdugunu.sesi'ni kurmus. Gregoryen Hiristiyan Mezhebi. Isa'n in indigi yer anlamindadir. Türklerin Malazgirt Zaferi sonucunda Anadolu'ya gelmesiyle ku rtulmuslardir. Gregoryen Ermeni Kilisesi'nin Özellikleri ve Diger Hiristiyan Kiliselerinden Farkla ri: 1. bu sikintidan. O nlar. bugüne kadar da varligini ve itibarini (Ermeniler arasinda) sürdürmüstür. Ermeniler. bu Konsil'e katilamamislardir. Bizans hâkimiyeti döneminde. Ermeniler'e elatmis. Rumlara verilen hak ve y etkilerin aynisini onlara da vermis. Daha sonra da ögrendikleri bu kararlari kabul e tmemislerdir.Gregoryen Ermeni Kilisesi millîdir (Ermenilerde Kilise ve millet bir ve ayni se ydir. bazi ayriliklarina ragmen. Kadiköy Konsili'nde alinan kararlara karsi çikan. Bu Gregoryen Hiristi yanligi. "Türk kokan" bir Hiristiyanlik niteligindedir. Hiristiyan Kilisesi için. Bundan dolayi Eçmiyazin. bir kismi onlari Kato I i ki estirmeye çalisirken. Ermeniler. bir kismi Protest an yapmaya bir kismi da Türkler'e karsi isyan ettirmeye ugrasmislardi r. Buna ragmen hâlâ Türkler'in hâkimiyet ve idareleri altinda Ermeniler ve Süryaniler di n hürriyeti içinde serbestçe yasamakta. Türklerin hâkimiyeti altinda. içice girmistir). 901 ile 1441 yil lari arasi hariç.Ruhanî baskan. Erivan yakinindaki Eçmiyazin'dedir. serbestçe dinî inanç ve badetlerini yerine getirmislerdir. E rmeniler'in en yüksek dinî makami olan katolikosluk orada kurulmus. 4. Bundan dolayi da Papa'nin liderligini. Türklere ait bazi özelliklere sahiptir. dolayisiyle Isa tarafindan kuruldugunu kabul etmek tedirler. Hiristiyanligi kabul etmelerinden 451'deki Kalkedon (Kadiköy) Konsili'n e kadar. genel Hiristiyanlik içinde yer almislardir. metodu denemislerdir. ayri inanca sahip olmalar i yüzünden çok zulüm görmüsler ve hâkim Hiristiyan unsurlari onlara kendi inançlarini kabul ebilmek. Istanbul'u aldiktan sonra. Fâtih Sultan Mehmet. 2. Istanbul Ermeni Patrikligi'ni kurdurmus (1461 yilinda).

Katolikler yirmi bir konsili kabul eder). (Ortodokslar yedi. fakat hemen olmasinin lüzumuna inanmaz. 10. Isa'nin tabiatlarinin birligini n açiklandigina inanirlar. ikonlari eski putperest âdeti sayarak reddederler. Istanbul ve Kudüs'te patriklikleri vardir. Kilise'nin günahlari b agislamasi görüsünü reddeder. Ancak karisi ölen. 7. 20. Vaftiz edilen.Ermeniler. saraba su katmaz.Ermeni Kilisesi'nde kanli kurban (hayvan kurbani) vardir. 16.Kilisece günahlarin bagislanmasini kabul etmez. büyük günahlarda itirafi kabul ede r.Piskoposlar ve piskopos adaylari evlenemez.Isa'da tek tabiat kabul eder (Ilâhî ve insanî tabiatlarin Isa'da birlestigine inani r). 11. Evlerinde kutsal bir sey bulundurmazlar.rece) katolikosluklari.Sakramentleri alti kabul eder. 21. Papazlarin günah çikarma yetkileri oldugunu kabul etmez. 13. Kilise hiyerarsisi söyledir: Diyakos (papaz yardimcisi).Gregoryen Ermeni Kilisesi. 18.Gregoryen Ermeniler çok dikkatli sekilde organize edilmis kilise hiyerarsisine sahiptir.Son karar mercii ruhban ve laiklerden olusan meclistir.Vaftiz. 17. vaft iz günü hangi azîzin bayrami kutlaniyorsa. Ekmek ve sarabin Isa'nin etiyle kanina dönüstügü inancini kabul etmez.Filyök (Filioque : Kutsal Ruh'un "ve Ogul'dan" çikmasi mes'elesi) takisini reddeder. Günümüzd e su serpmek veya dökmek seklinde uygulama da vardir (Su kaynatilir ve çocugun anasi tarafindan vaftiz suyunun ilik olup olmadigi kontrol edilir). bazen de d ogar dogmaz nisanlanma (besik kertme) yoluyla evlenme usulü vardir. Ayrica vartabetler (akademik unvana sah ip. eski izahlarf titizlikle muhafaza eder. piskopos (bishop). Daha sonra da (kendi kendine) olabileceg ini kabul eder. evlenmemek sartiyle yüks elir. Tevbe ve iti rafi sakrament olarak alirlar.Zina disinda bosanmaya izin verilmez. dogmalarin kesin kaynaginin ökümenik konsiller oldugun u ve ökümenik konsil olarak da ilk üç konsili kabul eder. 14.Evharistiya'da (Ekmek-Sarap Âyini) ekmege maya. Ermeniler arasinda çok küçük yasta. Evlenmis olanlar terfi edemez. 9.Dogma'larin izahinda Ermeni Kilisesi. 12. dogmatik tarifleri açiklama* yetkisinin de sadece gerçekten ökümenik olan konsiller de oldugunu kabul eder. Patrik ve katolikoslar bekârdir. Ilk üç ko nsilde Isa-Mesîh'in ve Kutsal Ruh'un tanriliginin. patrik ve katolikos. bu lunduklari hiyerarsinin bir üstüne yükselemez. Konfirmasyon ve Evharistiya (Hostie) ayni anda yapilir. 6. Son Yaglama'yi kabul etmez ve uygulamaz. . 5.Papa'ya ait otoriteyi ve onun yanilmazligini kabul etmez. 19. çocuklara yapilir ve tam olarak suya daldirma veya batirmayla olur. evlenmemis papazlar) bulunur. Ondan sonra yapilan konsilleri kabul etmez.Vaftiz. onun adini alir {Ermenilerde yilin yarisi k utsal gün ve bayramlarla geçmektedir). 8. Hepsinin saf ve temiz olmasi esas alinir. papaz (priest). 15.A'raf ve özel bir yargilamayi kabul etmezler.

Hiristiyan Dünya si'ndaki bu baski ve taassup karsisinda Islâm'in toleransi. bunlarin bugün varligini sürdüren bazilarina geçmeden önce. Karsi çikan bilim adamlarini afaro z ediyor ve dinsizlik ile suçluyordu. . bunu kabul etmemistir. XVI. Böylece Papa'nin buyrugunu yakan ilk kisi olmu stur. V. Kilise. Mâlî imkânlarini genisletmek için Kilise çesitli yollara basvurmaktaydi. bilim adam larina saygiyi ön planda tutan. Kilise'ye ters düsen bilime ve bi lim adamlarina karsi sert tedbirler almaktaydi. bunlara bagli olarak ortaya çikan Kilise ve mezheplere temas edilmisti. Leon. bütün Almanya'da yayilmis ve çesitli tartismala ra yolaçmistir. ma'nevî lütuflar va'det i. Bugün dünyada Gregoryen Ermeniler disinda. Roma'ya gittiginde. bir Alman rahibi olan Martin Luther'dir. Engizisyon mahkemelerinde binlerce Insan cez alandirilmisti. Bu sirada bilime büyük önem veren. diger taraftan da kendi ko ydugu Inançlari zorla kabul ettirmeye çalismaktaydi. bir kismi da. bu mezhep ve gruplarin büyük bir kisminin olusumunda rolü olan Reform hareketleri hakkinda kisa bilgi verecegiz . Endülüjans da bunla dan birisi oldu.Gregoryen Ermeniler arasinda misyoner faaliyetleri. Avrupa'da da kipirdanmalara sebep olmustu. bedenî cezalar uygulamaktaydi. Katolik Kilisesi. Endülüjans kâgitlari çikartti. 45-50 bi n civarinda "Ermeni" vardir. büyük çogunlugu Istanbul'da olmak üzere. fakat o. Amerika ve Ingiltere'nin destek ve himayesiyle de 1847 yilinda Protestan Ermeni Kilisesi re smen tesekkül etmistir. Bütün bunlar. bir kismi da Hiristiyanliktan uzaklasmis dinî hareketler. haya lindeki Roma'nin manevî havasini bulamamis ve bizzat içinde bulundugu ruhban teskilâti nin kötülüklerle içice oldugunu görmüstür. Sen Piyer Kilisesi'nin yapilmasinda para sikintisina düs tü. Bunlari n bir kismi (Ebiyonitler hariç). gruplardir . bir taraftan Hiristiyanlarin mâlî imkânlarini sömürürken. Hiristiyan Dünyasi'nin yikilmaz kabul edilen kalelerinden birinin düsüsü. insani dogustan saf ve temiz kabul eden Islâm. halktan agir vergiler almakta. Biz. Kilise. Ancak Hiristiyanliktaki mezhep ve gruplar bunlardan Ibaret degildir bunlarin sayisi yetmisden fazladir. etkili olmustur. dinî ve daha çok siyasî sebeplerle . Papa ve Konsil'in yanilmazligi aleyhindeki yazilarini reddetmesi i stenmis. Bunlardan bir kismi radikal.[411] e. onun bu çikisinin sebepleri olmustur Luther'in bu çikislari ve astigi ferman. bütün bunlari "din" adina yapiyordu. Worms Meclisi'nde imparator tarafindan sorguya çekilmis. Bunun üzerine Papa tarafindan afa-roz edilmis. O sirada prenslerin baskisindan usanan köylülerin ayaklanip hürriyet istemeleri hareketinde Luther tarafsiz kalmistir. Para verenlere. Eyalet Beyi'nin arzusu ile Luther. afaroz em irnamesini halkin gözü önünde yakmistir.Diger Bazi Hiristiyan Mezhepleri ve Gruplari Önceki sahifelerde Hiristiyanlar arasindaki görüs ayriliklarina. Allah'la kul arasinda vasita kabul etmeyen. ancak o. Reform hareketiyle ve ondan sonra görünmeye baslamistir. insanlarin uyanmasina vesile oluyordu. Katolik ve Protestan Ermeniler de bulunmaktadir. Rönesans baslam is ve bunun akabinde dinde reforma ihtiyaç oldugu gündeme gelmisti. Türkiye'de. Fransa'nin tavassutu ite Istanbul'da 1830'da Katolik Ermeni Kilisesi. 1517' de Endülüjans satislarina karsi vaaz ederek ve VVittenberg Saray Kilisesi kapisina 9 5 maddelik tezini asarak reform hareketini baslatmistir. Yüzyildan sonra ortaya çikmis ve günümüze kadar gelmis. her tarafta yayilmaktaydi. Reform hareketinin en hareketli öncüsü. bunlardan vererek. Yüzyilda Papa X. Istanbul'un alinisi. Neticede Katolik ve Protestan olan Ermeniler ortaya çikmistir.

Kilise'ye karsi tepki göstermis ve daha ahenk li bir çözüm yolu bulmustur. Hidâyetin ve küfrün. O.Katolik Kilisesi. papazlarin takdisi ve azizlerin araciligi olmadan. Bunu. bazi konularda taviz verebilir. gayesine ulasamamistir. Iyi ameller Luther için imanin. Zvvingli'nin görüslerini daha rahat ortaya koymasina yardimci olmustur. Hukuk tahsilinden sonra protestan fikirleri benimsemege baslamisti. Hayatinin sonuna kadar Protestanligi sistemli bir sekilde y aymaya çalisti.Evharistiyada yenilen ekmek ve sarabin Isa'nin vücudu ile ilgisi yoktur. Hiristiyanliga yeni yorumlar getirerek. bir baskasinin günahini bagislama yetkisine sahip degildir. hidâyete ulasmanin kaynaginin Tann'nin degismez karar iyle oldugunu açikladi. Kalvin'e göre "Ilâh evlet" getirilebilirdi. Fransa'yi t erkettikten sonra Basel'e yerlesti. Kilise'nin araciligi olmadan herkesin okuyup yoru m yapabilecegini bildirmistir. 5. Luther ile baslayan Reform'un neticeleri söyle özetlenebilir : 1.Yanilmaz bir otorite yoktur ve Hiristiyanligi bilen herkes otoritedir (Kilise ön de olmakla beraber millî kiliseler önemli bir mevkiye sahiptir). Luther gibi ayni konu ve problemlerle ugrasanlardan biri de. 8. Isviçre'deki bir iç savasta taraftarlariyla bir likte. "Hiristiyan Dini'nin Ögretimi" adli eserini yazdi. komünyon âyininde Isa ruhen bulun ur.Kilise'nin her dedigi dogru degildir ve onlar da tenkit edilebilir. Bu konuda. 6. kurdugu disiplinli bir cemaatle uygulamayi denemist ir. tövbeye. grup ve firkalar ortaya çikmakta. bir hatira yemegidir. kendilerine engel olunmasi sebebiyle . Katolik Kilisesi'nin kati ve dogmatik tutumlarina karsi ortaya çikmasi na ragmen Hiristiyanligi inkâr etmemis. Jan KalvIn (Jean Calvin: 1509-1564). Hristiyanligin donukluktan kurtulma . etrafina ta raftarlar toplamaktadir. Protestanlik ugrunda öldürülmesi sonucu. Hidâyet edilen kimsen in. papazlarin Kilise'nin rahmetiyle günah çikarmalarina karsi çi kmis.Hiristiyanlikta temel esas Kitab-i Mukaddes'tir ve ondan herkes istifade edebi lir. Luther. on a ayri bir yön ve hiz vermistir. XV. Reformcularin ikinci kusagindan sayiliyordu . Zwingli'ye göre. Ortaçag Kilisesi'nin kisitlamalarini kaldirmis. Zvvingli. Yüzyilda baslayip bu güne kadar devam eden Portestanlik. Isviçre'de Ulrih (Ulr ich) Zvvingli'dir (1484-1531). Protestanlik. Kalvin için ilâhî seçkinligin isaretidir. 2. 1536'da. Bu hareket. hidâyetin tamamen Tann'nin lütfuyla olacagini ileri sürmüstür. Fakat Isviçre'de ilk kivilcimi parlatmistir. O da. basarili olamamislardir. Bugün dahi çesitli mezhep. yeni bir mezhebin dogmasina y ol açmistir. 3. Tanri'ya serbestçe ulasabil ecegini savunmustur. bu hareketin neticesidir. Luther ile Zvvingli anlasmaya varmak istemislerse de. kendi anadilinde ibadet edebilir ve Kutsal Kitab'i baska dill ere tercüme edebilir. Ilâhî kudret ve degismeyen arzuyu.Hiç bir kimse.Isteyen herkes.Ruhban sinifi da evlenme hakkina sahiptir. 7. Almanlar için Kitab-i Mukadd es'i Almanca'ya tercüme etmistir. Isviçre'nin politik durumu. O. 4. Evharistiya üzerinde Luther ile tartismaya girmistir. reformlarin en önemli hususu olarak açik lamak istedi. Katolik Kilisesi'ne karsi baslayan reform hareketi. Orada.Luther.

Dünyanin çesitli yerlerine dagilmis olmalarina ragmen. bir kisminin "gnostik" gruplara katildiklari ileri sürülm ektedir. Yahudi âyin ve ibadetlerini yerine getirirler. Ebiyonit kelimesi Ibra nice "yoksul. Bunlar. Isa'yi son Yahudi peygam beri olarak tanir. [414] eb. [415] ec. "yalniz bir arzu" (monotelisme) bulundugunu ka bul eden Dogu Hiristiyanlan'ndan bir gruptur. Reisleri olarak Hz. Isa'da "Yalniz bir hareket gücü". Isa'nin "eti ve kant" oldugu görüsünü reddederler. Katoliklige yaklasmislar.Ebiyonîtler: Yahudi asilli ilk Hiristiyanlardan bir cemaatin üyeleridir. bir kismi Hiristiyan gruplara. Simdi. Bunun yaninda "Ebionit" karaktere sahip Hiristiyanlarin günümüze kadar geldigi ve halâ varoldugu da belirtilmektedir.Cizvitler : . fa kat Süryânî harfleriyle yazarlar. çagin gereklerine göre anlasilip yorumlanmasinin. VII. Bunlar. Onlar ise. sonralari onlarla da kanli kavgalar yapmislardir. Ebiyonîtlerin V. Pavlus'tan önce "komünyon " âyininin hatira olarak kutlandigini ve Hz. çok sayida mezhep ve gruplara örnek olmak üzere. Maronîler. ondan sonra görünmez olduklari. sonra Müslümanlarla çatismalara girmislerdir. Yüzyila kadar yasadiklari. Yüzyilda Azîz Moran adli bir ruhanî ile önem kazanmis ve VIII. Suriye ve Lübnan'daki Kato lik cemaatini teskil etmektedirler. bugün. Isa'nin "kan kadehi" yerine su kadehi ni koydugunu savunurlar. "fakirler-yoksullar" (ebiyonit) kelimesini onlari küçümsemek için kullanmislardir. Isa'nin Tanriligini reddeder. fakir" anlamindadir. Isa'nin kardesi Yakobus'u kabul ederler. Ekmek-Sarap âyînindeki "ekmek ve sarab"in Hz. Bundan dolayi hasimlari.000. Pavlus'u samimî bir Hiristiyan görmez ve onu dönme (içi baska. fakat Mesîh oldugunu kabulde tereddüt ederler. Paz ari kabul etmekle beraber Sabbat'a (Cumartesi) uyarlar. Yüzyildan sonra Maronîler adiyla bili-negelmislerd ir. disi baska) sayarlar. daha sonra eski Inançlarini terkederek. ibadetlerde Süryanîce'yi kullanirlar. Cünüplük ve iht ilâmdan sonra yikanirlar. Misir'da 15.sinin. 1445'de Floransa Konsili'nde Katolikli gi kabul etmislerdir. Önceleri Sünnîlere kars i Dürzîlerle isbirligi yaparken.000 civarindadir. önce komsulari olan ve "heretik" (sapik) saydiklari Hiristiyan gruplarla. sünnet olurlar. bazisi tanitilacaktir: [412] Hiristiyan topluluklardan ea. Maronîler. Boy abdestine benzer dinî banyo gelenegine sahiptirler. ebiyonitligi (f akirligi). Bunlar. Âyînle ilgili kitaplari için Arapça'yi kabul eder. Kadiköy Konsili'ni kabul ettikle rini açiklayarak.Maronîler : Hz. Kan dökmeyi reddettikleri için et yemezler ve ideal hayatin bitkilerle beslenmek oldu gunu savunurlar. Suriye ve Lübnan'da yaklasik 400. ülkelerce benimsenmesinin sar ti olmustur. Isa'nin "Dagdaki Vaazi"nda[413] bahsettigi muhtevada ve "ruhta fakir olanlar" manasinda anlamaktadirlar. Papazlarin takdist en önce evli olmalarina izin verirler.

Liturji. [416] ed. Loyolali Ignas'in tesbit ettigi kaideler. Protestanligin Ingiltere'ye mahsus bir seklidir. XVIII. Daha sonra prestijlerine kavusmus ve Hiristiyanlar arasind a etkili olmuslardir. va'zetmek.Luteran Kiliseler : . teskilât ve kült hayati bakimindan Katoliklige yakindir. fakat a na Kilise ile ayni inanç. Bugün dünyanin her yerinde üyeleri bulunmakta ve misyonerlik faa liyetlerini sürdürmektedirler. Kalvi-nizmle Katolik dogma arasinda bir uzlasma ve u yusma saglar. Isa'nin askerleri olarak. Hindistan. Yüzyilda. fakir kalmaya ve bastaki idarecilerin istedigi her y ere misyoner olarak gitmeye yemin etmektedir. Ingiltere'ye has olan bu mezhep. O. iman esaslarini. Reform hareketinden sonra Ingiltere'de ortaya çikmis bir Hiristiyan m ezhebidir. Kutsal Kitab'i. bazen iyi karsilanmislar. bazen ta kibata ugramislardir. âyin ve törenleri paylasirlar. [417] ee. Avustralya. Umumî Dua Kitabi'nda (The Book Of Common Prayer) düzenlenmistir (1552'de). Bu Kilise. tel-kinatta bulunmak için gelmisler ve 1540'da Papa II. tarikatin kurulmasindan bu tarafa. devletin resmî Kilisesid ir ve devlet tarafindan korunup desteklenir.Anglikan Kilisesi : XVI. Anglikan Kilisesi. XVI. Yüzyildan itibaren Anglikanizm. Henry ve daha sonra I. fakirlik. Anglikanizm. üyelerinin sertlik leriyle. "Karsi Reform" hareketinde önemli rol oynamislardir. askerî karakteriyle ve entellektüel özellikleriyle digerlerinden ayrilmaktadi r. günümüzde de devam etmektedir. baska bir grupla tanisarak Venedik'te kalmistir. Kurulusunda. Ro ma Katolikligine bagli ve "Isa'nin Arkadaslari" adiyle bilinen bir Hiristiyan tar ikatidir. Roma ile olan mücadelelerinden sonra. müsterek ibadet k itabini esas alir ve iki sakramenti temel kabul eder. Resmî Anglikanizm. Mensuplari. Yeni Zelanda. VIII. dünyada 70 milyon civarindadir. Kutsal Kitab 'a bagli ve kismen reforme edilmis bir Katoliklik olarak görülmektedir. K atoliklikle baglarini kesmis olan Ingilizler. Amerika. Kili-selerdeki âyin ve törenlerde millîli k esastir. Elisabeth döneminde. iffetli olmaya. yaklasik olarak 30-40 bin civarindadir ve 3 2 koldan faaliyette bulunmaktadirlar. Sayilari. Anglikanlar. Afrika gibi yerlere yayilmistir. Kudüs'e gitmeye muktedir olamayan bu grup. P aul tarafindan tarikatin kurulusu tasdik edilmistir. Bu tarikat. Bu Kiliselerin çogu bagimsizdir. Anglikan Kilisesi'nin basi kral ve kraliçedir. Filistin'e gitmeden önce. Cizvitler. Bu rada dini liderligin önemli bir yeri vardir. Papa'nin otoritesini reddederler. ayni merasim. Vatikan Konsili'nden (1962-1965) beri Katoliklikle Anglikanizm arasinda anla sma zemini aranmaktadir. Yüzyildan beri Latince yerine Ingilizce'yi kullanirlar. 153 7'de Roma'ya. doktrin ve dinî tat bikat. Katoliklikle Re form hareketi Protestanlik arasinda uzlastirmaci bir yol takip etmektedir. o dönemin görüsleriyle modern hosgörü arasin da bir orta yol takip etmislerdir. iffet v e itaat ahdi ile birbirine baglanan alti ögrenciyi ihtiva etmektedir. Kutsal Kitab'i Ingilizce olarak taraftarlarina sunarlar .1534 yilinda Paris'te Loyola'li Ignas (Ignace de Loyola) tarafindan kurulmus. Anglikanlik. Gruba katilan her cizvit. Kanada. II. Diger bes sakramentin yeri farklidir (Bütün Hiristiyan mezheplerinde vaftiz ve evharistiya esastir).

Reforme Edilmis Kiliseler : Bati Avrupa. Müstakil cemaatleriyle Kongregasyonalistler (Ingiltere'de ve Kuzey Amerika'da 7-8 milyon) ve Metodistler. Kutsal Kitap'tan seçi lmis kisimlarin açiklamasi ve uygulanisiyle ilgili hususlarf içinde bulundurur. 14 yasinda yapilir. Katolik devreden kalma bazi kilise bölmeleri günümüzde baska is n kullanilmaktadir. reformdan etkilenmis ve dinî muhtariyet kazanmistir. Bu Kiliseler. çocuk önceden yetistirildikten sonra. servislere "pastör" denilen kimseler tarafindan nezaret edilir. Bu kiliseler. [418] ef. Evharistiya. 140 müstakil Kiliseden o lusan topluluk. Ibade tin büyük bir bölümünü vaazlar ©lusturur. Mensuplari. Kristmas. koronun bulundugu ön kisim) servisidir. Kutsal Kitap okunmasi. demokratik yollarla seçilmis meclis ve komitelerce i dare olunur. dünyada 100 milyon civarindadir. Kutsal Kitap'tan okumalar g ltar (kilisede papazin. Bu kilise. daima millî dildir. eski Alma n dininden aldigi bir kisim uygulamalara yer verir. Iskoçya ve Amerika Birlesik Devletieri'nde 50 milyonu geçen mensubu bul unan ve Presbiteryen tarzda ihtiyar meclisleriyle yönetilen. Ancak günah itirafi mecburî degi ldir ve sikça yapilmaz. Bu kiliselerde resim-heykel gibi seyler bulunmaz. kidemliler" tarafindan yönelti ldigi için bu ismi almistir. Presbiteryanizm'in havariler tarafindan vaz'edilmis bir sistem oldugunu ka bul ederler. Bu hareket. Onlar. servisde daima bulunmaz. Amerika Bi rlesik Devletleri ve bazi Alman Kiliseleri disinda. dua ve kiliseye devam önemlidir. Amerika Birlesik Devletleri ve Iskandinav ül keleridir. Kilise yili. Komünyon. Almanya. Oruç-perhiz devreleri uygulanm az. Diger bölüm ise dualar. Modern Presbiteryen Kilisesi. Ibadet yerleri son derece sade olup burada dua. piskoposlar.Baslica bulunduklari yerler. Üç sakrament vardir : Vaftiz. Roma Katolik Kilisesi'nden ayrilmislarsa da. Vaazlar. sik olsa da . Papaz yoktur. Roma Katolik azizlerine ait günlerden çogunu almaz. "Ihtiyar Meclisi" tarafindan yönetilen Kalvinist sistem Prot estanlarin yer aldigi Reforme Kilise mensuplarina\yerilen addir. Kalvin (1509-1564) tarafindan da gelistirilmis ve 1572 yilinda Kr aliçe Elizabet devrinde Ingiltere'ye girmis. [419] eg. Kilise dili. Reforme Edilmis Kiliselere pek yakindirlar. Günah Itirafi. Isviçreli U. Mahallî heyetlerin üstünde be . Kilisede görevi bulunmayanlar için Kutsal Kitap okuma. Fransiz J. Disiplin Kitabi'nda geçen Kilise düzeninin kurallarini ve yazili iman ikrarini kabul eden yönetici ihtiyarlarla ögretici ihtiyarlardan (papaz: minister) olusan mahallî bi r heyete ruhanî niteligi olmayan bir kimse baskanlik eder. Kilise'nin yapi sindaki bazi düzenlemeler. Evharistiya komünyonu (bir hatira yemegi olarak). Zwingli (1484-1531) tarafindan ortaya atilm is. Sakra-mentl er ikidir: Vaftiz (bir itaat davranisi olarak). va az ve ilâhi isleri yürütülür. "presbiter" diye adlandirilan "yaslilar. Konfirmasyon. çesitli tartismalara yolaçmistir. evharistiya {mass) ve kilise yili gibi bazi özellikleri d evam ettirmislerdir.Presbiteryenler : Piskoposlugu reddeden.

Yüzyil Isviçre sehir-devlet sisteminden örneklenmis ve degisik ülkelerde de benimsenmistir. ilk yüzyilda baslayan ve Aryus'la sekillenen bir muhalefet bulunmaktadir. Bu tar ihten sonra Aryus'un görüsleri Aryanizm adiyla biline gelmistir. bunu. Avrupa'da ve Ingiltere'de Uni ta-ryenligin yayilmasi Reformasyon devresinde ve sonrasinda Kutsal Kitab'in serb est ve bagimsiz incelenisiyle at basi yürümüstür. Ispanya'da Michael Servetus (1511-1553). âyin ve törenlerindeki kolaylik ve sadelik hepsinde aynidir. Mabetleri gösterissizdir. Yüzy ve sonrasinda ortaya çikmistir. Aslinda Menno Simons da (öl. eski Anabaptistlerle Ingiliz Kongregasyonalistlerinin inançlarinin b ir karisimindan ibarettir. Bu Presbitehlerin üz erinde de bir genel meclis bulunur. 32 5 yilinda yapilan Iznik Konsili'nde Aryus'un görüsleri reddedilmistir. "Tann'nin Birligi" inancindan gelmektedir. Luther zamaninda An abaptistler. Papaz görevi yapan ihtiyarlari seçmek de bu kurulun isidir. Ingiltere'de "W estminster Asamblesi" tarafindan tesbit edilmis. XVI. Yüzyildadir. Anabaptistler. Ingiliz UniteryenlIginin bab asi diye nitelendirilirken Faustus Socinus (1539-1604). Ingiltere'de Presbiteryenler zulüm görmüslerdir. ^1561) bir Katolik papazi olm asina ragmen. Tann'ya dua ve ibadetleri. kisinin Isa'ya kendi iradesiyle imaninin kesin bir sembolü olarak gören ve dolayisiyle sadece yetis kinfere bu isin uygulanabilecegini kabul eden bir mezheptir. gizli bir sekildedir. çocuk vaftizini (hattâ bütün resmî kredolari.Baptistler : Bugün 30 milyon civarinda mensubu bulunan Hollanda'da dogmus bir Protestan mezhepti r. bir tek Tanri'yi kabul eden dinî düsünce ve mezhep taraftarlarini ifade etmektedir. Zühd ve riyazete önem verirler. onun sadece insan oldugu seklinde netlestirmistir. BaptIzm. onu odak edinerek. Dagdaki Vaaz'in cemiyette "I sa'nin Seriati" olarak uygulanabilecegini belirtip. Onlar. Iskoçya'da Presbiteryen Kilisesi'ni kurmustur. Bu mezhepte komünyon b ir hatira islemidir. çogu defa E ski Ahid'i reddettiler. Isa Mesih'in sahsi ile i lgili inançlari. Ancak "Uniteryanizm " adiyla bir hareket haline gelmesi XVI. Presbiteryenlerin temel doktrinleri. "Uniteryen" adi. vaftizde vücudun suya tamamen batirilmasina dayanan. "West-minster Iman Ikrari"nda açi klanmistir. Bu mezhep. Böylece üçlemeye karsi tenkitler. Ilk Kiliseleri ve ilk Hiristiy an lan taklit etmeye çalisirlar. Ingiliz dominyonlari.lirli bir bölgede Presbiteri denilen ve piskopos görevi yüklenen bir üst idare merkezi b ulunur. . Bu Presbiteryen Kiliseleri'nde dogmalar konusunda ihtilaflar bulunma sina ragmen. [421] ei. 1 521-1525 arasi Almanya'daki köylü ayaklan-masina katilmislardir. bir cemaatin üyesinin sahsî iman ve itaatini yetiskin iken vaftiz olmak veya yenilemekle gösterebilecegini ileri sürdüler. John Biddle (1616-1662). kesin ve açik bir ikrardir. bu y olda hayatindan olmustur. Teslis'i (Üçlü bir Tanri anlayisi) reddeden. küçük çocuklara vaftiz yapilmasina karsi reformist bir gruptur. Bu idare sekli XVII. Bu merkezi her alt topluluktan seçilmis birer temsilci ile ögretici ihtiyarl ar yürütür. Bunlar.Uniteryenler: Bu deyim. [420] eh. 1643-1644 yillari arasinda. Istenen. Daha so nra Irlanda. Hiristiyanl igin aslinda olmayan ve Pavlus ile ortaya çiktgi ileri sürülen teslis doktrinine karsi . Kitab-i Mukaddesten alinmaktadir.) reddetmis ve "Mennonit" hareketini kurmustu. Amerika gibi ülkelerde de faaliyetler ba slamistir. askerî hizmeti vb. Galler. Bir Katolik rahibi olan John Knox (1505-1572). Ilâhîler.

Onlar. G. asil itibariyle günahkâr oldugu na inanmazlar. titremeye basladigi için onlara (Ûuakers) adi verilmistir. Saygi gören bir piskopos olan Theophilus Lindsey. insanin günah islemege. O günden bu tarafa da varliklarini sürdürmüslerdir. Onlarin çogu. sak-rament. ancak "Tanriligi"ni reddeder ve "yanilmaz" oldugunu kabul etmezler . Isa'nin hatirasina gereken sayg iyi gösterirler. ahiret hayatinin nasil ve nerede olacagini bilemeyeceklerine. dogmalar. Transilvanya ve Ingiltere'de faaliyette bulunmus olan Unitaryenler. Kanada. aklin kabul ettigini . Uniteryenler'in inanç esaslari. "Tanri" ile temas kurmayi prensip olarak benimsemistir. Yüzyilda gelismesini sürdürmüstür. Fakat bu yeni hareketin üyeleri sürgün ve hattâ 1813 y ilina kadar ölüm cezasiyla cezalandirilmistir. Unitery enlerin liderligine getirilmistir. Anglikan Kilisesi'nden bekledigini bulamayinca. hata yapabileceklerini ileri sürerler. "The British and Foreign Unitar ian Association" (Britan-yali ve Yabanci Uniteryenler Birligi) olusturmuslardir. otoritelerin belirledigini degil. sessizce düsünceye dalma toplan tilari yaparlar ve Kutsal Ruh'un ilhamini beklerler. en yogun olarak Amerika. Tan ri'nin her dönemde insanlara dogru yolu göstermek için peygamberler gönderdigini kabul e derler. Almanya'da ve Jean Sigismond'un krallik döneminde Transilv anya'da ortaya çikmistir. Birçok Avrupa ülkesinde teskilatlanmakl birlikte. ebedî bir hayata inanmaktan ibarettir. Kuveykirlar çok fazla zulüm görmüsler hapsedilmislerdir. Uniteryenler toplantisi y apmis ve toplanti yeri mabet olmustur. 1605 yilinda yazilan "Cracovie Ilmihâli" ile bilgi sahibi ol an küçük gruplar. hata yapmaga egilimi olsa da. fakat yaz arlarinin. XVIII. rahip ve din görevlisi kabul et mezler (Bu yönleriyle Mennonitle-re benzerler). fakat Tanri'ya sevgilerinden dola yi cehennemde olmayacaklarina inanirlar. Yüzyilda). Fox (1624-1691). merkezi Boston'da bulunan ve "Amerika Uniteryen Cemiyeti"nin kuruldugu Amerika'ya göçetmistir. Hiristiyan Kutsal Kitaplarini insan tecrübesinin bir belgesi olarak görür. Hollanda'da. Onlar. Polonya. Kilise'nin ve hattâ Kutsal Kitab'in (Bible) otoritesini reddedip sadece Kutsal Ruh' un otoritesini kabul ederler. kredo. Tanri'yi ve insanlari sevmekten.Bu hareket. Bu ismin onlara "Tanri Kelâmi" önünde titremeler verildigini belirtenler de olmustur. Hz. Tanri'nin direkt olarak insan kalbinde ortaya çiktig ina inanan Kuveyktrlar. sessizlik ve dinleme halinde. . bugün. [422] ek. cehennem ve ahiret konusunda farkli düsünceye sahiptirler. Avrupa ve Amerika ülkeler inde yasamaktadirlar. "Hakîkat Dostlari Cemiyeti"ni veya daha kisaltilmis olarak "Dostlar Cemiyeti"nI k urmustur. Isa Mesîhi de bunlarin en üstünü olarak görürler. 1652 yilinda. Onlar. 1825 yilinda. Tann'nin birligi. Ilk Hiristiyanligin manevî ve sâde sekline dönmeyi. Macaristan. çesitli din ve görüslere karsi hosgörüyü esas alirlar. bir çok Hiristiyan memlekette yasaklanmis ve taraftarlari göçetmege zorlanm istir (XVII. ibadet. resmî âyin ve törenlere ihtiyaç duymaksizin. hiçbir arac i olmaksizin. Uniteryenler. yüzyilda George Fox tarafindan kurulmus bir Hiristiyan dinî hareketidir. dinî konulardaki genis toleransiyla.Kuveykirlar (Ûuakers): XVII. Sahip oldugu "Titreyenler inden dolayi ve deli diye fikirlerden dolayi mahkeme önüne çikan Fox. dualarda herhangi bir destek ve dilekte bulunmayi Tanri'nin isine kar isma olarak telakki ederler. Bu dinî hareket. Ilim adami olan Joseph Priestley. Uniteryen hareketi. insan olduklari için. Ingiltere'de y eniden teskilatlanan Uniteryenler. Inançla ilgili meselelerde. Ölümden sonra insan ruhunun yasadigina.

Çin'de. Sakramentli bir Inanci benimseyen Ku-veykirlar'da ibâdet tamamen ruhîdir. 1823'de Ver-mont'taki Sharon'da yo ksul taraftarlarina. bazi ilhamlardan sonra. VVesley. Kuveykirlar. [423] el.'de halen 150. Kölelige de karsidir lar ve dünyada barisi temel prensip olarak alirlar. Kuveykirlar'in "Dostlar Cemiyeti". komünyon âyini. Hiristiyan olmayan ülkelerde de mis yonerlik faaliyetinde bulunurlar. Anglikan Kilisesi bünyesinde. [424] em. öldürmek için hiçbir bahane kabul etmez. Norveç. Metodistlerin toplam sayisi 25-30 jnilyon kadardir. ibadet yerlerinden kovuldular. J.000 kadar taraftarl ari vardir.Mormonlar: Joseph Smith tarafindan 1830'da New York'da kurulmus dinî hareketin mensuplari bu adla anilirlar. büyük bir kayitsizlik gösterir. Ayrica bagimsiz Metodist gruplar da bulunmak tadir. inançlari geregi askerlik yapmaz ve andiçmeyi Istemezler. Üç büyük toplanti zamanlari vardir: aylik. basit bir dinî törenle olur. Isveç. Hiristiyan ülkelerinde oldugu kadar. Ingiliz dominyonlarinda. Sayilari. Moroni adli bir melegin kendisine vahiy getirdigini açikladi. Smith (1805-1844). Hollanda'da. A. dinî günlerde ve benzeri seylerde me todik bir düzen takip etmeleri sebebiyle "Metodistler" diye adlandirildilar.B. Bunlar. yardim sever likleri.Kuveykirlar.32 yilinda Britanya Metodist Kilisesi'ni ortaya çik aran ilk birlesme. Danimarka'da. aktif küçük bir grup olarak basladilar. Ingiltere'de Metodistler arasinda bölünm eler ve farklilasmalar oldu. Moroni. basina buyruk olarak yasar. Fransa'da. 1936'da Metodist Kilisesi için bir kitap hazirlandi. agirbasliliklari ile taninirlar. eski Misir dilinde yazilmis me . dünyada. dua ve oruçlarinda yeni bir yol tutmalari. çocuk doguran annenin tebrik edilmesi. yo ksul çocuklarin egitim ve ögretimlerini üstlenmeleri. Oxford Üniversitesinde. Bugün dünyada yaklasik 300. 19. Yüzyilda Protestan ilâhiyatçi John VVesley'in (öl.000 civarinda Kuveykir vardir. kardesi Charles ve arkadaslari George Whitefield (bunlar. basit ve sâdedir . Hindistan. dürüstlükleri. ergenlik ve çocukluk vaftizinin su serpilerek yapilis sekli. fakat devamli arttilar. ona New York'daki Cumorah'da bir tepeye gömülü. Oxford hapishanesindeki tutuklulari düzenli olarak ziyaret etmeleri. herkese "sen" diye hitap eder ve hiç kimseye selâm vermezler. Japonya. En önemlisi. Metod istler. bugün oldukça artmistir. tesl is inanci. Kuveykirlar. h er samîmi taraftari aydinlatan Iç isiga inanilir. 1791) ögretileri neticesinde ort aya çikmis mezhep mensuplaridir. bir manevî hayat metod u vaz1 ederek dinî bir uyanisi baslattilar. baskalarina.Metodistler: XVIII. sabah duasi.D. Ingiltere Kili sesi mensubu olmalarina ragmen VVesley kardesler. yeni taraftarlar için rehberli k kurallari ve benzeri hususlar yeralir. Evlenmeler. Toplanti salonlari. Bugün. Anglikan papaz laridir). Bu kitapta. Amerika'da bir Metodist piskoposluk kuruldu. Isviçre gibi y erlerde de Kuveykirlar bulunmaktadir. heyecanlarindan dolayi. savaslarda savaszedelere yardim ederler. Sâde giyimleri. Almanya'da. kisa dualar. 1917 yilindadir. yillik olanidir. üç ayli e yilik.

okudugunu ve melek vasitasiyle tercüme ettigini (Urim ve Thummin için bkz. Incil Tanr i'nin sözüdür. ölümünde geride 17 hanim ve 49 çocuk birakan Brigha m Young geçmistir. Smith. Onlara göre. Her üye iki yil misyonerlik yapmalidir. Mormon Kitabi'nda aksi bulunmasina ragmen. Son beyazlar. 1831'de bir vahiy aldigini açiklami stir. Yüzy ilda yasamis Mormon ile oglu Moro-ni'dir. sadece ekmeksu ile yapilir. Bu sehir çok kisa bir zaman da gelismis ve 1850'de Amerika hükümeti tarafindan Utah eyalet yapilmistir. dogru olmak üzere. Ing iltere ve güney bölgelerden birçok taraftar. Çikis 2 8:30) ileri sürdü va basina bunlari dikte etti. Buna karsi konulmus. büyük bir gelisme göstermistir. Bu yeni inanç sistemi. 1840'da "Nauvoo" sehrini kurmuslar ve basarili olmaya baslamislardir. J. [425] . Basarili geçen birkaç yildan sonra Smith. Böylece 1830'da Mormon Kitabi basildi. Bu Kilise. bin yillik bi r saltanat sürecek ve ona inananlar. Misyonerlik faaliyetleri. Ingilter e ve Iskandinav ülkelerinden birçok göçmen (mormon) gelmistir. "Isa Mesîh'in Son Gün Azîzleri" olarak kendilerini gören Mormonlar'in inanç sistemi Joseph Smith tarafindan tesbit edilmistir. Israil kabilelerinden gelmis ve kizilderililerle bey azlardan olusmustur. bugün. Kirtland'i terke-derek Missouri'y e. T araftarlara "Mormonlar" denildi. Komünyon. yardimci olanlar (Mormonlar) kurtulacaklardir. Mormonlar. 1835'de. Bu sehre de. Mormonlar Tanri'ya. dinî ve siyasî muhalefetle karsilasmis. Kisa bir müddet sonra da mahkûmlar tarafindan öldürülmüslerdir. Vaftizde suya daldirmayi uygularlar. "Oniki Havariler Konseyi" adina Mormonlar'i Utah'a kadar götürmüstür . "Isa'nin Son Gün Azizleri Kilisesi" diye adlandirildi. kardesi ve bir taraftariyla birlikte. tercüme edilebilir. yeni Kudüs'ün Kirtland'da kurulmasina dair. yeni bir "vahye" dayanarak çok evliligi telkin etmis ve uygulamistir. "Tuz Gölü Sehri"ni kurmuslardir. Isa. fakat onun kilisesi kizilderililerce tahrip edilmistir. tütün ve içki yasak oldugundan. XV. Mormon Kitabi da Tann'nin sözüdür. O. Bunlarin büyük Çogunlugu g ençtir ve hayatlarini misyonerlik faaliyetine adamislardir. VVoo druft tarafindan kaldirilmistir. siddetli bir misyonerlik gayreti içindedirler ve bütün dünyada faaliyet gösterm ektedirler. Utah'ta "Büyük Tuz Gölü" kiyisinda.tinleri ihtiva eden altin tabletleri haber vermisti. 4000'den fazla kadin ve erkek Mormon tarafindan sürdürülmektedir. Kilise'nin basi baskan olarak isimlendirilme ktedir. Kudsiyette gelismeyi ve hattâ ilâhîlige yükselmeyi kabul ederler. Brigham Young da ilk vali seçilmistir. orada. Mormonlar burada çok güçlenmisler ve büyük bir Mormon tapinagi meydana getirmislerdir. Inanç esaslari arasinda yera-lan çok kadinla evlilik. bu yeni kurulan sehre göçetmistir. Smith'ten sonra Mormonlar'in basina. kalabalik bir hapishaneye konulmustur. Tabletleri onlar gömmüs ve Smith de bulmus tur. Isa. Ilk Mormon mi syonerleri Liver-pool'e ulasmis ve 8 ay içinde 200 kisiyi kendi inançlarina kazandirm islardir. Smith. Fransa'da 10-15 bin. dirildikten sonra. Bundan dolayi b u dinî hareketin lideri martir (sehit) olarak kabul edilmistir. orada da ayni muhalefetle karsilasinca Mississipi'yi geçerek Illinois'e gitmisl erdir. 12 kisiyi misyoner olarak göndermislerdir. beyazlar arasinda faaliyette bulunm us. Smith'e göre Amerikalilar. 1895'te W. Smith. Yeni Kudüs Amerika'da kurulacaktir. Mormonlar. bizzat Isa hükümd ar olacak. Isa Mesih'e ve Kutsal Ruh'a inanirlar. Dün yada 8 milyon kadar Mormon bulunmaktadir. bu metinleri buldugu nu. Isa' yeniden dönecegi yer Amerika'dir. Taraftarlarinin Tanri'nin sözü kabul ettikleri Mormon Kutsal Kitabi'na göre yeni bir K ilise kuruldu.-dünyayi yenileyecek ve tipki cennet gibi yapacaktir. Degisik yerlerde tar aftar bulmak için.

Miller. Türkiye'de de faaliye t göstermekte. [426] eo-Asopsiyonistler: 1843'de Papaz Emmanuel d' Alzon tarafindan kurulmus olan cemiyet üyelerine verilen Isimdir. olmayinca 1844'de vuku bulacagi kanaatine ulasmistir. Anca k ilân edilen tarihte Isa gelmeyince. grup için plesmeye yolaçmistir. yaln iz âdil olanlarin. Bu harekete bagli cemaatlar. çay. [427] ep. Yedinci gün Adventistleri. Ruh'un öldügüne. dünyada. Yedinci Gün Adventistleri'nin genel merkezleri VVashington'dadir.en. 3 milyon civarinda üyeye sahiptir. Cumartesi'ni kabul eder ve bugünün yasaklarin a uyarlar. 18 44'de Isa'nin "Seçkinlerin yazilmasini baslattigini kabul ederler. Miller. Ikinci gelis tarihi ve ruhun ölümsüzlügü konusunda ileri sürülen muhtelif görüsler. günümüzde. Ahlâkî sert kurallar uygularlar.Pentakostalistler (The Pentecostal Revival): Amerika Birlesik Devletleri'nde Los Angeles'de. Isa'nin gelisini umutla bekl eyen bir gruptur. Miller bu isten vazgeçmis ve taraftarlari ise baska tarihler vermeye devam etmistir. Eski Ahit üzerinde çalismis. Seymour 'un gayretiyle ortaya çikmis ve Norveç'li Thomas Barratt tarafindan ayni yil Avrupa' ya yayilmistir. Pazar yerine. Fransa'da ise 10-15 bin civarinda taraftarlari bulunmaktadir. Ermeni ve Süryaniler arasinda propagandalarini sürdürmektedirler. Bu hareketin mensuplari. Isa'nin ikinci gelisinin 22 Ek im 1844'de olacagi seklinde bir vahiy aldigini açiklamis ve bunu ilân etmistir. zenci vaiz W. Bu dinî hareket. 1906'da. ikinci gelisin ço k yakinda vuku bulacagina dair konferanslar vermeye baslamis ve bunun için de "The MIdnight Cry" adli bir gazete çikarmistir. birbirlerine karsi . Katolik düsüncesini basin yoluyla ögretmek ve yaymaklar. et yemekten. Kutsal Ruh'un vaftizi denilen bir aydinlanma ile kazani lan ihtidaya önem vermektedir.Adventistler: 1831 yilinda VVilliam Miller (1782-1849) adli bir çiftçi tarafindan Amerika Birlesik Devletleri'nde kurulmus bir Mesîhî harekettir. Bunun için Fr ansa'da çok sayida eser. Yedinci Gün Adventistler i d ir. kahve. Bunlarin da en önemlisi ve misyoner karatere sahip olani. B ugün ise "Ikinci Advent Adventistieri" ile "Yedinci Gün Adventistleri" bulunmaktadir . Böyle bir aydinlanma. Isa'nin ikinci gelisinin önce 1 843'de. Bunlar. Bu grubun gayesi. dergi ve gazete çikarmislardir. arkasindan alâmet olarak çesitli di llerde konusmayi getirecektir (Görüldügü gibi hareket Hiristiyanlikla Zen Buddizmi uzlast iran sinkretist bir gelismedir). Bir Adven-tist. hakki kabul edenlerin (yani kendilerinin) öldükten sonra dirilecegi ne inanirlar. Bu grubun asil hizbini temsil eden ve ölümden sonrasi ile ilgili inançta Katoliklige bagli kalan "Incile bagli Adventistler" ortadan kalkmistir. Yahudi Kutsal Kitabi'na diger Hiristiyanlarin göstermedigi sadakati gösterir. Bu gazete ve dergilerin en taninmislari "La Croix" ve "Le Pelerin"dir. O. J. ibadet günü olarak. Kitab-i Mukaddes'in kurallarina siki sikiya uyarlar. Dünyada 5 milyon. Vaftizi suya batirma seklinde uygularlar. Istanbu l'da bir Adventist Kilisesi vardir. tütün ve alkol içmekten kaçinmak zorundadir.

000. ilk Hiristiyanlar hakkinda Kutsal Kitapla kaydedilen seyler e göre kendi hayatini düzenlerler.Ö. Hitti) "Aslî sekli ile I slâmiyet. haksizliklar. Bu gidise karsi uyarici ses.müstakildir. Hz.K. Araplarda yaziya dayanan gelenek kuvvetli degildi. böyle bir çevreden geldi. Mevcut dinler. Yemen gibi). Okuma yazma bilenler azdi. Cebrail. Yüce Allah'in melek elçisi.Islâm'in Dogusu ve Dogdugu Çevredeki Inançlar Dünya nüfusunun. Ancak yilda dört ay (har am aylar) savas yapmamak gelenek olmustu. Harekete bagli üyeler. Arabistan'dan geldi. [428] C. Bu olgun yas kirka ulasinca Nur Dagi'nin Hira Magarasinda. Yüce Allah'in kendisini. kabîleler halinde yasarlardi. Mekke'nin ileri gelen on aile sinden Hasim ogullari kabîlesine mensuptu. Bu kabîlele r arasinda devamli geçimsizlikler çikar. kendi kurtuluslarini düsünüyorlardi.s.Genel Bilgi a. Samî kavimlere ait dinlerin mantikî mükemmellesmesidir" cümlesinde cevap bulmakt adir. bu alanda. Muhammed'in hayati ile ilgili yeterli bilgi bulunmaktadir. Muhammed (571-632). ayriliklar kalmisti. Araplar. Bu panayirlarda siirler okunur. Insana yön vermede ye terli olamiyordu. Melek. annesi Âmine idi. temizlenmeyi ögretti.350. Zira zaman. maddecilik almis yürümüstü. olgun yasindaki firâsetî de bilinmektedir. Hz. Araplar. pesin hükümler. O devirde Arabistan. Savaslar. 2000) kurdugu Kabe. bu süre de kurulurdu. Medine. Kendisinin Cebrail oldug unu. kazanan siirler altinla ya zilip Kâ'be duvarina asilirdi. bu gidise karsi dünyadan etek çekmisler. tatminsizlikler. kitalar ar asi ticaret yollarinin geçtigi. Muhammed'e (s.ISLÂM 1. Batili bir tarihçinin (P. Iste Hz. önemli limanlari bulunan bir ülkeydi.000) dini olan Islâm. Pentakostalistlerde bir teskilat ve servis düzeni b akimindan konulmus kurallar yoktur. Mekke yakinlarindaki panayirlar. hitabelerde bulunulurdu. Ancak sehir hayati yasayan yer ve bölgeler de vardi (Me kke. Yüzyilin hemen bas inda Arabistan'da dogdu. savaslar olurdu.) üç def a "Oku!" dedi. Muhammed'dir. "I slâm'a ihtiyaç var mi idi?" sorusu. ona seslendi. Hz. % 23'ünün (yaklasik 1. onu kollari aras ina alip daha kuvvetli sikarak birakti ve söyle dedi: "Yaratan Rabbinin adiyla oku! . Manevî hayattan zevk alanlar. Ancak siire karsi ilgi çoktu. bir dinî merkez olarak Kudüs'teki Tapinaktan daha es kiydi. Peygamberler arasi nda hayati hakkinda en fazla bilgiye sahip olunan da Hz. 610 yilinin Ramazan Ayin in 27. O siralarda dünyada büyük bir huzursuzluk vardi. Yedi kasîde böylece meshur olmustu ("Muallakat-i Seb'a" ). Bu dinin dogusu esnasinda yeryüzünde çok sayida din vardi. Bir uyariciya. Ukaz Panayiri'nda yarismalar yapilir. Arap dilinde. Babasi Abdullah. Ibrahim'in ( tahminen M. ülkelerinin iklimi sebebi ile göçebe idi. Muhammed'i peygamber seçtigini haber vermek üzere görevlen dirdigini bildirdi ve ona abdesti. gençligindeki "emin"ligi. Isveç'teki Pentakostalist orani diger ülkelerden daha fazladir. insanlari mutluluga ulastiracak yeni bir yola ihtiyaç vardi. zulümler. günü.a. O. her defasinda okuma bilmedigini söyledi. VII. Çocuklugund aki agirligi. geride tarti smalar. bu dinlerin ilk aslî hüviyetini almis götürmüs. büyük ifâde gücü vardi. yüzyillar boyunca hem dinî hem d e ticarî bakimdan Arap yarimadasinda önemli bir rol oynamaktaydi. Bundan dolayi Kabe'yi içinde bulunduran Mekke.

tahtadan ve madenden yapilirdi . maddeye. Bunun yaninda. .Arabistan'in kuzeyindeki Bizans'in dini Hiristiyanlik. zor bir devre onu be kliyordu. atalara ta'zim kültleri de vardi. zekâsi. Ancak peygamberin çevresinde bulunanlar in bu konuda gözlem sanslari vardir. Ismail 'den sonra bu topluma bir uyarici gelmemisti. Çünkü yal an bilmiyor. Ka'be gibi bu tapmaklara da saygi gösteren Araplar. Taif ve Medîne gibi yerlerde Y ahudiler. Ka'b e'de. Kisi kabilesinden çikmadikça putunu degistiremezdi. B ir Âyette Hz. Araplar. Arap yarimadasinda Yemen. insani bir kan pihtisindan yaratti. Kalemle yazmayi ögreten O'dur. ancak putlari Allah'la kendi aralarinda araci kiliyorl ardi. fakat tastan veya agaçtan yapilan puta "vesen" (çogulu "evsân") ve belirli bir sek li olmayip tapmak için kullanilan taslara da "nusub" (çogulu "ensâb") * denilirdi. ancak bana tanrinizin tek bir Tanri oldugu vahy . kur'a oklari çekerler ve tavaf ederlerdi. Bu devreye geçmeden vahiy üzerinde biraz durulmalidir. Hz. 40 günden 3 yila kadar sürdügü tartismali olan. Vahiy. yine onun gibi bir insan ile. Bunlar putlara tapmaktan titizlikle kaçinmaktaydi. batil-bos inançlar içinde ömür tüketiyordu. onun bir örtü getirtip her kabileden bir temsilciye tutturup kendisinin de onu elle riyle alip bu örtünün ortasina koyu-vermesiyle hemen orada sonuçlanivermisti. Ancak bu bir deney ve gözlem k onusu degildir.O. kisacasi bütün meziyetleri ile daha çocuklugundan/gençli inden itibaren dikkatleri üzerine toplamisti. sadece insandir. elleriyle yaptiklari putlara ta' zim eden. hayatin ve kâinatin sonunu akil ile sonuçlandirilmayacak konulari haber vermesi için vahiyden baska daha güzel hangi yol olabilir? Dolayisiyie peygamberler. Kâ'be'nin on arilmasinda "Hacerü'l Esved"i yerine koyma konusunda çikan kabileler arasi tartisma . sadece peygamberlerin ulasabilecegi normalin üstünde bir bilgi edinme yoludur .) sahsinda bu gerçek söyle ifade edilmektedir: "De ki : Ben de sizin gibi bir insanim. servete. insana. dürüstlükten ayrilmiyordu. Hz. onu niçin yarattigini. Ayrica Mecusîlik ve Sâbiîlik de vardi. Kâinatin yaraticisinin. Sasanîlerin ise Mecûsîlik'ti. bazen un ve benzeri yiyecek maddelerinden put yapan. Ancak sira kavmini dine davete gelince durum yine böyle mi olacakti? Ilk Vahiyden sonra. Oku! Rabbin nihayetsiz kerem sahibidir. Ancak bu dinlerin Araplara etkileri faz la olmadi. Arap kabîleleri sayisinca. Putlari Allah ile kendi aralarinda ortak tutan Araplarin bu tutumuna "müsrik lik" adi verildi. tastan. eglenceye kapilmis i nsanlarin bulundugu Arap toplumundan bir peygamber çikmisti. Madenden insan seklinde yapilan puta "sanem" (çogulu "esnam"). Ibrahim'den ka lma yüce. Islâm Dini böyle basladi. onu anlamaya biraz yardimci olabilmektedir. Yemen'de (Necran) Hiristiyanlar bulunmaktaydi. Allah'i biliyor. 360 put vardi. her seye kadir bir tanri fikri varligini devam ettirmekte idi. Bellibaslilari. Batiya düsen Habesliler de Hiristiyan idi. Arabistan'da putatapicilik disinda yildizlara.s. güzel ahlâki. Muhammed. sahsiye ti. "Uzza" (Batn-i Nahle'de). Degistirirse çok kötü karsilanirdi. Evlerde de put bulundurulur ve ona ta'zim edilirdi. Araplarin bunlardan baska "tâgut" denilen tapinaklari vardi (sayisi 100 kadardi). Içlerinde kizlarini diri diri gömüp merhamet etmeyen. Putlar. tek. ona ibadet eden. Ona "Muhammedu'l-Emîn" demislerdi. Araplarda puta tapicilik yaygindi. Bununla beraber Hz. Bu sirada Arap toplumu ahlâk bakimindan bir çöküntü içinde idi. s onunda da kitlikta onu yiyen. Sayi si az da olsa "Hanîf" denilen kimseler vardi.a. "Lâf (T aif'de) ve "Menaf'tir (Kudeyf'de). onlarin önünde kurban keser. 1-5). Insana bilm edigini O ögretti" (Alâk. kavminin hafifliklerine katilmiyor. vahyi veren Yüce Allah'tir. çesitli hurafeler. Peygamberlerle sinirlidir. Muhammed'in (s. Ilham. dogrulugu. görevlerini. Hal putlara tapiniyor. yine insan seklin de. Bu putlarin içinde en büyügü "Hübel" idi. dünya malina.

ancak diger insa nlar gibi degil. sairin "Muhammed bir insandir. Incillerdeki "Ey Allah'im beni niçin te rkettin" cümlesi. bu olaya sahitlik etmistir. Iste bu baslangiçlarin sonucunda. Peygamberin kalbi hosnut ki liniyordu. Varaka. (Kur'ân Âyetlerinin nazim ve nesirin üstünde d egisik bir üslûbu vardir. Varaka'nin Müslüman olup olmadigi konusunda kesinlik yoktur. yirmi sene civarindaki bir devrede.) 30 yasinda ilk vahiy gelmisti. Bu üç seneye varan devrede vahyin kesildigini gören müsriklerin "Allah'in seni terketti" demeleri üzerine Cebrail'in Duhâ Sûresini getirdigi nakledilir. nefret ettigi büyücü ve kâhinler gibi bir duruma mi düstügü konusunda tereddütler iyor. Hatice oldugunu söy leyebiliriz. Isâ ile ilgili çarmih olayi. Hz. "Rabbinin nimetine gelince (baskalarina) durma yip söyle" seklinde tebligin baslatilmasi emriydi. hem de kavmine bir takim problemler getirdigini söyleyebiliriz. ye re çökmek zorunda kaliyor.c) tarafindan bir görevlendirme mi. b ir incir agaci altinda ilhama kavusmustur. Yani Hz. eziyet'edecekler. sonrakilerin olmustur. Hz. Isa'nin hain sakirdi Yahuda'dir. 110). gök gürültüsünden sonra yagmurun gelmesi gibi. Kutsal Ruh (Müslümanlara göre Cebrail) bir güvercin gibi gelip basina konmus. senin üzerine seytani musallat etmez". Budda. Muhammed'e vahiy gelmeye baslamis ve bir süre kavminin yanina dönememisti. Muhammed'in durumunu akrabalarindan biri olan Nevfel oglu Var aka'ya ulastirdi. Musa'ya (a. Bu daha sonraki gelismelerle ilgili hususlari bir kenara birakirsak vahyin hem H z. dedesi Abdulmuttalib'in ölümü üzerine kendisini yanina alan amcasi Ebu Tal . Muhammed. Bu noktada Hz. o sakin ve agir sahsiyet. Muhammed'e (s. Ben sayet o günlere yetisirsem. gerçekten Allah'in elçisi oldugunu ona hatirlatiyordu. yurdundan çikaracaklar . Hz. Hiristiyan dinindeydi. Daha sonra Hz. Hz. Musa'ya ge len büyük melegin Hz. Isa'nin hizmeti üç yil sürdü. Yukarida vahiy konusunda peygamberin çevresindekilerin imkânindan söz edilmisti. Hz. taslar arasindaki yakut gibidir" demesiyle tezat olusturmaz. Ayetler naz il olmus ve yine böylece gelen bazi Âyetlerde insanlardan.s. seninle harbedeceklerdir. böyle durumlarda önce heybetli bir ses ile vahye ha zir hale getiriliyordu. bacaklarinin çatirdadigini saniyordu. Muhammed'e gelmis oldugu müjdesini verdi.olunuyor" (Kehf. yoksa s eytanî bir tahrik mi diye endiselendiginde ona ilk teselli daima sadik esi Hz. Bu husus. Dil ile ona karsi çikamayinca kiliçlar çekilmisti. Bundan dolayi Kur'ân'daki Tîn süresindeki " Incir" ile Irtibat kurup Budda'nin sahsiyetine aydinlik getirmek isteyenler vard ir. Hz. hattâ cinlerden bu sözlerin b ir benzerini ortaya koymalari istenmisti. sayet çökmezse bacaklari yay seklinde egriliyor ve sanki kiri lacakmis gibi bir durum aliyordu. Hz.) Sina Dagi'nda 80 yasinda vahiy gelmisti. Muhammed'e. Muhammed.a. Bu anda büyük bir ag ilik ona baski yapiyor. Hz. Muham-me d'le karsilasinca. "Rabbin seni terketmedi. ona "Sen bu ümmetin peygamberi olacaksin. Yaninda oturup dizi önündekine degen. Bu gibi durumlarda C ebrail ona görünüyor. Saha be. darilmadi da!" denilerek.s. sana Allah için yardim e derim" demistir. Muhammed. O. hem de anlam ge nisligi pek çarpicidir). Ancak önemli olan husus. O edebiyat ve siit devrinde ümmî bir kimseye karsi meshur sai rler âciz katmisti.a. Olayi dinleyince Hz. Hat ice'den (r. Böyle agir ruhî ereddütler geçirip acaba bu durum Allah (c. Sana gelen.s. Ayrica an viziltisi gibi bir ses duyuldugu da verilen bil giler arasindadir. kendi menfaatini gözetmez. Sana yalanci diyecekler. soguk bir günde buram buram terliyordu. ona aittir). eger bir deve üzerinde ise hayvan onu tasiyamaz oluyor.) söyle geliyordu: "Sen. I sa'ya (a. Onlarin verdi kleri bilgilere göre. hayir islersin. O. Âyetlerin hem dil yapisi ve okunus musikisi. N itekim Hz. bazen bir dagdan kendisini asagiya atmayi bile düsünüyordu. Hz.) ilk inananin kesinlikle Hz. 35 yasinda. sonra kirk gün çölde bir deneme devresi geçirmisti. Bu Sûrenin bir âyetind e. Musa'ya g elen büyük melektir. Sonra vecd hali onu kavrayip öyle heyecanlandiriyordu ki. Al lah. Muhammed'e vahyi n 40 yasinda iken gelmeye basladigi ve onun 43 yasinda "resul" oldugu belirtilir . Muhammed'in ilk vahyinin sahidi yoksa da. o 33 yasinda iken olmustu (Müslümanlarin inancina göre çarmiht a ölen. Hz.

Ömer ile Müslüman sayisi kirki bulabildi. Peygamber'in sahsiyetine büyük güven duymaktayd Ebû Bekr'in vasitasi ile birçok kimse Islâm'a girdi.. orta yolu tavsiye ederek. Ben. Hz. Ali gibi ilk müsiüman olanlardan biri de Harise oglu Zeyd'di. Ebû Bekr. Islâm'in özünü olusturur. Islâm. Ilk Müslümanlar. basta tevhit olmak üzere. Çünkü o.. anahatlahyle tanit . Islâm. Muhamm ed'in azatli kölesiydi. Muhammed. Allah'a Ibadet etmek için neden ona sormaya lüzu m göreyim" dedi ve Müslüman oldu. Hz. Peygamberler tarihi içinde zaman ve mekâna göre degise n. Hz. Allah birdir . bana peygamberlik verdi. insanlarin birli k Içerisinde beraberce huzurlu olarak yasamalarini gaye edinir. Sonra bundan vazgeçti. Kur'ân-i 'de açikça yer almaktadir[430]. Muhammed'in bütün insanliga gönderildigi. Aslinda bütün peygamberlerin teblig ettigi din. "Allah beni y aratirken Ebu Talib'e sormadi. Niteki m bu durum Maide Sûresi'nin üçüncü âyetinde su sekilde açiklanmistir: "Bugün size dininizi ik ttim. ilâhi dinlerin genel adi iken. O. Mek keliler arasinda itibari fazla idi. Hz. ikmal edilmis dinin özel adidir. Hz. Putlara tapmayi yasakladi. dünya-ahiret dengesini kurarak. Kur'ân-i Kerîm'de ayrica "Yâ eyyühennâs!" (Ey insanlar!) hita inda da ayni husus düsünülmelidir. Peygamberin yaninda kalmayi tercih etmisti ve üçüncü Müslüman olma s fini kazanmisti. Kutsal Kitabi (Kur'ân-i Kerîm) ilk seklini günümüze ka dar degistirmeyen tek din Islâm'dir. en ekmel meyvesinde nüvelenmis. Ali. kitlik dolayisiyle kalabalik ailesi içinde sikinti çekmemesi için . Müslüman olmak istedi.ib'in oglu Ali'yi.Din olarak Islâm Adini kendi kutsal kitabindan alan. ona "Biz. Bu inanç esaslari. isimlenmis ve gayesine ulasmist ir. Hz. duydugu âyetler karsis inda hayran kalmisti. H Adem'e (a. bir bölgenin dini degildir. Hz. Günümüzde bir milyari geçen insanin dini olan Islâm. Islâm." dedi ve Kur'ân okudu. Kendisi Hz. Muhammed'e kadar gelen "Islâm gelene i" tedrîcî gelismesinin son ekmel noktasina Islâm Dini ile ulasmistir. Bir milletin. bütün insanligadir. Bundan sonra Müslümanlar inançlarini sakla madilar. ma'nevî bir agaç gibidir. Islâm'in hitabi. Üç sen nde Hz. evinin disinda ilk onu Islâm'a çagi rdi. ilâhî vahyin sadece ahkâm" yönü olmustur." Kur'ân-i Kerîm. Ancak aklindan önce babasina danismak geçti . inanç bakimindan ayni esasla ri teblig ettiklerini açiklar. evinde barindirmakta idi. Fertl er düzeldikçe. Açikça ibadet etmeye ve dinlerini yaymaya basladilar. inanç. Ancak diger dinlerle karsilastirilabilmesi için o.) kadar geri gider. ibadetlerini gizli yapiyorlardi. Islâm. "Islâm"dir denilebilir. insanligin o rtak manevî mes'alesidir. O da tereddütsüz Müslüman oldu. ev renseldir. üzerinize olan ni'metimi tamamladim ve din olarak Islâm'a razi oldum. tamamlanmis. Hz. Muhammed'in yaninda bulun an Hz.s. serefli ve zengin bir tüccar idi. Bes yasindan itibaren Hz. toplum da ona bagli olarak düzelecek ve ideal bir toplum ortaya çikacakti r. Bu agaç. burada ayrintili bilgi veri lmeyecektir. Muhammed'e yirmi üç yillik bir sürede gelen vahiylerle en son seklini almis ve kiyamete kadar insanligin ihtiyaçlarina cevap ve recek bir muhtevaya kavusmus. Aslinda Islâm. toplumu da hedef alir. kâinati yaratan Allah'a se cde ediyoruz. Hz. ortagi ve benzeri yoktur. Ali. ibadet ve ahlâkî hükümlerinde ferdi oldugu kadar. çesitli Islâmî bilim dallarinin ana konusu oldugundan. Hatice'nin Kur'ân okuyup Allah'a dua ettikl erini görünce ne yaptiklarini sordu. bütün peygamberlerin. Islâm. bir zümrenin. Islâm'in dogusu böyle old u. Muhammed ile hanimi Hz. [429] b. Hz. Çünkü zulüm ve baski altinda idiler. Muhammed'in yakin dostu idi. Böylece Hz. Muhammed. Muhammed'in yanina geldi. Islâm.

teslimiyettir. Di! ile tasdik. Iman. Dolayisiyle Islâm. Ameli olmayanin ima olabilir.Iman ve Islâm a. geriye kalanlar i kemâlîdir (Kemâl-i îman). 3. kemâlîdir. Bazi hadislerde imanin 60 veya 70 küsur su'besi oldugu belirtilir. Peygamber'in haber verdigi seyleri kabul ve onlara bütün varligiyle teslim o lmak demektir." [432] b. itaat etmek.Islâm Kelime olarak "Islâm". Böyle oimayip kisinin agziyla söyledig i kalbindekini tutmazsa bu. islâm onun bedenidir. zahiren Allah'in v e Peygamberlerimin emirlerine uymaktir. Iman. kalbin tasdikiyle birlesirse bu. daha husûsî. kalb ile tasdik ve uzuvlarla ame!"dir. Böylece iman. görünüsteki bir tasdiktir.dil ile.Iman île Islâm Arasindaki Münasebet Kur'ân-i Kerîm ve Hadîs-i Seriflerde "Iman" ve "islâm" kelimelerinin kullanilisi. boyun egmek demektir. teslimiyet de var dir. her müslim de mü'm indir. sonuç olarak da Islâm'in diger dinlerden farkliliklarini ve farkli oldugu hususlarin özelliklerini ele alac agiz. ahlâk bakimindan en güzel olaninizdi r. kalben teslim olmakla beraber. I slâmin Sartlari'ni (seklî ibadetleri) ve Islâm'da ahlâk konularini. imanin aslî rüknü degildir. Sözü. Biz de bu çerçeveye uygun olarak önce iman ve islâm terimlerini. Islâm bil ginlerini bu iki kelimenin arasindaki münasebeti arastirmaya yöneltmistir. Islâm'i iman. kisinin inandigini isiyie göstermesidir. Bunla rin alti tanesi (Imanin esaslari). bir seyi dogru olarak kabul etmek ve onun dogruluguna inan maktir. Hz. Fakat her teslimiyet. Tasdikin üç mertebesi vardir: 1. Iman ruh. Terim olar ak Islâm. teslim olmak.fiil ile tasdik. Lügat bakim indan iman ile islâm kelimeleri arasinda fark vardir. Mü'min ile müslim ayri ayri hükümlere tâbi degildir. imanin asil rükünleri (Asl-Î iman). Muhammed'in teblig ettigi dinin de adidir. islâm. Bu noktada su hadîs-i serifi hatirlamakta fayda vardir: "Si zin iman bakimindan en kâmil olaniniz. Bu anlamda her mü'min. islâm. daha umûmîdi r. Fii! ile tasdik. imansiz islâm olmaz. tasdik degildir. Terim olarak ise mutlak tasdik anla mindadir.ilacak ve bir kisim özellikleri üzerinde durulacaktir. müslim. Islâm. Bu sekildeki bir tasdikin sahib ine "münafik" denir. kalbiyle teslim olmamis kimseler vardir. [433] c. gerçek bir ta sdik olur.kalb ile. 2. Islâmsiz iman. sonra Imanin Esaslan'ni. yahut isiyle teslimiyet gösterdigi h alde. ibadet ve ahlâk seklinde üçe ayirarak Islemek gelenek haline gelmistir. Bu tasdikin sahibine "mü'min" denir. Inanip itimat etmektir. Ancak bunlardan ilk ikisi imanin aslî rüknü iken amel. Yani yapilmasi gerekeni yapmasi ve yapilmamasi gerekeni de yapma-masidir. [431] 2. . Tasdikin bulundugu yerde. tasdik. Iman "dil ile ikrar.Iman Kelime olarak "iman".

Ilmî buluslar. Allah'in varligi. yere bakin. fakat tarihin hiçbir devresinde b ir toplumun bütünüyle Allah'i Inkâr ettigi görülmemistir. Çünkü buna kudretiniz yetmez". Yine bir baska hadîste o. Müslümanlara varis olur). Din. birdir. Her devirde Allah'a inanmayan insanlar bulunmustur. yanlis s onuç ara ulasmis (panteizm. insani tanrilastirmak. Asagi yukari her din. Ancak Allah'in zatini düsünmeyin. Mü'min ile müslim ayni hükümlere tâbi'dir (Öldügünde yik enaze namazi kilinir. Muhammed'in su ögüdü ibret vericidir: "Allah'in varligini anlamak için gökler bakin. Imanin bir arada alti esasi hadisle sabitti r. hiçbir seye muhtaç degildir. Hz. dinin de temelidir. mü'min. Allah ondan baskadir" demekledir. Her seyin yaraticisi ve Rabbi O'dur.Tafsîlî Iman: Âmentü. Kur'ân-i Kerîm'de Allah'a iman üzerinde önemle durulur. O'nun zatini düsünmekten menedilmistir. b u yolda. bu var liklari var eden yüce bir varligin farföna varacak ve bu üstün varliga gönülden baglanacakti r. Bu iki hadîsten insanin kendi varligindan baslayarak gökdekr ve yerdeki canli. ezelî ve ebedîdir. Çünkü bunlar. Tanri'yi insanlastirmak gibi). bütün bunlarin yaratilisindaki incelikleri ve bunlarin kendiliginden olup olmadigini düsünün. Demekki Allah'a inanmak normal. kâfir ve münafik olmak üzere üç kisimdi. düsünerek. Kur'ân-i Kerîm'de vardir. imansiz islâm olmaz. cansi z varliklar üzerinde dikkatle düsünmesi gerektigi anlasilmaktadir.lügat bakimindan iman ile islâm arasind a fark vardir: fakat seriat bakimindan islâmsiz iman.Icmâlî iman: Kelime-i Tevhîd ve Keli-me-i Sehadet. Esi ve ortagi yoktur. birçok metodun takip edildigi bilinmektedir. Allah'in zatiyle sifatlarini birbirine karistiran. insana vb. hiçbir sey O'nun benzeri degildir. dogurulmamistir. Böylece insan. dogru yoldan uzaklasmislardir. Bu alti esasin "Âmentü" ile baslayan Ibaresi Imâm-i Â'zam'in "Fikhu'l-Ekber" adli kit abindan yayginlasmistir. Allah'a inanmayi temel prensip edinir. [435] a.Serî bakimdan islâm ile iman birdir. birligi. Bazen de Allah'a ve âhiret gününe iman üzerinde durularak insanoglunun akibetini düsünmesi g erektigi hatirlatilir ve Allah'a inanmasi tavsiye edilir. Allah'a inanmayi zayiflatmami s. he r sey O'na muhtaçtir. Allah'in bazi varlikla ra (meselâ tabiata. Islâm'da Yüce Allah.) hulul ettigine inanan insan ve toplumlar. esi ve benzeri yoktur. ayrica bir dördüncü kisim y Bu konuda Imâm-i A'zam Ebu Hanîfe söyle diyor: ". Bazen Allah'a ve elçisine inanmak konu edinilerek peygamberlerin O'na inanmayi telkin ettikleri belirtilmis olur. "Kalbine ne geJir-se. O . Muhammed za aninda insanlar. Bu konuda yasak çizgiy i asan. öncelikle Allah'a iman e sasina dayanir. Allah'in varligini. Bazen yarattigi seylere bakarak. Kur'ân'da ve hadîslerde." [434] 3. iki bölüme ayrilir: 1.Allah'a Iman Allah'a iman. 2. kendi nefsinize bakin. Bu yanlis sonuçlarla karsilas mamak için Hz. birlig ni gösteren belirtilerdir. vardir. Iman esaslari. O' nu inkâr etmek anormal bir davranistir. Müslüman mezarligina gömülür. yüce sifatlari ve güzel isimleri (Esmâ-i Hüsnâ) üzerinde düsünmesi izin verilen insanoglu. aksine kuvvetlendirmistir. Âmentü'nün ilk esasidir.. Allah'a ortak kosmus. ibret alarak Allah'a iman telkin edilir. dogurmamis. Bu maddeler sirayla ele alinacaktir.Iman Esaslari Iman.

yokeder. Kur'ân-i Kerîm'de görünmeyen varliklar olarak melekler yaninda cinlerden de bahsedilir. bu dünya sartlarinda O'nu görmeye muktedir degildir. Durmadan Allah'i tesbih ve O'na i badet ederler. Cinler. Dört büyük melekden baska. Insan. insanlara sah damarindan daha yakindir. cinler veya görünmeyen diger v arliklar tanrilastirilmistir.Meleklere Iman Insan. Melekler. hizmetçi tayin edilmez. All ah'i görmek. ak il sahiplerine hitap eder. Mü'minleri de vardir. iman sahiplerini destekler. melekler gibi ma'sum olmayip. [436] b. ahlâkini o nlastirarak ve günahlardan. Ancak bu varliklarin mahiyeti ve görevle ri birbirine karistirilmistir. görünmeyen varliklardir. içmek. çok ölçülü ve deng 'da üçleme seklinde Allah'in sifatlari baska varliklara verilmez. ancak cennette mümkün olacaktir. Görünmeyen varliklara inanç. Seyt an denk tutularak "ikileme"ye gidilmez. günahlardan uzaklasir. sorgulayici Nekir ve Münker gibi. Her seyi bilir. sitli görevleri bulunan sayisiz melekler vardir. O'na hiçbir sey ortak kilinmaz. Melekler. bazi suçlari. Melekler. O. nurânî. Her seyi O yaratir. Insanlar için imtihan bulundugundan basarili insan. kötülüklerden arinarak meleklesmeyi gaye edinir. Görüldügü gibi bir din için en önemli ve temel olan Allah inancinda Islâm. Allah'a isyan etmezler. yardimci. ruhî yönünü gelistirerek. Mülkünde istedigini yapar. Gözlerimiz. çogalmak. diledigini yapar. yalniz O'ndan istenir. görevlerin en güzel biçimde açiklamistir. caydirici bir rol oynar. Bütün dualar. diledigine hikmeti verir. O. Öte yandan melekle seytan arasindaki fark kaybolmustur. latif varliklardir. yaratiklara dagiti lmaz. Insan. Bir Sure'nin adi "Cin"dir. riziklandirir. diledigini azîz. kâfirleri de. yemek. [437] . hayirli islere yönelir. insanlari hayirli ve güzel islere tesvik ederler. Yalniz O'na ibadet edilip. ruh ve bedenden ibarettir. Insan. Her seye gücü yeter. Dünyada insanlar. zaman ve mekândan münezzehtir. kendisini kimsenin görmedigini düsün erek yapar. Bunlar. ölmek gibi niteliklerden uzaktir. ilâhî cezalari yerine getirirler. meleklere inanç sayesinde kötülüklerden. Insanlar gibi i mtihan altindaki varliklardir. melekler ve cinlerdir. Melekler. bu görünmeyen varliklarin tasnifini. Bazi dinlerde melekler. Allah'a kötü güç. Allah tarafindan kendilerine verilen vazifeleri aynen yerine geti rirler. Kalblerin hâkimi . Bundan dolayi meleklerin varligi. Tek Tanri'd ir. canli-cansiz varliklardan O'na araci. Bazen onlara "Tanri'nin Kizlari" da denilmistir. dogrudan dogruya O'na yöneltilir. yazici Hafaza (Kirâmen Kâtibîn). hayy ve hayat vericidir. Diger dinlerin formüllestirilm is iman esaslari arasinda melek inancina rastlanmamaktadir. melekt en üstündür. Islâm'da Allah. Allah'a iman. Insana bedenî yönden benzeyen yaratiklar bulundugu gibi. Putlardan. Din güngnün sahi i de O'dur. dogmak. bütün dinlerde vardir. insanlar için bir ma'sumîyet örnegidir. Mülkün sahibi O'dur. Islâm. görür. O. diledigini zelil kilar . O'nun iradesiyle meydana gelir. yerin-gögün Rabbi O'dur. gaybîdir. Her sey. ona ruhî yönden benzeyen yaratiklar da vardir. Bunun yaninda yaratiklarin sifatlari da Allah'a atfedilmez. gayba inanmaya mecburdur . insanlara hayir dua ve sefaatta bulunurlar. O. kitap yollar. evlenmek. isitir. Melekler im tihan altinda degildir. her yerde hâzir ve nazirdir..

insanlara Yüce Allah'in emir ve yasaklarini bildirirler. taklit olunamaz ve olunamamistir da. Onlara göre. ayni zamanda sir adan bir insan da degildirler. tamamliyor. [439] d. Peygamberler. Insanlar. Hz.s. adi geçen 25 peygamber ve peygamber olup olmadigi tartisilan üç kisi di sinda da peygamberler bulundugu. Insanlar evi ziyaret ediyolar. Kitaplara iman. Bu nlardan Hz. Ancak onlar. Iste elçiler içinde ben o tugla konum . Zebur). peygamberlerine" (Bakara 285) imandan bahsederken. Kur'ân. vahiy ve mu'cize ile desteklenir. "fetanet" ve "teblig" gibi ortak özellikler bulunur. hal üzerinde durmakta ve gelecek için de yol göstermektedir. "ismet". son peygamber Hz.a. "suhuf" v e dört kitaba imani içine almaktadir. Davud'a "Zebur". içini dösüyor ve bir tuglalik açik yer bir akiyor. melekl erine. Kur'ân-i Kerîm'de. Beden ve ahlâk bakimindan insanlar tarafindan tenki de ugramayacak ölçüde mükemmeldirler. k itaplara imani yalniz kendisiyle sinirlandirmamaktadir. levhalar. Peygamberler de insandir. Zira Kur'ân kendini taklide çagi rdigi halde bu çagriya cevap verebilen çikmamistir. Kur'ân.sahife-lerdir. Suhuf ola rak bugüne gelebilmis bir sey yoktur. her topluma peygamber gönderildigi âyetlerle açiklanmi stir. Kur'ân-i Kerîm'de Allah'in seçip görevlendirdigi kimseler i ifade etmek üzere "resul" ve "nebî" kelimeleri kullanilir. Muhammed'in. çok büyük degisikliklere ugramistir. yer. O. hem mana-siyle Allah k elâmi oldugu Için. Peygamberlerde "stdk". o günkü yazi imkânlariyle tesbit edilen table tler. "emanet". kendisi disindaki kutsal kitaplarin tahrif edildiklerini belirtir. geçmisten b ahsetmekte. Peygamber tarafindan hem yazdirilmis hem ezberlettirilmis hem de kontrol edilmistir. Kendisine kitap verilen peygamberler yaninda. Çünkü ondan sonra peygamber gelmeyecektir. kitaplarina. Bu s ebeple onlarin bugünkü sekli "Allah kelâmi" olarak görülmektedir. hem sözü. diger peygamberler arasindaki yeri konusunda Imam Ahmed ve Tirmi zî'nin rivayet ettigi hadis söyledir: "Benim Peygamberler içindeki yerim su örnekteki gib idir: Bir adam evini insa ediyor. Allah tarafindan verilir.) yirmi seneyi askin bir süre içinde vahiy yoluyla gönderilmistir. onlarin getirdigi hükümlere uymalarina baglidir. sinirli bir zaman için gelmis bir kitap degild ir. Böylece onu muhafaza edecegini va'dede n Yüce Allah'in bu va'di yerine gelmistir[438]. bugün e ldeki kutsal kitaplar (Tevrat. Musa'ya "Tevrat".Peygamberlere Iman Peygamber. Hz. Kur'ân. çoluk çocuk sahibi olurlar. kendi gayretleriyle peygamber olamazlar. evlenir. Allah arafindan gönderilmis kitaplarin aslina iman olarak anlamaktadir. Peygamberlik. Kur'ân. "Allah'a. Hz. Dünyanin sonuna kadar gelecek bütün insanlik âlemi onun muhatabidir. Onun peygamberler arasinda müs tesna bir yeri vardir. Kur'ân ve Hadîs'te zikredilen "kitaplara iman"i. Kur'ân. Farsça bir kelimedir. Insanlarin kurtulus ve s aadete ulasmalari. Bu peygamberlerin sonuncusu.Kitaplara Iman Islâm'da iman esaslarindan biri de kitaplara imandir. Incil. Muhammed'dir. Muhammed'e (s. içer. çesitli malzemeden yapilmis (meselâ papirüs). Hz. peygamberlik divan inin mühürleyicisi ve peygamberler zincirinin son halkasidir. Kur'ân-i Kerîm. Isa'ya "Incil" ve Hz. gliyorlar. Hz. Muh ammed'e "Kur'ân-i Kerîm" verilmistir. belli bir millete hitap eden. Yeryüzünde mevcut kutsal k plar içerisinde Kur'ân'dan baska aslini muhafaza edebilmis bir baska kitap yoktur. 'Ah k eske suraya da bir tugla konulsaydi1 diyorlar. Kur'ân-i Kerîm'de diger kutsal kitaplarin muhtevas i hakkinda bilgi verilmekte ve "Zebur"dan ise sadece ismen bahsedilmektedir. Suhuf'lar'dan sonra büyük kitaplar gelmistir.c. Bundan dolayi Müslümanlarin büyük çogunlugu. görüldügü gibi. Kur'ân-i Kerîm. görüyorlar ve hayrete düserek. Peygamber. bir de onlara tâbi' olan peygamberler vardir. Suhuf.

Harun'u Allah'in degil. Bazilarinda Ise bir kurucu va rdir. Lut'un sarhos olup kizlariyle zina yaptigi. diger insanlardan. Men Hindistan'da Budda. Muhammed de dahil. Yüce Allah'in bu lütfunu hayatta iken görmüstür. Allah'a iman gibi. Muhammed'i peygamber olarak kabul etmezler. Diger ilâhî dinlerde peygamberlere bakis. bütün insanlara gönderilmistir. yani insanin ölümünden. hemen hemen hiçbir peygambere nasip olmayan bir imtiyazdir. Yunan'da KserYçfanes. kitap.undayim" {Fethü'r Rabbani. Âhiret. Bununla berabe r onlardan bazilarinin diger bazilarina üstün kilindigi da kabul edilir (kitap veril mesi. Hz. bilinemeyen bes husus arasindadir).. Onlar.000 peygamber geldiginden bahseden Hz. Yüce Allah'in ona bahsettigi üstünlük delillerinden birisidir. cez a veya mükâfat görecektir. Hz. Muha mmed'in bir hadîsine göre. bütün eski dinlerin hükmünü kaldirmistir. Yakup Tanri ile gürestirilir. Islâm'da bütün peygamberl er haktir.[441] Hiristiyanlikta ise Hz. Bunun y ninda Kiyamet'in ne zaman kopacagini Allah'dan baska kimse bilemez (Bu. Dünya. "Mu-gayy ebât-i Hamse". öldükten sonra tekrar dirilecek. bunu hesap. Islâm'daki gibi degildir. Hz. "Tann'nin Oglu" ve tanri. Onun getirdigi nizam. Hz. Camiu's Sagir. dünyevi hakimiyet sahi bi bir kral olarak görürler. sahsî fazîlet ve yerine getirdigi görev gibi yönlerden). Diger ilâhî din mensuplarindan Yahudiler. Kiyametten sonra bütün insanlar diriltilip hser hayati baslatilacak. onlara degil. Isa ve Hz. Bütün bu hususlar gözönünde bulundurularak. havariler de Isa'nin resu lleri olarak nitelendirilir. Yahudiler Üzeyr'e (Ezra) "Allah'in Oglu" dediler (Yapilan aras tirmalar sonucu Yemen'de bir Yahudi toplulugunun bu inanca sahip oldugu tesbit e dilmistir[440]). cennet-cehennem takip ede . insanlarla münasebet kurmak için. ma'sumluk. Musa'nin peygamberi olar ak nitelendirirler. bütün peygamberleri kabul ederler. O. onlarin tanrilarinin birer "av atara"sidir (hululü). gaybîdir. kendisi hayatta iken uygulama zemini bulmus ve o. XXI/283. [442] e. Bu. Muham-med'i. Hiristiyanlara göre Mahke-me-i Kübrâ'nin idare edicisi d e Isa'dir. bazi insanlara hulul eder. Allah'a nisbet edilir. ebedî degildir. Fakat Müslümanlar. Ibrahim'in karisini Firavun'a ka rdesim diye takdim ettigi. Islâm'da söyle açikl nir: Insan. Bununla beraber onlar. bütün âlemlere rahmettir. Onlar. kiyametin vukuundan sonra neler olacagi. D avud'un bir kumandanin karisini ele geçirmek için onu savasa yolladigi da kutsal kit aplarinda yer alir. Hz. onun günahlari bagi sladigi Indilerde belirtilir. dünyaya iner. Yahudilikte Hz. peygamberlerin belirli nitelikleri vardir. Hinduizmde Tanri Visnu. ahlâk ve faziletleriyle ayrilirlar. Hz.. Onlarin elinde zuhur eden mu'cizeler. Çin'de Konfüçyüs. M i'raç. V/204 (Hadis no:5733) Hz. Isa. Islâm'da. tarihen bilinen birçok meshur sahsiyetin aslinda bir peygam ber oldugu düsünülebilir: Iran'da Zerdüst. Bazi dinlerde peygamber yoktur.Ahirete Iman Kur'ân-i Kerîm'de ve hadîslerde "Allah'a ve Âhiret Günfrne inananlar" seklindeki hitaplarl a Âhiret Günü'nün önemi belirtilmistir. Muhammed'in getirdigi "nizam". Hz.Laotze. fakat bu kurucunun ne oldugu kesin olarak belli degildir. dünyada yaptiklarindan hesaba çekilecek. Isa'ya secde ve dua edildigi. Âhirete iman da. yine de bir insan olarak kabul edilip tanrilastirilmazlar. Kur'ân-i Kerîm gibi günümüze kadar oriji nal sekliyle gelebilmis ve kiyamete kadar da muhafaza edilecegi va'dedilmis tek kutsal kitap ona verilmistir. K iyamete kadar devam edecek "tek nizam" onunkidir. Hiristiyanlar. Hz. ceza-mükâfat. 124. "MesîtV'i bir peygamber olarak degil. Hz. Bu din mensuplarina göre peygamberler. Peygamberlik noktasinda aralarinda bir ayrim yapilmaz.

Islâm disindaki ilâhî dinlerde de öldükten sonra dirilme inanci vardir. iradî davranisa dayandirilir. Ahirete iman. kalbinin ve midesinin çalismasi kendi eli nde degildir. Allah onu yar atir. her iki dindeki asiriligi gidermistir. "Ilim ma'luma tâbi'dir" seklinde formüle edilmist ir. emek hem de iradesinin disindaki sonuçlari tevekkülle karsilamak vardir. ölçülü. Levh-i Mahfuz'da olacaklari yazmistir. fakat Allah. Bu husus. Insan neyi seçerse. seçen insan. Bu konu. ileride olacak seylerin Yüce Allah tarafindan önceden bilinip tesbit edilmesid ir. bu bilgisine göre . [443] f. "son"un her an gelecegi k orkusu içerisinde ruhban hayatina agirlik vermislerdir. Kaza ise. çalismak. hayatin a ci ve sikintili olaylarina tahammülünü ve sabretmesini saglar. Kisinin irade hürriyeti. dua ederek bir seyin olmasini isteyebi lir. kötü sandiginiz da iyi olabilir. insanin seçtigine göre yaratan Allah'tir. o sekilde yaziyor. [444] 4. Ancak bu seçim hürriyet i. Diger dinlerde böyle açik-seçik bir kader anlayisina rastlamak mümkün degildir. fert ve topluma sorumluluk duygusu kazandirir. insanin neyi seçecegini ezelden bildiginden. Allah yazdigi için insan Allah'in yazdigi sekilde hareket etmiyor. Hiristiyanlar. Insanin ne zaman. Imtihan sartlarini hazirlayan Allah. Dünyada yaptik larinin karsiligini görecegini düsünen insan. iyi ve mesru seyleri ya ip kötülüklerden kaçinmaya çalisir. rengi. Insanin ira desiyle seçtigi isleri yaratmak Allah'a mahsustur. Gelecek hayat ise bugünkü hayatin sonucu olacakt r. dengeli olmaya. Islâm. Islâm'da insan. Hinduizm aibi bazi din-lerde âlemin e zelî-ebedî oldugu kabul edilir. gerekli tedbirleri almak ve bütün bunlardan sonra gerisini Allah'a birakip tevek kül etmektir. Hiristiyanlikta ise ikinci bir âlem inanci bulunmakla beraber. Islâm'daki âhiret inanci. Yahudilikte âhiret k onusu pek fazla islenmemis.cektir. Hinduizm'de "kar inanisi bir çesit kader anlayisi haline getirilmis ve insanin bugünkü hayati. kader inanisinda da bu sekilde kendisini göste rmektedir. dünyevî yön daha agirlik kazanmistir. Ancak istedigi gerçeklesmedigi takdirde hayirli olanin böyle olduguna kanaat ge tirmek de vardir. Yüce Allah. siz bilmezsiniz" (Bakara 216) . Allah bilir.Kaza ve Kadere Iman Kader. bu bilinen ve tesbit edilen seylerin zamani ve yeri geldiginde All ah tarafindan yaratilmasidir. Kast dilimleri. yapmasi gerekeni yapmak. Yüce Allah'in hazirlamis oldugu imtihan sartlari çerçevesindedir. konu aslî suçla ilgilendirilerek tartisilir (aslî suç oldugu için mi kötülüge t yül vardir. insanin ne sekilde hareket edecegini bildi gi için. DolayisIyle insanin sorumluluktan kurtulmak üzere "Ne yapalim alin yazim böyleym is" demeye hakki yoktur. O. bir âyette söyle ifade edilir: "Sizin iyi sandiginiz hakk inizda kötü. bir öncek i hayatinin tabiî sonucu olarak görülmüstür. hayir ve ser ne varsa hepsinin Allah tarafindan ezelde takdir edildigine ve zamani gelince de yine Allah tarafindan bu takdire göre yaratildigina inanmak demektir. bir "karma" sonucu olarak degerlendirilmektedir. Islâm'da hem çalismak. iradesinin disindaki seylerden sorumlu da degildir. Kaza ve kadere inanmak demek iyi ve kötü. diger bir deyimle seçim hürriyeti vardir. hangi anne-babadan doÖacagi. Ahiret inanisindaki denge. Insana düsen. kisiyi ihtiraslardan kurtarir. Bu dinlerde tenasüh inanisi bulundugu için âhiret anlayisi ona göredir. Bud-dizmde k arma. gayret etm ek. fiilen yaparak.Islâm'in Sartlari (Islam'daki Seklî Ibadetler) . dünya âhiret dengesini kur arak. Meselâ Hir istiyanlikta. boyu. yoksa kötülüge temayül oldugu için mi aslî suç vardir seklinde).

Bunun yaninda namazda okuma da var dir. Kur'ân-i Kerîm'in çe sitli âyetlerinde yer almaktadir. Böylece namazda hem ayakta du rma hem de oturma. Bu suur (konsantrasyon) o nun kalbini ve fiillerini nurlandirir. her Müslüman üzerine farzdir. Bunun için namaz. Günlük namaz disinda. [446] b. O'nun rizâsina en uygun olan ibadet. Allah'a ve Peygamberine sehadettir. namaz. ergenlik çagina girmis. Ibadet. Namazin içindeki fa rzlar. Bu imanin özü. hiçbir dinde Islâm'daki kadar belirli ve d isiplinli degildir. Biri. Orucun vakti. Y tJJik namaz olarak Bayram Namazlari vaciptir. ibadettir. ancak Allah'a yapilir. namaz içinde sembolik bir hac da yer alir. Ibadet. Yine hiçbir dinde ibadetten önce Islâm'daki hadest en ve necasetten temizlenme kadar titiz bir hazirlik göze çarpmaz. Tek basina da kilinabilir. digerini takip eder. oruçlu oldugu müddetçe. farz-i kifâyedir. Bütün bunlar niyeti takip eden baslangiç tekbiriyle baslar. içmez.Namaz Bes vakit namaz. Namaz kilan bir sey yiyip içmedigi için namazda bir çesit oruç da vardir. samimiyetle ve devamli yapilanidir. namazda zekâtin esprisi de vard ir. Namaz. Rabbinin huzurunda oldugunun suurundadir. haftalik Cuma Namazi. Islâm'in bes sartini açiklamistir. yer yer sessizlik de vardir. Aslinda kisinin yaptigi hersey kulluk görevidir. Hiçbir dindeki ibadette namazin oniki farzinin tamamt bulunmaz. yemez. dinin diregi. akilli her kadin ve erkek üzerine farz olan bedenî bir ibadettir. Bunlar. Ibadetler. Islâm'in Sartlariyle ilgili hususlar. Vakte bagli olmayan Cenaze Namazla ri. Namaz kilan Kâ'be'ye yöneldigi için. Kulluk. hem rükû hem de secde bulunur. Allah'in hakkidir ve yalniz O'nun rizâsi için yapilmaktadir. Oruçlu.Oruç Her yil Ramazan Ayi'nda bir ay oruç tutmak. ruhun gidasidir. fecirden aksama kadardir. Namazin içinde Islâm'in sartlarini teskil ed en diger esaslar da yeralir. oruç. farzdir (farz-i ayn). Allah katinda. Bu sart yerine getirilmedikçe. Islâm'in bes sartindan ilki. Ibadetler in vakitleri ve ibadet yapanin niyeti. daha seva p sayilmaktadir. Islâm'in Sartlarinin geri kalan maddeleri dört büyük seklî ibadeti açiklamaktadir. imani kuvve tlendirir. Vakit kavrami. zekat ve hac'dir. Amelî tatbikat. Ibadet. iman nurunu koruyan bir mahfazadir. Ancak cemaatla kilmak. Ibadetin çoklugundan ziyade devamli olmasi önemlidir. ruhî hayatla bagdasm . vakit vakit kilinan ve kulun Yüce Allah'in dîvanina durarak O'nu n rizâsini aradigini isbat ettigi bir ibadettir. mü'minin mi'racidir. Hiçbir dinde niyet Islâm'daki kadar ibadetin ana rüknü olmamistir."Islâm'in Binasi" Hadisinde Hz. Ancak bunlardan bi ri veya birkaçi bulunabilir. Ibadetin seklini ve mik tarini Yüce Allah belirtmistir. niyetle baslar. kulluk demektir. intikalî farzlardir. [445] a. Namaz kilan maddî gel irini bir tarafa birakip namaza vakit ayirdigi için. ötekileri yapmanin önemi yoktur . Namazin disindaki farzlar. Bu dört ibadet sirayla anlatilacaktir. Buna göre I slâm'in bu bes sartini yerine getiren bir kimse. iç ve dis temizligi bu iste önemlidir. Muhammed. Namazda Tahiyyât Duasi'nda Sehadet Kelimesi de bulunur. Allah'a karsi olan seklî ibadet bor cunu ödemis olmaktadir. Islâm'in da baslangiç noktasidir. namaz süresince devam eden farzlardir. Namazda kul. I slâm'da ibadet suuru.

belirli oranlarda. Bütün dinlerde kutsal kabul edilen yerler vardir. Oruç. biri bakar. Peygamberimizin bir deve üzerinde Veda Hutbesi'ni verdigi Ara fat'ta vakfe. ticarî-turistik bir zihniyete dayanmayan. Sinirlari. [449] . artma ve temizlenme anlamina gelmektedir. Z ekât veren kimse. Haci adayi. kiyamet bundan kopar" kabilinden zenginlerin hayati na bakip onlari kiskanarak düzen degistirmek üzere ayaga kalkan varliksiz kesimler. Zekât. "buyur Rabbim. Islâm Dinidir. Geceli gündüzlü de degildir.". Dünyada "Biri yer. Paskalya'dan önce Hiristiyanlarin uyguladiklari 40 günlük perhiz devresi oruç olma özellig ini kaybetmis gibidir. [447] c. Islâm'in çiktigi. bir kongre mahi yetindedir. denge saglanmis olur. Böylece temizlenerek eksilen serve t. Isa'nin 40 gün oruç tuttuklari bilinmektedir. Kutsal kitabinda oruçla ilgili en fazla bilgi bulunan din. Zekât. Ramazan bir ibadet ayidir. Haci adayi.Hac Zengin ve saglikli Müslümanin ömründe bir defa yapacagi mâlî ve bedenî ibadettir.. Birçok sih hî faydalari bulunsa da oruç. Hastaya. Musa'nin ve Hz. günahlari gidecegi inanci yaygindir Ancak bu söylenilenler. sartlari içinde. ihram sartlari içinde bir velî hayatina kavusmustur. kola'yliklari vardir. Hz. mâlî bir ibadet olup varlikli kimselerin yapmasi gereken bir farîzadir. kefenle çagirmadan. gerçekte çogalmakta ve bereketlenmektedir. Islâm'daki or uç. Hac'da. günümüzde Yahudi ler ve Hiristiyanlar arasindaki uygulamanin o günkü ile ilgisi pek kurulamamaktadir. dinî bir görevi yerine getirmek üzere tutulur. sirf Allah rizasi için yapilan bir hacca göredir. Ramazan Ayi'n dan sonra ibadetlerini devamli yapma. Aslinda çok fazla olmayan zekât in verilmesiyle zaman içinde orta zümre olusur ve çogalir.. iradeyi k uvvetlendirir. yasliya . O. Birçok kimse. Perhiz de degildir. anarsiye ve totaliter rejimlerin dogmasina yolaçarlar. O'nun rizasini kazanma gayesiyl e bir müddet için geride birakmis. ben ihramla huzuruna geldim". ayni zamanda dünyanin her tarafindan gelen Müslümanlar için bir sûra. gümüs. [448] d. ayrica Medine'de Mescidu'nNebiyy'i ziyarst etmektedir. belli bir zümreye mahsus degildir. perhiz sekline dönüsmüs veya asiri züht uygulamalari haline gelmistir . haccin iki önemli farîzasidir. ayrintilari açik-seçiktir. uygun yerlere-kisilere verilmesidir. Allah rizasi için yapilan bedenî Ibadetlerin en önde gelenlerinden bindir. çesitleri (altin. Oruçlu iken helâli terkedebilen Müslüman. çesitli gelismeler geçirdigi mübare k yerlerdeki bütün Islâmî hatiralar yasanmaktadir.ayan cinsî zevklerden sakinir. Bazilarinda ise ya önemini kaybetmis. servetini temizlemis olmaktadir. artici olmasi gibi) belirlenmis mallarin. disiplinli bir hayata ulasma imkâni bulur. Bütün mü'mi kiblesi Kâ'be'yi tavaf. dermisçesine ma'nevî bir havaya girer. en sevdiklerini Allah'a ibadet. Oruç. kefen gibi "ihram" giyerek Yüce Allah'a "Lebbeyk. mecburî degildir. misafire. orucun disinda da harama el uza tmamak aliskanligini kazanir. ticaret mallari. Bazi dinlerde oruç yoktur.Zekât Zekât. "Haci" olmak için buralar ziyaret ed ilir. Hac. sadece gündüze mahsustur. para. s en ecelle. faki rin zenginin malindaki hakkidir. küçük ve büyük bas hayvanlar gibi) ve ikleri (üzerinden bir yil geçmesi. Ancak. Zekât. Kabul olunan H^cin (hacc-i mebrûr).

kötülüklerden kaçinmak ögütlenirse. Allah'tan baskasina tapin maz. Muhammed. Yüce Allah'in katind aki gerçek ve makbul din Islâm olup[454] bu din. begendigi dindir [455]. "Ameller. o olgun bir ahlâka ulasir. "dosdogru din" dir[453]. Hz. "hak din"[452]. Hikmetin basi Allah korkusudur. O'nun razi oldugu. ahlâkî kaynagini Hz. takv a sahipleridir. Kur'ân'i kendisinin yolladigini. diger ahlâk sistemlerinden ayrilir.5.9). Takva. Bir hadîste. dinlerin en ekmeli olduguna temas edildi. sevgi. Islâm ahlâkinin kaynagi ilâhî vahiydir. O. saygi ve ta'zime d ayanan bir korkudur. All ah sevgisi ve korkusu mü'minin bütün davranislarinin temelinde yer alirsa. Daha önceki hiçbir kitapta bu garanti yoktur. Verilen Ây et ve Hadîste Hz.Islâm ve Diger Dinler Kur'ân-i Kerîm'e göre Islâm. Allah'dan baskasindan istemez. Insanlar için en güzel örnek olan Peygamberim izin ahlâki da Kur'ân'dan kaynaklanir. Bu yönüyle o. her dinin kendine ait özellikleri vardir. yansitm alari gerekir. O. güzel ahlâki tamamlamak üzere gönderilmistir. O'nu Yüce Mevlâ terbiye etmistir. Yüce A llah'in katinda ikrama en lâyik olan kullar. bu olgunlugun sonucu elde edilen bir mertebedir. Nitekim . insanlari saadete ulastiran temel prensipler m evcuttur. daha sonra da Islâm'in özellikleri ve diger dinlerde n farkli oldugu hususlar. Muhammed'in son peygamber oldugu açikliga kavusturulmustur. Dolayisiyle Islâm ahlâkinda toplum düzenini saglayan. Muhammed. sahabîler. onlari örnek edinen Müslümanlarin da sadece dilleriyle d egil. "Allah'in elçisi ve peygamberlerin sonuncusu"dur[456]. iman ve ibadetten sonra üçüncü esastir. onu kendisinin koruyaca gini va'detmektedir (HIcr. Isl ahlâkinda insan davranislari niyete baglidir. Son olarak anahatla riyle Islâm Dini üzerinde duruldu. Muhammed'den alir. tevhid inancini ahlâkî davranislarina da aksettirir. Müslüman. Peygamberimize "Din nedir? diy e sorulunca "Güzel ahlâktir" cevabini vermistir. Gerçekten de mü'minin niyeti esastir. Islâm. "beyne'l-havfi ve'r-recâ" (Korku ve ümid arasinda) bir çizgi takip eder. Ayrica yine bir âyette. niyetlere göredir " denilmektedir. Burada önce Islâm ve di ger dinler karsilastirilacak.Islâm'in Özellikleri ve Diger Dinlerden Farkliliklari/Ayricaliklari Buraya kadar çesitli dinler ve bu arada "ilâhî dinler "de islendi. Mu ham-med'in "benden sonra peygamber yoktur" dedigi rivayet edilmektedir. e n güzel ahlâk üzerindedir. Sonuç olarak Hz. [451] a. [450] 6. taabbüt etmez.Islâm'da Ahlâk Islâm Dini'nde ahlâk. Allah'dan baskastndan korkmaz. Toplum hayatinda iyilikler tavsiye edilir. ondan en fazla korkan mut-takîler. Bu korku. u özellikler verilirken yer yer karsilastirmalar da yapildi ve Islâm'in farkliliklar ina. velîler örnek dav-ranislariyle nasil Islâm'in yayili p benimsenmesine yolaçmislarsa. kisacasi hal diliyle (lisân-i hâl) Islâm'i anlatmalari. davranislariyle. Islâm ahlâki. Görüldügü gibi. Yüce Allah. Hz. fe rdi ve toplumu huzura kavusturan. ortak bir ahlâ standardi olusturulmus olur. maddeler halinde siralanacaktir.

Hz. Muhammed, Kur'ân'i, 23 senelik bir devrede yazdirmis, ezberletmis ve kontrol et tirmistir. Böylece bu asil metin, aynen muhafaza edilerek, günümüze gelmis yegâne Kutsal K itap daha sonraki nesillere teslim edilebilmistir. Bu açiklama, Islâm'in diger dinlere farkinin ilk maddesini baslatmistir. Bu maddede Kur'ân'in akil ve bilim önünde tazeligini koruyabilmis yegâne kitap oldugunu belirtmek de gereklidir. Islâm evrensel bir dindir. Mesaji bütün insanligadir. Bir Âyette bu husus söyle belirtilme ktedir: "Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarici olarak gönderdik" {Sebe1 , 28). Yalniz Hiristiyanlik ve Buddizm, Islâm gibi evrenseldir. Diger dinler millîdi r. Bunlardan Yahudi dini, aslinda evrensel iken sonradan millîlestirilmis gibi bir görüntü kazanmistir. Islâm, tektanrili bir dindir. Bu dinde üçleme, ikicilik, ortak kosmak yoktur. Yüce Allah 'in sifatlari; yaratiklara, baska varliklara, insanlara, canli, cansiz varliklar a verilmez. Tabiati olusturan elemanlar, tabiat güçleri kutsallastinlmaz. Ailah'dan baskasina tapinilmaz. Yüce Allah'in kendine mahsus sifatlari, Güzel Isimleri (Esmâ-i Hüs nâ) vardir. Halbuki Hiristiyanlik ve Hinduizm'de üçleme vardir. Hinduizm, ayrica çoktanr ili bir dindir {Her iki dinde tektanri inanisi bulunsa da). Buddizm, tanri kavram ina sonradan kavusmustur {bu dinde dua yoktur). Taoizm sonralari çesitli dinlerden tanrilar almistir. Yahudi dininde her ne kadar tektanri inanisi korunmussa da T anri'ya istirahat etmek, güresmek gibi yakisiksiz sifatlar verilmistir. Hz. Isa, Budda, Konfuçyüs tanrilastirilmistir. Hinduizm'de zaten tanrilarin insan se kline girdigi (avatara) kabul edilmektedir. Yahudi Dinin'de bazi peygamberlere y akisiksiz durumlar nisbet edilmektedir. (Hz. Yakub'un Allah'la güresmesi, Hz. Davu d'un bir kumandanin karisina göz dikmesi gibi). Islâm dininde Hz. Muhammed, sadece b ir insandir. Kendisine vahiy gelmektedir. O, Allah'in kulu ve elçisidir. Onun görevin e uygun nitelikleri vardir. Islâm, Allah ile peygamber arasindaki çizgiyi korumustur. Bu çizgiyi peygamber, hiçbir s ekilde geçemez (Meselâ Islâm'da Hesap Günü'nün sahibi sadece Allah iken Hiristiyanlikta bu y etki Hz. Isa'ya verilmistir). Ayrica Islâm'da, Hiristiyanliktaki Kilise ve Buddizm 'deki Sangha gibi bir rahip teskilâti, ruhbanlik, hiyerarsi, aracilik, misyonerlik yoktur. Yüce Allah ile kulun arasina fetis, put, peygamber, rahip, melek gibi hiçbi r sey girememektedir. Fert, hürdür, serbesttir. Dogrudan dogruya Allah'tan istenilme kte, sadece O'na dua edilmektedir. Nitekim Fatiha sûresinde "Ancak sana kulluk ede r ve ancak senden yardim dileriz" hitabiyla bu hususa isaret edilmektedir. Islâm'da günah isleyince tevbe edilir, affetmesi için ancak Yüce Allah'a basvurulur. All ah'dan baskasina günah itirafi yoktur. Halbuki Hiristiyanlik ve Buddizm'de böyle deg ildir. Rahip, rahip zümresinin varligi bu noktalarda kendisini belli eder. Hiristi yanlikta genellikle rahip bulunmaksizin sakramentler uygulanamaz.

Tarîhî gelismesi içinde Islâm aslî yapisini koruyabiimistir. Bu hüküm, diger dinler için tekr anamaz. Hinduizm farkli dinlerden çesitli elemanlar almis, bunlarin bir yigini hal ine gelmistir. Belirli kurucusu, inanç sistemi, ibadeti olmamistir. Taoizm de dige r dinlerden bir çok eleman almistir. Hiristiyanlik, daha en baslarda Pavlus'un yoru mlariyla degisik bir yapi kazanmis, gittigi yerlerdeki kültlerden etkilenmistir. B u hususta Islâm'in farkliligi, bir ölçüde, Kutsal Kitabi'nin degismeden günümüze ulasmasi öze ginden gelmektedir (Diger dinlerin kutsal kitaptan daha sonralari yaz ih hale get irildiginden asil yapi tam olarak korunamamistir). Islâm'daki inanç esaslari, dinî kavramlar, sade, kuvvetli, açik seçik, anlasilmasi, anlati lmasi, kabulü kolay, akli-mantigi zorlamayan maddelerdir. Halbuki meselâ inkarnasyon (huftil), aslî suç, tenasüh, gibi kavramlarda bu kolaylik bulunmaz. Islâm'in tarihî gelis mesinde kutsal kitabi ve dinî kavramlarinin açikligi sebebiyle konsillere rastlanmaz. Fakat evrensellikte ona arkadaslik eden iki büyük dinde (Hiristiyanlik ve Buddizm) konsillere ihtiyaç duyulmustur.

Önem tasiyan bir nokta olarak, Islâm'da dünyaya günahsiz gelindigine inanilir. Bu dinde H iristiyanliktaki aslî suç, Hint dinlerindeki tenasüh yoktur. Her dogan, Islâm yaratilisi üzerine temiz, suçsuz dogar. Zümer suresinin 7. ye Fâttr suresinin 18.. Ayetinde belirt ildigi gibi, kimse baskasinin suçunu yüklenmez. Sorumluluk, ferdîdir. Suç ve beden, ferdîd ir (Dogustan gelen suç yoktur, bir beden bir ruh içindir. Önceki kimselerin veya önceki hayatlarin suçu dogustan gelir seklinde Hiristiyanlik ile Hint dinlerinin benzerli k tasiyan doktrinlerini Islâm kabul etmez).

Islâm'da agir, asiri züht emirleri, güçlük yoktur. Kolaylik, kolaylastirma vardir. Hz. Muha mmed, "Din, kolayliktir"; "Kolaylastiriniz, güçlestirmeyiniz; müjdeleyiniz, nefret e ttirmeyiniz" diyerek Islâm'in bu niteligini belirtmistir. Caynizm'de yürürken küçük canlilar i öldürmemek için önce yer süpürülür. Caynizm'in bir mezhebinde dünya mali diye elbise giyil lâm'da böyle asiri buyruklar yoktur. Evlenmemek veya bosanmamak (bazi Hiristiyan mez heplerinde oldugu gibi) seklinde sert kayitlar göze çarpmaz.

Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir. Meselâ Yahudi Dini'nde âhiret motifi çok net olarak is lenmemistir. Gözler dünyaya çevirilmistir. Hiristiyanlikta tersine, gözler âhirete dikilmi stir. Islâm'da dünya, âhiretin tarlasidir. Bir âyette belirtildigi gibi dünyadan nasip de unutulmayacaktir. Islâm'da çalisilmayan gün yoktur. Çalisma ve kazanma, ekmek-alinteri övülü Zekât ve hac gibi ibadetlerin yapilabilmesi, maddî imkâna baglidir. Islâm'da ibadet ve ahlâkla Ilgili konular gelismistir. Islâm'in her an istedigi kulluk da vardir (iman), ömürde bir defa istedigi kulluk da (hac). Tabiî senede (bir defa ze kât; bir ay oruç), haftada (Cuma Namazi), günde (bes vakit namaz) istedikleri de vardi r. Halbuki meselâ Bud-dizm'de dua, Hinduizm'de cemaatle ibadet olmadigi gibi Hiris tiyanlikta âyinler papaz nezaretinde kiliseye tahsis edilmistir. Yahudi dininde ku rban yikilan Kudüs Tapinagi'na bagli görüldügünden uygulanmamaktadir. Islâm'da ibadet, hem aatle hem de tek basina; hem camide hem cami disinda her yerde yapilabilmektedir .

Islâm; sadece zühde, tasavvufa, ahlâka, felsefeye, gelenege dayanan ve her seyi toplam aya çalisip asil hüviyetini kaybeden bir din degildir. Bu dinde ölçü, akil, bilim, düsünce, ö nme, çalisma, fert ve toplum konularina gereken yer ayrilmistir. Islâm'in kendi orijinalligini gösteren yukarida bir bölümü siralanan hususlar yaninda dige r dinlerle paylastigi noktalar da vardir. Bunlarin en basta geleni tektanri kavr amidir. Islâm, bu Yüce Tanri kavraminin en ideal sekline sahiptir. Islâm, diger ilâhi di nlerin kitap ve peygamberlerine de yer verir. Kur'ân-i Kerîm'de ancak 25 peygamberin adi bulunur (üç tartismali olanla 28). Ancak dünyada hayli peygamber görev yapmistir. Hem en hemen bütün topluluklarda Yüce Tanri inanisinin bulunmasi bunun bir isbatidir. Islâm; vahiy, âhiret, kader, melek-seytan, helâl-haram (yap-yapma), nefsi terbiye, iyi lik, erdem gibi birçok elemanlarini diger dinlerle paylasir. Ancak Islâm'da bu elema nlar, bir ölçü içinde, asiriliklardan uzak olarak yer alir. Bir misal olarak temizligi e le alalim. Temizlik önce dis ve iç temizligi olarak ikiye ayrilir. Dis temizliginde; 1- Beden (Islâm'da pis sayilan seylerin bedenden giderilmesi, yikanmak, dis temizli gi, bedenden tirnak ve benzeri kesilmesi istenilen seylerin atilmasi, sünnet, abde st, boy abdestinin maddî temizligi vb.), 2- Elbise (pis sayilan seylerin temizlenmesi veya kirliligin giderilmesi), 3) Çevr e ve gida temizligi (kendimizi tehlikeye atmamamizi emreden Âyete göre suyun, havanin , evin, kentin; imanin en asagi derecesinin yolda ayaga takilan tasin bir kenara atilmasi oldugunu açiklayan Hadîs'e göre yol temizligi) gibi maddî elemanlar bulunur.

Iç temizlik, çok daha genistir:

1- Kalp temizligi (önce tasdîkî, sonra yakînî Iman ile sekten süpheden, kötü düsüncelerden ka ndirmak, tövbe ile günahtan temizlenmek), 2- Ahlâk temizligi (kötü ahlâki atip iyilerini benimsemek), 3- Düsünce-niyet-davranis temizligi (iyi davranis, ihlâs kazanmak), 4- Vicdan temizligi (suçluluk duygusu içinde kalmamak; kul hakkini almamak, helallas mak), 5- Hükmî temizlîk (abdest, boy abdesti, Islâm'in bes sartinin her bir maddesinin uygulani si ile günahlardan arinmak) gibi bir çok hususu içinde bulundurur. [457]

b- Islâm'in Diger Dinlerden Ayricaliklari 1- Islâm hak ve iiâhî dindir; vahye dayanir; evrenseldir; mesaji bütün insanligadir; Kiyam ete kadar geçerlidir. 2- Islâm, adini kutsal kitabindan alan; kutsal kitabi peygamberi tarafindan yazdi rilan, ezberlettirilen ve kontrol edilen, böylelikle degismeden günümüze kadar ge lebilen; aktl ve bilim önünde tazeligini koruyabilen Kutsal Kitab'a sahip olan dindi r. 3- Islâm'da tevhîdin en güzel ve en orjinal sekli vardir. Islâm en mücerret, en mükemmel All ah inancini yerlestirmistir. Islâm'da Allah'in sifatlari, yaratiklara, baska varli klara; insanlara, canli-cansiz varliklara verilmez. Islâm'da Yüce Allah insana benze tilmez; O, hiçbir seye benzemez, ne Tanri insanlastirilir, ne de insan tanrilastir ilir. Islâm'da Allah'in Esmâ-i Hüsnâ'si (Güzel Isimleri) vardir. Islâm'da Allah'dan baskasin a tapinilmaz, dua edilmez; Allah'dan baskasindan istenilmez; Allah'dan baskasina secde, rüku' edilmez, kurban kesilmez, yemin edilmez, tövbe edilmez, günah itirafinda bulunulmaz. 4- Islâm'in belirli bir inanç sistemi, peygamberi, kutsal kitabi vardir. 5- Islâm'da Allah tarafindan gönderilen bütün peygamberlere inanilir; aralarinda bu nokt ada bir ayirim yapilmaz. Peygamberler, Yüce Allah'in kulu ve elçisidir. Islâm'da peyga mberler tannlastirilmaz. Onlara yakisik almayan durumlar isnat edilmez, uygun ol mayan deyimler kullanilmaz. Onlar için ortak bes özellik kabul edilir. 6- Hz. Muhammed, son peygamberdir. Ondan baska hemen hemen hiçbir peygamber ve din kurucusu, getirdigi nizamin kendisi hayatta iken uygulama zemini buldug unu, devlet oldugunu görmemistir. 7- Islâm'da en yüksek otorite, i aynidir. Kur'ân'dir. Dünyanin her tarafindaki Kur'ân nüshalar

8- Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir. Dünya âhiretin tarlasidir. 9- Islâm'da inanç esaslari, dînî kavramlar; sade, kuvvetli, açik-seçiktir; anlasilmasi, anla tilmasi, kabulü kolaydir; akli, mantigi zorlamaz. 10- Islâm, kolaylik ve müjde dinidir. Kimsenin zorla Müslüman yapilmasini kabul etmez. K albleri fethederek yayilmayi esas alir. Dili, irki, dini ne olursa olsun Kelimei Sehadet getiren herkesi Müslüman sayar. Sinif, zümre, irk farki gözetmez, kimseye imti yaz tanimaz. Esitlik ve adalet esasina dayanir.

11- Islâm; akla hitap eder, akilliyi sorumlu tutar, akla ve bilime ön planda yer ver ir. Islâm'da ölçü, akil, bitim, düsünce, ögrenme, çalisma konularina; fert ve toplum münasebe ne gereken yer verilmistir. 12- Islâm'da insan, en güzel biçimde yaratilmis, yeryüzünde halife kilinmistir. Dogustan ge len suç yoktur. Insan, ma'sum ve Islâm fitrati üzere dogar. Islâm'da sorumluluk, suç ve be den ferdîdir.

13- Islâm'da ibadet ve ahlâkla ilgili hükümler gelismis ve nihâî hale gelmistir. Islâm'da, h c hariç, ibadet, belirli bir yere bagli degildir, her yerde yapilabilir. Duruma göre hem cemaatla hem tek basina olabilir. Ma'bette resim ve heykel bulunmaz. Ibadete da'vet ezanla olur. Ibadette Allah ile kulun arasina kimse giremez. Islâm'da ruhb an sinifi da, afaroz da yoktur. Evlenmeme ve bosanmama seklinde sert, agir ve asin züht emirleri de yoktur. Ancak iç ve dis temizlige önem verilmektedir. Sünnet vardir . 14- Islâm, kadina gerçek hakkini ve degerini vermistir. Bütün bu ve benzeri özellikleriyle, ayricaliklariyle Islâm, her devirde, her yerde kendin i kabul ettirir. [458]

Altinci Bölümün Bibliyografyasi A- Yahudilik - Baki Adam, Yahudi Kaynaklarina Göre Tevrat, Ankara 1997. - W.F. Albight, Yahvveh and the Gods of Canaan, London 1968. - Nesim Bahar, Ibrani Tarihi, Istanbul 1969. - D.A. Brovvn, A. Guide to Religions, London 1975, 104-122. - Seymour Cain, "Medieval and Modern Judaism", A Reader's Guide to the Great Rel igions, London 1977, 321-345. - Ahmet Çelebi, Yahudilik, Çev. Ö.F. Harman-A.M. Büyükçinar, Istanbul 1978. - A Dictionary of Comparative Religion, nesr. S.G.F. Brandon, London 1970, 364, 374, 378-385, 451-2, 620. - Mircea Eliade, Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses, Paris 1980, I/348-380, 111/161-190. - Isidore Epstein, Judaism, A Historical Presentation, Gr. Britain 1972. - Mustafa Erdem, Hz. Adem (Ilk Insan), Anara 1993. Ahmet Hikmte Eroglu, Osmanli Dev|etinde Yahudiler, Ankara 1997. - George Fohrer, History of Israelite Religion, London 1975. - Sigmund Freud, Musa ve Tektanricilik, Çev. E. Sevil, Istanbul 1976. - David Goldstein, "The Jews", Our Religions, London 1973, 69-89.

- Ernest Gugenheim, "Le Judaisme", Histoire des Religions, E.G. 1972, II/697-74 5. - Ernest Gugenheim, Le Judaisme dans la Vie Ûuotidienne, Paris 1970. - Ibranî Din Bilgisi (Özetler), Istanbul 1969. - Mordecai Kaplan, Judaism as a Civilisation, USA 1981. - Mehmet Katar, Hiristiyanlikta, Yahudilikte ve Islâm'da Tövbe, Ankara 1997. - Yehezkel Kauîman, The RelIgion of Israel, Çev. Moshe Green-berg, London 1961. -Yasar Kutluay, Islâm ve Yahudi Mezhepleri, Ankara 1965, 114-218. -Yasar Kutluay, Siyonizm ve Türkiye, Istanbul 1973, 11-73, 389-395. - Saban Kuzgun, Hazar ve Karay Türkleri, Ankara 1985, 147-210. - Abdurrahman Küçük, Dönmeler Tarihi, Ankara 1992 (Gözden geçirilmis ve genisletilmis ikinci baski). - Abdurrahman Küçük, "Yahudilikte Arz-i Mevud Anlayisinin Boyutlari", AÜIFD, Ankara 19 92, XXIIl/101-111 -Abdurrahman Küçük, "Ahid", TDVIA, Istanbul 1988. I/532-533. - Abdurrahman Küçük, "Ahid Sandigi", Istanbul 1988. I/535. -Abdurrahman Küçük, "Arz-i Mevud", TDVIA, Istanbul 1991, MI/ 442-444. Maimonides, Commentory on the Tractate Sanhedrin, trans by Freed Rosner, New Yor k 1981, 155-156. Man's Religious Quest, nesr. W. Foy, London 1978, 351-417. Ebu'l Hasen Ali el-Hasenî en-Nedvî, el Erkânu'l-Erbea, Beyrut 1968, 63-66, 171-174, 25 9-268. Abraham A. Neuman, Judaism, The Great Religions of the Modern VVorld, y 1947, 224-284. - S.A. Nigosian, VVorld Religions, London 1975, 7-43. - Hayrullah Örs, Musa ve Yahudilik, Istanbul 1966, 316-446. - James Parkes, A History of The Jewish People, Gr. Britain 1969. - The Jewish Encyclopedia, Copyright 1904. - The Universal Jewish Encyclopediea, New York 1948. - E.G. Parrinder, A Book of VVorld Reiigions, London 1965, 16, 52, 88, 140. - E.G. Parrinder, The VVorld Living Religions, London 1974, 143, 164. - Vicomte Leon de Poncins, Judaism and the Vatican, Çev. T. Tindal-Robertson, Lond on 1967. - Salomon Reinach, Orpheus, Histoire des Religions, Paris 1976, 1/248-311. New Jerse

- Ernest Renan, Histoire de Peuple d'Israel, Paris, 1/1-34, 127-165, 11/82-192. - H. Ringgren-A.V. Strom, Religions of Mankind, Landon 1966, 113-137 ^ - Roy A. Rosenberg, Judaism: History, Practice, Faith, USA 1991, 64-65. - H.J. Schoeps, An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind, Lond on 1967, 207-227. - Annemarie Schimmel, Dinler Tarihine Giris, Ankara 1955, 100-116. - Gershom G. Scholem, Majör Trends in Jevvish Mysticism, New York 1974. - Siddur (sefaradi), New York 1981, 43-44. - Sylvam D. Schvvartzman, The History of Reform Judaisme, 1953. - Ninian Smart, Background to the Long Search, London, 1977, 159-184. - Robertson Smith, The Religion of The Semites, New York 1972. - Sehrisîânî, el-Milei ve'n-Nihal, Kahire 1975, 1/210-220. - Hikmet Tanyu, Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler, Istanbul 1979, 1/15-126 vd. - Hikmet Tanyu, "Yahudiligin Kutsal Kitaplari ve Esaslari", A.Ü. Ilahiyat Fak. De rgisi, Ankara 1967, XIV/95- Kurt Uruby, "Judaism", Dictionnaire des Religions, France 1983, 868-74. - Yahudilikte Kavram ve Degerler, Hazirlayanlar: Suzan Aialu -Klara Arditi ve A rkadaslari, Istanbul 1996. - R.J. Zwi Werblowsky, "Judaism", The Concise Encyclopedia of Living Faiths, Lo ndon 1971, 3-40. - Zaferu'l-Islâm Han, Yahudilik'de Talmud'un Mevkii ve Prensipleri, Çev. in, Istanbul 1981. [459] Mehmet Ayd

B- Hiristiyanlik - Muhammed Atâurrahîm,. Jesus Prophet of Islâm, England 1977. - Donald Attvvater, Christendom, London 1969. - Mehmet Aydin, Müslümanlarin Hiristiyanliga Karsi Yazdigi Reddiyeler ve Tartisma Ko nulan, Konya 1989. - G. Barker, O'nun Izinde (Hiristiyanlik ve Laiklik Tarihi), Istanbul 1985. - La Bible, Paris 1977. - David A. Brown, A Guide to Religions, London 1975, 155-182. - Chateaubriand, Genie du Christianisme, Paris 1966, l-ll.

Janin. Britain 1972.Xavier Jacop.Muhammed Ebû Zehra. Paris 1924. Saint Paul ou le Closse oux Pieds d'Argile. Gagauzlarin (Gagavuzlar) nkara 1982 {basilmamis doktora tezi). Hiristiyanlik Üzerine Konferanslar. .R. Izmir 1963. Dodd.J. Ankara 1997. Protestantism.Giussupe Descuffi. Courte Histoire du Christianisme.S. 307-337.Mehmet Katar. Houtin. Istanbul 1982. S. Paris 1955.Dictionnaire des Religions. The Christian Church. Roman Cathoficism . . . "Les Missions Cathologues". 337-371.. .Alfred Hail. . Ilahiyat Fak.P. London 1964. The Great Religions of the Modern World. France 1983. 89-104.A Dictionary of Comparative Religion. 284 -307. Ed. . Ermeni Kilisesi ve Türkler. .Rene Guennau. Mackay. 138139. Our Religions. . Ankara 1997.Ch. . . . Incil Nedir? Tarihi Gerçekler. Gr. . London 1971.G. Histoire des Religions. 359. Çev. Kaloustian. Christian Deviations. . Dinî Inanislari Üzerine Bir Arastirma. 372-373. The Founder of Christianity.G. Britain 1932. Guy. New Jersey 1947. London 1977. 969 Saints and Sacrements of the Armenian Church. 40-166. Paris 1938. Hiristiyan Dini. 190-195.Harold A.F. Jesus. London 1965.Abdurrahman Küçük.Horton Davies. First Century Christianity.Abdurrahman Küçük. . . "The Christians". A. Edi-tions M'tano ia 1974. London 1973. Hiristiyan Dininin Esaslari. Hiristiyanlikta. Eastern Orthodo-xy. London 1970. New York 1958. Luigi I. . . Guignebert. The Doctrin of TrInity. 310.L. nesr.Leonard Hadgson. 11/1144-1187. 19 72. Gr. New York 1 . .C.Harun Güngör. Hromadka-G. Brandon.H. "Ermeni Katogikoslugu ve Meselesine Dair Bir Arsiv Vesikasi Üzerin e".Emile GIIIabert. . Walsh-John A. Istanbul 19 78. . annitto. Les Eglises Oriantales et !es Rites Orientaux. . A . Ankara 1983. Davies. Gali.G. Ankara 1985.Ü.J.Mc Veigh Harrison. . .The Concise Encyclopedia of Living Faiths.A. Akif Nuri. XXVI/727-750. Dergisi (IFD). Yahudilikte ve Islâmda Tövbe. The Beliefs of A Unitarian.

VIe de Jesus. .. Jesus in the Ûuran. New York 1983. Creeds of the Churches. The History and Literatüre of Christianity. Lübnan 1954. Oxford 1973.'Nihal. An Intelligent Person's Guide to the Religions of Makind. .Ernest Renan. Ed. London 19 . London 1978.Muhammed Hamidullah. Erzurum 1976 {basilmam is doçentlik tezi).E. .Salomon Reinach.G.Ninian Smart. nesr. Istanbul 1980. Paris 1944. 43-47. . el-Milel ve'n. Nigosian. .L.J. Hiristiyan Tanribilimine Giris. Foy. Istanbul 1970. Istanbul 1992. .Ekrem Sarikçioglu. London 1975. . Orpheus. London 1968. Istanbul 1980. Ringgren-Ake V. 417-467 . Çev. . . Dinlerde Mehdi Inanci ve Tasavvurlari. S. Cross. London 1965. 105-159.Annemarie Schimmel. VVilson. Hiristiyan ve Islâm Dinlerinde Meryem.Günay Tümer. . 1972. . 11/515-558. Beyrut 1968. .Sehristânî. London 1977. MI.Abdullah Tercüman. Ström. Christianity. The Religious Experience of Mankind. Hiristiyanliga Reddiye. . Walsh. 175-176.Süreyya Sahin.John H. 206-274. . London 1965. Schoeps. L'Eglise Armenienne.The Oxford Dictionary of The Christian Church. Einar Molland. Background to the Long Search. Kahire 1975. Istanbul 1983. . London 1966.Thomas Michel. Histoire des Reiigions. 137-175. W. 401-475. Paris 1976. Belgi-que 1971. World Religions.H.Marguerite-Marie Theollier. Ed. Leith. 117-150. H. Parrinder. . 25 9-268.Pierre de Lobrrolle. Gr. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. . 67-69. Salih Tug.Ninian Smart. . Dictionnaire des Religions. Gali.H. Dinler Tarihine Giris. . Ankara 1955. Londo n 1967. Islam Peygamberi. Malachia Ormanian. A Reader's GuIde to the Great Reli-gions.Ekrem Sarikçioglu.A. 242-313. Çev. Ankara 1979 (basilmamis doçentlik tezi).Etienne Trocme. Britain 1977. 11/185-260. F.H. "Le Christianisme des Origines ou Concile de Nicee". el-Erkânu'l-Erbea. Religions of Mankind. . Ebu'l-Hasen Ali el-Hasenî en-Nedvî. Christendom. . Fener Patrikhanesi ve Türkiye.H. 1/220-229.Man's Religous Quest.

307-379. 1976. . Islâm Peygamberi.Man's Religous Quest.A. . Ankara 1993. Ringgren-A.Ebu'l-Hasen Ali El-Hasenî en-Nedvî. Ed.S.G.Mircea Eltade. l-ll. . Foy. Istanbul 1981.Charles J. .Hüseyin G.H. London 1966. Jurji. 1 66-200. Paris 1950. Yurdaydin-Mehmet Dag. London 1977. London 1969. M. VVelter. el-Erkânu'l-Erbea1. Tabiî. Beyrut 1968. 9-31 . Adams. 12. Ist. 111/71-93.A. "Islâm". . Parrinder. 5-31. 182-218.E.77. Hz. H. Histoire des Croyences et des Idees Religieu-ses. . . London 1965. 178-224. London 1978.E.A. lti/3-179. Çev. Aydin.Muhammed Hamidullah. . London 1973. 147. An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind.R. London 1975. Parrinder. . "Islam". "L'Islâm et Les Sectes Islâmiques". Paris 1984. Gr. Asian Religions. London 1977 . W. Feyizli. Islam Fitrî. Adem. 467-529. Brown. 77-103. Histoire des Religions. The Great Asian Religions.David A.Islam .G. Dinler Tarihi.E.G. . A Guide to Religions. . . Mohammed. . .V. nesr. Britain 1976.Maxime Rodinson.T. Parrinder.Fazlurrahmân. .H. Hamdi Akseki. Histoire des Sectes Chretiennes. 89-104. London 1977. Islâm. Schoeps. Hamdi Akseki. "The Muslims".Muhammed Naseem. 345-407. Ström.Ismail Râgi el-Fârûkî. Islâm. Çev. London 1947. 100. Our Religions. Ankara 198 1. A Book of World Religions. "Islâm".H. Gali.Edvvard J. Istanbul 1943. . The Great Religions of the Modern World. World Religions. .A. 175-202.Toufic Fahd. London 1975. [460] C. Ankara 1978. The VVorld's Living Religions. Gibb. New Jersey 1947. Lond . 407-467.G.Mustafa Erdem. . 60.J. "Islâm". . Nigosian. . Salih Tug. Umûmî Bir Dindir. Religions of Mankind. nesr. 1980. A Reader's Guide to the Great Reli-gions. . 184-200. . The Concise Encyclopedia of Living Faiths.

Ninian Smart. Bu. Z ira içlerinde o kadar Mesîh olduguna inanani vardi ki. Zira sanmadigniz saatte insanoglu gelir". The Religous Experience of Mankind. Bu Mesîh adaylari hem aldatmis hem de aldanmislardir. . Zeytinlik dagi üzerinde otururken. Bu ideal. Insanoglunun gögün bulutlari üzerinde kudretle ve büyük izzetle geldigini görecekler.[ 462] .. New York 1962. yalniz Baba'dan baska.J. Background to the Long Search. . Iste size önceden söyledim.000 Yehova Sahidiyle bütün siyasî kuruluslari. Islâm. yine Iran Yahudilerini ayni metod-la Kudüs'e götürmek iste yen David Alroy da vardir. 184-218. 1914'te hayatta bulunan nesil. Ancak za manla diger konular ön plana çikti ve bu husus. mille tleri. Matta Incilin de söyle denilmektedir: "Isa. . M.. Böylece yeryüzünde de Tanrinin Kralligi kurulmus. deseler de inanmayin. Yüzyilin ortalarina kadar hemen he men her yüzyilda Mesîhler ortaya çikmistir. Modern Dünyada Islâm Vahyi. Gr. Dav ud devrindeki ihtisama ve dünya hakimiyetine ulastiracak ideal bir kral olarak" be kle-negelmistir. Çünkü yalanci Mesîhler ve yalanci peygamberler kalkip büyük alâmetler ve harikalar yapacaklar. kisacasi "Seytanin güçleri"ni yokedecegini görecektir. Britain 1977. Mesihî hareketlerin bilinmesine ba glidir. sakirtleri ayrica g elip ona dediler: Bize söyle.. Ömer Riza Dogrul. 475-543. [461] baslattigina inanirlar. Ve bi r çok yalanci peygamberler kalkip bir çoklarini saptiracaklar. London 1977. mümkünse seçilmis olanlari bile s iracaklar. beklenenle r gerçeklesmedi.. Eger size: Iste çöldedir deseler de çikmayin. Çünkü simsegin sarkta çakip garpta dahi görüldügü gibi oglunun gelisi de böyle olacaktir.Mesîhî Hareketler Yehova Sahitlerinin mahiyetinin anlasilabilmesi.. Çünkü Rabbini zin hangi gün gelecegini bilmezsiniz.. Iste iç odalardadir. Asr-i Saadet (Islâm Tarihi). . O zaman eger bir kims e size: Iste Mesîh burada. Alden VVilliams. söyle ki. kilicin kesmey ecegini iddia ederek. Hiristiyanlikta ilk yüzyillar. Ankara 1982.Meviâna Siblî. kimse bir sey bilmez. bir inanç konusu olarak. aslinda. Böylece XVIII. M. Watt. gelecege bira kildi.Ninian Smart. Fakat o gün ve saat hakkinda ne göklerin melekleri. Çev. bu seyler ne zaman olacak? Ve senin gelisine... Imdi uyanik olun. Onlara göre. Armag edon Savasiyle saglanacaktir. tacillerin telkini de o dogrultuda idi.on 1967. Ter. aslinda Babil Sürgünü ve çesitli sikintilar sonucunda ortaya çik mis ve dinî-millî bir veçhe kazanmistir. Bu konuda. Aydin. devletleri. dünyaya hâkim olan Seytan safdisi birakilmis olacaktir. Bunlarin arasinda Yahudileri uçarak Kudüs'e götür cegini va'dederek mensuplarinin herseylerini sattirip daglik bir burundan tepeüstü d enize atlatan Giritli Mose.W. sonra hem Yahudi hem de Hiristiyan dinlerinde zaman zama n büyük bir ilgi toplayan Mesîhî hareketler olmustur. 227-242. yahut surada derse inanmayin. basini uzatip. Hz. Yahudilikte Mesîh. Bütün bunlara ragmen Mesîh gelmedi. Önce Yahudilikte. ne de Ogul. . 2. Isa'nin "ikinci dönüsü" beklentisi içinde geçti. dünyanin sonuna alâmet ne olacak? Isa cevap verip onlara dedi: Sakin kimse sizi saptirmasin ! Çünkü bir çoklari Mesîh benim diye benim ismimle gelip bir çoklarini saptiracaklar. onun yeryüzüne ine rek beraberindeki 144. Istanbul 1977-1978 . basindan olmustu. Yahudileri Hz.

Kab-balist. Karisi. mistik. yayinla ri birbirini tutmayan. birkaç sene sonra da ayni ad altinda bir cemiyet kurdu (daha sonra "siyon" kel imesi atildi). "insanogl u"nun gelisinin insanlarca biline-miyecegi anlasilmaktadir. O. yalan söyledigi. Bunlardan ilkine J. Razil'dir (Charles Taze Rus-sell: 1852-1916). bu konuda. gökte muhakemeyi baslattigini ileri sürdü. Yehova Sahitligi hareketinin kurucusu da bu görüsü aynen kopya etti. Yüzden fazla eser yazdi. 2) Rüyada veya vizyonda ilhamla bilgi almak. ana Hiristiyan kitle bu konuda ihtiyatl idir. bir defasinda "Mu'ci zeli bugday" satisi dolayisiyle kendisini itham eden bir gazeteyi. Swedenberg'in (16 88-1752) sistemleri misal olarak verilebilir. ikincisine de E. Mesîhî hareketler. zamanla teskilâti ele geçirdi.T. Yerine hareketin avukati J. Razil'dan ayrildi. 1879'da "Siyon'un Tarassut Kulesi" dergisini çikartmaya basla di. kapali açiklama ve y mlan bulunan ve çesitli dinlerin içinden baslatilan bir hayli cereyan ve hareket. bir defasinda da gerçekte dinî bir hüviyeti.F. Bu mah kemelerde onun sahsiyetiyle ilgili bazi önemli hususlar ortaya çikti: "Pastör" olmadigi . Fakat o da va'dedilen olaylari görmeden öldü. Ancak bir Kitab-i Mukaddes toplulugu kurdu. he rseylerini terkederek büyük bir ümitle beklemelerine ragmen.[463] Incillerdeki bu gibi açiklamalardan. böyle hesaba. Bahâîligin kurucusu Mirza Hüseyin Ali'den (1817-1892) Hintli çocuk Kr isnamurti'ye kadar Isa'nin kendilerine hulul ettigini ileri sürenler de olmustur.Yehova Sahitliginin Tarihçesi Yehova Sahitlignin kurucusu C.Bu cümlelerden. Razil. peygamberlerin gelecegi. gayesi ile söyledikleri. sahte Mesîhlerin. evindeki evlatliga kur yaptigi iddiasiyla. en önemli Mesîhî hareket . kökü. "Adve ntizrrT'dir. Taraftarlar. Kendisinin "Yehova'nin Sözcüsü" olduguna i nandigindan ve Razil'in sahsiyetinin yiprandigina kanaat getirdiginden "Russelis tler" adini 1931'de "Yehova Sahitlerine çevirdi. âlemin sonu ve Mesîh'in gelisinin yalniz Allah ta rafindan bilinebilecegi anlasildigindan. insanlari saptira cagi. ayni tarihten It ibaren bu çesit hareketler Hiristiyanlik Âleminde ortaya çikmaya basladi. çikarci oldugu gibi. ciddî bir dinî egitim görmedi. bu bir kenarda duran Mesîhî konulara el attilar. yeni bir yorum getirdi. kurdugu cemiyetin yüzde doksan hissesini elinde tutuyordu. Kaynagi. gizli. Bunun zaman . Bunlar. sonra 1844 olarak Kutsal Kitap'tan hesaplama yoluyla çikardi. sirrî. Ancak Protestanlar.A. Rutherford (1869-194 2) getirildi.H. zam anla "din'lestirilmek istenmektedir. verilen tarihin dogru ol dugunu. Bengel'in (1687-1752). [464] 3. ilhama dayananlarindan hulûlî olanlarina kadar büyük bir çes ilik göstermektedir. Knorr (1977'ye kadar) geçti. Mesih surada-burada diye iddiada bulunanlara inanmamak gerektigi. Yerine N. Sonradan E. özel metodla rla yönetilen. klasik dilleri bilmedigi. kendi ni grubun "pastör"ü seçti. uçtaki saf kimselerin hiçbir sey bilmedigi. Bu hareketin kurucusu W. büyük iddialarina ragmen öldü. Razil. Razil. Yahudi Mesîhî hareketleri XVIII. Yehova Sahitlerini anliyabilmek hususunda. Ancak mahkemeleri kaybetti. hemen büyük çogunlukla Mesîhî. söyle iki yol takip ettiler: 1) Hesaplamak. Isa'nin dönüs tarihini önce 1 843. Son iki yüzyil böyle hareketlerle doludur. Yüzyil ortalarindan sonra gözükmez iken. derin arastirmasi ve klasik dillere vukufu bulunmadigi ni yazan bir risale yazarini mahkemeye verdi. Böylece onlar. R azil. Katoliklere göre daha fazla kutsal kitaplariyle mesgul o lduklarini ispatlama gayreti içinde. White (1827-1915). yalanci. 14 yasindan sonra bir tahsil görmedigi. Bu cereyanlardan biri de Yehova Sahitleri'd ir. hayal kirikligina ugradi. Yahudilerin "kabbala" denilen kutsal kitabin harf düzeninden gelecekle ilgili sirlar çikarmak usulünden faydalandilar. Isa'nin geldigini. hatta yalan yere yemin ettigi. Miller (1782-1849).

Mukaddes Kitap.Seytan. "Yeni Ahit". Ölümden kurtulmak için yegâne ümit. Kurtulus için Isa 'mn kurbanligi yeterlidir. Bu idare he yetinin altinda çesitli hizmet kademeleri vardir. resim. bütün insanlara . Isa Mesîh. Bütün milletlerden seçile e sayilari 144.Cehennem diye insanlarin ruhlarinin azap çektikleri bir yer yoktur. mum kullanilamaz. Insan. 5. Isa. . 4. Âdem'in günahindan dolayi ölmektedir.Insanlik. ruhî Israillilerle yapilmistir. Digerleri sahtedir. bir haç üzerinde degil bir direk üzerinde ölmüstür. büyücülük. [465] 4. Âdem'den miras alinan günah sona erecek tir. Insan onu. 9. Yeryüzü asla i veya yok edilmeyecektir. 6. cemaati kendi üzerine bina etmistir (Petrus'un üzerine degil). haç. dir mektir. Mukaddes Kitabi n ahlâk standardina uyulmasi sarttir. 2. millî marsi. sadece Yehova Sahitlerininkidir. askerl ik yapmaz. 7. herkes davranislarindan bizzat sorumludur.Agizdan veya baska bir yolla bedene kan almak "Tanrinin Kanunu"nun ihlâlidir. Isa'nin yönetimindeki "Gökteki Tanrisal Krallik". Mukaddes yazilardaki hakikati bildirmek sorumlulugu altindadir. her fert için kader veya alin yazisi çizmemistir. yeryüzüne insan için en iyi hayat standardini getirecektir. Ölüler. tesbih.Yehova Sahitleri. Mukaddes Kitaba her türlü insan sözünden d ha çok güvenilmelidir. ispirtizma yasaktir. Isa Mesîh.Tanri tektir ve ismi Yehova'dir. Tanrinin Sözüdür ve hakikattir. ha atini. Isa. Kötülük ebediyen yok edilmis olacaktir.inda Gilead'da Kutsal Kitap Mektebi kuruldu ve 15. Yehova'nin askeridir. Isa. Isa Mesih ile birlikte hüküm sürmek üzere "Gög cektir. anca k bir tanedir. Bu da Ye-hova Sahidi olmaya baglidir. 13.Isa Mesîh. Isa'da ilâhî tabiat bulunmaz. 11.Yehova Sahidi. Tanrinin ya rattigi ilk varliktir. insanligin kurtulusu için gerekli olan fidye olarak ödemistir. ölümünden sonra ruhî bir sahis olarak diril-tilmistir ve su anda. dinlerarasi isbirligi faaliyetine katilamaz. fakat yaratilmistir. ölümle birlikte yok etmekted ir. Tanri tarafindan mu'cizevî olarak dogmasi saglandigindan. Tanri. tan ri Yehova'ya ancak Isa Mesîh vasitasiyla yapilir.Ruh çagirmak. Yehova Sahidi. Isa'nin insan öncesi hayati vardir. Hayata götüren yol. Tanrinin Ogludur ve Tanriya esit degildir.Yehova Sahitlerinin Inançlari Yehova Sahitleri'nin inanç ve âdetleri söyle maddeiendirilir: 1. Mabed yerine "Krallik S alonlari" kullanilacaktir. bayragi put olarak görür. 8. tekâmül etmemis. Tanrinin Kanununa insanlarin kanunundan ziyade itaat edilmelidir.000 olan sadece küçük bir sürü. Tanriya hizmet etmekde taki p edilmesi gereken bir örnek birakmistir. Yehova'nin sahidi. mülî duygulari. Simdi biz son günlerde yasamaktayiz. ke ndini bu dünyadan uzak tutmalidir. insanligin müsterek mezarina gidecektir. Tanri. dünya üzerindeki kötü sistemi Armegedon Harbi ile ortadan kaldiracaktir. Yehovanin Sahitleri.Din. millî sinirlari kabul etmez.Tapinmada suret. yeryüzünü adaletle ve sulh içinde yönetecektir.000 civarinda Krallik misyoneri yetistirildi. Knorr'dan sonra teskilati bir idare heyeti yürütmektedir. 12. fal bakmak. ruhî varlik olarak yasamaktadir. 3. bu dünyanin görülmez yöneticisidir. 10.Ilâhî Krallik. Dua.

Bu hareket.MOONCULUK 1. 17. malî kaynak temin etmek için. Kuzey Kore'de. O. "Tanri Kralligi"ni kurma görevini tekl if ettigni iddia etmistir. 1954'de. Kilise'den kovulusunu takibeden yirmi yil içerisinde Moon'un. bir yandan sermaye k azanmak için çalisirken. güvenlikle ilgili konulara. Kiliseden kovulmustur. önde gelen kisileri n okudugu iddia edilen bir gazetedir.14. Mooncular. Mooncular tarafindan Milletlerarasi k ongreler düzenlenmis ve bu kongrelere çesitli üklekerden ileri gelen bilim adamlari dav et edilmistir. Yehova Sahitlerinin inancina benzer bir anlayisa yönelen Moon. siyasî-kültürel nitelikli gazete.Yehova Sahidi olmayan herkes onlara göre "keçi"dir ve onlara karsidir. Bu tür faaliyetler halen devam etmektedir. "Moon Teskilati" gibi adlarla adlandirilmistir.Sebt Günü. Bu gazete. Bunun üzerine Moon. Hz. Yüksek tahsil arast rmalari için bir "Ilahiyat okulu" kurulmustur. Moon'un telkinleri taraftarlarinca kaydedilmis ve Ingilizce "Di-vine Principe" (Ilâhî Prensip) adi alti nda nesredilmistir. Hz. sadece Yahudilere verilmistir ve Musa'nin Kanunu ile birlikte son bulm ustur. bütün bunlarin yaninda basin yayina da el atmis. Daha sonra. vaftiz vasitasiyla sembolize edili r. [466] B. çesitli kesi mlerden taraftar toplamaya devam etmistir. Kore'de diger din mensuplari ve idarî çevrelerin muhalefet ve baskilariyla karsilasa n Moon ve taraftarlari.Hareketin Ortaya Çikisi ve Faaliyetleri Moonculuk. köylü bir aileden dünyaya gefmistir. Amerika'ya tasinmis ve burada gelismeye.Kendini Yehova Sahitligine adama (vakif). Moonculuk (Mooncular) olarak da isimlendirilmistir. Buddha ve hatta bizzat Allah'la konustugu söylentisi etrafa yayilmistir. Moonculuk hareketi. taraftar toplamaya devam etmis. Güney Kore'ye gitmistir. 15. Hareket. Kuzey Koreli Sun Myung Moon tarafindan Güney Kore'de kurulmus bir harek ettir. yetiskinlere ve tamamen suya daldirmakla olacagina inanirlar. Fakat.Ruhanî sinifi. Neticede. Moon'un fikirler i. Hareket. sonra Protestan Hiristiyan Kiliselerinden biri olan Presbiteryen Kilisesine katilmistir. Tokyo. 1920 yilinda. Bati'da ise "Birlesik Kilise". önce Buddistt ir. 1936'da. bitkisel kök ti careti gibi yollarla zenginlesme imkâni bulmustur. 1959'da. "Birlesik Aile". daha yaygin kullanimla. zaman zaman hapse atilmislardir. Isa'nin kendisine görünerek. dinî rütbe veya unvanlar Kutsal Kitaba uygun degildir.Sakramentlerden sadece vaftiz ile Ekmek Sarap Âyinini "Hatira Yemegi" sekl inde nitelendirerek kabul ederler. Güney Kore 'nin baskenti Seul'de. ticarî hayata el atmis. diger yandan kültürel faaliyetlere yönelmistir. 1950 yilinin sonlarinda Güney Kore'nin sinirlar ini asarak Japonya'ya ve Bati'ya yayilmistir. Onun bu iddiasi Presbiteryen Kilisesi tarafindan sapi k bir iddia olarak görülmüs ve o. 16. Moonculuk. 18. balikçilik. "Kutsal Ruh Bir ligi". Kore'de "Tong I". Moon. sinkretik (uzlastirmaci ) "Birlesik Kilise" hareketi ortaya çikmistir. özellik . bütün dinleri birlestirmeyi amaçlayan. New York ve daha sonra VVashington'da gazete çikarmisla rdir. Musa. Vaftizin çocuklara degil. "New York City Tribüne" isimli.

Gerçek Ana-Babayi olusturacaklar ve onl arin evlilikte takdis ettikleri kimseler. asagi yukari. Bu kitapta Tanri. Iki üç sene hizmet etmis üyeler Moon tarafi ndan eslendirilir. Birlesik Kilisenin "Free Press International" adinda bir de haber ajansi bulunma ktadir. VVashington'da yayinlanan iki gazeteden biri olan bu gazete. daha büyük bir bütün teskil e tmek üzere. Ancak o. Japonya'da ve Bati'da bütün vaktini bu dinî harekete ayiran lar (fultaym üyeleri). olmadi. Hiristiyan Kutsal Kitabinin. Bunlar. Takdis. Hareketin mal varligini artirmak ya d a yeni katilmalar saglamak için çok zaman harcanir. sadece bir yasa k elmanin yenilisi degil. Bu noktada diger Mesîhi y eni dinî hareketlere ve bir bakima Yehova Sahitlerine benzemektedir.Moonculugun Görüs ve Düsünceleri "Birlesik Kilise"nin teolojisi. Bu sekilde. yirmi yasini geçmis. bütün dinlen birlestirmek üzere. Âdem e Havva'nin yapamadigini yapacaktir. Amerika'da yayinladiklari d iger bir önemli gazete de "The Washington Times"dir. çocuklarinin çocuklari Tanri i le tam uyumlu. Ortadogu'da yayinlanan "Middle East Times" (Ortadogu Ahvâli) adli Ingilizce. Tanri merkezli degil de. yeni bir y orumunu sunmaktadir. "Free Press Int ernational" (Milletlerarasi Hür Basin). basmelek Lusifer'e (seytan) Âdem iie Havva'ya göz kulak olmasini istemisti. sira Ile. çok çalisma ve fedakârliga dayanir. genellikle iyi tahsil görmüs. Onlar. anahta r figürleri de bunu göstermektedir. ailevî ve muhafazakâr degerleri savunmaktadir. onlarin 1983'den itibaren Kibris'ta çikardiklari bir gazetedir. evrensel prensiplere göre âle mi yaratan. "Ilâhî Prensip"e göre yanlisin düzeltilmesi Mesîh ile gerçeklesecektir. Mesîh ve karisi. Kovulma. Moon'un "Ilâhî Pre nsip" kitabi. Bu teskilât tarafindan mâlî yönden desteklenen dergiler de vardir: "Insight on t he News" (Haberlerin Iç Yüzünü Kavrama). Aslî gaye. Bunun üzerine Havva. Bu hareket mensuplari. Bütün yaratiklar olumlu ve olumsuz (erkek ve disi) elemanlardan ibarettir. Havva ile Seytanin âdi davranisiyla bozuldu. ort a sinifa mensup gençleridir. Tarih. daha genis fertler içinde birlesmek tedir. Lüsifer merkezli. günahsiz bir dünya kurmalariydi. Âdem ve Havva. Gazete. yeni bir dinî anlayis üzerine kurulmustur. sonraki bütün nesillere geçti. Kutsal Kitab'in bazi. en üst seviyede politikacilardan halk temsilcilerine kadar varan çok sayida oku yucu kitlesi vardir. birtakim temel. yüzlerce. önemli bir âyindir. Onlar. Tann'nin onlarla bir sevgi verme-alma iliskisi içine girebilec egi için yaratilmistir. hayatlarini "Gögün Krall igi"nin yeryüzünde yeniden hâkim olmasi gayesine adamislardir. Âdem'i kendisiy le (bedenî) cinsel iliski kurmaya ikna etti. ay ve yilin ilk gününde veya hareketin kutsal günlerinde and içilir.le Dogu'daki gelismelere ayrintili bir sekilde yer vermektedir. "The VVorld and I" (Dünya ve Ben). bütün güçlerin en üstünü olan sevginin istismarini içinde bulundura ir itaatsizligin sonucudur. Ayrica. [467] 2. Moon'a göre Amerika'da en hizli büyüyen gazetedir ve o nun. toplulugun merkezlerinde kalmakta. zatî nitelikleri bulunan bir varliktir. zamansiz birlesme sonucu Aslî Suç. vaktinden önce. bu olayi söyle bitirmektedir: Bütün tarih. Kore'dekiler ise bu isi kendi evlerinde yürütmektedirler. hatta binlerce çift ayni anda bir evlendirme töreniyle tak dis edilir. gazete. Amerika'nin bazi resmî yayinlari da bu gazeteden zaman zaman iktibaslar yapmaktadir. 1976'dan beri. aslî suçsuz dogan çocuklara sahip olacaklard . Tanri'nin Âdem'e olan sevgisini kiskandi ve Ha vva ile (ruhanî bir sekilde) cinsel iliski kurdu. onlarin evlilikle takdis edilecekleri bir mükemmelli k merhalesine ulasmalari ve böylelikle onlarin çocuklari. Üyelerden evlilik öncesi ve hatta so nrasinda hizmet için bekâr kalmalari beklenir. Moon'un "Ilâhî Prensip" kitab i. Mesîhî bin yillik devre anlayisina sahiptir. Ayrica her tarafta. Tanri ve insan tarafindan âlemin Tanri'nin istedigi duruma getirilmesi girisimi olarak görülebilir. Tanri. Bati'dakinin iki kati kadardir. hareketin teolojisinin gerektirdigi "yenilestirme"yi saglamak için. Doguda bu rakam. Bu. F ultaym üyelerin hayat tarzi. Kendini tamamen harekete vakfeden üye sayisi Batida onbini geçmezken. "Birlesik Kilise"ye katilanlar. bir verme-alma iliskisi vasitasiyla.

Bu olay sonrasinda Moon. liderleri lüks içinde yasarken üyelerinin istismar edi ldigi. Bunlardan biri hem Müslüman Hem de Mooncu olan Mu-hammed Yahya Thompson'dur. bütün dünyada yapilagelmektedir (onlar meshur siyaset adamlarinin. Mooncular. bu gençlik kamplarina davet edilmektedir. vergi yolsuzlugu suçuyla. Bütün bunlarin olabilmesi için insanin Mesîh'i kabul etmeye hazirlanacagi bir kurulu s olmalidir. Hareketin bir baska faaliyeti de. ölümüyle bedenî bir kutulus saglayamadi. iyi islerin garantisi olacaktir. Dünya Dinleri Konseyi Yönetim kurulu Baskani Dr. fitneci bir teskilât oldugu. teskilat baskisiyla yürütüldügü. faaliyet alanini Güney Amerika. Gü ey Kore haber alma teskilâtiyla (KCIA) alâkasi bulundugu. Isa'dan önceki devre v e sonraki iki bin yil arasindaki çok sayidaki benzerleri günümüzün "Ikinci Gelis Zamani" o lduguna delâlet ettigi kabul edilebilir. Moon'u onsekiz ay hapse mahkum etmi stir. basi n mensuplarinin toplantilarina katilmalarini. aileleri böldügü. ve rgi ve muhaceret kurallarini bozdugu gibi suçlamalar yapilmistir. âleme ruhanî ir kurtulus getirdiyse de. 40 günlük seminer düzenlemisler dir. Türkiye'den çagirdiklari ilim adami. silah imâlâtiyla ugrastigi. Simdi artik Amerika'da Muhafazakârlarin destegini kazanmaya çalismaktadir. Men uplari da Moon'u Tanri'nin göndermisi" kabul etmektedir. zina yapmalari kesinlikle yasaktir. "Ilâhî Prensip"e göre Isa böyle bir kimse idi.Günümüzde Mooncular ve Türkiye Birlesik Kilisenin telkinleri her tarafta muhalefetle karsilasmistir. gazetecilerin. bürokratlarin. Iste bu düsünceler altinda Birlesik Kilise Mensuplari. kamp . 1982'de. "Council for the VVorld Relgions" (Dünya Dinleri Konseyi) toplantisini gerçeklestirmistir. Avrupa ve Ortadogu'y a yöneltmistir. Böyle bir kurulus. antikomünist mücadelesini sürdürmüstür.D. Moon ve karisinin gerçek ana-ba ba olduguna inanmaktadir. Frank Kaufmann. Ancak Amerika'daki Pro testan çevreler Moon'u ve taraftarlarini kabullenememistir. kötü borçlarini silecek. Bu çesit faaliyetler devam etmektedir. masraflari teskilâta ait olmak üze re.'de Hiristiyan K iliseleri Millî Konseyi'nin Moonculuk hakkindaki karari söyledir: "Bu bir Hiristiyan Kilisesi degildir". düny aya hâkim olup Moon'la bir teokrasi kurmak istedigi. [468] 3. 1989'lara kadar. Ancak V aftizci Yahya'nin hatasi sonucu evlenme firsati bulamadan öldürüldü. Amerika n Federal Mahkemesi. Hareketin mensuplarina ait literatüründen Moon'un. daha sonra "Birlesik Kilise"ye kat ildigini belirtmis ve "Dogu Bloku ülkelerinde uzun zamandir yeraltinda yapilan faa liyetleri. Degisik ülkelerden çesitli dinlere mensup gençler. Istanbul'da. O ve iki arkadasi. beserî ana-babadan dogma bir kimseni lenecegi bir istir. Dördüncü görevli kalmis ve dünyanin çesitli yerlerindeki topl politikacilarin. Mooncular'in sigara. Amerika'da. Bu. önce Hiristiyanken sonra Buddist oldugunu. Böylece o. masraflari teskilâta ait olmak üzere. kendisin i Mesîh olarak gördügü ve takipçilerinden de böyle görmelerini bekledigi anlasilmaktadir. siyasetçi ve basin mensuplarina. saglarlar). A. içki kullanmalari. aslî suçtan âzâde. Mooncular.ir. Bu kamp süresince (onbes gün gibi). gördükleri tepki sonucu. geri dönmüstür. Bu hareketin beyin yikama yoluyla veya zihin kontrolü teknikleriyle üyelerini celbet tigi ve alikoydugu. Hareket. bu toplantidan sonra bir dergiye beyana tta. komünizme karsi bir hareket olarak programlandigi. 22-26 Eylül 1991'de (President Otel'de). Bu toplantinin be lli basli konularindan biri de "Islâm-Hiristiyan Diyalogu"dur. Ocak-Subat 1992 yilinda. dört misyoner göndermistir. artik legal olarak gerçeklestirecegiz" demistir. Ortadogu'ya hitap eden "Middle East Times" gazetesinin Tür kiye temsilciligini açmak ve "Dünya Dinleri Üzerine Gençlik Semineri" düzenlemek gibi prog ramlari yaninda. âlemi yeniledi. Mesîh'in rolü. geçmisin kötülüklerini. bilim ve din adamlarinin davetini üst lenmistir.B. her yil baska bir ülkede düzenledigi gençlik kamplar idir. ülkemize de son onyil içinde. bütün masraflari üstlenerek.

Bâbîlikte. Bunun 400. 1844'te. Halen dünyada iki milyon civarinda müntesibi vardir. Ali Muhammed de. kisa bir müddet sonra bizzat "Mehdi" oldugunu iddia etmistir. Seyhîli Seyh Ahmed el-Ahsâî (ö. Ona göre Hz. Ancak nitel ikleri bu kadar açik olarak bildirilen Mehdi. Hz. Onun tariflerine göre bu Mehdi. 1850'de. Siraz'da kendisinin beklenen imama açilan bir "Bab" (Kapi) oldugunu ilan etmistir. Is lâm âlimleri faaliyete geçmis ve Mirza Ali Muhammed. Kâzim Restî'nin ölümünden sonra zuhur edecekti . her bin yilda bir degismektedir. Ileri sürdügü sapik fikirleri karsisinda. derim. el-Beyan adli eserinde su ifadeler yer almaktadir: "el-Beyan'da nazil olan dan veya ondan çikan harfler ilminden. Iste Mirza Ali Muhammed Riza'nin baslattigi bu harekete "Babîlik" adi verilmistir. Iste size kitabim el-Beyan. Mirza A|i. Sonra o. Seyh Ahmed el-Ahsâî ile görüsmek üzere Tahran'a gitmis ir. Muhammed beserin bir Kur'ân sûresi yapma a aciz oldugunu söylemisse. Muhammed ile mukayese e tmeye baslamistir. ayni zamanda zuhurunun çok yakin ol dugunu söyledigi MehdI'nin vasiflarini da açik bir sekilde bildirmistir. sonra bizzat Hz. Kâzim Restî. Mirza Ali. el Ahsaî ile birlikte Kerbela'ya gelmis ve orada onun talebesi olmust ur. Nitekim benim Kur'ân'im da Muhammed'in Kur'ân'indan daha üstündür. Muhammed'in 40 yasinda ilâhî vahye mazhar olmasina ragmen kençl isinin £5 yasinda iken "âyef'ler aldigini ve hepsinin de fevkatöde "mûciz" oldugunu söylem istir. hocasinin görüslerine uymakla kalmaz. Bâb'a göre seriat. vahyin devam edecegi ve Müslümanlarin inandigi gibi peygamberligin de son bul mayacagi kabul edilmektedir. içindeki hükümlerin Kur'ân ahkâmini kaldirdigini göreceksiniz". Isrâiliyat ile süslenmis sathî ve ta mamen tutarsiz fikirlerden ibarettir. Muhammed ve Oniki Imam'da apaçik bir tarzda tecelli ettigini. bundan istifade ederek. XIX. Nit ekim Babîlik de Islâm'dan bin yil sonra zuhur etmistir. 26 yaslarindayken. talebeleri arasindan Mirza Ali Muhammed'dIr. 1241/ 1826). Imâmiyye Sîasi içinde tesekkül eden Seyhîlik adli bir tarikatin mahsulüdür. oldukça ileri gitmis ve kendisini Hz. Ülkemizden d e. geri kalani Amerika ve diger ülkelerdedir. kendisinden sonra da müridi Kâzim Restî'de (Ölümü 1259/1843) ortaya çiktigini söy istir. Muhammed'in hakikatinin kendinden önceki peygam berlerde kismen belirdigini. Kâzim Restî. 10 00 kadari Fransa'da. Mirza 'nin. Beyan'da indirilenden b aska bir seye asla uyma. çünkü o size fayda vermez" demektedir.BABILIK VE BAHAÎLIK 1. bu konuda.[470] Mirza Ali Muhammed. Yüzyilin önemli dinî cereyanlarindan birisi ve Bâhâlîgin de baslangici olmust Babîlik ve Bahaîlik. ancak bu hakikatin bin yil gizli kaldiktan sonra simdi kendisinde. ortaya çikmis ve "Babîlik"! kur mustur. Bâbîli kten bin yil sonra zuhur edecektir. Babîlik. "Allah daha önceden Muhammed'i göndermis oldugu gibi simdi de beni göndermistir. önce kendisinin beklenen Mehdi'ye açilan "Bab" (Kapi). Kur'ân'dan daha fas ih ibareleri oldugunu. Bundan sonraki seriat da. Âdem'in çagi ile kendi zamanina kadar . idam edilmistir. Islâm'a karsi bölücü ve yikici emeller besleyen Siyonist ve "haçli düny "nin emrinde ve hizmetinde bir fesat cereyanidir. Kâzim Restî'nin 1843'te ölümünden sonra. Ayrica o söyle demistir: "Ben Muhammed'den daha faziletliyim. Hz. ben de beser benim.000'i Güney Kore'de.Babîlik BâbîIik. [469] C.a katilan din mensubu gençler arasinda diyalog kurulmaya çalisilmaktadir. zaman zaman. Kur'ân'imin bir harfini bile yapmaya acizdir. talebeleri yerine bir halef ve "Mehdi" aramaya basla mislardir. yahutta el-Beyan'a taalluk eden seylerden b aska hiç bir sey ögrenmeyiniz". bol bol okuyunuz. Hocasi Kâzim Restî'nin ölümünden sonra o. bu kamplara katilanlar olmustur.

Edirne'de. Mirza Ali Muhammed'in en önemli eseri. kardesi Mirza Yahya Nuri'yi saf disi birakti. edebî yönden düsüklüklerle dolu bir kitaptir. Tahran'da dogdu. esek sütü içmeyiniz. siradan bir bilginin eseri olmasini bile mümkün kilmamaktad ir. Tahran'da Mirza Ali'nin görüslerini y aymaya basladi. Allah sizi bunlardan siddetle nehyetmistir". Bâb'in halifesi o lmayi yeterli görmeyerek. 12 Kasim 1 817'de. Hayvana gemsiz ve özengisiz binmeyiniz. Ona göre Hz. evlilik. Kur'ân-i Kerîm'in hükmünü neshettigini söyledigi ve herkesin inanmasi oldugunu iddia ettigi el-Beyan. onun talebelerinden o lan Mirza Hüseyin Ali ile daha genis boyutlara ulasti. Böylece Bâbîleri kendi etrafinda toplanmaya çagirdi. Mirza Hüsey in Ali. Mirza Hüseyin Ali. fakat gülünç olmaktan öteye gidememistir. Otuz yaslarinda iken Molla Abdulkerim Kazvînî'nin yol göstermesi ile Mehdiligini i lân etmis bulunan Mirza Ali Muhammed'e baglandi. dil ve dil bilgisi hatalariyla. Orada Iki kardes arasinda tartisma ve düsmanlik son haddini buldu. keyfî degisiklikler yapmistir. düsünce zaaf ve bozukluklari onun vahi y mahsulü olmasi bir yana. O. bu toplanti günlerinin birinde. oruç. 20 yaslarinda iken. 1863'de. Kur'ân'i taklide çalismis. Böylece Mirza Hüseyin Ali ve ailesi Bagdad'a yerle sti. kendisine. Ancak bunlarla binersiniz. Bunlar isi.[471] 2. saraydan ayrilarak muhtelif yerleri dolasmaya basla di. kendisinin "Allah'in ortaya çikaracagi Zât" oldugunu açikladi. belki sakinirsiniz. B ir kismi Arapça. Mirza'nin çok övündügü. yakin do stlarina. Ayrica bu eserdeki fikir. ne de baska bir hayvana gücünün di vurmayiniz. Bu adi kendisine taktiktan sonra. a yni zamanda. Babasinin ölümünd en sonra. 3 Mayis 1863'de Bagdat'tan Istanbul'a getirilen Mirza Hüseyin Ali. diger Bâbîlerle birlikte. yani Allah'in ortaya çikaracagi zâtin kendisi oldugunu ileri sürdü. 1864 yili basinda t opluca Edirne'ye sürüldüler. Mirza Ali (Bâb). Esek üzerine. bu sürgünden önce Bagdat'in kenarinda oniki gün. âhiret ve kiyamete dâir esaslari da k eyfine göre te'vil etmistir. Mirza Hüseyin Ali. Kur'ân-i Kerîm'de emrolunan namaz. Iran ve Osmanli hükümetleri arasinda v arilan anlasmaya istinaden. Bâbîlerin Nasûriddin Sah'a karsi giristikleri basarisiz suikast tesebbüsün den sonra. "Bahaullah" adini takti. Kendinizi koruyamiyacaginiz h ayvanlara binmeyiniz. ayrica büyük devletlerin baskanlarina mektup .12210 yil geçmistir. Saraya mensup oldugundan iyi bir tahsil görmüstü. Bundan dolayi.Bahâîligin Çikisi ve Gelismesi Bâb diye taninan Mirza Ali Muhammed'in ölümüyle Babîlik duraklamadi. va'dedilenin. Rus ve Ingiliz se faretlerinin hükümete yaptigi baski üzerine dört aylik bir tutukluluktan sonra 15 Ekim 1 852 tarihinde Bagdad'a sürgün edildi. birbirlerini zehirleme tesebbüsüne kadar ilerlettiler. Kur'ân ile mukayeseye çalistigi "el-Beyân"idir. yakin dostlariyla veda toplantisi yapti. bosanma ve miras gibi ibadet ve muamelatla ilgili hükümleri ilga etmis. Karar geregi. bir kismi da Farsça birkaç eseri daha vardir. Bagdat'taki âlimlerin ve halkin sikayeti üzerine. Bâbîlerle arasinda bir takim anlasmazliklar ortaya çikinca Mirza Hüseyin Ali gizlice Bagdat'tan kaçti. M irza Yahya Nuri ve yakinlari. burada dört ay tutulduktan sonra.Bahaîlik a. Allah'in size farz ettigi budur. tevkif edilerek hapse atildi. Muhammed'in nübüvvet çagi 1260/1844'de sona ermi stir ve kendisi Islâm dininin hükümlerini degistirmekte mutlak hürriyete sahiptir. O. Mirza Hüseyin Ali. Buna misal olarak e l-Beyân'dan bir kaç cümle durumu iyice anlasilir kilacaktir: "Ondan sonra gelen besinci si : Öküze binmeyiniz. Bâbîlerin Istanbul'a sürgün edilmesine karar verild i.

"Kitabu'l-Akdes"ö'\r. Hz. Bahâîlere göre. orada öldü. Bahâullah'a göre peygamberlerin beserî ve ilâhî iki vasfi vardir. milletlerarasi Siyonizm. zikredilen (mezkûr) ve "Tur'da konusan" ol dugunu ileri sürmüstür. irili ufakli bir çok eser ve risale yazmistir. uyur. Bahâîlere göre peygamberler. Hz. Mirza Hüseyin Ali. yaratiklarina muhtaçtir. Çünkü o. Bâb'dan sonra ise Bahaullah gelmistir.yazarak kendisine uymaya davet etti. bütün dinlerin sözünü ettigi "Mev'ud"d r. Bu faaliyetleriyle o. Mirza Hüseyin Ali'nin Bagdad'da iken yazdigi bu eserin asli Farsça'dir. Bâb ile sona ermis ve Bahâî devri baslamistir. Kur'ân-i Kerîm'ih üslûbunu ve sözlerin taklit etmeye çalismistir. Âdem'den bu yana gelip geçmis bütün nebî ve resuller. Onlar. Onlarin inançlarina göre Allah.000 y il devam edecektir. Allah'in ezeliyet ve eb ediyeti gibi ebedîdir. kendini izhâr etti" demektedirler. Âdem ile baslayan n ebîler devri. Muhammed son peygamber degildir. kiyamete. Bu iki eser Bahâîler için önemlidir. Bâb'in halefi ve Bahâîligin gerçek kurucusu olarak kabul edilmeye baslandi. misyonerlik ve Islâm'a karsi olan emperyalist güçlerin y ardimiyla desteklenip beslendigi ileri sürülmektedir. Varlik. [472] b. Bahâîlere göre Allah. Muhammed'den sonra. kitaplarina. Daha sonra Akka' ya sürülen Hüseyin Ali. Hz. Bu eser. çagimi zda da canli sekilde faaliyetlerini sürdürmektedir. 29 Mayis 1892'de. iman e saslarindandir. Bahâ'nin vücuduna hulul etti". sadece Tanri zuhuru an Bahâ'yi müjdelemek için gönderilmislerdir. "Alla h. Islâm inancindan sapmislardir. Talebeleri de onun için "Bahâ bizzat ilâhti". Bunlarin ilki el-Ikân 'öir. Teb'asiz kral olmiyacagi gibi mahlûku olmayan Halik yoktur. onlara muhtaçtir. Ancak bu iman esaslarinda. Hepsi de nok sandir ve Bahâ'nin gelisi ile tamamlanmistir. asilsiz hikâyeler ve temelsiz id dialarla doludur. Ondan sonra da pe ygamberler gelecektir. Bâb ve Bahâ'ya inanmak. Hz.Iman Esaslari Bahâîlere göre Allah'a. Peygamber. "Tanri zuhurlari" adini vermektedirler. Tann'nin kendisinde sahislasmis oldugunu ileri sürmüstü yani ilâhlik iddiasinda bulunmustur. Mecûsî bâtinîligi ile basl ayip. daha önceki kitaplarin insanliga yetmedigi için . [473] ba. nebi ve ya resul demek yerine. Bâbîlerin çogunlugunca. Allah'in zuhurudurlar. Bahaullah da kendisinin zikreden (zâkir). Bunun için de peygamberlere. Bu hareketin. beserî nitelikleri itibariyle yer içer. "Bahaullah. önce vazifesi d okuz yil süren Bâb gelmistir. Hiristiyanlik ve Islâm'dan alinmis esaslarla kendilerini ayri bir dine mensup olarak göstermeye çalisan Bahâîler. Bahâ'nin görüsleri ve zuhuru için birer baslangiç olarak indirilmislerdir. "Kitabu'l Akdes" ile neshedildiklerini ileri sürmüs. ilâhî nitelikleri itibariyle ise Allah'in a ksettigi tertemiz bir aynadirlar. ilâhî niteligi ile bir anlamda Tanridir. resullerine. hastalanir ve ölür. kullarina tecelli edebilmek için. Mirza Hüseyin Ali'ye (Bahaullah) nisbetle "Bahaîlik diye ortaya çikan bu hareket. bir kralin teb'asina muhtaç olusu gibi. Böylece Bahâ. O. iman ve ibadetle ilgili birtakim hükümlere sahipt rler. Eser. Mirza Hüseyin Ali'nin "ilâhî irade semasindan geldigini iddia ettigi diger eseri. Islâm'a karsi çevrilen tarihî entrikalarin son merhalesini teskil etmektedir. bâtinî tev'iller. pek çok dile tercüme edilmistir. .Bahâîligin Temel Prensipleri Yahudilik. Bu devir de en az 500. Bahaîlik.

el ve yüzün yikanmasindan ibaret olan abdest alinir. kimseye du yurmadan ve kimsenin davetine lüzum kalmadan kilinir. sermaye üzerinden mallarin beste biri nisbetinde alinacagi söylenen zekât. günesin dogusundan batisina kadar hiçbir sey yiyip içmemek. Bu sartlari tasiyanlar. kiyamet kopmaktadir. küçük namaz. abdest yerine. vergi olarak atihir. sözlerini okumak. Oruç. Bahâullah'a göre cennet Allah'a yakinlik. "Umumî Adalet Evi"nin gelir kaynagi durumundadir. ha c. Namaz: Bahâîlere göre namaz. Namaz ferdîdir.Bahâîlere göre insan öldügü zaman. Zekât. Onbes yasini bitiren her kiz ve erkek Bahâî'ye. âhiretteki gelismesiyle birlikte s ona erecektir. oruç. 21 Mart günü oruç bayramidir. bir de geliri % 19'undan ibaret bir vergiden söz edilir. Bahâullah'in Kitabu'l-Akdes'inde. Bahâîler. Bahâî t atbikatinda bazi farkliliklara ugramistir. orta namaz. Cesetlerin yeniden dirilmesi söz kon degildir. yani 2 Mart-21 Mart arasi da. [474] bb. lütuf ve bagis ebedîdir. Namaz. JDiri olan. bi efa abdest alip kibleye (Akkâ'ya) dogru oturup. Hac: Yalniz erkeklere ve malî durumu iyi olanlara farzdir. hamileler ve emzikli kadinlar oruçla müke lef degildirler. bazi hareketlerle duadan ibarettir. yorgunluk vermeyecek kadar Bahâullah'i n dualarini. kutsal âyetlerin okunmasi gibi hususlardir. zekât. Bahâîlikte dinî bir farz degildir. Bahâî kiblesi olan Akkâ (Israil'de ) sehrine yönelerek yerine getirilir. Aslinda Bahaullah'in kutsal kelimelerinin tekrarindan ibaret bir dua olan namaz. ebediyyen ölmeyecek olan ruhlar. ruhun. Namaza baslamadan önce. Ayrica Kur'ân-i Kerîm' in hükümlerinin de geçmis oldugunu iddia ederler.Amelî Esaslar Bahâîlikte. 19 gün olarak tutulur. kötülüklerden uzak durmaktir. 15 yasindan küçük. Bunlar. sene içinde azalmamasi sa rtiyle. cennet ve cehennemin gerçek manasini rettigine inanirlar. Kitabu'l-Akdes'le neshedildigini ve onun da vahiy mahsulü oldugunu kabul ederfer. insanlarin dünyadaki islerin e göre lütufa veya azaba ugrayacaktir. Kutsal Âyetlerin Okunmasi: Her sabah ve aksam. bes defa "Temizl er temizi Tanri'nin adi ile" demek yeterli sayilmaktadir. namaz. Azap. Bahâîlerin ondokuzuncu ayi olan Alâ ayinda. Ayni zamanda bugün. 95 defa "Allahu ebhâ" (tekbir) demesi dinî bir hükümdür. daha önceki mukaddes kitaplarin insanliga yetmedikleri için. el-Beyân'a göre. Bundan baska her Bahâî için günde. 70 yasindan büyükler. fakat makbul ve tesvi . bazi amelî hükümler mevcuttur. Namaz üç çesittir: Büyük namaz. Su yoksa veya suyu kullanamiyacak derecede hastalik varsa. Bahâîler. cehennem de O'nun bag isindan mahrum olmaktir. Bahâîlerde oruç. Karar verilen ve kilinan disindak i namazlarin artik o gün kilinmasi vacip degildir. her Bahâî için vaciptir. Bahâîligin hükümlerini yerine getirmesi farzdir. ye mis yasina kadar. Oruç . samimî bir kalple Allah'i anmadir. Evlenme ve Bosanma : Evlilik. Bahâî yilinin il ayidir. Allah'in yeryüzündeki iki mübarek evi olarak gördükleri ya Bâb'in Sirâz'daki evini veya Bahâ ah'in Bagdat'ta ikamet ettigi evi ziyaret ederler. Zekat : Farz olan zekât. Bahâullah'in bütün yanlisliklari düzelttigine. Bu üç çesit namazdan birine karar verip kilmak kâfidir. Kur'âni Kerîm'de zekât için konulan hükümlerin aynen benimsendigi görülmekle beraber.

7. Bugün dünyanin birçok büyük merkezinde Bâhâî m ri vardir. 5. Kitabu'l-Akdes'te çok kadinla evlilige izin verilmesine ragmen. Bahâîlikte bosanma olabilir.Kadin. kendilerini "evrensel" kildigina inandiklari dünya görüslerini ve baslica p rensiplerini su basliklar altinda ele alirlar: 1.Asin zenginlik ve fakirligi kaldirarak içtimaî meseleleri dinî esaslarla çözmeyi. çiftlere. fenaliklarina ve kararsizliklarina ta tbik edilebilecek tarzda yeniden ifade etmektir. Bahâîlerin inandikla ri kutsal kitaplardaki sekil ve dualarla yapilir. fakat Bahaîlik din ola . Ruhanî Mahfil. problemlerine. mutlak degil.Insanlik âleminin birligini {bütün insanlar kardes olmali).Her türlü dinî.Mesîh'in Ruhu'l-Kudüs'ten oldugunu kabul ederler.Din ve ilim arasinda ahengi. bi r senelik bekleme müddeti verir. Bu durumda evlilik ve nikah. 3. sehirlerde 19 miskai altin. Nikah esnasinda erkegin kadina mihr vermesi sarttir. Nikah. millî. 2. Nisan ile nikah arasindaki fasi la 95 günden fazla olamaz. Her iki taraf geçimsizlik durumund a bosanma talebinde bulunabilir. erkek esitligini. Bahâî olmayanlarla evlenmeleri caizdir. esitligin saglanamiyacagi gerekçesiyle tek kadinla evliligi esas kilmistir. Nikah ile gerdek ayni günde olur. [476] c. içinde yasadigimiz asrin ihtiyaçlarina cevap verecek. 4. vatanî. Abdulbahâ. bir tek din olmali). Bahâîler.Genel barisi (Mirza Hüseyin Bahâ'nin gelisinin dünyaya barisi getirdigine inanirlar ). 6. izafîdir.Dil ve yayin birligini (insanlar için ortak bir dilin bulunmasi). Mihr.Dünya Görüsleri Bahâîlige göre dinî hakikat. 9. Türkiye'de de mabet yapma girisiminde bulunmuslar. [475] bc. özellikle yaptirdiklari mabetler çerçeves inde propaganda faaliyetlerine yönelmislerdir.Genel ve mecburî ögretimi. Bahâîlerin. Bahâullah'in gayesi. Bu müddet zarfinda anlasma ve birlesme saglanamazsa Mahfil onlari bosar. 8. irkî. kendisinden önce ge en peygamberlerin telkinlerinde bulunan esas hakikatlari.Bütün dinlerin birligini (onlara göre bütün milletlerin dini. Bahâî usulüne göre ya pilir. 10. köylerde ise 19 miskal gümüstür (Bir miskal yaklasik dört gramdir). kesin ayriliktan evvel. Bahâi olduklarini gizlememeleri sartiyla .k edilen bir istir.Günümüzde Bahaîlik Dünya'da 3 milyon civarinda mensubu olan Bahâîler. Onbes yasindan küçük olanlarin evliligi caiz degildir. siyasî ve benzeri taassuplarin terkedi I mesini. fakat hos karsilanmaz.

kismen Yahudilik. Hiristiyanlik ve bilhassa Islâmdan alinm is unsurlardir. Ülkemizde Bahâî prop Bâbilîk ve Bahâîligin insanliga yeni bir sey getirmedigi görülmektedir. mabet yapilmasina izin verilmemistir. bugün Pakistan sinirlari içinde kalan Lahor se hrinin güneydogusunda. Sialkot'da . Babasi Gulam Murtaza'n in ölümüyle Gulam Ahmed'in hayatinda yeni bir devre baslamistir. günlük isi disinda. babasinin istegiyle 1864'de Sialkot'a {Pak istan'da bir sehir) memur olarak gitmis ve burada bir süre çalismistir. dizanteri. o nlarla ve Hindûlarla tartismalara girmistir. Bu hastaliklarin. Siîligin Mehdi inancindan dogan bazi anlayislar .[477] Çesitli inanç sistemlerini uzlastirma tesebbüsü olarak degerlendirilen Bahaîlik. emperyalistlerin aleti olarak vazif e görmüs ve görmekte oldugu" seklinde görülmektedir. XIX. Amerika. O. . inzivaya devam etmis ve "riyâzef'te bulunmustur. Bu hareket. Gulam Ahmed. Islâm? firkalar arasinda Is lâm kültüründen kaynaklanan. Allah'in huzuru na çiktigini ve vahiyler almaya basladigini iddia etmistir. Gulam'in sahsiye tini ve psikolojisini etkiledigi ileri sürülmüstür. Yüzyilin sonlarina dogru Mirza Gulam Ahmed Kadiyanî tarafindan kurul an firkaya verilen addir. 1839/1840 yilinda. Ülkemizde de bu yolda tesebbüsleri olmustur. seker ve his teri gibi hastaliklari oldugu belirtilmistir. 1876'li yillarda. Bahâilige Siîligin sapik bir tarikati denilebilecegi gibi. Tefsir.Dogusu ve Gelismesi Kadiyanîlik. "Siyonist ve haçli dünyasinin. devamli Kur'ân. Siîligin Seyhîlik tarikatini sekillendiren fikirler Bahâîlikte yeni bir kaliba sokulmustur. kurucusunun adindan dolayi Mirzâiyye. kalp çarpintisi.rak kabul edilmedigi için.[478] D. buralarda. fakat Islâm dairesinden çikan sapik firkalardan biridir de deni ebilir. "mehdîlik" konusuyla dogmustur. yikici Batîni lik ile baslayip. Bunun için de hukukî bir karar almak için ugras mislardir. O. Islâm'a kar si çevrilen tarihî entrikalarin birini ve son merhalesini teskil ettigi. Hadis okumus. basagrisi. G ulam'in ailesinin. Bahâîligin cihansümul bir din say ilmasi gerektigini ileri sürmektedirler. agandasi yogun bir sekilde yapilmaktadir. ayri dine mensup insanlar olarak. inzivaya çekilmis. Ancak. Bunun kaynagi. Onlarin bu gayretleri. sonra da mensup oldugu yerden dolayi Kadiyanîyye diye anilmistir. 1526'dan 1857'ye kadar sürecek Gurkanli Devleti'ni (Hind-Türk Imp aratorlugu) kurmak üzere Babür ile birlikte (tahminen 1530 yillarinda) Hindistan'a g iren Türk'lerden oldugu ileri sürülmektedir. Bahâîler. müfrit batinî te'viller ve Hurûîîlik'tir. kendilerinin ayri bir dine mensup olduklarini. Gulam'in.KADIYÂNÎLIK (AHMEDÎÜK) 1. Ayri dine mensup sa yilmalari ve Bahâîligin yeni bir din oldugu yolunda aldiklari bilirkisi raporlarini delil olarak kullanmislarsa da Türk Yargitayi. Gulam'in 4 Kasim 1900 tarihinde yayinladigi bir bildiri ile firka. Israil ve Avrupa'nin bazi ülkelerinde s emeresini vermis. Pencap eyaletinin Gur-daspur bölgesindeki Kâdiyân'da dogmustur. "melankoli" disinda. Mirza Gulam Ahmet. bazi azinlik hakla n elde etmislerdir. Firka. Bahâîligin ayri bir din sayilamayacagin a karar vermistir. babasinin ölümünden sonra. önce. "Ahmediyye" adini almistir. Iyi bir egitim gören Mirza Gulam Ahmed. diger din ler ve temasa geçtigi misyonerlerden Hiristiyanlik hakkinda genis bilgi edinmis. Bahâîligin yeni dedi ve benimsedigi dinî hükümler.

"Nûru'l-Hak" ve "Sirru'l-Hilâfe"dir. Meryem'in tabiî bir ölümle öldügü. Gulam. Nanak'in Islaman gerçegine inanmis ve H indûlarla Müslümanlari birlestirmis bir aziz oldugunu ileri sürmüstür. 1904 Kasim'inda Sialkot'da kendisinin.Gulam Ahmed'in Iddialari ve Kadiyanîlerin Bazi Görüsleri Gufam Ahmed. Hareketli geçen yillardan sonra hastaliklari sebebiyle zayif düsen Gulam Ahmed. Ona göre bütün dinler. bu yoldan pek çok vahiy aldigini bildirmistir. arka arkaya yayimlanan. Ancak g erek Ekber. Urduca kaleme aldigi. "Barâhin-i Ahme diyye" adli kitabinin ilk iki cildi ile yayin hayatina girmistir. sahsî övün melere tepki göstermemis ve ondan süphelenmemislerdir. O halde bütün dinlerin bekle dikleri kurtarici. "Tavzih-i Meram" ve "Iz ale-i Evham" adli Urduca kitaplarda açiklanmistir. O. ahenkli bir bütün haline gelmis olacaktir. Mezari.1877-1878 yillarinda gazetelerde Hindûlara ve Hiristiyanlara karsi yazilar yazmis tir. Hindular için de "Krisna" oldugunu ilan etmistir. aralik 1896'da . Üçüncü ve dördüncü ciltlerde is hyin kesilmedigini. â ir zamanda. O. Ahmed. Ayrica Ingiliz Hükümetin e övgülerde bulunarak "Cihad"in gereksizligi üzerinde durmustur. dinlerarasi bir uzlastirma faaliyetinin son perdesi ni sahneye koymak gayreti içine girmis oldugu görülmektedir. Bunun yaninda. "Surne-i Çesm-i Arya" (Arya'nin Gözüne Sürme) adli kitabini yayimlamistir. kerametlere. Gulam Ahmet. 1895 yilinin Eylül ayinda. besle elli arasindaki farkin sifirdan ibaret oldugu seklinde bir savunma yapmistir. hayatinin üçüncü döneminin parol asini ilan etmistir. Aldigi vahiylerle bildirilen parolada. Mirza Gulam Ahmed'in ölümünden sonra görüsleri taraftar toplamaya devam etmis ve neticede " sinkretik Kadiyânîlik/Ahmedilik Hareketi" ortaya çikmistir. dinlerarasindaki uzlasmazlik kaldirilmis ve dinler. o yüzyilin (Ondördüncü Hicrî) "Müceddidi" ilan etmistir. Arap n bütün dillerin anasi oldugu fikrini ispatlamak için 1895 yilinda yazdigi eser. taraftarlarinin ziyaret yeri olmustur. Bu kitabin ilk iki cildinde Islâm'i diger dinlere karsi savunmustur. Hiris tiyanlar için "Mesîh". Lahor'da "Dinler Konferansina katilmis ve bir teblig sunmustur. Luziyana'da. 26 M ayis 1908 tarihinde. "Mina nu'r-Rahmân"dir. 1888 tarihinde. Müslümanlar için "Mehdî". 1885 yilinda yayimladigi bir bildiri ile. Mirza Gulam Ahmed. gerek ayni düsüncenin ürünü olan ve ayni gayeyi tasiyan Babîlik-Bahâîlik basariya asamamistir. kendisinin Onddokuzuncu Yüz . kehanetlere. Hz. Peygamber'e ver ilen zahirî ve batinî bilgilerle bezenecegini ve bu kimselerin. daha sonraki yillarda "Sinkretik din" (uzlastirmaci din) anla yisina yönelmistir. 1893-1894 yillarinda yeni kitaplar yazmistir. Peygamber'e tam anlamiyla uyan birisinin. Baslangiçta 50 cilt ola rak yazacagini söyledigi "Barâhin-i Ahmediyye"nin besinci cildi 1905'de yayimlanmis. Sundugu bu teb lig. "Hamâmetu'l-Busrâ". önceleri. dolayisiyle insanlik. Ay ni yilin Eylül ayinin sonunda. Mirza'nin. Cenazesi Kâdiyân'a nakledilmistir. Gulam Ahmed. "Feth-i Islâm". fakat. Gulam'in kisiligi yazdigi bu yazilarla öne çikmistir. kendisini. kitapta bulunan "ilâhî ilhamlara". Bundan dolayi Müslüm anlar. bir bildiri ya yinlamis ve Allah'in kendisine taraftarlarindan "bey'at" alarak ayri bir "cemaat " olusturmasini buyurdugunu bildirmistir. Ekber Sah gibi. 1891'de. 1880'de. Arapça yazilmis olan bu eserler. kendisinin Müslümanlarin bekledigi "Mesîh" ve "Mehdî" oldugu iddia edilmis Bu konudaki görüsleri. bir tek kisi olursa. kendileri için birer kurtarici beklemektedir. Bu duruma. Lahor'da ansizin ölmüstür. söz verdigi diger ciltleri yazamamistir. hakkinda övgüler yapilmasina ve ilgi odagi olmasina sebep olmustur. sezgiye dayanan bilg ilerinin peygamberlerin bilgisini andirdigini söylemistir.[479] 2. Kadîyân Ahmedîleri Lahor Ahmedîleri olarak varligini sürdürmüstür. Kadiyanîlik. "Kerâmâtu's-Sâdikîn". 1885'de. Isa b.

) ile kesilmis ve kiyamet gününe kadar da o ndan sonra bir peygamber gelmeyecektir. Allah'in birligini. Mirza Gulam Ahmed'in mesîhlik iddiasi. O. Allah'in yarattigi manevî varliklardir.s. Muhaddesligi bir anlamda cüz'î nebilik olarak nitelendirmis. "Allah beni bu yüzyil ve bu zaman için imam ve halife kildi ve beni bu yüzyilin basinda. 1901 yilinda bir "Cuma Hutbesi"nden sonr a taraftarlarindan Mevlevî Abdülkerim'in. binaenaleyh onun benzerinin de peygamber olmasi gerekir denilirse. Muhammed'e Hira'dan görünen Rab. bu kitabi "kullarin Rabbi"nden ilhaml a aldigini. Bunun mukaddimesinde. Çagrimin ulastigi herkes beni islerinde hakan tanimaz. bu sözünü benim vasitamla gerçeklestirmis bulunmaktadir". Bu. Eski Peygamberlere. sorumludur". bundan baska da bir özelliginin bulunmadigini açikladi" ve "Beni Allah gönderdi. O'na iftira etmek melunlarin isidir. O. Kadiyanîler. Hindular için e "Krisna" oldugunu iddia etmis ve söyle demistir: "Bana vahyolunduguna göre Raca Kr isna. Mirza için "nebi" ve "resul" sifatlarini kull anmasina itiraz etmemis ve bu husus açikça konusulmaya baslamistir. insanlar için sefaatte bulunan . zamaninin bir Avatarasi. nübüvvet Muhammed (s. ruhla görülebilirler. yani nebîsi idi ve kutlu ruhu Allah'tan almisti. zamaninda kabul etmesi gereken seyi reddettigi için semal arda cezayi hak etmistir.) beklenilen Isa için peygamberligi sart ko smadi. benim Mev 'ud Mesîh olduguma inanmaz ve bana gelen vahiylerin Allah'tan geldigini kabul etme zse. bir nevî. "Eger. O. Bu konuda. Önce kendisinin "M uhaddes" (kendisine hitap edilip konusulan) olarak tayin edildigini söylemis.. Efendim gibi ben de Mukaddes Ruh'la yardim edildim. . fakat sonralari ögretisine birçok bozukluk sokuldu . devrinin gerçek bir nebîsi idi. Kitaplara iman konusunu. Hiristiyanlar için "Mesîh". kati ve kesin bir sekilde Kur'ân ve Tevrat gibi Allah'in sözüdür. dogrudan dogruya Isa b-Meryem'in tabiî bir ölümle öldügü esasina dayanir. iman sahiplerine kuvvet veren. onun da diger nebîier gibi öldügünü ve Allah'in kendisini Isa'nin gücü ile Mesîh olarak gönderdigini ileri sürmüstür. beni beklenilen Isa yapti ve dünyaya gönderdi" demistir. insanlari karanliklardan aydinliga çikarmam için müceddid olarak gönderd i" demistir.s. 1904 yilinda.a. . bir bayram gününde Cebrail'in isbirligi ile hazir olanlara okudugunu. tam nebîligin kapandigi ni. benzeri Hindu Kisiler ve Avataralar arasinda bulunmayan. cevap ol arak derimki: Efendimiz (Müham-med s. insanlarin ruh bakimindan yücelmelerini ve iyi islere yönelmelerini saglayan varli klardir. çok büyük ve kâmil bir ins andi. 1891 tarihinde Müslümanlarin Isa'nin ref'i (yükseltilmesi) konusund a yanlislik içinde bulunduklarini. Gulam Ahmed. sonr a. Melekler gözle degil. Müslümanlarinki ile ayni idi. size okudugum bu sözler.a. Allah'in buyrukla rini elçilerine ögreten. Yani. Is a'ya Seir'den. bütün açiklikla. Ben Allah'in zillî ve Buruzî nebisiyim. Her Müslümanin. kendisinin Müslümanlar için "Mehdî". bu nlarin vahiy y6luyla aldigi âyetler oldugunu açiklamistir. semavî alâmetlerle yeniden kurmaktir. Yüce Allah. Nihayet 1902 yilinda su ifadelerle gerçek niyetini ve durumunu açikça ortaya koymustur : "Tekrar tekrar söyledigim gibi. benim Mev'ud Mesîh olduguma inanmasi gerekir. Kadiyânîlere göre Meleklere iman sarttir. Musa'ya Sina'dan. Melekler vahiy getiren. bana bütün hasmetiyle göründü". 1901 yilinda Gulam Ahmed. Bu konuda. âhir zamanda onun manevî bir mümessilini çikaracagini vaad etmisti ve iste s imdi Allah. Mirza'nin baslangiçta. onun Kur'ân seriatina tabi müslüman bir adam olacagini. yeni bir hüviyetle ortaya çikmistir. Isa bir peygam erdi. peygamberligin son bulmasi konusundaki inanci. fakat cüz'î nebiligin açik kalacagini savunmustur. Bu yilda "Ilhami Hutb esi"ni nesretmistir.yil için Allah tarafindan müceddid (yenileyici) olarak tayin olundugunu bildirmistir . onun peygambe rligini ilan etmesi demektir. dinî islerde bana itaat etmesi gerekir. Onlar. Ve her Müslü in. bir Müslüman bile olsa. mesîhlik iddiasi ile birlikte mehdîligini de söyle ortaya koymustur: "Mehdî olarak görevim. "vahy" ile içice ele almaktadir.

ama yine de Ahmedîlige inanac aklarini. ald igi 7 Eylül 1974 tarihli karariyla. Her Kadiyanî aylik gelirinin onaltida birini vermek zorundadir. Bu sayi abartma li kabul edilmektedir. Milyonlarla ifade edilen Pakistan disindaki Ahmedîlerin en kalabalik olduklari yerler Afrika ve Ingiltere için 10 bin sayisi verilmektedir. a ncak. 1960'lardaki tahminlerer^gör e Bati Afrika'da 35 bin. Onlarin. kendilerini gizleyeceklerini. Lahor Ahmedîieri. bazilarindan da görevliler toplar. Bazilari kendisi veri r. Dogu Afrika'da 5 bin dolayinda Ahmedî vardir. faaliyetlerine sinirlar getirilmistir. âhiretin nimetleri manevîdir.[480] 3.[481] Gelirleri üç kaynaga dayanir. Pakistan'da yayin yapma ve propaganda faaliyet lerinde bulunma. Islâm'daki baz i degerler ve düsünceler üzerine. Gulam Ahmed. gerçekte o. yeni mûhtedîlerin çok geçmeden mezhebi terke dip. Hiristiyanliga ait bazi an . ekseriyeti teskil eden Müslüman cemaatine katildiklarini göstermektedir. Pakistan'daki Ahmedîler. Kadiyanîlik'in bilhassa Siyah Afrika'daki propaganda faaliyetleri çok yogundur. bu da. Fakat yapilan istatistikler. Ancak za man zaman. disaridakilerin de hiçbir sey olmamisçasina faaliyetlerine devam edecekler ini ifade etmeslerdir. Bura da putperest zencilerle birlikte Hiristiyanlasmis olanlari da "mezheplerine celb etmektedirler. Islâm kültür tarihinde daha önce söylenmis görüsleri le. Pakistan da dahil olmak üzere bütün düny daki Kadiyanîlerin toplam sayisinin iki milyonu asmayacagi ileri sürülmektedir. Bunlarin disinda Kadiy anî olan kimsenin öldügü zaman malinin onda birini mezhebe ayirmasi ve bunu vasiyetine y azmasi istenir. uzun görüsmelerden sonra. Pakistan Parlementosunun. Yüzyil Hint cografyasinin bir proto-tipi olarak degerlendirilen Kadiyanîlik için su kanaate varilmistir: "Hemen hepsi de.Gulam Ahmed. Pakistan disinda. Amerika için verilen rakam 1975 itibariyle. gerçek nebîlik için Cebrail'in mutlaka gelmesi gerektigini ileri sürmektedi r. Muhammed'In sefaatini kabul etmekle beraber. Bu hareket. Bununla onlar. fakat Kur'an-i Kerim'de meleklerin de sefaatçi olduklarinin beli rtildigini savunmaktadir. Kur'an ve Hz. bunlarin hem bozuk bir sentezi hem de gerek bunlarin ve gerek Hiristiyan mis yonerlerinin temsil ettigi görüslerin bir antitezidir"[482]. Pakistan Anayasasi'nin diger azinliklara tanidigi h aklardan ancak yararlanabilen bir duruma düsmüstür. Digeri. Cebrail'in kendisine geldigi ni iddia etmistir. Muhammed'le en olgun haline geldigini ve tamamlandigini. dünyan in pek çok ülkesine yayilmis ve görüslerini yayma gayretine girmistir. Hz. özel okul açabilme ve isletebilme imkânlari kisitlanmistir. abartilmis olarak degerlendirilmektedir. dolambaçli cevaplar vererek kurtulmuslardir. kararin kendileri için haksizlik oldugunu. âhir eni bir durum degildir. Hz. ancak seriat getirmemekle birlikte. XIX. Lahor Ahmedîieri. asil sefaat eden in Allah oldugunu. Günümüzde. Hind dünyasina ait düsünceleri. Çesitli tarihlerde mahkeme önüne çikarili sorgulanan firka mensuplari. "seriatin". Pakistan'da "Islâm disi bir azinlik" olarak kabu l edilmistir. Muhamdde'den sonra nebevi (seriat getiren) vahyin gelmeyecegi görüsünü benimseyerek. Ahmedîlerin itikadî konulardaki en ilginç görüsleri Âhiretle ilgilidir. Bunlarin basinda zekât gelmektedir. 50 bindir.Bugünkü Durumu Ahmedîyye'nin her iki kolu da. Ahmedîlere göre. Kadîyanîler. Kadiyanîlik mensuplari için bugün 5-6 milyona varan sayi verilmektedir. simdilik manevî hayatimizin tam ve kusursuz bir imajidir. çünkü kendilerinin Gulam'in nebitigine inanmadiklarini ve ona inanmayanlara "kâfir" demed iklerini ileri sürmüslerdir. her ay yapilan mecburî ödemelerdir.

toplumda tutunabilme kte ve hatta yüzlerce. kültürde kendini göstermekle baslamis. dinsî hareketler. bu tür cereyanlar için oldukça müsaittir. fikirde. Böylece Islâm'in yayilma alani genisledikçe. simdi de bu tür cereyanlara ve onlarin zararlarina rastlanmaktadir. mevki ve makam hirslarindan. Bencil. galebe çalmasi Hiristiyan lar için büyük bir tehlike teskii etmistir. bu sayi arttikça çesitli fi kir ve cereyanlar da Müslümanlarin arasina sizmistir. sinkretik bir h arekettir. sahsî ihtirasl ardan. çesitli sinsî yollara bas vurulmus. onlari kaynastirmaya çalisan bir sentezdir. Yüzyilda baslayan bu fa aliyetler. Bu hareketler. çikarci. Ancak Peygamb er'in ir-tihalinden sonra. her akimin ve her dinin karsisinda çesitli cerey anlarin ortaya çiktigi görülmektedir. Her hâkim görüsün mutlaka muhalifleri de olagelmistir. bazi haksizliklari bahane ederek. siyasî. diger taklit hareketlerd en daima farkli olagelmistir. dinsî hareketler. Isrâiliyat. kiyamlar. kin ve reka bet konularindan gayet ustaca faydalanmasini bilmektedir. Müslümanlar arasina sizan bazi fikir ve düsünceler. XIX. tarihî gelisme içinde. çesitli mezhepler ve cereyan lar ortaya çikmistir.YIKICI CEREYANLARA KARSI TEDBIRLER Hemen hemen tarihteki her fikrin. nifak tohumlari saçilmis ve Müslümanlari çesitli gruplara bölmeye. kültürel gayelerle yönlen eri gruplasmalardir. Onlar. Neticede hem inanç ve hem de fiiliyat yönünden ayriliklar ortaya çik mistir. Islâm'in yegâne kalesi ve temsilcisi Osmanli Imparatorlugun un gerilemesine. Muhammed'in sagliginda pek etkili olamamistir. XVI. din taklitleri. binlerce mensup edinebilmektedir. orijinal bir din sayilamazl ar. Toplumjarin içtimaî ve kültürel yapilari. daha sonra fiiliy ata dönüsmüstür. Yikici cereyanlar. kiskançlik. ayri bir cemaat oldukl arini ileri sürmektedir. Bu gayret ve faaliyetler. zaman zama n hem toplum hem de Islâm için tehlikeli olmustur ve olmaktadir. Bu cereyanlar. çogunlukla dinî kültür ve bilgiden mahrum kisilere cazip gelmektedir. Bu cereyanlar. sahabeler bile birbirine karsi kiliç çek ecek hale gelmistir. kisa zareanda etraflarinda birçok insan toplayabilmist ir. kaleler bir bir düsme ye baslayinca (Istanbul'un fethi gibi). Müslüman olanlarin sayisi artmis. bazen gizli güçlerin hesaplariyla bir arada yürütülmektedir. menfaat duygularindan. Hemen hemen her yüzyilda bu tür hare ketlere sahit olmaktayiz. slâm. Çesitli dinlerden ba zi elemanlar alinarak ortaya çikarilan bu hareketler. Ülkemizde de. nihayet parçalanmasina sebep olmustur. çesitli dünya güçlerinin dinî. Günümüzde de dine benzetilerek olusturulan hareketler. din denilen orjinal kurumun nitelikleri. bazen dinî ve cinsî sapikliklarl a. Yüzyilda çesitli yeni taktik ve stratejiler le gittikçe geliserek ve kuvvetlenerek varligini sürdürmüstür. "türedi dinler"dir. çesitli inançlara mensup kimselerden Müslüman ol nlarin sayisi arttikça. zamanin idaresindeki. baslangicindan beri. yikici cereyanlara ve karsi saldirilara hedef olmustur. cer eyanlar. Fakat bu da netice vermeyip. cahil ve hatta ruhen hasta kisilerin öncülük ettikleri bu gibi cereyanla r. karsi saldiriya ve yeni gruplar olust urmaya baslamistir. Bunlar öyle bir noktaya varmistir ki. bunu durdurmak için. Bunlar. Genel le cahil. Müslümanlar arasinda farkli düsünceler. çesitli cereyan lara kaydirmaya gayret sarfedilmistir. bazen siyasî ideolojilerle. ne kadar ustalikla taklit edilirse edilsin. Hiristiyanlik karsisinda hem sayi he m ilim hem medeniyet hem de inanç bakimindan rakip olmasi.[483] E. Her cereyan da etrafina bir takim insan gruplarini toplayip faaliyetlerini genisletme gayreti içine girmistir. Ancak. en eski tarihî devrelerden itibar en. özellikleri.layislari yerlestiren. ke lerine göre. XVII. kültürsüz toplumlarda gelisen ve bazen çok tehlikeli boyutlara varan bu tür cere yanlar. Yüzyilda meyvelerini vermeye baslamis ve nihayet emellerine ulasmi slardir. Bunda oldukça basarili da olmuslardir. Hz. yillarc a oldugu gibi. Bunlarin basinda Isrâiliyat gelm ektedir. . Müslümanlarin güçlenmesi. Bu gelismeyi kiliç ve silah zoruyla durdurmak için Haçli Seferleri düzenlenmistir. kendilerinin de ayri bir din. Bu sinsi cereyanlar. Bazen dinî yön den cahil kisileri ruhî bosluktan kurtaran bu gibi cereyanlar. ve XX. iktisadî.

. siyasî entrikalar. yikici cereyanlarin niçin ülkemize ayri bir önem verdikleri daha iyi anlasilir. sadece onlarin kurtulusa erisebilecegini ve sadece onlarin mutluluga ulas abilecegini ileri sürerler.Genellikle insan çalmak. Bu cereyanlar. a. hiçbir dine hayat hakki tanimazlar.Insanimizi dinî ve millî kültürle beslemek. Genellikle bu gibi cereyanlarin kendilerini en güzel kamufle vasitalari Mesîhî konular olagelmistir. siyasî gelismeler saglamak için özellikle yüzyilimiz a binlerce din iddiali hareket. üç kit'anin ortasinda yer alan merk me sahip bir bölgedir. Türk Dünyasiyla olan iliskileri ve çesitli dünya deng eleri gözönünde bulundurulursa.Insanimiza. Amerika'da son on senede buna benzer binlerce hareketin ortaya çikaril digi söylenirse mübalaga edilmemis olacaktir. kendine güven duymayan kims eler onlarin avlaridir. elektronik cihazlardan faydalananlar da vardir. Islâm Alemiyle. Bu cereyanlar arasinda uyus turucudan. dünyevî gayeler için din alet edilmemelidir. b. Millet. sahsî fikir.Basta gençler olmak üzere. onlarin en büyük dayanagidir. özellikle gençlerimize. bütün halki bu zararli faaliyetler karsisinda uyarmak.Yikici cereyanlar karsisinda . Tek gerçek onlarinkidir. tanitmak . ülkemizdeki anarsik olaylarin. mülkiyet birakmamaya gayret göster ip onlari esir ederler. spordan. Bu cereyanlara karsi alinacak tedbirleri söyle siralayabiliriz: 1. vatan ve milletlerine hiç bir fayda gelmez. aile baglari gevsemis. yikici ve bölücü faali yetlerin sebepleri kavranilmis olur. Yikici cereyanlar. her yasta ve her çagda ders. seminer ve konfera nslarla Islâm'i ve millî kültürümüzü iyi bir sekilde ögretmek. dünya inda bazi gayeleri gerçeklestirmek istemektedirler. büyük vaadlerde bulunurlar. benimsetmek. b. toplumlari pasiîize etmek. Ümitleri istismar. c. Özellikle gençler için tehlike büyüktür. a. c. kukla. Bunun için . mutluluk duygular ni istismar edip bazi menfaatler elde etmekte. B azi menfaatler. Cennete sadece kendilerinin gidebilec egini. seksden.Yikici cereyanlari tanitmak. ilgiden yoksun. Günümüzde de Mesîhî hareketler. çesitli dünya güçlerinin heveslerinin yöneldigi. sartlandirmak. Mesîhî hareketlerin arkasina siginan güçler din takiitieriyle büyük dinleri yipratmak. çikarlar. diger yandan da dini istismar ede rek bazi siyasî sonuçlara ulasmaktadir. Bunun yaninda. Aglarina düsürdük leri Insanlara hiç bir hürriyet. tasarruf. aklen ve ruhen tatmin etmek. 2. dünya dengeleri kurm ak. sefkat veya merhametten uzak kalmi s. milletlerarasi hesaplar. geçim zorluklan içinde bunalan. Böyle insan lardan toplumlarina.Radyo-televizyon programlariyla dinî kültürü kuvvetlendirici.Bu konuda kitap ve brosürler bastirmak ve vatandasin okumasini saglamak. bir yandan insanlarin ümit. Bunalima düsmüs . toplum.Bu cereyanlarin zararlarini ve tehlikelerini çesitli yollarla anlatmak. hayatta basariya ulasamamis. iktisadî-ticarî sonuçlar elde etmek. robot gibi kullanip militanlastirirlar. mezhep ve tarikat bozmasi cereyanlar dünyayi istil a etmistir. milliyetçilik. gizli emeller. toplu yasama âdabi gibi seyleri ciddiye almazlar. Aslinda din istismar edilmemeli ve kötü niyetlerle kullanilmamalidir. dinî ve millî suuru uyandir ici yayinlara agirlik vermek. Ülkemiz.

yazilarla uyarmak ve yetistirmek.Yikici cereyanlarin mahiyetini ve dayandiklari prensipleri çok iyi bilen ihtisa s sahibi kimseler yetistirmek.[484] Yedinci Bölümün Bibliyografyasi .Baska inançlara saygili olmayan. Islâm'a Yönelen Yikici Hareketler .Vaaz ve hutbeler yoluyla zaman zaman halki bu konuda uyarmak. müftü gibi din görevlilerini.Idarî mercilerle ve halkla bu konuda isbirligi yapmak. çalinmasini önlemek. 4.d. d. yikici cereyanlar karsisinda yayinl ar.Bahâîlik ve Hukukî Durumlari.Devlet kuruluslari açisindan . Ter. incitmeden.Yikici cereyanlarin en zararlilarini tesbit edip onlara karsi tedbirler almak ve vatandasin. milleti bölmeye.Dinî kuruluslar ve din adamlari yönünden .Kanunî müeyyideler getirmek. c.Yikici cereyanlarin agina düsenleri tatlilikla. d. im Yeprem-Hasan Güleç.Karsilikli müsamaha. g. ihtiyat payini elden birakmamak. emperyalist emeller tasidigini ve kökünün disarida bulundugunu belirtmek.Vaiz. Zerrin Akgün. a. sahsiyetini rencide etmeden uyarmak.Muhsin Abdulhamid.Aralarinda birligi saglamak (asgarî müstereklerde). b. d. 69-255. onlarin agina düsmesini. .Herkese hemen kanmamak.M.Millî birlik ve beraberligi korumakla yükümlü bulunan görevlileri bu konuda yetistirmek .Islâmi bilgileri köklü ve derin bir sekilde elde etmelerini saglamak.Sinsî propagandalarin arkasindaki gayeyi sezmek. .Dogru ve gerçek olani ögretmek. a. Islâm'i yok etme ye çalisan yikici cereyanlara bu hürriyeti vermemek. Ankara 1975. bu konularda ilmî arastirmalar yaptirmak. e.Mahallî tedbirler alinmasina çalismak. b.(Babîlik ve Bahâîligin Içyüzü). imam-hatip. c. 3. millî birligi ve beraberligi parçalamaya yönelik oldu gu. Islâmiyet Bakimindan Bâbîlik.Bu tür cereyanlarin sirf Islâm'i. e.Müslümanlar açisindan . e. b. kurslar.Bu görevlilere hem Islâm hem de Türk örf ve âdetlerini iyice ögretmek. Ankara 1975. vatani yikmaya. a. c. 5. f.

Ethem Ruhi Figlali. Il/ 163-165. . Can.Esmahan Aykol. .E. Çev. I/264-273. .Muhammed Zerendî. "Baha'ie".S. Sondag. Istanbul 1970. . Nokta. . Kule Kitaplar i. . . . 143-144.Ankara 1981.Günay Tümer. Dictionnaire des Religions.Ali Rafet Öskan. . Istanbul 1979. Minu Derahsan. . Nashville 1977. London 1971. . Sabit. Ünal-A. Izmir 1986.S. Yeni Dokümanlarin Isiginda Yehova Sahitleri. Özsuca. Washington 1973.N. "Amerikan Moon Tarikati Türkiye'yi Örgütlüyor". Islâm ve Yahudi Mezhepleri. Babîlik ve Bahaîlik.J. Bahai Dini. . Illinois 1952.Julien Ries.M. S. .Ahmed Yezdanî. Yedinci Gün Adventizmi. [485] VIII.. Ankara 1965. Kadiyanilik. (Yayinlanmis Doktora Tezi).M.Bahâî Dini. Hikmet Tanyu. Istanbul 1932.. . S. 36-40. Nebil Tarihi. Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler. 13 Ekim 1991. . BÖLÜM MISYONERLIK FAALIYETLERI VE GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALARI . "Unification Church" The Encyclopedia of Reli-gion. Kahire 1975 (Keylâni'nin Zeyli).. Istanbul 1985 (Türkiye Bahâi'ler yayini). Ankara 1973. Bahaî Dinine Toplu Bakis. The Religious Experience of Mankind. XV/141-143. "Moonisme". Mecdi Çelebi.Outline of the Principle. Bahaullah'in Dini. . . 223. Ankara 1967. Çev.T. Level 4 (New York 1980). France 1983. Bahaullah ve Yeni Devir.Sevki Rabbani. Esselemont. Mecdi Inan. .Eilen Barker.Yves de Gibon. 1144-1145 . Moon and the Unification Church. Ter.Ninian Smart.Baha'i World Faith.Cl. S a: 3. Türkiye'de Laiklik Ilkesi ve Yehova Sahitleri. Akdamar. Dictionnaire des Religions. Ankara 1995. . . Istanbul 1974. . Ter. Huart. . el-Milel ve'n Nihâi. 11/41-56. Istanbul.Sehristârtî.Ethem Ruhî Figlali. 1960. Ankara 1973. Hikmet Tanyu. Paris 1983. Yehova Sahitleri. Istanbul 1987. "Bab" ve "Bahâuliah".F. Moon. Divine Principle.Yasar Kutluay. Islâm Ans.

kendisini bir fikrin yayilmasina adamis kimse demek tir. düsünce. dinî de olabilmektedir.Bu gaye ile kurulan kuruluslara misyon. bugün genellikle kiliselerin Hiristiyanligi Hiristiyan olmayan ülkelerde y aymak gayesiyle olusturduklari kuruluslar ve bu kuruluslarda faaliyet gösteren kims eler için kullanilmaktadir. belli b ir guruba bagli olan. Tarihte. Belli bir bölgeye. Buddizm misyonerii. din veya mezhebi hâkim kilma veya yayma gayesiyl e çesitli mücadele ve savaslara sahit olmaktayiz. Misyonerlik. yetki. misyoner ligi genel anlamda kullanirlar. genelde diger bazi din. düsünce.A. Bugün de ideolojisini veya inancini . din ve inanç sahipleri. Bu. Bunda basarili olmasa da en azindan rakib dinin mensuplari nin zihnini karistirmaya veya kendi mensuplarini birlik içinde tutmaya çalisirlar. Hiristiyan ligi yaymayi vazife edinmis.Misyonerlerin Gayesi Yeryüzünde bazi fikir. baska inanç ve düsüncede olan insanlari mensubu bulunduklari dine kazanmayi gaye edinirler. Çünkü dogru k abul ettigi inanç. fikir ve kanaatini yaymak. Bunla rin basinda sir dinleri mensuplari gelir. Bunun için herkesin ayni inançlara sahip olup saadete ermesi hedeflen ir. kendi din ve inançlarindan kuvvetli bir digeri karsi sinda. Misyon kelimesi. baska di nde. çogalmak isterler. inanç. Ingilizce' de ve Fransizca'da misyon (mission) ve misyoner (missionaire-missionary) seklind e kullanilmistir. vekâlet. herkese yaymaya çalisan dinlerdir. Bazilari da yayilmak. baskalarina aktarilmayan dinler de misyonersiz dinlerdir. genel olar ak da diger evrensel dinlere samil bulunmaktadir. Bu ölçüye göre Hiristiyanlik. rahip ve rahibe.MISYONERLIK FAALIYETLERI 1. beili sinirlara bagii olmayan . Bu görev ve yetki diplomatik olabildigi gibi. Böylece kendi dinî inanç ve kanaatler ini bir ülkede yaymaya çalisan herkese misyoner denilmektedir. bu misyonlarda ^azife yapanlara misyoner. misyoner yetistiren odakl ar olarak çalisir. bu isi organize eden. yayilmak. taraftar kazanmak isteyen hemen hemen her dinî fikrî kurulusta temel esaslardandir. fikir. görevli kimse. mis yoner olarak adlandirilmaktadir. Misyonerler. onlarin yayilmasini istemez. mesajini her tarafa. Misyoner kuruluslari. Bunlar. Bu arada baska din. Doyayisiyle misyoner yetkili. misyonerlige basvurur. inanç. tarikat ve gruplarin basvurdugu bir yayilma metodudur. Dinî faaliy et ve propaganda için kendisine özel bir görev verilen din adami. misyoner ve misyonerlik kelimeleri. Bir din bilimi olan Dinler Tarihi alaninda çalisan bazi dinler tarihçileri. özel olarak Hiristiyanliga sâmil kilinmasina ragmen. [486] 2. yegâne dogrunun ken-disininki ve tek kurtulusun da onda oldugu inanç ve gay esine sahiptir. özel olarak Hiristiyanliga. Misyo-nerli dinler. sözlükte. Ancak bunlarin bir kismi. görev. Bu münasebetle dmleri misyonerlige yer verip verme melerine göre de tasnif ederler. Islâm. bu faaliyete de misyonerlik denilmektedir. Misyon. geri kalan dinler de misyonersiz d inler olarak görülür. inanç ve fikir mensubu insanlari da kendisinink ine katmaya çalisirlar. Bu kelime. mensuplarini çogaltmak isteyen he r teskilat. kendi mensuplarinin onu benimseyip ayrilmamasi için faaliyette bulunma gere gini duyarlar.Misyon-Misyoner-Misyonerlik Misyon ve Misyoner kelimeleri Latince "missio" kelimesinden türemistir. bir kimseye bir isi yapmasi için verilen özel vazife anlamina gelir. sahip oldugu fikir.

belirli bir topluluga gönderilmis gibi gör esine ragmen onlarin davet metodlari ve getirdikleri hükümlerde umumîlik vardir. Çünkü açik düs anlik. hosgörüsü ve akla uygunlugu insanlari büyülemistir. Çünkü hedef. yeni propaganda metodlariyla Hiristiyanligi yaymak. a lir ve kendi tanrilari arasina katar. çesitli teklifler görüsülmüstür. Hiristiyanliga kazanamadiklari takdirde.Ö. tebligini yakindan uzaga dogru yapmaya çalismistir. zorla kabul ettirme yoktur. Yüzyilin ortalar ina dogru Avrupa'nin merkezine kadar ilerlemislerdi. misyonerlige yer verip dogdugu yerin sinirlarindan . baris içinde yasamalari ve kurtulmal aridir. Islâm Dünyasi'ndaki tasavvuf v e tarikat anlayisi. Türkler. Kongrelerin birinde. bu anlayislara olan baglilik üzerinde durulmus ve tartisilmis. Yahudilik gibi. Bir kismi ise m illet. XVII. Yüzyilda Hi ndistan'da ortaya çikan Buddizm. VI. Is lâm. Avrupa'y a hâkim oldukta sonra. Bu konuda en tesirli silah. günden güne ilerlemekte. Asag i yukari ilâhî dinlerde bu. Çünkü Müslümanlar. Müslüman Türklerin basarisi. tek kuvvet Müslümanlardi. Bu arzusuna ulasmak için önce kiliç yolunu denemis ve böylece Haçli Seferleri baslamistir. yayilma gayesi gütmez. insanlarin bir arada. onlari y aniltmak ve bu gayeye ulasabilmek için de eleman yetistirip bu teskilâtlara sokmak s uretiyle Müslümanlari ikna edebilecekleri kararina varildigi belirtilmektedir. temasa ge ldigi veya fethettigi kabîle veya milletin tanrilarini kendi istegiyle benimser. sinsice yapilanidir. Islâm'in gayesi. Misyonerlik faaliyet inin ana gayesi. mensuplarinin sayisi da artmakta idi. Muhammed de ( sas). öncelikle Islâm dünyasina yönelmisti. Bu dinlerde. kabîle veya ilkel kabile dinleri seklindedir. en azindan kendi mensuplarini birlik içinde ayakta tutabilmek. yeni Hiristiyanlar kazanmak. Roma Katolikligi. seyhleri veya ileri gelen müritleri kandirmak. insanlara ve yasadiklari yerlerin özellik lerine göre taktikler bulunmustur. Bir kismi da. Hiristiyan misyonerlerinin gayesi. taninmak ve benimsenmek arzusu tasimaz. Türk azanmis ve Türkler Islâm'i dünyaya yaymaya cehdetmislerdi. Bunun için çesitli toplantilar yapilmis. [487 ] 3. Bunlardan bir kismi yukari da temas edildigi gibi. Islâm'a göre Allah tarafindan gönderilen elçiler. Bunlardan M. Hiristiyan Kilisesinin basarisini iflâs ettirmistir. Mezopotamya ve Ön Asya) tanri alis-verisi vardir. tebligde yakindan uzaga dogru gitme esastir. Bu seferler. Öte yandan bazi dinlerde de {Eski Avrupa. Istanb ul alinmis. dünyanin her tarafinda yasayan insanlari Hiristiyanlastirmaga çalismistir. Bunun için gizli çalisma metodlari gelistirilmis. Islâm'dan önceki dinlerden Yahudilik'e ve Hiristiyanliga geçmeden. ortak niteliktir. Bu sirada dünyaya hâkim olma gayesindeki Hiristiyanligi durdurabilecek tek din Islâm. Bati emper-ryalizmi'nin nüfuz alanini genisletmek olarak görülmekte ve anlasilmaktadir. Takip edilece k yol üzerinde durulmustur. bazi dinlerin misyo nerlik konusundaki tutumlarina gözatmakta fayda vardir. Elçiler insanlarin Allah'i bilmelerini. Bu durumda iristiyanlara ve Hiristiyan dünyasina çesitli yollarla Islâmî yayilmayi durdurmak kalmis tir. "sir dinleri" seklinde olup hususiyetlerinin baskalari t arafindan ögrenilmesini istemez. ayniyle mukabeleyi gerektirmektedir. onlari kendi dinlerinden sogutmak hedeflenmistir.Misyonerligin Tarihçesi Dünyada mevcut dinlerden bazilari. Ancak Hiristiyan Dün yasi Müslümanlarin ilerlemesini kiliç zoruyla durdurmayi basaramadi.dünyaya hâkim kilma mücadele ve savasi devam etmektedir. evrensel çerçeveden çikip belli bir kavme hasredilmistir. Bunlardan biri de misyonerliktir. mensuplarin i artirmak ve bu arada Müslüman olanlari Hiristiyanliga kazanmaktir. d igerlerinin tersine. Hz. hak yolda yürümelerini ve saadeti elde etmelerini ga ye edinmislerdir. millîdir. Mücadelede. Bir kabîle veya millet. Onun için bu din yayilmak. Tarihte de en tesirli propaganda yolu bu olmustur. Bunun için baskasinin o dine girmesi mümkün degildir. Kur'ânin metoduna göre. kendilerine "alet etmek". ondan gözüker ek. Bunlarin yaninda dünyanin bir çok bölgesinde yogun faaliyet gösteren misyoner teskilatlari vardir.

Bun un ilk misali. tarih boyunca. Güney ve Güneydogu Asya'ya yayilmistir. Hz. benden önce gelen Tevrat'i tasdik ve benden sonra gelecek adi Ahmed olan bir peygamberi müjdelemek üzere gönderildim"[490] dedigini bild irmektedir. Onun için Hiristiyan misyonerliginin tarihçesine gözatmakta fayda vardir. Japonya. Bunlardan birisi de misyonerlik faaliyetleridir. reisliK istiyorsan seni basimiza reis yapalim. Isa'dan sonra ona uyanlar artmis. "Ya Muhammed insanlari Rabbinin yoluna hikmetle ve güze! sözlerle davet et ve onlarla en güzel sekilde mücadele et"[489] ve ". Yahudilerin hâkim iyetlerini siyasî. öbür elime de Günes'i verseniz. Isa'nin da haber verdigi Hz. onun getirdigi esaslarda ve yorumunda. artik teblig siras inin Islâm'in oldugunu ve buna ragmen Hiristiyanlarin teslis esasina dayanan dini yaymaya çalistigini. Fakat Müslümanlarin yapmak istemedigini diger dinden olanlar. Fakat. hak yola davet etmektir. Hiristiyanlikla özdes hale gelmistir. bütün insanlara hitap etmek idd iasiyla ortaya çikmistir. III. baslangiçta. Baskalarinin Yahudilige girmesi için özel bir gayret güdülmemektedir. üç kitaya hükmeden Türkler ve I lâm yegâne ve hâkim unsur olurdu. ir sömürü araci olarak kullanmamis. Isa'nin "Ben. Hz.). ta Viyana'ya kadar giden. Yukarida kisaca temas ettigimiz Yahudilik. sadece teblig vazifesini yerine getirmislerdir. Hiristiyan. Hz. Her yerin özelliklerine uygun olarak inançlarini (Maniheizm'i) yaymaya çalismislardir. "Dinde zorlama yokt ur"[488]. Iste Islâm. Fakat Maniheistler. Mani ve rahipleri gittikleri her y erde inançlarinin propagandasini yapmislardir. Hz. Onlar. Yüzyilda Maniheizm. Bu hareke tin kurucusu olan Mani. onu yolundan çevirebilmek için. fakat herkesi kendi gayelerine hizmet ettirmek istedikleri idd ialar arasindadir. "Bir elime Ay'i. akla uygun hak dini. inananl arin sayisi azdi. Fakat dini kabulde de. 54) âyetlerinde tebligin metodu ortaya konulmustur. Bugün de Buddizm'in felsefesinin çesitti ülkelere yayildigina ve faaliyetlerini çesitli yerlerde gösterdigin e sahit olmaktayiz. siyâsi misyonerler olarak kabul edilmektedir. sadece "I'lâ-yi Kelimetullah" yolunda ci had etmis ve tebligi esas almislardir. Hz. Muhammed.tasarak Çin. görünüste Müslüman olarak. Yahudilik. karma) bir dinî harekettir. Bu di nî hareket. Isa'nin teblig ettigi dine Hz. Hiristiyanlik propagandasi olmu stur. güze l sözlerle hakki tebligi esas almistir. dünyaya din olarak hâkim olma durumuna gelin ce. çesitli vesilelerle degismeler olmustur. Yahudilere hasredil-digi için dinî yönden m isyonerlik niteligine sahip degildir. tevhid dinini yaymaya çali siyordu. Isa'nin zamaninda. zaman zaman et kili olmuslarsa da. gezginci bir kimsedir. yeter ki sen bizim ditiimize dokunma" denildiginde. Bunun içindir ki Müslümanlar.. "Ya Muhammed. Isa'nin (a. Mecûsî ve Hint inançlarinin bir sentezi mahiyetindedir. Yine M. Islâm Dinine gelince. Kore. Müslümanlar.s. iktisadî ve kültürel yönden kurmaya gayret ettikleri ve bundan dolayi o nlar. Bir kimsenin Yahudi dinine girmesi için Yahu di ana-babadan dogmasi genel ilke haline gelmistir. Hz. Yahudilerle özdesle smis bir din özelligi kazanmistir. All ah'in Hz. Çünkü eger zor kullanilsaydi. yayilma. onun karsisinda mensuplarini günden güne kaybetmekte olan Hiristiyan kiliseleri. Islâm. Sahabeler ve ondan sonra gelenler de Islâm'i yaymak için büyük gayret sarfetmislerdir. Isa. iktisadî ve kültürel yan ku ruluslari vasitasiyla gerçeklestirmeye çalistiklari yaygin olan kanaattir. bilhassa Yahudi v e Hiristiyanlar. Islâm'i gerek Araplara ve gerekse diger milletle re teblig etmeye çalismistir. Müslümanlari kandirm yoluna gitmislerdir. Çünkü bu din. Islâm'i yaymada dünyevî hiçbir menfaat gütmemis. Gayesi de dogru yoldan ayrilmis insanlari dogru yola.. Misyonerlik denilince ilk akla gelen. Kur'ân. bilerek yapmislardir. Aksine Türkler. yeni taktiklere girismislerdir. Muhammed'i gönderdigini. Aslinda Hz. Bunun için de bir propagandaya ihtiyaç duyulmamaktadir. ilâhîdir ve evrenseldir. yayilmasinda zor ve yogun bir propaganda metodunu kullanmami stir. Isa'nin tasvip etmedigi yolu benimsediklerini kabul etmek . Dinî olmamakla beraber misyonerligi siyasî. Misyonerlik genel bir anlam ifade etmesine ragmen günümüzde. Müslümanlar bilir ki zorla inanandan fayda gel mez. sinkretik {uzlastirmaci. siz i man etmedikçe ben bu isten vazgeçmem" cevabinda bulmaktadir. Peygambere düsen sadece tebligd ir" (Nur. Muhammed'in. mal is tiyorsan mal. Kimsenin Yahudiligi kabul etmes ini istemedikleri. belirli bir devreden sonra varliklarini devam ettirememisler dir. Hz.S. Islâm'da zorlama yoktur. dini yayma idealinin olmasi pek tabîdir.

Müslümanlari içten zayiflatmanin ve yik manin tek çikar yol olabilecegi sonucuna varildi. Roma hâkimiyetinde olan Sam. çalisma alani olarak putperestlerle Avrupalilari s eçmis. Sonunda H iristiyan dünyasinin (Bizans'in) kalesi Istanbul. Hiristiyanliktaki bazi hükümleri d egistirmis. Bu teskilâtlar zamanla y eni subeler açmaya devam etti. Avrupa ve Anadolu'da merkezlere kavusmustur. Süryaniler. Hiristiyanligi yaymak için bugünkü Azerbaycan'i ve Ermenistan'i da içine alan bölgeye gitmislerdir. Ingiltere'de 1646'da Ingiliz parlementosu. Ilk devrelerde Hiristiyanligin yayilmasinda önemli faaliyetler gösterenler arasinda. Burada yetistirilen papazlar Islâm ülkelerine gönderildi. Hz. Habesliler. M. 1662'de Vatikan'da Propaganda Bakanligi kuruldu. Havariler ilk yüzyilda.S. Türkleri. Hatta. Kiptiler) ana Kiliseden kopmustur. Ayrilmalar ve dolay isiyle konsiller birbirini izlemistir. Isa'dan sonraki ilk asirlarda Hiristiyanlarin arasinda ayriliklar olm us ve mücadeleler devam etmistir. Çesitli ülkelerde bulunan görevlilerinden raporlar istend i. Islâm yayildi ve ilerledi. 313'de Konstan-tin. Konstantin. Hz. ikinci bir "arz-i mev'ud" ideali dogurmustur. hem de Islâm Dini mensupla rina karsi mücadelelerine devam etmislerdir. dinlerini yaymaya baslamislardir. Bu teskilat. Paris'te mi syoner papaz okulu açti. Zamanla Hiristiyan kaleleri düsüyor. Isa'yi görüp onun ke ndisine niçin böyle eziyet ettigini sormasindan sonra. "Ermenistan'in toptan Hiristiyan olmasini saglayan ve Ermeni krali Tridat'i Hiri stiyan eden Gregor[492] olmustur. Sam yolunda. Yah udiler'den sonra. Bundan sonra Hiristiyanlar. Hiristiyan misyonerleri. Böylece mücadeleler dönemi baslamis ve devam etmistir. Artik onlar için mücadele edilecek yegane güç Müslümanlar oluyordu. Katkedon (Kadiköy) Konsili'ncien iki asir sonra. Pavlus'un yaninda o devrede ve ondan sonraki devrelerde çesitli Hiristiyan azîzleri m isyoner olarak görev yapmislardir. Böylece Haç'm yerini alan Hilâl'i kaynaginda bogmak için asirlarca süren Haçli Seferler baslatildi. Habesistan.tedir. Bununla b eraber ayriliklar ortaya çikmistir. Islâmin zuhuru Hiristiyanfigt sarsm aya basladi. Ogul ve Kutsal Ruh ismi i le vaftiz eyleyin. Islâm ülkelerine gönd erilmek için Arapça'yi ve "Islâm felsefesini iyi biten misyoner papazlar yetistirecek okullar açildi. Yemen. Pavlus. Selçuklu Türkleriyle beraber hem Islâmlasiyor hem de Türklesiyordu. Hiristiyanligin nesri için bir cemiyet kurdu. bütün Hiristiyanlarin ayriliklari birakip Müslümanlara karsi ortak cephe olusturmasina yol açti. Bugünkü Hiristiyan misyonerleri de Havarileri ilk misyonerler olara k kabul etmekte ve onlarin yolundan gittiklerini ileri sürmektedirler. size emrettigim herseyi tutmalarini onlara ögretin"[491]. Iste bundan sonra silahla netice almanin mümkün olmadigi kanaatine v aran Hiristiyanlar. Kalvin ve Zwingli ile Pr . Islâm. Buna ragmen onlar. Bu siralarda Martin Luter. bu arada. hem kendi aralarinda. Sunulan raporlar degerlendirildi. Isa'nin su sözünü almislardir: "I mdi siz gidip bütün milletleri sakirt edinin. Hiristiyanliga sempat i duymaya baslamis ve Istanbul'u bassehir yapmistir. Hiristiyan olan "Yahudi dönmesi " Pavlus yer almaktadir. bazi hükümleri kaldirmis. Bu hâdise. Önce hâkimiyeti elde eden Katolikler. Anadolu. Onlari Baba. bir devlet destegin de. Islâmin gelismesi onlari düsündürüyordu. Isa'nin ögrettiklerini yaymay a baslamislardir. Misir. Monofizitler (Ermeniler. Bunun üzerine havariler. Isa'nin bu sözlerinin insanlar arasinda "Tanri Devleti" tesis edin seklinde yorumlanmasi. Imparator Konstantin Hirist iyanlara din hürriyeti tanimistir. Fakat neticede Müslümanlar kazandi. hareket noktasi olarak. Hiristiyanligin siddetli düsmani iken bir vizyonla. onlarin ihtilafa düstükleri konularin dogrusunu bildirmistir. Hiristiyanlik. Bu anlasmazliklara son vermek için de konsiller t oplanmistir. sonralari bunlara yenileri eklendi. Hz. misy onerlik faliyetlerine baslamislardir. Hiristiyanligi onlara kabul ettirebilmek için. dolayisiyle Müslümanlari durdurabilme yollarini görüsmek için kongreler düzenlemeye basladi. bazilarini faaliyet gösterdigi toplumlarda var o lan inançlarla degistirmis ve böylece Hiristiyanligi onlara benimsetmeye çalismistir. ilk konsili 325'de Iznik'te (Nicea) toplamistir. dünyanin dört bir yanina dagilmis. 451 "de Kadiköy Konsili ile ayriliklar zirv eye çikmis. 1453'de düstü ve Türkler Istanbul'u fe thetmis oldu.

Kisaca tarihî gelisimini sundugumuz misyonerlik faaliyetleri. 1701 ytlinda. Bu nlari söyle siralayabiliriz. bunlari yapam adiklari yerde. tenasüh. köken olarak protestandir. memleketimizde ve Islâm dünyasinda durmus degildir. Daha sonra Amerikali misyonerler. Protestanligi Ermeniler arasinda yayma ya basladi. [494] a. Almanya. Kitab-i Mukaddes'i. diger dinlerin kutsal kitapla rinda çeliski zannettikleri hususlari öne çikararak. Her yerin özeliklerine göre faaliyet göstermektedir. brosür ve dergilen o ülkenin dilinde nesr eder ve dagitirlar. tehlikeli boyutlara ulasmis Yehova Sahitleri'ne kadar bir yigin dinî cereyan vardir. Ilmî ve içtimaî sahalarda faaliyetler ini yogunlastirir. Sivas'ta Ermeni Mek hitar ile baslamaktadir. Ortodoks. [495] . Çesitli telkinler. Fakat faaliyetleri Hiristiyanlik için olmust ur. vereceklerini bu kisveler altinda vermeye çalisirlar. O.Misyonerlerin Çalisma Metodlari Misyonerler.otestanlik zuhur etmisti. Misyonerle r giristikleri faaliyetlerde basarili olabilmek için çesitli metodlar uygularlar. sahip olduklari dinden sogutmak veya ona düsman yapabilmek. inanç ve bedenî-zihnî tekniklerin arkasina siginan veya bunlari istismar eden ce-reyanlari da unutmamak gerekir. Protestan. Bu metodlarda her zaman din ilk sirayi almayabilir. Ermeniler arasinda Katolik propagandasi 130 sene kadar sürdü ve nihayet Osmanli Devl eti. Ingilizlerin metodunu takiple ise baslayan Amerikan m isyonerleri. maddî ve manevî yardimlarla Hiristiyanligi sevd irmeye çalisirlar. Amerika ve Ingiltere'nin destegiyle 1847'de de Protestan Ermeniler a yri bir cemaat olarak kabul edildi. Baptistler.Dînî Teskilatlar Kurma ve Yayin Yapma : Misyonerler. 1820'den sonra sahnede Amerik an misyonerleri görülmektedir. Bunlarin yaninda Adv entistler. Göstermelik olarak bazen açik faaliyetleri y aninda (kanunlar çerçevesinde). Müslüman olan ülkelerden geri kalmis olanlarin geri kalmisliklarini i stismar eder ve bunu Islâm'a baglayarak mensuplarini Islâm'dan sogutmak isterler. dinî kitap. Ülkemizd e. Misyonerlik faaliyeti bakimindan basta Ingiltere ve Amer ika ve daha sonra Fransiz katolikleri gelmektedir. [493] 4. Misyonerler. Mormanlar'dan sinsî ve dinsî bir görünüs altinda yogun faaliyet göste ren. Ermeni Kilisesi gibi büyük Hiristiyan mezhepleri. önce faaliyete geçecekleri yeri tesbit eder ve orada bir teskilât kurarla r. Isviçre. Müslümanlar yaninda bu hiristiyan gurupla ra yönelik de misyoner faaliyetleri bütün canliligiyla sürmektedir. fakir aile insanlarinin fakirliklerini istismar etmek onlarin taktiklerinden bir kismin i olusturur. Katolik. Danimarka. Di nî kuruluslari vasitasiyla kendi dinlerini üstün göstermek. Amerika ve Rusya'da binden fazla teskilat kuruldu. 1830'da Katolik Ermenileri ayri bir cemaat olarak tanidi. Türkiye'de ise hemen hemen ilk misyoner hareket. çok defa gizli ve dolayli faaliyetlerde bulunurlar. k ilise ve okullariyla faaliyet göstermektedir. çesitli metodlarla çalisirlar. dinî bilgileri yeterli sekilde kavra yamamis insanlari tesbit edip onlari kendi dinlerine çekmeye çalismak. Fransa'nin tavassutu ile. hulul gibi fikir. Bu konuda ayrica dogudan gelen meditasyon. Ermeniler arasinda millî suuru uyandirmaya çalisti. Bu teskilati o bölgeye göre yetistirilmis elemanlar yürütür.

telkin vasitalarini çogaltmak için d e okullarda propagandaya yönelik kitaplarin çogunlukta oldugu kütüphaneler. halki her türlü iler lemeye karsi kayitsiz ve hattâ düsman yapabilmek. geri kalmis halde birakmaktir. örf ve âdet gibi kültüre yönelik yollarla iç nde bulunduklari toplumdanmis gibi görünür ve gayelerine erismek için perde arkasindan çali sirlar. çöl A rap-larini Türk ordularina arkadan saldirtanlar bu maskeli misyonerler olmustur. Bu gayelerini gerçeklestirmek. Bunlarin hedefi siyasî ve dinî bakimdan milleti kargasaya düsürmek. Cihan Harbi mütârekesinde Loyd George. Hiri stiyan çocuklarini ise daha da suurlandirirlar. Bu vesileyle Müslüman Araplar ve diger Islâm unsurlarla Türklerin arasini açmaya çalisiyorlard i. "Asr-i Saadet'te teknik var miy di? Elbise var miydi? Diyanet teskilâti var miydi?" seklinde sorular sorarak onlari bütün sonradan olan seyler aleyhine kiskirtir ve hatta olmayacak seyleri saf inanmi s insanlara yaptirarak devlet güçleriyle karsi karsiya getirirler. bu okul ve kuruluslarin pr opagandasini yaparak. musiki salonla ri. Halbuki Batak Köyünde ve diger yerlerdeki "B ulgar ihtilâli"ni.Maskeli Teskilâtlar Kurma : Bu teskilât mensuplari. yabanci okullar ve kuruluslar açarlar. misyoner teskilatlarinin yetistirdigi talebeler yapmistir. yalniz Hiristiyanlari ayaklandirmaga çalismakla kalmiyor. Türklerin Hirisîiyanlari katlettiklerini iddia et mis ve onlarin Avrupa'dan kovulmasini. yani sinsi ve iki yüzlü hareket ederler. yabanci dil ögretimi v ermek görüntüsü altinda. din. Bu vesile ile.[497] Misyonerler. dil. gidecekleri yerlerin özelliklerine göre yetistirildikleri için çok becerikl idirler. Avam Kama-rasi'ndaki konusmas inda. Meselâ Müslümanlara. maddî ve manevî yardim yapmaktan kaçinmazlar. Bu vesileyle kanca taktiklari gençleri kendi idealleri dogrultusunda suur landirmaya çalisirlar.Okul ve Çesitli Tesisler Açma. bölünmesine ve birbirine düsman olmasina gayret gösterirler. Maskeli çalistiklari için kuzu postuna bürünerek saf halki kolayca aldatabilirl er. Yine I. Müslümanlarin çesitli gruplara ayrilara iflamasina. . Misyonerler. Ayrica hâkim unsurl a çesitli yönlerden nüanslari olan insanlari karsi karsiya getirerek. [496] c. Bu teskilâtlar. hem devleti acze hem de Müslümanlari birbirine düsürmeye çalisirlar. Bu hususta bazi yollara basvururlar. Bu maskeli teskilatlarin Osmanli Imparatorlugu içinde yaptiklari faaliyetlere birçok önrek vardir. Bu gaye ile kolejler. pansiyonlar ve kamplar kurarlar. Bu okullar da yetisenlere dolgun ücretli ve etkili isler bulmakla da onlari cazip hale getiri rler. bunu yapamazlarsa onlarin en azindan millî ve dinî karakterini bozmaya ugrasirlar. Ayasof-ya'nin da tekrar kilise yapilmasin i istemistir.b. Bu okullarda. Hiristiyan olmayan ailelerin çocuklarinin da oralara akin etm esini saglarlar. Buraya çektikleri baska dinden çocuklari Hiristiyan yapmaya. misyoner papazlari derslere sokup Hiristiyanlik propagand asi yaparlar. Yardim Yapma : Azinlikta bulunan Hiristiyan çocuklarinin egitim ve ögretimlerini içinde yasadiklari t oplumun çocuklarindan üstün hale getirirler. Türklerin giristikleri yenilik hareketlerini Islâmclan uzaklasmak olarak gösteriyorlardi. Dünya Harbi'nde Mekke Emirini Hilâfet makamina karsi isyan ettiren. dünyayi Osmanli Imparatorlugu aleyhine kiskirtmak için agirligini koymus ve Ru sya karcisinda Osmanli'yi yalniz birakmistir. 1877'de Ingiliz Liberal Grup Lideri Lord Gladston. B u maskeli misyonerlerden maskesi düsen sadece meshur Ingiliz casusu Lavvrens'tir. Halbuki onun arkasinda ortaya çikmamis nice benzerleri vardir. kilik-kiyafet. Bu konusmasi sirasinda elinde tutt ugu Kur'âni göstererek "Bu kitap yeryüzünde kaldikça bu Batak katliami gibi vahsetler de y eryüzünden eksik olmaz!" diye haykirmistir.

Milleti millet yapan maddî ve manevî degerleri yikmaya ugrasirlar. 5.Zaman zaman diyalogdan bahsederek sulhçu bir görünüs altinda karsi tarafi pasiflesti rmek. Önce mevcut kültürü er itme. siyâsete kadar) çesitli vesilelerle gerçeklestirmeye çalisirla . Hiristiyanligi yaymak için gittikleri ülkenin önce dinî.Israrla gayelerinin dünya barisini gerçeklestirmek oldugu üzerinde dururlar. 3. 4. modern. tiyatroya. spora.Müslümanlarin her meselesine el atip bunlari kendileri çözümlemek isterler. bazi gayelerini gerçeklestirmeyi düsünürler.Sarkiyatçi.Hiristiyanligin kolay. 10. Hiristiyanligin sevgi ve kolaylik. gelismeleri kendi kontrollerinde tutmak ve menfaat elde etmektir. Onlara göre Isa'nin gelmesi yakindir. 13. oruç gibi ibadetlerin zor oldugunu ileri sürerler. 7. oriyantalist yetistirip ilmî inceleme adi altinda Müslüman aydininin zihn ini bulundirmaya. O ülkenin kültürünü yozlastirmaya ve yikmaya çalisirlar. 15. papaza günah itirafinda bulunarak sorumluluktan ku rtulup rahatlayacagini söylerler. genelde dün de.Tarikatlara adam yerlestirerek veya bazi asiri akimlari destekleyerek.Insanlarin kiliseye giderek. Bazan Müslümanlarin inançlarina hos görülü davranir.Dünya siyasetini. Isâ gelecek ve ina nan Hiristiyanlari kurtaracaktir.Ilmî.Misyonerleri. haftada bir kiliseye gitmekle dinî vecibelerden kurtulmanin mümkün olabilecegi ni telkin ederler.Savas. Bundan sonra hiçbir deger tanimayan kisilere. özellikle filimlerde konunun içine ustalikla Hiristiyanliga is indinci. 12. bunalim devr elerinde kurtarici din olarak Hiristiyanligi sunarlar. 6. Islâmdaki namaz. kafasina bazi fikirleri sokmaya çalisirlar. yangin. 1. 14. Müslümanlari n arasina ajanlar yerlestirmeye özen gösterirler.Siyasî isleri çok iyi takip edip Müslüman ülkelerdeki bazi gelismeleri gayelerine göre yö lendirmek isterler. sonra da ona istedikleri gibi bir sekil verme yolunu takip ederler. 11.Islâm ülkelerindeki faaliyetlerinde genç neslin dinden ve millî degerlerden uzak yeti smesine çalisirlar. deprem gibi sikintili anlari seçip yardimlarda bulunarak semati kazanmaya çalisirlar. içtimaî ve kültürel umunu incelerler. Bunun için herkesin bir an önce Hiristiyan olmasini isterler. bugün de ayni metodlarin yürür lükte oldugunu görürüz. ileri bir hayat görüntüsü altinda ( müzikten. 9. Islâm'in zahmet ve siddet di ni oldugunu islerler. hos gösterici sahneler yerlestirerek kafa ve gönüllere girmeye çalisirlar. Bu metodlar-dan bazilari söyledir.Misyonerlerin çalisma metodlarini özetlersek. 2. yaniltmak Isterler. 8.Misyonerler. Isa'ya "Tann'nin Oglu" demekten kaç nirlar. o yerin insanlarinin Hiristi yanligin hangi konularini bilip hangilerine itiraz edebileceklerine göre yetistirir ler. göndereceklerini ülkelerin özelliklerine. Bundan g ayeleri. 16. Böylece insanlarin ruhî durumlarina hitap etmeye çalis ip kurtulusu hedef alirlar. siyasî gelismeleri yönlendirip.Haçli Seferlerinde gerçeklestiremediklerini. Hatta önce Islâmî bilgilerle Müslümanlara yaklasirlar. edebî eserlede. onlari su veya bu sebeple tahrik ederek. Müslüman ülkeleri birbirine düsürüp an sayisini azaltmaya veya Müslümanlarin elindeki tabiî Imkanlari heder etmeye çal isirlar.

Müslümanlarca Hiristiyanliga yöneltilecek tenkitler hususlarinda çok iyi hazirlanir. 3. 7. Onlara ne gibi itirazlarin yapilabilecegi ve o it irazlara nasil cevap verecekleri ögretilir. 5. 20. Misyonerlik hizmeti için. 17. hümanistligi kimseye birakmazlar. [498] 5. Böylece fakir v e yoksul kimselerle temas kurarlar.Misyonerlerin Yetistirilmesi Misyonerlerin ana gayesi.Objektifligi. çekmege çalistiklari kimseleri belirli yollarla kendilerine baglarla r. Hastahane hizmetleri. Bu gayelerine varmak için Misyoner teskilâtlar. misyo nerlerini çok iyi yetistirmeye son derece dikkat ederler.Misyonerler.Islâm ülkelerinde faaliyet gösterecek misyonerlere Arapça. .Çesitli yardim kuruluslari kurar veya kurulmus olanlara girerler. sefkat ve merh amet duygulari altinda sempati toplar. hemsirelik. Bunun yaninda onlar. Ayrica Islâm'a veya Müslümanlara hangi hususl arda tenkit yöneltebilecekleri veya gençlerin zihinlerini hangi noktalarda çelebilecekl eri hususlarinda yetistirilirler.Turistik geziler vesilesiyle gittikleri yerlerde kitap dagitma.Okullardan. diger tahsiller de yaptiri lmaya çalisilir. misyonerlik faaliyeti için çok önemli bir vasitadir. 6. fa kir ve kimsesizlere malî destek saglayarak Hiristiyanlik propagandasi yapar. Bunun için edebî yollara. siyaseti. Hiristiyanligi sevdirmeye ve benimsetmeye ça lisirlar. Misyonerler söyle yetistir ilir: 1. Ilmî gelismeleri çok Iy i takip edip bunlardan faydalanirlar. ailelerinin izniyle en zeki ve çaliskan çocuklar seçilir ve misyonerlik hizmetlerine göre hazirlanir. 8. genç veya sahis. 19. çalisma metodlarini çok iyi bilmeler i ve uygulamalari gerekmektedir.Misyonerlik için seçilen çocuk. tarafsizligi. dünyanin en ücra yerlerine seve seve gidecek sekilde vazife suuru ve sevgisi as ilanir. misyonerlik için en önemli ve tesirli vazifelerdendir. iyilik yapma ve benzen yollarla propaganda yaparak. Bundan dolayi bu isi yapacak kimselerin kültür seviyeleri ve hitabetlerinin mükemme l olmasi. 2. Kendisinin yalniz basina basaramadigi veya yetersiz kaldigi yer de teskilat onun yardimina kosar. O da bulundugu ülkedeki issiz. 4. misyonerlik yapacagi ülkenin okullarin da özel egitim altina alinir. malî yönden büyük bir destek saglanir. Hiristiyan heyecani verilir. bagli olduklari teskilatla irtibatini daima devam ettirecek sekil de yetistirilir. Hedefine varabilmesi için suurlandirilir. Doktorluk. Islâmî bilgiler ve Islâm Felsef si ögretilir. yakinlik gösterisi. teoloji (ilahiyat) tahsili yaninda. Maddî yardim. insan çalmaya çalisirlar.r.Her misyonere. Bazi insanlara sagladiklari seyahat imkânlariyla onlari kendilerine bagl amaya çalisirlar.Her misyonere. hitabet ustaliklarina bas vururlar. Hiristiyanligi yaymak ve yeni Hiristiyanlar kazanmakti r.Misyonerlere mümkün oldugu kadar meslekî egitim de verilir. 18.Hiristiyanlik iyice ögretilir.Misyonerler. gittikleri veya içinde bulunduklari toplumda kendilerini kabul ettirecek sahsiyet ve kabiliyette bulunmalari.

9. tarihte. Bu ögrenciler. Bundan dolayi Katolik Kilisesi. Papa XXIII. ortak meselel er etrafinda konusabilmesi. Daha genis anlamda ise diyalog. 12. Papa'nin bu mesaji.Çesitli yardim dernekleri kurmalari. dil ögretme. karsilikli konusma iki veya daha fazla kisinin karsilikli konusmasi anlamina gelmektedir. Yapilan görüsmeler sonucunda. Kilise'nin çem berini kirmasini.Telefon rehberlerindeki isimlere mektup. birbiriyle konusmasi ve anlasmasi yoludur. medenî ölçüler içerisinde.GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALALARI (HIRIS-TIYAN-MÜSLÜMAN DIYALOGUNA GENEL BIR BAKIS) 1. disariya açilmasini. özellikle Katolik Kilisesi de etkilenmist ir. Jean. maddî yardim. Bunun üzerinde Kon-sil'd e. inanç ve düsüncelerini zorla birbirlerine kabul ettirme yoluna gitmeden. Ancak bu. tartisabilmesi ve isbirligi yapabilmesi anlamina gel mektedir. gezi imkâni gibi yollarla elde edilmeye çalisilir. 13. usanmadan propagandaya devam ederler. Müslümanlara karsi Haçli Seferleriyle baslattigi ve Misyonerlik Faaliyetleriyle devam ettirdigi sogukluk ve düsmanlik II. omlarda görev almalari ve bu yollarla dolay li olarak propaganda yapmalari saglanir. Yüzyil'in baslangicindan itibaren dünyada meydana gelen siyasî ve ekonomik gelisme ve degismelerden Hiristiyan Kiliseleri. XX. Dinî alanda "Diyalog". tabiî ve kendiliginden olusmustur. 15. Bu çerçeve içerisinde. Vatikan Kon-sili'nden sonra gündeme getirdikleri resmî "Diyalog" s eklinde olmamis. disariyla ilgilenmesini istemis ve bütün insanl arla "diyalog"a girmenin önemini vurgulamistir. 10. Konsile 141 ülkeden 2860 kadar temsilci katilmistir. birbirlerine sicak ve hosgörüyle bakabilmesi. Vaftiz listeleri nesredip on larin adlarini kullanirlar. bazi alanlarda isbirligi yapabilmek için bir "Konsil" topl amaya karar vermistir.Kadinlara.Bikmadan.Islâm ülkelerinde dinî tedrisat yapilan yerlerdeki zeki. ayrilmis Hiristiyanlar! yeniden kazanma ve onlara yaklasma yollari üzerinde dur . Konsil'in gündem ini ve tartisilacak konularin ne olacagini belirlemistir. fakir ve yardima muhtaç ögren ciler tesbit edilir.Taninmis meshur sahsiyetleri veya kendileriyle baska gayelerle temas kurmus k imseleri Hiristiyanligi kabul etmis gibi gösterirler. kadinlar kanaliyla aileye ve dolayisiyle cemiyete nüfuz etmeye çalisi rlar. 16. üç yil sürecek (1962-1965) bir konsil in Vatikan'da toplanmasi saglanmistir. hem Hiristiyanlarin kendi aralarinda hem Müslümanlarla dige r din mensuplari arasinda "diyalog" faaliyetlerine rastlanmaktadir. Vatikan Konsili'nde giderilmeye çalisilmistir.Misyonerlikten Diyaloga Geçis Kelime olarak Diyalog.Küçük edebî ve romantik brosürlerle insanlarin hissiyatina tesir etmeye çalisirlar. brosür ve kitap gönderirler. [499] B. farkli irk ve kül türlerden insanlarin. Hiristiyan dünyasinin. 14. ayni dinden kaynaklanan gruplarin kendi aralarinda oldugu g ibi. Kiliseler arasinda varolan anlasmazliklari v e düsmanliklari gidermek.Misyonerin birden fazla dil ögrenmesi tesvik edilir. 11. Hi ristiyanlarin II. farkli dinlere mensup insanlarin. Konsili açis konusmasinda. Netice alamiyacaklarina kanaa t getirdikleri insanlarin pesini biraksalar da ümitlendiklerini takip etmekten vaz geçmezler.

[503] Sekreterya'nm kurulusundan itibaren Islâm ülkeleriyle "diyalog" yollari aranmis ve H iristiyanlarin Müslümanlarla "diyalog"a girmeleri 1966 Broumana-Lübnan Kongresinden so nra baslamistir. Vatikan Konsili'nde. Sekr eterya'nm ilk yillarda takip ettigi politikadan kaynaklanmistir. Dünya Kiliseler Konseyi'nin.ulmustur. basarisizlik üzerine. Kardinal Pignedoli'nin baskanligi sirasinda. Bu sebetlerin saglikli bir sekilde yürütülmesi. "Hi ristiyan Olmayanlar Sekreteryasi" kurulmustur. Hiristiyanlarin Islâm hakkinda konusmayi birakmalari ve Müslümanlarla konusmaya yönelmeleri gerektigi üzerinde durmustu r. Islâm bölümünün bir kismi Roma'da. 1994 yilinda. Sekreterya.ilk kurulusundan itibaren. Çünkü Sekreterya kuru ldugunda. Günümüzdeki ge lismeler için bu çesit tesebbüsler normal görülebilir. Halid Akes-heh Islâm masasinin sefi olmustur.Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Diyalog Faaliyetleri 19 Mayis 1964'de Papa VI. karsilikli hosgörü ve iyi niyet esaslarina ba glidir. Thomas Mic-hel yapmistir. hemen hemen. b leriyle daha yakin ticarî. Daha sonra. Burada. eskiye oranla.Bir Diyalog Kurumu Olarak Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Ortaya Çikis i 1962 yilinda baslayan II. Çünkü insanlar bugün. Kiliselerarasi diyalog yaninda. diyalogun dogrudan degil. diger Hiristiyan mezheplerine mensu p olanlar yaninda. mahallî kiliseler yoluyla sürdürülmesi öngörülmüstür. di ger din mensuplariyla diyaloga girmenin önemi üzerinde durulmus ve 1964 yilinda. yüzyila girerken. askerî. Couq'un ayrilmasindan sonra bölümün basina.[500] Katolik Hiristiyanlarin. Paul tarafindan kurulmus olan Hiristiyanlik Disi Dinle r Sekreteryasi. tarihte yasan mis ve tesirleri asirlarca sürmüs "Haçli Seferleri" anlayisinin yanlisliginin kavranil masi ve o savaslarin zararlarinin telafisi seklinde degerlendirilebilir. dinî ve kültürel münasebetler içerisindedirler. Vatikan Konsili'nde. her dinin hâkimiyet alaninda oldugu gibi . Jean Jadot (1980-1984) baskanlik görevinde bulunmustur. 1974 yilin da. degismis ve danismanlarin tavsiyesi üzerine. Müslümanlarin hâkim oldugu yerlerde Hiristiyanlarin. Maximos'un Roma Temsilcisi Suriyeli Abou Moukh getirilmistir.[502] Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin bünyesinde. kayda deger aktif faaliyet gösterememistir. bir kismi da degisik Islâm ülkelerinde görev yapmakta an 11 tane danismani vardir. XXI. Hiristiyanlarin hâkim oldugu yerl erde Müslümanlarin bulunmasi da. "Dünya Misyonu ve EvangeliznV'programin in bir parçasi olan Broumana Kongresi'ne katilanlar. sirayla Kardinal Pignedoli (1973-1980) ve Mgr. Islâmla ilgili bölüm bulunmaktadir. Hiristiyanlarla Müslümanlar arasinda devam eden düsmanliklarin unutulmasi için gayret sarfedilmesi istenmistir. on yil süreyle. Sekreterya'nin diyalog çalismalarin a bizzat katilmasi kararlastirilmistir. Rum Mel kit Patrigi V. karsilikli olarak. Günümüzde de bu görevi kardinal Arinze yürütmektedir . Bu ika. Michel'de n sonra. Lübnanli Dr. bölgesel piskoposlar ve çesitli uzmanlarla isbirligi yaparak çalismasini sürdürmektedi r. Bu Sekreterya'ya üst seviyede bir K ardinal baskanlik etmektedir. asirlar boyunca. her iki tarafin birbiriyle iyi mün asebetler içerisine girmesini zorunlu kilmaktadir. Abou Moukh'tan sonra Islâm masasinin sefligini Dr. . ayrica. [501] 2.[504] 3. 1974'e kadar. devamli olarak Roma'da bulunan bir ekip le. siyasî. Bunun yaninda. Müslümanlarla "diyalog" yollarini arama gayretleri. Hiristiyan Dünyasi'nda Islâmla ilgili olarak yapilacak çalismalarin Müslümanlarla yapilacak Diyalog'a tasinabilecek nitelikte olmasi da tavsiye edilmis tir. Bu bölümün ilk baskanligini. Bu. Ilk baskanligini Kardinal Marella (1964-1973) yapmistir. Couq yapmistir. Afrika Misyonerler Toplulugu'ndan Fr.

görüsmelerde bulunmak üzere. 3. Pignedoli'nin ziyaretine cevaben. Abou Moukh ile birlikte KahIre'deki Islâmî Arast irmalar Yüksek Konsili'ni ziyaret etmistir. Seminere.Sekreterya'nin diyalog programlari çerçevesinde ilk önemli faaliyeti.Islâm ve Hiristiyanligin modern dünyada bir hayat ideolojisi olma sanslari. ancak Islâm ile Hiristiyanl ik arasindaki baglarin daha genis bir çerçevede tartisilmasini yararli gördüklerini beli rtmistir. Mgr. Vati kan'in Libya'da bir elçilik açmak ve Libya'yla münasebetleri gelistirmek arzusunda o ldugunu bildirmistir. 2-6 Subat 1976 tarihlerinde Libya'nin Tripoli kentinde yapilan "Müslüm an-Hiristiyan Diyalogu" Semineri'dir. Libya Basbakani Abdusselam Callud. Callud da. Ekim ayinda. Paul tarafindan kabul edilmistir. Sekreterya'nin Hiristiyan-Müslüman diyalogu programi çerçevesinde gerçeklestirdigi ilk en ön emli faaliyet. Islâm'in "kurtulus tarihi"ndeki yerini Hiristiyanlarin nasil gördügünün tespit edilm esini teklif etmistir. Italya'yi ziyaret sirasinda Vatikan'a da ugra mis ve Papa VI. Ayni yilin Eylül ayind a Kardinal Pignedoli. Bin-gazi'de bir Katol ik Kilisesi açilmistir. Görüsmeler sonunda bir Islâm-Hiristiyanlik diyalogu semineri için anlasmaya varilmis ve seminer 1-5 Subat 1976 tarihlerinde gerçeklestirilmistir. 1974 yilinda yapi lmistir. Abou Moukh ile birlikte Kuzey Yemen'i ziyar . çok sayida din adami da bulunmustur. her iki taraftan onikiser kisi katilmistir.Batil itikadlar ve iki dinin müntesiblerini[506] birbirine düsüren hurafelerle mücade le metotlari. Bu seminerin neticesinde. Paul tarafindan kabul edil mistir. 4. Kral Faysal ve bazi dinî liderlerle görüsmek üzere Suudi Arabistan'a gitmistir. Adalet Bakani baskanliginda bir grup Suudi Arabistanli hukukçu . 2-5 Kasim 1975 tarihlerinde Libya'yi ziyaret etmis ve Trablusgarb'da I slâm'a Çagri Dernegi Genel Sekreterligi yetkilileri ile görüsmeler yapmistir. Ko misyon. ayrica. 1975 Eylül'ünde. Paul görüsme sirasinda. ilk baskisi 1969'da yapilan "Gui-delines for Dialogue Between Christians and Muslims" adli eserin yeniden gözden geçirilmesine karar vermistir. Vatikan'in istegi dogrultusunda. Basbakan Callud'un temaslarini takiben Kardinal Rossano baskanliginda bir Vatika n heyeti. 1974 NIsan'inda Sekreterya'nin baskani Kardinal Pignedoli. Ab ou Moukh daha sonra birkaç bati Afrika ülkesini de ziyaret etmistir. d aha sonra ayni yilin Eylül ayinda. 1976 Haziran ayinda. Daha sonra. Mgr.[505] Seminerde ele alinan konular sunlardir: 1. Belirlenen program geregi. Fr. 2. diyalog ziyaretleri devanf etmis. konusmaci olar ak. Bu topla ntisinda Komisyon. Sah ve bazi dinî liderlerle görüsmelerde bulunmustur. R ossano Türkiye'deki dinî liderlerle görüsmüs ve Fr. Sekreterya'nin Islâm Komisyonu ilk toplantisini 1975 yilinda yapmistir. bu görüsü paylastiklarini. VI. Fr. Abou Moukh ile birl ikte Iran'a gitmis.Islâm ve Hiristiyanlik arasindaki ortak inanç temelleri. muhtelif ülkelerden gözlemci olarak. Rossano ve Fr. Kardinal Pignedoli. Vatikan'a gitmis ve Papa VI. Islâm'in teolojik yapisi hakkinda çalisma yapilmasini. Sekreteri Fr. Abou Moukh da Nijerya'ya giderek Niame y'deki Hiristiyan Müslüman münasebetleriyle ilgili bir konsültasyona katilmistir. Türkiye'den de yedi kisilik bir heyet ye-ralmistjr. Pignedoli. Ayrica. diger bir ifa deyle.Tanri inancinin sosyal adalet idealine erismedeki rolü.

Pakistan. daha sonraki yillarda. Sekreterya'nin i leri gelenleri Vatikan'in diger kuruluslarinca düzenlenen faaliyetlere katilmislard ir. Sabanegh. yanina Mgr. baris. Banglades ve Hindistan'a giderek çesitli kesimden dinî liderlerle görüsmeler yapmistir. 27 Haziran 1980'de Kardinal Pignedoli'nin ani ölümü üzerine. Samartha katilmistir. bu hususta çali smalarini devam ettirmeleri için tesvik etmistir. Mayis 1979'da Lübnan. Italya'nin Assisi ken tindeki "Aziz Fransuva ve Islâm" konulu toplantiya Dr. 1982 senesi. 1979 yilinda Papaliga seçilen II. 1978 yili Nisan ayinda. Diger yayin ise. Sekreterya'nin basina Belçika li Mgr. el-Ezher Hocalariyle Peygamber lere inanç. Yunan Ortodoks Kilisesinden Baspiskopos At-hanasios Yannoulatos ile Dünya Kiliseler Konseyi'nden Dr. "Konrad Ade-naur Foundation" tarafindan düzenlenen iki seminerde teblig sunmustur. Rossano. Mgr. Bununla birlikte. Rossano. biri Roma'da. Bu toplantiya gözlemci olarak. Mulder ve Dr. John Paul'un Islâm ülkelerine yaptigi ziyaretleri sirasin da Müslüman-Hiristiyan diyalogu üzerine yaptigi konusmalardan derlenen kitapçiktir. Rossano ve Fr. Sekreterya'nin 1979'da gerçeklestirdigi en önemli faaliyet. Paul tarafindan kurdurulan Sekreterya'nin diyalog faaliyetlerini desteklemis ve yetkilileri. John Paul. Rossano ve Dr. 1982 senesinde Mgr. Maurice Borrmans'in hazirlam is oldugu "The Guidelines for Dialogue Between Christians and Muslims" baslikli eserin gözden geçirilmis yeni baskilari ve çesitli dillere tercümeleri yapilmistir[507]. Taki-beden yilin baharinda. Mgr. Mgr. Sekrete rya'nin toplanti faaliyetleri pek olmamistir. çesitli Islâm ülkelerinden delegeler Roma'ya gelmis v e görüsmeler yapmistir. Jean Jadot getirilmistir. Rossano. 1981 yili. Papa II. Kardinal Pignedoli. gelecekte kilisenin temel görevlerinden biri olacaktir"*de mistir. John Paul'un bu olumlu tavri üzerine Sekreterya faaliyetlerine hiz vermistir. Irak. diyalogun Kiliselerarasi Ökümenik boyutunu da daima gözönünde bulundur mustur. Kahi-re'dekinin konusu ise "Tolerans"tir. 1977'de Pign edoli dünyadaki bütün katolik piskoposlara diyalogla ilgili birer mektup göndermis. Hiristiyanlik disi dinlerle diyaloga girerken. Dr.et etmistir. Sabanegh Ürdün'e gitmis ve Prens Hasanla bir Müslüman -Hiristiyan Diyalogunun imkânlari üzerinde durmuslardir. Rossano ile Sekreterya danismanlarinda n Fr. digeri de Kahire'de olmak üzere. üyeleriyle bazi danisman v e eksperlerini biraraya getirmesidir. Ary Roest'I alarak Misir'a gitmis ve orada. Tho-mas MicheI.ayni yil. Jadot'un baskanligi döneminde. To plantida Müslümanlarla diyalog konusu da ele alinmis ve Mgr. II. onla rin tavsiye ve tekliflerini almistir. Uzun süre Endonezya'da kalarak Islâm hakkinda tecrübesini artiran Fr. Saba-negh. Bu toplantinin gayesi. Roma'da ki seminerin konusu "Inanç ve Kültür". isbirligi ve yeni bir diyalog zirvesinin yapilmasi konularinda konusmalar yapmistir. MicheI Sekre-terya'daki ilk faaliyetlerinden olarak. Sekreterya'ya yeni bir güç kazandirmistir. Abou Moukh'un bu ziyaretlerinin karsilig i olarak. Çünkü Sekreterya. 1981'de Dr. kaynak temin etmek ve gelecek için plan yapmak olmustur. Bunlardan b iri. daha birçok faaliyete aktif olarak katilmistir. Sekreterya'nin yayin faaliyetleri b akimindan önemlidir. Suriye ve Irak'i. yaptigi konusm ada. "Müslümümanlarla Diyalog. Kardinal Pignedoli'nin dönemine nazaran. Bro Sabanegh ise bütün Arap ülkelerini dolasmistir. Fransiskenl erle Müslümanlar arasinda bir diyalog olusturmayi gaye edinen. Islâm ülkelerine yaptigi ziyaretleri daha sonra da devam ettirmi stir. Sabanegh ile birlikte katilmi . "International Progress Organization" tarafindan 17-19 Kasim tarihlerinde R oma'da düzenlenen "Islâm ve Hiristiyanlikta Monoteizm" konulu seminerdir. Kardinal Pignedoli. Mgr. Ilk baskisi 1969'da yapilan Fr. Bu yillarda daha bazi gelismeler de olmustur. selefi VI. Sekreterya'nin Asya masasina getirilmistir.

daha önce Nijerya'nin Onitsha Baspiskoposlugunda bulunmustur. Ortadogu Ki liseler Konsili'nin Kibris'taki "Ortadogu'da Müslüman-Hiristiyan Münasebetleri" konulu toplantisina gitmistir. Lüksemburg'da düzenlenen Avrupa Piskoposlar Konsült asyonumun "Avrupa'yi tehdit eden Islâm" konulu toplantisina. Thomas Michel Türkiye'ye gelmis. Francis Arinze tayin edilmistir. 13-21 Mayis tari hlerinde Sekreterya'nin Baskani Kardinal Arinze Türkiye'yi ziyaret etmistir. Michel.[508] Kardinal Arinze'nin ziyaretinden sonra Ankara Üniversitesi ile Roma Pontifical Gre gorian Üniversitesi arasinda karsilikli isbirligi anlasmasi imzalanmistir. Arinze. Dr. Mgr. Daha sonra Fr. A. Müslüman. Sintoist. 1987 yili Sekreterya'nin Türkiye'ye yönelik faaliyetleri bakimindan önemlidir. Duaya birçok müslüman da katilmistir. Caynist . MicheI ise. 1984 yilinda Mgr. Müslüman-Hiristiyan Konferansina katilmislardir. Ekim 1986'da Sekreterya'da görev degisikligi olmus. Ekim 1983'de Roma'da toplanan Katolik Kilisesi Piskoposlar Si-nodu'nda Sekretery a'nin baskani Mgr. Zerdüstî temsilciler katilmistir. selefi Mgr. Roma'daki "Pontifico I stituto di Studi Arabie D'lslamistica" tarafindan düzenlenmis ve kollogyumda sunul an tebligler "Islamochris-tiana" dergisinde yayinlanmistir. Jadot. Italya'nin Assisi kentin de yapilacak olan baris için dua gününe. Kollog-yum. Islâmla d iyalogun ise birinci derecede ehemmiyet arzettigini ifade etmistir. Bu konferansa. Dr. Thomas MichePin bu faaliyetlerine karsilik olarak. Fr. 25 Ocak 1986'da. Assembly of the World Conference on Reli-gion and Peace" konferansidir. birlikte dua etmek için. Sabanegh ve Fr. Hindu. Bu yild an itibaren Sekreterya Türkiye'deki faaliyetlerine hiz vermistir. Fr. "Islâm'da ve Hiristiyanlik'ta Kutsallik" konulu bir kol logyumun organize edilmesine yardim etmistir. Bunlardan biri. D ua. Sekreterya. Mgr. Zago . Papa John Paul. Arinze. davette bulunmustur. Sekreterya. Sekr eterlige. baskanliktan istifa etmis ve onun yerine. 1986 yili. Michel.stir. 14-20 Ekim tarihlerinde Nijerya'da düzenlenen. mahallî kiliseleri diyaloga tesvik amaci güden Kuzey Afrika Episkopal Konferansi'na. Jadot. 1987'de Ankara. diger dinlerden dua törenine katilacak dinî liderlerin gelmesine katkida bulunmustur. 20-21 Mart tarihlerinde. MicheI. Bu anla sma geregince. Hiristiyan. Bahai. Ürdün Prensi Hasan 'in baskani bulundugu "Al-Beyt Foundation"la yaptigi temastir. Sekreterya'nin çalismalari hakkinda bilgi sunmustur. 1983 yilinda yapilan toplantilarda görev almislardir. Papa John Paul tarafindan Mgr. Asya Piskoposlar Federesyonu tarafindan Varanasi'd e (Benares) düzenlenen "Asya'daki Müslümanlar Arasinda Hiristiyan Varligi" konsültasyonu na katilmistir. Jadot'a oranla baskanliginin ilk yillarinda. Sabanegh. saglik durumunu ileri sürerek. Arinze'nin ilk faaliyetlerinden biri 23-31 Agustos 1984'de Nairobi'de düzenle nen "IV. Yahudi. Sih. dünyanin bütün bölgelerinden. 27 Ekim'de yapilmistir. birçok faali yette bulunmus ve çesitli toplantilara katilmistir. Cardinal Arinze ve Fr . Istan bul'daki Episkopal Konferans toplantisina katilan Arinze. dünyadaki bütün dinî liderlere. bu esnada bazi dinî lide rlerle de görüsmüs ve Ankara Üniversitesi'nde bir konferans vermistir. Mgr. konusmasinda. diyalogun yerel kiliselerin en önemli görevi oldugunu. 21-23 Nisan tarihlerinde CERES tarafindan Tunus'ta organize edilen IV. Salama da onun yerine getirilmistir. Buddist. Zago. Anglopon Bati Afrika Episkopal Birligi'nin "Islâm ve Hiristiyanlik" konu lu konferansinda hazir bulunmustur. Ankara Ilahiyat Fa . Mgr. Kardinal Arinze ise. Sekreterya'nin faaliyetleri bakimindan oldukça yogun geçmistir. Islâm masasi sefi Fr. 1988'de Izmir ve 1989'da Konya Ilahiyat Fakültelerinde Hiristiyanlik üzerine ders ve konferanslar vermistir. Fr. Jadot. Mayis 1985'de.

Ankara'da (1990) ve Vatikan'da (1991) olm ak üzere. Cenevre-Chambesy (Isviçre) Toplantisi : 26-30 Haziran 1976. D. seha det ve çalismada Afrikali Müslüman ve Hiristiyanlarin isbirligi. Bu anlasma çerçevesinde Ankara Üniversitesi Ilahiyat Fakültesi ögretim üyeleri Vatikan'a. bazi kuruluslarin insiyatifiyle de çalism alar yapilmistir.I. Salama.) kurulmustur. Müslümanlar in bulundugu bütün ülkelere yönelik faaliyetlerini. karsilikli saygi.[509] 4. Bu toplantiya 25 Hiristiyan ve 20 Müslüman katilmistir. Islâm Alt Komisyonu Bölümü açmistir. Tanri ve insan cemaat inin birligi.I.I'nin girisimi ile otuz kadar Hiristiy an ve Müslüman biraraya gelerek.C. devam edilmistir. onun yerine ise. Güneydogu Asya'da iyi niyetli çalisma ve danisma ortami meselesini ele almistir.Diger Diyalog Kurumlari ve Faaliyetleri Diyalog. Daha sonra Roma'da. daha organize bir sekilde. Bu Komisyon. kurulusundan itibaren.C.I. Dr. Yurdaydin Roma'ya gitmis. halen. Sekreter-ya'nin bu faaliyetleri. Halid Akesheh sürdürmektedir. Sekreterya. Gregorian Üniversitesine bagli bazi görevliler de Ankara'ya g elmistir. yayin organi "Bulletin" ile yine Ro ma'daki Pontifi-cio Instituto di Studi Arabi e D'lslamistica'nin yayin organi "I slamochris-tiana" adli yillik derginin "Dokümanlar" kisminda tafsilatli olarak a nlatilmaktadir.C.C. birbirinin inancina sehâdet . Islâm masasi sefi Mg r. Halen bu görevi Dr. Sekreterya. 1987-1988 Ögretim Yilinda Gregorian Üniversitesi ile Pontificai Institu-te of Arabic Studies'de Islâm Tarihi üze rine dersler vermistir. "Saint-Siega Sekreteryasi" veya Kilise Ökümenik Konseyi gibi kuruluslarin da isbirligiyle sürdürülmektedir. devam ett irmektedir. çesitli ülkelerde Diyalog faaliyetinde bulunmustur. Bu toplantilara. daha birçok faaliyeti olmustur. daha sonra.'nin girisimi ile yirmi kadar Müs lüman ve Hiristiyan Afrikali biraraya gelmis ve su konulari ele almistir: Inanç. Thomas Michel getirilmistir. John Paul tarafindan Iskenderiye Katolik Kiptî Patrikligine ya rdimci tayin edilmis. Türkiye'deki Ilahiyat Fakültelerinden 12 ögretim üyesi ile Roma'daki Katolik Enstitülerinden bir o kadar uzmanin katildigi bir kollogyum düzenlenmistir. Kiliseler Ökümenik Konseyi. Diyalog hususunda.[510] D. merkezi Cenevre'de olan "Zamanimizin Inanç ve Ideol ojileri ile Diyalog Komisyonu" (D. Dokuz Hiristiyan ile dör t Müslümanin katildigi bu toplantida "Hiristiyan Misyonerligi ve Islâm Dâvasi" konusu ta rtisilmistir. Acra (Gana) Toplantisi: 17-21 Temmuz 1974. Müslüman ve Hiristiyanlarin sosyal yasayislari. 1989 yilinda Sekreterya'nin bünyesinde bir degisiklik olmustur.kültesi'nden Prof. Vatikan bünyesinde kurulan Hiristiyanlik Disi Dinler Sekreter-yasi'nin. yukarida z ikredilenlerin disinda. D.'nin düzenledigi faaliyetlerden bazilari sunlardir: Brumana (Lübnan) Toplantisi: 12-18 Temmuz 1972. bu k urulusun bünyesinde. 1971 yilinda. Bunun disinda. Bu kollogyum vesilesiyle daha önce imzalanan anlasma yenil enmistir. bu yillarda. Papa II. din ve vicdan özgürlügü atmosferinin yaratilmasi gibi konular ele alinmistir. Türkiye'ye yönelik faaliyetlerinin yaninda diger bölgelerde d e çalismalarini sürdürmüstür. Dünya Kiliseler Konse nin "Dünya Misyonu ve Evange-lizm" programi çerçevesinde. . Hong-Kong Toplantisi: 4-10 Ocak 1975. daha önce Türkiye'deki bazi Ilahiyat Fakülteler inde Hiristiyanlik üzerine dersler vermis olan ve o zaman Asya masasi sefi görevini sürdürmekte bulunun Fr. Hüseyin G.

C. Haçli Seferleri denemesi ve baslangici miladî ilk asra kadar geri g iden. bizzat II. Anadolu'nun ve Istanbul'un Türkler tarafindan fethedilmesiyle de "modern" bi r anlayisa kavusan "Misyonerlik" faa-liyetlerinden sonra. Her yil. özenle bütün dünyaya Incil'in yayilmasini amaçlayan Misyonlarini kal kindirmakta ve desteklemektedir".Hiristiyanlarin Müslümanlara Yönelik Diyalog Çagrilarindan Duyulan Endiseler Yukarida gelisimine kisaca temas edilen "Diyalog Faaliyetlerine hem Katolik Hiri stiyanlarin hem Ortodoks Hiristiyanlarin hem de Protestan Hiristiyanlarin. bazi Hiristiyan ve dige r din mensuplari arasinda da bu çesit süphelere rastlanmaktadir. Altincisi da. bir merkezde olmak üzere. 1984'Iü yillardan basla yarak.. birden bire ve yogun bir sekilde. Yine D.Beyrut (Lübnan) Toplantisi : 14-18 Kasim 1977.[511] 5. Bu toplantida yirmi civarinda Hiris tiyan ve Müslüman. ele alinan konularin tespitinde ve toplantiya katilacak elemanla rin seçiminde. Istanbul'da yapilan b u toplantilarin ilk besi (1984-1988). Müslümanlarla "diyalog"a girmis ve bir seri toplantilar düzenlemistir. toplant i yapilmaktadir. ortaya çikip. Günümüzde madenî ve medenî oldugu kadar insanî kabul edilen böyle bir faaliyetin. Ama Tanri'nin Kurtulus tasarisi.'nin gi risimi ile düzenlenen bu toplantida bes Müslüman ile on Hiristiyan. birdenbire.Bu sebeplerden birisi. Yaratici 'yi taniyanlarin hepsini ve bunlarin arasinda özellikte Ibrahim Peygamberin imanin i uygulayarak. Bundan ve diger bazi hususlardan. Toplanti. "Insanligin Gelecegi Açisindan Inanç. yani "Diyalog"un süpheyle karsilanmasinin bi rkaç sebebi vardir: 1. bizimle birlikte merhametli ve Kiyamet Günü'nde insanlari yargilayaca k olan tek Tanri'ya tapan Müslümanlari da kucaklayacaktir. Yukarida zikredilen bütün faaliyetler Hiristiyanlar tarafindan düzenlenmistir.. Müslüman tarafa baskin çikmaya ve kontro lü elinde tutmaya çalistigi anlasilmaktadir. Bu toplantilarda sunu lan tebligler kitap haline getirilmistir. "Müslüman v e Hiristiyan Konsültasyonu" (Muslim-Christian Consultation) adi ite yapilan diyalo g toplantilari. Hiristiyanlarin. Bilim ve Teknik" konusunu tarti smistir. Türkiye Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanligi ile Ürdün Kraliyet Islâm Medeni eti Arastirmalari Akademisi'nin isbirligi ile yapilmistir. genelde Müslüm anlarin azinligi teskil ettigi görülmektedir. Katolik Hiristiyanlarin yaninda Ortodoks Hiristiyanlar da. "Diyalog" adi altinda Müslümanlara yaklasmasi süphe ve ihtiyatla karsilanmistir.. . birarada yasayan H iristiyan ve Müslümanlar konusunu ele almistir. Tanrirnin seref ini yükseltmek ve bütün bu umutsuz insanlarin kurtulusunu gerçeklestirmek için Efendimi z'in 'Her yaratiga Incil'i vaazedin' (Markos.I. Vatikan Konsili'nin Kilise ile ilgili olan Üçüncü Bölüm Lumen Centium-Insanlann Isigi) yeralan ifadelerden kaynaklanmaktadir.. 16/16) seklindeki buyrugunu dai ma hatirlayarak. Lumen Genti um adli bölüm içinde "Kilise ve Hiristiyan olmayanlar" basligi altindaki kisimda söyle d enilmektedir: "Nihayet Incil'i henüz kabul etmemis olanlarin. Isviçre-Chambesy Ökümenlik Patrikligi Ortodoks Merkezi ile Ürdün Kraliyet Akademisi'nin organizetörlügünde baslamistir. Kilise. çesitli biçimlerde Tanri'nin Halki'na katilmalari için yola koyulmalari öngörülmüstür. " Diyalog"a yönelmeleri bu süphelerin kaynagi olmustur. dönüs yapip. Istanbul'da yapilan ve "Dinde Çogulculuk" konusu etrafinda yapilan VI. Hiri stiyan tarafin. sirayla Ürdün veya Isviçre'de gerçeklestirilmistir . Toplant ilara katilan Hiristiyan ve Müslümanlarin sayisi dikkatle incelendiginde.. 10-14 Eylül 1989 tarihlerinde.. Müslümanlar yaninda Yahudi. Cenevre-Chambesy (Isviçre) Ikinci Toplantisi : 12-14 Mart 1979. daima kendi lehlerine olmak üzere.

Kendim seriat altinda olmadigim h alde. Buna göre.[518] Pavlus'un Hiristiyanlik'i yaymaktaki ikinci yolu-metodu. Ancak Hiristi yanlik'in yayilmasinda takip edilecek yol Pavlus'la yeni bir anlayisa kavusmustu r. Onlar. diger inançlarda olan insa nlarla da onlarin inancinda imis gibi hareket ettigi görülmektedir. Bunu. Yahudilerle Yahudi. he r ne suretle olursa olsun. Bu durum da. O. Pavlus'un bu ikil i rolü. 28/18-20) diyerek yollamistir."[512] II. uyanik ve imanda kararli olarak "sevgi" ile yapmalarini su sekilde formüle etmektedir: "Uyanik olun. Vatikan Konsili'nde. Miladî ilk asirdan . yeni enerjiler meydana getirmek' gerekir". yeni v asitalari gözden geçirmek. Ogul ve Kutsal Ruh adina vaft iz edin. bir yandan diyalog derken.[520] Bunun için de Kilise. fakat sevgim olmasa. Pavlus'un su sözlerinden anlamak mümkündür: "Imdi benim ücretim nedir? Incil'de o lan selahiyetimi ifratla istimal etmek için. Allah'in emirlerini insanlar a ulastirma yolunda gayret göstermesi ve Havarilerinin de bunun devam ettirmesi no rmaldir. bir taraftan diyalog gündeme gelmis. Yahudileri ka zanayim diye Yahudilere Yahudi gibi davrandim. daha sonraki Hiristiyan misyonerleri için örnek alinmis ve onun sözleri bayrakla stirilmistir. Bu görev. Bundan dolayi Havari Pavlus'un 'Vaaz etmez isem vay halime' (Kori ntoslu-lara I Mektup. (Bab a beni görderdigi gibi. 'her yaratiga Incil'i vaaz için tüm dünyaya gidin' demektedir. Çünkü herkest en azadken."Kilise'nin Misyonerlik Karakteri" basligi altinda da su hususlara yer verilme ktedir: "Gerçekten de Peder tarafindan Ogul'un gönderilmesi gibi. "Irsad ve tebligi" esas almislardir. yapacaklarini. Zayiflan kazanayim diye. Isa'nin bu tebligatinin bütün insanlara ulastirilmasi yolunda bir emir saymistir. bunu da söyle açiklamaktadir: "Eger insanlarin ve melekl erin dilleriyle söylersern. öte yandan da misyonerleri göndermeye ve onlari desteklemeye devam etmektedir[521]. peygamberliginin geregi olarak. Pavlus. bütün sirlari ve her ilmi bilirsem ve eger daglari nakledecek bütün bir Imanim olursa.[517] Pavlus'un Korintoslular'a Mektubu'nda yeralan cümlelerde onun. Yuhanna 20/21). fakat sevgim olmazsa bir hiçim"[519] . sartlar i ve metodu degismis bir "misyonerlik" seklinde görülmesine yol açmistir. Konsili ziyaretinde söyle d emistir: "Incil. bugün Hiristiyanlarin ençok sözünü ettikleri. size emrettiklerime uymayi onlara ögretin ve egitin. Yuhanna Incil'indeki "Sen b eni gönderdigin gibi ben de onlari dünyaya gönderiyorum"[516] sözlerini Kilis e. bütün insanlarin Hiri stiyan olmasina baglidir. Is. Paul da. Kilise yeryüzünün son inirlarina varincaya kadar yerine getirmek için havarilerden teslim almistir (Bkz. Hiristiyanligi yaya bilmek için. Çünkü. iste dünyanin sonuna ka dar bütün günler sizinle beraber olacagim' (Matta. Vatikan Konsili döneminin ikinci Papasi VI. "diyalog"un. seriati olmayanlara ser iati olmayan gibi davrandim. zayiflara. zayif oldum. ancak Merih'in se riati altinda olarak seriati olmayanlari kazanmayim diye. Heps ini Incil için yapiyorum. bunu yaparken. kuvvetli olun. Ben is e buna sunlari da ilave ediyorum: 'Misyonerlik için yeni yollar hazirlamak. mevcut olmayan yerlerde cemaatler tam anlamiyla kuruluncaya ve bun lar Incil'i yayma görevini sürdürecek hale gelinceye kadar. 9/16) seklindeki sözlerini Kilise kendisine söylemiscesine. ses çikaran bir bakir. Allah'a karsi seriati olmayanlardan degil. Kilisenin görevini hakkiyla yapmasi. Putperestlerle putperest. imanda kararli bulunun. "sevgi"dir. Herseyiniz sevgi ile olsun". bazilarini kurtarayim diye. Aslinda Hz. yahut öten bir zil olmus olurum. 1/8). Böyle bir metod degisikligi Hiristiyanlar için bir zorunluluk halini almistir. Mesîh Isa da Havarilerini: 'Öyleyse gidin ve bütün insanlari Peder. yetenekli-ka biliyetli kimseler olun. Hav. Misyonerlerini göndermeye de vam etmektedir. kendimi herkese kul ettim. tâ ki ondan hissedar olayim". Indilerin ifadelerinden[514] ve Pavlus'un "Vaa z etmez isem vay bana" [515] sözünden çikarilmaktadir. diger yand an Kilisenin görevinin yeryüzünde herkes Hiristiyanligi kabul edinceye kadar sürecegi ka rarlastirilmistir. Mesîh Is a'nin Kurtulusunun hakîkatini müjdelemeyi amaçlayan bu önemli buyrugu.[513] Görüldügü gibi II. daha çok adam kazanayim diye. ben de sizi gönderiyorum. herkese hersey oldum. Incil'i meccanen arzetmektir. Isa'nin. seriat altinda olanlara seriat alt inda gibi davrandim. Eger peygamberligim olursa. seriat altinda olanlari kazanayim diye.

Tecrübeli bi r Islâm arastirmacisinin anlattigina göre Modern Müslümanlar. Bu metod da. Muhammed'de Isa-Mesîh'in kar akterine dayali bir figür olusturmaya çalismaktadir. "sevgi" olmalidir. Yine bunun yaninda Hiristiyanlarin. Bunun yaninda o. onlari sevdigimize kânî olsunlar. Islâmî gelismenin silahla durduram ayacaginin anlasilmasi üzerine "Misyonerlik" faaliyeti sistemli olarak baslatilmis tir. Müslümanlari yakinen taniyan Hiristiyanlarin tav siyeleri II. Isa-Mesiîh'in karakteri Müslümanlari. Bunlardan birisinin su oldugu belirtilmektedir: "Birinci planda öyle yapalim ki Müslümanlar. Bütün gizli ve açik faaliyetlerine ragmen Hiristiyan Misyonerleri. Müslüman. sicak. Müslümanlara Hiristiyanlarin müspet bakmasi. onlari daha sempatik metodlar benimsemeye sevk etmis görünmek tedir. Müslümanlara karsi yapilan Haçli Seferleri'nin faydasizligi ve Müslümanlara ancak "Sevg i" ile yaklasilacagi.[527] Misyonerlerin Hiristiyanlik1! yaymaca ve Müslümanlara yaklasmada takip edecekleri me totlar. Islâm ülkelerine yayilmis olan büyük misyoner okullari. Hangi sekilde olursa olsun b ir Hiristiyan'in. Haçli Seferlerinden sonra ortaya çikan (1208) ve Papa III. özetle. Onlara yaklasmak mümkün olunca i stenildigi sekilde propaganda yapilabilir. "Method of Mission Work Among Moslems" adli kitapda da tavsiye edilmisti r. Isa Mesîh'in karakteridir. basarili olmalari için. Misyonerlere gerekli olan. Hiristiyanlar. Arap dili ve Islâm felsefesini ögrenerek. Isa'da Tanri'nin ahlâkî karakterini görecektir. Ayrica. Müslümanlar arasinda uzun zaman görev yapmis "Misyonerler in ulasmis olduklari kanaatin neticesidir[522]. Islâm hakkinda konusma yerine Müs . Islâmî gelismenin bu yolla durdurulabilecegi kanaatini uygulam aya koymustur. Misyonerlere kars i takinilan menfî tavir. kendilerine karsi olan menfi tutumu degistirme. Hiristiyanlik'ta Müslüman'a cazip gelecek unsur. Isa mutlaka Allah'in ogludur1 demekten kaçini lmali ki buna inanmayan kimseler nefret etmesinler. asirl ardir bütün gayretlerine ragmen basarisizliklarini basariya çevirme yolunu "sicak" münasebetlerde görmüslerdir. zahirde bütün Dogu ve Müslüman milletlerin adetlerine sa ygili olmalidir. Müslümanlar arasinda is tenilen neticeye ulasamamis ve antipati ile karsilanmislardir. Sen. Eger Hiristiyanin ilk mesaji sevgi olursa. Hiristiyanlarin ona olan tutumlarini anlamaya götürecektir. burada. tartisilmis ve Müslümanlara yaklasma metodunda degisiklige gidilmesinin kabul görmüs oldugu anlasilmaktadir. Misyonerlere ta vsiyelerinin basinda "sevgi" gelmekte ve Müslümanlara sevgi ile yaklasmak gerektigin i savunmaktadir[525]. Müslümanlar arasinda faaliyet göstermistir[523]. Müslümanlarin inanci konusunda Hiristiyanlari n nasil bir tavir takinmasi gerektigini özet olarak su sekilde dile getirmektedir: Müslümanlarin dininden ve dinî kurumlarindan konusurken çok dikkatli ol. Isa'dan Al lah oglu diye bahsetme. Böylece onlarin kalbine girmeyi ögrenmis olu ruz. onlari etkileme yolu olarak "sevgi". "Muhammed I slâm Peygamberidir" demekle hiçbir sey kabul etmis olmazsin[526]. Isa Mesîh'i. Innocente tarafindan da onaylanan Fransisken tarikatinin kurucusu Franços d'Assise.[524] Uzman bir misyoner olan Erich Bethmann'in.baslayan Hiristiyanligi yayma yolu olarak görülen Misyonerlik. peygamber olarak onu ve annesini yüceltmis olmalari etkili bir uns ur olarak görülmüstür. Tâ ki bununla kendilerini dinleyenler arasinda. Müslüman'in Isa için "Fahise'nin oglu" demesi gibi birseydir (Bu ne kadar basarili ise. "samimiyet" ve Müslümanlarin inançlarina "saygili davranmaktir. Hiristiyan olmayan birine yaklasmasi ihtiyat ve süpheyle karsila nmistir. Bu yolu merkezi Londra'da bulunan "International Missionary Concil" sekreterligind e bulunmus VVilliam Paton. Konsil'de Hi ristiyan olmayanlara.[528] Islâm ülkelerinde uzun zaman görev yapip. Hiristiyanin Müslümana ilk mesaji doktrin degil. Meselâ 'Hz. söyle belirtmektedir: Müslümanlara yaklasmakta dikkatl i olmaliyiz. çünkü Müslümanin nazarinda bu bir küfürdür. ilah kabu l etmeseler de. II. Vatikan Konsiii'nde "Diyalog" sek linde olgunlasmistir. Daha sonra Fransisken tarikatina katilan Ispanyol Raymond Lulle. Vatikan Konsili'nde gündeme gelmis. kolejler ve hastaneler bu yaklasimi n göstergesidir. ayni metodu benimsemis. Müslüman ve di ger din mensuplari arasinda "antipati"ye yolaçmistir. Muham-med'den y alanci peygamber olarak bahsetmek. samimî ve sevg i ile yaklasmasi kararlastirilmistir. Bu kararda Müslümanlarin. Bu da. Müslümanlarin kalbini Hiristiyanliga isindirma. o da o kadar basarilidir). fikirlerini yayma firsatina kavusabilsinler. Bu yol. sahitleridir.

normai bir artis degil. son yillarda hem Roma Katolik hem de Protestan Kilisesi'nde ön plana çikmistir. he r Hiristiyan "Misyoner" görülmüs. misyonerlige bir alternatif degil. Hiristiyan dünyasi'nda ikili bir "ta arruz"un baslamasina vesile olmustur. asgarî seviyeye düsürmüstür. bu göreve getirilmeden önce. Diyalogu "Misyonehik"in bir sekli olarak görmenin erken oldugunu belirtirke n bazi ipuçlari vermektedir. Burada sözkonusu 'diyalog1. Çünkü bu artis. Louis Massignon ve bi rçok ülkenin Hiristiyan Oryantalistleridir. onlarla en güzel sekilde tartis" (Nahl. Sekreterya'nin Islâm Bölümü baskanligini üstlenen Fr. Fakat bu düsüncenin önceki Evangelis-tik Misyoner har eketin bir tarnsformasyonu olup-olmadigini söylemek henüz erkendir"[533].[534] . "diyalog" tartismalarinda görülmüstür. Bu. Müslümanlar arasinda faaliyet gösteren misyonerlerin ve Oryantalistlerin raporlarinda yeralmistir. Vatikan Konsili'nde Hiristiyan olmayan Dinler konusundaki açiklamad a müsahhaslasmis ve "Hiristiyanlik Disi Din-ier Sekreteryasf'nda Islâm Bölümü kurulmustur. diyalog çalismalarinda görev almis olan kimselerin. k endilerinin verdigi istatistiklerde. daha önce bizzat Misyonerlik görevlerinde bulunmus olmalaridir .Diyalog'un "Misyonerlik"in yeni bir sekli olarak görülmesidir. digerleri Misyonerliktir. Islâm'in hosgörüsü ve Müslüman'in anlayisi.. çalismalari diyalogun önemini ortay a koymustur. Demersaman. Islâm'in yayilmasi karsisinda Hiristiyanlarin gerilemesi ve Hiristiyanlarca kutsal kabul edilen yerlerin Müslümanlarin eline geçmesi. Islamo-Chr istiana dergisindeki bir makalesinde Taylor. Hiristiyanlarin sayisini artirma gayreti içiritle bulunduklari dikkati çekmektedir.lümanlarla konusmaya agirlik vermesi istenmistir. Müslüman-Hiristiyan münasebetlerinin yeni bir tipi olan "Diyalog". din olarak Islâm'in gen s alanlara kisa zamanda yayilmasina sebep olmustur. O. bizzat sartlara uygun misyonerliktir (mission)". Smith.[529] Kur'ân'nin sinirlarini belirledigi esaslar içerisinde Müslümanlar. VVilfred C. Burada önce karsilikli sevgi ve saygi sözkonusu edilmistir. 125) emriyle hareket etmistir. söyle demektedir: "'Diyalog' kelimesi.[532] 3. Büyük hareketler (Misyonerlik) halâ zihinlerdedir. Haçli Seferleriyle baslayan ve "Misyonerlikle doruk noktasina ulasan menfi durumu müspete çevirmek için. müsbet karsilanmisti r. ancak Hiristiyanlastirma yoluyla olabilecek bir artistir. bir yilda Hiristiyanlarin yüzdesi artarken Müslüma nlarinkinin azalma göstermesi bu süpheleri artirmaktadir. Bu "olusum".[531] Bunun yaninda Müslümanlar arasinda "diyalog" adi altinda ve "tolerans" yollari denen erek Hiristiyanlastirma çalismalarinin yapildigi. diger din mensuplarin a "en güzel sekilde ve hosgörü" ile yaklasmis. Hiristiyan ara stiricilar ve hatta "diyalogcular" arasinda tartisma konusu olmustur. Bu. Hiristiyan Dünyasi'nda Islâmla ilgil i çalismalarin. Islâm ülkelerinde Müslüman olmayanlar. ihtiyatla karsilanmis ve Müslüman-Hiristiyan yakinlasmas ini dondurmus. Bunu normal seviyeye çikarmak.Diyalog'da süpheye yolaçan diger bir husus. Müslümanlarla diyaloga tasinabilecek nitelikte olmasi da tavsiye edilm istir. tartismalara yolaçmis ve Hiristiyanlar arasindaki farkli anlayislardan ka ynaklanan ayriliklari giderme yolu da. Kur'ân'in "R abbinin yoluna hikmetle. Uzun zamanin mahsulü olan raporlar ve görüsler Katolik Kilis esi'nce degerlendirilmis ve "Müslüman-Hiristiyan Diyalogu" planinda etkisini göstermis tir. H iristiyan dünyasinda arayislar baslamis ve yeni "olusumlar"a ihtiyaç hissedilmistir. Vatikan Konsili'nde olusan "Hiristiyanlik Disi Dinler Sekreteryasi"nin bas kanligina getirilen Kardinal Pignedoli. Bu hareketin öncüleri. Kilisece de kabul edilmis ve II. ar alarinda Tunus Arap Dilleri Enstitüsü'nün kurucusu P. Bunlarca önerilen teklif. eger dogruysa. beraber ve isbirligi içerisinde yasamistir. Afrika Misyonerler Toplulugu (Beyaz Babalar) üyeligi nde bulunmustur. Müslümanlar. Müslümanlar arasindaki Misyonerlik (mission). güzel ögütle çagir. Her iki tavir da müslümanlar üzerinde menfi tesir meydana getirmis. Endonezya'da.. bu konuyu açikça söyle ortaya koymaktadir : ". "Halklari Hiris tiyanlastirma Cemaatinin sekreterligini yapmistir. Il. diger din mensup lariyla olan münasebetlerinde müsamaha ve adaleti temel olarak benimsemis. [530] 2. Couq. Bunlardan birisi Haçli Seferleri. Müslüma a günlük hayatta.

Çünkü Islâm'da "teblig" esasi vardir. inanip-Ina nmamayi insanin ihtiyarina birakir. En güçlü dönemlerinde bile Türkler. Katolik Hiristiyanlar yaninda Ortodoks Hiristiyanlarin da tavrini ve "Diyalog"da ki samimiyetlerini degerlendirmek lâzimdir. dogru yol da olanlari da sapitanlari da iyi bilir"[543]. bask i yapma. Çünkü Yunanistan'da Müslüman Türklere karsi baslat lan siyasette basrolleri bizzat rahipler ve metropolitler oynamistir[539]. öncelikle Diyalog çalismalarinin faydasina inanmis gibi görünen Metropolit Damaskinos'un karsi çikmasi beklenmistir. onlarin heveslerine uy ma ve söyle de: 'Allah'in indirdigi Kitab'a inandim. "Ey Muhammedi Rabbinin yoluna . Yukarida üç madde altinda özetlenmeye çalisilan hususlar gözönüne alindiginda. hikmetle. 1984'lerde. Hiristiyanlari misyonerlik faaliyetlerinden vazgeçmedikleri. Hiristiyanlarin 1964'de baslattiklari "Diyalog"u Islâm. 1990 yilinda. bugün "diyalog" diyebilecegimiz bir anlayis. burada. Hiristiyanlasmasinin Misyonerlerin parlak bir zaferi olarak görüldügü[541] gözönünde bulunursa isin önemi daha iyi anlasilir. Allah. Kur'ân'in yaklasimi Müslümanlar tarafindan dai ma uygulanmis ve halen de uygulanmaktadir. Türk gazetelerinde yeralan haberlere göre. Islâmî tebligde. aranizda adaletle hükmetmekle e mrolundum. kandirma. Bu rpetodu Kur'ân su sekilde ortaya koymaktadir: "Ey Muhamm edi Bundan ötürü sen birlige çagir ve emrolundugun gibi dogru ol. diyalog çalismalarinin faydali bulundugu kanaatindeyiz. hileli yollara sapma gibi esaslara yer yoktur. sizin isledikleriniz kendinizedir"[542]. samimî ve gerçek anlamdaki bir diyalogda Müslümanlarin da istifadeleri olacaktir. sizin de Rabbi-nizdir. uygulamadaki örneklerle. onlarla en güzel sekilde tartis. Islâm'in yayildigi döneme kadar geri gitmektedir. Biz O'na teslim olanlariz (müslümanlariz) deyin"[544 ]. üçüncüsü Bati Medeniye-tiyle Hiristiyanligi ayni gösterme gayretidir[540]. Açiklik. mesajini ulastirdiktan sonra. samimiyet ve dogr uluk temel prensiptir. Halbuki bunlar Istanbul toplantisin in "Sonuç Bildirisi"ne katilmis ve kabul etmislerdi. Yunanistan'da Müslüman Türklere karsi takip edilen dinî siyasete. "Ehl-i Kitap ile en güzel bir sekil de mücadele edin ve 'Bize indirilene de. Ayrica. size indirilene de inandik. Bunun için. Dr. Tabiî Slav miletlerinin din degistirmesinin.Kanaatimizce Taylor. "Diyalogu" çagin ayirdedici özelligi görmekte ve II. digeri o ülkenin aydinlarinin eserlerine nüfuz etme ve kültürl erine girme. Günümüzde. Kiliseler Birliginin Türkiye'ye yönelik "Bölücü faaliyetleri" destekleyen faaliyetlerini[538] de ilave etmek ge rekmektedir. Bizim Tanrimi z da. Müslüm anlarla "DiyaIog"a girmislerdir. Bu. Islâm Ilkeleri'nin. yararli is yapmanin kisinin menfaati . Bunla r ve gelisen olaylar karsisinda. Ortodoks Hiristiyanlar. bir yerde Hiristiyanligi yerlestirmek için üçlü bir yol takip etmistir. insanî ve ahlâkî bir davranistir. Damaski-nos Papandreou'dur. hâkimiyetleri altindaki diger din mensuplarina hosgörü örneklerini göstererek ve isbirligi yaparak en iyi misal olmustur. Böyle "çift standartli" tavirlar. "Diyalog" ismiyle olm asa da. bizim isledikleri miz bize. Kur'ân hak ve hakîkat yolunu açikladiktan. diger dinlere sicak bakisi nda ve Hiristiyanlar! Ehli Kitap görüsünde göstermistir. "DIyalog"u da bunun kilifi ve çagin s artlarina uydurulmus "misyonerlik" olarak görüldügü gibi bir kanaat uyanmaktadir. Kilise. bizim de Rabbimizdir. "Diyalog"un nasil anlasilmasi gerektigini ortaya koy mustur. gerek Müslümanlara ve gerekse Müslüman o lmayanlara ulastirilmasinin yolu tebligdir. Art niyet tasim ayan. Papa'nin Katolik misyonerlerinin faaliyetlerini artirmasi yolundaki raporunu[536] ve "AT'a Müslümanla rin alinmasini istemiyor" seklinde yorumlanan görüslerini[537]. güzel ögütle çagir. dogrusu Rabbin. giriste belirtilen anlamda. Biri dog rudan Hiristiyanlastirma. Ortodoks Hiristiyanlarin temsilcisi sifatiyla "D iyalog toplantilarini organize eden Isviçre Ortodoks Merkezi Baskani Metropolit Pr of. Vatikan Konsili'nd en sonra. inanip. ne Damaskinos'un ne de Istanbul'da yapilan "Diy alog Toplantisina Yunanistan'dan katilan ve aralarinda hukukçularin da bulundugu t ebligciierin müsbet bir tavrina rastlanmistir. Bunun yaninda bir Katolik Baspiskoposu olan Antonio Jose Peteiro Freire. inanan insanlar arasinda. Katolik Kilisesi'nin "Misyonu"nu icra etmek için "Diyalog"u seçtigini beli rtmektedir[535]. aldatma. sizin Tanriniz da birdir. ister istemez "Diyalog"un samimiyetine gölge düsürmektedir.

Diyalog toplantilarinda her din. muamelet ve ahlâk esaslariyla da ortaya konulabilmeli. 9. 8.Gerçek Anlamda Bir Diyalogda Aranmasi Gereken Prensipler Biz.Zulme ugrayan milletler yaninda. ibadet. kendi dinine mensup gruplar arasinda diyalogu gerçeklestirmeye çalismalidir. lafta kalmamali. i lk adim.Müslüman ülkelere yönelik "Misyonerlik" çalismalarinin sona erdirilmesi için ortak tavir alinmalidir. Allah'in bir yaratigi ve kutsal bir emaneti bilmekte. 10.Diyalog. Aslinda Müslümanlar da. insanî ve insanî oldugu kadar da medenî bir da vranis oiarak degerlendirdigimiz "diyalog faaliyetlerimin hedefine ulasmasi ve i stenilen gayenin elde edilmesi için. inanç ve ahlâkî degerler yönünden birbirlerini. 6. Kur'ân'in ifadesiyle. diger din mensup larina da "dindas11 muamelesi yapabilmelidir.Diyalog olsun diye dinî emirlerde te'vile. Her dini temsilen uzma n kisiler. Neticede "Sizin dininiz size. 7. fiiliyatta da kendini göstermelidir. kendi mensubu oldugu dinden taviz vermeden. Yunus Emre'n in. esit sartlarda ve esit zeminlerde olmalidir. Islâmla ilgili olarak verdigimiz bu bilgiler. ortak noktalar belirlenebilmeli v e bu gerçekler bilindikten sonra herkes kendi dininin sinirlari içinde kalabilmelidi r. . herkesi. gizli. su hususlarin gözönünde bulundurulmasinda fayda mütalâ tmekteyiz: 1. Gerçek samimiyet. "sevgi" gibi konularla sinirli kalinilmamali.Din konusunda ortak noktalardan hareket edilmeli. her din oldugu gibi sunulmalidir. anlamaya yönelmelidir. benimki de ban adir"[545] prensibini yerlestirerek. bugünkü "Diyalog" çalismalarindaki ölçüyü ve metodu en v ciz sekilde açiklar. "Siz in dininiz size. "Misyonerlik"in veya "propaganda"nin yeni bir metodu gibi görülmemeli ve bu çe sit görüntüler giderilmelidir.Diyalog taraftarlari.ne oldugu hakîkatini de ortaya koyar. bu sahada uzmanlasmis kisiler diyalog çalismalarinda görev almalidir. din ve milliyet farki gözetilmeden. 3. 2. h akikî anlamdaki bir "diyalog"a kendi düsüncelerini tasimamalidir. günlük hayatla ilgili esaslarda ve yardimlasma husus unda olmalidir. 11. zorlamaya gidilmemeli. ayrildiklari noktalarla.Her dinin mensuplari. . benim dinim bana" deni-lebilmelidir. sadece "teblig" ile "misyonerlik" ara sindaki farki belirtmek ve Müslümanlarin da gerçek anlamdaki bir "diyalog"dan korkacak birseylerinin bulunmadigini ortaya koymak amacina yöneliktir. Diyalog'da sadece "tolerans". karsi taraftakilehn de kendi dinini kesin dogru ve gerçe k bildigi hakikatini gözönünde bulundurmalidir. 5.Diyalog. "Yaratilmislari severiz Yaratan'dan ötürü" ifadesindeki anlayisla görmekteyiz. Bütün gerçekler ortaya konulduktan sonra. Bunda n dolayi yazdiklarimizin isiginda. yera linmalidir. karsilikli saygi ve sevgi esasina dayanmalidir. sinsî. inanç. farkli din mensuplari.Diyaloglarda. diger din mensuplariyla diyaloga girmeden önce. dinî meseleler konusunda. samimiyet esasi benims enmeli. siyasî gayeler güdülmemeli. 4. bugün.[546] 6.Her din mensubu.

Mukaddes Kitap Kurslari Dernegi Yayimlari. I-IV. . 444-46. bu "Diyalog" faaliyetlerinin faydali olmasi ist eniyorsa. 1984. Bati Almanya 1983 (Misyonerlik Y ayinlarindan). Ter.Diyalogda. diyalog. Djuvara.y. 14.Hikmet Tanyu. . birkaç dilde konusup yazabilen elemanlar yetistiril melidir. Yehova Sahitleri. Asim Koksal.12. London 1966. . Kirsehirlioglu. . London 1970.H. sa. . dünyada mevcut olan bütün dinlerin mensuplari da ayni ölçüler içerisinde degerlendirilmelidir. resmî bir politika çerçevesinde ve belirli bir kurumca yürütülmelidir. "Ermeni Meselesi Üzerine Bir Arastirma". 59-82 Erc . Ringgren -A. sadece temas kurulan dinlerin degil. Zaman ve Sonsuz Olay.y . . Istanbul 1979. Türkiye'de Misyoner Faaliyetleri. M isyonerlik Karsisinda Türkiye. Religions of Mankind. Ankara 1982. Yehova Sahitlerinin Iç Yüzü. Ankara (t. Çün ristiyan taraf.Türkiye ve hatta Müslüman ülkeler için.Dogan Irdel Hayatbulan. dinlerin yasakladiklari fiiller karsisinda ortak har eket edebilme yollan aramalidir. Islâm Âleminde Misyonerlik Faaliyetleri.Osman Cilaci. Hiristiyanlik Propagandasi ve Misyoner Faaliyetleri. Hiristiyan Propagandalari Münasebetiyle Açiklama.G.: 17. .) (Misyonerlik Yayinlarindan).E. hem Islâmi he m de Hiristiyanligi iyi bilen. Istan bul (t. 124-1 25. Ankara 1973. Yusuf Uralgiray . Türkiye'de de bu isi yürütecek bir "Dinlerarasi Iliskiler (Diyalog) ve Arastir ma Enstitüsü veya Merkezi" kurulmali ve bu isi çalisma alani olarak seçecek. M. .Saban Kuzgun.55-67 . 13. Türkiye'yi Parçalamak için 100 Plan. Yakup Üstün. nesr. Der. organize olarak ve resmî sayilabilecek bir politika ile bu isi yürütme ktedir. [547] Sekizinci Bölümün Bibliyografyasi A. Aydin. S. Ilahiyat Fak. kendi aralarinda münasebe tleri siklastirman. Almanya 1974 (Misyonerlik Yayinlarindan).Seni Mutlu Edecek Iyi Haber.A Dictionary of Comparative Religion. s. -Tanri Insan Sorunlar. Millî Egitim ve Kültür Dergisi Ankara 1982.Abdurrahman Küçük.Hüseyin Atay-AIi A. . Ström. . Samiha Ayverdi. s. Istanbul 1963. Brandon. "Misyonerlik ve Hiristiyan Misyonerligin Dogusu".T.Misyonerlik Faaliyetleri .Histoire Üniverselle des Missions Catholiques.V.Diyalogda taraf olan dinlerin âlimleri ve kurumlari. Ankara 1977.F. Paris 1956.Muhibbiddîn el-Hatib. .).G. iyes Üni.: 1. Ankara 1973. Istanbul 1969. 167-169. Ter. sa.

. Christianity in the Eastern Conflicts.Günay Tümer.Paul Peupard. Sayi: 1. Sekerci. Isiltan. Dictionnaire des Religions (DR). Rome 1989. Histoire Üniverselle des Mis-sions Catholiques (HUMC). Ankara 1997. Akdamar. -Ahmet Riza. I. Britain 1953. Ostrogorsky. Istanbul. Paris 19 83. .Jacque Jomier. Fitzgerald. Paris 1957. Richard. Vatikan-Misyon ve Diyalog.ll.MaurIce Bormans. C .L. Ankara 1981.Mehmet Aydin.J. "Twenty-Five Years of Dialogue". Çev. Islamochristiana. Vatikan Konsili. Kule Kitapla ri. Ünal-A. Çev. Ferruh. Ankara 1988. . Fondation et Debuts de la Sacree Congrâgation de la Propagande". Çev. Jesus-Christ and VVorld Religions. Paton.Sir Charles -Eliot.M. Tercüm an 1001 Temel Eser. . Yeni Dokümanlarin Isiginda Yehova Sahitleri. . Konya 1991.S. 50.L. Istanbul 1988. Hiristiyan Genel Konsilleri ve ti.Erich W. HUMC. I. Perbal. HUMC.T. . . Çev. Bizans Devleti Tarihi. Fransizca'dan . Ziyad Ebuzziya. . . Fitzgerald. . E. 49. Paris 1967. [548] B. F. Bati'nin Dogu Politikasinin Ahlaken Çev. Istanbul 1985.M. .M. Paris 19 56.. London 1937.Raymond Sugranyes de Franch. "Dialogue Islamo-Chretien".W. Gr. Sayi : 15. Meh met Ümit. "Les Missions chez mes Mongols aux XIIIg Siec-les". . II/22. "Projects.Diyalog Çalismalari (Hiristiyan-Müslüman Diyaloguna Genel Bir Bakis) .VVilliam Paton. London 1938. . Rome 1975. P aris 1983. Müslümanlarla Hiristiyanlar Arasinda Diyaloga Yönelisler. Islamochristiana. . Islâm Ülkelerinde Misyonerlik ve Emperyalizm. . "The Secretariat for Non-Christians is Ten 454 Years Old". Ses lde"es Missionnaires".G. Avrupa'daki Türkiye. Halidi.A. Bridge to Islam.Ö.Concile Occumenique Vatican II. Türkiye'de Laiklik Ilkesi ve Yehova Sahitleri. "Concile Vatikan II". . . Ö. Dictionnaire des Religions (DR). Adnan Sinar-Sevket Serdar Türet.Ali Isra Güngör. Istanbul 1987. Iflasi. Bethmann. "Raymond Lulle.

Ilkel Kabile Dinleri adlarini kab ile adlarindan almaktadir: Nuer. New York 1976. Avustralya'da yaygin ve dünyanin diger yerlerinde de mensuplari bulunan bir dindir. kültürel gayelerle yürütü r. Hiristiyanlik. geriye kalan miktar millî dinlere mensup olanlarin sayisidir. "Chretiens et Musulmans en Indonesie : Les Vois de la Tolerance" . Yüzyilimizda hâlâ ilkel kabileler bulunmaktadir ve bunlar dünya nüfusunun % 5'ini olusturm aktadir. Asya ülkelerinde. Taylor. Bal-kanlar'da. Islâm. Asy a ülkelerinde. Asrimizda da evrenselligini sürdüren üs büyük din. islamochristiana. Taoizm. Sintoizm liktir. Anadolu'da. dinleri bir bir ele alip uzun boylu anlatma yerine günümüzdeki dinlerde yer alan inanç sistemi (amentü-kredo). Budd izm. Rome 1975. Sayi: 15. kuts al metin. aslinda bir Iran dinidir. John B. Succi. ticarî. Hindi Çinî'de (Laos. [550] . Hiristiyanlik ve Islâm'dir. bir "d eplasman" dinidir. Bunun yaninda. Günümüzde yasayan millî dinler. [549] IX. Hinduizm.BÖLÜM KARSILASTIRMALAR A. Okyanus adalarinda. Tanri'nin Ailesi {Lumen Gentium). Istanbul 1984. Religious Diversity. Günümüzde bu sayilanlara ilâveten ayrica "din"lestirilmis. Latince'den Türkçe'ye Çev. O. VVilfred C. Kore. Çin. Bunlari konu disinda tutulmustur. kutuplarda bulunmaktadir. Ilkel kabîleler. türedi. bazisi bir milletin. Ja ponya. Amerika'da. Dinka. ahiret. tak lit. Vietnam) ve Hint adalarinda nüfus yogunluguna sahip tir. Pigme dinleri gibi.GÜNÜMÜZDE YASAYAN DINLER ARASINDA. önce evrensel iken sonra Babil sürgününü müteakiben millîlestirilmistir indistan'daki Parsîlik. bazisi da birçok milletin dinidir. Ainu. dünya nüfusunun yarisini olusturmaktadir. INANÇLA ILGILI BAZI NOKTALARDA. kurucu-peygamber. dinin adi. cereyanlar da vardir. Konfüçyüsçülük. aktüel degeri gibi hususlar üzeri nde durulmustur. tarikatimsi. Sihizm. Ga. mez-hebimsi. Islamochristiana. tanri kavrami. KISA BIR KARSILAST IRMA Günümüzde dünyada çesitli dinlerin yasamakta oldugunu görmekteyiz. Kamboçya. Padre Vinconzo R. Avrupa'da. Smith. Tibet. sun'i. ibadet-âyin sistemi. Üç büyük evrensel din. Yahudi dini. iktisadî. mezhepleri. Maori.François Raillon. "The Invoivement of the VVorld Concil of Churc-hes in Internatio nal and Regional Christian-Muslim Dialogue". Ilkel Kabîle Dinleri çikaril a. Güney ve Orta Afrika'da. Mecusîligin kalintisidir. Hindistan içerisinde. çikis yeri olan Hindistan'da (çok az sayida). Avustralya'da . Caynizm. Sayi: I. Buddizm. Bu dinlerden bazisi sadec e bir ada ahalisine ait olabilirken. Kuzey ve Orta Afrika'da yaygin ve dünyanin her tarafinda mensuplari b ulunan bir dindir. din görüntüsü altinda siyasî.

dogrudan dogruya dinin kuts al kitabindan gelen bir addir. Çinliler. Tao. her hangi bir kimse veya grup tarafindan degil. Çince "Shen-tao"dan (tanrilarin yolu) gelmektedir. edebiyat ve hikmet ögretiyordu. . Hinduizm. Sosyal düzen ve idare ile ilgili çalismalar yapti. Kelime. Japonlarin Buddizm ile karsilastiklarinda daha önceki inançlarini ifade et mek üzere kullanilmistir. Iranliligi ifade eden Fars (Pers) kelimesinden kaynaklanmistir. Batililarca verilmis bir addir. o kabîlenin adina göre adland irilir. Budda'dan kalan ahlâkî-manevî pre nsipleri.a. "Islâm" tarzi Kur'ân'la baslamistir. Hindular. Parsîlik. Ömrünün son 5 yilini eski Çin asiklerine hasretti. ibadet diye yapilan seyleri. I. Buddistler. Ona "Büyük Mürsid" denilirdi. Kelime. Babasini 3 yasinda kaybedince yetim büyüdü. Millî dinlerden Konfüçyüsçülük'e bu ad. Sihizm ve Sin Dinî Hareketi ise "Sakirtler" anlamina gelmektedir. boyun egmek.Din Adlari Önce dinlerin adlarindan baslayalim. Hinduizm ve Sintoizm Için de durum aynidir. Ilkel Kabîle Dinleri nde bir kurucu söz konusu degildir. Kelime. teslim olmak . Hz. bir ferdin. Tarihî gelismesi içinde ikiye ayrilan devletin güneydeki bölümüne de bu ad verilmistir (Ayr ica Israil ve Ibranî kelimeleri de ayni gaye için kullanilir). cayna" kelimelerinden almistir. yoksulluk çekti. Kelimenin geldigi kök Islâm'dan önce Arap toplumunda ku llanilmis olmakla beraber. Konfüçyü nlere "Ju-çiya" (edipler) derler. Taoizm.Ö. 551-479). Yakup'un 12 oglundan olan Yehuda'ya mensubiyetten bu adi almistir. [551] b. Hiristiyan kelimesi.Din Kurucusu/Peygamber Burada dinlerin kurucusu veya peygamberleri konu edilecektir. Islâm. ebedî din) derler. Sintoizm. Asya'da bu din için "Budd a Sâsana" (Budda disiplini) adini kullanirlar. Bu dine bagli olanlara Antakya'da Hiristiyan denilmistir. Batililar tarafindan verilmistir. O ögrencilerine tarih . Yüzyil içinde ilkin Antakya'da kullanilmistir. Çin' tinde dünyaya geldi. bu adi. Ögrencileri. Kelime Yunan-ca'da "yaglanmis" anla mina gelen ve Ibranî Dili'nde "Masiah" tarzinda yazilan Hiristos. onun ve öncekilerin telkin ve talimlerini birlestir di. yol nizam. S istemini uygulayacak bir idareci arayarak bütün Çin'i dolasti. "tao" deyiminden kaynaklanir. Bununla b eraber büyük bir sevkle tahsilini tamamladi ve bir muallim oldu. bi r devletin tutmasi gereken yol. Mesîh kelimesinden kaynaklanmis olup "Mesih'e bagli" anlamina gelmektedir. Kung Fu-tzu'dur (M. Konfüçyüsçülügün kurucusu. Ilkel kabîle dinleri. Yahudilik. itaat-inkiyat anlamlarina gelmektedir. Buddizm de batililarca kullanilan bir addir. dinlerine "Sana-tana dharma" (ezelî. bir hükümdarin. reformcusu Mahavira'ya verilen "cina" (Muzaffer) lakabindan gele n "cayn. Caynizm. meditasyonu (tefekkür-mürakabe) ve sosyal ili skileri ifade eder. gök nizami'nin insan davranisina verdigi örnektir.

Hint Kast yapisinda Ksatriya sinifindan idi. Iran'dan Hindistan'a gelmis ve bölgeden etkilenmis olmasina ragmen. bu konuda Hiristiyanlarin "kredo".Ö. Yahudilik ikisini de kabul etmemektedir. Iki hayat tarzi da onu tatmin etmemisti. XVI-XIII. Dogumundan önce babasini. Alti sene çile h ayati sürdürdü. Sintoizm. Sarayda yasadi.[552] c. Caynizmin kurucusu olan Parsva da (M. Zerdüst'ün ne zaman yasadigi kesin olarak bilinmemektedir. Isa'yi Peygamber olarak kabul etmektedir. O da sarayini. Hinduizm ile Islâm Dini'ni birlestirmek istemistir. o getirmistir. Nanak. Müslümanlarin "âmentu" deyimlerini kullandiklari belirtilmelidir.Ö. Yahudileri Misir'daki esaretten kurtarmis ve Sina daginda vahiy almistir . Yahudilere. 563-M. Zerdüst'ü unutmus degildir. VIII. Sihizm'in kurucusu ve ilk "guru" su (mürsit. Hi-malaya eteklerinde Sakya kabilesinin hükümdarinin oglu olarak simdiki Nepal'de Lumbini korulugunda dogdu. insan suretinde dünyaya gelip insanlara bir örnek önder (Rama. orta yolu ve hayattaki izdiraplari gide rmenin yolunu buldu ve ömrünün geri kalan kismini bunlari ögretmekle geçirdi. MS.Ö. "Tao te-king"i (Tao fazilet k itabi) yazdi.Ö.571 yilinda. 7'nci veya M. Musa'yi kabul etmekte. Buddizm'in kurucusu. Onlar. Lao-tzu. Islâm. Emekl iye ayrildigindan ondan bir kitap yazmasi istendi. gerçegi ariyordu. Parsîlik. oglunu.Dinlerin Inanç Sistemleri Dinlerin inanç sistemlerine gelince. Zerdüst.Ö.Ö. uyanmis) diye la-kaplandiriian Siddha ttha Gotama'dir (M. Altmisüç yasind a vafat etti. Otuzbes ya sinda Neranjara nehri kiyisinda bagdas kurup tefekküre dalmis iken. Konfüçyüs. Budda. Muhammed'i kabul etmemektedi r. Kirk yasinda ona vahiy gelmeye basladi. Zerdüst. ona Mo se (Sudan çekilmis anlaminda) demektedir. 483). 599-527) çi lesi 13 sene sürdü. çoluk çocugunu terketmisti.Ö. "Budda" (aydinlanmis. Hinduizm. M. 29 yasinda. fakat Hz. 571?) büyük bir Çin hakîmi idi. karisini ve saray hayatini terketti. Yüzyilda yasamis olmasi ihtimali daha kuvve tlidir. Hinduizmde Vi snu. Hz. Lao-tzu. Hir istiyanlik ise Hz. Tora (Tevrat) ve On Emri. Bununla beraber M. KrIsna) gibi kabul edilmistir. Muhammed. Yetim büyüdü. rehber) olarak kabul edilmekte dir (1469-1538). Budda. 6 yasind a annesini kaybetti. Isa'nin Milad diye bilinen tarihten 6 veya 10 sene önce dogdugu kabul edilmekt edir. M. Mekke'de dogdu.Ö. Mesîh oldugunu açiklamis. Yahudiler. Bu konudaki hatanin Ortaçagda yasamis bir Hiristiyan kesisin düzenledigi takvi mden kaynaklandigi bilinmektedir. 600 veya M. ayrica diger din lerin önemli sahsiyetlerini Visnu'nun bir "avata-ra"si (hulul) olarak görürler. Yüzyil). bir Temmuz gec esi dolunayinda zihni aydinlandi."Lao-tzu" (ihtiyar bilgin anlaminda) diye lakaplandirilan Li Poh-Yang da {Dogumu M. Isa. Mahavira'nin (M. reformcusu olan "Mahavira" (Büyük kahraman) lakapli Vardhamana da (diger lâkabi Cina: muzaffer anlaminda) aristokrat zümreden. tek tanrili bir inancin Iran'daki en kuvvetli temsilcisidir. sarayda arsiv memuru idi.6'inci Yüzyilda yasamis olmasi kuvvetli bir ihtimal dahil indedir.Ö. hem Hz. Bir müslüman ailenin yaninda yetismis olan Nanak. gerçegi. Musa'dir.Ö. Onlara göre bu bir çesit peygamber anlayisidir. Musa'yi ve hem de Hz. Konfüçyüsçülük gibi d . Ilâhî kaynakli dinlerden Yahudiligin en büyük Peygamberi Hz. Yüzyillar arasindaki bir zaman diliminde yasadigi düsünülmektedir. O. Hz. XIII. Mahavira gibi din kuruculari da birer Peygamber olarak degerlendirilebilir. fakat Yahudiler kabul etmemis ve böylece çarmih olayi vuk ubulmustur.

. 6. 2. 5.Oradan ölüleri ve dirileri yargilamak üzere inecegine.Dinimiz. getirmeyenleri cezalandi rir. 11. 2. üç bölümlü ve oniki maddeli Havariler Kredosu söyledir: " 1. Bu âmentü söyledir: "Tam bir imanla inanirim ki.Günahlarin bagislanacagina.Ruhum ölümsüzdür ve Allah. 9. 8. Maimoni-des: 1133-1204) düzenledi gi 13 maddelik inanç sistemi XIII.Allah.Allah.ve Kutsal Ruh'a.Allah birdir ve ondan baska tanri yoktur. Tanri'ya.Baba'nin saginda oturmus olduguna.Yalniz Allah'a dua etmeliyiz.Musa. cemaatidir. 3. 10. 6. insanlarin bütün hareket ve düsüncelerini bilir.Allah'in baslangici yoktur ve nihayeti olmayacaktir. Hiristiyanlarin IV. Yahudilerin âmentüsü olmustur (daha ön ce yoktu). ilâhî bir dindir ve degistirilemez. Sangha'ya yigindim". Buddizm'de bu konuda "tri-ratna" (üç cevher) vardir: "Budda'ya sigindim Dhammaya sigindim.Kutsal Kilise'ye. Allah tarafindan Musa'ya verildiginin aynidir ve degistir ilmemistir.ve O'nun biricik oglu Rab Isa'ya. emirlerini yerine getirenleri mükafatlandirir.Bakire Meryem ve Kutsal Ruh'tan dogmus olduguna.Ben. Kudretli Baba'ya. var olan' her seyi yaratti ve onlara O hükmeder. 9. Yüzyildan bu yana.Pilatus zamaninda Çarmih'a gerilmis ve gömülmüs olduguna. 1. bütün Peygamberlerin en büyügüdür.Göklere yükselmis olduguna. "Sangha" \s%bekâr rahipler toplulugu. 10. Yahudi Dini'nde Mose ben Meymun'un (Ibni Meymun. Yüzyila ait. diledigi zaman ölüleri hayata kavusturacaktir. 11.Allah. 4. 13. 7. Mesih'i (Mesiah) gönderecektir ve geciktigi halde yine beklerim. 7. 4.Elimizde olan Tora. 5. 8. Bu cümledeki "D hamma". doktrin. 12.Üçüncü gün ölüler arasindan dirilmis olduguna.Allah.Allah'in bedeni yoktur ve hiçbir sekilde tasvir edilemez.nlerde bir âmentü-kredo söz konusu degildir. 3.Peygamberlerin bütün sözleri dogrudur.

Visnu. Konfüçyüsçülük'ten de önce Çin'de uzun devrelerde Yüce Tanri "Sang-ti" diye adlandirilmisti. Parsîlik. Islâm'da imanin alti esasinin besi Kur'an'da. ediliyordu. yedinci gün (Cumartesi. Her sey ondan gelmisti. sebt: "Sabat") dinlenmistir. sekizyüz bin rakamlariyla ifade edil en tanrilari vardi. Japonya'da politeist. büyü. Elohi m kelimeleriyle adlandirilir. Yahudile rdeki Cumartesi günü hiçbir sey yapmamak. Âlemi yaratirken. Tanri. Hiçbir seye muhtaç degildi. Zerdüst Dini'nin ve Mecusîligin bakiyesidir. Yahve (Yehova). ateist dinler olarak nitelendirilir. kültün basi idi. Imparatorlari da tanri kabul . Tanri'nin basi ve sonu yoktur. Ahiret Gününe ve Kadere inanirim. peygamberlere. [553] d. bu hükme baglanmaktadir. Tanri' yi inkâr anlaminda degil. monizm yaninda monoteizm de vardir. Bildigimiz "Amentü". Buddizm ve Caynizm. koruyucu. Sekiz milyon. O.12. kasi tli kisi seçimini ön plana alma seklindedir. alti günde bu i si yapmis. Nirvana'da (Nib-bana) ferdî davranisi. Ancak bu ateizm. tabiatta bi r çok seyleri tanrilastirmalardi. Bu dinde Tanri. Dolayisiyla bütün Hiristiya redolari teslisin (üçleme) üç maddesi etrafindan kümelenmektedir. farkli sekillerde nitelendirilse de bütün dinlerde bir yüce Tanri inanisi bulun dugu arastirmalar sonucu belirlenmistir. Yahve. Brahma. Ilkel kabîle dinlerinde totemist. "Allah" ve "Rama" olarak adlandirilir. Mecusilik'teki ates kültünü devam ettirmekte ve bu inanisin nefsinde b ir monoteizm sürdürmektedir. Aslinda çok anlamlari bulunan "Tao". âlemin anasi idi. uluhiyeti ifade sadedinde. Bütün bunlarla beraber en önemli Hint Kutsal Kitabi Vedalari n Rigveda bölümünde söyle bir cümle vardir: "Tanri tektir. Bu maddeler üç gruba ayrilabilir. Onun adi bos yere agza alinmaz (On Emre göre). Yüce Tanri. Yüce Ruh inanci vardir. Simdi Parsîlik.Ölülerin dirilecegine inanirim. tamami hadislerde arka arkaya sirala nmaktadir. kitaplara. Yahudilik. yapici. tevhitçi bir inanis getirmisti. meleklere. Bu dinde Yüce Tanri "Ahura Mazdah" diye adlandirilmaktadir . Iran'a monoteist. Imam-i A'zam Nu'man b Sâbit'in (80-150) "el-Fikhu'lEkber" (En Büyük Bilgi) baslikli eserinden yayginlasmistir: Allah'a. B ununla beraber en büyük tanri "Amate-rasu" (Günes Tanriçasi) idi. Bu gruplardan ilki Tanri. amaninda ise "Tien" kelimesi kullanilmakta idi. Yahve i fe güresmis ve O'nu yenmis. sahsî kurtulusu. Onlar. ikincisi Hz. bu sebeple Yakub'a "Israil" (Yahve'yi yenen) denilmisti . animist bir inanis sekli uzun devreler devam etmisti. yaraticidir. fakat hakîmier onu degisik sekill erde nitelendiriyorlar". Hinduizm'de politeizm. Yahve yalniz Israil'in R abbidir ve Yahudilerle Mose (Hz. yokedici güçtür. Zerdüst. Basi sonu yok+u.Dinlerde Tanri Dinlerde Tanri kavramina girmeden önce belirtilmelidir ki bazi dinlerde farkli isim lerle. Yakup. atalar kültü yaninda bir de Yüce Va lik. en eski monoteist dinlerdendir. panteizm. Çin'deki "Tao" deyimini. Si va ise yikici. Taoizm. kendine mahsus bir anla tim tarzi içine çekmisti. Onlara göre imparator on un neslinden gelmisti. Vis nu ve Siva'dan olusan teslisde (üçleme) Brahma yaratici. Musa) vasitasiyla ahitlesmistir. Isa ve üçüncüsü de Kutsal Ruh'la ilgilidir. Tanr i ve ruh gibi varliklar "karni" kelimesiyle ifade ediliyordu. animist inançlar. yorulmus. Sihizm'de monoteizm esastir. Ayric a Hâ-sem ve Rab anlaminda "Adonay" kelimeleri kullanilir. tek Ra b'dir.

me. Ilk grubun en önemli metinleri. Onu. Ogul. Görüldügü gibi. "Agama" veya "SIddhanta" diye adlandirilmaktadir. Hiristiyanlik da. Bununla beraber Rig-veda. Allah'la Peygamberin. O'nun da. Ferit ve Kabir'in siirleri ile ilâhîler de yer almaktadir. Mahavira'dan çok sonra yaziya geçirilmistir. dünyanin en uzun destanid ir. kutsal metin. . Yajur-veda. ebedîdir. I. insanlarin. hiçbir seye benzemez. bazen de teslisin içine oturtulmustur. Parsîligin kutsal kitabi. Vedalari.Ö. Vedalar'dir. Ikinci gruptaki destânî metinlerin en önemlisi. Ma habharata Destani ve onun bir bölümü olan Gita'dir.Yesna. O. Ramayanalar. su veya bu adla. Bu destan. Bunlarin "risi" denilen hakîm kimselere vahyolun-duguna inanilir. Peygamber. Sihizm'in kutsal kitabi "Adi-Grant"tir. kurtarir. burada kisaca temas edilecektir. [554] e. yaratir. o. Ancak bazi dinlerde bu yüce varligin nitelikleri farklilastirilmis. Baba. Metin içinde sadece Nanak'in degil. Hinduizmin metinleri gibi bunlar da asirlarca sifahî olarak nakl edilmistir. Caynizm'in kutsal metinleri. üçlemeye (teslis) gitmis bir dindir. Üç bölüme ayrili r. iki tabiat vardir. On bir bölümden olusmaktadir.r. yani destânî olanlar.Sutta-Pitaka. Hinduizm'de çok sayida ve hacimli. Varligi kendi sindendir. bütün dinlerde bir yüce Varlik inanci. Bu metinler.Abhid-hamma-Pitaka. Bununla beraber üçü de ay sahiptir. Isa Mesîh'de özde monoteist olmakla beraber. belirli bir yazan yoktur. Ancak. Purana-lar ve Manu Kanunnamesi takip eder. Atharva-veda ve Sâma-veda diye adlandirilan bu metinlerin kime ait ol dugu bilinmez. Baba. Yüzyilda Seylan'da ya ziya geçirilmistir. Ogul ve ri ayri sahislara der. Buddizm'in kutsal metinleri PalI dilinde yazilmis Ti-pItaka'dir (Üç sepet). 3. 1. Islâm'da Allah vardir. O'nu n sadece kulu ve elçisidir. Islâm'da tevhid. yani vahye-ilhama dayananlar. daha genis bir karsilastirmayi gerektirir. vardir. ezelîdir. Ilkel kabîlelerde yazi olmadigindan bir kutsal metin de söz konusu degildir.Smriti.Sruti. su veya bu ifadenin i de.Dinlerde Kutsal Kitap/Metin Dinlerde kutsal kitap. Üçle Kutsal Ruh'dan olusur. Bunl ar genelde ikiye ayrilir: 1. ayni gruptaki Brahmanalar. bazen bir panteon. M. Up anisadlar ve Aranyakalar takip eder. dili Sanskritçe olan kutsal metinler vardir. peygamberinin de resim ve heykeli yapilmaz. bu karsilastirmaya. Kutsal Ruh da takdis e hem ilâhî hem de beserî. "Avesta"dir. 2. Budda'dan çok sonra. 2. Bu üçü ayni cevherdendir. en açik-seçi k ve sade bünyeye kavusmus. yaratiklarin arasind aki çizgi belirginlesmistir. birdir.Vinaya-Pitaka). Üç bölümdür: 1.

66-75. Bes kitap. kutsal kitap olar ak saygi görmektedir. 100-200 yillarinda yazildigi tahmin ed ilmektedir. ikinci bölüm "Yeni Ahid"dir. 5.Orta Yol Doktrini. mistik bir metindir. Döndüncüsü. Sina'da Mose 'ye (Hz. Luka'nin. Bu metinler.Ilkbahar ve Sonbahar vekayinâmesi'dir. Eski Ahid ise 39 kitapta n olusur. Tora. Isa'dan sonra yazilmis metinlerdir.Ketuvim. Dörf klasik ise.Büyük Bilgi'dir. Eski Ahid'de bir kisim apokrif (sahte. Protestanlar. 3. Bazen birisinde bulunan ötekinde bulunmaz. Yeni Ahid'd e Inciller (Markos.Videvdat.Konfüçyüs'den Seçmeler. 3. bunlardan ilki içindedir.Tarih kitabi.Tora. 1. Matta. Musa) Yahve tarafindan vahyedilmistir. Markos 'un. 1. Konfüçyüs'den sonra talebeleri tarafindan toplanmis. Yahudilerle ilgili bu kutsal kitabi kendi Kitab-i Mukaddeslerinin (Bible) ilk bölümüne alip ona "Eski Ahid" derler. Sintoizm'de bildigimiz anlamda olmasa öa. Bunlar. Isa'ya nisbet edilebilecegine. Resullerin Isleri ve Va hiy yer alir.Siir kitabi. Bunlarin ilk üçüne"Sinoptik Inc iller" (birbirine benzeyen) denilir. bes kitap ve dört klasiktir. Inciller Hz. Üç bölümdür: 1. sahîh olmayan. 2. Tora bes kitaptan olusur ("esfâr-i hamse": Pentatök). Bu metinlerin ne dereceye kadar Hz. Katolik ve Ortadokslar'dan farkli görüse sahiptirler . Içinde "On Emir" iki yerde geçer. Hiristiyanlarin tasnifine göre Yeni Ahid 27.Neviim.Yest. Bu metinler.Degisiklikler kitabi. 3. Yahudiligin kutsal kitabi "Tanah"dir. kitaplar demektir. 80-90. "Tao te-king" dir (Tao'nun fazilet kitabi). anlasilmasi güç. bazilari daha öncekilere ait bilgileri ihtiva eden metinlerdir. Taoizm'in kutsal metni. O da. bu konuda. kanonik sayilmayan ) metinler konusunda Hiristiyan mezhepleri arasinda ihtilaf vardir. Isa'dan sonra yazilmistir. Peygamberler. Ketuvim.Mensiyus'den Seçmeler. Luka ve Yu-hanna). Ne vIim. 21 Mektup. Sifahî gelenek oian ve Hz. Musa'ya vahyedildigi kabul edilen diger kutsal kitap Talmud'tur. 4. 2. 3. Yuhanna'nin. 4. 2. I nciller'de onun çarmih olayinin da anlatilmasi misal olarak verilebilir (Tora'da H .Ayin kitabi. bazil ari ona. Hz. Hiristiyanlar. Yüzlerce metin arasindan birbiriyle alâkal i dört tanesi seçilmis ve Kilise onlari muteber saymistir. Bu inc illerin arasinda da hayli farkli ifadeler vardir. Yahudiler'e uyarak. 86. bütün Japonya'nin imparatorluk ha nedaninin belirli tarihlere kadar tarihçesini ihtiva eder. Konfüçyüsçülügün kutsal metinleri. Zerdüst'e nisbet edilen "Gatha'lar". Yuhanna ise tasavvufî bir metindir. Matta'nin.2. "Kojiki" ve "Nihongi" (açiklamalari Engisi ki) kutsal vekayinâmeler olarak saygi görür.

zaman olur bir cennette saad eti yasayabilirdi. Buddizm'de ruh kavrami yoksa da tenasüh vardir. Kur'ân'in böyle zaaf nok talari bulunmamasi Islâm Dini'nde de kendini belli etmistir. Buddizmde insan. zaman olur bir cehennemde (naraka) azap çeker.Dinlerde Âhiret Anlayisi Yine bir karsilastirma konusu dinlerin âhiret Inançlaridir. Buddizm'de cennet-cehennem inançla ri vardir. âyet ve sûrel eri vahiy kâtiplerine hem yazdirtmis hem ezberletmis hem de yazilanlari kontrol et mistir. Insan için son. yine bu konunun ayri bir anlatimi bulunmaktadir. [555] f. gelen vahiyleri. ebedîlik için. Nirvana'ya ulasmaktir. ye iden diriltilmis olacaktir. Ilkel Kabîle Dinlerinde bu konuda fazla bir seyle karsilasmiyoruz. Hint dinlerinde âlem kadîm olarak kabul edilir. Insan ve âlemin sonu. bir beden-zihin bir ligi içinde düsünülür. 8-4. Muhammed'e 20-23 sene içinde âyet âyet sûre sûre nazil olmustur. Hinduizm'i n eski sekli olan Vedizm'de. bir yerde dinlerin en önemli mesajlarini olusturur. Osman zamani nda ise çogaltilmistir. Hz. Günümüze tek nüsha olarak intikal etmistir. Ç at Köprüsü'nü geçme imtihani vardir. Bi r ruh. peygamberi veya din kurucusunun zamaninda ya zilmamistir. ruh göçü inanc dir. Bu sebeple çok sayida nüshalar. Musa'nin ölümünün de yer aldigi gibi).Ö. Sonraki hayat. onlari yatistirmak gayesini. yüzyillar arasi) bu inanç degisti ve tenasuha inanilmaya basla ndi. Ruh. Alemde Ohrmazd (Hürmüz) ve Ehrimen arasindaki mücadele. Kalpa'larin sonu yo ktur. Onlarin kozmolojik inançla rina göre uzun zaman dilimlen ve devreleri vardir. Meselâ Kur'ân. O. Caynizm'de de tenasül? ve kurtulus vardir. bu nüshalar arasinda tutmazliklar. Günümüzde yasayan dinleri utsal kitaplarinin hiçbiri. âlem in devami devresi. Bütün bunlara ragmen bir üst siniftan Hindu'nun cenaze töreninde ölüye ve at alarina sunulan hediyeler. Ancak bu durumlar sürekli degildi. ölen kimsenin ya ateste yakilmak suretiyle temizlenip Ates Tanrisi Agni tarafindan göklerdeki kutsal varl iklarin arasina gönderildigi veya toprak dünyasinda kaldigina inanilirdi. ya dünyevî zeminde veya cennet-cehennemde yeniden dogmaya mahkumdu. Tanri kavraminda oldugu gibi. Sonunda kötülük yokedile cek ve günahlarindan arinmis olan günahkârlar da dahil bütün geri kalanlar. Sihizm ne kadar monoteis t bir karaktere bürünmüsse de tenasuhtan kopamamistir.z. . Ancak orada devamli kalinacagina inanmazlar. Bhakti kültünde cennet. ölüyü bekleyen. Parsîligin dayandigi Zerdüstî inanca göre. Hz. Dört devr e vardir: Âlemin sona ermesi devresi. Buddizm'de "nirvana"ya (nibba-na) ulasinca tenasu htan kurtulur. He r Kalpa'nin Bud-dasi sonunda da cenneti ve cehennemi vardir. Öit kalpa. Tanri'nin Ikâmetgâhi ve bir hürriyet yeri olara k kabul edildi. ölülerin dirilisi. bu da dinlere intikal etmistir. Kur'ân hariç. karisiklik devresi. âlemin teskili devresi. Âlem için bir sona inanmazlar. b u Vedik inançlarin hâlâ yasadigini gösterir. Onlarda ölüm ötesinde tenasüh. Bununla beraber yine de bir "Pudgala vadin" kavrami olusmustur ki bu da asagi yukari ruhun yerine kullanilan bir deyimdir. altinda erimis madenler bulunan. çeliskiler ortaya çikmis. Hinduizm'de insan Brahma'ya. "Allah'a ve ahirete ina nma"yi sik sik bir arada zikreder. Bunlara "kalpa" derler. . eger bu köprüyü geçebilirse. Upanisadla r devresinde (M. Kur'ân. Kalpalarin sonu da gelmez. onlardan korkuldugunu. Ruhlar. yüzbinlerce yil sürebilir. muh akemesi ve kötülerin erimis madenlere atilmasiyla sona erecektir. Peygamber. bir "karma" tüzahürü olarak görülüyordu. kendine ait sözlerle karistirtm amis. Islâm'in kutsal kitabi Kur'ân-i Kerîm'dir. kendisinden Kur'ân'dan baska bir sey yazilmamasini emretmistir. ihtila flar. Hz. ameline göre iyi veya uca ulasir. Ebubekir zamaninda bir araya getirilmis. Veda ilâhîlerinde de görülecegi gibi. Böylece Kur'ân.

on un gelisiyle son bulacak. bu inanci. Eski Misirlilar'da. Bu ilâhî devlet. bin yillik bir kurtulus devresini baslatacagi na. Ilâhî hâkimiyet. Zerdüstîler'de ahiret inanci kuvvetlidir. bazi çevrelerde. Kalan sey. Bu. Yah udi olsun-olmasin herkese hükmedecektir. Ölenler. Eski Vahudi mezhebi olan Saddukîler. Ken'anîler'de hayata dönüs inançla ri bulunmaktadir. kiyamete yakin geri dönecektir. yüzyila aittir. Âlemin sonu yakindir. vahsi hayvanlar evcillesecektir. ahlâksizlik. Metin tarihlerindeki ihtilâf bu konuda kesin bir sey söylemeyi mümkün kilmamaktadir. peygamberlerin va'dettikleri yeni kalplerin takilmasi gibi olaylar takip edecektir. Japonlarin da eskatolojileri yoktur. Ma itreya. Tusita Cenneti'nden inecektir. Bud-dizm'in Çin'e girmesi sonucu bu dindeki tenasüh. ölülerden seçilmis 10 hâkimden olusan bir mahkeme önüne getirilir. öldükten sonra dirilen ve göge yükselen Isa Mesî . bir gölge gibi varligini sürdürecektir. bitimin de de kötüler yeniden dirilecek ve genel muhakeme bunu takip edecekti. Digerlerinin bu konudaki inançlari ise ayri bir âlemde degil. Yahudi gelecegine göre ölüm hayatin sonu idi. kiyametin baslangici olacaktir. kederli varliklardan Ibaretti. 6. Bu k onudaki belirsizlik. Kral David (Hz. Kaynaklar. Daniel Kitabi ise M. Bununla beraber haftanin ilk günü. insanlar düzele cek. Filistin'de ilâhî mesih devleti kurulacaktir. Bu konuda Buddist ve Taoist telkinat söyl edir: Ölür ölmez ruh. beklenen Mesîh'in Isa olduguna inandiklarindan dolayi eskatolojiler ini buna göre belirlemislerdir. M. bulutlarin arasinda n simsek çakar gibi ansizin geliverecekti. Mesîh'in gelisini insanl arin kalplerinden kötülük. 70'ierde artik yerlesmistir. Çin B uddizm'inde Budda'dan 3000 yil sonra Buddizm'in çökecegine. Ilk yüzyillar. özellikle zaman k ategorileri gibi inançlar Taoizm'e geçmistir. ahiret hayatini baslatacagina inanil iyordu. Tevrat'i bütün milletlere ögretecektir. cümlesine dayanarak ileri sürmektedirler. Isa'nin bir pazar günü dünyaya geri dönecegi. O. Onun gelmesiyle bir devre geçecek. 2. bereketsizlik. Kudüs'ü kusatacak. Ye'cüc ve Me'cüc'ü Yahve imha edecektir. Öldükten sonra bir muhakeme olduguna dair eldeki kaynaklarda ki îmalar kapalidir. ö âleminde. Onlara göre. Yahudilige ve onlarin kutsal kitabina yeniden dirilme inancinin Iran'dan geçtigini. bereket avdet edeceft. bu karara göre.Ö. çöller cennetlesecek. sayisiz tenasuhlar geçirir.Ö. 2. Mesîh. Maymonides'in hazirladigi 13 maddeli inanç esaslarinda (dünyanin sonunda umûmî muhakeme) ceza-mükafat. Iran'da. Yahudi dinî ve siyasî inançlarinin en önemlisi Mesîh inanci oldu. Onla ir tarafsizlikla o kimsenin akibeti konusunda karar verirler. bütün dünyaya. Ölümden sonra hayat. münferi t kaderden daha çok. Yahudilik't e yeniden dirilme ve ölülerin muhakeme edilmesi inanci M. Böylece nirvanaya (nibbana) ulasincaya kadar ruh. Buddist ve Taoist m itolojiye göre ruh. O. Israil'in kurtulusu ve Yahudi olmayanlarin cezalandirilmasini konu edinen Apokaliptik (gelecekten haber veren) literatüre bagliydi ve gelisi. Ancak havarilerden itibaren bu beklenti bir türlü gerçeklesmedi. Ölmüs kimselerin ne Yahve ile. Mesîh'in hakimiyeti dünyanin 6 bininci yilinda sona erecektir. cennet veya cehennemlerden birinde bir müddet kali r. Mabed'i yeniden kuracak. Yüzyil da esir olarak 50 yil bulunmuslardir. hasir günü olarak kabul ed ildi. zelzeleler. Onlar öldükten sonra kisinin ruhunun yasadigina inanirlardi. kabul etmediler. kiyamet ve yeniden dirilis inancina rastlanmazken. bu devr ede Mesîh hükmedecekti. Mesîh. harpler. Bin yillik bir devred en sonra insanlar diriltilecek. Pazar.Konfüçyüsçülügün bir eskatolojisi yoktur. mesih. Bütün ahiret hallerinin gerçeklesmesi Isa Mesîh'in ikinci gelisine baglanmisti. Buddizm'in gelisiyle Çin'deki gibi inançlar ortaya çikti. yüzyilin sonlarinda. dünyada bu isleri kabul etmek tarzinda i di. "Seol" denilen yerde. (Milenyum: bi . bu sirada Maitreya (Mi L o Fo) denilen kurtaricinin gelerek. istek ve arzularinin çikarilisi. mev cut dünya düzenine son verecek Mesih fikrini içine almaktaydi. haya l kirikligi dogurdu. Ahire-tin yakin oldugu inanci bir zühd hayati dogurmustu. ne de dige r insanlarla bir münasebeti vardir. hep bu beklenti ile geçti. Tevrat'ta bulunmadigi için. Bir hüküm günü. Davud) soyundan gelecek ve yeryüzünü kaplamis dinsizlik. Hiristiyanlar. Daniel Kitab i'nin 12:2. mezarda ve ölüler âleminde (Seol) geçecektir. kutsal metin yetersizliginden kaynaklanmaktadir. Bu eskatoloji. Yahudiler. ortaya çikmis ve M. kitliklar akabinde gökten. ölülerin rilmesi de Yahudilerin mutlaka inanmasi gerekli hususlar arasinda sayilmaktadir. ceza-mükâfat göreceklerdir. ansizin gerçekle siverecektir. Bu devre iyilerin dirilmesinden itibaren baslayacak.S.Ö. böylece bütün canlilarin kurtulacagi bir hayat devresi yasanilacagina inanilir.

Orta çagdaki "Papalik Endülüjans Beratlari". ne de soguk.. [556] g. görev Hz. yüzyildan itibaren pek gözükmese de Protestanlar onu diriltmis lerdir).. sonunda ise kötüler yeniden dirilec ektir. bahçeli-kösklü bir mekândir. tenasüh anlayisi. Islâm. hastalik. Ilâhî adalet tecelli edece k. günahi kadar Cehennem'de kalir. ebedîdir. Cehennem' de ates azabi (soguk olani da vardir) ve en kötüsü Cen nefte ki I eri görüp "keske toprak olsaydik da. mahser. Isa'ya verilmistir. Gaybi kjmse bilemez. âhiret yakindir. Bunlara. Hesap-kitap sonucu bazilarinin amel defteri sagindan. mü'min degilse veya günahlari agir geldiyse Cehennem'e düser. O. Dinlerde âhiretle ilgili inançlarda Hint dinleri arasinda âlemi sonsuz görüp tenasuha inanm ak. Mîzan ve kul haklarinin ödenmesi sonucu kisi. A'raf'da beserî günahlarini itiraf e tmemis olmaktan suçlu bulunmayan ölü ruhlari. yazici melekler denir). suçlar. kimsenin kimseye faydasi dokunmayacaktir. Çin-Japon dinlerinde ölümden sonra sadece ruhun yasadigini kabul etmek. Hiristiyanlik'ta her sey âhirete göredir. Kur'ân-i Kerîm'de hem yeni din hem de dinin dayandigi "tevhid . sonra Cennet'e gider (A'raf inanci farklidir. çalisma ve ibadet yoktur. Bunun tek isti snasi "IslânV'dir. Hiristiyanlik'ta iki muhakeme vardir: Ilki. kötü ise veremeyecegi inanci yayg indir. ne sicak. ahi-rete bakis bakimindan dig er iki ilâhî dinden ayrilmaktadir. Hiristiyanlik ve Islâm'da öldükten sonra ceza-mükâfat. küçük günahlarinin kefaretini ç er. cezasini çeker. asiri bir züht hayatina. Sirat Köprüsü'nü geçi e'nnet'e gider. Islâm'da ruhbanlik yoktur. Dünyadan nasip de unutulmayacaktir.) Cennet 8. Hint dinlerindeki. kötüler cehenneme gidip orada ebedî kalacaklardir. Dünya âhiretin tarlasidir. affedilebilir. "Kirâmen Kâtibîn". Islâm. Kiyamet de b ilinmeyen bes sey arasindadir (Mugayyebât-i Hamse). Cehennem 7 tabakadir. Isa'nin baskanliginda büyük genel muhakeme kurulacak ve sonund a iyiler cennete. bu. eger mü'min ise. dünyaya çevrilmistir. Herkes ameline göre yerlestirili r.son siralanan dinlerde yoktur. Isa'nin ikinci gelisinden sonra ba slayacak olan bin yillik devrenin basinda iyiler. bir bedenle sorumluluk altina girmistir. Kisi için çalismak esastir. yapt igi zerre kadar hayrin ve serrin karsiligini görecektir. iyi ise basi nda yapilan telkini isitip sorulara cevap verecegi. Her sey bu dünyada gibidir. bu. cehennemdeki farkli v e ebedîdir. "mülk kimin" diye soracak ve yine bu sorunun cev abini kendi verecektir. Cennet. Cennet-Cehenneme yer ve rmek bakimindan benzerlikler vardir. organlar insanlarin yaptiklarina sehâdet edecektir ( Iki melek her insanin yaptiklarini bilip sehâdet edecektir. Zira "Din gününün sahibi" O'dur. Burada beden-siz bir durumda olmalarina ragmen bedenî azap çektikleri seklinde k uvvetli bir kanaat hakimdir. Insanlarin tek tek ölümüyle ilgili melek Azrail. ruhbanliga. Ancak a'rafdaki azap muvakkat. Günahkâr ola n mü'min. Zerdüst Dini.Dinler Arasinda Islâm ve Farklari Dinlerin adlari. O rada ihtiyarlik. dikkat edilecek olursa o din kurucusu ve peygamberi veya dayandi gi uluhiyet tarafindan verilmemis. Yahudilikte ayri bir âlem. Bu alâmetlerden sonra ansizin kiya kopacaktir. Bu dinlerde ruh. burada onun ruhu beserî günahlarinin kefaretini ödeyecek. Kiyamet sonunda yeniden dirilme. Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir. Hiristiyan inanisina göre ölen kimse ilk muhakemesi sonunda A'rafda kalacak. ölür ölmez kisi yaptiklarindan mu hakeme edilir ve A'rafa gönderilir (A'raf'i kabul etmeyen Hiristiyan gruplari da v ardir). altindan irmaklar akan. Hem bedenî hem de manevî zevkler ve bu arada en önemlisi rü'yet (Yüce Allah'i görme) cennetin nimetlerindendir. bazilarinin da solundan veril ecektir. hesap-kitap vardir. Yahudilik. Hiristiyanlik'ta. sonradan onlara atfedilmistir. Herkes. Öte dünya pek net degildir.n yillik devre inanci 5. suçlular ortaya çikacak. Her ölenin. Daha sonra Hz. kabir sorgulamasiyle karsilasacagi. Cennet ve Cehennem. kiyametle ilgi li olani Israfil'dir. dünya nimetlerini te rke yol açmistir." diye hayiflanmak vardir. A'raftaki "zayif ruhlari" affet me gayesiyle düzenlenmisse de bu tavir. orada ikinci muhakemeye kadar kalir. Islâm'd a âhiret muhakemesini Yüce Allah yürütür. Gözler. Islâm Dini'nde kiyametin küçük ve büyük alâmetleri vardir. En sonunda Yüce Allah. reformcularin A'rafi inkârlarina yol açmistir.

hem çok hacimli v eya nüshali hem de sayica çoktur. Dinlerden inanç sistemi bulunanlarinda bu sistem (kredo). güvenilir o lmak) ve feta-net (zeki. millet veya k isiye bagliligi ifade ettigi görülmektedir. peygamberler için ismet (masumluk. hatta bütün dünyaya yayilmistir. O. peygamber ve Tanri'nin sifatlarinin birbirine karistirmamis olmasi dikkat çekmektedir. Batili müstesrikler (Oryentalistler). Monoteist olan dinlerde bile tanri ka vraminin bir üçlem içinde açiklanmaya çalisilmasi. kendi âhiret inançlarini gittikleri yerlere tasidilar. Ancak kutsal metinlerle llgili'vahiy* Inanci. sidk (dogru luk). Kur'ân. hattâ Katolikler Papa'ya da vahiy geldigine inanirlar. sadece bir sosyal siniftan degil. bazi benzer noktalar yaninda. monist bir karakter gösterdigi görülmektedir. dinin özünde. Dinlerde tanri kavrami çok karmasik bir görüntü arzeder. teblig (kendisine vahyolunani. günah islememek). bazilari da etmez. "Islâm" adina alismislardir. nefse hâkimiyet. Bu dinlerden bazilari ihtida kabul eder.caddesi"nin genel adi olarak kullanilmistir. heme n hemen bütün yasayan dinlerde yaygindir. Bunlardan bazilarinin getirdigi nizam sadece kendi ülkesinin sinirlari içi nde kalmis. Islâm'da. bazilarininki de bu sinirlardan tasmis. Bununla beraber bu husus biraz da vahiyden ne anlasildigina. emanet (emin. sifatlar konusunda hataya düsülmesi yaninda. . Bunun tek istisnasi Hz. Kur'ân 'dir. genel olarak bir kabîle. Dinlerde âhiret inançlari Uzakdoguya. Tekrarlarsak. Yine Islam bu konuda istisna teskil etmekt edir. panteis t. akla ve bilime daha çok yer verir. çesitli tabakalardan çikmislardir. açik ve herkesin anlayabilecegi makul bir anlatima kavusmust ur. Peyga mberler arasinda bir ayrim yapilmaz. Buddizm 'in getirdigi tenasüh ve kozmoloji genisletti ve böylece bir mahallî eskatoloji olustu . Muhammed ümmî olmakla müstesnadir. asli üzere günümüze intikal etmis tek kutsal kitaptir. Hadiste alti maddesiyle aynen geçer (I mâm-i Â'zamin yaptigi. ancak bazilarinin bazilarindan daha faziletl i olduguna inanilir. Hepsinde ahlâk. Yasayan dinlerin kurucu veya peygamberleri ya Önasya ya Çin veya Hindistan'da yasami slardir. Mese lâ Islâm'da vahiy sadece Peygamberle ilgili bir konu iken. diger ülkelere. Kutsal metin. Islâm'da "âmentü". maddeden feragat esastir. Kur'ân'in muhtevasiyle diger kutsal kitaplarinki karsilastirilira.Hint "âlem kadîm. Islâm'da melek. fazîlet. teblig. tanrilastir ilmamistir. sonra hatalarini anlamis. bir dinin geleceginin ve degerinin garantisidir. Peygamber ve din kuruculari. önce bu din için "Muhammedanizm" kelimesini kullanirken. ruh dâim" inanci ki karma ve tenasüh bu inancin iki önemli karakterist igidir. Getirdikleri nizamin devlet s istemi haline geldigini hayatlarinda pek görmemislerdir. tak va. Islâm'da Allah'in sifatlarinin Peygamberinkiyle karist irilmamis olmasi dikkatten kaçmamaktadir. Belirtilen dinleri n kutsal kitaplari (Japonlannkine kutsal vekayiname denilebilir). Hz. uyanik olmak) gibi ortak nitelikler kabul edilir. Diger evrensel dinler de. sadece mevcut ibareyi birkaç kelime ilâve ederek ferdî ikrar haline getirmekten ibarettir). Günümüzde mevcut kutsa l metinler arasinda çok nüshasi bulunmayan. Sadece bir devirde degil. Kur'ân ve Hadîslere dayanir. dinlerin adlari Islâm disinda dinin ana o toritesinin Ötesindeki bir kaynakdan geldigi. Hindistan'a ve Önasya'ya göre farkli görüntüler arzeder Çin'de ve Japonya'da öldükten sonra ruhun varligini sürdürmesiyle sinirli inanci. Kur'ân en iyi korunmus. Kur'ân'in hacmi. genel olarak ya yetim-babasiz veya baba ocagini terketmis kimselerdir. B u durumda iki önemli eskatolojik odak göze çarpmaktadir: 1. Hiristiyanlar Incil yazar larina da. çesitli devirlerde yasamislardir. yani elimizde tek nüshasi olan kitap. Islâm' da Tanri kavrami sade. Bir dini din yapan bu çok önemli ka vramin bazi dinlerde pek belirgin olmadigi. Bu sahs iyetler. tevhidi bildirmek). diger bir anlatimla vahyin nasil anlasildigina baglidir. bazi dinlerde ise politeist. dikkat çekecek kadar matluba uygundur. kutsal metnind e bulunmayip sonradan belirlenmistir. farkli noktalar da açikça görülür. M uhammed'dir. peygamberle tanrinin birbirine karistirilmasi. Asagi yukari hepsinin tahsili vardir. ayni zamanda Yüce Allah'in kulu ve elçisi olarak kalmis.

tevhid dininin kalintilari olarak degerlendirilmekte. ihtiyaç.2in r. her dönemde kulun kul oldugunu idrak edip Alla h'a karsi "kulluk borcu"nu yetine getirmeye çalistigini ortaya koymaktadir. yani Allah'a baglanmak ve teslim olmak ihtiyacini kavramistir. varoldugundan bu tarafa. Bundan dolayi insan. Ak seki de. ayni görevleri yerine getirme gayreti içinde bulunmaktad ir. Bunlardan birkaçi söyledi r: Ibadet. siginma ve yardim dileme duygusu içinde yaratilmistir. Ibadet. ibadeti. Tektanrili dinle . lütuf ve nimetlerini isteme ve bu nimetlere sükretme arzusu.H. hamliktan tamliga ulasmak istemistir. [557] B. diger i evrensel din. insanin Tanri'nin teveccühünü kazanmak için yaptigi fiildi r. Hac Suresinin 67'inci Ayetinde de.Allah' in iyilik. inançtan sonra ibâdet gelmekte ve o dinin inanç esaslarina uygun olarak yer getirilmektedir. eksikligini tamamlamak. Dinin temel unsurlarindan olan ibadet. Ibadeti o lmayan din yoktur. Yaratici ile diyalog.Allah'a tapinma. Insanoglu. daha mükemmele. Yasayan dinlerin bazisinda ibadet yeri bulunmamak bazisinda bazi ibadetler mabede bagli kilinmakta. "Allah'a saygi ve ta'zim göstermektir"[561] seklinde tarif etmek tedir. Ibadet. her hangi bir dinin mensubudur ve mensubu bulundukl ari dinin hükümlerini yerine getirme gayretindedir. ibadet. Tarihî eserler. inanilan. Kulun inandigi ve baglandigi Yüce Varlik'a. Geçmiste . Genel olarak ibadet konusunda çesitli tarifler yapilmaktadir. lan dinde. Zaten A. Hiristiyan ilâhiyatçi Saint -Augustin'e göre. zayifligini farkeden insan. daha kuvvetliye. müsrik lerin putlara tapinmasi ve dua etmesi de ibadet olarak belirtilmektedir[560]. " Tanri'ya dogru sevgi dolu bir gayret". suç ve bedeni ferdî kilarak. Bu eks ikligini. Inanmakla da kalmamis. Saint Jean Da-mascen'e göre "Ruhun Tanri'ya dogru yükselmesi" veya "Tann'dan uygun olan seylerin istenmesi"dir.ve arkeolojik kazilar. Yüce Varliga inanagelmistir.oldugu gibi bu gün de Insan.[558] Kur'ân-i Kerîm'de. Ibadetlerin yerine getirilme arzusu. Hiristiyanligin da ikincisine talip oimasiyle tek standartli kalmisti Islâm bu iki kefeyi dengede tutmakla kalmamis . ilkel kabilesinden gelismisine kadar bütün toplumlardaki ve dinlerdeki " ilk dinin". yaratili sinin bir geregi olarak. inandiklarina uygun olarak bazi davranislari ile bunu göst ermeye ve kul oldugunu Isbatlamaya Çalismistir. Yüce Var liga. kemiyet ve keyfiyet bakimindan farkli olsa da gaye ve anlam bakimindan birbirine yakindir. "Ben. baglanilan "Yüce Varlik" ile insanlar aras inda manevî yakinlasmayi saglayan çesitli ibadet sekillerinin bulunmasidir. insanin Allah'a karsi kulluk görevini yerine getirmesi de[559]. itaat ve saygi arzusu. samimî olarak O'ndan yardim talep etmek için kurmaya çalistigi man evî bir irtibat halidir. Allah'a karsi kulluk borcun u yerine getirmesi. 2. "Her millete takip edebilecekleri bir ibadet yolu kildik" buyurmaktadir. bazisinda bir mabedde yapi ibadet ferdî yapilandan üstün görülmekte ve cemaatle yapilmasi tesvik edilmektedir. Cinleri ve insanlari ancak bana ibade t etsinler (kulluk etsinler) diye yarattim". Yaratici'ya ulastiran bir köprüdür. Bütün dinlerde dikkati çeken husus. Dünyadaki insanlarin büyük çogunlugu. Yahudilig ilkine. Ibadett e iki husus vardir: 1. Dinler Tarihi alaninda yapilan son arastirmalardan elde edilen benzer bulgular. eylemdit". Zâri yât Suresinin 56'inci Ayeti'nde Allah. yasayan dinler in Inanç ve ibadetlerdeki anlam yakinliklari buna baglanmaktadir. Bu dinlerdeki ibadetler. ki Önasya ilâhî dinlerinin eskatolojisi: Önasya dinlerinde dünya-ahiret dengesi. Çünkü insan her ne kadar yeryüzürtün halifesi kilmmissa da. ibadetlerin yapilabilec bir yeri ortaya çikarmistir. sekil. bazi dinlere ve bunlara bagli olarak da Tanri veya Tanrilara. Hiristiyanlik ve Buddizm'den ayrilmistir.DINLERDE IBADET VE MABED KONUSUNDA BIR KARSILASTIRMA Her ine egi ta.

dua. Ibadeti ele alirken. rüku. Arapça "salât". belli bir disiplin içinde. istigfar gibi anlamlara gelmektedir. Hz. bu nun üzerine Allah. secde. "Hak Din"e. böyle kilinan . beden için kiyam. diger dinlerde de bunlari aramayi uygun bulduk. umut ve baglilik içinde bulunmakta ve bunu da "ibadet" ile göstermektedir. Bu ke lime anlami yaninda "salat". ön /hazirlik yapildiktan sonra niyet ile baslar ve belirli bir disiplin/içerisinde sartlarinin yerine getirilmesiyle ifâ edilir. Böylece Hak Din. belirli bir sarta bjagli degildir. Islâm disindaki dinlerde. dua. Hicretten iki yil kadar önce. Hz. Salât kelimesi dua anlamina da gemektedir. seytandan kaçinip Allah'a kul luk etmelerini elçileri vasitasiyla teblig ettigini[563]. k iraat. kalp için husu' ve manevî bir ijezzettir. oruç. Bu çerçeveyi tes bit ettikten sonra bir nevi fenomenoloji yapmaya. Islâm'daki ibadet sekillerini ve diger dinlerde bunlara yakin olanlari ortaya koymaya gayret ettik. Kur'ân'da "Salât" kelimesi ile ifade edilmektedir. yer yer dogru yoldan uzaklasmis. insanlara dogru ve egri yolu gösterdigini[562]. bunlarin Islâm çizgis i üzerinde ceryan ettigini. Bu namaz. dil için dua ve tesbih. kiyam. Tev-hid'den ve Hak Yol'dan ayrilmalar. fenomenolojik bir yaklasimla m eseleye bakmaya. Mecburî ol/an namaz yaninda duada serbe stlik vardir. her dini kendi mantigi içinde degerlendirmek gerektigini hatirlatarak. namaz.DINLERDE IBADET a. Allah. elçiler göndererek onlari uyarmis. Muhammed'In Miraç Muc izesi ile Müslümanlara günde bes vakit farz kilinan. "Hak Yol"a davet etm istir.Namaz Dua Namaz. 1400 sene önce teblig ettigi hakikatleri teyid etmektedir. Allah'in gönderdigi peygamberler ve kitaplar ile akil ve irad e sahibi insanlara bildirilmistir. elçi göndermedikçe azap etmeye cegini[564]. Çünkü Islâm'a göre insanligin ilk dini. Islâm'da ibadetle namaz. du a. magfiret. namazin suurlu olarak ve husu içinde kilinmasini emretmis[571]. vaktin girmesiyle farz olur. Kur'ân-i Kerim'in. tevbe seklinde IJulun inandigi tanriya karsi görevlerini yerine getird igi bazi davranislar bulunmaktadir. kelime olarak. Ilmî arastirmalarin varmis oldugu bu netice. Allah'tan baska seylere de tapmaya baslamis. Islâm'in. Ancak. Ilk insan ile din baslamistir. fakat insanlarin çogunun bunu bilmediklerini[569] Kur'an açiklamaktadi r.rde insan Tanri karsisinda korku. rukia ve secde ile yerine getirilen özel bir ibâdet tarzini ifade etmektedir. Islâm'daki Namaz. akil için düsünme ve anlama. inanç. Allah katinda dinin Islâm o ldugunu[568]. Sonra insanlar çogaldikça. aklin ve kalbin katildigi bir ameldir. Islâm ile din müessesesinin ikmâl edildigini. zekât ve haccin kastedildigin i göz önünde bulundurarak. "tevh id" dinidir. ilk "Islâm Dini" geleneginin tekâmül etmis sekli bulundugunu[566]. rahmet. Islâm'a mahsus olan namaz. [570] 1. son din olan Islâm'in. Allah'in insanlara olan nimetinin tamamlandigini[567]. yakarma. açikça anlatabilmeleri için her peygamberi kendi kavminin diliyle gönderdig ini[565] bildirmektedir. çok çesitl i tanrilara yönelmeler daha sonra olmus ve çesitli dinler ortaya çikmistir. niyaz. zaman zaman. Dua. Muhammed'e kad ar bütün peygamberlerin ayni esaslari teblig ve telkin ettiklerini. yasayan dinlerden bir kismini ele alarak mevcut ibadet tarzlari üz erinde kisaca durmaya çalistik. Allah. Yine Ilk dinin Tevhid dini oldugunu.

Mecburî ibadet. Yahudi Kutsal Kitabi'n da namazi emreder. bu özel likleriyle namazin önceki ümmetlere. Ibrahim'e ve soyundan gelenlere[573]. yakarma seklind e ferdî veya cemaat halinde sesli veya sessiz olarak yerine getirilmektedir. Tanah t^ ^abed'de gerçeklestirilen âyi nler çerçevesinde mezmurlar seklindedir. Ferdî. dua atkisi (tallit) örtülmekte. tarih boyunca kildiklari nam'az sudur diyebilmek zordur. kendilerine namaz farz kilinan milletlerin sonraki nesillerinin namazi bi raktiklarini. Sabah duasi (tefillat sahrit). (Yahudi likte takdis edilmis suya el daldirmak veya bilege kadar el yikamak abdest almak . yalniz Kipur gününde yapilmakta olan yillik ibâdet.vakitte yerine getirmislerdir. Cumartesi (Sabat) Sinagog'ta yapilmakta olan haftalik. sehvetlerine uyduklarini[576]. günlük üç duaya. sabah ve yatsi olmak üzere. hükümleri ve durumunda bir aciklik yoktur. Allah'in huzuruna çikmak için lüzumlu hazirliklari yapmakla emrolunduklarind an. Namazi dosdogru kilin 've sakin müsriklerden olmayin"[57 8]. mü'minleri Mescid-i Harâm'a girmekten a likoyan müsriklerin "Kabe'deki namazlarinin islik çalmak ve el çirpmaktan baska birsey olmadigini"[577] ortaya koymakta ve Müslümanlara su ihtari yapmaktadir: "Allah'a dönüp i taat edin. ögle ve aksam ya pilmakta olan günlük. Bugün de Yahudiler'de sabah. dua. Bu. Dua): Yahudilikte namazin emredilmesi.ibâdet evlerde. Ibadette kadinlarla erkeklerin ayri olmasi gerekir ve kadinlar sadec e baslan örtülü olarak disaridan ibadeti seyredebilir. Muhammed'in. Babi l Sürgünü'nden sonra ortaya çikmistir. Yahudilerdeki namaza ve ondan kasde-dilen anlt^ ge|mektedir YahuCjj KUtsa| Kitabi'nda (Tanah) geleneksel ibadetler. Yahudilikte ibadet ferdî ve cemaat halinde yapilir. ögle ve aksam olmak üzere üç. Hz. âyin. Kur'ân. belirli yerlerde konusma. âyîn) ele alinacaktir: [579] aa. Kur'ân-i Kerîm'de. Bunun için bütün yüzyillar boyunca kilinagelen namaz konusunda tek ve açik bir sekilden bahsetmek. Kurbanlar ile ibadet arasinda bir bag bulunmakiadjr Kurbarii ibâd etin esasini teskil etmektedir. diger vakitlerden far kli olarak. resmî bir du a olarak. Bes vakit namaz farz kilinmadan önce Hz. sol paziya ve alina muska ' seklinde "Du a Kayisi" takilmaktadir. cemaatle ibâde t Sinagog'da (havra) 12 yasini bir ay igeçmis en az on kisinin bulunmasi ile yerin e getirilir.Yahudilikte Ibâdet (Âyin. O'ndan korkun. dua. Sabah duasinda. Tevrat okunurken basin b ir takke ile örtülmesi sarttir. Hz. Mabed'e bagli olmayan ibadet merasimi.namazin "hayâsizliktan ve fenaliktan alikoydugunu"[572] belirtmistir. Isa'ya zekâtla birlikte emreditdigini haber vermektedir[575]. Cemaat sesli bir sekilde. hemen hemen kurbanJara h asredilmektedir. Tevrat rulolarinin bohça lar içerisinden çikarilmasi ve haham tarafindan okunmasidir. Muhammed'in risâletinden ve namazin farz kilinmasin dan önce. dua ayininden öncö hazirlik yapar. Allah. günd e iki vakit namaz kildigi da bilinmektedir. gç^ jjjr hü^üm bulunmamakla beraber. M eryem'e[574] ve Hz. Asagi da bu dinlerin bazilarinda ibadet (namaz. Hz. Bugün mensubu olan dinlerde ibadet. Önemli an. vücutlarinin bazi kisimlarini yikarlar. günlük isler baslamadan önce. namaz ve dua Allah'a ya ^ma ves ilesi kabul edilmistir. Yahudiler. günün yarisi geçtikten sonra. dua bulunmaktadir. Mabed döneminde dindar Yahudiler. ilâve bir kurbanin sunul dugu "mussaf" duasi da dahil edilmektedir. ögleden sonraki dua (tefil lat minhah). günes battiktan sonra yapilmaktadir. ferdî ve cemaat halinde namazi sabah. Tevrat parçalarini okur. -aksam duasi (tefillat arvit). Dua ve ibâdet anlamina gelen Ibranice^ »-rephillah" kelimesi .

Ibadetin tek kaynagidir (Tanriya yönelmek. Cemaat Sinagog'da dolasir. Bu du a seklinde olan namaz. Ancak. 325 Iznik Konsili'nde kabul ve tesbit edilmistir. Yom Kipur'da bütün vücut yikanir. diger dillerde dua edilmesini kabul etmektedir. âyin. bas öne egilmis. Tanri'da birlesmektir (Ekmek-Sarap âyini. sükür ve ta'zim esnasinda rükû'a varir ve "besmele" çekerek kalkar. Dua sirasinda Kudüs'e dönülür. Misna. Yahudi ibadetinde belirli bir düzen ve disiplin yoktur.Hz. Dua): Hiristiyanlikta ibâdet iki esasa dayanmaktadir: 1. XIX. Ferisîler gibi ibâdet etmemek[581]. Yahudi ibâdet dili Ibr anîce'dir. Islâm'da camide husu ve belirli bir disiplin içinde yapila n ibadete benzemez. ancak Kutsal Ruh'un öncülügünde lebilecektir (Kurtulus. Okunanlari dinleyenler azdir. ayakta durma) denilir. Isa'nin ibâdet ettigi. Isa'nin telkinleri menfî ve müsbet olmak üzere Iki sekildedir. Tann'n . eller uzatilmis. yüzyildan sonra. 3. Ayaklar bitisik. gözler de o dünyaya çevrilmelidir). Hiristiyanlikta mevcut ibadet (âyin) su özellikleri ihtiva etmektedir: 1. ayaklar bitisik olarak ve ayakta olur. "Amidah" duasindan sonra üç adim geri giderek saga sola egilir (Yahudiler'in cografî dagilimlarina göre farkli âyi n ve törenleri olmustur). kalben dua edilmesi yer almaktadir. Isa'nin ibadet {âyin. 4. gerçeklestiri Bu dört husus.Tann'nin iradesinde birlesme. Bundan dolayi buna "Amidah" (Ibranîce. Hiristiyanlarin kurtuluslarinin temel dört noktasidir. 2. daha sonr a ortaya çikan protestanlar da kendilerine göre degisiklikler yapmislardir. konusma dilinde ve dualarda Ibr anîceye sadik kalinmistir. Vatik an. dua). bir mabedden daha çok bir toplant i yendir. Dualari arasinda bazi Aramîce eski dualar bulunmasina ragmen. buna "Mis-rah" (Dogu yönü) denilir.Ibadet nitelik bakimindan hayati degistirici olacaktir (Ruh. kurban yolu ile). Hellenik diaspor ada dualar Grekçe yapilmistir. alçak bir yerde. [580] ab. Kutsal Ruh'un öncülügünde olabilecektir). onu odaya kapanarak ve giz lilik içinde yapmak gerektigini[582] telkin etmistir.Hiristiyanlikta Âyin (Namaz. 2. orada. Ileri gelen kiliseler de . Hiristiyanlikta dua. Iznik Konsili'nde kabul edilen dua (namaz) konusunda zaman zaman degisiklik y aparak Katolik Hiristiyanlara bildirmistir.Tanri.Ibadetin gayesi. Onlara göre sinagog.sayilir). namaz k ildigi ve geceyi ibadetle geçirdikten sonra havarilerini seçtigi[583] tartisilan kon ulardir. Dua eden. Ibadet. gönül Allah'a baglanmis olarak dua edilir. Dua konusunda da Hz. dua) konusundaki telkini. Topraga el sürerek teyemmüm de vardir. birbiriyle konusur. Putperestler. vaftiz olmak). Isa'nin yasayan ibâdeti (âyin. Özel âyin elbiseleri giyilir. yeni dünyaya yönelme li. Isa. Hiristiyan Kutsal Kitab'mda Isa tarafindan tavsiye edilmis dinî bir uygulama bulun maz.Hz. Yahudilik'te ibadet (âyin).. Hz .

Kiliseler arasinda uygulamada bazi farkliliklar buluns a da. güzel kokulu bir agaç ve pirinç takdim eder. diger günlerdekinden farkli olara k. cemaat (isteyen) diz çökmektedir. fakat cemaatle ibâdet yoktur. Put. yaglanir. Bu haberle sme. oturma ve ayakta durma da bu lunmaktadir. bayram ve özel günlerde bir kral gibi gezmeye çikarilir. ayrica. Onun önünde tefekküre dalar. Dua Isa merkez olmak üzere. "Ekmek-Sarap" dagit ilarak ve dua edilerek bitirilmektedir.in Hiristiyanlara bir sirridir. günahlarin bagis lanmasi için dua ve Kitab-i Mukaddesken parçalar okuma seklindedir. Hz. . arabalarla çekiler ek irmaklara götürülür ve törenle yikanir. özel âyin vardir ve buna Katolik Kilisede "Messe" (Mass) denilm ektedir. za HInduizm'e mensup olan biri. genelde öz ayni sayilmaktadir. dilekte bulunma. evde veya nehir kiyisinda . Paskalya ve Haç Yortusu'dur. mecburî olmasa da ibâd abah ve aksam. Âyin. Bundan dolayi çok sa yida tanri tasvirleri bulunmaktadir. rahiple cemaat arasinda konusma. inandirici ve tutarli sözler vasitasiyle haberlesmedir. tapinilan puta tahsis edilen bir oda veya köse bulunur. Evlerde. kiliselerde cemaatle ve papaz nezaretinde yapilmaktadir. Tanrisinin putuna y akarir. Puta ipten gerdanliklar ta kilir. çiçek ve yemek sunulur. Bir Hintli. Put. Tanri (P eder) ve Kutsal Ruh etrafinda dönmektedir. Mabedlerde yapilan ibadetler. çiçek sunulur. iklime ve haya t sartlarina göre ayarlanmaktadir. Sonunda veda edilir. elbise giydiri lir. Vücuduna su sepeler. Âyin. Fakat cemaatin buna uyma mecburiyeti yoktur. Brahmanlar gece nin sekizinci saatinde kutsal kitap okuyarak putu uyandirirlar. evdekinin biraz gelismis seklidir. Önünde isiklar yakilir. sabah safaktan önce kalkar. Yüzünü do guya dönerek oturur. gece uykuya bir akilir. kilisede. Mess âyininde. tanrisini evindeki bir misafir olarak kabul eder. papaz nezaretinde yapilmaktadir. Pazar günü yapilan âyinin (Messe) özel bir yeri ve önemi vardir. Tanrisinin putunun ay aklarini yikar. Bugün Hiristiyanlikta. Kilise. her man ve her sekilde yapilabilmektedir. gündüz istirahate. Isa'nin sifatlari sayilirken. tevbe. Tanri ya varmanin ve O'nu tanimanin yolu da duadir. büyülü sözler söyleme. Önüne yem meyve konulur. Mabed vardi?. fener yakilarak etrafinda dolandirilir. Haftalik Ibâdet (âyin): Pazar günleri sabah ve aksam olmak üzere günde iki vakittir ve kil isede yapilmaktadir. bir vaaz ve inanç tazeleme vardir. Nefesini kontror eder. duruma göre. tütsü verilir. yakarma. haftalik ve yilliktir. top lu halde yapilan ibadeti ferdî yapilandan üstün görmüstür. Kiliselerde yapilan âyin. Ibadet. Yillik Ibâdet (âyin): Noel. Ögle ve aksam yaptiklarini tekrarlar. övgü ve bilhassa tapinma sek de icra edilmektedir^ 4 Hinduizmde ibadet her yerde yapilabilmektedir.Hinduizmde Ibadet (dua): Hinduizmde ibâdet. kendisi ile tapindigi ta nri arasinda zihninin odaklastiracagi bir vasita aramaktadir. Pazar ayininde (Messe). Bunun için. Bu âyinler. Bundan dolayi. Bu sir. alnina koku sürülür. Kutsal kitap o kunurken ayaga kalkilir. tanrisinin adini zikreder ve yikanir. Boru çalinarak dis aridakilere ibadetin basladigi bildirilir. ona hosgeldin der. tavassut. yapacagi sabah ibadetine hazirlanir. Günlük ibadet (âyin): Sabah ve aksam olmak üzere günde iki defa yapilmaktadir. Hintli. ferdîdir ve belirli bir sekle bagli degildir. Zamani. ibâdet. genellikle. [584] ac. Tanri'nin her yerde ki ibadeti gördügüne inanilmaktadir. her yerde. Tanri'ya varmak ve onu tanimaktir. gün lük. Put yikanir.

Tanrinin öfkesini gidermek için özel hediyeler de "kurban" ola rak sunulur.Adi Grant'tan ve Gru Nanak'a ait pasajlardan ezber okumak. Ölüler yakilir. belirli hareketleri uygula r. tefekküre dalar ve tövbede bulunur. bunlar gibi günlük belirli ibadetleri yerine getirir. hiç bir canliyi incitmemeye gayret eder. Dinî ve içtimaî faaliyetlerin in merkezi Amritsar Altin Mabedi'dir. Budda ta nrilastirilmis ve ibâdet ona yöneltilmistir. nebatî besinlerle beslenirler. ruh ve bedenlerini terbiye ederek vakit geçi rirler.Sihizm'de Ibadet: Tek tanriya inanan Sinlerin ibadetleri basit ve sadedir. bir nevi abdest almaktan (yikanmak) ve Amrits ar'a "hac" için gitmekten ibarettir. Yakllamayanlar Ganj'a birakilir. yaglar ve çiçeklerle süslerler. Hinduizmde ibadet eden kimse. tapinmaya baslamadan önce büyük bir hazirlik yapar: yikanir.Caynizm'de Ibadet: Caynistlerin idaresi rahip ve rahibelerin elindedir. önlerinde ilâhiler söyler. daha sonra manastirlara yerlesmislerdir. Budda'nin heykeli. Bir Budist. tütsü koyar. Yapilmasi gereken ibadetler. temizlenir. yiyeceklerini sinirlar. Dindar bir sinin günlük ibadeti. Budist için üç sey önemlidir. ferdin evinde yapilacak cinsten dir. . Tirtankaralar ile ilgili ilâhîler söyler. tütsü. Önceleri gezici zahitler ol arak yasayan rahipler. Halk da. mabetlerinde bulun an heykelleri takdis eder. [587] af. Sükunet içinde kutsal sözleri durmadan tekrarlar. "Ahimsa Prensibi"ni siki bir sek ilde yerine getirir. üç dinî hüküm altinda t anir: 1. Rahip ve rahibeler kutsal yazilan okuyarak. tapinaga (Pagoda) girdiginde. Âyin ve ibadetleri basit bir duadan. Budda'nin putuna çiçek. Caynistler. meyve ve sebze sunarlar. Kisi bunlari sabah. Buddizm'de tek ibadet. Budda'ya dua edilmekte ve ondan bazi se yler istenmektedir. sebze sunulmakta ve tefekküre dalmakla ibadet yerine getirilmektedir. aybasi ve ayin ondördüncü günlerindeki "Oruç günü" bir araya gelip yaptiklari" alenî ve resmî itiraf "dir. Buda'nin heykeline ta'zimde bulunmaktadir. külleri Ganj nehrine dökülür.Hinduizmde ibadette kurban önemli yer tutar. Putlarin önlerine lamba. meyve. Buddist'in evinde Budda'nin heykeli bul unmaktadir. Altin Mabedin havuzunda ibâdet kastiyle yika nilir. nefsini frenl emeye çalisir. Budda'nin hatiralari ve Budda'nin altin da ilhama kavustugu Bodhi Agaci. kusluk ve aksam olmak üzere günde üç vakitte yapar. Tanrilara sunulan her türlü takdime "kurb an" olarak kabul edilir. Kutsal kitaplari okumak da ferdî ibadettendir. rapihlerin ayda iki defa.Buddizm'de Ibadet (dua) : Buddizm'de "Yüce Varliga" karsi belirli bir ibâdet ve dua söz konusu degildir. Onlar. [586] ae. [585] ad. yikar. özellikle dinine bagli olan.

her sabah toplanip. hiçbir dinde Islâm'daki kadar belirli ve disi plinli degildir.Islâmdaki Namazin Diger Dinlerdekilere Göre Degerlendirilmesi: Namaz.Ailevî bir vecibe olarak. biri digerini takip eder. kilinmaktadir. onun kalbini ve f tilerini nurlandirir. dua ve kurbanlardan (bilhassa yemek kurbanlari) ibarettir. vakitleri belli bir farz olarak namazi bildirmistir (Bkz . okuma da /yer yer sessizlik de vardir. Yine hiçbir dinde ibadetten önce Islâmdaki ha-desten ve necasetten temizlenme kadar titiz bir hazirlik göze çarpmaz. nam az kilan maddî gelirini bir tarafa birakip namaza vakit ayirdigi için namazda bir çesi t "Zekât" da vardir. bir sey yiyip içmedigi için. tapmak veya evde yapilmaktadir. Islâm'daki kadar ibadetin ana rüknü olmamistir. Bunun yaninda namazda. [589] ah. niyeti takip eden baslangiç tekbiriyle bas lar. 103). dua salonu önüne gelip sunacagini sunduktan sonra. Hiçbir dindeki ibadette namazin 12 farzinin tamami bulunmaz. Namaz dinin diregi. niyetle baslar. namaz süresince devam eden farzlardir. 3. Bazi özel durumlarda bir nevi "gusül" de yapilir.Oruç . Namazin içindeki fa rzlar ise. vakit vakit kilinan ve kulun Yüce Allah'in diva nina durarak O'nun rizasini aradigini isbat ettigi bir ibadettir. Adi Grant'tan herhangi bir yer ok umak. hem rükû hem de secde bulunur. Islâm'da ibadet suuru. Çünkü Allah. Günlük namaz disinda. yilda iki defa kilinan Bayram namazi ve vakte bagli olmayan Cenaze Namazi vardir. el çirparak tanrinin dikkatini çeker ve dua etmeye baslar. Islâmdaki namaz. haftada bir kilinan Cuma Namazi. Ancak bunlardan biri veya birkaçi bulunabilir. Ibadet.Mabede (gurdvvara) ibadet Için gitmek.Sintoizm'de Ibadet (dua): Sintoizm'de ibadet. pirinç ve pirinç sarabi sunmakla yerine getirilir.2. [590] b. Ibade t için tapinaga girecek bir Sintoistin. Bu suur. Bunun için namaz. Namazda kul Rabbinin huzurunda oldugunun suurundadir. Tanrilara ibadet. intikalî farzlardir. mü'min'in miracidir. namazda bir çesit "Oruç". Bütün bu özellikleriyle. [588] ag. Vakit kavrami. namaz kilan Ka'be'ye yöneldigi için namaz içinde sembolik bir "Hac". Tek basina da cemaatle de. Namazin disindaki farzlar. Namazin içinde Islâm'in sartlarini teskil ede n diger esaslar da bulunmaktadir. Tahiyyat-Duasi'nda sehadet kelimesi yeraldigindan "Kelime -i Sehadet11. Bütün bunlar. dua etmek. Özel tören tem izligini yaptiktan sonra tapinaga giren. diger dinlerle mukayese edilemeyecek bir sekild edir ve Islâm'a has bir ibâdettir. agzini su ile çalkalamis ve özel âyin temizligin i yapmis olmasi gerekir. Hiçbir dinde niyet. Böylece namazda hem ayakta durma hem de oturma. Nisa. Namaz kilan. namazda. ergenlik çagina gelmis akilli her kadin ve erkek üzerine farz olan bedenî b ir ibâdettir.

Tebet aylarina ra stlayan) oruçlar bu çesittendir.Yahudilikte Oruç: Yahudilik. ihsan.Kur'ân'da. Taanit O rucu (topluluk orucu) koyabilir. Musa tarafindan emredilmis "Keffaret" orucunu benimser. Tarihte bilinen hemen hemen bütün dinlerde oruç var oimus ve mensuplarindan da tutmala ri istenmistir. XVI/29-31. [591] ba. Akli selim tarafindan açik olarak görülen faydalari ile fitrata uygun düstügü için olacak ki llah. bu konuda. Yalniz cemaat reisi (rav). Yahudilerin maruz kaldiklari diger felâketleri hatirlatmak için tut alan oruç günleri zamanla ötekilere ilâve edilmis. günahlari affettirmek veya bir musibet aninda Allah'in r ahmetini celbetmek gayesini tasimaktadir. bunun disinda mecburî olmadigi ka -naatindedirler. Yahudiler . Yahudi tarihinde öteden beri yaygin olan oruç çesitlerinden biri de bazi sahislarin tu ttugu oruçtur. belirli ve alisilmis birçok bayramdan. Bunlardan baska halka agir gele n kanun ve emirleri protesto etmek veya ülkede yagmur yagmayip kitlik basgösterdigin de yalvarmak gayesiyle hahamlar tarafindan konulan ve tutulmasi emredilen oruçlar da vardir. Bunun yaninda Yahudi takviminde belirtilmis oruç günleri de vardir. Bunun üz . Hz. "Keff aret" orucu tutulmasi mecburî olan oruçtur. safagin sökmesinden ilk yildizin dogmasina kadar devam eder. fakat çogunluk tarafindan ilgi görmedigi için mecburî sayilmamistir. Agustos. "Beyt ha-Kineset"te (Mabed'de Sinagog-Havra) Tevrat yere düserse haham (Rav) alir. bazi kisilerin yasadiklari müstesna günler içindir. Bunlar sadece. Yahudilerin Kutsal Kita plarinda oruç. Agustosun ilk 9 günü ile 17 Temmuz ve 10 Agustos arasindaki bâzi günler yalniz et yeme v e içki içme yasagini tasiyan kismî oruç günleridir. özellikle Yom Kippur'dan önce oruç tutar. nefse eza etmek demektir. Meselâ. Muhammed Medine'ye geldiginde Yahudilerin Asure Orucunu tuttuklarini gördü. Diger tara ftan ayni amaçla bazi Yahudi zümrelerince tutulan oruçlar da vardir. Bu oruç ferdîdir. Ayrica. Ancak bu oruçta. kullarina rahmet. Tishril. Yahudiler ve Hicazdaki Araplarin birçogunun tutageldikleri "Asure Orucu" vardi. bilgili ve söz sahibi olma sarti vardir. Yahudilerde oruç. ona azab edilmesi ve oruçlunun hiç bir Is yapmama si olarak belirtilir (Bkz. Allah. Taanit. XXIV/26-28. Olur ki sakinirsiniz" (Bakara 183). Bazi Yahudi zümreleri a rasinda sene basinda oruç tutma gelenegi yaygindir. nefislerin alçaltilmasi. siper ve kalkan olarak orucu her millete farz kil mistir. Levililer. Sayilar. Bazi Talmud yorumculari. Babil esar etinde çekilen izdiraplari hatirlatan {Temmuz. Hz . Mutad oruçlar için konulmus ayri bir hüküm ve gelenek yoktur. O kimse ve orada buluriknlar ( bütün cemaat) 30 gün oruç tutmaya mecbur olur. Bazi küçük degisikliklerle bu çesit oruç sayisi 25 güne ulasmisti Yahudilerin ikâmet ettikleri çesitli ülkelere göre degisen mahallî oruçlari da vardir. mat em için degil. Korkulu rüya gören kimsenin de arkasindan hemen oruç tutmas i gerekmektedir. Buna "Cumhur (cemaat) Orucu" (Taanit Tsib ur) denir. söyle buyurmaktadir: "Ey Inananlar! Sizden öncekilere oldugu gibi Or uç size de farz kilindi. Bugün de mevcut dinlerin çogunda oruç veya perhiz seklinde bir ibâdet ye r almaktadir. XXIX/7). Yahudilerin o ülkelerde çektikleri izdiraplari sembolize etmektedir. Bu or uçlar. Yahudiler baska devletleri n hâkimiyetleri altinda yasarken bu oruçlarin mecburî. Keffa ret günü orucu ile Agustosun 9'una rastlayan oruçlar bir aksamdan ötekine kadar devam ed er.

peygamberliginden önce 40 gün oruç tutmus ve bunun disinda Yahudilikteki "Keffaret" o rucunu da yerine getirmistir. Protestanlar orucu reddederler. Isa. Ökaristiya'yi (Ekmek-Sarap âyinini) karsilamaktan d olayi "Ökaristik Oruç" diye adlandirilmistir. geride bazi prensipler biraktigi ve bu konuda kiliseye ser bestiyet tanidigi belirtilmektedir. Hz. Bununla beraber Tertulliyen. Hiristiyanlikta orucun ülkelere göre degisen hüküm ve gelenekleri vardir. çok sayida besini yememe seklindedir (bir nevi perhizdir). oldukça hafifletilmis ve azalmistir. Bazilari hayvanî besinleri yemeyip nebatî besinleri yiyerek orucu gerçe klestirir. Bu oruç. Bunlarda n Anglikan Kilisesi oruç günlerini tayin ve tesbit etmis. [592] bb. bu orucu n mahiyeti ve sartlari hakkinda kesin bilgiye sahip degiliz. Bu oruç. "Ben. "Oruç Üzerine" basli kli eserinde havarilerden kalma mecburî bir oruçtan bahsetmektedir. KomInyondan 1 saat önce hiçbir sey yememe k ve 3 saat öncesinden alkol almamak seklinde icra edilmektedir.erine "Bu nedir?" diye Sordu. bazilari yalniz kuru ekmek yer. Ancak. bütün gece kutsal kitaplarini okuyarak ve tanriyi düsünerek vakit geçir irler. eskiden gecenin saat 12'sinden K ominyon zamanina kadar hiçbir sey almamak (yememek-içmemek) seklinde iken simdi. Ramazan Orucu farz kilininca bu orucun üç gün olarak (birgün önce ve bir gün sonra olmak üzer ) tutulmasini tavsiye etti. Vatikan Konsilinden sonraki degisiklikle. Katolik kilisesinde 40 günlük perhiz dönemidir. Bu günlerde çog unluk yemek yemez. . Allah'in Benî Israil'i (Israilog ullarini) düsmanlarindan kurtardigi gündür. bazilari da bunlarin hiçbirini yemez.Hiristiyanlikta Oruç: Hiristiyanlikta oruç.Hinduizmde Oruç: Hinduizm'de nefis temizligi için senenin belirli günlerinde ve bayramlarda oruç tutulur . Hz. Bu ha l. "Bu hayirli bir gündür. Hz. Isa döneminde ve Hiristiyanligin ilk yillarinda oruç çok takdir edilen bir ibadet seklidir. Isa'nin oruç konu sunda hükümler koymadigi. KomInyondan (Ekmek-Sarap âyini) önce belirli bir süre kati besinler in yenilmesinin yasaklanmasidir. Muhammed. Kilise takvimine göre yilin belirli dönemlerinde yerine getirilen bir "Kef faret" (Tevbe) uygulamasidir. gündüz tek bir yemek almak. Tut ulmasi. önceki milletlere de orucun farz kilindigini belirtmektedir. Ortodokslar oruçta eski gelenege baglidir. bütün Hinduist gruplarda yaygindir. Onlarda orucun daha sert ve uzun dönemler i vardir. Ökaristik Oruç: Bu oruç. Bugün Hiristiyanlikta iki çesit oruç vardir: Ökaristik (Le Jeûne Eucharistique). Eklesiyastik Oruç (Le Jeûne Ecclesiastique) : Bu oruç. tarihî gelisimi içinde çesitli degisikliklere ugramistir. Kur'ân. o günün orucunu tut tu ve tutulmasini da emretti. Eklesiyas tik oruç (Le Jeûne Ecclesiastique). Oruç daha çok. [593] bc. Bazi cemaatler (gruplar) hariç. Hinduizm mensuplarinin dua ve ibadetle geçirdikleri özel günleri vardir. Bazilari yumurt a ve meyve yemekten kaçinir. sabah ve aksam da hafif yiyeceklerle yetinmek sek lindedir. Musa da bu günde oruç tutmustur" dediler. Hz. Musa'ya sizden daha yakin ve lâyigim" buyurdu. günümüzde. II. fakat takip ve tatbik edil ecek hükümleri oruçlunun vicdanina ve sorumluluguna birakmistir.

en kolay. oruçta da köklü bir yenilik ve tamamlama getirmistir. Istisnalar bir tarafa. Yahudilikte matemin ve tarihî felâketlerin hat irasi olan orucu. Bu günlere. hâlâ mahallî ay larin 11 ve 12'inci gülerifide oruç tutarlar. bütün ibadetlerde oldugu gibi. oruç günlerini baslangiç ve sonuçlariyla belirlememis. Islâm'daki orucun sartl ari. [595] be. bazilari ateste piseni yememekte. bir gida ile ruhu gidalandirmaktir. Böylece tuttuklari orucun sayisi. Bu oruç. zamani ve hükümleri açiktir. fitrata en uygun. Brahmanlar. Caynis tler hakli bir sebep için oruçia intihan kabul ederler. keyfî bir durum söz konusu degildi r. Islâm akil balig olan her Müslüman için. oruçtan bekleneni verememi stir. çok sayida besini yememe seklindedir. 24 güne ulasmaktadir. Hint dinlerinde bu sekildeki uygulamalara rastlanmakta dir. Ayrica Caynistlerdeki "Ahims a Prensibi" yaygindir. Allah'a yaklasma vesilesi olan bir ibâdet kilmistir. Bu din mensuplari bazi yiyecekleri birakmak ve bazilarini tercih etmekle emrolunmuslardir. bazilar i da yalniz bir kaç çesit yemekle veya tuzlu suyla yetinmektedir. Bu günler nefsi temizlemeye ayrilmis günlerdir. "And" denilir.orucu mecburî kilmis. Islâm'in yaptigi yeniliklerden biri de. mukîm ol sun. Bu keyfî durumlar orucun kiymet ve kuvvetini zayiflatmis. sonu bayramli bir devreye dönüstürmesi ve umûma sâmil kilmasid ir. Gayeleri de ruhanî (manevî). fe rt ve topluma en çok etkili bir hale sokmustur. bütün lüzumsuz kayit ve hükümleri kaldirarak orucu nefse iskence etmekten ve ceza olm aktan çikarmis. ona eziyet etme olarak yeralmis. ugursuz ve karanlik bir çerçeveden kurtarip iyimserligin hakim oldu gu aydinlik ve sevinç verici. bu gele negi devam ettirenlere göre. Kitap ve Sünnetle tesbit edilmistir. istisnalar bir yana. Hiçkimsenin. hiçbir kurumun belirtilen hükümleri degistirme yetki ve selâhiyeti yoktur. baglayici hükü ler koyarak tam bir ibâdet disiplini haline sokamamis.Bazi günlerde yalniz kadinlar oruç tutar ve "Tanrinin kadinlik sifatlarinin tecelligâh i" olan tanriçaya dua ederler. Bu prensibe göre hiçbir canliya zarar vermeme bir ibadettir. oruç tutacaklari günleri seçmekte. tamamen veya kismen yeme ve içmeden kesilme sekilerinden birini tercihte serbest birakilmistir. Orucun Istege birakilmasi insanlarin haddi asmalarina. Caynistler arka arkaya 40 gün oruç tutarlar. orucu belirli bir disiplin ve kurala baglamis. insanlarin keyfî tasarrufundan çikarmis. Bu din mensuplarinin bazilari et. özel bir önem verildigi için. insanin gücünün disinda ka . Islâm. Daha agir sartlar ve hükümler tasir. [594] bd. sayilarini tayin etmekte . manevî faydalari en fazla içinde bulunduran. misafir olsun oruçlunun hiçbir sey yapmayacagi belirtilmistir. Birçok dinde insanlar.Islâm'da Oruç ve Diger Dinlerdekilerle Bir Mukayese Orucun en belirli ve en özel sekline Islâm'da rastlanmaktadir. Brahmanlarda oruç genis bir yer tutmakta ve uygulanmaktadir.Caynizmde Oruç: Caynistlerde oruç genis bir yer tutar. Islâm disindaki dinler. oruçtan beklenen ahla kî fayda ve fonksiyonlarin kaybolmasina sebep olmustur. isi tamamen oluruna birakmi stir. Yahudi Kutsal Kitabinda oruç nefsi alçaltma.[596] Islâm. Islâm.

Yukarida belirtilen âyetlerden. astronomik bilgilere ve bir takvimin yapilmasina ihtiyaç hissettirmistir. Ancak ahlâkî ve ruhî yönelmelerden öteye geçmeyen genel mahiyette bazi tavsiyeler serpist irilmis olarak bulunur. 83). Terim olarak. yetimlere ve yoksullara iyilikte bulunacaklarina.. sahurun geciktirilmesi ni müstahap saymis. Islâm'da oruç hilâle baglanmis. Halbuki Islâm'da Kur'ân. ticaretle ve faydali islerle ugrasmayi serbest birakmistir. Yahudi ve Hiristiyanlara bildirilen hükümleri n gerçegini de ortaya koymakta ve Müslümanlara su hususu hatirlatmaktadir: "Ey iman ed enler! Hahamlarin ve Rahiplerin çogu. bazen de kovmuslardir. All ah'a fakirlik isnad etmis. Kur'ân. yakinlara. artma. Yahudilere ve Hiristiyanlara zekât ve sadakanin emre dildigi. yemediklerini baskalariyla bölüsmeyi mensuplarina tavsiye etmekte ve bunu da herkesin vicdanina birakmaktadir. biz zenginleriz" (Al-i Imrân 181). Is lâm'da nisaba mâlik olan bir Müslümanin malinin belirli bir kismini fakirlere veya ihtiy aç sahiplerine vermesidir. 1/10'u veraset yoluyla haham olan Harun soyundan kabul edilen Leviüle re taksim edildigini. iftarda acele etmeyi sünnet kilmis. günes aylariyla h esap edildigi için. Yahudiler'den Allah'tan baskasina ibadet etmeyeceklerine. Insanlar a iyi söz söyleyeceklerine. 1/60'i diger dinî makam sahiplerine ayrildigini ve çok az mikt ari da Beyt-i Mukaddes1! (Beyt-Ha-Miktas-Süleyman Mabedi) ziyarete gelenlerin agir lanmalarina harcandigini belirtmektedirler. [598] . bazen de "Allah'in eli b aglidir" (Maide 64) demislerdir. namazi dosdogru kilip zekat vereceklerine dair söz aldigin i. insanlarin mallari batil sebeplerle yerler. matematik he saplara. Hadîs ve Fikih kitaplarinda açik olarak belirtilmist ir. Bugün Yahudilerde oldugu gibi Hiristiyanlarda da farz olan bir zekâta açik olarak rast lamak mümkün degildir. Islâm'daki zekâtin bir benzerine hiçbir dinde rastlanmaz. hangi maldan ve ne kadar olduguna dair bir sey çi karilamaz. oruç günlerinde. san'atla. a na babaya. kendilerine vazifelerini hatirlatanlari. Yahudilerde zekât mallarinin Beyt-i Mukaddes'in zekât sandigina verildigini. Yahudi ve Hirist n Kutsal bitaplarinda Islâm'daki zekât benzeri mecburî bir ibadet listemi bulmak zordu r. yüz çevirdiklerini beyan etmektedir (Bkz. Kimlere. namazla birlikte zikredi lir. temizleme anlamina gelir. Hiristiyan Kilisesi. Yahudiler. Altin ve gümüsü yigip da Allah yolunda harcamayanl ari elem verici bir azab ile müjdele" (Tevbe 34). her mevsimde oruç tutmanin zevkini tadabilmistir. Kelime olarak zekât. Kur'ân-i Kerîm'de. gece ve gündüz uyumayi. Bakara. Zekatin hem ibâdet olarak uhre vî yönü hem de sosyal ve iktisadî bir sistem olarak dünyevî bir yönü vardir. nefse eza verecek seylerle mükellef tutacak hükümler koymamis. ( Onlari) Allah yolundan men ederler. Allah'a "Zorla almak" suçlamalarinda bulunmuslardir. Hiristiyanlar tarafindan hazirlanmis Fransizca bazi lügat ve ansiklopedilerde zekât karsiligi kelimeye ya rastlanmamakta veya "aumone legale: mecburî sadaka" keli mesi altinda sadece Islâm'daki zekat ele alinmaktadir. Allah.Zekât Islâm'in bes sartindan biri olan zekât Kur'ân'da genel olarak. kameri aylar esas alinmis ve bundan dolayi en az 45 y il yasayan ihsan. sahura kalkmayi. "G erçekten Allah fakirdir. Islâm disindaki dinlerin çogunda oruç. istirahat etmeyi mubah addetmis. [597] c. üzerlerine farz kilinmis olan zekât ve sadakalarin verilmesini isteyenleri terslemis. ancak onlarin buna uymadiklari yanasilmaktadir. Bazi arastiricilar. belirli bir mevsimde donup kalmasini gerektirmis. çok azi hariç. çogalma.

d. "Aglama Duvari" (Hakotel ha-Mavra vi) olarak görülmüs ve ziyaret edilmistir. her zaman. M eymonides'in mezari. Haham Meir ve Talmudik önemi olan diger yerler. dinî kd olarak hac. arzularini yöneltecegi ve gözüyle görebilecegi bir sey aramaktadir. duyulan bu yerlere dogru yolculuk yapildiginin izin antropolojinin temel konularindan biridir. Hac olayi. Bu ziyarette büyük sayida kurbanlar kesilmekte ve derileri de karsiliksiz olarak hacilarin hizmetinde bulunanlara verilmektedir. Insan. mesguliyeti de arzulamaktadir. Bu yerlerin ziyaret edilmesi tesvik edilmekte.70 ). as kini söndürebilecegi. Pesarv (Mayasiz ekmek. Süleyman Ma'beti'nin "Bati Duvan"nin karsisinda. Ay ni sekilde günahlarini af-fettirebilmek. ibadeti yerine getirecek he rkesin beraberinde Tanri'ya sunacagi bir takdime götürmesini gerekli kilmistir. ibadet mahiyetinde kurban kesmeyi mesru kildik". hatalarini bagislattirabilmek için uzun ve yorucu bir isi. Fisih) ve Kipur (Kefaret. övgülü bir karakter vesilesi ve bir ibadet törenidir.Yahudilikte Hac: Yahudilikte hac. Tarih de ayni hususta bilgi sunmaktadir. Bu hac. daima ta'zim edecegi ve yaklasmak konusundaki istegini tatmin edecegi. meshur ofan kral peygamber ve veli kimselerin kabirlerinin ziyaret edilmesi de y aygindir: Sion Dagi'nda Hz. zamanini.Hac Hac. Savvat (Gül Bayrami). dir. Yahudi Kutsal Mabed'inin Romalilar tarafindan yakilip yikildiktan sonra (MS. körler. Beyt-i Mukaddes'e (Bet ha Mikdas=Süleyman Mabedi) yapilmaktadir. Selahaddin Eyyûbî'nin Kudüs'ü fethetmesi ile Yahu er hac etme serbestligine kavusmus. Kadin ve çocuklar hariç tutulmus olmasina ragmen. Bundan dolayi tarihin her döneminde insanla r. bunun için de bir takim sart lar ve hükümler konulmaktadir. Tarihin her döneminde. Âyette bunu söyle belirtmektedi r. her Yahudiye farzdir. akil ve beden hasta liklari olanlar hariç. d in kardesleriyle ve manevî baglarla bagli bulundugu kimselerle bir araya gelebilec egi büyük toplantilara da ihtiyaç duymustur. bir müddet oraya bagli ibadetler yapilamamis ve kurbanlar sunulamamistir. Eski dinlerin toplanti ve ibadetlerinin tam olarak. kadinlar. hükmünü ve k urallarini ortaya koymak oldukça zordur. nasil oldugunu.. geçmis topluluklarda da bu çesit toplanti ve iba detlerin bulundugunu göstermektedir. Davud'un mezari. . bir kurtulus vasitasi. "Biz. birçok kadin kocalari. Yahudilik.. Bunun yaninda insan. çocuklar da ebe veynleri ile haccedebilmektedirler. Allah'a ve inandiklari kutsal varliklara ibadet etmek ve kurban kesmek için büyük t oplantilar yapmislardir. genel olarak. temizleme Haccin insan hayatinda ayri bir yeri ve önemi var Hemen hemen her dinden Insanlarin gidip ziyaret ettigi "Mukaddes yerler" bulunmak tadir. Yahudiler. Zaten Allah. Mabed 'in yikilmasindan sonra geriye kalan Baü Duvari. Bunun Için ilâhî menseli dinlerdfen baslayarak dün yada mevcut olan dinlerdeki "Hac" ibadetine göz atmak uygun olacaktir. Dinî a tasimaktadir. 1492 yilinda Ispanya'dan Osmanli Imparatorlu guna siginan Yahudilerden hac için Kudüs'e gidenlerin sayisinda artislar olmustur. [599] da. Tarihî eserler ve arkeolojik kazilar. Hac. Hac Suresi 34. Karmel Dagi'nda Ilyas Magaralari. küçükler. Hac. 17 Temmuz aksamindan 1 9 Agustos'a kadar. 23 gün devamli toplanmakta ve bu ibadeti yerine getirmektedir. her ümmete. günah çika rma) bayramlarinda yapilmaktadir. büyük saygi e rastlanmaktadir. dinî mecburiyet veya mucize elde etmek gayesiyle kutsal bir yer e dogru gerçeklestirilen yolculuktur.

Bu kutsal yerlerde bayramlar yapilir. Ajanta. Gaden. panayirlar kurulur. Bu dda'ya ait tapinmada önemli bir yer tutar. Brindaban ve bilhassa iki bin tapinagin bulundugu Benares bunlardandir.Budda'nin altinda ilhama kavustugu Bodhi agaciyla Bodh Gaya. yeni yeni ve mahallî ziyar et yerleri ortaya çikmistir. Hz.Belirtilen bu yerlerin disinda Yahudilerin çesitli ülkelerde ziyaret ettikleri kabir ler ve mahallî ziyaret yerleri de bulunmaktadir. 4sS*nin yasadigi yerler ile Ku düs'ten sonra Roma en çok ziyaret edifertferlerden olmustur.Hinduizmde Hac: Hindistanda ziyaret edilen yedi kutsal yer bulunmaktadir. Bugün Hindistanda ise su yerlerdir: Ben ares yakininda Sarnath. Meselâ Tibet te: Lhosa. Kudüs'ten sonra Roma'nin "hac" merkezi olmasi Petrus ve Pavlus'un mezarlarinin orada bulunmasindan kaynak lanmistir. Sera. Modh-Gaya. 4. Bu yerler. Ayrica Budda'nin kutsal esyalarinin bulundugu stupalar ziyaret yerleridir (Rivay ete göre 84. Isa'nin dogdugu Bethlehem (Be ytlahim) en büyük saygi gören "hac" yerlerinden bfridir.Hiristiyanlikta Hac: Hfrîstiygtnlikta. 3. Ancak bütün Budist gruplar "hacca" ayni önemi vermezler. Ganj da kutsal yerier-dendir.Budda'ntn Nepaj&eki dogum yeri olan Lumbini. 2. Sanehi ve eski Stupalar. Bunun yaninda her Budist memlekette kutsal hac yerleri bulunmaktadir. Samye. [602] dd. Hz.Budda'nin öldügü Uttar-prades sehri. Hima-laya'nin yüksek tep eleri. Tashilimpo. Isa'nin-yasadigi ve hatiralarinin bulundugu yerler ile ilk Hi ristiyan azizlerinin mezarlari hac yerleridir. Bu kutsal yerlere yapilan ziyaretler. Ganj ve Jamna nehrinin kiyilari. Hac gayesiyle Roma'ya böylece akin edilmesi "Bütün yollar Romaya çikar" atasözüne k nu olmustur.000 stupa vafdir). [603] . Bu gelenek yerlesip yayginlastiktan sonra Roma'ya ziyaret hiç eksik olm amistir.Buddizm'de Hac: Sadik Budistler için Budda'nin hayatinin geçtigi v© hatiralarini tasiyan yerlerkutsal ziyaret yerleridir: Budistlerin hac yerleri sunlardir: 1. Günümüzde Hiristiyan hac yerlerinde bazi degisiklikler olmus. [601] dc. [600] db. "hac" sefe rleri Hindularin hayatinda önemli rol oynamaktadir.Budda'nin "nirvana"ya ulastiktan sonra ilk vaazini verdigi Benares yakinindaki Sarnath Geyik Parki.

Ibrahim'in hatirasini tasimaktadir. insanlarin biraraya gelip ibadet e decekleri. Ziyaret yerlerine verdikleri önem. ilk ortaya çikip yayilmaya basladigi siralarda. hayalde mücerretligi. ancak bunlar haccin rükünlerinden degi ldir. Yahudi ve Hiristiyanlarin peygamberlerinin. kendi aralarinda toplanabilecekleri yer mes'elesini ortaya çikarmistir. Hindistanda Buddizm. bazisi birkaç defa ve bazisi da. oralari takdis etmeleri. Her din. amel ve tatbi katta ihlasi. Yahudi ve Hiristiyanlardak i mezar ve türbelere tapinma fitnesinden ümmetini korumak istemesidir. Hemen hemen bütün dinler. Hz. yüce bir varliga saygi göstermek için yapilmis önemli yapidir. Allah'a k arsi kulluk görevini yerine getirmek için insanlarin biraraya geldikleri yerdir. Kutsal yerlerin büyük çogunlugu Ganj nehri kiyisinda bulundugundan. [605] 2. Haccedilmege en lâyik yer de Beytuilah'dir (Kâ'b e). Muhammed. 11/367-381). Dinî önderlerin orala rda hakîkata ulastigi. Ganj nehrinde yikanmanin da büyük bir fazilet sayildigidan kalabaliklar halinde buralarda toplanilmaktadir. Orada açik âyetler vardir. Allah'dan baskasi iie alâkayi kesmeyi isteyen bir dindir. Biraraya gelmeler inananlardan birinin evinde veya müsait bir yerde olmustur. Buhari.de. umûma sâmi . bu gibi asin davranis ve âdetlere karsi tep ki göstermis.Islâm'da Hac ve Degerlendirme: Islâm'da hac. Bunun disinda. Din deyince. Islâm. Tecrid-i-Sarîh Tercümesi. Bu toplanti larin bazisi senede bir. Zamanla mensuplarin sayisinda artis Olunca. genel olarak bir ulûhîyete. Yahudi ve Hiristiyanlar hac ve ziyarette as iri gitmislerdir. Buna sebep de. Ank. bazi ilâhlarin oralarda özel olarak tecellî ettigi inanci bulunma ktadir. Bu endiseler son has taliginda bile onu mesgul etmistir. oniki yilda bir yapilmaktadir. kendi kabirinin tapilan bir yer yapilmamasi ni istemistir (Bkz. böyle âdetlerin ümmetine sirayet etmesinden endise duymus.Caynizm'de Hac: Ziyaret edilen çok yer bulunmaktadir. Hz. bu y erlerin ugrunda katettikleri uzun ve mesakatli yolculuklar. irade ve niyette temizligi. Özel olarak. Müslüman tarafindan mukaddes kabul edilip zi yaret edilen Medîne. Muhammed. Ora larin büyük serefe ve özel kutsalliga sahip olduguna inanilmaktadir. azizlerinin mezarlarini secde yeri yaptiklarini belirterek. takdis ve ta'zimde haddi asip sirke düsmüs ve Allah'tan baskalarina tapmalarina yol açmistir. düsüncede yüceligi. Mabed. Bu yerlerde dinî havaya bürünen bayramlar ve panayirlar yapilmaktadir. [604] df. Kudüs gibi yerler de vardir. akla o dine inanan insanlarin yerine getirecegi görevler ve bu görevler in ifâ edilecegi mabedler gelmektedir. Diger din mensuplarinda oldugu gibi. Ganj'la Jamna nehrinin b irlestigi yerde oldugu gibi. kendi kabrinin her türlü sirk ve tapinmadan uzak kalmasi için gayret göstermistir. belirli bir toplanti yerine sahip olmamistir. onlarin duygu ve düsüncel erine hâkim olmus. Caynizm ve Hinduizm'de mabetler ve mukaddes yerler çoktur.DINLERDE MABED Kur'ân'in temiz elbiselerle girilmesini istedigi Mabed. Mekke'ye yapilmaktadir. Burasi ilâhî menseli üç dinde de kabul edilen Hz. 1972.

Muhammed. Mescit kelimesi.olmustir. Süleyman Mabedi'nin (Bet ha-Mikdas) yapilisi. gelen. alni yere koymak" gibi. bazen kendi evinde. "bir yere toplayici. Yeryüzündeki mabedleri iki kisma ayirabiliriz: 1. O dinin mensuplari arttikça mabedler de çogalmis tir. Hz. Su âyette umûmî anlamda kullanilm istir: "Allah insanlarin bir kismini diger bir kismiyla savmamis olsaydi herhald e manastirlar. Hz. Mekke'de. Dünyada meshur olan. tek basina n amaz kilmistir. bunun yanin kilinmasini ve . Cami. "Mescidim Aksa" Için1 kullanilmi stir[613]. Ibrahim'e. Yahudi Kutsal Kitabi'nda (Tanah).[614] ibâdetgâhin mevcudiyetini" zarurî kilmistir. ye bir araya. "Mescidu'l Haram"[612]. Ka'benin yüceligi. gizlice namaz kilmaktaydi. bütün a Namaz zamani geldiginde namazin istir. o dinin muhtevasina göre sekillenmekte. Kutsal iki kitapla belirtilen bu mab edler. [611] a. ya bir toplanma yerV'Tanfinin bulundugu yer" fonksiyonunu icra etmekte. ilk Müslüman cemaatin husûsî bir ibadet yeri yoktur. ajarnjara.Allah tarafindâti yapilmasi emredilen mabedler (Ka'be ve Yahudi Kutsal Kitabi'n dâki bilgilere göre Süleyman Mabedi). egi lmek.. yâ aslî görevin i/yani "Allah'in evi" vazif esini ifâ etmekte.Sonradan ortaya çikan mabedler." (Hac. Hz. Ismail ile yüceltilmis[607]. Asagida bugün yeryüzünde mevcut olan dinlerden bazilarindaki mâbedlertiakkmda bilgi veri lecektir. Her ma bed. Allah nazarind ile Allah'in huzurunda secdeye varmak her yerd dünyayi bir mescid olarak tanidigini belirtmis. Islâm'dan önce mukaddes bir türbe'de Taniya adanmis ve içinde Tann'ya dua edi len ibadet yerleri de "rheö-cid" ile ifade edilmistir. sonrakilere model . esas olarak. Allah'in Hz."dik. Hz. eni. Cami) Islârn'çJa ibadet yeri cami veya mesciddir. Peygamber.. ^onunda putlardan tamamen temizlenerek asil gayesine hizmet etmesi Hz.durmak. onlarin da bu emri yerine getirdikleri[608]. Fakat Tanah'ta. "putevi" hüviyetin i' tasimaktadir.l yerler ortaya çikmistir.Islâm'da Mabed (Mescit. Islâmî hükümler. Hz.. Mekke'nin dar sokaklarinda. bütün peygamberlerce hürm et . Muham-med ile gerçeklesmisti r.. bas egmek.. boyu. mabedleri vardir. bu yerin "Allah' in evi" Kabe oldugunu belirtmektedir[606]. yüksekligi ve diger teferruat yeralmaktadir. havralar ve içinde Allah ismi çokça anilan mescidler yikilip yok olurdu. fazileti ve haccedilmesi disinda bir bilgiye rastlanma maktadir. Tanrinin evinin istenilen se kilde bir "Mabed" olarak Hz. Kur'ân'da. Kur'ân. Muhammed. Her dinin veya her toplumun kendine mahsus ibâdet yerleri. ya da sadece dinî liderlerin heykellerinin bulundugu yer. bir mekân ismidir.biç mescidde kilinmasini istem . Ibrahim ve Hz.gören bu makam. getirici" anlamindadir. kiliseler. mescid. Adem ile basladigi ileri sürülmekte. umumiyetle bazen Ka'be civarinda.-. Ya'kub'a Allah için bir mezbah yapmayi emrettigi. 2.. Kur'ân'da. Yeryüzünde ilk "mabed"in Hz. bir her yer birdir ve namaz vasitasi e mümkündür. Islâm'da cami ile esanlamda on. Y akub'un yaptigi yerin admi^el Beyte!" koydugu[609]. Süleyman tarafindan gerçeklestirildigi[610] görülmektedir. 40). Ali ve en eski arkadaslariyle birlikte.

Cami. Küba Mescidi). Medîne Mesc idi. Böyle niabedlerin insasi dinî sevap vesilesi olmus ve hayirda yaris ba slamistir. mü'minlerin. mecburî dualarini yerine getirmektedir. Islâm'in isareti ve o bölge nin Müslüman oldugunun delili olmustur. Tevrat özel bir dolapta saklanir. Beyt-ha Mikcfas denilen Süleyman Mabedine bagli o larak yaptiklari ibadetleri (Kurban gibi) bir müddet yapamamislardir. 1. yapi tarzlariyla oha verdigi önemi göstermis.S. Müslümanlarin dinî ve siyasî meselelerini halletmistir. Bati Duvari (Aglama Duvari) önünde geleneklerini sürdürmektedir. Bu sinagoglarda yapilan ibadetlerde kurbanlar yer a lmaz. Ahd-i Atik'in (Tanah) sem-bojpj "Israil'in gerçek tanrisi".Ö. seni ancak bu sabah anliyorum. Sabbat günü ve günde üç defa olur. Tanrinin görünmez varligin bulundugu yerciir. onu yeniden ihya etmenin ülküsü ile yasamislardir. . Islâm'da ibadet yeri mescid ile baslamistir (Mescid-i Nebevî. Yahudilerin dinî merkezi olmustu r.. Islâm'in yayildigi yerlerde. Süleyman Mabedi'ni ziyaret etmekte. 70'de yakilip yikilip yok edilmesinden sonra. dualar yerine getiril mekte ve kutsal kitap okunmaktadir. Yahudilerin toplanma yeridir. Islâm'daki camilerin umûmî sekline örnek olmus. Mabedler. peygamberlerin etrafinda toplandiklari yer olmustur. cemaatin dinî ve siyasî merkezi haline gelmistir. Kurbanlar ancak Kudüsteki Süleyman Mabedinde icra edilebilir. hep o nun hayaliyle. Müslüman olan toplum. Kudüs Mabedi'nden uzakta kaldiklari sürece. Cemaat arttikça mesc id. "Ulu mâbed. kutsal kitaplarin okunmasi ve di nî emirlerin ögrenilmesi için Yahudi cemaatinin toplandigi yapiyi ifade eder. Zamanla millet. gittikleri yerlerde. Mü'minler i Allah'a itaate davet etmis. namaz kilmak içi n. Yahudiler. Buralarda. bir Tanri ile bir ma'bed ayni övgüde birlesmistir. daha baslangiçta. ibadet yeri olarak "Beyt-ha-Knesset" ( Sinagog. . Sinag . millî marslarina konu olmust ur. islemeleriyle. He r yil çok sayida Yahudi. Mehmet Akif Ersoy da. "Degmesin ma'bedimin gögsüne nâmahrem eli Bu ezanlar ki sahadetleri dinin temeli" diyerek mabede verilen önemi en iyi sekild e göstermislerdir. törende okunur ve dua edilir. [615] b. Ahit Sandigini muhafaza edecekleri yer olarak büyük mabed modeli sinagoglar insa etmislerdir. T anrinin evidir.Mescid. Yahudiler için Süleyman Mabedinde. cemaat halinde ibadöt için kullanilmistir. Peygamber orada. Babil Sürgünü (M. Islâmi duygusunu camilere yan sitmis. Bu camiler. Mabed. Bu ilk mescidler. düsünürlerinin siirlerine. ibadet yapilmasi. fethettigi yerl erde camileri vücuda getirmistir. havra) vücuda getirmislerdir. Bu mabed Yahudilerin gönlünde taht kurmustur. mabedlerle bir ve ayni sayilir ha le gelmistir. Sonralari bu mabed örnek alinarak. ibadetle rini yerine getirecekleri. Sinagog (Beyt-ha Knesset). Toplanmal ar. 586) dönüsü bedi" yeniden yapmis ve M. ibadet yeri vasfi agirlik kazanmist ir. ibadetler. "Süleymaniyte'de Bayram Sabahi" siirinde. Müslümanlarin çogaldigi.Yahudilerde Mabed Yahudi'lerde mabed önemli bir yere sahiptir. yenileriyle takviye edilmis ve büyük camiler ortaya çikmistir. Ben de bir varisin olmakla bugün magrurum". Yillarca kendilerini mabedle bir ve ayni gören Yahudiler. Yahudilikte."Sinagogda. Hatta Türk sairlerinin. Yahya Kemal.

Hiristiyanlikta da ilk zamanlar bir mabed yoktur. Mabedleri n yillik senlikleri vardir. Kilise. "Kominyon Âyini". Katolik. Bu senliklerde putlar arabalarla çekilerek. Hiristiyanlikta Kilise'nin fonksiyonu diger ibadet yerlerinden farklidir. evdekinin biraz gelismis seklidir. [616] c. Sabah. Hiristiyanlar millî kültürlerinin temelinin kiliselerde atildigini kabul ederler. Yahudilerin tek devleti olan Israil'in temelidir. Kiliseler arasinda yapilan ibadetlerde bazi farklar bulunmaktadir. 12 yasini bir ay geçmis 10 erkekle sinagogda ibadet yapilir. meclis veya cemaat anlamina gelmektedir.ogdaki tören son derece sadedir. Hastanelerde.Caynizmde Mabed . Kilise. Bugün din.Buddizmde Mabed Buddizmde mabed. Bina olarak. a ksam ve pazar günleri ibadet kiliselerde yapilmaktadir. [619] f. bir bakima dinî devletti r. Tanri'nin ev i kabul edilir. Kilise. [618] e. Hiristiyanlarin ibadet ettigi yeri kasdet tigi gibi.Hinduizmde Mabed Hinduizmde ibadet her yerde yapilabilir anlayisi olmakla beraber. Kilise. Israil. Ibadej. hem milletin hem de dinin odak noktasidir. Mabed. irmaklara götürülür. [6 17] d. daha sonra muht esem kiliseler ortaya çikmistir. Kadinlar in yeri ya arkada ya perde yJBya kafesle kapatilmis yan taraflardadir. ona çiçek ve tütsü sunar. Pagodalarda B udda'nin heykelleri bulunur. evieri müsait olanlarin evlerinde veya katakomp denilen yeralti mabedlerinde yapilirken. teskilat olarak. tev be ve benzeri ibadetlerin yapildigi yerdir. Bu mabedlerin yanin da. Mabedlerde ibadet. yikanir. Pagoda'ya giren bir Buddist. Her üniversitenin de bir mabedi bulunmaktadir. Halk sohbet için de buraya gelm ektedir. Anglikan gibi kiliseler var dir. putevi anlaminda "pagoda" kelimesiyle belirtilir. Kadinlar ibadete katilamaz $e erkeklerle bir arada olamazlar. her yapilan mahallede muhakkak bir mabed (Bet-Ha-Knesset) vardi r. Islâmdaki cami disiplini Yahudi mabedlerinde yoktur. Tapinaksiz köy yoktur. Ortodoks. kutsal yikanmaya elverisli. "Ruhban sinifini" da ifade etmektedir.Hiristiyanlikta Mabed Hiristiyanlarin ibadet yerlerine. Isa'n in manevî vekili kabul'edilmektedir. Kasaba ve sehirlerde büyük mabedler vardir. mabed de vardir. mabedlere Kilise denilir. Kilise'nin hem bina he m de teskilat anlami var. Budda'nin heykejine ta 'zimde buiunur. havuz bulunmaktadir.

[3] Prof. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. Dr. Ma'bedler tanrilarin mekâni olarak görülür. Prof. Abdurrahman Küçük. Kutsal Kitaptan pasajlarin okunmasindan ibar ettir. Prof. Günay Tümer. Hiristiyanlarda da kiliseler bir toplanti. Mabedlerde genellikle ayna. onlara meyve ve sebze sunulur. Nisa 11-12: (Ey inananlar ! Birbirinize belirli bir süre için. kiliç.Caynist Mabedlerinde heykeller bulunmaktadir (Tirtankaralar). Kutsal kitap lari bu mabedde muhafaza edilir. borçlandiginizda. Dr. Buraya giren bir Sih. 2002: 1. Buraya "haci" olmak için gidilir.000 civarinda Ma'bed bulunmaktadir. Islâmdaki ma'bed disiplini ve ma'bedi "Allah'in evi" kabul edip saygi gösterme anlay isi hiç bir dinde yoktur. Ankara. Ibadette bir disiplin söz konusu degildir. Dr. mücevherli taç ve Amaterasu'nun heykeli bulunur. Mabed islerini rahipler idare eder. onu hemen yaziniz). sihlerin hayatinda önemli rol oynar. [621] h. Abdurrahman Küçük. [620] g. Bji heykeller önünde i lâhiler söylenir. [5] Bkz. sohbet yeridir. Ocak Yayinlari. Bunlar. Günay Tümer. Günay Tümer. dua okumak. hemen Kutsal Kitab'a kadar ilerler. Prof. [4] Prof. önlerine lamba ve tütsüler konulur. Yahudilerde ma'bed. Ankara. Mabeerde ki ibadetler rahipler taraf indan degil. diger dinlerde de genelde tanri heykellerine hizmet sunma yeri.Sihizmde Mabed Sihlerde dinî ve içtimaî faaliyetlerin merkezi Amritsar Altirî Mabe-di'dir. Dr. . Cemaat. Bunlarin en önemlisi Ise'deki Am aterasu adina yapilmis olanidir. pirinç ve p irinç sarabi sunmakla olur. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Prof. yaglanir ve çiçeklerle süslenir. 2002: 4-5. Bu he ykeller yikanir. Bakara 282. 2002: 1. Dr. Ankara. Dr. sihlerin geçmis sikintilarini dile getiren ve m uzaffer olmasini isteyen dualari beraber okur. 2002: 1-3. Tanrilara tapinma. alnini yere daya r ve bir takdimede bulunur. Gurdvvara'da yapilan ibadet. Ankara. [622] -------------------------------------------------------------------------------[1] Prof. Günay Tümer.Sintoizmde Mabed Japoya'da 100. Ma'bedlerde ib adet edenlere ayrilmis salonlar vardir. halk tarafindan idare edilir. Dr. Dr. [2] Prof. Bunun yaninda g urdvvara denilen mahallî mabedleri de vardir. papazla cemaat ar asinda konusmalarin cereyan ettigi. Ocak Yayinlari.

Istanbul H. Dr. Ocak Yayinlari. A. Paris 1951. G. Enfâl 39. Günay Tümer. Nasr 1 -3. Wach. Günay Tümer. Paris 1951. A nkara. "Kitâbu'l-Fasl fi'l-Milel Ve'l-Ehvâi Ve'n-Nihal" ve Sehristanî. Prof. Ankara 1955. SemseddIn (Günaltay). [26] Sehristanî. Kessâfu Istilâhâti'l-Fünûn. Abdurrahman Küçük. [23] Bkz. Abdurrahman Küçük. 1/11. Kahire 1963. Dr. [20] Prof. Prof. Ankara. Prof. 2002: 10. Abdurrahman Küçük.[6] Bkz. 2002: 10-11. Misir 1967. Ankara. En'am 161. Nasr 2 [9] Bu konuda bkz. [25] Prof. 194. 2002: 8. Yusuf 40 [8] Bkz. Ankara. 8 [28] Bkz. Günay Tümer. Günay Tümer. 2002: 5. Âl-i Imrân 19. Abdurrahman Küçük. Tevbe 29-33 [7] Bkz. Dr. Prof. [21] Bkz. Dr. (Biz. Dr. Prof. 130. Dr. 2002: 1112. Ta'rifât. Dr. Ankara. Cevheretü't-Tevhid Serhi [15] Muhammed Ali el-Fârûkî et-Tahânevî. 3 [22] Dinlerin çesitli sekilde tasnifleri için ayrica bkz. 1253. Abdurrahman Küçük. Akseki. [12] Prof. 2002: 5-7 . el-Erkânu'l-Erbeâ. H. Schimmel. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. el Milel ve'n-Nihal. Ibn Hazm. Prof. Prof. 2002: 4-5 . [13] Seyyid Serif Cürcânî. Ocak Yayinlari. Dr. Dr. 2002: 1215. 1-16 [17] Gazâlî. [19] Prof. J. Dr. M. Dr. Ocak Yayinlari. [10] Prof. Ankara. Dr. Prof. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Ankara. Dr. Abdurrahman Küçük. 72 [14] Abdusselâm el-Eknî. Ankara. IV/53 [18] Eimaiili Hamdi Yazir. Beyrut 1975. Rum 43. Abdurrahman Küçük. Mensching. Türk Devlet Gelenegi. Ankara. Prof. 10-21. Tar ih-i Edyan. Sociologie Religieuse. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Ab durrahman Küçük. 33. Günay Tümer. Istanbul 1943. [24] Prof. Prof. Ocak Yayinlari. Gâfir 26. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. 130. Ankara 1981. Nur 2. Günay Tümer. [11] Prof. Dr. 2002: 9-1 0. 26-36. Dr. Tevbe 36. 2002: 1-4. Prof. . Prof. Kemal Edip Kür kçüoglu tarafindan hazirlanmis "Süley-maniye Vakfiyesi" Ankara 1962 isimli eserde Dinl er Tarihi ile ilgili sartlari bulamadik). Istanbul 1338 (1922). Beyrut 1968. Islâm. [27] Ebu'l Hasen Ali El-Hasenî en-Nedvî. Saff 9. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Fetih 28. M/305 [16] Bkz. Hak Dini Kur'an Dili. 85. Dr. Dr. Dr. Dr. Chicago 1951. Günay Tümer. Dr. Sociology of Religion. Günay Tümer. Ankara. Ihyâu Uiûmi'd-Din. Tevbe 29. Dinler Tarihi ne Giris. "e l-Milel ve'n-Nihal". Aydin Taneri. Prof.

Dr. Bunlardan bazilari için bkz. Abdurrahman Küçük. Harun'a ve Süleyman'a vah yettlgimlz gibi. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Yakub'a. Abdurrahman Küçük. Bunlardan en yaygin olani 124. Kur'ân-i Kerîm isittikleri zaman) "Buna inandik. daha önceden müslüman olmus kimseleriz" (Kasas 53). Ocak Yayinlari. 13-18 [32] Prof. Peygamberlerin sayisi konusunda çesitli rivayetler va rdir. Islâm'dir" (Al-I Imrân 19) [46] Bkz. [33] Prof. 2002: 2734. Dr. Havariler de Hz. M. Dr. Ocak Yayinlari. [31] Bunlarin disinda da Islâm Dünyasi'nda bazi çalismalar ve bu sahayla ilgilenenler o lmustur. (Ehf-i Ki taptan bir grup. Tarih-i Edyan. Dr. Prof. 2002: 2021. eger siz gerçekten Allah'a Iman et tiyseniz.[29] Prof. Dr. [36] Tîn Sûresi 4 [37] Rum Sûresi 30 [38] Fâtir Sûresi 24 [39] Nahl Sûresi 36 [40] Isrâ Sûresi 15 [41] Ra'd Sûresi 7 [42] Nisa Suresi 164-165. Günay Tümer. Prof. Abdurrahman Küçük. Allah'a inandik. Yunus'a. Isa'ya söyle demislerdi: "Biz Allah'in yardimcil ariyiz. Ocak Yayinlari. artik ancak O'na güvenin. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. 2002: 1518. Günay Tümer. [34] Prof. ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiglmiz. Ibrahim'e. Abdurrahman Küçük. Eyub'a. Semseddin. 2002: 35- . torunlarina. Dr. Ishak'a. [35] Prof. Bunlarin içinden 315'! resul'dur". Ankara. sana da vahyettik" (Nisa 163). kavmine söyle demisti: "Ey kavmim. Ankara. Musa. Prof. Ankara. Isa'ya. daya nin" (Yunus 84). Günay Tümer. Ankara. [45] "Allah katinda din. Bakara 136. 2002: 2122. Dr. Mâlde 46-48 [48] Hz.000 peygamber geldigini açiklayan hadistir. Günay Tümer. 2002: 18. Dr. Prof. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. [30] Prof. Günay Tümer. Dr. Prof. Dr. Ocak Yayinlari. Hanbel'in "MÜsned"inde Ebû Umâme'den rivayet edilen bu hadis söyledir: "Enbiyânin s ayisi 124. Rabb imizden gelen bir haktir. Ankara. O'na ihlas Ile teslim olmus Müslümanlarsaniz. Hakikat biz. [44] "Kendilerine apaçik anlatabilsin diye her peygamberi kendi kavminin dili ile gönderdik" (Ibrahim 4). Ayrica bkz. [43] "Nuh'a. Ah med b. [49] Prof. 2002: 2326. Ankara. Dr. Ocak Yayinlari. Dr.000'dir. Ahzab 40 [47] Bkz. Dr. Prof. O'na teslim oldugumuza sahit ol" (AH Imrân 52). Süphesiz ki bu. Dr. Ankara. Abdurrahman Küçük. ismail'e. Prof.

. Cenâiz. Dr. Ankara. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Ankara. Hasr 21 [52] Bkz. Prof. Ankara. Ankara. Robert Ernest Hume. Dr. Ocak Yayinlari. Prof. Prof. Prof. Ocak Yayinlari.38. Ocak Yayinlari. Ahzâb 72. 7. 2002: 5355. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. [68] Bkz. Prof.20. Dr. Ocak Yayinlari. Dr. Dr. 2 Subat 1979. Prof. Ankara. Prof. Abdurrahman Küçük. Dr. Dr. Prof. Ankara. Dr. Ocak Yayinlari. [58] Tabu kelimesinin.8. Günay Tümer. [64] Prof. Dr. Ankara. Prof. Ocak Yayinlari. Konusmalar. 2002: 61. Abdurrahman Küçük. Dr. Ankara. Dr. Abdurrahman Küçük. Ankara. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Istanbul 1990. [69] Faruk K. Abdurrahman Küçük. Dr. 2002: 6263. [56] Prof. 2. Tecrîd-i Sarîh Tercemesi. Ocak Yayinlari. Dr. Dr. [60] Prof. Prof. Ankara 1974. Prof. [54] Prof. s. Ocak Yayinlari. Dr. 2002: 3942. 2002: 5961. Dr. Ankara. Ankara. Ankara.56 Konfüçyüsçülük ile ilgili bilgilerin çogu için bkz. [50] Bkz. Tercüman Yay. Refik Özdek. Ocak Yayinlari. Prof. "Bozulan Türkçemiz". Dr. Ocak Yayinlari. Timurtas. Dr. "Taptiklari" anlaminda Türkçe Tabgu'dan geldigi ileri sürülmekted ir (Bkz. 2002: 47. [62] Prof. Ilham Hazinesi. Günay Tümer. Dr. Bab 92. Dr. Abdurrahman Küçük. [61] Prof. sf. [70] Prof. Bakara 30 [51] Bkz. Ankara. Abdurrahman Küçük. [55] Prof. Konfüçyüs. 2002: 5556. [66] Prof. Dr. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. [59] Prof. Günay Tümer. 2002: 6367. Günay Tümer. IV/ 529 [53] Prof. 2002: 3839. Abdurrahman Küçük. Dr. [67] Prof. Günay Tümer. Ankara. Günay Tümer. Ankara. Prof. Günay Tümer. Dr.26. Istanbul 1968. I/9). Ocak Yayinlari. 2002: 4243. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Dr. [63] Prof. Tercüman Gazetesi. 2002: 4546. Prof. Abdurrahman Küçük. 2002: 5759. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Dr. Dr. Buhârî. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Dr. Dr. Türklerin Altin Kitabi. Dr. [65] Prof. Ankara. Günay Tümer. Günay Tümer. Prof. 2002: 5253. Günay Tümer. Dr. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Dr. Günay Tümer. 2002: 67. 2002: 4752. [57] Prof. Dr. Prof. [71] Prof. Redhouse Yayinevi. Çe erdim. Ocak Yayinlari. 2002: 57.

Ögel. Zeki Velidî Togan. Ankara. Histoire des Croyonces et des Ideas Religieuses. 311-312. Ocak Yayinlari. Prof. 22 vd). Tanri (ilâh) kelimesini kullanmayalim denilirse bu. Oguz Destani. Allah kelimesi çogul olm adigindan. [76] Prof. Bununla beraber Allah'in kendisi için "Ilâh" kelimesini kullandigi da olmustur : "I lâhuküm ilâhun vahidun : Ilâhiniz bir tek Ilâh'dir (tanri)" (Bakara. Türk Irki Niçin Müslüman Oldu. savaslarda "Allah Allah" diye düsmanlarina hücum edip son nefeslerinde " Allah" diyerek göz kapamak. onlari yanyana yürütmüsler. Dr. Allah lafzi. Abdurrahman Küçük. Ankara. Taoizm. Ocak Yayinlari. yeri geldikçe "Tanri dostu". Ankara. Ocak Yayinlari. Laotzu.Ankara 1978. B. [79] Prof. Nahl. [74] Prof. Prof. 2002: 7274. Eger sadece Allah k elimesi kullanilabilir. Çev. Ankara. Abdurrahman Küçük. 1/61 [86] Ismail Hami Danismend. Abdurrahman Küçük. 2002: 76. Allah'in Esmâ-i Hüsnâ'si vardir. [73] Taoizm'in Prensipleri basligi altinda verilen bilgilerde temel kaynak. Günay Tümer. "Tanri buyrugu". Günay Tümer. hem Ku r'an'in tarzina uymaz. Paris 1984 111/10-13. Abdurrahman Küçük. Lâ ilahe illallah:Aliah' tan baska Tanri yoktur). [75] Prof. Dr. Günay Tümer. Anka-ra1979. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Dr. Allah lafzina Esmâ-i Hüsnâ içinde Ism-i Azam olarak hürmet göste zikretmekle beraber. [81] Bkz. 2002: 7678. Eliade. Dr. (Mesela. Mircea Eliade. Baski). 2002: 7881. Ankara. Dr. karsi karsiya getirmemislerdir. 2002: 7576. 2002: 6872. 2002: 6768. Ögel. Günay Tümer. Dr. kendisi için genellikle Allah. Mesela bir mütercimin çev irdigi romanin basligi "Allah'lar Susamisti" seklindedir. baski). Prof. Günay Tümer. 2002: 74. 163. Dr. Muhaddere Nabi Özerdim. Allah'in da. [80] Bahaeddin Ögel. Dolayisiyla Allah için Tanri kelimesini kullanmakta bir ma zur görmediklerinden atalarimiz. [84] Türkler. Dr. Ancak mütercimin yaptigi bu hata. Abdurrahman Küçük. Haz. Ocak Yayinlari. Prof. Traite d'Histoire des Religions. [82] Bkz. hem de bazi mahzurlar ortaya çikarir. Ilâh kelimesinin çogulu "âlihe"dir. Ankara. [78] Prof. Dr. sahifeler arasi ve M. 79-82 . Prof. Dr. Ocak Yayinlari. Ankara. Allah kelimesinin çogulu yoktur. Ocak Yayinlari. Mevlid'de "Birdir Allah. Ankara 1978 adli eser olmustur.[72] Prof. 1/57-61. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. (Istanbul 1982 (2. Tanri'nin da dilimizdeki yerini gös termesi bakimindan düsündürücüdür. Kur'ân-i Kerim'de Yüce Allah. Günay Tümer. [83] Prof. Türk Kültür Tarihine Giris. Dr. Günay Tümer. Prof. Abdurrahman Küçük. Ankara. Türk Kültür Tarihine Giris. MI/ 65 ve Türkler'deki Gök Tanri hanci için ayrica 62 66. O'ndan artik Tanri yok" denilir. Ocak Yayinlari. Dr. [85] Bkz. Prof. Dr. "Tanri Misafiri " de demislerdir. kendinden gayri tapinma k onusu edilmis seyler için "ilâh" kelimesini kullanir. Dr. Konya 1978 (2. Prof. burada Tanri kelimesinin kullanilmasi gerekeceginden mütercim hatalidir . [77] Prof. her iki kelimeyi de kullanmislar. Ism-i Azam'dir. Dr. Türk Kültürünü me Çaglari. Paris-1975. Dr.

Günay Tümer. Dr. Dr. 2002: 100 -101. Hint yönetimi. Prof. Yasar Ocak. Ankara. [88] Prof. 2002: 9799. Ocak Yayinlari. Hindistan'da 250 milyon kut sal inek oldugu belirtiliyor. [97] Yasar Kutluay. 2002: 10 6-107. Günay Tümer. Ankara. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. [95] Prof. Inegi. [94] Prof. Ocak Yayinlari. Ankara. Abdurrahman Küçük. Dr. Prof. 2002: 103 . Ocak Yayinlari. 218. Dr. Prof. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Bu ineklerin kesilmesi haberi. fakat basarili olamiyor. [102] Prof. Ankara. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Prof. 2002: 8187. Dr. 2002: 10 7-108. [98] Prof. Abdurrahman Küçük. Dr. Ankara. Hindularin kendi ar alarinda da Sinlerle de olaylara sebep olmaktadir. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Dr. 2002: 8893. Prof. Dr. Ankara. Dr. 2002: 9394. [91] Prof. 2002 : 102-103. Dr. Ankara. Ocak Yayinlari. Dr. Günay Tümer. Ankara. (Ankara 1982). Dr. Abdurrahman Küçük. IV/397-408. (Ankara 19 55). Prof. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Dr. A. Abdurrahman Küçük. Dinler Tarihine Giris. yillardir inegi asil konumuna getirmek için ugrasiyor. 2002: 100 . Dr. Dr. Ankara. 2002: 9496. 252. Günay Tümer. Dr. 2002: 101 -102.[87] Prof. A. Dr. [101] Prof. Ankara. Prof. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. [103] Prof. Dr. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. [93] Prof. Günay Tümer. Dr. Prof. [104] Prof. Ankara. Prof. Dr. Dr. Dr. 2002: 9697. Prof. Schimmei. Günay Tümer. 2002: 10 3-106. Prof. Dr. 2002: 10 8-109. Prof. Dr. II. Prof. [100] Prof. Ankara. "Bektasi Menakipnamelerinde Tenasüh". Dr. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Dr. Dr. Dr. Milletlerarasi Folklor Kongresi Bildi rileri. Günay Tümer. Günay Tümer. [99] Hindistan'da bazen camiye girmis bir kutsal inegin çikarilmasi bile Müslümanlar la Hindular arasinda büyük olaylara yolaçmaktadir. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Islâm ve Yahudi Mezhepleri. [90] Prof. Günay Tümer. . Abdurrahman Küçük. Prof. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Dr. Günay Tümer. Prof. Abdurrahman Küçük. Ankara. Abdurrahman Küçük. Ankara. Ankara. [96] Prof. Ocak Yayinlari. Dr. Hintlilerin anasi gibi görmeyi devam ettiren tarikatlar vardir. Prof. Dr. Ocak Yayinlari. (Ankara 1965). Ocak Yayinlari. 2002: 99100. Prof. 2002: 11 0. [92] Prof. Dr. Prof. [89] Prof. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Ankara. Dr. Abdurrahman Küçük. Ankara. Dr. Abdurrahman Küçük.

Prof. [118] Bkz. Ter. Abdurrahman Küçük. [112] Prof. [107] Prof. Ankara. [119] Krs. Ocak Yayinlari. Ankara. [109] Prof. Ocak Yayinlari. Ankara. Dr. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Prof. Dr. [122] Bkz.[105] Prof. Ismail Cerrahoglu. Ocak Yayinlari.Ü. 17. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Dr. Dr. 190-192. Dr. Dr. Maide Sûresi. Ankara 1994. Abdurrahman Küçük. [113] Prof. Günay Tümer. 2002: 11 3. [120] Bkz. [124] Prof. Abdurrahman Küçük. 2002: 11 7-118. Ankara. Dr. Bakara Sûresi. Asr-i Saadet. Ankara. Abdurrahman Küçük. Ankara. 2002: 11 9-120. Dr. Dr. Dr. 2002: 12 7-129. Dr. Abdurrahman Küçük. 2002: 12 9-131. Ilahiyat Fakülte si Dergisi (IFD). 2002: 11 8-119. "Kur'an-i Kerim ve Sabiîler". Kur'an-i Kerim'e Göre Ehl-i Kitap ve Islam. Prof. 17 8. 2002: 11 1-113. Son Gnostikler Sabiîler. Prof. Prof. Istanbul 1977. Dr. 2002: 12 2-125. Prof. Ocak Yayinlari. [111] Prof. Mecûsîlerin o güne kadar sönmeyen kutsal atesi sönmüs ve Sâvâ Gölü kurumust lî. Dr. Ö. [110] Prof. Dr. Için bkz.