Güney Tümer/ Abdurrahman Küçük

Ocak Yayinlari

DINLER TARIHI 8 Dördüncü Baskiya Önsöz 8 Önsöz 9 I. BÖLÜM DINLER TARIHINE GIRIS. 9 A. DIN VE TARIH KELIMELERININ INCELENMESI 9 1. Din. 9 a. Dinin Lügat ve Terim Anlami 9 aa. Islâm'da Din. 9 ab- Diger Dinlerde ve Dillerde Din. 10 b- Dinin Tarifi 11 ba. Dinler Tarihi Arastiricilarina Göre Din. 11 bb- Islâm Bilginlerine Göre Din. 12 2- Tarih. 12 B- DINLER TARIHININ TARIFI 13 C- DINLER TARIHININ KONUSU. 13 D- DINLER TARIHININ METODU. 14 E- DINLER TARIHININ DIGER BILIM DALLARIYLA ILGISI 14 F- DINLER TARIHININ ÖNEMI, LÜZUMU VE GELISMESI 15 1- Dinler Tarihinin Önemi ve Lüzumu. 15 2- Dinler Tarihinin Gelismesi 16 a- Islâm Âleminde Dinler Tarihi Çalismalari 16

b- Batida Dinler Tarihi Çalismalari 17 c- Ülkemizde Dinler Tarihi Çalismalari 17 I.- Bölümün Bibliyografyasi 18 II- BÖLÜM. 19 A- DININ KAYNAGI HAKKINDA DEGISIK GÖRÜSLER. 19 B- DININ KAYNAGINA ISLÂM'IN BAKISI 22 C- Din Duygusunun Kaynagi 23 D- INSAN IÇIN DININ LÜZUMU. 24 E- MONOTEIZM (TEKTANRICILIK) 25

II- Bölümün Bibliyografyasi 25 III. BÖLÜM. 26 ILKEL KABILE DINLERI 26 A- ILKEL KABÎLE DINLERI ILE ILGILI KAVRAMLAR. 26 B- YASAYAN ILKEL KABÎLE DINLERININ ÖZELLIKLERI 28 C- YASAYAN ILKEL KABILE DINLERINDEN ÖRNEKLER. 28 III- Bölümün Bibliyografyasi 29 IV. BÖLÜM. 29 MILLÎ DINLER. 29 A- KONFÜÇYÜSÇÜLÜK. 30 1- Konfüçyüs'ün Hayati (M.Ö. 551-479) 30 2- Konfüçyüsçülükte Kutsal Metinler 31 3- Konfüçyüsçülükte Tanri Inanci 31 4- Konfüçyüsçülükte Ahlâkî Prensipler 32 B- TAOIZM. 34 1- Lao-tzu'nun Hayati (Lao-tse, dogumu M.Ö. 604 veya 570) 34 2- Taoizmin Prensipleri 34 3- Lao-tzu'dan Sonra Taoizm.. 35 C- SINTOIZM. 36 1- Tanri Anlayisi 37 2- Kutsal Yazilar 37

3- Âyin ve Ibadet 37 D- GELENEKSEL TÜRK DINI 38 1- Geleneksel Türk Dinî Inançlari 39 2- Ibadetler ve Gelenekler 42 3- Kam.. 44 4- Ahlâk Anlayisi 44 E- HINDUIZM. 45 1- Kutsal Kitaplar 45 2- Kast Sistemi 46 3- Dinî Kavramlar 46 a- Tanri: 46 b- Hulul (avatara:enkarnasyon): 47 c- Karma: 47 d-Tenasüh (Ruhgöçü: Sanskritçesi Samsara; Bati Dillerinde Reinkarnasyon, Transmigrasyon... ): 47 e- Yoga: 48 4- Dinî Âyin, Ibadet Ve Gelenekler 48 F- CAYNIZM. 49 1- Mahavira'nin Hayati 49 2- Tanri Anlayisi, Mezhepleri ve Kutsal Kitaplari 50 3- Ahlâkî Prensipler,Kurtulus ve Hidâyet Doktrini 50 4- Âyin ve Ibadet 51 G- SIHIZM. 51 1- Nanak'in Hayati 51 2- Sihizmin Dogusu. 52 3- Nanak'tan Sonraki Durum.. 52 4- Sihlerin Inançlari, Âyinleri ve Ibadetleri 53 H- ZERDÜSTÎLIK. 54 1- Zerdüst'ün Hayati 54 2- Gathalar-Avesta. 54

3- Zerdüst'ün Getirdigi Dinî Prensipler 55 4- Zerdüst'ten Sonraki Dinî Hayat ve Mecusîlik. 55 5- Parsîlik ve Günümüzdeki Ates Kültü. 56 I- SABÎLIK. 57 1- Genel Bilgi 57

2- Kutsal Kitaplari ve Kitap Anlayisi 58 3- Inanç Esaslari 59 4- Ibadetleri ve Anlayislari 61 a- Vaftiz (Boy Abdesti) 61 b- Dua (Namaz) 62 c- Kurban. 62 d- Oruç 62 5- Kutsal Günler ve Bayramlar 63 6- Mabed ve Mabed Görevlileri 63 IV- Bölümün Bibliyografyasi 64 A- Konfüçyüsçülük. 64 B- Taoizm.. 64 C- Sintoizm.. 65 D- Geleneksel Türk Dini 65 E- Hinduizm.. 66 F- Caynizm.. 66 G- Sihizm.. 67 H- Zerdüstilik. 67 I- Sabiilik. 67 V- BÖLÜM. 68 BUDDIZM. 68 A- Budda'nin Hayati (M.Ö. 563-483) 68

B- Budda'nin Telkinleri/Buddizm'in Prensipleri 69 C- Budda, Ilk Buddistler ve Konsiller 70 D- Hindistan'da Mahayana'mn Dogmasi 72

E- Mahayana'nin Hindistan'daki Kollari 73 F- Hindistan Disinda Buddizm.. 73 G- Çin Buddizmi 73 H- Burma Buddizmi 75 I- Seylan Buddizmi 75 J- Tayland Buddizmi 76 K- Japon Buddizmi 76 L- Buddizm'de Sekiz Dilimli Yol 78 M- Buddizmde Kutsal Metinler 79 N- Budizm'de Inanç Esaslari 79 O- Buddizmde Inançla Ilgili Kavramlar 80 a- Tanri: 80 b- Karma ve Tenasüh: 81 c- Nirvana: 82 d- Metteyya: 82 Ö- Buddizmde Ibadet, Ma'bet ve Ahlâk. 82 V- Bölümün Bibliyografyasi 84 VI- BÖLÜM. 85 ILÂHI DINLER. 85 A- YAHUDILIK. 85 1- Genel Bilgi 85 a- Yahudi, Ibranî ve Israil Terimleri 86 b- Tevrat'a Göre Yahudiligin Tarihçesi 87 c- Kur'ân-i Kerîm'e Göre Yahudilik. 89 2- Hz. Musa ve On Emir 90 a- Tevrat'a Göre Hz. Musa. 90 b- On Emir 91 c- Kurana Göre Hz. Musa. 92 3- Tevrat ve Zebur 93 a- Tevrat (Tora) 93

b- Zebur 95 c- Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat ve Zebur 95 ca- Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat 95 cb- Kur'ân-i Kerîm'e Göre Zebur 96 d- Talmut 96 e- Yahudi Kutsal Kitabi'nin Yazilisi ve Muhtevasi Hakkindaki Görüsler 97

4- Yahudi Mezhepleri 97 a- Hiristiyanlik Öncesi Yahudi Mezhepleri 98

aa- Hasidîler (Ibr. Hasidim, Ing. Hasidaeans): 98 ab- Ferisîler (Perusim): 98 ac- Sadukîler (Sadukim): 98 ad- Essenîler (Issiyim): 99 Essenîler Ile Hiristiyanlik Arasindaki Iliski 99 ae- Zealotlar: 100 b- Ortaçag/Islâm Sonrasi Yahudi Mezhepleri 100 ba- Rabbanî Yahudilik: 100 bb- Karaîlik (Karaim): 100 bc- Iseviyye: 101 bd- Yudgâniyye ve Sazkaniyye: 101 c- Çagdas Yahudi Mezhepleri 101 ca- Ortodoks Yahudilik: 101 cb- Reformist Yahudilik: 102 cc- Muhafazakâr Yahudilik: 102 cd- Yeniden Yapilanmaci (Reconstructionist) Yahudilik: 103 d- Yahudi Dinine Uymakla Birlikte Yahudîler Tarafindan Yahudi Kabul Edilmeyen Sami rîler (Somronim) 103 Samirîlerin Inanç Esaslari 104 5- Yahudilikte; Inanç, ibadet, Dinî Gelenek ve Bayramlar 104 a- Inanç 104 b- Ibadet 106 c- Dinî Gelenek ve Bayramlar 107

113 b. 110 c.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hz.Kilise.Kutsal Ruh: 119 4.Yeni Ahit'in Yazilisi ve Muhtevasi Hakkinda Görüsler 120 5.Teslis (Ekanim-i Selâse) 117 Teslisin Unsurlari: 118 a.Inciller 119 a. 116 3. Isa.Incillere Göre Hiristiyanlik. 109 1.Ebiyonîtler: 129 eb.Hz.Protestan Mezhebi 125 db.Dört Incil 120 b.Ibadet ve Âyinler 122 ba.B.Baba (Allah): 118 b. 113 a.Ermeni Kilisesi (Gregoryen Hiristiyanligi) 127 e.HIRISTIYANLIK.Âyinler (Sakramentler) 123 6.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hiristiyanlik.Diger Bazi Hiristiyan Mezhepleri ve Gruplari 128 ea. 121 b.Hiristiyanligin Tarihçesi 112 2.Incillere Göre Hz. Isa.Genel Bilgi 109 a. 109 b.Maronîler : 130 ec.Temel Hiristiyan Mezhepleri 124 a.Ogul (Isa Mesîh): 118 c.Ibadet 122 bb.Cizvitler : 130 . Isa.Katolik Mezhebi 124 b.Ortodoks Mezhebi 125 c.Kilise ve Âyinler 121 a.

140 d.ed. 138 c.Meleklere Iman.Presbiteryenler : 131 eh.Anglikan Kilisesi : 130 ee.Islâm'in Sartlari (Islam'daki Seklî Ibadetler) 142 a.Allah'a Iman.Genel Bilgi 135 a.Iman Esaslari 138 a. 135 1.Iman. 138 b. 140 e.Ahirete Iman.Oruç 142 Inançlar 135 . 139 c.Kaza ve Kadere Iman.Islâm'in Dogusu ve Dogdugu Çevredeki b.Uniteryenler: 132 ek.. 138 b.ISLÂM.Peygamberlere Iman..Mormonlar: 133 en. 141 f.Luteran Kiliseler : 131 ef..Adventistler: 134 eo-Asopsiyonistler: 134 ep.Kuveykirlar (Ûuakers): 132 el.Kitaplara Iman.Iman ve Islâm.Pentakostalistler (The Pentecostal Revival): 134 C.Islâm. 138 a.Din olarak Islâm.Namaz 142 b. 141 4.Reforme Edilmis Kiliseler : 131 eg.Baptistler : 131 ei.Metodistler: 133 em.Iman île Islâm Arasindaki Münasebet 138 3. 137 2.

Bugünkü Durumu. 159 .Hareketin Ortaya Çikisi ve Faaliyetleri 151 2.Moonculugun Görüs ve Düsünceleri 152 3.Bahâîligin Temel Prensipleri 155 ba. 147 C..Yahudilik. 156 D.Yehova Sahitlerinin Inançlari 150 B. 146 B. 152 C.Islâm'in Diger Dinlerden Ayricaliklari 145 Altinci Bölümün Bibliyografyasi 146 A. 153 1.Islâm'in Özellikleri ve Diger Dinlerden Farkliliklari/Ayricaliklari 144 a.Zekât 143 5.Gulam Ahmed'in Iddialari ve Kadiyanîlerin Bazi Görüsleri 158 3. 143 6.Islâm'da Ahlâk. 148 2. 153 2.Amelî Esaslar 155 bc.Bahâîligin Çikisi ve Gelismesi 154 b.Yehova Sahitliginin Tarihçesi 150 4.Günümüzde Bahaîlik.Babîlik.Hiristiyanlik.Bahaîlik.BABILIK VE BAHAÎLIK.Islam.Iman Esaslari 155 bb.Mesîhî Hareketler 149 3.KADIYÂNÎLIK (AHMEDÎÜK) 157 1.Dünya Görüsleri 156 c. 151 1.c.Günümüzde Mooncular ve Türkiye.Hac 143 d.Dogusu ve Gelismesi 157 2.MOONCULUK. 154 a.Islâm ve Diger Dinler 144 b.

KISA BIR KARSILAST IRMA 177 a. 162 MISYONERLIK FAALIYETLERI VE GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALARI 162 A.GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALALARI (HIRIS-TIYAN-MÜSLÜMAN DIYALOGUNA GENEL BIR BAKIS) 167 1.Hiristiyanlarin Müslümanlara Yönelik Diyalog Çagrilarindan 6.Misyonerlerin Yetistirilmesi 167 B.Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Diyalog Faaliyetleri 169 4.Misyonerlikten Diyaloga Geçis 167 2.Misyonerlik Faaliyetleri 176 B.E.GÜNÜMÜZDE YASAYAN DINLER ARASINDA.Misyonerligin Tarihçesi 163 4. 177 A. 177 KARSILASTIRMALAR. BÖLÜM.MISYONERLIK FAALIYETLERI 162 1.Okul ve Çesitli Tesisler Açma.YIKICI CEREYANLARA KARSI TEDBIRLER.Gerçek Anlamda Bir Diyalogda Aranmasi Gereken Prensipler 176 Sekizinci Bölümün Bibliyografyasi 176 A.Misyon-Misyoner-Misyonerlik.BÖLÜM.Misyonerlerin Gayesi 162 3.Maskeli Teskilâtlar Kurma : 165 5.Bir Diyalog Kurumu Olarak Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Ortaya Çikis i 168 3.Diyalog Çalismalari (Hiristiyan-Müslüman Diyaloguna Genel Bir Bakis) 177 IX.Dînî Teskilatlar Kurma ve Yayin Yapma : 165 b.Din Adlari 178 b.Din Kurucusu/Peygamber 178 c. Yardim Yapma : 165 c.Misyonerlerin Çalisma Metodlari 165 a. INANÇLA ILGILI BAZI NOKTALARDA. 162 2. 159 Yedinci Bölümün Bibliyografyasi 161 VIII.Dinlerin Inanç Sistemleri 179 Duyulan Endiseler 172 .Diger Diyalog Kurumlari ve Faaliyetleri 171 5.

Caynizmde Oruç: 191 be.Buddizm'de Ibadet (dua) : 188 ae.Caynizm'de Hac: 194 df.Islâm'da Oruç ve Diger Dinlerdekilerle Bir Mukayese.Dinler Arasinda Islâm ve Farklari 184 B.Dinlerde Tanri 180 e.Yahudilikte Oruç: 190 bb. Dua): 187 ac.Yahudilikte Hac: 193 db.Islâmdaki Namazin Diger Dinlerdekilere Göre Degerlendirilmesi: 189 b. 186 a.Hiristiyanlikta Hac: 193 dc.Namaz Dua. 186 aa.Caynizm'de Ibadet: 188 af.Islâm'da Hac ve Degerlendirme: 194 2. 191 c.Dinlerde Âhiret Anlayisi 182 g. 181 f.Buddizm'de Hac: 193 de.Sintoizm'de Ibadet (dua): 189 ah.Sihizm'de Ibadet: 189 ag.DINLERDE MABED.Zekât 192 d.Yahudilikte Ibâdet (Âyin.Dinlerde Kutsal Kitap/Metin.DINLERDE IBADET.DINLERDE IBADET VE MABED KONUSUNDA BIR KARSILASTIRMA.Oruç 189 ba.Hinduizmde Ibadet (dua): 188 ad. Dua): 186 ab.Hinduizmde Oruç: 191 bd. 185 1.Hiristiyanlikta Oruç: 190 bc.d.Hac 192 da. 194 .Hiristiyanlikta Âyin (Namaz.Hinduizmde Hac: 193 dd.

Yahudilik'in de evrenselligi tartisilmaktadir. Okuyucuyu alisilmis in disina çikarmak ve yeni tasniflere alistirmak zamanla mümkün olabilecektir. Buddizm.Hinduizmde Mabed. Okuyucu kitlesi dikkate alindiginda bu yaklasim.Yahudilerde Mabed.Hiristiyanlikta Mabed. din bilimleri ile ilgili genel bilgi ihtiva etmektedir.Caynizmde Mabed. 196 h. diger dinleri bilmeyle yakindan ilgilidir. Son üç bölüfnde. Bununla birlikte. Kitapta.5 milyar civarinda insani n 6 milyardan fazlasi su veya bu dinin mensubudur. bir "din bilgini" için bu. Günümüz teknolojisi. Çünkü Buddizm. Hele bir ilahiyatçi. be inci ve altinci bölümler. günümüzde yasayan dinleri konu edinmekte ve onlarin tanitilmasini hedeflemekt edir. Yeryüzünde yasayan yaklasik 6. 196 e. Tarih boyunca oldugu gibi. farkli bi r yol izterimistir. insanlarin birbiri hakkinda bilgi edinme yollar ve imkanlarini artirmistir. Yasayan dinleri konu edinen bu kitap. Dinler Tarihi. 195 c. O. Ilkel Kabile Dinleri. Ilâhî Dinler seklinde bir bölümlem . bir din göre vlisi. baska dinden olanlardan taraftar edinmeye imkân tanimaktadir. Üçüncü.Buddizmde Mabed. daha da önem kazanmaktadir. 196 g. 'siâm ve Hiristiyanlik gibi. dördüncü. Bu kitap. 196 f. DeskriptIf (nitelendirici) metoda uymayan baz i degerlendireler de buna baglanmalidir. 196 DINLER TARIHI Dördüncü Baskiya Önsöz Bu eser. sin retik (uzlastirmaci) dinî hareketler.a.Islâm'da Mabed (Mescit. misyon erligi benimsemekte. normal karsilanmalidir. Hem sahip oldugu dini bilmek hem de karsilastirma yapmak. Bundan dolayi. dünyayi küçültmüs. o dini dogru olarak bilmeye baglidir. büyük sikinti olust urmaktadir. insa noglu için dinin ne kadar vazgeçilmez oldugunu ortaya koymaktadir. alisilan bir yol olmustur. Millî Dinler. evrensel dinlerdendir. Cami) 195 b. Bir din hakkinda karar vermek. Islâm'a ve Türkiye'ye yönelik bazi faaliyetlere yer verilmistir. Ilk iki bölüm. misyonerlik faaliyetleri ve karsilastirmalar yer almaktadir. Bu durum. yer yer bazi karsilastirmalara. günümüzde de vazgeçilmezligini koruyan dinler hakkinda bilgi sahibi olmak her aydin için bir gereklilik olmustur. ki siye sahip oldugu inanç hakkinda oldugu kadar. 196 d.Sihizmde Mabed. yasayan dinler hakkinda bilgiler içermektedir. Herhangi bir dine mensup olma yanlar ile inanci bilinemeyenlerin orani genel nüfus içinde oldukça düsüktür. Dinleri tasnif etmek oldukça zordur. Islâm dünyasinda gen&i olarak dinleri "ilâhî din" ve "üâhî olmayan din" seklinde tasnif ötmek. dinler . Bölümleme y aparken Buddizm ile Yahudiligi belirlenen sems içine yerlestirmek. dokuz bölümden olusmaktadir. kitapta dinleri bölümlerken. ilâhî dinler arasinda sayilmamaktadir. diger dinler ve inanislar hakkinda da bilgi vermektedir.Sintoizmde Mabed.

Kitapta ele alinan dinlerin bazilarinda mezheplere de temas edilmis. dinler tarihi. Abdurrahman KÜÇÜK[1] Önsöz Bu kitap. bu bölümlemede Buddizm'e yer verilmemis. yasayan dinlerin bazi hususlarda kars ilastirilmasi.2002 Prof.sadece genel bilgil er verme yolu benimsenmistir. Sadece bir iki bölümde. Türkçe ve yabanci kaynaklarin verilmesine özen gösterilmistir. . 22. Dinler Tarihi'nin öneminin daha iyi anlasil digi günümüzdeki yeni gelismeleri de dikkate alarak. heme n hemen her konuya bilgi ve kaynak eklemeleri yapmis. Kur'ân'da zikredilen ve günümüzde mensuplari bulunan "Sabiiler" e ayri bir konu olarak ilâve etmistim. din bilimleri hakkinda genel bilgi verildikten sonra dinlere geçilmistir. Türklerd en az bir kesimin halâ bu inanislari yasattigi belirlendigi için. 1992 tarihli ikinci baskida yaptigimiz ekleme ve düzenlemelere ilâv eten ben. Ilk iki bölümde din. günümüzdeki gelismeler ve dokümanlar isiginda.Dr. Ancak. Ankara. Dördüncü Baskiyi sunarken. Son kisimlarda sinkretik dinî ha reketlere. baski hatalarini ve yanlis anlasilmalara yol açacak kisimlari düzeltmis. Son Bölüm'de. Islâm kisminda. Karsilastirilmali Dinler Tarihi için bir örnek olarak düsünülmüstür. acil ihtiyaç oldugu gerekçesiyle. yine bölüm sonuna konulmustur. 19 97'de yapilan üçüncü baskiya. Avrupa Dinleri. yazar soyadinin alfabetik sirasina göre . Bibliyografya da. okuyucuyu bilgilendirme ye yöneliktir. genis bir Dinler Tarihi yazmaya çal isacagimi belirtmek isterim. çogunlugu günümüzde yasayan bazi dinleri tanitma gayesiyle yazilmistir. o konuyla i lgili. zorunlu olar ak. ayri bir bölüm olarak ele alinmistir. en az üç ciltlik genis bir D inler Tarihi yazacagimizi belirtmistik. çok kisa zaman içinde yeni bir bas ki yapilmasi gerektigi bildirildiginden. Çok az ve zorunlu dipnotlar hariç. iyi bir Dinler Tarihçi olan meslektasim ve agabeyirn Prof. Dr.02.geçirdigi elim bir trafik kazasi sonucu aramizdan ayrilmistir. Günay Tüme r Bey. Bazi dinlerde ayrintiya girilmesi. agabeyim Prof. ancak fazla ayrintiya inümemistir. Buddizm. Ancak. b askida katkisi olan herkese tesekkür ediyorum. misyonerlik faaliyetlerine ve karsilastirmalara yer verilmistir. Ön Asya Dinlen (veya Ortadogu Dinleri). tarihî dinlere yer verilmemistir. Kabile Dinlen Ilk siraya alinarak Uzakdogu Dinleri. yer yer bazi deger lendirmelerden de kaçinilmamistir. Kitabin özet seklinde olan 1988 yilindaki ilk baskisinda. Konularla ilgili bilgiler objektif olarak sunulmakla beraber. fazla dipnot kullanilmistir. genel dipnotlar bölüm sonuna kaydirilmistir. Daha fazla bilgi edinmek isteyenler için. Ayrica önceki baskilarda "Eski Türk Inançlari" ba sligiyla yer alan konuyu da. 22 Agustos 1995 tarihinde.e yapilmis. okuyucunun bildigi kabul edilerek. "Geleneksel Türk Din i" basligiyla yerlestirmistim. dördüncü baskida yapmayi planladigim düzeltmele re ve ilâvelere firsat bulamadim. Bundan dolayi ilk baskida verdigimiz sözü. Aslinda genel bölümlemede cografi agirlikli tasnifin benimsenmesi ideald ir. Dr. ilk baskidaki sözümüzü kismen de olsa yerine getirmek için kitabi yeniden gözden g eçirmis. önceki baskilardan farkli bir duruma ge lmisti. Kitapta az dipnot kullanma yolu benimsenmistir. "din tarifi" basta olmak üze re kendime ait bazi yaklasimlarimi da yansitarak üçüncü baskiyi yayina hazirlamistim. Böylece üçüncü baski. Bunun için simdi varligini sürdüren bir dinin geçmisteki köklerine kisa bir temas disinda. Amerika Dinleri gibi bir bölümleme u ygun gözükmektedir. beraberce yerine getirmemiz mümkün olamamistir. Cografi tasnifte. ilk baskiyi beraber yazdigimiz de gerli insan. Günay Tümer'i bir kez daha rahmetle aniyor. Yayinci tarafindan.

Hint dinleri. Bütün bunlar. bu eksiklikleri telâfi etmek üzere ayrica dipnott u üç ciltlik genis bir Dinler Tarihi yazacaklarini hatirlatir. a hlâk gibi bazi insan ilimlerinin kaynaginin da din oldugu kabul edilmektedir. Yazarlar. fakat siniflamada onlar gibi ilâhî menseli dinlere dahil edilm emektedir. Prof. insanla beraber varolmus. Yahudilik ise ilâhî dindir. Di pnotlar bölüm sonlarina konulmustur. Biz. En sonda yer verilen günümüzde yasayan dinleri bazi noktalardan karsilastirilmasi. Önasya (veya Ortadogu) Dinleri seklinde ya pilabilecegine isaret etmek isteriz. Kitabimizda ele alinan dinlerin mezheplerine temas edilmisse de bu hususta fazla ayrintiya inilmemistir. toplumu ayakta tutan temel esasla rin basinda "din"in geldigini ortaya koymaktadir. bunlarin kisa bir degerlendirilmesini de içine almaktadir. Söylenenler yasayan dinlere göredir. Tarihî devrelerde oldugu kadar tarih öncesinde de insanoglunun bazi inançlara sahip olarak yasadigi. BÖLÜM DINLER TARIHINE GIRIS A. Bilgiler objektif olarak sunulmakla beraber yery er bazi degerlendirmelerden de kaçinilmamistir. Islâm ve Hiristiyanlik gibi evrensel bir dindir. ilkel kabîle dinlerini ilk maddeye almak su retiyle. Din Din. dinle teskil olun du" diyerek "din"in konusunu ve alanini daha da genisietmetedir. Uzakdogu Dinleri. her bölümün sonunda verilmistir. ancak evrensel sayilmamaktadir. Hattâ Viktor Kuzin {Victor Cousin). Insanlik tarihinde ne kadar gerilere gidilirse gid ilsin. Bunun yaninda felsefe. Bibliyografya. Buddizm. dinî inançlardan yoksun bir topluma rastlanmamaktadir. Imam-Hat ip Meslek Liseleri için yazdigimiz "Dinler Tarihi" kitabindaki semayi. hukuk. Bununla beraber baska çare de yoktur . cografî n hareket edilerek bulunabilecektir. din etrafinda. Dinin Lügat ve Terim Anlami Dinin lügat ve terim anlamini Islâm ve diger dinlerdeki sekliyle ele alacagiz. Insanlik tarihinde çok önemli bir yeri bulunan "din"in kelime ve terim anlamlarinin verilmesi. Buddizm ile Yahudilik. Ancak bu. Eksikler mutlaka vardir. daha sonra yazakcaklarimizda da ayni semayi devam ettirecegimiz anlamina gelmez. Ancak bu bölümlemede Iran'dan Hindistan'a kendi cemaati ile göç etmis olan Parsîlik göze batacaktir. insanla beraber varolmakta ve öyle görünüyor ki insanla b eraber varolacak bir kurumdur. Dr. Bahattin ERGEZER'e ve emegi geçenlerin cümlesine tesekkür ederler. Dr. Karsilastirmali Dinler Tarihi yönünde n malzemenin bir ölçüde sunulmasi kadar. Burada ide al bir bölümlemenin cografî agirlikli olarak. Az dipnot verilerek metin çalismasiyla konu edinilen dinlerin tanitilmasi düsünülmüstür. Tarihî dinler isin içine girerse yine çözüm. Günay TÜMER-Prof. [4] . bu kitabin basimini g erçeklestiren Dr. "Her sey. bu kavramin anlasilmasina yardim edecektir. tespit edilen semaya yerlestirilirken bu sikinti iyice hissedilir. yapilan ilmî arastirmalardan anlasilmaktadir. yazar soyadinin alfabetik sirasina göre. din için. bu kitabimizda da muhafaza ettik. DIN VE TARIH KELIMELERININ INCELENMESI 1. Abdurrahman KÜÇÜK[2] I.Dinleri bölümlere ayirmak gerçekten zordur. Buddizm'i a yri bir bölüm yapma disinda. [3] a.

aa. Islâm'da Din

Arap dilindeki "din" kelimesinin kökü ile ilgili olarak çesitli görüsler ileri sürülmektedir. Bu kelimenin Arâmî-Ibranî bir kökten geldigi, Orta Iran'dan alindigi, Öz Arapça oldugu tarti silmakta, fakat kesin bir sonuca ulasilamamaktadir.

"Dâne-yedînu-dînen ve diyâneten" seklinde lügatlarda yer alan ve çogulu "edyân" olan bu kelim , su anlamlara gelmektedir: Ceza, mükâfat, hüküm, hesap, Itaat, boyunegme, ibâdet, âdet, hâl, "seriat", kanun, yol, mezhep, millet...

Bununla beraber borçlanma, ödünç alma anlamindaki "deyn" kelimesi de[5] "dâne-yedînu" kökünde elmektedir. Arap Dilinde "din" kökünden gelen kelimelerin ifade ettigi çesitli anlamlar asagidaki sekilde gruplandirilmakta ve örneklendirilmektedir:

"1- Ceza, mükâfat, hüküm, hesap: Bir Arap atasözünde "Kemâ tedînu tüdânu" (Ettigini bulursun; arsan onu görürsün) denilmektedir. Burada din kelimesi ceza, mükâfat, karsilik anlaminda k ullanilmaktadir. Fatiha Süresindeki "Mâliki yevmi'd-Dîn" (din gününün sahibi) Âyetinde de "di " kelimesi ceza, hesap anlamindadir. 2- Itaat, tâat, teslimiyet, hizmet, ibadet: Araplar arasinda itaat, b oyun egme anlaminda "Dintehum fedânu" (Onlara üstün geldin, onlar da itaat ettiler); h izmet anlaminda "Dinte'r recule" (Adama hizmet ettin) denilmektedir. Bakara Sure sinin 132. Âyeti'ndeki "Innallâhestafâ lekumu'd-Dine" (Allah sizin için din seçti) ifadesi nde "din" kelimesi; "seriat", tâat, boyun egme, ibadet anlamlarinda kullanilmistir. 3- Üstün gelme, hâkimiyet, zelil kilma, zorlama: Arap Dilinde "Dâne'n nâs" {Insanlar i itaate zorladi), "Dinte'l kavme" (Kavmi zelil kildin, köle edindin) gibi misalle rde "din"; itaate zorlama, zelil kilma anlamlarinda kullanilmistir. Nahl Sûresinin 52. Âyetinde "Ve lehû mâfi's-Semâvâti ve'l-ardi ve lehu'd-dînu vâsiben" (Göklerdekilerin ve dekiierin hepsi Allah'indir. Din, daima onundur) ifadesinde "din" kelimesi; hâkimiy et, itaat anlamindadir. Ayrica Arapça'da hâkim, kahhâr, idare eden, hesaba çeken, cezalandiran anlaminda "deyyân" k elimesi de kullanilmaktadir. (Lügatlarda bu kelimenin Allah'in ismi oldugu da kayd edilmektedir). Hz. Muhammed'e bir defasinda "Yâ seyyidin nâsi ve deyyâne'l-Arab" (Ey insanlarin efendisi ve arab'in hâkimi) seklinde hitap edilmistir.

4- Âdet, yol, kanun, "seriat", mîllet, mezhep: Araplar; "Mâzâle zâlike dînî ve deydenî " (Ben âdetim budur) demekle, din kelimesini "âdet" anlaminda kullanmis olmaktadir. Bir Ha diste, "Innehu Aleyhisselâm kâne alâ dîni kavmini" (Resûlüllah kavminin âdeti üzerinde idi) d lmektedir. Bu hadîsin "dîni kavmihi" ibaresinde geçen din kelimesiyle Hz. Ibrahim'den (a.s.) kalan tevhid, hac, nikâh, miras gibi hususlar yaninda, Hz. Muhammed'in (sas ) kavminin cömertlik, yigitlik gibi iyi örf ve âdetleri ifade edildigi, din ile kültür, örf ve âdetler arasinda ilgi bulundugu üzerinde durulmaktadir.

Yusuf Sûresinin 76. Âyetinde, "Mâ kâne liye'huze ehâhu fi dîni'l meliki" cümlesinde (Kralin d nine göre kardesini yaninda alikoymasi mümkün degildi), "din" kelimesi; "seriat", kanu n "yol" anlamindadir. En'am Sûresinin 161. Âyetinde, "Innenî hedânî rabbî ilâ siratin mus-tak n dînen kiyamen millete Ibrahîme hanîfen" (Bana gelince, Rab-bim, beni dogru bir yola iletti. Dogru dine, dosdogru bir tevhidçi olan Ibrahim'in milletine) ifadesinde "m illet"; din ve millet anlaminda kullanilmistir.

Kur'ân-i Kerim'de "din" kelimesinin geldigi kök ile ilgili kelimeler, yüzü askin âyette, y ukarida verilen dört grup anlami ifade ettikleri gibi, yer yer bu dört grup anlamin tamamini içinde bulunduran bir "nizam"i da belirtmektedir. Bu nizami belirtmek ve diger din kelimelerinden ayirmak üzere Kur'ân'da "dînu'l-hak" (hak din)[6], "Dinen kiy emen", "dînen kayyimen" (dosdogru din)[7], "dînullah" (Allah'in dini)[8] gibi deyiml er kullanilmaktadir. Bunun yaninda Kur'ân-i Kerîm'de "din" kelimesi, iki tarafi hedef alan anlamlari içinde bulundurmaktadir. Bu iki taraftan biri, Allah'a nisbetle, hâki m olma, itaati altina alma, hesaba çekme, cezalandirma; öteki de kula nisbetle,boyun egme, itaat etme, teslim olmadir. Bu iki taraf arasindaki münasebeti düzenleyen kan un, nizam, yol, dindir. Kur'ân-i Kerîm'de din terimi ile yüksek bir otoriteye boyun egme, o otoritenin emir ve yasaklarina uyma; bu emir ve yasaklara uygun yasadigi takdi rde mükâfat, aksi takdirde ceza görecegine inanma seklindeki bir hayat nizaminin kaste dildigi anlasilmaktadir.[9]

ab- Diger Dinlerde ve Dillerde Din Her toplumda "din" kavramini ifade etmek üzere ayri bir kelime kullanilmaktadir. Din kelimesi tarihî derinlik içinde Avesta'da "daena"; Pehlevî dilinde (Eski Farsça'da) " den", sonraki Farsça'da "din" gibi kelimelerle ifade edilmekte; yol, mezhep, âyin, üslûp , tarz gibi anlamlara gelmektedir. Bugün din kavrami, sadece "din" kelimesi ile kar silanmaktadir. Ibranîce'de önceleri ibadet, kurban ve dua islerini nitelendirmek üzere kullanilan "ab odath elohim" deyimi, ayni zamanda "din" kavramini da ifade etmekte idi. Din kavr amini belirtmek üzere, arasira psikolojik terimler olan "yir'ah" (korku, hasyet), " emanath" (iman) gibi kelimeler kullanilmistir. Ancak Kutsal Kitap sonrasi literatürün de "dath" kelimesi din için umûmî terim olmustur. Bu kelimenin Farsça "dâd"dan alindigi, E zra ve Ester kitaplarinda hüküm, emir, kanun anlaminda kullanildigi ileri sürülmektedir. Eski Yunanca'da din, korku ile karisik saygi anlamina gelen "thrioheya" kelimesi yle ifade edilmekte idi (bu kelime, örf, âdet anlamina gelir). Sözlüklerde, Türkçe'de kullanilan "din" kelimesinin Arapça'dan geldigi kaydedilmektedir. I slâm'dan önce Türklerin, din kavramini ifade etmek üzere, çesitli dönemlerde, "drm", "darm", "nom", "den" gibi kelimeler kullandiklari kaynaklarda yer almaktadir. Bunlardan "drm", "darm" din, akide anlaminda Sanskritçe "dharma"dan (Pali dilinde dhamma); " nom", din, inanç, kanun anlaminda, Sogdca'dan geçtigi anlasilmaktadir. Ancak tarihî de vreleri içinde Türk boylan ve devletlerinde din kavramini ifade etmek üzere hangi kelim elerin kullanildigini belirlemek güçtür. Bununla beraber Uygur Türkleri arasinda din ve m ezhebi ifade etmek üzere "din" kelimesinin kullanildigi görülmektedir. Arapça'daki "din" kelimesinin kaynagi olarak Orta Iran gösterilmektedir. Kisacasi Arapça, eski Iran ve eski Türkçe'deki din kelimesinin esas kaynagi konusunda kesin bir sonuca ulasilamamistir. Bati âlemi, felsefî, ilmî bazi hususlarda, Rönesans'tan sonra eski Yunan'dan etkilenmesi ne ragmen, "din" deyimini, eski Yunan'dan da, Hiristiyanligin içinden çiktigi Yahudi likten de almamis, eski putperest Roma'dan almistir. Latince'de din deyimi için büyük saygi, itina, titizlik gösterilen, ta'zim edilen sey anlaminda "religio" kelimesi kullanilmakta idi. Bu kelimenin bir seyi vazife edinmek, tekrar tekrar okumak, y apmak, ihmal etmemek, anlamina gelen ve uluhiyete karsi vazifesini titizlikle yeri ne getirmeyi ifade eden "re-legere" den veya baglamak anlamina gelen ve insanla Tanri arasindaki bagi ifade eden "re-ligare" den çiktigi ileri sürülmüstür. Bunun yaninda

simdi Bati dillerinde kulanilan "religion" kelimesinde, belirtilen her iki anlami n bulundugu da savunulmustur.

Hinduizm'in kutsal dili olan Sanskritçe'de din anlaminda "dhr" kökünden gelen "dharma" kelimesi kullanilmaktadir. Kelime, Sans-kritçe'den gelismis, Buddizmin kutsal dil i olan, Pali dilinde doktrin anlaminda "dhamma" seklindedir. Bu kelime, din, hak ikat, kanun, yol görev nizam, dogruluk, fazilet gibi anlamlan da içinde bulundurmakta dir. Dharma, insanlarin nasil davranacaklarini tespit eden "Disiplin"! belirtmek tedir. Bunda, dinî ve ahlâkî düzen sözkonusu oldugu kadar Kozmik düzen de sözkonusudur. Bu te im, Hinduizm'de oldugu kadar, Buddizm ve Caynizm'de de "Ebedî Kanun"u ifade etmek için kullanilir.[10]

b- Dinin Tarifi Asagida Dinler Tarihi arastiricilarinin üzerinde tartistiklari din tarifleri ele al inacak ve daha sonra Islâm'daki din tarifine yer verilecektir. [11]

ba. Dinler Tarihi Arastiricilarina Göre Din Dinin yüzlerce tarifi vardir. Din tarifleri, bir kitap dolduracak kadar çoktur. Çesitl i bilim dallarindan bilginler, kendilerine göre bir din tarifi yapmislardir. Bu ta riflerin hiçbiri üzerinde bir birlik saglanamamistir. Din, Çok çesitli yönleri olan bir ol gudur. Bu sebeple her bilgin, tarifini, onun bir yönüne agirlik vererek yapmistir. Böylece çok çesitli tarifler ortaya çikmistir. Asagida bu tariflerden birkaç tanesi misal olarak verilecektir: "Din, insanin kutsal saydigi seylerle olan iliskisidir." Rudolf Otto "Din, ruhî varliklara inançtir." E.B. Taylir (Tylor) "Din, insanin sonsuzu kavramasini saglayan, akil ve mantiga tabi olmayan zihnî bir meleke veya yetenektir." Maks (Max) Müller "Din, mutlak itaat duygusundan ibarettir." Slayirmaher (Schleiermacher) "Din, melekelerimizin serbest olarak kullanilmasini engelleyen yasaklar bütünüdür." Salmon Reynah (S. Reinach) "Din, bir inançlar, davranislar ve sosyal hayatin muayyen sartlarina göre olustur ulmus kurumlar sistemidir". W. Tilok (VVitold Tyloch) "Din, dua, kurban ve inançla kendini gösteren bir arzudur. "

Föyerbah (Feuerbach) "Din, en yüksek içtimaî degerlerin suurudur." Edvird S, Amis (Advvard S. Ames) "Din, daima hayat sahibi bir Tanri'ya, yani bir Ilahî Suur ve Irade'nin kâinati yönett igine ve insanlikla alâkali ahlâki münasebetleri elinde tuttuguna inanistir." Ceymis Martinö (J. Martineau) "Din, bir cemaatin meydana gelmesini saglayan âyin ve inançlar sistemidir." E. Durkheim

Bu tariflerde din; kutsal kavrami, inanç, zihnî meleke, mutlak itaat duygusu, arzu, içtimaî degerler suuru ve Tanri fikri gibi hususlara agirlik verilerek açiklanmak iste nmistir. Bu sekilde "din'in bir yönüne agirlik verilerek yapilan tarifler, herkesin üz erinde birlestigi bir tarif olmamaktadir. Bu tariflerdeki ayrilik; bir yandan din probleminin karisikligindan; öte yandan, bu tarifleri ortaya atan kimselerin sübjek tif görüs, duyus ve sahip olduklari dünya görüsleriyle, yasadiklari ortamin umûmî havasindan aynaklanmaktadir. Dinin gerçege yakin bir tarifi, yani bütün dinleri içine alacak bir ta rifi, ancak din teriminin sinirlari belirlendikten sonra yapilabilmektedir. Bunda n dolayi Din Bilimleri açisindan bir seyi "din" yapan hususlar söyle siralanmaktadir : 1. Insanüstü yüce varliklara inanç (Tanri-tanrilar, melekler, cinler vb.), 2. Kutsal o lanla olmayani belirleyen hususlar, 3. Ibadet, dinî âyin ve törenler, 4. Ilâhi bir kaynag a dayandirilan kutsal kitaplar-metinler, sifahî gelenekler, ahlâkî kanunnameler, 5. Ta biatüstü, insanüstü kutsal varliklarla ilgili dinî duygular (korku, sir, güven, günahkârlik, nma, baglilik, tevbe vb.), 6. Insanüstü ile irtibat (vahiy, ilham, peygamber, dua, n iyaz vb.), 7. Bir âlem ve insan görüsü, hayat ve ölüm ötesi inanci, 8. Hayat nizami, 9. Cemaa , 10. Orjinal bir muhteva tasimasi, taklit olmamasi.11. Siyasî gayelerle veya çikar hesaplariyle kurulmus olmamasi, saf ve temiz bir yapiya sahip bulunmasi... Yukaridaki hususlari özetleyecek olursak, geneflikle bir dinde su elemanlar yerali r: Tanri kavrami, inanç, ibadet, ahlâk, kutsal kitap, vahiy-ilham, peygamber-kurucu ve cemaat. Bu elemanlari gözönünde tutarak Dinler Tarihi açisindan dini söyle tarif edebil iriz: "Din, bir cemaatin sahip oldugu, kutsal kitap, peygamber veya kurucu, Tanri kavramini da genellikle içinde bulunduran, inanç sistemi ve bu sisteme bagli olarak yaptigi ibadet, yerine getirmeye çalistigi ahlâkî kurallar bütünüdür." Genel olarak da "din"i söyle tarif etmek mümkündür: Inanis ve davranis sekilleriyle, ins anlararasi iliskileri düzenleyen ve insanlarin iyi isler yapmasini, baris ve huzur içinde, birarada yasamasini saglayan genel kurallar bütünüdür. [12]

bb- Islâm Bilginlerine Göre Din Islâm bilginleri, dinin çesitli tariflerini yapmislarsa da bu tariflerin birbirine çok yakin oldugu dikkati çekmektedir. Bunlardan birkaç misal verecegiz.

Seyyid Serif Cürcânî (ö. 816/1413), "Ta'rîfât" baslikli eserinde dini söyle tarif etmektedir: "Din, akil sahiplerini Peygamberin bildirdigi seyleri kabule çagiran ilâhî bir kanundu r".[13]

Bu tarife biraz daha açiklik getiren bir baska tarif de su sekildedir: "Din, akil sahibi insanlari, kendi irade ve arzulariyla bizzat onlar için hayirli olan seylere sevk eden ilâhî bir kanundur. Yani o , Yüce Allah'in, zatî hayra, ebedî saadete ulasmak üz re kullarina vaz'ettigi hükümlerdir".[14]

Ayri bir din tarifi de söyledir: "Din, akil sahiplerini kendi iradeleriyle halde sa lâha, âhirette felaha sevkeder"[15] (Taha-nevî). Bu son tarif, dindar kimsenin dünya ve âhirette mesut olacagini anlatmak Istemektedi r. Yukarida verilen bu üç tarif, asagi yukari, ayni muhtevayi içinde bulundurmaktadir. Bu tariflerin isiginda, Islam'a göre din; akil sahibi suurlu insanlari, kendi ira de ve arzulariyla hayirli olan seylere sevkeden ilâhî bir kanundur. Din, peygamberler in vahiy ve ilhama dayanarak teblig ettikleri seylerin bütünüdür. Din, insanlarin kemâle e rismek üzere takip edebilecekleri en dogru yoldur. Dini ancak Allah koyar. Hiçbir in san, hattâ peygamberler bile ilâhî dini meydana getiremez. Peygamberlerin görevi sadece tebligdir.[16] Din, ancak insanlar içindir. Dinden onlar fayda göreceklerdir. Çünkü din, a kli basinda olan insanlara iyi ve kötüyü ögretecek; onlari iradeleriyle iyi seyleri yapma ya, kötülüklerden kaçinmaya yöneltecektir. Gazzâlî de "din" i kul ile rabbi arasindaki muamele olarak tarif etmektedir.[17] Asrimizdaki Islâm bilginlerince de dinin tarifi yapilmistir. Bunlardan biri söyledir: "Din, iman ve amel mevzuu olarak akil ve ihtiyara teklif olunacak hak ve hayir k anunlarinin hey'et-i mecmuasidir ki millet ve seriat dahi tabir edilir."[18]

2- Tarih Tarih, Arapça bir kelime olmakla beraber, ortak Sami "v-r-h" kökünden gelmektedir. Bun a göre tarih, "ay"in tarifi demektir. Bu terim; bir taraftan, "bir hadisenin, tari hî olayin vadesinin tayin ve tesbitini"; diger taraftan da, "bu olayin olus anini, zaman devresini, kronolojisini" ifade etmektedir. Dolayisiyla bir olayin gününü, ayin i ve yilini bildirmek de "tarih" kelimesi iie ifade edilmektedir. Kelime anlami disinda "tarih", bir ilim dalinin da adidir. Buna göre tarih; toplum lari, milletleri etkileyen olaylari zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar ar asindaki sebep-sonuç iliskilerini gösteren bir bilim dalidir. Geçmisi gerçekte oldugu gi bi anlatmaya çalisan bu bilim dali, insanlarin yasayis ve medeniyetlerini de konu e dinmektedir. Bunun yaninda tarih, millî suurun ve millî duygunun ana mayasi; millî bir ligin de temel harcidir. Bir bilim dali olarak tarihi nitelendiren çesitli tarifler vardir. G. Monod, tarih i "Insan eylem ve düsüncelerinin birbirini takip etmesi, gelismesi ve bir zincir olu sturmasi bakimindan ortaya çikan olaylar bütünü" seklinde tarif etmektedir. E. Beru-haym' in (Beruheim) ise, oldukça uzun bir anlatim içinde, "Tarih"! söyle tarif etmektedir: " Tarih Ilmi, insanlarin zaman ve mekân çerçevesinde husule getirdikleri gelismeleri-bun larin içtimaî bir bünyenin fertleri ve topluluklari sifatiyla yaptiklari eylemlerinde, bu içtimaî hayatta söz konusu ayri durumlardaki rol ve önemlerini tayin ve tesbit eden psikofizik etkenlerin meydana getirdigi sebep sonuç iliskileri Çerçevesinde-sonuçlari i tibariyle inceler ve nitelendirir." Tek basina bir gelisme gösteren hiçbir bilim dali yoktur, f-ler bilim dalinin digerl eri ile çesitli yönlerden iliskisi vardir. Tarihin arkeoloji, cografya, sosyoloji, f elsefe, hukuk, iktisat gibi bilim dallariyla iliskileri vardir. Tarihin felsefe ile iliskisinden tarih felsefesi dogdugu gibi, felsefenin de bir tarihi vardir (F elsefe Tarihi). Hukuk, tip, iktisat gibi alanlarin tarihi söz konusu oldugu gibi ( Hukuk Tarihi, Tip Tarihi, iktisat Tarihi), dinin, dinlerin de bir tarihi vardir. Bir bilim dali olarak bu alan, Dinler Tarihi seklinde adlandirilmistir.[19]

B- DINLER TARIHININ TARIFI

Dinler Tarihi, dinleri yer ve zaman göstererek inceler. Bu incelemeleri yaparken za man zaman karsilastirmalara da yer verir. Bazi bilginler dinleri tarihî seyirleri içi nde olduklari gibi anlatmayi uygun bulurken, bazilari da karsilastirma yapmayi ge rekli görürler. Her iki görüsün savunuculari da Dinler Tarihinin tarifinde bu hususlari gözön e bulundurur. Bundan dolayi Dinler Tarihinin tarifi, tarihî ve karsilastirmali incel emelere göre iki sekilde yapilabilir. Tarihî incelemelere göre Dinler Tarihi; tarih ve filoloji metod-larint kullanarak di nleri dogus ve gelismesinden inanç, ibadet, ahlâk vb. konularina kadar, tarihî seyir içi nde inceleyen bir disiplindir. Karsilastirmali incelemelere göre Dinler Tarihi; dinl erin diger dinlerle olan münasebetlerini benzer, farkli ve ortak hususlarini karsi lastirmali olarak ele alan bir bilim dalidir.

"Dinler Tarihi" deyimi, çogul kullanilisiyle ("dinler" seklinde) her dinin ayri ta rihî bir vakia olarak ele alinmasi keyfiyetini ifade eder. "Din Tarihî", tarihî devaml iligi içinde, "din"in mahiyeti ve hakîkatini incelemek anlamina gelir. Dinler Tarihi, bazi bilginler tarafindan titizlikle Din Mukayesesi ve Din Fenomenolojisinden a yri tutulur. Bununla beraber pratikte tarihî bir dinin bu zikredilen iki disipline bir ölçüde basvurulmaksizin incelenmesi zordur. Dinler Tarihi, büyük önemi bulunan bir bili dalidir. Çünkü herhangi bir dinin tarihî verileri, bir degerlendirmeye girisilmeden önce, uygun bir sekilde belirlenmeli ve arastirilmalidir. Bu da ancak Dinler Tarihi y ardimiyle mümkün olur.[20]

C- DINLER TARIHININ KONUSU

Dinler Tarihinin konusu, tarih sahnesinde görülmüs bütün dinlerdir. Günümüzde yasamakta olan er bulundugu gibi, bugün mensubu kalmamis dinler de vardir. Her iki din çesidi de Dinler Tarihinin konusudur. Dinler Tarihi, hak, bâtil ayrimi göz etmeksizin, hem ilâhî dinleri, hem de digerlerini inçeler. Tek tek dinlerin prensipler ini, onlarin çikis ve gelismelerini konu edinir. Kisaca ifade etmek gerekirse Dinler Tarihi, bugüne kadar gelmis veya gelmemis olsu n, insanlik alemindeki bütün dinleri inceler, Icabinda karsilastirir. Dinler, çesitli sekillerde siniflandirilmaktadir. Ancak bütün bilgin-lerce kabul edile n bir din tarifi olmadigi gibi, kesin bir siniflandirma da yoktur. Yoakim Vah (Joachim Wach), dinleri "kurucusu olan dinler", "geleneksel dinler"; Güs tav Mensing (Gustave Mensching) ise "millî dinler", "evrensel dinler" seklinde ikiy e ayirir. A. Simmel (Annemarie Schimmel) de dinleri; "ilkel kabile dinleri", "mi llî dinler", "evrensel dinler" diye üçe ayirir.[21] Dinlerle ilgili bir baska tasnif d e söyle yapilmaktadir: 1- Sakramental (dinî âyin ve törene dayanan) din, 2- Profetik (Peygambere dayanan) din, 3- Mistik (tasavvufî) din.

Dinler, "ensâbî" ve "eskâlî" olarak da; çikis yerlerini esas alan cografî durumlarina göre de siniflandirilmaktadir. Bunlarin disinda da çesitli tasnifler yapilmistir.[22] Islâm bilginleri, dinleri "hak dinler", "bâtil dinler" veya vahye dayanan ilâhî dinler, vahye dayanmayan tabiî dinler seklinde ikiye ayirmaktadir. Ibn Hazim (Ö.456/1064) ve Sehristânî (Ö.548/1183) gibi Müslüman Dinler Tarihçileri, hak dinler karsiliginda "milel",

Bu bi lim dali. Sömürgecilik sonucu Bati. Din Felsefesi hariç. esya ve sahsiyetlerini inceler. Bu bilim dallarinda zamanla yapilan çalismalar gelismis ve din probleminin çesitli veçhelerini aydinlatmaya dayanan bu bilim dallarinin arasindaki yakinlik göz önünde tutularak. Bu fenomenlerin belirlenmesi. Din Sosyolojisi. bu etkilerle dinin kaynagi hakkinda tezler ileri sürülmüs ve tartismalar baslamisti. Çesitli dinlerin ibadet ve ây inlerini. bunlar Din Bilimleri basligi ile bir çati altinda toplanm istir. görünen yönleriyle konu edinir. herhangi bir dinin savu nmasini üzerine alan teoloji (ilahiyat). dinleri. ayrintilariyla tan itir ve nitelendirir. nitelendirici metot yaninda. ilmî arastirmala rda tarafsiz davranmak zorundadir. tarihî gelismesini dikk ate almaksizin. zaman. Dinin kaynagi konusundaki bu tartismalar. Kelâm gibi bilim dallarindan ayrilir. deger yargilariyla ugrasmaz. Fenomeno-loji. yukarida adi verilen diger bilim dallari için d e tekrarlanmistir. kutsal yer.[23] D. dinî olgulari. Din Fenomenolojisi. Fenomenolojik me-todla belirlenen "fenomen"ler. Çünkü genelde Din Bilimleri. Bundan dolayi Dinler Tarihi alaninda ça lisan bilginler. bilimleri siniflandirirken. Böylece evrimcilik cereyani moda ha line gelmis. kendine has bir "nite lendirici" (deskriptif) metodu vardir. Dinlerde çesitli fenomenler bulunur. Dinler Tarihi'nde. ortak noktalari bulm . Ortaçag'da Kilise tek otorite idi. olaylari. karsilastirma metoduna da basvuru lur. Din Fenomenolojisi. fenomenoloj ik metoda baglidir. ilke l kabilelerin dinlerini incelemeye baslamis.DINLER TARIHININ METODU Her bilim dalinin kendine mahsus bir metodu vardir. olduklari gibi ele alir. Din Psikolojisi ve bazi bilginlere göre Din Felsefesinden olusur. Hiristiyanlik disindaki dinlerle ilgilen ilmesine izin vermiyordu. dinin ilmî ve tenkidî bir sekilde incelenmesinin gerektigini ortaya koymustur.[24] E. görünen seydir. temasa geldigi toplumlarin. görünen seyin sistematik ola rak tartisilmasidir. Dinin görünen. Din Fenomenolojisi: Fenomen. Bu i lmî ve tenkidî arastirmalari yürütebilmek için üniversitelerin bünyesinde Dinler Tarihi kürsü arastirma enstitüleri kurulmus. Kiliseye karsi gerçeklestirilen reform sayesinde serbest arastirma imkânlari dogmustu.DINLER TARIHININ DIGER BILIM DALLARIYLA ILGISI Modern bilginler. sosyo loji ve filolojinin metotlarindan da faydalanmakla beraber. ileride üzerinde durulacagi gibi. Dinler Ta rihi. disa akseden yönlerini sistematik olarak inceleyen bilim dali da Din Feno-menolojisidir. karsilastirm a metodu ile karsilastirabilir. evrimci lik ve diger tezlerin ilk heyecaninin geçmesi ve karsi tezlerin ortaya atilmasiyla . olmasalar da. oldugu gibi. Dinler Tarihi ile ayni Din Bilimleri çatisi altinda bulunan diger bilim dallari üzer inde de kisaca durmakta fayda vardir. Kilise. Daha sonra "Din Bilimleri" basligi altinda toplanacak bu bilim dallari. bu.bâtil dinler karsiliginda ise "nihai" deyimini kullanmislardir. aslinda bir dine mensup olsalar da. kuralkoyucu (normatif) degildir. Dinler Tarihinin tarih. din ile ilgili bilim dallarini bir ana böl um altinda biraraya getirmislerdir. diger din bilimleriyle paylastigi bu "nitelendirici" metodu ile Dinler Tarihi.

dinin devlet. Ruh-beden iliskisi Ile çevre-kültür etkilerinin bütünlügü içinde ele alinan dinî inanç. bütün dinlerin aslinin ve gayesinin bir oldugunu isbat etmeye çalisir. aileye karsi tutumunu. öte yandan din bilimlerine dayanir. Din Fenomenolojisi. dinden dogan ruhî gerginlikleri ve süpheleri inceler. d inî fenomen ve gelismeleri karsilastirir. düsünce ve yasayisi Din psikolojisi'nin konusudur. materyelini Dinler Tarihi'nden alir. bunlarin yapi ve kanunlaridir. Din Psikolojisi. Diger bir anlatimla bu bilim dali. Bu gaye ile onlar. Din Psikolojisi: Bu bilim dali. Bu inceleme sirasinda aklî ve tarafsiz bir yol tu tar. testlerden. m illet. O. bu iki aya k üzerinde köprü kurmaya çalisir. tarikat ve gizli c emiyetler de Din Sosyolo-jisi'nin konulari arasindadir. Diger . Din Psikolojisi gibi konusu "din" olan Din Felse fesi. Ancak o. Din Bilimlerinin genel verilerinden ve toplum bilim lerinden yararlanir. çesi tli dinî cemaatlerin toplumla olan münasebetlerini konu edinir. ferdin dinî tecrübesini ve tecrübenin çesitli tezahürlerini açiklamaya çalisir. anketlerden. ondaki hüküm verme özelligidir. verilerden hareket eder. Bu sebep-!e. "din"i felsefî açidan inceler. pratik ve sosyolojik anlatimlarini incelerken Din Psikolojisi ve Karsilastirmali Dinler Tarihi ile konusunu paylasir. bir bilim dali olarak. Kisinin dinî d uygu. Böylece dinî prensipleri.aya çalisir. insan tiplerini dikkatlice inceleyip özel tipolojiler tesbit eder. Din Felsefesi'ni diger din bilimlerinden ayiran. Din Psikolojisi her seyden önce. büyük dinî sahsiyetlerin iç hayatlarini ele alarak onlarin ruhî halleriyle ugrasir. gözlemlerden faydalanir. bunlarin ne ölçüde tutarli ve basarili olduklari üzerinde durur. Bu bilim dali. dinî hükümlerin mantigini ortaya koymaktir. dinin insan ruhundaki temel özelliklerini. Din Sosyolojisi. Bunun yaninda. Din Sosyolojisi: Din-toplum münasebetlerini. Tanri inancina felsefî bir temel bulmaya çalisir. bu materyelini tarihî olmaktan ziyade sistematik bir açidan degerlendirir. Dolayisiyle bu bilim dali. Yine dinî gruplardan olan "cemaat". en bas ta Allah'in varligi ile ilgili delillerin tenkit ve tahlilini yapar. Bu bilim dali. dinî duygunun ve bu duygunun tezahürlerinin hemen hemen bütün dünyada birbirine benzedigine isaret eder. fert dünyasinda çesitli gelismeler gösterir. tarih boyunc a özel ve müsahedeye dayanan din ve toplum arastirmalarini. Din Fenomenolojisi. Din Psikolojisi. dinin sosyal hayattaki t ezahürlerini konu edinir. ihtida ve inkâr olaylarini. sosyal dinî kurumlan. dinin teorik. Bundan dolayi Din Felsefesi alaninda çalisanlarin gayesi dinin hak veya batil oldugu meselesiyle ugrasmak degil. diger din bilimleriy le bazi noktalarda birlesmesine ragmen. Din Fenomenolojisi. ayrildigi yönler de vardir. dinî yetenekten ba slayarak. dinî rumuzlarda gizli olan manayi ortaya çikarmaya ve mecazî sözlerin kutsal anlamini çözmeye ugrasir. dindarligin fert ruhundaki gelisim seyrinin arastirilmasinda genel psikolojideki temel prensiplerden. modern psikolojiye paralel olarak gelismis ve on un bir dali haline gelmistir. din alaninda meydana gelen sosyolojik olaylari. Bununla beraber dinde görünmeyen seyler de bulunur. Yani Din Psikolojisi dinin psikolojik yönünü. bir yandan toplum. Din Felsefesi: Din Sosyolojisi. Din Sosyolojisi. davranislara etkilerini konu edinir. genel psikolojinin bütün metodlarindan faydalanarak kendi alanina gi ren konulari inceler. insana ait dinî hayat in çesitli yönlerini psikolojik açidan inceler. toplumun ana sekilleri ve dinin dis belirtileri ile sosyolojik süreçler . Dolay o. Bunlar da bir zemine y erlesip kendilerini hissettirdiklerinde. mezhep. O halde Din Sosyoloji sinin konusu. bu münasebetlerden dogan olaylari ve dinî gruplari inceler. Tabiî ve dinde n dogan gruplari incelerken. fertte din duygusunun nas il dogup gelistigini. tezahürleri ortaya çiktiginda inceleme konu su olur.

bütün d inler ve din mensuplari için geçerlidir. "el Milel ve'n-Nihal" adli eserini yazmasinin sebebini". insanin dinî hakîkatlarla alâkasini konu edinir. bundan ibret alanlara da bir isik olsun diye bir özette topladim" ifadesinde ortaya koymaktadir. LÜZUMU VE GELISMESI 1.din bilimleri. dini konu edinen bilim d allarinin vardiklari sonuçlan ve bu sonuçlara varmak için onlarin kullandiklari metodlar i hakkinda da hüküm verir. Dinler Tarihinin bu belirtilenler ile yakin ilgisi disinda. âlemin gayesi. dinî suur gibi hususl ar da bu bilim dalinin ugrastigi meseleler arasindadir. kendi mensup oldugu dine bagli olmasini ve ona önem vermesini normal sa ymak lazimdir. Hattâ Din Felsefesi. Ayrica Mitoloji. Bundan dolayidir ki Sehristanî. Günümüzde de bazi kesimlerde ayni menfi ta vira rastlanmaktadir. bir aydin 'Çin kaçinilmaz vazife haline gelmistir. ilim-din. Bütün bunlar sonucunda diger inançlar ve hattâ geçmisteki ins anlarin inançlari da merak konusu olmustur. Çünkü her aydinin genel kültürü içinde. dinî tecrübe. Bunun yaninda dinlerarasi rekabet. Dinî metinlerin degerlendirilmesi dile baglidir. Halbuki Dinler Tarihi ve Karsilasti rmali çalismalar hem faydali hem de Islâm'a uygundur.DINLER TARIHININ ÖNEMI. Bir dini savunmak. çesitli sebeplerle diger dinleri ögrenmek. mis yoner faaliyetleri. dinî i arin bilinmesine ve ona göre davranilmasina baglidir. Din Felsefesi. dinin mâhiyetini.[26] Islam Dünyasinda ve Müslümanlar arasinda Dinler Tarihi ve Karsilastirmali çalismalara ka rsi menfi bir tavir oldugu anlasilmaktadir. Bu münasebetlerin saglikli bir sekilde yürümesi. yeniden dirilme. nitelendirici metoda dayanarak dini meseleleri açiklamaya çalisirken . yaratma. din-dil. destek aldigi birtak im bilim dallari daha vardir. Etnoloji. hem de diger dinlen daha iyi ögr enmeye itmistir. Dinler Tarihi sayesinde. Bu bakimdan. Din-Ier Tarihinin de stek aldigi diger bir bilim dali da Filolojidir.[25] F. siyâsî. bir yandan birbiriyle yakin ticari. diger dinleri iyi bilmeye bagli oldugu unutu lmamasi gereken bir husustur. Aksi takdirde basariya ulasmak mümkün degildir. Allah-âlem il iskisi. Sanat Tarihi. dîn olgusu karsilastirilmali olarak daha iyi anlasilabilir. Her din mensubu. gerek geçmis teki dinler ve gerekle yasayan dinlerin tarihî gelismesi bakimindan Dinler Tarihin e malzeme verir. d in-kültür (din-sanat. Arke oloji. Türkiye'de Dinler Tarihine. Bir kimsenin baska bir dini karalama ve kötüleme yoluna gitmeden. Bu. en dogru ve vazgeçilmez din saymaktadir. Dinler Tarihi kültürüne de Ihtiyaci vardir Dinler Tarihi. sifatlari. sportif faaliyetler gibi vasitalarla insanlarin birbirleri hakkinda bilgi edin me yol ve imkânlari artmistir.Dinler Tarihinin Önemi ve Lüzumu Günümüzde. mensup oldugu dini. Folklor ve benzeri bilim dallarindan da Dinler Tarihi arast irmalarinda faydalanilir. din-siyaset. peygamberlik ve vahiy gibi genis ölçüde metafizik bir karakter tasiyan meseleler yeralir. yer ve zaman göstererek geçmisteki olaylari ele alan bir bilim dali olmasi itibariyle. Bunlarin basinda tarih gelir.edebiyat). iktisadî. kavramaya ve diger dinler karsisinda savunmaya önem vemekte. özellikle baska dinlerden bahsedil mesine olumsuz yaklasim dikkati çekmektedir. Bunu kavrayan ebu Hasan Ali el . okuyanlara ibret. Din Felsefesi. daha iy i anlamaya. Ayrica ilim-iman. çesitli dînleri en dogru biçimde ögreten bir bilim dalidir. insanlari hem kendi dinlerini. seyahat . Günümüzde insanlar ve toplumlar. Tarih. oniarin vardiklari sonuçlardan genis ölçüde yararlanir ve bu sonuçlarin i sigi altinda bir takim hükümlere ulasir. Bu bil im dalinin ele aldigi konularin basinda Allah'in varligi. dinî münasebetler içindedir. Öte yandan basin-yayin. kültür askerî.

ayrica Hz. Müslüman bilginler ve Müslümanlar. Süleymaniye Camii imaminda aranacak vasifla r arasina. Ömer'in "Islâm'in içinde büyüyüp de Cahi-liye Dönemi'ni bilmeyen bi imse Islâm'i merhale merhale bozabilir" dediginin rivayet edildigini de kaydetmekt edir. 3. arastirip ögrenmek ister. diger ilâhî kutsal kitaplarda Hz. Nedvî. 5. Bu ölçüsüz gidise son veren Müslüman ya . Dinler Tsrihi'nin önemini kavramis ve diger dinlerle yakinen ilgilenmislerdir. Müslüman. Muham-med'in geleceginin yazil i oldugunu haber vermesi dolayisiyle.[29] 2. hem bunun tetkiki hem de bu hususa diger d in mensuplarinin dikkatinin çekilmesi. Çünkü Müslüman. Islâm'in ve bu ebedî ve kâmil din ah'in kendisine verdigi nimetin degerini bilemez. Kur'ân-i Kerim'i örnek almislardi Kur'an-i Kerim'de diger dinler hakkinda bilgi verilmektedir. Bunun için bütün dinlen oldugu gibi vermeye çalisan Dinler Tarihi'nin ve Karsilastirmali Dinler Tarihi'nin önemi ve lüzum u ortadadir. Ancak diger dinlerden söz eden yazarlar. Kur'ân-i Kerim'de zikredilen diger dinlerle ilgili bilgileri hakkiyla anlayip dege rlendirmeleri de yine ancak Dinler Tarihi sayesinde mümkün olabilmektedir. 4. Onlarin diger dinlerle ilgilenme sebeplerini söyle siralamak mümkündür: 1. "Islâm'in yüce gerçegini ortaya koyabilmesi için mukayeseli dinler ve dinler t arihini bilecektir" sartini da koydugu belirtilmektedir. ar astirma yaptigi milletlerin dinleri hakkinda bilgi vermistir. 7. Çünkü onlar. Bu merak Ortaçag Avr upasinda da vardi. özet olarak.Diger din ve mezheplerin Islâm inanç esaslarini bozmak yolundaki faaliyetleri kars isinda Islâm'in savunulabilmesi. Islâm'in ibadet ve inanç esa slarini diger dindekiler-le mukayese etmedikçe. Bu ilginin çok çesitli sebepleri vardir.[27] Kanunî'nin.Islâmî müsamahanin gösterilebilmesi ve anlatilabilmesi. Yüzyil).Müslüman olanlar arasinda eski inançlarini devam ettirenlerin bulunmasi sebebiyle bu inançlarin kaynaklarinin Islâm öncesine dayandiginin gösterilebilmesi.V. mukayese yapmadikça. diger din ve Inançlarin yanlis ve eksik noktalarin in ortaya konulabilmesi. Bu bilgiyi i lk defa eski Yunan ve Roma yazarlarinda görüyoruz. Dinler Tarihi'ne menfi bak-mamalidir. dört asir önce bile Dinler Tarihi'nin öneminin kavrandiginin delilidir. Islâm'a olan sükür ve övgüyü hakkiyla takdir demez".Kur'an-i Kerîm'in. Bunlardan Heredot (M.[28] Bu.Dinler Tarihinin Gelismesi Insanlar baskalarinin inançlarini merak eder.Islâm'in yayilmasi sonucu Müslümanlarin hâkimiyetleri altinda bulundurduklari veya ko msu olduklari topluluklarin inançlarini ögrenme ihtiyacinin dogmasi. Dinler Tarihi alaninda ilk ve önemli çalismalari yapanlarin Müslüman bilginler oldugu görülmekte ve dikkati çekmektedir.Ö.Hasan en Nedvî. Bundan dol ayi hiçbir Müslüman. Süleymaniye Camiî Vakfiyesi'nde. 2.Kur'ân'in kendisinden öncekileri tasdik etmesi. Hiristiyanlar kapilmas in diye o dinleri kötüleme yolunu tercih ediyorlardi. her kavme uyarici gönderildigini ve onlarin "Islâm çizgizi" üzerinde bulunduklarini bildirmesi seklindeki bilgilerin izah edilebilmesi ve degerlendirilebilmesi.Islâm'i diger din ve inanç sahibi milletler arasinda yayabilmek "Çin onlarin sa hip olduklari dinlerin ögrenilmesi ve Islâm'in üstünlüklerinin ortaya konulabilm esi. bunun önemini söyle belirtmektedir: "Mukayeseli çalismaya o lan ihtiyaç büyüktür. 6. bu konuda. Müslümanlarin.

403/1012) "El-Milel ve'n-Nihal"i. bugün için de malzeme teskil etmistir. dullâh'in (Ö. Bunla rdan birkaç örnek verelim: "el-Firak" tarzinda el-Bagdâdî'nin (Ebu Mansûr Abdulkâdir el-Bagdâ Ö. Ahmed el-Birûnî. Abdullah b. Ö. Islâm Âlemi'nde Karsilastirmali Dinler Tarihi alaninda da kayda deger çalismalar yapil mistir. "el-edyân" tarzinda Ebu'l-Maâlî Muhammed b. Mecusîlik ve Putperestlikten de bahsedilmektedir.300/ 94 ) "Kitâbu Serâyii'l-Edyân'i.204 ? 206/819-821) " Kitâbu-I Esnam" i zikre deger bir çalismadir. Hiristiyanlik üzerinde du rulmakta. "el-Milel ve'n-Nihal" sekline dönüsmüstür. nihai (dinler-mezhepler). Bunlarin en basta geleni el-Bîrûnî'nin (el-Beyrûnî) (Ebur-Reyhan Muhammed b.456/1064) "Kitâbu'l-Fasl fi'l-Milel ve'l-Ehvâi ve'n Nihal"i. 485/1092)" Beyânu'l-Edyân"! Islâm Alemindeki genel anlamda ilk Dinler Tarihi çalismalari sayilabilir. Takip ed en yüzyillarda firka-mezheplerle beraber diger dinlerden de bahseden "el-firak" (f irkalar). muhtemelen 453/1061) "el-Âsâru'l-Bâkiye" ve "Kitâbu't-Tahkîk 'l-Hind" adli eserleridir. Hicrî ilk yüzyilda dinî tartismalari ihtiva eden "makale"îer (daha sonralari "makâlât"). "er-Redd" tarzinda yazilmis çok sayida eser vardir. Maks Müller. 2 26/840) "Kitâbu'l-Mecûs ve "Kitâbu's Sane-viyye" si. Bunlar. Ö. iki nci yüzyildan itibaren de diger dinlerle ilgili "reddiye" ler yazilmistir. Ö.Islâm Âleminde Dinler Tarihi Çalismalari Islâm Alemindeki Dinler Tarihi ile ilgili çalismalar açiklanmadan önce bu konuda ilk kay nagin Kur'ân-i Kerîm oldugu belirtilmelidir. Muham-med b. Bu çalismalarin gelismesi özet olarak söyledir:[30] a. Yahudilik. 1856'da "Karsilastirmali Mitoloji" ve 1870'de yayinlanan "Dinlerin Esasi ve Gelismesine Ait Ders Notlan" adli eserleri ile diger dinleri . Böylece dünyadaki çesitli dinler hakkinda biigi verilmis ve bu bilgiler. bâtil dinler karsiliginda kullanilmistir. sonunda.Hazm. "ed-diyânât" (dinler) ve "el-milel" (milletler) tarzinda eserle r ortaya çikmistir.Batida Dinler Tarihi Çalismalari Bati'da modern anlamda Dinler Tarihi çalismalari Maks (Max) Müller (1823-1900) ile b aslamistir. Çünkü Kur'an'da "Ehl-i Kitap" deyimi kullanilmakta. Günümüzdeki modern Dinler Tarihi çalismalarinin baslangici bir buçuk yüz yila yakin bir sürey dayanmaktadir. Ö. "ed-Diyânât" tarzinda Hasan b. 298/910) "el-Ârâu ve'd-Dfyânât".505/1111) "er-Reddü'l-Cemîl" i misal olarak verilebilir. Islâm Âlemi'nde Dinler Tarihi ile Ilgili olarak yazilmis çok sayida eser vardir. içind e çesitli dinlere yer veren önemli kaynaklardir.548/1183) "el-Milel ve'n-Nihal" adli eserleri. hak dinler. el-Esferâinî'ni n (Ebu'l Muzaffer. Ebu'l-Abbâs Ahmed b. Bunlar a Gazâlî'nin (Ö. Bütün bu çalismalar nda yalniz Islâm öncesi Arap rnüsrikligini konu edinen Ibn Kelbî'nin (Ö.380/990) "Fihrisf'i. 429/1038) "el-Fark Beyne'l-Firak"i . Sabiîlik. "er-redd". Ebû Zeyd el-Belhî'nin (0.471/1078) "el-Milel ve'n-Nihal"i ve Sehristânî'nin (Ebu'l-Feth Mu hammed b. Musa enNevbahtî'nin (Ö.440/1048 sonrasi.el Huzeyl'in {Ö. Ibn Hazim'in (Ebû Mu-hammed Ali b. Aslinda bu devreyi Islâm Âlemi ve Bati'daki bazi çalismalar hazirlamis tir.286/ 899) "Risale fî Vasfi Mezâhibi's-Sâbiîn'i. Hanîflik. Mile].[31] b.lar olmustur. Mukaffâ'nin (Ö. "el-Milel ve'n Nihal" tarzinda el-Bakillânî'n in (Kadi Ebu Bekir. Ö. Muhammed es-Se rahsî'nin (0. Abdilkerîm es-Sehristânî. Ayrica Arapça yazilmis çok sayida Dinler Tarihi ile ilgili eser lere rastlanmaktadir.142/759) eski Iran dinleriyle ilgi li tercümeleri vardir. Bunlarin yaninda Ibn Nedim'in (Ö.

"Umumi Dinler Tarihi" dersleri vardir. Vah (Wach). Bati'da Dinler Tarihi ve Karsilastirmali Dinl er Tarihi çok ilgi görmüs. Parrin der. Tevhîd-i Tedrisat Kanunu çikinca. de Yüksek Islâm Enstitüleri de Ilahiyat Fakültesine çevrilmistir. Zaehner. Aslinda Islâm Âleminde yerlesmi s "Milel-Nihal" ve "Kasas-i Enbiyâ" tarzindaki eserlerin tercüme gelenegi XIX. Bu devrede. Dinler Tarihi olarak ülkemizde yayinlanmis belli basli eserler ve yazarlari sunlar dir: 1. M. "Türk Dinleri ve Mezhepleri Tarihi". Tarih-i Umumî ve Din-i Esâtîri'l Evvel in dersi bulunmaktadir. Dumezii. Sharpe). R. Bunlar arasind a R. Brandin (Brandon). çesitli ülkelerde zikredilen alanlarda bir hayli bilgin yetismistir.C. ilk defa "Din Bilimleri" deyimini kullanmi stir. Hay r (Heiler). Scho eps ve Michael Pye'yi sayabiliriz. Yüksek Islâm Enstitüleri ve Erzurum Islâmî Ilimler Fakültesi açilmistir.F. E. F. Üniversite ders programlari içinde yer a lmistir. XIX. Elyad (Eliade). Günümüze kadar gerek dogrudan dogruya bu alanda ve gerekse karsilasti rmali veya fenome-nolojik alanda yapilan çalismalar dikkati çekmektedir. Pettazzoni. J. 1936'da bu Enstitü de kapatilmistir. daha sonra I mam-Hatip Okullari. 1933'de Ilahiyat Fakültesinin kapatilmasindan sonra kurulan Islâm Tetkikleri Ens titüsünde. Bu ilk Ilahiyat Fakültesinin ders programinda "Türk Târîh-i Dînîsi" ve "Târîh-i Edyân" bul dir.Mensing (Mensching).Semseddin Sami.P. NInian Smart."Dogu'nun Kutsal Kitaplari Tercüme Serisi"ni baslatmis. Oxford Üniversitesinde Dinler Tarihi dersleri vermis olan Alman asilli Maks (Max) Müller. G. dinlerin ilmî incelenisinde filolojiyi anahtar kabul etmis v e dinin özüne ancak dil arastirmalari yoluyla gidilebilecegini ileri sürmüslerdir.G.G. O ve takipçileri. çesitli üniversitelerde kürsüler kurulmus ve ilmî dergiler çikaril r. G. 1949'da Ankara Ilahiyat Fakültesi. S. Halen. Ki tagawa.[32] c. Otto. Van der Löv (Leeuw) basta olmak üzere. Cantvvell Smith. Türkiye'de egitim-ög etim hizmeti veren 24 Ilahiyat Fakültesi vardir. Tiyel (Tiele) ve Santopi dö la SosI (Chante pie de la Saussaye). Erik F Sarp (Eric F.Ülkemizde Dinler Tarihi Çalismalari Islâm Âlemi ve Bati'daki Dinler Tarihi çalismalarindan yararlanarak Osmanli Devleti'nin son devresinde bu alanda bazi çalismalar yapilmistir. yüzyila kadar devam etmistir. Esâtîr (1878). Yüzyilin ikinci yarisindan sonra Dinler Tarihi alaninda yapilan çalismalar zama nla gelismistir. Bütün bu belirtilen orta ve yüksek derecelKegitim kurumlarinda "Dinler Tarihi" dersi y eralmaktadir. Brüksel. W. R. Hans J. Sonunda yenilestirme hareketleri çerçevesinde kurulan Darülfünun Edebiyat Fakültesinin 1874 yili ders programinda. Uqo Bianchi. bu alanda önemli çalismalar yapmislardir. 1918'de Medresetu'l-Mütehassisîn M edrese-i Süleymâniyye'ye çevirildiginde "Hikmet ve Kelâm Su'besi"nde yine bu ad altinda Dinfer Tarihi okutul-mustur. II. Medrese-i Süleymâniyye Ilahiyat Fakültesi adini almistir . M. 1914'de "Ulûm-i Ser'iyy e Subesi"nin Medresetu'l Mütehassisîn'e dönüstürülmesinden sonra "Kelâm. Tasavvuf ve Felsefe 'besi"nin ders programinda da "Târih-i Edyân" vardir. Ake V. Roma gibi merkezlerde Dinler Tarihi. Daha sonraki yillarda Hollanda'da C. Ingiltere'de yerlesmis.Strom.inceleme yolunu açmis ve büyük ilgi görmüstür. Mesrutiyetten sonra 1911'de "Ulûm-i Seriyye" dersleri arasinda 6 saat "Târîh-i Dîn-i Islâm" ve Târîh-i Edyân" dersleri birlikte programda yeralmistir. Ilahiyat Fakültesinin çogunda Dinler Tarihi alaninda önemli çalismalar ve tezleryapilmaktadir. . Böylece zamanla Paris.

A.Mehmet Aydin. The History of Religion. Hamdi Akseki.Ugo Bianchi.Bölümün Bibliyografyasi . 8.(1983). Târîh-i Edyân (1911). nesr. Xlll/169-171 . Dinler Tarihine Giris. Paris 1962. . 7.Mehmet Taplamacioglu.. Dinler Tarihi (1935). 72 A Dictionary of Comparative Religion. Hüseyin G.Mahmud Es'ad b.D.Seyyid Serif Cürcâni. 5. [33] I. Istanbul 1338. Târîh-I Edyan (1912-1915) 4. 12-37. Ihyâu Ulumi'd Din.The History of Religions. Ankara (1955). France 1983. The Ouest-History and Meaning in Religion. 36. 66 vd. nesr. Yur daydin-Mehmet Dag. Lisanu'i Arab.Encyclopedia of Religion and Ethics. .Ömer Riza Dogrul. IV/531 .Historie des Religions. Leiden 1975. II 590-591 .Robert S. 6. Târih-i Edyân. 3. M. London 1970 (Bkz. Ta'rifat. 4-6. .Annamari Simel (Annemarie Schimmet). 77-78. Phenomenologie et Religions. 1-14 vd.Ahmet Mithat Efendi.M. nesr. 4-19 . 9. Semseddin (Günaltay). New Jersey 1977. Istanbul (1911-1912). So-ciology of Religion Pychology of Religion mad. Ekrem Sarikçioglu.Mircea Eliade.) . 1552 .B. Re ligionsgeschichte. Chicago 1969.. Emîn Seydisehrî. Karsilastirmali Dinler Tarihi (1966).M. Târîh-i Edyân (1922). Beyrut 1958. 62.Dictionnaire des Religions. Eliade-M. Hastings. Phenomenology of Religion. J. Yeryüzünde Dinler Tarihi. . Istanbul (1947). "Din".Ibn Manzur. 17-77 (In g. 1-16 .F. Semseddin (Günaltay). 26-39 . 11. Baslangiçtan Günümüze Dinl er Tarihi. Editions Gallimard 1971.G. La Nostalgie des Religions. Izmir 1987. Ömer Budda. Dinler Tarihi (1978).. 3-13. Editions Gallimard 1971. Istanbul 1943.H. Istanbul 1253. 10. Words of the VVorlds Religions. 1/3-59 . Brandon. Tarih-i Edyan. Chicago 1973. (Basin Direktörü) Paul Paupard..Gazalî. Ellwood. Misir 1967. Din Felsefesi. 1421-143 5. Islam.2.Es'ad. Kitagawa. Comparative Religion. New York 1951 . 1-27. Mc Donald. Islam Ansiklopedisi. S.) Bu eser.Henry Dumery. Me hmet Aydin tarafindan "Di-nin Anlami ve Sosyal Fonksiyonu" basligiyla Türkçe'ye tercüm e edilmis ve 1990 yilinda Kültür Bakanligi yayinlan arasinda çikmistir. Philospohy of Religion. Istanbul 1963. .

Belgique 1982. 3-12 Ebu'l Feth Muhammed b. London 1975. 654-79.Toshiko Izutsu. Jensen.Ü. A. Britain 1978 . Ilahiyat Fakültesi Dergisi. Gr. 109-122. Paris 1970. Din Ögretimi ve Din Hizmetleri S emineri. . N. A. Britain 1971. London 1966 . "Dinler Tarihi Dersinin Okutulmasinda Karsilasilan Zorluklar ve Bunlarin Giderilmesinde Takip Edilecek Esaslari". Wach. .H. Istanbul 1982.Ü.J. 1-5 . Vlll/109-124. .Ekrem Sarikçioglu. 52-54 Mahmud Es'ad b.Râgip el-Isfehâni. . Kahire 1963. An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. 275-282. Hikmet Tanyu.. Ankara 1986. . O. Dictionnaire des Religions. 1969. Tarihte Usul. Kur'an'a Göre Dört Terim.Abdurrahman Küük. Çev.Michael Pye. ei-Milel ve'n Nihal. Ilahiyat Fak. Süleyman Ates. Der.G. Çev. Comparative Religion. Mensching. IX/125. Beyrut 1968. Paris 1951. Cilaci I. Tarih-i Edyan. . 3-7 .Salamon Reinach. 50 Key VVords-Comparative Religions. Istanbul. New York 1948.Ninian Smart. 10-21. 312-313. Joachim Schoeps. Histoire Generale des Religions. Ankara 1991. Istanbul 1983. Ankara 1961. 187-217 . . . . . XXVIII/213267. London 1967. Zeki Veiidi Togan. Kahire H. 2-13 . Ström. Religions of Mankind. Abdulkerim es-Sehristanî. 11/305.G. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. 318.Annemarie Schimmel.Ebu'l Ala el-Mevdudi.. Çev. Van Der Leeuvv. 8.Günay Tümer.*Gr. The Phenomenon of Religions. Marguerite-Marie Thiollier. Fransizca'ya çev. Tarih-i Edyân.Helmer Ringgren-Ake V. Jacques Marty. Kaya.. . Kahire 1975 Muhammed Ali El-Famki et-Tahanev\ Istilahatu'l Fünun. Sociologie Religieuse. Ankara 1975. Kur'an'da Allah ve Insan. La Religion dans son Essence et ses Ma-nifestations (Phenom enologie de la Religions). Müfredat. Paris 1976.Ebu'l Hasen Ali el-Haseni en-Nedvî.Ahmet Mithad. R-Clara VVinston. XVII. . . Socioiogy of Religion. Sharpe. Çev. 3-5. 130. "Çesitli Yönleriyle Din". Emin Seydisetiri. Istanbul 1911-1914. el Erkânu'l-Erbea. Chicago 1951. . H/26-27. 48 Eric J. . Istanbul 1911. "Türkiye'de Dinler Tarihi'nin Tarihçesi". Ankara 1955. 6-23.L. 220-251. 13-18 .The Üniversel Jewish Encyclopedia. Dinler Tarihine Giris.

insan hayatinin her tarafina yayilmis ve onun ayrilmaz bir vasfi olmustur. ortaya koya cak bir beige yoktur ve ilmî yollarla bilebilmek de mümkün degildir. Ingiliz Filozofu H. Animizmin politeizmin kaynagi oldugunu kabul etmekle beraber. Marett'in. Ay. Antropolog Edvard Börnet Taylir (Edvvard Bürnette Tylor).Elmahh Hamdi Yazir. sosyolojik delille re dayanarak. Atalara Tapinma. Taylir'in ögrencisi olan R. agaç gibi varlik larda da var kabul edilmistir. "mana" fikri ile desteklenmis görünmektedir.. Kutsal kitaplar. nere de insan varsa orada dinin oldugudur. Bir çok tanrinin kuvvetinin bir tek tanriya verilmesiyle de tektanricilik (monoteizm) meydana gelmistir. yayinladigi "Dinin Baslangici" adli kitabinda. ü nazariyesinde. Dinin kaynagi hakkinda kutsal kitaplarin verdigi bilgilerin disinda bir bilgi yo ktur. bütün tabiatin canli olarak kabul edi ldigini ifade etmektedir. ln'n baslangicinin "Animizm"e da yandigi nazariyesini ortaya atmistir. Tarih boyunca ve insanlarin en eski kültürleri nin karanlik zaman diliminde din. ayri ayri varliklara s ahsiyet kazandirmadan önce. dinin kaynaginin. hayat verici bir cevher vardir. Kutsal Kitaplarin verdigi bilgiler disinda. Bilinebilen. insanla beraber varolmus ve insanla berabef de varl igini sürdürecek bir "kurum" olarak görülmektedir. Aydinlanma Devri filozoflari da Çesitli dinlerin bir ilk dinde n olustugunu ve din duygusunun insanda tabiî olarak bulundugunu savunmustur. Böylece insan. rüya ve nefes alma gibi durumlarda bede ni yöneten ve ölüm ile ondan ayrilan manevî. bir taraftan maddelerin husûsî bir kuvvete sahip olduguna. dinin kaynaginin Anim izm oldugunu. daha sonra da tabiî olaylara bu düsünüsünü uygulamistir. d iger taraftan ruhlara inanilmasidir. Fert plâninda dinsiz kimselerin bulunmus olmasi bu kurali deg istirememistir. Toplum hayatinin vazgeçilmez ana unsuru haline gelmis olan dinin kaynagi meselesi. 1909'da. bir kavram. Bu nazariyeye göre "ilkel insan". Spensir (Herbert Spencer). bilim adamlarini mesgul etmistir. animizmden önce bir ilk safhanin bulundugunu kabul eden diger bir evrim nazariyesi "animatizm" adini almaktadir. Darvvin'in "Türlerin Kaynagi" baslikli eseriyle 1859'da baslayan materyalist ve po-zitivist propaganda. Ogüst Komt (Auguste Comte) ve L. saygisi. XIX. Bu korkunun atal . Bu cevher i lk insan tarafindan hareket eden. ihtiyaci ölçüsünd e tapinmaya baslamistir. Spensir. Hak Dini Kur'an Dili. bütün âleme yayilan tek bir hayat veren "güç" düsünmüs olmalidir. canlilik gösteren irmak. 1871'de yayinladigi "Pr imitive Culture" (Ilkel Kültür) baslikli kitabiyla. sahsiyeti bulunmayan umûmî dinamik güçte aranmas i tavsiye edilmektedir. Burad an çoktanricilik (Politeizm) dogmustur. Bu terim. onlara korkusu.BÖLÜM A.DININ KAYNAGI HAKKINDA DEGISIK GÖRÜSLER Dinin nasil basladigini. Bunun için din. ilk defa açikl anan bu nazariyesinde. günümüzde de dinsiz bir top luma rastlamamistir. ilkel kabîle dinlerinin kaynaginin k orku sonucu "atalara tapinma" oldugunu ileri sürer. Istanbul 1/90. geçmiste de. [34] II. Din Bilimi. Animatizm. sonra çevr esindeki hayvan ve maddelere. Günes. H. Önce bedenden ayri bir ruh fikrine ulasan insan. Buhner (Lud-wig Buchner) ile doruk noktaya ulasmistir. Fetisizm ve Büyü gibi inançlari^ ondan dogdugunu ile ri sürmüstür. Bundan dolayi insan hayati ve insanlik tarihini anl amak dini anlamakla bir tutulmustur. hayat korkusunun dinlerdeki üstün yerine isaret eder. Onun Animizm Nazariyesine göre uyku. dinin kaynagini ilk insana ve dolayisiyla onu yaratan All ah'a baglamaktadir.R. Yüzyilin ikinci yarisindan sonra Darvvin'i n evrim nazariyesinden etkilenerek dinin kaynagi hakkinda da çesitli görüsler ileri sürülmüs tür. Bu güç için bilginler "mana" deyimini kullanmaktadir.

Ona göre. insanoglunun en eski inanci. Bu nazariye. essiz bir mucize ve sonsuz bir harikadir . Simit (Smith)ve S. Taylir'in animizm nazariyesine ilk ciddî itiraz. ilmî teknolojinin yoklugun da tabiattaki bu güçleri kontrol altina alip onlardan faydalanmayi ummus ve büyü. totemciligi psikoanalitik acidan ele alir. varlik güçlerine karsi ilk tepkisini hatali bir düsünüs tarzina dayanan "büyü" hare etleriyle onlari kontrol altina almaya çalismak oldugu üzerinde durur. evrimi totemcilikten baslatirlar. Freyzir (Frazer). Bu nazariyeden simdi t amamen vazgeçilmistir. Böylece o. fakat insanlarin ahlâkî âdaba uyup uymadigini denetleyen ve gökte bulunan bir Yüce Tanri kavramina her yerde rastlandigini açikladi. Çesitli kabile . Deus). bu kelimeden Fransizca "Dieu" (Lat. din in temel fikri. herhangi bir hayvan veya bitkinin tüketimini n iktisadî bir sebeple yasaklanmasi sonucu dinî bir görüntü kazanmis olmasi seklinde açiklan maktadir. Reynah (R einach) gibi bilginler. Bütün bunlarin yaninda dinin kaynagini Yüce Tanri inanisina baglayan bir tez gelistiri lmistir. bunun daha sonra "atalara tapinma"ya yol açtigini. bir sahsiyeti bulunmayan güçlerle ilgilidir. "Agni"nin ates . Totem'e tapinilir ve özel âyinlerle. bir sahsiyeti olan degil. Sosyolog olan E. her dinde ata lara sayginin yer aldigini göstermeye çalisir. Bu görüse "Naturizm" denir. büyü vasitalari etkisiz kalinca. toplumu n kutsal kabul ettigidir. i nsanin. Maks (Max) Müler'e (1823-1900) göre dinin kaynagi. bir sistem haline geti ren M. bir noktada. "kutsal"dir ve o da toplumsal yaptirima dayanir. Fröyd. basta ates olmak üzere. "Altin Dal" baslikli kitabinda ve bütün eserlerinde. dinin kaynagini sosyolojik bir temele baglar. Totemcilik. böylelikle diger safhalarin ortaya çiktigini savunmustur. Lang'dan sonra benzer bir görüs Avustur yali Cizvit papazi Wilhelm Smit (Schmidt) tarafindan savunuldu. Müller. "Dinin Olusumu" baslikli kitabi ile. Hinduizmin kutsal kitabi Vedaiara dayanmistir. ögrencisi Endriyuv Lang'dan (Andrew Lang) geldi. "Dyaus"un gök anlamina geldigini. dinin kaynaginin tabiatçilik oldugunu. Bu nazariyeye göre. Büyü. M. Aslinda psikolog olan Z. tabiat kuvvetlerine tabiat üstü degerler verme meylini uyandirdigini ve dil yanilmalari sa yesinde dinlerdeki bütün kutsal tasavvur ve inançlarin meydana geldigini ileri sürmüstür. son arastirmalard a elde edilen bilgilere göre Güneydogu Avustralya ilkel kabilelerinde animizme rastla madigini. ilk insan içi n tabiat. fizikî çevrede rastlanan kuvvet ve varli klarin kisilestirilmesi ve tanrilastirmasi demektir. "Totem ve T abu" adli kitabinda. bütün ilkel kab ilelerde bir Yüce Varlik inancinin bulundugunun delillerini ortaya koymayi gaye edi ndi. Artik Totemcilik. Müller. Onun 1912-1955 yillari arasinda yayinlanan "Tanri Kavraminin Kaynagi" adli . 1912'de yazdigi "Dînî Hayatin Ibtidaî Sekilleri" a dli eserinde. daglar. Yine ona göre inananlarin güvendigi bir manevî güç vard ir.Durkaym (Durkheim). belirli zamanlarda yenilmistir. agaçlar ve genel olarak tabîî nesnelerle ilgili tapinmalardan da sözetmistir. Smit. taslar. aslinda dinin degil. klan üyelerinin kendilerinin "totem" denilen bir hayvan veya bitkiden geldiklerini san ip onu kutsal kabul etmeleridir. o da toplumdur. Bu görüsü. zamanla ilâhî varliklara tapinma ve kurban gelismistir. hemen bütün dinlerde tanri adlari. Müller. büyük bir korku ve hayret sebebi. Is panyolca "Dios" kelimelerinin çiktigini belirtmistir. Totemci görüse göre. Insan. Naturizm. bu hayret. bütün insanlar. Böy lece. bilhassa "Günes tapinmasi" üzerinde durmus. tabiat olaylarini ifade ve temsil ettigini. Bu teze göre. 1 898'de. dinin ilk seklini n monoteizm (tektanncilik) oldugunu savundu. insanin. atalara ibadetin de diger bütün ibadet sekillerini gelistirdigini ve ta nrilarin sivrilen veya kahraman olan atalardan seçildigini savunur.R. Böylece Lang. 1890'da. Vedalar'daki tanri i simlerinin tabiat olaylari ile yakin ilgisi bulundugunu ileri sürmüs. tabiat olay.ara ibadeti. toplumun kutsal kabul ettigi sey olarak aslin da kendine tapindigini ifade eder. ilmin öncüsü olmustur. tek Tanri inancidir. dinî düsünceye ilk hiz veren seyi. kendilerini belli bir hayvan veya bitki (totem) ile kan bagi içinde akraba telâkki etmislerdir. bu merhaleden geçmislerdir. dine döndügünü ileri sürer.G. O. Iskoç W. J. Lang. Kutsal. Fröyd'ün (Freud) dinin kaynagi ile ilgili bir nazariyesi vardir. fakat gökyüzü. korku ve saygida aramak gerektigini .arinin insana verdigi korkudur.

"Türlerin Kaynagi" adli kitabiyle dikkatleri üzerine çekmisti. bazi bilim adamlarinin bir "dogma"si haline gelmisti. Böylece evrim nazariyesi sadece bi yolojinin konusu olarak kalmamis. o nazariyesini ortaya atmaz. iktisadî sonuçlar Çikarmak isteyenlerin herbiri. sefkatli. Nathan Söderblom da. Bundan bir buçuk yüzyil önce. "Tanri Inanci nin Kaynagi" adiyla 1914'de yayinlanan kitabinda. Wi-dengren. sonra da üreyen tek hüc reliye.R. Bati'da ilmî çevreler. Daha sonra R. evrim konusu olan bazi organlarin ihtiyaçlar sonucu gelistigini veya köreldigini iddia etmekte idiler. daha dogrusu o ortamin dogurdugu evrim nazariyesi. bir taraftan. Bir hekim ailesinden gelen Darvvin. çoktanricilik gibi duruml arin ondan sonra ortaya çiktigi görüsü agirlik kazandi. Yüce Va rligin yaratici bir tanri. dine. kabilenin ve içtimaî kurumlarinin kurucusu oldugu üzerinde öne mle durdu. Belki hücrenin bu h ayret verici yapisi Dar-win zamaninda bilinseydi. bugün dahi. M. dinî duygulari zayi flatmaktan siyasî. Evrimcilerin iddiasina göre insanin. sapmalarin. kiliseye düsmanlik duyanlarin. zamanla çok tenkitlere ugradi. Yüzyildan beri bazi nazariyeler ileri sürülmüstür. ilmî\bir "dogma" ol masini saglamaya çalisti. mevcut türlerin basit hayat sekillerinin evr imi sonucu ortaya çiktigini telkin etmesi üzerine. üstelik onun resmî. bütün bilim dallarina siçratilmis. kesifler. içtimaî.eseri bu tezin öncüsü oldu. hayat s hibi olmayan maddî varliklardan nasil olusabilecegi sorusunu sormakta ve bu sorular . Bazi nazariyelerin ortaya atilmasina sebep olan Darvvin'in evrim nazariyesi ise. yasayan. hücrenin sirri çözüldügünde gayeye ulasilacagi düsünülüyordu. Darvvin'in yasadigi yüzyilin genel havasina uygun düsen.R. bir anda. Fakat bu nazariyeyi tereddütle k arsilayanlar ve karsi fikirde olanlar da vardi. evrim cilerin cansiz kimyevi maddelerin ilk hayat sahibi. hayatin. Hücrenin karmasik yapisina dikkati çeken evrime karsi olan düsünürler. Bu durum. lütuf sahibi olarak tasavvur edildigi ve gökte varligini sürdürdügü sonucuna ulasti. zayiflari ortadan kaldirmasi iddiasinin temelini hazirlamistir. Yüzyilin baslarinda yapilan ara stirma ve incelemeler. Eliade gibi bilginler bu t ezi destekleyici ve gelistirici mahiyette çalismalar yapti. hayatin suda bir tek hücrenin tesadüfen olusmasiyle basladigini. hayati olusturan en küçük yap asi. buluslar hep evrimin lehine gelistirilmek isten misti. bu konuya agirlik verdi. Seyahatleri sirasinda inceledigi hay-van türleri. tabiatin s irlari çözülüyordu. hayatin. canlilarin tesadüflerle varlik kazandiklarini. Darvvin. C. onda evrimle ilgili olarak ileri sürecegi hanlila r alemindeki hayat mücadelesi sonucu "tabiî ayiklama"nin kuvvetlileri yerinde biraki p. Malthus'un fikirleri. G. Aslinda evrimle ilgili olarak XVIII. tip tahsiline basladigi halde bitirememis. A. bütün m ragmen. Pettazoni. Da rvvin'in dedesinin de aralarinda bulundugu bazi evrimciler. Evrimciler. Onun baskanligini yaptigi Viyana Etnoloji Ekolü. ayri bir ümit. i si tesadüfle izah etmeye kalkmazdi. hücrenin karmasik yapisi konusunda son söz henüz söylenemedi. "ilkel kabi le inançlari" arasinda tesbit edilen Yüce Varligin merhametli. basit bir hücreden olusan organizmaya nasil dönüstügünü. aydinlar. bugünkü hallerine tabiî ayiklama ile geldiklerini ileri sürüyordu. g ye ve planla bu nazariyenin tutunmasini. Valleys (VVallace) ona bir mektupla. büyük bir taraftar toplamistir. Darvvin (1809-1882) . evrim. bu konudaki fikirlerini açikladigi eserini yayimlamistir. Yüzyilin sonlari ve XX. Fakat. Ancak o. dinin sorumluluk ve yaptirimlarindan bunalanlari heyecanla ndiriyor ve derin bir nefes almalarini sagliyordu. önce pek ilgi çekmesine ragmen. etkilendigi kimseler ve bu arada T. canli varliklarin. öte yandan. 1859'da. b abasinin papaz olmasini istemesi üzerine "Isa'nin Kolejine devam edip diploma almis tir. zamanla dalgalarin karaya tasimasi sonucu yeryüzünde çesitli degismelerle bir çok canli türünün g listigini ve böylece günümüzdeki canlilarin birbirinden evrimlesme ile meydana geldigi ni ileri sürmüslerdir. XIX. canlilarin çevreden etk ilenip bazi özellikler kazandiklarini ve bu özellikleri irsiyetle sonrakilere intika l ettirdiklerini. Bu arastirmalar so nunda önce bir tektanncilik devresi bulundugu.

Bu. Natuhzm'den (T abiatcilik) gelistigi seklindeki tezler de çok tenkitlerle karsilasmistir. ne madde. bitkide. Bunun yaninda Totemcilik. herseyi tesadüflerle izah etmeye çalismislardir. o rtak halka. Ayrica. ne tabiat. Onlara göre. varligini belli eden bir kuvvet aramak de mektir. din. cansiz maddelerden bir hücre. maymunla insan arasindaki geçis sekil lerinin hiç bir zaman mevcut olmadigini savunmuslardir. daha degisik bir olgudur. hiç birseyin tesadüfî olmadigini. ilmî verilerden çok. (Topraktan yaratilan insan y ine toprak olmaktadir. basibos bir kâinat modeli ortaya konulmak ta. hayvanda. Çünkü Mamut. Evrimciler. y ani yaratici bir Tanri'dan gelebilmektedir. bir hayvan mesabesine indirilmektedir. hayatin birdenbire basladigini ve çesitli canlilarin dogrudan dogruya or taya çiktiklarini gösterdigi savunulmustur. Atalara t apinma. materyalist felsefenin bir "can kurtaran simidi" dir. görünmeyen. Onun düsüncelerini daha ileri götüren Darvvinciler. çok eski bir tarihte insana benzeyen gelismis maymunlarla insanin ilkel tipinin ortak olduklari bir kökten ortaya çiktigini iddia etmislerdir. dallardan asagiya inmis. gününü gün edip. bu ve benzeri tenkitlere ugradigi gibi. elindeki bu kadar imkanlar a ragmen. çesitli sekillerde ifade edilen bir Yüce Tanri inanisini n oldukça yaygin oldugu yapilan çalismalarla ortaya çikmistir. cansiz seylerde ve tabiat güçlerinde. sayilari milyarlarla sayilamayacak kadar çok zayif canlilar varliklarini sürdüre bilmistir. Bu Yüce Varligin görünmemesin en. Evrimcilerin kendilerini des tekledigini ileri sürdükleri "Piltdown insani"nin fosilinin sempanze çenesi ile birles tirilmis insan kafatasi oldugu anlasilmistir. üzeri nde 1'den 10'a kadar rakamlar yazili on kâgidi bir torba içinden rakam sirasina göre çek ebilme. fakat din degildir. Halbuki kainatta hiçbir sey tesadüfi degildir. yaratici bir Tanri'yi k abul edemediklerinden. toprak üzerinde ya samaya baslamis. Evrimcilerin iddiasinin aksine. dünyayi bir imtihan yeri degil. milyonlarca senelik bir evrimden sonra bugünkü duruma geldigini. in anin maymunun akrabasi oldugunu. basit bir canli varlik. Büyü. maymundan insan ya pamamaktadir. Bu ve benzeri misalleri çogaltmak mümkündür. zayiflarin türleri ortadan kalk mistir. bu anilan tezlerdeki bazi noktalar da di ne benzer. insanda. herseyin ilâhî irade dahilinde gerçeklestigini göstermektedir. Darvvincilerin insanin me nsei konusundaki nazariyelerine karsi çikanlar. Çünkü bu nazariyeyle. insan. Öyle görünüyor ki evrim felsefesinin asil gayesi. yenilerinin nasil meydana geldigini açiklayamamistir. Halbuki. maymun gibi agaçta yasarken. Maymunu n insana bazi hususlarda benzemesi gibi. Bunun. bugün. bugün mevcut olan türler in taksimini tabiî ayiklama ile izah etmektedirler. zevk ve sefa yeri olarak düsünmektedir. insan.en güzel biçimde yaratildigi hikme i ortadan kaldirilmakta. evrimin dine uygulanmasi s onucu ortaya atilan dinin Animizm. Dinazor gibi dev yapili hayvanlarin nesli tükeni rken. Totemcilik. Evrimciler. Darvvincilik. hayalî iddialara önem vermekte ve açiklayam adiklari olaylari tesadüflere havale etmektedir. geçis türlerinde eski-organlarin kaybolmasi üzerinde dururken. Böylece ins anin bütün yaratiklarin en sereflisi ve üstünükilindigi. fakat insanin akilla seçkinlesmi s bir hayvan oldugunu ileri sürmüstür. Evrimcilerin bu nazariyeleri de çok tenkitlere ugramis ve zaman onlarin yanildigini isbatlamistir. Her seyin bir "olus kanunu" vardir. Hayat savasinda kuvvetliler hay atta kalip özelliklerini irsiyet ve üreme yoluyla sürdürmüs. Evrimciler. Animizm. Ne tesadüf. benzerlikle akrabaligin ayni seyler olmadigi anl asilmistir.a evrimcilerden cevap alamamaktadir. insanin maymundan geldigini açikça söylememis. Ilkel Kabileler'de. ne de kendiliginden olusma yaraticidir. ancak hayat sahibinden.) Sayisiz canlinin ortaya çikisini "tesadüfe baglayan evrimciler. fakat kendini. kâinatin varligini bir yaraticiya ihtiyaç kalmaksizin açiklayabilmektir. Ayrica maymundan zaman içinde insan olmasi lâzim gelirken. dinden daha çok bir bitki veya hayvan neslinin korunmasini hedef alan sosyal bir . insan da bu kâinat modeli içerisinde gayesiz ve endisesiz olarak bulunmakta. bu güne kadar böyle bir olay olmamistir. insanoglunun onu çesitli seylerde aramis olmasi mümkündür. Atalara tapinma. tesadüfen yaratilmis. Bu durumda hayat. Darvvin. Totemcilik ve Tabiatcilik. Simdiki insan tipinde iskeletlerin bulundugu kütle tabakalarinin daha asagisindakilerde baska fosillere rastlanmamisti r. Yapilan deney ve incelemeler. böylece zamanla degisiklige ugramistir. milyarda bir Ihtimaldir.

Dinin kurucusu. gönderdigi milletin dilinde göndermistir. bir e rkek ve bir de disiden yaratilmistir. insani yaratmis. Bu konuda. Mu hammed'e kissasi bildirilen peygamberler yaninda bildirilmeyenlerin de bulundugu anlasilmaktadir. Insan. bir sonraki kitap öncekini düzelt ip tamamlamis. Kitaplar. önce "suhuf" (sahifeler: tab letler. yanildiginda yolunu düzeltmesi için ömür vermis ve insani yeryüzünün halîfesi ki ir. Bazilarina kitap da verilen bu elçiler. Bu ve benzeri bazi âyetlerden. Kitaplar. Allah'in gönderdigi elçiler ve kitaplar yoluyla akil ve irade sahibi insanlara bildirilmistir. Bunun için sapmalar ondan sonra olmus. [35] B.Geçmis her millet içinde de mutlaka bir uy arici bulunagelmistir". azdiricilardah kaçinin diyen bir elçi göndermisizdir"[39] seklinde açiklanmaktadir. basit ahkâmdan mütekâmil a hkâma dogru gelisme devam ederken tevhîd ve imanla ilgili öz degismemistir. Nitekim bir hadiste 124. levhalar. Insanlar. kendi elleriyle yaptiklari put lara tapinmaya ve bunlari Allah'a ortak kosmaya yöneldikçe. Allah'tan baska seylere. bir kismini da anlatmamistik". "hak yol"a davet etmistir. yenilemistir. tevhid dinidir. All ah. onlarin getirdikleri hükümlerin devamini sagl amistir. Kur'ân-i Kerîm Yüce Allah'in. ilmin gelismedigi yerlerde ve devrelerde tabiata hâkim olmak istegi ni aksettiren bir teknik olarak göze çarpmaktadir. Kur'ân-i Kerîm'de söyle denilmektedir: "Biz. Hz. Ancak bu suhuf'tan kitaba. insana kendisini bulmasi. Hak din. Bu konuya daha açiklik kazandiran bir baska Âyetin anlami d a söyledir: "Biz elçi göndermedikçe azap etmeyiz".[40]Yine Ra'd Sûresi'nde "Her milletin b ir yol göstereni vardir" denilmektedi?[41]AIIah. insani en güzel biçimde[36] ve inanma ihtiyaci içinde[37] yar atmis oldugunu bildirmektedir. düny anin her tarafindaki insanlara uyari ve irsat vazifelerini yerine getirmislerdir. Âdem'e her seyin ismi ögretilmis ve kendis i ilk peygamber olarak görevlendirilmistir. peygamber gönderildiginden bahsedil mektedir. akledesinîz diy e Kur'an'i Arapça olarak indirdik" {Yusuf.. dinin hükümlerinde d e durum ve ihtiyaca göre gelismeler olmustur. Allah'dan aldigi vahiy ve ilha m ile kendi devrindekileri irsat etmistir. Hz. papirüsten sahifeler) halinde iken sonra kitap haline dönüsmüs ve Kur'ân -i Kerîm ile son seklini almistir. Kitaplardaki hükümler iyi korunmayip degistikçe. yollarini degistirdiklerinde. gönderilen müjdeci ve uyarici peygamberlerden bir kismini daha önce s ana anlatmis. Hz. evrimcilerin anlattigi sekilde insanlarin ve dinlerin evrimini kabul etmez. 2). gerçegi anlamasi için akil. çok tanricilik tektanriciliktan sonra gelismistir.000. Yüce Allah. insanlari yeniden hak dine çagiran elçil erdir. Insanlar çogalip toplumlar gelistikçe. Nîsa Sûresi'nin 164 ve 165. Bu. Âdem. insana gerçekleri ve vazifelerini ögretmek üzere zaman zaman elçiler ve kitaplar da göndermistir. seni müjde ci ve uyarici olarak gerçekle gönderdik. Ancak belirli peygamberlerin kitaplari vardir. Zikri geçen elçilerden bazilarinin adlari Kur'ân-Kerîm'de verilmekte ise de. Digerleri onlara tâbi olmus lardir. kâinati. "Andolsun ki her ümmete Alla h'a kulluk edin. Sonra insanlar tevhid esaslarini unut up. k endi kavminin diliyle gönderdik. Çünkü vahyin kay . bununla da kalmamis. tabiat kuvvetlerine. kitaplar ve peygamberler göndermistir.[42] Peygamberler. Kur'anda bu husus söyle belirtilmektedir: "An-lavasiniz. en güzel biçimde ve fitratinda Allah'i arama d uygusu içinde yaratilmis olmasina ragmen. ayetlerinde su sekilde açiklanmaktadir: "Peygamberlerden sonra insanlarin Allah'a karsi bir hüccetl eri olmamasi için. her peygamberi. Yüce Allah'dir. Büyü ise.. basibos birakilmamis. aslinda elçile rin sayisi bunlarla sinirli degildir. Allah da elçiler gönderip on lari "hak din"e.olgudur. Ayeti'nde bu husus söyle belirtilmistir: "Her peygamberi onlara açiklasin diye. Islâm. "Uyaricilarla dest eklenmistir.DININ KAYNAGINA ISLÂM'IN BAKISI Islama göre insanligin ilk dini. peygamberlerden sonra. gönderdigi millete rahatça anlatabilsin diye. Ibrahim Suresinin 4. Allah." Kur'an'in Arapça gönderilmesinin hikmeti de bununla ilgilidir.[38] Bu "uyaricfnin vazifesi. emrettigi yolda yürümesi için irade.

"Din. bundan dolayi o. vahyedilen kitaplarin ke ndinden Öncekini tasdik ve te'kit ettigi. "Bugün size dininizi ikmâl ettim. din duygusunun insan tabiatinda fitrî bir keyfiyet oldugunu açiklig a kavusturmustur. Animizm. Bir ibtidaî durumdan (Totemizm. Din duygusunu. korku. vahiy ve nübüvvet olmaksizin dini Idrak edemez. Vahiy ve nübüvvet. dinin kaynaginin vahiy ve nübüvvet oldugu anlasilmakta dir. üzerinize olan nimetimi tamamlad im ve din olarak Islâm'a razi oldum" (Maide 3) demekte ve Islâm'dan baska bir din güde ninkinin kabul edilmeyecegini {Bkz. Bu di nlerin de asil. Allah'in elçisi ve son peygamberidir. Ancak vahiy ve nübüvvet olmasaydi. fitrîdir. Bu da. tabiatimizin ezelî bir niteligi ve ondan ayrilmayan bir keyfiyet idir" demistir. Benjamin Constant. peygamberlerin ayni esaslari teblig. Bu teblig anlasilsin ve tatbik edilsin diye her peygamber kendi kavminin d ili ile gönderiimistir. Bu ihtiyaç. Insan aklin in dini bulup bulamayacagi konusunda çesitli görüsler vardir. adini kendi kutsal kitabindan alan eaâne dindir. din duygusunun fitrî oldugu gerçegini dogrulamaktadir. kitaplarin sonuncusunun is e Kur'ân-i Kerîm oldugu anlasilmaktadir. tek basina yetip yetmedigidir. Muhammed. Dinî hayat. Dinî Hükümleri anlamak Ise Ilâhî hitaba idir. Mâturîdî'ye göre ise. dinin kaynagi ilâhîdir. Tartismali konu. Çünkü bu duygu. Âl-i Imran. insan tarihine en fazla hâkim olmus bir âmildir. Naturizm g ibi) çok tanriciliga.[44] Islâm. mükelleftir. Insanlarin akillariyla Allah'in v arligini. ilâhî hitabi anlamak için bir vasit adir. her zaman ve her yerde. oradan da tektanriciliga geçis degil. akil yürütme ve Müsa hede Ile mümkündür. 85) bildirmektedir. Din bilimleri alaninda yapilan arastirmalar. tarihen sabittir. [49] C. Islâm Inancina göre. dinî esaslari kesin olarak anlayabilir. ondaki din du ygusunun fitrî oldugunun delilidir. Allah'in yarattigi insanlara olan nimeti tamamlanmi stir. daha sonra gelecek olanlari müjdeledigi ve peygamberler zincirinin son halkasinin Hz. orijinal yapilari Itibariyle hak din ve ana "Islâm çizgisi" içerisinde oldugu açiklanmaktadir. Isa'ni n söyle dedigi bildirilmektedir: "Ey Israilogullaril Dogrusu ben. birligini bulmalari Icap ederdi. Dolayisiyla p eygamber gönderilmedikçe Allah'in varligini ve birligini bilmek Insanlara vacib degi ldir.[43] Görüldügü gibi. Muhammed. Mu'tezile'ye göre aktl. A llah'in varligini ve O'nun kemâl sifatlarini idrak edebilir. Hanefî bilginlerin çogunluguna göre akil. diger dinler arasinda. Hz. Kur'ân-i Kerîm'de Hiristiyanlar ve Yahudiler "Ehl-i Kitap" kabul edilmektedir. . Bundan dolayi Insan. Es'arîye göre akil.Din Duygusunun Kaynagi Din duygusu. benden sonra gelecek ve adi Ahmed olacak bir peygambe ri müjdeleyen Allah'in size gönderilmis bir peygamberiyim" (Saff 6). kudretli ve ulu bi r varliga siginma ve yardim dileme ihtiyacini duymustur. vahiy ve nübüvvet olmasa bile. mükellef olmada akil ve fitratin. yaratilisindan bugüne kadar. kendi içinde bir tekâmül söz kon usudur. benden önce gelmis olan Tevrat'i dogrulayan. Dolayisiyla Islâm 'la din müessesesi ikmâl edilmis. Allah'in bütün elçileri ayni tevhid esasini teblig etmisl erdir. ümit veya herhangi bir vesile ile sonradan ka zanilmis birsey gibi görmek yanlistir.nagi Yüce Allah'tir. Ilk insandan bu yana. Max (Maks) Müller. yüce. peygamberler de ayni esaslari teblig etmislerdir. vahiy ve nübüvvet olmaksizin. yaptigi titiz ve ince aras tirmalar sonucu.[45] K ur'ân-i Kerîm'de Allah. Islâm'a göre.[48] Bütün bunlardan.[46] Bir Âyet-i Kerîm'de Hz. Insan. Bu âyet ve diger bazi âyetlerden[47]. Dinin akla uygun ve insan fitratinda mevcut oldugunu bütün Islâm mezhepleri kabul eder . fitrî bir olgudur.

A) rivayet edilen bir Hadîs-i Serîf de söyledi r: "Her dogan. Bu düsünceyle müsahhasdan mücerrede geçen i san. he m de hayatimizin her kösesinde kendini gösteren bir olgudur. Böylece her seyi v ar eden bir yaraticinin bulundugunu kabul edip O'na baglanir. böy lece kendi varligini asan düsüncelere varmasidir. Islâm fitrati üzere dogar. emirleri yerine getirip nehiylerden kaçinmasi ve "kul" oldugunun suuruna v armasidir. hamligini g iderir. ihtiyaçlari için ndini asan bir kudrete yönelmesi gerektigini düsünmüstür. bir arkadas olan dindir. Mecûsî ise Mecûsî yaparlar".[52] Bu Hadîste din duygusunun igi. Allah'in fitratina çevir ki O. toplum u düzenleyen. önce kendisinde çevresindeki varliklardan daha üstün bir öz. hem tarihin her yerinde. canliligini korumus ve insan hayatinin ayrilmaz bir vasfi olma karakter ini sürdürmüstür. insanda sa-n atkârâne bir sekilde birlesmistir. Din. biy olojik ihtiyaçlarini karsilamaya. manevî dünyasi (tarafi) itibariyle de beslenmeye. Yüce Allah. onun en bariz niteligi olmustur. insanin kendisini ve âlemi kimin yarattigini arastirmasi. O. fazilet ve iyilige yönelten. Din olgusu. Insanin veya toplumun dinden kopmasi mümkün degildir. insanlara yön veren. aday seçildigi maka ma ulasmasi içindir.INSAN IÇIN DININ LÜZUMU Din. sadece insanlara mahsus bir dost. Nerede bir toplum varsa. insan lari bunun (fitrat) üzerine yaratmistir. Dua. Insanin bu sekilde yaratilmasi. Belli bir kültüre ulasarak tarihte yer alan bütün milletlerin manevî dü yalari bir dinî inançla sekillenmistir. Nasrânî (Hiristiyan) ise Nasrânî. kendisi ve çevresindeki varliklarin. masum yaratilmis bir insanin. Âyetinde Cenâb-i Hak söyle buyurmaktadir: "Sen. tabiatin fevkinde bir Yüce Varlik'in. Allah'in yaratmasi degistirilemez". insanla beraber varolmustur. güven duyg usu asilayan. onu kuvvetlendirir. Allah'a siginma insani yüce ltir. yalnizligi. "Allah'in halifesi" olmasi. her zaman kendisinin insanüstü baglari bulundugunu. Insan. Insanlik tarihinde. insanin kendi °z varligi hakkin daki suur ile birlikte ortaya çikar ve bu suur ile birlikte gelisir. fertleri mukaddes duygu ve aliskanliklarda birlestiren. diger varliklar arasinda en seçkin bir varliktir. Allah'i n mevcudiyeti suuruna da içten bir zorunluluk ve sezgi ile varir. orada bir de din vardir. onu yeryüzünün halîfesi kilmistir. niyaz.[50] Daglarin. insanin önemli sayilabilecek daha baska nitelikle ri bulunsa da. Maddî yönü itibariyle. Insanin yüce bir kudr ete gönülden bagli olmasi. kuvvetli bir irade ve saglam bir karakter kazandirir. Çünkü Insan. Insanlik tarihinin her dönemi nde din. Onun bu ihtiyaçlarini karsilayan. Ayrica bu Hadîs ile. dine. Bu iki cinsin birbirine zit tabiat çizgileri. Ayni konu ile ilgili Ebu Hureyre'den (R. kanun ve nizamlarin kavusamad . din. Insanin karsi lastigi temel mes'ele. Hiristiyanli ktaki insanin dogustan günahkâr olarak aslî suç ile doâmasmin aksine. dinsiz insan bulunsa da. manevî varlik sezdigi gibi . dinsiz bir toplum görülmemektedir. sikintilari gideren. babasi Yahudi ise onu Yahudi. emanetin merkezinde bul unmasi. melekle hayvan arasind ir yaratilisa sahiptir. vazifeyi o yüklenmistir. tertemiz. Din duygusu da bunlar arasindadir. toplumlari yükselten v e gelistiren bir kurumdur. fitrî (dogustan gelen) bir özellik olarak. Rum Sûresinin 30.[51] Bu agir yüke katlanabilmesi için Yüce Allah onu çesitli istidat ve kabiliyetlerle donat mistir. Din. yüzünü bir hanif olarak. Allah sevgisi ve bu sevgiden kaynaklanan korku insani pisirir. de steklenmeye ihtiyaci vardir.Insan. insanla beraber varligini sürdürmektedir ve insanl a beraber varolacaktir. göklerin yüklenemedigi emaneti. manevî olgularin en b asta geleni dindi''. Sonra anasi. Insan maddî tarafi yaninda manevî tarafi da olan bir varliktir. Insanlara güç veren. aile ve çevresinin etkisiyle onlarin sahip oldugu dini kabul ettigi belirtilmektedir. insanin günahsiz dogdu gu ve aldigi egitim ve terbiyeye göre sekillendigi ortaya konulmaktadir. Tarihin hangi devresine bakilirsa bakilsin. [53] D. Böyle kimselerin içind e yeraldigi toplumlarda fazilet yarisi baslar. Bu makam.

dinsizligi hâkim kilmak isteyen rejimlerde bile insanlardaki lnanma. arkasindan ahlâkî ve hukukî suçlari çagirir. monoteizm de tektanricilik anlamina gelm . milletin ve papazlarin mabetlerde dua etmelerine izin verilmis ol masi ve bu Blok'ta. Din. Dini kaldirmakla toplumlari ileri götürecegi ni iddia edenlerin fikirlerinin din yerine geçirilmek istenmesi. dini ilerlemeye mani gören. Çünkü onun yagmuru milletlerin ruhunu n gidasidir. i yilik ve fazilet kaynagi olan dindir. yapisi itibariyle de dine muhtaçtir. insanlari. Fert için en önemli manevî destek. kaldirmak istedikleri din yerine baska sey leri koymaya çalismislardir. Insa n için bedenî ihtiyaçlari karsilamak nasil yasaminin bir geregi ise. Diger bazi dinlerde oldugu gibi. Ahiret inanisi. baska bir dünyada hayatina devam etmektedir. ahlâk için de bir müeyyide bulunmaz. [54] E. anarsi ortaya çikar ve böyle ce çesitli sikintilar baslar. ruh ve bedenden ibarettir. dine yönelme duygusu nun giderilememis oldugunun gözlenmesi. 70 yildir dine baski uygulanmasina ragmen. Çünkü din. Bütün bunlara ragmen. insanin içindeki ebed duygusuna cevap vermek bakimindan da önem tasimaktadir. ruhlarin yagmurudur. ne v icdandir. maddî bakimdan güçsüz toplumlarin yasadigi görülmüstür dinî duygulari zayiflamis. yok olmaktan korkmaktadir. toplum düzeni rumayi gaye edinir. dinsiz. dolayisi yla beseriyetin dinsizlesmek suretiyle Ilerleyecegini iddia edenler de bulunmustu r ve bulunmaktadir.MONOTEIZM (TEKTANRICILIK) Politeizm çoktanricilik demek oldugu gibi. din ve ahlâka lüzum olmadigini ileri sürüp. Marksist Blok'ta seflerin kilis elere kosmasi. insani yarinki hayata alistirmaktadir. Dinin zayiflamasi. Milletler için lüzumludur. dünyanin izdirap ve sikintilarina karsi durmayi saglamaktadir. Bu haya tin disinda bir baska dünya inanci. Din. adaletsizligin. Mehme t Akif Ersoy bu hususu söyle dile getiriyor: "Ne irfandir veren ahlâka yükseklik. insanin "birseye" inanmak zorund a oldugunu göstermektedir. Tarihte iktisadî. cennet gibi büyük bir nimete kavusma. ilim ve fenniif din yerine kaim olmasini isteyen. Suçlardan arinip ebedî bir kurtulusa ulasma. keder. üzerinde düsünülmesi gereken bir baska husustur. sadece ceza ve mükâfat olarak degil. baski ile din i ortadan kaldirmak. dine düsmektedir. Ancak zamanla. insan gruplarini hiçbir sey tutamaz olur. Toplumlari dinsizlestirmek için okullar açip. Din olmayinca hayatin tadi kalmaz. korku. kötülügün düsmanidir. Halbuki her yerde kendini kontrol eden bir Yaradan'i n varligina inanan insan. haksizligin. insanda ümit ve arzu dogurmakta. Yalnizlik. Din. kuskulari ve hurafeleri gideren de "din"dir. tapinma duygusunun söndürülernemesi. baskidan kaçip organlarda. inançsiz bi r toplumun yasayamayacagini dogrulamaktadir. Dinden kaynaklanmayan ahlâk. huzura.igi yerlerde de onlari iyi ve faydali seyleri yapmaya yönelten bir hayat nizamidir . ahlâk için de bir kaynaktir. dinin tabiî ve sosyal yetersizli klerin bir yansimasi ve insanlari uyusturan bir afyon oldugunu savunan. In san.Insanin ölüm karsisindaki tutumunda en önemli rol. Ümitsizlikten uzak. Bunlara ilave olarak II. kuytu yerlerde ib adet eden ve âyin yapan insanlara rastlanmasi da inanmanin fitri ihtiyaç oldugunun de lilidir. ölümden degil. Bu düsüncede olanlar. Insan. Çünkü din ol ahlâk için hiçbir yaptirim gücü kalmaz. dinsiz bir toplum yasayamaz. nefretsiz bir gelecege. dinsizligi dirî haline getirmeleri. bekleneni vermez. ayni zaman da. manen çökmüs toplumlarin varliklarini devam ettirebildigi pe k görülmemistir. çaresizlik. ümitle dolu olan hayatin gelenegine. Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandir". Çünkü insan. manevî varliginin d evami da ruhî ihtiyaçlarinin karsilanmasina baglidir. Dünya Harbi'nde. hastalik. Islâm' da da insan. insanlarin bu fikir sahiplerine tapar h ale gelmeleri. ölümle yok olmamakta. Sonuç olarak. hosnutluga ve sükûnete götüren. daima iyi olani yapip kötü olandan kaçmaya gayret eder. anarsinin. musibet ve felâketler karsisinda ins anin yegâne teselli kaynagi dindir. Helal-haram anlayisi kalkinca toplumun düzeni sarsi lir. Alla h'in rizasini elde etme ideali.

Semseddin Akbulut.Bölümün Bibliyografyasi . Zaten Islâm. ne insan tanrtlastinlmis. Islâm'dan önce Türklerde bir tektanri (Gök Tengri) nanci vardir. 29-44. tektanri inanisini getirmistir. Bu arastirm alarin sonucu da onlari desteklemistir. [55] II. Eski Yunan'da tektanri inancini kabul eden ve savunan filozoflarin bulundugu bilinmektedir. Onlara göre yeryüzünde ki diger dinler. Bugün Dinler Tarihi alaninda yapilan arastirmalar.Ö. hem halk rahatlikla anlayabilm ektedir. Ba bil Krali Buhtunnasir'in tektanriciliga yakin bir görüsü olmustur. Islâm'daki gibi saf bir tek tanri anlayisini koruyam amis olmakla beraber. Bati'da diger tezlere karsi monoteizmi savunanlar da olmustur. Hamdi Akseki. hakim inanistir ve dinin temel unsurudur. Tanri ile insan. Islâm'dan önce Arap Yarimadasinda bir tek tanriya inanan Hz. Darvin ve Evrim Teorisi. Yaradan'la yaratik arasindaki m esafe muhafaza edilmis. Onlara da çok sere fli bir peygamber gelmistir" (Duhan. Tanri da insanî niteliklerle nitelendirilmistir. Tarih Boyunca Ilim ve Din. günümüzün dinleri de de tektanri inanisi bulundugunu ortaya koymustur. dogmamis. Çinlilerde tarihî gelismesi içinde Sang-ti. Hiristiyanliktaki üçleme (teslis). Eski Iran'a. Çünkü Islâm'da Allah. Ankara 1943 . Isa tanrilastirilmis. geçmisin dinlerinde de. Hz. isiâm. Bu bilgileri veren ayetlerde söyle denilmektedir: "Onlardan Önce Firavun kavmini imtihan ettik. Firavun kavmiyle ilgili bilgiler vardir. Daha önce görüldügü gibi. teizm: tanricilik). Adnan Adivar. 392-444 A. Bütün dinlerde dikkati çeken husus. günümüzde. Kur'an'da. Hersey onunla kâîmdir. Tien. 17).ektedir (mono: tek. Amenofis. bu görüslerini ispatl amak için "ilkel kabîleler" üzerinde yogun bir arastirmaya girismislerdir. tek tanri seklinde yoruml anmis. Tao seklinde adlandirilan bir "Yüce Tanri" inanisi varolagelmistir. tektanri inanisindan da vazgeçilememis olmasidir. Onlar. Allah inancini teblig ettiklerini açiklamaktadir. Hemen her dinde ayrintilar farkli olsa da. "Firavuna bir elçi gönderdigimiz gibi size de sahitlik edecek bir elçi gönderdik" (Müzzemmil. Sümerler'de Tanri'nin insani balçiktan yaratip ona can verdigi görüsü yaninda. Bütün dinler arasinda tevhid inancini en saf ve sade sekliyle muhafaza eden.Z erdüst. birdir. XIV. Islâm Dini olmustur. Ibrahim'in getirdigi H anîf DinI'ne uyan insanlar yasamaktaydi. Islâm'daki tektanri inanisini hem aydin. Eski Misir'da (M. "mana" inancina sahip toplumla rda "tektanri" inancinin bulun- dugu belirtilmektedir. benzeri ve ortagi yo ktur. Yüzyild a) IV. esi. Istanbul 1969.A. 15). özde bir "tektanri" telakkisi vardir. ilk peygamberlerden sonuncusuna kadar. Istanbul 1980 . Hiristiyanlikta üçlem e (Baba-Ogul. millilestirilip Yahudilere hasredilmis ve insanî sifatla rla nitelendirilmistir.{*) "Aton" adli bir tek tanri inanci getirmistir. ne de Tanri insanlastirilmisti r. bütün peygamberlerin tektanri. bir tanrinin üç ayri tezahürü olarak izah edilmektedir ahudi dininde de bugünün tektanri inanisi. Hindistan'da çoktanrili ve üçlemeli bir yapi içinde bile bir "tektanri" inanisi vardir (Hind Kutsal kitabi Veda-lar'da "Tanri tektir" denilmektedir). Kendine mahsus sifatlari ve Es mâ-i Hüsna'si {Güzel Isimler) vardir. Hiçbir seye muhtaç degildir. tektanrici bir dinin bozulmus seklidir. Yahudilikteki "Tektanri". dogurmamistir. Kutsal Ruh). Bunun yaninda tarihî devrelerdeki milletle rin kalintilarindan tarih öncesi insanlariyla ilgili buluntulara kadar yapilan aras tirmalar da onlarin görüslerini kuvvetlendirmistir. dinin kaynagi konusunda.

London 1977. Cahit. l-ll (I/ 55-94 vd. putperest olarak nitel endirilmis. H. . "RelIgion". F rance 1983 Emile Durkhelm. Avustralya.Salomon Reinnach. Bugün yeryüzünde yerlesik hayat eçmis ilkel kabîieler vardir. Traite' d1 Histoire des Rellgions. "Histoire Compare'e des Rellglons". 79-107 (I ng. Amerika yerlil erinin de Âdem'den geldigini ilan etmistir. vahsi. balikçilik ve toplayic ilikla saglayan küçük topluluklara denir. Ankara 1979. Pasifik Okyanusu. uzun zaman ilkel kabile mensuplari barbar. 5-29 Duane T.15-41 . Çev. eski inanç. Kilise ön ce onlarin insan olmadiklarini savunurken. "yazisiz halklar" veya "tabiat halklari" gibi d aha yumusak deyimler kullanilmistir. "ilkel kabîle" deyimini kullaniyoruz. La Nostalgle des Retiglons. Brezilya gibi yerlerde yasamaktadirlar. Istanbul 1988 . Asagida bu dinlerle ilgili ortak kavramlar. The History of RelIgion. onlarin insan sayilip sayilmayacagi tartisma konusu olmustur. Bunlardan bazilari baska inançlari benimsemis olmakla be raber. London 1975. Sharpe. Daha sonra.Mlrcea Eliade. Istanbul. Edltions Galllmard 1971. adet ve geleneklerinden de tam olarak kopamamislardir.Eric J.David Hume. onlar için. 7-45 . BÖLÜM ILKEL KABILE DINLERI Ilket kabîieler. Önceleri bunlar. 67 vd.M. Çev. Bu kabi-lelerin sahip old uklari inanis seklini ifade etmek üzere "ilkel kabîle dinleri" deyimi kullanilmaktad ir. [57] . geçimlerini avcilik. Glsh. 37-54) . Paul. Niyazi Berkes. Chicago 1969. Renan Müdafaanâmesi. Din Üstüne.Slgmund Freud. y) .Mlrcea Ellade. Istanbul 1338. Istanbul 1923.Ali Gürbüz. Haz. Histoire Generale des Religions.. 1512'de Papa II. etn olojinin gelismesiyle. Fosiller ve Evrim..Dictionnaire des Religlons. Günümüzde Afrika. Istanbul 1984 .Ugo Bianchi. 1980 . Dinî Hayatin Iptidaî Sekilleri. Çev. Darvin ve Tekâmül Nazariyesi. Paris 1976. Çev.Namik Kemal. Paris 1975. Tarih-i Edyan. 22-26-36-60 . çagin seviyesine göre onlarin yasayis tarz ini gözönünde tutarak. I/37 . "ilkel" (primitif) kelimesi ile ifade edilmistir. özellikler ve örnekler verilecektir. 61 vd. Abdurrahman Küçük. LeIden 1975. Bati'da. Biz. Âdem Tatli. . The Study of Religions. Semseddin (Günaltay). Ca va. Bugün ilke l kabîle mensuplari dünya nüfusunun % 5'ini olusturmaktadir. günümüzde yasamakta olan veya yakin zamanlara kadar yasamis bulunan. Mete Tuncay. Comparative Religions. Istanbul 1971. 47-72[56] III. gelismis bir hayat tarzina ulasamamis.Jean Holm. The Ouest. Totem ve Tabu.

Bu Yüce Tanri. zincirler. izah edilemez. Bu arastirmalar sonucu. bir seye veya bir insana mahsus. ön pland verilmistir. dogum ve ölüm gibi olaylar veya bir sihir sözü. Ilkel ka bîle mensuplarina göre sekli acaip olan bir tasin veya çok basarili bir savasçinin "mana" lari vardir. O. daha yakin ve samimî aörülür. Yüce Tanrinin var oldugunu savunmustur. Bu ortak kav. Bu kelime. etkili veya toplum yönünden önemli seyler (hayvan ar. Diger kabilelerde baska kelimelerle ifade edilse de ayni kavram mevcuttur. Malenezyaca bir kelime olan "mana" gizli bir gücün. tabiat üstü. Ilkel insanlar kendilerinin çok büyük sayida görünmez kuvvetler tarafindan kusatildiklarini tasavvur edei^r. tabiat kuvvetlerini idare eder. tilsimlar.ILKEL KABÎLE DINLERI ILE ILGILI KAVRAMLAR Ilkel Kabîle Dinleri'nde çesitli kavramlar vardir.1709-1777) kullanmistir. muskalar. Fetis kelime sini. Bu görüsün aksine görüs ileri sürenler olmussa da. Ilkel kab ile mensuplari. dinleri belli bir dinin bozulmus v eya degistirilmis sekilleri olarak görmüs ve dinin Yüce Tanri tarafindan vaz'edildigini . 1760'da yayimlanan "Fetis Tanrilar Kültü" adli eserinde dö Bros (Charl es de Bros-ses. her kabîlede degisik kelimelerle ifade edilse de. Simit (Father VVilhelm Schmidt). Muskalar.[58] Polinezyaca bir kelimedir ve haram anlamina gelmektedir. bitkiler. tektanricilik devresi bulundugunu. 1. kiymetlidir. arkadaslari ile isbirligi yaparak arast irmalara girismis ve önemli sonuçlar elde etmistir. yapilan arastirmalar. özde aynidir. kendilerinin görünmez kuvvetlerle kusatildigina inanmaktadir. Yüce bir varlik inanci vardir . çoktanricil ik gibi sapmalarin oldugunu savunarak. sihirbaz hekim) bulundugu kabul edilen gizli kuvveti ifade etmek için "mana" deyimi kullanilmistir. Yüce Tanriya ancak büyü felaketlerde dua edilir. "mana" adi verilen evrensel bir kuvvetin her seyde mevcut oldugu nu."amiardan en yaygin olanlar i asagida kisaca açiklanacaktir. yaptigi arastirmalar sonucu. dinî hayatta. Dinler Tarihi'nde. Malenez-yalilar hakkindaki eserinde kullanmist ir. Bu kavramlar. sonra animizm. dinin kaynagini baska sekilde açiklayan görüs s ahiplerine karsi mücadele etmistir. Simit. hem sahsî ruhlara inancin kaynagini teskil ettigini ileri sürmüstür. görünmeyen gücü ifade için mana" kelimesini kullanmisla dir. bir kutsal ilahi mana ile doludur. Mana'ya sahip bulunduguna inanilan ve tasiyanlara güç verdigi kabul edilen degisik t aslar. b azi cinler bile. hükmeder veya daha asagi derece de bulunan ruh ve tanrilari yönetir. ilkel kabîlelerde güçlü. fevkalâde bir kuvveti ifade eder. maskotlar ve kaba tasvirlere "fetis" denilir. önce bir Yüce Tan ri inanisi. ta biat üstü kudret.Yüce Tanri: Bütün ilkel kabilelerde yaratici bir tanri. Mana ile dolu olan herse y. onlara göre bazi insanlar. Bi . fetisizm.W. Ilkel Kabîle Dinleri'nde her mahlûkun bir mana'si vardir. ugur getirdigi veya ugursuzlugu gi derdigi kabul edilen seylerin Fetisizm'den kaldigi ileri sürülmektedir. 3. Simit Ek olü (Viyana Tarihî-Kültürel Ekolü) diye bilinen bu grup. dinin fitrî oldugunu gös termistir. hemcinslerinden fazla mana'ya sahiptir.Tabu: Tabu. insanlari ve herseyi yaratir. ilk defa. Simit Ekolünün hakliligini ortaya koymus.) ve kisilerde {kabile reisi. taslar vb.Mana: Malenezyalilar. F. Ölümünden sonra arkadaslari. 2. gögün tâ ükseklerinden dünyaya hükmeden bir Yüce Varliktir. bu çalismalari devam ettirmislerdir. Bu Yüce Tanri veya yüksek R uh. Ayni sekilde vücudun muayyen halleri. Asagi ruhlar ve tanrilar. O'na.A. Kodrington. Bu terimi ilk defa 1878'de Ingiliz bilgini Kodrington (Codrington). hemen he men bütün ilkel topluluklarda su veya bu sekilde bir Yüce Tanri kavraminin bulundugu be lirlenmistir. Ancak tasavvur sekilleri farklidir. yükseklerde durur. sakli bir enerji kaynaginin es a nlamlisi olarak kullanilmaktadir. hem büyük. Fetîs'in kelime mânâsi "yapilmis"tir.

genellikle ilkel kabile mensuplarinin kendilerine akraba saydiklari hayvan. Deyim olarak totem. sihirbaz hekimler. 5. Dinlerin tot emizm'den çiktigini savunanlar da vardir.Saman: Kelimenin asli hakkinda çesitli görüsler vardir. yenilmez. Yanlis olarak Türklerin eski dinî inançlarina Samanizm denilmistir. Onlara göre. Saman. tabu kabul edilir. tutulmasi. ata ruhlarindan bazi bilgiler alir. isaret anlamina gelir. Toplumlarin en ilkel sekli olan klanin inanç ve teskilâtina. kelime olarak.Büyü: Büyü. Samanin si hirli oldugu kabui edilen bir davulu vardir. Yahudilerdeki Ahit Sandigini da tabu olarak görür. Totemizm aslinda dinî olm aktan daha çok içtimaî ve iktisadî bir olgudur. Eskimolarin yasadigi yerlerde. bi tki veya cansiz seylere verilen addir. ne de büyünün bir seklidir. Yeni dogmus çocuk. orada. Bazi arastiricilar. Ona dokunulamaz. totem inanisi ile de özelligi olan bir hayvan veya bitkinin türünün korunmasi hedef alinmis olabilir. Davulun üzerinde gök ve yerin resmi bul unur. yerler ve nesneler kutsal. Onun kendinden geçtikten sonra cennetleri ve cehenneml eri dolastigi kabul edilir. Bundan dolayi murdar sayilan insan (meselâ âdet gören kadin) ve maddeler de tabu olarak kabul edilir. Saman kelimesinden Samanizm türetilmistir. O. kabilenin büyük atasi olarak kabul edi lir. mana'ya sahiptir. sârî bir hastalik gibi. "Totemizm" denilmistir. 6. Her iki alani da ilgilendiren yanlari bulunan çesitli din ve dünya görüslerin i birlestiren bir inanç ve bir tekniktir. "totem" yerine tanriyi koyunc a. Orta Afri ka ve Kuzey Amerika'daki ilkel kabîlelerde görülür.Totem: Totem. Asyali lar arasinda samanin yüksek itibarini saglayan. cenaze ve kanli bir s ey de tabu sayilir.açiklama sekli bulunabilmektedir. çogu zaman kendinden geçerek ruhlar âlemine aracilik yapmaya yet enekli sayilan kimseler de bulunur. Sibirya'da görülen S amanizm'i psikopatolojik belirtiler olarak açiklamaktadir. Bu arada vecde ge lmek için bazi danslar yapar. bazi afsunlarla ruhlari bu davula girmeye zorlar. Yahudi Kutsal Ki tabinda Ahit Sandigini tasiyan öküzlerin tökezlemesi sonucu Uzza adli birisinin. bazi bedenî egzersizler yapar. Türklerin Samanizm diye bir dinleri olmamistir. tabiatüstü güçlerin yardimi saglanarak belirli bir gayeye ulasmak veya bir dur . Tabu sayilan sey e yaklasmak için uzun hazirlik âyinferi gerekir. Bunlara "saman" adi verilir. dolayisiyle t abu kabul edilir. bu totem anlayisindan dolayi. Kabîie reisleri. sandigi tuttugu ve orada hemen öidügü yazilidir. Ayni toteme bagli kimseler kendi aralarinda evlenmezler. 4. Bir Polinezya deyimi olan tabu. Totemler tabu'dur. Bunlardan baska. bu ke limenin Tunguzca "saman"dan geldigini ileri sürerken. "mana gücü" bakimindan tutulmasi tehlikeli ve yasakl i seylerin dokunulmazligini ifade eder. yeni dinler için bir. Ilkel kabîle insanina göre saman.r seyin tabiatüstü ve tehlikeli kudretini belirtir. Bu mev kii kanabilmek için saman. ruhlara hâkim olabilir. yaklasilmasi yasak sayildig i için. Bazi yazarlar. Totem. Tabu'nun. Mana inanisinin tabiî bir sonucu olarak ma na'ya sahip okluguna inanilan kimseler. Bir teknik olarak Samanizm. Ilkel kabilelerde tabu ile kabile reisleri. Bir kisim arastirici. Totem. O . Türkler'de "s aman" kelimesi de yoktur (Kam vardir). yemesini ve içmesini en aza indirir. bir kismi da "ruhlarla deste klenmis adam" anlamina gelen Sanskritçe "sra-mana"dan {Pali dilinde samana) veya " kendinden geçmis kimse" anlaminda Sibirya mense'li bir kelimeden türedigini ileri sürm ektedir. Samanizm ne kendine özgü bir din. düsmeme si için. mana güçlerinden dolayi kutsaldi r ve dolayisiyle tabu'dur. Ilkel kabilelerde dinî âyin ve törenlerle mesgul olan rahipler ve sihirbaz hekimler var dir. baska seylere geçtigi kabul edilir. alâmet. bu alisilmamis bilgilerdir. degisik ve f arkli sekillerde Kuzey ve Orta Asya'da.

çogu zaman. olumlu veya olum suz yönde kullanilabilir). Ayinlerde belirli kurallara uyma mecburiyeti vardir. kâina tin olusumunun hikâyeleridir. bunlardan baska. astroloji. Dinde bir cemaat vardir. masal anlaminda) gelir. Birkaç ortak nokta disinda. Bu törenlerde danslara da yer verilir. Büyü. Bu dinlerden evrensel bir din gelismemis tir. ilk günahi . dinî ve ahlâkî kurallarla ilgilidir. atesin elde edilisini. tapinma. Ilkel kabîle mensuplari. ''kel kabîle insanlarinin dünya ve kendilerini tasavvurdan ibaret bir çok efsaneleri v ardir. 8. Ga yeye ulasilinca. dinde Tanri'ya kullu k eder. Âyinler. Efsaneler. bolluk.Ayin: Bir dinin pratigiyle ilgili kurallar ve törenler birligidir.Efsane: Bu kelimeyi ifade etmek üzere Bati'dan dilimize aktarilan m'f kelimesi Yunanca "mithos" dan (hikâye.Bu dinler mahallî bir özellige sahiptir. kimya.Ilkel Kabîle Dinleri bir kabîleye mahsustur. büyü.Insanin ve dünyanin gelecegi (eskatoloji). avciligin ve hayvanciligin baslangicini. Dinka. Din ile büyü. un efsaneleri içine alan ve onlari belli bir tarzda Inceleyen bir disiplindir. diger yanda n. müsteriler dagilir. esyayi bir gayeye ulasmak için kullanmak ister. genellikle o kabilenin adiyla anilir (Meselâ Ga. ergenlik âyinlerinin danslarinda genellikl e maskeler takilir. tufan hadisesini.insanlarin nereden geldikleri (antropogoni). Buna k arsilik medenî toplumlarda büyü bilime dönüsmüs.. dinin karsisindadir (Büyü. ilk ölümü. Büyüde ise müsteriler vardir. siirli bir dille. belli kisiler tarafindan anlatilir. ergenlik ve geçis dönemleriyle ilgili geleneksel tör enler yapilir. büyüde insanüstü gücü kendi gayesine yöneltmeye çalisir. Alnu. Bu danslar. av. dünyanin nasil meydana geldigini ele alan yaratilmis masallarindan günlük dinî âyin ve törenleri anlatan hikâyelere kadar uzanir. tabiatüstü ri zorlayici bir yapi tasir. tanrilarin insanlari nasil cezalandirdigini. Büyü. Bir c emaati yoktur. astronomi olmustur . [59] B. farkli seylerdir. Mitoloji ise. .. Efsaneler. Dinin özü.gerçeklestirebilmek için uygulanan islem ve eylemdir. ilkel kabîie insanlari arasinda birlikte yasar. Âyin kavrami. Dinî dünya görüslerini yansitan ef aneler. din ve büyü il e ilgilidir. 7. Nuer. totem. belli bir teknik ile belli kaideleri gerektiren ve büyücüler tarafindan uygulanan pratik bir sanattir. Ilkel kabilelerde din. dansl ar yoluyla ruhî durumlarini bedenî hareketlerle açiga vururlar. Insan. âd etlerin ve içtimaî kurumlarin ortaya çikisini konu edinir. kahramanlarin. S|mya. Din ile büyü. b. 2.Kâinatin yaratilisi ve kâinattaki tabiî olaylarin olusumu (kozmogoni). alçak gönüllülük e kendini yükseltmeye cür'ettir. genellikle kapali bir düzen içinde Isler. yalniz belli zamanlarda. ilk ailenin. Bunlar. bütün bunlara ragmen. açiklayici bir karaktere sahiptir ve su konulara cevap bulmaya çalisir: 1. anrilann. 4. Maori. ölüm.YASAYAN ILKEL KABÎLE DINLERININ ÖZELLIKLERI a. Savas. kutsal sayilir. 3.Tanrilarin nereden geldikleri (teogoni).dinleri gibi).

bütün tanrilarin en büyügüdür. Maoriler. atalara tapinma b u dinin nitelikleri arasinda göze çarpmaktadir.Ainu Dini: Ainular. fal. Güney Sudan'da yasayan bir gruptur. Ga'lar. herseyden önce var ve her seyin kayn agi olduguna. f. d. bazisinin da kötü oldugunu kabul ederler. Onlara dua eder. e. dört kitada bulunmaktadir. Bu kabîlelerden. "Cok" (kuv vet) dedikleri insanüstü kuvvetlerin varligina inanirlar. O. gögün en yüksek tabakasinda bulundugunu kabul ettikleri "Kando-koro Kamui" dedikleri bir Yüce Tann'ya inanirlar. Ayri din seçme sansi yoktur. gökte yas ar. Her seyi yaratan odur. g. lo'nun. cin çikarma. Mana'ya sahi p olan kutsaldir ve tabu'dur. büyük gruplar halinde yasayanlar oldugu g ibi. ona d ua ederler. 4. lo. Bu Yüce Varligin nitelikle ri. hediyeler sunarlar. ancak bunlar a tapinmazlar. Pigme Dini gibi. i. h. Ilkel Kabîle Dinleri genellikle kabilenin adiyla anilir: Dinka Dini.Namba'lar Dini: Güneybati Pasifik'te Malekula adasinda ilkel kabîle hayati yasaya .Ilkel Kabîle mensuplari büyüye ve büyücüye çok ilgi gösterir. dinin tabiî üyesidir. Ancak Dinkalar. Maorilerin ibâdeti. Onlarin kendileriy le yakindan ilgilendigine inanirlar. 5. Nhialik'i yukarida zikredil en insanüstü kuvvetlerin en büyügü için sahsî ad olarak da kullanirlar. Onu yaratici olarak g kendilerine hayat. Maori Dini. Ancak onun kutsal yeri ve rahipleri yoktur.Ilkel Kabilelerde kutsal olanla olmayan birbirinden ayrilmistir.c. Japonya'nin kuzeyindeki adalarda yasarlar. Onlar için hazirlanmis kutsal yerleri ve görevli rahipler i bulunmaktadir. Bu ruhlarin bazisinin iyi.Maori Dini: Güney Pasifik Okyanusu adalarinda yasayan Poline-zyalilardan bir gr up. diger tanri ve ruhlardan farklidir. Hep beraber bu du alari okurlar. 3. bir kaç yüz kisiyi geçmeyenler de vardir. Ilkel Kabîle Dinlerinde d rucusu söz konusu degildir. Ainu Dini. Dualar. Yüce Tanrilarina "lo" derler. Âhirete ve Yüce Tanri önünde muhake meye inanirlar. Bunun sonucu. büyü. 1. genellikl e. devamli tekrarladiklari cümleler halindedir. fetis kullanma.Ilkel Kabîle Dinlerinde genellikle bir Yüce Tanri Inanisi göze çarpar. Onun adini ancak rahipler söyleyebilirler. Mer kabîle onu k endi diliyle ve kendisine mahsus bir sekilde adlandirir. fakat ah iretle ilgili telâkkilerinde açiklik görülmemektedir. Bu kuvvetlere bazen "Nhial ik" de (Göktekiler) derler. 2. hiplerin onlara ögrettigi ilâhi tarzindaki özel dualardan ibarettir.Ilkel Kabîle Dinlerinde ruhun çesitli sekillerde yasadigina inanilmakta.YASAYAN ILKEL KABILE DINLERINDEN ÖRNEKLER Bugün dünya nüfusunun %5'ini olusturan Ilkel Kabîle Dinlerine mensup insanlar. "Naa Nyonmo" dedikleri çok güçlü bir varliga inanirlar. yagmur yagdirdigina inanir. tabiata ve insan islerine etkili çok sayida ruh ve kuvvet bulunduguna inanirlar. Ga Dini.Ilkel Kabilelerde fert.Ga Dini: Ga'lar. [60] C. Çok uzakta kabul ettikleri bu Yüce Varliktan baska çok sayida tanr i ve ruhlara saygi gösterirler. kuvvet ve saglik verdigine. Onlar. Maoriler diye adlandirilir. Gana'nin baskenti yakinlarinda yasarlar. Ainular. Ga'larin baska tanrilari da vardir.Bu dinlerin kutsal kitaplari ve yazili kaynaklari yoktur. yerde ve gökte yasayan her seyin en içinde bulunduguna inanirlar.Dinka Dini: Dinkalar. Din-kalar. Ainular.

Ingilizler bu ismin basina Türkçe "büyük". Ellwood. topluca sünnet edilmektedir.Robert S. kabîle erkeklerinin avret yerini örtmek için kullandiklari püsküle "namba" de nildiginden. Namba'lar diye adlandirilmistir.Mircea Eliade. "Güneybati Pasifik'te. From Primitives to Zen. Nadir Paksoy. Patt ems in Comparative Religion. BÖLÜM . Britain 1965.69-143 . Cumhuriyet Gazetesi (Ilavesi). 13. Bu ceza. Science and Religion. New Jersey 1977 .Sedat Veyis Örnek.David A. Nambalar'da "tabu"lar vardir.Bölümün Bibliyografyasi . The Religious Experience of Mankind. Britain 1976. Cenaze 100 gün disarida b ekletilmekte ve iskelet gömülmektedir. Gr. herseyin yaraticisi ve yönlendiricisi "Tana" adi verilen bir Yüce kudrete inanilmaktadir. Radlof. evli ve bekârlik durumuna göre artip eksilmektedir. Ahmet Temir. Gr. Ölüm.32) . Etnoloji Sözlügü. Ölümde n sonra 100 gün süreyle yas tutulmaktadir.1985 . Reislerin iskeleti gömülmeden birakilmaktadir. kabîle törenlerine uymamakla veya kabîle reisine saygisizlikla izah edilme ktedir.Dictionnaire des Religions. France 1983 . Böy lece kabîle Büyük ve Küçük Nambalar olarak iki gruba ayrilmistir. Büyük Nambaslarin Arasinda Kabîlede Yasam: T abular.14-50 . Erkek çocuk. Çocuklar 10-12 yaslarindan sonra kabîle reisinin izniyle. Belgique 1982[62] IV. Bunlar.Dr.45-78 Marguerite-Marie Thiollier. sonuna da çogul eki olan "s" harfini eklemislerdir. "tabiatüstü güçlere aktadir. Ankara 1970 . Bunlarin en üstünde.Bronislavv Malinovvski. 3-18 .Mircea Eliade.London 1967. Paris 1975. Zina yasaktir ve zina isleyene çesitli cezalar verilmektedir. 30. Hastalik. Dictionnaire des Religions. Sibirya'dan (Seçmeler). Kendilerine has dinî törenleri. A Guide to Religions. Istanbul 1976 Ninian Smart. Âdetler". Britain 1974. kötü ruhlarin en agir cezasi olarak degerlendirilmektedir. VVords of the World's Religions. Yasaklar. Bunun yaninda "iyi ve kötü ruhlarin her z aman kisilerin çevresinde bulundugu ve her davranisi kontrol ettigi kabul edilmekt edir.W. 38. "küçük" anlamina gelen kelimeler. odasina girebilmekte ve kabîledeki rütbe alabilme basamaklarina tirmanabilirle hakl arina sahip olabilmektedir. belâ ve ölümlerin sebebi "kötü ruhlar"dir.n bir grub. Inanislar. Ölüm törenleri sirad n insanlar ve kabîie reislerine göre farklilik göstermektedir. danslari ve "kurban" usûlleri bulunmaktadir. MagIc. Kisinin hastalanmasi. Gr.41 (Ing. Sünnet olmak esastir. [61] III.1. ancak sünnet olduktan sonra "namba örtüsü" takabilmekte. Brown. London 1975. Traite d'Histoire des Religions. vücuduna "kötü ru girmesiyle. Çev. Yakinlar "tabu"dur ve mahremiyet esasi bulunmaktad ir.

evin ana salonunda veya atalar için ayrilmis olan yerdeki bu le vhalarin önünde onlara yiyecek. cenaze töreni ve mezar etrafinda odaklasir. ata ruhlarini özel koruyucu olarak görür ve evin güneybati kösesinde onlar için bi r yer ayirirdi. Çinli'leri atalara saygi konusu kadar birlestiren ikinci bir husus. en uygun yol ola rak görüldü. Çin'de her devrin dinî özelligi. Taoi Buddizm'dir. simdi. insanin evlenmeden veya geride bir ogul birakmadan ölmesini büyük günah ve elemli bir azap sayma ktadir. Konfüçyanizm (Konfüçyüslük). tütsü çu larini alnina kadar kaldirip buhurdanliga koyar. Bir Çin atasözünde söyle denilmektedir: "Her seyin kökü göklerdedir. Bu kitaptaki tasnifte BuddIzm'e ayri bir yer ayirmak. Mezarlar. çok ugursuz bir hayat sürmeye mecburdur. bazen de evrensel bir yapiya sahip dinin millîlestiriidigi görülür (Yahudi dini gibi). Ayni zamanda bu husus. tütsü gibi seyler sunardi. ölü. Millî dinlerde ortaklasa bir k urtulus ve mutluluga ulasma söz konusudur. Simdiki atalar kültü. toplumun bütün üyelerini birbirine ba glayan bir bag vazifesi görür. Ata ruhlarina ibadeti devam ettirecek bir ogul yoksa. Yahudilik. gelecekten haber verme. levhalar. Çin'de bu zikredilen dinlerden önce atalara saygi. Çin dininde kendini gösteren akraba lik ve aileye baglilik hissi kadar degildir. Bunun için Buddizm'i ayri bir bölüm yaptik. Bazen atalar çagrilir. Ancak Buddizm'in yeri. l in önüne gelir (bu levhalar. Insanin kökü ise atalarindadir. Her evde. Aile reisi. üç-dört nesil korunup. "Gögün Oglu" sayilan Imparato e ailenin reisi olan babaya itaat ve saygi gelenegine sahiptir. ilkbaharda süpürülür ve oralara hediyeler sunulur (hediye sonbaharda tekrarlanir). Nisan. Fert. Çinliler. bu ortaklasa kurtu lus ve mutlulugu paylasir. evlenme gibi önemli isle r de burada yapilirdi. resmî nitelige sahip üç d n vardir. onlara önemli konular haber verilip y ardim istenirdi. ya üç kere diz çökerek dokuz vurus yapa r ya da üç kere bas egerdi. Bazen millî bir dinin hâkim oldugu çevreden eVrensel bir dinin çiktigi (Hinduizm'in hâkim oldugu Hindistan'dan Buddizm'in çiktigi gibi). [63] A. Cenaze tören lerine çok önem verilir Mezarlar.MILLÎ DINLER Dinler Tarihi açisindan dinlerin ilkel kabîle dinleri. bir topluluk veya millete ait dinlerdir. kutsal varliklara kurban ve "Sang-ti" diye adlandirilan bir Yüce Varlik inanisi vardi. Hiristiyanlik ve Islâm hariç olmak üzere. atalara gösterilen baglilik ve saygidir. Bütün ailenin önünde yapilan bu törende baba. günümüzde yasayanl ari da vardir. Bir önceki bölümde Ilkel Kâbîle Dinleri hakkind a bilgi verdik." Çinli. Toplumun bütün fertleri. Bu örnekler dünyanin degis ik bölgelerinden seçilmistir. Çinlilerin San Kiao (Üç din) dedikleri bu dinler.KONFÜÇYÜSÇÜLÜK Çin'de. yerli ve millî. Bu bölümde millî dinler anlatilacaktir. Baz i ilkel kabilelerde atalara tapinma önemli ise de. felaket getiren ac ayip bir mahluk seklinde. gök ve tabiat tan rilarina tapinma. bereket versin diye tarlalarda yaptlir. üzerinde atalarin adlari özel tarzda yazilmis levhalar bulu nurdu. Millî dinlerden bazilari örnek olarak asagida anlatilacaktir. Millî dinler. "YIn" ve "Yang . Geçmiste de millî dinler vardi. Her aile. atalara ait tapinaga birakilir). Islâm bilginlerinin de dinleri "bâtil dinler" ve "ilâhi din ler" diye tasnif ettiklerini belirtmistik. Konfüçyanizm ve Taoizm. tartisi lmaktadir. millî dinler ve evrensel dinler tarzinda üçe ayrilabilecegini. Bununla da evrensel hüviyete sahip inlere bir geçis saglamis olduk. Çin halki dinî geleneginde atalar kültü çok önemli idi. . kurbanlara ve kutsal törenlere katilmakla kendi mi llî tanrilariyla temas kuracagina inanir. disardan gelme ve evren sel niteliklidir. Buddizm. üç tütsü çubugu yakar.

il kbahar ve sonbaharda. Y irmi yasinda iken ögrenci yetistirmeye basladi. Konfüçyüs. Gögün Rabbi. âlimlerin. Yüzyil'da Buddizm'in Çin'e girmesi ve Taoizm'in M. Konfüçyüs tarafindan kurulan Konfüçyüsçülük. Konfüçyüs. Yin Krallik ailesinden kabul edilirse de a atan ve ail si hakkindaki bilgiler. Hayatinin ilk yillari yoksulluk içinde geçmesine ragmen. bunlardan Konfüçyüsçüiük ve Taoizm üzerinde durulacaktir. eskilerin hikmetini yoruml amak idi. Ölümünden sonra söhreti her tarafa yayildi. Çin Imparatorlugu sinirlari içinde. bu ülkede. dinî tören ve âdetleri devam ettir tir. Tao deyimi. Yer ve gögü temsil eden disi Yin ile erkek Yang prensiplerinin her ikisi de âlem düzeni için gereklidir. II. bu ahlâkî-siyasî kültü. Tao." prensipleridir. Hayatinin son bes yilini meshur eserlerini yazmak. Üstad K'ung anlaminda K'ung Fu Tzu'nun Latincesidir. Siyasî entrikalara alismis idareciler ona ilgi göstermed i. Ancak o. Yer ile gök arasinda meydana gelen her olayin bu iki prensibin isbirligi yapmasindan meydana geldigi kabul edilir. Ch'iu fu'da. Mezari. insanin fitraten iyi olduguna itimat ve Örnek olman in önemi yatmaktaydi. Lu'da pek önemli sayilmayacak memuri yetlerde bulundu.Ö. bir ziyaret (hac) yeri oldu. Metodu. yer-gök gibi örnekler e uygular. Onun en önemli eseri Konfüçyüsçülük oldu. 140-87) z amanindan baslayarak 1912 yilina kadar devlet dini olarak taninmistir. bir bölgeden digerine.S. Istedigine ulasamamis olarak geri dön dügünde artik ihtiyarlamisti.Konfüçyüs'ün Hayati (M. üç Çin dinî geleneginde de bulunur. Çin Buddizm'ine ayri bi er ayrilmayacak ve Buddizm Bölümü'nde temas edilecektir. genis ölçüde bir "halk dini" de olusturmaktad ir. gelenekleri. ediplerin. hem Konfüçyüs'ün. bilge k isi olarak öldü. Son yediyüz sene içinde Ç n'de resmî nitelige sahip "Üç din" (San Kiao). Çin geleneginde Gök önemli bir yer tutmaktadir. 70 yasinda dogru o lan seylere zarar vermeden. Çin'de simdiki San-tung'un bir bölümü olan Lu eyaletindeki Tsou'da dünyaya geldi inda babasini kaybetti. pre imparatorluk ailesinin dini olarak kabul edilmistir. Yang ise olumlu durumu ifade eder. güvenilir bu|unmamaktadir. kendini anlayacak yöneticiler aradi. karanlik-aydinlik. basrahip sifatiyla. Yüzyilda gelisme si sonucu. disi-erkek. Tie n. 551-479) Konfüçyüs kelimesi. Adina tapinaklar yapildi. bürokratlarin. I. gögün kendisi demektir. ilk defa ferdî din seçimi sözkonusu olmustur. Ögren meye meraki dolayisiyla iyi bir egitim gördü. Bu sistemin teme linde. M. 50 yasinda Gök'ün emrini ögrendim. Onun mizaci da siyasî ortama uygun degildi. Vu-ti (M. kendisinin irtibatli bulundugunu açikladigi Yüce Varligi ifade için Sang i (Shangdi-Changti: Yukaridaki Hükümdar) ile es anlamli "Tien"i tercih etmistir. Çin'de. bütün insanlarin saadeti için. 40 yasinda süphelerimden kurtuldum. kendi hayatini su sekilde özetlemektedir: "15 yasinda kendimi ögrenmeye verdim. hem de Laotzu'nun fikir sisteminin temeli olmustu r. 1912'ye kadar Çin Imparatorlari yilda iki defa. eski hakîmlerin faziletlerine dayanan bir yolla insanla ra baris ve refah getirebilecegini düsündügü siyasî bir sistem gelistirdi. ona hediyeler sundu. dünyanin degistirilemez kanunlara göre gidisi demektir. Bu din. sonraki kaynaklara ait olup. Yin ve Yang prens iplerini Çinli kötü-iyi. taraftarlar kazandi. Çinlilerde bu ad. soguk-sicak. Yin. Konfüçyüs. Imparator . K'ung Ch'iu (Chung Ni) seklindedir. 30 yasinda irademe sahip olabildim. Onlarin uyum kaynagi ve böylece âlemdeki bütün düzenlerin dayanagi "tao"dur . yol. Mil dinin kurucusu olmanin disinda.S. 60 yasinda sezis yoluyla herseyi kavradim. tabiî dünya nizami.Ö. [64] 1. kalbimin bütün isteklerini yerine getirebildim. 19 yasinda evlendi ve iki çocugu oldu. Ancak Konfüçyüs. filozoflarindan biri ve Konfüçyüsçülügün kurucusudur. dogruluk. ögrenc i yetistirmek ve doktrinini ögretmekle geçirdi. Burada. Söhreti yayildi. Bu prensipler. teskilatçi olarak da saygi gördü. olumsuz." . Bu sistemine kulak verecek ve nasihatlerini dinleyecek bir hükümdar bulmak için kendi eyaletini terketti. Çin'in büyük bilginlerinden.

onun dortrini kendinden .Konfüçyüs'ün Konusmalari (Lun Yü). ölümünden sonra onun sözlerini de topladilar. Buna ragmen. 4. 3. bütün eski Çin metinlerini gözden geçirdi. Konfüçyüsçülügün kutsal kitaplarini olusturan iki koleksiyon vardi. Onun gayesi.Siirler Kitabi (Si King): 305 muhtelif sarkiyi. 2. Ankara 1974. Religions du Monde Entier. 335. sosyal hayat ve törenlerle ilgili hususlari bir araya getirmek. Yüzyilda Sung Hanedani sirasinda biraraya getirildi. "Bes Klasik" (Wou King) ve "Dört Kitap"tir (Se Chou).Orta Yol Doktrini (Tchöng Yong). Bunlar. Konfüç ndine "din kurucusu" unvanini vermemistir.Degisiklikler Kitabi (Yi King): Mistik ve Metafizik olaylari. Konfüçyüs'e büyük bir baglilik gösteren ve ondan edebiyat. Konusmalar.Konfüçyüsçülükte Kutsal Metinler Konfüçyüs.M Konfüçyüs.Törenler Kitabi (Li King): Âyin ve merasimferle ilgili hatiralari (Ahlâk ve adâb).Büyük Bilgi (Ta-Hio). tarih. Belgique 1989. 3. eskileri seven ve onlarin bilgilerini elde etmek için bütün gayreti gösteren bir kimseyim" seklinde vasiflandirmistir. daha önceki Çin filozof ve mürsitlerinin yazilarini derledi ve yorumladilar. yön etici sinifin egitiminin temelini olusturdu. 5. Bu koleksiyon. Çev. Vladimir Grigor ieff. M. tarihî bilgileri ve geçmise ait önemli vesikalar i. böylece atalar kültüne dayali Çin medeniyetini ortaya koymakti. yasayan ahlâk ve geleneklerin devamini saglamak.Konfüçyüsçülükte Tanri Inanci Konfüçyüs'ün ögrettiklerinin Çin'in millî dini olmasi uzun bir gelismenin neticesidir. 4.Ilkbahar ve Sonbahar Vekayinameleri (Kun Kiyu): Ilkbahar ve Sonbaharla ilgili olarak günügününe yazilmis olaylari ihtiva eder. Böylece Konfüçyüs ve ögrencileri. Semsedd in (Günaltay). Yöneticiler. Bes Klasik: 1.Mensiyus'un Sözleri (Mongtse). Bu dört kitap sunlardir: 1. Bkz. Semseddin. 4. felsefeahlâk ögrenen ögrencileri. [65] 2. M. memur alinmasi için yapila n imtihanlarda bu kitaplardan faydalanirlardi. Hayati boyunca Çin'in "kadînV'ligini ortaya koymaya ve kültürünü ihya etmeye çalisan Konfüçyü ini. Muhacldere Nabi Özerdim. bu kitaplarin muhtevasi hakinda bilgi vermektedir. yönetimle ilgili bilgileri rlamak. 2. Tarih-i Edyan.Tarih Kitabi (Su King): Dokümanlari. Dört Kitap: XI. 247-248[66] 3. "ben.

yeni hanedanlar kuran ve iyileri mükafatlandiran atalara verilen bir a d degildir. oruç tutulup temiz olduktan sonra ifâ edilen kurbandan ibarettir. Dua. Konfüçyüs. dinî mânada. Bu erdemler . insanlar arasindaki iliskilerin önemi yaninda hayat. Gayesi. fakat kurucusu. Konfüçyüs ahlâkinin ana temeli. ve bunlarin karsiliginin öbür dünyadan daha çok bu dünyada görülecegini. O.Konfüçyüsçülükte Ahlâkî Prensipler Konfüçyüsçülük. "Büyük Bilgi"de kendini. Bun-'ari da söyle açikl amaktadir: "Agir basli isen. milletini yönlendirme. Tao'dur. ibadet bir vazifedir. "sabah Tao'yu z kreden kimse. Konfüçyüsçülügün belirli bir inanç sistemi. Konfüçyüs. seref ve zenginlik. küçük insan ise rahatini düsünür. Cömert isen. O. Büyük ve üstün insan yal dogrulugu. gögün efendisidir. Ölmek edir Tanri. gökte oturan. herseye uygulayabilmek yetenegine "mükemmel erdem" demektedir. ölüm. "Düskünlere yardim eder. Üstün insanla küçük insan arasindaki farki da söy le belirtir: "Büyük ve üstün insan erdemi. Sadakati ve samimîyeti birinci planda tu mayi ve agirbasli olmayan bir bilgine saygi göstermemeyi tenbîh ediyor. hava cinleri ve perileri. Bu. herseyi elde edersi n. uludur. Çin'in eski dinî tasavvurlarini ihyaya çalismistir. alinca da hükmü amansizdir. asirlardan beri hüküm süren millî dinin geleneklerini yeniden canlandirmistir. Ona göre "Tien". yapilan gün ahlarin cezasiz kalmayacagini. yani ahlâk prensibidir. hür et ve ibadet edilmesi gereken bir varliktir. bu terimi de kullanmistir. samimiyet. Ancak o. ülkenin karisik olan siyasî d urumunu düzeltmek için. Konfüçyüs. Tanri mi ve kutsal metinleri vardir. agir baslilik. herseyi açikça görür ve ülkenin her yaninda huzuru saglasinlar diye ögret yücedir. Konfüçyüs. Konfüçyüs. Tao. Üzerinde kasa etmekten kaçinmasina ragmen. b risi saglamanin yolunu bulma seklinde açiklanir. dinî faaliyet olarak. dünyada b es seyi. yerdeki insanlara hükmedicidir ve kötü olanlar ço ve dirilmek. milleti siyasî bir terbiye ile saadete kavusturmaktir. yüce varlik. Tanri'nin takdirind ve bütün islerde insanlarla beraberdiri»'[67] 4. Çin'e ait inanis ve âyinler birligidir. Konfüçyüs'e dayandirilan. büyük tanri olarak Gök Tanri bulunur. saygisizlik görmezsin. "öbür dünya"nin varligini inkâr etmemistir. gençle . düskün insanlari korumak için hükümdar »Tanri Yolu"nda yardimci olsunlar menler göndermektedir. Dogru isen çok seyi basarirsin. kendisini koruduguna ve görevlendirdig ine inandigi azametli bir yüce varliga inanmakta idi. Tien. Bu. arkadaslara samimiyetle. seref hepsinin Gök'ten eldigini ifade etmistir. "Tien" ile ifade edilir. Bu konudaki diger terim. cömertlik. küçük insan ise yalniz faydayi düsünür". dogruluk ve nezakettir. yukaridaki tanri. aksama rahat ölür" demistir. Çin'in dinî e kadar gerilere gidilirse gidilsin. y aratici kudret idi. her seyin üstündeki varlik. bu yüce Varligi ifade için daha önce kullanilan "Tien" deyimini t ercih etmistir. zenginlerin ser -Vetini artirmaz" olarak tarif etmektedir. Onun asagi sinda. Nazik isen baskalari ni hizmetinde kullanabilirsin". Sang-ti diye adlandirilan Yüce Varliga inanis onda da deva m etmistir. o zaman anlasildigi üzere. "Konusmalar" da[68]. fakat devamli degildir. dag cinleri ve ata ruhlari bulunur. Samimî isen halk sana güvenir. eski törenleri yeniden ihya etmek olmustur. Bu gök tanri "Tien". Konfüçyüsçülükte Tanri. üstün insani. Konfüçyüs. dinden daha çok bir ahlâk ve hikmet yolu olarak gösterilir. Üstün insan kanu kafasini çalistirir. küçük insan ise kendi faydasini aramaya bakar. kötülük yapanin hatasini ödeyerek affedilmesini istemesi gerektigini belirtmis ir. Kâinatin düzenini kuran O'dur. kötü hükümdarlari c zalandiran. Konfüçyüsçülük. Ona göre yüce hükümdar olan Tanri. Onun ana gayesi. insanin yürüyecegi dogru yol. su. tabiat düzeninin idarecisi. Konfüçyüs'ün ahl et ve millet içindir. bulut. O. bir dinî teskilati yoktur.sonra bir din olarak kabul edilmistir. ev halkini. görünmeyen varliklar dünyasi. Kendisi için söy le söylemektedir: "Yasli olanlara rahatligi saglamak. O.

üstün ve büyük insandir. Çünkü Konfüçyüs. su dört konu etrafinda dönmektedir: 1.halk saygisizl ik etmeye cesaret edemez. israfa karsidir ve ekonomik olmaktan yanadir. ana ve babasina sâdik ve diger büyüklerine saygi göstermelidir. akrabalarina. 3. Onun "Yi" dedigi adalet. Gösteri si sevmez. anne ve babalarina iyi muamele eder. ailesine hizmette en büyük gayreti gösterirse. basari elde edilse de. çocuklarini arkalarinda tasiyarak ona gelecektir". 5. efendisine bütün hayatinda bagli kalabilirse. itaatsizlik etmemekle olmaktadir.Verilen sözde durma. Eger o dogrulugu severse halk ona uyruk olmaktan çekinme z. Büyük ve üstün insanlar. bütün hayatin en önemli iliskilerini içinde bulundurur. adaleti. Kisinin babasinin yolundan gitmesi. "Basari her zaman faziletin varligin a delil olmaz. Konfüçyüs'ün telkini. adalet ve menfaat konusunu söy hükme baglar: "Yüksek insan. 4. dogruluk. Kendini bilgiye verenler. yönetenle yöneti len arasindaki bag kopar. sözlerinde nezâket ve ser eflilige önem verirler. ahlâk sarsilir ve nefislerde fesat meyda na gelir.Arkadas ve dostlar arasindaki iliski ve saygi. yüz ifadelerinde samimiyete. herseye ra gmen. asiriliktan kaçinmasi. Eger insanlar. hayirseverligi ve adaleti iki mühim meziyet olarak görür. Konfüçyüse göre bir kimse dis güzellikten ziyade iyi ahlâka deger verirse. iyilige iyilik.Amir ile Memur. basari sartina bagli degildir.Is Yönetimi. akillilik ve güvenilebilirlik bes temel fazilet ir.Kültür. Dogru olan birseyi görmek ve bunu yapmamak cesaretsizliktir. edilmese de. Konfüçyüs. Konfüçyüs. Adaletin gerçeklesmesini menfaat önler. 2. Hikmet ve fazilet. Fertler. yanlislarini düzel t" demistir. isler zorlasir. alçaklar da menfaati anlar". yönettiklerinin güveni ve onlarin sevgisin i kazanmasidir. Insanlar dogruluk için dünyaya gelmislerdir. Konfüçyüsçülükte iyilik. o insan için birsey bilmiyor denilse. .re de nezaketle davranmak isterim". davran arinda düsünceli ve dikkatli olmaya.arkadaslariyla olan iliskilerinde samimî ise. h alkini faziletle yükseltirler. toplulukta birtakim seyleri yalniz o seyler Için yapmak zorundadi r. 2. "Eger 'büyük ve üstün insan' törenleri severse. Bu bes temel. 3. Çünkü o seyler ahlâk icabi yapilmalidir. edeplilik. ölümden kurtulusu sadece bir sans eseridir. Konfüçyüsçülükte genç. iyilikte devam ve isrardir" demektedir. ahlâktan baska seyler için yapilirsa adalet tece llî etmez. Onlara baglilik. Onlar. Amirin riayet etmesi gereken ilk esaslar. Eger o sadakati severse halk samimî olur. bile. Bu. kötülüge karsi da a dalet göstermesi gerekir. korku ve dehsetle itaate zorlanirsa. o insan b ilgilidir. Iste bunlari elde edince memleketin h er tarafindan halk.Kardesler. Bu degismez bir e mirdir. Insanin rahat bir hayat sürebilmesi için hayatin her safhasinda orta yolu tutmasi.Üste karsi dürüst davranma. Bir insan dogru yoldan ayrilip iyi bir hayat sürer se. Kendisinden tavsiye isteyen bir idareciye "dogruluktan ayrilma.Anababa ile Çocuklar. belli bir vaziyette yapilmasi mecburi olan harekettir. 4.Kari ile Koca. Konfüçyüsçülükte bes temel insanî iliski vardir: 1.

ancak ona bagli olmasiyla mümkündür. Eski Çin Atalar Kültü'nde ogulun bilgeligi ne olursa ol sun babasindan önce sunulanlari yiyemez, sofraya uzana-maz. Kari ve koca, kardesler, arkadas ve dostlar arasindaki iliskiler de belirli kura llara baglanmistir: Evin erkegi, ailesi hayatta iken onuf birakip uzak diyarlara gitmemelidir. Aileye hizmet ederken onlara tenkitte nazik olunmali, onlara terb iye icaplarina göre hizmet edilmeli, aile sikintiya düstügünde de genç çocuklar aileye yardi mci olmalidir. Büyük ve üstün insan kendini esas olan seye verir, bu esas sey meydana ge lince prensipler gelisir, anaya babaya sadakat ve kardeslik sevgisi de kendini göst erir. "Kendine uygun olmayan kimselerle arkadaslik etmemek" Konfüçyüs'ün tavsiyelerindend ir. Bu arkadasligi da faydali ve zararli olmak üzere iki gruba ayirmaktadir: "Dürüst, s amimi ve anlayisli bir arkadas faydalidir. Iki yüzlü, kurnaz ve çok konusan bir arkada s zararlidir."

Konfüçyüs'ün ahlâk anlayisi devlet yönetiminde de geçerlidir. Ona göre memleketini erdemi ile ten bir kimse kutup yildizina benzer. Memleketi yönetmek, halki dogru yola götürmek dem ektir. Eger halk dogru yola yöneltilirse kimse dogru davranmamaya cesaret edemez. M emleketine hizmetten kaçman kimseye akilli denilemez.

Konfüçyüs'e "Bir ülkeyi idare etmeye çagrilsaydiniz ilk is olarak ne yapardiniz?" diye sor duklarinda söyle cevap vermistir: "Önce dili düzeltirdim. Dil düzgün olmazsa, kelimeler düsün eyi iyi anlatamazlar. Düsünceler iyi anlatilmazsa, yapilmasi gereken seyler iyi yapi lamaz. Gereken yapilamazsa, ahlâk ve kültür bozulur. Ahlâk ve kültür bozulursa, adalet yolun sasirir. Adalet yanlis yola saparsa, halk güçsüzlük ve sarhosluk içine düser. Ne yapacagini , isin nereye varacagini bilemez. Bu sebeple söylenilen sözü dogru söylemeli. Hiçbirsey bu nlardan dolayi dil kadar mühim degildir".[69]

Konfüçyüs'e göre hükümeti iyi bir sekilde yönetmek için iktidarda olan kimsenin bes üstün sey vermesi ve dört kötü seyden kaçinmasi gerekir. Bes üstün sey; asiri derecede harcama yapmad an faydali olmak, halkina pismanlik getirmeyecek görevler vermek, aç gözlülük etmeden iste digi seyi almak, gururlu olmadan itibar kazanmak, korkunç olmadan yüce olmaktir. Dört kötü sey ise; halki ögretmeden ölüme sürüklemek, buna "zulüm" denir. Onlari haberdar etmeden ani olarak is yüklemek, buna "baski" denir. Acele olmayan buyruklar çikarip, sonra bunla rin hemen uygulanmasini istemek. Buna "gaddarlik" denir. Genel olarak insanlara birsey verirken veya mükafatlandirirken hasis davranmak. Buna "yersiz davranis" de nir.

Konfüçyüsçülükte ana-baba saygisi; evlat sevgisi önemli bir yer tutar. Bu da insanin yakinlar na karsi borcundan kaynaklanir. Toplumda ahenk aranir, ahengin temeli, ailedir. A ilede ana-baba sevgisi faziletlerin basinda gelir.

Konfüçyüsçülügün ahlâkî tarafi, diger yönlerinden daha agirlik tasimaktadir. Bu sistem; hüküm idare sanati, soylular için siyasî bir ahlâk, halk için bir gelenege bagliliktir.

Konfüçyüsçülük, aileye ait faziletleri, disiplini, içtimaî düzeni, kardeslik sevgisini ve hal gitimini içinde bulundurur. Bunun için de Konfüçyüs'ün ahlâkî sisteminde su dört fazilet yera adir: Insanlik, adalet, davranis ve bilgi. [70]

B- TAOIZM Çin millî dinlerinden biri de Taoizm'dir. Taoizm'i Lao-tzu (Lao-tse) kurmustur. Bu d in, "Tao" kavrami üzerinde kurulmustur. Büyücüleri, rahip ve rahibeleri ve dinî sefleri va rdir. Kendilerine has âyinleri; bu âyinlerin eski bir gelenegi vardir. Ilkbahar bayr aminda ates yakilmakta; Taoist rahipler, yariçiplak durumda, atese pirinç ve tuz ati p, yalinayak kosarak üzerinden geçmektedir. Ölülerin, yasayanlari rahatsiz etmeksizin, mezarda güven içinde rahat ettigine inanilmak tadir. Mezarlarin seçilmesinde bazi kurallar vardir. Ölüye zarar gelmemesi için çesitli te

dbirler alinmistir. Bu tedbirlere siki sikiya baglilik yüzünden, uzun zaman, mezarlar in bulundugu alanda arastirma yapilmasina izin verilmemistir. [71]

1- Lao-tzu'nun Hayati (Lao-tse, dogumu M.Ö. 604 veya 570) Bir Çin filozofu ve Taoizm'in kurucusu Lao-tzu'nun hayati hakkinda fazla birsey bi linmemektedir. Onun, hemen hemen efsanevî olan hayati, M.Ö. 100 yilina dogru Sseu-ma Tsi'en tarafindan yazilmis. Çin'in bir tarihi olan, "Che Ki" ile taninmistir. Lao-tzu'nun Honan'da dogdugu san ilmaktadir. Asil adi, Li Tan'dir. Lao-tzu, ona verilmis lakaptir ve ihtiyar bilgi n anlamina gelmektedir. Çok yasadigi söylenmektedir. Çu sarayinda arsiv memurlugu yapm istir. Konfüçyüs ile ayni yüzyil içinde yasamistir. Ikisinin bir vesileyle karsilasmasi, çok önemli bir olay sayilmistir. Bu karsilasma zamaninda Lao-tzu çok yasli, Konfüçyüs ise genç bir bilgindir. Çu Hanedaninin yikilmaya yüz tuttugunu gören Lao-tzu, hükümet merkezini terkederek b atiya dogru gitmis, Honan geçidine geldiginde buranin muhafizi ve ögrencisi, Tsi, on dan meslegi hakkinda birsey yazmasini istemis; o da, "Tao te King"i yazmistir. " Tao", yaratici prensip; "te", insan fazileti; "king" de kitaptir. Bu kitap, bugüne kadar, bütün Taoist düsüncelerin kaynagi olmakta ve "tao"nun ne oldugunu açiklamaktadir. Anlasilmasi oldukça zor olan bu kitap; Çin'in büyük klasikleri arasina konulmustur. Çok say ida ilim adami, Tao te King'i bati dillerine çevirmeye çalismis, fakat pek basarili olamamistir. Kitabin adi bile tam olarak tercüme edilememistir. Her mütercim, kitabi n ismine çesitli anlamlar vermistir. Bu küçük kitabin sirrinin, en eski mistisizmin bir numunesi olmasindan ileri geldigi kabul edilmektedir. Lao-tzu, bu eserinde, misti k tabir ve tasavvurlara anadilinde ilk defa bir sekil vermeye çalismistir. Bunun içi n, seçtigi tabirler, gösterdigi remizler açik ve belli degildir. Lao-tzu'nun 80 yasini geçtigi bilinmekte ise de, Ölüm tarihi kesin olarak bilinmemekte dir. Lao-tzu'dan hemen sonraki Taoizmin tarihî de karanliktir. Taoizmin daha sonra ki gelismesi, Lao-tzu'dan sonra gelen ve Taoizm hakkinda bilgiler veren yazarlar sayesinde kismen ögrenilebilmektedir. [72]

2- Taoizmin Prensipleri[73] Lao-tzu'nun doktrininin temeli, mistik bir panteizm'dir. Taoist ahlâk zühde dayanir. Tao, dünyayi yöneten sebeptir; insan onu bilmelidir. Tao, âlemden önceki yaratici prensiptir. O;görülemez, isitilemez ve kavranilamaz. O, eze lî ve ebedîdir; kendiliginden vardir; herseyde hazir ve nazirdir. O, hiçbir tasvire si gmaz. Herseyin temeli O'dur. O yokluk degildir. Tabiat ve evrenin var olmasi O'nu n sayesindedir. O, herseyin arkasinda ve altindadir. HerseyI yaratan ve besleyen de O'dur. Bundan dolayi Tao, bazen "Ana" diye de adlandirilir. Çünkü hersey O'ndan ge lir. Tao'dan bir dogar, birden iki: Yin ve Yang; iki'den üç: Yin, Yang ve nefes; üç'ten yaratilmis evren. Tao, gögün ve yerin kaynagi, yaratici ve ayni zamanda yasatici pre nsiptir. Herseyi yaratan Tao'nun hiçbir seye ihtiyaci yoktur. Baska güçlerle rekabet e tmez. Dolayisiyla insanlar da Tao gibi rekabet ve hirstan uzaklasirlarsa, iyi bi r hayata sahip olurlar. Lao-tzu; insanlarin kanunlari dünyadan örnek alarak yaptiklarini, dünyanin "Gök"ten, gögün d e Tao'dan aldigini, Tao'ya sahip olan bir memleketin uzun zaman var olacagini ve dünyanin "Tao" vasitasiyla yönetilmesi durumunda seytanlarin kutsallik kazanamayaca gini belirtmistir. Lao-tzu'ya göre "göksel Tao" mücadele etmez, fakat iyi bir yolda dai

ma zafer kazanir; konusmaz, fakat cevap alir; çagirmaz fakat getirir, sakindir ve planlari gayet mükemmeldir. Lao-tzu, bilginlerin Tao'yu anlama ve kavrama durumlarini söyle açiklamaktadir: Yüksek bilginler, Tao'yu isittikleri zaman hareket ederleY ve ona dogru giderler; orta dereceli bilginler, Tao'yu duyduklari zaman ne yaptiklarini bilmezler; asagi de recedeki bilginler Tao'yu isittiklerinde kahkahalarla gülerler. Üstün ve mükemmel bir In san ise, sadece herseyin ruhu kendisinde olan Tao'yu izler. Taoizm'de "Tao" ile beraber bir de "Te" kavrami vardir. Tao'nun erdemi veya onun gizli gücü olarak bütün varliklarda bulunan "Te", "Tao"nun tabiattaki herseyi degistire n gücünün kendisidir. "Tao" kaybolduktan sonra "Te" onun ayrilmaz vasfi olur, aki-karay i bilir, muhafaza eder ve dünyanin seklini vücuda getirir. Dünyanin sekli vücuda geldikten sonra ölümsüz "Te", onu hatadan korur ve yükseltir. Bütün varliklari Tao meydana getirir; "Te" ise onlari besler, büyütür, madde olarak sekil verir, kuvvetini tamamlar. Bundan dolayi bütün varliklar Tao'yu yükseltir ve Te'ye deg er verir.

, Lao-tzu, ögretilerinde, ahlâkî degerler üzerinde de durmustur. Lao-tzu'ya göre insan anc ak manevî faziletleriyle insandir. Örnek insan iyi, merhametli, sadik, dürüst ve mütevazi olmalidir. Onun bu vasiflari elde etmek için tavsiye ettigi yol menfîdir: Insan, Tao 'ya benzemeye çalissin; is yapmasi, is yapmamasi; çalismasi çalismamasi gibi olsun. Vu vey (Wou wei: hiçbir sey yapmamak, sükûnet) prensibi, Taoizm'in ülküsüdür. Insan, dünya niza a uyarak yasamali, gayret sarfetmek-sizin Tao'nun kanunlarina tabî olmalidir. Böyle bir sükûnet içinde yasarken, dünyanin tabiî nizamini muhafaza etmek suretiyle, mesut bir h ayat sürebilir. Hükümdar bile, böyle yapmakla, devletini en iyi bir sekilde idare eder. Çünkü memlekette ne kadar fazla sey yasak edilirse, millet o kadar fakir olur. Insanlar a karsi alinan tedbirler ne kadar ustalikla hazirlanirsa, onlarin arasindan, o k adar inanilmaz hileler ortaya çikar. Ne kadar çok kanun ve emirler bildirilirce, o ka dar eskiya ve hirsiz zuhur eder. Büyük adamlarin halki yönetim seklini Tao te King'te Lao-tzu, söyle açiklamaktadir: "Kafal arini bosaltirlar, midelerini doldururlar. Iradelerini zayiflatirlar, kemiklerin i kuvvetlendirirler. Daima halki bilgisiz ve isteksiz birakirlar. Bilgili in sanlar birsey yapmak cesaretini göstermezler. Vu vey (Wou wey) yaptiklari zaman h erseyi iyi yönetirler". Lao-tzu, su tavsiyede bulunmaktadir: "Düsünecegin sey daima iy i ve derin olmalidir; birsey verirken iyi ve lütufkâr olmalisin. Birsey söyledigin zam an dürüst ve sadik olmalisin. Dürüst olursan memleketi iyi yönetirsin, bir is yapmak ister sen dogru ve kabiliyetli olmalisin". Lao-tzu, dünyadaki insanlarin güzel olan seyleri güzel olarak bildiginde, çirkin olan se yleri de taniyacagini; iyi olan seyleri bildiginde, fena olan seyleri de bileceg ini; böylece iyileri yayip, fenaliklardan kaçinacagini, baskasini kandirmaya çalismaya cagini söylemektedir. Lao-tzu, prensip olarak, kibir ve gururu yermektedir. Yalniz kendisi için çalisan ins anlarin yükselemeyecegini, kendisiyle övünenlerin bir is göremeyecegini, çok yüksekten konus an insanlarin bunu uzun zaman devam ettiremeyecegini belirtmektedir. Ayrica o, i htirasinin esiri olan insanlarin büyük bir yanilma içinde olduguna ve hiçbir zaman basar ili olamayacagina da dikkat çekmektedir. Lao-tzu, savasa karsidir. Bunun için o, savas aletlerini iyi görmez ve bunlari yüksek insanlarin kullanamayacagini söyler. Yüksek insanlarin baris ve huzura deger verecegi ni açiklar. O, savasa karsi olmakla * beraber, devletin ferde fazla karismasin i istemez. Taoizm'e göre bu ahlâkî prensipler; sadece fertler için degil, milletlerarasi münasebetler için de geçerlidir. Saygi ve itaatle herseyin ele geçirilecegi; sevgi ile düsmanlarin bi le yenilebilecegi; kadinin itiraz etmeksizin itaat etmesiyle kocasini idaresi al

tina alabilecegi savunulmaktadir. Lao-tzu'nun felsefesi; "iyilere karsi iyilik göst eriyorum; iyi olmayanlara karsi yine iyilik gösteriyorum. Bu suretle hepsi iyi olur " seklindedir.

Taoizm'de devlete müspet vazifeler düsmez. Harp tenkit edilir. Maddî ilerleme küçümsenir. Pe kçok memuriyet ve müessese lüzumsuz görülür. Tao'nun devleti sessiz ve kendi kendine yürümeli . Belirli bir ideal, müspet bir hedef olmamali; bir sükûnet ve hareketsizlik durumu ta kip edilerek, Tao'yu tanimaya gayret edilmelidir. Lao-tzu, insanin kendine hakimiyetinin nefsini bilmekten geçtigini, iç dünya nin arastirilmasinin çok konusmaktan daha iyi oldugunu; baskalarini bilenin zeki, kendini^bilenin akilli, baskalarina karsi zafer kazananlarin kuvvetli, kendi nef sine karsi zafer kazananin ise kudretli bulundugunu belirtmektedir.

Lao-tzu, birseyi bilmeyen insanin en olgun insan oldugunu, bilinmeyen bir seyi de biliyor görünmenin hastalik oldugunu söylemektedir. Lao-tzu'ya göre su üç seyi insanin dege rlendirdigi hazinesidir: Birincisi, nezaket, ve sevgi; ikincisi, ekonomi; üçüncüsü, alçak gön tür. Nezaket, bir insani yüceltir ve saygili yapabilir. Ekonomi, bir kimseye özgürlük kaza ndirir. Alçak gönüllülük ise, bir kimseyi yetenekli kilabilir. Halbuki insanlar; nezaketi birakarak küstah, ekonomik olmayi terkede-rek bagimli, alçak gönüllülügü terkederek de yetene siz oluyorlar.

Lao-tzu'ya göre insanlar, doguslarinda zayif ve yumusaktir; öldükleri zaman kuvvetli o lur ve asillarina dönerler. Esasa dönüse sükûnet, sükûnete de mukadderat denir. Mukadderata g dise ölümsüzlük, ölümsüzlügü bilenlere de akillidir denir.

Taoizm'de, ilâhî kaynakli dinlerdekine benzer, iyilik ve kötülük, alçak gönüllülük ve kanaatk gibi ahlâkî prensipler bulunmaktadir. Ancak, ölüm ve ölüm sonrasindan bahsedilmesine ragmen Cennet ve Cehennem kavrami konusunda pek açiklik yoktur. Bununla beraber ruhun ölümsüzlügü dünyada iyi bir hayat sürenlerin Tao'yla beraber olacagi gibi anlayislara rastlanma ktadir. [74]

3- Lao-tzu'dan Sonra Taoizm Lao-tzu'dan sonra Taoizm adini alan inanç sistemi, çesitli din ve kültürlerin de etkisin de kalarak sekillenmistir. Degisik ekoller olusmus ve farkli mezhepler dogmustur . Taoizm'den kaynaklanan ekoller sunlardir:

1- Mistik Ekol: Temsilcileri Chuang-Tzu ve Lieh-Tzu'dur (M.Ö.IV. Yüzyil). Her iki fi lozof da bu ekole ait kitaplar yazmistir. Chuang-Tzu, Lao-Tzu'nun ögretisini yükselt mis ve güzellestirmistir. O da, Tao gibi genel bir tabiat kanununa inanmakta ve he rseyin mistik bir duyguyla, meditasyon yoluyla anlasilabilecegini savunmaktadir. Chuang-Tzu söyle demektedir: "Biz bu kanunu kesfedemeyiz, aklimiz buna ermez. Onu ancak duygularimizla anlariz, bunun için kendimizi diger seylerden ayirmali ve ka lbimizi bosaltmaliyiz". Lieh-Tzu'nun ekolü ise, Taoizm'in popüler bir seklidir. O, kainatin sonsuz bir kanun a göre hareket ettigini kabul etmektedir. Ona göre insanlar kendini bu kuvvete uyduru r, hiçbir is yapmaz ve ruhunu kuvvetlendirmeye devam ederse daha çok yasayabilir. 2- Ferdiyetçi Ekol: Temsilcisi Yang Tzu'dur {M.Ö.IV Yüzyil). Taoizm'den gelmekle berab er ona hem yakin, hem de ondan uzaktir. Asiri bir kaderciligi savunur. Bu ekole göre hersey kadere baglidir ve herseyi yöneten kaderdir. Felsefesinde Tao olmayan bu ekol sadece ferdin refah ve saadetini düsünmüs; cemiyetin idaresine ait prensipler de gil, kendi kendini düzeltmek için kaideler getirmistir.

3- Legalist Ekol: Bu ekolün temsilcisi Han-Fei-Tzu (olan.M.Ö. 230), Li-Ssu, Shang-Tz u'dur. Bu ekolün görüsleri M.Ö. III. Yüzyilda Çin'de tatbik edilmistir. Bu ekole göre; dünyad ersey, yildizlarin yollari gibi, muayyen kanunlara göre hareket etmektedir. Bundan dolayi bu ekol, devletin halki kendi haline birakmamasini ve kanunlara tâbi kilmas ini savunmaktadir.

4- Simyaci Ekol: Chiang Tao ün (M.S. 34), bu ekolün savunucusudur. Bu ekol, dinî veya f elsefî olmaktan daha çok, sihirbazlikla ilgisi olan bir ekoldür. Sihir ve büyü büyük bir ye tutmaktadir. Büyücülükle ilgilendirilen bugünkü Taoizm, bu ekole baglanmaktadir. M.Ö. 221'de Çin Imparatoru'nun Taoizmi kendine ebedî hayat saglayacak bir din olarak k abul ettigi ileri sürülmektedir. Daha sonra Taoizm, BuddIzm ve diger mahalli inançlari n tesirinde kalmistir. Bud-dizm Çin'e geldigi zaman Taoistler, Çin'e gelen bu dinde kendi fikirlerine benzeyen bazi hususlar bulmuslardir. Taoizm'e ait olan bazi Tan rilar, Buddizm'in tesiri ile sekillerini degistirmistir. Buddizm en büyük tesirini T aoizm'deki rahip cemaatinin gelismesinde göstermistir. Çünkü Lao-tzu'nun fikirlerinde, b u gibi cemaatlere ait tek söz bulunmamaktadir. Lao-îzu, ilk planda, sadece ferdin kurtulusunu hedef alan sözler söylemistir. M.S. I. Yüzyilda Çin'de bir Taoist teskilât ortaya çikmistir. Bu teskilâtin Papa gibi bir dinî sefi vardir. O, siyasî bir kuvvete de sahiptir. Bu dinin büyüycüleri, rahip ve rahibeleri vard ir. Buddizm ve diger mahallî inançlarin etkileri sonucu, XII. Yüzyilda "Gerçegi Gelistirme" adi altinda bir yenilestirme hareketi ortaya çikmistir. Bu hareket, rahiplerin evl erini terketmesi, et yememesi gibi sert kurallar getirmistir.

Çin'de 1949'daki siyasî harekete kadar iki büyük Taoist mezhep varligini sürdürmüstür. "Tao'n Yayilan Birligi" ve "Tao'nun Toplanti Salonu" seklinde adlandirilan bu iki mezhe be göre Tao, insanin bir bölümünü olusturdugu evrensel bir enerjidir. Insan, bu enerjiye b oyun egerek saglik, zenginlik, çok çocuk ve huzurlu bir hayat elde edebilmektedir. Bu mezheplerin mensuplari, Tao ile bag kurabilmek için büyü, afsun ve tilsim'a basvurmak tadir. Çesitli dinlerden tasvirler alip tazim ve saygi gösterilmistir. 1957'de Pekin 'de "Çin Taoistler Birligi" kurulmustur. [75]

C- SINTOIZM "Sinto" tanrilarin yolu demektir. Çin dilinde "Sin" veya "Sen": tabiat ruhu, tanri; "to" {"tao"): yol anlamina gelmektedir. Japonca'da "Kami no miçi" seklinde ifade edelin Sinto, Japonlarin yerli dinî inançlarini karsilamaktadir. Japonlar, VI. yüzyild a, Buddizm Japonya'ya geldikten sonra, eski dinî inançlarini Buddizm'den ayirabilmek için "Sinto" deyimini kullanmislardir. Sintoizm de bu deyimden türemistir. Sintoizm; millî, iptidaî, politeist, diger dinlere tepki göstermeyen ve resmî inanç sistem ine sahip olmayan bir dindir. Bir kurucusu yoktur. Herhangi bir tarihî olaydan da kaynaklanmamaktadir. Bu dinde tabiat güçlerine ve ruhlara tapinma göze çarpmaktadir. Her seyde ruh görülmektedir. Bu dinin iki hususiyeti vardir: 1- Tipik bir millî dindir. 2- Tabiata perestis bu dinde Önemli bir rol oynamaktadir.

Japonya'ya Konfüçyüsçülük'ün, Taoizm'in ve Buddizm'in etkileri ile atalara tapinma, ahlâk, fa kehanet, büyü, züht geldi. M.ö. VI. Yüzyilda baskentini kurmus Japonya'da Yamato Hanedani, Amatera-su'nun nesli olarak hükmetmeye baslamis ve bu imparatora tapinma, bir kült olusturmustur. 1868'lerde bir millî uyanis devresi baslamis ve Sintoizm de bunu körükl

emistir. Imparator kültü, bir devlet siyaseti haline gelmis ve devleti Sinto'nun dest egine baglamistir. Ikinci Dünya Savasi sirasinda Sintoizm çok toleranssiz olmustur. Japonya'nin 1945'deki maglubiyetinden sonra, Sinto'nun devleti kontroi durumu ort adan kalkmistir. Imparator, kendisinin tanri olmadigini ve artik tanrilarin zürriy eti olarak kendisine tapimlamayacagim açiklamak zorunda kalmistir. [76]

1- Tanri Anlayisi

Sintoizm'de ruh veya tanriyi, kutsal, acayip, sirli, korkulan, güçlü, insan kavrayisin in üstündeki varliklari ifade etmek üzere "karni" kelimesi (üstün, yüksek anlaminda) kullani lir. Ruhun ölümden sonra yasadigina ve atalarin nesilleri koruduguna inanilir. Ölen he rkes "karni" olur. Ancak her karni tanri olmayabilir. Japonlar göremedikleri karni lerin tanri evinde olduguna inanirlar. Sintoizm'de ruh ve tanrilarin sayisi konu sunda verilen rakamlar oldukça kabariktir. Sekiz milyon tanri bulunduguna inanilir. Bunlarin en büyügü Günes Tanriçasi Amaterasu'dur. Amaterasu'nun tanrilik sembolü ayna ve me rkezî kült yeri Ise'dir. Ates tanrisi "Atago" önemli tanrilarindan olup tehlikelidir. Gök ülkesini günes tanriçasi Ama-terasu yönetir. Sintoistter, Amaterasu'nun bulundugu en büyü kült yeri olan Ise'deki bu yeri ziyaret edip, Amaterasu'nun dogusunu izleyerek "ha ci" olurlar. Sintoistler Amaterasu'dan baska ay, deniz ve firtina, ates tanrisindan gida, ev, ocak, mutfak, belirli yerler, yollar, çesitli mesleklerin tanrilarina kadar çok sayi da tanrinin içinde yer aldigi bir panteona sahiptirler. Bu panteona, Amaterasu'nun neslinden geldigine inanilan Imparator da dahildir. Büyük devlet adamlarindan, kuma ndanlardan da tanrilastirilanlar vardir. Saygideger insanlardan ölmüs bulunanlarin v e bu arada atalarinin ruhlari "karni" kabul edilir. Sintoizm'de tanrilar panteonunun zirvesinde bulunan Günes Tanriçasi Amaterasu, sadec e Gök ülkesi'ni temsil eder. Dünyanin idaresi ise, bir tanrilar meclisinin elinde bulun ur. Ay Tanrisi Tsukiyomi'nin rolünü kismen firtina ve deniz tanrisi Susanovva almist ir. Ates Tanrisi Atago'dur. Eski zamanlarin gida tanrisi Inari, bugün "Prinç Adam" o lmustur. Onun kutsal hayvani tilkidir. Bunun için mabedlerde tilki beslenir veya ti lki heykelleri bulundurulur.

Sintoistler; dünyanin gök, yer ve yeralti olmak üzere üç tabakadan ibaret olduguna; her üç t kada da tanrilarin oturduguna; yeralti dünyasinda ise ölülerin ve devlerin bulunduguna inanirlar. Tanrilar, muhtelif resimlerle temsil edilmislerdir. Ancak onlarin b resimlerden daha kiymetli birer timsalleri de vardir. Bu timsaller, halka gösterilmeyip mabetl erin gizli bölümlerinde saklanir. Iki kutu içinde muhafaza edilen bu timsaller; bir ayn a, bir kiliç veya baska sembolik bir maddedir. [77]

2- Kutsal Yazilar SIntoistlerin Tevrat, Incil ve Kur'ân gibi bir kutsal kitaplari yoktur; fakat Koji ki ve Nihongi denilen kutsal vekâyinameleri vardir. Çin yazisinin kabulünden önce kendil erine has bir yazilari olmayan Japon-lar'in daha önceki dönemlere ait olaylari sözlü ola rak rivayet edilmistir. Ilk olarak 712'de, Imparatorun emriyle, Kojiki yazilmist ir. Bu kitapta tanrilarin kaynagi, insanlarin baslangici, imparator ailesinin ve devletin ilâhî kaynagi gibi konular yeralmaktadir. Nihongi ise, 720'de yazilmis olu p, Kojiki'nin yorumudur. Tanrilarin sayisi Kojiki'de 800.000,. Nihon-gi'de ise 8 0.000'dir. IX. ve X. Yüzyillarda tespit edilen din ve devlet kültüyle ilgili mecmualar ise, 1927 yilinda, 50 kitap halinde nesredilmistir. "EngIshiki", bunlarin en önem

Rütbelerine göre rahipler yukaridan asagiya dogru siralanir.Âyin ve Ibadet Sintoizm. birinci dere cede rahiptir ve rahip kiyafetiyle tasvir edilir. insan kurbani varken. (Evlenen kadinlar mabet görevinden çekilir). tuz. Tapinaga. Sintoist dogar. Temiz olmamak en büyük günâh ir. Tapinaga girecek olanin. rahiplerin resmî dualaridir. pirinç rakisi. Buraya "miya" veya "cinca" denilir. sebzeler. gele nesel halk inançlarinin etkisi altindadir. Özel tören temizligini yaptiktan sonra tapinaga giren. balik. Imparator. bugün hayvan kurbani pek yoktur. mücevherli taç ve Amaterasu'nun heykeli bulunur. özel okul ve fakültelerden yetisir. kiliç. Imparator Meyci'nin kabre konuldugu gün. Mabetlerdeki dualar da ayni sekilde zihnen yapilabildigi gibi yüksek sesle d e yapilabilir. Diger ahlâkî günahlar bunun yaninda hiç sayilir. hastalik. Ruhun ölümden sonra yasadigina inanilsa da. öz el tören temizligi yapilarak girilir. Ilahlara kesilen kurbanlar. Japonya'da yüzbin tapinak bulunur. dua salonu önünde egilip sunacagini sunar. Her insan duasinda kendi isteklerini ifade edebilirse de. tapinakta veya evde yapilir. Eskiden ha yvan kurban edilmesine ragmen. kiliç ve mücevherli taci n Amaterasu tarafindan torunu ilk Japon Imparatoruna verildigine inanilir. horoz. deprem gib4 konularda olabi lir. benimkisi böyle bir l. "Sinto dogdum. Japon halki. bu ar ada Hiristiyanlik dahil bütün öteki dinlerin ögretilerine tümüyle açigim. pirinç ve pirinç sarabi sunmakla (kurban olarak) yapi lir. ayi postlari. Ata'ya tapinmada amaç çile birliginin devam etmesidir. Ibadet. ib adetin gerçek merkezi. agzini suyla çalkalamis ve özel tören temizligini yapmis olmasi gerekir. General Nogi ve karisi "harakiri" {karnina biçak saplayarak kendini öldürmek) ile kendilerini kurban etmislerdir. Bu anlay is söyle formüle ediliyor: "Biz. Karnilere tapinma. bu nesneler onlarin vücudu veya hululü sayilir. dua ve kurbanlardan (özellikle yemek kurbanlarindan) ibarettir. Susano-vva'ninki kiliçtir. beygir. Tapin aklarda ancak rahibin girebilecegi kutsal bir hücre ile yaninda ibadet edenlere ay rilmis dua salonu yer alir. iyi ve kötü amellerin karsiligin . Buddist olarak ölecegim. sizinkisi nasil bilmek isterdim" diyerek anlayisini ortaya koymustur. Tapinak islerini rahipler idare eder. kuraklik. En agir ibadet soguk su ile yikandiktan sonra. beyaz bir cübbe giyer ve bir baston tasirlar. [78] 3.lilerindendir. Bunlarin e n önemlisi. gey ik boynuzlan. renkli kagitlar. yaylar. takdimeler genelli kle sunlardir: Ipek kumas. el çirparak tanrinin dikkat ini çeker ve duaya baslar. islak elbise giyip. Dua. Sintoist olan kisi ayni zamanda baska dinlere de mensup olabilir. Rahipler evlenebilir. oklar. onlari semboll endiren nesneler (Mitama-Siro) vasitasiyla tapinilir. Ibadet s irasinda beyaz bir sapka. bilinen anlamda put kullanmaz. hangi dinden olursa olsun bir Japon'un asil yolu "Japon-luk"tur. do muz. mabedin etrafinda yüz defa dönmektir. Rahipler. bugün artik in san kurbanina rastlanmamaktadir. en basit sekilde yüz yikanip eller birbirine vurulduktan sonra zihnen ed ilir. Bütün bunlara ragmen. kiliçlar. tapinaklarda. Bazi özel durumlarda bir nevî gusûl de yapilir. Ibadet. bir veya üç gün "oruç" tutulmak ir. Dual arin konulari farklidir. Bir Japon Sana t Tarihçisi. Eskiden asil ailelere mensup kad inlar da rahibe vazifesi görmüslerdir. Japon dilinde dil ve milliyet es anlamda kullanilmaktadir. Buddist ölürüz". Tanrilara. yaban domuzudur. Ayrica kendi arzulariyla. Bunlar. kalkanlar. Ortadogulu misafirlerine. Amaterasu'nun sembolü sekiz kös eli ayna. Büyük'bayramlardan (Matcuri) önce. belli bir dinden daha çok. Bu ayna. dua okumak. Senliklerde tanrilar gökten ça girilir. Ise'de Amaterasu adina yapilmis olanidir. Tapinaklarda genellikle ayna .

bir "Tann"ya inanmaktadir. Buddizm. Uzun tarihleri boyuncu Türkler. Islâm'in disindaki dinlerin Türkler arasinda genel kabul görmemesi. Sinto tapinaklarina bitisik evlenme salonla rinda yapilir. Bundan dolayi Islâm'a kadar. Bu hassasiyet. Buddizm'in Türkler arasinda genel kabul görmesinin önünü kesmistir. Önce el ve yüz yikanir. uyulmasi gereken görevler kabul edilmekte ve Japon kültürünün nesilden nesile aktarilmasini saglamaktadir. mahsulü koruma (Toshikgoi) ve hasat için T anri'ya tesekkür (Kanna-niîname) gibi bayramlar ela bulunmaktadir. gnostik düalizmi esas alan ve senkretik bir dindir. genele sâmîl olmamis. evlerde tanri rafi (kami-dana) yönünde yapilir. Uygurlarin tahtina geçen Bögü Kagan'in (759-7 79) istemesine ragmen. Çünkü Türkler. Evlenmeler. En büyük bayram Tanri'yi çagirmak.in görülecegi inancina rastlanmaz. Ibadetler. Zerdüstîlik. 6 yaslarinda kutsal yere alinir ve bu sirada onlara en güzel Japon kiyafetleri giydirilir. Islâm'i kabul etmeden önce. agiz ça lkalanir. . bir boyla veya az bir grupla sinirli kalmistir. Buddizm'in Türklerin "özel dînleri"ne aykiri oldugunu ve Türkler i pasiflestirip felaketlerine yoiaçacagini savunarak karsi çikmistir. Islâm disindaki dinlerden herhangi birinin genel kabul görmemesinde Türkler'in sah ip olduklari inançlarin etkisi olmustur. Türk boylarindan. Bundan dolayi Göktürkler. Tür kler aktiftir. Türkler'in tamaminin dini olamamis ve kabul edenler de uzun üsre bagliliklarini devam ettirmemislerdir. Bu tavriyla o. görevli rahibin huzurunda. Göktürk Hakani Bilg e Kagan'in Buddist tapinagi yaptirma istegine veziri Tonyukuk karsi çikmis ve enge l olmustur. Tonyukuk. Yahudilik. "töre"y§ ve. Cenaze islerini ise Buddist rahipler yerine getirir. miskinligi ta vsiye etmekte. Çocuklar 3. Iki defa eller birbirine çirpilip. Dinî ve millî bayramlari takvime baglanmistir. Baglayici olan bu kurallara "töre" denilmektedir. karakterlerine aykiri oldugu için reddetmislerdir. ibadetler ve gelenekler burada "Gelenek sel Türk Dini" ismiyle anilmistir. [79] D. kendi inanç ve kültürleriyle bagdastiramamistir. Islam'i kabul etmis Türklerin önceki inanislari ile günümüzde bir milyon civ arindaki Türk kitlesinin yasattigi inançlar.GELENEKSEL TÜRK DINI "Geleneksel Türk Dini" ile Türklerin kendilerine özgü dini inanislari. Ancak bu kabul edis. Buddizm'in diji olarak kabul edilmesini. Islâm'in disinda. Islâm'i toptan kabul edis te. hatta Hiristiyanlik gibi dinlerd e insanlari pasiflestirici esaslar agirliklidir. yabanci inanca ve kültüre karsi koym ustur. bahse dilen bu dinlerden birini kabul edenler olmustur. temasa geldikleri dinlerin hiçbirisini. Dinî temizlik (Oh-harehe). Buddizm'e k arsi Tektanri inancini ve töreyi savunmus. mahallî Buddist tapinagini ziyaret eder. Sintoizm'de neyin ne zaman ve nasil yapilacagi kurallara baglanmistir. Buddizm . akinci ruhunu öldüren. Türkler'in özelliklerine aykiri olan bu din. tanrinin önünde-hizmetinde bulunmak anlamindaki Matcuri'dir. Islâm'la karsilasinca degismis ve Türkler' in çok büyük çogunlugu toptan Islam'i din olarak kabul etmistir. Töreler vazgeçilmez emirler. Maniheizm. bütün Türk boylarinin kendi "özel dinleri" disinda anlastikla ri bir dinleri olmamistir. Yasli aile. Maniheizm. 5. Atalarin nesillerini koruduguna inanilmaktadir. Bunlardan Buddizm. Genellikle bu bayramdan önce üç gün "or uç" tutulmaktadir. Maniheizm ve Hiristiyanlik gibi dinlerle karsilasmistir. ahlâkî degerlere önem vermektedir ve "Ahiret Hayati"ni kabul etmektedir. Bu ndan dolayi ölen herkes "karni" olmaktadir. o dinl erin inanç sistemlerinin Türkler'in karakterlerine uygun düsmemesine baglanmaktadir. Tanri anlayisi yansitmamakta ve "Ahiret Hayati"na önem vermemektedir . kendi dini inançl arina. diz üstü çökülerek. basi önünde dua edilir. "özel dinleri" kast edilmektedir. Tonyukuk.

Gagauzlar gibi. Hiristiyanlik da. onlarin "Tek Tan rili bir inanci devam ettirmelerine ve Geleneksel Türk Dini ile Islâm arasinda büyük ben zerliklerin olmasina baglanmistir.[80] Nitekim Mengü Han'in. Yüzyilda Rus hakimiyetine girmis ve Rus Ortodoks Misyonerleri kanaliyle Hiristiyanlasttrilmis Çuvaslar vardir.Yahudilik. Mengül Han'in Fransa Kralina gönder digi bir mektupta iman formülünü söyle belirttigini kaydetmektedir: "Ebedî Tanri'nin emri sudur: Gökte ancak sadece bir Tanri var ve yeryüzünde de sadece bir efendi. Bu dinlerin Türk boylari arasinda genel ka bul görmemesi. Tanri'nin oglu Cengiz Han olacaktir". tek bir Tanri'ya iman etmedikçe hiçbir kadini zevc e edinmedigi. din adamlarini huzurunda münakasaya çagird iginda onlara. Maniheizm. Bu kitabelerde. Türkler'den Buddizm'e bagli olan çok az bir kitle vardir. sadece Gagauzlar il e Çuvaslar'm benimsedigi bir din olmustur. "Tek anri" inancini devam ettirmisler ve bu inanislar onlarin hayatlarinda etkili olm ustur. Islâm'la karsilasinca durum önceki dinlerden farkli olmus ve Türkler'in büyük çogunlugu. Zerdüstîlik. b urada. 250-300 bin civarindadir ve Hiristiyandir. Türk kültürüne ait bazi özeliklerle Islâm' ait bazi terimleri yasatmaktadirlar. sayesinde yasadigim iza ve onun emriyle öldügümüze inaniyoruz" demesi Mogollar'da da tek Tanri inanc inin yasadiginin bir delilidir. Hakaslar.[82] Bugün. o dinlerin bütün Türkler'i tatmin edici bir anlayisi yansitmamasiyla. "Geleneksel Türk Dini" hakkinda. çok eski çaglardan beri "Gök Tanri". 800-900 bin kadar tahmin edilmektedir. Yine bütün Türk ve Mogol boylan arasinda"Gök Tanri" inancinin bulundugunu ve bu "Yüce Tanri Inanci"ni diger milletlere göre en iyi onla rin muhafaza ettirdigini belirten M. Bunlarin disinda ana kitle Müslümandir. putperestlige karsi açtigi mücadelede babasini bile affetmeyip onu tah tindan indirdigi ve tek Tanri inanisini hâkim kildigi anlatilmaktadir (Bu. herseyin yaraticisi ve yönlendiricisi olan tek Tanri inanci açik bir sekilde islenmistir. Zaten Orhun Kitabeleri'nde bir tek Tanri'nin v arligi. Bu benzerlik Oguz Kagan Destani'nda açikça görülmektedir. Nüfuslari bir milyondan fazla olan Çuvaslar da. kendilerini Yahudiler dis inda görmekte ve Türk olduklarini vurgulamaktadirlar. Hazar Türkleri'nden 4-5 bin kadari Yahudiligin Karaim Mezhebine baglidir. Çünkü Türkler. Islâm'in disindaki dinleri din kabul eden Türk boylarinin toplami % 2 civa rindadir. ona gösterilen hürmet ve onun iradesiyle islerin oldugu inanci dikkati çekmekt edir. "Biz sadece tek Tann'nin varligina. Hazar Türkleri'nden az bir kismin. Gagauzlar. Günümüzde. Bu "tektanrili inanis" ile Islâm'dan önce Araplar'daki H anifilik arasinda benzerlik bulunmaktadir. Hz. Hiristiyanlik ve Islâm'i din ola rak tanimadan önce. Tuvalar. Islâm'i din kabul edenler ise % 98'dir. Buddizm. dünyada mevcut bütü boylarinin % 98'inin dini haline gelmis Islâm'in bu sekilde kabulü. genel hatlariyla bilgi verilecektir. fakat mevcut Hiristiyanlard an farklidir. eski Türk kültürünü devam ettirmekte ve bu kültürü Hiristiyanli hâkim kilmaktadirlar. Hiristiyanlardan farkli inanç v e ibadetlere sahiptir. karakterlerine uygun olmamasiyle izah edilmistir. dünyada 250 milyon civarinda Türk vardir. Bunlardan baska. [83] 1. Sorlar. Eliade[81].Geleneksel Türk Dinî Inançlari Türkler'in. Yahudilik. Bunlar. onui. Al taylar). Onlar. ken di "özel inanç" ve kültürleriyle bagdasmamasiyle. s adece Tevrat'la amel etmekte. Onlarda Hiristiyanlik yüzeysel kalmis ve "Ge leneksel Türk Dini Inanislari" canliligini korumustur. Talmud'u kabul etmemekte. Ibr ahim'in babasi Azer'le olan durumuyla karsilastirilmalidir). Bunlardan Geleneksel Türk Dini Inanisla rini devam ettiren Altay-Sibirya Türkleri (Yakutlar. kendi "inanç sistemleri"ne ne ad verdigi henüz aydinlanmis degildi . Destanda Oguz Han'in. XVI. tamamina yakini Islâm'i toptan ve gönülden benimsemistir. Gagauzlar'm Kutsal Kitaplari Türkçe'dir.

"Tangara". farkli farkli inanislari tesbit etmeleri mümkündür. din adaminin. "Yüc . Tek Ta nri) inanci bulunmaktadir. zikredilen "Tengri". Ermeni ve Süryanî kaynaklari. seyyahlarin Türkler'in inançlariyla ilgili olarak verdikleri bilgiler arasinda. halkin. Çin. O. Mogallarinki Devlet Dini'dir). Bu iki kol. varligini sürdürmüstür. Bunun yaninda. dig eri. eski dini inanislarina ait bazi hususlari. "Samanizm" diye adlandirilan teknikleri de. hiçbir zaman. Gök Tanri inancanin esaslarini. Samanizm ve totemizm karsiti olan. Türkler'in "özel dini inançlari"ni ta m olarak karsilayamamistir. b ugün de Sibirya-Altay Türkleri'nde canliligini ve varligini sürdüren "Geleneksel Dini Ina nçlar" yasamaktadir. baska din ve kültürleri de etkilemi stir. iki kol varolmustur. Hunlar. bir tekniktir ve Türkler'in dinî inançlariyla pek ilgisi yoktur. bilgili ve cahil gruplarin etkisi olmalidir. Gök T anri Inanci bulundugunu haber vermektedir. Bu gözlemlerde. Türkler'in geleneksel inançlari "Samanizm" olarak adlandiri lmistir. Ancak "Geleneksel Türk Dini" basligi altinda verdigimiz bu inançlara. farklilik gösterse de. Bütün bu belirtilen hususlara ragmen. Devlet Dini ile Ha lk Dini'nin ayrildiklari noktalar yaninda. bazilari Toyunizm. Bu sadece ülkemiz için degi l. gruplarin. geleneklerde. ibadet ve yasayistaki bilgiler. ortak olduklari noktalar. Türk boylari arasinda paylasilan. Türk boylarinin hepsinde Tek Tanri. "samanizm". her ülke için geçerlidir. Eski inançlarina ait unsurlardan birçogunu. Türk lehçelerinde Tanri. degisik adl ar verilmistir (Bazi arastiricilar Samanizm. digeri ise büyük devletlerin hayat sartlari altinda gelisme göstermisti r {Misal olarak Uy-gurlarinki. Aydinin. 15-20 sene öncesine kadar. Orhun Kitabeleri'nde. Göktürler. disaridakinin birbirinden farkl i inanç ve anlayislari. tek bir Tanr i ve O'nun iradesinin herseyi kusattigi etrafinda olusmaktadir. Zaten Türkler'in Islâm'i toptan ve isteyerek benimsemel eri. Bunlarin hiçbiri. dinî inanislar içerisinde. Bunlardan b iri. Ancak üzerinde ittifak edilen ve Orhun Abideleri'nde bel gelesen Türkler'in "Tek Tanri". "Tingir". animizme ait unsurlari da. Tek Tanriciligi merkez alan "Devlet Dini "dir. Birisi asiret. Türkler. bazi hususlarda ise sadece küçük degisiklikler yapmislardir. kabilelerin. Uygurlar gibi Türk Devle tlerinde. Bunun disinda inanç. çok yerde. Kök/Gök Tengiri terimindeki Gök'ün. hatta ayni seyyahin verdigi bilgiler arasinda çelisk iler bulundugu görülmektedir. eski inanislarinin Islâmî öze uygun ol dugunun delili sayilmaktadir. hosgörüye dayali bir dindir. Orhun Kitâbeleri'nden tes bit etmek mümkündür. hiçbir degisiklige ugramadan Islam'dan sonra da devam ettirmeleri. Bu "Milli Inançlar yabanci dinlerden ve kültürlerden etkilendigi gibi. bunlar. bazen "Türk Ten grisi" seklini atmakta ve bir "Milli Tanri" niteligi tasimaktadir. Bu dinin inanç esaslari. totemizm ve politeizm ait unsurlara da yer veren "Halk Dinî". seyyahlarin gözl emlerine dayanmaktadir. Buna Türkler'in "Milli inançlari" demek de mümkündür. bilgili nin. Ancak. hatta uygulamalari oldugu görülebilir. bazilari Tek Tan ri Dini gibi isimler vermistir). "Gök Ten-girisi" ve bunlardan türeyen kelimelerle ifade edilmistir.r. Bizans. yalniz b asina bir din olarak algilanmamis. hiçbir degistirme yapmadan devam ettirmis. Bundan dolayi Is lâm'i kabul eden Türkler. Ortak noktalan ayrildilari noktalardan çoktur. Bundan dolayi Gök Tanri. birbiriyle bagdasmaz nitelikte degildir. Islâm'a çok aykiri gördükleri özellikleri atmislar veya baska sekiller altinda Islâmî kisveye büründürerek yasatmislardir. to temizme ait bazi özelkileri de yasatmislardir. inançlar ve e saslar vardir. "Tengri". Türkler'in "Geleneksel Dinî Inançlari"nda iki anlayis. "Yüce" anlaminda kullanildigi kabul edilmistir. Arap. Bunu Türkiye'yi tam olarak bilmeyen arastrici lar da günümüzde yapsa. din olarak kabul etmeleri de bu "öze" baglanmaktadir. Halbuki Türler'in ne Samanizm diye bir dinleri olmus ne de Samanizm tam o larak dinî fenomeni ifade etmistir. Tanri'nin sifati olarak. "Yüce Tanri" inancini bozulmadan ve en iyi sekilde y asatmalaridir. Türk boylarinin hemen hepsinde dinin merkezinde Gök Tanri {Yüce Tann. Geleneksel Türk Dini. camidekinin. bölgelerin. bazi tekn ikler seklinde. cahilin.

Allah kelimesinin yaninda kullanilagelmistir. Türk boylarinin hemen hepsinde "Yaratici Tanri" olarak Tengri'ye . Ay son çeyrek halde iken hiçbir ise tesebbüs edilmemektedir.rastlanmaktadir. Türkler'in. Yildiz gözlemciligi yaygin islerdendir. nefesin kesilmesi. iradesine boyun egmeyeni cezalandiran da O'dur. Ölüye kesilen kurbanlar. bu tek Tanri anlayisi. Bu inanislar. Yeri gelince'Tanri" demis (Tanri misafi ri.[84] Orhun Abideleri'nde Tann'nin bütün yüce sifatlari sayilmistir. kulun duasini kabul edendir. Çünkü bu günler. Kül Tigin Kagani tahta çikaran ve b asarili kilan da.e Tanrfdir. gerçeklesmesi gereken ilâhî bir is olarak kabu l edilir. Iyi ruhlarin cennete. he saplarin görülmesi için mahkeme kurulacagi ve ruhlarin ebedî oldugu kabul edilmektedir. orhun Anitlari'nda yer almaktadir. karsi karsiya getirmemistir. Islâm'i kabul etmis Türkler arasinda. Yukarida Gök'ün. "Mahser. Türkler. Türklere Hakani veren de O'dur. Öbür dünyada nci bir hayatin varligi. Bu inanç. hers eyi en iyi bilendir. ruhun bedenden bir kus gibi uçup gitmesi olarak görülüyor . Kaganlari tahta çikaran ve müstakil devlet kurmalarini sa glayan da Tanri'dir. ordunun harekete geçirilmesi için iyi bir zamandir. her zaman için yanyanadir. "ölünün cennete iderken binecegi hayvanlar" olarak kabul edilmektedir. Iskeletin aldigi duruma göre ölümün ahiret h ayati hakkinda kanaatler olusturulur. Çinlilerin tek Tanri'yi ifade etmek için kullandiklari "Tien" kelimesini Türkler'den aldiklari belirtilmekt edir. Tengri. Allah ve Tanri kelimesini yanyana götürmüs. bir kisminda ise bazi degisiklige ugrayarak yasamistir. iyilik ve kötülüklere dair hesabin verilecegi. Tanri (Tengri). Türkler'de ölüm. iki düzlemin kompozesi seklinde tasvir edilmektedir. gök ve yer gibi. Kainat. çok erken çaglardan beri "Gök Tanri Dini"ne ve "Tek Tanri". Türkler. Tengri veya Tanri kelimesi. ezeiî ve ebedîdir. Bilge Kagani. Ölen atalar için at. Ton-yukuk'a basarilar ihsan eden de Gök Tengri'dir. Günümüzde bu âdetler Müslüman olmus Türkl kisminda aynen. Tanri'nin tayin ettigi süre dolunc a ölmek üzere dogduguna ve sadece Tanri'nin ölümsüz bulunduguna inanilmaktadir. sigir ve davar kurba n edilir. II. O yazitlardaki ifadeler de Türkler'in inandigi Tanri tektir. yardim edendi r. otoritenin saglanmasinda ve disipl inin dogmasinda önemli rol oynamistir. Ayin "dolunay" hali. Günü". Insanin ölümlü olduguna. Yüzyilda. "sonu" isaret etmekte v tekrar dirilisi ilân etmektedir. Türkler'i zafe rlere ulastiran da. asagida yerin ve ikisi arasinda da insanoglunun yaratildigina Inanil maktaydi. Kameri ayin son günleri. esirgeyen ve bagislayandir. "Gökte"dir. Türker'de cennet ve cehennem inanci bulunmaktadir. ahiret ve cenaze törenleriyle ilgili anlay is ve gelenekler degismeden varligini sürdürmüstür. iradesine göre hükmedendir. bütün yüce vasiflar tikleri "Tanri"ya ve O'nun Isteklerine uymada büyük hassasiyet göstermistir. Ölüm. Ölüm. yeri gelince Allah demislerdir (Ezaninda. Çinliler'i de etkilemistir. Tanri Buyrugu gibi). Ölülerin kefenlenerek gömülmesi gelenegi vardir.Ö. baslangiçta. "Bir Tengri"ye inan isa yönelmistir.[85] Türk kültüründe din ile gerçek hayat. Ayin safhalari ugurlu ve ugursuz olarak ni telendirilmektedir. kötü ru . savasta ise Allah demistir). sert ve tabiat disi bir hal. yanyana bulunduguna ve Gögün yedi basamagi olduguna inanilmaktadir. "Ölü Asi" denilen ziyafetler yapilir. esi ve benzeri olmay andir. Türkler'de Âhiret inanci vardir. kit abinda. hayat verendir. Türkler. Hunlar'da "Semavî Büyük Tanri" sifatiyle meshurdur ve bu sifat la ululanmaktadir. M. insanlara bilgi veren ve yol gösterendir. cezalandirandir. Türk toplumlarinda. Gökle ye r. Yine bu tarihi belgelerde. öldürendir. duasinda. Tük milletinin hayat ve istiklâli ile ilgilenendir. yaratandir. cenaze merasimleri için en uygun anlardir.

sari renkli olmasi salgin hastaliga. iyi ve kötü ruhlarin varligina inanmakta ve "ata ruhlarfna saygi göstermektedir . Ötüken ve Tanri Dagi'nin daglar arasinda özel bir yeri vardir. Öimüs atala ra saygi. Özetlersek Islâm'dan önce "Geleneksel Türk Dini Gelenegi"nde tek Tanri. Gök Türk Kitab eleri'nde kutsal Yer-Su seklinde ifade edilen terimle hem koruyucu ruhlar hem de vatan kastedilmektedir. daglarin Tengri'nin makami olduguna i nanmislardir. her yil. öldükten sonra dahi. melek. aile fertlerini korumaya devam ettigine inanilmaktadir. insanin iyi ha reketlerini. Sag omuzun yanindaki Yayuçi. seytan. Temizliginden süphe edilen seyler. Bu beddua. giderek bir yurt inanci haline gelmistir. ahiret. Türkler. sonsuz bir varlik ve güzellik kaynagidir. Türkler. Türkler. Tanri ile insan arasinda sefaatçilik yapmaktadir. Yer-Su b adi altinda toplanmistir. saf ve temizdir. büyük imparatorluklar devrinde. cennet. Bundan dolayi her boyun bir kutsal dagi olmustur. cehennem. kutsaldir. atese saygi göstermis ve insani kötülüklerden koruyan özelligi bulunduguna inanmist ir. alevin kirmizi renkli olma si savasa. Türkler. agaç. ruhun ölmezligi ve kurban gibi inançlar vardi . bilginligin. Ölmüs. yetistiricidir. yilin belirli zamanlarinda. iki ates arasinda geçiril erek temizlenmektedir. Muk addes kabul edilen daglara. Gök Türkler'in mukadderati üzerinde etkilidir. (Örnek olarak Göktürler. yeryüzünde yasayan iyi ruhl arin bütünüdür. Ocak. siyah renkli olmlasi hakanin ölümüne v eya uzak yolculuguna isaret etmektedir. Bunlarin ikisi de bütün hayati bo yuncu insani devamli takip etmektedir. Bu durumlar. Geleneksel Türk Inanislari arasinda "Atalar Kültü" önemli bir yer tutmaktadir. gün leri içinde "Altin Dag"a çikip Tann'ya ibadet etmek suretiyle "hac" etmislerdir. ak illiligin ve gücün sembolüdür. odundan. büyük temizleyicidir. gögün yüksekçe bir katindadir. Türkler'de dag.hlarin cehennerne gidecegine inanilmaktadir. atesin v e ocagin kutsal bilinmesi günümüze kadar yasatilmistir. "hasir".Gök Tanri'ya kurbanlar bu d agda kesilmektedir. orman ve kaya kültleri. Atalarin. Gök T i'ya ibadetle ilgili hale gelmistir. ta'zim ve baglilik. pinar. oc agi. Türkler'de önemlidir. Türk yazitlarinda. Bunlarin Tanri tarafindan gönderil mis kutsal hediyeler olduguna inanilmaktadir. Yer-Su inançlarinin bir bölümünü olusturmaktadir. Yer-Su ruhlarini en önemli temsilcisi. yagmur yagmasina. Islâm'dan önce Türkler'de insan düsrgani ve gizli bir kuvvet seklinde tasavvur edilen "k ader" inancina da rastlanmaktadir. Suyun bollugu. Atesin alevinin yesilimsi olmas i. Cennet.)[86 ] Türkler arasinda su ve ates de önemli yer tutmaktadir. ziyaret yapilmakta ve ora larda kurbanlar sunulmaktadir. irmak. Günümüzde ates ve ocakla ilgili deyimler. besinci ayin 10-20. Suyun aziz. "ataerkil aile"de baba hakimiyetinin inanç sahasindaki belirtisi sayilmaktadir. atalar için "kurban" kesilmekte dir. Yüksek dag tepelerinin göge yakin olmasi bu inanisin kaynagi sayilmakt adir. kötü isleri yazmaktadir. sol omuzundaki Körmös. Dag kültü. Ates. Bundan dolayi Ates'e su dökülmesi.Ocak. yanan atesin söndürülmesi iyi görülmemisti . "Tütsüleme" de bir temizleme islemidir. Yer-Su (Yer-Sub). atasözleri çoktur. Suyu kirletmek yasaktir. mahsulün iyi ve bereketli olmasina. ailenin diregidir ve "tabu" anlayisi ile korunmaktadir. Ates. ruhlari vasitasiyla. Atesin alevinden çesitli anlamlar çikarilmistir. Insanin yaninda iki melek bulundugu inanci vardir. Insanin ölümünden sonraki hesabi da Yayuçi ve Körmös sahitlik etmektedir. göl. odun da su'dan dogmaktadir. söndürmek ve küllerini dagtmak irkin yok olmasinin sebebidir. içinde hareketli bir hayat geçirdikleri tabiatin Tanri tarafindan yaratildigi ni kabul etmis ve kutsal saymislardir. ruh. Iyi r uhlar cennette ikâmet etmekte. Yer-Su ile ifade edilen kutsallik. daglardir. Bunlarin kutsalligina inanmak. Kutsal Yer-Su. hem soyun tükenmesini hem de kutsalligin yokolmasini if ade etmektedir. Su. Bugün de Türler arasinda en kötü bedd a "Ocagin sönsün"dür.

Resmî ibadet. âyinleri de bulunmaktadir. dileme ve arzetme gi bi anlamlara gelmektedir. resmî nitelikte yapilan bayramlardir. ilkbahar. kendisinin zavalli ve basit bir kimse oldugunu belirttikten so nra. Ancak halkin ibadeti. "Biricik duam. Bu da. Devlet törenlerini oldugu gibi dinî törenleri yö etme de Hakan'a aittir. Gök beni yasatmayi uygun gördügü sürece. Göktürk'ler. Göktürk Hakani. Tanri'dir ve O'nun rizasini kazanma dir. Halk'in i badeti de Yüce varliklara. günümüzdek Yakut Tükleri'ne kadar Türk boylarinda bu bahar bayramlari ve âyinler yapilagelmistir . Bunlar. "yükünme" ve "ötünme" gibi kelimeler kullanilmistir. Islâm'in da emrettigi ve inanilmasini istedigi inançla rdandir. Bu kelimeler. Herseyin görünmez güçlerle d tildigi anlayisi. bas "din adami" sifatiyla Hakan'in. müsterek ayin ve bayramlarinda. Her Türk'ün ve Türk ailesinin sahsi ibadeti oldugu gibi. Türkler dualarinda Gök'e (yani Yüce Tanri'ya) yönelmislerdir. yüzü ve elleri göge kaldirip Tanri'ya duada bulunmuslardir. Bu törenle Hakan'in "Gög"e çikmasi ve Tanri tarafin dan tahta oturtulmasi simgelenmektedir. Yine Türk Hakani. d ualarinda. Bunun yaninda Türkler. halkima elimden gelen iyiligi yapmaya sevkedilmemdir" seklinde Tanri'ya yakarmaktadir. secde etme. takdis. "Gök. Bunlar. yaz ve sonbahar' da yapilan âyin ve törenlerdir. belirli zamanlarda ve tesadüfî olaylar dolayisiyla yapilanlar seklinde o lmak üzere iki kisimdir. Gök Tanri'dan halkina iyi hizmet sunabilmesi ve elinden geleni yapmasi için yardim istemektedir. Türkler'in niçin toptan ve samimi olarak Müslüman oldugunu. Islam'd aki Cuma Namazi gibi düsünülebilir). bas açip. Hakan'in tahta çikma törenidir. Resmî törenlerden biri de. Ancak Çin kaynaklari Tükler'de ibadet ve ibadethane (tapinak) bulundugunu haber verme ktedir. kurbanlar suna rken ve sefere çikarken önce bir mabedde zafer duasinda bulunmus. Dikkat edilirse bu inançlar. görünmeyen güçlerle temas kurmaya. Devlet ve din islerinin baskanligi birbirinden ayrilmamis ve Hakan'da birlesmistir. imdi sen bize yardimci ol!" diye dua etmistir . resmi ibadet ve halk ibadeti seklinde gruplandirilmaktadir. özellikle Gök'e (Tanri) yöneliktir. Kurbanlar ve dinî dörenler kamlar tara . [87] 2. bir nevi "Gög"e çikmak g bi. Tek Tanri'ya inanan Türkler'de ibadet merkezi. kutsal yerlerde dua etmis. Tabiatin yeniden dirilisi sembolize eden ilkbahar âyininde at kurban edilmektedir. Bu ortak ayin ve törenler disinda.r. Hunlar'dan itibaren Türkler'de büyük kurban törenlerini Hakanlar yönetmistir. dua. kutsal bir anlam tasimaktadir. ögme.Ibadetler ve Gelenekler Geleneksel Türk Dini'nde Ibadet karsiliginda "alkis". Ibadetleri. Halk ibadeti. Türklerin günlük muntazam ibadetleri ve ibadethaneleri oldugu konusu pek açik degildir. atalara saygi duymus ve onlarla baglarini devam ettire cek dinî mahiyetli uygulamalari devam ettirmistir. kam veya sihirbazlardan yardim bekl emeye götürmüstür. Islam'in Türkler'in % 98'ini teskil eden büyük ekseriyetin dini haline geldigini açiklamaktadir. halkin kendisine ait ibadet ve âyinlerini ifade etmektedir. Milattan önceki yillarda devlet kuran Hunlar'dan. halk için yapti larini birbir saydiktan sonra. Görüldügü gibi Türk Hakanlari. Bu tören. bizzat hakan tarafind an yönetilen resmî ibadetleri. diger dinlere göstermedikleri ilgiyi Islam'a gösterdigini. Bir hastalik halinde ve ölüm aninda âyinler yapilmistir. yönettigi ibadettir (Bu. mistik ve büyü ile içiçelik arzetmektedir. istenildigi veya ihtiyaç duyu ldugu zaman. Belirli zamanlarda yapilanlar. sonra ordulari har ekete geçirmislerdir.

Saçi. öldükten sonra yeraltina gider ve insanlara hastalik ölüm. Türkler'in inançlarina göre kötü ruhlar. Çocuk sahibi olm ak isteyen anneler. onlara baba ve reis demesi. Kötü ruhlara karsi yapilan âyinlerde kamlar. iyik. III. Yer-su ruhlarina kurban takdim etmislerdir. Yüzyilda meydana çikan Toba sülalesi devrinde de. Küçük âyinlerden en yaygin olani özel bir hayvani basibos birakmaktir. ata mezarlarina çaput baglayarak . Kagân'la beraber orman etrafinda dolasmislardir. kam. insanin kötü ruhlari saymasi. kutlu orman meydana getirilmistir. Kurbandan sonra civara kayin agaçlan dikerek. Tanri'ya gönderilen) demek iken. atin yaninda. . At kurbanina önceleri Kam'a görev düsmezdi. idugu. dari. Türkler. yahut "çaçilga" denir. fakirlik. Gök Tanri'ya kurbanlar kesilmistir . Bütün âyinlere ragmen bir kimse hasta olursa. M. yeraltina indiklerini ve orada gezdikleri ni temsil ederler. Bu âyin için Hunlar'm yirmidört boyunun Basbuglari Lungçeng sehrinde toplanip . kimiz. çitfçi kavimlerde bugday. Kamlik. göklere çikmayi temsil etmekte ve özel ilâhiler söylenmektedir. Göçebe kavimler de süt. Iduk denile n bu dinî gelenek. soydan gelmektedir. Bahar bayramlarinda en önemli âyin. Basibos birakilan h ayvana "Iduk" denilmektedir. ilk otu. üç gün sürmektedir. Saçi. sarkilar söyler. ruhlardan birine binek hayvani olmak gaye siyle saliveriyor. "at Kurbani" âyinidir. bütün Türk boylarinda "kansiz ku rban" olarak kabul edilir. gönderilen" (yani Ta nri için saliverilen. Sonbaharda te krarlanan âyinden sonra. din adami karsiliginda kulanilmaktadir. üç gün s ektedir. Bunlarin fenalikl arina ugramamak için. Ikinci gruba giren âyinler ise kötü ruhlara karsi veya adak hayvanini basibos birakmak. kiymetli ve mübarek saydigi. bol bo l kurban takdim etmesi gerekmektedir. belirli bir âyin ve törenle. hayvan hastaligi gibi belalarin gelmesini saglar. Besinci ayin ikinci yarisinda Gök Tanri'ya ve atalara "kurt-ata" magarasinin önünde ku rban takdim edilmistir. Kam. daha sonraki dönemlerde ona da bir görev düsmüstür.findan yönetilmektedir. Kimse bu hayvana dokunmaz ve o mübarek sayilir. çadir üzerine isaret konularak baskalarinin yaklasmamalari sa glanir. Gök Tanri'ya. evinin yaninda ona bi r çadir kurulur ve tecrit edilir. Kanli kurbanlara "tayilga" veya "hayilga" denildigi g ibi "saçi" ya da dini terim olarak "saçilga". Dinî âyinl er ve kurban törenleri nizamnameye göre icra edilmistir. Hastalik fena ruhlarin eseri oldugu için hizmetine köle ve cariyeler bakar. kendine göre dualarla ve çesitli vasitalar . saçi ve kurban sunarak çocuk diliyor. Türkler Müslüman olduktan sonra da devam etmistir. nimetlerden biridir. En uzun At Kurbani âyini. sarap. ilk bahar'in ilk ayinda. Ayni sekilde sonbaharin ilk ayinda da. taze kisrak sütünü saçi olarak sunuyor. Bu hayvana iduk (iz ik. her kavmin kend i emegiyle kazandigi. Gök Tann'ya kurban âyini yapilmistir. Asya Hunlari. Dogu'da bulunan tapinakta.S. Sadece kam hastanin yanina gider. Türkler'in dini düsüncelerinin olgu nlasmasi sonucunda "mübarek" ve "mukaddes" kavramlarini Ifade etmistir. Kesilen kurb anirfetiyle ziyafet verilmektedir. tüccar kavimlerde para saçi ola rak kullaniliyor. Türkler. bahar bayraminda. kötü ruhlari kovmak ve yagmur yagdirmak amaciyla yapilmaktadir. yag. öküz ve koyunlardan da kurban ederler. Türkler. ilkbaharda (Mayis ortalarinda) kutsal yerlerde Tanri'ya kurban sun muslardir. idik) denmektedir. Türkler'den bir istegi. bir dilegi olan "saçi" sunar. Türkler bu bayramlarda kur banin yanisira at yarislari yaparlar. lyik. Iduk aslinda "saliverilen. atalara. Ilkbahar âyininde. mukaddes kabul edilen agaçlara. Bu âyin.

kulagin kesti. Bunlardan yugci. ölüyü g mezar kazilir. saçlarini keserlerdi. "sigirtçi" adi verilen kisiler katilir. Ötenin arkasindan yüksek sesle aglamak. Bu inancin izlerine Müslüman Türklerde de rastlanmaktadir. onun hayvanlarindan iki yüz kadarinin kurban olarak kesildigini. Orada bir yangini söndürmek maksadiyla yapilmis. hastanin çevresinde "aias a las" diye dolastirirlar. kurban için çesitli seyler getirir. Türklerin ecdadina yagmur yagdirma kabiliyeti verdigi zikredilmekted ir. ölüleri yikar ve kefenlerler. farklilik arzeder. Bir kisi ölünce cenazesi çadira konulur. "yogla". Hiristiyan ve Islâm kaynaklari nda Allah'in. Oguzlar'da. Ibn-Fadlan. bunun etrafinda yedi defa dolanir ve çadirin giris kisminin önünden geçerken biçakla yüzler ini yaralar. agitlar yakmak bugün de bütün Türkler'de yasayan bir âdettir. "yog-basan" kelimeleriyle ifade edilen bu ölü asi vermeyi Türkler bir vazife saymistir. Yüz yirtmak. Ölenin mertebesine ve çesit li yöreler göre yuglar. Türkistan'i. Yug törenlerine "yugci". kötü ruhlari kovmada atesi de kullanirlar. silah malzemeler nulmustur. Kefene "esük" veya "esük" denilmektedir. baslarinin. Türkler'de ölen için duyulan aci çesitli sekillerde bazi âyin ve törenlerle ifade edilir. Ölülerin agaç ve kiymetli madenden yapilmis tabutlarla da gömüldügü dönemler olmustur. ölünün adina kurban olarak bir koyun bir at kesip çadirin disina birakir. Orhun Abidelerinde "Bunca millet saçin. Hakanlar i pekli kumaslara sarilarak gömülmüstür. Kasgarli Mahmut söyle demektedir: "Husûsi bir tas olan yada (yat) ile kahinlik yapil ir. Buna. oglu ve Türk 'ün babasi sayilan Yafes'e verdigi zaman ona. Bu Anadolu Türkçe'sinde "alazlama" seklinde muhafaza edi lmistir.la tedaviye baslar. rüzgar ve yagmur celbedilir. havayi istenilen sekle sok mak için yapilan âyinlerdir. ölen in maceralarini hikaye edip anlatir. Atesin herseyi temizledigine inanan Türkler. Ihtiyaç halinde bu yazili tas ile Allah'a dua edilerek yagmur yagdirilir." ifadesi Göktürk'lerde de ayni âdetin oldugunu göstermektedir. iyilesinceye kadar. saç yolmak. Sonra ölüyü gömmek için müsait bir gün tesbit edilir. Buna "alaslama" denilmektedir. Türkler. Hu nlar. âdetleri üzere. Türkler'de "yug" denilen cenaze âyinleri son derece önemlidir. Di -i LugatI't-Türk'te "yog". Akrabasi bile. Belirlenen günde. özellikle de fakirlere v erilir. et lerinin yendigini. Kahra-rnanlar için yüzlerini yaralayarak. bu kurak ülkede ne yapacagini sorar. "Yada tasi" adi verilir. yahut bir kismi dogrudan ölünün mezarina dökülür. böylece kanda gözyasi dökmüs olurlardi. Bundan sonra hepsi feryad ederek at kosturup. kan akitirlar. bir yagli paçavrayi tutusturup. mezarin da yine at kosturup feryad eder ve ölümü takiben yaptiklari gibi yüzlerini yaralarlar. sigirtçi. yaz me vsiminde Allah'in izni ile kar düsmüs ve bu surette yangin söndürülmüstür". Bütün akrabasi. Önce "As"in tamami. Kalan yemek ise cenazeye katilan misafirlere. onu buna inandirmak ve ondan gelebilecek kötülüklere karsi korunmak inanciyla yapildigi kabul edilmektedir. dövünmek gibi hareketler üzüntünün ligini ve ondan ayrilmanin verdigi izdirabi ölene anlatmak. ayaklarinin. derilerinin ve kuyruklarinin ayrilip . ölünün gö sinden sonra. Baskurtlar ve Kazaklar. Bu. yaka yirtmak. ölünün bazi esyalari. kendi hastasini görmez ve ölünce de orada merasimle defnedilir. Ölüyle beraber mezara. B abasi da ogluna yagmur yagdirma kudretini bahseder ve üzerinde "ism-i azam" duasi yazili olan bir tas verir. Çin. ölünün hatirasina "as verme"dir. aglamak. Bu ziyafet törenleri için yüzlerce hayvan kesilir. Türkler arasinda çok yaygin olup buna Yagma boyu içerisinde bizzat sahid oldum. yagmur yagdirmak. aglayicilik görevini yerine getirir. Türkler'in meshur âyinlerinden biri de. Türkler'de yug törenlerinin Önemli bölümlerinden biri de. Gömme günü ölünün bütün akrabasi. Islâm müelliflerine ait rivayetlere göre Nuh Peygamber.

mistik ve sair tabiatli kims edir. sözde. tanrilar tarafindan tayin edildigine. bu ad landirmanin yanlisligini ortaya koymustur. Tunguzca "saman" kelimesiyle es anlamlidir. Kam.Kam Geleneksel Türk Dini'nde "kam". Batili müstesrik ve misyonerlerin b u nitelendirmelerine itiraz etmislerdir.Ahlâk Anlayisi Tarih boyunca Türklerin ahlâk anlayisi.. Islam'dan önce de örnek ahlâk anlayisinin temsicileridir. Türk Ansiklopedisi. Türkiye'de ilk Dinler Tarihi profesörü. dinlerinin samanlik olmadigini belirtmis. Homoseksüellik Türkler arasinda çok büyük bir günahtir. Hiç kimse kam olmak istemez. çogunlukla erkeklerden. Kam adayi. kesilmis agaçlar üzerine. [89] 4. [88] 3. Türkler'de âyin ve törenleri yürütüp tuhlarla temasi olduguna inanilan kimselere "kam" (Mogo llarda baksi) denilir. ögrenmekle elde edilemez. davulu ve külahi bulunur. Ahlâkî bakimdan üstün özelliklere sahip Türkler. Islâmdan sonra Batililarin kendi milletlerine örnek gösterdikl eri Türkler. ilk defa Türk di ninin Gök Tanri-tektanri dini oldugunu savunan merhum' Hikmet Tanyu. ayn i zamanda hekim ve sihirbazdir. Kam meslegi soydan gelir. önemli bir tip ve figür olarak kar simiza çikar. Türklerin Dini Tarihçesi. riyada bulunma. dinde sadece bir elemandir. tecrübeli bir kamin yaninda egitilir. iste dogruluk Türkler'in temel esaslarindandir. bütün seyyahlarin. I stanbl 1978. seçkin kimse olduguna inanilmaktadir. onlarda rastlanmayan ve kötü görülen davranislardandir. Kamlar. Zina yapan kimseye siddetli ceza veri lmektedir. Zina yasaktir ve hatta Türkler'e yabancidir. 10-12. yerme ve ko-vucu luk yapma. zina eden. yalan yere yemin etme. adam öldürme. Bkz. ruhlari emrinde bulundurduguna. Onun tanrilarla insanlar arasinda aracilik yapan yetenekli. H. Rus Çarina gid erek. bütün arastiricilarin ve yabancil arin dikkatini çekmistir. Anc ak bir kimse. iyi niyetin. bazi yerlerde ise vücudu ikiye bölünme ktedir. nadiren de ka dinlardan olur. hirsizlik etme. Saman ke limesine dayanarak Türklerin eski dini. Vecd halinde iken ruhunun göklere yükseldigine veya yer altina indigine. Bunun için kamin davulunda ebesukagi resmi bulunmaktadir. "Samanizm" seklinde niteledirilmisse de bu yanlistir (Degerli ilim adami. önemli bir yer tutar. Kamin âyin için cübbesi. Türklerin Samanizm diye bir dinleri olmadigni. "kam" kelimesini Arapça "kâhin" kelimesiyle karsilamistir. Öte yandan hiçbir dinde din adamina dayanarak o di ne ad verilmemektedir (Hiristiyanliga Papaz Dini. hosgörünün ve sadakatin timsali de. "Samanlik veya Samanizm". Kasgarli Mahmut. Cinayet. Zina yapan bazi yerlerde yakilmakta. vücudunu dold urduguna inanilmaktadir. s aman. Yahudilige Haham Dini denileme yecegi gibi). kamli k kudretinin onun basi üzerine gelip ebekusagi sekline girerek basini. Kam. yalan yere yemi n eden ve sebepsiz olarak adam öldüren kimseye ölüm cezasi verilmektedir. kabrin basina asildigini haber vermektedir. Tanyu. Ayrica Çarlik Rusyasi devrinde Türk boylarindan bir grup. . ata ruhunun zorlamasiyla kam olmaya mecbur kalir. saman kelimes inin Türklere yabanci oldugunu. tabiat taki bazi sirlari bildigine inanilan genis hayalli. XXX/203-205). Büyük tanrilara ve kötü ruhlara ancak ka m âyin yapabilmektedir. zina. Bu davranislardan hirsizlik yapan. kibirli olma. Kam. Çünkü. yasli. aldatma.

Ö. Bati'da uzun yüzyillar. büyük hizmetler yapmisl ardir. Yüzyillar boyunca bir gelisme çizgisi takip eden bu karisimdan Hindu izm ortaya çikmistir. Türkler'de. egitimde. bir hak teslim edilmis olacaktir. Günümüzde "Geleneksel Türk Dini"ni devam ettiren az sayida da olsa Türk boylari vardir. dost saydiklarina kötülük etmek iyi karsilanmaz ve basitlik sayilir. Beklemeye. 1500 yillarinda (bu tarihin M. muhtemelen M. durgunluga tahammülleri yoktur. Islâm Tür lmaz" sözü özlü söz halini almistir. Arkadas dediklerine. Türkler.Savastan kaçmak. sinif farki yoktur. Islam'a aykiri olan inanç ve davranislari atmis. Türkler'i diger milletlerden ayirmistir. Insanlar aras inda adalet esastir. mücadeleci. Islâm denince de Türk'ten. Dogu Avrupa steplerinden kopup gelen Arîler. misafire ikram etme. "Türk Islâmi"ni olusturmus. kötü bir harekettir ve cezasi çok agirdir. dogrulugu esas alma. azimli. aileyi mukadde s bilme.2000'le r oldugu sanilmaktadir). Hindular ise kendi dinlerini "Sanatana Dharma" {ez elî-ebedî din) diye adlandirirlar. ülkelerini savunma Türkler'in en bariz vasifla rindandir. Bu kelime. islâm'in en büyük hizmetkâri ve savunucusu ol lardir. et ve tirnak misali haline gelmistir. Hint yarimadasinda yasamakta olan halkin çogunlugunun dinî inanç ve gelenekl erini ifade eden bir kelimedir. Dünyada Vatan sevgisinin ve Vatana bagliligin en yüksek derecede bulundug u milletin Türkler oldugu söylenirse. Böylece onlar. hareketli. ilimde. Islâmla yücelmis.'onlar arasindan seçilmis ve gönderilmis "peygambe rlere baglayanlar da vardir. millete baglilik. zina'yi kötü görme. 24 Türk Peygamberin ismini v ermektedir. Aile. yaldizli sözleri ve yapmacik hareketleri sevmezler. yaltaklanmayi. Ahiret. böyle yolla zengin olmayi tasvip etmezler. böyle bir harekete tesebbüsten çekinmektedir. Türkler. An cak Türk boylarinin % 98 gibi büyük ekseriyeti Islam'i din olarak benimsemistir. Cennet ve Cehennem gibi Inançlari. ahlâkli. Indus nehrinin etrafinda oturan anlam ina gelen Farsça bir kelimeden faydalanilarak Batililarca bu bölge halkinin dinini if ade etmek üzere kullanilmistir. mazlumun yaninda ve zalimin karsisinda yeralma.HINDUIZM Hinduizm. Hindistan'i i stilâ etmistir. Gök Tanri.Ö. En geç M. genel olarak. topraklarina baglilik. Hileli y ollarla mal mülk edinmez. [90] E. vatan sevgisi.1500 arasinda. Atesli. yigit. hosgörülü olma. hareketli ve çaliskandir. öldükten sonra dirilme. Türkier'in bu inanç ve davranislarini. Türkler. Islâm da Türkler'le yayilmistir. Vatan sevgisi. . devletin en küçük birimi kabul edilmekte ve mukaddes sayilmaktadir. inancina siki sikiya bagli kalma gibi ah lâkî davranislar bulunmaktadir. Islam'a aykiri olmayan. Islâm'i kabul eden Türkler. "Tek Tanri".Ö. idarede.2500-M. ayrilmamacasina Islâmla bütünlesmis. Arkadaslar aras inda sevgi ve saygi esastir.Ö. yaptik larinin hesabini verme. Türkler. . disiplinli ve asker karekterli insan lardir. faziletli olma. Onlarin dinî inanç ve gelenekleriyle yerli koyu renkli halkinki birbir ine karismistir. Kari ve koca birbirine ihanet etmekten. Islama gönülden bagli olan Türkler. Islâmdan önce de Islâm'i kabul ettikten sonra da bu özellik. Islam'in olmazsa olmaz emri ile çelismeyen örf ve adetlerini devam ettirmist ir. Türk ce Islâm'dan bahsedilmistir. gayretli. Bu inanç ve davranislar Türkler'in Islâm'i toptan ve tered dütsüz kabul etmelerinin gerekçelerinden sayilmistir. kararlarda istisareye önem verilmektedir. "Esmaûl Mürselin" adli eser. hak yolda mücadele etme (cihad). "Türk Islâmsiz.

Rigveda. 4.Yajurveda. Her ilâhi."Sruti" (vahye dayananlar). Modern devre.Ö. Bazi kisimlari nesir seklinde. Upanisadlar devri (M. bu metinleri hayatin çesitli durumlarinda okumak mec buriyetindedir. yasayis kaideleri. 2. Kurban esnasinda rahipler tarafindan okunmaktadir. .Atharvaveda. Bunlarin en u zunu birinci ve onuncusudur. bazi kisimlari ise man zum olarak yazilmistir. hekimlik. Veda. kurbanla ilgili sözleri ve dualari ihtiva etmektedir. Tanrilari ta'zim için yazilmis 1017 ilâhiden ibarettir. en kisa olaninda 43 ilâhi bul unmaktadir. tilsim. sükür ve dilek. Bu veda. 4. fakat çok hacimli bir kutsal kitap koleksiyonu vardir. Orta Çagdaki Ilahiyat. 800-500/400). Aslinda Hinduizmin kutsal metinleri sadece Veda 'lardan ibaret olmayip genis bir koleksiyonu ihtiva eder. M. Atharvaveda. Rigveda. halk inanislari.20 00 veya 1500-800). 50 0/400-M.S. 2. takdis ve beddua ta rzindaki dualari ihtiva etmektedir. dördüncü vedadir.Bu gelismeyi ana çizgileriyle bes devreye ayirmak mümkündür: 1. 3. 10 civarin da "âyef'ten olusmaktadir. RIgveda'nin ayri-bir edebî vezni bulundugundan yüksek sesle okunmaktadir . Veda'larin en önemlisi ve en eskisidir. Brahmanlar. Veda'lar M. Bu veda. metinleri olan Veda'lar dörde ayrilir: 1. Bu ilâhiler on kitaba (Mandala) ayrilmistir. Sâmaveda. dualar. Siyah Yajurveda ve Beyaz Yajurve da olmak üzere iki kisimdir. Klasik devre (M.Sâmaveda."Smriti" (destan seklinde olanlar). Melodiler vedasidir. alçak sesle mirildanarak söylenmektedir. millî bir dindir. 3. Bu koleksiyonu ikiye a yirmak mümkündür: 1. [91] 1. Hinduizm.Ö.Ö. 5 . mistik parçalardan ve büyüyle ilgili d alardan ibarettir. En uzun olanlarinda 191. Bu vedanin metni üç form halindedir. Diger veda'lardan sonraki devirlerde yazilmistir. Dünya nüfusunun asagi yukari %12'si bu dine mensuptur. Bu kitap koleksiyonunun en bas inda Veda'lar yeralir. Yajurveda. Ilki Rigveda'dan al inan "ayetlerden. çok açik ve net bir âmentüsü {inanç sistemi) yoktur. kurbanla ilgili formüllerin vedasidir. Hindistan'i n en eski kutsal. felsefe gelismeleri devresi (Vedanta). 600 yillarinda Samhitalar'in içinde toplanincaya kadar.500).Ö. sözlü olarak nakledilmistir. Veda'larin "risi" denilen ve tabiatüstü güçlerle temasa geçtigi kabul edilen hakîm ki mselere vahyedildigine inanilir. kelime olarak "Ilâhî bilgi" anlamina gelir. kurban esnasinda. Vedalar devri (Tah. niyazlar. 2. 730 i lâhilik bir kol-leksiyondur. büyücülük gibi konularda da bilgile r ihtiva etmektedir. Bu i lâhîler.Kutsal Kitaplar Hinduizm'in kutsal kitaplarinin dili Sanskritçe'dir. büyü gibi konular ye ralir. Kozmik (âlemle ilgili). Veda'iarda ilâhiler. Hin duizm'in bir kurucusu. ikincisi çesitli konulardaki "ayef'lerden ve üçüncüsü rahiplerin okudugu m elodili ilâhilerden ibarettir.

onlarin irsî hakkidir. din adamlari). Sanskritçe'de Brahma'ya vakfolunmus kimse anlamina gelir.Dinî Kavramlar . yarat ici tanri Brahma'nin insan seklinde tasavvur edilen vücudunun çesitli yerlerinden yar atilmistir. yeme içme. Upanisadlar. Pandava'l ara karsi Kaurva'larin savasi konu edilir. Tanri. Buna göre Brahmanlar. Sudralar da ayaklarindan yaratilmistir. XIX.Ö. diger kasttakilere hizmet ederler. Manu Kanunnamesi. "sutralar halinde" bir serhi Badarayan tarafi nda "Brahmasutra" adi altinda hazirlanmistir. Upanisadlar. Brahmanlar. Tanri Visnu'nun hulul ettigine inanilan efsanevî kraldir). Vai s-yalar midesinden. Bu inançlara göre kastlar. Önemli destanlardan biri de Ramayana'dir. Mogol Hükümdari Sah Cihan'in himayesinde Farsça'ya tercüme edilmistir. "ayni isle mesgul olan. Ayrica ast sistemine girmeyen. Yüzyilin basinda Farsça'dan Latince'ye çevrilmistir. 2) Ksatriya (hüküm dar sülâlesi ve savasçilar). U panisadlar ve Aranyakalar "Sruti"ye (vahye dayanan anlaminda). atadan miras kalan haklari. Brahma. Gita'da A rjuna ile Krisna'nin diyalogu anlatilir ve Tanri'yi bulma yolu olarak "yoga" üzeri nde durulur. kutsal bilgilerin (Veda'la rin) muhafizidir. kast sisteminde en önemluve üstün yeri ellerinde tutarlar. Krisna'nin sarkisi deme ktir (Krisna. karsi gelenin ka sttan çikarilmasina sebep olur. Bunun M. Meslekler de kastlara göre ayrilmistir. kisa açiklamalar tarzinda. Veda'lardan sonra. esnaf ve çiftçi). Gelenege göre yüzden fazla Upanisad mevcuttur. 4) Sudra (Isçiler). Kast seçilmez. Yüzyilda yazildigi kabul edilmektedir. âlem. Ayni kasta mensup olanlar ancak kendi aralarinda evlenebilir. Ilk üç kasta dahil olanlar daha it ibarlidir. Ramayana'nin Risi Valmiki tarafindan yaz ildigi ileri sürülmektedir. Bu des tan. Bunlara "dokunu lmazlar" denir. Tanri Visnu'nun avatarasi olan Rama'nin hayat hikayesidir. ayni sofrada yemek yiyebilir. Gita. Kast yapisi Hint inançlarina dayanir. Kast sistemine karsi gelmek. 3) Vaisya (tüccar. Brahma'nin agzindan. Ksatriyalar kollarindan. kutsal kurban âyinlerini yönetmektir. Kast. Brahman kelimesi .Kast Sistemi Hint toplumu çesitli siniflara ayrilir. Her kasti n kendine mahsus nisan ve dügün merasimleri. Tulsidas tarafindan serhi yapilmistir. Bu s istem dört siniftan olusur: 1) Brahmanlar (rahipler. Bu da o kimsenin varliginin sona ermesi demektir. Puranalar "Smriti"ye girer. Kast sistemine karsi gelinmez. Mahabharata destani. Ancak bunlardan sadece elli tane si. Bundan dolayi toplum hayatinda görülen farklar. hayatin tekâmülü ve kaderi gibi konulari ele lir. ancak onun içinde dünyaya gelinir. Bu destanin bir bölümü "Bhagavad -Gita" basligini tasir. Brahmanlar. Mahabharata ve Ram ayana destanlari. Buna kast sistemi denir. vazifeleri ve âdetleriyle birbirine simsi ki baglanan sahislar grubu"dur. Brahmanlarin görevi . [92] 2. IX. Upanisadlarda telkin edilen bilgiler. bu yaratilis olayina day andirilir.Veda'lar ve bu kutsal metinlerin tamamlayicisi mahiyetinde bulunan Brahmanalar. 24000 beyitten o lusmaktadir. Bu serhte âlemin baslangici. Dinî âyinleri icra. ruh. giyim ve meslek kurallari vard ir. kâinatin gelecegi konusunda bilgiler vardir. Sudra kastindan olanlar. 240 000 cümleden olusur. Dünyanin en uzun destanidir. kast disi kabul edilen gruplar da vardir. Hintlilerin efsanevî kahramanlik menkib elerini ihtiva eder. ölüm ötesi. [ 93] 3. Hint ilahiyat ve felsefesinde Upanisadlarin önemli bir yeri var dir.

Gita'da denildigi g bi. Siva ise yok edici tanridir. iyiden iyi. gelecekte onu görecektir. Hinduizm'de çoktanricilik. âlemlerin Rabbi olarak görür.Tanri: Hinduizm. bir sebep-sonuç kanunudur. Visnu'nun çesi tli hululleri (avatara) vardir. Insanin geçmisi. Hakîmler onu çesitli sekil lerde adlandiryorlar" seklindedir. Bugünün meyveleri yari n alinacaktir. Hinduizme gör e. Buna göre her hareket. çesitli sekillerde görünürüm. Bunlardan iki Önemli "avatara"si Rama ve Krisna'dir . Böylece Tanri. Bu üçleme içinde Brahma. eninde sonunda meyvesini verecektir. tanrilar veya yüksek ruhlarin beser hey'etiyle ilâhî alâkasini ifade eder. Hindu tanrilar panteonunda bir üçleme dikkat çeker. [94] b.Karma: Karma. Tanri'nin tek tezahürü oldugu fikrine karsidir. kötüden kötü çikacaktir. Insan hey'eti içine ilâhî varligin girmesiyle kötülügü yok etmek." [95] c. Dolayisiyla insan. Meselâ Siva'nin üstünlük kazandigi yerlerde halk onu bütün hata ve kusurlardan uzak. kimi de kutsal bir sevginin kaynagi olarak görür.Hulul (avatara:enkarnasyon): Avatara (Avatar). tanri-âiem birligi (panteizm) bulunmakla beraber tekta nrici inanis da vardir." Tasvirlerin ise ibadet için yardimci semboller olara k görüldügü ileri sürülmektedir. Bazi devrelerde ve bazi yerlerde Visnu veya Siva'nin ön plâna çiktigi olmustur. Âlemi o yikacak ve yine o yen ileyecektir. bunu Tann'nin çesitli sekillerde görünüsü oia-rak telâkki eder. Peygamber konusunu da böyle açiklarlar. onlarin ihtiyaç duyduklari vazifelerini ve kanun larini bildirmek için olur. Bir Hint atasözü de söyledir: "Kâinattaki bütün varliklar i sadece bir tanri doldurur. Hulul. Tanri Visnu'nun insan seklinde cisimlesmesini ifade etmek üzere kullanilan Sanskritçe bir kelimedir ve "Inen" anlamina gelmektedir. Hint li. Hinduizm. Hinduiz m. her dinî gelenek Tann'yi kendine göre açiklar. Bir Rigveda cümlesi. Ancak Hinduizme göre hiç bir pe ygamber veya dinin mesaji sonuncu degildir. tanri kavramindaki degisik ifadeleri yadirgamaz. geçmiste ne yapmissa. Her insan ve toplum. bu is. kendi sahsiyetine ve gelenegine uygun bir sekilde Tann'ya yönelebilir. Hindistan'da çok sayida tanri ve tanriça heykelleri göze çarpar. Krlsna'nin agzindan insanlara. koruyucu.a. hulul yoluyla. kötülügü yok edecek ve insanlara ihtiyaç duyduklari vazifeleri ve kanunla ri bildirecektir. Kimi onu kahredici bir kudret. . peygamberli dinlerin vahiylerine de. Tann'nin kendis ini tarihin her devresinde çesitli sahsiyetlere bürünerek insanlara gösterdigine inanirl ar. Tann'nin kendini gösterdigi diger dinî sekil lere de karsi çikmaz. Hinduizm'de Visnu'nun zaman zaman kurtarici tanri sifatiyla dünyaya indigine ve za manin icaplarina göre muhtelif sekillerde kendini gösterdigine inanilir. Visnu . Hulul inanci. yaratici. Fakat hepsi ayni sonuca ulasir. "Tanri birdir. Yine Gita'da söyle bir cümle yer almaktadir: "Ben çesitli de virlerde. Hintliler. bugün kendisiyle karsi karsiyadir. sonsuza kadar devam edip gidecektir. üçleme.

N usay-riyye gibi itikadi mezheplerde. Yunanlilarda. insan sonu olmayan bir tenasüh zinciri içerisinde gidip gelmektedir. Bati Dillerinde Reinkarnasyon. Hint düsüncesinin temelini teskil eden tenasüh inanci. Bektasilikte. fizikî âlemde oldugu gibi. Fisagorcularda. ruh kendi derecesi içinde yüksek veya alçak olarak dogar. Karma. Böylece sonuç bekleme arzusu firenlenmis olmaktadir. bu hay atta Islenen ameller. tekrar dünyaya geliste. "baglamak".) : Karma doktrinine bagli olarak tenasüh. içinde dogduklari kast bile isledikleri amellerin bir neticesidir. mükâfat beklemeksizin hareket et me anlamina da gelmektedir. insanin arzularini gerçek anlamda ölümsüzlüge ulastirir. muzu zehirli bir meyve veren agaçtan beklememeyi ifade etmektedir. arzularina ulasir. Her sahis. kendi kaderinin mimaridir). ayrica Harbiyye. Eger bir semere hasil olursa. Sanskritçe. Onlara göre.[97] e. Bunun neticesi olarak bütün canlilar. yani yapilanlarin sonucu ruhun tenasühü ile mümkün olur. Sonraki ha ta mutlu olmak. Ma nevî ve ahlâkî karsilik. Karma. Bu. devam li bir tatmin elde eder. daha önceki hayatinda Isledigi kötü amellerin. Orfizm'de ve Gnostisizm'de rastlanan bir düsüncedir. Ye ni Eflatuncularda. Bu inanisa göre. Ölümden k orkmaya gerek yoktur. . Ahlâkî bir kâinat nizami olan karma kanununa göre. Bazi Hiristiyan mezhe plerinde ve Ihvânûs-Safâ gibi firkalarda da benzeri düsüncelere rastlanmaktadir. Bir irade egitimi yoludur. bir sebep sonuç iliskisi içinde gerçeklesir. (Tenasüh in ancina. canlinin kaderine tesir eder ve onun tekrar vücut bulmasinda rol oynar.# Karma. Karma. [96] d-Tenasüh (Ruhgöçü: Sanskritçesi Samsara. ahlâkî ve zihnî âlemde de Insanin takip etmesi gerekli bir kanun bulundugunu ifade eder. B una göre ölüm. Hadbiyye. Transmigrasyon. Hâbitiyye ve Hadesiyye. Iyi bir canlinin durumu kötüye gidiyorsa. islerinden sorumludur. Bu dogus. ruhun bedenden ayri oldugu fikri gelismi s oldu. Cenâhiyye. Yahudi Dönmelerinde de rastlani r). Devamli yeniden doguslarla insan. bir halden digerine geçistir. Eski Misir'da. Insan . Maniheizm'de. Muammeriyye. geçmiste ne ekmisse. kendi durumlarini kendi emelleriyle kazanirlar. O. insan veya tanri seklinde dogar {Buna göre insan. "birlestirmek" anlamina gelen Yuj veya "Joug" kökünden g elmektedir. tanri Brahma'da yasar. onu bana birakin. daha önceki hayat seklinin ceza ve mükâfat olarak kendini göstermesi dir. Onl ara göre karma doktrini. G ita'da insanlari kurtulusa ulastiran yol olarak gösterilir.Yoga: Yoga. Isledigi günahlar sebebiyle bitki veya hayvan olarak düny aya gelmekten çekinir.. ayni zamanda. yaptiklarina göre hayvan. eger Iyiye dogru gidiyorsa daha önceki hayatinda isledigi iyi amelleri n karsiligidir. Insan. Egzersiz ve antrenman anlamina da gelmektedir. iyi amellerle gelecekteki hayatini garanti alti na almaya gayret sarfeder. Her davranis . bitki. gelecekte onu görecektir. her kararin dogru ve yanlis sonuç vermesini belirleyen seydir. Insanin enerjisini belli bir gayeye yöneltmeyi hedef alan bir disiplin dir. bir korku vasitasi ve bir yokluk degil. söyle demektedir: "Siz. Bunun için er Hintli." Hinduizme göre.. sadece vazifenizi yapmakla mükellef siniz. Bha gavad-Gita'da Rab Krisna. dogru harekete baglidir. yani ruhun bir bedenden ötekine geçtigi inanci dogdu. eninde sonunda meyvesini verecektir. Bu inanisin Hintliyi kuvvetli bir iyimserlige ulastirdigi ileri sürülmektedir. Böylece ölümden sonra devamli varolma.

Buddist ve Caynistler tarafindan uygulanmistir. Brahma'yi veya Brahma-Visnu-Siva üçle mesini ifade eder. hareket ile zihin. çiçekler. Evlerde. beden ile ruh. yer. Om. Kutsal oda ya da kösenin önüne isiklar. kut sal kitap okunarak yaglanir. Hindistan'da bitkilerle beslenenlerin sayisi 1/4 civarin dadir. Ögle ve aksam da bu yaptiklarini tekrarlar. insanin hem bedenî. "Om"dur. gece giydirilip uykuya b . Put yikanir. Inek ve öküzler. sigir eti hemen hemen hiç yenilmez.Yoga. gök ve hava âleminin anasi olarak görülür. gecenin son 8.[98] 4. sabah safaktan önce kalkar. ibadet. saatinde kutsal metinler okuyarak taptiklari putu uyandirirlar. Veda'lari okumaya baslamadan. IV. Boru çalinarak disardakilere ibadetin basladigi bildirilir. Yüzyilda. evdekinin biraz gelismis seklid ir. siki bir züht hayati süren Hindular da vardir. atalara. Böylece o. tapinilan puta tahsis edilen bir oda veya köse bulunur. Disarida kiler de yapilanlari seyre gelebilirler. Om kelimesi. ayri bir sistem halini almistir.[99] Et yiyen veya vejeteryan (et yemeyen. Yoga y apana yogi denir. Bu yoga sistemi. tabiat üstü güçlerle temas kurmaya çalisir. Hindistan'in bir çok eyaletinde inek kesimine izi n verilmedigi gibi. yenmez. Ibadetin belirli bir sekli yoktur. Hinduizm'de tapinaklarda yapilan ibadet. Müslüman mahalleleri atese verilmis ve bölgede esiz sokaga çikma yasagi konulmustur.Dinî Âyin. Put a hediye sunar. genelde ferdîdir. Bundan dolayi Hindistan'da çok sayida tanri tasviri bulunur. yaglanir. genellikle. ilâhî kuvvetle dolu. Putlara su dökülü ra taze meyve sunulur. her yerdeki ibadeti görebilmektedir. Tanrisinin putuna yakarir. Daha sonra diger grup ve kastlardan ayr i olarak gelismis. sehvet senlikleri yapan. bir çesit besmele gibi. Yogi. fakat cemaatle ibadet y oktur. Inançlarina göre T anri. her sekilde yapilabilmektedir. misafirlere. Bu kelimenin harfleri. his üe sezgi arasindaki ahengi saglayarak eze lîye. bi tkilerle beslenen) Hindular yaninda. Tütsü çubuklari yakil ir. Nefesini kontro l eder. kutsal sirli bir kelime olarak kabul edilir. Diger tanrilara. Önünde isiklar yakil ir. duadan. Put. yiyecekler konulur. Onun önünde oturularak tefekküre dalinir. yemekten. Hintli. Gayatri Ilâhisini okur. nefesine hakim olur ve zihnini bir noktada toplar.hem de zihnî ve manevî gücünü bir araya getiren egzersizdir. kutsal inek gibi hayvanlara. Burad a ya Visnu'nun helezonu ya da Siva'nin düz bir sütuna benzeyen putu vardir. öglen ve gece yemek sunulur. Ancak kisi hik mete ulastiginda artik bu vasitalara ihtiyaci kalmayacagi kabul edilir. Uzun. ona çiçek. herhangi bir isten önce söylenir. Ibadet Ve Gelenekler Hinduizm'de ibadet her yerde yapilabilir. yikanir. O. Bir Hintli kendisiyle tapindigi tanri arasinda zihnini odaklastiracagi bir vasit a arar. Yola yatarlarsa trafik ona göre düzenlenir. Müslümanlarin dört kutsal inegi kestikleri yolunda söylentilerin çikmasi üzerine büyük olaylar patlak vermis. Sa bah Ibadetinde yüzünü doguya dönerek oturur. Vücudunun etrafina su sepeler. evde veya nehir kiyisinda yapabilecegi sabah ib adetine hazirlanir. Müslüman olmayan Hintliler arasinda da domuz eti yememe aliska nligi vardir. Hintlilerde ortak bir ibadet sembolü. özel bir tarz da nefes alarak söylenir. her yerde. alis veris ve is yerlerinde serbestçe dolasir. cad erde. kâinatin degismez özüne ulasmaya. Tapinak vardir. Bunun yaninda. 1981'de Hindistan'in batisi nda Kopargaoh sehrinde. Onlar kesilmez. tanrisinin adini zikreder. gündüz istirahate. ibadet. her z aman. Patanjali'nin Yoga Sutrasi'nda açiklanmistir. Inekler. Bundan dolayi. Brahmanlar. fakirlere yi yecek sunulur.

Insanlari tanrilarla iyi münasebett e bulunduran kurbanlardir. Hintliler. ölen kocasiyla birlikte yakilirken simdi bu âd etten vazgeçilmistir. Cinlerin varligina d a inanilir ve onlardan korkulur. omuzlarindan belle rine kadar iplikten yapma. Tanrilar bile kudretlerini ancak kurbanlar sayesinde gösterebilmektedir.Ö. Tanril arin öfkesini teskin etmek maksadiyle takdim edilen kurbanlar yaninda. genellikle çevresine tes ir ettigine inandiklari mahallî köy ulûhîyetlerine kurban sunarlar. Ayrica büyük hazir lik ve merasimleri gerektiren kurban. Bu tapinakl ar genis duvarlarla çevrilidir ve yanlarinda kutsal yikanmaya elverisli havuzlar b ulunur. irklar ve diller konusunda çesitlilik gösteren bir ülke olmasi yaninda.CAYNIZM Hindistan. Hindulann hayatlar inda önemli rol oynamaktadir.S . burada. Veda'lari okumak için bir rahip sinifi ortaya çikmistir. Kurban. Bu kutsal yerlere yapilan ziyaretler ve "hac" seferleri. Bu senliklerde putlar. . Tanrilara sunulan hersey kurbandir. Hin distan disina çikmamistir. yikanir. Veda'lann emrettigi dinî hayat kurbanlar etrafinda toplanmistir. Bunlara Brahm an adi verilmistir. Bunun yaninda yaz ve kis gün döpümleri münasebetiyle kanli kurbanlar da takdim edilmistir. Yüzyilda Buddizm ve Caynizm. sadece kurban merasimlerini icra etmek degi l. Ibâdet. arabalarla çekilerek irmaklara götürülür. Tapinaklarin yillik senlikleri vardir. Bunlarin en meshuru Benares 'tir. Brahmanlarin isi. Bu son ikisi (Si-hizmdeki bazi istisnalar bir yana birakilirsa). erkeklere ve kast sisteminin Ilk üç sinifina ait kabul edilirken . kutsal kitap. digeri. Öl müs kahramanlara ve azizlere de yardim için dua edilir. her merasimden Önce ve sonra zühd ve riyazet gerekli o lmustur. hâlâ ilk üç sinif. Tapinaksiz köy yoktur. Hindistanin dinî temayülüne göre insan. M. Hinduizmdeki kast sistemine ve Brahman si nifinin otoritesine karsi bir tepki olarak dogan bu dinlerden Buddizm (ileride müs takil bir bölüm olarak incelenecektir). inek gibi hayvanlar kanli kurban olarak takdim edilmektedir. bilgi ve marifet (yani ilâhî hakikati tanimak la). Soma'nin hazirliklari s irasinda keçi. üç ayri yoldan kurtulusa gidebilir. Ayrica ilkbaharda. Kasabalarin ve sehirlerin büyük tapinaklari vardir. bugün yasayan birçok dinin de çikis yeridir. insanin sahis seklinde tasavvur edilen bir tanriyi severek kendini ona teslim etmesi vasitasiyle kurtulustur. "Soma" kurbanidir. insan ve tanrilari idaresi altinda tutmaktir. Caynizm ve Sihizm. ayri bir isaret tasirlar. Bunlardan birisi . özel hediyele r de kurban olarak sunulmustur. tanrilara kurbanlar takdim etmistir. agirlik merkezini Brahmanlar olusturan ve kast sistemine dayanan Hinduizmden sonra. millî bir karakter e sahiptir. XVI. Bunlardan. gittikçe zorlasa n hazirliklari gerektirmistir. bazen de karisinin yardimiyle. Fakat her kurban. Eski zamanlarda evin sahibi. VI. M. Zamanla kurbanlari icra edebilmek ve kurban törenlerindeki vazifeleri yer ine getirmek. evrensel. üçüncüsü ise. ayni zamanda sihir ve büyü yapmak. ölülerini yakmakta ve küllerini Ganj nehrine dökm ektedir. sonbaharda ve yeni yilda yapilan senlik ler de vardir. Gandi'den bu yana biraz degisme olmustur. Tanrilarin takdim ettikleri kurbanlar yeryüzündekilere örnek olmustur. Köylüler. Hinduizm'in bazi mezheplerinde. Bir yüzyil öncesine kadar kadin. kisaca bahsedilecektir. Yüzyilda da Sihizm ortaya çikmistir. Hindistan'in ziyaret edilen yedi kutsal yeri vardir. reislerine ulûhîyet atfedilerek ta'zimde bulunulur. Ancak. Hinduizmde çok önemli bir yer tut ar. Asagi yukari dörtbin yillik bir geçmise sahip ol dugu kabul edilen Veda'lari esas alan. ameller (yani kurbanlarla).irakilir. [100] F.

Ö. Otuz sene kadar bu isi yürütmüs ve 72 yaslarinda (M. Vesali'li bir prens olan Vardhama-na tarafindan yenilestirilmis ve gelistirilmistir. Cina'nm doktrinine de "Caynizm" denilm istir. yüzyi l) kadar geri giden bir geçmise sahiptir. Bu iki hareket. Parsva'nin doktrini ve cemaati. Ancak bu yayil ma. Bundan dolayi ziraatla ugrasmaz. Caynistlerin sayilari 3 milyon civarindadir. fakat Budda'nin doktrinini va'zettigi dönemi görmüstür. vaazlarini kutsal dil olan Sanskritçe ve mahallî Magadhi lehçesinde yapmistir. önce Mahavira'nin memleketi olan Bihar-Orissa'da. 527'de) Bihar'da ölmüstür. Bu kelime. Mahavira'nin (Cina) çagi ve memleketiyle Budda'ninki aynidir. Cina (Cayna). Beslenmeleri için biraz meyve ve biraz sebze . Etrafinda çesitli kastlard an insanlar toplamis ve büyük bir cemaat olusturmustur. Parsva. Otuz ay murakabe egzersizlerinden sonra o. çoktanrictliga. Ma-havira. Batili yazarlar Mahavira'yi önceleri bu dini n kurucusu olarak gösterirlerken simdi onu reformcu olarak nitelendirmektedirler. Sas kritçe bir kelime. Brahmanlarin etkisine ve bazi Hint düsünce sistemlerine karsi olarak ortaya çi kmasina ragmen. Halb uki Buddizm. M. onüç sene kendisini siddetli riyaze te hasretmis ve bir agaç altinda düsünceye dalmistir. karisini ve çocugunu terketmis. Onlarin hayatlari. Vardhamana taraftarlarina "Caynist" denir. "muz affer" veya "insanî ihtiraslardan kurtulmus" anlaminda Cina denilmistir (Cina. [ 101] 1.doktrinini asiller ve halk arasinda yaymistir.Hindistan'a mensup bir din olan Caynizm. rahiplerin giyinmesi konusundaki tartismayi ve arkasindan da bölünmeyi beraberin de getirmistir. Caynistler ayrica. tekrar edip duran dogum çemberi selinden geçit bulan. Bir müddet sonra elbiselerini atarak çirilçiplak dolasmaya baslami stir. her türlü ya ratigi öldürmeyi yasak eder. Caynistlerin zühde daha büyük bir yer ayirmalari ve kendi nefislerine iskencede daha asiri gitmeleridir. Bu dinin kurucusu Mah avira (M. bir terimdir). oldukça sikidir.Ö. onlar in âyin usûllerine düsmandir. VIII. Br larin otoritesine karsi bir mukavemet. Budda'dan önce dogmus. Bundan dolayi Vardhamana'^a "büyük kahraman" anlamina Mahavira. Her üçü de ksatriya (prensler ve sava sçilar) kastindandir. aylarca perhiz yapmistir. O. Mahavî-ra'ya atfedilen muzaf fer anlamindaki Cina sifatindan türemistir. bazi bilginlerce bir mezhep veya tarika t olarak görülmüstür. Ahimsa'yi (siddete gitmeme. Beslenme rejimi.Ö. heykeltraslikta. Is hayatini tercih ede rler. Onun Nirvana'ya varisi. Vardhamana. daha sonra. 599-527) olarak gösterilirse de. insan lari tamamen çiplak göstermektedirler. Caynizm. III.Mahavira'nin Hayati Benares'te dogdugu kabul edilen Parsva'ya. bu konuda daha müsamahakârdir. öldürmeme) prensip olarak alir. Ruh göçü (samsara) çemberinin özüne nüf ceye kadar murakabe ile dolu bir züht hayati yasamis ve nihayet ruh göçünden kurtulus yo lunu bulmustur. çok kati kast sistemine ve ka nli kurbanlara karsi bir reaksiyondur. yol gösteren) olarak Ma-havira'ya ta'zim edilmisti r. Parsva. Yüzyilda . Aralarindaki fark. Parsva'nin ortaya koydugu doktrini Mahav ira gelistirmis ve sistemiestirmistir. "Parsvanatha" (muzaffer) adi verilmis tir. otuz yasinda evini. dünya hayatini terk etmis. Mahavira ve Budda'nin hayat hikây eleri arasinda büyük benzerlikler dikkati çekmektedir. Tirtankara (geçit yapan. rahiplik elbisesi giymis ve rahiplik isareti olarak saçindan be s perçem koparmistir. umûmî ruh göçü teorisinden esinlenmektedir.Ö. Hindistan'in güney ve batisinda yayilmistir. Caynist takvimin baslangici olmustur. Her ikisi de Brahmanlara. Hint düsüncesinin genel çerçevesini ve bazi mabet âyinlerinde Brahmanlartn rolünü kabu! eder. bir kitlik sebebiyle. her seyi ögrenince vaaza baslamistir. aslinda Caynizm Parsva'ya (M. Caynizm kisa za manda. i nançlari ve eserleri arasinda benzerlikler vardir. Yüz yasi nda ölünceye kadar.

Daha Sonra toplanan bir ko nsil. Caynizmin ög retileri ve efsaneleri yer almaktadir. tanri fikri üzerinde durmamis olsa bile. mümkün oldugu kadar cinsî münâ n kaçinmak. Bunun yaninda özel kabiliyete sa hip ruhlar. Bu kita plarin sayisiz tefsirleri olmustur. pek çok Ilahiyat. asgarî bir mal ile yetinmesini bilmek. XV. Cina. Onlar.Ö. Bunlarin çogunlugu manastirlarda yasamaktadir. dürüstlüge ve sade bir hayat yasamaya büyük özen göstermektedir. üzerlerine giyd ikleri beyaz elbiseden almislardir. Caynistlerin bütün kitaplarinin Hint filozofu Sankara tarafindan yok edildigini Iddi a etmektedirler. ruhtaki mevcut karm a'yi imha etmeleri gerekir. Sözlü rivayetlerden kalanlar. Bu ateizm tanrinin varligini. Mahavira'ya uyarak tamamen çiplak gezerler. Ilk Caynizmin tanri tanimaz bir karaktere sahip oldugunu savunmaya ve tapinaklardaki heykelleri. Beyaz Giyinenleri n bu kitabini apokrif (gayr-i sahih) saymakta ve onu kabul etmemektedir. ahlâk ve Ibâdet hakkindaki görüslerini ihtiva etmektedir. Yoga'yi uygularl ar. Maha vlra. Bunun Için de da ima agzinda bir bez tasir. Iyi bir Caynist içtigi suyu. Ancak bütün ruhlar bu hedef e ulasamaz. Tirtankaralarin zamanin her devrinde 24 kadar oldugunu ve Mahavira'nin bunlarin sonuncusu bulund ugunu kabul ederler. daha ziyade rahip ve rahibeler içindir. 2) Svetambara (beyaz giyinenler). Daha sonra Müslümanlar onlara asgari bir elbise giymey i kabul ettirmislerdir. yukarida bahsedilen b .Ahlâkî Prensipler. Tirtankara ve "mükemmel azizler"in varligina inanirlar. Tapinaklarinda tanri heykelleri bulunur. Bu iki mezhebin sahih kabul ettikleri kitapl ardan baska. Fakat M.kâfidir. aldigi havayi süzmek zorundadir. Karma'ya karsi kendini koruma. M. Hava Giyinenler mezhebi. ateist bir din olarak gösterilir. Bu iki mezhep arasinda doktrin bakimindan büyük farkliliklar yoktur. Ahlâkî kurafiar rahip olmayanlarda bile oldukça serttir. Bu kitapta. dogumla ölüm çemberinde ebediyen döner durur. kurtulusun Imkânini Inkâr etmek anlaminda degildir. Bu kitap Caynistlerin kâinat tasavvur larini. III. Budda gibi.S. ruhu dogumla ölüm arasinda cereyan ede n bagdan. yalan söylememek. Bunlar. kurbanin faydasini. hikâye ve ahlâk kitaplari da bulunmaktadir. rahiplerin uymasi gerekli kurallar. Bu kurallar su bes esastan iba rettir: Öldürmemek. Yüzyildan itibaren rahipler arasinda giyinme konusundaki tartisma. Bu kitap "Ganipidaka" diye de adlandirilmaktadir*. [102] 2. küçük bir canliyi öldürmemek için yürürken önünü süpürür. Mahavira'nin ölümün den on asir sonra toplanan "Beyaz giyinenler" konsili tarafindan "Agama"lar veya "Siddhanta" adli kitapta bir araya getirilmistir. sayisiz vücutlarin sonunda nirvana'nin sükûnetine girebilir. Mahavira'ya dayandirilan kutsal metinlerde yer almaktadir. Mezhepleri ve Kutsal Kitaplari Caynizm. Yüzyilda kurulan Sthanakavasi mezhebi. ancak rivayetlerin büyük bir kisminin kaybolmasini Önleyememistir. [103] 3. bazi Caynist mezheplerd e tanri inancinin varoldugu anlasilir. Caynistl eri iki mezhebe ayirmistir: 1) Digambara {hava giyinenler). Caynizmin gaye ve hedefi. Bu ismi. hiçbir sekilde çalmamak. karma'dan kurtarmak ve nirvana'yâ ulastirmaktir. Kendi inançlarini yayma çabasi göstermeyen Caynistler.Kurtulus ve Hidâyet Doktrini Caynist ahlâk prensibi. Bunu gerçeklest irebilmeleri için karma maddesinin ruha nüfuz etmesini önlemeleri. Zühde götüren diger hususlar Ise. bu vaazlarin bir kismini biraraya getirmeyi basarmis. felsefelerini. Mahavira'nin vaazlari önce sözlü olarak rivayet edilmistir. Kaybolan kitaplarin yerine. büyük üstadlarindan dört kisilik bir grubun meydana getirdigi bir eseri koymaktadirlar. resimleri r eddetmeye baslamistir. ruhun ebe dîligini.Tanri Anlayisi.

tövbede b ulunur. sahip olduklari duygulara göre siniflandiril ir. Is . Cennetler. [105] G. Cehennemler. Canli varliKlar. Mabetlerinde-ki ibadetler. Yüzyilda ortaya duizm karisimi bir dinî harekettir. düny evî istekleri için onlara ve tanrilara duada bulunulur. Bununla beraber Caynist m abetlerde bulunan-heykeller takdis edilir. Islâm ve Hin Günümüzde Hint dinî ve mensubu vardir.es yasaga uymakla olabilir. n efsin öldürülmesi. Hindistan'da eksik olmayan dinî re-formatörlerden bekliyorlardi. Bu bes yasaga uymak. Önlerinde ilâhiler söylenir. gökler âlemi üzerinde bir baska âlemde bulunurlar. tefekkür eder. Tekrar bu dünyaya gelme zahmetinden tulmus olanlar. ha lk tarafindan idare edilir. hayvanlar gibi varliklarin meskûn ol duklari bölge yeralir. Rahipler gibi halk da. Önceleri gezici zahitler olarak yasayan rahipler. lerinde üyeleri bulunmaktadir. güçlüklere sabir. Âlem ebe ir ve yaratilmamistir. [104] 4. Onun cennetleri ve cehennemleri vardir. tahsil ve murakebe ile saglanir. reformcularin ortaya arttiklari fikirlere ilgi gösteriyorlardi. üstteki cennetl er ile alttaki cehennemleri ayiran. güzel mabetler insa etmislerdir. Hindistan'daki bazi gelismeler sonucu XVI. siyasî ve içtimaî durumu Hindular arasinda hosnutsuzlu klara yol açmisti. Ortada. ruh göçünden kurtulup nirvana'y a ulasabileceklerini ümit edebilirler. ücretle Caynis t mabetlerde çalistirilir. ruh ve bedenlerini terbiye ederek vakitlerini geçirirler. siki bir disiplin. Islâm'in Hint yarimadasinda görülmesiyle daha da hizlanmisti. gayelerinin gerçeklesmesini. Dindar Caynistler. insanlar a kurtulus yolunda yardimlari olamiyacagina inanirlar. çikmis. daha sonra m anastirlara yerlesmislerdir. Yüzyillardan beri devam eden "tektanri inanci yönündeki gelismeler. Kutsal yazilan okuyarak. Önlerine lambalar ve tütsüler konur. bu dine uyanlar ölümsüz ve ebedîdirler. dünyayi tamamiyla terkedebilen rahip ve rahibeler. hiçbir canli varligi incitmemeye gayre t ederler. Caynist cemaatin idaresi. Kisacasi siki bir züht hayatina gire nler. putlari yikanir. Si dünyanin çesitli yer Orta Çag boyunca Hindistan'in dinî. Hin-duizm'in din adami olan Brahmanlar.Âyin ve Ibadet Caynistler. belirli hareketleri yerine getirir.SIHIZM 1. Hindistan'a bagli millî bir dinî hareket olmakla beraber. insanlar. Bunun için nebatî gidalarla beslenir. Bu âlemin kurucusu yoktur. Onlara meyve v e sebzeler sunulur. Caynistlere göre. Bazi Caynistler. Tirtankaralar ve kurtulusa ulasmis hayat cevherlerinin bulundugu âlemin en üst bölümüne göre çok asagidadirlar. Hindui zmdeki Mutlak Varlik ve onun birliginin politeizm içinde kaybolmasi karsisinda. Bütün hayvanlarin tedavi edildigi hastahaneler vardir. rahipler tarafindan degil.Nanak'in Hayati Sihizm. Semada pek çok tanrinin bulunduguna. günlük belirli ibâdetleri yerine getirir. fakat onlarin da ruh göçüne mahkûm olduguna. tanrila rin yeridir. Tirtankaralarin yasadiklari kabul edilen yerler ziyaret edilir. yaglanir ve çiçek lerle süslenir. siyasî hayatinda önemli bir yer tutan bu dinî hareketin 8-9 milyon -hizm'in. açliktan ölmeye büyük önem verirler. Hindu tanril arina bile dua ederler. Kurucusu Nanak'tir (1469-1539). Ibâdet esnasinda Tirtankaralarla ilgili ilâhiler söyler. sarhos edici içkiler kullanmazlar. Bu hosnutsuzlar grubu. rahip ve rah ibelerin elindedir.

çesitli kastlardan insanlarin esitligi. [107] 3. Kabir (Kebir). kendisine "Yaratici. zâti ile kâim. Fakat bu denemelerin en ilgi çekicisi ve kalicisi. Islâm mutasavvif larinin etkisinde kalan Nanak. sultan ile köle arasinda fark görmeyen Islâm'in cihansümul esprisi Hindularin gönüllerinde ihtilâle sebep olmustu. kast ayrimini reddeden. O. Kabir'den sonra aslin da Müslüman bir hükümdar olan Ekber (1542-1605). 1539 yilinda. XV. Bir kismi bu dine baglanmis.lâm'in Allah inancindaki açiklik ve berraklik Hintlileri cezbetmeye baslamisti. âdet ve kültürünü tasfiye etmek. Rivayete göre. ibadette ilâhî adin tekrar tekrar zikredilmesi. Önce siya sî olarak baslayan bu hareket. dogmamis. Islâmî f ikirlerden istifade eden Nanak. "bir tek Tanri" inancini yerlestirmeye çalismisti. Bu si rada bir zengin tarafindan serefine Ravi Nehri kiyisinda kurulan Kar-tapur Köyüne ye rlesti ve hayatinin son on yilini burada geçirdi. onu sistemlestirerek bugünkü "SihiznV'in ortaya çikmasini saglayan Nanak' mkiydI. tektir. 1500 yilina dogru. bir tek ve gerçek olan "tann"si hakki ndaki düsüncelerini yaymaya çalisti. Geride iki ogul ve çok sayida Sih (sa kirt) birakti. Hinduizm'in örf. putçulugu ve kast sistemini rtadan kaldirip Islâm ile Hinduizm arasinda orta bir yo! bulmak istemistir. kendini kabul ettiren ilk büyük isim. bir din kurma iddiasinda bulunmamistir. takvadan baska üstünlük tanimayan. daha sonra dinî bir veçheye kavusmustur. Tanri'nin birligi. vazifesini ve Sultanpur'u ter-kedip. Nanak. Nanak'in çocuklugu ve yetiskinl ik çagi. Yüzyilin ikinci ya risinda. yüce bir Tan ri'nin bulundugu" seklinde va'zetme görevi verildi. korku ve düsmanliktan beri. Nanak. Kuzey Hindistan'da vaazlarda bulunmus ve sinkreti st (uzlastirmaci) Sih hareketini ortaya çikarmistir. hak ve adalet ölçüsüne dayanan. Nanak'inki bunlarin en dikkat çekicisidir. Islâm'in bir tek Tanri ve on un sifatlari gibi bazi hususlarini benimsemistir.Nanak'tan Sonraki Durum . Hinduizmin bazi önemli kavram ve düsüncelerini muhafaza etmekle berab er.bu köyde öldü. henüz genç iken. insanlararasinda esitl igi esas alan. O. Islâm ile Hinduizm arasinda bir uzlasma z emini arama çalismalari baslamistir. O. fakat avatara'lara inanmayi reddetmistir.S. bu köyde geçmistir. simdi Nankana Sahib adini tasiyan. sözle anlatilmaz. Ona göre Tanri. Bunun yaninda o.S. putlara tapinmanin kötülügü. mesafede bulunan. Talvandi Köyünde dogmustur. Faki r olmasina ragmen o. bir kismi da kendi kültürlerinden kopamayarak Hindu izm ile Islâm'i uzlastirmaya çalismisti. 1435-1518) olmustur .Sihizmin Dogusu Islâm'in Hindistan'a girmesinden sonra. önceleri. tenasüh fikrini kabul et mis. görünmez. Bunun üzerine Nanak. orada Müslüman bir idarecinin hizmetine girdi ve senelerce bu görevini sürdürdü . kardesçe sevginin önemi ve rehber olarak " guru"ya ihtiyaç bulundugu seklinde özetlenen bu dinî anlayis Nanak tarafindan herkese uygun bir sekilde sunulmus ve hayat nizami olarak sistemlestirilmistir. 70 yasinda iken. Kebir'in açtig i yolda yürüyen. Bos zaman larinda da ormana çekilip düsüncelere daldi. Bunun yaninda. bu zahidâne gezilerinin birinde . Bu köyde yeni inancini yaymaya bas ladi. hint felsefes inden gelen "Maya" ve "Nirvana" tasavvurlarini benimsemis. ebedîdir. Dinî reform konusunda. Lahor'un güneybatisin a 60 km. heryerde hazir ve nazirdir. politeizmi. M. bu köyü terketmeden önce evlenmis ve iki oglu olmustur. 1469 yilinda. Talvandi Köyünü (Nankana Sahib) ter-kedip Sultanpur sehrine gitti. dinî olmaktan daha çok felsefî bir monote zm içinde Hiristiyanlik ve Yahudilik de dahil. Hindistan'da bulunan bütün dinleri uzlas tirmayi denemisti. Kabir/Kebir (M. yüksek sayilabilecek bir kasta mensup ailenin ve Hindu bir çevr enin çocugudur. [106] 2. Bu konudaki vaazlariyle söhrete kavusan Nanak. kutsa l yerleri ziyaret etti ve muhtelif din mensuplariyla tartismalara giristi.

yakalandi ve cezalandirildi. 2. Nanak'in 1539'da ölümünden sonra yerine 2. guru olarak Angad geçti. Iki yüzyila yakin bir süre cemaat. sigara içmez. misyoner faaliyetleriyle taraftar kazanma yolunu benimsedi ve 4. O. Bunlar sakal. ölmeden önce. 5. kendisine uyanlara artik Granth'i guru edinmelerini söyledigi için. Sahip ol duklari sistem de Batililarca Sihizm olarak adlandirila gelmistir (Kendileri "Gu rmat" kelimesini kullanirlar). en sadik tilmizlerinden Angad'i Sihlerin "guru"su (rehber. Âdi Granth. Tarak takilmasi (kangha) ve sarikla o nlarin intizaminin saglanmasi. 4. Sihler kutsal kitaplarini Guru Granth diye de adlandird i. Arjun etkili bir hitabete de sahipti. Khalsa'ya pahu! merasimiyle giren üyelere "Sih adabi" açiklanirdi ve onlar "singh" ( aslan) olurlardi. Arjun. taraftarlarini "Khalsa" (Halsa) denilen bir cemaat te skilati içinde siki sikiya kaynastirmasidir. Ondan sonra damadi Ram Da s (Ö. Bugün Gobind'e nispet edilen dinî ve felsefî yazilari içinde bulunduran Dasam Granth denilen ayri bir metnin bazi parçalari Sih ibadetinde ve diger bazi vesile lerle kullanilirsa da bu Adi Granth'la bir tutulmaz. hal ktan büyük destek alarak. Bu gurularin tilmizleri. havârî) olarak kendine halef tayin etti. Islâmî usulle kesilmis et yemezlerdi. Guru Govind Singh'in 1708'de ölümüyle sona erdi. 10. bir seri guru tarafindan idare edildi. onun ruhunun sirasiyla kendini takip eden "g uru"ya geçecegi fikri ortaya çikti. 8. ve sonuncu Guru olarak. Arjun'un ve babasi Tegh Bahadur'un ilâhilerini de içine alan genisletmeler yaparak metne son sekl ini verdi. Sihler arasinda birligi ve beraberl igi saglayan 3. Cihangir ve daha sonra oglu Sah Cihan'a karsi askerî teskilatla nma yoluna gitti. Sihleri askerî bakimdan güçlendirdi. guru olarak Sihlerin basina geçti. kendisini ziyaret edenlerin sakirt lerle birlikte yemek yemesinde israr etti. Bahadur. Gobind'in baslica icraati. önce "Nanakpanthiler (Nanak taraftarlari) olarak adlandir ilmis ve bir müddet sonra "Sih" (Sanskritçe çirak veya tilmiz) adini almistir.Nanak. Nanak'in yeni tezahürü ola rak görüldü. Bunun için gurularin hepsi. Onlar. O. 1661). Hargobind (Ö. Bu mabedin yapimina Ekber Sah'in verdigi araz i üzerinde Ram Das zamaninda baslanmisti. X. Yine Arjun zamaninda Sihl erin kutsal kitabi olan Adi Granth biraraya getirildi. Amrit-sar'da Altin Mabedi (Har imandir) yapim isini sona erdirdi. çogunlugu ilk. ziyaret ediliyordu. 1675) 9. halefleri arasinda Nanak'in telkin ettigi tenasüh inanci geregi. Yaninda havuz bulunan bu mabed. Arjun zamaninda Kutsal Metin belirlenmis olmasina ragmen Gobind. Khalsa'ya kabul edilenler siki bir disipline alistirilirlardi. Saç ve sakallarin kesilmemesi (kesh). O ve 7. Guru Har Rai (Ö. Guru olarak tayin edip öldü. Öte yandan dogum ve evlilik âdetlerinde S Ihlerin kendilerine mahsus törenler yapmalarini sagladi. Nanak'in oglu Sri Ch and'a uyanlar Udasis cemaatini olusturdu. Nanak'in siirlerini topladi. Sag bilek üzerine çelik bilezik takilmasi (kara). Bu silsile. Sihler içi n çok kutsaldi ve merkezî öneme sahipti. guru Amar Das (Ö. T. amcasi Tegh Bahadur'u (Ö. Diz altinda baglanan kisa pantolon giyilmesi ( kach). Onun zama ninda bu topluluk. sarik gibi hususlari yer ine getirmemekle digerlerinden ayrildilarsa da yine Sih olarak kaldi. Pencab'da ayak diredi. Bu s ebeple Himalaya eteklerindeki KIratpur'a çekildi. Gobind' le birlikte guru silsilesi sona erdi. bu kitapta Sihle-rin dinî i nanç ve ahlâkî kurallari ortaya konuldu. 1574) oldu. Cemaat ve inanç bakimindan en önemli gelisme Ram Das'i n en küçük oglu 5. Kama tasinmasi (kirpa n). alkollü içki kullanmaz. Ancak düzlük yerlerde onun askerî gücü Mogollarinkine denk degildi. babasi Arjun'un 1606'da ölmesi üzerine 6. Khalsa'ya girenler Pahul denilen bir takdis merasiminden geçmekte ve "k" ile baslayan su bes esasi yerine getirmektedir :1. 3. 1581). Sonunda yakalandi ve Delhi'de cezal andirildi. Ancak E kber zamanindakinin aksine oglu Cihangir devrinde Arjun. guru olarak kisa bir süre görev yapti. Pencap'ta kullanilan Gurmukhi kutsal metni Angad'a dayandirildi. Nanak'in ölümünden sonra. 1552'ye ka dar guruluga devam eden Angad. besi . Guru Hari K ishen. 1664) . ken dilerine bagli Sihlerden zaman zaman ayri bulunmak zorunda kaldi. guru Arjun'un zamaninda oldu. Onun oglu Go-bind. hükümdara isyan eden oglu Hüs rev yanlisi oldugu gerekçesiyle.

Gurdvara denilen mabedlerin idaresi uzun süre bunlarin elinde kal misti. Kesadharîler (tra s olmayan Sinler). 2. Adi Granth'da gurularinkile r disinda Ferid (XIII. tek Tanri ve tenasüh inançlar i devam etmistir. Sihlerin günlük ibadetle rinde merkezî öneme sahip sabah duasi da Nanak'a aittir. Pencap millî güçlerine dayan arak kurulmussa da bu Sih kralligi. Çünkü mahalli Sih önderlerinden birçogu. Yüzyil ?). XX. üç dinî hüküm altinda toplanmaktadir: 1. Yüzyilin ikinci yarisinda Arya Samaj ve Hiristiyan misyoner faaliyetleriyle müc adele gayesiyle ve Britanyali isgalcilere karsi SI-hizm'in itibarini güçlendirmek için reform hareketleri baslatildi. Yüzyilda Sahajdhârî Sihleriyle ilgili kayda deger bir gelisme. Ud asis cemaatinin kontrolündeki mabetlerin bu yari Hindu çevreden alinmasi. Gobind'in tuttugu yol bazi sosyal problemleri de beraberinde getirdi. Bunlarin 2. Akali Dal' in 1920'lerde kurulmasindan sonra. çiftçi asan Jatlara geçti. bir veya iki erkek çocuklarini Kesadhari olarak yetistirdiler. Hinduizml e bütün bütün baglarini koparmak istemiyorlardi.nci ve dokuzuncu guruya ait 6.Sihlerin Inançlari. Bununla beraber Ranjit Singh'in devrinde Sinlerin itibar kazanmasi sonucu. Bununla beraber Sihizmin ilahiyati pek degismemis. [108] 4. Böylece yeni cemaatte güç çogunlugu. Hinduizm tarafindan yutulmaya baslamalar idir. Dindar bir Sihin günlük ibadeti. onlardan yeni katilmalara da firsat verdi. o Khalsa'ya girenlere Singh (aslan) lakabini vermis ve Singhizm'i olu sturmuslardir. Kesmir'd e önceleri bunlar kuvvetli idiler. 1947'de Hindistan'in bagimsizligi üzerine Akaliler ve digerleri Pencap'ta ayri b ir Sih eyaleti Istediler. Bunlar. onlarin askerî politikalari sayesinde basarildi . bir tek Tanri'ya ve Adi-Granth adli kutsal kitaba. Britan-yalilarla iki harp sonunda yikildi ve ortadan kalkti (1849). bir nevi abdest almaktan (yikanmak) ve Amritsar'a "ha c" için gitmekten ibarettir.000'den fazlasi Arjun'a aittir. Âyinleri ve Ibadetleri Sihler. Böylece Sihizm ile Singhizm arasinda bir ayrim yapilmaya baslanmist ir. Seremonileri (âyin ve iba detleri) basit bir duadan. Bu Khalsa ile baglantisini sürdürmekle beraber yeni cemaatin bes t emel alâmetini kabul etmeyenlerin durumu iki grup ortaya çikardi: 1. Dinî kökleri Sri Chand'a dayanan Udasis cemaati de bu ikinci grup içind e yer almaktaydi. basit ve sadedir. Böyle faaliyetler Hinduizm'e geri dönüsü engelledigi gibi. Kesadharîler arasinda ayri bir Khalsa hüviyeti olusmasi sonucu. Ksatriya ve Vaisya gibi üst kastlardan olduklari için. Sih askerî hâkimiyeti. bir kimsenin fiillerin in gelecek hayattaki haline tesir edecegine (karma) ve ruh göçüne (tenasüh) inanirlar. Gobind' e uyanlar. Khal-sa'ya girmeseler de büyük sayida Hindu kitlesi Sihlere katild i. Mabette sembol olarak Adi-Granth ve bir kiliç bulunur. Sahajdhâriler (inancin bütün gereklerini yerine getirmek için vaki t isteyenler). Khal-sa'nin destekledigi okullardaki egitim-ögreti mi gelistirmek için düzenlenen SIgnh Sabha teskilati bunun örnegidir. Ilk düzenlemede agirlik Nanak'tadir. Ranjit Singh'in (1780-1830) zamaninda.000 ilâhiyi içinde bulundurmaktadir. XIX. Sihlerin ibadeti. . özellikle bhakta'lar ve sâfiler'den alma ilâhîler de bulunmaktadir. Sonunda Hint Devleti bunu kabul etti. Altin Mabedin havuzunda ibadet kasdiyla yikanirl ar. Kabir (Kebir) (tah. 1440-1518) gibi Hindu ve Müslüman kaynakl ar.Adi Granth'tan ve Guru Nanak'a ait pasajlardan ezber okunmasi. Nam Devir (1270-1350). Dinî ve içtimaî faaliyetlerinin merkezi Amritsar'd aki Altin Mabeddir (Harimandir). Bu yüzden Gobind'in reformunun yerinde olup olmadigi gündeme gelmistir.

Onlar Hindistan'in en Iyi at binicileri ve as kerleridir. ona bir hakîm veya saman olarak bakanlar da vardir. sigara ve sarap içmezler (simdi bu konuda oldukça müsamahakârdirlar). Sihizmin inanç ve ibadet usullerinde mezhepler arasinda bazi farklar vardir. Güzel develere sahip olan anlamini ifade eder. saç ve sakallarini tras eder. Evlenmelerde Adi-Granth'dan metinler oku nur. 3. brah-man'a ihtiyaç duymaz ve Veda'lara basvurmazlar. talim ve terbiyeye önem verirler.Ailevî bir vecibe olarak her sabah toplanip Adi-Granth'tan herhangi bir yerin ok unmasi. Nanak'a tabi olup Khalsa'ya dahil olmayan lar. daya ndigi tek tanri Ahura-Mazdah'a nisbeten "Mazdeizm" de denilir. yasayan yildiz olarak nitelendirilir). Sayilarinin azligina ragmen ask erlik. Halk d ilinde Zerdüst. Bati'da Zerdüstîlik. [1 09] H. anasinin adi Dogduye'dir. dogum ve evlenmelerde Hindu âyinlerine riâyet etmez. Zerdüst'ün dogumu. Azerbayc . tek Tanri inanisina yer vermesi bakimindan. Askerlik yaninda ziraata da önem verirler. 570 olarak tahmin edilmektedir. "Zo-roastrisme" olarak adlandirilmaktadir. Zerdüstîler ise söyle inanmaktadir: Zerdüst. yorucu bir hayata alistirirlar.Tapinaga (gurdvvara) ibadet için gidilmesi. aralarinda zaman zaman tartismalar olmaktadir. Khalsa'ya dahil olanlar uzatirlar. Iran dinleri üzerinde önemli bir etki birakmistir. Gatha'lar diye adlandiri lan kutsal metinler ona dayandirilir. üstra: develer demektir.ZERDÜSTÎLIK Iran dinleri içerisinde. Onun soyu "ilk insan"a dayanmaktadir. fakat geride kalan dul kadinlarini yakmazlar . Çocuklarini çocukluk çagindan itibaren sikinti li. Babasinin adi Puru sesb.Ö. spor. farkli bir cemaat teskil eden Sihler. inanç ayriligi yüzünden. Kurucusu Zerdüst'tür. Bu dine.2. Zarathustra'nin Yunanca karsiligidir (Zarath: güzel. O. tasimacilik. M. Sihler. Zerdüst. Trasli ve trassiz olmak üzere de ikiye ayrilirlar. Hindulardan ayrilirlar. Hindu lardan tamamen ayri. para ile karsilanir. soylu ve mütevazi bir ailenin çocugudur. Hindular gibi.Zerdüst'ün Hayati Zerdüst kelimesi (Zoroaster). fakat genelde et yemekle. K ast yapisina dikkat etmeden evlenirler. Hind'in meshur iyi kalite yünfü kumaslarini ve atesli silahlarini bunlar imal ed erler. Ölüm cezasi. Bugün Hindistan'da 10 milyon civarinda Sih vardir. [110] 1. Hindistan'in koruma ve güvenlik görevlilerinin çogunlugu nu Sihler olusturur. Hindularla. Fabrika sahibidirl er. bir peygamberdir. Bundan dolayi bugün. Inege saygi inancini deva m ettirirler. dul kadin ve erkeklerin evlenmelerine izin verirler. Tekt anrili bir inanç telkih ettigi için onu bir peygamber olarak kabul edenler bulundugu gibi. Sihler. ölülerini yakar. adini kurucusundan alir. siyaset. Sahislara karsi islenen cinayetler. hem en hemen hiç uygulanmaz. Bu din. egitim ve ekonomi alanlarinda söz sahibidirler. Sihler. en dikkat çekic isi Zerdüstîlik'tir. d ogru.

Avesta. feristehler (melekler) hürmet etmistir. Dili Pehlevî'dir (Eski Farsça). Avesta'nin büyük bir kisminin dili pek güç anlasilir. gününde. ahdini b ozmak. iyilikle beraberdir. ikincisine "Angra Mainyu" denilir) vardir. Ustud Gat. Zerdüst . iyilik ve kötülük. bir gece sabaha karsi "miraca" çikmis ve ruhani yükselmenin sonuna varmisti r. Gatha'lar. Zerdüst'ün ölümünden sonra insanlar. Avesta. Zerdüst. Günümüzde "yestler". Ahtfra Mazdah 'in bu iki ruhla alakasini bugün pek iyi bilemesek de o. Zerdüst'ün Gatha-lari bu bölümdedir. siir halinde degilse d e ölçülü. Zerdüst'ün sözleri sayilir ve hususî bir saygi görür. insanlari "Hayir Dini"ne davet etmekle görevlendirmistir. kendisine verilen kutsal kitap Avesta ile dönmüs ve getirdikler ini teblige baslamistir. Ona göre âlemde mücadele eden. esta'nin eski metinleri ve kisimlaridir. bu iki ruh arasindan birini seçmeye mecburdur ve bu seçimi onun kaderini etkil eyecektir. Avesta (hikmet. 896 misra ve 5560 kelimeden ibaret oldugu belirtilir. Eski Iran'in ve bugün Hindistan'da yasayan Iran asilli Parsîlerin kutsal kit abidir. çesitli t anrilara yöneltilen ilahiler yeral-maktadir. yikanmak esaslari da Videmdat'ta belirtilir. Bu bölümde. Iyilik ve Kötülük diye adlandirilan iki aslî ru ilkine "Spenta Mainyu". Spentmed Gat. [112] 3. vaadini tutmak. Bundan sonra Ahura Mazdah onu. "Yest". Vohumenah (Behmen) denilen melek gelmis. Ona.Yest: Yest. Pehlevî dilinde Gatah'nin her siirine "Gas" denir. sonra tanri Ahura Mazdah'in huzuruna çikmis ve "HAyir Dini"nin hükümlerini ögrenmistir . seytanlara karsi t ilsimlar ve temizlenme kaideleri bu bölümde yer alir. Yeryüzünün yaratilisi. Yesna kelime ailesindendir. ona yildizlarin ve gezegenlerin hareketinden haber vermis. Yüce Tanri olarak telkin ettigi Ahura Mazdah ile yakin irtibati bulundugunu ilân etmistir. Insa noglu. sonra. Otuz yasinda ona peygamberlik görevi verilmistir. Zerdüst'in gögsünü yarmis. Tanri'yi ögme. yemin etmek. Taraftarlariyle Aivitak suyu kenarinda halvete çekilmistir. iyi güçlere ve meleklere (feristeh) yakaristir. Gathalar. Vonu Hister Gat ve Vehis tvet Gat olmak üzere bes tanedir. Anahita gibi tanrilara tekrar tapinmaya basladi. 3. Ögmek. cennet ve ce hennemi göstermis. içindekileri çikarip temizlemis ve yerine koymustur. orada. Tanri. temizlik. onun karsi çiktigi Mitra.Videvdat: "Seytanlara karsi kanun" diye de adlandirilir. Ürdi Behist ayinda. [111] 2. "miraç yolculugunda n sonra maddi aleme. 338 kita. Iran'da etkisini sürdürmüstür. Ave s-ta'daki Gatahlar. sairane ve yüksek hayalleri ihtiva etmektedir. 22 fasildir.Gathalar-Avesta Zerdüst'ten sonra yine çoktanrili inançlar yayilmissa da ona nis-bet edilen kutsal Gat ha'lar. Gatahlarin tamamin in 17 fasil. Sapur II (309-380) zamanin da biraraya getirilmistir.Yesna: Dinî törenlerde okunan ilâhîlerdir. dinî merasimlerde o kunmaz. Gathalar'in temel konusu Tann'dir ve Ahura Mazdah olarak isimlendirilmistir. Halvete çekildiginin 45. Esnud Gat. yalvarmak anlamina gelmektedir. Zerdüst. 2. herseyin ilmini ögretmistir.Zerdüst'ün Getirdigi Dinî Prensipler . üç bölümden olusma ktadir: 1. bilgi anlaminda). Melekler. herseyden elini çekmesini ona tenbih e tmis ve onu cennete götürmüstür.an'da dogmustur.

köttilük ve karanligi içinde bulunduran "Drug" (yalan. Ahura Mazdah'a inanan larin ruhu. Zerdüst. yalanin. insanlari düzeltmek ve dünyayi kurtarmak üzere faaliyete geçtigi zaman. fazilet. Islâm ile Yahudilikte ise domuz eti yemek yasaklanmistir). daha sonralari Ormazd sekline dönüsmüs ve Islâm kaynaklarinda da "Hürmüz" olarak ye lmis olan Ahura Mazdah'a ibadeti telkin etti. Ahura Mazdah önce manevî bir varlik olarak kabul edilirken sonralari. feristehlere (meleklere) hürmet. Ahura Mazdah'in yaninda alti bas melek bulu nmaktadir. iyi is . ates kötüleri temizleyecek ve seytanlarla bütünlesenler hariç. Onun getirdigi din. kötülügün hakikat tarafi dan yenilmesidir. Zerdüst'ün kurban kesimi ile mücadelesi bu sebebe dayaniyordu. Daryus (tahminen M. Bütün bu isler. kötü güçlere (seytanlar gibi) lanet ve iyili kte yaris gibi konulari ögretisinin temeli yapmistir. Zerdüst'ten önce ol dugu gibi. Eski Iran'a "tevhîd. ötek i tarafta da suç. Ilâhî Irade Ülkesi.Ö.Zerdüst. Dinsiz. Ahura Mazdah'in sifatlari. bu âlemden ötekine götürmektedir. Onlarin kurbanlardan çikan bugu ile beslendiklerine i nanilirdi. ates ve erimis maden ile olacaktir. Ilk insan Gayomart'in kemikleri hayat kazanacak. Indus nehrinden Ege Denizine kadar yayila n bir Yüce Tanri'ydi. sonra bütün yarat ar ates irmagindan geçecek. anarsi. Iyiler. kötüler cehenneme gidecektir. inanci"ni getirmistir. 500'ler) ve takipçileri tarafindan Bati Asya'ya getirilen ve b irkaç yüzyil içinde Turfan'dan Habesistan'a. tektanriya dayanmaktadir. fesat) vardir. A hura Mazdah'dir. kötülügün kaynagi sayilmistir. Günah. ahlâkî emirlere uyma esastir. Âlemdeki maddî ve manevî nizami yaratan. Zerdüst. ölümden sonraki muhakeme ile ilgili telkinleri vardir. Âlemin gayesi. herseyi gören bilen. kurban kesilirdi. çesitli veçheleri ve fonksiyonlari olarak telâkki edilmektedir. ölümden sonra dördüncü gün muhakeme edilmektedir. dogru yasama. Böylece itaat ruhu zafe re ulasacaktir. bu güce men" denilmistir ve o. ancak iyi insanin ruhu geçerken genis tarafi dönmekte ve o da geçme imkâni bulma ktadir. Zer kte. önce Çinvat Köprüsünden geç rü. Kötülük ve düsman Angra Menyu'dur. Zerdüst. Adalet (veya Hakikat). Ahura Mazd ah'a ibadet. tabiat kanunlarini koyan. Cehennemde üç gün kalinacak. gelecek bir "âlemsümul muhakeme"den de bahsetmistir. Bunlar. Zerdüst'ten önce. Insanin iyilik tarafini seçmesi gerekir. Zerdüst'ün. Muhakeme. Insanin bu seçimi. o gölde bulunan Zerdüst'ün tohumuyla gebe kalmasi sonucu dogacaktir. kötüler ayrilacak. Saosya nt denilen kurtaricinin dogmasiyla gerçeklesecektir. herseyi v areden bir "Iyilik Tanrisi"dir. Kansava Gölünde yikanan bir ba kirenin. âlemin tanrisi Idi. Bunlara Amesa Spenta'lar (Kutsal Ölümsüzler) denilmektedir. h erkes "Ahura Mazdah'in Ülkesi"ne girecektir. Islâm kültüründe. bütün âlemi sivi sekilde doldurduguna inanilan hayat tanrisi idi). iyi söz. Ahura Mazdah. Çinvat Köprüsünün ortasi. O. Tevazu (veya Dindarlik). yetkin. kiliç yüzü gibi olmakta ve dinsiz cehen düsmekte. Kendinden üç bin yil sonra Eh rimen'in gücü zeval bulacak ve hakikat-adâlet ülkesi kurulacaktir. "deva" denilen ve Ehrimen'in avanesi olan seytanlara. bu köprüden geçemeyip cehenneme düsmektedir. alti Amesa Spenta'ya sonradan kat ilan "Itaat" yo! gösterir). bütün Ölüle r tekrar vücutlarina kavusacak ve bir yerde toplanacaktir. Ahura Mazdah (Hakîm Rab anlaminda). onun nuru atesin ihtiva ettigi yaratilmamis bir isik olarak düsünülmüs ve böyle ce ates kültü gelistirilmistir (Mecusîlik). Zerdüst'e göre bir tarafta sagduyu. öteki dünyada sonuç ve recektir. ezelî ve ebedî. Böylece onlara ibadet edilmis olurdu. Di kimse ise geçmekte ve cennete ulasmaktadir (ona. Böylece ölüler in dirilmesi baslayacaktir. iyiligin nihâî galebesine yardim eder. iyi düsünce. O. Mükemmeliyet ve Ölümsüz seklinde. Ahlâkî emirler. O. onlari yatis tirmak üzere. güçlü. Ondan önce Iranlilar. iyilik ve aydinliktan olusan "Asa" (Âlem Nizâmi). bir kisim tanrilara tapinmakta ve rahiplerin hazirladigi uyusturucu bir kutsal içkiyi içmekle uygulanan Haoma kültünü devam ettirmektey diler (Haoma. sigir eti yemeyi de yasakladi {Hindistan'da da bu yasak vardir. iyiler cennete. Zerdüst. insani kötü güçlerin esiri kilar. Iyi Akil .

Gatha'larda Angra Mainyu diyor) yaraticisi olarak kabul ediliyordu. insan iradesine dayanir. zaman ve âlemin devreleri konusunda oldukça zengin bilgilere sahipti. [113 4. aslinda Zervanist'ti. Bu üçlemeye Zervan. Zerva nist Mecusîlik. Eski Iran tanrilari Mitra ile Anahita'ya da tapiniyorlar. Ehrimen. Islâm kaynaklarinda Hürmüz) ve Ehrimen'in (Zerdüst. özellikle köpekleri öldürme büyük günahtir. Ahura Mazdah'a tapinmak. Zer düstîlik ile Zervanizm arasinda bir sentez kurmuslardi. bu üçlemenin kar sisinda yer aliyordu. Boga kurbani. Ancak Zerdüst'ün telkinlerinden de uz aklasilmaya baslanmisti. Zervan (Zurvan). sigirlara bakrria. Ohrmazd ve Mitra (Mihr) girmekte idi. Ahamenidler {M. kirlenmeye yol açar. Ohrmazd (Ah ura Mazda'nin Pehlevîcesi. Onun iyilik ve kötülük prensibi. Zina. Kabîle dinlerine ait "Yazata'lar" da tanri edinilmisti. Mecûsîler. Ragha'da Zerdüstîlik. Böylece Zerdüst'ün yasakladigi seyleri yapiyorlardi. III. Bugün Eski Iran dinî elemanlarinin hangisinin Zerdüst öncesi veya sonrasina ait oldugu. rdüst sonrasi Iran'da önemli bir kült haline gelen ve Islâm kaynaklarinda o bölgenin inançla ini ifade için kullanilan ates kültünün {ates pe rest I i k) Zerdüst'ten önce de merkezî bir me sahip oldugunu biliyoruz. eski Ârilere dayanir. Zervan (Zurvan). âyinle temizlenmis odunlarla beslenir. Yüzyil). sikici seyleri imha da faziletli is lerden sayilir. ellerine e ldiven giyer. Bu telkin ler. Temiz hayvanlari. Zervanist idi. "ates yakan" seklinde nitelendirilir. Maniheizm ve Mitraizm bunlardandi. Sâsânîler devrinde hükümdarin saray inda millî birligin sembolü olarak kutsal bir ates gelenegi vardir. insanin aktifligine da yanan bir dindir. onlari etkileyip degisti rmistir. nefesle kirletilemezdi.S. cömert davranma. Behram. Mecûsîler. Iran dinî yapisi nin en göze çarpan özelligini teskil etmekteydi. Bunlara Mecûsî (Maci'ler) deniliyordu. Sasânîler devrinde (226-650). Masa ve kürekle atesi besleyen rahipler. Avesta 'da bu rahipler. Zerdüst'ten sonra rahipler. zamanlarin sonunda Zerdüst'ün ikinci defa yeniden gelecegi fikri ortaya atildi. diger inanç sekillerinden etkilenip degistigi kadar. agizlarini örterler. Bu kült. Zerdüst'e yer vermekle beraber. ölümden sonra ahlâkî emirlere göre ceza veya mükâfattan bahseden ilk dinî lider ak nitelendirilir.Zerdüst'ten Sonraki Dinî Hayat ve Mecusîlik Zerdüst. bir salon halindeki ates hücresinin gün isiginin sizmasindan korunmus bir sekilde yapilmis oldugu görülmüstür. Kutsal hücredeki ates. kültte önemli bir yere sahipti (Partlar'da ayrica Man-deizm ve Maniheizm seklinde iki din daha va rdi). Bununla beraber. Bu hücredeki kutsal atese insan eli degm ezdi. dinî temizlik idealini atesle sembollen-dirdiler. Partlar (M. yasaktir. II. Böylece Ahu ra Mazdah'a tapinmayi. Maniheizm'i yasakladi . kurtarici olarak görülüyordu. Eski ates tapinaklarinin yikintilari nin incelenisi sonucu. yabancilara misafirperverlik. bir Med rahip sinifinca yürütülüyordu. Dogu Iran'da yasamisti. zaman tanrisi olarak kabul ediliyo rdu. bu hücreden evlere a linan ates artik söndürülmezdi. irade ve ameli esas alan Mazdeizm. 550-331).[114] Müslümanlarin I ranlilari "atese tapicilar" seklinde nitelendirdiklerinde ates kültü. Zerdüst. Zerdüst'ün telkinlerinin yayilmasi. Bu devirde bir üçleme mevcu ttu. Zerdüstîlik {Mazdeizm). Özel âyinler gerektirir. Yüzyil-M. topragi sürme.Ö. Mitra. çesitli Iran dinleri birbiriyle mücadele halindeydi.diye özetlenir. Bati'ya dogru yayilirken Ragh a {Tahran yakininda) bu dinin merkezi olmustu. günümüzdeki operatörlere benzer bir kiyafet tasirlar di.Ö. Iran kabileleri içinde gittikçe artmistir. Fakirlere. Bazi cinsî konular ve ölü bedenine temas. Onunla ilgili çesitli efsaneler yayildi. hangisini Zerdüst'ün getirdigi konusunda büyük bir güçlük içindeyiz. kanli kurban sunuyorl ardi. I. B unun yaninda. bütün lekelerde n uzak kalma.

Bununla beraber bu gelismeler. 4-5 metre yüksekliginde. Zervanizm. Pehlevî literatürünü getirtebil-mislerdi. Iran. Bu tapmaklara Parsî olmayanlar alinmaz. endüstriciler ve bankerlerdir. Böylece topragin kirletiimedigine inanilir. Hindistan'a gelmelerinden bu yana ticaretle ugrasan bir topluluk olarak kendi in ançlarini da büyük bir muhafazakârlikla devam ettirmislerdir. XIX. bir Hindu kasti gibi teskilatlandilar. Böylece ticaret ve imalatta önemli bir durum kazandilar.Parsîlik ve Günümüzdeki Ates Kültü Parsî. sehirden uzak "Dakhma" denilen ölü kulelerine (sessizlik kuleleri) birakil ir.. Hattâ XIX. insanin takdir edilen karsisinda bütün bütün güçsüz dugu telkiniyle Islâm dünyasinda daha sonra görülecek Cebriye durumuna düstü. VIIL Yüzyildan itibaren Hindistan'a göç eden Iranli'lardir. cin. kuvvetli monoteist karakterlidir. ancak eski Iran gelenegi de tamamen ortadan kalkmadi. Yüzyilda Iran'da kalan Ceber'lerle temas kurmus. Daha sonra ticaret m erkezi Bombay'a geçince onlardan çogu buraya göç ettiler. Gerçi Müslümanlar daha sonra Hi distan'i da fethetmislerdi. eski materyalle genisletilmis oldu. akbabalarin etl erini gagalamasi ve günesin kemikleri kurutmasi sonucu bu kemikler. Bundan dolayi. Böylece Sapur II zamaninda tertiplenen Avesta. önce XVIII. Onlar. önce Kathiavar'daki Diu. Surat. Ancak bu dinin mensuplari gittikçe azaldi. Ancak bu. Ancak bu. Iran'da kalip inançlarini d evam ettirenlere "CebeHer (Geber'ler) denir. Müslüman oldu. Yirtici kuslarin. Sasanî Imparatorlugu Müslümanlar tarafindan ortadan kaldirilmakla beraber. Zerdüstîl igi kati âyincilik ve sekilcilige düsürüp yayilmasini durdurdu. Merkezi âyine dayanan tanri semb olü atestir. zaman. B atili tüccarlar için önem kazaninca Parsîler maddî refaha kavustular. Kuleler. oturülmayan. ancak Parsîler bu defa ne baska bir yere göç etmisler. Ze rvanizmin bir hayli elemaniyla karistirilmis ve benligini kaybetmis bir bakiye i di. kulenin içinde d epolanir. Sunu ve kurbanlara rilir. Yüzyilda Pehlevî dilinde eski metinler düzenlendi. necis sayilir. seytanin top oynadig . bu dinî gelenegi devam ettirirler. Hindistan'daki Parsî toplulukla ri. Parsîler. Cebriyye'de (Iran'da kalanlara "Ceber" denildigi hatirlanmalidir). Parsîler. eski Fars gelenegini yürüten ates kültü rahipleri "berb tlara karsi Mecûsî gelenegi rahipleri "mobaflar üstünlük kazandi. Bununla beraber bazi yo rumlarla eski gelenegi savunanlar da vardi. Kendilerine mahsus Zerva nist gelenek içinde Zerdüstîligi yasatan Mecûsîler oldugundan. XV. Yüzyilda takvimden kaynaklan an bir mezhep ayriligina yol açti. daha sonra da simdi kaldiklari diger yerlerde ikamet ett iler. Reform. Âyinlerde Avesta'dan ilâhîler. bu din böylece Sasanî Imparato lugunun devlet dini oldu (Erdesir zamaninda). Mecûsî gelenegi nin Mobat'lari varliklarini korudu. Özellikle Bombay'da oturan Kuzeybati Hindistan'daki Zer düstî topluluguna bu ad verilir. Ölüler. Onlar. yüzyildaki reform hareketi kendini göste rdi. Iranli anlamina gelir. saf bir Zerdüstîlik degil. Onlarin büyük b ir kismi simdi ileri gelen tüccarlar. Günde bes defa atesin temizligini korumak için temizleme âyinleri yapilir. Simdiki Parsîlik. Yeni arastirma ve incelemeler sonucu. sonra Gucarat'taki Sencen'e. rahipleri n nezaretinde yürütülür. Bu kuleler. Sasanîlerin mahallî kabilelerinde. Terasinda çiplak ölüler sira halinde yatirilir. [115] 5. öte yandan da mecazî açiklama yollariyla muhafazakârligi sorgulayan teösofik egilimler agirlik kazandi. Sapur II zamaninda "Avesta" yazdirildi. Kültün tapinaklari vardir. Bu toprakl arda ortaya çikan Islâm mezheplerinde eski inançlarin izlerini bulmak mümkündür. gök ve k aderin her seyi kontrolü altinda tuttugu. Hindistan'da yerlesen Parsîler. Bu âyinler. parçalar okunur. rahip zümresinin âyin tarzinin Avesta'ya uygun olmadiginin belirlenmesi üzerine bu yola gidilmisti. Onlarin kaldiklari önemli bir merkez Surat yakinindaki Nausari'dir. Siî Imam ve Mehdî-yi Muntaza r (Beklenen Mehdi) doktrinlerinde. tedricî olarak tuttu. 641'de Müslümanlarin Iran'i fethetmeleri sonucu . yüzyilin ilk yarisinda Brita nya usulü ögrenim Bombay'a girdiginde Parsîler hizla bu kültürü benimsediler. Cemaatte bir yandan dünyevîlesme. Sonra XIX. dervis geleneklerinde bu görülebilir. ne de Iran'a dönebilmistir. silindirik yapila rdir.

Parsîlikte ayrintili takdime veya kurbanlar bir sistem içinde yürütülür. Firat ve Dicle irmaginin birlestigi bölge ile Iran'in Irak'a yakin kisminda. âyeti söyledir: "Süphesiz inananlar. Inananlar. Dakhmalar'dan korkar. Yahudiler.i yerlere "sessizlik kulesi" derler. Atala rinin sahip oldugu "dini" terkederek tevhid esasina dayanan bir dini savunmaktan dolayi Hz. Hiristiyanlardan ve Sabiîler'den. Halk. Yahudiler. Bakara Sûresi'nin 62. Bunun için Sabiîler'in dinî in anci olarak bilinen Sabiîlik hakkinda bilgi verilecektir. din ve literatürüyle ilgili çalismalari baslatmistir. Bu isimlendirme "sabiî" kelimesine yüklenen. 1772'de Anguetil du Perron.[120] Kur'an'da sadece üç ayette kendilerinden bahsedilen. fakat çogunluk günümüze kadar varligini devam ettirebilm istir. ahlâk v e temizlik kurallarina bagli kalma "asa" diye adlandirilir (Vedik "rta" terimiyle esanlamli).[119] Kur'an'da adi geçe n Sabiîleri. bir Parsî Avesta nüshasini Fransa'ya getirerek.[122] . Irak'ta. Hiristiyanlar ile. Hayatini dogru sürdürme. yardima önem verilmesi bu toplulugun ögretim ve sosyal refahini artirmistir: Caynistler gibi Parsîler de kast sisteminin disindan evlenmeme gibi bazi özellikler ini benimsemislerdir. "dönmek". "meyletmek" ve "degismek" anlaminda sabiî d edikleri kaydedilmektedir. Ahura Mazdah'in Amesa Spentalari denilen alti sifati (veya melegi) arasindan biri Ardibehest seklinde Tanri'nin kozmik yaratici düzenini ifade eder k i asa da bu düzenle ilgilidir. Iyi is (huvarsta). Bugün sayilari Hindistan'da birkaç yüz bin kadardir. bir Dinler Tarihi kitabi için de önemlidir. Avrupa'da eski Iran kültür. Bagdat ve B asra gibi sehirlerde de daginik sekilde yasayan Sabiîlere rastlanmaktadir. "degismek". Bunun yaninda.[121] Kur'an'da isaret edilen Sabiîler'e Islâm öncesinde Araplar'in degisik anlam ve mâna yükled ikleri anlasilmaktadir. Bunlardan ikisi birbirine yakin ifadeler tasimaktadir. Bazi Hadislerde. Yapilan arastirmalar Sabîl ik'in mensubu az da olsa. Bu ayetlerden ikisinde Sabiîler. Karun irmagi boylarinda yasamaktadir. eski Iran dinî gelenegindeki Haoma veya benzeri Hint gelenegindeki Vedi k Soma'dan rahiplerce ilk sikmayla elde edilen aci bir bitkinin suyu olan ve yin e "haoma" diye adlandirilan sivinin takdimesi gibidir. Al lah'a ve Ahiret Gününe inanan ve iyi isler isleyenler için Rablerinden ecirler (karsil ik) vardir. Ahlâkî prensipler üç maddede Özetlenebilir: 1. [116] I.000 civarinda tahmin edi lmekledir. bunun disinda inanç ve ibadetleri n tarihi gelisimleri hakkinda ne Kur'an'da ne de Hadislerde bir bilgi olan Sabiîle r'in kim oldugunu. Muhammed'e (sas)de. Bununla beraber Avrupali'larla evlenenler vardir. "dönmek".SABÎLIK 1. Iyi düsünce (h ). Dakhmalahn özel hi zmetçileri vardir. 2. Iyilik. Bugün Sabiîler'in sayisi 20. Hiristiyanlar. Araplar'in Hz. ayetlerin digerinde de Inananlar . Parsîlerin az bir kismi diger dinlere dönmüs. Sabiîler günümüzde. Onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir". Iyi söz (hukhta). Mecusîler ve "ortak kosanlar" ile beraber zikredilmekt edir. Yahudilerden. Muhammed'e ve ashabina " sabiî" dedikleri nakledilmektedir. "meyletmek" anlamlariyla irtibatlandirilmistir. "Ehl-i Kitap" dinleri arasinda saymak uygun olacaktir.Genel Bilgi[117] Kur'an-i Kerim'de üç ayette[118] Sabiîlerden bahsedilmektedir. sabip olduklari dinlerin neleri içerdigini ortaya koymak günümijz içi n oldugu kadar. 3. Bu takdime ve kurba n sistemi. yasayan dinlerden oldugunu ortaya koymaktadir. "ortaya çikmak". Ortadog unun erken dönemlerinde önemli bir "dinî inanç" olarak yasamis oldugu anlasilan Sabitler in günümüzde sayisi oldukça azalmistir.

Rahiplerden sadece bazisi ibadetlerde kullanilan Mandence'yi anl ayabilmektedir. günümüz bakimindan tasimaktadir. bazi ibadetleri uygulayan ve ögreten bir rehber.Kutsal Kitaplari ve Kitap Anlayisi Sabiîler. Bu literatürün dili. Sabiîler. Günlük konusmalari Arapça olan Sabiîler. Bu dilde sabaa. Ancak Hz. Bir din kurucusu. Buna. Ya hyayi. Sabiîlik'te önemli bir sahsiyet olarak kabul edilmekte. kutsal kitaplarini çok siki bir gizlilik içinde korumusl ardir. onun egitildigi ve kendisine bir kadin bahse dildigi ve ailesinin çogaltildigi yeraimaktadir. Kutsal bilgilerin ehil olmayanlara gösterilmesi "zindiklik"tir. Buna sebep Kutsal Kitaplarindaki bilgiler göster ilmektedir. ilâhî mesaji kendilerine getiren bir "elçi". Dicle ve Karun nehirlerinin ken arindaki kasaba ve köylerde yasayan Sabiîler. Mandence'yi sadece ibadet dili o larak kullanmaktadirlar. "dogrulugun peygamberi" ve "ilâhî elçi" olarak tanimlanmaktadir.) olmus ve bu konuda degisik rivaye tler nakledilmistir. Sabitler. Bunl ardan Sabiî kaynaklarindaki görüsler.Kur'an'da ve Hadislerde Sabiîler'in yer almasi. "vaftiz olmak" (boy abdesti almak) g ibi anlama gelmektedir. . Bu durum rahiplerin para kazanma istegine baglanmistir (Rahipler için k utsal metinleri yazma bir geçim vasitasi olmustur). Adem için bir evlilik düzenlendigi. Sabiîlik'te bir din kurucusu. (Bundan dolayi Sabiîlik oldukça karisik ve karmasik bir dinî yapiya sahiptir. hem Sabiî literatüründeki bilgiler hem de Sabiîler'in gizli ve kapali toplum yapilari sebep olmaktadir. M. kutsal metinlerini genellikle papirüs ten veya metalden levhalara yazmislardir. Bu a nlayis dolayisiyle Sabitler. Bu durum da. Bundan dolayi sabiî kelimesinin "dönmek ile iglili degil bu " boy abdesti almak" anlamina gelen sabaa kelimesiyle ilgili olacagi ileri sürülmekted ir. Sabiîlik. deri üzerine yazmak yasak oldugundan. Bu statü alife Me'mun zamaninda (170-218 H. Yahya. Sabiîiigin ilk defa nerede ve ne zaman ortaya çiktigina dair çesitli görüsler vardir. Kutsal metinlerde yazili olan ögretilerin yabancilar tarafindan görülmesine iyi gözle ba kilmamaktadir. Sabiîler'e göre Sab iîlik "Isik Elçisi"nce ilk insana ögretilmis ve ondan sonra nesilden nesile aktarilara k günümüze kadar ulasmistir. Ibadetlerde kullanilan Mandence'nin manasini bilen ve a nlayan çok azdir. SabiîlerIn dili Mandence'dir. Birbirine zit gibi görünen birçok konu yu bira-rada bulundurmaktadir. Siradan Sabiîlere kutsal metinlerin okuyup yazilmasi ögretilm emektedir.Ö. inançlarina dayanak yaptiklari için.Adem ile birlikte ortaya çikmistir. [123] 2. bir ögretmen ve "kötii güçleri" yenebilmek gayesiyle "isik yolu"nu izleyenler e kytsal metinleri teblig eden bir tebligci olarak kabul etmektedir. peygamberi yoktur). Kutsal metinleri yazma isi rahiplere t ahsis edilmistir. genis bir dinî literatüre sahiptir. Sabiîleri'in dili sayilan Mandence'dir. kim tarafindan kuruldugu veya yayildigi açik ve net olarak bilinmemektedir. Zaten Hicrî ilk yüzyilda Sabiîl er. Kur'an'in vahyedil-digi dönemde dinî b ir topluluk olarak Sabiîler'in varoldugunu göstermektedir. onlar hakkinda degisik görüs v e kanaatler olusmasina yolaçmaktadir. Nasil dogdugu. komsularindan ayri olarak yasamakta ve "kapali toplum yapilari"ni korumaktadir. Müslümanlarin hakimiyeti altina girmis ve onlara zimmîlik statüsü taninmistir. Sabiîiigin Kutsal Kitabi Ginza' da. Yazmada kullanilan mürekkep özel olarak hazirlanmakta ve kullanmad an önce kutsanmak-tadir./ 786-833 M. Bu kaynaklara göre Sabiîlik. dinlerin i lk tipidir ve Hz. Çünkü esas olan nasil inanilmasidir.J3ünmüzde de Firat. bir peygamber sözkonusu edilmemektedir. 2000'li yillarin öncesine dayanan bir geçmise sahip oldugu tahminler aras indadir.

Bu "güç". G inza'mn büyük bir kismini olusturmakta. rahipler ve rahip adaylarinin kavray abilecegi özel ve gizli bilgilerdir. Bu kisma. Ilahiler seklinde olan bu kisim . isigi.Inanç Esaslari Sabiîlik'in inanç esaslari. dinî törenlerl e ilgili bilgiler vermektedir. Bu temel ögreti.törenlerde okunmaktadir. en yücedir" ifadeleriyle son bulmaktadir. ölüm ve ölümden sonraki hayat gibi temel esaslar akla gelmektedir. "Hayat en üstündür. Bu "Yüce Varlik". günlük bir ibadet kitabi özelligindedir. hayati. Digeri. yaratilis . kötü ruhlara. verimliligi ve iyil igi temsil etmektedir. Sa biî literatüründe "Hayat"m ne oldugunu net olarak ortaya koymanin zor oldugu belirtilm ektedir. Sag Ginza. Sihir ve büyük ile Ilgili metinler. yukaridaki cümlede görüldügü gibi. Bu cümlede. 37 kisimdan olusmaktadir. Bu k itap. Sabiîler'in diger önemli bir kitabi da "Yahyanin Ögretileri"dir (Drasia d Yahya). ölüler için düzenlenen . Rahiplige geçis töreninde rahip adaylarinca okunm aktadir (Ehil olmayanlarin duymamasi için yüksek sesle okunmaz).Sabiîler'in en önemli kutsal kitaplari Ginza'dir. aydinligi. "Hayafin ne oldugu su sekilde belirti lmektedir: "Bütün islerin ötesinde olan kudretli. Sol Ginza ise. Bahsedilen kitaplar disinda divanlar. Hatta dua mahiyet inde olan kutsal metinler. baz i arastiricilari farkli kanaatlere sevketmistir. "Koleksiyon" ve "Övgü" anla mina gelen Ûolasta. sadece rahiplerin kul-lanndiklari meti nler de vardir. Sabiîlik'te temel kutsal kitaplardan baska. mitolojik ve kozmolojik konulari içermektedir. karanligi . . ruh. Sabiîligin kutsal kitabi Ginza'da. ruhun kurtulusu ve "öbür dünya" ile ilgili konulari ihtiva etmekte dir. bilinmez Yüce Hayafin gücü ve ismiyle". Sabiîligin kutsal metinleri. Sabiîlik'te. Sabiîlik'te çanak çömlek gibi objelerle madenî levhalar üzerine yazilmis sir metinler önemli er tutmaktadir.[124] 3. Sabiîler'in temel kutsal kitaplarindan biri de Qolasta'dir. çesitli konulardaki gizli ögretileri ele almakta. serhler ve tefsirler bulunmaktadir. "hayat" inancidir. ayni zamanda Yüce Varligin niteligi. herseyin ötesinde ve bilinemez oldugu açi klanmaktadir. Ginza. genellikle hastal iklara. peygamber veya din kurucusu. Sabiîlik'te. Sag Ginza (Ginza Ymina) ve Sol Ginza (Ginza Smala) gibi iki ana kisma ayrilmaktadir. çesitli konulardaki mitoo ljik tasavvurlar ele alinmaktadir. bütün varliklari vareden bir "Yüce Varlik" inanci vardir. belalalara. ugursuzluk. Günümüzde Hiristiyanlik gibi dinlerde varolan bazi "sir" tasavvurlarinin kaynagi Sabiîlige dayandirilmak istenmistir. Bu özellikler. Bundan dolayi. Ginza Rabba (Büyük Hazine) veya Sidra Rabba {Büyük Kitap) gibi adlarla adlandirilmaktadir. "Hayat" inanci Sabiîligin özünü olusturmaktadir. Bir dinde inanç esaslari denilince Yüce Varlik (Tanri). "sir dinleri"ne ait özelliklere sahiptir. "Yüce Hayat ismiyle" ifadesiyle ba lamakta ve metin içerisinde de bu ifadeye çok sik rastlanmaktadir. Bunlar. Buna sebep. Sabiîlik ögretisinin temelini olusturmaktadir. kara büyü ve insanlara musallat olan seytanî ruhlara karsi yapilmis büyü bozma veya kötülüklere karsi iy i ruhlari çagirma mahiyetindeki sifreli ifadeleri ihtiva etmekteidir". bu konuyla ilgili Ifadelerin sifreler seklinde olmasi gösteril mektedir. Bu metinler. "Isik Alemi" olarak bilinmektedir. (boy abdesti) vaftiz ve ölülerle ilgili törenler hakkindadir. Bu bilgiler. Ginza. karanlik güçlere ve düsmanlara kasi koruyucu sifa ve iba releri ifade eden metinlerdir. "Ruhlar Kitabi" da denilmeke-dir. Bu kitapda genel olarak. çesitli dualaar ve ilahiler. Sihir v e büyü ile ilgili metinler vardir. genellikle "kötü ve karanlik güçler. Bunlardan biri. birbirine zit iki "güc"ün varligi ve birbirine rekabet temeline dayanan bi r"dualizm" vardir.

erkek ve disi bütün kötü varliklar. Bu safhanin baslangici olan ve "Yüce Tanri"' ile birlestiren "Ilk Hayat" (Bi-rinci Hayat) ise hiçbir kötülügün ulasamadigi. Bu âlemdeki varliklar. yoklugun. Bu güce. hayat ve verimlilik ilkelerine sahip olan "Isik Alemi"ne karsi ilgi duymakta ve "Isik Ilkelerini ele geçirebilmen in yollarini aramaktadir. Bu âlemden biri. O'na dua edip yakarmis ve kötü güçleri reddetmistir. saf. "Isik Krah"na dahil olan "güçler"le. Ancak sadece kara sudan yaratmayi basaramamis. "Yüce Hayat". "Yüce Varlik". Bu nun üzerine Ptahil. Ptahil'In bu teklifini kabul etmis ve Ilk insanin (Adem) yatarilmasini uygun bulmuslardir. Bu güçler. Bu "güc"e de "K ranlik Alemi" denilmektedir. Bu sür eç. Bu is tegini gezegenlere açmistir. hayati ve verimliligi sembolize ed en Hayat'in kisilestirilmis hali olan "ilk Hayaf'tir. Ptahil bu k arin disinda. Sabiîlik'te. hayatin sekil almasinin ve düzeninin sartidir. Sabiî dualizmindeki ikinci güç. Isik Alemi'nde varolan varliklarda hayat ve verimlilik ilkeleri sebebiyle devamli bir hareketlilik ve canlilik bulunmaktadir. "malka d hsuka" denilmekted ir. en üstün özellikl ere sahiptir ve bütün noksanliklardan uzaktir. kutsal metinlerde. güzellik ve nu r içerisinde varliklarini sürdürmektedir. yeniden ve temiz bir olusuma kavusmaktadir. Isik varliklarinin "Karanlik" i le Ilk temaslari maddî âlem. Bu "güç". Isik Alemi'nin basinda ola n "Yüce Varlik". ayni zamanda birbirinin ayr ilmaz parçasi ve birbirinin varliginin sartidir. iyilik. "Isik Alemi"ne yöne lmistir. "Ikinci Hayat". yeryüzünün karanlik ve kötü varliklarla doldugunu görmüstür. Isik Krah'na karsi bir savas içindedir. "dünyanin s onundaki genel hesapta" bu güçlerin hesabi görülmekte ve Isik Krali. eksikligin. "Karanlik Alem"dir. "Yüceligin Efendisi" ve "Kudretli Ruh" gelmektedi r. Bu iki zit "güç"den Isik Alemi'nin ba sinda "Yüce Varlik" yeralmaktadir. temiz ve yüce "Isik Alemi"dir. kurakligin ve kötülügün temsilcisidir. dünyanin yaraticisidir. Isik Elçisi'ni (Manda d Hiia veya Hibil) Karanlik Alemin e göndermektedir. yüce Isik Krali'nm etrafinda. . Isik Krah'na (Tanri) yakarmis ve O'ndan yardim istemistir. vamp irler. Karanlik Alemi için bir dönüm noktasi olmustur. Bu güçlerin isteklerini bilen Yüce Varlik (Isik Krali). kendi âlemleri di sinda olan Karanlik Alemi'ni ve oradaki varliklari merak etmislerdir. "Adem"e can vermis ve ilâhî ögretiyle görevlendirmistir. Bunun üzerine Ptahil (Yaratici Güç). Pta-hil. Günümüzde Sabiîler arasinda. Isik Krali da "Adem"i mükafatlandirmistir. "Karanlik KralTnm olusturdugu dünya nin varliklaridir ve dünya üzerinde yerlerini almaktadirlar. Yaratici Güç Ptahil. yaygin olarak Isik Krali anlamina gelen "malka d nhura"n in kullanildigi belirtilmektedir. Karanlik Alem. Gezegenler. yeralti âleminin karanlik ve kötülügünden uzak. Bunlar. Sabiîlerin inancina göre "Isik Krali". Bu adlar ar asinda. Seytanlar. Bu iki "güç". Isik Alemi'nin varliklari. Adem. Is ik Krali. Onlarin rekabeti.n. Yüce Tan de bas egmis. Bu âlemdeki güçler. "Karanlik KralTna dahil olan güçler arasinda bir müca dele vardir. "Adem"i yaratmistir. "Karanlik Kralfdir. devler. onla rin planlarini ögrenmek için. birbirine ihtiyaç duymakta. Hiçbir sey. Isik Ale mi'nden aldigi hayat nurunu kullanarak kara suyu katilastirmayi. Ancak bu yaratma isi basarisizlikla sonuçlanmis. kara sularla kapli. yeryüzü ve insanin yaratilis sürecini baslatmaktadir. canavarlar. çirkinligin. yeryüzüne hakim olacak bir varlik (Insan) yaratmak istemektedir. dünyanin yaratilisi ile ilgili inanis önemli bir yer tutmaktadir. Onlarin bu arzusu. degisik adlarla adlandrilmaktadir. Bu inani sa göre iki âlem vardir. kötülük ve karanligin potansiyel bir güç olarak varoldugu bir âlemdir. Ptahil diye isimlendirilmektedir. "Üçüncü Hayat" ve "Dördüncü Hayat" seklinde üç safhaya ayrilmak Bu safhanin sonuncusu olan "Dördüncü Hayat". bütün güçleri yok etmekt hersey. "Karanlik Alem"in disinda bulunan. basit ve kötü emell er ugruna insa edilen yeryüzünün islerini ve ihtiraslarini birakmis. bir rekabet içerisindedir. yaratilan va rlik cansiz bir varlik olmustur. tamamiyle . kötü ruhlar. yani onun bir k ismina hayat vermeyi basarmistir. "Ilk Hayat". birbirini yok etmemekte. Ilâhî ögretiyi alan "Adem". Adem'e can vermeye güç yetirememistir.

Bedenden ayrilan~ruh ise. Bunlarla ilgi li menfi kanaatlar vardir ve onlari. Sabitlerin inancina göre ruhun yeryüzüne indirilmesi ve bir bedene so kulmasi. Yahya'yi dinlerini getiren ve Sabiîligi teblig eden bir peygamber olarak görmemektedirler. maddî âleme yalniz gelmekte ve saskin vaziyette durmaktd air. Muham-med Sabiîlerce olumsuz olarak degerlendirilen sahsiyetlerdir. Dünyada hayir isteklerinin eseri bir durum yasamis olan ruh. ruh (nisimta) ve nefes veya candan (ruha) olusm aktadir. Bu durumda o kötü ve karanlik güçler tarafindan kusatilmakta. Bu silahlar arasinda. Bu önderlerin. Kötü güçlere karsi silah olarak kullanilan bu seyler. Hz. Sabiîlik'te inanilan ve güvenilen bilgi Tanri'nin (Isik Varligi) bilgisidir. mucizevi bir surette dogduklarina ve yetistirildikler ine inanilmaktadir. Buna ragmen Sabiîler. yeryüzüne hakim olan karanliga ve kötülüge son vermek içindir. dünyada "ilahi mesaj"a uygun yasamis. Sabitlerde insan. Ruh bedenden ayri linca beden. Isik Krali tarafindan Sabiîligin örnek temsicileri olmak ve Sabiîligi ruhla ra ögretmek için gönderildigine. Hz. Adem'e karsi planlar düzenlemis lerdir.Ilk insan "Adem"in bu durumunu "kötü güçler" kiskanmistir. bayagi niteliklere sahip olmaktadir. Bu bilgi de ancak Tanri'nin bildirdigi kadar bilinen bilgidir. Adem'i kötü güçlere karsi korumak. peygamberi. Abatur'un terazisi'nde tartildigina. Yahya kastedilmektedir. Sabiîlik'te gerçek anlamda bir "peygamberlik inanci" bulunup bulunmadigi tartisilan b ir konudur. Ancak Yahya'nin yeni bir ögreti getirdigini ve bu ugu rda mücadele ettigini kabul etmemektedirler. Onlar. ceset (pagria). Tanri'nin takdiri ol arak algilanan bu durum kutsal kitap Ginza'da yeralmistir. "katliam çocugu" gi bi sifatlarla anmaktadirlar. Onun kötü güçlere karsi savasirken kullanacagi maddî silahlari da vard ir. "yalanci". Sabiîler ruhun. Dünyad . "yükselis yolculugu"na baslamaktadir . cansiz bir hale gelmektedir. Ancak Hz. Adem'i dünyada yasamaya mecbur edecek komplolar hazirlamislardir. bedenden ve yeryüzünden ayrildiktan sonra. onun evlenerek çogalmasini ve kurtulusunu saglamak için bilgiler. Musa. Bu bilgi. Yine Ginza'da Havva'nin Adem'e es olarak verilmesi. Hz. Kötü güçler. Yahya"yi kendi peygamberleri olarak açiklamaktadirlar. Sabitligin kutsal kitabi Ginza'da "Ptahil dünyayi yarattiktan sonra Adem'i kendi s uretinde. Sabitlerin inancina göre ruh. Çünkü onlar. evlenmeleri. "kapkara elbiseler giymis" olarak bedeni terketmektedir. kötülük peygamberi". mezardan çikarak 45 gün sürecek bir yolculuga baslamaktadir. kendi benligini unutu p yanlislar yapmaktadir. ona yardim etmek ve dogru yol da yürümesini ve "Isik Alemi"ne yükselmesini saglamak için "Isik elçisi"ni görevlendirmekted ir. "peygamberlik"e bakistan ve yüklenilen nitelikten kaynaklanmaktadi r. Sabiî metinlerinde. yeni bir hayatin baslangici. Havva'yi ise Adem'in suretinde yaratti" seklinde ifade bulunmaktadir. Yanlisa ve yaratilisa aykiri hale düsmemek için Tanri. Sabiîlerin günlük adetlerinde de kullanilmaktadir. ruhun beden hapisha nesinden kurtulup "Isik Alemi"ne yükselmesi yolunun ilk adimidir. Sabitlikte ölüm. Isik Elçisi (Ilahi Elçi) sahip oldugu "kutsal bilgi" sayesinde kötü güçler karsisinda ba sari saglamaktadir. Hz. Bedenden ayrilan ruh. Anc ak Isik güçleri. Sabitligin "Isik Tanrisi" tarafindan insanlara bildirildi gini ve dinlerin ilk örnegi oldugunu kabul etmektedirler. kötü seylerden yüz çevirmisse. Sabiî i nanç ve Ibadetlerini yerine getirme konusunun büyük önderi olarak kabul etmektedirler. bir yokolus degil. zeytin ve menekse dalindan yapilarak basa giyilen küçük bir taç da bulunmaktadir. Isa ve Hz. "kurtarici gerçek" (kusta) olarak adlandirilmaktadir. Sabiîligin dini edebiyatinda peygamber "nbiha* terimi ile gösterilmekte ve onunla da Hz. çocuklar ve onlard an insanligin çogalmasi anlatilmaktadir. ibrahim. günahlarindan arin diktan sonra can ile birlestigine ve beraberce "Isik Alemi"ndeki makamina gideceg ine inanmaktadir. Can veya nefes. dualar ve ibadetler ögretmislerdir. ruh ile hayat kazanan bedenin her türlü arzu ve ihtiraslarin i ifade etmekte. Bu.

dün yada isledikleri günahlar oraninda iskence görmektedir. "Abatur terazisi"nde yapilan hesabi basariyla verdikleri için. "Isik Alemi"ne ulasmis ve orada yerlesmislerdir. Sabiîlerin en bariz özelliklerindendir. Sabiîlerin ana vatani olarak Ürdün Nehri'nin havzasinin bilinmesind en kaynaklandigi görüsü hakimdir. inancin ve ibadetin temelidir. gezegenlere dönüp cezalarini çekerek t emizlenecegine inanilmaktadir. Burada iskence gören ruhlar. cehennem ola rak nitelendirilecek "Suf Denizi"ne atilacak ve orada cezalarini çekeceklerdir. Vaftiz veya "Boy Ab-desti"nin su ile . günahkar ve kötü ruhlar ise aci çeke çeke "Abatur terazisine ul asacaklar ve orada tartilacaklardir. Bu denizde günahlari oraninda kalan ruhlar.Ibadetleri ve Anlayislari Sabiîlikte insani kurtulusa götürecek yol. hizla "Abatur terazisinden geçip "Isik Alemi"ne yükseleceklerdir. Oruç. Kiyametle beraber yeryüzünden kurtarilan günahkar ruhlar ile daha önce dünyadan ayrilarak iskence gören ruhlar. bu tartilmada yeterli görülerek yoll arina devam edecegine ve "Isik Alemi"ne yükselecegine" günahkar ve kötü ruhlarin ise günah lari oraninda cezalarini çekmek üzere tekrar geriye. Kiyamet'ten sonra genel bir hesa p dönemi baslayacaktir. Bu kötü ve günahkar ruhlarin Kiyamet'ten sonraki "Hesap Günü"ne kadar iskence görecekleri kabul edilmektedir. dünyayi kusatan yedi gezegendir. Temizlenen ruhlar. buradan çikaca k ve Isik Elçisi Hibi! Ziva tarafindan "vaftiz" (takdis) edileceklerdir. kötülük yapmis ve kötü bir yasayis içinde bulunan ru ise. manevi kirden ve pist . günahkar ve kötü ruhlar Için olacaktir. günahlarindan arinmis olarak. Sabiîlikte vaftiz. öncekiler gibi. Iyi ruhlar. genelde. Safiîlikte vaftiz suyuna Yardna (Ürdün) adi veril mektedir. eza ve cefa görmektedir. tarih boyunca hep irma k kenarlarinda yasamaya gayret etmislerdir. Iyi ruhl ar. Dünyada ilahi mesaja uygun hareket e tmis ruh. Kiyamet sirasinda y eryüzünde bulunan iyi ruhlar da. Dicle ve Karun irmaklari "Haya Suyu"dur. Matarta-lari (gezegenleri) hizla geçip "Abaturun terazisi"ne ulasmaktadi r. Kurban gibi uygulamalardir. Sabiîlikte vaftiz. "Hayat Sulari"na girip çikmaktan ibarettir. bu engelleri geçerken. Kisi nin kurtulusu için ibadetler ilk basamaktir. Sabiîlerin inancina göre ibadetsiz. "Ilâhî Bil gi"ye ulasmak ve bayagi âlemden kurtulmak imkansizdir. "Ilâhî Bi!gi"yi elde edebilmesi için ruhun. dini emir ve yasaklara uyulmasiyla olusmaktadir. Iyi ruhlar. Bu hesap. Bundan* dolayi Sabiî. "Ilâhî Bilgi"yi elde etmektir. Bunlardan birisi. Isik Alem i'ne dogru yola çikan ruh. Birinci e ngeli geçen "Abaturun terazisi"ne ulasmaktadir. simsek hiziyla. Dünyada ilahi mesaja uygun yasamayan. gidecegi yere ulasmasi için iki engelle karsilasmaktadir. Bunlari yeryüzü ve gezegenler takip edecektir. Ruhlar. hesap verdikten sonra. [125] 4. yani Yardna'dir. daha önce. Bu iskenceyi yapan yerler Ma tarta adi verilen gezegenlerdir. [126] a. bazi ibadetl erin yerine getirilmesiyle. Bunlardan birisi. sirayla "Isik Alemi"ne alinacaklardir. Sabiîlikte. Uygun ortam da.Vaftiz (Boy Abdesti) Vaftiz. Sabiîlere göre Ürdün. Ikinci engel ise Abatur terazisi"dir. önceli kle kendisine uygun bir ortam hazirlamasi lazimdir. kurtulmak için Tanrid an yardim istemektedir. özellikle akarsu ile olmasi önemlidir. Bu ibadetler de Vaftiz (abd est). Matartalarda azap çekmektedir. Ruhlar günahlari oraninda iskence. iki görev ifa etmektedir. Bu bilgiyi elde e tmek için gayret göstermek gerekmektedir. Ayin ve Yemekler. Firat. dünya hayatinin sonunda "Kiyamet Hayati"nin baslayacagi kabul edilmekted ir. Dua (namaz). Su ve suya girmek Sab iîlikte. gidece kleri yere. Kiyamet'en önce hava zehirlenecek ve bu zehirlenmeyle bütün canlilar yok olacaklar dir.a iyi durumda olan ve iyi yasamis olan ruhun yolculugu 40 gün sürmektedir. Bu isim.

Dua (Namaz) Sabiîlikte "namaz". Her Sabiî'ye bu du alar çocuk yastayken ögretilmektedir. Bu arada. Bu vaftizler masbuta. Bütün adaylar. Digeri. nehre girmeden önce ellerini. Vaftizden sonra rahip. üç defa suya daldirmakta. Meshedilen adaylar. sonra da kadinlari vaftiz etmektedir. yapilis sekline ve zamanina göre üç çesittir. önceden hazirladigi yiyecekten yedirmekte ve elinde tuttugu su kabindan su içir metedir. Bunlari yaptiktan sonra avucuna aldigi su ile üç defa agzini çalkaiamaktadir. erkeklerden farkli olarak. "Tam vaftiz" olarak adlandirilan mas buta. o gün. Sabiîlikte üçüncü çesit vaftize. kötülüklere karsi korunduguna inanm aktadir. Sabitlikteki ikinci vaftize. Vaftiz olanlara r ahip. Tam vaftiz (masbuta). dogumd an ve "âdeften sonra bu vaftizi almaktadir. tahta parçasi. Pazar günü disinda evlilikte. önce adayin basini eliyle tutar ak. Bu kirlenen her Sabiînin yapmasi gereken vaftizdir. Bu elbiseye "rast a" adi verilmektedir. Kadinlar. sonra. su kabi. her gün. sonra islak parmagiyla sol kulaktan sag kulaga kadar üç de fa meshetmekte ve nehirden avucuyla üç defa su alarak adaya içirmektedir. Haftanin bu günü de Pazar'dir. Daha sonra eline su alarak alnini soldan saga dogru olmak üzere meshe tmektedir. en az haftada bir gün yapmasi gerekmektedir. r sama ve tamasa olarak isimlendirilmektedir. V . "risama" adi verilmektedir. bir sise. belli sira ve kurallar dahilinde yapilmaktadir. Risama vaftizi Islam'daki abdestle benzerlik gös termektedir. dinî gün ve bayramlarda. Bu vaftiz sirasinda çesitli dualar okunmaktadir. bu vaftizi. v aftiz olup çiktintan sonra. Yüce Hayat'in (Tanri) bir parçasi haline g elmektir. gün dogmasindan v e dinî törenden önce yapilmaktadir. "rastalari (beyaz elbi seler) üzerine siyah çarsaf giymektedir. Bu vaftiz sirasinda. sonra üç defa yüzün ikamaktadir. önce erke kleri. Üç defa neh re girip çikan Sabiî. Yüce Varligin (Isik Krali) dünyadaki te msilcisi olan "Hayat Suyu" ile karisarak. Tam vaftiz ra hip gözetiminde yapilmaktadir. Bu vaftizde okunan dualar vardir. rüya a bosalmak nehre üç defa girip çikmak seklinde vaftiz olmayi gerektirmektedir. dogumda. çömelmis olarak duran adaylarin arkasinda kapanis du asi okumaktadir. Günlük olarak yapilan "risana vaftizi" alan her Sabiî. ölüye dokunmada. ciddi hastalikta ve yolculaktan dönüste masbuta (tam vaftiz) vaftizi yapilmaktadir. nehir kiyisinda siraya geçip rahip tarafindan susam yagi yla soldan saga dogru üç defa meshedilmektedirler. duadana ibarettir. susa m yagi. rahip. Bu da ra-hipsiz ve nehre üç kez dalm a yapilmaktadir. Bu vaftiz. rahibin gözetiminde. Dua. Bu vaftizde rahibe ihti yaç yoktur. tütsü kabi. Üçer defa dizlerini ve bacaklarini yikamakt adir. Kadin. kavga etmek ve küfretmek gibi günah say ilan fiillerden sonra da bu vaftizin yapilmasi gerekmektedir. taze menekse dallari ve tören sirasinda rahibin tasidigi sopa gibi ayin objeleri hazir bulundurulmaktadir. en önemli vaftizdir ve her Sabiî nin. Vaftizde sol elin kullanilmamasina dikkat edilmektedir. Sabitlikte vaftiz. "tamasa" denilmektedir. Her Sabiî bunu kendisi yapabilmektedir. eliyle basina üç kez su atmakta ve bu hareketleri yaparken cfua okumaktadir. un.ikten. sonra sol ayagini bir defa suya sokara k vaaftizini tamamlamaktadir. yani güîiahlardan temizlenmektir. Ölüye dokunmak. Bundan sonra iki parmagini nehre sokarak üçer defa kulaklarini yikamakta ve avucuna su alarak üç defa burnunu temizlemektedir. Tam vaftiz. Kadin ve erkeklerden olusan cemaatte rahip. akar sularda (nehirlerde) veya akarsuya "bagli "vaftiz hav uzlarinda yapilmaktadir. Yalan söylemek. tuz ve benzeri maddelerin üzerinde yeraldigi çamurdan yapilmis bir masa. Son olarak önce sag ayagini iki defa. Sabitlerin bütün hayatini kusatmaktadir. cinsî münasebette bulunmak. Bu vaftizi yapacak bir Sabiî. [127] b. Vaftiz sirasinda hem vaftizi yaptir an hem de vaftiz olanlar beyaz tören elbisesi giymek zorundadir. tekrar su kiy isina gitmekte ve sag eliyle sag koluna üçer defa su atmaktadirlar.

Kurban töreninde 5 hususa dikkat edilmektedir. Günümüzdeki Sabitlikte dua. günah. Oruç. Çünkü S abitler.O'un emrindeki Isik Elçisi Manda d Hi ia'ya gibi isik varliklara yöneliktir. Sana ait olmay an kapilara kulak misafiri olmaktan sakinmak için kulaklarinla oruç tut. dudaklarin O'na hamd etmesi de istenmektedir. diger ibadetlerde oldugu gibi. diger ibadetlerin ayrilmaz bir parçasi gibidir.. Yüce Tanri Malka d Nhura lle.aftizlerde ve ayinlerin her aninda dualar yer almaktadir. kötü fiil ve davraislardan kaçinmakla oruç tutmaya çagrilmaktadir. Ginza'da inananlar. "Ha yat en üstündür" ifadeleriyle sona ermektedir. "Büyük Oruç" tutmaya çagrilmaktadir. günde 5 vakit dua etmele ri istenmektedir. Sabitlerin duasi. Sana ait ol mayan evli kadina yanasmaktan uzaklasarak vücudunla oruç tut. kesim sirasinda rahibin yönünü Kuzey'e çevirmesi.. Isik Krali'nin mekanin Kuzey olduguna inanilmaktadir. yalanciligi ve dolandiriciligi sevme.. Kötü yalanlara k arsi agzinla oruç tut. "Yüce Hayat'in ismiyle" ifadeleriyle baslamakta ve "Hayat Yücedir". Ibadetin her çesidinde d ua vardir. Sana ait olmayan sey lerin ardindan sinsice gitmekten sakinarak oruç tut.Kurban Sabitlerde kurban. Yüce Tanri'nin adi. kurbanin fazileti. Sabiîler. Büyük Oruç da su sekilde açklanmakta : "Bu dünyanin yiyeceginden.Oruç Sabitlikte oruç[130] önemli bir yer tutmaktadir." . günah ve kötülüklerden uzak durmak sek inde degerlendirilmektedir. Kurban canlidir. Bundan dolayi. Cinayet is lemekten ve hirsizlik yapmaktan sakinmak konusunde ellerinle oruç tut.. kiskançlik ve kavgayi barindirma. Hayvan bogazlanirken rahibin elinde 15 cm uzunlugunda bir sopa tutmasi. Bunlar söyledir: Kurbanda demir biçak kullanilmasi. Bunun yaninda günün 7 saatinde ve gecenin üç vaktinde gözlerin Tanriya yön lmesi. sekli bir ibadet tarzi hükmündedir. [128] c. Rahibin kesim sonrasi elindeki sopayi nehire atmasi. günlük duaya (namaza) davet edilmekte. [129] d. Sabitlerde kurban bir rahip veya rahip yardimcisi vasitasiyle yerine getirilmekte dir.. Sabiî kutsal kitabi Ginza'da inananlar. etinin t emizligi ve sihhat kaynagi oldugu söylenmektedir. Sabiî dualari. ayri bir ibadet tarzi degil. Kurban töreni öncesinde rahibin biçak ve sopa ile yikanmasi. Kuzey gibi algilanmaktadir. kötülüge bakma ve onu yapma. Iff fetsiz göz kirpmalara karsi gözlerinle oruç tut. vaftiz olup te mizlenmeyen kimsenin kurbana dokunmasina izin verilmemektedir. Ke silecek kurban hayvanini kulagina. Bundan dolayi kible. Kötü düsünceleden sakinmak için kaplerinle oruç tut ve kalplerinde kötülük. içeceginden uzak durmak seklindeki bir oruç degildir. dualarina/namazlarinda da Kuzey'e yönelmekt edir. Kurban edilen hayvanin temizligine inanilmaktadir. âyin ve tören yemeklerinin bir parçasidir. Ancak kutsal metinlerinde dua. düzenli olarak. Kurban geleneginin Isik E lçisi Hibil Ziva (veya Manda Hiia) tarafindan em-redildigine ve ilk defa O'nun tar afindan uygulandigina inanilmaktadir. Isik varliklar ve ata ruhlari disindaki var liklara dua etmek yasaktir. Koç ve güvercin kesilerek kurban ibadeti yerine getirilmektedir..

Bu bayram arefesinde Sabiîler. Kulübenin kapisi. bir grup olusturmaktadir. bazi günleri de ugursuz ve kötü gün olarak degerlendirilmektedir. Bu bayramda Sabiî. manevî kirlenmenin s ebebidir. Siradan bir Sabiînin buralara girmesi yasaktir. is yapmasi ve çesitli etkinliklerde bulunmasi yasaktir. Bu bayram. Bu kulübeler. tören elbisesi giymektedir. Sabiîlikte rahiplik vardir. seçkin bir sinif degildir. Sabiîlerin kutladigi diger bir bayram.Mabed ve Mabed Görevlileri Sabiî mabedlerine mandi ve manda denilmektedir. Sabiîlerin kutladigi diger bir bayram. âyin ve ibadet kulübesini. [131] 5. Ugursuz günler kötülük ve karanligin hakim oldugu günlerdir. rahip olabilmektedir. dünyanin en kutsal ve temiz mekani kabul etmektedir . Dihba Hnina'dir. sadece rahipler girebilmektedir. Onlar. Ancak rahipler. Dihba Rabba Bayrami'dir. Bununla be raber rahip olabilmek için kisinin gerekli ve istenen sartlari tasimasi gerekmekte . vaftiz olmak ta. Bu 5 gün. Bu bayram.Günümüzde Sabiîler. Sabiîler. Bu günler boyunca yapilan dualarin ve yapilacak ibadetlerin kesinlikle kabul ed ilecegine inanilmaktadir. Sabiîlerin dinî bayramlari da vardir. belli durumlarda. "ayin kulübesi"dir. Bu günlerâe ölen kimselerin ugursuz bir ölümle öldükleri kabul edilmekte ve bu günl e ölmek bir Sabiî için felaket sayilmaktadir. Bu binalarda demir ve çivi kullanilmamaktadir. Sabiî literatüründe mabed için maskna terimi de kllanilma ktadir. irmak kiyisinda yapilan. yilin belirli günlerini kutsal gün^ve bayram olarak kutlamakta. diger dinlerdeki mabedler gibi cemaatin içide ibadet ettigi beli rli bir yer degildir. bimanda ve ya bitmanda seklinde geçmektedir. Sabiîlige mensup olan herkes. Kutsal metinlerde manda. Mabed. Bu bayramlarin arasinda en önemli bayram. yilin i lk ayi olan Qam Daula ayinin baslangicinda yapilan yeni yil bayramidir. yönü Kuzey'e dönük.Kutsal Günler ve Bayramlar Sabiîler. Panja veya Parvania'dir. Bu günlerde Sabitlerin disariya çikmasi. [132] 6. Taura'nin 18. Çünkü bayram günü hayvan kesmek yasaktir. Bu bayram için vaftiz ve özel tören yemekleri hazirla maktadir. Sumbulta ayinin sonu ile Gam Qaina ayinin baslangi ci arasinda yer alan 5 ara günde kutlanmaktadir. Bu bayram. Sabiîler b u bayrama. yilin ugursuz günlerindendi r. Kutsal Kitaplarinda yeralmamasina ragmen. Bundan dolayi mabed ta pinaktan daha çok. penceresiz basit-yapilardir. ilk insan A dem'in Isik Elçisi tarafindan vaftiz edilisi hatirasina yapilmaktadir. Nevruz Rabba da demektedir. güney tarafindadir. Danja'dan 90 gün sonra Dihba Daimana Bayrami kutlanmaktadir. Sabiîlikteki mabed. yilin bazi günlerinde et yem emek suretiyle "oruç" tutmaktadirlar. Bu kulübeye. Günü baslamakta ve üç gün devam etmektedir. Kulübelerin önünde vaftiz içi n havuz bulunmaktadir. daha çok sembolik bir yapidir. Bu bayram. Bu bayramda vaftiz olmaya büyük önem verilmektedir. disaridaki islerini yapmakta ve bayramda kullanilacak et için hayvan kesmektedi rler.

kendiliginden ölen veya baska bir hayvan tarafindan öldürülen hayvanlarin eti nin yenilmesi. kutsal kitapfarinda y asak olmamasina ragmen. Bir Sabiînin gizli ismi (malvasa). G. London 1977. iki isme sahiptir. Confucianism. The Chinese. gizlilik ilkesine uymak zorundadir. rahip yardimcisi (asga nda). Hilmi Ömer Budda.E. 40-61. 99-149. Sabiîlikte yemeyle ve içmeyle ilgili kurallar vardir. The VVorld's Living Religions. 89-96.A. sünnetli olmamasi.E. Our Religions. basrahip (ganzibra) ve lideri (ris ama)'dir. Parrinder. London 1975. 126. . Dunstheimer.Mircea Eliade. Parinder. saç kesmemeye pek uyulmamaktadir. din görevlisi sadece rahipl erden ibaret kalmaktadir. Editions Gallimard 1976. London 1974. Sabiî cemaatine dahil olan herkes. New Jersey 1947. 398-400. 357-374. Istanbul^ 935t370-377. Konusmalar. Atalarina dua ve niyaz onlarin gizli ismiyle yap ilmaktadir. . A Guide to Religions. . . Disaridan kimsenin Sabiî olmasi. 166. . Bu sartlar arasinda. Bu isimlerin birisi gizli is mi (astrolojik ismi). . Rahipler de. III/375-382. .Bölümün Bibliyografyasi A. G. özellikle rahip çocuklarinin saçlarinin kestirilmemesine önem verilmektedir. [133] IV. Bunlar. C. soyunda z indiklarin veya dininden dönmüs olanlarin yeralmamasi vardir. Histoi-res des Religions . . Ankara 1963. London 1971.Lewis Hodoüs. Graham.Guiliaume H. 79.David A.Cheng te K'un. Lonclon 1975. digeri de dünyevî ismidir. C. 411-413. Muhaddere Nabi Özerdim. R ahipler disinda. fakat evli olmasi ideal olarak görülmektedir. Rahip olacak kimsenin evli olmasi sarti aranmamakta. Zachner. Çev.dir. . "Religions of China".Wing-tsit Chan. "La Chine Depuis les Han". A Book of World Religions. mümkün degildir.E. The Great Reiigions of the Modern World. Çocuklarin. 89-93. Asian Religions.G.Konfüçyüsçülük . Brovvn.A. nesr. on un dinî âyin ve törenlerdeki ismidir. günümüzde. London 1965. Confucianism. dinî kurallara göre kesilmeyen ve Sabiî olmayan birisi tarafindan kesil en hayvanin etinin yenilmesi yasaktir. Kutsal metinlerde rahibelere de rastlanma ktadir. Kisiyi'sarhos eden alkollü içkiler in içilmesi. London 1969. Dinler Tarihi. Sabiîl ige giris töreni yoktur. 35-38. vücut arizasinin bulunmamasi. . The Concise Encyclopedia of Li-ving Faiths. dört gruptur. rahip (tarmida). R. Sabiîlige dahil olan her kisi. .Konfüçyüs. Histories des Croyances et des Idees Religieus Paris 1981. Ancak günümüz Sabitlerinde rahibelere rastlanmamakta. Sabiî bir aileden dünyaya gelen her çocuk. Sabiîlikte rahip ve rahibe ayrimi yoktur. Parrinder. cemaatin otomatik ola rak üyesi kabul edilmektedir. . The Great Asian Religions.

Gr. Gr. . Dictionnaire des Religions. . A. Çev. Histoire des Croyances et des Idees Religieuse. New York 1938. Ankara 1963. .G.Guiliaume H.G.E.VV. II I/30-46. The Great Religions of the Modern VVorld. "La Chine. An Intelligent Person's Guide to the Reli gions of Mankind . Chinise Religions From 100 B. G reig. A Reader's Guide to the Great Reli gions.A Dictionary of Comparative Reiigion. . [134] B.E. 1/217220.Marguerite-Marie Thiollier. 22-44. Orpheus.G. Muhaddere Özerdim.Saloman Reinach. III/388-392. London 19 71. 374-393. 85-87. A.C.David A. 97-101. Winston. Yücel. London 1977. 264-276.The VVisdom of Confucius.C.C. 82. London 1975. Book of VVorld Religions. . Çev.F. Histoire Generale des Religions. Les Grands Philosophes de L'Orient. A. Parrinder. nesr. . London 1969.Lin Yutang. Ringgen-Ake V.H. Dobson.Werner Eichhorn. The VVisdom of China. Ström. 1X-XIII. Taoizm. Britain 1966. U. Brandon. 97-102. 435-43'8. .Ninian Smart.H. 90-105. Istanbul 1981. Çevr. London 1977. 189-2 03-5. Niels L. Ed.A.Levvis Hodous. "The Religions of China". S. Konfüçyüs. Jensen. Asian Religions. Gallimard 1976. The VVorld's Living Religions. . '" . . Çevr. Paris 1976. Britain 1977. .H.E.Lao-tzu. Paris 1952. The Concise Encyclopedia of Living Faiths.Taoizm . J. 98-103. tr. Depuis Les Han". Guide to Religions. 188-196 . Paris 1981. Parrinder.. Lin Yutang. London 1974. Parrinder. London 1970. London 1967.G. . . 601-602.D. 1 50-162. New Jersey . Histoire des Religions.G.A. . . . 1947. Religions of Mankind Today and Yesterday. London 1975.S. "Taoism". Brown.Mircea Eliade. Religions of China. Beigique 1982. to the Pre-sent Day. Dunstheimer. .VVing-tsit Chan. London 1954. E. Tomlin. . . "Taoism". 194-206. 12-13. Howard Smith. 398-401.C. . 1971.Ezra Pound. R. The Religions Experience of Mankind. Joahim Schoeps. The Great Asian Religions.F. .

16-19. . . Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. Brandon. John Levvis. Les Grands Philosophes de L'Orient. .S.G. Gr. London 1973.H.G. Britain 1977. J. 575. [135] C. Reader's Guide to the Great Re ligions.Salomon Reinach. . Tomlin. Yasayan Dünya Dinleri. nesr. Holtem. London 1954.A. Greig. VVinsîon. Religions of Mankind.C. 247. . Gallimard 1976. IM/495-540. 164-168.G.D. Shinto. R. 116-135. The Great Religions of the Modern VVorld.Lin Yutang. .Joseph M. Brown. . 53-57. 168. Parrinder. Greig. Kitagavva. Background to the Long Search. Ed. London 1977.C. Britain 1 966. N.F. London 1970. 62-69. S.H. U. Shintoism. .Joseph M.A Dictionary of Comparative Religions. Masdusî. 69-112. 238-305.F. Ringgren-Ake V. A Book of VVorld Religions. Çev. Gr.Sintoizm .Daniel C. Ringgren-Ake V.Bozkurt Güvenç. tr.Histoire des Religions. The Great Asian Religions. Çev. New Jer sey 1947. 1971. . 256-264. Ström. 408. Britain 1966. G. Sadak. A. The Concise Encyclopedra of Living Faiths.L.C. 111-124. Bovvnas.A. . London 1977. Paris 1952. 23-65. 131. The Wisdom of China. . .Ekrem Sarikçioglu. 1/221-223.Ninian Smart.G. Ankara 1955. The VVorld's Living Religions. . A Guide to Religions.E. 342-357.A. 81-115. Religions of Japan.. Gr. London 1977. "The Shintoists". Orpheus. The Reiigions of Japan. Japon Kültürü. . Asian Religions. Paris 1976. 35. . The ReligIous Experience of Mankind.Ninian Smart. London 196 9. . An intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. Istanbul 1983. London 1965. London 1974. N. Chinese Religions. Istanbul 1981. London 1971. Kitagavva. 141-178. . Ankara 1983. Joachim Schoeps. 180-184. Our Religions. 211-220. J. 185-188. 81. Parrinder.G.Annemarie Schimmel. Strörn.H.D.A. Howard Smith. 396-398. . London 1967.E.E.H.G. . 250-267. Parrinder. Jens en. E. Reiigions of Mankind. . Dinler Tarihine Giris. Çev. .

. . l-lll.Geleneksel Türk Dini . Besim Atalay. Ankara 1980. . Tarihî Hakikatler. Çev. . Gr.Durmus Arik. .Ninian Smart. Woodwrad. 18-98. Bahr el Câhiz. Azerbaycan Türklerinin Dini Tarihi ve Halk Inanislari {Basilmami s Yüksek Lisans Tezi).Muharrem Ergin. . . Ankara 196 -Ismail Hami Dânismend.C. 197-201. . Fran-ce 1983. Ekim 1989. 23-24.Jean Swyngedouw. Ankara 1995. 72-90. 191-197.Ninian Smart.. [136] D. Eski Türk Dini. Dictionnaire des Religions. . . Sayi: 62. 22-47. Le Chammanisme et Les Techniques Archai-ques de L'Extase. 1576-157 8. . The Religious Experience of Mankind.H.Ismail Hami Dânismend.Kasgârli Mahmud. Ankara 1939-1941. 17-27. Ankara 1972.Ibrahim Kafesoglu. 141-165.S. Orhun Abideleri. . . Baslangiçtan Günümez Türklerin Dini Tarihi. 8. 199-203. . 1-62 vd.Annamarie Schimmel. 268-278. London 1965. Ramazan Sesen. Dinler Tarihine Giris.Mircea Eiiade. Konya 1978. Necati Lugal Armagani. Ankara 1955. Paris 1984 I M/9-30.C. The VVorld's Religions. London 1967. . Pari s 1951.J. Background to the Long Search. 60-82.Saadet Çagatay. sahife: 199213. Istanbul 1976.Mircea Eliade. Türk Dünyasi Arastirmalari. Eski Türk Dini Tarihi. Ankara 1997. Hilafet Ordularinin Menkibeleri ve Türklerin Faziletleri. Istanbul. London 1977. Ankara 1967.Mircea Eliade. . Çev. Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses. 61-93. Türk Irki Niçin Müslüman Oldu. . VVinst on. R. Shinto. Tarihte ve Bugün Samanizm.Ünver Güney-Harun Güngör. Schoeps. "Türkçe Dinî Tabirler".Harun Güngör. 252-258. Britain 1977. 136-151. 62-66. Il/ 504-507. . 257-269. Istanbul 1986. . Divanu Lugati't-Türk. Paris 1975. "Orta Asya'da Mani Dininin Yayilmasi ve Türk Kültürüne Etkisi".Ebu Osman Amr b.Abdulkadir Inan. An Intelligent Guide to the Religions of Mankind. Traite d'Histoire des Religions. "Shinto". Istanbul 1979.Abdulkadir Inan.

Hikmet Tanyu.Saban Kuzgun.. (Basilmamis Yüksek Lisans Tezi). Radloff. Ahmet Temir.P. Ankara 1985. Islâm Kaynaklarina Göre Hz.Bahaeddin Ögel. Çev. Istanbul 1986. Türk Kültür Tarihine Giris. 302-317. . Religions of Mankind.J. Çev. "Eski Türklerin Dini". Ilahiyat Fakültesi Dergisi. "Türklerde Atesle Ilgili Inançlar". Istanbul 1966. Ankara 1986. Eliade. M. Sibiryadan. Çev. Çev.H. Ankara 1987.W.Hikmet Tanyu. XIV/63-80. Lütfü Dogan. Sadettin Buluç. . . 14-15 . Nisan 1984. B. Bogaziçi Dergisi.Abdurrahman Küçük.W.Ü. . . The Encyloedia of Religion. Hikmet Tanyu ve Türk Dini Tarihi Arastirmalari Üzerine Bir Inceleme . Schmidt. Paul Roux. 38-61 vd. . Zeki Velidî Togan. Türk Dili ve Edebiya ti Dergisi. . Uluslararasi Türk Folklor Kong resi Bildirileri. V. Ankara 1976. Istanbul 1982. I.Ekrem Sarikçioglu.Münir Yildirim. Çev. Sibirya'dan Seçmeler. I-IV. "Tukue'lerin Dini". Islâmiyet ve Türkler. Revue de l'Histoire des Religions. Istanbul 1994. . [137] . . Haz.P. Türklerde Tasla Ilgili Inançlar.Hikmet Tanyu. "Turkic Religions". 199-231. Edebiyat Fakültesi Türk Dil i ve Edebiyati Dergisi. Türkler'in Dinî Tarihçesi. Çev.Annemarie Schimmel.Bahaeddin Ögel. 107-14. Türk Kültürünün Gelisme Çagteri. sf.J.W. N ew York 1987. . Paul Roux. 129-142 vd.Oguz Destani. Türklerin ve Mogollarin Eski Dini. Ahmet Temir. Istanbul 1979. Sa. VVilhelm Schmidt. . .Ü. I-II/59-80. Sadettin Buiuç. Ström. . . . London 1966. Ankara 1 954. 88-98. Ringgren-A. I. Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkuresi Tarihi. 240. 1962. Istanbul 1983. Dinler Tarihine Giris. 1/55-71. Ankara 1978.G. . Istanbul 1994. Ankara 1955. Ibrahim ve Hanif-lik. Ed. 3-42 vd. Islâmliktan Önce Türklerde Tek Tanri Inanci. 148162. A. . A. 17-31 . "Islâmiyetten Önce Türkler'de Tek Tanri Inanci". Ankara 1996. Istanbul 1980."Ibn Fadlan Seyahatnamesi". "La Religion des Turcs de l'Orkhon des Vll'e et Vlll'e siecles ". 28-31. Istanbul 1965. Istanbul 1978. 1-24. 22. .Osman Turan. 212-240 vd. XV/87-94.Hikmet Tanyu. . XIII/75-90. Ankara 1979. Radloff.Jean-Paul Roux.Hakki Dursun Yildiz. . Aykut Ka-zancioglu. Dinler Tarihi.

330-33 3. Ahmet Çelebi. New J ersey 1947.C. Histoire des Religions. Our Religions. A Reader's Guide to the Great Religions. Paris 1952. II/225-235. F. 44-90. Çev. 1968.G. "Hinduism".G. Eastern Religions. Hinduism. Nigosian. . The Religious Experience of Mankind. Religions of Mankind. Parrinder.John Clark Archer. . London 1970. Gr. 1 06-156. Swami Nikhilananda. LouIs Renou. "L'Hindouisme". l-lll. Juan Mascaro. 705-70 8. Delhfl968.Ninian Smart. IV/23-80. World Religions. Ström. "Hinduism". Gr. 103-139. 231-255. "The Great Religions of the Modern World. .J. 7-55. nesr. Edward VVashburn Hopkins. Ringgren-A. Gr. S. Britain 1971. . Mukarenatü'l Edyân. The Religions of India.A. Gr. II/250-255. Ruhun Kurtulusunda Hinduizm.E. Hinduism. London 1973. E. 1/995-1103 . 334-335. Sedat Ümran. I/2 25-250. 1970. BrItain 1977. . New Delhi 1970. Anne Marie Esnoul.Dharam Kumar Vohra.F. A Dictionary of Comparative Religions.Hinduizm . Kah ire 1984. New York 1971. The Bhagavat Gita. . 1-23. The Concise Encyclopedia of Living Faiths. S. Beyrut 1975. Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses. Britain1966. "Hindouisme". The Hindus. 148-160. Britain 1975. Les Grands Philosophes de L'Orient. Hinduizm'in Kutsal Metinleri Vedalar. New York 1962. . Schoeps. Sir Charles Eliot. London 1970. An Intelligent Guide to the Religions of Man-kind.H. 31-62.Elizabeth Seeger. E. H. New York 1973. Norvin J.G. Mircea Eliade. Kürsat Demirci. Dictionnaire des Religions. Ist. Michel Delahoutre.V. Istanbul 1991. Asian Religions. Çev. 217-255. London 1977.Sehristânî. 153 A. Hindu Pantheon. Tomlin. London 1977. France 1983. Edward Moor. Basham. Hein. 81-130. Hinduism and Budhism. Paris 1980. London 1967. el-Milel ve'n-Nihâl.Brandon.

. Paris 1934. 100-109. Ringgren-A. . Ömer Riza Dogrul. . Sen.Valmiki. [138] F. Gr. S. [139] G. London 1970. Lo ndon 1977. Der.Ninian Smart. Basham.. Britain 1966. .G. "Le Jainisme". Hinduism and Buddhism.H. Religions of Mankind. Asian Religions. 63 vd.E. London 1977. 29. . Raju. 67-70. A Böok of VVorld Religions. New Delhi 1973. "Sikhs". Istanbul 1975. Jainizm.Caynizm . The VVorld's LÎving Religions. Gr.G. . . VI/435-441.SirMonier Monier-Villiams.T. JRamayana. Hopkins. 1970.G^F. Istanbul 1976. . 280-298. E. Gr.L. Britain 1976. Britain . New York 1971. 825-8 28. The Concise Encyclopedia of Living Religions. Hinduism. The Great Asian Religions. The Religions of India. 3367. A Reader's Guide to the Great Religions.K.S. 1971.G. France 1983. Brandon. nesr. Folkert. Encyclopedie de L'Islâm.A Dictionary of Comparative Religions. 41-44. Muhammed Ikbal. London 1977. Parrinder. . Hint Kökenli Dinlerde Karma Inancinin Tenasüh Inanciyla Iliskisi.V. . New Delhi 1970.Ali Ihsan Yitik.G. 332-334. 576578. Tere. . Galli-mard 1970. "Jainisme". Histoire des Religions. Hinduism.Mankind. Ström. Parrinder. . 221-224.SIr Charles Eliot.E.30 . Brandon London.Edvvard W. Istanbul 1996. .Colette Caillat. Londoti i 925. .M.A Dictionary of Comparative Religions.P. .F. 1/1105-1144.Michel Delahoutre. "Jainism". . Outlines of Jainism. 255-263. The Religious Experience of. London 1974. 53-57. Gopalan. nesr. London 1965.Kendall W. Dictionnaire des Religions. Mehmet Ali Isin. S. 231-247.Upanisadlar. -E. London 1969.Sihizm . Türk.A. I/ 105-129. Parrinder. "The Jainas".

358. The VVorld's Living Religions. . Paris 1980. . . 599-659. Religions of Mankind. London 1977. A. Duggul. Background to the Long Search. The Ancient VVorld.E. Oxtoby. Gr. Smart.A.E.N. Ström. 177-179.A. 150-162. Kollet. "Mazdeisme". Ringgren-Ake V. Reader's Guide to the Great Religi ons. .Ü.London 1977.S. Britain. Parrinder.E. Iran. -E. . 173-191 . "Sihizm".H. [140] H. Delhi 1982.G.H. Ilahiyat Fak. Histoire des Croyances et des Idees RelIgieu-ses.E.R.Man's Religious Quest.E. Delhi 1978. Nigosian.Williard G.Abdurrahman Küçük. London 1966. VVorld Religions. Ghirshman.E. A Book of VVorld Religions. 373-392.Pamela Wylan. . . Ankara 1986. A. London 1948. London 1970. Short History of Religions.Man's Religious Quest. Our Religions. Parrinder. 1981.G. London 1978.W. Britain 1975.Zerdüstilik -A Dictionary of Comparative Religion. 358. 265-313. Störm. .E.S. . London 1948. The Religous Experience of Mankind. 314 vd. A Book of VVorld Religions. "The Sikhs".E. 120-133. 62-68. 223-231. London 1965. Parrinder. . . London 1977. Sadak. S. 1068-1075. Mc Leod.G. 62-66. Ringgren-Ake V. nesr. . M. London 1966. . London 1973. Masdusi. XXVI1I/391-417. A Short History of Religions. nesr. Guru Nanak And The Sikh RelIgion.G. "The Sikhs". W. . A Reader's Guide to the Great Religions. Gr. France 19 83.Mircea Eliade.Jacque Duchesne-Guillemin. London 1965. Ist.H. . . Britain 1978. 1978. 410 vd.G. London 1974.. Religions of Mankind. Parrinder.A.K.Ninian Smart. Foy. 57-62. Asian Religiouns.F.31. Der. 663. A. Brandon. London 1977. 1/316-347. . Gr. . . VVhitfield Foy.Khush Want Singh. Britain 1977. Yasayan Dünya Dinleri. Dictionnaire des Religions. Kellet. London 1974. 51-55.G. The VVorld's Living Religions. 225-227. nesr. Gr. Çev. Secular Perceptions in Sikh Faith. . 64-115. . . Parrinder.

131-150. .Remzi Kaya. 76 -89.Saban Kuzgun. . Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. Ankara 1995. Bu din. A. Gr. Hindistan'da dogmus olmasina ragmen mensuplari dah a çok bu ülke disinda bulunan.Ninian Smart. Kur'an-i Kerim'e Göre Ehl-i Kitap ve Islam. Britain 1977. . Al Sabia". .Ü.I. The Teaching of Magi. Delaletu'l Hairîn. Tomlin. Les Grands Philosophes de l'Orient. . Son Gnostikler Sabitler. II/5-57.Ismail Cerrahoglu.y. . . Islam Ansiklopedisi. I/233. Schoeps. Tehran 1980. 222-225. An intelligent Person's Guide to the Religions. Ilahiyat Fakültesi Dergisi. Ankara 1974. Beyrut 1975. el-Milel ve'n-Nihal. The Concise Encyclopedia of Living Faiths.F. Taraporevvala.Ibn Meymun. Birunî'ye Göre Dinler ve Islam Dini. Hak Dini Kur'an Dili. Ankara 1985. Beyrut 1975. Gr. "Kurian-i Kerim ve Sabitler".S. .Ekrem Sarikçioglu. Ankara 1994.Elmalili Muhammed Hamdi Yazir. Ibrahim ve Hanif-lik. .C. London 1977. Islam Kaynaklarina Göre Hz. . Istanbul 1983. IstnbuI (t. Zaehner.Sinasi Gündüz. London 1975. Background to the Long Search. Yüzyilda Hindistan'da Budda tarafindan kurulmus ve evrensel nitelik kazanmis bir dindir.. 20 0-217. X/103-116. London 1967.Sehristanî.Günay Tümer. X/9 -10.Zerdüst'ün Galalari. .H.J. günümüzde yasayan büyük dinlerden ilk besi içine girebilen bi .Ninian Smart. . The Religious Experience of Mankind. Ankara 1975. Britain 1977. "Sabitler. Giris ve Notlarla Haz. . .Muhammed b. Ilahiyat F ak.Sabiilik . Sadelestirilmis Zaman Baski Ili/ 293-309.R. Istanbul 1967. M.R.J. [142] Ankara Üniversitesi V. [141] I.Carra de Vaux. Hüseyin Atay. Paris 1952. ter. Istanbul 1935. Vi. Abdulkerim b.C. . The Religion of Zarathustfa. .). Yayinlari. Zaehner.Ö. el-Milel ve'n-Nihal.BÖLÜM BUDDIZM Buddizm. Ali Nihad Tarlan. Tahk ik: Muhammed Seyyid Keylanî. Asil Nüsha 111/1750-1765. . 302-315. Ebî Bekr Ahmed el-Sehristanî. Ankara 1962.

onlara cazip gelmemi stir.VI. Mogolistan. Annesi. doktrini. Âyetinde geçen incir'in (tîn) Budda'nin altinda ilhama kavustugundan bahsedilen yabani incir agacini ifade et tigi ileri sürülmektedir. Hadis ve diger Islâm kaynaklarinda fazla bir bilgi yoktur. yani Arapça'da "p" harfi olmadigindan. aydinlanmis. Yüzyilda Bati Türkistan'da. kast taassubuna kars i bir hareket olarak ortaya çikmistir. Kam boçya. Bunun için ona Sakyamuni. hem de Islâm'da bulun an kuvvetli tek Tanri inanci rol oynamisti. Budda'nin dogumundan önce bir rüya görmüs ve bu rüyada ona dogaca k olan oglan çocugunun ilende meshur bir mürsid olacagi bildirilmistir. ne Kur'ân'da. 160 Buddizm.[144] A. Tanrilar. I. Budda disiplini. otu rup bagdas kurup tefekküre dalmak (meditasyon) bulunan bu din. Ajivika hareketi de pay lasmistir. ne d e Hadis kitaplarinda bu konu ile dogrudan ilgili bir bilgi yoktur. vejeteryan bir diyete dayanan Buddizm'e isinamamislardir. Simdi mensuplarinin sayisi 350-400 milyon civarinda gösterilmektedir . zamani gelince Budda'yi Kapilavastu'dan ailesinin yanina giderken yolda Lumbini Korulugunda dogurmustur. M. Bununla beraber onun bir din. Çin.Ö. ona "ilhama kavusmus . kurban kesmeye. Günümüzde en çok mensubu Hindistan. Buddizm adi bati ülkelerinde Budda'nin kurdugu din için kullanilmaktadir. Adi Siddhartha Gota-ma'dir (Gotama aile lakabi). Burma. dini anlaminda "Budda-Sâsana" diye bilinmekte dir. Ona sonradan verilen bir lakap d a "Tathagata"dir (hakikate ulasan). Dogu Bengai.ige sahiptir. tabiatla hasir nesir olmus Türkler. her arzusuna. Laos. bir kutsal Incir Agaci'nin da lindan tutunmus ve o arada onun sagindan Budda dünyaya gelmistir. Vietnam. Ona. Sadece Kur'ân'da iki defa zikredilmektedir. Buddist Asy a ülkelerinde bu din. Asil adi Siddhartha. Kore. Ancak.Budda'nin Hayati (M. Bununla berab er eski ve yeni bazi kaynaklarda. Himalaya eteklerinde simdiki Nepal'in b ulundugu bölgede baskenti Kapilavastu olan küçük bir hükümdarligin basindadir. Malezya. Budda Kuzey H indistan'da bulunan bu hükümdarligin baskenti Kapilavastu yakinlarindaki Lumbini kor ulugunda dogmustur. mezhep. kutsal kitabi. Sakyal ilarin Sessiz Zahidi" denilmistir. Singapur. Sakya kabil esine mensuptur. Budda'nin dogum yeri olan Kapi-lavustu sehrinin ise Zu'l-K ifl (Kif'Ii olan kimse. bir cemaati vardir. Buddizm. Rivayete göre annesi Maya. Kapila'li) adindaki peygamberin isimlendirilmesine sebep oldugu da belirtilmektedir[143]. Seylan. ata binip kiliç kusanmaya alisik. onu be yaz bir çamasir içinde bulmus ve ona banyo yaptirmislardir. yani "Sakya Kabilesinin Bilgesi. Hz. Buddizm'in bir kurucusu. Yüzyilda. uy anmis" anlaminda sonradan verilmis bir lakaptir. Tayland. Kur'ân'in Tin Sûresi'nin 1. Mançurya. ancak hem eski Türkler'de. Asya ve Ön Asya'ya dogru yayilirken. Buddizm'de göze çarpmayan. 563-483) Buddizm. Budda. Et yemeye. daha sonr a Dogu Türkistan'da Türkler bu dinle tanismistir. tarikat ya da felsefî bir eko l olup olmadigi tartisilmistir. Birmanya. Gelenege göre Maya. Hinduizm'deki Brahman sekilciligine. Bhutan. Zu'l-Kifl hakkinda Kur'ân. içinde kutsal dilencilik. Tayvan.Ö. Bu tepkiyi Caynizm. Japonya gibi Güney Asya ülkelerinde ve Uzak Dogu'da bulunmaktadir. yap-yapma telkinleri. gayesi . Budda' nin karnina beyaz bir fil seklinde girdigini de görmüstür. Ancak. Maya. Bazi ba ti ülkelerinde özellikle yeni bir Buddist mezhep olan Zen Buddizm ilgi görmüs ve tarafta r kazanmistir. gayesine ulasan anlamin a gelmektedir. Onl arin daha sonra Islâm'i büyük bir hevesle benimsemelerinde bu hususlar ve "cihat anlayi si" yaninda. Budda'nin babasi Suddho-dana. Tib et. Muhammed'in zamanindaki büyük dinlerden biriydi.

oglunun budda olmasina engel olmak için çalismis. Sangha. her seyin bos o ldugunu^anladi ve dünya nimetlerine sirt çevirdi. Ilk vaazini Benares'deki Sarn ath Geyik Parkinda kendinden ayrilan bes zahide yapti. dünyanin en eski bekâr rahipler teskilâtidir. doktrin (dhamma) ile birlikte Buddizm'in temel prensipleri arasinda yer aldi . Budda. onlara da bu yolu gösterecegini ve doktrinini (dhamma) ögretecegin i söyledi. Budda ve buldugu g erçek. Siddhartha'nin babasi. "Kanunun Tekerli gini Döndürmek" diye adlandirildi. Siddhartha. refah içinde geçen bir hayat ve iyi bir egitim imkâni saglamistir. Yirmi dokuz yasinda iken. onu saray zevkle ri içine hapsetmis. Bunun üzerine kral. Sangha. Uruvela yakininda Neranjara Nehri kiyisindaki yabani bir Incir Agaci (Bo dhi Agaci) altinda oturup düsünceye daldi. oglunun gelecegini ögrenmek için. Bunlar arasindan "bhiksu"d enilen dilenci rahiplerin meydana getirdigi "Sangha" diye adlandirilan teskilat d ogdu. bir gece. onlarin nezareti altinda zihnî gelismeyi saglayan yoga metodlarini ögrener ek manevî sükûn ve huzura ulasmada ehliyet kazanmak istedi. Taraftarlari oldu. Ancak o. Fakat bu hayat da onu tatmin etmedi. sarayda mesut ve endiseden uzak. daha sonra da nefse iskence yoluyla ikinci bir asiriligi tatti. evrensel aci ve izdirabin sirr ini arastirmaya basladi. Içinde bulundugu zahitler grubunu terkederek yalniz basina ormana çekildi. bulmus oldugu hakikati yaymaya karar verdi. kendisinin dogru yolu buldugunu. ölümün. ba basinin yasagina uymayarak saraydan disari çikti. Gotama ismini kullanarak . falcil ara basvurmus ve onun ya kudretli bir hükümdar» veya bir "budda" olacagini ögrenmistir. üçüncü gün bir ce ve dördüncü çikisinda da bir dilenci kesise rastladi. Sonunda ondan da vazgeçti.ne kavusan anlamina gelen Siddhartha adi verilmistir. Bunun için yeniden yiyip içmeye basladi. Bu vaaz. ailesi uykuda bulundugu bir sira da. Böylece iki asirilik ar asinda orta bir yol aramaya koyuldu. bu vaazinda. alti yil. bir ata binerek evi terketti. zihni aydinlandi ve "Budda" oldu.[145] .bir hayat yasiyordu. Budda. Bir ormana vardi. mesafede küçük bir sehir) Uttar -Pradest'te 80 yasinda ölünceye kadar. Fakat bir gün. Siddhartha. Oradan geçmekte olan bir gezgincr rahip ile elbiselerini degistirdi. ertesi gün bir hastaya. Buddistler için kuts al bir yer haline geldi (Bodhi Gaya). Gördükleri onu sarsti. Hayatin. fakat halasi ve ka risinin israrli ricalari üzerine. Daha sonraki devrelerde kesisler yaninda evli olanlar da ye r aldi. evlenme çagina gelince. bir deri bir kemik kalincaya kadar en sert bir züht hayati yasamaya ba sladi. bu yolun vücudu zayiflatmak ve zihni bulandirmaktan baska bir ise yaramadigini anladi. zihnî igvalardan kurtulmak için riyazet ve çile y olunun kâfi gelmedigini. Gotama ise hakikat ve huzuru baska yollardan aramaya basladi. ilk gün bir ihtiyara. Bu duru mda onunla çilede bulunan bes zahit. Saçlarini kökünden keserek suya atti. üzerindeki mücevherleri çikarip usagina verdi ve onu at ile geri gönderdi. "Budda" oldugunu. O. rahibe manasti rlari da ortaya çikti. Çünkü o. hayatinin son 40-50 yilini Hindistan'in kuzey inde ve ortasinda vaazlarla geçirdi. s arayi terkettikten sonra. Budda. eski âdetlere uyarak taninmis hikmet ve murakabe üstatlari ni aradi. onu evini terketme kararina ulastirdi. hayat ve h akikat hakkinda kendisine telkin edilen programlari begenmedi. Bu düsünce. o zamanki âdete uyarak. önce saray hayatinin zevk ve sefasini. Gotama. kadinlar da teskilâta dahil edildi. gerçek hayatin sarayda gördügünden ibare t olmadigini anladi. Ormanda. insan. Hikmete ve zihnî berrakliga ulasmak veya bedenî. S iddhartha. yakin akrabalarindan birinin güzel kizi Yasodara ile evlenmis ve Rahula (engel) adinda bir oglu olmustur. Bu aydinlandigi yer. teyzesi ve ayni zamanda da üvey annesi olan Mahapraja jati tarafindan büyütülmüstür. Sonunda (35 yaslarinda) 1 Temmuz dolunayinda gayesine u lasti. Çünkü o. uzun zaman kadinlarin Sangha'ya alinmasini reddetti. Dogumundan bir müddet sonra Siddhartha'nin annesi ölmüs ve o. Kusinagara'daki (Patna'nin kuzeybatisina 160 km. mücadeleden yilip maglûbiyeti kabul ettigini düsünere k onu terketti.

kurtulus ve mutluluk vardir. Bu orta yol. yani ulastigi hayat kanununu ilan ettiginde verdigi ilk vaazi "Kanunun Tek erlegini Döndürmek" seklinde açiklamistir. feragat yoluyla tenasuhtan kurtulmayi muhafaza etti. insanlar tarafindan acze düsürülebilen bir varlik seklindeki açiklamalari karsisinda Budda sessiz kalmistir. Nirv ana'ya ulasmak için kötü huylara sahip benligi. 3. ihtirastir. Buddizm. Caynizm. bir kere daha dönmemek üzere. ölüm izdiraptir. h astalik. arzu ve ihtirasi yoketmek. Ganj nehrinin suladigi topraklarin güneydogusundaki Ko sala (simdiki Oudh) ve Magadha (simdiki Bihar) kralliklarinin içinde yer aldigi. bir yar tici tanriya. manastir düzeninde kast ayrimini re ddetti. Brahmanlarin ilgi duydugu metafizik meselelerden kaçindi. yeni tenasüh ve ölüm e yolaçmaktadir. alda tilabilen. Ilk üç kutsal gerçek. Bu as linda Upanisadlar'da rastlanan hayat görüsünün gelistirilmis bir sekliydi. saray hayati ve çiie gibi iki asirilik arasindaki orta yolu telkin etmisti r. üçüncüsünün de gerçek sini saglamaktadir. insan Ile hakikat arasinda hayatin izdiraplarla dolu olmasidir. Brahmanlarin Tanri'yi insanî nitelikler içerisinde yaptigindan pismanlik duyan. manevî ilerleme. Bu sekiz d ilimli yol. Aslinda Buddizm. Budda'nin kurtulus telkininin özünü olusturmaktadir: 1. Buddi stler'e göre bu kadar uzun müddet var olan âlemin nasil yaratildigi insan bilgisinin. VI". Bunun için tekerlek Buddizmin sembolü olmustur. süreksiz isler sürüp gidecektir. Dogum. Vedalar'in otoritesini ve Vedik kurban sistemini. kötülük. ikincisinin anlasilmasi.Budda'nin Telkinleri/Buddizm'in Prensipleri Buddizm'de Budda'nin doktrinine Pali dilinde "Dhamma" denilmektedir. Budda. 2. Iki asirilik izdirapli iken orta yolda bilgi. kisacasi onu din yapan veçhesini içinde bulundurmaktadir. iyi bir Buddist olarak yasarsa Nirvana'ya ulasmaktadir. Budda. 4) Hürriyete.Ö. Yoksa fâni. brahman âyin ve görevlerine yer verilmemis olmasina bagladi. Ancak genel Hint inançlari olan karma-tenasuh. halka bakan. ferdî ruhu. tatminsizliktir (dukkha). Budda'nin doktrinine. Hindistan'in kuzeydogusunda. Çünkü o hayatin tabiî olaylarini bir izdirap o ak görüyor ve bundan kurtulusu bütün arzu ve ihtiraslardan uzaklasmaya bagliyordu.B. b rahman kültürünün merkezinden uzak. zaaflari bulunan. kurtararak Nirvana'ya ulastiracaktir. Yüzyildaki kati brahman sekilc iligine. Buddizm'in ana telkini. M. ilk kutsal gerçegin kavranilmasi. Ancak Tanriyi inkâr eden bir ifadesi de yoktur. Nirvana'ya ulasabilmek ancak Budda'nin sekiz dilimli yolu ile mümkündür. Budda.Insan varliginin mahiyeti izdirap. izdirap ve onun giderilmesi hakkind aki gerçekleri ögrenir. dolayisiyla sa ece aydinlara bakan yanini kapsamaktadir. Onun bu açikla malara katilmadigi bellidir. ahlâkî kötülüklerden uzakl apfarin sebebi olan ihtiraslardan. Bu sürekli tekrar lanan devrelerden kurtulmanin yolu "Nirvana"dir (Nibbana). sihirden hoslanan. aci. Ajivika hareketi. yeni hayat a. tenasüh çemberinden kurtulmadir. Kisi. kisiyi elem ve keder denizi olan bu dünyadan. Brahmanizm'in tam giremedigi bir cografi alanda dogd u. Kisi ancak Nirvana'ya ulasarak tenasuhtan kurtul abilmektedir. Budda'nin doktrininin felsefi yönü kötümserdi.Izdirabin sebebi arzu. Bu da yeni "karma" ve sudûra. kisinin kendine eziyet vermesini (yoga ve benzeri yollarla). Onlar. Dört kutsal temel gerçek. Dördüncü kutsal gerçek ise Buddizm'in amelî ahlâki at yönünü. Dhamm a'yi. hikmet olgu nluguna kavusmak gerekmektedir. Budda'nin telkininin felsefî yönünü. Insana düsen. yaslilik. bu hükümlerini. kast taassubuna karsi çikisi da ifade etmekteydi. Bu sebeple Budda'nin dok trini Brahmanlarca küfür olarak görüldü. Buddizm'in Hindistan'in meshur alti felsefe sisteminden biri olan Samkhya ile or tak bazi noktalari bulundugundan bu sistemin Bud-dizm'den etkilendigi söylenebiime .Izdirap dindirilmelidir. insanin bilme gücünün ötesindedir.

onu yine diger bir yegeni olan Devad atta'nin zehirleme tesebbüsünden kurtarmis. bir mezhep. O. alçak gönüllülük ögreterek yerine getireceklerdi. bütün varliklara sevgi ve sefkati ihtiva etmektedir. Bu bagislar arasinda bir kra l çocugu olan Jeta'nin yagmurlu mevsimlerde kesislerin istirahat ve ikameti için yapt irdigi manastir (vihara) ve tahsis ettigi park en önemlisidir (Sravasti'de).ktedir. Muham-med'e karsi durumu gibi). Pencap'a kadar uzandigi söylenen alanda 40 seneden fazla dolasti. ilk bes zahidden Assaji vasitasiyla hakikati ögrenen ve Budda ta rafindan Sangha'ya alinan Sariputta ve Moggalana da vardi (Bunlar Budda'dan önce öldül er). basit ve sade bir yasayis. Onda n sonra da Metteyya (Maitreya) gelecektir. Budda bütün heykellerin kirilmasini emretmis olmasina ragmen. a ltinda 7 hafta geçirdigi Incir Agaci (Bo. bu tamamlanmak istendi). sarayi terki. kendilerine buld ugu gerçegi ilk va'zettigi. bir yere bagli kalmadi. aslî prensiplerinden feragat etmek zoru nda kalmistir. Onlar. yayilabilmek ve dige r insanlar tarafidan kabui edilebilmek için. Zaman zaman ona muhalefet edenler de çikti. Islâm. Harun'un Hz. yayilirken böyle bir fedâkârlikta b ulunmamis. böylece Sangha'ya aldigi bes zahit ve Incir Agaci altind a ona yiyecek getirip onun doktrinini kabul eden iki tacirdir. esnaf olmak üzere yiginla insan. o bir kurucusu. Bu konuda tek istisna Islâm'dir. Bodhi agaci) ve daha sonrasiyla ilgili çok sayida mitolojik efsaneler yer almaktadir.Budda. ticaret ehli. prensiplerinin siki sikiya korunmasi sayesinde olmustur. sagli ginda Budda'ya büyük bir ihtimamla hizmet etmis. 25. heykelleri yapilip ona tapinilmaya baslamasinin rolü olmustur. Buddizm'in bir dünya dini haline gelmesinde bu hususun ve Budda'ya olan asiri baglilik sonucu Mahayana hareketinde zamanla. beraber züht h ayatina girdikleri. Metteyya da öyle yapacaktir. onun zühdî yasayisi birakmasiyla ondan ayrilan. Onun ilk sakirtleri. Budda . hayatinin sonuna kadar va'zetti. sonra da Hiristiyanlik. geleneksel olarak Kuzeybati Hindistan'a. Anlattiklari genellikle büyük bir sevk içinde kabul gördü. ögretti. Kral Bimbisara'nin destegini kazandi. O. Bu k esisler arasinda. Gelenege göre 80 yasini geçtigin de artik ölecegini. kadinlarin da ayrica Sangha'ya alinmalari konusunda üstadini ikna etmisti. Bu felsefî hususlar bir kenara birakilirsa. Ananda. bir tarikat olarak bakanlar b ulunsa da. kesisleri doktrin i va'zetmek üzere görevlendirdi. Budda. içinde az sayida br ahman da bulunarak. Islâm'da Hz. Incir Agaci altindaki aydinla nmaya kadar bir "Bodhisatva"dir (Budda adayi). Magadha kralligi sinirlari içinde. yapilar bagislandiysa da o. Ona topraklar. kutsal kitabi. Ali'nin Hz. hayvanlara. mabetleri. Budda'dir. Bunlardan bazilari Sangha'ya kesis olarak kabul edildi. Düny anin üç büyük evrensel dininden önce Buddizm. aksine onun yayilmasi. ayri cemaati. Budda. çocukluk ve gençlik yillari. Isa'ya. Musa'ya. Bud dizm'in yayildigi çevrelerdeki temayüle göre. Büyük Kasyapa ile ayni konsilde Vinaya metnini okuyan Upali. Zira Brah-manlar m etafizik tartismalar arasinda isin bu yanini unutmuslardir (sonradan "bhakti" har eketiyle. Budda. berab . Hiristiyanlik'ta Yuhanna'nin Hz. yegeni An anda idi (Yahudi dininde Hz. Daha sonra basta toprak sahipleri. bu sistemde bütün bu hususlari akla getirecek noktalarin mevcudiyetiyle be raber. [146] C. Budda Tusita cennetinde iken. bu görevi her yerde dolasip insanlara kendiler ini tutma. Ancak Budda'nin gözde sakirdi. sonraki zühd hayati. Yine Budda'nin ölümünde onun da katilabilmesi için cesedin yakilmasi tehir edilen v e ilk konsile baskanlik eden. insanlar a. inanç esaslari. böylece sakirtlerini ve görevini birakacagini anlayan Budda. Ilk Buddistler ve Konsiller Buddist literatüre göre Budda'dan önce 24 Budda daha gelmistir. Iste bir din ola rak Buddizm'in Brahmanizme karsi orjinalügi burada yatmaktadir. zamani g elince dünyaya geldigi gibi. Buddist oldu. Buddizm'e felsefi-teolojik bir hareket. Buddizm'deki amelî ahlâk. Buddist kaynaklarda Budda' nin dogumundan öncesi. ken dine has özellikleriyle daha ziyade bir din olarak nitelendirilmektedir. Sangha'nin ilk ve önemli üyelerdendir. özellikle Rajagaha ve Sravasti etrafinda.

canlilara karsi acima duymaya basladi. Bu konsile yediyüz rahip katildi. Bunu Gandhara. Ken-di lerininkini en güvenilir ve Budda'nin telkininin orjinai sekli oldugunu ileri süren Theravada BuddIzminin (simdi Seylan. Mysore ve zamanla batiya." diger parçalar da birer stupa yapilip koruma altina alindi. uzak yabanci ülkelere kadar genislik kazandi. bu sözleri sonunda nihâi Nirvana 'ya kavustu. tebaasi arasindaki ahengi saglamak ve mezhep kavgasin i önlemek için böyle bir konsile destek verdi (Kons-tantin'in Hiristiyan tarihindeki y eri ile karsilastirilabilir). tarim ve milletlerarasi ticar etiyle bir imparatorluk haline geldi. daha ikinci konsil öncesi baslamis doktrindeki fikir ayriliginin yeniden alevlenmesi üzerine. Yüzyilda doktrin kan bir ihtilaf üzerine. H er sey geçicidir. Tayland ve Kamboçya'da) kutsal kitap m etinlerinde Asoka'nin adi geçmez. simdi sizden ayrilacagim. asagi Ganj ovasinin kuzeybatisi ndan Madhura'ya dogru çekildi. Bu konudaki tartismalar Theravada kutsal metinleri olan Tipitaka'nin dilinin Pal . Bununla beraber Asoka onlarin mensuplarina da ho sgörülü davrandi. böyle birsey bulunmad igini bildirdi. 273-236) zamanla toplandi. O. düsmanla savasma yerine nefs iyle savasmaya adadi. oradaki besyüz sakirdine.-_KonsiLSonunda-Sthavira denilen eskilerin geleneks el görüsü tercih edildi. Kesmir. o günün Hindistan'indaki dört kra lliktan birisi olan Magadha'dan Hindistan'a yayildi. Eslerinden birisinin telkiniyle Buddist olduktan sonra hayatini ülkeler yerine gönüller kazanmaya. Buddizm'e diger din ve mezheplere göre bi r devlet dini avantaji sagladi. özellikle Ananda'nin vâkif oldu gu Budda'nin önemli konusmalari_ye Sangha kurallarinin tekrarlandigi Rajagaha ( Magadha kralliginin baskenti) konsiline baskanlik etti. ilkinde oldugu gibi.erinde Ananda ile Uttar-Pradesth'te Malla'lilarin ülkesinde bulunan Kushinagara'ya gitti. madenleri. Kasyapa'ntn da beraberinde besyüz sakirtle gelmesi üzerine Budda'nin ce sedi yakildi. KarsjLgrup Sarvastivadin'ler. Ancak modern dil çalis malari Magadhi ile Pali arasinda önemli farkliliklar bulundugunu dâ ortaya koymustur. telkininde ve Sangha kurallarinda anlamadiklari b ir sey olup olmadigini sordu. Misir. Kral Kalasoka himayesinde gerçeklestirilen bu konsilde. IM. Ananda ve kesislere son ögüdünü verdi ve tenbihlerde bulundu. son sakirdi Subhadra onun telkiniyle Buddist oldu. Budda da orada bulunan besyüz kisinin nihâî kurtulusunun garantili old ugunu açikladi ve onlara söyle hitap etti: "Kardeslerim. Bu konsile besyüz rahip ka tildi. Budda. Bu devirde Buddizm'in propagandasi sadece bütün Hindistan'da degil. Ön Asya. bu konsilde bir ta rafi tutmadi. M. Budda. zaten güney uç hariç hemen hemen bütün Hindistan'a hükmetmekteydi. Kuz ey Afrika'ya gönderilen özel görevli kesisler takip etti. Bu konsil.Ö. Hindistan'in çesitli yerlerinde tas ve kaya kitab elere yazdirtti. Son raki stupalara bu on merkezden kalinti verildi. Asoka. Bundan Pali dilindeki kutsal metinlerin (Ti-Pitak a) daha ?Á???¿??? ?????????? ???¤?????????????8???'??¶????????????[1]??????$???X?????????arindaki Budda'ya nisbet edilen cümlelerin bizzat onun sözleri oldugunu kabul etmektedir. kendisi de bir Buddist olan Imparator Asoka (M. Üçüncü konsil. katliamli zaferlerden igrenmey e. Orada bir sedir hazirlatip basi kuzeye gelecek sekilde sag yani üzerine ya tti. Asoka Buddist olmadan önce topraklarini genis letmek için giristigi savaslardan birinde bu kanli. unutulmamasi için. Budda'nin ölümünden hemen sonraki yagmurlu devrede Kasyapa. Burma. Türkistan'a Buddizm'in girmesi nin (daha sonra bilinirken) Asoka zamaninda oldugunu ileri sürenler vardir. Asoka devrinde Magadha.Ö. Ananda. kemikleri ve kalintilar muhafaza edilip on parçaya ayrildi. Konsil sonrasi Buddizm. Suriye. Seylan'a oglu (veya kardesi) Mahinda'yi gönderm isti. Orada bi r stupa yapi Idi. Sorusu üç defa tekrarlandi. Buddist düsünceleri. Ihtilaf giderildi. O. bin kesisin katilmasiyla Rajagaha'nin yerini almis yeni baskent Pataliputta'da (Patna) gerçeklesti. Böyle güçlü bir imparatorun himayesine kavusmak. sutta ve vinaya'nin yeni düzenlemesi yapildi. Kurtulusunuza gayret ediniz". tabiî kaynaklari. Bu faaliyetlerin ilk sonucu Seylan'in Bud dizm'e kazandirilmasi oldu. Asoka (Asoka). Asagi yukari bir yüzyil sonra kesisler arasindaki fikir ayriligi dolayisiyl a Vesa-li'de ikinci bir konsil toplandi.

Bu devrede önce Sung hanedaninin hükümdarlari Buddizm'e karsi çikm islarsa da M. 130'larda). Bu arada kendisine "Büyük Araba" (Mahayana) adini veren ayri bir B uddist mezhep dogdu. onun yayildigi yerlerdeki yerli dinlerden inanç ve uygulamalar almasina yol açti. Jalandhar'da {bazilarina göre Kesmir'de) toplanan bu konsili Theravadinler kabul etmemektedir.Ö.S. Hinduizm'in etkisiyle Budd izm'i de etkileyen Bhakti cereyani sonucu Budda. Mahayana'mn cihansüm ul ideali. Mahayanacilar. irfan. kendilerinin Hinayanacilar kadar akil. 120'lerde (128 veya 144) tahta çikan Kusan Imparatoru Kaniska zamaninda toplanmistir. Hindistan'da ise öyle bölünmeler ortaya çikmisti ki gelenekçi Buddizm 18 me zhebe ayrilmisti. I. [147] D. üzerinde Budda'nin kabartmalari bulunan par alar bastirdi. az. Bu adla insanlarin kurtu-lusundaki cihansümul gayelerini ifad e eden ve ne zaman dogdugu kesin bilinemeyen (tahminen M. Onlara göre bütün insanlar. Sonraki konsiller ihtilafli dir). hem de Hinayanacilar eski kutsal metinlerin (ne zaman düzenlendigi kesin olarak biline mese de M. Mahayana'nin kopmasiyla Buddizm'in ikiye ayrilmasi Dördüncü Konsil sonrasi olmus tur. Yüeciler. Yüzyilda kuzeybatida Greko-Hint hükümdarlarin himayesiyle Buddizm can landi. Böylece bu yeni mezhep mensuplari Pali ye rine Sanskirt dilini kullanmaya mecbur kaldilar. Artik Pali metinlerine dayanan esk i tarz Buddizm I. içinde Theravadin. Halbuki Therava-din kesislerin bu konsile katilmadigi yolunda kesin bir bilgi yo ktur (Bütün Buddist mezhepleri ilk üç konsili kabul ederler. Dördüncü Konsil. M. Insan hayat inin en büyük gaye ve ideali bu olmaliydi. Böylece Zerdüstî. Hem Mahayanacilar.Budist Sankskriti idi (Kutsal Kitaplari Tri-pitaka). 100'de. daha sonra Yüecilerle geldi. Mahayana Buddizminin yazili metinleri Sanskritçe düzenlendi. O sirada Buddi zm Seylan'da her zaman devam edecek üstünlügünü saglamis ve Hindistan'dan Çin'e dogru yayilm aya baslamisti. Buddist oldu. Ancak onlarinki artik bir melez Sanskrit. hatta "nefs"e sah ip olmayan varliklar bile Budda olabilir. Asoka gibi o da Buddizm'i kabul edip desteklemistir. Asoka'nin ölümünden 100 yilina kadarki 330 senelik devrede Buddizm Kuzey Hindistan'da yerini saglamlastirdi. Daha celeri buna izin verilmemisti. Aslinda bu etkiler. heykeli yapilan bir sahsiyete büründürüldü. hik mete yer vermekle beraber onlardan daha fazla sevgi. Yüzyildan itibaren Hindistan'da gözükmedi. Ancak Hinayanacilar. Kaniska'nin adi Seylan dinî literatüründe geçmez. Roma. Iste bu etkilenmelerin ilki Hindistan'in kuzeybatisinda ve kuzeyinde Is kitler (M. 2. Mahayanaci . Budda.Ö.Hindistan'da Mahayana'mn Dogmasi Asoka'dan sonra Imparatorluk küçük hükümdarliklara bölündü. Yüzyila kadar Seylan'da yazili hale getirildigi anlasiliyor) mevsuki yetini kabul etmekteydiler. sefkat üzerinde durduklarini açikladilar. aydinlanmaya ulasabilirdi. aradan yüzyillar geçtikten sonra da bu sifahi nakillerin yaziya geçirildigini göstermektedir. Kusan Kralligini kurdu lar ve önce Pencab'i. Brahmanlarin Ve-danta sistemind eki müsahhas ulûhiyetin yerini alarak resmi. Bu hükümdarlardan Menander (Milinda).Ö. Mahayanacilarm kutsal metinlerin i bunlarin eski gelenekte bilinmedigini ileri sürerek kabul etmiyorlardi. Yüzyil a rasi) bu mezhebin mensuplari. Kaniska. Mahayanacilarin bu açiklamalari zamanin ayd in kitlesi arasinda tartismalara yol açti. eski brahman inançlarindaki Rama ve Krisna gibi. I. Hinayana mezheplerinin belirli. Sa rvastivadin gibi 18 mezhebi bulunduran öncekilere "Hi-nayana" (küçük araba) adini verdil er. I. Yunan etkileri Buddizm'e girdi.Ö. sonra Kuzey Hindistan'i ele geçirdiler. Yüzyil-M. gelenekçi eski muhafazakâr kanada. Bu yeni mezhebin bir diger özelligi de "Bodhisatva" (Budda adayi) kavra mina getirdikleri yeni önem ve genislikdi. Hiristiyan. Mahayana'nin dogmasin a yolaçtigi düsünülebilirse de.i olup onun çesitli parçalarinin Hindistan'in degisik bölgelerinden gelmesi dolayisiyl a farkli mahallî dillerden kelime ve ifadelerin birlestigi. sinirli bir alandaki kimseler e kurtulus yolu gösterdiklerini.Ö. insan biçimin de dünyaya gelmis bir tanriya dönüstürüldü. Böylece Budda heykellerinin yapilmasina baslandi. en azindan Mahayana'yi yönlendirdi.

Hinduizm'e yakinlasarak bozulmus bir sekilde günümüze kadar geldi. manastirlar ortadan kal kti. Ayni yüzyil ortalarinda Orissa'dan Buddizm çekilmisti. Çin'e Chen-yen. Bu . Bu. Sonra Seylan'dan gelen Theravada Buddizmi buralarda hakim oldu. Bu ekolde Buddist mantik analizi en yüksek dorugun a ulasti. bu sirada Mant-rayana'ninkine büyülü afsunlari katarak uzak nirvan a hedefinden ziyade zihnî tecrübeyi yogunlastirmayi esas alan ve Dogu Hindistan'da {s imdiki Bihar. Bu devrede Hinduizm yeniden canlanmaya basladi. O. VIII. millî ve mahallî sartlara göre sekillendigi gibi iki önemli Buddist mezhep elemanlarinin yer y er kaynastigi da gözden kaçmamaktadir. Iste. Japonya'ya Shingon adlariyla intikal etti. O sirada Buddizm. Thera-vada Buddizmi Hinayana'nin 18 kol undan günümüze gelen tek eski Buddizm seklidir. Buddizm. Yüzyilda önemli bir devlet oldu. Ekolün kuruculari Najarguna ve ögrencisi Aryadeva idi. 712'de Sind'in. L de la Vallee Poussin. VIII. günümüze kadar g elen sekliyle 9-11. [149] F. Orissa. 1200'de Magadria'nin Müslümanlar in eline geçisiyle Hindistan'dan silinmeye basladi. Öte yandan suuru gerçek bilmeyen Buddi st Madhyamika ekolünün asiri zihinciligine karsi Asanga ve kardesi Vasu-bandhu'nun ba slattigi suuru gerçek bilip onu temizleme ve aydinlatma yoluyla manevî hakikati dogr udan dogruya kavramaya dayanan Yoga-cara (Vijnanavada) ekolü ayni yüzyilda ortaya çikt i. Onun Bengal Körfezinden karsiya Burma'ya. Magad-ha. Mahayana'nin Hindistan'da son gelisme merhalesi VIN. mantra. Yüzyilda Mantrayana ve daha sonra Vajrayana ekolleriyle oldu. diger koldan da Çin'e sizdi. 335). Bengal'deki Pala hanedani hükümdarlari (800-1050) Buddizm'i korumusken. Bu sebepie XII. "Mahayana".lar da buna kendi kutsal kitaplarindaki Nirvana'ya ulastiracak doktrin yorumuyla ilgili açiklamalarin Hinayananinkini düzenieyenlerce anlasilamadigi.Hindistan Disinda Buddizm Mahayana. onlardan sonraki Sena hükümdarlari Hinduizm'i tuttular. yani kutsal i lâhiler. semboller ve jestlerde odaklasan gayri Buddist elemanlara yer vererek aydi nlanmayi saglama yolunu tuttu. Yüzyillarda oldu. ERE. Hinduizm. Tayland 'a girmesi milâdin ilk yüzyillarinda Mahayana sekliyle oldu. Yüzyildan itibaren ortadan kaybold u. yüzyildan itibaren gözükmez oldu.Mahayana'nin Hindistan'daki Kollari I. Kamboçya ve Laos'a yayilirken. Mahayana Buddizminin de Çin'den Vietnam'a girmesi 13-14. Oudh'da 1220'de henüz ortadan ka lkmamisti. Tant rik Hinduizmin bir kopyasi idi. 226'da Kusan Impara torlugu yerini küçük beyliklere birakti. Yüzyilda Bengal'de hâlâ az bir taraftari vardi. Yüzyillar arasinda Tibet'teydi. cografî. [148] E. Yüzyillarda Sankara (788-820) ve Kumarila gibi Buddistlerin çekindikleri iki büyük filozofun da etkisiyle ataga kalkti. Bu ülkelerde ve digerlerinde Buddizm tarihi. Yüzyil da Buddist düsüncenin analitik prensiplerinin Mahayana içinde gelistirilmis bir sekli olan Madhyamika ekolü ortaya çikti. Yüzyildan baslayarak Mahayana Buddizmi bir koldan Kusan Imparatorlugunun sinirl ari içinde kalmis Bati Türkistan'a. öncekilerinkinin zihnen gelismemis kimseler için muvakkat hakikattan baska bir sey olmadigini söyleyerek cevap veriyorlardi {Tartismanin ta fsilati için bkz. IV. misyoner kes isler vasitasiyla Deken ve Hint yarimadasinin batisinda yayilmakta idi. Seylan ve Tayland'dan Theravada Buddiz mi. artik kuzeydogudaki küçük bir topluluk disinda 13. gittikçe artan bir sekilde Hinduizm'e yaklasm aya ve itibarini kaybetmeye basladi. Doguda A soka zamaninda Seylan'a gitmisti. Hindistan'da Buddizm'in Tantrik veya Vajrayan a sekli Hindu bhakti ve Tantrik kültlerine yerini birakti. Yogacara ekolünün önem verdigi meditasyon metot ve disiplinini daha ileri götüren Mantrayana. Hindistan'da II. ve IX. kismen de bozulmaya yüz tutmasi sonucu Buddizm. Müslümanlarca alinisi bu gidisi hizlandirdi. Kesmir'de 1340'da bu dine son verilmisken Nepal'de o. Bengal) gelisen Vajrayana veya Tantra ortaya çikti. bunlarin son d erece yüksek gerçekler oldugu. Kismen karsilastigi kuvvetli muhalefet. XVI.

Yüzyilda Avrupa ve Amerika'ya geldi. Bud dist vaizler. Buddis t fikirleri tercüme etmek için Taoist deyimler kullanildi. Onlar sihirbazlikta da büyük söhret kazandilar. Almanya ve Amerika Birlesik Devletl eri'nde Budda'nin hayati ve doktrinine ilgi artti.Mahaya-nist ekolleri içinde gelisen fikirleri ögrenebilmekteyiz. Yüzyihn ortalarinda saray çevrelerini etkiledigi de kayde dilmistir. Fa Hsien adli meshur Çi n seyyahi. Bununla beraber onun II. Laos ve Kamboçya'nin % 9O'i hâlâ Buddist tir. Chih K'ai (538-597) tarafindan gün eydogu Çin'deki T'ienT'ai dagindaki meshur manastirda ortaya atildi. Temiz Ülke ( Cennet). Burma. kast disi kimselerde n Buddizm'e girmis ayri bir topluluk da bulunmaktadir. IX. sadece Çin'de degil. Bununla beraber üçünde de en bariz ortak yan Mahayanist o lmaktir. Yüzyilin ilk yarisinda da Japonya'ya "TendaI" adiyla geçmistir. Özde ikisi ayni Idi. özellikle Fo T'u-teng (ö. bütünlük fikrine önem verdi. I. çesitli ekollerin kutsal kitaplarini toplamak ve kopya etmek için harcadi. Böylece iki din arasindaki benzerlikler ortaya çikti. Buddizm'i n bes ahlâk kaidesini benimsediler. Hua Yen ve Ch'an ekolleri gelisti. Bütün ve parçalari özdes idi. Böyle büyük Çinli üstadlarin eserlerinden Sui ve T'ang hanedanlarinin ayri. Sangha ile aydinlar arasindaki irtibati saglayan Prajna Ekolü.Çin Buddizmi Çin.unla beraber Seylan'in % 6O'i. Chih. IV. O sirada meshur bir tercüme ekolü Kumarajiva'nm (344-413) baskanliginda baskent Ch'a ng-an'da çalismakta idi. Seylan'dan Pali diline dayanan Buddizm'le ilgili bilgiler XIX. Hui Yuan (344-416) ve Tao Sheng (360-434) gibi yetiskin sahsiy etlerin etkisiyle büyük manastirlar yapildi. Batida kesis olmayan Buddistler de artmaktadir. manastir ve ma'betler kurdular. 220) daginik yabanci gruplarina münhasir kalmisti . Yüzyilda tahsilli ve zengin kimseler Sangha'yi himayeleri alt ina alip tercüme masraflarini üstlendiler. Mutlak Akil. Böylece Çin bilginleri irsat ediliyordu. 414'te dönüsünde Buddist kutsal kitaplarini tercümeye basladi. Bu ekolde di nin pratik ifadesi zihni bir yere toplama ve her seyin içyüzünü kavrama yoluyla manevî irfa n ve hikmete baglanmistir. ancak görevde farkli idiler. nihâi hakikgj meseleleriyle ilgilenen. 399'da. [150] G. Iste bu gelenek içinde T'ien T'ai. âlemi onun mükemmelligi içinde kucaklamaktaydi. T'ang Hanedani zamaninda. Vinaya kaideleri tercüme edildi ve Mahaya na'nin spekülatif fikirleri yayildi. Yüzyildan itibaren merkezî Asya Ipek Yolu boyunca Çin'e kadar gelen Buddizm . Temiz Ülke (ChIng Tu) ekolü. Bunlardan T'ien T'ai. Hindistan'a gitmek ve oradaki ziyaret yerlerini görmek üzere Ch'an g-an'dan yola çikti. Han hanedaninin yikilmasi sonucu Kuzey Çin'i isgal eden Çinl i olmayan halklara 300 senelik hakimiyetleri sirasinda Mahayanaci kesisler siyasî. IV. Yüzyilda Buddizm'e kapisin i aralayan Kore'nin güneyinde de tutunmus. Hintli Najarguna'ya dayanmaktaydi. dogudan gelme kesisler de yasamaktadir. Tibet ve Japon Buddizminin herbirinin kendine mahsus özellikleri ve Hint Buddiz minden farkli yanlan vardir. Alti senelik yolculuktan sonra alti sene de Hindistan'da gezme k. bir kum tanesinde mevcut idiler. Bunlar dan Sangha'ya alinanlar da vardir. "Beyaz Lotus" adi altinda Hui Yüan tarafindan kuruldugu sanilan ekolün adi sonraki . O. ayrica meshur seyahat hatiralar ini kaleme aldi. Bu ülkelerde bugün. Günümüzde Hindistan'da aydinlar arasinda Hinduizm'd en memnuniyetsizlik sonucu bu eski mirasa dönenler oldugu gibi. Güney Çin'de iki temayül gelisti: Zihni kontrol ihtirasi bastirmayi esas edinen özde Hin ayanist Dhyana Ekolü. Bu devrede T ao An (312-385). Han Hanedani'nin sonunda (tan. askerî islerde danismanlik yaptilar. Böylece basta Ingiltere. Bu konuda Buddistlerin ilk yardimcilari Taoist bilginler oldu. Büt e bütün Buddalar. Konfüçyüsçü ve Taoist klasiklerle Mahayanist eserlerdeki fikir ve telkinler birlesince ort aya ayri bir Çin buddist gelenegi çikti. Tayland. Mahayana sutra'larina da yanan. Ekol. 349) hemen hemen bütün Kuzey Çin'i inançlarina döndür . muhtemelen Çin'de en eski Ma-hayana toplulugudur.

Buddizm'in etkisi süratle azalmistir. Ekolün temel felsefesi ihni. Ekolün gayesi. Ekolün ilk üstadi Tushun (557-640). Ch'an. Ch'an. 1280-1368 tarihleri arasinda hükmederken Çin'de. manastirlarda züht hayati yasayan kesislerden ayri Buddizm. hayatinin sonuna kadar tercüme etmeye çalisti. Ch'an'in Tibet Mahamudra'si yla benzerlikleri vardi. O. Yüzyilda Çin Buddizmi zirvesine ulasti. kisiye sonsuz inayet.000'den 200 'e indirilmis. Çin'e birçok yabanci getirtildi. Diger Buddist ekoller (meselâ Ch'an) va r olan da. büyü uygulamasi ile kavranila Budda hikmeti oldugunu telkin etti. Iste kisi kurtulusa ulasmak için ona böyle bir cenneti verecek olan Amitabha Budda'ya (Japonya'da Amida) kendisini adamaktadir. Orta Asya yoluyla Hindistan'a gitmek üzere. 645'de geri <löndü. Bu devrede Orta Asya ve Hindistan ile baglant ilar olusturuldu. Buddizm'in gitt ikçe gelisen gücü. Tibet veya Lama Buddizmi önde gelen dindi. Ch'an Ekolü. Japon Zen'iyle bu ülkenin medeniyetinde unutulmayacak izler birakti. Ekolün dayandigi sutra'da. Çin'de. Bunu n yaninda kesis olmayan bütün Buddist erkek ve kadinlarin evlerinde meditasyon yapma lari tesvik edildi. 250. Bunlardan Kuan-Yin (aglamayi isiten) adina Çin'de tapinaklar yapilarak kadin ve çocu klari koruduguna inanilan bu Botisat-va'ya büyük alaka gösterildi.000 erkek ve kadin kesis vardi. Cennete hükmeden ezelî Budda'ya iki BodIsatva (Budda olmaya bi r merhale kalmis semavi varliklar). fazilet verebilecek olan Budda ve Bodisat-va'lara dön dürerek onlarin yardimini kazanmaktir. rahip sayisi 100. 520'de Çin'e geldigi kabul edilen Hintli bir kesis idi. Çin'de son yedi yüzyilda. 713) sonrasinda meditasyon salonu bütün Ch'an manastirlarina girdi. Taoist elemanlar birbirine karismis bir halk dini tarafindan yutul . Kuan-Yin ve Ta Shih Chih yardim etmektedir.000 e rkek veya kadin kesis tekrar dünyevî hayata döndürüldü. Hindistan'da 10 yil boyunca seyahat etti ve geri döndügünde ge tirdigi çogu Yogacara ekolüne ait eserleri. Ch'an ekolü Sung Hanedaninin Yeni Konfüçyüsçü hareketini etkiledigi gibi . ikilik sözkonusu olmayan bir varlik halinde afakî ve enfusînin üzerine çikarak hakikati birden kavramaktir. ilk iki ekol Hintli Najarguna'ya dayanirken. 4000 ma'bede el kondu veya tahrip edildi. Ch'an. sonra siyasî otorite olarak. Sans-kritçe "dhyana"dan çikmistir v ekol. kesis hayatinin Konfüçyüsçü aile ve ahlâk telakkileri rsan doktriner veçhesi tenkitlerin çogalmasina yol açti ve arkasindan siddetle engelleme yi getirdi. güç. 596-664). t ek hakikatin felsefî veya dinî düsünce. ancak Sung haneda ni zamaninda Temiz ülke ve Ch'an ekolleri faaliyetlerini devam ettirebildi. Her sey Budda aklinin bir tezahürü idi. Tang Hanedani zamaninda 8-10 Buddist ekol parlamisti. Onu Taoistlerin ana tanriçalarindan ayirmak imkansizdi. IX. Ihtisami arkasindan fesat getirdi. Meshur Çinli bilgin ve seyyah Hsüan Ts ang (Chuang) (tan. 84 5'te görülmedik bir zulüm baslatti. Bununla beraber genel de bu hanedan Buddizm'e mültefit idi. imparatorun himayesinde. sarayi etkilemesi. Çin zekâsinin orjinal bir mahsulüdür. 1786 ma'bet ve 24. 629'da yo la çikti. Daha önce dhyana egzersizlerinden bahsedenler olsa da eko lün baslangici Bodhidhar-ma'ya (470-543) dayandirildi. Imparator Wu-Tsung. Mahayana'nin bir uzantisi olan Lamaizm. itibari. yerli Çin düsüncesini gösterme si bakimindan önemli sayilan bir harekettir. hedefte cihansümul ve bütün fenomenal t ezahürlerin temeli olan sürekli sabit bir zihin telkin etmektedir. meditasyon veya âyin. Meditasyon Ekolü diye bilinmektedir. Mogol Yüan Hanedani. askin (transandant al) Budda için Amitabha (ezeli isik) deyimi kullanilmaktadir. Manastir haya tinin refahi. 420'de. O ögrenilemez. içinde Buddist. düsünce ve mantikî idrakin durdugu anda ortaya çtkan bir manevî aydinlanm ayi esas edindi.takipçilerinden bir grup tarafindan simdiki haline döndürülmüstür. kitaplardan veya mürsitlerden al inamazdi. 1920'ye kadar hükmetmis. Ekole hizmet eden üstadlar arasinda temel metni yaza n Hui Neng (ö. Yüzyila kadar sathi ölçüde. daha s onra ise Sovyetler Birligi içindeki bir halk cumhuriyeti hüviyetiyle dine karsi kamp anya sonucu rahipler baska mesleklere yönlendirilmis. olmayan da hayaldir derken bu ekol. manastirlar devlet kontrolü altina girmis. Buddist sanat eserleri ve kitaplari yakildi. en iyi açiklayani ise Fa-tsang'dir (643-712). Tang Hanedani devresi (618-907). Buddizm'in Çin'de en olgunluga ulasti gi yillar da olsa ilk imparator^Kao Tsu ile baski basladi. Bu Temiz Ülke Ekolünü (Ching T'u) en iyi dile getire n Shan-tao (613-681) oldu. Mogolistan'da X VI. Hua Yen Ekolü.

Bu Theravada Budizmi ile yerli mahallî inançlarin zaman içindeki karisimi Burma Buddiz mini olusturdu. Birço k sehir ve kasabalarda kesis olmayanlar da manastirlara baglidir. Burma'ya III. Burma'da. oraya Kuzeydogu Hindistan'daki Ben-gal'den gelmistir. V. Bir defasinda o Sumanakat a tepesine çikmis ve orada ayak izi kalmistir. Güneydogu Burma'da yerlest iklerinde artik Burma kralliginda merkezî nehir etrafinda yasayanlara günümüze ka dar gelecek Theravada Buddizmini getirdiler. XIX. Burma 1947'de istiklâlini kazaninca Sangha eski itibarini kazandi. Bu rivayetin tarihî bir dayanagi bulunmasa da bu yer. Fakat komünizm ve Mao tse Tsung ile o. XIX. Yüzyil da Tantrik Buddizmin bozulmus bir sekli vardi. [151] H. 1961'de Rangoon Parlamentosunda. Yüzyildan itibaren hem Theravada hem de Sarvastivada mensuplarinin Burma'da bulundugu Çi nli seyyahlarin kayitlarindan anlasilmaktadir. yine bulutlarin arkasina girm istir. daha sonra Pali Buddizmi yerlesti. Theravada disinda.Burma Buddizmi Burma Buddizmi Güneydogu Asya'da. önce Sarvasti-vada ve Mahayana. Halk tarafinda n hibe edilmis altin yapraklarla kapli Rangoon Shwe Dagon Pagoda'si Mandalay'dak iler gibi ziyaret yeridir. Mon'lar. yüzyilin sonlari XX. Bu iki veçhe biri digeri olmaksi zin düsünülemeyecek bir iliski içindedir.Seylan Buddizmi Seylan Buddizmi eski Buddizm'in önemli bir merkezidir. Bu noktada Burma'nin diger Theravada ülkeleri özellikle Seylan ile ir tibati oldu. VII. nüfusun % 20'sini olusturan Buddist olmayan ha lktan bir ayrim ortaya çikarmamak üzere Buddizmi resmî din kilan bir karar alindi. Burma'da. Buddizm. bu adanin Budda'nin telkinatinin muhafizi olduguna inanmaktadir. büyük insan kitleleri buralarda toplanmakta dir. diger yerlerde oldugu gibi. manastir hayatina gi renler ve girmeyenlerden olusmus iki veçhe arzeder. Bu karar 1962'de general Ne VVin'in askeri hükümetince feshedilmisse de bu bagimsizlik devresinde Burma'da Buddizm himaye edilmistir. . Burasi simdi "Adem zirvesi" diye bi linmektedir. Mahayana Buddizminin Asagi Bu rma'da VIII-IX yüzyillarda bulundugu görülmektedir.mustur. Krall ar tarafindan yaptirilan pagodalar {tapinak gibi kutsal yer) dikkat çekicidir. Aydinlar. Senlik günleri. ancak onlari bir hurafe yigini olarak hakir görmüslerdir. Mahayana'nin mensuplari kuzeydeki daglik bölge ve dogu Burma Shan eyaletlerinde yasayan mahallî Gurka ve Rangoon'daki Çin toplu luklarindandir. Çok geçmeden bu Buddizm Hindi stan'daki gelismeyi takip ederek Tantrik yapiya ulasti. Yüzyilin ba slarinda özellikle T'ai Hsü (1890-1947) ile Çin Buddizmi bir zihni uyanis ve ahlâkî dirili s yasamistir. Yüzyilda geldi. Seylan'da halk. San skritçe'ye dayanan Buddizm vardi. halkin moral ve egitim islerinde yardimci olmaktadir. [152] I. az sayida tecrit edilmis Ma-hayana manastirlari vardir. Yüzyildaki Britanya istilâsi Burma'daki Sangha teskilâtinin geleneks el yapisina zarar verdi. 1956'da Budda'nin nirvana'ya kavusmasinin 2500. halk kitlelerinin bu dini telakkilerine pek karismamis. yildönümü Ran-goon disinda öze l olarak halkin yardimlariyla hazirlanmis bir magara salonunda Tipitaka'nin bütün met ninin okunmasi ve gözden geçirilmesiyle gerçeklestirilen bir Buddist konsiliyle kutlan di. simdi önemli ziya ret merkezlerinden birisidir. Özellikle Prome'deki bu tip Buddizm. Yukari Burma'da XI. Yüzyilda Pali dilinde yazi lmis bir vekayinameye göre Budda Seylan'a üç defa gelmistir. Burma'da manastirlar.

IV. Sonraki yüzyillarda bu üç mezhep Seylan'daki Sangha'nin temelini olusturdu. Yüzyilda baskenti alip bu disi ortadan kaldirdiklarini ile ri sürmüslerse de yerli halk onun taklit olduguna. Hanedan ve baskent degisiklikleri. Ayrica vihara'lara 12. . 15. Budda'nin sadaka kâsesi de eklendi (simdi bu kâse kayip tir). Seylan'da uzun asirl ar basta gelen mezhebin ilk müjdecileri bunlardir. Sangha. Taylandlilarin % 94'ü Buddisttir. Yüzyilda gelip bu Mahavihara cemaatinin bir üyesi olan Buddhaghos a. Bununla beraber yi ne 11. dis etkilerin odagi oldu. Theravada gelenekçiliginin k oruyucu bekçileri olarak. Portekizliler 16. Yüzyillar arasi bölgede Mahayana önde gelen me zhepti. Jetaana da bir önceki mezhebin yolunu tuttu. Zamanla iki Buddist üniversite (Vidyalankara. Hollanda ve Ingiliz istilâsi sirasinda geri planda kalmisken 19. Buna diger bir yadigâr. Hindistan'dan V. Bu yüzyillard a Güney Hindistan ve Hindu etkisi giderek artti ve bu etki. Daha sonra bir üçüncü mezhep. Seylan'a BuddIzm'in gelisind en 1815'deki Ingiliz isgaline kadarki devrede ülkeyi idare edenin Buddist olmasi i stendi. esas yadigarin hâlâ Kandy'de mevcut b ulunduguna inanmaktadir. Ilk vihara'lar.Tayland Buddizmi Tayland Buddizmi. 1947'den bu yana Buddizm'in gelismesiyle millî kalkinma at basi sürdürülmektedir. Yüzyildan itibaren de onlar ayni yapi da. Yüzyilda yazili hale getirdi. Vidyodaya) kurulmustur.Asoka zamaninda Seylan krali Buddizm'i kabul edince baskent Anuradhapura'da bir "vihara" (manastir) açtirmistir. ayri bir bölümde yer almistir. Yeni mezhep. Yüzyildan bu yana Budda'nin heykellerinin kond ugu yerler. Telkin ve manastir düzeninde farkli bir özellige sahip olmasa da bu yeni mezhep. Hint Buddistlerinden saglanan Budda'nin disiyl e ilgili Abhayagiri kesisleri nezaretinde baslamis kült bu devrede yeniden canland irildi. Yüzyilda Çinlilerle yakinliklari bilinen T aylarin millî tarihi basladi. Bu vihara'nin ilk sakinleri. Portekiz. Tripitaka üzerine yazilmis Sinhalese serhlerini Pali dilinde yeniden kaleme aldi. münferit kesislere hediye vermesi Abhayagiri mezhebini dogurdu. Siva gibi Hint tanrilarina tapinaklar yapilmaya kadar vardi. Asoka'nin oglu Mahi nda ile beraber oraya gelen sangha üyesi kesislerdir (bhikku). Theravada gelenekçiligi altinda mezhepler birlestirildi. Simdi Anuradhapura'daki Bo Agaci'nin Budda'nin altinda i lhama kavustugu Gaya'daki agaçdan kesildigi ve Mahinda'nin kizkardesi tarafindan S eylan'a getirildigi söylenmektedir. Önceki Mahavihara'nin kesisleri. Abhayagiri mensuplari. içinde bir yadigarin gömülü oldugu daga-ba'lar (pagoda) ve bir de "Bo Ag acf'ndan olusan bir bütündür. Seylan'da halk kesislerin yasadigi vihara'lari kutsal ziyaret yeri olarak görürler. Yüzyildan itibaren "Devalaya" deni len Hint tanrilarinin putlari da girmis. 11-12 Yüzyillarda Visnu. Theravada kutsal metinleri olan T ipitaka'yi I. Miladin ilk yüzyilinda yasamis bir kralin Mahavihara'ya degil. Abhayagiri dogmadan önce. Bu zamandan itib aren Tayland'da Theravada Buddizmi hakim oldu. he m Theravada. Vietnam disinda diger Güneydogu Asya ülkelerindeki gibi Theravada mezhebindedir. [153] J. ayrica Buddist telkinatin genis bir özetini yapti. Yüzyila dayanmaktadir. Bu iki eser Seylan Thera vada geleneginin gelismesinde önemli katkida bulundu. Yüzyildaki millî uyanis sonucu Buddizm yeniden güç kazandi. Merkezi asagi Burma'da olan Mon kralliginin bir bölümü olan Tayla nd'in güneyinde önce Hinayana hakimdi. 14. Bu yüzyilda Seylan'a giden Siyamli kesisler dönüslerinde T ayland'da kaldilar ve oradaki yeni Buddist gelismeleri yaydilar. Yüzyilin sonlarina dogru güç kazanmistir. dagaba ve bo agaçlariyla birlikte bugün de Seylan'daki vihara'larin degi smez özellikleri olmustur. 8-13. Yüzyillar arasin da onlarin Hindu gelenegi üstünlük kazandi. Tayland'da Buddizm'in tarihçesi 6. hem de Mahayana telkinatini Inceleyerek disa açik bir yol takip etti. Kimerlerin ülkenin büyük bir kisimini ele geçirmesi sonucu 11-14.

Bugün de Viet nam'da Buddizm. Bunlardan halkin en çok tuttugu Shinshudur ve 1173-1263 tarihleri arasinda yerle smistir. Taoizm ve diger Buddist mezhepleri de içine alarak. sevgi sahibi bir varlik olara k sunuldu ve bu mezhep. Tantrik mezhebini telkin etmistir. Sinto kutsal yerlerinde Buddist ayinlerin icra edildigi görülmüstür. Modernl estirme çabalari yaninda. Tipitaka'yi Tay nitelikleri içinde. sanat ve edebiyati. O. Felsefî düsünceyi kamçiladi. O. inanç ve gelenekleri de agirligini belli etmektedir. Onun yaptiklari simdiki Tay Buddizmi üzerinde derin izler birakti. Yüzyilda ulastigi Japonya. Kobo Daishi (774-835) tarafindan kurulan d iger bir Japon Buddist mezhebi mistik ve uzlastirmaci (sinkretist)yapili Shingon 'dur. Japonya'da B uddizm'in en popüier sekli haline geldi. Yüzyilda baslayan ve XIII. Çin'de kendini yetistirmistir ve Japonya'da panteist ve mistik yapili. diger yandan dünyevî çikarlar için büyüsel ve tabiatüstü yardim iddiasinda da bulundu. 1173-1263) taraf indan da gelistirildi. Oglu da babasinin yolunda gitti. Bu din. Kurtulus için en kolay yol olarak görülen. Onun gerçek vücudu birbirini tamamlayan iki parçadan olusmustur: Zi hnî. fakat Avrupâî ciltler hali nde bastirmasi dikkat çekicidir. 939'a kadar 1000 yillik bir süre Çin Imparatorlugunun bir eyaleti olarak ka ldi. ezelî Hayat ve ezelî Nur olarak bilinmektedir. ayrintili manevî disipl in ve yetistirme sistemleri. Shinshu (13 milyon). Yüzyilda en canli devresini yasayan Buddizm'd en etkilenmis Sinto kendini göstermistir. B ddist Jodo ve Shingon mezhepleri Japonya'da dogdu ve Amida Budda inancini köklestir di. Honen tarafindan 1175'de kuruldu. Dünya Savasi'ndan bu yana gittikçe artarak Taylan d'in sehir bölgelerinde bati etkisi kendisini göstermekteyse de sehir disi bölgelerde Buddizm kültür. bu arada dinî bakimindan da etkilendi. Vietnam. . maddî. tahminen 806'da. Budda'nin dista tez ahür etmis seklidir. Bunlardan Jodo. manastir kisvelerini atmis. Birçok dinlerin tanri ve melekleri Shingon'da (Çincesi "Chen Yen": dogru söz). Böylece ortaçag Japonyasmd a XII. ögrenimi. Amida'nin. Shinran {tah. bir Buddist kesis olarak modern Tayland'in temellerini atti ve Buddizm'de reform say ilabilecek Sangha teskilatiyla ilgili yenilikler yapti. Jodo'nun J aponya'da birbirinden az farkli dört kolu vardir: Jodo (1970'lere dogru taraftan 4 milyon kisi). Amida. vücu du bütün âlemi kusatan Budda'nin tezahürleri olarak görülmektedir.disaridan gelen isgaller akabinde 1851'de tahta çikip 17 sene hükmeden Mongkut. Çinlilerin "Temiz Ülke" (Ching T'u) ekolünün Japonca karsiligi ol an Jodo'ya göre Budda ezeli nur. II. Japon Buddizminde askin (transanda ntal) Budda için kullanilan bir addir. çok merhamet. kullarini saadet ülkesi cen nete gönderecegine inanilmaktadir. etik duygulari etkiledi. bir halk dini olarak bir yandan ölü ayinleri getirir ken. Böylece Meiji devrinin baslarinda bu kaynasma bozulmus ve ondan sonra da doktrin ve tören olarak bir daha görülmemistir. teskilâtli rahip tesekkülleriyle Japon halkinin hayatin da baslica dinî güç haline geldi. Ona göre âlem. Bu piramitte en üstte Buddaligin bütün muk ddesligi gerçeklesmis Shingon'un mistik panteizmi bulunmaktadir. e mezhepleri 10 gelisme derecesi içinde görmüstür. hikmet. Hinduizm. Buddizm kozmoloji ve eskatolojisi. Bu mezhepte âlemin sirlari görülebilir ve kavranilabilir sekilde takdim edilmeye ve sembollendirilmeye çalisilmis tir. Onun uzlastir maci tutumu Ryobu Sinto'nun ortaya çikmasini saglamistir. iman ve inayet ile kurtulusu telkin ederek. Jodo'dan daha da önce. Hindistan'daki Mahaya-na'da bu askin Budda. Yuzunembutsu ve Ji ((taraftarlari fazla degil) . Birlesik Sinto-Buddist kutsal yerlerinde her iki dinin rahiplerinin birbiriyle kaynastigi. bu dinle ilgili gelismeler baki mindan önem tasimaktadir. Kobo Daishi (Kukai).Japon Buddizmi Buddizm'in Çin yoluyla VI. [154] K. Bu sürede Çin'den her hususta. Taoizm bu etkilenme sonucu hâlâ ayaktadir. Konfüçyüsçülük. Böylece Sinto felsefî bakisi ve ahlâkî muhtevasi derin kle beraber tek basina Sinto taraftarlari bu gidise siddetle karsi çikmislardir. evlenme ve aile hayatinin kurtulusa enge l olmayacagini ileri sürmüstür.

Japonya'da dinî in anç ve felsefî düsüncenin itici gücü oldu. Bunun için. meditasyonda bagdas kurup oturarak konsantre olmak. düzen. 1227'de aydinl anmayi kazanmis olarak Japonya'ya geri döndü. Dengyo Daishi. Iste Dogen. Buddizm'in esas öz ve ruhunu aksettirdigini idd ia ettigi kendi telkinatina önem verir. O. onlara dayanan yorumlamalara degil. kutsal metinlere. Japonya'da Zen adini alan Bud-dizm'in bir sekfi. Japonya'ya döndü ve Tendai'yi kurdu. insanin. Zazen tekniginde zihin bütün alakalarindan. Zen Buddizmin Japonya'da birkaç kolu vardir. Buddizm'in kollara ayrilmasina ve bu arad a Soto'nun da bir mezhep olarak ortaya çikmasina karsi idi. 867) tarafindan kuruldu ve Eisai (1141-1215) tarafindan da Japony . B udda zihninin suuruna. Züht uygulamalari için büyük bir tesvik söz konusu degildir. bes merhale sistemi (gerçek nefsi tanimaktan. Dogen . diger Zen üstadlarinin aksine. Ilk müstakil Zen manastiri 1236'da onun ön ayak olmasiyla kuruldu. Japon Buddist ekolü Tendai'y i kuran Dengyo Daishi'dir (767-822). O. Bu mezhep Çin Bud-distlerinden Lin Ch i veya l-hsüan (ö. Zen Buddizm. sutra'larin okunmasini Buddist kutsal nesnelere tazim gösterilmesini savundu. Zazen'de Buddizm'in ana prensibinin bulundugu. Satori. kurtulus ve Buddaligi kazanmanin en genel gaye oldugunu açikl adi. mutlak gerçekle tam birligin gerçeklesmesine kadar) bu tarzi n esaslarini olusturuyordu. Zen'in prensipleri "Judo" ve "Kendo" {Ki iç oyunu) askerî sanatlarina. Zen manastirlari sessizlik. Baslica felsefesi Mutlak ile nisbîni n fenomenal bakimdan birligi idi. Hiei Daginda (Kyoto yakinlarinda). insanin cehaleti dolayisiyla gerçeklestiremedigi Budda tabiatinin f itratinin temel tasi oldugunu iddia ederek meditasyon veya murakabe uygulamalari ni tesvik eder. derûni manevî aydinlanmayi gerçeklestirmeye çal isir. büyük bir Tendai merkezi olarak. Gerçek irfana kavusma sessiz aydinlanma ile gerçekleseceg ine inaniliyordu. Budda fitratinin böyle çiçeklenecegini savundu. Çin'de 'Ch'an" diye bilinen. arzu. Bununla beraber Eiheij i Tapinaginda (Echizen eyaletinde) Soto telkinleri günümüze kadar sürüp geldi. Sa-toride Bu dda adayi. çiçek tanzimi. halka mâleden K ei-zan (1268-1325) oldu. Zen. Dogen. Tendai. bu fitra tin. Bu tecrübe. Çin'de Tung-shan{807-86 9) ve Ts'ao-shan (840-901) tarafindan kuruldu. çiçek bahçesi peyzaji çalismala gulandi. asirlarc a devam edecek bir manastir kurdu. Çin'de T'ien T'ai idealist telkinatini ögrendik ten sonra Dengyo Daishi (Saicho).Kobo Daishi gibi Hei devrinin diger meshur sahsiyeti. Temelde o. varmak ister. Tendai'nin esasi. söz ve kavramlara. olmayan kimseleri yesti stirdi. Kesislerin hayati meditasyon. bir iç tecrübeyi gelistirme yoluyla hakikatin dogrudan ve mist ik olarak kazanilmasina dayanir. O. zihnî veya duygusa l olarak nitelendirilirse satori olmaz. temizlik ve titiz dinî disiplinleriy-le d ikkat çekicidir. faziletler ve hikmet in bir kimsenin kendi suurunda Buddaligi gerçeklestirebilmesi için olduguna dayanmak tadir. üstünlük? nligi bir kenara iterek. saf suur olarak. zi hni hürriyeti kazanmak ve "satori"yi bir anda gerçeklestirmek için verdikleri egzersiz leri (koan) ikinci dereceden buldu. meditasyonda bagdas kurup oturma ve beli dik tutma tarzinda "Zazen" u ygulamasini destekledi. Japon Buddizminin birlestirici gücü oldu. Zen üstadlarinin sakirtlerine. en güzel sanat ve edebiyat eserlerinin ilhamini vererek Japon kültürünün üzerinde büyük ve derin bir etki birakti. insan ve bütün seylerin özünün Budda fitrati oldugunu. Japonya'ya bu hareketi getiren Dogen (1200-1253). Shingon ile birlikte Tendai. çay törenlerine. böylece "satori" denilen büyük haz ve sekînete ulasma hedefi Zen meditasyon geleneginin gayesidir. Egitim. tarif ve tasvirin ötesinde bir tec rübedir. Öte yandan o. kendi Budda fitratini esas hikmet görerek zihnî bir ayrima gitmeksizin. bütün sirlar. Zen mezhebinin diger bir kolu da Rinzai'dir. ibadet ve faal el isleriyle geçer. O. Pratik islerde ve meditasyonda kendini idrak ve Budda tabiati esit sekilde bulunur. Bu çok önem li ve etkili mezhep. manevî bütü lüge kavusmasidir. bedenindeki suursuz güçlerden hürriyetini kazanarak. ego'nun tasfiyesiyle. Bunlardan Soto. Budd ist ekolleri içinde parladi ve sadece Japonya'da kalmayip bütün dünyaya yayildi. kötü arzularin giderilmesiyle ve kendine tam hakim olmak la gerçaklesecegini telkin ederek bu manastirda kesis olan. fikir ve hüküm lerinden arindirilmak yo-luyle nefes almanin düzenlenmesi. 23 yasinda Çin'e gitti. Felsefî yönden onun monistik panteizmi. O. Mutlakla fenomenal âlemin denklenmesine dayaniyordu.

Japon ya'da ilk Rinzai tapinagini 1191'de kurdu. ani aydinlanmanin üstün inayete dayandigini. Zen meditasyonunu açikladi ve Zen'In müstakil bir ekol olarak bilinmesini. Buddizm. XVII. Yüzyildan itibaren sove nizm ve yabanci düsmanligi sonucu Sinto'yu canlandirdi ve onun millî inanç haline gelme sine yol açti. Bu arada belirtilmelidir ki Hiristiyanligin Japonya'ya girmesinde Buddizm'e n efret duyan Sogun Nobunaga'nin büyük rolü olmustu. izdirabin kaynagi olan arzu ve ihtiraslarin giderilmes inde basvurulan Sekiz Dilimli Yoldur. dogru davranis (Is). tedrici yoldan aydinlanmak için de Amida Budda'nin adini herkesin onun cennetinde dogacagi na inanarak. sakirtlere egzersiz vermek gibi seyler idi. Sila'ya Sekiz Dilimli Yoldan üç madde girer: dogru söz. çesitli ülkelerde kazandigi degisik inançlari. Japon çay kültürünün babasi olarak telakki edildi. bir kimsenin zihninin d isinda varligi bulunmayan. çocuk düsürmeye karsidir. O. Obaku. bazi dinlerle kaynasmis sekilleri olsa da Buddizm'in kendine mahsus bir yapisi v ardir. içinde Buddizm de bulunan bazi dinler. çalmamak. silah ve zehir imalatçiligi yapmamak. Buddizm'in içinde eridi. Samadhi (flieditasyon). din disi hayat ve dinden uzaklasma Japonya'daki bütün dinlerin ortak problemidir. Zen gelenegini Kama-kura'ya soktu. Amida geleneginin kolay tarzini kötüledi ve Zen meditasyonunun mukayese kabul etmez gücünü ve "koan" egzersizlerini savundu. Kurucusu Ingen'dir (1592-1673). dogru geçim (hayat). zina yapmaz. Bu yapinin temeli. devamli tekrarlamasina agirlik verir. Bu farkliliklar. Di nî hamiyet ve millî ideali birlestiren. Ani Satori'ye ulasmak için zazen ve koan. Bu iki dinin iliskileri büyük degismeler geçirdi . iki defa Çin'e gitti. I I. Rinzai tapinaklar i kültür ve sanat merkezleri oldu. et. Mana Parinibbana Sutta'da geçen üç ana maddenin sonradan genisletilmis seklidir ve eski metinlerde bulunmamaktad ir. O. Üçüncü bir Zen Buddist kol da Obaku'dur. duyularini yanlis yola yöneltmemek. taninmasini sagladi. Buddist rahip zümresi sikici sinirlamalara maruz kal di. 24 yasinda aydinlanmaya ulasmisti. Bu sekiz madde. Rinzai. her duygulu varliktaki Budda ruhu olarak kabul edilir . Panna (hikmet). Japonya'da Buddist kesislerin gayretiyle son 1000 yili askin bir süre içinde eski ye rli din Sinto. ya lan-yanlis konusmamak. RinzaI'yi yenilestiren büyük Zen üstadi Hakuin (1685-17 68). yorumlar yapti. . esrarcilik. Yüzyilda sür'atle yayildi.a'ya sokuldu. Buddizm baski gördü. meyhanecilik. Dogru söz ve dogru davranisa her Buddistin uymasi gereken bes emir açiklik getirir: Öldürmemek ve zarar vermemek. yeni gelisen bir yigin sinkretist Sinto mezhebi. Dogen gibi bir üne sahip oldu. Eisai (Zencho Ko kus-hi). O nun mistik tecrübesi üç deyimle özetlenebilir: Büyük Süphe. içki-uyusturucu kullanmamak. Bugün Japonya'da materyalist fikirler . Ingen. XVII. Dünya Savasi sonucu Devlet Sintosu ortadan kalkmissa da. Büyük Haz. Iyi bir Buddist. Çin etkisi Obaku'nun tapinak mimarisi ve dini törenlerinde kendini aksettirir. O. Soto'dan ani aydinlanma kazanmada alisilmisin disinda vasi ta kullanmasiyla ayrildi. Japonya'da çesitli m ezhepleriyle gelenek-lesmis bir hayata sahipse de ilk canliligini kaybetmistir. içki ve zehir satin almaz. farkli uygulamalari. kuvvetli vecd ve mistik tecrüb elerle içten sanat kabiliyetleri birlesti. avlanmaz. Amida. balik tutmaz. anlasilmaz söz ve pa radokslar kullanmak. Üç ana madde sunlardir: Sila (ahlâk). Önceleri karsilikli hosgörü içinde baslayan iliskiler. vurma ve haykirma. Hakuin'in Zen çevresinde aydinlanma. 60 yasin i geçmisken devamli davetler sonucu Çin'den 20 sakirdiyle birlikte Japonya'ya geldi. Digerleri gibi Obaku da Çin kaynaklidir. Büyük Aydinlanma. Dogru geçim bes yasagi içine alir: Kasaplik. 1716'da artik Tokugavva devrinde en güçlü Buddist merkez olarak Shoinji tapinaginda sürekli kalm ak üzere yerlesti. t elkinle tedaviden olusan karmasik yapilara sahiptir. Züht u ygulamalari dolayisiyla Rinzai'den biraz ayrilmakta olan Obaku.Buddizm'de Sekiz Dilimli Yol Çesitli mezhepleri. silah kullanmaz. orada Lin-Chi mezhebinde aydinlanmaya ulasti. [155] L. Çayi Japonya'ya ilk getiren o olmasa da. gizli bilimler. daha az kabiliyetli olanlar için tedrîcî yolun d aha uygun düsecegini telkin etti.

Vinaya-Pitaka (disiplin sepeti): Sangha ve kesisler ile ilgili usul ve kaidel eri içine alir. Konsil'de Pali metninin 3. 2. suçlu kesisin suçunu Itiraf ettigi ve topluca kesisle rin 200 kadar suçu ihtiva eden listeyi okuyup suçlunun cezasini da tayin ettigi. geride bir kitap birakmadi. zihnin duygusa l arzu. O. öte yandan hirs. Sutta'lar. bir kelime ile özetlemesi istendiginde o. En es ki Buddist kutsal kitabi olan Tipitaka üç bölüme ayrilir: 1. Tipita ka'nin en önemli kismi Budda'nin fikirlerini veren. dogru murakabe girer. seylerin neden kaynaklandiginin belirlenmesi gibi hususlari içine alir. Buddist. düsüncelilik) cevabini ver ir. Yüzyil) baglayanlar varsa da en eski Buddist Pali tarihî vekayinamesi olan Dipava msa'ya göre Pali metinlerinin yazili hale intikali M. beslenme. kötülük. âlemi ve insan varligini dört kutsal gerçege göre anlamadir. yerine geçecek bir kimseyi de belirlemedi. bunun için "dhamma sepeti" de de nilen bu kisimdir. Bu ana maddeye dogru muhakeme. Kon-sil'de de devam etti. Dogru muhakeme. gayret) ise sonunda pisman olunacak veya basarisizliga düsülecek yollara gitmeyip ihlasla zihind e iyi duygular beslemeyi ifade eder. düsündügü islerde gösterdigi zihin keskinl igi. ayinler. Budda'dan telkinini. Buddistin hayatinin üçüncü ve en yüksek seviyedeki durumuna isaret eder. Bu kol eksiyonda Buddizm öncesi dogum hikâyelerini de ihtiva eden Jata-ka ve doktrinin bir öz etini veren Dhammapada gibi kitaplar da vardir. Bu âlem ve i nsan ile ilgili gerçeklerin önce inanç olarak kabulü. vaaz ve hitabelerini içine alir. Bes Nikaya'dan olusur. 3. Yüzyilin ikinci yarisinda S eylan'da oldu. Budda. fakat dog um kontrolüne karsi degildir. baskalarini rencide edecek konusmalardan kaçinmak zorundadir.Abhidhamma-Pitaka (genisletilmis doktrin. Rahip olan. Böylece ilk konsil Budda'nin ölümünü takip eden ay içinde Rajagaha'da toplanip daha sonra Pali metni denilecek kutsal kitabin ilk si fahi çalismalarini baslatti. olmayanlarla ilgili hususlar. h erkesin kendisine isik tutmasini istedi. Ancak telkinini yasatmayi kurdugu Sangh a teskilâti üstlenmisti. I. Pali metinle rinde Asoka'nin adinin geçmemesini bu metinlerin daha önce tamamlanmis olmasina (M.Buddizmde Kutsal Metinler Theravada Buddistlerince sahih görülen Pali metinlerine Tipitaka (üç sepet) denir. Dogru murakebe de bir yandan zihnin bir konu ya yöneltilmesi.Ö. bir hedefe zihnini yöneltmek. zihnî nüfuz zarafetini ifade eder. dogru niyet girer. hakikata uyar tarzda konusm ak. onlarin özüne inilerek i yi.Ö. Dogru niyet (ceht. nefesin kontrolü.Sutta-Pitaka (vaazlar sepeti): Budda ve bazi sakirtlerinin devirlerindeki kims elerle konusmalari. Ananda'nin Rajagaha K onsilinde "Böylece isittim" diye Budda'nin ölümü sonrasinda naklettigi seylerdir. Panna'ya dogru anlayis. felsefî ve psikolojik yorumlar sepeti ) : Suttalarda halk için ve savunma tarzindaki doktrinin yedi kitap içinde özetlenmesi . her durumda hayati koruyacaktir. vaaz. giyinme gibi konular bu bölümde yer a lir. kin. Buddist mümkün oldugu kadar. Bu bölümün en eski materyelini. "sati" (muhakeme. iki si itirafa hasredilen aylik dört kutsal günde (dolunay ve yeni ayla ilgili) okunmasi âd et haline gelmis olan Patimokha kaideleri olusturur. rahip ve rahibelerin uym asi gerekli kaideler. dogru düsünce. Dogru anlayis . Dogru düsünce. zulüm gibi tutumlardan arindirilmasidir. sonra da tecrübî olarak hedefe ulasilm asi gayedir.Buddist. 3. Bu çalismalar Vesali'deki II. [156] M. Samadhi. konsantre olmak anlaminda meditasyona delâlet eder. Buddistin söyledigi. hile vb. çocuk düsürmeye karsidir. bölümü tamamlandi. yaptigi. kötü veya nötr olduklarinin anlasilabilmesi. Panna. Budda'nin cenaze töreninde onun sözleri ve islerinin unutulmada n muhafaza edimesi fikri ortaya atildi. akla gelen düsüncelerin tahlili. Kral Asoka zamanindaki III.

ve baslikli listeler halinde sistem-lestirilmesinden ibarettir. Buddizm'in fels efe ve psikolojisi bu bölümdedir. Theravada kolundan olmayan Buddist mezheplerin kutsal kitaplari (Tripitaka), en b asta Sanskritçe'den Çince'ye tercümeler, Tibetçe ve Buddist melez Sanskritçe olarak muhafa za edilmistir. Çin Buddist kutsal kitap metinleri (San Tsang), özellikle Çin ve Japon Mahayana'si için en önemli kaynaktir. Buddizm'in Çin'e girmesinden itibaren Sanskritçe me tinlerin elde edilmesine ve tercümesine büyük ilgi gösterilmistir. Zamanla bu tercümelerin kataloglarinin yapilmasi gerekmistir (eskilerin en meshuru 730'da tamamlanan K' ai Yüan). Çince Tri-pitaka, J. Takakusu tarafindan 1924-1932 arasinda 85 cilt halind e basilmistir (Bu genis koleksiyonun az bir kismi Ingilizce'ye çevirilmistir).

Theravada kutsal metni gibi üç bölümden ibaret olsa da, diger Buddist mezheplerin kutsal kitap bölümlerinin muhtevasi ve yapilarinda farkliliklar vardir. Meselâ Tipitaka'nin Sutta-Pitaka bölümünde bir Çin koleksiyonunda ilk dört "nikaya"'ya tekabül eden dört agama bu unur. Sarvastivada'nin Abhidharma-Pitaka'si, Theravada'ninkinden, bazi konu basl iklari uysa da, kitap adlari bakimindan tamamen farklidir. Çin kutsal metnine birçok Çin Buddist yazilari (Zen de dahil) alinarak dördüncü bir bölüm olusturulmustur. Ayrica Çin etninde üç bölümde de birbirine karsi her iki tarafin kutsal yazilari da bulunmaktadir. Ancak belirtilmelidir ki Hinayana taraftarlari, Mahayana'nin kutsal metinlerini bunlar tarihen bilinmiyor diye kabul etmek istemezler. Mahayanacilar ise; Hinaya na'nin kutsal metinlerini güvenilir bulmakla beraber, kendi sutra'larina kendileri nin inandiklarini, onlarin da tarihî kökeni bulundugunu, Budda'nin onlardaki gerçegi te lkin ettigini, fakat Hinaya-nacilarin anlayamadiklarini, Nirvana'ya ulastiracak gerçek doktrinin ken-dilerininkinin oldugunu ileri sürmektedirler. [157]

N- Budizm'de Inanç Esaslari Buddizm'de iman ikrarina "tri-ratna" (üç cevher) denir: "Budda'ya siginirim, dhamma' ya (doktrin) siginirim, sangha'ya siginirim". Bu iman ikrari Pali metninde (Samy utta-Nikaya'da) geçmektedir. Sutta'lardan birinde; Budda'nin kim simsiki üç cevherin fa ziletlerine güvenirse onun karsiya geçmek üzere nehre girdigini (sotapanna), yani aydi nlanmaya kavusmaya,nirvanaya ulasmaya namzet oldugunu söyledigi anlatilmaktadir. I man Ikrarfndaki üç cevherden birisini kabul etmeyen Buddist sayilmamaktadir. Rahip o lsun veya olmasin bütün Güneydogu Asya Buddistleri, üç esasi ayri bir ezgi ile okumaktadir .

Budda, üç cevherin ilkidir. O, dinin kurucusudur. Ancak Buddist telakkiye göre, Gerçegi (dhamma) bilmesiyle digerlerinden temayüz eden bu insan, zaman içinde dünyada gerçegi bi len kalmayinca gelmesi beklenen Budda'lardan birisidir. Bu anlamda daha önce 24 Bu dda gelmistir. Buddizm'in kurucusu Budda, bunlarin yirmibesincisidir. Theravada düsüncesine göre Budda nihâi duruma erisince bedenî hayatiyla ebedilesmistir, artik zamanmekân boyutlari içindeki âlemle bir iliskisi kalmamistir. Mahayana'ya göre, Budda'lar, ölümlü insanlarin yardim için basvurduklari askin varliklardir. Dhamma, Budda'nin telkininin esasini, doktrinini, cihansümul hakikati ifade etmekle Hiristiyanlik'ta Hz. Isa, Islâm'da Kur'an'in yerine benzer bir öneme sahiptir. Dham ma, ontolojik olarak Budda'dan öncedir. Budda, dhamma'nin ifadesi, tarihî tezahürüdür. Bud da'lar zaman zinciri içinde gider, gelirler; fakat Dhamma ebedîdir. Bu, bir anlamda Y unanca Logos'a tekabül eden bir durumdur. Buddistler, Dhamma'ya bu anlamda siginir lar. Budda'nin hitabeleri, bu Dhamma gerçegini konu edinmistir. Bu gerçek, doktrindi r. Bu gerçege uygun yasanan hayat, Budda tarafindan "istikamet" olarak nitelendiri lmistir. Buddist inanca göre Budda'dan önceki 24 Budda gibi ondan sonra da, simdiki Budda devresini takiben Budda'lar gelecektir. Her Budda, insanlarin hakikati kay betmesi üzerine doktrini telkin için gelmektedir. Pali metninde ilki ve en önemlisi Me tteyya olmak üzere gelecek 10 Budda adi verilmektedir. Pali gelenegine göre bunlar, Hind kozmolojisinin 4 bölgesinden biri olan Jambudipa (Hindistan'da) bölgesinden gelme

ktedir. Her Budda, Dhamma'yi ögütlemedikçe, bir Sangha kurmadikça ve dine tutunmadikça Nirv ana'ya girmez. Sangha, dünyanin en eski bekâr kesisler, rahipler toplulugudur. Rahipler manastirlar da topluca münzevî olarak yasarlar. Ayrica rahibe toplulugu da vardir. Dilenci rahip lere "bhiksku" (Pâli: "bhikkhu"), rahibelere ise "bhikshuni" (Pâli: bhikkhani") denir . Ruhban hayati fakirlik, bekârlik ve sessizlige dayanir. Katil, hirsiz, esir, ask er, bulasici hastaliga yakalanan, bedenî maluliyeti olanlar disinda herkes rahip ve ya rahibelige basvurabilir. Rahip olmak için en az 20 yasinda olmak gerekir. Ancak 15 yasini bitiren teskilata alinabilir. Hattâ 7 yasini bitiren bile, eger ailesi r azi ise alinabilir. Baska din ve inançlardan dönenler, bir sinama devresinden sonra rahiplige kabul edilebilirler. Teskilâta ilk giren saç ve sakalini keser, san elbise giyer, yetkili rahibin önünde üç defa iman ikrarinda bulunur. Rahiplik adayi en az on r ahip önünde baskan rahip tarafindan imtihan edilir. Imtihan olumlu sonuçlanirsa kendis ine, dört vacip, dört büyük günah baskan tarafindan belletilir. Bir rahip, bu günahlardan bi risini islerse muvakkat olarak veya süreklice Sangha'dan çikarilabilir. Rahip, Sangh a'dan kendi Istegiyle de ayrilabilir, evlenebilir. Ancak rahip ve rahibe iken ev lenme yasaktir. Buddistler arasinda en büyük ayrilik, rahiplerle rahip olmayanlar ar asindadir. Rahip olmayanlar, Nirvana'ya eremezler (önceki hayatinda rahip olanlar hariç). Rahibin sadece bir takim elbisesi olur ve o da üç parçadan olusur: Gömlege benzer bir al tlik, bir kusakla bagli ve dize kadar varan bir çesit etek, dizlere kadar inen ve bir tarafindan sol omuza atilmis (böylece sag omuz çiplak birakilmis) bir örtü. Kiyafet eskiden sari (Tayland, Kamboçya ve Seylan'da hâlâ öyledir), orta çagda ise kirmizi idi (sim di Burma'da portakal rengi, Japonya'da siyah). Ayrica rahibin yiyecek için sadaka kâs esi, ayda iki defa kullanmak üzere tras biçagi, tesbihi bulunur. Rahip günde bir defa (ög le) yemek yer, tam bir cinsi perhiz sürdürür, hiçbir eglenceye katilmaz, para alip vermez , mal edinmez. Ayda iki defa rahiplerin suç itirafinda bulunduklari dolunay ve yen i ay günlerine, uposatha (upavasatha) günleri yani oruç günleri denir. Bu âdet, Brahmanizm 'deki soma kurbani devresindeki oruç günlerinden aktarilmistir. Yeni ayin ve dolunay in 7. günlerine de oruç günleri denir; fakat bu günlerde itiraf yoktur. Bu günlerde rahip olmayanlar da en iyi elbiselerini giyerler, dindar Buddistler dünyevî islerle ugrasm azlar. Rahiplerin suç itirafi, en az dört rahipten olusan toplulukta olur. Patimok-ha kaidelerini okumasi sirasinda okuyucu, her bölüm sonunda, bulunanlarin böyle bir suç isl eyip islemediklerini sorar. Varsa itirafi dinler, cezayi takdir eder. Buddist ma nastirlarina "vihara" denir. Sayisi 227'ye varan birtakim kaidelere, ufak tefek farklarla, bütün Buddist manastir ve ekollerinde büyük bir titizlikle uyulur. [158]

O- Buddizmde Inançla Ilgili Kavramlar a- Tanri: Budda'nin ve Buddizm'in tanri konusundaki tutumu daima tartisilagelmistir. Budda 'nin yaratici Tanri hakkinda ne söyledigi açik degildir. Aslinda onun devrinde tanri kavrami bilinmeyen bir kavram degildi. Ancak Brahmanlar, Tanriyi, insanlar tara findan zarar verilen, yaptigindan pisman olan, aldatilabilen, sihirle etki altin a alinabilen, zaaf ve düskünlükleri bulunabilen bir varlik olarak nitelendiriyorlardi. Iste Brahmanlara ve onlarin temsil ettigi dine tepki olarak yaratici Tanri ve o na yöneltilmis diger dinî kavramlara (ibadet, kurban vb.) ilgisiz, hatta karsi görülen T eravada Buddizmi, Caynizm ve Ajivika hareketi; kurtulus, ahlâk, gerçek gibi seylere yer vermekle tanri, ruh, kurban, kurtulusu inkâr eden Karvaka materyalistlerinin di ne karsi ateizminden farkliydi. Hint geleneginde monoteist, politeist, monist ve panteist tanri anlayislari vard i. Budda'dan nakledilen iman ikrari, Üç Cevher arasinda veya Sekiz Dilimli Yol'la il gili maddelerde tanri ile ilgili bir anlatima rastlanmaz. Ancak Budda'nin tanriya

karsi söyledigi bir söz de bize intikal etmemistir. Bu konudaki sessizligin, Yahudi lerin ahiret inançlarinda oldugu gibi, kutsal metinden kaynaklandigi dikkatten kaçma maktadir. Pali metni Budda'dan asagi yukari dört yüzyil sonra yaziya intikal ettiril -mistir. Bu uzun sifahi devrede gelismeler, ihtilaflar gözönünde bulundurulursa durum d aha iyi anlasilacaktir. Bunun*yaninda Buddistlerin ilgilerini kainatin kimin tara findan yaratildigindan çok izdiraptan, tenasüh çemberinden kurtulmak çekmistir. Ayn bir nokta olarak Budda'nin Hiristiyanlik'ta Hz. Isa'nin oldugu gibi, ilgi odagi hali ne gelmesi, onun tanrilastirmasina yol açmistir. Budda bütün putlarin kirilmasini^emre tmesine ragmen onun heykelleri yapildi, zamanla tanrilastirildi. Eger bir tanri k avrami olmasaydi Budda'ya böyle bir durum nisbet edilmezdi.

Caynizm de Buddizm gibi ateist bir elin olarak nitelendirmektedir. Ancak Sthanak avasi adli bir Caynist mezhebi taraftarlarinin önceki Caynizm'in ateist oldugunu i leri sürmeleri hatirlanirsa, benzeri bir durumun sonraki Theravada Buddistlerince ileri sürülmüs olabilecegi düsürülebilmektedir. Bunun yaninda Buddizm, yayildigi yerlerde, birçok din, inanç, kültle karismistir. Böylece Mahayana'nin çesitli ülkelerde ayrintida fa rkli bir tanri anlayisi olusmustur. Bu anlayis, insanligin kaderini elinde tutan bir yaratici Tanri yerine, ezeli Budda'yi koymakla gerçeklestirilmistir. Adi-Budda kavrami Nepal ve Tibet'ten Buddist Asya ülkelerine yayilmistir. Bu kavramin Islâm'i n, Asya'da gelismesi sonucu, Buddizm'de de Islâm'daki gibi bir tanri kavrami bulund ugunu göstermek üzere gelistirildigi de ileri sürülmüstür {Bk. DCR, 29 b). Budda böylece Mutl k Varlikla bir tutulunca onun üç tabiati oldugu gündeme getirilmistir (Budda-kaya). Bu nlardan ilki Budda'nin mutlak, ezeli varlik olarak dharma, yani gerçekle iliskili vücudu (dharma-kaya); ikincisi semavî, ölümsüz ve mes'ut varligi; üçüncüsü de Gotama olarak b ligidir. Tibet'te Avalokitesvara, Budda'nin merhametini ve hikmetini ifade etmek te, dinî lider Dalay Lama onun bir hululü olarak görülmektedir. Yine Nepal ve Tibet'te Ad i Budda'nin pratik bir dhar-ma-kaya ifadesi, Çin ve Japonya'da da Amitabha (amida) adiyla yayginlasmistir. Bu; iradesi, hikmet ve sevgisi bulunan, inayet, merhamet , kudret ve bilgi sahibi bir yüksek ulûhiyeti ifade etmektedir. [159]

b- Karma ve Tenasüh: Hint dinlerinde ortak "karma" ve "tenasüh" (samsara) inançlari Buddizm'de de vardir. Karma; is, davranis anlamina gelen, fakat çogu defa isleri yöneten, bu ve gelecek h ayatta bir çok maddî etkileri bulunan kanunu ifade eden bir terimdir. Bu terim, eski Vedalar devrinde gözükmez, Upanisadlarla ortaya çikar. Karma, bu ve gelecek hayatda-ki sosyal farkliliklar, iyi-kötü kaderin önceki hayatta yapilan iyi-kötü isler sonucu olustu gunu ifade eder. Budda'dan önce karma böyle bilinmektedir. Karma kisinin içinde bulundu gu kast dilimine göre degismeyen görevi, bir çesit mecburi kader anlayisidir. Budda ir adî davranisa isaret etmistir. Her sey yapilan fiile, o da anlayisa baglidir. Karm a, Buddizm'de, anlasilmasi zor bedeni bir güç olarak görülmektedir. Karma-nan çikmasiyla ha yat cevheri asli bilgisini yeniden kazanacak ve orada hareketsiz kalmak üzere âlemin zirvesine yükselecektir. Iste bu hayat gücü, bir dinamo gibi, insanin hislerini, ümitle rini, sevdiklerini-sevmediklerini ve ömür boyu yaptiklarini, potansiyel olarak tasiy arak, yeni bir varliga aktarmakta yeterli imkana sahiptir. Dolayisiyla karma, ki sinin iradesiyle yaptigi seyi ve bunun sonucunu kapsar. Yapilanlar, kisi için kaçila mayacak bir sonuç getirir. Herkes böyle bir karma'yi miras alir. Bunu diger karma ta kip eder. Bu bir determinizm degildir. Çünkü kendi karmasi içinde herkes iyi veya kötü is ya pmakta hürdür. Kisinin kendi karma'si onu mecbur etmemektedir. Buddist görüse göre yeni ka rma için önemli olan davranis degil, iradedir. Karma'nin semerelerini fail ya bu hay atta ya yeni dogumda veya daha sonraki dogumda görecektir. Buddist görüse göre hirs, kin ve hilenin aldattigi kimsenin karma'si kötü, aksi de iyidir. "Budda'dan önce Hindistan'da tenasüh ve karma inanisi var miydi? Budda bu iki kavram i insanda sürekli bir nefs, ruh bulunmadigini ifade eden "anatta" doktrini ile nas il uzlastirdi?" sorusu Buddistler için önemli bir konuyu ortaya çikarir. Zira bu Hindi stan'da tamamen Bud-distlere has bir doktrindir. Buddistler, ayri bir ruh yerine

ruhsal tezahürleri (duygu, irade, suur, idrak vb.) bedenle bir bütün olarak almak yol uyla insan kavramina giderler. Yani insan, bedenle zihnî özelliklerin bir bütünüdür. Bunlar güzel bir anda, dogumda bir araya gelmistir; aci bir anda, ölümde ayrilacaklardir. Bud dizm'de beserî bir fert, 5 "khanda" (grup) içinde düsünülür. Bunlar bedenî, hjssî, suürî, ira parçalardir. Bu 5 grup, ömrün çesitli safhalarinda degisik görüntüler ve nitelikler sergiler. Ruhu kabul etmemek ve "anatta" doktrini Buddistleri tatmin etmedigi için "Pudgalava din'ler" denilen bir mezhep, ferdî ruha yeniden yer vermek zorunda kalmis; fakat di gerleri bu gelismeye karsi çikmislardir. Karma ile ilgili ve ülkemizde daha çok bilinen bir buddist dtnî ve felsefî kavrami tenasüh tür (samsara: yeniden dogus, tekrar-tekrar gelme). Tenasüh, bir hayattan ötekine geçisi ifade eder. Ondan kaçinmak mümkün degildir. Zira Buddist ana izdirap doktrininin, tek bir hayat süresinde anlasilmasi gerçeklesmez. Tenasüh bitmek bilmeyen bir yeniden dogu s silsilesidir ve içinde bir eziyet, çile yumagi tasir. Tenasuh, sadece insan seklin de degil, en küçük sinekten insana kadar bütün canli kategorilerini içine alan bir yeniden h ayata dönüstür. Ancak sadece insan olarak gelindiginde tenasuhtan kurtulup Nirva-na'yi kazanmak mümkün olabilir. Bu arada belirtilmelidir ki "Buddizm'de tenasuhla yeniden dogan nedir?" sorusu, ruhu kabul etmeyen Bud-distlerin onun yerine ikame ettikl eri kavrami anlamak kadar zordur. [160]

c- Nirvana: Nirvana (Pali dilinde Nibbana), kelimesinin kökü oldugu kabul edilen "nibbati" fiili , üfleyerek serinletmeyi ifade etmektedir. Ilk Buddist geleneginde bu kelime, "ser inlemis", yani arzu ve ihtiraslarin, kötülüklerin atesinden kurtulmus, sakinlesmis ide al adam olmayi dile getiriyordu. Böyle bir insan "aydinlanma"ya kavusmus, Nirvana' ya ermis olarak nitelendiriliyordu. Buddizm böylece yeni bir insan tipi getirmis ol uyordu. Bu insan, "klesa" denilen ve sayisi mezheplerarasinda 10, 16, 26, 30 ola rak degisen manevî kirlerden arinmis, fakat ömrünün geri kalan kismini tamamlayan bir ki mse idi. Bu kimse, "klesanirvana"ya ulasmis, ömrü bitip cismanî hayata veda edince de Nirvana tamamlandigindan "pari-nirvana"ya varmis sayiliyordu. Nirvana (nibbana), Pali metinlerinde durgunluk, dinginlik, huzur, - arinmislik v e ölümsüzlük seklinde nitelendirmektedir. Bazi batili bilginler Nirvana'yi yokolma seklinde anlamislarsa da bu isabetli degildir. rBudda, insani duygu ve arzulan bir atese benzetmis, Nirvana'yi da bu atesin sönmesi seklinde açik lamistir. Budda'nin bas sakirdi Sariputta îtlpatissa, Nirvana'yi "Istek ve tutkula rin, kin ve nefretin yokolmasi, yanilarak yolunu sasirmaktan kurtulma" seklinde tarif etmistir. Hinayana mensuplarina göre Nirvana; varlik, ihtiyarlik, ölüm ve izdiraplardan kurtulma dir. Ancak Nirvana; yokolma degil, yüce gerçegin gerçeklesmesi, ihtirasin yokolmasidir . Mahayana mensuplarina göre de Nirvana yokolma degildir; fakat o , bir baris, mükem mellik kazanma, hikmet kemaline ulasma, sonsuz mutluluga kavusmadir. Mahayana fe lsefî ekollerinin gelismesiyle Nirvana, Budda'nin mahiyeti ile ilgili Mutlak kavram i, nihâî realite ile bir tutuldu.

Buddizm'de Nirvana'ya ulasmis bir kimsenin ölüm sonrasiyla ilgili açik bir bilgi yoktu r. Öldükten sonra Budda'nin ne oldugu sorusu Buddizm'de hep sorulagelmistir. Budda'ni n kendisi de Nirvana'ya erismis bir kimsenin öldükten sonra varligini sürdürüp sürdürmeyecegi konusunda kesin bir açiklama yapmamis, bu konuda herhangi bir sey söylemenin yaran ol mayacagini savunmustur. Çesitli varliklardan birisinin seklinde tenasuhla tekrar düny aya gelinecegini kabul eden Bud-dizm'e göre, kötü amel isleyenler kötü karmalariyla Içinde b ulunduklari kalpa'nin sonundaki cehennemde, iyiler de gökde, cennette tanrilarla b irlikte {Mahayana'ya göre) ikamet ederler. Ancak bu cennet-cehennem devresi ilâhî dinl

erdeki gibi nihâî ve devamli degildir. Bud^ distler, tanrilarin saadetli hayatlarini n da geçici oldugunu kabul ederler. Onlara göre gerçek saadet, nihâî, tenasuhsuz kurtulus, yani izdirapli hayata tenasuhla tekrar, tekrar gelmekden muaf olma, ancak Nirvan a'ya kavusmakla mümkün olabilir. [161]

d- Metteyya: Hiristiyanlik'taki Mesih, Faraklit gibi Buddizm'de gelecek bir kur-tarici sahsiy et, inanci ve beklentisi vardir. Bu kurtaricinin secere, sülale adi Metteyya (Mait reya), esas adi Ajita'dir. O, simdi deva'lar âleminde Tusita cennetindedir. Onun h ayatinin safhalari, Gotama Budda'ninkiyle benzer olarak geçecegi kutsal metinlerde yazilidir. Bu gelecek Budda inanci ile ilgili eskatolojik ümitler, diger bir deyi mle âhiret beklentileri, bir kurtarici tasavvuru içinde, bir çesit Buddist mesihçiligi o larak özellikle Orta Asya ve Burrfta basta olmak üzere, Buddist ülkelerde önemli bir kon u olusturur. Tibet ve Mogolistan daglarindaki kayalara "Gel, Maitreya, gel!" yaz isi kazilmistir. Budda, dini tamamlayamadigini, kendinden sonra Metteyya, yani h erkese, âlemlere rahmet bir kimsenin gelip bu isi tamamlayacagini ifade etmistir ( Le Saint Coran, trc. Muhammed Hamîdullah, Paris 1989, s. 375) Metteyya, simdi "Bodi satva"dir. [162]

Ö- Buddizmde Ibadet, Ma'bet ve Ahlâk Ibadet ve dua, ulûhiyet anlayisina baglidir. Bu sebeple bazi dinler tarihçileri, Bud dizm için varsaydiklari ateizme paralel olarak, bu dinde dua ve ibadet bulunmadigi ni yazmislardir. Bununla beraber onlar da Buddistlerdeki dinî baglilik v e dinî uygulamalarin farkindadirlar. Budda zamaninda bütün is, izdirabin kavranilm asi ve giderilmesiyle ilgili dört kutsal gerçek, Sekiz Dilimli Yol, kisacasi Nirva-na 'dir. Budda sonrasi, ondan kalanlarla ilgili stupa, onun heykellerinin konuldugu yerler olarak pagodalar ortaya çikmistir. Vihara'lar (manastirlar), ilk seklini Bu dda devrinde gezici kesisler ve yardim toplayicilarin biraraya geldigi bahçelerden (arama'lar) almistir. Öte yandan magaralardaki basit ikamet yerleri zamanla muhtes em magara manastirlarina dönüsmüstür. Budda'dan sonra kutsal seyler, yerler ve günler, onun la ilgili olarak belirlenmistir. Ayrica dinî vesilelerle kutlanan senlik günleri de vardir. Ister Sangha üyesi, isterse de kesis veya rahip olmayan kesimden olsun bir Buddist, "Üç Cevher" (Buddist amentüsü), "Sekiz Dilimli Yol" ve "bes emr"e baglidir. Bes emir için de en önemlisi "ahimsa"dir (öldürmemek, zarar vermemek). Buddizm'de canlilar birbirini n akrabasi sayilir, hiçbir canliyi incitmemek hedef alinir. Tenasüh inancina göre bugün hayvan olanin sonraki hayatta insan, insan olanin da hayvan olarak gelebilecegi kabul edildiginden hayvanlara zarar vermekten çekinilir. Hayvana zarar verenin son raki hayatta dünyaya hayvan olarak gelecegine ve ayni muameleyle karsilasacagina in anilir. Bundan dolayi bir Buddist için kan dökmemek, zarar vermemek çok önem tasir. Hindistan'da önce "cetiya" denilen tümsek veya toprak yiginiyla ilgili halk kültü, Buddi zm'de Asoka zamanindan itibaren kesis olmayan Buddist halk kesiminin içinde Budda ve önemli Buddist erenlerinin (arahant) hatiralarinin saklandigi için tazimde bulund uklari stupa'lara dönüsmüstür. Buddist kutsal metinlerinden Maha Parinibbana Sutta'ya göre Ananda, Budda'ya ölümünden sonra ondan kalanlarin nereye konulacagini sormus; o da st upa yapilip orada muhafaza edilmesini istemistir. Buddizm arastirmacilari bazi se beplere dayanarak bu bilgiyi isabetli bulmamaktadirlar. Ilk stupalar, genellikle tastan yapilmis yari küre, kubbe ve etrafi parmaklikli yapilardir. Hindistan disi ndaki stupalara örnek, Burma BuddIstlerinin günümüze kadar haftada bir defa ziyaret ettik leri, içinde Budda'nin saçindan bir tutam saklanan Rangoon civarindaki Shway Dago

n verilebilmektedir. Seylan'da stupa'dan gelismis Buddist kutsal yapilarina "da gaba" denilmistir. Bununla beraber bu iki kelime her zaman ayni anlama da gelmez. Bütün stupa'lar dagaba degildir. Çünkü onlarin bir hatira odasi bulunmayanlari da vardir. Avrupa'da Portekizliler ve Ingilizler'den kaynaklanarak daga-ba'nin pagoda hali ne getirildigi düsünülmektedir. Ancak bu konudaki bilgi eksiligi Farsça'daki "bütgede" (Put evi) kelimesinin unutulmasindan ileri gelmektedir. Pagodalarda Budda'nin he ykeli bulunmaktadir. Önceleri bulunmazdi. Buddizm disaridan etkiler almis ve bu deg ismeler olusmustur. Ilkin Hindistan'da M.Ö. 1. Yüzyil ve milad arasi ya bhakti dinda rligindaki tanri kavramindan veya Kuzeybati Hindistan'daki helienist etkilerden b u heykel kültüne bagli tanrilastirma eylemi gelismistir. Bu gelisme, çesitli Asya ülkele rinde mahallî tezahürler göstermistir.

Bir Buddist pagoda'ya girdiginde Budda'nin heykeline ta'zimde bulunur. Ona çiçek, tütsü sunar, isik, ates, mum yakar. Bu arada sunduguyla ilgili bazi seyler okur. Meselâ "Ben bu güzel isigi Aydinlanmis Olana sunuyorum. Bu degerli hareketle karanligi da gitmak istiyorum" der. Buddist, Budda'nin heykeli karsisinda ta'zim davranisi ol arak diz çöker, ellerini yüzünün önünde avuçlarini birlestirmis oldugu halde tutar; bazi ta'z durumlarinda alnini yer©, koyarak tam secdeye kapanir. Manastir toplanma salonlari nda topluca tazimler, genellikle kutsal metinler veya bunun için hazirlanmis yazil ardan okunarak birlikte yapilir. Bu is kesisler için her gün sabah-aksam tekrarlanir . Kutsal günlerde kesis olmayanlar da günün özel programina katilabilirler. Bu programin sabit bir sekli yoktur. Programin düzeni ve genisligi, yönetici yetkili kesise bagl idir. Kutsal günlerde genellikle ileri gelen bir kesis Buddizm'in telkinati veya a hlâkî, manevî emirleri konusunda vaaz verir. Çin Buddizminde az sayidaki tahsilli kesis ve mistik disinda dindar Buddlstler için B udda'lar ve bodisatva'lar tapinma nesnesidir. Bu, Amida'ci veya Temiz Ülke mezhebi ne bagli olanlar için böyledir. Bu mezheplerin manastirlarindaki ezberden birlikte o kuma salonlarinda Âmitabha {askin Budda ebedî isik) ve iki büyük yardimcisinin heykeller i bulunur. Bunlara "Budda'nin adina" diye ta'zim edilir, tapinilir. Bunun sebebi , bütün canli varliklari kurtarma ve bir budda olmadir. Bununla beraber Çin'deki Buddi st ve Taoist tapinaklarda kesis veya rahip olmayanlar; hastaliktan kurtulma, refa h, basari, oglan çocugu isteme gibi dünyevî sebeplerle tapinirlar. Çin'deki bu Amida tap inmasini gerçek bir teizm olarak görenler vardir. Onlar, Amitabha'nin asagi yukari t anri sifatlarina sahip oldugunu; Avalokitesvara'nin, bir bodisatva olarak, kurta riciligini; Temiz Ülke'de yeniden dogmanin ebedî kurtulusa tekabül ettigini kabul ede rler. Bu sebeple yine onlar, dindar Buddistle-rin alçakgönüllülükle atesli bir sekilde ve uzun uzun gönülden dua ettiklerini de buna eklerler. Budda ile ilgili olarak, ondan sonra, belirlenen kutsal seyler sunlardir: 1- Budda"nin heykelleri, 2- Budda'nin hatiralari, 3- Bo veya Bodhi Agaci. Budda heykelleri asagi yukari M.Ö. I. Yüzyilda kullanilmaya b aslamadan önce Budda'yi temsil eden semboller olarak Budda'nin hatiralari, Bo Agac i vardi. Budda heykelleri, genellikle onun oturup bagdas kurmus Incir Agaci alti ndaki meditasyona dalmis halini tasvir eder. Ayakta ve yatan heykelleri de vardi r. Budda heykelleri yaninda, Hiristiyanlik'ta Meryem, azizler ve meleklere tekabül eden Bo-disatva'lann heykellerine de ta'zim gösterilir. Budda'nin öldükten sonra yaki lmis cesedine ait bazi kalintilar, hatiralarin hâla büyük pagoda'larda bulunduguna ina nilir. Mesela Seylan'da Kandy'de Kutsal Dis Tapinaginda onun disi, Burma'd a Rangoon'da Shwe Dagon Pagodasinda ise saçi bulunmaktadir. Bodhi (Bo) Agaci, Budda 'nin Neranja-ra nehri kiyisinda simdiki Gaya, Uruvela'da aydinlanmaya ulastigi i ncir cinsinden agaçtir. Budda'nin gözde sakirdi Ananda'ya sorularak bu agacin tohum fidani alinip yetistirildigi ve birçok yere dagitildigi ileri sürülmektedir, Aslinda k utsal agaç kültü, Budda'dan önceki Hindistan'in bir gelenegidir. Budda ile dogrudan ilgil i degildir.

giydirilmesi gibi vesilelerle yapilir. derecelendirilmesi. Budda'nin manastir disiplin kurallar ini ilân ettigi Vinaya'ya atfen kutlanir. Burma ve Tayland'da böyle degildir. Buddistlerin senlikleri ya böyle kutsal günler dolayisiyla veya m anastir hayatindaki kesislerin görevlendirilmesi.Mayis ayinin dolunay gününde. Seylan'da bu. sehvet gibi kötü huylardan uzaklasacak."Mahallî" manastirlarda Patimokha kurallarinin okundugu dolunay ve yeni ay günler ine eklenen iki çeyrek ay^ gününden olusan dört Uposattha günü kutsal bilinir. nefret. Asoka burada da bir sütun diktirmisti. Sekiz Dilimli Yol d a bütün Bud-distler içindir. kin. Bu dört yer. adlan verilmeksizin Pati metnindeki Maha-parinibbana Sutta'da geçmektedir. kesis adayina kefil o lmak. Burada bir stupa y apilip onun kalintilari orada muhafaza edilmistir. olmasin her buddisti baglar. Bu günden üç ay önce subat dolunay günü. saçl arini yeniden kazirlar. Yeni pagoda ve manastir yaptirmak. Buddizm'i tanitan yayimlarla. Kushinagara {eski adi Kusinara). dayanisma faaliyetleri tesvik edilir. zamanla bazi tavizler verilmistir.. Yine yillik bir dinî devre. maddî se ylere baglanmayacaktir. 2. nefesini. Muson yagmurlar i dolayisiyla kesislerin manastirlardan ayrilmamaya mecbur kaldiklari Temmuz'un ilk günü ayin dogmasindan Aralik dolunayina kadarki süredir. Bekâret. hareketlerini yavaslatacak. Bir-Buddistin yaptigi. Budda'nin dogumu. günler Hiristiyanlarin pazar günü gibi tatildir. göre kesis olmayanlar için dinî tören nidir. Lumbini. Budda devrinde içinde hikmet ve ilahiyat konularinin tartisildigi bir geyik parki idi. o ruç tutar ve manastirda r meditasyona vakit ayirirlar. Onlardan daha dindar olanlar. Genis manastir kalintilari yan inda stupanin da bugün ayakta olmadigi görülmektedir.Budda ile ilgili kutsal yerler olarak ziyaret edilen Kuzeydogu Hindistan'da dört ye r vardir: 1. zihni olgunluk ve p arlakligi. kisinin tutum ve davranisiyla aydinlanmaya ulasmasi gayesine bag lidir. özel törenler ve halk senlikleri yle kutlanir. zihnini. Bütün bu dört yer ziyaret edilmektedir . yaslilara ait az bir kesim.Budda'nin Nepal'deki dogum yeri olan Lumbini. Budda'nin bedeninin ölümü sonrasr yakildigi yerdir. Sarnath. Buddistlerin kutsal günleri aylik ve yillik olarak iki çesit olup' Budda'yla ilgilid ir: 1. aydinlanm asi ve nihaî nirvana'y^a gir-v mesi kutlanir ve anilir. Güney Asya ülkelerindeki Buddis tlerden. Imparator Asoka burayi ziyaret etmis ve üzeri kitâbeli bir de sütun diktirmisti. Bunlara ke sis olmayanlar için üç. yillik kutsal gün olarak. kesis olanlar için de bes emir daha eklenir. yardimlasma. hirs. kesislere yiyecek yardimi yapmak. en yüksek idealdir.Ilk vaazini verdigi Benares yakinindaki Sarnath'daki geyik parki. böyle yapar. Buddist felsefesi. Bu dört gün gelenege. cinsî tatmin i. Sekiz Dilimli Yol ile ilgili çalisma yapar. Buddist cömert olacak. Buddist.Öldügü yer olarak Uttar-Pradesh'te Kushinagara. Bu gün. hayir islerine yardim etmek. Kapilavastu'dâ bir koru idi. Bes temel ahlâkî prensip kesis olsun. bedenî sükuneti kazanacaktir.. hile. misafir agi rlamak gibi yardim. Sarnath'da manastir kalintilari büyük bir alani kaplamaktadir. Buddizm'de ahlâk. Burada yapilmis Iki stupa bilinmektedir. 2. Kadinlard a da ahlâk-fazilet esastir. Buddizm'in ilk bin yillik gelismesinde evlenme ta kir edilmisse de. Kesisler Uposottha günlerinde. Mi lletlerarasi pazar tatil günüdür. bedenini kontrol edecek. 4. Çinli meshur seyyah Fahsien ve Hsüan Tsang da buralari ziyaret etmis ve haklarinda bilgi vermislerdir. söyledigi ve düsündügü her se . 3. Gaya'da bir Seylan krali tarafindan "Büyük Aydinlanma Manastin" yaptirildi. Güneydogu Asya ülkelerinde bu.Bihar'da simdi Bodhi Gaya denilen aydinlanma yeri. Kesisler bu sürede halki va azlarla egitirler. bütün kötülüklerin kaynagi olarak görür. ortak tatil günüdür. Ayrica kesisler için Patimokkha kurallari vardir.

Frank E. Bu. Buda ve Ögretisi. Buddistler. Trevor Ling. E. Parrinder. H.VValter Ruben. 68-111 . Psikanaliz ve Zen Budizm. 152-157 . 161. 62-87. doktrinle ilgili konu lan telkin de yer alir. Ankara 1947. çok fakir kimseler yakifmaz. . The Great Religions of the Modern VVorld. Paris -1921. Buddh ism.. Christmas Humphreys. "Buddhism". 71. ancak yakma daha alisilmis yoldur.E. Yakilmayan cesetl er açik bazi alanlara konup onlarin vahsi hayvanlarda parçalanmasi. Gallimard 1970. . "Buddhism". 32. Hopkins. 1-14. 148-173. mum yakarlar. çesitli törenler icra edilir. Bu yakma isinde. Ölüler yakilsa da bu gene l bir uygulama degildir. Erich From. The Buddha. New Delhi 1970. Gr. The Religions of India. Ed. New York 1971. Günümüzde ceset için uygulamalar farklidir. 7 gün boyunca çesitli kesis gru plarinin büyük katkilarinin geçtigi. Buddistler.in farkinda olmasi. London 1975.E. London 1977. A Dictionary of Comparative Religion. The Doctrine of Buddha. 196-206. Reynolds. kokusmasi. hem de gömme yoluna gidilir. Britain 1978. The VVorld's Living Religions. Hinduism and Buddhism. S. önemli kimselerin mezarina çiçek sunar. bunu gün boyunca sürdürmesi istenir. Istanbul 1981. Fransizcaya ter. Delhi 1973 Ilhan Güngören. London 1974. tesbihi kutsal görür. Burma ve Tayland gibi nüfusun çogunun Buddist oldugu yerl erde ölüyü yakma. A Reader's Guide to the Great Religions. 1/1146-1215. Ilhan Güngören. Parrinder.F. 261-270. Parrinder. aile üyeleri ve dindaslar arasinda malî ve dinî yakinlik olusturdugun a inanilir. 139-173.A. Buddhism. Buddhizm Tarihi. New York 1962. Le Bouddha.Bölümün Bibliyografyasi Andre Bareau. New York 1962. 120. Çev. DictionnaIre des Religions. London 1965. bozulm asindan kesislerin ibret almasi Istenir. S. Britain 1976.G. ölünün ailesini teselli. Asian Religions.G. ölünün ruhu lgili âleme geçmesi için yardim gibi.A. [163] V.W.G. . Bu törenlerde. Çocuklar. VVorld Religions. London 1970. Çev.G. ölüm den sonraki 3-7 gün arasinda yapilir.265. 98-136. . 171. Abidin Itil. France 1983. Foy. Istanbul 1981. Sir Charles Eliot. Histoire des Religions. A.E. Foucher. . Brandon. büyük çogunluk ölüleri gömerler. New Jersey 1947. nesr. Londo . Gr. Nigosian. IRichard A. Güneydogu da hem yakma. gömülür. Seyl an'da ancak zengin aileler yakma yönüne giderler. Oldenberg. W. nesr. Garol. Onlarin bazi inanç ve dinî gelenekleri mezh eplere göre degisir. Kari Relschauer. George Grimm. A Book of VVorld Religions. özde Buddizm'e uymayan (Buddizm'de ruh kavraminin olmamasi açisindan) seyler yapildigi gibi. Man's Religious Ouest. "Le Buddhisme Indien".

Religions of Mankind. Kur'ân-i Kerîm'de dört yerde geçmektedir[165]. 359-390. 156-223. 109-150. Ström. Muhammed Ile noktal anmistir. . Islâmî anlayista Yüce Allah mikandan münezzehtir. 49-105. Alan W. dogrudan ulûhiyete nispet edilmelidir. Tomas. Les Grands philosophes de l'Orient. . 194-230. ezberlenmesi özelligiyle dinler arasinda ayri bir yere sahiptir ve "hak din" geleneginin en iyi örnegini yansitma ktadir. Gr. Zamanla. . Bu vahiy de. konuya açiklik getirmekted . London 1966. Tomlin. ilâhî din olarak nitelendirilmekte ve kabul edilmektedir. . Hz.) insanlar arasindan seçtigi kimselere özel bir tarzda bilgi vermesi olarak algilanmaktadir. gökle ilgili bir anlam da içermekted ir. The Way of Zen. Ülkemizde "ilâhî din" yerine "semavî din" deyimi kullanildigi. peygamberler vasitasiyla insanlik âlemine gönderilen. Bu öz ellikleriyle ilahi dinler vahiy mahsulü sayilmakta ve vahiyle ilgilendirilmektedir . b ir mekân da ifade etmektedir.Ninian Smart. Gr. The Religious Experience of Mankind. London 1971. 161-181.n 1977. Tomlin. Vahyi alan kimseler. Britain 1977. Russel Webb. V.H. Ilâhî dinlerde Yüce Tanri inanci oldugundan. "ilâhî" kelimesinin tam karsiligi olmadigi gibi. The iife of Buddha. dogru yoldan ayrilmasi durumun da yeni elçilerle emirler yenilenmekte ve pekistirilmektedir. hatta Kur'an' da adi geçen dinler de ilâhî din olarak nitelendirilmektedir. London 1977. Yüce Allah tarafindan gönderilen bütün peygamberle rin teblig ettigi din.BÖLÜM ILÂHI DINLER Allah tarafindan. onu insanlara bildirmekte ve ona uymalarini istemektedir. bazen bu deyimin baslik y apildigi da görülmektedir.DT. bu "semavî" dey imi yine uygun düsmemektedir. Lond on 1967. Edward J. Ringgren-Ake. 23-40[164] VI. Yahudilik ve Hiristiyanlik. Paris 1952. Islâm. "Hak din" deyimi. The History of Buddhist Tought. Kur'ân-i Kerîm'in b azi sûrelerinde yer alan ve ayni sekilde baslayan üç âyet[166]. din olarak Islâm. Our Religion. VVatts. Gr. Yüce Tanri (high god) te rim ve kavrami özde farklidir. . kitap olarak Kur'ân. Kur'ân-i Kerim. Dolayisiyl a din.J. Çünkü bazi dinlerde gök tanrilari (sky gods) bulunmaktadir. Âdem'den Hz. "The Buddhists". Allah'in {C. Britain 1977. Kutsal kitabi Kur'ân'in geldigi gibi yazilmasi. 258-268. London 1973. Islamî anlayista bu gel isme. Bakcground to the Long Search. yani peygamberler. göge ait. Suzuki. An intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. vahiy mahsulü olan dinlere "Ilahî Din" denilmektedir. bir peygamberin g etirdigi hükümlere insanlarin uymakta ihmal göstermesi. London 1975. "Semavî" kelimesi.Ninian Smart. Bu terimin ancak gögü Ta nri'nin mekâni olarak gören dinler için dogru bir nitelendirme olabilecegi belirtilmel idir. 220-228. F. An introduction to Zen Buddhism. Britain 1979.C.H. Bu anlamiyla semavi kelimesi. peygamber olarak Hz. F. Schoeps. Muhammed'e kadar gelen vahye ve peygamberlere dayan an dinî gelenege "Islâm" adini vermektedir. bir mekâna degil.

Yahudi. onun kendi ne ait özellikleri ve nitelikleri bulunan bir din oldugu. irk m i. Bundan dolayi bu din. Bet ha-Mikdas. ilâhî kaynakli en es ki din olarak nitelendirilmektedir. verdikleri sözü yerine getirmemelerinden kaynaklandigi. Tahrip edilmeden önce Ma'bed'in bir odasi Ahit Sandigi'na ayrilmistir . Yahud i dininin odak noktasi. Musa'nin sahsinda Tora'yi (Tevrat'i) onlara göndermistir. bütün dinlerin üzerine üstün kilmak üzere.[169] Kutsal kitaplarinda yer alan ifadelere dayanarak Yahudiler. kitabin büyük oranda muhatabi nin Müslümanlar olmasi ve bu çevrelerde Ilâhî dinden onlarin anlasilmis olmasindan dolayid ir. yedi kollu samdan ve alti köseli yildizdir. bu terimler kisaca açiklanacaktir. Israilogullarinin basina gelen bütün sikintilarin onlarin bu ahde uyma malarindan. Aslinda bugünkü Yahudiligin bir din mi.Genel Bilgi Yahudilik.YAHUDILIK 1. [170] a. Yahudilik'in Babil Sürgünü'nden sonra millî bir din haline getirildigi kanaati yaygindir. Biz de. fakat mensubu en az olanidir. Kudüs'teki Ma'bed'dir (Ibranice. yaniisda olsa. hem kendi kutsal kitaplarinda hem de Kur'ân-i Kerîm'de belirtilmektedir. kutsal kitaplarinda ye r alan "Balam" hikayesin-deki su cümle tarif etmektedir: "Iste ayrica oturan bir k avimdir ve milletler arasinda sayilmayacaktir".ir. bu terimlerin bilinmesine baglidir.D. Ibranî ve Israil Terimleri Yahudi: Ishak oglu Yakub'un oniki' oglu vardi. Israilogullari ile Tanri arasindaki "ahd"e kutsal kitap larinda genis yer ayrilmasidir. millet mi oldugu pek açik degildir. millîlestirilip bir irka tahsis edilmesiyle de ilâhî dinle rden farkli bir durum göstermektedir. 6 milyonu A. B ugün yeryüzünde Yahudilik'i din olarak benimseyenlerin sayisi 18-20 milyon civarindadir . Konunun daha iyi anlasilabilmesi. onlardan emirlerine uyacaklarina d air söz almis ve Hz. Yahudiligin Dinler Tarihi'nde özel bir yeri bulunmakta ve bu din. Yahudiligin sembolü. Çünkü Yahudilikte din ile irk içice g rmis. O. bu genel kuralin disina çikmayi uygun bulmadik. bir "ahit" dini olarak da b ilinmektedir. Onlara göre. Bunlarin 4. Beyt u'l-Makdis). onlarla ahitlesmis. kendilerini dünya mille tleri arasindan seçilmis kavim olarak görmektedir.[167] Ilâhî dinler basligi altinda. Tartismayi bir kenara birakarak. Bu âyetlerden ikisine ait ortak ibarenin meali söyledir: "Ortak kosanlar istemese de. burada. benzerinin bulunmadigi ve bu sebeple de tarifinin güç oldugu söylenebilmektedir. burada. Hiristiyanlik ve Islâm islenecektir. peygamberini. Yahudilik. Filistin'in güney bölgesinde kuru . Geçmisi birkaç bin yil geriye giden bu dinin en ön emli özelliklerinden biri. Bu sebeple. dünya literatüründe Yahudi. Ibranî. Aslinda "Ilâhî Din" basligi altinda bu dinlerin islenmesi. vahye dayanan kutsal kitaba ve peygamberlere yer ver mesiyle millî dinlerden. Onu en iyi. Sina'da bu kavm i kendine muhatap kilmis. Onun a dina izafeten Israilogullarina Yahudi denilmistir. dördüncü oglunun adi Yahuda'dir. tek Tanri'ya. Tanri. yasayan ilâhî kaynakli dinlerin en eskisi. hidayet ve hak din ile gönde di". Israilogullari gibi terimlerle adlandirilm aktadir. Bu kavim.'de. Arapça. birini digerinden ayirmak zorlasmistir. geri kalani Avrupa'da ve dünyanin diger ülkelerinde yasamaktadir. [168] A.B.4 milyonu Israil'de. Ancak bu din.

[175] On iki Yahudi kabilesi de Israil adiyla anilmaktadir. sözlerinden dönmemeleri. "Tanri ile mücadele eden" anlamin a gelebilecegi belirtilmektedir.Ö. seçkin bir kavimdir. Hz. namaz kilip zekât vermeleri. Samariye'nin güneyindeki bölge. kutsal kitaplarina dayanir.verilmistir. ferd olarak da Ya hudi diye adlandirilmistir. birbirinin yerine kullanilmis ve kull anilmaktadir. Tevrat'ta yer almaktadir. Yahudi kelimesinin Arapça "hade" kökünden "dönmek" ve "tevbe etmek" anlamina g eldigini. Bu nimetle re karsi Israilogullari'nin verdikleri sözler ve onlarin sözlerinden dönmeleri islenmi stir: Allah'a inanmalari.Ö. peygamberlere uymalari. Tanriyla ve insanlarla güresip yenen anlaminda Yakub'a Ta nri tarafindan verilmis bir lâkabdir. kendilerine haram ettikleri disinda ki bütün yiyecekleri yemeleri. Zira Ürdün'ün ba tisi.[17 8] Tanri (Yahve). Onlara göre Israilogullari. Bu kavim. Yahuda kabilesine mensup olmalarina ragmen. sonradan genelde bütün Yahudileri içine alac ak bir sekilde kullanilmistir.lan Yahuda Kralligi da ayrica bu adin kaynagi olarak ileri sürülmektedir. Yahudi inancina göre Yakub'a bu ad. Bu ad.Esaretten sonra umûmî olarak halk Israilliler diye adlandirilirken. bu ismin Yahudilere verilmesinin de Hz. Abram'a {Hz. ilk defa. Yehova da millî bir tanri olarak kabul edilmistir.[171] Ibranî: Bu kelime. âlemin ve ilk insan in yaratilisindan peygamber Malaki'ye kadar geçen olaylari içinde bulundurur. Ramses'in oglu Merneptah (M. Firat ve Ürdün nehirlerinin öbür kiyisindan gelmis olan göçmenleri ifade etmektedir. XVXIV. [177] b. sahislar birbirine Yahudi demis lerdir. Bununla beraber. Bundan dolayi Ya hudilik millî bir din. Bu husus. Kutsal kitap. "Ibrî" veya "Hibrî" kelimelerinden gelmektedir. Böylece onlarin torunlari da günümüze kadar bu isimle anilmislardir.[174] Taberî. Ibrahim) Harran bölgesinden Ken'an diyarina göçetmesini . Sürgün 'den sonra da genelde toplum olarak. Kildânîlerin Ur sehrinden çikarlar ve Harran'a gelirler. akrabaya ve yoksullara iyilik yapmalari. Ken'an diyarina (Filistin) yerlesmeden önce Ibranî. Simdiki Israil Cumhuriyeti de bu adi kullanmaktadi r. M. bab aya. O'ndan baskasina kullukta bulunmamalari. "öte tarafin insanlari" anl minda. Babil Sürgününden sonra Yahuda'ya geri dönen I brânîler. Süleyman'dan sonra ikiye ayrilan ülkenin kuzeyde kalan bölümünü olusturan kabîlelerin kralligini nitelend irmek üzere kullanilmistir. 41 defa "Benî Israil" (Israilogullari) kelimesi geçmektedir. Musa'nin "Biz sana dönüp yalvardik " sözü sebebiyle oldugunu belirtmektedir. adam öldürmemeleri. anaya. ayni z amanda onlarin kutsal tarihini olusturur. Bu âyetl erde. "Israil" kelimesine. Yahudilere bu ad.Tevrat'a Göre Yahudiligin Tarihçesi Yahudiligin tarihçesi. Ken'an ülkesinin yerlileri tarafindan .. Yahuda adina nispet edilmistir. Sehristanî. Allah'in Israilogullari'na verdigi nimetler hatirlatilmaktadir. Yüzyillarda Filistin'de görülen göçebe bir kabîlenin adidir. Hz.[176] Ancak belirtilmelidir ki bu ad. Tevrat'ta "Tanri ile güresen" seklinde yer almasina ragmen. 1232-1224) taraf indan diktirilen ve "Israil Aniti" diye anilan kitabede rastlanmaktadir.[173] Evr ensel Yahudi Ansiklopedisinde kelimenin asil anlaminin belirsiz oldugu. Samî irktan sayilan Ibrâniler. Ancak bu üç terim. II. Kur'ân'da 40 âyette. Tanri tarafindan verilmistir. Israilogullari. Bu kelimeler.[172] Israil : Bu kelime. ibadet etmele ri. Yahudi Kutsal Kitabi'nda Kenan'a atif yapilmaktadir. Üçüyle de ayni din mensuplari ve ayni topluluk ifade edilmektedir. orada Israilli. genelde Israilliler adini almi slardir. Yakub'a "gece içinde Allah'a giden " anlaminda "Israil" denildigini kaydetmektedir.

ve seni milletler yapacagim.[182] Allah. iste karin. Hacer'i kiskanmaktan kurtulmus olacaktir. oglu için büyük bir ziyafet verir. Bu durum Ibrahim'e kötü gürünür. Misirlilar seni görünce: Bu o un karisidir. rüyasinda Abram'a görünür. çünkü seni birçok milletlerin babasi ettim. ona sözünü yerine getirdiginden dola yi. ben de onu kari olarak aldim? Ve simdi. Hacer. Karisi Saray'in teklifi üz erine cariyesi Hacer'le evlenir ve ondan Ismail dogar. Firavun'u ve onun sara yini büyük vuruslarla vurdu. Tekvin XIV : 14-16) Lut'u kurtarip yanina alir. Bunun üzerine Abram. nesiilerince ebedî ahit o larak sabit kilacagim. fakat seni sag birakirlar. derler ve beni öldürürler. Abram ise Ken'an diyarinda oturur. kendisi doksan dokuz. sarka dogru gider. O vakit orada Ken'anîler bulunu yordu. Ismail'i alip çöle gider. yüzüstü düser ve Aliah onunla söyle konusur: " en ise. seksen a lti yasindadir. emri yerine getirmek üzere bir mez-bah yapip biçagi eline aldigind a Rabbin Melegi göklerden ona seslenip çocugu bogazlamamasini.[184] Ibrahim.[179] Abram ve beraberindekiler. Abram. Öte yandan Sara. O'ndan zürriyet ister. Tekvin XII : 5. Çobanlari arasin daki bir tartismadan sonra Abramla Lut. Ibrahim'i denemek için. Misir'dan böylece çikarlar. ayni gün sünne t olurlar. Ancak Allah. Tanri da ona verecegini va'deder. birbirinden ayrilirlar. Misirlilar kadinin çok güzel oldugunu gördüler v e FIravun'un emîrleri onu gördüler ve onu Firavun'a medhettiler. Bu olay üzerine Rab. Ibrahim'den ve zürriyetinden gelecek olanlardan ahit olarak her erkek çocugun sünnet edilmesini ister. O da karisi Sara'yi. adinin da I shak olacagini bildirir. bulundugu bölgede hâkimiyetini kabu l ettirir ve bu arada esir edilen kardesi (daha önce kardesinin oglu olarak belirt ilir. çünkü emri yerine getirdigin i bildirir. Bkz. Ve Firavun. Ibrahim. sana ve send en sonra zürriyetine ebedî mülk olarak verecegim ve onlarin Allah'i olacagim". kadin Firavun'un sara yina alindi. fakat adin Ibrahim {cumhurun babasi anl aminda) olacak. Ibrahim'den onu kovmasini ister. Çok zengindirler. Abram da kend ine görünen Rab için bir mezbah yapar. ve onun koyunlari. yüz yetmis bes yasinda iken ölür.[181] Dok an dokuz yasina geldiginde Tanri ona görünür ve onun zürriyetin i çogaltacagini bildirir. [180] Bu olaylardan sonra Rab. Allah olmak için seninle ve senden sonra zürriyetinle benim aramda ahdimi. dedi n. de. ahit geregi. Abram'i çagirip dedi: Bana bu yaptigin nedir? Bu senin karin oldugunu niçin bana bildirmedin? Niçin bu benim kizkardesimdir.[185] Ibrahim. ona yardim edecegini bildirir. Böylece Sara. "Ve ogullan Ishak ve Ismail onu Mamre karsi . Lut) ve Harran'da kaza ndiklarini da yanina alarak Ken'an diyarina varir. Kars. Bunun üzerine Ibrahim. zürriyetinin düsmanlarinin kapisina hâkim olacagini ve zürriyetinden gelen bütün milletl erin mübarek kilinacagini bildirir. iste. Ibrahim'e.emreder. Ishak'i dogurur. onu ve karisini ve kendisine ait olan her seyi gönderdiler". Misir'a yaklastiklarinda Abram. çalilikta bir koçun hazir ol dugunu görür ve onu kurban eder. Ve Rab Abram'in karisi Saray'dan dolayi.[183] Birgün Allah. ahdim seninledir ve birçok milletlerin babasi olacaksin ve artik adin Abram (yüce baba anlaminda) çagirilmayacak. gözlerini kaldirdiginda. sen görünüsü güzel bir kadinsin ve olur ki. karisi Saray'a söyle diyor: "Iste biliyorum ki. senin sebebinle canim yasasin diye: Onun kizkardesiyim. Ve seni ziyadesiyle semereli k ilacagim. Bu rada Ismail'in güldügünü gören Sara. oglu Ishak'i sekiz günlük iken sün net ettirir. Senin yüzünden bana iy i davranilsin. Ibrahim. Ve vak i oldu ki. Ve senin gurbet diyarini. Ve onlarin hak kinda Firavun adamlarina emretti. Tanri. bütün Ken'an diyarini. Sara'nin dedigini yapmasini. sigirlari oldu. Ve onun yüzünden Firavun Abram'a karsi iyi davrandi. çünkü neslinin Ishak'in adiyla çagirilacagini söyler. al ve git. Abram'a görünüp o ülkeyi onun zürriyetine verecegini bildirir. Ibrahim'e. Abram Misir'a girdigi zaman. kardesinin oglu Lut'u (Hz. Ülkede kitlik çikinca Abram Misir'a gider. Lut. Abram . ondan biricik oglu ishak'i kurban etmesini ist er. Bu sirada Abram. karisi Saray'in bundan sonra Sara (prenses anlaminda) olarak çagirilmasini ve ondan bir ogul verecegini. Çocuk büyüyüp sütten kesildiginde Ibrahim. Ismail de on üç yasinda iken. ve senden sonra zürriyetine. Yine Allah.

B ir gün ülkesindeki kitlik dolayisiyla Ishak.[196] . Esav ve Yakub adli iki oglu olur. ve yerin bütün kabileleri sende ve zürriyetinde mübarek kilinacaktir. Geceledigi bir yerde rüya görür.sinda olan Makpela Magarasina.[195] Og lu Kral Slomo (Hz. babasinin sevdigi Esav'in yerine hile il e kendisini mübarek kildirir. bir rüya görüp onu kardeslerine anlatir. Daha sonra da kuyudan çikarip onu Misir'a giden tüccarlara yirmi gümüse satarlar. kölelige düserler. babasi tarafindan hazirlatilan yer e kutsal Ma'bed'i yaptirir. Allah Ibrahim'in ölümünden sonra oglu Ishak'i mübarek kildi".". Ancak Filistîler. kendi demetinin dik durdugunu. Firavun'un gördügü bir rüyayi tabir ederek hapis ten kurtulur ve Firavun'un yaninda önemli bir mevkiye yükselir. bunu ögrendiginde çok kizip onu öldürecegini söyler. Yusuf. ona söyle diyor: "Baban Ibrahim'in Allah'i ve Ishak'in Allah'i Rab benim: üzerinde yatmakta oldugun diyari sana ve senin zürriyetine verec egim. niçin böyle yaptigini sorar. Ma'bedin bir odasina konulur. zamanla büyük sikintilara. Orada karisini kizkardesi olarak takdim eder. Musa'ya Tevrat ve On Emir verilir.[186] Ishak'in çocugu olmadigindan Allah'a yalvarir. hapiste iken. Bu merdivenden Allah'in melekleri çikip inmektedir. elinden alinip kendisine zarar gelme korkusunda n böyle yaptigini söyler. Varlik sahibi olu rlar. Onun.[193] Filistin'de Hâkimler ve Krallar devrinden[194] sonra Kral David (Hz . Davud 1013-973). Basi. Onlari alip babasinin yan ina Ken'ana döner. Babalarina. senin zürriyetin yerin tozu gibi olacak. Yahudileri Sina'ya getirir. Musa'dan sonra Yesu. Yak ub.[187] Abimelek. V e vaki oldu ki. Süleyman: M. bunun üzerine onlari korur. Esav. kardeslerini bir canavarin yedigini söyleyip onun kana batir ilmis entarisini gösterirler. Durumu anlayan Abimelek . Musa) olur (Tah. Yakub.[189] Yusuf. Karde sleri. Hz.[18 8] Yakub. Misir'da Firavun'un bir memuru olan Potifar tarafindan satin alinir.. çocuklari arasinda en fazla Yusuf'u sever. O da.[192] Onlari bu sik intilardan kurtarip "Arz-i Mev'ud"a (vaadolunmus toprak Filistin) döndüren Mose (Hz. böylece Misir'a yerlesmis olurlar. uyaninca burasi Allah'in evidir ve bu. Yusuf.M.Ö. Burada.1250). babasi da bu sözü yüreginde tutar. Firavun'un ordusunun Kizil Deniz'de bogulup onlari takip edememesi sonucu. bu rüyadan onun kendilerine hâkim olacagini çikarirlar ve ona karsi kin ve kisk ançliklari artar. göklerin kapisidir deyip oraya "Beyt -el" {Allah'in evi) adini koyar. simale ve cenuba ya yilacaksin. FUistîlerin krali Abimelek'in ülkesi Gerara 'ya gider. Kudüs'ü alir ve Yahudilerin en parlak devresini baslatir. Laban'in iki kizindan ve bunlarin yanind a gelen iki de cariyeden on iki oglu ve bir kizi olur. Ishak yaslanip gözleri görmez olunca Yakub. diger bir rüyasinda Günes. Kardesleri bundan doiayi onu kis kanirlar. Orada annesini n kardesi Laban'in yaninda çalisir. Yusuf'u sürüleri otl atmakta olan kardeslerinin yanina gönderince onlar da onu elbiselerini çikararak bir kuyuya atarlar. Ay ve on bir yildizin kendisine se cde ettigini görür. Yusuf. onlari Fili stin'e götürür. Rüyasinda yerden göge dog ru yükselen bir merdiven vardir.[191] Misir'da önceleri rahat bir hayat g eçirmekte olan Yahudiler. Rab.gelecegiz?" de r. öte kilerin demetlerinin Ise kendisininkinin etrafini kusatip egildigini söyler.Ö. Yahudiler Sina Çölünde kirk yil dolasirlar.[190] Daha sonra Fi listin'de bulunan babasi Yakup ve kardeslerini Misir'a getirtir. Israilogullari. yoluna devam edip Haran'a varir. 973-933). Ibrahim'in Het ogullarindan satin aldigi tarlaya gömdüler. onlari kiskanip ülkelerinden çikarirlar. Poti far'in karisi Yusuf'a asik olup ilgisine karsilik görmeyince iftira ederek onu hap se attirir. Hitti Tsohar oglu Efron'un tarlasina.. Ibrahim ve karisi Sara oraya gömüldüler. garba ve sarka. ben ve anan ve kardeslerin yere kadar sana egilmek için mi. göklere ermistir. Rüyasinda kardesleriyle birlik te bir tarlada bugday demetleri bagladiklarini. Musa. Yakub. Kardesleri onu kiskanir. Haran'a gitmek üzere ayrilir. Sina Daginda. Bu rüyayi babasi ve kardeslerine anlattiginda babasi onu azarlayip "Gerçek. O zamana kadar bir çadirda muhafaza edilen ve içinde On Emir tabletleri bulunan kutsal Ahit Sandigi.

Mala-ki'dir. Yeremya gibi peygamberler gelmistir. 721'de. Ezra'nin etrafinda birlesir ve M. tahrip edilir ve Yahudiler Babil'e sürgün edil ir. 4. krallik. Kur'ân-i Kerîm'de Yahudiler ile ilgili olarak verilen bilgiler söyle tasnif edilebilir : 1. Yahudi tarihinde Kudüs. [199] c. Yüce Allah'in seçkin kildigi peygamberlerden biridir[200]. ne Yahudi .[198] Yahudi Kutsal Kitabi. Mesîh inancinin verdigi ümit. ikisi de Yahuda Kralligina tâbi' olur.Allah'a karsi ahitlerini bozmalari. Babil Sürgünü devresinde Isaya. Kutsal Kitap'taki son Peygamberdir. 538'de Kudüs'e döner. dünyanin her tarafina d agildilar. 2. 5.Bazi peygamberlere ve salih kimselere iftira etmeleri veya onlari öldürmeleri. Kur'ân-i Kerîm'de Yahudilerden bahsedilen âyetlerin sayisi oldukça fazladir.Hz. Ma'bet. Yahudiler.Ö.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Yahudilik. 586'da yikilir. Sürgünde Yahudi halki. çok içli.[197] On kabile^ Israil'e.[202] O. . güneyde Yahu-da.kuzeyde Israil olmak üzere ikiye a yrilir. Önce Israil Kralligi.Allah'in Yahudilere tavsiyeleri. 9.Yahudilerin. yanlis yorumlamalari ve dogru yoldan sapmalari. zillet ve meskenete ugramalari. Yahudiler hakkinda da bilg i verilir. müsriklerden de degildir. sonra da Yahuda Kralligi. 6. Makkabiler. 7. M. 8. yumusak huylu. 63'de baslayan Roma esareti devresi.Ö. bir kisminda ba zi peygamberler konu edilirken {meselâ Hz. Babilliler tarafindan M.Allah tarafindan Yahudilere bahsedilen nimetler. Kur'ân-i Kerîm'de.Yeryüzünde fesat çikarmaya çalismalari. 70'de Roma'li kumandan Titus'un Kudüs'ü ve bu arada Ma'bedi de yakip yikmasiyle sonuçlandi. Asurlular tarafindan M. ne de Hiristiyandir.S. Iskender'den sonra Agid'lerin ve Se-iefkî'lerin eline geçti. yaptiklari islerin kötülügünden dolayi. Ibrahim. Ma'bed'den arta kalan Bati Duvari (Aglama duvari) yüzyillarca onlarda m illî ve dînî suuru ayakta tutmustur. Ayrica "Ehl-i Kitap" deyiminin genel çerçevesine onlar da girer.Uymalari gereken dînî hükümler. O.Ö. dosdogru bir kimsedir. önceki peygamberler kadar. M. O. Onlardan "B enî Israil". Malaki.Ö. Yahudilerin tarihçesiyle ilgili olarak. onlarda bu suurun devam li varligini sürdürmesini saglamistir. misaf irperver ve kendini Allah'a adamis.Ö. yeniden hâkimiyeti sagladilarsa da. Yakup gibi). 168'de yagma edildi. M a'bet. M. "Yehûd" gibi deyimlerle bahsedilen âyetler bulundugu gibi.Ö. 3.Kendilerine peygamberler tarafindan getirilen hükümleri ve teblîgâti degistirmeleri. verdikleri sözden dönmeleri ve bunu âdet edinme leri. Süleyman'in ölümünden sonra.[201] Yüce Allah. Hz. M. Ma'be t. vazifesini tam yapan[204] ve kendisine suhuf verilen[205] bir peygamberdir. Musa'ya kadarki devre h akkinda yer alan bilgiler su sekilde özetlenebilir: Hz. Allah'i bir taniyan gerçek Müslümanl ardandir. onu dost edinmistir.Basit çikarlari ugruna hakikatlara yüz çevirmeleri.[203] O. Ilya-Mesih'ten önceki peygamber. sonraki küçük peygamberlere de yer veri r. 520'den sonra yeniden onarilir.

Bu konuda Kur'ân-i Kerîm'de söyle denilmistir: "Biz ibrahim'e. Ismail gibi. Yakub'un en sevgili oglu Hz.[220] kendisine vahiy indirilen peygamberle hidayete erdirilmis bir kimse idi. batan. Ç cuk (islam kaynaklarda Ismail oldugu belirtiliyor). namazi emretmistir. Kavmi. babalarini da böyle bulduklarini söylemislerdir.[210] Yüce Allah. bir rüya gördü. faydasi veya zarari olmayan. Onu ortadan kaldirmayi planladil ar.) tarafindan seçil ecegini. rüyasinda gördügü gibi. Yusuf reddedince. Yusuf'un kendisine sahip olmasini istedi. gönülden Allah'a bagli bir peygamberdir. Hz. Babalarini ikna ederek onu yanlarinda götürüp kuyuya attilar.[213] Çocuk kosma çagina geldiginde babasi. Yusuf'u kiskandilar. Beni öldürecek. kendisine rüya tabiri ögretilecegini. Ishak'in ardindan müjdelenen.[212] Allah da ona ihtiyarliginda Isma il ve Ishak'i verdi. salih. çünkü O'na dönülecegini bildirmistir. Günes ve Ay'in bana sec de ettiklerini gördüm" dedi. namaz kilmalarini. daha öncekilere oldugu gibi. uysal. Allah'tan gayri put lara. kendisinin Yüce Allah'a tapindigini. babasina emrolunan seyi yeri ne getirmesini. rüyasinda onu kurban ettigini gördü ve bunu ona açti. Yakub.[221] Bu rüyayi dinleyen babasi. Hz. halis. kendisine vahyolunan peygamberlerden olmustu r. rizik vermeyen. bunu kardeslerine an latmamasini tenbih etti. Ibrahim oglu nu kurban etmek için yani üzere yatirdi. Yakub. Hz. ibret vermekte ve onlari düsünmeye davet etmekte dir. Allah ve âh iret inanci konusunda yol göstermekte. Onlar. tebligde bulunmustur. bir kurbanlik gönderdi. Ibrahim ve Hz. annesi çok yasli iken All ah'in bir lütfü olarak bahsedilmis ve annesi bu olaya çok sevinmistir. I brahim. Yusuf'u bir kurdun y edigini söyleyip onun kanli gömlegini babalarina gösterdiler. Anc ak yaptiklari ve savunduklari dolayisiyle Hz. güze kendisine vahiy gelen peygamberlerden Hz. Bundan dolayi Yusuf zindana atildi. Ibrahim vazifesini yapmis. salih. Ibrahim. rden. rüyasindaki emre bagliliklari dolay isiyle. Yüce Allah. O. bundan dolayi O'na ibadet ve sükre tmek gerektigini.[206] Hz.[ ih-lasli. Allah'in h em ona. yakînen bilenlerden olmasi için. düsmaninin putlar. ahiret yurdunu düsün en. ona. dinde kuvvetli. Vezirin karisi. zekât vermelerini emretti.[218] Hz. l bir yaratilisa sahip. ilim ve hikmet sahibi. rüya tabirini bilen. hakkini savunamayan. hem Yakub ailesine nimetini tamamlayacagini söyledi. Ishak da dogru. Ibrahim'e göklerin ve yerin sirlari. Yusuf. içiren de O'dur. görmeyen.Hz. sabirli. Âhiret Gününde. yanilmalarimi bana bagislamasin i umdugum O'dur". Ibrahim'le ilgili olarak verdigi kissalarda. çocuklugunda bir gün babasina "rüyamda on bir yildiz. Ay ve Günes'e tapinan babasi Âzer ile kavmine karsi. konusmayan.[223] Kardesleri. Seytan'a tapinilmayacagim anlatma ya çalismistir.[217] Hz. Bu rüyayi kimse tabir edemedi. Ibrahim. Hasta oldugumda bana O sifa verir. ona. Bir yolcu kafilesi. sabirli. Ibrahim Ates'e atilmis. Yusu f'u kuyudan çikarip beraberlerinde Misir'a götürerek bir vezire satti. ona hiçbir seyi ortak kosmadig ini. di. kadin ona iftira ett i. Allah (C. hidayete erdirilmis. ^dostunun da Âlemlerin Rabbi oldugunu belirterek söyle ceva p vermistir: "Beni yediren de.[208] Hz. sözünde sadik bir kimse olarak Ce brail araciligiyla kendisine vah-yedilen Allah'in bir peygamberidir. sonra da diriltecek O'dur. Hz. dogru. ona. fakat Yüce Allah onu atesten kurtarmistir. Onlara iyi is ler islemelerini.[211] Hz. Misir meliki.[209] Kur'ân-i Kerîm. Hz. kendisini sabredenlerden bulacagini söyledi.[214] Hz. Ishak da. Böylece Hz. Yusuf'la beraber hapishanede kalmis arkadasi. Ibrahim'e ihtiyarliginda bahsedilen Iki og uldan biri olan Hz.[216] Hz. Allah'tan iyilerden olacak bir çocuk istedi.[222] Ayrica Hz. ismail. . isitmeyen. hattâ babasi bile. bu da'vete uymamistir. Yusuf. mübarek kilinmis. Zindanda rüya tabir etti. Ishak. insanlara.C. 219] Hz.[215] Hz. yildizlara. onlari ve yonttuklarini O'nun yarattigini. göklerin ve yerin melekûtunu söylece gösteriyorduk". yakînî bilgi bahsedilmistir. zeval bulan seylere. çevresine zekât i. Ibrahim'i ve onun soyundan gelenleri peygamber kildi.[207] Hz.

[226] Musa. Çölde yiyecekleri bitin . Annesi onu ancak üç ay kada saklayabildi. Ve Rab dedi: Gerçekten Misir'da olan kavminin sikintisin i gördüm. Israilogullari geçti. Is. sular eski h aline döndü ve Firavun ile ordusu boguldu. O.. Ben. Ancak Firavun. Olayin duyulmasi üzerine Musa.. Yanan çalinin atesi bir türlü bitmek bilmiyordu.. Musa ve On Emir a.. Yusuf. bunun Allah'in em ri oldugunu söyleyince Firavun. O.[224] Hz. her dogan erkek çocu gun öldürülmesini emretti. çünkü lah'a bakmaga korkuyordu. Onlar da bütün hünerlerini ortaya koydular. böylece Misir'a yerlestiler. Misirlilara belâ verecegini. ates alevinde. Firavun'u n zulmüne ugrayarak. mucize göstermeye kadar var di. Sonra onu ziftle sivanmis bir sepete koyup irmaga atti. sular yarildi.Tevrat'a Göre Hz. Bu görevi yerine getirmek üzere Musa. Israilogullarini Misir'dan çikarmak için seni Firavun'a göndereyim". Israilogullarinin Misir'dan çikmalarina izin vermedi. Musa 'nin asasi kocaman bir yilan olup onlarin bütün sihirlerini yuttu. Misir'a geri döndü. onun huzuruna çiktilar. Kardesi Harun d a ona yardimci verildi. Ikisi arasinda mücadele basladi. insandan hayvana kadar bütün ilk doganlari öldürecegini bil dirdi. Israilogullarinin Misir'dan çikmalarina izin verdi. Yusuf zamaninda Misir'a yerlesmis olan Israilogullari. Bütün bunlara ragmen F iravun. saraya alindi. daha sonra. ona göründü. Misir hazinesine memur yapildi. Bir müddet sonra. Ve Musa yüzünü örttü. gençlik yillarinda Yahudilerin yanina gider. onlarin sikâyetlerini din lerdi. bu is lerin vuku-buldugunu görünce. böyle bir devrede dünyaya geldi. Misirlilardan birinin bir Yahudi'yi dövdügünü gördü. Onlarin feryadini isittim. Israilogullari. Çocuk o na teslim edildi ve çocuga sulardan çekilmis anlamina gelen "Mose" (Musa) adi verild i. Meryem. Yahudileri Misir'dan çikarmak üzere görevlendirilmis oldu. [225] 2. bir Ibrani' çocugu oldugunu anlayip ona acidi. Onlari bu sikinti dan Hz. Bunu merak edip geri dönen Musa'yi çalinin ortasindan Allah çagirip söyle dedi: ". kizkardesi Meryem takip ediyordu. Kizil Deniz'e dogru yola çikti. Firavun.onu melike tavsiye etti. Orada Midyan kâhininin kizi il e evlendi. Yahudi'yi koruyarak Misi liyi öldürdü.[227] Kâhinin sürüsünü otlatirken. Firavun. "Allah kimdir ki ben ona itaat edeyim" diyerek onl ari saraydan kovdu.Hz. gelip çocugu emzirmek için bir Ibrani kadini çagirabileceg im söyledi. Nüde yikanan Fir'avun'un kizi. Allah. Yeni Firavun Yusuf'u n yaptigi hizmetleri unuttu ve Yahudilerin çogalmalarindan endiselendi. Tanri'nin melegi. verdigi karardan pi sman olarak onlarin arkasina düstü. zahire atmak için Misir'a gelen kardesler i. Horeb'de bir çati ortasinda. Mid-yan'a kaçti. Nil kiyis indaki sazliklara biraktigi sepetin akibetini. Israilogullari. Ve simdi gel ve benim kavmimi. onlarin düsmanla birlikte olmasi korkusuyla. Musa. Kizil Deniz'e gelince Musa. Musa vasitasiyle Misir topraklarina on felâket verdi. Ishak'in Allah'i ve Yakub'un Allah'iyim. elini denize uzatti. bir vesite ile ailesini Mis ir'a getirtti. Isr ailogullarini Misir'dan çikarip Ken'an diyarina götürmek istedigini. bütün sihirbazlarini topladi. onu irmakda buldu. Melikin rüyasini yorumlayan Yusuf. Firavun'un kizi bunu kabul edince gidip çocugun öz annesini getirdi. uzun bir esaret hayatt yasamaya basladilar.. kardeslerini tanidi. Bu arada onlarin çogalmalarini önlemek için.onlara eziyet etmeye basladi. Mara'da aci suyu içemeyen Israilogullari için Allah. sonra tekrar Musa elini uzatti. Musa Yusuf'un ölümünden sonra Yahudiler Misir'da çogalmaya basladi. su tathlasti. M usa'ya suya bir dal parçasi atmalarini bildirdi. ileride ülkelerine yönelecek bir tecavüzde. Musa kurtardi. babanin Allah 'i.[229] Kizildeniz'den geçtikten sonra..[22 8] Böylece Musa. Bunun üzerine Rab Yahv e. çünkü onlarin acilarini bilirim. Bir defasinda. Ibrahim'in Allah'i .

Israilogullarindan i yi bir kavim olma sözünü almak üzere. Orada Allah. Musa emri yerine get irdi.[232] B u On Emir söyle siralanir: 1. dagin tepesine. Yahudilerin temel prensiplerini içinde bulundurur. Musa'ya elindeki asasiyl e bir kayaya vurmasini emretti.Seni Misir diyarindan. 9. Musa da onlara aksam üstü et (bildircin eti). ne de hayvanin. 2. barkina. Hz.[234] c. denizlerin derinliklerinde mevcut olan varliklarin resimlerini yap mayacak. Tanri. esirlik evinden çikaran Allafi benim. hizmetçisine. Musa'ya Sina Dagi'nda vahyedilen On Emir.Yalan sehadette bulunmayacaksin. ne kizin. Haftanin alti gününde çalisacak yedincisinde istirahat edeceksin. onlara verdigi nimetlere karsilik. ne sen. sabahleyin de ekme kle doyacaklarini söyledi. 5. Musa. Allah'ina tahsis edilm is umûmî dinlenme günüdür. ne oglun. ondan su fiskirdi.Allah'in ismini bos yere agzina almayacaksin.[233] Bu On Emir. Tevrat'in iki ayri bölümünde geçer.On Emir Hz. kis ca hiçbiriniz çalismayacaktir.Çalmayacaksin. karisina. göklerden ekmek yagd iracagini bildirdi. öküzüne. ne usagin. sözü aldi ve Rabbe bildirdi. 10. onu görevlendirdigini bildirdi. Sina Dagi'nin üzerine. içinde indi.Anne ve babana hürmet edeceksin. Sina gi'ndan Musa'yi çagirarak. Israilogullarini çetin ve uzun bir mücadele devresinden sonra ve'dedilen topra klara yaklastirdi ve 120 yasinda iken öldü. Sonra lari su sikintisi çektiler ve Allah'a yalvardilar. yerin üstünde veya altinda. 3. Üçüncü gün.Öldürmeyeceksin.Kurana Göre Hz. Gökten beyaz kiragi tanecikleri seklinde "man" diye adlan dirdiklari ilâhî gida yagdi (balli yufka gibi bir sey). Allah. Israilogullari. Kirk sene man yediler. Cumartesi Günü. onlara hiçbir surette tapmayacaksin. 7.[231] b.ce Israilogullari Musa ve Harun'a söylenmeye basladilar. 8. O gün.[230] Musa. Misir'dan çikislarinin üçüncü ayinda Sina Çölü'ne geldiler. O da bir kayaya vurdu. Sina Dagi 'ndan indiginde iki tas tablet (levha) üzerinde yazili olarak bu emirleri getirmis tir. Allah.Zina yapmayacaksin. Musa . Musa'yi yanina çagirdi ve ona On Emri verdi. Boslukta. 4.Cumartesi (sebt) Gününü daima hatirlayip onu kutsal kilacaksin.Benden baska tanrin olmayacak.Hiç kimsenin evine. esegine velhasil sana ai t olmayan bir seye göz dikmeyeceksin. 6.

Musa. Firavun 'un adamlari onu buldu. onlara su.[240] Firavun. Hz. digeri de düsman. yakalanma kor kusuna kapildi. Sonunda Hz. Daha fazla saklayamayac agini anlayinca. tevbe etti. uymalari gereken bütün kurallari ihtiva eden levhalar . Biri kendi soyundan. bunu engelledi. çünkü sen. ona 10 gün daha oruç tutmasi ve ibadetlerini t amamlamasi emredildi. Onlari takip eden Firavun ve beraberindekiler boguldu. daga baktiginda. mall arini ellerinden aldi. kutsal bir vadi olan Tuvâ'dasin" diyen bir hitapla karsilasti. orayi terketti. Hz. Hz. Annesi ona süt annelik y apti. onlari esir yapti ve yeni dogan erkek çocuklarinin öldürülmesini emretti. kudret helvasi ve bildircin ihsan etti. onlari takibe basladi. Musa'ya Yüce Allah Tur-i Sînâ'ya çikmasini.[237] Orada evlendi. Firavun ve adamlarini ülkesinden çikarmak isteyen bir büyücü olmakla suçlandi. onun y ardimina kostu ve onun düsmanina bir yumruk atti. onun da kendisini görebilecegini bildirdi. Mu sa asasini yere birakti. Medyen'e gitti.[236] Hz. putlara tapan bir kavim görünce. Adam öldü. Onlara Firavun'un zulmünü ve Allah'in onlara yardimin i hatirlatti. orada 30 gün oruçlu olarak ibadet etmesini e mretti. ayagindakini çikar. bunu önlemek Için. Firavun. Yüce Allah. Musa. Harun. Musa'nin asasi. Musa. Musa'dan peygamberligi ile ilgili mu'cize göstermesini istedi. Firavun'un zulmünden kurtulup yollarina devam etti. kavmini Misir'dan çikardi. öldürmek istedi. Allah'in cemâlini görmek istedi.[238] Hz. annesi onu bir müddet sakladi. Bu arada bir isik gördü. fakat ailesinden iman eden biri. karar indan vazgeçmedi. Musa büyüyüp ergenlik çagina ulasinca. Kardesi Harun da ona yardimci kilindi. Hz. Cenâb-i Hakk'in tecellisi sonucu. karsiya geçti. Musa ve Israilogullari. Musa'nin beraberindekiler. Kendi soyundan olan adam ondan yardim isteyince. Hz. Hz. Musa'dan kendilerine öyle tanrilar y apmasini istediler. Mazlumu korurken olsa da . bu durum onu üzdü ve Allah'tan af diledi. tecelli ettiginde dag dayanabi lirse. Hz. Musa ve Hz. hep beraber secdeye k apanip "Âlemlerin Rabbina. iki adami dögüsür buldu. Firavun. Yüce Allah da bunun imkânsiz oldugunu. süphesiz senin R abbinim. Bunun üzerine Hz. Olay duyuldu. Musa. Hz. Hz. M usa'nin peygamberligini tuhaf karsiladi. Musa. Yüce Allah'in Israilogullari'na gönderdigi. Musa'ya kavmini gec e yola çikarma emri gefdi. ellerini ve ayaklarini çaprazlama kesmekle tehdit etti. Isr ailogullari. halkin haberi olmadan bir gün sehre indi. Isinmak ve yolunu bulmak için atesin bulundugu tarafa gidince. Musa. daga bakmasini. Israilogullari Misir'da çogalip varlik sahibi olunca. Allah'in emrini Firavun'a teblig ettiler ve Israilogullar inin serbest birakilmasini istediler. Musa ile Allah'in "Âlemlerin Rabbi" olmasi konusunu tartisti. Musa'yi Misirlilarin dinini degistirecegi endisesiyle. karisinin istegi üzerine çocuk öldürülmedi. Asasi ile ilgili mu'cize verildi ve F iravun'a gitmesi emredildi. Bu durum karsisinda bütün büyücüler. Firavun. Musa ve Harun'un Rabbina iman ettik" dediler. Hz. K ayinpederiyle kararlastirdiklari süreyi tamamlayinca ailesiyle birlikte yola çikti. ona asasini denize vurmasini emretti. Firavun'un bütün büyü erlerini göstermek üzere toplandi. Kendine geldigin de. Hz. teklifi kabul etmedigi gibi. Musa. deniz ikiye ayrildi. onlarin hünerlerini sergiledikl eri ip ve degnekleri yutuverdi. Musa. Firavun ve adamlari. Firavun. Yüce Allah. Hz. fakat hiçbiri. o da bir ejderha oluverdi. Hakkinda öldürme karan alindig i haberini ögrenen Hz. ayrica kendisine Allah'dan baska tanri olmadigi. bütün bunlardan sonra. onlara "Sizi âlemlere üstün kilmis olan Allah'dan baska bir tanri mi arayacagim?" dedi. kendisine kitap verilen büyük peyg amberlerden biridir. ona ibadet etmesi. hepsini. Musa bu süreyi tamamlayinca. Orada. düsüp bayildi. Hz. Sina'ya vardiklarinda yiyecek-içecek sikintilari oldu.Hz. Hz.[235] Musa dogunca. onun yerle bir oldugunu gördü.[239] Firavun. "Ben. Bunun üzerine Hz. Hz. ona Allah tarafindan hikmet ve ilim verildi . Musa ve adamlari. Musa asasini denize vurunca. dosdogru namaz kilmasi bildirildi. Allah'in ilhami üzerine onu bir sandik Içinde suya birakti.[241] Hz. Allah. Sina Dagi'na yöneldiginde karanlik bir gecede yolunu sasirdi. ona.

kendileriyle fâsi klarin arasini ayirmasini istedi.Tevrat ve Zebur Yahudilerin kutsal kitap külliyati. peyg amberler 8. Musa. üç bölümden olusur: Tora (Tevrat). onlardan namaz kilacaklarina. Baruh. onu da Bes Kitaba ekleyerek hepsini Heksatök (Hexateuch=Alti kitap) ba . orada bulunanlarla müc dele etmeleri gerektigini Israilogullarina söyledi. onlara uymamalari ve taskinlik yapmal ari yüzünden. Harun hariç. zekât vereceklerine. 24 kitap olarak kabul ederler. Modern bazi bilginler. Yüce Allah. Onlar da tevbe ettiler. Yahudiler ve Pro-testanlarca apokrif (sahih olmayan) sayilan bazi kitaplar (Tobit. I ve II. Arapça "el-Esfâru'l-Hamse" (sifr: kitap. Hz. Bes kitabin. çöllerde yollarini kaybettiler. Musa'ya verdigi dinî esaslari ihtiva etti gi kabul edilir. Hikmet. Yunanca "Pentateukhos" {penta: bes. tevbelerini kabul etti. haksiz yere peygamberleri öldürmeleri.Tevrat (Tora) Tora:Tevrat. Musa. 5+8+11'dir. Bunun üzerine Hz. Yahudi kut sal kitabinin birinci bölümüne Arapça Tevrat. Yesu kitabinin da Bes Kitapla ayni kaynaktan geldigini kab ul etmekte. Allah da.[246] a. teukhos: kitap). Yahudiler ve Protestanlarca. bati dill erinde Pentatök (Pentateuch-Pentateugue gibi) kelimeleri kullanilir. onun Âyetlerini inkâr et meleri. Israilogullari gazaba ugradi. ders. on u tek basina biraktilar. peygambere uyacaklarina dair söz aldi. b ir kismi da yillarca çöllerde dolasti. Rabbine dua edip. bes kitaptan olusur. rehber gibi anlafnlara gelir. Daniel'e Yunanca ilâveler. Tanah'in ihtiva ettigi kitaplarin sayisi kon usunda sadece Yahudilerle Hiristiyanlar arasinda degil. Tûr-i Sînâ'yi onlarin basina indirmekle tehdit etti. bu üç bölümün Ibranice bas harflerinin birlestirilmesinden meydana ge lmis bir kelimedir. ancak onlardan siddetli bir itiraz gördü. Bes kitabi ifade etmek üzere Ibranîce "humas". Musa.i verdi. Yahudilerin tasnifi söyledir: Tora 5. Onlar (olduklari) yerde sersem sersem dolasacaklardir. Eklesiyastik . Bundan sonra Israilogullari. Ancak onlar. Yahudilerin Tanah adini verdikleri kutsal kitapla rina Hiristiyanlar Eski Ahit derler. Ibranîce Tora denir. Tanah. Allah'in 7704 kelimeyle Hz.[245] 3. daha önce verdikleri sözden döndükleri için. çogulu esfâr). Artik o fâsiklar güruhuna karsi tasalanma"[244] buyurdu. onlarin bir altin buzagiya taptiklarini gördü. Ancak Israilogullari. "Muhakkak orasi kendilerine kirk yil haram edilmistir. Musa. Tanah adi. Hiristiyanlarin kendi ar alarinda da ihtilaf vardir. kitaplar 11. Yahudiler ise Tanah'i . (Bazen Tora. Yeremya'nin Mektubu.[ 243] Filistin göründügünde Hz. getirdigi levhalardaki hükümleri kavmine teblig etti ve onlari islaha deva m etti. emir. kavmine bu levhalari getirdiginde. Katol ik ve Ortodokslarca kanonik (sahih) sayilir. Tanah (yazili dinî edebiyat) ve Talmut {sözlü dinî ede biyat) seklinde ikiye ayrilir. O zaman Yüce Allah. Hz. Judith. Neviim ve Ketuvim. Allah'a karsi gelmeleri. sariat. va'dedilen topraklara dönebilmek için. Bunlarin formülü. onlara kizdi. kutsal kitabin tamamini ifade etmek ve Tanah'la esanlamli olmak üzere de kullanilir). Bir kismi helak oldu. bazi kitaplari birles tirerek. Kavminden tev e etmelerini istedi. Ester'in Bakiyesi). Hirist iyanlar tarafindan Eski Ahit diye nitelendirilen Yahudi kutsal kitabi T*anah'in 39 kitaptan olustugu kabul edilir. kanun. Makkabiler. sikintida iken söz verip sikinti biter bitmez sözlerini unuttular ve bunu da aliskanlik haline getirdiler. Bu ilk bölüm.[2 42] Hz.

Tora . tarihî bilgiler disinda Allah'in Yahudilere Musa vasitasiyla verdig i dinî esaslar bulunur. 4. ölû*m ve yilan vasitasiyla sifadan bahseder. Yusuf'un Misir'daki hayatindan ve Israilogullarinin Misir'a gelislerinden bahsedilir. Tora'da yer alan bes kitap sunlardir: 1. Tesniye'yi. Ayrica günahlarin k efareti. Neviim 21. daha fazla teolojik meseleler üzerinde duran Elohist metinler. Musa en büyük peygamberdir.S. -Musa zamaninda bulunmayan birçok âdete ve geleneklere temas edilir. yeryüzüne inisi ve çocuklarinin hikâyesi anlatilir. Musa'dan sonra gelen peygamberlerin sözleri de eklenmis. Tora'nin Bes Kitabi disin da degerlendirmektedir. Ayric a Tufan olayindan.Ö. Musa'nin ölümü. böylece Hiristiyanlarca Eski Ahit. yazili Tora'nin açiklamasi ola rak nesilden nesile intikal eden ve Yahudilerce o olmaksizin yazili Tora'nin anla silmasinin mümkün olamayacagi kabul edilen Talmud'dur. bazi sa riat kanunlari tekrar edilir.Levililer (Vayikra:Leviticus) : Burada. 2.Sayilar (Bamidbar : Numeri): Sayilar. Bu degerlendirmeye göre Tora. Yahudilere göre. Musa' nin ortaya çikisi ve Misir'dan Sina'ya gidisleri anlatilir. arastiricilarin dikkatini çekmis ve böy lece. Tora'dan baska. Beresit : Genesis : Yaratilis): Bu bölümde. Ketuvim ise 13 kitap olmak üzere Tanah 39 kitaptan olusmaktadir. XIII. Ancak belirtilmelidir ki. 34 baptir. 1000 yillari civarinda. bayramlar ve adaklar yer alir. önce Tanrinin adini Yahve. Tamami 10 kitap ediyor). sonrakiler de. 3) Ruhban metinleri. 36 baptir. Hz. sonrakiler 15 kitap olma k üzere siralanir. Musa'n in M. II. tahminen M. Bazisi da. 27 baptir. insanlarin birbirine ve Tann'ya karsi nasil davran malari gerektigi açiklanir. M.Ö. 12 küçük peygamber bi r kitap sayilarak. Bundan bir yüzyil sonra. kayadan su çikarilmas indan. öncekiler 6. Yüzyil civarinda yasadigi gözönünde bulundurularak bütün bu Tora metin gelismel rinin M. Tora. 4 kitaptir. Âdem'in isledigi suç. Israilogullarinin çölde geçirdikleri hayat ve olaylardan. En eski kaynak olmasi tahmin edilen Yahvist metinler. 40 baptir. M. belki de daha fazla kaynaktan gelen metinleri biraraya getirmistir. simdiki Bes Kitabin metinlerinin üç ana kaynak veya gelenekten geldigi düsüncesinded irler: 1) Yahvist. haram kilinan yiyecekler. bazi seriat kanunlarindan. Hz. 800'lerde yazilmis olmalidir. 4 kitaptan olusmaktadir. tekrarlama): Tesniye'de. Sözlü Tora ise. Yahudiler'ce Tanah denilen kutsal kitap. Kur'ân-i Kerîm'de Israilogullarina verildigi belirtilen Tevrat ile Yahudileri n kutsal kitabi olan Tanah'in kasdedildigi anlasilmaktadir. Hz. Genel tasnife göre Tora 5. Yazili Tora'ya Hz. Toplam 21 kitap. gömülmesi ve tutulan yas atilir. Onl ar. 3. Neviim (peygamberler) ve Ketuvim (kitaplar) bölümleri de vardir.[247] Bunlarin muhtevasi hakkinda asagida kisaca bilgi verilecektir. ilk insanin ve kâinatin ya ratilisi. daha sonra da Elohim olarak zikreden iki ayri kay nak belirlenmistir. dinî âyinler. Tora metinlerindeki çeliski ve t utarsizliklar birbiriyle uyusmayan tekrarlar. Yahve'nin Si na Daginda Musa'ya vahyettigi kitaptir.sligi altinda toplamaktadirlar. Yazili Tora. yazili ve sözlü olarak ikiye ayrilir.Ö. 1000-400 arasinda vukubuldugunun günümüzde tesbit edilmis olmasi. Musa 'dan sonraki peygamberlerden bahseder. 50 baptir.Çikis (Semot: Exodus) : Bu kisimda. 2) Elohist. Yüzyilda Yavne'de (Jamnia) toplanan bir meclis tarafindan nihaî hale kavusturulm ustur. yasaklanmis evlilikler. çeliski ve tu tarsizliklarin sebebi sayilmaktadir. Neviim (Peygamberler) : Bu bölümde peygamberler. Musa'nin ölm eden önce din konusunda Yahudilere verdigi ögütler. Bu bölümde. birtakim sayimlardan. Kâhinler ile yardimcilarinin Çadir Ma bedindeki (Miskan) görevleri ve bazi önemli ahlâkî kurallar anlatilir. bu nlarin disinda birkaç kaynak daha ilâve edilmektedir.Ö. bilinmeyen birisi bu iki .Tekvin (Ibr. . (Yahudilerce ilk peygamberler 6. Israilogullarinin Firavundan çektikleri. 5. Yahudi kutsal kitabi Tanah'in.Tensiye (Dvarim :Deuteronomium : Ikileme.

Hâkimler (Softim). kadinligini kullanarak. Son peygamberlerden bahseden kitaplarin basliklari su sekildedir: Isaya (Yesaya) . Ketuvim : Kitaplar. sonrakiler "Son Peygamberler" (Neviim Ahoranim) diye tasnif edilir. 42 baptir. Mezmur'lardan 73'ünün Kral David'e ait oldugunu ileri sürenler de vardir. tek bir tanri fikrini bütün insanlara yaymak için gösterdikleri ga yret. 3. ahlâk ve dogru yolu gösteren sözleri ihtiva eder. ve II.Mezmurlar (Tehilim): Yahudilerce çogu Kral David (Hz. Hezekiel (Yehezkel). Yunus {Yonah). Mika (Miha). Kral Süleyman'a (Hz. Kral Süleyman'a atfedilir. 4.[248] 1. 8 baptir. 4 bap tir. Kitapta hayatin zevkleri t eker teker siralanir. Krallar (MelahIm). Yoel. 5. 5 baptir.Son peygamberler: Bu bölümde yer alan kitaplarda peygamberlerin putperestlige kars i devamli mücadeleleri. Yahudilerin putperest topluluklarla yaptiklari müca deleler ve Kutsal Ma'bedin {Bet ha-Mikdas) kurulusu. 31 baptir. Neticede de yalniz Allah korkusu ve Allah'in emirlerine uymanin bos olmadigi hükmüne varilir. Musa'nin ölümünden sonra Yahudiler in Tanri tarafindan va'dedilmis topraklara yerlesmeleri. Samuel (Smuel). kraldan ülkesindeki Yahudileri yok etme yetkisi alir. Hosea (Osea). . Zekerya (Zaharya). Kitap. Pers Krali Ahasveros'un veziri Haman (Aman). 6. bazilari da Yahudi bay ramlarinda ve önemli günlerde okunur (Bugün Hiristiyan Kiliselerinde de Mezmurlar ilâhî ol arak okunmaktadir). Amos. Yahudi Kutsal Kitabinin üçüncü bölümünü o turur ve bu bölümde yer alan 13 kitap (Yahudilerce 9 olarak tasnif edilir) sunlardir : 1. Tsefanya. Habakkuk (Habakuku). dolayisiyla Yahudi devletinin yikilmasi üzerine p eygamber Yeremya'nin duydugu büyük üzüntüyü dile getiren bir mersiyedir.Süleyman'in (Slomo) Meselleri (Misle): Bu kitap. Yahudileri kurtarip Haman'la adamlarini n öldürülrrîtesini saglar. Ilk peygamberlerden bahseden kitaplar sunlardir: Yesu. yikilisi anlatilir. Mezmur'larin bazilari dinî âyinlerde. 2. onlarin geçici ve bos oldugu anlatilir. iki nisanlinin birbirine karsi sevgilerine benzetilerek anlatilir. Nahum. I.Yahudilerce Neviim bölümündeki peygamberlerden öncekiler.Ester : Bu kitapta Yahudiler'in Ester adli bir Yahudi kizi tarafindan kesi n bir katliamdan kurtarilislari anlatilir. Bu olayda yab anci bir kadin olan Rufun dul kalmasi ve hiçbir tesir altinda kalmadan Yahudi Dini ni kabul etmesi ve kayin validesi Neomi ile birlikte yasamasi konu edilir.Nesideler Nesidesi (Sir asirim): Kral Süleyman'in bir saheseri olarak kabul edi lir.Rut : Bu kitap. Süleyman) atfedilir.Eyüp (Îyov-Job): Bu kitapta Iyov'un (Hz. 8.Ilk Peygamberler: Bu bölümde yer alan kitaplarda Hz. Yeremya (Yirmiya). kra llarin idaresi ve davranislari. Obadya (Ovad ya). I ve II. yazilar anlamina gelen Ketuvim. fakat kralin k arisi olan Ester. Atasözleri. Malaki (Malahi). 10 baptir. kralligin kurulusu. 12 bapti r. Eyüp) ibret verici hikâyesi ve Tann'nin irad esine boyun egisi anlatilir. hâkimler zamaninda vukubulan bir olayi hikâye eder. 7. 2. Davud) tarafindan yazildi gi ileri sürülen 150 Mezmur'dan olusur. halka dinî telkinleri ve ögütleri anlatilir. "Ilk Peygamberler" {Neviim Ris onim). Haggay (H agay).Vaiz (Kohelet): Bu kitap.Yeremya'nin Mersiyeleri: Kudüs'ün. Bu kitapta Allah ile Yahudiler'in karsilikli sevgi baglari.

tamamina Me zmurlar (Ing. 10 ve 11. öldükten so nra dirilme ve yargilanma konusunda Daniel Kitabinda verilen bilgi bu husustaki Y ahudi inanci için kaynak teskil etmektedir. Bu levhal ara "Mizrah Levhasi" denilir. Saul'den (Saul) sonra Ibranîlerin ikinci kralidir. M. büyük bir saray yaptirmasi. [250] b.9. I. 1013-973)[251]. Daniel kitabi. Mezmurlann belir li bir melodi ile söylenmesi gelenek haline gelmistir. hastalik ve a gri zamanlarinda belirli Mezmurlar okunur. Yahudi Kutsal Kitabinin I. insanlara iy iligi. savasçi bir kimse dir. Yahudilere göre Kral Davud (Hz. onun Kudüs'ü almasi. Davud). Tarihler 29. 12 baptir. sinagogdaki evlenme törenlerinde. yalnizlik. I. psalmos) diye adlandirdigindan. Bu önem. fazileti ve ahlâkî meziyetleri tavsiye eden telkinler vardir. Sadece. kurumlarla ve onlarin yönetimiyle ilgili emirler yoktur.Ö. Ezra 10 bap. Seytana uyma tehlikesi karsisinda. Hebron'da meshedilerek (y . ve II . güzel sesli. cesaretin kirildigi. canin sikildigi. duvara üzerinde Mezmurlar yazili levhalar asilir. Sabat Günü'nde evde ve ibadethanelerdeki dinî ayinlerde. sair. Krallar ve I. Tarihler 3 6 baptir. Tarihler (Divre Ayamim) : Dünyanin kurulusundan Babil esaretinin sonuna kadar geçen bütün olaylar bu kitaplarda özetlenir. otuz yasinda iken. Yahudi dininin kurallariyle. Bati'da Zebur'un kitap olarak tek bir adi yoktur. Bu kitaplarda Davud'un Yahudiler üzerindeki etki ve nüfuzu. Kudüs'ün ve Ma'bedin yeniden tamirini anlatir. Davud'un hayati. Arapça kitap. Bunun yaninda ölüm ötesi. dogrulugu. Islâm'da Hz.Daniel: Bu peygamber. Yunan Krali Antiyokus Epifanes'in baskisi sirasinda Yahudilerin dinlerine sadik kalmasini saglamak üzere yazilan bu kitap. Mezmurlarda. onun karakterinin iyi ve kötü yönleri de yer alir. Tevrat'ta oldugu gibi. Iran tesirine baglanmaktadir. I ve II. Davud'a indirilen ku tsal kitabin adidir. Yahudilerin Babil esaretinden dönüsl erini.Ö. Ibadet sirasinda. Yahudiler indinde önemli bir yere sahiptir. Ibranîce "Sefer Tehilim" (Sarkilar Kitabi) diye adlandirilmak tadir. buhranli anlarda. (Gelecek hayatla ilgili olarak Daniel kitabinda yer alan bu bilgiler. Tarihler basligini tasiyan kitaplarinda yer alir. Mezmurlann ancak bir kismi Davud'a nisbet edilmektedir. Çünkü ondan önceki dönemde Y ahudiler arasinda ve önceki kutsal kitaplarinda bu konuda bilgiye. Davud. Zamaninda gördüklerini bu kitapta toplamistir. Gelenege göre Mezmurlar'in atfedildigi Davud (M. Yetmisler Tercümesinde (S eptuagint) çesitli baplar Mezmur (Yun. Yahudiler. Ma'bed' in insasini düsünmesi ve kudretli bir hükümdarlik kurup Yahudilerin en parlak devresini b aslatmasindan kaynaklanir. Nehemya ise 13 ba ptir.Zebur Zebur. Ezra (Üzeyir) ve Nehemya : Bu kitaplar. Ibranîce mektup anlamina gelir. II.rastlanmamaktadi r). Samuel. ölülerin gömülmesi sirasinda Mezmurlardan parçalar okurlar. ibadet sartlari yle. Kirk yil krallik yapmistir. 12 ve 13. devlet adamligi ve kumandan ligi övülmekle beraber. Betle-he m'li bir Yahudi ailesinden gelen. Saul'ün bir savasta öldürülmesi üzerine. Ya hudi folklorunun taninmis kahramani DanIei'e nisbet edilmistir. Kutsal Ma'bedin yikilisi ve Yahudilerin Babil'e sürgünü devre sinde yasamistir. a pokaliptik literatürün[249] Hiristiyanlarca Eski Ahid diye adlandirilan Yahudi Kutsa l Kitabindaki gelismesinde önemli bir yer tutmaktadir. çobanlik yapan. endise. Psalms) denilmesi âdet haline gelmistir. k rallik devresi ve karakteriyle ilgili bilgiler. Yahudilerin ibadetlerinde ve günlük hayatlarinda Mezmurlann önemli bir yeri vardir (Hi ristiyanlarda da ayni öneme sahiptir). 164 ta rihinde yazildigi tahmin edilmektedir. ibadet yönünü K udüs'e göre belirlemek üzere.

[256] Yukarida belirtilenler. Tevrat.[255] Bundan dolayi Kur'ân. bâtili hakka tercih ettiklerini bildirmektedir. adami da sava sta ön safa sürdürüp desise ile ölümüne sebebiyet veren bir kimsedir. bu konuya söyle açikl ik getirir : "Sana Kitabi hak ile ve kendinden öncekini dogrulayici olarak indirdi . Davud'a Allah tarafindan verilen dört büyük kitaptan biridir. o ümmî peygambere u yarlar".Kur'ân-i Kerîm'e Göre Zebur Zebur. esprili bir sekilde kinanmaktadir. Tevrat ve Incil'i indirmisti". degistirdiklerini (tahrif ettik lerini). Davud. her seyi uzun uzadiya açikl amak. Kur'ân-i Kerîm'de ismen 18 defa geçer." Kur'ân. Âyetlerimi az b ir bahâya satmayin. Bundan önce de. Ayetinde söyle açiklanmaktadir : "Gerçekten Tevrat'i biz indirdik. akil sahipleri için bir ögüt ve dogruluk rehberi olan Kitab'a (Tevrat) vâris kilmistir. Allah. Tevrat'in Yahudilere helâl ve harami getirdigini. benden korkun. Ma'bed'i insa etmeyi düsünmüsse. Tevra t'in hükümlerini ve verdigi bilgilen gizlediklerini. Daha sonra da bütün Israil'in krali seçilmistir. Mâide Suresi'nin 44. Tevrat'tan son .[262] O. Rabbânîler ve bilginler de. Kim Allah'in indirdigi ile hükmetmezse. de bu . [258] Yine Kur'ân. iyilik isleyenlere ni'meti tamamlamak. dogruluk rehb eridir. Kudüs'ü alarak Israil'in baskenti yapmis.yanlis yorumladiklarini. inanan insanlarin simalarinda ibadetlerini yerine getirmelerinin nisanesi olarak izlerin. Yahudilerin Tevrat'in hükümlerini uygulamadiklarini. O halde insanlardan degil. Yahudi Kutsal Kitabina göre Davud. onda hidayet ve nur vardir. onunla Yahudilere hüküm verirlerdi. mes-hedilmis bir kral.[259] Ayni husus. bir baska Âyette söyle yer alir: "Meryem oglu Isa da 'Ey I srailogullan. ayni zamanda emrindeki bir savasçinin karisini begenip ona sahip olan. Tevrat. Âyetinde de Hz.Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat ve Zebur ca. dogruyu göstermek ve rahmet olmak üzere göndermistir[263]. Allah'i n kitabini muhafazaya memur olmalari sebebiyle. nu r ve Allah'in hükümlerinin bulundugunu bildiren Kur'ân-i Kerîm. insanlara dogru yolu göstermek için. bile bile.[261] Allah Tevrat'i insanlara yol gösterici olarak indirmistir. Isa ve Hz.[264] cb. Israilogullarini. Musa'ya.[257] Ayrica Tevrat ve Incil'de de Allah'in kendi yolunda ölenleri cennetle mükafatlandiracaginin müjdelendigini.C. Ki tab'i (Tevrat).[260] Kur'ân'da Tevrat'i yüklenip de hüküm ve emirlerini yerine getirmeyen Yahudiler. Süleyman) nasip olmustur. hasîs menfaatleri ugruna bu yola gitti klerini.[253] Kur'ân. Hepsi de onun üzerine sahit idiler. Alla h (C. benden önce gelen Tevrat'i dogrulayici ve benden sonra gelecek Ahmet adinda bir peygamberi müjdeleyici olarak geldim' demist i". Kendisini Allah'a teslim etm is peygamberler. Musa'ya vahyedilmis oldugu kabul edilen Tevrat.Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat Hz. Musa'ya verilen sahifelerden bahsedilir.aglanarak) kral olmustur. ben size Allah'in elçisiyim. onunla hükümde bulunurlardi. hanedan ku rmus ve Yahudileri genis topraklara hâkim kilmis bir kimse olmakla beraber. Tevrat ve Incil'de Hz. Hz. A'lâ Sûresi'nin 19. Hz. Muhammed' in onu dogrulayici olarak gönderildigine isaret eder. Muhammed'in müjdelenmesin! söyle açiklar: "Onl ar ki yanlarindaki Tevrat ve Incil'de yazili bulduklari o Elçi'ye. Hz.) tarafindan gönderilen dört büyük kitaptan ilki olan Tevrat'in içinde. güçlü bir kumandan. Incil gibi kutsal kitaplarin aslî seklini tasdik etmekte ve dogrulamaktadi r. oglu Kral Sül eyman'a (Hz. hidayet.bulundugunu bildirir.[252] c. iste kâfirler onlardir. yenilip yenilmeyecek seyle ri açikladigini belirtir.[2 54] Bununla beraber Kur'ân.

Ö. ötekinin ise Bati Aram-casidir). M . Babil Talmudu. daha ol gun ve daha detayli fikirleri ihtiva etmektedir. Talmut» iki bölüme ayrilir: Misna ve Gemara. Yüzyillar arasinda yazi ile tespit edilmis olm asina ragmen bugün elde bulunan en eski Ibrani elyazmasi nüshalar. Allah'i tes bih etmek üzere daglar ve kuslar ona bagli kilindi. çesitli vesilelerle övülür .S. Allah 'a dönük bir kimse idi. Davud'un adi Kur'ân'da 16 defa geçer.Ö. Önceleri bu yorum sözlü olarak yapilmistir. Kaynaklarda. ilim. felsefî ve sosyal konulardan geni s olarak bahsetmektedir. Ta nah'i olusturan kitaplar M. M. h ikmet.ra gönderilmistir. suhuf'lara da samil olmak üzere. Gemara. farkli yer ve sar tlarda Talmud tefsir edilmis ve açiklanmistir. Babil ve Kudüs Gemarasi seklinde oldugu gibi (Babil Gemarasi nin dili Dogu Aramcasi.Yahudi Kutsal Kitabi'nin Yazilisi ve Muhtevasi Hakkindaki Görüsler Yahudi Kutsal Kitabini olusturan bölümlerin ilk nüshalari bugün elde bulunmamaktadir.[268] e. genelde kitap anlamina gelen zebur kelimesinin çoguludur. Hz.S.XIII. Davud. Hz. Bu külliyatin yazili olmayan ikinci bölümüne. Daha sonra ögrenilecek konularin akilda tutulamaya cak kadar çogalmasi. Davud bir kraldir. bu uzun süre . "Ögrenilen " anlaminda) Ise Misna'nin açiklanmasini ve bunlarin bir esasa baglanmasi içi n Rabbilerin tartismalarini ihtiva etmektedir. hukukî. Babil ve Kudüs Talmudu sekl inde de geçmektedir. fazilet. sözlü Tevrat'i yaziir hale getirmislerdir. masumdur. demirden zirh yapma ögretildi. Kur'ân'da bir de "z elimesi vardir. Hz.Talmut Daha önce Yahudilerin kutsal kitap külliyatinin Tanah ve Talmut seklinde ikiye ayril digindan bahsedilmisti. Xlll-I. Babil Talmudununki ise V II. Musa'nin M. Ge-mara'nin iki ayri versiyonu vardir: BabIl ve Kudüs Gem arasi. Hz. Yahudi din bilginlerinin a hlâk ögretimini misallerle canlandirmakta.VII. Davud'a peygamberlik. O. ahlâkî. Ibranîce'dir. Kudüs Talmuduna göre daha uzundur. Yahudiler indinde. sadece Hz. Bu durumu gözönüne alan Yahudi din bilginleri (Ra ler). Babil'de yapilmis olanina Babil Talmud'u. hitabet. mülk verildi. zaman zaman Tevrat ve tefsir ögreniminin yasaklanmasi. Hz. Davu d'a böyle bir Kitabin verildigine temas edilmektedir. O. Yüzyila kadar gelmistir. Talmut "ögrenim" anlamina gelir ve Tevrat'in yorumudur.. Meydana getirilen bu yazili metne T almut denilmistir. Bu kelime. Peygamberler. Tevrat kadar öneme sahiptir. G emara (son olarak gözden geçirilen. ahlâkî kurallarinin açiklanmasindan ibarettir. güzel ses. Yüzyilda yasadigi gözönünde bulundurulursa. yeryüzünde halîfe kilindi. 190-200 yillari arasinda Yahuda ha-Nasi (135-220) tarafindan derlenmistir. Islâm'da ise hem kral hem de bir peygamberdir .[267] d. Tevrat ve Incil kadar bilgi bulunmamakta. Muhammed tarafindan da ümmetine örnek olarak gösterilmistir. Onun da ilham ve vahiy mah sulü oldugu kabul edilmektedir.S. M. Kudüs Tal-mudunun toplanmasi. Y ahudiligin dinî. Genelde. çok önem verilse de. Davud hakkinda Yahudi Ku tsal Kitabinda irer alan kadin hadisesi Kur'ân'da yoktur. Yahudi D ini'nin istikbalini tehlikeye düsürmüstür.[266] Zebur hakkinda Kur'ân'da. an'ane haline gelmis "ögrenim". yani sözlü gelenege Ta lmut denilmektedir. Talmut.IV. Misna (tekrar ederek ögrenim anlaminda). Yüzy ila aittir.[265] Kur'ân-i Kerîm'de Zebur kelimesi üç yerde geçer. Zira Yahudi geleneginde. Farkli zaman. Kudüs'tekine de Kudüs Talmudu denilm ektedir. ve X. Kendisine Zebur verilen Hz. Tal-mut'u kabul etmeyen kimse Yahudilerce gerçek Yahudi sayilmamaktadir.

öteki tarafda ise önce e rkek ve onun kaburga kemiginden kadinin yaratildigi seklinde yer almaktadir.[273] 5. Ma'bed'i yakip yikmis. Yakub'un onu yeni p Israil adini aldigi zikredilmektedir. Yakup'la gürestigi. bulunmus .[269] iki defa yasak yiyeceklerden[270] ve iki defa da Is rail lakabiyla Yakub'un adlandirilisi[271] olayindan bahsedilmektedir. Ezberleme gelenegi yoktu ve çogaltilmamisti. ötekinde insanda biterek verilmektedir. Bugün Yahudilere ait Ibranîce. M. Bunlardan birkaç misâl verilecektir: 1. Lût'u kizlarinin sarap içirerek sarhos etmeleri ve onunla zina yapmalari yer almaktadir. Bütün bu olaylar sebebiyle Yahudi kutsal metinlerinin ilk sekillen günümüze gelmemistir.Tekvin'in ilk iki babinda Allah'in adi bir yerde Elohim. Ibrahim'in ve Hz. Ezra (Hz.[278] . ayni konunun. eldeki Tevrat nüshalarini parçalamistir. II. putlara tapmislar ve Tevrat'i unutm uslardir. bir tarafta Tann 'nin Insani kendi suretinde. 3. Hiristiyanl ara ait Yunanca ve Samirîlere ait Samirî Dilinde metinlerin verdigi bilgiler birbiri ni tutmamaktadir.Ö. bir yerde. V.[277] Allah'a ve peygamberlere yakismayacak nitelikler verilmesi. Musa tarafin dan vasiyet edilmistir.Tufan olayinin anlatilmasinda Tufan'in bir yerde 40. ruhunun sularin üstünde estigi. Musa'ya nisbet edilen Tevrat'in son bölümünde (Tesniye) onun ölümü ve gömülmesi yer al tadir. Hz. Tevrat'in Ezra zamaninda (M. Süleyman Ahit Sandigini açtirdiginda. degisik zamanlarda ve degisik kimseler tarafindan yazildiginin delili sayilmistir.Tanri. içinden sadece On Emir yazili iki tablet (levha) çikmistir. 2. 7Û'd e Romalilar tarafindan tamamen yikilmistir. M. seytanin tahrikiyle oldugu belirtilmektedir. Bu hususlar. Hz. öteki yerde 150 gün sürdügü.[274] 6. Tevrat'in y anlis yorumlanmasi. Ma'bet. Yüzyil) yeniden ilhamla yazildiginda fikirbirligi etmektedir.içerisinde cereyan eden olaylar sebebiyle.Hz.[275] 7. Ahit Sandigi'ni onun bir odasinda muhafaza altina almislardir. Ancak veri len bilgiler arasinda fark vardir. Ma'bed'i yaptiran Hz.Hz.Hz. Nuh'u n gemisine getirilen hayvanlarin her cinsinden bir yerde 2. çeliskiler ve tutarsiz liklar. 3 veya 7 senede bir. Ya i ve Hiristiyan bilginler. Ma'bet yikilmis ve sürgün dönüsü tekrar onarilmistir. Ahit Sandigindan çikarilip halka okunmasi Hz.[272] 4. Ancak onu n. D aha önce Israilogullan yedi defa dinden dönmüsler. onun hükümlerine uyulmamasi ile ilgili beyanlari dogrulamaktadir. Yahudilerin kutsal kitaplarinin geldigi gibi muhafaza edilmediginin. Israil'in sayimi için. ve II.S.Yüce Allah'a insanî nitelikler verilmektedir. ilk nüshanin günümüze kadar korunabilmesi zaten imkânsizdir. fark li sekillerde yorumlandiginin. Ishak'in karisini kizkardesi olarak takdim ettigi yer a lmakta ve bu birkaç yerde de tekrarlanmaktadir. Ayrica herbir nüsha içindeki bilgiler arasinda da çeliskiler ve fark liliklar vardir. Yine I. Üzeyr) zamanina kadar Tevrat kaybolmus. taslara yazilmis ilk Tevrat nüshasini Israilogullarinin bilginlerine ve i leri gelenlerine teslim ederek onun Ahit Sandigina konulup korunmasini istemistir . Insanin yaratilisi da. "erkek ve disi" olarak birden.Iki defa On Emirden. tek nüsha idi. digerinde Yahve olar ak geçmektedir. Kudüs'ü alip Kutsal Ma'bed'in yapilmasindan sonra.[276] 8. Kur'ân-i Kerîm'de yer alan. Israilogullan. Tevrat. Yüzyilda Suriye Krali Antiyokos Epif anes. Yahudiler sürgüne gönderilmistir. Musa. Davud'u görevlendirmekte. bir baska yerd e. Onun âlemi alti günde yaratip yedinci gün dinlendigi. kelimelerin yerlerinden oynatilmasi. bablarda yaratilis hikâyesi birinde insandan baslayara k. öteki yerde 7 çift alindi gi söylenmektedir.Ö.

Hasidim. Iki an 1.Hiristiyanlik Öncesi Yahudi Mezhepleri aa. Ferisîler. Onlar. tefsir etmektir. M. Hz.Ferisîler (Perusim): Ferisîlik kelimesinin lami bulunmaktadir: Ibranîcesi "Perusim"dir ve "P. Hasidaeans): Adlari. Onlar. M. Ferisîlik. Bu mezhebin. Ferisîler. Ibranice "dindarlar" anlamina gelen bu mezhep mensuplari. Ferisîligin prensipleri do grultusunda gelisen ve devam eden Yahudilik. Ferisîlerin ve Essenîlerin öncüleridir.S. cehennem ve meleklerin varligini da kabul etmektedir. ancak. ölümden sonra dirilmeye.Ö. Ferisîligi n prensipleri dogrultusunda sekil almis ve gelismistir.R.Ö. Mode rn dönemde ise. Ortodoks Yahudilik adini almis ve daima ana bünyeyi teskil etmistir. basariy a ulasildiktan sonra kendilerini Mabed'in onarimina ve temizlenmesine vakfetmisl erdir.Yahudi Mezhepleri Yahudi mezheplerini üç ayri grup halinde incelemek mümkündür. isim benzerligi disinda. Yahudilik. Yüzyilda Makkabiler devrinde var olan Hiristiyanlik öncesi Yahudi mezhepleri (Klasik Mezhepler). yazili Tevrat'ta bu lunmayan fakat. II.Ö. ceza ve mükafata ve Davud'un soyundan bir Mesîh'in gelecegine inanm aktadir. Musa'dan sözlü olarak nakledilegelen bi r de sözlü Tevrat kabul etmislerdir. yazili Tevrat'in yorumu olan ve dah a sonra yaziya geçirilmis bulunan Misna ve Talmud'dur. Makkabîleri desteklemisler. hür iradenin varligina. XVIII.Kendini ayri tutmak veya saf ve temiz olmayan sahis veya esyadan uzaklasmakti r. Onlar. Cennet. 2. siyasete ilgi duymadiklari için. daha sonraki Yahudilige sekil veren büyük bir mezheptir. Yüzyil bas larinda IV. Bunlar. Onlar. Islâm döneminde Rabbani Yahudilik. Yüzyildan iti baren Tora'ya harfi harfine bagliliklariyla taninirlar. Antiyokus'un Helenlestirme siyasetine karsi çikmis ve iskence görmüslerdir . yazili Tevrat'in (Tora) yaninda. sözlü Tevrat'ta yer alan naslardan hareketle bir inanç sistemi gelisti rmislerdir. M." kökünden gelmektedir. Bunlardan birincisi.Hasidîler (Ibr.[279] a. üçüncüsü de günümüzdeki Yahudi mezhepleridir (Modern dönem mezhepleri). bir alâkasi yoktur . Bu sözlü Tevrat. Yüzyilda Dogu Avrupa'da Rabbi Israei ben Elieser (1698-1759) t arafindan kurulmus. Tann'yla birlik saglamaya çalisan ve Panteizm'e meyletmis bir Yeni Çag mistik Yahu dî mezhebi olan Hasidiler (Hasidim) ile. Talmud'un yavanligini savunup Kabbala'ya dayanarak. Onlarin dinî hükümlere siki sikiya bagli fakîhleri vardir.[280] ab.II. ikincisi Islâm sonrasi Yahudi mezhepleri (Ortaçag Mezhepleri). Hasidîlerin devamidir. Ing. vecd içinde .Açiklamak. herseyi Allah'in kontrol ettigine. kendilerine bilgi nler veya dirt kardesleri denilmesini isterler. II. .4.

Bu mezhebin mensuplarini genellikle orta sinif ol usturur. Talmud ve Yeni Ahit onlar hakkinda hayli bilgi verir.Sadukîler (Sadukim): Sadukîlik. Bu farkin sebebi de. Ancak onlarin inançlari Rabbinik Yahudilikle yasamistir. Israil'in putperest krallarina düsmanliklariyla bilinirler. Yazih Tev rat'in disinda Tevrat yoktur. Bunun sebebi. "IssiyinY'in ifade ettigi anlam ha kkinda degisik görüsler vardir. yani itikad ve amelde Ferisîlige karsit olmasi ile taninan bir mezhebin adidir. Bu görüslerden "Issiyim" kelimesinin "dindar zahidler" a nlamina geldigi görüsü kabul görmüstür. Süleyman'in baskâhini Sadok'un soyundan geldigini savunmakta v e bundan dolayi bu mezhebe "Sadukîm" denildigini ileri sürmektedir. sözlü Tevrat'i kabul eden Ferisîlerin görüsle rine muhalefet etmislerdir. Latince "Essaei" kelimesini Ibra nice "Issiyim" seklinde trans-kribe etmistir. Mabed'in Romalilar tarafindan tahribin den sonra halk üzerindeki etkisini yitirmis ve. "Essenoi" isimleriyle anilmaktadir.Essenîler (Issiyim): Essenîlik. Sadukîler. sonradan ortaya çikan ve Ferisîl erin benimsedigi sözlü Tevrat'i kabul etmemislerdir. Incil'lerde onlarin Isa M esih'e düsmanca davranislari. Tevrat hükümleri har-fiyyen ve yorumsuz uygulanmalidir . Ruh ölümsüz degildir. Ibran ice sekli olan "Isiyim" kelimesine ilk kaynaklarda rastlanmamaktadir. Bunlar. Ferisîler millî kültürün ve gele negin korunmasindan vanadirlar. Yunan kaynaklarinda bu mezhebin taraft arlari "Essaioi" (Latince'de "Essaei"). mistik yapili bir mezheptir. Kudüs Hiristiy an Kilisesine katilmistir. yeniden dirilme ve gelecek dünyadi r (Olam-ha-Ba). Yahudilerin Helen kültürüyle yogrulm asi için çaba göstermislerdi. Bir topluluk olarak Ferisîler. Yeniden dirilme yoktur. eski Yahudiligin savunucusu olduklarindan. sosyal ve siya sî düzeni ellerinde tutma arzularindan kaynaklanmisti. Ferisîlerin Yahudi dünyasinin mutlak hakimi olmalarindan dolayi. Sadukî (Sadu-ki m) kelimesinin mensei hakkinda kesin bilgi yoktur. 1947'de Ölüdeniz' . özellikle âhiret konularinda bir benzerlik vardir. "Issiyim" ismi yeni metinlerde yer almaz. Isa Mesih'i bertaraf etmeye çalismalari.[282] ad. Sadukîlerin Ferisîlerden ayrildiklari en önemli husus. Italyan Yahudi arastirmaci Azariah dei Rossi.[281] ac. Ferisîlik ve Sadukîlik'in çagdasi olan. onun da onlarin katiligini kötülemesinden bahsedilse de doktrinde. Bazi arastirmacilar.[283] Issiyim'e "Ölüdeniz Yazmalari Mezhebi" de denilmektedir. Genel olarak kabul edildigine göre Sadukîlik.Onlar. zamanla. Tevrat'in hükümlerinin tatbikati ve mabed hizmetleri konusunda. Ferisîlerin ziddina olarak su görüsleri benimsemislerdir: Insan kendi kaderini belirler. Bu mezhe p hakkinda yeterli kaynak bulunmamaktadir. kendi inanç ve amellerini yazili Tevrat'taki naslardan çikardiklarindan. Sadukîler hakkinda fazla kaynak yoktu r. Ferisîlerin aksine aristokrat sinifi teskil etmis ve Romali idarecilerle isbirligine girismislerdi. tarih sahnesinden silinmis tir. Birçok Ferisî. Muhtemelen . Tarihçi Josephus. Sadukîier. Sadukîlerin yalniz Tevrat'i esas almis olmalaridir. daha önce belirtildigi gibi. bu mezhe bin mensuplarinin Hz. 70 yilindan sonra görünmezle r.

Muhtemelen M. Kaderleri ebediyyen te spit edilmistir. özel mitleri vardir. Hiristiyanligin Essenîligin bir kolu ve devami oldugunu ileri sürmektedir. Kilisen in üç diregi Yakub. siki bir hayat disiplinine sahip olan. Kumran Yazmalaridir.Filistin'deki ilk Hiristiyanlar ile bu mezhep mensubu topluluklarin "Eda" keli mesi ile isimlendirilmesidir. Kifas ve Yuhanna'yi hatirlatmaktadir. Essenîlerin inanç esaslari Ferisîlerinkine yakindir. "Tahrir Melegi". Melek inanci bakimindan Ferisîlerden ayrilmamakla berab er görüsleri daha teferruatlidir. hem kendi hem de herkesin kurtulusunu garanti ede n seriatini bütün dünyaya empoze edecektir. Bunlarda özellikle son günün gelmis oldugu kanaati bulunmakta dir. onlarin Günes'e tazim gösterdigi ve tenasuha inandiklari ileri sürülmüstür. aralarindaki birtakim benzerliklerden dolayi. Bu. Bekâr yasamayi tercih ederler di. 66-70'deki Yahudi savasinda ortadan kalkmislardir. . o. 2. Insanlar daha dogmadan aydinlik veya karanlik taraflardan birine aittir. M ezhep. 3.Mezhep mensuplari kendilerini "Çölde yol hazirlayanlar" diye tarif ederler. Melekleri yaptiklari islere göre siniflandirirlar: "Isikla r Prensi". Rafael. 5. Essenîler Mesih'e de inanirlar.Essenîligi idare eden oniki kisilik idareci grubu. Mezhebe girisin ritüel belli kurallarr vardi. "Göklerin Ogullari" o larak bahsedilmektedir. Kaynaklarin verdigi bilgiye göre Essenîler. Tora'nin âyin ve ibadet kurallarini titizlikle yer ine getiren. sasirtici derecede benzerlik ler bulunmustur. Kudüs (Jarusalem) kültüne katilmaktan kaçiniyorl Onlarin ritleri (törenleri). Yine bazi Yahudi arastirmacilar da. Ayni kelimeleri Vaftizci Yahya da Ahd-i Atik'den alarak kendi vazifesini tarif ederke n kullanmistir.deki Kumran magaralarinda bulunan yazmalarin bu mezhep hakkinda bilgi vermis olma sidir. Mez hep üyeleri daima beyaz giyerdi. mal mülk Istemez. Ticaret yapmaz. Bazi bilginlerce Kumran cemaatinin Essenîlerden bir grup oldugu düsünülmektedir. Kumra n Yazmalarinda. "Mastemah" (Sey tan) Bunlarin disinda birde "Muhafiz Melekler" vardir. Essenîler inançlari saglam Yahudiler olmakla beraber. Hristiyanliktaki Oniki Havarî' yle benzerlik göstermektedir. "Karanlik Melegi". esyasi ortak bir topluluktu. Bunlar. Tanri tarafindan Ibrahim'e yapilmis su vaadin gerçeklestirilecegi günl erdir: Israil büyük halk olacak. çölün manevîyatiyla yasiyorlardi. üç yil bir adaylik devresi geçiren . Mihael . II. Bu günler. Abdestvari temizlige ön em verirlerdi. 4. hatt a Iranî etkiler görülmektedir. Essenîler kadercidir. bir sir tarikati gibiydi. komünal hayat yasarlardi. ölümden sonra dirilmeye ve son yargilamaya da inanirlar. Yüzyilda ortaya çikmis. Essenîler ile H iristiyanlar arasmda bag kurmakta.Ö. Essenîler ile Hiristiyanlar arasindaki benzerlikler sunlardir: 1. Onlari bu görüse sevkeden amil. Essenîler. hayvan eti yemezlerdi. düzenli bir teskilat halinde "Mevakrim" (müfettisler) vardir ve Hiristi yanliktaki Bishoplarin karsiligidir. Essenîler ile Hiristiyanlar arasinda. Tarimla ugrasirlardi. Essenîler. Essenîligin b ir kolu olan Yahudi Mezhebi olarak görmektedir. Hiristiyanligi.[284] Essenîler Ile Hiristiyanlik Arasindaki Iliski Bazi arastirmacilar.Essenîligin oniki kisilik idareci grubunun üçü daha yüksek mevki sahibidir. toplu halde. Bunlar da Gabriel. Bu kült ve ritlerde pitagorcu. Bu. Meleklerden kutsal yaratiklar. Suriel veya Uriel'dir. yildizlara yazilmistir. Issiyim hakkindaki bilgiler daha çok bu Kumran Yazmalan'ndan elde edilmistir . "Gerçeklik Melegi".Mezhepte.

Israil'in Rabbi Yahve'den baskasini rab edinmek dinden dönmektir diyerek ayakla ndilar. Rabbanî Yahudîler.Her ikisinde "mesih inanci" vardir. Bagdat yakinlarindaki Sura ve Pumpethi Talmud akademilerinin en parlak dönemini . Onla r. genis halk tabakalarina yayilma imkâni buldugundan.Rabbanî Yahudilik: Rabbanî Yahudîlik. kisa zamanda tarih sahnesinden silinmistir. bu mezhebin karsisinda yeralan ve kismen Sadukî görüsleri benimseyen Karaîlik'tir.6. ölünceye kadar direnmeyi tercih etmistir. Fer isîlik ise. Bunlardan biri. 6 yilinda Galile'li Yahuda tarafindan Yahudiye'nin Roma Imparatorluguna katilmasina karsi çikmak üzere kurulmustur. Isa Mesîh'in bir Sakirdi Zealot asillidir. Zealotlar. siddete basvurmakta tereddüt etmemislerd ir. Çarmih olayinin da iki zealot aras inda geçtigi ileri sürülmektedir. önceki hahamlarin çesitli meselelerdeki görüsle rinden olusan Talmud'a önem vermis ve Tevrat'i sadece ibâdet alanina hapsetmislerdir . siy asî ve ideolojik bir mezhep hüviyetindedir. Daha sonra yakalanmisla r ve Imparatora "rab" demedikleri için iskence ile öldürülmüslerdir. dinî bir mezhepten daha çok. Yahudi tarihçisi Josephus (37-100). Misir' a gidip oradaki Yahudileri ayaklandirmaya çalismislardir. digeri ise. isgalciye direnenlerdir. tekrar Ibranî veya Aramî dillerine tercüme edilecek olursa ifadeler arasinda büyük benzerlikler oldugu ortaya çikar. 5. M.Bugüne kadar Yunanca metinler halinde intikal eden ilk Kilisenin apostolik kurul usuna ait dokümanlar. K udüs'ün kusatilmasinda Zealotlar Mabedi korumuslardir. M.S. Masada'da 73 yilina ka dar kadinli çocuklu 960 Zealot. Yüzyilda Talmud çalismalarinin tamamlanmasindan sonra tesekkül etmistir.Zealotlar: Kisacasi. degisik yapi ve adla rla günümüze kadar gelmistir. Zea-l otlarin asiri bir kolu "sicarii" (kamali adamlar) adini tasimaktadir. 70'de Kudüs düsünce bunlar.Ortaçag/Islâm Sonrasi Yahudi Mezhepleri Ortaçag Islâm Döneminde Yahudi dünyasinda iki büyük Yahudi mezhebi vardir. Ferisîlik. Yazili Tevrat'tan ziyade. 66 ayaklanmasina kadar böyle devam etmistir. günümüzd Ortodoks" adini almistir. Zealot lakabinin Yahudi Kutsal Kitabaninin Tora bölümündek i Sayilar 25/6'da "Tanri için gayretli" ifadesinden geldigi iieri sürülmektedir.S. ilk dönem Yahudî mezheplerinden gelenekçi Ferisîligin bir devamidir. Kudüs'ün düsüsündeki suçu zealotlara yük istir. 7. Isyan bastirilip Yahuda öldürüldükten sonra Romalilar ile Yahudi isbirlikçilerine k arsi gerilla direnisine geçtiler.[286] b. F erisîligin devami olan Rabbanî Yahudilik.[287] ba. Bu. Buraya kadar ele aldigimiz ilk Yahudi mezheplerinden Sadukîlik ve Essenîlik. Zealotlar. Islâm döneminde Rabbanîlik (veya Rabbinik). Bu. Romalilara teslim olmaktansa. Yahudil er arasinda yayginlasmadigindan. Essenîlgin Sonu: Titus'un son Yarfudi direnisini de kirarak Mabed'i tahrip ettigi 70 yilina kadar Lut Gölü kenarinda yasayan Essenîlerin bundan sonraki tarihi bilinmeme ktedir. Onlar. Roma Imparatoruna haraç ödemeyi ve onu "rab" tanimayi reddettiler.[285] ae.

Talmud'u reddetme nokrasinda Sadukîlerle ayni görüste. Talmud'u ve diger Rabbanî eserieri kabu l etmemelerinden dolayi bu mezhebin mensuplarina "Karaim" adi verilmistir. Rabbanî Yahudîlere göre Anan b en D!avid. Siyon'un büyük önemi vardir. Karaîligin benimsedigi iman esaslari "On Emir" sayisinca olup sunlardir: 1. Nisan'in 13'ünde b aslayan 70 günlük oruçlari vardir. yapi olarak.yasadigi siradf* Talmud Serhçiligi Ön plana çikmis ve tek ser'i kaynak Talmud olmustur .O. 4. Karaîligin Mensei hakkinda pekçok fikir ileri sürülmüstür. Hazar Türklerinden çok az bir . Evlenme ve diger bazi hususlarda Tevrat 'a uymaktadirlar.Bu âlem sonradan yaratilmistir. günde. Musa'ya ve Tanah'da adi geçen bütün peygamberlere hitap etmistir. Karaîlik. sabah ve aksam olmak üzere. kelime olarak Ibranice "K-R-A" kökünden gelir ve Arapça "Kiraat" kelimesi il e ayni anlamdadir. Karaîligin kurucusu olarak Anan ben David gösterilmektedir. Rabbanî Yahudîlige aykiri bir har olmasindan dolayi daima heretik bir mezhep olarak görülmüstür. Rabbanî Yahudiligin kati Tal-niudculuguna en önemli tepkiyi gösteren ve bugüne k adar.Tevrat'in dilini bilmek dinî görevdir. Rabbanî Yahudiligin baskisi karsisinda fazla yayilma alam bulamamistir. âhiret ve mesihle ilçjili meselelerde onlardan ayrilmaktadir.Bütün varliklari yaratan Allah'tir. Israil'in kurtu lmasi.Mesih'in gelmesine ve yeniden dirilmeye intizar haktir. Mabed'in yeniden insa edilmesidir.Karaîlik (Karaim): Karaîlik.Hesap günü vardir.Musa'nin koydugu kanunlar haktir. Karaîler.Bu hesaptan sonra mükafat ve ceza haktir. zamanla. Tanah'i çok okumalarindan. 3. yardimcisi yoktur. Rab-banîlere karsi Talmud'u ve diger Rabbanî tîserleri reddetmis. 5. "Karaim".Allah.Kudüs'teki Mabed. âlem yaratilmadan önce vardi. tepkilere yol açmistir. 2. 8. Rabbanî Yahudîlerîn Talmudcu bu kati tutumu. 7. Talmud'un disindaki yeni olusumlara karsi kati davranmislardir. 6. fakat. Rabbanî Yahudiligin öncüsü Ferisîligin karsisindaki Sadukîlikle ayni k numdadir. 10. 9. Rabbanî Yahudîler. Karaîlik. ufak bir çjrup da olsa. hadistir. Yahudî cemaatinin baskanligi mücadelesinde yenik düsüp. Bundan gaye. varligini devam ettiren bir mezheptir. hapse girdiginde orad a Imam Azam Ebû Hanife ile görüsmüs ve mezhebin ilkelerini ondan almistir.[288] bb. Karaîlik. iki defa farzdir. Sadukîler gibi. Bugün küçük bir grup Misir'da ve Israil'de yasamaktadir. Tanah'in disinda delil kabul etmemislerdir. dünya "Idarecisi"nin makamidir. Karaîlerde ibâdet.

Bunun üzerin e Avrupa Yahudileri. son Emevi Halifesi Mervan b. Türklük özelliklerini devam ettirir ve kendilerini Tür k görürler.[290] bd. Bu özellikleriyle digerlerinden ve Yahudilerden ayrilirlar. Musa'ya yazdirildigina ve Sözlü Tevrat'in (Misna. Talmud ve diger Rabbinîk eserlerden elde edilen klasik Yahudi seriati Hala kha'ya bagli gruba günümüzde Ortodoks adi verilmistir. Bu mezhep mensuplari.Ortodoks Yahudilik: Ortodoks Yahudilik. Ebû Isâ. kadere meyletmis. Halife Mansur zama ninda yasamis. çokça namaz kilmayi emretmis. kismen de olsa.grup da Karaim'dir. et ve içkiyi yasaklamistir. kendisinin bekle nen Mesîh oldugunu. Yillardir beklenen Mesih'in gelmemesi de Yahudilerin ümidini kirmistir. O.Yudgâniyye ve Sazkaniyye: Iseviyye'nin kurucusunun ölümünden sonra yerine Yudgân geçmistir. Yazili Tevra t'in Tanri tarafindan Hz. rahata kavusmustur. Hz. bulunduklari ülkenin sartlan altinda yasamaya karar vermistir . diger mezheplerin ayrilmasiyla ortaya çikmistir. Yahudileri kurtarmak için Allah'in kendisini gönderdigini ileri sürmüs tür. insanin mutlak hürriyetini savunmus. Kudüs'ten ayri kalindigi müddetçe et yenilip. Tevrat. Bu mezhep. zühdü. sarap içi lmesini yasaklamistir. bir Israil Peygamberi gibi görünmüstür. O. Neticede Yahudiligi çagdas dünyanin sartlarina uydurma çalism alarindan dört ayri mezhep ortaya çikmistir. Ancak bunlar. Tevrat'ta emredilen dinî hükümlerin bir kisminda diger Yahudile rden ayrilmistir. Talmud) .[289] bc. Türkçe Tevratlari vardir ve Türk kültürüne ait özelliklerini yasatirlar. Iseviyye'nin bir kisi m inançlarini muhafaza etmis. Yakub el-Isfahânî'den almistir. Yahudilerden büyük bir çogunluk ona uymustur. geleneksel Yahudiligin Yahudi kimligi ve inançlari hakkindaki görüsleri me cut duruma uymamaktaydi. Yahudilerin günde üç defa olan ibadetini. Isa ve Hz. taraftarlarina. yediye çikarmis. Ebû Isâ Ishak b.[291] c.[292] ca. Yudgân. Bu ise onlarin geleneksel Ortodoks Yahudilik anlayisini gözden geçirmelerine sebep olmustyr.Çagdas Yahudi Mezhepleri 1789 Fransiz Ihtilâli'nin meydana getirdigi degisiklikler Yahudî Dünyasini da etkilemi s ve sarsmistir. Bu rahat ortam Yahudilerin Yahudilik anlayisini etkilemistir. Muhammed el-Hammar zamaninda fikrini yaymaya baslamistir. Tev rat'in te'vili üzerinde durmus. Çünkü. Fransiz Ihtilâli'nden sonra Avrupa'da Yahudilere karsi tavir degis mis ve Yahudiler. fiilin kula ait oldugunu savunmus tur. Muhammed'i peygamber kabul etmeleriyle taninmaktadir. bu ibadetleri yerine getir melerini taraftarlarina emretmis. Fer Isîlikle baslayan ve Rabbanî Yahudilikle gelisen ana akimin günümüzdeki yansimasidir. cennet-cehennem ile ilgili dinî Inançlari te'vile gitmis . Ortodoks Yahudilik.Iseviyye: Adini kurucusu.

Hala kha'ya göre Cumartesi günü ates yakmak yasaktir. elektrikli aletle re dokunmazlar.Reform. günümüz sartlarinda yasa yabilmek Için. Ortodoks Yahudiler. elektrikli esyaya dokunmadan atesten yararlanir. 4. fakat bumezhepler. cehennemdeki semavî ceza ve mükafatla ilgili bütün inançlari reddeder. Reform. Bunun. 2. kendi disinda kalanlari gerçek Yahudî kabul etmezler. araba kullanmaz.Eski Yahudi seriatinden sadece modern hayata uygun olanlar kabul edilebilir. Mabed yeniden insa edilecektir.Yahudilik en yüce Tanri fikrini sunar. devletin kaynaklarind an pay almamaktadir. Yiyip içme. daha sonra Amerika'ya tasinmis ve asil gelismesini Amerika Yahudileri arasinda göstermistir. Ortodoks Yahudilik "devletin resmî mezhebidir.Yahudilerin Filistine dönüsü arastirilmaz. Kaser kurali gereg i. Bununla beraber onu. 6. Reformist Yahudifer. Ortodoks Yahudîlerin büyük çogunlugunun Siyonist oldugu ri sürülen görüslerdendir. giyinme. Onun yerine sunlari benims emislerdir: 1. tevbe eder ve Tevrat'in bütün kurallarini gözetirse. 3. et pisen kapta süt. Orta Avrupa'da yasayan Yahudileri bulunduklari ülkenin kültürüyle asimile olmaya çagirmist r. 8. Kaser kuralina uygun olmayan yiyecekleri yemez . sürgün sona erece k ve Yahudiler gerçek evine dönecek. [293] il cb. tek Tanri ögretisini telkin eden bütün inançlara hosgörülüdür. Ortodoks inançta. Yakin zamanlara kadar dig er Yahudî mezheplerin faaliyetlerine izin verilmiyordu. otomatik elektrik ayarlayici ile. Ortodoks Yahudilik. yüzyilin baslarinda Alman Yahudileri arasinda çikmistir. 5. I lk fikir babasi Abraham Geiger iie Moses Mendelsohn'dir. et ile sütü birarada yemezler. bedensel dirilmenin yaninda. Yahudi ha lki.Reformist Yahudilik: Reformist Yahudilik. bir cemaatdir. . Yahudîlerin Tevrat'in kan unlarina uymadiklari için sürgüne gönderildikleri yer almaktadir. rituel temizlik ile ilgili dinî kurallar kaldirilmistir. Ortodoks ol mayan Yahudî günahkârdir.da sözlü olarak vahyedildigine inanmaktadir. artik sahsî Mesih'in gelisini beklemez. Ayrica. bugün Amerikan Yahudilerinin %40'ini ol usturmakta ve çogunlugu teskil etmektedir. Ortodoks Yahudîlige göre. Mendelsohn (1729-1786). Son zamanlarda bütün mezhepler Israil'de teskilat kurmaya baslamistir. Mesih gelecek. yiyecek ve içec eklerin dine uygunluk kuralidir). 7. Cumartesi günü. May-monides'in onüç maddel ik iman esaslari dogma olarak kabul edilmektedir. Yahudi seriati Ha-lakha'da bir degisi klik yapmaya. hileli yollarla (hile-i seriyye) ayakta tutmaya çalisir. XIX. Israil'de de 5-6 bin civarinda Reformis t Yahudi vardir. 1885 Pittsburg Platformunda aldiklari kararlarda Ortodoks inançlari reddetmislerdir.Yahudiler artik bir millet degil. bu sebeplerden dolayi.Sosyal adaleti saglamak Yahudinin görevidir.Reform. Ortodoks Yahudîler. Kaser (koser) kuralina siki sikiya uyarlar (Kaser. yeniden yorumlamaya gitmez.Israil. süt pisen kapta da et pisirmezler. Halakha' ya aykiri olmadigini ileri sürerler. bu tür yiyecek satan dükkanlardan alisveris yapmazlar. Israil'de. Reformist Yahudiler "Ortodoks" görüsleri benimsemezler. Mesela.

KutsafVitaptaki mucize hikayeleri ve diger olayla r eskilerin geleneginden baska birsey degildir. Reformist Yahudîlik'e bir tepki olarak dogmustur. fakat. "minyan" denilen on kisifik cemaate katilabilir. bu asiri reformlari neticesinde. ancak degisebilir ligini kabul eder. Geçmisle bagini korur. bugün kriz yasamaktadir. kadinlar haham olabilir. 1885 Pittsburg platformunda alinan kararlara muhalefet etm istir. artik Tanah v e Talmud bütünüyle baglayici degildir. Dis evliligi kabul etmezler.Yahudilik ile bilim çatismaz. Sina gogda Ortodoks Siddur dua kitaplarini kullanirlardi. Reformistlerin aksine. Tek fark ibadetin Ibranice yerine Ingilizce yapilmasiydi. Mahafazakâr Yahudîlik eski Yahudî seriati Haiakha'yi reddetmez. Yahudilige ihtida konusunda Ortodokslar kadar titiz davranirlar. Yahudilige ihtidada hiçbir sinirlama yoktur. Reformist Yahudilik'ten sonra ikinci büyük mezheptir. Daha sonra lari.Yahudilik sürekli gelisen bir dindir. Tanah'in ilâhîligi ve günlük hayattaki etkisi tarti smalidir. Sinagogda kadinlarla e rkekler yanyana oturur. Reform hareke tinden bazi hahamlar. Reformist Yahudîlik. Sinagogda basa kipa giyilme zorunlulugu yoktur. orta bir çizgiye çekildi. [294] cc. Diger din ve inançlara saygiyla bakilir . [295] cd. 1983'de. Basta Isaac Bermays ve Zacharia Franklen olmak üzere muhalif hahamlar ayri b ir grup olusturmustur. 1937'de kismen degistirilmis Bugün Reformist Yahudilik. Ortodoksluktan ayirdedilemezdi. bugün Amerika'da. yapisi itibariyle Ortodoks Yahudiligin Amerikan versiyonuydu. "Katolik Siyonist Israil" teorisini ortaya atmistir. Kaplan. Bugün. Kadin. Kaser kurallarini gözetmezler. Reformda oldugu gibi. Sabat kurallarini uygulamada Ortodokslar kadar titiz degillerdir. Dinde yenilik taraftari olarak bilinirler. Me sihciligi reddetmislerdir. Muhafazakâr Yah udilik.9. Yahudî bir anneden dogmayan çocugu Yahudî kabul etmezler. Talmud'u inkâr etmis. 102 yasinda ölen Amerikan Yahudîsi Mordecai Me nahem Kaplan kurmustur. I srail'de Ortodoksluktan sonra ikinci sirayi alir. Sabat kurallarini. Sinagogda. Bugünkü muhafazakâr Yahudîlige asil kimligini veren ise Solomon Schatter olmu stur. daha önce Muhafazakâr Yahudilik içerisinde yeralmistir . lâiklesmis Yahudilik seklini almis durumdadir. Sinagoglarda kadinlar da haham olarak görev alir ve âyinleri yönetir. müzige yer vermis. Yahud i kimligi hakkinda problemleri vardir. tir. 10. kadin erkek yanyana oturur. Bu prensipler.Yeniden Yapilanmaci (Reconstructionist) Yahudilik: Yeniden Yapilanmaci hareketi. Sinagog âyinlerini azaltmis. Yahudilige sadece kültürel bir olgu olarak bakilir. Solomon Schatter. Reformist ile Ortodoks Yahudîlik arasinda. Cumartesi yasaklarinin bazisini kaldirmislardir. Iik ortaya çiktigi dönemlerde Muhafazakâr Yahudîlik. Bunlar. Dis evlilik kabul edilir .Muhafazakâr Yahudilik: Muhafazakâr Yahudîlik. Kadinla erkek ayri ayri otur urlardi. Mahafazakâr Yahudîligin en belirgin özelligi ise Siyonist olmasidir. Bu gruba Muhafazakâr (Conservative) Yahudîlik adi verilm istir. bazi tepkilerden dolayi.

Kadinlar haham olabilir. Ölümden sonra dirilmeyi. Kuta ve Avva'dan adamlar getirerek Isr ailogullarinin yerine yerlestirmistir (II. Kaplan. Yahudî halkinin kültür degeri olarak görmekte. Israil halkini yerlerinden alip Asur'a ve Medlerin Sehir lerine sürmüs (II. Yahudî Cemaati disinda görürler. Samirîlerin tarihi oldukça eskidir. Yahudîler. M. Mesihciligi kabul etmez. Tanah'in II. Siyonizmi de benimsemektedir. Bunlari "Ortodoks Yahudîler". Tevrat' in Tanri vahyi degil. halk olusunun ifadesidir. Yahudilige i htidanin mümkün olmasina ragmen. XVII/24). Bu hareket. Yahudî kanunu ise. [298] d. yok olmadan günümüze kadar gelmistir. diger halklar gibi bir halktir. Yukarida zikredilenlerin disinda Amerikan Yahudileri arasinda ortaya çikan baska uf ak ve radikal gruplar da vardir.[296] Kaplan'in fikirleri çerçevesinde olusan Reconstructionist hareketin inançlari Reformist Yahudîliginkine yakindir. önemli bir Yahudî düsünür ve filozofudur. Çünkü bunlar. Krallar.[297] Bu mezhepler disinda da Yahudi gruplari vardir. "JudaIsm as a Civilisation" isimli eseri Yahudî dünyasinda kabul görmüstür. Samirîlerin samîmî olmadiklari bahanesiyle onlari Yahudi Cemaatindan saymazlar. Yahudiler Tann'yi seçmistir. Bu yüzden "Seçilmis Halk" inancinin a nlami yoktur. Ibranîce "S-M-R" fiil kökünden türemis "görüp gözeten. uzun süre Muhafazakâr Yahudîlik akademisi "The Jevvish Theological Seminary"de hizm et etmistir. Kaplan. 1966'da kurulan Humanistik Yahudilik bunlarin e n asirilarindandir. Bugün bazil ari. Asur Imparatoru Sargon. Muhafazakâr Yahudîlikten ayrilmis ve 1968'de kendi grubunu kurmustur. Yahudiler. muhafaza edilmesi gereken bir kültür unsurudur.Ö. Yahudî dininin bugüne kadar geçerli olusunun sebebini ilâhî olusunda degil.Yahudi Dinine Uymakla Birlikte Yahudîler Tarafindan Yahudi Kabul Edilmeyen Sami rîler (Somronim) "Somronim". Halen Israil'de . Fakat Samirîler. Onun düsünceleri Reformis Muhafazakâr ve hatta modern Ortodokslara bile tesir etmistir. Yahudîler. bugün halen varligin i davam ettiren Samirîler'dir. Daha sonra o. Babil. Reformist ve Muhafazakârlarda oldugu gib i Sinagogda kadin erkek yanyana oturur. Yahudiler de. Samirîleri sürekli dislamislardir. Yeniden Yapilanmaci hareketi muhafazakârligin sag kanadi olarak tanimlamaktad ir. Bunlarin en basinda gelenlerinden biri. Yahudîligi. diger Yahudî mezheplerinin ibadet kitaplarinda varolan "Seçilmis Halk" in ancina yer vermemistir. Ta un Yahudileri degil. Yah rin dramatik bir sekilde. kendi yazdigi ibadet kitabinda. tarih boyunca. Muhafazakâr Yahudîligin ortaya çikis amaçlarina ters düstügü gerek iyle. Krallar. Tanri'yi irkçi bir sovenist. Tevrat'i da sov enist doküman olarak degerlendirirler. Böylece Somron sehri nin sakinleri ortaya çikmis ve bunlara "Somronim" denmistir. âhireti reddeder.. Sanhed rin 21 b). Onun. tipki Yahudiler gibi. O. O. hiçbir zaman Samirîleri gerçek Yahudî olarak görmemislerdir. Hatta Samirîler k ullaniyor diye Ibranî harfleri ile yazilan Aramca'yi terketm islerdir {Bkz. birseyi dikkatle izleyen" anlamina gelmektedir. Hümanist Yahudiler. 722 yilinda Kuzey Israil Kralligi yikilinca. Grubun a dini ise "Yeniden Yapilanman" (Reconstructionism) olarak belirlemistir. Mordecai Menahem Kaplan. Ona göre. XVIII/11). kültürel deger olusunda bulmak tadir. Krallar Kitabinda Samirîlerin nasil Yahudîlestigi anlatilir. Israilogullarmin tarih boyunca olusturduklari bir eser old ugunu ileri sürer. Yahudilige ihtida eden Samirîleri Yahudi olarak kabul etmez.

bütün varliklarin Rabbidir. Inanç. Yahudîler ile Samirîler arasinda birçok fark vardir. yaratilmamistir. Fakat böylesine bir etkilenme söz konusu olmamistir. sirasiyla.Tevrat. Ibadetler inde rükû ve secde vardir. Müslümanlarin yönetimi a ltinda yasamalari dolayisiyla »Müslümanlarin etkisine baglamaktadir. sadece Allah'a iman meselesi üzerinde duru lmaktadir. kötüler cehennemle mükafûtlandinlacaktir Samirîierin ibadet sekilleri Müslümanlarinkine çok benzer. önü-sonu yoktur. Musa seriatini. yüzü. Yahudîlerin Tevrat'i ile Samirîlerin Tevrat'i arasinda alti bine yakin fark bulunmaktadir. Alemlerin yaraticisi ve sahibi de O'dur. Peygamberlere.Yeniden dirilme günü olacaktir. Kudüs'ün yerine Gerizi m'i kutsal mekân olarak kabul ederler ve kendilerini gerçek Yahudî olarak görürler. diger Yahudilerden daha çok aslina yakin bir sek ilde devam ettirmis olmalariyle izah edilebilir. bu durumu. kaza ve kadere. kitaplara. Tanri'nin en sevg ili milleti. Yahudilikte Allah birdir. Iyiler cennetle. 3. Sinagoglari. 5. Allah'in yegane resulü ve bütün devirler için de peygamberdir.Yahudilikte. kulaklari. Müslümanlarin namazina benzer sekilde namaz kilarlar. Müslümanlar gibi abdest alirlar. Yahudi milletidir. birligine inanilan Allah. Tevrat ise Musa'ya vah-yedilen bes kitap tan ibarettir.Musa. Tevrat'ta (Çikis 20. yücedir. resim ve heykeli yapilamaz. 2. [299] Samirîlerin Inanç Esaslari Itikadda dayanaklari sadece Tevrat'tir. an cak Samirîlerin Hz. Dinî Gelenek ve Bayramlar a. Samirîler. Halbuki Yahudi ler de asirlarca Müslümanlarin idaresinde yasamislardir. Abdestte. Bundan dolayi böyle bir etki iddiasi tutarli degildir. ibadet. Bab'da ) yeralan On Emir'de (Asarat ha-divarîm).Gerizim dagi ebedî hayat yurdu. Hz.Nablus ile Tel Aviv yakinlarindaki Holon kentlerinde yasamaktadirlar. sag ve sol ayagi yikarlar . Musa'nin sahsinda Israilogullariyla olmustur. hiçbir zaman degismeyecek ve neshedilmeyecektir. agzi. Bu ahitlesme. Bundan dolayi bazi arastiricilar. Kur'ân'da oldug u sekilde Tevrat'ta ve diger Yahudî Kutsal Kitaplarinda nelere inanilmasi gerektig ine dair sistematik bilgi bulunmaz. bereket dagi ve Allah'in yeryüzündeki tek makamidir . Vahy onunla son b ulmustur. Ibadet dili Aramca'dir. Içeride masa veya sira bulunmaz. elleri. 4. hayir ve serrin Allah'tan o lduguna ve hattâ âhiret hayatina inanmakla ilgili kesin ifadeler Tevrat'ta yeralmama ktadir. burnu. Varligina. [300] 5. onlari seçmis ve onlarla Sina'da ahitlesmis tir. herseyi bilir. görülemez. Sifatlari insan sifatlarina benzemez. Inanç esaslari da buna uygun olarak bestir: 1. Tanri.Inanç Yahudilikte. Abdest esnasinda Tevrat'tan parçalar okurlar.Esi ve yardimcisi olmayan Allah tektir. mükemmel ve tamdir. Bu. uzun süre Islâm ülkelerinde. Müslümanlarin mescidi gibidir. bütün Yahudilerce kabul görmüs dogmatik iman esaslari yoktur. Bununla beraber ona . Onun gibi peygamber bir daha gelmeyecektir. Bab ile Tesniye 6.

bütün varliklara hâkimdir. Yahudî Kutsal Kitabi Tanah'in bir bölümü. Musa'dan sonraki peygamberler iki grup alt inda (önceki peygamberler. düsmanlik. kismen de Yahve (Tanri) veya insanlarla münasebette olmaksizin. Bunun umumî bir kader oldugu. Tevrat'in disinda sözlü gelenegin de Musa'ya Sina'da v erildigini. Allah'in sifatlari.[301] Bütün insanligi aydinlatmak. 17 a). içme. Sadukîler Tevrat'tan baska ser'î kaynak tanima diklarindan. Ey sizler. yeryüzünde olaca k. haset. ölümden sonra bir muhakemenin bulunmadigi kabul edilme ktedir. Neviim (nebîler) olarak Isimlendirilmektedir. Yahudi Kutsal Kitabi'nda. Eski Yahudilikte iyi olsun. Yahudilik'te âhiret inanci. Nebi. ölümden sonraki hayatin va rligina inanmanin zorunlu bulundugunu kabul etmektedir. Ve anlayisli olanlar gök kubbesinin pariltisi gibi. Çünkü Tora (Tevrat) ona verilmistir. Çünkü orada yeme. Ölümden sonra hayat. Tanri. Tanri.yorulmak. Tanri 'nin kudreti sonsuzdur. uyanin ve terennüm edin. eski Yahudilikte âhire t inancinin bulunmadigi. O. Ibrani Dilinde kendisine görev ve rilen. rekabe gibi dünyevî seyler olmayacaktir. onlarin millî tanrisidir. ölümden sonra d . benimkilerin cesetleri kalkacaktir. bedeniyle günah isleyen Yahudiler Yahudi olmay anlar gibi cehenneme gidecekler ve orada oniki ay müddetle cezalandirilacaklardir ( Ros Ha-Sana. Tanriniz Rab. orada kede rli bir sekilde varliklarini sürdürecekleri. Yahudilikte en önemli yer. Israilogullarinin seçkinligi. seklinde yeniden dirilme inancina delîl sayilabilecek ifadeler vardir. Berekot'da ise âhiretin bu dünyaya b enzemedigi belirtilmektedir. Tanah'in aksine Talmud'da âhiretin mahiyeti hakkinda detayli bilgiler vardir. tarihî bir gelisme takip eder. Bu husustaki tartisma genelde ilk Yahudî mezheplerinden Ferisîli kle Sadukîlik arasinda cereyan etmistir. Tanri'nin birligi Tevrat 'ta söyle ifade edilir: "Dinle ey Israil. Onu biraktigi gün. mutlu kilmak için Tanri Israilogullarini seçmistir .S. Bunlarin en önemlisi.. Isaya' da "Senin ölülerin dirilecekler. Hz. beklenir. ser'î kaynak olarak kabul edilmesi gerektigini. bu dünya ile âhiretin ayni oldugunu ileri sürmektedir (Bkz. "Tanrinin Devleti" Mesîh'le kurulacaktir. Ros Ha-Sana'da. topra k içinde yatanlar. Sa-muel. âhiret inanci hakkinda açik ifadelere pek rastlanmaz. ölüm sonra hayat ile ilgilidir. fakat bu bilgiler zaman zaman birbiriyle çelismektedir. kismen mezarda. dinlenmek gibi insanî nitelikler atfedilir. ölülerin bir gölge gibi varliklarini sürdüreceklerine inanilan ölüle minde. gökte degil. Bütün Yahudi Peygamberleri de bu sebeple ortaya çikmis ve seçilmislerdir. cennet-cehennem) Iran'dan aldigi ileri sürülmektedir. Ferisîler ise. Onun en sevgili mil leti Yahudî milleti oldugundan O. bunlar ebedî hayata ve sunlar utanca ve ebedî nefrete uy anacaklar. bir olus yoktur. çalisma. bir gün bir görevli gönde rerek bütün haksizliklarin. insan lari aydinlatmak için "nebî"leri görevlendirmistir. çagirilan kimse demektir. Tevrat'ta âhiretle ilgili bir seyin bulunmadigini iddia ederek âhireti inkâr etmislerdir. Yahudilerin Fars ve Yunan kültürüyle temasa geçmelerinden sonra aralarinda kelâmî tartismala r baslamistir. sürekli olarak âlemi yönetir. Tanri'nin idaresinde ve insanlarin emegiyle kurulacaktir. Ferisîlere göre. Ilya-Mesîh. O'nun gücü yetmeyecek is yoktur. ruhlarin mezarda kalacagi inanci vardir . Bu Krallik. yargi. Hz. birçogunu salaha döndürenl er de yildizlar gibi ebediyen ve daima parlayacaklar" (Daniel 12:2-3)* Eski Misir Dini'nde oldugu gibi eski Yahudî Dini'nde de yeniden dirilme inancina d elîl sayilabilecek metinlerin günümüze ulasmamis olmasindan dolayi.) aitti r. Bu inanç. Da -niel kitabinda ise ebedî hayatla ilgili su ifadeler yer almaktadir: "Ve yerin top raginda uyuyanlardan birçogu. ve her yer ölülerini disari atacak" (Isaya 26:19). bir tanridir". kötü o lsun bütün insanlarin öldükten sonra "Seol" adi verilen bir yere gidecekleri. Bera-him 68 b). Musa'ya (A. ilâhî lezzeti tadacaklardir (Bkz. Salihler baslarinda taçla. Yahudilerin üm it kaynagidir. Tanri. âlemin sonu gelmis demektir. yani Seol'de geçecektir. Bu "Tanri'nin Kralligi11 kalici olacaktir. Yahudilerin sonradan bu inanci (yeniden dirilme.. üreme. M esîh ve ölümden sonraki hayat çerçevesinde cereyan etmistir. Bu tartismalar. Ale mde onun iradesi disinda bir varlik. zulümlerin ortadan kalktigi evrensel bir devlet kuracaktir . Berekot 17b). güresmek. DanIel Kitabina kadar. uyarmak. sonraki peygamberler) ele alinip Malaki ile sona erdiri lir.

2. sonra da simdiki seklini almistir. Babil dilinde bahçe anlamina gelen Edinu veya A denu kelimesinden gelir). 20-M.Allah'in baslangici yoktur ve nihayeti olmayacaktir.Allah. Sanhedrin 90 a) .Allah.irilmeyi inkâr edenlerin âhirette yeri yoktur (Bkz. bütün peygamberlerin en büyügüdür. Meymûn'a göre bu esaslardan birini kabul etmeyen kimse. getirmeyenleri cezalandirir . yeniden dirilme. Gaon'un sekiz maddelik iman esaslari Islâmî özellik gösterir. 5. 6.Allah birdir ve O'ndan baska tanri yoktur. yeniden dirilme ve Mesîh.Allah. kâfir olmakta ve Yahudî cemaatinden çikmaktadir.Allah'in bedeni yoktur ve hiçbir sekilde tasvir edilemez. Islâm ve Hiristiyanliktaki gibi. 13. iman esaslarini benimsemislerdir. ölümden sonra hayatin varolduguna ait del illeri Tevrat'tan çikarmaktadir (Bkz.Allah. XII. su 13 esasi biraraya getirmis ve bu esaslari için de bulunduran inanç sistemi benimsenmis ve günümüze kadar gelmistir.Elimizde olan Tevrat. 3. Alla 'in birligi. Onlar.Ruhum ölümsüzdür ve Allah.Ö.S. Onun dört maddelik iman e saslari daha çok tevhidle ilgilidir. Kötüler ise cehenneme gidip cezalarini çekeceklerdir. yargilanma inançla ri ortaya çikmistir. Böylece iyi insanlar yargilanip temize çiktiklarinda Aden (Eden) d enilen cennete gideceklerdir (Aden. diger suçlular oniki aylik bir ceza sonunda cennete gideceklerdir.Peygamberlerin bütün sözleri dogrudur. diledigi zaman ölüleri hayata kavusturacaktir. 8. O'ndan baska i6adete lâyik olan yoktur. Mose ben Meymûn'un iman esaslari. Philo'dan sonra ikinci isim Irak'taki Sura Ta lmud Akademisinde baskanlik etmis olan Rabbi Saadya Gaon'dur (veya Islâm dünyasindaki adiyla Saîd el-Feyyumî). Yahudilikte cennet-cehennem.Ibadet sadece Tann'ya mahsustur. emirlerini yerine getirenleri mükâfatlandirir. Talmud'un bildirdigine göre. 9. 10. 7.) Musa'ya verileliginin aynidir ve degistirilmemistir. Talmud Babli. Bu bilginlerden Rabbi Mose ben Maymon (Mûsâ b. insanlarin bütün hareket ve düsüncelerini bilir.Efendimiz Musa. ceza ve mükafaat. 4. Musa b. sözlü gelenek isiginda. var olan herseyi yaratti ve onlara O hükmeder. Yüzyila kadar belli bir inanç sistemine sahip olmayan Yahudiler. Sefarad ve Askenaz Ortodoks Yahudîle . vahy. Sanhedrin 90 a). kötü insanlar n çok azi hariç. Tam bir imanla inanirim ki: 1. 11. Cehenn em kelimesi. y argi günü ile ilgili emirler Talmud'da açiklanir. ebedî hayat. Ibranice "6e bne Hinnom" (Hinnom Ogullarinin Vadisi) kelimesinden çik ip önce Gehenna. Yahudilikte âhiret inanci konusunda bir gelisme olmus. yukarida verilen "metinlerden de anlasilacagi gibi. âlemin hâdisligi. 50) tesebbüs etmistir. Yahudîler için. Yahudîlikte Iman esaslarinin belirlenmesine ilk defa Yahudi filo zof Iskenderiyeli Philo (M. Allah tarafindan (Hz. Meymûn: Mai monides: 1135-1204). Daha sonra. Gaon'un iman esaslarini olusturur.Dinimiz Ilâhî bir dindir ve degistirilemez. 12. Mesîh'i (Masiah) gönderecektir ve geciktigi halde yine beklerim. Tevrat'i tefsir eden din bilginleri "sayesinde. bugün.

kurtulusu müslüman olmakta bulmus. Yahudi Kutsal Kitabindaki bazi ifadelerdir. Birisi Müslüman-Türk. Bundan dolayi onlara "Dönme" d enilmis ve bugüne kadar bu adla bilinegelmislerdir. yeniden dirilmeye. Onlarin diger sembolü. Yahudîler için çok önemlidir. Babil sürgününden sonra baslayan bu ümit. Yahudîlerin kutsa l topraklara yeniden dönme arzusunu canlandirma disinda. Türkiye'de havra olarak bilinir. Mesîh. Mesîh inanci. Yahudilere de Yahudî olduklarini söylerler. Sinagoglarda Yahudîlerin dinî ve millî sembollerinden biri olan yedi kollu samdan (Men ora) bulunur. Ancak XVII. içten Yahudilige. Sinagog'da Yahudîler sesli bir sekilde Tevrat parçalarin i okurlar. hem de Askenaz Yah udîlerinin dua kitabi "Siddur"larda yeralmakta ve hergün. digeri Yahudî ismidir. Mesîh.[302] b. Ancak âhiret ve Tevrat'in ilâhîl igi konusunda onlardan farkli görüse sahiptirler. Ortodokslarin kabul ettigi Mose ben Meymûn'un iman esaslarini k abul etmez. giris kapisinin pervazinda "Mezuza" denilen. Meh met. sadece bu dünyayla ilgilidir. Mesîh'e. âhiret in varligini kabul etmezler. Mesîh inancinin dayanag i. ergeç gelip Yahudileri kurtarip dünyada ba i saglayacaktir. Sinagoglarda rulo hali nde elyazmasi Tevrat tomarlarinin saklandigi "Aron ha-Kodes" denilen Kudüs'e yönelik bir kutsal bölme vardir. Türklere Türk ve Müslüman olduklarini. geride pek birsey birakma mistir. inançla ilgili bazi konularda Reformistlerin görüslerini kabul etmek tedir. Osmanli Imparatorlugunun sinirlari içinde cereyan etmis. Sadukîler gibi. Bu ifadelerin agirligi. Reformist Yahudîler. ruhun ölümsüzlügüne. Yeni bir hareket olan "Yeniden Yapi lanmaci Yahudîlik". Yahudîlerde ibadet. Davud soyundan Allah tarafindan gönderilecek kims eyi ifade etmek için bu terimi kullanmaktadirlar. uzun bir . Onun mensuplari bugüne kad ar varliklarini devam ettirmistir. Ya hudîler.Ibadet Yahudîler. Kral David'in mührü olarak kabul edilen iki üçgenden meydana gelmis "Magen David" denilen alti köseli bir yildizdir. Ibadet esnasinda en önemli an. Bunlarin bir kismi Reformistlerin. Bu onüç maddelik iman esasi. Yüzyilda Izmir Yahudîleri arasindan çikan "Sabtay Tsvi (Sabatay Se vi) Hareketi". Yahudîlerin gelecekle ilgili ümi tlerinin kaynagidir (apokaliptik literatür bu konuyu isler). Sinagog. Iki de isim tasirlar. ibadetlerini "sinagoglarda (kendileri "Bet ha Kneset" derler) yaparlar. Bu hareket. kendilerini kurtarmak üzere. Ayrica Tevrat'in ilâhîligine (Tora min ha-Samayim) de i nanmazlar. Böylece Tanri'nin Kralligi kurulacak ve Yahudîlerin dünya hakîmiyeti ülküsü erçeklesmis olacaktir. evl erde de yapilir.rce kabul edilmektedir. Ibranice yaglanmis anlamindaki "Masiah" kelimesinden ge lmektedir (Israil krallarindan Saul ve Davud. bir kismi da Ortodokslarin görüsünü benimsemektedir. hem Sefarad. daha sonra bu görünüs altinda eski inançlarini devam ettirmistir. zamanl a sayisiz Mesîh'in ortaya çikmasina yolaçmistir. söylenmektedir. Sabatay Seyi'ye ve onun belirledigi ilkelere baglidir . ceza ve mükafaata inanmaz Onlara göre Yahudîlik. Yahudilere göre "Yahve" Mesîhi gönderip Yahudîleri kurtarac ak ve düsmanlarini da cezalandiracaktir. Daniel ve Isaya Kitaplarindadir. Sabatay Sevi'den Mesîhliginin ispati olarak mucize göstermesini ist eyince o. Tevrat rulolarinin bohçalar içerisinden çikarilmasi ve ha ham tarafindan okunmasidir. ina nçla ilgili birçok meselede Ortodoks Yahudilere yakindir. Evlerde. Kudüs'teki Ma'bed'in yikilmasindan sonra Yahudîlerin ibadet için kullandikla ri yapilara verilen addir. Bu. sabah ibadet vakti olan "S harif'te. sadece sinagogda degil. Okunan ilâhîler Ibranîce'dir. Bu Mesîhler gelip geçmis. Padisah IV. fakat bütün dünya Yahudilerinin ilgisini çekmistir. yaglanarak ise baslamislardir). Onlar. Ölümden sonra mensuplari da ayni yolu takip etmislerdir. bunlarin en dikkat çekicisi ve kahcisidir. Bundan dolayi. Onlar görünüst e Müslüman-Türk. Reformist Yahudilikten ayrilip ayri bir mezhep olusturan Muhafazakâr Yahudiler.

Cumartesi günü Singogda olur. Dindar Yahudilerin hayatinda dua. Adi yüce olana hamdedin. bütün gücünle. sabah. Hayli uzun olan bu duayi. Yahudîlikteki ilâhî ve dualara Baruh'un ilâhîsi ile Sema Israel Duasi en iyi örnek olacaktir . Ibadet sirasinda Ku düs'e dönülür. en büyük rolü oynar. Sinagogda yapilir.. Cu martesi aksami sona erer. Dualarin en önemlisi sayilan 16 tanesi. Tanri'ya hamdedin. Yahudî ibadetinin esasini teskil eder. hatta tasit kullanmak bile yasaktir. Ancak baslari örtülü olarak ibadeti seyredebilirler. Baruh'un ilâhîsi söyledir: Hamdedin Tanri'ya. Mecburî hallerde fert. ibadete katilamaz. buna "mizrah" dogu yönü denilir. Ötekileri okurken. Bu ibadet. Günlük ibadet. Onlara göre sinagog. bizim Tanrimizdir. Cuma aksami Günes'in batisiyla baslar. Sabat'in (sebt) disindaki günl erde sabah âyininde iki dua kayisi baglanir. Günde üç vakit yapilan günlük ibadet. Yahudîlikte ibadet. O tektir. ögle ve aksam yapilir. Bütün kalbinle. sirta da bir cübbe alinir. ayakta yapilir. bütün caninla. tekbasina da dua edebili r. Bu kayislara. Ka inlar. disiplin yoktur.boru içine rulo halinde konmus Tevrat'tan cümleler yazili.. sonsuzluga kadar da. bir toplanti yeridir. Hamdedin. Dua ederken geleneklere bag li Yahudilerde özel elbise giyme usûlü de vardir. Basa bir takke. yedinci gün olan Cumartesi günü . Yahudî ibadetinde bir düzen. Sinagogun içinde cemaat dolasir. vücudu sallama. Herkes caninin istedigi g ibi ilâhîlere katilir veya yanmdakilerle sohbet eder. yedinci günü istirahat etmistir. tercih edilen bir durumdur. dogumdan ölüme kadar bütün hayatlarinda daima tekra rlar. Sabah âyininde bir dua atkisi (Tallit) alinir. günlük ve haftalik olmak üzere ikiye ayrilir. O. içindeki kagidin üzerine Te vrat'in Çikis ve Tesniye bölümlerinden[303] ikiser parça yazili birer küçük kutu takilir. mahfazalar asilidir. Yahudi inancina göre Tanri âlemi alti günde yara tmis. evet. birbiriyle konusur. bir tapina ktan ziyade. secde etme gibi hareketler yapilir. Mezuza'ya dokunup parmaklarini öperler. Bugün de. O gün. Elbisenin altinda tasinan küçük bir kumas parçasi da (arba kanfot) bunun yerine kullanilabilir. Dinle (Isit) Israel. Eskiden beri Yahudîler dinlerine bagliligi ve imanlarini Sema Israel Duasi ile açikl arlar. Haftalik Cumartesi ibadeti (Sabat:Sebt). 13 yasina girmis en az 10 kisinin katilmasiyla yapil ir. Adi Yüce olana. okunanlari dinleyen pek azdir. Ilâhîler. Onun için sev Onu. Bunun için Yahudîler. ates yakmak. Yahudilerde ibadet. Haftalik ibadet. Yahudiler. dize gelm e. Senin Tanrini. Islâm'da camideki husu ve belirli bir disiplin içinde yapilan ibad ete benzemez. Bu. çalismak . Eve giris ve çikisda Yahudîler.

Iklime ve kültüre göre yapi sekli degisiklik gösterir. O. Talmud'da onlarin lohusalikta ölmeleri üç sebebe baglanmaktadir: Aybaslarina aldir is etmemeleri. besige bir Tevrat tomari (b ir müddet çocugun basi üzerinde tutulur). Bu. Tevrat'i ögrenmesi ve korumasi için dua ed ilir. Çocuga Sinagogda 6-7 yasinda dinî egitim verilir. topluca ibadet edilen yerdir. yedi kollu samdan (Menora). oniki yasini b ir ay geçince. oranin kutsalligina ve Tanri'ya saygisizlik kabul edilir. Kizlara ad verme töreninin sadeligi. O. artik Yahudi se riatina uymak zorundadir. Bununla beraber böyle b ir evlenme olursa. sekizinci gün sünnet edilir. Bas açik olarak Sinagoga girmek. dinî konulari iyi bilmesi gerekir. Y ahudilerde baska din mensuplariyla evlenmek caiz degildir. bazi gayelerin gerçeklesmesi içfn. Üzeri. . Çocuk artik sinagoga gitm eye. Evlenme k isteyen çift. çocuklara okula baslamadan önce en azindan bir sabah. Ancak bütün sinagoglarda mutlaka üç eleman yeralir. Sinagogda Tevrat okumaya çagrilir.Dinî Gelenek ve Bayramlar Günümüz Yahudîlerinde dogumdan ölüme kadar birtakim dinî vazifeleri.nlenmeye ve Ibadete tahsis etmislerdir. baska di n mensuplariyla evlenmeye müsamaha gösterilmistir). Aron Ha-Kodes. bu konuda bir konusma yaparak ögretimi basla tir. Sünnette geleneklere uygun törenler yapil ir. arka tarafta. Oralarda heykele benzer seyler bulunmaz. Sand ek'in gelenekleri. mürekkep ve kalem konulur. oruç tutmakla da mükelleftir. Kadinlar da baslarini örtülü tutar. Tevrat'ta Ibranî kadinlarinin çok güçlü olduklari. Yahudîlikte evlenme. Sinagogda Ibadet ederken kadinlar la erkekler ayri ayri oturur. içinde Tevrat tomarlarinin bulundugu yerdir. Çünkü bunlarin bu lundugu yerde ibadet yasaktir. Bu konuda h ahamlar çok genis yetkilere sahiptir. c amideki "mih-rab" benzeri bir fonksiyona sahiptir ve giris kapisinin tam karsisi nda yer alir. Okula törenle gidilir. hamur ayirmada ve Sabat kandilinin yakilmasinda kusur islemeleri. Sünnet edilecek çocugu tutan kimseye kirve anlamina gelen "Sandek" denilir. bir de aksam duasi ög retirler. Sinagoglarin belli bir mimarî stili yoktur.[304] c. Kadinlar için. dinî bir hükümdür. ayri bir bölüm bulunur. Sinagog. Haham. Bunlar. gelenekleri yerine getir e mecburiyeti bulundugu inanci yaygindir. "tefilim" denilen ibadet kayisini. Sinagoglar kutsal yerlerdir. nikâh gününden önce nikâh muamelesini yerine getirecek hahami ziyaret eder. Yeni dogan çocuga belirli bir süre içinde ad konulur. Sinagoga mütevazi' elbiseyle girmek ve basi örtmek ge rekir. kaliteli bezden dokunmus. Ibadeti haham veya cemaatten biri yönetir. Bunun için Musevî erkekleri baslarina "Kipa" denilen ve takkeye benzey en birsey giyer. Haham. bulûg çagina erme anlamindadir. "tallit" denilen dua atkisini kullanmaya baslar. ebesiz dogurduklari belirtilmekle berab er. Yahudiler. camilerdeki "M ahfil"e benzer. yerine göre evlilige izin vermeyebilir. Cumartesi onlar için resmî tatil günüdür. Sinagogda toplu ibad et ancak erginlik çagina ulasmis (onüç yas) en az on erkekle yapilabilir. Aron Ha-Kodes. Çocuk sünnet edilince ailesi besigin etrafinda toplanir. onlarin erkekler kadar itibar görmeyi slerindendir. Islâm'daki "cami" gibi. genelde. Haham da onlara Yahudî Dininin evlilik konusundaki esaslarini anlatir. seriatin oglu anlaminda "Bar Mitzva" adini alir. Yahuda aslani denilen aslan resimler i. Her erkek çocuk. Evlenme kurallari Talmud'da belirtilmistir. Buna "Minyan " denir. Çocuk. Böylece çocugun bir Tev rat hattati olmasi dilegi gösterilmis olur. altigen Davud Yildizi (Magen David) ve çesitli Ibra nice yazilarla süslenmis bir örtü ile Örtülüdür. dogacak çocugun Yahudî Dini kurallarina göre yetistirilmesi sart ko sulur (uzun bir deneme devresinden sonra. Ner H a-Tamid ve Teva'dir.

bir belgenin imzalanma si ve zifafla tamamlanir. Sabah yikandiktan s onra ilk görev. Onun için Türkiye'de. oldugu gibi Yahudilikte de Sana. onaylanarak son seklini alir.Yahudîlikte evlenmeyi gerçeklestiren islem nikâhtir. belirli bir paranin veya degerli birseyin verilmesi. Yahudi inancinda Ros kaderinin yeniden yaratilisini ifade eder. umumî toplantida bulunamayan fert için de zorunlud ur. Nikâh. Bu günlerde eglence yapilmaz. Yom Kippur'da yapilan ibadet ve tövbe derecesinde. yagmur suyu ile yikanmak suretiyle olur).Pesah (Fisih): Pesah. Ros ha inde baslayip iki gün devam eder. bir bardak sarap alip dua ettikten sonra. Nikâh. iki sahit önünde yapilir. Yahudiler bu günde devamli ibadetle mesgul olur. ya tamamiyla suya dalmak veya akan su. Gelini n evlenmeyi kabul ettigini söylemesi gerekmez. Yahudilikte kadinin bosanma hakki yoktu. Bunlarin önem derecesi ve anlamlari birbi rinden farklidir. iki gündür. 3. Bu yemekte sofra oldukça mükellef bir sekilde donatilir. Tisri (Eylül-Ekim) ayinin bir ha Sana. gelinin duvagini açar ona. Gelinin oruç tutmasi disinda b ir aksam öncesinden hamamda suya dalmasi gerekir. Sabah Duasi yapmaktir. Erkek. Tanri'nin. gelinle damat saraptan içerler. Yahudinin bütün davranislarini hazirlar ve yönlendirir. Ros ha Sana'da (Yilbasi) plani yapilan insanin bir yillik kaderi. radyo ve televizyon yayin yapmaz. araba kullanilmaz. "Bak. Gelin anasi. Nikâh böylece tamamlanmis olur. damat babasiyla sinagogda "hubba" denilen Örtünün altinda yerlerini alirl ar. Haham. yanlis bir kullanim olarak. Yahudiler.Savuot: Haftalar Bayrami veya On Emir'in verilisi bayramidir. ancak bu sarta baglidir (Yahudîlerde gusûl. Yahudi inancina göre. Uy nir uyanmaz bir Yahudinin ilk düsüncesi. Yom Kippur'da hayat adeta durur. Cenaze gömüldükten sonra m atemli kimse yedi gün evde kalip ta'ziyeleri kabul eder. hiçbir çalismaya tesebbüs edilemez. yirmialti saat oruç tutulur. ilâhî huzur hissi. Misir'dan çikisin anisina kutlanan dinî "hac" bayramidir. insani dinledigi düsünüldügü için dua ve yakarmalar O'na yöneltilir. Tora'nin ögrenimi ve incelenmesi h ariç. bu bayrama "Hamursuz" bayrami derler. Sonra damat. Talmud'un ve iturji'nin bazi metinleri. Evlenme günü yeni çift or uç tutar ve tören ögle vakti yapilir. müsterek olarak söylenmeye ayrilmis. sen bana bu yüzük ile Mu sa ve Israil Seriati geregince nikahlandin" der ve yüzügü onun parmagina takar. çiftin daha önce yaptiklari hatalardan temizlenmelerine yönelik bir günah itirafi seklindedir. Günlük hayatta. Tevrat'in emriyle bu yasak edilmistir. Yahudî ikâhi. Israil'de gazete çikmaz. aya göre belirlenir. Kronolojik olarak bu bayramlari su sekilde siralamak mümkündür: 1. Sivan (Haziran-Tem m uz) ay inin altisinda^ kutlanir. dinî bayramlar oldukça fazladir. zaman içerisinde.Ros ha Sana: Yahudi takviminde yilbasidir. önceden olusturulmus formüllerde kollektif dua da gelistirilmistir. Tevrat'in Tanri tarafindan Yahudilere verilisini kutlama bayramidir. N isan ayinin onbesinde baslar 8 gün devam eder. Hiçbir is yapilmaz. duanin en samimî anlamda yapilmasini ister ve kabul edi lmesinin buna bagli oldugunu açiklar. Pesah'in baska bir öz elligi "seder" yemegidir. Ferdî duanin yaninda. . Evlenme töreni. Arife günü aksamindan baslayip ertes i gün aksamina kadar. Simdi ülkelere göre degisik uygulamalara rastlanmaktadir. Ilâhîler okunur. Tanri'ya ait oldugudur. egerlendirmeye çalisir. Islâm'da dinî takvim günese degil. Bu dua. Duadan önce. belirli anlarda. Cemaatten evlenme izni alma. Yahudilikte.Yom Kippur: Ros ha Sana'nm ilk gününden itibaren devam eden on günlük tövbe zamaninin s onundaki keffaret (günahlari örtme) günüdür. kâinatin ve insanin bu iki günü ibadet ve tövbe ile d 2. Bu bayramin özelligi. Pesah'dan önce evde en küçük bir parça bile mayali birs ey birakmamak gerekir. bayram süresince mayali hiçbir sey yenme-mesidir. genellikle sinagogda yapilir. istedigi zaman karisini bosayabi lirdi. 4.

Mesîh'e bagli demektir. Isa. Lulav. Çünkü onlar. Purim.Hanuka: Kandil Bayramidir. Bunun için neseli eglenceler yapilir. Kudüs'te bir. sade ce "Haredi" denilen asiri dindar grup bu gelenegi oldugu gibi devam ettirmektedir . Ancak bu kavra mlarin açiklanisi Islâm'dakinden farklilik göstermektedir. 8.000 civari nda mensubu vardir. Bu kelime. sekiz güpdür . M. Hanuka. sad . Bu evrensel dinin 1. ev lerinin yanina çadir kurar. özde tektanrili olmakla beraber.Buraya kadar siralananlar Yahudîlerin dinî bayramlari ik en. sonradan üçlemeye (teslis) yer vermis ilâhî kaynakli bir dindir.S.Genel Bilgi Günümüzde dünyanin her tarafinda mensuplari bulunan ve dünya nüfusunun 1/5'inin dini olan Hi ristiyanlik. Tevrat'a saygi. Ibranîcesi Masîah'dir. Dinî ve eglenceli bir bayramdir. Suriye Krali Antiyokus'a karsi Yahudilerin zaferini hatirlatir. Yahudil er. Krallar vazifeye basl amadan önce kutsal yagla yaglandiklarindan Yahudiler. ibadet ve gelenekleriyle Yunan-Roma (Greko-Romen) âleminin kültlerini birlestiren b ir kurtarici tanri dinidir. Bugünkü Hiristiyanlik. Hiristiyanlik. orada bulunanlarin 30 gün oruç tutmasi gerekir).5. âhiret. 7. Purim ve Hanuka millî bayramlardir. Sukkot günleri boyunca. Mesîh'in Davud soyundan gelecegine. Hanukiya denilen dokuz kollu samd andan hergün birinin yakilmasidir. Isa 'nin havarilerinin arasina sonradan giren Pav-lus'un yorumlariyle degisik bir ni telik kazanmistir.Sukkot: Çadirlar Bayramidir. Bu din de peygamber. Sukkot'un hemen ertesi günü kutlanir. Sukkot. Ibranice'de açilis. Bugün bu gelenek devam etmemektedir. Yahudilerin Misir'dan çiktiktan sonra kirk y il çölde dolasmalari anisina yapilan bir hac bay* ramidir. diger yerlerde iki gün de vam eder. bir gelenek olarak. oyunlar o ynanir. Yahudîler eskiden bu bayram da Kudüs'e hacca giderlerdi. Hiristiyanlik. Bu bayramin baska bir özel ligi.HIRISTIYANLIK 1. Nâsirali Isa'yi merkez alan bir Yahudi Mesîhî hareketidir. bayram süresince elde "Lulav" tasinmasidir. Bu bayram. Yahudiligin inanç. Israil'i gelecek Tanrinin Kralligina hazirlamak istemistir. Yahudîlerin Iran'da Ester adli Yahudi kizinin sayesinde katli amdan kurtulmalarini hatirlatir. melek. 168'de Yahudilerin Seleuicuslara (Selevkoslar) verdigi müca dele sirasinda Mabed'deki Yedi Kollu Samdan'in (Menorah) bir günlük yagla sekiz gün ya nmasi anisina yapilan bayramdir. kut-lama^anlamina gelmek tedir. Eglence yönü agirliklidir. Hiristiyanlikta Isa. Yunanca "Hris-tos"tan gelmektedir.Simha Tora: Tevrat'in hatim bayramidir.[305] B. Isa da bir Yahudi ve Mesîh oldugunu açiklamisti. Her Yahudi. Hiristiyan. gelecek kurtaricilar ini böyle adlandirmislardi. Ancak bugünkü Hiristiyanlik. ona inanmadilar. 6. vahiy ve kutsal kitaba dayanan. kader gibi dinî kavramlar bulunmaktadir. Bu gelenek bugün yaygin degildir. Çadirlarda millî oyunlar oynanir. Millî ve ta rihî bir bayramdir. merkezî bir öneme sahiptir. Hz.Purim: Seker Bayrami.400.000. Bir toplulukta Tevrat yere düsürülürse. Tevrat tomarlari kucaklan arak Sinagog'daki "Bima"nin etrafinda dans edilir. Normal günlerden tek farki. Sukkot. dört bitkinin dallarinin bi raraya getirilmesiyle olusmus bir demettir. Kislev (Kasim-Aralik) ayinin onbesinde baslayip sekiz gün devam eder. herseyin basinda gelir. Her yil bir defa Tevrat hatmedilir ve sonunda bayram yapilir (Yahudîlerde herkesin bir Tevrat'i vardir. Kral olacagina. yaglanmis anlamini Ifade etmektedir. Filistin bölgesinde dogmustur.

suçlu. Isa'nin getirdigi nizamdan çok. Hz. kral beklemekteydi. "Bir" oldugu da belirtilir. Bunun yaninda Islâm. Allah'i degil. Kilisece sahîh (kanonik) tutulan bu I ncil metinlerinde Isa "Tanri'nin Oglu". Hz. Antakya'da kullanilmistir.[306] a. Daha sonra Hiristiya nlar. Yahudiler. Onun od ak noktasi sadece Isa'nin haça gerilmesi ve tekrar di-rilmesidir. Hiristiyan Kutsal Kitabinda üçleme açikça hiçbir yerde zikredilmemektedir. 40 gün sürecek birlikteliginden bahsedilmektedir). Pavlus'un yorumlaridir. Isa'dan 20-30 sene sonra. kisacasi hak yola çagiriyordu.Incillere Göre Hiristiyanlik Inciller'de "Hiristiyan". daha sonralari bir üçleme an layisina yol açmistir. Modern bilginlere göre günümüzün Hiristiyanligi. Bu konuda Incil yazarlari. Davud devrindeki ihtisama u lastiracak. bunun yaninda bazi kimse lerin Isa'ya secde kildigi da. onun yazilarina dayandirdilar.bugünkü Hiristiyanligin kurucusu oiarak görülmektedir. temiz. Hz. Yine bu metinlerde Isa için "bir peygamber" ve "peygamberden ziyadesi" deyimi d e vardir. Allah da "Baba" olarak nitelendirilmekted ir. onlara. Pavlus.ece Yahudileri kurtaracagina ve onlari dünyaya hâkim kilacagina inaniyorlardi. I lk defa. Böylece Hiristiyanlarla Yahudiler arasindaki ihtilâf konusu a ydinlandi. Yahudi din adamlari. onlari dünyevî degil. onlari dünyaya hâkim kilacak bir kurtarici. Böylece Yahudiler. onun günahlari bagisladigi da yeralmaktadir. esaretler. havarilere sonradan katilan Pavlus olmustur. Hz. ça rmihda ölemez diyerek Hz. çarmih olayinin vukubulmasina sebeb oldu. bir peygamber olarak. Incillerde Allah ile ilgili açiklamalar Isa'ya nazaran pek azdir. siradan bir insan olarak görürken. Isa'nin üzerin de durmamasina ragmen. ahlâkî konulara çagiriyordu. orta yol bulundu. "Babanizin ruhu". kendilerini bunlardan kurtarip Hz. Isa'nin Mesîh olmadigina hükmetti ve onu peygamber olarak ka bul etmedi. Bu terimler. Isa'yi merkez almakta ve onun hayat hikayesi kitabi niteligi tasimaktadi r. Isa'nin havariler le. Isa. Isa'nin söyledikleri onlarin isine gelmedi. Bu yorumlari ilk baslatan. Isa'yi âsî. Isa olmadigini açikladi. Ancak "Ben ve Ba ba biriz". (Nitekim Inciller'de Hz. Hattâ denilebilir ki sonraki yüzyillar da Hirist iyanlar. Mesîh i di. Hz. Pavlus. Inciller'de ve diger yazilarda bu hük me ulastiracak ifadeler vardir.[307] Bu incill er.[309] . dinî inançlarini Incillerden çok. Hz. çarmihdan üç gün sonra. Tanri'nin kudretiyle diriltilen bir kimsedir. mecazî deyimler. Ancak Yahudiler. insanlari dogruluga. Pavlus'un te lkinleri. feda kârliga. sekil cilige ve çikarciliga düsmüslerdi. aslî suç hakkindaki düsüncelerinde pek titizdir. Allah'in kulu ve elçisi bulundugunu belirtti. Incillerde. Ona göre i nsan. Bunun sonucu. Isa ve etrafindakilerin üzerine çevri ldi. sikinti ve baskilar so nucu. zamanla Allah'in yan inda Isa ve Kutsal Ruh'un da tanri sayilmasina kadar varan yorumlara yol açmistir. Bununla beraber A llah'in "Gögün ve yerin Rabbi" oldugu da. Isa. sevgiye.[308] Fakat yine ayni metinlerde bir kisim ifadeler. "Hiristiyanlik" gibi terimler yer almaz. Isa'nin. Hiristiyanlik. kendilerine kadar gelen riv ayetleri toplamis ve degerlendirmislerdir. çesitli istilâlar. Isa'nin dogumu. Islâm. Bu davete uymak istemeyen ve menfaatlerini ön plan da tutan Yahudiler. kardeslige. Tanri'nin degil. Ancak halkdan saf. günahkâr da o!srfa samimî bazi kimseler ona inandi. uhr evî. resmî Yahudi çevreleri ve Romalilarin dikkati Hz. Hir istiyanlar da onu tanrilastirdi. Halbu ki Hz. hayati. Isa'nin ölümü ve yeniden dirilisiyle kendini bütünlest irecek olan vaftiz yoluyla ancak kurtulabilmektedir. Mesîh muzaffer olacak. sadece bir insan degif. manevî. Ona göre Isa. "Allah'in ruhu" gibi deyimler. çarmih olayina yeni bir anlayis getirip çarmih a gerilenin Hz. aslinda monoteist bir dindir. Hz. "Isa'ni n asrinin en büyük ilâhiyatçisi" diye nitelendirilen Pavlus. Hz. Isa Mesîh'i agirlik merkezi olarak almistir. kati Tevrat gayretiyle degil. bu çarmih olayi üzerinde inançlar gelistirirken. Isa'nin Allah'a dua ettigi de. Meryem'in oglu oldugunu. Allah'in birliginden söz edilmektedir. Isa. gelecek Tanrinin Kralligindan bahsetmekle beraber. telkin ve faaliyetleriyle ilgilenmez. savaslar. dinin özünden kopmus.

kismen tanri. Isa'nin ölümü bütün insanligin günahi Için kefar ere. insana günahkâr tabiatini göstermekti. Isa'nin tabiati. bütün insanlar günahkâr ve Isa'nin yolundan ayri olmakla imtihani kaybetmis mi oluyor? Âdem'den gelen bütün insanlar. söyle siralanabilir: Isa'nin Tan ri ve insanla iliskisi nedir? O. ins anliga günahi getirmis. vaftizd ir. "Indiler" gibi bir kisim ifadeler degerlendirilirse. Âdem'in yedigi yasak meyvenin suçuyla dünyaya gelmektedir. ilk Kilise. ben de . kirli ve günahkâr tabiatlarindandir. Allah birdir. bir bakima "Tanri'nin bir yar atigi" mi. sünnetin ve Yahudi dinî gelenegindeki bir kis im yasaklarin kaldirilmasi gibi konulardaki tartismalar. bölünmeler. ayrilmalar da büyük ölçüde Pavlus'un görüslerinden ve istiyan Kutsal Kitabindaki bazi ifadelerden kaynaklanmistir. Pavlus'a göre. Pavlus'un getirdikleri çikarilirsa. ta basindan ber i hepsini dikkatle arastirip tahkîk ederek. "aslî suç" görüsünü bu noktadan baslatmist e her dogan. ilk Hiristiyan inançlari. vaftizde. Hz. Bugünkü Hiristiyanlik. kendini kurban etmedir. Kutsal Ruh. Âdem'in itaatsizligine kadar geri götürüyordu[310]. Isa'nin ölüm ve yeniden dirilisiyle kendini bütünlestirerek kurtulabi lecektir. Bu aslî suç inanci. Bu problemler. Kisi. Ancak Isa. birçok Yahudi din bilgininin de görüslerinden biriydi. insanla rin tabiatindaki bu kötülüge çare bulmustur. mezhep ve firkalar in dogmasina yol açmistir. sünnet vardir. otomatik olarak günahkâr dogduklarindan. onlarin yaptiklari kötü seylerden degil. en önemli Incil yazari Luka'nin Pavlus'un ögrencisi olmasidir. Biri. bugün Hiristiyanlarin ellerinde bulunan Indil erden önce de bazi Indilerin mevcut oldugu anlasilir. günahin kaynagini insanligin babasi Hz. Pavlus. oldugu gibi si rasiyle sana yazmayi münasip gördüm. baslangicindan gözleriyle görenlerin ve kelâmin hizmetçisi olanlarin bizlere nakletti klerine göre tertip etmeye birçok kimseler giristiklerinden. ta ki sana ögretilen kelâmin dogrulugunu bilesin".Pavlus'a göre Tevrat'in gayesi. bu günahi giderecek' yolu bahsetmistir. degisime ugramis olsa da. sadece Pavlus'un de gil. [313] b. Ancak bu görüs. bir aynada suretin aksi gibi. sapmalar. yoksa ondan sudur etmis bir varlik midir? Kültürel temelleri baska olsa d a. bu konuya açiklik kazandirir: "Aramizda vaki olmus seylerin hikâyesin i. bir çok problemi beraberinde getirmistir. Incil Hiristiyanliginda tevhid izleri bulmak mümkündür (Üçleme gibi inançlar sonradan ortaya çikmistir). mezhepler ve hâlâ d evam etmekte olan kopmalar. ölüm ve günah üz erindeki zaferinin delilidir. Âdem ve Isa. üçleme. Pavlus'un yorumlarina dayanir. Isa'nin yeniden dirilisi de.[31 2] Dikkati çeken diger bir husus da.[311] Aslinda Isa'nin kimligi ve yeniden dirilisi konusundaki Pavlus'un düsünceleri. Bundan dolayi kutsal metinler. I sa bir peygamberdir. Bu tarz Hiristiyan ik. Hiristiyanlar kadar Yahudilerin arasinda taraftar bulamamisti. insanligin iki temsilcisidir. Bu yol. ki sacasi Hiristiyanlik Pavlus'un eseridir. Hiristiyanlar kabul etmeseler de. öteki. bütün insanlar günahkârdir. "Bana verdigin sözler". Bu hususlar. aslî suç. görüldügü gibi. Hiristiyanlikta sayisiz düsünce akimlari. Barnaba Incili ve Ebionit-lerin kutsal met inlerinde daha açik bir sekilde göze çarpmaktadir. Isa'nin ölüm ve yeni en dirilisiyle yargilanabilirler mî? Yirmi yüzyila yakin bir süre geçmis olmasina ragmen bu sorular henüz cevaplandinlabilmis degildir. bu kefaretin. domuz eti yemek yasaktir. Ölümün sebebi ise günah idi ve Pavlus. Aslinda Incillerdeki "Babamdan isittigim". Dolayi siyle asli korunamamis. kismen de insan midir? O. bir insan veya tanri olarak telâkki edilebilir mi ? Yoksa o. Luka Incili'nin basinda bulu nan su cümleler. ey faziletli Teofi-los. Bu suç.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hiristiyanlik .

Tevrat'i dogrulayici. dinlerinde asiri gitmis. her üç ilâhî dinde de büyük peygamber sayilan Hz. Hiristiyanlarin. Kur 'ân. Hz. Hiristiyan rabbânîleri de üzerlerine düsenleri yapmamis. Ya'kub ve toru nlarinin Yahudi. annesini ve yeryüzünde olanlarin hepsini yoketmek istese. bi z Allah'a teslim olanlariz. ad i Ahmed olan. onlar arasinda bir ayrim yapmayiz. Isa ve Incil. bütün peygamberlerin yolunun "Islâm" oldugunu. Allah' a ortak kosulmayan "Ibrahim'in Dini"ne uymaya çagirmaktadir. Halbuki Hz. Ish ak'a. çevresindekileri günah söz söylemekten. Hz. Hiristiyanlar da verdikleri sözde durmadiklari için.Kur'ân-i Kerîm'de Hiristiyan için "Nasrânî". Kur'ân-i Kerîm. Onlar. Yahudi ve Hiristiyanlar.[317] Onlardan her biri dogru yol olarak kendi dinini ileri sürmekte. hiçbir seye muhtaç degildir. nesillerinden de "teslim" olan bir ümmet göndermesi için duada bulunduklarini[323] z ikredip su soruyu yöneltmektedir: "Yoksa siz. Ancak "Ehl-i Kitap" deyiminin yer aldigi Âyetlerde Hiristiyanlar da muhat ap alinmistir[314]. kendilerinin "Allah'in ogulla ri ve sevgilileri" olduklarini söyleyerek. ögüt vericidir. karsisindakinin ancalco dine gi rmekle kurtulabilecegini söylemektedir. Onda. ne de Hiristiyandi" derken o nun "hanîf" ve "müslim". "Islâm yolu"nu tutup teslim oldugunu belirtmektedir. Hz.[319] Çünkü Âyet. düsmanliktan ve haram yemekten alikoymam islardir. Ibrahim' in. Musa ve Isa'ya verilene ve diger peyga mberlere Rab tarafindan verilene inaniriz. Ibrahim'in. O da Âlemlerin Rabbina teslim oldum. Kur'ân'da. birdir. Hiristiyanlar için de "Nasârâ" kelimeleri kullan aktadir. mutlak hüküm sahibidir. genellikle Hiristiyanlar).[325] Halbuki Allah.. uygulamalari gereken hükümle re sirt çevirmistir. kitaplarindakil ere uymamis. Ibrahim için "ne Yahudi." [315]. birbirimizi Allah'tan baska tanrilar edinmeyelim. Hz. Ibrahim'e. onlari. tektir.[324] Kur'ân'a göre. dogurulmamistir. bize indirilene. Muhammed (sas). onlara da gön derilmis bir elçidir. dig er peygamberlerin de yoludur: "Allah'a. ortagi yoktur. Ibrahim. peygamberi müjdeleyici olarak gönderilmistir. Isa'yi Tanri'nin oglu kilan kimselerdir ve insanlari tanrilastirdiklari içi n küfre girmislerdir. Ehl-i Kitap'in gizledikleri ve sakladiklari seylerin çogunu onlara açiklamistir. Yine Kur'ân. Ancak Yahudi ve Hiristiyanlar.. ahitlerini bozmus. Ismail'e.c. Yalniz Allah'a tapalim ve O'na hiçbir seyi ortak kosmayalim. Yahudi hahamlari gibi.) kendilerini teslim olanlardan kilmasi . Hz. Incil. yahut Hiristiyan olduklarini mi söylüyorsunuz? Deki : Siz mi daha i yi bilirsiniz. Böylece Kur'ân. Hz. Isa'nin da (as) Yüce Allah'in kulu ve elçisi oldugunu. Ismail. bu konuyu çözüme kavusturmus ve onlarin bu gibi iddialari bir Âyet-i Kerîme'de söyle cev plandirilmadir: "Öyleyse Allah.[327] Bununla beraber onlardan Allah'a ve ahiret gününe inanan ve iyi isler yapanlar için ko .[321] Kur'ân.[326] Kur'ân-i Kerîm. Fakat Ehl-i Kitap. Bu Âyette Yüce Allah. O. Muhammed'e karsi çikmislardir. Allah'a (c. ded i"[320] seklinde. Incil sahipleri nden Allah'in onda indirdigi ile hükmetmeleri istenmis.[318] Buna karsilik Yüce Allah. âhiret gününe i anmalari ve iyi isler yapmalari emredilmistir. dogurmamis. Ya'kub'a ve torunlarina indirilene. Isa'nin tanrilastirmasina karsi çikar. Ishak. Bu yol. onun da tevhîdi teblig ettigini açiklar. sadece kendilerinin cennete girebileceklerini ileri sürüp tartismaya girismektedirler. Yahudilikteki v iristiyanliktaki asiriliklardan uzak oldugunu. onun bir peygam ber oldugunu ve kendisine Incil verildigini belirtir. Yahudilerle birlikte ve hitap sirasina göre . yol göstericidir. inananlar arasinda ortak noktanin Allah'in varligi ve b irligi (tevhid) oldugunu. yoksa Allah mi?". bir hidayet ve nur k aynagidir. Allah'a karsi kimin elinde bir sey var?". Al-i Imran Süresindeki su ayet buna bir örnektir: "De ki : Ey Ehl -i Kitap! Aramizda esit olan bir kelimeye gelin. demisti. Üz eyr'i. tevhid yolunun önemli bir temsilcis i bulundugunu bildirmektedir. Meryem oglu Mesih'i. Hiristiyanligin aslinda tevhit inancinin bulundugunu be lirtmektedir. onlarin Müslüman olarak ölmeyi çocukla a vasiyet ettiklerini[322]. kiya mete kadar aralarina düsmanlik ve kin salinmistir. daha sonra gelecek. Yahudilerden sonra muhatap alir. Yahudiler gibi. böyle yapmayanlarin sapitmis oldugu bildirilmistir. Allah'a. deyin". "Rabbi (Ibrahim'e) 'Islâm ol'. yani tevhid ve Islâm çizgisinde oldugunu da açiklamaktadir[316].

Mesih bekliyorlardi. fakat size verdiklerinde sizi sinamak istedi. "Û\ z Hiristiyanlariz" diyenler. Muhammed'in sahsinda. yeni dinle birlikte yürütüyorlardi. Isa'nin tanrilastirmasina kadar varan. dinî konular çikar meselesi olmustu. sevgice mü'minlere daha yakindir. Roma'da öldürüldü[335]. Yahudiler ve müsriklerdir.Hiristiyanligin Tarihçesi Hz. Oysa o.[331] Allah. Bu ilk Konsilde. Bununla beraber Hiristiyanlik yayi lmaya devam etti ve II. Bu sebeple Yahudi dinî geleneginde n bazi seyleri.[ ] Kur'ân-i Kerîm'e göre mü'minler. yeni Hiristiyan olanlarin Yahudi âdetlerine uyup uymayacaklarindan baslaya n bir kisim konulardi. size ayriliga düstügünüz seylerin hakîkatini haber verecektir". Ihtilâfin çikis n oktasi. Yahudi geleneginden koruduklari ve devam ettirdikleri seylerin basinda da tevhid geliyordu. O. Onlar kendilerini "Hi ristiyan" olarak adlandiriyordu. Isa'dan bir müddet sonra ona inananlar bir araya geldi. Isa'nin yakinlari toplanip mes eleleri müzakere etti. Çünkü onlar. tevhit çizgisinden uzaklasmislardir. benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin» diyen bir elçiden baska bir sey degildir". Halbuki onlar. diger Hiristiyanlardan farkli özelliklere sahiptile r. bu dinin Yahudilerin disinda yayilmasini istemiyorlardi. Yahudiler. Yüzyilin sonlarina dogru. M. Bu toplanti. 64'deki Roma yanginindan ma'nen Hiristiyanlari sorumlu tu tuyordu.[329] Meryem oglu Isa'yi tanri edinen Hiristiyanlar. Roma Imparatoru Neron. 49 yillarinda Havariler ve Hz. Roma tanrilarina saygi göstermeyen Hirist iyanlar hapsedildi. Tevhidden uzaklasan Hiristiyanlar i Yüce Allah. aralarindaki ihtilaflar konusunda söyle buy urmaktadir: "Sana da kendinden önceki kitaplari dogrulayici ve onlari kollayip kor uyucu olarak bu Kitab'i gerçekle Indirdik. Onlarin aralarinda Allah'in indirdigi il e hükmet ve sana gelen gerçekten ayrilip onlarin keyiflerine uyma! Sizden herbiriniz için bir seriat. O . Ancak Pavlus'un Hiristiyan olusu cemaata yeni bir ham le kazandirmakla beraber. bir yol belirledik. «Ey Israilogullari.S. H z. Pavlus'un temsilcisi oldugu görüse ta'viz ve rildi. Bu ilk "Yahudi-Hiristiyanlar". sekilcilik samimîyeti bogmustu. Roma'nin baski ve zulmü de artti. 313'de Imparator Konstantin'in Hiristiyanlara karsi müsamahasi basl . Pavlus ve Petrus. Hiristiyanlik. Roma Imparatorlugu da etkilendi. Isa. Böylece Pavlus. Bunlar. insanlari dogru yola çagirdi. Isa'nin dogdugu yillarda Filistin. hepinizi bir tek ümmet yapard i.rku yoktur[328]. Roma Imparatorlugu'nun hâkimiyeti altinda i di. Ön Asya'dan Güney Galler'e kadar ola n alanda varligini hissettirdi. Pavlus'a karsi çikanlarin basinda "havarilerin reisi" Petrus ve "Ebionitler"in reisi Yakobus bulunuyordu. üçün üçüncüsüdür"[330] diyerek dogru y sapmislar. Kudüs'teki sal Ma'bet ticaret yeri haline getirilmis. "Meryem oglu Mesih'i tanri edinmislerdi. degisi k bölgelere ulastiriliyordu. Havariler Konsi-li diye bilinir. Bunun için bir kurtarici. Öyleyse hayir islerine kosun.[333] Mü'minlere en yaman düsman. Hz. Bu gelismeden. Hz. dinlerinin özüne. Isa'dan sonra inananlarda bir artis basladi. Tektanri inanisina sahip Yahudiler. Allah isteseydi. tabiî olarak. fikrî ayriliklarin dogmasina ve onlarin ikiye ayrilmasin a sebep oldu. Isa'nin telkinlerine karsi bir ilgi uyaninca. çesitli mezheplere bölünmüs. hep inizin dönüsü Allah'adir. ona inananlar vasitasiyle. Çünkü onlarin içinde kibirle nmeyen kesisler ve rahipler vardir. iskenceye tâbi tutuldu ve öldürüldü. Hz. bütün din mensuplarina. "Allah. Sikây et üzerine "Çarmih hadisesi" oldu. Fakat Havariler disinda ona çok az kimse inandi. Hz.[334] c. tevhit ve Islam yoluna çagirmaktadir. putperest Romalilardan kurtulma yollarini ariyorlard i. rbirlerinin velileridir. Bundan dolayi Hiristiyanlara karsi siddetli bir baski ve zulüm devresi ba sladi. onun tabiatiyle ilgili konulari baslatmis oluyor du. bu sirada ortaya çikti. Yahudi ve Hiristiyanlari velî edinmemelidirler. Hiristiyanligi Yahudiler arasinda yaymayi gaye edinmislerdi. hem sonraki Hiristiyanlikta yerini almis hem de Hz.

Polonya. Danim arkalilar. Rusya ve Balkan ülkelerinde Bizans galebe çaldi. Roma Kilisesi'ne "Katolik" (evrensel an laminda). Yüzyilda zorla Hiristiyanlastirildi. Isa a. Bu bilgiler. Aralarindaki düsmanlik öyle bir noktaya varmisti ki Haçli Seferleri (1096-1204) sirasinda Latinleri n Bizans'ta yaptiklari zulüm ve haksizlik karsisinda Ortodokslar. 380'de Hiristiyanligi tek resmî inanç haline getir di. Habes ve Kibtî Kiliseleri millî ve müstakil bir durumda idi. Isa'nin tanriligini reddedip onun yaratik oldugunu savunan Aryüsçülere ka rsi. bu ihtilaflari gidermek için 325'de Iznik'de (Nicaea) bir konsil topladi. Önc e EbionItlerin yasattiklari tevhid. sadece Kilise'nin degil. Konstantin. Yüzyi la geride kalan Avrupa ülkelerinin Hiristiyanlasmasi basladi. bu konsilde tartisildi. Isa'nin hayati ile ilgili bilgiler.[336] 2. Batida Irlanda Kilisesi. misyoner faaliyetleri ve bazen de zorla y ayildi. Böylece Kil ise ve devlet arasinda Orta Çag'da büyük sikintilara yol açan gerginlikler baslamis oldu . VIII. Bizan s'a son verdi ve Istanbul'daki çesitli Hiristiyan gruplarina. reform hareketlerinin sebebi oldu. hür bir kilise idi. Hz. Izlanda ve Isveç'in H iristiyanlasmasi 1000 yillarinda tamamlandi. Süryanî. sünnet. Yukarida temas edilen Hiristiyanlar arasindaki ilk ihtilaflara giderek yenîleri ekl endi. . Bununla beraber Islâm'in yayilmasi karsisinda Türklere karsi Haçli Seferleri baslatildi.Incillere Göre Hz. Hz.adi. Isa'nin tanriligini savunan Pavlus gelenegine tâbi olanlar hâkimiyet sagladi. R oma ile Bizans arasinda rekabet konusu oldu. Batida Sarlman (Charlemagne). 1453'de Türkler. Hiristiyanlarca kabul edilen dört Incil'e dagilmis durumdadir. Böylece Hiristiyanlar. XI. Daha sonra Anglo-Sak sonlar bir Roma misyoner hey'eti vasitasiyle Hiristiyanliga girdi. Bu dinî ve siyâsî mücadeleler. Bu yayilma devresi. serbest olarak inançlarini yaymaya ve yasamaya basladi. Batida Hiristiyanlik. Yüzyilda Roma'ya bagli olarak Vizig otlar. Ayrica Iskenderiye ve Antakya'da da patriklikler vardi. Alman ve Iskandinav ül keleri Hiristiyanlasti. Yüzyildan sonra artik görünmez oldu. Imparator Konstantin'in de stegiyle. b ir çesit abdest-gusül gibi inanç ve gelenekler IV. Anca k Haçli Seferleri bile onlarin bir araya gelmesini saglamaya yetmedi. Moravya ve Baltik ülkelerinde Roma. IV. Saksonlar. Yüzyilda Hiristiyanlar arasinda yer aldi. Isa'nin sadece peygamber olmasi. digerleri karsisinda güç kazandi ve Papa (Baba) unvanini aldi. V. Bütün bunlar olurken. dînî müsamaha gösterdi. Norveç. bu gelismeler. VIII. Yüzyilda Iskandinav ülkelerinin Hiristiyanlastirilma siyla tamamlandi. asagida özetlenecektir. Isa Hz. Slavlarin Hiristiyanliga girmesi. beraberinde iç mücadeleler de getirmisti. Bohemya. siyasî münasebetler. bütün Bati dünyasin i oldu. Franklar Hiristiyan oldu. IX. Roma Piskoposu. Bizans Kilise-si'ne de "Ortodoks" (öze bagli anlaminda) denildi.Hz. Yüzyilda ise Bulgarlar. Imparator Büyük Teodosyüs (Theodosius). Hiristiyan inançlari. Türk sarigini "kar dinal" (Latin-Katolik) külahina tercih eder hale gelmislerdi. hiç kimsenin yapamayac agi sekilde. Filistin'deki kutsal topraklari Müslümanlardan kurtarmak gayesiyle Haçli Seferlerini baslatan ve yetkilerini kötüye kullanan Roma Kilisesi. 4 76'da Roma'nin siyâsî yönden çöküsü sonucu Papa. 1054'de kesin bölünmeye yolaçti. Doguda Ermenî. Roma'ya karsi Dogu Kiliselerini Bizans Patrikligi temsil etmeye basladi. Papa ve piskoposlara dünyevî otorite tanidi.

Isa'nin anasiyle babasi. Bu duada Tanri'ya "Baba" denilmesini. Bu kurtarici. Vaktin tamam oldugunu. kendisinin su ile.[340] Kral Hirodes zamaninda müneccimler.Allah. Daha sonr a ailesi. Bir gün sonra balik mu'cizesi bunu takip eder. Onlar. bu kurtariciyi görmek üzere. Davud'un tahtinin ona verilecegini bildirir. bunun için onu ve anasini Misir'a götürmesini söyler. Isa'yi kucagina ali r. Havari ler sunlardirrSimon (Petrus). Onun bir kurtarici olduguna inanip Tanri'ya hamdederek geriye dönerler. çocuk Isa ile beraber Nâsira'ya geri dönerler. Isa. havar ilerine nasil dua edeceklerini ögretir. müneccimler tarafindan aldatildigini anlayip iki v eya daha küçük yastaki çocuklarin öldürülmesini emreder. kardesi Andreas. kardesi Yuhanna. vaftiz olmak için Ürdün'e gidiyor. Tomas. Mesîh'i görmeden ölmeyecegini bildirir. Mesîh'i görmeye gelirler. Ayrica bu dogumun Kutsal Ruh vasita siyla olacagi da haber verilir[337].[347] Inananlar çogalir . Vaftizci Yahya Yahudileri tevbe ettiriyor ve v aftiz ediyor. Isa'ya ihanet eden Yahuda Iskariyot.[348] Günün birinde insanlar sehirden akarak Isa'nin etrafinda toplanirlar. Matta. Yahudilerin Krali Mesîh'in dogdugunu haber veren yildizlari görürler. onu bulmalarini ister. çocukla anasini alir. Meryem ile Yusuf. kendinden sonrakinin Kutsal Ruh'la vaftiz ed ecegini bildiriyor. Yusuf da öyle yapar. Hi rodes'e haber vermezler[341]. Ondan hosnudum" diyen bir ses isitiliyor. bir dügüne gider. kötü ruhlara karsi kudretini gösterir. tevbe etmelerini ve "Incil'e iman getirmeler i"ni bildirir[346].[352 . Vaftizci Yahya onu vaftiz ettiginde Kutsal Ruh güvercin seklinde gelip onun basina konuyor ve gökden "Benim s evgili oglum budur. "havari" adini verdigi oniki kisi seçer. Bu sirada Isa. ne demek istedigini çesitli misallerle açiklar.[345] Yahya zindana atildiktan sonra Isa.[350] Isa. Yakup. Kayser Avgustus tarafindan nüfus sayimi yapilmasi emredilir. Isa'nin sordugu sorular ve verdigi cevaplar . Cebrail'i Galile'nin Nasira sehrinde Davud soyundan Yusuf'un nisanlisi Meryem'e gönderir. Yusuf'a rüyasinda görünüp Kral H irodes'in Isa'yi öldürmek istedigini. Onlar da.[351] Isa. Kral Hirodes. Melek. geri dönüp Nâsira'ya erlesir. Onu Ma'bed'de muallimler ara sinda dînî tartismalar yaparken bulurlar. Tanri'nin Hükümdarligina gi rebilmek için bütün varliklarini vermeye hazir olmalarini teblig eder. Herkes yazilmak için kendi sehrine gider. Kana'da. bunu farketmez. Beytlehem'e gider ve orada Meryem ile berab er çocugu bulurlar. Suyu sarap yaparak iik mu'ci' zesini gösterir. Bartelomeus. Galile'ye gider. müneccimlerden dogan çocuk hakkinda bilgi alir. Meryem ile Isa'yi bulurlarsa da. Alfeus'un oglu Yakup. O. O civarda bulunan çobanlara Rabbi n bir melegi. adinin Isa konulacagini. Kudüs Israil'in kurtulmasini bekleyen Simon adinda bir adama Kutsal Ruh. Hirodes. bu oglana "Allah'in Oglu" denilecegini. Kurtariciyi gördügünden dolayi Tann'ya sükreder.[349] "Göklerin Hükümdarligi"nin in sanlarin sahip olacagi en degerli sey oldugunu bildirir. inananlar arasindan bir gün. Ma'bed'e gelir. adi Isa konulur. Allah'in huzurunda inayet bulacagini. Filipus. büyük bir ümitle Mesîh'i beklemeye basliyo rlar[344].[339] Isa. Tanr inin Kralliginin yakinda gelecegini. Müneccimler. oradakileri hayretler içerisinde birakir. Seytan ve cinlere hükmedip onlari kaçirir. Meryem'e. Bunun (jzerine Yusuf. Çocuk. nisanlisi Meryem ile Nâsira'dan Beyt lehem'e gelir. Allah'in emrettigi gibi çocugun adi Yahya konulur[ 338]. Bu siralarda Yahuda sehrinde Zekeriya'nin k arisi Eli-zabet bir çocuk dogurur.[342] Isa oniki yasinda iken gelenege uyarak Fisih Bayrami dolayisiyle Kudüs'e götürülür. Hirodes'in ölümünden sonra Rabbin me suf'a görünüp haberi verir. Yusuf da yazilmak için. O da. sekizinci gün sünnet edilir. onu Tann'ya sunmak üzere Kudüs'e götürürler.[343] Isa delikanlilik çagina geldiginde. Anasi babasi geldikleri yere dönerken küçük Isa Kudüs'te kalir. Ruh'un sevkiyle Simon. kirk günlük olunca. Orada iken Meryem oglunu dogurur. Onunla beraber Yahudiler. Yakub'u n oglu Yahuda. Üç gün sonra. gayretli denilen Simon. Ailesi onu alip Nâsira'ya geri döner. Isa'nin orada kaldigini farkedip ararlar. bir ogla n doguracagini. bir kurtaricinin dogdugu müjdesini verir. onlara vaa z eder. dilekl erini "Göklerdeki Baba"dan istemelerini bildirir. Müneccimlerden sonra melek. "Rab MesîrTdir .

Petrus. bes bin kisilik bir toplulugu bes ekmek ve iki balikla doyurur. havarilerin arasinda. Yasanilan dünyanin sonunun gelecegini. Bu inkâr isi üç defa tekrarlanir. K ayikta olanlar. Petrus. Allah'in Oglusun" cevabini verir. Isa'ya "Gerçekten sen Allah'in Oglusun" diyerek onun ayaklarina kap anirlar. Is a. bütün baskâhinlerle kavm in (halkin) ihtiyarlari toplanip Isa'nin suçluluguna. pisman olup aglar. dua evi oldugunu bildirir[362]. üzerine tükürülecegini ve kirbaçlandiktan sonra öldürülecegini. Isa'nin mahkum oldugunu duyunca. Ölüm korkusuna kapilir. ona "Sen Mesih . Paskalya (Fisih:Pesah) Bayrami geldiginde Baba'ya gidece gi saatin yaklastigini haber verir. Bes ekmek ve iki baligi takdis ederek sakirtlerine verir. her taraf sütliman ol ur. Yemekten sonra kadehi de alip "Bu kadeh. sizin için verilen benim vücudtfmdur. Isa. "Kadin. Hepsi "Öyle ise sen Allah'in Oglu m usun" diye sorunca Isa.[363] Isa. inmeli bir hastanin günahlarini affedip onu sifaya kavusturur[353]. Isa da rüzgâra ve göle emreder. fa üç gün sonra dirilecegini söyler. havarileriyle Getsemani denilen yere varir. "Evet. Fakat bundan sonra Insanoglundan her gücü yeten Allah'in saginda oturacaktir" cevabini verir. Kayik batmaya baslayinca sakirtleri feryat eder. "Eger Mesih isen bize söyle" derler. havarilerine. "ahiret mahkemesi"nin kurulacagi ni bildirir. Eger size sorarsam. Isa. ekmegi alip sükrettikten sonra kirar ve onla ra söyle der: "Bu. Petrus'u su üzerinde yürütür. Kudüs'e gidilecegini. Isa . Istf. Bi r kötürümü iyilestirir[354]. Yahuda. Oniki havar iden biri olan Yahuda Iskariyot. Baskâhinlerle yazicilar ise Isa'yi nasil öldüreceklerinin yolunu ararlar. "Kimi öpersem odur. be n onu tanimam" diye inkâr eder. oniki havari ile sofraya oturunca. yakalanir. Yemekten kalkip sakirtlerin ayaklarini yikar ve bir peskirle siler. kendisiyle birlikte sofraya uzandigini haber verir. ben oyum" der. ölüm cezasini hakettigine karar verirler. Bir gün kayikta giderken gölde büyük bir firtina olur. Isa. Bir cariye onu tanir ve onun Isa ile beraber oldugunu söyler. onlar da halka dagitir. Isa. dönüp Pet-rus'a bakar. kendisinin kim oldugunu sorar. "Kalkin gidelim. iste bana ihanet edecek olan yaklasiyor" der. "Eger bu adam kötülük etmemis olsaydi. onunla alay edilecegini. Isa.] Yine Isa. Onu tutun" diye onlarla da ha önceden anlastigindan. onlara . hepsi yiyip doyar.[357] Isa. Petrus. beni anmak için yapiniz". sakirtlerine de birbirlerine öyle yapmalarini tavsiye eder. Kendisini ele verecek olanin elinin . Bu sirada Petrus. Isa. Simon Petrus'u tasdik eder.[361] Isa. onlara Isa'nin yakalanmasi için yardimci olur. sakirtlerinin hepsi onu terkederek kaçarlar. Sabah olunca. küçük çocuklari takdis eder[359]. daha sonratRomali vali Pilatus (Pilate) tarafindan sorguya çekilip yargilanma k üzere hükümet konagina götürülür. Isa da "Eger size söylersem inanmayacaksiniz.[364] Isa'yi baskâhin Kayafa'nin evine götürürler. Kendisini dinleyenlere Tanri'yi ve komsuyu sevmey i ögütler[360].[365] Isa. Petrus'u kendine vekil seçer. O sirada horoz öter. oranin kendi evi. henüz konusu rken oniki havariden biri olan Yahuda ile beraber baskâhinier ve kiliçli sopali kalab alik bir insan grubu gelir. Isa'ya yaklasir ve onu öper. cevap vermeyece k ve beni serbest birakmayacaksiniz. sizin için dökülen benim kanimla yeni ahiddi r" diyerek ayni sekilde kadehi onlara verir. ihaneti karsiliginda almis oldugu otuz gümüs lirayi Ma'bede firla tir ve gidip kendini asar. "Allah'in Ma'bedi"ndeki saticilari disari çikarir. Böylece göldeki firtinayi dindirir[356]. orada peygamberlerin "Insanog lu" hakkinda bütün yazdiklarinin yerine gelecegini. putperestlerin eline verilecegini . onu sana getirmezdik" cevabini ve . Pilatus. Isa'yi ele veren Yahuda.[358] Isa. Onlar da "Artik sahitlere ne ihtiya cimiz var? Zira kendi agzindan isittik" derler. onlari uzaktan takip eder . Isa. bunu gizli tutmalarini ister. disari çikip bu adama karsi ne sikâyetiniz var d orunca onlar. Bunu. Isa'nin "Horoz ötmeden önce üç kere beni inkâr edeceksin" de is oldugunu hatirlar. ölü bir kiza "Talitakum" (Kizim. sana kalk diyorum) diyere k onu diriltir[355]. Isa. hakaretler altinda meclisin önüne getirilir.

d ikenlerden örülü bir taci basina koyar ve sag eline de bir kamis verirler. yüksek sesle yeniden seslenip ruhunu teslim eder. Saat 6'dan 9'a kadar bütün dünyay a karanlik çöker. "Ben Yahudi miyim? Seni kendi milletin ve baskâhinleri bana teslim ettiler.[366] Isa'nin haça gerilmesi istenir. Ogul ve Kutsal Ruh adiyle vaftiz edin. Isa'yi çagirt ip ona. Isa'yi kirbaçlattiktan sonra. ülkesinin bu dünyada olmadigini söyler. Bu soru ve cevab aralarinda birkaç defa tekrarlanir. " Kimseyi öldürmek hakkimiz yoktur" derler. Bunun üzerine Pilatus içeri girer. Onlar da sevinçte sakirtlere haber vermek için kosarlar. onlara teslim eder.[368] Isa'nin bacaklarinin kirilmasi istenir.Ma'bedin perdesi yukaridan asagiya kadar ik iye ayrilir. yoksa baskalari mi benim hakkimda söylediler?" deyince Pilatus. ona bagislanmis olur ve kimin alikorsaniz. Saat 9'a dogru Isa. Askerlerden b iri. Bunun üzer ine Pilatus'un "Öyleyse sen kral misin?" sorusuna Isa. haça gerilmesi için.rirler.[367] Isa'yi götürdükleri yer Golgota (Kafa Kemigi) diye anilir. "Size selâmet. "Yahudilerin Krali sen misin? diye sorar. Iste ben. "Isa'yi mi. Isa'ya inananlarin cinleri kovac . Birisi. üzerine tükürür ve kamisla basina vururlar. kardeslerine Galile'ye gitmelerini söylemelerini ve onu orada görebileceklerini bildirir. onun ruhunu nasil teslim ettigini görünce. haça germek üzere götürürler. Pilatus. Melek. onun bögrünü mizrakla deler. Isa'nin kabrinin bos oldugunu farkederler. "Ilya'yi ça giriyor" der. Orada. Isa'nin tayin ettigi daga giderler. ona secde ederler. beni niçin biraktin?" diye çagirir. üzere pi-latus'tan izin alirlar. siz gidip bütün milletle sakirt edin. onlara iman edip vaftiz olanlarin kurtulacagini. "Koyunlarimi güt" der. Allahim. Isa'nin mezarini görmeye geli rler.[374] Indilere göre ölümünden üç gün sonra dirilen ve kirk gün havarilerle birlikte yasayan Isa.[371] Isa. Pilatus. Petrus'u. küçük Yakup ile Yusuf 'un annesi Meryem ve Salome bulunan birçok kadin uzakta» bu durumu seyreder. Baba. kralim" cevabini ver ir. beni gönderdigi gibi ben sizi gönderiyorum" deyip üzerlerine üfler ve "Kutsal Ruh'u alin. dünyanin sonuna kadar her gün sizinle beraberim". Isa. Isa. Daha sonra da elbiselerini giydirir. "Bu ad am hakikaten Allah'in oglu idi" der. Isa'nin haça gerilmesinde israr eder. onlarin hepsine söyle h itap eder: "Gökde ve yeryüzünde bütün hâkimiyet bana verildi. Aralarinda Mecdelli Meryem. Kirene'li Simon haçi tasimaya zorlanir.[373] Onbir havari. Pilatus. iman etmeyenlerin ise cehenneme gidecegini bildirir. Onlara. yoksa Barabbas'i mi saliver eyim" diye sormustu). Fakat öldügü için bundan vazgeçilir. sakirtlerinin yanina gelir. Galife'ye gittigini ve orada onu görebileceklerini söyler. size emrettigi m her seyi tutmalarini onlara ögretin. Fakat Isa. O da Yahudilere. Simdi.[370] Cumartesiden sonra Mecdelli Meryem ile diger Meryem. Petrus'un olumlu cevabi üzerine Isa ona. Oradan hemen kan ve su çikar. "Sen bunu kendinden mi söylüy orsun. Babam. A in ülkesi hakkinda konusur. onlara.[372] Böylece Isa. "Allahim . Isa. üzerine erguvanî bir kaput örter.[369] Isa'nin cesedini ka bre koymak. havarilerine günahlari affetme yetkisi vermis olur. Ona kendini sevip sevmedigin i sorar. Kimin günahlarini b agislarsaniz. ona alikonmus olur" der . Isa. Birden bire Isa ile karsilasirla r. Fakat bütün halk. onun dogru bir adam oldugunu. Isa'yi gördükler i zaman. Galile'ye. Isa. . Orada bulunanlardan bazisi. Fakat bazilari süpheye düser. bunun için on un kanina girmek istemedigini söyler. Valinin askerleri. Onlari. Sonra diz çöküp " Selâm sana ey Yahudilerin. Kilise'nin basi ve kendi vekili seçer. Krali" diye onunla alay eder. Sen ne yaptin?" s eklinde bu soruyu cevaplandirir. Karsismda ojan yüzbasi. Barabbas'i usule göre saliverir (valinin bayramlarda suçlulardan biri ni affetme adeti vardi. "Evet. sirkeye batirilmis bir süngeri kamisa takar ve "Bakalim Ilya onu kurtarmak için gelecek mi?" diyerek Içmesi için ona verir. Yahudilerin âdeti üzerine onu kokulu otla rla beraber kefene sarip mezara koyarlar. "Onu siz alip seriatiniza göre yargilayiniz" deyince Yahudiler. onun elbiselerini çikarir. onlara Isa'nin ölüler arasin dan kiyam ettigini.

baska baska dille rde konusmaya baslarlar. " Adem oglu" seklinde de Indilerde nitelendirilmektedir. "Davud oglu".[379] Yüce Allah. Benî Isrâîl'den Imrân'in karisi (Islâm kaynaklarinda Hanne. "Allah'in Kuzusu". "Kral" .beni kabul eden. ve kendi koydugu yaratilis kanunlarinin üstüne çikabilecegini göstermis olacakti. Ayrica o. Halk. daha sonra yapilan hesaplamalara göre. Meryem.[375] Yukarida Indilere göre Hz. Hiristiyan kaynaklarinda Anna) hamile kalir ve karnindakini Allah'a adar. Isa için hem "Allah 'in Oglu". ona. Ancak. Hz. zehir içerlerse ölmeyeceklerini ve hasta iyilestirme gibi mu'cizelere sahip olacaklarini haber verir. "Mesih". ona söyle seslenir: "Ey Mer yem! Allah. O an gelir. Bir peygamberi peygamber oldugu için kabul eden. Bunun yaninda "Ben ve Baba biriz". Meryem'i önemli bir durum için hazirliyordu. Diger yandan Inciller'de. Zekeriya'ya ve rilir/ Adaga uyularak Meryem Ma'bede konulur. tevbe etmelerini.aklarini. Isa'nin sahsiyeti konusunda büyük bir karisiklik meydana getirmektedir. "Rab". Hz. "Yahudilerin Krali". iffetli. Isa'nin annesi Meryem bunlar dan "Âl-i Imrân"a mensuptur. Isa'nin Meryem'e Kutsal Ruh'la ilkah edilecegini bildirirken. 6 veya 10 sene önce dogdugu tesbit edilmistir.[378] Hz. Bir gün melek. "Baba'nin bende ve benim Baba' da oldugum"[376] gibi ifadelere de rastlanmaktadir. Kutsal Ruh'un kendilerine verdigi sözlere göre. Kur'ân-i Kerîm'de en açik ve aslina uygun sekilde yer a lmaktadir. All ah tarafindan riziklandirilir. oraya her geldiginde Meryem'in yi yecegini hazir bulur. Cebrail.. adini Meryem koyar. peygamber karsiligini alacaktir" (Matta. Böylece ilk Hiristiyanlar. beni göndereni kabul eder. Bu gibi deyimler ve bir kisim ifadeler. Rüku edenlerle birlikte rükû1 et". Isa Kur'ân-i Kerîm'de adi geçen dört seçkin aile vardir. Isa'nin gerçek sahsiyeti. Zekeriya. temiz. "Yusuf oglu". Meryem. Ayrica o. bununla yaratmanin bütün çesitlerini bildigini[381]. ir-kilir ve ondan Allah' a siginir. onun bu tarihten 4. kendisinin Allah'in ona bir erkek çocuk verecegini müjdelemek üzer . bunu aliskanlik haline getirmis ve bundaki ilâhî kudreti görme basîretini kaybetmis olanlar için ayri bir imtihan konusu hal ine gelecekti. göge yükselip Baba'nin sagina oturur.. Hz. Matta Incil'inde. bir sonraki konuda görülecegi gibi. Cebrail. bu kimden diye sordugunda. ellerine yilan alabileceklerini. Isa'nin hayati özetlendi. Meryem'in himayesi Hz. 40-41) denilmektedir. Secde et. Bu durum Ö'nun kudretinin bir t ecellisi olacak. Isa'nin dogum tarihi Miladî Takvim'in baslangici sayilmis ve bu tarih sifir (0 ) olarak alinmistir. "peygamber". hem de "Insanoglu" deyimleri kullanilmaktadir. Bir kizi olur. Hepsi Ku tsal Ruh'la dolar. anali-babali yaratilmaya iyice alismis. Hz. seni seçip temizledi ve seni dünyalarin kadinlarina üstün kildi. "Al lah tarafindan" cevabini alir. havarilerin ögrettikleri sekilde bir cemaat halinde yasamaya baslar lar. Ey Meryem! Rabbtn divanina dur. Meryem'le Yusuf nisanli gösterilmekte ve beraber yasadiklari yer alma ktadir. onlara bir k onusma yapar. Indilerde Hz. O nu ve soyunu korumasi için Allah'a dua eder.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hz. Bunlari söyledikten s onra Isa. Onlara Kutsal Ruh'u gönderir. "k udretli bir peygamber" olarak da belirtilmektedir. orada hayatini ibadetle geçirir. [377] b.. Hz. Âdem'in anasiz-babasiz yaratilmasindaki hikmet tekrarlanacak[ 380]. Isa-Mesîh namina vaftiz olmalarini söyler. Zekeriya. Meryem'e insan seklinde görünür. Petrus. Böylece Yüce Allah. ". faziletli olarak büyür ve annesinin duasina uygun her çesit kötülükl erden uzak tertemiz bir sahsiyete ulasir. Hz. bu durum karsisinda sasirir.

. Allah. Allah da onlarin planlarini bosa çikarir[387]. Isa'nin ref'i (yükseltilmesi) olayindan sonra ona inananlar artar. Onu Israilog ullarina elçi yapacaktir.[390] Kur'ân. Tevrat'i ve Incil'i ögretecektir. hikmeti. Meryem'e Isa'yi söyle müjdeler: "Ey Meryem! Allah. Meryem oglu Isa Mesîh. di ledigi de oluverir[382]. ". namaz kilmak... kendisi ne hiç kimse dokun-mamisken bunun nasil vukubulacagini sormasi üzerine Cebrail. Hz. Besikte ve yetiskinlikte. üçtür. insanlarla konusacak ve iyilerde n olacaktir. kendisinin iffetli bir kimse oldugunu. bir kismi Allah'in oglu. Sofra iner. Meryem. zekât vermek ve annesine iyi davranmakla emredildi gini söyler. Allah'a ve elçilerine inanin. ona inanmazlar. Isa'nin yaninda yer alan havariler.. ana yolu kaybederler. Halbuki onlar Isa'yi degil." Meryem dogum yapinca çocugunu alip gelir. Hava riler." (Âl-i Imrân 45-49). Öyle de olur. Onlarin bu taskinliklari karsisinda Yüce Allah söyle buyurur: "Ey Ehl-i Kitap! Dininizde taskinlik etmeyin. Bütün yaratilislardaki mu'cize... besikteki çocugun cevap vermesini isaret eder.[383] Melekler. Ancak Hiris tiyanlar da.[385] Hz. sapitirlar. Zira onlardan bir kismi Hz. Isa'ya Allah. bir kismi da üçden biridir diy erek küfre düserler[389]. peygamberleri taniyan. Meryem'e ulastirdigi kelimesi ve O'nda n bir ruhtur. "Ilâhî ni'mete ermis" ve "salihler-den" olarak nitelend irilen Hz.[388] Hz. Isa'ya uyarlar. büyür. ad i Meryem oglu Isa olan Mesih'i. suretten ku yapmak gibi mu'cizeler gösterir. yalniz bir tek tanri ir". Allah hakkinda ancak gerçegi söyleyin. Havariler. fakat Israilogullari. Hz. Isa.[391] Kur'ân. Allah'in emirlerini Israilogull arina teblig eder.. dünya ve ahirette serefli ve Allah'a yakin kilinan lardan olarak müjdeler. Alacaliyi iyi etmek. Isa ve havarilerin Allah yolundaki çalismalarini önlemek için Isa'yi öldürme karar verirler. Alla h'in birligini bilen kimselerdir. Incil'e inanirlar.. Bu durum karsisinda Meryem. burada da kendini göste rir. "ol" der. Isa'yi Allah kendi katina yük seltmistir. gebe kalinca uzak bir yere çekilir. Allah'in peygamberi. Hz. Yüce Allah'i n Hz. ölüleri diriltmek. yerler.Meryem'e kimse dokunmamistir. Onu kinar lar. Böylece onun hak peygamber oldugun a inanirlar. çocuk da. Isa'ya su soruyu soracagini ve alacagi cevabi temsîlî olarak söyle anlatir: "Ey Meryem oglu Isa! Sen mi insanlara. Isa. baska birini öldürmüslerdir. körlerin gözünü açmak. sen bunu bilirsin. Bunu kalblerinde kanaat h asil olmasi için isterler.". O. "Biz Allah'in (dininin) yardimcilariyiz. beni ve annemi Allah'dan baska iki ilah olara k benimseyin". "Meryem oglu Isa Mesih'i öldürdük" derler . Sen rizik verenlerin en h ayirlisisin" diye dua eder. Allah'in ona kitap verecegini. Isa'nin gerçek sahsiyetini onun Israilogullarina su hitabiyla açiklar: "Ey Israilogullari! Dogrusu ben..[392] . bir hurma agacinin altinda. Sen yücesin. Be sikteki çocukla nasil konusabileceklerini sorduklarinda.[384] Kur'ân'da "Allah'in Kelimesi". dogum s ancilari içinde bunaldiginda birisi ona söyle seslenir: "Sakin üzülme! Ttebbin karninda bulunani serefli kilmistir.. bunu n Allah'a kolay oldugunu söyler.[386] Benî Isrâîl. demeyin. Sen sahit ol ki biz teslim olanlariz (Müslümanlariz)" derler. insanlara yararli olmak üzere gönderildigini. peygamberlikle görevlendirilir. kendisinin Allah' in kulu ve elçisi oldugunu. Israilogulian gibi. dedin? 'Hasa.. O. Allah'tan baskalarini tanrilastiran Hiristiyanlari uyarmak üzere.bizi riziklandir. Ona kitabi. benden önce gelmis olan Tevrat'i dogrulayan ve bende n sonra gelecek ve adi Ahmed olacak bir peygamberi müjdeleyen Allah'in size gönderilm is bir peygamberiyim". Allah'a inandik. diledigini yaratabilir. Hz. sana kendinden bir sözü. Meryem. benim için gerçek olmayan bir seyi söylemek be nim haddime degildir! Eger demis olsaydim. Onlar. Çünkü Allah. Isa'dan bir mu'cize olarak Rabbi nin gökten bir sofra indirip indi-remeyecegini sorarlar.e görevlendirildigini söyler. Hz. Isa sanarak ona ben zeyen baska birini yakalayip çarmiha gererler.

Bunlardan ilki Tanri. inanirim. Yüzyila ait üç bölümlü ve oniki maddeli Havariler Inanç Sistemi su sekildedir: I. inançla ilg ili olanlarn bir esasa baglanilmasina çalisilmistir. Daha sonraki konsillerde de.ve O'nun biricik oglu Rab Isa'ya. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nda açik olarak yer almaz. 5. dolayisiyle Kilise ile ilgilidir.Günahlarin bagislanacagina. Yüzyillardaki konsillerde tesbit edilmistir.Göklere yükseldigine. Isa'nin havarilere "Baba. Bir k imsenin Hiristiyanliga girisi. ikinc isi Isa ve üçüncüsü de Kutsal Ruh'la. Yahudi geleneginde tektanricilik hâkim olmasina ragmen böyle bir çevreden çikmis olan Hi ristiyanlikta teslisin yer almasi. Iman ikra rina giren esaslar. Biz burada hemen hemen bütün Hiristiyanlarca kabul edilen Havariler Inanç Sistemi (Havari ler Kredosu) denilen ortak inançlari verecegiz. sonsuz hayata. farkli olanlar da vardir. Istanbul Konsili'nde de (381 tarihinde) Kutsal Ruh'un tanriligi ^ karara baglanmistir. üç bölüme ayrilabilmektedir. Bununla beraber Hz.Ve Kutsal Ruh'a. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nda teslis kelimesi ve teslise imani açiklayan sarîh (açik) b ir ifadeye rastlanmamaktadir. Ogul ve Kutsal Ruh ismiyle vaftiz eyleyin"[393] seklinde emir verdigi bilinmektedir.Bakire Meryem ve Kutsal Ruh'tan dogmus olduguna. daha önce. Hiristiyan inançlarini özet oEa-rak vermekte fayda vardir.Teslis (Ekanim-i Selâse) Bu baslik altinda Hiristiyan inançlarinin en önemlisi olan üçleme (teslis) anlatilacakti r. 11.Kutsal Kilise'ye. Ancak ilk konsilferde bu konu tartisilmis. Böylece bugüne kadar kabul edilegelen "teslis inanci" ortaya çikmi stir. Bu esaslar .Üçüncü gün ölüler arasindan dirildigine. 10. 3. 4.Ben. Ancak. 8.Oradan ölüleri ve dirileri yargilamak üzere inecegine. teslis'in üç maddesi etrafinda kümelenmektedir.Ölülerin dirilecegine. Hiristiyanlikta inanç esaslari üzerinde asirlardir tartismalar yapilmaktadir. 9. II.3. IV. Tanri'ya.Pilatus zamaninda çarmiha gerildigine. III. Ancak inançlar konusunda Kilise ler. Isa'nin tanrilastirmasinin teolojik bir sonuc . Iznik Konsili'nde (325 tarihinde) Ba ba ve Ogul'un. kudretli Baba'ya. Bunlar dan bir kismina daha önce yer yer temas edilmisti. mez-heplerarasi ortak konular bulundugu gibi. 6. 1. 7. 12. öldügüne ve gölmüldügüne.Baba'nin saginda oturduguna. vaftiz ve iman ikrariyle ol-v maktadir. Yukarida siralanan oniki madde. Bundan dolayi Hiri stiyan inançlari. 2. ilk Havariler Konsili'nden baslayarak özellikle 4 ve 5. diger konular yaninda.

Hinduizmde Brahma-Visnu-Siv a. Hiristiyanlara göre. Üçleme doktrini. Hiristiyanliktan önce. Yalniz Tanri' nin önsüz-sonsuz oldugundan bahseder. Indilerden meselâ Yuhanna Incili. Isa da onun og ludur. Dört Incil'de de Tanri'nin birligi. fakat inani lmasi gerekli bir sir" olarak formüllestirilmistir. Tanri. her seyi n yaraticisi ve sahibidir. Hiristiyanlara göre. sevgidir. sifatlari olarak izah edilmeye çalisilmakt adir. Bu duruma çare bulmak için. Tanri . Sümerlerde Anu-Enlil-Ea. Baba. yayildigi alanda hâkim din. Baba. her yerde vardir ve her seyi bilir. Hiristiyanlik yayildikça. cevherdir. Kutsal Ruh gibi üç unsurdan olusur: [395] a. Sonsuzdur. Isa'nin bedeni insan. Bunun için de Allah birdir. Ogul Tanri ve Kutsal Ruh Tanri". Baba'dir. Eski Yunan'da Zeus etrafinda kurulan teslis (Zeu s-Hera-Apollo) dikkati çekmektedir. Allah'in özü sevgidir. üç ayri tanr rtaya çikarmistir. Bununla beraber bu dur um. Indiler. Tanri konusund a yalniz "var idi" der. varligi görülmeyen Allah. Ba ba olarak nitelendirilir. insani Âdem'den beri devam edip gelen aslî suçtan kurtarmak için oglunu göndermisti r. Çünkü bu cevher. Kimse onu göremez (Hiristiyan Kilisesi'ne göre. Insani Tanri ile birlestiren. Mesîh Isa vasita siyle görünmüstür). teslise rastlanmaktadir . "Kutsal Üçlük'ün üç sahsinin herbiri Tann'dir: Baba Tanri. ilk defa Antakyali Teofilos tarafindan muhtemelen 180 yillarinda kullanilmisti r. Ogu Allah ve Kutsal Ruh Allah olarak görünürse de o yine birdir.u olarak görülmektedir.[394] Teslisin Unsurlari: Teslis. inanç ve kültürlerin etkilerinden ku rtulamamis. Hiristiyanliga sonradan giren çok çesitli unsurlardan sad ece birisidir. Diger bazi dinle rde ve felsefî-teolojik cereyanlarda. Allah'in özü. Bölünmez bir özdür. Böylece aslî bünyesinde bulunmayan teslis inanci. Kutsal Ruh'un da ayri bir ilâhî varlik olarak görülmesi. Bundan dolayi teslis. Allah. tek basina insan akliyle degil. ruhtur. Ogul. sonsuz gücü. ru hu tanridir. fakat inanilmasi gereken bir sir" olarak formüle edilmistir. bir bütün olarak birlesiktir. Hiristiyanlarin ilk defa bulduklari bir doktrin de degildir. "izah edilmesi zor. Tanri'nin varligi konusunda ayrintili bilgi ve düsünceler ileri sürmez. Tevrat'ta da öyledir. O. Onda tanrilik bir öz vardir. Baba Allah. Allah. Misir'da Osiris-Isis-Horus. onlarin bazi özellik ve niteliklerini benimsemistir. Yunanca üçleme terimi (t . Isa'nin sahsinda insan ile birlesmistir. nurdur. O da çarmihta kendini feda ederek insanligi kurtarmistir. Ruhta bölünme kabiliyeti yoktur. bu sevgiyi biricik oglu Isa'yi insa nlari günahtan kurtarmak için dünyaya göndermekle göstermistir.Baba (Allah): Hiristiyanlikta teslisin ilk ve asil unsuru. Hiristiyan inancina göre "Baba" olarak nitelendirilen Tanri. [397] . yüceligi. Bunlar bir Tanri'nin degisik tezahürleri. yaraticiligi vardir. Fakat Allah'da bütün bu özellikler ayri degil. Hiristiyanlarca bu üçlük. Allah mukaddes üçlüktür. Ancak belirtilmelidir ki tesli s. Allah. ancak ilhamla anlasilabilen bir sirdir. Tibet'te Om-Ha-Hum seklinde. her seyi görür. "izah edilmesi zor. Ogul ve Kutsal Ruh'un bir ulûhiyeti n üç ayri tezahürü oldugunu ihtiva eden teslis formülü bulunmustur. Hiristiyanlikta Allah. en mükemmel ve sonsuz saf bir ruhtur. baska bir açiklamada bulunmaz[396].

Baba Allah ile temas kurma ktir. Hiristiyanlikta Isa. Bu "Kyrios" terimi. Ortodokslar ise Kutsal Ruh 'un Ogul yoluyla Baba'dan çiktigina inanirlar. O. di-rilen ve göklere yükselen Rab (Kyrios) ol arak tasvir edilmistir. Dolayisiyle eskid en beri Hiristiyanlar. dogurulmamistir. teslisi. ilâhî-beserî iki tabiata sahip bir insan ve Bab a ile ayni cevherden kabul edilmistir. Tanri'nin Anasi.Ogul (Isa Mesîh): Baba. ona kul olmak. 381'de Istanbul'da toplanan konsilde söyle açiklanmistir: Tanri Baba." insan seklinde bir ilah"tir. hem ilâhî Rab. hem Baba hem de Ogul'dan çikar. gerçek Allah'dir. "Kris-toloji" ve "MariyolojI" diye adlandirilan iki ayri bilim dalinin olusmasina yol açmistir. onun tanri kabul edilmesine kadar varmistir. Kutsal Ruh birbirinden farkli olarak telâfi edilmistir. mu'cizeler de katilabilir. Hiristiyanlikta Isa ve Meryem konusunda yazilanlar. özellikle Hicaz Bölgesi Hristiyanlari. Isa ise gerçek bir tanri. merkezi Isa'nin insani kurtaran ölümü olan bir sir dini haline getirmistir (Eski Yunan'daki gibi). Isa Mesih suretinde ya klasmis ve aralarinda yasamistir. Kadiköy Konsili'nde ise (451'de) Isa'da bir sahisda ayri iki tabiatin bulundugu. yalniz tarihî bir insan olarak degil. Pavlus. yani onda ilâhi tabiatla beserî tabiatin birlestigini sa vunanlar itirazda bulunmus ve daha sonra bu görüs taraftarlari Monofizit olarak adla ndirilmistir. Ogul. Isa'ya tapinmak. [398] c. Bütün bunlara Isa'nin dogumu. "Kyrios" lakabi. Baba ile ayni cevherden. onun sahsiyetiyle ilgili tartismalara yolaçaca k Incil ifade ve deyimlerine.b. dogurulmustur. sevgi ve merhametini göstermek için. fakat ayri bir mahiyet olarak kabul edilmekt . Tanri Dogur an (Teotokos). Kutsal Ruh'un yerine Meryem'i koyarak kurmuslardir. insanlara. hem de kral anlamlarini içinde bulunduran bütün seref unvanlarini ifade e der. Bakire Meryem'in. peygamberde görülen mu'cizelerin Allah'a degil de o ins ana verilmesinden kaynaklandigi gibi. Böylece "Allah'in Oglu" deyimiyle baslayan ge lisme. Baba Allah. Çünkü o. Çünk . Oglu Isa ise dogmus. ilâhî Rab olarak kabul ettikleri Isa Mesîh'e dua veya onun adiy le Tanriya niyaz ettiler. ayrica Pavlus'un Isa'nin ölümü. A llah'in ogludur. Bir insanin tanrilastirmasi. ilk sakirtlerinin gördügü gibi. ayni zamanda gerçek insandir. insanlara Isa Mesih va sitasiyle erismistir. ölmesi ve sonra dirilmesiyle "Tanri" oldugunu göstermistir. hayatindaki olaganüs tü olaylar. ölen. Hiristiyan teolojisine göre hem muallim . Böylece Allah'in inayeti. Bazilari. IncIllere göre Isa konusu islenirken.Kutsal Ruh: Hiristiyanlikta teslisin üçüncü unsuru. 381 tarihinde Istanbul'da toplana n konsilde Kutsal Ruh'un Baba ve Ogul gibi tanri olduguna karar verilmistir. Hiristiyanligi. çesitli mucizeleriyle. Ancak bu karara Isa 'da tek tabiat bulundugunu. dirilmesi ve tanriligiyl a ilgili görüslerine de temas edilmisti. içinde yine Isa bulunmakla b eraber. O. Kat oliklere göre Kutsal Ruh. dogmam is. Daha sonra 431'deki Efes Konsili'nde Meryem. Kutsal Ruh. Tann'dan çikm istir. Aralarindaki mün asebet. Isa'ya yöneltilen dualarda büyük bir önem tasir. Kutsal Ruh. Bu yeni görüste Isa. Isa'da beden-lesmistir . tarihte benzeri görülen olaylardan da etkilenmi s olabilir. Baba ile ayni cevherdendir ve Baba gibi mükemmeldir. ana si bakimindan beserî Isa'yi dogurdugu karar altina alinmistir. Kutsal Ruh'tur. Allah. Baba'si tarafindan ilâhî.

Tanah'in Yunanca'ya Yetmisler Çevirisi olmak la beraber. 21 mektup.S.Inciller "Incil". 100 yillari arasindaki Yahudi hayat ve düsüncesi yaninda. kelime olarak müjde. Kur'ân gibi degil. iyi düsünceler verir. onlardan bir doktrin çikarilamayacagini iler i sürmüslerdir. Ogul ve Kutsal Ruh. içindeki kitap sayisi ayni degildir.de. bunlarin okunmasinda fayda bulunmakla beraber. 300-M S. bazisi ikinci yüzyila kadar geri giden yazilardir. halk seviyesinde ilk Hiristiyan hayat ve düsüncesi ni aksettirmeleri bakimindan önemli bulunmaktadir. Yeni Ahit ise 27 kitap ihtiva eder. Papa Damasus'un emriyle Hiristiyan Kutsal Ki tabi'nin Latince'ye çevirisi) alinmis ve sahih görülmüstür. Diger bölüm. sonradan ve ihtiyaca göre yazildigini. Ayrica. Baba'nin bütün kudret ve iradesini kendinde tasimaktadir. Bununla beraber Inciller'in Hz. Anca k Hiristiyanlarin elindeki Eski Ahit. bir baska dinin (Yahud iligin) kutsal kitabina kendi kitaplari içinde bölüm olarak yer veren tek örnektir. Eski Ahit adini alir. Hadîsler gibi düsünülmesinin gerektigini dile getiren Hiristi yan din bilginleri ve yazarlari bulunmaktadir. öldürücü günahlardan uza olan inanmislarin içinde oturmaktadir. Ogul'da bütün dolulugu ile duran ve Ogul'dan Insanlara verilen Ruh Allah'ti r. Isa'nin söylediklerinin tamami yeralmadigi gibi. kurtarici ve Kutsal R uh da takdis edicidir. Yeni Ahid'e dahil degildir. Kutsal Ruh. Isa'nin düsüncelerin den uzaklasildigini ileri sürenler de bulunmaktadir. azizlere ve iyilere peygamberlerin ve hav arilerin seslerini ilham eder. Kilise'yi Allah'in nimeti ve armaganlariyle doldu rur. Allah gibi her yerdedir. Sembolü. Kutsal Ruh. bunlardan bir kismi Vulgat'a (Jerome tarafindan. (Bu yazilarin listesi daha önce Yahudi Kutsal Kitabi Tanah tanitilirken verilmisti). Kilise'yi hatalardan o korur. Fakat o. Eski Ahid'in Yunanca'ya Yetmisl er Çevirisi'ndeki bazi yazilar. Inciller. Fail ve müessir Allah. Yeni Ahit'te 4 Incil. Yeni Ahid'in apokrifleri. Inciller'de. Eski Ahit. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nin her iki ana bölümü için Kilisece sahîh (kanonik) görülmemis meti ler bulunmaktadir. Bu yazilar. Bunlara apokrif metinler denilir. Bunlar.Ö. Baba bütün islerini bu Mukaddes Ruh ile yapar ve daim a onunla kudretini gösterir. hepsi de ebedîdir. Yüzyildan sonra Yunanca yazilan 27 kitaptir. iyi haber anlamina gelir. tahminen 4O4'te. Sonuç olarak Hiristiyanlikta Baba Allah. Yahudilerin Kutsal Kitabina tahminen M. Dolayisiyle Hiristiyan Kutsal Kitabi toplam 66 kitaptir. [399] 4. beyaz güvercindir. ayni zamanda Hiristiyan ligin baslangiç yillari hakkinda da bilgi veren bu yazilardan hangilerinin Hiristi yan Kutsal Kitabi'na (Eski Ahid kismina) alinabilecegi konusunda ilk Kilise yetk ilileri arasinda fikir ayriliklari sürüp gitmisse .edir. Resullerin Isleri ve Vahiy vardir. kanonik olmamakla beraber. tevbe. dört gruptur: . Günümüzde Inc iller'in. Isa'nin vaftizinde. Yeni Ahid'e giren bu kitaplarin havar ilerden geldigi ve sahîh oldugu kabul edilmektedir. Yunanca Biblia: Kitap) bir bölümü olan Yeni Ahit' te bulunur. dua v e niyaz ögretir. II. yaratici. Kutsal Ruh. 39 kitaptan ibarettir. Isa v e diger Yeni Ahit sahsiyetleriyle alâkali bu yazilar. Kutsal Ruh. Hiristiyanlar. Protestan liderler. Isa Mesih. Asagi yukari M. Baba. Kutsal Ruh. budur. Hiristiyan Kutsa l Kitabi'nin (Kitâb-i Mukaddes: Bible. Baba 'dan çikan. onun tanriligini açiga vurmak için bir güvercin seklin de üzerine konmustur. Bunlar III. Yüzyil da Yavne'de (Jamnia) toplanan konsilce dahil edilmemistir. Apokrif metinler üzerinde teo loglar ve mezhepler arasinda tartismalar vardir. Isa'nin eseri olmadigini. vaftiz ile insana gelir. tek bir cevherde toplanmis üç ayri sahistir. Isa'ya ait olmayan bazi fikirlerin de yer aldigini kabul eden Hiristiyanlar ve hattâ Hiristiyan din adamlari vardir. Trent Konsili'nde (1548 yilinda) bunlarin sihhati yeniden vurgulanmi stir.

1.Vahiyler: Petrus'unki gibi. ilk Hiristiya nlarin arasinda çikan fikir ayriliklari dolayisiyle olmustur. hizmetinin baslamasinin 30 ve çarmih olayinin 33 yasinda iken oldugu gözönünde bulundurulursa. vaft izinin 28. Lentuluus' un Mektubu gibi. bilinmeyen noktalari çok olan bir konudur. Bu Incüler.Inciller: Bunlardan "Ibranîlere Göre" ve "Tomas Incili" gibi bir kismi. Hz. Bugünkü Indilerin bilinmeyen kaynaklarinin bunlar arasinda bulundugu ileri sürülmektedir. ayrica Pavlus. eldeki en eski Incil'in ondan en az 30 sene sonra yazildigi anl asilmaktadir. "Marangoz Yusuf'un Tarihi" misal olara k verilebilir. [400] a. Bir takim ayriliklara ragm en. In dilerde verilen bilgiler. Digerleri. Isa'nin sakirtleri arasinda okuma yazma bilenler yok denecek kadar azdir. M. Luka ve Yuhanna Indileridir. bu yüz kadar Incil arasindan birbirlerine en yakin bulunar ak seçilmis ve bunlarin sahîh oldugu.Mektuplar: Isa ile Abgar'in haberlesmesi. her önüne gelenin Incil yazdigi ve böylece yüz civarinda Incil'in ortaya çiktigi ileri sürülen görüsler endir. Onlar.Petrus. "Protoevangelium". 2. Luka Incili. Resullerin Isleri (tahminen Luka'nin) ve Vahiy (Yuhanna'nin vahyi) kitapl arini da sahih sayarak hepsini Yeni Ahid'e dahil etmistir. Kutsal Ruh'un himayesi altinda yazildigi kabul edilmistir. Gerçi "b ana verdigin sözleri onlara verdim" (Yuhanna 17:8. Isa'nin. Matta daha sonradir. kendi görüslerini desteklemek veya inanmayanlari ikna etmek için böyle bir yola gitmislerdir. il k iki Incil'e dayanmaktadir. Matta. Pavlus. Sinoptik Indilerin 60-85 yillari arasinda yazildigi düsünülmektedir. Pavlus'un kayip mektubu. Yahudiler ve Romalilari n takibi dolayisiyle. en eski Incil'in Markos Incil'i oldugu kanaatine ulasmistir. Dördüncü Incil olan Yuh anna Incili ise 100 yilindan sonra yazilmis olup ilk üç Incil'in yorumlarini da ihti va etmektedir. 4. yazarlarinca korunmak için bazi yerlerde saklanmis veya ele geçirilerek yok edilmistir.Dört Incil Dört Incil. bunlarin kontrol edilmedigi. Metin arastirmalari sonucu çogunlugu olusturan bir kisim bilgin. Hz.Ö. Eldeki Indi lerde Hz. daha önce de temas edildigi gibi. Markos. Bu. Eldeki dört Incil. agizdan agiza nakledilen rivayetler halindedir. önceki bazi Indilerde n faydaianildigi yolunda iddialar varsa da bu konuda kesin bir kanaata ulasilamam aktadir. Indiler in yaziya geçirilmesi konusu. "Nikodemus Incili". Sonraki Indilerin yazilmasinda. Ancak üç Incil'in de ele geçmemis Âramca bilinmeyen bir Inc il'e dadandigi kabul edilmektedir. Kilise'nin sahih saymayarak Yeni Ahit disinda biraktigi Indiler ve yazilar arasi . Ancak bazi Hiristiyan kaynaklarinda bu Incil metinlerinin üç veya dört defa de gistirildigi de açiklanmaktadir.14) gibi açiklamalar vardir. Isa'nin onlari yazdirdigini belirten ifadelere rastlamak zordur. Yuhanna gibi ilerigelen kimselerin yaptiklarini anlatan "Resu llerin Isleri". Bunlara "Tomas'm Çocukluk Incili ". Yakub ve Yahuda'nin mektupl arini. Isa'nin çocuklugu ve hayati ile ilgili daha fazla bilgi edinmek gayesiyle umûmî arzu üzerine yazilmistir. Ayrica Indilerin yazilmasinda belirli ölçülerin olmadigi. Yuhanna. sözlü gelenegin tesbit edildigi. ilk sifahî gelenegi ihtiva eder. ilk üç Incil arasinda benzerlik bulundugundan bunlara Sinoptik Inciller denilir. Kilise. Petrus. 6 veya 4 yilinda dogdugu. Bazi kaynaklarda ilk Hiristi yanlarin IncIlleri bulundugu kaydedilmektedir. 3. Ancak Indilerin nasil yazildigi konusunda netlik yoktur.

Luka Incilinde Matta Incilinden farkli anlatilir. Luka'ya aittir. Matta XX:30. Romalilara 1:8-10). Bu y azilar.Matta'ya göre oruçlu olup Hz Isa'ya soru soranlar Yuhan-na'nin talebeleri. Luka'ya göre Heli'nin. Isa'nin Vaftizci Yahya tarafindan vaftizi Matta. Allah'in birlig ini. diger bir yerde de "Allah'in Incili" denilmektedir (Bkz. Matta'ya göre Yakub'un ogludur (Bkz. hem de "Yusuf oglu". Matta XIII: 54-58. 8. Bazen bir bilgi. Luka 1:47. Markos II: 18). 11:11). Isa'ya degil. M arkos ve Luka'da mevcut iken Yuhanna'da yoktur (Bkz. Matta IX: 14. Markos 1/9. Hattâ metin incelemeleri sonucu. çarmiha gerilenin o olmadigini ve Hz. 43-45). Bu Indiler. diger bir yerde de "Kurtarici R ab Mesih" denilmektedir (Bkz. 4:1). Halbuki Yeni Ahit metinleri Yunanca'dir (Eldeki en eski Yeni Ahit metinl eri Yunanca'dir).Bir Incil'de bulunan bilgi. Isa'ya dayanmamaktadir. Isa'dan sonra bir peygamber gelecegini bildirmektedir. Markos ve Yuhanna'da bu konuda bir açiklik bulunmamaktadir ve Isa'nin Galile'den geldigi bel irtilmektedir (Bkz. belirli bir senetle Hz.Luka IV/4. ilâh olmadigini. Isa'nin Allah'in kulu ve resulü oldugunu. Bazen de üç Incil'de yeralan bir bi lgi. Meselâ Hz. Yuhan-na'ya göre Yahudiye'dir (Bkz. 5. Markos Vl:4. Ayrica. bizzat Hz. "Âde m oglu" deyimleri kullanilmaktadir. 6. bir kisim mektup ve kitaplari da Yeni Ahit adi altinda toplayarak kesin bir kutsal metin bulunmamasi eksikligini gidermek istemistir. [40 1] b. Luka III: 21-22. Meryem' in kocasi Yusuf. Isa'nin esas memleketi Galile. dördüncüsünde yeralmaz. Çünkü o. Matta Ili: 3-17.Yeni Ahit'in Yazilisi ve Muhtevasi Hakkinda Görüsler Kilise. Matta I: 16). Allah'a ("Allah'in Incili" seklinde). 1:14). ötekinde yoktur. Markos 1:1. Luka ll i:23. Bunla rda verilen bilgilerle Kur'ân'da verilen bilgiler arasinda uygunluk görülmektedir. Meselâ Luka.Ilk üç Incil'e göre Hz.Luka Incili'nde bir yerde "Kurtaricim Allah". Inciller. e n kuvvetli Incil olarak kabul edilen Luka Incili'nin bazi bölümlerinin ona ait olmadi gi da ortaya çikmistir. Matta ll/1. Yuhanna VH/42). Luka IV:29 Yuhanna IV:3. 7. Markos X:46). Simdi Yeni Ahid'i olusturan kitaplarda çeliski gibi görünen ve farklilik gösteren hususl ardan birkaç misal olarak verilecektir: 1. dört Incil arasinda sadece bir tanesinde bulunup ötekilerde bulunmaz. onun için yazdigini açiklar[402]. tabiî ki Hz. Inciller yaninda. Ârâmca konusma ta idi. Isa'ya nisbet edilir ("Oglumun Incili" seklinde) (Bkz. gözlerinin açilmasi için basvurmustur (Bkz.Markos Incili'nde "Incil".Hz. "Davud oglu". 3. . A ncak bunlar. Isa ErIha memleketinden çiktiginda. 2. Incili'nin basinda Teofilos adli bir dostuna hitap eder.Hz. 4.15). Pav-lus'un R omalilara mektubunda Hz.nda Ebionitlerin Incili ve Barnaba Incili meshurdur. Markos 1:14. Hz. Isa'nin nesebi. Isa için sik sik hem "Allah'in oglu".Hz. Markos'a göre bir kör. Markos I: 9-12. ayni Markos Incili'nde bir yerde "Isa M esih'in Incili". Matta ve Luka'ya göre Isa Bethlehem'de dogmustur (Bkz. kendisine Matta'ya göre iki. Markos 'a göre Yazicilar ve Ferisîlerdir (Bkz. Isa'nin söyleyip yazdirttigi sözler degildir.

XI: 18-19). Kut sal Ruh'un Kudüs'te ilk Hiristiyan toplulugu üzerine dökülmesi sonucu meydana gelen Kili se'nin basi oldu. Bu gibi çeliskilerin ve farkliliklarin Allah'a nisbet edilen bir kitapta bulunmaya cagina ve bir peygamberin kendini tanrilastirip Tanri'yi da in-sanlastirmayacagi na göre. O gün. Isa'nin sipaya binmesi.Zebedi'nin zevcesi Meryem'in Mesih'e gelmesi konusu.Kudüs'e giderken Hz. Isa'nin çarmihta ölmesi ve tekrar dirilisinden sonraki Pentakost günü.Havarilerden Isa'yi ele verecek kimsenin tarifi Indilerde farkli olarak zikr edilmektedir. Bu. Matta XXVI: 23 Luka XXII: 21) 11. Sonralari ibadet yeri için de kullanilmistir. XIV: 7-9. En kuvvetli Incil sayilan Luka Incilinin yazari. baslayan yeni devrenin ilk nüvesiydi. Yuhanna Incilinde Isa'nin lokmayi batirip kendisine verdigi ki msedir. Matta XX: 20-22.000 ki si katildi. Digerlerine bakildiginda. Isa'nin yolun u benimsemis olanlarin bir yerde meydana getirdigi topluluk. meclis .Matta ve Markos'ta Hz. Matta XVIII: 1-14. Isa'ya göre 12 Havari. onlar. Ilk Kilise. Matta ve Markos'ta fark li bir sekilde anlatilmaktadir. Bu kelime. Ancak diger Indilerle Luka Incili arasindaki farklar gözönünde bulundurulursa. bazen birinde bulunan bir anlatimin ötekinde bulunmadigi göze çarpmaktadir. Onlar.Matta'da Yahya'nin (Hz. Böylece Kilise'nin. Petrus. "Kilise" diye adlan dirilmistir. Pavlus'un talebesi-dir ve ha varilerden degildir.9. Incili'ni Pavlus'un telkinleri dogrultusund a yazmistir. bindirilmesi seklinde birbirine t ezat teskil eden ifadeler yaninda. Luka XIX: 30-35. Hz. farkli açiklamalarla dolu oldu gu. Luka ile Yuhanna Indilerinde ise bu konuda bir s ey yeralmamaktadir. cemaat anlamindadir. Yahya) bir yerde çekirge ve yaban baligi yedigi. Cemaata 3. Markos IX: 1-8). Yuhanna Xll:14). [403] 5.Inciller'de Tanri'yi görme konusunda farkli. 13. Markos Xl:7. Onlarin lideri Petr us'tu. IV:1-3). Kutsal Ruh vasitasiyle ilâhî güçle dolmustu. Kilise özel mülküne kavusunca Kiliselerde oldu. fark li sekillerde yorumlandigi ve degisiklige ugradigi anlasilmaktadir. Yüzyilda ma'betli devre baslamis ve Hiristiyanlar Kilise adini verdikleri yapilarda ibadetlerini yapma imkâni bulmuslardi. Yuhanna Ili: 22-26. Yu hanna'da ise hapisten önce basladigi kaydedilmektedir (Bkz. Isa'nin görevi Vaftizci Yahya hapse atildiktan sonra. Matta IV:12-17. Ilk Hiristiyanlarin ibadet ettikleri ayri bir yer yoktu. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nin sonradan ve insan tarafindan yazildigi. diger Inciller'de ise eli Isa'nin eliyle beraber sofraya uzanan kimsedir (Bkz. birbiriyle çelisen açiklamalar bulunm aktadir (Bkz. 12. yazar in kendi görüslerini aksettirdigi ilk bakista anlasilmaktadir. onlarin bi rbirleriyle ve kendi içinde çeliskiler. Matta XXI: 5. çesitli dilleri konusur olmuslardi. O. (Bkz. Yunanca "eklesya" (ecclesia) kelimesinden gelmektedir. Markos 1:14-15. Nihayet IV.Kilise Kilise. 14. Yuhanna XIII: 26. I . uygun yerlerde t oplaniyorlardi. Markos XIV: 20. konuyla ilgili farkli anlatimlar göze çarpmaktadi r (Bkz. ya onunki veya digerlerininki dogru degildir. tutarsizliklar. Luka. Yuhanna V: 37. Bütün bunl arin yaninda onlarin muhteva ve ifade tarzi bakimindan insan eseri oldugu.Kilise ve Âyinler a. 10. Markos X:35-40). Daha sonra bu toplanmalar. Incilini. bir b aska yerde de yiyip içmedigi söylenmektedir {Bkz. Matta lll:4. diger Indileri inceleyerek yazdigini en basta söylemekte dir.

önce kati bir Hiristiyan düsmani iken. bu konsilde alinan kararlari kabul etmediler ve ayrildila r. Her Kilise. Bu tartismalar. Basta Petrus ve Pavlus. bundan dolayi onun da ilah sayilmasi gerektigi kararlastiril di. geleneginin havarilere dayandigini ileri sürüyor ve kendi dinî konular ini halletmek için özel konsiller (sinod'lar) olusturuyordu. kendinin hakli oldugunu. ibadet islerini yürütmek üzere birer idareci seçti. 869'da Istanbul'da yapilan 8. ma'nevî varligiyle bütünlesmis oldugu kabuf edilmisti. "haç"tir. Ibadete çagri. Mesîh'in gerçek bi r tanri ve iki tabiata sahip bir insan oldugu kararina varildi. Ancak bu konsild e Isa'nin insanlik ve tanrilik unsurlarinin birlesme konusu halledilemedi. Yüzyilda Hiristiyanliga ser bestlik taniyip görüs ayriliklarini gidermek istedi. kiliselerde cemaatla ve papaz nezaretinde yapilir. Dogu ve Bati Kiliselerinin ayrilmasina yolaçti. Kilisenin sembolü. Böylece konsiller devresi baslami s oldu. Ibadetler. âyin ve ibâdet usulü ile doktrinde gerginlik var di. toplu ibadetleri ferdî ibadetten üs .Ibadet ve Âyinler ba. Onlarin mezarinin Roma'da bulunmasi. Bu konsilde Isa'nin iki tabiata (insanî ve ilâhî) s ahip olma konusunda önceki konsilde halledilemeyen hususlara yeni açiklamalar getiri lerek karar altina alindi. XVI. 32 yilinda Sam yolunda Isa'yi ma' nen gördügünü iddia ederek Hiristiyan oldu. Bakire Meryem'in Tanri'nin Anasi oldugu. bir mezhep görünüsü kazandi. Böylece çesitli Kiliseler dogdu. Nihayet 1054'te Roma Papa'sinin Istanbul Patrigini afaroz etmesiyle kesin bölünm e ortaya çikti. Petrus ve Pavlus.Ibadet Hiristiyanlikta ibadet. Her Kili se. Roma Kilisesi' nin bütün Hiristiyanligi temsil ettigi iddiasina yolaçti. sonralari sab ah. ruhban sinifinin b aslangici oldu. günlük. Bu sirada mahallî Kiliseler de kurulmustu. haftalik ve yil liktir. dinî âyin ve törenler i. IV. Bu cemaatlar. bu idareciler. Roma'da öldürüldü. ilk Hiristiyanlar. Pavlus. çe sitli yerlere giderek oralarda cemaatlar olusturdu. aksam olmak üzere ikiye indirilmistir. çesit li vesilelerle haç çikarirlar. 325'de Iznik'te toplanan konsilde. Isa'nin mahluk oldugunu savunan Aryüsçülere karsi. Bunun için 451'de Kadiköy Kon-sili toplandi. Böylece Hiristiyan dünyasinda ilk ciddî bölünme ortaya çikmis oldu. Dogu Kilisesi Ortodoks. 1. 431'de Efes Konsili'nde. O günden sonra Isa'nin Kilise'de hazir bulunduguna inanildi.Günlük Ibadet: Ibadet. Çünkü reform hareketleri basl sti. [404] b. I sa'nin tanriligini. Kadiköy (Kalkedon) Konsili'ni digerleri takip etti. öncedeo günde yedi defa yapilmakta iken. Bunun sonucu Protestanlik ortaya çikti.sa'nin bedenî hatirasiyle degil. Konsil'de Kutsal Ruh'un kimden çiktigi ve Roma Kilisesi'nin otoritesi gibi konular tartisildi. Görüs ayriliklari ortaya çikti. Zaten asirlarca dogu ile bati arasinda üstünlük. Bunun la beraber ferdî dua ve "oruç" da vardir. Baba'nin Oglu olarak onunla ayni cevherden geldigini ileri süre nlerin görüsü kabul edildi. Daha sonra Hiristiyanligin Yahudi olmayanlar arasinda yayilmasinda büyük rol oynadi. Ancak Isa'da insanî ve ilâhî iki tabiatin birlestigini savu nanlar (Monofizitler). 381'de Istanbul'da toplanan ikinci Konsilde Kutsal Ruh'un da Baba ve Ogul'la ayn i cevherden oldugu. Hiristiyanlar. Yüzyilda Bati Kilisesi kendi içinde bir defa daha bölündü. çanla olur. Konstantin. Bati Kilisesi de Katolik adini aldi. Kilise.

kutlanmistir. Soylulara. Meryemana Gönü): Bayram ve anma günü seklindedir. dinî o lmaktan çikip tamamen folklorik bir mahiyet almistir. bazilari her yil yeniden tesbit edilir. Bunu Kilise'ye bagliligin bir isareti olarak kabuf eder. Ikinci b ayram günü olan 26 Aralik'ta genellikle misafirler agirlanir. digerle rinde farklidir. Öyle mezhep vardir ki senede birkaç defa Pazar ibadetine katilmayi yeterli görür. Hiristiyanlar. eglenceli uygulamalar. bu günün Hz. Noel. Haç Yortusu. Ekmek-Sarap Âyîni (Evharistiya) ile Isa'nin ma'nevî vücudu na istirak edilmis olunacagina inanilir. Bu putper st Roma bayrami. Çünkü he r Hiristiyan. Pazar günü yapilan ibadetin Hiristiyanlar için büyük Önemi vardir. yeryüzünde Tanri'nin ci-simlesmis bir sekli olarak görünme sidir. dua e dilir. Paskalya. Hiristiyanlikta Noel. temiz olarak gelmeye itina gösterir. ziyafetler verilir. Hiristiyanligin ilk üç yüzy ilinda böyle bir gelenek yoktur. 25 Aralik sabahi ise. Bu ibadetlerde Hiri stiyan Kutsal Kitabi'ndan parçalar okunur. Romalilarin Iran'dan aldiklari Mitra Dini'n deki ölümsüz Günes Tanrisi'nin dogum günü bayramini Isa için kullanmaya basladilar. "beliris" anlamindadir. 2. Yillik ibadetlere birkaç misal: Noel : Isa'nin dogusunun hatirasina yapilan bir bayramdir. insanlara bir "Isik " getiren "Tann'nin Oglu"nun. 336'da.Paskalya devri. normal yildan farklidir. 4. "Noel Baba" arasinda bir ilgi olmadigi gibi Miladî takvim yili baslangici olan yi lbasi ile Noel Bayrami'nm da bir ilgisi yoktur. Bu. Pazar Günü. Ayrica ilâhîler söylenir. Her Hiristiyan. Dogu ve Ermeni Kilisesi'nde 6 Ocak'tadir. Roma'da. Yüzyilda baslamistir. 3. 21-31 Aralik tarihleri arasinda kutlaniyordu. kilisede senlikler yapilir. Bu gün kutlanan Noel gecesiyle ilgili olarak yapilan çamli.tün gördügü için. Bu ibadete katilmak. ilâhîler söylenir. Epifani. vaazlar verilir. ha staneler ve kimsesiz çocuklar ziyaret edilir. Bazi bayramlarin günü sabittir.Haftalik ibadet: Pazar günü. Aslinda Isa'nin dogum yili ve günü kesin ol arak bilinmemektedir. Bu kelime "görünme". Bu ibadet. Noel gecesi çocuklara h ediyeler dagittigina inanilan efsanevî bir kisidir. Isa'nin dogumunun kut lanmasi Bati'da 25 Aralik'ta. Ilk Noel.Noel devri : Isa'nin dogum günü. Kilise yilinda genellikle dört devre bulunur: 1. Hiristiyanlikta Pazar Gününe verilen önem.Büyük Paskalya Oruç Hazirligi. Ibadet saatleri. 2. Noel ile ilgili ve onun devami olarak kutlanan diger bir Hiristiyan bayrami Epi fani'dir (Epiphanie). Pazar ibadetinde Hiristiyan Kutsal Kitabi'ndan parçalar okunur. Katoliklerde mecburî.Advent devri: Isa'nin dogum gününü hazirlayan dört haftalik bir tevbe zamani. sabah ve aksam ibadeti papaz nezaretinde kilisede yapil r. . mutlaka kilisede ve papaz nez aretinde olur.Yillik Ibadet (Noel. Paskalya ise 22 Mar t-19 Nisan arasinda bir Pazar Günü yapilir ve hersene yeniden tesbit edilir. Aziz Nikolas ile. Kiliseye. IV. 24 Aralik aksami Hiristiyanlarin kilisede âyinle ve evlerinde yaptiklari kutsal gece eglencesiyle baslar. gerçek bir sahsiyet degildir. sabah ve aksam olmak üzere iki vakitte yapilir. Noel Baba. Kilise yili. belli bir tarihin yildönümü olmaktan daha çok. mecburî olmasa da. Meselâ Noel sabittir. Isa'nin dirilis günü olarak kabul edi mesinden kaynaklanir. 3. iklime ve hayat sartlarina göre ayarlanir. bir Kiiise'ye kayitlidir.

Hiristiyan olmak da . Dogu Kilisesi Için çok önem lidir. Haç. Bu sembol. (Sakrament. yedi sakrament kabul etti. Baba.) Zamanla sakramentler konusunda ihtilaf çikti. Sonradan kutlanma günü ve sekillerinde Kiliseler arasinda ayriliklar olmustur. Kutsal . bir bayram baslatilmistir. kutsal sey. Advent devresine dahil oldugund an anilma günü yildan yila degisir. Hiristiyanlari diger dinlerin mensuplarindan ayira n bir sembol haline gelmistir. Haç Yortusu. Ürdün nehrinde v aftiz esnasinda. Gregoryen Erme ni Kilisesi'nde. Isa'nin Pazar Günü dirilisini her Pazar kutlarlardi. Ortodokslar ile Katolikle rin Paskalyalari arasinda tarih bakimindan fark vardir. Yunanca "paskhalia"dan gelir. P rotestanlar ise iki tanesini benimsedi. Paskalya : Ibranîce geçis anlamina gelen "pesah".çobanlara çocuk Isa'nin görünmesidir. Protestanlar hariç. Isa'nin Betlehem'de {Beyt Lahim). Ba ti'da. Dogu Kiliseleri'nde. Paskalya en büyük Hiristiyan bayramlarindan biridir. Noel'inkine baglanmisti r. Is a'nin çarmih olayindan sonra haç. Paskalya. Ortodoks haçinin ko llari genellikle birbirine esittir. "Tanriligini açiklamasi" h atirasina kutlanmistir.Âyinler (Sakramentler) Kilise. Kutsal Ruh adina yapilir ve Hz. ahlâkliligini ve iffetini ta nitmak için Roma'da 1477'de baslatilan bir anma günüdür. Epifani 6 Ocak'ta. mensuplarina. Kilise tes kilatinin yerlesmeye basladigi sirada kiliselerde özel bir Paskalya günü kabul edildi. Baslangiçta bu bayram. Katolik ve Ortodoks Kiliseler.Isa tarafi ndan konuldugu kabul edilir. bir Kilise'den digerine geçmek de vaftizle olur. Isa tarafindan konuldugunu açikladigi yedi "sakrament"! bild irdi ve onlardan buna uymalarini istedi. eski inanç ve kültürlere ait ve onlarin karakteris tigi olan ölen ve dirilen tanri bayramlari. Hiristiyanlara Isa'nin çarmihta çektigi aci lari ve ölümünü hatirlatmaktadir. kutlamalari Hiristiyanliga da geçmis. Bu. Aslinda Hiristiyanlik öncesi dönemlere. Vaftiz olmak. üzerlerinde bulundurmaktadi r. Kiliseler birbirinden ayrildikta n sonra. Katolik ve O rtodokslar. kabul edilen sakramentle-rin sayisinda görüs ayriliklari oldu. lekesizliglini. Noel ile Epifani. Isa'nin dogumunu. Noel 25 Aralik'ta. O zaman Hiristiyanlar. ona öz el dualar. Hi ristiyanî bir sekle bürünmüstür. Kana'da bir dügünde kendini göstermesi. T anri ile insan arasinda hiçbir seyi kabul etmemekte ve bunlarin hepsini reddetmekte dir. Bu sakramentler sunlardir: 1. Ogul. Vaftiz âyini. Insani ebedî ölümden kurtaracagina inanilan Isa'nin yeniden dirilisi olayi Kili se'nin ve her insanin hayatinin merkezi sayilmaktadir. Hiristiyanlik öncesi devrelerde de çesitli milletlerde haç sembolü vardir. Vaftiz. Latin (Katolik) haçinin alttaki kolu digerlerin den uzundur. Isa'nin ma'nevî vücuduna istirak edisi. sünnetini ve "Tanriligini" da hatirlatmaktadi r. yol kavsaklarinda. Hiri stiyanligin ilk devirlerindeki Yahudi Pesah bayramina denk olan bir bayramdir. Gregoryen Ermeniler. Isa gibi Meryem'in de günahsiz oludug unu kabul ederler. Bu ani hatirlamak için Hiristiyanlar (Protestanlar hariç) aç sembolünü kiliselerinde. Meryem'e büyük saygi duyarlar. baslangiçta oldugu gibi. Unitaryenler ve Kuveykirlar (quakers). [405] bb. bayramlar ve ilâhîler tahsis ederler. âyin anlamina gel ir. birlikte 6 Ocak'ta kut lanmaktadir. mezarlarinda. Önceleri bu bayram.Vaftiz (bapteme batem) : Sakramentlerin ilki vaftizdir. Konstantin zamaninda Isa'nin çarmiha gerildigi agaçlarin bulundugu (326 yilinda) savunulmus ve bu olayin hatirasina. bunlardan altisini. Meryemana Günü : Meryem'in günahsizligini. Daha sonra Isa'nin vaftizinin hatirasina kutlanan bir ba yram olmustur. birbirine dik iki agaç ve benzeri seylerden meydana gelen sekle deni lmektedir. Hiristiyan olmanin ilk sartidir.

Suya daldirmak. çarmiha gerilmeden önce Hz.Temel Hiristiyan Mezhepleri .Son Yaglama (Extreme-Onction) : Takdis edilen yagin. Bugün de kiliselerde yapilan Evharistiya âyininde verilen ekmek ve sarap. Dogu Kiliseleri'nde vaftizden hemen sonra. Vaftiz yapilacak olanin yasi Kiliselere göre degismektedir. 5. son aksam yemeginde Hz. Orada ona Konfirmasyon Ekmeg i yedirilir. genellikle k adinin bagli bulundugu kilisede yapilir. Evlenme âyînleri. sadece tayinle degil. 3. Genellikle küçük yaslarda yapilir. Hiristiyanlikta önemli sakramentlerden ikincisidir. Kisi. günahlarini itiraf eder. Katolik ve Ermeni Kiliseleri. bu benim etimdir diyerek havarilere verdi. Bazi durumlarda papaz. kilisenin b ir üyesi olur. 7. bir ideal olarak. papaz ve piskoposlarin takdîsi âyînidir. Bu âyinde Kiliseler arasinda. su sepe-lemek ve su dökmek gibi çesitli yollarla vaftiz yapilabilir. Pazar Günü kilisede yapilan bir âyindir. Bu sakrament. [406] 6. Ordo) : Kilise hiyerarsisinin üç üst merhalesinde bulunan diy akos. kilisenin bu is için ayrilan yerine götürülür. Bu görevler. bölge ve kültürlerden kaynaklanan. Isa. Incillere göre. hem günahlarin b agislanmasi. kefaret olarak. batirmak. Önce senede bir defa yapilirken.Kuvvetlendirme (Confirmation: Konfirmasyon): Vaftiz edilen çocugun.Nikâh (Mariage): Katolik Kilisesi'ne göre nikâh. Sonra bi r kâse içindeki sarap için. Kilisele r arasinda vaftiz uygulamasi farklidir. Pavlus. ceza takdir edebilir. Bunun için herkesi vaftiz etme. Vaftizle konfirmasyon arasinda yakin bir ilg i bulundugundan bunlarin arka arkaya yapilmasi tercih edilmektedir.Günah Itirafi (Penitence) : Kaybolan vaftiz inayetini yeniden elde etmek için yapi lan âyindir.Ekmek-Sarap Âyini (Euchahsîie: Evharistiya: Ökarist) : Bu âyin. kurban olarak nitelendirilir. sonra her hafta yapilir oldu. 6. V aftiz. Isa ile Kilise arasindaki çözülmez ruhan asebetin bir sembolü ve bundan dolayi kutsal bir sakramenttir. vücudunun çesitli yerlerinin yaglanmasidir. yiyemeyecek durumda ise dudagina dokundurulur. bu olayin yorumu nu yapti. Günah isleyen. parçaladi. Ortodoks Kiliselerinde bosanmaya. Evharistiyayi bir çesit kurban olar ak gördüler. Vaftiz âyîninin kuvvetlendiril mesidir. Yaglanmis çocuk. Vaftiz. Tann'nin meydana getirdigi bir kur um sayildigi için. Vaftizsiz ölenin aslî suçt n temizlenmedigi için. Takdis.Ruh'la yeniden dogusu ifade eder. Kilise. Isa'nin havari lerle yedigi Son Aksam Yemegi'nin hatirasidir. belirli sartlara bagli olarak izin verilmektedir. ekmegi böldü. ne kadar günahkâr olursa ols un. kilisede yapilir. Evlilik. bir "sevap unsuru" olarak görülür. onu âyîn haline getirdi. Evharistiya. Bati Kiliseler i'nde ise daha sonra yapilmaktadir. günahkâr öldügü kabul edilir. hem sifa. bosanmaya kesinlikle izin vermez. itirafta bulunanin günahlarini bagislar. 2. pisman olup tevbe ve itirafta bulunursa. 4. ilk çaglardan beri kutsal sayilmistir. hem de rahat ölüm için hastalara sürülmesi âyînidir. takdis âyîniyle verilir. bu benim kanim deyip onlara içirdi. Yunanca suya batirmak anlamina gelir. Böylece o. farkli bazi noktalar disinda genelikle ayni seyler yapil maktadir. Kilise adina affetme yetkisine sa hip papaz. günahlari affolunur.Eski Hiristiyanlar. piskopos tarafindan yapilir. Bir âyîn olarak evlili k. kaybettigi inaye ti yeniden kazanir. iki kisinin anlasmasinin Kilise tarafindan takdis edilmesi ve bu çiftin kilis ede mukaddes bir bagla baglanmasidir.Rahip Takdisi (Ordre. takdis edilm is bir yagla. Aslî suçun vaftizle giderilebilecegine inanilir. Evharistiya.

Isa'nin vekili. ilk komünyondan sonra herhangi bir vakitte yapilir . 13.Isa'da.Sakramentler. Bunun. O. Ruhban zümresi evlenemez.Insan. Buna karsi kötülüge temayül.Gelenek kabul edilir.Âyin dili Latince'dir (1965'deki II. bugün. 14. cenneti. onun disinda kurtulus yoktur. Papa. Bu mezhep.[408] 8. Papa'yi kardinaller seçer. Yüzyilda Dogu-Bati kopmasina. Ortodoks. cehennemi ve a'rafi kabul ederler. günaha sevkeder h çikarma çok önemlidir. 3.Kilise.Kutsal Ruh. Daha sonra XI. Ruhanî reisi Papa'dir.Yirmi bir konsil ve kararlarini kabul ederler. Bu bölünmelerden sonra orta ya çikan belli basli mezhepleri. Isa'nin vekili Petrus'a baglamaktadir. Evharis-tiya'da {E kmek-Sarap Âyîni'nde) konfirmasyon. Evharistiya Âyîni'nde ekmege maya katilmaz. 2. Tanri yaninda sefaatta bulunabilir. Baba ve Ogul'dan çikar. su sekilde siralamak mümkündür: Katolik. sefaatte bulunabilir. 5. [409] . evrenseldir (katolik kelimesi. papaza itiraf seklinde olmasi gere kir. Ruhban sinifi disinda o lanlardan evlenenler bosanamaz. 10. iki tabiat vardir. Kilisede yapilmayan nikâh. 9.Dînî baskan. 4. Kilise.Cuma günü et ve yagli yiyecekler yemezler. Meryem. günah degildir. cehennemlik sayilir. ayni zamanda Vatikan Devleti'nin baskanidir. Vaftiz. Ilâhî ve insanî. yanilmaz otoritedir. [407] a. Ergenlik çagina giren her Hiristiyanin yilda en az bir defa günah çikartmasi 1215 'de toplanan Lateran KonsiIi'nde karara baglanmistir. Adlarina hemen her gün âyîn düzenlenir. 12.Papa.Isa gibi Meryem de günahsizdir. Papa. günah çikarma hücresinde. aslî suçtan uzaktir. Vaftiz olmadan ölen . kendisini Hz. Onlarin resimleri ve k utsal emanetlerine saygi gösterilir. Papa'dir. Bogulmus hayvan etini ve kanini mubah görürler. XVI. Bosandik tan sonra evlenme zina kabul edilir. diger Kiliselerin ruhanî merkezidir ve hepsinde n üstündür. göge yükselmistir. evrensel anlamina gelir). p iskoposlar ve rahipler kardinallerden sonra gelmektedir. Hiyerarside. Inci l'in yorumu Kilise eliyledir. Petrus'un halefidir. yedi tanedir. Prote stan ve Monofizit.Hiristiyanlar arasinda inanç. Kutsal Ruh tarafindan sevk ve idare edilmektedir. Vatikan Konsili'nde degisik dillerde yapi lmasina izin verilmistir).Azizler de Tanri katinda sözcü olur. 11. Roma. 6. Bu mezhebin baslica özelli kleri sunlardir: 1. âyîn gibi konulardaki ihtilaflarin ilk asirlardan itib aren basladigindan ve Kadiköy Konsili ile ciddî bölünmelerin ortaya çiktigindan bahse dilmisti. su dökülerek yapilir.Son yargi gününü. 7. sahîh sayilmaz. Yüzyildan sonra da refor m hareketini digerlerinin takip ettigine temas edilmisti.Katolik Mezhebi Hiristiyan dünyasinda en fazla mensubu bulunan bir mezheptir. aslî suçun içindedir.

Istanbul Patrikligi. Ortodokslugun merkezi olmust ur. Kesisler. bir bedel ödeyerek hatasindan kurtulabilir. 1054'deki Dogu-Bati ayriligindan sonra Bizans.Papa'nin üstünlügünü.A'rafi kisa bir bekleme yeri olarak kabul ederler. Kutsal Ru h'un Ogul yoluyla Baba'dan çiktigini ileri sürerler. Yüzyilda Martin Luther (1489-1546). Ancak özerk ve kismen özerk Kiliseler de vardir. Bi zans'a bagli idi. Sagdan sola haç çikarirlar. [410] c. 2.Konfirmasyon. ba zi sartlara bagli olarak vardir. vaftizden hemen sonra yapilir. Bu iti . saraba su katarlar. Bunlar. Rus Ortodoks Kilisesi patriklik halini aldi.Papazlar evlenebilir. Birbiriyle inanç ve âyînler bakimindan ortak yönleri bulunan birçok Ortodoks Kilise. Ortodokslarin özellikleri. tek bir " Dogu Kiliseleri" basligi altinda gösterilmektedir. Iskenderiye. her ülkenin diliyle yapilir. Istanbul Ortodoks Patrik ligîyle mücadeleye giristi.Ilk yedi konsili ve kararlarini kabul ederler. yanilmazligini kabul etmezler.b. 9. Ancak o. dogru görüs/ve inanç anlamina gelir. Istanbul. Katoliklerden ve diger Hiristiyan mezheplerinden ayrildi klari noktalar genellikle sunlardir: 1. saygi gösterirler (Ikon. Roma'nin üstünlük iddiasina karsi Bizans Patr ikligi. 5. 3.Protestan Mezhebi Protestan kelimesi. günah derece sine göre. özel bir tarzda yapilmis olan.Haçlarinin kollari birbirine esittir.Ikon'lara genis yer verir. itiraz eden anlamina gelir. 6. âyîn dilinin Latince olmasi gibi hususlara karsi çikarak ilk itirazi baslatti. Isa'nin vekili oldugunu. baskaldiran. Ortodoks dünyasinda dört büyük patriklik vardir. Antakya ve Kudüs'tür. Bosanma. 1917'deki Rus Ihtilalinden sonra bundan vazgeçti. üstün oldugunu belirtmek üzere bu adi almis tir. Roma Katolik Kilisesi'nin günahlari bagislamasi. Sonraki konsilleri ve kararlar ini kabul etmezler. 7. bunu mâlî bir kay nak haline getirmesi. Isa. Piskoposlar ve Patrikler evlenmez. kilise ve evlerde bulunan resimlerdir).Ortodoks Mezhebi Ortodoks. 1453'ten sonra Rus Ortodoks Kilisesi.Ruhanî baskanlari Patrik'tir.Evharistiya Âyîni'nde ekmege maya. kendisinin dogru yolda bulundugunu. Günahkâr bir kisi. Fener Patr ikligi veya Rum Ortodoks Patrikligi diye de adlandirilir. 8. Monofizit Kiliselerle beraber bu sayilanlar. Çok sayida millî kiliseler. 10. 4.Ibadet. bu dört patriklige baglidir. Kutsal Kitap yorumu ve hüküm çikarmayi kendi inhisarinda tutmasi . XVI. Meryem ve azizleri tas vir eden.

Misir ve Suriye'nin Müslümanlarin eline geçmesiyle Yâkubilerin yildizlari parladi. Isa'n in bir tek tabiata. irade hürriyetine. kiyamet gününden sonra Isa'yla beraber ebedî hayat ve saadete kavusmak ümidiyle yasamak. daha sonra Kutsal Ruh'un tanriligini da savunan Athanasyus-tahminen 296 -373-karsi çikmisti). Kristoloji alaninda Monofizit görüs. seytanin insanin düsmani olduguna. mürettip. Süryanilerin inanç. 3.Üçlemeyi üç sifat olarak ifade ederler. imparatoru. Sam'da seçilmistir. cennet ve cehenneme. Bununla beraber bu temsil patrigin sahsinda de gil Kilise'dedir. Tanri'nin oglu ol an Isa'nin ezelî olmadigini. 7. Ancak bu defa iki tanri o rtaya çikiyordu. Örnek olar ak Ermeniler. Mardin. Eger o gerçekten Tanri ise o zaman nasil gerçek bir insan olabilec ekti?. ibadet. ebedî v e çürümekten muaf olduguna inanir.Süryaniler'in benimsedigi dinî temel prensipler sunlardir: Allah'a iman. Isa'nin Baba gibi ezelî ve ona esit. diger insanlardan farkli olmamasina ragmen. Suriye Monofizitlerini teskilatlandirdi.tanrilastirmasindan kaynaklanan. bu konsill erde alinan kararlari kabul ederler.Allah'a. Iznik (325). bu çeliskiyi gidermek için..000 civarindadir. Aryus gibi. Iznik Konsili'nde (325 yilinda). Isa'nin beserî bir beden ve ruha sahip i ken "Logos"un (Kelâm) onun beserî zihnini istilâsi sonucu Isa'nin kusursuz tanriliga sa hip oldugu. onunla ayni cevherden oldugu karara baglandi (Aryüs'e. Antakya gibi illerimizde yasarlar. bil im ve kültür hareketlerinde rol aldi. 4. O da Efes Konsili'n e (481 yilinda) ayni akibetle karsilasti. Günümüzde Türkiye'de Süryani Kadim Kilisesi'ne bagli olanlarin sayisi 25. Baba tarafindan yaratildigini. ölüm ve kiyam ete. teskilât özellikleri söyledir: 1.Kilise.. basdiyakos. Ancak onun dünyevî bir idarecisi yo ktur. B u iddiayi monoteist gelenekle bagdastirmak gerekiyordu. Istanbul. "A ntakya Patrigi" diye adlandirilarak.Süryaniler. Süryaniler ise Isa'nin insanî varliginin fânîligini ve çür eder. 6. basdiyakos baskani. peygamber ve resullere. asirlarca çözümlenememis bir çikis noktasina sahipti. Ancak bu defa Isa'nin Baba Tanriyle belirtilen rabitasi baska bir soruya yolaçti. Bu üç sifat bir cevherde toplanir ve bir vahdaniy et olusturur. Bunlara Yakubîler denildi. Isa'nin vücudunun. Ancak bir Gassâni emiri-nin. meleklere. 2.Diyakos-luk : Okuyucu. Apollinaryus (tahminen 310-390). Ehl-i Kitap olarak onlara iyi muamele edildi. Süryanîler de bu kaderi paylasiyorlardi. Onlar da. Sâsânîlere karsi Süryanilerin birlestirilmesi konusunda ikna etmesi sonucu takdis edilen iki piskopostan biri olan Yakob Bar-dayos. Nestoryus (382-451). Kilise'den atilmisti. herkesi sevmek.Havarilerden gelme üç dinî rütbe derfecesi vardir: a. sadece ilâhî tabiata sahip oldugunu savunuyordu. vahiyle gelen kitaplara.. Isa tarafindan kurulmustur ve ebedîdir. Kalkedon Konsili 'nde karsi görüsün basariya ulasmasi sonucu ayrilan Monofizit Kiliseler üzerinde büyük bir b ski basladi. Aryüs (tahminen 250-336). mürennim. Petrus'un halefidir. Alla h'tan hiçbir ser gelmedigine inanirlar. Patrik. onun tanriliginin son radan Baba tarafindan bahsedildigini ileri sürünce. Istanbul (381) ve Efes (431) Konsilleri-ni. öteki beserî iki ayri sahis vardi. Yeni patrikleri. Böylece ikinci bir tanri olmaksizin onun da tanri oldugu karar altina alinmisti. böylece bütün beseriyetini kaybettigini ileri sürmüs ve Istanbul Konsili'nde ( 381 yilinda). bir baska açiklama getirdi: Isa'da biri ilâhî. Bunlar. 5. .Monofizit olmakla beraber bazi meselelerde Ermeniler'den ayrilirlar.

Hidirillas). hastanelere. mafiryan (patrik mülhaki). Onlara göre. Sabah. M anevî ceza ise namaz ve oruçla yerine getirilir. ölüm-defin. aksam namazlari kilisede topluca kilinir. hayir yerlerine yardim seklindedir. Eçmiyazin'e inmis. Ermeniler. Isa'nin dogus bayrami. karisi ölünce evlenemezler. Bekâr iken bu rütbeleri alamazlar. 14. Agustos Perhizi (10-15'inci günleri arasi. k arisi ölünce evlenebilir. horepiskopos (baspapaz). 13. ögle. Karisi ölen bir papaz. Isa. No el). Bu Eçmiyazin Kilisesi'nin Erme niler yaninda önemli bir yeri vardir. hep perhiz olarak yerine getirilir. aksam. ikindi. 301 yilinda da Türk asilli Aziz Grigor'un (Gregoire) öncülügünde toptan Hiri stiyanligi benimsediklerini kabul ederler. Geri kalanlar. geceyarisi. üçü sünnet sayilmistir. 8. orucu.Günah itirafi Süryanîler'de de ruhanîlere yapilir. Yedi namazin vakitleri sunlardir : Sabah. Ermeni Kili . An Tanri'nin insanda ne fazla. ne eksik bir uzuv yaratmadigini ileri sürer ve sünnet o lmayi reddederler. Papaz sinifindan olanlar karisi öldükten sonra evlenemezler . ilk Ermeni Kilise-si'ni Eçmiyazin'd e (Rusya'da Erivan yakininda) kurar ve onu 25 yil kadar yönetir. hatta patrik de olabilir. 3 gün {Hav arilerin orucu sayilir). Bu namazlarin dördü farz. vaftiz. db. Ölümünden sonra bu Kili se. eger lâyiksa. Bu oruçlardan 48 günlük olani hem perhiz hem de oruç olarak tutulur. Diyakosluktan diyakos baskanligina kadar yükselenler.Ibadet veya sakramentler tartismalidir. Komünyonlara önem verilir. Vaftizi mâ'nevî. Islenen günaha göre maddî-manevî cezal verilir. metropolit.Süryanîler de vaftiz olurlar. yatsi. toplu olarak Hiristiyanligi il k kabul edenlerden olduklarini ve "ApostolIk" (havarilere ait) bir özellik tasidik larini ileri sürerler. itiraf biter. oruç (perhiz). Ülkernizdeki Süryanîler'e. Pazar ve bayramlarda ruhanîlerin baskanliginda büyük âyînler yapi lir.Süryanîlerde bosanma olamaz. Meryemana Oruc u). Tek evlilik kabul edilir. kiliselere.Yillik bes oruç ve perhiz söyledir: Büyük oruç (40 güne Elem Haftasi'nin 7 günü de ekleni Ninova orucu (3 gün. sünneti sihhî bir olay olarak görürler. Aralik Perhizi (15-25'inci günleri arasi. Thade (Thadeus: 35-43) ile Barthelemy {Bartholemeus:46-60) tarafindan aydinla tildiklarini.Episkopos-luk: Episkos. ikindi. "aydin latici" anlaminda "Lusavoriç" derler.Ermeni Kilisesi (Gregoryen Hiristiyanligi) Ermeni genel ismi altinda bilinen toplulukLHiristiyanligin yayildigi ilk yillard a. kendilerini Incil'in isigi ile aydinlattigi için. Zina. Subatta. c. Maddî ceza. kustuk. episkop os. Kisi tevbesini ruhanînin huzurund a yapar. Istifa ederse evlenebilirler. Kusluk . patrik. Haziran basi perhizi. göre sunla rdir : namaz. Digerlerinden Ninov a orucu da perhiz ve oruç olarak tutulur.Namazda kible Dogu'dur. yatsi sünnettir.Ruhanîlerden diyakos ve papaz sinifindan olanlar evlenebilir. 10. Onlar. 11. Bu Grigor. Takdir edilen cezalar yerine getiri lince ilgili ruhanîye haber verilir. evlenme.b. onun ogullari ve ailesinden gelenlerce yönetilir. Episkos sinifi rahipler ve diyakos baskanligina k adar yükselenler. Pazar ve bayram günleri disindaki günlerde ibadetler sec deli ve rek'atlidir. Hz. ögle . Aziz Grigor'a. 12. tibbî gereklilik ve 3 mu'teber sahidin ifadesi disinda bosanma yoktur. 9.Kesislik (Papazlik): Kesis.

metodu denemislerdir. Hiristiyanliklarinin kadîm ve apostolik karakter tasidigini savunan Ermeniler. serbestçe dinî inanç ve badetlerini yerine getirmislerdir. bir kismi Protest an yapmaya bir kismi da Türkler'e karsi isyan ettirmeye ugrasmislardi r. Buna ragmen misyoner faaliyetleriyle Türk topraklarinda gözleri olan süper güçler. E rmeniler'in en yüksek dinî makami olan katolikosluk orada kurulmus. Türklerin Malazgirt Zaferi sonucunda Anadolu'ya gelmesiyle ku rtulmuslardir. Bundan dolayi Gregoryen Hiristiyanligi. dolayisiyle Isa tarafindan kuruldugunu kabul etmek tedirler. Kiliselerinin millî özellige sahip oldugunu. Buna ragmen hâlâ Türkler'in hâkimiyet ve idareleri altinda Ermeniler ve Süryaniler di n hürriyeti içinde serbestçe yasamakta. "Allah'in yegâne mevlûdunun indigi yer" anlamina gelir. ayri inanca sahip olmalar i yüzünden çok zulüm görmüsler ve hâkim Hiristiyan unsurlari onlara kendi inançlarini kabul ebilmek. Türklere ait bazi özelliklere sahiptir. Türklerin hâkimiyeti altinda. bir dog ma olarak kabul etmezler. genel Hiristiyanlik içinde yer almislardir. daha sonra Katolik ve Ortodoks diye ikiye bölünecek olan. varliklarini sürdürmektedir. Fâtih Sultan Mehmet. Isa'nin yaydigi Hiristiyanlikta bu özelli gin bulundugunu. Hiristiyanlard an ayrilmislardir. Isa'nin insanî tabiatinin ilâhî tabiati içinde eriyerek tek bir tabiat olusturdugunu. Bütün kiliselerin millî oldugu kabul edilir. Kilise'nin Petrus tarafindan degil. Gregoryen (kendileri "L usavorçagan" derler) Ermeni Kilisesi olarak bilinegei-mistir. Istanbul'u aldiktan sonra.sesi'ni kurmus. Türklerin hâkimiyetinde rahat ve huzur içinde varliklarini sürdürmüslerdir . Istanbul Ermeni Patrikligi'ni kurdurmus (1461 yilinda). ayri bir Hirist iyanligin temsilcisi olmus. din islerinde ve içislerinde onlara serbestli k tanimistir. 2. "Türk kokan" bir Hiristiyanlik niteligindedir. Bugüne kadar Gregoryen Kilisesi'nin varligini sürdürmesi Türkler sayesinde olmustur. Ermeniler. onu Dogu ve Bati'daki Kiliselerden müstakil olarak ortaya çikarmisti r. bu Konsil'e katilamamislardir. Ka lkedon Konsili'nde Isa'da iki tabiat bulundugu (ilâhî ve insanî) karar altina alinmist ir. Isa'n in indigi yer anlamindadir. Ermeniler. Bu Gregoryen Hiristi yanligi. rahat ve huzur içinde.Bugün Gregoryen Ermenilerin Eçmiyazin'de (birinci derece) ve Beyrut'ta (ikinci de . Ermeniler kendi iç mes'eleleriyle ugrastiklari jçin. içice girmistir). 4. Hiristiyan Dünyasi'nda. Ermeniler'e elatmis. Isa'da bir tabiat bu lundugunu kabul eden ve "Monofizit" diye adlandirilan Kiliseler ortaya çikmistir. bazi ayriliklarina ragmen. Bundan sonra Ermeniler. "katolikos" (milletin temsilcisi anlaminda) diye adlandirilir.Ermeni Kilisesi'nin Merkezi. bugüne kadar da varligini ve itibarini (Ermeniler arasinda) sürdürmüstür. bu sikintidan. EçmIyazin. 3. Kadiköy Konsili'nde alinan kararlara karsi çikan. Isa tarafindan gön derilen havariler tarafindan. Gregoryen Ermeni Kilisesi'nin Özellikleri ve Diger Hiristiyan Kiliselerinden Farkla ri: 1. Bundan dolayi da Papa'nin liderligini. Gregoryen Hiristiyan Mezhebi.Gregoryen Ermeni Kilisesi millîdir (Ermenilerde Kilise ve millet bir ve ayni se ydir.Ruhanî baskan. onlari kendi içlerinde eritebilmek için her türlü yolu. 901 ile 1441 yil lari arasi hariç. Erivan yakinindaki Eçmiyazin'dedir. Hiristiyan Kilisesi için. Bu ve as agida belirtecegimiz özelliklerinden dolayi hem Katolik hem de Ortodokslarin baski ve zulmüne maruz kalmislardir. Bundan dolayi Eçmiyazin. Bizans hâkimiyeti döneminde. Daha sonra da ögrendikleri bu kararlari kabul e tmemislerdir. B unlarin basinda da Ermeniler ve Süryanîler gelmektedir. Hiristiyanligi kabul etmelerinden 451'deki Kalkedon (Kadiköy) Konsili'n e kadar. O nlar. Bu görüs karsisinda Isa'da yalniz bir tabiat (ilâhî ve insanî tabiatin birligi) bulund ugunu savunanlar da bulunmaktadir. Rumlara verilen hak ve y etkilerin aynisini onlara da vermis. Kurucusu Türk kökenlidir. Ay rica "Kutsal Yag"in yapildigi "Sag El" (Azîz Grigor'un "Sag Eli"). ilk havarilerde n bazisinin mezari orada bulunduguna inanildigi için Eçmiyazin husûsî bir öneme sahiptir. bir kismi onlari Kato I i ki estirmeye çalisirken.

20. 12. 11. vaft iz günü hangi azîzin bayrami kutlaniyorsa.Son karar mercii ruhban ve laiklerden olusan meclistir. bu lunduklari hiyerarsinin bir üstüne yükselemez. 13.Ermeniler.Evharistiya'da (Ekmek-Sarap Âyini) ekmege maya. patrik ve katolikos. 7. 8. 6. Konfirmasyon ve Evharistiya (Hostie) ayni anda yapilir.rece) katolikosluklari. dogmatik tarifleri açiklama* yetkisinin de sadece gerçekten ökümenik olan konsiller de oldugunu kabul eder. Ilk üç ko nsilde Isa-Mesîh'in ve Kutsal Ruh'un tanriliginin. çocuklara yapilir ve tam olarak suya daldirma veya batirmayla olur. Hepsinin saf ve temiz olmasi esas alinir. . 18. Tevbe ve iti rafi sakrament olarak alirlar. Patrik ve katolikoslar bekârdir. Ermeniler arasinda çok küçük yasta.Zina disinda bosanmaya izin verilmez. 16. bazen de d ogar dogmaz nisanlanma (besik kertme) yoluyla evlenme usulü vardir. ikonlari eski putperest âdeti sayarak reddederler. Isa'nin tabiatlarinin birligini n açiklandigina inanirlar. Vaftiz edilen. Ayrica vartabetler (akademik unvana sah ip. 15. evlenmemis papazlar) bulunur. 10. 14. Son Yaglama'yi kabul etmez ve uygulamaz.Gregoryen Ermeniler çok dikkatli sekilde organize edilmis kilise hiyerarsisine sahiptir.Filyök (Filioque : Kutsal Ruh'un "ve Ogul'dan" çikmasi mes'elesi) takisini reddeder. 9. büyük günahlarda itirafi kabul ede r. (Ortodokslar yedi. papaz (priest).Isa'da tek tabiat kabul eder (Ilâhî ve insanî tabiatlarin Isa'da birlestigine inani r). Istanbul ve Kudüs'te patriklikleri vardir. Ekmek ve sarabin Isa'nin etiyle kanina dönüstügü inancini kabul etmez. 5.Kilisece günahlarin bagislanmasini kabul etmez. Ondan sonra yapilan konsilleri kabul etmez. Evlenmis olanlar terfi edemez. piskopos (bishop).Gregoryen Ermeni Kilisesi. Ancak karisi ölen. 21.Vaftiz. evlenmemek sartiyle yüks elir.Ermeni Kilisesi'nde kanli kurban (hayvan kurbani) vardir. Katolikler yirmi bir konsili kabul eder).Dogma'larin izahinda Ermeni Kilisesi. fakat hemen olmasinin lüzumuna inanmaz. dogmalarin kesin kaynaginin ökümenik konsiller oldugun u ve ökümenik konsil olarak da ilk üç konsili kabul eder. Papazlarin günah çikarma yetkileri oldugunu kabul etmez. 19.Sakramentleri alti kabul eder. Daha sonra da (kendi kendine) olabileceg ini kabul eder.Papa'ya ait otoriteyi ve onun yanilmazligini kabul etmez. Kilise hiyerarsisi söyledir: Diyakos (papaz yardimcisi). 17. onun adini alir {Ermenilerde yilin yarisi k utsal gün ve bayramlarla geçmektedir). saraba su katmaz. Günümüzd e su serpmek veya dökmek seklinde uygulama da vardir (Su kaynatilir ve çocugun anasi tarafindan vaftiz suyunun ilik olup olmadigi kontrol edilir). Kilise'nin günahlari b agislamasi görüsünü reddeder. Evlerinde kutsal bir sey bulundurmazlar. eski izahlarf titizlikle muhafaza eder.Vaftiz.A'raf ve özel bir yargilamayi kabul etmezler.Piskoposlar ve piskopos adaylari evlenemez.

her tarafta yayilmaktaydi. gruplardir . diger taraftan da kendi ko ydugu Inançlari zorla kabul ettirmeye çalismaktaydi. Neticede Katolik ve Protestan olan Ermeniler ortaya çikmistir. haya lindeki Roma'nin manevî havasini bulamamis ve bizzat içinde bulundugu ruhban teskilâti nin kötülüklerle içice oldugunu görmüstür. Sen Piyer Kilisesi'nin yapilmasinda para sikintisina düs tü. bunlara bagli olarak ortaya çikan Kilise ve mezheplere temas edilmisti. Leon. bir taraftan Hiristiyanlarin mâlî imkânlarini sömürürken. Bunun üzerine Papa tarafindan afa-roz edilmis.Diger Bazi Hiristiyan Mezhepleri ve Gruplari Önceki sahifelerde Hiristiyanlar arasindaki görüs ayriliklarina. Endülüjans da bunla dan birisi oldu. Roma'ya gittiginde. bunlarin bugün varligini sürdüren bazilarina geçmeden önce. fakat o. Fransa'nin tavassutu ite Istanbul'da 1830'da Katolik Ermeni Kilisesi. bütün bunlari "din" adina yapiyordu. Karsi çikan bilim adamlarini afaro z ediyor ve dinsizlik ile suçluyordu. Allah'la kul arasinda vasita kabul etmeyen. Worms Meclisi'nde imparator tarafindan sorguya çekilmis. insani dogustan saf ve temiz kabul eden Islâm. 1517' de Endülüjans satislarina karsi vaaz ederek ve VVittenberg Saray Kilisesi kapisina 9 5 maddelik tezini asarak reform hareketini baslatmistir. halktan agir vergiler almakta. dinî ve daha çok siyasî sebeplerle . Papa ve Konsil'in yanilmazligi aleyhindeki yazilarini reddetmesi i stenmis. Bütün bunlar. Reform hareketinin en hareketli öncüsü. bütün Almanya'da yayilmis ve çesitli tartismala ra yolaçmistir. Böylece Papa'nin buyrugunu yakan ilk kisi olmu stur. Hiristiyan Dünya si'ndaki bu baski ve taassup karsisinda Islâm'in toleransi. onun bu çikisinin sebepleri olmustur Luther'in bu çikislari ve astigi ferman. Kilise. bunu kabul etmemistir. bilim adam larina saygiyi ön planda tutan. Kilise. Yüzyildan sonra ortaya çikmis ve günümüze kadar gelmis. bu mezhep ve gruplarin büyük bir kisminin olusumunda rolü olan Reform hareketleri hakkinda kisa bilgi verecegiz . Katolik Kilisesi. Yüzyilda Papa X. Katolik ve Protestan Ermeniler de bulunmaktadir. V. bir kismi da Hiristiyanliktan uzaklasmis dinî hareketler. Reform hareketiyle ve ondan sonra görünmeye baslamistir. Hiristiyan Dünyasi'nin yikilmaz kabul edilen kalelerinden birinin düsüsü. ma'nevî lütuflar va'det i.[411] e. Istanbul'un alinisi. etkili olmustur. Türkiye'de. Bunlari n bir kismi (Ebiyonitler hariç). Rönesans baslam is ve bunun akabinde dinde reforma ihtiyaç oldugu gündeme gelmisti. Ancak Hiristiyanliktaki mezhep ve gruplar bunlardan Ibaret degildir bunlarin sayisi yetmisden fazladir. Bugün dünyada Gregoryen Ermeniler disinda. Endülüjans kâgitlari çikartti. XVI. Para verenlere. bunlardan vererek. Bunlardan bir kismi radikal. Engizisyon mahkemelerinde binlerce Insan cez alandirilmisti. afaroz em irnamesini halkin gözü önünde yakmistir. . ancak o. Avrupa'da da kipirdanmalara sebep olmustu. Kilise'ye ters düsen bilime ve bi lim adamlarina karsi sert tedbirler almaktaydi. bir kismi da. insanlarin uyanmasina vesile oluyordu. Biz. bedenî cezalar uygulamaktaydi. Amerika ve Ingiltere'nin destek ve himayesiyle de 1847 yilinda Protestan Ermeni Kilisesi re smen tesekkül etmistir. bir Alman rahibi olan Martin Luther'dir. Mâlî imkânlarini genisletmek için Kilise çesitli yollara basvurmaktaydi.Gregoryen Ermeniler arasinda misyoner faaliyetleri. O sirada prenslerin baskisindan usanan köylülerin ayaklanip hürriyet istemeleri hareketinde Luther tarafsiz kalmistir. 45-50 bi n civarinda "Ermeni" vardir. Bu sirada bilime büyük önem veren. büyük çogunlugu Istanbul'da olmak üzere. Eyalet Beyi'nin arzusu ile Luther.

8. Hidâyet edilen kimsen in. kendilerine engel olunmasi sebebiyle . XV. basarili olamamislardir. Protestanlik ugrunda öldürülmesi sonucu. 1536'da. 3. 5. bu hareketin neticesidir. Hayatinin sonuna kadar Protestanligi sistemli bir sekilde y aymaya çalisti. Jan KalvIn (Jean Calvin: 1509-1564). hidâyetin tamamen Tann'nin lütfuyla olacagini ileri sürmüstür. Luther. Luther ile baslayan Reform'un neticeleri söyle özetlenebilir : 1. Katolik Kilisesi'ne karsi baslayan reform hareketi. papazlarin Kilise'nin rahmetiyle günah çikarmalarina karsi çi kmis.Hiristiyanlikta temel esas Kitab-i Mukaddes'tir ve ondan herkes istifade edebi lir. 6.Ruhban sinifi da evlenme hakkina sahiptir.Luther. grup ve firkalar ortaya çikmakta. Hidâyetin ve küfrün. reformlarin en önemli hususu olarak açik lamak istedi. Isviçre'nin politik durumu. Bu hareket. Protestanlik. bir hatira yemegidir. Bugün dahi çesitli mezhep. 2. Hukuk tahsilinden sonra protestan fikirleri benimsemege baslamisti. Almanlar için Kitab-i Mukadd es'i Almanca'ya tercüme etmistir. Kalvin'e göre "Ilâh evlet" getirilebilirdi. yeni bir mezhebin dogmasina y ol açmistir. Hiristiyanliga yeni yorumlar getirerek. papazlarin takdisi ve azizlerin araciligi olmadan. kendi anadilinde ibadet edebilir ve Kutsal Kitab'i baska dill ere tercüme edebilir. Ilâhî kudret ve degismeyen arzuyu. 7. Zvvingli. "Hiristiyan Dini'nin Ögretimi" adli eserini yazdi. bazi konularda taviz verebilir.Katolik Kilisesi.Evharistiyada yenilen ekmek ve sarabin Isa'nin vücudu ile ilgisi yoktur. Zwingli'ye göre. Evharistiya üzerinde Luther ile tartismaya girmistir.Yanilmaz bir otorite yoktur ve Hiristiyanligi bilen herkes otoritedir (Kilise ön de olmakla beraber millî kiliseler önemli bir mevkiye sahiptir). 4. Isviçre'de Ulrih (Ulr ich) Zvvingli'dir (1484-1531). hidâyete ulasmanin kaynaginin Tann'nin degismez karar iyle oldugunu açikladi. Bu konuda.Hiç bir kimse. Iyi ameller Luther için imanin. O. Kilise'ye karsi tepki göstermis ve daha ahenk li bir çözüm yolu bulmustur. Tanri'ya serbestçe ulasabil ecegini savunmustur. tövbeye. Luther ile Zvvingli anlasmaya varmak istemislerse de. O da. Fakat Isviçre'de ilk kivilcimi parlatmistir. Katolik Kilisesi'nin kati ve dogmatik tutumlarina karsi ortaya çikmasi na ragmen Hiristiyanligi inkâr etmemis.Kilise'nin her dedigi dogru degildir ve onlar da tenkit edilebilir. komünyon âyininde Isa ruhen bulun ur. on a ayri bir yön ve hiz vermistir.Isteyen herkes. Yüzyilda baslayip bu güne kadar devam eden Portestanlik. Kalvin için ilâhî seçkinligin isaretidir. Ortaçag Kilisesi'nin kisitlamalarini kaldirmis. Orada. Luther gibi ayni konu ve problemlerle ugrasanlardan biri de. Zvvingli'nin görüslerini daha rahat ortaya koymasina yardimci olmustur. Hristiyanligin donukluktan kurtulma . Bunu. Fransa'yi t erkettikten sonra Basel'e yerlesti. Reformcularin ikinci kusagindan sayiliyordu . bir baskasinin günahini bagislama yetkisine sahip degildir. Isviçre'deki bir iç savasta taraftarlariyla bir likte. O. kurdugu disiplinli bir cemaatle uygulamayi denemist ir. Kilise'nin araciligi olmadan herkesin okuyup yoru m yapabilecegini bildirmistir. gayesine ulasamamistir. etrafina ta raftarlar toplamaktadir.

Onlar ise. Ebiyonîtlerin V. çok sayida mezhep ve gruplara örnek olmak üzere. ibadetlerde Süryanîce'yi kullanirlar. Bunlar. Dünyanin çesitli yerlerine dagilmis olmalarina ragmen. ebiyonitligi (f akirligi). sonra Müslümanlarla çatismalara girmislerdir.000. çagin gereklerine göre anlasilip yorumlanmasinin. ondan sonra görünmez olduklari. "fakirler-yoksullar" (ebiyonit) kelimesini onlari küçümsemek için kullanmislardir.Maronîler : Hz. Reisleri olarak Hz. Kan dökmeyi reddettikleri için et yemezler ve ideal hayatin bitkilerle beslenmek oldu gunu savunurlar. Isa'nin kardesi Yakobus'u kabul ederler. Bunlar. Pavlus'tan önce "komünyon " âyininin hatira olarak kutlandigini ve Hz. fakir" anlamindadir. Yüzyila kadar yasadiklari.Ebiyonîtler: Yahudi asilli ilk Hiristiyanlardan bir cemaatin üyeleridir. bir kismi Hiristiyan gruplara. Yüzyilda Azîz Moran adli bir ruhanî ile önem kazanmis ve VIII. Isa'nin Tanriligini reddeder.sinin. VII. Simdi. Misir'da 15. Bundan dolayi hasimlari. Pavlus'u samimî bir Hiristiyan görmez ve onu dönme (içi baska. Isa'da "Yalniz bir hareket gücü". Önceleri Sünnîlere kars i Dürzîlerle isbirligi yaparken. bugün. fakat Mesîh oldugunu kabulde tereddüt ederler. Yüzyildan sonra Maronîler adiyla bili-negelmislerd ir. [415] ec.000 civarindadir. Suriye ve Lübnan'da yaklasik 400. Isa'yi son Yahudi peygam beri olarak tanir. Maronîler. Cünüplük ve iht ilâmdan sonra yikanirlar. Isa'nin "eti ve kant" oldugu görüsünü reddederler.Cizvitler : . Isa'nin "kan kadehi" yerine su kadehi ni koydugunu savunurlar. önce komsulari olan ve "heretik" (sapik) saydiklari Hiristiyan gruplarla. Maronîler. bir kisminin "gnostik" gruplara katildiklari ileri sürülm ektedir. daha sonra eski Inançlarini terkederek. Bunlar. [414] eb. Isa'nin "Dagdaki Vaazi"nda[413] bahsettigi muhtevada ve "ruhta fakir olanlar" manasinda anlamaktadirlar. bazisi tanitilacaktir: [412] Hiristiyan topluluklardan ea. sünnet olurlar. Kadiköy Konsili'ni kabul ettikle rini açiklayarak. Ekmek-Sarap âyînindeki "ekmek ve sarab"in Hz. Âyînle ilgili kitaplari için Arapça'yi kabul eder. "yalniz bir arzu" (monotelisme) bulundugunu ka bul eden Dogu Hiristiyanlan'ndan bir gruptur. Paz ari kabul etmekle beraber Sabbat'a (Cumartesi) uyarlar. Yahudi âyin ve ibadetlerini yerine getirirler. disi baska) sayarlar. Katoliklige yaklasmislar. Boy abdestine benzer dinî banyo gelenegine sahiptirler. 1445'de Floransa Konsili'nde Katolikli gi kabul etmislerdir. ülkelerce benimsenmesinin sar ti olmustur. Suriye ve Lübnan'daki Kato lik cemaatini teskil etmektedirler. Papazlarin takdist en önce evli olmalarina izin verirler. sonralari onlarla da kanli kavgalar yapmislardir. Ebiyonit kelimesi Ibra nice "yoksul. fa kat Süryânî harfleriyle yazarlar. Bunun yaninda "Ebionit" karaktere sahip Hiristiyanlarin günümüze kadar geldigi ve halâ varoldugu da belirtilmektedir.

Roma ile olan mücadelelerinden sonra. Henry ve daha sonra I.1534 yilinda Paris'te Loyola'li Ignas (Ignace de Loyola) tarafindan kurulmus. ayni merasim. üyelerinin sertlik leriyle. müsterek ibadet k itabini esas alir ve iki sakramenti temel kabul eder. âyin ve törenleri paylasirlar. baska bir grupla tanisarak Venedik'te kalmistir. Resmî Anglikanizm. Hindistan. Bu Kiliselerin çogu bagimsizdir. Kutsal Kitab'i Ingilizce olarak taraftarlarina sunarlar . Reform hareketinden sonra Ingiltere'de ortaya çikmis bir Hiristiyan m ezhebidir. dünyada 70 milyon civarindadir. Kalvi-nizmle Katolik dogma arasinda bir uzlasma ve u yusma saglar. O. devletin resmî Kilisesid ir ve devlet tarafindan korunup desteklenir. [417] ee. iman esaslarini. Anglikanlar. Kanada. iffetli olmaya. Liturji. yaklasik olarak 30-40 bin civarindadir ve 3 2 koldan faaliyette bulunmaktadirlar. teskilât ve kült hayati bakimindan Katoliklige yakindir. Kurulusunda. Bugün dünyanin her yerinde üyeleri bulunmakta ve misyonerlik faa liyetlerini sürdürmektedirler. va'zetmek. VIII. P aul tarafindan tarikatin kurulusu tasdik edilmistir. Ingiltere'ye has olan bu mezhep. Bu rada dini liderligin önemli bir yeri vardir. Yüzyilda. Katoliklikle Re form hareketi Protestanlik arasinda uzlastirmaci bir yol takip etmektedir. Papa'nin otoritesini reddederler. XVIII. "Karsi Reform" hareketinde önemli rol oynamislardir. Anglikan Kilisesi. Anglikanizm. Anglikanlik. Filistin'e gitmeden önce. Sayilari. Avustralya. Protestanligin Ingiltere'ye mahsus bir seklidir. Bu tarikat. Afrika gibi yerlere yayilmistir. K atoliklikle baglarini kesmis olan Ingilizler. XVI.Luteran Kiliseler : . Mensuplari. Vatikan Konsili'nden (1962-1965) beri Katoliklikle Anglikanizm arasinda anla sma zemini aranmaktadir. fakirlik. Cizvitler. Yüzyildan beri Latince yerine Ingilizce'yi kullanirlar. Amerika. Umumî Dua Kitabi'nda (The Book Of Common Prayer) düzenlenmistir (1552'de). Anglikan Kilisesi'nin basi kral ve kraliçedir. Daha sonra prestijlerine kavusmus ve Hiristiyanlar arasind a etkili olmuslardir. Loyolali Ignas'in tesbit ettigi kaideler. o dönemin görüsleriyle modern hosgörü arasin da bir orta yol takip etmislerdir. tarikatin kurulmasindan bu tarafa. tel-kinatta bulunmak için gelmisler ve 1540'da Papa II.Anglikan Kilisesi : XVI. Diger bes sakramentin yeri farklidir (Bütün Hiristiyan mezheplerinde vaftiz ve evharistiya esastir). Yeni Zelanda. günümüzde de devam etmektedir. II. Gruba katilan her cizvit. bazen ta kibata ugramislardir. Kili-selerdeki âyin ve törenlerde millîli k esastir. Kudüs'e gitmeye muktedir olamayan bu grup. Yüzyildan itibaren Anglikanizm. fakat a na Kilise ile ayni inanç. [416] ed. 153 7'de Roma'ya. Isa'nin askerleri olarak. Kutsal Kitab'i. doktrin ve dinî tat bikat. Ro ma Katolikligine bagli ve "Isa'nin Arkadaslari" adiyle bilinen bir Hiristiyan tar ikatidir. Kutsal Kitab 'a bagli ve kismen reforme edilmis bir Katoliklik olarak görülmektedir. askerî karakteriyle ve entellektüel özellikleriyle digerlerinden ayrilmaktadi r. Bu Kilise. bazen iyi karsilanmislar. fakir kalmaya ve bastaki idarecilerin istedigi her y ere misyoner olarak gitmeye yemin etmektedir. iffet v e itaat ahdi ile birbirine baglanan alti ögrenciyi ihtiva etmektedir. Elisabeth döneminde.

Evharistiya. eski Alma n dininden aldigi bir kisim uygulamalara yer verir. Kilise'nin yapi sindaki bazi düzenlemeler. çesitli tartismalara yolaçmistir. Papaz yoktur. Modern Presbiteryen Kilisesi. Kalvin (1509-1564) tarafindan da gelistirilmis ve 1572 yilinda Kr aliçe Elizabet devrinde Ingiltere'ye girmis. Vaazlar. dua ve kiliseye devam önemlidir. Günah Itirafi. [418] ef. Kutsal Kitap'tan seçi lmis kisimlarin açiklamasi ve uygulanisiyle ilgili hususlarf içinde bulundurur. koronun bulundugu ön kisim) servisidir. Bu hareket. Kilise yili. Diger bölüm ise dualar. kidemliler" tarafindan yönelti ldigi için bu ismi almistir. demokratik yollarla seçilmis meclis ve komitelerce i dare olunur. 140 müstakil Kiliseden o lusan topluluk. Kristmas. reformdan etkilenmis ve dinî muhtariyet kazanmistir. "presbiter" diye adlandirilan "yaslilar. Ibadet yerleri son derece sade olup burada dua. Evharistiya komünyonu (bir hatira yemegi olarak). Kutsal Kitap'tan okumalar g ltar (kilisede papazin. Kilisede görevi bulunmayanlar için Kutsal Kitap okuma. va az ve ilâhi isleri yürütülür. Üç sakrament vardir : Vaftiz. Oruç-perhiz devreleri uygulanm az. Sakra-mentl er ikidir: Vaftiz (bir itaat davranisi olarak).Baslica bulunduklari yerler. çocuk önceden yetistirildikten sonra. evharistiya {mass) ve kilise yili gibi bazi özellikleri d evam ettirmislerdir. Disiplin Kitabi'nda geçen Kilise düzeninin kurallarini ve yazili iman ikrarini kabul eden yönetici ihtiyarlarla ögretici ihtiyarlardan (papaz: minister) olusan mahallî bi r heyete ruhanî niteligi olmayan bir kimse baskanlik eder. Bu kiliseler. Bu kilise. piskoposlar. Onlar. Ancak günah itirafi mecburî degi ldir ve sikça yapilmaz. Müstakil cemaatleriyle Kongregasyonalistler (Ingiltere'de ve Kuzey Amerika'da 7-8 milyon) ve Metodistler. Presbiteryanizm'in havariler tarafindan vaz'edilmis bir sistem oldugunu ka bul ederler. Fransiz J. daima millî dildir. Mahallî heyetlerin üstünde be . Almanya. Kilise dili. Amerika Birlesik Devletleri ve Iskandinav ül keleridir. Kutsal Kitap okunmasi. Mensuplari. Isviçreli U. "Ihtiyar Meclisi" tarafindan yönetilen Kalvinist sistem Prot estanlarin yer aldigi Reforme Kilise mensuplarina\yerilen addir. Komünyon. Amerika Bi rlesik Devletleri ve bazi Alman Kiliseleri disinda. Bu Kiliseler. Bu kiliselerde resim-heykel gibi seyler bulunmaz. Ibade tin büyük bir bölümünü vaazlar ©lusturur. sik olsa da . servislere "pastör" denilen kimseler tarafindan nezaret edilir. servisde daima bulunmaz. dünyada 100 milyon civarindadir. Zwingli (1484-1531) tarafindan ortaya atilm is. Roma Katolik azizlerine ait günlerden çogunu almaz.Presbiteryenler : Piskoposlugu reddeden. Katolik devreden kalma bazi kilise bölmeleri günümüzde baska is n kullanilmaktadir.Reforme Edilmis Kiliseler : Bati Avrupa. Konfirmasyon. Iskoçya ve Amerika Birlesik Devletieri'nde 50 milyonu geçen mensubu bul unan ve Presbiteryen tarzda ihtiyar meclisleriyle yönetilen. [419] eg. Roma Katolik Kilisesi'nden ayrilmislarsa da. Reforme Edilmis Kiliselere pek yakindirlar. 14 yasinda yapilir.

Bu merkezi her alt topluluktan seçilmis birer temsilci ile ögretici ihtiyarl ar yürütür. Hiristiyanl igin aslinda olmayan ve Pavlus ile ortaya çiktgi ileri sürülen teslis doktrinine karsi . Luther zamaninda An abaptistler. Böylece üçlemeye karsi tenkitler. Presbiteryenlerin temel doktrinleri. Istenen. bunu. gizli bir sekildedir. Amerika gibi ülkelerde de faaliyetler ba slamistir. BaptIzm. Yüzy ve sonrasinda ortaya çikmistir. John Biddle (1616-1662). kisinin Isa'ya kendi iradesiyle imaninin kesin bir sembolü olarak gören ve dolayisiyle sadece yetis kinfere bu isin uygulanabilecegini kabul eden bir mezheptir. ilk yüzyilda baslayan ve Aryus'la sekillenen bir muhalefet bulunmaktadir.Baptistler : Bugün 30 milyon civarinda mensubu bulunan Hollanda'da dogmus bir Protestan mezhepti r. çocuk vaftizini (hattâ bütün resmî kredolari. Ispanya'da Michael Servetus (1511-1553). Isa Mesih'in sahsi ile i lgili inançlari. Ingiltere'de Presbiteryenler zulüm görmüslerdir. Bu mezhepte komünyon b ir hatira islemidir. Ingiltere'de "W estminster Asamblesi" tarafindan tesbit edilmis. Aslinda Menno Simons da (öl. Avrupa'da ve Ingiltere'de Uni ta-ryenligin yayilmasi Reformasyon devresinde ve sonrasinda Kutsal Kitab'in serb est ve bagimsiz incelenisiyle at basi yürümüstür. küçük çocuklara vaftiz yapilmasina karsi reformist bir gruptur. XVI. [421] ei. onu odak edinerek. Teslis'i (Üçlü bir Tanri anlayisi) reddeden. 1643-1644 yillari arasinda. Ingiliz dominyonlari.) reddetmis ve "Mennonit" hareketini kurmustu. [420] eh. Daha so nra Irlanda. bir cemaatin üyesinin sahsî iman ve itaatini yetiskin iken vaftiz olmak veya yenilemekle gösterebilecegini ileri sürdüler. Bu Presbitehlerin üz erinde de bir genel meclis bulunur. bu y olda hayatindan olmustur. Dagdaki Vaaz'in cemiyette "I sa'nin Seriati" olarak uygulanabilecegini belirtip. Iskoçya'da Presbiteryen Kilisesi'ni kurmustur. Kitab-i Mukaddesten alinmaktadir. bir tek Tanri'yi kabul eden dinî düsünce ve mezhep taraftarlarini ifade etmektedir. Ingiliz UniteryenlIginin bab asi diye nitelendirilirken Faustus Socinus (1539-1604). çogu defa E ski Ahid'i reddettiler. "Uniteryen" adi. Galler. Bu Presbiteryen Kiliseleri'nde dogmalar konusunda ihtilaflar bulunma sina ragmen. Bu mezhep. onun sadece insan oldugu seklinde netlestirmistir. Papaz görevi yapan ihtiyarlari seçmek de bu kurulun isidir. Bir Katolik rahibi olan John Knox (1505-1572). 32 5 yilinda yapilan Iznik Konsili'nde Aryus'un görüsleri reddedilmistir. "West-minster Iman Ikrari"nda açi klanmistir. Yüzyil Isviçre sehir-devlet sisteminden örneklenmis ve degisik ülkelerde de benimsenmistir. Bu idare sekli XVII. Ilk Kiliseleri ve ilk Hiristiy an lan taklit etmeye çalisirlar. . Ilâhîler. âyin ve törenlerindeki kolaylik ve sadelik hepsinde aynidir. Mabetleri gösterissizdir. Yüzyildadir. vaftizde vücudun suya tamamen batirilmasina dayanan.Uniteryenler: Bu deyim. Bunlar. Ancak "Uniteryanizm " adiyla bir hareket haline gelmesi XVI. askerî hizmeti vb. Bu tar ihten sonra Aryus'un görüsleri Aryanizm adiyla biline gelmistir. ^1561) bir Katolik papazi olm asina ragmen. kesin ve açik bir ikrardir.lirli bir bölgede Presbiteri denilen ve piskopos görevi yüklenen bir üst idare merkezi b ulunur. Zühd ve riyazete önem verirler. 1 521-1525 arasi Almanya'daki köylü ayaklan-masina katilmislardir. "Tann'nin Birligi" inancindan gelmektedir. eski Anabaptistlerle Ingiliz Kongregasyonalistlerinin inançlarinin b ir karisimindan ibarettir. Tann'ya dua ve ibadetleri. Onlar. Anabaptistler.

1605 yilinda yazilan "Cracovie Ilmihâli" ile bilgi sahibi ol an küçük gruplar. hata yapabileceklerini ileri sürerler. XVIII. Tann'nin birligi. Kuveykirlar çok fazla zulüm görmüsler hapsedilmislerdir. kredo. Polonya. Inançla ilgili meselelerde. hiçbir arac i olmaksizin. fakat Tanri'ya sevgilerinden dola yi cehennemde olmayacaklarina inanirlar. fakat yaz arlarinin. Ilk Hiristiyanligin manevî ve sâde sekline dönmeyi. Tanri'nin direkt olarak insan kalbinde ortaya çiktig ina inanan Kuveyktrlar. [422] ek. Ilim adami olan Joseph Priestley. Fox (1624-1691). Bu dinî hareket. Onlarin çogu. Onlar. bugün. resmî âyin ve törenlere ihtiyaç duymaksizin. Macaristan. Hiristiyan Kutsal Kitaplarini insan tecrübesinin bir belgesi olarak görür. Tanri'yi ve insanlari sevmekten. yüzyilda George Fox tarafindan kurulmus bir Hiristiyan dinî hareketidir. O günden bu tarafa da varliklarini sürdürmüslerdir. sak-rament. Uniteryenler toplantisi y apmis ve toplanti yeri mabet olmustur.Bu hareket. ahiret hayatinin nasil ve nerede olacagini bilemeyeceklerine. insanin günah islemege. Uniteryenler. sessizce düsünceye dalma toplan tilari yaparlar ve Kutsal Ruh'un ilhamini beklerler. hata yapmaga egilimi olsa da. dogmalar. Tan ri'nin her dönemde insanlara dogru yolu göstermek için peygamberler gönderdigini kabul e derler. Fakat bu yeni hareketin üyeleri sürgün ve hattâ 1813 y ilina kadar ölüm cezasiyla cezalandirilmistir. aklin kabul ettigini . cehennem ve ahiret konusunda farkli düsünceye sahiptirler. dinî konulardaki genis toleransiyla. ibadet. çesitli din ve görüslere karsi hosgörüyü esas alirlar. Kanada. bir çok Hiristiyan memlekette yasaklanmis ve taraftarlari göçetmege zorlanm istir (XVII. Onlar. ebedî bir hayata inanmaktan ibarettir. Anglikan Kilisesi'nden bekledigini bulamayinca. Saygi gören bir piskopos olan Theophilus Lindsey. Unitery enlerin liderligine getirilmistir. "The British and Foreign Unitar ian Association" (Britan-yali ve Yabanci Uniteryenler Birligi) olusturmuslardir.Kuveykirlar (Ûuakers): XVII. Uniteryenler'in inanç esaslari. merkezi Boston'da bulunan ve "Amerika Uniteryen Cemiyeti"nin kuruldugu Amerika'ya göçetmistir. en yogun olarak Amerika. Yüzyilda gelismesini sürdürmüstür. Uniteryen hareketi. otoritelerin belirledigini degil. Ölümden sonra insan ruhunun yasadigina. Avrupa ve Amerika ülkeler inde yasamaktadirlar. Onlar. ancak "Tanriligi"ni reddeder ve "yanilmaz" oldugunu kabul etmezler . Bu ismin onlara "Tanri Kelâmi" önünde titremeler verildigini belirtenler de olmustur. Yüzyilda). titremeye basladigi için onlara (Ûuakers) adi verilmistir. Hz. sessizlik ve dinleme halinde. 1652 yilinda. Ingiltere'de y eniden teskilatlanan Uniteryenler. Transilvanya ve Ingiltere'de faaliyette bulunmus olan Unitaryenler. "Tanri" ile temas kurmayi prensip olarak benimsemistir. Isa'nin hatirasina gereken sayg iyi gösterirler. Sahip oldugu "Titreyenler inden dolayi ve deli diye fikirlerden dolayi mahkeme önüne çikan Fox. "Hakîkat Dostlari Cemiyeti"ni veya daha kisaltilmis olarak "Dostlar Cemiyeti"nI k urmustur. asil itibariyle günahkâr oldugu na inanmazlar. 1825 yilinda. Almanya'da ve Jean Sigismond'un krallik döneminde Transilv anya'da ortaya çikmistir. . Hollanda'da. dualarda herhangi bir destek ve dilekte bulunmayi Tanri'nin isine kar isma olarak telakki ederler. G. insan olduklari için. Kilise'nin ve hattâ Kutsal Kitab'in (Bible) otoritesini reddedip sadece Kutsal Ruh' un otoritesini kabul ederler. rahip ve din görevlisi kabul et mezler (Bu yönleriyle Mennonitle-re benzerler). Isa Mesîhi de bunlarin en üstünü olarak görürler. Birçok Avrupa ülkesinde teskilatlanmakl birlikte.

Ingiltere'de Metodistler arasinda bölünm eler ve farklilasmalar oldu. sabah duasi. En önemlisi. kisa dualar. basina buyruk olarak yasar. Çin'de. baskalarina. Sâde giyimleri.000 civarinda Kuveykir vardir. bazi ilhamlardan sonra. Ingiliz dominyonlarinda. Amerika'da bir Metodist piskoposluk kuruldu. Yüzyilda Protestan ilâhiyatçi John VVesley'in (öl. bir manevî hayat metod u vaz1 ederek dinî bir uyanisi baslattilar. dinî günlerde ve benzeri seylerde me todik bir düzen takip etmeleri sebebiyle "Metodistler" diye adlandirildilar. dürüstlükleri. Kuveykirlar. heyecanlarindan dolayi. yo ksul çocuklarin egitim ve ögretimlerini üstlenmeleri. büyük bir kayitsizlik gösterir.32 yilinda Britanya Metodist Kilisesi'ni ortaya çik aran ilk birlesme.Kuveykirlar. Moroni adli bir melegin kendisine vahiy getirdigini açikladi. dua ve oruçlarinda yeni bir yol tutmalari. Bu kitapta. yeni taraftarlar için rehberli k kurallari ve benzeri hususlar yeralir. öldürmek için hiçbir bahane kabul etmez. bugün oldukça artmistir. J. [424] em. Norveç. Hollanda'da. üç ayli e yilik. Oxford Üniversitesinde. dünyada. 1791) ögretileri neticesinde ort aya çikmis mezhep mensuplaridir. kardesi Charles ve arkadaslari George Whitefield (bunlar. ibadet yerlerinden kovuldular. basit ve sâdedir .D. Ingiltere Kili sesi mensubu olmalarina ragmen VVesley kardesler. Sayilari. komünyon âyini. fakat devamli arttilar. herkese "sen" diye hitap eder ve hiç kimseye selâm vermezler. eski Misir dilinde yazilmis me . Bugün.Mormonlar: Joseph Smith tarafindan 1830'da New York'da kurulmus dinî hareketin mensuplari bu adla anilirlar. Oxford hapishanesindeki tutuklulari düzenli olarak ziyaret etmeleri. 19. Bunlar. Bugün dünyada yaklasik 300. ona New York'daki Cumorah'da bir tepeye gömülü. Smith (1805-1844). Moroni.Metodistler: XVIII. aktif küçük bir grup olarak basladilar. Kölelige de karsidir lar ve dünyada barisi temel prensip olarak alirlar. Hiristiyan olmayan ülkelerde de mis yonerlik faaliyetinde bulunurlar. savaslarda savaszedelere yardim ederler. yillik olanidir.000 kadar taraftarl ari vardir. Metodistlerin toplam sayisi 25-30 jnilyon kadardir. Danimarka'da. tesl is inanci. yardim sever likleri. Almanya'da. [423] el. Isviçre gibi y erlerde de Kuveykirlar bulunmaktadir. Üç büyük toplanti zamanlari vardir: aylik. 1823'de Ver-mont'taki Sharon'da yo ksul taraftarlarina. Anglikan papaz laridir). Kuveykirlar'in "Dostlar Cemiyeti". Sakramentli bir Inanci benimseyen Ku-veykirlar'da ibâdet tamamen ruhîdir. 1936'da Metodist Kilisesi için bir kitap hazirlandi. Toplanti salonlari. Kuveykirlar. 1917 yilindadir. VVesley. Evlenmeler. çocuk doguran annenin tebrik edilmesi. Isveç. Metod istler. h er samîmi taraftari aydinlatan Iç isiga inanilir. basit bir dinî törenle olur. Ayrica bagimsiz Metodist gruplar da bulunmak tadir. Japonya. Hindistan. Fransa'da. Anglikan Kilisesi bünyesinde. A. agirbasliliklari ile taninirlar.B. Hiristiyan ülkelerinde oldugu kadar. ergenlik ve çocukluk vaftizinin su serpilerek yapilis sekli.'de halen 150. inançlari geregi askerlik yapmaz ve andiçmeyi Istemezler.

fakat onun kilisesi kizilderililerce tahrip edilmistir. Isa. Mormon Kitabi da Tann'nin sözüdür. Ing iltere ve güney bölgelerden birçok taraftar. Onlara göre. O. tercüme edilebilir. XV. Bundan dolayi b u dinî hareketin lideri martir (sehit) olarak kabul edilmistir. Bu yeni inanç sistemi. [425] . Bu sehre de. Mormonlar burada çok güçlenmisler ve büyük bir Mormon tapinagi meydana getirmislerdir. Yeni Kudüs Amerika'da kurulacaktir. Basarili geçen birkaç yildan sonra Smith. Fransa'da 10-15 bin. VVoo druft tarafindan kaldirilmistir. Vaftizde suya daldirmayi uygularlar. Mormonlar. tütün ve içki yasak oldugundan. bin yillik bi r saltanat sürecek ve ona inananlar. Smith. kalabalik bir hapishaneye konulmustur. Mormonlar. "Tuz Gölü Sehri"ni kurmuslardir. Böylece 1830'da Mormon Kitabi basildi. Smith'e göre Amerikalilar. Isa. 1895'te W. 12 kisiyi misyoner olarak göndermislerdir. ölümünde geride 17 hanim ve 49 çocuk birakan Brigha m Young geçmistir. Yüzy ilda yasamis Mormon ile oglu Moro-ni'dir. Ilk Mormon mi syonerleri Liver-pool'e ulasmis ve 8 ay içinde 200 kisiyi kendi inançlarina kazandirm islardir. Smith'ten sonra Mormonlar'in basina. Son beyazlar. Mormon Kitabi'nda aksi bulunmasina ragmen. 4000'den fazla kadin ve erkek Mormon tarafindan sürdürülmektedir. kardesi ve bir taraftariyla birlikte. dogru olmak üzere. Incil Tanr i'nin sözüdür. Kudsiyette gelismeyi ve hattâ ilâhîlige yükselmeyi kabul ederler. Mormonlar Tanri'ya. Dün yada 8 milyon kadar Mormon bulunmaktadir. orada da ayni muhalefetle karsilasinca Mississipi'yi geçerek Illinois'e gitmisl erdir. Kilise'nin basi baskan olarak isimlendirilme ktedir.tinleri ihtiva eden altin tabletleri haber vermisti. Bunlarin büyük Çogunlugu g ençtir ve hayatlarini misyonerlik faaliyetine adamislardir. 1831'de bir vahiy aldigini açiklami stir. bugün. Utah'ta "Büyük Tuz Gölü" kiyisinda. dinî ve siyasî muhalefetle karsilasmis. Ingilter e ve Iskandinav ülkelerinden birçok göçmen (mormon) gelmistir. dirildikten sonra. Her üye iki yil misyonerlik yapmalidir. orada. bu metinleri buldugu nu. beyazlar arasinda faaliyette bulunm us. "Isa Mesîh'in Son Gün Azîzleri" olarak kendilerini gören Mormonlar'in inanç sistemi Joseph Smith tarafindan tesbit edilmistir. Buna karsi konulmus. yardimci olanlar (Mormonlar) kurtulacaklardir. Inanç esaslari arasinda yera-lan çok kadinla evlilik. 1835'de. "Oniki Havariler Konseyi" adina Mormonlar'i Utah'a kadar götürmüstür . sadece ekmeksu ile yapilir. okudugunu ve melek vasitasiyle tercüme ettigini (Urim ve Thummin için bkz. Misyonerlik faaliyetleri.-dünyayi yenileyecek ve tipki cennet gibi yapacaktir. Isa Mesih'e ve Kutsal Ruh'a inanirlar. Smith. Kisa bir müddet sonra da mahkûmlar tarafindan öldürülmüslerdir. Bu sehir çok kisa bir zaman da gelismis ve 1850'de Amerika hükümeti tarafindan Utah eyalet yapilmistir. Isa' yeniden dönecegi yer Amerika'dir. Tabletleri onlar gömmüs ve Smith de bulmus tur. 1840'da "Nauvoo" sehrini kurmuslar ve basarili olmaya baslamislardir. Taraftarlarinin Tanri'nin sözü kabul ettikleri Mormon Kutsal Kitabi'na göre yeni bir K ilise kuruldu. J. bizzat Isa hükümd ar olacak. "Isa'nin Son Gün Azizleri Kilisesi" diye adlandirildi. Komünyon. Israil kabilelerinden gelmis ve kizilderililerle bey azlardan olusmustur. Bu Kilise. Degisik yerlerde tar aftar bulmak için. Kirtland'i terke-derek Missouri'y e. T araftarlara "Mormonlar" denildi. bu yeni kurulan sehre göçetmistir. siddetli bir misyonerlik gayreti içindedirler ve bütün dünyada faaliyet gösterm ektedirler. yeni Kudüs'ün Kirtland'da kurulmasina dair. büyük bir gelisme göstermistir. yeni bir "vahye" dayanarak çok evliligi telkin etmis ve uygulamistir. Smith. Brigham Young da ilk vali seçilmistir. Çikis 2 8:30) ileri sürdü va basina bunlari dikte etti.

Miller. Bu hareketin mensuplari. Isa'nin gelisini umutla bekl eyen bir gruptur. Ahlâkî sert kurallar uygularlar. yaln iz âdil olanlarin. hakki kabul edenlerin (yani kendilerinin) öldükten sonra dirilecegi ne inanirlar.Adventistler: 1831 yilinda VVilliam Miller (1782-1849) adli bir çiftçi tarafindan Amerika Birlesik Devletleri'nde kurulmus bir Mesîhî harekettir. Cumartesi'ni kabul eder ve bugünün yasaklarin a uyarlar. grup için plesmeye yolaçmistir. Bunlar. Ruh'un öldügüne. Ikinci gelis tarihi ve ruhun ölümsüzlügü konusunda ileri sürülen muhtelif görüsler. Miller. Ermeni ve Süryaniler arasinda propagandalarini sürdürmektedirler. Kutsal Ruh'un vaftizi denilen bir aydinlanma ile kazani lan ihtidaya önem vermektedir. ikinci gelisin ço k yakinda vuku bulacagina dair konferanslar vermeye baslamis ve bunun için de "The MIdnight Cry" adli bir gazete çikarmistir. Bunun için Fr ansa'da çok sayida eser. [426] eo-Asopsiyonistler: 1843'de Papaz Emmanuel d' Alzon tarafindan kurulmus olan cemiyet üyelerine verilen Isimdir. Bunlarin da en önemlisi ve misyoner karatere sahip olani. Bu gazete ve dergilerin en taninmislari "La Croix" ve "Le Pelerin"dir. 1906'da. J. 18 44'de Isa'nin "Seçkinlerin yazilmasini baslattigini kabul ederler. Seymour 'un gayretiyle ortaya çikmis ve Norveç'li Thomas Barratt tarafindan ayni yil Avrupa' ya yayilmistir. Isa'nin ikinci gelisinin önce 1 843'de. arkasindan alâmet olarak çesitli di llerde konusmayi getirecektir (Görüldügü gibi hareket Hiristiyanlikla Zen Buddizmi uzlast iran sinkretist bir gelismedir). Dünyada 5 milyon. çay. olmayinca 1844'de vuku bulacagi kanaatine ulasmistir. günümüzde. dünyada. dergi ve gazete çikarmislardir. Yedinci gün Adventistleri. Bir Adven-tist. 3 milyon civarinda üyeye sahiptir. Yahudi Kutsal Kitabi'na diger Hiristiyanlarin göstermedigi sadakati gösterir. tütün ve alkol içmekten kaçinmak zorundadir. Yedinci Gün Adventistler i d ir. Istanbu l'da bir Adventist Kilisesi vardir. Miller bu isten vazgeçmis ve taraftarlari ise baska tarihler vermeye devam etmistir.Pentakostalistler (The Pentecostal Revival): Amerika Birlesik Devletleri'nde Los Angeles'de. Kitab-i Mukaddes'in kurallarina siki sikiya uyarlar. Bu grubun gayesi. Fransa'da ise 10-15 bin civarinda taraftarlari bulunmaktadir. O. Katolik düsüncesini basin yoluyla ögretmek ve yaymaklar. [427] ep. Vaftizi suya batirma seklinde uygularlar. ibadet günü olarak. kahve. Isa'nin ikinci gelisinin 22 Ek im 1844'de olacagi seklinde bir vahiy aldigini açiklamis ve bunu ilân etmistir. zenci vaiz W. Yedinci Gün Adventistleri'nin genel merkezleri VVashington'dadir. Eski Ahit üzerinde çalismis. B ugün ise "Ikinci Advent Adventistieri" ile "Yedinci Gün Adventistleri" bulunmaktadir . et yemekten. birbirlerine karsi . Bu harekete bagli cemaatlar. Türkiye'de de faaliye t göstermekte. Pazar yerine. Bu grubun asil hizbini temsil eden ve ölümden sonrasi ile ilgili inançta Katoliklige bagli kalan "Incile bagli Adventistler" ortadan kalkmistir.en. Bu dinî hareket. Anca k ilân edilen tarihte Isa gelmeyince. Böyle bir aydinlanma.

O. 610 yilinin Ramazan Ayin in 27. Bu gidise karsi uyarici ses. Melek.000. haksizliklar. Babasi Abdullah.müstakildir. tatminsizlikler. savaslar olurdu.s. olgun yasindaki firâsetî de bilinmektedir.) üç def a "Oku!" dedi. günü. geride tarti smalar. bu dinlerin ilk aslî hüviyetini almis götürmüs. önemli limanlari bulunan bir ülkeydi. annesi Âmine idi. Yedi kasîde böylece meshur olmustu ("Muallakat-i Seb'a" ). Muhammed'in hayati ile ilgili yeterli bilgi bulunmaktadir. Muhammed'i peygamber seçtigini haber vermek üzere görevlen dirdigini bildirdi ve ona abdesti. Ukaz Panayiri'nda yarismalar yapilir. Bir uyariciya. ilk Hiristiyanlar hakkinda Kutsal Kitapla kaydedilen seyler e göre kendi hayatini düzenlerler. Bu kabîlele r arasinda devamli geçimsizlikler çikar.000) dini olan Islâm. Bu dinin dogusu esnasinda yeryüzünde çok sayida din vardi. Yüzyilin hemen bas inda Arabistan'da dogdu. Harekete bagli üyeler. Peygamberler arasi nda hayati hakkinda en fazla bilgiye sahip olunan da Hz. Araplarda yaziya dayanan gelenek kuvvetli degildi. büyük ifâde gücü vardi. Hz.Ö. Muhammed (571-632). bu alanda. Savaslar. onu kollari aras ina alip daha kuvvetli sikarak birakti ve söyle dedi: "Yaratan Rabbinin adiyla oku! . ona seslendi. % 23'ünün (yaklasik 1. Arap dilinde. Hz. bu süre de kurulurdu.a. Muhammed'e (s. gençligindeki "emin"ligi. Ancak sehir hayati yasayan yer ve bölgeler de vardi (Me kke. kitalar ar asi ticaret yollarinin geçtigi. Ancak yilda dört ay (har am aylar) savas yapmamak gelenek olmustu. Yüce Allah'in melek elçisi. Pentakostalistlerde bir teskilat ve servis düzeni b akimindan konulmus kurallar yoktur. Cebrail.K. Bu panayirlarda siirler okunur. Muhammed'dir. Medine. Batili bir tarihçinin (P. Yüce Allah'in kendisini. her defasinda okuma bilmedigini söyledi. Ancak siire karsi ilgi çoktu. temizlenmeyi ögretti. insanlari mutluluga ulastiracak yeni bir yola ihtiyaç vardi. Mevcut dinler. hitabelerde bulunulurdu. Araplar.Islâm'in Dogusu ve Dogdugu Çevredeki Inançlar Dünya nüfusunun.350. bir dinî merkez olarak Kudüs'teki Tapinaktan daha es kiydi. yüzyillar boyunca hem dinî hem d e ticarî bakimdan Arap yarimadasinda önemli bir rol oynamaktaydi. Isveç'teki Pentakostalist orani diger ülkelerden daha fazladir. maddecilik almis yürümüstü. Kendisinin Cebrail oldug unu. Bundan dolayi Kabe'yi içinde bulunduran Mekke. Iste Hz. Hitti) "Aslî sekli ile I slâmiyet. Okuma yazma bilenler azdi.Genel Bilgi a. VII. Çocuklugund aki agirligi. ayriliklar kalmisti. 2000) kurdugu Kabe. Hz. O siralarda dünyada büyük bir huzursuzluk vardi.ISLÂM 1. kendi kurtuluslarini düsünüyorlardi. bu gidise karsi dünyadan etek çekmisler. kazanan siirler altinla ya zilip Kâ'be duvarina asilirdi. Arabistan'dan geldi. Zira zaman. kabîleler halinde yasarlardi. böyle bir çevreden geldi. pesin hükümler. Bu olgun yas kirka ulasinca Nur Dagi'nin Hira Magarasinda. zulümler. Mekke yakinlarindaki panayirlar. Samî kavimlere ait dinlerin mantikî mükemmellesmesidir" cümlesinde cevap bulmakt adir. Mekke'nin ileri gelen on aile sinden Hasim ogullari kabîlesine mensuptu. Ibrahim'in ( tahminen M. O devirde Arabistan. ülkelerinin iklimi sebebi ile göçebe idi. Manevî hayattan zevk alanlar. [428] C. Araplar. Yemen gibi). "I slâm'a ihtiyaç var mi idi?" sorusu. Insana yön vermede ye terli olamiyordu.

Degistirirse çok kötü karsilanirdi.O. Peygamberlerle sinirlidir. Ancak bu bir deney ve gözlem k onusu degildir. dünya malina. Taif ve Medîne gibi yerlerde Y ahudiler. Muhammed'in (s. eglenceye kapilmis i nsanlarin bulundugu Arap toplumundan bir peygamber çikmisti. Arap kabîleleri sayisinca. kisacasi bütün meziyetleri ile daha çocuklugundan/gençli inden itibaren dikkatleri üzerine toplamisti. zekâsi. ona ibadet eden. ancak putlari Allah'la kendi aralarinda araci kiliyorl ardi. Vahiy. Islâm Dini böyle basladi. yine insan seklin de. Kâ'be'nin on arilmasinda "Hacerü'l Esved"i yerine koyma konusunda çikan kabileler arasi tartisma . 40 günden 3 yila kadar sürdügü tartismali olan. "Lâf (T aif'de) ve "Menaf'tir (Kudeyf'de). Batiya düsen Habesliler de Hiristiyan idi. B ir Âyette Hz. Ka'be gibi bu tapmaklara da saygi gösteren Araplar. kavminin hafifliklerine katilmiyor. Ancak peygamberin çevresinde bulunanlar in bu konuda gözlem sanslari vardir. Çünkü yal an bilmiyor. Bu sirada Arap toplumu ahlâk bakimindan bir çöküntü içinde idi. Ibrahim'den ka lma yüce. Ilham. Ancak bu dinlerin Araplara etkileri faz la olmadi. tahtadan ve madenden yapilirdi . Ka'b e'de. yine onun gibi bir insan ile. Kisi kabilesinden çikmadikça putunu degistiremezdi. hayatin ve kâinatin sonunu akil ile sonuçlandirilmayacak konulari haber vermesi için vahiyden baska daha güzel hangi yol olabilir? Dolayisiyie peygamberler. Madenden insan seklinde yapilan puta "sanem" (çogulu "esnam"). her seye kadir bir tanri fikri varligini devam ettirmekte idi. Putlar. Bu putlarin içinde en büyügü "Hübel" idi. Araplarin bunlardan baska "tâgut" denilen tapinaklari vardi (sayisi 100 kadardi). Insana bilm edigini O ögretti" (Alâk. Bununla beraber Hz. Allah'i biliyor. sahsiye ti. tek. 1-5). Ayrica Mecusîlik ve Sâbiîlik de vardi. 360 put vardi. Hz. Bunlar putlara tapmaktan titizlikle kaçinmaktaydi. çesitli hurafeler. Putlari Allah ile kendi aralarinda ortak tutan Araplarin bu tutumuna "müsrik lik" adi verildi. batil-bos inançlar içinde ömür tüketiyordu. atalara ta'zim kültleri de vardi. fakat tastan veya agaçtan yapilan puta "vesen" (çogulu "evsân") ve belirli bir sek li olmayip tapmak için kullanilan taslara da "nusub" (çogulu "ensâb") * denilirdi. ancak bana tanrinizin tek bir Tanri oldugu vahy . Bellibaslilari. onu anlamaya biraz yardimci olabilmektedir. Ismail 'den sonra bu topluma bir uyarici gelmemisti. Kâinatin yaraticisinin. Bu devreye geçmeden vahiy üzerinde biraz durulmalidir. Araplarda puta tapicilik yaygindi.a. servete. Bunun yaninda. vahyi veren Yüce Allah'tir. sadece peygamberlerin ulasabilecegi normalin üstünde bir bilgi edinme yoludur . Hal putlara tapiniyor. Yemen'de (Necran) Hiristiyanlar bulunmaktaydi. Sayi si az da olsa "Hanîf" denilen kimseler vardi. dürüstlükten ayrilmiyordu. Sasanîlerin ise Mecûsîlik'ti. Hz. Ancak sira kavmini dine davete gelince durum yine böyle mi olacakti? Ilk Vahiyden sonra. Arap yarimadasinda Yemen. onlarin önünde kurban keser. maddeye. dogrulugu. Araplar. insana.) sahsinda bu gerçek söyle ifade edilmektedir: "De ki : Ben de sizin gibi bir insanim. Oku! Rabbin nihayetsiz kerem sahibidir. Muhammed. "Uzza" (Batn-i Nahle'de). . Ona "Muhammedu'l-Emîn" demislerdi. elleriyle yaptiklari putlara ta' zim eden. bazen un ve benzeri yiyecek maddelerinden put yapan. Içlerinde kizlarini diri diri gömüp merhamet etmeyen.Arabistan'in kuzeyindeki Bizans'in dini Hiristiyanlik. Evlerde de put bulundurulur ve ona ta'zim edilirdi. Arabistan'da putatapicilik disinda yildizlara. kur'a oklari çekerler ve tavaf ederlerdi.s. s onunda da kitlikta onu yiyen. insani bir kan pihtisindan yaratti. tastan. görevlerini. zor bir devre onu be kliyordu. Kalemle yazmayi ögreten O'dur. güzel ahlâki. sadece insandir. onu niçin yarattigini. onun bir örtü getirtip her kabileden bir temsilciye tutturup kendisinin de onu elle riyle alip bu örtünün ortasina koyu-vermesiyle hemen orada sonuçlanivermisti.

Olayi dinleyince Hz.) 30 yasinda ilk vahiy gelmisti.) söyle geliyordu: "Sen. bazen bir dagdan kendisini asagiya atmayi bile düsünüyordu. Bu anda büyük bir ag ilik ona baski yapiyor. soguk bir günde buram buram terliyordu. Muhammed'in durumunu akrabalarindan biri olan Nevfel oglu Var aka'ya ulastirdi. Dil ile ona karsi çikamayinca kiliçlar çekilmisti. bacaklarinin çatirdadigini saniyordu. Hz. "Rabbinin nimetine gelince (baskalarina) durma yip söyle" seklinde tebligin baslatilmasi emriydi. Muhammed'e (s. Muhammed'in ilk vahyinin sahidi yoksa da. Hz. Hz. Hz. Isa'nin hizmeti üç yil sürdü.a. Hat ice'den (r. Daha sonra Hz. ye re çökmek zorunda kaliyor. yirmi sene civarindaki bir devrede. Hz.a. Muham-me d'le karsilasinca. Kutsal Ruh (Müslümanlara göre Cebrail) bir güvercin gibi gelip basina konmus. sana Allah için yardim e derim" demistir. hattâ cinlerden bu sözlerin b ir benzerini ortaya koymalari istenmisti. o 33 yasinda iken olmustu (Müslümanlarin inancina göre çarmiht a ölen. senin üzerine seytani musallat etmez". Âyetlerin hem dil yapisi ve okunus musikisi. ona aittir). gök gürültüsünden sonra yagmurun gelmesi gibi. b ir incir agaci altinda ilhama kavusmustur. Onlarin verdi kleri bilgilere göre. sonra kirk gün çölde bir deneme devresi geçirmisti. 110). hem de anlam ge nisligi pek çarpicidir). Ancak önemli olan husus. seninle harbedeceklerdir. Hz. (Kur'ân Âyetlerinin nazim ve nesirin üstünde d egisik bir üslûbu vardir. O. Böyle agir ruhî ereddütler geçirip acaba bu durum Allah (c. Ben sayet o günlere yetisirsem. taslar arasindaki yakut gibidir" demesiyle tezat olusturmaz. Yani Hz. Isa'nin hain sakirdi Yahuda'dir. Isâ ile ilgili çarmih olayi.) Sina Dagi'nda 80 yasinda vahiy gelmisti. Muhammed'e vahiy gelmeye baslamis ve bir süre kavminin yanina dönememisti. eger bir deve üzerinde ise hayvan onu tasiyamaz oluyor. o sakin ve agir sahsiyet.s. hayir islersin. eziyet'edecekler. Hz. Hiristiyan dinindeydi. Saha be. 35 yasinda. Musa'ya ge len büyük melegin Hz.c) tarafindan bir görevlendirme mi. O edebiyat ve siit devrinde ümmî bir kimseye karsi meshur sai rler âciz katmisti. "Rabbin seni terketmedi. Ayetler naz il olmus ve yine böylece gelen bazi Âyetlerde insanlardan. Yukarida vahiy konusunda peygamberin çevresindekilerin imkânindan söz edilmisti. Bundan dolayi Kur'ân'daki Tîn süresindeki " Incir" ile Irtibat kurup Budda'nin sahsiyetine aydinlik getirmek isteyenler vard ir. Al lah. Bu gibi durumlarda C ebrail ona görünüyor. Peygamberin kalbi hosnut ki liniyordu. böyle durumlarda önce heybetli bir ses ile vahye ha zir hale getiriliyordu. Ayrica an viziltisi gibi bir ses duyuldugu da verilen bil giler arasindadir. yoksa s eytanî bir tahrik mi diye endiselendiginde ona ilk teselli daima sadik esi Hz. kendi menfaatini gözetmez. yurdundan çikaracaklar . Bu noktada Hz. Muhammed. darilmadi da!" denilerek. O.) ilk inananin kesinlikle Hz. Muhammed'e vahyi n 40 yasinda iken gelmeye basladigi ve onun 43 yasinda "resul" oldugu belirtilir . bu olaya sahitlik etmistir. sayet çökmezse bacaklari yay seklinde egriliyor ve sanki kiri lacakmis gibi bir durum aliyordu. Hatice oldugunu söy leyebiliriz. hem de kavmine bir takim problemler getirdigini söyleyebiliriz. N itekim Hz.olunuyor" (Kehf. Budda. Muhammed. ona "Sen bu ümmetin peygamberi olacaksin. Musa'ya g elen büyük melektir. nefret ettigi büyücü ve kâhinler gibi bir duruma mi düstügü konusunda tereddütler iyor. Varaka. gerçekten Allah'in elçisi oldugunu ona hatirlatiyordu. Sana yalanci diyecekler. Bu üç seneye varan devrede vahyin kesildigini gören müsriklerin "Allah'in seni terketti" demeleri üzerine Cebrail'in Duhâ Sûresini getirdigi nakledilir. Hz.s. I sa'ya (a. dedesi Abdulmuttalib'in ölümü üzerine kendisini yanina alan amcasi Ebu Tal . Bu daha sonraki gelismelerle ilgili hususlari bir kenara birakirsak vahyin hem H z. Varaka'nin Müslüman olup olmadigi konusunda kesinlik yoktur. Musa'ya (a. sonrakilerin olmustur. Iste bu baslangiçlarin sonucunda. Hz. Incillerdeki "Ey Allah'im beni niçin te rkettin" cümlesi. Muhammed'e gelmis oldugu müjdesini verdi.s. Hz. sairin "Muhammed bir insandir. Bu husus. Yaninda oturup dizi önündekine degen. Sana gelen. Sonra vecd hali onu kavrayip öyle heyecanlandiriyordu ki. Bu Sûrenin bir âyetind e. Muhammed'e. ancak diger insa nlar gibi degil. Muhammed.

inanç. Hz. Hz. insanlarin birli k Içerisinde beraberce huzurlu olarak yasamalarini gaye edinir. Peygamberler tarihi içinde zaman ve mekâna göre degise n. bana peygamberlik verdi. H Adem'e (a. dünya-ahiret dengesini kurarak. Üç sen nde Hz. ortagi ve benzeri yoktur. çesitli Islâmî bilim dallarinin ana konusu oldugundan. Ancak diger dinlerle karsilastirilabilmesi için o. Kutsal Kitabi (Kur'ân-i Kerîm) ilk seklini günümüze ka dar degistirmeyen tek din Islâm'dir. Aslinda Islâm. Muhamm ed'in azatli kölesiydi. Islâm'in özünü olusturur. Allah birdir . Fertl er düzeldikçe. üzerinize olan ni'metimi tamamladim ve din olarak Islâm'a razi oldum. Ilk Müslümanlar.Din olarak Islâm Adini kendi kutsal kitabindan alan. bütün insanligadir. ikmal edilmis dinin özel adidir.. ibadetlerini gizli yapiyorlardi. Ben. Hz. orta yolu tavsiye ederek. bir zümrenin. Muhammed'in yanina geldi. Böylece Hz. Müslüman olmak istedi. Hz. inanç bakimindan ayni esasla ri teblig ettiklerini açiklar. Muhammed. Aslinda bütün peygamberlerin teblig ettigi din. ev renseldir. Kur'ân-i 'de açikça yer almaktadir[430]. Kendisi Hz. Ebû Bekr. ilâhi dinlerin genel adi iken. ma'nevî bir agaç gibidir. Hz. Ali. "Islâm"dir denilebilir. Açikça ibadet etmeye ve dinlerini yaymaya basladilar. Muhammed'in bütün insanliga gönderildigi." Kur'ân-i Kerîm. isimlenmis ve gayesine ulasmist ir. Allah'a Ibadet etmek için neden ona sormaya lüzu m göreyim" dedi ve Müslüman oldu. evinde barindirmakta idi. Putlara tapmayi yasakladi. Islâm. O. Muhammed. tamamlanmis. Islâm'in hitabi. Bir milletin. Hatice'nin Kur'ân okuyup Allah'a dua ettikl erini görünce ne yaptiklarini sordu. ilâhî vahyin sadece ahkâm" yönü olmustur. Peygamberin yaninda kalmayi tercih etmisti ve üçüncü Müslüman olma s fini kazanmisti. Muhammed'in yaninda bulun an Hz. insanligin o rtak manevî mes'alesidir. Hz. Niteki m bu durum Maide Sûresi'nin üçüncü âyetinde su sekilde açiklanmistir: "Bugün size dininizi ik ttim.) kadar geri gider. Ömer ile Müslüman sayisi kirki bulabildi. ibadet ve ahlâkî hükümlerinde ferdi oldugu kadar. Muhammed'e kadar gelen "Islâm gelene i" tedrîcî gelismesinin son ekmel noktasina Islâm Dini ile ulasmistir. Peygamber'in sahsiyetine büyük güven duymaktayd Ebû Bekr'in vasitasi ile birçok kimse Islâm'a girdi.s. bütün peygamberlerin.. Bu inanç esaslari. Bundan sonra Müslümanlar inançlarini sakla madilar. Bu agaç." dedi ve Kur'ân okudu. Islâm. Mek keliler arasinda itibari fazla idi. Islâm. kâinati yaratan Allah'a se cde ediyoruz. Kur'ân-i Kerîm'de ayrica "Yâ eyyühennâs!" (Ey insanlar!) hita inda da ayni husus düsünülmelidir. toplum da ona bagli olarak düzelecek ve ideal bir toplum ortaya çikacakti r. O da tereddütsüz Müslüman oldu. Hz. serefli ve zengin bir tüccar idi. anahatlahyle tanit . "Allah beni y aratirken Ebu Talib'e sormadi. evinin disinda ilk onu Islâm'a çagi rdi. Ancak aklindan önce babasina danismak geçti . Çünkü o. en ekmel meyvesinde nüvelenmis. Bes yasindan itibaren Hz. Islâm'in dogusu böyle old u. [429] b.ib'in oglu Ali'yi. bir bölgenin dini degildir. Günümüzde bir milyari geçen insanin dini olan Islâm. Ali. kitlik dolayisiyle kalabalik ailesi içinde sikinti çekmemesi için . Islâm. Muhammed ile hanimi Hz. Hz. Islâm. ona "Biz. Hz. Çünkü zulüm ve baski altinda idiler. Islâm. Hz. toplumu da hedef alir. Ali gibi ilk müsiüman olanlardan biri de Harise oglu Zeyd'di. burada ayrintili bilgi veri lmeyecektir. duydugu âyetler karsis inda hayran kalmisti. Sonra bundan vazgeçti. Muhammed'in yakin dostu idi. basta tevhit olmak üzere. Muhammed'e yirmi üç yillik bir sürede gelen vahiylerle en son seklini almis ve kiyamete kadar insanligin ihtiyaçlarina cevap ve recek bir muhtevaya kavusmus.

tasdik degildir.Iman ve Islâm a. kisinin inandigini isiyie göstermesidir. Böylece iman. teslimiyettir.Iman Kelime olarak "iman". islâm." [432] b. islâm onun bedenidir. kemâlîdir. Fakat her teslimiyet. ahlâk bakimindan en güzel olaninizdi r.fiil ile tasdik. Bunla rin alti tanesi (Imanin esaslari). Di! ile tasdik. Iman "dil ile ikrar. Böyle oimayip kisinin agziyla söyledig i kalbindekini tutmazsa bu. Bu tasdikin sahibine "mü'min" denir.ilacak ve bir kisim özellikleri üzerinde durulacaktir. Ameli olmayanin ima olabilir. Yani yapilmasi gerekeni yapmasi ve yapilmamasi gerekeni de yapma-masidir. I slâmin Sartlari'ni (seklî ibadetleri) ve Islâm'da ahlâk konularini. Iman. Islâm bil ginlerini bu iki kelimenin arasindaki münasebeti arastirmaya yöneltmistir. Islâm'i iman. geriye kalanlar i kemâlîdir (Kemâl-i îman). Fii! ile tasdik. sonuç olarak da Islâm'in diger dinlerden farkliliklarini ve farkli oldugu hususlarin özelliklerini ele alac agiz. daha husûsî. yahut isiyle teslimiyet gösterdigi h alde. [431] 2. kalb ile tasdik ve uzuvlarla ame!"dir. Muhammed'in teblig ettigi dinin de adidir. Iman ruh. Islâmsiz iman. Tasdikin üç mertebesi vardir: 1. ibadet ve ahlâk seklinde üçe ayirarak Islemek gelenek haline gelmistir. bir seyi dogru olarak kabul etmek ve onun dogruluguna inan maktir. Inanip itimat etmektir. kalbin tasdikiyle birlesirse bu. Biz de bu çerçeveye uygun olarak önce iman ve islâm terimlerini. 2. müslim. boyun egmek demektir. Bu sekildeki bir tasdikin sahib ine "münafik" denir. gerçek bir ta sdik olur. Terim olarak ise mutlak tasdik anla mindadir. imanin aslî rüknü degildir. Tasdikin bulundugu yerde. Peygamber'in haber verdigi seyleri kabul ve onlara bütün varligiyle teslim o lmak demektir. Ancak bunlardan ilk ikisi imanin aslî rüknü iken amel. tasdik. kalbiyle teslim olmamis kimseler vardir. teslimiyet de var dir. Hz.dil ile. daha umûmîdi r. görünüsteki bir tasdiktir. Bu noktada su hadîs-i serifi hatirlamakta fayda vardir: "Si zin iman bakimindan en kâmil olaniniz. her müslim de mü'm indir. islâm. teslim olmak. itaat etmek. Sözü. kalben teslim olmakla beraber. Islâm. Iman. . Dolayisiyle Islâm.Islâm Kelime olarak "Islâm".Iman île Islâm Arasindaki Münasebet Kur'ân-i Kerîm ve Hadîs-i Seriflerde "Iman" ve "islâm" kelimelerinin kullanilisi. zahiren Allah'in v e Peygamberlerimin emirlerine uymaktir. sonra Imanin Esaslan'ni. Mü'min ile müslim ayri ayri hükümlere tâbi degildir. Bu anlamda her mü'min. Terim olar ak Islâm. [433] c. 3. imanin asil rükünleri (Asl-Î iman). imansiz islâm olmaz. Bazi hadislerde imanin 60 veya 70 küsur su'besi oldugu belirtilir.kalb ile. Lügat bakim indan iman ile islâm kelimeleri arasinda fark vardir.

Müslümanlara varis olur). Muhammed'in su ögüdü ibret vericidir: "Allah'in varligini anlamak için gökler bakin. Allah'a ortak kosmus. imansiz islâm olmaz. Çünkü bunlar. birligi. he r sey O'na muhtaçtir. Âmentü'nün ilk esasidir. Asagi yukari her din. insana vb. Islâm'da Yüce Allah. birdir. Muhammed za aninda insanlar. Her devirde Allah'a inanmayan insanlar bulunmustur. bütün bunlarin yaratilisindaki incelikleri ve bunlarin kendiliginden olup olmadigini düsünün. O' nu inkâr etmek anormal bir davranistir. esi ve benzeri yoktur. Böylece insan. Bazen yarattigi seylere bakarak. Çünkü buna kudretiniz yetmez". Kur'ân-i Kerîm'de vardir. Tanri'yi insanlastirmak gibi). mü'min. cansi z varliklar üzerinde dikkatle düsünmesi gerektigi anlasilmaktadir. ezelî ve ebedîdir. Bu alti esasin "Âmentü" ile baslayan Ibaresi Imâm-i Â'zam'in "Fikhu'l-Ekber" adli kit abindan yayginlasmistir." [434] 3. b u yolda. bu var liklari var eden yüce bir varligin farföna varacak ve bu üstün varliga gönülden baglanacakti r. Hz. Bu iki hadîsten insanin kendi varligindan baslayarak gökdekr ve yerdeki canli. öncelikle Allah'a iman e sasina dayanir. Bazen de Allah'a ve âhiret gününe iman üzerinde durularak insanoglunun akibetini düsünmesi g erektigi hatirlatilir ve Allah'a inanmasi tavsiye edilir. kendi nefsinize bakin. ayrica bir dördüncü kisim y Bu konuda Imâm-i A'zam Ebu Hanîfe söyle diyor: ". Kur'ân-i Kerîm'de Allah'a iman üzerinde önemle durulur.Iman Esaslari Iman. "Kalbine ne geJir-se. Demekki Allah'a inanmak normal. insani tanrilastirmak. 2. Yine bir baska hadîste o. Iman esaslari. Allah'a inanmayi zayiflatmami s. düsünerek.. O . dinin de temelidir. Din. yere bakin. aksine kuvvetlendirmistir. vardir.Serî bakimdan islâm ile iman birdir. iki bölüme ayrilir: 1. Bu yanlis sonuçlarla karsilas mamak için Hz. kâfir ve münafik olmak üzere üç kisimdi. yüce sifatlari ve güzel isimleri (Esmâ-i Hüsnâ) üzerinde düsünmesi izin verilen insanoglu.Allah'a Iman Allah'a iman. dogurulmamistir. Müslüman mezarligina gömülür.lügat bakimindan iman ile islâm arasind a fark vardir: fakat seriat bakimindan islâmsiz iman. Bu konuda yasak çizgiy i asan. O'nun zatini düsünmekten menedilmistir. Allah'in varligini. ibret alarak Allah'a iman telkin edilir.) hulul ettigine inanan insan ve toplumlar. Ancak Allah'in zatini düsünmeyin.Icmâlî iman: Kelime-i Tevhîd ve Keli-me-i Sehadet. hiçbir seye muhtaç degildir. Allah'in zatiyle sifatlarini birbirine karistiran. birlig ni gösteren belirtilerdir. Allah ondan baskadir" demekledir. Allah'a inanmayi temel prensip edinir. Imanin bir arada alti esasi hadisle sabitti r. Her seyin yaraticisi ve Rabbi O'dur. dogurmamis. Allah'in varligi. Mü'min ile müslim ayni hükümlere tâbi'dir (Öldügünde yik enaze namazi kilinir. Kur'ân'da ve hadîslerde. [435] a. fakat tarihin hiçbir devresinde b ir toplumun bütünüyle Allah'i Inkâr ettigi görülmemistir. yanlis s onuç ara ulasmis (panteizm. Bu maddeler sirayla ele alinacaktir. Allah'in bazi varlikla ra (meselâ tabiata. hiçbir sey O'nun benzeri degildir. birçok metodun takip edildigi bilinmektedir.Tafsîlî Iman: Âmentü. Ilmî buluslar. Esi ve ortagi yoktur. dogru yoldan uzaklasmislardir. Bazen Allah'a ve elçisine inanmak konu edinilerek peygamberlerin O'na inanmayi telkin ettikleri belirtilmis olur.

Insanlar için imtihan bulundugundan basarili insan. Insan. sorgulayici Nekir ve Münker gibi. bu dünya sartlarinda O'nu görmeye muktedir degildir. gayba inanmaya mecburdur . caydirici bir rol oynar. bu görünmeyen varliklarin tasnifini. Melekler. Insana bedenî yönden benzeyen yaratiklar bulundugu gibi. isitir. Allah'a iman. Öte yandan melekle seytan arasindaki fark kaybolmustur. cinler veya görünmeyen diger v arliklar tanrilastirilmistir. yardimci. kendisini kimsenin görmedigini düsün erek yapar. Dünyada insanlar. Cinler. [437] . Her seyi bilir. Putlardan.Meleklere Iman Insan. Dört büyük melekden baska. Bazi dinlerde melekler. Görüldügü gibi bir din için en önemli ve temel olan Allah inancinda Islâm. O'na hiçbir sey ortak kilinmaz. O. yemek. evlenmek. dogrudan dogruya O'na yöneltilir. her yerde hâzir ve nazirdir.. insanlari hayirli ve güzel islere tesvik ederler. Melekler im tihan altinda degildir. içmek. görür. yaratiklara dagiti lmaz. Her sey. bazi suçlari. çok ölçülü ve deng 'da üçleme seklinde Allah'in sifatlari baska varliklara verilmez. Bundan dolayi meleklerin varligi. insanlar için bir ma'sumîyet örnegidir. [436] b. diledigini azîz. ilâhî cezalari yerine getirirler. Mü'minleri de vardir. ruhî yönünü gelistirerek. görünmeyen varliklardir. yerin-gögün Rabbi O'dur. Allah'a kötü güç. riziklandirir. Bir Sure'nin adi "Cin"dir. Bunlar. Mülkün sahibi O'dur. Tek Tanri'd ir. nurânî. Melekler. ahlâkini o nlastirarak ve günahlardan. ak il sahiplerine hitap eder. ölmek gibi niteliklerden uzaktir. kitap yollar. kötülüklerden arinarak meleklesmeyi gaye edinir. Yalniz O'na ibadet edilip. Durmadan Allah'i tesbih ve O'na i badet ederler. O. melekler gibi ma'sum olmayip. insanlara sah damarindan daha yakindir. zaman ve mekândan münezzehtir. Allah tarafindan kendilerine verilen vazifeleri aynen yerine geti rirler. kâfirleri de. meleklere inanç sayesinde kötülüklerden. Kur'ân-i Kerîm'de görünmeyen varliklar olarak melekler yaninda cinlerden de bahsedilir. ruh ve bedenden ibarettir. diledigine hikmeti verir. O'nun iradesiyle meydana gelir. Diger dinlerin formüllestirilm is iman esaslari arasinda melek inancina rastlanmamaktadir. hizmetçi tayin edilmez. O. Melekler. ona ruhî yönden benzeyen yaratiklar da vardir. Her seyi O yaratir. Allah'a isyan etmezler. diledigini zelil kilar . hayy ve hayat vericidir. Ancak bu varliklarin mahiyeti ve görevle ri birbirine karistirilmistir. insanlara hayir dua ve sefaatta bulunurlar. Insan. Bazen onlara "Tanri'nin Kizlari" da denilmistir. melekt en üstündür. görevlerin en güzel biçimde açiklamistir. Bütün dualar. günahlardan uzaklasir. sitli görevleri bulunan sayisiz melekler vardir. Bunun yaninda yaratiklarin sifatlari da Allah'a atfedilmez. Islâm. Görünmeyen varliklara inanç. canli-cansiz varliklardan O'na araci. Mülkünde istedigini yapar. hayirli islere yönelir. melekler ve cinlerdir. yalniz O'ndan istenir. latif varliklardir. gaybîdir. Gözlerimiz. Insan. Seyt an denk tutularak "ikileme"ye gidilmez. diledigini yapar. çogalmak. yokeder. Her seye gücü yeter. Din güngnün sahi i de O'dur. Kalblerin hâkimi . O. yazici Hafaza (Kirâmen Kâtibîn). iman sahiplerini destekler. Insanlar gibi i mtihan altindaki varliklardir. dogmak. Islâm'da Allah. bütün dinlerde vardir. Melekler. ancak cennette mümkün olacaktir. All ah'i görmek.

insanlara Yüce Allah'in emir ve yasaklarini bildirirler. Onun peygamberler arasinda müs tesna bir yeri vardir. "suhuf" v e dört kitaba imani içine almaktadir. çesitli malzemeden yapilmis (meselâ papirüs). o günkü yazi imkânlariyle tesbit edilen table tler. Peygamber. Insanlar evi ziyaret ediyolar. Böylece onu muhafaza edecegini va'dede n Yüce Allah'in bu va'di yerine gelmistir[438]. Peygamberler. Kur'ân. Dünyanin sonuna kadar gelecek bütün insanlik âlemi onun muhatabidir.sahife-lerdir. peygamberlerine" (Bakara 285) imandan bahsederken. çoluk çocuk sahibi olurlar. Kur'ân. melekl erine.c. O. görüyorlar ve hayrete düserek. Yeryüzünde mevcut kutsal k plar içerisinde Kur'ân'dan baska aslini muhafaza edebilmis bir baska kitap yoktur. Hz. kendi gayretleriyle peygamber olamazlar. Allah arafindan gönderilmis kitaplarin aslina iman olarak anlamaktadir. tamamliyor.a. "Allah'a. "emanet". Kur'ân. Insanlar. Kur'ân-i Kerîm. bugün e ldeki kutsal kitaplar (Tevrat.Peygamberlere Iman Peygamber. Beden ve ahlâk bakimindan insanlar tarafindan tenki de ugramayacak ölçüde mükemmeldirler. Muhammed'dir. yer. içini dösüyor ve bir tuglalik açik yer bir akiyor. Kur'ân-i Kerîm'de Allah'in seçip görevlendirdigi kimseler i ifade etmek üzere "resul" ve "nebî" kelimeleri kullanilir. son peygamber Hz. adi geçen 25 peygamber ve peygamber olup olmadigi tartisilan üç kisi di sinda da peygamberler bulundugu. içer. hem sözü. kendisi disindaki kutsal kitaplarin tahrif edildiklerini belirtir. Zebur). Onlara göre. Kur'ân ve Hadîs'te zikredilen "kitaplara iman"i. Kur'ân-i Kerîm. görüldügü gibi. peygamberlik divan inin mühürleyicisi ve peygamberler zincirinin son halkasidir. Musa'ya "Tevrat". Kur'ân-i Kerîm'de. Peygamberlerde "stdk". hem mana-siyle Allah k elâmi oldugu Için. Bu peygamberlerin sonuncusu.) yirmi seneyi askin bir süre içinde vahiy yoluyla gönderilmistir. Hz. evlenir. Kendisine kitap verilen peygamberler yaninda. Farsça bir kelimedir.Kitaplara Iman Islâm'da iman esaslarindan biri de kitaplara imandir. Bundan dolayi Müslümanlarin büyük çogunlugu. hal üzerinde durmakta ve gelecek için de yol göstermektedir. her topluma peygamber gönderildigi âyetlerle açiklanmi stir. Peygamberler de insandir. Davud'a "Zebur". Ancak onlar. çok büyük degisikliklere ugramistir. Kitaplara iman. "fetanet" ve "teblig" gibi ortak özellikler bulunur. Kur'ân-i Kerîm'de diger kutsal kitaplarin muhtevas i hakkinda bilgi verilmekte ve "Zebur"dan ise sadece ismen bahsedilmektedir. belli bir millete hitap eden. [439] d. geçmisten b ahsetmekte. "ismet". Insanlarin kurtulus ve s aadete ulasmalari. Bu s ebeple onlarin bugünkü sekli "Allah kelâmi" olarak görülmektedir. Suhuf. Isa'ya "Incil" ve Hz. Bu nlardan Hz. 'Ah k eske suraya da bir tugla konulsaydi1 diyorlar. sinirli bir zaman için gelmis bir kitap degild ir. onlarin getirdigi hükümlere uymalarina baglidir. Peygamberlik.s. Zira Kur'ân kendini taklide çagi rdigi halde bu çagriya cevap verebilen çikmamistir. Hz. Kur'ân. vahiy ve mu'cize ile desteklenir. diger peygamberler arasindaki yeri konusunda Imam Ahmed ve Tirmi zî'nin rivayet ettigi hadis söyledir: "Benim Peygamberler içindeki yerim su örnekteki gib idir: Bir adam evini insa ediyor. Muh ammed'e "Kur'ân-i Kerîm" verilmistir. taklit olunamaz ve olunamamistir da. Iste elçiler içinde ben o tugla konum . Hz. Suhuf ola rak bugüne gelebilmis bir sey yoktur. bir de onlara tâbi' olan peygamberler vardir. Suhuf'lar'dan sonra büyük kitaplar gelmistir. Kur'ân. ayni zamanda sir adan bir insan da degildirler. Çünkü ondan sonra peygamber gelmeyecektir. Muhammed'e (s. levhalar. Hz. gliyorlar. Allah tarafindan verilir. k itaplara imani yalniz kendisiyle sinirlandirmamaktadir. kitaplarina. Muhammed'in. Peygamber tarafindan hem yazdirilmis hem ezberlettirilmis hem de kontrol edilmistir. Incil.

Allah'a iman gibi. Muhammed'i peygamber olarak kabul etmezler. Allah'a nisbet edilir. Bu din mensuplarina göre peygamberler. tarihen bilinen birçok meshur sahsiyetin aslinda bir peygam ber oldugu düsünülebilir: Iran'da Zerdüst. Ibrahim'in karisini Firavun'a ka rdesim diye takdim ettigi. Onun getirdigi nizam. cennet-cehennem takip ede . kendisi hayatta iken uygulama zemini bulmus ve o. Diger ilâhî dinlerde peygamberlere bakis. onlara degil. bunu hesap. Lut'un sarhos olup kizlariyle zina yaptigi. havariler de Isa'nin resu lleri olarak nitelendirilir. M i'raç.[441] Hiristiyanlikta ise Hz. Isa'ya secde ve dua edildigi. Islâm'da. diger insanlardan. Hz. bütün peygamberleri kabul ederler.. Muham-med'i. Hz. "MesîtV'i bir peygamber olarak degil. cez a veya mükâfat görecektir. Hinduizmde Tanri Visnu. "Tann'nin Oglu" ve tanri. Men Hindistan'da Budda.. Bunun y ninda Kiyamet'in ne zaman kopacagini Allah'dan baska kimse bilemez (Bu. dünyevi hakimiyet sahi bi bir kral olarak görürler. Muhammed de dahil. Onlarin elinde zuhur eden mu'cizeler. Kur'ân-i Kerîm gibi günümüze kadar oriji nal sekliyle gelebilmis ve kiyamete kadar da muhafaza edilecegi va'dedilmis tek kutsal kitap ona verilmistir. ahlâk ve faziletleriyle ayrilirlar. Yunan'da KserYçfanes. Isa.Ahirete Iman Kur'ân-i Kerîm'de ve hadîslerde "Allah'a ve Âhiret Günfrne inananlar" seklindeki hitaplarl a Âhiret Günü'nün önemi belirtilmistir. Çin'de Konfüçyüs.Laotze. Yüce Allah'in bu lütfunu hayatta iken görmüstür. Islâm'da bütün peygamberl er haktir. dünyaya iner. kiyametin vukuundan sonra neler olacagi. Bütün bu hususlar gözönünde bulundurularak. Isa ve Hz. Yahudiler Üzeyr'e (Ezra) "Allah'in Oglu" dediler (Yapilan aras tirmalar sonucu Yemen'de bir Yahudi toplulugunun bu inanca sahip oldugu tesbit e dilmistir[440]). K iyamete kadar devam edecek "tek nizam" onunkidir. Camiu's Sagir. fakat bu kurucunun ne oldugu kesin olarak belli degildir. Onlar.undayim" {Fethü'r Rabbani. bütün eski dinlerin hükmünü kaldirmistir. Muhammed'in getirdigi "nizam". ebedî degildir. Hz. sahsî fazîlet ve yerine getirdigi görev gibi yönlerden). Bazi dinlerde peygamber yoktur. ceza-mükâfat. Bununla berabe r onlardan bazilarinin diger bazilarina üstün kilindigi da kabul edilir (kitap veril mesi. Diger ilâhî din mensuplarindan Yahudiler. D avud'un bir kumandanin karisini ele geçirmek için onu savasa yolladigi da kutsal kit aplarinda yer alir. Dünya. Hz. Bununla beraber onlar. Musa'nin peygamberi olar ak nitelendirirler. onun günahlari bagi sladigi Indilerde belirtilir. Yakup Tanri ile gürestirilir. Hz. Âhiret. insanlarla münasebet kurmak için. kitap. yine de bir insan olarak kabul edilip tanrilastirilmazlar. [442] e. Yüce Allah'in ona bahsettigi üstünlük delillerinden birisidir. bütün âlemlere rahmettir. ma'sumluk. yani insanin ölümünden. Muha mmed'in bir hadîsine göre.000 peygamber geldiginden bahseden Hz. bazi insanlara hulul eder. Fakat Müslümanlar. 124. Hz. Bazilarinda Ise bir kurucu va rdir. hemen hemen hiçbir peygambere nasip olmayan bir imtiyazdir. Âhirete iman da. Yahudilikte Hz. peygamberlerin belirli nitelikleri vardir. onlarin tanrilarinin birer "av atara"sidir (hululü). Islâm'daki gibi degildir. bütün insanlara gönderilmistir. öldükten sonra tekrar dirilecek. Onlar. Peygamberlik noktasinda aralarinda bir ayrim yapilmaz. V/204 (Hadis no:5733) Hz. Hiristiyanlar. Bu. gaybîdir. "Mu-gayy ebât-i Hamse". Hz. bilinemeyen bes husus arasindadir). Hiristiyanlara göre Mahke-me-i Kübrâ'nin idare edicisi d e Isa'dir. Hz. Islâm'da söyle açikl nir: Insan. Hz. Kiyametten sonra bütün insanlar diriltilip hser hayati baslatilacak. dünyada yaptiklarindan hesaba çekilecek. XXI/283. Harun'u Allah'in degil. O.

[444] 4. bir âyette söyle ifade edilir: "Sizin iyi sandiginiz hakk inizda kötü. her iki dindeki asiriligi gidermistir. dua ederek bir seyin olmasini isteyebi lir. "Ilim ma'luma tâbi'dir" seklinde formüle edilmist ir. Bu konu. Yüce Allah. Islâm. Bu dinlerde tenasüh inanisi bulundugu için âhiret anlayisi ona göredir. Bud-dizmde k arma. yoksa kötülüge temayül oldugu için mi aslî suç vardir seklinde). Yahudilikte âhiret k onusu pek fazla islenmemis. Diger dinlerde böyle açik-seçik bir kader anlayisina rastlamak mümkün degildir. ölçülü. fert ve topluma sorumluluk duygusu kazandirir. yapmasi gerekeni yapmak. Meselâ Hir istiyanlikta.Islâm'in Sartlari (Islam'daki Seklî Ibadetler) . Levh-i Mahfuz'da olacaklari yazmistir. bu bilinen ve tesbit edilen seylerin zamani ve yeri geldiginde All ah tarafindan yaratilmasidir. DolayisIyle insanin sorumluluktan kurtulmak üzere "Ne yapalim alin yazim böyleym is" demeye hakki yoktur. kisiyi ihtiraslardan kurtarir. çalismak. fiilen yaparak. Islâm'da hem çalismak. Hiristiyanlar. Islâm disindaki ilâhî dinlerde de öldükten sonra dirilme inanci vardir. insanin ne sekilde hareket edecegini bildi gi için. Kaza ise. o sekilde yaziyor. Gelecek hayat ise bugünkü hayatin sonucu olacakt r.cektir. [443] f. Ahirete iman. Kast dilimleri. Insan neyi seçerse. Ancak bu seçim hürriyet i. iradesinin disindaki seylerden sorumlu da degildir. seçen insan. konu aslî suçla ilgilendirilerek tartisilir (aslî suç oldugu için mi kötülüge t yül vardir. ileride olacak seylerin Yüce Allah tarafindan önceden bilinip tesbit edilmesid ir. Ancak istedigi gerçeklesmedigi takdirde hayirli olanin böyle olduguna kanaat ge tirmek de vardir. Imtihan sartlarini hazirlayan Allah. gerekli tedbirleri almak ve bütün bunlardan sonra gerisini Allah'a birakip tevek kül etmektir. insanin neyi seçecegini ezelden bildiginden. Kaza ve kadere inanmak demek iyi ve kötü. emek hem de iradesinin disindaki sonuçlari tevekkülle karsilamak vardir. Allah onu yar atir. hangi anne-babadan doÖacagi. Islâm'daki âhiret inanci. kötü sandiginiz da iyi olabilir. gayret etm ek. Dünyada yaptik larinin karsiligini görecegini düsünen insan. Insana düsen. insanin seçtigine göre yaratan Allah'tir. fakat Allah. Hinduizm'de "kar inanisi bir çesit kader anlayisi haline getirilmis ve insanin bugünkü hayati. Kisinin irade hürriyeti. bir "karma" sonucu olarak degerlendirilmektedir. "son"un her an gelecegi k orkusu içerisinde ruhban hayatina agirlik vermislerdir. O. Ahiret inanisindaki denge. Allah yazdigi için insan Allah'in yazdigi sekilde hareket etmiyor. bir öncek i hayatinin tabiî sonucu olarak görülmüstür. iradî davranisa dayandirilir. Hiristiyanlikta ise ikinci bir âlem inanci bulunmakla beraber. bu bilgisine göre . Insanin ira desiyle seçtigi isleri yaratmak Allah'a mahsustur. Bu husus. dengeli olmaya. Yüce Allah'in hazirlamis oldugu imtihan sartlari çerçevesindedir. Islâm'da insan. hayatin a ci ve sikintili olaylarina tahammülünü ve sabretmesini saglar. hayir ve ser ne varsa hepsinin Allah tarafindan ezelde takdir edildigine ve zamani gelince de yine Allah tarafindan bu takdire göre yaratildigina inanmak demektir. Hinduizm aibi bazi din-lerde âlemin e zelî-ebedî oldugu kabul edilir. boyu. dünyevî yön daha agirlik kazanmistir.Kaza ve Kadere Iman Kader. kader inanisinda da bu sekilde kendisini göste rmektedir. siz bilmezsiniz" (Bakara 216) . dünya âhiret dengesini kur arak. kalbinin ve midesinin çalismasi kendi eli nde degildir. diger bir deyimle seçim hürriyeti vardir. iyi ve mesru seyleri ya ip kötülüklerden kaçinmaya çalisir. Allah bilir. Insanin ne zaman. rengi.

I slâm'da ibadet suuru. oruç. ruhî hayatla bagdasm . Allah katinda. Aslinda kisinin yaptigi hersey kulluk görevidir. Islâm'in Sartlarinin geri kalan maddeleri dört büyük seklî ibadeti açiklamaktadir. Ibadetin seklini ve mik tarini Yüce Allah belirtmistir. niyetle baslar. Namaz kilan maddî gel irini bir tarafa birakip namaza vakit ayirdigi için. ruhun gidasidir. Ibadetin çoklugundan ziyade devamli olmasi önemlidir. Rabbinin huzurunda oldugunun suurundadir. Allah'a karsi olan seklî ibadet bor cunu ödemis olmaktadir. her Müslüman üzerine farzdir. Ibadet. namazda zekâtin esprisi de vard ir. daha seva p sayilmaktadir. hem rükû hem de secde bulunur. fecirden aksama kadardir. yer yer sessizlik de vardir. farz-i kifâyedir. Orucun vakti.Oruç Her yil Ramazan Ayi'nda bir ay oruç tutmak. Ibadetler. Namazin içindeki fa rzlar. Bu dört ibadet sirayla anlatilacaktir. Islâm'in da baslangiç noktasidir. akilli her kadin ve erkek üzerine farz olan bedenî bir ibadettir. ancak Allah'a yapilir. Amelî tatbikat. Ancak bunlardan bi ri veya birkaçi bulunabilir. [445] a. Tek basina da kilinabilir. Günlük namaz disinda. namaz içinde sembolik bir hac da yer alir. Bunun yaninda namazda okuma da var dir.Namaz Bes vakit namaz. O'nun rizâsina en uygun olan ibadet. hiçbir dinde Islâm'daki kadar belirli ve d isiplinli degildir. oruçlu oldugu müddetçe. namaz. Böylece namazda hem ayakta du rma hem de oturma. iman nurunu koruyan bir mahfazadir. samimiyetle ve devamli yapilanidir. vakit vakit kilinan ve kulun Yüce Allah'in dîvanina durarak O'nu n rizâsini aradigini isbat ettigi bir ibadettir. Bütün bunlar niyeti takip eden baslangiç tekbiriyle baslar. dinin diregi. Islâm'in Sartlariyle ilgili hususlar. Namazin disindaki farzlar. Bu suur (konsantrasyon) o nun kalbini ve fiillerini nurlandirir. Bunun için namaz. Namazda Tahiyyât Duasi'nda Sehadet Kelimesi de bulunur. Namazda kul. Bu imanin özü. Ibadet. Namaz. zekat ve hac'dir. Yine hiçbir dinde ibadetten önce Islâm'daki hadest en ve necasetten temizlenme kadar titiz bir hazirlik göze çarpmaz. Ancak cemaatla kilmak. kulluk demektir. Allah'in hakkidir ve yalniz O'nun rizâsi için yapilmaktadir. iç ve dis temizligi bu iste önemlidir. Namaz kilan bir sey yiyip içmedigi için namazda bir çesit oruç da vardir. Namazin içinde Islâm'in sartlarini teskil ed en diger esaslar da yeralir. ötekileri yapmanin önemi yoktur . Muhammed. mü'minin mi'racidir. haftalik Cuma Namazi. ibadettir. namaz süresince devam eden farzlardir. Vakte bagli olmayan Cenaze Namazla ri. Ibadet. Islâm'in bes sartini açiklamistir. yemez. Oruçlu."Islâm'in Binasi" Hadisinde Hz. Allah'a ve Peygamberine sehadettir. Buna göre I slâm'in bu bes sartini yerine getiren bir kimse. Bu sart yerine getirilmedikçe. digerini takip eder. içmez. Kur'ân-i Kerîm'in çe sitli âyetlerinde yer almaktadir. Islâm'in bes sartindan ilki. imani kuvve tlendirir. Bunlar. Kulluk. intikalî farzlardir. Hiçbir dindeki ibadette namazin oniki farzinin tamamt bulunmaz. Hiçbir dinde niyet Islâm'daki kadar ibadetin ana rüknü olmamistir. Vakit kavrami. Ibadetler in vakitleri ve ibadet yapanin niyeti. [446] b. Y tJJik namaz olarak Bayram Namazlari vaciptir. Biri. Namaz kilan Kâ'be'ye yöneldigi için. farzdir (farz-i ayn). ergenlik çagina girmis.

Haci adayi. kefen gibi "ihram" giyerek Yüce Allah'a "Lebbeyk. Birçok kimse. Bütün mü'mi kiblesi Kâ'be'yi tavaf.Hac Zengin ve saglikli Müslümanin ömründe bir defa yapacagi mâlî ve bedenî ibadettir. çesitli gelismeler geçirdigi mübare k yerlerdeki bütün Islâmî hatiralar yasanmaktadir. orucun disinda da harama el uza tmamak aliskanligini kazanir. günahlari gidecegi inanci yaygindir Ancak bu söylenilenler. O. denge saglanmis olur. Hz. mâlî bir ibadet olup varlikli kimselerin yapmasi gereken bir farîzadir. gümüs. Bazi dinlerde oruç yoktur. Ancak. Zekât. O'nun rizasini kazanma gayesiyl e bir müddet için geride birakmis. gerçekte çogalmakta ve bereketlenmektedir. yasliya . Haci adayi. Allah rizasi için yapilan bedenî Ibadetlerin en önde gelenlerinden bindir. Aslinda çok fazla olmayan zekât in verilmesiyle zaman içinde orta zümre olusur ve çogalir. en sevdiklerini Allah'a ibadet. Ramazan bir ibadet ayidir. Oruç. Bazilarinda ise ya önemini kaybetmis. Peygamberimizin bir deve üzerinde Veda Hutbesi'ni verdigi Ara fat'ta vakfe. belirli oranlarda. Böylece temizlenerek eksilen serve t. Zekât. ayni zamanda dünyanin her tarafindan gelen Müslümanlar için bir sûra. Hac. Zekât. Perhiz de degildir. Kutsal kitabinda oruçla ilgili en fazla bilgi bulunan din. günümüzde Yahudi ler ve Hiristiyanlar arasindaki uygulamanin o günkü ile ilgisi pek kurulamamaktadir. [447] c. kola'yliklari vardir. Islâm'daki or uç. "Haci" olmak için buralar ziyaret ed ilir. Geceli gündüzlü de degildir. artici olmasi gibi) belirlenmis mallarin. misafire. iradeyi k uvvetlendirir. dinî bir görevi yerine getirmek üzere tutulur. ticarî-turistik bir zihniyete dayanmayan. Oruç. ticaret mallari. mecburî degildir. Sinirlari. Z ekât veren kimse. faki rin zenginin malindaki hakkidir. Dünyada "Biri yer. "buyur Rabbim. Paskalya'dan önce Hiristiyanlarin uyguladiklari 40 günlük perhiz devresi oruç olma özellig ini kaybetmis gibidir. biri bakar. Hastaya. Isa'nin 40 gün oruç tuttuklari bilinmektedir. anarsiye ve totaliter rejimlerin dogmasina yolaçarlar. perhiz sekline dönüsmüs veya asiri züht uygulamalari haline gelmistir . kefenle çagirmadan. Hac'da. [448] d. küçük ve büyük bas hayvanlar gibi) ve ikleri (üzerinden bir yil geçmesi. dermisçesine ma'nevî bir havaya girer. çesitleri (altin. uygun yerlere-kisilere verilmesidir.". Musa'nin ve Hz. Islâm Dinidir. ayrica Medine'de Mescidu'nNebiyy'i ziyarst etmektedir. sadece gündüze mahsustur. bir kongre mahi yetindedir. sirf Allah rizasi için yapilan bir hacca göredir. servetini temizlemis olmaktadir. ihram sartlari içinde bir velî hayatina kavusmustur.ayan cinsî zevklerden sakinir. belli bir zümreye mahsus degildir. Islâm'in çiktigi.. Kabul olunan H^cin (hacc-i mebrûr).. disiplinli bir hayata ulasma imkâni bulur. para. ben ihramla huzuruna geldim". s en ecelle. [449] . Birçok sih hî faydalari bulunsa da oruç. Oruçlu iken helâli terkedebilen Müslüman. artma ve temizlenme anlamina gelmektedir. Ramazan Ayi'n dan sonra ibadetlerini devamli yapma. haccin iki önemli farîzasidir.Zekât Zekât. kiyamet bundan kopar" kabilinden zenginlerin hayati na bakip onlari kiskanarak düzen degistirmek üzere ayaga kalkan varliksiz kesimler. ayrintilari açik-seçiktir. Bütün dinlerde kutsal kabul edilen yerler vardir. sartlari içinde.

takv a sahipleridir. Yüce Allah'in katind aki gerçek ve makbul din Islâm olup[454] bu din. tevhid inancini ahlâkî davranislarina da aksettirir. Bir hadîste. Yüce A llah'in katinda ikrama en lâyik olan kullar. Dolayisiyle Islâm ahlâkinda toplum düzenini saglayan. taabbüt etmez. Islâm. onlari örnek edinen Müslümanlarin da sadece dilleriyle d egil. iman ve ibadetten sonra üçüncü esastir. maddeler halinde siralanacaktir. Insanlar için en güzel örnek olan Peygamberim izin ahlâki da Kur'ân'dan kaynaklanir. sevgi. Muhammed. Bu korku. Toplum hayatinda iyilikler tavsiye edilir. insanlari saadete ulastiran temel prensipler m evcuttur. "hak din"[452]. u özellikler verilirken yer yer karsilastirmalar da yapildi ve Islâm'in farkliliklar ina. diger ahlâk sistemlerinden ayrilir. Isl ahlâkinda insan davranislari niyete baglidir. kötülüklerden kaçinmak ögütlenirse. Burada önce Islâm ve di ger dinler karsilastirilacak. velîler örnek dav-ranislariyle nasil Islâm'in yayili p benimsenmesine yolaçmislarsa. kisacasi hal diliyle (lisân-i hâl) Islâm'i anlatmalari. bu olgunlugun sonucu elde edilen bir mertebedir. "Allah'in elçisi ve peygamberlerin sonuncusu"dur[456]. Islâm ahlâkinin kaynagi ilâhî vahiydir. Hz. Sonuç olarak Hz. sahabîler. onu kendisinin koruyaca gini va'detmektedir (HIcr. güzel ahlâki tamamlamak üzere gönderilmistir. Nitekim . Daha önceki hiçbir kitapta bu garanti yoktur. Verilen Ây et ve Hadîste Hz. e n güzel ahlâk üzerindedir.9). Allah'dan baskasindan istemez. "Ameller. niyetlere göredir " denilmektedir.Islâm'in Özellikleri ve Diger Dinlerden Farkliliklari/Ayricaliklari Buraya kadar çesitli dinler ve bu arada "ilâhî dinler "de islendi.Islâm ve Diger Dinler Kur'ân-i Kerîm'e göre Islâm. Islâm ahlâki. Allah'dan baskastndan korkmaz. Muhammed'den alir. Allah'tan baskasina tapin maz. O. daha sonra da Islâm'in özellikleri ve diger dinlerde n farkli oldugu hususlar. "beyne'l-havfi ve'r-recâ" (Korku ve ümid arasinda) bir çizgi takip eder. ortak bir ahlâ standardi olusturulmus olur. Bu yönüyle o. O. Ayrica yine bir âyette. yansitm alari gerekir. Gerçekten de mü'minin niyeti esastir. Takva. Hikmetin basi Allah korkusudur. Hz. Mu ham-med'in "benden sonra peygamber yoktur" dedigi rivayet edilmektedir. her dinin kendine ait özellikleri vardir. fe rdi ve toplumu huzura kavusturan.Islâm'da Ahlâk Islâm Dini'nde ahlâk. Müslüman.5. ahlâkî kaynagini Hz. Son olarak anahatla riyle Islâm Dini üzerinde duruldu. Peygamberimize "Din nedir? diy e sorulunca "Güzel ahlâktir" cevabini vermistir. Yüce Allah. "dosdogru din" dir[453]. ondan en fazla korkan mut-takîler. All ah sevgisi ve korkusu mü'minin bütün davranislarinin temelinde yer alirsa. dinlerin en ekmeli olduguna temas edildi. Muhammed. [451] a. Muhammed'in son peygamber oldugu açikliga kavusturulmustur. begendigi dindir [455]. Kur'ân'i kendisinin yolladigini. [450] 6. davranislariyle. o olgun bir ahlâka ulasir. O'nun razi oldugu. Görüldügü gibi. O'nu Yüce Mevlâ terbiye etmistir. saygi ve ta'zime d ayanan bir korkudur.

Hz. Muhammed, Kur'ân'i, 23 senelik bir devrede yazdirmis, ezberletmis ve kontrol et tirmistir. Böylece bu asil metin, aynen muhafaza edilerek, günümüze gelmis yegâne Kutsal K itap daha sonraki nesillere teslim edilebilmistir. Bu açiklama, Islâm'in diger dinlere farkinin ilk maddesini baslatmistir. Bu maddede Kur'ân'in akil ve bilim önünde tazeligini koruyabilmis yegâne kitap oldugunu belirtmek de gereklidir. Islâm evrensel bir dindir. Mesaji bütün insanligadir. Bir Âyette bu husus söyle belirtilme ktedir: "Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarici olarak gönderdik" {Sebe1 , 28). Yalniz Hiristiyanlik ve Buddizm, Islâm gibi evrenseldir. Diger dinler millîdi r. Bunlardan Yahudi dini, aslinda evrensel iken sonradan millîlestirilmis gibi bir görüntü kazanmistir. Islâm, tektanrili bir dindir. Bu dinde üçleme, ikicilik, ortak kosmak yoktur. Yüce Allah 'in sifatlari; yaratiklara, baska varliklara, insanlara, canli, cansiz varliklar a verilmez. Tabiati olusturan elemanlar, tabiat güçleri kutsallastinlmaz. Ailah'dan baskasina tapinilmaz. Yüce Allah'in kendine mahsus sifatlari, Güzel Isimleri (Esmâ-i Hüs nâ) vardir. Halbuki Hiristiyanlik ve Hinduizm'de üçleme vardir. Hinduizm, ayrica çoktanr ili bir dindir {Her iki dinde tektanri inanisi bulunsa da). Buddizm, tanri kavram ina sonradan kavusmustur {bu dinde dua yoktur). Taoizm sonralari çesitli dinlerden tanrilar almistir. Yahudi dininde her ne kadar tektanri inanisi korunmussa da T anri'ya istirahat etmek, güresmek gibi yakisiksiz sifatlar verilmistir. Hz. Isa, Budda, Konfuçyüs tanrilastirilmistir. Hinduizm'de zaten tanrilarin insan se kline girdigi (avatara) kabul edilmektedir. Yahudi Dinin'de bazi peygamberlere y akisiksiz durumlar nisbet edilmektedir. (Hz. Yakub'un Allah'la güresmesi, Hz. Davu d'un bir kumandanin karisina göz dikmesi gibi). Islâm dininde Hz. Muhammed, sadece b ir insandir. Kendisine vahiy gelmektedir. O, Allah'in kulu ve elçisidir. Onun görevin e uygun nitelikleri vardir. Islâm, Allah ile peygamber arasindaki çizgiyi korumustur. Bu çizgiyi peygamber, hiçbir s ekilde geçemez (Meselâ Islâm'da Hesap Günü'nün sahibi sadece Allah iken Hiristiyanlikta bu y etki Hz. Isa'ya verilmistir). Ayrica Islâm'da, Hiristiyanliktaki Kilise ve Buddizm 'deki Sangha gibi bir rahip teskilâti, ruhbanlik, hiyerarsi, aracilik, misyonerlik yoktur. Yüce Allah ile kulun arasina fetis, put, peygamber, rahip, melek gibi hiçbi r sey girememektedir. Fert, hürdür, serbesttir. Dogrudan dogruya Allah'tan istenilme kte, sadece O'na dua edilmektedir. Nitekim Fatiha sûresinde "Ancak sana kulluk ede r ve ancak senden yardim dileriz" hitabiyla bu hususa isaret edilmektedir. Islâm'da günah isleyince tevbe edilir, affetmesi için ancak Yüce Allah'a basvurulur. All ah'dan baskasina günah itirafi yoktur. Halbuki Hiristiyanlik ve Buddizm'de böyle deg ildir. Rahip, rahip zümresinin varligi bu noktalarda kendisini belli eder. Hiristi yanlikta genellikle rahip bulunmaksizin sakramentler uygulanamaz.

Tarîhî gelismesi içinde Islâm aslî yapisini koruyabiimistir. Bu hüküm, diger dinler için tekr anamaz. Hinduizm farkli dinlerden çesitli elemanlar almis, bunlarin bir yigini hal ine gelmistir. Belirli kurucusu, inanç sistemi, ibadeti olmamistir. Taoizm de dige r dinlerden bir çok eleman almistir. Hiristiyanlik, daha en baslarda Pavlus'un yoru mlariyla degisik bir yapi kazanmis, gittigi yerlerdeki kültlerden etkilenmistir. B u hususta Islâm'in farkliligi, bir ölçüde, Kutsal Kitabi'nin degismeden günümüze ulasmasi öze ginden gelmektedir (Diger dinlerin kutsal kitaptan daha sonralari yaz ih hale get irildiginden asil yapi tam olarak korunamamistir). Islâm'daki inanç esaslari, dinî kavramlar, sade, kuvvetli, açik seçik, anlasilmasi, anlati lmasi, kabulü kolay, akli-mantigi zorlamayan maddelerdir. Halbuki meselâ inkarnasyon (huftil), aslî suç, tenasüh, gibi kavramlarda bu kolaylik bulunmaz. Islâm'in tarihî gelis mesinde kutsal kitabi ve dinî kavramlarinin açikligi sebebiyle konsillere rastlanmaz. Fakat evrensellikte ona arkadaslik eden iki büyük dinde (Hiristiyanlik ve Buddizm) konsillere ihtiyaç duyulmustur.

Önem tasiyan bir nokta olarak, Islâm'da dünyaya günahsiz gelindigine inanilir. Bu dinde H iristiyanliktaki aslî suç, Hint dinlerindeki tenasüh yoktur. Her dogan, Islâm yaratilisi üzerine temiz, suçsuz dogar. Zümer suresinin 7. ye Fâttr suresinin 18.. Ayetinde belirt ildigi gibi, kimse baskasinin suçunu yüklenmez. Sorumluluk, ferdîdir. Suç ve beden, ferdîd ir (Dogustan gelen suç yoktur, bir beden bir ruh içindir. Önceki kimselerin veya önceki hayatlarin suçu dogustan gelir seklinde Hiristiyanlik ile Hint dinlerinin benzerli k tasiyan doktrinlerini Islâm kabul etmez).

Islâm'da agir, asiri züht emirleri, güçlük yoktur. Kolaylik, kolaylastirma vardir. Hz. Muha mmed, "Din, kolayliktir"; "Kolaylastiriniz, güçlestirmeyiniz; müjdeleyiniz, nefret e ttirmeyiniz" diyerek Islâm'in bu niteligini belirtmistir. Caynizm'de yürürken küçük canlilar i öldürmemek için önce yer süpürülür. Caynizm'in bir mezhebinde dünya mali diye elbise giyil lâm'da böyle asiri buyruklar yoktur. Evlenmemek veya bosanmamak (bazi Hiristiyan mez heplerinde oldugu gibi) seklinde sert kayitlar göze çarpmaz.

Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir. Meselâ Yahudi Dini'nde âhiret motifi çok net olarak is lenmemistir. Gözler dünyaya çevirilmistir. Hiristiyanlikta tersine, gözler âhirete dikilmi stir. Islâm'da dünya, âhiretin tarlasidir. Bir âyette belirtildigi gibi dünyadan nasip de unutulmayacaktir. Islâm'da çalisilmayan gün yoktur. Çalisma ve kazanma, ekmek-alinteri övülü Zekât ve hac gibi ibadetlerin yapilabilmesi, maddî imkâna baglidir. Islâm'da ibadet ve ahlâkla Ilgili konular gelismistir. Islâm'in her an istedigi kulluk da vardir (iman), ömürde bir defa istedigi kulluk da (hac). Tabiî senede (bir defa ze kât; bir ay oruç), haftada (Cuma Namazi), günde (bes vakit namaz) istedikleri de vardi r. Halbuki meselâ Bud-dizm'de dua, Hinduizm'de cemaatle ibadet olmadigi gibi Hiris tiyanlikta âyinler papaz nezaretinde kiliseye tahsis edilmistir. Yahudi dininde ku rban yikilan Kudüs Tapinagi'na bagli görüldügünden uygulanmamaktadir. Islâm'da ibadet, hem aatle hem de tek basina; hem camide hem cami disinda her yerde yapilabilmektedir .

Islâm; sadece zühde, tasavvufa, ahlâka, felsefeye, gelenege dayanan ve her seyi toplam aya çalisip asil hüviyetini kaybeden bir din degildir. Bu dinde ölçü, akil, bilim, düsünce, ö nme, çalisma, fert ve toplum konularina gereken yer ayrilmistir. Islâm'in kendi orijinalligini gösteren yukarida bir bölümü siralanan hususlar yaninda dige r dinlerle paylastigi noktalar da vardir. Bunlarin en basta geleni tektanri kavr amidir. Islâm, bu Yüce Tanri kavraminin en ideal sekline sahiptir. Islâm, diger ilâhi di nlerin kitap ve peygamberlerine de yer verir. Kur'ân-i Kerîm'de ancak 25 peygamberin adi bulunur (üç tartismali olanla 28). Ancak dünyada hayli peygamber görev yapmistir. Hem en hemen bütün topluluklarda Yüce Tanri inanisinin bulunmasi bunun bir isbatidir. Islâm; vahiy, âhiret, kader, melek-seytan, helâl-haram (yap-yapma), nefsi terbiye, iyi lik, erdem gibi birçok elemanlarini diger dinlerle paylasir. Ancak Islâm'da bu elema nlar, bir ölçü içinde, asiriliklardan uzak olarak yer alir. Bir misal olarak temizligi e le alalim. Temizlik önce dis ve iç temizligi olarak ikiye ayrilir. Dis temizliginde; 1- Beden (Islâm'da pis sayilan seylerin bedenden giderilmesi, yikanmak, dis temizli gi, bedenden tirnak ve benzeri kesilmesi istenilen seylerin atilmasi, sünnet, abde st, boy abdestinin maddî temizligi vb.), 2- Elbise (pis sayilan seylerin temizlenmesi veya kirliligin giderilmesi), 3) Çevr e ve gida temizligi (kendimizi tehlikeye atmamamizi emreden Âyete göre suyun, havanin , evin, kentin; imanin en asagi derecesinin yolda ayaga takilan tasin bir kenara atilmasi oldugunu açiklayan Hadîs'e göre yol temizligi) gibi maddî elemanlar bulunur.

Iç temizlik, çok daha genistir:

1- Kalp temizligi (önce tasdîkî, sonra yakînî Iman ile sekten süpheden, kötü düsüncelerden ka ndirmak, tövbe ile günahtan temizlenmek), 2- Ahlâk temizligi (kötü ahlâki atip iyilerini benimsemek), 3- Düsünce-niyet-davranis temizligi (iyi davranis, ihlâs kazanmak), 4- Vicdan temizligi (suçluluk duygusu içinde kalmamak; kul hakkini almamak, helallas mak), 5- Hükmî temizlîk (abdest, boy abdesti, Islâm'in bes sartinin her bir maddesinin uygulani si ile günahlardan arinmak) gibi bir çok hususu içinde bulundurur. [457]

b- Islâm'in Diger Dinlerden Ayricaliklari 1- Islâm hak ve iiâhî dindir; vahye dayanir; evrenseldir; mesaji bütün insanligadir; Kiyam ete kadar geçerlidir. 2- Islâm, adini kutsal kitabindan alan; kutsal kitabi peygamberi tarafindan yazdi rilan, ezberlettirilen ve kontrol edilen, böylelikle degismeden günümüze kadar ge lebilen; aktl ve bilim önünde tazeligini koruyabilen Kutsal Kitab'a sahip olan dindi r. 3- Islâm'da tevhîdin en güzel ve en orjinal sekli vardir. Islâm en mücerret, en mükemmel All ah inancini yerlestirmistir. Islâm'da Allah'in sifatlari, yaratiklara, baska varli klara; insanlara, canli-cansiz varliklara verilmez. Islâm'da Yüce Allah insana benze tilmez; O, hiçbir seye benzemez, ne Tanri insanlastirilir, ne de insan tanrilastir ilir. Islâm'da Allah'in Esmâ-i Hüsnâ'si (Güzel Isimleri) vardir. Islâm'da Allah'dan baskasin a tapinilmaz, dua edilmez; Allah'dan baskasindan istenilmez; Allah'dan baskasina secde, rüku' edilmez, kurban kesilmez, yemin edilmez, tövbe edilmez, günah itirafinda bulunulmaz. 4- Islâm'in belirli bir inanç sistemi, peygamberi, kutsal kitabi vardir. 5- Islâm'da Allah tarafindan gönderilen bütün peygamberlere inanilir; aralarinda bu nokt ada bir ayirim yapilmaz. Peygamberler, Yüce Allah'in kulu ve elçisidir. Islâm'da peyga mberler tannlastirilmaz. Onlara yakisik almayan durumlar isnat edilmez, uygun ol mayan deyimler kullanilmaz. Onlar için ortak bes özellik kabul edilir. 6- Hz. Muhammed, son peygamberdir. Ondan baska hemen hemen hiçbir peygamber ve din kurucusu, getirdigi nizamin kendisi hayatta iken uygulama zemini buldug unu, devlet oldugunu görmemistir. 7- Islâm'da en yüksek otorite, i aynidir. Kur'ân'dir. Dünyanin her tarafindaki Kur'ân nüshalar

8- Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir. Dünya âhiretin tarlasidir. 9- Islâm'da inanç esaslari, dînî kavramlar; sade, kuvvetli, açik-seçiktir; anlasilmasi, anla tilmasi, kabulü kolaydir; akli, mantigi zorlamaz. 10- Islâm, kolaylik ve müjde dinidir. Kimsenin zorla Müslüman yapilmasini kabul etmez. K albleri fethederek yayilmayi esas alir. Dili, irki, dini ne olursa olsun Kelimei Sehadet getiren herkesi Müslüman sayar. Sinif, zümre, irk farki gözetmez, kimseye imti yaz tanimaz. Esitlik ve adalet esasina dayanir.

11- Islâm; akla hitap eder, akilliyi sorumlu tutar, akla ve bilime ön planda yer ver ir. Islâm'da ölçü, akil, bitim, düsünce, ögrenme, çalisma konularina; fert ve toplum münasebe ne gereken yer verilmistir. 12- Islâm'da insan, en güzel biçimde yaratilmis, yeryüzünde halife kilinmistir. Dogustan ge len suç yoktur. Insan, ma'sum ve Islâm fitrati üzere dogar. Islâm'da sorumluluk, suç ve be den ferdîdir.

13- Islâm'da ibadet ve ahlâkla ilgili hükümler gelismis ve nihâî hale gelmistir. Islâm'da, h c hariç, ibadet, belirli bir yere bagli degildir, her yerde yapilabilir. Duruma göre hem cemaatla hem tek basina olabilir. Ma'bette resim ve heykel bulunmaz. Ibadete da'vet ezanla olur. Ibadette Allah ile kulun arasina kimse giremez. Islâm'da ruhb an sinifi da, afaroz da yoktur. Evlenmeme ve bosanmama seklinde sert, agir ve asin züht emirleri de yoktur. Ancak iç ve dis temizlige önem verilmektedir. Sünnet vardir . 14- Islâm, kadina gerçek hakkini ve degerini vermistir. Bütün bu ve benzeri özellikleriyle, ayricaliklariyle Islâm, her devirde, her yerde kendin i kabul ettirir. [458]

Altinci Bölümün Bibliyografyasi A- Yahudilik - Baki Adam, Yahudi Kaynaklarina Göre Tevrat, Ankara 1997. - W.F. Albight, Yahvveh and the Gods of Canaan, London 1968. - Nesim Bahar, Ibrani Tarihi, Istanbul 1969. - D.A. Brovvn, A. Guide to Religions, London 1975, 104-122. - Seymour Cain, "Medieval and Modern Judaism", A Reader's Guide to the Great Rel igions, London 1977, 321-345. - Ahmet Çelebi, Yahudilik, Çev. Ö.F. Harman-A.M. Büyükçinar, Istanbul 1978. - A Dictionary of Comparative Religion, nesr. S.G.F. Brandon, London 1970, 364, 374, 378-385, 451-2, 620. - Mircea Eliade, Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses, Paris 1980, I/348-380, 111/161-190. - Isidore Epstein, Judaism, A Historical Presentation, Gr. Britain 1972. - Mustafa Erdem, Hz. Adem (Ilk Insan), Anara 1993. Ahmet Hikmte Eroglu, Osmanli Dev|etinde Yahudiler, Ankara 1997. - George Fohrer, History of Israelite Religion, London 1975. - Sigmund Freud, Musa ve Tektanricilik, Çev. E. Sevil, Istanbul 1976. - David Goldstein, "The Jews", Our Religions, London 1973, 69-89.

- Ernest Gugenheim, "Le Judaisme", Histoire des Religions, E.G. 1972, II/697-74 5. - Ernest Gugenheim, Le Judaisme dans la Vie Ûuotidienne, Paris 1970. - Ibranî Din Bilgisi (Özetler), Istanbul 1969. - Mordecai Kaplan, Judaism as a Civilisation, USA 1981. - Mehmet Katar, Hiristiyanlikta, Yahudilikte ve Islâm'da Tövbe, Ankara 1997. - Yehezkel Kauîman, The RelIgion of Israel, Çev. Moshe Green-berg, London 1961. -Yasar Kutluay, Islâm ve Yahudi Mezhepleri, Ankara 1965, 114-218. -Yasar Kutluay, Siyonizm ve Türkiye, Istanbul 1973, 11-73, 389-395. - Saban Kuzgun, Hazar ve Karay Türkleri, Ankara 1985, 147-210. - Abdurrahman Küçük, Dönmeler Tarihi, Ankara 1992 (Gözden geçirilmis ve genisletilmis ikinci baski). - Abdurrahman Küçük, "Yahudilikte Arz-i Mevud Anlayisinin Boyutlari", AÜIFD, Ankara 19 92, XXIIl/101-111 -Abdurrahman Küçük, "Ahid", TDVIA, Istanbul 1988. I/532-533. - Abdurrahman Küçük, "Ahid Sandigi", Istanbul 1988. I/535. -Abdurrahman Küçük, "Arz-i Mevud", TDVIA, Istanbul 1991, MI/ 442-444. Maimonides, Commentory on the Tractate Sanhedrin, trans by Freed Rosner, New Yor k 1981, 155-156. Man's Religious Quest, nesr. W. Foy, London 1978, 351-417. Ebu'l Hasen Ali el-Hasenî en-Nedvî, el Erkânu'l-Erbea, Beyrut 1968, 63-66, 171-174, 25 9-268. Abraham A. Neuman, Judaism, The Great Religions of the Modern VVorld, y 1947, 224-284. - S.A. Nigosian, VVorld Religions, London 1975, 7-43. - Hayrullah Örs, Musa ve Yahudilik, Istanbul 1966, 316-446. - James Parkes, A History of The Jewish People, Gr. Britain 1969. - The Jewish Encyclopedia, Copyright 1904. - The Universal Jewish Encyclopediea, New York 1948. - E.G. Parrinder, A Book of VVorld Reiigions, London 1965, 16, 52, 88, 140. - E.G. Parrinder, The VVorld Living Religions, London 1974, 143, 164. - Vicomte Leon de Poncins, Judaism and the Vatican, Çev. T. Tindal-Robertson, Lond on 1967. - Salomon Reinach, Orpheus, Histoire des Religions, Paris 1976, 1/248-311. New Jerse

- Ernest Renan, Histoire de Peuple d'Israel, Paris, 1/1-34, 127-165, 11/82-192. - H. Ringgren-A.V. Strom, Religions of Mankind, Landon 1966, 113-137 ^ - Roy A. Rosenberg, Judaism: History, Practice, Faith, USA 1991, 64-65. - H.J. Schoeps, An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind, Lond on 1967, 207-227. - Annemarie Schimmel, Dinler Tarihine Giris, Ankara 1955, 100-116. - Gershom G. Scholem, Majör Trends in Jevvish Mysticism, New York 1974. - Siddur (sefaradi), New York 1981, 43-44. - Sylvam D. Schvvartzman, The History of Reform Judaisme, 1953. - Ninian Smart, Background to the Long Search, London, 1977, 159-184. - Robertson Smith, The Religion of The Semites, New York 1972. - Sehrisîânî, el-Milei ve'n-Nihal, Kahire 1975, 1/210-220. - Hikmet Tanyu, Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler, Istanbul 1979, 1/15-126 vd. - Hikmet Tanyu, "Yahudiligin Kutsal Kitaplari ve Esaslari", A.Ü. Ilahiyat Fak. De rgisi, Ankara 1967, XIV/95- Kurt Uruby, "Judaism", Dictionnaire des Religions, France 1983, 868-74. - Yahudilikte Kavram ve Degerler, Hazirlayanlar: Suzan Aialu -Klara Arditi ve A rkadaslari, Istanbul 1996. - R.J. Zwi Werblowsky, "Judaism", The Concise Encyclopedia of Living Faiths, Lo ndon 1971, 3-40. - Zaferu'l-Islâm Han, Yahudilik'de Talmud'un Mevkii ve Prensipleri, Çev. in, Istanbul 1981. [459] Mehmet Ayd

B- Hiristiyanlik - Muhammed Atâurrahîm,. Jesus Prophet of Islâm, England 1977. - Donald Attvvater, Christendom, London 1969. - Mehmet Aydin, Müslümanlarin Hiristiyanliga Karsi Yazdigi Reddiyeler ve Tartisma Ko nulan, Konya 1989. - G. Barker, O'nun Izinde (Hiristiyanlik ve Laiklik Tarihi), Istanbul 1985. - La Bible, Paris 1977. - David A. Brown, A Guide to Religions, London 1975, 155-182. - Chateaubriand, Genie du Christianisme, Paris 1966, l-ll.

Mackay.Harold A. Ankara 1997. . Ankara 1983. London 1971.G. Protestantism. Jesus. New York 1958. Ilahiyat Fak. 19 72. Gali.H. A . .Alfred Hail.The Concise Encyclopedia of Living Faiths.Abdurrahman Küçük. Çev. The Beliefs of A Unitarian. Dergisi (IFD). nesr. 307-337. Gr. Luigi I. .Giussupe Descuffi. Dodd. Courte Histoire du Christianisme. Edi-tions M'tano ia 1974. The Founder of Christianity. Akif Nuri.S. "Les Missions Cathologues".J. 40-166.Leonard Hadgson. Christian Deviations.Dictionnaire des Religions. Istanbul 1982. Saint Paul ou le Closse oux Pieds d'Argile.Horton Davies. London 1973. . 359. . Janin. Kaloustian. 372-373.Xavier Jacop. S. Incil Nedir? Tarihi Gerçekler. 284 -307. A. 11/1144-1187. New Jersey 1947. Paris 1924. Hromadka-G. "The Christians". Brandon. Paris 1938. . . . First Century Christianity. 89-104.A Dictionary of Comparative Religion. The Doctrin of TrInity.Emile GIIIabert. London 1965. Ankara 1985. Britain 1972. Paris 1955. 190-195. . Roman Cathoficism . 337-371. Guy. .G. . France 1983.Rene Guennau. London 1970. . Britain 1932.Abdurrahman Küçük. New York 1 .R. . Walsh-John A.Ch. Gagauzlarin (Gagavuzlar) nkara 1982 {basilmamis doktora tezi).Harun Güngör.A. Les Eglises Oriantales et !es Rites Orientaux. Izmir 1963. The Great Religions of the Modern World. . . . London 1964. "Ermeni Katogikoslugu ve Meselesine Dair Bir Arsiv Vesikasi Üzerin e". Yahudilikte ve Islâmda Tövbe.Ü. .G. . London 1977. Dinî Inanislari Üzerine Bir Arastirma.Mehmet Katar.J.Mc Veigh Harrison. annitto. . Davies. XXVI/727-750. The Christian Church. Hiristiyanlikta. Histoire des Religions. Istanbul 19 78. . Hiristiyan Dininin Esaslari. Ankara 1997. Hiristiyan Dini.L. Ermeni Kilisesi ve Türkler. 310. .C. Hiristiyanlik Üzerine Konferanslar. Gr. Guignebert.. Eastern Orthodo-xy. Houtin. .Muhammed Ebû Zehra. . Our Religions. Ed.P. 138139.F. 969 Saints and Sacrements of the Armenian Church.

Schoeps.Günay Tümer. Istanbul 1980. Belgi-que 1971. MI. Hiristiyanliga Reddiye. 417-467 . . Malachia Ormanian.Pierre de Lobrrolle. Ström. 105-159. Lübnan 1954. 25 9-268. Parrinder. Ebu'l-Hasen Ali el-Hasenî en-Nedvî. . Londo n 1967. . Fener Patrikhanesi ve Türkiye. . Creeds of the Churches. The History and Literatüre of Christianity.H. nesr.A. 206-274. London 1978. 11/515-558. Erzurum 1976 {basilmam is doçentlik tezi). H. . Istanbul 1980. el-Erkânu'l-Erbea. London 1966.Süreyya Sahin. An Intelligent Person's Guide to the Religions of Makind. Foy. Orpheus. S. Christendom.Marguerite-Marie Theollier. 401-475. Çev. Salih Tug. Ankara 1979 (basilmamis doçentlik tezi). . L'Eglise Armenienne. Einar Molland.Sehristânî. .'Nihal. World Religions. Istanbul 1983. .Salomon Reinach.Ernest Renan. Ringgren-Ake V. W. . London 1965. Paris 1976. Religions of Mankind. Istanbul 1970.Annemarie Schimmel.J.G.Etienne Trocme.H. 242-313.Thomas Michel. Christianity. Leith. Histoire des Reiigions.H. . Ankara 1955. Istanbul 1992. 1972.L.John H. Paris 1944. Dictionnaire des Religions. 137-175. Çev. Cross. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. Oxford 1973. Dinlerde Mehdi Inanci ve Tasavvurlari.Ninian Smart.Abdullah Tercüman. . Hiristiyan Tanribilimine Giris. . A Reader's GuIde to the Great Reli-gions. . . 43-47. 11/185-260. London 1965. VVilson. Ed.Man's Religous Quest. 1/220-229. Walsh. 67-69.Ekrem Sarikçioglu. el-Milel ve'n. Gali. 117-150. Dinler Tarihine Giris.Ekrem Sarikçioglu. .The Oxford Dictionary of The Christian Church.Ninian Smart. F. . Hiristiyan ve Islâm Dinlerinde Meryem. . New York 1983. London 1968.E. Kahire 1975.H. London 1977. Gr. VIe de Jesus. . Ed. 175-176. Britain 1977. London 19 . Beyrut 1968. Nigosian. The Religious Experience of Mankind. London 1975. Background to the Long Search. .. "Le Christianisme des Origines ou Concile de Nicee". . Jesus in the Ûuran. Islam Peygamberi.Muhammed Hamidullah. .

Ström. . 178-224.Mircea Eltade. Yurdaydin-Mehmet Dag. 175-202. Feyizli. 307-379. London 1977 . Histoire des Sectes Chretiennes.E. Umûmî Bir Dindir. Ist. Aydin.R. .Edvvard J. A Guide to Religions. 182-218. Ankara 198 1. An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind.77. . .Man's Religous Quest. The VVorld's Living Religions. Tabiî. H. Islam Fitrî. "Islâm".H. Gali. The Great Religions of the Modern World. New Jersey 1947. . The Great Asian Religions. 9-31 .A. 77-103. Hz. The Concise Encyclopedia of Living Faiths. Dinler Tarihi.Hüseyin G. Jurji. London 1978. VVelter. "Islâm". 89-104. 12.G.Mustafa Erdem. Nigosian. l-ll. . Asian Religions. London 1975.Fazlurrahmân. [460] C. nesr. . Histoire des Croyences et des Idees Religieu-ses. Islâm Peygamberi.H.Toufic Fahd. Parrinder. Ankara 1978. M.E. . . . 60.Charles J. 1980. 100. Ankara 1993. W. Parrinder. 467-529. . Salih Tug. London 1965. Çev. . Adams. . . 407-467.David A. London 1969. 111/71-93. . Istanbul 1943. "The Muslims". London 1975. Religions of Mankind.Ebu'l-Hasen Ali El-Hasenî en-Nedvî. Adem. Gr. "Islâm".G. Istanbul 1981.T. Ed.G.Muhammed Naseem. . 1976. Britain 1976. London 1977.A.A.J. Our Religions.S.H. Paris 1950.G. 184-200. Schoeps. London 1966.Islam . . 5-31. Beyrut 1968.V. Islâm.E. "L'Islâm et Les Sectes Islâmiques". Brown. Islâm. Histoire des Religions. lti/3-179.Ismail Râgi el-Fârûkî. Lond .A. Paris 1984. . 147. nesr. 1 66-200.Maxime Rodinson. . Hamdi Akseki. London 1973. A Book of World Religions. . Gibb. "Islam". 345-407. Hamdi Akseki.Muhammed Hamidullah. . Çev. Ringgren-A. Parrinder. World Religions. . Foy. London 1947. London 1977. A Reader's Guide to the Great Reli-gions. el-Erkânu'l-Erbea1. Mohammed.

Çünkü simsegin sarkta çakip garpta dahi görüldügü gibi oglunun gelisi de böyle olacaktir. söyle ki.W. . New York 1962. 2.Ninian Smart. sakirtleri ayrica g elip ona dediler: Bize söyle. Background to the Long Search. ne de Ogul. M. Asr-i Saadet (Islâm Tarihi).. aslinda Babil Sürgünü ve çesitli sikintilar sonucunda ortaya çik mis ve dinî-millî bir veçhe kazanmistir.Ninian Smart. Matta Incilin de söyle denilmektedir: "Isa. Ter. Aydin. Bu Mesîh adaylari hem aldatmis hem de aldanmislardir. Böylece yeryüzünde de Tanrinin Kralligi kurulmus. Çünkü yalanci Mesîhler ve yalanci peygamberler kalkip büyük alâmetler ve harikalar yapacaklar. Böylece XVIII. Bunlarin arasinda Yahudileri uçarak Kudüs'e götür cegini va'dederek mensuplarinin herseylerini sattirip daglik bir burundan tepeüstü d enize atlatan Giritli Mose. dünyaya hâkim olan Seytan safdisi birakilmis olacaktir. Ömer Riza Dogrul. yalniz Baba'dan baska. tacillerin telkini de o dogrultuda idi. Hiristiyanlikta ilk yüzyillar. Insanoglunun gögün bulutlari üzerinde kudretle ve büyük izzetle geldigini görecekler.[ 462] . beklenenle r gerçeklesmedi.on 1967. basindan olmustu. Gr. . The Religous Experience of Mankind. . yahut surada derse inanmayin. onun yeryüzüne ine rek beraberindeki 144. M. Dav ud devrindeki ihtisama ve dünya hakimiyetine ulastiracak ideal bir kral olarak" be kle-negelmistir.. Ankara 1982. O zaman eger bir kims e size: Iste Mesîh burada. Yüzyilin ortalarina kadar hemen he men her yüzyilda Mesîhler ortaya çikmistir. Yahudilikte Mesîh. Onlara göre. Z ira içlerinde o kadar Mesîh olduguna inanani vardi ki. Watt. Hz. Bütün bunlara ragmen Mesîh gelmedi.Meviâna Siblî.. Önce Yahudilikte.J. Çev. Zira sanmadigniz saatte insanoglu gelir". Fakat o gün ve saat hakkinda ne göklerin melekleri. Iste size önceden söyledim. Islâm. aslinda. Çünkü Rabbini zin hangi gün gelecegini bilmezsiniz. basini uzatip. London 1977. mümkünse seçilmis olanlari bile s iracaklar. ..Mesîhî Hareketler Yehova Sahitlerinin mahiyetinin anlasilabilmesi. deseler de inanmayin. Modern Dünyada Islâm Vahyi. Bu konuda. Armag edon Savasiyle saglanacaktir. kimse bir sey bilmez. Imdi uyanik olun. gelecege bira kildi. Zeytinlik dagi üzerinde otururken. bu seyler ne zaman olacak? Ve senin gelisine. Mesihî hareketlerin bilinmesine ba glidir. devletleri. kilicin kesmey ecegini iddia ederek.. [461] baslattigina inanirlar. Eger size: Iste çöldedir deseler de çikmayin. Ancak za manla diger konular ön plana çikti ve bu husus. Bu ideal. Britain 1977. 1914'te hayatta bulunan nesil.000 Yehova Sahidiyle bütün siyasî kuruluslari. mille tleri. bir inanç konusu olarak. kisacasi "Seytanin güçleri"ni yokedecegini görecektir. yine Iran Yahudilerini ayni metod-la Kudüs'e götürmek iste yen David Alroy da vardir. 227-242. Istanbul 1977-1978 . dünyanin sonuna alâmet ne olacak? Isa cevap verip onlara dedi: Sakin kimse sizi saptirmasin ! Çünkü bir çoklari Mesîh benim diye benim ismimle gelip bir çoklarini saptiracaklar. Ve bi r çok yalanci peygamberler kalkip bir çoklarini saptiracaklar. 475-543. Yahudileri Hz. 184-218.. Isa'nin "ikinci dönüsü" beklentisi içinde geçti. sonra hem Yahudi hem de Hiristiyan dinlerinde zaman zama n büyük bir ilgi toplayan Mesîhî hareketler olmustur. Alden VVilliams. Bu.. Iste iç odalardadir. ..

Bu hareketin kurucusu W. sirrî. Bengel'in (1687-1752). Kab-balist. en önemli Mesîhî hareket .[463] Incillerdeki bu gibi açiklamalardan. Razil. yeni bir yorum getirdi. sahte Mesîhlerin. Fakat o da va'dedilen olaylari görmeden öldü.T. 1879'da "Siyon'un Tarassut Kulesi" dergisini çikartmaya basla di. kendi ni grubun "pastör"ü seçti. hatta yalan yere yemin ettigi. hayal kirikligina ugradi. Yahudi Mesîhî hareketleri XVIII. yalanci. söyle iki yol takip ettiler: 1) Hesaplamak. kökü. ayni tarihten It ibaren bu çesit hareketler Hiristiyanlik Âleminde ortaya çikmaya basladi. âlemin sonu ve Mesîh'in gelisinin yalniz Allah ta rafindan bilinebilecegi anlasildigindan. zam anla "din'lestirilmek istenmektedir. yayinla ri birbirini tutmayan. hemen büyük çogunlukla Mesîhî. O. klasik dilleri bilmedigi. R azil. Razil'dan ayrildi. Bunlar. White (1827-1915). Karisi. Mesîhî hareketler. insanlari saptira cagi. uçtaki saf kimselerin hiçbir sey bilmedigi. Bu cereyanlardan biri de Yehova Sahitleri'd ir. ana Hiristiyan kitle bu konuda ihtiyatl idir. sonra 1844 olarak Kutsal Kitap'tan hesaplama yoluyla çikardi. Ancak bir Kitab-i Mukaddes toplulugu kurdu. kurdugu cemiyetin yüzde doksan hissesini elinde tutuyordu. evindeki evlatliga kur yaptigi iddiasiyla. Yerine hareketin avukati J.F. bu konuda. mistik. Swedenberg'in (16 88-1752) sistemleri misal olarak verilebilir. bir defasinda da gerçekte dinî bir hüviyeti.H. Yerine N. Taraftarlar. Kaynagi. Isa'nin geldigini. çikarci oldugu gibi. bir defasinda "Mu'ci zeli bugday" satisi dolayisiyle kendisini itham eden bir gazeteyi. [464] 3. Kendisinin "Yehova'nin Sözcüsü" olduguna i nandigindan ve Razil'in sahsiyetinin yiprandigina kanaat getirdiginden "Russelis tler" adini 1931'de "Yehova Sahitlerine çevirdi. 2) Rüyada veya vizyonda ilhamla bilgi almak. bu bir kenarda duran Mesîhî konulara el attilar. verilen tarihin dogru ol dugunu. gizli. Ancak mahkemeleri kaybetti. yalan söyledigi. 14 yasindan sonra bir tahsil görmedigi. Bahâîligin kurucusu Mirza Hüseyin Ali'den (1817-1892) Hintli çocuk Kr isnamurti'ye kadar Isa'nin kendilerine hulul ettigini ileri sürenler de olmustur. derin arastirmasi ve klasik dillere vukufu bulunmadigi ni yazan bir risale yazarini mahkemeye verdi. Bu mah kemelerde onun sahsiyetiyle ilgili bazi önemli hususlar ortaya çikti: "Pastör" olmadigi . Sonradan E. ikincisine de E. ciddî bir dinî egitim görmedi. gayesi ile söyledikleri. Yüzden fazla eser yazdi. Bunun zaman . ilhama dayananlarindan hulûlî olanlarina kadar büyük bir çes ilik göstermektedir. Razil. Yüzyil ortalarindan sonra gözükmez iken. he rseylerini terkederek büyük bir ümitle beklemelerine ragmen. zamanla teskilâti ele geçirdi. Mesih surada-burada diye iddiada bulunanlara inanmamak gerektigi. kapali açiklama ve y mlan bulunan ve çesitli dinlerin içinden baslatilan bir hayli cereyan ve hareket. gökte muhakemeyi baslattigini ileri sürdü. Katoliklere göre daha fazla kutsal kitaplariyle mesgul o lduklarini ispatlama gayreti içinde. böyle hesaba. özel metodla rla yönetilen. Razil. birkaç sene sonra da ayni ad altinda bir cemiyet kurdu (daha sonra "siyon" kel imesi atildi). Miller (1782-1849). Ancak Protestanlar. Bunlardan ilkine J. Yahudilerin "kabbala" denilen kutsal kitabin harf düzeninden gelecekle ilgili sirlar çikarmak usulünden faydalandilar. Knorr (1977'ye kadar) geçti. Yehova Sahitlerini anliyabilmek hususunda. Son iki yüzyil böyle hareketlerle doludur. "Adve ntizrrT'dir.A. "insanogl u"nun gelisinin insanlarca biline-miyecegi anlasilmaktadir.Yehova Sahitliginin Tarihçesi Yehova Sahitlignin kurucusu C.Bu cümlelerden. Razil'dir (Charles Taze Rus-sell: 1852-1916). peygamberlerin gelecegi. Rutherford (1869-194 2) getirildi. Isa'nin dönüs tarihini önce 1 843. Yehova Sahitligi hareketinin kurucusu da bu görüsü aynen kopya etti. Böylece onlar. büyük iddialarina ragmen öldü.

bir haç üzerinde degil bir direk üzerinde ölmüstür. "Yeni Ahit".Yehova Sahidi. 4. Kötülük ebediyen yok edilmis olacaktir. tan ri Yehova'ya ancak Isa Mesîh vasitasiyla yapilir. millî sinirlari kabul etmez. bayragi put olarak görür. Tanri tarafindan mu'cizevî olarak dogmasi saglandigindan. Bütün milletlerden seçile e sayilari 144. ke ndini bu dünyadan uzak tutmalidir. Bu idare he yetinin altinda çesitli hizmet kademeleri vardir. Yehova'nin sahidi. Isa. Digerleri sahtedir. insanligin kurtulusu için gerekli olan fidye olarak ödemistir. büyücülük. ha atini. haç. Isa Mesîh. Ölüler. Âdem'den miras alinan günah sona erecek tir. dir mektir. Tanri.Tanri tektir ve ismi Yehova'dir.Isa Mesîh. ölümünden sonra ruhî bir sahis olarak diril-tilmistir ve su anda.inda Gilead'da Kutsal Kitap Mektebi kuruldu ve 15. Mukaddes Kitaba her türlü insan sözünden d ha çok güvenilmelidir. 6. Hayata götüren yol. Simdi biz son günlerde yasamaktayiz.Tapinmada suret. Tanrinin Sözüdür ve hakikattir. insanligin müsterek mezarina gidecektir.Yehova Sahitleri. tesbih. Ölümden kurtulmak için yegâne ümit. resim. ruhî varlik olarak yasamaktadir. 8. askerl ik yapmaz.Agizdan veya baska bir yolla bedene kan almak "Tanrinin Kanunu"nun ihlâlidir. 3. Isa Mesih ile birlikte hüküm sürmek üzere "Gög cektir. 12. Isa.000 civarinda Krallik misyoneri yetistirildi. 9. Insan.000 olan sadece küçük bir sürü. Mukaddes yazilardaki hakikati bildirmek sorumlulugu altindadir. dinlerarasi isbirligi faaliyetine katilamaz. fal bakmak. Tanriya hizmet etmekde taki p edilmesi gereken bir örnek birakmistir. Tanrinin Ogludur ve Tanriya esit degildir. Tanrinin ya rattigi ilk varliktir. Isa. 13. Yehova Sahidi. Bu da Ye-hova Sahidi olmaya baglidir. 7. Yehovanin Sahitleri. Dua. 10. Yehova'nin askeridir. Tanrinin Kanununa insanlarin kanunundan ziyade itaat edilmelidir.Yehova Sahitlerinin Inançlari Yehova Sahitleri'nin inanç ve âdetleri söyle maddeiendirilir: 1. bütün insanlara .Ilâhî Krallik. ölümle birlikte yok etmekted ir.Din. tekâmül etmemis. fakat yaratilmistir. her fert için kader veya alin yazisi çizmemistir.Ruh çagirmak. Âdem'in günahindan dolayi ölmektedir. mum kullanilamaz. . bu dünyanin görülmez yöneticisidir. ispirtizma yasaktir. anca k bir tanedir. Insan onu. 11. yeryüzüne insan için en iyi hayat standardini getirecektir. Kurtulus için Isa 'mn kurbanligi yeterlidir.Insanlik. Isa'nin yönetimindeki "Gökteki Tanrisal Krallik". yeryüzünü adaletle ve sulh içinde yönetecektir. herkes davranislarindan bizzat sorumludur. millî marsi.Seytan. [465] 4. 2. ruhî Israillilerle yapilmistir. Yeryüzü asla i veya yok edilmeyecektir. Tanri. sadece Yehova Sahitlerininkidir. mülî duygulari.Mukaddes Kitap. dünya üzerindeki kötü sistemi Armegedon Harbi ile ortadan kaldiracaktir.Cehennem diye insanlarin ruhlarinin azap çektikleri bir yer yoktur. Isa Mesîh. Mukaddes Kitabi n ahlâk standardina uyulmasi sarttir. cemaati kendi üzerine bina etmistir (Petrus'un üzerine degil). Isa'nin insan öncesi hayati vardir. Knorr'dan sonra teskilati bir idare heyeti yürütmektedir. 5. Mabed yerine "Krallik S alonlari" kullanilacaktir. Isa'da ilâhî tabiat bulunmaz.

Bu tür faaliyetler halen devam etmektedir. Buddha ve hatta bizzat Allah'la konustugu söylentisi etrafa yayilmistir. zaman zaman hapse atilmislardir. Moon. Moonculuk (Mooncular) olarak da isimlendirilmistir. Tokyo. Bu hareket. Yüksek tahsil arast rmalari için bir "Ilahiyat okulu" kurulmustur. balikçilik. Kore'de diger din mensuplari ve idarî çevrelerin muhalefet ve baskilariyla karsilasa n Moon ve taraftarlari. malî kaynak temin etmek için. Hareket. Moonculuk. New York ve daha sonra VVashington'da gazete çikarmisla rdir.Hareketin Ortaya Çikisi ve Faaliyetleri Moonculuk. Amerika'ya tasinmis ve burada gelismeye. Kilise'den kovulusunu takibeden yirmi yil içerisinde Moon'un. daha yaygin kullanimla. 1954'de. Hz. Güney Kore 'nin baskenti Seul'de. yetiskinlere ve tamamen suya daldirmakla olacagina inanirlar. köylü bir aileden dünyaya gefmistir. Onun bu iddiasi Presbiteryen Kilisesi tarafindan sapi k bir iddia olarak görülmüs ve o. sadece Yahudilere verilmistir ve Musa'nin Kanunu ile birlikte son bulm ustur. bütün bunlarin yaninda basin yayina da el atmis. sonra Protestan Hiristiyan Kiliselerinden biri olan Presbiteryen Kilisesine katilmistir. bitkisel kök ti careti gibi yollarla zenginlesme imkâni bulmustur. Daha sonra. Bunun üzerine Moon. özellik .Ruhanî sinifi. O. "Tanri Kralligi"ni kurma görevini tekl if ettigni iddia etmistir. Mooncular. Bati'da ise "Birlesik Kilise". "New York City Tribüne" isimli. güvenlikle ilgili konulara. siyasî-kültürel nitelikli gazete. "Birlesik Aile". Neticede. Yehova Sahitlerinin inancina benzer bir anlayisa yönelen Moon. Musa.MOONCULUK 1. Hz. Fakat.Sakramentlerden sadece vaftiz ile Ekmek Sarap Âyinini "Hatira Yemegi" sekl inde nitelendirerek kabul ederler. 17. Moon'un telkinleri taraftarlarinca kaydedilmis ve Ingilizce "Di-vine Principe" (Ilâhî Prensip) adi alti nda nesredilmistir. Bu gazete. dinî rütbe veya unvanlar Kutsal Kitaba uygun degildir. Kiliseden kovulmustur. vaftiz vasitasiyla sembolize edili r.14. önde gelen kisileri n okudugu iddia edilen bir gazetedir.Yehova Sahidi olmayan herkes onlara göre "keçi"dir ve onlara karsidir. Isa'nin kendisine görünerek. Moonculuk hareketi. Mooncular tarafindan Milletlerarasi k ongreler düzenlenmis ve bu kongrelere çesitli üklekerden ileri gelen bilim adamlari dav et edilmistir. Kore'de "Tong I". çesitli kesi mlerden taraftar toplamaya devam etmistir. 1936'da. sinkretik (uzlastirmaci ) "Birlesik Kilise" hareketi ortaya çikmistir. "Kutsal Ruh Bir ligi".Sebt Günü. taraftar toplamaya devam etmis. bütün dinleri birlestirmeyi amaçlayan. Hareket. Güney Kore'ye gitmistir. Vaftizin çocuklara degil. Kuzey Koreli Sun Myung Moon tarafindan Güney Kore'de kurulmus bir harek ettir. "Moon Teskilati" gibi adlarla adlandirilmistir. Kuzey Kore'de. 1959'da. [466] B. Moon'un fikirler i. 1920 yilinda. önce Buddistt ir. 1950 yilinin sonlarinda Güney Kore'nin sinirlar ini asarak Japonya'ya ve Bati'ya yayilmistir. ticarî hayata el atmis. diger yandan kültürel faaliyetlere yönelmistir. 15. bir yandan sermaye k azanmak için çalisirken.Kendini Yehova Sahitligine adama (vakif). 18. 16.

sonraki bütün nesillere geçti. hayatlarini "Gögün Krall igi"nin yeryüzünde yeniden hâkim olmasi gayesine adamislardir. Bu hareket mensuplari. Kutsal Kitab'in bazi. bir verme-alma iliskisi vasitasiyla. toplulugun merkezlerinde kalmakta. Hiristiyan Kutsal Kitabinin. Onlar. Moon'un "Ilâhî Prensip" kitab i. Bu kitapta Tanri. Havva ile Seytanin âdi davranisiyla bozuldu. Bati'dakinin iki kati kadardir. "Birlesik Kilise"ye katilanlar. Ancak o. Kovulma. Âdem e Havva'nin yapamadigini yapacaktir. "The VVorld and I" (Dünya ve Ben). vaktinden önce. F ultaym üyelerin hayat tarzi.le Dogu'daki gelismelere ayrintili bir sekilde yer vermektedir. Ortadogu'da yayinlanan "Middle East Times" (Ortadogu Ahvâli) adli Ingilizce. Amerika'da yayinladiklari d iger bir önemli gazete de "The Washington Times"dir. Âdem ve Havva. Tanri merkezli degil de. Tanri'nin Âdem'e olan sevgisini kiskandi ve Ha vva ile (ruhanî bir sekilde) cinsel iliski kurdu. Moon'un "Ilâhî Pre nsip" kitabi. zatî nitelikleri bulunan bir varliktir. bu olayi söyle bitirmektedir: Bütün tarih. ay ve yilin ilk gününde veya hareketin kutsal günlerinde and içilir. bütün güçlerin en üstünü olan sevginin istismarini içinde bulundura ir itaatsizligin sonucudur. Bu sekilde. ort a sinifa mensup gençleridir. bütün dinlen birlestirmek üzere. Bu. Doguda bu rakam. gazete. Bu teskilât tarafindan mâlî yönden desteklenen dergiler de vardir: "Insight on t he News" (Haberlerin Iç Yüzünü Kavrama). Üyelerden evlilik öncesi ve hatta so nrasinda hizmet için bekâr kalmalari beklenir. Gazete. sira Ile. yeni bir y orumunu sunmaktadir. Takdis. onlarin 1983'den itibaren Kibris'ta çikardiklari bir gazetedir. olmadi. çocuklarinin çocuklari Tanri i le tam uyumlu. hareketin teolojisinin gerektirdigi "yenilestirme"yi saglamak için. [467] 2. daha büyük bir bütün teskil e tmek üzere. aslî suçsuz dogan çocuklara sahip olacaklard . Gerçek Ana-Babayi olusturacaklar ve onl arin evlilikte takdis ettikleri kimseler. yeni bir dinî anlayis üzerine kurulmustur. Onlar. Bunlar. Kore'dekiler ise bu isi kendi evlerinde yürütmektedirler. Bütün yaratiklar olumlu ve olumsuz (erkek ve disi) elemanlardan ibarettir. Tanri ve insan tarafindan âlemin Tanri'nin istedigi duruma getirilmesi girisimi olarak görülebilir. Bu noktada diger Mesîhi y eni dinî hareketlere ve bir bakima Yehova Sahitlerine benzemektedir. birtakim temel. sadece bir yasa k elmanin yenilisi degil. Kendini tamamen harekete vakfeden üye sayisi Batida onbini geçmezken. Bunun üzerine Havva. Birlesik Kilisenin "Free Press International" adinda bir de haber ajansi bulunma ktadir. Amerika'nin bazi resmî yayinlari da bu gazeteden zaman zaman iktibaslar yapmaktadir. Ayrica. Tann'nin onlarla bir sevgi verme-alma iliskisi içine girebilec egi için yaratilmistir. ailevî ve muhafazakâr degerleri savunmaktadir. genellikle iyi tahsil görmüs. onlarin evlilikle takdis edilecekleri bir mükemmelli k merhalesine ulasmalari ve böylelikle onlarin çocuklari. daha genis fertler içinde birlesmek tedir. Hareketin mal varligini artirmak ya d a yeni katilmalar saglamak için çok zaman harcanir. 1976'dan beri.Moonculugun Görüs ve Düsünceleri "Birlesik Kilise"nin teolojisi. en üst seviyede politikacilardan halk temsilcilerine kadar varan çok sayida oku yucu kitlesi vardir. evrensel prensiplere göre âle mi yaratan. "Ilâhî Prensip"e göre yanlisin düzeltilmesi Mesîh ile gerçeklesecektir. Mesîhî bin yillik devre anlayisina sahiptir. önemli bir âyindir. "Free Press Int ernational" (Milletlerarasi Hür Basin). Tanri. VVashington'da yayinlanan iki gazeteden biri olan bu gazete. Âdem'i kendisiy le (bedenî) cinsel iliski kurmaya ikna etti. yirmi yasini geçmis. Mesîh ve karisi. Japonya'da ve Bati'da bütün vaktini bu dinî harekete ayiran lar (fultaym üyeleri). yüzlerce. anahta r figürleri de bunu göstermektedir. günahsiz bir dünya kurmalariydi. Ayrica her tarafta. Moon'a göre Amerika'da en hizli büyüyen gazetedir ve o nun. çok çalisma ve fedakârliga dayanir. basmelek Lusifer'e (seytan) Âdem iie Havva'ya göz kulak olmasini istemisti. Iki üç sene hizmet etmis üyeler Moon tarafi ndan eslendirilir. Tarih. asagi yukari. zamansiz birlesme sonucu Aslî Suç. Lüsifer merkezli. Aslî gaye. hatta binlerce çift ayni anda bir evlendirme töreniyle tak dis edilir.

bilim ve din adamlarinin davetini üst lenmistir. ölümüyle bedenî bir kutulus saglayamadi. Degisik ülkelerden çesitli dinlere mensup gençler. Iste bu düsünceler altinda Birlesik Kilise Mensuplari. basi n mensuplarinin toplantilarina katilmalarini.B. bürokratlarin. geri dönmüstür. Bu olay sonrasinda Moon. kamp . Ancak Amerika'daki Pro testan çevreler Moon'u ve taraftarlarini kabullenememistir. Simdi artik Amerika'da Muhafazakârlarin destegini kazanmaya çalismaktadir. liderleri lüks içinde yasarken üyelerinin istismar edi ldigi. Avrupa ve Ortadogu'y a yöneltmistir. masraflari teskilâta ait olmak üzere. ve rgi ve muhaceret kurallarini bozdugu gibi suçlamalar yapilmistir. gördükleri tepki sonucu. Hareket. Hareketin bir baska faaliyeti de. bütün dünyada yapilagelmektedir (onlar meshur siyaset adamlarinin. Mooncular. Mesîh'in rolü. Ocak-Subat 1992 yilinda. Isa'dan önceki devre v e sonraki iki bin yil arasindaki çok sayidaki benzerleri günümüzün "Ikinci Gelis Zamani" o lduguna delâlet ettigi kabul edilebilir. O ve iki arkadasi. masraflari teskilâta ait olmak üze re. [468] 3. bu gençlik kamplarina davet edilmektedir. içki kullanmalari. siyasetçi ve basin mensuplarina. bütün masraflari üstlenerek. aslî suçtan âzâde. âleme ruhanî ir kurtulus getirdiyse de. daha sonra "Birlesik Kilise"ye kat ildigini belirtmis ve "Dogu Bloku ülkelerinde uzun zamandir yeraltinda yapilan faa liyetleri. Frank Kaufmann. düny aya hâkim olup Moon'la bir teokrasi kurmak istedigi. silah imâlâtiyla ugrastigi. Bu çesit faaliyetler devam etmektedir. Mooncular'in sigara. Moon ve karisinin gerçek ana-ba ba olduguna inanmaktadir. artik legal olarak gerçeklestirecegiz" demistir. "Ilâhî Prensip"e göre Isa böyle bir kimse idi. zina yapmalari kesinlikle yasaktir. bu toplantidan sonra bir dergiye beyana tta. dört misyoner göndermistir. Bu. teskilat baskisiyla yürütüldügü. Bütün bunlarin olabilmesi için insanin Mesîh'i kabul etmeye hazirlanacagi bir kurulu s olmalidir.Günümüzde Mooncular ve Türkiye Birlesik Kilisenin telkinleri her tarafta muhalefetle karsilasmistir. fitneci bir teskilât oldugu. beserî ana-babadan dogma bir kimseni lenecegi bir istir. 40 günlük seminer düzenlemisler dir. Moon'u onsekiz ay hapse mahkum etmi stir. Bu kamp süresince (onbes gün gibi). ülkemize de son onyil içinde. Böyle bir kurulus. Bunlardan biri hem Müslüman Hem de Mooncu olan Mu-hammed Yahya Thompson'dur. Mooncular. komünizme karsi bir hareket olarak programlandigi. 22-26 Eylül 1991'de (President Otel'de). saglarlar). Bu toplantinin be lli basli konularindan biri de "Islâm-Hiristiyan Diyalogu"dur. Gü ey Kore haber alma teskilâtiyla (KCIA) alâkasi bulundugu. her yil baska bir ülkede düzenledigi gençlik kamplar idir. faaliyet alanini Güney Amerika. âlemi yeniledi. aileleri böldügü. vergi yolsuzlugu suçuyla. A. Amerika'da. 1982'de. Hareketin mensuplarina ait literatüründen Moon'un. geçmisin kötülüklerini.'de Hiristiyan K iliseleri Millî Konseyi'nin Moonculuk hakkindaki karari söyledir: "Bu bir Hiristiyan Kilisesi degildir". Türkiye'den çagirdiklari ilim adami. önce Hiristiyanken sonra Buddist oldugunu. Dördüncü görevli kalmis ve dünyanin çesitli yerlerindeki topl politikacilarin. 1989'lara kadar. Amerika n Federal Mahkemesi. gazetecilerin. Bu hareketin beyin yikama yoluyla veya zihin kontrolü teknikleriyle üyelerini celbet tigi ve alikoydugu. iyi islerin garantisi olacaktir. kötü borçlarini silecek. Dünya Dinleri Konseyi Yönetim kurulu Baskani Dr. Böylece o. Ortadogu'ya hitap eden "Middle East Times" gazetesinin Tür kiye temsilciligini açmak ve "Dünya Dinleri Üzerine Gençlik Semineri" düzenlemek gibi prog ramlari yaninda. kendisin i Mesîh olarak gördügü ve takipçilerinden de böyle görmelerini bekledigi anlasilmaktadir. antikomünist mücadelesini sürdürmüstür.D. Men uplari da Moon'u Tanri'nin göndermisi" kabul etmektedir. Istanbul'da.ir. Ancak V aftizci Yahya'nin hatasi sonucu evlenme firsati bulamadan öldürüldü. "Council for the VVorld Relgions" (Dünya Dinleri Konseyi) toplantisini gerçeklestirmistir.

talebeleri arasindan Mirza Ali Muhammed'dIr. Kur'ân'dan daha fas ih ibareleri oldugunu. Islâm'a karsi bölücü ve yikici emeller besleyen Siyonist ve "haçli düny "nin emrinde ve hizmetinde bir fesat cereyanidir. önce kendisinin beklenen Mehdi'ye açilan "Bab" (Kapi). sonra bizzat Hz. oldukça ileri gitmis ve kendisini Hz. Ancak nitel ikleri bu kadar açik olarak bildirilen Mehdi. Ayrica o söyle demistir: "Ben Muhammed'den daha faziletliyim. el-Beyan adli eserinde su ifadeler yer almaktadir: "el-Beyan'da nazil olan dan veya ondan çikan harfler ilminden. Iste size kitabim el-Beyan. Bundan sonraki seriat da. içindeki hükümlerin Kur'ân ahkâmini kaldirdigini göreceksiniz". bol bol okuyunuz. çünkü o size fayda vermez" demektedir. "Allah daha önceden Muhammed'i göndermis oldugu gibi simdi de beni göndermistir. Bâbîlikte. Yüzyilin önemli dinî cereyanlarindan birisi ve Bâhâlîgin de baslangici olmust Babîlik ve Bahaîlik. Kâzim Restî. geri kalani Amerika ve diger ülkelerdedir. 1850'de. Halen dünyada iki milyon civarinda müntesibi vardir. Beyan'da indirilenden b aska bir seye asla uyma. Kâzim Restî. talebeleri yerine bir halef ve "Mehdi" aramaya basla mislardir. Siraz'da kendisinin beklenen imama açilan bir "Bab" (Kapi) oldugunu ilan etmistir.Babîlik BâbîIik. Kur'ân'imin bir harfini bile yapmaya acizdir. derim. Nitekim benim Kur'ân'im da Muhammed'in Kur'ân'indan daha üstündür. Mirza 'nin. XIX. zaman zaman. ben de beser benim. Imâmiyye Sîasi içinde tesekkül eden Seyhîlik adli bir tarikatin mahsulüdür. Ileri sürdügü sapik fikirleri karsisinda. yahutta el-Beyan'a taalluk eden seylerden b aska hiç bir sey ögrenmeyiniz". idam edilmistir.BABILIK VE BAHAÎLIK 1.[470] Mirza Ali Muhammed. Âdem'in çagi ile kendi zamanina kadar . Hz. Kâzim Restî'nin ölümünden sonra zuhur edecekti . Ona göre Hz. bu konuda. Muhammed ile mukayese e tmeye baslamistir. Seyhîli Seyh Ahmed el-Ahsâî (ö. bu kamplara katilanlar olmustur. kendisinden sonra da müridi Kâzim Restî'de (Ölümü 1259/1843) ortaya çiktigini söy istir. Bunun 400. Isrâiliyat ile süslenmis sathî ve ta mamen tutarsiz fikirlerden ibarettir. her bin yilda bir degismektedir. Bâbîli kten bin yil sonra zuhur edecektir. 1241/ 1826). vahyin devam edecegi ve Müslümanlarin inandigi gibi peygamberligin de son bul mayacagi kabul edilmektedir. Is lâm âlimleri faaliyete geçmis ve Mirza Ali Muhammed. [469] C. kisa bir müddet sonra bizzat "Mehdi" oldugunu iddia etmistir.000'i Güney Kore'de. Muhammed ve Oniki Imam'da apaçik bir tarzda tecelli ettigini. Sonra o. 1844'te. el Ahsaî ile birlikte Kerbela'ya gelmis ve orada onun talebesi olmust ur. Nit ekim Babîlik de Islâm'dan bin yil sonra zuhur etmistir. Mirza Ali. Babîlik. Mirza A|i. Muhammed beserin bir Kur'ân sûresi yapma a aciz oldugunu söylemisse. Kâzim Restî'nin 1843'te ölümünden sonra. Muhammed'in 40 yasinda ilâhî vahye mazhar olmasina ragmen kençl isinin £5 yasinda iken "âyef'ler aldigini ve hepsinin de fevkatöde "mûciz" oldugunu söylem istir. ortaya çikmis ve "Babîlik"! kur mustur. ancak bu hakikatin bin yil gizli kaldiktan sonra simdi kendisinde. 10 00 kadari Fransa'da. Hz. 26 yaslarindayken. hocasinin görüslerine uymakla kalmaz. Ali Muhammed de. Onun tariflerine göre bu Mehdi. bundan istifade ederek. ayni zamanda zuhurunun çok yakin ol dugunu söyledigi MehdI'nin vasiflarini da açik bir sekilde bildirmistir. Muhammed'in hakikatinin kendinden önceki peygam berlerde kismen belirdigini. Seyh Ahmed el-Ahsâî ile görüsmek üzere Tahran'a gitmis ir. Ülkemizden d e. Hocasi Kâzim Restî'nin ölümünden sonra o. Iste Mirza Ali Muhammed Riza'nin baslattigi bu harekete "Babîlik" adi verilmistir. Bâb'a göre seriat.a katilan din mensubu gençler arasinda diyalog kurulmaya çalisilmaktadir.

Bagdat'taki âlimlerin ve halkin sikayeti üzerine. kendisine. evlilik. bu sürgünden önce Bagdat'in kenarinda oniki gün. Muhammed'in nübüvvet çagi 1260/1844'de sona ermi stir ve kendisi Islâm dininin hükümlerini degistirmekte mutlak hürriyete sahiptir. Ayrica bu eserdeki fikir. düsünce zaaf ve bozukluklari onun vahi y mahsulü olmasi bir yana. Saraya mensup oldugundan iyi bir tahsil görmüstü. ne de baska bir hayvana gücünün di vurmayiniz. Allah'in size farz ettigi budur. Kur'ân'i taklide çalismis. Ancak bunlarla binersiniz. Buna misal olarak e l-Beyân'dan bir kaç cümle durumu iyice anlasilir kilacaktir: "Ondan sonra gelen besinci si : Öküze binmeyiniz. Ona göre Hz. Kur'ân ile mukayeseye çalistigi "el-Beyân"idir. Otuz yaslarinda iken Molla Abdulkerim Kazvînî'nin yol göstermesi ile Mehdiligini i lân etmis bulunan Mirza Ali Muhammed'e baglandi. Kur'ân-i Kerîm'in hükmünü neshettigini söyledigi ve herkesin inanmasi oldugunu iddia ettigi el-Beyan. onun talebelerinden o lan Mirza Hüseyin Ali ile daha genis boyutlara ulasti. fakat gülünç olmaktan öteye gidememistir. âhiret ve kiyamete dâir esaslari da k eyfine göre te'vil etmistir. Böylece Bâbîleri kendi etrafinda toplanmaya çagirdi. 20 yaslarinda iken. Bunlar isi. kardesi Mirza Yahya Nuri'yi saf disi birakti. O. keyfî degisiklikler yapmistir. Böylece Mirza Hüseyin Ali ve ailesi Bagdad'a yerle sti. belki sakinirsiniz. Bu adi kendisine taktiktan sonra. saraydan ayrilarak muhtelif yerleri dolasmaya basla di. diger Bâbîlerle birlikte. Bâbîlerin Nasûriddin Sah'a karsi giristikleri basarisiz suikast tesebbüsün den sonra. Mirza Ali (Bâb). burada dört ay tutulduktan sonra. dil ve dil bilgisi hatalariyla. Iran ve Osmanli hükümetleri arasinda v arilan anlasmaya istinaden. Karar geregi. birbirlerini zehirleme tesebbüsüne kadar ilerlettiler. B ir kismi Arapça. Esek üzerine. Rus ve Ingiliz se faretlerinin hükümete yaptigi baski üzerine dört aylik bir tutukluluktan sonra 15 Ekim 1 852 tarihinde Bagdad'a sürgün edildi. Allah sizi bunlardan siddetle nehyetmistir". Babasinin ölümünd en sonra. Bâbîlerle arasinda bir takim anlasmazliklar ortaya çikinca Mirza Hüseyin Ali gizlice Bagdat'tan kaçti. kendisinin "Allah'in ortaya çikaracagi Zât" oldugunu açikladi. yakin dostlariyla veda toplantisi yapti. Bâb'in halifesi o lmayi yeterli görmeyerek.12210 yil geçmistir. Edirne'de. Tahran'da dogdu. Bâbîlerin Istanbul'a sürgün edilmesine karar verild i. 1863'de. bosanma ve miras gibi ibadet ve muamelatla ilgili hükümleri ilga etmis. a yni zamanda. Bundan dolayi. ayrica büyük devletlerin baskanlarina mektup . oruç. Hayvana gemsiz ve özengisiz binmeyiniz. tevkif edilerek hapse atildi. Mirza Hüsey in Ali. 12 Kasim 1 817'de. va'dedilenin. esek sütü içmeyiniz. yani Allah'in ortaya çikaracagi zâtin kendisi oldugunu ileri sürdü. O. yakin do stlarina. siradan bir bilginin eseri olmasini bile mümkün kilmamaktad ir. bir kismi da Farsça birkaç eseri daha vardir. Mirza Ali Muhammed'in en önemli eseri. Tahran'da Mirza Ali'nin görüslerini y aymaya basladi. Kendinizi koruyamiyacaginiz h ayvanlara binmeyiniz.[471] 2. 1864 yili basinda t opluca Edirne'ye sürüldüler. 3 Mayis 1863'de Bagdat'tan Istanbul'a getirilen Mirza Hüseyin Ali. "Bahaullah" adini takti. Mirza Hüseyin Ali. Mirza Hüseyin Ali.Bahâîligin Çikisi ve Gelismesi Bâb diye taninan Mirza Ali Muhammed'in ölümüyle Babîlik duraklamadi. Kur'ân-i Kerîm'de emrolunan namaz. bu toplanti günlerinin birinde. Orada Iki kardes arasinda tartisma ve düsmanlik son haddini buldu. Mirza Hüseyin Ali.Bahaîlik a. edebî yönden düsüklüklerle dolu bir kitaptir. Mirza'nin çok övündügü. M irza Yahya Nuri ve yakinlari.

Bahâîlere göre peygamberler. Bahâîlere göre. onlara muhtaçtir. Bunlarin ilki el-Ikân 'öir. Bahâîlere göre Allah. "Alla h. Bu faaliyetleriyle o.000 y il devam edecektir. daha önceki kitaplarin insanliga yetmedigi için . Bahaullah da kendisinin zikreden (zâkir). Bâb ile sona ermis ve Bahâî devri baslamistir. Bu eser. Talebeleri de onun için "Bahâ bizzat ilâhti". Muhammed son peygamber degildir.Iman Esaslari Bahâîlere göre Allah'a. Ancak bu iman esaslarinda. 29 Mayis 1892'de. asilsiz hikâyeler ve temelsiz id dialarla doludur. orada öldü. kullarina tecelli edebilmek için. sadece Tanri zuhuru an Bahâ'yi müjdelemek için gönderilmislerdir. "Kitabu'l Akdes" ile neshedildiklerini ileri sürmüs. Bâbîlerin çogunlugunca. Çünkü o. Hz.yazarak kendisine uymaya davet etti. pek çok dile tercüme edilmistir. Allah'in ezeliyet ve eb ediyeti gibi ebedîdir. Mirza Hüseyin Ali'nin Bagdad'da iken yazdigi bu eserin asli Farsça'dir. bâtinî tev'iller. Hiristiyanlik ve Islâm'dan alinmis esaslarla kendilerini ayri bir dine mensup olarak göstermeye çalisan Bahâîler. Bu iki eser Bahâîler için önemlidir. Âdem'den bu yana gelip geçmis bütün nebî ve resuller. iman ve ibadetle ilgili birtakim hükümlere sahipt rler. Daha sonra Akka' ya sürülen Hüseyin Ali. beserî nitelikleri itibariyle yer içer. önce vazifesi d okuz yil süren Bâb gelmistir. O. Eser. Bahâullah'a göre peygamberlerin beserî ve ilâhî iki vasfi vardir. Bu hareketin. kendini izhâr etti" demektedirler. misyonerlik ve Islâm'a karsi olan emperyalist güçlerin y ardimiyla desteklenip beslendigi ileri sürülmektedir. "Bahaullah. Peygamber. zikredilen (mezkûr) ve "Tur'da konusan" ol dugunu ileri sürmüstür. iman e saslarindandir. Mecûsî bâtinîligi ile basl ayip. Allah'in zuhurudurlar. Mirza Hüseyin Ali'ye (Bahaullah) nisbetle "Bahaîlik diye ortaya çikan bu hareket. irili ufakli bir çok eser ve risale yazmistir. Bu devir de en az 500. Muhammed'den sonra. nebi ve ya resul demek yerine. Varlik. resullerine. Bâb'dan sonra ise Bahaullah gelmistir. Islâm inancindan sapmislardir. Bâb ve Bahâ'ya inanmak. [473] ba. Onlarin inançlarina göre Allah. kitaplarina. yaratiklarina muhtaçtir. Bâb'in halefi ve Bahâîligin gerçek kurucusu olarak kabul edilmeye baslandi. Bahâ'nin görüsleri ve zuhuru için birer baslangiç olarak indirilmislerdir. Islâm'a karsi çevrilen tarihî entrikalarin son merhalesini teskil etmektedir. . Hz. Onlar. Bahâ'nin vücuduna hulul etti". Teb'asiz kral olmiyacagi gibi mahlûku olmayan Halik yoktur. Kur'ân-i Kerîm'ih üslûbunu ve sözlerin taklit etmeye çalismistir. [472] b. uyur. milletlerarasi Siyonizm. çagimi zda da canli sekilde faaliyetlerini sürdürmektedir. ilâhî niteligi ile bir anlamda Tanridir. "Kitabu'l-Akdes"ö'\r. bir kralin teb'asina muhtaç olusu gibi. Bahaîlik.Bahâîligin Temel Prensipleri Yahudilik. "Tanri zuhurlari" adini vermektedirler. kiyamete. Âdem ile baslayan n ebîler devri. Mirza Hüseyin Ali'nin "ilâhî irade semasindan geldigini iddia ettigi diger eseri. Hz. Hepsi de nok sandir ve Bahâ'nin gelisi ile tamamlanmistir. Tann'nin kendisinde sahislasmis oldugunu ileri sürmüstü yani ilâhlik iddiasinda bulunmustur. Hz. Bunun için de peygamberlere. ilâhî nitelikleri itibariyle ise Allah'in a ksettigi tertemiz bir aynadirlar. Mirza Hüseyin Ali. Ondan sonra da pe ygamberler gelecektir. bütün dinlerin sözünü ettigi "Mev'ud"d r. Böylece Bahâ. hastalanir ve ölür.

Allah'in yeryüzündeki iki mübarek evi olarak gördükleri ya Bâb'in Sirâz'daki evini veya Bahâ ah'in Bagdat'ta ikamet ettigi evi ziyaret ederler. bi efa abdest alip kibleye (Akkâ'ya) dogru oturup. Namaz. bazi hareketlerle duadan ibarettir. kutsal âyetlerin okunmasi gibi hususlardir. lütuf ve bagis ebedîdir. hamileler ve emzikli kadinlar oruçla müke lef degildirler.Amelî Esaslar Bahâîlikte. namaz. Bahâullah'a göre cennet Allah'a yakinlik. Bahâullah'in Kitabu'l-Akdes'inde. insanlarin dünyadaki islerin e göre lütufa veya azaba ugrayacaktir. Zekât. Bahâîlerde oruç. "Umumî Adalet Evi"nin gelir kaynagi durumundadir. sene içinde azalmamasi sa rtiyle. Azap. Bu sartlari tasiyanlar. daha önceki mukaddes kitaplarin insanliga yetmedikleri için. 95 defa "Allahu ebhâ" (tekbir) demesi dinî bir hükümdür. Kutsal Âyetlerin Okunmasi: Her sabah ve aksam. fakat makbul ve tesvi . el-Beyân'a göre. bir de geliri % 19'undan ibaret bir vergiden söz edilir. günesin dogusundan batisina kadar hiçbir sey yiyip içmemek. cennet ve cehennemin gerçek manasini rettigine inanirlar. Namaz: Bahâîlere göre namaz. samimî bir kalple Allah'i anmadir. yani 2 Mart-21 Mart arasi da. Kur'âni Kerîm'de zekât için konulan hükümlerin aynen benimsendigi görülmekle beraber. Bu üç çesit namazdan birine karar verip kilmak kâfidir. sözlerini okumak. Bahâîlerin ondokuzuncu ayi olan Alâ ayinda. 15 yasindan küçük. Karar verilen ve kilinan disindak i namazlarin artik o gün kilinmasi vacip degildir. Oruç . JDiri olan. bazi amelî hükümler mevcuttur.Bahâîlere göre insan öldügü zaman. yorgunluk vermeyecek kadar Bahâullah'i n dualarini. kötülüklerden uzak durmaktir. Kitabu'l-Akdes'le neshedildigini ve onun da vahiy mahsulü oldugunu kabul ederfer. Onbes yasini bitiren her kiz ve erkek Bahâî'ye. ha c. oruç. 19 gün olarak tutulur. âhiretteki gelismesiyle birlikte s ona erecektir. Bahâullah'in bütün yanlisliklari düzelttigine. Ayrica Kur'ân-i Kerîm' in hükümlerinin de geçmis oldugunu iddia ederler. Bahâî kiblesi olan Akkâ (Israil'de ) sehrine yönelerek yerine getirilir. Bahâîler. Cesetlerin yeniden dirilmesi söz kon degildir. Bahâîlikte dinî bir farz degildir. Bahâîler. her Bahâî için vaciptir. kiyamet kopmaktadir. cehennem de O'nun bag isindan mahrum olmaktir. Zekat : Farz olan zekât. zekât. Bahâî yilinin il ayidir. bes defa "Temizl er temizi Tanri'nin adi ile" demek yeterli sayilmaktadir. Su yoksa veya suyu kullanamiyacak derecede hastalik varsa. abdest yerine. Namaz üç çesittir: Büyük namaz. vergi olarak atihir. küçük namaz. Bahâî t atbikatinda bazi farkliliklara ugramistir. Aslinda Bahaullah'in kutsal kelimelerinin tekrarindan ibaret bir dua olan namaz. Bahâîligin hükümlerini yerine getirmesi farzdir. [474] bb. ruhun. Oruç. ebediyyen ölmeyecek olan ruhlar. Namaza baslamadan önce. kimseye du yurmadan ve kimsenin davetine lüzum kalmadan kilinir. 70 yasindan büyükler. Hac: Yalniz erkeklere ve malî durumu iyi olanlara farzdir. 21 Mart günü oruç bayramidir. Namaz ferdîdir. orta namaz. el ve yüzün yikanmasindan ibaret olan abdest alinir. ye mis yasina kadar. Bunlar. Evlenme ve Bosanma : Evlilik. Ayni zamanda bugün. sermaye üzerinden mallarin beste biri nisbetinde alinacagi söylenen zekât. Bundan baska her Bahâî için günde.

2. Nikah esnasinda erkegin kadina mihr vermesi sarttir. mutlak degil. köylerde ise 19 miskal gümüstür (Bir miskal yaklasik dört gramdir). Bahâi olduklarini gizlememeleri sartiyla . irkî. Bu durumda evlilik ve nikah. içinde yasadigimiz asrin ihtiyaçlarina cevap verecek. Bahâîlerin. Bahâîler. Bahâîlerin inandikla ri kutsal kitaplardaki sekil ve dualarla yapilir. problemlerine.Bütün dinlerin birligini (onlara göre bütün milletlerin dini. fakat hos karsilanmaz. bir tek din olmali). Bahâî olmayanlarla evlenmeleri caizdir. [475] bc. Kitabu'l-Akdes'te çok kadinla evlilige izin verilmesine ragmen. Bugün dünyanin birçok büyük merkezinde Bâhâî m ri vardir. Bahâî usulüne göre ya pilir. Nisan ile nikah arasindaki fasi la 95 günden fazla olamaz. Bu müddet zarfinda anlasma ve birlesme saglanamazsa Mahfil onlari bosar. 5. vatanî. kesin ayriliktan evvel. Nikah ile gerdek ayni günde olur.Kadin. Onbes yasindan küçük olanlarin evliligi caiz degildir. Nikah. Türkiye'de de mabet yapma girisiminde bulunmuslar. 9. fakat Bahaîlik din ola .Günümüzde Bahaîlik Dünya'da 3 milyon civarinda mensubu olan Bahâîler. Bahâullah'in gayesi. Her iki taraf geçimsizlik durumund a bosanma talebinde bulunabilir.Insanlik âleminin birligini {bütün insanlar kardes olmali). 7. 10.Genel ve mecburî ögretimi. Ruhanî Mahfil.Her türlü dinî. sehirlerde 19 miskai altin.Asin zenginlik ve fakirligi kaldirarak içtimaî meseleleri dinî esaslarla çözmeyi. Bahâîlikte bosanma olabilir. çiftlere. siyasî ve benzeri taassuplarin terkedi I mesini. fenaliklarina ve kararsizliklarina ta tbik edilebilecek tarzda yeniden ifade etmektir. 3. özellikle yaptirdiklari mabetler çerçeves inde propaganda faaliyetlerine yönelmislerdir.Mesîh'in Ruhu'l-Kudüs'ten oldugunu kabul ederler.Din ve ilim arasinda ahengi. Abdulbahâ. millî. Mihr. 8. izafîdir. kendisinden önce ge en peygamberlerin telkinlerinde bulunan esas hakikatlari. kendilerini "evrensel" kildigina inandiklari dünya görüslerini ve baslica p rensiplerini su basliklar altinda ele alirlar: 1. esitligin saglanamiyacagi gerekçesiyle tek kadinla evliligi esas kilmistir. 4. 6. erkek esitligini. bi r senelik bekleme müddeti verir.Genel barisi (Mirza Hüseyin Bahâ'nin gelisinin dünyaya barisi getirdigine inanirlar ).k edilen bir istir.Dünya Görüsleri Bahâîlige göre dinî hakikat. [476] c.Dil ve yayin birligini (insanlar için ortak bir dilin bulunmasi).

Gulam'in 4 Kasim 1900 tarihinde yayinladigi bir bildiri ile firka. kurucusunun adindan dolayi Mirzâiyye. Bahâilige Siîligin sapik bir tarikati denilebilecegi gibi.rak kabul edilmedigi için. Bunun kaynagi. diger din ler ve temasa geçtigi misyonerlerden Hiristiyanlik hakkinda genis bilgi edinmis.[478] D. önce.[477] Çesitli inanç sistemlerini uzlastirma tesebbüsü olarak degerlendirilen Bahaîlik. Tefsir. 1876'li yillarda. Bahâîligin ayri bir din sayilamayacagin a karar vermistir. XIX.KADIYÂNÎLIK (AHMEDÎÜK) 1. kendilerinin ayri bir dine mensup olduklarini. Sialkot'da . müfrit batinî te'viller ve Hurûîîlik'tir. Iyi bir egitim gören Mirza Gulam Ahmed. Islâm'a kar si çevrilen tarihî entrikalarin birini ve son merhalesini teskil ettigi. G ulam'in ailesinin. Israil ve Avrupa'nin bazi ülkelerinde s emeresini vermis. kismen Yahudilik. günlük isi disinda. Islâm? firkalar arasinda Is lâm kültüründen kaynaklanan. Gulam Ahmed. emperyalistlerin aleti olarak vazif e görmüs ve görmekte oldugu" seklinde görülmektedir. O. Amerika. Ayri dine mensup sa yilmalari ve Bahâîligin yeni bir din oldugu yolunda aldiklari bilirkisi raporlarini delil olarak kullanmislarsa da Türk Yargitayi. dizanteri. babasinin ölümünden sonra. Bu hareket. bugün Pakistan sinirlari içinde kalan Lahor se hrinin güneydogusunda. ayri dine mensup insanlar olarak. Bahâîler. Allah'in huzuru na çiktigini ve vahiyler almaya basladigini iddia etmistir. O.Dogusu ve Gelismesi Kadiyanîlik. 1839/1840 yilinda. Firka. Hadis okumus. Gulam'in. mabet yapilmasina izin verilmemistir. Hiristiyanlik ve bilhassa Islâmdan alinm is unsurlardir. fakat Islâm dairesinden çikan sapik firkalardan biridir de deni ebilir. Babasi Gulam Murtaza'n in ölümüyle Gulam Ahmed'in hayatinda yeni bir devre baslamistir. Mirza Gulam Ahmet. sonra da mensup oldugu yerden dolayi Kadiyanîyye diye anilmistir. kalp çarpintisi. bazi azinlik hakla n elde etmislerdir. Bahâîligin cihansümul bir din say ilmasi gerektigini ileri sürmektedirler. "Ahmediyye" adini almistir. . Bahâîligin yeni dedi ve benimsedigi dinî hükümler. "melankoli" disinda. buralarda. Ülkemizde Bahâî prop Bâbilîk ve Bahâîligin insanliga yeni bir sey getirmedigi görülmektedir. Siîligin Mehdi inancindan dogan bazi anlayislar . Gulam'in sahsiye tini ve psikolojisini etkiledigi ileri sürülmüstür. "mehdîlik" konusuyla dogmustur. Ancak. Pencap eyaletinin Gur-daspur bölgesindeki Kâdiyân'da dogmustur. inzivaya çekilmis. 1526'dan 1857'ye kadar sürecek Gurkanli Devleti'ni (Hind-Türk Imp aratorlugu) kurmak üzere Babür ile birlikte (tahminen 1530 yillarinda) Hindistan'a g iren Türk'lerden oldugu ileri sürülmektedir. basagrisi. Bunun için de hukukî bir karar almak için ugras mislardir. o nlarla ve Hindûlarla tartismalara girmistir. Yüzyilin sonlarina dogru Mirza Gulam Ahmed Kadiyanî tarafindan kurul an firkaya verilen addir. agandasi yogun bir sekilde yapilmaktadir. "Siyonist ve haçli dünyasinin. Siîligin Seyhîlik tarikatini sekillendiren fikirler Bahâîlikte yeni bir kaliba sokulmustur. Ülkemizde de bu yolda tesebbüsleri olmustur. devamli Kur'ân. seker ve his teri gibi hastaliklari oldugu belirtilmistir. inzivaya devam etmis ve "riyâzef'te bulunmustur. yikici Batîni lik ile baslayip. Bu hastaliklarin. Onlarin bu gayretleri. babasinin istegiyle 1864'de Sialkot'a {Pak istan'da bir sehir) memur olarak gitmis ve burada bir süre çalismistir.

"Tavzih-i Meram" ve "Iz ale-i Evham" adli Urduca kitaplarda açiklanmistir. Urduca kaleme aldigi. Arap n bütün dillerin anasi oldugu fikrini ispatlamak için 1895 yilinda yazdigi eser. Bu duruma. "Kerâmâtu's-Sâdikîn". Mezari. Luziyana'da. besle elli arasindaki farkin sifirdan ibaret oldugu seklinde bir savunma yapmistir. daha sonraki yillarda "Sinkretik din" (uzlastirmaci din) anla yisina yönelmistir. Hareketli geçen yillardan sonra hastaliklari sebebiyle zayif düsen Gulam Ahmed. Aldigi vahiylerle bildirilen parolada. Cenazesi Kâdiyân'a nakledilmistir. Gulam. Isa b. 1904 Kasim'inda Sialkot'da kendisinin. 1880'de. bir bildiri ya yinlamis ve Allah'in kendisine taraftarlarindan "bey'at" alarak ayri bir "cemaat " olusturmasini buyurdugunu bildirmistir. Sundugu bu teb lig. Hz. 1895 yilinin Eylül ayinda.Gulam Ahmed'in Iddialari ve Kadiyanîlerin Bazi Görüsleri Gufam Ahmed. "Barâhin-i Ahme diyye" adli kitabinin ilk iki cildi ile yayin hayatina girmistir. gerek ayni düsüncenin ürünü olan ve ayni gayeyi tasiyan Babîlik-Bahâîlik basariya asamamistir. arka arkaya yayimlanan. Gulam Ahmed. O. Ona göre bütün dinler. Lahor'da ansizin ölmüstür. Mirza Gulam Ahmed. Arapça yazilmis olan bu eserler. "Mina nu'r-Rahmân"dir. Üçüncü ve dördüncü ciltlerde is hyin kesilmedigini. O. Gulam'in kisiligi yazdigi bu yazilarla öne çikmistir. Bunun yaninda. Bundan dolayi Müslüm anlar. hakkinda övgüler yapilmasina ve ilgi odagi olmasina sebep olmustur. Ayrica Ingiliz Hükümetin e övgülerde bulunarak "Cihad"in gereksizligi üzerinde durmustur. 1893-1894 yillarinda yeni kitaplar yazmistir. Peygamber'e tam anlamiyla uyan birisinin. Meryem'in tabiî bir ölümle öldügü. Lahor'da "Dinler Konferansina katilmis ve bir teblig sunmustur. söz verdigi diger ciltleri yazamamistir. sahsî övün melere tepki göstermemis ve ondan süphelenmemislerdir. 1888 tarihinde. O halde bütün dinlerin bekle dikleri kurtarici. Baslangiçta 50 cilt ola rak yazacagini söyledigi "Barâhin-i Ahmediyye"nin besinci cildi 1905'de yayimlanmis. "Feth-i Islâm". Kadîyân Ahmedîleri Lahor Ahmedîleri olarak varligini sürdürmüstür. kehanetlere. 1891'de. Mirza'nin. "Nûru'l-Hak" ve "Sirru'l-Hilâfe"dir. bu yoldan pek çok vahiy aldigini bildirmistir. bir tek kisi olursa. dinlerarasi bir uzlastirma faaliyetinin son perdesi ni sahneye koymak gayreti içine girmis oldugu görülmektedir. Gulam Ahmet. Ay ni yilin Eylül ayinin sonunda. 1885 yilinda yayimladigi bir bildiri ile. taraftarlarinin ziyaret yeri olmustur. Mirza Gulam Ahmed'in ölümünden sonra görüsleri taraftar toplamaya devam etmis ve neticede " sinkretik Kadiyânîlik/Ahmedilik Hareketi" ortaya çikmistir. kitapta bulunan "ilâhî ilhamlara". Peygamber'e ver ilen zahirî ve batinî bilgilerle bezenecegini ve bu kimselerin. kendisini. dolayisiyle insanlik.1877-1878 yillarinda gazetelerde Hindûlara ve Hiristiyanlara karsi yazilar yazmis tir. â ir zamanda. "Surne-i Çesm-i Arya" (Arya'nin Gözüne Sürme) adli kitabini yayimlamistir. Hiris tiyanlar için "Mesîh". 26 M ayis 1908 tarihinde. Ahmed. kerametlere. kendileri için birer kurtarici beklemektedir.[479] 2. fakat. kendisinin Müslümanlarin bekledigi "Mesîh" ve "Mehdî" oldugu iddia edilmis Bu konudaki görüsleri. Ancak g erek Ekber. Bu kitabin ilk iki cildinde Islâm'i diger dinlere karsi savunmustur. ahenkli bir bütün haline gelmis olacaktir. o yüzyilin (Ondördüncü Hicrî) "Müceddidi" ilan etmistir. "Hamâmetu'l-Busrâ". Ekber Sah gibi. Kadiyanîlik. önceleri. aralik 1896'da . sezgiye dayanan bilg ilerinin peygamberlerin bilgisini andirdigini söylemistir. hayatinin üçüncü döneminin parol asini ilan etmistir. dinlerarasindaki uzlasmazlik kaldirilmis ve dinler. Nanak'in Islaman gerçegine inanmis ve H indûlarla Müslümanlari birlestirmis bir aziz oldugunu ileri sürmüstür. Müslümanlar için "Mehdî". kendisinin Onddokuzuncu Yüz . 1885'de. Hindular için de "Krisna" oldugunu ilan etmistir.

onun Kur'ân seriatina tabi müslüman bir adam olacagini. Çagrimin ulastigi herkes beni islerinde hakan tanimaz. Bunun mukaddimesinde. insanlar için sefaatte bulunan . tam nebîligin kapandigi ni. Kitaplara iman konusunu. benim Mev'ud Mesîh olduguma inanmasi gerekir. Is a'ya Seir'den. Yani. binaenaleyh onun benzerinin de peygamber olmasi gerekir denilirse. Mirza için "nebi" ve "resul" sifatlarini kull anmasina itiraz etmemis ve bu husus açikça konusulmaya baslamistir. devrinin gerçek bir nebîsi idi. O. Gulam Ahmed. 1901 yilinda Gulam Ahmed. bir Müslüman bile olsa. Bu. kendisinin Müslümanlar için "Mehdî". Nihayet 1902 yilinda su ifadelerle gerçek niyetini ve durumunu açikça ortaya koymustur : "Tekrar tekrar söyledigim gibi. Kadiyanîler.a. mesîhlik iddiasi ile birlikte mehdîligini de söyle ortaya koymustur: "Mehdî olarak görevim. bir bayram gününde Cebrail'in isbirligi ile hazir olanlara okudugunu.. Mirza'nin baslangiçta. bu sözünü benim vasitamla gerçeklestirmis bulunmaktadir". sorumludur".s.s. cevap ol arak derimki: Efendimiz (Müham-med s. O. bundan baska da bir özelliginin bulunmadigini açikladi" ve "Beni Allah gönderdi. yani nebîsi idi ve kutlu ruhu Allah'tan almisti. O. . "vahy" ile içice ele almaktadir. Musa'ya Sina'dan. Yüce Allah. bu nlarin vahiy y6luyla aldigi âyetler oldugunu açiklamistir. Mirza Gulam Ahmed'in mesîhlik iddiasi.) beklenilen Isa için peygamberligi sart ko smadi. Muhammed'e Hira'dan görünen Rab. Bu konuda. zamaninin bir Avatarasi. Onlar. "Eger. bir nevî. âhir zamanda onun manevî bir mümessilini çikaracagini vaad etmisti ve iste s imdi Allah. . 1904 yilinda.a. dogrudan dogruya Isa b-Meryem'in tabiî bir ölümle öldügü esasina dayanir. fakat sonralari ögretisine birçok bozukluk sokuldu . Ben Allah'in zillî ve Buruzî nebisiyim. Muhaddesligi bir anlamda cüz'î nebilik olarak nitelendirmis. Melekler gözle degil. Önce kendisinin "M uhaddes" (kendisine hitap edilip konusulan) olarak tayin edildigini söylemis. Efendim gibi ben de Mukaddes Ruh'la yardim edildim. 1891 tarihinde Müslümanlarin Isa'nin ref'i (yükseltilmesi) konusund a yanlislik içinde bulunduklarini. Melekler vahiy getiren. beni beklenilen Isa yapti ve dünyaya gönderdi" demistir. fakat cüz'î nebiligin açik kalacagini savunmustur. 1901 yilinda bir "Cuma Hutbesi"nden sonr a taraftarlarindan Mevlevî Abdülkerim'in. ruhla görülebilirler. insanlarin ruh bakimindan yücelmelerini ve iyi islere yönelmelerini saglayan varli klardir. bütün açiklikla. çok büyük ve kâmil bir ins andi. insanlari karanliklardan aydinliga çikarmam için müceddid olarak gönderd i" demistir. onun da diger nebîier gibi öldügünü ve Allah'in kendisini Isa'nin gücü ile Mesîh olarak gönderdigini ileri sürmüstür. benzeri Hindu Kisiler ve Avataralar arasinda bulunmayan. Kadiyânîlere göre Meleklere iman sarttir. size okudugum bu sözler. Hiristiyanlar için "Mesîh". O'na iftira etmek melunlarin isidir. Hindular için e "Krisna" oldugunu iddia etmis ve söyle demistir: "Bana vahyolunduguna göre Raca Kr isna. benim Mev 'ud Mesîh olduguma inanmaz ve bana gelen vahiylerin Allah'tan geldigini kabul etme zse.yil için Allah tarafindan müceddid (yenileyici) olarak tayin olundugunu bildirmistir . peygamberligin son bulmasi konusundaki inanci. Eski Peygamberlere. Allah'in yarattigi manevî varliklardir. Müslümanlarinki ile ayni idi. dinî islerde bana itaat etmesi gerekir. sonr a. kati ve kesin bir sekilde Kur'ân ve Tevrat gibi Allah'in sözüdür. bu kitabi "kullarin Rabbi"nden ilhaml a aldigini. zamaninda kabul etmesi gereken seyi reddettigi için semal arda cezayi hak etmistir. yeni bir hüviyetle ortaya çikmistir. "Allah beni bu yüzyil ve bu zaman için imam ve halife kildi ve beni bu yüzyilin basinda.) ile kesilmis ve kiyamet gününe kadar da o ndan sonra bir peygamber gelmeyecektir. semavî alâmetlerle yeniden kurmaktir. Bu yilda "Ilhami Hutb esi"ni nesretmistir. nübüvvet Muhammed (s. iman sahiplerine kuvvet veren. Ve her Müslü in. Allah'in buyrukla rini elçilerine ögreten. Isa bir peygam erdi. Allah'in birligini. Bu konuda. bana bütün hasmetiyle göründü". onun peygambe rligini ilan etmesi demektir. Her Müslümanin.

Gulam Ahmed. fakat Kur'an-i Kerim'de meleklerin de sefaatçi olduklarinin beli rtildigini savunmaktadir. disaridakilerin de hiçbir sey olmamisçasina faaliyetlerine devam edecekler ini ifade etmeslerdir. Pakistan'da yayin yapma ve propaganda faaliyet lerinde bulunma. Pakistan'daki Ahmedîler. Pakistan disinda. dünyan in pek çok ülkesine yayilmis ve görüslerini yayma gayretine girmistir. Kadîyanîler. Muhamdde'den sonra nebevi (seriat getiren) vahyin gelmeyecegi görüsünü benimseyerek. Hz. Onlarin. Günümüzde. Cebrail'in kendisine geldigi ni iddia etmistir. Kur'an ve Hz. özel okul açabilme ve isletebilme imkânlari kisitlanmistir. her ay yapilan mecburî ödemelerdir. Islâm kültür tarihinde daha önce söylenmis görüsleri le. Her Kadiyanî aylik gelirinin onaltida birini vermek zorundadir. bu da.[481] Gelirleri üç kaynaga dayanir. Digeri. gerçekte o.[480] 3. Kadiyanîlik mensuplari için bugün 5-6 milyona varan sayi verilmektedir. Milyonlarla ifade edilen Pakistan disindaki Ahmedîlerin en kalabalik olduklari yerler Afrika ve Ingiltere için 10 bin sayisi verilmektedir. bazilarindan da görevliler toplar. âhir eni bir durum degildir. uzun görüsmelerden sonra. Bunlarin disinda Kadiy anî olan kimsenin öldügü zaman malinin onda birini mezhebe ayirmasi ve bunu vasiyetine y azmasi istenir. kendilerini gizleyeceklerini. Hind dünyasina ait düsünceleri. Bura da putperest zencilerle birlikte Hiristiyanlasmis olanlari da "mezheplerine celb etmektedirler. simdilik manevî hayatimizin tam ve kusursuz bir imajidir. Bunlarin basinda zekât gelmektedir. Lahor Ahmedîieri. Muhammed'In sefaatini kabul etmekle beraber. Kadiyanîlik'in bilhassa Siyah Afrika'daki propaganda faaliyetleri çok yogundur. Hiristiyanliga ait bazi an . Pakistan Parlementosunun. Bu hareket. 1960'lardaki tahminlerer^gör e Bati Afrika'da 35 bin. 50 bindir. XIX. gerçek nebîlik için Cebrail'in mutlaka gelmesi gerektigini ileri sürmektedi r. Pakistan da dahil olmak üzere bütün düny daki Kadiyanîlerin toplam sayisinin iki milyonu asmayacagi ileri sürülmektedir. Muhammed'le en olgun haline geldigini ve tamamlandigini. Çesitli tarihlerde mahkeme önüne çikarili sorgulanan firka mensuplari. Pakistan'da "Islâm disi bir azinlik" olarak kabu l edilmistir. ald igi 7 Eylül 1974 tarihli karariyla. ekseriyeti teskil eden Müslüman cemaatine katildiklarini göstermektedir. yeni mûhtedîlerin çok geçmeden mezhebi terke dip. dolambaçli cevaplar vererek kurtulmuslardir.Gulam Ahmed. ama yine de Ahmedîlige inanac aklarini. bunlarin hem bozuk bir sentezi hem de gerek bunlarin ve gerek Hiristiyan mis yonerlerinin temsil ettigi görüslerin bir antitezidir"[482]. Lahor Ahmedîieri. Ahmedîlerin itikadî konulardaki en ilginç görüsleri Âhiretle ilgilidir. Hz. Islâm'daki baz i degerler ve düsünceler üzerine. a ncak. Bununla onlar. asil sefaat eden in Allah oldugunu. Amerika için verilen rakam 1975 itibariyle. "seriatin". kararin kendileri için haksizlik oldugunu.Bugünkü Durumu Ahmedîyye'nin her iki kolu da. Bu sayi abartma li kabul edilmektedir. Ahmedîlere göre. çünkü kendilerinin Gulam'in nebitigine inanmadiklarini ve ona inanmayanlara "kâfir" demed iklerini ileri sürmüslerdir. Yüzyil Hint cografyasinin bir proto-tipi olarak degerlendirilen Kadiyanîlik için su kanaate varilmistir: "Hemen hepsi de. Dogu Afrika'da 5 bin dolayinda Ahmedî vardir. âhiretin nimetleri manevîdir. ancak seriat getirmemekle birlikte. Ancak za man zaman. Bazilari kendisi veri r. faaliyetlerine sinirlar getirilmistir. abartilmis olarak degerlendirilmektedir. Fakat yapilan istatistikler. Pakistan Anayasasi'nin diger azinliklara tanidigi h aklardan ancak yararlanabilen bir duruma düsmüstür.

Müslüman olanlarin sayisi artmis. din denilen orjinal kurumun nitelikleri. baslangicindan beri. toplumda tutunabilme kte ve hatta yüzlerce. XVII. bu sayi arttikça çesitli fi kir ve cereyanlar da Müslümanlarin arasina sizmistir. kaleler bir bir düsme ye baslayinca (Istanbul'un fethi gibi). ke lerine göre. fikirde. Bu gayret ve faaliyetler. sahsî ihtirasl ardan. bunu durdurmak için. Ancak Peygamb er'in ir-tihalinden sonra. Neticede hem inanç ve hem de fiiliyat yönünden ayriliklar ortaya çik mistir. kiyamlar. XVI. cer eyanlar. nihayet parçalanmasina sebep olmustur. çesitli mezhepler ve cereyan lar ortaya çikmistir. kisa zareanda etraflarinda birçok insan toplayabilmist ir. Hz. siyasî. Bunlar öyle bir noktaya varmistir ki. Yüzyilda baslayan bu fa aliyetler. Bunlarin basinda Isrâiliyat gelm ektedir. dinsî hareketler. binlerce mensup edinebilmektedir. özellikleri. onlari kaynastirmaya çalisan bir sentezdir. zaman zama n hem toplum hem de Islâm için tehlikeli olmustur ve olmaktadir.[483] E.layislari yerlestiren. Islâm'in yegâne kalesi ve temsilcisi Osmanli Imparatorlugun un gerilemesine. kiskançlik. slâm. orijinal bir din sayilamazl ar.YIKICI CEREYANLARA KARSI TEDBIRLER Hemen hemen tarihteki her fikrin. Ancak. Fakat bu da netice vermeyip. karsi saldiriya ve yeni gruplar olust urmaya baslamistir. Yüzyilda meyvelerini vermeye baslamis ve nihayet emellerine ulasmi slardir. kültürsüz toplumlarda gelisen ve bazen çok tehlikeli boyutlara varan bu tür cere yanlar. daha sonra fiiliy ata dönüsmüstür. bazen dinî ve cinsî sapikliklarl a. yillarc a oldugu gibi. Hiristiyanlik karsisinda hem sayi he m ilim hem medeniyet hem de inanç bakimindan rakip olmasi. zamanin idaresindeki. Bunlar. yikici cereyanlara ve karsi saldirilara hedef olmustur. mevki ve makam hirslarindan. cahil ve hatta ruhen hasta kisilerin öncülük ettikleri bu gibi cereyanla r. Toplumjarin içtimaî ve kültürel yapilari. sinkretik bir h arekettir. "türedi dinler"dir. diger taklit hareketlerd en daima farkli olagelmistir. çesitli inançlara mensup kimselerden Müslüman ol nlarin sayisi arttikça. simdi de bu tür cereyanlara ve onlarin zararlarina rastlanmaktadir. Bu gelismeyi kiliç ve silah zoruyla durdurmak için Haçli Seferleri düzenlenmistir. Muhammed'in sagliginda pek etkili olamamistir. Her cereyan da etrafina bir takim insan gruplarini toplayip faaliyetlerini genisletme gayreti içine girmistir. çogunlukla dinî kültür ve bilgiden mahrum kisilere cazip gelmektedir. . Müslümanlarin güçlenmesi. XIX. ayri bir cemaat oldukl arini ileri sürmektedir. çesitli dünya güçlerinin dinî. her akimin ve her dinin karsisinda çesitli cerey anlarin ortaya çiktigi görülmektedir. nifak tohumlari saçilmis ve Müslümanlari çesitli gruplara bölmeye. ve XX. Isrâiliyat. Bu cereyanlar. çesitli cereyan lara kaydirmaya gayret sarfedilmistir. Bu cereyanlar. Yikici cereyanlar. bazen siyasî ideolojilerle. Onlar. Çesitli dinlerden ba zi elemanlar alinarak ortaya çikarilan bu hareketler. Böylece Islâm'in yayilma alani genisledikçe. kültürel gayelerle yönlen eri gruplasmalardir. Bu sinsi cereyanlar. kin ve reka bet konularindan gayet ustaca faydalanmasini bilmektedir. Bu hareketler. çikarci. galebe çalmasi Hiristiyan lar için büyük bir tehlike teskii etmistir. Hemen hemen her yüzyilda bu tür hare ketlere sahit olmaktayiz. ne kadar ustalikla taklit edilirse edilsin. kendilerinin de ayri bir din. çesitli sinsî yollara bas vurulmus. Müslümanlar arasinda farkli düsünceler. Bencil. Günümüzde de dine benzetilerek olusturulan hareketler. menfaat duygularindan. tarihî gelisme içinde. dinsî hareketler. kültürde kendini göstermekle baslamis. Ülkemizde de. Genel le cahil. bu tür cereyanlar için oldukça müsaittir. Bazen dinî yön den cahil kisileri ruhî bosluktan kurtaran bu gibi cereyanlar. bazi haksizliklari bahane ederek. Her hâkim görüsün mutlaka muhalifleri de olagelmistir. iktisadî. Müslümanlar arasina sizan bazi fikir ve düsünceler. Yüzyilda çesitli yeni taktik ve stratejiler le gittikçe geliserek ve kuvvetlenerek varligini sürdürmüstür. bazen gizli güçlerin hesaplariyla bir arada yürütülmektedir. sahabeler bile birbirine karsi kiliç çek ecek hale gelmistir. Bunda oldukça basarili da olmuslardir. en eski tarihî devrelerden itibar en. din taklitleri.

Ülkemiz. iktisadî-ticarî sonuçlar elde etmek. spordan. aklen ve ruhen tatmin etmek. Özellikle gençler için tehlike büyüktür. b. Bu cereyanlara karsi alinacak tedbirleri söyle siralayabiliriz: 1. Amerika'da son on senede buna benzer binlerce hareketin ortaya çikaril digi söylenirse mübalaga edilmemis olacaktir. Bunun için . tasarruf. sartlandirmak. Bunun yaninda. bir yandan insanlarin ümit. Yikici cereyanlar. b. geçim zorluklan içinde bunalan. hiçbir dine hayat hakki tanimazlar. elektronik cihazlardan faydalananlar da vardir. a. . Türk Dünyasiyla olan iliskileri ve çesitli dünya deng eleri gözönünde bulundurulursa. onlarin en büyük dayanagidir. Aslinda din istismar edilmemeli ve kötü niyetlerle kullanilmamalidir. Millet.Bu konuda kitap ve brosürler bastirmak ve vatandasin okumasini saglamak. dünyevî gayeler için din alet edilmemelidir. toplu yasama âdabi gibi seyleri ciddiye almazlar. Bu cereyanlar arasinda uyus turucudan. dinî ve millî suuru uyandir ici yayinlara agirlik vermek. özellikle gençlerimize. Ümitleri istismar. kendine güven duymayan kims eler onlarin avlaridir. Tek gerçek onlarinkidir. bütün halki bu zararli faaliyetler karsisinda uyarmak. ülkemizdeki anarsik olaylarin. her yasta ve her çagda ders. Islâm Alemiyle.Insanimiza. toplumlari pasiîize etmek. siyasî entrikalar. tanitmak . sadece onlarin kurtulusa erisebilecegini ve sadece onlarin mutluluga ulas abilecegini ileri sürerler. B azi menfaatler. seminer ve konfera nslarla Islâm'i ve millî kültürümüzü iyi bir sekilde ögretmek.Yikici cereyanlari tanitmak.Yikici cereyanlar karsisinda . Bu cereyanlar. seksden.Basta gençler olmak üzere. hayatta basariya ulasamamis. gizli emeller. Günümüzde de Mesîhî hareketler. büyük vaadlerde bulunurlar. milletlerarasi hesaplar. Cennete sadece kendilerinin gidebilec egini. c. a. mutluluk duygular ni istismar edip bazi menfaatler elde etmekte.Bu cereyanlarin zararlarini ve tehlikelerini çesitli yollarla anlatmak. ilgiden yoksun. mezhep ve tarikat bozmasi cereyanlar dünyayi istil a etmistir. 2. aile baglari gevsemis. dünya dengeleri kurm ak. Bunalima düsmüs . diger yandan da dini istismar ede rek bazi siyasî sonuçlara ulasmaktadir.Radyo-televizyon programlariyla dinî kültürü kuvvetlendirici. benimsetmek.Insanimizi dinî ve millî kültürle beslemek. Mesîhî hareketlerin arkasina siginan güçler din takiitieriyle büyük dinleri yipratmak. yikici ve bölücü faali yetlerin sebepleri kavranilmis olur. Böyle insan lardan toplumlarina. milliyetçilik. sefkat veya merhametten uzak kalmi s. dünya inda bazi gayeleri gerçeklestirmek istemektedirler. çesitli dünya güçlerinin heveslerinin yöneldigi. mülkiyet birakmamaya gayret göster ip onlari esir ederler. vatan ve milletlerine hiç bir fayda gelmez.Genellikle insan çalmak. siyasî gelismeler saglamak için özellikle yüzyilimiz a binlerce din iddiali hareket. Genellikle bu gibi cereyanlarin kendilerini en güzel kamufle vasitalari Mesîhî konular olagelmistir. kukla. yikici cereyanlarin niçin ülkemize ayri bir önem verdikleri daha iyi anlasilir. üç kit'anin ortasinda yer alan merk me sahip bir bölgedir. robot gibi kullanip militanlastirirlar. çikarlar. sahsî fikir. c. toplum. Aglarina düsürdük leri Insanlara hiç bir hürriyet.

emperyalist emeller tasidigini ve kökünün disarida bulundugunu belirtmek. . yikici cereyanlar karsisinda yayinl ar. Ter.M.Karsilikli müsamaha. g.Dogru ve gerçek olani ögretmek. 4. f. imam-hatip. e.(Babîlik ve Bahâîligin Içyüzü). Zerrin Akgün. onlarin agina düsmesini. yazilarla uyarmak ve yetistirmek. b. e.Yikici cereyanlarin en zararlilarini tesbit edip onlara karsi tedbirler almak ve vatandasin. c. Islâmiyet Bakimindan Bâbîlik.Yikici cereyanlarin mahiyetini ve dayandiklari prensipleri çok iyi bilen ihtisa s sahibi kimseler yetistirmek. sahsiyetini rencide etmeden uyarmak. 69-255.Yikici cereyanlarin agina düsenleri tatlilikla. d.Bahâîlik ve Hukukî Durumlari. e.Mahallî tedbirler alinmasina çalismak. Islâm'i yok etme ye çalisan yikici cereyanlara bu hürriyeti vermemek. a. . a. c. im Yeprem-Hasan Güleç. b. c. Islâm'a Yönelen Yikici Hareketler . bu konularda ilmî arastirmalar yaptirmak. milleti bölmeye.Idarî mercilerle ve halkla bu konuda isbirligi yapmak.Kanunî müeyyideler getirmek.Aralarinda birligi saglamak (asgarî müstereklerde).d.Devlet kuruluslari açisindan .[484] Yedinci Bölümün Bibliyografyasi . kurslar. 5.Herkese hemen kanmamak. d. d. incitmeden.Bu görevlilere hem Islâm hem de Türk örf ve âdetlerini iyice ögretmek.Vaaz ve hutbeler yoluyla zaman zaman halki bu konuda uyarmak.Dinî kuruluslar ve din adamlari yönünden . millî birligi ve beraberligi parçalamaya yönelik oldu gu.Islâmi bilgileri köklü ve derin bir sekilde elde etmelerini saglamak.Sinsî propagandalarin arkasindaki gayeyi sezmek. müftü gibi din görevlilerini. çalinmasini önlemek.Müslümanlar açisindan . 3. Ankara 1975. b.Bu tür cereyanlarin sirf Islâm'i.Millî birlik ve beraberligi korumakla yükümlü bulunan görevlileri bu konuda yetistirmek . Ankara 1975. a.Muhsin Abdulhamid. ihtiyat payini elden birakmamak.Vaiz. vatani yikmaya.Baska inançlara saygili olmayan.

.Bahâî Dini. 13 Ekim 1991. . Istanbul. Nebil Tarihi. (Yayinlanmis Doktora Tezi). Il/ 163-165. . XV/141-143. The Religious Experience of Mankind. . Çev. Bahai Dini. Islâm Ans. S. . I/264-273. Istanbul 1985 (Türkiye Bahâi'ler yayini). Hikmet Tanyu. Istanbul 1932. . "Baha'ie". "Moonisme". Ter. .Julien Ries. . Minu Derahsan. France 1983. Divine Principle. Bahaullah ve Yeni Devir. Bahaî Dinine Toplu Bakis.Esmahan Aykol. 36-40. London 1971. .Ninian Smart. Izmir 1986. .M. Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler. Washington 1973. Ankara 1967. "Unification Church" The Encyclopedia of Reli-gion. .E.Baha'i World Faith. Babîlik ve Bahaîlik. Dictionnaire des Religions. Ter. [485] VIII.Outline of the Principle. Ünal-A. Bahaullah'in Dini..Yves de Gibon. "Amerikan Moon Tarikati Türkiye'yi Örgütlüyor".Muhammed Zerendî. 223.Sehristârtî. Can. Dictionnaire des Religions.T.. S a: 3. Yeni Dokümanlarin Isiginda Yehova Sahitleri. . Level 4 (New York 1980).F. Paris 1983. .N. Istanbul 1970.Ali Rafet Öskan. el-Milel ve'n Nihâi. 11/41-56. Illinois 1952. . Yedinci Gün Adventizmi. . Sabit. Kadiyanilik. . . Ankara 1973. Nashville 1977. Özsuca. BÖLÜM MISYONERLIK FAALIYETLERI VE GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALARI .Ethem Ruhi Figlali. Çev. . Esselemont. Kahire 1975 (Keylâni'nin Zeyli). Islâm ve Yahudi Mezhepleri. Hikmet Tanyu. Kule Kitaplar i. 1960.Ahmed Yezdanî.Yasar Kutluay. Ankara 1973. Türkiye'de Laiklik Ilkesi ve Yehova Sahitleri. Mecdi Çelebi. 1144-1145 .Ankara 1981.Sevki Rabbani.Cl. Ankara 1995.Eilen Barker.S. . Nokta. Sondag.Günay Tümer. Akdamar. Mecdi Inan. Ankara 1965.M. Istanbul 1979. . Yehova Sahitleri. S. Moon and the Unification Church. Moon. . Huart. "Bab" ve "Bahâuliah". Istanbul 1987. 143-144.S.Ethem Ruhî Figlali. . Istanbul 1974.J. .

özel olarak Hiristiyanliga sâmil kilinmasina ragmen. Ingilizce' de ve Fransizca'da misyon (mission) ve misyoner (missionaire-missionary) seklind e kullanilmistir. Misyo-nerli dinler. vekâlet. Misyonerler. Bugün de ideolojisini veya inancini . sözlükte.A. çogalmak isterler. kendisini bir fikrin yayilmasina adamis kimse demek tir. kendi mensuplarinin onu benimseyip ayrilmamasi için faaliyette bulunma gere gini duyarlar. bu faaliyete de misyonerlik denilmektedir. mesajini her tarafa. genel olar ak da diger evrensel dinlere samil bulunmaktadir. Çünkü dogru k abul ettigi inanç. sahip oldugu fikir. mis yoner olarak adlandirilmaktadir. din ve inanç sahipleri. Bazilari da yayilmak. misyoner ligi genel anlamda kullanirlar. inanç. beili sinirlara bagii olmayan . düsünce. görev. genelde diger bazi din. yetki.Bu gaye ile kurulan kuruluslara misyon. kendi din ve inançlarindan kuvvetli bir digeri karsi sinda. Belli bir bölgeye. Bunlar. Bu. Bunun için herkesin ayni inançlara sahip olup saadete ermesi hedeflen ir. herkese yaymaya çalisan dinlerdir. yegâne dogrunun ken-disininki ve tek kurtulusun da onda oldugu inanç ve gay esine sahiptir. bugün genellikle kiliselerin Hiristiyanligi Hiristiyan olmayan ülkelerde y aymak gayesiyle olusturduklari kuruluslar ve bu kuruluslarda faaliyet gösteren kims eler için kullanilmaktadir. Bunda basarili olmasa da en azindan rakib dinin mensuplari nin zihnini karistirmaya veya kendi mensuplarini birlik içinde tutmaya çalisirlar. dinî de olabilmektedir. düsünce. Dinî faaliy et ve propaganda için kendisine özel bir görev verilen din adami.Misyonerlerin Gayesi Yeryüzünde bazi fikir. tarikat ve gruplarin basvurdugu bir yayilma metodudur. baska inanç ve düsüncede olan insanlari mensubu bulunduklari dine kazanmayi gaye edinirler. Islâm. Buddizm misyonerii. Bu münasebetle dmleri misyonerlige yer verip verme melerine göre de tasnif ederler. Bu arada baska din.MISYONERLIK FAALIYETLERI 1. Bu ölçüye göre Hiristiyanlik. fikir ve kanaatini yaymak. Doyayisiyle misyoner yetkili.Misyon-Misyoner-Misyonerlik Misyon ve Misyoner kelimeleri Latince "missio" kelimesinden türemistir. Bunla rin basinda sir dinleri mensuplari gelir. mensuplarini çogaltmak isteyen he r teskilat. Misyoner kuruluslari. yayilmak. din veya mezhebi hâkim kilma veya yayma gayesiyl e çesitli mücadele ve savaslara sahit olmaktayiz. Böylece kendi dinî inanç ve kanaatler ini bir ülkede yaymaya çalisan herkese misyoner denilmektedir. bu isi organize eden. bu misyonlarda ^azife yapanlara misyoner. Tarihte. rahip ve rahibe. fikir. misyonerlige basvurur. belli b ir guruba bagli olan. onlarin yayilmasini istemez. inanç ve fikir mensubu insanlari da kendisinink ine katmaya çalisirlar. Misyonerlik. Misyon kelimesi. görevli kimse. özel olarak Hiristiyanliga. [486] 2. Bu görev ve yetki diplomatik olabildigi gibi. Misyon. Ancak bunlarin bir kismi. misyoner yetistiren odakl ar olarak çalisir. taraftar kazanmak isteyen hemen hemen her dinî fikrî kurulusta temel esaslardandir. Bu kelime. Bir din bilimi olan Dinler Tarihi alaninda çalisan bazi dinler tarihçileri. baska di nde. geri kalan dinler de misyonersiz d inler olarak görülür. Hiristiyan ligi yaymayi vazife edinmis. misyoner ve misyonerlik kelimeleri. inanç. baskalarina aktarilmayan dinler de misyonersiz dinlerdir. bir kimseye bir isi yapmasi için verilen özel vazife anlamina gelir.

günden güne ilerlemekte. hosgörüsü ve akla uygunlugu insanlari büyülemistir. d igerlerinin tersine. tebligini yakindan uzaga dogru yapmaya çalismistir. onlari kendi dinlerinden sogutmak hedeflenmistir. temasa ge ldigi veya fethettigi kabîle veya milletin tanrilarini kendi istegiyle benimser. Bunlardan biri de misyonerliktir. ortak niteliktir.dünyaya hâkim kilma mücadele ve savasi devam etmektedir. Islâm'dan önceki dinlerden Yahudilik'e ve Hiristiyanliga geçmeden. Bir kabîle veya millet. Bu arzusuna ulasmak için önce kiliç yolunu denemis ve böylece Haçli Seferleri baslamistir. Asag i yukari ilâhî dinlerde bu. öncelikle Islâm dünyasina yönelmisti. Bu seferler. Islâm'a göre Allah tarafindan gönderilen elçiler. Bu sirada dünyaya hâkim olma gayesindeki Hiristiyanligi durdurabilecek tek din Islâm. Is lâm. Bunun için gizli çalisma metodlari gelistirilmis. Türk azanmis ve Türkler Islâm'i dünyaya yaymaya cehdetmislerdi. Bunlardan bir kismi yukari da temas edildigi gibi. mensuplarinin sayisi da artmakta idi. çesitli teklifler görüsülmüstür. Tarihte de en tesirli propaganda yolu bu olmustur. Yahudilik gibi. Bir kismi ise m illet. [487 ] 3. Çünkü Müslümanlar. hak yolda yürümelerini ve saadeti elde etmelerini ga ye edinmislerdir. Bunun için çesitli toplantilar yapilmis.Ö. ondan gözüker ek. a lir ve kendi tanrilari arasina katar. Çünkü hedef. Muhammed de ( sas). Bati emper-ryalizmi'nin nüfuz alanini genisletmek olarak görülmekte ve anlasilmaktadir. insanlarin bir arada. Çünkü açik düs anlik. insanlara ve yasadiklari yerlerin özellik lerine göre taktikler bulunmustur. yeni propaganda metodlariyla Hiristiyanligi yaymak. kendilerine "alet etmek". Mücadelede. Kur'ânin metoduna göre. sinsice yapilanidir. tek kuvvet Müslümanlardi. onlari y aniltmak ve bu gayeye ulasabilmek için de eleman yetistirip bu teskilâtlara sokmak s uretiyle Müslümanlari ikna edebilecekleri kararina varildigi belirtilmektedir. Bunlarin yaninda dünyanin bir çok bölgesinde yogun faaliyet gösteren misyoner teskilatlari vardir. Bir kismi da. Yüzyilin ortalar ina dogru Avrupa'nin merkezine kadar ilerlemislerdi. Takip edilece k yol üzerinde durulmustur. taninmak ve benimsenmek arzusu tasimaz. VI. XVII. mensuplarin i artirmak ve bu arada Müslüman olanlari Hiristiyanliga kazanmaktir. yayilma gayesi gütmez. Yüzyilda Hi ndistan'da ortaya çikan Buddizm. Mezopotamya ve Ön Asya) tanri alis-verisi vardir. Islâm'in gayesi. Hiristiyanliga kazanamadiklari takdirde. Istanb ul alinmis. zorla kabul ettirme yoktur. belirli bir topluluga gönderilmis gibi gör esine ragmen onlarin davet metodlari ve getirdikleri hükümlerde umumîlik vardir. Islâm Dünyasi'ndaki tasavvuf v e tarikat anlayisi. bazi dinlerin misyo nerlik konusundaki tutumlarina gözatmakta fayda vardir. Öte yandan bazi dinlerde de {Eski Avrupa. "sir dinleri" seklinde olup hususiyetlerinin baskalari t arafindan ögrenilmesini istemez. en azindan kendi mensuplarini birlik içinde ayakta tutabilmek. millîdir. evrensel çerçeveden çikip belli bir kavme hasredilmistir. Hz. kabîle veya ilkel kabile dinleri seklindedir. Misyonerlik faaliyet inin ana gayesi. Müslüman Türklerin basarisi.Misyonerligin Tarihçesi Dünyada mevcut dinlerden bazilari. Bu dinlerde. baris içinde yasamalari ve kurtulmal aridir. yeni Hiristiyanlar kazanmak. Elçiler insanlarin Allah'i bilmelerini. Roma Katolikligi. Ancak Hiristiyan Dün yasi Müslümanlarin ilerlemesini kiliç zoruyla durdurmayi basaramadi. Bu konuda en tesirli silah. seyhleri veya ileri gelen müritleri kandirmak. Bunlardan M. ayniyle mukabeleyi gerektirmektedir. misyonerlige yer verip dogdugu yerin sinirlarindan . Türkler. Kongrelerin birinde. Hiristiyan Kilisesinin basarisini iflâs ettirmistir. tebligde yakindan uzaga dogru gitme esastir. Bunun için baskasinin o dine girmesi mümkün degildir. Onun için bu din yayilmak. Bu durumda iristiyanlara ve Hiristiyan dünyasina çesitli yollarla Islâmî yayilmayi durdurmak kalmis tir. Hiristiyan misyonerlerinin gayesi. Avrupa'y a hâkim oldukta sonra. dünyanin her tarafinda yasayan insanlari Hiristiyanlastirmaga çalismistir. bu anlayislara olan baglilik üzerinde durulmus ve tartisilmis.

Yahudilik. onu yolundan çevirebilmek için. Müslümanlar bilir ki zorla inanandan fayda gel mez. inananl arin sayisi azdi. Bu hareke tin kurucusu olan Mani. yeni taktiklere girismislerdir. Fakat. Onlar. Yahudilere hasredil-digi için dinî yönden m isyonerlik niteligine sahip degildir. zaman zaman et kili olmuslarsa da. fakat herkesi kendi gayelerine hizmet ettirmek istedikleri idd ialar arasindadir.S. Onun için Hiristiyan misyonerliginin tarihçesine gözatmakta fayda vardir. "Dinde zorlama yokt ur"[488]. Islâm'i gerek Araplara ve gerekse diger milletle re teblig etmeye çalismistir. Çünkü eger zor kullanilsaydi. Baskalarinin Yahudilige girmesi için özel bir gayret güdülmemektedir.. mal is tiyorsan mal. Müslümanlari kandirm yoluna gitmislerdir. üç kitaya hükmeden Türkler ve I lâm yegâne ve hâkim unsur olurdu. Islâm'i yaymada dünyevî hiçbir menfaat gütmemis. Misyonerlik denilince ilk akla gelen. Hiristiyan. yayilma. Isa'nin da haber verdigi Hz. Aslinda Hz. Fakat dini kabulde de. Hiristiyanlik propagandasi olmu stur. Iste Islâm. tevhid dinini yaymaya çali siyordu. siz i man etmedikçe ben bu isten vazgeçmem" cevabinda bulmaktadir. Yukarida kisaca temas ettigimiz Yahudilik. güze l sözlerle hakki tebligi esas almistir. Hz. All ah'in Hz. Islâm'da zorlama yoktur. siyâsi misyonerler olarak kabul edilmektedir. ir sömürü araci olarak kullanmamis. Islâm Dinine gelince. Isa'nin zamaninda. gezginci bir kimsedir. yayilmasinda zor ve yogun bir propaganda metodunu kullanmami stir. tarih boyunca. Hz. Muhammed'in. bilerek yapmislardir. artik teblig siras inin Islâm'in oldugunu ve buna ragmen Hiristiyanlarin teslis esasina dayanan dini yaymaya çalistigini. bilhassa Yahudi v e Hiristiyanlar. Kimsenin Yahudiligi kabul etmes ini istemedikleri. Fakat Maniheistler. Fakat Müslümanlarin yapmak istemedigini diger dinden olanlar. Yüzyilda Maniheizm. Bu di nî hareket. Bunun içindir ki Müslümanlar. akla uygun hak dini. baslangiçta. 54) âyetlerinde tebligin metodu ortaya konulmustur. ta Viyana'ya kadar giden. Her yerin özelliklerine uygun olarak inançlarini (Maniheizm'i) yaymaya çalismislardir.tasarak Çin. Kur'ân. Isa'nin teblig ettigi dine Hz. Hz. öbür elime de Günes'i verseniz. bütün insanlara hitap etmek idd iasiyla ortaya çikmistir. benden önce gelen Tevrat'i tasdik ve benden sonra gelecek adi Ahmed olan bir peygamberi müjdelemek üzere gönderildim"[490] dedigini bild irmektedir. Güney ve Güneydogu Asya'ya yayilmistir. çesitli vesilelerle degismeler olmustur. reisliK istiyorsan seni basimiza reis yapalim. belirli bir devreden sonra varliklarini devam ettirememisler dir. Japonya. Hiristiyanlikla özdes hale gelmistir. Isa'nin tasvip etmedigi yolu benimsediklerini kabul etmek . Aksine Türkler. Hz. Kore.s. ilâhîdir ve evrenseldir. Bugün de Buddizm'in felsefesinin çesitti ülkelere yayildigina ve faaliyetlerini çesitli yerlerde gösterdigin e sahit olmaktayiz. Misyonerlik genel bir anlam ifade etmesine ragmen günümüzde. onun getirdigi esaslarda ve yorumunda.). "Ya Muhammed. Mecûsî ve Hint inançlarinin bir sentezi mahiyetindedir. Yahudilerle özdesle smis bir din özelligi kazanmistir. "Ya Muhammed insanlari Rabbinin yoluna hikmetle ve güze! sözlerle davet et ve onlarla en güzel sekilde mücadele et"[489] ve ". sinkretik {uzlastirmaci. Çünkü bu din. görünüste Müslüman olarak. onun karsisinda mensuplarini günden güne kaybetmekte olan Hiristiyan kiliseleri. sadece teblig vazifesini yerine getirmislerdir. Isa'nin (a. Mani ve rahipleri gittikleri her y erde inançlarinin propagandasini yapmislardir. Hz. Isa. dünyaya din olarak hâkim olma durumuna gelin ce. Dinî olmamakla beraber misyonerligi siyasî. Yahudilerin hâkim iyetlerini siyasî.. Yine M. Bir kimsenin Yahudi dinine girmesi için Yahu di ana-babadan dogmasi genel ilke haline gelmistir. Islâm. Hz. Müslümanlar. Hz. III. Bun un ilk misali. Muhammed. Bunlardan birisi de misyonerlik faaliyetleridir. karma) bir dinî harekettir. Gayesi de dogru yoldan ayrilmis insanlari dogru yola. Isa'dan sonra ona uyanlar artmis. iktisadî ve kültürel yönden kurmaya gayret ettikleri ve bundan dolayi o nlar. Muhammed'i gönderdigini. iktisadî ve kültürel yan ku ruluslari vasitasiyla gerçeklestirmeye çalistiklari yaygin olan kanaattir. Sahabeler ve ondan sonra gelenler de Islâm'i yaymak için büyük gayret sarfetmislerdir. dini yayma idealinin olmasi pek tabîdir. Isa'nin "Ben. yeter ki sen bizim ditiimize dokunma" denildiginde. hak yola davet etmektir. "Bir elime Ay'i. Peygambere düsen sadece tebligd ir" (Nur. sadece "I'lâ-yi Kelimetullah" yolunda ci had etmis ve tebligi esas almislardir. Bunun için de bir propagandaya ihtiyaç duyulmamaktadir.

Havariler ilk yüzyilda. Bu teskilat. Pavlus'un yaninda o devrede ve ondan sonraki devrelerde çesitli Hiristiyan azîzleri m isyoner olarak görev yapmislardir. Bu hâdise. dolayisiyle Müslümanlari durdurabilme yollarini görüsmek için kongreler düzenlemeye basladi. Hiristiyanligin siddetli düsmani iken bir vizyonla. Hiristiyanliga sempat i duymaya baslamis ve Istanbul'u bassehir yapmistir. Hiristiyanligi onlara kabul ettirebilmek için. Onlari Baba. Böylece mücadeleler dönemi baslamis ve devam etmistir. Hatta. Bu teskilâtlar zamanla y eni subeler açmaya devam etti. Hiristiyan misyonerleri.tedir. Yah udiler'den sonra. Isa'nin bu sözlerinin insanlar arasinda "Tanri Devleti" tesis edin seklinde yorumlanmasi. Türkleri. Hz. Ilk devrelerde Hiristiyanligin yayilmasinda önemli faaliyetler gösterenler arasinda. Ayrilmalar ve dolay isiyle konsiller birbirini izlemistir. Ogul ve Kutsal Ruh ismi i le vaftiz eyleyin. Anadolu. dinlerini yaymaya baslamislardir. Isa'nin su sözünü almislardir: "I mdi siz gidip bütün milletleri sakirt edinin. Isa'dan sonraki ilk asirlarda Hiristiyanlarin arasinda ayriliklar olm us ve mücadeleler devam etmistir. Önce hâkimiyeti elde eden Katolikler. dünyanin dört bir yanina dagilmis. Islâm ülkelerine gönd erilmek için Arapça'yi ve "Islâm felsefesini iyi biten misyoner papazlar yetistirecek okullar açildi. M. ilk konsili 325'de Iznik'te (Nicea) toplamistir. Bu siralarda Martin Luter. bu arada. Bugünkü Hiristiyan misyonerleri de Havarileri ilk misyonerler olara k kabul etmekte ve onlarin yolundan gittiklerini ileri sürmektedirler. bir devlet destegin de. Isa'yi görüp onun ke ndisine niçin böyle eziyet ettigini sormasindan sonra. Hiristiyanliktaki bazi hükümleri d egistirmis. bazilarini faaliyet gösterdigi toplumlarda var o lan inançlarla degistirmis ve böylece Hiristiyanligi onlara benimsetmeye çalismistir. Bundan sonra Hiristiyanlar. Hz. Habesliler. "Ermenistan'in toptan Hiristiyan olmasini saglayan ve Ermeni krali Tridat'i Hiri stiyan eden Gregor[492] olmustur. Misir. Hiristiyanligi yaymak için bugünkü Azerbaycan'i ve Ermenistan'i da içine alan bölgeye gitmislerdir. Fakat neticede Müslümanlar kazandi. onlarin ihtilafa düstükleri konularin dogrusunu bildirmistir. 1662'de Vatikan'da Propaganda Bakanligi kuruldu. Paris'te mi syoner papaz okulu açti. hem de Islâm Dini mensupla rina karsi mücadelelerine devam etmislerdir. hareket noktasi olarak. Artik onlar için mücadele edilecek yegane güç Müslümanlar oluyordu. Imparator Konstantin Hirist iyanlara din hürriyeti tanimistir. 451 "de Kadiköy Konsili ile ayriliklar zirv eye çikmis. Hiristiyanlik. Kalvin ve Zwingli ile Pr . Hiristiyanligin nesri için bir cemiyet kurdu. sonralari bunlara yenileri eklendi. Sam yolunda. Böylece Haç'm yerini alan Hilâl'i kaynaginda bogmak için asirlarca süren Haçli Seferler baslatildi. Islâm. Bunun üzerine havariler. Sonunda H iristiyan dünyasinin (Bizans'in) kalesi Istanbul. Müslümanlari içten zayiflatmanin ve yik manin tek çikar yol olabilecegi sonucuna varildi. Bu anlasmazliklara son vermek için de konsiller t oplanmistir. Islâmin gelismesi onlari düsündürüyordu. Pavlus. Monofizitler (Ermeniler. Islâmin zuhuru Hiristiyanfigt sarsm aya basladi. Burada yetistirilen papazlar Islâm ülkelerine gönderildi. Yemen.S. bütün Hiristiyanlarin ayriliklari birakip Müslümanlara karsi ortak cephe olusturmasina yol açti. ikinci bir "arz-i mev'ud" ideali dogurmustur. Çesitli ülkelerde bulunan görevlilerinden raporlar istend i. misy onerlik faliyetlerine baslamislardir. Selçuklu Türkleriyle beraber hem Islâmlasiyor hem de Türklesiyordu. 313'de Konstan-tin. Ingiltere'de 1646'da Ingiliz parlementosu. Habesistan. çalisma alani olarak putperestlerle Avrupalilari s eçmis. Katkedon (Kadiköy) Konsili'ncien iki asir sonra. Islâm yayildi ve ilerledi. Hz. Avrupa ve Anadolu'da merkezlere kavusmustur. size emrettigim herseyi tutmalarini onlara ögretin"[491]. Buna ragmen onlar. Zamanla Hiristiyan kaleleri düsüyor. 1453'de düstü ve Türkler Istanbul'u fe thetmis oldu. Hiristiyan olan "Yahudi dönmesi " Pavlus yer almaktadir. Isa'nin ögrettiklerini yaymay a baslamislardir. Sunulan raporlar degerlendirildi. Süryaniler. hem kendi aralarinda. Iste bundan sonra silahla netice almanin mümkün olmadigi kanaatine v aran Hiristiyanlar. bazi hükümleri kaldirmis. Roma hâkimiyetinde olan Sam. Kiptiler) ana Kiliseden kopmustur. Bununla b eraber ayriliklar ortaya çikmistir. Konstantin.

memleketimizde ve Islâm dünyasinda durmus degildir. [495] . Müslüman olan ülkelerden geri kalmis olanlarin geri kalmisliklarini i stismar eder ve bunu Islâm'a baglayarak mensuplarini Islâm'dan sogutmak isterler. inanç ve bedenî-zihnî tekniklerin arkasina siginan veya bunlari istismar eden ce-reyanlari da unutmamak gerekir. Sivas'ta Ermeni Mek hitar ile baslamaktadir. sahip olduklari dinden sogutmak veya ona düsman yapabilmek. [494] a. çok defa gizli ve dolayli faaliyetlerde bulunurlar. maddî ve manevî yardimlarla Hiristiyanligi sevd irmeye çalisirlar. Daha sonra Amerikali misyonerler. Baptistler. Fakat faaliyetleri Hiristiyanlik için olmust ur. Türkiye'de ise hemen hemen ilk misyoner hareket. Ermeniler arasinda millî suuru uyandirmaya çalisti. dinî bilgileri yeterli sekilde kavra yamamis insanlari tesbit edip onlari kendi dinlerine çekmeye çalismak. Bu metodlarda her zaman din ilk sirayi almayabilir. Katolik. Amerika ve Rusya'da binden fazla teskilat kuruldu. fakir aile insanlarinin fakirliklerini istismar etmek onlarin taktiklerinden bir kismin i olusturur. köken olarak protestandir. O. Mormanlar'dan sinsî ve dinsî bir görünüs altinda yogun faaliyet göste ren. Fransa'nin tavassutu ile. Ingilizlerin metodunu takiple ise baslayan Amerikan m isyonerleri. Çesitli telkinler. dinî kitap. Isviçre. Müslümanlar yaninda bu hiristiyan gurupla ra yönelik de misyoner faaliyetleri bütün canliligiyla sürmektedir. tenasüh. diger dinlerin kutsal kitapla rinda çeliski zannettikleri hususlari öne çikararak. Kitab-i Mukaddes'i. Protestanligi Ermeniler arasinda yayma ya basladi.Dînî Teskilatlar Kurma ve Yayin Yapma : Misyonerler. Ortodoks. Ermeni Kilisesi gibi büyük Hiristiyan mezhepleri. Bu nlari söyle siralayabiliriz. Amerika ve Ingiltere'nin destegiyle 1847'de de Protestan Ermeniler a yri bir cemaat olarak kabul edildi. Misyonerle r giristikleri faaliyetlerde basarili olabilmek için çesitli metodlar uygularlar. Bunlarin yaninda Adv entistler. Ermeniler arasinda Katolik propagandasi 130 sene kadar sürdü ve nihayet Osmanli Devl eti. Danimarka. hulul gibi fikir. Her yerin özeliklerine göre faaliyet göstermektedir. Misyonerlik faaliyeti bakimindan basta Ingiltere ve Amer ika ve daha sonra Fransiz katolikleri gelmektedir. Göstermelik olarak bazen açik faaliyetleri y aninda (kanunlar çerçevesinde). Protestan. tehlikeli boyutlara ulasmis Yehova Sahitleri'ne kadar bir yigin dinî cereyan vardir. Misyonerler. çesitli metodlarla çalisirlar. Ülkemizd e. 1701 ytlinda. bunlari yapam adiklari yerde. k ilise ve okullariyla faaliyet göstermektedir. Bu konuda ayrica dogudan gelen meditasyon. Almanya. Di nî kuruluslari vasitasiyla kendi dinlerini üstün göstermek. Kisaca tarihî gelisimini sundugumuz misyonerlik faaliyetleri. vereceklerini bu kisveler altinda vermeye çalisirlar. 1830'da Katolik Ermenileri ayri bir cemaat olarak tanidi. brosür ve dergilen o ülkenin dilinde nesr eder ve dagitirlar. Bu teskilati o bölgeye göre yetistirilmis elemanlar yürütür. önce faaliyete geçecekleri yeri tesbit eder ve orada bir teskilât kurarla r. Ilmî ve içtimaî sahalarda faaliyetler ini yogunlastirir. 1820'den sonra sahnede Amerik an misyonerleri görülmektedir. [493] 4.Misyonerlerin Çalisma Metodlari Misyonerler.otestanlik zuhur etmisti.

geri kalmis halde birakmaktir. Dünya Harbi'nde Mekke Emirini Hilâfet makamina karsi isyan ettiren. Ayrica hâkim unsurl a çesitli yönlerden nüanslari olan insanlari karsi karsiya getirerek. Halbuki Batak Köyünde ve diger yerlerdeki "B ulgar ihtilâli"ni. yani sinsi ve iki yüzlü hareket ederler. Bu vesileyle Müslüman Araplar ve diger Islâm unsurlarla Türklerin arasini açmaya çalisiyorlard i. Misyonerler. Bu maskeli teskilatlarin Osmanli Imparatorlugu içinde yaptiklari faaliyetlere birçok önrek vardir. örf ve âdet gibi kültüre yönelik yollarla iç nde bulunduklari toplumdanmis gibi görünür ve gayelerine erismek için perde arkasindan çali sirlar.[497] Misyonerler. Müslümanlarin çesitli gruplara ayrilara iflamasina.Maskeli Teskilâtlar Kurma : Bu teskilât mensuplari. . Bu konusmasi sirasinda elinde tutt ugu Kur'âni göstererek "Bu kitap yeryüzünde kaldikça bu Batak katliami gibi vahsetler de y eryüzünden eksik olmaz!" diye haykirmistir. Bu okullarda. Bu gaye ile kolejler.b. yabanci dil ögretimi v ermek görüntüsü altinda. bunu yapamazlarsa onlarin en azindan millî ve dinî karakterini bozmaya ugrasirlar. dünyayi Osmanli Imparatorlugu aleyhine kiskirtmak için agirligini koymus ve Ru sya karcisinda Osmanli'yi yalniz birakmistir. telkin vasitalarini çogaltmak için d e okullarda propagandaya yönelik kitaplarin çogunlukta oldugu kütüphaneler. Bu vesileyle kanca taktiklari gençleri kendi idealleri dogrultusunda suur landirmaya çalisirlar. Yine I.Okul ve Çesitli Tesisler Açma. hem devleti acze hem de Müslümanlari birbirine düsürmeye çalisirlar. maddî ve manevî yardim yapmaktan kaçinmazlar. Türklerin giristikleri yenilik hareketlerini Islâmclan uzaklasmak olarak gösteriyorlardi. Bu hususta bazi yollara basvururlar. B u maskeli misyonerlerden maskesi düsen sadece meshur Ingiliz casusu Lavvrens'tir. 1877'de Ingiliz Liberal Grup Lideri Lord Gladston. dil. Türklerin Hirisîiyanlari katlettiklerini iddia et mis ve onlarin Avrupa'dan kovulmasini. çöl A rap-larini Türk ordularina arkadan saldirtanlar bu maskeli misyonerler olmustur. [496] c. misyoner papazlari derslere sokup Hiristiyanlik propagand asi yaparlar. Bunlarin hedefi siyasî ve dinî bakimdan milleti kargasaya düsürmek. Bu teskilâtlar. gidecekleri yerlerin özelliklerine göre yetistirildikleri için çok becerikl idirler. Cihan Harbi mütârekesinde Loyd George. din. "Asr-i Saadet'te teknik var miy di? Elbise var miydi? Diyanet teskilâti var miydi?" seklinde sorular sorarak onlari bütün sonradan olan seyler aleyhine kiskirtir ve hatta olmayacak seyleri saf inanmi s insanlara yaptirarak devlet güçleriyle karsi karsiya getirirler. halki her türlü iler lemeye karsi kayitsiz ve hattâ düsman yapabilmek. Ayasof-ya'nin da tekrar kilise yapilmasin i istemistir. bu okul ve kuruluslarin pr opagandasini yaparak. Bu vesile ile. kilik-kiyafet. yabanci okullar ve kuruluslar açarlar. Buraya çektikleri baska dinden çocuklari Hiristiyan yapmaya. Yardim Yapma : Azinlikta bulunan Hiristiyan çocuklarinin egitim ve ögretimlerini içinde yasadiklari t oplumun çocuklarindan üstün hale getirirler. Halbuki onun arkasinda ortaya çikmamis nice benzerleri vardir. pansiyonlar ve kamplar kurarlar. Bu okullar da yetisenlere dolgun ücretli ve etkili isler bulmakla da onlari cazip hale getiri rler. Maskeli çalistiklari için kuzu postuna bürünerek saf halki kolayca aldatabilirl er. misyoner teskilatlarinin yetistirdigi talebeler yapmistir. Bu gayelerini gerçeklestirmek. bölünmesine ve birbirine düsman olmasina gayret gösterirler. yalniz Hiristiyanlari ayaklandirmaga çalismakla kalmiyor. Hiristiyan olmayan ailelerin çocuklarinin da oralara akin etm esini saglarlar. Avam Kama-rasi'ndaki konusmas inda. Hiri stiyan çocuklarini ise daha da suurlandirirlar. Meselâ Müslümanlara. musiki salonla ri.

Bunun için herkesin bir an önce Hiristiyan olmasini isterler. bazi gayelerini gerçeklestirmeyi düsünürler.Hiristiyanligin kolay. 4.Zaman zaman diyalogdan bahsederek sulhçu bir görünüs altinda karsi tarafi pasiflesti rmek. bugün de ayni metodlarin yürür lükte oldugunu görürüz. edebî eserlede. Müslümanlari n arasina ajanlar yerlestirmeye özen gösterirler. 2. özellikle filimlerde konunun içine ustalikla Hiristiyanliga is indinci. Bu metodlar-dan bazilari söyledir. 7. gelismeleri kendi kontrollerinde tutmak ve menfaat elde etmektir. 15. 11. yaniltmak Isterler. Isâ gelecek ve ina nan Hiristiyanlari kurtaracaktir. Islâmdaki namaz.Ilmî.Siyasî isleri çok iyi takip edip Müslüman ülkelerdeki bazi gelismeleri gayelerine göre yö lendirmek isterler.Islâm ülkelerindeki faaliyetlerinde genç neslin dinden ve millî degerlerden uzak yeti smesine çalisirlar. Böylece insanlarin ruhî durumlarina hitap etmeye çalis ip kurtulusu hedef alirlar. sonra da ona istedikleri gibi bir sekil verme yolunu takip ederler.Insanlarin kiliseye giderek. 16. Hiristiyanligi yaymak için gittikleri ülkenin önce dinî. ileri bir hayat görüntüsü altinda ( müzikten.Tarikatlara adam yerlestirerek veya bazi asiri akimlari destekleyerek. 5. göndereceklerini ülkelerin özelliklerine. 9. Bundan g ayeleri. genelde dün de. Önce mevcut kültürü er itme. siyâsete kadar) çesitli vesilelerle gerçeklestirmeye çalisirla . 13. spora. papaza günah itirafinda bulunarak sorumluluktan ku rtulup rahatlayacagini söylerler. hos gösterici sahneler yerlestirerek kafa ve gönüllere girmeye çalisirlar.Dünya siyasetini. Isa'ya "Tann'nin Oglu" demekten kaç nirlar. oriyantalist yetistirip ilmî inceleme adi altinda Müslüman aydininin zihn ini bulundirmaya. Hatta önce Islâmî bilgilerle Müslümanlara yaklasirlar. O ülkenin kültürünü yozlastirmaya ve yikmaya çalisirlar. bunalim devr elerinde kurtarici din olarak Hiristiyanligi sunarlar.Milleti millet yapan maddî ve manevî degerleri yikmaya ugrasirlar. Müslüman ülkeleri birbirine düsürüp an sayisini azaltmaya veya Müslümanlarin elindeki tabiî Imkanlari heder etmeye çal isirlar.Misyonerler.Haçli Seferlerinde gerçeklestiremediklerini. Hiristiyanligin sevgi ve kolaylik. oruç gibi ibadetlerin zor oldugunu ileri sürerler.Israrla gayelerinin dünya barisini gerçeklestirmek oldugu üzerinde dururlar. modern. kafasina bazi fikirleri sokmaya çalisirlar. onlari su veya bu sebeple tahrik ederek. haftada bir kiliseye gitmekle dinî vecibelerden kurtulmanin mümkün olabilecegi ni telkin ederler.Misyonerlerin çalisma metodlarini özetlersek. içtimaî ve kültürel umunu incelerler. 10. tiyatroya. 3. 6. yangin. deprem gibi sikintili anlari seçip yardimlarda bulunarak semati kazanmaya çalisirlar. o yerin insanlarinin Hiristi yanligin hangi konularini bilip hangilerine itiraz edebileceklerine göre yetistirir ler. 14.Misyonerleri. 1. 8. 12.Savas.Müslümanlarin her meselesine el atip bunlari kendileri çözümlemek isterler. Onlara göre Isa'nin gelmesi yakindir. siyasî gelismeleri yönlendirip.Sarkiyatçi. Islâm'in zahmet ve siddet di ni oldugunu islerler. Bazan Müslümanlarin inançlarina hos görülü davranir. Bundan sonra hiçbir deger tanimayan kisilere.

Objektifligi. dünyanin en ücra yerlerine seve seve gidecek sekilde vazife suuru ve sevgisi as ilanir. Hiristiyan heyecani verilir. misyo nerlerini çok iyi yetistirmeye son derece dikkat ederler. Bundan dolayi bu isi yapacak kimselerin kültür seviyeleri ve hitabetlerinin mükemme l olmasi. malî yönden büyük bir destek saglanir. [498] 5. Onlara ne gibi itirazlarin yapilabilecegi ve o it irazlara nasil cevap verecekleri ögretilir.Islâm ülkelerinde faaliyet gösterecek misyonerlere Arapça. hitabet ustaliklarina bas vururlar. Bunun için edebî yollara. 8. 6. . ailelerinin izniyle en zeki ve çaliskan çocuklar seçilir ve misyonerlik hizmetlerine göre hazirlanir. 2. Hedefine varabilmesi için suurlandirilir. genç veya sahis. 4. Maddî yardim.Misyonerler. çekmege çalistiklari kimseleri belirli yollarla kendilerine baglarla r.Her misyonere. Hastahane hizmetleri. gittikleri veya içinde bulunduklari toplumda kendilerini kabul ettirecek sahsiyet ve kabiliyette bulunmalari. O da bulundugu ülkedeki issiz. Ayrica Islâm'a veya Müslümanlara hangi hususl arda tenkit yöneltebilecekleri veya gençlerin zihinlerini hangi noktalarda çelebilecekl eri hususlarinda yetistirilirler. 19. misyonerlik için en önemli ve tesirli vazifelerdendir. iyilik yapma ve benzen yollarla propaganda yaparak. Islâmî bilgiler ve Islâm Felsef si ögretilir.Turistik geziler vesilesiyle gittikleri yerlerde kitap dagitma.Misyonerlere mümkün oldugu kadar meslekî egitim de verilir.Her misyonere. 17. misyonerlik yapacagi ülkenin okullarin da özel egitim altina alinir. Hiristiyanligi sevdirmeye ve benimsetmeye ça lisirlar. Bu gayelerine varmak için Misyoner teskilâtlar.r. 5. misyonerlik faaliyeti için çok önemli bir vasitadir. fa kir ve kimsesizlere malî destek saglayarak Hiristiyanlik propagandasi yapar. Müslümanlarca Hiristiyanliga yöneltilecek tenkitler hususlarinda çok iyi hazirlanir.Misyonerlik için seçilen çocuk. hümanistligi kimseye birakmazlar. Böylece fakir v e yoksul kimselerle temas kurarlar. Bunun yaninda onlar. Kendisinin yalniz basina basaramadigi veya yetersiz kaldigi yer de teskilat onun yardimina kosar. siyaseti. 3. 20. Hiristiyanligi yaymak ve yeni Hiristiyanlar kazanmakti r. Misyonerlik hizmeti için.Çesitli yardim kuruluslari kurar veya kurulmus olanlara girerler. yakinlik gösterisi.Okullardan. diger tahsiller de yaptiri lmaya çalisilir. Ilmî gelismeleri çok Iy i takip edip bunlardan faydalanirlar. 7. hemsirelik. teoloji (ilahiyat) tahsili yaninda. 18. bagli olduklari teskilatla irtibatini daima devam ettirecek sekil de yetistirilir.Hiristiyanlik iyice ögretilir.Misyonerler. Doktorluk. Misyonerler söyle yetistir ilir: 1.Misyonerlerin Yetistirilmesi Misyonerlerin ana gayesi. tarafsizligi. çalisma metodlarini çok iyi bilmeler i ve uygulamalari gerekmektedir. Bazi insanlara sagladiklari seyahat imkânlariyla onlari kendilerine bagl amaya çalisirlar. insan çalmaya çalisirlar. sefkat ve merh amet duygulari altinda sempati toplar.

farkli irk ve kül türlerden insanlarin.Misyonerlikten Diyaloga Geçis Kelime olarak Diyalog. Hi ristiyanlarin II. medenî ölçüler içerisinde. Dinî alanda "Diyalog". tabiî ve kendiliginden olusmustur. XX. Netice alamiyacaklarina kanaa t getirdikleri insanlarin pesini biraksalar da ümitlendiklerini takip etmekten vaz geçmezler. ayrilmis Hiristiyanlar! yeniden kazanma ve onlara yaklasma yollari üzerinde dur . tarihte. Papa XXIII. özellikle Katolik Kilisesi de etkilenmist ir. bazi alanlarda isbirligi yapabilmek için bir "Konsil" topl amaya karar vermistir.Çesitli yardim dernekleri kurmalari. 13. Konsil'in gündem ini ve tartisilacak konularin ne olacagini belirlemistir. Jean. kadinlar kanaliyla aileye ve dolayisiyle cemiyete nüfuz etmeye çalisi rlar. hem Hiristiyanlarin kendi aralarinda hem Müslümanlarla dige r din mensuplari arasinda "diyalog" faaliyetlerine rastlanmaktadir. Bu ögrenciler. üç yil sürecek (1962-1965) bir konsil in Vatikan'da toplanmasi saglanmistir. omlarda görev almalari ve bu yollarla dolay li olarak propaganda yapmalari saglanir. disariya açilmasini. ortak meselel er etrafinda konusabilmesi.Islâm ülkelerinde dinî tedrisat yapilan yerlerdeki zeki.Misyonerin birden fazla dil ögrenmesi tesvik edilir. karsilikli konusma iki veya daha fazla kisinin karsilikli konusmasi anlamina gelmektedir. [499] B. Papa'nin bu mesaji. Vatikan Konsili'nde giderilmeye çalisilmistir. maddî yardim. Kilise'nin çem berini kirmasini. 12. Vaftiz listeleri nesredip on larin adlarini kullanirlar. tartisabilmesi ve isbirligi yapabilmesi anlamina gel mektedir.Küçük edebî ve romantik brosürlerle insanlarin hissiyatina tesir etmeye çalisirlar. inanç ve düsüncelerini zorla birbirlerine kabul ettirme yoluna gitmeden. Bundan dolayi Katolik Kilisesi.Bikmadan. fakir ve yardima muhtaç ögren ciler tesbit edilir. 14. Müslümanlara karsi Haçli Seferleriyle baslattigi ve Misyonerlik Faaliyetleriyle devam ettirdigi sogukluk ve düsmanlik II. brosür ve kitap gönderirler.Kadinlara. Bunun üzerinde Kon-sil'd e. farkli dinlere mensup insanlarin.9. birbiriyle konusmasi ve anlasmasi yoludur. Yapilan görüsmeler sonucunda. Hiristiyan dünyasinin.Telefon rehberlerindeki isimlere mektup. disariyla ilgilenmesini istemis ve bütün insanl arla "diyalog"a girmenin önemini vurgulamistir. 11. Vatikan Kon-sili'nden sonra gündeme getirdikleri resmî "Diyalog" s eklinde olmamis. Daha genis anlamda ise diyalog.Taninmis meshur sahsiyetleri veya kendileriyle baska gayelerle temas kurmus k imseleri Hiristiyanligi kabul etmis gibi gösterirler. Konsili açis konusmasinda.GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALALARI (HIRIS-TIYAN-MÜSLÜMAN DIYALOGUNA GENEL BIR BAKIS) 1. ayni dinden kaynaklanan gruplarin kendi aralarinda oldugu g ibi. 10. 16. Kiliseler arasinda varolan anlasmazliklari v e düsmanliklari gidermek. gezi imkâni gibi yollarla elde edilmeye çalisilir. Ancak bu. 15. Yüzyil'in baslangicindan itibaren dünyada meydana gelen siyasî ve ekonomik gelisme ve degismelerden Hiristiyan Kiliseleri. Bu çerçeve içerisinde. dil ögretme. usanmadan propagandaya devam ederler. Konsile 141 ülkeden 2860 kadar temsilci katilmistir. birbirlerine sicak ve hosgörüyle bakabilmesi.

karsilikli hosgörü ve iyi niyet esaslarina ba glidir.Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Diyalog Faaliyetleri 19 Mayis 1964'de Papa VI. Islâmla ilgili bölüm bulunmaktadir. ayrica. Hiristiyanlarin hâkim oldugu yerl erde Müslümanlarin bulunmasi da. Hiristiyanlarin Islâm hakkinda konusmayi birakmalari ve Müslümanlarla konusmaya yönelmeleri gerektigi üzerinde durmustu r. on yil süreyle. karsilikli olarak.[503] Sekreterya'nm kurulusundan itibaren Islâm ülkeleriyle "diyalog" yollari aranmis ve H iristiyanlarin Müslümanlarla "diyalog"a girmeleri 1966 Broumana-Lübnan Kongresinden so nra baslamistir. dinî ve kültürel münasebetler içerisindedirler.[504] 3. Çünkü insanlar bugün. sirayla Kardinal Pignedoli (1973-1980) ve Mgr. Rum Mel kit Patrigi V. Afrika Misyonerler Toplulugu'ndan Fr. 1974'e kadar. Kardinal Pignedoli'nin baskanligi sirasinda. Thomas Mic-hel yapmistir. XXI. Couq yapmistir. eskiye oranla. Islâm bölümünün bir kismi Roma'da. Günümüzde de bu görevi kardinal Arinze yürütmektedir . devamli olarak Roma'da bulunan bir ekip le. Günümüzdeki ge lismeler için bu çesit tesebbüsler normal görülebilir. bölgesel piskoposlar ve çesitli uzmanlarla isbirligi yaparak çalismasini sürdürmektedi r. Vatikan Konsili'nde. her dinin hâkimiyet alaninda oldugu gibi . Lübnanli Dr. Paul tarafindan kurulmus olan Hiristiyanlik Disi Dinle r Sekreteryasi. Müslümanlarin hâkim oldugu yerlerde Hiristiyanlarin.[502] Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin bünyesinde. Bu. tarihte yasan mis ve tesirleri asirlarca sürmüs "Haçli Seferleri" anlayisinin yanlisliginin kavranil masi ve o savaslarin zararlarinin telafisi seklinde degerlendirilebilir. Bunun yaninda.ilk kurulusundan itibaren. Jean Jadot (1980-1984) baskanlik görevinde bulunmustur. basarisizlik üzerine. Bu bölümün ilk baskanligini. Çünkü Sekreterya kuru ldugunda. Sekr eterya'nm ilk yillarda takip ettigi politikadan kaynaklanmistir. Vatikan Konsili'nde. diyalogun dogrudan degil. yüzyila girerken. Hiristiyan Dünyasi'nda Islâmla ilgili olarak yapilacak çalismalarin Müslümanlarla yapilacak Diyalog'a tasinabilecek nitelikte olmasi da tavsiye edilmis tir. Sekreterya'nin diyalog çalismalarin a bizzat katilmasi kararlastirilmistir. Burada. asirlar boyunca. Sekreterya. diger Hiristiyan mezheplerine mensu p olanlar yaninda. Halid Akes-heh Islâm masasinin sefi olmustur. Couq'un ayrilmasindan sonra bölümün basina. Maximos'un Roma Temsilcisi Suriyeli Abou Moukh getirilmistir. "Hi ristiyan Olmayanlar Sekreteryasi" kurulmustur. degismis ve danismanlarin tavsiyesi üzerine. Abou Moukh'tan sonra Islâm masasinin sefligini Dr. Daha sonra. Dünya Kiliseler Konseyi'nin. . Bu ika. kayda deger aktif faaliyet gösterememistir. siyasî. [501] 2. 1994 yilinda. di ger din mensuplariyla diyaloga girmenin önemi üzerinde durulmus ve 1964 yilinda. Michel'de n sonra. b leriyle daha yakin ticarî. "Dünya Misyonu ve EvangeliznV'programin in bir parçasi olan Broumana Kongresi'ne katilanlar. Ilk baskanligini Kardinal Marella (1964-1973) yapmistir. 1974 yilin da. askerî. Müslümanlarla "diyalog" yollarini arama gayretleri.[500] Katolik Hiristiyanlarin. mahallî kiliseler yoluyla sürdürülmesi öngörülmüstür. Bu sebetlerin saglikli bir sekilde yürütülmesi.ulmustur. Hiristiyanlarla Müslümanlar arasinda devam eden düsmanliklarin unutulmasi için gayret sarfedilmesi istenmistir. her iki tarafin birbiriyle iyi mün asebetler içerisine girmesini zorunlu kilmaktadir.Bir Diyalog Kurumu Olarak Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Ortaya Çikis i 1962 yilinda baslayan II. Bu Sekreterya'ya üst seviyede bir K ardinal baskanlik etmektedir. Kiliselerarasi diyalog yaninda. hemen hemen. bir kismi da degisik Islâm ülkelerinde görev yapmakta an 11 tane danismani vardir.

Sekreterya'nin Hiristiyan-Müslüman diyalogu programi çerçevesinde gerçeklestirdigi ilk en ön emli faaliyet. muhtelif ülkelerden gözlemci olarak. Ekim ayinda. 2-6 Subat 1976 tarihlerinde Libya'nin Tripoli kentinde yapilan "Müslüm an-Hiristiyan Diyalogu" Semineri'dir. diger bir ifa deyle. Bin-gazi'de bir Katol ik Kilisesi açilmistir. VI. 1975 Eylül'ünde.Batil itikadlar ve iki dinin müntesiblerini[506] birbirine düsüren hurafelerle mücade le metotlari. 1976 Haziran ayinda. Görüsmeler sonunda bir Islâm-Hiristiyanlik diyalogu semineri için anlasmaya varilmis ve seminer 1-5 Subat 1976 tarihlerinde gerçeklestirilmistir. Sekreterya'nin Islâm Komisyonu ilk toplantisini 1975 yilinda yapmistir. Adalet Bakani baskanliginda bir grup Suudi Arabistanli hukukçu . diyalog ziyaretleri devanf etmis. Libya Basbakani Abdusselam Callud.Islâm ve Hiristiyanligin modern dünyada bir hayat ideolojisi olma sanslari. Daha sonra. Pignedoli. Islâm'in "kurtulus tarihi"ndeki yerini Hiristiyanlarin nasil gördügünün tespit edilm esini teklif etmistir. Abou Moukh ile birl ikte Iran'a gitmis. Kral Faysal ve bazi dinî liderlerle görüsmek üzere Suudi Arabistan'a gitmistir. Vati kan'in Libya'da bir elçilik açmak ve Libya'yla münasebetleri gelistirmek arzusunda o ldugunu bildirmistir. Sekreteri Fr. Abou Moukh da Nijerya'ya giderek Niame y'deki Hiristiyan Müslüman münasebetleriyle ilgili bir konsültasyona katilmistir. Fr. Vatikan'a gitmis ve Papa VI. Ko misyon. 2-5 Kasim 1975 tarihlerinde Libya'yi ziyaret etmis ve Trablusgarb'da I slâm'a Çagri Dernegi Genel Sekreterligi yetkilileri ile görüsmeler yapmistir. 4. görüsmelerde bulunmak üzere. konusmaci olar ak. Paul görüsme sirasinda. Vatikan'in istegi dogrultusunda. 1974 NIsan'inda Sekreterya'nin baskani Kardinal Pignedoli. Kardinal Pignedoli. Italya'yi ziyaret sirasinda Vatikan'a da ugra mis ve Papa VI. Ayrica. Fr. Pignedoli'nin ziyaretine cevaben.Islâm ve Hiristiyanlik arasindaki ortak inanç temelleri. 2. Islâm'in teolojik yapisi hakkinda çalisma yapilmasini. Türkiye'den de yedi kisilik bir heyet ye-ralmistjr. Mgr. Mgr. ayrica. Ayni yilin Eylül ayind a Kardinal Pignedoli. Paul tarafindan kabul edil mistir. her iki taraftan onikiser kisi katilmistir. Paul tarafindan kabul edilmistir.Sekreterya'nin diyalog programlari çerçevesinde ilk önemli faaliyeti.Tanri inancinin sosyal adalet idealine erismedeki rolü. Abou Moukh ile birlikte Kuzey Yemen'i ziyar . d aha sonra ayni yilin Eylül ayinda. 1974 yilinda yapi lmistir. ilk baskisi 1969'da yapilan "Gui-delines for Dialogue Between Christians and Muslims" adli eserin yeniden gözden geçirilmesine karar vermistir. Belirlenen program geregi. Callud da. 3. Bu topla ntisinda Komisyon. Basbakan Callud'un temaslarini takiben Kardinal Rossano baskanliginda bir Vatika n heyeti. çok sayida din adami da bulunmustur. Ab ou Moukh daha sonra birkaç bati Afrika ülkesini de ziyaret etmistir. Sah ve bazi dinî liderlerle görüsmelerde bulunmustur. R ossano Türkiye'deki dinî liderlerle görüsmüs ve Fr.[505] Seminerde ele alinan konular sunlardir: 1. ancak Islâm ile Hiristiyanl ik arasindaki baglarin daha genis bir çerçevede tartisilmasini yararli gördüklerini beli rtmistir. bu görüsü paylastiklarini. Rossano ve Fr. Bu seminerin neticesinde. Abou Moukh ile birlikte KahIre'deki Islâmî Arast irmalar Yüksek Konsili'ni ziyaret etmistir. Seminere.

Banglades ve Hindistan'a giderek çesitli kesimden dinî liderlerle görüsmeler yapmistir. II. John Paul'un Islâm ülkelerine yaptigi ziyaretleri sirasin da Müslüman-Hiristiyan diyalogu üzerine yaptigi konusmalardan derlenen kitapçiktir. Suriye ve Irak'i. Kardinal Pignedoli. Bu yillarda daha bazi gelismeler de olmustur. üyeleriyle bazi danisman v e eksperlerini biraraya getirmesidir. Mayis 1979'da Lübnan. Rossano. Bu toplantiya gözlemci olarak. digeri de Kahire'de olmak üzere. Taki-beden yilin baharinda. Samartha katilmistir. Roma'da ki seminerin konusu "Inanç ve Kültür". çesitli Islâm ülkelerinden delegeler Roma'ya gelmis v e görüsmeler yapmistir. Bunlardan b iri. onla rin tavsiye ve tekliflerini almistir. Bununla birlikte. Sekreterya'nin Asya masasina getirilmistir. Sekreterya'ya yeni bir güç kazandirmistir. Çünkü Sekreterya.et etmistir. 27 Haziran 1980'de Kardinal Pignedoli'nin ani ölümü üzerine. daha birçok faaliyete aktif olarak katilmistir. Abou Moukh'un bu ziyaretlerinin karsilig i olarak. Rossano ile Sekreterya danismanlarinda n Fr. Sabanegh Ürdün'e gitmis ve Prens Hasanla bir Müslüman -Hiristiyan Diyalogunun imkânlari üzerinde durmuslardir. To plantida Müslümanlarla diyalog konusu da ele alinmis ve Mgr. MicheI Sekre-terya'daki ilk faaliyetlerinden olarak. Bu toplantinin gayesi. Rossano ve Fr. Sabanegh ile birlikte katilmi . Ary Roest'I alarak Misir'a gitmis ve orada. Jadot'un baskanligi döneminde. "Konrad Ade-naur Foundation" tarafindan düzenlenen iki seminerde teblig sunmustur. Yunan Ortodoks Kilisesinden Baspiskopos At-hanasios Yannoulatos ile Dünya Kiliseler Konseyi'nden Dr. 1982 senesi. Dr. 1981 yili. gelecekte kilisenin temel görevlerinden biri olacaktir"*de mistir. Hiristiyanlik disi dinlerle diyaloga girerken. Mgr. Kahi-re'dekinin konusu ise "Tolerans"tir. Irak. Sekreterya'nin basina Belçika li Mgr. Islâm ülkelerine yaptigi ziyaretleri daha sonra da devam ettirmi stir. Rossano. 1981'de Dr. "International Progress Organization" tarafindan 17-19 Kasim tarihlerinde R oma'da düzenlenen "Islâm ve Hiristiyanlikta Monoteizm" konulu seminerdir. 1982 senesinde Mgr. 1979 yilinda Papaliga seçilen II. yaptigi konusm ada. Sekreterya'nin i leri gelenleri Vatikan'in diger kuruluslarinca düzenlenen faaliyetlere katilmislard ir. Mgr. isbirligi ve yeni bir diyalog zirvesinin yapilmasi konularinda konusmalar yapmistir. Saba-negh. Paul tarafindan kurdurulan Sekreterya'nin diyalog faaliyetlerini desteklemis ve yetkilileri. el-Ezher Hocalariyle Peygamber lere inanç. Pakistan. Tho-mas MicheI. Maurice Borrmans'in hazirlam is oldugu "The Guidelines for Dialogue Between Christians and Muslims" baslikli eserin gözden geçirilmis yeni baskilari ve çesitli dillere tercümeleri yapilmistir[507]. Diger yayin ise. daha sonraki yillarda. 1978 yili Nisan ayinda. bu hususta çali smalarini devam ettirmeleri için tesvik etmistir. Rossano ve Dr. Uzun süre Endonezya'da kalarak Islâm hakkinda tecrübesini artiran Fr. yanina Mgr. biri Roma'da. "Müslümümanlarla Diyalog. Bro Sabanegh ise bütün Arap ülkelerini dolasmistir. Mgr. kaynak temin etmek ve gelecek için plan yapmak olmustur. Sekreterya'nin 1979'da gerçeklestirdigi en önemli faaliyet. Kardinal Pignedoli'nin dönemine nazaran. Mgr. 1977'de Pign edoli dünyadaki bütün katolik piskoposlara diyalogla ilgili birer mektup göndermis. John Paul'un bu olumlu tavri üzerine Sekreterya faaliyetlerine hiz vermistir. Sekreterya'nin yayin faaliyetleri b akimindan önemlidir. Sekrete rya'nin toplanti faaliyetleri pek olmamistir. Sabanegh. Jean Jadot getirilmistir. Fransiskenl erle Müslümanlar arasinda bir diyalog olusturmayi gaye edinen. Papa II.ayni yil. Italya'nin Assisi ken tindeki "Aziz Fransuva ve Islâm" konulu toplantiya Dr. baris. Mulder ve Dr. Rossano. Ilk baskisi 1969'da yapilan Fr. selefi VI. Kardinal Pignedoli. diyalogun Kiliselerarasi Ökümenik boyutunu da daima gözönünde bulundur mustur. John Paul.

mahallî kiliseleri diyaloga tesvik amaci güden Kuzey Afrika Episkopal Konferansi'na. 14-20 Ekim tarihlerinde Nijerya'da düzenlenen. Istan bul'daki Episkopal Konferans toplantisina katilan Arinze. Islâmla d iyalogun ise birinci derecede ehemmiyet arzettigini ifade etmistir. Sabanegh. Bu anla sma geregince. Mgr. konusmasinda. baskanliktan istifa etmis ve onun yerine. 1987'de Ankara. davette bulunmustur. 1988'de Izmir ve 1989'da Konya Ilahiyat Fakültelerinde Hiristiyanlik üzerine ders ve konferanslar vermistir. dünyadaki bütün dinî liderlere. Arinze. "Islâm'da ve Hiristiyanlik'ta Kutsallik" konulu bir kol logyumun organize edilmesine yardim etmistir. Sintoist. Dr. Thomas Michel Türkiye'ye gelmis. Ürdün Prensi Hasan 'in baskani bulundugu "Al-Beyt Foundation"la yaptigi temastir. Jadot. Fr. Salama da onun yerine getirilmistir. Sekreterya'nin faaliyetleri bakimindan oldukça yogun geçmistir. MicheI ise. Caynist . dünyanin bütün bölgelerinden. Bunlardan biri. Zerdüstî temsilciler katilmistir. Lüksemburg'da düzenlenen Avrupa Piskoposlar Konsült asyonumun "Avrupa'yi tehdit eden Islâm" konulu toplantisina. Assembly of the World Conference on Reli-gion and Peace" konferansidir. Cardinal Arinze ve Fr . birçok faali yette bulunmus ve çesitli toplantilara katilmistir. Papa John Paul. Sekreterya. Mayis 1985'de. Michel. MicheI. D ua. Ekim 1986'da Sekreterya'da görev degisikligi olmus. Papa John Paul tarafindan Mgr. Michel.[508] Kardinal Arinze'nin ziyaretinden sonra Ankara Üniversitesi ile Roma Pontifical Gre gorian Üniversitesi arasinda karsilikli isbirligi anlasmasi imzalanmistir. Yahudi. Fr. Dr.stir. Sekreterya. Zago. Arinze'nin ilk faaliyetlerinden biri 23-31 Agustos 1984'de Nairobi'de düzenle nen "IV. Fr. diyalogun yerel kiliselerin en önemli görevi oldugunu. bu esnada bazi dinî lide rlerle de görüsmüs ve Ankara Üniversitesi'nde bir konferans vermistir. Asya Piskoposlar Federesyonu tarafindan Varanasi'd e (Benares) düzenlenen "Asya'daki Müslümanlar Arasinda Hiristiyan Varligi" konsültasyonu na katilmistir. Islâm masasi sefi Fr. Duaya birçok müslüman da katilmistir. Arinze. 1983 yilinda yapilan toplantilarda görev almislardir. Bahai. Hiristiyan. daha önce Nijerya'nin Onitsha Baspiskoposlugunda bulunmustur. 20-21 Mart tarihlerinde. Sih. Ekim 1983'de Roma'da toplanan Katolik Kilisesi Piskoposlar Si-nodu'nda Sekretery a'nin baskani Mgr. diger dinlerden dua törenine katilacak dinî liderlerin gelmesine katkida bulunmustur. Sekreterya'nin çalismalari hakkinda bilgi sunmustur. 1984 yilinda Mgr. Ankara Ilahiyat Fa . A. Ortadogu Ki liseler Konsili'nin Kibris'taki "Ortadogu'da Müslüman-Hiristiyan Münasebetleri" konulu toplantisina gitmistir. 13-21 Mayis tari hlerinde Sekreterya'nin Baskani Kardinal Arinze Türkiye'yi ziyaret etmistir. Thomas MichePin bu faaliyetlerine karsilik olarak. Italya'nin Assisi kentin de yapilacak olan baris için dua gününe. Mgr. 27 Ekim'de yapilmistir. selefi Mgr. Bu konferansa. Sabanegh ve Fr. Jadot. Jadot'a oranla baskanliginin ilk yillarinda. Müslüman-Hiristiyan Konferansina katilmislardir. Anglopon Bati Afrika Episkopal Birligi'nin "Islâm ve Hiristiyanlik" konu lu konferansinda hazir bulunmustur. Roma'daki "Pontifico I stituto di Studi Arabie D'lslamistica" tarafindan düzenlenmis ve kollogyumda sunul an tebligler "Islamochris-tiana" dergisinde yayinlanmistir. Buddist. Jadot. 1987 yili Sekreterya'nin Türkiye'ye yönelik faaliyetleri bakimindan önemlidir. Zago . Sekr eterlige. 21-23 Nisan tarihlerinde CERES tarafindan Tunus'ta organize edilen IV. Francis Arinze tayin edilmistir. 25 Ocak 1986'da. 1986 yili. Kardinal Arinze ise. Mgr. saglik durumunu ileri sürerek. Mgr. Kollog-yum. birlikte dua etmek için. Daha sonra Fr. Müslüman. Bu yild an itibaren Sekreterya Türkiye'deki faaliyetlerine hiz vermistir. Hindu.

C. Türkiye'deki Ilahiyat Fakültelerinden 12 ögretim üyesi ile Roma'daki Katolik Enstitülerinden bir o kadar uzmanin katildigi bir kollogyum düzenlenmistir. Dünya Kiliseler Konse nin "Dünya Misyonu ve Evange-lizm" programi çerçevesinde. daha birçok faaliyeti olmustur. Sekreterya. Bu anlasma çerçevesinde Ankara Üniversitesi Ilahiyat Fakültesi ögretim üyeleri Vatikan'a. Kiliseler Ökümenik Konseyi.'nin düzenledigi faaliyetlerden bazilari sunlardir: Brumana (Lübnan) Toplantisi: 12-18 Temmuz 1972. Acra (Gana) Toplantisi: 17-21 Temmuz 1974. Islâm masasi sefi Mg r. Halid Akesheh sürdürmektedir. 1989 yilinda Sekreterya'nin bünyesinde bir degisiklik olmustur. merkezi Cenevre'de olan "Zamanimizin Inanç ve Ideol ojileri ile Diyalog Komisyonu" (D. John Paul tarafindan Iskenderiye Katolik Kiptî Patrikligine ya rdimci tayin edilmis. Vatikan bünyesinde kurulan Hiristiyanlik Disi Dinler Sekreter-yasi'nin. devam ett irmektedir. .C. Bu toplantilara. birbirinin inancina sehâdet .'nin girisimi ile yirmi kadar Müs lüman ve Hiristiyan Afrikali biraraya gelmis ve su konulari ele almistir: Inanç. Gregorian Üniversitesine bagli bazi görevliler de Ankara'ya g elmistir. daha organize bir sekilde. Islâm Alt Komisyonu Bölümü açmistir. karsilikli saygi. bu yillarda. daha sonra. onun yerine ise.C. 1987-1988 Ögretim Yilinda Gregorian Üniversitesi ile Pontificai Institu-te of Arabic Studies'de Islâm Tarihi üze rine dersler vermistir. Yurdaydin Roma'ya gitmis. Hüseyin G. 1971 yilinda. Müslüman ve Hiristiyanlarin sosyal yasayislari.C.kültesi'nden Prof.) kurulmustur. Cenevre-Chambesy (Isviçre) Toplantisi : 26-30 Haziran 1976.[509] 4.I. Güneydogu Asya'da iyi niyetli çalisma ve danisma ortami meselesini ele almistir. Sekreterya. kurulusundan itibaren. seha det ve çalismada Afrikali Müslüman ve Hiristiyanlarin isbirligi. Bu kollogyum vesilesiyle daha önce imzalanan anlasma yenil enmistir. yukarida z ikredilenlerin disinda. Dr. Thomas Michel getirilmistir. bu k urulusun bünyesinde.[510] D. D.Diger Diyalog Kurumlari ve Faaliyetleri Diyalog.I.I. devam edilmistir. Bu Komisyon. Ankara'da (1990) ve Vatikan'da (1991) olm ak üzere. D. Müslümanlar in bulundugu bütün ülkelere yönelik faaliyetlerini. Türkiye'ye yönelik faaliyetlerinin yaninda diger bölgelerde d e çalismalarini sürdürmüstür. çesitli ülkelerde Diyalog faaliyetinde bulunmustur. Sekreter-ya'nin bu faaliyetleri. Halen bu görevi Dr. Tanri ve insan cemaat inin birligi. Daha sonra Roma'da. yayin organi "Bulletin" ile yine Ro ma'daki Pontifi-cio Instituto di Studi Arabi e D'lslamistica'nin yayin organi "I slamochris-tiana" adli yillik derginin "Dokümanlar" kisminda tafsilatli olarak a nlatilmaktadir. Papa II. Bu toplantiya 25 Hiristiyan ve 20 Müslüman katilmistir. Hong-Kong Toplantisi: 4-10 Ocak 1975. halen. Dokuz Hiristiyan ile dör t Müslümanin katildigi bu toplantida "Hiristiyan Misyonerligi ve Islâm Dâvasi" konusu ta rtisilmistir. Salama. din ve vicdan özgürlügü atmosferinin yaratilmasi gibi konular ele alinmistir. Diyalog hususunda. Bunun disinda. bazi kuruluslarin insiyatifiyle de çalism alar yapilmistir.I'nin girisimi ile otuz kadar Hiristiy an ve Müslüman biraraya gelerek. daha önce Türkiye'deki bazi Ilahiyat Fakülteler inde Hiristiyanlik üzerine dersler vermis olan ve o zaman Asya masasi sefi görevini sürdürmekte bulunun Fr. "Saint-Siega Sekreteryasi" veya Kilise Ökümenik Konseyi gibi kuruluslarin da isbirligiyle sürdürülmektedir.

"Müslüman v e Hiristiyan Konsültasyonu" (Muslim-Christian Consultation) adi ite yapilan diyalo g toplantilari. Lumen Genti um adli bölüm içinde "Kilise ve Hiristiyan olmayanlar" basligi altindaki kisimda söyle d enilmektedir: "Nihayet Incil'i henüz kabul etmemis olanlarin. Hiristiyanlarin. özenle bütün dünyaya Incil'in yayilmasini amaçlayan Misyonlarini kal kindirmakta ve desteklemektedir". genelde Müslüm anlarin azinligi teskil ettigi görülmektedir. birden bire ve yogun bir sekilde. daima kendi lehlerine olmak üzere.. ortaya çikip. Her yil.. Cenevre-Chambesy (Isviçre) Ikinci Toplantisi : 12-14 Mart 1979. toplant i yapilmaktadir.. Günümüzde madenî ve medenî oldugu kadar insanî kabul edilen böyle bir faaliyetin. "Insanligin Gelecegi Açisindan Inanç. Ama Tanri'nin Kurtulus tasarisi. 16/16) seklindeki buyrugunu dai ma hatirlayarak. Tanrirnin seref ini yükseltmek ve bütün bu umutsuz insanlarin kurtulusunu gerçeklestirmek için Efendimi z'in 'Her yaratiga Incil'i vaazedin' (Markos. Istanbul'da yapilan b u toplantilarin ilk besi (1984-1988). Istanbul'da yapilan ve "Dinde Çogulculuk" konusu etrafinda yapilan VI. Bu toplantilarda sunu lan tebligler kitap haline getirilmistir. Haçli Seferleri denemesi ve baslangici miladî ilk asra kadar geri g iden.[511] 5. yani "Diyalog"un süpheyle karsilanmasinin bi rkaç sebebi vardir: 1. çesitli biçimlerde Tanri'nin Halki'na katilmalari için yola koyulmalari öngörülmüstür. Hiri stiyan tarafin.Hiristiyanlarin Müslümanlara Yönelik Diyalog Çagrilarindan Duyulan Endiseler Yukarida gelisimine kisaca temas edilen "Diyalog Faaliyetlerine hem Katolik Hiri stiyanlarin hem Ortodoks Hiristiyanlarin hem de Protestan Hiristiyanlarin. Müslüman tarafa baskin çikmaya ve kontro lü elinde tutmaya çalistigi anlasilmaktadir. 1984'Iü yillardan basla yarak. ele alinan konularin tespitinde ve toplantiya katilacak elemanla rin seçiminde. bir merkezde olmak üzere.. " Diyalog"a yönelmeleri bu süphelerin kaynagi olmustur. Müslümanlarla "diyalog"a girmis ve bir seri toplantilar düzenlemistir. Altincisi da. Bu toplantida yirmi civarinda Hiris tiyan ve Müslüman. Isviçre-Chambesy Ökümenlik Patrikligi Ortodoks Merkezi ile Ürdün Kraliyet Akademisi'nin organizetörlügünde baslamistir. Müslümanlar yaninda Yahudi. Toplant ilara katilan Hiristiyan ve Müslümanlarin sayisi dikkatle incelendiginde. Yine D. . bazi Hiristiyan ve dige r din mensuplari arasinda da bu çesit süphelere rastlanmaktadir. Bundan ve diger bazi hususlardan.. Toplanti.I..Bu sebeplerden birisi. Yukarida zikredilen bütün faaliyetler Hiristiyanlar tarafindan düzenlenmistir. Katolik Hiristiyanlarin yaninda Ortodoks Hiristiyanlar da.Beyrut (Lübnan) Toplantisi : 14-18 Kasim 1977.C. Bilim ve Teknik" konusunu tarti smistir. sirayla Ürdün veya Isviçre'de gerçeklestirilmistir . Anadolu'nun ve Istanbul'un Türkler tarafindan fethedilmesiyle de "modern" bi r anlayisa kavusan "Misyonerlik" faa-liyetlerinden sonra. birdenbire. "Diyalog" adi altinda Müslümanlara yaklasmasi süphe ve ihtiyatla karsilanmistir. dönüs yapip. Türkiye Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanligi ile Ürdün Kraliyet Islâm Medeni eti Arastirmalari Akademisi'nin isbirligi ile yapilmistir. Vatikan Konsili'nin Kilise ile ilgili olan Üçüncü Bölüm Lumen Centium-Insanlann Isigi) yeralan ifadelerden kaynaklanmaktadir. birarada yasayan H iristiyan ve Müslümanlar konusunu ele almistir. Kilise. Yaratici 'yi taniyanlarin hepsini ve bunlarin arasinda özellikte Ibrahim Peygamberin imanin i uygulayarak. bizzat II. 10-14 Eylül 1989 tarihlerinde.'nin gi risimi ile düzenlenen bu toplantida bes Müslüman ile on Hiristiyan. bizimle birlikte merhametli ve Kiyamet Günü'nde insanlari yargilayaca k olan tek Tanri'ya tapan Müslümanlari da kucaklayacaktir.

Isa'nin bu tebligatinin bütün insanlara ulastirilmasi yolunda bir emir saymistir. Indilerin ifadelerinden[514] ve Pavlus'un "Vaa z etmez isem vay bana" [515] sözünden çikarilmaktadir. ses çikaran bir bakir. he r ne suretle olursa olsun. Çünkü. ancak Merih'in se riati altinda olarak seriati olmayanlari kazanmayim diye. zayif oldum. seriat altinda olanlara seriat alt inda gibi davrandim. Vatikan Konsili döneminin ikinci Papasi VI. Ancak Hiristi yanlik'in yayilmasinda takip edilecek yol Pavlus'la yeni bir anlayisa kavusmustu r. O. bazilarini kurtarayim diye. 'her yaratiga Incil'i vaaz için tüm dünyaya gidin' demektedir. zayiflara. yeni v asitalari gözden geçirmek. Mesîh Isa da Havarilerini: 'Öyleyse gidin ve bütün insanlari Peder."[512] II. Bunu. diger inançlarda olan insa nlarla da onlarin inancinda imis gibi hareket ettigi görülmektedir. 1/8). sartlar i ve metodu degismis bir "misyonerlik" seklinde görülmesine yol açmistir.[517] Pavlus'un Korintoslular'a Mektubu'nda yeralan cümlelerde onun. Pavlus. seriat altinda olanlari kazanayim diye. Allah'in emirlerini insanlar a ulastirma yolunda gayret göstermesi ve Havarilerinin de bunun devam ettirmesi no rmaldir. Eger peygamberligim olursa. (Bab a beni görderdigi gibi. Aslinda Hz. Kendim seriat altinda olmadigim h alde. Vatikan Konsili'nde. uyanik ve imanda kararli olarak "sevgi" ile yapmalarini su sekilde formüle etmektedir: "Uyanik olun. Yahudilerle Yahudi. Kilisenin görevini hakkiyla yapmasi. Incil'i meccanen arzetmektir. Bu görev. imanda kararli bulunun. Paul da. kendimi herkese kul ettim. Yuhanna 20/21).[520] Bunun için de Kilise. Böyle bir metod degisikligi Hiristiyanlar için bir zorunluluk halini almistir. kuvvetli olun. Isa'nin. yetenekli-ka biliyetli kimseler olun. bunu da söyle açiklamaktadir: "Eger insanlarin ve melekl erin dilleriyle söylersern. bir taraftan diyalog gündeme gelmis. daha sonraki Hiristiyan misyonerleri için örnek alinmis ve onun sözleri bayrakla stirilmistir. bütün insanlarin Hiri stiyan olmasina baglidir.[518] Pavlus'un Hiristiyanlik'i yaymaktaki ikinci yolu-metodu. peygamberliginin geregi olarak. yapacaklarini. bunu yaparken. "sevgi"dir. Ogul ve Kutsal Ruh adina vaft iz edin. Putperestlerle putperest. bugün Hiristiyanlarin ençok sözünü ettikleri. 9/16) seklindeki sözlerini Kilise kendisine söylemiscesine. 28/18-20) diyerek yollamistir. Onlar."Kilise'nin Misyonerlik Karakteri" basligi altinda da su hususlara yer verilme ktedir: "Gerçekten de Peder tarafindan Ogul'un gönderilmesi gibi. diger yand an Kilisenin görevinin yeryüzünde herkes Hiristiyanligi kabul edinceye kadar sürecegi ka rarlastirilmistir. Bundan dolayi Havari Pavlus'un 'Vaaz etmez isem vay halime' (Kori ntoslu-lara I Mektup.[513] Görüldügü gibi II. yahut öten bir zil olmus olurum. Mesîh Is a'nin Kurtulusunun hakîkatini müjdelemeyi amaçlayan bu önemli buyrugu. Allah'a karsi seriati olmayanlardan degil. Hav. seriati olmayanlara ser iati olmayan gibi davrandim. Ben is e buna sunlari da ilave ediyorum: 'Misyonerlik için yeni yollar hazirlamak. herkese hersey oldum. iste dünyanin sonuna ka dar bütün günler sizinle beraber olacagim' (Matta. Bu durum da. "diyalog"un. Konsili ziyaretinde söyle d emistir: "Incil. öte yandan da misyonerleri göndermeye ve onlari desteklemeye devam etmektedir[521]. Herseyiniz sevgi ile olsun". Yahudileri ka zanayim diye Yahudilere Yahudi gibi davrandim. bütün sirlari ve her ilmi bilirsem ve eger daglari nakledecek bütün bir Imanim olursa. Is. yeni enerjiler meydana getirmek' gerekir". Buna göre. Miladî ilk asirdan . Pavlus'un su sözlerinden anlamak mümkündür: "Imdi benim ücretim nedir? Incil'de o lan selahiyetimi ifratla istimal etmek için. daha çok adam kazanayim diye. bir yandan diyalog derken. Zayiflan kazanayim diye. "Irsad ve tebligi" esas almislardir. size emrettiklerime uymayi onlara ögretin ve egitin. Yuhanna Incil'indeki "Sen b eni gönderdigin gibi ben de onlari dünyaya gönderiyorum"[516] sözlerini Kilis e. ben de sizi gönderiyorum. mevcut olmayan yerlerde cemaatler tam anlamiyla kuruluncaya ve bun lar Incil'i yayma görevini sürdürecek hale gelinceye kadar. fakat sevgim olmasa. Heps ini Incil için yapiyorum. Çünkü herkest en azadken. Hiristiyanligi yaya bilmek için. tâ ki ondan hissedar olayim". Pavlus'un bu ikil i rolü. Kilise yeryüzünün son inirlarina varincaya kadar yerine getirmek için havarilerden teslim almistir (Bkz. fakat sevgim olmazsa bir hiçim"[519] . Misyonerlerini göndermeye de vam etmektedir.

tartisilmis ve Müslümanlara yaklasma metodunda degisiklige gidilmesinin kabul görmüs oldugu anlasilmaktadir. Misyonerlere gerekli olan. Misyonerlere ta vsiyelerinin basinda "sevgi" gelmekte ve Müslümanlara sevgi ile yaklasmak gerektigin i savunmaktadir[525]. Vatikan Konsili'nde gündeme gelmis. Hiristiyanin Müslümana ilk mesaji doktrin degil. ayni metodu benimsemis.[528] Islâm ülkelerinde uzun zaman görev yapip. Muhammed'de Isa-Mesîh'in kar akterine dayali bir figür olusturmaya çalismaktadir. o da o kadar basarilidir). "Method of Mission Work Among Moslems" adli kitapda da tavsiye edilmisti r. onlari sevdigimize kânî olsunlar. Haçli Seferlerinden sonra ortaya çikan (1208) ve Papa III. Isa-Mesiîh'in karakteri Müslümanlari. Hangi sekilde olursa olsun b ir Hiristiyan'in. Konsil'de Hi ristiyan olmayanlara. Eger Hiristiyanin ilk mesaji sevgi olursa. Müslümanlarin kalbini Hiristiyanliga isindirma. Müslüman'in Isa için "Fahise'nin oglu" demesi gibi birseydir (Bu ne kadar basarili ise. Islâmî gelismenin bu yolla durdurulabilecegi kanaatini uygulam aya koymustur. sahitleridir. "samimiyet" ve Müslümanlarin inançlarina "saygili davranmaktir. Tâ ki bununla kendilerini dinleyenler arasinda. Bunun yaninda o. Hiristiyanlarin ona olan tutumlarini anlamaya götürecektir. Isa'da Tanri'nin ahlâkî karakterini görecektir. Yine bunun yaninda Hiristiyanlarin. burada. Islâmî gelismenin silahla durduram ayacaginin anlasilmasi üzerine "Misyonerlik" faaliyeti sistemli olarak baslatilmis tir. asirl ardir bütün gayretlerine ragmen basarisizliklarini basariya çevirme yolunu "sicak" münasebetlerde görmüslerdir. Arap dili ve Islâm felsefesini ögrenerek. Isa Mesîh'in karakteridir. çünkü Müslümanin nazarinda bu bir küfürdür. Müslümanlarin inanci konusunda Hiristiyanlari n nasil bir tavir takinmasi gerektigini özet olarak su sekilde dile getirmektedir: Müslümanlarin dininden ve dinî kurumlarindan konusurken çok dikkatli ol. sicak. zahirde bütün Dogu ve Müslüman milletlerin adetlerine sa ygili olmalidir. Isa'dan Al lah oglu diye bahsetme. Müslümanlara Hiristiyanlarin müspet bakmasi. Isa mutlaka Allah'in ogludur1 demekten kaçini lmali ki buna inanmayan kimseler nefret etmesinler. ilah kabu l etmeseler de. fikirlerini yayma firsatina kavusabilsinler. Ayrica. Hiristiyanlar. Bu yolu merkezi Londra'da bulunan "International Missionary Concil" sekreterligind e bulunmus VVilliam Paton. Müslümanlari yakinen taniyan Hiristiyanlarin tav siyeleri II. Müslüman ve di ger din mensuplari arasinda "antipati"ye yolaçmistir. Müslümanlar arasinda faaliyet göstermistir[523].[524] Uzman bir misyoner olan Erich Bethmann'in. "Muhammed I slâm Peygamberidir" demekle hiçbir sey kabul etmis olmazsin[526]. söyle belirtmektedir: Müslümanlara yaklasmakta dikkatl i olmaliyiz. kolejler ve hastaneler bu yaklasimi n göstergesidir. Bu yol. Muham-med'den y alanci peygamber olarak bahsetmek.[527] Misyonerlerin Hiristiyanlik1! yaymaca ve Müslümanlara yaklasmada takip edecekleri me totlar. Vatikan Konsiii'nde "Diyalog" sek linde olgunlasmistir. Hiristiyanlik'ta Müslüman'a cazip gelecek unsur. Tecrübeli bi r Islâm arastirmacisinin anlattigina göre Modern Müslümanlar. Islâm hakkinda konusma yerine Müs . Müslümanlara karsi yapilan Haçli Seferleri'nin faydasizligi ve Müslümanlara ancak "Sevg i" ile yaklasilacagi. basarili olmalari için. Müslümanlar arasinda is tenilen neticeye ulasamamis ve antipati ile karsilanmislardir. Islâm ülkelerine yayilmis olan büyük misyoner okullari. Bütün gizli ve açik faaliyetlerine ragmen Hiristiyan Misyonerleri.baslayan Hiristiyanligi yayma yolu olarak görülen Misyonerlik. Bu kararda Müslümanlarin. onlari etkileme yolu olarak "sevgi". onlari daha sempatik metodlar benimsemeye sevk etmis görünmek tedir. Meselâ 'Hz. II. Misyonerlere kars i takinilan menfî tavir. Müslüman. "sevgi" olmalidir. Daha sonra Fransisken tarikatina katilan Ispanyol Raymond Lulle. Bu da. Müslümanlar arasinda uzun zaman görev yapmis "Misyonerler in ulasmis olduklari kanaatin neticesidir[522]. Innocente tarafindan da onaylanan Fransisken tarikatinin kurucusu Franços d'Assise. Onlara yaklasmak mümkün olunca i stenildigi sekilde propaganda yapilabilir. Böylece onlarin kalbine girmeyi ögrenmis olu ruz. özetle. Isa Mesîh'i. Sen. Bu metod da. kendilerine karsi olan menfi tutumu degistirme. samimî ve sevg i ile yaklasmasi kararlastirilmistir. Hiristiyan olmayan birine yaklasmasi ihtiyat ve süpheyle karsila nmistir. peygamber olarak onu ve annesini yüceltmis olmalari etkili bir uns ur olarak görülmüstür. Bunlardan birisinin su oldugu belirtilmektedir: "Birinci planda öyle yapalim ki Müslümanlar.

Fakat bu düsüncenin önceki Evangelis-tik Misyoner har eketin bir tarnsformasyonu olup-olmadigini söylemek henüz erkendir"[533]. "diyalog" tartismalarinda görülmüstür. eger dogruysa. Hiristiyan ara stiricilar ve hatta "diyalogcular" arasinda tartisma konusu olmustur. Endonezya'da. Bu. Islamo-Chr istiana dergisindeki bir makalesinde Taylor.. normai bir artis degil. VVilfred C. söyle demektedir: "'Diyalog' kelimesi. Il.. Louis Massignon ve bi rçok ülkenin Hiristiyan Oryantalistleridir. Afrika Misyonerler Toplulugu (Beyaz Babalar) üyeligi nde bulunmustur.[529] Kur'ân'nin sinirlarini belirledigi esaslar içerisinde Müslümanlar. Diyalogu "Misyonehik"in bir sekli olarak görmenin erken oldugunu belirtirke n bazi ipuçlari vermektedir. Büyük hareketler (Misyonerlik) halâ zihinlerdedir. Sekreterya'nin Islâm Bölümü baskanligini üstlenen Fr. "Halklari Hiris tiyanlastirma Cemaatinin sekreterligini yapmistir. son yillarda hem Roma Katolik hem de Protestan Kilisesi'nde ön plana çikmistir. Haçli Seferleriyle baslayan ve "Misyonerlikle doruk noktasina ulasan menfi durumu müspete çevirmek için. diyalog çalismalarinda görev almis olan kimselerin. bir yilda Hiristiyanlarin yüzdesi artarken Müslüma nlarinkinin azalma göstermesi bu süpheleri artirmaktadir. Hiristiyan Dünyasi'nda Islâmla ilgil i çalismalarin. Vatikan Konsili'nde olusan "Hiristiyanlik Disi Dinler Sekreteryasi"nin bas kanligina getirilen Kardinal Pignedoli. Müslüma a günlük hayatta. güzel ögütle çagir. Uzun zamanin mahsulü olan raporlar ve görüsler Katolik Kilis esi'nce degerlendirilmis ve "Müslüman-Hiristiyan Diyalogu" planinda etkisini göstermis tir. O. Hiristiyanlarin sayisini artirma gayreti içiritle bulunduklari dikkati çekmektedir. bu göreve getirilmeden önce. Vatikan Konsili'nde Hiristiyan olmayan Dinler konusundaki açiklamad a müsahhaslasmis ve "Hiristiyanlik Disi Din-ier Sekreteryasf'nda Islâm Bölümü kurulmustur. diger din mensup lariyla olan münasebetlerinde müsamaha ve adaleti temel olarak benimsemis. Müslüman-Hiristiyan münasebetlerinin yeni bir tipi olan "Diyalog". ar alarinda Tunus Arap Dilleri Enstitüsü'nün kurucusu P. Bunlardan birisi Haçli Seferleri. Smith. [530] 2. Müslümanlar arasinda faaliyet gösteren misyonerlerin ve Oryantalistlerin raporlarinda yeralmistir. Islâm ülkelerinde Müslüman olmayanlar. Müslümanlarla diyaloga tasinabilecek nitelikte olmasi da tavsiye edilm istir. Bunu normal seviyeye çikarmak. k endilerinin verdigi istatistiklerde. ancak Hiristiyanlastirma yoluyla olabilecek bir artistir. beraber ve isbirligi içerisinde yasamistir. Islâm'in yayilmasi karsisinda Hiristiyanlarin gerilemesi ve Hiristiyanlarca kutsal kabul edilen yerlerin Müslümanlarin eline geçmesi. Burada sözkonusu 'diyalog1. Hiristiyan dünyasi'nda ikili bir "ta arruz"un baslamasina vesile olmustur. Müslümanlar. Couq. H iristiyan dünyasinda arayislar baslamis ve yeni "olusumlar"a ihtiyaç hissedilmistir. Bu. bizzat sartlara uygun misyonerliktir (mission)". misyonerlige bir alternatif degil. ihtiyatla karsilanmis ve Müslüman-Hiristiyan yakinlasmas ini dondurmus. diger din mensuplarin a "en güzel sekilde ve hosgörü" ile yaklasmis.[534] .Diyalog'un "Misyonerlik"in yeni bir sekli olarak görülmesidir. he r Hiristiyan "Misyoner" görülmüs. Bu "olusum". asgarî seviyeye düsürmüstür. müsbet karsilanmisti r. Kur'ân'in "R abbinin yoluna hikmetle. din olarak Islâm'in gen s alanlara kisa zamanda yayilmasina sebep olmustur. daha önce bizzat Misyonerlik görevlerinde bulunmus olmalaridir . bu konuyu açikça söyle ortaya koymaktadir : ".[531] Bunun yaninda Müslümanlar arasinda "diyalog" adi altinda ve "tolerans" yollari denen erek Hiristiyanlastirma çalismalarinin yapildigi. Kilisece de kabul edilmis ve II. Burada önce karsilikli sevgi ve saygi sözkonusu edilmistir. onlarla en güzel sekilde tartis" (Nahl. Islâm'in hosgörüsü ve Müslüman'in anlayisi. çalismalari diyalogun önemini ortay a koymustur. Bunlarca önerilen teklif. 125) emriyle hareket etmistir.Diyalog'da süpheye yolaçan diger bir husus. tartismalara yolaçmis ve Hiristiyanlar arasindaki farkli anlayislardan ka ynaklanan ayriliklari giderme yolu da. Çünkü bu artis.[532] 3. Müslümanlar arasindaki Misyonerlik (mission). Bu hareketin öncüleri.lümanlarla konusmaya agirlik vermesi istenmistir. Demersaman. Her iki tavir da müslümanlar üzerinde menfi tesir meydana getirmis. digerleri Misyonerliktir.

Kilise.Kanaatimizce Taylor. burada. Böyle "çift standartli" tavirlar. ne Damaskinos'un ne de Istanbul'da yapilan "Diy alog Toplantisina Yunanistan'dan katilan ve aralarinda hukukçularin da bulundugu t ebligciierin müsbet bir tavrina rastlanmistir. Türk gazetelerinde yeralan haberlere göre. bask i yapma. Çünkü Yunanistan'da Müslüman Türklere karsi baslat lan siyasette basrolleri bizzat rahipler ve metropolitler oynamistir[539]. insanî ve ahlâkî bir davranistir. gerek Müslümanlara ve gerekse Müslüman o lmayanlara ulastirilmasinin yolu tebligdir. inanan insanlar arasinda. Bunun için. En güçlü dönemlerinde bile Türkler. bizim de Rabbimizdir. digeri o ülkenin aydinlarinin eserlerine nüfuz etme ve kültürl erine girme. Ortodoks Hiristiyanlarin temsilcisi sifatiyla "D iyalog toplantilarini organize eden Isviçre Ortodoks Merkezi Baskani Metropolit Pr of. "DIyalog"u da bunun kilifi ve çagin s artlarina uydurulmus "misyonerlik" olarak görüldügü gibi bir kanaat uyanmaktadir. hikmetle. Bu. Hiristiyanlarin 1964'de baslattiklari "Diyalog"u Islâm. Kiliseler Birliginin Türkiye'ye yönelik "Bölücü faaliyetleri" destekleyen faaliyetlerini[538] de ilave etmek ge rekmektedir. Katolik Hiristiyanlar yaninda Ortodoks Hiristiyanlarin da tavrini ve "Diyalog"da ki samimiyetlerini degerlendirmek lâzimdir. hâkimiyetleri altindaki diger din mensuplarina hosgörü örneklerini göstererek ve isbirligi yaparak en iyi misal olmustur. Bizim Tanrimi z da. Dr. diyalog çalismalarinin faydali bulundugu kanaatindeyiz. hileli yollara sapma gibi esaslara yer yoktur. "Diyalog"un nasil anlasilmasi gerektigini ortaya koy mustur. Yunanistan'da Müslüman Türklere karsi takip edilen dinî siyasete. giriste belirtilen anlamda. 1984'lerde. Hiristiyanlari misyonerlik faaliyetlerinden vazgeçmedikleri. "Diyalogu" çagin ayirdedici özelligi görmekte ve II. ister istemez "Diyalog"un samimiyetine gölge düsürmektedir. Yukarida üç madde altinda özetlenmeye çalisilan hususlar gözönüne alindiginda. inanip. yararli is yapmanin kisinin menfaati . "Ey Muhammedi Rabbinin yoluna . Günümüzde. Bunun yaninda bir Katolik Baspiskoposu olan Antonio Jose Peteiro Freire. "Diyalog" ismiyle olm asa da. size indirilene de inandik. onlarla en güzel sekilde tartis. inanip-Ina nmamayi insanin ihtiyarina birakir. sizin isledikleriniz kendinizedir"[542]. Kur'ân hak ve hakîkat yolunu açikladiktan. Papa'nin Katolik misyonerlerinin faaliyetlerini artirmasi yolundaki raporunu[536] ve "AT'a Müslümanla rin alinmasini istemiyor" seklinde yorumlanan görüslerini[537]. öncelikle Diyalog çalismalarinin faydasina inanmis gibi görünen Metropolit Damaskinos'un karsi çikmasi beklenmistir. Çünkü Islâm'da "teblig" esasi vardir. samimiyet ve dogr uluk temel prensiptir. Bu rpetodu Kur'ân su sekilde ortaya koymaktadir: "Ey Muhamm edi Bundan ötürü sen birlige çagir ve emrolundugun gibi dogru ol. Vatikan Konsili'nd en sonra. Bunla r ve gelisen olaylar karsisinda. Islâmî tebligde. kandirma. Açiklik. Allah. bizim isledikleri miz bize. aranizda adaletle hükmetmekle e mrolundum. Katolik Kilisesi'nin "Misyonu"nu icra etmek için "Diyalog"u seçtigini beli rtmektedir[535]. Ayrica. dogru yol da olanlari da sapitanlari da iyi bilir"[543]. Hiristiyanlasmasinin Misyonerlerin parlak bir zaferi olarak görüldügü[541] gözönünde bulunursa isin önemi daha iyi anlasilir. aldatma. 1990 yilinda. bir yerde Hiristiyanligi yerlestirmek için üçlü bir yol takip etmistir. mesajini ulastirdiktan sonra. Damaski-nos Papandreou'dur. Halbuki bunlar Istanbul toplantisin in "Sonuç Bildirisi"ne katilmis ve kabul etmislerdi. Islâm Ilkeleri'nin. uygulamadaki örneklerle. onlarin heveslerine uy ma ve söyle de: 'Allah'in indirdigi Kitab'a inandim. sizin de Rabbi-nizdir. Biz O'na teslim olanlariz (müslümanlariz) deyin"[544 ]. Biri dog rudan Hiristiyanlastirma. Islâm'in yayildigi döneme kadar geri gitmektedir. "Ehl-i Kitap ile en güzel bir sekil de mücadele edin ve 'Bize indirilene de. samimî ve gerçek anlamdaki bir diyalogda Müslümanlarin da istifadeleri olacaktir. bugün "diyalog" diyebilecegimiz bir anlayis. Art niyet tasim ayan. dogrusu Rabbin. Tabiî Slav miletlerinin din degistirmesinin. diger dinlere sicak bakisi nda ve Hiristiyanlar! Ehli Kitap görüsünde göstermistir. üçüncüsü Bati Medeniye-tiyle Hiristiyanligi ayni gösterme gayretidir[540]. Kur'ân'in yaklasimi Müslümanlar tarafindan dai ma uygulanmis ve halen de uygulanmaktadir. Müslüm anlarla "DiyaIog"a girmislerdir. sizin Tanriniz da birdir. güzel ögütle çagir. Ortodoks Hiristiyanlar.

benimki de ban adir"[545] prensibini yerlestirerek. Allah'in bir yaratigi ve kutsal bir emaneti bilmekte. Kur'ân'in ifadesiyle. kendi mensubu oldugu dinden taviz vermeden. Bütün gerçekler ortaya konulduktan sonra. "sevgi" gibi konularla sinirli kalinilmamali. bugün. ayrildiklari noktalarla. inanç. karsi taraftakilehn de kendi dinini kesin dogru ve gerçe k bildigi hakikatini gözönünde bulundurmalidir. lafta kalmamali. Bunda n dolayi yazdiklarimizin isiginda.Her dinin mensuplari. din ve milliyet farki gözetilmeden. dinî meseleler konusunda.Zulme ugrayan milletler yaninda. sinsî. su hususlarin gözönünde bulundurulmasinda fayda mütalâ tmekteyiz: 1. Gerçek samimiyet. "Siz in dininiz size. 11.Diyalog taraftarlari.Diyalog. i lk adim. 10. 6. . "Misyonerlik"in veya "propaganda"nin yeni bir metodu gibi görülmemeli ve bu çe sit görüntüler giderilmelidir. Islâmla ilgili olarak verdigimiz bu bilgiler. 2. 7. Neticede "Sizin dininiz size. Diyalog'da sadece "tolerans". diger din mensup larina da "dindas11 muamelesi yapabilmelidir. "Yaratilmislari severiz Yaratan'dan ötürü" ifadesindeki anlayisla görmekteyiz.Din konusunda ortak noktalardan hareket edilmeli. anlamaya yönelmelidir. ibadet. diger din mensuplariyla diyaloga girmeden önce. ortak noktalar belirlenebilmeli v e bu gerçekler bilindikten sonra herkes kendi dininin sinirlari içinde kalabilmelidi r. bu sahada uzmanlasmis kisiler diyalog çalismalarinda görev almalidir. insanî ve insanî oldugu kadar da medenî bir da vranis oiarak degerlendirdigimiz "diyalog faaliyetlerimin hedefine ulasmasi ve i stenilen gayenin elde edilmesi için. 3. günlük hayatla ilgili esaslarda ve yardimlasma husus unda olmalidir. fiiliyatta da kendini göstermelidir. zorlamaya gidilmemeli.Gerçek Anlamda Bir Diyalogda Aranmasi Gereken Prensipler Biz. 8. farkli din mensuplari. siyasî gayeler güdülmemeli. herkesi. her din oldugu gibi sunulmalidir.[546] 6. Yunus Emre'n in.ne oldugu hakîkatini de ortaya koyar.Her din mensubu. muamelet ve ahlâk esaslariyla da ortaya konulabilmeli. .Diyalog toplantilarinda her din. Her dini temsilen uzma n kisiler. 9. Aslinda Müslümanlar da. sadece "teblig" ile "misyonerlik" ara sindaki farki belirtmek ve Müslümanlarin da gerçek anlamdaki bir "diyalog"dan korkacak birseylerinin bulunmadigini ortaya koymak amacina yöneliktir. esit sartlarda ve esit zeminlerde olmalidir.Müslüman ülkelere yönelik "Misyonerlik" çalismalarinin sona erdirilmesi için ortak tavir alinmalidir. 5.Diyaloglarda. kendi dinine mensup gruplar arasinda diyalogu gerçeklestirmeye çalismalidir. bugünkü "Diyalog" çalismalarindaki ölçüyü ve metodu en v ciz sekilde açiklar. karsilikli saygi ve sevgi esasina dayanmalidir.Diyalog. 4. h akikî anlamdaki bir "diyalog"a kendi düsüncelerini tasimamalidir. inanç ve ahlâkî degerler yönünden birbirlerini.Diyalog olsun diye dinî emirlerde te'vile. benim dinim bana" deni-lebilmelidir. samimiyet esasi benims enmeli. gizli. yera linmalidir.

s. dinlerin yasakladiklari fiiller karsisinda ortak har eket edebilme yollan aramalidir. . Millî Egitim ve Kültür Dergisi Ankara 1982. [547] Sekizinci Bölümün Bibliyografyasi A. Ringgren -A.y. Almanya 1974 (Misyonerlik Yayinlarindan). . I-IV. Zaman ve Sonsuz Olay.55-67 . Yakup Üstün. nesr. 167-169.G.Saban Kuzgun. Ankara 1982. .).Hüseyin Atay-AIi A. M. 444-46. Asim Koksal.F.A Dictionary of Comparative Religion. . . 1984. Aydin. .Muhibbiddîn el-Hatib.Misyonerlik Faaliyetleri . organize olarak ve resmî sayilabilecek bir politika ile bu isi yürütme ktedir.: 17. .Abdurrahman Küçük.y . M isyonerlik Karsisinda Türkiye. Bati Almanya 1983 (Misyonerlik Y ayinlarindan).Osman Cilaci. . Yusuf Uralgiray . Paris 1956. Hiristiyan Propagandalari Münasebetiyle Açiklama. kendi aralarinda münasebe tleri siklastirman. Ankara 1977. Çün ristiyan taraf. Der. sa. Ilahiyat Fak. "Ermeni Meselesi Üzerine Bir Arastirma".Histoire Üniverselle des Missions Catholiques.E. Ter. hem Islâmi he m de Hiristiyanligi iyi bilen.V. Mukaddes Kitap Kurslari Dernegi Yayimlari. Türkiye'de de bu isi yürütecek bir "Dinlerarasi Iliskiler (Diyalog) ve Arastir ma Enstitüsü veya Merkezi" kurulmali ve bu isi çalisma alani olarak seçecek.Türkiye ve hatta Müslüman ülkeler için. Djuvara.) (Misyonerlik Yayinlarindan). sadece temas kurulan dinlerin degil. Hiristiyanlik Propagandasi ve Misyoner Faaliyetleri.12.H. .G. 59-82 Erc . dünyada mevcut olan bütün dinlerin mensuplari da ayni ölçüler içerisinde degerlendirilmelidir. Istanbul 1963. Ankara 1973.Seni Mutlu Edecek Iyi Haber. Türkiye'yi Parçalamak için 100 Plan. Istan bul (t.Diyalogda.Diyalogda taraf olan dinlerin âlimleri ve kurumlari. Islâm Âleminde Misyonerlik Faaliyetleri. s. Istanbul 1969. Brandon. Ankara 1973. Samiha Ayverdi.Dogan Irdel Hayatbulan.T. 14.Hikmet Tanyu. Ström. 124-1 25. . S. Ter. bu "Diyalog" faaliyetlerinin faydali olmasi ist eniyorsa. Ankara (t. "Misyonerlik ve Hiristiyan Misyonerligin Dogusu". birkaç dilde konusup yazabilen elemanlar yetistiril melidir. sa. Türkiye'de Misyoner Faaliyetleri. Istanbul 1979.: 1. 13. . Kirsehirlioglu. London 1970. Religions of Mankind. Yehova Sahitleri. resmî bir politika çerçevesinde ve belirli bir kurumca yürütülmelidir. -Tanri Insan Sorunlar. diyalog. Yehova Sahitlerinin Iç Yüzü. iyes Üni. London 1966.

London 1937. Ankara 1988. Fitzgerald. . HUMC. Islâm Ülkelerinde Misyonerlik ve Emperyalizm. I. Avrupa'daki Türkiye. Vatikan-Misyon ve Diyalog. .Ö. Fitzgerald. Iflasi. Sekerci. "Projects. London 1938. Perbal.W. Paris 1967.. C . "Dialogue Islamo-Chretien".G.ll.T. P aris 1983. Ziyad Ebuzziya. "Concile Vatikan II".Günay Tümer. Ünal-A.M. Ferruh. Bethmann. Fransizca'dan .L. Vatikan Konsili. Paris 1957. . Britain 1953. Tercüm an 1001 Temel Eser. .Raymond Sugranyes de Franch. Meh met Ümit. . F. Rome 1989. Ses lde"es Missionnaires". Paris 19 83.M. "Les Missions chez mes Mongols aux XIIIg Siec-les". . Istanbul 1985. Bati'nin Dogu Politikasinin Ahlaken Çev. Çev. .MaurIce Bormans.Paul Peupard. Kule Kitapla ri. Çev. Isiltan. . Gr.Ali Isra Güngör. . . Halidi. Dictionnaire des Religions (DR). "Twenty-Five Years of Dialogue". . Dictionnaire des Religions (DR). I. Sayi: 1. Bizans Devleti Tarihi. Ankara 1997. Istanbul 1988.Diyalog Çalismalari (Hiristiyan-Müslüman Diyaloguna Genel Bir Bakis) . Jesus-Christ and VVorld Religions. Paris 19 56. 49.VVilliam Paton. Sayi : 15. . Adnan Sinar-Sevket Serdar Türet. . Ankara 1981.L. Müslümanlarla Hiristiyanlar Arasinda Diyaloga Yönelisler. II/22. "Raymond Lulle. Hiristiyan Genel Konsilleri ve ti. Paton. Christianity in the Eastern Conflicts.Jacque Jomier.Concile Occumenique Vatican II. Yeni Dokümanlarin Isiginda Yehova Sahitleri.J. Çev. Akdamar. Islamochristiana. Ostrogorsky.Erich W. Bridge to Islam.Mehmet Aydin. Istanbul 1987. Istanbul.A. Çev.S. Histoire Üniverselle des Mis-sions Catholiques (HUMC). Türkiye'de Laiklik Ilkesi ve Yehova Sahitleri. Ö.Sir Charles -Eliot. "The Secretariat for Non-Christians is Ten 454 Years Old". . HUMC. . . [548] B. Islamochristiana. Rome 1975. Fondation et Debuts de la Sacree Congrâgation de la Propagande". -Ahmet Riza. . Richard. E. Konya 1991.M. 50.

Succi. tarikatimsi. Konfüçyüsçülük.GÜNÜMÜZDE YASAYAN DINLER ARASINDA. Bu dinlerden bazisi sadec e bir ada ahalisine ait olabilirken. Taylor. Islamochristiana. Ilkel Kabile Dinleri adlarini kab ile adlarindan almaktadir: Nuer. geriye kalan miktar millî dinlere mensup olanlarin sayisidir. Hindi Çinî'de (Laos. Hiristiyanlik. Vietnam) ve Hint adalarinda nüfus yogunluguna sahip tir. Caynizm. dünya nüfusunun yarisini olusturmaktadir. Amerika'da. kutuplarda bulunmaktadir. [550] . cereyanlar da vardir. O. Çin. Bunun yaninda. kültürel gayelerle yürütü r. Güney ve Orta Afrika'da. Ilkel kabîleler.BÖLÜM KARSILASTIRMALAR A. Ga. Dinka. VVilfred C. Günümüzde bu sayilanlara ilâveten ayrica "din"lestirilmis. Kamboçya. Avrupa'da. kurucu-peygamber. Religious Diversity. Sihizm. Mecusîligin kalintisidir. Ainu. din görüntüsü altinda siyasî. KISA BIR KARSILAST IRMA Günümüzde dünyada çesitli dinlerin yasamakta oldugunu görmekteyiz. Istanbul 1984. [549] IX. "Chretiens et Musulmans en Indonesie : Les Vois de la Tolerance" . Yüzyilimizda hâlâ ilkel kabileler bulunmaktadir ve bunlar dünya nüfusunun % 5'ini olusturm aktadir. Ja ponya. tanri kavrami. aslinda bir Iran dinidir. mezhepleri. dinleri bir bir ele alip uzun boylu anlatma yerine günümüzdeki dinlerde yer alan inanç sistemi (amentü-kredo). Bal-kanlar'da. mez-hebimsi. Hinduizm. New York 1976. John B. Asy a ülkelerinde. Taoizm. sun'i. Hindistan içerisinde. INANÇLA ILGILI BAZI NOKTALARDA. ahiret. bazisi bir milletin. Asya ülkelerinde. Okyanus adalarinda. Üç büyük evrensel din. Tanri'nin Ailesi {Lumen Gentium). Buddizm. ibadet-âyin sistemi. Padre Vinconzo R. Asrimizda da evrenselligini sürdüren üs büyük din. tak lit. Sayi: 15. bazisi da birçok milletin dinidir. Maori. kuts al metin. Avustralya'da . Islâm. önce evrensel iken sonra Babil sürgününü müteakiben millîlestirilmistir indistan'daki Parsîlik. Sintoizm liktir. Kuzey ve Orta Afrika'da yaygin ve dünyanin her tarafinda mensuplari b ulunan bir dindir. "The Invoivement of the VVorld Concil of Churc-hes in Internatio nal and Regional Christian-Muslim Dialogue". bir "d eplasman" dinidir. Günümüzde yasayan millî dinler. Hiristiyanlik ve Islâm'dir. Kore. islamochristiana. Latince'den Türkçe'ye Çev. Budd izm.François Raillon. iktisadî. Pigme dinleri gibi. ticarî. aktüel degeri gibi hususlar üzeri nde durulmustur. Anadolu'da. Bunlari konu disinda tutulmustur. Ilkel Kabîle Dinleri çikaril a. Smith. Sayi: I. dinin adi. Yahudi dini. Tibet. çikis yeri olan Hindistan'da (çok az sayida). Rome 1975. türedi. Avustralya'da yaygin ve dünyanin diger yerlerinde de mensuplari bulunan bir dindir.

Bu dine bagli olanlara Antakya'da Hiristiyan denilmistir. Iranliligi ifade eden Fars (Pers) kelimesinden kaynaklanmistir. Kelime. bi r devletin tutmasi gereken yol. Batililar tarafindan verilmistir. Kelime. boyun egmek. her hangi bir kimse veya grup tarafindan degil. onun ve öncekilerin telkin ve talimlerini birlestir di. edebiyat ve hikmet ögretiyordu. Parsîlik. Taoizm. Hinduizm. ibadet diye yapilan seyleri. Ilkel Kabîle Dinleri nde bir kurucu söz konusu degildir. "Islâm" tarzi Kur'ân'la baslamistir. Caynizm. dogrudan dogruya dinin kuts al kitabindan gelen bir addir. bir ferdin. Kung Fu-tzu'dur (M. teslim olmak . bu adi.Din Kurucusu/Peygamber Burada dinlerin kurucusu veya peygamberleri konu edilecektir. Yahudilik. Hiristiyan kelimesi. Hinduizm ve Sintoizm Için de durum aynidir.Ö. Millî dinlerden Konfüçyüsçülük'e bu ad. Ömrünün son 5 yilini eski Çin asiklerine hasretti. reformcusu Mahavira'ya verilen "cina" (Muzaffer) lakabindan gele n "cayn. Japonlarin Buddizm ile karsilastiklarinda daha önceki inançlarini ifade et mek üzere kullanilmistir. O ögrencilerine tarih . Hz. Konfüçyü nlere "Ju-çiya" (edipler) derler. bir hükümdarin. Babasini 3 yasinda kaybedince yetim büyüdü. Çin' tinde dünyaya geldi. gök nizami'nin insan davranisina verdigi örnektir. o kabîlenin adina göre adland irilir. 551-479). Sosyal düzen ve idare ile ilgili çalismalar yapti. Buddizm de batililarca kullanilan bir addir. Tao. Buddistler. Çinliler. cayna" kelimelerinden almistir. . Islâm. "tao" deyiminden kaynaklanir. Kelime. Kelimenin geldigi kök Islâm'dan önce Arap toplumunda ku llanilmis olmakla beraber. Ona "Büyük Mürsid" denilirdi. S istemini uygulayacak bir idareci arayarak bütün Çin'i dolasti. Kelime Yunan-ca'da "yaglanmis" anla mina gelen ve Ibranî Dili'nde "Masiah" tarzinda yazilan Hiristos.a. Bununla b eraber büyük bir sevkle tahsilini tamamladi ve bir muallim oldu. itaat-inkiyat anlamlarina gelmektedir. Asya'da bu din için "Budd a Sâsana" (Budda disiplini) adini kullanirlar.Din Adlari Önce dinlerin adlarindan baslayalim. dinlerine "Sana-tana dharma" (ezelî. Ögrencileri. Hindular. I. yoksulluk çekti. Sintoizm. yol nizam. Konfüçyüsçülügün kurucusu. Ilkel kabîle dinleri. Çince "Shen-tao"dan (tanrilarin yolu) gelmektedir. Sihizm ve Sin Dinî Hareketi ise "Sakirtler" anlamina gelmektedir. [551] b. Mesîh kelimesinden kaynaklanmis olup "Mesih'e bagli" anlamina gelmektedir. meditasyonu (tefekkür-mürakabe) ve sosyal ili skileri ifade eder. Yüzyil içinde ilkin Antakya'da kullanilmistir. Yakup'un 12 oglundan olan Yehuda'ya mensubiyetten bu adi almistir. Tarihî gelismesi içinde ikiye ayrilan devletin güneydeki bölümüne de bu ad verilmistir (Ayr ica Israil ve Ibranî kelimeleri de ayni gaye için kullanilir). Batililarca verilmis bir addir. Budda'dan kalan ahlâkî-manevî pre nsipleri. ebedî din) derler.

Mesîh oldugunu açiklamis. Onlar. M. fakat Yahudiler kabul etmemis ve böylece çarmih olayi vuk ubulmustur. Budda. Yüzyil). Konfüçyüs. KrIsna) gibi kabul edilmistir. 599-527) çi lesi 13 sene sürdü. insan suretinde dünyaya gelip insanlara bir örnek önder (Rama. 6 yasind a annesini kaybetti. Alti sene çile h ayati sürdürdü. Ilâhî kaynakli dinlerden Yahudiligin en büyük Peygamberi Hz. Hz. gerçegi. Muhammed. O. Zerdüst'ün ne zaman yasadigi kesin olarak bilinmemektedir.Ö. Mekke'de dogdu. orta yolu ve hayattaki izdiraplari gide rmenin yolunu buldu ve ömrünün geri kalan kismini bunlari ögretmekle geçirdi. Musa'yi ve hem de Hz. Iran'dan Hindistan'a gelmis ve bölgeden etkilenmis olmasina ragmen. Mahavira'nin (M.Ö. Bu konudaki hatanin Ortaçagda yasamis bir Hiristiyan kesisin düzenledigi takvi mden kaynaklandigi bilinmektedir. Müslümanlarin "âmentu" deyimlerini kullandiklari belirtilmelidir. Hinduizm ile Islâm Dini'ni birlestirmek istemistir. VIII.Ö. 563-M.571 yilinda. Onlara göre bu bir çesit peygamber anlayisidir. sarayda arsiv memuru idi.Ö. Musa'yi kabul etmekte. MS. Hir istiyanlik ise Hz. Lao-tzu. Yüzyillar arasindaki bir zaman diliminde yasadigi düsünülmektedir. Parsîlik. rehber) olarak kabul edilmekte dir (1469-1538). Bir müslüman ailenin yaninda yetismis olan Nanak. çoluk çocugunu terketmisti. "Tao te-king"i (Tao fazilet k itabi) yazdi. 7'nci veya M. Yetim büyüdü. oglunu.Ö. 29 yasinda. Yahudilere. Emekl iye ayrildigindan ondan bir kitap yazmasi istendi. Lao-tzu.Dinlerin Inanç Sistemleri Dinlerin inanç sistemlerine gelince.[552] c. Dogumundan önce babasini. uyanmis) diye la-kaplandiriian Siddha ttha Gotama'dir (M. Hinduizm. Sihizm'in kurucusu ve ilk "guru" su (mürsit. Caynizmin kurucusu olan Parsva da (M. 483).Ö. Islâm. karisini ve saray hayatini terketti. Iki hayat tarzi da onu tatmin etmemisti. Bununla beraber M. Altmisüç yasind a vafat etti. fakat Hz. Yahudilik ikisini de kabul etmemektedir. M. Mahavira gibi din kuruculari da birer Peygamber olarak degerlendirilebilir. XIII.Ö. Kirk yasinda ona vahiy gelmeye basladi. tek tanrili bir inancin Iran'daki en kuvvetli temsilcisidir. 571?) büyük bir Çin hakîmi idi. Isa'nin Milad diye bilinen tarihten 6 veya 10 sene önce dogdugu kabul edilmekt edir. Konfüçyüsçülük gibi d . Hinduizmde Vi snu. Yahudileri Misir'daki esaretten kurtarmis ve Sina daginda vahiy almistir . Buddizm'in kurucusu. Yahudiler. Sintoizm. reformcusu olan "Mahavira" (Büyük kahraman) lakapli Vardhamana da (diger lâkabi Cina: muzaffer anlaminda) aristokrat zümreden.Ö.Ö. Zerdüst. Nanak. Tora (Tevrat) ve On Emri. ona Mo se (Sudan çekilmis anlaminda) demektedir. Muhammed'i kabul etmemektedi r. XVI-XIII. Hint Kast yapisinda Ksatriya sinifindan idi. bir Temmuz gec esi dolunayinda zihni aydinlandi. Zerdüst. Zerdüst'ü unutmus degildir. bu konuda Hiristiyanlarin "kredo". O da sarayini. ayrica diger din lerin önemli sahsiyetlerini Visnu'nun bir "avata-ra"si (hulul) olarak görürler. Sarayda yasadi. Yüzyilda yasamis olmasi ihtimali daha kuvve tlidir.Ö. "Budda" (aydinlanmis. 600 veya M. Isa.6'inci Yüzyilda yasamis olmasi kuvvetli bir ihtimal dahil indedir."Lao-tzu" (ihtiyar bilgin anlaminda) diye lakaplandirilan Li Poh-Yang da {Dogumu M. Isa'yi Peygamber olarak kabul etmektedir. gerçegi ariyordu. Otuzbes ya sinda Neranjara nehri kiyisinda bagdas kurup tefekküre dalmis iken. hem Hz. Musa'dir. Hi-malaya eteklerinde Sakya kabilesinin hükümdarinin oglu olarak simdiki Nepal'de Lumbini korulugunda dogdu. Hz. o getirmistir. Budda.

Allah birdir ve ondan baska tanri yoktur. 6. 7. var olan' her seyi yaratti ve onlara O hükmeder. Yüzyila ait. 5. 4. 7. diledigi zaman ölüleri hayata kavusturacaktir. Sangha'ya yigindim". Hiristiyanlarin IV. 1.Allah. 9.Kutsal Kilise'ye. Maimoni-des: 1133-1204) düzenledi gi 13 maddelik inanç sistemi XIII.Baba'nin saginda oturmus olduguna. bütün Peygamberlerin en büyügüdür.Üçüncü gün ölüler arasindan dirilmis olduguna. 12.ve Kutsal Ruh'a.Pilatus zamaninda Çarmih'a gerilmis ve gömülmüs olduguna.Yalniz Allah'a dua etmeliyiz. Buddizm'de bu konuda "tri-ratna" (üç cevher) vardir: "Budda'ya sigindim Dhammaya sigindim. Yüzyildan bu yana. Allah tarafindan Musa'ya verildiginin aynidir ve degistir ilmemistir.Ruhum ölümsüzdür ve Allah. Yahudilerin âmentüsü olmustur (daha ön ce yoktu). 2. ilâhî bir dindir ve degistirilemez. 8. 3. Yahudi Dini'nde Mose ben Meymun'un (Ibni Meymun.Bakire Meryem ve Kutsal Ruh'tan dogmus olduguna. Mesih'i (Mesiah) gönderecektir ve geciktigi halde yine beklerim. 2.Allah'in bedeni yoktur ve hiçbir sekilde tasvir edilemez. doktrin.Elimizde olan Tora. "Sangha" \s%bekâr rahipler toplulugu.Allah. cemaatidir.ve O'nun biricik oglu Rab Isa'ya. . 3.Peygamberlerin bütün sözleri dogrudur.Allah'in baslangici yoktur ve nihayeti olmayacaktir. 4. 10. getirmeyenleri cezalandi rir. emirlerini yerine getirenleri mükafatlandirir. 6. 9. 11. 11. Kudretli Baba'ya.Ben.Oradan ölüleri ve dirileri yargilamak üzere inecegine. insanlarin bütün hareket ve düsüncelerini bilir.Günahlarin bagislanacagina.Musa.Allah.Allah. 13. 10.Dinimiz. Tanri'ya. üç bölümlü ve oniki maddeli Havariler Kredosu söyledir: " 1.nlerde bir âmentü-kredo söz konusu degildir.Göklere yükselmis olduguna. 8. Bu cümledeki "D hamma". 5. Bu âmentü söyledir: "Tam bir imanla inanirim ki.

Çin'deki "Tao" deyimini. Her sey ondan gelmisti.12. Vis nu ve Siva'dan olusan teslisde (üçleme) Brahma yaratici. Onlara göre imparator on un neslinden gelmisti. monizm yaninda monoteizm de vardir. tabiatta bi r çok seyleri tanrilastirmalardi. Yahudilik. Zerdüst. Hiçbir seye muhtaç degildi. yedinci gün (Cumartesi. fakat hakîmier onu degisik sekill erde nitelendiriyorlar". Ilkel kabîle dinlerinde totemist. panteizm. Isa ve üçüncüsü de Kutsal Ruh'la ilgilidir. kasi tli kisi seçimini ön plana alma seklindedir. büyü. farkli sekillerde nitelendirilse de bütün dinlerde bir yüce Tanri inanisi bulun dugu arastirmalar sonucu belirlenmistir. kitaplara. Japonya'da politeist. O. Yüce Ruh inanci vardir. Tanri. Elohi m kelimeleriyle adlandirilir. yorulmus. Yahve. Konfüçyüsçülük'ten de önce Çin'de uzun devrelerde Yüce Tanri "Sang-ti" diye adlandirilmisti. Tanri' yi inkâr anlaminda degil. atalar kültü yaninda bir de Yüce Va lik. koruyucu. Aslinda çok anlamlari bulunan "Tao". bu sebeple Yakub'a "Israil" (Yahve'yi yenen) denilmisti . Yahudile rdeki Cumartesi günü hiçbir sey yapmamak. ateist dinler olarak nitelendirilir. Buddizm ve Caynizm. Simdi Parsîlik. âlemin anasi idi. kendine mahsus bir anla tim tarzi içine çekmisti. Onun adi bos yere agza alinmaz (On Emre göre). sekizyüz bin rakamlariyla ifade edil en tanrilari vardi. tamami hadislerde arka arkaya sirala nmaktadir. Brahma. Parsîlik. Tanri'nin basi ve sonu yoktur. en eski monoteist dinlerdendir. Zerdüst Dini'nin ve Mecusîligin bakiyesidir. Imam-i A'zam Nu'man b Sâbit'in (80-150) "el-Fikhu'lEkber" (En Büyük Bilgi) baslikli eserinden yayginlasmistir: Allah'a. yapici. Tanr i ve ruh gibi varliklar "karni" kelimesiyle ifade ediliyordu. Yahve i fe güresmis ve O'nu yenmis. meleklere. Si va ise yikici.Dinlerde Tanri Dinlerde Tanri kavramina girmeden önce belirtilmelidir ki bazi dinlerde farkli isim lerle. Bu gruplardan ilki Tanri. kültün basi idi. Yüce Tanri. "Allah" ve "Rama" olarak adlandirilir. Dolayisiyla bütün Hiristiya redolari teslisin (üçleme) üç maddesi etrafindan kümelenmektedir. ediliyordu. alti günde bu i si yapmis. Musa) vasitasiyla ahitlesmistir. tek Ra b'dir. Taoizm. Bu maddeler üç gruba ayrilabilir.Ölülerin dirilecegine inanirim. Islâm'da imanin alti esasinin besi Kur'an'da. Onlar. Bu dinde Tanri. Visnu. Ayric a Hâ-sem ve Rab anlaminda "Adonay" kelimeleri kullanilir. animist inançlar. bu hükme baglanmaktadir. Imparatorlari da tanri kabul . sahsî kurtulusu. Nirvana'da (Nib-bana) ferdî davranisi. Yakup. Sihizm'de monoteizm esastir. sebt: "Sabat") dinlenmistir. Hinduizm'de politeizm. amaninda ise "Tien" kelimesi kullanilmakta idi. Mecusilik'teki ates kültünü devam ettirmekte ve bu inanisin nefsinde b ir monoteizm sürdürmektedir. Bu dinde Yüce Tanri "Ahura Mazdah" diye adlandirilmaktadir . Bildigimiz "Amentü". Âlemi yaratirken. Ahiret Gününe ve Kadere inanirim. yokedici güçtür. Bütün bunlarla beraber en önemli Hint Kutsal Kitabi Vedalari n Rigveda bölümünde söyle bir cümle vardir: "Tanri tektir. Basi sonu yok+u. peygamberlere. Yahve yalniz Israil'in R abbidir ve Yahudilerle Mose (Hz. Iran'a monoteist. ikincisi Hz. B ununla beraber en büyük tanri "Amate-rasu" (Günes Tanriçasi) idi. animist bir inanis sekli uzun devreler devam etmisti. yaraticidir. Yahve (Yehova). uluhiyeti ifade sadedinde. [553] d. tevhitçi bir inanis getirmisti. Sekiz milyon. Ancak bu ateizm.

o.Yesna. Ma habharata Destani ve onun bir bölümü olan Gita'dir. ezelîdir. O'nu n sadece kulu ve elçisidir. Ramayanalar. Buddizm'in kutsal metinleri PalI dilinde yazilmis Ti-pItaka'dir (Üç sepet). yaratiklarin arasind aki çizgi belirginlesmistir. peygamberinin de resim ve heykeli yapilmaz. 2. Mahavira'dan çok sonra yaziya geçirilmistir. Görüldügü gibi. On bir bölümden olusmaktadir. Kutsal Ruh da takdis e hem ilâhî hem de beserî. Bu metinler. Varligi kendi sindendir. Atharva-veda ve Sâma-veda diye adlandirilan bu metinlerin kime ait ol dugu bilinmez. I. Islâm'da tevhid. Ikinci gruptaki destânî metinlerin en önemlisi. Üçle Kutsal Ruh'dan olusur. "Avesta"dir. kutsal metin. dünyanin en uzun destanid ir.Vinaya-Pitaka). Ilkel kabîlelerde yazi olmadigindan bir kutsal metin de söz konusu degildir. Allah'la Peygamberin. Isa Mesîh'de özde monoteist olmakla beraber. 1. Bunl ar genelde ikiye ayrilir: 1.r. Üç bölümdür: 1. Purana-lar ve Manu Kanunnamesi takip eder. Hinduizmin metinleri gibi bunlar da asirlarca sifahî olarak nakl edilmistir.Sruti. iki tabiat vardir. ebedîdir. insanlarin. O'nun da. Metin içinde sadece Nanak'in degil. bu karsilastirmaya. Parsîligin kutsal kitabi. belirli bir yazan yoktur. Hinduizm'de çok sayida ve hacimli. Yüzyilda Seylan'da ya ziya geçirilmistir. Budda'dan çok sonra. Ogul ve ri ayri sahislara der. M. Bu üçü ayni cevherdendir. [554] e. Sihizm'in kutsal kitabi "Adi-Grant"tir. bütün dinlerde bir yüce Varlik inanci. . O. en açik-seçi k ve sade bünyeye kavusmus. su veya bu ifadenin i de. yani vahye-ilhama dayananlar. dili Sanskritçe olan kutsal metinler vardir. birdir. Üç bölüme ayrili r. Ancak bazi dinlerde bu yüce varligin nitelikleri farklilastirilmis. Caynizm'in kutsal metinleri. üçlemeye (teslis) gitmis bir dindir. Ogul. Bununla beraber Rig-veda. "Agama" veya "SIddhanta" diye adlandirilmaktadir. hiçbir seye benzemez. Peygamber.Ö.Sutta-Pitaka. yaratir. Baba. bazen de teslisin içine oturtulmustur. 3. Hiristiyanlik da. daha genis bir karsilastirmayi gerektirir. Baba. 2. yani destânî olanlar. Up anisadlar ve Aranyakalar takip eder.Abhid-hamma-Pitaka. Ilk grubun en önemli metinleri. Ancak. bazen bir panteon. burada kisaca temas edilecektir. Islâm'da Allah vardir.Smriti. Vedalari. Ferit ve Kabir'in siirleri ile ilâhîler de yer almaktadir. Bu destan. vardir.Dinlerde Kutsal Kitap/Metin Dinlerde kutsal kitap. Onu. me. Vedalar'dir. Bunlarin "risi" denilen hakîm kimselere vahyolun-duguna inanilir. Bununla beraber üçü de ay sahiptir. ayni gruptaki Brahmanalar. Yajur-veda. kurtarir. su veya bu adla.

Sifahî gelenek oian ve Hz. Dörf klasik ise. Yahudiler'e uyarak. Tora. Musa'ya vahyedildigi kabul edilen diger kutsal kitap Talmud'tur. Katolik ve Ortadokslar'dan farkli görüse sahiptirler . kutsal kitap olar ak saygi görmektedir. Yahudiligin kutsal kitabi "Tanah"dir. Ketuvim. bazilari daha öncekilere ait bilgileri ihtiva eden metinlerdir. Isa'dan sonra yazilmis metinlerdir. Tora bes kitaptan olusur ("esfâr-i hamse": Pentatök). Bazen birisinde bulunan ötekinde bulunmaz. bazil ari ona. 5. Sintoizm'de bildigimiz anlamda olmasa öa. 2. Bunlarin ilk üçüne"Sinoptik Inc iller" (birbirine benzeyen) denilir. bu konuda. Hiristiyanlarin tasnifine göre Yeni Ahid 27. bes kitap ve dört klasiktir. Hz. 100-200 yillarinda yazildigi tahmin ed ilmektedir. ikinci bölüm "Yeni Ahid"dir.Konfüçyüs'den Seçmeler. Inciller Hz. kanonik sayilmayan ) metinler konusunda Hiristiyan mezhepleri arasinda ihtilaf vardir. Taoizm'in kutsal metni. 3. Zerdüst'e nisbet edilen "Gatha'lar". Eski Ahid'de bir kisim apokrif (sahte. mistik bir metindir.Siir kitabi.Neviim. Resullerin Isleri ve Va hiy yer alir. Bu inc illerin arasinda da hayli farkli ifadeler vardir. Içinde "On Emir" iki yerde geçer. Bu metinler. Sina'da Mose 'ye (Hz. 1. Eski Ahid ise 39 kitapta n olusur. Yuhanna'nin. Konfüçyüsçülügün kutsal metinleri. Isa'dan sonra yazilmistir. Musa) Yahve tarafindan vahyedilmistir. 21 Mektup. Yahudilerle ilgili bu kutsal kitabi kendi Kitab-i Mukaddeslerinin (Bible) ilk bölümüne alip ona "Eski Ahid" derler. sahîh olmayan.Ketuvim. anlasilmasi güç. Yüzlerce metin arasindan birbiriyle alâkal i dört tanesi seçilmis ve Kilise onlari muteber saymistir. 2. 4. Bu metinlerin ne dereceye kadar Hz.Videvdat. Matta.Tarih kitabi. 66-75. Markos 'un. Yeni Ahid'd e Inciller (Markos. I nciller'de onun çarmih olayinin da anlatilmasi misal olarak verilebilir (Tora'da H . Konfüçyüs'den sonra talebeleri tarafindan toplanmis. Luka ve Yu-hanna). Bes kitap. Bu metinler. Yuhanna ise tasavvufî bir metindir. Isa'ya nisbet edilebilecegine. 3.Ilkbahar ve Sonbahar vekayinâmesi'dir. Döndüncüsü. Hiristiyanlar. 2.Tora. 3. 4. bunlardan ilki içindedir. Luka'nin. Ne vIim. 80-90.2. O da. Üç bölümdür: 1.Mensiyus'den Seçmeler. "Kojiki" ve "Nihongi" (açiklamalari Engisi ki) kutsal vekayinâmeler olarak saygi görür. Protestanlar. 86. Bunlar.Orta Yol Doktrini. kitaplar demektir. 1.Büyük Bilgi'dir. Matta'nin. Peygamberler.Ayin kitabi. 3. "Tao te-king" dir (Tao'nun fazilet kitabi). bütün Japonya'nin imparatorluk ha nedaninin belirli tarihlere kadar tarihçesini ihtiva eder.Yest.Degisiklikler kitabi.

bu da dinlere intikal etmistir. Osman zamani nda ise çogaltilmistir.z. yüzbinlerce yil sürebilir. Sonunda kötülük yokedile cek ve günahlarindan arinmis olan günahkârlar da dahil bütün geri kalanlar. Hinduizm'de insan Brahma'ya. bir beden-zihin bir ligi içinde düsünülür. Ç at Köprüsü'nü geçme imtihani vardir. Hinduizm'i n eski sekli olan Vedizm'de. zaman olur bir cehennemde (naraka) azap çeker. muh akemesi ve kötülerin erimis madenlere atilmasiyla sona erecektir. âlem in devami devresi. eger bu köprüyü geçebilirse. Muhammed'e 20-23 sene içinde âyet âyet sûre sûre nazil olmustur. bir "karma" tüzahürü olarak görülüyordu. Bütün bunlara ragmen bir üst siniftan Hindu'nun cenaze töreninde ölüye ve at alarina sunulan hediyeler. ruh göçü inanc dir. ameline göre iyi veya uca ulasir. Bunlara "kalpa" derler. Sonraki hayat.Dinlerde Âhiret Anlayisi Yine bir karsilastirma konusu dinlerin âhiret Inançlaridir. onlari yatistirmak gayesini. ebedîlik için. Meselâ Kur'ân. Günümüzde yasayan dinleri utsal kitaplarinin hiçbiri. çeliskiler ortaya çikmis. Peygamber. gelen vahiyleri. Bi r ruh. Ruhlar. Ruh. kendisinden Kur'ân'dan baska bir sey yazilmamasini emretmistir.Ö. bir yerde dinlerin en önemli mesajlarini olusturur. ölen kimsenin ya ateste yakilmak suretiyle temizlenip Ates Tanrisi Agni tarafindan göklerdeki kutsal varl iklarin arasina gönderildigi veya toprak dünyasinda kaldigina inanilirdi. âlemin teskili devresi. karisiklik devresi. Alemde Ohrmazd (Hürmüz) ve Ehrimen arasindaki mücadele. Hz. Caynizm'de de tenasül? ve kurtulus vardir. bu nüshalar arasinda tutmazliklar. O. Hint dinlerinde âlem kadîm olarak kabul edilir. b u Vedik inançlarin hâlâ yasadigini gösterir. Onlarda ölüm ötesinde tenasüh. ölülerin dirilisi. Kur'ân hariç. Islâm'in kutsal kitabi Kur'ân-i Kerîm'dir. Günümüze tek nüsha olarak intikal etmistir. ölüyü bekleyen. yine bu konunun ayri bir anlatimi bulunmaktadir. Ilkel Kabîle Dinlerinde bu konuda fazla bir seyle karsilasmiyoruz. . Kalpa'larin sonu yo ktur. [555] f. Bu sebeple çok sayida nüshalar. Musa'nin ölümünün de yer aldigi gibi). onlardan korkuldugunu. Ancak orada devamli kalinacagina inanmazlar. Veda ilâhîlerinde de görülecegi gibi. Upanisadla r devresinde (M. Onlarin kozmolojik inançla rina göre uzun zaman dilimlen ve devreleri vardir. Bununla beraber yine de bir "Pudgala vadin" kavrami olusmustur ki bu da asagi yukari ruhun yerine kullanilan bir deyimdir. Kur'ân. altinda erimis madenler bulunan. Kalpalarin sonu da gelmez. Dört devr e vardir: Âlemin sona ermesi devresi. Insan için son. Böylece Kur'ân. Buddizm'de "nirvana"ya (nibba-na) ulasinca tenasu htan kurtulur. Kur'ân'in böyle zaaf nok talari bulunmamasi Islâm Dini'nde de kendini belli etmistir. âyet ve sûrel eri vahiy kâtiplerine hem yazdirtmis hem ezberletmis hem de yazilanlari kontrol et mistir. Âlem için bir sona inanmazlar. Bhakti kültünde cennet. Öit kalpa. yüzyillar arasi) bu inanç degisti ve tenasuha inanilmaya basla ndi. "Allah'a ve ahirete ina nma"yi sik sik bir arada zikreder. . Ancak bu durumlar sürekli degildi. Tanri'nin Ikâmetgâhi ve bir hürriyet yeri olara k kabul edildi. zaman olur bir cennette saad eti yasayabilirdi. Insan ve âlemin sonu. He r Kalpa'nin Bud-dasi sonunda da cenneti ve cehennemi vardir. ye iden diriltilmis olacaktir. Buddizmde insan. ihtila flar. Buddizm'de ruh kavrami yoksa da tenasüh vardir. kendine ait sözlerle karistirtm amis. Parsîligin dayandigi Zerdüstî inanca göre. Ebubekir zamaninda bir araya getirilmis. ya dünyevî zeminde veya cennet-cehennemde yeniden dogmaya mahkumdu. Nirvana'ya ulasmaktir. peygamberi veya din kurucusunun zamaninda ya zilmamistir. Hz. Buddizm'de cennet-cehennem inançla ri vardir. 8-4. Tanri kavraminda oldugu gibi. Sihizm ne kadar monoteis t bir karaktere bürünmüsse de tenasuhtan kopamamistir. Hz.

Ma itreya. Ölümden sonra hayat. cümlesine dayanarak ileri sürmektedirler. Yahudi gelecegine göre ölüm hayatin sonu idi. Maymonides'in hazirladigi 13 maddeli inanç esaslarinda (dünyanin sonunda umûmî muhakeme) ceza-mükafat. Pazar. O. Japonlarin da eskatolojileri yoktur. çöller cennetlesecek. Bu ilâhî devlet. Tusita Cenneti'nden inecektir. Onun gelmesiyle bir devre geçecek. Mesîh'in gelisini insanl arin kalplerinden kötülük. Eski Vahudi mezhebi olan Saddukîler. Çin B uddizm'inde Budda'dan 3000 yil sonra Buddizm'in çökecegine. Bu konuda Buddist ve Taoist telkinat söyl edir: Ölür ölmez ruh. insanlar düzele cek. Ahire-tin yakin oldugu inanci bir zühd hayati dogurmustu. Kral David (Hz. Daniel Kitabi ise M. Kudüs'ü kusatacak. bütün dünyaya. yüzyilin sonlarinda. kiyamete yakin geri dönecektir. münferi t kaderden daha çok.Ö.Konfüçyüsçülügün bir eskatolojisi yoktur. Daniel Kitab i'nin 12:2. kutsal metin yetersizliginden kaynaklanmaktadir. bitimin de de kötüler yeniden dirilecek ve genel muhakeme bunu takip edecekti. kederli varliklardan Ibaretti. 70'ierde artik yerlesmistir. ceza-mükâfat göreceklerdir. kiyametin baslangici olacaktir. Bütün ahiret hallerinin gerçeklesmesi Isa Mesîh'in ikinci gelisine baglanmisti.Ö. Onlara göre. ansizin gerçekle siverecektir. vahsi hayvanlar evcillesecektir. O. Yah udi olsun-olmasin herkese hükmedecektir. mev cut dünya düzenine son verecek Mesih fikrini içine almaktaydi. 6. ö âleminde. beklenen Mesîh'in Isa olduguna inandiklarindan dolayi eskatolojiler ini buna göre belirlemislerdir. mezarda ve ölüler âleminde (Seol) geçecektir. sayisiz tenasuhlar geçirir. kabul etmediler. cennet veya cehennemlerden birinde bir müddet kali r. Yüzyil da esir olarak 50 yil bulunmuslardir. "Seol" denilen yerde. Âlemin sonu yakindir. Buddist ve Taoist m itolojiye göre ruh. Ken'anîler'de hayata dönüs inançla ri bulunmaktadir. bin yillik bir kurtulus devresini baslatacagi na. ölülerin rilmesi de Yahudilerin mutlaka inanmasi gerekli hususlar arasinda sayilmaktadir. Eski Misirlilar'da. Iran'da. Digerlerinin bu konudaki inançlari ise ayri bir âlemde degil. Bu devre iyilerin dirilmesinden itibaren baslayacak. öldükten sonra dirilen ve göge yükselen Isa Mesî . istek ve arzularinin çikarilisi. Yahudilige ve onlarin kutsal kitabina yeniden dirilme inancinin Iran'dan geçtigini.S. Bin yillik bir devred en sonra insanlar diriltilecek. Böylece nirvanaya (nibbana) ulasincaya kadar ruh. kitliklar akabinde gökten. dünyada bu isleri kabul etmek tarzinda i di. yüzyila aittir. Kaynaklar.Ö. Kalan sey. Bununla beraber haftanin ilk günü. harpler. Israil'in kurtulusu ve Yahudi olmayanlarin cezalandirilmasini konu edinen Apokaliptik (gelecekten haber veren) literatüre bagliydi ve gelisi. bu inanci. peygamberlerin va'dettikleri yeni kalplerin takilmasi gibi olaylar takip edecektir. bazi çevrelerde. Mesîh. Hiristiyanlar. ölülerden seçilmis 10 hâkimden olusan bir mahkeme önüne getirilir. Filistin'de ilâhî mesih devleti kurulacaktir. Yahudi dinî ve siyasî inançlarinin en önemlisi Mesîh inanci oldu. (Milenyum: bi . bereketsizlik. on un gelisiyle son bulacak. Mesîh. Tevrat'ta bulunmadigi için. Mesîh'in hakimiyeti dünyanin 6 bininci yilinda sona erecektir. Ölenler. kiyamet ve yeniden dirilis inancina rastlanmazken. Ancak havarilerden itibaren bu beklenti bir türlü gerçeklesmedi. ortaya çikmis ve M. Bir hüküm günü. Ilk yüzyillar. Zerdüstîler'de ahiret inanci kuvvetlidir. ahlâksizlik. Onla ir tarafsizlikla o kimsenin akibeti konusunda karar verirler. hep bu beklenti ile geçti. Öldükten sonra bir muhakeme olduguna dair eldeki kaynaklarda ki îmalar kapalidir. Bu k onudaki belirsizlik. zelzeleler. bu devr ede Mesîh hükmedecekti. Ye'cüc ve Me'cüc'ü Yahve imha edecektir. mesih. Ilâhî hâkimiyet. Davud) soyundan gelecek ve yeryüzünü kaplamis dinsizlik. 2. hasir günü olarak kabul ed ildi. M. Isa'nin bir pazar günü dünyaya geri dönecegi. ahiret hayatini baslatacagina inanil iyordu. Ölmüs kimselerin ne Yahve ile. Yahudilik't e yeniden dirilme ve ölülerin muhakeme edilmesi inanci M. Bu. Buddizm'in gelisiyle Çin'deki gibi inançlar ortaya çikti. 2. Metin tarihlerindeki ihtilâf bu konuda kesin bir sey söylemeyi mümkün kilmamaktadir. Yahudiler. özellikle zaman k ategorileri gibi inançlar Taoizm'e geçmistir. Bu eskatoloji. Onlar öldükten sonra kisinin ruhunun yasadigina inanirlardi. böylece bütün canlilarin kurtulacagi bir hayat devresi yasanilacagina inanilir. Bud-dizm'in Çin'e girmesi sonucu bu dindeki tenasüh. bu karara göre. haya l kirikligi dogurdu. Tevrat'i bütün milletlere ögretecektir. ne de dige r insanlarla bir münasebeti vardir. bu sirada Maitreya (Mi L o Fo) denilen kurtaricinin gelerek. bulutlarin arasinda n simsek çakar gibi ansizin geliverecekti. bir gölge gibi varligini sürdürecektir. bereket avdet edeceft. Mabed'i yeniden kuracak.

cehennemdeki farkli v e ebedîdir. Mîzan ve kul haklarinin ödenmesi sonucu kisi. kimsenin kimseye faydasi dokunmayacaktir. organlar insanlarin yaptiklarina sehâdet edecektir ( Iki melek her insanin yaptiklarini bilip sehâdet edecektir. reformcularin A'rafi inkârlarina yol açmistir. kötü ise veremeyecegi inanci yayg indir. Her sey bu dünyada gibidir. tenasüh anlayisi. Zerdüst Dini. Yahudilikte ayri bir âlem. Hesap-kitap sonucu bazilarinin amel defteri sagindan. dünya nimetlerini te rke yol açmistir. hastalik. görev Hz. mü'min degilse veya günahlari agir geldiyse Cehennem'e düser. Kur'ân-i Kerîm'de hem yeni din hem de dinin dayandigi "tevhid . ne sicak. orada ikinci muhakemeye kadar kalir. Gaybi kjmse bilemez. Isa'ya verilmistir. Sirat Köprüsü'nü geçi e'nnet'e gider. bazilarinin da solundan veril ecektir. kiyametle ilgi li olani Israfil'dir. Cehennem 7 tabakadir. Hiristiyanlik'ta iki muhakeme vardir: Ilki. affedilebilir. Dinlerde âhiretle ilgili inançlarda Hint dinleri arasinda âlemi sonsuz görüp tenasuha inanm ak.son siralanan dinlerde yoktur. Orta çagdaki "Papalik Endülüjans Beratlari". yazici melekler denir). günahi kadar Cehennem'de kalir. Bunun tek isti snasi "IslânV'dir. Hint dinlerindeki.) Cennet 8. Hiristiyanlik ve Islâm'da öldükten sonra ceza-mükâfat. O. Bunlara. ruhbanliga. Cennet. Her ölenin. Hiristiyanlik'ta her sey âhirete göredir. asiri bir züht hayatina. Herkes. iyi ise basi nda yapilan telkini isitip sorulara cevap verecegi. ahi-rete bakis bakimindan dig er iki ilâhî dinden ayrilmaktadir. Cennet-Cehenneme yer ve rmek bakimindan benzerlikler vardir.. "mülk kimin" diye soracak ve yine bu sorunun cev abini kendi verecektir. Gözler. kabir sorgulamasiyle karsilasacagi. mahser. Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir. çalisma ve ibadet yoktur. Bu dinlerde ruh. hesap-kitap vardir. küçük günahlarinin kefaretini ç er. Hiristiyanlik'ta. Çin-Japon dinlerinde ölümden sonra sadece ruhun yasadigini kabul etmek. Islâm. bu. Günahkâr ola n mü'min. eger mü'min ise. Ilâhî adalet tecelli edece k. "Kirâmen Kâtibîn". Islâm Dini'nde kiyametin küçük ve büyük alâmetleri vardir. Ancak a'rafdaki azap muvakkat. suçlar. Dünya âhiretin tarlasidir. Burada beden-siz bir durumda olmalarina ragmen bedenî azap çektikleri seklinde k uvvetli bir kanaat hakimdir. kötüler cehenneme gidip orada ebedî kalacaklardir. âhiret yakindir. Kisi için çalismak esastir. Islâm. Cennet ve Cehennem.Dinler Arasinda Islâm ve Farklari Dinlerin adlari. suçlular ortaya çikacak. cezasini çeker. Islâm'd a âhiret muhakemesini Yüce Allah yürütür. sonra Cennet'e gider (A'raf inanci farklidir. yapt igi zerre kadar hayrin ve serrin karsiligini görecektir. Kiyamet sonunda yeniden dirilme. bir bedenle sorumluluk altina girmistir. Öte dünya pek net degildir. ölür ölmez kisi yaptiklarindan mu hakeme edilir ve A'rafa gönderilir (A'raf'i kabul etmeyen Hiristiyan gruplari da v ardir). O rada ihtiyarlik. Isa'nin baskanliginda büyük genel muhakeme kurulacak ve sonund a iyiler cennete. [556] g. Isa'nin ikinci gelisinden sonra ba slayacak olan bin yillik devrenin basinda iyiler. dünyaya çevrilmistir. Islâm'da ruhbanlik yoktur." diye hayiflanmak vardir. A'raftaki "zayif ruhlari" affet me gayesiyle düzenlenmisse de bu tavir. Yahudilik. bu. sonunda ise kötüler yeniden dirilec ektir. Dünyadan nasip de unutulmayacaktir.n yillik devre inanci 5. burada onun ruhu beserî günahlarinin kefaretini ödeyecek.. Kiyamet de b ilinmeyen bes sey arasindadir (Mugayyebât-i Hamse). yüzyildan itibaren pek gözükmese de Protestanlar onu diriltmis lerdir). ne de soguk. Herkes ameline göre yerlestirili r. dikkat edilecek olursa o din kurucusu ve peygamberi veya dayandi gi uluhiyet tarafindan verilmemis. Hem bedenî hem de manevî zevkler ve bu arada en önemlisi rü'yet (Yüce Allah'i görme) cennetin nimetlerindendir. A'raf'da beserî günahlarini itiraf e tmemis olmaktan suçlu bulunmayan ölü ruhlari. sonradan onlara atfedilmistir. Cehennem' de ates azabi (soguk olani da vardir) ve en kötüsü Cen nefte ki I eri görüp "keske toprak olsaydik da. Insanlarin tek tek ölümüyle ilgili melek Azrail. Bu alâmetlerden sonra ansizin kiya kopacaktir. bahçeli-kösklü bir mekândir. En sonunda Yüce Allah. Zira "Din gününün sahibi" O'dur. Hiristiyan inanisina göre ölen kimse ilk muhakemesi sonunda A'rafda kalacak. Daha sonra Hz. altindan irmaklar akan. ebedîdir.

sadece mevcut ibareyi birkaç kelime ilâve ederek ferdî ikrar haline getirmekten ibarettir). . Günümüzde mevcut kutsa l metinler arasinda çok nüshasi bulunmayan. B u durumda iki önemli eskatolojik odak göze çarpmaktadir: 1. Islâm'da Allah'in sifatlarinin Peygamberinkiyle karist irilmamis olmasi dikkatten kaçmamaktadir. dinin özünde. çesitli tabakalardan çikmislardir. kutsal metnind e bulunmayip sonradan belirlenmistir. akla ve bilime daha çok yer verir. Bir dini din yapan bu çok önemli ka vramin bazi dinlerde pek belirgin olmadigi. Buddizm 'in getirdigi tenasüh ve kozmoloji genisletti ve böylece bir mahallî eskatoloji olustu . bazilarininki de bu sinirlardan tasmis. Belirtilen dinleri n kutsal kitaplari (Japonlannkine kutsal vekayiname denilebilir). genel olarak ya yetim-babasiz veya baba ocagini terketmis kimselerdir. Islâm'da melek. Dinlerden inanç sistemi bulunanlarinda bu sistem (kredo). bir dinin geleceginin ve degerinin garantisidir. Bu dinlerden bazilari ihtida kabul eder. monist bir karakter gösterdigi görülmektedir. Ancak kutsal metinlerle llgili'vahiy* Inanci. Sadece bir devirde degil. Muhammed ümmî olmakla müstesnadir. emanet (emin. genel olarak bir kabîle. Monoteist olan dinlerde bile tanri ka vraminin bir üçlem içinde açiklanmaya çalisilmasi. Kur'ân'in hacmi. nefse hâkimiyet. bazi dinlerde ise politeist. Batili müstesrikler (Oryentalistler). farkli noktalar da açikça görülür. Islâm'da "âmentü". fazîlet. Kur'ân'in muhtevasiyle diger kutsal kitaplarinki karsilastirilira. diger bir anlatimla vahyin nasil anlasildigina baglidir. ruh dâim" inanci ki karma ve tenasüh bu inancin iki önemli karakterist igidir. Asagi yukari hepsinin tahsili vardir. Kur'ân. peygamberler için ismet (masumluk. güvenilir o lmak) ve feta-net (zeki. peygamberle tanrinin birbirine karistirilmasi. ayni zamanda Yüce Allah'in kulu ve elçisi olarak kalmis. Kur'ân 'dir. Kutsal metin. tevhidi bildirmek). teblig (kendisine vahyolunani. dinlerin adlari Islâm disinda dinin ana o toritesinin Ötesindeki bir kaynakdan geldigi. peygamber ve Tanri'nin sifatlarinin birbirine karistirmamis olmasi dikkat çekmektedir. maddeden feragat esastir. M uhammed'dir. Kur'ân ve Hadîslere dayanir. Hindistan'a ve Önasya'ya göre farkli görüntüler arzeder Çin'de ve Japonya'da öldükten sonra ruhun varligini sürdürmesiyle sinirli inanci. diger ülkelere.Hint "âlem kadîm. kendi âhiret inançlarini gittikleri yerlere tasidilar. hattâ Katolikler Papa'ya da vahiy geldigine inanirlar. sidk (dogru luk). teblig. açik ve herkesin anlayabilecegi makul bir anlatima kavusmust ur. Peyga mberler arasinda bir ayrim yapilmaz. Hepsinde ahlâk. çesitli devirlerde yasamislardir. uyanik olmak) gibi ortak nitelikler kabul edilir. Hiristiyanlar Incil yazar larina da. Islâm'da. Peygamber ve din kuruculari. asli üzere günümüze intikal etmis tek kutsal kitaptir. dikkat çekecek kadar matluba uygundur. Bunun tek istisnasi Hz. Diger evrensel dinler de. Hz. hatta bütün dünyaya yayilmistir. yani elimizde tek nüshasi olan kitap. millet veya k isiye bagliligi ifade ettigi görülmektedir. bazilari da etmez. Yine Islam bu konuda istisna teskil etmekt edir. Getirdikleri nizamin devlet s istemi haline geldigini hayatlarinda pek görmemislerdir. Bunlardan bazilarinin getirdigi nizam sadece kendi ülkesinin sinirlari içi nde kalmis. önce bu din için "Muhammedanizm" kelimesini kullanirken. Bununla beraber bu husus biraz da vahiyden ne anlasildigina. tak va. Yasayan dinlerin kurucu veya peygamberleri ya Önasya ya Çin veya Hindistan'da yasami slardir. Bu sahs iyetler. "Islâm" adina alismislardir. Hadiste alti maddesiyle aynen geçer (I mâm-i Â'zamin yaptigi. günah islememek). tanrilastir ilmamistir. Tekrarlarsak. Kur'ân en iyi korunmus. sadece bir sosyal siniftan degil. O.caddesi"nin genel adi olarak kullanilmistir. Islâm' da Tanri kavrami sade. heme n hemen bütün yasayan dinlerde yaygindir. bazi benzer noktalar yaninda. Mese lâ Islâm'da vahiy sadece Peygamberle ilgili bir konu iken. hem çok hacimli v eya nüshali hem de sayica çoktur. ancak bazilarinin bazilarindan daha faziletl i olduguna inanilir. panteis t. sonra hatalarini anlamis. Dinlerde tanri kavrami çok karmasik bir görüntü arzeder. Dinlerde âhiret inançlari Uzakdoguya. sifatlar konusunda hataya düsülmesi yaninda.

her hangi bir dinin mensubudur ve mensubu bulundukl ari dinin hükümlerini yerine getirme gayretindedir. inanilan. insanin Allah'a karsi kulluk görevini yerine getirmesi de[559].H. Geçmiste . Ak seki de. tevhid dininin kalintilari olarak degerlendirilmekte. suç ve bedeni ferdî kilarak. baglanilan "Yüce Varlik" ile insanlar aras inda manevî yakinlasmayi saglayan çesitli ibadet sekillerinin bulunmasidir. Kulun inandigi ve baglandigi Yüce Varlik'a. ibadetlerin yapilabilec bir yeri ortaya çikarmistir. "Ben. siginma ve yardim dileme duygusu içinde yaratilmistir. Yasayan dinlerin bazisinda ibadet yeri bulunmamak bazisinda bazi ibadetler mabede bagli kilinmakta. Bu dinlerdeki ibadetler. Dünyadaki insanlarin büyük çogunlugu. kemiyet ve keyfiyet bakimindan farkli olsa da gaye ve anlam bakimindan birbirine yakindir. itaat ve saygi arzusu. Hiristiyanligin da ikincisine talip oimasiyle tek standartli kalmisti Islâm bu iki kefeyi dengede tutmakla kalmamis . zayifligini farkeden insan. lan dinde. Bütün dinlerde dikkati çeken husus. ayni görevleri yerine getirme gayreti içinde bulunmaktad ir. her dönemde kulun kul oldugunu idrak edip Alla h'a karsi "kulluk borcu"nu yetine getirmeye çalistigini ortaya koymaktadir. Zâri yât Suresinin 56'inci Ayeti'nde Allah. ki Önasya ilâhî dinlerinin eskatolojisi: Önasya dinlerinde dünya-ahiret dengesi. Cinleri ve insanlari ancak bana ibade t etsinler (kulluk etsinler) diye yarattim". 2. Ibadet. insanin Tanri'nin teveccühünü kazanmak için yaptigi fiildi r. Saint Jean Da-mascen'e göre "Ruhun Tanri'ya dogru yükselmesi" veya "Tann'dan uygun olan seylerin istenmesi"dir. Yaratici'ya ulastiran bir köprüdür. samimî olarak O'ndan yardim talep etmek için kurmaya çalistigi man evî bir irtibat halidir. [557] B. ibadeti. müsrik lerin putlara tapinmasi ve dua etmesi de ibadet olarak belirtilmektedir[560]. Bu eks ikligini. yani Allah'a baglanmak ve teslim olmak ihtiyacini kavramistir.ve arkeolojik kazilar. eksikligini tamamlamak. varoldugundan bu tarafa. Genel olarak ibadet konusunda çesitli tarifler yapilmaktadir. "Allah'a saygi ve ta'zim göstermektir"[561] seklinde tarif etmek tedir. Bundan dolayi insan. bazi dinlere ve bunlara bagli olarak da Tanri veya Tanrilara. Çünkü insan her ne kadar yeryüzürtün halifesi kilmmissa da.2in r. eylemdit". daha kuvvetliye.Allah'a tapinma. inançtan sonra ibâdet gelmekte ve o dinin inanç esaslarina uygun olarak yer getirilmektedir. ibadet. Ibadetlerin yerine getirilme arzusu. Allah'a karsi kulluk borcun u yerine getirmesi. Bunlardan birkaçi söyledi r: Ibadet. lütuf ve nimetlerini isteme ve bu nimetlere sükretme arzusu. ihtiyaç. Hiristiyan ilâhiyatçi Saint -Augustin'e göre. Inanmakla da kalmamis. ilkel kabilesinden gelismisine kadar bütün toplumlardaki ve dinlerdeki " ilk dinin". Yahudilig ilkine. Yüce Varliga inanagelmistir.oldugu gibi bu gün de Insan. "Her millete takip edebilecekleri bir ibadet yolu kildik" buyurmaktadir.DINLERDE IBADET VE MABED KONUSUNDA BIR KARSILASTIRMA Her ine egi ta.[558] Kur'ân-i Kerîm'de. Ibadet. Tektanrili dinle . diger i evrensel din. sekil. Hac Suresinin 67'inci Ayetinde de. yaratili sinin bir geregi olarak. yasayan dinler in Inanç ve ibadetlerdeki anlam yakinliklari buna baglanmaktadir. inandiklarina uygun olarak bazi davranislari ile bunu göst ermeye ve kul oldugunu Isbatlamaya Çalismistir. " Tanri'ya dogru sevgi dolu bir gayret". hamliktan tamliga ulasmak istemistir. bazisinda bir mabedde yapi ibadet ferdî yapilandan üstün görülmekte ve cemaatle yapilmasi tesvik edilmektedir. Insanoglu.Allah' in iyilik. Tarihî eserler. Zaten A. Ibadeti o lmayan din yoktur. Ibadett e iki husus vardir: 1. daha mükemmele. Yaratici ile diyalog. Dinin temel unsurlarindan olan ibadet. Dinler Tarihi alaninda yapilan son arastirmalardan elde edilen benzer bulgular. Hiristiyanlik ve Buddizm'den ayrilmistir. Yüce Var liga.

Yine Ilk dinin Tevhid dini oldugunu. "tevh id" dinidir. seytandan kaçinip Allah'a kul luk etmelerini elçileri vasitasiyla teblig ettigini[563]. "Hak Din"e. fakat insanlarin çogunun bunu bilmediklerini[569] Kur'an açiklamaktadi r. belirli bir sarta bjagli degildir. Bu namaz. ön /hazirlik yapildiktan sonra niyet ile baslar ve belirli bir disiplin/içerisinde sartlarinin yerine getirilmesiyle ifâ edilir.DINLERDE IBADET a. Sonra insanlar çogaldikça. Islâm ile din müessesesinin ikmâl edildigini. dua.rde insan Tanri karsisinda korku. dil için dua ve tesbih. Mecburî ol/an namaz yaninda duada serbe stlik vardir. oruç. kalp için husu' ve manevî bir ijezzettir. k iraat.Namaz Dua Namaz. bunlarin Islâm çizgis i üzerinde ceryan ettigini. "Hak Yol"a davet etm istir. Bu çerçeveyi tes bit ettikten sonra bir nevi fenomenoloji yapmaya. kelime olarak. Arapça "salât". Allah'in insanlara olan nimetinin tamamlandigini[567]. belli bir disiplin içinde. Tev-hid'den ve Hak Yol'dan ayrilmalar. akil için düsünme ve anlama. diger dinlerde de bunlari aramayi uygun bulduk. her dini kendi mantigi içinde degerlendirmek gerektigini hatirlatarak. Islâm'daki Namaz. Ilk insan ile din baslamistir. vaktin girmesiyle farz olur. son din olan Islâm'in. fenomenolojik bir yaklasimla m eseleye bakmaya. zekât ve haccin kastedildigin i göz önünde bulundurarak. inanç. Allah'tan baska seylere de tapmaya baslamis. kiyam. Hicretten iki yil kadar önce. Bu ke lime anlami yaninda "salat". Ancak. Böylece Hak Din. Islâm'daki ibadet sekillerini ve diger dinlerde bunlara yakin olanlari ortaya koymaya gayret ettik. böyle kilinan . umut ve baglilik içinde bulunmakta ve bunu da "ibadet" ile göstermektedir. elçi göndermedikçe azap etmeye cegini[564]. Islâm disindaki dinlerde. Salât kelimesi dua anlamina da gemektedir. Muhammed'In Miraç Muc izesi ile Müslümanlara günde bes vakit farz kilinan. du a. elçiler göndererek onlari uyarmis. Islâm'in. açikça anlatabilmeleri için her peygamberi kendi kavminin diliyle gönderdig ini[565] bildirmektedir. 1400 sene önce teblig ettigi hakikatleri teyid etmektedir. çok çesitl i tanrilara yönelmeler daha sonra olmus ve çesitli dinler ortaya çikmistir. secde. Allah. yakarma. dua. Kur'ân-i Kerim'in. Allah. magfiret. yer yer dogru yoldan uzaklasmis. Allah katinda dinin Islâm o ldugunu[568]. Kur'ân'da "Salât" kelimesi ile ifade edilmektedir. Allah'in gönderdigi peygamberler ve kitaplar ile akil ve irad e sahibi insanlara bildirilmistir. yasayan dinlerden bir kismini ele alarak mevcut ibadet tarzlari üz erinde kisaca durmaya çalistik. niyaz. Ilmî arastirmalarin varmis oldugu bu netice. Dua. rukia ve secde ile yerine getirilen özel bir ibâdet tarzini ifade etmektedir. Islâm'da ibadetle namaz. ilk "Islâm Dini" geleneginin tekâmül etmis sekli bulundugunu[566]. insanlara dogru ve egri yolu gösterdigini[562]. Islâm'a mahsus olan namaz. istigfar gibi anlamlara gelmektedir. aklin ve kalbin katildigi bir ameldir. zaman zaman. rüku. Çünkü Islâm'a göre insanligin ilk dini. bu nun üzerine Allah. namaz. namazin suurlu olarak ve husu içinde kilinmasini emretmis[571]. tevbe seklinde IJulun inandigi tanriya karsi görevlerini yerine getird igi bazi davranislar bulunmaktadir. rahmet. Ibadeti ele alirken. Hz. Muhammed'e kad ar bütün peygamberlerin ayni esaslari teblig ve telkin ettiklerini. [570] 1. Hz. beden için kiyam.

namazin "hayâsizliktan ve fenaliktan alikoydugunu"[572] belirtmistir. resmî bir du a olarak. Tevrat parçalarini okur. Mabed'e bagli olmayan ibadet merasimi. cemaatle ibâde t Sinagog'da (havra) 12 yasini bir ay igeçmis en az on kisinin bulunmasi ile yerin e getirilir. Allah.ibâdet evlerde. tarih boyunca kildiklari nam'az sudur diyebilmek zordur. Kur'ân. ögleden sonraki dua (tefil lat minhah). günlük isler baslamadan önce. vücutlarinin bazi kisimlarini yikarlar. Ibadette kadinlarla erkeklerin ayri olmasi gerekir ve kadinlar sadec e baslan örtülü olarak disaridan ibadeti seyredebilir. Yahudilerdeki namaza ve ondan kasde-dilen anlt^ ge|mektedir YahuCjj KUtsa| Kitabi'nda (Tanah) geleneksel ibadetler. sabah ve yatsi olmak üzere. dua ayininden öncö hazirlik yapar. günes battiktan sonra yapilmaktadir. Cemaat sesli bir sekilde. Muhammed'in risâletinden ve namazin farz kilinmasin dan önce. sehvetlerine uyduklarini[576]. Yahudi Kutsal Kitabi'n da namazi emreder. ilâve bir kurbanin sunul dugu "mussaf" duasi da dahil edilmektedir. Babi l Sürgünü'nden sonra ortaya çikmistir. yalniz Kipur gününde yapilmakta olan yillik ibâdet. Yahudiler. dua. dua bulunmaktadir. diger vakitlerden far kli olarak. Bunun için bütün yüzyillar boyunca kilinagelen namaz konusunda tek ve açik bir sekilden bahsetmek.Yahudilikte Ibâdet (Âyin. Isa'ya zekâtla birlikte emreditdigini haber vermektedir[575]. kendilerine namaz farz kilinan milletlerin sonraki nesillerinin namazi bi raktiklarini. Bugün mensubu olan dinlerde ibadet. Tevrat rulolarinin bohça lar içerisinden çikarilmasi ve haham tarafindan okunmasidir. Cumartesi (Sabat) Sinagog'ta yapilmakta olan haftalik. Dua ve ibâdet anlamina gelen Ibranice^ »-rephillah" kelimesi . günlük üç duaya. belirli yerlerde konusma. O'ndan korkun. Sabah duasi (tefillat sahrit). Hz. Tanah t^ ^abed'de gerçeklestirilen âyi nler çerçevesinde mezmurlar seklindedir. Bu. namaz ve dua Allah'a ya ^ma ves ilesi kabul edilmistir. M eryem'e[574] ve Hz. Kurbanlar ile ibadet arasinda bir bag bulunmakiadjr Kurbarii ibâd etin esasini teskil etmektedir. günün yarisi geçtikten sonra. -aksam duasi (tefillat arvit). Kur'ân-i Kerîm'de. ferdî ve cemaat halinde namazi sabah. dua atkisi (tallit) örtülmekte. mü'minleri Mescid-i Harâm'a girmekten a likoyan müsriklerin "Kabe'deki namazlarinin islik çalmak ve el çirpmaktan baska birsey olmadigini"[577] ortaya koymakta ve Müslümanlara su ihtari yapmaktadir: "Allah'a dönüp i taat edin. Mabed döneminde dindar Yahudiler.vakitte yerine getirmislerdir. Namazi dosdogru kilin 've sakin müsriklerden olmayin"[57 8]. günd e iki vakit namaz kildigi da bilinmektedir. (Yahudi likte takdis edilmis suya el daldirmak veya bilege kadar el yikamak abdest almak . Bes vakit namaz farz kilinmadan önce Hz. âyin. ögle ve aksam olmak üzere üç. Yahudilikte ibadet ferdî ve cemaat halinde yapilir. âyîn) ele alinacaktir: [579] aa. Dua): Yahudilikte namazin emredilmesi. Hz. Önemli an. Ibrahim'e ve soyundan gelenlere[573]. ögle ve aksam ya pilmakta olan günlük. hemen hemen kurbanJara h asredilmektedir. dua. yakarma seklind e ferdî veya cemaat halinde sesli veya sessiz olarak yerine getirilmektedir. sol paziya ve alina muska ' seklinde "Du a Kayisi" takilmaktadir. Tevrat okunurken basin b ir takke ile örtülmesi sarttir. Muhammed'in. hükümleri ve durumunda bir aciklik yoktur. Ferdî. bu özel likleriyle namazin önceki ümmetlere. Asagi da bu dinlerin bazilarinda ibadet (namaz. Sabah duasinda. Allah'in huzuruna çikmak için lüzumlu hazirliklari yapmakla emrolunduklarind an. Mecburî ibadet. Hz. gç^ jjjr hü^üm bulunmamakla beraber. Bugün de Yahudiler'de sabah.

Isa. XIX.. yeni dünyaya yönelme li. Yahudi ibadetinde belirli bir düzen ve disiplin yoktur. Isa'nin telkinleri menfî ve müsbet olmak üzere Iki sekildedir. eller uzatilmis.sayilir). Dua): Hiristiyanlikta ibâdet iki esasa dayanmaktadir: 1. âyin. Iznik Konsili'nde kabul edilen dua (namaz) konusunda zaman zaman degisiklik y aparak Katolik Hiristiyanlara bildirmistir. Ibadet. Yahudilik'te ibadet (âyin). Cemaat Sinagog'da dolasir. Hiristiyanlarin kurtuluslarinin temel dört noktasidir.Ibadet nitelik bakimindan hayati degistirici olacaktir (Ruh. Ancak. dua) konusundaki telkini. Isa'nin ibadet {âyin.Tanri. Tann'n . Onlara göre sinagog. 325 Iznik Konsili'nde kabul ve tesbit edilmistir. Ferisîler gibi ibâdet etmemek[581]. bas öne egilmis. yüzyildan sonra. Putperestler. "Amidah" duasindan sonra üç adim geri giderek saga sola egilir (Yahudiler'in cografî dagilimlarina göre farkli âyi n ve törenleri olmustur). Hz . diger dillerde dua edilmesini kabul etmektedir. Ileri gelen kiliseler de . vaftiz olmak). Ayaklar bitisik.Tann'nin iradesinde birlesme. Isa'nin ibâdet ettigi. orada. konusma dilinde ve dualarda Ibr anîceye sadik kalinmistir. Bu du a seklinde olan namaz. Dua eden. dua). Kutsal Ruh'un öncülügünde olabilecektir). 2. daha sonr a ortaya çikan protestanlar da kendilerine göre degisiklikler yapmislardir. [580] ab. Hiristiyanlikta dua. sükür ve ta'zim esnasinda rükû'a varir ve "besmele" çekerek kalkar. birbiriyle konusur. gönül Allah'a baglanmis olarak dua edilir. Hiristiyanlikta mevcut ibadet (âyin) su özellikleri ihtiva etmektedir: 1. Yom Kipur'da bütün vücut yikanir. ancak Kutsal Ruh'un öncülügünde lebilecektir (Kurtulus. Dua sirasinda Kudüs'e dönülür. ayaklar bitisik olarak ve ayakta olur. Islâm'da camide husu ve belirli bir disiplin içinde yapila n ibadete benzemez.Hiristiyanlikta Âyin (Namaz. Özel âyin elbiseleri giyilir. 2. gerçeklestiri Bu dört husus.Hz. onu odaya kapanarak ve giz lilik içinde yapmak gerektigini[582] telkin etmistir. Hellenik diaspor ada dualar Grekçe yapilmistir. Topraga el sürerek teyemmüm de vardir. alçak bir yerde. Misna. Vatik an.Hz. namaz k ildigi ve geceyi ibadetle geçirdikten sonra havarilerini seçtigi[583] tartisilan kon ulardir. kalben dua edilmesi yer almaktadir. Bundan dolayi buna "Amidah" (Ibranîce. kurban yolu ile). Okunanlari dinleyenler azdir. Tanri'da birlesmektir (Ekmek-Sarap âyini. bir mabedden daha çok bir toplant i yendir. 3. Dua konusunda da Hz. Dualari arasinda bazi Aramîce eski dualar bulunmasina ragmen. gözler de o dünyaya çevrilmelidir). Hiristiyan Kutsal Kitab'mda Isa tarafindan tavsiye edilmis dinî bir uygulama bulun maz. Isa'nin yasayan ibâdeti (âyin. 4. Ibadetin tek kaynagidir (Tanriya yönelmek.Ibadetin gayesi. buna "Mis-rah" (Dogu yönü) denilir. Yahudi ibâdet dili Ibr anîce'dir. ayakta durma) denilir.

yapacagi sabah ibadetine hazirlanir. Tanrisinin putunun ay aklarini yikar. dilekte bulunma. oturma ve ayakta durma da bu lunmaktadir. Bu sir. Sonunda veda edilir. Put. alnina koku sürülür. Mabedlerde yapilan ibadetler. Bundan dolayi çok sa yida tanri tasvirleri bulunmaktadir. top lu halde yapilan ibadeti ferdî yapilandan üstün görmüstür. Vücuduna su sepeler. genellikle. duruma göre. Önünde isiklar yakilir. Nefesini kontror eder. ayrica. Mabed vardi?. tevbe. Yillik Ibâdet (âyin): Noel. "Ekmek-Sarap" dagit ilarak ve dua edilerek bitirilmektedir. Fakat cemaatin buna uyma mecburiyeti yoktur. bayram ve özel günlerde bir kral gibi gezmeye çikarilir. Tanri ya varmanin ve O'nu tanimanin yolu da duadir. Bunun için. papaz nezaretinde yapilmaktadir. her man ve her sekilde yapilabilmektedir. tanrisini evindeki bir misafir olarak kabul eder. Put. Onun önünde tefekküre dalar. genelde öz ayni sayilmaktadir. Tanri'nin her yerde ki ibadeti gördügüne inanilmaktadir. rahiple cemaat arasinda konusma. büyülü sözler söyleme. tavassut. evdekinin biraz gelismis seklidir. ona hosgeldin der. Bir Hintli. günahlarin bagis lanmasi için dua ve Kitab-i Mukaddesken parçalar okuma seklindedir. Isa'nin sifatlari sayilirken. evde veya nehir kiyisinda . güzel kokulu bir agaç ve pirinç takdim eder. yaglanir. ibâdet. Put yikanir. özel âyin vardir ve buna Katolik Kilisede "Messe" (Mass) denilm ektedir. haftalik ve yilliktir. Bu haberle sme. Âyin. Âyin. Pazar ayininde (Messe). za HInduizm'e mensup olan biri. Bundan dolayi. Yüzünü do guya dönerek oturur.in Hiristiyanlara bir sirridir. kilisede. bir vaaz ve inanç tazeleme vardir. Tanri (P eder) ve Kutsal Ruh etrafinda dönmektedir. fakat cemaatle ibâdet yoktur. iklime ve haya t sartlarina göre ayarlanmaktadir. Zamani. elbise giydiri lir. Kilise. gündüz istirahate. yakarma. Günlük ibadet (âyin): Sabah ve aksam olmak üzere günde iki defa yapilmaktadir. Önüne yem meyve konulur. Puta ipten gerdanliklar ta kilir. Bu âyinler. çiçek ve yemek sunulur. Hz. Evlerde. Boru çalinarak dis aridakilere ibadetin basladigi bildirilir. diger günlerdekinden farkli olara k. övgü ve bilhassa tapinma sek de icra edilmektedir^ 4 Hinduizmde ibadet her yerde yapilabilmektedir. Mess âyininde. çiçek sunulur. Bugün Hiristiyanlikta. her yerde. Ibadet. Haftalik Ibâdet (âyin): Pazar günleri sabah ve aksam olmak üzere günde iki vakittir ve kil isede yapilmaktadir. arabalarla çekiler ek irmaklara götürülür ve törenle yikanir. Kiliselerde yapilan âyin. ferdîdir ve belirli bir sekle bagli degildir. [584] ac. Tanrisinin putuna y akarir. Tanri'ya varmak ve onu tanimaktir. gece uykuya bir akilir.Hinduizmde Ibadet (dua): Hinduizmde ibâdet. fener yakilarak etrafinda dolandirilir. tütsü verilir. Dua Isa merkez olmak üzere. Kutsal kitap o kunurken ayaga kalkilir. inandirici ve tutarli sözler vasitasiyle haberlesmedir. sabah safaktan önce kalkar. . cemaat (isteyen) diz çökmektedir. Pazar günü yapilan âyinin (Messe) özel bir yeri ve önemi vardir. Kiliseler arasinda uygulamada bazi farkliliklar buluns a da. tapinilan puta tahsis edilen bir oda veya köse bulunur. Ögle ve aksam yaptiklarini tekrarlar. mecburî olmasa da ibâd abah ve aksam. gün lük. Paskalya ve Haç Yortusu'dur. tanrisinin adini zikreder ve yikanir. kendisi ile tapindigi ta nri arasinda zihninin odaklastiracagi bir vasita aramaktadir. Brahmanlar gece nin sekizinci saatinde kutsal kitap okuyarak putu uyandirirlar. Hintli. kiliselerde cemaatle ve papaz nezaretinde yapilmaktadir.

ferdin evinde yapilacak cinsten dir. Onlar. Altin Mabedin havuzunda ibâdet kastiyle yika nilir. Kutsal kitaplari okumak da ferdî ibadettendir. rapihlerin ayda iki defa. bunlar gibi günlük belirli ibadetleri yerine getirir. [585] ad. sebze sunulmakta ve tefekküre dalmakla ibadet yerine getirilmektedir. nefsini frenl emeye çalisir. önlerinde ilâhiler söyler. yiyeceklerini sinirlar. üç dinî hüküm altinda t anir: 1. tütsü koyar. [587] af. Halk da. belirli hareketleri uygula r. tütsü. Buddizm'de tek ibadet. tapinaga (Pagoda) girdiginde. Ölüler yakilir. Tanrinin öfkesini gidermek için özel hediyeler de "kurban" ola rak sunulur. Bir Budist. temizlenir. Kisi bunlari sabah. meyve ve sebze sunarlar. Sükunet içinde kutsal sözleri durmadan tekrarlar. nebatî besinlerle beslenirler. Âyin ve ibadetleri basit bir duadan. kusluk ve aksam olmak üzere günde üç vakitte yapar.Sihizm'de Ibadet: Tek tanriya inanan Sinlerin ibadetleri basit ve sadedir. yaglar ve çiçeklerle süslerler. Buda'nin heykeline ta'zimde bulunmaktadir. bir nevi abdest almaktan (yikanmak) ve Amrits ar'a "hac" için gitmekten ibarettir. Buddist'in evinde Budda'nin heykeli bul unmaktadir. Tirtankaralar ile ilgili ilâhîler söyler. tapinmaya baslamadan önce büyük bir hazirlik yapar: yikanir. Yapilmasi gereken ibadetler. külleri Ganj nehrine dökülür. aybasi ve ayin ondördüncü günlerindeki "Oruç günü" bir araya gelip yaptiklari" alenî ve resmî itiraf "dir. Caynistler. Budist için üç sey önemlidir. Tanrilara sunulan her türlü takdime "kurb an" olarak kabul edilir.Buddizm'de Ibadet (dua) : Buddizm'de "Yüce Varliga" karsi belirli bir ibâdet ve dua söz konusu degildir. Putlarin önlerine lamba. tefekküre dalar ve tövbede bulunur. . Yakllamayanlar Ganj'a birakilir. Rahip ve rahibeler kutsal yazilan okuyarak. Hinduizmde ibadet eden kimse. özellikle dinine bagli olan.Hinduizmde ibadette kurban önemli yer tutar. yikar. ruh ve bedenlerini terbiye ederek vakit geçi rirler. "Ahimsa Prensibi"ni siki bir sek ilde yerine getirir. meyve. Budda'nin hatiralari ve Budda'nin altin da ilhama kavustugu Bodhi Agaci. [586] ae. Dindar bir sinin günlük ibadeti. Budda'nin heykeli. Dinî ve içtimaî faaliyetlerin in merkezi Amritsar Altin Mabedi'dir. mabetlerinde bulun an heykelleri takdis eder. Budda ta nrilastirilmis ve ibâdet ona yöneltilmistir.Adi Grant'tan ve Gru Nanak'a ait pasajlardan ezber okumak. Budda'ya dua edilmekte ve ondan bazi se yler istenmektedir. Budda'nin putuna çiçek. hiç bir canliyi incitmemeye gayret eder. daha sonra manastirlara yerlesmislerdir.Caynizm'de Ibadet: Caynistlerin idaresi rahip ve rahibelerin elindedir. Önceleri gezici zahitler ol arak yasayan rahipler.

Namazda kul Rabbinin huzurunda oldugunun suurundadir. Namazin içindeki fa rzlar ise.Islâmdaki Namazin Diger Dinlerdekilere Göre Degerlendirilmesi: Namaz. Bütün bunlar. her sabah toplanip. hiçbir dinde Islâm'daki kadar belirli ve disi plinli degildir. niyetle baslar. Özel tören tem izligini yaptiktan sonra tapinaga giren. Bazi özel durumlarda bir nevi "gusül" de yapilir. Islâm'da ibadet suuru. Adi Grant'tan herhangi bir yer ok umak.Ailevî bir vecibe olarak. Yine hiçbir dinde ibadetten önce Islâmdaki ha-desten ve necasetten temizlenme kadar titiz bir hazirlik göze çarpmaz. diger dinlerle mukayese edilemeyecek bir sekild edir ve Islâm'a has bir ibâdettir. hem rükû hem de secde bulunur. Tahiyyat-Duasi'nda sehadet kelimesi yeraldigindan "Kelime -i Sehadet11. Çünkü Allah. Tek basina da cemaatle de. el çirparak tanrinin dikkatini çeker ve dua etmeye baslar. 103). namaz süresince devam eden farzlardir. agzini su ile çalkalamis ve özel âyin temizligin i yapmis olmasi gerekir.Sintoizm'de Ibadet (dua): Sintoizm'de ibadet. namazda. vakit vakit kilinan ve kulun Yüce Allah'in diva nina durarak O'nun rizasini aradigini isbat ettigi bir ibadettir. biri digerini takip eder. Islâmdaki namaz. nam az kilan maddî gelirini bir tarafa birakip namaza vakit ayirdigi için namazda bir çesi t "Zekât" da vardir. vakitleri belli bir farz olarak namazi bildirmistir (Bkz . 3. kilinmaktadir. Tanrilara ibadet. [588] ag. dua salonu önüne gelip sunacagini sunduktan sonra. dua ve kurbanlardan (bilhassa yemek kurbanlari) ibarettir.Oruç . okuma da /yer yer sessizlik de vardir. Günlük namaz disinda. Namaz kilan. Ibade t için tapinaga girecek bir Sintoistin. namaz kilan Ka'be'ye yöneldigi için namaz içinde sembolik bir "Hac". pirinç ve pirinç sarabi sunmakla yerine getirilir. Bu suur. Böylece namazda hem ayakta durma hem de oturma. [590] b. [589] ah. Nisa. Islâm'daki kadar ibadetin ana rüknü olmamistir. mü'min'in miracidir. ergenlik çagina gelmis akilli her kadin ve erkek üzerine farz olan bedenî b ir ibâdettir. Bütün bu özellikleriyle. yilda iki defa kilinan Bayram namazi ve vakte bagli olmayan Cenaze Namazi vardir. Vakit kavrami. namazda bir çesit "Oruç". Bunun için namaz. Hiçbir dinde niyet. Namazin disindaki farzlar. Ancak bunlardan biri veya birkaçi bulunabilir. dua etmek. Namaz dinin diregi. Bunun yaninda namazda. onun kalbini ve f tilerini nurlandirir. Namazin içinde Islâm'in sartlarini teskil ede n diger esaslar da bulunmaktadir. Ibadet. Hiçbir dindeki ibadette namazin 12 farzinin tamami bulunmaz. intikalî farzlardir. haftada bir kilinan Cuma Namazi. tapmak veya evde yapilmaktadir. niyeti takip eden baslangiç tekbiriyle bas lar.Mabede (gurdvvara) ibadet Için gitmek.2. bir sey yiyip içmedigi için.

Yahudi tarihinde öteden beri yaygin olan oruç çesitlerinden biri de bazi sahislarin tu ttugu oruçtur. Bunlar sadece. Hz . özellikle Yom Kippur'dan önce oruç tutar. bu konuda. Bazi Yahudi zümreleri a rasinda sene basinda oruç tutma gelenegi yaygindir. Yahudilerde oruç. fakat çogunluk tarafindan ilgi görmedigi için mecburî sayilmamistir. Levililer. Bunun yaninda Yahudi takviminde belirtilmis oruç günleri de vardir. Tarihte bilinen hemen hemen bütün dinlerde oruç var oimus ve mensuplarindan da tutmala ri istenmistir. Ancak bu oruçta. Bu or uçlar. nefislerin alçaltilmasi. siper ve kalkan olarak orucu her millete farz kil mistir. Ayrica. Diger tara ftan ayni amaçla bazi Yahudi zümrelerince tutulan oruçlar da vardir. Bunlardan baska halka agir gele n kanun ve emirleri protesto etmek veya ülkede yagmur yagmayip kitlik basgösterdigin de yalvarmak gayesiyle hahamlar tarafindan konulan ve tutulmasi emredilen oruçlar da vardir. Yahudilerin Kutsal Kita plarinda oruç. Bazi Talmud yorumculari. günahlari affettirmek veya bir musibet aninda Allah'in r ahmetini celbetmek gayesini tasimaktadir. ona azab edilmesi ve oruçlunun hiç bir Is yapmama si olarak belirtilir (Bkz. safagin sökmesinden ilk yildizin dogmasina kadar devam eder. Bazi küçük degisikliklerle bu çesit oruç sayisi 25 güne ulasmisti Yahudilerin ikâmet ettikleri çesitli ülkelere göre degisen mahallî oruçlari da vardir. O kimse ve orada buluriknlar ( bütün cemaat) 30 gün oruç tutmaya mecbur olur. Korkulu rüya gören kimsenin de arkasindan hemen oruç tutmas i gerekmektedir. XXIX/7). XVI/29-31. Yahudiler ve Hicazdaki Araplarin birçogunun tutageldikleri "Asure Orucu" vardi. Yahudilerin maruz kaldiklari diger felâketleri hatirlatmak için tut alan oruç günleri zamanla ötekilere ilâve edilmis. Taanit O rucu (topluluk orucu) koyabilir. Agustos. "Beyt ha-Kineset"te (Mabed'de Sinagog-Havra) Tevrat yere düserse haham (Rav) alir. Yahudilerin o ülkelerde çektikleri izdiraplari sembolize etmektedir. Keffa ret günü orucu ile Agustosun 9'una rastlayan oruçlar bir aksamdan ötekine kadar devam ed er.Kur'ân'da. Akli selim tarafindan açik olarak görülen faydalari ile fitrata uygun düstügü için olacak ki llah. Olur ki sakinirsiniz" (Bakara 183). Yahudiler . Yahudiler baska devletleri n hâkimiyetleri altinda yasarken bu oruçlarin mecburî. Taanit. nefse eza etmek demektir. kullarina rahmet. belirli ve alisilmis birçok bayramdan. Tebet aylarina ra stlayan) oruçlar bu çesittendir. ihsan. XXIV/26-28. Yalniz cemaat reisi (rav). Agustosun ilk 9 günü ile 17 Temmuz ve 10 Agustos arasindaki bâzi günler yalniz et yeme v e içki içme yasagini tasiyan kismî oruç günleridir. söyle buyurmaktadir: "Ey Inananlar! Sizden öncekilere oldugu gibi Or uç size de farz kilindi. Bu oruç ferdîdir. "Keff aret" orucu tutulmasi mecburî olan oruçtur. Buna "Cumhur (cemaat) Orucu" (Taanit Tsib ur) denir.Yahudilikte Oruç: Yahudilik. Mutad oruçlar için konulmus ayri bir hüküm ve gelenek yoktur. Musa tarafindan emredilmis "Keffaret" orucunu benimser. Babil esar etinde çekilen izdiraplari hatirlatan {Temmuz. bunun disinda mecburî olmadigi ka -naatindedirler. Meselâ. Allah. Sayilar. bazi kisilerin yasadiklari müstesna günler içindir. Tishril. mat em için degil. [591] ba. Hz. Bugün de mevcut dinlerin çogunda oruç veya perhiz seklinde bir ibâdet ye r almaktadir. bilgili ve söz sahibi olma sarti vardir. Muhammed Medine'ye geldiginde Yahudilerin Asure Orucunu tuttuklarini gördü. Bunun üz .

Bazi cemaatler (gruplar) hariç. II. KomInyondan (Ekmek-Sarap âyini) önce belirli bir süre kati besinler in yenilmesinin yasaklanmasidir. Oruç daha çok. Hinduizm mensuplarinin dua ve ibadetle geçirdikleri özel günleri vardir. Hz. Eklesiyas tik oruç (Le Jeûne Ecclesiastique). bütün Hinduist gruplarda yaygindir. Kur'ân. Ancak. Bununla beraber Tertulliyen. Vatikan Konsilinden sonraki degisiklikle.erine "Bu nedir?" diye Sordu. Eklesiyastik Oruç (Le Jeûne Ecclesiastique) : Bu oruç. Hz. Hiristiyanlikta orucun ülkelere göre degisen hüküm ve gelenekleri vardir. Bazilari yumurt a ve meyve yemekten kaçinir. [592] bb. Bugün Hiristiyanlikta iki çesit oruç vardir: Ökaristik (Le Jeûne Eucharistique). Onlarda orucun daha sert ve uzun dönemler i vardir. [593] bc. önceki milletlere de orucun farz kilindigini belirtmektedir. bazilari da bunlarin hiçbirini yemez. bazilari yalniz kuru ekmek yer. . "Ben. "Bu hayirli bir gündür. Tut ulmasi. bütün gece kutsal kitaplarini okuyarak ve tanriyi düsünerek vakit geçir irler. o günün orucunu tut tu ve tutulmasini da emretti. "Oruç Üzerine" basli kli eserinde havarilerden kalma mecburî bir oruçtan bahsetmektedir. KomInyondan 1 saat önce hiçbir sey yememe k ve 3 saat öncesinden alkol almamak seklinde icra edilmektedir. Protestanlar orucu reddederler. Bunlarda n Anglikan Kilisesi oruç günlerini tayin ve tesbit etmis. geride bazi prensipler biraktigi ve bu konuda kiliseye ser bestiyet tanidigi belirtilmektedir. Hz.Hinduizmde Oruç: Hinduizm'de nefis temizligi için senenin belirli günlerinde ve bayramlarda oruç tutulur . peygamberliginden önce 40 gün oruç tutmus ve bunun disinda Yahudilikteki "Keffaret" o rucunu da yerine getirmistir. Bu oruç. tarihî gelisimi içinde çesitli degisikliklere ugramistir. günümüzde. çok sayida besini yememe seklindedir (bir nevi perhizdir). sabah ve aksam da hafif yiyeceklerle yetinmek sek lindedir. Musa'ya sizden daha yakin ve lâyigim" buyurdu. Katolik kilisesinde 40 günlük perhiz dönemidir. Ramazan Orucu farz kilininca bu orucun üç gün olarak (birgün önce ve bir gün sonra olmak üzer ) tutulmasini tavsiye etti. Bu oruç. Bazilari hayvanî besinleri yemeyip nebatî besinleri yiyerek orucu gerçe klestirir. Allah'in Benî Israil'i (Israilog ullarini) düsmanlarindan kurtardigi gündür. oldukça hafifletilmis ve azalmistir. Kilise takvimine göre yilin belirli dönemlerinde yerine getirilen bir "Kef faret" (Tevbe) uygulamasidir. eskiden gecenin saat 12'sinden K ominyon zamanina kadar hiçbir sey almamak (yememek-içmemek) seklinde iken simdi. Isa döneminde ve Hiristiyanligin ilk yillarinda oruç çok takdir edilen bir ibadet seklidir. Hz. gündüz tek bir yemek almak. Ökaristiya'yi (Ekmek-Sarap âyinini) karsilamaktan d olayi "Ökaristik Oruç" diye adlandirilmistir. Ökaristik Oruç: Bu oruç. fakat takip ve tatbik edil ecek hükümleri oruçlunun vicdanina ve sorumluluguna birakmistir.Hiristiyanlikta Oruç: Hiristiyanlikta oruç. Ortodokslar oruçta eski gelenege baglidir. Isa. Bu ha l. bu orucu n mahiyeti ve sartlari hakkinda kesin bilgiye sahip degiliz. Isa'nin oruç konu sunda hükümler koymadigi. Bu günlerde çog unluk yemek yemez. Muhammed. Musa da bu günde oruç tutmustur" dediler.

Daha agir sartlar ve hükümler tasir. bütün ibadetlerde oldugu gibi. Bu keyfî durumlar orucun kiymet ve kuvvetini zayiflatmis.Bazi günlerde yalniz kadinlar oruç tutar ve "Tanrinin kadinlik sifatlarinin tecelligâh i" olan tanriçaya dua ederler. Orucun Istege birakilmasi insanlarin haddi asmalarina. baglayici hükü ler koyarak tam bir ibâdet disiplini haline sokamamis. Ayrica Caynistlerdeki "Ahims a Prensibi" yaygindir. sayilarini tayin etmekte . insanlarin keyfî tasarrufundan çikarmis. Hiçkimsenin. çok sayida besini yememe seklindedir. Yahudi Kutsal Kitabinda oruç nefsi alçaltma. Caynistler arka arkaya 40 gün oruç tutarlar. Kitap ve Sünnetle tesbit edilmistir.Islâm'da Oruç ve Diger Dinlerdekilerle Bir Mukayese Orucun en belirli ve en özel sekline Islâm'da rastlanmaktadir.[596] Islâm. [595] be. Islâm'daki orucun sartl ari. ugursuz ve karanlik bir çerçeveden kurtarip iyimserligin hakim oldu gu aydinlik ve sevinç verici. fe rt ve topluma en çok etkili bir hale sokmustur. misafir olsun oruçlunun hiçbir sey yapmayacagi belirtilmistir. Brahmanlarda oruç genis bir yer tutmakta ve uygulanmaktadir. hâlâ mahallî ay larin 11 ve 12'inci gülerifide oruç tutarlar. Islâm disindaki dinler. keyfî bir durum söz konusu degildi r. "And" denilir. Gayeleri de ruhanî (manevî). Brahmanlar. bir gida ile ruhu gidalandirmaktir. tamamen veya kismen yeme ve içmeden kesilme sekilerinden birini tercihte serbest birakilmistir. Bu oruç. 24 güne ulasmaktadir. Caynis tler hakli bir sebep için oruçia intihan kabul ederler. Yahudilikte matemin ve tarihî felâketlerin hat irasi olan orucu. Allah'a yaklasma vesilesi olan bir ibâdet kilmistir.orucu mecburî kilmis. bazilar i da yalniz bir kaç çesit yemekle veya tuzlu suyla yetinmektedir. Hint dinlerinde bu sekildeki uygulamalara rastlanmakta dir. oruç tutacaklari günleri seçmekte. Islâm'in yaptigi yeniliklerden biri de. bütün lüzumsuz kayit ve hükümleri kaldirarak orucu nefse iskence etmekten ve ceza olm aktan çikarmis. Bu günlere.Caynizmde Oruç: Caynistlerde oruç genis bir yer tutar. Bu günler nefsi temizlemeye ayrilmis günlerdir. Bu din mensuplarinin bazilari et. mukîm ol sun. hiçbir kurumun belirtilen hükümleri degistirme yetki ve selâhiyeti yoktur. bazilari ateste piseni yememekte. Bu prensibe göre hiçbir canliya zarar vermeme bir ibadettir. en kolay. Islâm. ona eziyet etme olarak yeralmis. Islâm akil balig olan her Müslüman için. sonu bayramli bir devreye dönüstürmesi ve umûma sâmil kilmasid ir. bu gele negi devam ettirenlere göre. oruç günlerini baslangiç ve sonuçlariyla belirlememis. Istisnalar bir tarafa. zamani ve hükümleri açiktir. oruçtan beklenen ahla kî fayda ve fonksiyonlarin kaybolmasina sebep olmustur. oruçtan bekleneni verememi stir. fitrata en uygun. Böylece tuttuklari orucun sayisi. istisnalar bir yana. Bu din mensuplari bazi yiyecekleri birakmak ve bazilarini tercih etmekle emrolunmuslardir. Birçok dinde insanlar. [594] bd. oruçta da köklü bir yenilik ve tamamlama getirmistir. Islâm. manevî faydalari en fazla içinde bulunduran. isi tamamen oluruna birakmi stir. orucu belirli bir disiplin ve kurala baglamis. insanin gücünün disinda ka . özel bir önem verildigi için.

Hiristiyanlar tarafindan hazirlanmis Fransizca bazi lügat ve ansiklopedilerde zekât karsiligi kelimeye ya rastlanmamakta veya "aumone legale: mecburî sadaka" keli mesi altinda sadece Islâm'daki zekat ele alinmaktadir. Yahudiler'den Allah'tan baskasina ibadet etmeyeceklerine. Yahudilere ve Hiristiyanlara zekât ve sadakanin emre dildigi. çok azi hariç. Bazi arastiricilar. yakinlara. [598] . namazi dosdogru kilip zekat vereceklerine dair söz aldigin i. Allah'a "Zorla almak" suçlamalarinda bulunmuslardir. [597] c. her mevsimde oruç tutmanin zevkini tadabilmistir. matematik he saplara. Altin ve gümüsü yigip da Allah yolunda harcamayanl ari elem verici bir azab ile müjdele" (Tevbe 34). 1/60'i diger dinî makam sahiplerine ayrildigini ve çok az mikt ari da Beyt-i Mukaddes1! (Beyt-Ha-Miktas-Süleyman Mabedi) ziyarete gelenlerin agir lanmalarina harcandigini belirtmektedirler. belirli bir mevsimde donup kalmasini gerektirmis. Hadîs ve Fikih kitaplarinda açik olarak belirtilmist ir. biz zenginleriz" (Al-i Imrân 181). günes aylariyla h esap edildigi için. hangi maldan ve ne kadar olduguna dair bir sey çi karilamaz. Yahudiler. All ah'a fakirlik isnad etmis. ( Onlari) Allah yolundan men ederler. Terim olarak. temizleme anlamina gelir. Hiristiyan Kilisesi. ancak onlarin buna uymadiklari yanasilmaktadir. bazen de "Allah'in eli b aglidir" (Maide 64) demislerdir. artma. Allah.. astronomik bilgilere ve bir takvimin yapilmasina ihtiyaç hissettirmistir. kendilerine vazifelerini hatirlatanlari. 1/10'u veraset yoluyla haham olan Harun soyundan kabul edilen Leviüle re taksim edildigini. Kur'ân-i Kerîm'de. san'atla. sahura kalkmayi. bazen de kovmuslardir. gece ve gündüz uyumayi. Islâm'da oruç hilâle baglanmis. Ancak ahlâkî ve ruhî yönelmelerden öteye geçmeyen genel mahiyette bazi tavsiyeler serpist irilmis olarak bulunur. Yahudi ve Hiristiyanlara bildirilen hükümleri n gerçegini de ortaya koymakta ve Müslümanlara su hususu hatirlatmaktadir: "Ey iman ed enler! Hahamlarin ve Rahiplerin çogu. kameri aylar esas alinmis ve bundan dolayi en az 45 y il yasayan ihsan. oruç günlerinde. Bugün Yahudilerde oldugu gibi Hiristiyanlarda da farz olan bir zekâta açik olarak rast lamak mümkün degildir. nefse eza verecek seylerle mükellef tutacak hükümler koymamis. Zekatin hem ibâdet olarak uhre vî yönü hem de sosyal ve iktisadî bir sistem olarak dünyevî bir yönü vardir. iftarda acele etmeyi sünnet kilmis. Kelime olarak zekât. Bakara. çogalma. üzerlerine farz kilinmis olan zekât ve sadakalarin verilmesini isteyenleri terslemis. Insanlar a iyi söz söyleyeceklerine. 83). Islâm'daki zekâtin bir benzerine hiçbir dinde rastlanmaz. Yahudi ve Hirist n Kutsal bitaplarinda Islâm'daki zekât benzeri mecburî bir ibadet listemi bulmak zordu r. insanlarin mallari batil sebeplerle yerler. Yukarida belirtilen âyetlerden. "G erçekten Allah fakirdir. Islâm disindaki dinlerin çogunda oruç. Kimlere. yüz çevirdiklerini beyan etmektedir (Bkz. Yahudilerde zekât mallarinin Beyt-i Mukaddes'in zekât sandigina verildigini. Kur'ân.Zekât Islâm'in bes sartindan biri olan zekât Kur'ân'da genel olarak. ticaretle ve faydali islerle ugrasmayi serbest birakmistir. yetimlere ve yoksullara iyilikte bulunacaklarina. namazla birlikte zikredi lir. Is lâm'da nisaba mâlik olan bir Müslümanin malinin belirli bir kismini fakirlere veya ihtiy aç sahiplerine vermesidir. sahurun geciktirilmesi ni müstahap saymis. a na babaya. istirahat etmeyi mubah addetmis. yemediklerini baskalariyla bölüsmeyi mensuplarina tavsiye etmekte ve bunu da herkesin vicdanina birakmaktadir. Halbuki Islâm'da Kur'ân.

körler. bunun için de bir takim sart lar ve hükümler konulmaktadir. Tarihin her döneminde. Pesarv (Mayasiz ekmek. temizleme Haccin insan hayatinda ayri bir yeri ve önemi var Hemen hemen her dinden Insanlarin gidip ziyaret ettigi "Mukaddes yerler" bulunmak tadir. Hac Suresi 34. çocuklar da ebe veynleri ile haccedebilmektedirler. 23 gün devamli toplanmakta ve bu ibadeti yerine getirmektedir.Yahudilikte Hac: Yahudilikte hac. Haham Meir ve Talmudik önemi olan diger yerler. ibadeti yerine getirecek he rkesin beraberinde Tanri'ya sunacagi bir takdime götürmesini gerekli kilmistir. Bunun Için ilâhî menseli dinlerdfen baslayarak dün yada mevcut olan dinlerdeki "Hac" ibadetine göz atmak uygun olacaktir. Zaten Allah. ibadet mahiyetinde kurban kesmeyi mesru kildik". akil ve beden hasta liklari olanlar hariç. Bunun yaninda insan. Hac olayi. her zaman. her Yahudiye farzdir. duyulan bu yerlere dogru yolculuk yapildiginin izin antropolojinin temel konularindan biridir. Süleyman Ma'beti'nin "Bati Duvan"nin karsisinda. arzularini yöneltecegi ve gözüyle görebilecegi bir sey aramaktadir. Dinî a tasimaktadir. bir kurtulus vasitasi. "Aglama Duvari" (Hakotel ha-Mavra vi) olarak görülmüs ve ziyaret edilmistir. Bu ziyarette büyük sayida kurbanlar kesilmekte ve derileri de karsiliksiz olarak hacilarin hizmetinde bulunanlara verilmektedir. meshur ofan kral peygamber ve veli kimselerin kabirlerinin ziyaret edilmesi de y aygindir: Sion Dagi'nda Hz. M eymonides'in mezari. Yahudiler. günah çika rma) bayramlarinda yapilmaktadir. geçmis topluluklarda da bu çesit toplanti ve iba detlerin bulundugunu göstermektedir..Hac Hac. Yahudi Kutsal Mabed'inin Romalilar tarafindan yakilip yikildiktan sonra (MS. Beyt-i Mukaddes'e (Bet ha Mikdas=Süleyman Mabedi) yapilmaktadir. her ümmete. Selahaddin Eyyûbî'nin Kudüs'ü fethetmesi ile Yahu er hac etme serbestligine kavusmus. Allah'a ve inandiklari kutsal varliklara ibadet etmek ve kurban kesmek için büyük t oplantilar yapmislardir.. "Biz. nasil oldugunu. as kini söndürebilecegi. Savvat (Gül Bayrami). [599] da. dir. birçok kadin kocalari.d. Ay ni sekilde günahlarini af-fettirebilmek. Hac. Bu yerlerin ziyaret edilmesi tesvik edilmekte. Bundan dolayi tarihin her döneminde insanla r. dinî mecburiyet veya mucize elde etmek gayesiyle kutsal bir yer e dogru gerçeklestirilen yolculuktur. Yahudilik. . Tarihî eserler ve arkeolojik kazilar. Mabed 'in yikilmasindan sonra geriye kalan Baü Duvari. 1492 yilinda Ispanya'dan Osmanli Imparatorlu guna siginan Yahudilerden hac için Kudüs'e gidenlerin sayisinda artislar olmustur. mesguliyeti de arzulamaktadir. zamanini.70 ). Insan. Kadin ve çocuklar hariç tutulmus olmasina ragmen. Hac. Karmel Dagi'nda Ilyas Magaralari. 17 Temmuz aksamindan 1 9 Agustos'a kadar. Bu hac. övgülü bir karakter vesilesi ve bir ibadet törenidir. Âyette bunu söyle belirtmektedi r. Fisih) ve Kipur (Kefaret. d in kardesleriyle ve manevî baglarla bagli bulundugu kimselerle bir araya gelebilec egi büyük toplantilara da ihtiyaç duymustur. hatalarini bagislattirabilmek için uzun ve yorucu bir isi. hükmünü ve k urallarini ortaya koymak oldukça zordur. daima ta'zim edecegi ve yaklasmak konusundaki istegini tatmin edecegi. dinî kd olarak hac. kadinlar. genel olarak. Tarih de ayni hususta bilgi sunmaktadir. büyük saygi e rastlanmaktadir. küçükler. bir müddet oraya bagli ibadetler yapilamamis ve kurbanlar sunulamamistir. Davud'un mezari. Eski dinlerin toplanti ve ibadetlerinin tam olarak.

Brindaban ve bilhassa iki bin tapinagin bulundugu Benares bunlardandir. Bu yerler.000 stupa vafdir). Ganj ve Jamna nehrinin kiyilari. Ancak bütün Budist gruplar "hacca" ayni önemi vermezler. panayirlar kurulur. Meselâ Tibet te: Lhosa. 2. 3. Bu dda'ya ait tapinmada önemli bir yer tutar. Hz. 4.Budda'ntn Nepaj&eki dogum yeri olan Lumbini. [601] dc. [602] dd. yeni yeni ve mahallî ziyar et yerleri ortaya çikmistir. Ayrica Budda'nin kutsal esyalarinin bulundugu stupalar ziyaret yerleridir (Rivay ete göre 84. Hz.Belirtilen bu yerlerin disinda Yahudilerin çesitli ülkelerde ziyaret ettikleri kabir ler ve mahallî ziyaret yerleri de bulunmaktadir. Samye.Buddizm'de Hac: Sadik Budistler için Budda'nin hayatinin geçtigi v© hatiralarini tasiyan yerlerkutsal ziyaret yerleridir: Budistlerin hac yerleri sunlardir: 1. Modh-Gaya. Bugün Hindistanda ise su yerlerdir: Ben ares yakininda Sarnath. Hima-laya'nin yüksek tep eleri. Bunun yaninda her Budist memlekette kutsal hac yerleri bulunmaktadir. Ajanta. Bu kutsal yerlerde bayramlar yapilir. Bu gelenek yerlesip yayginlastiktan sonra Roma'ya ziyaret hiç eksik olm amistir. Kudüs'ten sonra Roma'nin "hac" merkezi olmasi Petrus ve Pavlus'un mezarlarinin orada bulunmasindan kaynak lanmistir. Sanehi ve eski Stupalar. [603] . 4sS*nin yasadigi yerler ile Ku düs'ten sonra Roma en çok ziyaret edifertferlerden olmustur. Ganj da kutsal yerier-dendir. Tashilimpo. Hac gayesiyle Roma'ya böylece akin edilmesi "Bütün yollar Romaya çikar" atasözüne k nu olmustur. [600] db. Gaden. Günümüzde Hiristiyan hac yerlerinde bazi degisiklikler olmus.Hiristiyanlikta Hac: Hfrîstiygtnlikta.Hinduizmde Hac: Hindistanda ziyaret edilen yedi kutsal yer bulunmaktadir. "hac" sefe rleri Hindularin hayatinda önemli rol oynamaktadir. Isa'nin-yasadigi ve hatiralarinin bulundugu yerler ile ilk Hi ristiyan azizlerinin mezarlari hac yerleridir. Sera.Budda'nin altinda ilhama kavustugu Bodhi agaciyla Bodh Gaya.Budda'nin "nirvana"ya ulastiktan sonra ilk vaazini verdigi Benares yakinindaki Sarnath Geyik Parki. Isa'nin dogdugu Bethlehem (Be ytlahim) en büyük saygi gören "hac" yerlerinden bfridir. Bu kutsal yerlere yapilan ziyaretler.Budda'nin öldügü Uttar-prades sehri.

ilk ortaya çikip yayilmaya basladigi siralarda. Hz. oralari takdis etmeleri. onlarin duygu ve düsüncel erine hâkim olmus. [604] df. hayalde mücerretligi. Ibrahim'in hatirasini tasimaktadir. Biraraya gelmeler inananlardan birinin evinde veya müsait bir yerde olmustur. Tecrid-i-Sarîh Tercümesi. 11/367-381). irade ve niyette temizligi. Hz. takdis ve ta'zimde haddi asip sirke düsmüs ve Allah'tan baskalarina tapmalarina yol açmistir. ancak bunlar haccin rükünlerinden degi ldir. bazisi birkaç defa ve bazisi da. yüce bir varliga saygi göstermek için yapilmis önemli yapidir. Bu yerlerde dinî havaya bürünen bayramlar ve panayirlar yapilmaktadir. Muhammed. belirli bir toplanti yerine sahip olmamistir. Özel olarak. Dinî önderlerin orala rda hakîkata ulastigi. Yahudi ve Hiristiyanlardak i mezar ve türbelere tapinma fitnesinden ümmetini korumak istemesidir. Haccedilmege en lâyik yer de Beytuilah'dir (Kâ'b e). Ganj'la Jamna nehrinin b irlestigi yerde oldugu gibi.Islâm'da Hac ve Degerlendirme: Islâm'da hac. bu gibi asin davranis ve âdetlere karsi tep ki göstermis. Hindistanda Buddizm. kendi aralarinda toplanabilecekleri yer mes'elesini ortaya çikarmistir. Ziyaret yerlerine verdikleri önem. böyle âdetlerin ümmetine sirayet etmesinden endise duymus. Allah'dan baskasi iie alâkayi kesmeyi isteyen bir dindir. Bu endiseler son has taliginda bile onu mesgul etmistir. oniki yilda bir yapilmaktadir. Her din. Yahudi ve Hiristiyanlar hac ve ziyarette as iri gitmislerdir. Bu toplanti larin bazisi senede bir. Müslüman tarafindan mukaddes kabul edilip zi yaret edilen Medîne. kendi kabrinin her türlü sirk ve tapinmadan uzak kalmasi için gayret göstermistir. Diger din mensuplarinda oldugu gibi. genel olarak bir ulûhîyete. Bunun disinda. Ank. Muhammed. umûma sâmi . Caynizm ve Hinduizm'de mabetler ve mukaddes yerler çoktur. 1972. Hemen hemen bütün dinler.Caynizm'de Hac: Ziyaret edilen çok yer bulunmaktadir. Burasi ilâhî menseli üç dinde de kabul edilen Hz. düsüncede yüceligi. Yahudi ve Hiristiyanlarin peygamberlerinin. akla o dine inanan insanlarin yerine getirecegi görevler ve bu görevler in ifâ edilecegi mabedler gelmektedir.de. amel ve tatbi katta ihlasi. bazi ilâhlarin oralarda özel olarak tecellî ettigi inanci bulunma ktadir. Buhari. insanlarin biraraya gelip ibadet e decekleri. Ganj nehrinde yikanmanin da büyük bir fazilet sayildigidan kalabaliklar halinde buralarda toplanilmaktadir.DINLERDE MABED Kur'ân'in temiz elbiselerle girilmesini istedigi Mabed. Allah'a k arsi kulluk görevini yerine getirmek için insanlarin biraraya geldikleri yerdir. Din deyince. Kudüs gibi yerler de vardir. Mabed. [605] 2. bu y erlerin ugrunda katettikleri uzun ve mesakatli yolculuklar. Mekke'ye yapilmaktadir. Kutsal yerlerin büyük çogunlugu Ganj nehri kiyisinda bulundugundan. Zamanla mensuplarin sayisinda artis Olunca. Islâm. azizlerinin mezarlarini secde yeri yaptiklarini belirterek. Buna sebep de. Ora larin büyük serefe ve özel kutsalliga sahip olduguna inanilmaktadir. Orada açik âyetler vardir. kendi kabirinin tapilan bir yer yapilmamasi ni istemistir (Bkz.

Kutsal iki kitapla belirtilen bu mab edler. Hz. "Mescidim Aksa" Için1 kullanilmi stir[613]. Süleyman Mabedi'nin (Bet ha-Mikdas) yapilisi. bütün a Namaz zamani geldiginde namazin istir. Islâm'da cami ile esanlamda on. sonrakilere model . Her ma bed.. Mekke'nin dar sokaklarinda. Ibrahim'e. Hz. o dinin muhtevasina göre sekillenmekte. Muhammed. Ka'benin yüceligi. bütün peygamberlerce hürm et . mescid.[614] ibâdetgâhin mevcudiyetini" zarurî kilmistir. umumiyetle bazen Ka'be civarinda. Kur'ân'da. "Mescidu'l Haram"[612].Allah tarafindâti yapilmasi emredilen mabedler (Ka'be ve Yahudi Kutsal Kitabi'n dâki bilgilere göre Süleyman Mabedi). Islâmî hükümler. egi lmek. ajarnjara. ye bir araya.. Su âyette umûmî anlamda kullanilm istir: "Allah insanlarin bir kismini diger bir kismiyla savmamis olsaydi herhald e manastirlar. Cami. Ali ve en eski arkadaslariyle birlikte. ya bir toplanma yerV'Tanfinin bulundugu yer" fonksiyonunu icra etmekte. kiliseler.. Allah nazarind ile Allah'in huzurunda secdeye varmak her yerd dünyayi bir mescid olarak tanidigini belirtmis. Yeryüzünde ilk "mabed"in Hz.. mabedleri vardir.durmak. Tanrinin evinin istenilen se kilde bir "Mabed" olarak Hz. Süleyman tarafindan gerçeklestirildigi[610] görülmektedir. ya da sadece dinî liderlerin heykellerinin bulundugu yer. Ya'kub'a Allah için bir mezbah yapmayi emrettigi. Kur'ân." (Hac. Adem ile basladigi ileri sürülmekte. gelen. havralar ve içinde Allah ismi çokça anilan mescidler yikilip yok olurdu. 40). Peygamber. Mescit kelimesi. bazen kendi evinde. getirici" anlamindadir. gizlice namaz kilmaktaydi. "putevi" hüviyetin i' tasimaktadir. Ismail ile yüceltilmis[607]. Hz. bas egmek. Yahudi Kutsal Kitabi'nda (Tanah). Muham-med ile gerçeklesmisti r. Islâm'dan önce mukaddes bir türbe'de Taniya adanmis ve içinde Tann'ya dua edi len ibadet yerleri de "rheö-cid" ile ifade edilmistir. bunun yanin kilinmasini ve . Asagida bugün yeryüzünde mevcut olan dinlerden bazilarindaki mâbedlertiakkmda bilgi veri lecektir.olmustir. Y akub'un yaptigi yerin admi^el Beyte!" koydugu[609].Sonradan ortaya çikan mabedler.gören bu makam. Dünyada meshur olan. alni yere koymak" gibi. Allah'in Hz. Hz. Mekke'de. bu yerin "Allah' in evi" Kabe oldugunu belirtmektedir[606]. fazileti ve haccedilmesi disinda bir bilgiye rastlanma maktadir. Fakat Tanah'ta. ilk Müslüman cemaatin husûsî bir ibadet yeri yoktur.l yerler ortaya çikmistir.. O dinin mensuplari arttikça mabedler de çogalmis tir. Her dinin veya her toplumun kendine mahsus ibâdet yerleri. Hz."dik. boyu. [611] a. "bir yere toplayici. onlarin da bu emri yerine getirdikleri[608]. Muhammed.. Yeryüzündeki mabedleri iki kisma ayirabiliriz: 1. yüksekligi ve diger teferruat yeralmaktadir. yâ aslî görevin i/yani "Allah'in evi" vazif esini ifâ etmekte. Cami) Islârn'çJa ibadet yeri cami veya mesciddir.biç mescidde kilinmasini istem . eni. bir her yer birdir ve namaz vasitasi e mümkündür.Islâm'da Mabed (Mescit. Kur'ân'da. tek basina n amaz kilmistir. esas olarak.-. ^onunda putlardan tamamen temizlenerek asil gayesine hizmet etmesi Hz. Ibrahim ve Hz. bir mekân ismidir. 2.

daha baslangiçta. 586) dönüsü bedi" yeniden yapmis ve M. Müslümanlarin dinî ve siyasî meselelerini halletmistir. Islâm'in isareti ve o bölge nin Müslüman oldugunun delili olmustur. mü'minlerin. düsünürlerinin siirlerine. Bu mabed Yahudilerin gönlünde taht kurmustur. dualar yerine getiril mekte ve kutsal kitap okunmaktadir. havra) vücuda getirmislerdir. mecburî dualarini yerine getirmektedir. Mehmet Akif Ersoy da. kutsal kitaplarin okunmasi ve di nî emirlerin ögrenilmesi için Yahudi cemaatinin toplandigi yapiyi ifade eder. Müslümanlarin çogaldigi. Mabed. Müslüman olan toplum. Mabedler.Ö. Mü'minler i Allah'a itaate davet etmis. Sabbat günü ve günde üç defa olur. "Süleymaniyte'de Bayram Sabahi" siirinde. . bir Tanri ile bir ma'bed ayni övgüde birlesmistir. Böyle niabedlerin insasi dinî sevap vesilesi olmus ve hayirda yaris ba slamistir. Yahya Kemal. Sonralari bu mabed örnek alinarak. Medîne Mesc idi. Ahit Sandigini muhafaza edecekleri yer olarak büyük mabed modeli sinagoglar insa etmislerdir. Bati Duvari (Aglama Duvari) önünde geleneklerini sürdürmektedir."Sinagogda. Islâmi duygusunu camilere yan sitmis. yenileriyle takviye edilmis ve büyük camiler ortaya çikmistir.Mescid. Cami.S. Yillarca kendilerini mabedle bir ve ayni gören Yahudiler. Sinag . 70'de yakilip yikilip yok edilmesinden sonra. Sinagog (Beyt-ha Knesset). ibadetler. ibadet yeri olarak "Beyt-ha-Knesset" ( Sinagog. "Ulu mâbed. islemeleriyle. Toplanmal ar. seni ancak bu sabah anliyorum. Babil Sürgünü (M. namaz kilmak içi n. Hatta Türk sairlerinin. millî marslarina konu olmust ur. Bu sinagoglarda yapilan ibadetlerde kurbanlar yer a lmaz. cemaat halinde ibadöt için kullanilmistir. Yahudiler için Süleyman Mabedinde. Bu ilk mescidler. Ben de bir varisin olmakla bugün magrurum". Beyt-ha Mikcfas denilen Süleyman Mabedine bagli o larak yaptiklari ibadetleri (Kurban gibi) bir müddet yapamamislardir. 1.. . Zamanla millet. Yahudiler. Yahudilerin toplanma yeridir. Yahudilerin dinî merkezi olmustu r. Süleyman Mabedi'ni ziyaret etmekte. Tanrinin görünmez varligin bulundugu yerciir. peygamberlerin etrafinda toplandiklari yer olmustur. Islâm'daki camilerin umûmî sekline örnek olmus. Islâm'da ibadet yeri mescid ile baslamistir (Mescid-i Nebevî. T anrinin evidir. Tevrat özel bir dolapta saklanir. Kurbanlar ancak Kudüsteki Süleyman Mabedinde icra edilebilir. onu yeniden ihya etmenin ülküsü ile yasamislardir. Küba Mescidi). Cemaat arttikça mesc id. [615] b. ibadetle rini yerine getirecekleri. He r yil çok sayida Yahudi. cemaatin dinî ve siyasî merkezi haline gelmistir. Bu camiler. hep o nun hayaliyle. Kudüs Mabedi'nden uzakta kaldiklari sürece. Islâm'in yayildigi yerlerde. gittikleri yerlerde. yapi tarzlariyla oha verdigi önemi göstermis. ibadet yeri vasfi agirlik kazanmist ir. Buralarda. Peygamber orada. Ahd-i Atik'in (Tanah) sem-bojpj "Israil'in gerçek tanrisi". törende okunur ve dua edilir. ibadet yapilmasi. "Degmesin ma'bedimin gögsüne nâmahrem eli Bu ezanlar ki sahadetleri dinin temeli" diyerek mabede verilen önemi en iyi sekild e göstermislerdir. fethettigi yerl erde camileri vücuda getirmistir. mabedlerle bir ve ayni sayilir ha le gelmistir. Yahudilikte.Yahudilerde Mabed Yahudi'lerde mabed önemli bir yere sahiptir.

Sabah. Kilise. Kiliseler arasinda yapilan ibadetlerde bazi farklar bulunmaktadir.Hiristiyanlikta Mabed Hiristiyanlarin ibadet yerlerine. ona çiçek ve tütsü sunar. a ksam ve pazar günleri ibadet kiliselerde yapilmaktadir. Hiristiyanlarin ibadet ettigi yeri kasdet tigi gibi. Tanri'nin ev i kabul edilir. yikanir. kutsal yikanmaya elverisli. her yapilan mahallede muhakkak bir mabed (Bet-Ha-Knesset) vardi r. Hiristiyanlikta da ilk zamanlar bir mabed yoktur. meclis veya cemaat anlamina gelmektedir. Kilise. daha sonra muht esem kiliseler ortaya çikmistir. teskilat olarak. [616] c. Yahudilerin tek devleti olan Israil'in temelidir. irmaklara götürülür. [619] f. Katolik. mabed de vardir. evdekinin biraz gelismis seklidir. bir bakima dinî devletti r. Kilise. Mabedleri n yillik senlikleri vardir. Isa'n in manevî vekili kabul'edilmektedir. Bu mabedlerin yanin da. hem milletin hem de dinin odak noktasidir. Ortodoks.ogdaki tören son derece sadedir. Hiristiyanlar millî kültürlerinin temelinin kiliselerde atildigini kabul ederler. Kilise'nin hem bina he m de teskilat anlami var. 12 yasini bir ay geçmis 10 erkekle sinagogda ibadet yapilir. mabedlere Kilise denilir. Bu senliklerde putlar arabalarla çekilerek. Pagodalarda B udda'nin heykelleri bulunur. Mabedlerde ibadet. Anglikan gibi kiliseler var dir. putevi anlaminda "pagoda" kelimesiyle belirtilir.Hinduizmde Mabed Hinduizmde ibadet her yerde yapilabilir anlayisi olmakla beraber. Pagoda'ya giren bir Buddist. Budda'nin heykejine ta 'zimde buiunur. Ibadej. Hiristiyanlikta Kilise'nin fonksiyonu diger ibadet yerlerinden farklidir.Buddizmde Mabed Buddizmde mabed. Her üniversitenin de bir mabedi bulunmaktadir. Kilise. tev be ve benzeri ibadetlerin yapildigi yerdir. Israil. Tapinaksiz köy yoktur. Mabed. [6 17] d. Kasaba ve sehirlerde büyük mabedler vardir.Caynizmde Mabed . havuz bulunmaktadir. "Ruhban sinifini" da ifade etmektedir. "Kominyon Âyini". Hastanelerde. Kadinlar in yeri ya arkada ya perde yJBya kafesle kapatilmis yan taraflardadir. Bugün din. [618] e. Kadinlar ibadete katilamaz $e erkeklerle bir arada olamazlar. Islâmdaki cami disiplini Yahudi mabedlerinde yoktur. evieri müsait olanlarin evlerinde veya katakomp denilen yeralti mabedlerinde yapilirken. Halk sohbet için de buraya gelm ektedir. Bina olarak.

Buraya giren bir Sih. [5] Bkz. Ma'bedler tanrilarin mekâni olarak görülür. [621] h. [4] Prof. kiliç. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. sihlerin hayatinda önemli rol oynar. [622] -------------------------------------------------------------------------------[1] Prof. Dr. Kutsal Kitaptan pasajlarin okunmasindan ibar ettir. [3] Prof. Ocak Yayinlari. Ma'bedlerde ib adet edenlere ayrilmis salonlar vardir. Bakara 282. Islâmdaki ma'bed disiplini ve ma'bedi "Allah'in evi" kabul edip saygi gösterme anlay isi hiç bir dinde yoktur. pirinç ve p irinç sarabi sunmakla olur. sihlerin geçmis sikintilarini dile getiren ve m uzaffer olmasini isteyen dualari beraber okur. Prof. Günay Tümer. önlerine lamba ve tütsüler konulur. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Mabed islerini rahipler idare eder. Günay Tümer. mücevherli taç ve Amaterasu'nun heykeli bulunur. 2002: 1. Ankara.Sintoizmde Mabed Japoya'da 100. Buraya "haci" olmak için gidilir. Ocak Yayinlari.Caynist Mabedlerinde heykeller bulunmaktadir (Tirtankaralar). 2002: 1. Bji heykeller önünde i lâhiler söylenir. alnini yere daya r ve bir takdimede bulunur. Ocak Yayinlari. halk tarafindan idare edilir. yaglanir ve çiçeklerle süslenir. [2] Prof. [620] g. Ankara.Sihizmde Mabed Sihlerde dinî ve içtimaî faaliyetlerin merkezi Amritsar Altirî Mabe-di'dir.000 civarinda Ma'bed bulunmaktadir. Ibadette bir disiplin söz konusu degildir. borçlandiginizda. Dr. Bu he ykeller yikanir. Bunun yaninda g urdvvara denilen mahallî mabedleri de vardir. papazla cemaat ar asinda konusmalarin cereyan ettigi. Prof. Hiristiyanlarda da kiliseler bir toplanti. 2002: 4-5. Bunlarin en önemlisi Ise'deki Am aterasu adina yapilmis olanidir. Tanrilara tapinma. Dr. Kutsal kitap lari bu mabedde muhafaza edilir. . onlara meyve ve sebze sunulur. diger dinlerde de genelde tanri heykellerine hizmet sunma yeri. Ankara. Ankara. Dr. Mabedlerde genellikle ayna. Dr. hemen Kutsal Kitab'a kadar ilerler. Bunlar. Abdurrahman Küçük. Dr. Nisa 11-12: (Ey inananlar ! Birbirinize belirli bir süre için. Yahudilerde ma'bed. Mabeerde ki ibadetler rahipler taraf indan degil. Dr. Prof. Prof. Gurdvvara'da yapilan ibadet. 2002: 1-3. dua okumak. sohbet yeridir. Dr. Abdurrahman Küçük. Cemaat. onu hemen yaziniz).

Ocak Yayinlari. Prof. Abdurrahman Küçük. Paris 1951. Gâfir 26. Prof.[6] Bkz. Nur 2. Abdurrahman Küçük. Ankara 1955. 2002: 5. Dr. Enfâl 39. Ocak Yayinlari. Dr. Ab durrahman Küçük. Schimmel. Dr. Dr. 194. Prof. 72 [14] Abdusselâm el-Eknî. 8 [28] Bkz. (Biz. 1-16 [17] Gazâlî. Dr. Ankara. Ankara. [23] Bkz. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Prof. [13] Seyyid Serif Cürcânî. Dr. el Milel ve'n-Nihal. Günay Tümer. Istanbul 1943. [24] Prof. Beyrut 1975. 2002: 5-7 . Günay Tümer. A nkara. Dr. Dr. Günay Tümer. Tevbe 29. Ankara. 2002: 1112. 130. Tar ih-i Edyan. Yusuf 40 [8] Bkz. Tevbe 29-33 [7] Bkz. Prof. Ocak Yayinlari. [25] Prof. Dr. Dr. Prof. Abdurrahman Küçük. [12] Prof. En'am 161. Dr. [11] Prof. Wach. J. Ihyâu Uiûmi'd-Din. Dinler Tarihi ne Giris. Günay Tümer. Günay Tümer. Türk Devlet Gelenegi. G. Dr. Istanbul H. Islâm. Nasr 1 -3. Ocak Yayinlari. H. Paris 1951. IV/53 [18] Eimaiili Hamdi Yazir. [21] Bkz. Kessâfu Istilâhâti'l-Fünûn. 2002: 8. Âl-i Imrân 19. Kemal Edip Kür kçüoglu tarafindan hazirlanmis "Süley-maniye Vakfiyesi" Ankara 1962 isimli eserde Dinl er Tarihi ile ilgili sartlari bulamadik). Dr. [20] Prof. Ocak Yayinlari. 3 [22] Dinlerin çesitli sekilde tasnifleri için ayrica bkz. SemseddIn (Günaltay). A. Abdurrahman Küçük. [26] Sehristanî. Istanbul 1338 (1922). M. Dr. [27] Ebu'l Hasen Ali El-Hasenî en-Nedvî. Mensching. Misir 1967. 2002: 4-5 . [19] Prof. Günay Tümer. Günay Tümer. Beyrut 1968. Fetih 28. Ankara. 2002: 10-11. 2002: 1215. Sociology of Religion. 10-21. 2002: 10. Tevbe 36. Prof. Ocak Yayinlari. Dr. Dr. Nasr 2 [9] Bu konuda bkz. 130. Ocak Yayinlari. el-Erkânu'l-Erbeâ. 33. Aydin Taneri. Ankara. Sociologie Religieuse. Prof. Prof. Dr. Akseki. "Kitâbu'l-Fasl fi'l-Milel Ve'l-Ehvâi Ve'n-Nihal" ve Sehristanî. Abdurrahman Küçük. "e l-Milel ve'n-Nihal". Dr. Chicago 1951. [10] Prof. 2002: 1-4. Prof. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Ankara 1981. Ankara. 2002: 9-1 0. Dr. Kahire 1963. M/305 [16] Bkz. Ta'rifât. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Prof. Ocak Yayinlari. Saff 9. . Ankara. 26-36. Prof. 85. 1/11. Ankara. Hak Dini Kur'an Dili. Prof. Cevheretü't-Tevhid Serhi [15] Muhammed Ali el-Fârûkî et-Tahânevî. Abdurrahman Küçük. Ankara. Rum 43. 1253. Dr. Ibn Hazm. Günay Tümer.

daya nin" (Yunus 84). torunlarina. Dr. Ankara. Harun'a ve Süleyman'a vah yettlgimlz gibi. Dr. 2002: 1518. Günay Tümer. Ah med b. Ahzab 40 [47] Bkz. Peygamberlerin sayisi konusunda çesitli rivayetler va rdir. Abdurrahman Küçük. daha önceden müslüman olmus kimseleriz" (Kasas 53). [30] Prof. Ocak Yayinlari. Tarih-i Edyan. Dr. Prof. Günay Tümer. Ankara. [44] "Kendilerine apaçik anlatabilsin diye her peygamberi kendi kavminin dili ile gönderdik" (Ibrahim 4). Abdurrahman Küçük. Prof. Dr. Bunlardan en yaygin olani 124. 2002: 35- . Musa. O'na ihlas Ile teslim olmus Müslümanlarsaniz. Bakara 136. Ankara. Prof. Dr. Ankara. Bunlarin içinden 315'! resul'dur". eger siz gerçekten Allah'a Iman et tiyseniz. Yunus'a. Prof. Eyub'a. 2002: 18. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. Allah'a inandik. Dr. Isa'ya. Dr. Dr. Mâlde 46-48 [48] Hz. Isa'ya söyle demislerdi: "Biz Allah'in yardimcil ariyiz. [45] "Allah katinda din. Ocak Yayinlari. Hakikat biz. Dr. Dr. Abdurrahman Küçük. Ankara. Semseddin. 13-18 [32] Prof. [33] Prof.000'dir. Süphesiz ki bu. Ayrica bkz. ismail'e. Yakub'a. Islâm'dir" (Al-I Imrân 19) [46] Bkz. Ankara. artik ancak O'na güvenin. [36] Tîn Sûresi 4 [37] Rum Sûresi 30 [38] Fâtir Sûresi 24 [39] Nahl Sûresi 36 [40] Isrâ Sûresi 15 [41] Ra'd Sûresi 7 [42] Nisa Suresi 164-165. Prof. 2002: 2122. 2002: 2021. kavmine söyle demisti: "Ey kavmim. [49] Prof. Ankara. M. Abdurrahman Küçük. [31] Bunlarin disinda da Islâm Dünyasi'nda bazi çalismalar ve bu sahayla ilgilenenler o lmustur. Dr. Abdurrahman Küçük. Dr. Dr. Günay Tümer. [34] Prof. Hanbel'in "MÜsned"inde Ebû Umâme'den rivayet edilen bu hadis söyledir: "Enbiyânin s ayisi 124. Prof. [35] Prof. Günay Tümer.000 peygamber geldigini açiklayan hadistir. [43] "Nuh'a. Ocak Yayinlari. Ishak'a. Rabb imizden gelen bir haktir. Ibrahim'e. sana da vahyettik" (Nisa 163). Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Havariler de Hz. Günay Tümer. O'na teslim oldugumuza sahit ol" (AH Imrân 52). Bunlardan bazilari için bkz. Dr. ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiglmiz. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. (Ehf-i Ki taptan bir grup.[29] Prof. Kur'ân-i Kerîm isittikleri zaman) "Buna inandik. 2002: 2326. 2002: 2734. Ocak Yayinlari. Prof.

Dr. Dr. Bab 92. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Dr. Dr. Ilham Hazinesi. 2002: 5355. [54] Prof. Günay Tümer. Prof. Dr. Prof. [67] Prof. Prof. Tecrîd-i Sarîh Tercemesi. Prof. Prof. Dr. [71] Prof.8. [59] Prof. Ocak Yayinlari. 2002: 5253. 2002: 4752. Refik Özdek. Çe erdim. 2002: 6263. Abdurrahman Küçük. I/9). Günay Tümer. Prof. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Dr. Dr. Dr. Günay Tümer. s. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Dr. Abdurrahman Küçük. Redhouse Yayinevi. "Bozulan Türkçemiz". Ankara. [66] Prof. [57] Prof. 2002: 3839. Günay Tümer. Dr. Konfüçyüs. Ocak Yayinlari. Buhârî. [58] Tabu kelimesinin. 2002: 61. Ankara. Ahzâb 72. Ankara. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. 2002: 67. Bakara 30 [51] Bkz. 7. Prof. Tercüman Yay. 2002: 5556. Prof. [62] Prof. Hasr 21 [52] Bkz. Günay Tümer. Ankara. [68] Bkz. Ankara 1974. Tercüman Gazetesi. Istanbul 1990. Ankara. Ocak Yayinlari. Dr. Dr. Dr. Günay Tümer. 2002: 57. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Dr. Prof. Ankara. 2002: 4243. Ocak Yayinlari. Dr. Dr. Ankara. Prof. Ankara. Dr. "Taptiklari" anlaminda Türkçe Tabgu'dan geldigi ileri sürülmekted ir (Bkz. Robert Ernest Hume. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Dr. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Istanbul 1968. Ankara. Abdurrahman Küçük. 2002: 5961. [69] Faruk K. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. [61] Prof. Dr. Dr. Prof. Ocak Yayinlari. Ankara. Ankara. 2002: 4546. Prof. Ankara.38. [64] Prof. Timurtas. Prof. 2 Subat 1979. Prof. Ocak Yayinlari. Dr. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. [55] Prof. Günay Tümer. Prof. Dr. [65] Prof. [63] Prof. 2. Ankara. sf. Günay Tümer. Türklerin Altin Kitabi. IV/ 529 [53] Prof. 2002: 5759. Dr. Dr. Cenâiz. Dr. [70] Prof.56 Konfüçyüsçülük ile ilgili bilgilerin çogu için bkz.26. Dr. Abdurrahman Küçük.20. [50] Bkz. . Günay Tümer. Ankara. Dr. Ankara. Abdurrahman Küçük. [60] Prof. 2002: 6367. Dr. Dr. Konusmalar. Dr. Ocak Yayinlari. 2002: 47. Ankara. 2002: 3942. Ocak Yayinlari. [56] Prof. Dr. Prof. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük.

1/61 [86] Ismail Hami Danismend. Lâ ilahe illallah:Aliah' tan baska Tanri yoktur). Dr. "Tanri buyrugu". Dr. Prof. 1/57-61. Ocak Yayinlari. Ögel. Ankara. Traite d'Histoire des Religions. 311-312. [85] Bkz. Abdurrahman Küçük.Ankara 1978. Dr. Günay Tümer. Ankara. 79-82 . Ilâh kelimesinin çogulu "âlihe"dir. Allah lafzi. hem de bazi mahzurlar ortaya çikarir. Laotzu. Ocak Yayinlari. Anka-ra1979.[72] Prof. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. [77] Prof. Zeki Velidî Togan. (Istanbul 1982 (2. Dr. Eliade. Ankara. Haz. Dolayisiyla Allah için Tanri kelimesini kullanmakta bir ma zur görmediklerinden atalarimiz. burada Tanri kelimesinin kullanilmasi gerekeceginden mütercim hatalidir . Ankara. [84] Türkler. kendinden gayri tapinma k onusu edilmis seyler için "ilâh" kelimesini kullanir. Ankara. Türk Kültür Tarihine Giris. Çev. [78] Prof. Allah lafzina Esmâ-i Hüsnâ içinde Ism-i Azam olarak hürmet göste zikretmekle beraber. 2002: 7678. Prof. Dr. Türk Kültür Tarihine Giris. Taoizm. Mircea Eliade. Dr. Ocak Yayinlari. onlari yanyana yürütmüsler. Nahl. [80] Bahaeddin Ögel. Ankara. Oguz Destani. O'ndan artik Tanri yok" denilir. Ocak Yayinlari. Türk Kültürünü me Çaglari. Ocak Yayinlari. Ism-i Azam'dir. Ocak Yayinlari. Dr. (Mesela. Ögel. 2002: 7576. Prof. Prof. 2002: 7881. Allah'in da. karsi karsiya getirmemislerdir. Prof. [74] Prof. [81] Bkz. 22 vd). savaslarda "Allah Allah" diye düsmanlarina hücum edip son nefeslerinde " Allah" diyerek göz kapamak. Paris 1984 111/10-13. Eger sadece Allah k elimesi kullanilabilir. Dr. yeri geldikçe "Tanri dostu". Prof. [79] Prof. Abdurrahman Küçük. Prof. 163. Dr. Abdurrahman Küçük. Muhaddere Nabi Özerdim. Allah kelimesi çogul olm adigindan. Dr. Günay Tümer. hem Ku r'an'in tarzina uymaz. Ankara. 2002: 76. Mesela bir mütercimin çev irdigi romanin basligi "Allah'lar Susamisti" seklindedir. Baski). 2002: 6872. Allah kelimesinin çogulu yoktur. 2002: 6768. Tanri'nin da dilimizdeki yerini gös termesi bakimindan düsündürücüdür. Paris-1975. Günay Tümer. Dr. Bununla beraber Allah'in kendisi için "Ilâh" kelimesini kullandigi da olmustur : "I lâhuküm ilâhun vahidun : Ilâhiniz bir tek Ilâh'dir (tanri)" (Bakara. Ankara 1978 adli eser olmustur. 2002: 7274. Günay Tümer. [76] Prof. "Tanri Misafiri " de demislerdir. sahifeler arasi ve M. Dr. MI/ 65 ve Türkler'deki Gök Tanri hanci için ayrica 62 66. Günay Tümer. Allah'in Esmâ-i Hüsnâ'si vardir. [73] Taoizm'in Prensipleri basligi altinda verilen bilgilerde temel kaynak. Ancak mütercimin yaptigi bu hata. Günay Tümer. Dr. Dr. Dr. Abdurrahman Küçük. Histoire des Croyonces et des Ideas Religieuses. Ankara. kendisi için genellikle Allah. Tanri (ilâh) kelimesini kullanmayalim denilirse bu. [83] Prof. [75] Prof. baski). [82] Bkz. Konya 1978 (2. Ocak Yayinlari. Dr. Ocak Yayinlari. Prof. Türk Irki Niçin Müslüman Oldu. Günay Tümer. her iki kelimeyi de kullanmislar. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. Mevlid'de "Birdir Allah. Kur'ân-i Kerim'de Yüce Allah. B. 2002: 74.

Prof. Hindistan'da 250 milyon kut sal inek oldugu belirtiliyor. Günay Tümer. Dr. Prof. [88] Prof. Hindularin kendi ar alarinda da Sinlerle de olaylara sebep olmaktadir. Prof. Günay Tümer. [94] Prof. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. Ankara. (Ankara 1965). 2002: 101 -102. Dr. 2002: 8187. Prof. [95] Prof. Günay Tümer. Ocak Yayinlari.[87] Prof. 2002: 10 6-107. 2002: 10 3-106. Ocak Yayinlari. 2002: 9394. Dr. Ankara. Abdurrahman Küçük. 2002: 9496. A. Ankara. Prof. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Dr. Ankara. Dinler Tarihine Giris. . Ocak Yayinlari. Dr. Dr. 2002: 100 -101. 2002: 9799. Abdurrahman Küçük. Dr. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. [99] Hindistan'da bazen camiye girmis bir kutsal inegin çikarilmasi bile Müslümanlar la Hindular arasinda büyük olaylara yolaçmaktadir. "Bektasi Menakipnamelerinde Tenasüh". Prof. [90] Prof. Islâm ve Yahudi Mezhepleri. Günay Tümer. Günay Tümer. [97] Yasar Kutluay. Ocak Yayinlari. [100] Prof. Günay Tümer. Dr. Abdurrahman Küçük. [104] Prof. Prof. Dr. Dr. yillardir inegi asil konumuna getirmek için ugrasiyor. Günay Tümer. Dr. Inegi. Dr. Prof. Dr. Prof. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. 2002: 11 0. (Ankara 1982). Ocak Yayinlari. Dr. Dr. 2002: 10 8-109. 2002: 100 . Dr. Ankara. Abdurrahman Küçük. 218. Hint yönetimi. 2002: 8893. 252. Dr. Abdurrahman Küçük. Ankara. Prof. Ankara. [92] Prof. Dr. Ankara. Ocak Yayinlari. Prof. [101] Prof. Günay Tümer. Ankara. Ocak Yayinlari. 2002: 99100. Abdurrahman Küçük. 2002: 103 . Ocak Yayinlari. Milletlerarasi Folklor Kongresi Bildi rileri. Schimmei. Prof. [98] Prof. [91] Prof. Ocak Yayinlari. Ankara. Günay Tümer. Yasar Ocak. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Prof. IV/397-408. II. Hintlilerin anasi gibi görmeyi devam ettiren tarikatlar vardir. Dr. Abdurrahman Küçük. 2002 : 102-103. [103] Prof. Abdurrahman Küçük. Prof. (Ankara 19 55). Dr. Ankara. Abdurrahman Küçük. 2002: 9697. Ankara. Günay Tümer. Dr. Günay Tümer. Dr. [93] Prof. Ankara. Abdurrahman Küçük. Abdurrahman Küçük. [102] Prof. Abdurrahman Küçük. Dr. [96] Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Prof. Dr. Dr. A. 2002: 10 7-108. Ankara. Dr. [89] Prof. Günay Tümer. Prof. Abdurrahman Küçük. Dr. Ankara. fakat basarili olamiyor. Ocak Yayinlari. Dr. Abdurrahman Küçük. Dr. Dr. Günay Tümer. Bu ineklerin kesilmesi haberi. Ankara. Günay Tümer. Dr. Ankara. Dr.

Ocak Yayinlari. Dr. 2002: 11 3. Dr. Kur'an-i Kerim'e Göre Ehl-i Kitap ve Islam. Ocak Yayinlari. [121] Sinasi Gündüz. Ankara. Dr. Prof. Dr. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Dr. X/103-104. Abdurrahman Küçük. Prof. Ankara. 2002: 11 8-119. Günay Tümer. 69. 190-192. Prof. Günay Tümer. [116] Prof. Maide Sûresi. Prof. Dr. [110] Prof. Ocak Yayinlari. Günay Tümer.Ü. Ankara. Ismail Cerrahoglu. [111] Prof. Ankara.[105] Prof. 202-203. 1/125). Günay Tümer. [114] Hz. [119] Krs. [120] Bkz. Dr. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. 2002: 12 7-129. Günay Tümer. Ankara. Günay Tümer. Prof. [124] Prof. [113] Prof. Abdurrahman Küçük. 62. Prof. 17. Istanbul 1977. Dr. "Kur'an-i Kerim ve Sabiîler". Dr. Abdurrahman Küçük. [109] Prof. A. Dr. Inanç Esaslari ve Ibadetleri" (Ankara 1995) adli eseri olmus tur. 2002: 11 1. Günay Tümer. Hac Sûresi. [106] Prof. [112] Prof. 2002: 11 9-120. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Prof. Ankara. Prof. Son Gnostikler Sabiîler. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Ö. [118] Bkz. 2002: 12 5-127. Ankara. Muhammed'in dogdugu gün. Bakara Sûresi. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Dr. Dr. Ter. Ocak Yayinlari. Remzi Kaya. Abdurrahman Küçük. 2002: 12 2-125. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. [117] Sabiîlik konusunda basvurdugumuz ve yararlandigimiz ana kaynak Sinasi Gündüz'ün "S on Gnostikler Sabiîler. Prof. Dr. Günay Tümer. Için bkz. 2002: 12 0-122. Prof. Ankara. 17 8. Dr. Dr. Abdurrahman Küçük. A