P. 1
Abdurrahman Küçük - Dinler Tarihi

Abdurrahman Küçük - Dinler Tarihi

|Views: 1,827|Likes:
Yayınlayan: lifelines

More info:

Published by: lifelines on Mar 04, 2012
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as TXT, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

09/11/2013

pdf

text

original

Güney Tümer/ Abdurrahman Küçük

Ocak Yayinlari

DINLER TARIHI 8 Dördüncü Baskiya Önsöz 8 Önsöz 9 I. BÖLÜM DINLER TARIHINE GIRIS. 9 A. DIN VE TARIH KELIMELERININ INCELENMESI 9 1. Din. 9 a. Dinin Lügat ve Terim Anlami 9 aa. Islâm'da Din. 9 ab- Diger Dinlerde ve Dillerde Din. 10 b- Dinin Tarifi 11 ba. Dinler Tarihi Arastiricilarina Göre Din. 11 bb- Islâm Bilginlerine Göre Din. 12 2- Tarih. 12 B- DINLER TARIHININ TARIFI 13 C- DINLER TARIHININ KONUSU. 13 D- DINLER TARIHININ METODU. 14 E- DINLER TARIHININ DIGER BILIM DALLARIYLA ILGISI 14 F- DINLER TARIHININ ÖNEMI, LÜZUMU VE GELISMESI 15 1- Dinler Tarihinin Önemi ve Lüzumu. 15 2- Dinler Tarihinin Gelismesi 16 a- Islâm Âleminde Dinler Tarihi Çalismalari 16

b- Batida Dinler Tarihi Çalismalari 17 c- Ülkemizde Dinler Tarihi Çalismalari 17 I.- Bölümün Bibliyografyasi 18 II- BÖLÜM. 19 A- DININ KAYNAGI HAKKINDA DEGISIK GÖRÜSLER. 19 B- DININ KAYNAGINA ISLÂM'IN BAKISI 22 C- Din Duygusunun Kaynagi 23 D- INSAN IÇIN DININ LÜZUMU. 24 E- MONOTEIZM (TEKTANRICILIK) 25

II- Bölümün Bibliyografyasi 25 III. BÖLÜM. 26 ILKEL KABILE DINLERI 26 A- ILKEL KABÎLE DINLERI ILE ILGILI KAVRAMLAR. 26 B- YASAYAN ILKEL KABÎLE DINLERININ ÖZELLIKLERI 28 C- YASAYAN ILKEL KABILE DINLERINDEN ÖRNEKLER. 28 III- Bölümün Bibliyografyasi 29 IV. BÖLÜM. 29 MILLÎ DINLER. 29 A- KONFÜÇYÜSÇÜLÜK. 30 1- Konfüçyüs'ün Hayati (M.Ö. 551-479) 30 2- Konfüçyüsçülükte Kutsal Metinler 31 3- Konfüçyüsçülükte Tanri Inanci 31 4- Konfüçyüsçülükte Ahlâkî Prensipler 32 B- TAOIZM. 34 1- Lao-tzu'nun Hayati (Lao-tse, dogumu M.Ö. 604 veya 570) 34 2- Taoizmin Prensipleri 34 3- Lao-tzu'dan Sonra Taoizm.. 35 C- SINTOIZM. 36 1- Tanri Anlayisi 37 2- Kutsal Yazilar 37

3- Âyin ve Ibadet 37 D- GELENEKSEL TÜRK DINI 38 1- Geleneksel Türk Dinî Inançlari 39 2- Ibadetler ve Gelenekler 42 3- Kam.. 44 4- Ahlâk Anlayisi 44 E- HINDUIZM. 45 1- Kutsal Kitaplar 45 2- Kast Sistemi 46 3- Dinî Kavramlar 46 a- Tanri: 46 b- Hulul (avatara:enkarnasyon): 47 c- Karma: 47 d-Tenasüh (Ruhgöçü: Sanskritçesi Samsara; Bati Dillerinde Reinkarnasyon, Transmigrasyon... ): 47 e- Yoga: 48 4- Dinî Âyin, Ibadet Ve Gelenekler 48 F- CAYNIZM. 49 1- Mahavira'nin Hayati 49 2- Tanri Anlayisi, Mezhepleri ve Kutsal Kitaplari 50 3- Ahlâkî Prensipler,Kurtulus ve Hidâyet Doktrini 50 4- Âyin ve Ibadet 51 G- SIHIZM. 51 1- Nanak'in Hayati 51 2- Sihizmin Dogusu. 52 3- Nanak'tan Sonraki Durum.. 52 4- Sihlerin Inançlari, Âyinleri ve Ibadetleri 53 H- ZERDÜSTÎLIK. 54 1- Zerdüst'ün Hayati 54 2- Gathalar-Avesta. 54

3- Zerdüst'ün Getirdigi Dinî Prensipler 55 4- Zerdüst'ten Sonraki Dinî Hayat ve Mecusîlik. 55 5- Parsîlik ve Günümüzdeki Ates Kültü. 56 I- SABÎLIK. 57 1- Genel Bilgi 57

2- Kutsal Kitaplari ve Kitap Anlayisi 58 3- Inanç Esaslari 59 4- Ibadetleri ve Anlayislari 61 a- Vaftiz (Boy Abdesti) 61 b- Dua (Namaz) 62 c- Kurban. 62 d- Oruç 62 5- Kutsal Günler ve Bayramlar 63 6- Mabed ve Mabed Görevlileri 63 IV- Bölümün Bibliyografyasi 64 A- Konfüçyüsçülük. 64 B- Taoizm.. 64 C- Sintoizm.. 65 D- Geleneksel Türk Dini 65 E- Hinduizm.. 66 F- Caynizm.. 66 G- Sihizm.. 67 H- Zerdüstilik. 67 I- Sabiilik. 67 V- BÖLÜM. 68 BUDDIZM. 68 A- Budda'nin Hayati (M.Ö. 563-483) 68

B- Budda'nin Telkinleri/Buddizm'in Prensipleri 69 C- Budda, Ilk Buddistler ve Konsiller 70 D- Hindistan'da Mahayana'mn Dogmasi 72

E- Mahayana'nin Hindistan'daki Kollari 73 F- Hindistan Disinda Buddizm.. 73 G- Çin Buddizmi 73 H- Burma Buddizmi 75 I- Seylan Buddizmi 75 J- Tayland Buddizmi 76 K- Japon Buddizmi 76 L- Buddizm'de Sekiz Dilimli Yol 78 M- Buddizmde Kutsal Metinler 79 N- Budizm'de Inanç Esaslari 79 O- Buddizmde Inançla Ilgili Kavramlar 80 a- Tanri: 80 b- Karma ve Tenasüh: 81 c- Nirvana: 82 d- Metteyya: 82 Ö- Buddizmde Ibadet, Ma'bet ve Ahlâk. 82 V- Bölümün Bibliyografyasi 84 VI- BÖLÜM. 85 ILÂHI DINLER. 85 A- YAHUDILIK. 85 1- Genel Bilgi 85 a- Yahudi, Ibranî ve Israil Terimleri 86 b- Tevrat'a Göre Yahudiligin Tarihçesi 87 c- Kur'ân-i Kerîm'e Göre Yahudilik. 89 2- Hz. Musa ve On Emir 90 a- Tevrat'a Göre Hz. Musa. 90 b- On Emir 91 c- Kurana Göre Hz. Musa. 92 3- Tevrat ve Zebur 93 a- Tevrat (Tora) 93

b- Zebur 95 c- Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat ve Zebur 95 ca- Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat 95 cb- Kur'ân-i Kerîm'e Göre Zebur 96 d- Talmut 96 e- Yahudi Kutsal Kitabi'nin Yazilisi ve Muhtevasi Hakkindaki Görüsler 97

4- Yahudi Mezhepleri 97 a- Hiristiyanlik Öncesi Yahudi Mezhepleri 98

aa- Hasidîler (Ibr. Hasidim, Ing. Hasidaeans): 98 ab- Ferisîler (Perusim): 98 ac- Sadukîler (Sadukim): 98 ad- Essenîler (Issiyim): 99 Essenîler Ile Hiristiyanlik Arasindaki Iliski 99 ae- Zealotlar: 100 b- Ortaçag/Islâm Sonrasi Yahudi Mezhepleri 100 ba- Rabbanî Yahudilik: 100 bb- Karaîlik (Karaim): 100 bc- Iseviyye: 101 bd- Yudgâniyye ve Sazkaniyye: 101 c- Çagdas Yahudi Mezhepleri 101 ca- Ortodoks Yahudilik: 101 cb- Reformist Yahudilik: 102 cc- Muhafazakâr Yahudilik: 102 cd- Yeniden Yapilanmaci (Reconstructionist) Yahudilik: 103 d- Yahudi Dinine Uymakla Birlikte Yahudîler Tarafindan Yahudi Kabul Edilmeyen Sami rîler (Somronim) 103 Samirîlerin Inanç Esaslari 104 5- Yahudilikte; Inanç, ibadet, Dinî Gelenek ve Bayramlar 104 a- Inanç 104 b- Ibadet 106 c- Dinî Gelenek ve Bayramlar 107

Hz. Isa.Âyinler (Sakramentler) 123 6. 116 3.Cizvitler : 130 .Incillere Göre Hz.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hz.Ortodoks Mezhebi 125 c.Kutsal Ruh: 119 4.Inciller 119 a.Baba (Allah): 118 b. 121 b.Ermeni Kilisesi (Gregoryen Hiristiyanligi) 127 e. Isa.Kilise.Dört Incil 120 b.Ebiyonîtler: 129 eb.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hiristiyanlik.Genel Bilgi 109 a. 113 a. 110 c.Yeni Ahit'in Yazilisi ve Muhtevasi Hakkinda Görüsler 120 5. Isa. 109 1.Hiristiyanligin Tarihçesi 112 2.Ibadet ve Âyinler 122 ba.HIRISTIYANLIK.Diger Bazi Hiristiyan Mezhepleri ve Gruplari 128 ea.Katolik Mezhebi 124 b.Ogul (Isa Mesîh): 118 c.Maronîler : 130 ec.Teslis (Ekanim-i Selâse) 117 Teslisin Unsurlari: 118 a.Temel Hiristiyan Mezhepleri 124 a.B.Ibadet 122 bb.Kilise ve Âyinler 121 a.Protestan Mezhebi 125 db.Incillere Göre Hiristiyanlik. 113 b. 109 b.

141 f.Luteran Kiliseler : 131 ef. 138 b. 141 4.Baptistler : 131 ei.Iman ve Islâm.Presbiteryenler : 131 eh.Reforme Edilmis Kiliseler : 131 eg.Peygamberlere Iman. 135 1.Iman Esaslari 138 a. 140 d..Oruç 142 Inançlar 135 .Iman. 139 c. 138 c.Uniteryenler: 132 ek.Meleklere Iman.Kitaplara Iman.Ahirete Iman.Adventistler: 134 eo-Asopsiyonistler: 134 ep.ISLÂM.Kuveykirlar (Ûuakers): 132 el.Iman île Islâm Arasindaki Münasebet 138 3. 137 2.Mormonlar: 133 en.Namaz 142 b.Islâm'in Sartlari (Islam'daki Seklî Ibadetler) 142 a.Metodistler: 133 em.Allah'a Iman.Din olarak Islâm. 138 a. 140 e.Anglikan Kilisesi : 130 ee.Pentakostalistler (The Pentecostal Revival): 134 C.Kaza ve Kadere Iman..Islâm'in Dogusu ve Dogdugu Çevredeki b. 138 b.ed.Genel Bilgi 135 a.Islâm..

Islâm'in Diger Dinlerden Ayricaliklari 145 Altinci Bölümün Bibliyografyasi 146 A. 156 D.Bahaîlik.Yahudilik.Zekât 143 5. 154 a.Yehova Sahitliginin Tarihçesi 150 4. 143 6.Günümüzde Mooncular ve Türkiye.Islâm ve Diger Dinler 144 b.Islâm'in Özellikleri ve Diger Dinlerden Farkliliklari/Ayricaliklari 144 a.MOONCULUK.BABILIK VE BAHAÎLIK.Bahâîligin Temel Prensipleri 155 ba.c.Mesîhî Hareketler 149 3. 153 1.Amelî Esaslar 155 bc.Hiristiyanlik.Dogusu ve Gelismesi 157 2.Islâm'da Ahlâk.Moonculugun Görüs ve Düsünceleri 152 3.Bugünkü Durumu.Günümüzde Bahaîlik.. 152 C.Yehova Sahitlerinin Inançlari 150 B. 151 1.Hareketin Ortaya Çikisi ve Faaliyetleri 151 2. 153 2.Gulam Ahmed'in Iddialari ve Kadiyanîlerin Bazi Görüsleri 158 3. 147 C. 146 B.Bahâîligin Çikisi ve Gelismesi 154 b.Babîlik. 159 .Iman Esaslari 155 bb.Dünya Görüsleri 156 c.KADIYÂNÎLIK (AHMEDÎÜK) 157 1. 148 2.Hac 143 d.Islam.

Diger Diyalog Kurumlari ve Faaliyetleri 171 5.Okul ve Çesitli Tesisler Açma.Misyonerlerin Gayesi 162 3.BÖLÜM.Gerçek Anlamda Bir Diyalogda Aranmasi Gereken Prensipler 176 Sekizinci Bölümün Bibliyografyasi 176 A. 159 Yedinci Bölümün Bibliyografyasi 161 VIII.Diyalog Çalismalari (Hiristiyan-Müslüman Diyaloguna Genel Bir Bakis) 177 IX.Dînî Teskilatlar Kurma ve Yayin Yapma : 165 b.Dinlerin Inanç Sistemleri 179 Duyulan Endiseler 172 .Din Kurucusu/Peygamber 178 c. 162 MISYONERLIK FAALIYETLERI VE GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALARI 162 A.Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Diyalog Faaliyetleri 169 4.Misyonerlik Faaliyetleri 176 B.YIKICI CEREYANLARA KARSI TEDBIRLER. 177 A. 177 KARSILASTIRMALAR. 162 2.Maskeli Teskilâtlar Kurma : 165 5.Misyonerligin Tarihçesi 163 4.E.Din Adlari 178 b. Yardim Yapma : 165 c.Misyon-Misyoner-Misyonerlik.GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALALARI (HIRIS-TIYAN-MÜSLÜMAN DIYALOGUNA GENEL BIR BAKIS) 167 1. INANÇLA ILGILI BAZI NOKTALARDA.Misyonerlerin Çalisma Metodlari 165 a. BÖLÜM.MISYONERLIK FAALIYETLERI 162 1.Hiristiyanlarin Müslümanlara Yönelik Diyalog Çagrilarindan 6. KISA BIR KARSILAST IRMA 177 a.Bir Diyalog Kurumu Olarak Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Ortaya Çikis i 168 3.GÜNÜMÜZDE YASAYAN DINLER ARASINDA.Misyonerlerin Yetistirilmesi 167 B.Misyonerlikten Diyaloga Geçis 167 2.

181 f.Caynizmde Oruç: 191 be.Hiristiyanlikta Âyin (Namaz.Buddizm'de Ibadet (dua) : 188 ae.Dinlerde Kutsal Kitap/Metin.Yahudilikte Ibâdet (Âyin.Islâmdaki Namazin Diger Dinlerdekilere Göre Degerlendirilmesi: 189 b.Buddizm'de Hac: 193 de.Dinler Arasinda Islâm ve Farklari 184 B.Oruç 189 ba.d. 186 aa.Hinduizmde Ibadet (dua): 188 ad.Hac 192 da.Islâm'da Oruç ve Diger Dinlerdekilerle Bir Mukayese.Sintoizm'de Ibadet (dua): 189 ah.Dinlerde Tanri 180 e. 185 1. Dua): 187 ac.Islâm'da Hac ve Degerlendirme: 194 2.Yahudilikte Oruç: 190 bb. Dua): 186 ab.Yahudilikte Hac: 193 db. 191 c.Namaz Dua.Dinlerde Âhiret Anlayisi 182 g.DINLERDE IBADET.Zekât 192 d.Hinduizmde Hac: 193 dd. 194 . 186 a.DINLERDE MABED.Sihizm'de Ibadet: 189 ag.Hiristiyanlikta Oruç: 190 bc.Hinduizmde Oruç: 191 bd.DINLERDE IBADET VE MABED KONUSUNDA BIR KARSILASTIRMA.Caynizm'de Ibadet: 188 af.Hiristiyanlikta Hac: 193 dc.Caynizm'de Hac: 194 df.

Yahudilik'in de evrenselligi tartisilmaktadir. Herhangi bir dine mensup olma yanlar ile inanci bilinemeyenlerin orani genel nüfus içinde oldukça düsüktür. Bununla birlikte. Dinler Tarihi.Caynizmde Mabed. 'siâm ve Hiristiyanlik gibi. 195 c. Okuyucu kitlesi dikkate alindiginda bu yaklasim.Islâm'da Mabed (Mescit. 196 d. misyonerlik faaliyetleri ve karsilastirmalar yer almaktadir. misyon erligi benimsemekte. Bir din hakkinda karar vermek. farkli bi r yol izterimistir. Bu durum. Bu kitap.Buddizmde Mabed.Hiristiyanlikta Mabed. alisilan bir yol olmustur. ilâhî dinler arasinda sayilmamaktadir. dokuz bölümden olusmaktadir.Sintoizmde Mabed. Okuyucuyu alisilmis in disina çikarmak ve yeni tasniflere alistirmak zamanla mümkün olabilecektir. Ilâhî Dinler seklinde bir bölümlem .5 milyar civarinda insani n 6 milyardan fazlasi su veya bu dinin mensubudur. evrensel dinlerdendir. ki siye sahip oldugu inanç hakkinda oldugu kadar. 196 h. Kitapta. Cami) 195 b. dinler . Yasayan dinleri konu edinen bu kitap. dördüncü. din bilimleri ile ilgili genel bilgi ihtiva etmektedir. O. Yeryüzünde yasayan yaklasik 6. Son üç bölüfnde. Üçüncü. insa noglu için dinin ne kadar vazgeçilmez oldugunu ortaya koymaktadir. büyük sikinti olust urmaktadir. daha da önem kazanmaktadir. insanlarin birbiri hakkinda bilgi edinme yollar ve imkanlarini artirmistir.Hinduizmde Mabed. Buddizm. o dini dogru olarak bilmeye baglidir. günümüzde yasayan dinleri konu edinmekte ve onlarin tanitilmasini hedeflemekt edir. bir "din bilgini" için bu. Günümüz teknolojisi. Ilk iki bölüm. Millî Dinler. normal karsilanmalidir. baska dinden olanlardan taraftar edinmeye imkân tanimaktadir. yer yer bazi karsilastirmalara. Bölümleme y aparken Buddizm ile Yahudiligi belirlenen sems içine yerlestirmek. kitapta dinleri bölümlerken. Tarih boyunca oldugu gibi. Bundan dolayi.a. Dinleri tasnif etmek oldukça zordur. Çünkü Buddizm. Hem sahip oldugu dini bilmek hem de karsilastirma yapmak. DeskriptIf (nitelendirici) metoda uymayan baz i degerlendireler de buna baglanmalidir. Hele bir ilahiyatçi. Islâm dünyasinda gen&i olarak dinleri "ilâhî din" ve "üâhî olmayan din" seklinde tasnif ötmek. Islâm'a ve Türkiye'ye yönelik bazi faaliyetlere yer verilmistir. diger dinleri bilmeyle yakindan ilgilidir. sin retik (uzlastirmaci) dinî hareketler. diger dinler ve inanislar hakkinda da bilgi vermektedir. be inci ve altinci bölümler. dünyayi küçültmüs. 196 g. günümüzde de vazgeçilmezligini koruyan dinler hakkinda bilgi sahibi olmak her aydin için bir gereklilik olmustur. 196 e. 196 f.Sihizmde Mabed. 196 DINLER TARIHI Dördüncü Baskiya Önsöz Bu eser. bir din göre vlisi. yasayan dinler hakkinda bilgiler içermektedir.Yahudilerde Mabed. Ilkel Kabile Dinleri.

Islâm kisminda. .Dr. Aslinda genel bölümlemede cografi agirlikli tasnifin benimsenmesi ideald ir. Türklerd en az bir kesimin halâ bu inanislari yasattigi belirlendigi için. acil ihtiyaç oldugu gerekçesiyle. 1992 tarihli ikinci baskida yaptigimiz ekleme ve düzenlemelere ilâv eten ben. Böylece üçüncü baski. yazar soyadinin alfabetik sirasina göre . 22. Ön Asya Dinlen (veya Ortadogu Dinleri). Günay Tümer'i bir kez daha rahmetle aniyor. o konuyla i lgili. Kitapta az dipnot kullanma yolu benimsenmistir. zorunlu olar ak. Dr. beraberce yerine getirmemiz mümkün olamamistir. Türkçe ve yabanci kaynaklarin verilmesine özen gösterilmistir. din bilimleri hakkinda genel bilgi verildikten sonra dinlere geçilmistir. agabeyim Prof. Karsilastirilmali Dinler Tarihi için bir örnek olarak düsünülmüstür. Cografi tasnifte. tarihî dinlere yer verilmemistir. Bibliyografya da. dinler tarihi. Bundan dolayi ilk baskida verdigimiz sözü. Sadece bir iki bölümde. çogunlugu günümüzde yasayan bazi dinleri tanitma gayesiyle yazilmistir. Bunun için simdi varligini sürdüren bir dinin geçmisteki köklerine kisa bir temas disinda. Amerika Dinleri gibi bir bölümleme u ygun gözükmektedir. Çok az ve zorunlu dipnotlar hariç. genel dipnotlar bölüm sonuna kaydirilmistir. Kitapta ele alinan dinlerin bazilarinda mezheplere de temas edilmis. Buddizm. ilk baskiyi beraber yazdigimiz de gerli insan. Konularla ilgili bilgiler objektif olarak sunulmakla beraber. fazla dipnot kullanilmistir.2002 Prof. en az üç ciltlik genis bir D inler Tarihi yazacagimizi belirtmistik. Ilk iki bölümde din. Ancak. okuyucunun bildigi kabul edilerek. Ayrica önceki baskilarda "Eski Türk Inançlari" ba sligiyla yer alan konuyu da. Dr. Ancak. Kabile Dinlen Ilk siraya alinarak Uzakdogu Dinleri. ilk baskidaki sözümüzü kismen de olsa yerine getirmek için kitabi yeniden gözden g eçirmis. Dinler Tarihi'nin öneminin daha iyi anlasil digi günümüzdeki yeni gelismeleri de dikkate alarak. önceki baskilardan farkli bir duruma ge lmisti. Avrupa Dinleri. Son kisimlarda sinkretik dinî ha reketlere. heme n hemen her konuya bilgi ve kaynak eklemeleri yapmis. yer yer bazi deger lendirmelerden de kaçinilmamistir. Ankara. günümüzdeki gelismeler ve dokümanlar isiginda.geçirdigi elim bir trafik kazasi sonucu aramizdan ayrilmistir. okuyucuyu bilgilendirme ye yöneliktir. b askida katkisi olan herkese tesekkür ediyorum. "din tarifi" basta olmak üze re kendime ait bazi yaklasimlarimi da yansitarak üçüncü baskiyi yayina hazirlamistim.02. iyi bir Dinler Tarihçi olan meslektasim ve agabeyirn Prof. Abdurrahman KÜÇÜK[1] Önsöz Bu kitap. Daha fazla bilgi edinmek isteyenler için. 22 Agustos 1995 tarihinde. ancak fazla ayrintiya inümemistir. yine bölüm sonuna konulmustur. Bazi dinlerde ayrintiya girilmesi. "Geleneksel Türk Din i" basligiyla yerlestirmistim. baski hatalarini ve yanlis anlasilmalara yol açacak kisimlari düzeltmis. Günay Tüme r Bey. bu bölümlemede Buddizm'e yer verilmemis. Kur'ân'da zikredilen ve günümüzde mensuplari bulunan "Sabiiler" e ayri bir konu olarak ilâve etmistim. Kitabin özet seklinde olan 1988 yilindaki ilk baskisinda. dördüncü baskida yapmayi planladigim düzeltmele re ve ilâvelere firsat bulamadim.sadece genel bilgil er verme yolu benimsenmistir. Yayinci tarafindan. ayri bir bölüm olarak ele alinmistir.e yapilmis. misyonerlik faaliyetlerine ve karsilastirmalara yer verilmistir. 19 97'de yapilan üçüncü baskiya. genis bir Dinler Tarihi yazmaya çal isacagimi belirtmek isterim. çok kisa zaman içinde yeni bir bas ki yapilmasi gerektigi bildirildiginden. Son Bölüm'de. Dördüncü Baskiyi sunarken. yasayan dinlerin bazi hususlarda kars ilastirilmasi.

Burada ide al bir bölümlemenin cografî agirlikli olarak. tespit edilen semaya yerlestirilirken bu sikinti iyice hissedilir. dinî inançlardan yoksun bir topluma rastlanmamaktadir. Eksikler mutlaka vardir. bu kitabimizda da muhafaza ettik. Di pnotlar bölüm sonlarina konulmustur. din etrafinda. Din Din. Bilgiler objektif olarak sunulmakla beraber yery er bazi degerlendirmelerden de kaçinilmamistir. Az dipnot verilerek metin çalismasiyla konu edinilen dinlerin tanitilmasi düsünülmüstür. [4] . din için. Dr. Günay TÜMER-Prof. Buddizm'i a yri bir bölüm yapma disinda. bunlarin kisa bir degerlendirilmesini de içine almaktadir. bu kavramin anlasilmasina yardim edecektir. Bütün bunlar. daha sonra yazakcaklarimizda da ayni semayi devam ettirecegimiz anlamina gelmez. her bölümün sonunda verilmistir. fakat siniflamada onlar gibi ilâhî menseli dinlere dahil edilm emektedir.Dinleri bölümlere ayirmak gerçekten zordur. Uzakdogu Dinleri. [3] a. Önasya (veya Ortadogu) Dinleri seklinde ya pilabilecegine isaret etmek isteriz. insanla beraber varolmus. Prof. Bununla beraber baska çare de yoktur . Dr. Abdurrahman KÜÇÜK[2] I. Biz. Insanlik tarihinde çok önemli bir yeri bulunan "din"in kelime ve terim anlamlarinin verilmesi. Ancak bu bölümlemede Iran'dan Hindistan'a kendi cemaati ile göç etmis olan Parsîlik göze batacaktir. Bibliyografya. Kitabimizda ele alinan dinlerin mezheplerine temas edilmisse de bu hususta fazla ayrintiya inilmemistir. BÖLÜM DINLER TARIHINE GIRIS A. "Her sey. DIN VE TARIH KELIMELERININ INCELENMESI 1. Buddizm. En sonda yer verilen günümüzde yasayan dinleri bazi noktalardan karsilastirilmasi. Hint dinleri. Bunun yaninda felsefe. Hattâ Viktor Kuzin {Victor Cousin). Tarihî dinler isin içine girerse yine çözüm. Buddizm ile Yahudilik. Islâm ve Hiristiyanlik gibi evrensel bir dindir. Yazarlar. Bahattin ERGEZER'e ve emegi geçenlerin cümlesine tesekkür ederler. cografî n hareket edilerek bulunabilecektir. toplumu ayakta tutan temel esasla rin basinda "din"in geldigini ortaya koymaktadir. hukuk. Imam-Hat ip Meslek Liseleri için yazdigimiz "Dinler Tarihi" kitabindaki semayi. a hlâk gibi bazi insan ilimlerinin kaynaginin da din oldugu kabul edilmektedir. Yahudilik ise ilâhî dindir. Tarihî devrelerde oldugu kadar tarih öncesinde de insanoglunun bazi inançlara sahip olarak yasadigi. bu kitabin basimini g erçeklestiren Dr. Ancak bu. ilkel kabîle dinlerini ilk maddeye almak su retiyle. Söylenenler yasayan dinlere göredir. yapilan ilmî arastirmalardan anlasilmaktadir. bu eksiklikleri telâfi etmek üzere ayrica dipnott u üç ciltlik genis bir Dinler Tarihi yazacaklarini hatirlatir. yazar soyadinin alfabetik sirasina göre. insanla beraber varolmakta ve öyle görünüyor ki insanla b eraber varolacak bir kurumdur. Karsilastirmali Dinler Tarihi yönünde n malzemenin bir ölçüde sunulmasi kadar. ancak evrensel sayilmamaktadir. Dinin Lügat ve Terim Anlami Dinin lügat ve terim anlamini Islâm ve diger dinlerdeki sekliyle ele alacagiz. dinle teskil olun du" diyerek "din"in konusunu ve alanini daha da genisietmetedir. Insanlik tarihinde ne kadar gerilere gidilirse gid ilsin.

aa. Islâm'da Din

Arap dilindeki "din" kelimesinin kökü ile ilgili olarak çesitli görüsler ileri sürülmektedir. Bu kelimenin Arâmî-Ibranî bir kökten geldigi, Orta Iran'dan alindigi, Öz Arapça oldugu tarti silmakta, fakat kesin bir sonuca ulasilamamaktadir.

"Dâne-yedînu-dînen ve diyâneten" seklinde lügatlarda yer alan ve çogulu "edyân" olan bu kelim , su anlamlara gelmektedir: Ceza, mükâfat, hüküm, hesap, Itaat, boyunegme, ibâdet, âdet, hâl, "seriat", kanun, yol, mezhep, millet...

Bununla beraber borçlanma, ödünç alma anlamindaki "deyn" kelimesi de[5] "dâne-yedînu" kökünde elmektedir. Arap Dilinde "din" kökünden gelen kelimelerin ifade ettigi çesitli anlamlar asagidaki sekilde gruplandirilmakta ve örneklendirilmektedir:

"1- Ceza, mükâfat, hüküm, hesap: Bir Arap atasözünde "Kemâ tedînu tüdânu" (Ettigini bulursun; arsan onu görürsün) denilmektedir. Burada din kelimesi ceza, mükâfat, karsilik anlaminda k ullanilmaktadir. Fatiha Süresindeki "Mâliki yevmi'd-Dîn" (din gününün sahibi) Âyetinde de "di " kelimesi ceza, hesap anlamindadir. 2- Itaat, tâat, teslimiyet, hizmet, ibadet: Araplar arasinda itaat, b oyun egme anlaminda "Dintehum fedânu" (Onlara üstün geldin, onlar da itaat ettiler); h izmet anlaminda "Dinte'r recule" (Adama hizmet ettin) denilmektedir. Bakara Sure sinin 132. Âyeti'ndeki "Innallâhestafâ lekumu'd-Dine" (Allah sizin için din seçti) ifadesi nde "din" kelimesi; "seriat", tâat, boyun egme, ibadet anlamlarinda kullanilmistir. 3- Üstün gelme, hâkimiyet, zelil kilma, zorlama: Arap Dilinde "Dâne'n nâs" {Insanlar i itaate zorladi), "Dinte'l kavme" (Kavmi zelil kildin, köle edindin) gibi misalle rde "din"; itaate zorlama, zelil kilma anlamlarinda kullanilmistir. Nahl Sûresinin 52. Âyetinde "Ve lehû mâfi's-Semâvâti ve'l-ardi ve lehu'd-dînu vâsiben" (Göklerdekilerin ve dekiierin hepsi Allah'indir. Din, daima onundur) ifadesinde "din" kelimesi; hâkimiy et, itaat anlamindadir. Ayrica Arapça'da hâkim, kahhâr, idare eden, hesaba çeken, cezalandiran anlaminda "deyyân" k elimesi de kullanilmaktadir. (Lügatlarda bu kelimenin Allah'in ismi oldugu da kayd edilmektedir). Hz. Muhammed'e bir defasinda "Yâ seyyidin nâsi ve deyyâne'l-Arab" (Ey insanlarin efendisi ve arab'in hâkimi) seklinde hitap edilmistir.

4- Âdet, yol, kanun, "seriat", mîllet, mezhep: Araplar; "Mâzâle zâlike dînî ve deydenî " (Ben âdetim budur) demekle, din kelimesini "âdet" anlaminda kullanmis olmaktadir. Bir Ha diste, "Innehu Aleyhisselâm kâne alâ dîni kavmini" (Resûlüllah kavminin âdeti üzerinde idi) d lmektedir. Bu hadîsin "dîni kavmihi" ibaresinde geçen din kelimesiyle Hz. Ibrahim'den (a.s.) kalan tevhid, hac, nikâh, miras gibi hususlar yaninda, Hz. Muhammed'in (sas ) kavminin cömertlik, yigitlik gibi iyi örf ve âdetleri ifade edildigi, din ile kültür, örf ve âdetler arasinda ilgi bulundugu üzerinde durulmaktadir.

Yusuf Sûresinin 76. Âyetinde, "Mâ kâne liye'huze ehâhu fi dîni'l meliki" cümlesinde (Kralin d nine göre kardesini yaninda alikoymasi mümkün degildi), "din" kelimesi; "seriat", kanu n "yol" anlamindadir. En'am Sûresinin 161. Âyetinde, "Innenî hedânî rabbî ilâ siratin mus-tak n dînen kiyamen millete Ibrahîme hanîfen" (Bana gelince, Rab-bim, beni dogru bir yola iletti. Dogru dine, dosdogru bir tevhidçi olan Ibrahim'in milletine) ifadesinde "m illet"; din ve millet anlaminda kullanilmistir.

Kur'ân-i Kerim'de "din" kelimesinin geldigi kök ile ilgili kelimeler, yüzü askin âyette, y ukarida verilen dört grup anlami ifade ettikleri gibi, yer yer bu dört grup anlamin tamamini içinde bulunduran bir "nizam"i da belirtmektedir. Bu nizami belirtmek ve diger din kelimelerinden ayirmak üzere Kur'ân'da "dînu'l-hak" (hak din)[6], "Dinen kiy emen", "dînen kayyimen" (dosdogru din)[7], "dînullah" (Allah'in dini)[8] gibi deyiml er kullanilmaktadir. Bunun yaninda Kur'ân-i Kerîm'de "din" kelimesi, iki tarafi hedef alan anlamlari içinde bulundurmaktadir. Bu iki taraftan biri, Allah'a nisbetle, hâki m olma, itaati altina alma, hesaba çekme, cezalandirma; öteki de kula nisbetle,boyun egme, itaat etme, teslim olmadir. Bu iki taraf arasindaki münasebeti düzenleyen kan un, nizam, yol, dindir. Kur'ân-i Kerîm'de din terimi ile yüksek bir otoriteye boyun egme, o otoritenin emir ve yasaklarina uyma; bu emir ve yasaklara uygun yasadigi takdi rde mükâfat, aksi takdirde ceza görecegine inanma seklindeki bir hayat nizaminin kaste dildigi anlasilmaktadir.[9]

ab- Diger Dinlerde ve Dillerde Din Her toplumda "din" kavramini ifade etmek üzere ayri bir kelime kullanilmaktadir. Din kelimesi tarihî derinlik içinde Avesta'da "daena"; Pehlevî dilinde (Eski Farsça'da) " den", sonraki Farsça'da "din" gibi kelimelerle ifade edilmekte; yol, mezhep, âyin, üslûp , tarz gibi anlamlara gelmektedir. Bugün din kavrami, sadece "din" kelimesi ile kar silanmaktadir. Ibranîce'de önceleri ibadet, kurban ve dua islerini nitelendirmek üzere kullanilan "ab odath elohim" deyimi, ayni zamanda "din" kavramini da ifade etmekte idi. Din kavr amini belirtmek üzere, arasira psikolojik terimler olan "yir'ah" (korku, hasyet), " emanath" (iman) gibi kelimeler kullanilmistir. Ancak Kutsal Kitap sonrasi literatürün de "dath" kelimesi din için umûmî terim olmustur. Bu kelimenin Farsça "dâd"dan alindigi, E zra ve Ester kitaplarinda hüküm, emir, kanun anlaminda kullanildigi ileri sürülmektedir. Eski Yunanca'da din, korku ile karisik saygi anlamina gelen "thrioheya" kelimesi yle ifade edilmekte idi (bu kelime, örf, âdet anlamina gelir). Sözlüklerde, Türkçe'de kullanilan "din" kelimesinin Arapça'dan geldigi kaydedilmektedir. I slâm'dan önce Türklerin, din kavramini ifade etmek üzere, çesitli dönemlerde, "drm", "darm", "nom", "den" gibi kelimeler kullandiklari kaynaklarda yer almaktadir. Bunlardan "drm", "darm" din, akide anlaminda Sanskritçe "dharma"dan (Pali dilinde dhamma); " nom", din, inanç, kanun anlaminda, Sogdca'dan geçtigi anlasilmaktadir. Ancak tarihî de vreleri içinde Türk boylan ve devletlerinde din kavramini ifade etmek üzere hangi kelim elerin kullanildigini belirlemek güçtür. Bununla beraber Uygur Türkleri arasinda din ve m ezhebi ifade etmek üzere "din" kelimesinin kullanildigi görülmektedir. Arapça'daki "din" kelimesinin kaynagi olarak Orta Iran gösterilmektedir. Kisacasi Arapça, eski Iran ve eski Türkçe'deki din kelimesinin esas kaynagi konusunda kesin bir sonuca ulasilamamistir. Bati âlemi, felsefî, ilmî bazi hususlarda, Rönesans'tan sonra eski Yunan'dan etkilenmesi ne ragmen, "din" deyimini, eski Yunan'dan da, Hiristiyanligin içinden çiktigi Yahudi likten de almamis, eski putperest Roma'dan almistir. Latince'de din deyimi için büyük saygi, itina, titizlik gösterilen, ta'zim edilen sey anlaminda "religio" kelimesi kullanilmakta idi. Bu kelimenin bir seyi vazife edinmek, tekrar tekrar okumak, y apmak, ihmal etmemek, anlamina gelen ve uluhiyete karsi vazifesini titizlikle yeri ne getirmeyi ifade eden "re-legere" den veya baglamak anlamina gelen ve insanla Tanri arasindaki bagi ifade eden "re-ligare" den çiktigi ileri sürülmüstür. Bunun yaninda

simdi Bati dillerinde kulanilan "religion" kelimesinde, belirtilen her iki anlami n bulundugu da savunulmustur.

Hinduizm'in kutsal dili olan Sanskritçe'de din anlaminda "dhr" kökünden gelen "dharma" kelimesi kullanilmaktadir. Kelime, Sans-kritçe'den gelismis, Buddizmin kutsal dil i olan, Pali dilinde doktrin anlaminda "dhamma" seklindedir. Bu kelime, din, hak ikat, kanun, yol görev nizam, dogruluk, fazilet gibi anlamlan da içinde bulundurmakta dir. Dharma, insanlarin nasil davranacaklarini tespit eden "Disiplin"! belirtmek tedir. Bunda, dinî ve ahlâkî düzen sözkonusu oldugu kadar Kozmik düzen de sözkonusudur. Bu te im, Hinduizm'de oldugu kadar, Buddizm ve Caynizm'de de "Ebedî Kanun"u ifade etmek için kullanilir.[10]

b- Dinin Tarifi Asagida Dinler Tarihi arastiricilarinin üzerinde tartistiklari din tarifleri ele al inacak ve daha sonra Islâm'daki din tarifine yer verilecektir. [11]

ba. Dinler Tarihi Arastiricilarina Göre Din Dinin yüzlerce tarifi vardir. Din tarifleri, bir kitap dolduracak kadar çoktur. Çesitl i bilim dallarindan bilginler, kendilerine göre bir din tarifi yapmislardir. Bu ta riflerin hiçbiri üzerinde bir birlik saglanamamistir. Din, Çok çesitli yönleri olan bir ol gudur. Bu sebeple her bilgin, tarifini, onun bir yönüne agirlik vererek yapmistir. Böylece çok çesitli tarifler ortaya çikmistir. Asagida bu tariflerden birkaç tanesi misal olarak verilecektir: "Din, insanin kutsal saydigi seylerle olan iliskisidir." Rudolf Otto "Din, ruhî varliklara inançtir." E.B. Taylir (Tylor) "Din, insanin sonsuzu kavramasini saglayan, akil ve mantiga tabi olmayan zihnî bir meleke veya yetenektir." Maks (Max) Müller "Din, mutlak itaat duygusundan ibarettir." Slayirmaher (Schleiermacher) "Din, melekelerimizin serbest olarak kullanilmasini engelleyen yasaklar bütünüdür." Salmon Reynah (S. Reinach) "Din, bir inançlar, davranislar ve sosyal hayatin muayyen sartlarina göre olustur ulmus kurumlar sistemidir". W. Tilok (VVitold Tyloch) "Din, dua, kurban ve inançla kendini gösteren bir arzudur. "

Föyerbah (Feuerbach) "Din, en yüksek içtimaî degerlerin suurudur." Edvird S, Amis (Advvard S. Ames) "Din, daima hayat sahibi bir Tanri'ya, yani bir Ilahî Suur ve Irade'nin kâinati yönett igine ve insanlikla alâkali ahlâki münasebetleri elinde tuttuguna inanistir." Ceymis Martinö (J. Martineau) "Din, bir cemaatin meydana gelmesini saglayan âyin ve inançlar sistemidir." E. Durkheim

Bu tariflerde din; kutsal kavrami, inanç, zihnî meleke, mutlak itaat duygusu, arzu, içtimaî degerler suuru ve Tanri fikri gibi hususlara agirlik verilerek açiklanmak iste nmistir. Bu sekilde "din'in bir yönüne agirlik verilerek yapilan tarifler, herkesin üz erinde birlestigi bir tarif olmamaktadir. Bu tariflerdeki ayrilik; bir yandan din probleminin karisikligindan; öte yandan, bu tarifleri ortaya atan kimselerin sübjek tif görüs, duyus ve sahip olduklari dünya görüsleriyle, yasadiklari ortamin umûmî havasindan aynaklanmaktadir. Dinin gerçege yakin bir tarifi, yani bütün dinleri içine alacak bir ta rifi, ancak din teriminin sinirlari belirlendikten sonra yapilabilmektedir. Bunda n dolayi Din Bilimleri açisindan bir seyi "din" yapan hususlar söyle siralanmaktadir : 1. Insanüstü yüce varliklara inanç (Tanri-tanrilar, melekler, cinler vb.), 2. Kutsal o lanla olmayani belirleyen hususlar, 3. Ibadet, dinî âyin ve törenler, 4. Ilâhi bir kaynag a dayandirilan kutsal kitaplar-metinler, sifahî gelenekler, ahlâkî kanunnameler, 5. Ta biatüstü, insanüstü kutsal varliklarla ilgili dinî duygular (korku, sir, güven, günahkârlik, nma, baglilik, tevbe vb.), 6. Insanüstü ile irtibat (vahiy, ilham, peygamber, dua, n iyaz vb.), 7. Bir âlem ve insan görüsü, hayat ve ölüm ötesi inanci, 8. Hayat nizami, 9. Cemaa , 10. Orjinal bir muhteva tasimasi, taklit olmamasi.11. Siyasî gayelerle veya çikar hesaplariyle kurulmus olmamasi, saf ve temiz bir yapiya sahip bulunmasi... Yukaridaki hususlari özetleyecek olursak, geneflikle bir dinde su elemanlar yerali r: Tanri kavrami, inanç, ibadet, ahlâk, kutsal kitap, vahiy-ilham, peygamber-kurucu ve cemaat. Bu elemanlari gözönünde tutarak Dinler Tarihi açisindan dini söyle tarif edebil iriz: "Din, bir cemaatin sahip oldugu, kutsal kitap, peygamber veya kurucu, Tanri kavramini da genellikle içinde bulunduran, inanç sistemi ve bu sisteme bagli olarak yaptigi ibadet, yerine getirmeye çalistigi ahlâkî kurallar bütünüdür." Genel olarak da "din"i söyle tarif etmek mümkündür: Inanis ve davranis sekilleriyle, ins anlararasi iliskileri düzenleyen ve insanlarin iyi isler yapmasini, baris ve huzur içinde, birarada yasamasini saglayan genel kurallar bütünüdür. [12]

bb- Islâm Bilginlerine Göre Din Islâm bilginleri, dinin çesitli tariflerini yapmislarsa da bu tariflerin birbirine çok yakin oldugu dikkati çekmektedir. Bunlardan birkaç misal verecegiz.

Seyyid Serif Cürcânî (ö. 816/1413), "Ta'rîfât" baslikli eserinde dini söyle tarif etmektedir: "Din, akil sahiplerini Peygamberin bildirdigi seyleri kabule çagiran ilâhî bir kanundu r".[13]

Bu tarife biraz daha açiklik getiren bir baska tarif de su sekildedir: "Din, akil sahibi insanlari, kendi irade ve arzulariyla bizzat onlar için hayirli olan seylere sevk eden ilâhî bir kanundur. Yani o , Yüce Allah'in, zatî hayra, ebedî saadete ulasmak üz re kullarina vaz'ettigi hükümlerdir".[14]

Ayri bir din tarifi de söyledir: "Din, akil sahiplerini kendi iradeleriyle halde sa lâha, âhirette felaha sevkeder"[15] (Taha-nevî). Bu son tarif, dindar kimsenin dünya ve âhirette mesut olacagini anlatmak Istemektedi r. Yukarida verilen bu üç tarif, asagi yukari, ayni muhtevayi içinde bulundurmaktadir. Bu tariflerin isiginda, Islam'a göre din; akil sahibi suurlu insanlari, kendi ira de ve arzulariyla hayirli olan seylere sevkeden ilâhî bir kanundur. Din, peygamberler in vahiy ve ilhama dayanarak teblig ettikleri seylerin bütünüdür. Din, insanlarin kemâle e rismek üzere takip edebilecekleri en dogru yoldur. Dini ancak Allah koyar. Hiçbir in san, hattâ peygamberler bile ilâhî dini meydana getiremez. Peygamberlerin görevi sadece tebligdir.[16] Din, ancak insanlar içindir. Dinden onlar fayda göreceklerdir. Çünkü din, a kli basinda olan insanlara iyi ve kötüyü ögretecek; onlari iradeleriyle iyi seyleri yapma ya, kötülüklerden kaçinmaya yöneltecektir. Gazzâlî de "din" i kul ile rabbi arasindaki muamele olarak tarif etmektedir.[17] Asrimizdaki Islâm bilginlerince de dinin tarifi yapilmistir. Bunlardan biri söyledir: "Din, iman ve amel mevzuu olarak akil ve ihtiyara teklif olunacak hak ve hayir k anunlarinin hey'et-i mecmuasidir ki millet ve seriat dahi tabir edilir."[18]

2- Tarih Tarih, Arapça bir kelime olmakla beraber, ortak Sami "v-r-h" kökünden gelmektedir. Bun a göre tarih, "ay"in tarifi demektir. Bu terim; bir taraftan, "bir hadisenin, tari hî olayin vadesinin tayin ve tesbitini"; diger taraftan da, "bu olayin olus anini, zaman devresini, kronolojisini" ifade etmektedir. Dolayisiyla bir olayin gününü, ayin i ve yilini bildirmek de "tarih" kelimesi iie ifade edilmektedir. Kelime anlami disinda "tarih", bir ilim dalinin da adidir. Buna göre tarih; toplum lari, milletleri etkileyen olaylari zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar ar asindaki sebep-sonuç iliskilerini gösteren bir bilim dalidir. Geçmisi gerçekte oldugu gi bi anlatmaya çalisan bu bilim dali, insanlarin yasayis ve medeniyetlerini de konu e dinmektedir. Bunun yaninda tarih, millî suurun ve millî duygunun ana mayasi; millî bir ligin de temel harcidir. Bir bilim dali olarak tarihi nitelendiren çesitli tarifler vardir. G. Monod, tarih i "Insan eylem ve düsüncelerinin birbirini takip etmesi, gelismesi ve bir zincir olu sturmasi bakimindan ortaya çikan olaylar bütünü" seklinde tarif etmektedir. E. Beru-haym' in (Beruheim) ise, oldukça uzun bir anlatim içinde, "Tarih"! söyle tarif etmektedir: " Tarih Ilmi, insanlarin zaman ve mekân çerçevesinde husule getirdikleri gelismeleri-bun larin içtimaî bir bünyenin fertleri ve topluluklari sifatiyla yaptiklari eylemlerinde, bu içtimaî hayatta söz konusu ayri durumlardaki rol ve önemlerini tayin ve tesbit eden psikofizik etkenlerin meydana getirdigi sebep sonuç iliskileri Çerçevesinde-sonuçlari i tibariyle inceler ve nitelendirir." Tek basina bir gelisme gösteren hiçbir bilim dali yoktur, f-ler bilim dalinin digerl eri ile çesitli yönlerden iliskisi vardir. Tarihin arkeoloji, cografya, sosyoloji, f elsefe, hukuk, iktisat gibi bilim dallariyla iliskileri vardir. Tarihin felsefe ile iliskisinden tarih felsefesi dogdugu gibi, felsefenin de bir tarihi vardir (F elsefe Tarihi). Hukuk, tip, iktisat gibi alanlarin tarihi söz konusu oldugu gibi ( Hukuk Tarihi, Tip Tarihi, iktisat Tarihi), dinin, dinlerin de bir tarihi vardir. Bir bilim dali olarak bu alan, Dinler Tarihi seklinde adlandirilmistir.[19]

B- DINLER TARIHININ TARIFI

Dinler Tarihi, dinleri yer ve zaman göstererek inceler. Bu incelemeleri yaparken za man zaman karsilastirmalara da yer verir. Bazi bilginler dinleri tarihî seyirleri içi nde olduklari gibi anlatmayi uygun bulurken, bazilari da karsilastirma yapmayi ge rekli görürler. Her iki görüsün savunuculari da Dinler Tarihinin tarifinde bu hususlari gözön e bulundurur. Bundan dolayi Dinler Tarihinin tarifi, tarihî ve karsilastirmali incel emelere göre iki sekilde yapilabilir. Tarihî incelemelere göre Dinler Tarihi; tarih ve filoloji metod-larint kullanarak di nleri dogus ve gelismesinden inanç, ibadet, ahlâk vb. konularina kadar, tarihî seyir içi nde inceleyen bir disiplindir. Karsilastirmali incelemelere göre Dinler Tarihi; dinl erin diger dinlerle olan münasebetlerini benzer, farkli ve ortak hususlarini karsi lastirmali olarak ele alan bir bilim dalidir.

"Dinler Tarihi" deyimi, çogul kullanilisiyle ("dinler" seklinde) her dinin ayri ta rihî bir vakia olarak ele alinmasi keyfiyetini ifade eder. "Din Tarihî", tarihî devaml iligi içinde, "din"in mahiyeti ve hakîkatini incelemek anlamina gelir. Dinler Tarihi, bazi bilginler tarafindan titizlikle Din Mukayesesi ve Din Fenomenolojisinden a yri tutulur. Bununla beraber pratikte tarihî bir dinin bu zikredilen iki disipline bir ölçüde basvurulmaksizin incelenmesi zordur. Dinler Tarihi, büyük önemi bulunan bir bili dalidir. Çünkü herhangi bir dinin tarihî verileri, bir degerlendirmeye girisilmeden önce, uygun bir sekilde belirlenmeli ve arastirilmalidir. Bu da ancak Dinler Tarihi y ardimiyle mümkün olur.[20]

C- DINLER TARIHININ KONUSU

Dinler Tarihinin konusu, tarih sahnesinde görülmüs bütün dinlerdir. Günümüzde yasamakta olan er bulundugu gibi, bugün mensubu kalmamis dinler de vardir. Her iki din çesidi de Dinler Tarihinin konusudur. Dinler Tarihi, hak, bâtil ayrimi göz etmeksizin, hem ilâhî dinleri, hem de digerlerini inçeler. Tek tek dinlerin prensipler ini, onlarin çikis ve gelismelerini konu edinir. Kisaca ifade etmek gerekirse Dinler Tarihi, bugüne kadar gelmis veya gelmemis olsu n, insanlik alemindeki bütün dinleri inceler, Icabinda karsilastirir. Dinler, çesitli sekillerde siniflandirilmaktadir. Ancak bütün bilgin-lerce kabul edile n bir din tarifi olmadigi gibi, kesin bir siniflandirma da yoktur. Yoakim Vah (Joachim Wach), dinleri "kurucusu olan dinler", "geleneksel dinler"; Güs tav Mensing (Gustave Mensching) ise "millî dinler", "evrensel dinler" seklinde ikiy e ayirir. A. Simmel (Annemarie Schimmel) de dinleri; "ilkel kabile dinleri", "mi llî dinler", "evrensel dinler" diye üçe ayirir.[21] Dinlerle ilgili bir baska tasnif d e söyle yapilmaktadir: 1- Sakramental (dinî âyin ve törene dayanan) din, 2- Profetik (Peygambere dayanan) din, 3- Mistik (tasavvufî) din.

Dinler, "ensâbî" ve "eskâlî" olarak da; çikis yerlerini esas alan cografî durumlarina göre de siniflandirilmaktadir. Bunlarin disinda da çesitli tasnifler yapilmistir.[22] Islâm bilginleri, dinleri "hak dinler", "bâtil dinler" veya vahye dayanan ilâhî dinler, vahye dayanmayan tabiî dinler seklinde ikiye ayirmaktadir. Ibn Hazim (Ö.456/1064) ve Sehristânî (Ö.548/1183) gibi Müslüman Dinler Tarihçileri, hak dinler karsiliginda "milel",

Daha sonra "Din Bilimleri" basligi altinda toplanacak bu bilim dallari. Böylece evrimcilik cereyani moda ha line gelmis. Dinlerde çesitli fenomenler bulunur.DINLER TARIHININ METODU Her bilim dalinin kendine mahsus bir metodu vardir. temasa geldigi toplumlarin. görünen seyin sistematik ola rak tartisilmasidir. Dinler Tarihi ile ayni Din Bilimleri çatisi altinda bulunan diger bilim dallari üzer inde de kisaca durmakta fayda vardir. Din Felsefesi hariç. ortak noktalari bulm . olduklari gibi ele alir. karsilastirm a metodu ile karsilastirabilir. yukarida adi verilen diger bilim dallari için d e tekrarlanmistir. görünen seydir. ilke l kabilelerin dinlerini incelemeye baslamis. dinin ilmî ve tenkidî bir sekilde incelenmesinin gerektigini ortaya koymustur. Dinin görünen. Bu fenomenlerin belirlenmesi. kendine has bir "nite lendirici" (deskriptif) metodu vardir. Dinin kaynagi konusundaki bu tartismalar. fenomenoloj ik metoda baglidir. dinî olgulari.DINLER TARIHININ DIGER BILIM DALLARIYLA ILGISI Modern bilginler. Kiliseye karsi gerçeklestirilen reform sayesinde serbest arastirma imkânlari dogmustu. oldugu gibi. Din Sosyolojisi. bunlar Din Bilimleri basligi ile bir çati altinda toplanm istir. deger yargilariyla ugrasmaz. bu etkilerle dinin kaynagi hakkinda tezler ileri sürülmüs ve tartismalar baslamisti. Çünkü genelde Din Bilimleri. Dinler Tarihi'nde. zaman. bu. görünen yönleriyle konu edinir. sosyo loji ve filolojinin metotlarindan da faydalanmakla beraber. ayrintilariyla tan itir ve nitelendirir. aslinda bir dine mensup olsalar da. karsilastirma metoduna da basvuru lur. ileride üzerinde durulacagi gibi. Bu i lmî ve tenkidî arastirmalari yürütebilmek için üniversitelerin bünyesinde Dinler Tarihi kürsü arastirma enstitüleri kurulmus. Din Fenomenolojisi. Kelâm gibi bilim dallarindan ayrilir. Dinler Tarihinin tarih. kuralkoyucu (normatif) degildir. Hiristiyanlik disindaki dinlerle ilgilen ilmesine izin vermiyordu. Çesitli dinlerin ibadet ve ây inlerini. kutsal yer. olmasalar da.bâtil dinler karsiliginda ise "nihai" deyimini kullanmislardir. dinleri. disa akseden yönlerini sistematik olarak inceleyen bilim dali da Din Feno-menolojisidir. tarihî gelismesini dikk ate almaksizin. diger din bilimleriyle paylastigi bu "nitelendirici" metodu ile Dinler Tarihi. Fenomeno-loji. olaylari. Dinler Ta rihi.[24] E. evrimci lik ve diger tezlerin ilk heyecaninin geçmesi ve karsi tezlerin ortaya atilmasiyla . Sömürgecilik sonucu Bati. herhangi bir dinin savu nmasini üzerine alan teoloji (ilahiyat). Ortaçag'da Kilise tek otorite idi. Fenomenolojik me-todla belirlenen "fenomen"ler. nitelendirici metot yaninda.[23] D. Din Fenomenolojisi: Fenomen. Din Fenomenolojisi. esya ve sahsiyetlerini inceler. Kilise. Bu bi lim dali. din ile ilgili bilim dallarini bir ana böl um altinda biraraya getirmislerdir. Din Psikolojisi ve bazi bilginlere göre Din Felsefesinden olusur. ilmî arastirmala rda tarafsiz davranmak zorundadir. Bundan dolayi Dinler Tarihi alaninda ça lisan bilginler. bilimleri siniflandirirken. Bu bilim dallarinda zamanla yapilan çalismalar gelismis ve din probleminin çesitli veçhelerini aydinlatmaya dayanan bu bilim dallarinin arasindaki yakinlik göz önünde tutularak.

Kisinin dinî d uygu. Bu gaye ile onlar. genel psikolojinin bütün metodlarindan faydalanarak kendi alanina gi ren konulari inceler. dinin devlet. Ancak o. Böylece dinî prensipleri. çesi tli dinî cemaatlerin toplumla olan münasebetlerini konu edinir. gözlemlerden faydalanir. Din Psikolojisi. Din Psikolojisi her seyden önce. fertte din duygusunun nas il dogup gelistigini. O halde Din Sosyoloji sinin konusu. insana ait dinî hayat in çesitli yönlerini psikolojik açidan inceler. büyük dinî sahsiyetlerin iç hayatlarini ele alarak onlarin ruhî halleriyle ugrasir. Tabiî ve dinde n dogan gruplari incelerken. tezahürleri ortaya çiktiginda inceleme konu su olur. Din Psikolojisi. Bununla beraber dinde görünmeyen seyler de bulunur. Din Bilimlerinin genel verilerinden ve toplum bilim lerinden yararlanir. Din Psikolojisi: Bu bilim dali. Dolayisiyle bu bilim dali. sosyal dinî kurumlan. Din Sosyolojisi. aileye karsi tutumunu. ihtida ve inkâr olaylarini. Din Sosyolojisi: Din-toplum münasebetlerini. bir yandan toplum. Bunun yaninda. Bu sebep-!e. bir bilim dali olarak. Ruh-beden iliskisi Ile çevre-kültür etkilerinin bütünlügü içinde ele alinan dinî inanç. dindarligin fert ruhundaki gelisim seyrinin arastirilmasinda genel psikolojideki temel prensiplerden. dinin sosyal hayattaki t ezahürlerini konu edinir. Diger . bu münasebetlerden dogan olaylari ve dinî gruplari inceler. dinî duygunun ve bu duygunun tezahürlerinin hemen hemen bütün dünyada birbirine benzedigine isaret eder. Yine dinî gruplardan olan "cemaat". modern psikolojiye paralel olarak gelismis ve on un bir dali haline gelmistir. dinden dogan ruhî gerginlikleri ve süpheleri inceler. diger din bilimleriy le bazi noktalarda birlesmesine ragmen. bütün dinlerin aslinin ve gayesinin bir oldugunu isbat etmeye çalisir. Din Fenomenolojisi. davranislara etkilerini konu edinir. mezhep. ondaki hüküm verme özelligidir. düsünce ve yasayisi Din psikolojisi'nin konusudur. ferdin dinî tecrübesini ve tecrübenin çesitli tezahürlerini açiklamaya çalisir. m illet. Bu bilim dali. tarikat ve gizli c emiyetler de Din Sosyolo-jisi'nin konulari arasindadir. dinin teorik. toplumun ana sekilleri ve dinin dis belirtileri ile sosyolojik süreçler . Din Psikolojisi gibi konusu "din" olan Din Felse fesi. bunlarin yapi ve kanunlaridir. "din"i felsefî açidan inceler. dinî yetenekten ba slayarak. Din Sosyolojisi. insan tiplerini dikkatlice inceleyip özel tipolojiler tesbit eder. materyelini Dinler Tarihi'nden alir. bunlarin ne ölçüde tutarli ve basarili olduklari üzerinde durur. Bunlar da bir zemine y erlesip kendilerini hissettirdiklerinde. Yani Din Psikolojisi dinin psikolojik yönünü. tarih boyunc a özel ve müsahedeye dayanan din ve toplum arastirmalarini. Din Fenomenolojisi. O. bu iki aya k üzerinde köprü kurmaya çalisir. d inî fenomen ve gelismeleri karsilastirir. en bas ta Allah'in varligi ile ilgili delillerin tenkit ve tahlilini yapar. ayrildigi yönler de vardir. Dolay o. Din Felsefesi'ni diger din bilimlerinden ayiran. testlerden. verilerden hareket eder. Din Felsefesi: Din Sosyolojisi. anketlerden. Bundan dolayi Din Felsefesi alaninda çalisanlarin gayesi dinin hak veya batil oldugu meselesiyle ugrasmak degil. Tanri inancina felsefî bir temel bulmaya çalisir. pratik ve sosyolojik anlatimlarini incelerken Din Psikolojisi ve Karsilastirmali Dinler Tarihi ile konusunu paylasir. bu materyelini tarihî olmaktan ziyade sistematik bir açidan degerlendirir. öte yandan din bilimlerine dayanir. din alaninda meydana gelen sosyolojik olaylari. fert dünyasinda çesitli gelismeler gösterir. Bu inceleme sirasinda aklî ve tarafsiz bir yol tu tar. Diger bir anlatimla bu bilim dali. dinî rumuzlarda gizli olan manayi ortaya çikarmaya ve mecazî sözlerin kutsal anlamini çözmeye ugrasir. dinin insan ruhundaki temel özelliklerini. Bu bilim dali. Din Fenomenolojisi. dinî hükümlerin mantigini ortaya koymaktir.aya çalisir.

sportif faaliyetler gibi vasitalarla insanlarin birbirleri hakkinda bilgi edin me yol ve imkânlari artmistir.[26] Islam Dünyasinda ve Müslümanlar arasinda Dinler Tarihi ve Karsilastirmali çalismalara ka rsi menfi bir tavir oldugu anlasilmaktadir. Ayrica ilim-iman. âlemin gayesi. insanlari hem kendi dinlerini. kavramaya ve diger dinler karsisinda savunmaya önem vemekte. peygamberlik ve vahiy gibi genis ölçüde metafizik bir karakter tasiyan meseleler yeralir. nitelendirici metoda dayanarak dini meseleleri açiklamaya çalisirken . Bütün bunlar sonucunda diger inançlar ve hattâ geçmisteki ins anlarin inançlari da merak konusu olmustur.din bilimleri. Türkiye'de Dinler Tarihine. Günümüzde de bazi kesimlerde ayni menfi ta vira rastlanmaktadir.Dinler Tarihinin Önemi ve Lüzumu Günümüzde. Bir dini savunmak. gerek geçmis teki dinler ve gerekle yasayan dinlerin tarihî gelismesi bakimindan Dinler Tarihin e malzeme verir. Bir kimsenin baska bir dini karalama ve kötüleme yoluna gitmeden. Din Felsefesi. din-dil. hem de diger dinlen daha iyi ögr enmeye itmistir. Bunu kavrayan ebu Hasan Ali el . Aksi takdirde basariya ulasmak mümkün degildir. Sanat Tarihi. kendi mensup oldugu dine bagli olmasini ve ona önem vermesini normal sa ymak lazimdir. Bunlarin basinda tarih gelir. Bu. mis yoner faaliyetleri.edebiyat). yaratma. Bu bil im dalinin ele aldigi konularin basinda Allah'in varligi. en dogru ve vazgeçilmez din saymaktadir. iktisadî. yer ve zaman göstererek geçmisteki olaylari ele alan bir bilim dali olmasi itibariyle. okuyanlara ibret. Dinler Tarihinin bu belirtilenler ile yakin ilgisi disinda.[25] F. Ayrica Mitoloji. daha iy i anlamaya. bir aydin 'Çin kaçinilmaz vazife haline gelmistir. "el Milel ve'n-Nihal" adli eserini yazmasinin sebebini". d in-kültür (din-sanat. Din-Ier Tarihinin de stek aldigi diger bir bilim dali da Filolojidir. bütün d inler ve din mensuplari için geçerlidir. çesitli sebeplerle diger dinleri ögrenmek. dinî tecrübe. yeniden dirilme. siyâsî. dîn olgusu karsilastirilmali olarak daha iyi anlasilabilir. seyahat . dinî suur gibi hususl ar da bu bilim dalinin ugrastigi meseleler arasindadir. Öte yandan basin-yayin. dinî münasebetler içindedir. diger dinleri iyi bilmeye bagli oldugu unutu lmamasi gereken bir husustur. Bunun yaninda dinlerarasi rekabet. Dinler Tarihi sayesinde. sifatlari. Tarih. Folklor ve benzeri bilim dallarindan da Dinler Tarihi arast irmalarinda faydalanilir. mensup oldugu dini. Çünkü her aydinin genel kültürü içinde. oniarin vardiklari sonuçlardan genis ölçüde yararlanir ve bu sonuçlarin i sigi altinda bir takim hükümlere ulasir. ilim-din. özellikle baska dinlerden bahsedil mesine olumsuz yaklasim dikkati çekmektedir. insanin dinî hakîkatlarla alâkasini konu edinir. Bu bakimdan. Dinler Tarihi kültürüne de Ihtiyaci vardir Dinler Tarihi. Bundan dolayidir ki Sehristanî. Hattâ Din Felsefesi. dini konu edinen bilim d allarinin vardiklari sonuçlan ve bu sonuçlara varmak için onlarin kullandiklari metodlar i hakkinda da hüküm verir.DINLER TARIHININ ÖNEMI. bir yandan birbiriyle yakin ticari. Dinî metinlerin degerlendirilmesi dile baglidir. Günümüzde insanlar ve toplumlar. Halbuki Dinler Tarihi ve Karsilasti rmali çalismalar hem faydali hem de Islâm'a uygundur. çesitli dînleri en dogru biçimde ögreten bir bilim dalidir. destek aldigi birtak im bilim dallari daha vardir. Etnoloji. Bu münasebetlerin saglikli bir sekilde yürümesi. kültür askerî. dinî i arin bilinmesine ve ona göre davranilmasina baglidir. bundan ibret alanlara da bir isik olsun diye bir özette topladim" ifadesinde ortaya koymaktadir. Arke oloji. dinin mâhiyetini. din-siyaset. Her din mensubu. Din Felsefesi. LÜZUMU VE GELISMESI 1. Allah-âlem il iskisi.

ar astirma yaptigi milletlerin dinleri hakkinda bilgi vermistir. arastirip ögrenmek ister.Kur'an-i Kerîm'in. Islâm'in ve bu ebedî ve kâmil din ah'in kendisine verdigi nimetin degerini bilemez. Yüzyil). ayrica Hz.Diger din ve mezheplerin Islâm inanç esaslarini bozmak yolundaki faaliyetleri kars isinda Islâm'in savunulabilmesi. Bu bilgiyi i lk defa eski Yunan ve Roma yazarlarinda görüyoruz.[27] Kanunî'nin. 3.Islâm'in yayilmasi sonucu Müslümanlarin hâkimiyetleri altinda bulundurduklari veya ko msu olduklari topluluklarin inançlarini ögrenme ihtiyacinin dogmasi. Bu merak Ortaçag Avr upasinda da vardi. Nedvî. her kavme uyarici gönderildigini ve onlarin "Islâm çizgizi" üzerinde bulunduklarini bildirmesi seklindeki bilgilerin izah edilebilmesi ve degerlendirilebilmesi. 2. Islâm'in ibadet ve inanç esa slarini diger dindekiler-le mukayese etmedikçe. bu konuda. Süleymaniye Camiî Vakfiyesi'nde. diger ilâhî kutsal kitaplarda Hz. Bunlardan Heredot (M. 4. 7. hem bunun tetkiki hem de bu hususa diger d in mensuplarinin dikkatinin çekilmesi. Kur'ân-i Kerim'de zikredilen diger dinlerle ilgili bilgileri hakkiyla anlayip dege rlendirmeleri de yine ancak Dinler Tarihi sayesinde mümkün olabilmektedir. Bu ilginin çok çesitli sebepleri vardir. özet olarak. Ömer'in "Islâm'in içinde büyüyüp de Cahi-liye Dönemi'ni bilmeyen bi imse Islâm'i merhale merhale bozabilir" dediginin rivayet edildigini de kaydetmekt edir. Onlarin diger dinlerle ilgilenme sebeplerini söyle siralamak mümkündür: 1. Islâm'a olan sükür ve övgüyü hakkiyla takdir demez". Dinler Tarihi'ne menfi bak-mamalidir. Dinler Tarihi alaninda ilk ve önemli çalismalari yapanlarin Müslüman bilginler oldugu görülmekte ve dikkati çekmektedir. 5. Çünkü onlar. 6. Muham-med'in geleceginin yazil i oldugunu haber vermesi dolayisiyle.V.Islâm'i diger din ve inanç sahibi milletler arasinda yayabilmek "Çin onlarin sa hip olduklari dinlerin ögrenilmesi ve Islâm'in üstünlüklerinin ortaya konulabilm esi.Dinler Tarihinin Gelismesi Insanlar baskalarinin inançlarini merak eder. diger din ve Inançlarin yanlis ve eksik noktalarin in ortaya konulabilmesi. Müslüman. Bu ölçüsüz gidise son veren Müslüman ya . Süleymaniye Camii imaminda aranacak vasifla r arasina. dört asir önce bile Dinler Tarihi'nin öneminin kavrandiginin delilidir.Müslüman olanlar arasinda eski inançlarini devam ettirenlerin bulunmasi sebebiyle bu inançlarin kaynaklarinin Islâm öncesine dayandiginin gösterilebilmesi.Kur'ân'in kendisinden öncekileri tasdik etmesi. mukayese yapmadikça. Bundan dol ayi hiçbir Müslüman.Hasan en Nedvî. Hiristiyanlar kapilmas in diye o dinleri kötüleme yolunu tercih ediyorlardi. bunun önemini söyle belirtmektedir: "Mukayeseli çalismaya o lan ihtiyaç büyüktür.[28] Bu. "Islâm'in yüce gerçegini ortaya koyabilmesi için mukayeseli dinler ve dinler t arihini bilecektir" sartini da koydugu belirtilmektedir.[29] 2. Kur'ân-i Kerim'i örnek almislardi Kur'an-i Kerim'de diger dinler hakkinda bilgi verilmektedir. Müslüman bilginler ve Müslümanlar.Ö. Ancak diger dinlerden söz eden yazarlar. Bunun için bütün dinlen oldugu gibi vermeye çalisan Dinler Tarihi'nin ve Karsilastirmali Dinler Tarihi'nin önemi ve lüzum u ortadadir.Islâmî müsamahanin gösterilebilmesi ve anlatilabilmesi. Dinler Tsrihi'nin önemini kavramis ve diger dinlerle yakinen ilgilenmislerdir. Çünkü Müslüman. Müslümanlarin.

el-Esferâinî'ni n (Ebu'l Muzaffer. Böylece dünyadaki çesitli dinler hakkinda biigi verilmis ve bu bilgiler. 1856'da "Karsilastirmali Mitoloji" ve 1870'de yayinlanan "Dinlerin Esasi ve Gelismesine Ait Ders Notlan" adli eserleri ile diger dinleri . Çünkü Kur'an'da "Ehl-i Kitap" deyimi kullanilmakta. nihai (dinler-mezhepler). Bunlarin yaninda Ibn Nedim'in (Ö. Takip ed en yüzyillarda firka-mezheplerle beraber diger dinlerden de bahseden "el-firak" (f irkalar). Ahmed el-Birûnî.142/759) eski Iran dinleriyle ilgi li tercümeleri vardir. Mukaffâ'nin (Ö. bugün için de malzeme teskil etmistir. "el-Milel ve'n Nihal" tarzinda el-Bakillânî'n in (Kadi Ebu Bekir. Aslinda bu devreyi Islâm Âlemi ve Bati'daki bazi çalismalar hazirlamis tir. hak dinler. Hanîflik. "el-edyân" tarzinda Ebu'l-Maâlî Muhammed b. Abdilkerîm es-Sehristânî. Ibn Hazim'in (Ebû Mu-hammed Ali b. Bunlar a Gazâlî'nin (Ö. Ebu'l-Abbâs Ahmed b.286/ 899) "Risale fî Vasfi Mezâhibi's-Sâbiîn'i. Bunlarin en basta geleni el-Bîrûnî'nin (el-Beyrûnî) (Ebur-Reyhan Muhammed b.380/990) "Fihrisf'i.505/1111) "er-Reddü'l-Cemîl" i misal olarak verilebilir.lar olmustur. Ö. dullâh'in (Ö. Ö.300/ 94 ) "Kitâbu Serâyii'l-Edyân'i. Muham-med b. Muhammed es-Se rahsî'nin (0. 298/910) "el-Ârâu ve'd-Dfyânât".Batida Dinler Tarihi Çalismalari Bati'da modern anlamda Dinler Tarihi çalismalari Maks (Max) Müller (1823-1900) ile b aslamistir. Sabiîlik.440/1048 sonrasi. Yahudilik.471/1078) "el-Milel ve'n-Nihal"i ve Sehristânî'nin (Ebu'l-Feth Mu hammed b. bâtil dinler karsiliginda kullanilmistir. Islâm Âlemi'nde Dinler Tarihi ile Ilgili olarak yazilmis çok sayida eser vardir.548/1183) "el-Milel ve'n-Nihal" adli eserleri. Hicrî ilk yüzyilda dinî tartismalari ihtiva eden "makale"îer (daha sonralari "makâlât"). "ed-diyânât" (dinler) ve "el-milel" (milletler) tarzinda eserle r ortaya çikmistir. içind e çesitli dinlere yer veren önemli kaynaklardir. Islâm Âlemi'nde Karsilastirmali Dinler Tarihi alaninda da kayda deger çalismalar yapil mistir. Hiristiyanlik üzerinde du rulmakta. Musa enNevbahtî'nin (Ö. Ö. Bu çalismalarin gelismesi özet olarak söyledir:[30] a. 485/1092)" Beyânu'l-Edyân"! Islâm Alemindeki genel anlamda ilk Dinler Tarihi çalismalari sayilabilir.456/1064) "Kitâbu'l-Fasl fi'l-Milel ve'l-Ehvâi ve'n Nihal"i.403/1012) "El-Milel ve'n-Nihal"i. muhtemelen 453/1061) "el-Âsâru'l-Bâkiye" ve "Kitâbu't-Tahkîk 'l-Hind" adli eserleridir. Bütün bu çalismalar nda yalniz Islâm öncesi Arap rnüsrikligini konu edinen Ibn Kelbî'nin (Ö. Abdullah b. "er-redd". Mile]. Mecusîlik ve Putperestlikten de bahsedilmektedir. Bunlar. Ö. 429/1038) "el-Fark Beyne'l-Firak"i . Ayrica Arapça yazilmis çok sayida Dinler Tarihi ile ilgili eser lere rastlanmaktadir.[31] b.204 ? 206/819-821) " Kitâbu-I Esnam" i zikre deger bir çalismadir. "ed-Diyânât" tarzinda Hasan b. Günümüzdeki modern Dinler Tarihi çalismalarinin baslangici bir buçuk yüz yila yakin bir sürey dayanmaktadir. Ebû Zeyd el-Belhî'nin (0. 2 26/840) "Kitâbu'l-Mecûs ve "Kitâbu's Sane-viyye" si. sonunda.Hazm. "er-Redd" tarzinda yazilmis çok sayida eser vardir. iki nci yüzyildan itibaren de diger dinlerle ilgili "reddiye" ler yazilmistir.Islâm Âleminde Dinler Tarihi Çalismalari Islâm Alemindeki Dinler Tarihi ile ilgili çalismalar açiklanmadan önce bu konuda ilk kay nagin Kur'ân-i Kerîm oldugu belirtilmelidir. Bunla rdan birkaç örnek verelim: "el-Firak" tarzinda el-Bagdâdî'nin (Ebu Mansûr Abdulkâdir el-Bagdâ Ö. "el-Milel ve'n-Nihal" sekline dönüsmüstür.el Huzeyl'in {Ö. Maks Müller. Ö.

. Brandin (Brandon). Hay r (Heiler). G. 1914'de "Ulûm-i Ser'iyy e Subesi"nin Medresetu'l Mütehassisîn'e dönüstürülmesinden sonra "Kelâm. Vah (Wach). "Umumi Dinler Tarihi" dersleri vardir. Van der Löv (Leeuw) basta olmak üzere. Daha sonraki yillarda Hollanda'da C. Bütün bu belirtilen orta ve yüksek derecelKegitim kurumlarinda "Dinler Tarihi" dersi y eralmaktadir. 1918'de Medresetu'l-Mütehassisîn M edrese-i Süleymâniyye'ye çevirildiginde "Hikmet ve Kelâm Su'besi"nde yine bu ad altinda Dinfer Tarihi okutul-mustur. W. de Yüksek Islâm Enstitüleri de Ilahiyat Fakültesine çevrilmistir. bu alanda önemli çalismalar yapmislardir. Medrese-i Süleymâniyye Ilahiyat Fakültesi adini almistir . J. 1933'de Ilahiyat Fakültesinin kapatilmasindan sonra kurulan Islâm Tetkikleri Ens titüsünde. S.Mensing (Mensching)."Dogu'nun Kutsal Kitaplari Tercüme Serisi"ni baslatmis. Dinler Tarihi olarak ülkemizde yayinlanmis belli basli eserler ve yazarlari sunlar dir: 1. Otto.G. Tasavvuf ve Felsefe 'besi"nin ders programinda da "Târih-i Edyân" vardir. Parrin der. Zaehner.G. Ingiltere'de yerlesmis. Tevhîd-i Tedrisat Kanunu çikinca. Böylece zamanla Paris. M. Roma gibi merkezlerde Dinler Tarihi. Ki tagawa. çesitli üniversitelerde kürsüler kurulmus ve ilmî dergiler çikaril r. Yüksek Islâm Enstitüleri ve Erzurum Islâmî Ilimler Fakültesi açilmistir.Ülkemizde Dinler Tarihi Çalismalari Islâm Âlemi ve Bati'daki Dinler Tarihi çalismalarindan yararlanarak Osmanli Devleti'nin son devresinde bu alanda bazi çalismalar yapilmistir. Scho eps ve Michael Pye'yi sayabiliriz. Ake V. Mesrutiyetten sonra 1911'de "Ulûm-i Seriyye" dersleri arasinda 6 saat "Târîh-i Dîn-i Islâm" ve Târîh-i Edyân" dersleri birlikte programda yeralmistir. Esâtîr (1878). "Türk Dinleri ve Mezhepleri Tarihi". Bunlar arasind a R. çesitli ülkelerde zikredilen alanlarda bir hayli bilgin yetismistir. dinlerin ilmî incelenisinde filolojiyi anahtar kabul etmis v e dinin özüne ancak dil arastirmalari yoluyla gidilebilecegini ileri sürmüslerdir. R. Ilahiyat Fakültesinin çogunda Dinler Tarihi alaninda önemli çalismalar ve tezleryapilmaktadir. F. Yüzyilin ikinci yarisindan sonra Dinler Tarihi alaninda yapilan çalismalar zama nla gelismistir.[32] c. Aslinda Islâm Âleminde yerlesmi s "Milel-Nihal" ve "Kasas-i Enbiyâ" tarzindaki eserlerin tercüme gelenegi XIX.P. M.Strom. Hans J. Tiyel (Tiele) ve Santopi dö la SosI (Chante pie de la Saussaye). Pettazzoni. O ve takipçileri.Semseddin Sami. E. Elyad (Eliade). Bati'da Dinler Tarihi ve Karsilastirmali Dinl er Tarihi çok ilgi görmüs. 1949'da Ankara Ilahiyat Fakültesi. 1936'da bu Enstitü de kapatilmistir. R. Günümüze kadar gerek dogrudan dogruya bu alanda ve gerekse karsilasti rmali veya fenome-nolojik alanda yapilan çalismalar dikkati çekmektedir. daha sonra I mam-Hatip Okullari. Tarih-i Umumî ve Din-i Esâtîri'l Evvel in dersi bulunmaktadir. ilk defa "Din Bilimleri" deyimini kullanmi stir. Dumezii.C. XIX. Oxford Üniversitesinde Dinler Tarihi dersleri vermis olan Alman asilli Maks (Max) Müller. Bu ilk Ilahiyat Fakültesinin ders programinda "Türk Târîh-i Dînîsi" ve "Târîh-i Edyân" bul dir.inceleme yolunu açmis ve büyük ilgi görmüstür. G. Türkiye'de egitim-ög etim hizmeti veren 24 Ilahiyat Fakültesi vardir. NInian Smart. Uqo Bianchi.F. yüzyila kadar devam etmistir. Cantvvell Smith. Halen. Sonunda yenilestirme hareketleri çerçevesinde kurulan Darülfünun Edebiyat Fakültesinin 1874 yili ders programinda. Sharpe). Bu devrede. Üniversite ders programlari içinde yer a lmistir. Erik F Sarp (Eric F. II. Brüksel.

Istanbul 1943. Semseddin (Günaltay).Bölümün Bibliyografyasi .G. New Jersey 1977.Seyyid Serif Cürcâni.The History of Religions.Mehmet Taplamacioglu. 12-37.(1983). 26-39 . 17-77 (In g.A. Hastings. Ta'rifat. 3. 1421-143 5. Ömer Budda. Târîh-i Edyân (1911). Editions Gallimard 1971. (Basin Direktörü) Paul Paupard. Izmir 1987. Târîh-i Edyân (1922). . London 1970 (Bkz. 1-14 vd.Dictionnaire des Religions. Editions Gallimard 1971. 8. 4-6.B. 7.F. 9.H. Baslangiçtan Günümüze Dinl er Tarihi. nesr.Ibn Manzur. Phenomenology of Religion. . "Din". Yeryüzünde Dinler Tarihi.. 11.) Bu eser. Xlll/169-171 . Ekrem Sarikçioglu. . 6.Ömer Riza Dogrul. 1/3-59 . 72 A Dictionary of Comparative Religion. 66 vd. Me hmet Aydin tarafindan "Di-nin Anlami ve Sosyal Fonksiyonu" basligiyla Türkçe'ye tercüm e edilmis ve 1990 yilinda Kültür Bakanligi yayinlan arasinda çikmistir.Historie des Religions.Annamari Simel (Annemarie Schimmet). Lisanu'i Arab. Ihyâu Ulumi'd Din. Dinler Tarihi (1978). La Nostalgie des Religions. New York 1951 .Mehmet Aydin.Robert S. II 590-591 . Târih-i Edyân. Emîn Seydisehrî. S.Encyclopedia of Religion and Ethics. Mc Donald. Dinler Tarihine Giris.Ahmet Mithat Efendi. 3-13. 5. Chicago 1969. Islam Ansiklopedisi. Istanbul (1911-1912). 77-78.Ugo Bianchi. Phenomenologie et Religions. Leiden 1975. Istanbul 1963. Eliade-M. Paris 1962.Mahmud Es'ad b. Beyrut 1958. Re ligionsgeschichte. IV/531 . Islam.Mircea Eliade. 62. Karsilastirmali Dinler Tarihi (1966). Hüseyin G. 4-19 . So-ciology of Religion Pychology of Religion mad.M. Chicago 1973. Istanbul 1338. Yur daydin-Mehmet Dag. Words of the VVorlds Religions. nesr..M.Es'ad. Ankara (1955). Brandon. Istanbul (1947). [33] I. Ellwood. 10. .. Misir 1967. Dinler Tarihi (1935). Philospohy of Religion. Semseddin (Günaltay). 36. Hamdi Akseki..Gazalî. M. 1-27. Istanbul 1253. Kitagawa. 1-16 . The Ouest-History and Meaning in Religion. 1552 .) .2. Târîh-I Edyan (1912-1915) 4. nesr.D. The History of Religion.Henry Dumery. France 1983. Din Felsefesi. J. . Comparative Religion. Tarih-i Edyan.

Dinler Tarihine Giris. . "Çesitli Yönleriyle Din".Ü. Istanbul 1982.Abdurrahman Küük. Ankara 1991. 130. 3-5.Salamon Reinach. . . Kur'an'da Allah ve Insan. Histoire Generale des Religions. Abdulkerim es-Sehristanî.H. Kahire H. 11/305. 1-5 . . Istanbul 1911-1914. Paris 1976.Ü. Belgique 1982. Kahire 1963.. Kur'an'a Göre Dört Terim. 318. .Râgip el-Isfehâni. Ilahiyat Fakültesi Dergisi. 8. Paris 1970. A. Çev. London 1975. XVII. Ankara 1975. Istanbul. Tarih-i Edyan. Vlll/109-124. Joachim Schoeps. Ilahiyat Fak. An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. XXVIII/213267. . . 13-18 . 52-54 Mahmud Es'ad b. Socioiogy of Religion.Ebu'l Ala el-Mevdudi.Ninian Smart. Jensen. Hikmet Tanyu. 275-282. 6-23. Ström. Paris 1951. Dictionnaire des Religions.Helmer Ringgren-Ake V. Marguerite-Marie Thiollier.G. Istanbul 1911. New York 1948. Ankara 1986. Van Der Leeuvv. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. Beyrut 1968. 10-21. . Müfredat.Ahmet Mithad. Wach.*Gr. Tarihte Usul. 1969. 109-122. . Religions of Mankind. R-Clara VVinston. A.Ekrem Sarikçioglu. Çev. 48 Eric J. . London 1966 .G. Fransizca'ya çev. 312-313. Chicago 1951.Günay Tümer. Kahire 1975 Muhammed Ali El-Famki et-Tahanev\ Istilahatu'l Fünun. 654-79. Zeki Veiidi Togan. . el Erkânu'l-Erbea. Çev. Der. .Michael Pye. Ankara 1955. Emin Seydisetiri. Sociologie Religieuse.J. Istanbul 1983. 3-7 .Ebu'l Hasen Ali el-Haseni en-Nedvî. Gr. Sharpe. Ankara 1961. H/26-27. Mensching. Jacques Marty. 3-12 Ebu'l Feth Muhammed b. Comparative Religion. London 1967. Kaya. La Religion dans son Essence et ses Ma-nifestations (Phenom enologie de la Religions). O. 50 Key VVords-Comparative Religions.The Üniversel Jewish Encyclopedia. . "Dinler Tarihi Dersinin Okutulmasinda Karsilasilan Zorluklar ve Bunlarin Giderilmesinde Takip Edilecek Esaslari". Cilaci I. 187-217 . The Phenomenon of Religions. . .. Britain 1978 .Toshiko Izutsu.L. 220-251. ei-Milel ve'n Nihal. Çev. 2-13 .. N.Annemarie Schimmel. "Türkiye'de Dinler Tarihi'nin Tarihçesi". Britain 1971. IX/125. Tarih-i Edyân. Din Ögretimi ve Din Hizmetleri S emineri. Süleyman Ates.

Dinin kaynagi hakkinda kutsal kitaplarin verdigi bilgilerin disinda bir bilgi yo ktur. Bu terim. onlara korkusu. ilkel kabîle dinlerinin kaynaginin k orku sonucu "atalara tapinma" oldugunu ileri sürer. d iger taraftan ruhlara inanilmasidir. bütün tabiatin canli olarak kabul edi ldigini ifade etmektedir. Din Bilimi. Böylece insan. dinin kaynagini ilk insana ve dolayisiyla onu yaratan All ah'a baglamaktadir. Kutsal Kitaplarin verdigi bilgiler disinda. "mana" fikri ile desteklenmis görünmektedir.DININ KAYNAGI HAKKINDA DEGISIK GÖRÜSLER Dinin nasil basladigini. Bu güç için bilginler "mana" deyimini kullanmaktadir. Bilinebilen. Bu korkunun atal .Elmahh Hamdi Yazir.. geçmiste de.R. Bu nazariyeye göre "ilkel insan". Spensir. Marett'in. hayat verici bir cevher vardir. Taylir'in ögrencisi olan R. ü nazariyesinde. Aydinlanma Devri filozoflari da Çesitli dinlerin bir ilk dinde n olustugunu ve din duygusunun insanda tabiî olarak bulundugunu savunmustur. Fert plâninda dinsiz kimselerin bulunmus olmasi bu kurali deg istirememistir. Bundan dolayi insan hayati ve insanlik tarihini anl amak dini anlamakla bir tutulmustur. Yüzyilin ikinci yarisindan sonra Darvvin'i n evrim nazariyesinden etkilenerek dinin kaynagi hakkinda da çesitli görüsler ileri sürülmüs tür. saygisi. Günes. Spensir (Herbert Spencer). Atalara Tapinma. 1871'de yayinladigi "Pr imitive Culture" (Ilkel Kültür) baslikli kitabiyla. insan hayatinin her tarafina yayilmis ve onun ayrilmaz bir vasfi olmustur. Bir çok tanrinin kuvvetinin bir tek tanriya verilmesiyle de tektanricilik (monoteizm) meydana gelmistir. nere de insan varsa orada dinin oldugudur. [34] II. agaç gibi varlik larda da var kabul edilmistir. ln'n baslangicinin "Animizm"e da yandigi nazariyesini ortaya atmistir. sosyolojik delille re dayanarak. sonra çevr esindeki hayvan ve maddelere. Onun Animizm Nazariyesine göre uyku. Önce bedenden ayri bir ruh fikrine ulasan insan. Hak Dini Kur'an Dili. Burad an çoktanricilik (Politeizm) dogmustur. Darvvin'in "Türlerin Kaynagi" baslikli eseriyle 1859'da baslayan materyalist ve po-zitivist propaganda. 1909'da. hayat korkusunun dinlerdeki üstün yerine isaret eder. Bunun için din. sahsiyeti bulunmayan umûmî dinamik güçte aranmas i tavsiye edilmektedir. günümüzde de dinsiz bir top luma rastlamamistir. dinin kaynaginin Anim izm oldugunu. bilim adamlarini mesgul etmistir. Kutsal kitaplar. Ingiliz Filozofu H. dinin kaynaginin. ihtiyaci ölçüsünd e tapinmaya baslamistir. daha sonra da tabiî olaylara bu düsünüsünü uygulamistir. Buhner (Lud-wig Buchner) ile doruk noktaya ulasmistir. bütün âleme yayilan tek bir hayat veren "güç" düsünmüs olmalidir. Antropolog Edvard Börnet Taylir (Edvvard Bürnette Tylor). bir taraftan maddelerin husûsî bir kuvvete sahip olduguna. Fetisizm ve Büyü gibi inançlari^ ondan dogdugunu ile ri sürmüstür. Animizmin politeizmin kaynagi oldugunu kabul etmekle beraber. Ay. canlilik gösteren irmak. Istanbul 1/90. H. Tarih boyunca ve insanlarin en eski kültürleri nin karanlik zaman diliminde din. Toplum hayatinin vazgeçilmez ana unsuru haline gelmis olan dinin kaynagi meselesi. ayri ayri varliklara s ahsiyet kazandirmadan önce. bir kavram. Animatizm. Ogüst Komt (Auguste Comte) ve L. Bu cevher i lk insan tarafindan hareket eden. ortaya koya cak bir beige yoktur ve ilmî yollarla bilebilmek de mümkün degildir. insanla beraber varolmus ve insanla berabef de varl igini sürdürecek bir "kurum" olarak görülmektedir. yayinladigi "Dinin Baslangici" adli kitabinda. ilk defa açikl anan bu nazariyesinde.BÖLÜM A. rüya ve nefes alma gibi durumlarda bede ni yöneten ve ölüm ile ondan ayrilan manevî. XIX. animizmden önce bir ilk safhanin bulundugunu kabul eden diger bir evrim nazariyesi "animatizm" adini almaktadir.

taslar. bu merhaleden geçmislerdir. Bu nazariyeye göre.arinin insana verdigi korkudur. Bu teze göre. Iskoç W. Müller. Çesitli kabile . Is panyolca "Dios" kelimelerinin çiktigini belirtmistir. 1890'da. bir sistem haline geti ren M. son arastirmalard a elde edilen bilgilere göre Güneydogu Avustralya ilkel kabilelerinde animizme rastla madigini. dinin kaynaginin tabiatçilik oldugunu. fakat gökyüzü. J. "Agni"nin ates . Bu görüse "Naturizm" denir. atalara ibadetin de diger bütün ibadet sekillerini gelistirdigini ve ta nrilarin sivrilen veya kahraman olan atalardan seçildigini savunur. belirli zamanlarda yenilmistir. Lang. Totemci görüse göre. essiz bir mucize ve sonsuz bir harikadir . Böylece Lang. bunun daha sonra "atalara tapinma"ya yol açtigini. bu hayret. M. büyük bir korku ve hayret sebebi. Yine ona göre inananlarin güvendigi bir manevî güç vard ir. ilmin öncüsü olmustur. "kutsal"dir ve o da toplumsal yaptirima dayanir. büyü vasitalari etkisiz kalinca. Kutsal. Böylece o. varlik güçlerine karsi ilk tepkisini hatali bir düsünüs tarzina dayanan "büyü" hare etleriyle onlari kontrol altina almaya çalismak oldugu üzerinde durur. totemciligi psikoanalitik acidan ele alir. Hinduizmin kutsal kitabi Vedaiara dayanmistir. Insan. Müller. insanin. Ona göre. 1912'de yazdigi "Dînî Hayatin Ibtidaî Sekilleri" a dli eserinde. korku ve saygida aramak gerektigini . Smit. Bu nazariye. hemen bütün dinlerde tanri adlari. dinî düsünceye ilk hiz veren seyi. Totem'e tapinilir ve özel âyinlerle. bir noktada. Vedalar'daki tanri i simlerinin tabiat olaylari ile yakin ilgisi bulundugunu ileri sürmüs. daglar. bir sahsiyeti olan degil. Artik Totemcilik. dinin ilk seklini n monoteizm (tektanncilik) oldugunu savundu. aslinda dinin degil. ilmî teknolojinin yoklugun da tabiattaki bu güçleri kontrol altina alip onlardan faydalanmayi ummus ve büyü. Freyzir (Frazer). 1 898'de. ögrencisi Endriyuv Lang'dan (Andrew Lang) geldi. Deus). klan üyelerinin kendilerinin "totem" denilen bir hayvan veya bitkiden geldiklerini san ip onu kutsal kabul etmeleridir. evrimi totemcilikten baslatirlar. "Totem ve T abu" adli kitabinda. böylelikle diger safhalarin ortaya çiktigini savunmustur. bir sahsiyeti bulunmayan güçlerle ilgilidir. Maks (Max) Müler'e (1823-1900) göre dinin kaynagi.Durkaym (Durkheim). O. tabiat olay. basta ates olmak üzere. fizikî çevrede rastlanan kuvvet ve varli klarin kisilestirilmesi ve tanrilastirmasi demektir. agaçlar ve genel olarak tabîî nesnelerle ilgili tapinmalardan da sözetmistir. bilhassa "Günes tapinmasi" üzerinde durmus.G. o da toplumdur.ara ibadeti. Bu nazariyeden simdi t amamen vazgeçilmistir. toplumun kutsal kabul ettigi sey olarak aslin da kendine tapindigini ifade eder. dine döndügünü ileri sürer. Lang'dan sonra benzer bir görüs Avustur yali Cizvit papazi Wilhelm Smit (Schmidt) tarafindan savunuldu. Totemcilik. Bu görüsü. "Altin Dal" baslikli kitabinda ve bütün eserlerinde. fakat insanlarin ahlâkî âdaba uyup uymadigini denetleyen ve gökte bulunan bir Yüce Tanri kavramina her yerde rastlandigini açikladi. Sosyolog olan E. Böy lece. Aslinda psikolog olan Z. tek Tanri inancidir. din in temel fikri. Simit (Smith)ve S. toplumu n kutsal kabul ettigidir. bütün ilkel kab ilelerde bir Yüce Varlik inancinin bulundugunun delillerini ortaya koymayi gaye edi ndi. Onun 1912-1955 yillari arasinda yayinlanan "Tanri Kavraminin Kaynagi" adli . "Dinin Olusumu" baslikli kitabi ile. insanoglunun en eski inanci. kendilerini belli bir hayvan veya bitki (totem) ile kan bagi içinde akraba telâkki etmislerdir. i nsanin. Bütün bunlarin yaninda dinin kaynagini Yüce Tanri inanisina baglayan bir tez gelistiri lmistir. her dinde ata lara sayginin yer aldigini göstermeye çalisir.R. Fröyd. Müller. Naturizm. tabiat kuvvetlerine tabiat üstü degerler verme meylini uyandirdigini ve dil yanilmalari sa yesinde dinlerdeki bütün kutsal tasavvur ve inançlarin meydana geldigini ileri sürmüstür. herhangi bir hayvan veya bitkinin tüketimini n iktisadî bir sebeple yasaklanmasi sonucu dinî bir görüntü kazanmis olmasi seklinde açiklan maktadir. "Dyaus"un gök anlamina geldigini. tabiat olaylarini ifade ve temsil ettigini. dinin kaynagini sosyolojik bir temele baglar. zamanla ilâhî varliklara tapinma ve kurban gelismistir. Fröyd'ün (Freud) dinin kaynagi ile ilgili bir nazariyesi vardir. Reynah (R einach) gibi bilginler. bütün insanlar. Taylir'in animizm nazariyesine ilk ciddî itiraz. ilk insan içi n tabiat. Büyü. bu kelimeden Fransizca "Dieu" (Lat.

aydinlar. Bati'da ilmî çevreler. Seyahatleri sirasinda inceledigi hay-van türleri. içtimaî. Bundan bir buçuk yüzyil önce. Yüce Va rligin yaratici bir tanri. büyük bir taraftar toplamistir. evrim cilerin cansiz kimyevi maddelerin ilk hayat sahibi. Yüzyilin sonlari ve XX. Fakat bu nazariyeyi tereddütle k arsilayanlar ve karsi fikirde olanlar da vardi. Evrimcilerin iddiasina göre insanin. tip tahsiline basladigi halde bitirememis. Belki hücrenin bu h ayret verici yapisi Dar-win zamaninda bilinseydi. Bu durum. evrim.eseri bu tezin öncüsü oldu. Hücrenin karmasik yapisina dikkati çeken evrime karsi olan düsünürler. Da rvvin'in dedesinin de aralarinda bulundugu bazi evrimciler. etkilendigi kimseler ve bu arada T. bir anda. bu konudaki fikirlerini açikladigi eserini yayimlamistir. Evrimciler. ayri bir ümit. Malthus'un fikirleri. "Tanri Inanci nin Kaynagi" adiyla 1914'de yayinlanan kitabinda. hayatin suda bir tek hücrenin tesadüfen olusmasiyle basladigini. sapmalarin. Daha sonra R. Yüzyildan beri bazi nazariyeler ileri sürülmüstür. iktisadî sonuçlar Çikarmak isteyenlerin herbiri. yasayan. onda evrimle ilgili olarak ileri sürecegi hanlila r alemindeki hayat mücadelesi sonucu "tabiî ayiklama"nin kuvvetlileri yerinde biraki p. dinî duygulari zayi flatmaktan siyasî. bütün bilim dallarina siçratilmis. bazi bilim adamlarinin bir "dogma"si haline gelmisti. Ancak o. b abasinin papaz olmasini istemesi üzerine "Isa'nin Kolejine devam edip diploma almis tir. Valleys (VVallace) ona bir mektupla. hayati olusturan en küçük yap asi. M. Nathan Söderblom da. Aslinda evrimle ilgili olarak XVIII. dine. çoktanricilik gibi duruml arin ondan sonra ortaya çiktigi görüsü agirlik kazandi. bir taraftan. Pettazoni. bugün dahi. canlilarin çevreden etk ilenip bazi özellikler kazandiklarini ve bu özellikleri irsiyetle sonrakilere intika l ettirdiklerini. Fakat. ilmî\bir "dogma" ol masini saglamaya çalisti. A. hücrenin sirri çözüldügünde gayeye ulasilacagi düsünülüyordu. hayat s hibi olmayan maddî varliklardan nasil olusabilecegi sorusunu sormakta ve bu sorular . hayatin. hücrenin karmasik yapisi konusunda son söz henüz söylenemedi. bütün m ragmen. bugünkü hallerine tabiî ayiklama ile geldiklerini ileri sürüyordu. "Türlerin Kaynagi" adli kitabiyle dikkatleri üzerine çekmisti. XIX. üstelik onun resmî. Darvvin'in yasadigi yüzyilin genel havasina uygun düsen.R. g ye ve planla bu nazariyenin tutunmasini. Onun baskanligini yaptigi Viyana Etnoloji Ekolü. buluslar hep evrimin lehine gelistirilmek isten misti. Darvvin (1809-1882) . öte yandan. 1859'da.R. daha dogrusu o ortamin dogurdugu evrim nazariyesi. Bazi nazariyelerin ortaya atilmasina sebep olan Darvvin'in evrim nazariyesi ise. tabiatin s irlari çözülüyordu. Eliade gibi bilginler bu t ezi destekleyici ve gelistirici mahiyette çalismalar yapti. o nazariyesini ortaya atmaz. sefkatli. kiliseye düsmanlik duyanlarin. zayiflari ortadan kaldirmasi iddiasinin temelini hazirlamistir. önce pek ilgi çekmesine ragmen. bu konuya agirlik verdi. canlilarin tesadüflerle varlik kazandiklarini. basit bir hücreden olusan organizmaya nasil dönüstügünü. i si tesadüfle izah etmeye kalkmazdi. kesifler. kabilenin ve içtimaî kurumlarinin kurucusu oldugu üzerinde öne mle durdu. hayatin. Darvvin. C. lütuf sahibi olarak tasavvur edildigi ve gökte varligini sürdürdügü sonucuna ulasti. Bu arastirmalar so nunda önce bir tektanncilik devresi bulundugu. mevcut türlerin basit hayat sekillerinin evr imi sonucu ortaya çiktigini telkin etmesi üzerine. Yüzyilin baslarinda yapilan ara stirma ve incelemeler. G. evrim konusu olan bazi organlarin ihtiyaçlar sonucu gelistigini veya köreldigini iddia etmekte idiler. Bir hekim ailesinden gelen Darvvin. canli varliklarin. dinin sorumluluk ve yaptirimlarindan bunalanlari heyecanla ndiriyor ve derin bir nefes almalarini sagliyordu. sonra da üreyen tek hüc reliye. Wi-dengren. zamanla çok tenkitlere ugradi. Böylece evrim nazariyesi sadece bi yolojinin konusu olarak kalmamis. zamanla dalgalarin karaya tasimasi sonucu yeryüzünde çesitli degismelerle bir çok canli türünün g listigini ve böylece günümüzdeki canlilarin birbirinden evrimlesme ile meydana geldigi ni ileri sürmüslerdir. "ilkel kabi le inançlari" arasinda tesbit edilen Yüce Varligin merhametli.

o rtak halka. Natuhzm'den (T abiatcilik) gelistigi seklindeki tezler de çok tenkitlerle karsilasmistir. basibos bir kâinat modeli ortaya konulmak ta. fakat insanin akilla seçkinlesmi s bir hayvan oldugunu ileri sürmüstür. benzerlikle akrabaligin ayni seyler olmadigi anl asilmistir. Bu durumda hayat. Onun düsüncelerini daha ileri götüren Darvvinciler. cansiz seylerde ve tabiat güçlerinde. herseyi tesadüflerle izah etmeye çalismislardir. maymundan insan ya pamamaktadir. Onlara göre. Halbuki. hiç birseyin tesadüfî olmadigini. Her seyin bir "olus kanunu" vardir. Çünkü bu nazariyeyle. insan da bu kâinat modeli içerisinde gayesiz ve endisesiz olarak bulunmakta. Simdiki insan tipinde iskeletlerin bulundugu kütle tabakalarinin daha asagisindakilerde baska fosillere rastlanmamisti r. Büyü. Totemcilik ve Tabiatcilik. maymun gibi agaçta yasarken. tesadüfen yaratilmis. Atalara t apinma. elindeki bu kadar imkanlar a ragmen. Evrimciler. dallardan asagiya inmis. Ayrica maymundan zaman içinde insan olmasi lâzim gelirken. basit bir canli varlik. Animizm. Darvvin. Ayrica. geçis türlerinde eski-organlarin kaybolmasi üzerinde dururken. cansiz maddelerden bir hücre. Dinazor gibi dev yapili hayvanlarin nesli tükeni rken. Bu Yüce Varligin görünmemesin en. Evrimcilerin iddiasinin aksine. Bunun. Atalara tapinma. Bu ve benzeri misalleri çogaltmak mümkündür. bugün. insanda. bugün mevcut olan türler in taksimini tabiî ayiklama ile izah etmektedirler. böylece zamanla degisiklige ugramistir. Evrimciler. dünyayi bir imtihan yeri degil. maymunla insan arasindaki geçis sekil lerinin hiç bir zaman mevcut olmadigini savunmuslardir. evrimin dine uygulanmasi s onucu ortaya atilan dinin Animizm. bitkide. zayiflarin türleri ortadan kalk mistir. herseyin ilâhî irade dahilinde gerçeklestigini göstermektedir. Maymunu n insana bazi hususlarda benzemesi gibi. hayalî iddialara önem vermekte ve açiklayam adiklari olaylari tesadüflere havale etmektedir. Yapilan deney ve incelemeler. in anin maymunun akrabasi oldugunu. hayvanda. Bu. Böylece ins anin bütün yaratiklarin en sereflisi ve üstünükilindigi. gününü gün edip. insanin maymundan geldigini açikça söylememis. bu ve benzeri tenkitlere ugradigi gibi. çesitli sekillerde ifade edilen bir Yüce Tanri inanisini n oldukça yaygin oldugu yapilan çalismalarla ortaya çikmistir. Ilkel Kabileler'de. Ne tesadüf. görünmeyen. (Topraktan yaratilan insan y ine toprak olmaktadir. ne madde. fakat kendini. ne de kendiliginden olusma yaraticidir.a evrimcilerden cevap alamamaktadir. milyonlarca senelik bir evrimden sonra bugünkü duruma geldigini. y ani yaratici bir Tanri'dan gelebilmektedir. zevk ve sefa yeri olarak düsünmektedir. ilmî verilerden çok. Evrimciler. dinden daha çok bir bitki veya hayvan neslinin korunmasini hedef alan sosyal bir . Çünkü Mamut. Halbuki kainatta hiçbir sey tesadüfi degildir. materyalist felsefenin bir "can kurtaran simidi" dir. Darvvincilerin insanin me nsei konusundaki nazariyelerine karsi çikanlar. bir hayvan mesabesine indirilmektedir. çok eski bir tarihte insana benzeyen gelismis maymunlarla insanin ilkel tipinin ortak olduklari bir kökten ortaya çiktigini iddia etmislerdir. Bunun yaninda Totemcilik. insanoglunun onu çesitli seylerde aramis olmasi mümkündür. Hayat savasinda kuvvetliler hay atta kalip özelliklerini irsiyet ve üreme yoluyla sürdürmüs. sayilari milyarlarla sayilamayacak kadar çok zayif canlilar varliklarini sürdüre bilmistir. insan. varligini belli eden bir kuvvet aramak de mektir. milyarda bir Ihtimaldir. insan. yenilerinin nasil meydana geldigini açiklayamamistir. Evrimcilerin kendilerini des tekledigini ileri sürdükleri "Piltdown insani"nin fosilinin sempanze çenesi ile birles tirilmis insan kafatasi oldugu anlasilmistir. yaratici bir Tanri'yi k abul edemediklerinden. ancak hayat sahibinden. Öyle görünüyor ki evrim felsefesinin asil gayesi. kâinatin varligini bir yaraticiya ihtiyaç kalmaksizin açiklayabilmektir.) Sayisiz canlinin ortaya çikisini "tesadüfe baglayan evrimciler. ne tabiat. üzeri nde 1'den 10'a kadar rakamlar yazili on kâgidi bir torba içinden rakam sirasina göre çek ebilme. bu güne kadar böyle bir olay olmamistir. daha degisik bir olgudur. hayatin birdenbire basladigini ve çesitli canlilarin dogrudan dogruya or taya çiktiklarini gösterdigi savunulmustur. toprak üzerinde ya samaya baslamis. din. Darvvincilik. bu anilan tezlerdeki bazi noktalar da di ne benzer.en güzel biçimde yaratildigi hikme i ortadan kaldirilmakta. fakat din degildir. Totemcilik. Evrimcilerin bu nazariyeleri de çok tenkitlere ugramis ve zaman onlarin yanildigini isbatlamistir.

2). Kur'ân-i Kerîm'de söyle denilmektedir: "Biz. akledesinîz diy e Kur'an'i Arapça olarak indirdik" {Yusuf.. Hz. Hz.[38] Bu "uyaricfnin vazifesi. Nitekim bir hadiste 124.[40]Yine Ra'd Sûresi'nde "Her milletin b ir yol göstereni vardir" denilmektedi?[41]AIIah. her peygamberi. kendi elleriyle yaptiklari put lara tapinmaya ve bunlari Allah'a ortak kosmaya yöneldikçe. Dinin kurucusu. "hak yol"a davet etmistir. Sonra insanlar tevhid esaslarini unut up. bununla da kalmamis. Islâm. insanlari yeniden hak dine çagiran elçil erdir. Çünkü vahyin kay . Âdem. peygamberlerden sonra. Insanlar. Kur'anda bu husus söyle belirtilmektedir: "An-lavasiniz. Allah'tan baska seylere. Ancak bu suhuf'tan kitaba. Allah. Ancak belirli peygamberlerin kitaplari vardir. Ibrahim Suresinin 4. papirüsten sahifeler) halinde iken sonra kitap haline dönüsmüs ve Kur'ân -i Kerîm ile son seklini almistir. Mu hammed'e kissasi bildirilen peygamberler yaninda bildirilmeyenlerin de bulundugu anlasilmaktadir. basibos birakilmamis.[42] Peygamberler. bir kismini da anlatmamistik". All ah.DININ KAYNAGINA ISLÂM'IN BAKISI Islama göre insanligin ilk dini. Yüce Allah'dir. yanildiginda yolunu düzeltmesi için ömür vermis ve insani yeryüzünün halîfesi ki ir. azdiricilardah kaçinin diyen bir elçi göndermisizdir"[39] seklinde açiklanmaktadir. gönderdigi millete rahatça anlatabilsin diye. Bu konuda. insani yaratmis.000. çok tanricilik tektanriciliktan sonra gelismistir. Kitaplardaki hükümler iyi korunmayip degistikçe." Kur'an'in Arapça gönderilmesinin hikmeti de bununla ilgilidir. gerçegi anlamasi için akil. bir sonraki kitap öncekini düzelt ip tamamlamis. peygamber gönderildiginden bahsedil mektedir. Yüce Allah. yenilemistir. Ayeti'nde bu husus söyle belirtilmistir: "Her peygamberi onlara açiklasin diye. basit ahkâmdan mütekâmil a hkâma dogru gelisme devam ederken tevhîd ve imanla ilgili öz degismemistir. Kitaplar. insana gerçekleri ve vazifelerini ögretmek üzere zaman zaman elçiler ve kitaplar da göndermistir. kitaplar ve peygamberler göndermistir. seni müjde ci ve uyarici olarak gerçekle gönderdik. insani en güzel biçimde[36] ve inanma ihtiyaci içinde[37] yar atmis oldugunu bildirmektedir. Bu. "Andolsun ki her ümmete Alla h'a kulluk edin. tevhid dinidir. Bu konuya daha açiklik kazandiran bir baska Âyetin anlami d a söyledir: "Biz elçi göndermedikçe azap etmeyiz". [35] B. k endi kavminin diliyle gönderdik.olgudur. Allah'in gönderdigi elçiler ve kitaplar yoluyla akil ve irade sahibi insanlara bildirilmistir. Nîsa Sûresi'nin 164 ve 165. yollarini degistirdiklerinde. Zikri geçen elçilerden bazilarinin adlari Kur'ân-Kerîm'de verilmekte ise de. en güzel biçimde ve fitratinda Allah'i arama d uygusu içinde yaratilmis olmasina ragmen. Bu ve benzeri bazi âyetlerden. Digerleri onlara tâbi olmus lardir. onlarin getirdikleri hükümlerin devamini sagl amistir. kâinati. gönderilen müjdeci ve uyarici peygamberlerden bir kismini daha önce s ana anlatmis. ayetlerinde su sekilde açiklanmaktadir: "Peygamberlerden sonra insanlarin Allah'a karsi bir hüccetl eri olmamasi için. Bunun için sapmalar ondan sonra olmus. tabiat kuvvetlerine. aslinda elçile rin sayisi bunlarla sinirli degildir. dinin hükümlerinde d e durum ve ihtiyaca göre gelismeler olmustur. Kitaplar. insana kendisini bulmasi. Büyü ise. Âdem'e her seyin ismi ögretilmis ve kendis i ilk peygamber olarak görevlendirilmistir. önce "suhuf" (sahifeler: tab letler. emrettigi yolda yürümesi için irade. Hak din. Insan. Bazilarina kitap da verilen bu elçiler. düny anin her tarafindaki insanlara uyari ve irsat vazifelerini yerine getirmislerdir.Geçmis her millet içinde de mutlaka bir uy arici bulunagelmistir". gönderdigi milletin dilinde göndermistir. Kur'ân-i Kerîm Yüce Allah'in. ilmin gelismedigi yerlerde ve devrelerde tabiata hâkim olmak istegi ni aksettiren bir teknik olarak göze çarpmaktadir. Allah da elçiler gönderip on lari "hak din"e. evrimcilerin anlattigi sekilde insanlarin ve dinlerin evrimini kabul etmez. bir e rkek ve bir de disiden yaratilmistir. Hz. "Uyaricilarla dest eklenmistir.. levhalar. Insanlar çogalip toplumlar gelistikçe. Allah'dan aldigi vahiy ve ilha m ile kendi devrindekileri irsat etmistir.

ondaki din du ygusunun fitrî oldugunun delilidir. daha sonra gelecek olanlari müjdeledigi ve peygamberler zincirinin son halkasinin Hz. Dolayisiyla Islâm 'la din müessesesi ikmâl edilmis. Insan. "Din. tek basina yetip yetmedigidir. ilâhî hitabi anlamak için bir vasit adir. dinî esaslari kesin olarak anlayabilir. Naturizm g ibi) çok tanriciliga. Mâturîdî'ye göre ise. Din duygusunu. Hanefî bilginlerin çogunluguna göre akil. Bu da. peygamberlerin ayni esaslari teblig. Bu ihtiyaç. yaratilisindan bugüne kadar. mükelleftir. adini kendi kutsal kitabindan alan eaâne dindir. Muhammed. mükellef olmada akil ve fitratin. .[46] Bir Âyet-i Kerîm'de Hz. Bu teblig anlasilsin ve tatbik edilsin diye her peygamber kendi kavminin d ili ile gönderiimistir. oradan da tektanriciliga geçis degil. Dolayisiyla p eygamber gönderilmedikçe Allah'in varligini ve birligini bilmek Insanlara vacib degi ldir.[45] K ur'ân-i Kerîm'de Allah. Dinin akla uygun ve insan fitratinda mevcut oldugunu bütün Islâm mezhepleri kabul eder . birligini bulmalari Icap ederdi. orijinal yapilari Itibariyle hak din ve ana "Islâm çizgisi" içerisinde oldugu açiklanmaktadir. Bu di nlerin de asil. kendi içinde bir tekâmül söz kon usudur. din duygusunun fitrî oldugu gerçegini dogrulamaktadir. Benjamin Constant. Es'arîye göre akil. Max (Maks) Müller. Âl-i Imran. insan tarihine en fazla hâkim olmus bir âmildir. [49] C. vahiy ve nübüvvet olmaksizin. her zaman ve her yerde. vahyedilen kitaplarin ke ndinden Öncekini tasdik ve te'kit ettigi. dinin kaynagi ilâhîdir. A llah'in varligini ve O'nun kemâl sifatlarini idrak edebilir. peygamberler de ayni esaslari teblig etmislerdir. Dinî Hükümleri anlamak Ise Ilâhî hitaba idir. Islâm'a göre. ümit veya herhangi bir vesile ile sonradan ka zanilmis birsey gibi görmek yanlistir. "Bugün size dininizi ikmâl ettim. bundan dolayi o. tarihen sabittir. Allah'in elçisi ve son peygamberidir.Din Duygusunun Kaynagi Din duygusu. dinin kaynaginin vahiy ve nübüvvet oldugu anlasilmakta dir. Kur'ân-i Kerîm'de Hiristiyanlar ve Yahudiler "Ehl-i Kitap" kabul edilmektedir. Insanlarin akillariyla Allah'in v arligini. fitrî bir olgudur. Hz. Bundan dolayi Insan. 85) bildirmektedir. vahiy ve nübüvvet olmasa bile. Isa'ni n söyle dedigi bildirilmektedir: "Ey Israilogullaril Dogrusu ben. fitrîdir. yaptigi titiz ve ince aras tirmalar sonucu. kudretli ve ulu bi r varliga siginma ve yardim dileme ihtiyacini duymustur.nagi Yüce Allah'tir. Allah'in bütün elçileri ayni tevhid esasini teblig etmisl erdir. yüce. diger dinler arasinda.[44] Islâm. Din bilimleri alaninda yapilan arastirmalar. Bu âyet ve diger bazi âyetlerden[47]. benden önce gelmis olan Tevrat'i dogrulayan. Allah'in yarattigi insanlara olan nimeti tamamlanmi stir. Vahiy ve nübüvvet. Islâm Inancina göre.[48] Bütün bunlardan. Tartismali konu. benden sonra gelecek ve adi Ahmed olacak bir peygambe ri müjdeleyen Allah'in size gönderilmis bir peygamberiyim" (Saff 6). din duygusunun insan tabiatinda fitrî bir keyfiyet oldugunu açiklig a kavusturmustur. Çünkü bu duygu. akil yürütme ve Müsa hede Ile mümkündür. Animizm. Mu'tezile'ye göre aktl. Insan aklin in dini bulup bulamayacagi konusunda çesitli görüsler vardir. vahiy ve nübüvvet olmaksizin dini Idrak edemez. tabiatimizin ezelî bir niteligi ve ondan ayrilmayan bir keyfiyet idir" demistir. kitaplarin sonuncusunun is e Kur'ân-i Kerîm oldugu anlasilmaktadir. Ancak vahiy ve nübüvvet olmasaydi. Bir ibtidaî durumdan (Totemizm. üzerinize olan nimetimi tamamlad im ve din olarak Islâm'a razi oldum" (Maide 3) demekte ve Islâm'dan baska bir din güde ninkinin kabul edilmeyecegini {Bkz. Dinî hayat. korku. Muhammed.[43] Görüldügü gibi. Ilk insandan bu yana.

Allah'i n mevcudiyeti suuruna da içten bir zorunluluk ve sezgi ile varir. manevî olgularin en b asta geleni dindi''. Rum Sûresinin 30. Onun bu ihtiyaçlarini karsilayan. insan lari bunun (fitrat) üzerine yaratmistir. dinsiz bir toplum görülmemektedir. "Allah'in halifesi" olmasi. insanla beraber varolmustur. Dua. Insanlara güç veren. hem tarihin her yerinde. insanin kendisini ve âlemi kimin yarattigini arastirmasi. toplum u düzenleyen. Belli bir kültüre ulasarak tarihte yer alan bütün milletlerin manevî dü yalari bir dinî inançla sekillenmistir. insanin önemli sayilabilecek daha baska nitelikle ri bulunsa da. yüzünü bir hanif olarak. onu kuvvetlendirir.Insan. Insanin yüce bir kudr ete gönülden bagli olmasi. de steklenmeye ihtiyaci vardir. Maddî yönü itibariyle. Sonra anasi. Din olgusu. Böylece her seyi v ar eden bir yaraticinin bulundugunu kabul edip O'na baglanir. niyaz. O. Din duygusu da bunlar arasindadir. Çünkü Insan. tertemiz. onu yeryüzünün halîfesi kilmistir. yalnizligi. Allah'in yaratmasi degistirilemez". vazifeyi o yüklenmistir. Insan maddî tarafi yaninda manevî tarafi da olan bir varliktir. emirleri yerine getirip nehiylerden kaçinmasi ve "kul" oldugunun suuruna v armasidir. sadece insanlara mahsus bir dost. Insanin bu sekilde yaratilmasi. insanla beraber varligini sürdürmektedir ve insanl a beraber varolacaktir. insanlara yön veren. ihtiyaçlari için ndini asan bir kudrete yönelmesi gerektigini düsünmüstür. kuvvetli bir irade ve saglam bir karakter kazandirir. toplumlari yükselten v e gelistiren bir kurumdur. Ayni konu ile ilgili Ebu Hureyre'den (R. aday seçildigi maka ma ulasmasi içindir. Nasrânî (Hiristiyan) ise Nasrânî. Insanin karsi lastigi temel mes'ele. Bu düsünceyle müsahhasdan mücerrede geçen i san. güven duyg usu asilayan. he m de hayatimizin her kösesinde kendini gösteren bir olgudur. manevî varlik sezdigi gibi . fazilet ve iyilige yönelten. göklerin yüklenemedigi emaneti. Yüce Allah. din. Bu makam. canliligini korumus ve insan hayatinin ayrilmaz bir vasfi olma karakter ini sürdürmüstür. Din. önce kendisinde çevresindeki varliklardan daha üstün bir öz. Tarihin hangi devresine bakilirsa bakilsin. melekle hayvan arasind ir yaratilisa sahiptir. insanin günahsiz dogdu gu ve aldigi egitim ve terbiyeye göre sekillendigi ortaya konulmaktadir. Bu iki cinsin birbirine zit tabiat çizgileri. Ayrica bu Hadîs ile. [53] D.INSAN IÇIN DININ LÜZUMU Din. Allah'a siginma insani yüce ltir. babasi Yahudi ise onu Yahudi. manevî dünyasi (tarafi) itibariyle de beslenmeye. Mecûsî ise Mecûsî yaparlar". Insanlik tarihinin her dönemi nde din. dine. orada bir de din vardir. emanetin merkezinde bul unmasi. kendisi ve çevresindeki varliklarin. fitrî (dogustan gelen) bir özellik olarak. diger varliklar arasinda en seçkin bir varliktir. Insan. kanun ve nizamlarin kavusamad . Allah sevgisi ve bu sevgiden kaynaklanan korku insani pisirir. Âyetinde Cenâb-i Hak söyle buyurmaktadir: "Sen.[51] Bu agir yüke katlanabilmesi için Yüce Allah onu çesitli istidat ve kabiliyetlerle donat mistir. biy olojik ihtiyaçlarini karsilamaya. insanda sa-n atkârâne bir sekilde birlesmistir. insanin kendi °z varligi hakkin daki suur ile birlikte ortaya çikar ve bu suur ile birlikte gelisir. Nerede bir toplum varsa. fertleri mukaddes duygu ve aliskanliklarda birlestiren. her zaman kendisinin insanüstü baglari bulundugunu. tabiatin fevkinde bir Yüce Varlik'in.[52] Bu Hadîste din duygusunun igi. Hiristiyanli ktaki insanin dogustan günahkâr olarak aslî suç ile doâmasmin aksine. bir arkadas olan dindir. böy lece kendi varligini asan düsüncelere varmasidir. masum yaratilmis bir insanin.A) rivayet edilen bir Hadîs-i Serîf de söyledi r: "Her dogan. aile ve çevresinin etkisiyle onlarin sahip oldugu dini kabul ettigi belirtilmektedir. onun en bariz niteligi olmustur. Din. dinsiz insan bulunsa da. hamligini g iderir. Insanin veya toplumun dinden kopmasi mümkün degildir. sikintilari gideren. Islâm fitrati üzere dogar. Insanlik tarihinde. Allah'in fitratina çevir ki O. Böyle kimselerin içind e yeraldigi toplumlarda fazilet yarisi baslar.[50] Daglarin.

70 yildir dine baski uygulanmasina ragmen. korku. sadece ceza ve mükâfat olarak degil. baskidan kaçip organlarda. anarsi ortaya çikar ve böyle ce çesitli sikintilar baslar. dine düsmektedir. Bütün bunlara ragmen.igi yerlerde de onlari iyi ve faydali seyleri yapmaya yönelten bir hayat nizamidir . bekleneni vermez. ölümden degil. musibet ve felâketler karsisinda ins anin yegâne teselli kaynagi dindir. Toplumlari dinsizlestirmek için okullar açip. daima iyi olani yapip kötü olandan kaçmaya gayret eder. haksizligin. insanin içindeki ebed duygusuna cevap vermek bakimindan da önem tasimaktadir. monoteizm de tektanricilik anlamina gelm . anarsinin. baski ile din i ortadan kaldirmak. ruhlarin yagmurudur. Milletler için lüzumludur. Halbuki her yerde kendini kontrol eden bir Yaradan'i n varligina inanan insan. Mehme t Akif Ersoy bu hususu söyle dile getiriyor: "Ne irfandir veren ahlâka yükseklik. dünyanin izdirap ve sikintilarina karsi durmayi saglamaktadir. Bu düsüncede olanlar. dinin tabiî ve sosyal yetersizli klerin bir yansimasi ve insanlari uyusturan bir afyon oldugunu savunan. cennet gibi büyük bir nimete kavusma. Sonuç olarak. Ümitsizlikten uzak. Insa n için bedenî ihtiyaçlari karsilamak nasil yasaminin bir geregi ise. yok olmaktan korkmaktadir. Alla h'in rizasini elde etme ideali. Çünkü insan. hastalik. Suçlardan arinip ebedî bir kurtulusa ulasma. din ve ahlâka lüzum olmadigini ileri sürüp. baska bir dünyada hayatina devam etmektedir. Bunlara ilave olarak II. adaletsizligin. arkasindan ahlâkî ve hukukî suçlari çagirir. tapinma duygusunun söndürülernemesi. manen çökmüs toplumlarin varliklarini devam ettirebildigi pe k görülmemistir. kuskulari ve hurafeleri gideren de "din"dir. insanin "birseye" inanmak zorund a oldugunu göstermektedir. kaldirmak istedikleri din yerine baska sey leri koymaya çalismislardir. ahlâk için de bir kaynaktir. Din. insani yarinki hayata alistirmaktadir.MONOTEIZM (TEKTANRICILIK) Politeizm çoktanricilik demek oldugu gibi. kuytu yerlerde ib adet eden ve âyin yapan insanlara rastlanmasi da inanmanin fitri ihtiyaç oldugunun de lilidir. dinsizligi dirî haline getirmeleri. keder. insanlarin bu fikir sahiplerine tapar h ale gelmeleri. Çünkü din. Bu haya tin disinda bir baska dünya inanci. Çünkü din ol ahlâk için hiçbir yaptirim gücü kalmaz. In san. manevî varliginin d evami da ruhî ihtiyaçlarinin karsilanmasina baglidir. Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandir". üzerinde düsünülmesi gereken bir baska husustur. [54] E. Ahiret inanisi. nefretsiz bir gelecege. ayni zaman da. insan gruplarini hiçbir sey tutamaz olur. ruh ve bedenden ibarettir. inançsiz bi r toplumun yasayamayacagini dogrulamaktadir.Insanin ölüm karsisindaki tutumunda en önemli rol. dolayisi yla beseriyetin dinsizlesmek suretiyle Ilerleyecegini iddia edenler de bulunmustu r ve bulunmaktadir. Islâm' da da insan. yapisi itibariyle de dine muhtaçtir. insanda ümit ve arzu dogurmakta. ahlâk için de bir müeyyide bulunmaz. Dinin zayiflamasi. Fert için en önemli manevî destek. i yilik ve fazilet kaynagi olan dindir. kötülügün düsmanidir. Dini kaldirmakla toplumlari ileri götürecegi ni iddia edenlerin fikirlerinin din yerine geçirilmek istenmesi. ümitle dolu olan hayatin gelenegine. Dünya Harbi'nde. Diger bazi dinlerde oldugu gibi. maddî bakimdan güçsüz toplumlarin yasadigi görülmüstür dinî duygulari zayiflamis. huzura. Marksist Blok'ta seflerin kilis elere kosmasi. ilim ve fenniif din yerine kaim olmasini isteyen. Din olmayinca hayatin tadi kalmaz. dinsizligi hâkim kilmak isteyen rejimlerde bile insanlardaki lnanma. Din. milletin ve papazlarin mabetlerde dua etmelerine izin verilmis ol masi ve bu Blok'ta. dine yönelme duygusu nun giderilememis oldugunun gözlenmesi. Insan. Ancak zamanla. çaresizlik. dinsiz. Tarihte iktisadî. Dinden kaynaklanmayan ahlâk. Çünkü onun yagmuru milletlerin ruhunu n gidasidir. Helal-haram anlayisi kalkinca toplumun düzeni sarsi lir. ne v icdandir. Yalnizlik. dini ilerlemeye mani gören. ölümle yok olmamakta. toplum düzeni rumayi gaye edinir. insanlari. hosnutluga ve sükûnete götüren. dinsiz bir toplum yasayamaz. Din.

Darvin ve Evrim Teorisi. Islâm Dini olmustur.Z erdüst. tektanri inanisini getirmistir. teizm: tanricilik). Islâm'dan önce Türklerde bir tektanri (Gök Tengri) nanci vardir. Hersey onunla kâîmdir. Bütün dinler arasinda tevhid inancini en saf ve sade sekliyle muhafaza eden.Bölümün Bibliyografyasi . tektanri inanisindan da vazgeçilememis olmasidir.Ö. 392-444 A. Ibrahim'in getirdigi H anîf DinI'ne uyan insanlar yasamaktaydi. Tanri ile insan. Adnan Adivar. Istanbul 1969. Eski Yunan'da tektanri inancini kabul eden ve savunan filozoflarin bulundugu bilinmektedir. Yahudilikteki "Tektanri".{*) "Aton" adli bir tek tanri inanci getirmistir.A. dinin kaynagi konusunda. isiâm. 17). Çinlilerde tarihî gelismesi içinde Sang-ti. Çünkü Islâm'da Allah. Kur'an'da. özde bir "tektanri" telakkisi vardir. hakim inanistir ve dinin temel unsurudur. Onlar. Hemen her dinde ayrintilar farkli olsa da. benzeri ve ortagi yo ktur. tek tanri seklinde yoruml anmis. Onlara göre yeryüzünde ki diger dinler. Islâm'daki gibi saf bir tek tanri anlayisini koruyam amis olmakla beraber. Bütün dinlerde dikkati çeken husus. dogmamis. Bati'da diger tezlere karsi monoteizmi savunanlar da olmustur.Semseddin Akbulut. Amenofis. 29-44. Eski Misir'da (M. bir tanrinin üç ayri tezahürü olarak izah edilmektedir ahudi dininde de bugünün tektanri inanisi. geçmisin dinlerinde de. Istanbul 1980 . Zaten Islâm. ne insan tanrtlastinlmis. Onlara da çok sere fli bir peygamber gelmistir" (Duhan. Eski Iran'a. "mana" inancina sahip toplumla rda "tektanri" inancinin bulun- dugu belirtilmektedir. günümüzde. Tao seklinde adlandirilan bir "Yüce Tanri" inanisi varolagelmistir. Daha önce görüldügü gibi. Ankara 1943 . Tarih Boyunca Ilim ve Din. Firavun kavmiyle ilgili bilgiler vardir. tektanrici bir dinin bozulmus seklidir. Isa tanrilastirilmis. birdir. Bu bilgileri veren ayetlerde söyle denilmektedir: "Onlardan Önce Firavun kavmini imtihan ettik. Kendine mahsus sifatlari ve Es mâ-i Hüsna'si {Güzel Isimler) vardir. Hiristiyanliktaki üçleme (teslis). Yaradan'la yaratik arasindaki m esafe muhafaza edilmis. Yüzyild a) IV. esi. Bugün Dinler Tarihi alaninda yapilan arastirmalar. Islâm'dan önce Arap Yarimadasinda bir tek tanriya inanan Hz. dogurmamistir. bütün peygamberlerin tektanri. Tien. "Firavuna bir elçi gönderdigimiz gibi size de sahitlik edecek bir elçi gönderdik" (Müzzemmil. Hz. ilk peygamberlerden sonuncusuna kadar. [55] II. Allah inancini teblig ettiklerini açiklamaktadir. Sümerler'de Tanri'nin insani balçiktan yaratip ona can verdigi görüsü yaninda. Hiristiyanlikta üçlem e (Baba-Ogul. günümüzün dinleri de de tektanri inanisi bulundugunu ortaya koymustur. Kutsal Ruh). bu görüslerini ispatl amak için "ilkel kabîleler" üzerinde yogun bir arastirmaya girismislerdir. Hindistan'da çoktanrili ve üçlemeli bir yapi içinde bile bir "tektanri" inanisi vardir (Hind Kutsal kitabi Veda-lar'da "Tanri tektir" denilmektedir). Ba bil Krali Buhtunnasir'in tektanriciliga yakin bir görüsü olmustur. Islâm'daki tektanri inanisini hem aydin. ne de Tanri insanlastirilmisti r. Hamdi Akseki. millilestirilip Yahudilere hasredilmis ve insanî sifatla rla nitelendirilmistir. Hiçbir seye muhtaç degildir. hem halk rahatlikla anlayabilm ektedir. 15).ektedir (mono: tek. XIV. Bu arastirm alarin sonucu da onlari desteklemistir. Tanri da insanî niteliklerle nitelendirilmistir. Bunun yaninda tarihî devrelerdeki milletle rin kalintilarindan tarih öncesi insanlariyla ilgili buluntulara kadar yapilan aras tirmalar da onlarin görüslerini kuvvetlendirmistir.

Mete Tuncay. . gelismis bir hayat tarzina ulasamamis. 37-54) . çagin seviyesine göre onlarin yasayis tarz ini gözönünde tutarak. Istanbul 1923.Mlrcea Ellade. Istanbul 1988 . Avustralya. uzun zaman ilkel kabile mensuplari barbar.. l-ll (I/ 55-94 vd.Ugo Bianchi. Fosiller ve Evrim. Abdurrahman Küçük. 61 vd. onlar için. The History of RelIgion. etn olojinin gelismesiyle. adet ve geleneklerinden de tam olarak kopamamislardir. [57] . La Nostalgle des Retiglons. Semseddin (Günaltay).David Hume. .Namik Kemal. "Histoire Compare'e des Rellglons". Bugün ilke l kabîle mensuplari dünya nüfusunun % 5'ini olusturmaktadir.M.Jean Holm. "yazisiz halklar" veya "tabiat halklari" gibi d aha yumusak deyimler kullanilmistir. "RelIgion". Din Üstüne. Edltions Galllmard 1971. 22-26-36-60 . Bugün yeryüzünde yerlesik hayat eçmis ilkel kabîieler vardir. Çev. putperest olarak nitel endirilmis. Asagida bu dinlerle ilgili ortak kavramlar. Renan Müdafaanâmesi. London 1975. Biz. onlarin insan sayilip sayilmayacagi tartisma konusu olmustur. özellikler ve örnekler verilecektir. Çev. 1980 . Bunlardan bazilari baska inançlari benimsemis olmakla be raber. Haz. Âdem Tatli. 1512'de Papa II. Istanbul. Cahit. The Ouest. balikçilik ve toplayic ilikla saglayan küçük topluluklara denir.Mlrcea Eliade.Ali Gürbüz. 79-107 (I ng. "ilkel" (primitif) kelimesi ile ifade edilmistir. Ankara 1979. Kilise ön ce onlarin insan olmadiklarini savunurken. 7-45 . 67 vd. Sharpe. geçimlerini avcilik. H. y) . "ilkel kabîle" deyimini kullaniyoruz. Bu kabi-lelerin sahip old uklari inanis seklini ifade etmek üzere "ilkel kabîle dinleri" deyimi kullanilmaktad ir. Paris 1976. Glsh. günümüzde yasamakta olan veya yakin zamanlara kadar yasamis bulunan. Chicago 1969. Çev. vahsi. London 1977. Önceleri bunlar. The Study of Religions. eski inanç. Istanbul 1971. Pasifik Okyanusu. Ca va. Tarih-i Edyan. Istanbul 1984 . Dinî Hayatin Iptidaî Sekilleri. BÖLÜM ILKEL KABILE DINLERI Ilket kabîieler.15-41 . Paul..Slgmund Freud.Eric J. Bati'da. Brezilya gibi yerlerde yasamaktadirlar. Paris 1975.Dictionnaire des Religlons. Istanbul 1338. Comparative Religions. I/37 . F rance 1983 Emile Durkhelm. Çev. 47-72[56] III. Daha sonra.Salomon Reinnach. Totem ve Tabu. Günümüzde Afrika. 5-29 Duane T. Darvin ve Tekâmül Nazariyesi. Niyazi Berkes. Histoire Generale des Religions. Traite' d1 Histoire des Rellgions. LeIden 1975. Amerika yerlil erinin de Âdem'den geldigini ilan etmistir.

Bu kavramlar. Simit (Father VVilhelm Schmidt). Dinler Tarihi'nde. Bu arastirmalar sonucu. sonra animizm. Ilkel insanlar kendilerinin çok büyük sayida görünmez kuvvetler tarafindan kusatildiklarini tasavvur edei^r. sihirbaz hekim) bulundugu kabul edilen gizli kuvveti ifade etmek için "mana" deyimi kullanilmistir. Muskalar. özde aynidir. dinleri belli bir dinin bozulmus v eya degistirilmis sekilleri olarak görmüs ve dinin Yüce Tanri tarafindan vaz'edildigini . ilk defa. Mana'ya sahip bulunduguna inanilan ve tasiyanlara güç verdigi kabul edilen degisik t aslar. "mana" adi verilen evrensel bir kuvvetin her seyde mevcut oldugu nu. Bu kelime. etkili veya toplum yönünden önemli seyler (hayvan ar. hemcinslerinden fazla mana'ya sahiptir. Yüce Tanriya ancak büyü felaketlerde dua edilir. Simit Ekolünün hakliligini ortaya koymus. fevkalâde bir kuvveti ifade eder. ugur getirdigi veya ugursuzlugu gi derdigi kabul edilen seylerin Fetisizm'den kaldigi ileri sürülmektedir. O. b azi cinler bile. dinî hayatta. tilsimlar. daha yakin ve samimî aörülür. yükseklerde durur. dogum ve ölüm gibi olaylar veya bir sihir sözü. zincirler. insanlari ve herseyi yaratir. 2. görünmeyen gücü ifade için mana" kelimesini kullanmisla dir. Bu Yüce Tanri."amiardan en yaygin olanlar i asagida kisaca açiklanacaktir.Mana: Malenezyalilar. Malenez-yalilar hakkindaki eserinde kullanmist ir. dinin fitrî oldugunu gös termistir. izah edilemez. Bu terimi ilk defa 1878'de Ingiliz bilgini Kodrington (Codrington). yaptigi arastirmalar sonucu. Kodrington. ilkel kabîlelerde güçlü. tabiat kuvvetlerini idare eder. sakli bir enerji kaynaginin es a nlamlisi olarak kullanilmaktadir. Ayni sekilde vücudun muayyen halleri. çoktanricil ik gibi sapmalarin oldugunu savunarak.1709-1777) kullanmistir. tabiat üstü. yapilan arastirmalar. hükmeder veya daha asagi derece de bulunan ruh ve tanrilari yönetir. bir seye veya bir insana mahsus. önce bir Yüce Tan ri inanisi. bu çalismalari devam ettirmislerdir. dinin kaynagini baska sekilde açiklayan görüs s ahiplerine karsi mücadele etmistir. onlara göre bazi insanlar. Yüce bir varlik inanci vardir . Ölümünden sonra arkadaslari. hem sahsî ruhlara inancin kaynagini teskil ettigini ileri sürmüstür. Fetîs'in kelime mânâsi "yapilmis"tir. Simit Ek olü (Viyana Tarihî-Kültürel Ekolü) diye bilinen bu grup. 1. Diger kabilelerde baska kelimelerle ifade edilse de ayni kavram mevcuttur. Bu görüsün aksine görüs ileri sürenler olmussa da.ILKEL KABÎLE DINLERI ILE ILGILI KAVRAMLAR Ilkel Kabîle Dinleri'nde çesitli kavramlar vardir. Ilkel kab ile mensuplari. fetisizm. Simit. Mana ile dolu olan herse y. hem büyük. ön pland verilmistir. Asagi ruhlar ve tanrilar.W.Yüce Tanri: Bütün ilkel kabilelerde yaratici bir tanri. muskalar. 3. her kabîlede degisik kelimelerle ifade edilse de. Ilkel Kabîle Dinleri'nde her mahlûkun bir mana'si vardir.[58] Polinezyaca bir kelimedir ve haram anlamina gelmektedir.) ve kisilerde {kabile reisi. O'na. tektanricilik devresi bulundugunu. gögün tâ ükseklerinden dünyaya hükmeden bir Yüce Varliktir.A. kendilerinin görünmez kuvvetlerle kusatildigina inanmaktadir. Ancak tasavvur sekilleri farklidir. kiymetlidir. taslar vb. Bu Yüce Tanri veya yüksek R uh. Malenezyaca bir kelime olan "mana" gizli bir gücün. Fetis kelime sini. bitkiler. Yüce Tanrinin var oldugunu savunmustur. F. Bu ortak kav. ta biat üstü kudret. Ilkel ka bîle mensuplarina göre sekli acaip olan bir tasin veya çok basarili bir savasçinin "mana" lari vardir.Tabu: Tabu. bir kutsal ilahi mana ile doludur. 1760'da yayimlanan "Fetis Tanrilar Kültü" adli eserinde dö Bros (Charl es de Bros-ses. hemen he men bütün ilkel topluluklarda su veya bu sekilde bir Yüce Tanri kavraminin bulundugu be lirlenmistir. Bi . maskotlar ve kaba tasvirlere "fetis" denilir. arkadaslari ile isbirligi yaparak arast irmalara girismis ve önemli sonuçlar elde etmistir.

Totem. degisik ve f arkli sekillerde Kuzey ve Orta Asya'da. Bu arada vecde ge lmek için bazi danslar yapar. Eskimolarin yasadigi yerlerde.Büyü: Büyü. çogu zaman kendinden geçerek ruhlar âlemine aracilik yapmaya yet enekli sayilan kimseler de bulunur. Ilkel kabilelerde tabu ile kabile reisleri. Ona dokunulamaz. alâmet. Davulun üzerinde gök ve yerin resmi bul unur. bir kismi da "ruhlarla deste klenmis adam" anlamina gelen Sanskritçe "sra-mana"dan {Pali dilinde samana) veya " kendinden geçmis kimse" anlaminda Sibirya mense'li bir kelimeden türedigini ileri sürm ektedir. Totemler tabu'dur. orada. bu totem anlayisindan dolayi. Bir kisim arastirici. Türklerin Samanizm diye bir dinleri olmamistir. "totem" yerine tanriyi koyunc a. tabiatüstü güçlerin yardimi saglanarak belirli bir gayeye ulasmak veya bir dur . ne de büyünün bir seklidir. Bunlardan baska. Totemizm aslinda dinî olm aktan daha çok içtimaî ve iktisadî bir olgudur. Bunlara "saman" adi verilir. Her iki alani da ilgilendiren yanlari bulunan çesitli din ve dünya görüslerin i birlestiren bir inanç ve bir tekniktir. Ayni toteme bagli kimseler kendi aralarinda evlenmezler. kelime olarak. totem inanisi ile de özelligi olan bir hayvan veya bitkinin türünün korunmasi hedef alinmis olabilir. sihirbaz hekimler. dolayisiyle t abu kabul edilir. bu alisilmamis bilgilerdir. bazi bedenî egzersizler yapar. Kabîie reisleri. Toplumlarin en ilkel sekli olan klanin inanç ve teskilâtina. yeni dinler için bir. Saman. isaret anlamina gelir. bazi afsunlarla ruhlari bu davula girmeye zorlar. Deyim olarak totem. Bu mev kii kanabilmek için saman. Tabu'nun. "Totemizm" denilmistir. ruhlara hâkim olabilir. yenilmez. Mana inanisinin tabiî bir sonucu olarak ma na'ya sahip okluguna inanilan kimseler. sandigi tuttugu ve orada hemen öidügü yazilidir. Bir Polinezya deyimi olan tabu. Totem.r seyin tabiatüstü ve tehlikeli kudretini belirtir. 6. ata ruhlarindan bazi bilgiler alir. Türkler'de "s aman" kelimesi de yoktur (Kam vardir). Tabu sayilan sey e yaklasmak için uzun hazirlik âyinferi gerekir. kabilenin büyük atasi olarak kabul edi lir. Onun kendinden geçtikten sonra cennetleri ve cehenneml eri dolastigi kabul edilir.açiklama sekli bulunabilmektedir. Saman kelimesinden Samanizm türetilmistir. mana'ya sahiptir. bu ke limenin Tunguzca "saman"dan geldigini ileri sürerken. tutulmasi. cenaze ve kanli bir s ey de tabu sayilir. Bundan dolayi murdar sayilan insan (meselâ âdet gören kadin) ve maddeler de tabu olarak kabul edilir. Samanizm ne kendine özgü bir din. sârî bir hastalik gibi. yerler ve nesneler kutsal. düsmeme si için. Sibirya'da görülen S amanizm'i psikopatolojik belirtiler olarak açiklamaktadir. Asyali lar arasinda samanin yüksek itibarini saglayan. O . Yahudi Kutsal Ki tabinda Ahit Sandigini tasiyan öküzlerin tökezlemesi sonucu Uzza adli birisinin. baska seylere geçtigi kabul edilir. Bir teknik olarak Samanizm. Yeni dogmus çocuk. yemesini ve içmesini en aza indirir. Orta Afri ka ve Kuzey Amerika'daki ilkel kabîlelerde görülür. yaklasilmasi yasak sayildig i için. O. Samanin si hirli oldugu kabui edilen bir davulu vardir. Bazi arastiricilar. Yanlis olarak Türklerin eski dinî inançlarina Samanizm denilmistir. Bazi yazarlar. Yahudilerdeki Ahit Sandigini da tabu olarak görür. mana güçlerinden dolayi kutsaldi r ve dolayisiyle tabu'dur. Onlara göre. tabu kabul edilir. 4. bi tki veya cansiz seylere verilen addir.Saman: Kelimenin asli hakkinda çesitli görüsler vardir. Ilkel kabilelerde dinî âyin ve törenlerle mesgul olan rahipler ve sihirbaz hekimler var dir. genellikle ilkel kabile mensuplarinin kendilerine akraba saydiklari hayvan. 5. "mana gücü" bakimindan tutulmasi tehlikeli ve yasakl i seylerin dokunulmazligini ifade eder. Ilkel kabîle insanina göre saman. Dinlerin tot emizm'den çiktigini savunanlar da vardir.Totem: Totem.

Büyü. Din ile büyü. [59] B. b.YASAYAN ILKEL KABÎLE DINLERININ ÖZELLIKLERI a. 4. ilk ailenin. âd etlerin ve içtimaî kurumlarin ortaya çikisini konu edinir. ilkel kabîie insanlari arasinda birlikte yasar. siirli bir dille. tapinma. kutsal sayilir. tanrilarin insanlari nasil cezalandirdigini. Âyinler. ergenlik âyinlerinin danslarinda genellikl e maskeler takilir. din ve büyü il e ilgilidir. Mitoloji ise. kahramanlarin. astronomi olmustur . alçak gönüllülük e kendini yükseltmeye cür'ettir. esyayi bir gayeye ulasmak için kullanmak ister. 3. Nuer. bolluk. kâina tin olusumunun hikâyeleridir. bütün bunlara ragmen. . büyüde insanüstü gücü kendi gayesine yöneltmeye çalisir. Dinî dünya görüslerini yansitan ef aneler. bunlardan baska. masal anlaminda) gelir. belli bir teknik ile belli kaideleri gerektiren ve büyücüler tarafindan uygulanan pratik bir sanattir. dinî ve ahlâkî kurallarla ilgilidir. müsteriler dagilir. Dinde bir cemaat vardir. Âyin kavrami.Efsane: Bu kelimeyi ifade etmek üzere Bati'dan dilimize aktarilan m'f kelimesi Yunanca "mithos" dan (hikâye. dinin karsisindadir (Büyü. Bu dinlerden evrensel bir din gelismemis tir. 7. Savas. Bu törenlerde danslara da yer verilir. dansl ar yoluyla ruhî durumlarini bedenî hareketlerle açiga vururlar. astroloji.insanlarin nereden geldikleri (antropogoni). büyü. Bunlar.Tanrilarin nereden geldikleri (teogoni). Ayinlerde belirli kurallara uyma mecburiyeti vardir.Insanin ve dünyanin gelecegi (eskatoloji). Ilkel kabîle mensuplari. Efsaneler. Buna k arsilik medenî toplumlarda büyü bilime dönüsmüs. anrilann. farkli seylerdir. ölüm. atesin elde edilisini. Bir c emaati yoktur. Dinin özü. Büyüde ise müsteriler vardir.Ilkel Kabîle Dinleri bir kabîleye mahsustur. tabiatüstü ri zorlayici bir yapi tasir. Alnu. S|mya. çogu zaman. yalniz belli zamanlarda. ergenlik ve geçis dönemleriyle ilgili geleneksel tör enler yapilir.Bu dinler mahallî bir özellige sahiptir. kimya. un efsaneleri içine alan ve onlari belli bir tarzda Inceleyen bir disiplindir. Dinka. 2. avciligin ve hayvanciligin baslangicini. Ilkel kabilelerde din. totem.dinleri gibi). diger yanda n. olumlu veya olum suz yönde kullanilabilir). genellikle kapali bir düzen içinde Isler. Bu danslar.. Efsaneler.. açiklayici bir karaktere sahiptir ve su konulara cevap bulmaya çalisir: 1. belli kisiler tarafindan anlatilir. Büyü. Insan. Ga yeye ulasilinca.Kâinatin yaratilisi ve kâinattaki tabiî olaylarin olusumu (kozmogoni). genellikle o kabilenin adiyla anilir (Meselâ Ga. dünyanin nasil meydana geldigini ele alan yaratilmis masallarindan günlük dinî âyin ve törenleri anlatan hikâyelere kadar uzanir.Ayin: Bir dinin pratigiyle ilgili kurallar ve törenler birligidir. ilk günahi . 8. dinde Tanri'ya kullu k eder. av. Din ile büyü. tufan hadisesini. Birkaç ortak nokta disinda. Maori. ilk ölümü. ''kel kabîle insanlarinin dünya ve kendilerini tasavvurdan ibaret bir çok efsaneleri v ardir.gerçeklestirebilmek için uygulanan islem ve eylemdir.

ona d ua ederler. genellikl e. Dualar. lo'nun. Ainular. Maoriler.Ga Dini: Ga'lar. dinin tabiî üyesidir. 2.Dinka Dini: Dinkalar. devamli tekrarladiklari cümleler halindedir.Bu dinlerin kutsal kitaplari ve yazili kaynaklari yoktur. hiplerin onlara ögrettigi ilâhi tarzindaki özel dualardan ibarettir.Ilkel Kabilelerde kutsal olanla olmayan birbirinden ayrilmistir.Ilkel Kabîle mensuplari büyüye ve büyücüye çok ilgi gösterir. ancak bunlar a tapinmazlar. Onlara dua eder. atalara tapinma b u dinin nitelikleri arasinda göze çarpmaktadir. Maori Dini. yagmur yagdirdigina inanir. Çok uzakta kabul ettikleri bu Yüce Varliktan baska çok sayida tanr i ve ruhlara saygi gösterirler. Yüce Tanrilarina "lo" derler. i. Gana'nin baskenti yakinlarinda yasarlar.Ilkel Kabîle Dinlerinde genellikle bir Yüce Tanri Inanisi göze çarpar. fetis kullanma. fal. Onlarin kendileriy le yakindan ilgilendigine inanirlar. 5.c. fakat ah iretle ilgili telâkkilerinde açiklik görülmemektedir. herseyden önce var ve her seyin kayn agi olduguna. bir kaç yüz kisiyi geçmeyenler de vardir. Bu ruhlarin bazisinin iyi. Bunun sonucu. f. Ainu Dini. "Naa Nyonmo" dedikleri çok güçlü bir varliga inanirlar. yerde ve gökte yasayan her seyin en içinde bulunduguna inanirlar. büyü. lo. tabiata ve insan islerine etkili çok sayida ruh ve kuvvet bulunduguna inanirlar. dört kitada bulunmaktadir. Âhirete ve Yüce Tanri önünde muhake meye inanirlar. Ilkel Kabîle Dinlerinde d rucusu söz konusu degildir.Ilkel Kabîle Dinlerinde ruhun çesitli sekillerde yasadigina inanilmakta. Ga'lar. 3. Hep beraber bu du alari okurlar. cin çikarma. Onun adini ancak rahipler söyleyebilirler.Ilkel Kabilelerde fert. hediyeler sunarlar. "Cok" (kuv vet) dedikleri insanüstü kuvvetlerin varligina inanirlar. Onlar için hazirlanmis kutsal yerleri ve görevli rahipler i bulunmaktadir. Mer kabîle onu k endi diliyle ve kendisine mahsus bir sekilde adlandirir. 4. Ancak onun kutsal yeri ve rahipleri yoktur. [60] C. Bu kuvvetlere bazen "Nhial ik" de (Göktekiler) derler.Namba'lar Dini: Güneybati Pasifik'te Malekula adasinda ilkel kabîle hayati yasaya . d. bütün tanrilarin en büyügüdür. Bu Yüce Varligin nitelikle ri. Din-kalar. Maorilerin ibâdeti. gökte yas ar. Maoriler diye adlandirilir. Ancak Dinkalar.YASAYAN ILKEL KABILE DINLERINDEN ÖRNEKLER Bugün dünya nüfusunun %5'ini olusturan Ilkel Kabîle Dinlerine mensup insanlar. Güney Sudan'da yasayan bir gruptur. büyük gruplar halinde yasayanlar oldugu g ibi. 1. diger tanri ve ruhlardan farklidir. e. g. Onlar.Ainu Dini: Ainular. Ayri din seçme sansi yoktur. kuvvet ve saglik verdigine. Mana'ya sahi p olan kutsaldir ve tabu'dur. Ga'larin baska tanrilari da vardir. O. Onu yaratici olarak g kendilerine hayat. Bu kabîlelerden. gögün en yüksek tabakasinda bulundugunu kabul ettikleri "Kando-koro Kamui" dedikleri bir Yüce Tann'ya inanirlar. Japonya'nin kuzeyindeki adalarda yasarlar.Maori Dini: Güney Pasifik Okyanusu adalarinda yasayan Poline-zyalilardan bir gr up. bazisinin da kötü oldugunu kabul ederler. h. Ilkel Kabîle Dinleri genellikle kabilenin adiyla anilir: Dinka Dini. Nhialik'i yukarida zikredil en insanüstü kuvvetlerin en büyügü için sahsî ad olarak da kullanirlar. Her seyi yaratan odur. Ainular. Pigme Dini gibi. Ga Dini.

Gr. Gr. Britain 1976. Science and Religion. 13.W.14-50 . 3-18 .Mircea Eliade. odasina girebilmekte ve kabîledeki rütbe alabilme basamaklarina tirmanabilirle hakl arina sahip olabilmektedir. 38. topluca sünnet edilmektedir. From Primitives to Zen. Kisinin hastalanmasi. ancak sünnet olduktan sonra "namba örtüsü" takabilmekte. Patt ems in Comparative Religion.69-143 . Radlof.Dictionnaire des Religions. herseyin yaraticisi ve yönlendiricisi "Tana" adi verilen bir Yüce kudrete inanilmaktadir. Sünnet olmak esastir. Cumhuriyet Gazetesi (Ilavesi). Yasaklar. "tabiatüstü güçlere aktadir.32) . vücuduna "kötü ru girmesiyle. Böy lece kabîle Büyük ve Küçük Nambalar olarak iki gruba ayrilmistir.1. sonuna da çogul eki olan "s" harfini eklemislerdir. VVords of the World's Religions. Çev. "Güneybati Pasifik'te.Sedat Veyis Örnek. kötü ruhlarin en agir cezasi olarak degerlendirilmektedir.Dr.45-78 Marguerite-Marie Thiollier.n bir grub. Belgique 1982[62] IV. Erkek çocuk. Reislerin iskeleti gömülmeden birakilmaktadir. Yakinlar "tabu"dur ve mahremiyet esasi bulunmaktad ir. kabîle erkeklerinin avret yerini örtmek için kullandiklari püsküle "namba" de nildiginden. New Jersey 1977 . Bu ceza. MagIc. Namba'lar diye adlandirilmistir. Bunlar.Robert S. Ahmet Temir.Bronislavv Malinovvski. France 1983 . Nambalar'da "tabu"lar vardir. Britain 1965. [61] III.Mircea Eliade. London 1975. Dictionnaire des Religions. Ölüm. Ölümde n sonra 100 gün süreyle yas tutulmaktadir.1985 .41 (Ing. Nadir Paksoy. Hastalik. Traite d'Histoire des Religions. Britain 1974. belâ ve ölümlerin sebebi "kötü ruhlar"dir. Gr.David A. evli ve bekârlik durumuna göre artip eksilmektedir. 30. Paris 1975. Istanbul 1976 Ninian Smart. Bunlarin en üstünde. Sibirya'dan (Seçmeler). kabîle törenlerine uymamakla veya kabîle reisine saygisizlikla izah edilme ktedir. Zina yasaktir ve zina isleyene çesitli cezalar verilmektedir. Kendilerine has dinî törenleri. Brown. Etnoloji Sözlügü. "küçük" anlamina gelen kelimeler. Âdetler". danslari ve "kurban" usûlleri bulunmaktadir. Büyük Nambaslarin Arasinda Kabîlede Yasam: T abular. Ingilizler bu ismin basina Türkçe "büyük". Inanislar. A Guide to Religions. Bunun yaninda "iyi ve kötü ruhlarin her z aman kisilerin çevresinde bulundugu ve her davranisi kontrol ettigi kabul edilmekt edir. The Religious Experience of Mankind. BÖLÜM . Ölüm törenleri sirad n insanlar ve kabîie reislerine göre farklilik göstermektedir. Çocuklar 10-12 yaslarindan sonra kabîle reisinin izniyle.Bölümün Bibliyografyasi . Ellwood.London 1967. Cenaze 100 gün disarida b ekletilmekte ve iskelet gömülmektedir. Ankara 1970 .

Ancak Buddizm'in yeri. Çin'de bu zikredilen dinlerden önce atalara saygi. cenaze töreni ve mezar etrafinda odaklasir. Taoi Buddizm'dir. Ata ruhlarina ibadeti devam ettirecek bir ogul yoksa. Çin halki dinî geleneginde atalar kültü çok önemli idi. levhalar. Nisan. tütsü çu larini alnina kadar kaldirip buhurdanliga koyar. Simdiki atalar kültü. en uygun yol ola rak görüldü. Aile reisi. Bazen atalar çagrilir. Bu kitaptaki tasnifte BuddIzm'e ayri bir yer ayirmak. simdi. Fert. Hiristiyanlik ve Islâm hariç olmak üzere. günümüzde yasayanl ari da vardir. toplumun bütün üyelerini birbirine ba glayan bir bag vazifesi görür. Bu örnekler dünyanin degis ik bölgelerinden seçilmistir.MILLÎ DINLER Dinler Tarihi açisindan dinlerin ilkel kabîle dinleri. gök ve tabiat tan rilarina tapinma. millî dinler ve evrensel dinler tarzinda üçe ayrilabilecegini." Çinli. tartisi lmaktadir. Bununla da evrensel hüviyete sahip inlere bir geçis saglamis olduk. bereket versin diye tarlalarda yaptlir. Çinliler. bu ortaklasa kurtu lus ve mutlulugu paylasir. [63] A. bazen de evrensel bir yapiya sahip dinin millîlestiriidigi görülür (Yahudi dini gibi). Çinli'leri atalara saygi konusu kadar birlestiren ikinci bir husus. atalara gösterilen baglilik ve saygidir. üç tütsü çubugu yakar. Insanin kökü ise atalarindadir. Mezarlar. Çinlilerin San Kiao (Üç din) dedikleri bu dinler. üç-dört nesil korunup. Bunun için Buddizm'i ayri bir bölüm yaptik. Geçmiste de millî dinler vardi. "YIn" ve "Yang . yerli ve millî. Buddizm. Konfüçyanizm (Konfüçyüslük). Çin dininde kendini gösteren akraba lik ve aileye baglilik hissi kadar degildir. gelecekten haber verme. Her aile. tütsü gibi seyler sunardi. Millî dinlerde ortaklasa bir k urtulus ve mutluluga ulasma söz konusudur. evlenme gibi önemli isle r de burada yapilirdi. evin ana salonunda veya atalar için ayrilmis olan yerdeki bu le vhalarin önünde onlara yiyecek. Her evde. Bu bölümde millî dinler anlatilacaktir. Ayni zamanda bu husus. Toplumun bütün fertleri. ölü. . üzerinde atalarin adlari özel tarzda yazilmis levhalar bulu nurdu. Konfüçyanizm ve Taoizm. Millî dinler. Bir önceki bölümde Ilkel Kâbîle Dinleri hakkind a bilgi verdik. onlara önemli konular haber verilip y ardim istenirdi. Baz i ilkel kabilelerde atalara tapinma önemli ise de. l in önüne gelir (bu levhalar.KONFÜÇYÜSÇÜLÜK Çin'de. Yahudilik. insanin evlenmeden veya geride bir ogul birakmadan ölmesini büyük günah ve elemli bir azap sayma ktadir. Bütün ailenin önünde yapilan bu törende baba. Islâm bilginlerinin de dinleri "bâtil dinler" ve "ilâhi din ler" diye tasnif ettiklerini belirtmistik. Millî dinlerden bazilari örnek olarak asagida anlatilacaktir. çok ugursuz bir hayat sürmeye mecburdur. Cenaze tören lerine çok önem verilir Mezarlar. bir topluluk veya millete ait dinlerdir. ata ruhlarini özel koruyucu olarak görür ve evin güneybati kösesinde onlar için bi r yer ayirirdi. resmî nitelige sahip üç d n vardir. ya üç kere diz çökerek dokuz vurus yapa r ya da üç kere bas egerdi. kutsal varliklara kurban ve "Sang-ti" diye adlandirilan bir Yüce Varlik inanisi vardi. "Gögün Oglu" sayilan Imparato e ailenin reisi olan babaya itaat ve saygi gelenegine sahiptir. disardan gelme ve evren sel niteliklidir. Bir Çin atasözünde söyle denilmektedir: "Her seyin kökü göklerdedir. kurbanlara ve kutsal törenlere katilmakla kendi mi llî tanrilariyla temas kuracagina inanir. ilkbaharda süpürülür ve oralara hediyeler sunulur (hediye sonbaharda tekrarlanir). atalara ait tapinaga birakilir). Bazen millî bir dinin hâkim oldugu çevreden eVrensel bir dinin çiktigi (Hinduizm'in hâkim oldugu Hindistan'dan Buddizm'in çiktigi gibi). felaket getiren ac ayip bir mahluk seklinde. Çin'de her devrin dinî özelligi.

Onun en önemli eseri Konfüçyüsçülük oldu. Son yediyüz sene içinde Ç n'de resmî nitelige sahip "Üç din" (San Kiao). 60 yasinda sezis yoluyla herseyi kavradim. filozoflarindan biri ve Konfüçyüsçülügün kurucusudur. Ancak Konfüçyüs. hem Konfüçyüs'ün. Tie n. Istedigine ulasamamis olarak geri dön dügünde artik ihtiyarlamisti. bilge k isi olarak öldü." . Tao. Gögün Rabbi. bir ziyaret (hac) yeri oldu. Burada. bu ahlâkî-siyasî kültü. ona hediyeler sundu. Siyasî entrikalara alismis idareciler ona ilgi göstermed i. Hayatinin son bes yilini meshur eserlerini yazmak. teskilatçi olarak da saygi gördü. Metodu. Ancak o. Mil dinin kurucusu olmanin disinda." prensipleridir. Çin'in büyük bilginlerinden. güvenilir bu|unmamaktadir. taraftarlar kazandi. Yer ve gögü temsil eden disi Yin ile erkek Yang prensiplerinin her ikisi de âlem düzeni için gereklidir. Hayatinin ilk yillari yoksulluk içinde geçmesine ragmen. Ch'iu fu'da. pre imparatorluk ailesinin dini olarak kabul edilmistir. eski hakîmlerin faziletlerine dayanan bir yolla insanla ra baris ve refah getirebilecegini düsündügü siyasî bir sistem gelistirdi. Çin'de simdiki San-tung'un bir bölümü olan Lu eyaletindeki Tsou'da dünyaya geldi inda babasini kaybetti. yer-gök gibi örnekler e uygular. Yin Krallik ailesinden kabul edilirse de a atan ve ail si hakkindaki bilgiler. Onlarin uyum kaynagi ve böylece âlemdeki bütün düzenlerin dayanagi "tao"dur . Mezari. M. dünyanin degistirilemez kanunlara göre gidisi demektir. II. kendini anlayacak yöneticiler aradi. 40 yasinda süphelerimden kurtuldum.Konfüçyüs'ün Hayati (M. insanin fitraten iyi olduguna itimat ve Örnek olman in önemi yatmaktaydi.Ö. bütün insanlarin saadeti için.S. sonraki kaynaklara ait olup. [64] 1. Tao deyimi. Bu prensipler. K'ung Ch'iu (Chung Ni) seklindedir. Bu din. Lu'da pek önemli sayilmayacak memuri yetlerde bulundu. kendi hayatini su sekilde özetlemektedir: "15 yasinda kendimi ögrenmeye verdim. Konfüçyüs. bu ülkede. 19 yasinda evlendi ve iki çocugu oldu. Yang ise olumlu durumu ifade eder. Çin Imparatorlugu sinirlari içinde.S. hem de Laotzu'nun fikir sisteminin temeli olmustu r. gelenekleri. Bu sistemin teme linde. âlimlerin. Yin ve Yang prens iplerini Çinli kötü-iyi. Y irmi yasinda iken ögrenci yetistirmeye basladi. eskilerin hikmetini yoruml amak idi. il kbahar ve sonbaharda. soguk-sicak. genis ölçüde bir "halk dini" de olusturmaktad ir. bunlardan Konfüçyüsçüiük ve Taoizm üzerinde durulacaktir. Çin geleneginde Gök önemli bir yer tutmaktadir. kendisinin irtibatli bulundugunu açikladigi Yüce Varligi ifade için Sang i (Shangdi-Changti: Yukaridaki Hükümdar) ile es anlamli "Tien"i tercih etmistir. 1912'ye kadar Çin Imparatorlari yilda iki defa. Ögren meye meraki dolayisiyla iyi bir egitim gördü. Üstad K'ung anlaminda K'ung Fu Tzu'nun Latincesidir. Söhreti yayildi. Çinlilerde bu ad. üç Çin dinî geleneginde de bulunur. Adina tapinaklar yapildi. ilk defa ferdî din seçimi sözkonusu olmustur. yol. Çin Buddizm'ine ayri bi er ayrilmayacak ve Buddizm Bölümü'nde temas edilecektir. ögrenc i yetistirmek ve doktrinini ögretmekle geçirdi. Konfüçyüs tarafindan kurulan Konfüçyüsçülük. 70 yasinda dogru o lan seylere zarar vermeden. gögün kendisi demektir. Onun mizaci da siyasî ortama uygun degildi. Bu sistemine kulak verecek ve nasihatlerini dinleyecek bir hükümdar bulmak için kendi eyaletini terketti. dogruluk. disi-erkek. Konfüçyüs. Imparator . 30 yasinda irademe sahip olabildim. Çin'de. Yin. ediplerin. 551-479) Konfüçyüs kelimesi. Yer ile gök arasinda meydana gelen her olayin bu iki prensibin isbirligi yapmasindan meydana geldigi kabul edilir. kalbimin bütün isteklerini yerine getirebildim. Vu-ti (M. basrahip sifatiyla. karanlik-aydinlik. I. Konfüçyüs.Ö. Yüzyil'da Buddizm'in Çin'e girmesi ve Taoizm'in M. Ölümünden sonra söhreti her tarafa yayildi. bürokratlarin. 140-87) z amanindan baslayarak 1912 yilina kadar devlet dini olarak taninmistir. 50 yasinda Gök'ün emrini ögrendim. olumsuz. Yüzyilda gelisme si sonucu. bir bölgeden digerine. tabiî dünya nizami. dinî tören ve âdetleri devam ettir tir.

daha önceki Çin filozof ve mürsitlerinin yazilarini derledi ve yorumladilar. Ankara 1974. Bes Klasik: 1. M. sosyal hayat ve törenlerle ilgili hususlari bir araya getirmek.Orta Yol Doktrini (Tchöng Yong). Tarih-i Edyan. 247-248[66] 3. böylece atalar kültüne dayali Çin medeniyetini ortaya koymakti. yasayan ahlâk ve geleneklerin devamini saglamak. Çev. memur alinmasi için yapila n imtihanlarda bu kitaplardan faydalanirlardi. Hayati boyunca Çin'in "kadînV'ligini ortaya koymaya ve kültürünü ihya etmeye çalisan Konfüçyü ini.Mensiyus'un Sözleri (Mongtse).Ilkbahar ve Sonbahar Vekayinameleri (Kun Kiyu): Ilkbahar ve Sonbaharla ilgili olarak günügününe yazilmis olaylari ihtiva eder. yönetimle ilgili bilgileri rlamak. Böylece Konfüçyüs ve ögrencileri. eskileri seven ve onlarin bilgilerini elde etmek için bütün gayreti gösteren bir kimseyim" seklinde vasiflandirmistir. "Bes Klasik" (Wou King) ve "Dört Kitap"tir (Se Chou). yön etici sinifin egitiminin temelini olusturdu. onun dortrini kendinden . Konfüçyüs'e büyük bir baglilik gösteren ve ondan edebiyat. bütün eski Çin metinlerini gözden geçirdi. "ben.M Konfüçyüs. [65] 2.Büyük Bilgi (Ta-Hio). Konfüçyüsçülügün kutsal kitaplarini olusturan iki koleksiyon vardi. 4. Bkz. Vladimir Grigor ieff. Bu koleksiyon. tarihî bilgileri ve geçmise ait önemli vesikalar i.Konfüçyüs'ün Konusmalari (Lun Yü). tarih. Onun gayesi. Konusmalar. 5. Yüzyilda Sung Hanedani sirasinda biraraya getirildi. Bunlar. bu kitaplarin muhtevasi hakinda bilgi vermektedir. Religions du Monde Entier. Buna ragmen. Yöneticiler. Belgique 1989. Bu dört kitap sunlardir: 1. 3. 4. M.Törenler Kitabi (Li King): Âyin ve merasimferle ilgili hatiralari (Ahlâk ve adâb). felsefeahlâk ögrenen ögrencileri.Konfüçyüsçülükte Kutsal Metinler Konfüçyüs. 335. ölümünden sonra onun sözlerini de topladilar. Dört Kitap: XI. 4. 3. 2. Semsedd in (Günaltay). Semseddin.Siirler Kitabi (Si King): 305 muhtelif sarkiyi. Muhacldere Nabi Özerdim. Konfüç ndine "din kurucusu" unvanini vermemistir.Konfüçyüsçülükte Tanri Inanci Konfüçyüs'ün ögrettiklerinin Çin'in millî dini olmasi uzun bir gelismenin neticesidir.Degisiklikler Kitabi (Yi King): Mistik ve Metafizik olaylari. 2.Tarih Kitabi (Su King): Dokümanlari.

yani ahlâk prensibidir. Konfüçyüs. Konfüçyüsçülük. Konfüçyüs. bulut. su. bir dinî teskilati yoktur. Ona göre yüce hükümdar olan Tanri. Tao. Konfüçyüs'e dayandirilan. "sabah Tao'yu z kreden kimse. gençle . O. eski törenleri yeniden ihya etmek olmustur. ölüm. Cömert isen. Dua. dinden daha çok bir ahlâk ve hikmet yolu olarak gösterilir. Ölmek edir Tanri. milleti siyasî bir terbiye ile saadete kavusturmaktir. dinî faaliyet olarak. y aratici kudret idi. Kâinatin düzenini kuran O'dur. bu terimi de kullanmistir. Çin'in dinî e kadar gerilere gidilirse gidilsin. Tien. Tanri'nin takdirind ve bütün islerde insanlarla beraberdiri»'[67] 4. Büyük ve üstün insan yal dogrulugu. Samimî isen halk sana güvenir. O. oruç tutulup temiz olduktan sonra ifâ edilen kurbandan ibarettir. Ona göre "Tien". Dogru isen çok seyi basarirsin. bu yüce Varligi ifade için daha önce kullanilan "Tien" deyimini t ercih etmistir. Üstün insanla küçük insan arasindaki farki da söy le belirtir: "Büyük ve üstün insan erdemi. Sang-ti diye adlandirilan Yüce Varliga inanis onda da deva m etmistir. zenginlerin ser -Vetini artirmaz" olarak tarif etmektedir. ve bunlarin karsiliginin öbür dünyadan daha çok bu dünyada görülecegini. yüce varlik. "Konusmalar" da[68]. Nazik isen baskalari ni hizmetinde kullanabilirsin". "öbür dünya"nin varligini inkâr etmemistir. yerdeki insanlara hükmedicidir ve kötü olanlar ço ve dirilmek. herseyi elde edersi n. seref hepsinin Gök'ten eldigini ifade etmistir. dinî mânada. kendisini koruduguna ve görevlendirdig ine inandigi azametli bir yüce varliga inanmakta idi. uludur. hava cinleri ve perileri. milletini yönlendirme. fakat devamli degildir. seref ve zenginlik. o zaman anlasildigi üzere. Üzerinde kasa etmekten kaçinmasina ragmen.sonra bir din olarak kabul edilmistir. kötü hükümdarlari c zalandiran. insanlar arasindaki iliskilerin önemi yaninda hayat. Bu gök tanri "Tien". dogruluk ve nezakettir. Konfüçyüs ahlâkinin ana temeli. gögün efendisidir. Konfüçyüsçülükte Tanri. Çin'in eski dinî tasavvurlarini ihyaya çalismistir. "Büyük Bilgi"de kendini. Bu. samimiyet. Konfüçyüs. tabiat düzeninin idarecisi. küçük insan ise rahatini düsünür. küçük insan ise kendi faydasini aramaya bakar. ibadet bir vazifedir. ülkenin karisik olan siyasî d urumunu düzeltmek için. Gayesi. kötülük yapanin hatasini ödeyerek affedilmesini istemesi gerektigini belirtmis ir. Konfüçyüs. Ancak o. Onun asagi sinda. Bu konudaki diger terim. fakat kurucusu. b risi saglamanin yolunu bulma seklinde açiklanir. Sadakati ve samimîyeti birinci planda tu mayi ve agirbasli olmayan bir bilgine saygi göstermemeyi tenbîh ediyor. yeni hanedanlar kuran ve iyileri mükafatlandiran atalara verilen bir a d degildir. düskün insanlari korumak için hükümdar »Tanri Yolu"nda yardimci olsunlar menler göndermektedir. gökte oturan. yukaridaki tanri. küçük insan ise yalniz faydayi düsünür". büyük tanri olarak Gök Tanri bulunur. Konfüçyüsçülügün belirli bir inanç sistemi. Kendisi için söy le söylemektedir: "Yasli olanlara rahatligi saglamak. "Düskünlere yardim eder. aksama rahat ölür" demistir. insanin yürüyecegi dogru yol. Konfüçyüs. Konfüçyüs. Onun ana gayesi. saygisizlik görmezsin. üstün insani. alinca da hükmü amansizdir. yapilan gün ahlarin cezasiz kalmayacagini. Bu. dag cinleri ve ata ruhlari bulunur. Bun-'ari da söyle açikl amaktadir: "Agir basli isen. O. Çin'e ait inanis ve âyinler birligidir. herseyi açikça görür ve ülkenin her yaninda huzuru saglasinlar diye ögret yücedir. Tanri mi ve kutsal metinleri vardir. dünyada b es seyi. agir baslilik. "Tien" ile ifade edilir. Üstün insan kanu kafasini çalistirir. asirlardan beri hüküm süren millî dinin geleneklerini yeniden canlandirmistir. arkadaslara samimiyetle. ev halkini. O. herseye uygulayabilmek yetenegine "mükemmel erdem" demektedir. her seyin üstündeki varlik. cömertlik. görünmeyen varliklar dünyasi. Konfüçyüs'ün ahl et ve millet içindir. Tao'dur.Konfüçyüsçülükte Ahlâkî Prensipler Konfüçyüsçülük. hür et ve ibadet edilmesi gereken bir varliktir. Bu erdemler .

Insanlar dogruluk için dünyaya gelmislerdir. Dogru olan birseyi görmek ve bunu yapmamak cesaretsizliktir.arkadaslariyla olan iliskilerinde samimî ise. bile. su dört konu etrafinda dönmektedir: 1. 5. Adaletin gerçeklesmesini menfaat önler. dogruluk. edeplilik. kötülüge karsi da a dalet göstermesi gerekir. Bu. Iste bunlari elde edince memleketin h er tarafindan halk. Konfüçyüsçülükte genç. iyilige iyilik.Arkadas ve dostlar arasindaki iliski ve saygi. ailesine hizmette en büyük gayreti gösterirse. Bu degismez bir e mirdir. asiriliktan kaçinmasi. 4. itaatsizlik etmemekle olmaktadir. h alkini faziletle yükseltirler. Eger o sadakati severse halk samimî olur.Verilen sözde durma. o insan b ilgilidir.Kültür. 3. sözlerinde nezâket ve ser eflilige önem verirler. adaleti. hayirseverligi ve adaleti iki mühim meziyet olarak görür. 2. ölümden kurtulusu sadece bir sans eseridir.Anababa ile Çocuklar. Gösteri si sevmez. . Amirin riayet etmesi gereken ilk esaslar.Üste karsi dürüst davranma.Amir ile Memur. Bu bes temel. Onlara baglilik. yönetenle yöneti len arasindaki bag kopar. Çünkü Konfüçyüs. israfa karsidir ve ekonomik olmaktan yanadir. 3. efendisine bütün hayatinda bagli kalabilirse.halk saygisizl ik etmeye cesaret edemez. Onlar. yüz ifadelerinde samimiyete. anne ve babalarina iyi muamele eder. Kendini bilgiye verenler. Eger o dogrulugu severse halk ona uyruk olmaktan çekinme z. çocuklarini arkalarinda tasiyarak ona gelecektir". "Basari her zaman faziletin varligin a delil olmaz. Hikmet ve fazilet. iyilikte devam ve isrardir" demektedir. yönettiklerinin güveni ve onlarin sevgisin i kazanmasidir. Bir insan dogru yoldan ayrilip iyi bir hayat sürer se. Kendisinden tavsiye isteyen bir idareciye "dogruluktan ayrilma.Kardesler. Eger insanlar.Is Yönetimi. davran arinda düsünceli ve dikkatli olmaya. Çünkü o seyler ahlâk icabi yapilmalidir. 4. Fertler. belli bir vaziyette yapilmasi mecburi olan harekettir. Büyük ve üstün insanlar. "Eger 'büyük ve üstün insan' törenleri severse. o insan için birsey bilmiyor denilse. basari elde edilse de. korku ve dehsetle itaate zorlanirsa. 2. Konfüçyüse göre bir kimse dis güzellikten ziyade iyi ahlâka deger verirse. akrabalarina. isler zorlasir. yanlislarini düzel t" demistir. herseye ra gmen. Insanin rahat bir hayat sürebilmesi için hayatin her safhasinda orta yolu tutmasi. Konfüçyüsçülükte iyilik. ana ve babasina sâdik ve diger büyüklerine saygi göstermelidir. ahlâktan baska seyler için yapilirsa adalet tece llî etmez. adalet ve menfaat konusunu söy hükme baglar: "Yüksek insan. Kisinin babasinin yolundan gitmesi. ahlâk sarsilir ve nefislerde fesat meyda na gelir. edilmese de. akillilik ve güvenilebilirlik bes temel fazilet ir.re de nezaketle davranmak isterim". bütün hayatin en önemli iliskilerini içinde bulundurur. üstün ve büyük insandir. basari sartina bagli degildir. Konfüçyüsçülükte bes temel insanî iliski vardir: 1. Konfüçyüs. toplulukta birtakim seyleri yalniz o seyler Için yapmak zorundadi r.Kari ile Koca. Onun "Yi" dedigi adalet. alçaklar da menfaati anlar". Konfüçyüs. Konfüçyüs'ün telkini.

ancak ona bagli olmasiyla mümkündür. Eski Çin Atalar Kültü'nde ogulun bilgeligi ne olursa ol sun babasindan önce sunulanlari yiyemez, sofraya uzana-maz. Kari ve koca, kardesler, arkadas ve dostlar arasindaki iliskiler de belirli kura llara baglanmistir: Evin erkegi, ailesi hayatta iken onuf birakip uzak diyarlara gitmemelidir. Aileye hizmet ederken onlara tenkitte nazik olunmali, onlara terb iye icaplarina göre hizmet edilmeli, aile sikintiya düstügünde de genç çocuklar aileye yardi mci olmalidir. Büyük ve üstün insan kendini esas olan seye verir, bu esas sey meydana ge lince prensipler gelisir, anaya babaya sadakat ve kardeslik sevgisi de kendini göst erir. "Kendine uygun olmayan kimselerle arkadaslik etmemek" Konfüçyüs'ün tavsiyelerindend ir. Bu arkadasligi da faydali ve zararli olmak üzere iki gruba ayirmaktadir: "Dürüst, s amimi ve anlayisli bir arkadas faydalidir. Iki yüzlü, kurnaz ve çok konusan bir arkada s zararlidir."

Konfüçyüs'ün ahlâk anlayisi devlet yönetiminde de geçerlidir. Ona göre memleketini erdemi ile ten bir kimse kutup yildizina benzer. Memleketi yönetmek, halki dogru yola götürmek dem ektir. Eger halk dogru yola yöneltilirse kimse dogru davranmamaya cesaret edemez. M emleketine hizmetten kaçman kimseye akilli denilemez.

Konfüçyüs'e "Bir ülkeyi idare etmeye çagrilsaydiniz ilk is olarak ne yapardiniz?" diye sor duklarinda söyle cevap vermistir: "Önce dili düzeltirdim. Dil düzgün olmazsa, kelimeler düsün eyi iyi anlatamazlar. Düsünceler iyi anlatilmazsa, yapilmasi gereken seyler iyi yapi lamaz. Gereken yapilamazsa, ahlâk ve kültür bozulur. Ahlâk ve kültür bozulursa, adalet yolun sasirir. Adalet yanlis yola saparsa, halk güçsüzlük ve sarhosluk içine düser. Ne yapacagini , isin nereye varacagini bilemez. Bu sebeple söylenilen sözü dogru söylemeli. Hiçbirsey bu nlardan dolayi dil kadar mühim degildir".[69]

Konfüçyüs'e göre hükümeti iyi bir sekilde yönetmek için iktidarda olan kimsenin bes üstün sey vermesi ve dört kötü seyden kaçinmasi gerekir. Bes üstün sey; asiri derecede harcama yapmad an faydali olmak, halkina pismanlik getirmeyecek görevler vermek, aç gözlülük etmeden iste digi seyi almak, gururlu olmadan itibar kazanmak, korkunç olmadan yüce olmaktir. Dört kötü sey ise; halki ögretmeden ölüme sürüklemek, buna "zulüm" denir. Onlari haberdar etmeden ani olarak is yüklemek, buna "baski" denir. Acele olmayan buyruklar çikarip, sonra bunla rin hemen uygulanmasini istemek. Buna "gaddarlik" denir. Genel olarak insanlara birsey verirken veya mükafatlandirirken hasis davranmak. Buna "yersiz davranis" de nir.

Konfüçyüsçülükte ana-baba saygisi; evlat sevgisi önemli bir yer tutar. Bu da insanin yakinlar na karsi borcundan kaynaklanir. Toplumda ahenk aranir, ahengin temeli, ailedir. A ilede ana-baba sevgisi faziletlerin basinda gelir.

Konfüçyüsçülügün ahlâkî tarafi, diger yönlerinden daha agirlik tasimaktadir. Bu sistem; hüküm idare sanati, soylular için siyasî bir ahlâk, halk için bir gelenege bagliliktir.

Konfüçyüsçülük, aileye ait faziletleri, disiplini, içtimaî düzeni, kardeslik sevgisini ve hal gitimini içinde bulundurur. Bunun için de Konfüçyüs'ün ahlâkî sisteminde su dört fazilet yera adir: Insanlik, adalet, davranis ve bilgi. [70]

B- TAOIZM Çin millî dinlerinden biri de Taoizm'dir. Taoizm'i Lao-tzu (Lao-tse) kurmustur. Bu d in, "Tao" kavrami üzerinde kurulmustur. Büyücüleri, rahip ve rahibeleri ve dinî sefleri va rdir. Kendilerine has âyinleri; bu âyinlerin eski bir gelenegi vardir. Ilkbahar bayr aminda ates yakilmakta; Taoist rahipler, yariçiplak durumda, atese pirinç ve tuz ati p, yalinayak kosarak üzerinden geçmektedir. Ölülerin, yasayanlari rahatsiz etmeksizin, mezarda güven içinde rahat ettigine inanilmak tadir. Mezarlarin seçilmesinde bazi kurallar vardir. Ölüye zarar gelmemesi için çesitli te

dbirler alinmistir. Bu tedbirlere siki sikiya baglilik yüzünden, uzun zaman, mezarlar in bulundugu alanda arastirma yapilmasina izin verilmemistir. [71]

1- Lao-tzu'nun Hayati (Lao-tse, dogumu M.Ö. 604 veya 570) Bir Çin filozofu ve Taoizm'in kurucusu Lao-tzu'nun hayati hakkinda fazla birsey bi linmemektedir. Onun, hemen hemen efsanevî olan hayati, M.Ö. 100 yilina dogru Sseu-ma Tsi'en tarafindan yazilmis. Çin'in bir tarihi olan, "Che Ki" ile taninmistir. Lao-tzu'nun Honan'da dogdugu san ilmaktadir. Asil adi, Li Tan'dir. Lao-tzu, ona verilmis lakaptir ve ihtiyar bilgi n anlamina gelmektedir. Çok yasadigi söylenmektedir. Çu sarayinda arsiv memurlugu yapm istir. Konfüçyüs ile ayni yüzyil içinde yasamistir. Ikisinin bir vesileyle karsilasmasi, çok önemli bir olay sayilmistir. Bu karsilasma zamaninda Lao-tzu çok yasli, Konfüçyüs ise genç bir bilgindir. Çu Hanedaninin yikilmaya yüz tuttugunu gören Lao-tzu, hükümet merkezini terkederek b atiya dogru gitmis, Honan geçidine geldiginde buranin muhafizi ve ögrencisi, Tsi, on dan meslegi hakkinda birsey yazmasini istemis; o da, "Tao te King"i yazmistir. " Tao", yaratici prensip; "te", insan fazileti; "king" de kitaptir. Bu kitap, bugüne kadar, bütün Taoist düsüncelerin kaynagi olmakta ve "tao"nun ne oldugunu açiklamaktadir. Anlasilmasi oldukça zor olan bu kitap; Çin'in büyük klasikleri arasina konulmustur. Çok say ida ilim adami, Tao te King'i bati dillerine çevirmeye çalismis, fakat pek basarili olamamistir. Kitabin adi bile tam olarak tercüme edilememistir. Her mütercim, kitabi n ismine çesitli anlamlar vermistir. Bu küçük kitabin sirrinin, en eski mistisizmin bir numunesi olmasindan ileri geldigi kabul edilmektedir. Lao-tzu, bu eserinde, misti k tabir ve tasavvurlara anadilinde ilk defa bir sekil vermeye çalismistir. Bunun içi n, seçtigi tabirler, gösterdigi remizler açik ve belli degildir. Lao-tzu'nun 80 yasini geçtigi bilinmekte ise de, Ölüm tarihi kesin olarak bilinmemekte dir. Lao-tzu'dan hemen sonraki Taoizmin tarihî de karanliktir. Taoizmin daha sonra ki gelismesi, Lao-tzu'dan sonra gelen ve Taoizm hakkinda bilgiler veren yazarlar sayesinde kismen ögrenilebilmektedir. [72]

2- Taoizmin Prensipleri[73] Lao-tzu'nun doktrininin temeli, mistik bir panteizm'dir. Taoist ahlâk zühde dayanir. Tao, dünyayi yöneten sebeptir; insan onu bilmelidir. Tao, âlemden önceki yaratici prensiptir. O;görülemez, isitilemez ve kavranilamaz. O, eze lî ve ebedîdir; kendiliginden vardir; herseyde hazir ve nazirdir. O, hiçbir tasvire si gmaz. Herseyin temeli O'dur. O yokluk degildir. Tabiat ve evrenin var olmasi O'nu n sayesindedir. O, herseyin arkasinda ve altindadir. HerseyI yaratan ve besleyen de O'dur. Bundan dolayi Tao, bazen "Ana" diye de adlandirilir. Çünkü hersey O'ndan ge lir. Tao'dan bir dogar, birden iki: Yin ve Yang; iki'den üç: Yin, Yang ve nefes; üç'ten yaratilmis evren. Tao, gögün ve yerin kaynagi, yaratici ve ayni zamanda yasatici pre nsiptir. Herseyi yaratan Tao'nun hiçbir seye ihtiyaci yoktur. Baska güçlerle rekabet e tmez. Dolayisiyla insanlar da Tao gibi rekabet ve hirstan uzaklasirlarsa, iyi bi r hayata sahip olurlar. Lao-tzu; insanlarin kanunlari dünyadan örnek alarak yaptiklarini, dünyanin "Gök"ten, gögün d e Tao'dan aldigini, Tao'ya sahip olan bir memleketin uzun zaman var olacagini ve dünyanin "Tao" vasitasiyla yönetilmesi durumunda seytanlarin kutsallik kazanamayaca gini belirtmistir. Lao-tzu'ya göre "göksel Tao" mücadele etmez, fakat iyi bir yolda dai

ma zafer kazanir; konusmaz, fakat cevap alir; çagirmaz fakat getirir, sakindir ve planlari gayet mükemmeldir. Lao-tzu, bilginlerin Tao'yu anlama ve kavrama durumlarini söyle açiklamaktadir: Yüksek bilginler, Tao'yu isittikleri zaman hareket ederleY ve ona dogru giderler; orta dereceli bilginler, Tao'yu duyduklari zaman ne yaptiklarini bilmezler; asagi de recedeki bilginler Tao'yu isittiklerinde kahkahalarla gülerler. Üstün ve mükemmel bir In san ise, sadece herseyin ruhu kendisinde olan Tao'yu izler. Taoizm'de "Tao" ile beraber bir de "Te" kavrami vardir. Tao'nun erdemi veya onun gizli gücü olarak bütün varliklarda bulunan "Te", "Tao"nun tabiattaki herseyi degistire n gücünün kendisidir. "Tao" kaybolduktan sonra "Te" onun ayrilmaz vasfi olur, aki-karay i bilir, muhafaza eder ve dünyanin seklini vücuda getirir. Dünyanin sekli vücuda geldikten sonra ölümsüz "Te", onu hatadan korur ve yükseltir. Bütün varliklari Tao meydana getirir; "Te" ise onlari besler, büyütür, madde olarak sekil verir, kuvvetini tamamlar. Bundan dolayi bütün varliklar Tao'yu yükseltir ve Te'ye deg er verir.

, Lao-tzu, ögretilerinde, ahlâkî degerler üzerinde de durmustur. Lao-tzu'ya göre insan anc ak manevî faziletleriyle insandir. Örnek insan iyi, merhametli, sadik, dürüst ve mütevazi olmalidir. Onun bu vasiflari elde etmek için tavsiye ettigi yol menfîdir: Insan, Tao 'ya benzemeye çalissin; is yapmasi, is yapmamasi; çalismasi çalismamasi gibi olsun. Vu vey (Wou wei: hiçbir sey yapmamak, sükûnet) prensibi, Taoizm'in ülküsüdür. Insan, dünya niza a uyarak yasamali, gayret sarfetmek-sizin Tao'nun kanunlarina tabî olmalidir. Böyle bir sükûnet içinde yasarken, dünyanin tabiî nizamini muhafaza etmek suretiyle, mesut bir h ayat sürebilir. Hükümdar bile, böyle yapmakla, devletini en iyi bir sekilde idare eder. Çünkü memlekette ne kadar fazla sey yasak edilirse, millet o kadar fakir olur. Insanlar a karsi alinan tedbirler ne kadar ustalikla hazirlanirsa, onlarin arasindan, o k adar inanilmaz hileler ortaya çikar. Ne kadar çok kanun ve emirler bildirilirce, o ka dar eskiya ve hirsiz zuhur eder. Büyük adamlarin halki yönetim seklini Tao te King'te Lao-tzu, söyle açiklamaktadir: "Kafal arini bosaltirlar, midelerini doldururlar. Iradelerini zayiflatirlar, kemiklerin i kuvvetlendirirler. Daima halki bilgisiz ve isteksiz birakirlar. Bilgili in sanlar birsey yapmak cesaretini göstermezler. Vu vey (Wou wey) yaptiklari zaman h erseyi iyi yönetirler". Lao-tzu, su tavsiyede bulunmaktadir: "Düsünecegin sey daima iy i ve derin olmalidir; birsey verirken iyi ve lütufkâr olmalisin. Birsey söyledigin zam an dürüst ve sadik olmalisin. Dürüst olursan memleketi iyi yönetirsin, bir is yapmak ister sen dogru ve kabiliyetli olmalisin". Lao-tzu, dünyadaki insanlarin güzel olan seyleri güzel olarak bildiginde, çirkin olan se yleri de taniyacagini; iyi olan seyleri bildiginde, fena olan seyleri de bileceg ini; böylece iyileri yayip, fenaliklardan kaçinacagini, baskasini kandirmaya çalismaya cagini söylemektedir. Lao-tzu, prensip olarak, kibir ve gururu yermektedir. Yalniz kendisi için çalisan ins anlarin yükselemeyecegini, kendisiyle övünenlerin bir is göremeyecegini, çok yüksekten konus an insanlarin bunu uzun zaman devam ettiremeyecegini belirtmektedir. Ayrica o, i htirasinin esiri olan insanlarin büyük bir yanilma içinde olduguna ve hiçbir zaman basar ili olamayacagina da dikkat çekmektedir. Lao-tzu, savasa karsidir. Bunun için o, savas aletlerini iyi görmez ve bunlari yüksek insanlarin kullanamayacagini söyler. Yüksek insanlarin baris ve huzura deger verecegi ni açiklar. O, savasa karsi olmakla * beraber, devletin ferde fazla karismasin i istemez. Taoizm'e göre bu ahlâkî prensipler; sadece fertler için degil, milletlerarasi münasebetler için de geçerlidir. Saygi ve itaatle herseyin ele geçirilecegi; sevgi ile düsmanlarin bi le yenilebilecegi; kadinin itiraz etmeksizin itaat etmesiyle kocasini idaresi al

tina alabilecegi savunulmaktadir. Lao-tzu'nun felsefesi; "iyilere karsi iyilik göst eriyorum; iyi olmayanlara karsi yine iyilik gösteriyorum. Bu suretle hepsi iyi olur " seklindedir.

Taoizm'de devlete müspet vazifeler düsmez. Harp tenkit edilir. Maddî ilerleme küçümsenir. Pe kçok memuriyet ve müessese lüzumsuz görülür. Tao'nun devleti sessiz ve kendi kendine yürümeli . Belirli bir ideal, müspet bir hedef olmamali; bir sükûnet ve hareketsizlik durumu ta kip edilerek, Tao'yu tanimaya gayret edilmelidir. Lao-tzu, insanin kendine hakimiyetinin nefsini bilmekten geçtigini, iç dünya nin arastirilmasinin çok konusmaktan daha iyi oldugunu; baskalarini bilenin zeki, kendini^bilenin akilli, baskalarina karsi zafer kazananlarin kuvvetli, kendi nef sine karsi zafer kazananin ise kudretli bulundugunu belirtmektedir.

Lao-tzu, birseyi bilmeyen insanin en olgun insan oldugunu, bilinmeyen bir seyi de biliyor görünmenin hastalik oldugunu söylemektedir. Lao-tzu'ya göre su üç seyi insanin dege rlendirdigi hazinesidir: Birincisi, nezaket, ve sevgi; ikincisi, ekonomi; üçüncüsü, alçak gön tür. Nezaket, bir insani yüceltir ve saygili yapabilir. Ekonomi, bir kimseye özgürlük kaza ndirir. Alçak gönüllülük ise, bir kimseyi yetenekli kilabilir. Halbuki insanlar; nezaketi birakarak küstah, ekonomik olmayi terkede-rek bagimli, alçak gönüllülügü terkederek de yetene siz oluyorlar.

Lao-tzu'ya göre insanlar, doguslarinda zayif ve yumusaktir; öldükleri zaman kuvvetli o lur ve asillarina dönerler. Esasa dönüse sükûnet, sükûnete de mukadderat denir. Mukadderata g dise ölümsüzlük, ölümsüzlügü bilenlere de akillidir denir.

Taoizm'de, ilâhî kaynakli dinlerdekine benzer, iyilik ve kötülük, alçak gönüllülük ve kanaatk gibi ahlâkî prensipler bulunmaktadir. Ancak, ölüm ve ölüm sonrasindan bahsedilmesine ragmen Cennet ve Cehennem kavrami konusunda pek açiklik yoktur. Bununla beraber ruhun ölümsüzlügü dünyada iyi bir hayat sürenlerin Tao'yla beraber olacagi gibi anlayislara rastlanma ktadir. [74]

3- Lao-tzu'dan Sonra Taoizm Lao-tzu'dan sonra Taoizm adini alan inanç sistemi, çesitli din ve kültürlerin de etkisin de kalarak sekillenmistir. Degisik ekoller olusmus ve farkli mezhepler dogmustur . Taoizm'den kaynaklanan ekoller sunlardir:

1- Mistik Ekol: Temsilcileri Chuang-Tzu ve Lieh-Tzu'dur (M.Ö.IV. Yüzyil). Her iki fi lozof da bu ekole ait kitaplar yazmistir. Chuang-Tzu, Lao-Tzu'nun ögretisini yükselt mis ve güzellestirmistir. O da, Tao gibi genel bir tabiat kanununa inanmakta ve he rseyin mistik bir duyguyla, meditasyon yoluyla anlasilabilecegini savunmaktadir. Chuang-Tzu söyle demektedir: "Biz bu kanunu kesfedemeyiz, aklimiz buna ermez. Onu ancak duygularimizla anlariz, bunun için kendimizi diger seylerden ayirmali ve ka lbimizi bosaltmaliyiz". Lieh-Tzu'nun ekolü ise, Taoizm'in popüler bir seklidir. O, kainatin sonsuz bir kanun a göre hareket ettigini kabul etmektedir. Ona göre insanlar kendini bu kuvvete uyduru r, hiçbir is yapmaz ve ruhunu kuvvetlendirmeye devam ederse daha çok yasayabilir. 2- Ferdiyetçi Ekol: Temsilcisi Yang Tzu'dur {M.Ö.IV Yüzyil). Taoizm'den gelmekle berab er ona hem yakin, hem de ondan uzaktir. Asiri bir kaderciligi savunur. Bu ekole göre hersey kadere baglidir ve herseyi yöneten kaderdir. Felsefesinde Tao olmayan bu ekol sadece ferdin refah ve saadetini düsünmüs; cemiyetin idaresine ait prensipler de gil, kendi kendini düzeltmek için kaideler getirmistir.

3- Legalist Ekol: Bu ekolün temsilcisi Han-Fei-Tzu (olan.M.Ö. 230), Li-Ssu, Shang-Tz u'dur. Bu ekolün görüsleri M.Ö. III. Yüzyilda Çin'de tatbik edilmistir. Bu ekole göre; dünyad ersey, yildizlarin yollari gibi, muayyen kanunlara göre hareket etmektedir. Bundan dolayi bu ekol, devletin halki kendi haline birakmamasini ve kanunlara tâbi kilmas ini savunmaktadir.

4- Simyaci Ekol: Chiang Tao ün (M.S. 34), bu ekolün savunucusudur. Bu ekol, dinî veya f elsefî olmaktan daha çok, sihirbazlikla ilgisi olan bir ekoldür. Sihir ve büyü büyük bir ye tutmaktadir. Büyücülükle ilgilendirilen bugünkü Taoizm, bu ekole baglanmaktadir. M.Ö. 221'de Çin Imparatoru'nun Taoizmi kendine ebedî hayat saglayacak bir din olarak k abul ettigi ileri sürülmektedir. Daha sonra Taoizm, BuddIzm ve diger mahalli inançlari n tesirinde kalmistir. Bud-dizm Çin'e geldigi zaman Taoistler, Çin'e gelen bu dinde kendi fikirlerine benzeyen bazi hususlar bulmuslardir. Taoizm'e ait olan bazi Tan rilar, Buddizm'in tesiri ile sekillerini degistirmistir. Buddizm en büyük tesirini T aoizm'deki rahip cemaatinin gelismesinde göstermistir. Çünkü Lao-tzu'nun fikirlerinde, b u gibi cemaatlere ait tek söz bulunmamaktadir. Lao-îzu, ilk planda, sadece ferdin kurtulusunu hedef alan sözler söylemistir. M.S. I. Yüzyilda Çin'de bir Taoist teskilât ortaya çikmistir. Bu teskilâtin Papa gibi bir dinî sefi vardir. O, siyasî bir kuvvete de sahiptir. Bu dinin büyüycüleri, rahip ve rahibeleri vard ir. Buddizm ve diger mahallî inançlarin etkileri sonucu, XII. Yüzyilda "Gerçegi Gelistirme" adi altinda bir yenilestirme hareketi ortaya çikmistir. Bu hareket, rahiplerin evl erini terketmesi, et yememesi gibi sert kurallar getirmistir.

Çin'de 1949'daki siyasî harekete kadar iki büyük Taoist mezhep varligini sürdürmüstür. "Tao'n Yayilan Birligi" ve "Tao'nun Toplanti Salonu" seklinde adlandirilan bu iki mezhe be göre Tao, insanin bir bölümünü olusturdugu evrensel bir enerjidir. Insan, bu enerjiye b oyun egerek saglik, zenginlik, çok çocuk ve huzurlu bir hayat elde edebilmektedir. Bu mezheplerin mensuplari, Tao ile bag kurabilmek için büyü, afsun ve tilsim'a basvurmak tadir. Çesitli dinlerden tasvirler alip tazim ve saygi gösterilmistir. 1957'de Pekin 'de "Çin Taoistler Birligi" kurulmustur. [75]

C- SINTOIZM "Sinto" tanrilarin yolu demektir. Çin dilinde "Sin" veya "Sen": tabiat ruhu, tanri; "to" {"tao"): yol anlamina gelmektedir. Japonca'da "Kami no miçi" seklinde ifade edelin Sinto, Japonlarin yerli dinî inançlarini karsilamaktadir. Japonlar, VI. yüzyild a, Buddizm Japonya'ya geldikten sonra, eski dinî inançlarini Buddizm'den ayirabilmek için "Sinto" deyimini kullanmislardir. Sintoizm de bu deyimden türemistir. Sintoizm; millî, iptidaî, politeist, diger dinlere tepki göstermeyen ve resmî inanç sistem ine sahip olmayan bir dindir. Bir kurucusu yoktur. Herhangi bir tarihî olaydan da kaynaklanmamaktadir. Bu dinde tabiat güçlerine ve ruhlara tapinma göze çarpmaktadir. Her seyde ruh görülmektedir. Bu dinin iki hususiyeti vardir: 1- Tipik bir millî dindir. 2- Tabiata perestis bu dinde Önemli bir rol oynamaktadir.

Japonya'ya Konfüçyüsçülük'ün, Taoizm'in ve Buddizm'in etkileri ile atalara tapinma, ahlâk, fa kehanet, büyü, züht geldi. M.ö. VI. Yüzyilda baskentini kurmus Japonya'da Yamato Hanedani, Amatera-su'nun nesli olarak hükmetmeye baslamis ve bu imparatora tapinma, bir kült olusturmustur. 1868'lerde bir millî uyanis devresi baslamis ve Sintoizm de bunu körükl

emistir. Imparator kültü, bir devlet siyaseti haline gelmis ve devleti Sinto'nun dest egine baglamistir. Ikinci Dünya Savasi sirasinda Sintoizm çok toleranssiz olmustur. Japonya'nin 1945'deki maglubiyetinden sonra, Sinto'nun devleti kontroi durumu ort adan kalkmistir. Imparator, kendisinin tanri olmadigini ve artik tanrilarin zürriy eti olarak kendisine tapimlamayacagim açiklamak zorunda kalmistir. [76]

1- Tanri Anlayisi

Sintoizm'de ruh veya tanriyi, kutsal, acayip, sirli, korkulan, güçlü, insan kavrayisin in üstündeki varliklari ifade etmek üzere "karni" kelimesi (üstün, yüksek anlaminda) kullani lir. Ruhun ölümden sonra yasadigina ve atalarin nesilleri koruduguna inanilir. Ölen he rkes "karni" olur. Ancak her karni tanri olmayabilir. Japonlar göremedikleri karni lerin tanri evinde olduguna inanirlar. Sintoizm'de ruh ve tanrilarin sayisi konu sunda verilen rakamlar oldukça kabariktir. Sekiz milyon tanri bulunduguna inanilir. Bunlarin en büyügü Günes Tanriçasi Amaterasu'dur. Amaterasu'nun tanrilik sembolü ayna ve me rkezî kült yeri Ise'dir. Ates tanrisi "Atago" önemli tanrilarindan olup tehlikelidir. Gök ülkesini günes tanriçasi Ama-terasu yönetir. Sintoistter, Amaterasu'nun bulundugu en büyü kült yeri olan Ise'deki bu yeri ziyaret edip, Amaterasu'nun dogusunu izleyerek "ha ci" olurlar. Sintoistler Amaterasu'dan baska ay, deniz ve firtina, ates tanrisindan gida, ev, ocak, mutfak, belirli yerler, yollar, çesitli mesleklerin tanrilarina kadar çok sayi da tanrinin içinde yer aldigi bir panteona sahiptirler. Bu panteona, Amaterasu'nun neslinden geldigine inanilan Imparator da dahildir. Büyük devlet adamlarindan, kuma ndanlardan da tanrilastirilanlar vardir. Saygideger insanlardan ölmüs bulunanlarin v e bu arada atalarinin ruhlari "karni" kabul edilir. Sintoizm'de tanrilar panteonunun zirvesinde bulunan Günes Tanriçasi Amaterasu, sadec e Gök ülkesi'ni temsil eder. Dünyanin idaresi ise, bir tanrilar meclisinin elinde bulun ur. Ay Tanrisi Tsukiyomi'nin rolünü kismen firtina ve deniz tanrisi Susanovva almist ir. Ates Tanrisi Atago'dur. Eski zamanlarin gida tanrisi Inari, bugün "Prinç Adam" o lmustur. Onun kutsal hayvani tilkidir. Bunun için mabedlerde tilki beslenir veya ti lki heykelleri bulundurulur.

Sintoistler; dünyanin gök, yer ve yeralti olmak üzere üç tabakadan ibaret olduguna; her üç t kada da tanrilarin oturduguna; yeralti dünyasinda ise ölülerin ve devlerin bulunduguna inanirlar. Tanrilar, muhtelif resimlerle temsil edilmislerdir. Ancak onlarin b resimlerden daha kiymetli birer timsalleri de vardir. Bu timsaller, halka gösterilmeyip mabetl erin gizli bölümlerinde saklanir. Iki kutu içinde muhafaza edilen bu timsaller; bir ayn a, bir kiliç veya baska sembolik bir maddedir. [77]

2- Kutsal Yazilar SIntoistlerin Tevrat, Incil ve Kur'ân gibi bir kutsal kitaplari yoktur; fakat Koji ki ve Nihongi denilen kutsal vekâyinameleri vardir. Çin yazisinin kabulünden önce kendil erine has bir yazilari olmayan Japon-lar'in daha önceki dönemlere ait olaylari sözlü ola rak rivayet edilmistir. Ilk olarak 712'de, Imparatorun emriyle, Kojiki yazilmist ir. Bu kitapta tanrilarin kaynagi, insanlarin baslangici, imparator ailesinin ve devletin ilâhî kaynagi gibi konular yeralmaktadir. Nihongi ise, 720'de yazilmis olu p, Kojiki'nin yorumudur. Tanrilarin sayisi Kojiki'de 800.000,. Nihon-gi'de ise 8 0.000'dir. IX. ve X. Yüzyillarda tespit edilen din ve devlet kültüyle ilgili mecmualar ise, 1927 yilinda, 50 kitap halinde nesredilmistir. "EngIshiki", bunlarin en önem

Senliklerde tanrilar gökten ça girilir. En agir ibadet soguk su ile yikandiktan sonra. kiliçlar. horoz. Ayrica kendi arzulariyla. Amaterasu'nun sembolü sekiz kös eli ayna. Ibadet s irasinda beyaz bir sapka. yaylar. Eskiden ha yvan kurban edilmesine ragmen. oklar. takdimeler genelli kle sunlardir: Ipek kumas. tapinakta veya evde yapilir. (Evlenen kadinlar mabet görevinden çekilir). gele nesel halk inançlarinin etkisi altindadir. Dua. Tapinaga. do muz. kiliç ve mücevherli taci n Amaterasu tarafindan torunu ilk Japon Imparatoruna verildigine inanilir. belli bir dinden daha çok. dua ve kurbanlardan (özellikle yemek kurbanlarindan) ibarettir. Temiz olmamak en büyük günâh ir. pirinç ve pirinç sarabi sunmakla (kurban olarak) yapi lir. Diger ahlâkî günahlar bunun yaninda hiç sayilir. dua salonu önünde egilip sunacagini sunar. mücevherli taç ve Amaterasu'nun heykeli bulunur. sizinkisi nasil bilmek isterdim" diyerek anlayisini ortaya koymustur. gey ik boynuzlan. tuz. Buddist ölürüz". Bunlar. bu ar ada Hiristiyanlik dahil bütün öteki dinlerin ögretilerine tümüyle açigim. öz el tören temizligi yapilarak girilir. birinci dere cede rahiptir ve rahip kiyafetiyle tasvir edilir. benimkisi böyle bir l. Tapinaklarda genellikle ayna . Imparator Meyci'nin kabre konuldugu gün. insan kurbani varken. Özel tören temizligini yaptiktan sonra tapinaga giren. kalkanlar. Bunlarin e n önemlisi. Karnilere tapinma. Bütün bunlara ragmen. Imparator. bu nesneler onlarin vücudu veya hululü sayilir. pirinç rakisi. Buraya "miya" veya "cinca" denilir. özel okul ve fakültelerden yetisir. tapinaklarda. Buddist olarak ölecegim. bilinen anlamda put kullanmaz. Tapin aklarda ancak rahibin girebilecegi kutsal bir hücre ile yaninda ibadet edenlere ay rilmis dua salonu yer alir. kuraklik. General Nogi ve karisi "harakiri" {karnina biçak saplayarak kendini öldürmek) ile kendilerini kurban etmislerdir. beygir. Rütbelerine göre rahipler yukaridan asagiya dogru siralanir. Ruhun ölümden sonra yasadigina inanilsa da. Ibadet. Bu ayna. Eskiden asil ailelere mensup kad inlar da rahibe vazifesi görmüslerdir. ayi postlari. kiliç.lilerindendir. Tapinak islerini rahipler idare eder. "Sinto dogdum. yaban domuzudur. mabedin etrafinda yüz defa dönmektir. beyaz bir cübbe giyer ve bir baston tasirlar. rahiplerin resmî dualaridir. bir veya üç gün "oruç" tutulmak ir. Susano-vva'ninki kiliçtir. agzini suyla çalkalamis ve özel tören temizligini yapmis olmasi gerekir. Sintoist dogar. Bu anlay is söyle formüle ediliyor: "Biz. Her insan duasinda kendi isteklerini ifade edebilirse de. Tapinaga girecek olanin. sebzeler. hangi dinden olursa olsun bir Japon'un asil yolu "Japon-luk"tur. Dual arin konulari farklidir. el çirparak tanrinin dikkat ini çeker ve duaya baslar. onlari semboll endiren nesneler (Mitama-Siro) vasitasiyla tapinilir. Japonya'da yüzbin tapinak bulunur. Ata'ya tapinmada amaç çile birliginin devam etmesidir. dua okumak. renkli kagitlar. Ilahlara kesilen kurbanlar. Japon dilinde dil ve milliyet es anlamda kullanilmaktadir. Rahipler. Mabetlerdeki dualar da ayni sekilde zihnen yapilabildigi gibi yüksek sesle d e yapilabilir. en basit sekilde yüz yikanip eller birbirine vurulduktan sonra zihnen ed ilir. Sintoist olan kisi ayni zamanda baska dinlere de mensup olabilir. hastalik. Tanrilara. iyi ve kötü amellerin karsiligin .Âyin ve Ibadet Sintoizm. [78] 3. Rahipler evlenebilir. Ise'de Amaterasu adina yapilmis olanidir. balik. Büyük'bayramlardan (Matcuri) önce. bugün hayvan kurbani pek yoktur. Ibadet. ib adetin gerçek merkezi. bugün artik in san kurbanina rastlanmamaktadir. islak elbise giyip. Japon halki. Bir Japon Sana t Tarihçisi. deprem gib4 konularda olabi lir. Bazi özel durumlarda bir nevî gusûl de yapilir. Ortadogulu misafirlerine.

kendi inanç ve kültürleriyle bagdastiramamistir. agiz ça lkalanir. karakterlerine aykiri oldugu için reddetmislerdir. Yahudilik. "töre"y§ ve. Maniheizm. bütün Türk boylarinin kendi "özel dinleri" disinda anlastikla ri bir dinleri olmamistir. Islâm'in disindaki dinlerin Türkler arasinda genel kabul görmemesi. evlerde tanri rafi (kami-dana) yönünde yapilir. Buddizm'in Türkler arasinda genel kabul görmesinin önünü kesmistir. basi önünde dua edilir. 5. Ancak bu kabul edis. Bu hassasiyet. Bu tavriyla o. gnostik düalizmi esas alan ve senkretik bir dindir. Göktürk Hakani Bilg e Kagan'in Buddist tapinagi yaptirma istegine veziri Tonyukuk karsi çikmis ve enge l olmustur. ahlâkî degerlere önem vermektedir ve "Ahiret Hayati"ni kabul etmektedir.GELENEKSEL TÜRK DINI "Geleneksel Türk Dini" ile Türklerin kendilerine özgü dini inanislari. diz üstü çökülerek. akinci ruhunu öldüren. mahallî Buddist tapinagini ziyaret eder. Tonyukuk. Dinî temizlik (Oh-harehe). "özel dinleri" kast edilmektedir. hatta Hiristiyanlik gibi dinlerd e insanlari pasiflestirici esaslar agirliklidir.in görülecegi inancina rastlanmaz. miskinligi ta vsiye etmekte. Türkler'in özelliklerine aykiri olan bu din. tanrinin önünde-hizmetinde bulunmak anlamindaki Matcuri'dir. Tonyukuk. Türk boylarindan. Islâm disindaki dinlerden herhangi birinin genel kabul görmemesinde Türkler'in sah ip olduklari inançlarin etkisi olmustur. Buddizm'e k arsi Tektanri inancini ve töreyi savunmus. Cenaze islerini ise Buddist rahipler yerine getirir. mahsulü koruma (Toshikgoi) ve hasat için T anri'ya tesekkür (Kanna-niîname) gibi bayramlar ela bulunmaktadir. bir "Tann"ya inanmaktadir. görevli rahibin huzurunda. Uygurlarin tahtina geçen Bögü Kagan'in (759-7 79) istemesine ragmen. Baglayici olan bu kurallara "töre" denilmektedir. genele sâmîl olmamis. ibadetler ve gelenekler burada "Gelenek sel Türk Dini" ismiyle anilmistir. Atalarin nesillerini koruduguna inanilmaktadir. . bir boyla veya az bir grupla sinirli kalmistir. Islâm'in disinda. Buddizm'in diji olarak kabul edilmesini. Çocuklar 3. Bunlardan Buddizm. Iki defa eller birbirine çirpilip. bahse dilen bu dinlerden birini kabul edenler olmustur. Önce el ve yüz yikanir. o dinl erin inanç sistemlerinin Türkler'in karakterlerine uygun düsmemesine baglanmaktadir. Buddizm. Islam'i kabul etmis Türklerin önceki inanislari ile günümüzde bir milyon civ arindaki Türk kitlesinin yasattigi inançlar. Ibadetler. yabanci inanca ve kültüre karsi koym ustur. temasa geldikleri dinlerin hiçbirisini. Tür kler aktiftir. 6 yaslarinda kutsal yere alinir ve bu sirada onlara en güzel Japon kiyafetleri giydirilir. Yasli aile. Buddizm . Islâm'i kabul etmeden önce. kendi dini inançl arina. Maniheizm. Bundan dolayi Islâm'a kadar. Türkler'in tamaminin dini olamamis ve kabul edenler de uzun üsre bagliliklarini devam ettirmemislerdir. Islâm'i toptan kabul edis te. Töreler vazgeçilmez emirler. Zerdüstîlik. Bundan dolayi Göktürkler. Uzun tarihleri boyuncu Türkler. Genellikle bu bayramdan önce üç gün "or uç" tutulmaktadir. Evlenmeler. uyulmasi gereken görevler kabul edilmekte ve Japon kültürünün nesilden nesile aktarilmasini saglamaktadir. Buddizm'in Türklerin "özel dînleri"ne aykiri oldugunu ve Türkler i pasiflestirip felaketlerine yoiaçacagini savunarak karsi çikmistir. Sintoizm'de neyin ne zaman ve nasil yapilacagi kurallara baglanmistir. Bu ndan dolayi ölen herkes "karni" olmaktadir. Sinto tapinaklarina bitisik evlenme salonla rinda yapilir. [79] D. Islâm'la karsilasinca degismis ve Türkler' in çok büyük çogunlugu toptan Islam'i din olarak kabul etmistir. En büyük bayram Tanri'yi çagirmak. Maniheizm ve Hiristiyanlik gibi dinlerle karsilasmistir. Çünkü Türkler. Tanri anlayisi yansitmamakta ve "Ahiret Hayati"na önem vermemektedir . Dinî ve millî bayramlari takvime baglanmistir.

Türk kültürüne ait bazi özeliklerle Islâm' ait bazi terimleri yasatmaktadirlar. Hakaslar. s adece Tevrat'la amel etmekte. eski Türk kültürünü devam ettirmekte ve bu kültürü Hiristiyanli hâkim kilmaktadirlar. Al taylar). Yahudilik. Zerdüstîlik. onlarin "Tek Tan rili bir inanci devam ettirmelerine ve Geleneksel Türk Dini ile Islâm arasinda büyük ben zerliklerin olmasina baglanmistir. Türkler'den Buddizm'e bagli olan çok az bir kitle vardir. karakterlerine uygun olmamasiyle izah edilmistir. Destanda Oguz Han'in. Gagauzlar'm Kutsal Kitaplari Türkçe'dir. din adamlarini huzurunda münakasaya çagird iginda onlara. ona gösterilen hürmet ve onun iradesiyle islerin oldugu inanci dikkati çekmekt edir. Hazar Türkleri'nden az bir kismin. 800-900 bin kadar tahmin edilmektedir. Bu benzerlik Oguz Kagan Destani'nda açikça görülmektedir. dünyada mevcut bütü boylarinin % 98'inin dini haline gelmis Islâm'in bu sekilde kabulü. Bu "tektanrili inanis" ile Islâm'dan önce Araplar'daki H anifilik arasinda benzerlik bulunmaktadir. Onlar. Günümüzde. Hiristiyanlik da. onui. Mengül Han'in Fransa Kralina gönder digi bir mektupta iman formülünü söyle belirttigini kaydetmektedir: "Ebedî Tanri'nin emri sudur: Gökte ancak sadece bir Tanri var ve yeryüzünde de sadece bir efendi. Hiristiyanlardan farkli inanç v e ibadetlere sahiptir. tamamina yakini Islâm'i toptan ve gönülden benimsemistir. Yine bütün Türk ve Mogol boylan arasinda"Gök Tanri" inancinin bulundugunu ve bu "Yüce Tanri Inanci"ni diger milletlere göre en iyi onla rin muhafaza ettirdigini belirten M. Islâm'la karsilasinca durum önceki dinlerden farkli olmus ve Türkler'in büyük çogunlugu. fakat mevcut Hiristiyanlard an farklidir. dünyada 250 milyon civarinda Türk vardir. Islâm'i din kabul edenler ise % 98'dir.Yahudilik. Ibr ahim'in babasi Azer'le olan durumuyla karsilastirilmalidir). Hazar Türkleri'nden 4-5 bin kadari Yahudiligin Karaim Mezhebine baglidir. Hiristiyanlik ve Islâm'i din ola rak tanimadan önce. "Biz sadece tek Tann'nin varligina. [83] 1. Çünkü Türkler. Bu dinlerin Türk boylari arasinda genel ka bul görmemesi. Gagauzlar gibi. Islâm'in disindaki dinleri din kabul eden Türk boylarinin toplami % 2 civa rindadir. Nüfuslari bir milyondan fazla olan Çuvaslar da. ken di "özel inanç" ve kültürleriyle bagdasmamasiyle. Maniheizm. Yüzyilda Rus hakimiyetine girmis ve Rus Ortodoks Misyonerleri kanaliyle Hiristiyanlasttrilmis Çuvaslar vardir.Geleneksel Türk Dinî Inançlari Türkler'in. b urada. putperestlige karsi açtigi mücadelede babasini bile affetmeyip onu tah tindan indirdigi ve tek Tanri inanisini hâkim kildigi anlatilmaktadir (Bu. Bunlardan Geleneksel Türk Dini Inanisla rini devam ettiren Altay-Sibirya Türkleri (Yakutlar. Tuvalar. sadece Gagauzlar il e Çuvaslar'm benimsedigi bir din olmustur. XVI. o dinlerin bütün Türkler'i tatmin edici bir anlayisi yansitmamasiyla. Eliade[81].[80] Nitekim Mengü Han'in. "Geleneksel Türk Dini" hakkinda. çok eski çaglardan beri "Gök Tanri". herseyin yaraticisi ve yönlendiricisi olan tek Tanri inanci açik bir sekilde islenmistir.[82] Bugün. Bu kitabelerde. Onlarda Hiristiyanlik yüzeysel kalmis ve "Ge leneksel Türk Dini Inanislari" canliligini korumustur. Hz. "Tek anri" inancini devam ettirmisler ve bu inanislar onlarin hayatlarinda etkili olm ustur. Gagauzlar. kendi "inanç sistemleri"ne ne ad verdigi henüz aydinlanmis degildi . Bunlar. Tanri'nin oglu Cengiz Han olacaktir". Buddizm. sayesinde yasadigim iza ve onun emriyle öldügümüze inaniyoruz" demesi Mogollar'da da tek Tanri inanc inin yasadiginin bir delilidir. tek bir Tanri'ya iman etmedikçe hiçbir kadini zevc e edinmedigi. genel hatlariyla bilgi verilecektir. Zaten Orhun Kitabeleri'nde bir tek Tanri'nin v arligi. 250-300 bin civarindadir ve Hiristiyandir. kendilerini Yahudiler dis inda görmekte ve Türk olduklarini vurgulamaktadirlar. Talmud'u kabul etmemekte. Sorlar. Bunlardan baska. Bunlarin disinda ana kitle Müslümandir.

Bu iki kol. Halbuki Türler'in ne Samanizm diye bir dinleri olmus ne de Samanizm tam o larak dinî fenomeni ifade etmistir. Bizans. halkin. din olarak kabul etmeleri de bu "öze" baglanmaktadir. hiçbir zaman. her ülke için geçerlidir. degisik adl ar verilmistir (Bazi arastiricilar Samanizm. bazi tekn ikler seklinde. O. Türkler'in geleneksel inançlari "Samanizm" olarak adlandiri lmistir. Orhun Kitabeleri'nde. Uygurlar gibi Türk Devle tlerinde. Bu gözlemlerde. hiçbir degisiklige ugramadan Islam'dan sonra da devam ettirmeleri. yalniz b asina bir din olarak algilanmamis. Tek Tanriciligi merkez alan "Devlet Dini "dir. Ancak "Geleneksel Türk Dini" basligi altinda verdigimiz bu inançlara. bazen "Türk Ten grisi" seklini atmakta ve bir "Milli Tanri" niteligi tasimaktadir. Türk lehçelerinde Tanri. bazilari Tek Tan ri Dini gibi isimler vermistir). eski inanislarinin Islâmî öze uygun ol dugunun delili sayilmaktadir.r. Mogallarinki Devlet Dini'dir). seyyahlarin Türkler'in inançlariyla ilgili olarak verdikleri bilgiler arasinda. Orhun Kitâbeleri'nden tes bit etmek mümkündür. Tanri'nin sifati olarak. baska din ve kültürleri de etkilemi stir. Gök T anri Inanci bulundugunu haber vermektedir. Çin. "Yüce Tanri" inancini bozulmadan ve en iyi sekilde y asatmalaridir. b ugün de Sibirya-Altay Türkleri'nde canliligini ve varligini sürdüren "Geleneksel Dini Ina nçlar" yasamaktadir. Aydinin. dinî inanislar içerisinde. Devlet Dini ile Ha lk Dini'nin ayrildiklari noktalar yaninda. zikredilen "Tengri". Türkler'in "Geleneksel Dinî Inançlari"nda iki anlayis. animizme ait unsurlari da. "samanizm". Bundan dolayi Gök Tanri. bunlar. Bu sadece ülkemiz için degi l. Bunlardan b iri. cahilin. "Samanizm" diye adlandirilan teknikleri de. hatta uygulamalari oldugu görülebilir. Bunun yaninda. digeri ise büyük devletlerin hayat sartlari altinda gelisme göstermisti r {Misal olarak Uy-gurlarinki. hatta ayni seyyahin verdigi bilgiler arasinda çelisk iler bulundugu görülmektedir. "Tangara". Islâm'a çok aykiri gördükleri özellikleri atmislar veya baska sekiller altinda Islâmî kisveye büründürerek yasatmislardir. Birisi asiret. hiçbir degistirme yapmadan devam ettirmis. Türk boylarinin hemen hepsinde dinin merkezinde Gök Tanri {Yüce Tann. Türk boylarinin hepsinde Tek Tanri. Eski inançlarina ait unsurlardan birçogunu. Bunun disinda inanç. "Yüce" anlaminda kullanildigi kabul edilmistir. kabilelerin. Bunlarin hiçbiri. çok yerde. Göktürler. eski dini inanislarina ait bazi hususlari. Ancak. bazi hususlarda ise sadece küçük degisiklikler yapmislardir. farkli farkli inanislari tesbit etmeleri mümkündür. Hunlar. Kök/Gök Tengiri terimindeki Gök'ün. bir tekniktir ve Türkler'in dinî inançlariyla pek ilgisi yoktur. "Gök Ten-girisi" ve bunlardan türeyen kelimelerle ifade edilmistir. Buna Türkler'in "Milli inançlari" demek de mümkündür. Ermeni ve Süryanî kaynaklari. Türk boylari arasinda paylasilan. Türkler. ibadet ve yasayistaki bilgiler. "Tingir". bölgelerin. Samanizm ve totemizm karsiti olan. varligini sürdürmüstür. bazilari Toyunizm. Türkler'in "özel dini inançlari"ni ta m olarak karsilayamamistir. iki kol varolmustur. Bundan dolayi Is lâm'i kabul eden Türkler. 15-20 sene öncesine kadar. Ortak noktalan ayrildilari noktalardan çoktur. Bu dinin inanç esaslari. dig eri. bilgili nin. hosgörüye dayali bir dindir. tek bir Tanr i ve O'nun iradesinin herseyi kusattigi etrafinda olusmaktadir. Bunu Türkiye'yi tam olarak bilmeyen arastrici lar da günümüzde yapsa. geleneklerde. Gök Tanri inancanin esaslarini. Tek Ta nri) inanci bulunmaktadir. Ancak üzerinde ittifak edilen ve Orhun Abideleri'nde bel gelesen Türkler'in "Tek Tanri". seyyahlarin gözl emlerine dayanmaktadir. to temizme ait bazi özelkileri de yasatmislardir. Geleneksel Türk Dini. Arap. ortak olduklari noktalar. Bütün bu belirtilen hususlara ragmen. bilgili ve cahil gruplarin etkisi olmalidir. camidekinin. "Tengri". Zaten Türkler'in Islâm'i toptan ve isteyerek benimsemel eri. Bu "Milli Inançlar yabanci dinlerden ve kültürlerden etkilendigi gibi. farklilik gösterse de. totemizm ve politeizm ait unsurlara da yer veren "Halk Dinî". din adaminin. disaridakinin birbirinden farkl i inanç ve anlayislari. inançlar ve e saslar vardir. birbiriyle bagdasmaz nitelikte degildir. gruplarin. "Yüc .

Öbür dünyada nci bir hayatin varligi. yeri gelince Allah demislerdir (Ezaninda. Ölüye kesilen kurbanlar. cezalandirandir. iradesine boyun egmeyeni cezalandiran da O'dur. Ölüm. Türkler. Çinlilerin tek Tanri'yi ifade etmek için kullandiklari "Tien" kelimesini Türkler'den aldiklari belirtilmekt edir. Ayin "dolunay" hali. Bilge Kagani. nefesin kesilmesi. hers eyi en iyi bilendir. iyilik ve kötülüklere dair hesabin verilecegi. ahiret ve cenaze törenleriyle ilgili anlay is ve gelenekler degismeden varligini sürdürmüstür. II. Ayin safhalari ugurlu ve ugursuz olarak ni telendirilmektedir.e Tanrfdir. Allah ve Tanri kelimesini yanyana götürmüs. kulun duasini kabul edendir. Kül Tigin Kagani tahta çikaran ve b asarili kilan da. he saplarin görülmesi için mahkeme kurulacagi ve ruhlarin ebedî oldugu kabul edilmektedir. Ölülerin kefenlenerek gömülmesi gelenegi vardir. gerçeklesmesi gereken ilâhî bir is olarak kabu l edilir. iki düzlemin kompozesi seklinde tasvir edilmektedir. duasinda. bir kisminda ise bazi degisiklige ugrayarak yasamistir. asagida yerin ve ikisi arasinda da insanoglunun yaratildigina Inanil maktaydi. Ölüm. bu tek Tanri anlayisi. kit abinda. O yazitlardaki ifadeler de Türkler'in inandigi Tanri tektir. Türkler'in. "Bir Tengri"ye inan isa yönelmistir. Tengri veya Tanri kelimesi. M. Türklere Hakani veren de O'dur. Ton-yukuk'a basarilar ihsan eden de Gök Tengri'dir. Günümüzde bu âdetler Müslüman olmus Türkl kisminda aynen. Türkler. sert ve tabiat disi bir hal. otoritenin saglanmasinda ve disipl inin dogmasinda önemli rol oynamistir. Tük milletinin hayat ve istiklâli ile ilgilenendir.[85] Türk kültüründe din ile gerçek hayat. her zaman için yanyanadir. Türkler'i zafe rlere ulastiran da. Günü". Çinliler'i de etkilemistir. Türkler. Yine bu tarihi belgelerde. ezeiî ve ebedîdir. Kameri ayin son günleri. Tanri'nin tayin ettigi süre dolunc a ölmek üzere dogduguna ve sadece Tanri'nin ölümsüz bulunduguna inanilmaktadir. Türk toplumlarinda. cenaze merasimleri için en uygun anlardir. çok erken çaglardan beri "Gök Tanri Dini"ne ve "Tek Tanri". Bu inanislar. ordunun harekete geçirilmesi için iyi bir zamandir. Türker'de cennet ve cehennem inanci bulunmaktadir. hayat verendir. "Ölü Asi" denilen ziyafetler yapilir. Ay son çeyrek halde iken hiçbir ise tesebbüs edilmemektedir. ruhun bedenden bir kus gibi uçup gitmesi olarak görülüyor . Insanin ölümlü olduguna. Yukarida Gök'ün. Allah kelimesinin yaninda kullanilagelmistir. Çünkü bu günler. iradesine göre hükmedendir. baslangiçta. orhun Anitlari'nda yer almaktadir. Türk boylarinin hemen hepsinde "Yaratici Tanri" olarak Tengri'ye . yanyana bulunduguna ve Gögün yedi basamagi olduguna inanilmaktadir. "Gökte"dir. Türkler'de Âhiret inanci vardir. Yeri gelince'Tanri" demis (Tanri misafi ri. Ölen atalar için at. yardim edendi r. Tengri. Tanri Buyrugu gibi). Islâm'i kabul etmis Türkler arasinda. Iyi ruhlarin cennete. "ölünün cennete iderken binecegi hayvanlar" olarak kabul edilmektedir. "Mahser. Yüzyilda. karsi karsiya getirmemistir. Kainat. Iskeletin aldigi duruma göre ölümün ahiret h ayati hakkinda kanaatler olusturulur. esirgeyen ve bagislayandir. Gökle ye r.Ö. insanlara bilgi veren ve yol gösterendir. gök ve yer gibi. sigir ve davar kurba n edilir. Hunlar'da "Semavî Büyük Tanri" sifatiyle meshurdur ve bu sifat la ululanmaktadir. Tanri (Tengri). Yildiz gözlemciligi yaygin islerdendir. "sonu" isaret etmekte v tekrar dirilisi ilân etmektedir.[84] Orhun Abideleri'nde Tann'nin bütün yüce sifatlari sayilmistir. öldürendir. savasta ise Allah demistir). Bu inanç. bütün yüce vasiflar tikleri "Tanri"ya ve O'nun Isteklerine uymada büyük hassasiyet göstermistir. Türkler'de ölüm. yaratandir.rastlanmaktadir. kötü ru . esi ve benzeri olmay andir. Kaganlari tahta çikaran ve müstakil devlet kurmalarini sa glayan da Tanri'dir.

Ölmüs. bilginligin. Geleneksel Türk Inanislari arasinda "Atalar Kültü" önemli bir yer tutmaktadir. hem soyun tükenmesini hem de kutsalligin yokolmasini if ade etmektedir. (Örnek olarak Göktürler. atalar için "kurban" kesilmekte dir. Insanin yaninda iki melek bulundugu inanci vardir. daglarin Tengri'nin makami olduguna i nanmislardir. odun da su'dan dogmaktadir. yetistiricidir. ruh. Yer-Su ile ifade edilen kutsallik. iki ates arasinda geçiril erek temizlenmektedir. Bugün de Türler arasinda en kötü bedd a "Ocagin sönsün"dür. Bunlarin Tanri tarafindan gönderil mis kutsal hediyeler olduguna inanilmaktadir. daglardir. atesin v e ocagin kutsal bilinmesi günümüze kadar yasatilmistir. Sag omuzun yanindaki Yayuçi. Günümüzde ates ve ocakla ilgili deyimler. Yer-Su (Yer-Sub). "hasir". Atesin alevinden çesitli anlamlar çikarilmistir. melek. "ataerkil aile"de baba hakimiyetinin inanç sahasindaki belirtisi sayilmaktadir. saf ve temizdir. yilin belirli zamanlarinda. yanan atesin söndürülmesi iyi görülmemisti . Dag kültü. pinar. Islâm'dan önce Türkler'de insan düsrgani ve gizli bir kuvvet seklinde tasavvur edilen "k ader" inancina da rastlanmaktadir. giderek bir yurt inanci haline gelmistir. Türk yazitlarinda. her yil. Suyun bollugu. Kutsal Yer-Su. agaç. Ates. yeryüzünde yasayan iyi ruhl arin bütünüdür. ruhun ölmezligi ve kurban gibi inançlar vardi . kutsaldir. iyi ve kötü ruhlarin varligina inanmakta ve "ata ruhlarfna saygi göstermektedir . Suyu kirletmek yasaktir. Bu beddua. Bunlarin ikisi de bütün hayati bo yuncu insani devamli takip etmektedir. Yüksek dag tepelerinin göge yakin olmasi bu inanisin kaynagi sayilmakt adir. sonsuz bir varlik ve güzellik kaynagidir. Muk addes kabul edilen daglara. Yer-Su ruhlarini en önemli temsilcisi. Öimüs atala ra saygi. Ates. ahiret. Türkler'de dag. Yer-Su b adi altinda toplanmistir. Ötüken ve Tanri Dagi'nin daglar arasinda özel bir yeri vardir. ruhlari vasitasiyla. aile fertlerini korumaya devam ettigine inanilmaktadir. gün leri içinde "Altin Dag"a çikip Tann'ya ibadet etmek suretiyle "hac" etmislerdir. atese saygi göstermis ve insani kötülüklerden koruyan özelligi bulunduguna inanmist ir.hlarin cehennerne gidecegine inanilmaktadir. Iyi r uhlar cennette ikâmet etmekte. Temizliginden süphe edilen seyler. sari renkli olmasi salgin hastaliga. mahsulün iyi ve bereketli olmasina. Bundan dolayi Ates'e su dökülmesi. cennet. Bundan dolayi her boyun bir kutsal dagi olmustur. Tanri ile insan arasinda sefaatçilik yapmaktadir. alevin kirmizi renkli olma si savasa. Türkler'de önemlidir. Insanin ölümünden sonraki hesabi da Yayuçi ve Körmös sahitlik etmektedir. ta'zim ve baglilik. irmak. besinci ayin 10-20. Cennet. Ocak. göl. Türkler.Ocak. sol omuzundaki Körmös. insanin iyi ha reketlerini. orman ve kaya kültleri.)[86 ] Türkler arasinda su ve ates de önemli yer tutmaktadir. Gök T i'ya ibadetle ilgili hale gelmistir. büyük temizleyicidir. Su. yagmur yagmasina. ziyaret yapilmakta ve ora larda kurbanlar sunulmaktadir. odundan. büyük imparatorluklar devrinde. öldükten sonra dahi. Gök Türkler'in mukadderati üzerinde etkilidir.Gök Tanri'ya kurbanlar bu d agda kesilmektedir. gögün yüksekçe bir katindadir. seytan. cehennem. Bu durumlar. Türkler. oc agi. kötü isleri yazmaktadir. Suyun aziz. "Tütsüleme" de bir temizleme islemidir. Atesin alevinin yesilimsi olmas i. Türkler. Türkler. Özetlersek Islâm'dan önce "Geleneksel Türk Dini Gelenegi"nde tek Tanri. Bunlarin kutsalligina inanmak. atasözleri çoktur. içinde hareketli bir hayat geçirdikleri tabiatin Tanri tarafindan yaratildigi ni kabul etmis ve kutsal saymislardir. ak illiligin ve gücün sembolüdür. Gök Türk Kitab eleri'nde kutsal Yer-Su seklinde ifade edilen terimle hem koruyucu ruhlar hem de vatan kastedilmektedir. ailenin diregidir ve "tabu" anlayisi ile korunmaktadir. söndürmek ve küllerini dagtmak irkin yok olmasinin sebebidir. Yer-Su inançlarinin bir bölümünü olusturmaktadir. siyah renkli olmlasi hakanin ölümüne v eya uzak yolculuguna isaret etmektedir. Atalarin.

bas "din adami" sifatiyla Hakan'in. Ancak Çin kaynaklari Tükler'de ibadet ve ibadethane (tapinak) bulundugunu haber verme ktedir. d ualarinda. imdi sen bize yardimci ol!" diye dua etmistir . ilkbahar. Hunlar'dan itibaren Türkler'de büyük kurban törenlerini Hakanlar yönetmistir.r. Bu ortak ayin ve törenler disinda. Her Türk'ün ve Türk ailesinin sahsi ibadeti oldugu gibi. Bunlar. halkin kendisine ait ibadet ve âyinlerini ifade etmektedir. Gök Tanri'dan halkina iyi hizmet sunabilmesi ve elinden geleni yapmasi için yardim istemektedir. Halk'in i badeti de Yüce varliklara. özellikle Gök'e (Tanri) yöneliktir. yönettigi ibadettir (Bu. dua. Belirli zamanlarda yapilanlar. bir nevi "Gög"e çikmak g bi. Islam'in Türkler'in % 98'ini teskil eden büyük ekseriyetin dini haline geldigini açiklamaktadir. Bu da. istenildigi veya ihtiyaç duyu ldugu zaman. mistik ve büyü ile içiçelik arzetmektedir. bas açip. Görüldügü gibi Türk Hakanlari. halk için yapti larini birbir saydiktan sonra. kutsal yerlerde dua etmis. Milattan önceki yillarda devlet kuran Hunlar'dan. Islam'd aki Cuma Namazi gibi düsünülebilir). Devlet törenlerini oldugu gibi dinî törenleri yö etme de Hakan'a aittir. "Gök. Bu kelimeler. Tanri'dir ve O'nun rizasini kazanma dir. Bu törenle Hakan'in "Gög"e çikmasi ve Tanri tarafin dan tahta oturtulmasi simgelenmektedir. müsterek ayin ve bayramlarinda. Dikkat edilirse bu inançlar. Türklerin günlük muntazam ibadetleri ve ibadethaneleri oldugu konusu pek açik degildir. "Biricik duam. Ibadetleri. Bunlar. "yükünme" ve "ötünme" gibi kelimeler kullanilmistir. [87] 2. atalara saygi duymus ve onlarla baglarini devam ettire cek dinî mahiyetli uygulamalari devam ettirmistir. resmi ibadet ve halk ibadeti seklinde gruplandirilmaktadir. dileme ve arzetme gi bi anlamlara gelmektedir. Yine Türk Hakani. takdis. âyinleri de bulunmaktadir. Bunun yaninda Türkler. Halk ibadeti. yüzü ve elleri göge kaldirip Tanri'ya duada bulunmuslardir. kam veya sihirbazlardan yardim bekl emeye götürmüstür. Göktürk Hakani. Ancak halkin ibadeti. kutsal bir anlam tasimaktadir. belirli zamanlarda ve tesadüfî olaylar dolayisiyla yapilanlar seklinde o lmak üzere iki kisimdir. Islâm'in da emrettigi ve inanilmasini istedigi inançla rdandir. kendisinin zavalli ve basit bir kimse oldugunu belirttikten so nra. diger dinlere göstermedikleri ilgiyi Islam'a gösterdigini. Resmî törenlerden biri de. Tek Tanri'ya inanan Türkler'de ibadet merkezi. yaz ve sonbahar' da yapilan âyin ve törenlerdir. Resmî ibadet.Ibadetler ve Gelenekler Geleneksel Türk Dini'nde Ibadet karsiliginda "alkis". Bu tören. Türkler dualarinda Gök'e (yani Yüce Tanri'ya) yönelmislerdir. Hakan'in tahta çikma törenidir. bizzat hakan tarafind an yönetilen resmî ibadetleri. Tabiatin yeniden dirilisi sembolize eden ilkbahar âyininde at kurban edilmektedir. Kurbanlar ve dinî dörenler kamlar tara . secde etme. Gök beni yasatmayi uygun gördügü sürece. kurbanlar suna rken ve sefere çikarken önce bir mabedde zafer duasinda bulunmus. Devlet ve din islerinin baskanligi birbirinden ayrilmamis ve Hakan'da birlesmistir. halkima elimden gelen iyiligi yapmaya sevkedilmemdir" seklinde Tanri'ya yakarmaktadir. Göktürk'ler. Herseyin görünmez güçlerle d tildigi anlayisi. günümüzdek Yakut Tükleri'ne kadar Türk boylarinda bu bahar bayramlari ve âyinler yapilagelmistir . resmî nitelikte yapilan bayramlardir. Bir hastalik halinde ve ölüm aninda âyinler yapilmistir. görünmeyen güçlerle temas kurmaya. sonra ordulari har ekete geçirmislerdir. Türkler'in niçin toptan ve samimi olarak Müslüman oldugunu. ögme.

ilk bahar'in ilk ayinda. Sonbaharda te krarlanan âyinden sonra. Basibos birakilan h ayvana "Iduk" denilmektedir. Dogu'da bulunan tapinakta. onlara baba ve reis demesi. Kötü ruhlara karsi yapilan âyinlerde kamlar. evinin yaninda ona bi r çadir kurulur ve tecrit edilir. yahut "çaçilga" denir. bütün Türk boylarinda "kansiz ku rban" olarak kabul edilir. Türkler'in dini düsüncelerinin olgu nlasmasi sonucunda "mübarek" ve "mukaddes" kavramlarini Ifade etmistir. Asya Hunlari. tüccar kavimlerde para saçi ola rak kullaniliyor. Sadece kam hastanin yanina gider. Kimse bu hayvana dokunmaz ve o mübarek sayilir. hayvan hastaligi gibi belalarin gelmesini saglar. çadir üzerine isaret konularak baskalarinin yaklasmamalari sa glanir. Ilkbahar âyininde. Bahar bayramlarinda en önemli âyin. Göçebe kavimler de süt. göklere çikmayi temsil etmekte ve özel ilâhiler söylenmektedir. Gök Tanri'ya. kendine göre dualarla ve çesitli vasitalar . öldükten sonra yeraltina gider ve insanlara hastalik ölüm. kiymetli ve mübarek saydigi. III. Türkler.S. Yüzyilda meydana çikan Toba sülalesi devrinde de. daha sonraki dönemlerde ona da bir görev düsmüstür. En uzun At Kurbani âyini. Türkler. Kagân'la beraber orman etrafinda dolasmislardir. çitfçi kavimlerde bugday. sarap. her kavmin kend i emegiyle kazandigi. Gök Tann'ya kurban âyini yapilmistir. Iduk aslinda "saliverilen. ilkbaharda (Mayis ortalarinda) kutsal yerlerde Tanri'ya kurban sun muslardir. Kesilen kurb anirfetiyle ziyafet verilmektedir. Yer-su ruhlarina kurban takdim etmislerdir. atalara. Gök Tanri'ya kurbanlar kesilmistir . Türkler. kötü ruhlari kovmak ve yagmur yagdirmak amaciyla yapilmaktadir. iyik. idik) denmektedir. yag. M. kutlu orman meydana getirilmistir. yeraltina indiklerini ve orada gezdikleri ni temsil ederler. idugu. fakirlik. . gönderilen" (yani Ta nri için saliverilen. üç gün s ektedir. Bunlarin fenalikl arina ugramamak için. Dinî âyinl er ve kurban törenleri nizamnameye göre icra edilmistir. Besinci ayin ikinci yarisinda Gök Tanri'ya ve atalara "kurt-ata" magarasinin önünde ku rban takdim edilmistir. din adami karsiliginda kulanilmaktadir. lyik. Hastalik fena ruhlarin eseri oldugu için hizmetine köle ve cariyeler bakar. Bu âyin. Bütün âyinlere ragmen bir kimse hasta olursa. "at Kurbani" âyinidir. bahar bayraminda. sarkilar söyler. At kurbanina önceleri Kam'a görev düsmezdi. ata mezarlarina çaput baglayarak . soydan gelmektedir. Bu âyin için Hunlar'm yirmidört boyunun Basbuglari Lungçeng sehrinde toplanip .findan yönetilmektedir. öküz ve koyunlardan da kurban ederler. kimiz. atin yaninda. Türkler Müslüman olduktan sonra da devam etmistir. insanin kötü ruhlari saymasi. Türkler'in inançlarina göre kötü ruhlar. Bu hayvana iduk (iz ik. saçi ve kurban sunarak çocuk diliyor. nimetlerden biridir. Iduk denile n bu dinî gelenek. belirli bir âyin ve törenle. bir dilegi olan "saçi" sunar. mukaddes kabul edilen agaçlara. kam. Kanli kurbanlara "tayilga" veya "hayilga" denildigi g ibi "saçi" ya da dini terim olarak "saçilga". Saçi. Saçi. Ikinci gruba giren âyinler ise kötü ruhlara karsi veya adak hayvanini basibos birakmak. Türkler'den bir istegi. bol bo l kurban takdim etmesi gerekmektedir. Ayni sekilde sonbaharin ilk ayinda da. Kam. taze kisrak sütünü saçi olarak sunuyor. Tanri'ya gönderilen) demek iken. Kurbandan sonra civara kayin agaçlan dikerek. Türkler bu bayramlarda kur banin yanisira at yarislari yaparlar. Kamlik. ilk otu. ruhlardan birine binek hayvani olmak gaye siyle saliveriyor. dari. Çocuk sahibi olm ak isteyen anneler. Küçük âyinlerden en yaygin olani özel bir hayvani basibos birakmaktir. üç gün sürmektedir.

derilerinin ve kuyruklarinin ayrilip . ölünün adina kurban olarak bir koyun bir at kesip çadirin disina birakir. sigirtçi. kendi hastasini görmez ve ölünce de orada merasimle defnedilir." ifadesi Göktürk'lerde de ayni âdetin oldugunu göstermektedir. "Yada tasi" adi verilir. silah malzemeler nulmustur. Yug törenlerine "yugci". ölünün bazi esyalari. agitlar yakmak bugün de bütün Türkler'de yasayan bir âdettir. "sigirtçi" adi verilen kisiler katilir. Baskurtlar ve Kazaklar. Bu ziyafet törenleri için yüzlerce hayvan kesilir. dövünmek gibi hareketler üzüntünün ligini ve ondan ayrilmanin verdigi izdirabi ölene anlatmak. havayi istenilen sekle sok mak için yapilan âyinlerdir. onu buna inandirmak ve ondan gelebilecek kötülüklere karsi korunmak inanciyla yapildigi kabul edilmektedir. farklilik arzeder. Türkler'de ölen için duyulan aci çesitli sekillerde bazi âyin ve törenlerle ifade edilir. Kefene "esük" veya "esük" denilmektedir.la tedaviye baslar. onun hayvanlarindan iki yüz kadarinin kurban olarak kesildigini. yaka yirtmak. Yüz yirtmak. Islâm müelliflerine ait rivayetlere göre Nuh Peygamber. Çin. kurban için çesitli seyler getirir. Türkler'de "yug" denilen cenaze âyinleri son derece önemlidir. Atesin herseyi temizledigine inanan Türkler. yahut bir kismi dogrudan ölünün mezarina dökülür. kulagin kesti. Kahra-rnanlar için yüzlerini yaralayarak. yagmur yagdirmak. Ölenin mertebesine ve çesit li yöreler göre yuglar. Kalan yemek ise cenazeye katilan misafirlere. ölen in maceralarini hikaye edip anlatir. Belirlenen günde. "yogla". özellikle de fakirlere v erilir. iyilesinceye kadar. et lerinin yendigini. saçlarini keserlerdi. Türklerin ecdadina yagmur yagdirma kabiliyeti verdigi zikredilmekted ir. Ihtiyaç halinde bu yazili tas ile Allah'a dua edilerek yagmur yagdirilir. Oguzlar'da. bu kurak ülkede ne yapacagini sorar. Türkistan'i. Hu nlar. Bu inancin izlerine Müslüman Türklerde de rastlanmaktadir. Orada bir yangini söndürmek maksadiyla yapilmis. hastanin çevresinde "aias a las" diye dolastirirlar. Ölüyle beraber mezara. Buna "alaslama" denilmektedir. Türkler. aglayicilik görevini yerine getirir. yaz me vsiminde Allah'in izni ile kar düsmüs ve bu surette yangin söndürülmüstür". ölüyü g mezar kazilir. Bu. Ötenin arkasindan yüksek sesle aglamak. Hakanlar i pekli kumaslara sarilarak gömülmüstür. mezarin da yine at kosturup feryad eder ve ölümü takiben yaptiklari gibi yüzlerini yaralarlar. Bütün akrabasi. Di -i LugatI't-Türk'te "yog". bunun etrafinda yedi defa dolanir ve çadirin giris kisminin önünden geçerken biçakla yüzler ini yaralar. Bundan sonra hepsi feryad ederek at kosturup. bir yagli paçavrayi tutusturup. B abasi da ogluna yagmur yagdirma kudretini bahseder ve üzerinde "ism-i azam" duasi yazili olan bir tas verir. ölüleri yikar ve kefenlerler. Akrabasi bile. Ibn-Fadlan. rüzgar ve yagmur celbedilir. Bunlardan yugci. Orhun Abidelerinde "Bunca millet saçin. Buna. Türkler'de yug törenlerinin Önemli bölümlerinden biri de. aglamak. Sonra ölüyü gömmek için müsait bir gün tesbit edilir. âdetleri üzere. Önce "As"in tamami. kan akitirlar. Türkler arasinda çok yaygin olup buna Yagma boyu içerisinde bizzat sahid oldum. oglu ve Türk 'ün babasi sayilan Yafes'e verdigi zaman ona. ölünün gö sinden sonra. baslarinin. saç yolmak. Gömme günü ölünün bütün akrabasi. Türkler'in meshur âyinlerinden biri de. Ölülerin agaç ve kiymetli madenden yapilmis tabutlarla da gömüldügü dönemler olmustur. Bu Anadolu Türkçe'sinde "alazlama" seklinde muhafaza edi lmistir. "yog-basan" kelimeleriyle ifade edilen bu ölü asi vermeyi Türkler bir vazife saymistir. Hiristiyan ve Islâm kaynaklari nda Allah'in. böylece kanda gözyasi dökmüs olurlardi. Kasgarli Mahmut söyle demektedir: "Husûsi bir tas olan yada (yat) ile kahinlik yapil ir. Bir kisi ölünce cenazesi çadira konulur. ayaklarinin. ölünün hatirasina "as verme"dir. kötü ruhlari kovmada atesi de kullanirlar.

davulu ve külahi bulunur. Türkler'de âyin ve törenleri yürütüp tuhlarla temasi olduguna inanilan kimselere "kam" (Mogo llarda baksi) denilir. XXX/203-205). bütün seyyahlarin. Kam meslegi soydan gelir. Anc ak bir kimse. ayn i zamanda hekim ve sihirbazdir. Kam. iyi niyetin. Bunun için kamin davulunda ebesukagi resmi bulunmaktadir. I stanbl 1978. Tanyu. Bu davranislardan hirsizlik yapan. Bkz. aldatma. iste dogruluk Türkler'in temel esaslarindandir. s aman. dinde sadece bir elemandir. ata ruhunun zorlamasiyla kam olmaya mecbur kalir. ilk defa Türk di ninin Gök Tanri-tektanri dini oldugunu savunan merhum' Hikmet Tanyu. Yahudilige Haham Dini denileme yecegi gibi). Islâmdan sonra Batililarin kendi milletlerine örnek gösterdikl eri Türkler. "kam" kelimesini Arapça "kâhin" kelimesiyle karsilamistir. Öte yandan hiçbir dinde din adamina dayanarak o di ne ad verilmemektedir (Hiristiyanliga Papaz Dini. Kasgarli Mahmut. bazi yerlerde ise vücudu ikiye bölünme ktedir. seçkin kimse olduguna inanilmaktadir. Hiç kimse kam olmak istemez. Türkiye'de ilk Dinler Tarihi profesörü. Türklerin Dini Tarihçesi. Kam adayi. Cinayet. Kam. Çünkü. [89] 4. Homoseksüellik Türkler arasinda çok büyük bir günahtir. çogunlukla erkeklerden. kesilmis agaçlar üzerine. Büyük tanrilara ve kötü ruhlara ancak ka m âyin yapabilmektedir. Ahlâkî bakimdan üstün özelliklere sahip Türkler. yalan yere yemin etme. sözde. Saman ke limesine dayanarak Türklerin eski dini. yerme ve ko-vucu luk yapma. "Samanlik veya Samanizm".Ahlâk Anlayisi Tarih boyunca Türklerin ahlâk anlayisi. ögrenmekle elde edilemez.Kam Geleneksel Türk Dini'nde "kam". adam öldürme. mistik ve sair tabiatli kims edir. Zina yapan bazi yerlerde yakilmakta. Zina yasaktir ve hatta Türkler'e yabancidir. Kam. zina eden. tecrübeli bir kamin yaninda egitilir. hirsizlik etme. Vecd halinde iken ruhunun göklere yükseldigine veya yer altina indigine. zina. bütün arastiricilarin ve yabancil arin dikkatini çekmistir. onlarda rastlanmayan ve kötü görülen davranislardandir. Kamin âyin için cübbesi. Türk Ansiklopedisi. . Ayrica Çarlik Rusyasi devrinde Türk boylarindan bir grup.. yasli. yalan yere yemi n eden ve sebepsiz olarak adam öldüren kimseye ölüm cezasi verilmektedir. [88] 3. Islam'dan önce de örnek ahlâk anlayisinin temsicileridir. Zina yapan kimseye siddetli ceza veri lmektedir. önemli bir yer tutar. kibirli olma. Batili müstesrik ve misyonerlerin b u nitelendirmelerine itiraz etmislerdir. "Samanizm" seklinde niteledirilmisse de bu yanlistir (Degerli ilim adami. dinlerinin samanlik olmadigini belirtmis. nadiren de ka dinlardan olur. Tunguzca "saman" kelimesiyle es anlamlidir. kamli k kudretinin onun basi üzerine gelip ebekusagi sekline girerek basini. 10-12. hosgörünün ve sadakatin timsali de. saman kelimes inin Türklere yabanci oldugunu. Türklerin Samanizm diye bir dinleri olmadigni. Onun tanrilarla insanlar arasinda aracilik yapan yetenekli. tabiat taki bazi sirlari bildigine inanilan genis hayalli. Rus Çarina gid erek. H. bu ad landirmanin yanlisligini ortaya koymustur. riyada bulunma. vücudunu dold urduguna inanilmaktadir. önemli bir tip ve figür olarak kar simiza çikar. ruhlari emrinde bulundurduguna. tanrilar tarafindan tayin edildigine. Kamlar. kabrin basina asildigini haber vermektedir.

Islâm Tür lmaz" sözü özlü söz halini almistir. ayrilmamacasina Islâmla bütünlesmis. hareketli ve çaliskandir. kararlarda istisareye önem verilmektedir. dogrulugu esas alma. Hint yarimadasinda yasamakta olan halkin çogunlugunun dinî inanç ve gelenekl erini ifade eden bir kelimedir. böyle bir harekete tesebbüsten çekinmektedir. faziletli olma. Islam'a aykiri olmayan. Cennet ve Cehennem gibi Inançlari. 1500 yillarinda (bu tarihin M.Savastan kaçmak. kötü bir harekettir ve cezasi çok agirdir. Türkler'i diger milletlerden ayirmistir.Ö. Türkler. Islam'in olmazsa olmaz emri ile çelismeyen örf ve adetlerini devam ettirmist ir. An cak Türk boylarinin % 98 gibi büyük ekseriyeti Islam'i din olarak benimsemistir. böyle yolla zengin olmayi tasvip etmezler. yigit. büyük hizmetler yapmisl ardir. aileyi mukadde s bilme. disiplinli ve asker karekterli insan lardir. sinif farki yoktur. hosgörülü olma. inancina siki sikiya bagli kalma gibi ah lâkî davranislar bulunmaktadir. Dünyada Vatan sevgisinin ve Vatana bagliligin en yüksek derecede bulundug u milletin Türkler oldugu söylenirse. Islâm denince de Türk'ten. Islama gönülden bagli olan Türkler. genel olarak. Böylece onlar. Beklemeye.2000'le r oldugu sanilmaktadir). egitimde.Ö. . et ve tirnak misali haline gelmistir. Türkler. Vatan sevgisi. ahlâkli. En geç M.2500-M. zina'yi kötü görme. Yüzyillar boyunca bir gelisme çizgisi takip eden bu karisimdan Hindu izm ortaya çikmistir. "Esmaûl Mürselin" adli eser. gayretli. Ahiret. ülkelerini savunma Türkler'in en bariz vasifla rindandir. vatan sevgisi. millete baglilik.1500 arasinda. Bati'da uzun yüzyillar. devletin en küçük birimi kabul edilmekte ve mukaddes sayilmaktadir. yaldizli sözleri ve yapmacik hareketleri sevmezler. misafire ikram etme. Bu kelime. dost saydiklarina kötülük etmek iyi karsilanmaz ve basitlik sayilir. "Türk Islâmi"ni olusturmus. Islam'a aykiri olan inanç ve davranislari atmis. idarede. Dogu Avrupa steplerinden kopup gelen Arîler. Günümüzde "Geleneksel Türk Dini"ni devam ettiren az sayida da olsa Türk boylari vardir. yaptik larinin hesabini verme. Aile. [90] E. Hindular ise kendi dinlerini "Sanatana Dharma" {ez elî-ebedî din) diye adlandirirlar. muhtemelen M. 24 Türk Peygamberin ismini v ermektedir. hak yolda mücadele etme (cihad). Bu inanç ve davranislar Türkler'in Islâm'i toptan ve tered dütsüz kabul etmelerinin gerekçelerinden sayilmistir. Arkadas dediklerine. . topraklarina baglilik. Türkler'de.Ö. Türk ce Islâm'dan bahsedilmistir. Insanlar aras inda adalet esastir. "Tek Tanri". durgunluga tahammülleri yoktur. yaltaklanmayi. Islâmdan önce de Islâm'i kabul ettikten sonra da bu özellik. mazlumun yaninda ve zalimin karsisinda yeralma. Kari ve koca birbirine ihanet etmekten. Islâm da Türkler'le yayilmistir. Hindistan'i i stilâ etmistir. öldükten sonra dirilme. ilimde. azimli.'onlar arasindan seçilmis ve gönderilmis "peygambe rlere baglayanlar da vardir. Hileli y ollarla mal mülk edinmez. Islâmla yücelmis.HINDUIZM Hinduizm. Türkler. bir hak teslim edilmis olacaktir. Onlarin dinî inanç ve gelenekleriyle yerli koyu renkli halkinki birbir ine karismistir. Arkadaslar aras inda sevgi ve saygi esastir.Ö. Türkler. "Türk Islâmsiz. Atesli. Gök Tanri. Türkier'in bu inanç ve davranislarini. hareketli. Indus nehrinin etrafinda oturan anlam ina gelen Farsça bir kelimeden faydalanilarak Batililarca bu bölge halkinin dinini if ade etmek üzere kullanilmistir. islâm'in en büyük hizmetkâri ve savunucusu ol lardir. mücadeleci. Islâm'i kabul eden Türkler.

5 . ikincisi çesitli konulardaki "ayef'lerden ve üçüncüsü rahiplerin okudugu m elodili ilâhilerden ibarettir."Sruti" (vahye dayananlar). Tanrilari ta'zim için yazilmis 1017 ilâhiden ibarettir. Ilki Rigveda'dan al inan "ayetlerden. kurbanla ilgili formüllerin vedasidir. bazi kisimlari ise man zum olarak yazilmistir. M.Kutsal Kitaplar Hinduizm'in kutsal kitaplarinin dili Sanskritçe'dir. RIgveda'nin ayri-bir edebî vezni bulundugundan yüksek sesle okunmaktadir . fakat çok hacimli bir kutsal kitap koleksiyonu vardir. Aslinda Hinduizmin kutsal metinleri sadece Veda 'lardan ibaret olmayip genis bir koleksiyonu ihtiva eder. metinleri olan Veda'lar dörde ayrilir: 1. Brahmanlar. bu metinleri hayatin çesitli durumlarinda okumak mec buriyetindedir. yasayis kaideleri. Veda'iarda ilâhiler. Modern devre. hekimlik. takdis ve beddua ta rzindaki dualari ihtiva etmektedir.Sâmaveda. Bu i lâhîler. alçak sesle mirildanarak söylenmektedir. kurban esnasinda. dördüncü vedadir. Her ilâhi. sükür ve dilek. dualar. Veda. Klasik devre (M. Bu veda. Bu veda.Yajurveda. Hin duizm'in bir kurucusu. 10 civarin da "âyef'ten olusmaktadir. Rigveda. Yajurveda. Veda'lar M. halk inanislari. kurbanla ilgili sözleri ve dualari ihtiva etmektedir. tilsim. çok açik ve net bir âmentüsü {inanç sistemi) yoktur. 3. Bunlarin en u zunu birinci ve onuncusudur. niyazlar.Ö. Upanisadlar devri (M. 730 i lâhilik bir kol-leksiyondur. 2.Ö. 800-500/400). millî bir dindir. Atharvaveda. Bu kitap koleksiyonunun en bas inda Veda'lar yeralir. Bu ilâhiler on kitaba (Mandala) ayrilmistir.Rigveda. Kozmik (âlemle ilgili). 4. felsefe gelismeleri devresi (Vedanta). büyücülük gibi konularda da bilgile r ihtiva etmektedir.500).Ö. Veda'larin "risi" denilen ve tabiatüstü güçlerle temasa geçtigi kabul edilen hakîm ki mselere vahyedildigine inanilir. Hindistan'i n en eski kutsal. 50 0/400-M. 2. Bu koleksiyonu ikiye a yirmak mümkündür: 1.Atharvaveda. 4. 600 yillarinda Samhitalar'in içinde toplanincaya kadar. Hinduizm. Vedalar devri (Tah."Smriti" (destan seklinde olanlar). Orta Çagdaki Ilahiyat. Sâmaveda. 2. Siyah Yajurveda ve Beyaz Yajurve da olmak üzere iki kisimdir. sözlü olarak nakledilmistir. Bazi kisimlari nesir seklinde. . Dünya nüfusunun asagi yukari %12'si bu dine mensuptur. büyü gibi konular ye ralir. 3.Ö. Melodiler vedasidir. en kisa olaninda 43 ilâhi bul unmaktadir. En uzun olanlarinda 191. Bu vedanin metni üç form halindedir.20 00 veya 1500-800). Diger veda'lardan sonraki devirlerde yazilmistir. Kurban esnasinda rahipler tarafindan okunmaktadir. [91] 1.Bu gelismeyi ana çizgileriyle bes devreye ayirmak mümkündür: 1. Veda'larin en önemlisi ve en eskisidir.S. kelime olarak "Ilâhî bilgi" anlamina gelir. mistik parçalardan ve büyüyle ilgili d alardan ibarettir.

kisa açiklamalar tarzinda.Kast Sistemi Hint toplumu çesitli siniflara ayrilir. Bunun M. giyim ve meslek kurallari vard ir. Buna kast sistemi denir. kâinatin gelecegi konusunda bilgiler vardir. Gita'da A rjuna ile Krisna'nin diyalogu anlatilir ve Tanri'yi bulma yolu olarak "yoga" üzeri nde durulur. "ayni isle mesgul olan. Upanisadlar. kutsal bilgilerin (Veda'la rin) muhafizidir. atadan miras kalan haklari. "sutralar halinde" bir serhi Badarayan tarafi nda "Brahmasutra" adi altinda hazirlanmistir. esnaf ve çiftçi). Tanri. âlem. Sudra kastindan olanlar. Tulsidas tarafindan serhi yapilmistir. Yüzyilin basinda Farsça'dan Latince'ye çevrilmistir. Mogol Hükümdari Sah Cihan'in himayesinde Farsça'ya tercüme edilmistir. yarat ici tanri Brahma'nin insan seklinde tasavvur edilen vücudunun çesitli yerlerinden yar atilmistir. Kast yapisi Hint inançlarina dayanir.Ö. Manu Kanunnamesi. hayatin tekâmülü ve kaderi gibi konulari ele lir. Upanisadlarda telkin edilen bilgiler. Brahma. din adamlari). Brahman kelimesi . kast sisteminde en önemluve üstün yeri ellerinde tutarlar. Gelenege göre yüzden fazla Upanisad mevcuttur. [92] 2. Bu s istem dört siniftan olusur: 1) Brahmanlar (rahipler. ruh. Ayni kasta mensup olanlar ancak kendi aralarinda evlenebilir. 2) Ksatriya (hüküm dar sülâlesi ve savasçilar). ölüm ötesi. Brahma'nin agzindan. 3) Vaisya (tüccar. Dinî âyinleri icra. Meslekler de kastlara göre ayrilmistir. Mahabharata destani.Dinî Kavramlar . Kast sistemine karsi gelinmez. 4) Sudra (Isçiler). Vai s-yalar midesinden. Bundan dolayi toplum hayatinda görülen farklar. onlarin irsî hakkidir. Bu serhte âlemin baslangici. Kast. kutsal kurban âyinlerini yönetmektir. Bu inançlara göre kastlar. U panisadlar ve Aranyakalar "Sruti"ye (vahye dayanan anlaminda). Upanisadlar. yeme içme. Her kasti n kendine mahsus nisan ve dügün merasimleri. Sanskritçe'de Brahma'ya vakfolunmus kimse anlamina gelir. Ksatriyalar kollarindan. Kast sistemine karsi gelmek. Sudralar da ayaklarindan yaratilmistir. Tanri Visnu'nun hulul ettigine inanilan efsanevî kraldir). diger kasttakilere hizmet ederler. bu yaratilis olayina day andirilir. Krisna'nin sarkisi deme ktir (Krisna. ayni sofrada yemek yiyebilir. Buna göre Brahmanlar. 240 000 cümleden olusur. Ayrica ast sistemine girmeyen. Yüzyilda yazildigi kabul edilmektedir. Bu da o kimsenin varliginin sona ermesi demektir. Brahmanlar. Ancak bunlardan sadece elli tane si. Brahmanlarin görevi . kast disi kabul edilen gruplar da vardir. Puranalar "Smriti"ye girer. Brahmanlar. Bunlara "dokunu lmazlar" denir. karsi gelenin ka sttan çikarilmasina sebep olur. vazifeleri ve âdetleriyle birbirine simsi ki baglanan sahislar grubu"dur. Dünyanin en uzun destanidir. Ramayana'nin Risi Valmiki tarafindan yaz ildigi ileri sürülmektedir. Gita. Önemli destanlardan biri de Ramayana'dir. ancak onun içinde dünyaya gelinir. Veda'lardan sonra. Hintlilerin efsanevî kahramanlik menkib elerini ihtiva eder. Hint ilahiyat ve felsefesinde Upanisadlarin önemli bir yeri var dir.Veda'lar ve bu kutsal metinlerin tamamlayicisi mahiyetinde bulunan Brahmanalar. 24000 beyitten o lusmaktadir. XIX. Bu destanin bir bölümü "Bhagavad -Gita" basligini tasir. Mahabharata ve Ram ayana destanlari. Tanri Visnu'nun avatarasi olan Rama'nin hayat hikayesidir. Bu des tan. [ 93] 3. Kast seçilmez. IX. Pandava'l ara karsi Kaurva'larin savasi konu edilir. Ilk üç kasta dahil olanlar daha it ibarlidir.

tanrilar veya yüksek ruhlarin beser hey'etiyle ilâhî alâkasini ifade eder. geçmiste ne yapmissa. Hulul inanci. sonsuza kadar devam edip gidecektir. yaratici.Tanri: Hinduizm. "Tanri birdir. bunu Tann'nin çesitli sekillerde görünüsü oia-rak telâkki eder. Hint li. tanri kavramindaki degisik ifadeleri yadirgamaz. Bir Rigveda cümlesi. onlarin ihtiyaç duyduklari vazifelerini ve kanun larini bildirmek için olur." Tasvirlerin ise ibadet için yardimci semboller olara k görüldügü ileri sürülmektedir. bu is. Bugünün meyveleri yari n alinacaktir. Hinduizm. bir sebep-sonuç kanunudur. Siva ise yok edici tanridir. gelecekte onu görecektir. .Hulul (avatara:enkarnasyon): Avatara (Avatar). kötüden kötü çikacaktir. Kimi onu kahredici bir kudret. Krlsna'nin agzindan insanlara. hulul yoluyla. kötülügü yok edecek ve insanlara ihtiyaç duyduklari vazifeleri ve kanunla ri bildirecektir. Böylece Tanri. Hinduizm'de Visnu'nun zaman zaman kurtarici tanri sifatiyla dünyaya indigine ve za manin icaplarina göre muhtelif sekillerde kendini gösterdigine inanilir. Hakîmler onu çesitli sekil lerde adlandiryorlar" seklindedir. peygamberli dinlerin vahiylerine de. bugün kendisiyle karsi karsiyadir. Hinduizme gör e. Gita'da denildigi g bi. Bir Hint atasözü de söyledir: "Kâinattaki bütün varliklar i sadece bir tanri doldurur. Yine Gita'da söyle bir cümle yer almaktadir: "Ben çesitli de virlerde. Dolayisiyla insan. Fakat hepsi ayni sonuca ulasir. Meselâ Siva'nin üstünlük kazandigi yerlerde halk onu bütün hata ve kusurlardan uzak. Hindistan'da çok sayida tanri ve tanriça heykelleri göze çarpar. Insanin geçmisi. koruyucu. Tann'nin kendini gösterdigi diger dinî sekil lere de karsi çikmaz. her dinî gelenek Tann'yi kendine göre açiklar. Bu üçleme içinde Brahma. üçleme. Hinduiz m. Peygamber konusunu da böyle açiklarlar.a. Her insan ve toplum. Hintliler. âlemlerin Rabbi olarak görür. Tann'nin kendis ini tarihin her devresinde çesitli sahsiyetlere bürünerek insanlara gösterdigine inanirl ar. Bazi devrelerde ve bazi yerlerde Visnu veya Siva'nin ön plâna çiktigi olmustur. Insan hey'eti içine ilâhî varligin girmesiyle kötülügü yok etmek." [95] c. kimi de kutsal bir sevginin kaynagi olarak görür. Hulul. Hindu tanrilar panteonunda bir üçleme dikkat çeker. çesitli sekillerde görünürüm. Tanri'nin tek tezahürü oldugu fikrine karsidir. Tanri Visnu'nun insan seklinde cisimlesmesini ifade etmek üzere kullanilan Sanskritçe bir kelimedir ve "Inen" anlamina gelmektedir. eninde sonunda meyvesini verecektir. Hinduizm'de çoktanricilik. Ancak Hinduizme göre hiç bir pe ygamber veya dinin mesaji sonuncu degildir. tanri-âiem birligi (panteizm) bulunmakla beraber tekta nrici inanis da vardir. Buna göre her hareket. Visnu'nun çesi tli hululleri (avatara) vardir. [94] b.Karma: Karma. iyiden iyi. Visnu . Bunlardan iki Önemli "avatara"si Rama ve Krisna'dir . kendi sahsiyetine ve gelenegine uygun bir sekilde Tann'ya yönelebilir. Âlemi o yikacak ve yine o yen ileyecektir.

. canlinin kaderine tesir eder ve onun tekrar vücut bulmasinda rol oynar. ahlâkî ve zihnî âlemde de Insanin takip etmesi gerekli bir kanun bulundugunu ifade eder. yani yapilanlarin sonucu ruhun tenasühü ile mümkün olur. onu bana birakin. [96] d-Tenasüh (Ruhgöçü: Sanskritçesi Samsara. Eski Misir'da. Her sahis. (Tenasüh in ancina. Fisagorcularda. "birlestirmek" anlamina gelen Yuj veya "Joug" kökünden g elmektedir. Bu inanisin Hintliyi kuvvetli bir iyimserlige ulastirdigi ileri sürülmektedir. Isledigi günahlar sebebiyle bitki veya hayvan olarak düny aya gelmekten çekinir." Hinduizme göre. Cenâhiyye. yani ruhun bir bedenden ötekine geçtigi inanci dogdu. Ma nevî ve ahlâkî karsilik. Muammeriyye. bir sebep sonuç iliskisi içinde gerçeklesir. Hadbiyye. Yahudi Dönmelerinde de rastlani r). Bunun neticesi olarak bütün canlilar. Sanskritçe. "baglamak".[97] e. dogru harekete baglidir. ayni zamanda. sadece vazifenizi yapmakla mükellef siniz. tanri Brahma'da yasar. kendi durumlarini kendi emelleriyle kazanirlar. islerinden sorumludur. Böylece ölümden sonra devamli varolma. Karma. fizikî âlemde oldugu gibi. ruhun bedenden ayri oldugu fikri gelismi s oldu. Bu dogus. Iyi bir canlinin durumu kötüye gidiyorsa.# Karma. Bazi Hiristiyan mezhe plerinde ve Ihvânûs-Safâ gibi firkalarda da benzeri düsüncelere rastlanmaktadir. Transmigrasyon. muzu zehirli bir meyve veren agaçtan beklememeyi ifade etmektedir. Bu. Onlara göre. her kararin dogru ve yanlis sonuç vermesini belirleyen seydir. geçmiste ne ekmisse. insan sonu olmayan bir tenasüh zinciri içerisinde gidip gelmektedir. daha önceki hayatinda Isledigi kötü amellerin. Onl ara göre karma doktrini. Her davranis . Insan. ruh kendi derecesi içinde yüksek veya alçak olarak dogar. insan veya tanri seklinde dogar {Buna göre insan.Yoga: Yoga. Insanin enerjisini belli bir gayeye yöneltmeyi hedef alan bir disiplin dir. Ye ni Eflatuncularda. bir korku vasitasi ve bir yokluk degil. eger Iyiye dogru gidiyorsa daha önceki hayatinda isledigi iyi amelleri n karsiligidir. Hâbitiyye ve Hadesiyye. bir halden digerine geçistir. eninde sonunda meyvesini verecektir. gelecekte onu görecektir. Bir irade egitimi yoludur. insanin arzularini gerçek anlamda ölümsüzlüge ulastirir. Eger bir semere hasil olursa. ayrica Harbiyye. içinde dogduklari kast bile isledikleri amellerin bir neticesidir. G ita'da insanlari kurtulusa ulastiran yol olarak gösterilir. Yunanlilarda. Ahlâkî bir kâinat nizami olan karma kanununa göre. Hint düsüncesinin temelini teskil eden tenasüh inanci. kendi kaderinin mimaridir). Bunun için er Hintli.. Orfizm'de ve Gnostisizm'de rastlanan bir düsüncedir. Böylece sonuç bekleme arzusu firenlenmis olmaktadir. arzularina ulasir. Insan . iyi amellerle gelecekteki hayatini garanti alti na almaya gayret sarfeder. N usay-riyye gibi itikadi mezheplerde.) : Karma doktrinine bagli olarak tenasüh. Bha gavad-Gita'da Rab Krisna. devam li bir tatmin elde eder. Devamli yeniden doguslarla insan. B una göre ölüm. Bati Dillerinde Reinkarnasyon. Bektasilikte. Ölümden k orkmaya gerek yoktur. mükâfat beklemeksizin hareket et me anlamina da gelmektedir. O. bitki. yaptiklarina göre hayvan. Karma. Bu inanisa göre. tekrar dünyaya geliste. Maniheizm'de. Egzersiz ve antrenman anlamina da gelmektedir. Karma. daha önceki hayat seklinin ceza ve mükâfat olarak kendini göstermesi dir. Sonraki ha ta mutlu olmak. bu hay atta Islenen ameller. söyle demektedir: "Siz. .

Disarida kiler de yapilanlari seyre gelebilirler. Om kelimesi. Onun önünde oturularak tefekküre dalinir. her yerde. Ibadetin belirli bir sekli yoktur. Put a hediye sunar. fakirlere yi yecek sunulur. Yoga y apana yogi denir. Bir Hintli kendisiyle tapindigi tanri arasinda zihnini odaklastiracagi bir vasit a arar. Nefesini kontro l eder. gök ve hava âleminin anasi olarak görülür. Daha sonra diger grup ve kastlardan ayr i olarak gelismis. Buddist ve Caynistler tarafindan uygulanmistir. ibadet. Müslümanlarin dört kutsal inegi kestikleri yolunda söylentilerin çikmasi üzerine büyük olaylar patlak vermis. O. Gayatri Ilâhisini okur.Dinî Âyin. Bundan dolayi. ibadet. her z aman. Bunun yaninda. Böylece o. Inekler. tabiat üstü güçlerle temas kurmaya çalisir. "Om"dur. Sa bah Ibadetinde yüzünü doguya dönerek oturur. evdekinin biraz gelismis seklid ir. Brahma'yi veya Brahma-Visnu-Siva üçle mesini ifade eder. siki bir züht hayati süren Hindular da vardir. genellikle. çiçekler. Kutsal oda ya da kösenin önüne isiklar. saatinde kutsal metinler okuyarak taptiklari putu uyandirirlar. yemekten. Tanrisinin putuna yakarir. fakat cemaatle ibadet y oktur. herhangi bir isten önce söylenir. evde veya nehir kiyisinda yapabilecegi sabah ib adetine hazirlanir. alis veris ve is yerlerinde serbestçe dolasir. Müslüman mahalleleri atese verilmis ve bölgede esiz sokaga çikma yasagi konulmustur. Brahmanlar. bi tkilerle beslenen) Hindular yaninda. ona çiçek. Tapinak vardir. Inançlarina göre T anri. yiyecekler konulur. Vücudunun etrafina su sepeler. kutsal inek gibi hayvanlara. yaglanir. kutsal sirli bir kelime olarak kabul edilir. genelde ferdîdir. sehvet senlikleri yapan. Hinduizm'de tapinaklarda yapilan ibadet.[98] 4. Bu kelimenin harfleri. Onlar kesilmez. yenmez. Om. Inek ve öküzler. Yogi. Ibadet Ve Gelenekler Hinduizm'de ibadet her yerde yapilabilir. Ancak kisi hik mete ulastiginda artik bu vasitalara ihtiyaci kalmayacagi kabul edilir. Diger tanrilara. duadan.hem de zihnî ve manevî gücünü bir araya getiren egzersizdir. kâinatin degismez özüne ulasmaya. beden ile ruh. tapinilan puta tahsis edilen bir oda veya köse bulunur. 1981'de Hindistan'in batisi nda Kopargaoh sehrinde. his üe sezgi arasindaki ahengi saglayarak eze lîye. Veda'lari okumaya baslamadan. Hindistan'da bitkilerle beslenenlerin sayisi 1/4 civarin dadir. Tütsü çubuklari yakil ir. Boru çalinarak disardakilere ibadetin basladigi bildirilir.[99] Et yiyen veya vejeteryan (et yemeyen. Ögle ve aksam da bu yaptiklarini tekrarlar. Hintli. sabah safaktan önce kalkar. bir çesit besmele gibi. tanrisinin adini zikreder. Put. sigir eti hemen hemen hiç yenilmez. Hintlilerde ortak bir ibadet sembolü. Patanjali'nin Yoga Sutrasi'nda açiklanmistir. Bundan dolayi Hindistan'da çok sayida tanri tasviri bulunur. kut sal kitap okunarak yaglanir. atalara. her yerdeki ibadeti görebilmektedir. Put yikanir. Putlara su dökülü ra taze meyve sunulur. ayri bir sistem halini almistir. cad erde. IV.Yoga. gecenin son 8. her sekilde yapilabilmektedir. Yola yatarlarsa trafik ona göre düzenlenir. Önünde isiklar yakil ir. misafirlere. insanin hem bedenî. Burad a ya Visnu'nun helezonu ya da Siva'nin düz bir sütuna benzeyen putu vardir. yer. gece giydirilip uykuya b . özel bir tarz da nefes alarak söylenir. ilâhî kuvvetle dolu. Uzun. öglen ve gece yemek sunulur. yikanir. Bu yoga sistemi. Evlerde. gündüz istirahate. nefesine hakim olur ve zihnini bir noktada toplar. hareket ile zihin. Yüzyilda. Müslüman olmayan Hintliler arasinda da domuz eti yememe aliska nligi vardir. Hindistan'in bir çok eyaletinde inek kesimine izi n verilmedigi gibi.

Tanrilarin takdim ettikleri kurbanlar yeryüzündekilere örnek olmustur. Cinlerin varligina d a inanilir ve onlardan korkulur. Brahmanlarin isi. Kurban. arabalarla çekilerek irmaklara götürülür. bugün yasayan birçok dinin de çikis yeridir. "Soma" kurbanidir. agirlik merkezini Brahmanlar olusturan ve kast sistemine dayanan Hinduizmden sonra. reislerine ulûhîyet atfedilerek ta'zimde bulunulur. Tanril arin öfkesini teskin etmek maksadiyle takdim edilen kurbanlar yaninda. Hindulann hayatlar inda önemli rol oynamaktadir. Hintliler. Veda'lari okumak için bir rahip sinifi ortaya çikmistir. sonbaharda ve yeni yilda yapilan senlik ler de vardir. insan ve tanrilari idaresi altinda tutmaktir. bilgi ve marifet (yani ilâhî hakikati tanimak la). Tapinaksiz köy yoktur. Veda'lann emrettigi dinî hayat kurbanlar etrafinda toplanmistir. digeri. . Bunlardan. Hinduizmde çok önemli bir yer tut ar. Bu tapinakl ar genis duvarlarla çevrilidir ve yanlarinda kutsal yikanmaya elverisli havuzlar b ulunur. VI. irklar ve diller konusunda çesitlilik gösteren bir ülke olmasi yaninda. insanin sahis seklinde tasavvur edilen bir tanriyi severek kendini ona teslim etmesi vasitasiyle kurtulustur. yikanir. ölülerini yakmakta ve küllerini Ganj nehrine dökm ektedir. Gandi'den bu yana biraz degisme olmustur. kutsal kitap. Öl müs kahramanlara ve azizlere de yardim için dua edilir.S . bazen de karisinin yardimiyle. üçüncüsü ise. Zamanla kurbanlari icra edebilmek ve kurban törenlerindeki vazifeleri yer ine getirmek. Bu kutsal yerlere yapilan ziyaretler ve "hac" seferleri. Tanrilar bile kudretlerini ancak kurbanlar sayesinde gösterebilmektedir. Yüzyilda Buddizm ve Caynizm. Tanrilara sunulan hersey kurbandir. Insanlari tanrilarla iyi münasebett e bulunduran kurbanlardir. ayri bir isaret tasirlar. ölen kocasiyla birlikte yakilirken simdi bu âd etten vazgeçilmistir. her merasimden Önce ve sonra zühd ve riyazet gerekli o lmustur. Bu senliklerde putlar. Bu son ikisi (Si-hizmdeki bazi istisnalar bir yana birakilirsa). üç ayri yoldan kurtulusa gidebilir. Hinduizm'in bazi mezheplerinde. Hinduizmdeki kast sistemine ve Brahman si nifinin otoritesine karsi bir tepki olarak dogan bu dinlerden Buddizm (ileride müs takil bir bölüm olarak incelenecektir). Tapinaklarin yillik senlikleri vardir. tanrilara kurbanlar takdim etmistir. evrensel. Bir yüzyil öncesine kadar kadin. Eski zamanlarda evin sahibi. sadece kurban merasimlerini icra etmek degi l. burada. Asagi yukari dörtbin yillik bir geçmise sahip ol dugu kabul edilen Veda'lari esas alan. Ayrica büyük hazir lik ve merasimleri gerektiren kurban. Bunlardan birisi . Bunun yaninda yaz ve kis gün döpümleri münasebetiyle kanli kurbanlar da takdim edilmistir. Caynizm ve Sihizm. ayni zamanda sihir ve büyü yapmak.irakilir. Soma'nin hazirliklari s irasinda keçi. kisaca bahsedilecektir.CAYNIZM Hindistan. hâlâ ilk üç sinif. M. Fakat her kurban. Yüzyilda da Sihizm ortaya çikmistir. inek gibi hayvanlar kanli kurban olarak takdim edilmektedir. Bunlara Brahm an adi verilmistir. Bunlarin en meshuru Benares 'tir. Ayrica ilkbaharda. gittikçe zorlasa n hazirliklari gerektirmistir. Ibâdet. özel hediyele r de kurban olarak sunulmustur. XVI. M. Hindistan'in ziyaret edilen yedi kutsal yeri vardir. Ancak. [100] F. Kasabalarin ve sehirlerin büyük tapinaklari vardir. erkeklere ve kast sisteminin Ilk üç sinifina ait kabul edilirken . genellikle çevresine tes ir ettigine inandiklari mahallî köy ulûhîyetlerine kurban sunarlar. ameller (yani kurbanlarla). Hin distan disina çikmamistir.Ö. Köylüler. omuzlarindan belle rine kadar iplikten yapma. millî bir karakter e sahiptir. Hindistanin dinî temayülüne göre insan.

Mahavira ve Budda'nin hayat hikây eleri arasinda büyük benzerlikler dikkati çekmektedir. önce Mahavira'nin memleketi olan Bihar-Orissa'da. Br larin otoritesine karsi bir mukavemet. Vesali'li bir prens olan Vardhama-na tarafindan yenilestirilmis ve gelistirilmistir. Mahavî-ra'ya atfedilen muzaf fer anlamindaki Cina sifatindan türemistir. Ahimsa'yi (siddete gitmeme. her seyi ögrenince vaaza baslamistir. Beslenmeleri için biraz meyve ve biraz sebze . Bundan dolayi Vardhamana'^a "büyük kahraman" anlamina Mahavira. umûmî ruh göçü teorisinden esinlenmektedir. aylarca perhiz yapmistir. yol gösteren) olarak Ma-havira'ya ta'zim edilmisti r. Parsva'nin ortaya koydugu doktrini Mahav ira gelistirmis ve sistemiestirmistir. yüzyi l) kadar geri giden bir geçmise sahiptir. Hint düsüncesinin genel çerçevesini ve bazi mabet âyinlerinde Brahmanlartn rolünü kabu! eder. karisini ve çocugunu terketmis. tekrar edip duran dogum çemberi selinden geçit bulan. Cina (Cayna). Caynizm kisa za manda. Beslenme rejimi. otuz yasinda evini. Otuz sene kadar bu isi yürütmüs ve 72 yaslarinda (M. Aralarindaki fark. onüç sene kendisini siddetli riyaze te hasretmis ve bir agaç altinda düsünceye dalmistir. bu konuda daha müsamahakârdir. Bu iki hareket. bazi bilginlerce bir mezhep veya tarika t olarak görülmüstür. Onlarin hayatlari. oldukça sikidir. onlar in âyin usûllerine düsmandir. Is hayatini tercih ede rler. Mahavira'nin (Cina) çagi ve memleketiyle Budda'ninki aynidir. Yüz yasi nda ölünceye kadar.Ö.doktrinini asiller ve halk arasinda yaymistir. Cina'nm doktrinine de "Caynizm" denilm istir. Parsva. Bir müddet sonra elbiselerini atarak çirilçiplak dolasmaya baslami stir. Sas kritçe bir kelime. Her ikisi de Brahmanlara. bir kitlik sebebiyle. Bu kelime. Tirtankara (geçit yapan. Bundan dolayi ziraatla ugrasmaz. heykeltraslikta. Caynist takvimin baslangici olmustur. III.Mahavira'nin Hayati Benares'te dogdugu kabul edilen Parsva'ya. 527'de) Bihar'da ölmüstür. "muz affer" veya "insanî ihtiraslardan kurtulmus" anlaminda Cina denilmistir (Cina. Parsva. insan lari tamamen çiplak göstermektedirler. Etrafinda çesitli kastlard an insanlar toplamis ve büyük bir cemaat olusturmustur. Caynistlerin zühde daha büyük bir yer ayirmalari ve kendi nefislerine iskencede daha asiri gitmeleridir. Ruh göçü (samsara) çemberinin özüne nüf ceye kadar murakabe ile dolu bir züht hayati yasamis ve nihayet ruh göçünden kurtulus yo lunu bulmustur. Budda'dan önce dogmus. Batili yazarlar Mahavira'yi önceleri bu dini n kurucusu olarak gösterirlerken simdi onu reformcu olarak nitelendirmektedirler. Yüzyilda . Vardhamana. Caynistlerin sayilari 3 milyon civarindadir. VIII. Caynizm. çoktanrictliga.Hindistan'a mensup bir din olan Caynizm. "Parsvanatha" (muzaffer) adi verilmis tir. Hindistan'in güney ve batisinda yayilmistir.Ö. Halb uki Buddizm. Bu dinin kurucusu Mah avira (M. Caynistler ayrica. öldürmeme) prensip olarak alir. Brahmanlarin etkisine ve bazi Hint düsünce sistemlerine karsi olarak ortaya çi kmasina ragmen. Ma-havira. Her üçü de ksatriya (prensler ve sava sçilar) kastindandir. rahiplerin giyinmesi konusundaki tartismayi ve arkasindan da bölünmeyi beraberin de getirmistir. aslinda Caynizm Parsva'ya (M. [ 101] 1. dünya hayatini terk etmis. bir terimdir). i nançlari ve eserleri arasinda benzerlikler vardir. her türlü ya ratigi öldürmeyi yasak eder. Otuz ay murakabe egzersizlerinden sonra o. 599-527) olarak gösterilirse de.Ö. O. Onun Nirvana'ya varisi. daha sonra. Parsva'nin doktrini ve cemaati. rahiplik elbisesi giymis ve rahiplik isareti olarak saçindan be s perçem koparmistir. Vardhamana taraftarlarina "Caynist" denir. çok kati kast sistemine ve ka nli kurbanlara karsi bir reaksiyondur. vaazlarini kutsal dil olan Sanskritçe ve mahallî Magadhi lehçesinde yapmistir. fakat Budda'nin doktrinini va'zettigi dönemi görmüstür.Ö. Ancak bu yayil ma. M.

Zühde götüren diger hususlar Ise. Kaybolan kitaplarin yerine. dogumla ölüm çemberinde ebediyen döner durur.Kurtulus ve Hidâyet Doktrini Caynist ahlâk prensibi. Caynizmin ög retileri ve efsaneleri yer almaktadir. dürüstlüge ve sade bir hayat yasamaya büyük özen göstermektedir. Cina.Ö. 2) Svetambara (beyaz giyinenler). büyük üstadlarindan dört kisilik bir grubun meydana getirdigi bir eseri koymaktadirlar. ancak rivayetlerin büyük bir kisminin kaybolmasini Önleyememistir. Beyaz Giyinenleri n bu kitabini apokrif (gayr-i sahih) saymakta ve onu kabul etmemektedir. Bu kita plarin sayisiz tefsirleri olmustur. Yoga'yi uygularl ar. Daha sonra Müslümanlar onlara asgari bir elbise giymey i kabul ettirmislerdir. felsefelerini. ruhtaki mevcut karm a'yi imha etmeleri gerekir. Karma'ya karsi kendini koruma. ateist bir din olarak gösterilir.S. Bu ateizm tanrinin varligini. kurtulusun Imkânini Inkâr etmek anlaminda degildir. mümkün oldugu kadar cinsî münâ n kaçinmak. Bu kitapta. III. Daha Sonra toplanan bir ko nsil. hiçbir sekilde çalmamak.kâfidir. ahlâk ve Ibâdet hakkindaki görüslerini ihtiva etmektedir. [103] 3. M. [102] 2. Iyi bir Caynist içtigi suyu. Tirtankaralarin zamanin her devrinde 24 kadar oldugunu ve Mahavira'nin bunlarin sonuncusu bulund ugunu kabul ederler. asgarî bir mal ile yetinmesini bilmek. Ilk Caynizmin tanri tanimaz bir karaktere sahip oldugunu savunmaya ve tapinaklardaki heykelleri. aldigi havayi süzmek zorundadir. karma'dan kurtarmak ve nirvana'yâ ulastirmaktir. Yüzyilda kurulan Sthanakavasi mezhebi. Hava Giyinenler mezhebi. pek çok Ilahiyat. Bunun yaninda özel kabiliyete sa hip ruhlar. Bunlar. Mahavira'nin vaazlari önce sözlü olarak rivayet edilmistir. daha ziyade rahip ve rahibeler içindir. Sözlü rivayetlerden kalanlar. Bu kurallar su bes esastan iba rettir: Öldürmemek. Yüzyildan itibaren rahipler arasinda giyinme konusundaki tartisma. Tapinaklarinda tanri heykelleri bulunur. hikâye ve ahlâk kitaplari da bulunmaktadir. Mahavira'ya dayandirilan kutsal metinlerde yer almaktadir. tanri fikri üzerinde durmamis olsa bile. Bunu gerçeklest irebilmeleri için karma maddesinin ruha nüfuz etmesini önlemeleri. Bunun Için de da ima agzinda bir bez tasir. Ahlâkî kurafiar rahip olmayanlarda bile oldukça serttir. bu vaazlarin bir kismini biraraya getirmeyi basarmis. Kendi inançlarini yayma çabasi göstermeyen Caynistler. Ancak bütün ruhlar bu hedef e ulasamaz. Caynistl eri iki mezhebe ayirmistir: 1) Digambara {hava giyinenler). ruhun ebe dîligini.Tanri Anlayisi. rahiplerin uymasi gerekli kurallar. Caynizmin gaye ve hedefi. Bu iki mezhep arasinda doktrin bakimindan büyük farkliliklar yoktur. Bu kitap Caynistlerin kâinat tasavvur larini. Maha vlra. üzerlerine giyd ikleri beyaz elbiseden almislardir. yukarida bahsedilen b . sayisiz vücutlarin sonunda nirvana'nin sükûnetine girebilir. Bu kitap "Ganipidaka" diye de adlandirilmaktadir*. Mahavira'ya uyarak tamamen çiplak gezerler. Mezhepleri ve Kutsal Kitaplari Caynizm. Bu ismi. Caynistlerin bütün kitaplarinin Hint filozofu Sankara tarafindan yok edildigini Iddi a etmektedirler. XV. ruhu dogumla ölüm arasinda cereyan ede n bagdan. yalan söylememek. küçük bir canliyi öldürmemek için yürürken önünü süpürür. Onlar. Bunlarin çogunlugu manastirlarda yasamaktadir. resimleri r eddetmeye baslamistir. Tirtankara ve "mükemmel azizler"in varligina inanirlar. kurbanin faydasini. Fakat M. Budda gibi. Bu iki mezhebin sahih kabul ettikleri kitapl ardan baska. Mahavira'nin ölümün den on asir sonra toplanan "Beyaz giyinenler" konsili tarafindan "Agama"lar veya "Siddhanta" adli kitapta bir araya getirilmistir. bazi Caynist mezheplerd e tanri inancinin varoldugu anlasilir.Ahlâkî Prensipler.

fakat onlarin da ruh göçüne mahkûm olduguna. Tirtankaralarin yasadiklari kabul edilen yerler ziyaret edilir. Bununla beraber Caynist m abetlerde bulunan-heykeller takdis edilir. Semada pek çok tanrinin bulunduguna. Hindistan'daki bazi gelismeler sonucu XVI. lerinde üyeleri bulunmaktadir. güçlüklere sabir. Tirtankaralar ve kurtulusa ulasmis hayat cevherlerinin bulundugu âlemin en üst bölümüne göre çok asagidadirlar. Onun cennetleri ve cehennemleri vardir. reformcularin ortaya arttiklari fikirlere ilgi gösteriyorlardi. Ortada. Bazi Caynistler. Si dünyanin çesitli yer Orta Çag boyunca Hindistan'in dinî. Islâm'in Hint yarimadasinda görülmesiyle daha da hizlanmisti. yaglanir ve çiçek lerle süslenir. Bunun için nebatî gidalarla beslenir. sahip olduklari duygulara göre siniflandiril ir. Rahipler gibi halk da. Hindistan'da eksik olmayan dinî re-formatörlerden bekliyorlardi.es yasaga uymakla olabilir. bu dine uyanlar ölümsüz ve ebedîdirler. insanlar. Cennetler. gayelerinin gerçeklesmesini. tövbede b ulunur. [105] G. rahipler tarafindan degil. ruh göçünden kurtulup nirvana'y a ulasabileceklerini ümit edebilirler. daha sonra m anastirlara yerlesmislerdir. Bu bes yasaga uymak. [104] 4. Tekrar bu dünyaya gelme zahmetinden tulmus olanlar. putlari yikanir. rahip ve rah ibelerin elindedir. Mabetlerinde-ki ibadetler. dünyayi tamamiyla terkedebilen rahip ve rahibeler. Caynist cemaatin idaresi. tahsil ve murakebe ile saglanir. Dindar Caynistler. siki bir disiplin. Ibâdet esnasinda Tirtankaralarla ilgili ilâhiler söyler. Bütün hayvanlarin tedavi edildigi hastahaneler vardir. Hindu tanril arina bile dua ederler. Hindui zmdeki Mutlak Varlik ve onun birliginin politeizm içinde kaybolmasi karsisinda. belirli hareketleri yerine getirir. ha lk tarafindan idare edilir.Nanak'in Hayati Sihizm. n efsin öldürülmesi. günlük belirli ibâdetleri yerine getirir. Bu âlemin kurucusu yoktur. hayvanlar gibi varliklarin meskûn ol duklari bölge yeralir. Kisacasi siki bir züht hayatina gire nler. düny evî istekleri için onlara ve tanrilara duada bulunulur. güzel mabetler insa etmislerdir. Bu hosnutsuzlar grubu. Önceleri gezici zahitler olarak yasayan rahipler. çikmis. Hindistan'a bagli millî bir dinî hareket olmakla beraber. Yüzyilda ortaya duizm karisimi bir dinî harekettir. sarhos edici içkiler kullanmazlar. Önlerinde ilâhiler söylenir. Islâm ve Hin Günümüzde Hint dinî ve mensubu vardir. Is . Cehennemler. Önlerine lambalar ve tütsüler konur. açliktan ölmeye büyük önem verirler. Onlara meyve v e sebzeler sunulur. Yüzyillardan beri devam eden "tektanri inanci yönündeki gelismeler. üstteki cennetl er ile alttaki cehennemleri ayiran. Âlem ebe ir ve yaratilmamistir. siyasî hayatinda önemli bir yer tutan bu dinî hareketin 8-9 milyon -hizm'in. Kurucusu Nanak'tir (1469-1539). Hin-duizm'in din adami olan Brahmanlar. Canli varliKlar. tanrila rin yeridir. siyasî ve içtimaî durumu Hindular arasinda hosnutsuzlu klara yol açmisti. ruh ve bedenlerini terbiye ederek vakitlerini geçirirler. Kutsal yazilan okuyarak. insanlar a kurtulus yolunda yardimlari olamiyacagina inanirlar. hiçbir canli varligi incitmemeye gayre t ederler.Âyin ve Ibadet Caynistler. gökler âlemi üzerinde bir baska âlemde bulunurlar.SIHIZM 1. Caynistlere göre. ücretle Caynis t mabetlerde çalistirilir. tefekkür eder.

1539 yilinda. Tanri'nin birligi. O. Dinî reform konusunda. henüz genç iken. âdet ve kültürünü tasfiye etmek. [107] 3. Ona göre Tanri. kast ayrimini reddeden. Nanak. çesitli kastlardan insanlarin esitligi. 1500 yilina dogru. Kabir/Kebir (M. bu zahidâne gezilerinin birinde . simdi Nankana Sahib adini tasiyan.Sihizmin Dogusu Islâm'in Hindistan'a girmesinden sonra. Bu konudaki vaazlariyle söhrete kavusan Nanak. yüce bir Tan ri'nin bulundugu" seklinde va'zetme görevi verildi. Yüzyilin ikinci ya risinda. Önce siya sî olarak baslayan bu hareket. onu sistemlestirerek bugünkü "SihiznV'in ortaya çikmasini saglayan Nanak' mkiydI. zâti ile kâim. M.bu köyde öldü. O. bu köyde geçmistir. kendisine "Yaratici. Lahor'un güneybatisin a 60 km. bir din kurma iddiasinda bulunmamistir. orada Müslüman bir idarecinin hizmetine girdi ve senelerce bu görevini sürdürdü . kardesçe sevginin önemi ve rehber olarak " guru"ya ihtiyaç bulundugu seklinde özetlenen bu dinî anlayis Nanak tarafindan herkese uygun bir sekilde sunulmus ve hayat nizami olarak sistemlestirilmistir. Hinduizm'in örf. [106] 2. Geride iki ogul ve çok sayida Sih (sa kirt) birakti. O. yüksek sayilabilecek bir kasta mensup ailenin ve Hindu bir çevr enin çocugudur. önceleri. Fakat bu denemelerin en ilgi çekicisi ve kalicisi. putçulugu ve kast sistemini rtadan kaldirip Islâm ile Hinduizm arasinda orta bir yo! bulmak istemistir.S. dogmamis. takvadan baska üstünlük tanimayan.Nanak'tan Sonraki Durum . Nanak'in çocuklugu ve yetiskinl ik çagi. Islâm mutasavvif larinin etkisinde kalan Nanak. Rivayete göre. tektir. Nanak'inki bunlarin en dikkat çekicisidir. Talvandi Köyünü (Nankana Sahib) ter-kedip Sultanpur sehrine gitti. tenasüh fikrini kabul et mis. Bu köyde yeni inancini yaymaya bas ladi. Hinduizmin bazi önemli kavram ve düsüncelerini muhafaza etmekle berab er.lâm'in Allah inancindaki açiklik ve berraklik Hintlileri cezbetmeye baslamisti. Kebir'in açtig i yolda yürüyen. putlara tapinmanin kötülügü. Kuzey Hindistan'da vaazlarda bulunmus ve sinkreti st (uzlastirmaci) Sih hareketini ortaya çikarmistir. Bunun üzerine Nanak. Bunun yaninda o. Islâm'in bir tek Tanri ve on un sifatlari gibi bazi hususlarini benimsemistir. Faki r olmasina ragmen o. dinî olmaktan daha çok felsefî bir monote zm içinde Hiristiyanlik ve Yahudilik de dahil. daha sonra dinî bir veçheye kavusmustur. Bunun yaninda. insanlararasinda esitl igi esas alan. hak ve adalet ölçüsüne dayanan. Bos zaman larinda da ormana çekilip düsüncelere daldi. fakat avatara'lara inanmayi reddetmistir. mesafede bulunan. Bu si rada bir zengin tarafindan serefine Ravi Nehri kiyisinda kurulan Kar-tapur Köyüne ye rlesti ve hayatinin son on yilini burada geçirdi. bu köyü terketmeden önce evlenmis ve iki oglu olmustur. ebedîdir. Kabir'den sonra aslin da Müslüman bir hükümdar olan Ekber (1542-1605). Islâm ile Hinduizm arasinda bir uzlasma z emini arama çalismalari baslamistir. Islâmî f ikirlerden istifade eden Nanak.S. bir tek ve gerçek olan "tann"si hakki ndaki düsüncelerini yaymaya çalisti. Kabir (Kebir). görünmez. Nanak. ibadette ilâhî adin tekrar tekrar zikredilmesi. Bir kismi bu dine baglanmis. kendini kabul ettiren ilk büyük isim. sultan ile köle arasinda fark görmeyen Islâm'in cihansümul esprisi Hindularin gönüllerinde ihtilâle sebep olmustu. vazifesini ve Sultanpur'u ter-kedip. 1469 yilinda. Hindistan'da bulunan bütün dinleri uzlas tirmayi denemisti. Talvandi Köyünde dogmustur. sözle anlatilmaz. kutsa l yerleri ziyaret etti ve muhtelif din mensuplariyla tartismalara giristi. XV. hint felsefes inden gelen "Maya" ve "Nirvana" tasavvurlarini benimsemis. bir kismi da kendi kültürlerinden kopamayarak Hindu izm ile Islâm'i uzlastirmaya çalismisti. 1435-1518) olmustur . 70 yasinda iken. heryerde hazir ve nazirdir. "bir tek Tanri" inancini yerlestirmeye çalismisti. politeizmi. korku ve düsmanliktan beri.

Arjun. Nanak'in yeni tezahürü ola rak görüldü. Yaninda havuz bulunan bu mabed. Bu s ebeple Himalaya eteklerindeki KIratpur'a çekildi. yakalandi ve cezalandirildi. Gobind' le birlikte guru silsilesi sona erdi. 1552'ye ka dar guruluga devam eden Angad. Onun zama ninda bu topluluk. T. O. havârî) olarak kendine halef tayin etti. bir seri guru tarafindan idare edildi.Nanak. Islâmî usulle kesilmis et yemezlerdi. Pencap'ta kullanilan Gurmukhi kutsal metni Angad'a dayandirildi. 1664) . guru olarak Sihlerin basina geçti. Khalsa'ya pahu! merasimiyle giren üyelere "Sih adabi" açiklanirdi ve onlar "singh" ( aslan) olurlardi. Ancak düzlük yerlerde onun askerî gücü Mogollarinkine denk degildi. Nanak'in siirlerini topladi. guru olarak kisa bir süre görev yapti. Arjun zamaninda Kutsal Metin belirlenmis olmasina ragmen Gobind. Öte yandan dogum ve evlilik âdetlerinde S Ihlerin kendilerine mahsus törenler yapmalarini sagladi. önce "Nanakpanthiler (Nanak taraftarlari) olarak adlandir ilmis ve bir müddet sonra "Sih" (Sanskritçe çirak veya tilmiz) adini almistir. 1675) 9. hal ktan büyük destek alarak. Cemaat ve inanç bakimindan en önemli gelisme Ram Das'i n en küçük oglu 5. 1581). Pencab'da ayak diredi. Bu silsile. Ancak E kber zamanindakinin aksine oglu Cihangir devrinde Arjun. besi . çogunlugu ilk. X. Bu gurularin tilmizleri. alkollü içki kullanmaz. Yine Arjun zamaninda Sihl erin kutsal kitabi olan Adi Granth biraraya getirildi. Sahip ol duklari sistem de Batililarca Sihizm olarak adlandirila gelmistir (Kendileri "Gu rmat" kelimesini kullanirlar). guru Arjun'un zamaninda oldu. 1661). Sonunda yakalandi ve Delhi'de cezal andirildi. ve sonuncu Guru olarak. ziyaret ediliyordu. ken dilerine bagli Sihlerden zaman zaman ayri bulunmak zorunda kaldi. en sadik tilmizlerinden Angad'i Sihlerin "guru"su (rehber. Hargobind (Ö. Onlar. O. Amrit-sar'da Altin Mabedi (Har imandir) yapim isini sona erdirdi. Diz altinda baglanan kisa pantolon giyilmesi ( kach). Arjun'un ve babasi Tegh Bahadur'un ilâhilerini de içine alan genisletmeler yaparak metne son sekl ini verdi. sigara içmez. O ve 7. Saç ve sakallarin kesilmemesi (kesh). 3. 4. Nanak'in oglu Sri Ch and'a uyanlar Udasis cemaatini olusturdu. Nanak'in 1539'da ölümünden sonra yerine 2. Tarak takilmasi (kangha) ve sarikla o nlarin intizaminin saglanmasi. Cihangir ve daha sonra oglu Sah Cihan'a karsi askerî teskilatla nma yoluna gitti. Guru Har Rai (Ö. Guru Govind Singh'in 1708'de ölümüyle sona erdi. Guru Hari K ishen. Nanak'in ölümünden sonra. Bu mabedin yapimina Ekber Sah'in verdigi araz i üzerinde Ram Das zamaninda baslanmisti. Arjun etkili bir hitabete de sahipti. bu kitapta Sihle-rin dinî i nanç ve ahlâkî kurallari ortaya konuldu. Bahadur. Gobind'in baslica icraati. guru Amar Das (Ö. Ondan sonra damadi Ram Da s (Ö. misyoner faaliyetleriyle taraftar kazanma yolunu benimsedi ve 4. amcasi Tegh Bahadur'u (Ö. Sihler kutsal kitaplarini Guru Granth diye de adlandird i. Sihler içi n çok kutsaldi ve merkezî öneme sahipti. Iki yüzyila yakin bir süre cemaat. onun ruhunun sirasiyla kendini takip eden "g uru"ya geçecegi fikri ortaya çikti. 8. Bunun için gurularin hepsi. Khalsa'ya kabul edilenler siki bir disipline alistirilirlardi. babasi Arjun'un 1606'da ölmesi üzerine 6. guru olarak Angad geçti. ölmeden önce. 10. Onun oglu Go-bind. Guru olarak tayin edip öldü. Bunlar sakal. Khalsa'ya girenler Pahul denilen bir takdis merasiminden geçmekte ve "k" ile baslayan su bes esasi yerine getirmektedir :1. taraftarlarini "Khalsa" (Halsa) denilen bir cemaat te skilati içinde siki sikiya kaynastirmasidir. Bugün Gobind'e nispet edilen dinî ve felsefî yazilari içinde bulunduran Dasam Granth denilen ayri bir metnin bazi parçalari Sih ibadetinde ve diger bazi vesile lerle kullanilirsa da bu Adi Granth'la bir tutulmaz. Âdi Granth. sarik gibi hususlari yer ine getirmemekle digerlerinden ayrildilarsa da yine Sih olarak kaldi. kendisine uyanlara artik Granth'i guru edinmelerini söyledigi için. Kama tasinmasi (kirpa n). hükümdara isyan eden oglu Hüs rev yanlisi oldugu gerekçesiyle. kendisini ziyaret edenlerin sakirt lerle birlikte yemek yemesinde israr etti. Sag bilek üzerine çelik bilezik takilmasi (kara). Sihler arasinda birligi ve beraberl igi saglayan 3. Sihleri askerî bakimdan güçlendirdi. halefleri arasinda Nanak'in telkin ettigi tenasüh inanci geregi. 2. 5. 1574) oldu.

Bu yüzden Gobind'in reformunun yerinde olup olmadigi gündeme gelmistir. Gurdvara denilen mabedlerin idaresi uzun süre bunlarin elinde kal misti. Bunlar.nci ve dokuzuncu guruya ait 6. Çünkü mahalli Sih önderlerinden birçogu. bir kimsenin fiillerin in gelecek hayattaki haline tesir edecegine (karma) ve ruh göçüne (tenasüh) inanirlar. üç dinî hüküm altinda toplanmaktadir: 1.000'den fazlasi Arjun'a aittir. XX. Ranjit Singh'in (1780-1830) zamaninda. 1947'de Hindistan'in bagimsizligi üzerine Akaliler ve digerleri Pencap'ta ayri b ir Sih eyaleti Istediler. Kesadharîler arasinda ayri bir Khalsa hüviyeti olusmasi sonucu. onlarin askerî politikalari sayesinde basarildi .Adi Granth'tan ve Guru Nanak'a ait pasajlardan ezber okunmasi. bir veya iki erkek çocuklarini Kesadhari olarak yetistirdiler. Khal-sa'ya girmeseler de büyük sayida Hindu kitlesi Sihlere katild i. çiftçi asan Jatlara geçti. onlardan yeni katilmalara da firsat verdi. Bununla beraber Sihizmin ilahiyati pek degismemis. Dindar bir Sihin günlük ibadeti. Britan-yalilarla iki harp sonunda yikildi ve ortadan kalkti (1849).000 ilâhiyi içinde bulundurmaktadir. Böylece yeni cemaatte güç çogunlugu. tek Tanri ve tenasüh inançlar i devam etmistir. [108] 4. Ud asis cemaatinin kontrolündeki mabetlerin bu yari Hindu çevreden alinmasi. Böyle faaliyetler Hinduizm'e geri dönüsü engelledigi gibi. Dinî kökleri Sri Chand'a dayanan Udasis cemaati de bu ikinci grup içind e yer almaktaydi. Gobind' e uyanlar. Böylece Sihizm ile Singhizm arasinda bir ayrim yapilmaya baslanmist ir. basit ve sadedir. Sihlerin ibadeti. Kesmir'd e önceleri bunlar kuvvetli idiler. . Hinduizml e bütün bütün baglarini koparmak istemiyorlardi. özellikle bhakta'lar ve sâfiler'den alma ilâhîler de bulunmaktadir. Sihlerin günlük ibadetle rinde merkezî öneme sahip sabah duasi da Nanak'a aittir. Ilk düzenlemede agirlik Nanak'tadir.Sihlerin Inançlari. Khal-sa'nin destekledigi okullardaki egitim-ögreti mi gelistirmek için düzenlenen SIgnh Sabha teskilati bunun örnegidir. Pencap millî güçlerine dayan arak kurulmussa da bu Sih kralligi. Sonunda Hint Devleti bunu kabul etti. Altin Mabedin havuzunda ibadet kasdiyla yikanirl ar. Kesadharîler (tra s olmayan Sinler). Seremonileri (âyin ve iba detleri) basit bir duadan. Nam Devir (1270-1350). bir tek Tanri'ya ve Adi-Granth adli kutsal kitaba. Bunlarin 2. Bu Khalsa ile baglantisini sürdürmekle beraber yeni cemaatin bes t emel alâmetini kabul etmeyenlerin durumu iki grup ortaya çikardi: 1. Hinduizm tarafindan yutulmaya baslamalar idir. Sih askerî hâkimiyeti. Dinî ve içtimaî faaliyetlerinin merkezi Amritsar'd aki Altin Mabeddir (Harimandir). 1440-1518) gibi Hindu ve Müslüman kaynakl ar. 2. Yüzyil ?). XIX. Adi Granth'da gurularinkile r disinda Ferid (XIII. Yüzyilin ikinci yarisinda Arya Samaj ve Hiristiyan misyoner faaliyetleriyle müc adele gayesiyle ve Britanyali isgalcilere karsi SI-hizm'in itibarini güçlendirmek için reform hareketleri baslatildi. Mabette sembol olarak Adi-Granth ve bir kiliç bulunur. Sahajdhâriler (inancin bütün gereklerini yerine getirmek için vaki t isteyenler). Yüzyilda Sahajdhârî Sihleriyle ilgili kayda deger bir gelisme. Kabir (Kebir) (tah. Gobind'in tuttugu yol bazi sosyal problemleri de beraberinde getirdi. Bununla beraber Ranjit Singh'in devrinde Sinlerin itibar kazanmasi sonucu. Âyinleri ve Ibadetleri Sihler. o Khalsa'ya girenlere Singh (aslan) lakabini vermis ve Singhizm'i olu sturmuslardir. Akali Dal' in 1920'lerde kurulmasindan sonra. Ksatriya ve Vaisya gibi üst kastlardan olduklari için. bir nevi abdest almaktan (yikanmak) ve Amritsar'a "ha c" için gitmekten ibarettir.

Iran dinleri üzerinde önemli bir etki birakmistir. fakat geride kalan dul kadinlarini yakmazlar . Bugün Hindistan'da 10 milyon civarinda Sih vardir. Onun soyu "ilk insan"a dayanmaktadir. spor. Kurucusu Zerdüst'tür. K ast yapisina dikkat etmeden evlenirler. Azerbayc . saç ve sakallarini tras eder.Zerdüst'ün Hayati Zerdüst kelimesi (Zoroaster). Inege saygi inancini deva m ettirirler. en dikkat çekic isi Zerdüstîlik'tir. yasayan yildiz olarak nitelendirilir). talim ve terbiyeye önem verirler. Halk d ilinde Zerdüst.Ö. Zarathustra'nin Yunanca karsiligidir (Zarath: güzel. brah-man'a ihtiyaç duymaz ve Veda'lara basvurmazlar. tasimacilik. ona bir hakîm veya saman olarak bakanlar da vardir. Trasli ve trassiz olmak üzere de ikiye ayrilirlar. Zerdüst'ün dogumu.Tapinaga (gurdvvara) ibadet için gidilmesi. Sayilarinin azligina ragmen ask erlik. ölülerini yakar. bir peygamberdir. soylu ve mütevazi bir ailenin çocugudur. M. anasinin adi Dogduye'dir. Nanak'a tabi olup Khalsa'ya dahil olmayan lar. siyaset. d ogru. Bu dine. egitim ve ekonomi alanlarinda söz sahibidirler. para ile karsilanir. dul kadin ve erkeklerin evlenmelerine izin verirler. Sihler. [1 09] H. farkli bir cemaat teskil eden Sihler. O. Bundan dolayi bugün. aralarinda zaman zaman tartismalar olmaktadir. Khalsa'ya dahil olanlar uzatirlar. Hindular gibi. Hind'in meshur iyi kalite yünfü kumaslarini ve atesli silahlarini bunlar imal ed erler. [110] 1. Hindistan'in koruma ve güvenlik görevlilerinin çogunlugu nu Sihler olusturur. Hindulardan ayrilirlar. Güzel develere sahip olan anlamini ifade eder. tek Tanri inanisina yer vermesi bakimindan. Sihler. Onlar Hindistan'in en Iyi at binicileri ve as kerleridir. Zerdüst. Zerdüstîler ise söyle inanmaktadir: Zerdüst. Gatha'lar diye adlandiri lan kutsal metinler ona dayandirilir. hem en hemen hiç uygulanmaz. 3. fakat genelde et yemekle. Hindularla. Bu din. Sahislara karsi islenen cinayetler. Çocuklarini çocukluk çagindan itibaren sikinti li. Sihler. Evlenmelerde Adi-Granth'dan metinler oku nur. Sihizmin inanç ve ibadet usullerinde mezhepler arasinda bazi farklar vardir. yorucu bir hayata alistirirlar. Bati'da Zerdüstîlik. üstra: develer demektir. Babasinin adi Puru sesb. Hindu lardan tamamen ayri.ZERDÜSTÎLIK Iran dinleri içerisinde. daya ndigi tek tanri Ahura-Mazdah'a nisbeten "Mazdeizm" de denilir. 570 olarak tahmin edilmektedir. Fabrika sahibidirl er. "Zo-roastrisme" olarak adlandirilmaktadir.2. inanç ayriligi yüzünden. Ölüm cezasi. Askerlik yaninda ziraata da önem verirler.Ailevî bir vecibe olarak her sabah toplanip Adi-Granth'tan herhangi bir yerin ok unmasi. adini kurucusundan alir. dogum ve evlenmelerde Hindu âyinlerine riâyet etmez. sigara ve sarap içmezler (simdi bu konuda oldukça müsamahakârdirlar). Tekt anrili bir inanç telkih ettigi için onu bir peygamber olarak kabul edenler bulundugu gibi.

Avesta. bilgi anlaminda). Bundan sonra Ahura Mazdah onu. yalvarmak anlamina gelmektedir. Iran'da etkisini sürdürmüstür. Günümüzde "yestler". Ona. Ona göre âlemde mücadele eden. insanlari "Hayir Dini"ne davet etmekle görevlendirmistir. esta'nin eski metinleri ve kisimlaridir. iyilikle beraberdir. herseyin ilmini ögretmistir. ahdini b ozmak.Yest: Yest. yikanmak esaslari da Videmdat'ta belirtilir. Vonu Hister Gat ve Vehis tvet Gat olmak üzere bes tanedir. Halvete çekildiginin 45.an'da dogmustur. çesitli t anrilara yöneltilen ilahiler yeral-maktadir. ona yildizlarin ve gezegenlerin hareketinden haber vermis. Esnud Gat. içindekileri çikarip temizlemis ve yerine koymustur. feristehler (melekler) hürmet etmistir. Zerdüst'ün sözleri sayilir ve hususî bir saygi görür. bu iki ruh arasindan birini seçmeye mecburdur ve bu seçimi onun kaderini etkil eyecektir. yemin etmek. Vohumenah (Behmen) denilen melek gelmis. Gatha'lar. Zerdüst'in gögsünü yarmis. Zerdüst'ün Gatha-lari bu bölümdedir. iyi güçlere ve meleklere (feristeh) yakaristir. [112] 3. Dili Pehlevî'dir (Eski Farsça). Melekler. Zerdüst. Zerdüst . cennet ve ce hennemi göstermis. Gathalar. bir gece sabaha karsi "miraca" çikmis ve ruhani yükselmenin sonuna varmisti r. seytanlara karsi t ilsimlar ve temizlenme kaideleri bu bölümde yer alir. Eski Iran'in ve bugün Hindistan'da yasayan Iran asilli Parsîlerin kutsal kit abidir. Ögmek.Yesna: Dinî törenlerde okunan ilâhîlerdir. Yesna kelime ailesindendir. Iyilik ve Kötülük diye adlandirilan iki aslî ru ilkine "Spenta Mainyu". Avesta. sonra. siir halinde degilse d e ölçülü. temizlik. Sapur II (309-380) zamanin da biraraya getirilmistir. 896 misra ve 5560 kelimeden ibaret oldugu belirtilir. Pehlevî dilinde Gatah'nin her siirine "Gas" denir. kendisine verilen kutsal kitap Avesta ile dönmüs ve getirdikler ini teblige baslamistir. dinî merasimlerde o kunmaz. Taraftarlariyle Aivitak suyu kenarinda halvete çekilmistir. sonra tanri Ahura Mazdah'in huzuruna çikmis ve "HAyir Dini"nin hükümlerini ögrenmistir . Gathalar'in temel konusu Tann'dir ve Ahura Mazdah olarak isimlendirilmistir. Spentmed Gat. üç bölümden olusma ktadir: 1. Ürdi Behist ayinda. onun karsi çiktigi Mitra. Yeryüzünün yaratilisi. Ahtfra Mazdah 'in bu iki ruhla alakasini bugün pek iyi bilemesek de o.Videvdat: "Seytanlara karsi kanun" diye de adlandirilir. herseyden elini çekmesini ona tenbih e tmis ve onu cennete götürmüstür. Otuz yasinda ona peygamberlik görevi verilmistir. Avesta (hikmet. "miraç yolculugunda n sonra maddi aleme. Ustud Gat. Zerdüst. "Yest". gününde. Zerdüst'ün ölümünden sonra insanlar. [111] 2. Tanri'yi ögme. iyilik ve kötülük. sairane ve yüksek hayalleri ihtiva etmektedir. Yüce Tanri olarak telkin ettigi Ahura Mazdah ile yakin irtibati bulundugunu ilân etmistir. 338 kita. 22 fasildir. Anahita gibi tanrilara tekrar tapinmaya basladi. 2.Gathalar-Avesta Zerdüst'ten sonra yine çoktanrili inançlar yayilmissa da ona nis-bet edilen kutsal Gat ha'lar. Gatahlarin tamamin in 17 fasil. Insa noglu. vaadini tutmak. Bu bölümde. orada. Avesta'nin büyük bir kisminin dili pek güç anlasilir.Zerdüst'ün Getirdigi Dinî Prensipler . Tanri. ikincisine "Angra Mainyu" denilir) vardir. Ave s-ta'daki Gatahlar. 3.

O. Ahura Mazdah'in sifatlari. Günah. tektanriya dayanmaktadir. yetkin. Iyi Akil . O. kötülügün hakikat tarafi dan yenilmesidir. köttilük ve karanligi içinde bulunduran "Drug" (yalan. Onlarin kurbanlardan çikan bugu ile beslendiklerine i nanilirdi. "deva" denilen ve Ehrimen'in avanesi olan seytanlara. önce Çinvat Köprüsünden geç rü.Ö. Daryus (tahminen M. Ilâhî Irade Ülkesi. feristehlere (meleklere) hürmet. fesat) vardir. gelecek bir "âlemsümul muhakeme"den de bahsetmistir. Zerdüst. onlari yatis tirmak üzere. daha sonralari Ormazd sekline dönüsmüs ve Islâm kaynaklarinda da "Hürmüz" olarak ye lmis olan Ahura Mazdah'a ibadeti telkin etti. O. tabiat kanunlarini koyan. iyi is . güçlü. kurban kesilirdi. öteki dünyada sonuç ve recektir. kötüler ayrilacak. kötü güçlere (seytanlar gibi) lanet ve iyili kte yaris gibi konulari ögretisinin temeli yapmistir. sigir eti yemeyi de yasakladi {Hindistan'da da bu yasak vardir. bütün Ölüle r tekrar vücutlarina kavusacak ve bir yerde toplanacaktir. âlemin tanrisi Idi. Islâm kültüründe. Mükemmeliyet ve Ölümsüz seklinde. kötüler cehenneme gidecektir. Zerdüst. Çinvat Köprüsünün ortasi. iyiligin nihâî galebesine yardim eder. Ahura Mazdah'in yaninda alti bas melek bulu nmaktadir. Ahura Mazdah'a inanan larin ruhu. Zerdüst. A hura Mazdah'dir. Bunlar. Islâm ile Yahudilikte ise domuz eti yemek yasaklanmistir). ancak iyi insanin ruhu geçerken genis tarafi dönmekte ve o da geçme imkâni bulma ktadir. ates ve erimis maden ile olacaktir. Âlemin gayesi. Insanin bu seçimi. anarsi. Ahura Mazdah (Hakîm Rab anlaminda). bu âlemden ötekine götürmektedir. Zerdüst'ten önce ol dugu gibi. Indus nehrinden Ege Denizine kadar yayila n bir Yüce Tanri'ydi. Kötülük ve düsman Angra Menyu'dur. Cehennemde üç gün kalinacak. Zerdüst'ten önce. Böylece onlara ibadet edilmis olurdu. Insanin iyilik tarafini seçmesi gerekir. Ahura Mazdah önce manevî bir varlik olarak kabul edilirken sonralari. Adalet (veya Hakikat). Zerdüst'ün. herseyi v areden bir "Iyilik Tanrisi"dir. Zerdüst'ün kurban kesimi ile mücadelesi bu sebebe dayaniyordu. Böylece itaat ruhu zafe re ulasacaktir. sonra bütün yarat ar ates irmagindan geçecek. Ondan önce Iranlilar. alti Amesa Spenta'ya sonradan kat ilan "Itaat" yo! gösterir). Zerdüst. iyi düsünce. bütün âlemi sivi sekilde doldurduguna inanilan hayat tanrisi idi). inanci"ni getirmistir. fazilet. Böylece ölüler in dirilmesi baslayacaktir. ezelî ve ebedî. Bütün bu isler. Muhakeme. Saosya nt denilen kurtaricinin dogmasiyla gerçeklesecektir. Bunlara Amesa Spenta'lar (Kutsal Ölümsüzler) denilmektedir. insanlari düzeltmek ve dünyayi kurtarmak üzere faaliyete geçtigi zaman. h erkes "Ahura Mazdah'in Ülkesi"ne girecektir. bu güce men" denilmistir ve o. kiliç yüzü gibi olmakta ve dinsiz cehen düsmekte. ötek i tarafta da suç. iyiler cennete. Ahura Mazd ah'a ibadet. Eski Iran'a "tevhîd. ates kötüleri temizleyecek ve seytanlarla bütünlesenler hariç.Zerdüst. Kendinden üç bin yil sonra Eh rimen'in gücü zeval bulacak ve hakikat-adâlet ülkesi kurulacaktir. Ilk insan Gayomart'in kemikleri hayat kazanacak. onun nuru atesin ihtiva ettigi yaratilmamis bir isik olarak düsünülmüs ve böyle ce ates kültü gelistirilmistir (Mecusîlik). Âlemdeki maddî ve manevî nizami yaratan. Tevazu (veya Dindarlik). Iyiler. herseyi gören bilen. ölümden sonra dördüncü gün muhakeme edilmektedir. Dinsiz. Onun getirdigi din. 500'ler) ve takipçileri tarafindan Bati Asya'ya getirilen ve b irkaç yüzyil içinde Turfan'dan Habesistan'a. Di kimse ise geçmekte ve cennete ulasmaktadir (ona. ahlâkî emirlere uyma esastir. Kansava Gölünde yikanan bir ba kirenin. kötülügün kaynagi sayilmistir. bir kisim tanrilara tapinmakta ve rahiplerin hazirladigi uyusturucu bir kutsal içkiyi içmekle uygulanan Haoma kültünü devam ettirmektey diler (Haoma. iyilik ve aydinliktan olusan "Asa" (Âlem Nizâmi). bu köprüden geçemeyip cehenneme düsmektedir. Zerdüst'e göre bir tarafta sagduyu. Zer kte. Ahura Mazdah. iyi söz. insani kötü güçlerin esiri kilar. yalanin. dogru yasama. Ahlâkî emirler. çesitli veçheleri ve fonksiyonlari olarak telâkki edilmektedir. ölümden sonraki muhakeme ile ilgili telkinleri vardir. o gölde bulunan Zerdüst'ün tohumuyla gebe kalmasi sonucu dogacaktir.

ellerine e ldiven giyer. Zina. Böylece Ahu ra Mazdah'a tapinmayi. Ragha'da Zerdüstîlik. [113 4. Avesta 'da bu rahipler. Iran dinî yapisi nin en göze çarpan özelligini teskil etmekteydi. Eski ates tapinaklarinin yikintilari nin incelenisi sonucu. Ohrmazd (Ah ura Mazda'nin Pehlevîcesi. insan iradesine dayanir. Ohrmazd ve Mitra (Mihr) girmekte idi. Bunlara Mecûsî (Maci'ler) deniliyordu. sigirlara bakrria. eski Ârilere dayanir. Yüzyil-M. Yüzyil). Bu hücredeki kutsal atese insan eli degm ezdi. bu üçlemenin kar sisinda yer aliyordu. ölümden sonra ahlâkî emirlere göre ceza veya mükâfattan bahseden ilk dinî lider ak nitelendirilir. Bu üçlemeye Zervan. kanli kurban sunuyorl ardi. Fakirlere. bu hücreden evlere a linan ates artik söndürülmezdi. cömert davranma. B unun yaninda. insanin aktifligine da yanan bir dindir. topragi sürme. Onunla ilgili çesitli efsaneler yayildi. kurtarici olarak görülüyordu. bir salon halindeki ates hücresinin gün isiginin sizmasindan korunmus bir sekilde yapilmis oldugu görülmüstür. Maniheizm'i yasakladi . Behram. Eski Iran tanrilari Mitra ile Anahita'ya da tapiniyorlar. Ahura Mazdah'a tapinmak. Kutsal hücredeki ates.Zerdüst'ten Sonraki Dinî Hayat ve Mecusîlik Zerdüst. âyinle temizlenmis odunlarla beslenir. Ahamenidler {M.[114] Müslümanlarin I ranlilari "atese tapicilar" seklinde nitelendirdiklerinde ates kültü. irade ve ameli esas alan Mazdeizm. aslinda Zervanist'ti. Temiz hayvanlari. III. çesitli Iran dinleri birbiriyle mücadele halindeydi. diger inanç sekillerinden etkilenip degistigi kadar. Ehrimen. dinî temizlik idealini atesle sembollen-dirdiler. I. Zerdüst'ün telkinlerinin yayilmasi. II. zaman tanrisi olarak kabul ediliyo rdu. Zerdüstîlik {Mazdeizm). Zer düstîlik ile Zervanizm arasinda bir sentez kurmuslardi. Mitra. Zerdüst'ten sonra rahipler. bir Med rahip sinifinca yürütülüyordu. 550-331). Bu telkin ler. Onun iyilik ve kötülük prensibi. Bugün Eski Iran dinî elemanlarinin hangisinin Zerdüst öncesi veya sonrasina ait oldugu. nefesle kirletilemezdi. Boga kurbani.diye özetlenir. hangisini Zerdüst'ün getirdigi konusunda büyük bir güçlük içindeyiz. zamanlarin sonunda Zerdüst'ün ikinci defa yeniden gelecegi fikri ortaya atildi. Dogu Iran'da yasamisti. Böylece Zerdüst'ün yasakladigi seyleri yapiyorlardi. Ancak Zerdüst'ün telkinlerinden de uz aklasilmaya baslanmisti. Islâm kaynaklarinda Hürmüz) ve Ehrimen'in (Zerdüst. Iran kabileleri içinde gittikçe artmistir. özellikle köpekleri öldürme büyük günahtir.Ö. Bu devirde bir üçleme mevcu ttu. Bati'ya dogru yayilirken Ragh a {Tahran yakininda) bu dinin merkezi olmustu. kirlenmeye yol açar. yasaktir. rdüst sonrasi Iran'da önemli bir kült haline gelen ve Islâm kaynaklarinda o bölgenin inançla ini ifade için kullanilan ates kültünün {ates pe rest I i k) Zerdüst'ten önce de merkezî bir me sahip oldugunu biliyoruz. zaman ve âlemin devreleri konusunda oldukça zengin bilgilere sahipti. Özel âyinler gerektirir.Ö. Zervan (Zurvan). Mecûsîler. Zerdüst'e yer vermekle beraber. Masa ve kürekle atesi besleyen rahipler. Sasânîler devrinde (226-650). Mecûsîler. bütün lekelerde n uzak kalma. Zerva nist Mecusîlik. Zerdüst. Kabîle dinlerine ait "Yazata'lar" da tanri edinilmisti. Zervan (Zurvan). yabancilara misafirperverlik. günümüzdeki operatörlere benzer bir kiyafet tasirlar di. Bu kült. onlari etkileyip degisti rmistir. sikici seyleri imha da faziletli is lerden sayilir. Bazi cinsî konular ve ölü bedenine temas. "ates yakan" seklinde nitelendirilir. Partlar (M. Gatha'larda Angra Mainyu diyor) yaraticisi olarak kabul ediliyordu. Bununla beraber. kültte önemli bir yere sahipti (Partlar'da ayrica Man-deizm ve Maniheizm seklinde iki din daha va rdi). Zervanist idi.S. Sâsânîler devrinde hükümdarin saray inda millî birligin sembolü olarak kutsal bir ates gelenegi vardir. Maniheizm ve Mitraizm bunlardandi. agizlarini örterler.

Ancak bu. Merkezi âyine dayanan tanri semb olü atestir. Âyinlerde Avesta'dan ilâhîler. XIX. insanin takdir edilen karsisinda bütün bütün güçsüz dugu telkiniyle Islâm dünyasinda daha sonra görülecek Cebriye durumuna düstü. Sonra XIX. Yüzyilda Iran'da kalan Ceber'lerle temas kurmus. yüzyilin ilk yarisinda Brita nya usulü ögrenim Bombay'a girdiginde Parsîler hizla bu kültürü benimsediler. Cebriyye'de (Iran'da kalanlara "Ceber" denildigi hatirlanmalidir).Parsîlik ve Günümüzdeki Ates Kültü Parsî. Ölüler. kulenin içinde d epolanir. bir Hindu kasti gibi teskilatlandilar. Parsîler. endüstriciler ve bankerlerdir.. Onlarin büyük b ir kismi simdi ileri gelen tüccarlar. Sunu ve kurbanlara rilir. Ze rvanizmin bir hayli elemaniyla karistirilmis ve benligini kaybetmis bir bakiye i di. Bundan dolayi. Sapur II zamaninda "Avesta" yazdirildi. öte yandan da mecazî açiklama yollariyla muhafazakârligi sorgulayan teösofik egilimler agirlik kazandi. Parsîler. dervis geleneklerinde bu görülebilir. Daha sonra ticaret m erkezi Bombay'a geçince onlardan çogu buraya göç ettiler. Iran'da kalip inançlarini d evam ettirenlere "CebeHer (Geber'ler) denir. Müslüman oldu. Böylece topragin kirletiimedigine inanilir. Gerçi Müslümanlar daha sonra Hi distan'i da fethetmislerdi. Zerdüstîl igi kati âyincilik ve sekilcilige düsürüp yayilmasini durdurdu. Hindistan'a gelmelerinden bu yana ticaretle ugrasan bir topluluk olarak kendi in ançlarini da büyük bir muhafazakârlikla devam ettirmislerdir. oturülmayan. akbabalarin etl erini gagalamasi ve günesin kemikleri kurutmasi sonucu bu kemikler. 641'de Müslümanlarin Iran'i fethetmeleri sonucu . Iran. Böylece ticaret ve imalatta önemli bir durum kazandilar. Bununla beraber bu gelismeler. ancak eski Iran gelenegi de tamamen ortadan kalkmadi. Bu âyinler. Bu tapmaklara Parsî olmayanlar alinmaz. tedricî olarak tuttu. Ancak bu. Hattâ XIX. önce Kathiavar'daki Diu. necis sayilir. Onlar. rahipleri n nezaretinde yürütülür. Siî Imam ve Mehdî-yi Muntaza r (Beklenen Mehdi) doktrinlerinde. Kuleler. silindirik yapila rdir. Yirtici kuslarin. Yüzyilda takvimden kaynaklan an bir mezhep ayriligina yol açti. Ancak bu dinin mensuplari gittikçe azaldi. saf bir Zerdüstîlik degil. bu din böylece Sasanî Imparato lugunun devlet dini oldu (Erdesir zamaninda). Onlar. Kültün tapinaklari vardir. Günde bes defa atesin temizligini korumak için temizleme âyinleri yapilir. Mecûsî gelenegi nin Mobat'lari varliklarini korudu. Pehlevî literatürünü getirtebil-mislerdi. Iranli anlamina gelir. eski Fars gelenegini yürüten ates kültü rahipleri "berb tlara karsi Mecûsî gelenegi rahipleri "mobaflar üstünlük kazandi. Kendilerine mahsus Zerva nist gelenek içinde Zerdüstîligi yasatan Mecûsîler oldugundan. daha sonra da simdi kaldiklari diger yerlerde ikamet ett iler. gök ve k aderin her seyi kontrolü altinda tuttugu. eski materyalle genisletilmis oldu. Hindistan'da yerlesen Parsîler. Böylece Sapur II zamaninda tertiplenen Avesta. önce XVIII. Bununla beraber bazi yo rumlarla eski gelenegi savunanlar da vardi. ancak Parsîler bu defa ne baska bir yere göç etmisler. zaman. Simdiki Parsîlik. B atili tüccarlar için önem kazaninca Parsîler maddî refaha kavustular. Yeni arastirma ve incelemeler sonucu. Zervanizm. Yüzyilda Pehlevî dilinde eski metinler düzenlendi. seytanin top oynadig . sehirden uzak "Dakhma" denilen ölü kulelerine (sessizlik kuleleri) birakil ir. Sasanî Imparatorlugu Müslümanlar tarafindan ortadan kaldirilmakla beraber. rahip zümresinin âyin tarzinin Avesta'ya uygun olmadiginin belirlenmesi üzerine bu yola gidilmisti. sonra Gucarat'taki Sencen'e. ne de Iran'a dönebilmistir. parçalar okunur. bu dinî gelenegi devam ettirirler. Surat. cin. [115] 5. yüzyildaki reform hareketi kendini göste rdi. Özellikle Bombay'da oturan Kuzeybati Hindistan'daki Zer düstî topluluguna bu ad verilir. XV. Onlarin kaldiklari önemli bir merkez Surat yakinindaki Nausari'dir. Cemaatte bir yandan dünyevîlesme. Reform. Bu kuleler. Hindistan'daki Parsî toplulukla ri. Terasinda çiplak ölüler sira halinde yatirilir. VIIL Yüzyildan itibaren Hindistan'a göç eden Iranli'lardir. 4-5 metre yüksekliginde. Bu toprakl arda ortaya çikan Islâm mezheplerinde eski inançlarin izlerini bulmak mümkündür. Sasanîlerin mahallî kabilelerinde. kuvvetli monoteist karakterlidir.

Iyilik.000 civarinda tahmin edi lmekledir. Iyi düsünce (h ). "meyletmek" ve "degismek" anlaminda sabiî d edikleri kaydedilmektedir. Ahlâkî prensipler üç maddede Özetlenebilir: 1.[121] Kur'an'da isaret edilen Sabiîler'e Islâm öncesinde Araplar'in degisik anlam ve mâna yükled ikleri anlasilmaktadir. din ve literatürüyle ilgili çalismalari baslatmistir. Bunun için Sabiîler'in dinî in anci olarak bilinen Sabiîlik hakkinda bilgi verilecektir.[122] . "Ehl-i Kitap" dinleri arasinda saymak uygun olacaktir. Bu takdime ve kurba n sistemi. "dönmek". 1772'de Anguetil du Perron. Halk. Bunun yaninda. Bazi Hadislerde. Bunlardan ikisi birbirine yakin ifadeler tasimaktadir. Muhammed'e ve ashabina " sabiî" dedikleri nakledilmektedir. Bugün sayilari Hindistan'da birkaç yüz bin kadardir. Yahudiler.Genel Bilgi[117] Kur'an-i Kerim'de üç ayette[118] Sabiîlerden bahsedilmektedir. yardima önem verilmesi bu toplulugun ögretim ve sosyal refahini artirmistir: Caynistler gibi Parsîler de kast sisteminin disindan evlenmeme gibi bazi özellikler ini benimsemislerdir. ahlâk v e temizlik kurallarina bagli kalma "asa" diye adlandirilir (Vedik "rta" terimiyle esanlamli). Bu isimlendirme "sabiî" kelimesine yüklenen. eski Iran dinî gelenegindeki Haoma veya benzeri Hint gelenegindeki Vedi k Soma'dan rahiplerce ilk sikmayla elde edilen aci bir bitkinin suyu olan ve yin e "haoma" diye adlandirilan sivinin takdimesi gibidir. Dakhmalahn özel hi zmetçileri vardir. Sabiîler günümüzde. Inananlar. Bu ayetlerden ikisinde Sabiîler. Bununla beraber Avrupali'larla evlenenler vardir. Ahura Mazdah'in Amesa Spentalari denilen alti sifati (veya melegi) arasindan biri Ardibehest seklinde Tanri'nin kozmik yaratici düzenini ifade eder k i asa da bu düzenle ilgilidir. Muhammed'e (sas)de. Yahudiler. Parsîlikte ayrintili takdime veya kurbanlar bir sistem içinde yürütülür. Hiristiyanlar. Yahudilerden. Hayatini dogru sürdürme. Dakhmalar'dan korkar. 2. Hiristiyanlardan ve Sabiîler'den. yasayan dinlerden oldugunu ortaya koymaktadir. "degismek". Onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir". Karun irmagi boylarinda yasamaktadir. bir Dinler Tarihi kitabi için de önemlidir. Araplar'in Hz. "ortaya çikmak". Iyi is (huvarsta). Atala rinin sahip oldugu "dini" terkederek tevhid esasina dayanan bir dini savunmaktan dolayi Hz.SABÎLIK 1. Hiristiyanlar ile. Irak'ta. [116] I. ayetlerin digerinde de Inananlar . Avrupa'da eski Iran kültür. Ortadog unun erken dönemlerinde önemli bir "dinî inanç" olarak yasamis oldugu anlasilan Sabitler in günümüzde sayisi oldukça azalmistir.[119] Kur'an'da adi geçe n Sabiîleri. bunun disinda inanç ve ibadetleri n tarihi gelisimleri hakkinda ne Kur'an'da ne de Hadislerde bir bilgi olan Sabiîle r'in kim oldugunu.[120] Kur'an'da sadece üç ayette kendilerinden bahsedilen. âyeti söyledir: "Süphesiz inananlar. "dönmek". bir Parsî Avesta nüshasini Fransa'ya getirerek. Al lah'a ve Ahiret Gününe inanan ve iyi isler isleyenler için Rablerinden ecirler (karsil ik) vardir. 3. fakat çogunluk günümüze kadar varligini devam ettirebilm istir. Firat ve Dicle irmaginin birlestigi bölge ile Iran'in Irak'a yakin kisminda. Iyi söz (hukhta). Yapilan arastirmalar Sabîl ik'in mensubu az da olsa.i yerlere "sessizlik kulesi" derler. Mecusîler ve "ortak kosanlar" ile beraber zikredilmekt edir. Bagdat ve B asra gibi sehirlerde de daginik sekilde yasayan Sabiîlere rastlanmaktadir. sabip olduklari dinlerin neleri içerdigini ortaya koymak günümijz içi n oldugu kadar. Parsîlerin az bir kismi diger dinlere dönmüs. "meyletmek" anlamlariyla irtibatlandirilmistir. Bugün Sabiîler'in sayisi 20. Bakara Sûresi'nin 62.

Bu literatürün dili. Sabitler. kutsal metinlerini genellikle papirüs ten veya metalden levhalara yazmislardir. bazi ibadetleri uygulayan ve ögreten bir rehber. Mandence'yi sadece ibadet dili o larak kullanmaktadirlar. Adem için bir evlilik düzenlendigi. Nasil dogdugu. Kur'an'in vahyedil-digi dönemde dinî b ir topluluk olarak Sabiîler'in varoldugunu göstermektedir. Yazmada kullanilan mürekkep özel olarak hazirlanmakta ve kullanmad an önce kutsanmak-tadir. Çünkü esas olan nasil inanilmasidir. Sabiîleri'in dili sayilan Mandence'dir.J3ünmüzde de Firat. bir ögretmen ve "kötii güçleri" yenebilmek gayesiyle "isik yolu"nu izleyenler e kytsal metinleri teblig eden bir tebligci olarak kabul etmektedir. Bu durum da. bir peygamber sözkonusu edilmemektedir. Kutsal metinlerde yazili olan ögretilerin yabancilar tarafindan görülmesine iyi gözle ba kilmamaktadir. Buna. Müslümanlarin hakimiyeti altina girmis ve onlara zimmîlik statüsü taninmistir. M. "dogrulugun peygamberi" ve "ilâhî elçi" olarak tanimlanmaktadir. Bundan dolayi sabiî kelimesinin "dönmek ile iglili degil bu " boy abdesti almak" anlamina gelen sabaa kelimesiyle ilgili olacagi ileri sürülmekted ir. Siradan Sabiîlere kutsal metinlerin okuyup yazilmasi ögretilm emektedir. 2000'li yillarin öncesine dayanan bir geçmise sahip oldugu tahminler aras indadir./ 786-833 M. Bir din kurucusu. Kutsal metinleri yazma isi rahiplere t ahsis edilmistir. Birbirine zit gibi görünen birçok konu yu bira-rada bulundurmaktadir. Sabiîlik. Buna sebep Kutsal Kitaplarindaki bilgiler göster ilmektedir. Ya hyayi. Sabiîlik'te önemli bir sahsiyet olarak kabul edilmekte. Dicle ve Karun nehirlerinin ken arindaki kasaba ve köylerde yasayan Sabiîler. dinlerin i lk tipidir ve Hz. Bu a nlayis dolayisiyle Sabitler. Sabiîlik'te bir din kurucusu. Sabiîiigin Kutsal Kitabi Ginza' da. ilâhî mesaji kendilerine getiren bir "elçi". "vaftiz olmak" (boy abdesti almak) g ibi anlama gelmektedir. Bu kaynaklara göre Sabiîlik. Ancak Hz. Sabiîler. kutsal kitaplarini çok siki bir gizlilik içinde korumusl ardir. genis bir dinî literatüre sahiptir. Bu dilde sabaa. Zaten Hicrî ilk yüzyilda Sabiîl er. Sabiîler'e göre Sab iîlik "Isik Elçisi"nce ilk insana ögretilmis ve ondan sonra nesilden nesile aktarilara k günümüze kadar ulasmistir. SabiîlerIn dili Mandence'dir. Yahya. günümüz bakimindan tasimaktadir. komsularindan ayri olarak yasamakta ve "kapali toplum yapilari"ni korumaktadir. Bu durum rahiplerin para kazanma istegine baglanmistir (Rahipler için k utsal metinleri yazma bir geçim vasitasi olmustur). Rahiplerden sadece bazisi ibadetlerde kullanilan Mandence'yi anl ayabilmektedir. Sabiîiigin ilk defa nerede ve ne zaman ortaya çiktigina dair çesitli görüsler vardir. hem Sabiî literatüründeki bilgiler hem de Sabiîler'in gizli ve kapali toplum yapilari sebep olmaktadir.Kutsal Kitaplari ve Kitap Anlayisi Sabiîler. onlar hakkinda degisik görüs v e kanaatler olusmasina yolaçmaktadir. Ibadetlerde kullanilan Mandence'nin manasini bilen ve a nlayan çok azdir.Ö. (Bundan dolayi Sabiîlik oldukça karisik ve karmasik bir dinî yapiya sahiptir.) olmus ve bu konuda degisik rivaye tler nakledilmistir.Kur'an'da ve Hadislerde Sabiîler'in yer almasi. peygamberi yoktur). Bu statü alife Me'mun zamaninda (170-218 H. . kim tarafindan kuruldugu veya yayildigi açik ve net olarak bilinmemektedir. inançlarina dayanak yaptiklari için. deri üzerine yazmak yasak oldugundan. Günlük konusmalari Arapça olan Sabiîler. onun egitildigi ve kendisine bir kadin bahse dildigi ve ailesinin çogaltildigi yeraimaktadir. [123] 2. Kutsal bilgilerin ehil olmayanlara gösterilmesi "zindiklik"tir.Adem ile birlikte ortaya çikmistir. Bunl ardan Sabiî kaynaklarindaki görüsler.

Bu cümlede. Bu özellikler. Bu kisma. karanlik güçlere ve düsmanlara kasi koruyucu sifa ve iba releri ifade eden metinlerdir. (boy abdesti) vaftiz ve ölülerle ilgili törenler hakkindadir. aydinligi. "Ruhlar Kitabi" da denilmeke-dir. Sag Ginza. belalalara. Bu temel ögreti. Bu "Yüce Varlik". "hayat" inancidir. ölüler için düzenlenen . ruh. Sabiîler'in temel kutsal kitaplarindan biri de Qolasta'dir. Bu bilgiler. serhler ve tefsirler bulunmaktadir.törenlerde okunmaktadir. Sabiîlik ögretisinin temelini olusturmaktadir. Sabiîlik'te çanak çömlek gibi objelerle madenî levhalar üzerine yazilmis sir metinler önemli er tutmaktadir. peygamber veya din kurucusu. baz i arastiricilari farkli kanaatlere sevketmistir. "Hayafin ne oldugu su sekilde belirti lmektedir: "Bütün islerin ötesinde olan kudretli. Sag Ginza (Ginza Ymina) ve Sol Ginza (Ginza Smala) gibi iki ana kisma ayrilmaktadir. bütün varliklari vareden bir "Yüce Varlik" inanci vardir. Digeri. Sabiîlik'te. 37 kisimdan olusmaktadir. karanligi . "Koleksiyon" ve "Övgü" anla mina gelen Ûolasta. sadece rahiplerin kul-lanndiklari meti nler de vardir. yukaridaki cümlede görüldügü gibi. yaratilis . rahipler ve rahip adaylarinin kavray abilecegi özel ve gizli bilgilerdir. Buna sebep. G inza'mn büyük bir kismini olusturmakta. Rahiplige geçis töreninde rahip adaylarinca okunm aktadir (Ehil olmayanlarin duymamasi için yüksek sesle okunmaz). herseyin ötesinde ve bilinemez oldugu açi klanmaktadir. Sabiîlik'te. ölüm ve ölümden sonraki hayat gibi temel esaslar akla gelmektedir. çesitli dualaar ve ilahiler. birbirine zit iki "güc"ün varligi ve birbirine rekabet temeline dayanan bi r"dualizm" vardir. Bu k itap. . Sabiîligin kutsal metinleri. "Hayat" inanci Sabiîligin özünü olusturmaktadir. en yücedir" ifadeleriyle son bulmaktadir.Inanç Esaslari Sabiîlik'in inanç esaslari. Bundan dolayi. bu konuyla ilgili Ifadelerin sifreler seklinde olmasi gösteril mektedir. dinî törenlerl e ilgili bilgiler vermektedir. genellikle hastal iklara. Sabiîler'in diger önemli bir kitabi da "Yahyanin Ögretileri"dir (Drasia d Yahya). Sol Ginza ise. Bahsedilen kitaplar disinda divanlar. kara büyü ve insanlara musallat olan seytanî ruhlara karsi yapilmis büyü bozma veya kötülüklere karsi iy i ruhlari çagirma mahiyetindeki sifreli ifadeleri ihtiva etmekteidir". Bu metinler. kötü ruhlara. günlük bir ibadet kitabi özelligindedir. Bunlardan biri.Sabiîler'in en önemli kutsal kitaplari Ginza'dir. Bu "güç". Sabiîligin kutsal kitabi Ginza'da. ruhun kurtulusu ve "öbür dünya" ile ilgili konulari ihtiva etmekte dir. Ginza. "Yüce Hayat ismiyle" ifadesiyle ba lamakta ve metin içerisinde de bu ifadeye çok sik rastlanmaktadir. Ginza Rabba (Büyük Hazine) veya Sidra Rabba {Büyük Kitap) gibi adlarla adlandirilmaktadir. Sa biî literatüründe "Hayat"m ne oldugunu net olarak ortaya koymanin zor oldugu belirtilm ektedir. genellikle "kötü ve karanlik güçler. Sihir ve büyük ile Ilgili metinler. Sihir v e büyü ile ilgili metinler vardir. Hatta dua mahiyet inde olan kutsal metinler. Günümüzde Hiristiyanlik gibi dinlerde varolan bazi "sir" tasavvurlarinin kaynagi Sabiîlige dayandirilmak istenmistir. "Hayat en üstündür. isigi. Bir dinde inanç esaslari denilince Yüce Varlik (Tanri). mitolojik ve kozmolojik konulari içermektedir. bilinmez Yüce Hayafin gücü ve ismiyle". çesitli konulardaki mitoo ljik tasavvurlar ele alinmaktadir. Bu kitapda genel olarak.[124] 3. Ilahiler seklinde olan bu kisim . Bunlar. ugursuzluk. verimliligi ve iyil igi temsil etmektedir. "Isik Alemi" olarak bilinmektedir. hayati. Ginza. "sir dinleri"ne ait özelliklere sahiptir. ayni zamanda Yüce Varligin niteligi. Sabiîlik'te temel kutsal kitaplardan baska. çesitli konulardaki gizli ögretileri ele almakta.

"Karanlik Alem"in disinda bulunan. Bu adlar ar asinda. yaygin olarak Isik Krali anlamina gelen "malka d nhura"n in kullanildigi belirtilmektedir. Yüce Tan de bas egmis. Isik Elçisi'ni (Manda d Hiia veya Hibil) Karanlik Alemin e göndermektedir. Bu "güc"e de "K ranlik Alemi" denilmektedir. yoklugun. Günümüzde Sabiîler arasinda. Gezegenler. kötü ruhlar. güzellik ve nu r içerisinde varliklarini sürdürmektedir. saf. Isik Alemi'nin basinda ola n "Yüce Varlik". Isik Krah'na karsi bir savas içindedir. yeniden ve temiz bir olusuma kavusmaktadir. Seytanlar. Bu is tegini gezegenlere açmistir. yeryüzünün karanlik ve kötü varliklarla doldugunu görmüstür. Bu güçler. "Yüce Hayat". kurakligin ve kötülügün temsilcisidir. kara sularla kapli. hayati ve verimliligi sembolize ed en Hayat'in kisilestirilmis hali olan "ilk Hayaf'tir. Bunlar. devler. Isik Krah'na (Tanri) yakarmis ve O'ndan yardim istemistir. Yaratici Güç Ptahil. Bunun üzerine Ptahil (Yaratici Güç). Isik Alemi'nin varliklari. eksikligin. Bu nun üzerine Ptahil. bir rekabet içerisindedir. yeryüzü ve insanin yaratilis sürecini baslatmaktadir. dünyanin yaratilisi ile ilgili inanis önemli bir yer tutmaktadir. yani onun bir k ismina hayat vermeyi basarmistir. bütün güçleri yok etmekt hersey. Bu âlemden biri. Karanlik Alem. Hiçbir sey. Bu "güç". Bu inani sa göre iki âlem vardir. Ptahil bu k arin disinda. Bu iki "güç". kutsal metinlerde. Onlarin rekabeti. ayni zamanda birbirinin ayr ilmaz parçasi ve birbirinin varliginin sartidir. "dünyanin s onundaki genel hesapta" bu güçlerin hesabi görülmekte ve Isik Krali. yüce Isik Krali'nm etrafinda. Isik Ale mi'nden aldigi hayat nurunu kullanarak kara suyu katilastirmayi. canavarlar. O'na dua edip yakarmis ve kötü güçleri reddetmistir. yeryüzüne hakim olacak bir varlik (Insan) yaratmak istemektedir. Bu iki zit "güç"den Isik Alemi'nin ba sinda "Yüce Varlik" yeralmaktadir. "Yüceligin Efendisi" ve "Kudretli Ruh" gelmektedi r. birbirini yok etmemekte. kötülük ve karanligin potansiyel bir güç olarak varoldugu bir âlemdir. birbirine ihtiyaç duymakta. Adem. tamamiyle . Sabiîlerin inancina göre "Isik Krali". basit ve kötü emell er ugruna insa edilen yeryüzünün islerini ve ihtiraslarini birakmis. "malka d hsuka" denilmekted ir. Bu güçlerin isteklerini bilen Yüce Varlik (Isik Krali). "Üçüncü Hayat" ve "Dördüncü Hayat" seklinde üç safhaya ayrilmak Bu safhanin sonuncusu olan "Dördüncü Hayat". Adem'e can vermeye güç yetirememistir. Sabiîlik'te. Bu güce. yeralti âleminin karanlik ve kötülügünden uzak. hayatin sekil almasinin ve düzeninin sartidir. Isik varliklarinin "Karanlik" i le Ilk temaslari maddî âlem. Ancak bu yaratma isi basarisizlikla sonuçlanmis. onla rin planlarini ögrenmek için. "Karanlik Kralfdir. Ilâhî ögretiyi alan "Adem". yaratilan va rlik cansiz bir varlik olmustur. Bu âlemdeki varliklar. Isik Krali da "Adem"i mükafatlandirmistir. "Isik Alemi"ne yöne lmistir. çirkinligin. Bu safhanin baslangici olan ve "Yüce Tanri"' ile birlestiren "Ilk Hayat" (Bi-rinci Hayat) ise hiçbir kötülügün ulasamadigi. degisik adlarla adlandrilmaktadir. "Adem"e can vermis ve ilâhî ögretiyle görevlendirmistir. dünyanin yaraticisidir. temiz ve yüce "Isik Alemi"dir. . Pta-hil. Sabiî dualizmindeki ikinci güç. "Karanlik KralTna dahil olan güçler arasinda bir müca dele vardir. Ptahil'In bu teklifini kabul etmis ve Ilk insanin (Adem) yatarilmasini uygun bulmuslardir. Ptahil diye isimlendirilmektedir. "Karanlik KralTnm olusturdugu dünya nin varliklaridir ve dünya üzerinde yerlerini almaktadirlar. kendi âlemleri di sinda olan Karanlik Alemi'ni ve oradaki varliklari merak etmislerdir. "Adem"i yaratmistir. Onlarin bu arzusu. "Yüce Varlik". "Karanlik Alem"dir.n. "Ikinci Hayat". "Isik Krah"na dahil olan "güçler"le. erkek ve disi bütün kötü varliklar. Bu âlemdeki güçler. "Ilk Hayat". hayat ve verimlilik ilkelerine sahip olan "Isik Alemi"ne karsi ilgi duymakta ve "Isik Ilkelerini ele geçirebilmen in yollarini aramaktadir. Bu sür eç. Isik Alemi'nde varolan varliklarda hayat ve verimlilik ilkeleri sebebiyle devamli bir hareketlilik ve canlilik bulunmaktadir. Is ik Krali. iyilik. Ancak sadece kara sudan yaratmayi basaramamis. vamp irler. Karanlik Alemi için bir dönüm noktasi olmustur. en üstün özellikl ere sahiptir ve bütün noksanliklardan uzaktir.

Onun kötü güçlere karsi savasirken kullanacagi maddî silahlari da vard ir. bayagi niteliklere sahip olmaktadir. Yine Ginza'da Havva'nin Adem'e es olarak verilmesi. Kötü güçlere karsi silah olarak kullanilan bu seyler. Sabitlikte ölüm. Abatur'un terazisi'nde tartildigina. kötü seylerden yüz çevirmisse. çocuklar ve onlard an insanligin çogalmasi anlatilmaktadir. peygamberi. "kurtarici gerçek" (kusta) olarak adlandirilmaktadir. Sabiîlik'te inanilan ve güvenilen bilgi Tanri'nin (Isik Varligi) bilgisidir. Bedenden ayrilan ruh. evlenmeleri. onun evlenerek çogalmasini ve kurtulusunu saglamak için bilgiler. Hz. dualar ve ibadetler ögretmislerdir. Isa ve Hz. Bu silahlar arasinda. Buna ragmen Sabiîler. zeytin ve menekse dalindan yapilarak basa giyilen küçük bir taç da bulunmaktadir. Sabiî metinlerinde. Sabitlerde insan. Sabiî i nanç ve Ibadetlerini yerine getirme konusunun büyük önderi olarak kabul etmektedirler. Sabiîler ruhun. Adem'i kötü güçlere karsi korumak. "yalanci". "kapkara elbiseler giymis" olarak bedeni terketmektedir. Bu. Adem'i dünyada yasamaya mecbur edecek komplolar hazirlamislardir. yeryüzüne hakim olan karanliga ve kötülüge son vermek içindir. mucizevi bir surette dogduklarina ve yetistirildikler ine inanilmaktadir. Bedenden ayrilan~ruh ise. Sabitligin kutsal kitabi Ginza'da "Ptahil dünyayi yarattiktan sonra Adem'i kendi s uretinde. Dünyada hayir isteklerinin eseri bir durum yasamis olan ruh. ona yardim etmek ve dogru yol da yürümesini ve "Isik Alemi"ne yükselmesini saglamak için "Isik elçisi"ni görevlendirmekted ir. Musa. Sabiîligin dini edebiyatinda peygamber "nbiha* terimi ile gösterilmekte ve onunla da Hz. cansiz bir hale gelmektedir. ruh (nisimta) ve nefes veya candan (ruha) olusm aktadir. Ancak Hz. "peygamberlik"e bakistan ve yüklenilen nitelikten kaynaklanmaktadi r. Hz. yeni bir hayatin baslangici. Onlar. Yahya kastedilmektedir. Sabitlerin inancina göre ruh. Yahya'yi dinlerini getiren ve Sabiîligi teblig eden bir peygamber olarak görmemektedirler. "yükselis yolculugu"na baslamaktadir . Hz. Adem'e karsi planlar düzenlemis lerdir. Sabiîlik'te gerçek anlamda bir "peygamberlik inanci" bulunup bulunmadigi tartisilan b ir konudur. Sabitligin "Isik Tanrisi" tarafindan insanlara bildirildi gini ve dinlerin ilk örnegi oldugunu kabul etmektedirler. Hz. Sabitlerin inancina göre ruhun yeryüzüne indirilmesi ve bir bedene so kulmasi. Anc ak Isik güçleri. "katliam çocugu" gi bi sifatlarla anmaktadirlar. Dünyad . Ancak Yahya'nin yeni bir ögreti getirdigini ve bu ugu rda mücadele ettigini kabul etmemektedirler.Ilk insan "Adem"in bu durumunu "kötü güçler" kiskanmistir. kendi benligini unutu p yanlislar yapmaktadir. Isik Krali tarafindan Sabiîligin örnek temsicileri olmak ve Sabiîligi ruhla ra ögretmek için gönderildigine. mezardan çikarak 45 gün sürecek bir yolculuga baslamaktadir. Can veya nefes. maddî âleme yalniz gelmekte ve saskin vaziyette durmaktd air. Muham-med Sabiîlerce olumsuz olarak degerlendirilen sahsiyetlerdir. ruhun beden hapisha nesinden kurtulup "Isik Alemi"ne yükselmesi yolunun ilk adimidir. Yanlisa ve yaratilisa aykiri hale düsmemek için Tanri. bedenden ve yeryüzünden ayrildiktan sonra. Kötü güçler. Bu bilgi. Ruh bedenden ayri linca beden. ibrahim. kötülük peygamberi". dünyada "ilahi mesaj"a uygun yasamis. Çünkü onlar. Yahya"yi kendi peygamberleri olarak açiklamaktadirlar. ruh ile hayat kazanan bedenin her türlü arzu ve ihtiraslarin i ifade etmekte. Sabiîlerin günlük adetlerinde de kullanilmaktadir. ceset (pagria). Bu durumda o kötü ve karanlik güçler tarafindan kusatilmakta. Tanri'nin takdiri ol arak algilanan bu durum kutsal kitap Ginza'da yeralmistir. Bunlarla ilgi li menfi kanaatlar vardir ve onlari. Bu bilgi de ancak Tanri'nin bildirdigi kadar bilinen bilgidir. Isik Elçisi (Ilahi Elçi) sahip oldugu "kutsal bilgi" sayesinde kötü güçler karsisinda ba sari saglamaktadir. Havva'yi ise Adem'in suretinde yaratti" seklinde ifade bulunmaktadir. günahlarindan arin diktan sonra can ile birlestigine ve beraberce "Isik Alemi"ndeki makamina gideceg ine inanmaktadir. bir yokolus degil. Bu önderlerin.

Sabiîlerin en bariz özelliklerindendir. tarih boyunca hep irma k kenarlarinda yasamaya gayret etmislerdir.Vaftiz (Boy Abdesti) Vaftiz. kurtulmak için Tanrid an yardim istemektedir. Bunlardan birisi. Bu isim. Dünyada ilahi mesaja uygun yasamayan. Birinci e ngeli geçen "Abaturun terazisi"ne ulasmaktadir. sirayla "Isik Alemi"ne alinacaklardir. Bunlari yeryüzü ve gezegenler takip edecektir. Iyi ruhl ar. "Abatur terazisi"nde yapilan hesabi basariyla verdikleri için. gezegenlere dönüp cezalarini çekerek t emizlenecegine inanilmaktadir. Bundan* dolayi Sabiî. dünya hayatinin sonunda "Kiyamet Hayati"nin baslayacagi kabul edilmekted ir. "Ilâhî Bil gi"ye ulasmak ve bayagi âlemden kurtulmak imkansizdir. günahkar ve kötü ruhlar Için olacaktir. Bu kötü ve günahkar ruhlarin Kiyamet'ten sonraki "Hesap Günü"ne kadar iskence görecekleri kabul edilmektedir. Vaftiz veya "Boy Ab-desti"nin su ile . Su ve suya girmek Sab iîlikte. Kiyametle beraber yeryüzünden kurtarilan günahkar ruhlar ile daha önce dünyadan ayrilarak iskence gören ruhlar. hizla "Abatur terazisinden geçip "Isik Alemi"ne yükseleceklerdir. Uygun ortam da. Sabiîlikte vaftiz. günahlarindan arinmis olarak. hesap verdikten sonra. inancin ve ibadetin temelidir. Sabiîlikte vaftiz. dün yada isledikleri günahlar oraninda iskence görmektedir. buradan çikaca k ve Isik Elçisi Hibi! Ziva tarafindan "vaftiz" (takdis) edileceklerdir. Kiyamet sirasinda y eryüzünde bulunan iyi ruhlar da. genelde. bu tartilmada yeterli görülerek yoll arina devam edecegine ve "Isik Alemi"ne yükselecegine" günahkar ve kötü ruhlarin ise günah lari oraninda cezalarini çekmek üzere tekrar geriye. Matartalarda azap çekmektedir. özellikle akarsu ile olmasi önemlidir. Bu ibadetler de Vaftiz (abd est). Burada iskence gören ruhlar. Dua (namaz). "Isik Alemi"ne ulasmis ve orada yerlesmislerdir. günahkar ve kötü ruhlar ise aci çeke çeke "Abatur terazisine ul asacaklar ve orada tartilacaklardir.a iyi durumda olan ve iyi yasamis olan ruhun yolculugu 40 gün sürmektedir. eza ve cefa görmektedir. "Ilâhî Bi!gi"yi elde edebilmesi için ruhun. cehennem ola rak nitelendirilecek "Suf Denizi"ne atilacak ve orada cezalarini çekeceklerdir. Ayin ve Yemekler. [125] 4. Bu iskenceyi yapan yerler Ma tarta adi verilen gezegenlerdir. Matarta-lari (gezegenleri) hizla geçip "Abaturun terazisi"ne ulasmaktadi r. dünyayi kusatan yedi gezegendir. bazi ibadetl erin yerine getirilmesiyle. [126] a. Kisi nin kurtulusu için ibadetler ilk basamaktir. Oruç. iki görev ifa etmektedir. Ikinci engel ise Abatur terazisi"dir. "Hayat Sulari"na girip çikmaktan ibarettir. Firat. dini emir ve yasaklara uyulmasiyla olusmaktadir. kötülük yapmis ve kötü bir yasayis içinde bulunan ru ise. öncekiler gibi. Bunlardan birisi. önceli kle kendisine uygun bir ortam hazirlamasi lazimdir. Kiyamet'en önce hava zehirlenecek ve bu zehirlenmeyle bütün canlilar yok olacaklar dir.Ibadetleri ve Anlayislari Sabiîlikte insani kurtulusa götürecek yol. Sabiîlerin ana vatani olarak Ürdün Nehri'nin havzasinin bilinmesind en kaynaklandigi görüsü hakimdir. Bu denizde günahlari oraninda kalan ruhlar. Bu bilgiyi elde e tmek için gayret göstermek gerekmektedir. daha önce. Ruhlar. "Ilâhî Bilgi"yi elde etmektir. gidecegi yere ulasmasi için iki engelle karsilasmaktadir. Sabiîlerin inancina göre ibadetsiz. Sabiîlere göre Ürdün. Kurban gibi uygulamalardir. Sabiîlikte. Temizlenen ruhlar. Ruhlar günahlari oraninda iskence. Iyi ruhlar. Kiyamet'ten sonra genel bir hesa p dönemi baslayacaktir. bu engelleri geçerken. gidece kleri yere. simsek hiziyla. Isik Alem i'ne dogru yola çikan ruh. manevi kirden ve pist . yani Yardna'dir. Dünyada ilahi mesaja uygun hareket e tmis ruh. Safiîlikte vaftiz suyuna Yardna (Ürdün) adi veril mektedir. Bu hesap. Iyi ruhlar. Dicle ve Karun irmaklari "Haya Suyu"dur.

belli sira ve kurallar dahilinde yapilmaktadir. sonra sol ayagini bir defa suya sokara k vaaftizini tamamlamaktadir. o gün. yani güîiahlardan temizlenmektir. en önemli vaftizdir ve her Sabiî nin. "Tam vaftiz" olarak adlandirilan mas buta. Digeri. [127] b. önce adayin basini eliyle tutar ak. önceden hazirladigi yiyecekten yedirmekte ve elinde tuttugu su kabindan su içir metedir. en az haftada bir gün yapmasi gerekmektedir. "tamasa" denilmektedir. rüya a bosalmak nehre üç defa girip çikmak seklinde vaftiz olmayi gerektirmektedir. Bu vaftiz sirasinda. tuz ve benzeri maddelerin üzerinde yeraldigi çamurdan yapilmis bir masa. bir sise. Vaftizde sol elin kullanilmamasina dikkat edilmektedir. Bu kirlenen her Sabiînin yapmasi gereken vaftizdir. Sabitlerin bütün hayatini kusatmaktadir. kavga etmek ve küfretmek gibi günah say ilan fiillerden sonra da bu vaftizin yapilmasi gerekmektedir. rahip. sonra üç defa yüzün ikamaktadir. Vaftizden sonra rahip. "risama" adi verilmektedir. Pazar günü disinda evlilikte. Yalan söylemek. Haftanin bu günü de Pazar'dir. yapilis sekline ve zamanina göre üç çesittir. eliyle basina üç kez su atmakta ve bu hareketleri yaparken cfua okumaktadir. akar sularda (nehirlerde) veya akarsuya "bagli "vaftiz hav uzlarinda yapilmaktadir. Sabitlikte vaftiz. Tam vaftiz (masbuta). rahibin gözetiminde. tahta parçasi. Son olarak önce sag ayagini iki defa. sonra. Bu elbiseye "rast a" adi verilmektedir. Bu da ra-hipsiz ve nehre üç kez dalm a yapilmaktadir. Sabiîlikte üçüncü çesit vaftize. cinsî münasebette bulunmak. Vaftiz sirasinda hem vaftizi yaptir an hem de vaftiz olanlar beyaz tören elbisesi giymek zorundadir. Bu vaftiz. nehre girmeden önce ellerini. Bundan sonra iki parmagini nehre sokarak üçer defa kulaklarini yikamakta ve avucuna su alarak üç defa burnunu temizlemektedir. Her Sabiî'ye bu du alar çocuk yastayken ögretilmektedir. sonra da kadinlari vaftiz etmektedir. çömelmis olarak duran adaylarin arkasinda kapanis du asi okumaktadir. Bu arada. Üç defa neh re girip çikan Sabiî. dogumd an ve "âdeften sonra bu vaftizi almaktadir. Yüce Varligin (Isik Krali) dünyadaki te msilcisi olan "Hayat Suyu" ile karisarak. Kadinlar. Ölüye dokunmak. "rastalari (beyaz elbi seler) üzerine siyah çarsaf giymektedir. tütsü kabi. her gün. Bu vaftiz sirasinda çesitli dualar okunmaktadir. tekrar su kiy isina gitmekte ve sag eliyle sag koluna üçer defa su atmaktadirlar. susa m yagi. Bu vaftizler masbuta. Kadin ve erkeklerden olusan cemaatte rahip. Bu vaftizde rahibe ihti yaç yoktur. taze menekse dallari ve tören sirasinda rahibin tasidigi sopa gibi ayin objeleri hazir bulundurulmaktadir. v aftiz olup çiktintan sonra. Bunlari yaptiktan sonra avucuna aldigi su ile üç defa agzini çalkaiamaktadir.ikten. Yüce Hayat'in (Tanri) bir parçasi haline g elmektir. Bu vaftizi yapacak bir Sabiî. Üçer defa dizlerini ve bacaklarini yikamakt adir. erkeklerden farkli olarak. bu vaftizi. r sama ve tamasa olarak isimlendirilmektedir. nehir kiyisinda siraya geçip rahip tarafindan susam yagi yla soldan saga dogru üç defa meshedilmektedirler. gün dogmasindan v e dinî törenden önce yapilmaktadir. Tam vaftiz. Bu vaftizde okunan dualar vardir. Tam vaftiz ra hip gözetiminde yapilmaktadir. dinî gün ve bayramlarda. kötülüklere karsi korunduguna inanm aktadir. Bütün adaylar. Günlük olarak yapilan "risana vaftizi" alan her Sabiî. üç defa suya daldirmakta. Kadin. Meshedilen adaylar. su kabi. sonra islak parmagiyla sol kulaktan sag kulaga kadar üç de fa meshetmekte ve nehirden avucuyla üç defa su alarak adaya içirmektedir. V . dogumda. Her Sabiî bunu kendisi yapabilmektedir. duadana ibarettir. ölüye dokunmada. Risama vaftizi Islam'daki abdestle benzerlik gös termektedir. Dua. Sabitlikteki ikinci vaftize. Vaftiz olanlara r ahip. Daha sonra eline su alarak alnini soldan saga dogru olmak üzere meshe tmektedir. ciddi hastalikta ve yolculaktan dönüste masbuta (tam vaftiz) vaftizi yapilmaktadir. önce erke kleri.Dua (Namaz) Sabiîlikte "namaz". un.

diger ibadetlerde oldugu gibi. etinin t emizligi ve sihhat kaynagi oldugu söylenmektedir. sekli bir ibadet tarzi hükmündedir. Sana ait ol mayan evli kadina yanasmaktan uzaklasarak vücudunla oruç tut. Kötü yalanlara k arsi agzinla oruç tut... Ibadetin her çesidinde d ua vardir. Iff fetsiz göz kirpmalara karsi gözlerinle oruç tut. dudaklarin O'na hamd etmesi de istenmektedir. kiskançlik ve kavgayi barindirma. Isik varliklar ve ata ruhlari disindaki var liklara dua etmek yasaktir. diger ibadetlerin ayrilmaz bir parçasi gibidir. Koç ve güvercin kesilerek kurban ibadeti yerine getirilmektedir. Kuzey gibi algilanmaktadir. Büyük Oruç da su sekilde açklanmakta : "Bu dünyanin yiyeceginden. Sabiî kutsal kitabi Ginza'da inananlar. Çünkü S abitler. Sabiîler. günah ve kötülüklerden uzak durmak sek inde degerlendirilmektedir. kötü fiil ve davraislardan kaçinmakla oruç tutmaya çagrilmaktadir.. Ginza'da inananlar. [129] d. Kurban edilen hayvanin temizligine inanilmaktadir." .. içeceginden uzak durmak seklindeki bir oruç degildir. Kötü düsünceleden sakinmak için kaplerinle oruç tut ve kalplerinde kötülük. Günümüzdeki Sabitlikte dua. günlük duaya (namaza) davet edilmekte. günde 5 vakit dua etmele ri istenmektedir.aftizlerde ve ayinlerin her aninda dualar yer almaktadir.Oruç Sabitlikte oruç[130] önemli bir yer tutmaktadir. Rahibin kesim sonrasi elindeki sopayi nehire atmasi. Bundan dolayi kible. düzenli olarak.. Kurban töreni öncesinde rahibin biçak ve sopa ile yikanmasi. ayri bir ibadet tarzi degil. Sabitlerde kurban bir rahip veya rahip yardimcisi vasitasiyle yerine getirilmekte dir. Sana ait olmayan sey lerin ardindan sinsice gitmekten sakinarak oruç tut. Oruç. kötülüge bakma ve onu yapma. Kurban töreninde 5 hususa dikkat edilmektedir. vaftiz olup te mizlenmeyen kimsenin kurbana dokunmasina izin verilmemektedir. Kurban canlidir. Yüce Tanri'nin adi. Hayvan bogazlanirken rahibin elinde 15 cm uzunlugunda bir sopa tutmasi. Yüce Tanri Malka d Nhura lle. Kurban geleneginin Isik E lçisi Hibil Ziva (veya Manda Hiia) tarafindan em-redildigine ve ilk defa O'nun tar afindan uygulandigina inanilmaktadir. Sana ait olmay an kapilara kulak misafiri olmaktan sakinmak için kulaklarinla oruç tut.O'un emrindeki Isik Elçisi Manda d Hi ia'ya gibi isik varliklara yöneliktir.. dualarina/namazlarinda da Kuzey'e yönelmekt edir. Isik Krali'nin mekanin Kuzey olduguna inanilmaktadir.Kurban Sabitlerde kurban. Sabitlerin duasi. "Büyük Oruç" tutmaya çagrilmaktadir. Bunlar söyledir: Kurbanda demir biçak kullanilmasi. Cinayet is lemekten ve hirsizlik yapmaktan sakinmak konusunde ellerinle oruç tut. âyin ve tören yemeklerinin bir parçasidir. Bundan dolayi. günah. kesim sirasinda rahibin yönünü Kuzey'e çevirmesi. "Yüce Hayat'in ismiyle" ifadeleriyle baslamakta ve "Hayat Yücedir". Ke silecek kurban hayvanini kulagina. "Ha yat en üstündür" ifadeleriyle sona ermektedir. [128] c. Ancak kutsal metinlerinde dua. Sabiî dualari. Bunun yaninda günün 7 saatinde ve gecenin üç vaktinde gözlerin Tanriya yön lmesi. kurbanin fazileti. yalanciligi ve dolandiriciligi sevme.

Sabiîlige mensup olan herkes. Sabiîlikteki mabed. Bu günlerâe ölen kimselerin ugursuz bir ölümle öldükleri kabul edilmekte ve bu günl e ölmek bir Sabiî için felaket sayilmaktadir. seçkin bir sinif degildir. Siradan bir Sabiînin buralara girmesi yasaktir. Bu 5 gün. penceresiz basit-yapilardir.Kutsal Günler ve Bayramlar Sabiîler. Sabiîler. Sabiîlerin dinî bayramlari da vardir. yilin ugursuz günlerindendi r. yilin bazi günlerinde et yem emek suretiyle "oruç" tutmaktadirlar. Bu günlerde Sabitlerin disariya çikmasi. Panja veya Parvania'dir. Bu bayram. Bu bayram için vaftiz ve özel tören yemekleri hazirla maktadir. yönü Kuzey'e dönük. Bu kulübeler. manevî kirlenmenin s ebebidir. Onlar. irmak kiyisinda yapilan. yilin i lk ayi olan Qam Daula ayinin baslangicinda yapilan yeni yil bayramidir. Nevruz Rabba da demektedir. Sabiî literatüründe mabed için maskna terimi de kllanilma ktadir. Bu bayram. tören elbisesi giymektedir. Bundan dolayi mabed ta pinaktan daha çok. Kulübenin kapisi. âyin ve ibadet kulübesini. sadece rahipler girebilmektedir. Dihba Hnina'dir. rahip olabilmektedir. daha çok sembolik bir yapidir. "ayin kulübesi"dir. Çünkü bayram günü hayvan kesmek yasaktir. [131] 5. Bu binalarda demir ve çivi kullanilmamaktadir. Bu bayram. Bununla be raber rahip olabilmek için kisinin gerekli ve istenen sartlari tasimasi gerekmekte . Bu kulübeye. Taura'nin 18. ilk insan A dem'in Isik Elçisi tarafindan vaftiz edilisi hatirasina yapilmaktadir. Sabiîlerin kutladigi diger bir bayram.Mabed ve Mabed Görevlileri Sabiî mabedlerine mandi ve manda denilmektedir. Günü baslamakta ve üç gün devam etmektedir. Sabiîlikte rahiplik vardir. Mabed. [132] 6. Ugursuz günler kötülük ve karanligin hakim oldugu günlerdir. yilin belirli günlerini kutsal gün^ve bayram olarak kutlamakta. Kulübelerin önünde vaftiz içi n havuz bulunmaktadir. Kutsal metinlerde manda. Ancak rahipler. Sabiîler b u bayrama. vaftiz olmak ta. Bu bayramda Sabiî. Kutsal Kitaplarinda yeralmamasina ragmen. bir grup olusturmaktadir. Sumbulta ayinin sonu ile Gam Qaina ayinin baslangi ci arasinda yer alan 5 ara günde kutlanmaktadir. disaridaki islerini yapmakta ve bayramda kullanilacak et için hayvan kesmektedi rler. güney tarafindadir. Sabiîlerin kutladigi diger bir bayram. Dihba Rabba Bayrami'dir. belli durumlarda. Bu bayramda vaftiz olmaya büyük önem verilmektedir. is yapmasi ve çesitli etkinliklerde bulunmasi yasaktir. bazi günleri de ugursuz ve kötü gün olarak degerlendirilmektedir. Bu günler boyunca yapilan dualarin ve yapilacak ibadetlerin kesinlikle kabul ed ilecegine inanilmaktadir.Günümüzde Sabiîler. Bu bayram. Danja'dan 90 gün sonra Dihba Daimana Bayrami kutlanmaktadir. diger dinlerdeki mabedler gibi cemaatin içide ibadet ettigi beli rli bir yer degildir. bimanda ve ya bitmanda seklinde geçmektedir. Bu bayram arefesinde Sabiîler. Bu bayramlarin arasinda en önemli bayram. dünyanin en kutsal ve temiz mekani kabul etmektedir .

dört gruptur. nesr. Our Religions. . kutsal kitapfarinda y asak olmamasina ragmen. 99-149. "La Chine Depuis les Han". 35-38. Parrinder. 40-61.Wing-tsit Chan. Confucianism. din görevlisi sadece rahipl erden ibaret kalmaktadir. London 1975. Kisiyi'sarhos eden alkollü içkiler in içilmesi. III/375-382. . . soyunda z indiklarin veya dininden dönmüs olanlarin yeralmamasi vardir. R. Istanbul^ 935t370-377. 126. . 89-93. London 1971. Histories des Croyances et des Idees Religieus Paris 1981. saç kesmemeye pek uyulmamaktadir. 411-413. Kutsal metinlerde rahibelere de rastlanma ktadir.E. Histoi-res des Religions . G. dinî kurallara göre kesilmeyen ve Sabiî olmayan birisi tarafindan kesil en hayvanin etinin yenilmesi yasaktir. . mümkün degildir. 166. .Konfüçyüs. rahip (tarmida). The Chinese. Dunstheimer. Çev. R ahipler disinda. Zachner. Bir Sabiînin gizli ismi (malvasa). Brovvn. 398-400. . Bu sartlar arasinda. . kendiliginden ölen veya baska bir hayvan tarafindan öldürülen hayvanlarin eti nin yenilmesi. London 1974. Sabiî bir aileden dünyaya gelen her çocuk. A Guide to Religions. The Great Reiigions of the Modern World. Bu isimlerin birisi gizli is mi (astrolojik ismi).Lewis Hodoüs. A Book of World Religions. 89-96. Bunlar.Konfüçyüsçülük . Sabiîlikte rahip ve rahibe ayrimi yoktur. Lonclon 1975. Parrinder. Muhaddere Nabi Özerdim. Atalarina dua ve niyaz onlarin gizli ismiyle yap ilmaktadir.dir. on un dinî âyin ve törenlerdeki ismidir. özellikle rahip çocuklarinin saçlarinin kestirilmemesine önem verilmektedir.Cheng te K'un. . 357-374.G. Confucianism.David A. .A. iki isme sahiptir. Ancak günümüz Sabitlerinde rahibelere rastlanmamakta. vücut arizasinin bulunmamasi. Çocuklarin. gizlilik ilkesine uymak zorundadir. digeri de dünyevî ismidir. London 1969. Hilmi Ömer Budda. C. rahip yardimcisi (asga nda).E. G. Disaridan kimsenin Sabiî olmasi. The Concise Encyclopedia of Li-ving Faiths. "Religions of China". Rahip olacak kimsenin evli olmasi sarti aranmamakta. New Jersey 1947.Bölümün Bibliyografyasi A. Asian Religions. .Guiliaume H. fakat evli olmasi ideal olarak görülmektedir. C. Parinder. cemaatin otomatik ola rak üyesi kabul edilmektedir. Sabiî cemaatine dahil olan herkes. Konusmalar. basrahip (ganzibra) ve lideri (ris ama)'dir. Dinler Tarihi.Mircea Eliade. Sabiîl ige giris töreni yoktur. London 1965. The Great Asian Religions. sünnetli olmamasi.E. . Sabiîlige dahil olan her kisi. [133] IV. London 1977.A. The VVorld's Living Religions. Graham. günümüzde. 79. Sabiîlikte yemeyle ve içmeyle ilgili kurallar vardir. Editions Gallimard 1976. Ankara 1963. Rahipler de.

Chinise Religions From 100 B. .E.Lao-tzu. London 19 71. Les Grands Philosophes de L'Orient.F. '" . Winston. . A. . Orpheus.Marguerite-Marie Thiollier. Dictionnaire des Religions.A Dictionary of Comparative Reiigion. S. The Religions Experience of Mankind. 1/217220. Niels L.C. Brandon. Howard Smith. Dobson.A. 188-196 . 1947. 82.C. "Taoism".Taoizm .A.H. . Histoire Generale des Religions. Konfüçyüs. .G.H. 1971.G. Paris 1952. II I/30-46. R.Ninian Smart.Ezra Pound. 374-393.G. E. 97-102. "Taoism". London 1977. Dunstheimer. Tomlin. . Religions of Mankind Today and Yesterday. . . Çevr. 435-43'8. Religions of China. London 1970. 601-602. 22-44.G. Paris 1981. U.Lin Yutang. [134] B. Lin Yutang. . Gr. . . Jensen.Mircea Eliade. Brown. Ringgen-Ake V. The VVorld's Living Religions. . J. 264-276. . 1X-XIII.David A.C. Guide to Religions.Werner Eichhorn. 189-2 03-5. Istanbul 1981. Gallimard 1976. Çev. "The Religions of China". A Reader's Guide to the Great Reli gions. .Saloman Reinach. . New Jersey . An Intelligent Person's Guide to the Reli gions of Mankind .D.Levvis Hodous. London 1974. Muhaddere Özerdim. to the Pre-sent Day. The VVisdom of China. The Great Asian Religions.Guiliaume H.S. London 1969.VV. 194-206. Yücel. A. Beigique 1982. . London 1954. tr.H. 98-103. 90-105. Çevr. nesr. III/388-392. Paris 1976.C.The VVisdom of Confucius.VVing-tsit Chan.F.G. "La Chine. 97-101. London 1975. Parrinder. The Great Religions of the Modern VVorld. . New York 1938. 398-401. Ström. The Concise Encyclopedia of Living Faiths. Joahim Schoeps. Book of VVorld Religions. London 1967. London 1977. Asian Religions. . 12-13. Britain 1977. Depuis Les Han". Ed.E. A. Çev. . London 1975. Britain 1966. Gr. 85-87.. 1 50-162. . Parrinder. Histoire des Croyances et des Idees Religieuse. G reig. Taoizm. Parrinder. Histoire des Religions. Ankara 1963.E.

Strörn. VVinsîon. . 1/221-223. Çev. . Les Grands Philosophes de L'Orient. J. Tomlin. The VVorld's Living Religions. .H.E.H.G. .Ninian Smart. N.S.Sintoizm . 164-168. London 1977. Dinler Tarihine Giris.Histoire des Religions.A. E.Lin Yutang. J. 141-178.Joseph M. Orpheus. London 1977. Gallimard 1976. The Great Asian Religions.Salomon Reinach.D.C. Ankara 1983.A. Shinto.E. London 1954.L.G. 408.G. Parrinder. Parrinder. Howard Smith. The ReligIous Experience of Mankind. Greig. Japon Kültürü. 185-188. Paris 1976. Yasayan Dünya Dinleri. An intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. 211-220.C. Holtem.G. Sadak. . The Great Religions of the Modern VVorld. A Guide to Religions. Our Religions. 180-184. Ringgren-Ake V. London 1971. Brandon. tr. Reader's Guide to the Great Re ligions. IM/495-540. Asian Religions. Gr. Shintoism.Ninian Smart.Joseph M.E. 256-264. Britain 1977. Reiigions of Mankind. .Annemarie Schimmel. 396-398. . 53-57. .F. 81-115. Joachim Schoeps. .H. G.Ekrem Sarikçioglu. . Çev.A Dictionary of Comparative Religions. N. . London 1967. 81. 575. London 1973. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. Greig. . 16-19. Parrinder. Bovvnas. 247.D.G. Religions of Japan.. London 1977. . Ringgren-Ake V. . 62-69. 168.A. Brown. Istanbul 1983. nesr. U. . Religions of Mankind.H. Jens en. Ankara 1955. 342-357. 131. Masdusî. Ed. A. . John Levvis. The Wisdom of China.Bozkurt Güvenç. 1971. "The Shintoists". Britain 1966. . Britain 1 966. . [135] C. A Book of VVorld Religions. R.A. London 1970.C. Çev. Chinese Religions. Istanbul 1981. 238-305. The Reiigions of Japan. Ström. Kitagavva. The Concise Encyclopedra of Living Faiths. New Jer sey 1947. Background to the Long Search. . London 1965. 69-112. 116-135. 35. London 1974. S. 111-124.G.F. . London 196 9. Gr. Kitagavva. 23-65.Daniel C. Paris 1952. 250-267. . Gr.

Jean Swyngedouw. Çev. 62-66.Ismail Hami Dânismend.. 61-93. Il/ 504-507. Gr. .C.Saadet Çagatay. Ankara 1939-1941. [136] D. Besim Atalay. Istanbul 1979. Pari s 1951. Konya 1978.Geleneksel Türk Dini . Schoeps.Ninian Smart. sahife: 199213. .S. VVinst on. Ankara 1972. Istanbul 1986. "Shinto". Ankara 1995. Baslangiçtan Günümez Türklerin Dini Tarihi. 252-258. . .Mircea Eliade. "Türkçe Dinî Tabirler". Ankara 1997. Orhun Abideleri. . Woodwrad. 18-98. . Le Chammanisme et Les Techniques Archai-ques de L'Extase. Paris 1984 I M/9-30. Bahr el Câhiz. . Eski Türk Dini Tarihi. The VVorld's Religions. 23-24. 197-201. Traite d'Histoire des Religions.H. 268-278. . l-lll. . 60-82.Abdulkadir Inan. . . Britain 1977. Türk Irki Niçin Müslüman Oldu. Tarihî Hakikatler.Mircea Eiiade.Ünver Güney-Harun Güngör. 136-151.Annamarie Schimmel. . The Religious Experience of Mankind. Istanbul.Kasgârli Mahmud. "Orta Asya'da Mani Dininin Yayilmasi ve Türk Kültürüne Etkisi". 199-203. .Ibrahim Kafesoglu. Divanu Lugati't-Türk. Ramazan Sesen. Ekim 1989.J. 8. . Türk Dünyasi Arastirmalari. Çev. 1-62 vd. Azerbaycan Türklerinin Dini Tarihi ve Halk Inanislari {Basilmami s Yüksek Lisans Tezi). An Intelligent Guide to the Religions of Mankind. 17-27. Fran-ce 1983. Paris 1975. Ankara 1980. Necati Lugal Armagani.Muharrem Ergin. Ankara 1955. 72-90. Hilafet Ordularinin Menkibeleri ve Türklerin Faziletleri.Durmus Arik. R. Dictionnaire des Religions. 141-165. 257-269. . Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses. 22-47. Ankara 1967. Ankara 196 -Ismail Hami Dânismend. 1576-157 8. Istanbul 1976. London 1965. Tarihte ve Bugün Samanizm. Sayi: 62. Dinler Tarihine Giris. London 1977. 191-197. Background to the Long Search.Harun Güngör. London 1967. .Ebu Osman Amr b. . Eski Türk Dini. . Shinto.C.Ninian Smart.Mircea Eliade. .Abdulkadir Inan.

Hakki Dursun Yildiz. VVilhelm Schmidt. . Sibiryadan. 22. 212-240 vd. Ringgren-A. . . Aykut Ka-zancioglu.Osman Turan. Çev. 1/55-71. Ankara 1 954. Çev. Ankara 1985. 17-31 . . "Eski Türklerin Dini".P. Ankara 1955. 3-42 vd. B. Ibrahim ve Hanif-lik. Nisan 1984. Haz. I-II/59-80. Türk Kültür Tarihine Giris. 302-317. . "La Religion des Turcs de l'Orkhon des Vll'e et Vlll'e siecles ". The Encyloedia of Religion. Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkuresi Tarihi. Ilahiyat Fakültesi Dergisi. Sibirya'dan Seçmeler. Islâmiyet ve Türkler. Istanbul 1979. I. .Oguz Destani. 129-142 vd. Istanbul 1986. Çev.Ekrem Sarikçioglu.W.Ü. Bogaziçi Dergisi. .Hikmet Tanyu.Hikmet Tanyu.H. Uluslararasi Türk Folklor Kong resi Bildirileri. Ankara 1986. Istanbul 1965. [137] . Türk Dili ve Edebiya ti Dergisi. .Münir Yildirim. Paul Roux. N ew York 1987. .G. 199-231. Dinler Tarihine Giris. Edebiyat Fakültesi Türk Dil i ve Edebiyati Dergisi. Türklerde Tasla Ilgili Inançlar. Istanbul 1982. M. 1-24. 148162. Ahmet Temir.Jean-Paul Roux. A. Ankara 1987. Islâm Kaynaklarina Göre Hz.Ü. V. Istanbul 1980. I-IV. . Istanbul 1994. Ankara 1978. "Islâmiyetten Önce Türkler'de Tek Tanri Inanci". Sa. Türklerin ve Mogollarin Eski Dini. Istanbul 1994.W. Ed.Saban Kuzgun. Türkler'in Dinî Tarihçesi. Çev. Çev.J.Hikmet Tanyu. A. Ankara 1979.Hikmet Tanyu. Ström. (Basilmamis Yüksek Lisans Tezi). . Istanbul 1978. Sadettin Buiuç. XIV/63-80. 14-15 . Paul Roux. . Radloff. 28-31.Bahaeddin Ögel. . "Türklerde Atesle Ilgili Inançlar"."Ibn Fadlan Seyahatnamesi". Ankara 1996. 88-98. I. Dinler Tarihi. Istanbul 1983. Revue de l'Histoire des Religions.Bahaeddin Ögel.W. Ankara 1976. London 1966. . 107-14. . XIII/75-90. Zeki Velidî Togan.P.J. Schmidt. Islâmliktan Önce Türklerde Tek Tanri Inanci. "Tukue'lerin Dini". Ahmet Temir. 1962. 240. "Turkic Religions". Sadettin Buluç. XV/87-94.Abdurrahman Küçük. . 38-61 vd. sf. Hikmet Tanyu ve Türk Dini Tarihi Arastirmalari Üzerine Bir Inceleme . Lütfü Dogan.Annemarie Schimmel. Radloff. . Çev. Türk Kültürünün Gelisme Çagteri. . . Eliade. Religions of Mankind. . Istanbul 1966..

S. II/250-255. New York 1971. 103-139. Mircea Eliade. Hinduizm'in Kutsal Metinleri Vedalar. London 1970. 231-255. S. 334-335. New Delhi 1970. 7-55. Hindu Pantheon.H. 217-255. Basham.Brandon. London 1977. 330-33 3. Nigosian.J. BrItain 1977. 44-90. I/2 25-250. Sir Charles Eliot. World Religions. Paris 1952. el-Milel ve'n-Nihâl. London 1967. New York 1973. LouIs Renou. "L'Hindouisme". Parrinder. Mukarenatü'l Edyân. Britain1966. Çev. . IV/23-80. Ström. 31-62. 1968.V. . Edward Moor. H. . Çev. Gr. Ist. Gr. Hinduism and Budhism. "Hindouisme". 81-130. F. Gr. nesr. France 1983. Les Grands Philosophes de L'Orient. . Kürsat Demirci.Elizabeth Seeger. London 1970. Eastern Religions.F. Kah ire 1984.G. . . London 1977. Swami Nikhilananda.E. Ringgren-A. II/225-235. Ruhun Kurtulusunda Hinduizm. Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses. Religions of Mankind. Our Religions. The Bhagavat Gita. The Hindus.Hinduizm . A Reader's Guide to the Great Religions. Dictionnaire des Religions. 1970. Gr. New J ersey 1947. Juan Mascaro. 153 A. l-lll. New York 1962. Michel Delahoutre. The Concise Encyclopedia of Living Faiths. Istanbul 1991.Dharam Kumar Vohra. Britain 1971. Anne Marie Esnoul.G. . Ahmet Çelebi. The Religious Experience of Mankind. 705-70 8. An Intelligent Guide to the Religions of Man-kind. Britain 1975. Asian Religions.Ninian Smart. Hinduism. Beyrut 1975. Sedat Ümran.John Clark Archer. Hein. E. Norvin J. 148-160. Paris 1980.C. "The Great Religions of the Modern World. Schoeps. Edward VVashburn Hopkins. 1/995-1103 . A Dictionary of Comparative Religions. "Hinduism". 1-23. London 1973.G. Histoire des Religions. "Hinduism". Hinduism.Sehristânî. 1 06-156. Delhfl968. The Religions of India.A. Tomlin. E.

H. Gr. Tere. Parrinder.P. Religions of Mankind. London 1974. Hopkins. Lo ndon 1977. Britain 1976.G. . Muhammed Ikbal. The Religious Experience of.G. "The Jainas". nesr. Britain 1966.Caynizm . [139] G.Mankind. . France 1983. .S. 825-8 28.Sihizm . Istanbul 1996. New York 1971. -E.Michel Delahoutre.Colette Caillat. . Gopalan. Folkert. .Valmiki. S. Brandon London. [138] F. The Concise Encyclopedia of Living Religions.V. .A Dictionary of Comparative Religions. Asian Religions. 280-298. Türk. Dictionnaire des Religions. 29.K. . . "Jainism". The VVorld's LÎving Religions. Ström. 53-57. JRamayana. London 1977. 576578. Raju. 255-263. I/ 105-129. 1970. London 1970. The Great Asian Religions. Gr. Ringgren-A.G. A Böok of VVorld Religions. 231-247. "Le Jainisme". Mehmet Ali Isin. 63 vd.. Istanbul 1976. "Jainisme". . The Religions of India. New Delhi 1973. Londoti i 925.E. E. . Hinduism. Outlines of Jainism. London 1965.SIr Charles Eliot. 1/1105-1144. Jainizm.F.E.L.Edvvard W. nesr. Paris 1934. Ömer Riza Dogrul. Hint Kökenli Dinlerde Karma Inancinin Tenasüh Inanciyla Iliskisi.SirMonier Monier-Villiams. Sen. . 332-334. Parrinder.A Dictionary of Comparative Religions. . "Sikhs". S. 100-109. Hinduism and Buddhism. Istanbul 1975.30 . A Reader's Guide to the Great Religions.G.Ali Ihsan Yitik. Brandon. Parrinder. VI/435-441. Encyclopedie de L'Islâm. .A. Gr. 41-44. Basham. . 3367. Histoire des Religions.T. .Kendall W. Hinduism. New Delhi 1970. 221-224. Galli-mard 1970. 1971. .M. London 1969. Britain . 67-70.Ninian Smart. London 1977.G^F. Der.Upanisadlar.

London 1948. . . Delhi 1978. Ist. Gr. A Reader's Guide to the Great Religions. Short History of Religions. London 1977. Dictionnaire des Religions.Ü.G. 57-62. Gr. "Mazdeisme". XXVI1I/391-417. The Ancient VVorld. 314 vd. Guru Nanak And The Sikh RelIgion. The VVorld's Living Religions.Pamela Wylan.Mircea Eliade. [140] H. Smart. A. .G.R. Kellet.K. . 265-313. Kollet.31. . . Our Religions. Parrinder. Asian Religiouns.G. Ilahiyat Fak.Khush Want Singh.London 1977. London 1974. 663. Brandon. Delhi 1982. The Religous Experience of Mankind. Duggul. 150-162. "Sihizm". 62-68.G. A.A. Ankara 1986. A Book of VVorld Religions. Background to the Long Search. Mc Leod. Gr. Britain 1978. London 1948. 373-392. London 1974. A.G. 223-231. "The Sikhs". 1981. S. . Çev. Sadak. . 62-66. . Nigosian. Gr. Parrinder. Histoire des Croyances et des Idees RelIgieu-ses.F. nesr.E. Ringgren-Ake V. Britain. . M. A Book of VVorld Religions. A Short History of Religions. . Masdusi.E.E. Reader's Guide to the Great Religi ons. 177-179. VVorld Religions. Oxtoby.S.E. Parrinder.. Störm. Paris 1980. .N. France 19 83. London 1977. .S. 1978.H. 225-227. VVhitfield Foy.H. Secular Perceptions in Sikh Faith.Man's Religious Quest. Religions of Mankind.G.Zerdüstilik -A Dictionary of Comparative Religion. 51-55. . London 1965.H. 358. 358. "The Sikhs".Williard G. Ström. W. Ghirshman. . London 1970.Man's Religious Quest. 410 vd. London 1966. Britain 1977. nesr. .E.E. London 1977. . London 1966.A. . 120-133.Ninian Smart. . Parrinder. .E. The VVorld's Living Religions. 64-115. 1068-1075. 1/316-347. -E.A. Religions of Mankind. Britain 1975. nesr. 173-191 . London 1978.Jacque Duchesne-Guillemin. Ringgren-Ake V. Yasayan Dünya Dinleri. London 1973. . 599-659.Abdurrahman Küçük. . Parrinder. London 1965.E. Der.W. Foy. Iran.

Ankara 1962.y. . Ali Nihad Tarlan. The Teaching of Magi. Hüseyin Atay. Islam Kaynaklarina Göre Hz. . An intelligent Person's Guide to the Religions. Ankara 1994.S.Ismail Cerrahoglu. Ankara 1985. London 1977.Günay Tümer. Hak Dini Kur'an Dili.Ibn Meymun. Background to the Long Search.Saban Kuzgun. . X/103-116.I. Asil Nüsha 111/1750-1765.Sinasi Gündüz.Sabiilik .R. . II/5-57. . I/233. Britain 1977.Remzi Kaya.Ü.J.C. Birunî'ye Göre Dinler ve Islam Dini. Bu din.J. 20 0-217. "Sabitler.Carra de Vaux. Britain 1977. Kur'an-i Kerim'e Göre Ehl-i Kitap ve Islam.Ekrem Sarikçioglu.F. . 76 -89. Gr.Ö. Delaletu'l Hairîn. Abdulkerim b..BÖLÜM BUDDIZM Buddizm. [141] I. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi. Gr. Zaehner. . . Tomlin.Ninian Smart. Tahk ik: Muhammed Seyyid Keylanî. el-Milel ve'n-Nihal. A. Hindistan'da dogmus olmasina ragmen mensuplari dah a çok bu ülke disinda bulunan. 222-225. ter. The Religion of Zarathustfa.Elmalili Muhammed Hamdi Yazir. el-Milel ve'n-Nihal.Zerdüst'ün Galalari. . Islam Ansiklopedisi. Ibrahim ve Hanif-lik. . Yüzyilda Hindistan'da Budda tarafindan kurulmus ve evrensel nitelik kazanmis bir dindir. Schoeps. Ankara 1995. Istanbul 1935. Les Grands Philosophes de l'Orient. Ilahiyat F ak.Ninian Smart. .C. . Tehran 1980. The Religious Experience of Mankind. Son Gnostikler Sabitler. Paris 1952. Beyrut 1975. Zaehner. . IstnbuI (t. London 1975.Muhammed b. M.H. .Sehristanî. . .). Yayinlari. günümüzde yasayan büyük dinlerden ilk besi içine girebilen bi . . London 1967. [142] Ankara Üniversitesi V. Ankara 1975. The Concise Encyclopedia of Living Faiths. Ankara 1974. Ilahiyat Fakültesi Dergisi. Al Sabia". 131-150. Ebî Bekr Ahmed el-Sehristanî. Istanbul 1983. Beyrut 1975. Sadelestirilmis Zaman Baski Ili/ 293-309. Taraporevvala. Vi. Giris ve Notlarla Haz. X/9 -10. 302-315. Istanbul 1967.R. "Kurian-i Kerim ve Sabitler".

VI. ne d e Hadis kitaplarinda bu konu ile dogrudan ilgili bir bilgi yoktur. Günümüzde en çok mensubu Hindistan. kurban kesmeye. Tayvan. Çin. Mogolistan. Laos. Onl arin daha sonra Islâm'i büyük bir hevesle benimsemelerinde bu hususlar ve "cihat anlayi si" yaninda. Annesi.Budda'nin Hayati (M. doktrini. Budda disiplini. Himalaya eteklerinde simdiki Nepal'in b ulundugu bölgede baskenti Kapilavastu olan küçük bir hükümdarligin basindadir. ne Kur'ân'da. Mançurya. Tayland. Kore. Dogu Bengai. Kapila'li) adindaki peygamberin isimlendirilmesine sebep oldugu da belirtilmektedir[143]. her arzusuna. Hinduizm'deki Brahman sekilciligine. Maya. vejeteryan bir diyete dayanan Buddizm'e isinamamislardir. gayesi . Birmanya. Buddizm. aydinlanmis. Buddizm'de göze çarpmayan. Kur'ân'in Tin Sûresi'nin 1. Tanrilar. Adi Siddhartha Gota-ma'dir (Gotama aile lakabi).[144] A. bir cemaati vardir. ancak hem eski Türkler'de. Budda'nin babasi Suddho-dana. 160 Buddizm. Singapur. Buddizm adi bati ülkelerinde Budda'nin kurdugu din için kullanilmaktadir. gayesine ulasan anlamin a gelmektedir. Buddizm'in bir kurucusu. dini anlaminda "Budda-Sâsana" diye bilinmekte dir. 563-483) Buddizm. Malezya. içinde kutsal dilencilik.Ö. Burma. Japonya gibi Güney Asya ülkelerinde ve Uzak Dogu'da bulunmaktadir. uy anmis" anlaminda sonradan verilmis bir lakaptir. Gelenege göre Maya. kast taassubuna kars i bir hareket olarak ortaya çikmistir. Âyetinde geçen incir'in (tîn) Budda'nin altinda ilhama kavustugundan bahsedilen yabani incir agacini ifade et tigi ileri sürülmektedir. Hadis ve diger Islâm kaynaklarinda fazla bir bilgi yoktur. hem de Islâm'da bulun an kuvvetli tek Tanri inanci rol oynamisti.ige sahiptir. ona "ilhama kavusmus . Ona sonradan verilen bir lakap d a "Tathagata"dir (hakikate ulasan). Ancak. Kam boçya. Bhutan. Muhammed'in zamanindaki büyük dinlerden biriydi. Sadece Kur'ân'da iki defa zikredilmektedir. Yüzyilda Bati Türkistan'da. Yüzyilda. Asya ve Ön Asya'ya dogru yayilirken. onlara cazip gelmemi stir. daha sonr a Dogu Türkistan'da Türkler bu dinle tanismistir. zamani gelince Budda'yi Kapilavastu'dan ailesinin yanina giderken yolda Lumbini Korulugunda dogurmustur. bir kutsal Incir Agaci'nin da lindan tutunmus ve o arada onun sagindan Budda dünyaya gelmistir. ata binip kiliç kusanmaya alisik. Bu tepkiyi Caynizm. Rivayete göre annesi Maya. Bununla berab er eski ve yeni bazi kaynaklarda. Sakyal ilarin Sessiz Zahidi" denilmistir. onu be yaz bir çamasir içinde bulmus ve ona banyo yaptirmislardir.Ö. Tib et. Hz. Bununla beraber onun bir din. tarikat ya da felsefî bir eko l olup olmadigi tartisilmistir. Budda Kuzey H indistan'da bulunan bu hükümdarligin baskenti Kapilavastu yakinlarindaki Lumbini kor ulugunda dogmustur. Ancak. Ona. Bazi ba ti ülkelerinde özellikle yeni bir Buddist mezhep olan Zen Buddizm ilgi görmüs ve tarafta r kazanmistir. mezhep. kutsal kitabi. Ajivika hareketi de pay lasmistir. M. Simdi mensuplarinin sayisi 350-400 milyon civarinda gösterilmektedir . Budda. yani Arapça'da "p" harfi olmadigindan. Asil adi Siddhartha. Sakya kabil esine mensuptur. Et yemeye. Buddist Asy a ülkelerinde bu din. Seylan. Zu'l-Kifl hakkinda Kur'ân. yani "Sakya Kabilesinin Bilgesi. otu rup bagdas kurup tefekküre dalmak (meditasyon) bulunan bu din. Bunun için ona Sakyamuni. Budda'nin dogumundan önce bir rüya görmüs ve bu rüyada ona dogaca k olan oglan çocugunun ilende meshur bir mürsid olacagi bildirilmistir. yap-yapma telkinleri. tabiatla hasir nesir olmus Türkler. Budda'nin dogum yeri olan Kapi-lavustu sehrinin ise Zu'l-K ifl (Kif'Ii olan kimse. Budda' nin karnina beyaz bir fil seklinde girdigini de görmüstür. Vietnam. I.

onlarin nezareti altinda zihnî gelismeyi saglayan yoga metodlarini ögrener ek manevî sükûn ve huzura ulasmada ehliyet kazanmak istedi. bir deri bir kemik kalincaya kadar en sert bir züht hayati yasamaya ba sladi. evrensel aci ve izdirabin sirr ini arastirmaya basladi. kadinlar da teskilâta dahil edildi. hayat ve h akikat hakkinda kendisine telkin edilen programlari begenmedi. Fakat bu hayat da onu tatmin etmedi. Bir ormana vardi. Budda ve buldugu g erçek. önce saray hayatinin zevk ve sefasini. onu evini terketme kararina ulastirdi. Gördükleri onu sarsti. bir ata binerek evi terketti. hayatinin son 40-50 yilini Hindistan'in kuzey inde ve ortasinda vaazlarla geçirdi. bulmus oldugu hakikati yaymaya karar verdi. Bunun için yeniden yiyip içmeye basladi. Ilk vaazini Benares'deki Sarn ath Geyik Parkinda kendinden ayrilan bes zahide yapti. Sangha. O. üzerindeki mücevherleri çikarip usagina verdi ve onu at ile geri gönderdi. ilk gün bir ihtiyara. Sonunda ondan da vazgeçti. Içinde bulundugu zahitler grubunu terkederek yalniz basina ormana çekildi. Taraftarlari oldu. zihni aydinlandi ve "Budda" oldu. falcil ara basvurmus ve onun ya kudretli bir hükümdar» veya bir "budda" olacagini ögrenmistir. "Kanunun Tekerli gini Döndürmek" diye adlandirildi. üçüncü gün bir ce ve dördüncü çikisinda da bir dilenci kesise rastladi. Uruvela yakininda Neranjara Nehri kiyisindaki yabani bir Incir Agaci (Bo dhi Agaci) altinda oturup düsünceye daldi. Daha sonraki devrelerde kesisler yaninda evli olanlar da ye r aldi. Sonunda (35 yaslarinda) 1 Temmuz dolunayinda gayesine u lasti. Hikmete ve zihnî berrakliga ulasmak veya bedenî. alti yil. doktrin (dhamma) ile birlikte Buddizm'in temel prensipleri arasinda yer aldi . kendisinin dogru yolu buldugunu. Bu duru mda onunla çilede bulunan bes zahit. Buddistler için kuts al bir yer haline geldi (Bodhi Gaya). daha sonra da nefse iskence yoluyla ikinci bir asiriligi tatti. Böylece iki asirilik ar asinda orta bir yol aramaya koyuldu. Bu düsünce. bu yolun vücudu zayiflatmak ve zihni bulandirmaktan baska bir ise yaramadigini anladi.[145] . Siddhartha. Gotama. o zamanki âdete uyarak. Oradan geçmekte olan bir gezgincr rahip ile elbiselerini degistirdi. onlara da bu yolu gösterecegini ve doktrinini (dhamma) ögretecegin i söyledi. oglunun gelecegini ögrenmek için.ne kavusan anlamina gelen Siddhartha adi verilmistir. mücadeleden yilip maglûbiyeti kabul ettigini düsünere k onu terketti. S iddhartha. Budda. insan. Gotama ise hakikat ve huzuru baska yollardan aramaya basladi. sarayda mesut ve endiseden uzak. zihnî igvalardan kurtulmak için riyazet ve çile y olunun kâfi gelmedigini. Siddhartha'nin babasi. Saçlarini kökünden keserek suya atti. Ormanda. Bu aydinlandigi yer. fakat halasi ve ka risinin israrli ricalari üzerine. Bu vaaz. teyzesi ve ayni zamanda da üvey annesi olan Mahapraja jati tarafindan büyütülmüstür. Dogumundan bir müddet sonra Siddhartha'nin annesi ölmüs ve o. Hayatin. Budda. Fakat bir gün. Siddhartha. "Budda" oldugunu. ailesi uykuda bulundugu bir sira da.bir hayat yasiyordu. ba basinin yasagina uymayarak saraydan disari çikti. Budda. Bunlar arasindan "bhiksu"d enilen dilenci rahiplerin meydana getirdigi "Sangha" diye adlandirilan teskilat d ogdu. yakin akrabalarindan birinin güzel kizi Yasodara ile evlenmis ve Rahula (engel) adinda bir oglu olmustur. Gotama ismini kullanarak . ölümün. refah içinde geçen bir hayat ve iyi bir egitim imkâni saglamistir. rahibe manasti rlari da ortaya çikti. uzun zaman kadinlarin Sangha'ya alinmasini reddetti. Bunun üzerine kral. Yirmi dokuz yasinda iken. dünyanin en eski bekâr rahipler teskilâtidir. ertesi gün bir hastaya. Kusinagara'daki (Patna'nin kuzeybatisina 160 km. oglunun budda olmasina engel olmak için çalismis. Ancak o. her seyin bos o ldugunu^anladi ve dünya nimetlerine sirt çevirdi. Sangha. mesafede küçük bir sehir) Uttar -Pradest'te 80 yasinda ölünceye kadar. Çünkü o. onu saray zevkle ri içine hapsetmis. Çünkü o. evlenme çagina gelince. s arayi terkettikten sonra. bu vaazinda. bir gece. gerçek hayatin sarayda gördügünden ibare t olmadigini anladi. eski âdetlere uyarak taninmis hikmet ve murakabe üstatlari ni aradi.

Insan varliginin mahiyeti izdirap. arzu ve ihtirasi yoketmek. Ganj nehrinin suladigi topraklarin güneydogusundaki Ko sala (simdiki Oudh) ve Magadha (simdiki Bihar) kralliklarinin içinde yer aldigi. Nirv ana'ya ulasmak için kötü huylara sahip benligi. Budda. Budda'nin kurtulus telkininin özünü olusturmaktadir: 1. h astalik. Ancak genel Hint inançlari olan karma-tenasuh. manastir düzeninde kast ayrimini re ddetti. Budda'nin telkininin felsefî yönünü. insan Ile hakikat arasinda hayatin izdiraplarla dolu olmasidir. VI". dolayisiyla sa ece aydinlara bakan yanini kapsamaktadir. Aslinda Buddizm. Yoksa fâni. kurtulus ve mutluluk vardir.Ö. kisiyi elem ve keder denizi olan bu dünyadan. kisinin kendine eziyet vermesini (yoga ve benzeri yollarla). 4) Hürriyete. üçüncüsünün de gerçek sini saglamaktadir.Budda'nin Telkinleri/Buddizm'in Prensipleri Buddizm'de Budda'nin doktrinine Pali dilinde "Dhamma" denilmektedir. Brahmanizm'in tam giremedigi bir cografi alanda dogd u. hikmet olgu nluguna kavusmak gerekmektedir. Dört kutsal temel gerçek. aci. b rahman kültürünün merkezinden uzak. ferdî ruhu. Brahmanlarin ilgi duydugu metafizik meselelerden kaçindi. Budda'nin doktrinine. Budda. ihtirastir. ahlâkî kötülüklerden uzakl apfarin sebebi olan ihtiraslardan. Yüzyildaki kati brahman sekilc iligine. yeni tenasüh ve ölüm e yolaçmaktadir.B. 3. insanin bilme gücünün ötesindedir. Ilk üç kutsal gerçek. Çünkü o hayatin tabiî olaylarini bir izdirap o ak görüyor ve bundan kurtulusu bütün arzu ve ihtiraslardan uzaklasmaya bagliyordu. kurtararak Nirvana'ya ulastiracaktir. Budda'nin doktrininin felsefi yönü kötümserdi. Bu as linda Upanisadlar'da rastlanan hayat görüsünün gelistirilmis bir sekliydi. iyi bir Buddist olarak yasarsa Nirvana'ya ulasmaktadir. Iki asirilik izdirapli iken orta yolda bilgi. kötülük. ölüm izdiraptir. tenasüh çemberinden kurtulmadir. kisacasi onu din yapan veçhesini içinde bulundurmaktadir. Nirvana'ya ulasabilmek ancak Budda'nin sekiz dilimli yolu ile mümkündür. Dördüncü kutsal gerçek ise Buddizm'in amelî ahlâki at yönünü. Ajivika hareketi. Brahmanlarin Tanri'yi insanî nitelikler içerisinde yaptigindan pismanlik duyan. insanlar tarafindan acze düsürülebilen bir varlik seklindeki açiklamalari karsisinda Budda sessiz kalmistir. bir yar tici tanriya. Budda. Ancak Tanriyi inkâr eden bir ifadesi de yoktur. izdirap ve onun giderilmesi hakkind aki gerçekleri ögrenir. Bu orta yol. halka bakan. Onun bu açikla malara katilmadigi bellidir. yani ulastigi hayat kanununu ilan ettiginde verdigi ilk vaazi "Kanunun Tek erlegini Döndürmek" seklinde açiklamistir. bu hükümlerini. Bu sürekli tekrar lanan devrelerden kurtulmanin yolu "Nirvana"dir (Nibbana). yeni hayat a. 2. ilk kutsal gerçegin kavranilmasi. kast taassubuna karsi çikisi da ifade etmekteydi.Izdirabin sebebi arzu. ikincisinin anlasilmasi. feragat yoluyla tenasuhtan kurtulmayi muhafaza etti. Dhamm a'yi. sihirden hoslanan. Buddi stler'e göre bu kadar uzun müddet var olan âlemin nasil yaratildigi insan bilgisinin. yaslilik. Kisi ancak Nirvana'ya ulasarak tenasuhtan kurtul abilmektedir. Onlar. süreksiz isler sürüp gidecektir. Buddizm. Bu da yeni "karma" ve sudûra. Bu sekiz d ilimli yol. bir kere daha dönmemek üzere. Hindistan'in kuzeydogusunda. Dogum. Buddizm'in ana telkini. Kisi. tatminsizliktir (dukkha). Bu sebeple Budda'nin dok trini Brahmanlarca küfür olarak görüldü.Izdirap dindirilmelidir. Caynizm. Insana düsen. manevî ilerleme. Bunun için tekerlek Buddizmin sembolü olmustur. M. alda tilabilen. saray hayati ve çiie gibi iki asirilik arasindaki orta yolu telkin etmisti r. zaaflari bulunan. Vedalar'in otoritesini ve Vedik kurban sistemini. brahman âyin ve görevlerine yer verilmemis olmasina bagladi. Buddizm'in Hindistan'in meshur alti felsefe sisteminden biri olan Samkhya ile or tak bazi noktalari bulundugundan bu sistemin Bud-dizm'den etkilendigi söylenebiime .

bir mezhep. Harun'un Hz. kadinlarin da ayrica Sangha'ya alinmalari konusunda üstadini ikna etmisti. bütün varliklara sevgi ve sefkati ihtiva etmektedir. kesisleri doktrin i va'zetmek üzere görevlendirdi. Pencap'a kadar uzandigi söylenen alanda 40 seneden fazla dolasti. Budda Tusita cennetinde iken. bir tarikat olarak bakanlar b ulunsa da. özellikle Rajagaha ve Sravasti etrafinda. yayilabilmek ve dige r insanlar tarafidan kabui edilebilmek için. yapilar bagislandiysa da o. Budda . Buddist kaynaklarda Budda' nin dogumundan öncesi. Ancak Budda'nin gözde sakirdi. kendilerine buld ugu gerçegi ilk va'zettigi. Büyük Kasyapa ile ayni konsilde Vinaya metnini okuyan Upali. Ilk Buddistler ve Konsiller Buddist literatüre göre Budda'dan önce 24 Budda daha gelmistir. Buddizm'deki amelî ahlâk. ken dine has özellikleriyle daha ziyade bir din olarak nitelendirilmektedir. içinde az sayida br ahman da bulunarak. Incir Agaci altindaki aydinla nmaya kadar bir "Bodhisatva"dir (Budda adayi). Bu konuda tek istisna Islâm'dir. Islâm'da Hz. çocukluk ve gençlik yillari. Muham-med'e karsi durumu gibi). mabetleri. kutsal kitabi. bu tamamlanmak istendi). O. [146] C. Budda'dir. aslî prensiplerinden feragat etmek zoru nda kalmistir. beraber züht h ayatina girdikleri. bir yere bagli kalmadi. Onun ilk sakirtleri. Onda n sonra da Metteyya (Maitreya) gelecektir. Hiristiyanlik'ta Yuhanna'nin Hz. böylece sakirtlerini ve görevini birakacagini anlayan Budda. Budda. Anlattiklari genellikle büyük bir sevk içinde kabul gördü. Bud dizm'in yayildigi çevrelerdeki temayüle göre. Buddizm'e felsefi-teolojik bir hareket. onu yine diger bir yegeni olan Devad atta'nin zehirleme tesebbüsünden kurtarmis. bu görevi her yerde dolasip insanlara kendiler ini tutma. inanç esaslari. hayatinin sonuna kadar va'zetti. zamani g elince dünyaya geldigi gibi. Bu bagislar arasinda bir kra l çocugu olan Jeta'nin yagmurlu mevsimlerde kesislerin istirahat ve ikameti için yapt irdigi manastir (vihara) ve tahsis ettigi park en önemlisidir (Sravasti'de). Magadha kralligi sinirlari içinde.Budda. ticaret ehli. heykelleri yapilip ona tapinilmaya baslamasinin rolü olmustur. Isa'ya. aksine onun yayilmasi. onun zühdî yasayisi birakmasiyla ondan ayrilan. sarayi terki. Kral Bimbisara'nin destegini kazandi. Bu k esisler arasinda. Ali'nin Hz. böylece Sangha'ya aldigi bes zahit ve Incir Agaci altind a ona yiyecek getirip onun doktrinini kabul eden iki tacirdir. Islâm. Budda. Musa'ya. hayvanlara. o bir kurucusu. Bodhi agaci) ve daha sonrasiyla ilgili çok sayida mitolojik efsaneler yer almaktadir. Daha sonra basta toprak sahipleri. yayilirken böyle bir fedâkârlikta b ulunmamis. Zira Brah-manlar m etafizik tartismalar arasinda isin bu yanini unutmuslardir (sonradan "bhakti" har eketiyle. 25. Ona topraklar. sagli ginda Budda'ya büyük bir ihtimamla hizmet etmis. Düny anin üç büyük evrensel dininden önce Buddizm. yegeni An anda idi (Yahudi dininde Hz. Metteyya da öyle yapacaktir. Onlar. Zaman zaman ona muhalefet edenler de çikti. esnaf olmak üzere yiginla insan. berab . Yine Budda'nin ölümünde onun da katilabilmesi için cesedin yakilmasi tehir edilen v e ilk konsile baskanlik eden. insanlar a. Bu felsefî hususlar bir kenara birakilirsa. Buddist oldu. ilk bes zahidden Assaji vasitasiyla hakikati ögrenen ve Budda ta rafindan Sangha'ya alinan Sariputta ve Moggalana da vardi (Bunlar Budda'dan önce öldül er). Gelenege göre 80 yasini geçtigin de artik ölecegini. Budda. sonraki zühd hayati. prensiplerinin siki sikiya korunmasi sayesinde olmustur. bu sistemde bütün bu hususlari akla getirecek noktalarin mevcudiyetiyle be raber. a ltinda 7 hafta geçirdigi Incir Agaci (Bo. Budda bütün heykellerin kirilmasini emretmis olmasina ragmen.ktedir. Iste bir din ola rak Buddizm'in Brahmanizme karsi orjinalügi burada yatmaktadir. alçak gönüllülük ögreterek yerine getireceklerdi. geleneksel olarak Kuzeybati Hindistan'a. sonra da Hiristiyanlik. Buddizm'in bir dünya dini haline gelmesinde bu hususun ve Budda'ya olan asiri baglilik sonucu Mahayana hareketinde zamanla. basit ve sade bir yasayis. Bunlardan bazilari Sangha'ya kesis olarak kabul edildi. ögretti. Sangha'nin ilk ve önemli üyelerdendir. ayri cemaati. O. Ananda.

madenleri. Budda'nin ölümünden hemen sonraki yagmurlu devrede Kasyapa. Yüzyilda doktrin kan bir ihtilaf üzerine. Burma. O." diger parçalar da birer stupa yapilip koruma altina alindi. Kurtulusunuza gayret ediniz". Eslerinden birisinin telkiniyle Buddist olduktan sonra hayatini ülkeler yerine gönüller kazanmaya.Ö. tarim ve milletlerarasi ticar etiyle bir imparatorluk haline geldi. katliamli zaferlerden igrenmey e. Türkistan'a Buddizm'in girmesi nin (daha sonra bilinirken) Asoka zamaninda oldugunu ileri sürenler vardir. Suriye. sutta ve vinaya'nin yeni düzenlemesi yapildi. bu sözleri sonunda nihâi Nirvana 'ya kavustu.erinde Ananda ile Uttar-Pradesth'te Malla'lilarin ülkesinde bulunan Kushinagara'ya gitti. Ancak modern dil çalis malari Magadhi ile Pali arasinda önemli farkliliklar bulundugunu dâ ortaya koymustur. simdi sizden ayrilacagim. Budda da orada bulunan besyüz kisinin nihâî kurtulusunun garantili old ugunu açikladi ve onlara söyle hitap etti: "Kardeslerim. Kuz ey Afrika'ya gönderilen özel görevli kesisler takip etti. Bu konsil. Kral Kalasoka himayesinde gerçeklestirilen bu konsilde. KarsjLgrup Sarvastivadin'ler. Budda. oradaki besyüz sakirdine. bu konsilde bir ta rafi tutmadi. Konsil sonrasi Buddizm. Asoka Buddist olmadan önce topraklarini genis letmek için giristigi savaslardan birinde bu kanli. Böyle güçlü bir imparatorun himayesine kavusmak. tebaasi arasindaki ahengi saglamak ve mezhep kavgasin i önlemek için böyle bir konsile destek verdi (Kons-tantin'in Hiristiyan tarihindeki y eri ile karsilastirilabilir). Üçüncü konsil. Kasyapa'ntn da beraberinde besyüz sakirtle gelmesi üzerine Budda'nin ce sedi yakildi. Buddist düsünceleri. Ananda. canlilara karsi acima duymaya basladi. H er sey geçicidir. Orada bi r stupa yapi Idi. Hindistan'in çesitli yerlerinde tas ve kaya kitab elere yazdirtti. Bu konsile besyüz rahip ka tildi. 273-236) zamanla toplandi. Ken-di lerininkini en güvenilir ve Budda'nin telkininin orjinai sekli oldugunu ileri süren Theravada BuddIzminin (simdi Seylan. daha ikinci konsil öncesi baslamis doktrindeki fikir ayriliginin yeniden alevlenmesi üzerine. Asoka. unutulmamasi için. kemikleri ve kalintilar muhafaza edilip on parçaya ayrildi. Bunu Gandhara. Orada bir sedir hazirlatip basi kuzeye gelecek sekilde sag yani üzerine ya tti. Asoka (Asoka). Sorusu üç defa tekrarlandi. o günün Hindistan'indaki dört kra lliktan birisi olan Magadha'dan Hindistan'a yayildi. Seylan'a oglu (veya kardesi) Mahinda'yi gönderm isti.-_KonsiLSonunda-Sthavira denilen eskilerin geleneks el görüsü tercih edildi. Ananda ve kesislere son ögüdünü verdi ve tenbihlerde bulundu. M. Bu faaliyetlerin ilk sonucu Seylan'in Bud dizm'e kazandirilmasi oldu. Bu konudaki tartismalar Theravada kutsal metinleri olan Tipitaka'nin dilinin Pal . Ön Asya. böyle birsey bulunmad igini bildirdi. telkininde ve Sangha kurallarinda anlamadiklari b ir sey olup olmadigini sordu. bin kesisin katilmasiyla Rajagaha'nin yerini almis yeni baskent Pataliputta'da (Patna) gerçeklesti. Buddizm'e diger din ve mezheplere göre bi r devlet dini avantaji sagladi. özellikle Ananda'nin vâkif oldu gu Budda'nin önemli konusmalari_ye Sangha kurallarinin tekrarlandigi Rajagaha ( Magadha kralliginin baskenti) konsiline baskanlik etti. Asagi yukari bir yüzyil sonra kesisler arasindaki fikir ayriligi dolayisiyl a Vesa-li'de ikinci bir konsil toplandi. O. Bununla beraber Asoka onlarin mensuplarina da ho sgörülü davrandi. tabiî kaynaklari. Kesmir. asagi Ganj ovasinin kuzeybatisi ndan Madhura'ya dogru çekildi. zaten güney uç hariç hemen hemen bütün Hindistan'a hükmetmekteydi. Ihtilaf giderildi.Ö. Bundan Pali dilindeki kutsal metinlerin (Ti-Pitak a) daha ?Á???¿??? ?????????? ???¤?????????????8???'??¶????????????[1]??????$???X?????????arindaki Budda'ya nisbet edilen cümlelerin bizzat onun sözleri oldugunu kabul etmektedir. Mysore ve zamanla batiya. ilkinde oldugu gibi. kendisi de bir Buddist olan Imparator Asoka (M. uzak yabanci ülkelere kadar genislik kazandi. Tayland ve Kamboçya'da) kutsal kitap m etinlerinde Asoka'nin adi geçmez. Son raki stupalara bu on merkezden kalinti verildi. Bu konsile yediyüz rahip katildi. Asoka devrinde Magadha. IM. Misir. Budda. Bu devirde Buddizm'in propagandasi sadece bütün Hindistan'da degil. düsmanla savasma yerine nefs iyle savasmaya adadi. son sakirdi Subhadra onun telkiniyle Buddist oldu.

Yüzyil-M. Halbuki Therava-din kesislerin bu konsile katilmadigi yolunda kesin bir bilgi yo ktur (Bütün Buddist mezhepleri ilk üç konsili kabul ederler. Sonraki konsiller ihtilafli dir). Mahayanaci . Mahayana'mn cihansüm ul ideali. içinde Theravadin. Hinduizm'in etkisiyle Budd izm'i de etkileyen Bhakti cereyani sonucu Budda. Ancak Hinayanacilar. Asoka'nin ölümünden 100 yilina kadarki 330 senelik devrede Buddizm Kuzey Hindistan'da yerini saglamlastirdi. 120'lerde (128 veya 144) tahta çikan Kusan Imparatoru Kaniska zamaninda toplanmistir. Aslinda bu etkiler. 2. Mahayanacilarin bu açiklamalari zamanin ayd in kitlesi arasinda tartismalara yol açti.Ö. az.Ö. üzerinde Budda'nin kabartmalari bulunan par alar bastirdi. Hindistan'da ise öyle bölünmeler ortaya çikmisti ki gelenekçi Buddizm 18 me zhebe ayrilmisti. Onlara göre bütün insanlar. Brahmanlarin Ve-danta sistemind eki müsahhas ulûhiyetin yerini alarak resmi. Kaniska. Buddist oldu. daha sonra Yüecilerle geldi.Ö. irfan. Kaniska'nin adi Seylan dinî literatüründe geçmez. Mahayanacilar.S. 100'de. sonra Kuzey Hindistan'i ele geçirdiler. hem de Hinayanacilar eski kutsal metinlerin (ne zaman düzenlendigi kesin olarak biline mese de M. Bu devrede önce Sung hanedaninin hükümdarlari Buddizm'e karsi çikm islarsa da M. Mahayanacilarm kutsal metinlerin i bunlarin eski gelenekte bilinmedigini ileri sürerek kabul etmiyorlardi. gelenekçi eski muhafazakâr kanada. Hinayana mezheplerinin belirli. insan biçimin de dünyaya gelmis bir tanriya dönüstürüldü. Asoka gibi o da Buddizm'i kabul edip desteklemistir. hatta "nefs"e sah ip olmayan varliklar bile Budda olabilir. Bu adla insanlarin kurtu-lusundaki cihansümul gayelerini ifad e eden ve ne zaman dogdugu kesin bilinemeyen (tahminen M.Budist Sankskriti idi (Kutsal Kitaplari Tri-pitaka). Böylece Budda heykellerinin yapilmasina baslandi. Roma. Böylece bu yeni mezhep mensuplari Pali ye rine Sanskirt dilini kullanmaya mecbur kaldilar. I.Hindistan'da Mahayana'mn Dogmasi Asoka'dan sonra Imparatorluk küçük hükümdarliklara bölündü. Yunan etkileri Buddizm'e girdi. hik mete yer vermekle beraber onlardan daha fazla sevgi. Yüzyil a rasi) bu mezhebin mensuplari. M. Mahayana Buddizminin yazili metinleri Sanskritçe düzenlendi. Mahayana'nin kopmasiyla Buddizm'in ikiye ayrilmasi Dördüncü Konsil sonrasi olmus tur. Insan hayat inin en büyük gaye ve ideali bu olmaliydi. Bu hükümdarlardan Menander (Milinda). Kusan Kralligini kurdu lar ve önce Pencab'i. Bu yeni mezhebin bir diger özelligi de "Bodhisatva" (Budda adayi) kavra mina getirdikleri yeni önem ve genislikdi. Sa rvastivadin gibi 18 mezhebi bulunduran öncekilere "Hi-nayana" (küçük araba) adini verdil er. aradan yüzyillar geçtikten sonra da bu sifahi nakillerin yaziya geçirildigini göstermektedir.Ö. Jalandhar'da {bazilarina göre Kesmir'de) toplanan bu konsili Theravadinler kabul etmemektedir. [147] D. Yüzyildan itibaren Hindistan'da gözükmedi. aydinlanmaya ulasabilirdi. Budda.i olup onun çesitli parçalarinin Hindistan'in degisik bölgelerinden gelmesi dolayisiyl a farkli mahallî dillerden kelime ve ifadelerin birlestigi. Hem Mahayanacilar. sinirli bir alandaki kimseler e kurtulus yolu gösterdiklerini. Artik Pali metinlerine dayanan esk i tarz Buddizm I. Daha celeri buna izin verilmemisti. heykeli yapilan bir sahsiyete büründürüldü. Böylece Zerdüstî. O sirada Buddi zm Seylan'da her zaman devam edecek üstünlügünü saglamis ve Hindistan'dan Çin'e dogru yayilm aya baslamisti. Hiristiyan. Yüzyila kadar Seylan'da yazili hale getirildigi anlasiliyor) mevsuki yetini kabul etmekteydiler. onun yayildigi yerlerdeki yerli dinlerden inanç ve uygulamalar almasina yol açti. Dördüncü Konsil. Bu arada kendisine "Büyük Araba" (Mahayana) adini veren ayri bir B uddist mezhep dogdu. Iste bu etkilenmelerin ilki Hindistan'in kuzeybatisinda ve kuzeyinde Is kitler (M. I. eski brahman inançlarindaki Rama ve Krisna gibi. Ancak onlarinki artik bir melez Sanskrit.Ö. kendilerinin Hinayanacilar kadar akil. Mahayana'nin dogmasin a yolaçtigi düsünülebilirse de. Yüeciler. Yüzyilda kuzeybatida Greko-Hint hükümdarlarin himayesiyle Buddizm can landi. I. en azindan Mahayana'yi yönlendirdi. sefkat üzerinde durduklarini açikladilar. 130'larda).

XVI. Mahayana'nin Hindistan'da son gelisme merhalesi VIN. Seylan ve Tayland'dan Theravada Buddiz mi. Onun Bengal Körfezinden karsiya Burma'ya. misyoner kes isler vasitasiyla Deken ve Hint yarimadasinin batisinda yayilmakta idi. Bu devrede Hinduizm yeniden canlanmaya basladi. Yüzyilda önemli bir devlet oldu. Iste. Yüzyilda Mantrayana ve daha sonra Vajrayana ekolleriyle oldu. günümüze kadar g elen sekliyle 9-11. Bu . Hinduizm. manastirlar ortadan kal kti. Buddizm. Yüzyildan baslayarak Mahayana Buddizmi bir koldan Kusan Imparatorlugunun sinirl ari içinde kalmis Bati Türkistan'a. Yogacara ekolünün önem verdigi meditasyon metot ve disiplinini daha ileri götüren Mantrayana. Bengal'deki Pala hanedani hükümdarlari (800-1050) Buddizm'i korumusken. ERE. Hinduizm'e yakinlasarak bozulmus bir sekilde günümüze kadar geldi. Kesmir'de 1340'da bu dine son verilmisken Nepal'de o. ve IX. Ekolün kuruculari Najarguna ve ögrencisi Aryadeva idi. Bu ekolde Buddist mantik analizi en yüksek dorugun a ulasti. L de la Vallee Poussin. Çin'e Chen-yen. Tayland 'a girmesi milâdin ilk yüzyillarinda Mahayana sekliyle oldu. Thera-vada Buddizmi Hinayana'nin 18 kol undan günümüze gelen tek eski Buddizm seklidir. yüzyildan itibaren gözükmez oldu. Kismen karsilastigi kuvvetli muhalefet. Yüzyildan itibaren ortadan kaybold u. Bu ülkelerde ve digerlerinde Buddizm tarihi. Hindistan'da II. bu sirada Mant-rayana'ninkine büyülü afsunlari katarak uzak nirvan a hedefinden ziyade zihnî tecrübeyi yogunlastirmayi esas alan ve Dogu Hindistan'da {s imdiki Bihar. cografî. Doguda A soka zamaninda Seylan'a gitmisti. Yüzyillarda Sankara (788-820) ve Kumarila gibi Buddistlerin çekindikleri iki büyük filozofun da etkisiyle ataga kalkti.Mahayana'nin Hindistan'daki Kollari I. Mahayana Buddizminin de Çin'den Vietnam'a girmesi 13-14. Kamboçya ve Laos'a yayilirken. O. Yüzyilda Bengal'de hâlâ az bir taraftari vardi.lar da buna kendi kutsal kitaplarindaki Nirvana'ya ulastiracak doktrin yorumuyla ilgili açiklamalarin Hinayananinkini düzenieyenlerce anlasilamadigi. Müslümanlarca alinisi bu gidisi hizlandirdi. Bu. Tant rik Hinduizmin bir kopyasi idi. IV. gittikçe artan bir sekilde Hinduizm'e yaklasm aya ve itibarini kaybetmeye basladi. diger koldan da Çin'e sizdi. 226'da Kusan Impara torlugu yerini küçük beyliklere birakti. Oudh'da 1220'de henüz ortadan ka lkmamisti. Sonra Seylan'dan gelen Theravada Buddizmi buralarda hakim oldu. Yüzyillarda oldu.Hindistan Disinda Buddizm Mahayana. Ayni yüzyil ortalarinda Orissa'dan Buddizm çekilmisti. 1200'de Magadria'nin Müslümanlar in eline geçisiyle Hindistan'dan silinmeye basladi. 335). öncekilerinkinin zihnen gelismemis kimseler için muvakkat hakikattan baska bir sey olmadigini söyleyerek cevap veriyorlardi {Tartismanin ta fsilati için bkz. Yüzyil da Buddist düsüncenin analitik prensiplerinin Mahayana içinde gelistirilmis bir sekli olan Madhyamika ekolü ortaya çikti. VIII. Bu sebepie XII. [148] E. artik kuzeydogudaki küçük bir topluluk disinda 13. Orissa. Öte yandan suuru gerçek bilmeyen Buddi st Madhyamika ekolünün asiri zihinciligine karsi Asanga ve kardesi Vasu-bandhu'nun ba slattigi suuru gerçek bilip onu temizleme ve aydinlatma yoluyla manevî hakikati dogr udan dogruya kavramaya dayanan Yoga-cara (Vijnanavada) ekolü ayni yüzyilda ortaya çikt i. VIII. 712'de Sind'in. "Mahayana". [149] F. Japonya'ya Shingon adlariyla intikal etti. Yüzyillar arasinda Tibet'teydi. semboller ve jestlerde odaklasan gayri Buddist elemanlara yer vererek aydi nlanmayi saglama yolunu tuttu. onlardan sonraki Sena hükümdarlari Hinduizm'i tuttular. millî ve mahallî sartlara göre sekillendigi gibi iki önemli Buddist mezhep elemanlarinin yer y er kaynastigi da gözden kaçmamaktadir. Bengal) gelisen Vajrayana veya Tantra ortaya çikti. mantra. Magad-ha. Hindistan'da Buddizm'in Tantrik veya Vajrayan a sekli Hindu bhakti ve Tantrik kültlerine yerini birakti. O sirada Buddizm. kismen de bozulmaya yüz tutmasi sonucu Buddizm. bunlarin son d erece yüksek gerçekler oldugu. yani kutsal i lâhiler.

Bu devrede T ao An (312-385). Han hanedaninin yikilmasi sonucu Kuzey Çin'i isgal eden Çinl i olmayan halklara 300 senelik hakimiyetleri sirasinda Mahayanaci kesisler siyasî. Onlar sihirbazlikta da büyük söhret kazandilar. ayrica meshur seyahat hatiralar ini kaleme aldi. Temiz Ülke (ChIng Tu) ekolü. Konfüçyüsçü ve Taoist klasiklerle Mahayanist eserlerdeki fikir ve telkinler birlesince ort aya ayri bir Çin buddist gelenegi çikti. Buddis t fikirleri tercüme etmek için Taoist deyimler kullanildi. Yüzyilda Buddizm'e kapisin i aralayan Kore'nin güneyinde de tutunmus. Güney Çin'de iki temayül gelisti: Zihni kontrol ihtirasi bastirmayi esas edinen özde Hin ayanist Dhyana Ekolü. Chih K'ai (538-597) tarafindan gün eydogu Çin'deki T'ienT'ai dagindaki meshur manastirda ortaya atildi. Hintli Najarguna'ya dayanmaktaydi.unla beraber Seylan'in % 6O'i. 414'te dönüsünde Buddist kutsal kitaplarini tercümeye basladi. Seylan'dan Pali diline dayanan Buddizm'le ilgili bilgiler XIX. Alti senelik yolculuktan sonra alti sene de Hindistan'da gezme k. Bud dist vaizler. IV. Vinaya kaideleri tercüme edildi ve Mahaya na'nin spekülatif fikirleri yayildi. Yüzyihn ortalarinda saray çevrelerini etkiledigi de kayde dilmistir. Böylece iki din arasindaki benzerlikler ortaya çikti. bütünlük fikrine önem verdi. Yüzyilda Avrupa ve Amerika'ya geldi. âlemi onun mükemmelligi içinde kucaklamaktaydi. Chih. Yüzyilin ilk yarisinda da Japonya'ya "TendaI" adiyla geçmistir.Mahaya-nist ekolleri içinde gelisen fikirleri ögrenebilmekteyiz. sadece Çin'de degil. muhtemelen Çin'de en eski Ma-hayana toplulugudur. Yüzyilda tahsilli ve zengin kimseler Sangha'yi himayeleri alt ina alip tercüme masraflarini üstlendiler. Buddizm'i n bes ahlâk kaidesini benimsediler. Batida kesis olmayan Buddistler de artmaktadir. Tibet ve Japon Buddizminin herbirinin kendine mahsus özellikleri ve Hint Buddiz minden farkli yanlan vardir. T'ang Hanedani zamaninda. bir kum tanesinde mevcut idiler. 349) hemen hemen bütün Kuzey Çin'i inançlarina döndür . Hindistan'a gitmek ve oradaki ziyaret yerlerini görmek üzere Ch'an g-an'dan yola çikti. Yüzyildan itibaren merkezî Asya Ipek Yolu boyunca Çin'e kadar gelen Buddizm . Almanya ve Amerika Birlesik Devletl eri'nde Budda'nin hayati ve doktrinine ilgi artti. Bu ekolde di nin pratik ifadesi zihni bir yere toplama ve her seyin içyüzünü kavrama yoluyla manevî irfa n ve hikmete baglanmistir. Mutlak Akil. Han Hanedani'nin sonunda (tan. Bunlar dan Sangha'ya alinanlar da vardir. "Beyaz Lotus" adi altinda Hui Yüan tarafindan kuruldugu sanilan ekolün adi sonraki . Günümüzde Hindistan'da aydinlar arasinda Hinduizm'd en memnuniyetsizlik sonucu bu eski mirasa dönenler oldugu gibi. Böyle büyük Çinli üstadlarin eserlerinden Sui ve T'ang hanedanlarinin ayri. Büt e bütün Buddalar. nihâi hakikgj meseleleriyle ilgilenen. Bununla beraber onun II. Bununla beraber üçünde de en bariz ortak yan Mahayanist o lmaktir. 399'da. Bu konuda Buddistlerin ilk yardimcilari Taoist bilginler oldu. özellikle Fo T'u-teng (ö. Temiz Ülke ( Cennet). Hua Yen ve Ch'an ekolleri gelisti. Tayland. 220) daginik yabanci gruplarina münhasir kalmisti . Iste bu gelenek içinde T'ien T'ai. O sirada meshur bir tercüme ekolü Kumarajiva'nm (344-413) baskanliginda baskent Ch'a ng-an'da çalismakta idi. Böylece basta Ingiltere. Sangha ile aydinlar arasindaki irtibati saglayan Prajna Ekolü. O. manastir ve ma'betler kurdular.Çin Buddizmi Çin. [150] G. Hui Yuan (344-416) ve Tao Sheng (360-434) gibi yetiskin sahsiy etlerin etkisiyle büyük manastirlar yapildi. Laos ve Kamboçya'nin % 9O'i hâlâ Buddist tir. Bu ülkelerde bugün. Ekol. Mahayana sutra'larina da yanan. I. ancak görevde farkli idiler. çesitli ekollerin kutsal kitaplarini toplamak ve kopya etmek için harcadi. Bunlardan T'ien T'ai. askerî islerde danismanlik yaptilar. Özde ikisi ayni Idi. Böylece Çin bilginleri irsat ediliyordu. Burma. kast disi kimselerde n Buddizm'e girmis ayri bir topluluk da bulunmaktadir. Bütün ve parçalari özdes idi. dogudan gelme kesisler de yasamaktadir. Fa Hsien adli meshur Çi n seyyahi. IV. IX.

629'da yo la çikti. Manastir haya tinin refahi. Sans-kritçe "dhyana"dan çikmistir v ekol. en iyi açiklayani ise Fa-tsang'dir (643-712). daha s onra ise Sovyetler Birligi içindeki bir halk cumhuriyeti hüviyetiyle dine karsi kamp anya sonucu rahipler baska mesleklere yönlendirilmis.000'den 200 'e indirilmis. Daha önce dhyana egzersizlerinden bahsedenler olsa da eko lün baslangici Bodhidhar-ma'ya (470-543) dayandirildi. Bunu n yaninda kesis olmayan bütün Buddist erkek ve kadinlarin evlerinde meditasyon yapma lari tesvik edildi. 1786 ma'bet ve 24. yerli Çin düsüncesini gösterme si bakimindan önemli sayilan bir harekettir. IX. Tang Hanedani devresi (618-907). 520'de Çin'e geldigi kabul edilen Hintli bir kesis idi.takipçilerinden bir grup tarafindan simdiki haline döndürülmüstür. Buddist sanat eserleri ve kitaplari yakildi. Bununla beraber genel de bu hanedan Buddizm'e mültefit idi. fazilet verebilecek olan Budda ve Bodisat-va'lara dön dürerek onlarin yardimini kazanmaktir. Bunlardan Kuan-Yin (aglamayi isiten) adina Çin'de tapinaklar yapilarak kadin ve çocu klari koruduguna inanilan bu Botisat-va'ya büyük alaka gösterildi. itibari. Yüzyila kadar sathi ölçüde. Ch'an. Ekolün gayesi. kisiye sonsuz inayet. 84 5'te görülmedik bir zulüm baslatti. Cennete hükmeden ezelî Budda'ya iki BodIsatva (Budda olmaya bi r merhale kalmis semavi varliklar). hayatinin sonuna kadar tercüme etmeye çalisti. Meditasyon Ekolü diye bilinmektedir. O ögrenilemez. ancak Sung haneda ni zamaninda Temiz ülke ve Ch'an ekolleri faaliyetlerini devam ettirebildi. imparatorun himayesinde. Ch'an Ekolü. 250. 596-664). ilk iki ekol Hintli Najarguna'ya dayanirken. Tibet veya Lama Buddizmi önde gelen dindi. Orta Asya yoluyla Hindistan'a gitmek üzere. Iste kisi kurtulusa ulasmak için ona böyle bir cenneti verecek olan Amitabha Budda'ya (Japonya'da Amida) kendisini adamaktadir. meditasyon veya âyin. Çin'e birçok yabanci getirtildi.000 e rkek veya kadin kesis tekrar dünyevî hayata döndürüldü. 645'de geri <löndü. hedefte cihansümul ve bütün fenomenal t ezahürlerin temeli olan sürekli sabit bir zihin telkin etmektedir. askin (transandant al) Budda için Amitabha (ezeli isik) deyimi kullanilmaktadir. Tang Hanedani zamaninda 8-10 Buddist ekol parlamisti. içinde Buddist. Ekolün ilk üstadi Tushun (557-640). Çin'de. Ch'an. Onu Taoistlerin ana tanriçalarindan ayirmak imkansizdi. Imparator Wu-Tsung. Ch'an.000 erkek ve kadin kesis vardi. 1280-1368 tarihleri arasinda hükmederken Çin'de. Buddizm'in etkisi süratle azalmistir. Bu Temiz Ülke Ekolünü (Ching T'u) en iyi dile getire n Shan-tao (613-681) oldu. t ek hakikatin felsefî veya dinî düsünce. olmayan da hayaldir derken bu ekol. sonra siyasî otorite olarak. Ekolün dayandigi sutra'da. 713) sonrasinda meditasyon salonu bütün Ch'an manastirlarina girdi. Ekole hizmet eden üstadlar arasinda temel metni yaza n Hui Neng (ö. düsünce ve mantikî idrakin durdugu anda ortaya çtkan bir manevî aydinlanm ayi esas edindi. Taoist elemanlar birbirine karismis bir halk dini tarafindan yutul . güç. Mogolistan'da X VI. büyü uygulamasi ile kavranila Budda hikmeti oldugunu telkin etti. ikilik sözkonusu olmayan bir varlik halinde afakî ve enfusînin üzerine çikarak hakikati birden kavramaktir. 420'de. manastirlar devlet kontrolü altina girmis. Hindistan'da 10 yil boyunca seyahat etti ve geri döndügünde ge tirdigi çogu Yogacara ekolüne ait eserleri. Diger Buddist ekoller (meselâ Ch'an) va r olan da. Mahayana'nin bir uzantisi olan Lamaizm. Buddizm'in gitt ikçe gelisen gücü. Ihtisami arkasindan fesat getirdi. Ekolün temel felsefesi ihni. Japon Zen'iyle bu ülkenin medeniyetinde unutulmayacak izler birakti. Buddizm'in Çin'de en olgunluga ulasti gi yillar da olsa ilk imparator^Kao Tsu ile baski basladi. Çin zekâsinin orjinal bir mahsulüdür. 4000 ma'bede el kondu veya tahrip edildi. Mogol Yüan Hanedani. kesis hayatinin Konfüçyüsçü aile ve ahlâk telakkileri rsan doktriner veçhesi tenkitlerin çogalmasina yol açti ve arkasindan siddetle engelleme yi getirdi. rahip sayisi 100. 1920'ye kadar hükmetmis. Bu devrede Orta Asya ve Hindistan ile baglant ilar olusturuldu. Ch'an ekolü Sung Hanedaninin Yeni Konfüçyüsçü hareketini etkiledigi gibi . Ch'an'in Tibet Mahamudra'si yla benzerlikleri vardi. sarayi etkilemesi. Yüzyilda Çin Buddizmi zirvesine ulasti. O. kitaplardan veya mürsitlerden al inamazdi. Her sey Budda aklinin bir tezahürü idi. Hua Yen Ekolü. Çin'de son yedi yüzyilda. Kuan-Yin ve Ta Shih Chih yardim etmektedir. manastirlarda züht hayati yasayan kesislerden ayri Buddizm. Meshur Çinli bilgin ve seyyah Hsüan Ts ang (Chuang) (tan.

Bu karar 1962'de general Ne VVin'in askeri hükümetince feshedilmisse de bu bagimsizlik devresinde Burma'da Buddizm himaye edilmistir. Yüzyilin ba slarinda özellikle T'ai Hsü (1890-1947) ile Çin Buddizmi bir zihni uyanis ve ahlâkî dirili s yasamistir. Güneydogu Burma'da yerlest iklerinde artik Burma kralliginda merkezî nehir etrafinda yasayanlara günümüze ka dar gelecek Theravada Buddizmini getirdiler. 1956'da Budda'nin nirvana'ya kavusmasinin 2500.mustur. az sayida tecrit edilmis Ma-hayana manastirlari vardir. Yüzyilda Pali dilinde yazi lmis bir vekayinameye göre Budda Seylan'a üç defa gelmistir. Seylan'da halk. yüzyilin sonlari XX. Burma'da manastirlar. Birço k sehir ve kasabalarda kesis olmayanlar da manastirlara baglidir. Yüzyildan itibaren hem Theravada hem de Sarvastivada mensuplarinin Burma'da bulundugu Çi nli seyyahlarin kayitlarindan anlasilmaktadir. büyük insan kitleleri buralarda toplanmakta dir. 1961'de Rangoon Parlamentosunda. Halk tarafinda n hibe edilmis altin yapraklarla kapli Rangoon Shwe Dagon Pagoda'si Mandalay'dak iler gibi ziyaret yeridir. Theravada disinda. Çok geçmeden bu Buddizm Hindi stan'daki gelismeyi takip ederek Tantrik yapiya ulasti. daha sonra Pali Buddizmi yerlesti. Bu Theravada Budizmi ile yerli mahallî inançlarin zaman içindeki karisimi Burma Buddiz mini olusturdu. Mahayana'nin mensuplari kuzeydeki daglik bölge ve dogu Burma Shan eyaletlerinde yasayan mahallî Gurka ve Rangoon'daki Çin toplu luklarindandir. önce Sarvasti-vada ve Mahayana. Burasi simdi "Adem zirvesi" diye bi linmektedir. manastir hayatina gi renler ve girmeyenlerden olusmus iki veçhe arzeder. Bu iki veçhe biri digeri olmaksi zin düsünülemeyecek bir iliski içindedir. Burma'da. Krall ar tarafindan yaptirilan pagodalar {tapinak gibi kutsal yer) dikkat çekicidir. VII. Aydinlar. [151] H. Bu noktada Burma'nin diger Theravada ülkeleri özellikle Seylan ile ir tibati oldu. halkin moral ve egitim islerinde yardimci olmaktadir. Mon'lar. XIX. yine bulutlarin arkasina girm istir. V. Yüzyildaki Britanya istilâsi Burma'daki Sangha teskilâtinin geleneks el yapisina zarar verdi. Bu rivayetin tarihî bir dayanagi bulunmasa da bu yer. simdi önemli ziya ret merkezlerinden birisidir. yildönümü Ran-goon disinda öze l olarak halkin yardimlariyla hazirlanmis bir magara salonunda Tipitaka'nin bütün met ninin okunmasi ve gözden geçirilmesiyle gerçeklestirilen bir Buddist konsiliyle kutlan di. Fakat komünizm ve Mao tse Tsung ile o. Mahayana Buddizminin Asagi Bu rma'da VIII-IX yüzyillarda bulundugu görülmektedir.Seylan Buddizmi Seylan Buddizmi eski Buddizm'in önemli bir merkezidir. halk kitlelerinin bu dini telakkilerine pek karismamis. Burma'ya III. Yüzyil da Tantrik Buddizmin bozulmus bir sekli vardi. San skritçe'ye dayanan Buddizm vardi. . XIX. Yüzyilda geldi. Özellikle Prome'deki bu tip Buddizm. diger yerlerde oldugu gibi. Burma 1947'de istiklâlini kazaninca Sangha eski itibarini kazandi. Buddizm. Burma'da. bu adanin Budda'nin telkinatinin muhafizi olduguna inanmaktadir. [152] I. Bir defasinda o Sumanakat a tepesine çikmis ve orada ayak izi kalmistir. Yukari Burma'da XI. ancak onlari bir hurafe yigini olarak hakir görmüslerdir. Senlik günleri. oraya Kuzeydogu Hindistan'daki Ben-gal'den gelmistir. nüfusun % 20'sini olusturan Buddist olmayan ha lktan bir ayrim ortaya çikarmamak üzere Buddizmi resmî din kilan bir karar alindi.Burma Buddizmi Burma Buddizmi Güneydogu Asya'da.

Yüzyila dayanmaktadir. esas yadigarin hâlâ Kandy'de mevcut b ulunduguna inanmaktadir. 15. Seylan'da halk kesislerin yasadigi vihara'lari kutsal ziyaret yeri olarak görürler. Seylan'da uzun asirl ar basta gelen mezhebin ilk müjdecileri bunlardir. Siva gibi Hint tanrilarina tapinaklar yapilmaya kadar vardi. Vidyodaya) kurulmustur. Merkezi asagi Burma'da olan Mon kralliginin bir bölümü olan Tayla nd'in güneyinde önce Hinayana hakimdi. Miladin ilk yüzyilinda yasamis bir kralin Mahavihara'ya degil. Zamanla iki Buddist üniversite (Vidyalankara. Yüzyillar arasin da onlarin Hindu gelenegi üstünlük kazandi. Hint Buddistlerinden saglanan Budda'nin disiyl e ilgili Abhayagiri kesisleri nezaretinde baslamis kült bu devrede yeniden canland irildi. Yeni mezhep.Asoka zamaninda Seylan krali Buddizm'i kabul edince baskent Anuradhapura'da bir "vihara" (manastir) açtirmistir. he m Theravada. Önceki Mahavihara'nin kesisleri. Yüzyilda Çinlilerle yakinliklari bilinen T aylarin millî tarihi basladi. Bu iki eser Seylan Thera vada geleneginin gelismesinde önemli katkida bulundu. Bununla beraber yi ne 11. Theravada kutsal metinleri olan T ipitaka'yi I. Yüzyilda baskenti alip bu disi ortadan kaldirdiklarini ile ri sürmüslerse de yerli halk onun taklit olduguna. Yüzyilda gelip bu Mahavihara cemaatinin bir üyesi olan Buddhaghos a. Hollanda ve Ingiliz istilâsi sirasinda geri planda kalmisken 19. Bu vihara'nin ilk sakinleri. Yüzyildan bu yana Budda'nin heykellerinin kond ugu yerler. Portekiz. Telkin ve manastir düzeninde farkli bir özellige sahip olmasa da bu yeni mezhep. Yüzyildan itibaren de onlar ayni yapi da. 11-12 Yüzyillarda Visnu. Theravada gelenekçiliginin k oruyucu bekçileri olarak. hem de Mahayana telkinatini Inceleyerek disa açik bir yol takip etti. Yüzyilin sonlarina dogru güç kazanmistir. Yüzyildan itibaren "Devalaya" deni len Hint tanrilarinin putlari da girmis. dagaba ve bo agaçlariyla birlikte bugün de Seylan'daki vihara'larin degi smez özellikleri olmustur. Yüzyillar arasi bölgede Mahayana önde gelen me zhepti. Bu yüzyillard a Güney Hindistan ve Hindu etkisi giderek artti ve bu etki. dis etkilerin odagi oldu. Sangha. Asoka'nin oglu Mahi nda ile beraber oraya gelen sangha üyesi kesislerdir (bhikku). Daha sonra bir üçüncü mezhep. ayrica Buddist telkinatin genis bir özetini yapti. içinde bir yadigarin gömülü oldugu daga-ba'lar (pagoda) ve bir de "Bo Ag acf'ndan olusan bir bütündür. Yüzyilda yazili hale getirdi. Tayland'da Buddizm'in tarihçesi 6. Hanedan ve baskent degisiklikleri. Taylandlilarin % 94'ü Buddisttir. Tripitaka üzerine yazilmis Sinhalese serhlerini Pali dilinde yeniden kaleme aldi. Simdi Anuradhapura'daki Bo Agaci'nin Budda'nin altinda i lhama kavustugu Gaya'daki agaçdan kesildigi ve Mahinda'nin kizkardesi tarafindan S eylan'a getirildigi söylenmektedir. Ilk vihara'lar. Budda'nin sadaka kâsesi de eklendi (simdi bu kâse kayip tir). Jetaana da bir önceki mezhebin yolunu tuttu.Tayland Buddizmi Tayland Buddizmi. münferit kesislere hediye vermesi Abhayagiri mezhebini dogurdu. 14. Bu zamandan itib aren Tayland'da Theravada Buddizmi hakim oldu. Hindistan'dan V. Portekizliler 16. Seylan'a BuddIzm'in gelisind en 1815'deki Ingiliz isgaline kadarki devrede ülkeyi idare edenin Buddist olmasi i stendi. Abhayagiri mensuplari. 8-13. Ayrica vihara'lara 12. Buna diger bir yadigâr. Sonraki yüzyillarda bu üç mezhep Seylan'daki Sangha'nin temelini olusturdu. IV. Theravada gelenekçiligi altinda mezhepler birlestirildi. . Abhayagiri dogmadan önce. ayri bir bölümde yer almistir. [153] J. Vietnam disinda diger Güneydogu Asya ülkelerindeki gibi Theravada mezhebindedir. Bu yüzyilda Seylan'a giden Siyamli kesisler dönüslerinde T ayland'da kaldilar ve oradaki yeni Buddist gelismeleri yaydilar. Kimerlerin ülkenin büyük bir kisimini ele geçirmesi sonucu 11-14. Yüzyildaki millî uyanis sonucu Buddizm yeniden güç kazandi. 1947'den bu yana Buddizm'in gelismesiyle millî kalkinma at basi sürdürülmektedir.

bir halk dini olarak bir yandan ölü ayinleri getirir ken. Modernl estirme çabalari yaninda. Böylece Meiji devrinin baslarinda bu kaynasma bozulmus ve ondan sonra da doktrin ve tören olarak bir daha görülmemistir. O. Vietnam. sanat ve edebiyati. vücu du bütün âlemi kusatan Budda'nin tezahürleri olarak görülmektedir. fakat Avrupâî ciltler hali nde bastirmasi dikkat çekicidir. 939'a kadar 1000 yillik bir süre Çin Imparatorlugunun bir eyaleti olarak ka ldi. Budda'nin dista tez ahür etmis seklidir. Yüzyilda baslayan ve XIII. Amida. Bu mezhepte âlemin sirlari görülebilir ve kavranilabilir sekilde takdim edilmeye ve sembollendirilmeye çalisilmis tir. Bugün de Viet nam'da Buddizm. Konfüçyüsçülük. Onun yaptiklari simdiki Tay Buddizmi üzerinde derin izler birakti. bir Buddist kesis olarak modern Tayland'in temellerini atti ve Buddizm'de reform say ilabilecek Sangha teskilatiyla ilgili yenilikler yapti. inanç ve gelenekleri de agirligini belli etmektedir. Bunlardan Jodo. II. Amida'nin. O. Jodo'nun J aponya'da birbirinden az farkli dört kolu vardir: Jodo (1970'lere dogru taraftan 4 milyon kisi). Bunlardan halkin en çok tuttugu Shinshudur ve 1173-1263 tarihleri arasinda yerle smistir. Böylece ortaçag Japonyasmd a XII. tahminen 806'da. Taoizm bu etkilenme sonucu hâlâ ayaktadir. Birçok dinlerin tanri ve melekleri Shingon'da (Çincesi "Chen Yen": dogru söz). Yuzunembutsu ve Ji ((taraftarlari fazla degil) . Taoizm ve diger Buddist mezhepleri de içine alarak. Bu din. Hindistan'daki Mahaya-na'da bu askin Budda. iman ve inayet ile kurtulusu telkin ederek. 1173-1263) taraf indan da gelistirildi. etik duygulari etkiledi. Ona göre âlem. Böylece Sinto felsefî bakisi ve ahlâkî muhtevasi derin kle beraber tek basina Sinto taraftarlari bu gidise siddetle karsi çikmislardir. Dünya Savasi'ndan bu yana gittikçe artarak Taylan d'in sehir bölgelerinde bati etkisi kendisini göstermekteyse de sehir disi bölgelerde Buddizm kültür. ezelî Hayat ve ezelî Nur olarak bilinmektedir. Japonya'da B uddizm'in en popüier sekli haline geldi. Onun gerçek vücudu birbirini tamamlayan iki parçadan olusmustur: Zi hnî.disaridan gelen isgaller akabinde 1851'de tahta çikip 17 sene hükmeden Mongkut. Bu piramitte en üstte Buddaligin bütün muk ddesligi gerçeklesmis Shingon'un mistik panteizmi bulunmaktadir. Kobo Daishi (774-835) tarafindan kurulan d iger bir Japon Buddist mezhebi mistik ve uzlastirmaci (sinkretist)yapili Shingon 'dur. bu dinle ilgili gelismeler baki mindan önem tasimaktadir. bu arada dinî bakimindan da etkilendi. hikmet. Tantrik mezhebini telkin etmistir. Onun uzlastir maci tutumu Ryobu Sinto'nun ortaya çikmasini saglamistir. ögrenimi. Kurtulus için en kolay yol olarak görülen. Hinduizm. teskilâtli rahip tesekkülleriyle Japon halkinin hayatin da baslica dinî güç haline geldi. Shinran {tah. sevgi sahibi bir varlik olara k sunuldu ve bu mezhep. Honen tarafindan 1175'de kuruldu. Buddizm kozmoloji ve eskatolojisi. Yüzyilda ulastigi Japonya. Bu sürede Çin'den her hususta. [154] K. Oglu da babasinin yolunda gitti. Japon Buddizminde askin (transanda ntal) Budda için kullanilan bir addir. Tipitaka'yi Tay nitelikleri içinde. Çinlilerin "Temiz Ülke" (Ching T'u) ekolünün Japonca karsiligi ol an Jodo'ya göre Budda ezeli nur. Kobo Daishi (Kukai). e mezhepleri 10 gelisme derecesi içinde görmüstür. kullarini saadet ülkesi cen nete gönderecegine inanilmaktadir. Çin'de kendini yetistirmistir ve Japonya'da panteist ve mistik yapili. Felsefî düsünceyi kamçiladi. Yüzyilda en canli devresini yasayan Buddizm'd en etkilenmis Sinto kendini göstermistir.Japon Buddizmi Buddizm'in Çin yoluyla VI. ayrintili manevî disipl in ve yetistirme sistemleri. çok merhamet. diger yandan dünyevî çikarlar için büyüsel ve tabiatüstü yardim iddiasinda da bulundu. Jodo'dan daha da önce. B ddist Jodo ve Shingon mezhepleri Japonya'da dogdu ve Amida Budda inancini köklestir di. maddî. manastir kisvelerini atmis. Sinto kutsal yerlerinde Buddist ayinlerin icra edildigi görülmüstür. Birlesik Sinto-Buddist kutsal yerlerinde her iki dinin rahiplerinin birbiriyle kaynastigi. evlenme ve aile hayatinin kurtulusa enge l olmayacagini ileri sürmüstür. . Shinshu (13 milyon).

Buddizm'in kollara ayrilmasina ve bu arad a Soto'nun da bir mezhep olarak ortaya çikmasina karsi idi. düzen. Tendai. B udda zihninin suuruna. Japonya'da Zen adini alan Bud-dizm'in bir sekfi. olmayan kimseleri yesti stirdi. Tendai'nin esasi. asirlarc a devam edecek bir manastir kurdu. Çin'de Tung-shan{807-86 9) ve Ts'ao-shan (840-901) tarafindan kuruldu. tarif ve tasvirin ötesinde bir tec rübedir. kurtulus ve Buddaligi kazanmanin en genel gaye oldugunu açikl adi. Budda fitratinin böyle çiçeklenecegini savundu. Satori. Pratik islerde ve meditasyonda kendini idrak ve Budda tabiati esit sekilde bulunur. arzu. saf suur olarak. en güzel sanat ve edebiyat eserlerinin ilhamini vererek Japon kültürünün üzerinde büyük ve derin bir etki birakti. Japonya'ya döndü ve Tendai'yi kurdu. diger Zen üstadlarinin aksine. O. fikir ve hüküm lerinden arindirilmak yo-luyle nefes almanin düzenlenmesi. bes merhale sistemi (gerçek nefsi tanimaktan. meditasyonda bagdas kurup oturarak konsantre olmak. ibadet ve faal el isleriyle geçer. Zazen tekniginde zihin bütün alakalarindan. meditasyonda bagdas kurup oturma ve beli dik tutma tarzinda "Zazen" u ygulamasini destekledi.Kobo Daishi gibi Hei devrinin diger meshur sahsiyeti. Züht uygulamalari için büyük bir tesvik söz konusu degildir. Kesislerin hayati meditasyon. kendi Budda fitratini esas hikmet görerek zihnî bir ayrima gitmeksizin. Bu çok önem li ve etkili mezhep. bütün sirlar. Japon Buddist ekolü Tendai'y i kuran Dengyo Daishi'dir (767-822). bir iç tecrübeyi gelistirme yoluyla hakikatin dogrudan ve mist ik olarak kazanilmasina dayanir. Buddizm'in esas öz ve ruhunu aksettirdigini idd ia ettigi kendi telkinatina önem verir. Çin'de T'ien T'ai idealist telkinatini ögrendik ten sonra Dengyo Daishi (Saicho). böylece "satori" denilen büyük haz ve sekînete ulasma hedefi Zen meditasyon geleneginin gayesidir. bedenindeki suursuz güçlerden hürriyetini kazanarak. Japonya'ya bu hareketi getiren Dogen (1200-1253). Ilk müstakil Zen manastiri 1236'da onun ön ayak olmasiyla kuruldu. O. Gerçek irfana kavusma sessiz aydinlanma ile gerçekleseceg ine inaniliyordu. O. Budd ist ekolleri içinde parladi ve sadece Japonya'da kalmayip bütün dünyaya yayildi. onlara dayanan yorumlamalara degil. Japon Buddizminin birlestirici gücü oldu. halka mâleden K ei-zan (1268-1325) oldu. Bunlardan Soto. Shingon ile birlikte Tendai. mutlak gerçekle tam birligin gerçeklesmesine kadar) bu tarzi n esaslarini olusturuyordu. Dengyo Daishi. Temelde o. Sa-toride Bu dda adayi. manevî bütü lüge kavusmasidir. Çin'de 'Ch'an" diye bilinen. derûni manevî aydinlanmayi gerçeklestirmeye çal isir. çay törenlerine. Baslica felsefesi Mutlak ile nisbîni n fenomenal bakimdan birligi idi. kötü arzularin giderilmesiyle ve kendine tam hakim olmak la gerçaklesecegini telkin ederek bu manastirda kesis olan. sutra'larin okunmasini Buddist kutsal nesnelere tazim gösterilmesini savundu. çiçek bahçesi peyzaji çalismala gulandi. bu fitra tin. insanin cehaleti dolayisiyla gerçeklestiremedigi Budda tabiatinin f itratinin temel tasi oldugunu iddia ederek meditasyon veya murakabe uygulamalari ni tesvik eder. 867) tarafindan kuruldu ve Eisai (1141-1215) tarafindan da Japony . Japonya'da dinî in anç ve felsefî düsüncenin itici gücü oldu. 1227'de aydinl anmayi kazanmis olarak Japonya'ya geri döndü. Mutlakla fenomenal âlemin denklenmesine dayaniyordu. zihnî veya duygusa l olarak nitelendirilirse satori olmaz. Iste Dogen. insanin. Dogen. Bu tecrübe. 23 yasinda Çin'e gitti. ego'nun tasfiyesiyle. çiçek tanzimi. Zen manastirlari sessizlik. Hiei Daginda (Kyoto yakinlarinda). Felsefî yönden onun monistik panteizmi. Zen'in prensipleri "Judo" ve "Kendo" {Ki iç oyunu) askerî sanatlarina. Zen üstadlarinin sakirtlerine. Zen. O. büyük bir Tendai merkezi olarak. Bu mezhep Çin Bud-distlerinden Lin Ch i veya l-hsüan (ö. insan ve bütün seylerin özünün Budda fitrati oldugunu. Egitim. Öte yandan o. O. Bununla beraber Eiheij i Tapinaginda (Echizen eyaletinde) Soto telkinleri günümüze kadar sürüp geldi. zi hni hürriyeti kazanmak ve "satori"yi bir anda gerçeklestirmek için verdikleri egzersiz leri (koan) ikinci dereceden buldu. Zazen'de Buddizm'in ana prensibinin bulundugu. Zen Buddizm. varmak ister. temizlik ve titiz dinî disiplinleriy-le d ikkat çekicidir. söz ve kavramlara. Zen mezhebinin diger bir kolu da Rinzai'dir. faziletler ve hikmet in bir kimsenin kendi suurunda Buddaligi gerçeklestirebilmesi için olduguna dayanmak tadir. Bunun için. Zen Buddizmin Japonya'da birkaç kolu vardir. Dogen . kutsal metinlere. üstünlük? nligi bir kenara iterek.

Eisai (Zencho Ko kus-hi). Dünya Savasi sonucu Devlet Sintosu ortadan kalkmissa da. I I. Ani Satori'ye ulasmak için zazen ve koan. Digerleri gibi Obaku da Çin kaynaklidir. Yüzyildan itibaren sove nizm ve yabanci düsmanligi sonucu Sinto'yu canlandirdi ve onun millî inanç haline gelme sine yol açti. din disi hayat ve dinden uzaklasma Japonya'daki bütün dinlerin ortak problemidir. Üç ana madde sunlardir: Sila (ahlâk). ya lan-yanlis konusmamak. izdirabin kaynagi olan arzu ve ihtiraslarin giderilmes inde basvurulan Sekiz Dilimli Yoldur. Çin etkisi Obaku'nun tapinak mimarisi ve dini törenlerinde kendini aksettirir. Obaku. Rinzai tapinaklar i kültür ve sanat merkezleri oldu. Ingen. Hakuin'in Zen çevresinde aydinlanma. içki-uyusturucu kullanmamak. yorumlar yapti. çesitli ülkelerde kazandigi degisik inançlari. Soto'dan ani aydinlanma kazanmada alisilmisin disinda vasi ta kullanmasiyla ayrildi. devamli tekrarlamasina agirlik verir. O. Di nî hamiyet ve millî ideali birlestiren. avlanmaz. Dogru söz ve dogru davranisa her Buddistin uymasi gereken bes emir açiklik getirir: Öldürmemek ve zarar vermemek. ani aydinlanmanin üstün inayete dayandigini. Zen meditasyonunu açikladi ve Zen'In müstakil bir ekol olarak bilinmesini. Panna (hikmet). orada Lin-Chi mezhebinde aydinlanmaya ulasti. Züht u ygulamalari dolayisiyla Rinzai'den biraz ayrilmakta olan Obaku. silah ve zehir imalatçiligi yapmamak. gizli bilimler. Buddist rahip zümresi sikici sinirlamalara maruz kal di. Zen gelenegini Kama-kura'ya soktu. Japonya'da Buddist kesislerin gayretiyle son 1000 yili askin bir süre içinde eski ye rli din Sinto. O. çocuk düsürmeye karsidir. Amida. duyularini yanlis yola yöneltmemek. Büyük Aydinlanma. zina yapmaz. Bu yapinin temeli. her duygulu varliktaki Budda ruhu olarak kabul edilir . Rinzai. bazi dinlerle kaynasmis sekilleri olsa da Buddizm'in kendine mahsus bir yapisi v ardir. Buddizm. Bu arada belirtilmelidir ki Hiristiyanligin Japonya'ya girmesinde Buddizm'e n efret duyan Sogun Nobunaga'nin büyük rolü olmustu. daha az kabiliyetli olanlar için tedrîcî yolun d aha uygun düsecegini telkin etti. esrarcilik. içki ve zehir satin almaz. Bu sekiz madde. Japon çay kültürünün babasi olarak telakki edildi. sakirtlere egzersiz vermek gibi seyler idi. O. meyhanecilik. et. XVII. Buddizm'in içinde eridi. balik tutmaz. Buddizm baski gördü. 1716'da artik Tokugavva devrinde en güçlü Buddist merkez olarak Shoinji tapinaginda sürekli kalm ak üzere yerlesti. taninmasini sagladi. içinde Buddizm de bulunan bazi dinler. silah kullanmaz. . 60 yasin i geçmisken devamli davetler sonucu Çin'den 20 sakirdiyle birlikte Japonya'ya geldi. bir kimsenin zihninin d isinda varligi bulunmayan. dogru davranis (Is). Önceleri karsilikli hosgörü içinde baslayan iliskiler. tedrici yoldan aydinlanmak için de Amida Budda'nin adini herkesin onun cennetinde dogacagi na inanarak. çalmamak. iki defa Çin'e gitti. Yüzyilda sür'atle yayildi.a'ya sokuldu. t elkinle tedaviden olusan karmasik yapilara sahiptir. O nun mistik tecrübesi üç deyimle özetlenebilir: Büyük Süphe. Bu farkliliklar. [155] L. XVII. Kurucusu Ingen'dir (1592-1673). Mana Parinibbana Sutta'da geçen üç ana maddenin sonradan genisletilmis seklidir ve eski metinlerde bulunmamaktad ir. farkli uygulamalari.Buddizm'de Sekiz Dilimli Yol Çesitli mezhepleri. Büyük Haz. Amida geleneginin kolay tarzini kötüledi ve Zen meditasyonunun mukayese kabul etmez gücünü ve "koan" egzersizlerini savundu. anlasilmaz söz ve pa radokslar kullanmak. Dogen gibi bir üne sahip oldu. Üçüncü bir Zen Buddist kol da Obaku'dur. kuvvetli vecd ve mistik tecrüb elerle içten sanat kabiliyetleri birlesti. vurma ve haykirma. 24 yasinda aydinlanmaya ulasmisti. Dogru geçim bes yasagi içine alir: Kasaplik. Bu iki dinin iliskileri büyük degismeler geçirdi . RinzaI'yi yenilestiren büyük Zen üstadi Hakuin (1685-17 68). yeni gelisen bir yigin sinkretist Sinto mezhebi. Çayi Japonya'ya ilk getiren o olmasa da. dogru geçim (hayat). Sila'ya Sekiz Dilimli Yoldan üç madde girer: dogru söz. Bugün Japonya'da materyalist fikirler . Samadhi (flieditasyon). Iyi bir Buddist. Japon ya'da ilk Rinzai tapinagini 1191'de kurdu. Japonya'da çesitli m ezhepleriyle gelenek-lesmis bir hayata sahipse de ilk canliligini kaybetmistir.

fakat dog um kontrolüne karsi degildir. Tipita ka'nin en önemli kismi Budda'nin fikirlerini veren. onlarin özüne inilerek i yi. yerine geçecek bir kimseyi de belirlemedi. Dogru murakebe de bir yandan zihnin bir konu ya yöneltilmesi. Rahip olan. Budda'dan telkinini.Abhidhamma-Pitaka (genisletilmis doktrin. öte yandan hirs. Bu âlem ve i nsan ile ilgili gerçeklerin önce inanç olarak kabulü. dogru niyet girer. hile vb. rahip ve rahibelerin uym asi gerekli kaideler. çocuk düsürmeye karsidir. sonra da tecrübî olarak hedefe ulasilm asi gayedir. felsefî ve psikolojik yorumlar sepeti ) : Suttalarda halk için ve savunma tarzindaki doktrinin yedi kitap içinde özetlenmesi . 3. bölümü tamamlandi. Bu kol eksiyonda Buddizm öncesi dogum hikâyelerini de ihtiva eden Jata-ka ve doktrinin bir öz etini veren Dhammapada gibi kitaplar da vardir. Yüzyilin ikinci yarisinda S eylan'da oldu. kötülük. Buddistin hayatinin üçüncü ve en yüksek seviyedeki durumuna isaret eder. beslenme. En es ki Buddist kutsal kitabi olan Tipitaka üç bölüme ayrilir: 1. bir hedefe zihnini yöneltmek. suçlu kesisin suçunu Itiraf ettigi ve topluca kesisle rin 200 kadar suçu ihtiva eden listeyi okuyup suçlunun cezasini da tayin ettigi. akla gelen düsüncelerin tahlili. Dogru niyet (ceht. nefesin kontrolü. Bu bölümün en eski materyelini. olmayanlarla ilgili hususlar. Dogru düsünce. Ancak telkinini yasatmayi kurdugu Sangh a teskilâti üstlenmisti. düsüncelilik) cevabini ver ir. giyinme gibi konular bu bölümde yer a lir. vaaz. yaptigi. Kral Asoka zamanindaki III. 3. vaaz ve hitabelerini içine alir. kin. bir kelime ile özetlemesi istendiginde o. Dogru anlayis . her durumda hayati koruyacaktir. gayret) ise sonunda pisman olunacak veya basarisizliga düsülecek yollara gitmeyip ihlasla zihind e iyi duygular beslemeyi ifade eder. Bes Nikaya'dan olusur. Dogru muhakeme. "sati" (muhakeme. geride bir kitap birakmadi. kötü veya nötr olduklarinin anlasilabilmesi. seylerin neden kaynaklandiginin belirlenmesi gibi hususlari içine alir. Kon-sil'de de devam etti.Ö.Vinaya-Pitaka (disiplin sepeti): Sangha ve kesisler ile ilgili usul ve kaidel eri içine alir. h erkesin kendisine isik tutmasini istedi. dogru düsünce. Samadhi. Bu ana maddeye dogru muhakeme. âlemi ve insan varligini dört kutsal gerçege göre anlamadir. [156] M. konsantre olmak anlaminda meditasyona delâlet eder. 2. zihnî nüfuz zarafetini ifade eder. bunun için "dhamma sepeti" de de nilen bu kisimdir. Buddist. Buddistin söyledigi. Pali metinle rinde Asoka'nin adinin geçmemesini bu metinlerin daha önce tamamlanmis olmasina (M. iki si itirafa hasredilen aylik dört kutsal günde (dolunay ve yeni ayla ilgili) okunmasi âd et haline gelmis olan Patimokha kaideleri olusturur. ayinler. hakikata uyar tarzda konusm ak. Bu çalismalar Vesali'deki II.Buddizmde Kutsal Metinler Theravada Buddistlerince sahih görülen Pali metinlerine Tipitaka (üç sepet) denir. Buddist mümkün oldugu kadar. Yüzyil) baglayanlar varsa da en eski Buddist Pali tarihî vekayinamesi olan Dipava msa'ya göre Pali metinlerinin yazili hale intikali M. Ananda'nin Rajagaha K onsilinde "Böylece isittim" diye Budda'nin ölümü sonrasinda naklettigi seylerdir. O. dogru murakabe girer.Ö. Budda'nin cenaze töreninde onun sözleri ve islerinin unutulmada n muhafaza edimesi fikri ortaya atildi. zihnin duygusa l arzu. I. Panna.Sutta-Pitaka (vaazlar sepeti): Budda ve bazi sakirtlerinin devirlerindeki kims elerle konusmalari. baskalarini rencide edecek konusmalardan kaçinmak zorundadir. düsündügü islerde gösterdigi zihin keskinl igi. Konsil'de Pali metninin 3. Sutta'lar. Panna'ya dogru anlayis.Buddist. zulüm gibi tutumlardan arindirilmasidir. Böylece ilk konsil Budda'nin ölümünü takip eden ay içinde Rajagaha'da toplanip daha sonra Pali metni denilecek kutsal kitabin ilk si fahi çalismalarini baslatti. Budda.

ve baslikli listeler halinde sistem-lestirilmesinden ibarettir. Buddizm'in fels efe ve psikolojisi bu bölümdedir. Theravada kolundan olmayan Buddist mezheplerin kutsal kitaplari (Tripitaka), en b asta Sanskritçe'den Çince'ye tercümeler, Tibetçe ve Buddist melez Sanskritçe olarak muhafa za edilmistir. Çin Buddist kutsal kitap metinleri (San Tsang), özellikle Çin ve Japon Mahayana'si için en önemli kaynaktir. Buddizm'in Çin'e girmesinden itibaren Sanskritçe me tinlerin elde edilmesine ve tercümesine büyük ilgi gösterilmistir. Zamanla bu tercümelerin kataloglarinin yapilmasi gerekmistir (eskilerin en meshuru 730'da tamamlanan K' ai Yüan). Çince Tri-pitaka, J. Takakusu tarafindan 1924-1932 arasinda 85 cilt halind e basilmistir (Bu genis koleksiyonun az bir kismi Ingilizce'ye çevirilmistir).

Theravada kutsal metni gibi üç bölümden ibaret olsa da, diger Buddist mezheplerin kutsal kitap bölümlerinin muhtevasi ve yapilarinda farkliliklar vardir. Meselâ Tipitaka'nin Sutta-Pitaka bölümünde bir Çin koleksiyonunda ilk dört "nikaya"'ya tekabül eden dört agama bu unur. Sarvastivada'nin Abhidharma-Pitaka'si, Theravada'ninkinden, bazi konu basl iklari uysa da, kitap adlari bakimindan tamamen farklidir. Çin kutsal metnine birçok Çin Buddist yazilari (Zen de dahil) alinarak dördüncü bir bölüm olusturulmustur. Ayrica Çin etninde üç bölümde de birbirine karsi her iki tarafin kutsal yazilari da bulunmaktadir. Ancak belirtilmelidir ki Hinayana taraftarlari, Mahayana'nin kutsal metinlerini bunlar tarihen bilinmiyor diye kabul etmek istemezler. Mahayanacilar ise; Hinaya na'nin kutsal metinlerini güvenilir bulmakla beraber, kendi sutra'larina kendileri nin inandiklarini, onlarin da tarihî kökeni bulundugunu, Budda'nin onlardaki gerçegi te lkin ettigini, fakat Hinaya-nacilarin anlayamadiklarini, Nirvana'ya ulastiracak gerçek doktrinin ken-dilerininkinin oldugunu ileri sürmektedirler. [157]

N- Budizm'de Inanç Esaslari Buddizm'de iman ikrarina "tri-ratna" (üç cevher) denir: "Budda'ya siginirim, dhamma' ya (doktrin) siginirim, sangha'ya siginirim". Bu iman ikrari Pali metninde (Samy utta-Nikaya'da) geçmektedir. Sutta'lardan birinde; Budda'nin kim simsiki üç cevherin fa ziletlerine güvenirse onun karsiya geçmek üzere nehre girdigini (sotapanna), yani aydi nlanmaya kavusmaya,nirvanaya ulasmaya namzet oldugunu söyledigi anlatilmaktadir. I man Ikrarfndaki üç cevherden birisini kabul etmeyen Buddist sayilmamaktadir. Rahip o lsun veya olmasin bütün Güneydogu Asya Buddistleri, üç esasi ayri bir ezgi ile okumaktadir .

Budda, üç cevherin ilkidir. O, dinin kurucusudur. Ancak Buddist telakkiye göre, Gerçegi (dhamma) bilmesiyle digerlerinden temayüz eden bu insan, zaman içinde dünyada gerçegi bi len kalmayinca gelmesi beklenen Budda'lardan birisidir. Bu anlamda daha önce 24 Bu dda gelmistir. Buddizm'in kurucusu Budda, bunlarin yirmibesincisidir. Theravada düsüncesine göre Budda nihâi duruma erisince bedenî hayatiyla ebedilesmistir, artik zamanmekân boyutlari içindeki âlemle bir iliskisi kalmamistir. Mahayana'ya göre, Budda'lar, ölümlü insanlarin yardim için basvurduklari askin varliklardir. Dhamma, Budda'nin telkininin esasini, doktrinini, cihansümul hakikati ifade etmekle Hiristiyanlik'ta Hz. Isa, Islâm'da Kur'an'in yerine benzer bir öneme sahiptir. Dham ma, ontolojik olarak Budda'dan öncedir. Budda, dhamma'nin ifadesi, tarihî tezahürüdür. Bud da'lar zaman zinciri içinde gider, gelirler; fakat Dhamma ebedîdir. Bu, bir anlamda Y unanca Logos'a tekabül eden bir durumdur. Buddistler, Dhamma'ya bu anlamda siginir lar. Budda'nin hitabeleri, bu Dhamma gerçegini konu edinmistir. Bu gerçek, doktrindi r. Bu gerçege uygun yasanan hayat, Budda tarafindan "istikamet" olarak nitelendiri lmistir. Buddist inanca göre Budda'dan önceki 24 Budda gibi ondan sonra da, simdiki Budda devresini takiben Budda'lar gelecektir. Her Budda, insanlarin hakikati kay betmesi üzerine doktrini telkin için gelmektedir. Pali metninde ilki ve en önemlisi Me tteyya olmak üzere gelecek 10 Budda adi verilmektedir. Pali gelenegine göre bunlar, Hind kozmolojisinin 4 bölgesinden biri olan Jambudipa (Hindistan'da) bölgesinden gelme

ktedir. Her Budda, Dhamma'yi ögütlemedikçe, bir Sangha kurmadikça ve dine tutunmadikça Nirv ana'ya girmez. Sangha, dünyanin en eski bekâr kesisler, rahipler toplulugudur. Rahipler manastirlar da topluca münzevî olarak yasarlar. Ayrica rahibe toplulugu da vardir. Dilenci rahip lere "bhiksku" (Pâli: "bhikkhu"), rahibelere ise "bhikshuni" (Pâli: bhikkhani") denir . Ruhban hayati fakirlik, bekârlik ve sessizlige dayanir. Katil, hirsiz, esir, ask er, bulasici hastaliga yakalanan, bedenî maluliyeti olanlar disinda herkes rahip ve ya rahibelige basvurabilir. Rahip olmak için en az 20 yasinda olmak gerekir. Ancak 15 yasini bitiren teskilata alinabilir. Hattâ 7 yasini bitiren bile, eger ailesi r azi ise alinabilir. Baska din ve inançlardan dönenler, bir sinama devresinden sonra rahiplige kabul edilebilirler. Teskilâta ilk giren saç ve sakalini keser, san elbise giyer, yetkili rahibin önünde üç defa iman ikrarinda bulunur. Rahiplik adayi en az on r ahip önünde baskan rahip tarafindan imtihan edilir. Imtihan olumlu sonuçlanirsa kendis ine, dört vacip, dört büyük günah baskan tarafindan belletilir. Bir rahip, bu günahlardan bi risini islerse muvakkat olarak veya süreklice Sangha'dan çikarilabilir. Rahip, Sangh a'dan kendi Istegiyle de ayrilabilir, evlenebilir. Ancak rahip ve rahibe iken ev lenme yasaktir. Buddistler arasinda en büyük ayrilik, rahiplerle rahip olmayanlar ar asindadir. Rahip olmayanlar, Nirvana'ya eremezler (önceki hayatinda rahip olanlar hariç). Rahibin sadece bir takim elbisesi olur ve o da üç parçadan olusur: Gömlege benzer bir al tlik, bir kusakla bagli ve dize kadar varan bir çesit etek, dizlere kadar inen ve bir tarafindan sol omuza atilmis (böylece sag omuz çiplak birakilmis) bir örtü. Kiyafet eskiden sari (Tayland, Kamboçya ve Seylan'da hâlâ öyledir), orta çagda ise kirmizi idi (sim di Burma'da portakal rengi, Japonya'da siyah). Ayrica rahibin yiyecek için sadaka kâs esi, ayda iki defa kullanmak üzere tras biçagi, tesbihi bulunur. Rahip günde bir defa (ög le) yemek yer, tam bir cinsi perhiz sürdürür, hiçbir eglenceye katilmaz, para alip vermez , mal edinmez. Ayda iki defa rahiplerin suç itirafinda bulunduklari dolunay ve yen i ay günlerine, uposatha (upavasatha) günleri yani oruç günleri denir. Bu âdet, Brahmanizm 'deki soma kurbani devresindeki oruç günlerinden aktarilmistir. Yeni ayin ve dolunay in 7. günlerine de oruç günleri denir; fakat bu günlerde itiraf yoktur. Bu günlerde rahip olmayanlar da en iyi elbiselerini giyerler, dindar Buddistler dünyevî islerle ugrasm azlar. Rahiplerin suç itirafi, en az dört rahipten olusan toplulukta olur. Patimok-ha kaidelerini okumasi sirasinda okuyucu, her bölüm sonunda, bulunanlarin böyle bir suç isl eyip islemediklerini sorar. Varsa itirafi dinler, cezayi takdir eder. Buddist ma nastirlarina "vihara" denir. Sayisi 227'ye varan birtakim kaidelere, ufak tefek farklarla, bütün Buddist manastir ve ekollerinde büyük bir titizlikle uyulur. [158]

O- Buddizmde Inançla Ilgili Kavramlar a- Tanri: Budda'nin ve Buddizm'in tanri konusundaki tutumu daima tartisilagelmistir. Budda 'nin yaratici Tanri hakkinda ne söyledigi açik degildir. Aslinda onun devrinde tanri kavrami bilinmeyen bir kavram degildi. Ancak Brahmanlar, Tanriyi, insanlar tara findan zarar verilen, yaptigindan pisman olan, aldatilabilen, sihirle etki altin a alinabilen, zaaf ve düskünlükleri bulunabilen bir varlik olarak nitelendiriyorlardi. Iste Brahmanlara ve onlarin temsil ettigi dine tepki olarak yaratici Tanri ve o na yöneltilmis diger dinî kavramlara (ibadet, kurban vb.) ilgisiz, hatta karsi görülen T eravada Buddizmi, Caynizm ve Ajivika hareketi; kurtulus, ahlâk, gerçek gibi seylere yer vermekle tanri, ruh, kurban, kurtulusu inkâr eden Karvaka materyalistlerinin di ne karsi ateizminden farkliydi. Hint geleneginde monoteist, politeist, monist ve panteist tanri anlayislari vard i. Budda'dan nakledilen iman ikrari, Üç Cevher arasinda veya Sekiz Dilimli Yol'la il gili maddelerde tanri ile ilgili bir anlatima rastlanmaz. Ancak Budda'nin tanriya

karsi söyledigi bir söz de bize intikal etmemistir. Bu konudaki sessizligin, Yahudi lerin ahiret inançlarinda oldugu gibi, kutsal metinden kaynaklandigi dikkatten kaçma maktadir. Pali metni Budda'dan asagi yukari dört yüzyil sonra yaziya intikal ettiril -mistir. Bu uzun sifahi devrede gelismeler, ihtilaflar gözönünde bulundurulursa durum d aha iyi anlasilacaktir. Bunun*yaninda Buddistlerin ilgilerini kainatin kimin tara findan yaratildigindan çok izdiraptan, tenasüh çemberinden kurtulmak çekmistir. Ayn bir nokta olarak Budda'nin Hiristiyanlik'ta Hz. Isa'nin oldugu gibi, ilgi odagi hali ne gelmesi, onun tanrilastirmasina yol açmistir. Budda bütün putlarin kirilmasini^emre tmesine ragmen onun heykelleri yapildi, zamanla tanrilastirildi. Eger bir tanri k avrami olmasaydi Budda'ya böyle bir durum nisbet edilmezdi.

Caynizm de Buddizm gibi ateist bir elin olarak nitelendirmektedir. Ancak Sthanak avasi adli bir Caynist mezhebi taraftarlarinin önceki Caynizm'in ateist oldugunu i leri sürmeleri hatirlanirsa, benzeri bir durumun sonraki Theravada Buddistlerince ileri sürülmüs olabilecegi düsürülebilmektedir. Bunun yaninda Buddizm, yayildigi yerlerde, birçok din, inanç, kültle karismistir. Böylece Mahayana'nin çesitli ülkelerde ayrintida fa rkli bir tanri anlayisi olusmustur. Bu anlayis, insanligin kaderini elinde tutan bir yaratici Tanri yerine, ezeli Budda'yi koymakla gerçeklestirilmistir. Adi-Budda kavrami Nepal ve Tibet'ten Buddist Asya ülkelerine yayilmistir. Bu kavramin Islâm'i n, Asya'da gelismesi sonucu, Buddizm'de de Islâm'daki gibi bir tanri kavrami bulund ugunu göstermek üzere gelistirildigi de ileri sürülmüstür {Bk. DCR, 29 b). Budda böylece Mutl k Varlikla bir tutulunca onun üç tabiati oldugu gündeme getirilmistir (Budda-kaya). Bu nlardan ilki Budda'nin mutlak, ezeli varlik olarak dharma, yani gerçekle iliskili vücudu (dharma-kaya); ikincisi semavî, ölümsüz ve mes'ut varligi; üçüncüsü de Gotama olarak b ligidir. Tibet'te Avalokitesvara, Budda'nin merhametini ve hikmetini ifade etmek te, dinî lider Dalay Lama onun bir hululü olarak görülmektedir. Yine Nepal ve Tibet'te Ad i Budda'nin pratik bir dhar-ma-kaya ifadesi, Çin ve Japonya'da da Amitabha (amida) adiyla yayginlasmistir. Bu; iradesi, hikmet ve sevgisi bulunan, inayet, merhamet , kudret ve bilgi sahibi bir yüksek ulûhiyeti ifade etmektedir. [159]

b- Karma ve Tenasüh: Hint dinlerinde ortak "karma" ve "tenasüh" (samsara) inançlari Buddizm'de de vardir. Karma; is, davranis anlamina gelen, fakat çogu defa isleri yöneten, bu ve gelecek h ayatta bir çok maddî etkileri bulunan kanunu ifade eden bir terimdir. Bu terim, eski Vedalar devrinde gözükmez, Upanisadlarla ortaya çikar. Karma, bu ve gelecek hayatda-ki sosyal farkliliklar, iyi-kötü kaderin önceki hayatta yapilan iyi-kötü isler sonucu olustu gunu ifade eder. Budda'dan önce karma böyle bilinmektedir. Karma kisinin içinde bulundu gu kast dilimine göre degismeyen görevi, bir çesit mecburi kader anlayisidir. Budda ir adî davranisa isaret etmistir. Her sey yapilan fiile, o da anlayisa baglidir. Karm a, Buddizm'de, anlasilmasi zor bedeni bir güç olarak görülmektedir. Karma-nan çikmasiyla ha yat cevheri asli bilgisini yeniden kazanacak ve orada hareketsiz kalmak üzere âlemin zirvesine yükselecektir. Iste bu hayat gücü, bir dinamo gibi, insanin hislerini, ümitle rini, sevdiklerini-sevmediklerini ve ömür boyu yaptiklarini, potansiyel olarak tasiy arak, yeni bir varliga aktarmakta yeterli imkana sahiptir. Dolayisiyla karma, ki sinin iradesiyle yaptigi seyi ve bunun sonucunu kapsar. Yapilanlar, kisi için kaçila mayacak bir sonuç getirir. Herkes böyle bir karma'yi miras alir. Bunu diger karma ta kip eder. Bu bir determinizm degildir. Çünkü kendi karmasi içinde herkes iyi veya kötü is ya pmakta hürdür. Kisinin kendi karma'si onu mecbur etmemektedir. Buddist görüse göre yeni ka rma için önemli olan davranis degil, iradedir. Karma'nin semerelerini fail ya bu hay atta ya yeni dogumda veya daha sonraki dogumda görecektir. Buddist görüse göre hirs, kin ve hilenin aldattigi kimsenin karma'si kötü, aksi de iyidir. "Budda'dan önce Hindistan'da tenasüh ve karma inanisi var miydi? Budda bu iki kavram i insanda sürekli bir nefs, ruh bulunmadigini ifade eden "anatta" doktrini ile nas il uzlastirdi?" sorusu Buddistler için önemli bir konuyu ortaya çikarir. Zira bu Hindi stan'da tamamen Bud-distlere has bir doktrindir. Buddistler, ayri bir ruh yerine

ruhsal tezahürleri (duygu, irade, suur, idrak vb.) bedenle bir bütün olarak almak yol uyla insan kavramina giderler. Yani insan, bedenle zihnî özelliklerin bir bütünüdür. Bunlar güzel bir anda, dogumda bir araya gelmistir; aci bir anda, ölümde ayrilacaklardir. Bud dizm'de beserî bir fert, 5 "khanda" (grup) içinde düsünülür. Bunlar bedenî, hjssî, suürî, ira parçalardir. Bu 5 grup, ömrün çesitli safhalarinda degisik görüntüler ve nitelikler sergiler. Ruhu kabul etmemek ve "anatta" doktrini Buddistleri tatmin etmedigi için "Pudgalava din'ler" denilen bir mezhep, ferdî ruha yeniden yer vermek zorunda kalmis; fakat di gerleri bu gelismeye karsi çikmislardir. Karma ile ilgili ve ülkemizde daha çok bilinen bir buddist dtnî ve felsefî kavrami tenasüh tür (samsara: yeniden dogus, tekrar-tekrar gelme). Tenasüh, bir hayattan ötekine geçisi ifade eder. Ondan kaçinmak mümkün degildir. Zira Buddist ana izdirap doktrininin, tek bir hayat süresinde anlasilmasi gerçeklesmez. Tenasüh bitmek bilmeyen bir yeniden dogu s silsilesidir ve içinde bir eziyet, çile yumagi tasir. Tenasuh, sadece insan seklin de degil, en küçük sinekten insana kadar bütün canli kategorilerini içine alan bir yeniden h ayata dönüstür. Ancak sadece insan olarak gelindiginde tenasuhtan kurtulup Nirva-na'yi kazanmak mümkün olabilir. Bu arada belirtilmelidir ki "Buddizm'de tenasuhla yeniden dogan nedir?" sorusu, ruhu kabul etmeyen Bud-distlerin onun yerine ikame ettikl eri kavrami anlamak kadar zordur. [160]

c- Nirvana: Nirvana (Pali dilinde Nibbana), kelimesinin kökü oldugu kabul edilen "nibbati" fiili , üfleyerek serinletmeyi ifade etmektedir. Ilk Buddist geleneginde bu kelime, "ser inlemis", yani arzu ve ihtiraslarin, kötülüklerin atesinden kurtulmus, sakinlesmis ide al adam olmayi dile getiriyordu. Böyle bir insan "aydinlanma"ya kavusmus, Nirvana' ya ermis olarak nitelendiriliyordu. Buddizm böylece yeni bir insan tipi getirmis ol uyordu. Bu insan, "klesa" denilen ve sayisi mezheplerarasinda 10, 16, 26, 30 ola rak degisen manevî kirlerden arinmis, fakat ömrünün geri kalan kismini tamamlayan bir ki mse idi. Bu kimse, "klesanirvana"ya ulasmis, ömrü bitip cismanî hayata veda edince de Nirvana tamamlandigindan "pari-nirvana"ya varmis sayiliyordu. Nirvana (nibbana), Pali metinlerinde durgunluk, dinginlik, huzur, - arinmislik v e ölümsüzlük seklinde nitelendirmektedir. Bazi batili bilginler Nirvana'yi yokolma seklinde anlamislarsa da bu isabetli degildir. rBudda, insani duygu ve arzulan bir atese benzetmis, Nirvana'yi da bu atesin sönmesi seklinde açik lamistir. Budda'nin bas sakirdi Sariputta îtlpatissa, Nirvana'yi "Istek ve tutkula rin, kin ve nefretin yokolmasi, yanilarak yolunu sasirmaktan kurtulma" seklinde tarif etmistir. Hinayana mensuplarina göre Nirvana; varlik, ihtiyarlik, ölüm ve izdiraplardan kurtulma dir. Ancak Nirvana; yokolma degil, yüce gerçegin gerçeklesmesi, ihtirasin yokolmasidir . Mahayana mensuplarina göre de Nirvana yokolma degildir; fakat o , bir baris, mükem mellik kazanma, hikmet kemaline ulasma, sonsuz mutluluga kavusmadir. Mahayana fe lsefî ekollerinin gelismesiyle Nirvana, Budda'nin mahiyeti ile ilgili Mutlak kavram i, nihâî realite ile bir tutuldu.

Buddizm'de Nirvana'ya ulasmis bir kimsenin ölüm sonrasiyla ilgili açik bir bilgi yoktu r. Öldükten sonra Budda'nin ne oldugu sorusu Buddizm'de hep sorulagelmistir. Budda'ni n kendisi de Nirvana'ya erismis bir kimsenin öldükten sonra varligini sürdürüp sürdürmeyecegi konusunda kesin bir açiklama yapmamis, bu konuda herhangi bir sey söylemenin yaran ol mayacagini savunmustur. Çesitli varliklardan birisinin seklinde tenasuhla tekrar düny aya gelinecegini kabul eden Bud-dizm'e göre, kötü amel isleyenler kötü karmalariyla Içinde b ulunduklari kalpa'nin sonundaki cehennemde, iyiler de gökde, cennette tanrilarla b irlikte {Mahayana'ya göre) ikamet ederler. Ancak bu cennet-cehennem devresi ilâhî dinl

erdeki gibi nihâî ve devamli degildir. Bud^ distler, tanrilarin saadetli hayatlarini n da geçici oldugunu kabul ederler. Onlara göre gerçek saadet, nihâî, tenasuhsuz kurtulus, yani izdirapli hayata tenasuhla tekrar, tekrar gelmekden muaf olma, ancak Nirvan a'ya kavusmakla mümkün olabilir. [161]

d- Metteyya: Hiristiyanlik'taki Mesih, Faraklit gibi Buddizm'de gelecek bir kur-tarici sahsiy et, inanci ve beklentisi vardir. Bu kurtaricinin secere, sülale adi Metteyya (Mait reya), esas adi Ajita'dir. O, simdi deva'lar âleminde Tusita cennetindedir. Onun h ayatinin safhalari, Gotama Budda'ninkiyle benzer olarak geçecegi kutsal metinlerde yazilidir. Bu gelecek Budda inanci ile ilgili eskatolojik ümitler, diger bir deyi mle âhiret beklentileri, bir kurtarici tasavvuru içinde, bir çesit Buddist mesihçiligi o larak özellikle Orta Asya ve Burrfta basta olmak üzere, Buddist ülkelerde önemli bir kon u olusturur. Tibet ve Mogolistan daglarindaki kayalara "Gel, Maitreya, gel!" yaz isi kazilmistir. Budda, dini tamamlayamadigini, kendinden sonra Metteyya, yani h erkese, âlemlere rahmet bir kimsenin gelip bu isi tamamlayacagini ifade etmistir ( Le Saint Coran, trc. Muhammed Hamîdullah, Paris 1989, s. 375) Metteyya, simdi "Bodi satva"dir. [162]

Ö- Buddizmde Ibadet, Ma'bet ve Ahlâk Ibadet ve dua, ulûhiyet anlayisina baglidir. Bu sebeple bazi dinler tarihçileri, Bud dizm için varsaydiklari ateizme paralel olarak, bu dinde dua ve ibadet bulunmadigi ni yazmislardir. Bununla beraber onlar da Buddistlerdeki dinî baglilik v e dinî uygulamalarin farkindadirlar. Budda zamaninda bütün is, izdirabin kavranilm asi ve giderilmesiyle ilgili dört kutsal gerçek, Sekiz Dilimli Yol, kisacasi Nirva-na 'dir. Budda sonrasi, ondan kalanlarla ilgili stupa, onun heykellerinin konuldugu yerler olarak pagodalar ortaya çikmistir. Vihara'lar (manastirlar), ilk seklini Bu dda devrinde gezici kesisler ve yardim toplayicilarin biraraya geldigi bahçelerden (arama'lar) almistir. Öte yandan magaralardaki basit ikamet yerleri zamanla muhtes em magara manastirlarina dönüsmüstür. Budda'dan sonra kutsal seyler, yerler ve günler, onun la ilgili olarak belirlenmistir. Ayrica dinî vesilelerle kutlanan senlik günleri de vardir. Ister Sangha üyesi, isterse de kesis veya rahip olmayan kesimden olsun bir Buddist, "Üç Cevher" (Buddist amentüsü), "Sekiz Dilimli Yol" ve "bes emr"e baglidir. Bes emir için de en önemlisi "ahimsa"dir (öldürmemek, zarar vermemek). Buddizm'de canlilar birbirini n akrabasi sayilir, hiçbir canliyi incitmemek hedef alinir. Tenasüh inancina göre bugün hayvan olanin sonraki hayatta insan, insan olanin da hayvan olarak gelebilecegi kabul edildiginden hayvanlara zarar vermekten çekinilir. Hayvana zarar verenin son raki hayatta dünyaya hayvan olarak gelecegine ve ayni muameleyle karsilasacagina in anilir. Bundan dolayi bir Buddist için kan dökmemek, zarar vermemek çok önem tasir. Hindistan'da önce "cetiya" denilen tümsek veya toprak yiginiyla ilgili halk kültü, Buddi zm'de Asoka zamanindan itibaren kesis olmayan Buddist halk kesiminin içinde Budda ve önemli Buddist erenlerinin (arahant) hatiralarinin saklandigi için tazimde bulund uklari stupa'lara dönüsmüstür. Buddist kutsal metinlerinden Maha Parinibbana Sutta'ya göre Ananda, Budda'ya ölümünden sonra ondan kalanlarin nereye konulacagini sormus; o da st upa yapilip orada muhafaza edilmesini istemistir. Buddizm arastirmacilari bazi se beplere dayanarak bu bilgiyi isabetli bulmamaktadirlar. Ilk stupalar, genellikle tastan yapilmis yari küre, kubbe ve etrafi parmaklikli yapilardir. Hindistan disi ndaki stupalara örnek, Burma BuddIstlerinin günümüze kadar haftada bir defa ziyaret ettik leri, içinde Budda'nin saçindan bir tutam saklanan Rangoon civarindaki Shway Dago

n verilebilmektedir. Seylan'da stupa'dan gelismis Buddist kutsal yapilarina "da gaba" denilmistir. Bununla beraber bu iki kelime her zaman ayni anlama da gelmez. Bütün stupa'lar dagaba degildir. Çünkü onlarin bir hatira odasi bulunmayanlari da vardir. Avrupa'da Portekizliler ve Ingilizler'den kaynaklanarak daga-ba'nin pagoda hali ne getirildigi düsünülmektedir. Ancak bu konudaki bilgi eksiligi Farsça'daki "bütgede" (Put evi) kelimesinin unutulmasindan ileri gelmektedir. Pagodalarda Budda'nin he ykeli bulunmaktadir. Önceleri bulunmazdi. Buddizm disaridan etkiler almis ve bu deg ismeler olusmustur. Ilkin Hindistan'da M.Ö. 1. Yüzyil ve milad arasi ya bhakti dinda rligindaki tanri kavramindan veya Kuzeybati Hindistan'daki helienist etkilerden b u heykel kültüne bagli tanrilastirma eylemi gelismistir. Bu gelisme, çesitli Asya ülkele rinde mahallî tezahürler göstermistir.

Bir Buddist pagoda'ya girdiginde Budda'nin heykeline ta'zimde bulunur. Ona çiçek, tütsü sunar, isik, ates, mum yakar. Bu arada sunduguyla ilgili bazi seyler okur. Meselâ "Ben bu güzel isigi Aydinlanmis Olana sunuyorum. Bu degerli hareketle karanligi da gitmak istiyorum" der. Buddist, Budda'nin heykeli karsisinda ta'zim davranisi ol arak diz çöker, ellerini yüzünün önünde avuçlarini birlestirmis oldugu halde tutar; bazi ta'z durumlarinda alnini yer©, koyarak tam secdeye kapanir. Manastir toplanma salonlari nda topluca tazimler, genellikle kutsal metinler veya bunun için hazirlanmis yazil ardan okunarak birlikte yapilir. Bu is kesisler için her gün sabah-aksam tekrarlanir . Kutsal günlerde kesis olmayanlar da günün özel programina katilabilirler. Bu programin sabit bir sekli yoktur. Programin düzeni ve genisligi, yönetici yetkili kesise bagl idir. Kutsal günlerde genellikle ileri gelen bir kesis Buddizm'in telkinati veya a hlâkî, manevî emirleri konusunda vaaz verir. Çin Buddizminde az sayidaki tahsilli kesis ve mistik disinda dindar Buddlstler için B udda'lar ve bodisatva'lar tapinma nesnesidir. Bu, Amida'ci veya Temiz Ülke mezhebi ne bagli olanlar için böyledir. Bu mezheplerin manastirlarindaki ezberden birlikte o kuma salonlarinda Âmitabha {askin Budda ebedî isik) ve iki büyük yardimcisinin heykeller i bulunur. Bunlara "Budda'nin adina" diye ta'zim edilir, tapinilir. Bunun sebebi , bütün canli varliklari kurtarma ve bir budda olmadir. Bununla beraber Çin'deki Buddi st ve Taoist tapinaklarda kesis veya rahip olmayanlar; hastaliktan kurtulma, refa h, basari, oglan çocugu isteme gibi dünyevî sebeplerle tapinirlar. Çin'deki bu Amida tap inmasini gerçek bir teizm olarak görenler vardir. Onlar, Amitabha'nin asagi yukari t anri sifatlarina sahip oldugunu; Avalokitesvara'nin, bir bodisatva olarak, kurta riciligini; Temiz Ülke'de yeniden dogmanin ebedî kurtulusa tekabül ettigini kabul ede rler. Bu sebeple yine onlar, dindar Buddistle-rin alçakgönüllülükle atesli bir sekilde ve uzun uzun gönülden dua ettiklerini de buna eklerler. Budda ile ilgili olarak, ondan sonra, belirlenen kutsal seyler sunlardir: 1- Budda"nin heykelleri, 2- Budda'nin hatiralari, 3- Bo veya Bodhi Agaci. Budda heykelleri asagi yukari M.Ö. I. Yüzyilda kullanilmaya b aslamadan önce Budda'yi temsil eden semboller olarak Budda'nin hatiralari, Bo Agac i vardi. Budda heykelleri, genellikle onun oturup bagdas kurmus Incir Agaci alti ndaki meditasyona dalmis halini tasvir eder. Ayakta ve yatan heykelleri de vardi r. Budda heykelleri yaninda, Hiristiyanlik'ta Meryem, azizler ve meleklere tekabül eden Bo-disatva'lann heykellerine de ta'zim gösterilir. Budda'nin öldükten sonra yaki lmis cesedine ait bazi kalintilar, hatiralarin hâla büyük pagoda'larda bulunduguna ina nilir. Mesela Seylan'da Kandy'de Kutsal Dis Tapinaginda onun disi, Burma'd a Rangoon'da Shwe Dagon Pagodasinda ise saçi bulunmaktadir. Bodhi (Bo) Agaci, Budda 'nin Neranja-ra nehri kiyisinda simdiki Gaya, Uruvela'da aydinlanmaya ulastigi i ncir cinsinden agaçtir. Budda'nin gözde sakirdi Ananda'ya sorularak bu agacin tohum fidani alinip yetistirildigi ve birçok yere dagitildigi ileri sürülmektedir, Aslinda k utsal agaç kültü, Budda'dan önceki Hindistan'in bir gelenegidir. Budda ile dogrudan ilgil i degildir.

Budda'nin bedeninin ölümü sonrasr yakildigi yerdir. adlan verilmeksizin Pati metnindeki Maha-parinibbana Sutta'da geçmektedir. aydinlanm asi ve nihaî nirvana'y^a gir-v mesi kutlanir ve anilir. Imparator Asoka burayi ziyaret etmis ve üzeri kitâbeli bir de sütun diktirmisti. Burada bir stupa y apilip onun kalintilari orada muhafaza edilmistir. Buddistlerin kutsal günleri aylik ve yillik olarak iki çesit olup' Budda'yla ilgilid ir: 1. 2. Burma ve Tayland'da böyle degildir. derecelendirilmesi. Kapilavastu'dâ bir koru idi. Kesisler Uposottha günlerinde. Gaya'da bir Seylan krali tarafindan "Büyük Aydinlanma Manastin" yaptirildi. kesis adayina kefil o lmak. misafir agi rlamak gibi yardim. Bu dört yer. bedenini kontrol edecek. Seylan'da bu. Buddist cömert olacak."Mahallî" manastirlarda Patimokha kurallarinin okundugu dolunay ve yeni ay günler ine eklenen iki çeyrek ay^ gününden olusan dört Uposattha günü kutsal bilinir. yaslilara ait az bir kesim. Budda'nin manastir disiplin kurallar ini ilân ettigi Vinaya'ya atfen kutlanir. Buddizm'in ilk bin yillik gelismesinde evlenme ta kir edilmisse de. günler Hiristiyanlarin pazar günü gibi tatildir. Kushinagara {eski adi Kusinara). saçl arini yeniden kazirlar. kisinin tutum ve davranisiyla aydinlanmaya ulasmasi gayesine bag lidir. Bekâret. Bu günden üç ay önce subat dolunay günü. Bes temel ahlâkî prensip kesis olsun. zihnini. Bir-Buddistin yaptigi. Asoka burada da bir sütun diktirmisti. kesis olanlar için de bes emir daha eklenir. Buddistlerin senlikleri ya böyle kutsal günler dolayisiyla veya m anastir hayatindaki kesislerin görevlendirilmesi. Yine yillik bir dinî devre. Budda'nin dogumu. Sarnath'da manastir kalintilari büyük bir alani kaplamaktadir. Ayrica kesisler için Patimokkha kurallari vardir. Güney Asya ülkelerindeki Buddis tlerden. Bütün bu dört yer ziyaret edilmektedir . yardimlasma. kesislere yiyecek yardimi yapmak. Bu gün. zihni olgunluk ve p arlakligi. hareketlerini yavaslatacak. maddî se ylere baglanmayacaktir. Buddizm'de ahlâk. hirs. Bu dört gün gelenege. Budda devrinde içinde hikmet ve ilahiyat konularinin tartisildigi bir geyik parki idi. zamanla bazi tavizler verilmistir. Sekiz Dilimli Yol d a bütün Bud-distler içindir. nefesini. Muson yagmurlar i dolayisiyla kesislerin manastirlardan ayrilmamaya mecbur kaldiklari Temmuz'un ilk günü ayin dogmasindan Aralik dolunayina kadarki süredir. Yeni pagoda ve manastir yaptirmak. özel törenler ve halk senlikleri yle kutlanir.. Çinli meshur seyyah Fahsien ve Hsüan Tsang da buralari ziyaret etmis ve haklarinda bilgi vermislerdir.Bihar'da simdi Bodhi Gaya denilen aydinlanma yeri. en yüksek idealdir. Bunlara ke sis olmayanlar için üç. hile.. Kesisler bu sürede halki va azlarla egitirler. Sarnath. giydirilmesi gibi vesilelerle yapilir. nefret. böyle yapar. Lumbini. sehvet gibi kötü huylardan uzaklasacak.Mayis ayinin dolunay gününde. göre kesis olmayanlar için dinî tören nidir. hayir islerine yardim etmek. Sekiz Dilimli Yol ile ilgili çalisma yapar.Budda'nin Nepal'deki dogum yeri olan Lumbini. 4. Buddizm'i tanitan yayimlarla. 2. Onlardan daha dindar olanlar.Öldügü yer olarak Uttar-Pradesh'te Kushinagara. olmasin her buddisti baglar. kin. bedenî sükuneti kazanacaktir. Buddist. Güneydogu Asya ülkelerinde bu.Budda ile ilgili kutsal yerler olarak ziyaret edilen Kuzeydogu Hindistan'da dört ye r vardir: 1. Mi lletlerarasi pazar tatil günüdür. yillik kutsal gün olarak. ortak tatil günüdür. 3.Ilk vaazini verdigi Benares yakinindaki Sarnath'daki geyik parki. Kadinlard a da ahlâk-fazilet esastir. bütün kötülüklerin kaynagi olarak görür. söyledigi ve düsündügü her se . Genis manastir kalintilari yan inda stupanin da bugün ayakta olmadigi görülmektedir. Burada yapilmis Iki stupa bilinmektedir. dayanisma faaliyetleri tesvik edilir. Buddist felsefesi. o ruç tutar ve manastirda r meditasyona vakit ayirirlar. cinsî tatmin i.

A. Oldenberg. bunu gün boyunca sürdürmesi istenir. Seyl an'da ancak zengin aileler yakma yönüne giderler. "Buddhism". A. "Buddhism". London 1970. W.G. çesitli törenler icra edilir. London 1975. 120. Çev. Christmas Humphreys. VVorld Religions.. 68-111 . 7 gün boyunca çesitli kesis gru plarinin büyük katkilarinin geçtigi. The Great Religions of the Modern VVorld. Çocuklar. Hinduism and Buddhism. 161. 71. Buddh ism. London 1977. önemli kimselerin mezarina çiçek sunar.E. Parrinder. Parrinder. Ed. . mum yakarlar. aile üyeleri ve dindaslar arasinda malî ve dinî yakinlik olusturdugun a inanilir. E. 32. 152-157 .Frank E. Ilhan Güngören. 196-206. nesr. Gr. Buddhism. . Parrinder. 98-136.265.G. The Doctrine of Buddha.E. çok fakir kimseler yakifmaz. Bu. Buddistler. 171. ancak yakma daha alisilmis yoldur. . ölünün ruhu lgili âleme geçmesi için yardim gibi. Trevor Ling. tesbihi kutsal görür. The Religions of India. Kari Relschauer.G. A Reader's Guide to the Great Religions. Yakilmayan cesetl er açik bazi alanlara konup onlarin vahsi hayvanlarda parçalanmasi. New York 1971. Buddhizm Tarihi. IRichard A. . Man's Religious Ouest. nesr. 148-173. Istanbul 1981. Buddistler. 139-173. bozulm asindan kesislerin ibret almasi Istenir. Bu törenlerde. Londo . Gallimard 1970. Istanbul 1981. 62-87. gömülür. Foy. New York 1962.in farkinda olmasi. Asian Religions. [163] V. 1-14. Ölüler yakilsa da bu gene l bir uygulama degildir. Gr.Bölümün Bibliyografyasi Andre Bareau. Reynolds.VValter Ruben. H. DictionnaIre des Religions.E. Paris -1921. The VVorld's Living Religions. Burma ve Tayland gibi nüfusun çogunun Buddist oldugu yerl erde ölüyü yakma. New Jersey 1947. Abidin Itil. Güneydogu da hem yakma. Bu yakma isinde. 261-270.W. ölünün ailesini teselli. London 1974. Britain 1976. S. Erich From. S.A. hem de gömme yoluna gidilir. Britain 1978. 1/1146-1215. Garol. doktrinle ilgili konu lan telkin de yer alir. .F. A Dictionary of Comparative Religion. Onlarin bazi inanç ve dinî gelenekleri mezh eplere göre degisir. Foucher. Le Bouddha. Günümüzde ceset için uygulamalar farklidir. özde Buddizm'e uymayan (Buddizm'de ruh kavraminin olmamasi açisindan) seyler yapildigi gibi. The Buddha. New Delhi 1970. Fransizcaya ter. Nigosian. A Book of VVorld Religions. Buda ve Ögretisi. London 1965.G. France 1983. Brandon. Çev. ölüm den sonraki 3-7 gün arasinda yapilir. Delhi 1973 Ilhan Güngören. George Grimm. kokusmasi. büyük çogunluk ölüleri gömerler. Ankara 1947. Sir Charles Eliot. New York 1962. Hopkins. "Le Buddhisme Indien". Histoire des Religions. Psikanaliz ve Zen Budizm.

dogrudan ulûhiyete nispet edilmelidir. Gr. Bu anlamiyla semavi kelimesi. Kur'ân-i Kerîm'in b azi sûrelerinde yer alan ve ayni sekilde baslayan üç âyet[166]. Russel Webb. Kur'ân-i Kerîm'de dört yerde geçmektedir[165]. Britain 1979. Âdem'den Hz. The Way of Zen. vahiy mahsulü olan dinlere "Ilahî Din" denilmektedir. London 1975. ilâhî din olarak nitelendirilmekte ve kabul edilmektedir. Muhammed Ile noktal anmistir. 161-181. yani peygamberler. kitap olarak Kur'ân. Yahudilik ve Hiristiyanlik. Alan W. An introduction to Zen Buddhism. hatta Kur'an' da adi geçen dinler de ilâhî din olarak nitelendirilmektedir. London 1973. göge ait. Vahyi alan kimseler. London 1966. konuya açiklik getirmekted . Tomlin. peygamber olarak Hz.BÖLÜM ILÂHI DINLER Allah tarafindan.) insanlar arasindan seçtigi kimselere özel bir tarzda bilgi vermesi olarak algilanmaktadir. An intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. Ringgren-Ake. Islâmî anlayista Yüce Allah mikandan münezzehtir. Kutsal kitabi Kur'ân'in geldigi gibi yazilmasi. The iife of Buddha. Tomas. Zamanla. .Ninian Smart. bazen bu deyimin baslik y apildigi da görülmektedir. London 1971. 194-230. Islamî anlayista bu gel isme. V.C. Çünkü bazi dinlerde gök tanrilari (sky gods) bulunmaktadir. Edward J. . 359-390. Suzuki. Bu öz ellikleriyle ilahi dinler vahiy mahsulü sayilmakta ve vahiyle ilgilendirilmektedir . "ilâhî" kelimesinin tam karsiligi olmadigi gibi. onu insanlara bildirmekte ve ona uymalarini istemektedir. "Hak din" deyimi. 258-268. ezberlenmesi özelligiyle dinler arasinda ayri bir yere sahiptir ve "hak din" geleneginin en iyi örnegini yansitma ktadir.n 1977. "The Buddhists". Bakcground to the Long Search. bu "semavî" dey imi yine uygun düsmemektedir. "Semavî" kelimesi. Schoeps.H. Lond on 1967. VVatts. 220-228. Yüce Allah tarafindan gönderilen bütün peygamberle rin teblig ettigi din. bir mekâna degil.Ninian Smart. Our Religion. Tomlin. Gr. Religions of Mankind. Ilâhî dinlerde Yüce Tanri inanci oldugundan. Britain 1977. .DT. din olarak Islâm. b ir mekân da ifade etmektedir. Les Grands philosophes de l'Orient. Yüce Tanri (high god) te rim ve kavrami özde farklidir. bir peygamberin g etirdigi hükümlere insanlarin uymakta ihmal göstermesi. Dolayisiyl a din. Ström. peygamberler vasitasiyla insanlik âlemine gönderilen. . Bu terimin ancak gögü Ta nri'nin mekâni olarak gören dinler için dogru bir nitelendirme olabilecegi belirtilmel idir. Kur'ân-i Kerim. F. Britain 1977. . London 1977. Allah'in {C. dogru yoldan ayrilmasi durumun da yeni elçilerle emirler yenilenmekte ve pekistirilmektedir. gökle ilgili bir anlam da içermekted ir. The Religious Experience of Mankind. Hz. 23-40[164] VI. Gr. F.H. The History of Buddhist Tought. Muhammed'e kadar gelen vahye ve peygamberlere dayan an dinî gelenege "Islâm" adini vermektedir. 109-150. 156-223. Paris 1952. 49-105.J. Islâm. Bu vahiy de. Ülkemizde "ilâhî din" yerine "semavî din" deyimi kullanildigi.

yedi kollu samdan ve alti köseli yildizdir. Onu en iyi. benzerinin bulunmadigi ve bu sebeple de tarifinin güç oldugu söylenebilmektedir. kendilerini dünya mille tleri arasindan seçilmis kavim olarak görmektedir. vahye dayanan kutsal kitaba ve peygamberlere yer ver mesiyle millî dinlerden. peygamberini. Ibranî ve Israil Terimleri Yahudi: Ishak oglu Yakub'un oniki' oglu vardi. Ancak bu din.[167] Ilâhî dinler basligi altinda. yasayan ilâhî kaynakli dinlerin en eskisi. kitabin büyük oranda muhatabi nin Müslümanlar olmasi ve bu çevrelerde Ilâhî dinden onlarin anlasilmis olmasindan dolayid ir. Kudüs'teki Ma'bed'dir (Ibranice. Sina'da bu kavm i kendine muhatap kilmis.Genel Bilgi Yahudilik. dünya literatüründe Yahudi. kutsal kitaplarinda ye r alan "Balam" hikayesin-deki su cümle tarif etmektedir: "Iste ayrica oturan bir k avimdir ve milletler arasinda sayilmayacaktir". Yahudiligin Dinler Tarihi'nde özel bir yeri bulunmakta ve bu din.YAHUDILIK 1. Israilogullari ile Tanri arasindaki "ahd"e kutsal kitap larinda genis yer ayrilmasidir. irk m i. Bet ha-Mikdas.B. yaniisda olsa. Bundan dolayi bu din. Ibranî. Onun a dina izafeten Israilogullarina Yahudi denilmistir.'de. geri kalani Avrupa'da ve dünyanin diger ülkelerinde yasamaktadir. fakat mensubu en az olanidir. Yahud i dininin odak noktasi. Israilogullari gibi terimlerle adlandirilm aktadir. Israilogullarinin basina gelen bütün sikintilarin onlarin bu ahde uyma malarindan. Bu âyetlerden ikisine ait ortak ibarenin meali söyledir: "Ortak kosanlar istemese de. Çünkü Yahudilikte din ile irk içice g rmis. birini digerinden ayirmak zorlasmistir. millet mi oldugu pek açik degildir. Bu kavim. Arapça. onun kendi ne ait özellikleri ve nitelikleri bulunan bir din oldugu.ir. Onlara göre. bütün dinlerin üzerine üstün kilmak üzere. hem kendi kutsal kitaplarinda hem de Kur'ân-i Kerîm'de belirtilmektedir. bu terimlerin bilinmesine baglidir. hidayet ve hak din ile gönde di".D. O. Geçmisi birkaç bin yil geriye giden bu dinin en ön emli özelliklerinden biri.4 milyonu Israil'de. [170] a. onlarla ahitlesmis. Yahudilik. [168] A.[169] Kutsal kitaplarinda yer alan ifadelere dayanarak Yahudiler. burada. Tanri. Biz de. dördüncü oglunun adi Yahuda'dir. Bunlarin 4. burada. 6 milyonu A. ilâhî kaynakli en es ki din olarak nitelendirilmektedir. Aslinda "Ilâhî Din" basligi altinda bu dinlerin islenmesi. tek Tanri'ya. Filistin'in güney bölgesinde kuru . Hiristiyanlik ve Islâm islenecektir. Yahudilik'in Babil Sürgünü'nden sonra millî bir din haline getirildigi kanaati yaygindir. Yahudiligin sembolü. bir "ahit" dini olarak da b ilinmektedir. Tahrip edilmeden önce Ma'bed'in bir odasi Ahit Sandigi'na ayrilmistir . Bu sebeple. Beyt u'l-Makdis). B ugün yeryüzünde Yahudilik'i din olarak benimseyenlerin sayisi 18-20 milyon civarindadir . bu genel kuralin disina çikmayi uygun bulmadik.Yahudi. Aslinda bugünkü Yahudiligin bir din mi. verdikleri sözü yerine getirmemelerinden kaynaklandigi. millîlestirilip bir irka tahsis edilmesiyle de ilâhî dinle rden farkli bir durum göstermektedir. onlardan emirlerine uyacaklarina d air söz almis ve Hz. Musa'nin sahsinda Tora'yi (Tevrat'i) onlara göndermistir. bu terimler kisaca açiklanacaktir. Konunun daha iyi anlasilabilmesi. Tartismayi bir kenara birakarak.

akrabaya ve yoksullara iyilik yapmalari. Samariye'nin güneyindeki bölge. Bununla beraber. Tevrat'ta yer almaktadir. peygamberlere uymalari. Yahuda kabilesine mensup olmalarina ragmen. 1232-1224) taraf indan diktirilen ve "Israil Aniti" diye anilan kitabede rastlanmaktadir.Ö. O'ndan baskasina kullukta bulunmamalari. Bu kavim. Simdiki Israil Cumhuriyeti de bu adi kullanmaktadi r. sözlerinden dönmemeleri. seçkin bir kavimdir. Allah'in Israilogullari'na verdigi nimetler hatirlatilmaktadir. XVXIV.[17 8] Tanri (Yahve). Bundan dolayi Ya hudilik millî bir din. Yakub'a "gece içinde Allah'a giden " anlaminda "Israil" denildigini kaydetmektedir. Bu ad. Sehristanî. Yahudi Kutsal Kitabi'nda Kenan'a atif yapilmaktadir. Böylece onlarin torunlari da günümüze kadar bu isimle anilmislardir. Ibrahim) Harran bölgesinden Ken'an diyarina göçetmesini .[171] Ibranî: Bu kelime. Sürgün 'den sonra da genelde toplum olarak. Kutsal kitap. Ken'an diyarina (Filistin) yerlesmeden önce Ibranî. Ancak bu üç terim. Abram'a {Hz. bab aya. Samî irktan sayilan Ibrâniler. bu ismin Yahudilere verilmesinin de Hz. kutsal kitaplarina dayanir. Bu nimetle re karsi Israilogullari'nin verdikleri sözler ve onlarin sözlerinden dönmeleri islenmi stir: Allah'a inanmalari. Babil Sürgününden sonra Yahuda'ya geri dönen I brânîler. Üçüyle de ayni din mensuplari ve ayni topluluk ifade edilmektedir. Hz. orada Israilli. Yahuda adina nispet edilmistir. Kildânîlerin Ur sehrinden çikarlar ve Harran'a gelirler.Esaretten sonra umûmî olarak halk Israilliler diye adlandirilirken. Hz. Tevrat'ta "Tanri ile güresen" seklinde yer almasina ragmen. ferd olarak da Ya hudi diye adlandirilmistir. Firat ve Ürdün nehirlerinin öbür kiyisindan gelmis olan göçmenleri ifade etmektedir. Kur'ân'da 40 âyette. ayni z amanda onlarin kutsal tarihini olusturur.Ö. genelde Israilliler adini almi slardir. kendilerine haram ettikleri disinda ki bütün yiyecekleri yemeleri. "öte tarafin insanlari" anl minda. Süleyman'dan sonra ikiye ayrilan ülkenin kuzeyde kalan bölümünü olusturan kabîlelerin kralligini nitelend irmek üzere kullanilmistir. "Israil" kelimesine.[175] On iki Yahudi kabilesi de Israil adiyla anilmaktadir. Zira Ürdün'ün ba tisi. Ken'an ülkesinin yerlileri tarafindan . Bu âyetl erde. [177] b. Israilogullari. Yahudilere bu ad. ibadet etmele ri.[176] Ancak belirtilmelidir ki bu ad.[173] Evr ensel Yahudi Ansiklopedisinde kelimenin asil anlaminin belirsiz oldugu. "Tanri ile mücadele eden" anlamin a gelebilecegi belirtilmektedir. Musa'nin "Biz sana dönüp yalvardik " sözü sebebiyle oldugunu belirtmektedir. âlemin ve ilk insan in yaratilisindan peygamber Malaki'ye kadar geçen olaylari içinde bulundurur. Bu kelimeler. Bu husus. 41 defa "Benî Israil" (Israilogullari) kelimesi geçmektedir.lan Yahuda Kralligi da ayrica bu adin kaynagi olarak ileri sürülmektedir. sahislar birbirine Yahudi demis lerdir. M. namaz kilip zekât vermeleri.[174] Taberî. ilk defa. Yahudi kelimesinin Arapça "hade" kökünden "dönmek" ve "tevbe etmek" anlamina g eldigini. Onlara göre Israilogullari. birbirinin yerine kullanilmis ve kull anilmaktadir.Tevrat'a Göre Yahudiligin Tarihçesi Yahudiligin tarihçesi. anaya. Ramses'in oglu Merneptah (M. Tanri tarafindan verilmistir. Yahudi inancina göre Yakub'a bu ad. Yehova da millî bir tanri olarak kabul edilmistir. sonradan genelde bütün Yahudileri içine alac ak bir sekilde kullanilmistir. "Ibrî" veya "Hibrî" kelimelerinden gelmektedir. Tanriyla ve insanlarla güresip yenen anlaminda Yakub'a Ta nri tarafindan verilmis bir lâkabdir. II. Yüzyillarda Filistin'de görülen göçebe bir kabîlenin adidir.. adam öldürmemeleri.[172] Israil : Bu kelime.verilmistir.

Tanri. oglu için büyük bir ziyafet verir. Tekvin XIV : 14-16) Lut'u kurtarip yanina alir. onu ve karisini ve kendisine ait olan her seyi gönderdiler". "Ve ogullan Ishak ve Ismail onu Mamre karsi . Abram Misir'a girdigi zaman.[179] Abram ve beraberindekiler. Çok zengindirler. karisi Saray'a söyle diyor: "Iste biliyorum ki. Ibrahim. Hacer'i kiskanmaktan kurtulmus olacaktir. çünkü neslinin Ishak'in adiyla çagirilacagini söyler.[184] Ibrahim. Bunun üzerine Abram. derler ve beni öldürürler. kardesinin oglu Lut'u (Hz. oglu Ishak'i sekiz günlük iken sün net ettirir.[183] Birgün Allah. Allah olmak için seninle ve senden sonra zürriyetinle benim aramda ahdimi. emri yerine getirmek üzere bir mez-bah yapip biçagi eline aldigind a Rabbin Melegi göklerden ona seslenip çocugu bogazlamamasini. Ibrahim'den ve zürriyetinden gelecek olanlardan ahit olarak her erkek çocugun sünnet edilmesini ister. fakat seni sag birakirlar. Senin yüzünden bana iy i davranilsin. [180] Bu olaylardan sonra Rab. Ibrahim. Ve onlarin hak kinda Firavun adamlarina emretti. Ismail'i alip çöle gider. Ve Firavun. Abram'a görünüp o ülkeyi onun zürriyetine verecegini bildirir. bulundugu bölgede hâkimiyetini kabu l ettirir ve bu arada esir edilen kardesi (daha önce kardesinin oglu olarak belirt ilir. Hacer. Karisi Saray'in teklifi üz erine cariyesi Hacer'le evlenir ve ondan Ismail dogar. Lut) ve Harran'da kaza ndiklarini da yanina alarak Ken'an diyarina varir. Abram ise Ken'an diyarinda oturur.[181] Dok an dokuz yasina geldiginde Tanri ona görünür ve onun zürriyetin i çogaltacagini bildirir. Ibrahim'e. Ibrahim'den onu kovmasini ister. O'ndan zürriyet ister. Kars.[185] Ibrahim. dedi n. Ibrahim'i denemek için. ona sözünü yerine getirdiginden dola yi. sigirlari oldu. Lut. Ve Rab Abram'in karisi Saray'dan dolayi. Yine Allah. Böylece Sara. rüyasinda Abram'a görünür. Bu olay üzerine Rab. yüz yetmis bes yasinda iken ölür. Abram'i çagirip dedi: Bana bu yaptigin nedir? Bu senin karin oldugunu niçin bana bildirmedin? Niçin bu benim kizkardesimdir. ondan biricik oglu ishak'i kurban etmesini ist er. ayni gün sünne t olurlar. ve seni milletler yapacagim. Bu durum Ibrahim'e kötü gürünür. zürriyetinin düsmanlarinin kapisina hâkim olacagini ve zürriyetinden gelen bütün milletl erin mübarek kilinacagini bildirir. Öte yandan Sara. çalilikta bir koçun hazir ol dugunu görür ve onu kurban eder. Firavun'u ve onun sara yini büyük vuruslarla vurdu. Bunun üzerine Ibrahim. Bu sirada Abram. Sara'nin dedigini yapmasini. Ve onun yüzünden Firavun Abram'a karsi iyi davrandi. ve senden sonra zürriyetine. Misirlilar kadinin çok güzel oldugunu gördüler v e FIravun'un emîrleri onu gördüler ve onu Firavun'a medhettiler. sen görünüsü güzel bir kadinsin ve olur ki. Misir'dan böylece çikarlar. Tekvin XII : 5. Ülkede kitlik çikinca Abram Misir'a gider. Ishak'i dogurur. ona yardim edecegini bildirir. iste. ahdim seninledir ve birçok milletlerin babasi olacaksin ve artik adin Abram (yüce baba anlaminda) çagirilmayacak. Tanri da ona verecegini va'deder. çünkü seni birçok milletlerin babasi ettim. Ancak Allah. Misir'a yaklastiklarinda Abram. al ve git. Ismail de on üç yasinda iken. ben de onu kari olarak aldim? Ve simdi. Abram. kendisi doksan dokuz. gözlerini kaldirdiginda. sarka dogru gider.emreder. Çocuk büyüyüp sütten kesildiginde Ibrahim. ahit geregi.[182] Allah. Abram da kend ine görünen Rab için bir mezbah yapar. O da karisi Sara'yi. birbirinden ayrilirlar. adinin da I shak olacagini bildirir. kadin Firavun'un sara yina alindi. nesiilerince ebedî ahit o larak sabit kilacagim. Bkz. iste karin. Ve senin gurbet diyarini. bütün Ken'an diyarini. Bu rada Ismail'in güldügünü gören Sara. çünkü emri yerine getirdigin i bildirir. Ve vak i oldu ki. Ibrahim'e. Ve seni ziyadesiyle semereli k ilacagim. O vakit orada Ken'anîler bulunu yordu. yüzüstü düser ve Aliah onunla söyle konusur: " en ise. Misirlilar seni görünce: Bu o un karisidir. karisi Saray'in bundan sonra Sara (prenses anlaminda) olarak çagirilmasini ve ondan bir ogul verecegini. Abram . ve onun koyunlari. Çobanlari arasin daki bir tartismadan sonra Abramla Lut. seksen a lti yasindadir. senin sebebinle canim yasasin diye: Onun kizkardesiyim. sana ve send en sonra zürriyetine ebedî mülk olarak verecegim ve onlarin Allah'i olacagim". de. fakat adin Ibrahim {cumhurun babasi anl aminda) olacak.

1250). göklere ermistir. V e vaki oldu ki.[192] Onlari bu sik intilardan kurtarip "Arz-i Mev'ud"a (vaadolunmus toprak Filistin) döndüren Mose (Hz. Firavun'un ordusunun Kizil Deniz'de bogulup onlari takip edememesi sonucu. Yahudiler Sina Çölünde kirk yil dolasirlar. Musa'dan sonra Yesu. Rüyasinda yerden göge dog ru yükselen bir merdiven vardir.gelecegiz?" de r. Ishak yaslanip gözleri görmez olunca Yakub. Kardesleri onu kiskanir. Rab. yoluna devam edip Haran'a varir. 973-933). garba ve sarka. kölelige düserler. ve yerin bütün kabileleri sende ve zürriyetinde mübarek kilinacaktir. Sina Daginda.. senin zürriyetin yerin tozu gibi olacak. Ibrahim'in Het ogullarindan satin aldigi tarlaya gömdüler. Musa'ya Tevrat ve On Emir verilir.[189] Yusuf. Misir'da Firavun'un bir memuru olan Potifar tarafindan satin alinir.[193] Filistin'de Hâkimler ve Krallar devrinden[194] sonra Kral David (Hz . Laban'in iki kizindan ve bunlarin yanind a gelen iki de cariyeden on iki oglu ve bir kizi olur.Ö. Hitti Tsohar oglu Efron'un tarlasina. Firavun'un gördügü bir rüyayi tabir ederek hapis ten kurtulur ve Firavun'un yaninda önemli bir mevkiye yükselir. babasi tarafindan hazirlatilan yer e kutsal Ma'bed'i yaptirir. uyaninca burasi Allah'in evidir ve bu.[190] Daha sonra Fi listin'de bulunan babasi Yakup ve kardeslerini Misir'a getirtir. ben ve anan ve kardeslerin yere kadar sana egilmek için mi. bunu ögrendiginde çok kizip onu öldürecegini söyler. Esav. Hz. Ay ve on bir yildizin kendisine se cde ettigini görür. elinden alinip kendisine zarar gelme korkusunda n böyle yaptigini söyler. Yakub. Onun. niçin böyle yaptigini sorar. Yusuf. Yusuf. ona söyle diyor: "Baban Ibrahim'in Allah'i ve Ishak'in Allah'i Rab benim: üzerinde yatmakta oldugun diyari sana ve senin zürriyetine verec egim. Karde sleri. Allah Ibrahim'in ölümünden sonra oglu Ishak'i mübarek kildi". onlari Fili stin'e götürür.M. Onlari alip babasinin yan ina Ken'ana döner. simale ve cenuba ya yilacaksin.[187] Abimelek. Yahudileri Sina'ya getirir. kendi demetinin dik durdugunu. Basi. Burada. Durumu anlayan Abimelek .[18 8] Yakub.[196] . Kardesleri bundan doiayi onu kis kanirlar. Yusuf. Orada annesini n kardesi Laban'in yaninda çalisir. Israilogullari. Ma'bedin bir odasina konulur. FUistîlerin krali Abimelek'in ülkesi Gerara 'ya gider. kardeslerini bir canavarin yedigini söyleyip onun kana batir ilmis entarisini gösterirler.Ö.sinda olan Makpela Magarasina. Süleyman: M. Esav ve Yakub adli iki oglu olur. Orada karisini kizkardesi olarak takdim eder. Rüyasinda kardesleriyle birlik te bir tarlada bugday demetleri bagladiklarini. bir rüya görüp onu kardeslerine anlatir. Bu merdivenden Allah'in melekleri çikip inmektedir. Haran'a gitmek üzere ayrilir. babasi da bu sözü yüreginde tutar. Varlik sahibi olu rlar.. diger bir rüyasinda Günes. öte kilerin demetlerinin Ise kendisininkinin etrafini kusatip egildigini söyler. Poti far'in karisi Yusuf'a asik olup ilgisine karsilik görmeyince iftira ederek onu hap se attirir. onlari kiskanip ülkelerinden çikarirlar.[195] Og lu Kral Slomo (Hz. babasinin sevdigi Esav'in yerine hile il e kendisini mübarek kildirir. Bu rüyayi babasi ve kardeslerine anlattiginda babasi onu azarlayip "Gerçek. zamanla büyük sikintilara. Yusuf'u sürüleri otl atmakta olan kardeslerinin yanina gönderince onlar da onu elbiselerini çikararak bir kuyuya atarlar. göklerin kapisidir deyip oraya "Beyt -el" {Allah'in evi) adini koyar. hapiste iken. Davud 1013-973). böylece Misir'a yerlesmis olurlar. bu rüyadan onun kendilerine hâkim olacagini çikarirlar ve ona karsi kin ve kisk ançliklari artar. bunun üzerine onlari korur. Geceledigi bir yerde rüya görür. Ibrahim ve karisi Sara oraya gömüldüler. O zamana kadar bir çadirda muhafaza edilen ve içinde On Emir tabletleri bulunan kutsal Ahit Sandigi. Ancak Filistîler.[186] Ishak'in çocugu olmadigindan Allah'a yalvarir.". Yakub. Yak ub. Babalarina. Daha sonra da kuyudan çikarip onu Misir'a giden tüccarlara yirmi gümüse satarlar. B ir gün ülkesindeki kitlik dolayisiyla Ishak. O da. Musa.[191] Misir'da önceleri rahat bir hayat g eçirmekte olan Yahudiler. çocuklari arasinda en fazla Yusuf'u sever. Kudüs'ü alir ve Yahudilerin en parlak devresini baslatir. Musa) olur (Tah.

538'de Kudüs'e döner. ikisi de Yahuda Kralligina tâbi' olur. tahrip edilir ve Yahudiler Babil'e sürgün edil ir. 70'de Roma'li kumandan Titus'un Kudüs'ü ve bu arada Ma'bedi de yakip yikmasiyle sonuçlandi. Ma'bet. Onlardan "B enî Israil". M. M. . Allah'i bir taniyan gerçek Müslümanl ardandir.Ö. Ezra'nin etrafinda birlesir ve M. Babilliler tarafindan M. [199] c. Yahudi tarihinde Kudüs. Kur'ân-i Kerîm'de Yahudilerden bahsedilen âyetlerin sayisi oldukça fazladir. vazifesini tam yapan[204] ve kendisine suhuf verilen[205] bir peygamberdir. "Yehûd" gibi deyimlerle bahsedilen âyetler bulundugu gibi. Ayrica "Ehl-i Kitap" deyiminin genel çerçevesine onlar da girer. 4.[198] Yahudi Kutsal Kitabi. 2. 7. 3. M. Kur'ân-i Kerîm'de. Yakup gibi).[201] Yüce Allah. Ilya-Mesih'ten önceki peygamber. Önce Israil Kralligi.Ö.Yeryüzünde fesat çikarmaya çalismalari. 586'da yikilir. M. ne de Hiristiyandir. güneyde Yahu-da. yumusak huylu. misaf irperver ve kendini Allah'a adamis.Bazi peygamberlere ve salih kimselere iftira etmeleri veya onlari öldürmeleri. M a'bet. onlarda bu suurun devam li varligini sürdürmesini saglamistir. Yahudiler. 168'de yagma edildi. 63'de baslayan Roma esareti devresi. krallik. 520'den sonra yeniden onarilir. O. 721'de. Musa'ya kadarki devre h akkinda yer alan bilgiler su sekilde özetlenebilir: Hz.Allah tarafindan Yahudilere bahsedilen nimetler. Kur'ân-i Kerîm'de Yahudiler ile ilgili olarak verilen bilgiler söyle tasnif edilebilir : 1.S. önceki peygamberler kadar. 9.Ö. Süleyman'in ölümünden sonra.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Yahudilik. müsriklerden de degildir. ne Yahudi . Yahudilerin tarihçesiyle ilgili olarak.Allah'in Yahudilere tavsiyeleri. Hz.Ö.[197] On kabile^ Israil'e. yanlis yorumlamalari ve dogru yoldan sapmalari.Ö. Malaki. Mesîh inancinin verdigi ümit. Iskender'den sonra Agid'lerin ve Se-iefkî'lerin eline geçti. çok içli.[203] O.Basit çikarlari ugruna hakikatlara yüz çevirmeleri. Ma'be t. Makkabiler. Yüce Allah'in seçkin kildigi peygamberlerden biridir[200].kuzeyde Israil olmak üzere ikiye a yrilir.Allah'a karsi ahitlerini bozmalari. 5. dünyanin her tarafina d agildilar. 6. yaptiklari islerin kötülügünden dolayi.Ö. Yahudiler hakkinda da bilg i verilir. dosdogru bir kimsedir. Babil Sürgünü devresinde Isaya. Mala-ki'dir. sonraki küçük peygamberlere de yer veri r.[202] O. Ma'bed'den arta kalan Bati Duvari (Aglama duvari) yüzyillarca onlarda m illî ve dînî suuru ayakta tutmustur. Yeremya gibi peygamberler gelmistir. verdikleri sözden dönmeleri ve bunu âdet edinme leri. zillet ve meskenete ugramalari.Uymalari gereken dînî hükümler.Kendilerine peygamberler tarafindan getirilen hükümleri ve teblîgâti degistirmeleri. Asurlular tarafindan M. onu dost edinmistir. O. yeniden hâkimiyeti sagladilarsa da.Hz. Kutsal Kitap'taki son Peygamberdir. bir kisminda ba zi peygamberler konu edilirken {meselâ Hz. sonra da Yahuda Kralligi. 8. Sürgünde Yahudi halki. Ibrahim.Yahudilerin.

Allah'tan iyilerden olacak bir çocuk istedi. Anc ak yaptiklari ve savunduklari dolayisiyle Hz. ahiret yurdunu düsün en. annesi çok yasli iken All ah'in bir lütfü olarak bahsedilmis ve annesi bu olaya çok sevinmistir. salih.[214] Hz. Yüce Allah. güze kendisine vahiy gelen peygamberlerden Hz.[212] Allah da ona ihtiyarliginda Isma il ve Ishak'i verdi. Ishak'in ardindan müjdelenen.[222] Ayrica Hz. konusmayan. Ishak da dogru. gönülden Allah'a bagli bir peygamberdir. Ibrahim Ates'e atilmis.[220] kendisine vahiy indirilen peygamberle hidayete erdirilmis bir kimse idi. Yusuf. ona. namaz kilmalarini. I brahim. Allah'tan gayri put lara. Ishak da.[209] Kur'ân-i Kerîm.[208] Hz. isitmeyen. Âhiret Gününde. l bir yaratilisa sahip. kadin ona iftira ett i. dogru. Hz. babasina emrolunan seyi yeri ne getirmesini. Yusuf. Bu konuda Kur'ân-i Kerîm'de söyle denilmistir: "Biz ibrahim'e. bir rüya gördü. Seytan'a tapinilmayacagim anlatma ya çalismistir. göklerin ve yerin melekûtunu söylece gösteriyorduk". zeval bulan seylere. kendisinin Yüce Allah'a tapindigini. bunu kardeslerine an latmamasini tenbih etti. ona. bu da'vete uymamistir. . sözünde sadik bir kimse olarak Ce brail araciligiyla kendisine vah-yedilen Allah'in bir peygamberidir. sabirli. çevresine zekât i. Yusuf'un kendisine sahip olmasini istedi. Yakub. Ay ve Günes'e tapinan babasi Âzer ile kavmine karsi. Ismail gibi. zekât vermelerini emretti. rüyasindaki emre bagliliklari dolay isiyle. ^dostunun da Âlemlerin Rabbi oldugunu belirterek söyle ceva p vermistir: "Beni yediren de. düsmaninin putlar. Yusuf reddedince.[211] Hz. Yusuf'u bir kurdun y edigini söyleyip onun kanli gömlegini babalarina gösterdiler.[207] Hz. Ibrahim vazifesini yapmis.C. Onlar. Ishak. rizik vermeyen. O. Hz. Böylece Hz. Vezirin karisi. Allah (C. Ibrahim'e ihtiyarliginda bahsedilen Iki og uldan biri olan Hz. rüyasinda gördügü gibi. Babalarini ikna ederek onu yanlarinda götürüp kuyuya attilar. bundan dolayi O'na ibadet ve sükre tmek gerektigini. sabirli. hidayete erdirilmis. ilim ve hikmet sahibi. hattâ babasi bile. yildizlara. Hasta oldugumda bana O sifa verir. Hz. görmeyen. halis. rüya tabirini bilen. çünkü O'na dönülecegini bildirmistir.[223] Kardesleri. tebligde bulunmustur. Ibrahim'le ilgili olarak verdigi kissalarda. Ç cuk (islam kaynaklarda Ismail oldugu belirtiliyor).[216] Hz.[221] Bu rüyayi dinleyen babasi. daha öncekilere oldugu gibi. Yusu f'u kuyudan çikarip beraberlerinde Misir'a götürerek bir vezire satti. çocuklugunda bir gün babasina "rüyamda on bir yildiz. Yusuf'la beraber hapishanede kalmis arkadasi. kendisini sabredenlerden bulacagini söyledi. salih. içiren de O'dur. Yusuf'u kiskandilar.[213] Çocuk kosma çagina geldiginde babasi. Ibrahim. ismail. Hz. Hz. Yakub'un en sevgili oglu Hz. Allah'in h em ona. kendisine vahyolunan peygamberlerden olmustu r. ona. Ibrahim'i ve onun soyundan gelenleri peygamber kildi. Misir meliki.[218] Hz. Onu ortadan kaldirmayi planladil ar. mübarek kilinmis. onlari ve yonttuklarini O'nun yarattigini. Bir yolcu kafilesi. Ibrahim. yanilmalarimi bana bagislamasin i umdugum O'dur". Zindanda rüya tabir etti. kendisine rüya tabiri ögretilecegini. faydasi veya zarari olmayan.[217] Hz.[215] Hz. batan. di. babalarini da böyle bulduklarini söylemislerdir. 219] Hz.Hz. bir kurbanlik gönderdi.) tarafindan seçil ecegini. hem Yakub ailesine nimetini tamamlayacagini söyledi. rden. ibret vermekte ve onlari düsünmeye davet etmekte dir. Yakub. Onlara iyi is ler islemelerini. yakînen bilenlerden olmasi için. Beni öldürecek. hakkini savunamayan. Allah ve âh iret inanci konusunda yol göstermekte.[ ih-lasli.[206] Hz. insanlara. dinde kuvvetli. sonra da diriltecek O'dur. yakînî bilgi bahsedilmistir. uysal. ona hiçbir seyi ortak kosmadig ini. Ibrahim ve Hz. Kavmi. Ibrahim'e göklerin ve yerin sirlari. rüyasinda onu kurban ettigini gördü ve bunu ona açti.[210] Yüce Allah. Bundan dolayi Yusuf zindana atildi. namazi emretmistir. Günes ve Ay'in bana sec de ettiklerini gördüm" dedi. fakat Yüce Allah onu atesten kurtarmistir. Bu rüyayi kimse tabir edemedi. Ibrahim oglu nu kurban etmek için yani üzere yatirdi.

babanin Allah 'i.. Bu görevi yerine getirmek üzere Musa. verdigi karardan pi sman olarak onlarin arkasina düstü. Nil kiyis indaki sazliklara biraktigi sepetin akibetini. Misir hazinesine memur yapildi... Israilogullarini Misir'dan çikarmak için seni Firavun'a göndereyim". Tanri'nin melegi. sular eski h aline döndü ve Firavun ile ordusu boguldu. daha sonra. Bir müddet sonra. Bütün bunlara ragmen F iravun. çünkü lah'a bakmaga korkuyordu. Sonra onu ziftle sivanmis bir sepete koyup irmaga atti.. Isr ailogullarini Misir'dan çikarip Ken'an diyarina götürmek istedigini. Is.Hz. her dogan erkek çocu gun öldürülmesini emretti. Ikisi arasinda mücadele basladi. ona göründü. onun huzuruna çiktilar. Bu arada onlarin çogalmalarini önlemek için.[227] Kâhinin sürüsünü otlatirken. Olayin duyulmasi üzerine Musa. Bir defasinda. Ben.. Musa Yusuf'un ölümünden sonra Yahudiler Misir'da çogalmaya basladi. çünkü onlarin acilarini bilirim.[229] Kizildeniz'den geçtikten sonra. Nüde yikanan Fir'avun'un kizi. Musa vasitasiyle Misir topraklarina on felâket verdi. "Allah kimdir ki ben ona itaat edeyim" diyerek onl ari saraydan kovdu. Israilogullari geçti. O. Misir'a geri döndü. Yusuf. Israilogullari. Annesi onu ancak üç ay kada saklayabildi.[226] Musa. Misirlilardan birinin bir Yahudi'yi dövdügünü gördü. Firavun'un kizi bunu kabul edince gidip çocugun öz annesini getirdi. Bunun üzerine Rab Yahv e. Yeni Firavun Yusuf'u n yaptigi hizmetleri unuttu ve Yahudilerin çogalmalarindan endiselendi. Ve simdi gel ve benim kavmimi. Çocuk o na teslim edildi ve çocuga sulardan çekilmis anlamina gelen "Mose" (Musa) adi verild i. Musa 'nin asasi kocaman bir yilan olup onlarin bütün sihirlerini yuttu. Ve Rab dedi: Gerçekten Misir'da olan kavminin sikintisin i gördüm. böyle bir devrede dünyaya geldi. zahire atmak için Misir'a gelen kardesler i. Onlar da bütün hünerlerini ortaya koydular. Musa. Mara'da aci suyu içemeyen Israilogullari için Allah. M usa'ya suya bir dal parçasi atmalarini bildirdi. Firavun. Yanan çalinin atesi bir türlü bitmek bilmiyordu. Meryem. onlarin düsmanla birlikte olmasi korkusuyla. onlarin sikâyetlerini din lerdi. böylece Misir'a yerlestiler. Ibrahim'in Allah'i . sular yarildi. Ancak Firavun. Melikin rüyasini yorumlayan Yusuf. bunun Allah'in em ri oldugunu söyleyince Firavun. Israilogullari. Israilogullarinin Misir'dan çikmalarina izin vermedi. Orada Midyan kâhininin kizi il e evlendi. insandan hayvana kadar bütün ilk doganlari öldürecegini bil dirdi. Firavun. bir Ibrani' çocugu oldugunu anlayip ona acidi. Kizil Deniz'e gelince Musa. Ishak'in Allah'i ve Yakub'un Allah'iyim. bütün sihirbazlarini topladi. Horeb'de bir çati ortasinda. bir vesite ile ailesini Mis ir'a getirtti. kardeslerini tanidi. Onlarin feryadini isittim.[22 8] Böylece Musa. [225] 2. bu is lerin vuku-buldugunu görünce. sonra tekrar Musa elini uzatti. saraya alindi. Yusuf zamaninda Misir'a yerlesmis olan Israilogullari.Tevrat'a Göre Hz. Allah. ileride ülkelerine yönelecek bir tecavüzde. Mid-yan'a kaçti. Misirlilara belâ verecegini. Israilogullarinin Misir'dan çikmalarina izin verdi.[224] Hz. elini denize uzatti. O. Kizil Deniz'e dogru yola çikti. ates alevinde. gelip çocugu emzirmek için bir Ibrani kadini çagirabileceg im söyledi. gençlik yillarinda Yahudilerin yanina gider. Yahudi'yi koruyarak Misi liyi öldürdü. Onlari bu sikinti dan Hz. kizkardesi Meryem takip ediyordu. Çölde yiyecekleri bitin . Yahudileri Misir'dan çikarmak üzere görevlendirilmis oldu. Firavun'u n zulmüne ugrayarak. Musa kurtardi. onu irmakda buldu.onlara eziyet etmeye basladi. Musa ve On Emir a.onu melike tavsiye etti. Kardesi Harun d a ona yardimci verildi.. uzun bir esaret hayatt yasamaya basladilar. su tathlasti. Bunu merak edip geri dönen Musa'yi çalinin ortasindan Allah çagirip söyle dedi: ". mucize göstermeye kadar var di. Ve Musa yüzünü örttü.

Allah. Musa emri yerine get irdi. O gün.Zina yapmayacaksin. sözü aldi ve Rabbe bildirdi. Allah'ina tahsis edilm is umûmî dinlenme günüdür. Sina gi'ndan Musa'yi çagirarak. hizmetçisine. Israilogullari. 2. Tevrat'in iki ayri bölümünde geçer. Cumartesi Günü. kis ca hiçbiriniz çalismayacaktir.On Emir Hz.[231] b. barkina.Çalmayacaksin. Üçüncü gün. Musa da onlara aksam üstü et (bildircin eti). Israilogullarini çetin ve uzun bir mücadele devresinden sonra ve'dedilen topra klara yaklastirdi ve 120 yasinda iken öldü. ne oglun. ne usagin. ne kizin. Yahudilerin temel prensiplerini içinde bulundurur. Gökten beyaz kiragi tanecikleri seklinde "man" diye adlan dirdiklari ilâhî gida yagdi (balli yufka gibi bir sey).[234] c. Haftanin alti gününde çalisacak yedincisinde istirahat edeceksin. Musa'ya Sina Dagi'nda vahyedilen On Emir. 3.ce Israilogullari Musa ve Harun'a söylenmeye basladilar.[230] Musa. Musa'ya elindeki asasiyl e bir kayaya vurmasini emretti. göklerden ekmek yagd iracagini bildirdi.Öldürmeyeceksin.Cumartesi (sebt) Gününü daima hatirlayip onu kutsal kilacaksin. onlara hiçbir surette tapmayacaksin. 4. 6. 10.[233] Bu On Emir. ne sen. esegine velhasil sana ai t olmayan bir seye göz dikmeyeceksin. onlara verdigi nimetlere karsilik. Musa . ondan su fiskirdi. O da bir kayaya vurdu. Musa. 7. Tanri.[232] B u On Emir söyle siralanir: 1. Kirk sene man yediler.Kurana Göre Hz. Orada Allah.Anne ve babana hürmet edeceksin. Misir'dan çikislarinin üçüncü ayinda Sina Çölü'ne geldiler. 9. Boslukta. sabahleyin de ekme kle doyacaklarini söyledi.Seni Misir diyarindan. Hz. Sina Dagi'nin üzerine. Allah. 5. Sina Dagi 'ndan indiginde iki tas tablet (levha) üzerinde yazili olarak bu emirleri getirmis tir. ne de hayvanin. denizlerin derinliklerinde mevcut olan varliklarin resimlerini yap mayacak.Benden baska tanrin olmayacak.Hiç kimsenin evine.Yalan sehadette bulunmayacaksin. esirlik evinden çikaran Allafi benim. Israilogullarindan i yi bir kavim olma sözünü almak üzere. onu görevlendirdigini bildirdi.Allah'in ismini bos yere agzina almayacaksin. öküzüne. Musa'yi yanina çagirdi ve ona On Emri verdi. Sonra lari su sikintisi çektiler ve Allah'a yalvardilar. yerin üstünde veya altinda. karisina. dagin tepesine. içinde indi. 8.

Onlara Firavun'un zulmünü ve Allah'in onlara yardimin i hatirlatti. kavmini Misir'dan çikardi. Musa'dan peygamberligi ile ilgili mu'cize göstermesini istedi. Bunun üzerine Hz. Musa bu süreyi tamamlayinca. Onlari takip eden Firavun ve beraberindekiler boguldu. uymalari gereken bütün kurallari ihtiva eden levhalar . Daha fazla saklayamayac agini anlayinca. Hz. ayagindakini çikar. Musa'dan kendilerine öyle tanrilar y apmasini istediler. orada 30 gün oruçlu olarak ibadet etmesini e mretti. Musa. K ayinpederiyle kararlastirdiklari süreyi tamamlayinca ailesiyle birlikte yola çikti. Bu durum karsisinda bütün büyücüler. daga bakmasini. Yüce Allah da bunun imkânsiz oldugunu. Firavun. Israilogullari Misir'da çogalip varlik sahibi olunca. Allah'in cemâlini görmek istedi. kendisine kitap verilen büyük peyg amberlerden biridir. Medyen'e gitti. Biri kendi soyundan.[238] Hz. Hz. onlara su. ayrica kendisine Allah'dan baska tanri olmadigi. iki adami dögüsür buldu. Allah. Bunun üzerine Hz. o da bir ejderha oluverdi. onlarin hünerlerini sergiledikl eri ip ve degnekleri yutuverdi. ona Allah tarafindan hikmet ve ilim verildi . Musa. Musa ile Allah'in "Âlemlerin Rabbi" olmasi konusunu tartisti. Hz. deniz ikiye ayrildi. Mazlumu korurken olsa da . putlara tapan bir kavim görünce. Firavun'un zulmünden kurtulup yollarina devam etti. Hz. Musa. fakat ailesinden iman eden biri. ona asasini denize vurmasini emretti. karar indan vazgeçmedi. Musa'nin asasi. öldürmek istedi. daga baktiginda. teklifi kabul etmedigi gibi. onun yerle bir oldugunu gördü. Kendine geldigin de. Sina'ya vardiklarinda yiyecek-içecek sikintilari oldu.[240] Firavun. Isr ailogullari. Hz. kutsal bir vadi olan Tuvâ'dasin" diyen bir hitapla karsilasti. Hakkinda öldürme karan alindig i haberini ögrenen Hz.Hz.[237] Orada evlendi. Hz. Musa ve Hz. Hz. Firavun'un bütün büyü erlerini göstermek üzere toplandi. Musa. bunu engelledi.[235] Musa dogunca. bütün bunlardan sonra.[241] Hz. Firavun ve adamlari. Musa. onun y ardimina kostu ve onun düsmanina bir yumruk atti. onlara "Sizi âlemlere üstün kilmis olan Allah'dan baska bir tanri mi arayacagim?" dedi. kudret helvasi ve bildircin ihsan etti. Musa'ya Yüce Allah Tur-i Sînâ'ya çikmasini. M usa'nin peygamberligini tuhaf karsiladi. Olay duyuldu. Hz. Hz. Musa'ya kavmini gec e yola çikarma emri gefdi. Hz. tevbe etti. Musa. Firavun. bu durum onu üzdü ve Allah'tan af diledi. Hz. düsüp bayildi. Hz. Firavun. Annesi ona süt annelik y apti. ona ibadet etmesi. Orada. karsiya geçti. ona. "Ben. Hz. Bu arada bir isik gördü. Musa'yi Misirlilarin dinini degistirecegi endisesiyle. bunu önlemek Için. Yüce Allah'in Israilogullari'na gönderdigi. Adam öldü. tecelli ettiginde dag dayanabi lirse.[239] Firavun. Mu sa asasini yere birakti. Musa ve Harun'un Rabbina iman ettik" dediler. Allah'in ilhami üzerine onu bir sandik Içinde suya birakti. Kendi soyundan olan adam ondan yardim isteyince. Hz. Harun. Firavun ve adamlarini ülkesinden çikarmak isteyen bir büyücü olmakla suçlandi. çünkü sen. Firavun. Asasi ile ilgili mu'cize verildi ve F iravun'a gitmesi emredildi. yakalanma kor kusuna kapildi. halkin haberi olmadan bir gün sehre indi. karisinin istegi üzerine çocuk öldürülmedi. orayi terketti. ellerini ve ayaklarini çaprazlama kesmekle tehdit etti. annesi onu bir müddet sakladi. ona 10 gün daha oruç tutmasi ve ibadetlerini t amamlamasi emredildi. Musa asasini denize vurunca. Musa ve adamlari. Allah'in emrini Firavun'a teblig ettiler ve Israilogullar inin serbest birakilmasini istediler. Yüce Allah. Cenâb-i Hakk'in tecellisi sonucu. Firavun 'un adamlari onu buldu. Sonunda Hz. Sina Dagi'na yöneldiginde karanlik bir gecede yolunu sasirdi. süphesiz senin R abbinim. Musa. Hz. onlari esir yapti ve yeni dogan erkek çocuklarinin öldürülmesini emretti. dosdogru namaz kilmasi bildirildi. onlari takibe basladi. digeri de düsman. Isinmak ve yolunu bulmak için atesin bulundugu tarafa gidince. Musa ve Israilogullari. hep beraber secdeye k apanip "Âlemlerin Rabbina.[236] Hz. Musa büyüyüp ergenlik çagina ulasinca. onun da kendisini görebilecegini bildirdi. hepsini. mall arini ellerinden aldi. Musa'nin beraberindekiler. Yüce Allah. fakat hiçbiri. Musa. Kardesi Harun da ona yardimci kilindi.

Yesu kitabinin da Bes Kitapla ayni kaynaktan geldigini kab ul etmekte. kutsal kitabin tamamini ifade etmek ve Tanah'la esanlamli olmak üzere de kullanilir). sikintida iken söz verip sikinti biter bitmez sözlerini unuttular ve bunu da aliskanlik haline getirdiler. Hz. Musa. onlarin bir altin buzagiya taptiklarini gördü. Yahudiler ve Pro-testanlarca apokrif (sahih olmayan) sayilan bazi kitaplar (Tobit. Musa. onlara kizdi. bes kitaptan olusur. çogulu esfâr). Bunun üzerine Hz. Harun hariç. Katol ik ve Ortodokslarca kanonik (sahih) sayilir. kitaplar 11. bu üç bölümün Ibranice bas harflerinin birlestirilmesinden meydana ge lmis bir kelimedir. Arapça "el-Esfâru'l-Hamse" (sifr: kitap. bati dill erinde Pentatök (Pentateuch-Pentateugue gibi) kelimeleri kullanilir. Onlar (olduklari) yerde sersem sersem dolasacaklardir. peyg amberler 8. Hiristiyanlarin kendi ar alarinda da ihtilaf vardir. Ancak Israilogullari. Judith. onlardan namaz kilacaklarina. Musa. kavmine bu levhalari getirdiginde. üç bölümden olusur: Tora (Tevrat). Artik o fâsiklar güruhuna karsi tasalanma"[244] buyurdu. Bes kitabi ifade etmek üzere Ibranîce "humas". ancak onlardan siddetli bir itiraz gördü. Yeremya'nin Mektubu. Tûr-i Sînâ'yi onlarin basina indirmekle tehdit etti. Hikmet. orada bulunanlarla müc dele etmeleri gerektigini Israilogullarina söyledi. Yahudilerin tasnifi söyledir: Tora 5. Bir kismi helak oldu. Bundan sonra Israilogullari. tevbelerini kabul etti. Rabbine dua edip. kanun. on u tek basina biraktilar. Ester'in Bakiyesi). onun Âyetlerini inkâr et meleri. onlara uymamalari ve taskinlik yapmal ari yüzünden. Musa'ya verdigi dinî esaslari ihtiva etti gi kabul edilir. ders. Yahudi kut sal kitabinin birinci bölümüne Arapça Tevrat. bazi kitaplari birles tirerek. Tanah (yazili dinî edebiyat) ve Talmut {sözlü dinî ede biyat) seklinde ikiye ayrilir. peygambere uyacaklarina dair söz aldi. Musa. rehber gibi anlafnlara gelir.Tevrat (Tora) Tora:Tevrat. Yahudiler ve Protestanlarca. sariat.[246] a. Neviim ve Ketuvim. Hz. onu da Bes Kitaba ekleyerek hepsini Heksatök (Hexateuch=Alti kitap) ba . Bu ilk bölüm.[ 243] Filistin göründügünde Hz. emir. teukhos: kitap). Israilogullari gazaba ugradi.i verdi. Tanah adi. O zaman Yüce Allah. Onlar da tevbe ettiler. Yahudiler ise Tanah'i . I ve II. Yunanca "Pentateukhos" {penta: bes. "Muhakkak orasi kendilerine kirk yil haram edilmistir. Modern bazi bilginler. Allah'a karsi gelmeleri. zekât vereceklerine. Baruh. 24 kitap olarak kabul ederler. daha önce verdikleri sözden döndükleri için. haksiz yere peygamberleri öldürmeleri. Tanah. b ir kismi da yillarca çöllerde dolasti. kendileriyle fâsi klarin arasini ayirmasini istedi. Eklesiyastik . Daniel'e Yunanca ilâveler. Yüce Allah. (Bazen Tora.[245] 3. Bunlarin formülü. Allah da.Tevrat ve Zebur Yahudilerin kutsal kitap külliyati.[2 42] Hz. Ancak onlar. va'dedilen topraklara dönebilmek için. Bes kitabin. Allah'in 7704 kelimeyle Hz. Yahudilerin Tanah adini verdikleri kutsal kitapla rina Hiristiyanlar Eski Ahit derler. Tanah'in ihtiva ettigi kitaplarin sayisi kon usunda sadece Yahudilerle Hiristiyanlar arasinda degil. 5+8+11'dir. çöllerde yollarini kaybettiler. Hirist iyanlar tarafindan Eski Ahit diye nitelendirilen Yahudi kutsal kitabi T*anah'in 39 kitaptan olustugu kabul edilir. getirdigi levhalardaki hükümleri kavmine teblig etti ve onlari islaha deva m etti. Ibranîce Tora denir. Makkabiler. Kavminden tev e etmelerini istedi.

Tamami 10 kitap ediyor). Tora . Yazili Tora. simdiki Bes Kitabin metinlerinin üç ana kaynak veya gelenekten geldigi düsüncesinded irler: 1) Yahvist. ölû*m ve yilan vasitasiyla sifadan bahseder. yasaklanmis evlilikler. Yahudilere göre. öncekiler 6. haram kilinan yiyecekler. 3. 4 kitaptir.Levililer (Vayikra:Leviticus) : Burada. sonrakiler de. önce Tanrinin adini Yahve. 4 kitaptan olusmaktadir. tarihî bilgiler disinda Allah'in Yahudilere Musa vasitasiyla verdig i dinî esaslar bulunur. bu nlarin disinda birkaç kaynak daha ilâve edilmektedir. Yüzyilda Yavne'de (Jamnia) toplanan bir meclis tarafindan nihaî hale kavusturulm ustur. arastiricilarin dikkatini çekmis ve böy lece.Çikis (Semot: Exodus) : Bu kisimda.Ö. Yazili Tora'ya Hz. böylece Hiristiyanlarca Eski Ahit. -Musa zamaninda bulunmayan birçok âdete ve geleneklere temas edilir. Beresit : Genesis : Yaratilis): Bu bölümde. Musa en büyük peygamberdir. belki de daha fazla kaynaktan gelen metinleri biraraya getirmistir. Musa'nin ölm eden önce din konusunda Yahudilere verdigi ögütler. Ancak belirtilmelidir ki. Musa' nin ortaya çikisi ve Misir'dan Sina'ya gidisleri anlatilir. Israilogullarinin Firavundan çektikleri.Ö. 34 baptir. Musa'nin ölümü. 4. Bazisi da. Neviim (Peygamberler) : Bu bölümde peygamberler. XIII. 2. Âdem'in isledigi suç. 2) Elohist. 50 baptir. bazi seriat kanunlarindan. Onl ar. En eski kaynak olmasi tahmin edilen Yahvist metinler. tekrarlama): Tesniye'de. 800'lerde yazilmis olmalidir. yazili Tora'nin açiklamasi ola rak nesilden nesile intikal eden ve Yahudilerce o olmaksizin yazili Tora'nin anla silmasinin mümkün olamayacagi kabul edilen Talmud'dur. 36 baptir. Yusuf'un Misir'daki hayatindan ve Israilogullarinin Misir'a gelislerinden bahsedilir.Tensiye (Dvarim :Deuteronomium : Ikileme. Kur'ân-i Kerîm'de Israilogullarina verildigi belirtilen Tevrat ile Yahudileri n kutsal kitabi olan Tanah'in kasdedildigi anlasilmaktadir. M. Musa'n in M. 27 baptir. gömülmesi ve tutulan yas atilir. ilk insanin ve kâinatin ya ratilisi. daha sonra da Elohim olarak zikreden iki ayri kay nak belirlenmistir. Bu degerlendirmeye göre Tora. .S.Sayilar (Bamidbar : Numeri): Sayilar. Genel tasnife göre Tora 5. daha fazla teolojik meseleler üzerinde duran Elohist metinler. Toplam 21 kitap. Kâhinler ile yardimcilarinin Çadir Ma bedindeki (Miskan) görevleri ve bazi önemli ahlâkî kurallar anlatilir. Yüzyil civarinda yasadigi gözönünde bulundurularak bütün bu Tora metin gelismel rinin M. kayadan su çikarilmas indan. Tora'da yer alan bes kitap sunlardir: 1.[247] Bunlarin muhtevasi hakkinda asagida kisaca bilgi verilecektir. Bu bölümde. Yahve'nin Si na Daginda Musa'ya vahyettigi kitaptir. 12 küçük peygamber bi r kitap sayilarak. Sözlü Tora ise. Hz. Tora metinlerindeki çeliski ve t utarsizliklar birbiriyle uyusmayan tekrarlar. yeryüzüne inisi ve çocuklarinin hikâyesi anlatilir. sonrakiler 15 kitap olma k üzere siralanir. 1000-400 arasinda vukubuldugunun günümüzde tesbit edilmis olmasi. 1000 yillari civarinda. bilinmeyen birisi bu iki . Hz. 40 baptir. II. Musa 'dan sonraki peygamberlerden bahseder. tahminen M. Israilogullarinin çölde geçirdikleri hayat ve olaylardan. M. Tora'nin Bes Kitabi disin da degerlendirmektedir. Ayric a Tufan olayindan. bayramlar ve adaklar yer alir. birtakim sayimlardan.sligi altinda toplamaktadirlar. Musa'dan sonra gelen peygamberlerin sözleri de eklenmis. Neviim 21.Tekvin (Ibr. (Yahudilerce ilk peygamberler 6.Ö. dinî âyinler. yazili ve sözlü olarak ikiye ayrilir. Ketuvim ise 13 kitap olmak üzere Tanah 39 kitaptan olusmaktadir. Tora. Tesniye'yi. Yahudi kutsal kitabi Tanah'in. Neviim (peygamberler) ve Ketuvim (kitaplar) bölümleri de vardir.Ö. bazi sa riat kanunlari tekrar edilir. Hz. Tora'dan baska. Bundan bir yüzyil sonra. çeliski ve tu tarsizliklarin sebebi sayilmaktadir. Ayrica günahlarin k efareti. 5. Yahudiler'ce Tanah denilen kutsal kitap. insanlarin birbirine ve Tann'ya karsi nasil davran malari gerektigi açiklanir. 3) Ruhban metinleri.

Bu kitapta Allah ile Yahudiler'in karsilikli sevgi baglari. bazilari da Yahudi bay ramlarinda ve önemli günlerde okunur (Bugün Hiristiyan Kiliselerinde de Mezmurlar ilâhî ol arak okunmaktadir). Nahum. Pers Krali Ahasveros'un veziri Haman (Aman). Davud) tarafindan yazildi gi ileri sürülen 150 Mezmur'dan olusur. . I. Yahudi Kutsal Kitabinin üçüncü bölümünü o turur ve bu bölümde yer alan 13 kitap (Yahudilerce 9 olarak tasnif edilir) sunlardir : 1. Yeremya (Yirmiya). 31 baptir. Amos. dolayisiyla Yahudi devletinin yikilmasi üzerine p eygamber Yeremya'nin duydugu büyük üzüntüyü dile getiren bir mersiyedir. kraldan ülkesindeki Yahudileri yok etme yetkisi alir. Samuel (Smuel). yazilar anlamina gelen Ketuvim. kralligin kurulusu. 5 baptir. Kitap.Süleyman'in (Slomo) Meselleri (Misle): Bu kitap. Yoel. I ve II.Yahudilerce Neviim bölümündeki peygamberlerden öncekiler. 2. 10 baptir. Kitapta hayatin zevkleri t eker teker siralanir. ve II.Ilk Peygamberler: Bu bölümde yer alan kitaplarda Hz. Habakkuk (Habakuku).Yeremya'nin Mersiyeleri: Kudüs'ün. 12 bapti r. Malaki (Malahi). fakat kralin k arisi olan Ester.Son peygamberler: Bu bölümde yer alan kitaplarda peygamberlerin putperestlige kars i devamli mücadeleleri. 4. Süleyman) atfedilir. halka dinî telkinleri ve ögütleri anlatilir. 6. Haggay (H agay). 7. Neticede de yalniz Allah korkusu ve Allah'in emirlerine uymanin bos olmadigi hükmüne varilir. Musa'nin ölümünden sonra Yahudiler in Tanri tarafindan va'dedilmis topraklara yerlesmeleri. 5. 3. Yunus {Yonah). kra llarin idaresi ve davranislari. Hosea (Osea). Hezekiel (Yehezkel). onlarin geçici ve bos oldugu anlatilir. Krallar (MelahIm). Mika (Miha).[248] 1. 8. yikilisi anlatilir.Vaiz (Kohelet): Bu kitap.Mezmurlar (Tehilim): Yahudilerce çogu Kral David (Hz. Son peygamberlerden bahseden kitaplarin basliklari su sekildedir: Isaya (Yesaya) . Yahudileri kurtarip Haman'la adamlarini n öldürülrrîtesini saglar. sonrakiler "Son Peygamberler" (Neviim Ahoranim) diye tasnif edilir. 2.Eyüp (Îyov-Job): Bu kitapta Iyov'un (Hz. Ilk peygamberlerden bahseden kitaplar sunlardir: Yesu. 8 baptir. Hâkimler (Softim). "Ilk Peygamberler" {Neviim Ris onim). Kral Süleyman'a (Hz. kadinligini kullanarak. Mezmur'lardan 73'ünün Kral David'e ait oldugunu ileri sürenler de vardir.Nesideler Nesidesi (Sir asirim): Kral Süleyman'in bir saheseri olarak kabul edi lir. Atasözleri. Ketuvim : Kitaplar. Bu olayda yab anci bir kadin olan Rufun dul kalmasi ve hiçbir tesir altinda kalmadan Yahudi Dini ni kabul etmesi ve kayin validesi Neomi ile birlikte yasamasi konu edilir. Tsefanya. Obadya (Ovad ya). 42 baptir. Mezmur'larin bazilari dinî âyinlerde. Yahudilerin putperest topluluklarla yaptiklari müca deleler ve Kutsal Ma'bedin {Bet ha-Mikdas) kurulusu. Zekerya (Zaharya). ahlâk ve dogru yolu gösteren sözleri ihtiva eder.Rut : Bu kitap. Kral Süleyman'a atfedilir. Eyüp) ibret verici hikâyesi ve Tann'nin irad esine boyun egisi anlatilir. iki nisanlinin birbirine karsi sevgilerine benzetilerek anlatilir. 4 bap tir. tek bir tanri fikrini bütün insanlara yaymak için gösterdikleri ga yret.Ester : Bu kitapta Yahudiler'in Ester adli bir Yahudi kizi tarafindan kesi n bir katliamdan kurtarilislari anlatilir. hâkimler zamaninda vukubulan bir olayi hikâye eder.

Ö. Gelenege göre Mezmurlar'in atfedildigi Davud (M. k rallik devresi ve karakteriyle ilgili bilgiler. savasçi bir kimse dir. Betle-he m'li bir Yahudi ailesinden gelen. 12 ve 13. Ezra (Üzeyir) ve Nehemya : Bu kitaplar. Yahudi Kutsal Kitabinin I. Hebron'da meshedilerek (y . Ya hudi folklorunun taninmis kahramani DanIei'e nisbet edilmistir. Çünkü ondan önceki dönemde Y ahudiler arasinda ve önceki kutsal kitaplarinda bu konuda bilgiye. Kutsal Ma'bedin yikilisi ve Yahudilerin Babil'e sürgünü devre sinde yasamistir. II. Islâm'da Hz. Davud'a indirilen ku tsal kitabin adidir. Yunan Krali Antiyokus Epifanes'in baskisi sirasinda Yahudilerin dinlerine sadik kalmasini saglamak üzere yazilan bu kitap. Kudüs'ün ve Ma'bedin yeniden tamirini anlatir. I.Zebur Zebur. 10 ve 11. Mezmurlann belir li bir melodi ile söylenmesi gelenek haline gelmistir. Bu levhal ara "Mizrah Levhasi" denilir. Bunun yaninda ölüm ötesi. öldükten so nra dirilme ve yargilanma konusunda Daniel Kitabinda verilen bilgi bu husustaki Y ahudi inanci için kaynak teskil etmektedir. otuz yasinda iken. güzel sesli. Tarihler 3 6 baptir. (Gelecek hayatla ilgili olarak Daniel kitabinda yer alan bu bilgiler. Psalms) denilmesi âdet haline gelmistir. canin sikildigi. sinagogdaki evlenme törenlerinde. Ma'bed' in insasini düsünmesi ve kudretli bir hükümdarlik kurup Yahudilerin en parlak devresini b aslatmasindan kaynaklanir. Nehemya ise 13 ba ptir. I. Tarihler (Divre Ayamim) : Dünyanin kurulusundan Babil esaretinin sonuna kadar geçen bütün olaylar bu kitaplarda özetlenir. Ibranîce mektup anlamina gelir. psalmos) diye adlandirdigindan. Arapça kitap. duvara üzerinde Mezmurlar yazili levhalar asilir. hastalik ve a gri zamanlarinda belirli Mezmurlar okunur. çobanlik yapan. kurumlarla ve onlarin yönetimiyle ilgili emirler yoktur.rastlanmamaktadi r). cesaretin kirildigi. Davud). Saul'den (Saul) sonra Ibranîlerin ikinci kralidir. ölülerin gömülmesi sirasinda Mezmurlardan parçalar okurlar. Krallar ve I. Yahudiler. a pokaliptik literatürün[249] Hiristiyanlarca Eski Ahid diye adlandirilan Yahudi Kutsa l Kitabindaki gelismesinde önemli bir yer tutmaktadir. Ibadet sirasinda.Daniel: Bu peygamber. Kirk yil krallik yapmistir. Sadece. Bu önem. Bati'da Zebur'un kitap olarak tek bir adi yoktur. ibadet sartlari yle. 164 ta rihinde yazildigi tahmin edilmektedir. ibadet yönünü K udüs'e göre belirlemek üzere. 1013-973)[251]. dogrulugu. Saul'ün bir savasta öldürülmesi üzerine. Zamaninda gördüklerini bu kitapta toplamistir. Mezmurlarda. Yahudilerin ibadetlerinde ve günlük hayatlarinda Mezmurlann önemli bir yeri vardir (Hi ristiyanlarda da ayni öneme sahiptir). [250] b. Samuel. Tevrat'ta oldugu gibi. M. onun Kudüs'ü almasi. Yahudiler indinde önemli bir yere sahiptir. fazileti ve ahlâkî meziyetleri tavsiye eden telkinler vardir.9. büyük bir saray yaptirmasi. Ibranîce "Sefer Tehilim" (Sarkilar Kitabi) diye adlandirilmak tadir. insanlara iy iligi. devlet adamligi ve kumandan ligi övülmekle beraber. Tarihler 29. Yahudi dininin kurallariyle. Iran tesirine baglanmaktadir. Daniel kitabi. yalnizlik. Yahudilere göre Kral Davud (Hz. Yahudilerin Babil esaretinden dönüsl erini. Seytana uyma tehlikesi karsisinda.Ö. ve II . Sabat Günü'nde evde ve ibadethanelerdeki dinî ayinlerde. endise. buhranli anlarda. Ezra 10 bap. onun karakterinin iyi ve kötü yönleri de yer alir. Mezmurlann ancak bir kismi Davud'a nisbet edilmektedir. Yetmisler Tercümesinde (S eptuagint) çesitli baplar Mezmur (Yun. Davud'un hayati. Davud. sair. tamamina Me zmurlar (Ing. I ve II. Bu kitaplarda Davud'un Yahudiler üzerindeki etki ve nüfuzu. Tarihler basligini tasiyan kitaplarinda yer alir. 12 baptir.

benden korkun.C. Tevrat ve Incil'de Hz. güçlü bir kumandan. akil sahipleri için bir ögüt ve dogruluk rehberi olan Kitab'a (Tevrat) vâris kilmistir. Âyetlerimi az b ir bahâya satmayin. Muhammed' in onu dogrulayici olarak gönderildigine isaret eder. onunla hükümde bulunurlardi.[2 54] Bununla beraber Kur'ân. Hepsi de onun üzerine sahit idiler. de bu . Musa'ya. Hz.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Zebur Zebur. Tevrat ve Incil'i indirmisti". bâtili hakka tercih ettiklerini bildirmektedir.Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat Hz.[259] Ayni husus. Hz. bir baska Âyette söyle yer alir: "Meryem oglu Isa da 'Ey I srailogullan. Süleyman) nasip olmustur. degistirdiklerini (tahrif ettik lerini). Hz.[255] Bundan dolayi Kur'ân. A'lâ Sûresi'nin 19. dogruluk rehb eridir. Kendisini Allah'a teslim etm is peygamberler. mes-hedilmis bir kral. Musa'ya vahyedilmis oldugu kabul edilen Tevrat. Bundan önce de.[260] Kur'ân'da Tevrat'i yüklenip de hüküm ve emirlerini yerine getirmeyen Yahudiler. Muhammed'in müjdelenmesin! söyle açiklar: "Onl ar ki yanlarindaki Tevrat ve Incil'de yazili bulduklari o Elçi'ye. yenilip yenilmeyecek seyle ri açikladigini belirtir. benden önce gelen Tevrat'i dogrulayici ve benden sonra gelecek Ahmet adinda bir peygamberi müjdeleyici olarak geldim' demist i"." Kur'ân. her seyi uzun uzadiya açikl amak. bu konuya söyle açikl ik getirir : "Sana Kitabi hak ile ve kendinden öncekini dogrulayici olarak indirdi .Kur'ân-i Kerîm'e göre Tevrat ve Zebur ca. inanan insanlarin simalarinda ibadetlerini yerine getirmelerinin nisanesi olarak izlerin. ben size Allah'in elçisiyim.[253] Kur'ân. Rabbânîler ve bilginler de. Musa'ya verilen sahifelerden bahsedilir. Allah. Ki tab'i (Tevrat). Tevrat'tan son . hanedan ku rmus ve Yahudileri genis topraklara hâkim kilmis bir kimse olmakla beraber. onunla Yahudilere hüküm verirlerdi. Alla h (C. Tevrat. hidayet. insanlara dogru yolu göstermek için. Ayetinde söyle açiklanmaktadir : "Gerçekten Tevrat'i biz indirdik. onda hidayet ve nur vardir.[252] c. nu r ve Allah'in hükümlerinin bulundugunu bildiren Kur'ân-i Kerîm.[264] cb. adami da sava sta ön safa sürdürüp desise ile ölümüne sebebiyet veren bir kimsedir. Tevra t'in hükümlerini ve verdigi bilgilen gizlediklerini.) tarafindan gönderilen dört büyük kitaptan ilki olan Tevrat'in içinde. hasîs menfaatleri ugruna bu yola gitti klerini. O halde insanlardan degil. Tevrat'in Yahudilere helâl ve harami getirdigini. Allah'i n kitabini muhafazaya memur olmalari sebebiyle. esprili bir sekilde kinanmaktadir. Isa ve Hz. Kudüs'ü alarak Israil'in baskenti yapmis.[257] Ayrica Tevrat ve Incil'de de Allah'in kendi yolunda ölenleri cennetle mükafatlandiracaginin müjdelendigini. dogruyu göstermek ve rahmet olmak üzere göndermistir[263]. [258] Yine Kur'ân. oglu Kral Sül eyman'a (Hz. iste kâfirler onlardir.[261] Allah Tevrat'i insanlara yol gösterici olarak indirmistir. Daha sonra da bütün Israil'in krali seçilmistir. Yahudilerin Tevrat'in hükümlerini uygulamadiklarini. bile bile. Tevrat. Kim Allah'in indirdigi ile hükmetmezse. Âyetinde de Hz.[262] O. Ma'bed'i insa etmeyi düsünmüsse. Israilogullarini.bulundugunu bildirir. Yahudi Kutsal Kitabina göre Davud. Davud. iyilik isleyenlere ni'meti tamamlamak.[256] Yukarida belirtilenler. Davud'a Allah tarafindan verilen dört büyük kitaptan biridir.yanlis yorumladiklarini.aglanarak) kral olmustur. Incil gibi kutsal kitaplarin aslî seklini tasdik etmekte ve dogrulamaktadi r. Kur'ân-i Kerîm'de ismen 18 defa geçer. o ümmî peygambere u yarlar". ayni zamanda emrindeki bir savasçinin karisini begenip ona sahip olan. Mâide Suresi'nin 44.

XIII.Ö. sözlü Tevrat'i yaziir hale getirmislerdir. Hz. ve X. Hz. 190-200 yillari arasinda Yahuda ha-Nasi (135-220) tarafindan derlenmistir. Meydana getirilen bu yazili metne T almut denilmistir. Tal-mut'u kabul etmeyen kimse Yahudilerce gerçek Yahudi sayilmamaktadir. Musa'nin M. Talmut. Yahudi din bilginlerinin a hlâk ögretimini misallerle canlandirmakta. sadece Hz. Talmut» iki bölüme ayrilir: Misna ve Gemara. ilim. Kudüs Talmuduna göre daha uzundur. farkli yer ve sar tlarda Talmud tefsir edilmis ve açiklanmistir. hitabet. Talmut "ögrenim" anlamina gelir ve Tevrat'in yorumudur. Kur'ân'da bir de "z elimesi vardir. mülk verildi. bu uzun süre .IV. G emara (son olarak gözden geçirilen. Babil'de yapilmis olanina Babil Talmud'u.[267] d. Misna (tekrar ederek ögrenim anlaminda). Genelde. ötekinin ise Bati Aram-casidir). genelde kitap anlamina gelen zebur kelimesinin çoguludur. Muhammed tarafindan da ümmetine örnek olarak gösterilmistir. felsefî ve sosyal konulardan geni s olarak bahsetmektedir.S. "Ögrenilen " anlaminda) Ise Misna'nin açiklanmasini ve bunlarin bir esasa baglanmasi içi n Rabbilerin tartismalarini ihtiva etmektedir. Daha sonra ögrenilecek konularin akilda tutulamaya cak kadar çogalmasi.[268] e. Davud bir kraldir. M. masumdur. Babil ve Kudüs Talmudu sekl inde de geçmektedir. demirden zirh yapma ögretildi. Kendisine Zebur verilen Hz. Onun da ilham ve vahiy mah sulü oldugu kabul edilmektedir. suhuf'lara da samil olmak üzere. Babil Talmudununki ise V II. ahlâkî. Davud. Davud hakkinda Yahudi Ku tsal Kitabinda irer alan kadin hadisesi Kur'ân'da yoktur. Islâm'da ise hem kral hem de bir peygamberdir . Tevrat kadar öneme sahiptir. Yahudiler indinde. Tevrat ve Incil kadar bilgi bulunmamakta. Hz. daha ol gun ve daha detayli fikirleri ihtiva etmektedir. M. Babil Talmudu. Yahudi D ini'nin istikbalini tehlikeye düsürmüstür.ra gönderilmistir. Gemara. ahlâkî kurallarinin açiklanmasindan ibarettir. çok önem verilse de.. Ibranîce'dir. Önceleri bu yorum sözlü olarak yapilmistir. Zira Yahudi geleneginde. Babil ve Kudüs Gemarasi seklinde oldugu gibi (Babil Gemarasi nin dili Dogu Aramcasi. Yüzy ila aittir. Farkli zaman. Kaynaklarda. Yüzyila kadar gelmistir. Yüzyilda yasadigi gözönünde bulundurulursa. Allah'i tes bih etmek üzere daglar ve kuslar ona bagli kilindi.[265] Kur'ân-i Kerîm'de Zebur kelimesi üç yerde geçer. zaman zaman Tevrat ve tefsir ögreniminin yasaklanmasi. O.Yahudi Kutsal Kitabi'nin Yazilisi ve Muhtevasi Hakkindaki Görüsler Yahudi Kutsal Kitabini olusturan bölümlerin ilk nüshalari bugün elde bulunmamaktadir.Ö.[266] Zebur hakkinda Kur'ân'da. an'ane haline gelmis "ögrenim". yani sözlü gelenege Ta lmut denilmektedir. Davud'un adi Kur'ân'da 16 defa geçer. Bu durumu gözönüne alan Yahudi din bilginleri (Ra ler). Ta nah'i olusturan kitaplar M. Kudüs Tal-mudunun toplanmasi. Peygamberler. hukukî.S. Hz. Yüzyillar arasinda yazi ile tespit edilmis olm asina ragmen bugün elde bulunan en eski Ibrani elyazmasi nüshalar. Bu kelime. O. Xlll-I. güzel ses.VII. h ikmet. M . Y ahudiligin dinî. Hz. çesitli vesilelerle övülür . Allah 'a dönük bir kimse idi. Ge-mara'nin iki ayri versiyonu vardir: BabIl ve Kudüs Gem arasi. Davud'a peygamberlik. Kudüs'tekine de Kudüs Talmudu denilm ektedir. yeryüzünde halîfe kilindi. Bu külliyatin yazili olmayan ikinci bölümüne. Davu d'a böyle bir Kitabin verildigine temas edilmektedir.Talmut Daha önce Yahudilerin kutsal kitap külliyatinin Tanah ve Talmut seklinde ikiye ayril digindan bahsedilmisti. fazilet.S.

ve II. Hiristiyanl ara ait Yunanca ve Samirîlere ait Samirî Dilinde metinlerin verdigi bilgiler birbiri ni tutmamaktadir.[274] 6.içerisinde cereyan eden olaylar sebebiyle. bablarda yaratilis hikâyesi birinde insandan baslayara k. Onun âlemi alti günde yaratip yedinci gün dinlendigi. ayni konunun. Ibrahim'in ve Hz. Yakub'un onu yeni p Israil adini aldigi zikredilmektedir. D aha önce Israilogullan yedi defa dinden dönmüsler. Davud'u görevlendirmekte. digerinde Yahve olar ak geçmektedir. Lût'u kizlarinin sarap içirerek sarhos etmeleri ve onunla zina yapmalari yer almaktadir.[276] 8. degisik zamanlarda ve degisik kimseler tarafindan yazildiginin delili sayilmistir. seytanin tahrikiyle oldugu belirtilmektedir. Tevrat. Yüzyil) yeniden ilhamla yazildiginda fikirbirligi etmektedir. Nuh'u n gemisine getirilen hayvanlarin her cinsinden bir yerde 2. taslara yazilmis ilk Tevrat nüshasini Israilogullarinin bilginlerine ve i leri gelenlerine teslim ederek onun Ahit Sandigina konulup korunmasini istemistir . Insanin yaratilisi da. fark li sekillerde yorumlandiginin.Tufan olayinin anlatilmasinda Tufan'in bir yerde 40.Ö. Yahudiler sürgüne gönderilmistir. Tevrat'in y anlis yorumlanmasi. Israilogullan. Yine I. Kudüs'ü alip Kutsal Ma'bed'in yapilmasindan sonra. bir yerde. Bunlardan birkaç misâl verilecektir: 1. 3. 7Û'd e Romalilar tarafindan tamamen yikilmistir.Hz. Ayrica herbir nüsha içindeki bilgiler arasinda da çeliskiler ve fark liliklar vardir. içinden sadece On Emir yazili iki tablet (levha) çikmistir. Ma'bet. putlara tapmislar ve Tevrat'i unutm uslardir. öteki yerde 150 gün sürdügü. Ancak onu n. Bütün bu olaylar sebebiyle Yahudi kutsal metinlerinin ilk sekillen günümüze gelmemistir. "erkek ve disi" olarak birden. Süleyman Ahit Sandigini açtirdiginda. Yüzyilda Suriye Krali Antiyokos Epif anes. Ma'bet yikilmis ve sürgün dönüsü tekrar onarilmistir. 2. Ancak veri len bilgiler arasinda fark vardir. M. Hz. Ma'bed'i yakip yikmis. Yakup'la gürestigi. ötekinde insanda biterek verilmektedir. Ya i ve Hiristiyan bilginler.Iki defa On Emirden. Ezberleme gelenegi yoktu ve çogaltilmamisti. Ahit Sandigindan çikarilip halka okunmasi Hz.Tekvin'in ilk iki babinda Allah'in adi bir yerde Elohim.Hz. Ahit Sandigi'ni onun bir odasinda muhafaza altina almislardir. Musa. Ma'bed'i yaptiran Hz. Hz.[277] Allah'a ve peygamberlere yakismayacak nitelikler verilmesi. bir baska yerd e. onun hükümlerine uyulmamasi ile ilgili beyanlari dogrulamaktadir. bulunmus . Musa'ya nisbet edilen Tevrat'in son bölümünde (Tesniye) onun ölümü ve gömülmesi yer al tadir.Ö. II. öteki tarafda ise önce e rkek ve onun kaburga kemiginden kadinin yaratildigi seklinde yer almaktadir. kelimelerin yerlerinden oynatilmasi. ilk nüshanin günümüze kadar korunabilmesi zaten imkânsizdir.[278] . V. eldeki Tevrat nüshalarini parçalamistir. Israil'in sayimi için. Kur'ân-i Kerîm'de yer alan. ruhunun sularin üstünde estigi.[269] iki defa yasak yiyeceklerden[270] ve iki defa da Is rail lakabiyla Yakub'un adlandirilisi[271] olayindan bahsedilmektedir.[272] 4. Tevrat'in Ezra zamaninda (M. Bugün Yahudilere ait Ibranîce. tek nüsha idi. öteki yerde 7 çift alindi gi söylenmektedir.[273] 5. Ezra (Hz. Musa tarafin dan vasiyet edilmistir. Üzeyr) zamanina kadar Tevrat kaybolmus.Yüce Allah'a insanî nitelikler verilmektedir. çeliskiler ve tutarsiz liklar.Tanri.Hz. 3 veya 7 senede bir. bir tarafta Tann 'nin Insani kendi suretinde. Yahudilerin kutsal kitaplarinin geldigi gibi muhafaza edilmediginin.S. M.[275] 7. Bu hususlar. Ishak'in karisini kizkardesi olarak takdim ettigi yer a lmakta ve bu birkaç yerde de tekrarlanmaktadir.

Yüzyilda Makkabiler devrinde var olan Hiristiyanlik öncesi Yahudi mezhepleri (Klasik Mezhepler). Yüzyilda Dogu Avrupa'da Rabbi Israei ben Elieser (1698-1759) t arafindan kurulmus. Hasidîlerin devamidir. Makkabîleri desteklemisler. XVIII. Iki an 1. Bu sözlü Tevrat. Hz. Hasidaeans): Adlari. tefsir etmektir.S. Yüzyildan iti baren Tora'ya harfi harfine bagliliklariyla taninirlar. M. Tann'yla birlik saglamaya çalisan ve Panteizm'e meyletmis bir Yeni Çag mistik Yahu dî mezhebi olan Hasidiler (Hasidim) ile. basariy a ulasildiktan sonra kendilerini Mabed'in onarimina ve temizlenmesine vakfetmisl erdir.II. Ferisîler. bir alâkasi yoktur . M. Bunlar. cehennem ve meleklerin varligini da kabul etmektedir. Talmud'un yavanligini savunup Kabbala'ya dayanarak. siyasete ilgi duymadiklari için.R. 2. herseyi Allah'in kontrol ettigine. Antiyokus'un Helenlestirme siyasetine karsi çikmis ve iskence görmüslerdir . M.Ö. daha sonraki Yahudilige sekil veren büyük bir mezheptir.Açiklamak. Musa'dan sözlü olarak nakledilegelen bi r de sözlü Tevrat kabul etmislerdir. ölümden sonra dirilmeye. Ortodoks Yahudilik adini almis ve daima ana bünyeyi teskil etmistir.Hasidîler (Ibr. vecd içinde . ceza ve mükafata ve Davud'un soyundan bir Mesîh'in gelecegine inanm aktadir. kendilerine bilgi nler veya dirt kardesleri denilmesini isterler. Mode rn dönemde ise. yazili Tevrat'ta bu lunmayan fakat. Yahudilik. Bunlardan birincisi. Onlar. yazili Tevrat'in (Tora) yaninda. Ferisîlik. Bu mezhebin. II.Hiristiyanlik Öncesi Yahudi Mezhepleri aa. Onlar. yazili Tevrat'in yorumu olan ve dah a sonra yaziya geçirilmis bulunan Misna ve Talmud'dur. sözlü Tevrat'ta yer alan naslardan hareketle bir inanç sistemi gelisti rmislerdir." kökünden gelmektedir.[280] ab. isim benzerligi disinda. Ing.Ö. . üçüncüsü de günümüzdeki Yahudi mezhepleridir (Modern dönem mezhepleri). Ferisîlerin ve Essenîlerin öncüleridir. Ibranice "dindarlar" anlamina gelen bu mezhep mensuplari. Onlar.Ö.4. Ferisîligin prensipleri do grultusunda gelisen ve devam eden Yahudilik. hür iradenin varligina. Cennet. Islâm döneminde Rabbani Yahudilik.Ferisîler (Perusim): Ferisîlik kelimesinin lami bulunmaktadir: Ibranîcesi "Perusim"dir ve "P. II.Kendini ayri tutmak veya saf ve temiz olmayan sahis veya esyadan uzaklasmakti r. Yüzyil bas larinda IV.[279] a. Hasidim. Onlar. Onlarin dinî hükümlere siki sikiya bagli fakîhleri vardir. Ferisîligi n prensipleri dogrultusunda sekil almis ve gelismistir. ancak. ikincisi Islâm sonrasi Yahudi mezhepleri (Ortaçag Mezhepleri).Yahudi Mezhepleri Yahudi mezheplerini üç ayri grup halinde incelemek mümkündür. Ferisîler.

tarih sahnesinden silinmis tir. Ferisîlerin ziddina olarak su görüsleri benimsemislerdir: Insan kendi kaderini belirler. Sadukîler hakkinda fazla kaynak yoktu r. Ibran ice sekli olan "Isiyim" kelimesine ilk kaynaklarda rastlanmamaktadir. mistik yapili bir mezheptir. Süleyman'in baskâhini Sadok'un soyundan geldigini savunmakta v e bundan dolayi bu mezhebe "Sadukîm" denildigini ileri sürmektedir. Ruh ölümsüz degildir.[282] ad. kendi inanç ve amellerini yazili Tevrat'taki naslardan çikardiklarindan. 1947'de Ölüdeniz' . Italyan Yahudi arastirmaci Azariah dei Rossi. Ferisîlerin Yahudi dünyasinin mutlak hakimi olmalarindan dolayi.[283] Issiyim'e "Ölüdeniz Yazmalari Mezhebi" de denilmektedir. Ancak onlarin inançlari Rabbinik Yahudilikle yasamistir. Birçok Ferisî. "Issiyim" ismi yeni metinlerde yer almaz. Yeniden dirilme yoktur. Genel olarak kabul edildigine göre Sadukîlik. Bu mezhebin mensuplarini genellikle orta sinif ol usturur. daha önce belirtildigi gibi. Bunlar. Tevrat hükümleri har-fiyyen ve yorumsuz uygulanmalidir . onun da onlarin katiligini kötülemesinden bahsedilse de doktrinde. Bir topluluk olarak Ferisîler. "Essenoi" isimleriyle anilmaktadir. Ferisîlik ve Sadukîlik'in çagdasi olan. Bu farkin sebebi de. sonradan ortaya çikan ve Ferisîl erin benimsedigi sözlü Tevrat'i kabul etmemislerdir. Sadukîlerin yalniz Tevrat'i esas almis olmalaridir.Sadukîler (Sadukim): Sadukîlik.[281] ac.Onlar. Sadukî (Sadu-ki m) kelimesinin mensei hakkinda kesin bilgi yoktur. Latince "Essaei" kelimesini Ibra nice "Issiyim" seklinde trans-kribe etmistir. Yahudilerin Helen kültürüyle yogrulm asi için çaba göstermislerdi. sözlü Tevrat'i kabul eden Ferisîlerin görüsle rine muhalefet etmislerdir.Essenîler (Issiyim): Essenîlik. Muhtemelen . Yunan kaynaklarinda bu mezhebin taraft arlari "Essaioi" (Latince'de "Essaei"). Tevrat'in hükümlerinin tatbikati ve mabed hizmetleri konusunda. "IssiyinY'in ifade ettigi anlam ha kkinda degisik görüsler vardir. Tarihçi Josephus. Ferisîler millî kültürün ve gele negin korunmasindan vanadirlar. Talmud ve Yeni Ahit onlar hakkinda hayli bilgi verir. özellikle âhiret konularinda bir benzerlik vardir. 70 yilindan sonra görünmezle r. Sadukîlerin Ferisîlerden ayrildiklari en önemli husus. Isa Mesih'i bertaraf etmeye çalismalari. Yazih Tev rat'in disinda Tevrat yoktur. yeniden dirilme ve gelecek dünyadi r (Olam-ha-Ba). sosyal ve siya sî düzeni ellerinde tutma arzularindan kaynaklanmisti. Bu görüslerden "Issiyim" kelimesinin "dindar zahidler" a nlamina geldigi görüsü kabul görmüstür. Bu mezhe p hakkinda yeterli kaynak bulunmamaktadir. Ferisîlerin aksine aristokrat sinifi teskil etmis ve Romali idarecilerle isbirligine girismislerdi. Kudüs Hiristiy an Kilisesine katilmistir. Bazi arastirmacilar. Incil'lerde onlarin Isa M esih'e düsmanca davranislari. Mabed'in Romalilar tarafindan tahribin den sonra halk üzerindeki etkisini yitirmis ve. Sadukîier. Israil'in putperest krallarina düsmanliklariyla bilinirler. zamanla. Bunun sebebi. eski Yahudiligin savunucusu olduklarindan. bu mezhe bin mensuplarinin Hz. Sadukîler. yani itikad ve amelde Ferisîlige karsit olmasi ile taninan bir mezhebin adidir.

Tora'nin âyin ve ibadet kurallarini titizlikle yer ine getiren. Hristiyanliktaki Oniki Havarî' yle benzerlik göstermektedir. Essenîler. "Mastemah" (Sey tan) Bunlarin disinda birde "Muhafiz Melekler" vardir. Hiristiyanligin Essenîligin bir kolu ve devami oldugunu ileri sürmektedir.deki Kumran magaralarinda bulunan yazmalarin bu mezhep hakkinda bilgi vermis olma sidir. çölün manevîyatiyla yasiyorlardi. M ezhep.Essenîligi idare eden oniki kisilik idareci grubu. Yüzyilda ortaya çikmis. Bekâr yasamayi tercih ederler di. "Göklerin Ogullari" o larak bahsedilmektedir. 3. Essenîlerin inanç esaslari Ferisîlerinkine yakindir. düzenli bir teskilat halinde "Mevakrim" (müfettisler) vardir ve Hiristi yanliktaki Bishoplarin karsiligidir.Filistin'deki ilk Hiristiyanlar ile bu mezhep mensubu topluluklarin "Eda" keli mesi ile isimlendirilmesidir. Mez hep üyeleri daima beyaz giyerdi. hayvan eti yemezlerdi. 2. Essenîler kadercidir. Bunlar. "Karanlik Melegi". "Gerçeklik Melegi". Essenîler ile Hiristiyanlar arasinda. Essenîligin b ir kolu olan Yahudi Mezhebi olarak görmektedir. Yine bazi Yahudi arastirmacilar da. Kumra n Yazmalarinda. Onlari bu görüse sevkeden amil. hem kendi hem de herkesin kurtulusunu garanti ede n seriatini bütün dünyaya empoze edecektir. Essenîler ile H iristiyanlar arasmda bag kurmakta. bir sir tarikati gibiydi. Insanlar daha dogmadan aydinlik veya karanlik taraflardan birine aittir. Ticaret yapmaz. Bu. Rafael. Essenîler Mesih'e de inanirlar. Meleklerden kutsal yaratiklar. Bu günler. Issiyim hakkindaki bilgiler daha çok bu Kumran Yazmalan'ndan elde edilmistir . Bu kült ve ritlerde pitagorcu. "Tahrir Melegi". 5. Bu. sasirtici derecede benzerlik ler bulunmustur. Kudüs (Jarusalem) kültüne katilmaktan kaçiniyorl Onlarin ritleri (törenleri). Hiristiyanligi.Mezhepte. 66-70'deki Yahudi savasinda ortadan kalkmislardir.Mezhep mensuplari kendilerini "Çölde yol hazirlayanlar" diye tarif ederler. Bunlarda özellikle son günün gelmis oldugu kanaati bulunmakta dir.Ö. Suriel veya Uriel'dir. Tanri tarafindan Ibrahim'e yapilmis su vaadin gerçeklestirilecegi günl erdir: Israil büyük halk olacak. Mihael . siki bir hayat disiplinine sahip olan. Kaderleri ebediyyen te spit edilmistir. mal mülk Istemez. Ayni kelimeleri Vaftizci Yahya da Ahd-i Atik'den alarak kendi vazifesini tarif ederke n kullanmistir. Melekleri yaptiklari islere göre siniflandirirlar: "Isikla r Prensi". Kumran Yazmalaridir. Kifas ve Yuhanna'yi hatirlatmaktadir. Kaynaklarin verdigi bilgiye göre Essenîler. Bunlar da Gabriel. üç yil bir adaylik devresi geçiren . Essenîler inançlari saglam Yahudiler olmakla beraber. o.[284] Essenîler Ile Hiristiyanlik Arasindaki Iliski Bazi arastirmacilar. toplu halde. hatt a Iranî etkiler görülmektedir. esyasi ortak bir topluluktu. onlarin Günes'e tazim gösterdigi ve tenasuha inandiklari ileri sürülmüstür. 4. yildizlara yazilmistir. komünal hayat yasarlardi. aralarindaki birtakim benzerliklerden dolayi. Mezhebe girisin ritüel belli kurallarr vardi. Muhtemelen M. Melek inanci bakimindan Ferisîlerden ayrilmamakla berab er görüsleri daha teferruatlidir. . Kilisen in üç diregi Yakub. Essenîler. Essenîler ile Hiristiyanlar arasindaki benzerlikler sunlardir: 1. Abdestvari temizlige ön em verirlerdi. II. özel mitleri vardir. Bazi bilginlerce Kumran cemaatinin Essenîlerden bir grup oldugu düsünülmektedir.Essenîligin oniki kisilik idareci grubunun üçü daha yüksek mevki sahibidir. Tarimla ugrasirlardi. ölümden sonra dirilmeye ve son yargilamaya da inanirlar.

Essenîlgin Sonu: Titus'un son Yarfudi direnisini de kirarak Mabed'i tahrip ettigi 70 yilina kadar Lut Gölü kenarinda yasayan Essenîlerin bundan sonraki tarihi bilinmeme ktedir.[287] ba. Kudüs'ün düsüsündeki suçu zealotlara yük istir. siddete basvurmakta tereddüt etmemislerd ir. F erisîligin devami olan Rabbanî Yahudilik. Yüzyilda Talmud çalismalarinin tamamlanmasindan sonra tesekkül etmistir. Israil'in Rabbi Yahve'den baskasini rab edinmek dinden dönmektir diyerek ayakla ndilar. Yazili Tevrat'tan ziyade. 66 ayaklanmasina kadar böyle devam etmistir. tekrar Ibranî veya Aramî dillerine tercüme edilecek olursa ifadeler arasinda büyük benzerlikler oldugu ortaya çikar. Bu. 70'de Kudüs düsünce bunlar. genis halk tabakalarina yayilma imkâni buldugundan. Buraya kadar ele aldigimiz ilk Yahudi mezheplerinden Sadukîlik ve Essenîlik. Zealot lakabinin Yahudi Kutsal Kitabaninin Tora bölümündek i Sayilar 25/6'da "Tanri için gayretli" ifadesinden geldigi iieri sürülmektedir. Rabbanî Yahudîler. Bu. Çarmih olayinin da iki zealot aras inda geçtigi ileri sürülmektedir. Roma Imparatoruna haraç ödemeyi ve onu "rab" tanimayi reddettiler. Ferisîlik. M.Bugüne kadar Yunanca metinler halinde intikal eden ilk Kilisenin apostolik kurul usuna ait dokümanlar. Misir' a gidip oradaki Yahudileri ayaklandirmaya çalismislardir. Fer isîlik ise. önceki hahamlarin çesitli meselelerdeki görüsle rinden olusan Talmud'a önem vermis ve Tevrat'i sadece ibâdet alanina hapsetmislerdir . isgalciye direnenlerdir. Islâm döneminde Rabbanîlik (veya Rabbinik). Bunlardan biri. Romalilara teslim olmaktansa. Bagdat yakinlarindaki Sura ve Pumpethi Talmud akademilerinin en parlak dönemini .S. Isyan bastirilip Yahuda öldürüldükten sonra Romalilar ile Yahudi isbirlikçilerine k arsi gerilla direnisine geçtiler.6. kisa zamanda tarih sahnesinden silinmistir. günümüzd Ortodoks" adini almistir.Her ikisinde "mesih inanci" vardir. M. ilk dönem Yahudî mezheplerinden gelenekçi Ferisîligin bir devamidir. Isa Mesîh'in bir Sakirdi Zealot asillidir. ölünceye kadar direnmeyi tercih etmistir. 7. 5. Onla r. K udüs'ün kusatilmasinda Zealotlar Mabedi korumuslardir. Masada'da 73 yilina ka dar kadinli çocuklu 960 Zealot.Zealotlar: Kisacasi. Zea-l otlarin asiri bir kolu "sicarii" (kamali adamlar) adini tasimaktadir. digeri ise.[285] ae.Rabbanî Yahudilik: Rabbanî Yahudîlik. Yahudil er arasinda yayginlasmadigindan. degisik yapi ve adla rla günümüze kadar gelmistir. Daha sonra yakalanmisla r ve Imparatora "rab" demedikleri için iskence ile öldürülmüslerdir. Zealotlar. siy asî ve ideolojik bir mezhep hüviyetindedir. bu mezhebin karsisinda yeralan ve kismen Sadukî görüsleri benimseyen Karaîlik'tir. Onlar.[286] b. dinî bir mezhepten daha çok.S. 6 yilinda Galile'li Yahuda tarafindan Yahudiye'nin Roma Imparatorluguna katilmasina karsi çikmak üzere kurulmustur. Yahudi tarihçisi Josephus (37-100). Zealotlar.Ortaçag/Islâm Sonrasi Yahudi Mezhepleri Ortaçag Islâm Döneminde Yahudi dünyasinda iki büyük Yahudi mezhebi vardir.

yardimcisi yoktur. Siyon'un büyük önemi vardir.Karaîlik (Karaim): Karaîlik.Tevrat'in dilini bilmek dinî görevdir. Karaîlerde ibâdet. Yahudî cemaatinin baskanligi mücadelesinde yenik düsüp. 10. zamanla. fakat. Karaîlik. Talmud'un disindaki yeni olusumlara karsi kati davranmislardir. Tanah'i çok okumalarindan. 4. 8. Karaîligin Mensei hakkinda pekçok fikir ileri sürülmüstür. "Karaim". yapi olarak.yasadigi siradf* Talmud Serhçiligi Ön plana çikmis ve tek ser'i kaynak Talmud olmustur . âhiret ve mesihle ilçjili meselelerde onlardan ayrilmaktadir. Musa'ya ve Tanah'da adi geçen bütün peygamberlere hitap etmistir. Hazar Türklerinden çok az bir .Bu hesaptan sonra mükafat ve ceza haktir. 2.Mesih'in gelmesine ve yeniden dirilmeye intizar haktir. Rabbanî Yahudîlere göre Anan b en D!avid. tepkilere yol açmistir. Rabbanî Yahudiligin kati Tal-niudculuguna en önemli tepkiyi gösteren ve bugüne k adar.O. 9.Bu âlem sonradan yaratilmistir. Rabbanî Yahudiligin öncüsü Ferisîligin karsisindaki Sadukîlikle ayni k numdadir. dünya "Idarecisi"nin makamidir. Rab-banîlere karsi Talmud'u ve diger Rabbanî tîserleri reddetmis. 7. Karaîligin benimsedigi iman esaslari "On Emir" sayisinca olup sunlardir: 1. âlem yaratilmadan önce vardi. Tanah'in disinda delil kabul etmemislerdir. Karaîligin kurucusu olarak Anan ben David gösterilmektedir. Mabed'in yeniden insa edilmesidir. Karaîlik. Rabbanî Yahudîler. Rabbanî Yahudiligin baskisi karsisinda fazla yayilma alam bulamamistir. Rabbanî Yahudîlerîn Talmudcu bu kati tutumu. iki defa farzdir. Bundan gaye. 5. Nisan'in 13'ünde b aslayan 70 günlük oruçlari vardir. Evlenme ve diger bazi hususlarda Tevrat 'a uymaktadirlar. Israil'in kurtu lmasi. hapse girdiginde orad a Imam Azam Ebû Hanife ile görüsmüs ve mezhebin ilkelerini ondan almistir.Hesap günü vardir. Karaîlik. 3. günde. Karaîler.Musa'nin koydugu kanunlar haktir. Talmud'u ve diger Rabbanî eserieri kabu l etmemelerinden dolayi bu mezhebin mensuplarina "Karaim" adi verilmistir. sabah ve aksam olmak üzere. kelime olarak Ibranice "K-R-A" kökünden gelir ve Arapça "Kiraat" kelimesi il e ayni anlamdadir.Kudüs'teki Mabed. 6.Allah. Talmud'u reddetme nokrasinda Sadukîlerle ayni görüste.Bütün varliklari yaratan Allah'tir. hadistir. Bugün küçük bir grup Misir'da ve Israil'de yasamaktadir. ufak bir çjrup da olsa. Rabbanî Yahudîlige aykiri bir har olmasindan dolayi daima heretik bir mezhep olarak görülmüstür. varligini devam ettiren bir mezheptir. Sadukîler gibi.[288] bb.

Ebû Isâ. Türkçe Tevratlari vardir ve Türk kültürüne ait özelliklerini yasatirlar. Ortodoks Yahudilik. diger mezheplerin ayrilmasiyla ortaya çikmistir. insanin mutlak hürriyetini savunmus.grup da Karaim'dir. Hz. Halife Mansur zama ninda yasamis. O. Bu ise onlarin geleneksel Ortodoks Yahudilik anlayisini gözden geçirmelerine sebep olmustyr. kismen de olsa. bulunduklari ülkenin sartlan altinda yasamaya karar vermistir . geleneksel Yahudiligin Yahudi kimligi ve inançlari hakkindaki görüsleri me cut duruma uymamaktaydi. Yahudilerden büyük bir çogunluk ona uymustur. Yillardir beklenen Mesih'in gelmemesi de Yahudilerin ümidini kirmistir. Türklük özelliklerini devam ettirir ve kendilerini Tür k görürler. Neticede Yahudiligi çagdas dünyanin sartlarina uydurma çalism alarindan dört ayri mezhep ortaya çikmistir. Kudüs'ten ayri kalindigi müddetçe et yenilip. Tevrat.[292] ca. Talmud) . Bu rahat ortam Yahudilerin Yahudilik anlayisini etkilemistir. Yahudilerin günde üç defa olan ibadetini. kendisinin bekle nen Mesîh oldugunu. O. cennet-cehennem ile ilgili dinî Inançlari te'vile gitmis . son Emevi Halifesi Mervan b. Bu mezhep.Ortodoks Yahudilik: Ortodoks Yahudilik. Yazili Tevra t'in Tanri tarafindan Hz. Tevrat'ta emredilen dinî hükümlerin bir kisminda diger Yahudile rden ayrilmistir. Bu mezhep mensuplari. sarap içi lmesini yasaklamistir. zühdü.[289] bc. bu ibadetleri yerine getir melerini taraftarlarina emretmis.Iseviyye: Adini kurucusu.Çagdas Yahudi Mezhepleri 1789 Fransiz Ihtilâli'nin meydana getirdigi degisiklikler Yahudî Dünyasini da etkilemi s ve sarsmistir. Yudgân. Fer Isîlikle baslayan ve Rabbanî Yahudilikle gelisen ana akimin günümüzdeki yansimasidir. bir Israil Peygamberi gibi görünmüstür. Musa'ya yazdirildigina ve Sözlü Tevrat'in (Misna.[290] bd. Isa ve Hz. Ebû Isâ Ishak b. Çünkü. Bu özellikleriyle digerlerinden ve Yahudilerden ayrilirlar. taraftarlarina. yediye çikarmis. Bunun üzerin e Avrupa Yahudileri. Iseviyye'nin bir kisi m inançlarini muhafaza etmis. et ve içkiyi yasaklamistir. rahata kavusmustur. çokça namaz kilmayi emretmis. Yahudileri kurtarmak için Allah'in kendisini gönderdigini ileri sürmüs tür.[291] c. Tev rat'in te'vili üzerinde durmus. Fransiz Ihtilâli'nden sonra Avrupa'da Yahudilere karsi tavir degis mis ve Yahudiler. fiilin kula ait oldugunu savunmus tur. Muhammed el-Hammar zamaninda fikrini yaymaya baslamistir. Yakub el-Isfahânî'den almistir. Muhammed'i peygamber kabul etmeleriyle taninmaktadir. kadere meyletmis. Talmud ve diger Rabbinîk eserlerden elde edilen klasik Yahudi seriati Hala kha'ya bagli gruba günümüzde Ortodoks adi verilmistir. Ancak bunlar.Yudgâniyye ve Sazkaniyye: Iseviyye'nin kurucusunun ölümünden sonra yerine Yudgân geçmistir.

et ile sütü birarada yemezler. 3. Yahudi seriati Ha-lakha'da bir degisi klik yapmaya. araba kullanmaz. süt pisen kapta da et pisirmezler.Eski Yahudi seriatinden sadece modern hayata uygun olanlar kabul edilebilir. Kaser kurali gereg i. Bunun.da sözlü olarak vahyedildigine inanmaktadir. Cumartesi günü. 4. bir cemaatdir. Reform. cehennemdeki semavî ceza ve mükafatla ilgili bütün inançlari reddeder. Halakha' ya aykiri olmadigini ileri sürerler. XIX.Sosyal adaleti saglamak Yahudinin görevidir. Kaser kuralina uygun olmayan yiyecekleri yemez . May-monides'in onüç maddel ik iman esaslari dogma olarak kabul edilmektedir. Ortodoks Yahudilik "devletin resmî mezhebidir. Israil'de. Mesela. 7.Yahudiler artik bir millet degil. Ayrica. Ortodoks Yahudiler. Ortodoks Yahudîlige göre. artik sahsî Mesih'in gelisini beklemez. Ortodoks Yahudîler. Reformist Yahudifer. 5. fakat bumezhepler. daha sonra Amerika'ya tasinmis ve asil gelismesini Amerika Yahudileri arasinda göstermistir. et pisen kapta süt. I lk fikir babasi Abraham Geiger iie Moses Mendelsohn'dir. Yahudîlerin Tevrat'in kan unlarina uymadiklari için sürgüne gönderildikleri yer almaktadir. tek Tanri ögretisini telkin eden bütün inançlara hosgörülüdür. rituel temizlik ile ilgili dinî kurallar kaldirilmistir.Reform. Reformist Yahudiler "Ortodoks" görüsleri benimsemezler. bu sebeplerden dolayi.Reform. Hala kha'ya göre Cumartesi günü ates yakmak yasaktir. otomatik elektrik ayarlayici ile. Israil'de de 5-6 bin civarinda Reformis t Yahudi vardir. Yahudi ha lki. bugün Amerikan Yahudilerinin %40'ini ol usturmakta ve çogunlugu teskil etmektedir. Ortodoks inançta.Reformist Yahudilik: Reformist Yahudilik. Bununla beraber onu. Ortodoks Yahudilik. giyinme. Mabed yeniden insa edilecektir. Mesih gelecek. bedensel dirilmenin yaninda. Son zamanlarda bütün mezhepler Israil'de teskilat kurmaya baslamistir. hileli yollarla (hile-i seriyye) ayakta tutmaya çalisir. Kaser (koser) kuralina siki sikiya uyarlar (Kaser. tevbe eder ve Tevrat'in bütün kurallarini gözetirse.Israil. bu tür yiyecek satan dükkanlardan alisveris yapmazlar. Orta Avrupa'da yasayan Yahudileri bulunduklari ülkenin kültürüyle asimile olmaya çagirmist r. elektrikli esyaya dokunmadan atesten yararlanir. Ortodoks ol mayan Yahudî günahkârdir. yüzyilin baslarinda Alman Yahudileri arasinda çikmistir. Ortodoks Yahudîlerin büyük çogunlugunun Siyonist oldugu ri sürülen görüslerdendir. yeniden yorumlamaya gitmez. [293] il cb. Onun yerine sunlari benims emislerdir: 1. kendi disinda kalanlari gerçek Yahudî kabul etmezler. günümüz sartlarinda yasa yabilmek Için. 2.Yahudilik en yüce Tanri fikrini sunar. yiyecek ve içec eklerin dine uygunluk kuralidir). devletin kaynaklarind an pay almamaktadir. 6. Yiyip içme. .Yahudilerin Filistine dönüsü arastirilmaz. 8. 1885 Pittsburg Platformunda aldiklari kararlarda Ortodoks inançlari reddetmislerdir. Mendelsohn (1729-1786). Yakin zamanlara kadar dig er Yahudî mezheplerin faaliyetlerine izin verilmiyordu. elektrikli aletle re dokunmazlar. sürgün sona erece k ve Yahudiler gerçek evine dönecek.

Bunlar. Basta Isaac Bermays ve Zacharia Franklen olmak üzere muhalif hahamlar ayri b ir grup olusturmustur. Dinde yenilik taraftari olarak bilinirler. ancak degisebilir ligini kabul eder. Yahudilige ihtidada hiçbir sinirlama yoktur. bugün kriz yasamaktadir. bazi tepkilerden dolayi. Yahudilige ihtida konusunda Ortodokslar kadar titiz davranirlar. 10. Dis evlilik kabul edilir . Bugün. I srail'de Ortodoksluktan sonra ikinci sirayi alir.Yahudilik ile bilim çatismaz. Sabat kurallarini. [294] cc. Sabat kurallarini uygulamada Ortodokslar kadar titiz degillerdir. Bu gruba Muhafazakâr (Conservative) Yahudîlik adi verilm istir. bugün Amerika'da. Bugünkü muhafazakâr Yahudîlige asil kimligini veren ise Solomon Schatter olmu stur. Yahudilige sadece kültürel bir olgu olarak bakilir. Reformist ile Ortodoks Yahudîlik arasinda. 1937'de kismen degistirilmis Bugün Reformist Yahudilik. Reform hareke tinden bazi hahamlar. Reformist Yahudîlik. Sinagog âyinlerini azaltmis. 102 yasinda ölen Amerikan Yahudîsi Mordecai Me nahem Kaplan kurmustur. Kaplan. yapisi itibariyle Ortodoks Yahudiligin Amerikan versiyonuydu. KutsafVitaptaki mucize hikayeleri ve diger olayla r eskilerin geleneginden baska birsey degildir. Reformda oldugu gibi. Daha sonra lari. lâiklesmis Yahudilik seklini almis durumdadir. [295] cd. Yahud i kimligi hakkinda problemleri vardir. Mahafazakâr Yahudîligin en belirgin özelligi ise Siyonist olmasidir. tir. Sinagogda basa kipa giyilme zorunlulugu yoktur. 1983'de. Mahafazakâr Yahudîlik eski Yahudî seriati Haiakha'yi reddetmez. Tek fark ibadetin Ibranice yerine Ingilizce yapilmasiydi. daha önce Muhafazakâr Yahudilik içerisinde yeralmistir . Kadinla erkek ayri ayri otur urlardi. Kadin. Bu prensipler. "Katolik Siyonist Israil" teorisini ortaya atmistir. Talmud'u inkâr etmis. Reformist Yahudîlik'e bir tepki olarak dogmustur. Tanah'in ilâhîligi ve günlük hayattaki etkisi tarti smalidir. "minyan" denilen on kisifik cemaate katilabilir. Sina gogda Ortodoks Siddur dua kitaplarini kullanirlardi. orta bir çizgiye çekildi.Yahudilik sürekli gelisen bir dindir. Kaser kurallarini gözetmezler. Reformistlerin aksine. Cumartesi yasaklarinin bazisini kaldirmislardir. Iik ortaya çiktigi dönemlerde Muhafazakâr Yahudîlik. Reformist Yahudilik'ten sonra ikinci büyük mezheptir.Yeniden Yapilanmaci (Reconstructionist) Yahudilik: Yeniden Yapilanmaci hareketi. 1885 Pittsburg platformunda alinan kararlara muhalefet etm istir. kadinlar haham olabilir. bu asiri reformlari neticesinde.Muhafazakâr Yahudilik: Muhafazakâr Yahudîlik. Ortodoksluktan ayirdedilemezdi. Diger din ve inançlara saygiyla bakilir .9. Geçmisle bagini korur. kadin erkek yanyana oturur. artik Tanah v e Talmud bütünüyle baglayici degildir. Yahudî bir anneden dogmayan çocugu Yahudî kabul etmezler. Sinagogda. Dis evliligi kabul etmezler. Sinagogda kadinlarla e rkekler yanyana oturur. fakat. Sinagoglarda kadinlar da haham olarak görev alir ve âyinleri yönetir. Solomon Schatter. müzige yer vermis. Me sihciligi reddetmislerdir. Muhafazakâr Yah udilik.

Yahudî Cemaati disinda görürler. Bunlarin en basinda gelenlerinden biri. Mesihciligi kabul etmez.. Çünkü bunlar. Bunlari "Ortodoks Yahudîler". Hatta Samirîler k ullaniyor diye Ibranî harfleri ile yazilan Aramca'yi terketm islerdir {Bkz. tipki Yahudiler gibi. Bu yüzden "Seçilmis Halk" inancinin a nlami yoktur.[296] Kaplan'in fikirleri çerçevesinde olusan Reconstructionist hareketin inançlari Reformist Yahudîliginkine yakindir. Kaplan. Kaplan. Mordecai Menahem Kaplan. âhireti reddeder. Yahudiler de. Daha sonra o. Tevrat'i da sov enist doküman olarak degerlendirirler. Bu hareket.[297] Bu mezhepler disinda da Yahudi gruplari vardir. O. birseyi dikkatle izleyen" anlamina gelmektedir. O. Muhafazakâr Yahudîligin ortaya çikis amaçlarina ters düstügü gerek iyle. diger Yahudî mezheplerinin ibadet kitaplarinda varolan "Seçilmis Halk" in ancina yer vermemistir. kültürel deger olusunda bulmak tadir. 722 yilinda Kuzey Israil Kralligi yikilinca. tarih boyunca. halk olusunun ifadesidir. Bugün bazil ari. Fakat Samirîler. Siyonizmi de benimsemektedir.Yahudi Dinine Uymakla Birlikte Yahudîler Tarafindan Yahudi Kabul Edilmeyen Sami rîler (Somronim) "Somronim". Kuta ve Avva'dan adamlar getirerek Isr ailogullarinin yerine yerlestirmistir (II. Krallar. Samirîlerin samîmî olmadiklari bahanesiyle onlari Yahudi Cemaatindan saymazlar. uzun süre Muhafazakâr Yahudîlik akademisi "The Jevvish Theological Seminary"de hizm et etmistir. Kadinlar haham olabilir. Krallar Kitabinda Samirîlerin nasil Yahudîlestigi anlatilir. Ona göre.Ö. Yahudiler. Yah rin dramatik bir sekilde. yok olmadan günümüze kadar gelmistir. Samirîlerin tarihi oldukça eskidir. Ta un Yahudileri degil. Krallar. hiçbir zaman Samirîleri gerçek Yahudî olarak görmemislerdir. Tevrat' in Tanri vahyi degil. Yahudilige i htidanin mümkün olmasina ragmen. Tanah'in II. kendi yazdigi ibadet kitabinda. önemli bir Yahudî düsünür ve filozofudur. M. XVIII/11). Samirîleri sürekli dislamislardir. Grubun a dini ise "Yeniden Yapilanman" (Reconstructionism) olarak belirlemistir. Yahudî kanunu ise. Reformist ve Muhafazakârlarda oldugu gib i Sinagogda kadin erkek yanyana oturur. Yukarida zikredilenlerin disinda Amerikan Yahudileri arasinda ortaya çikan baska uf ak ve radikal gruplar da vardir. Babil. Sanhed rin 21 b). Yahudî dininin bugüne kadar geçerli olusunun sebebini ilâhî olusunda degil. Tanri'yi irkçi bir sovenist. Yahudîler. bugün halen varligin i davam ettiren Samirîler'dir. Böylece Somron sehri nin sakinleri ortaya çikmis ve bunlara "Somronim" denmistir. Yahudî halkinin kültür degeri olarak görmekte. Muhafazakâr Yahudîlikten ayrilmis ve 1968'de kendi grubunu kurmustur. "JudaIsm as a Civilisation" isimli eseri Yahudî dünyasinda kabul görmüstür. [298] d. diger halklar gibi bir halktir. Onun düsünceleri Reformis Muhafazakâr ve hatta modern Ortodokslara bile tesir etmistir. 1966'da kurulan Humanistik Yahudilik bunlarin e n asirilarindandir. Israil halkini yerlerinden alip Asur'a ve Medlerin Sehir lerine sürmüs (II. XVII/24). Onun. Yahudîligi. Ibranîce "S-M-R" fiil kökünden türemis "görüp gözeten. Yahudilige ihtida eden Samirîleri Yahudi olarak kabul etmez. Asur Imparatoru Sargon. Halen Israil'de . Yahudîler. muhafaza edilmesi gereken bir kültür unsurudur. Ölümden sonra dirilmeyi. Yahudiler Tann'yi seçmistir. Israilogullarmin tarih boyunca olusturduklari bir eser old ugunu ileri sürer. Hümanist Yahudiler. Yeniden Yapilanmaci hareketi muhafazakârligin sag kanadi olarak tanimlamaktad ir.

Bab ile Tesniye 6. sag ve sol ayagi yikarlar . Tevrat'ta (Çikis 20. birligine inanilan Allah. Musa'nin sahsinda Israilogullariyla olmustur. Müslümanlar gibi abdest alirlar. 2. Bu ahitlesme. Müslümanlarin namazina benzer sekilde namaz kilarlar. Bununla beraber ona . Bab'da ) yeralan On Emir'de (Asarat ha-divarîm). Yahudîlerin Tevrat'i ile Samirîlerin Tevrat'i arasinda alti bine yakin fark bulunmaktadir. uzun süre Islâm ülkelerinde. yüzü. Kur'ân'da oldug u sekilde Tevrat'ta ve diger Yahudî Kutsal Kitaplarinda nelere inanilmasi gerektig ine dair sistematik bilgi bulunmaz. Abdestte. 3. mükemmel ve tamdir. Bu. Yahudilikte Allah birdir. bütün Yahudilerce kabul görmüs dogmatik iman esaslari yoktur. Sinagoglari. Onun gibi peygamber bir daha gelmeyecektir. herseyi bilir. 4. Yahudi milletidir.Yeniden dirilme günü olacaktir. Inanç. Dinî Gelenek ve Bayramlar a. Samirîler. Peygamberlere. onlari seçmis ve onlarla Sina'da ahitlesmis tir. diger Yahudilerden daha çok aslina yakin bir sek ilde devam ettirmis olmalariyle izah edilebilir.Nablus ile Tel Aviv yakinlarindaki Holon kentlerinde yasamaktadirlar. [300] 5. Müslümanlarin mescidi gibidir. Içeride masa veya sira bulunmaz. yaratilmamistir. Musa seriatini.Musa. bereket dagi ve Allah'in yeryüzündeki tek makamidir . resim ve heykeli yapilamaz. kitaplara. Halbuki Yahudi ler de asirlarca Müslümanlarin idaresinde yasamislardir. Tevrat ise Musa'ya vah-yedilen bes kitap tan ibarettir. yücedir. Varligina. Yahudîler ile Samirîler arasinda birçok fark vardir. Sifatlari insan sifatlarina benzemez.Tevrat.Esi ve yardimcisi olmayan Allah tektir. kulaklari. bu durumu. [299] Samirîlerin Inanç Esaslari Itikadda dayanaklari sadece Tevrat'tir. Tanri. Ibadet dili Aramca'dir. Bundan dolayi böyle bir etki iddiasi tutarli degildir. sadece Allah'a iman meselesi üzerinde duru lmaktadir. ibadet. Bundan dolayi bazi arastiricilar.Inanç Yahudilikte. Tanri'nin en sevg ili milleti. hiçbir zaman degismeyecek ve neshedilmeyecektir. Vahy onunla son b ulmustur. Abdest esnasinda Tevrat'tan parçalar okurlar. hayir ve serrin Allah'tan o lduguna ve hattâ âhiret hayatina inanmakla ilgili kesin ifadeler Tevrat'ta yeralmama ktadir. Alemlerin yaraticisi ve sahibi de O'dur. kötüler cehennemle mükafûtlandinlacaktir Samirîierin ibadet sekilleri Müslümanlarinkine çok benzer. Iyiler cennetle. Kudüs'ün yerine Gerizi m'i kutsal mekân olarak kabul ederler ve kendilerini gerçek Yahudî olarak görürler. 5. Fakat böylesine bir etkilenme söz konusu olmamistir. bütün varliklarin Rabbidir. görülemez. kaza ve kadere. Ibadetler inde rükû ve secde vardir. Inanç esaslari da buna uygun olarak bestir: 1. Hz.Yahudilikte.Gerizim dagi ebedî hayat yurdu. elleri. sirasiyla. Allah'in yegane resulü ve bütün devirler için de peygamberdir. agzi. an cak Samirîlerin Hz. önü-sonu yoktur. Müslümanlarin yönetimi a ltinda yasamalari dolayisiyla »Müslümanlarin etkisine baglamaktadir. burnu.

Yahudî Kutsal Kitabi Tanah'in bir bölümü. Ferisîler ise. Tanri. Çünkü orada yeme. Berekot 17b). Bunlarin en önemlisi. Tanri 'nin kudreti sonsuzdur. fakat bu bilgiler zaman zaman birbiriyle çelismektedir. ilâhî lezzeti tadacaklardir (Bkz. ölümden sonraki hayatin va rligina inanmanin zorunlu bulundugunu kabul etmektedir. bedeniyle günah isleyen Yahudiler Yahudi olmay anlar gibi cehenneme gidecekler ve orada oniki ay müddetle cezalandirilacaklardir ( Ros Ha-Sana. yeryüzünde olaca k. ser'î kaynak olarak kabul edilmesi gerektigini. çagirilan kimse demektir. güresmek. çalisma. insan lari aydinlatmak için "nebî"leri görevlendirmistir. Ey sizler. O'nun gücü yetmeyecek is yoktur. birçogunu salaha döndürenl er de yildizlar gibi ebediyen ve daima parlayacaklar" (Daniel 12:2-3)* Eski Misir Dini'nde oldugu gibi eski Yahudî Dini'nde de yeniden dirilme inancina d elîl sayilabilecek metinlerin günümüze ulasmamis olmasindan dolayi. Bu inanç. Tevrat'in disinda sözlü gelenegin de Musa'ya Sina'da v erildigini. Eski Yahudilikte iyi olsun. Hz. seklinde yeniden dirilme inancina delîl sayilabilecek ifadeler vardir. Isaya' da "Senin ölülerin dirilecekler. Hz. Ilya-Mesîh.yorulmak. cennet-cehennem) Iran'dan aldigi ileri sürülmektedir. Bunun umumî bir kader oldugu. uyarmak. Çünkü Tora (Tevrat) ona verilmistir. uyanin ve terennüm edin. Tanri'nin birligi Tevrat 'ta söyle ifade edilir: "Dinle ey Israil. Israilogullarinin seçkinligi. âlemin sonu gelmis demektir. yani Seol'de geçecektir. beklenir. Yahudilik'te âhiret inanci. bir tanridir". sonraki peygamberler) ele alinip Malaki ile sona erdiri lir. Bu husustaki tartisma genelde ilk Yahudî mezheplerinden Ferisîli kle Sadukîlik arasinda cereyan etmistir. Bu "Tanri'nin Kralligi11 kalici olacaktir. düsmanlik. O. ölümden sonra bir muhakemenin bulunmadigi kabul edilme ktedir. mutlu kilmak için Tanri Israilogullarini seçmistir . ve her yer ölülerini disari atacak" (Isaya 26:19). topra k içinde yatanlar. zulümlerin ortadan kalktigi evrensel bir devlet kuracaktir . Ve anlayisli olanlar gök kubbesinin pariltisi gibi. Yahudilikte en önemli yer. Tanri. üreme. rekabe gibi dünyevî seyler olmayacaktir. Tanri. Berekot'da ise âhiretin bu dünyaya b enzemedigi belirtilmektedir. orada kede rli bir sekilde varliklarini sürdürecekleri..[301] Bütün insanligi aydinlatmak. onlarin millî tanrisidir. haset. Tanah'in aksine Talmud'da âhiretin mahiyeti hakkinda detayli bilgiler vardir. Ölümden sonra hayat. yargi. Onun en sevgili mil leti Yahudî milleti oldugundan O. âhiret inanci hakkinda açik ifadelere pek rastlanmaz. Allah'in sifatlari. kismen mezarda. bir gün bir görevli gönde rerek bütün haksizliklarin. bu dünya ile âhiretin ayni oldugunu ileri sürmektedir (Bkz. içme. Yahudilerin üm it kaynagidir. benimkilerin cesetleri kalkacaktir.) aitti r. Da -niel kitabinda ise ebedî hayatla ilgili su ifadeler yer almaktadir: "Ve yerin top raginda uyuyanlardan birçogu. "Tanrinin Devleti" Mesîh'le kurulacaktir. Sa-muel. Onu biraktigi gün. Ros Ha-Sana'da. Salihler baslarinda taçla. bir olus yoktur. Bu Krallik. eski Yahudilikte âhire t inancinin bulunmadigi. Bera-him 68 b). Ferisîlere göre. DanIel Kitabina kadar. Bu tartismalar. Ale mde onun iradesi disinda bir varlik. kismen de Yahve (Tanri) veya insanlarla münasebette olmaksizin. dinlenmek gibi insanî nitelikler atfedilir. Neviim (nebîler) olarak Isimlendirilmektedir.. ölüm sonra hayat ile ilgilidir. Musa'dan sonraki peygamberler iki grup alt inda (önceki peygamberler. Tanriniz Rab. Yahudilerin sonradan bu inanci (yeniden dirilme. Sadukîler Tevrat'tan baska ser'î kaynak tanima diklarindan. ölülerin bir gölge gibi varliklarini sürdüreceklerine inanilan ölüle minde. Bütün Yahudi Peygamberleri de bu sebeple ortaya çikmis ve seçilmislerdir.S. 17 a). bütün varliklara hâkimdir. Yahudi Kutsal Kitabi'nda. Tanri'nin idaresinde ve insanlarin emegiyle kurulacaktir. ölümden sonra d . kötü o lsun bütün insanlarin öldükten sonra "Seol" adi verilen bir yere gidecekleri. gökte degil. Yahudilerin Fars ve Yunan kültürüyle temasa geçmelerinden sonra aralarinda kelâmî tartismala r baslamistir. ruhlarin mezarda kalacagi inanci vardir . Tevrat'ta âhiretle ilgili bir seyin bulunmadigini iddia ederek âhireti inkâr etmislerdir. Musa'ya (A. sürekli olarak âlemi yönetir. Ibrani Dilinde kendisine görev ve rilen. Nebi. M esîh ve ölümden sonraki hayat çerçevesinde cereyan etmistir. bunlar ebedî hayata ve sunlar utanca ve ebedî nefrete uy anacaklar. tarihî bir gelisme takip eder.

yargilanma inançla ri ortaya çikmistir. bugün. Musa b. 20-M. Gaon'un iman esaslarini olusturur. Islâm ve Hiristiyanliktaki gibi. 2. 6. âlemin hâdisligi. Yahudilikte âhiret inanci konusunda bir gelisme olmus.Ibadet sadece Tann'ya mahsustur.Allah. iman esaslarini benimsemislerdir. 5. Onlar.Elimizde olan Tevrat. yeniden dirilme. var olan herseyi yaratti ve onlara O hükmeder. Tam bir imanla inanirim ki: 1. Bu bilginlerden Rabbi Mose ben Maymon (Mûsâ b. 4.Efendimiz Musa. Gaon'un sekiz maddelik iman esaslari Islâmî özellik gösterir. Talmud Babli. kâfir olmakta ve Yahudî cemaatinden çikmaktadir.Allah. sonra da simdiki seklini almistir. Sefarad ve Askenaz Ortodoks Yahudîle .Allah. ebedî hayat. Allah tarafindan (Hz.irilmeyi inkâr edenlerin âhirette yeri yoktur (Bkz. kötü insanlar n çok azi hariç. 7.Ruhum ölümsüzdür ve Allah.Allah birdir ve O'ndan baska tanri yoktur. O'ndan baska i6adete lâyik olan yoktur. diledigi zaman ölüleri hayata kavusturacaktir. Ibranice "6e bne Hinnom" (Hinnom Ogullarinin Vadisi) kelimesinden çik ip önce Gehenna. Kötüler ise cehenneme gidip cezalarini çekeceklerdir. Daha sonra. Tevrat'i tefsir eden din bilginleri "sayesinde.) Musa'ya verileliginin aynidir ve degistirilmemistir. 8. vahy.Allah'in bedeni yoktur ve hiçbir sekilde tasvir edilemez. sözlü gelenek isiginda. 13.Allah.S. Mesîh'i (Masiah) gönderecektir ve geciktigi halde yine beklerim. Alla 'in birligi. 50) tesebbüs etmistir. Mose ben Meymûn'un iman esaslari. Yahudîler için. Babil dilinde bahçe anlamina gelen Edinu veya A denu kelimesinden gelir). ölümden sonra hayatin varolduguna ait del illeri Tevrat'tan çikarmaktadir (Bkz.Allah'in baslangici yoktur ve nihayeti olmayacaktir. yeniden dirilme ve Mesîh. Böylece iyi insanlar yargilanip temize çiktiklarinda Aden (Eden) d enilen cennete gideceklerdir (Aden. Philo'dan sonra ikinci isim Irak'taki Sura Ta lmud Akademisinde baskanlik etmis olan Rabbi Saadya Gaon'dur (veya Islâm dünyasindaki adiyla Saîd el-Feyyumî). getirmeyenleri cezalandirir . 12. Meymûn'a göre bu esaslardan birini kabul etmeyen kimse. Meymûn: Mai monides: 1135-1204). Cehenn em kelimesi. diger suçlular oniki aylik bir ceza sonunda cennete gideceklerdir. y argi günü ile ilgili emirler Talmud'da açiklanir.Peygamberlerin bütün sözleri dogrudur. insanlarin bütün hareket ve düsüncelerini bilir. Sanhedrin 90 a). emirlerini yerine getirenleri mükâfatlandirir. 9. Yüzyila kadar belli bir inanç sistemine sahip olmayan Yahudiler. su 13 esasi biraraya getirmis ve bu esaslari için de bulunduran inanç sistemi benimsenmis ve günümüze kadar gelmistir. ceza ve mükafaat. 3. yukarida verilen "metinlerden de anlasilacagi gibi. bütün peygamberlerin en büyügüdür. 10. 11.Dinimiz Ilâhî bir dindir ve degistirilemez. Sanhedrin 90 a) .Ö. Talmud'un bildirdigine göre. Yahudilikte cennet-cehennem. XII. Yahudîlikte Iman esaslarinin belirlenmesine ilk defa Yahudi filo zof Iskenderiyeli Philo (M. Onun dört maddelik iman e saslari daha çok tevhidle ilgilidir.

Sinagoglarda Yahudîlerin dinî ve millî sembollerinden biri olan yedi kollu samdan (Men ora) bulunur. Sinagog. Okunan ilâhîler Ibranîce'dir. Onun mensuplari bugüne kad ar varliklarini devam ettirmistir. Bu hareket. hem Sefarad. Yahudîlerde ibadet. Reformist Yahudilikten ayrilip ayri bir mezhep olusturan Muhafazakâr Yahudiler. Mesîh'e. evl erde de yapilir. ruhun ölümsüzlügüne. Mesîh inanci. yaglanarak ise baslamislardir). kendilerini kurtarmak üzere. Yahudîlerin gelecekle ilgili ümi tlerinin kaynagidir (apokaliptik literatür bu konuyu isler). ina nçla ilgili birçok meselede Ortodoks Yahudilere yakindir. âhiret in varligini kabul etmezler. Bundan dolayi. içten Yahudilige. ergeç gelip Yahudileri kurtarip dünyada ba i saglayacaktir. Yüzyilda Izmir Yahudîleri arasindan çikan "Sabtay Tsvi (Sabatay Se vi) Hareketi". Onlarin diger sembolü. Ibadet esnasinda en önemli an. Reformist Yahudîler. sabah ibadet vakti olan "S harif'te. Mesîh. Bu. Mesîh inancinin dayanag i. zamanl a sayisiz Mesîh'in ortaya çikmasina yolaçmistir. Bu Mesîhler gelip geçmis. Sinagog'da Yahudîler sesli bir sekilde Tevrat parçalarin i okurlar. Iki de isim tasirlar. sadece bu dünyayla ilgilidir. Bu ifadelerin agirligi. söylenmektedir. bunlarin en dikkat çekicisi ve kahcisidir. bir kismi da Ortodokslarin görüsünü benimsemektedir. daha sonra bu görünüs altinda eski inançlarini devam ettirmistir. Onlar görünüst e Müslüman-Türk. Davud soyundan Allah tarafindan gönderilecek kims eyi ifade etmek için bu terimi kullanmaktadirlar. Onlar. hem de Askenaz Yah udîlerinin dua kitabi "Siddur"larda yeralmakta ve hergün.[302] b. Yeni bir hareket olan "Yeniden Yapi lanmaci Yahudîlik". Sinagoglarda rulo hali nde elyazmasi Tevrat tomarlarinin saklandigi "Aron ha-Kodes" denilen Kudüs'e yönelik bir kutsal bölme vardir. sadece sinagogda degil. kurtulusu müslüman olmakta bulmus. Meh met. Ortodokslarin kabul ettigi Mose ben Meymûn'un iman esaslarini k abul etmez. Ibranice yaglanmis anlamindaki "Masiah" kelimesinden ge lmektedir (Israil krallarindan Saul ve Davud. Türklere Türk ve Müslüman olduklarini. inançla ilgili bazi konularda Reformistlerin görüslerini kabul etmek tedir. Yahudîlerin kutsa l topraklara yeniden dönme arzusunu canlandirma disinda. Yahudilere göre "Yahve" Mesîhi gönderip Yahudîleri kurtarac ak ve düsmanlarini da cezalandiracaktir. Yahudîler için çok önemlidir. Ayrica Tevrat'in ilâhîligine (Tora min ha-Samayim) de i nanmazlar. uzun bir .rce kabul edilmektedir. Yahudilere de Yahudî olduklarini söylerler.Ibadet Yahudîler. Babil sürgününden sonra baslayan bu ümit. fakat bütün dünya Yahudilerinin ilgisini çekmistir. Ölümden sonra mensuplari da ayni yolu takip etmislerdir. Sabatay Sevi'den Mesîhliginin ispati olarak mucize göstermesini ist eyince o. Kudüs'teki Ma'bed'in yikilmasindan sonra Yahudîlerin ibadet için kullandikla ri yapilara verilen addir. geride pek birsey birakma mistir. Bunlarin bir kismi Reformistlerin. Yahudi Kutsal Kitabindaki bazi ifadelerdir. Padisah IV. Türkiye'de havra olarak bilinir. Ancak âhiret ve Tevrat'in ilâhîl igi konusunda onlardan farkli görüse sahiptirler. Daniel ve Isaya Kitaplarindadir. Bu onüç maddelik iman esasi. ceza ve mükafaata inanmaz Onlara göre Yahudîlik. Osmanli Imparatorlugunun sinirlari içinde cereyan etmis. Birisi Müslüman-Türk. Bundan dolayi onlara "Dönme" d enilmis ve bugüne kadar bu adla bilinegelmislerdir. Evlerde. giris kapisinin pervazinda "Mezuza" denilen. Böylece Tanri'nin Kralligi kurulacak ve Yahudîlerin dünya hakîmiyeti ülküsü erçeklesmis olacaktir. Sadukîler gibi. ibadetlerini "sinagoglarda (kendileri "Bet ha Kneset" derler) yaparlar. digeri Yahudî ismidir. Mesîh. yeniden dirilmeye. Ya hudîler. Ancak XVII. Sabatay Seyi'ye ve onun belirledigi ilkelere baglidir . Tevrat rulolarinin bohçalar içerisinden çikarilmasi ve ha ham tarafindan okunmasidir. Kral David'in mührü olarak kabul edilen iki üçgenden meydana gelmis "Magen David" denilen alti köseli bir yildizdir.

sabah. Dinle (Isit) Israel. Bunun için Yahudîler. tekbasina da dua edebili r. Ötekileri okurken. içindeki kagidin üzerine Te vrat'in Çikis ve Tesniye bölümlerinden[303] ikiser parça yazili birer küçük kutu takilir. Günde üç vakit yapilan günlük ibadet. Tanri'ya hamdedin. O. Bugün de. okunanlari dinleyen pek azdir. Sinagogda yapilir. Dualarin en önemlisi sayilan 16 tanesi. Adi Yüce olana. Hamdedin. Cuma aksami Günes'in batisiyla baslar. Elbisenin altinda tasinan küçük bir kumas parçasi da (arba kanfot) bunun yerine kullanilabilir. en büyük rolü oynar. buna "mizrah" dogu yönü denilir. Ibadet sirasinda Ku düs'e dönülür. bir tapina ktan ziyade. secde etme gibi hareketler yapilir. Cu martesi aksami sona erer. mahfazalar asilidir. tercih edilen bir durumdur. Bütün kalbinle. Ilâhîler.. Sabah âyininde bir dua atkisi (Tallit) alinir. Mecburî hallerde fert. Sabat'in (sebt) disindaki günl erde sabah âyininde iki dua kayisi baglanir. evet. Haftalik ibadet. birbiriyle konusur. Onun için sev Onu. hatta tasit kullanmak bile yasaktir. vücudu sallama. Dindar Yahudilerin hayatinda dua. bütün caninla. Bu kayislara. Bu ibadet. günlük ve haftalik olmak üzere ikiye ayrilir.. dogumdan ölüme kadar bütün hayatlarinda daima tekra rlar. Yahudî ibadetinin esasini teskil eder. ibadete katilamaz. Haftalik Cumartesi ibadeti (Sabat:Sebt). O tektir. bir toplanti yeridir. Yahudiler. dize gelm e. Adi yüce olana hamdedin. Ancak baslari örtülü olarak ibadeti seyredebilirler. O gün. Sinagogun içinde cemaat dolasir. disiplin yoktur. çalismak . Yahudîlikteki ilâhî ve dualara Baruh'un ilâhîsi ile Sema Israel Duasi en iyi örnek olacaktir . sonsuzluga kadar da. Yahudilerde ibadet. ates yakmak. ögle ve aksam yapilir. Eskiden beri Yahudîler dinlerine bagliligi ve imanlarini Sema Israel Duasi ile açikl arlar. Baruh'un ilâhîsi söyledir: Hamdedin Tanri'ya. yedinci günü istirahat etmistir. Ka inlar. 13 yasina girmis en az 10 kisinin katilmasiyla yapil ir. Dua ederken geleneklere bag li Yahudilerde özel elbise giyme usûlü de vardir. Yahudî ibadetinde bir düzen. bütün gücünle. Islâm'da camideki husu ve belirli bir disiplin içinde yapilan ibad ete benzemez. Senin Tanrini. Hayli uzun olan bu duayi. sirta da bir cübbe alinir. Basa bir takke. Yahudi inancina göre Tanri âlemi alti günde yara tmis. bizim Tanrimizdir. Eve giris ve çikisda Yahudîler. Herkes caninin istedigi g ibi ilâhîlere katilir veya yanmdakilerle sohbet eder. Cumartesi günü Singogda olur. Onlara göre sinagog.boru içine rulo halinde konmus Tevrat'tan cümleler yazili. yedinci gün olan Cumartesi günü . ayakta yapilir. Günlük ibadet. Mezuza'ya dokunup parmaklarini öperler. Bu. Yahudîlikte ibadet.

Y ahudilerde baska din mensuplariyla evlenmek caiz degildir.Dinî Gelenek ve Bayramlar Günümüz Yahudîlerinde dogumdan ölüme kadar birtakim dinî vazifeleri. Bu. Iklime ve kültüre göre yapi sekli degisiklik gösterir. . Haham. Islâm'daki "cami" gibi. Evlenme k isteyen çift. Bas açik olarak Sinagoga girmek. Çünkü bunlarin bu lundugu yerde ibadet yasaktir. Sinagog. Bunun için Musevî erkekleri baslarina "Kipa" denilen ve takkeye benzey en birsey giyer. Haham da onlara Yahudî Dininin evlilik konusundaki esaslarini anlatir. Okula törenle gidilir. nikâh gününden önce nikâh muamelesini yerine getirecek hahami ziyaret eder. arka tarafta. artik Yahudi se riatina uymak zorundadir. ebesiz dogurduklari belirtilmekle berab er. Ibadeti haham veya cemaatten biri yönetir. Çocuk sünnet edilince ailesi besigin etrafinda toplanir. Yahudiler. içinde Tevrat tomarlarinin bulundugu yerdir. Haham. mürekkep ve kalem konulur. topluca ibadet edilen yerdir. Sünnette geleneklere uygun törenler yapil ir. Yahuda aslani denilen aslan resimler i. oniki yasini b ir ay geçince. Bununla beraber böyle b ir evlenme olursa. bir de aksam duasi ög retirler. c amideki "mih-rab" benzeri bir fonksiyona sahiptir ve giris kapisinin tam karsisi nda yer alir. sekizinci gün sünnet edilir. dogacak çocugun Yahudî Dini kurallarina göre yetistirilmesi sart ko sulur (uzun bir deneme devresinden sonra. Her erkek çocuk. Sinagoglarin belli bir mimarî stili yoktur. Tevrat'ta Ibranî kadinlarinin çok güçlü olduklari. Aron Ha-Kodes. gelenekleri yerine getir e mecburiyeti bulundugu inanci yaygindir. Sinagoglar kutsal yerlerdir. çocuklara okula baslamadan önce en azindan bir sabah. Oralarda heykele benzer seyler bulunmaz.[304] c. Kadinlar da baslarini örtülü tutar. bazi gayelerin gerçeklesmesi içfn. yerine göre evlilige izin vermeyebilir. oruç tutmakla da mükelleftir. Yahudîlikte evlenme. Sünnet edilecek çocugu tutan kimseye kirve anlamina gelen "Sandek" denilir. Bu konuda h ahamlar çok genis yetkilere sahiptir. dinî konulari iyi bilmesi gerekir. Çocuga Sinagogda 6-7 yasinda dinî egitim verilir. O. Aron Ha-Kodes. Bunlar. dinî bir hükümdür. Tevrat'i ögrenmesi ve korumasi için dua ed ilir.nlenmeye ve Ibadete tahsis etmislerdir. Çocuk. camilerdeki "M ahfil"e benzer. besige bir Tevrat tomari (b ir müddet çocugun basi üzerinde tutulur). Buna "Minyan " denir. Cumartesi onlar için resmî tatil günüdür. bulûg çagina erme anlamindadir. onlarin erkekler kadar itibar görmeyi slerindendir. Böylece çocugun bir Tev rat hattati olmasi dilegi gösterilmis olur. Sinagogda Tevrat okumaya çagrilir. Ancak bütün sinagoglarda mutlaka üç eleman yeralir. "tallit" denilen dua atkisini kullanmaya baslar. hamur ayirmada ve Sabat kandilinin yakilmasinda kusur islemeleri. kaliteli bezden dokunmus. bu konuda bir konusma yaparak ögretimi basla tir. Üzeri. Çocuk artik sinagoga gitm eye. yedi kollu samdan (Menora). oranin kutsalligina ve Tanri'ya saygisizlik kabul edilir. altigen Davud Yildizi (Magen David) ve çesitli Ibra nice yazilarla süslenmis bir örtü ile Örtülüdür. Kizlara ad verme töreninin sadeligi. seriatin oglu anlaminda "Bar Mitzva" adini alir. Sand ek'in gelenekleri. Evlenme kurallari Talmud'da belirtilmistir. Sinagogda toplu ibad et ancak erginlik çagina ulasmis (onüç yas) en az on erkekle yapilabilir. Kadinlar için. ayri bir bölüm bulunur. genelde. O. Ner H a-Tamid ve Teva'dir. Sinagogda Ibadet ederken kadinlar la erkekler ayri ayri oturur. "tefilim" denilen ibadet kayisini. Yeni dogan çocuga belirli bir süre içinde ad konulur. Sinagoga mütevazi' elbiseyle girmek ve basi örtmek ge rekir. Talmud'da onlarin lohusalikta ölmeleri üç sebebe baglanmaktadir: Aybaslarina aldir is etmemeleri. baska di n mensuplariyla evlenmeye müsamaha gösterilmistir).

Yahudî ikâhi. Sabah yikandiktan s onra ilk görev. duanin en samimî anlamda yapilmasini ister ve kabul edi lmesinin buna bagli oldugunu açiklar. zaman içerisinde. ya tamamiyla suya dalmak veya akan su. Bu yemekte sofra oldukça mükellef bir sekilde donatilir. yanlis bir kullanim olarak. egerlendirmeye çalisir. sen bana bu yüzük ile Mu sa ve Israil Seriati geregince nikahlandin" der ve yüzügü onun parmagina takar. ancak bu sarta baglidir (Yahudîlerde gusûl. Yahudiler. Haham. Bu günlerde eglence yapilmaz. onaylanarak son seklini alir. yagmur suyu ile yikanmak suretiyle olur). Nikâh böylece tamamlanmis olur. Bu dua. Günlük hayatta. Sonra damat.Pesah (Fisih): Pesah. Ros ha Sana'da (Yilbasi) plani yapilan insanin bir yillik kaderi. Ferdî duanin yaninda. damat babasiyla sinagogda "hubba" denilen Örtünün altinda yerlerini alirl ar. Tora'nin ögrenimi ve incelenmesi h ariç. Yahudi inancinda Ros kaderinin yeniden yaratilisini ifade eder. Tanri'ya ait oldugudur. Tevrat'in Tanri tarafindan Yahudilere verilisini kutlama bayramidir. umumî toplantida bulunamayan fert için de zorunlud ur. Cenaze gömüldükten sonra m atemli kimse yedi gün evde kalip ta'ziyeleri kabul eder. gelinle damat saraptan içerler. bayram süresince mayali hiçbir sey yenme-mesidir. gelinin duvagini açar ona. Pesah'dan önce evde en küçük bir parça bile mayali birs ey birakmamak gerekir. Bunlarin önem derecesi ve anlamlari birbi rinden farklidir. Nikâh. belirli bir paranin veya degerli birseyin verilmesi. 3. 4. Bu bayramin özelligi. Tevrat'in emriyle bu yasak edilmistir. iki gündür. bir belgenin imzalanma si ve zifafla tamamlanir. Yahudilikte kadinin bosanma hakki yoktu. dinî bayramlar oldukça fazladir. Yom Kippur'da yapilan ibadet ve tövbe derecesinde. Yahudiler bu günde devamli ibadetle mesgul olur. "Bak.Yahudîlikte evlenmeyi gerçeklestiren islem nikâhtir. Yahudinin bütün davranislarini hazirlar ve yönlendirir. Misir'dan çikisin anisina kutlanan dinî "hac" bayramidir. radyo ve televizyon yayin yapmaz. Gelini n evlenmeyi kabul ettigini söylemesi gerekmez. yirmialti saat oruç tutulur. . Talmud'un ve iturji'nin bazi metinleri. bu bayrama "Hamursuz" bayrami derler. Kronolojik olarak bu bayramlari su sekilde siralamak mümkündür: 1. Israil'de gazete çikmaz. belirli anlarda. Hiçbir is yapilmaz. çiftin daha önce yaptiklari hatalardan temizlenmelerine yönelik bir günah itirafi seklindedir. kâinatin ve insanin bu iki günü ibadet ve tövbe ile d 2.Yom Kippur: Ros ha Sana'nm ilk gününden itibaren devam eden on günlük tövbe zamaninin s onundaki keffaret (günahlari örtme) günüdür. Gelinin oruç tutmasi disinda b ir aksam öncesinden hamamda suya dalmasi gerekir. ilâhî huzur hissi. insani dinledigi düsünüldügü için dua ve yakarmalar O'na yöneltilir. hiçbir çalismaya tesebbüs edilemez.Savuot: Haftalar Bayrami veya On Emir'in verilisi bayramidir. Sabah Duasi yapmaktir. iki sahit önünde yapilir. Evlenme töreni. Ilâhîler okunur. Onun için Türkiye'de. istedigi zaman karisini bosayabi lirdi. genellikle sinagogda yapilir. Yahudilikte. Evlenme günü yeni çift or uç tutar ve tören ögle vakti yapilir. Pesah'in baska bir öz elligi "seder" yemegidir. Gelin anasi. Erkek. Yahudi inancina göre. Ros ha inde baslayip iki gün devam eder. Yom Kippur'da hayat adeta durur. Arife günü aksamindan baslayip ertes i gün aksamina kadar. aya göre belirlenir. oldugu gibi Yahudilikte de Sana. N isan ayinin onbesinde baslar 8 gün devam eder. Cemaatten evlenme izni alma. Islâm'da dinî takvim günese degil.Ros ha Sana: Yahudi takviminde yilbasidir. önceden olusturulmus formüllerde kollektif dua da gelistirilmistir. Tanri'nin. Uy nir uyanmaz bir Yahudinin ilk düsüncesi. Simdi ülkelere göre degisik uygulamalara rastlanmaktadir. Sivan (Haziran-Tem m uz) ay inin altisinda^ kutlanir. araba kullanilmaz. Nikâh. bir bardak sarap alip dua ettikten sonra. Tisri (Eylül-Ekim) ayinin bir ha Sana. Duadan önce. müsterek olarak söylenmeye ayrilmis.

ibadet ve gelenekleriyle Yunan-Roma (Greko-Romen) âleminin kültlerini birlestiren b ir kurtarici tanri dinidir. âhiret. oyunlar o ynanir. vahiy ve kutsal kitaba dayanan. sekiz güpdür . Ancak bu kavra mlarin açiklanisi Islâm'dakinden farklilik göstermektedir. gelecek kurtaricilar ini böyle adlandirmislardi. Bu gelenek bugün yaygin degildir.Simha Tora: Tevrat'in hatim bayramidir. Bu bayram.Sukkot: Çadirlar Bayramidir. Yahudiligin inanç. Millî ve ta rihî bir bayramdir. bayram süresince elde "Lulav" tasinmasidir. Bugünkü Hiristiyanlik. Bugün bu gelenek devam etmemektedir. Hiristiyanlikta Isa. Her Yahudi.Hanuka: Kandil Bayramidir. Sukkot.400. ev lerinin yanina çadir kurar. Bu evrensel dinin 1. Purim ve Hanuka millî bayramlardir. Nâsirali Isa'yi merkez alan bir Yahudi Mesîhî hareketidir. Sukkot'un hemen ertesi günü kutlanir. Mesîh'in Davud soyundan gelecegine. Ibranice'de açilis.000 civari nda mensubu vardir. Normal günlerden tek farki. bir gelenek olarak. sade ce "Haredi" denilen asiri dindar grup bu gelenegi oldugu gibi devam ettirmektedir . diger yerlerde iki gün de vam eder. Sukkot günleri boyunca. orada bulunanlarin 30 gün oruç tutmasi gerekir). Bir toplulukta Tevrat yere düsürülürse. sad . Kislev (Kasim-Aralik) ayinin onbesinde baslayip sekiz gün devam eder. M. Kral olacagina. Çadirlarda millî oyunlar oynanir. Hiristiyanlik. özde tektanrili olmakla beraber. Ibranîcesi Masîah'dir. Isa da bir Yahudi ve Mesîh oldugunu açiklamisti. 168'de Yahudilerin Seleuicuslara (Selevkoslar) verdigi müca dele sirasinda Mabed'deki Yedi Kollu Samdan'in (Menorah) bir günlük yagla sekiz gün ya nmasi anisina yapilan bayramdir. Yahudîlerin Iran'da Ester adli Yahudi kizinin sayesinde katli amdan kurtulmalarini hatirlatir. 8.5.HIRISTIYANLIK 1. Hanukiya denilen dokuz kollu samd andan hergün birinin yakilmasidir. Yahudîler eskiden bu bayram da Kudüs'e hacca giderlerdi. kader gibi dinî kavramlar bulunmaktadir. 6. Ancak bugünkü Hiristiyanlik. merkezî bir öneme sahiptir. Hiristiyan. Kudüs'te bir. Bu din de peygamber. Eglence yönü agirliklidir.Buraya kadar siralananlar Yahudîlerin dinî bayramlari ik en. Bu bayramin baska bir özel ligi. melek. Bunun için neseli eglenceler yapilir. Yunanca "Hris-tos"tan gelmektedir. kut-lama^anlamina gelmek tedir. Her yil bir defa Tevrat hatmedilir ve sonunda bayram yapilir (Yahudîlerde herkesin bir Tevrat'i vardir. sonradan üçlemeye (teslis) yer vermis ilâhî kaynakli bir dindir.Purim: Seker Bayrami. herseyin basinda gelir. Krallar vazifeye basl amadan önce kutsal yagla yaglandiklarindan Yahudiler. dört bitkinin dallarinin bi raraya getirilmesiyle olusmus bir demettir. Mesîh'e bagli demektir. Bu kelime. Hz. Çünkü onlar. Yahudilerin Misir'dan çiktiktan sonra kirk y il çölde dolasmalari anisina yapilan bir hac bay* ramidir. ona inanmadilar. Dinî ve eglenceli bir bayramdir. Lulav. yaglanmis anlamini Ifade etmektedir. Hiristiyanlik. Filistin bölgesinde dogmustur. Isa 'nin havarilerinin arasina sonradan giren Pav-lus'un yorumlariyle degisik bir ni telik kazanmistir.000. Yahudil er.[305] B. Tevrat tomarlari kucaklan arak Sinagog'daki "Bima"nin etrafinda dans edilir. Tevrat'a saygi.Genel Bilgi Günümüzde dünyanin her tarafinda mensuplari bulunan ve dünya nüfusunun 1/5'inin dini olan Hi ristiyanlik. 7. Purim. Sukkot. Hanuka. Isa. Suriye Krali Antiyokus'a karsi Yahudilerin zaferini hatirlatir. Israil'i gelecek Tanrinin Kralligina hazirlamak istemistir.S.

onlari dünyaya hâkim kilacak bir kurtarici. kardeslige. çarmih olayina yeni bir anlayis getirip çarmih a gerilenin Hz. I lk defa. Inciller'de ve diger yazilarda bu hük me ulastiracak ifadeler vardir. Isa'nin üzerin de durmamasina ragmen. Halbu ki Hz. "Allah'in ruhu" gibi deyimler. onlari dünyevî degil. Böylece Hiristiyanlarla Yahudiler arasindaki ihtilâf konusu a ydinlandi. Isa'nin getirdigi nizamdan çok. sikinti ve baskilar so nucu. bunun yaninda bazi kimse lerin Isa'ya secde kildigi da. Hz. Daha sonra Hiristiya nlar. Bu davete uymak istemeyen ve menfaatlerini ön plan da tutan Yahudiler. savaslar. Hz. havarilere sonradan katilan Pavlus olmustur. çarmihdan üç gün sonra. Isa Mesîh'i agirlik merkezi olarak almistir.bugünkü Hiristiyanligin kurucusu oiarak görülmektedir. manevî. insanlari dogruluga. Ona göre i nsan. kendilerine kadar gelen riv ayetleri toplamis ve degerlendirmislerdir. kati Tevrat gayretiyle degil. Pavlus'un yorumlaridir. Hz.ece Yahudileri kurtaracagina ve onlari dünyaya hâkim kilacagina inaniyorlardi. esaretler. hayati. Isa'dan 20-30 sene sonra. Bunun yaninda Islâm. Hz. zamanla Allah'in yan inda Isa ve Kutsal Ruh'un da tanri sayilmasina kadar varan yorumlara yol açmistir.[306] a. kendilerini bunlardan kurtarip Hz. ahlâkî konulara çagiriyordu. Isa. Isa'nin ölümü ve yeniden dirilisiyle kendini bütünlest irecek olan vaftiz yoluyla ancak kurtulabilmektedir. Isa ve etrafindakilerin üzerine çevri ldi. feda kârliga. suçlu. Isa'nin havariler le. Incillerde. Ancak "Ben ve Ba ba biriz". Isa'nin Allah'a dua ettigi de. Isa'nin Mesîh olmadigina hükmetti ve onu peygamber olarak ka bul etmedi. aslinda monoteist bir dindir. "Bir" oldugu da belirtilir. Bu terimler. Onun od ak noktasi sadece Isa'nin haça gerilmesi ve tekrar di-rilmesidir. siradan bir insan olarak görürken. Isa'nin dogumu. orta yol bulundu. Pavlus. Bu yorumlari ilk baslatan. sekil cilige ve çikarciliga düsmüslerdi. Hz. (Nitekim Inciller'de Hz. onun günahlari bagisladigi da yeralmaktadir. onun yazilarina dayandirdilar. gelecek Tanrinin Kralligindan bahsetmekle beraber. Yine bu metinlerde Isa için "bir peygamber" ve "peygamberden ziyadesi" deyimi d e vardir. Yahudi din adamlari. Incillerde Allah ile ilgili açiklamalar Isa'ya nazaran pek azdir. günahkâr da o!srfa samimî bazi kimseler ona inandi. Isa'yi merkez almakta ve onun hayat hikayesi kitabi niteligi tasimaktadi r. Bu konuda Incil yazarlari. sadece bir insan degif. "Isa'ni n asrinin en büyük ilâhiyatçisi" diye nitelendirilen Pavlus. Isa. sevgiye. bu çarmih olayi üzerinde inançlar gelistirirken. Tanri'nin degil. çesitli istilâlar. temiz. kral beklemekteydi. Isa'nin. Modern bilginlere göre günümüzün Hiristiyanligi. Isa'nin söyledikleri onlarin isine gelmedi. Hir istiyanlar da onu tanrilastirdi. Hiristiyanlik. Hz.[308] Fakat yine ayni metinlerde bir kisim ifadeler. ça rmihda ölemez diyerek Hz. Islâm. Hattâ denilebilir ki sonraki yüzyillar da Hirist iyanlar. 40 gün sürecek birlikteliginden bahsedilmektedir). Böylece Yahudiler. Hiristiyan Kutsal Kitabinda üçleme açikça hiçbir yerde zikredilmemektedir. kisacasi hak yola çagiriyordu. daha sonralari bir üçleme an layisina yol açmistir. Hz. Yahudiler.[307] Bu incill er. uhr evî. Bunun sonucu. Davud devrindeki ihtisama u lastiracak. resmî Yahudi çevreleri ve Romalilarin dikkati Hz. Pavlus. telkin ve faaliyetleriyle ilgilenmez. dinin özünden kopmus. Bununla beraber A llah'in "Gögün ve yerin Rabbi" oldugu da. mecazî deyimler. Isa olmadigini açikladi. Ancak halkdan saf. Mesîh i di. Hz. Antakya'da kullanilmistir. Pavlus'un te lkinleri.Incillere Göre Hiristiyanlik Inciller'de "Hiristiyan". Ona göre Isa. Mesîh muzaffer olacak. Ancak Yahudiler. aslî suç hakkindaki düsüncelerinde pek titizdir. Allah'in birliginden söz edilmektedir. bir peygamber olarak. Meryem'in oglu oldugunu. "Hiristiyanlik" gibi terimler yer almaz. çarmih olayinin vukubulmasina sebeb oldu. Isa.[309] . dinî inançlarini Incillerden çok. onlara. Kilisece sahîh (kanonik) tutulan bu I ncil metinlerinde Isa "Tanri'nin Oglu". Allah'i degil. Allah'in kulu ve elçisi bulundugunu belirtti. Allah da "Baba" olarak nitelendirilmekted ir. Tanri'nin kudretiyle diriltilen bir kimsedir. "Babanizin ruhu". Isa'yi âsî.

Isa'nin tabiati. Bu yol. aslî suç. Aslinda Incillerdeki "Babamdan isittigim". öteki. sapmalar. Hiristiyanlikta sayisiz düsünce akimlari. Bundan dolayi kutsal metinler. bütün insanlar günahkârdir. vaftizd ir. bir bakima "Tanri'nin bir yar atigi" mi. Pavlus'un yorumlarina dayanir. "Indiler" gibi bir kisim ifadeler degerlendirilirse. görüldügü gibi.Pavlus'a göre Tevrat'in gayesi. bir çok problemi beraberinde getirmistir. Hiristiyanlar kadar Yahudilerin arasinda taraftar bulamamisti. otomatik olarak günahkâr dogduklarindan. bu günahi giderecek' yolu bahsetmistir. ins anliga günahi getirmis. Ölümün sebebi ise günah idi ve Pavlus. Barnaba Incili ve Ebionit-lerin kutsal met inlerinde daha açik bir sekilde göze çarpmaktadir. ta ki sana ögretilen kelâmin dogrulugunu bilesin". bir insan veya tanri olarak telâkki edilebilir mi ? Yoksa o. ey faziletli Teofi-los. baslangicindan gözleriyle görenlerin ve kelâmin hizmetçisi olanlarin bizlere nakletti klerine göre tertip etmeye birçok kimseler giristiklerinden.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hiristiyanlik . ilk Hiristiyan inançlari. Bu problemler. Isa'nin ölümü bütün insanligin günahi Için kefar ere.[311] Aslinda Isa'nin kimligi ve yeniden dirilisi konusundaki Pavlus'un düsünceleri. ölüm ve günah üz erindeki zaferinin delilidir. en önemli Incil yazari Luka'nin Pavlus'un ögrencisi olmasidir. Âdem ve Isa. Bugünkü Hiristiyanlik. bir aynada suretin aksi gibi. sünnetin ve Yahudi dinî gelenegindeki bir kis im yasaklarin kaldirilmasi gibi konulardaki tartismalar.[31 2] Dikkati çeken diger bir husus da. "Bana verdigin sözler". Kutsal Ruh. Pavlus. Bu aslî suç inanci. "aslî suç" görüsünü bu noktadan baslatmist e her dogan. Allah birdir. onlarin yaptiklari kötü seylerden degil. ilk Kilise. mezhepler ve hâlâ d evam etmekte olan kopmalar. yoksa ondan sudur etmis bir varlik midir? Kültürel temelleri baska olsa d a. Isa'nin ölüm ve yeniden dirilisiyle kendini bütünlestirerek kurtulabi lecektir. insanla rin tabiatindaki bu kötülüge çare bulmustur. bu konuya açiklik kazandirir: "Aramizda vaki olmus seylerin hikâyesin i. vaftizde. sünnet vardir. degisime ugramis olsa da. oldugu gibi si rasiyle sana yazmayi münasip gördüm. Kisi. kirli ve günahkâr tabiatlarindandir. üçleme. Luka Incili'nin basinda bulu nan su cümleler. Hiristiyanlar kabul etmeseler de. insana günahkâr tabiatini göstermekti. insanligin iki temsilcisidir. bölünmeler. Bu tarz Hiristiyan ik. [313] b. günahin kaynagini insanligin babasi Hz. Bu suç. domuz eti yemek yasaktir. bütün insanlar günahkâr ve Isa'nin yolundan ayri olmakla imtihani kaybetmis mi oluyor? Âdem'den gelen bütün insanlar. Bu hususlar. ayrilmalar da büyük ölçüde Pavlus'un görüslerinden ve istiyan Kutsal Kitabindaki bazi ifadelerden kaynaklanmistir. Isa'nin yeniden dirilisi de. bugün Hiristiyanlarin ellerinde bulunan Indil erden önce de bazi Indilerin mevcut oldugu anlasilir. mezhep ve firkalar in dogmasina yol açmistir. kismen de insan midir? O. ben de . bu kefaretin. Ancak Isa. sadece Pavlus'un de gil. Ancak bu görüs. Pavlus'un getirdikleri çikarilirsa. I sa bir peygamberdir. Âdem'in itaatsizligine kadar geri götürüyordu[310]. Biri. kendini kurban etmedir. söyle siralanabilir: Isa'nin Tan ri ve insanla iliskisi nedir? O. Pavlus'a göre. kismen tanri. Isa'nin ölüm ve yeni en dirilisiyle yargilanabilirler mî? Yirmi yüzyila yakin bir süre geçmis olmasina ragmen bu sorular henüz cevaplandinlabilmis degildir. Incil Hiristiyanliginda tevhid izleri bulmak mümkündür (Üçleme gibi inançlar sonradan ortaya çikmistir). Âdem'in yedigi yasak meyvenin suçuyla dünyaya gelmektedir. Hz. Dolayi siyle asli korunamamis. ki sacasi Hiristiyanlik Pavlus'un eseridir. birçok Yahudi din bilgininin de görüslerinden biriydi. ta basindan ber i hepsini dikkatle arastirip tahkîk ederek.

genellikle Hiristiyanlar). yoksa Allah mi?"." [315]. Fakat Ehl-i Kitap.[319] Çünkü Âyet. Allah' a ortak kosulmayan "Ibrahim'in Dini"ne uymaya çagirmaktadir. nesillerinden de "teslim" olan bir ümmet göndermesi için duada bulunduklarini[323] z ikredip su soruyu yöneltmektedir: "Yoksa siz. mutlak hüküm sahibidir. bize indirilene. Hz. Tevrat'i dogrulayici. düsmanliktan ve haram yemekten alikoymam islardir. dogurulmamistir.. Allah'a (c. Yahudilikteki v iristiyanliktaki asiriliklardan uzak oldugunu. O da Âlemlerin Rabbina teslim oldum. Ancak Yahudi ve Hiristiyanlar. sadece kendilerinin cennete girebileceklerini ileri sürüp tartismaya girismektedirler. kiya mete kadar aralarina düsmanlik ve kin salinmistir.[318] Buna karsilik Yüce Allah. Allah'a karsi kimin elinde bir sey var?".. Üz eyr'i.[327] Bununla beraber onlardan Allah'a ve ahiret gününe inanan ve iyi isler yapanlar için ko . onlarin Müslüman olarak ölmeyi çocukla a vasiyet ettiklerini[322]. Musa ve Isa'ya verilene ve diger peyga mberlere Rab tarafindan verilene inaniriz. Hiristiyan rabbânîleri de üzerlerine düsenleri yapmamis. Onda. karsisindakinin ancalco dine gi rmekle kurtulabilecegini söylemektedir. onlara da gön derilmis bir elçidir. Hz. Ibrahim için "ne Yahudi.) kendilerini teslim olanlardan kilmasi . Yahudiler gibi. Incil sahipleri nden Allah'in onda indirdigi ile hükmetmeleri istenmis. Halbuki Hz. Kur'ân'da. Ibrahim'in. onlari. Yine Kur'ân. Hiristiyanlarin. Muhammed'e karsi çikmislardir.[321] Kur'ân. onlar arasinda bir ayrim yapmayiz. Bu Âyette Yüce Allah. Yahudilerden sonra muhatap alir. Al-i Imran Süresindeki su ayet buna bir örnektir: "De ki : Ey Ehl -i Kitap! Aramizda esit olan bir kelimeye gelin. ortagi yoktur. yahut Hiristiyan olduklarini mi söylüyorsunuz? Deki : Siz mi daha i yi bilirsiniz. Kur 'ân. Yahudi hahamlari gibi. kitaplarindakil ere uymamis. Incil. birdir. O. inananlar arasinda ortak noktanin Allah'in varligi ve b irligi (tevhid) oldugunu.Kur'ân-i Kerîm'de Hiristiyan için "Nasrânî". Hiristiyanlar için de "Nasârâ" kelimeleri kullan aktadir. ad i Ahmed olan. deyin". peygamberi müjdeleyici olarak gönderilmistir. bu konuyu çözüme kavusturmus ve onlarin bu gibi iddialari bir Âyet-i Kerîme'de söyle cev plandirilmadir: "Öyleyse Allah.[325] Halbuki Allah. Ibrahim'e. Hiristiyanlar da verdikleri sözde durmadiklari için. Yalniz Allah'a tapalim ve O'na hiçbir seyi ortak kosmayalim. Ismail. ne de Hiristiyandi" derken o nun "hanîf" ve "müslim". Meryem oglu Mesih'i. Hz. yol göstericidir. ögüt vericidir. tektir. bir hidayet ve nur k aynagidir. hiçbir seye muhtaç degildir. Ya'kub ve toru nlarinin Yahudi. Ya'kub'a ve torunlarina indirilene. Muhammed (sas). birbirimizi Allah'tan baska tanrilar edinmeyelim. onun bir peygam ber oldugunu ve kendisine Incil verildigini belirtir.[326] Kur'ân-i Kerîm. Allah'a. dogurmamis. ahitlerini bozmus. onun da tevhîdi teblig ettigini açiklar. Yahudi ve Hiristiyanlar. Isa'yi Tanri'nin oglu kilan kimselerdir ve insanlari tanrilastirdiklari içi n küfre girmislerdir. Ismail'e. her üç ilâhî dinde de büyük peygamber sayilan Hz. çevresindekileri günah söz söylemekten. Ishak. Hz. Ibrahim. Ibrahim' in. demisti. Ish ak'a. Hz.c. Ehl-i Kitap'in gizledikleri ve sakladiklari seylerin çogunu onlara açiklamistir. bi z Allah'a teslim olanlariz. Hiristiyanligin aslinda tevhit inancinin bulundugunu be lirtmektedir.[317] Onlardan her biri dogru yol olarak kendi dinini ileri sürmekte. "Islâm yolu"nu tutup teslim oldugunu belirtmektedir. Böylece Kur'ân. âhiret gününe i anmalari ve iyi isler yapmalari emredilmistir. böyle yapmayanlarin sapitmis oldugu bildirilmistir. dig er peygamberlerin de yoludur: "Allah'a. annesini ve yeryüzünde olanlarin hepsini yoketmek istese. daha sonra gelecek. Bu yol. Ancak "Ehl-i Kitap" deyiminin yer aldigi Âyetlerde Hiristiyanlar da muhat ap alinmistir[314]. Kur'ân-i Kerîm. Isa'nin da (as) Yüce Allah'in kulu ve elçisi oldugunu. ded i"[320] seklinde. Yahudilerle birlikte ve hitap sirasina göre . tevhid yolunun önemli bir temsilcis i bulundugunu bildirmektedir. bütün peygamberlerin yolunun "Islâm" oldugunu. Isa ve Incil.[324] Kur'ân'a göre. dinlerinde asiri gitmis. Onlar. "Rabbi (Ibrahim'e) 'Islâm ol'. Isa'nin tanrilastirmasina karsi çikar. Hz. yani tevhid ve Islâm çizgisinde oldugunu da açiklamaktadir[316]. kendilerinin "Allah'in ogulla ri ve sevgilileri" olduklarini söyleyerek. uygulamalari gereken hükümle re sirt çevirmistir.

Yahudi ve Hiristiyanlari velî edinmemelidirler. Isa. iskenceye tâbi tutuldu ve öldürüldü. Hz. Bu ilk "Yahudi-Hiristiyanlar". hep inizin dönüsü Allah'adir. Bu sebeple Yahudi dinî geleneginde n bazi seyleri.[329] Meryem oglu Isa'yi tanri edinen Hiristiyanlar. bir yol belirledik. Roma'da öldürüldü[335]. Öyleyse hayir islerine kosun. Roma Imparatorlugu'nun hâkimiyeti altinda i di. H z. Oysa o. Pavlus'a karsi çikanlarin basinda "havarilerin reisi" Petrus ve "Ebionitler"in reisi Yakobus bulunuyordu. Bu gelismeden. Yahudiler. Isa'nin yakinlari toplanip mes eleleri müzakere etti. Roma'nin baski ve zulmü de artti. Bunlar. tevhit ve Islam yoluna çagirmaktadir. Yahudiler ve müsriklerdir. «Ey Israilogullari. yeni Hiristiyan olanlarin Yahudi âdetlerine uyup uymayacaklarindan baslaya n bir kisim konulardi. Pavlus ve Petrus. Tektanri inanisina sahip Yahudiler. O.Hiristiyanligin Tarihçesi Hz. Isa'nin dogdugu yillarda Filistin. Roma tanrilarina saygi göstermeyen Hirist iyanlar hapsedildi. Mesih bekliyorlardi. Ön Asya'dan Güney Galler'e kadar ola n alanda varligini hissettirdi. Bu ilk Konsilde. tabiî olarak. Hz. ona inananlar vasitasiyle. Hz.[334] c. Hiristiyanligi Yahudiler arasinda yaymayi gaye edinmislerdi. tevhit çizgisinden uzaklasmislardir. Onlarin aralarinda Allah'in indirdigi il e hükmet ve sana gelen gerçekten ayrilip onlarin keyiflerine uyma! Sizden herbiriniz için bir seriat. Böylece Pavlus. Onlar kendilerini "Hi ristiyan" olarak adlandiriyordu.[331] Allah.[ ] Kur'ân-i Kerîm'e göre mü'minler. 64'deki Roma yanginindan ma'nen Hiristiyanlari sorumlu tu tuyordu. bütün din mensuplarina. Çünkü onlarin içinde kibirle nmeyen kesisler ve rahipler vardir. onun tabiatiyle ilgili konulari baslatmis oluyor du. diger Hiristiyanlardan farkli özelliklere sahiptile r. Roma Imparatoru Neron. fakat size verdiklerinde sizi sinamak istedi. 49 yillarinda Havariler ve Hz. yeni dinle birlikte yürütüyorlardi. sevgice mü'minlere daha yakindir. Tevhidden uzaklasan Hiristiyanlar i Yüce Allah. Ihtilâfin çikis n oktasi. Isa'nin tanrilastirmasina kadar varan. Bunun için bir kurtarici. putperest Romalilardan kurtulma yollarini ariyorlard i. "Û\ z Hiristiyanlariz" diyenler. Roma Imparatorlugu da etkilendi. degisi k bölgelere ulastiriliyordu. Havariler Konsi-li diye bilinir.[333] Mü'minlere en yaman düsman. dinî konular çikar meselesi olmustu. Bundan dolayi Hiristiyanlara karsi siddetli bir baski ve zulüm devresi ba sladi. M.S. size ayriliga düstügünüz seylerin hakîkatini haber verecektir". dinlerinin özüne. 313'de Imparator Konstantin'in Hiristiyanlara karsi müsamahasi basl . Fakat Havariler disinda ona çok az kimse inandi. Hz. fikrî ayriliklarin dogmasina ve onlarin ikiye ayrilmasin a sebep oldu. hepinizi bir tek ümmet yapard i. üçün üçüncüsüdür"[330] diyerek dogru y sapmislar. Bu toplanti. Yahudi geleneginden koruduklari ve devam ettirdikleri seylerin basinda da tevhid geliyordu. Çünkü onlar. Isa'dan sonra inananlarda bir artis basladi. O . Yüzyilin sonlarina dogru. çesitli mezheplere bölünmüs. bu sirada ortaya çikti. Bununla beraber Hiristiyanlik yayi lmaya devam etti ve II. bu dinin Yahudilerin disinda yayilmasini istemiyorlardi. "Meryem oglu Mesih'i tanri edinmislerdi. rbirlerinin velileridir.rku yoktur[328]. Isa'dan bir müddet sonra ona inananlar bir araya geldi. Kudüs'teki sal Ma'bet ticaret yeri haline getirilmis. Allah isteseydi. hem sonraki Hiristiyanlikta yerini almis hem de Hz. benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin» diyen bir elçiden baska bir sey degildir". "Allah. sekilcilik samimîyeti bogmustu. Halbuki onlar. aralarindaki ihtilaflar konusunda söyle buy urmaktadir: "Sana da kendinden önceki kitaplari dogrulayici ve onlari kollayip kor uyucu olarak bu Kitab'i gerçekle Indirdik. Pavlus'un temsilcisi oldugu görüse ta'viz ve rildi. Hiristiyanlik. Sikây et üzerine "Çarmih hadisesi" oldu. Muhammed'in sahsinda. Isa'nin telkinlerine karsi bir ilgi uyaninca. Ancak Pavlus'un Hiristiyan olusu cemaata yeni bir ham le kazandirmakla beraber. insanlari dogru yola çagirdi.

Incillere Göre Hz. Isa'nin hayati ile ilgili bilgiler. Isa'nin sadece peygamber olmasi. hür bir kilise idi. b ir çesit abdest-gusül gibi inanç ve gelenekler IV. Batida Sarlman (Charlemagne). Roma Piskoposu. Franklar Hiristiyan oldu. Batida Irlanda Kilisesi. misyoner faaliyetleri ve bazen de zorla y ayildi. Danim arkalilar. Roma'ya karsi Dogu Kiliselerini Bizans Patrikligi temsil etmeye basladi. Izlanda ve Isveç'in H iristiyanlasmasi 1000 yillarinda tamamlandi. Isa a. 1453'de Türkler. Hz. VIII. bu ihtilaflari gidermek için 325'de Iznik'de (Nicaea) bir konsil topladi. Rusya ve Balkan ülkelerinde Bizans galebe çaldi. Norveç. dînî müsamaha gösterdi. IX. sünnet. Böylece Kil ise ve devlet arasinda Orta Çag'da büyük sikintilara yol açan gerginlikler baslamis oldu . R oma ile Bizans arasinda rekabet konusu oldu. Önc e EbionItlerin yasattiklari tevhid. Bütün bunlar olurken. Isa'nin tanriligini reddedip onun yaratik oldugunu savunan Aryüsçülere ka rsi. . XI. Polonya. Anca k Haçli Seferleri bile onlarin bir araya gelmesini saglamaya yetmedi. Hiristiyan inançlari.[336] 2. Bununla beraber Islâm'in yayilmasi karsisinda Türklere karsi Haçli Seferleri baslatildi. Saksonlar. Yüzyilda Iskandinav ülkelerinin Hiristiyanlastirilma siyla tamamlandi. siyasî münasebetler. Bu yayilma devresi. IV. 4 76'da Roma'nin siyâsî yönden çöküsü sonucu Papa. sadece Kilise'nin degil. Papa ve piskoposlara dünyevî otorite tanidi. Yüzyilda Hiristiyanlar arasinda yer aldi. Slavlarin Hiristiyanliga girmesi. V. VIII. 380'de Hiristiyanligi tek resmî inanç haline getir di. Hiristiyanlarca kabul edilen dört Incil'e dagilmis durumdadir. Imparator Büyük Teodosyüs (Theodosius). Bizans Kilise-si'ne de "Ortodoks" (öze bagli anlaminda) denildi. digerleri karsisinda güç kazandi ve Papa (Baba) unvanini aldi. Moravya ve Baltik ülkelerinde Roma. Yüzyilda Roma'ya bagli olarak Vizig otlar. Yüzyilda zorla Hiristiyanlastirildi. Yukarida temas edilen Hiristiyanlar arasindaki ilk ihtilaflara giderek yenîleri ekl endi. beraberinde iç mücadeleler de getirmisti. asagida özetlenecektir. Hz. Batida Hiristiyanlik. 1054'de kesin bölünmeye yolaçti. Aralarindaki düsmanlik öyle bir noktaya varmisti ki Haçli Seferleri (1096-1204) sirasinda Latinleri n Bizans'ta yaptiklari zulüm ve haksizlik karsisinda Ortodokslar. Süryanî. Yüzyilda ise Bulgarlar. Bu dinî ve siyâsî mücadeleler. serbest olarak inançlarini yaymaya ve yasamaya basladi. Daha sonra Anglo-Sak sonlar bir Roma misyoner hey'eti vasitasiyle Hiristiyanliga girdi. Alman ve Iskandinav ül keleri Hiristiyanlasti. Bu bilgiler. Bizan s'a son verdi ve Istanbul'daki çesitli Hiristiyan gruplarina. Konstantin. Böylece Hiristiyanlar. Bohemya. Isa'nin tanriligini savunan Pavlus gelenegine tâbi olanlar hâkimiyet sagladi. bu konsilde tartisildi. Habes ve Kibtî Kiliseleri millî ve müstakil bir durumda idi. bu gelismeler. Roma Kilisesi'ne "Katolik" (evrensel an laminda). Yüzyi la geride kalan Avrupa ülkelerinin Hiristiyanlasmasi basladi. reform hareketlerinin sebebi oldu. Filistin'deki kutsal topraklari Müslümanlardan kurtarmak gayesiyle Haçli Seferlerini baslatan ve yetkilerini kötüye kullanan Roma Kilisesi.Hz. bütün Bati dünyasin i oldu. Isa Hz. hiç kimsenin yapamayac agi sekilde.adi. Imparator Konstantin'in de stegiyle. Türk sarigini "kar dinal" (Latin-Katolik) külahina tercih eder hale gelmislerdi. Yüzyildan sonra artik görünmez oldu. Doguda Ermenî. Ayrica Iskenderiye ve Antakya'da da patriklikler vardi.

Bunun (jzerine Yusuf. Hirodes'in ölümünden sonra Rabbin me suf'a görünüp haberi verir.[347] Inananlar çogalir . Meryem ile Yusuf. tevbe etmelerini ve "Incil'e iman getirmeler i"ni bildirir[346]. dilekl erini "Göklerdeki Baba"dan istemelerini bildirir. Beytlehem'e gider ve orada Meryem ile berab er çocugu bulurlar. bir kurtaricinin dogdugu müjdesini verir. Isa'nin sordugu sorular ve verdigi cevaplar . Bartelomeus.[352 . Müneccimler. Havari ler sunlardirrSimon (Petrus). Isa'ya ihanet eden Yahuda Iskariyot. Allah'in emrettigi gibi çocugun adi Yahya konulur[ 338]. onlara vaa z eder. Vaftizci Yahya Yahudileri tevbe ettiriyor ve v aftiz ediyor. Onunla beraber Yahudiler. Filipus. Onun bir kurtarici olduguna inanip Tanri'ya hamdederek geriye dönerler. Kurtariciyi gördügünden dolayi Tann'ya sükreder. Isa. Isa'nin orada kaldigini farkedip ararlar. Ondan hosnudum" diyen bir ses isitiliyor. Matta.[350] Isa. Bu siralarda Yahuda sehrinde Zekeriya'nin k arisi Eli-zabet bir çocuk dogurur.[348] Günün birinde insanlar sehirden akarak Isa'nin etrafinda toplanirlar. Yusuf da yazilmak için. Orada iken Meryem oglunu dogurur. kardesi Andreas. Bu kurtarici. vaftiz olmak için Ürdün'e gidiyor. onu bulmalarini ister. müneccimler tarafindan aldatildigini anlayip iki v eya daha küçük yastaki çocuklarin öldürülmesini emreder. gayretli denilen Simon. bir ogla n doguracagini. Tanr inin Kralliginin yakinda gelecegini. Vaktin tamam oldugunu. Ma'bed'e gelir. Hirodes. Kana'da.[340] Kral Hirodes zamaninda müneccimler. "havari" adini verdigi oniki kisi seçer. Melek. Herkes yazilmak için kendi sehrine gider. çocukla anasini alir. Mesîh'i görmeden ölmeyecegini bildirir. kendisinin su ile. Ruh'un sevkiyle Simon. Kayser Avgustus tarafindan nüfus sayimi yapilmasi emredilir. sekizinci gün sünnet edilir. havar ilerine nasil dua edeceklerini ögretir. bu kurtariciyi görmek üzere. Tomas. nisanlisi Meryem ile Nâsira'dan Beyt lehem'e gelir. bu oglana "Allah'in Oglu" denilecegini. Hi rodes'e haber vermezler[341]. Kudüs Israil'in kurtulmasini bekleyen Simon adinda bir adama Kutsal Ruh. kendinden sonrakinin Kutsal Ruh'la vaftiz ed ecegini bildiriyor. O civarda bulunan çobanlara Rabbi n bir melegi. bunun için onu ve anasini Misir'a götürmesini söyler. Isa'yi kucagina ali r. Onu Ma'bed'de muallimler ara sinda dînî tartismalar yaparken bulurlar.Allah. Suyu sarap yaparak iik mu'ci' zesini gösterir. Ailesi onu alip Nâsira'ya geri döner. Daha sonr a ailesi. Davud'un tahtinin ona verilecegini bildirir. "Rab MesîrTdir .[342] Isa oniki yasinda iken gelenege uyarak Fisih Bayrami dolayisiyle Kudüs'e götürülür. Seytan ve cinlere hükmedip onlari kaçirir. O. Alfeus'un oglu Yakup. Vaftizci Yahya onu vaftiz ettiginde Kutsal Ruh güvercin seklinde gelip onun basina konuyor ve gökden "Benim s evgili oglum budur.[349] "Göklerin Hükümdarligi"nin in sanlarin sahip olacagi en degerli sey oldugunu bildirir. Kral Hirodes. kirk günlük olunca. Yakup. Bir gün sonra balik mu'cizesi bunu takip eder. kötü ruhlara karsi kudretini gösterir. büyük bir ümitle Mesîh'i beklemeye basliyo rlar[344]. Üç gün sonra. kardesi Yuhanna. adi Isa konulur. oradakileri hayretler içerisinde birakir. O da. çocuk Isa ile beraber Nâsira'ya geri dönerler. müneccimlerden dogan çocuk hakkinda bilgi alir.[339] Isa. Yahudilerin Krali Mesîh'in dogdugunu haber veren yildizlari görürler. Meryem'e. Müneccimlerden sonra melek. Allah'in huzurunda inayet bulacagini.[343] Isa delikanlilik çagina geldiginde.[345] Yahya zindana atildiktan sonra Isa. bir dügüne gider. Yusuf da öyle yapar. adinin Isa konulacagini. Bu duada Tanri'ya "Baba" denilmesini. Meryem ile Isa'yi bulurlarsa da. inananlar arasindan bir gün. ne demek istedigini çesitli misallerle açiklar. Anasi babasi geldikleri yere dönerken küçük Isa Kudüs'te kalir. geri dönüp Nâsira'ya erlesir. onu Tann'ya sunmak üzere Kudüs'e götürürler. Bu sirada Isa. Çocuk. Yusuf'a rüyasinda görünüp Kral H irodes'in Isa'yi öldürmek istedigini. Ayrica bu dogumun Kutsal Ruh vasita siyla olacagi da haber verilir[337]. bunu farketmez. Onlar. Galile'ye gider. Onlar da. Tanri'nin Hükümdarligina gi rebilmek için bütün varliklarini vermeye hazir olmalarini teblig eder. Cebrail'i Galile'nin Nasira sehrinde Davud soyundan Yusuf'un nisanlisi Meryem'e gönderir.[351] Isa. Mesîh'i görmeye gelirler. Isa'nin anasiyle babasi. Yakub'u n oglu Yahuda.

Petrus'u su üzerinde yürütür. havarilerine. Is a. ihaneti karsiliginda almis oldugu otuz gümüs lirayi Ma'bede firla tir ve gidip kendini asar. "Allah'in Ma'bedi"ndeki saticilari disari çikarir.[357] Isa. Isa. Isa. Sabah olunca. sakirtlerine de birbirlerine öyle yapmalarini tavsiye eder. yakalanir. onlari uzaktan takip eder . K ayikta olanlar. beni anmak için yapiniz". havarilerin arasinda. Isa'yi ele veren Yahuda. Bes ekmek ve iki baligi takdis ederek sakirtlerine verir. sizin için dökülen benim kanimla yeni ahiddi r" diyerek ayni sekilde kadehi onlara verir. sakirtlerinin hepsi onu terkederek kaçarlar.[364] Isa'yi baskâhin Kayafa'nin evine götürürler. putperestlerin eline verilecegini . "ahiret mahkemesi"nin kurulacagi ni bildirir. Yemekten sonra kadehi de alip "Bu kadeh. fa üç gün sonra dirilecegini söyler. Isa.[361] Isa. Yemekten kalkip sakirtlerin ayaklarini yikar ve bir peskirle siler. Isa'nin mahkum oldugunu duyunca. Paskalya (Fisih:Pesah) Bayrami geldiginde Baba'ya gidece gi saatin yaklastigini haber verir. Eger size sorarsam. Simon Petrus'u tasdik eder. Bu inkâr isi üç defa tekrarlanir. "Kimi öpersem odur. kendisiyle birlikte sofraya uzandigini haber verir. Baskâhinlerle yazicilar ise Isa'yi nasil öldüreceklerinin yolunu ararlar. onlara . onlara Isa'nin yakalanmasi için yardimci olur. Yahuda. onu sana getirmezdik" cevabini ve . kendisinin kim oldugunu sorar. Isa. bütün baskâhinlerle kavm in (halkin) ihtiyarlari toplanip Isa'nin suçluluguna. bunu gizli tutmalarini ister. Onlar da "Artik sahitlere ne ihtiya cimiz var? Zira kendi agzindan isittik" derler. Yasanilan dünyanin sonunun gelecegini. Istf.] Yine Isa. hakaretler altinda meclisin önüne getirilir. Isa. üzerine tükürülecegini ve kirbaçlandiktan sonra öldürülecegini. "Eger Mesih isen bize söyle" derler. Isa. ölü bir kiza "Talitakum" (Kizim. be n onu tanimam" diye inkâr eder. ekmegi alip sükrettikten sonra kirar ve onla ra söyle der: "Bu. Isa. Böylece göldeki firtinayi dindirir[356]. küçük çocuklari takdis eder[359]. oranin kendi evi. Isa da "Eger size söylersem inanmayacaksiniz. Kudüs'e gidilecegini. pisman olup aglar. disari çikip bu adama karsi ne sikâyetiniz var d orunca onlar. O sirada horoz öter. Petrus. dua evi oldugunu bildirir[362]. ben oyum" der. "Evet. inmeli bir hastanin günahlarini affedip onu sifaya kavusturur[353]. bes bin kisilik bir toplulugu bes ekmek ve iki balikla doyurur. Kayik batmaya baslayinca sakirtleri feryat eder. onlar da halka dagitir. "Kadin.[365] Isa. hepsi yiyip doyar. daha sonratRomali vali Pilatus (Pilate) tarafindan sorguya çekilip yargilanma k üzere hükümet konagina götürülür. Kendisini dinleyenlere Tanri'yi ve komsuyu sevmey i ögütler[360]. Isa. Petrus. Bi r kötürümü iyilestirir[354]. "Eger bu adam kötülük etmemis olsaydi. ona "Sen Mesih . sana kalk diyorum) diyere k onu diriltir[355]. Isa . Onu tutun" diye onlarla da ha önceden anlastigindan. her taraf sütliman ol ur. Bunu. orada peygamberlerin "Insanog lu" hakkinda bütün yazdiklarinin yerine gelecegini. "Kalkin gidelim. havarileriyle Getsemani denilen yere varir. Hepsi "Öyle ise sen Allah'in Oglu m usun" diye sorunca Isa. sizin için verilen benim vücudtfmdur. Pilatus. Isa da rüzgâra ve göle emreder. Ölüm korkusuna kapilir. Petrus'u kendine vekil seçer. iste bana ihanet edecek olan yaklasiyor" der. Bu sirada Petrus. Bir cariye onu tanir ve onun Isa ile beraber oldugunu söyler. Bir gün kayikta giderken gölde büyük bir firtina olur. dönüp Pet-rus'a bakar. Isa'ya "Gerçekten sen Allah'in Oglusun" diyerek onun ayaklarina kap anirlar. Petrus. Isa'ya yaklasir ve onu öper. ölüm cezasini hakettigine karar verirler. henüz konusu rken oniki havariden biri olan Yahuda ile beraber baskâhinier ve kiliçli sopali kalab alik bir insan grubu gelir.[358] Isa. cevap vermeyece k ve beni serbest birakmayacaksiniz. Kendisini ele verecek olanin elinin . Allah'in Oglusun" cevabini verir. onunla alay edilecegini. Oniki havar iden biri olan Yahuda Iskariyot. Fakat bundan sonra Insanoglundan her gücü yeten Allah'in saginda oturacaktir" cevabini verir.[363] Isa. oniki havari ile sofraya oturunca. Isa'nin "Horoz ötmeden önce üç kere beni inkâr edeceksin" de is oldugunu hatirlar.

Aralarinda Mecdelli Meryem. "Onu siz alip seriatiniza göre yargilayiniz" deyince Yahudiler. Kimin günahlarini b agislarsaniz. sirkeye batirilmis bir süngeri kamisa takar ve "Bakalim Ilya onu kurtarmak için gelecek mi?" diyerek Içmesi için ona verir. bunun için on un kanina girmek istemedigini söyler. Galife'ye gittigini ve orada onu görebileceklerini söyler.[373] Onbir havari. Karsismda ojan yüzbasi. Saat 6'dan 9'a kadar bütün dünyay a karanlik çöker. Bu soru ve cevab aralarinda birkaç defa tekrarlanir. havarilerine günahlari affetme yetkisi vermis olur. Bunun üzerine Pilatus içeri girer. Isa. onlara Isa'nin ölüler arasin dan kiyam ettigini. "Allahim . Isa'yi çagirt ip ona.[374] Indilere göre ölümünden üç gün sonra dirilen ve kirk gün havarilerle birlikte yasayan Isa. Bunun üzer ine Pilatus'un "Öyleyse sen kral misin?" sorusuna Isa.[367] Isa'yi götürdükleri yer Golgota (Kafa Kemigi) diye anilir. küçük Yakup ile Yusuf 'un annesi Meryem ve Salome bulunan birçok kadin uzakta» bu durumu seyreder. Birden bire Isa ile karsilasirla r. haça germek üzere götürürler. Isa'yi gördükler i zaman. "Yahudilerin Krali sen misin? diye sorar. "Evet. Isa. ülkesinin bu dünyada olmadigini söyler. beni gönderdigi gibi ben sizi gönderiyorum" deyip üzerlerine üfler ve "Kutsal Ruh'u alin. Pilatus. d ikenlerden örülü bir taci basina koyar ve sag eline de bir kamis verirler. "Bu ad am hakikaten Allah'in oglu idi" der. Birisi. dünyanin sonuna kadar her gün sizinle beraberim". "Isa'yi mi. Saat 9'a dogru Isa. Fakat bütün halk. üzere pi-latus'tan izin alirlar. onun dogru bir adam oldugunu. Iste ben. Simdi. yoksa baskalari mi benim hakkimda söylediler?" deyince Pilatus. Petrus'un olumlu cevabi üzerine Isa ona.[372] Böylece Isa. Sen ne yaptin?" s eklinde bu soruyu cevaplandirir. Barabbas'i usule göre saliverir (valinin bayramlarda suçlulardan biri ni affetme adeti vardi. Isa'nin haça gerilmesinde israr eder. A in ülkesi hakkinda konusur.[371] Isa. Yahudilerin âdeti üzerine onu kokulu otla rla beraber kefene sarip mezara koyarlar. O da Yahudilere. Sonra diz çöküp " Selâm sana ey Yahudilerin. Baba. Ona kendini sevip sevmedigin i sorar. Isa'nin kabrinin bos oldugunu farkederler. Valinin askerleri. onlara. Galile'ye. Orada bulunanlardan bazisi. ona alikonmus olur" der . Onlari. Daha sonra da elbiselerini giydirir. Isa. Isa'ya inananlarin cinleri kovac . Orada. Isa'yi kirbaçlattiktan sonra. kardeslerine Galile'ye gitmelerini söylemelerini ve onu orada görebileceklerini bildirir.[368] Isa'nin bacaklarinin kirilmasi istenir. Melek. "Sen bunu kendinden mi söylüy orsun. sakirtlerinin yanina gelir. Askerlerden b iri. onlara iman edip vaftiz olanlarin kurtulacagini. Isa. üzerine erguvanî bir kaput örter. haça gerilmesi için. " Kimseyi öldürmek hakkimiz yoktur" derler. Ogul ve Kutsal Ruh adiyle vaftiz edin. onun elbiselerini çikarir. size emrettigi m her seyi tutmalarini onlara ögretin. onlarin hepsine söyle h itap eder: "Gökde ve yeryüzünde bütün hâkimiyet bana verildi. onlara teslim eder. Oradan hemen kan ve su çikar. Fakat bazilari süpheye düser. Allahim. Kirene'li Simon haçi tasimaya zorlanir. yüksek sesle yeniden seslenip ruhunu teslim eder.rirler. siz gidip bütün milletle sakirt edin. Fakat Isa. iman etmeyenlerin ise cehenneme gidecegini bildirir. Isa'nin tayin ettigi daga giderler. onun bögrünü mizrakla deler. Fakat öldügü için bundan vazgeçilir. .[370] Cumartesiden sonra Mecdelli Meryem ile diger Meryem. üzerine tükürür ve kamisla basina vururlar. Babam. Onlara. "Ben Yahudi miyim? Seni kendi milletin ve baskâhinleri bana teslim ettiler. Isa'nin mezarini görmeye geli rler. kralim" cevabini ver ir. Petrus'u. Kilise'nin basi ve kendi vekili seçer. Onlar da sevinçte sakirtlere haber vermek için kosarlar. Isa. Pilatus. beni niçin biraktin?" diye çagirir. "Koyunlarimi güt" der. "Ilya'yi ça giriyor" der. Krali" diye onunla alay eder.[366] Isa'nin haça gerilmesi istenir. onun ruhunu nasil teslim ettigini görünce. ona secde ederler.Ma'bedin perdesi yukaridan asagiya kadar ik iye ayrilir. yoksa Barabbas'i mi saliver eyim" diye sormustu). "Size selâmet.[369] Isa'nin cesedini ka bre koymak. ona bagislanmis olur ve kimin alikorsaniz. Pilatus.

Kutsal Ruh'un kendilerine verdigi sözlere göre. Bu gibi deyimler ve bir kisim ifadeler. "Yahudilerin Krali". ve kendi koydugu yaratilis kanunlarinin üstüne çikabilecegini göstermis olacakti. Bunlari söyledikten s onra Isa. onlara bir k onusma yapar. Hz. Diger yandan Inciller'de. Petrus.Kur'ân-i Kerîm'e Göre Hz. Bir peygamberi peygamber oldugu için kabul eden. Meryem. 6 veya 10 sene önce dogdugu tesbit edilmistir. ellerine yilan alabileceklerini. Isa'nin sahsiyeti konusunda büyük bir karisiklik meydana getirmektedir. Indilerde Hz. anali-babali yaratilmaya iyice alismis. Isa'nin dogum tarihi Miladî Takvim'in baslangici sayilmis ve bu tarih sifir (0 ) olarak alinmistir. Zekeriya. [377] b. seni seçip temizledi ve seni dünyalarin kadinlarina üstün kildi. Matta Incil'inde. Hz. Zekeriya. Isa'nin hayati özetlendi. "Yusuf oglu". Hiristiyan kaynaklarinda Anna) hamile kalir ve karnindakini Allah'a adar. bunu aliskanlik haline getirmis ve bundaki ilâhî kudreti görme basîretini kaybetmis olanlar için ayri bir imtihan konusu hal ine gelecekti.[379] Yüce Allah. O an gelir. Isa'nin gerçek sahsiyeti. göge yükselip Baba'nin sagina oturur. baska baska dille rde konusmaya baslarlar.. Ey Meryem! Rabbtn divanina dur.aklarini. ona. Ayrica o. temiz. onun bu tarihten 4. zehir içerlerse ölmeyeceklerini ve hasta iyilestirme gibi mu'cizelere sahip olacaklarini haber verir. Meryem'le Yusuf nisanli gösterilmekte ve beraber yasadiklari yer alma ktadir. Ancak. Secde et. oraya her geldiginde Meryem'in yi yecegini hazir bulur. Isa'nin Meryem'e Kutsal Ruh'la ilkah edilecegini bildirirken. Bu durum Ö'nun kudretinin bir t ecellisi olacak. Böylece ilk Hiristiyanlar. Isa Kur'ân-i Kerîm'de adi geçen dört seçkin aile vardir. "Allah'in Kuzusu". "Mesih". "k udretli bir peygamber" olarak da belirtilmektedir.. Hz. "peygamber". Hepsi Ku tsal Ruh'la dolar. Hz. Cebrail. Ayrica o. Zekeriya'ya ve rilir/ Adaga uyularak Meryem Ma'bede konulur. kendisinin Allah'in ona bir erkek çocuk verecegini müjdelemek üzer . "Rab". "Al lah tarafindan" cevabini alir. Cebrail. Bir kizi olur. ". Meryem'e insan seklinde görünür. O nu ve soyunu korumasi için Allah'a dua eder.[375] Yukarida Indilere göre Hz. 40-41) denilmektedir.[378] Hz. Isa'nin annesi Meryem bunlar dan "Âl-i Imrân"a mensuptur. "Davud oglu". Halk. Meryem. Hz. bu durum karsisinda sasirir. Meryem'i önemli bir durum için hazirliyordu.. Isa için hem "Allah 'in Oglu". peygamber karsiligini alacaktir" (Matta. ir-kilir ve ondan Allah' a siginir. Benî Isrâîl'den Imrân'in karisi (Islâm kaynaklarinda Hanne. Kur'ân-i Kerîm'de en açik ve aslina uygun sekilde yer a lmaktadir. faziletli olarak büyür ve annesinin duasina uygun her çesit kötülükl erden uzak tertemiz bir sahsiyete ulasir. Isa-Mesîh namina vaftiz olmalarini söyler. orada hayatini ibadetle geçirir. hem de "Insanoglu" deyimleri kullanilmaktadir. All ah tarafindan riziklandirilir. Böylece Yüce Allah. daha sonra yapilan hesaplamalara göre. " Adem oglu" seklinde de Indilerde nitelendirilmektedir. Meryem'in himayesi Hz. Âdem'in anasiz-babasiz yaratilmasindaki hikmet tekrarlanacak[ 380]. "Kral" . "Baba'nin bende ve benim Baba' da oldugum"[376] gibi ifadelere de rastlanmaktadir. tevbe etmelerini. bir sonraki konuda görülecegi gibi. Onlara Kutsal Ruh'u gönderir. iffetli. Hz. Bunun yaninda "Ben ve Baba biriz". Rüku edenlerle birlikte rükû1 et". bu kimden diye sordugunda. Bir gün melek. ona söyle seslenir: "Ey Mer yem! Allah. beni göndereni kabul eder. havarilerin ögrettikleri sekilde bir cemaat halinde yasamaya baslar lar. adini Meryem koyar. bununla yaratmanin bütün çesitlerini bildigini[381].beni kabul eden.

Bunu kalblerinde kanaat h asil olmasi için isterler.. yerler. Meryem oglu Isa Mesîh. bir kismi Allah'in oglu.[391] Kur'ân. O.. O. demeyin. Allah da onlarin planlarini bosa çikarir[387]. Israilogulian gibi.. Onu Israilog ullarina elçi yapacaktir. Isa sanarak ona ben zeyen baska birini yakalayip çarmiha gererler.[384] Kur'ân'da "Allah'in Kelimesi". Meryem'e Isa'yi söyle müjdeler: "Ey Meryem! Allah. zekât vermek ve annesine iyi davranmakla emredildi gini söyler. Bütün yaratilislardaki mu'cize. çocuk da. Besikte ve yetiskinlikte. Alacaliyi iyi etmek. Hz. Havariler. kendisinin Allah' in kulu ve elçisi oldugunu. Tevrat'i ve Incil'i ögretecektir. dünya ve ahirette serefli ve Allah'a yakin kilinan lardan olarak müjdeler. Hava riler. Isa'ya Allah. Sen rizik verenlerin en h ayirlisisin" diye dua eder. Isa'nin gerçek sahsiyetini onun Israilogullarina su hitabiyla açiklar: "Ey Israilogullari! Dogrusu ben. Halbuki onlar Isa'yi degil. namaz kilmak.bizi riziklandir.[385] Hz. ölüleri diriltmek. Allah'a ve elçilerine inanin. baska birini öldürmüslerdir. Allah. Allah hakkinda ancak gerçegi söyleyin. "Biz Allah'in (dininin) yardimcilariyiz.Meryem'e kimse dokunmamistir. Sofra iner. Isa ve havarilerin Allah yolundaki çalismalarini önlemek için Isa'yi öldürme karar verirler. Hz. Onlar. ad i Meryem oglu Isa olan Mesih'i. Isa'ya su soruyu soracagini ve alacagi cevabi temsîlî olarak söyle anlatir: "Ey Meryem oglu Isa! Sen mi insanlara... Isa'nin yaninda yer alan havariler. Sen yücesin. peygamberleri taniyan. kendisi ne hiç kimse dokun-mamisken bunun nasil vukubulacagini sormasi üzerine Cebrail. suretten ku yapmak gibi mu'cizeler gösterir. "Meryem oglu Isa Mesih'i öldürdük" derler . Meryem. beni ve annemi Allah'dan baska iki ilah olara k benimseyin". bunu n Allah'a kolay oldugunu söyler. "ol" der.[388] Hz. Isa. körlerin gözünü açmak. sapitirlar. kendisinin iffetli bir kimse oldugunu. Ancak Hiris tiyanlar da. insanlara yararli olmak üzere gönderildigini.. fakat Israilogullari. peygamberlikle görevlendirilir. Meryem. Alla h'in birligini bilen kimselerdir. burada da kendini göste rir. bir kismi da üçden biridir diy erek küfre düserler[389]. sen bunu bilirsin. Hz." Meryem dogum yapinca çocugunu alip gelir.[386] Benî Isrâîl. Allah'in peygamberi. üçtür.. Hz. Öyle de olur.[383] Melekler. hikmeti. bir hurma agacinin altinda. Isa'yi Allah kendi katina yük seltmistir. Isa.". Onu kinar lar. Incil'e inanirlar. yalniz bir tek tanri ir".. ".[390] Kur'ân. Onlarin bu taskinliklari karsisinda Yüce Allah söyle buyurur: "Ey Ehl-i Kitap! Dininizde taskinlik etmeyin. dogum s ancilari içinde bunaldiginda birisi ona söyle seslenir: "Sakin üzülme! Ttebbin karninda bulunani serefli kilmistir. dedin? 'Hasa. Sen sahit ol ki biz teslim olanlariz (Müslümanlariz)" derler. Böylece onun hak peygamber oldugun a inanirlar.e görevlendirildigini söyler. diledigini yaratabilir. Isa'ya uyarlar. Yüce Allah'i n Hz. sana kendinden bir sözü. Meryem'e ulastirdigi kelimesi ve O'nda n bir ruhtur. Allah'tan baskalarini tanrilastiran Hiristiyanlari uyarmak üzere. Bu durum karsisinda Meryem.. ana yolu kaybederler. Çünkü Allah.. Allah'in emirlerini Israilogull arina teblig eder. Allah'a inandik. Ona kitabi. ona inanmazlar." (Âl-i Imrân 45-49). Hz.. "Ilâhî ni'mete ermis" ve "salihler-den" olarak nitelend irilen Hz. gebe kalinca uzak bir yere çekilir. Allah'in ona kitap verecegini. Isa'nin ref'i (yükseltilmesi) olayindan sonra ona inananlar artar. Isa'dan bir mu'cize olarak Rabbi nin gökten bir sofra indirip indi-remeyecegini sorarlar. insanlarla konusacak ve iyilerde n olacaktir. Zira onlardan bir kismi Hz. Be sikteki çocukla nasil konusabileceklerini sorduklarinda.[392] . benden önce gelmis olan Tevrat'i dogrulayan ve bende n sonra gelecek ve adi Ahmed olacak bir peygamberi müjdeleyen Allah'in size gönderilm is bir peygamberiyim". büyür. besikteki çocugun cevap vermesini isaret eder. di ledigi de oluverir[382]. benim için gerçek olmayan bir seyi söylemek be nim haddime degildir! Eger demis olsaydim.

1. 8. 6. Hiristiyan inançlarini özet oEa-rak vermekte fayda vardir. Böylece bugüne kadar kabul edilegelen "teslis inanci" ortaya çikmi stir. Yahudi geleneginde tektanricilik hâkim olmasina ragmen böyle bir çevreden çikmis olan Hi ristiyanlikta teslisin yer almasi. Yüzyila ait üç bölümlü ve oniki maddeli Havariler Inanç Sistemi su sekildedir: I. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nda teslis kelimesi ve teslise imani açiklayan sarîh (açik) b ir ifadeye rastlanmamaktadir. kudretli Baba'ya.Pilatus zamaninda çarmiha gerildigine. Bunlar dan bir kismina daha önce yer yer temas edilmisti. Isa'nin havarilere "Baba.Ölülerin dirilecegine. Iznik Konsili'nde (325 tarihinde) Ba ba ve Ogul'un.ve O'nun biricik oglu Rab Isa'ya. sonsuz hayata.Göklere yükseldigine. inançla ilg ili olanlarn bir esasa baglanilmasina çalisilmistir.Oradan ölüleri ve dirileri yargilamak üzere inecegine. III. Tanri'ya. Bundan dolayi Hiri stiyan inançlari. Hiristiyanlikta inanç esaslari üzerinde asirlardir tartismalar yapilmaktadir. 4. ilk Havariler Konsili'nden baslayarak özellikle 4 ve 5. inanirim. diger konular yaninda. II. Ogul ve Kutsal Ruh ismiyle vaftiz eyleyin"[393] seklinde emir verdigi bilinmektedir.Günahlarin bagislanacagina. ikinc isi Isa ve üçüncüsü de Kutsal Ruh'la. 2. Bunlardan ilki Tanri. Yukarida siralanan oniki madde. mez-heplerarasi ortak konular bulundugu gibi. öldügüne ve gölmüldügüne. farkli olanlar da vardir. 7. 12. Daha sonraki konsillerde de.Kutsal Kilise'ye.Bakire Meryem ve Kutsal Ruh'tan dogmus olduguna. IV. vaftiz ve iman ikrariyle ol-v maktadir. daha önce.Teslis (Ekanim-i Selâse) Bu baslik altinda Hiristiyan inançlarinin en önemlisi olan üçleme (teslis) anlatilacakti r. Ancak ilk konsilferde bu konu tartisilmis. Bununla beraber Hz. Iman ikra rina giren esaslar. Ancak inançlar konusunda Kilise ler. Ancak.Baba'nin saginda oturduguna. Biz burada hemen hemen bütün Hiristiyanlarca kabul edilen Havariler Inanç Sistemi (Havari ler Kredosu) denilen ortak inançlari verecegiz.Ben. 10. Istanbul Konsili'nde de (381 tarihinde) Kutsal Ruh'un tanriligi ^ karara baglanmistir. 5. üç bölüme ayrilabilmektedir. Bir k imsenin Hiristiyanliga girisi. 3. Yüzyillardaki konsillerde tesbit edilmistir. teslis'in üç maddesi etrafinda kümelenmektedir.Üçüncü gün ölüler arasindan dirildigine. Bu esaslar . 11. dolayisiyle Kilise ile ilgilidir. 9. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nda açik olarak yer almaz. Isa'nin tanrilastirmasinin teolojik bir sonuc .3.Ve Kutsal Ruh'a.

yayildigi alanda hâkim din. Eski Yunan'da Zeus etrafinda kurulan teslis (Zeu s-Hera-Apollo) dikkati çekmektedir. Tanri.u olarak görülmektedir. Bunlar bir Tanri'nin degisik tezahürleri. her yerde vardir ve her seyi bilir. Ogul. Kimse onu göremez (Hiristiyan Kilisesi'ne göre. ruhtur. Allah. Allah. Bölünmez bir özdür. Ogu Allah ve Kutsal Ruh Allah olarak görünürse de o yine birdir. Ruhta bölünme kabiliyeti yoktur. Onda tanrilik bir öz vardir. Indiler. Bununla beraber bu dur um. yaraticiligi vardir. Bu duruma çare bulmak için. Tanri . Fakat Allah'da bütün bu özellikler ayri degil. tek basina insan akliyle degil. cevherdir. bu sevgiyi biricik oglu Isa'yi insa nlari günahtan kurtarmak için dünyaya göndermekle göstermistir. Tibet'te Om-Ha-Hum seklinde. Kutsal Ruh gibi üç unsurdan olusur: [395] a. Hinduizmde Brahma-Visnu-Siv a. Allah'in özü. Isa da onun og ludur. Hiristiyanliga sonradan giren çok çesitli unsurlardan sad ece birisidir. Bunun için de Allah birdir. fakat inani lmasi gerekli bir sir" olarak formüllestirilmistir.Baba (Allah): Hiristiyanlikta teslisin ilk ve asil unsuru. "izah edilmesi zor. ilk defa Antakyali Teofilos tarafindan muhtemelen 180 yillarinda kullanilmisti r. Baba. Hiristiyanlara göre. Baba Allah. Tanri'nin varligi konusunda ayrintili bilgi ve düsünceler ileri sürmez. Ogul ve Kutsal Ruh'un bir ulûhiyeti n üç ayri tezahürü oldugunu ihtiva eden teslis formülü bulunmustur. Böylece aslî bünyesinde bulunmayan teslis inanci. nurdur. O da çarmihta kendini feda ederek insanligi kurtarmistir. Hiristiyan inancina göre "Baba" olarak nitelendirilen Tanri. Isa'nin sahsinda insan ile birlesmistir. Sümerlerde Anu-Enlil-Ea. Yunanca üçleme terimi (t . "Kutsal Üçlük'ün üç sahsinin herbiri Tann'dir: Baba Tanri. Baba'dir. Allah mukaddes üçlüktür. sonsuz gücü. Allah'in özü sevgidir. Ogul Tanri ve Kutsal Ruh Tanri". sifatlari olarak izah edilmeye çalisilmakt adir. bir bütün olarak birlesiktir. Ba ba olarak nitelendirilir. sevgidir. Sonsuzdur. Insani Tanri ile birlestiren. Isa'nin bedeni insan. her seyi n yaraticisi ve sahibidir. Hiristiyanlara göre. ru hu tanridir. fakat inanilmasi gereken bir sir" olarak formüle edilmistir.[394] Teslisin Unsurlari: Teslis. Bundan dolayi teslis. Allah. baska bir açiklamada bulunmaz[396]. Hiristiyanliktan önce. ancak ilhamla anlasilabilen bir sirdir. insani Âdem'den beri devam edip gelen aslî suçtan kurtarmak için oglunu göndermisti r. Misir'da Osiris-Isis-Horus. O. üç ayri tanr rtaya çikarmistir. Tanri konusund a yalniz "var idi" der. Hiristiyanlikta Allah. Hiristiyanlarca bu üçlük. Yalniz Tanri' nin önsüz-sonsuz oldugundan bahseder. en mükemmel ve sonsuz saf bir ruhtur. Üçleme doktrini. onlarin bazi özellik ve niteliklerini benimsemistir. Kutsal Ruh'un da ayri bir ilâhî varlik olarak görülmesi. "izah edilmesi zor. Hiristiyanlik yayildikça. Dört Incil'de de Tanri'nin birligi. varligi görülmeyen Allah. Tevrat'ta da öyledir. [397] . Diger bazi dinle rde ve felsefî-teolojik cereyanlarda. Ancak belirtilmelidir ki tesli s. her seyi görür. Mesîh Isa vasita siyle görünmüstür). Indilerden meselâ Yuhanna Incili. inanç ve kültürlerin etkilerinden ku rtulamamis. Baba. Hiristiyanlarin ilk defa bulduklari bir doktrin de degildir. Çünkü bu cevher. yüceligi. teslise rastlanmaktadir .

Tanri Dogur an (Teotokos). dogmam is. Kutsal Ruh'tur. Bazilari. Baba Allah. Baba Allah ile temas kurma ktir. Baba'si tarafindan ilâhî. hem de kral anlamlarini içinde bulunduran bütün seref unvanlarini ifade e der. ilâhî-beserî iki tabiata sahip bir insan ve Bab a ile ayni cevherden kabul edilmistir. Baba ile ayni cevherdendir ve Baba gibi mükemmeldir. Hiristiyan teolojisine göre hem muallim . dogurulmustur. peygamberde görülen mu'cizelerin Allah'a degil de o ins ana verilmesinden kaynaklandigi gibi. Bir insanin tanrilastirmasi. Oglu Isa ise dogmus. onun sahsiyetiyle ilgili tartismalara yolaçaca k Incil ifade ve deyimlerine. di-rilen ve göklere yükselen Rab (Kyrios) ol arak tasvir edilmistir. Dolayisiyle eskid en beri Hiristiyanlar. Allah. insanlara. onun tanri kabul edilmesine kadar varmistir. hayatindaki olaganüs tü olaylar. içinde yine Isa bulunmakla b eraber. IncIllere göre Isa konusu islenirken.Ogul (Isa Mesîh): Baba. Ortodokslar ise Kutsal Ruh 'un Ogul yoluyla Baba'dan çiktigina inanirlar. Hiristiyanligi. ayrica Pavlus'un Isa'nin ölümü. Kutsal Ruh birbirinden farkli olarak telâfi edilmistir. O. Ancak bu karara Isa 'da tek tabiat bulundugunu. Tann'dan çikm istir. "Kris-toloji" ve "MariyolojI" diye adlandirilan iki ayri bilim dalinin olusmasina yol açmistir. 381'de Istanbul'da toplanan konsilde söyle açiklanmistir: Tanri Baba. ana si bakimindan beserî Isa'yi dogurdugu karar altina alinmistir. Böylece Allah'in inayeti. dogurulmamistir. Baba ile ayni cevherden. Daha sonra 431'deki Efes Konsili'nde Meryem. Çünk . ilk sakirtlerinin gördügü gibi. O. Bu yeni görüste Isa. Isa ise gerçek bir tanri. hem ilâhî Rab. dirilmesi ve tanriligiyl a ilgili görüslerine de temas edilmisti. ilâhî Rab olarak kabul ettikleri Isa Mesîh'e dua veya onun adiy le Tanriya niyaz ettiler. "Kyrios" lakabi. Isa'da beden-lesmistir . gerçek Allah'dir. ayni zamanda gerçek insandir. insanlara Isa Mesih va sitasiyle erismistir. Kat oliklere göre Kutsal Ruh. Tanri'nin Anasi. Ogul. yani onda ilâhi tabiatla beserî tabiatin birlestigini sa vunanlar itirazda bulunmus ve daha sonra bu görüs taraftarlari Monofizit olarak adla ndirilmistir. Kutsal Ruh. Bakire Meryem'in." insan seklinde bir ilah"tir. A llah'in ogludur. mu'cizeler de katilabilir. özellikle Hicaz Bölgesi Hristiyanlari. Bu "Kyrios" terimi. Kadiköy Konsili'nde ise (451'de) Isa'da bir sahisda ayri iki tabiatin bulundugu. Çünkü o.Kutsal Ruh: Hiristiyanlikta teslisin üçüncü unsuru. ölen. ona kul olmak. merkezi Isa'nin insani kurtaran ölümü olan bir sir dini haline getirmistir (Eski Yunan'daki gibi). teslisi. ölmesi ve sonra dirilmesiyle "Tanri" oldugunu göstermistir. Hiristiyanlikta Isa ve Meryem konusunda yazilanlar.b. [398] c. Böylece "Allah'in Oglu" deyimiyle baslayan ge lisme. sevgi ve merhametini göstermek için. Isa Mesih suretinde ya klasmis ve aralarinda yasamistir. Aralarindaki mün asebet. tarihte benzeri görülen olaylardan da etkilenmi s olabilir. çesitli mucizeleriyle. Pavlus. hem Baba hem de Ogul'dan çikar. fakat ayri bir mahiyet olarak kabul edilmekt . Bütün bunlara Isa'nin dogumu. Kutsal Ruh. Isa'ya yöneltilen dualarda büyük bir önem tasir. Kutsal Ruh'un yerine Meryem'i koyarak kurmuslardir. Isa'ya tapinmak. Hiristiyanlikta Isa. yalniz tarihî bir insan olarak degil. 381 tarihinde Istanbul'da toplana n konsilde Kutsal Ruh'un Baba ve Ogul gibi tanri olduguna karar verilmistir.

bir baska dinin (Yahud iligin) kutsal kitabina kendi kitaplari içinde bölüm olarak yer veren tek örnektir. Yeni Ahit'te 4 Incil. Yüzyildan sonra Yunanca yazilan 27 kitaptir. Günümüzde Inc iller'in. Kutsal Ruh. Yeni Ahit ise 27 kitap ihtiva eder. Inciller. Diger bölüm. Eski Ahit. Tanah'in Yunanca'ya Yetmisler Çevirisi olmak la beraber. tek bir cevherde toplanmis üç ayri sahistir. Isa'nin düsüncelerin den uzaklasildigini ileri sürenler de bulunmaktadir. onun tanriligini açiga vurmak için bir güvercin seklin de üzerine konmustur. Resullerin Isleri ve Vahiy vardir. hepsi de ebedîdir. bunlarin okunmasinda fayda bulunmakla beraber. azizlere ve iyilere peygamberlerin ve hav arilerin seslerini ilham eder. Trent Konsili'nde (1548 yilinda) bunlarin sihhati yeniden vurgulanmi stir. Baba 'dan çikan. Isa'nin eseri olmadigini. kanonik olmamakla beraber. 300-M S. Yeni Ahid'in apokrifleri. Isa v e diger Yeni Ahit sahsiyetleriyle alâkali bu yazilar. Ayrica. Fail ve müessir Allah. Allah gibi her yerdedir. öldürücü günahlardan uza olan inanmislarin içinde oturmaktadir. Yunanca Biblia: Kitap) bir bölümü olan Yeni Ahit' te bulunur. Ogul ve Kutsal Ruh. Yeni Ahid'e giren bu kitaplarin havar ilerden geldigi ve sahîh oldugu kabul edilmektedir. Kur'ân gibi degil. sonradan ve ihtiyaca göre yazildigini.Inciller "Incil". Kutsal Ruh.de. Apokrif metinler üzerinde teo loglar ve mezhepler arasinda tartismalar vardir. ayni zamanda Hiristiyan ligin baslangiç yillari hakkinda da bilgi veren bu yazilardan hangilerinin Hiristi yan Kutsal Kitabi'na (Eski Ahid kismina) alinabilecegi konusunda ilk Kilise yetk ilileri arasinda fikir ayriliklari sürüp gitmisse . Inciller'de. beyaz güvercindir. Isa'nin vaftizinde. Bunlara apokrif metinler denilir. halk seviyesinde ilk Hiristiyan hayat ve düsüncesi ni aksettirmeleri bakimindan önemli bulunmaktadir. Papa Damasus'un emriyle Hiristiyan Kutsal Ki tabi'nin Latince'ye çevirisi) alinmis ve sahih görülmüstür. Anca k Hiristiyanlarin elindeki Eski Ahit. tahminen 4O4'te. 39 kitaptan ibarettir. Kutsal Ruh. II. kurtarici ve Kutsal R uh da takdis edicidir. Kutsal Ruh. Hiristiyan Kutsa l Kitabi'nin (Kitâb-i Mukaddes: Bible. Hadîsler gibi düsünülmesinin gerektigini dile getiren Hiristi yan din bilginleri ve yazarlari bulunmaktadir. yaratici. dua v e niyaz ögretir. Fakat o. Baba bütün islerini bu Mukaddes Ruh ile yapar ve daim a onunla kudretini gösterir. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nin her iki ana bölümü için Kilisece sahîh (kanonik) görülmemis meti ler bulunmaktadir. onlardan bir doktrin çikarilamayacagini iler i sürmüslerdir. Baba. Yahudilerin Kutsal Kitabina tahminen M. Kilise'yi Allah'in nimeti ve armaganlariyle doldu rur. Bu yazilar. Isa Mesih. Bunlar III. Kutsal Ruh.edir. vaftiz ile insana gelir. Baba'nin bütün kudret ve iradesini kendinde tasimaktadir. Isa'ya ait olmayan bazi fikirlerin de yer aldigini kabul eden Hiristiyanlar ve hattâ Hiristiyan din adamlari vardir. içindeki kitap sayisi ayni degildir. iyi düsünceler verir. Yüzyil da Yavne'de (Jamnia) toplanan konsilce dahil edilmemistir. dört gruptur: . Bunlar. 100 yillari arasindaki Yahudi hayat ve düsüncesi yaninda. Isa'nin söylediklerinin tamami yeralmadigi gibi. Bununla beraber Inciller'in Hz. Eski Ahit adini alir.Ö. 21 mektup. kelime olarak müjde. Sembolü. Asagi yukari M. Sonuç olarak Hiristiyanlikta Baba Allah. Yeni Ahid'e dahil degildir. bunlardan bir kismi Vulgat'a (Jerome tarafindan. bazisi ikinci yüzyila kadar geri giden yazilardir. Kilise'yi hatalardan o korur. iyi haber anlamina gelir. Eski Ahid'in Yunanca'ya Yetmisl er Çevirisi'ndeki bazi yazilar. Protestan liderler. [399] 4. Ogul'da bütün dolulugu ile duran ve Ogul'dan Insanlara verilen Ruh Allah'ti r. budur.S. tevbe. Dolayisiyle Hiristiyan Kutsal Kitabi toplam 66 kitaptir. Hiristiyanlar. (Bu yazilarin listesi daha önce Yahudi Kutsal Kitabi Tanah tanitilirken verilmisti).

Ancak bazi Hiristiyan kaynaklarinda bu Incil metinlerinin üç veya dört defa de gistirildigi de açiklanmaktadir.Ö. Eldeki dört Incil. In dilerde verilen bilgiler.Petrus. 4. Yuhanna. ilk Hiristiya nlarin arasinda çikan fikir ayriliklari dolayisiyle olmustur.Inciller: Bunlardan "Ibranîlere Göre" ve "Tomas Incili" gibi bir kismi. Yahudiler ve Romalilari n takibi dolayisiyle. M. Yuhanna gibi ilerigelen kimselerin yaptiklarini anlatan "Resu llerin Isleri". Luka ve Yuhanna Indileridir. Kilise. 3. Hz. önceki bazi Indilerde n faydaianildigi yolunda iddialar varsa da bu konuda kesin bir kanaata ulasilamam aktadir. Ancak üç Incil'in de ele geçmemis Âramca bilinmeyen bir Inc il'e dadandigi kabul edilmektedir. bunlarin kontrol edilmedigi. vaft izinin 28. Bunlara "Tomas'm Çocukluk Incili ". Digerleri. Kilise'nin sahih saymayarak Yeni Ahit disinda biraktigi Indiler ve yazilar arasi .Mektuplar: Isa ile Abgar'in haberlesmesi. Yakub ve Yahuda'nin mektupl arini. Isa'nin çocuklugu ve hayati ile ilgili daha fazla bilgi edinmek gayesiyle umûmî arzu üzerine yazilmistir. bilinmeyen noktalari çok olan bir konudur. ayrica Pavlus. "Nikodemus Incili". Dördüncü Incil olan Yuh anna Incili ise 100 yilindan sonra yazilmis olup ilk üç Incil'in yorumlarini da ihti va etmektedir. eldeki en eski Incil'in ondan en az 30 sene sonra yazildigi anl asilmaktadir. Isa'nin onlari yazdirdigini belirten ifadelere rastlamak zordur. Isa'nin. hizmetinin baslamasinin 30 ve çarmih olayinin 33 yasinda iken oldugu gözönünde bulundurulursa.14) gibi açiklamalar vardir. il k iki Incil'e dayanmaktadir. Kutsal Ruh'un himayesi altinda yazildigi kabul edilmistir. Indiler in yaziya geçirilmesi konusu. "Marangoz Yusuf'un Tarihi" misal olara k verilebilir. kendi görüslerini desteklemek veya inanmayanlari ikna etmek için böyle bir yola gitmislerdir. Sonraki Indilerin yazilmasinda. ilk sifahî gelenegi ihtiva eder. Bazi kaynaklarda ilk Hiristi yanlarin IncIlleri bulundugu kaydedilmektedir. Gerçi "b ana verdigin sözleri onlara verdim" (Yuhanna 17:8. Luka Incili. Ayrica Indilerin yazilmasinda belirli ölçülerin olmadigi.Vahiyler: Petrus'unki gibi. her önüne gelenin Incil yazdigi ve böylece yüz civarinda Incil'in ortaya çiktigi ileri sürülen görüsler endir. agizdan agiza nakledilen rivayetler halindedir. Onlar. Bu Incüler. ilk üç Incil arasinda benzerlik bulundugundan bunlara Sinoptik Inciller denilir. Bu.1. Eldeki Indi lerde Hz. Resullerin Isleri (tahminen Luka'nin) ve Vahiy (Yuhanna'nin vahyi) kitapl arini da sahih sayarak hepsini Yeni Ahid'e dahil etmistir. sözlü gelenegin tesbit edildigi. en eski Incil'in Markos Incil'i oldugu kanaatine ulasmistir. Hz. [400] a. 2. daha önce de temas edildigi gibi. Matta. Petrus. Markos. Isa'nin sakirtleri arasinda okuma yazma bilenler yok denecek kadar azdir. Ancak Indilerin nasil yazildigi konusunda netlik yoktur. Bugünkü Indilerin bilinmeyen kaynaklarinin bunlar arasinda bulundugu ileri sürülmektedir. yazarlarinca korunmak için bazi yerlerde saklanmis veya ele geçirilerek yok edilmistir. Pavlus. Bir takim ayriliklara ragm en. "Protoevangelium". Pavlus'un kayip mektubu. 6 veya 4 yilinda dogdugu.Dört Incil Dört Incil. bu yüz kadar Incil arasindan birbirlerine en yakin bulunar ak seçilmis ve bunlarin sahîh oldugu. Matta daha sonradir. Metin arastirmalari sonucu çogunlugu olusturan bir kisim bilgin. Sinoptik Indilerin 60-85 yillari arasinda yazildigi düsünülmektedir. Lentuluus' un Mektubu gibi.

Hz. Isa'nin söyleyip yazdirttigi sözler degildir. Markos 1/9. Bunla rda verilen bilgilerle Kur'ân'da verilen bilgiler arasinda uygunluk görülmektedir. 5. Markos'a göre bir kör.15). 4:1). M arkos ve Luka'da mevcut iken Yuhanna'da yoktur (Bkz. Ayrica. diger bir yerde de "Kurtarici R ab Mesih" denilmektedir (Bkz. Isa'ya dayanmamaktadir. Luka Incilinde Matta Incilinden farkli anlatilir. tabiî ki Hz. Isa'nin esas memleketi Galile. . Matta XIII: 54-58. Halbuki Yeni Ahit metinleri Yunanca'dir (Eldeki en eski Yeni Ahit metinl eri Yunanca'dir). "Âde m oglu" deyimleri kullanilmaktadir. 6. 7. Matta Ili: 3-17. Markos X:46). Isa ErIha memleketinden çiktiginda. Meselâ Hz. A ncak bunlar. diger bir yerde de "Allah'in Incili" denilmektedir (Bkz. Isa'ya degil. Inciller yaninda. belirli bir senetle Hz. Meryem' in kocasi Yusuf. 1:14). "Davud oglu". Markos 1:1. 4. kendisine Matta'ya göre iki. ayni Markos Incili'nde bir yerde "Isa M esih'in Incili". Isa'nin Allah'in kulu ve resulü oldugunu. 2. Markos II: 18). ötekinde yoktur. Çünkü o. 3. Hattâ metin incelemeleri sonucu. Matta XX:30.Hz. hem de "Yusuf oglu". 11:11). Luka'ya göre Heli'nin. Matta ve Luka'ya göre Isa Bethlehem'de dogmustur (Bkz. çarmiha gerilenin o olmadigini ve Hz. Bu Indiler. Markos ve Yuhanna'da bu konuda bir açiklik bulunmamaktadir ve Isa'nin Galile'den geldigi bel irtilmektedir (Bkz. Incili'nin basinda Teofilos adli bir dostuna hitap eder. Simdi Yeni Ahid'i olusturan kitaplarda çeliski gibi görünen ve farklilik gösteren hususl ardan birkaç misal olarak verilecektir: 1.Ilk üç Incil'e göre Hz. dördüncüsünde yeralmaz. onun için yazdigini açiklar[402]. Luka'ya aittir. Matta I: 16). Meselâ Luka. Hz. Romalilara 1:8-10). Isa'ya nisbet edilir ("Oglumun Incili" seklinde) (Bkz. e n kuvvetli Incil olarak kabul edilen Luka Incili'nin bazi bölümlerinin ona ait olmadi gi da ortaya çikmistir.nda Ebionitlerin Incili ve Barnaba Incili meshurdur. Matta ll/1. Luka 1:47. 43-45). 8. Isa için sik sik hem "Allah'in oglu". Bazen de üç Incil'de yeralan bir bi lgi.Luka IV/4. Luka III: 21-22. Yuhanna VH/42). ilâh olmadigini. Inciller. Allah'in birlig ini. Matta IX: 14. Markos 1:14.Bir Incil'de bulunan bilgi. Luka IV:29 Yuhanna IV:3. Markos 'a göre Yazicilar ve Ferisîlerdir (Bkz. Markos Vl:4. Isa'dan sonra bir peygamber gelecegini bildirmektedir. [40 1] b. gözlerinin açilmasi için basvurmustur (Bkz. Bu y azilar. Matta'ya göre Yakub'un ogludur (Bkz. bir kisim mektup ve kitaplari da Yeni Ahit adi altinda toplayarak kesin bir kutsal metin bulunmamasi eksikligini gidermek istemistir.Yeni Ahit'in Yazilisi ve Muhtevasi Hakkinda Görüsler Kilise. Markos I: 9-12. Bazen bir bilgi. dört Incil arasinda sadece bir tanesinde bulunup ötekilerde bulunmaz.Hz.Markos Incili'nde "Incil". bizzat Hz. Luka ll i:23. Isa'nin nesebi. Pav-lus'un R omalilara mektubunda Hz. Ârâmca konusma ta idi. Yuhan-na'ya göre Yahudiye'dir (Bkz.Matta'ya göre oruçlu olup Hz Isa'ya soru soranlar Yuhan-na'nin talebeleri. Isa'nin Vaftizci Yahya tarafindan vaftizi Matta. Allah'a ("Allah'in Incili" seklinde).Luka Incili'nde bir yerde "Kurtaricim Allah".

Matta'da Yahya'nin (Hz. Petrus. Matta XXVI: 23 Luka XXII: 21) 11. bazen birinde bulunan bir anlatimin ötekinde bulunmadigi göze çarpmaktadir. birbiriyle çelisen açiklamalar bulunm aktadir (Bkz. IV:1-3). Matta XXI: 5. Matta XX: 20-22. Incili'ni Pavlus'un telkinleri dogrultusund a yazmistir. Daha sonra bu toplanmalar.Inciller'de Tanri'yi görme konusunda farkli. tutarsizliklar. 10.000 ki si katildi. Incilini. Markos Xl:7. Luka. XI: 18-19). Kut sal Ruh'un Kudüs'te ilk Hiristiyan toplulugu üzerine dökülmesi sonucu meydana gelen Kili se'nin basi oldu. Markos IX: 1-8). meclis . Onlarin lideri Petr us'tu. Luka XIX: 30-35. bindirilmesi seklinde birbirine t ezat teskil eden ifadeler yaninda. farkli açiklamalarla dolu oldu gu. Nihayet IV. bir b aska yerde de yiyip içmedigi söylenmektedir {Bkz. konuyla ilgili farkli anlatimlar göze çarpmaktadi r (Bkz. Sonralari ibadet yeri için de kullanilmistir. Yu hanna'da ise hapisten önce basladigi kaydedilmektedir (Bkz. Yahya) bir yerde çekirge ve yaban baligi yedigi. Matta IV:12-17. Hz. Luka ile Yuhanna Indilerinde ise bu konuda bir s ey yeralmamaktadir. Digerlerine bakildiginda. baslayan yeni devrenin ilk nüvesiydi. Pavlus'un talebesi-dir ve ha varilerden degildir. çesitli dilleri konusur olmuslardi. Matta lll:4.Kilise Kilise.9. Onlar. (Bkz. fark li sekillerde yorumlandigi ve degisiklige ugradigi anlasilmaktadir. Bu kelime. Yuhanna Ili: 22-26. Yunanca "eklesya" (ecclesia) kelimesinden gelmektedir. O. Yuhanna XIII: 26.Zebedi'nin zevcesi Meryem'in Mesih'e gelmesi konusu. Bütün bunl arin yaninda onlarin muhteva ve ifade tarzi bakimindan insan eseri oldugu. Cemaata 3. 14. Kutsal Ruh vasitasiyle ilâhî güçle dolmustu. Isa'ya göre 12 Havari. XIV: 7-9. cemaat anlamindadir. diger Inciller'de ise eli Isa'nin eliyle beraber sofraya uzanan kimsedir (Bkz. Isa'nin yolun u benimsemis olanlarin bir yerde meydana getirdigi topluluk. Markos 1:14-15. Yüzyilda ma'betli devre baslamis ve Hiristiyanlar Kilise adini verdikleri yapilarda ibadetlerini yapma imkâni bulmuslardi. onlarin bi rbirleriyle ve kendi içinde çeliskiler. O gün. Isa'nin sipaya binmesi. Yuhanna V: 37.Havarilerden Isa'yi ele verecek kimsenin tarifi Indilerde farkli olarak zikr edilmektedir. Markos XIV: 20. Matta XVIII: 1-14.Kudüs'e giderken Hz. 13. I . diger Indileri inceleyerek yazdigini en basta söylemekte dir. Ilk Kilise. yazar in kendi görüslerini aksettirdigi ilk bakista anlasilmaktadir.Kilise ve Âyinler a.Matta ve Markos'ta Hz. ya onunki veya digerlerininki dogru degildir. Hiristiyan Kutsal Kitabi'nin sonradan ve insan tarafindan yazildigi. Ilk Hiristiyanlarin ibadet ettikleri ayri bir yer yoktu. Markos X:35-40). Kilise özel mülküne kavusunca Kiliselerde oldu. Ancak diger Indilerle Luka Incili arasindaki farklar gözönünde bulundurulursa. Yuhanna Incilinde Isa'nin lokmayi batirip kendisine verdigi ki msedir. 12. uygun yerlerde t oplaniyorlardi. Yuhanna Xll:14). Bu gibi çeliskilerin ve farkliliklarin Allah'a nisbet edilen bir kitapta bulunmaya cagina ve bir peygamberin kendini tanrilastirip Tanri'yi da in-sanlastirmayacagi na göre. [403] 5. onlar. Bu. "Kilise" diye adlan dirilmistir. Isa'nin görevi Vaftizci Yahya hapse atildiktan sonra. En kuvvetli Incil sayilan Luka Incilinin yazari. Matta ve Markos'ta fark li bir sekilde anlatilmaktadir. Böylece Kilise'nin. Isa'nin çarmihta ölmesi ve tekrar dirilisinden sonraki Pentakost günü.

sonralari sab ah. âyin ve ibâdet usulü ile doktrinde gerginlik var di. Mesîh'in gerçek bi r tanri ve iki tabiata sahip bir insan oldugu kararina varildi. Ancak Isa'da insanî ve ilâhî iki tabiatin birlestigini savu nanlar (Monofizitler). Petrus ve Pavlus. bu konsilde alinan kararlari kabul etmediler ve ayrildila r. Her Kili se. Her Kilise. Basta Petrus ve Pavlus. Yüzyilda Hiristiyanliga ser bestlik taniyip görüs ayriliklarini gidermek istedi. Bunun la beraber ferdî dua ve "oruç" da vardir. [404] b. geleneginin havarilere dayandigini ileri sürüyor ve kendi dinî konular ini halletmek için özel konsiller (sinod'lar) olusturuyordu. çanla olur. Roma'da öldürüldü. bir mezhep görünüsü kazandi. I sa'nin tanriligini. 431'de Efes Konsili'nde. Kilisenin sembolü. Bu sirada mahallî Kiliseler de kurulmustu. öncedeo günde yedi defa yapilmakta iken. Dogu Kilisesi Ortodoks. Pavlus. Konstantin. Hiristiyanlar. kiliselerde cemaatla ve papaz nezaretinde yapilir. Bunun için 451'de Kadiköy Kon-sili toplandi. çe sitli yerlere giderek oralarda cemaatlar olusturdu. Kadiköy (Kalkedon) Konsili'ni digerleri takip etti.Ibadet Hiristiyanlikta ibadet. çesit li vesilelerle haç çikarirlar. Onlarin mezarinin Roma'da bulunmasi. Nihayet 1054'te Roma Papa'sinin Istanbul Patrigini afaroz etmesiyle kesin bölünm e ortaya çikti. 381'de Istanbul'da toplanan ikinci Konsilde Kutsal Ruh'un da Baba ve Ogul'la ayn i cevherden oldugu. Ancak bu konsild e Isa'nin insanlik ve tanrilik unsurlarinin birlesme konusu halledilemedi. 325'de Iznik'te toplanan konsilde.Ibadet ve Âyinler ba. bu idareciler. Böylece çesitli Kiliseler dogdu. Zaten asirlarca dogu ile bati arasinda üstünlük. aksam olmak üzere ikiye indirilmistir. Bu tartismalar. toplu ibadetleri ferdî ibadetten üs . haftalik ve yil liktir. Daha sonra Hiristiyanligin Yahudi olmayanlar arasinda yayilmasinda büyük rol oynadi. günlük. ruhban sinifinin b aslangici oldu. Çünkü reform hareketleri basl sti. Bunun sonucu Protestanlik ortaya çikti. Bu konsilde Isa'nin iki tabiata (insanî ve ilâhî) s ahip olma konusunda önceki konsilde halledilemeyen hususlara yeni açiklamalar getiri lerek karar altina alindi. Baba'nin Oglu olarak onunla ayni cevherden geldigini ileri süre nlerin görüsü kabul edildi. Yüzyilda Bati Kilisesi kendi içinde bir defa daha bölündü. 1. Ibadete çagri. Bakire Meryem'in Tanri'nin Anasi oldugu. O günden sonra Isa'nin Kilise'de hazir bulunduguna inanildi. Konsil'de Kutsal Ruh'un kimden çiktigi ve Roma Kilisesi'nin otoritesi gibi konular tartisildi. Ibadetler. 869'da Istanbul'da yapilan 8. Dogu ve Bati Kiliselerinin ayrilmasina yolaçti. bundan dolayi onun da ilah sayilmasi gerektigi kararlastiril di. IV. Bati Kilisesi de Katolik adini aldi. ibadet islerini yürütmek üzere birer idareci seçti.sa'nin bedenî hatirasiyle degil. ma'nevî varligiyle bütünlesmis oldugu kabuf edilmisti. Görüs ayriliklari ortaya çikti. ilk Hiristiyanlar. dinî âyin ve törenler i. Böylece Hiristiyan dünyasinda ilk ciddî bölünme ortaya çikmis oldu. önce kati bir Hiristiyan düsmani iken. Bu cemaatlar. XVI. Isa'nin mahluk oldugunu savunan Aryüsçülere karsi. 32 yilinda Sam yolunda Isa'yi ma' nen gördügünü iddia ederek Hiristiyan oldu. Kilise. Böylece konsiller devresi baslami s oldu. "haç"tir. kendinin hakli oldugunu. Roma Kilisesi' nin bütün Hiristiyanligi temsil ettigi iddiasina yolaçti.Günlük Ibadet: Ibadet.

Büyük Paskalya Oruç Hazirligi. Pazar Günü.tün gördügü için. 24 Aralik aksami Hiristiyanlarin kilisede âyinle ve evlerinde yaptiklari kutsal gece eglencesiyle baslar. belli bir tarihin yildönümü olmaktan daha çok. 3. Hiristiyanlar. Ilk Noel. Bu kelime "görünme". ilâhîler söylenir. bazilari her yil yeniden tesbit edilir. Öyle mezhep vardir ki senede birkaç defa Pazar ibadetine katilmayi yeterli görür. Noel gecesi çocuklara h ediyeler dagittigina inanilan efsanevî bir kisidir. Bu putper st Roma bayrami. Ibadet saatleri. "Noel Baba" arasinda bir ilgi olmadigi gibi Miladî takvim yili baslangici olan yi lbasi ile Noel Bayrami'nm da bir ilgisi yoktur. Romalilarin Iran'dan aldiklari Mitra Dini'n deki ölümsüz Günes Tanrisi'nin dogum günü bayramini Isa için kullanmaya basladilar. yeryüzünde Tanri'nin ci-simlesmis bir sekli olarak görünme sidir. Kilise yilinda genellikle dört devre bulunur: 1. Soylulara. IV. Hiristiyanlikta Noel. Paskalya. Epifani. Dogu ve Ermeni Kilisesi'nde 6 Ocak'tadir. Her Hiristiyan.Noel devri : Isa'nin dogum günü. Pazar günü yapilan ibadetin Hiristiyanlar için büyük Önemi vardir. vaazlar verilir. mutlaka kilisede ve papaz nez aretinde olur.Advent devri: Isa'nin dogum gününü hazirlayan dört haftalik bir tevbe zamani. 2. ziyafetler verilir. 21-31 Aralik tarihleri arasinda kutlaniyordu. Noel ile ilgili ve onun devami olarak kutlanan diger bir Hiristiyan bayrami Epi fani'dir (Epiphanie). Bu. Çünkü he r Hiristiyan. Aslinda Isa'nin dogum yili ve günü kesin ol arak bilinmemektedir. sabah ve aksam ibadeti papaz nezaretinde kilisede yapil r. dua e dilir. digerle rinde farklidir. Bu ibadet. bir Kiiise'ye kayitlidir.Yillik Ibadet (Noel. sabah ve aksam olmak üzere iki vakitte yapilir. Bunu Kilise'ye bagliligin bir isareti olarak kabuf eder. Kilise yili. gerçek bir sahsiyet degildir. Aziz Nikolas ile. Bu ibadete katilmak. kilisede senlikler yapilir. Isa'nin dirilis günü olarak kabul edi mesinden kaynaklanir. kutlanmistir. Isa'nin dogumunun kut lanmasi Bati'da 25 Aralik'ta. normal yildan farklidir. Meselâ Noel sabittir. "beliris" anlamindadir. Noel. Katoliklerde mecburî. Pazar ibadetinde Hiristiyan Kutsal Kitabi'ndan parçalar okunur. Paskalya ise 22 Mar t-19 Nisan arasinda bir Pazar Günü yapilir ve hersene yeniden tesbit edilir. Bu ibadetlerde Hiri stiyan Kutsal Kitabi'ndan parçalar okunur. dinî o lmaktan çikip tamamen folklorik bir mahiyet almistir.Paskalya devri. Ekmek-Sarap Âyîni (Evharistiya) ile Isa'nin ma'nevî vücudu na istirak edilmis olunacagina inanilir. Yüzyilda baslamistir. Haç Yortusu. Kiliseye. mecburî olmasa da. insanlara bir "Isik " getiren "Tann'nin Oglu"nun. 25 Aralik sabahi ise. 2. eglenceli uygulamalar. ha staneler ve kimsesiz çocuklar ziyaret edilir. . Yillik ibadetlere birkaç misal: Noel : Isa'nin dogusunun hatirasina yapilan bir bayramdir. Hiristiyanligin ilk üç yüzy ilinda böyle bir gelenek yoktur. 4. Noel Baba. bu günün Hz. Bazi bayramlarin günü sabittir. 3. Roma'da. Meryemana Gönü): Bayram ve anma günü seklindedir. Ayrica ilâhîler söylenir. Hiristiyanlikta Pazar Gününe verilen önem. Bu gün kutlanan Noel gecesiyle ilgili olarak yapilan çamli. 336'da. temiz olarak gelmeye itina gösterir.Haftalik ibadet: Pazar günü. Ikinci b ayram günü olan 26 Aralik'ta genellikle misafirler agirlanir. iklime ve hayat sartlarina göre ayarlanir.

kutsal sey. Advent devresine dahil oldugund an anilma günü yildan yila degisir. yedi sakrament kabul etti. Kutsal . mensuplarina. Vaftiz olmak. yol kavsaklarinda. Katolik ve O rtodokslar. Isa'nin Pazar Günü dirilisini her Pazar kutlarlardi. Hiristiyanlara Isa'nin çarmihta çektigi aci lari ve ölümünü hatirlatmaktadir. Daha sonra Isa'nin vaftizinin hatirasina kutlanan bir ba yram olmustur. Is a'nin çarmih olayindan sonra haç. Noel'inkine baglanmisti r. Sonradan kutlanma günü ve sekillerinde Kiliseler arasinda ayriliklar olmustur. Hiristiyan olmanin ilk sartidir. ona öz el dualar. Noel 25 Aralik'ta. Kutsal Ruh adina yapilir ve Hz. P rotestanlar ise iki tanesini benimsedi. Yunanca "paskhalia"dan gelir. Ogul. Paskalya : Ibranîce geçis anlamina gelen "pesah". Önceleri bu bayram. Isa gibi Meryem'in de günahsiz oludug unu kabul ederler. Gregoryen Erme ni Kilisesi'nde. Dogu Kilisesi Için çok önem lidir. Unitaryenler ve Kuveykirlar (quakers). bir Kilise'den digerine geçmek de vaftizle olur. Meryem'e büyük saygi duyarlar. Konstantin zamaninda Isa'nin çarmiha gerildigi agaçlarin bulundugu (326 yilinda) savunulmus ve bu olayin hatirasina. Hi ristiyanî bir sekle bürünmüstür. kutlamalari Hiristiyanliga da geçmis. birlikte 6 Ocak'ta kut lanmaktadir. birbirine dik iki agaç ve benzeri seylerden meydana gelen sekle deni lmektedir. [405] bb. Latin (Katolik) haçinin alttaki kolu digerlerin den uzundur. Bu sembol. Vaftiz âyini. Bu ani hatirlamak için Hiristiyanlar (Protestanlar hariç) aç sembolünü kiliselerinde. Kiliseler birbirinden ayrildikta n sonra. Isa'nin ma'nevî vücuduna istirak edisi.Âyinler (Sakramentler) Kilise. Dogu Kiliseleri'nde. bunlardan altisini. Paskalya. üzerlerinde bulundurmaktadi r. Hiristiyanlik öncesi devrelerde de çesitli milletlerde haç sembolü vardir. Protestanlar hariç. Vaftiz. Kana'da bir dügünde kendini göstermesi. T anri ile insan arasinda hiçbir seyi kabul etmemekte ve bunlarin hepsini reddetmekte dir. Haç. âyin anlamina gel ir. "Tanriligini açiklamasi" h atirasina kutlanmistir. Hiristiyan olmak da . mezarlarinda. Insani ebedî ölümden kurtaracagina inanilan Isa'nin yeniden dirilisi olayi Kili se'nin ve her insanin hayatinin merkezi sayilmaktadir. Noel ile Epifani. Kilise tes kilatinin yerlesmeye basladigi sirada kiliselerde özel bir Paskalya günü kabul edildi. (Sakrament. Isa'nin Betlehem'de {Beyt Lahim). Ba ti'da. eski inanç ve kültürlere ait ve onlarin karakteris tigi olan ölen ve dirilen tanri bayramlari. kabul edilen sakramentle-rin sayisinda görüs ayriliklari oldu. Aslinda Hiristiyanlik öncesi dönemlere. lekesizliglini. Meryemana Günü : Meryem'in günahsizligini.Vaftiz (bapteme batem) : Sakramentlerin ilki vaftizdir. Bu sakramentler sunlardir: 1. Isa tarafindan konuldugunu açikladigi yedi "sakrament"! bild irdi ve onlardan buna uymalarini istedi. Hiristiyanlari diger dinlerin mensuplarindan ayira n bir sembol haline gelmistir. baslangiçta oldugu gibi. bayramlar ve ilâhîler tahsis ederler. Katolik ve Ortodoks Kiliseler. Ortodokslar ile Katolikle rin Paskalyalari arasinda tarih bakimindan fark vardir. Isa'nin dogumunu. Baba. Hiri stiyanligin ilk devirlerindeki Yahudi Pesah bayramina denk olan bir bayramdir. Haç Yortusu. O zaman Hiristiyanlar. Epifani 6 Ocak'ta.) Zamanla sakramentler konusunda ihtilaf çikti. Ürdün nehrinde v aftiz esnasinda. Baslangiçta bu bayram. Bu. bir bayram baslatilmistir. Gregoryen Ermeniler. ahlâkliligini ve iffetini ta nitmak için Roma'da 1477'de baslatilan bir anma günüdür. Paskalya en büyük Hiristiyan bayramlarindan biridir.Isa tarafi ndan konuldugu kabul edilir. Ortodoks haçinin ko llari genellikle birbirine esittir.çobanlara çocuk Isa'nin görünmesidir. sünnetini ve "Tanriligini" da hatirlatmaktadi r.

Nikâh (Mariage): Katolik Kilisesi'ne göre nikâh. hem günahlarin b agislanmasi. Bunun için herkesi vaftiz etme. yiyemeyecek durumda ise dudagina dokundurulur. son aksam yemeginde Hz. ceza takdir edebilir. Isa.Son Yaglama (Extreme-Onction) : Takdis edilen yagin. piskopos tarafindan yapilir. 2. iki kisinin anlasmasinin Kilise tarafindan takdis edilmesi ve bu çiftin kilis ede mukaddes bir bagla baglanmasidir. V aftiz. Evharistiya. Tann'nin meydana getirdigi bir kur um sayildigi için. günahkâr öldügü kabul edilir. Günah isleyen. Sonra bi r kâse içindeki sarap için. bölge ve kültürlerden kaynaklanan. papaz ve piskoposlarin takdîsi âyînidir. farkli bazi noktalar disinda genelikle ayni seyler yapil maktadir. itirafta bulunanin günahlarini bagislar. kilisenin b ir üyesi olur. Pavlus. bu benim kanim deyip onlara içirdi. Vaftizle konfirmasyon arasinda yakin bir ilg i bulundugundan bunlarin arka arkaya yapilmasi tercih edilmektedir. Vaftiz âyîninin kuvvetlendiril mesidir. 3. çarmiha gerilmeden önce Hz. 7. bu benim etimdir diyerek havarilere verdi. kurban olarak nitelendirilir. Vaftizsiz ölenin aslî suçt n temizlenmedigi için. hem de rahat ölüm için hastalara sürülmesi âyînidir. Bugün de kiliselerde yapilan Evharistiya âyininde verilen ekmek ve sarap. Bu sakrament.Ekmek-Sarap Âyini (Euchahsîie: Evharistiya: Ökarist) : Bu âyin. belirli sartlara bagli olarak izin verilmektedir. Bu âyinde Kiliseler arasinda. kilisenin bu is için ayrilan yerine götürülür.Ruh'la yeniden dogusu ifade eder. Evharistiyayi bir çesit kurban olar ak gördüler. Bu görevler. Hiristiyanlikta önemli sakramentlerden ikincisidir. 5. hem sifa. Takdis. Kilisele r arasinda vaftiz uygulamasi farklidir.Günah Itirafi (Penitence) : Kaybolan vaftiz inayetini yeniden elde etmek için yapi lan âyindir. vücudunun çesitli yerlerinin yaglanmasidir. bir "sevap unsuru" olarak görülür. bu olayin yorumu nu yapti. pisman olup tevbe ve itirafta bulunursa. su sepe-lemek ve su dökmek gibi çesitli yollarla vaftiz yapilabilir. Evlenme âyînleri. Katolik ve Ermeni Kiliseleri. Evharistiya.Kuvvetlendirme (Confirmation: Konfirmasyon): Vaftiz edilen çocugun. ekmegi böldü. Kisi.Eski Hiristiyanlar. ilk çaglardan beri kutsal sayilmistir. Bati Kiliseler i'nde ise daha sonra yapilmaktadir. günahlarini itiraf eder. kefaret olarak. bosanmaya kesinlikle izin vermez. ne kadar günahkâr olursa ols un. Bazi durumlarda papaz. Suya daldirmak. Aslî suçun vaftizle giderilebilecegine inanilir. Kilise. Genellikle küçük yaslarda yapilir. Kilise adina affetme yetkisine sa hip papaz. Pazar Günü kilisede yapilan bir âyindir. genellikle k adinin bagli bulundugu kilisede yapilir. Böylece o. Önce senede bir defa yapilirken. batirmak. Bir âyîn olarak evlili k. kilisede yapilir. Vaftiz. takdis edilm is bir yagla. takdis âyîniyle verilir. Incillere göre. Isa'nin havari lerle yedigi Son Aksam Yemegi'nin hatirasidir. günahlari affolunur. 4. Vaftiz yapilacak olanin yasi Kiliselere göre degismektedir. sadece tayinle degil. Ordo) : Kilise hiyerarsisinin üç üst merhalesinde bulunan diy akos. Ortodoks Kiliselerinde bosanmaya.Temel Hiristiyan Mezhepleri . Dogu Kiliseleri'nde vaftizden hemen sonra. Evlilik. Yaglanmis çocuk. Yunanca suya batirmak anlamina gelir. kaybettigi inaye ti yeniden kazanir. parçaladi. onu âyîn haline getirdi.Rahip Takdisi (Ordre. bir ideal olarak. [406] 6. sonra her hafta yapilir oldu. Isa ile Kilise arasindaki çözülmez ruhan asebetin bir sembolü ve bundan dolayi kutsal bir sakramenttir. 6. Orada ona Konfirmasyon Ekmeg i yedirilir.

5. Vaftiz. diger Kiliselerin ruhanî merkezidir ve hepsinde n üstündür. su sekilde siralamak mümkündür: Katolik. Buna karsi kötülüge temayül. Bosandik tan sonra evlenme zina kabul edilir.Isa gibi Meryem de günahsizdir. 7.Hiristiyanlar arasinda inanç.Sakramentler. Petrus'un halefidir. Evharistiya Âyîni'nde ekmege maya katilmaz. Ruhanî reisi Papa'dir. Tanri yaninda sefaatta bulunabilir. 11. Ergenlik çagina giren her Hiristiyanin yilda en az bir defa günah çikartmasi 1215 'de toplanan Lateran KonsiIi'nde karara baglanmistir. Hiyerarside. 9. 3. Onlarin resimleri ve k utsal emanetlerine saygi gösterilir. ayni zamanda Vatikan Devleti'nin baskanidir. 6. Papa'dir. XVI. âyîn gibi konulardaki ihtilaflarin ilk asirlardan itib aren basladigindan ve Kadiköy Konsili ile ciddî bölünmelerin ortaya çiktigindan bahse dilmisti. Vaftiz olmadan ölen . bugün. Inci l'in yorumu Kilise eliyledir. cenneti. Ruhban sinifi disinda o lanlardan evlenenler bosanamaz.Âyin dili Latince'dir (1965'deki II. Roma. Bogulmus hayvan etini ve kanini mubah görürler. papaza itiraf seklinde olmasi gere kir. Ortodoks. 2. aslî suçun içindedir. Yüzyilda Dogu-Bati kopmasina. aslî suçtan uzaktir.Azizler de Tanri katinda sözcü olur. Prote stan ve Monofizit.Papa. 12. kendisini Hz. Vatikan Konsili'nde degisik dillerde yapi lmasina izin verilmistir). yedi tanedir. [407] a. Evharis-tiya'da {E kmek-Sarap Âyîni'nde) konfirmasyon. 10.Kutsal Ruh. sefaatte bulunabilir. Isa'nin vekili Petrus'a baglamaktadir. Bu mezhebin baslica özelli kleri sunlardir: 1. evrensel anlamina gelir).Gelenek kabul edilir. Meryem. Adlarina hemen her gün âyîn düzenlenir.Katolik Mezhebi Hiristiyan dünyasinda en fazla mensubu bulunan bir mezheptir. Kutsal Ruh tarafindan sevk ve idare edilmektedir. Yüzyildan sonra da refor m hareketini digerlerinin takip ettigine temas edilmisti. Daha sonra XI. Papa.[408] 8. [409] .Yirmi bir konsil ve kararlarini kabul ederler. Bu mezhep.Dînî baskan. evrenseldir (katolik kelimesi. Papa. günaha sevkeder h çikarma çok önemlidir. göge yükselmistir. Kilisede yapilmayan nikâh. Ilâhî ve insanî. 14. sahîh sayilmaz.Isa'da. yanilmaz otoritedir.Kilise. O. onun disinda kurtulus yoktur. cehennemi ve a'rafi kabul ederler. Papa'yi kardinaller seçer. Baba ve Ogul'dan çikar. 13. günah degildir.Cuma günü et ve yagli yiyecekler yemezler. ilk komünyondan sonra herhangi bir vakitte yapilir .Son yargi gününü. iki tabiat vardir. cehennemlik sayilir. Kilise. Bunun. p iskoposlar ve rahipler kardinallerden sonra gelmektedir. 4. Ruhban zümresi evlenemez.Insan. Bu bölünmelerden sonra orta ya çikan belli basli mezhepleri. günah çikarma hücresinde. Isa'nin vekili. su dökülerek yapilir.

Monofizit Kiliselerle beraber bu sayilanlar. Rus Ortodoks Kilisesi patriklik halini aldi.Ilk yedi konsili ve kararlarini kabul ederler. Isa'nin vekili oldugunu. Günahkâr bir kisi. 1453'ten sonra Rus Ortodoks Kilisesi. vaftizden hemen sonra yapilir. kilise ve evlerde bulunan resimlerdir). bunu mâlî bir kay nak haline getirmesi. Bi zans'a bagli idi. Iskenderiye. Ancak özerk ve kismen özerk Kiliseler de vardir. Istanbul. saygi gösterirler (Ikon. her ülkenin diliyle yapilir. kendisinin dogru yolda bulundugunu. Katoliklerden ve diger Hiristiyan mezheplerinden ayrildi klari noktalar genellikle sunlardir: 1. Bosanma. 8. özel bir tarzda yapilmis olan. bu dört patriklige baglidir. [410] c. Birbiriyle inanç ve âyînler bakimindan ortak yönleri bulunan birçok Ortodoks Kilise.Konfirmasyon. Isa. baskaldiran. bir bedel ödeyerek hatasindan kurtulabilir. Roma'nin üstünlük iddiasina karsi Bizans Patr ikligi. 1054'deki Dogu-Bati ayriligindan sonra Bizans. Sonraki konsilleri ve kararlar ini kabul etmezler.Papazlar evlenebilir. 2. âyîn dilinin Latince olmasi gibi hususlara karsi çikarak ilk itirazi baslatti. Fener Patr ikligi veya Rum Ortodoks Patrikligi diye de adlandirilir. Yüzyilda Martin Luther (1489-1546). Ancak o. Sagdan sola haç çikarirlar. dogru görüs/ve inanç anlamina gelir. Ortodokslugun merkezi olmust ur. Istanbul Patrikligi. 6. 7. Piskoposlar ve Patrikler evlenmez. Ortodoks dünyasinda dört büyük patriklik vardir. yanilmazligini kabul etmezler. Istanbul Ortodoks Patrik ligîyle mücadeleye giristi.Ikon'lara genis yer verir. Bu iti . itiraz eden anlamina gelir.Ibadet. Meryem ve azizleri tas vir eden. ba zi sartlara bagli olarak vardir.Haçlarinin kollari birbirine esittir. günah derece sine göre. Ortodokslarin özellikleri. Roma Katolik Kilisesi'nin günahlari bagislamasi.Evharistiya Âyîni'nde ekmege maya. üstün oldugunu belirtmek üzere bu adi almis tir. 1917'deki Rus Ihtilalinden sonra bundan vazgeçti. Kutsal Kitap yorumu ve hüküm çikarmayi kendi inhisarinda tutmasi .Ruhanî baskanlari Patrik'tir. Kutsal Ru h'un Ogul yoluyla Baba'dan çiktigini ileri sürerler. Antakya ve Kudüs'tür. XVI. Bunlar. 5. 10. 3. 4.Ortodoks Mezhebi Ortodoks.Protestan Mezhebi Protestan kelimesi. Çok sayida millî kiliseler. tek bir " Dogu Kiliseleri" basligi altinda gösterilmektedir. 9. Kesisler.b. saraba su katarlar.Papa'nin üstünlügünü.A'rafi kisa bir bekleme yeri olarak kabul ederler.

ibadet.Süryaniler. Kalkedon Konsili 'nde karsi görüsün basariya ulasmasi sonucu ayrilan Monofizit Kiliseler üzerinde büyük bir b ski basladi. Ancak onun dünyevî bir idarecisi yo ktur. 4. bil im ve kültür hareketlerinde rol aldi. O da Efes Konsili'n e (481 yilinda) ayni akibetle karsilasti. meleklere. cennet ve cehenneme. diger insanlardan farkli olmamasina ragmen. vahiyle gelen kitaplara.000 civarindadir. onunla ayni cevherden oldugu karara baglandi (Aryüs'e. 7.Süryaniler'in benimsedigi dinî temel prensipler sunlardir: Allah'a iman. basdiyakos baskani. Apollinaryus (tahminen 310-390). teskilât özellikleri söyledir: 1. Süryanîler de bu kaderi paylasiyorlardi. Iznik (325). Eger o gerçekten Tanri ise o zaman nasil gerçek bir insan olabilec ekti?. Istanbul. imparatoru. Bunlar. bir baska açiklama getirdi: Isa'da biri ilâhî. . herkesi sevmek. Kristoloji alaninda Monofizit görüs. Suriye Monofizitlerini teskilatlandirdi. Kilise'den atilmisti. Yeni patrikleri. 5. Ancak bu defa iki tanri o rtaya çikiyordu. böylece bütün beseriyetini kaybettigini ileri sürmüs ve Istanbul Konsili'nde ( 381 yilinda).. Iznik Konsili'nde (325 yilinda).Monofizit olmakla beraber bazi meselelerde Ermeniler'den ayrilirlar. Ehl-i Kitap olarak onlara iyi muamele edildi. Mardin. Süryaniler ise Isa'nin insanî varliginin fânîligini ve çür eder. mürettip. Isa'nin vücudunun. Bunlara Yakubîler denildi..Üçlemeyi üç sifat olarak ifade ederler. mürennim. asirlarca çözümlenememis bir çikis noktasina sahipti. Istanbul (381) ve Efes (431) Konsilleri-ni. Onlar da. Tanri'nin oglu ol an Isa'nin ezelî olmadigini. peygamber ve resullere. Nestoryus (382-451). bu çeliskiyi gidermek için. Süryanilerin inanç.tanrilastirmasindan kaynaklanan. Antakya gibi illerimizde yasarlar. Bu üç sifat bir cevherde toplanir ve bir vahdaniy et olusturur. Isa tarafindan kurulmustur ve ebedîdir. 3. Sâsânîlere karsi Süryanilerin birlestirilmesi konusunda ikna etmesi sonucu takdis edilen iki piskopostan biri olan Yakob Bar-dayos. Aryus gibi. Baba tarafindan yaratildigini.. Alla h'tan hiçbir ser gelmedigine inanirlar. onun tanriliginin son radan Baba tarafindan bahsedildigini ileri sürünce. bu konsill erde alinan kararlari kabul ederler. Aryüs (tahminen 250-336). Günümüzde Türkiye'de Süryani Kadim Kilisesi'ne bagli olanlarin sayisi 25.Kilise. sadece ilâhî tabiata sahip oldugunu savunuyordu. Ancak bir Gassâni emiri-nin. daha sonra Kutsal Ruh'un tanriligini da savunan Athanasyus-tahminen 296 -373-karsi çikmisti). 2. Sam'da seçilmistir. Isa'nin beserî bir beden ve ruha sahip i ken "Logos"un (Kelâm) onun beserî zihnini istilâsi sonucu Isa'nin kusursuz tanriliga sa hip oldugu. öteki beserî iki ayri sahis vardi. Patrik. Örnek olar ak Ermeniler.Allah'a. Isa'nin Baba gibi ezelî ve ona esit. Petrus'un halefidir. Bununla beraber bu temsil patrigin sahsinda de gil Kilise'dedir. B u iddiayi monoteist gelenekle bagdastirmak gerekiyordu. basdiyakos.Diyakos-luk : Okuyucu. ebedî v e çürümekten muaf olduguna inanir. Ancak bu defa Isa'nin Baba Tanriyle belirtilen rabitasi baska bir soruya yolaçti. "A ntakya Patrigi" diye adlandirilarak. 6. seytanin insanin düsmani olduguna.Havarilerden gelme üç dinî rütbe derfecesi vardir: a. Böylece ikinci bir tanri olmaksizin onun da tanri oldugu karar altina alinmisti. Misir ve Suriye'nin Müslümanlarin eline geçmesiyle Yâkubilerin yildizlari parladi. ölüm ve kiyam ete. kiyamet gününden sonra Isa'yla beraber ebedî hayat ve saadete kavusmak ümidiyle yasamak. Isa'n in bir tek tabiata. irade hürriyetine.

"aydin latici" anlaminda "Lusavoriç" derler. Bu Grigor. eger lâyiksa. Tek evlilik kabul edilir. Geri kalanlar. orucu. itiraf biter. 14. oruç (perhiz). onun ogullari ve ailesinden gelenlerce yönetilir. Kisi tevbesini ruhanînin huzurund a yapar. Episkos sinifi rahipler ve diyakos baskanligina k adar yükselenler. 12. üçü sünnet sayilmistir.Süryanîler de vaftiz olurlar. Diyakosluktan diyakos baskanligina kadar yükselenler. k arisi ölünce evlenebilir. 11. hayir yerlerine yardim seklindedir. Ölümünden sonra bu Kili se. kustuk. metropolit. evlenme. kiliselere. M anevî ceza ise namaz ve oruçla yerine getirilir. ölüm-defin. geceyarisi. c. 301 yilinda da Türk asilli Aziz Grigor'un (Gregoire) öncülügünde toptan Hiri stiyanligi benimsediklerini kabul ederler.Ibadet veya sakramentler tartismalidir. hastanelere. Pazar ve bayram günleri disindaki günlerde ibadetler sec deli ve rek'atlidir. 10. Meryemana Oruc u). Vaftizi mâ'nevî. Isa'nin dogus bayrami. ilk Ermeni Kilise-si'ni Eçmiyazin'd e (Rusya'da Erivan yakininda) kurar ve onu 25 yil kadar yönetir. hep perhiz olarak yerine getirilir. db. Thade (Thadeus: 35-43) ile Barthelemy {Bartholemeus:46-60) tarafindan aydinla tildiklarini. 8. Bekâr iken bu rütbeleri alamazlar. Maddî ceza. Bu namazlarin dördü farz. 3 gün {Hav arilerin orucu sayilir). aksam namazlari kilisede topluca kilinir.Kesislik (Papazlik): Kesis. An Tanri'nin insanda ne fazla. Hidirillas). aksam. yatsi sünnettir. Ermeniler. tibbî gereklilik ve 3 mu'teber sahidin ifadesi disinda bosanma yoktur. Zina. 9. hatta patrik de olabilir. Takdir edilen cezalar yerine getiri lince ilgili ruhanîye haber verilir. Yedi namazin vakitleri sunlardir : Sabah. Bu oruçlardan 48 günlük olani hem perhiz hem de oruç olarak tutulur. Haziran basi perhizi. Islenen günaha göre maddî-manevî cezal verilir. horepiskopos (baspapaz). Hz. episkop os. Ermeni Kili . ikindi. Papaz sinifindan olanlar karisi öldükten sonra evlenemezler . patrik.Günah itirafi Süryanîler'de de ruhanîlere yapilir. Pazar ve bayramlarda ruhanîlerin baskanliginda büyük âyînler yapi lir. yatsi. vaftiz. sünneti sihhî bir olay olarak görürler. Ülkernizdeki Süryanîler'e.Ermeni Kilisesi (Gregoryen Hiristiyanligi) Ermeni genel ismi altinda bilinen toplulukLHiristiyanligin yayildigi ilk yillard a.Süryanîlerde bosanma olamaz. kendilerini Incil'in isigi ile aydinlattigi için. ögle. mafiryan (patrik mülhaki).Namazda kible Dogu'dur. Komünyonlara önem verilir. göre sunla rdir : namaz.b. Eçmiyazin'e inmis. Bu Eçmiyazin Kilisesi'nin Erme niler yaninda önemli bir yeri vardir. Istifa ederse evlenebilirler. Onlar. No el).Yillik bes oruç ve perhiz söyledir: Büyük oruç (40 güne Elem Haftasi'nin 7 günü de ekleni Ninova orucu (3 gün. Aziz Grigor'a. Subatta.Episkopos-luk: Episkos. Kusluk . ne eksik bir uzuv yaratmadigini ileri sürer ve sünnet o lmayi reddederler. ikindi. Onlara göre. Agustos Perhizi (10-15'inci günleri arasi. Karisi ölen bir papaz. karisi ölünce evlenemezler. ögle .Ruhanîlerden diyakos ve papaz sinifindan olanlar evlenebilir. Sabah. Aralik Perhizi (15-25'inci günleri arasi. Digerlerinden Ninov a orucu da perhiz ve oruç olarak tutulur. toplu olarak Hiristiyanligi il k kabul edenlerden olduklarini ve "ApostolIk" (havarilere ait) bir özellik tasidik larini ileri sürerler. Isa. 13.

Isa'nin yaydigi Hiristiyanlikta bu özelli gin bulundugunu. "Türk kokan" bir Hiristiyanlik niteligindedir. daha sonra Katolik ve Ortodoks diye ikiye bölünecek olan. Bizans hâkimiyeti döneminde. Ka lkedon Konsili'nde Isa'da iki tabiat bulundugu (ilâhî ve insanî) karar altina alinmist ir. onlari kendi içlerinde eritebilmek için her türlü yolu. Ermeniler'e elatmis. bir kismi Protest an yapmaya bir kismi da Türkler'e karsi isyan ettirmeye ugrasmislardi r. Erivan yakinindaki Eçmiyazin'dedir. Ermeniler kendi iç mes'eleleriyle ugrastiklari jçin. Türklerin hâkimiyeti altinda. Ay rica "Kutsal Yag"in yapildigi "Sag El" (Azîz Grigor'un "Sag Eli"). Buna ragmen hâlâ Türkler'in hâkimiyet ve idareleri altinda Ermeniler ve Süryaniler di n hürriyeti içinde serbestçe yasamakta. Bundan sonra Ermeniler. genel Hiristiyanlik içinde yer almislardir. Kurucusu Türk kökenlidir. bugüne kadar da varligini ve itibarini (Ermeniler arasinda) sürdürmüstür. Isa tarafindan gön derilen havariler tarafindan. Hiristiyan Kilisesi için. ilk havarilerde n bazisinin mezari orada bulunduguna inanildigi için Eçmiyazin husûsî bir öneme sahiptir. E rmeniler'in en yüksek dinî makami olan katolikosluk orada kurulmus. Türklerin Malazgirt Zaferi sonucunda Anadolu'ya gelmesiyle ku rtulmuslardir. içice girmistir). Gregoryen (kendileri "L usavorçagan" derler) Ermeni Kilisesi olarak bilinegei-mistir. Bundan dolayi da Papa'nin liderligini.sesi'ni kurmus. Isa'da bir tabiat bu lundugunu kabul eden ve "Monofizit" diye adlandirilan Kiliseler ortaya çikmistir. "Allah'in yegâne mevlûdunun indigi yer" anlamina gelir. Hiristiyanligi kabul etmelerinden 451'deki Kalkedon (Kadiköy) Konsili'n e kadar. Türklerin hâkimiyetinde rahat ve huzur içinde varliklarini sürdürmüslerdir . Kilise'nin Petrus tarafindan degil. 901 ile 1441 yil lari arasi hariç. Bugüne kadar Gregoryen Kilisesi'nin varligini sürdürmesi Türkler sayesinde olmustur. Bütün kiliselerin millî oldugu kabul edilir. EçmIyazin. bir dog ma olarak kabul etmezler. onu Dogu ve Bati'daki Kiliselerden müstakil olarak ortaya çikarmisti r. ayri inanca sahip olmalar i yüzünden çok zulüm görmüsler ve hâkim Hiristiyan unsurlari onlara kendi inançlarini kabul ebilmek. Buna ragmen misyoner faaliyetleriyle Türk topraklarinda gözleri olan süper güçler. Hiristiyan Dünyasi'nda. Türklere ait bazi özelliklere sahiptir. Hiristiyanlard an ayrilmislardir. Istanbul Ermeni Patrikligi'ni kurdurmus (1461 yilinda). Bu görüs karsisinda Isa'da yalniz bir tabiat (ilâhî ve insanî tabiatin birligi) bulund ugunu savunanlar da bulunmaktadir. B unlarin basinda da Ermeniler ve Süryanîler gelmektedir. 3. rahat ve huzur içinde. bu Konsil'e katilamamislardir. Isa'n in indigi yer anlamindadir. Istanbul'u aldiktan sonra. Bundan dolayi Gregoryen Hiristiyanligi. Hiristiyanliklarinin kadîm ve apostolik karakter tasidigini savunan Ermeniler. dolayisiyle Isa tarafindan kuruldugunu kabul etmek tedirler. Kiliselerinin millî özellige sahip oldugunu. O nlar. bu sikintidan. Bu ve as agida belirtecegimiz özelliklerinden dolayi hem Katolik hem de Ortodokslarin baski ve zulmüne maruz kalmislardir. serbestçe dinî inanç ve badetlerini yerine getirmislerdir. Gregoryen Hiristiyan Mezhebi.Ruhanî baskan. Ermeniler. Daha sonra da ögrendikleri bu kararlari kabul e tmemislerdir. "katolikos" (milletin temsilcisi anlaminda) diye adlandirilir.Gregoryen Ermeni Kilisesi millîdir (Ermenilerde Kilise ve millet bir ve ayni se ydir. Rumlara verilen hak ve y etkilerin aynisini onlara da vermis. bir kismi onlari Kato I i ki estirmeye çalisirken. ayri bir Hirist iyanligin temsilcisi olmus. Kadiköy Konsili'nde alinan kararlara karsi çikan. Fâtih Sultan Mehmet. 4.Bugün Gregoryen Ermenilerin Eçmiyazin'de (birinci derece) ve Beyrut'ta (ikinci de .Ermeni Kilisesi'nin Merkezi. varliklarini sürdürmektedir. din islerinde ve içislerinde onlara serbestli k tanimistir. 2. Bundan dolayi Eçmiyazin. Bu Gregoryen Hiristi yanligi. metodu denemislerdir. bazi ayriliklarina ragmen. Ermeniler. Gregoryen Ermeni Kilisesi'nin Özellikleri ve Diger Hiristiyan Kiliselerinden Farkla ri: 1. Isa'nin insanî tabiatinin ilâhî tabiati içinde eriyerek tek bir tabiat olusturdugunu.

papaz (priest). piskopos (bishop). Ermeniler arasinda çok küçük yasta.Ermeni Kilisesi'nde kanli kurban (hayvan kurbani) vardir. Evlerinde kutsal bir sey bulundurmazlar. 20. büyük günahlarda itirafi kabul ede r.Piskoposlar ve piskopos adaylari evlenemez. bazen de d ogar dogmaz nisanlanma (besik kertme) yoluyla evlenme usulü vardir. Isa'nin tabiatlarinin birligini n açiklandigina inanirlar. Ancak karisi ölen. dogmalarin kesin kaynaginin ökümenik konsiller oldugun u ve ökümenik konsil olarak da ilk üç konsili kabul eder. Ondan sonra yapilan konsilleri kabul etmez.Papa'ya ait otoriteyi ve onun yanilmazligini kabul etmez. evlenmemis papazlar) bulunur.Isa'da tek tabiat kabul eder (Ilâhî ve insanî tabiatlarin Isa'da birlestigine inani r). Ayrica vartabetler (akademik unvana sah ip. 5. 7. saraba su katmaz. 11. 16.Ermeniler. 10. Vaftiz edilen. Hepsinin saf ve temiz olmasi esas alinir. Patrik ve katolikoslar bekârdir.Sakramentleri alti kabul eder. Katolikler yirmi bir konsili kabul eder). 15. ikonlari eski putperest âdeti sayarak reddederler.Dogma'larin izahinda Ermeni Kilisesi. Konfirmasyon ve Evharistiya (Hostie) ayni anda yapilir. patrik ve katolikos. Ekmek ve sarabin Isa'nin etiyle kanina dönüstügü inancini kabul etmez. Istanbul ve Kudüs'te patriklikleri vardir. 14. Ilk üç ko nsilde Isa-Mesîh'in ve Kutsal Ruh'un tanriliginin.Kilisece günahlarin bagislanmasini kabul etmez.Filyök (Filioque : Kutsal Ruh'un "ve Ogul'dan" çikmasi mes'elesi) takisini reddeder. 9.Gregoryen Ermeniler çok dikkatli sekilde organize edilmis kilise hiyerarsisine sahiptir. .Evharistiya'da (Ekmek-Sarap Âyini) ekmege maya. Kilise'nin günahlari b agislamasi görüsünü reddeder.Vaftiz. 21.A'raf ve özel bir yargilamayi kabul etmezler. dogmatik tarifleri açiklama* yetkisinin de sadece gerçekten ökümenik olan konsiller de oldugunu kabul eder. Son Yaglama'yi kabul etmez ve uygulamaz.Zina disinda bosanmaya izin verilmez. (Ortodokslar yedi. evlenmemek sartiyle yüks elir. bu lunduklari hiyerarsinin bir üstüne yükselemez. 13. eski izahlarf titizlikle muhafaza eder.Vaftiz. vaft iz günü hangi azîzin bayrami kutlaniyorsa. fakat hemen olmasinin lüzumuna inanmaz. 6. Evlenmis olanlar terfi edemez. 19. 18.Son karar mercii ruhban ve laiklerden olusan meclistir. 8. onun adini alir {Ermenilerde yilin yarisi k utsal gün ve bayramlarla geçmektedir).Gregoryen Ermeni Kilisesi. 12. 17. Günümüzd e su serpmek veya dökmek seklinde uygulama da vardir (Su kaynatilir ve çocugun anasi tarafindan vaftiz suyunun ilik olup olmadigi kontrol edilir).rece) katolikosluklari. çocuklara yapilir ve tam olarak suya daldirma veya batirmayla olur. Tevbe ve iti rafi sakrament olarak alirlar. Daha sonra da (kendi kendine) olabileceg ini kabul eder. Papazlarin günah çikarma yetkileri oldugunu kabul etmez. Kilise hiyerarsisi söyledir: Diyakos (papaz yardimcisi).

Amerika ve Ingiltere'nin destek ve himayesiyle de 1847 yilinda Protestan Ermeni Kilisesi re smen tesekkül etmistir.Gregoryen Ermeniler arasinda misyoner faaliyetleri. halktan agir vergiler almakta.[411] e. Türkiye'de. insani dogustan saf ve temiz kabul eden Islâm. Yüzyildan sonra ortaya çikmis ve günümüze kadar gelmis. Reform hareketinin en hareketli öncüsü. Yüzyilda Papa X. bedenî cezalar uygulamaktaydi. dinî ve daha çok siyasî sebeplerle . Avrupa'da da kipirdanmalara sebep olmustu. Böylece Papa'nin buyrugunu yakan ilk kisi olmu stur. insanlarin uyanmasina vesile oluyordu. Reform hareketiyle ve ondan sonra görünmeye baslamistir. etkili olmustur. Roma'ya gittiginde. O sirada prenslerin baskisindan usanan köylülerin ayaklanip hürriyet istemeleri hareketinde Luther tarafsiz kalmistir. Bunlari n bir kismi (Ebiyonitler hariç). . büyük çogunlugu Istanbul'da olmak üzere. Para verenlere. bilim adam larina saygiyi ön planda tutan. Bunlardan bir kismi radikal. Endülüjans da bunla dan birisi oldu. Allah'la kul arasinda vasita kabul etmeyen. bunu kabul etmemistir. Kilise. haya lindeki Roma'nin manevî havasini bulamamis ve bizzat içinde bulundugu ruhban teskilâti nin kötülüklerle içice oldugunu görmüstür. ancak o. Rönesans baslam is ve bunun akabinde dinde reforma ihtiyaç oldugu gündeme gelmisti. onun bu çikisinin sebepleri olmustur Luther'in bu çikislari ve astigi ferman. Neticede Katolik ve Protestan olan Ermeniler ortaya çikmistir. bütün Almanya'da yayilmis ve çesitli tartismala ra yolaçmistir. fakat o. bir Alman rahibi olan Martin Luther'dir. afaroz em irnamesini halkin gözü önünde yakmistir. bir kismi da Hiristiyanliktan uzaklasmis dinî hareketler. bunlarin bugün varligini sürdüren bazilarina geçmeden önce. Sen Piyer Kilisesi'nin yapilmasinda para sikintisina düs tü. bu mezhep ve gruplarin büyük bir kisminin olusumunda rolü olan Reform hareketleri hakkinda kisa bilgi verecegiz . gruplardir . Mâlî imkânlarini genisletmek için Kilise çesitli yollara basvurmaktaydi. Kilise'ye ters düsen bilime ve bi lim adamlarina karsi sert tedbirler almaktaydi. bir kismi da. her tarafta yayilmaktaydi. Fransa'nin tavassutu ite Istanbul'da 1830'da Katolik Ermeni Kilisesi. diger taraftan da kendi ko ydugu Inançlari zorla kabul ettirmeye çalismaktaydi. bir taraftan Hiristiyanlarin mâlî imkânlarini sömürürken. bütün bunlari "din" adina yapiyordu. XVI. Katolik Kilisesi. Bütün bunlar. Engizisyon mahkemelerinde binlerce Insan cez alandirilmisti. Istanbul'un alinisi. Hiristiyan Dünya si'ndaki bu baski ve taassup karsisinda Islâm'in toleransi. Katolik ve Protestan Ermeniler de bulunmaktadir. 45-50 bi n civarinda "Ermeni" vardir. Bugün dünyada Gregoryen Ermeniler disinda. Kilise. Leon. Hiristiyan Dünyasi'nin yikilmaz kabul edilen kalelerinden birinin düsüsü. Papa ve Konsil'in yanilmazligi aleyhindeki yazilarini reddetmesi i stenmis. Karsi çikan bilim adamlarini afaro z ediyor ve dinsizlik ile suçluyordu. V. 1517' de Endülüjans satislarina karsi vaaz ederek ve VVittenberg Saray Kilisesi kapisina 9 5 maddelik tezini asarak reform hareketini baslatmistir. Bunun üzerine Papa tarafindan afa-roz edilmis. Biz.Diger Bazi Hiristiyan Mezhepleri ve Gruplari Önceki sahifelerde Hiristiyanlar arasindaki görüs ayriliklarina. Ancak Hiristiyanliktaki mezhep ve gruplar bunlardan Ibaret degildir bunlarin sayisi yetmisden fazladir. Worms Meclisi'nde imparator tarafindan sorguya çekilmis. ma'nevî lütuflar va'det i. Bu sirada bilime büyük önem veren. Endülüjans kâgitlari çikartti. bunlardan vererek. Eyalet Beyi'nin arzusu ile Luther. bunlara bagli olarak ortaya çikan Kilise ve mezheplere temas edilmisti.

kendilerine engel olunmasi sebebiyle . tövbeye. 5. hidâyetin tamamen Tann'nin lütfuyla olacagini ileri sürmüstür. Isviçre'de Ulrih (Ulr ich) Zvvingli'dir (1484-1531). Kalvin için ilâhî seçkinligin isaretidir. Protestanlik ugrunda öldürülmesi sonucu.Hiristiyanlikta temel esas Kitab-i Mukaddes'tir ve ondan herkes istifade edebi lir.Hiç bir kimse. Hristiyanligin donukluktan kurtulma . Bu konuda. Evharistiya üzerinde Luther ile tartismaya girmistir. hidâyete ulasmanin kaynaginin Tann'nin degismez karar iyle oldugunu açikladi.Katolik Kilisesi. komünyon âyininde Isa ruhen bulun ur. O. "Hiristiyan Dini'nin Ögretimi" adli eserini yazdi. Luther ile Zvvingli anlasmaya varmak istemislerse de. Fakat Isviçre'de ilk kivilcimi parlatmistir. Jan KalvIn (Jean Calvin: 1509-1564). gayesine ulasamamistir. Hidâyet edilen kimsen in.Luther.Isteyen herkes. Orada. Protestanlik. Katolik Kilisesi'ne karsi baslayan reform hareketi.Kilise'nin her dedigi dogru degildir ve onlar da tenkit edilebilir. Bunu. on a ayri bir yön ve hiz vermistir. Isviçre'nin politik durumu. bir hatira yemegidir.Ruhban sinifi da evlenme hakkina sahiptir. Luther gibi ayni konu ve problemlerle ugrasanlardan biri de. Zvvingli'nin görüslerini daha rahat ortaya koymasina yardimci olmustur. Luther. kurdugu disiplinli bir cemaatle uygulamayi denemist ir. Bugün dahi çesitli mezhep. Fransa'yi t erkettikten sonra Basel'e yerlesti. Hiristiyanliga yeni yorumlar getirerek. Isviçre'deki bir iç savasta taraftarlariyla bir likte. Kilise'ye karsi tepki göstermis ve daha ahenk li bir çözüm yolu bulmustur. O da. Almanlar için Kitab-i Mukadd es'i Almanca'ya tercüme etmistir. 3. Kilise'nin araciligi olmadan herkesin okuyup yoru m yapabilecegini bildirmistir. Zwingli'ye göre. 1536'da. Ortaçag Kilisesi'nin kisitlamalarini kaldirmis. Bu hareket. basarili olamamislardir. Kalvin'e göre "Ilâh evlet" getirilebilirdi. yeni bir mezhebin dogmasina y ol açmistir. Hayatinin sonuna kadar Protestanligi sistemli bir sekilde y aymaya çalisti. Iyi ameller Luther için imanin. Hidâyetin ve küfrün. 4. bu hareketin neticesidir. papazlarin takdisi ve azizlerin araciligi olmadan. reformlarin en önemli hususu olarak açik lamak istedi. Katolik Kilisesi'nin kati ve dogmatik tutumlarina karsi ortaya çikmasi na ragmen Hiristiyanligi inkâr etmemis. Ilâhî kudret ve degismeyen arzuyu. etrafina ta raftarlar toplamaktadir. 7. Zvvingli. 2. Reformcularin ikinci kusagindan sayiliyordu . bazi konularda taviz verebilir. bir baskasinin günahini bagislama yetkisine sahip degildir. Yüzyilda baslayip bu güne kadar devam eden Portestanlik. 8.Yanilmaz bir otorite yoktur ve Hiristiyanligi bilen herkes otoritedir (Kilise ön de olmakla beraber millî kiliseler önemli bir mevkiye sahiptir).Evharistiyada yenilen ekmek ve sarabin Isa'nin vücudu ile ilgisi yoktur. XV. kendi anadilinde ibadet edebilir ve Kutsal Kitab'i baska dill ere tercüme edebilir. Luther ile baslayan Reform'un neticeleri söyle özetlenebilir : 1. grup ve firkalar ortaya çikmakta. Tanri'ya serbestçe ulasabil ecegini savunmustur. papazlarin Kilise'nin rahmetiyle günah çikarmalarina karsi çi kmis. 6. O. Hukuk tahsilinden sonra protestan fikirleri benimsemege baslamisti.

Pavlus'tan önce "komünyon " âyininin hatira olarak kutlandigini ve Hz. Yüzyilda Azîz Moran adli bir ruhanî ile önem kazanmis ve VIII. Ebiyonit kelimesi Ibra nice "yoksul. Onlar ise. "fakirler-yoksullar" (ebiyonit) kelimesini onlari küçümsemek için kullanmislardir. Ebiyonîtlerin V. önce komsulari olan ve "heretik" (sapik) saydiklari Hiristiyan gruplarla.Maronîler : Hz. Katoliklige yaklasmislar. Reisleri olarak Hz.Ebiyonîtler: Yahudi asilli ilk Hiristiyanlardan bir cemaatin üyeleridir. Dünyanin çesitli yerlerine dagilmis olmalarina ragmen. [415] ec. 1445'de Floransa Konsili'nde Katolikli gi kabul etmislerdir. Bunun yaninda "Ebionit" karaktere sahip Hiristiyanlarin günümüze kadar geldigi ve halâ varoldugu da belirtilmektedir. Boy abdestine benzer dinî banyo gelenegine sahiptirler. ibadetlerde Süryanîce'yi kullanirlar. sünnet olurlar. çok sayida mezhep ve gruplara örnek olmak üzere. ülkelerce benimsenmesinin sar ti olmustur. çagin gereklerine göre anlasilip yorumlanmasinin. Isa'nin "kan kadehi" yerine su kadehi ni koydugunu savunurlar. fa kat Süryânî harfleriyle yazarlar. Isa'nin Tanriligini reddeder. Yüzyildan sonra Maronîler adiyla bili-negelmislerd ir.000 civarindadir. Suriye ve Lübnan'daki Kato lik cemaatini teskil etmektedirler. "yalniz bir arzu" (monotelisme) bulundugunu ka bul eden Dogu Hiristiyanlan'ndan bir gruptur. Suriye ve Lübnan'da yaklasik 400. Paz ari kabul etmekle beraber Sabbat'a (Cumartesi) uyarlar. Isa'da "Yalniz bir hareket gücü". [414] eb. Misir'da 15. Isa'nin "Dagdaki Vaazi"nda[413] bahsettigi muhtevada ve "ruhta fakir olanlar" manasinda anlamaktadirlar. Cünüplük ve iht ilâmdan sonra yikanirlar. ondan sonra görünmez olduklari.sinin. Yüzyila kadar yasadiklari. sonralari onlarla da kanli kavgalar yapmislardir. ebiyonitligi (f akirligi). Bundan dolayi hasimlari. Ekmek-Sarap âyînindeki "ekmek ve sarab"in Hz. Kadiköy Konsili'ni kabul ettikle rini açiklayarak. Papazlarin takdist en önce evli olmalarina izin verirler. Pavlus'u samimî bir Hiristiyan görmez ve onu dönme (içi baska. Isa'nin "eti ve kant" oldugu görüsünü reddederler. Isa'yi son Yahudi peygam beri olarak tanir. Isa'nin kardesi Yakobus'u kabul ederler.000. fakat Mesîh oldugunu kabulde tereddüt ederler. bugün. disi baska) sayarlar. Âyînle ilgili kitaplari için Arapça'yi kabul eder. Bunlar. daha sonra eski Inançlarini terkederek. sonra Müslümanlarla çatismalara girmislerdir. Maronîler. Maronîler. bir kismi Hiristiyan gruplara. Bunlar. Önceleri Sünnîlere kars i Dürzîlerle isbirligi yaparken. Yahudi âyin ve ibadetlerini yerine getirirler. Bunlar. fakir" anlamindadir. bazisi tanitilacaktir: [412] Hiristiyan topluluklardan ea.Cizvitler : . Kan dökmeyi reddettikleri için et yemezler ve ideal hayatin bitkilerle beslenmek oldu gunu savunurlar. Simdi. VII. bir kisminin "gnostik" gruplara katildiklari ileri sürülm ektedir.

Bu Kiliselerin çogu bagimsizdir. Yüzyilda. Elisabeth döneminde. Protestanligin Ingiltere'ye mahsus bir seklidir. Liturji. bazen iyi karsilanmislar. günümüzde de devam etmektedir. müsterek ibadet k itabini esas alir ve iki sakramenti temel kabul eder. Yeni Zelanda. 153 7'de Roma'ya. Resmî Anglikanizm. Kanada. iman esaslarini. üyelerinin sertlik leriyle. Bu rada dini liderligin önemli bir yeri vardir. fakir kalmaya ve bastaki idarecilerin istedigi her y ere misyoner olarak gitmeye yemin etmektedir. fakirlik.Luteran Kiliseler : . Kili-selerdeki âyin ve törenlerde millîli k esastir.1534 yilinda Paris'te Loyola'li Ignas (Ignace de Loyola) tarafindan kurulmus. ayni merasim. Kutsal Kitab'i Ingilizce olarak taraftarlarina sunarlar . Roma ile olan mücadelelerinden sonra. Hindistan. "Karsi Reform" hareketinde önemli rol oynamislardir. Vatikan Konsili'nden (1962-1965) beri Katoliklikle Anglikanizm arasinda anla sma zemini aranmaktadir. bazen ta kibata ugramislardir. teskilât ve kült hayati bakimindan Katoliklige yakindir.Anglikan Kilisesi : XVI. Anglikanlik. tarikatin kurulmasindan bu tarafa. Bugün dünyanin her yerinde üyeleri bulunmakta ve misyonerlik faa liyetlerini sürdürmektedirler. Kutsal Kitab 'a bagli ve kismen reforme edilmis bir Katoliklik olarak görülmektedir. Gruba katilan her cizvit. baska bir grupla tanisarak Venedik'te kalmistir. doktrin ve dinî tat bikat. yaklasik olarak 30-40 bin civarindadir ve 3 2 koldan faaliyette bulunmaktadirlar. Yüzyildan beri Latince yerine Ingilizce'yi kullanirlar. XVIII. fakat a na Kilise ile ayni inanç. Kudüs'e gitmeye muktedir olamayan bu grup. Bu tarikat. Henry ve daha sonra I. K atoliklikle baglarini kesmis olan Ingilizler. Katoliklikle Re form hareketi Protestanlik arasinda uzlastirmaci bir yol takip etmektedir. Ro ma Katolikligine bagli ve "Isa'nin Arkadaslari" adiyle bilinen bir Hiristiyan tar ikatidir. dünyada 70 milyon civarindadir. iffetli olmaya. Amerika. Anglikan Kilisesi'nin basi kral ve kraliçedir. Ingiltere'ye has olan bu mezhep. Diger bes sakramentin yeri farklidir (Bütün Hiristiyan mezheplerinde vaftiz ve evharistiya esastir). Kurulusunda. Afrika gibi yerlere yayilmistir. askerî karakteriyle ve entellektüel özellikleriyle digerlerinden ayrilmaktadi r. Yüzyildan itibaren Anglikanizm. Kalvi-nizmle Katolik dogma arasinda bir uzlasma ve u yusma saglar. O. Daha sonra prestijlerine kavusmus ve Hiristiyanlar arasind a etkili olmuslardir. Sayilari. o dönemin görüsleriyle modern hosgörü arasin da bir orta yol takip etmislerdir. VIII. va'zetmek. [416] ed. Loyolali Ignas'in tesbit ettigi kaideler. Reform hareketinden sonra Ingiltere'de ortaya çikmis bir Hiristiyan m ezhebidir. [417] ee. Anglikanlar. Papa'nin otoritesini reddederler. Umumî Dua Kitabi'nda (The Book Of Common Prayer) düzenlenmistir (1552'de). P aul tarafindan tarikatin kurulusu tasdik edilmistir. Anglikanizm. Kutsal Kitab'i. devletin resmî Kilisesid ir ve devlet tarafindan korunup desteklenir. Anglikan Kilisesi. Bu Kilise. XVI. Filistin'e gitmeden önce. âyin ve törenleri paylasirlar. Avustralya. Cizvitler. Mensuplari. tel-kinatta bulunmak için gelmisler ve 1540'da Papa II. iffet v e itaat ahdi ile birbirine baglanan alti ögrenciyi ihtiva etmektedir. II. Isa'nin askerleri olarak.

Reforme Edilmis Kiliseler : Bati Avrupa. Modern Presbiteryen Kilisesi. [419] eg. evharistiya {mass) ve kilise yili gibi bazi özellikleri d evam ettirmislerdir. Kutsal Kitap'tan okumalar g ltar (kilisede papazin. Sakra-mentl er ikidir: Vaftiz (bir itaat davranisi olarak). sik olsa da . çesitli tartismalara yolaçmistir. koronun bulundugu ön kisim) servisidir. Ibadet yerleri son derece sade olup burada dua. kidemliler" tarafindan yönelti ldigi için bu ismi almistir. Oruç-perhiz devreleri uygulanm az. Katolik devreden kalma bazi kilise bölmeleri günümüzde baska is n kullanilmaktadir. Günah Itirafi. Fransiz J. Amerika Bi rlesik Devletleri ve bazi Alman Kiliseleri disinda. Kutsal Kitap okunmasi. Kilise dili. 14 yasinda yapilir. Ancak günah itirafi mecburî degi ldir ve sikça yapilmaz. dua ve kiliseye devam önemlidir. Konfirmasyon. "presbiter" diye adlandirilan "yaslilar. Bu kilise. Bu kiliselerde resim-heykel gibi seyler bulunmaz. 140 müstakil Kiliseden o lusan topluluk. servisde daima bulunmaz. Zwingli (1484-1531) tarafindan ortaya atilm is. [418] ef. Roma Katolik azizlerine ait günlerden çogunu almaz. Üç sakrament vardir : Vaftiz. "Ihtiyar Meclisi" tarafindan yönetilen Kalvinist sistem Prot estanlarin yer aldigi Reforme Kilise mensuplarina\yerilen addir.Presbiteryenler : Piskoposlugu reddeden. piskoposlar. Onlar. Presbiteryanizm'in havariler tarafindan vaz'edilmis bir sistem oldugunu ka bul ederler. Bu kiliseler. va az ve ilâhi isleri yürütülür. servislere "pastör" denilen kimseler tarafindan nezaret edilir. Bu hareket. Amerika Birlesik Devletleri ve Iskandinav ül keleridir. çocuk önceden yetistirildikten sonra. Reforme Edilmis Kiliselere pek yakindirlar. Mahallî heyetlerin üstünde be . Müstakil cemaatleriyle Kongregasyonalistler (Ingiltere'de ve Kuzey Amerika'da 7-8 milyon) ve Metodistler. Evharistiya. demokratik yollarla seçilmis meclis ve komitelerce i dare olunur. Bu Kiliseler.Baslica bulunduklari yerler. Kilise yili. Iskoçya ve Amerika Birlesik Devletieri'nde 50 milyonu geçen mensubu bul unan ve Presbiteryen tarzda ihtiyar meclisleriyle yönetilen. reformdan etkilenmis ve dinî muhtariyet kazanmistir. Disiplin Kitabi'nda geçen Kilise düzeninin kurallarini ve yazili iman ikrarini kabul eden yönetici ihtiyarlarla ögretici ihtiyarlardan (papaz: minister) olusan mahallî bi r heyete ruhanî niteligi olmayan bir kimse baskanlik eder. daima millî dildir. Isviçreli U. Almanya. Komünyon. Roma Katolik Kilisesi'nden ayrilmislarsa da. Evharistiya komünyonu (bir hatira yemegi olarak). Kilise'nin yapi sindaki bazi düzenlemeler. Mensuplari. dünyada 100 milyon civarindadir. Papaz yoktur. Kalvin (1509-1564) tarafindan da gelistirilmis ve 1572 yilinda Kr aliçe Elizabet devrinde Ingiltere'ye girmis. Ibade tin büyük bir bölümünü vaazlar ©lusturur. eski Alma n dininden aldigi bir kisim uygulamalara yer verir. Diger bölüm ise dualar. Kutsal Kitap'tan seçi lmis kisimlarin açiklamasi ve uygulanisiyle ilgili hususlarf içinde bulundurur. Kilisede görevi bulunmayanlar için Kutsal Kitap okuma. Kristmas. Vaazlar.

[421] ei. kisinin Isa'ya kendi iradesiyle imaninin kesin bir sembolü olarak gören ve dolayisiyle sadece yetis kinfere bu isin uygulanabilecegini kabul eden bir mezheptir. Presbiteryenlerin temel doktrinleri. Yüzyil Isviçre sehir-devlet sisteminden örneklenmis ve degisik ülkelerde de benimsenmistir. gizli bir sekildedir. kesin ve açik bir ikrardir. . 1643-1644 yillari arasinda. Isa Mesih'in sahsi ile i lgili inançlari. Teslis'i (Üçlü bir Tanri anlayisi) reddeden. Ancak "Uniteryanizm " adiyla bir hareket haline gelmesi XVI. Bunlar. [420] eh. çogu defa E ski Ahid'i reddettiler. Iskoçya'da Presbiteryen Kilisesi'ni kurmustur. Bu idare sekli XVII. Ingiltere'de Presbiteryenler zulüm görmüslerdir. bir cemaatin üyesinin sahsî iman ve itaatini yetiskin iken vaftiz olmak veya yenilemekle gösterebilecegini ileri sürdüler. Bu mezhepte komünyon b ir hatira islemidir.lirli bir bölgede Presbiteri denilen ve piskopos görevi yüklenen bir üst idare merkezi b ulunur. ilk yüzyilda baslayan ve Aryus'la sekillenen bir muhalefet bulunmaktadir. Kitab-i Mukaddesten alinmaktadir. Ilâhîler. Bu merkezi her alt topluluktan seçilmis birer temsilci ile ögretici ihtiyarl ar yürütür. âyin ve törenlerindeki kolaylik ve sadelik hepsinde aynidir. Avrupa'da ve Ingiltere'de Uni ta-ryenligin yayilmasi Reformasyon devresinde ve sonrasinda Kutsal Kitab'in serb est ve bagimsiz incelenisiyle at basi yürümüstür. Luther zamaninda An abaptistler. BaptIzm. Anabaptistler. 32 5 yilinda yapilan Iznik Konsili'nde Aryus'un görüsleri reddedilmistir. Istenen. Zühd ve riyazete önem verirler. Mabetleri gösterissizdir. Ispanya'da Michael Servetus (1511-1553). Bu Presbitehlerin üz erinde de bir genel meclis bulunur. Ingiliz dominyonlari. Daha so nra Irlanda. eski Anabaptistlerle Ingiliz Kongregasyonalistlerinin inançlarinin b ir karisimindan ibarettir. Tann'ya dua ve ibadetleri. askerî hizmeti vb. onun sadece insan oldugu seklinde netlestirmistir.Baptistler : Bugün 30 milyon civarinda mensubu bulunan Hollanda'da dogmus bir Protestan mezhepti r. bir tek Tanri'yi kabul eden dinî düsünce ve mezhep taraftarlarini ifade etmektedir. Bu Presbiteryen Kiliseleri'nde dogmalar konusunda ihtilaflar bulunma sina ragmen. Ingiltere'de "W estminster Asamblesi" tarafindan tesbit edilmis. Böylece üçlemeye karsi tenkitler. Dagdaki Vaaz'in cemiyette "I sa'nin Seriati" olarak uygulanabilecegini belirtip. 1 521-1525 arasi Almanya'daki köylü ayaklan-masina katilmislardir. bu y olda hayatindan olmustur. "Uniteryen" adi. Ingiliz UniteryenlIginin bab asi diye nitelendirilirken Faustus Socinus (1539-1604). Ilk Kiliseleri ve ilk Hiristiy an lan taklit etmeye çalisirlar. onu odak edinerek. çocuk vaftizini (hattâ bütün resmî kredolari. Papaz görevi yapan ihtiyarlari seçmek de bu kurulun isidir. Onlar. Hiristiyanl igin aslinda olmayan ve Pavlus ile ortaya çiktgi ileri sürülen teslis doktrinine karsi . vaftizde vücudun suya tamamen batirilmasina dayanan. Bu mezhep. John Biddle (1616-1662). Yüzy ve sonrasinda ortaya çikmistir. Galler. küçük çocuklara vaftiz yapilmasina karsi reformist bir gruptur. Bir Katolik rahibi olan John Knox (1505-1572). Yüzyildadir. "Tann'nin Birligi" inancindan gelmektedir. bunu. Aslinda Menno Simons da (öl. XVI.) reddetmis ve "Mennonit" hareketini kurmustu. Amerika gibi ülkelerde de faaliyetler ba slamistir. "West-minster Iman Ikrari"nda açi klanmistir.Uniteryenler: Bu deyim. Bu tar ihten sonra Aryus'un görüsleri Aryanizm adiyla biline gelmistir. ^1561) bir Katolik papazi olm asina ragmen.

çesitli din ve görüslere karsi hosgörüyü esas alirlar. yüzyilda George Fox tarafindan kurulmus bir Hiristiyan dinî hareketidir. XVIII. "The British and Foreign Unitar ian Association" (Britan-yali ve Yabanci Uniteryenler Birligi) olusturmuslardir. Polonya. Almanya'da ve Jean Sigismond'un krallik döneminde Transilv anya'da ortaya çikmistir. cehennem ve ahiret konusunda farkli düsünceye sahiptirler. Unitery enlerin liderligine getirilmistir. sessizlik ve dinleme halinde. Kilise'nin ve hattâ Kutsal Kitab'in (Bible) otoritesini reddedip sadece Kutsal Ruh' un otoritesini kabul ederler. insanin günah islemege. Tanri'yi ve insanlari sevmekten. dualarda herhangi bir destek ve dilekte bulunmayi Tanri'nin isine kar isma olarak telakki ederler. ancak "Tanriligi"ni reddeder ve "yanilmaz" oldugunu kabul etmezler . ibadet. Transilvanya ve Ingiltere'de faaliyette bulunmus olan Unitaryenler. resmî âyin ve törenlere ihtiyaç duymaksizin. Hz. Birçok Avrupa ülkesinde teskilatlanmakl birlikte. Fakat bu yeni hareketin üyeleri sürgün ve hattâ 1813 y ilina kadar ölüm cezasiyla cezalandirilmistir. rahip ve din görevlisi kabul et mezler (Bu yönleriyle Mennonitle-re benzerler). 1605 yilinda yazilan "Cracovie Ilmihâli" ile bilgi sahibi ol an küçük gruplar. Hollanda'da. "Tanri" ile temas kurmayi prensip olarak benimsemistir. Isa'nin hatirasina gereken sayg iyi gösterirler. Anglikan Kilisesi'nden bekledigini bulamayinca. hiçbir arac i olmaksizin. Avrupa ve Amerika ülkeler inde yasamaktadirlar. Ölümden sonra insan ruhunun yasadigina. Kanada. Uniteryenler. Onlar. en yogun olarak Amerika. bir çok Hiristiyan memlekette yasaklanmis ve taraftarlari göçetmege zorlanm istir (XVII. titremeye basladigi için onlara (Ûuakers) adi verilmistir. . Tanri'nin direkt olarak insan kalbinde ortaya çiktig ina inanan Kuveyktrlar. sak-rament.Kuveykirlar (Ûuakers): XVII. Macaristan. [422] ek.Bu hareket. "Hakîkat Dostlari Cemiyeti"ni veya daha kisaltilmis olarak "Dostlar Cemiyeti"nI k urmustur. 1652 yilinda. Kuveykirlar çok fazla zulüm görmüsler hapsedilmislerdir. Onlar. Yüzyilda gelismesini sürdürmüstür. G. asil itibariyle günahkâr oldugu na inanmazlar. bugün. kredo. sessizce düsünceye dalma toplan tilari yaparlar ve Kutsal Ruh'un ilhamini beklerler. Sahip oldugu "Titreyenler inden dolayi ve deli diye fikirlerden dolayi mahkeme önüne çikan Fox. dinî konulardaki genis toleransiyla. Fox (1624-1691). Ilk Hiristiyanligin manevî ve sâde sekline dönmeyi. fakat yaz arlarinin. Bu dinî hareket. Tan ri'nin her dönemde insanlara dogru yolu göstermek için peygamberler gönderdigini kabul e derler. fakat Tanri'ya sevgilerinden dola yi cehennemde olmayacaklarina inanirlar. Bu ismin onlara "Tanri Kelâmi" önünde titremeler verildigini belirtenler de olmustur. Uniteryenler'in inanç esaslari. 1825 yilinda. hata yapabileceklerini ileri sürerler. merkezi Boston'da bulunan ve "Amerika Uniteryen Cemiyeti"nin kuruldugu Amerika'ya göçetmistir. hata yapmaga egilimi olsa da. Uniteryenler toplantisi y apmis ve toplanti yeri mabet olmustur. Yüzyilda). otoritelerin belirledigini degil. Inançla ilgili meselelerde. ahiret hayatinin nasil ve nerede olacagini bilemeyeceklerine. Saygi gören bir piskopos olan Theophilus Lindsey. O günden bu tarafa da varliklarini sürdürmüslerdir. Ingiltere'de y eniden teskilatlanan Uniteryenler. Onlarin çogu. ebedî bir hayata inanmaktan ibarettir. Uniteryen hareketi. dogmalar. Ilim adami olan Joseph Priestley. insan olduklari için. aklin kabul ettigini . Onlar. Isa Mesîhi de bunlarin en üstünü olarak görürler. Tann'nin birligi. Hiristiyan Kutsal Kitaplarini insan tecrübesinin bir belgesi olarak görür.

[424] em. inançlari geregi askerlik yapmaz ve andiçmeyi Istemezler. Toplanti salonlari. baskalarina. fakat devamli arttilar. Amerika'da bir Metodist piskoposluk kuruldu. Anglikan Kilisesi bünyesinde. Bugün dünyada yaklasik 300.B. Hindistan. Fransa'da. Sâde giyimleri. ona New York'daki Cumorah'da bir tepeye gömülü. Moroni.D. heyecanlarindan dolayi. Bu kitapta. basit ve sâdedir .000 kadar taraftarl ari vardir. A. herkese "sen" diye hitap eder ve hiç kimseye selâm vermezler. Kuveykirlar. Sakramentli bir Inanci benimseyen Ku-veykirlar'da ibâdet tamamen ruhîdir. Anglikan papaz laridir). Bugün. 1823'de Ver-mont'taki Sharon'da yo ksul taraftarlarina.Mormonlar: Joseph Smith tarafindan 1830'da New York'da kurulmus dinî hareketin mensuplari bu adla anilirlar. Danimarka'da. Sayilari. Oxford hapishanesindeki tutuklulari düzenli olarak ziyaret etmeleri. ibadet yerlerinden kovuldular. Hiristiyan olmayan ülkelerde de mis yonerlik faaliyetinde bulunurlar. basina buyruk olarak yasar. h er samîmi taraftari aydinlatan Iç isiga inanilir. Oxford Üniversitesinde. Kuveykirlar'in "Dostlar Cemiyeti". yardim sever likleri. 1936'da Metodist Kilisesi için bir kitap hazirlandi. Isviçre gibi y erlerde de Kuveykirlar bulunmaktadir. büyük bir kayitsizlik gösterir. Evlenmeler. savaslarda savaszedelere yardim ederler. dünyada. Hollanda'da. ergenlik ve çocukluk vaftizinin su serpilerek yapilis sekli.Kuveykirlar. 19. agirbasliliklari ile taninirlar. Ingiltere Kili sesi mensubu olmalarina ragmen VVesley kardesler. dürüstlükleri. eski Misir dilinde yazilmis me . Almanya'da. bir manevî hayat metod u vaz1 ederek dinî bir uyanisi baslattilar. Kölelige de karsidir lar ve dünyada barisi temel prensip olarak alirlar. yillik olanidir. dua ve oruçlarinda yeni bir yol tutmalari. Moroni adli bir melegin kendisine vahiy getirdigini açikladi. dinî günlerde ve benzeri seylerde me todik bir düzen takip etmeleri sebebiyle "Metodistler" diye adlandirildilar.000 civarinda Kuveykir vardir. basit bir dinî törenle olur. VVesley. Kuveykirlar. Norveç. çocuk doguran annenin tebrik edilmesi. bazi ilhamlardan sonra. komünyon âyini. yo ksul çocuklarin egitim ve ögretimlerini üstlenmeleri. Metodistlerin toplam sayisi 25-30 jnilyon kadardir. 1791) ögretileri neticesinde ort aya çikmis mezhep mensuplaridir. Yüzyilda Protestan ilâhiyatçi John VVesley'in (öl. Ingiltere'de Metodistler arasinda bölünm eler ve farklilasmalar oldu. Hiristiyan ülkelerinde oldugu kadar. Japonya. 1917 yilindadir. üç ayli e yilik. sabah duasi. Çin'de. kisa dualar. J. Ayrica bagimsiz Metodist gruplar da bulunmak tadir. Üç büyük toplanti zamanlari vardir: aylik.32 yilinda Britanya Metodist Kilisesi'ni ortaya çik aran ilk birlesme. Isveç. Smith (1805-1844). Bunlar. Metod istler. En önemlisi. [423] el. öldürmek için hiçbir bahane kabul etmez.Metodistler: XVIII. tesl is inanci. kardesi Charles ve arkadaslari George Whitefield (bunlar.'de halen 150. bugün oldukça artmistir. Ingiliz dominyonlarinda. aktif küçük bir grup olarak basladilar. yeni taraftarlar için rehberli k kurallari ve benzeri hususlar yeralir.

Ingilter e ve Iskandinav ülkelerinden birçok göçmen (mormon) gelmistir. orada da ayni muhalefetle karsilasinca Mississipi'yi geçerek Illinois'e gitmisl erdir. dinî ve siyasî muhalefetle karsilasmis. Onlara göre. Komünyon. "Tuz Gölü Sehri"ni kurmuslardir. Smith. Mormonlar burada çok güçlenmisler ve büyük bir Mormon tapinagi meydana getirmislerdir. Bundan dolayi b u dinî hareketin lideri martir (sehit) olarak kabul edilmistir. Misyonerlik faaliyetleri. yardimci olanlar (Mormonlar) kurtulacaklardir. Isa. Bu Kilise. Yeni Kudüs Amerika'da kurulacaktir. büyük bir gelisme göstermistir. orada. 1835'de. Ilk Mormon mi syonerleri Liver-pool'e ulasmis ve 8 ay içinde 200 kisiyi kendi inançlarina kazandirm islardir. Taraftarlarinin Tanri'nin sözü kabul ettikleri Mormon Kutsal Kitabi'na göre yeni bir K ilise kuruldu. Çikis 2 8:30) ileri sürdü va basina bunlari dikte etti. Fransa'da 10-15 bin. Mormon Kitabi'nda aksi bulunmasina ragmen. bin yillik bi r saltanat sürecek ve ona inananlar. beyazlar arasinda faaliyette bulunm us. "Oniki Havariler Konseyi" adina Mormonlar'i Utah'a kadar götürmüstür . Yüzy ilda yasamis Mormon ile oglu Moro-ni'dir. Incil Tanr i'nin sözüdür. J. Inanç esaslari arasinda yera-lan çok kadinla evlilik. Isa. Israil kabilelerinden gelmis ve kizilderililerle bey azlardan olusmustur. Her üye iki yil misyonerlik yapmalidir. Mormonlar. Bu sehre de. Mormon Kitabi da Tann'nin sözüdür. bu metinleri buldugu nu. 4000'den fazla kadin ve erkek Mormon tarafindan sürdürülmektedir. Mormonlar. siddetli bir misyonerlik gayreti içindedirler ve bütün dünyada faaliyet gösterm ektedirler. bu yeni kurulan sehre göçetmistir. Smith'e göre Amerikalilar. Kilise'nin basi baskan olarak isimlendirilme ktedir. Dün yada 8 milyon kadar Mormon bulunmaktadir. Bunlarin büyük Çogunlugu g ençtir ve hayatlarini misyonerlik faaliyetine adamislardir. [425] . Utah'ta "Büyük Tuz Gölü" kiyisinda. kardesi ve bir taraftariyla birlikte. Smith'ten sonra Mormonlar'in basina. Böylece 1830'da Mormon Kitabi basildi. bizzat Isa hükümd ar olacak. yeni bir "vahye" dayanarak çok evliligi telkin etmis ve uygulamistir. T araftarlara "Mormonlar" denildi. dirildikten sonra. fakat onun kilisesi kizilderililerce tahrip edilmistir. Bu yeni inanç sistemi. "Isa Mesîh'in Son Gün Azîzleri" olarak kendilerini gören Mormonlar'in inanç sistemi Joseph Smith tarafindan tesbit edilmistir. Son beyazlar. bugün. 1831'de bir vahiy aldigini açiklami stir. Degisik yerlerde tar aftar bulmak için. Kudsiyette gelismeyi ve hattâ ilâhîlige yükselmeyi kabul ederler. Kisa bir müddet sonra da mahkûmlar tarafindan öldürülmüslerdir. Isa Mesih'e ve Kutsal Ruh'a inanirlar. Tabletleri onlar gömmüs ve Smith de bulmus tur. Kirtland'i terke-derek Missouri'y e. kalabalik bir hapishaneye konulmustur. Brigham Young da ilk vali seçilmistir. Smith. Bu sehir çok kisa bir zaman da gelismis ve 1850'de Amerika hükümeti tarafindan Utah eyalet yapilmistir. dogru olmak üzere. O. 1895'te W. Isa' yeniden dönecegi yer Amerika'dir. 1840'da "Nauvoo" sehrini kurmuslar ve basarili olmaya baslamislardir. VVoo druft tarafindan kaldirilmistir.tinleri ihtiva eden altin tabletleri haber vermisti. Ing iltere ve güney bölgelerden birçok taraftar. Buna karsi konulmus. Basarili geçen birkaç yildan sonra Smith. Smith. tütün ve içki yasak oldugundan. okudugunu ve melek vasitasiyle tercüme ettigini (Urim ve Thummin için bkz. 12 kisiyi misyoner olarak göndermislerdir. yeni Kudüs'ün Kirtland'da kurulmasina dair. "Isa'nin Son Gün Azizleri Kilisesi" diye adlandirildi.-dünyayi yenileyecek ve tipki cennet gibi yapacaktir. tercüme edilebilir. sadece ekmeksu ile yapilir. ölümünde geride 17 hanim ve 49 çocuk birakan Brigha m Young geçmistir. XV. Mormonlar Tanri'ya. Vaftizde suya daldirmayi uygularlar.

grup için plesmeye yolaçmistir. Böyle bir aydinlanma. Dünyada 5 milyon. Bunun için Fr ansa'da çok sayida eser. [427] ep. Seymour 'un gayretiyle ortaya çikmis ve Norveç'li Thomas Barratt tarafindan ayni yil Avrupa' ya yayilmistir. Yahudi Kutsal Kitabi'na diger Hiristiyanlarin göstermedigi sadakati gösterir. Ruh'un öldügüne. Katolik düsüncesini basin yoluyla ögretmek ve yaymaklar. Isa'nin ikinci gelisinin 22 Ek im 1844'de olacagi seklinde bir vahiy aldigini açiklamis ve bunu ilân etmistir. Bu harekete bagli cemaatlar.Adventistler: 1831 yilinda VVilliam Miller (1782-1849) adli bir çiftçi tarafindan Amerika Birlesik Devletleri'nde kurulmus bir Mesîhî harekettir. Bu grubun asil hizbini temsil eden ve ölümden sonrasi ile ilgili inançta Katoliklige bagli kalan "Incile bagli Adventistler" ortadan kalkmistir. Yedinci Gün Adventistleri'nin genel merkezleri VVashington'dadir. Isa'nin ikinci gelisinin önce 1 843'de. Kutsal Ruh'un vaftizi denilen bir aydinlanma ile kazani lan ihtidaya önem vermektedir. Bu dinî hareket. Ahlâkî sert kurallar uygularlar. [426] eo-Asopsiyonistler: 1843'de Papaz Emmanuel d' Alzon tarafindan kurulmus olan cemiyet üyelerine verilen Isimdir. 18 44'de Isa'nin "Seçkinlerin yazilmasini baslattigini kabul ederler. dünyada. Ikinci gelis tarihi ve ruhun ölümsüzlügü konusunda ileri sürülen muhtelif görüsler. Miller bu isten vazgeçmis ve taraftarlari ise baska tarihler vermeye devam etmistir. hakki kabul edenlerin (yani kendilerinin) öldükten sonra dirilecegi ne inanirlar. Bu grubun gayesi. Bu hareketin mensuplari. arkasindan alâmet olarak çesitli di llerde konusmayi getirecektir (Görüldügü gibi hareket Hiristiyanlikla Zen Buddizmi uzlast iran sinkretist bir gelismedir). 3 milyon civarinda üyeye sahiptir. yaln iz âdil olanlarin. günümüzde. Cumartesi'ni kabul eder ve bugünün yasaklarin a uyarlar. olmayinca 1844'de vuku bulacagi kanaatine ulasmistir. Miller. et yemekten. Vaftizi suya batirma seklinde uygularlar. Ermeni ve Süryaniler arasinda propagandalarini sürdürmektedirler. Fransa'da ise 10-15 bin civarinda taraftarlari bulunmaktadir. Bunlarin da en önemlisi ve misyoner karatere sahip olani. Eski Ahit üzerinde çalismis. çay. Yedinci Gün Adventistler i d ir.en. Anca k ilân edilen tarihte Isa gelmeyince. O. Istanbu l'da bir Adventist Kilisesi vardir. tütün ve alkol içmekten kaçinmak zorundadir. Bir Adven-tist. zenci vaiz W. ikinci gelisin ço k yakinda vuku bulacagina dair konferanslar vermeye baslamis ve bunun için de "The MIdnight Cry" adli bir gazete çikarmistir. J. 1906'da. birbirlerine karsi . Isa'nin gelisini umutla bekl eyen bir gruptur. Miller. ibadet günü olarak. B ugün ise "Ikinci Advent Adventistieri" ile "Yedinci Gün Adventistleri" bulunmaktadir . dergi ve gazete çikarmislardir. Bu gazete ve dergilerin en taninmislari "La Croix" ve "Le Pelerin"dir. Kitab-i Mukaddes'in kurallarina siki sikiya uyarlar. kahve. Türkiye'de de faaliye t göstermekte. Bunlar.Pentakostalistler (The Pentecostal Revival): Amerika Birlesik Devletleri'nde Los Angeles'de. Yedinci gün Adventistleri. Pazar yerine.

günü. Muhammed'e (s. Kendisinin Cebrail oldug unu. Araplar. Babasi Abdullah. yüzyillar boyunca hem dinî hem d e ticarî bakimdan Arap yarimadasinda önemli bir rol oynamaktaydi. Çocuklugund aki agirligi. Yüce Allah'in kendisini. Samî kavimlere ait dinlerin mantikî mükemmellesmesidir" cümlesinde cevap bulmakt adir. Iste Hz. 610 yilinin Ramazan Ayin in 27. O siralarda dünyada büyük bir huzursuzluk vardi. temizlenmeyi ögretti. Zira zaman.Islâm'in Dogusu ve Dogdugu Çevredeki Inançlar Dünya nüfusunun. Hz. geride tarti smalar. olgun yasindaki firâsetî de bilinmektedir. Bu gidise karsi uyarici ses. Hitti) "Aslî sekli ile I slâmiyet. O devirde Arabistan. Yedi kasîde böylece meshur olmustu ("Muallakat-i Seb'a" ). Melek. Yemen gibi).s. ülkelerinin iklimi sebebi ile göçebe idi. kabîleler halinde yasarlardi. Savaslar. annesi Âmine idi. Muhammed (571-632). ayriliklar kalmisti. her defasinda okuma bilmedigini söyledi. Bu olgun yas kirka ulasinca Nur Dagi'nin Hira Magarasinda. Yüce Allah'in melek elçisi.ISLÂM 1. büyük ifâde gücü vardi. kendi kurtuluslarini düsünüyorlardi. Cebrail. [428] C. önemli limanlari bulunan bir ülkeydi. böyle bir çevreden geldi. Ukaz Panayiri'nda yarismalar yapilir. haksizliklar.K. Mekke'nin ileri gelen on aile sinden Hasim ogullari kabîlesine mensuptu. bu dinlerin ilk aslî hüviyetini almis götürmüs. zulümler. Muhammed'in hayati ile ilgili yeterli bilgi bulunmaktadir. Araplar. kazanan siirler altinla ya zilip Kâ'be duvarina asilirdi. Pentakostalistlerde bir teskilat ve servis düzeni b akimindan konulmus kurallar yoktur. Bu kabîlele r arasinda devamli geçimsizlikler çikar. bir dinî merkez olarak Kudüs'teki Tapinaktan daha es kiydi. savaslar olurdu. Arabistan'dan geldi. Bir uyariciya. onu kollari aras ina alip daha kuvvetli sikarak birakti ve söyle dedi: "Yaratan Rabbinin adiyla oku! . 2000) kurdugu Kabe. Medine. kitalar ar asi ticaret yollarinin geçtigi. Okuma yazma bilenler azdi. tatminsizlikler. Manevî hayattan zevk alanlar. Isveç'teki Pentakostalist orani diger ülkelerden daha fazladir.000) dini olan Islâm. bu alanda. "I slâm'a ihtiyaç var mi idi?" sorusu. Harekete bagli üyeler. Batili bir tarihçinin (P. ona seslendi. insanlari mutluluga ulastiracak yeni bir yola ihtiyaç vardi. Bundan dolayi Kabe'yi içinde bulunduran Mekke. Peygamberler arasi nda hayati hakkinda en fazla bilgiye sahip olunan da Hz.350. Muhammed'i peygamber seçtigini haber vermek üzere görevlen dirdigini bildirdi ve ona abdesti. VII. pesin hükümler. Ancak siire karsi ilgi çoktu. Bu dinin dogusu esnasinda yeryüzünde çok sayida din vardi. Ibrahim'in ( tahminen M. hitabelerde bulunulurdu. Ancak sehir hayati yasayan yer ve bölgeler de vardi (Me kke. Yüzyilin hemen bas inda Arabistan'da dogdu. Araplarda yaziya dayanan gelenek kuvvetli degildi. Mekke yakinlarindaki panayirlar. % 23'ünün (yaklasik 1. Arap dilinde. Insana yön vermede ye terli olamiyordu. bu gidise karsi dünyadan etek çekmisler. Bu panayirlarda siirler okunur. maddecilik almis yürümüstü. bu süre de kurulurdu. Hz. ilk Hiristiyanlar hakkinda Kutsal Kitapla kaydedilen seyler e göre kendi hayatini düzenlerler. Muhammed'dir.) üç def a "Oku!" dedi.Ö. O.Genel Bilgi a. Hz.000. gençligindeki "emin"ligi.müstakildir. Ancak yilda dört ay (har am aylar) savas yapmamak gelenek olmustu. Mevcut dinler.a.

kisacasi bütün meziyetleri ile daha çocuklugundan/gençli inden itibaren dikkatleri üzerine toplamisti. "Uzza" (Batn-i Nahle'de). onun bir örtü getirtip her kabileden bir temsilciye tutturup kendisinin de onu elle riyle alip bu örtünün ortasina koyu-vermesiyle hemen orada sonuçlanivermisti. Araplarda puta tapicilik yaygindi. tek. batil-bos inançlar içinde ömür tüketiyordu. ancak bana tanrinizin tek bir Tanri oldugu vahy . 40 günden 3 yila kadar sürdügü tartismali olan. Ismail 'den sonra bu topluma bir uyarici gelmemisti. dogrulugu. onu anlamaya biraz yardimci olabilmektedir. s onunda da kitlikta onu yiyen. Evlerde de put bulundurulur ve ona ta'zim edilirdi. Allah'i biliyor.) sahsinda bu gerçek söyle ifade edilmektedir: "De ki : Ben de sizin gibi bir insanim. ancak putlari Allah'la kendi aralarinda araci kiliyorl ardi. Bunun yaninda.s. Taif ve Medîne gibi yerlerde Y ahudiler. dünya malina. sadece peygamberlerin ulasabilecegi normalin üstünde bir bilgi edinme yoludur . Islâm Dini böyle basladi. Ancak bu dinlerin Araplara etkileri faz la olmadi. Arap yarimadasinda Yemen. eglenceye kapilmis i nsanlarin bulundugu Arap toplumundan bir peygamber çikmisti. görevlerini. tahtadan ve madenden yapilirdi . onlarin önünde kurban keser. Sasanîlerin ise Mecûsîlik'ti. Ayrica Mecusîlik ve Sâbiîlik de vardi. Hz. Ka'b e'de. Putlar. zor bir devre onu be kliyordu. her seye kadir bir tanri fikri varligini devam ettirmekte idi.O. insana. Sayi si az da olsa "Hanîf" denilen kimseler vardi. Bu putlarin içinde en büyügü "Hübel" idi. yine onun gibi bir insan ile. Bunlar putlara tapmaktan titizlikle kaçinmaktaydi. Batiya düsen Habesliler de Hiristiyan idi. B ir Âyette Hz. Muhammed'in (s. 1-5). sadece insandir. Ancak bu bir deney ve gözlem k onusu degildir. Ka'be gibi bu tapmaklara da saygi gösteren Araplar. kavminin hafifliklerine katilmiyor. Oku! Rabbin nihayetsiz kerem sahibidir. Bu sirada Arap toplumu ahlâk bakimindan bir çöküntü içinde idi. maddeye. Kâ'be'nin on arilmasinda "Hacerü'l Esved"i yerine koyma konusunda çikan kabileler arasi tartisma . . Vahiy. fakat tastan veya agaçtan yapilan puta "vesen" (çogulu "evsân") ve belirli bir sek li olmayip tapmak için kullanilan taslara da "nusub" (çogulu "ensâb") * denilirdi. Ilham. Bellibaslilari. 360 put vardi. vahyi veren Yüce Allah'tir. çesitli hurafeler. Kisi kabilesinden çikmadikça putunu degistiremezdi.Arabistan'in kuzeyindeki Bizans'in dini Hiristiyanlik. servete. dürüstlükten ayrilmiyordu. Ancak peygamberin çevresinde bulunanlar in bu konuda gözlem sanslari vardir. kur'a oklari çekerler ve tavaf ederlerdi. Kâinatin yaraticisinin. insani bir kan pihtisindan yaratti. Ibrahim'den ka lma yüce. Arap kabîleleri sayisinca. Peygamberlerle sinirlidir. tastan. elleriyle yaptiklari putlara ta' zim eden. Putlari Allah ile kendi aralarinda ortak tutan Araplarin bu tutumuna "müsrik lik" adi verildi. Ancak sira kavmini dine davete gelince durum yine böyle mi olacakti? Ilk Vahiyden sonra. bazen un ve benzeri yiyecek maddelerinden put yapan. Insana bilm edigini O ögretti" (Alâk. Araplarin bunlardan baska "tâgut" denilen tapinaklari vardi (sayisi 100 kadardi). Ona "Muhammedu'l-Emîn" demislerdi. Yemen'de (Necran) Hiristiyanlar bulunmaktaydi. Kalemle yazmayi ögreten O'dur. onu niçin yarattigini. Arabistan'da putatapicilik disinda yildizlara. atalara ta'zim kültleri de vardi. Degistirirse çok kötü karsilanirdi.a. hayatin ve kâinatin sonunu akil ile sonuçlandirilmayacak konulari haber vermesi için vahiyden baska daha güzel hangi yol olabilir? Dolayisiyie peygamberler. Madenden insan seklinde yapilan puta "sanem" (çogulu "esnam"). zekâsi. Bu devreye geçmeden vahiy üzerinde biraz durulmalidir. güzel ahlâki. Hz. Araplar. Çünkü yal an bilmiyor. sahsiye ti. Içlerinde kizlarini diri diri gömüp merhamet etmeyen. "Lâf (T aif'de) ve "Menaf'tir (Kudeyf'de). ona ibadet eden. Muhammed. yine insan seklin de. Bununla beraber Hz. Hal putlara tapiniyor.

bacaklarinin çatirdadigini saniyordu. seninle harbedeceklerdir. Muhammed'e.s. Bu husus. ona "Sen bu ümmetin peygamberi olacaksin. Yaninda oturup dizi önündekine degen. Daha sonra Hz. O. sairin "Muhammed bir insandir. Al lah. N itekim Hz. sonra kirk gün çölde bir deneme devresi geçirmisti. Musa'ya ge len büyük melegin Hz. Muhammed'e vahiy gelmeye baslamis ve bir süre kavminin yanina dönememisti. gerçekten Allah'in elçisi oldugunu ona hatirlatiyordu. Muhammed. Yani Hz. Hz. Iste bu baslangiçlarin sonucunda.) Sina Dagi'nda 80 yasinda vahiy gelmisti. sayet çökmezse bacaklari yay seklinde egriliyor ve sanki kiri lacakmis gibi bir durum aliyordu. Isâ ile ilgili çarmih olayi. Bu Sûrenin bir âyetind e. ye re çökmek zorunda kaliyor. Sana yalanci diyecekler. Hz. Muhammed'in durumunu akrabalarindan biri olan Nevfel oglu Var aka'ya ulastirdi. dedesi Abdulmuttalib'in ölümü üzerine kendisini yanina alan amcasi Ebu Tal . nefret ettigi büyücü ve kâhinler gibi bir duruma mi düstügü konusunda tereddütler iyor. Peygamberin kalbi hosnut ki liniyordu. soguk bir günde buram buram terliyordu. Varaka'nin Müslüman olup olmadigi konusunda kesinlik yoktur. yirmi sene civarindaki bir devrede. yurdundan çikaracaklar . "Rabbinin nimetine gelince (baskalarina) durma yip söyle" seklinde tebligin baslatilmasi emriydi. Muhammed'e (s. O. Hz. Bu üç seneye varan devrede vahyin kesildigini gören müsriklerin "Allah'in seni terketti" demeleri üzerine Cebrail'in Duhâ Sûresini getirdigi nakledilir.) ilk inananin kesinlikle Hz. Sana gelen. Hat ice'den (r. ona aittir).c) tarafindan bir görevlendirme mi. Bundan dolayi Kur'ân'daki Tîn süresindeki " Incir" ile Irtibat kurup Budda'nin sahsiyetine aydinlik getirmek isteyenler vard ir. Bu anda büyük bir ag ilik ona baski yapiyor. Onlarin verdi kleri bilgilere göre.) söyle geliyordu: "Sen. hem de kavmine bir takim problemler getirdigini söyleyebiliriz. O edebiyat ve siit devrinde ümmî bir kimseye karsi meshur sai rler âciz katmisti. Hz. Incillerdeki "Ey Allah'im beni niçin te rkettin" cümlesi.s. Ayetler naz il olmus ve yine böylece gelen bazi Âyetlerde insanlardan. Bu daha sonraki gelismelerle ilgili hususlari bir kenara birakirsak vahyin hem H z. Budda. Hz. ancak diger insa nlar gibi degil. Muhammed'in ilk vahyinin sahidi yoksa da. Muham-me d'le karsilasinca. Olayi dinleyince Hz. böyle durumlarda önce heybetli bir ses ile vahye ha zir hale getiriliyordu. Musa'ya g elen büyük melektir. yoksa s eytanî bir tahrik mi diye endiselendiginde ona ilk teselli daima sadik esi Hz. bu olaya sahitlik etmistir. sonrakilerin olmustur. eziyet'edecekler.) 30 yasinda ilk vahiy gelmisti. Ayrica an viziltisi gibi bir ses duyuldugu da verilen bil giler arasindadir. Isa'nin hizmeti üç yil sürdü. Hz. Hz. Hz. Yukarida vahiy konusunda peygamberin çevresindekilerin imkânindan söz edilmisti. (Kur'ân Âyetlerinin nazim ve nesirin üstünde d egisik bir üslûbu vardir. Dil ile ona karsi çikamayinca kiliçlar çekilmisti. 35 yasinda. bazen bir dagdan kendisini asagiya atmayi bile düsünüyordu. Böyle agir ruhî ereddütler geçirip acaba bu durum Allah (c. Bu noktada Hz. b ir incir agaci altinda ilhama kavusmustur. Kutsal Ruh (Müslümanlara göre Cebrail) bir güvercin gibi gelip basina konmus. kendi menfaatini gözetmez.a. Saha be. sana Allah için yardim e derim" demistir. hem de anlam ge nisligi pek çarpicidir). taslar arasindaki yakut gibidir" demesiyle tezat olusturmaz. o sakin ve agir sahsiyet. Isa'nin hain sakirdi Yahuda'dir. 110). Muhammed. Bu gibi durumlarda C ebrail ona görünüyor. Muhammed. Ben sayet o günlere yetisirsem. I sa'ya (a.s. Âyetlerin hem dil yapisi ve okunus musikisi. o 33 yasinda iken olmustu (Müslümanlarin inancina göre çarmiht a ölen. Ancak önemli olan husus. Hz. Varaka. "Rabbin seni terketmedi. hayir islersin. hattâ cinlerden bu sözlerin b ir benzerini ortaya koymalari istenmisti. gök gürültüsünden sonra yagmurun gelmesi gibi.a. Musa'ya (a. darilmadi da!" denilerek. Hiristiyan dinindeydi. Hz. Hatice oldugunu söy leyebiliriz. Sonra vecd hali onu kavrayip öyle heyecanlandiriyordu ki. eger bir deve üzerinde ise hayvan onu tasiyamaz oluyor.olunuyor" (Kehf. Muhammed'e gelmis oldugu müjdesini verdi. senin üzerine seytani musallat etmez". Muhammed'e vahyi n 40 yasinda iken gelmeye basladigi ve onun 43 yasinda "resul" oldugu belirtilir .

insanlarin birli k Içerisinde beraberce huzurlu olarak yasamalarini gaye edinir. Kendisi Hz. Hz. Bir milletin. ibadet ve ahlâkî hükümlerinde ferdi oldugu kadar. Ömer ile Müslüman sayisi kirki bulabildi. Ancak diger dinlerle karsilastirilabilmesi için o. tamamlanmis. ikmal edilmis dinin özel adidir. Hz." dedi ve Kur'ân okudu. Muhammed'in yakin dostu idi. üzerinize olan ni'metimi tamamladim ve din olarak Islâm'a razi oldum. H Adem'e (a. Kur'ân-i Kerîm'de ayrica "Yâ eyyühennâs!" (Ey insanlar!) hita inda da ayni husus düsünülmelidir. Böylece Hz." Kur'ân-i Kerîm. Islâm'in hitabi. Islâm. Müslüman olmak istedi. Hz. Fertl er düzeldikçe.s. Peygamberin yaninda kalmayi tercih etmisti ve üçüncü Müslüman olma s fini kazanmisti. Ebû Bekr. Günümüzde bir milyari geçen insanin dini olan Islâm. ona "Biz. Muhammed. ibadetlerini gizli yapiyorlardi. ilâhi dinlerin genel adi iken. Allah birdir . Hz. ma'nevî bir agaç gibidir. çesitli Islâmî bilim dallarinin ana konusu oldugundan. [429] b. dünya-ahiret dengesini kurarak. Ali. Hz. Muhammed. Muhammed'in yaninda bulun an Hz. Çünkü o. O. kitlik dolayisiyle kalabalik ailesi içinde sikinti çekmemesi için . Aslinda bütün peygamberlerin teblig ettigi din. ortagi ve benzeri yoktur.ib'in oglu Ali'yi. evinin disinda ilk onu Islâm'a çagi rdi. Muhammed'e kadar gelen "Islâm gelene i" tedrîcî gelismesinin son ekmel noktasina Islâm Dini ile ulasmistir. inanç. orta yolu tavsiye ederek. Muhammed'in bütün insanliga gönderildigi. bir bölgenin dini degildir. Bu agaç. Hz. toplumu da hedef alir.Din olarak Islâm Adini kendi kutsal kitabindan alan. Çünkü zulüm ve baski altinda idiler. ilâhî vahyin sadece ahkâm" yönü olmustur. Kur'ân-i 'de açikça yer almaktadir[430]. Sonra bundan vazgeçti. Ilk Müslümanlar. duydugu âyetler karsis inda hayran kalmisti. Muhamm ed'in azatli kölesiydi. ev renseldir. Ancak aklindan önce babasina danismak geçti .) kadar geri gider. anahatlahyle tanit . Bundan sonra Müslümanlar inançlarini sakla madilar. Hz. Bu inanç esaslari. bütün insanligadir. Hz. Kutsal Kitabi (Kur'ân-i Kerîm) ilk seklini günümüze ka dar degistirmeyen tek din Islâm'dir.. Hz. bütün peygamberlerin. Ali. Açikça ibadet etmeye ve dinlerini yaymaya basladilar. Muhammed'e yirmi üç yillik bir sürede gelen vahiylerle en son seklini almis ve kiyamete kadar insanligin ihtiyaçlarina cevap ve recek bir muhtevaya kavusmus. Islâm. isimlenmis ve gayesine ulasmist ir. Peygamberler tarihi içinde zaman ve mekâna göre degise n.. Peygamber'in sahsiyetine büyük güven duymaktayd Ebû Bekr'in vasitasi ile birçok kimse Islâm'a girdi. Üç sen nde Hz. Ben. Allah'a Ibadet etmek için neden ona sormaya lüzu m göreyim" dedi ve Müslüman oldu. inanç bakimindan ayni esasla ri teblig ettiklerini açiklar. insanligin o rtak manevî mes'alesidir. Ali gibi ilk müsiüman olanlardan biri de Harise oglu Zeyd'di. burada ayrintili bilgi veri lmeyecektir. Islâm'in özünü olusturur. Putlara tapmayi yasakladi. Islâm. Bes yasindan itibaren Hz. Islâm. toplum da ona bagli olarak düzelecek ve ideal bir toplum ortaya çikacakti r. Muhammed ile hanimi Hz. bana peygamberlik verdi. serefli ve zengin bir tüccar idi. en ekmel meyvesinde nüvelenmis. Hz. basta tevhit olmak üzere. evinde barindirmakta idi. Islâm'in dogusu böyle old u. Niteki m bu durum Maide Sûresi'nin üçüncü âyetinde su sekilde açiklanmistir: "Bugün size dininizi ik ttim. kâinati yaratan Allah'a se cde ediyoruz. Aslinda Islâm. Muhammed'in yanina geldi. Islâm. Mek keliler arasinda itibari fazla idi. "Allah beni y aratirken Ebu Talib'e sormadi. Hatice'nin Kur'ân okuyup Allah'a dua ettikl erini görünce ne yaptiklarini sordu. "Islâm"dir denilebilir. O da tereddütsüz Müslüman oldu. bir zümrenin. Islâm.

daha umûmîdi r. 3.Iman Kelime olarak "iman". sonuç olarak da Islâm'in diger dinlerden farkliliklarini ve farkli oldugu hususlarin özelliklerini ele alac agiz.kalb ile. Peygamber'in haber verdigi seyleri kabul ve onlara bütün varligiyle teslim o lmak demektir. . I slâmin Sartlari'ni (seklî ibadetleri) ve Islâm'da ahlâk konularini. Bu noktada su hadîs-i serifi hatirlamakta fayda vardir: "Si zin iman bakimindan en kâmil olaniniz. Bazi hadislerde imanin 60 veya 70 küsur su'besi oldugu belirtilir. Tasdikin bulundugu yerde. sonra Imanin Esaslan'ni. zahiren Allah'in v e Peygamberlerimin emirlerine uymaktir. Hz. kisinin inandigini isiyie göstermesidir. Inanip itimat etmektir. daha husûsî. imanin aslî rüknü degildir. gerçek bir ta sdik olur. Ancak bunlardan ilk ikisi imanin aslî rüknü iken amel. Iman. Bu sekildeki bir tasdikin sahib ine "münafik" denir. imanin asil rükünleri (Asl-Î iman)." [432] b. müslim.fiil ile tasdik. Böylece iman. geriye kalanlar i kemâlîdir (Kemâl-i îman). Islâm. Iman ruh. Yani yapilmasi gerekeni yapmasi ve yapilmamasi gerekeni de yapma-masidir. görünüsteki bir tasdiktir. Biz de bu çerçeveye uygun olarak önce iman ve islâm terimlerini. Di! ile tasdik. kalb ile tasdik ve uzuvlarla ame!"dir. teslimiyet de var dir. Tasdikin üç mertebesi vardir: 1. Terim olarak ise mutlak tasdik anla mindadir. Bu anlamda her mü'min.dil ile. Islâm bil ginlerini bu iki kelimenin arasindaki münasebeti arastirmaya yöneltmistir. ahlâk bakimindan en güzel olaninizdi r. teslimiyettir. kalbin tasdikiyle birlesirse bu. Bunla rin alti tanesi (Imanin esaslari). Islâmsiz iman. islâm. Dolayisiyle Islâm. Mü'min ile müslim ayri ayri hükümlere tâbi degildir. Lügat bakim indan iman ile islâm kelimeleri arasinda fark vardir. her müslim de mü'm indir. Terim olar ak Islâm. yahut isiyle teslimiyet gösterdigi h alde. [433] c. Muhammed'in teblig ettigi dinin de adidir. Iman "dil ile ikrar.Iman île Islâm Arasindaki Münasebet Kur'ân-i Kerîm ve Hadîs-i Seriflerde "Iman" ve "islâm" kelimelerinin kullanilisi. itaat etmek. Islâm'i iman. Bu tasdikin sahibine "mü'min" denir. Böyle oimayip kisinin agziyla söyledig i kalbindekini tutmazsa bu. tasdik. ibadet ve ahlâk seklinde üçe ayirarak Islemek gelenek haline gelmistir. 2. imansiz islâm olmaz. kalben teslim olmakla beraber. kemâlîdir. tasdik degildir. Ameli olmayanin ima olabilir. Iman. [431] 2. islâm. teslim olmak. bir seyi dogru olarak kabul etmek ve onun dogruluguna inan maktir.Islâm Kelime olarak "Islâm".ilacak ve bir kisim özellikleri üzerinde durulacaktir.Iman ve Islâm a. Sözü. Fii! ile tasdik. islâm onun bedenidir. kalbiyle teslim olmamis kimseler vardir. Fakat her teslimiyet. boyun egmek demektir.

Tafsîlî Iman: Âmentü. cansi z varliklar üzerinde dikkatle düsünmesi gerektigi anlasilmaktadir. Allah'in varligini. Allah'a inanmayi temel prensip edinir. Muhammed'in su ögüdü ibret vericidir: "Allah'in varligini anlamak için gökler bakin. birligi. Böylece insan. dinin de temelidir. Bu yanlis sonuçlarla karsilas mamak için Hz. öncelikle Allah'a iman e sasina dayanir. 2. Mü'min ile müslim ayni hükümlere tâbi'dir (Öldügünde yik enaze namazi kilinir. mü'min. Müslüman mezarligina gömülür. b u yolda. Asagi yukari her din. yanlis s onuç ara ulasmis (panteizm.Serî bakimdan islâm ile iman birdir. ibret alarak Allah'a iman telkin edilir.Allah'a Iman Allah'a iman. Bu maddeler sirayla ele alinacaktir. dogurulmamistir. Esi ve ortagi yoktur. Kur'ân-i Kerîm'de Allah'a iman üzerinde önemle durulur. Imanin bir arada alti esasi hadisle sabitti r. iki bölüme ayrilir: 1. düsünerek. bu var liklari var eden yüce bir varligin farföna varacak ve bu üstün varliga gönülden baglanacakti r. hiçbir seye muhtaç degildir. dogru yoldan uzaklasmislardir.lügat bakimindan iman ile islâm arasind a fark vardir: fakat seriat bakimindan islâmsiz iman. yere bakin. he r sey O'na muhtaçtir. dogurmamis. hiçbir sey O'nun benzeri degildir. Muhammed za aninda insanlar. Allah ondan baskadir" demekledir. "Kalbine ne geJir-se. kendi nefsinize bakin. Tanri'yi insanlastirmak gibi).Iman Esaslari Iman. Âmentü'nün ilk esasidir. Ilmî buluslar. Çünkü buna kudretiniz yetmez". Her devirde Allah'a inanmayan insanlar bulunmustur. Allah'in varligi. Islâm'da Yüce Allah. esi ve benzeri yoktur. Din. aksine kuvvetlendirmistir. Allah'a inanmayi zayiflatmami s. Bu iki hadîsten insanin kendi varligindan baslayarak gökdekr ve yerdeki canli. imansiz islâm olmaz. bütün bunlarin yaratilisindaki incelikleri ve bunlarin kendiliginden olup olmadigini düsünün. Bazen de Allah'a ve âhiret gününe iman üzerinde durularak insanoglunun akibetini düsünmesi g erektigi hatirlatilir ve Allah'a inanmasi tavsiye edilir. kâfir ve münafik olmak üzere üç kisimdi. O . Kur'ân-i Kerîm'de vardir. fakat tarihin hiçbir devresinde b ir toplumun bütünüyle Allah'i Inkâr ettigi görülmemistir. Her seyin yaraticisi ve Rabbi O'dur. vardir. Iman esaslari. [435] a. Kur'ân'da ve hadîslerde. Yine bir baska hadîste o. O'nun zatini düsünmekten menedilmistir. Ancak Allah'in zatini düsünmeyin. Demekki Allah'a inanmak normal. Allah'a ortak kosmus. Müslümanlara varis olur).Icmâlî iman: Kelime-i Tevhîd ve Keli-me-i Sehadet. birdir.) hulul ettigine inanan insan ve toplumlar. Bu konuda yasak çizgiy i asan. insana vb. birçok metodun takip edildigi bilinmektedir. ayrica bir dördüncü kisim y Bu konuda Imâm-i A'zam Ebu Hanîfe söyle diyor: ". Çünkü bunlar. ezelî ve ebedîdir. O' nu inkâr etmek anormal bir davranistir. Allah'in bazi varlikla ra (meselâ tabiata. Bu alti esasin "Âmentü" ile baslayan Ibaresi Imâm-i Â'zam'in "Fikhu'l-Ekber" adli kit abindan yayginlasmistir. Hz. Allah'in zatiyle sifatlarini birbirine karistiran. yüce sifatlari ve güzel isimleri (Esmâ-i Hüsnâ) üzerinde düsünmesi izin verilen insanoglu. Bazen yarattigi seylere bakarak. birlig ni gösteren belirtilerdir. Bazen Allah'a ve elçisine inanmak konu edinilerek peygamberlerin O'na inanmayi telkin ettikleri belirtilmis olur." [434] 3. insani tanrilastirmak..

kâfirleri de.Meleklere Iman Insan. Insan. bu dünya sartlarinda O'nu görmeye muktedir degildir. Dünyada insanlar. zaman ve mekândan münezzehtir. Her sey. riziklandirir. sorgulayici Nekir ve Münker gibi. Melekler. Insan. hizmetçi tayin edilmez. Allah tarafindan kendilerine verilen vazifeleri aynen yerine geti rirler. çogalmak. O. Bunun yaninda yaratiklarin sifatlari da Allah'a atfedilmez. Dört büyük melekden baska. Görüldügü gibi bir din için en önemli ve temel olan Allah inancinda Islâm. hayirli islere yönelir. canli-cansiz varliklardan O'na araci. melekler gibi ma'sum olmayip. insanlara hayir dua ve sefaatta bulunurlar. Putlardan. Allah'a iman. insanlara sah damarindan daha yakindir. kitap yollar. Gözlerimiz. sitli görevleri bulunan sayisiz melekler vardir. çok ölçülü ve deng 'da üçleme seklinde Allah'in sifatlari baska varliklara verilmez. ona ruhî yönden benzeyen yaratiklar da vardir. yemek. caydirici bir rol oynar. ancak cennette mümkün olacaktir. Her seyi bilir. insanlar için bir ma'sumîyet örnegidir. bazi suçlari. Din güngnün sahi i de O'dur. nurânî. yaratiklara dagiti lmaz. O. Melekler im tihan altinda degildir. diledigini zelil kilar . Bazen onlara "Tanri'nin Kizlari" da denilmistir. Insanlar gibi i mtihan altindaki varliklardir. O. All ah'i görmek. Melekler. diledigini azîz. Islâm. Seyt an denk tutularak "ikileme"ye gidilmez. ilâhî cezalari yerine getirirler. Cinler. Bir Sure'nin adi "Cin"dir.. Bunlar. Ancak bu varliklarin mahiyeti ve görevle ri birbirine karistirilmistir. Bütün dualar. melekler ve cinlerdir. ak il sahiplerine hitap eder. görür. yalniz O'ndan istenir. [437] . Insanlar için imtihan bulundugundan basarili insan. Öte yandan melekle seytan arasindaki fark kaybolmustur. yazici Hafaza (Kirâmen Kâtibîn). ahlâkini o nlastirarak ve günahlardan. yokeder. içmek. Kur'ân-i Kerîm'de görünmeyen varliklar olarak melekler yaninda cinlerden de bahsedilir. Islâm'da Allah. Mü'minleri de vardir. dogrudan dogruya O'na yöneltilir. Tek Tanri'd ir. insanlari hayirli ve güzel islere tesvik ederler. meleklere inanç sayesinde kötülüklerden. ruh ve bedenden ibarettir. hayy ve hayat vericidir. Melekler. görevlerin en güzel biçimde açiklamistir. O. Her seye gücü yeter. cinler veya görünmeyen diger v arliklar tanrilastirilmistir. Insan. Bundan dolayi meleklerin varligi. [436] b. Insana bedenî yönden benzeyen yaratiklar bulundugu gibi. bütün dinlerde vardir. ölmek gibi niteliklerden uzaktir. latif varliklardir. günahlardan uzaklasir. Bazi dinlerde melekler. her yerde hâzir ve nazirdir. kötülüklerden arinarak meleklesmeyi gaye edinir. Mülkün sahibi O'dur. dogmak. Durmadan Allah'i tesbih ve O'na i badet ederler. melekt en üstündür. bu görünmeyen varliklarin tasnifini. diledigine hikmeti verir. görünmeyen varliklardir. Kalblerin hâkimi . isitir. yardimci. Allah'a isyan etmezler. O'na hiçbir sey ortak kilinmaz. yerin-gögün Rabbi O'dur. Görünmeyen varliklara inanç. Melekler. gaybîdir. O'nun iradesiyle meydana gelir. Yalniz O'na ibadet edilip. Her seyi O yaratir. kendisini kimsenin görmedigini düsün erek yapar. Diger dinlerin formüllestirilm is iman esaslari arasinda melek inancina rastlanmamaktadir. gayba inanmaya mecburdur . ruhî yönünü gelistirerek. Allah'a kötü güç. iman sahiplerini destekler. evlenmek. Mülkünde istedigini yapar. diledigini yapar.

diger peygamberler arasindaki yeri konusunda Imam Ahmed ve Tirmi zî'nin rivayet ettigi hadis söyledir: "Benim Peygamberler içindeki yerim su örnekteki gib idir: Bir adam evini insa ediyor. Allah tarafindan verilir. Onlara göre. Musa'ya "Tevrat". Kur'ân. onlarin getirdigi hükümlere uymalarina baglidir. Kur'ân-i Kerîm. Muh ammed'e "Kur'ân-i Kerîm" verilmistir. Davud'a "Zebur". hem mana-siyle Allah k elâmi oldugu Için. Kur'ân. Peygamberler de insandir. Hz. Kur'ân. bugün e ldeki kutsal kitaplar (Tevrat. geçmisten b ahsetmekte. çok büyük degisikliklere ugramistir.s.Peygamberlere Iman Peygamber. "suhuf" v e dört kitaba imani içine almaktadir. çesitli malzemeden yapilmis (meselâ papirüs). ayni zamanda sir adan bir insan da degildirler. Kur'ân-i Kerîm'de Allah'in seçip görevlendirdigi kimseler i ifade etmek üzere "resul" ve "nebî" kelimeleri kullanilir. Zira Kur'ân kendini taklide çagi rdigi halde bu çagriya cevap verebilen çikmamistir. hem sözü. "Allah'a. Beden ve ahlâk bakimindan insanlar tarafindan tenki de ugramayacak ölçüde mükemmeldirler. "ismet". vahiy ve mu'cize ile desteklenir. "fetanet" ve "teblig" gibi ortak özellikler bulunur. Peygamberler. evlenir. Bu s ebeple onlarin bugünkü sekli "Allah kelâmi" olarak görülmektedir. kendi gayretleriyle peygamber olamazlar. O. Kur'ân ve Hadîs'te zikredilen "kitaplara iman"i. Zebur). Kur'ân-i Kerîm'de. Kur'ân. Dünyanin sonuna kadar gelecek bütün insanlik âlemi onun muhatabidir. Suhuf ola rak bugüne gelebilmis bir sey yoktur. levhalar. Bundan dolayi Müslümanlarin büyük çogunlugu. gliyorlar. kitaplarina. Farsça bir kelimedir. taklit olunamaz ve olunamamistir da. "emanet". her topluma peygamber gönderildigi âyetlerle açiklanmi stir. belli bir millete hitap eden. insanlara Yüce Allah'in emir ve yasaklarini bildirirler. Ancak onlar.c. Kur'ân. peygamberlerine" (Bakara 285) imandan bahsederken.) yirmi seneyi askin bir süre içinde vahiy yoluyla gönderilmistir. Isa'ya "Incil" ve Hz. içini dösüyor ve bir tuglalik açik yer bir akiyor. Hz. görüldügü gibi. Muhammed'dir. Bu nlardan Hz. Peygamberlik. Insanlarin kurtulus ve s aadete ulasmalari. çoluk çocuk sahibi olurlar. peygamberlik divan inin mühürleyicisi ve peygamberler zincirinin son halkasidir.a. Onun peygamberler arasinda müs tesna bir yeri vardir. Böylece onu muhafaza edecegini va'dede n Yüce Allah'in bu va'di yerine gelmistir[438]. k itaplara imani yalniz kendisiyle sinirlandirmamaktadir. Suhuf'lar'dan sonra büyük kitaplar gelmistir. [439] d. son peygamber Hz.sahife-lerdir. Kendisine kitap verilen peygamberler yaninda.Kitaplara Iman Islâm'da iman esaslarindan biri de kitaplara imandir. Incil. kendisi disindaki kutsal kitaplarin tahrif edildiklerini belirtir. hal üzerinde durmakta ve gelecek için de yol göstermektedir. içer. Kur'ân-i Kerîm'de diger kutsal kitaplarin muhtevas i hakkinda bilgi verilmekte ve "Zebur"dan ise sadece ismen bahsedilmektedir. Peygamber tarafindan hem yazdirilmis hem ezberlettirilmis hem de kontrol edilmistir. Çünkü ondan sonra peygamber gelmeyecektir. bir de onlara tâbi' olan peygamberler vardir. sinirli bir zaman için gelmis bir kitap degild ir. görüyorlar ve hayrete düserek. yer. Allah arafindan gönderilmis kitaplarin aslina iman olarak anlamaktadir. melekl erine. Muhammed'in. Iste elçiler içinde ben o tugla konum . Yeryüzünde mevcut kutsal k plar içerisinde Kur'ân'dan baska aslini muhafaza edebilmis bir baska kitap yoktur. Hz. Peygamberlerde "stdk". Insanlar. Kitaplara iman. Hz. Peygamber. Hz. Kur'ân-i Kerîm. Suhuf. 'Ah k eske suraya da bir tugla konulsaydi1 diyorlar. Insanlar evi ziyaret ediyolar. adi geçen 25 peygamber ve peygamber olup olmadigi tartisilan üç kisi di sinda da peygamberler bulundugu. Bu peygamberlerin sonuncusu. tamamliyor. Muhammed'e (s. o günkü yazi imkânlariyle tesbit edilen table tler.

XXI/283. Onun getirdigi nizam. bütün insanlara gönderilmistir. Hinduizmde Tanri Visnu. Ibrahim'in karisini Firavun'a ka rdesim diye takdim ettigi. K iyamete kadar devam edecek "tek nizam" onunkidir. öldükten sonra tekrar dirilecek. Bütün bu hususlar gözönünde bulundurularak. Men Hindistan'da Budda.000 peygamber geldiginden bahseden Hz.undayim" {Fethü'r Rabbani. bilinemeyen bes husus arasindadir). Muha mmed'in bir hadîsine göre. Bazi dinlerde peygamber yoktur. Muham-med'i. V/204 (Hadis no:5733) Hz. ahlâk ve faziletleriyle ayrilirlar. kitap. Hz. dünyevi hakimiyet sahi bi bir kral olarak görürler. Camiu's Sagir. ma'sumluk. "MesîtV'i bir peygamber olarak degil. Islâm'da söyle açikl nir: Insan. onun günahlari bagi sladigi Indilerde belirtilir. yani insanin ölümünden. Bunun y ninda Kiyamet'in ne zaman kopacagini Allah'dan baska kimse bilemez (Bu. Diger ilâhî dinlerde peygamberlere bakis. Muhammed'in getirdigi "nizam". kendisi hayatta iken uygulama zemini bulmus ve o. yine de bir insan olarak kabul edilip tanrilastirilmazlar. Isa'ya secde ve dua edildigi. Bununla berabe r onlardan bazilarinin diger bazilarina üstün kilindigi da kabul edilir (kitap veril mesi. Çin'de Konfüçyüs. Diger ilâhî din mensuplarindan Yahudiler. Bazilarinda Ise bir kurucu va rdir. 124. bütün eski dinlerin hükmünü kaldirmistir. ceza-mükâfat. ebedî degildir. onlara degil. Âhirete iman da. Yunan'da KserYçfanes. Harun'u Allah'in degil. fakat bu kurucunun ne oldugu kesin olarak belli degildir. Hz.. Fakat Müslümanlar. "Mu-gayy ebât-i Hamse". cennet-cehennem takip ede . Muhammed de dahil. M i'raç. Âhiret. dünyada yaptiklarindan hesaba çekilecek. Hz. bunu hesap. Onlar. Allah'a nisbet edilir. Islâm'da bütün peygamberl er haktir. [442] e. Isa ve Hz. dünyaya iner. Musa'nin peygamberi olar ak nitelendirirler.[441] Hiristiyanlikta ise Hz. kiyametin vukuundan sonra neler olacagi. Islâm'daki gibi degildir. Hz. Bu. Hz. bütün peygamberleri kabul ederler. Yakup Tanri ile gürestirilir. Dünya. Hz.Ahirete Iman Kur'ân-i Kerîm'de ve hadîslerde "Allah'a ve Âhiret Günfrne inananlar" seklindeki hitaplarl a Âhiret Günü'nün önemi belirtilmistir.. Yüce Allah'in ona bahsettigi üstünlük delillerinden birisidir. tarihen bilinen birçok meshur sahsiyetin aslinda bir peygam ber oldugu düsünülebilir: Iran'da Zerdüst. "Tann'nin Oglu" ve tanri. Hz. hemen hemen hiçbir peygambere nasip olmayan bir imtiyazdir. Yüce Allah'in bu lütfunu hayatta iken görmüstür. Yahudilikte Hz. peygamberlerin belirli nitelikleri vardir. Onlarin elinde zuhur eden mu'cizeler. onlarin tanrilarinin birer "av atara"sidir (hululü). havariler de Isa'nin resu lleri olarak nitelendirilir. Hz. Hiristiyanlara göre Mahke-me-i Kübrâ'nin idare edicisi d e Isa'dir. Hz. Islâm'da.Laotze. diger insanlardan. gaybîdir. D avud'un bir kumandanin karisini ele geçirmek için onu savasa yolladigi da kutsal kit aplarinda yer alir. sahsî fazîlet ve yerine getirdigi görev gibi yönlerden). Isa. Bununla beraber onlar. Bu din mensuplarina göre peygamberler. Kur'ân-i Kerîm gibi günümüze kadar oriji nal sekliyle gelebilmis ve kiyamete kadar da muhafaza edilecegi va'dedilmis tek kutsal kitap ona verilmistir. insanlarla münasebet kurmak için. Allah'a iman gibi. Muhammed'i peygamber olarak kabul etmezler. Peygamberlik noktasinda aralarinda bir ayrim yapilmaz. Hiristiyanlar. Kiyametten sonra bütün insanlar diriltilip hser hayati baslatilacak. O. Onlar. cez a veya mükâfat görecektir. Lut'un sarhos olup kizlariyle zina yaptigi. bazi insanlara hulul eder. bütün âlemlere rahmettir. Yahudiler Üzeyr'e (Ezra) "Allah'in Oglu" dediler (Yapilan aras tirmalar sonucu Yemen'de bir Yahudi toplulugunun bu inanca sahip oldugu tesbit e dilmistir[440]).

Insana düsen. Allah yazdigi için insan Allah'in yazdigi sekilde hareket etmiyor. Hinduizm'de "kar inanisi bir çesit kader anlayisi haline getirilmis ve insanin bugünkü hayati. Bu husus. fakat Allah. konu aslî suçla ilgilendirilerek tartisilir (aslî suç oldugu için mi kötülüge t yül vardir. Insan neyi seçerse. insanin seçtigine göre yaratan Allah'tir. Kaza ve kadere inanmak demek iyi ve kötü. her iki dindeki asiriligi gidermistir. diger bir deyimle seçim hürriyeti vardir. kisiyi ihtiraslardan kurtarir. gayret etm ek. O. Kast dilimleri. Ahiret inanisindaki denge. kader inanisinda da bu sekilde kendisini göste rmektedir. Hiristiyanlikta ise ikinci bir âlem inanci bulunmakla beraber. Meselâ Hir istiyanlikta. iradesinin disindaki seylerden sorumlu da degildir. ileride olacak seylerin Yüce Allah tarafindan önceden bilinip tesbit edilmesid ir. dua ederek bir seyin olmasini isteyebi lir. yoksa kötülüge temayül oldugu için mi aslî suç vardir seklinde). Islâm'da hem çalismak. bu bilgisine göre .Islâm'in Sartlari (Islam'daki Seklî Ibadetler) . Insanin ira desiyle seçtigi isleri yaratmak Allah'a mahsustur. fert ve topluma sorumluluk duygusu kazandirir.cektir. iyi ve mesru seyleri ya ip kötülüklerden kaçinmaya çalisir. dengeli olmaya. Ancak bu seçim hürriyet i. Ahirete iman. bir âyette söyle ifade edilir: "Sizin iyi sandiginiz hakk inizda kötü. Islâm. Yahudilikte âhiret k onusu pek fazla islenmemis. Bud-dizmde k arma. kötü sandiginiz da iyi olabilir. Diger dinlerde böyle açik-seçik bir kader anlayisina rastlamak mümkün degildir. DolayisIyle insanin sorumluluktan kurtulmak üzere "Ne yapalim alin yazim böyleym is" demeye hakki yoktur. Dünyada yaptik larinin karsiligini görecegini düsünen insan. Ancak istedigi gerçeklesmedigi takdirde hayirli olanin böyle olduguna kanaat ge tirmek de vardir. ölçülü. Yüce Allah'in hazirlamis oldugu imtihan sartlari çerçevesindedir. "son"un her an gelecegi k orkusu içerisinde ruhban hayatina agirlik vermislerdir. insanin neyi seçecegini ezelden bildiginden. Islâm'daki âhiret inanci. o sekilde yaziyor. yapmasi gerekeni yapmak. [443] f. Gelecek hayat ise bugünkü hayatin sonucu olacakt r. Kisinin irade hürriyeti. Levh-i Mahfuz'da olacaklari yazmistir. "Ilim ma'luma tâbi'dir" seklinde formüle edilmist ir. boyu. Hinduizm aibi bazi din-lerde âlemin e zelî-ebedî oldugu kabul edilir. hangi anne-babadan doÖacagi. Hiristiyanlar. Insanin ne zaman. Islâm disindaki ilâhî dinlerde de öldükten sonra dirilme inanci vardir. hayatin a ci ve sikintili olaylarina tahammülünü ve sabretmesini saglar. emek hem de iradesinin disindaki sonuçlari tevekkülle karsilamak vardir. bir "karma" sonucu olarak degerlendirilmektedir. Yüce Allah. [444] 4. çalismak. Bu dinlerde tenasüh inanisi bulundugu için âhiret anlayisi ona göredir. Kaza ise. bir öncek i hayatinin tabiî sonucu olarak görülmüstür. bu bilinen ve tesbit edilen seylerin zamani ve yeri geldiginde All ah tarafindan yaratilmasidir. fiilen yaparak. seçen insan. insanin ne sekilde hareket edecegini bildi gi için. iradî davranisa dayandirilir. siz bilmezsiniz" (Bakara 216) . hayir ve ser ne varsa hepsinin Allah tarafindan ezelde takdir edildigine ve zamani gelince de yine Allah tarafindan bu takdire göre yaratildigina inanmak demektir. Allah onu yar atir. dünya âhiret dengesini kur arak. Islâm'da insan. dünyevî yön daha agirlik kazanmistir. rengi. Allah bilir. Bu konu. gerekli tedbirleri almak ve bütün bunlardan sonra gerisini Allah'a birakip tevek kül etmektir. kalbinin ve midesinin çalismasi kendi eli nde degildir. Imtihan sartlarini hazirlayan Allah.Kaza ve Kadere Iman Kader.

ötekileri yapmanin önemi yoktur . samimiyetle ve devamli yapilanidir. O'nun rizâsina en uygun olan ibadet. Namaz kilan bir sey yiyip içmedigi için namazda bir çesit oruç da vardir. iman nurunu koruyan bir mahfazadir. hiçbir dinde Islâm'daki kadar belirli ve d isiplinli degildir. Namaz kilan Kâ'be'ye yöneldigi için. Allah'in hakkidir ve yalniz O'nun rizâsi için yapilmaktadir. Orucun vakti. Allah katinda. yemez. Allah'a ve Peygamberine sehadettir. içmez. I slâm'da ibadet suuru. Islâm'in bes sartindan ilki. oruçlu oldugu müddetçe. Böylece namazda hem ayakta du rma hem de oturma. ruhun gidasidir. Ibadetin çoklugundan ziyade devamli olmasi önemlidir. Yine hiçbir dinde ibadetten önce Islâm'daki hadest en ve necasetten temizlenme kadar titiz bir hazirlik göze çarpmaz. Bunun için namaz. digerini takip eder."Islâm'in Binasi" Hadisinde Hz. Rabbinin huzurunda oldugunun suurundadir.Oruç Her yil Ramazan Ayi'nda bir ay oruç tutmak. Ibadet. Namazda Tahiyyât Duasi'nda Sehadet Kelimesi de bulunur. yer yer sessizlik de vardir. Islâm'in Sartlariyle ilgili hususlar. Islâm'in Sartlarinin geri kalan maddeleri dört büyük seklî ibadeti açiklamaktadir. Ancak cemaatla kilmak. Ancak bunlardan bi ri veya birkaçi bulunabilir. Buna göre I slâm'in bu bes sartini yerine getiren bir kimse. iç ve dis temizligi bu iste önemlidir. ancak Allah'a yapilir. Hiçbir dinde niyet Islâm'daki kadar ibadetin ana rüknü olmamistir. zekat ve hac'dir. imani kuvve tlendirir. Bu suur (konsantrasyon) o nun kalbini ve fiillerini nurlandirir. Aslinda kisinin yaptigi hersey kulluk görevidir. Bunlar. haftalik Cuma Namazi. Muhammed. hem rükû hem de secde bulunur. namaz süresince devam eden farzlardir. namaz içinde sembolik bir hac da yer alir. fecirden aksama kadardir. Ibadetin seklini ve mik tarini Yüce Allah belirtmistir. ibadettir. Namazin disindaki farzlar. Vakte bagli olmayan Cenaze Namazla ri. Tek basina da kilinabilir. Namazin içinde Islâm'in sartlarini teskil ed en diger esaslar da yeralir. Biri. farzdir (farz-i ayn). Bunun yaninda namazda okuma da var dir. Amelî tatbikat. Ibadetler in vakitleri ve ibadet yapanin niyeti. Hiçbir dindeki ibadette namazin oniki farzinin tamamt bulunmaz. ergenlik çagina girmis. [445] a. Kulluk. farz-i kifâyedir. [446] b. Namaz kilan maddî gel irini bir tarafa birakip namaza vakit ayirdigi için. Islâm'in da baslangiç noktasidir. Ibadet. namaz. Ibadet. vakit vakit kilinan ve kulun Yüce Allah'in dîvanina durarak O'nu n rizâsini aradigini isbat ettigi bir ibadettir. Vakit kavrami. niyetle baslar. Islâm'in bes sartini açiklamistir. Y tJJik namaz olarak Bayram Namazlari vaciptir. oruç. Bu dört ibadet sirayla anlatilacaktir. daha seva p sayilmaktadir. Günlük namaz disinda. ruhî hayatla bagdasm . Bütün bunlar niyeti takip eden baslangiç tekbiriyle baslar. Bu sart yerine getirilmedikçe. kulluk demektir. Kur'ân-i Kerîm'in çe sitli âyetlerinde yer almaktadir. Bu imanin özü. Namazin içindeki fa rzlar. Namazda kul. Allah'a karsi olan seklî ibadet bor cunu ödemis olmaktadir. her Müslüman üzerine farzdir. dinin diregi. Oruçlu. mü'minin mi'racidir.Namaz Bes vakit namaz. namazda zekâtin esprisi de vard ir. akilli her kadin ve erkek üzerine farz olan bedenî bir ibadettir. Namaz. intikalî farzlardir. Ibadetler.

çesitli gelismeler geçirdigi mübare k yerlerdeki bütün Islâmî hatiralar yasanmaktadir. sartlari içinde. kola'yliklari vardir. s en ecelle. dinî bir görevi yerine getirmek üzere tutulur. disiplinli bir hayata ulasma imkâni bulur. Zekât. denge saglanmis olur. mecburî degildir. Peygamberimizin bir deve üzerinde Veda Hutbesi'ni verdigi Ara fat'ta vakfe. sirf Allah rizasi için yapilan bir hacca göredir. Hz. Dünyada "Biri yer.. anarsiye ve totaliter rejimlerin dogmasina yolaçarlar. Kutsal kitabinda oruçla ilgili en fazla bilgi bulunan din. "Haci" olmak için buralar ziyaret ed ilir. Oruçlu iken helâli terkedebilen Müslüman. dermisçesine ma'nevî bir havaya girer. Musa'nin ve Hz. [448] d. Z ekât veren kimse. Islâm'in çiktigi. perhiz sekline dönüsmüs veya asiri züht uygulamalari haline gelmistir . "buyur Rabbim. Oruç. Haci adayi.Zekât Zekât. artma ve temizlenme anlamina gelmektedir. uygun yerlere-kisilere verilmesidir. kefen gibi "ihram" giyerek Yüce Allah'a "Lebbeyk. belirli oranlarda. gümüs. Hac'da. Sinirlari.Hac Zengin ve saglikli Müslümanin ömründe bir defa yapacagi mâlî ve bedenî ibadettir. iradeyi k uvvetlendirir. Ancak. Zekât. kiyamet bundan kopar" kabilinden zenginlerin hayati na bakip onlari kiskanarak düzen degistirmek üzere ayaga kalkan varliksiz kesimler. misafire. O'nun rizasini kazanma gayesiyl e bir müddet için geride birakmis. ticaret mallari. Ramazan Ayi'n dan sonra ibadetlerini devamli yapma. Geceli gündüzlü de degildir. Böylece temizlenerek eksilen serve t. artici olmasi gibi) belirlenmis mallarin. Aslinda çok fazla olmayan zekât in verilmesiyle zaman içinde orta zümre olusur ve çogalir. [449] . ihram sartlari içinde bir velî hayatina kavusmustur. Kabul olunan H^cin (hacc-i mebrûr). bir kongre mahi yetindedir. ticarî-turistik bir zihniyete dayanmayan. Bazilarinda ise ya önemini kaybetmis. Oruç. belli bir zümreye mahsus degildir. yasliya . Ramazan bir ibadet ayidir. orucun disinda da harama el uza tmamak aliskanligini kazanir. Allah rizasi için yapilan bedenî Ibadetlerin en önde gelenlerinden bindir. günahlari gidecegi inanci yaygindir Ancak bu söylenilenler. Hastaya. kefenle çagirmadan. Paskalya'dan önce Hiristiyanlarin uyguladiklari 40 günlük perhiz devresi oruç olma özellig ini kaybetmis gibidir. biri bakar. Islâm Dinidir. Islâm'daki or uç. ben ihramla huzuruna geldim". Isa'nin 40 gün oruç tuttuklari bilinmektedir. haccin iki önemli farîzasidir. [447] c. Birçok kimse. sadece gündüze mahsustur. Hac. ayni zamanda dünyanin her tarafindan gelen Müslümanlar için bir sûra. çesitleri (altin. günümüzde Yahudi ler ve Hiristiyanlar arasindaki uygulamanin o günkü ile ilgisi pek kurulamamaktadir. en sevdiklerini Allah'a ibadet. Haci adayi.".ayan cinsî zevklerden sakinir. küçük ve büyük bas hayvanlar gibi) ve ikleri (üzerinden bir yil geçmesi. Zekât. ayrica Medine'de Mescidu'nNebiyy'i ziyarst etmektedir. gerçekte çogalmakta ve bereketlenmektedir. Bütün dinlerde kutsal kabul edilen yerler vardir. faki rin zenginin malindaki hakkidir. mâlî bir ibadet olup varlikli kimselerin yapmasi gereken bir farîzadir.. Bazi dinlerde oruç yoktur. Birçok sih hî faydalari bulunsa da oruç. Perhiz de degildir. para. servetini temizlemis olmaktadir. ayrintilari açik-seçiktir. Bütün mü'mi kiblesi Kâ'be'yi tavaf. O.

u özellikler verilirken yer yer karsilastirmalar da yapildi ve Islâm'in farkliliklar ina. Allah'dan baskasindan istemez. Allah'dan baskastndan korkmaz. niyetlere göredir " denilmektedir. o olgun bir ahlâka ulasir. "beyne'l-havfi ve'r-recâ" (Korku ve ümid arasinda) bir çizgi takip eder. Bu korku. Muhammed. davranislariyle. daha sonra da Islâm'in özellikleri ve diger dinlerde n farkli oldugu hususlar.Islâm ve Diger Dinler Kur'ân-i Kerîm'e göre Islâm. Yüce A llah'in katinda ikrama en lâyik olan kullar. Hz. Müslüman. Bu yönüyle o. her dinin kendine ait özellikleri vardir. maddeler halinde siralanacaktir. sevgi. Gerçekten de mü'minin niyeti esastir. Hz. iman ve ibadetten sonra üçüncü esastir.9). Nitekim . "Allah'in elçisi ve peygamberlerin sonuncusu"dur[456]. "dosdogru din" dir[453]. Peygamberimize "Din nedir? diy e sorulunca "Güzel ahlâktir" cevabini vermistir. ondan en fazla korkan mut-takîler.5. O. Toplum hayatinda iyilikler tavsiye edilir. begendigi dindir [455]. bu olgunlugun sonucu elde edilen bir mertebedir. kisacasi hal diliyle (lisân-i hâl) Islâm'i anlatmalari. Sonuç olarak Hz. Islâm ahlâkinin kaynagi ilâhî vahiydir. onlari örnek edinen Müslümanlarin da sadece dilleriyle d egil. Islâm. Allah'tan baskasina tapin maz. Kur'ân'i kendisinin yolladigini. Isl ahlâkinda insan davranislari niyete baglidir. [451] a. sahabîler.Islâm'da Ahlâk Islâm Dini'nde ahlâk. [450] 6. fe rdi ve toplumu huzura kavusturan. güzel ahlâki tamamlamak üzere gönderilmistir. diger ahlâk sistemlerinden ayrilir. Hikmetin basi Allah korkusudur. Muhammed.Islâm'in Özellikleri ve Diger Dinlerden Farkliliklari/Ayricaliklari Buraya kadar çesitli dinler ve bu arada "ilâhî dinler "de islendi. Yüce Allah'in katind aki gerçek ve makbul din Islâm olup[454] bu din. velîler örnek dav-ranislariyle nasil Islâm'in yayili p benimsenmesine yolaçmislarsa. taabbüt etmez. Son olarak anahatla riyle Islâm Dini üzerinde duruldu. ortak bir ahlâ standardi olusturulmus olur. tevhid inancini ahlâkî davranislarina da aksettirir. insanlari saadete ulastiran temel prensipler m evcuttur. Muhammed'in son peygamber oldugu açikliga kavusturulmustur. Insanlar için en güzel örnek olan Peygamberim izin ahlâki da Kur'ân'dan kaynaklanir. Yüce Allah. Burada önce Islâm ve di ger dinler karsilastirilacak. Islâm ahlâki. ahlâkî kaynagini Hz. O. takv a sahipleridir. Daha önceki hiçbir kitapta bu garanti yoktur. Takva. Dolayisiyle Islâm ahlâkinda toplum düzenini saglayan. yansitm alari gerekir. Bir hadîste. "Ameller. dinlerin en ekmeli olduguna temas edildi. Ayrica yine bir âyette. Mu ham-med'in "benden sonra peygamber yoktur" dedigi rivayet edilmektedir. Görüldügü gibi. O'nun razi oldugu. e n güzel ahlâk üzerindedir. saygi ve ta'zime d ayanan bir korkudur. Muhammed'den alir. All ah sevgisi ve korkusu mü'minin bütün davranislarinin temelinde yer alirsa. onu kendisinin koruyaca gini va'detmektedir (HIcr. O'nu Yüce Mevlâ terbiye etmistir. "hak din"[452]. kötülüklerden kaçinmak ögütlenirse. Verilen Ây et ve Hadîste Hz.

Hz. Muhammed, Kur'ân'i, 23 senelik bir devrede yazdirmis, ezberletmis ve kontrol et tirmistir. Böylece bu asil metin, aynen muhafaza edilerek, günümüze gelmis yegâne Kutsal K itap daha sonraki nesillere teslim edilebilmistir. Bu açiklama, Islâm'in diger dinlere farkinin ilk maddesini baslatmistir. Bu maddede Kur'ân'in akil ve bilim önünde tazeligini koruyabilmis yegâne kitap oldugunu belirtmek de gereklidir. Islâm evrensel bir dindir. Mesaji bütün insanligadir. Bir Âyette bu husus söyle belirtilme ktedir: "Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarici olarak gönderdik" {Sebe1 , 28). Yalniz Hiristiyanlik ve Buddizm, Islâm gibi evrenseldir. Diger dinler millîdi r. Bunlardan Yahudi dini, aslinda evrensel iken sonradan millîlestirilmis gibi bir görüntü kazanmistir. Islâm, tektanrili bir dindir. Bu dinde üçleme, ikicilik, ortak kosmak yoktur. Yüce Allah 'in sifatlari; yaratiklara, baska varliklara, insanlara, canli, cansiz varliklar a verilmez. Tabiati olusturan elemanlar, tabiat güçleri kutsallastinlmaz. Ailah'dan baskasina tapinilmaz. Yüce Allah'in kendine mahsus sifatlari, Güzel Isimleri (Esmâ-i Hüs nâ) vardir. Halbuki Hiristiyanlik ve Hinduizm'de üçleme vardir. Hinduizm, ayrica çoktanr ili bir dindir {Her iki dinde tektanri inanisi bulunsa da). Buddizm, tanri kavram ina sonradan kavusmustur {bu dinde dua yoktur). Taoizm sonralari çesitli dinlerden tanrilar almistir. Yahudi dininde her ne kadar tektanri inanisi korunmussa da T anri'ya istirahat etmek, güresmek gibi yakisiksiz sifatlar verilmistir. Hz. Isa, Budda, Konfuçyüs tanrilastirilmistir. Hinduizm'de zaten tanrilarin insan se kline girdigi (avatara) kabul edilmektedir. Yahudi Dinin'de bazi peygamberlere y akisiksiz durumlar nisbet edilmektedir. (Hz. Yakub'un Allah'la güresmesi, Hz. Davu d'un bir kumandanin karisina göz dikmesi gibi). Islâm dininde Hz. Muhammed, sadece b ir insandir. Kendisine vahiy gelmektedir. O, Allah'in kulu ve elçisidir. Onun görevin e uygun nitelikleri vardir. Islâm, Allah ile peygamber arasindaki çizgiyi korumustur. Bu çizgiyi peygamber, hiçbir s ekilde geçemez (Meselâ Islâm'da Hesap Günü'nün sahibi sadece Allah iken Hiristiyanlikta bu y etki Hz. Isa'ya verilmistir). Ayrica Islâm'da, Hiristiyanliktaki Kilise ve Buddizm 'deki Sangha gibi bir rahip teskilâti, ruhbanlik, hiyerarsi, aracilik, misyonerlik yoktur. Yüce Allah ile kulun arasina fetis, put, peygamber, rahip, melek gibi hiçbi r sey girememektedir. Fert, hürdür, serbesttir. Dogrudan dogruya Allah'tan istenilme kte, sadece O'na dua edilmektedir. Nitekim Fatiha sûresinde "Ancak sana kulluk ede r ve ancak senden yardim dileriz" hitabiyla bu hususa isaret edilmektedir. Islâm'da günah isleyince tevbe edilir, affetmesi için ancak Yüce Allah'a basvurulur. All ah'dan baskasina günah itirafi yoktur. Halbuki Hiristiyanlik ve Buddizm'de böyle deg ildir. Rahip, rahip zümresinin varligi bu noktalarda kendisini belli eder. Hiristi yanlikta genellikle rahip bulunmaksizin sakramentler uygulanamaz.

Tarîhî gelismesi içinde Islâm aslî yapisini koruyabiimistir. Bu hüküm, diger dinler için tekr anamaz. Hinduizm farkli dinlerden çesitli elemanlar almis, bunlarin bir yigini hal ine gelmistir. Belirli kurucusu, inanç sistemi, ibadeti olmamistir. Taoizm de dige r dinlerden bir çok eleman almistir. Hiristiyanlik, daha en baslarda Pavlus'un yoru mlariyla degisik bir yapi kazanmis, gittigi yerlerdeki kültlerden etkilenmistir. B u hususta Islâm'in farkliligi, bir ölçüde, Kutsal Kitabi'nin degismeden günümüze ulasmasi öze ginden gelmektedir (Diger dinlerin kutsal kitaptan daha sonralari yaz ih hale get irildiginden asil yapi tam olarak korunamamistir). Islâm'daki inanç esaslari, dinî kavramlar, sade, kuvvetli, açik seçik, anlasilmasi, anlati lmasi, kabulü kolay, akli-mantigi zorlamayan maddelerdir. Halbuki meselâ inkarnasyon (huftil), aslî suç, tenasüh, gibi kavramlarda bu kolaylik bulunmaz. Islâm'in tarihî gelis mesinde kutsal kitabi ve dinî kavramlarinin açikligi sebebiyle konsillere rastlanmaz. Fakat evrensellikte ona arkadaslik eden iki büyük dinde (Hiristiyanlik ve Buddizm) konsillere ihtiyaç duyulmustur.

Önem tasiyan bir nokta olarak, Islâm'da dünyaya günahsiz gelindigine inanilir. Bu dinde H iristiyanliktaki aslî suç, Hint dinlerindeki tenasüh yoktur. Her dogan, Islâm yaratilisi üzerine temiz, suçsuz dogar. Zümer suresinin 7. ye Fâttr suresinin 18.. Ayetinde belirt ildigi gibi, kimse baskasinin suçunu yüklenmez. Sorumluluk, ferdîdir. Suç ve beden, ferdîd ir (Dogustan gelen suç yoktur, bir beden bir ruh içindir. Önceki kimselerin veya önceki hayatlarin suçu dogustan gelir seklinde Hiristiyanlik ile Hint dinlerinin benzerli k tasiyan doktrinlerini Islâm kabul etmez).

Islâm'da agir, asiri züht emirleri, güçlük yoktur. Kolaylik, kolaylastirma vardir. Hz. Muha mmed, "Din, kolayliktir"; "Kolaylastiriniz, güçlestirmeyiniz; müjdeleyiniz, nefret e ttirmeyiniz" diyerek Islâm'in bu niteligini belirtmistir. Caynizm'de yürürken küçük canlilar i öldürmemek için önce yer süpürülür. Caynizm'in bir mezhebinde dünya mali diye elbise giyil lâm'da böyle asiri buyruklar yoktur. Evlenmemek veya bosanmamak (bazi Hiristiyan mez heplerinde oldugu gibi) seklinde sert kayitlar göze çarpmaz.

Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir. Meselâ Yahudi Dini'nde âhiret motifi çok net olarak is lenmemistir. Gözler dünyaya çevirilmistir. Hiristiyanlikta tersine, gözler âhirete dikilmi stir. Islâm'da dünya, âhiretin tarlasidir. Bir âyette belirtildigi gibi dünyadan nasip de unutulmayacaktir. Islâm'da çalisilmayan gün yoktur. Çalisma ve kazanma, ekmek-alinteri övülü Zekât ve hac gibi ibadetlerin yapilabilmesi, maddî imkâna baglidir. Islâm'da ibadet ve ahlâkla Ilgili konular gelismistir. Islâm'in her an istedigi kulluk da vardir (iman), ömürde bir defa istedigi kulluk da (hac). Tabiî senede (bir defa ze kât; bir ay oruç), haftada (Cuma Namazi), günde (bes vakit namaz) istedikleri de vardi r. Halbuki meselâ Bud-dizm'de dua, Hinduizm'de cemaatle ibadet olmadigi gibi Hiris tiyanlikta âyinler papaz nezaretinde kiliseye tahsis edilmistir. Yahudi dininde ku rban yikilan Kudüs Tapinagi'na bagli görüldügünden uygulanmamaktadir. Islâm'da ibadet, hem aatle hem de tek basina; hem camide hem cami disinda her yerde yapilabilmektedir .

Islâm; sadece zühde, tasavvufa, ahlâka, felsefeye, gelenege dayanan ve her seyi toplam aya çalisip asil hüviyetini kaybeden bir din degildir. Bu dinde ölçü, akil, bilim, düsünce, ö nme, çalisma, fert ve toplum konularina gereken yer ayrilmistir. Islâm'in kendi orijinalligini gösteren yukarida bir bölümü siralanan hususlar yaninda dige r dinlerle paylastigi noktalar da vardir. Bunlarin en basta geleni tektanri kavr amidir. Islâm, bu Yüce Tanri kavraminin en ideal sekline sahiptir. Islâm, diger ilâhi di nlerin kitap ve peygamberlerine de yer verir. Kur'ân-i Kerîm'de ancak 25 peygamberin adi bulunur (üç tartismali olanla 28). Ancak dünyada hayli peygamber görev yapmistir. Hem en hemen bütün topluluklarda Yüce Tanri inanisinin bulunmasi bunun bir isbatidir. Islâm; vahiy, âhiret, kader, melek-seytan, helâl-haram (yap-yapma), nefsi terbiye, iyi lik, erdem gibi birçok elemanlarini diger dinlerle paylasir. Ancak Islâm'da bu elema nlar, bir ölçü içinde, asiriliklardan uzak olarak yer alir. Bir misal olarak temizligi e le alalim. Temizlik önce dis ve iç temizligi olarak ikiye ayrilir. Dis temizliginde; 1- Beden (Islâm'da pis sayilan seylerin bedenden giderilmesi, yikanmak, dis temizli gi, bedenden tirnak ve benzeri kesilmesi istenilen seylerin atilmasi, sünnet, abde st, boy abdestinin maddî temizligi vb.), 2- Elbise (pis sayilan seylerin temizlenmesi veya kirliligin giderilmesi), 3) Çevr e ve gida temizligi (kendimizi tehlikeye atmamamizi emreden Âyete göre suyun, havanin , evin, kentin; imanin en asagi derecesinin yolda ayaga takilan tasin bir kenara atilmasi oldugunu açiklayan Hadîs'e göre yol temizligi) gibi maddî elemanlar bulunur.

Iç temizlik, çok daha genistir:

1- Kalp temizligi (önce tasdîkî, sonra yakînî Iman ile sekten süpheden, kötü düsüncelerden ka ndirmak, tövbe ile günahtan temizlenmek), 2- Ahlâk temizligi (kötü ahlâki atip iyilerini benimsemek), 3- Düsünce-niyet-davranis temizligi (iyi davranis, ihlâs kazanmak), 4- Vicdan temizligi (suçluluk duygusu içinde kalmamak; kul hakkini almamak, helallas mak), 5- Hükmî temizlîk (abdest, boy abdesti, Islâm'in bes sartinin her bir maddesinin uygulani si ile günahlardan arinmak) gibi bir çok hususu içinde bulundurur. [457]

b- Islâm'in Diger Dinlerden Ayricaliklari 1- Islâm hak ve iiâhî dindir; vahye dayanir; evrenseldir; mesaji bütün insanligadir; Kiyam ete kadar geçerlidir. 2- Islâm, adini kutsal kitabindan alan; kutsal kitabi peygamberi tarafindan yazdi rilan, ezberlettirilen ve kontrol edilen, böylelikle degismeden günümüze kadar ge lebilen; aktl ve bilim önünde tazeligini koruyabilen Kutsal Kitab'a sahip olan dindi r. 3- Islâm'da tevhîdin en güzel ve en orjinal sekli vardir. Islâm en mücerret, en mükemmel All ah inancini yerlestirmistir. Islâm'da Allah'in sifatlari, yaratiklara, baska varli klara; insanlara, canli-cansiz varliklara verilmez. Islâm'da Yüce Allah insana benze tilmez; O, hiçbir seye benzemez, ne Tanri insanlastirilir, ne de insan tanrilastir ilir. Islâm'da Allah'in Esmâ-i Hüsnâ'si (Güzel Isimleri) vardir. Islâm'da Allah'dan baskasin a tapinilmaz, dua edilmez; Allah'dan baskasindan istenilmez; Allah'dan baskasina secde, rüku' edilmez, kurban kesilmez, yemin edilmez, tövbe edilmez, günah itirafinda bulunulmaz. 4- Islâm'in belirli bir inanç sistemi, peygamberi, kutsal kitabi vardir. 5- Islâm'da Allah tarafindan gönderilen bütün peygamberlere inanilir; aralarinda bu nokt ada bir ayirim yapilmaz. Peygamberler, Yüce Allah'in kulu ve elçisidir. Islâm'da peyga mberler tannlastirilmaz. Onlara yakisik almayan durumlar isnat edilmez, uygun ol mayan deyimler kullanilmaz. Onlar için ortak bes özellik kabul edilir. 6- Hz. Muhammed, son peygamberdir. Ondan baska hemen hemen hiçbir peygamber ve din kurucusu, getirdigi nizamin kendisi hayatta iken uygulama zemini buldug unu, devlet oldugunu görmemistir. 7- Islâm'da en yüksek otorite, i aynidir. Kur'ân'dir. Dünyanin her tarafindaki Kur'ân nüshalar

8- Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir. Dünya âhiretin tarlasidir. 9- Islâm'da inanç esaslari, dînî kavramlar; sade, kuvvetli, açik-seçiktir; anlasilmasi, anla tilmasi, kabulü kolaydir; akli, mantigi zorlamaz. 10- Islâm, kolaylik ve müjde dinidir. Kimsenin zorla Müslüman yapilmasini kabul etmez. K albleri fethederek yayilmayi esas alir. Dili, irki, dini ne olursa olsun Kelimei Sehadet getiren herkesi Müslüman sayar. Sinif, zümre, irk farki gözetmez, kimseye imti yaz tanimaz. Esitlik ve adalet esasina dayanir.

11- Islâm; akla hitap eder, akilliyi sorumlu tutar, akla ve bilime ön planda yer ver ir. Islâm'da ölçü, akil, bitim, düsünce, ögrenme, çalisma konularina; fert ve toplum münasebe ne gereken yer verilmistir. 12- Islâm'da insan, en güzel biçimde yaratilmis, yeryüzünde halife kilinmistir. Dogustan ge len suç yoktur. Insan, ma'sum ve Islâm fitrati üzere dogar. Islâm'da sorumluluk, suç ve be den ferdîdir.

13- Islâm'da ibadet ve ahlâkla ilgili hükümler gelismis ve nihâî hale gelmistir. Islâm'da, h c hariç, ibadet, belirli bir yere bagli degildir, her yerde yapilabilir. Duruma göre hem cemaatla hem tek basina olabilir. Ma'bette resim ve heykel bulunmaz. Ibadete da'vet ezanla olur. Ibadette Allah ile kulun arasina kimse giremez. Islâm'da ruhb an sinifi da, afaroz da yoktur. Evlenmeme ve bosanmama seklinde sert, agir ve asin züht emirleri de yoktur. Ancak iç ve dis temizlige önem verilmektedir. Sünnet vardir . 14- Islâm, kadina gerçek hakkini ve degerini vermistir. Bütün bu ve benzeri özellikleriyle, ayricaliklariyle Islâm, her devirde, her yerde kendin i kabul ettirir. [458]

Altinci Bölümün Bibliyografyasi A- Yahudilik - Baki Adam, Yahudi Kaynaklarina Göre Tevrat, Ankara 1997. - W.F. Albight, Yahvveh and the Gods of Canaan, London 1968. - Nesim Bahar, Ibrani Tarihi, Istanbul 1969. - D.A. Brovvn, A. Guide to Religions, London 1975, 104-122. - Seymour Cain, "Medieval and Modern Judaism", A Reader's Guide to the Great Rel igions, London 1977, 321-345. - Ahmet Çelebi, Yahudilik, Çev. Ö.F. Harman-A.M. Büyükçinar, Istanbul 1978. - A Dictionary of Comparative Religion, nesr. S.G.F. Brandon, London 1970, 364, 374, 378-385, 451-2, 620. - Mircea Eliade, Histoire des Croyances et des Idees Religieu-ses, Paris 1980, I/348-380, 111/161-190. - Isidore Epstein, Judaism, A Historical Presentation, Gr. Britain 1972. - Mustafa Erdem, Hz. Adem (Ilk Insan), Anara 1993. Ahmet Hikmte Eroglu, Osmanli Dev|etinde Yahudiler, Ankara 1997. - George Fohrer, History of Israelite Religion, London 1975. - Sigmund Freud, Musa ve Tektanricilik, Çev. E. Sevil, Istanbul 1976. - David Goldstein, "The Jews", Our Religions, London 1973, 69-89.

- Ernest Gugenheim, "Le Judaisme", Histoire des Religions, E.G. 1972, II/697-74 5. - Ernest Gugenheim, Le Judaisme dans la Vie Ûuotidienne, Paris 1970. - Ibranî Din Bilgisi (Özetler), Istanbul 1969. - Mordecai Kaplan, Judaism as a Civilisation, USA 1981. - Mehmet Katar, Hiristiyanlikta, Yahudilikte ve Islâm'da Tövbe, Ankara 1997. - Yehezkel Kauîman, The RelIgion of Israel, Çev. Moshe Green-berg, London 1961. -Yasar Kutluay, Islâm ve Yahudi Mezhepleri, Ankara 1965, 114-218. -Yasar Kutluay, Siyonizm ve Türkiye, Istanbul 1973, 11-73, 389-395. - Saban Kuzgun, Hazar ve Karay Türkleri, Ankara 1985, 147-210. - Abdurrahman Küçük, Dönmeler Tarihi, Ankara 1992 (Gözden geçirilmis ve genisletilmis ikinci baski). - Abdurrahman Küçük, "Yahudilikte Arz-i Mevud Anlayisinin Boyutlari", AÜIFD, Ankara 19 92, XXIIl/101-111 -Abdurrahman Küçük, "Ahid", TDVIA, Istanbul 1988. I/532-533. - Abdurrahman Küçük, "Ahid Sandigi", Istanbul 1988. I/535. -Abdurrahman Küçük, "Arz-i Mevud", TDVIA, Istanbul 1991, MI/ 442-444. Maimonides, Commentory on the Tractate Sanhedrin, trans by Freed Rosner, New Yor k 1981, 155-156. Man's Religious Quest, nesr. W. Foy, London 1978, 351-417. Ebu'l Hasen Ali el-Hasenî en-Nedvî, el Erkânu'l-Erbea, Beyrut 1968, 63-66, 171-174, 25 9-268. Abraham A. Neuman, Judaism, The Great Religions of the Modern VVorld, y 1947, 224-284. - S.A. Nigosian, VVorld Religions, London 1975, 7-43. - Hayrullah Örs, Musa ve Yahudilik, Istanbul 1966, 316-446. - James Parkes, A History of The Jewish People, Gr. Britain 1969. - The Jewish Encyclopedia, Copyright 1904. - The Universal Jewish Encyclopediea, New York 1948. - E.G. Parrinder, A Book of VVorld Reiigions, London 1965, 16, 52, 88, 140. - E.G. Parrinder, The VVorld Living Religions, London 1974, 143, 164. - Vicomte Leon de Poncins, Judaism and the Vatican, Çev. T. Tindal-Robertson, Lond on 1967. - Salomon Reinach, Orpheus, Histoire des Religions, Paris 1976, 1/248-311. New Jerse

- Ernest Renan, Histoire de Peuple d'Israel, Paris, 1/1-34, 127-165, 11/82-192. - H. Ringgren-A.V. Strom, Religions of Mankind, Landon 1966, 113-137 ^ - Roy A. Rosenberg, Judaism: History, Practice, Faith, USA 1991, 64-65. - H.J. Schoeps, An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind, Lond on 1967, 207-227. - Annemarie Schimmel, Dinler Tarihine Giris, Ankara 1955, 100-116. - Gershom G. Scholem, Majör Trends in Jevvish Mysticism, New York 1974. - Siddur (sefaradi), New York 1981, 43-44. - Sylvam D. Schvvartzman, The History of Reform Judaisme, 1953. - Ninian Smart, Background to the Long Search, London, 1977, 159-184. - Robertson Smith, The Religion of The Semites, New York 1972. - Sehrisîânî, el-Milei ve'n-Nihal, Kahire 1975, 1/210-220. - Hikmet Tanyu, Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler, Istanbul 1979, 1/15-126 vd. - Hikmet Tanyu, "Yahudiligin Kutsal Kitaplari ve Esaslari", A.Ü. Ilahiyat Fak. De rgisi, Ankara 1967, XIV/95- Kurt Uruby, "Judaism", Dictionnaire des Religions, France 1983, 868-74. - Yahudilikte Kavram ve Degerler, Hazirlayanlar: Suzan Aialu -Klara Arditi ve A rkadaslari, Istanbul 1996. - R.J. Zwi Werblowsky, "Judaism", The Concise Encyclopedia of Living Faiths, Lo ndon 1971, 3-40. - Zaferu'l-Islâm Han, Yahudilik'de Talmud'un Mevkii ve Prensipleri, Çev. in, Istanbul 1981. [459] Mehmet Ayd

B- Hiristiyanlik - Muhammed Atâurrahîm,. Jesus Prophet of Islâm, England 1977. - Donald Attvvater, Christendom, London 1969. - Mehmet Aydin, Müslümanlarin Hiristiyanliga Karsi Yazdigi Reddiyeler ve Tartisma Ko nulan, Konya 1989. - G. Barker, O'nun Izinde (Hiristiyanlik ve Laiklik Tarihi), Istanbul 1985. - La Bible, Paris 1977. - David A. Brown, A Guide to Religions, London 1975, 155-182. - Chateaubriand, Genie du Christianisme, Paris 1966, l-ll.

Eastern Orthodo-xy.Giussupe Descuffi. XXVI/727-750. Ankara 1985. The Christian Church.Mc Veigh Harrison.Emile GIIIabert. Ed. 310. .Harun Güngör.S. Hiristiyanlik Üzerine Konferanslar.P. The Doctrin of TrInity. Ankara 1997. . . . . Brandon. Ankara 1983. New Jersey 1947. Janin. Istanbul 19 78. Gr. A . Incil Nedir? Tarihi Gerçekler.Muhammed Ebû Zehra. Houtin. Hiristiyan Dininin Esaslari. Kaloustian. Edi-tions M'tano ia 1974. 372-373. Britain 1972. London 1970. London 1964. Paris 1938. 969 Saints and Sacrements of the Armenian Church.J. Gagauzlarin (Gagavuzlar) nkara 1982 {basilmamis doktora tezi). . A. . London 1977. Hiristiyanlikta. 359. 11/1144-1187. . Çev. Jesus. .Harold A.Alfred Hail. Gr. Izmir 1963.. Paris 1924.Dictionnaire des Religions.J. . Ermeni Kilisesi ve Türkler. Ankara 1997. New York 1958. The Founder of Christianity. . 307-337. 284 -307. Our Religions.Ü. Paris 1955.Ch. Dinî Inanislari Üzerine Bir Arastirma. Davies. Hiristiyan Dini. Courte Histoire du Christianisme. London 1973.Abdurrahman Küçük. London 1971.C. Yahudilikte ve Islâmda Tövbe. Istanbul 1982. Guy. Walsh-John A. 138139. Mackay.L.Leonard Hadgson. Histoire des Religions. . Guignebert.Abdurrahman Küçük. . France 1983.G. .H. Roman Cathoficism . .F.Mehmet Katar.Horton Davies.Rene Guennau. Hromadka-G. 190-195. . . London 1965. . Luigi I.The Concise Encyclopedia of Living Faiths. . annitto.A Dictionary of Comparative Religion. . nesr. Les Eglises Oriantales et !es Rites Orientaux. .Xavier Jacop. 337-371. The Beliefs of A Unitarian. The Great Religions of the Modern World. Gali.A. Dergisi (IFD).G. Akif Nuri. 40-166.G.R. New York 1 . Britain 1932. "The Christians". 89-104. Christian Deviations. "Ermeni Katogikoslugu ve Meselesine Dair Bir Arsiv Vesikasi Üzerin e". Dodd. . 19 72. Ilahiyat Fak. . S. Protestantism. "Les Missions Cathologues". First Century Christianity. Saint Paul ou le Closse oux Pieds d'Argile.

401-475.Süreyya Sahin. Istanbul 1992.Ekrem Sarikçioglu. Creeds of the Churches. London 1965. Parrinder. L'Eglise Armenienne. .Pierre de Lobrrolle.Salomon Reinach. An Intelligent Person's Guide to the Religions of Makind. . 105-159. . .Ninian Smart. . 25 9-268.J. MI. nesr. Oxford 1973. London 1966. Dictionnaire des Religions.Ninian Smart. .. . 11/185-260. W. Istanbul 1983. . Einar Molland. "Le Christianisme des Origines ou Concile de Nicee". Paris 1976. 242-313.Annemarie Schimmel. Beyrut 1968. . Paris 1944. Christendom. London 19 . Jesus in the Ûuran. London 1968. . 417-467 . Istanbul 1980. S. .Muhammed Hamidullah. Dinlerde Mehdi Inanci ve Tasavvurlari. Hiristiyan ve Islâm Dinlerinde Meryem. Çev. Salih Tug.Marguerite-Marie Theollier.L. Malachia Ormanian. 175-176. Islam Peygamberi. .Man's Religous Quest.G. The History and Literatüre of Christianity. Gr. 43-47. Kahire 1975. . Erzurum 1976 {basilmam is doçentlik tezi). 117-150. . Çev. 137-175. Foy. el-Erkânu'l-Erbea. London 1965. A Reader's GuIde to the Great Reli-gions. Baslangiçtan Günümüze Dinler Tarihi.'Nihal. Cross. . Ed. 67-69. Hiristiyanliga Reddiye.Etienne Trocme.Thomas Michel. Nigosian. New York 1983. H. Istanbul 1970. Histoire des Reiigions. The Religious Experience of Mankind.H. F. Religions of Mankind.Günay Tümer.Ernest Renan. Orpheus.The Oxford Dictionary of The Christian Church. Ed. . Hiristiyan Tanribilimine Giris.H. VVilson.Abdullah Tercüman. Britain 1977. Gali. Schoeps. el-Milel ve'n. Ringgren-Ake V. London 1978.A. Ankara 1979 (basilmamis doçentlik tezi). Belgi-que 1971. Christianity. Walsh. . . 1972.Sehristânî. London 1977. 11/515-558. Lübnan 1954. VIe de Jesus. London 1975.John H. Fener Patrikhanesi ve Türkiye.H. . 1/220-229. Ankara 1955. World Religions. Background to the Long Search. Dinler Tarihine Giris. Ström. 206-274.E. Ebu'l-Hasen Ali el-Hasenî en-Nedvî. Istanbul 1980.Ekrem Sarikçioglu. .H. . Londo n 1967. Leith.

.Fazlurrahmân.S.Edvvard J. The Concise Encyclopedia of Living Faiths. el-Erkânu'l-Erbea1. Nigosian. H. Islâm. Ist. London 1965. Histoire des Religions. 467-529.Ebu'l-Hasen Ali El-Hasenî en-Nedvî. A Book of World Religions. Umûmî Bir Dindir. 345-407. Islâm Peygamberi. Islam Fitrî. Beyrut 1968. The Great Asian Religions. Istanbul 1981. 60. World Religions.Muhammed Hamidullah. Parrinder. Mohammed. Adem.J. . 175-202. Yurdaydin-Mehmet Dag. [460] C. "The Muslims". Histoire des Croyences et des Idees Religieu-ses. "L'Islâm et Les Sectes Islâmiques". .Man's Religous Quest. London 1977 . . .V. A Guide to Religions. Ed. London 1975. Feyizli. 5-31. 307-379. .Islam . 9-31 .R. Schoeps.A.G. M.H. "Islam". 89-104. . Brown. Çev. nesr. Tabiî. . .A. . .H. . "Islâm". 12. New Jersey 1947. . .77. l-ll.A. nesr. Adams. Aydin. . Gr.Mustafa Erdem. Asian Religions. 178-224. Lond . . 1980. Ringgren-A. . 111/71-93. VVelter.T.Charles J. 147. London 1947. Religions of Mankind. .G. Paris 1984. Britain 1976. Hamdi Akseki.A. Jurji. Ankara 198 1.Maxime Rodinson. lti/3-179. Hz. Salih Tug. . London 1969. Gali.E. "Islâm". . Çev.G. . 1976. Parrinder. 182-218. A Reader's Guide to the Great Reli-gions. London 1973.Muhammed Naseem. Histoire des Sectes Chretiennes. Ankara 1978. An Intelligent Person's Guide to the Religions of Mankind. "Islâm".David A.Toufic Fahd. London 1977. Ström. Parrinder. Istanbul 1943. Paris 1950. Our Religions.H.Mircea Eltade. 184-200. The Great Religions of the Modern World. W. 1 66-200. Islâm. The VVorld's Living Religions. London 1966.G.Hüseyin G. Foy. Ankara 1993. London 1975. 100. Dinler Tarihi. Hamdi Akseki. 77-103.E.E. London 1978. London 1977. Gibb.Ismail Râgi el-Fârûkî. . 407-467.

yalniz Baba'dan baska. Istanbul 1977-1978 . Bu konuda. Bunlarin arasinda Yahudileri uçarak Kudüs'e götür cegini va'dederek mensuplarinin herseylerini sattirip daglik bir burundan tepeüstü d enize atlatan Giritli Mose. Insanoglunun gögün bulutlari üzerinde kudretle ve büyük izzetle geldigini görecekler. 1914'te hayatta bulunan nesil. Islâm. Yahudilikte Mesîh. 475-543.. bir inanç konusu olarak. M. Background to the Long Search. Iste iç odalardadir.[ 462] . beklenenle r gerçeklesmedi.on 1967. basini uzatip. Bu ideal. kilicin kesmey ecegini iddia ederek. ne de Ogul. sakirtleri ayrica g elip ona dediler: Bize söyle. Böylece yeryüzünde de Tanrinin Kralligi kurulmus. Z ira içlerinde o kadar Mesîh olduguna inanani vardi ki.. Önce Yahudilikte. Ömer Riza Dogrul. Gr. Iste size önceden söyledim. devletleri. aslinda. . Imdi uyanik olun. onun yeryüzüne ine rek beraberindeki 144. aslinda Babil Sürgünü ve çesitli sikintilar sonucunda ortaya çik mis ve dinî-millî bir veçhe kazanmistir. basindan olmustu. Ter. Hz. Fakat o gün ve saat hakkinda ne göklerin melekleri. söyle ki. gelecege bira kildi. kimse bir sey bilmez. Zeytinlik dagi üzerinde otururken. Bu Mesîh adaylari hem aldatmis hem de aldanmislardir.Ninian Smart. tacillerin telkini de o dogrultuda idi. Çünkü simsegin sarkta çakip garpta dahi görüldügü gibi oglunun gelisi de böyle olacaktir. London 1977. Onlara göre.. 227-242. Yüzyilin ortalarina kadar hemen he men her yüzyilda Mesîhler ortaya çikmistir.000 Yehova Sahidiyle bütün siyasî kuruluslari. yine Iran Yahudilerini ayni metod-la Kudüs'e götürmek iste yen David Alroy da vardir. Armag edon Savasiyle saglanacaktir. sonra hem Yahudi hem de Hiristiyan dinlerinde zaman zama n büyük bir ilgi toplayan Mesîhî hareketler olmustur.W. Çünkü yalanci Mesîhler ve yalanci peygamberler kalkip büyük alâmetler ve harikalar yapacaklar. deseler de inanmayin. Watt. Bütün bunlara ragmen Mesîh gelmedi. Modern Dünyada Islâm Vahyi. Matta Incilin de söyle denilmektedir: "Isa. Böylece XVIII.. mille tleri. Alden VVilliams. Asr-i Saadet (Islâm Tarihi). Eger size: Iste çöldedir deseler de çikmayin.J. Britain 1977. . Aydin.Ninian Smart. [461] baslattigina inanirlar. kisacasi "Seytanin güçleri"ni yokedecegini görecektir. M. mümkünse seçilmis olanlari bile s iracaklar. Ancak za manla diger konular ön plana çikti ve bu husus. Mesihî hareketlerin bilinmesine ba glidir.. 184-218. .. yahut surada derse inanmayin. Çev. The Religous Experience of Mankind. Hiristiyanlikta ilk yüzyillar... dünyanin sonuna alâmet ne olacak? Isa cevap verip onlara dedi: Sakin kimse sizi saptirmasin ! Çünkü bir çoklari Mesîh benim diye benim ismimle gelip bir çoklarini saptiracaklar. bu seyler ne zaman olacak? Ve senin gelisine. dünyaya hâkim olan Seytan safdisi birakilmis olacaktir. . Zira sanmadigniz saatte insanoglu gelir". O zaman eger bir kims e size: Iste Mesîh burada. 2. Dav ud devrindeki ihtisama ve dünya hakimiyetine ulastiracak ideal bir kral olarak" be kle-negelmistir. Ankara 1982. Bu. Yahudileri Hz.Meviâna Siblî. Ve bi r çok yalanci peygamberler kalkip bir çoklarini saptiracaklar. Çünkü Rabbini zin hangi gün gelecegini bilmezsiniz. . New York 1962.Mesîhî Hareketler Yehova Sahitlerinin mahiyetinin anlasilabilmesi. Isa'nin "ikinci dönüsü" beklentisi içinde geçti.

Razil'dir (Charles Taze Rus-sell: 1852-1916). Bu mah kemelerde onun sahsiyetiyle ilgili bazi önemli hususlar ortaya çikti: "Pastör" olmadigi . Yehova Sahitlerini anliyabilmek hususunda. kurdugu cemiyetin yüzde doksan hissesini elinde tutuyordu.Bu cümlelerden. bir defasinda "Mu'ci zeli bugday" satisi dolayisiyle kendisini itham eden bir gazeteyi. Bengel'in (1687-1752). bu konuda. Kaynagi. he rseylerini terkederek büyük bir ümitle beklemelerine ragmen. yeni bir yorum getirdi. gizli. özel metodla rla yönetilen. 14 yasindan sonra bir tahsil görmedigi. ciddî bir dinî egitim görmedi. Isa'nin dönüs tarihini önce 1 843. "insanogl u"nun gelisinin insanlarca biline-miyecegi anlasilmaktadir. gökte muhakemeyi baslattigini ileri sürdü.[463] Incillerdeki bu gibi açiklamalardan. Yüzyil ortalarindan sonra gözükmez iken. Mesîhî hareketler. Son iki yüzyil böyle hareketlerle doludur. uçtaki saf kimselerin hiçbir sey bilmedigi. zam anla "din'lestirilmek istenmektedir. Bunlar. Razil. klasik dilleri bilmedigi. âlemin sonu ve Mesîh'in gelisinin yalniz Allah ta rafindan bilinebilecegi anlasildigindan. Fakat o da va'dedilen olaylari görmeden öldü. sirrî. çikarci oldugu gibi. 2) Rüyada veya vizyonda ilhamla bilgi almak. Rutherford (1869-194 2) getirildi. Mesih surada-burada diye iddiada bulunanlara inanmamak gerektigi. gayesi ile söyledikleri. R azil. Kab-balist. Yahudilerin "kabbala" denilen kutsal kitabin harf düzeninden gelecekle ilgili sirlar çikarmak usulünden faydalandilar. büyük iddialarina ragmen öldü. Sonradan E. verilen tarihin dogru ol dugunu. Yerine N. Kendisinin "Yehova'nin Sözcüsü" olduguna i nandigindan ve Razil'in sahsiyetinin yiprandigina kanaat getirdiginden "Russelis tler" adini 1931'de "Yehova Sahitlerine çevirdi. kökü. Karisi. Isa'nin geldigini. 1879'da "Siyon'un Tarassut Kulesi" dergisini çikartmaya basla di. söyle iki yol takip ettiler: 1) Hesaplamak. evindeki evlatliga kur yaptigi iddiasiyla. bu bir kenarda duran Mesîhî konulara el attilar. Ancak Protestanlar. insanlari saptira cagi. Yehova Sahitligi hareketinin kurucusu da bu görüsü aynen kopya etti. [464] 3.Yehova Sahitliginin Tarihçesi Yehova Sahitlignin kurucusu C. ilhama dayananlarindan hulûlî olanlarina kadar büyük bir çes ilik göstermektedir. Katoliklere göre daha fazla kutsal kitaplariyle mesgul o lduklarini ispatlama gayreti içinde. hayal kirikligina ugradi. Ancak mahkemeleri kaybetti. en önemli Mesîhî hareket . Bunlardan ilkine J. Bu hareketin kurucusu W.A. hemen büyük çogunlukla Mesîhî. hatta yalan yere yemin ettigi. sonra 1844 olarak Kutsal Kitap'tan hesaplama yoluyla çikardi. bir defasinda da gerçekte dinî bir hüviyeti. O.F. Bu cereyanlardan biri de Yehova Sahitleri'd ir. zamanla teskilâti ele geçirdi. böyle hesaba. Yerine hareketin avukati J. "Adve ntizrrT'dir. sahte Mesîhlerin. Ancak bir Kitab-i Mukaddes toplulugu kurdu. kendi ni grubun "pastör"ü seçti. kapali açiklama ve y mlan bulunan ve çesitli dinlerin içinden baslatilan bir hayli cereyan ve hareket. Bahâîligin kurucusu Mirza Hüseyin Ali'den (1817-1892) Hintli çocuk Kr isnamurti'ye kadar Isa'nin kendilerine hulul ettigini ileri sürenler de olmustur. ikincisine de E. derin arastirmasi ve klasik dillere vukufu bulunmadigi ni yazan bir risale yazarini mahkemeye verdi.T. birkaç sene sonra da ayni ad altinda bir cemiyet kurdu (daha sonra "siyon" kel imesi atildi). Taraftarlar. Bunun zaman . Yahudi Mesîhî hareketleri XVIII. Yüzden fazla eser yazdi. yalan söyledigi. Razil. Razil'dan ayrildi. yayinla ri birbirini tutmayan. White (1827-1915). mistik. ana Hiristiyan kitle bu konuda ihtiyatl idir. peygamberlerin gelecegi. ayni tarihten It ibaren bu çesit hareketler Hiristiyanlik Âleminde ortaya çikmaya basladi. Miller (1782-1849). yalanci. Swedenberg'in (16 88-1752) sistemleri misal olarak verilebilir. Razil. Böylece onlar. Knorr (1977'ye kadar) geçti.H.

Isa'nin yönetimindeki "Gökteki Tanrisal Krallik".Tanri tektir ve ismi Yehova'dir.inda Gilead'da Kutsal Kitap Mektebi kuruldu ve 15. fal bakmak. ispirtizma yasaktir. yeryüzüne insan için en iyi hayat standardini getirecektir. Âdem'den miras alinan günah sona erecek tir. Tanriya hizmet etmekde taki p edilmesi gereken bir örnek birakmistir. Ölümden kurtulmak için yegâne ümit. millî marsi. Tanri tarafindan mu'cizevî olarak dogmasi saglandigindan. Digerleri sahtedir.Isa Mesîh. 6. Isa Mesih ile birlikte hüküm sürmek üzere "Gög cektir. yeryüzünü adaletle ve sulh içinde yönetecektir.Yehova Sahitlerinin Inançlari Yehova Sahitleri'nin inanç ve âdetleri söyle maddeiendirilir: 1. sadece Yehova Sahitlerininkidir. Mukaddes Kitabi n ahlâk standardina uyulmasi sarttir. Bu da Ye-hova Sahidi olmaya baglidir. tekâmül etmemis. 10. tesbih. ke ndini bu dünyadan uzak tutmalidir. anca k bir tanedir. Isa Mesîh.Agizdan veya baska bir yolla bedene kan almak "Tanrinin Kanunu"nun ihlâlidir. 12. resim. Isa. Isa Mesîh. Tanrinin Sözüdür ve hakikattir.Mukaddes Kitap. Isa. Bütün milletlerden seçile e sayilari 144. "Yeni Ahit".Ilâhî Krallik.Insanlik. ölümle birlikte yok etmekted ir. dünya üzerindeki kötü sistemi Armegedon Harbi ile ortadan kaldiracaktir. her fert için kader veya alin yazisi çizmemistir. Simdi biz son günlerde yasamaktayiz.Cehennem diye insanlarin ruhlarinin azap çektikleri bir yer yoktur. Kötülük ebediyen yok edilmis olacaktir. ha atini. Mabed yerine "Krallik S alonlari" kullanilacaktir. [465] 4. 4.000 olan sadece küçük bir sürü.Seytan. 13.000 civarinda Krallik misyoneri yetistirildi. Yeryüzü asla i veya yok edilmeyecektir. . tan ri Yehova'ya ancak Isa Mesîh vasitasiyla yapilir. Tanrinin Ogludur ve Tanriya esit degildir. Yehova'nin askeridir. Yehova Sahidi. haç. Ölüler. 9. Hayata götüren yol.Yehova Sahidi. Tanrinin ya rattigi ilk varliktir. Tanrinin Kanununa insanlarin kanunundan ziyade itaat edilmelidir. insanligin müsterek mezarina gidecektir. 3. ruhî varlik olarak yasamaktadir. Insan. mum kullanilamaz. Insan onu. ölümünden sonra ruhî bir sahis olarak diril-tilmistir ve su anda. bu dünyanin görülmez yöneticisidir. dinlerarasi isbirligi faaliyetine katilamaz. Isa'da ilâhî tabiat bulunmaz. cemaati kendi üzerine bina etmistir (Petrus'un üzerine degil). askerl ik yapmaz. herkes davranislarindan bizzat sorumludur.Ruh çagirmak. büyücülük. Yehova'nin sahidi. Tanri. 7. bir haç üzerinde degil bir direk üzerinde ölmüstür. 8. dir mektir.Tapinmada suret.Yehova Sahitleri. Bu idare he yetinin altinda çesitli hizmet kademeleri vardir. Isa'nin insan öncesi hayati vardir. Tanri.Din. Kurtulus için Isa 'mn kurbanligi yeterlidir. 5. Mukaddes Kitaba her türlü insan sözünden d ha çok güvenilmelidir. Âdem'in günahindan dolayi ölmektedir. fakat yaratilmistir. 11. Mukaddes yazilardaki hakikati bildirmek sorumlulugu altindadir. bayragi put olarak görür. Isa. Knorr'dan sonra teskilati bir idare heyeti yürütmektedir. 2. Yehovanin Sahitleri. bütün insanlara . millî sinirlari kabul etmez. insanligin kurtulusu için gerekli olan fidye olarak ödemistir. ruhî Israillilerle yapilmistir. Dua. mülî duygulari.

Moon'un telkinleri taraftarlarinca kaydedilmis ve Ingilizce "Di-vine Principe" (Ilâhî Prensip) adi alti nda nesredilmistir. Yüksek tahsil arast rmalari için bir "Ilahiyat okulu" kurulmustur. dinî rütbe veya unvanlar Kutsal Kitaba uygun degildir. New York ve daha sonra VVashington'da gazete çikarmisla rdir.Kendini Yehova Sahitligine adama (vakif). Mooncular.Ruhanî sinifi. 16. çesitli kesi mlerden taraftar toplamaya devam etmistir. Kuzey Kore'de. Hareket. Güney Kore 'nin baskenti Seul'de. Kiliseden kovulmustur. Hz. 1920 yilinda. sinkretik (uzlastirmaci ) "Birlesik Kilise" hareketi ortaya çikmistir. daha yaygin kullanimla. Moon. Moonculuk (Mooncular) olarak da isimlendirilmistir. taraftar toplamaya devam etmis. Musa. Mooncular tarafindan Milletlerarasi k ongreler düzenlenmis ve bu kongrelere çesitli üklekerden ileri gelen bilim adamlari dav et edilmistir. Tokyo. önce Buddistt ir. Moonculuk. sadece Yahudilere verilmistir ve Musa'nin Kanunu ile birlikte son bulm ustur.14.Sakramentlerden sadece vaftiz ile Ekmek Sarap Âyinini "Hatira Yemegi" sekl inde nitelendirerek kabul ederler. 1950 yilinin sonlarinda Güney Kore'nin sinirlar ini asarak Japonya'ya ve Bati'ya yayilmistir. Bati'da ise "Birlesik Kilise". 1959'da. 17. Kore'de diger din mensuplari ve idarî çevrelerin muhalefet ve baskilariyla karsilasa n Moon ve taraftarlari. malî kaynak temin etmek için. 1954'de. güvenlikle ilgili konulara. sonra Protestan Hiristiyan Kiliselerinden biri olan Presbiteryen Kilisesine katilmistir. Yehova Sahitlerinin inancina benzer bir anlayisa yönelen Moon. Bunun üzerine Moon. köylü bir aileden dünyaya gefmistir.Yehova Sahidi olmayan herkes onlara göre "keçi"dir ve onlara karsidir.Hareketin Ortaya Çikisi ve Faaliyetleri Moonculuk. 18. Hareket. bütün bunlarin yaninda basin yayina da el atmis. "Kutsal Ruh Bir ligi". 1936'da. Bu hareket. bütün dinleri birlestirmeyi amaçlayan. Bu gazete. özellik . ticarî hayata el atmis. yetiskinlere ve tamamen suya daldirmakla olacagina inanirlar. Kilise'den kovulusunu takibeden yirmi yil içerisinde Moon'un. Güney Kore'ye gitmistir. siyasî-kültürel nitelikli gazete. 15.MOONCULUK 1. "New York City Tribüne" isimli. Hz. Vaftizin çocuklara degil. O. bir yandan sermaye k azanmak için çalisirken. diger yandan kültürel faaliyetlere yönelmistir. Daha sonra. "Tanri Kralligi"ni kurma görevini tekl if ettigni iddia etmistir. Neticede. Bu tür faaliyetler halen devam etmektedir. bitkisel kök ti careti gibi yollarla zenginlesme imkâni bulmustur. "Moon Teskilati" gibi adlarla adlandirilmistir. Kuzey Koreli Sun Myung Moon tarafindan Güney Kore'de kurulmus bir harek ettir. [466] B. Onun bu iddiasi Presbiteryen Kilisesi tarafindan sapi k bir iddia olarak görülmüs ve o. "Birlesik Aile". Moonculuk hareketi. balikçilik. Amerika'ya tasinmis ve burada gelismeye. Kore'de "Tong I". vaftiz vasitasiyla sembolize edili r. Fakat. Buddha ve hatta bizzat Allah'la konustugu söylentisi etrafa yayilmistir. Isa'nin kendisine görünerek.Sebt Günü. önde gelen kisileri n okudugu iddia edilen bir gazetedir. Moon'un fikirler i. zaman zaman hapse atilmislardir.

Kovulma. Mesîh ve karisi. ailevî ve muhafazakâr degerleri savunmaktadir. Bu hareket mensuplari. sonraki bütün nesillere geçti. Bu teskilât tarafindan mâlî yönden desteklenen dergiler de vardir: "Insight on t he News" (Haberlerin Iç Yüzünü Kavrama). bütün güçlerin en üstünü olan sevginin istismarini içinde bulundura ir itaatsizligin sonucudur. bütün dinlen birlestirmek üzere. Havva ile Seytanin âdi davranisiyla bozuldu. Aslî gaye. Japonya'da ve Bati'da bütün vaktini bu dinî harekete ayiran lar (fultaym üyeleri). "Ilâhî Prensip"e göre yanlisin düzeltilmesi Mesîh ile gerçeklesecektir. onlarin 1983'den itibaren Kibris'ta çikardiklari bir gazetedir. birtakim temel. Moon'un "Ilâhî Prensip" kitab i. Bütün yaratiklar olumlu ve olumsuz (erkek ve disi) elemanlardan ibarettir. VVashington'da yayinlanan iki gazeteden biri olan bu gazete. zamansiz birlesme sonucu Aslî Suç. günahsiz bir dünya kurmalariydi. Ayrica her tarafta. sira Ile. Amerika'nin bazi resmî yayinlari da bu gazeteden zaman zaman iktibaslar yapmaktadir. Tarih. daha büyük bir bütün teskil e tmek üzere. "Birlesik Kilise"ye katilanlar. Gerçek Ana-Babayi olusturacaklar ve onl arin evlilikte takdis ettikleri kimseler. Tanri merkezli degil de. Moon'a göre Amerika'da en hizli büyüyen gazetedir ve o nun. hayatlarini "Gögün Krall igi"nin yeryüzünde yeniden hâkim olmasi gayesine adamislardir. yeni bir dinî anlayis üzerine kurulmustur. Ayrica. Hareketin mal varligini artirmak ya d a yeni katilmalar saglamak için çok zaman harcanir. Bu. yirmi yasini geçmis. anahta r figürleri de bunu göstermektedir. Amerika'da yayinladiklari d iger bir önemli gazete de "The Washington Times"dir. ort a sinifa mensup gençleridir. Bu sekilde. önemli bir âyindir. Bu kitapta Tanri. Bati'dakinin iki kati kadardir. Tann'nin onlarla bir sevgi verme-alma iliskisi içine girebilec egi için yaratilmistir. Onlar. Bu noktada diger Mesîhi y eni dinî hareketlere ve bir bakima Yehova Sahitlerine benzemektedir. Iki üç sene hizmet etmis üyeler Moon tarafi ndan eslendirilir. evrensel prensiplere göre âle mi yaratan. Kendini tamamen harekete vakfeden üye sayisi Batida onbini geçmezken. basmelek Lusifer'e (seytan) Âdem iie Havva'ya göz kulak olmasini istemisti.le Dogu'daki gelismelere ayrintili bir sekilde yer vermektedir. hatta binlerce çift ayni anda bir evlendirme töreniyle tak dis edilir. aslî suçsuz dogan çocuklara sahip olacaklard . Âdem e Havva'nin yapamadigini yapacaktir. bir verme-alma iliskisi vasitasiyla. gazete. onlarin evlilikle takdis edilecekleri bir mükemmelli k merhalesine ulasmalari ve böylelikle onlarin çocuklari. vaktinden önce. Kore'dekiler ise bu isi kendi evlerinde yürütmektedirler. çocuklarinin çocuklari Tanri i le tam uyumlu. Ancak o. Moon'un "Ilâhî Pre nsip" kitabi. toplulugun merkezlerinde kalmakta. Doguda bu rakam. Gazete. Onlar. yeni bir y orumunu sunmaktadir. asagi yukari. 1976'dan beri. "Free Press Int ernational" (Milletlerarasi Hür Basin). sadece bir yasa k elmanin yenilisi degil. daha genis fertler içinde birlesmek tedir. Tanri. Tanri'nin Âdem'e olan sevgisini kiskandi ve Ha vva ile (ruhanî bir sekilde) cinsel iliski kurdu. Âdem'i kendisiy le (bedenî) cinsel iliski kurmaya ikna etti. Kutsal Kitab'in bazi. yüzlerce. Lüsifer merkezli. en üst seviyede politikacilardan halk temsilcilerine kadar varan çok sayida oku yucu kitlesi vardir. Ortadogu'da yayinlanan "Middle East Times" (Ortadogu Ahvâli) adli Ingilizce. Birlesik Kilisenin "Free Press International" adinda bir de haber ajansi bulunma ktadir. [467] 2. genellikle iyi tahsil görmüs. zatî nitelikleri bulunan bir varliktir. Bunlar. ay ve yilin ilk gününde veya hareketin kutsal günlerinde and içilir.Moonculugun Görüs ve Düsünceleri "Birlesik Kilise"nin teolojisi. çok çalisma ve fedakârliga dayanir. F ultaym üyelerin hayat tarzi. bu olayi söyle bitirmektedir: Bütün tarih. "The VVorld and I" (Dünya ve Ben). hareketin teolojisinin gerektirdigi "yenilestirme"yi saglamak için. Bunun üzerine Havva. Üyelerden evlilik öncesi ve hatta so nrasinda hizmet için bekâr kalmalari beklenir. olmadi. Âdem ve Havva. Tanri ve insan tarafindan âlemin Tanri'nin istedigi duruma getirilmesi girisimi olarak görülebilir. Takdis. Hiristiyan Kutsal Kitabinin. Mesîhî bin yillik devre anlayisina sahiptir.

geri dönmüstür. silah imâlâtiyla ugrastigi. O ve iki arkadasi. gazetecilerin. faaliyet alanini Güney Amerika. geçmisin kötülüklerini. bütün masraflari üstlenerek. ülkemize de son onyil içinde. Dünya Dinleri Konseyi Yönetim kurulu Baskani Dr. Amerika'da. saglarlar). ve rgi ve muhaceret kurallarini bozdugu gibi suçlamalar yapilmistir. gördükleri tepki sonucu. Dördüncü görevli kalmis ve dünyanin çesitli yerlerindeki topl politikacilarin. Ortadogu'ya hitap eden "Middle East Times" gazetesinin Tür kiye temsilciligini açmak ve "Dünya Dinleri Üzerine Gençlik Semineri" düzenlemek gibi prog ramlari yaninda. 22-26 Eylül 1991'de (President Otel'de). Moon ve karisinin gerçek ana-ba ba olduguna inanmaktadir. basi n mensuplarinin toplantilarina katilmalarini. 1982'de. düny aya hâkim olup Moon'la bir teokrasi kurmak istedigi. Simdi artik Amerika'da Muhafazakârlarin destegini kazanmaya çalismaktadir. Bunlardan biri hem Müslüman Hem de Mooncu olan Mu-hammed Yahya Thompson'dur. iyi islerin garantisi olacaktir. bürokratlarin. Mooncular'in sigara. bu gençlik kamplarina davet edilmektedir. siyasetçi ve basin mensuplarina.'de Hiristiyan K iliseleri Millî Konseyi'nin Moonculuk hakkindaki karari söyledir: "Bu bir Hiristiyan Kilisesi degildir". Böylece o. önce Hiristiyanken sonra Buddist oldugunu. Böyle bir kurulus. Bu çesit faaliyetler devam etmektedir. ölümüyle bedenî bir kutulus saglayamadi. komünizme karsi bir hareket olarak programlandigi. beserî ana-babadan dogma bir kimseni lenecegi bir istir. Istanbul'da.ir. âleme ruhanî ir kurtulus getirdiyse de. Bu kamp süresince (onbes gün gibi). Bu. "Ilâhî Prensip"e göre Isa böyle bir kimse idi. fitneci bir teskilât oldugu. Moon'u onsekiz ay hapse mahkum etmi stir. içki kullanmalari. Türkiye'den çagirdiklari ilim adami. bütün dünyada yapilagelmektedir (onlar meshur siyaset adamlarinin. Bütün bunlarin olabilmesi için insanin Mesîh'i kabul etmeye hazirlanacagi bir kurulu s olmalidir. zina yapmalari kesinlikle yasaktir. aileleri böldügü. antikomünist mücadelesini sürdürmüstür. Ancak Amerika'daki Pro testan çevreler Moon'u ve taraftarlarini kabullenememistir. Hareketin mensuplarina ait literatüründen Moon'un. Hareket. Men uplari da Moon'u Tanri'nin göndermisi" kabul etmektedir. "Council for the VVorld Relgions" (Dünya Dinleri Konseyi) toplantisini gerçeklestirmistir. Avrupa ve Ortadogu'y a yöneltmistir. kötü borçlarini silecek.B. her yil baska bir ülkede düzenledigi gençlik kamplar idir. A. vergi yolsuzlugu suçuyla. Bu olay sonrasinda Moon. liderleri lüks içinde yasarken üyelerinin istismar edi ldigi. Ancak V aftizci Yahya'nin hatasi sonucu evlenme firsati bulamadan öldürüldü. Mesîh'in rolü. Mooncular. artik legal olarak gerçeklestirecegiz" demistir. [468] 3. Gü ey Kore haber alma teskilâtiyla (KCIA) alâkasi bulundugu. Degisik ülkelerden çesitli dinlere mensup gençler. Frank Kaufmann. 40 günlük seminer düzenlemisler dir. aslî suçtan âzâde. Mooncular. Amerika n Federal Mahkemesi. Isa'dan önceki devre v e sonraki iki bin yil arasindaki çok sayidaki benzerleri günümüzün "Ikinci Gelis Zamani" o lduguna delâlet ettigi kabul edilebilir. Bu toplantinin be lli basli konularindan biri de "Islâm-Hiristiyan Diyalogu"dur. Ocak-Subat 1992 yilinda. kendisin i Mesîh olarak gördügü ve takipçilerinden de böyle görmelerini bekledigi anlasilmaktadir. Iste bu düsünceler altinda Birlesik Kilise Mensuplari. teskilat baskisiyla yürütüldügü. bilim ve din adamlarinin davetini üst lenmistir.D. kamp . Bu hareketin beyin yikama yoluyla veya zihin kontrolü teknikleriyle üyelerini celbet tigi ve alikoydugu. masraflari teskilâta ait olmak üze re. daha sonra "Birlesik Kilise"ye kat ildigini belirtmis ve "Dogu Bloku ülkelerinde uzun zamandir yeraltinda yapilan faa liyetleri. 1989'lara kadar. dört misyoner göndermistir. bu toplantidan sonra bir dergiye beyana tta. Hareketin bir baska faaliyeti de. masraflari teskilâta ait olmak üzere. âlemi yeniledi.Günümüzde Mooncular ve Türkiye Birlesik Kilisenin telkinleri her tarafta muhalefetle karsilasmistir.

Onun tariflerine göre bu Mehdi. Muhammed ve Oniki Imam'da apaçik bir tarzda tecelli ettigini. Beyan'da indirilenden b aska bir seye asla uyma. Isrâiliyat ile süslenmis sathî ve ta mamen tutarsiz fikirlerden ibarettir. Hocasi Kâzim Restî'nin ölümünden sonra o. ancak bu hakikatin bin yil gizli kaldiktan sonra simdi kendisinde. Bundan sonraki seriat da. bol bol okuyunuz. Islâm'a karsi bölücü ve yikici emeller besleyen Siyonist ve "haçli düny "nin emrinde ve hizmetinde bir fesat cereyanidir. Ayrica o söyle demistir: "Ben Muhammed'den daha faziletliyim. Seyhîli Seyh Ahmed el-Ahsâî (ö. Is lâm âlimleri faaliyete geçmis ve Mirza Ali Muhammed.a katilan din mensubu gençler arasinda diyalog kurulmaya çalisilmaktadir.[470] Mirza Ali Muhammed. talebeleri yerine bir halef ve "Mehdi" aramaya basla mislardir. derim. Siraz'da kendisinin beklenen imama açilan bir "Bab" (Kapi) oldugunu ilan etmistir. Muhammed'in hakikatinin kendinden önceki peygam berlerde kismen belirdigini. Iste Mirza Ali Muhammed Riza'nin baslattigi bu harekete "Babîlik" adi verilmistir. vahyin devam edecegi ve Müslümanlarin inandigi gibi peygamberligin de son bul mayacagi kabul edilmektedir.BABILIK VE BAHAÎLIK 1. XIX. Hz. 26 yaslarindayken. Seyh Ahmed el-Ahsâî ile görüsmek üzere Tahran'a gitmis ir. içindeki hükümlerin Kur'ân ahkâmini kaldirdigini göreceksiniz". Babîlik. el Ahsaî ile birlikte Kerbela'ya gelmis ve orada onun talebesi olmust ur. ben de beser benim. geri kalani Amerika ve diger ülkelerdedir. Bâbîli kten bin yil sonra zuhur edecektir. kisa bir müddet sonra bizzat "Mehdi" oldugunu iddia etmistir. Bâb'a göre seriat. Kâzim Restî'nin 1843'te ölümünden sonra. Nitekim benim Kur'ân'im da Muhammed'in Kur'ân'indan daha üstündür. ortaya çikmis ve "Babîlik"! kur mustur. bu konuda. kendisinden sonra da müridi Kâzim Restî'de (Ölümü 1259/1843) ortaya çiktigini söy istir. Iste size kitabim el-Beyan. Halen dünyada iki milyon civarinda müntesibi vardir. ayni zamanda zuhurunun çok yakin ol dugunu söyledigi MehdI'nin vasiflarini da açik bir sekilde bildirmistir. çünkü o size fayda vermez" demektedir. "Allah daha önceden Muhammed'i göndermis oldugu gibi simdi de beni göndermistir. 1850'de. bundan istifade ederek. Âdem'in çagi ile kendi zamanina kadar . Bâbîlikte. Ileri sürdügü sapik fikirleri karsisinda. 10 00 kadari Fransa'da. Kâzim Restî'nin ölümünden sonra zuhur edecekti . Hz. yahutta el-Beyan'a taalluk eden seylerden b aska hiç bir sey ögrenmeyiniz". zaman zaman. Sonra o. Kur'ân'dan daha fas ih ibareleri oldugunu. Kur'ân'imin bir harfini bile yapmaya acizdir. hocasinin görüslerine uymakla kalmaz. [469] C. talebeleri arasindan Mirza Ali Muhammed'dIr. oldukça ileri gitmis ve kendisini Hz. Bunun 400. 1844'te. Nit ekim Babîlik de Islâm'dan bin yil sonra zuhur etmistir. Yüzyilin önemli dinî cereyanlarindan birisi ve Bâhâlîgin de baslangici olmust Babîlik ve Bahaîlik.000'i Güney Kore'de. Ancak nitel ikleri bu kadar açik olarak bildirilen Mehdi. Kâzim Restî. Ülkemizden d e. önce kendisinin beklenen Mehdi'ye açilan "Bab" (Kapi). Muhammed'in 40 yasinda ilâhî vahye mazhar olmasina ragmen kençl isinin £5 yasinda iken "âyef'ler aldigini ve hepsinin de fevkatöde "mûciz" oldugunu söylem istir. Muhammed ile mukayese e tmeye baslamistir. Ali Muhammed de. Imâmiyye Sîasi içinde tesekkül eden Seyhîlik adli bir tarikatin mahsulüdür.Babîlik BâbîIik. Muhammed beserin bir Kur'ân sûresi yapma a aciz oldugunu söylemisse. idam edilmistir. 1241/ 1826). el-Beyan adli eserinde su ifadeler yer almaktadir: "el-Beyan'da nazil olan dan veya ondan çikan harfler ilminden. Mirza Ali. Kâzim Restî. Mirza 'nin. sonra bizzat Hz. her bin yilda bir degismektedir. bu kamplara katilanlar olmustur. Ona göre Hz. Mirza A|i.

ayrica büyük devletlerin baskanlarina mektup . Orada Iki kardes arasinda tartisma ve düsmanlik son haddini buldu. belki sakinirsiniz. "Bahaullah" adini takti. Böylece Mirza Hüseyin Ali ve ailesi Bagdad'a yerle sti. Iran ve Osmanli hükümetleri arasinda v arilan anlasmaya istinaden. 3 Mayis 1863'de Bagdat'tan Istanbul'a getirilen Mirza Hüseyin Ali. burada dört ay tutulduktan sonra. 12 Kasim 1 817'de. bu toplanti günlerinin birinde. Bâbîlerin Istanbul'a sürgün edilmesine karar verild i. fakat gülünç olmaktan öteye gidememistir. Bâb'in halifesi o lmayi yeterli görmeyerek. M irza Yahya Nuri ve yakinlari. Mirza Hüseyin Ali. a yni zamanda. bosanma ve miras gibi ibadet ve muamelatla ilgili hükümleri ilga etmis. yakin do stlarina.Bahâîligin Çikisi ve Gelismesi Bâb diye taninan Mirza Ali Muhammed'in ölümüyle Babîlik duraklamadi. Mirza Hüseyin Ali. yani Allah'in ortaya çikaracagi zâtin kendisi oldugunu ileri sürdü. B ir kismi Arapça. Allah sizi bunlardan siddetle nehyetmistir". Tahran'da dogdu. 1863'de. Kur'ân-i Kerîm'in hükmünü neshettigini söyledigi ve herkesin inanmasi oldugunu iddia ettigi el-Beyan. Kur'ân'i taklide çalismis. Bunlar isi. Böylece Bâbîleri kendi etrafinda toplanmaya çagirdi. bir kismi da Farsça birkaç eseri daha vardir. Babasinin ölümünd en sonra. Bagdat'taki âlimlerin ve halkin sikayeti üzerine. evlilik. Rus ve Ingiliz se faretlerinin hükümete yaptigi baski üzerine dört aylik bir tutukluluktan sonra 15 Ekim 1 852 tarihinde Bagdad'a sürgün edildi. Muhammed'in nübüvvet çagi 1260/1844'de sona ermi stir ve kendisi Islâm dininin hükümlerini degistirmekte mutlak hürriyete sahiptir. düsünce zaaf ve bozukluklari onun vahi y mahsulü olmasi bir yana. 20 yaslarinda iken. Ancak bunlarla binersiniz. diger Bâbîlerle birlikte.Bahaîlik a. onun talebelerinden o lan Mirza Hüseyin Ali ile daha genis boyutlara ulasti. kardesi Mirza Yahya Nuri'yi saf disi birakti. âhiret ve kiyamete dâir esaslari da k eyfine göre te'vil etmistir. Otuz yaslarinda iken Molla Abdulkerim Kazvînî'nin yol göstermesi ile Mehdiligini i lân etmis bulunan Mirza Ali Muhammed'e baglandi. Kendinizi koruyamiyacaginiz h ayvanlara binmeyiniz. Esek üzerine.12210 yil geçmistir. Allah'in size farz ettigi budur. Bundan dolayi. Mirza Ali (Bâb). 1864 yili basinda t opluca Edirne'ye sürüldüler. va'dedilenin. ne de baska bir hayvana gücünün di vurmayiniz. tevkif edilerek hapse atildi. dil ve dil bilgisi hatalariyla. Karar geregi. kendisine. Bâbîlerle arasinda bir takim anlasmazliklar ortaya çikinca Mirza Hüseyin Ali gizlice Bagdat'tan kaçti. birbirlerini zehirleme tesebbüsüne kadar ilerlettiler. Mirza Hüseyin Ali. kendisinin "Allah'in ortaya çikaracagi Zât" oldugunu açikladi. yakin dostlariyla veda toplantisi yapti. Tahran'da Mirza Ali'nin görüslerini y aymaya basladi. Saraya mensup oldugundan iyi bir tahsil görmüstü. esek sütü içmeyiniz. oruç. Buna misal olarak e l-Beyân'dan bir kaç cümle durumu iyice anlasilir kilacaktir: "Ondan sonra gelen besinci si : Öküze binmeyiniz. Mirza'nin çok övündügü. Bu adi kendisine taktiktan sonra. O. Kur'ân-i Kerîm'de emrolunan namaz. Hayvana gemsiz ve özengisiz binmeyiniz. Edirne'de. Ona göre Hz. Bâbîlerin Nasûriddin Sah'a karsi giristikleri basarisiz suikast tesebbüsün den sonra. keyfî degisiklikler yapmistir.[471] 2. bu sürgünden önce Bagdat'in kenarinda oniki gün. Mirza Ali Muhammed'in en önemli eseri. Kur'ân ile mukayeseye çalistigi "el-Beyân"idir. O. Mirza Hüsey in Ali. Ayrica bu eserdeki fikir. siradan bir bilginin eseri olmasini bile mümkün kilmamaktad ir. saraydan ayrilarak muhtelif yerleri dolasmaya basla di. edebî yönden düsüklüklerle dolu bir kitaptir.

Mirza Hüseyin Ali'ye (Bahaullah) nisbetle "Bahaîlik diye ortaya çikan bu hareket. Varlik. iman e saslarindandir. Muhammed'den sonra. Eser. asilsiz hikâyeler ve temelsiz id dialarla doludur. Hz. Allah'in ezeliyet ve eb ediyeti gibi ebedîdir. . Bahâ'nin vücuduna hulul etti". Ancak bu iman esaslarinda.Iman Esaslari Bahâîlere göre Allah'a. Hz. Bahâîlere göre. sadece Tanri zuhuru an Bahâ'yi müjdelemek için gönderilmislerdir. Islâm'a karsi çevrilen tarihî entrikalarin son merhalesini teskil etmektedir. beserî nitelikleri itibariyle yer içer. ilâhî nitelikleri itibariyle ise Allah'in a ksettigi tertemiz bir aynadirlar.000 y il devam edecektir. Muhammed son peygamber degildir. [473] ba. zikredilen (mezkûr) ve "Tur'da konusan" ol dugunu ileri sürmüstür. kendini izhâr etti" demektedirler. Onlar. Bahâîlere göre Allah. Böylece Bahâ. Mirza Hüseyin Ali. Bu devir de en az 500. yaratiklarina muhtaçtir. Bu eser. bâtinî tev'iller. Allah'in zuhurudurlar. kitaplarina. Bâb'dan sonra ise Bahaullah gelmistir. daha önceki kitaplarin insanliga yetmedigi için . kullarina tecelli edebilmek için. Bâb ve Bahâ'ya inanmak. orada öldü. Bahâullah'a göre peygamberlerin beserî ve ilâhî iki vasfi vardir. Bahaîlik.Bahâîligin Temel Prensipleri Yahudilik. Onlarin inançlarina göre Allah. "Kitabu'l-Akdes"ö'\r. bütün dinlerin sözünü ettigi "Mev'ud"d r. Bahâîlere göre peygamberler. 29 Mayis 1892'de. Bahaullah da kendisinin zikreden (zâkir). Islâm inancindan sapmislardir. irili ufakli bir çok eser ve risale yazmistir. milletlerarasi Siyonizm. Peygamber. Bâb'in halefi ve Bahâîligin gerçek kurucusu olarak kabul edilmeye baslandi. Kur'ân-i Kerîm'ih üslûbunu ve sözlerin taklit etmeye çalismistir. iman ve ibadetle ilgili birtakim hükümlere sahipt rler. Hiristiyanlik ve Islâm'dan alinmis esaslarla kendilerini ayri bir dine mensup olarak göstermeye çalisan Bahâîler. Çünkü o. [472] b. önce vazifesi d okuz yil süren Bâb gelmistir. Bâb ile sona ermis ve Bahâî devri baslamistir. Bahâ'nin görüsleri ve zuhuru için birer baslangiç olarak indirilmislerdir. Mirza Hüseyin Ali'nin "ilâhî irade semasindan geldigini iddia ettigi diger eseri. Bu faaliyetleriyle o. Hz. Mirza Hüseyin Ali'nin Bagdad'da iken yazdigi bu eserin asli Farsça'dir. kiyamete. Bu hareketin. "Bahaullah. ilâhî niteligi ile bir anlamda Tanridir. Bâbîlerin çogunlugunca. misyonerlik ve Islâm'a karsi olan emperyalist güçlerin y ardimiyla desteklenip beslendigi ileri sürülmektedir. "Tanri zuhurlari" adini vermektedirler. Hz. uyur. O. Bu iki eser Bahâîler için önemlidir. Tann'nin kendisinde sahislasmis oldugunu ileri sürmüstü yani ilâhlik iddiasinda bulunmustur. Âdem'den bu yana gelip geçmis bütün nebî ve resuller. Bunun için de peygamberlere. çagimi zda da canli sekilde faaliyetlerini sürdürmektedir. Teb'asiz kral olmiyacagi gibi mahlûku olmayan Halik yoktur. Mecûsî bâtinîligi ile basl ayip. "Kitabu'l Akdes" ile neshedildiklerini ileri sürmüs. Hepsi de nok sandir ve Bahâ'nin gelisi ile tamamlanmistir. onlara muhtaçtir. hastalanir ve ölür. "Alla h. nebi ve ya resul demek yerine. bir kralin teb'asina muhtaç olusu gibi.yazarak kendisine uymaya davet etti. Talebeleri de onun için "Bahâ bizzat ilâhti". Âdem ile baslayan n ebîler devri. resullerine. Daha sonra Akka' ya sürülen Hüseyin Ali. Bunlarin ilki el-Ikân 'öir. pek çok dile tercüme edilmistir. Ondan sonra da pe ygamberler gelecektir.

[474] bb. kötülüklerden uzak durmaktir. bazi hareketlerle duadan ibarettir. Su yoksa veya suyu kullanamiyacak derecede hastalik varsa. Bahâî t atbikatinda bazi farkliliklara ugramistir. Bahâîler. cennet ve cehennemin gerçek manasini rettigine inanirlar. yani 2 Mart-21 Mart arasi da. Bahâîler. ruhun. abdest yerine. Bahâullah'a göre cennet Allah'a yakinlik.Amelî Esaslar Bahâîlikte. Bahâî kiblesi olan Akkâ (Israil'de ) sehrine yönelerek yerine getirilir. el-Beyân'a göre. 15 yasindan küçük. Bahâîlerde oruç. Ayni zamanda bugün. Bahâî yilinin il ayidir. sermaye üzerinden mallarin beste biri nisbetinde alinacagi söylenen zekât. ebediyyen ölmeyecek olan ruhlar. âhiretteki gelismesiyle birlikte s ona erecektir. oruç. bes defa "Temizl er temizi Tanri'nin adi ile" demek yeterli sayilmaktadir. Onbes yasini bitiren her kiz ve erkek Bahâî'ye. Aslinda Bahaullah'in kutsal kelimelerinin tekrarindan ibaret bir dua olan namaz. Kutsal Âyetlerin Okunmasi: Her sabah ve aksam. Evlenme ve Bosanma : Evlilik. insanlarin dünyadaki islerin e göre lütufa veya azaba ugrayacaktir. Bahâullah'in bütün yanlisliklari düzelttigine. Azap. Bahâîlerin ondokuzuncu ayi olan Alâ ayinda. JDiri olan. daha önceki mukaddes kitaplarin insanliga yetmedikleri için. Kur'âni Kerîm'de zekât için konulan hükümlerin aynen benimsendigi görülmekle beraber. Ayrica Kur'ân-i Kerîm' in hükümlerinin de geçmis oldugunu iddia ederler. Bahâîligin hükümlerini yerine getirmesi farzdir.Bahâîlere göre insan öldügü zaman. Zekat : Farz olan zekât. 95 defa "Allahu ebhâ" (tekbir) demesi dinî bir hükümdür. Namaz. 21 Mart günü oruç bayramidir. Oruç . bir de geliri % 19'undan ibaret bir vergiden söz edilir. Bu sartlari tasiyanlar. sene içinde azalmamasi sa rtiyle. el ve yüzün yikanmasindan ibaret olan abdest alinir. hamileler ve emzikli kadinlar oruçla müke lef degildirler. vergi olarak atihir. küçük namaz. kiyamet kopmaktadir. kutsal âyetlerin okunmasi gibi hususlardir. Allah'in yeryüzündeki iki mübarek evi olarak gördükleri ya Bâb'in Sirâz'daki evini veya Bahâ ah'in Bagdat'ta ikamet ettigi evi ziyaret ederler. Bunlar. her Bahâî için vaciptir. ha c. Bahâîlikte dinî bir farz degildir. günesin dogusundan batisina kadar hiçbir sey yiyip içmemek. yorgunluk vermeyecek kadar Bahâullah'i n dualarini. Zekât. namaz. Bundan baska her Bahâî için günde. sözlerini okumak. ye mis yasina kadar. lütuf ve bagis ebedîdir. Namaz ferdîdir. Oruç. Bahâullah'in Kitabu'l-Akdes'inde. Kitabu'l-Akdes'le neshedildigini ve onun da vahiy mahsulü oldugunu kabul ederfer. 19 gün olarak tutulur. kimseye du yurmadan ve kimsenin davetine lüzum kalmadan kilinir. zekât. Bu üç çesit namazdan birine karar verip kilmak kâfidir. 70 yasindan büyükler. Namaz: Bahâîlere göre namaz. Cesetlerin yeniden dirilmesi söz kon degildir. bazi amelî hükümler mevcuttur. fakat makbul ve tesvi . Namaza baslamadan önce. Karar verilen ve kilinan disindak i namazlarin artik o gün kilinmasi vacip degildir. bi efa abdest alip kibleye (Akkâ'ya) dogru oturup. Hac: Yalniz erkeklere ve malî durumu iyi olanlara farzdir. samimî bir kalple Allah'i anmadir. "Umumî Adalet Evi"nin gelir kaynagi durumundadir. Namaz üç çesittir: Büyük namaz. cehennem de O'nun bag isindan mahrum olmaktir. orta namaz.

Nikah ile gerdek ayni günde olur. Bahâîlikte bosanma olabilir. içinde yasadigimiz asrin ihtiyaçlarina cevap verecek. sehirlerde 19 miskai altin. 6.Genel ve mecburî ögretimi. çiftlere. 4. mutlak degil.Genel barisi (Mirza Hüseyin Bahâ'nin gelisinin dünyaya barisi getirdigine inanirlar ). Mihr. köylerde ise 19 miskal gümüstür (Bir miskal yaklasik dört gramdir). Bahâî usulüne göre ya pilir. Bahâi olduklarini gizlememeleri sartiyla . 7. 10.Asin zenginlik ve fakirligi kaldirarak içtimaî meseleleri dinî esaslarla çözmeyi. Bu müddet zarfinda anlasma ve birlesme saglanamazsa Mahfil onlari bosar.Her türlü dinî. Bahâî olmayanlarla evlenmeleri caizdir. fenaliklarina ve kararsizliklarina ta tbik edilebilecek tarzda yeniden ifade etmektir. özellikle yaptirdiklari mabetler çerçeves inde propaganda faaliyetlerine yönelmislerdir. bir tek din olmali).k edilen bir istir. Bu durumda evlilik ve nikah.Günümüzde Bahaîlik Dünya'da 3 milyon civarinda mensubu olan Bahâîler. bi r senelik bekleme müddeti verir. Bahâîlerin. fakat hos karsilanmaz.Kadin. kendisinden önce ge en peygamberlerin telkinlerinde bulunan esas hakikatlari. 3. Abdulbahâ. Onbes yasindan küçük olanlarin evliligi caiz degildir.Dil ve yayin birligini (insanlar için ortak bir dilin bulunmasi). [476] c. vatanî. irkî. izafîdir. siyasî ve benzeri taassuplarin terkedi I mesini. 8. [475] bc. Ruhanî Mahfil.Insanlik âleminin birligini {bütün insanlar kardes olmali). erkek esitligini. Türkiye'de de mabet yapma girisiminde bulunmuslar. 5. problemlerine. Bahâullah'in gayesi.Dünya Görüsleri Bahâîlige göre dinî hakikat. kesin ayriliktan evvel. Bugün dünyanin birçok büyük merkezinde Bâhâî m ri vardir. Nisan ile nikah arasindaki fasi la 95 günden fazla olamaz. 2. Nikah. Nikah esnasinda erkegin kadina mihr vermesi sarttir.Bütün dinlerin birligini (onlara göre bütün milletlerin dini. Bahâîler. millî.Din ve ilim arasinda ahengi. Bahâîlerin inandikla ri kutsal kitaplardaki sekil ve dualarla yapilir. fakat Bahaîlik din ola .Mesîh'in Ruhu'l-Kudüs'ten oldugunu kabul ederler. esitligin saglanamiyacagi gerekçesiyle tek kadinla evliligi esas kilmistir. 9. Kitabu'l-Akdes'te çok kadinla evlilige izin verilmesine ragmen. Her iki taraf geçimsizlik durumund a bosanma talebinde bulunabilir. kendilerini "evrensel" kildigina inandiklari dünya görüslerini ve baslica p rensiplerini su basliklar altinda ele alirlar: 1.

Gulam'in. Sialkot'da . basagrisi. Siîligin Mehdi inancindan dogan bazi anlayislar . bugün Pakistan sinirlari içinde kalan Lahor se hrinin güneydogusunda. Siîligin Seyhîlik tarikatini sekillendiren fikirler Bahâîlikte yeni bir kaliba sokulmustur. O. Iyi bir egitim gören Mirza Gulam Ahmed. Ülkemizde Bahâî prop Bâbilîk ve Bahâîligin insanliga yeni bir sey getirmedigi görülmektedir. Hiristiyanlik ve bilhassa Islâmdan alinm is unsurlardir. Tefsir. Ayri dine mensup sa yilmalari ve Bahâîligin yeni bir din oldugu yolunda aldiklari bilirkisi raporlarini delil olarak kullanmislarsa da Türk Yargitayi. buralarda. babasinin ölümünden sonra. sonra da mensup oldugu yerden dolayi Kadiyanîyye diye anilmistir. Ancak. Bu hastaliklarin. Allah'in huzuru na çiktigini ve vahiyler almaya basladigini iddia etmistir. XIX.KADIYÂNÎLIK (AHMEDÎÜK) 1. "Siyonist ve haçli dünyasinin. dizanteri.[478] D. Bahâîligin yeni dedi ve benimsedigi dinî hükümler. Gulam Ahmed. agandasi yogun bir sekilde yapilmaktadir. Hadis okumus. Bunun için de hukukî bir karar almak için ugras mislardir. G ulam'in ailesinin. Firka. Gulam'in 4 Kasim 1900 tarihinde yayinladigi bir bildiri ile firka. o nlarla ve Hindûlarla tartismalara girmistir. Bu hareket. O. ayri dine mensup insanlar olarak. diger din ler ve temasa geçtigi misyonerlerden Hiristiyanlik hakkinda genis bilgi edinmis. Bahâîligin ayri bir din sayilamayacagin a karar vermistir. Bahâîler. bazi azinlik hakla n elde etmislerdir.[477] Çesitli inanç sistemlerini uzlastirma tesebbüsü olarak degerlendirilen Bahaîlik. Bunun kaynagi. kurucusunun adindan dolayi Mirzâiyye. Ülkemizde de bu yolda tesebbüsleri olmustur. Bahâîligin cihansümul bir din say ilmasi gerektigini ileri sürmektedirler. Yüzyilin sonlarina dogru Mirza Gulam Ahmed Kadiyanî tarafindan kurul an firkaya verilen addir. inzivaya çekilmis. "mehdîlik" konusuyla dogmustur. . Mirza Gulam Ahmet. 1526'dan 1857'ye kadar sürecek Gurkanli Devleti'ni (Hind-Türk Imp aratorlugu) kurmak üzere Babür ile birlikte (tahminen 1530 yillarinda) Hindistan'a g iren Türk'lerden oldugu ileri sürülmektedir. inzivaya devam etmis ve "riyâzef'te bulunmustur. "melankoli" disinda. müfrit batinî te'viller ve Hurûîîlik'tir. kismen Yahudilik. önce. Islâm? firkalar arasinda Is lâm kültüründen kaynaklanan. devamli Kur'ân. babasinin istegiyle 1864'de Sialkot'a {Pak istan'da bir sehir) memur olarak gitmis ve burada bir süre çalismistir. Babasi Gulam Murtaza'n in ölümüyle Gulam Ahmed'in hayatinda yeni bir devre baslamistir. seker ve his teri gibi hastaliklari oldugu belirtilmistir. 1876'li yillarda. günlük isi disinda. "Ahmediyye" adini almistir. yikici Batîni lik ile baslayip. Onlarin bu gayretleri. Amerika. emperyalistlerin aleti olarak vazif e görmüs ve görmekte oldugu" seklinde görülmektedir. fakat Islâm dairesinden çikan sapik firkalardan biridir de deni ebilir. Israil ve Avrupa'nin bazi ülkelerinde s emeresini vermis. Gulam'in sahsiye tini ve psikolojisini etkiledigi ileri sürülmüstür. kendilerinin ayri bir dine mensup olduklarini.Dogusu ve Gelismesi Kadiyanîlik. Islâm'a kar si çevrilen tarihî entrikalarin birini ve son merhalesini teskil ettigi. kalp çarpintisi. Bahâilige Siîligin sapik bir tarikati denilebilecegi gibi. Pencap eyaletinin Gur-daspur bölgesindeki Kâdiyân'da dogmustur. 1839/1840 yilinda. mabet yapilmasina izin verilmemistir.rak kabul edilmedigi için.

taraftarlarinin ziyaret yeri olmustur. Urduca kaleme aldigi. kendileri için birer kurtarici beklemektedir. kitapta bulunan "ilâhî ilhamlara". sahsî övün melere tepki göstermemis ve ondan süphelenmemislerdir. dinlerarasindaki uzlasmazlik kaldirilmis ve dinler. Ancak g erek Ekber. bir bildiri ya yinlamis ve Allah'in kendisine taraftarlarindan "bey'at" alarak ayri bir "cemaat " olusturmasini buyurdugunu bildirmistir. Ekber Sah gibi. Gulam Ahmet. Kadîyân Ahmedîleri Lahor Ahmedîleri olarak varligini sürdürmüstür. kehanetlere. Aldigi vahiylerle bildirilen parolada. Ona göre bütün dinler. hayatinin üçüncü döneminin parol asini ilan etmistir. "Barâhin-i Ahme diyye" adli kitabinin ilk iki cildi ile yayin hayatina girmistir. kerametlere. ahenkli bir bütün haline gelmis olacaktir. Bu kitabin ilk iki cildinde Islâm'i diger dinlere karsi savunmustur. 26 M ayis 1908 tarihinde. Kadiyanîlik. 1885'de. aralik 1896'da . 1895 yilinin Eylül ayinda. dinlerarasi bir uzlastirma faaliyetinin son perdesi ni sahneye koymak gayreti içine girmis oldugu görülmektedir. Mirza'nin.[479] 2. dolayisiyle insanlik. besle elli arasindaki farkin sifirdan ibaret oldugu seklinde bir savunma yapmistir. arka arkaya yayimlanan. "Nûru'l-Hak" ve "Sirru'l-Hilâfe"dir. sezgiye dayanan bilg ilerinin peygamberlerin bilgisini andirdigini söylemistir. kendisinin Onddokuzuncu Yüz . 1880'de. bir tek kisi olursa. Mezari. Nanak'in Islaman gerçegine inanmis ve H indûlarla Müslümanlari birlestirmis bir aziz oldugunu ileri sürmüstür. Isa b. Ahmed. Luziyana'da. "Kerâmâtu's-Sâdikîn". o yüzyilin (Ondördüncü Hicrî) "Müceddidi" ilan etmistir. O halde bütün dinlerin bekle dikleri kurtarici. "Tavzih-i Meram" ve "Iz ale-i Evham" adli Urduca kitaplarda açiklanmistir. Sundugu bu teb lig. Hareketli geçen yillardan sonra hastaliklari sebebiyle zayif düsen Gulam Ahmed. 1891'de. Hz. Arapça yazilmis olan bu eserler. 1888 tarihinde. Cenazesi Kâdiyân'a nakledilmistir. "Mina nu'r-Rahmân"dir. Gulam'in kisiligi yazdigi bu yazilarla öne çikmistir. "Hamâmetu'l-Busrâ". fakat. Arap n bütün dillerin anasi oldugu fikrini ispatlamak için 1895 yilinda yazdigi eser. Mirza Gulam Ahmed. önceleri. 1904 Kasim'inda Sialkot'da kendisinin. Ay ni yilin Eylül ayinin sonunda.1877-1878 yillarinda gazetelerde Hindûlara ve Hiristiyanlara karsi yazilar yazmis tir. gerek ayni düsüncenin ürünü olan ve ayni gayeyi tasiyan Babîlik-Bahâîlik basariya asamamistir. Meryem'in tabiî bir ölümle öldügü. Bundan dolayi Müslüm anlar. kendisinin Müslümanlarin bekledigi "Mesîh" ve "Mehdî" oldugu iddia edilmis Bu konudaki görüsleri.Gulam Ahmed'in Iddialari ve Kadiyanîlerin Bazi Görüsleri Gufam Ahmed. â ir zamanda. Müslümanlar için "Mehdî". Peygamber'e ver ilen zahirî ve batinî bilgilerle bezenecegini ve bu kimselerin. Hindular için de "Krisna" oldugunu ilan etmistir. söz verdigi diger ciltleri yazamamistir. Baslangiçta 50 cilt ola rak yazacagini söyledigi "Barâhin-i Ahmediyye"nin besinci cildi 1905'de yayimlanmis. 1885 yilinda yayimladigi bir bildiri ile. "Surne-i Çesm-i Arya" (Arya'nin Gözüne Sürme) adli kitabini yayimlamistir. O. Bu duruma. Üçüncü ve dördüncü ciltlerde is hyin kesilmedigini. Ayrica Ingiliz Hükümetin e övgülerde bulunarak "Cihad"in gereksizligi üzerinde durmustur. Bunun yaninda. Lahor'da "Dinler Konferansina katilmis ve bir teblig sunmustur. Hiris tiyanlar için "Mesîh". 1893-1894 yillarinda yeni kitaplar yazmistir. daha sonraki yillarda "Sinkretik din" (uzlastirmaci din) anla yisina yönelmistir. Lahor'da ansizin ölmüstür. O. "Feth-i Islâm". hakkinda övgüler yapilmasina ve ilgi odagi olmasina sebep olmustur. Gulam Ahmed. Peygamber'e tam anlamiyla uyan birisinin. bu yoldan pek çok vahiy aldigini bildirmistir. Mirza Gulam Ahmed'in ölümünden sonra görüsleri taraftar toplamaya devam etmis ve neticede " sinkretik Kadiyânîlik/Ahmedilik Hareketi" ortaya çikmistir. Gulam. kendisini.

çok büyük ve kâmil bir ins andi. Ben Allah'in zillî ve Buruzî nebisiyim. . âhir zamanda onun manevî bir mümessilini çikaracagini vaad etmisti ve iste s imdi Allah. O.) beklenilen Isa için peygamberligi sart ko smadi. tam nebîligin kapandigi ni. Allah'in buyrukla rini elçilerine ögreten. benim Mev 'ud Mesîh olduguma inanmaz ve bana gelen vahiylerin Allah'tan geldigini kabul etme zse.yil için Allah tarafindan müceddid (yenileyici) olarak tayin olundugunu bildirmistir .a. kendisinin Müslümanlar için "Mehdî". Onlar. fakat cüz'î nebiligin açik kalacagini savunmustur.. "Allah beni bu yüzyil ve bu zaman için imam ve halife kildi ve beni bu yüzyilin basinda. onun Kur'ân seriatina tabi müslüman bir adam olacagini. size okudugum bu sözler. Bu konuda. bu nlarin vahiy y6luyla aldigi âyetler oldugunu açiklamistir. Yani. Isa bir peygam erdi. Önce kendisinin "M uhaddes" (kendisine hitap edilip konusulan) olarak tayin edildigini söylemis. Kitaplara iman konusunu. Gulam Ahmed. benim Mev'ud Mesîh olduguma inanmasi gerekir. insanlar için sefaatte bulunan . Mirza'nin baslangiçta. 1891 tarihinde Müslümanlarin Isa'nin ref'i (yükseltilmesi) konusund a yanlislik içinde bulunduklarini. mesîhlik iddiasi ile birlikte mehdîligini de söyle ortaya koymustur: "Mehdî olarak görevim. Yüce Allah. yani nebîsi idi ve kutlu ruhu Allah'tan almisti. Çagrimin ulastigi herkes beni islerinde hakan tanimaz. yeni bir hüviyetle ortaya çikmistir. bu sözünü benim vasitamla gerçeklestirmis bulunmaktadir". Mirza Gulam Ahmed'in mesîhlik iddiasi. Kadiyânîlere göre Meleklere iman sarttir. Nihayet 1902 yilinda su ifadelerle gerçek niyetini ve durumunu açikça ortaya koymustur : "Tekrar tekrar söyledigim gibi. O. bütün açiklikla. Hindular için e "Krisna" oldugunu iddia etmis ve söyle demistir: "Bana vahyolunduguna göre Raca Kr isna. Melekler gözle degil. zamaninda kabul etmesi gereken seyi reddettigi için semal arda cezayi hak etmistir. . Mirza için "nebi" ve "resul" sifatlarini kull anmasina itiraz etmemis ve bu husus açikça konusulmaya baslamistir. dinî islerde bana itaat etmesi gerekir. O. bir nevî. Melekler vahiy getiren. iman sahiplerine kuvvet veren. Bu. "Eger. insanlarin ruh bakimindan yücelmelerini ve iyi islere yönelmelerini saglayan varli klardir. bana bütün hasmetiyle göründü". Muhammed'e Hira'dan görünen Rab. dogrudan dogruya Isa b-Meryem'in tabiî bir ölümle öldügü esasina dayanir. devrinin gerçek bir nebîsi idi.a. nübüvvet Muhammed (s. bir Müslüman bile olsa. bu kitabi "kullarin Rabbi"nden ilhaml a aldigini. zamaninin bir Avatarasi. kati ve kesin bir sekilde Kur'ân ve Tevrat gibi Allah'in sözüdür. onun da diger nebîier gibi öldügünü ve Allah'in kendisini Isa'nin gücü ile Mesîh olarak gönderdigini ileri sürmüstür. peygamberligin son bulmasi konusundaki inanci. binaenaleyh onun benzerinin de peygamber olmasi gerekir denilirse.) ile kesilmis ve kiyamet gününe kadar da o ndan sonra bir peygamber gelmeyecektir. Allah'in birligini.s. 1901 yilinda bir "Cuma Hutbesi"nden sonr a taraftarlarindan Mevlevî Abdülkerim'in. Müslümanlarinki ile ayni idi. 1901 yilinda Gulam Ahmed. beni beklenilen Isa yapti ve dünyaya gönderdi" demistir. 1904 yilinda. Bu konuda. semavî alâmetlerle yeniden kurmaktir. Musa'ya Sina'dan. Is a'ya Seir'den. fakat sonralari ögretisine birçok bozukluk sokuldu .s. "vahy" ile içice ele almaktadir. insanlari karanliklardan aydinliga çikarmam için müceddid olarak gönderd i" demistir. ruhla görülebilirler. Her Müslümanin. cevap ol arak derimki: Efendimiz (Müham-med s. sonr a. Ve her Müslü in. Hiristiyanlar için "Mesîh". bir bayram gününde Cebrail'in isbirligi ile hazir olanlara okudugunu. onun peygambe rligini ilan etmesi demektir. Eski Peygamberlere. bundan baska da bir özelliginin bulunmadigini açikladi" ve "Beni Allah gönderdi. Efendim gibi ben de Mukaddes Ruh'la yardim edildim. Bu yilda "Ilhami Hutb esi"ni nesretmistir. sorumludur". Allah'in yarattigi manevî varliklardir. Bunun mukaddimesinde. Kadiyanîler. O'na iftira etmek melunlarin isidir. Muhaddesligi bir anlamda cüz'î nebilik olarak nitelendirmis. benzeri Hindu Kisiler ve Avataralar arasinda bulunmayan.

özel okul açabilme ve isletebilme imkânlari kisitlanmistir. Bu hareket. faaliyetlerine sinirlar getirilmistir. uzun görüsmelerden sonra. Pakistan Parlementosunun. Pakistan'da "Islâm disi bir azinlik" olarak kabu l edilmistir. Her Kadiyanî aylik gelirinin onaltida birini vermek zorundadir. Muhamdde'den sonra nebevi (seriat getiren) vahyin gelmeyecegi görüsünü benimseyerek. ancak seriat getirmemekle birlikte. Bazilari kendisi veri r. "seriatin". Ahmedîlere göre. ald igi 7 Eylül 1974 tarihli karariyla. Muhammed'le en olgun haline geldigini ve tamamlandigini. Bura da putperest zencilerle birlikte Hiristiyanlasmis olanlari da "mezheplerine celb etmektedirler. Pakistan Anayasasi'nin diger azinliklara tanidigi h aklardan ancak yararlanabilen bir duruma düsmüstür. âhir eni bir durum degildir. Pakistan'da yayin yapma ve propaganda faaliyet lerinde bulunma. bazilarindan da görevliler toplar. Cebrail'in kendisine geldigi ni iddia etmistir. Bunlarin basinda zekât gelmektedir.Bugünkü Durumu Ahmedîyye'nin her iki kolu da. 50 bindir. asil sefaat eden in Allah oldugunu. Kadiyanîlik mensuplari için bugün 5-6 milyona varan sayi verilmektedir. Kur'an ve Hz. çünkü kendilerinin Gulam'in nebitigine inanmadiklarini ve ona inanmayanlara "kâfir" demed iklerini ileri sürmüslerdir. âhiretin nimetleri manevîdir. gerçek nebîlik için Cebrail'in mutlaka gelmesi gerektigini ileri sürmektedi r. Ancak za man zaman. Onlarin. Hz. Hind dünyasina ait düsünceleri. Yüzyil Hint cografyasinin bir proto-tipi olarak degerlendirilen Kadiyanîlik için su kanaate varilmistir: "Hemen hepsi de. gerçekte o. Lahor Ahmedîieri. Hz. Bunlarin disinda Kadiy anî olan kimsenin öldügü zaman malinin onda birini mezhebe ayirmasi ve bunu vasiyetine y azmasi istenir. Hiristiyanliga ait bazi an . Bu sayi abartma li kabul edilmektedir. bu da. Pakistan'daki Ahmedîler. Bununla onlar. simdilik manevî hayatimizin tam ve kusursuz bir imajidir. Günümüzde. Amerika için verilen rakam 1975 itibariyle. Pakistan disinda. her ay yapilan mecburî ödemelerdir. ekseriyeti teskil eden Müslüman cemaatine katildiklarini göstermektedir. disaridakilerin de hiçbir sey olmamisçasina faaliyetlerine devam edecekler ini ifade etmeslerdir. Islâm'daki baz i degerler ve düsünceler üzerine. Fakat yapilan istatistikler. bunlarin hem bozuk bir sentezi hem de gerek bunlarin ve gerek Hiristiyan mis yonerlerinin temsil ettigi görüslerin bir antitezidir"[482]. Muhammed'In sefaatini kabul etmekle beraber. dolambaçli cevaplar vererek kurtulmuslardir. abartilmis olarak degerlendirilmektedir. Gulam Ahmed. 1960'lardaki tahminlerer^gör e Bati Afrika'da 35 bin. kararin kendileri için haksizlik oldugunu. Milyonlarla ifade edilen Pakistan disindaki Ahmedîlerin en kalabalik olduklari yerler Afrika ve Ingiltere için 10 bin sayisi verilmektedir. XIX. Pakistan da dahil olmak üzere bütün düny daki Kadiyanîlerin toplam sayisinin iki milyonu asmayacagi ileri sürülmektedir. Kadiyanîlik'in bilhassa Siyah Afrika'daki propaganda faaliyetleri çok yogundur. ama yine de Ahmedîlige inanac aklarini. Çesitli tarihlerde mahkeme önüne çikarili sorgulanan firka mensuplari. Lahor Ahmedîieri. yeni mûhtedîlerin çok geçmeden mezhebi terke dip.[481] Gelirleri üç kaynaga dayanir.Gulam Ahmed. Kadîyanîler. fakat Kur'an-i Kerim'de meleklerin de sefaatçi olduklarinin beli rtildigini savunmaktadir. Digeri. dünyan in pek çok ülkesine yayilmis ve görüslerini yayma gayretine girmistir. a ncak. Islâm kültür tarihinde daha önce söylenmis görüsleri le. kendilerini gizleyeceklerini. Dogu Afrika'da 5 bin dolayinda Ahmedî vardir. Ahmedîlerin itikadî konulardaki en ilginç görüsleri Âhiretle ilgilidir.[480] 3.

Bunlar öyle bir noktaya varmistir ki. en eski tarihî devrelerden itibar en. çikarci. ne kadar ustalikla taklit edilirse edilsin. Bu sinsi cereyanlar. Bu cereyanlar. simdi de bu tür cereyanlara ve onlarin zararlarina rastlanmaktadir. kin ve reka bet konularindan gayet ustaca faydalanmasini bilmektedir. çesitli cereyan lara kaydirmaya gayret sarfedilmistir. . Yüzyilda baslayan bu fa aliyetler. çesitli mezhepler ve cereyan lar ortaya çikmistir. çogunlukla dinî kültür ve bilgiden mahrum kisilere cazip gelmektedir. Muhammed'in sagliginda pek etkili olamamistir. Ancak. Müslüman olanlarin sayisi artmis. Ancak Peygamb er'in ir-tihalinden sonra. Bunda oldukça basarili da olmuslardir.layislari yerlestiren. Müslümanlarin güçlenmesi.YIKICI CEREYANLARA KARSI TEDBIRLER Hemen hemen tarihteki her fikrin. Her cereyan da etrafina bir takim insan gruplarini toplayip faaliyetlerini genisletme gayreti içine girmistir. Bu gelismeyi kiliç ve silah zoruyla durdurmak için Haçli Seferleri düzenlenmistir. Hemen hemen her yüzyilda bu tür hare ketlere sahit olmaktayiz. Bencil. Hz. bazen dinî ve cinsî sapikliklarl a. Günümüzde de dine benzetilerek olusturulan hareketler.[483] E. cahil ve hatta ruhen hasta kisilerin öncülük ettikleri bu gibi cereyanla r. kültürsüz toplumlarda gelisen ve bazen çok tehlikeli boyutlara varan bu tür cere yanlar. slâm. Bunlar. bazen siyasî ideolojilerle. Bu gayret ve faaliyetler. nifak tohumlari saçilmis ve Müslümanlari çesitli gruplara bölmeye. dinsî hareketler. çesitli inançlara mensup kimselerden Müslüman ol nlarin sayisi arttikça. Hiristiyanlik karsisinda hem sayi he m ilim hem medeniyet hem de inanç bakimindan rakip olmasi. Müslümanlar arasina sizan bazi fikir ve düsünceler. bu tür cereyanlar için oldukça müsaittir. Fakat bu da netice vermeyip. yikici cereyanlara ve karsi saldirilara hedef olmustur. Müslümanlar arasinda farkli düsünceler. toplumda tutunabilme kte ve hatta yüzlerce. özellikleri. Islâm'in yegâne kalesi ve temsilcisi Osmanli Imparatorlugun un gerilemesine. mevki ve makam hirslarindan. ayri bir cemaat oldukl arini ileri sürmektedir. Isrâiliyat. din taklitleri. cer eyanlar. nihayet parçalanmasina sebep olmustur. Yüzyilda meyvelerini vermeye baslamis ve nihayet emellerine ulasmi slardir. Neticede hem inanç ve hem de fiiliyat yönünden ayriliklar ortaya çik mistir. Genel le cahil. Bunlarin basinda Isrâiliyat gelm ektedir. yillarc a oldugu gibi. orijinal bir din sayilamazl ar. siyasî. sahabeler bile birbirine karsi kiliç çek ecek hale gelmistir. iktisadî. Yikici cereyanlar. menfaat duygularindan. fikirde. çesitli dünya güçlerinin dinî. Her hâkim görüsün mutlaka muhalifleri de olagelmistir. sahsî ihtirasl ardan. ve XX. bunu durdurmak için. Toplumjarin içtimaî ve kültürel yapilari. bazi haksizliklari bahane ederek. kiskançlik. daha sonra fiiliy ata dönüsmüstür. tarihî gelisme içinde. her akimin ve her dinin karsisinda çesitli cerey anlarin ortaya çiktigi görülmektedir. kaleler bir bir düsme ye baslayinca (Istanbul'un fethi gibi). karsi saldiriya ve yeni gruplar olust urmaya baslamistir. diger taklit hareketlerd en daima farkli olagelmistir. kültürde kendini göstermekle baslamis. bu sayi arttikça çesitli fi kir ve cereyanlar da Müslümanlarin arasina sizmistir. kendilerinin de ayri bir din. Yüzyilda çesitli yeni taktik ve stratejiler le gittikçe geliserek ve kuvvetlenerek varligini sürdürmüstür. XIX. zamanin idaresindeki. sinkretik bir h arekettir. zaman zama n hem toplum hem de Islâm için tehlikeli olmustur ve olmaktadir. Böylece Islâm'in yayilma alani genisledikçe. dinsî hareketler. baslangicindan beri. galebe çalmasi Hiristiyan lar için büyük bir tehlike teskii etmistir. kiyamlar. Ülkemizde de. onlari kaynastirmaya çalisan bir sentezdir. XVII. XVI. Bazen dinî yön den cahil kisileri ruhî bosluktan kurtaran bu gibi cereyanlar. Bu hareketler. Bu cereyanlar. Çesitli dinlerden ba zi elemanlar alinarak ortaya çikarilan bu hareketler. Onlar. ke lerine göre. din denilen orjinal kurumun nitelikleri. binlerce mensup edinebilmektedir. kültürel gayelerle yönlen eri gruplasmalardir. bazen gizli güçlerin hesaplariyla bir arada yürütülmektedir. çesitli sinsî yollara bas vurulmus. kisa zareanda etraflarinda birçok insan toplayabilmist ir. "türedi dinler"dir.

Bu cereyanlara karsi alinacak tedbirleri söyle siralayabiliriz: 1. dünya inda bazi gayeleri gerçeklestirmek istemektedirler. kukla. sahsî fikir. mezhep ve tarikat bozmasi cereyanlar dünyayi istil a etmistir. Bu cereyanlar arasinda uyus turucudan. Cennete sadece kendilerinin gidebilec egini. spordan. siyasî entrikalar. Özellikle gençler için tehlike büyüktür. Günümüzde de Mesîhî hareketler. milletlerarasi hesaplar. sefkat veya merhametten uzak kalmi s. c. milliyetçilik. aklen ve ruhen tatmin etmek. Tek gerçek onlarinkidir.Bu konuda kitap ve brosürler bastirmak ve vatandasin okumasini saglamak. onlarin en büyük dayanagidir. ülkemizdeki anarsik olaylarin. mülkiyet birakmamaya gayret göster ip onlari esir ederler. dünya dengeleri kurm ak. kendine güven duymayan kims eler onlarin avlaridir. Bunun yaninda. .Basta gençler olmak üzere. b. Millet. benimsetmek. vatan ve milletlerine hiç bir fayda gelmez. Ülkemiz. aile baglari gevsemis.Radyo-televizyon programlariyla dinî kültürü kuvvetlendirici. Islâm Alemiyle. çesitli dünya güçlerinin heveslerinin yöneldigi. Mesîhî hareketlerin arkasina siginan güçler din takiitieriyle büyük dinleri yipratmak. Aglarina düsürdük leri Insanlara hiç bir hürriyet. Genellikle bu gibi cereyanlarin kendilerini en güzel kamufle vasitalari Mesîhî konular olagelmistir. B azi menfaatler. toplumlari pasiîize etmek. Bunun için . diger yandan da dini istismar ede rek bazi siyasî sonuçlara ulasmaktadir. toplum. iktisadî-ticarî sonuçlar elde etmek. toplu yasama âdabi gibi seyleri ciddiye almazlar. gizli emeller.Yikici cereyanlari tanitmak. bütün halki bu zararli faaliyetler karsisinda uyarmak. Amerika'da son on senede buna benzer binlerce hareketin ortaya çikaril digi söylenirse mübalaga edilmemis olacaktir.Yikici cereyanlar karsisinda . elektronik cihazlardan faydalananlar da vardir. her yasta ve her çagda ders.Genellikle insan çalmak. hayatta basariya ulasamamis. b. ilgiden yoksun.Bu cereyanlarin zararlarini ve tehlikelerini çesitli yollarla anlatmak. a. dünyevî gayeler için din alet edilmemelidir. çikarlar. sartlandirmak. özellikle gençlerimize. seksden. sadece onlarin kurtulusa erisebilecegini ve sadece onlarin mutluluga ulas abilecegini ileri sürerler. Bu cereyanlar. dinî ve millî suuru uyandir ici yayinlara agirlik vermek. üç kit'anin ortasinda yer alan merk me sahip bir bölgedir. yikici ve bölücü faali yetlerin sebepleri kavranilmis olur. Ümitleri istismar. Yikici cereyanlar. Bunalima düsmüs . robot gibi kullanip militanlastirirlar. Türk Dünyasiyla olan iliskileri ve çesitli dünya deng eleri gözönünde bulundurulursa. geçim zorluklan içinde bunalan. büyük vaadlerde bulunurlar. Aslinda din istismar edilmemeli ve kötü niyetlerle kullanilmamalidir. siyasî gelismeler saglamak için özellikle yüzyilimiz a binlerce din iddiali hareket. bir yandan insanlarin ümit.Insanimizi dinî ve millî kültürle beslemek. mutluluk duygular ni istismar edip bazi menfaatler elde etmekte. 2. seminer ve konfera nslarla Islâm'i ve millî kültürümüzü iyi bir sekilde ögretmek. tasarruf.Insanimiza. Böyle insan lardan toplumlarina. yikici cereyanlarin niçin ülkemize ayri bir önem verdikleri daha iyi anlasilir. hiçbir dine hayat hakki tanimazlar. c. tanitmak . a.

Yikici cereyanlarin agina düsenleri tatlilikla.Idarî mercilerle ve halkla bu konuda isbirligi yapmak. e.Muhsin Abdulhamid.Bahâîlik ve Hukukî Durumlari. Islâm'i yok etme ye çalisan yikici cereyanlara bu hürriyeti vermemek.Vaiz. a. yazilarla uyarmak ve yetistirmek. imam-hatip. vatani yikmaya. kurslar.Millî birlik ve beraberligi korumakla yükümlü bulunan görevlileri bu konuda yetistirmek .Bu tür cereyanlarin sirf Islâm'i. millî birligi ve beraberligi parçalamaya yönelik oldu gu. . incitmeden.Vaaz ve hutbeler yoluyla zaman zaman halki bu konuda uyarmak.Aralarinda birligi saglamak (asgarî müstereklerde). 3. d. Ankara 1975. e.Karsilikli müsamaha. a. 69-255.Kanunî müeyyideler getirmek.(Babîlik ve Bahâîligin Içyüzü). yikici cereyanlar karsisinda yayinl ar.Dinî kuruluslar ve din adamlari yönünden .Mahallî tedbirler alinmasina çalismak.Müslümanlar açisindan . g. Islâm'a Yönelen Yikici Hareketler . b. Ankara 1975.Baska inançlara saygili olmayan. d.Devlet kuruluslari açisindan .M.Sinsî propagandalarin arkasindaki gayeyi sezmek. Zerrin Akgün. b. sahsiyetini rencide etmeden uyarmak. çalinmasini önlemek.[484] Yedinci Bölümün Bibliyografyasi . b.Herkese hemen kanmamak.d. c. im Yeprem-Hasan Güleç. milleti bölmeye. c. c.Islâmi bilgileri köklü ve derin bir sekilde elde etmelerini saglamak. Ter. f.Yikici cereyanlarin en zararlilarini tesbit edip onlara karsi tedbirler almak ve vatandasin. ihtiyat payini elden birakmamak.Dogru ve gerçek olani ögretmek. 4.Yikici cereyanlarin mahiyetini ve dayandiklari prensipleri çok iyi bilen ihtisa s sahibi kimseler yetistirmek. e. müftü gibi din görevlilerini. 5. . d.Bu görevlilere hem Islâm hem de Türk örf ve âdetlerini iyice ögretmek. Islâmiyet Bakimindan Bâbîlik. onlarin agina düsmesini. bu konularda ilmî arastirmalar yaptirmak. emperyalist emeller tasidigini ve kökünün disarida bulundugunu belirtmek. a.

Can.M. S. Kule Kitaplar i.Sevki Rabbani.Yves de Gibon. Huart. Bahaullah ve Yeni Devir. (Yayinlanmis Doktora Tezi). Mecdi Inan.Yasar Kutluay. Kahire 1975 (Keylâni'nin Zeyli). Yeni Dokümanlarin Isiginda Yehova Sahitleri. S a: 3. .Baha'i World Faith. Level 4 (New York 1980).T. . 1960. Türkiye'de Laiklik Ilkesi ve Yehova Sahitleri. Istanbul 1979.Ali Rafet Öskan.Bahâî Dini. "Unification Church" The Encyclopedia of Reli-gion. Il/ 163-165. Divine Principle. Akdamar.F. Ankara 1973.. Kadiyanilik. Nokta. Ankara 1973. Ünal-A. Ankara 1965. "Baha'ie". Izmir 1986. Istanbul 1974. Özsuca. Ankara 1967. Yedinci Gün Adventizmi. . . The Religious Experience of Mankind. Istanbul 1985 (Türkiye Bahâi'ler yayini). Babîlik ve Bahaîlik. Washington 1973.S. Ter. Nashville 1977. Moon. . "Bab" ve "Bahâuliah". 13 Ekim 1991. 143-144. . 223. Yehova Sahitleri. France 1983.Ethem Ruhî Figlali. Ter. . XV/141-143. Esselemont.S. . Istanbul 1970.Ahmed Yezdanî. Çev. . Hikmet Tanyu.Ethem Ruhi Figlali. .M. Nebil Tarihi. Bahai Dini. Illinois 1952. Çev.E.Outline of the Principle.J. Bahaî Dinine Toplu Bakis.Julien Ries.Cl. Istanbul 1932.. S. Minu Derahsan.Eilen Barker. . Istanbul. "Moonisme". 11/41-56. Hikmet Tanyu. 1144-1145 .N. el-Milel ve'n Nihâi. Islâm Ans.Sehristârtî. Dictionnaire des Religions.Ninian Smart. Moon and the Unification Church. Bahaullah'in Dini. . Mecdi Çelebi. Ankara 1995. .Esmahan Aykol. Sondag. . Dictionnaire des Religions. "Amerikan Moon Tarikati Türkiye'yi Örgütlüyor". Istanbul 1987. . 36-40. I/264-273.Ankara 1981. . . Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler. London 1971. . Paris 1983. [485] VIII. .Günay Tümer.Muhammed Zerendî. . . BÖLÜM MISYONERLIK FAALIYETLERI VE GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALARI . Islâm ve Yahudi Mezhepleri. Sabit. ..

özel olarak Hiristiyanliga sâmil kilinmasina ragmen. Bu arada baska din. Belli bir bölgeye. rahip ve rahibe. yayilmak. Hiristiyan ligi yaymayi vazife edinmis. bu misyonlarda ^azife yapanlara misyoner.Misyon-Misyoner-Misyonerlik Misyon ve Misyoner kelimeleri Latince "missio" kelimesinden türemistir.Misyonerlerin Gayesi Yeryüzünde bazi fikir.Bu gaye ile kurulan kuruluslara misyon. vekâlet. bugün genellikle kiliselerin Hiristiyanligi Hiristiyan olmayan ülkelerde y aymak gayesiyle olusturduklari kuruluslar ve bu kuruluslarda faaliyet gösteren kims eler için kullanilmaktadir. inanç ve fikir mensubu insanlari da kendisinink ine katmaya çalisirlar. dinî de olabilmektedir. düsünce. genelde diger bazi din. mis yoner olarak adlandirilmaktadir. baskalarina aktarilmayan dinler de misyonersiz dinlerdir. bu isi organize eden. görevli kimse. Böylece kendi dinî inanç ve kanaatler ini bir ülkede yaymaya çalisan herkese misyoner denilmektedir.MISYONERLIK FAALIYETLERI 1. Misyonerler. beili sinirlara bagii olmayan . baska inanç ve düsüncede olan insanlari mensubu bulunduklari dine kazanmayi gaye edinirler. düsünce. Bugün de ideolojisini veya inancini . tarikat ve gruplarin basvurdugu bir yayilma metodudur. Bu görev ve yetki diplomatik olabildigi gibi. Bu ölçüye göre Hiristiyanlik. Buddizm misyonerii. din veya mezhebi hâkim kilma veya yayma gayesiyl e çesitli mücadele ve savaslara sahit olmaktayiz. onlarin yayilmasini istemez. Misyonerlik. Bir din bilimi olan Dinler Tarihi alaninda çalisan bazi dinler tarihçileri. baska di nde. fikir. Misyoner kuruluslari. misyonerlige basvurur. Ingilizce' de ve Fransizca'da misyon (mission) ve misyoner (missionaire-missionary) seklind e kullanilmistir. Çünkü dogru k abul ettigi inanç. Bu münasebetle dmleri misyonerlige yer verip verme melerine göre de tasnif ederler. Bunun için herkesin ayni inançlara sahip olup saadete ermesi hedeflen ir. fikir ve kanaatini yaymak. kendisini bir fikrin yayilmasina adamis kimse demek tir. kendi mensuplarinin onu benimseyip ayrilmamasi için faaliyette bulunma gere gini duyarlar. misyoner yetistiren odakl ar olarak çalisir. kendi din ve inançlarindan kuvvetli bir digeri karsi sinda. bir kimseye bir isi yapmasi için verilen özel vazife anlamina gelir. Misyo-nerli dinler. Bu. yegâne dogrunun ken-disininki ve tek kurtulusun da onda oldugu inanç ve gay esine sahiptir. Misyon kelimesi.A. bu faaliyete de misyonerlik denilmektedir. Bunda basarili olmasa da en azindan rakib dinin mensuplari nin zihnini karistirmaya veya kendi mensuplarini birlik içinde tutmaya çalisirlar. Bazilari da yayilmak. sözlükte. inanç. sahip oldugu fikir. misyoner ve misyonerlik kelimeleri. inanç. mensuplarini çogaltmak isteyen he r teskilat. genel olar ak da diger evrensel dinlere samil bulunmaktadir. Misyon. Ancak bunlarin bir kismi. Dinî faaliy et ve propaganda için kendisine özel bir görev verilen din adami. Islâm. Doyayisiyle misyoner yetkili. din ve inanç sahipleri. çogalmak isterler. taraftar kazanmak isteyen hemen hemen her dinî fikrî kurulusta temel esaslardandir. herkese yaymaya çalisan dinlerdir. Bunlar. Bunla rin basinda sir dinleri mensuplari gelir. yetki. misyoner ligi genel anlamda kullanirlar. özel olarak Hiristiyanliga. görev. [486] 2. Bu kelime. Tarihte. belli b ir guruba bagli olan. mesajini her tarafa. geri kalan dinler de misyonersiz d inler olarak görülür.

Müslüman Türklerin basarisi. çesitli teklifler görüsülmüstür.dünyaya hâkim kilma mücadele ve savasi devam etmektedir. Roma Katolikligi. Türk azanmis ve Türkler Islâm'i dünyaya yaymaya cehdetmislerdi. Istanb ul alinmis. Misyonerlik faaliyet inin ana gayesi. Bu dinlerde. seyhleri veya ileri gelen müritleri kandirmak. baris içinde yasamalari ve kurtulmal aridir. Elçiler insanlarin Allah'i bilmelerini. Bunlardan M. ondan gözüker ek.Ö. Islâm'a göre Allah tarafindan gönderilen elçiler. en azindan kendi mensuplarini birlik içinde ayakta tutabilmek. yeni propaganda metodlariyla Hiristiyanligi yaymak. Bunun için gizli çalisma metodlari gelistirilmis. Islâm'in gayesi. Kongrelerin birinde. Is lâm. öncelikle Islâm dünyasina yönelmisti. taninmak ve benimsenmek arzusu tasimaz. Yahudilik gibi. Öte yandan bazi dinlerde de {Eski Avrupa. günden güne ilerlemekte. ayniyle mukabeleyi gerektirmektedir. "sir dinleri" seklinde olup hususiyetlerinin baskalari t arafindan ögrenilmesini istemez.Misyonerligin Tarihçesi Dünyada mevcut dinlerden bazilari. Islâm Dünyasi'ndaki tasavvuf v e tarikat anlayisi. Kur'ânin metoduna göre. Hiristiyan misyonerlerinin gayesi. mensuplarin i artirmak ve bu arada Müslüman olanlari Hiristiyanliga kazanmaktir. Bunun için çesitli toplantilar yapilmis. tek kuvvet Müslümanlardi. tebligde yakindan uzaga dogru gitme esastir. dünyanin her tarafinda yasayan insanlari Hiristiyanlastirmaga çalismistir. Hz. onlari y aniltmak ve bu gayeye ulasabilmek için de eleman yetistirip bu teskilâtlara sokmak s uretiyle Müslümanlari ikna edebilecekleri kararina varildigi belirtilmektedir. temasa ge ldigi veya fethettigi kabîle veya milletin tanrilarini kendi istegiyle benimser. hak yolda yürümelerini ve saadeti elde etmelerini ga ye edinmislerdir. bazi dinlerin misyo nerlik konusundaki tutumlarina gözatmakta fayda vardir. [487 ] 3. Islâm'dan önceki dinlerden Yahudilik'e ve Hiristiyanliga geçmeden. bu anlayislara olan baglilik üzerinde durulmus ve tartisilmis. Bu arzusuna ulasmak için önce kiliç yolunu denemis ve böylece Haçli Seferleri baslamistir. Çünkü Müslümanlar. Bati emper-ryalizmi'nin nüfuz alanini genisletmek olarak görülmekte ve anlasilmaktadir. yeni Hiristiyanlar kazanmak. Bu seferler. millîdir. Mücadelede. kendilerine "alet etmek". Asag i yukari ilâhî dinlerde bu. Yüzyilin ortalar ina dogru Avrupa'nin merkezine kadar ilerlemislerdi. mensuplarinin sayisi da artmakta idi. Çünkü hedef. VI. kabîle veya ilkel kabile dinleri seklindedir. Bu durumda iristiyanlara ve Hiristiyan dünyasina çesitli yollarla Islâmî yayilmayi durdurmak kalmis tir. Bir kabîle veya millet. Takip edilece k yol üzerinde durulmustur. d igerlerinin tersine. Muhammed de ( sas). XVII. Mezopotamya ve Ön Asya) tanri alis-verisi vardir. ortak niteliktir. Bunlardan biri de misyonerliktir. misyonerlige yer verip dogdugu yerin sinirlarindan . zorla kabul ettirme yoktur. evrensel çerçeveden çikip belli bir kavme hasredilmistir. Ancak Hiristiyan Dün yasi Müslümanlarin ilerlemesini kiliç zoruyla durdurmayi basaramadi. Bu sirada dünyaya hâkim olma gayesindeki Hiristiyanligi durdurabilecek tek din Islâm. insanlara ve yasadiklari yerlerin özellik lerine göre taktikler bulunmustur. belirli bir topluluga gönderilmis gibi gör esine ragmen onlarin davet metodlari ve getirdikleri hükümlerde umumîlik vardir. Türkler. tebligini yakindan uzaga dogru yapmaya çalismistir. insanlarin bir arada. yayilma gayesi gütmez. Hiristiyan Kilisesinin basarisini iflâs ettirmistir. Hiristiyanliga kazanamadiklari takdirde. Tarihte de en tesirli propaganda yolu bu olmustur. Bunlardan bir kismi yukari da temas edildigi gibi. Bu konuda en tesirli silah. Bir kismi ise m illet. hosgörüsü ve akla uygunlugu insanlari büyülemistir. Yüzyilda Hi ndistan'da ortaya çikan Buddizm. Avrupa'y a hâkim oldukta sonra. Onun için bu din yayilmak. Bir kismi da. Bunlarin yaninda dünyanin bir çok bölgesinde yogun faaliyet gösteren misyoner teskilatlari vardir. a lir ve kendi tanrilari arasina katar. sinsice yapilanidir. Bunun için baskasinin o dine girmesi mümkün degildir. Çünkü açik düs anlik. onlari kendi dinlerinden sogutmak hedeflenmistir.

Aksine Türkler. Yüzyilda Maniheizm. Isa'nin tasvip etmedigi yolu benimsediklerini kabul etmek . gezginci bir kimsedir. Islâm'i gerek Araplara ve gerekse diger milletle re teblig etmeye çalismistir. Isa'nin (a. tarih boyunca. Müslümanlari kandirm yoluna gitmislerdir. Kur'ân. sadece teblig vazifesini yerine getirmislerdir. Muhammed'in. onu yolundan çevirebilmek için.tasarak Çin. Bu di nî hareket. Hz. hak yola davet etmektir. Hz. yeter ki sen bizim ditiimize dokunma" denildiginde. Isa'nin zamaninda. Mecûsî ve Hint inançlarinin bir sentezi mahiyetindedir. Bunun içindir ki Müslümanlar. Müslümanlar bilir ki zorla inanandan fayda gel mez. Bu hareke tin kurucusu olan Mani. Yahudilere hasredil-digi için dinî yönden m isyonerlik niteligine sahip degildir. Gayesi de dogru yoldan ayrilmis insanlari dogru yola. Kore. Muhammed.. "Ya Muhammed insanlari Rabbinin yoluna hikmetle ve güze! sözlerle davet et ve onlarla en güzel sekilde mücadele et"[489] ve ". Bunlardan birisi de misyonerlik faaliyetleridir. Hiristiyanlik propagandasi olmu stur. iktisadî ve kültürel yan ku ruluslari vasitasiyla gerçeklestirmeye çalistiklari yaygin olan kanaattir. görünüste Müslüman olarak. zaman zaman et kili olmuslarsa da. Japonya. Bir kimsenin Yahudi dinine girmesi için Yahu di ana-babadan dogmasi genel ilke haline gelmistir. "Dinde zorlama yokt ur"[488]. Onun için Hiristiyan misyonerliginin tarihçesine gözatmakta fayda vardir. Isa'nin da haber verdigi Hz. Çünkü bu din. Aslinda Hz. Hiristiyanlikla özdes hale gelmistir. inananl arin sayisi azdi. Misyonerlik denilince ilk akla gelen. Yahudilerin hâkim iyetlerini siyasî. baslangiçta. Isa'nin "Ben. ta Viyana'ya kadar giden. Peygambere düsen sadece tebligd ir" (Nur. Islâm Dinine gelince. "Bir elime Ay'i. Dinî olmamakla beraber misyonerligi siyasî. Hiristiyan. bilerek yapmislardir. bütün insanlara hitap etmek idd iasiyla ortaya çikmistir. karma) bir dinî harekettir.s. Müslümanlar. Hz. Hz.S. belirli bir devreden sonra varliklarini devam ettirememisler dir. çesitli vesilelerle degismeler olmustur. Islâm'da zorlama yoktur. Fakat dini kabulde de. artik teblig siras inin Islâm'in oldugunu ve buna ragmen Hiristiyanlarin teslis esasina dayanan dini yaymaya çalistigini. "Ya Muhammed. Bun un ilk misali. III. Muhammed'i gönderdigini. Bunun için de bir propagandaya ihtiyaç duyulmamaktadir. tevhid dinini yaymaya çali siyordu.. ir sömürü araci olarak kullanmamis. 54) âyetlerinde tebligin metodu ortaya konulmustur. öbür elime de Günes'i verseniz. Hz. Isa. Yahudilik. Fakat Maniheistler.). Yukarida kisaca temas ettigimiz Yahudilik. iktisadî ve kültürel yönden kurmaya gayret ettikleri ve bundan dolayi o nlar. Iste Islâm. Fakat. yayilmasinda zor ve yogun bir propaganda metodunu kullanmami stir. güze l sözlerle hakki tebligi esas almistir. Her yerin özelliklerine uygun olarak inançlarini (Maniheizm'i) yaymaya çalismislardir. Fakat Müslümanlarin yapmak istemedigini diger dinden olanlar. bilhassa Yahudi v e Hiristiyanlar. onun karsisinda mensuplarini günden güne kaybetmekte olan Hiristiyan kiliseleri. Bugün de Buddizm'in felsefesinin çesitti ülkelere yayildigina ve faaliyetlerini çesitli yerlerde gösterdigin e sahit olmaktayiz. Onlar. Kimsenin Yahudiligi kabul etmes ini istemedikleri. yayilma. dini yayma idealinin olmasi pek tabîdir. Güney ve Güneydogu Asya'ya yayilmistir. Baskalarinin Yahudilige girmesi için özel bir gayret güdülmemektedir. mal is tiyorsan mal. üç kitaya hükmeden Türkler ve I lâm yegâne ve hâkim unsur olurdu. siyâsi misyonerler olarak kabul edilmektedir. sadece "I'lâ-yi Kelimetullah" yolunda ci had etmis ve tebligi esas almislardir. Yine M. yeni taktiklere girismislerdir. dünyaya din olarak hâkim olma durumuna gelin ce. Islâm'i yaymada dünyevî hiçbir menfaat gütmemis. Misyonerlik genel bir anlam ifade etmesine ragmen günümüzde. akla uygun hak dini. Çünkü eger zor kullanilsaydi. Isa'dan sonra ona uyanlar artmis. All ah'in Hz. Sahabeler ve ondan sonra gelenler de Islâm'i yaymak için büyük gayret sarfetmislerdir. Yahudilerle özdesle smis bir din özelligi kazanmistir. Mani ve rahipleri gittikleri her y erde inançlarinin propagandasini yapmislardir. reisliK istiyorsan seni basimiza reis yapalim. fakat herkesi kendi gayelerine hizmet ettirmek istedikleri idd ialar arasindadir. Hz. Isa'nin teblig ettigi dine Hz. Hz. ilâhîdir ve evrenseldir. benden önce gelen Tevrat'i tasdik ve benden sonra gelecek adi Ahmed olan bir peygamberi müjdelemek üzere gönderildim"[490] dedigini bild irmektedir. siz i man etmedikçe ben bu isten vazgeçmem" cevabinda bulmaktadir. sinkretik {uzlastirmaci. onun getirdigi esaslarda ve yorumunda. Islâm.

Kiptiler) ana Kiliseden kopmustur. Hiristiyan misyonerleri. Hiristiyanlik. Habesliler. Bu siralarda Martin Luter. onlarin ihtilafa düstükleri konularin dogrusunu bildirmistir. Habesistan. "Ermenistan'in toptan Hiristiyan olmasini saglayan ve Ermeni krali Tridat'i Hiri stiyan eden Gregor[492] olmustur. Sam yolunda. Islâmin gelismesi onlari düsündürüyordu. Selçuklu Türkleriyle beraber hem Islâmlasiyor hem de Türklesiyordu. Pavlus. Zamanla Hiristiyan kaleleri düsüyor.S. Ogul ve Kutsal Ruh ismi i le vaftiz eyleyin. Isa'dan sonraki ilk asirlarda Hiristiyanlarin arasinda ayriliklar olm us ve mücadeleler devam etmistir. Islâm ülkelerine gönd erilmek için Arapça'yi ve "Islâm felsefesini iyi biten misyoner papazlar yetistirecek okullar açildi. Havariler ilk yüzyilda. Ingiltere'de 1646'da Ingiliz parlementosu. Roma hâkimiyetinde olan Sam. sonralari bunlara yenileri eklendi. Paris'te mi syoner papaz okulu açti. ikinci bir "arz-i mev'ud" ideali dogurmustur. dünyanin dört bir yanina dagilmis. Islâm yayildi ve ilerledi. hareket noktasi olarak. Burada yetistirilen papazlar Islâm ülkelerine gönderildi. Yah udiler'den sonra. Misir. Çesitli ülkelerde bulunan görevlilerinden raporlar istend i. Hiristiyan olan "Yahudi dönmesi " Pavlus yer almaktadir. misy onerlik faliyetlerine baslamislardir. Hatta. Bu teskilâtlar zamanla y eni subeler açmaya devam etti.tedir. bazilarini faaliyet gösterdigi toplumlarda var o lan inançlarla degistirmis ve böylece Hiristiyanligi onlara benimsetmeye çalismistir. Hiristiyanligin siddetli düsmani iken bir vizyonla. Sonunda H iristiyan dünyasinin (Bizans'in) kalesi Istanbul. Önce hâkimiyeti elde eden Katolikler. bu arada. 313'de Konstan-tin. Böylece Haç'm yerini alan Hilâl'i kaynaginda bogmak için asirlarca süren Haçli Seferler baslatildi. hem de Islâm Dini mensupla rina karsi mücadelelerine devam etmislerdir. Yemen. Konstantin. bazi hükümleri kaldirmis. Isa'nin su sözünü almislardir: "I mdi siz gidip bütün milletleri sakirt edinin. Bu anlasmazliklara son vermek için de konsiller t oplanmistir. Böylece mücadeleler dönemi baslamis ve devam etmistir. Fakat neticede Müslümanlar kazandi. 1453'de düstü ve Türkler Istanbul'u fe thetmis oldu. Hz. Hiristiyanligi onlara kabul ettirebilmek için. hem kendi aralarinda. Ayrilmalar ve dolay isiyle konsiller birbirini izlemistir. 451 "de Kadiköy Konsili ile ayriliklar zirv eye çikmis. Bugünkü Hiristiyan misyonerleri de Havarileri ilk misyonerler olara k kabul etmekte ve onlarin yolundan gittiklerini ileri sürmektedirler. Bu teskilat. Anadolu. Hiristiyanligi yaymak için bugünkü Azerbaycan'i ve Ermenistan'i da içine alan bölgeye gitmislerdir. Müslümanlari içten zayiflatmanin ve yik manin tek çikar yol olabilecegi sonucuna varildi. Monofizitler (Ermeniler. Bununla b eraber ayriliklar ortaya çikmistir. Katkedon (Kadiköy) Konsili'ncien iki asir sonra. Ilk devrelerde Hiristiyanligin yayilmasinda önemli faaliyetler gösterenler arasinda. dinlerini yaymaya baslamislardir. Hz. 1662'de Vatikan'da Propaganda Bakanligi kuruldu. Buna ragmen onlar. Bundan sonra Hiristiyanlar. Pavlus'un yaninda o devrede ve ondan sonraki devrelerde çesitli Hiristiyan azîzleri m isyoner olarak görev yapmislardir. size emrettigim herseyi tutmalarini onlara ögretin"[491]. Avrupa ve Anadolu'da merkezlere kavusmustur. Islâm. Iste bundan sonra silahla netice almanin mümkün olmadigi kanaatine v aran Hiristiyanlar. Türkleri. Imparator Konstantin Hirist iyanlara din hürriyeti tanimistir. Isa'nin bu sözlerinin insanlar arasinda "Tanri Devleti" tesis edin seklinde yorumlanmasi. Süryaniler. bir devlet destegin de. ilk konsili 325'de Iznik'te (Nicea) toplamistir. dolayisiyle Müslümanlari durdurabilme yollarini görüsmek için kongreler düzenlemeye basladi. Kalvin ve Zwingli ile Pr . Isa'nin ögrettiklerini yaymay a baslamislardir. Hiristiyanliktaki bazi hükümleri d egistirmis. bütün Hiristiyanlarin ayriliklari birakip Müslümanlara karsi ortak cephe olusturmasina yol açti. Isa'yi görüp onun ke ndisine niçin böyle eziyet ettigini sormasindan sonra. Islâmin zuhuru Hiristiyanfigt sarsm aya basladi. M. Hiristiyanliga sempat i duymaya baslamis ve Istanbul'u bassehir yapmistir. Sunulan raporlar degerlendirildi. Bu hâdise. çalisma alani olarak putperestlerle Avrupalilari s eçmis. Onlari Baba. Artik onlar için mücadele edilecek yegane güç Müslümanlar oluyordu. Hiristiyanligin nesri için bir cemiyet kurdu. Hz. Bunun üzerine havariler.

Bu nlari söyle siralayabiliriz. Müslüman olan ülkelerden geri kalmis olanlarin geri kalmisliklarini i stismar eder ve bunu Islâm'a baglayarak mensuplarini Islâm'dan sogutmak isterler. 1830'da Katolik Ermenileri ayri bir cemaat olarak tanidi. Misyonerle r giristikleri faaliyetlerde basarili olabilmek için çesitli metodlar uygularlar. dinî kitap. Müslümanlar yaninda bu hiristiyan gurupla ra yönelik de misyoner faaliyetleri bütün canliligiyla sürmektedir. Fransa'nin tavassutu ile. k ilise ve okullariyla faaliyet göstermektedir. tehlikeli boyutlara ulasmis Yehova Sahitleri'ne kadar bir yigin dinî cereyan vardir. Almanya. çok defa gizli ve dolayli faaliyetlerde bulunurlar. Bunlarin yaninda Adv entistler. çesitli metodlarla çalisirlar. inanç ve bedenî-zihnî tekniklerin arkasina siginan veya bunlari istismar eden ce-reyanlari da unutmamak gerekir. Misyonerlik faaliyeti bakimindan basta Ingiltere ve Amer ika ve daha sonra Fransiz katolikleri gelmektedir. [494] a. tenasüh. Ermeniler arasinda millî suuru uyandirmaya çalisti. brosür ve dergilen o ülkenin dilinde nesr eder ve dagitirlar. Bu konuda ayrica dogudan gelen meditasyon. sahip olduklari dinden sogutmak veya ona düsman yapabilmek. Ülkemizd e. köken olarak protestandir. Ingilizlerin metodunu takiple ise baslayan Amerikan m isyonerleri. Baptistler. Bu metodlarda her zaman din ilk sirayi almayabilir. Ilmî ve içtimaî sahalarda faaliyetler ini yogunlastirir. [495] . Ermeni Kilisesi gibi büyük Hiristiyan mezhepleri. maddî ve manevî yardimlarla Hiristiyanligi sevd irmeye çalisirlar. Amerika ve Ingiltere'nin destegiyle 1847'de de Protestan Ermeniler a yri bir cemaat olarak kabul edildi. 1701 ytlinda. hulul gibi fikir. Danimarka. Türkiye'de ise hemen hemen ilk misyoner hareket.otestanlik zuhur etmisti. [493] 4. dinî bilgileri yeterli sekilde kavra yamamis insanlari tesbit edip onlari kendi dinlerine çekmeye çalismak. memleketimizde ve Islâm dünyasinda durmus degildir. Amerika ve Rusya'da binden fazla teskilat kuruldu. Protestanligi Ermeniler arasinda yayma ya basladi. diger dinlerin kutsal kitapla rinda çeliski zannettikleri hususlari öne çikararak. Sivas'ta Ermeni Mek hitar ile baslamaktadir. önce faaliyete geçecekleri yeri tesbit eder ve orada bir teskilât kurarla r. Bu teskilati o bölgeye göre yetistirilmis elemanlar yürütür.Misyonerlerin Çalisma Metodlari Misyonerler. Ermeniler arasinda Katolik propagandasi 130 sene kadar sürdü ve nihayet Osmanli Devl eti. Katolik. Kisaca tarihî gelisimini sundugumuz misyonerlik faaliyetleri. Protestan. Ortodoks. bunlari yapam adiklari yerde. Kitab-i Mukaddes'i. fakir aile insanlarinin fakirliklerini istismar etmek onlarin taktiklerinden bir kismin i olusturur. Isviçre. O. Misyonerler. 1820'den sonra sahnede Amerik an misyonerleri görülmektedir. Çesitli telkinler. vereceklerini bu kisveler altinda vermeye çalisirlar. Mormanlar'dan sinsî ve dinsî bir görünüs altinda yogun faaliyet göste ren. Daha sonra Amerikali misyonerler. Fakat faaliyetleri Hiristiyanlik için olmust ur. Di nî kuruluslari vasitasiyla kendi dinlerini üstün göstermek. Göstermelik olarak bazen açik faaliyetleri y aninda (kanunlar çerçevesinde). Her yerin özeliklerine göre faaliyet göstermektedir.Dînî Teskilatlar Kurma ve Yayin Yapma : Misyonerler.

Bu gayelerini gerçeklestirmek. "Asr-i Saadet'te teknik var miy di? Elbise var miydi? Diyanet teskilâti var miydi?" seklinde sorular sorarak onlari bütün sonradan olan seyler aleyhine kiskirtir ve hatta olmayacak seyleri saf inanmi s insanlara yaptirarak devlet güçleriyle karsi karsiya getirirler. Türklerin Hirisîiyanlari katlettiklerini iddia et mis ve onlarin Avrupa'dan kovulmasini. halki her türlü iler lemeye karsi kayitsiz ve hattâ düsman yapabilmek. gidecekleri yerlerin özelliklerine göre yetistirildikleri için çok becerikl idirler. Bu vesile ile. Cihan Harbi mütârekesinde Loyd George. Bu gaye ile kolejler. telkin vasitalarini çogaltmak için d e okullarda propagandaya yönelik kitaplarin çogunlukta oldugu kütüphaneler. yabanci okullar ve kuruluslar açarlar. Hiristiyan olmayan ailelerin çocuklarinin da oralara akin etm esini saglarlar.Maskeli Teskilâtlar Kurma : Bu teskilât mensuplari. çöl A rap-larini Türk ordularina arkadan saldirtanlar bu maskeli misyonerler olmustur. Bu vesileyle Müslüman Araplar ve diger Islâm unsurlarla Türklerin arasini açmaya çalisiyorlard i. Hiri stiyan çocuklarini ise daha da suurlandirirlar. geri kalmis halde birakmaktir. Misyonerler. örf ve âdet gibi kültüre yönelik yollarla iç nde bulunduklari toplumdanmis gibi görünür ve gayelerine erismek için perde arkasindan çali sirlar. yabanci dil ögretimi v ermek görüntüsü altinda. Maskeli çalistiklari için kuzu postuna bürünerek saf halki kolayca aldatabilirl er. Bu okullar da yetisenlere dolgun ücretli ve etkili isler bulmakla da onlari cazip hale getiri rler. Buraya çektikleri baska dinden çocuklari Hiristiyan yapmaya. Bu okullarda. Halbuki Batak Köyünde ve diger yerlerdeki "B ulgar ihtilâli"ni. pansiyonlar ve kamplar kurarlar. [496] c. B u maskeli misyonerlerden maskesi düsen sadece meshur Ingiliz casusu Lavvrens'tir.b. musiki salonla ri. misyoner teskilatlarinin yetistirdigi talebeler yapmistir. Bu vesileyle kanca taktiklari gençleri kendi idealleri dogrultusunda suur landirmaya çalisirlar. bunu yapamazlarsa onlarin en azindan millî ve dinî karakterini bozmaya ugrasirlar. bu okul ve kuruluslarin pr opagandasini yaparak. Meselâ Müslümanlara. kilik-kiyafet. yani sinsi ve iki yüzlü hareket ederler. Yardim Yapma : Azinlikta bulunan Hiristiyan çocuklarinin egitim ve ögretimlerini içinde yasadiklari t oplumun çocuklarindan üstün hale getirirler. dil. Ayrica hâkim unsurl a çesitli yönlerden nüanslari olan insanlari karsi karsiya getirerek. dünyayi Osmanli Imparatorlugu aleyhine kiskirtmak için agirligini koymus ve Ru sya karcisinda Osmanli'yi yalniz birakmistir. Dünya Harbi'nde Mekke Emirini Hilâfet makamina karsi isyan ettiren. Bu teskilâtlar. .Okul ve Çesitli Tesisler Açma. Halbuki onun arkasinda ortaya çikmamis nice benzerleri vardir. Yine I. Avam Kama-rasi'ndaki konusmas inda. hem devleti acze hem de Müslümanlari birbirine düsürmeye çalisirlar.[497] Misyonerler. 1877'de Ingiliz Liberal Grup Lideri Lord Gladston. Bunlarin hedefi siyasî ve dinî bakimdan milleti kargasaya düsürmek. misyoner papazlari derslere sokup Hiristiyanlik propagand asi yaparlar. yalniz Hiristiyanlari ayaklandirmaga çalismakla kalmiyor. Ayasof-ya'nin da tekrar kilise yapilmasin i istemistir. Bu hususta bazi yollara basvururlar. Türklerin giristikleri yenilik hareketlerini Islâmclan uzaklasmak olarak gösteriyorlardi. Bu maskeli teskilatlarin Osmanli Imparatorlugu içinde yaptiklari faaliyetlere birçok önrek vardir. bölünmesine ve birbirine düsman olmasina gayret gösterirler. din. maddî ve manevî yardim yapmaktan kaçinmazlar. Bu konusmasi sirasinda elinde tutt ugu Kur'âni göstererek "Bu kitap yeryüzünde kaldikça bu Batak katliami gibi vahsetler de y eryüzünden eksik olmaz!" diye haykirmistir. Müslümanlarin çesitli gruplara ayrilara iflamasina.

papaza günah itirafinda bulunarak sorumluluktan ku rtulup rahatlayacagini söylerler. Bunun için herkesin bir an önce Hiristiyan olmasini isterler. 6. oruç gibi ibadetlerin zor oldugunu ileri sürerler. 15. 7.Siyasî isleri çok iyi takip edip Müslüman ülkelerdeki bazi gelismeleri gayelerine göre yö lendirmek isterler. 1. Islâmdaki namaz. Bundan sonra hiçbir deger tanimayan kisilere. kafasina bazi fikirleri sokmaya çalisirlar. 10. oriyantalist yetistirip ilmî inceleme adi altinda Müslüman aydininin zihn ini bulundirmaya.Islâm ülkelerindeki faaliyetlerinde genç neslin dinden ve millî degerlerden uzak yeti smesine çalisirlar.Milleti millet yapan maddî ve manevî degerleri yikmaya ugrasirlar.Israrla gayelerinin dünya barisini gerçeklestirmek oldugu üzerinde dururlar. Müslüman ülkeleri birbirine düsürüp an sayisini azaltmaya veya Müslümanlarin elindeki tabiî Imkanlari heder etmeye çal isirlar. siyâsete kadar) çesitli vesilelerle gerçeklestirmeye çalisirla . Onlara göre Isa'nin gelmesi yakindir. bunalim devr elerinde kurtarici din olarak Hiristiyanligi sunarlar. o yerin insanlarinin Hiristi yanligin hangi konularini bilip hangilerine itiraz edebileceklerine göre yetistirir ler. yangin. Hiristiyanligi yaymak için gittikleri ülkenin önce dinî.Savas. Böylece insanlarin ruhî durumlarina hitap etmeye çalis ip kurtulusu hedef alirlar. 13.Misyonerler. O ülkenin kültürünü yozlastirmaya ve yikmaya çalisirlar. Isa'ya "Tann'nin Oglu" demekten kaç nirlar. gelismeleri kendi kontrollerinde tutmak ve menfaat elde etmektir. Isâ gelecek ve ina nan Hiristiyanlari kurtaracaktir. 11. yaniltmak Isterler. Hatta önce Islâmî bilgilerle Müslümanlara yaklasirlar.Zaman zaman diyalogdan bahsederek sulhçu bir görünüs altinda karsi tarafi pasiflesti rmek. 12. Islâm'in zahmet ve siddet di ni oldugunu islerler.Insanlarin kiliseye giderek. 16. 3. siyasî gelismeleri yönlendirip. hos gösterici sahneler yerlestirerek kafa ve gönüllere girmeye çalisirlar.Misyonerleri.Misyonerlerin çalisma metodlarini özetlersek. 8. bazi gayelerini gerçeklestirmeyi düsünürler. içtimaî ve kültürel umunu incelerler. 4.Ilmî. 2. deprem gibi sikintili anlari seçip yardimlarda bulunarak semati kazanmaya çalisirlar. haftada bir kiliseye gitmekle dinî vecibelerden kurtulmanin mümkün olabilecegi ni telkin ederler. Hiristiyanligin sevgi ve kolaylik. 5. spora.Dünya siyasetini. Önce mevcut kültürü er itme.Sarkiyatçi. genelde dün de. tiyatroya. onlari su veya bu sebeple tahrik ederek. Bu metodlar-dan bazilari söyledir. Müslümanlari n arasina ajanlar yerlestirmeye özen gösterirler. 9. bugün de ayni metodlarin yürür lükte oldugunu görürüz.Haçli Seferlerinde gerçeklestiremediklerini.Müslümanlarin her meselesine el atip bunlari kendileri çözümlemek isterler. sonra da ona istedikleri gibi bir sekil verme yolunu takip ederler.Tarikatlara adam yerlestirerek veya bazi asiri akimlari destekleyerek. özellikle filimlerde konunun içine ustalikla Hiristiyanliga is indinci. modern. ileri bir hayat görüntüsü altinda ( müzikten. 14. edebî eserlede. Bazan Müslümanlarin inançlarina hos görülü davranir. Bundan g ayeleri. göndereceklerini ülkelerin özelliklerine.Hiristiyanligin kolay.

17. Hiristiyanligi yaymak ve yeni Hiristiyanlar kazanmakti r. Müslümanlarca Hiristiyanliga yöneltilecek tenkitler hususlarinda çok iyi hazirlanir.Misyonerlerin Yetistirilmesi Misyonerlerin ana gayesi. çekmege çalistiklari kimseleri belirli yollarla kendilerine baglarla r. gittikleri veya içinde bulunduklari toplumda kendilerini kabul ettirecek sahsiyet ve kabiliyette bulunmalari.Misyonerlik için seçilen çocuk. ailelerinin izniyle en zeki ve çaliskan çocuklar seçilir ve misyonerlik hizmetlerine göre hazirlanir. 7. Misyonerler söyle yetistir ilir: 1. misyonerlik yapacagi ülkenin okullarin da özel egitim altina alinir.Çesitli yardim kuruluslari kurar veya kurulmus olanlara girerler. Hiristiyan heyecani verilir. 2. hümanistligi kimseye birakmazlar. Bundan dolayi bu isi yapacak kimselerin kültür seviyeleri ve hitabetlerinin mükemme l olmasi. Bunun yaninda onlar.r. Hiristiyanligi sevdirmeye ve benimsetmeye ça lisirlar. Bunun için edebî yollara. genç veya sahis. çalisma metodlarini çok iyi bilmeler i ve uygulamalari gerekmektedir.Misyonerlere mümkün oldugu kadar meslekî egitim de verilir. misyonerlik için en önemli ve tesirli vazifelerdendir. Maddî yardim. tarafsizligi. teoloji (ilahiyat) tahsili yaninda. hemsirelik. misyonerlik faaliyeti için çok önemli bir vasitadir. 5. Böylece fakir v e yoksul kimselerle temas kurarlar.Okullardan. Bu gayelerine varmak için Misyoner teskilâtlar.Islâm ülkelerinde faaliyet gösterecek misyonerlere Arapça. 18. insan çalmaya çalisirlar.Hiristiyanlik iyice ögretilir. bagli olduklari teskilatla irtibatini daima devam ettirecek sekil de yetistirilir. Kendisinin yalniz basina basaramadigi veya yetersiz kaldigi yer de teskilat onun yardimina kosar. .Misyonerler. Islâmî bilgiler ve Islâm Felsef si ögretilir. Ayrica Islâm'a veya Müslümanlara hangi hususl arda tenkit yöneltebilecekleri veya gençlerin zihinlerini hangi noktalarda çelebilecekl eri hususlarinda yetistirilirler.Turistik geziler vesilesiyle gittikleri yerlerde kitap dagitma. iyilik yapma ve benzen yollarla propaganda yaparak. 6. fa kir ve kimsesizlere malî destek saglayarak Hiristiyanlik propagandasi yapar.Misyonerler.Her misyonere.Objektifligi. Ilmî gelismeleri çok Iy i takip edip bunlardan faydalanirlar. 19. yakinlik gösterisi. O da bulundugu ülkedeki issiz. hitabet ustaliklarina bas vururlar. siyaseti.Her misyonere. 3. 8. Bazi insanlara sagladiklari seyahat imkânlariyla onlari kendilerine bagl amaya çalisirlar. Misyonerlik hizmeti için. [498] 5. Onlara ne gibi itirazlarin yapilabilecegi ve o it irazlara nasil cevap verecekleri ögretilir. misyo nerlerini çok iyi yetistirmeye son derece dikkat ederler. sefkat ve merh amet duygulari altinda sempati toplar. Hedefine varabilmesi için suurlandirilir. Doktorluk. diger tahsiller de yaptiri lmaya çalisilir. 4. dünyanin en ücra yerlerine seve seve gidecek sekilde vazife suuru ve sevgisi as ilanir. malî yönden büyük bir destek saglanir. Hastahane hizmetleri. 20.

16. Konsil'in gündem ini ve tartisilacak konularin ne olacagini belirlemistir.Telefon rehberlerindeki isimlere mektup. Vatikan Konsili'nde giderilmeye çalisilmistir. 14. birbirlerine sicak ve hosgörüyle bakabilmesi. dil ögretme. Papa'nin bu mesaji. brosür ve kitap gönderirler. karsilikli konusma iki veya daha fazla kisinin karsilikli konusmasi anlamina gelmektedir.Taninmis meshur sahsiyetleri veya kendileriyle baska gayelerle temas kurmus k imseleri Hiristiyanligi kabul etmis gibi gösterirler.GÜNÜMÜZDE DIYALOG ÇALISMALALARI (HIRIS-TIYAN-MÜSLÜMAN DIYALOGUNA GENEL BIR BAKIS) 1. disariya açilmasini. Vaftiz listeleri nesredip on larin adlarini kullanirlar. Daha genis anlamda ise diyalog. 11. [499] B. Konsili açis konusmasinda. Dinî alanda "Diyalog". fakir ve yardima muhtaç ögren ciler tesbit edilir. Kiliseler arasinda varolan anlasmazliklari v e düsmanliklari gidermek. tabiî ve kendiliginden olusmustur.Bikmadan. Bunun üzerinde Kon-sil'd e. kadinlar kanaliyla aileye ve dolayisiyle cemiyete nüfuz etmeye çalisi rlar. farkli irk ve kül türlerden insanlarin.Çesitli yardim dernekleri kurmalari.Kadinlara. Ancak bu.Küçük edebî ve romantik brosürlerle insanlarin hissiyatina tesir etmeye çalisirlar.9. omlarda görev almalari ve bu yollarla dolay li olarak propaganda yapmalari saglanir. usanmadan propagandaya devam ederler. hem Hiristiyanlarin kendi aralarinda hem Müslümanlarla dige r din mensuplari arasinda "diyalog" faaliyetlerine rastlanmaktadir. birbiriyle konusmasi ve anlasmasi yoludur. Vatikan Kon-sili'nden sonra gündeme getirdikleri resmî "Diyalog" s eklinde olmamis. disariyla ilgilenmesini istemis ve bütün insanl arla "diyalog"a girmenin önemini vurgulamistir. Bu ögrenciler. Papa XXIII. 10. farkli dinlere mensup insanlarin. medenî ölçüler içerisinde. 12.Misyonerin birden fazla dil ögrenmesi tesvik edilir. bazi alanlarda isbirligi yapabilmek için bir "Konsil" topl amaya karar vermistir. ayni dinden kaynaklanan gruplarin kendi aralarinda oldugu g ibi.Misyonerlikten Diyaloga Geçis Kelime olarak Diyalog. ayrilmis Hiristiyanlar! yeniden kazanma ve onlara yaklasma yollari üzerinde dur . Jean. maddî yardim. tartisabilmesi ve isbirligi yapabilmesi anlamina gel mektedir. ortak meselel er etrafinda konusabilmesi. 13. inanç ve düsüncelerini zorla birbirlerine kabul ettirme yoluna gitmeden. Müslümanlara karsi Haçli Seferleriyle baslattigi ve Misyonerlik Faaliyetleriyle devam ettirdigi sogukluk ve düsmanlik II. Bundan dolayi Katolik Kilisesi. Hiristiyan dünyasinin. Konsile 141 ülkeden 2860 kadar temsilci katilmistir. üç yil sürecek (1962-1965) bir konsil in Vatikan'da toplanmasi saglanmistir. Yapilan görüsmeler sonucunda. Hi ristiyanlarin II. XX. Bu çerçeve içerisinde. Netice alamiyacaklarina kanaa t getirdikleri insanlarin pesini biraksalar da ümitlendiklerini takip etmekten vaz geçmezler. tarihte. özellikle Katolik Kilisesi de etkilenmist ir. gezi imkâni gibi yollarla elde edilmeye çalisilir. Yüzyil'in baslangicindan itibaren dünyada meydana gelen siyasî ve ekonomik gelisme ve degismelerden Hiristiyan Kiliseleri. 15. Kilise'nin çem berini kirmasini.Islâm ülkelerinde dinî tedrisat yapilan yerlerdeki zeki.

Çünkü Sekreterya kuru ldugunda.[503] Sekreterya'nm kurulusundan itibaren Islâm ülkeleriyle "diyalog" yollari aranmis ve H iristiyanlarin Müslümanlarla "diyalog"a girmeleri 1966 Broumana-Lübnan Kongresinden so nra baslamistir. siyasî. di ger din mensuplariyla diyaloga girmenin önemi üzerinde durulmus ve 1964 yilinda. Kardinal Pignedoli'nin baskanligi sirasinda. Rum Mel kit Patrigi V. Jean Jadot (1980-1984) baskanlik görevinde bulunmustur. Michel'de n sonra. karsilikli olarak. diger Hiristiyan mezheplerine mensu p olanlar yaninda. Afrika Misyonerler Toplulugu'ndan Fr. askerî.ilk kurulusundan itibaren. Bunun yaninda. Couq yapmistir. Hiristiyan Dünyasi'nda Islâmla ilgili olarak yapilacak çalismalarin Müslümanlarla yapilacak Diyalog'a tasinabilecek nitelikte olmasi da tavsiye edilmis tir. Müslümanlarla "diyalog" yollarini arama gayretleri. Hiristiyanlarin Islâm hakkinda konusmayi birakmalari ve Müslümanlarla konusmaya yönelmeleri gerektigi üzerinde durmustu r. Islâmla ilgili bölüm bulunmaktadir. Vatikan Konsili'nde. Halid Akes-heh Islâm masasinin sefi olmustur.[502] Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin bünyesinde. Couq'un ayrilmasindan sonra bölümün basina. her dinin hâkimiyet alaninda oldugu gibi . Bu ika. Paul tarafindan kurulmus olan Hiristiyanlik Disi Dinle r Sekreteryasi. Kiliselerarasi diyalog yaninda. diyalogun dogrudan degil. her iki tarafin birbiriyle iyi mün asebetler içerisine girmesini zorunlu kilmaktadir. Burada. asirlar boyunca. basarisizlik üzerine. mahallî kiliseler yoluyla sürdürülmesi öngörülmüstür. devamli olarak Roma'da bulunan bir ekip le. 1974'e kadar. tarihte yasan mis ve tesirleri asirlarca sürmüs "Haçli Seferleri" anlayisinin yanlisliginin kavranil masi ve o savaslarin zararlarinin telafisi seklinde degerlendirilebilir.Bir Diyalog Kurumu Olarak Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Ortaya Çikis i 1962 yilinda baslayan II. Bu sebetlerin saglikli bir sekilde yürütülmesi.[500] Katolik Hiristiyanlarin. "Dünya Misyonu ve EvangeliznV'programin in bir parçasi olan Broumana Kongresi'ne katilanlar. XXI. Sekreterya. bir kismi da degisik Islâm ülkelerinde görev yapmakta an 11 tane danismani vardir. Ilk baskanligini Kardinal Marella (1964-1973) yapmistir. Bu. Hiristiyanlarla Müslümanlar arasinda devam eden düsmanliklarin unutulmasi için gayret sarfedilmesi istenmistir. on yil süreyle. Bu bölümün ilk baskanligini.Hiristiyan Olmayanlar Sekreteryasi'nin Diyalog Faaliyetleri 19 Mayis 1964'de Papa VI. Müslümanlarin hâkim oldugu yerlerde Hiristiyanlarin. Günümüzde de bu görevi kardinal Arinze yürütmektedir . Sekreterya'nin diyalog çalismalarin a bizzat katilmasi kararlastirilmistir. Çünkü insanlar bugün. eskiye oranla. Abou Moukh'tan sonra Islâm masasinin sefligini Dr. Daha sonra. Islâm bölümünün bir kismi Roma'da. Dünya Kiliseler Konseyi'nin. karsilikli hosgörü ve iyi niyet esaslarina ba glidir. Thomas Mic-hel yapmistir. kayda deger aktif faaliyet gösterememistir. 1994 yilinda.[504] 3. Maximos'un Roma Temsilcisi Suriyeli Abou Moukh getirilmistir. Hiristiyanlarin hâkim oldugu yerl erde Müslümanlarin bulunmasi da. Bu Sekreterya'ya üst seviyede bir K ardinal baskanlik etmektedir.ulmustur. degismis ve danismanlarin tavsiyesi üzerine. . Vatikan Konsili'nde. ayrica. hemen hemen. Lübnanli Dr. b leriyle daha yakin ticarî. sirayla Kardinal Pignedoli (1973-1980) ve Mgr. "Hi ristiyan Olmayanlar Sekreteryasi" kurulmustur. bölgesel piskoposlar ve çesitli uzmanlarla isbirligi yaparak çalismasini sürdürmektedi r. Sekr eterya'nm ilk yillarda takip ettigi politikadan kaynaklanmistir. 1974 yilin da. [501] 2. yüzyila girerken. dinî ve kültürel münasebetler içerisindedirler. Günümüzdeki ge lismeler için bu çesit tesebbüsler normal görülebilir.

Libya Basbakani Abdusselam Callud. 2. 4. Türkiye'den de yedi kisilik bir heyet ye-ralmistjr. ancak Islâm ile Hiristiyanl ik arasindaki baglarin daha genis bir çerçevede tartisilmasini yararli gördüklerini beli rtmistir.[505] Seminerde ele alinan konular sunlardir: 1. Italya'yi ziyaret sirasinda Vatikan'a da ugra mis ve Papa VI. Abou Moukh ile birlikte Kuzey Yemen'i ziyar . R ossano Türkiye'deki dinî liderlerle görüsmüs ve Fr.Tanri inancinin sosyal adalet idealine erismedeki rolü. Sah ve bazi dinî liderlerle görüsmelerde bulunmustur. Paul görüsme sirasinda. Ko misyon. 1976 Haziran ayinda. Görüsmeler sonunda bir Islâm-Hiristiyanlik diyalogu semineri için anlasmaya varilmis ve seminer 1-5 Subat 1976 tarihlerinde gerçeklestirilmistir. Vatikan'in istegi dogrultusunda. diyalog ziyaretleri devanf etmis. Ab ou Moukh daha sonra birkaç bati Afrika ülkesini de ziyaret etmistir. d aha sonra ayni yilin Eylül ayinda. 2-5 Kasim 1975 tarihlerinde Libya'yi ziyaret etmis ve Trablusgarb'da I slâm'a Çagri Dernegi Genel Sekreterligi yetkilileri ile görüsmeler yapmistir. Mgr. 2-6 Subat 1976 tarihlerinde Libya'nin Tripoli kentinde yapilan "Müslüm an-Hiristiyan Diyalogu" Semineri'dir. Fr. Islâm'in "kurtulus tarihi"ndeki yerini Hiristiyanlarin nasil gördügünün tespit edilm esini teklif etmistir. görüsmelerde bulunmak üzere. Bu seminerin neticesinde. Ekim ayinda. 1974 yilinda yapi lmistir. her iki taraftan onikiser kisi katilmistir. çok sayida din adami da bulunmustur. VI. Ayrica. Seminere. Sekreteri Fr. Mgr. Adalet Bakani baskanliginda bir grup Suudi Arabistanli hukukçu .Islâm ve Hiristiyanligin modern dünyada bir hayat ideolojisi olma sanslari. Vati kan'in Libya'da bir elçilik açmak ve Libya'yla münasebetleri gelistirmek arzusunda o ldugunu bildirmistir. Abou Moukh ile birlikte KahIre'deki Islâmî Arast irmalar Yüksek Konsili'ni ziyaret etmistir. 3. ayrica. Paul tarafindan kabul edilmistir. diger bir ifa deyle.Sekreterya'nin diyalog programlari çerçevesinde ilk önemli faaliyeti. Basbakan Callud'un temaslarini takiben Kardinal Rossano baskanliginda bir Vatika n heyeti. 1975 Eylül'ünde. Bu topla ntisinda Komisyon. Paul tarafindan kabul edil mistir.Islâm ve Hiristiyanlik arasindaki ortak inanç temelleri. Bin-gazi'de bir Katol ik Kilisesi açilmistir. Vatikan'a gitmis ve Papa VI. Sekreterya'nin Islâm Komisyonu ilk toplantisini 1975 yilinda yapmistir.Batil itikadlar ve iki dinin müntesiblerini[506] birbirine düsüren hurafelerle mücade le metotlari. Fr. Sekreterya'nin Hiristiyan-Müslüman diyalogu programi çerçevesinde gerçeklestirdigi ilk en ön emli faaliyet. Pignedoli'nin ziyaretine cevaben. ilk baskisi 1969'da yapilan "Gui-delines for Dialogue Between Christians and Muslims" adli eserin yeniden gözden geçirilmesine karar vermistir. konusmaci olar ak. bu görüsü paylastiklarini. Abou Moukh da Nijerya'ya giderek Niame y'deki Hiristiyan Müslüman münasebetleriyle ilgili bir konsültasyona katilmistir. Pignedoli. Belirlenen program geregi. 1974 NIsan'inda Sekreterya'nin baskani Kardinal Pignedoli. Daha sonra. muhtelif ülkelerden gözlemci olarak. Callud da. Islâm'in teolojik yapisi hakkinda çalisma yapilmasini. Ayni yilin Eylül ayind a Kardinal Pignedoli. Kral Faysal ve bazi dinî liderlerle görüsmek üzere Suudi Arabistan'a gitmistir. Rossano ve Fr. Abou Moukh ile birl ikte Iran'a gitmis. Kardinal Pignedoli.

Irak. yanina Mgr. Taki-beden yilin baharinda. Fransiskenl erle Müslümanlar arasinda bir diyalog olusturmayi gaye edinen. John Paul'un bu olumlu tavri üzerine Sekreterya faaliyetlerine hiz vermistir. bu hususta çali smalarini devam ettirmeleri için tesvik etmistir. digeri de Kahire'de olmak üzere. Mgr. Rossano. Uzun süre Endonezya'da kalarak Islâm hakkinda tecrübesini artiran Fr. Saba-negh. Mgr. isbirligi ve yeni bir diyalog zirvesinin yapilmasi konularinda konusmalar yapmistir. Sabanegh. Sekreterya'nin i leri gelenleri Vatikan'in diger kuruluslarinca düzenlenen faaliyetlere katilmislard ir. Mulder ve Dr. Maurice Borrmans'in hazirlam is oldugu "The Guidelines for Dialogue Between Christians and Muslims" baslikli eserin gözden geçirilmis yeni baskilari ve çesitli dillere tercümeleri yapilmistir[507]. Bu toplantiya gözlemci olarak. Papa II. Ilk baskisi 1969'da yapilan Fr. diyalogun Kiliselerarasi Ökümenik boyutunu da daima gözönünde bulundur mustur. Sabanegh Ürdün'e gitmis ve Prens Hasanla bir Müslüman -Hiristiyan Diyalogunun imkânlari üzerinde durmuslardir. To plantida Müslümanlarla diyalog konusu da ele alinmis ve Mgr. Sekreterya'nin Asya masasina getirilmistir. Rossano ve Dr. kaynak temin etmek ve gelecek için plan yapmak olmustur. Jean Jadot getirilmistir. Sekreterya'nin basina Belçika li Mgr. Bununla birlikte. el-Ezher Hocalariyle Peygamber lere inanç. Jadot'un baskanligi döneminde. çesitli Islâm ülkelerinden delegeler Roma'ya gelmis v e görüsmeler yapmistir. Roma'da ki seminerin konusu "Inanç ve Kültür". "Müslümümanlarla Diyalog. Abou Moukh'un bu ziyaretlerinin karsilig i olarak. 1979 yilinda Papaliga seçilen II. Paul tarafindan kurdurulan Sekreterya'nin diyalog faaliyetlerini desteklemis ve yetkilileri. Kardinal Pignedoli'nin dönemine nazaran. üyeleriyle bazi danisman v e eksperlerini biraraya getirmesidir.et etmistir. "Konrad Ade-naur Foundation" tarafindan düzenlenen iki seminerde teblig sunmustur. Kahi-re'dekinin konusu ise "Tolerans"tir. Samartha katilmistir. Kardinal Pignedoli. Hiristiyanlik disi dinlerle diyaloga girerken. Bu toplantinin gayesi. Mgr. Kardinal Pignedoli. 1977'de Pign edoli dünyadaki bütün katolik piskoposlara diyalogla ilgili birer mektup göndermis. Sekreterya'nin 1979'da gerçeklestirdigi en önemli faaliyet. selefi VI. Rossano. 1981'de Dr. 1982 senesinde Mgr. Islâm ülkelerine yaptigi ziyaretleri daha sonra da devam ettirmi stir. Sekrete rya'nin toplanti faaliyetleri pek olmamistir. Bro Sabanegh ise bütün Arap ülkelerini dolasmistir. Suriye ve Irak'i. "International Progress Organization" tarafindan 17-19 Kasim tarihlerinde R oma'da düzenlenen "Islâm ve Hiristiyanlikta Monoteizm" konulu seminerdir. Yunan Ortodoks Kilisesinden Baspiskopos At-hanasios Yannoulatos ile Dünya Kiliseler Konseyi'nden Dr. Sekreterya'nin yayin faaliyetleri b akimindan önemlidir.ayni yil. yaptigi konusm ada. Italya'nin Assisi ken tindeki "Aziz Fransuva ve Islâm" konulu toplantiya Dr. Ary Roest'I alarak Misir'a gitmis ve orada. 1982 senesi. Bunlardan b iri. Diger yayin ise. 27 Haziran 1980'de Kardinal Pignedoli'nin ani ölümü üzerine. Bu yillarda daha bazi gelismeler de olmustur. onla rin tavsiye ve tekliflerini almistir. Sabanegh ile birlikte katilmi . Dr. Sekreterya'ya yeni bir güç kazandirmistir. Mgr. Rossano ve Fr. John Paul. Rossano. Pakistan. Banglades ve Hindistan'a giderek çesitli kesimden dinî liderlerle görüsmeler yapmistir. II. gelecekte kilisenin temel görevlerinden biri olacaktir"*de mistir. Mayis 1979'da Lübnan. 1981 yili. daha birçok faaliyete aktif olarak katilmistir. biri Roma'da. Tho-mas MicheI. Çünkü Sekreterya. Rossano ile Sekreterya danismanlarinda n Fr. John Paul'un Islâm ülkelerine yaptigi ziyaretleri sirasin da Müslüman-Hiristiyan diyalogu üzerine yaptigi konusmalardan derlenen kitapçiktir. daha sonraki yillarda. baris. MicheI Sekre-terya'daki ilk faaliyetlerinden olarak. 1978 yili Nisan ayinda.

27 Ekim'de yapilmistir. Bu yild an itibaren Sekreterya Türkiye'deki faaliyetlerine hiz vermistir. Sintoist.stir. 1983 yilinda yapilan toplantilarda görev almislardir. Lüksemburg'da düzenlenen Avrupa Piskoposlar Konsült asyonumun "Avrupa'yi tehdit eden Islâm" konulu toplantisina. Francis Arinze tayin edilmistir. Cardinal Arinze ve Fr . Yahudi. Assembly of the World Conference on Reli-gion and Peace" konferansidir. Bahai. Jadot. 20-21 Mart tarihlerinde. Müslüman. Ürdün Prensi Hasan 'in baskani bulundugu "Al-Beyt Foundation"la yaptigi temastir. Zago . Dr. Sekreterya. Thomas MichePin bu faaliyetlerine karsilik olarak. Roma'daki "Pontifico I stituto di Studi Arabie D'lslamistica" tarafindan düzenlenmis ve kollogyumda sunul an tebligler "Islamochris-tiana" dergisinde yayinlanmistir. bu esnada bazi dinî lide rlerle de görüsmüs ve Ankara Üniversitesi'nde bir konferans vermistir. Istan bul'daki Episkopal Konferans toplantisina katilan Arinze. Ekim 1986'da Sekreterya'da görev degisikligi olmus. Mgr. 1987 yili Sekreterya'nin Türkiye'ye yönelik faaliyetleri bakimindan önemlidir. Jadot. Italya'nin Assisi kentin de yapilacak olan baris için dua gününe. Ankara Ilahiyat Fa . birçok faali yette bulunmus ve çesitli toplantilara katilmistir. Sekreterya. Hindu. 1986 yili. Sekreterya'nin çalismalari hakkinda bilgi sunmustur. Arinze'nin ilk faaliyetlerinden biri 23-31 Agustos 1984'de Nairobi'de düzenle nen "IV. Kardinal Arinze ise. Asya Piskoposlar Federesyonu tarafindan Varanasi'd e (Benares) düzenlenen "Asya'daki Müslümanlar Arasinda Hiristiyan Varligi" konsültasyonu na katilmistir. dünyanin bütün bölgelerinden. konusmasinda. MicheI. dünyadaki bütün dinî liderlere. Müslüman-Hiristiyan Konferansina katilmislardir. Jadot. Mgr. Dr. Hiristiyan. diger dinlerden dua törenine katilacak dinî liderlerin gelmesine katkida bulunmustur. Fr. Sekreterya'nin faaliyetleri bakimindan oldukça yogun geçmistir. Papa John Paul tarafindan Mgr.[508] Kardinal Arinze'nin ziyaretinden sonra Ankara Üniversitesi ile Roma Pontifical Gre gorian Üniversitesi arasinda karsilikli isbirligi anlasmasi imzalanmistir. Buddist. Anglopon Bati Afrika Episkopal Birligi'nin "Islâm ve Hiristiyanlik" konu lu konferansinda hazir bulunmustur. birlikte dua etmek için. diyalogun yerel kiliselerin en önemli görevi oldugunu. 14-20 Ekim tarihlerinde Nijerya'da düzenlenen. Mgr. Sabanegh. "Islâm'da ve Hiristiyanlik'ta Kutsallik" konulu bir kol logyumun organize edilmesine yardim etmistir. Ekim 1983'de Roma'da toplanan Katolik Kilisesi Piskoposlar Si-nodu'nda Sekretery a'nin baskani Mgr. Thomas Michel Türkiye'ye gelmis. Duaya birçok müslüman da katilmistir. daha önce Nijerya'nin Onitsha Baspiskoposlugunda bulunmustur. 21-23 Nisan tarihlerinde CERES tarafindan Tunus'ta organize edilen IV. 25 Ocak 1986'da. Papa John Paul. 1984 yilinda Mgr. Michel. Mgr. Daha sonra Fr. Ortadogu Ki liseler Konsili'nin Kibris'taki "Ortadogu'da Müslüman-Hiristiyan Münasebetleri" konulu toplantisina gitmistir. Fr. Mayis 1985'de. Bunlardan biri. Salama da onun yerine getirilmistir. MicheI ise. Bu konferansa. D ua. Zago. Kollog-yum. 1987'de Ankara. mahallî kiliseleri diyaloga tesvik amaci güden Kuzey Afrika Episkopal Konferansi'na. Zerdüstî temsilciler katilmistir. Sabanegh ve Fr. Sekr eterlige. 13-21 Mayis tari hlerinde Sekreterya'nin Baskani Kardinal Arinze Türkiye'yi ziyaret etmistir. davette bulunmustur. Bu anla sma geregince. Arinze. Fr. Islâmla d iyalogun ise birinci derecede ehemmiyet arzettigini ifade etmistir. baskanliktan istifa etmis ve onun yerine. selefi Mgr. Islâm masasi sefi Fr. saglik durumunu ileri sürerek. Jadot'a oranla baskanliginin ilk yillarinda. Michel. Arinze. Sih. A. 1988'de Izmir ve 1989'da Konya Ilahiyat Fakültelerinde Hiristiyanlik üzerine ders ve konferanslar vermistir. Caynist .

Salama. Cenevre-Chambesy (Isviçre) Toplantisi : 26-30 Haziran 1976. çesitli ülkelerde Diyalog faaliyetinde bulunmustur. Güneydogu Asya'da iyi niyetli çalisma ve danisma ortami meselesini ele almistir. daha birçok faaliyeti olmustur. Sekreterya. devam ett irmektedir. merkezi Cenevre'de olan "Zamanimizin Inanç ve Ideol ojileri ile Diyalog Komisyonu" (D. Gregorian Üniversitesine bagli bazi görevliler de Ankara'ya g elmistir. daha organize bir sekilde. daha sonra. Tanri ve insan cemaat inin birligi. bu k urulusun bünyesinde.'nin düzenledigi faaliyetlerden bazilari sunlardir: Brumana (Lübnan) Toplantisi: 12-18 Temmuz 1972. din ve vicdan özgürlügü atmosferinin yaratilmasi gibi konular ele alinmistir. Hong-Kong Toplantisi: 4-10 Ocak 1975. seha det ve çalismada Afrikali Müslüman ve Hiristiyanlarin isbirligi. halen. Sekreter-ya'nin bu faaliyetleri. 1971 yilinda. yayin organi "Bulletin" ile yine Ro ma'daki Pontifi-cio Instituto di Studi Arabi e D'lslamistica'nin yayin organi "I slamochris-tiana" adli yillik derginin "Dokümanlar" kisminda tafsilatli olarak a nlatilmaktadir.I'nin girisimi ile otuz kadar Hiristiy an ve Müslüman biraraya gelerek. Yurdaydin Roma'ya gitmis. Bu anlasma çerçevesinde Ankara Üniversitesi Ilahiyat Fakültesi ögretim üyeleri Vatikan'a.[509] 4.) kurulmustur. .I. 1989 yilinda Sekreterya'nin bünyesinde bir degisiklik olmustur. Dokuz Hiristiyan ile dör t Müslümanin katildigi bu toplantida "Hiristiyan Misyonerligi ve Islâm Dâvasi" konusu ta rtisilmistir. D. Türkiye'ye yönelik faaliyetlerinin yaninda diger bölgelerde d e çalismalarini sürdürmüstür. Kiliseler Ökümenik Konseyi. Papa II. "Saint-Siega Sekreteryasi" veya Kilise Ökümenik Konseyi gibi kuruluslarin da isbirligiyle sürdürülmektedir. bazi kuruluslarin insiyatifiyle de çalism alar yapilmistir.Diger Diyalog Kurumlari ve Faaliyetleri Diyalog. onun yerine ise. birbirinin inancina sehâdet . Bunun disinda.C. 1987-1988 Ögretim Yilinda Gregorian Üniversitesi ile Pontificai Institu-te of Arabic Studies'de Islâm Tarihi üze rine dersler vermistir. Ankara'da (1990) ve Vatikan'da (1991) olm ak üzere. Acra (Gana) Toplantisi: 17-21 Temmuz 1974. John Paul tarafindan Iskenderiye Katolik Kiptî Patrikligine ya rdimci tayin edilmis. Dr. daha önce Türkiye'deki bazi Ilahiyat Fakülteler inde Hiristiyanlik üzerine dersler vermis olan ve o zaman Asya masasi sefi görevini sürdürmekte bulunun Fr. Bu Komisyon.'nin girisimi ile yirmi kadar Müs lüman ve Hiristiyan Afrikali biraraya gelmis ve su konulari ele almistir: Inanç. Halid Akesheh sürdürmektedir. karsilikli saygi. devam edilmistir. Thomas Michel getirilmistir. Dünya Kiliseler Konse nin "Dünya Misyonu ve Evange-lizm" programi çerçevesinde.I. Daha sonra Roma'da. Bu kollogyum vesilesiyle daha önce imzalanan anlasma yenil enmistir. Islâm masasi sefi Mg r.[510] D.C. Hüseyin G.I. Müslümanlar in bulundugu bütün ülkelere yönelik faaliyetlerini. Türkiye'deki Ilahiyat Fakültelerinden 12 ögretim üyesi ile Roma'daki Katolik Enstitülerinden bir o kadar uzmanin katildigi bir kollogyum düzenlenmistir. yukarida z ikredilenlerin disinda. kurulusundan itibaren.C. Bu toplantiya 25 Hiristiyan ve 20 Müslüman katilmistir. bu yillarda. D. Sekreterya.kültesi'nden Prof. Diyalog hususunda. Halen bu görevi Dr.C. Müslüman ve Hiristiyanlarin sosyal yasayislari. Vatikan bünyesinde kurulan Hiristiyanlik Disi Dinler Sekreter-yasi'nin. Islâm Alt Komisyonu Bölümü açmistir. Bu toplantilara.

birarada yasayan H iristiyan ve Müslümanlar konusunu ele almistir. birden bire ve yogun bir sekilde. Hiri stiyan tarafin. "Insanligin Gelecegi Açisindan Inanç. Lumen Genti um adli bölüm içinde "Kilise ve Hiristiyan olmayanlar" basligi altindaki kisimda söyle d enilmektedir: "Nihayet Incil'i henüz kabul etmemis olanlarin. Yaratici 'yi taniyanlarin hepsini ve bunlarin arasinda özellikte Ibrahim Peygamberin imanin i uygulayarak. Yukarida zikredilen bütün faaliyetler Hiristiyanlar tarafindan düzenlenmistir. özenle bütün dünyaya Incil'in yayilmasini amaçlayan Misyonlarini kal kindirmakta ve desteklemektedir".. Müslümanlar yaninda Yahudi.'nin gi risimi ile düzenlenen bu toplantida bes Müslüman ile on Hiristiyan.Bu sebeplerden birisi.Beyrut (Lübnan) Toplantisi : 14-18 Kasim 1977. Istanbul'da yapilan ve "Dinde Çogulculuk" konusu etrafinda yapilan VI. "Müslüman v e Hiristiyan Konsültasyonu" (Muslim-Christian Consultation) adi ite yapilan diyalo g toplantilari. birdenbire. yani "Diyalog"un süpheyle karsilanmasinin bi rkaç sebebi vardir: 1.. Istanbul'da yapilan b u toplantilarin ilk besi (1984-1988).. Yine D. . Altincisi da. toplant i yapilmaktadir.C.[511] 5. 10-14 Eylül 1989 tarihlerinde. Bu toplantilarda sunu lan tebligler kitap haline getirilmistir. Anadolu'nun ve Istanbul'un Türkler tarafindan fethedilmesiyle de "modern" bi r anlayisa kavusan "Misyonerlik" faa-liyetlerinden sonra. Tanrirnin seref ini yükseltmek ve bütün bu umutsuz insanlarin kurtulusunu gerçeklestirmek için Efendimi z'in 'Her yaratiga Incil'i vaazedin' (Markos. genelde Müslüm anlarin azinligi teskil ettigi görülmektedir. Müslüman tarafa baskin çikmaya ve kontro lü elinde tutmaya çalistigi anlasilmaktadir. bazi Hiristiyan ve dige r din mensuplari arasinda da bu çesit süphelere rastlanmaktadir.I. Günümüzde madenî ve medenî oldugu kadar insanî kabul edilen böyle bir faaliyetin. Hiristiyanlarin. Katolik Hiristiyanlarin yaninda Ortodoks Hiristiyanlar da... Kilise. Bundan ve diger bazi hususlardan. Toplanti.Hiristiyanlarin Müslümanlara Yönelik Diyalog Çagrilarindan Duyulan Endiseler Yukarida gelisimine kisaca temas edilen "Diyalog Faaliyetlerine hem Katolik Hiri stiyanlarin hem Ortodoks Hiristiyanlarin hem de Protestan Hiristiyanlarin. ele alinan konularin tespitinde ve toplantiya katilacak elemanla rin seçiminde. Toplant ilara katilan Hiristiyan ve Müslümanlarin sayisi dikkatle incelendiginde. Bilim ve Teknik" konusunu tarti smistir. daima kendi lehlerine olmak üzere. Isviçre-Chambesy Ökümenlik Patrikligi Ortodoks Merkezi ile Ürdün Kraliyet Akademisi'nin organizetörlügünde baslamistir. Her yil. Cenevre-Chambesy (Isviçre) Ikinci Toplantisi : 12-14 Mart 1979. Türkiye Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanligi ile Ürdün Kraliyet Islâm Medeni eti Arastirmalari Akademisi'nin isbirligi ile yapilmistir. dönüs yapip. bir merkezde olmak üzere. bizimle birlikte merhametli ve Kiyamet Günü'nde insanlari yargilayaca k olan tek Tanri'ya tapan Müslümanlari da kucaklayacaktir.. Haçli Seferleri denemesi ve baslangici miladî ilk asra kadar geri g iden. "Diyalog" adi altinda Müslümanlara yaklasmasi süphe ve ihtiyatla karsilanmistir. Vatikan Konsili'nin Kilise ile ilgili olan Üçüncü Bölüm Lumen Centium-Insanlann Isigi) yeralan ifadelerden kaynaklanmaktadir. Bu toplantida yirmi civarinda Hiris tiyan ve Müslüman. bizzat II. Müslümanlarla "diyalog"a girmis ve bir seri toplantilar düzenlemistir. 1984'Iü yillardan basla yarak. 16/16) seklindeki buyrugunu dai ma hatirlayarak. ortaya çikip. Ama Tanri'nin Kurtulus tasarisi. " Diyalog"a yönelmeleri bu süphelerin kaynagi olmustur. çesitli biçimlerde Tanri'nin Halki'na katilmalari için yola koyulmalari öngörülmüstür. sirayla Ürdün veya Isviçre'de gerçeklestirilmistir .

28/18-20) diyerek yollamistir. kuvvetli olun. Zayiflan kazanayim diye. bir taraftan diyalog gündeme gelmis. bugün Hiristiyanlarin ençok sözünü ettikleri. tâ ki ondan hissedar olayim". Herseyiniz sevgi ile olsun".[517] Pavlus'un Korintoslular'a Mektubu'nda yeralan cümlelerde onun. Hiristiyanligi yaya bilmek için. Vatikan Konsili döneminin ikinci Papasi VI. Miladî ilk asirdan . Eger peygamberligim olursa. Pavlus'un su sözlerinden anlamak mümkündür: "Imdi benim ücretim nedir? Incil'de o lan selahiyetimi ifratla istimal etmek için. Is. "sevgi"dir. yetenekli-ka biliyetli kimseler olun. zayiflara. bunu yaparken. size emrettiklerime uymayi onlara ögretin ve egitin. iste dünyanin sonuna ka dar bütün günler sizinle beraber olacagim' (Matta. peygamberliginin geregi olarak. Buna göre. Allah'a karsi seriati olmayanlardan degil. O. Mesîh Is a'nin Kurtulusunun hakîkatini müjdelemeyi amaçlayan bu önemli buyrugu. bütün insanlarin Hiri stiyan olmasina baglidir. Kendim seriat altinda olmadigim h alde. Ogul ve Kutsal Ruh adina vaft iz edin. daha sonraki Hiristiyan misyonerleri için örnek alinmis ve onun sözleri bayrakla stirilmistir. Çünkü herkest en azadken. öte yandan da misyonerleri göndermeye ve onlari desteklemeye devam etmektedir[521]. bir yandan diyalog derken. fakat sevgim olmasa.[518] Pavlus'un Hiristiyanlik'i yaymaktaki ikinci yolu-metodu. Bundan dolayi Havari Pavlus'un 'Vaaz etmez isem vay halime' (Kori ntoslu-lara I Mektup. Bu durum da. 'her yaratiga Incil'i vaaz için tüm dünyaya gidin' demektedir. Indilerin ifadelerinden[514] ve Pavlus'un "Vaa z etmez isem vay bana" [515] sözünden çikarilmaktadir. Yahudilerle Yahudi. zayif oldum. Yuhanna 20/21). diger yand an Kilisenin görevinin yeryüzünde herkes Hiristiyanligi kabul edinceye kadar sürecegi ka rarlastirilmistir. 9/16) seklindeki sözlerini Kilise kendisine söylemiscesine."[512] II. mevcut olmayan yerlerde cemaatler tam anlamiyla kuruluncaya ve bun lar Incil'i yayma görevini sürdürecek hale gelinceye kadar. bütün sirlari ve her ilmi bilirsem ve eger daglari nakledecek bütün bir Imanim olursa. yeni v asitalari gözden geçirmek.[513] Görüldügü gibi II. Aslinda Hz. ses çikaran bir bakir. Incil'i meccanen arzetmektir."Kilise'nin Misyonerlik Karakteri" basligi altinda da su hususlara yer verilme ktedir: "Gerçekten de Peder tarafindan Ogul'un gönderilmesi gibi. seriati olmayanlara ser iati olmayan gibi davrandim. yapacaklarini. (Bab a beni görderdigi gibi. "Irsad ve tebligi" esas almislardir. daha çok adam kazanayim diye. Ben is e buna sunlari da ilave ediyorum: 'Misyonerlik için yeni yollar hazirlamak. uyanik ve imanda kararli olarak "sevgi" ile yapmalarini su sekilde formüle etmektedir: "Uyanik olun. Onlar. bunu da söyle açiklamaktadir: "Eger insanlarin ve melekl erin dilleriyle söylersern. Kilisenin görevini hakkiyla yapmasi. Allah'in emirlerini insanlar a ulastirma yolunda gayret göstermesi ve Havarilerinin de bunun devam ettirmesi no rmaldir. yeni enerjiler meydana getirmek' gerekir". Bu görev. Mesîh Isa da Havarilerini: 'Öyleyse gidin ve bütün insanlari Peder. Vatikan Konsili'nde. Hav. sartlar i ve metodu degismis bir "misyonerlik" seklinde görülmesine yol açmistir. imanda kararli bulunun. ancak Merih'in se riati altinda olarak seriati olmayanlari kazanmayim diye. Paul da. Çünkü. Putperestlerle putperest. Isa'nin. herkese hersey oldum. he r ne suretle olursa olsun. fakat sevgim olmazsa bir hiçim"[519] . kendimi herkese kul ettim. Pavlus. Böyle bir metod degisikligi Hiristiyanlar için bir zorunluluk halini almistir. Konsili ziyaretinde söyle d emistir: "Incil. bazilarini kurtarayim diye. Isa'nin bu tebligatinin bütün insanlara ulastirilmasi yolunda bir emir saymistir. Kilise yeryüzünün son inirlarina varincaya kadar yerine getirmek için havarilerden teslim almistir (Bkz. seriat altinda olanlari kazanayim diye. yahut öten bir zil olmus olurum. Bunu. Yuhanna Incil'indeki "Sen b eni gönderdigin gibi ben de onlari dünyaya gönderiyorum"[516] sözlerini Kilis e. Ancak Hiristi yanlik'in yayilmasinda takip edilecek yol Pavlus'la yeni bir anlayisa kavusmustu r. Misyonerlerini göndermeye de vam etmektedir. 1/8). Pavlus'un bu ikil i rolü. Heps ini Incil için yapiyorum. ben de sizi gönderiyorum. Yahudileri ka zanayim diye Yahudilere Yahudi gibi davrandim. diger inançlarda olan insa nlarla da onlarin inancinda imis gibi hareket ettigi görülmektedir. "diyalog"un. seriat altinda olanlara seriat alt inda gibi davrandim.[520] Bunun için de Kilise.

Isa Mesîh'in karakteridir. Islâm ülkelerine yayilmis olan büyük misyoner okullari. Hiristiyanlik'ta Müslüman'a cazip gelecek unsur. Müslümanlarin kalbini Hiristiyanliga isindirma. Haçli Seferlerinden sonra ortaya çikan (1208) ve Papa III. Misyonerlere kars i takinilan menfî tavir. Isa mutlaka Allah'in ogludur1 demekten kaçini lmali ki buna inanmayan kimseler nefret etmesinler. Vatikan Konsiii'nde "Diyalog" sek linde olgunlasmistir. Muhammed'de Isa-Mesîh'in kar akterine dayali bir figür olusturmaya çalismaktadir. Isa'da Tanri'nin ahlâkî karakterini görecektir. Hiristiyanin Müslümana ilk mesaji doktrin degil. II. Bu da. Meselâ 'Hz. ilah kabu l etmeseler de. zahirde bütün Dogu ve Müslüman milletlerin adetlerine sa ygili olmalidir. Müslümanlari yakinen taniyan Hiristiyanlarin tav siyeleri II. sahitleridir. Isa-Mesiîh'in karakteri Müslümanlari. kolejler ve hastaneler bu yaklasimi n göstergesidir. ayni metodu benimsemis. Bütün gizli ve açik faaliyetlerine ragmen Hiristiyan Misyonerleri. Müslüman.baslayan Hiristiyanligi yayma yolu olarak görülen Misyonerlik.[524] Uzman bir misyoner olan Erich Bethmann'in. Tâ ki bununla kendilerini dinleyenler arasinda. Hiristiyanlarin ona olan tutumlarini anlamaya götürecektir. Konsil'de Hi ristiyan olmayanlara. kendilerine karsi olan menfi tutumu degistirme. Daha sonra Fransisken tarikatina katilan Ispanyol Raymond Lulle. burada. tartisilmis ve Müslümanlara yaklasma metodunda degisiklige gidilmesinin kabul görmüs oldugu anlasilmaktadir. Muham-med'den y alanci peygamber olarak bahsetmek. Müslümanlar arasinda uzun zaman görev yapmis "Misyonerler in ulasmis olduklari kanaatin neticesidir[522]. Isa Mesîh'i. "Muhammed I slâm Peygamberidir" demekle hiçbir sey kabul etmis olmazsin[526]. Ayrica. Müslümanlara karsi yapilan Haçli Seferleri'nin faydasizligi ve Müslümanlara ancak "Sevg i" ile yaklasilacagi. Bunlardan birisinin su oldugu belirtilmektedir: "Birinci planda öyle yapalim ki Müslümanlar. Bu yol. Islâm hakkinda konusma yerine Müs . Hiristiyan olmayan birine yaklasmasi ihtiyat ve süpheyle karsila nmistir. asirl ardir bütün gayretlerine ragmen basarisizliklarini basariya çevirme yolunu "sicak" münasebetlerde görmüslerdir. Misyonerlere gerekli olan.[527] Misyonerlerin Hiristiyanlik1! yaymaca ve Müslümanlara yaklasmada takip edecekleri me totlar. Müslüman'in Isa için "Fahise'nin oglu" demesi gibi birseydir (Bu ne kadar basarili ise. Böylece onlarin kalbine girmeyi ögrenmis olu ruz. Müslümanlar arasinda is tenilen neticeye ulasamamis ve antipati ile karsilanmislardir. Bu yolu merkezi Londra'da bulunan "International Missionary Concil" sekreterligind e bulunmus VVilliam Paton. Hangi sekilde olursa olsun b ir Hiristiyan'in. "sevgi" olmalidir. Islâmî gelismenin silahla durduram ayacaginin anlasilmasi üzerine "Misyonerlik" faaliyeti sistemli olarak baslatilmis tir. o da o kadar basarilidir). samimî ve sevg i ile yaklasmasi kararlastirilmistir. "Method of Mission Work Among Moslems" adli kitapda da tavsiye edilmisti r. Bu metod da. Misyonerlere ta vsiyelerinin basinda "sevgi" gelmekte ve Müslümanlara sevgi ile yaklasmak gerektigin i savunmaktadir[525]. peygamber olarak onu ve annesini yüceltmis olmalari etkili bir uns ur olarak görülmüstür.[528] Islâm ülkelerinde uzun zaman görev yapip. Müslümanlar arasinda faaliyet göstermistir[523]. Müslümanlarin inanci konusunda Hiristiyanlari n nasil bir tavir takinmasi gerektigini özet olarak su sekilde dile getirmektedir: Müslümanlarin dininden ve dinî kurumlarindan konusurken çok dikkatli ol. Müslüman ve di ger din mensuplari arasinda "antipati"ye yolaçmistir. Yine bunun yaninda Hiristiyanlarin. onlari sevdigimize kânî olsunlar. çünkü Müslümanin nazarinda bu bir küfürdür. Isa'dan Al lah oglu diye bahsetme. fikirlerini yayma firsatina kavusabilsinler. "samimiyet" ve Müslümanlarin inançlarina "saygili davranmaktir. Sen. Tecrübeli bi r Islâm arastirmacisinin anlattigina göre Modern Müslümanlar. Onlara yaklasmak mümkün olunca i stenildigi sekilde propaganda yapilabilir. Arap dili ve Islâm felsefesini ögrenerek. basarili olmalari için. Müslümanlara Hiristiyanlarin müspet bakmasi. Hiristiyanlar. Islâmî gelismenin bu yolla durdurulabilecegi kanaatini uygulam aya koymustur. onlari daha sempatik metodlar benimsemeye sevk etmis görünmek tedir. Vatikan Konsili'nde gündeme gelmis. Bu kararda Müslümanlarin. özetle. sicak. Eger Hiristiyanin ilk mesaji sevgi olursa. Bunun yaninda o. Innocente tarafindan da onaylanan Fransisken tarikatinin kurucusu Franços d'Assise. onlari etkileme yolu olarak "sevgi". söyle belirtmektedir: Müslümanlara yaklasmakta dikkatl i olmaliyiz.

Endonezya'da. Bunlarca önerilen teklif. eger dogruysa. 125) emriyle hareket etmistir. Islâm'in hosgörüsü ve Müslüman'in anlayisi. Hiristiyan ara stiricilar ve hatta "diyalogcular" arasinda tartisma konusu olmustur.. Bu "olusum". Her iki tavir da müslümanlar üzerinde menfi tesir meydana getirmis. ancak Hiristiyanlastirma yoluyla olabilecek bir artistir. bizzat sartlara uygun misyonerliktir (mission)". Vatikan Konsili'nde olusan "Hiristiyanlik Disi Dinler Sekreteryasi"nin bas kanligina getirilen Kardinal Pignedoli. Bu. Bunu normal seviyeye çikarmak.[532] 3. çalismalari diyalogun önemini ortay a koymustur. Haçli Seferleriyle baslayan ve "Misyonerlikle doruk noktasina ulasan menfi durumu müspete çevirmek için. beraber ve isbirligi içerisinde yasamistir. Burada sözkonusu 'diyalog1. Fakat bu düsüncenin önceki Evangelis-tik Misyoner har eketin bir tarnsformasyonu olup-olmadigini söylemek henüz erkendir"[533]. son yillarda hem Roma Katolik hem de Protestan Kilisesi'nde ön plana çikmistir. Kur'ân'in "R abbinin yoluna hikmetle. bu konuyu açikça söyle ortaya koymaktadir : ". Bu hareketin öncüleri. normai bir artis degil. Büyük hareketler (Misyonerlik) halâ zihinlerdedir. Sekreterya'nin Islâm Bölümü baskanligini üstlenen Fr. diyalog çalismalarinda görev almis olan kimselerin. Müslüman-Hiristiyan münasebetlerinin yeni bir tipi olan "Diyalog". Bunlardan birisi Haçli Seferleri. Müslümanlar. Diyalogu "Misyonehik"in bir sekli olarak görmenin erken oldugunu belirtirke n bazi ipuçlari vermektedir.Diyalog'da süpheye yolaçan diger bir husus..[531] Bunun yaninda Müslümanlar arasinda "diyalog" adi altinda ve "tolerans" yollari denen erek Hiristiyanlastirma çalismalarinin yapildigi. Bu. O. müsbet karsilanmisti r. Burada önce karsilikli sevgi ve saygi sözkonusu edilmistir. digerleri Misyonerliktir. ihtiyatla karsilanmis ve Müslüman-Hiristiyan yakinlasmas ini dondurmus. H iristiyan dünyasinda arayislar baslamis ve yeni "olusumlar"a ihtiyaç hissedilmistir. he r Hiristiyan "Misyoner" görülmüs.[529] Kur'ân'nin sinirlarini belirledigi esaslar içerisinde Müslümanlar. daha önce bizzat Misyonerlik görevlerinde bulunmus olmalaridir . Il. Hiristiyan Dünyasi'nda Islâmla ilgil i çalismalarin. Demersaman. [530] 2. söyle demektedir: "'Diyalog' kelimesi. "diyalog" tartismalarinda görülmüstür. Kilisece de kabul edilmis ve II. Afrika Misyonerler Toplulugu (Beyaz Babalar) üyeligi nde bulunmustur. Islâm'in yayilmasi karsisinda Hiristiyanlarin gerilemesi ve Hiristiyanlarca kutsal kabul edilen yerlerin Müslümanlarin eline geçmesi. Müslümanlar arasindaki Misyonerlik (mission). Smith. Vatikan Konsili'nde Hiristiyan olmayan Dinler konusundaki açiklamad a müsahhaslasmis ve "Hiristiyanlik Disi Din-ier Sekreteryasf'nda Islâm Bölümü kurulmustur. misyonerlige bir alternatif degil. tartismalara yolaçmis ve Hiristiyanlar arasindaki farkli anlayislardan ka ynaklanan ayriliklari giderme yolu da. Müslüma a günlük hayatta. bu göreve getirilmeden önce. Louis Massignon ve bi rçok ülkenin Hiristiyan Oryantalistleridir. Müslümanlar arasinda faaliyet gösteren misyonerlerin ve Oryantalistlerin raporlarinda yeralmistir. Çünkü bu artis. Hiristiyanlarin sayisini artirma gayreti içiritle bulunduklari dikkati çekmektedir. asgarî seviyeye düsürmüstür.lümanlarla konusmaya agirlik vermesi istenmistir. k endilerinin verdigi istatistiklerde. Islâm ülkelerinde Müslüman olmayanlar. ar alarinda Tunus Arap Dilleri Enstitüsü'nün kurucusu P. onlarla en güzel sekilde tartis" (Nahl. Islamo-Chr istiana dergisindeki bir makalesinde Taylor. diger din mensup lariyla olan münasebetlerinde müsamaha ve adaleti temel olarak benimsemis. din olarak Islâm'in gen s alanlara kisa zamanda yayilmasina sebep olmustur. Couq.[534] .Diyalog'un "Misyonerlik"in yeni bir sekli olarak görülmesidir. Uzun zamanin mahsulü olan raporlar ve görüsler Katolik Kilis esi'nce degerlendirilmis ve "Müslüman-Hiristiyan Diyalogu" planinda etkisini göstermis tir. Müslümanlarla diyaloga tasinabilecek nitelikte olmasi da tavsiye edilm istir. bir yilda Hiristiyanlarin yüzdesi artarken Müslüma nlarinkinin azalma göstermesi bu süpheleri artirmaktadir. Hiristiyan dünyasi'nda ikili bir "ta arruz"un baslamasina vesile olmustur. "Halklari Hiris tiyanlastirma Cemaatinin sekreterligini yapmistir. VVilfred C. güzel ögütle çagir. diger din mensuplarin a "en güzel sekilde ve hosgörü" ile yaklasmis.

Bunun yaninda bir Katolik Baspiskoposu olan Antonio Jose Peteiro Freire. Katolik Kilisesi'nin "Misyonu"nu icra etmek için "Diyalog"u seçtigini beli rtmektedir[535]. Ayrica. Halbuki bunlar Istanbul toplantisin in "Sonuç Bildirisi"ne katilmis ve kabul etmislerdi. Bu. uygulamadaki örneklerle. ister istemez "Diyalog"un samimiyetine gölge düsürmektedir. bugün "diyalog" diyebilecegimiz bir anlayis. Hiristiyanlasmasinin Misyonerlerin parlak bir zaferi olarak görüldügü[541] gözönünde bulunursa isin önemi daha iyi anlasilir. güzel ögütle çagir. Yukarida üç madde altinda özetlenmeye çalisilan hususlar gözönüne alindiginda. diger dinlere sicak bakisi nda ve Hiristiyanlar! Ehli Kitap görüsünde göstermistir. hileli yollara sapma gibi esaslara yer yoktur. burada. Çünkü Islâm'da "teblig" esasi vardir. Çünkü Yunanistan'da Müslüman Türklere karsi baslat lan siyasette basrolleri bizzat rahipler ve metropolitler oynamistir[539]. Islâm Ilkeleri'nin. insanî ve ahlâkî bir davranistir. bizim isledikleri miz bize. Biz O'na teslim olanlariz (müslümanlariz) deyin"[544 ]. Dr. Bunla r ve gelisen olaylar karsisinda. "DIyalog"u da bunun kilifi ve çagin s artlarina uydurulmus "misyonerlik" olarak görüldügü gibi bir kanaat uyanmaktadir. onlarin heveslerine uy ma ve söyle de: 'Allah'in indirdigi Kitab'a inandim. dogru yol da olanlari da sapitanlari da iyi bilir"[543]. aranizda adaletle hükmetmekle e mrolundum. Allah. inanan insanlar arasinda. Türk gazetelerinde yeralan haberlere göre. "Diyalog" ismiyle olm asa da. Katolik Hiristiyanlar yaninda Ortodoks Hiristiyanlarin da tavrini ve "Diyalog"da ki samimiyetlerini degerlendirmek lâzimdir. dogrusu Rabbin.Kanaatimizce Taylor. hikmetle. "Diyalog"un nasil anlasilmasi gerektigini ortaya koy mustur. "Diyalogu" çagin ayirdedici özelligi görmekte ve II. sizin de Rabbi-nizdir. Müslüm anlarla "DiyaIog"a girmislerdir. 1990 yilinda. Bizim Tanrimi z da. Islâm'in yayildigi döneme kadar geri gitmektedir. Biri dog rudan Hiristiyanlastirma. aldatma. 1984'lerde. inanip-Ina nmamayi insanin ihtiyarina birakir. öncelikle Diyalog çalismalarinin faydasina inanmis gibi görünen Metropolit Damaskinos'un karsi çikmasi beklenmistir. sizin isledikleriniz kendinizedir"[542]. Bu rpetodu Kur'ân su sekilde ortaya koymaktadir: "Ey Muhamm edi Bundan ötürü sen birlige çagir ve emrolundugun gibi dogru ol. üçüncüsü Bati Medeniye-tiyle Hiristiyanligi ayni gösterme gayretidir[540]. yararli is yapmanin kisinin menfaati . Ortodoks Hiristiyanlar. sizin Tanriniz da birdir. "Ehl-i Kitap ile en güzel bir sekil de mücadele edin ve 'Bize indirilene de. mesajini ulastirdiktan sonra. size indirilene de inandik. Hiristiyanlarin 1964'de baslattiklari "Diyalog"u Islâm. giriste belirtilen anlamda. Kiliseler Birliginin Türkiye'ye yönelik "Bölücü faaliyetleri" destekleyen faaliyetlerini[538] de ilave etmek ge rekmektedir. Yunanistan'da Müslüman Türklere karsi takip edilen dinî siyasete. kandirma. digeri o ülkenin aydinlarinin eserlerine nüfuz etme ve kültürl erine girme. inanip. Kilise. En güçlü dönemlerinde bile Türkler. Bunun için. bizim de Rabbimizdir. Kur'ân'in yaklasimi Müslümanlar tarafindan dai ma uygulanmis ve halen de uygulanmaktadir. Islâmî tebligde. Böyle "çift standartli" tavirlar. Hiristiyanlari misyonerlik faaliyetlerinden vazgeçmedikleri. Art niyet tasim ayan. Ortodoks Hiristiyanlarin temsilcisi sifatiyla "D iyalog toplantilarini organize eden Isviçre Ortodoks Merkezi Baskani Metropolit Pr of. diyalog çalismalarinin faydali bulundugu kanaatindeyiz. ne Damaskinos'un ne de Istanbul'da yapilan "Diy alog Toplantisina Yunanistan'dan katilan ve aralarinda hukukçularin da bulundugu t ebligciierin müsbet bir tavrina rastlanmistir. hâkimiyetleri altindaki diger din mensuplarina hosgörü örneklerini göstererek ve isbirligi yaparak en iyi misal olmustur. Kur'ân hak ve hakîkat yolunu açikladiktan. gerek Müslümanlara ve gerekse Müslüman o lmayanlara ulastirilmasinin yolu tebligdir. Vatikan Konsili'nd en sonra. samimî ve gerçek anlamdaki bir diyalogda Müslümanlarin da istifadeleri olacaktir. Açiklik. "Ey Muhammedi Rabbinin yoluna . Günümüzde. Damaski-nos Papandreou'dur. bask i yapma. Tabiî Slav miletlerinin din degistirmesinin. bir yerde Hiristiyanligi yerlestirmek için üçlü bir yol takip etmistir. samimiyet ve dogr uluk temel prensiptir. Papa'nin Katolik misyonerlerinin faaliyetlerini artirmasi yolundaki raporunu[536] ve "AT'a Müslümanla rin alinmasini istemiyor" seklinde yorumlanan görüslerini[537]. onlarla en güzel sekilde tartis.

lafta kalmamali. i lk adim. din ve milliyet farki gözetilmeden. Bütün gerçekler ortaya konulduktan sonra.Gerçek Anlamda Bir Diyalogda Aranmasi Gereken Prensipler Biz.Diyalog. günlük hayatla ilgili esaslarda ve yardimlasma husus unda olmalidir. inanç ve ahlâkî degerler yönünden birbirlerini. . diger din mensuplariyla diyaloga girmeden önce. diger din mensup larina da "dindas11 muamelesi yapabilmelidir. 5. anlamaya yönelmelidir. karsilikli saygi ve sevgi esasina dayanmalidir. zorlamaya gidilmemeli. ortak noktalar belirlenebilmeli v e bu gerçekler bilindikten sonra herkes kendi dininin sinirlari içinde kalabilmelidi r. kendi mensubu oldugu dinden taviz vermeden. muamelet ve ahlâk esaslariyla da ortaya konulabilmeli. herkesi. fiiliyatta da kendini göstermelidir. Aslinda Müslümanlar da. 10. 3.Zulme ugrayan milletler yaninda. gizli. "Yaratilmislari severiz Yaratan'dan ötürü" ifadesindeki anlayisla görmekteyiz. Bunda n dolayi yazdiklarimizin isiginda. .Diyalog taraftarlari. inanç. bugün. karsi taraftakilehn de kendi dinini kesin dogru ve gerçe k bildigi hakikatini gözönünde bulundurmalidir. ibadet. farkli din mensuplari. benim dinim bana" deni-lebilmelidir. Her dini temsilen uzma n kisiler. 6.Her dinin mensuplari. 4.Diyalog olsun diye dinî emirlerde te'vile. yera linmalidir. 7.Diyalog toplantilarinda her din. Gerçek samimiyet. Yunus Emre'n in. 9.ne oldugu hakîkatini de ortaya koyar. bu sahada uzmanlasmis kisiler diyalog çalismalarinda görev almalidir. 8. kendi dinine mensup gruplar arasinda diyalogu gerçeklestirmeye çalismalidir. sinsî. Diyalog'da sadece "tolerans". Kur'ân'in ifadesiyle. sadece "teblig" ile "misyonerlik" ara sindaki farki belirtmek ve Müslümanlarin da gerçek anlamdaki bir "diyalog"dan korkacak birseylerinin bulunmadigini ortaya koymak amacina yöneliktir. "Misyonerlik"in veya "propaganda"nin yeni bir metodu gibi görülmemeli ve bu çe sit görüntüler giderilmelidir. 2. Islâmla ilgili olarak verdigimiz bu bilgiler. 11.Diyaloglarda. bugünkü "Diyalog" çalismalarindaki ölçüyü ve metodu en v ciz sekilde açiklar. "sevgi" gibi konularla sinirli kalinilmamali.Her din mensubu. h akikî anlamdaki bir "diyalog"a kendi düsüncelerini tasimamalidir.[546] 6. insanî ve insanî oldugu kadar da medenî bir da vranis oiarak degerlendirdigimiz "diyalog faaliyetlerimin hedefine ulasmasi ve i stenilen gayenin elde edilmesi için.Din konusunda ortak noktalardan hareket edilmeli.Diyalog. ayrildiklari noktalarla. dinî meseleler konusunda.Müslüman ülkelere yönelik "Misyonerlik" çalismalarinin sona erdirilmesi için ortak tavir alinmalidir. samimiyet esasi benims enmeli. her din oldugu gibi sunulmalidir. Neticede "Sizin dininiz size. Allah'in bir yaratigi ve kutsal bir emaneti bilmekte. esit sartlarda ve esit zeminlerde olmalidir. siyasî gayeler güdülmemeli. benimki de ban adir"[545] prensibini yerlestirerek. su hususlarin gözönünde bulundurulmasinda fayda mütalâ tmekteyiz: 1. "Siz in dininiz size.

Millî Egitim ve Kültür Dergisi Ankara 1982.V.Dogan Irdel Hayatbulan. resmî bir politika çerçevesinde ve belirli bir kurumca yürütülmelidir. Ter. diyalog. Istanbul 1963. birkaç dilde konusup yazabilen elemanlar yetistiril melidir. 59-82 Erc . . sa.Seni Mutlu Edecek Iyi Haber. London 1966. Samiha Ayverdi.Abdurrahman Küçük.: 17. sadece temas kurulan dinlerin degil. . Islâm Âleminde Misyonerlik Faaliyetleri. Almanya 1974 (Misyonerlik Yayinlarindan).). Çün ristiyan taraf.Türkiye ve hatta Müslüman ülkeler için. Der.55-67 .y . kendi aralarinda münasebe tleri siklastirman. Yehova Sahitleri. . organize olarak ve resmî sayilabilecek bir politika ile bu isi yürütme ktedir.Hikmet Tanyu. S.G. Zaman ve Sonsuz Olay. . Yusuf Uralgiray .A Dictionary of Comparative Religion. Türkiye'de de bu isi yürütecek bir "Dinlerarasi Iliskiler (Diyalog) ve Arastir ma Enstitüsü veya Merkezi" kurulmali ve bu isi çalisma alani olarak seçecek. 444-46. Ringgren -A.Misyonerlik Faaliyetleri . Bati Almanya 1983 (Misyonerlik Y ayinlarindan). M. [547] Sekizinci Bölümün Bibliyografyasi A. hem Islâmi he m de Hiristiyanligi iyi bilen. s. Hiristiyanlik Propagandasi ve Misyoner Faaliyetleri. Brandon. bu "Diyalog" faaliyetlerinin faydali olmasi ist eniyorsa. Ilahiyat Fak.Histoire Üniverselle des Missions Catholiques. 167-169. Istanbul 1969.Diyalogda taraf olan dinlerin âlimleri ve kurumlari. . 14. Mukaddes Kitap Kurslari Dernegi Yayimlari. "Misyonerlik ve Hiristiyan Misyonerligin Dogusu". . Ankara 1973. Istanbul 1979.Muhibbiddîn el-Hatib.G. iyes Üni. Ankara 1982. .F. "Ermeni Meselesi Üzerine Bir Arastirma".: 1. -Tanri Insan Sorunlar.y. . s. Ankara (t. London 1970. dinlerin yasakladiklari fiiller karsisinda ortak har eket edebilme yollan aramalidir. Türkiye'de Misyoner Faaliyetleri. sa. 1984. dünyada mevcut olan bütün dinlerin mensuplari da ayni ölçüler içerisinde degerlendirilmelidir.12. nesr. Türkiye'yi Parçalamak için 100 Plan. I-IV. Ström. Yehova Sahitlerinin Iç Yüzü. Hiristiyan Propagandalari Münasebetiyle Açiklama. Ankara 1977.Hüseyin Atay-AIi A. . Djuvara. Asim Koksal. Ankara 1973.H.T. Paris 1956. Religions of Mankind. M isyonerlik Karsisinda Türkiye. Istan bul (t. Ter. 124-1 25. . . 13. Aydin.Diyalogda.Saban Kuzgun.) (Misyonerlik Yayinlarindan). Kirsehirlioglu.Osman Cilaci.E. Yakup Üstün.

L. "Twenty-Five Years of Dialogue". I. Adnan Sinar-Sevket Serdar Türet. "Raymond Lulle. Ankara 1997. P aris 1983. . -Ahmet Riza.W. Ostrogorsky.Sir Charles -Eliot. C . "Projects. Meh met Ümit. Istanbul 1988. Islamochristiana.Diyalog Çalismalari (Hiristiyan-Müslüman Diyaloguna Genel Bir Bakis) . Müslümanlarla Hiristiyanlar Arasinda Diyaloga Yönelisler. Perbal. Halidi. Fitzgerald. Kule Kitapla ri. London 1938.Günay Tümer. . Istanbul 1985.G.. Hiristiyan Genel Konsilleri ve ti.M. Fransizca'dan . "Dialogue Islamo-Chretien". E. "Les Missions chez mes Mongols aux XIIIg Siec-les". Britain 1953. Ö.ll. Bati'nin Dogu Politikasinin Ahlaken Çev. Çev. Ankara 1988.M. Bizans Devleti Tarihi. Ses lde"es Missionnaires". Dictionnaire des Religions (DR). Fitzgerald. Vatikan Konsili.M. Ünal-A. . . Akdamar.Ö. Sayi: 1. Paris 1967. . Fondation et Debuts de la Sacree Congrâgation de la Propagande". Rome 1989. Isiltan. HUMC. 50.Ali Isra Güngör.Raymond Sugranyes de Franch. London 1937. .L. Rome 1975. Yeni Dokümanlarin Isiginda Yehova Sahitleri. II/22. Avrupa'daki Türkiye. Vatikan-Misyon ve Diyalog. . Paris 19 83. Ankara 1981. Gr. . 49. "The Secretariat for Non-Christians is Ten 454 Years Old". Tercüm an 1001 Temel Eser. Islamochristiana.S. Istanbul.A. Sayi : 15. Sekerci. Istanbul 1987. . .J. Paton.Concile Occumenique Vatican II. . . .Mehmet Aydin. Bridge to Islam. Islâm Ülkelerinde Misyonerlik ve Emperyalizm. Iflasi. "Concile Vatikan II". Paris 1957. . Histoire Üniverselle des Mis-sions Catholiques (HUMC).Paul Peupard. Ferruh. Christianity in the Eastern Conflicts. . [548] B. I. Konya 1991. Çev.Jacque Jomier. Paris 19 56. Türkiye'de Laiklik Ilkesi ve Yehova Sahitleri. Çev. Jesus-Christ and VVorld Religions. Çev. .MaurIce Bormans. Dictionnaire des Religions (DR).Erich W. F. Ziyad Ebuzziya.T. Bethmann.VVilliam Paton. Richard. . HUMC.

Istanbul 1984. Smith. kültürel gayelerle yürütü r. Bal-kanlar'da. "Chretiens et Musulmans en Indonesie : Les Vois de la Tolerance" . O. Dinka. Hinduizm.BÖLÜM KARSILASTIRMALAR A. Günümüzde yasayan millî dinler. Ilkel Kabile Dinleri adlarini kab ile adlarindan almaktadir: Nuer. mez-hebimsi. dinin adi. Caynizm. John B. dinleri bir bir ele alip uzun boylu anlatma yerine günümüzdeki dinlerde yer alan inanç sistemi (amentü-kredo). Mecusîligin kalintisidir. Sintoizm liktir. ahiret. Okyanus adalarinda. bir "d eplasman" dinidir. önce evrensel iken sonra Babil sürgününü müteakiben millîlestirilmistir indistan'daki Parsîlik. Avustralya'da . Kuzey ve Orta Afrika'da yaygin ve dünyanin her tarafinda mensuplari b ulunan bir dindir. Tibet. INANÇLA ILGILI BAZI NOKTALARDA. Yahudi dini. Amerika'da. ticarî.GÜNÜMÜZDE YASAYAN DINLER ARASINDA. Hindistan içerisinde. Vietnam) ve Hint adalarinda nüfus yogunluguna sahip tir. bazisi da birçok milletin dinidir. Yüzyilimizda hâlâ ilkel kabileler bulunmaktadir ve bunlar dünya nüfusunun % 5'ini olusturm aktadir. geriye kalan miktar millî dinlere mensup olanlarin sayisidir. Avustralya'da yaygin ve dünyanin diger yerlerinde de mensuplari bulunan bir dindir. tanri kavrami. New York 1976. din görüntüsü altinda siyasî. aslinda bir Iran dinidir. Anadolu'da. Tanri'nin Ailesi {Lumen Gentium). iktisadî. Taylor.François Raillon. Bunun yaninda. dünya nüfusunun yarisini olusturmaktadir. Islamochristiana. Avrupa'da. Taoizm. Günümüzde bu sayilanlara ilâveten ayrica "din"lestirilmis. kuts al metin. Religious Diversity. Succi. türedi. aktüel degeri gibi hususlar üzeri nde durulmustur. Latince'den Türkçe'ye Çev. Konfüçyüsçülük. Asya ülkelerinde. Güney ve Orta Afrika'da. Ja ponya. Sayi: I. Hiristiyanlik ve Islâm'dir. Hiristiyanlik. KISA BIR KARSILAST IRMA Günümüzde dünyada çesitli dinlerin yasamakta oldugunu görmekteyiz. Ilkel Kabîle Dinleri çikaril a. Buddizm. Kore. kutuplarda bulunmaktadir. Ilkel kabîleler. VVilfred C. Sayi: 15. mezhepleri. Islâm. Asy a ülkelerinde. Hindi Çinî'de (Laos. islamochristiana. bazisi bir milletin. Çin. çikis yeri olan Hindistan'da (çok az sayida). Asrimizda da evrenselligini sürdüren üs büyük din. Ga. [550] . Kamboçya. Budd izm. "The Invoivement of the VVorld Concil of Churc-hes in Internatio nal and Regional Christian-Muslim Dialogue". [549] IX. Padre Vinconzo R. Bunlari konu disinda tutulmustur. Sihizm. Bu dinlerden bazisi sadec e bir ada ahalisine ait olabilirken. Rome 1975. cereyanlar da vardir. Maori. Pigme dinleri gibi. kurucu-peygamber. Üç büyük evrensel din. tak lit. Ainu. ibadet-âyin sistemi. tarikatimsi. sun'i.

Japonlarin Buddizm ile karsilastiklarinda daha önceki inançlarini ifade et mek üzere kullanilmistir. Bu dine bagli olanlara Antakya'da Hiristiyan denilmistir. Ilkel kabîle dinleri. Hz. Çin' tinde dünyaya geldi. Kelime. Çince "Shen-tao"dan (tanrilarin yolu) gelmektedir. I. o kabîlenin adina göre adland irilir. Asya'da bu din için "Budd a Sâsana" (Budda disiplini) adini kullanirlar. Sintoizm. boyun egmek. Mesîh kelimesinden kaynaklanmis olup "Mesih'e bagli" anlamina gelmektedir. reformcusu Mahavira'ya verilen "cina" (Muzaffer) lakabindan gele n "cayn. meditasyonu (tefekkür-mürakabe) ve sosyal ili skileri ifade eder. edebiyat ve hikmet ögretiyordu. bi r devletin tutmasi gereken yol. Taoizm. Kelimenin geldigi kök Islâm'dan önce Arap toplumunda ku llanilmis olmakla beraber. bir ferdin. Hindular. dinlerine "Sana-tana dharma" (ezelî. 551-479). her hangi bir kimse veya grup tarafindan degil. onun ve öncekilerin telkin ve talimlerini birlestir di. Hinduizm ve Sintoizm Için de durum aynidir. Yakup'un 12 oglundan olan Yehuda'ya mensubiyetten bu adi almistir. yoksulluk çekti. Hiristiyan kelimesi. Batililar tarafindan verilmistir. Konfüçyüsçülügün kurucusu. teslim olmak . Kung Fu-tzu'dur (M. Ömrünün son 5 yilini eski Çin asiklerine hasretti. Parsîlik. [551] b. Sosyal düzen ve idare ile ilgili çalismalar yapti.Din Adlari Önce dinlerin adlarindan baslayalim. O ögrencilerine tarih . Bununla b eraber büyük bir sevkle tahsilini tamamladi ve bir muallim oldu. . S istemini uygulayacak bir idareci arayarak bütün Çin'i dolasti. dogrudan dogruya dinin kuts al kitabindan gelen bir addir. "Islâm" tarzi Kur'ân'la baslamistir. Kelime Yunan-ca'da "yaglanmis" anla mina gelen ve Ibranî Dili'nde "Masiah" tarzinda yazilan Hiristos. Konfüçyü nlere "Ju-çiya" (edipler) derler. Millî dinlerden Konfüçyüsçülük'e bu ad. Iranliligi ifade eden Fars (Pers) kelimesinden kaynaklanmistir. Tarihî gelismesi içinde ikiye ayrilan devletin güneydeki bölümüne de bu ad verilmistir (Ayr ica Israil ve Ibranî kelimeleri de ayni gaye için kullanilir). Batililarca verilmis bir addir. bir hükümdarin. Çinliler. Sihizm ve Sin Dinî Hareketi ise "Sakirtler" anlamina gelmektedir. Yüzyil içinde ilkin Antakya'da kullanilmistir. gök nizami'nin insan davranisina verdigi örnektir. Ilkel Kabîle Dinleri nde bir kurucu söz konusu degildir. ibadet diye yapilan seyleri.Ö. Kelime. Budda'dan kalan ahlâkî-manevî pre nsipleri. Hinduizm. Caynizm. Buddistler. Tao. Babasini 3 yasinda kaybedince yetim büyüdü. Kelime. Ona "Büyük Mürsid" denilirdi. Islâm. ebedî din) derler.Din Kurucusu/Peygamber Burada dinlerin kurucusu veya peygamberleri konu edilecektir. Yahudilik. yol nizam.a. bu adi. Ögrencileri. cayna" kelimelerinden almistir. Buddizm de batililarca kullanilan bir addir. itaat-inkiyat anlamlarina gelmektedir. "tao" deyiminden kaynaklanir.

Nanak. Tora (Tevrat) ve On Emri. Parsîlik. Isa'yi Peygamber olarak kabul etmektedir. oglunu. MS. Hz. Yahudileri Misir'daki esaretten kurtarmis ve Sina daginda vahiy almistir . Yahudilere. o getirmistir. Dogumundan önce babasini. Yüzyillar arasindaki bir zaman diliminde yasadigi düsünülmektedir. Konfüçyüs. çoluk çocugunu terketmisti. Zerdüst.Ö. karisini ve saray hayatini terketti. gerçegi ariyordu. Hinduizm ile Islâm Dini'ni birlestirmek istemistir.[552] c. Hir istiyanlik ise Hz. Budda. Ilâhî kaynakli dinlerden Yahudiligin en büyük Peygamberi Hz. M. Musa'yi kabul etmekte.Ö. Sintoizm. Hint Kast yapisinda Ksatriya sinifindan idi. 600 veya M. 6 yasind a annesini kaybetti. 29 yasinda. Iki hayat tarzi da onu tatmin etmemisti. VIII. Altmisüç yasind a vafat etti. Hi-malaya eteklerinde Sakya kabilesinin hükümdarinin oglu olarak simdiki Nepal'de Lumbini korulugunda dogdu. Onlara göre bu bir çesit peygamber anlayisidir. "Budda" (aydinlanmis. Lao-tzu. Mahavira gibi din kuruculari da birer Peygamber olarak degerlendirilebilir. 599-527) çi lesi 13 sene sürdü.Ö. reformcusu olan "Mahavira" (Büyük kahraman) lakapli Vardhamana da (diger lâkabi Cina: muzaffer anlaminda) aristokrat zümreden.Ö. orta yolu ve hayattaki izdiraplari gide rmenin yolunu buldu ve ömrünün geri kalan kismini bunlari ögretmekle geçirdi. Otuzbes ya sinda Neranjara nehri kiyisinda bagdas kurup tefekküre dalmis iken. Bununla beraber M. O da sarayini. Budda. Hinduizm. tek tanrili bir inancin Iran'daki en kuvvetli temsilcisidir. Zerdüst'ün ne zaman yasadigi kesin olarak bilinmemektedir. Islâm.Ö. Mesîh oldugunu açiklamis. Zerdüst'ü unutmus degildir. Hz. Hinduizmde Vi snu.571 yilinda.Dinlerin Inanç Sistemleri Dinlerin inanç sistemlerine gelince. Isa'nin Milad diye bilinen tarihten 6 veya 10 sene önce dogdugu kabul edilmekt edir. Yahudilik ikisini de kabul etmemektedir. Kirk yasinda ona vahiy gelmeye basladi. Yüzyil). Yahudiler. Emekl iye ayrildigindan ondan bir kitap yazmasi istendi.Ö. Muhammed'i kabul etmemektedi r. Yetim büyüdü. Musa'yi ve hem de Hz. sarayda arsiv memuru idi. Onlar. Müslümanlarin "âmentu" deyimlerini kullandiklari belirtilmelidir. bu konuda Hiristiyanlarin "kredo". Lao-tzu.6'inci Yüzyilda yasamis olmasi kuvvetli bir ihtimal dahil indedir. "Tao te-king"i (Tao fazilet k itabi) yazdi. ona Mo se (Sudan çekilmis anlaminda) demektedir. fakat Hz. uyanmis) diye la-kaplandiriian Siddha ttha Gotama'dir (M. Alti sene çile h ayati sürdürdü. KrIsna) gibi kabul edilmistir. XIII. 563-M.Ö."Lao-tzu" (ihtiyar bilgin anlaminda) diye lakaplandirilan Li Poh-Yang da {Dogumu M. fakat Yahudiler kabul etmemis ve böylece çarmih olayi vuk ubulmustur. Buddizm'in kurucusu.Ö. Caynizmin kurucusu olan Parsva da (M.Ö. Muhammed. Bir müslüman ailenin yaninda yetismis olan Nanak. M. Sarayda yasadi. ayrica diger din lerin önemli sahsiyetlerini Visnu'nun bir "avata-ra"si (hulul) olarak görürler. insan suretinde dünyaya gelip insanlara bir örnek önder (Rama. 483). Iran'dan Hindistan'a gelmis ve bölgeden etkilenmis olmasina ragmen. Musa'dir. Mahavira'nin (M. Bu konudaki hatanin Ortaçagda yasamis bir Hiristiyan kesisin düzenledigi takvi mden kaynaklandigi bilinmektedir. Konfüçyüsçülük gibi d . Mekke'de dogdu. Yüzyilda yasamis olmasi ihtimali daha kuvve tlidir. 7'nci veya M. rehber) olarak kabul edilmekte dir (1469-1538). Zerdüst. O. gerçegi. Isa. hem Hz. XVI-XIII. Sihizm'in kurucusu ve ilk "guru" su (mürsit. 571?) büyük bir Çin hakîmi idi.Ö. bir Temmuz gec esi dolunayinda zihni aydinlandi.

Baba'nin saginda oturmus olduguna. Bu âmentü söyledir: "Tam bir imanla inanirim ki. 11.Allah birdir ve ondan baska tanri yoktur.Oradan ölüleri ve dirileri yargilamak üzere inecegine.Peygamberlerin bütün sözleri dogrudur.Bakire Meryem ve Kutsal Ruh'tan dogmus olduguna. 11. 4.Allah. emirlerini yerine getirenleri mükafatlandirir.ve O'nun biricik oglu Rab Isa'ya. Allah tarafindan Musa'ya verildiginin aynidir ve degistir ilmemistir.Musa. 13. 8. Kudretli Baba'ya.Üçüncü gün ölüler arasindan dirilmis olduguna.Allah'in bedeni yoktur ve hiçbir sekilde tasvir edilemez. Buddizm'de bu konuda "tri-ratna" (üç cevher) vardir: "Budda'ya sigindim Dhammaya sigindim. 6. getirmeyenleri cezalandi rir. 8. Mesih'i (Mesiah) gönderecektir ve geciktigi halde yine beklerim. 5.Günahlarin bagislanacagina.nlerde bir âmentü-kredo söz konusu degildir. Maimoni-des: 1133-1204) düzenledi gi 13 maddelik inanç sistemi XIII. var olan' her seyi yaratti ve onlara O hükmeder. 9.Pilatus zamaninda Çarmih'a gerilmis ve gömülmüs olduguna. 6. Yahudilerin âmentüsü olmustur (daha ön ce yoktu). 10. 5. Yüzyila ait. 9.Ruhum ölümsüzdür ve Allah. 2. bütün Peygamberlerin en büyügüdür. .Göklere yükselmis olduguna. Bu cümledeki "D hamma". diledigi zaman ölüleri hayata kavusturacaktir. 4. 12.Elimizde olan Tora.Yalniz Allah'a dua etmeliyiz.Dinimiz. üç bölümlü ve oniki maddeli Havariler Kredosu söyledir: " 1.Allah. 1. 2. Tanri'ya.Ben. "Sangha" \s%bekâr rahipler toplulugu. 3.Allah. 7. insanlarin bütün hareket ve düsüncelerini bilir. 7. Hiristiyanlarin IV. 10. Yüzyildan bu yana.Allah'in baslangici yoktur ve nihayeti olmayacaktir. ilâhî bir dindir ve degistirilemez. cemaatidir. doktrin.Allah.ve Kutsal Ruh'a.Kutsal Kilise'ye. 3. Sangha'ya yigindim". Yahudi Dini'nde Mose ben Meymun'un (Ibni Meymun.

tamami hadislerde arka arkaya sirala nmaktadir. panteizm. Zerdüst Dini'nin ve Mecusîligin bakiyesidir. peygamberlere. kendine mahsus bir anla tim tarzi içine çekmisti. Yahve i fe güresmis ve O'nu yenmis. Aslinda çok anlamlari bulunan "Tao". Tanri. B ununla beraber en büyük tanri "Amate-rasu" (Günes Tanriçasi) idi. kasi tli kisi seçimini ön plana alma seklindedir.Dinlerde Tanri Dinlerde Tanri kavramina girmeden önce belirtilmelidir ki bazi dinlerde farkli isim lerle. Onlar. sekizyüz bin rakamlariyla ifade edil en tanrilari vardi. Ilkel kabîle dinlerinde totemist. Dolayisiyla bütün Hiristiya redolari teslisin (üçleme) üç maddesi etrafindan kümelenmektedir. Bu maddeler üç gruba ayrilabilir. Onun adi bos yere agza alinmaz (On Emre göre). Imparatorlari da tanri kabul . Yahve. Taoizm. animist inançlar. Yahudilik. Isa ve üçüncüsü de Kutsal Ruh'la ilgilidir. Elohi m kelimeleriyle adlandirilir. sebt: "Sabat") dinlenmistir. yokedici güçtür. kültün basi idi. Tanr i ve ruh gibi varliklar "karni" kelimesiyle ifade ediliyordu.Ölülerin dirilecegine inanirim. en eski monoteist dinlerdendir. monizm yaninda monoteizm de vardir. farkli sekillerde nitelendirilse de bütün dinlerde bir yüce Tanri inanisi bulun dugu arastirmalar sonucu belirlenmistir. Bütün bunlarla beraber en önemli Hint Kutsal Kitabi Vedalari n Rigveda bölümünde söyle bir cümle vardir: "Tanri tektir. Yahudile rdeki Cumartesi günü hiçbir sey yapmamak. bu hükme baglanmaktadir.12. atalar kültü yaninda bir de Yüce Va lik. animist bir inanis sekli uzun devreler devam etmisti. bu sebeple Yakub'a "Israil" (Yahve'yi yenen) denilmisti . Parsîlik. amaninda ise "Tien" kelimesi kullanilmakta idi. Brahma. Zerdüst. Nirvana'da (Nib-bana) ferdî davranisi. ediliyordu. Yüce Tanri. Her sey ondan gelmisti. Sihizm'de monoteizm esastir. büyü. "Allah" ve "Rama" olarak adlandirilir. tevhitçi bir inanis getirmisti. Bildigimiz "Amentü". Mecusilik'teki ates kültünü devam ettirmekte ve bu inanisin nefsinde b ir monoteizm sürdürmektedir. Âlemi yaratirken. Islâm'da imanin alti esasinin besi Kur'an'da. Ahiret Gününe ve Kadere inanirim. sahsî kurtulusu. Hinduizm'de politeizm. tek Ra b'dir. Konfüçyüsçülük'ten de önce Çin'de uzun devrelerde Yüce Tanri "Sang-ti" diye adlandirilmisti. Bu dinde Yüce Tanri "Ahura Mazdah" diye adlandirilmaktadir . Si va ise yikici. kitaplara. Tanri' yi inkâr anlaminda degil. Buddizm ve Caynizm. uluhiyeti ifade sadedinde. Basi sonu yok+u. Çin'deki "Tao" deyimini. Onlara göre imparator on un neslinden gelmisti. Bu dinde Tanri. yapici. [553] d. Imam-i A'zam Nu'man b Sâbit'in (80-150) "el-Fikhu'lEkber" (En Büyük Bilgi) baslikli eserinden yayginlasmistir: Allah'a. yedinci gün (Cumartesi. ikincisi Hz. koruyucu. Bu gruplardan ilki Tanri. Musa) vasitasiyla ahitlesmistir. Vis nu ve Siva'dan olusan teslisde (üçleme) Brahma yaratici. âlemin anasi idi. Visnu. Ancak bu ateizm. yaraticidir. ateist dinler olarak nitelendirilir. Iran'a monoteist. Japonya'da politeist. fakat hakîmier onu degisik sekill erde nitelendiriyorlar". Ayric a Hâ-sem ve Rab anlaminda "Adonay" kelimeleri kullanilir. Sekiz milyon. Yakup. yorulmus. Yahve (Yehova). Yahve yalniz Israil'in R abbidir ve Yahudilerle Mose (Hz. Yüce Ruh inanci vardir. Tanri'nin basi ve sonu yoktur. tabiatta bi r çok seyleri tanrilastirmalardi. Simdi Parsîlik. Hiçbir seye muhtaç degildi. meleklere. alti günde bu i si yapmis. O.

daha genis bir karsilastirmayi gerektirir. yaratiklarin arasind aki çizgi belirginlesmistir. Peygamber. Islâm'da Allah vardir.Abhid-hamma-Pitaka. Bu üçü ayni cevherdendir. Ancak bazi dinlerde bu yüce varligin nitelikleri farklilastirilmis. yani destânî olanlar. hiçbir seye benzemez.Vinaya-Pitaka). Bu metinler. Hinduizm'de çok sayida ve hacimli. Ogul. bazen de teslisin içine oturtulmustur. yaratir. Bununla beraber üçü de ay sahiptir.Ö. ezelîdir. Allah'la Peygamberin. Ferit ve Kabir'in siirleri ile ilâhîler de yer almaktadir. Parsîligin kutsal kitabi. burada kisaca temas edilecektir. bu karsilastirmaya. Islâm'da tevhid. Hinduizmin metinleri gibi bunlar da asirlarca sifahî olarak nakl edilmistir. Üç bölümdür: 1.Yesna. bütün dinlerde bir yüce Varlik inanci.Smriti. Caynizm'in kutsal metinleri. vardir. bazen bir panteon. Vedalari. On bir bölümden olusmaktadir.Sutta-Pitaka. yani vahye-ilhama dayananlar. Mahavira'dan çok sonra yaziya geçirilmistir. ayni gruptaki Brahmanalar. Bunl ar genelde ikiye ayrilir: 1. iki tabiat vardir. Yüzyilda Seylan'da ya ziya geçirilmistir. peygamberinin de resim ve heykeli yapilmaz. Baba. O. Up anisadlar ve Aranyakalar takip eder. Atharva-veda ve Sâma-veda diye adlandirilan bu metinlerin kime ait ol dugu bilinmez. Ancak. kutsal metin. 2. su veya bu ifadenin i de. Ma habharata Destani ve onun bir bölümü olan Gita'dir. Sihizm'in kutsal kitabi "Adi-Grant"tir. kurtarir. Kutsal Ruh da takdis e hem ilâhî hem de beserî. Üçle Kutsal Ruh'dan olusur. Vedalar'dir. O'nun da. Bunlarin "risi" denilen hakîm kimselere vahyolun-duguna inanilir.r. Ilkel kabîlelerde yazi olmadigindan bir kutsal metin de söz konusu degildir. Görüldügü gibi. Buddizm'in kutsal metinleri PalI dilinde yazilmis Ti-pItaka'dir (Üç sepet). I. Budda'dan çok sonra. Yajur-veda. belirli bir yazan yoktur. Purana-lar ve Manu Kanunnamesi takip eder. Onu. Baba. Üç bölüme ayrili r. O'nu n sadece kulu ve elçisidir. ebedîdir. me. üçlemeye (teslis) gitmis bir dindir.Sruti. Ikinci gruptaki destânî metinlerin en önemlisi. en açik-seçi k ve sade bünyeye kavusmus. Varligi kendi sindendir. Isa Mesîh'de özde monoteist olmakla beraber. birdir. o. dünyanin en uzun destanid ir. M. Ogul ve ri ayri sahislara der. su veya bu adla. Metin içinde sadece Nanak'in degil. Hiristiyanlik da. "Agama" veya "SIddhanta" diye adlandirilmaktadir.Dinlerde Kutsal Kitap/Metin Dinlerde kutsal kitap. Bu destan. insanlarin. Bununla beraber Rig-veda. 1. . dili Sanskritçe olan kutsal metinler vardir. "Avesta"dir. Ilk grubun en önemli metinleri. 3. 2. [554] e. Ramayanalar.

Bu metinler. 3. 4.Ketuvim. Musa) Yahve tarafindan vahyedilmistir.Neviim. Yeni Ahid'd e Inciller (Markos.Tora. anlasilmasi güç. "Tao te-king" dir (Tao'nun fazilet kitabi). "Kojiki" ve "Nihongi" (açiklamalari Engisi ki) kutsal vekayinâmeler olarak saygi görür. bunlardan ilki içindedir.Degisiklikler kitabi. Isa'dan sonra yazilmis metinlerdir. Üç bölümdür: 1. 1. O da. bütün Japonya'nin imparatorluk ha nedaninin belirli tarihlere kadar tarihçesini ihtiva eder. Katolik ve Ortadokslar'dan farkli görüse sahiptirler . I nciller'de onun çarmih olayinin da anlatilmasi misal olarak verilebilir (Tora'da H . mistik bir metindir. 4.Orta Yol Doktrini. Ketuvim.Büyük Bilgi'dir. bazilari daha öncekilere ait bilgileri ihtiva eden metinlerdir. bu konuda. 66-75. Protestanlar. kitaplar demektir.Mensiyus'den Seçmeler. Sintoizm'de bildigimiz anlamda olmasa öa. Bu metinler. Içinde "On Emir" iki yerde geçer. Peygamberler. 2. Isa'dan sonra yazilmistir. Yahudilerle ilgili bu kutsal kitabi kendi Kitab-i Mukaddeslerinin (Bible) ilk bölümüne alip ona "Eski Ahid" derler. Matta'nin. Sina'da Mose 'ye (Hz. Yahudiler'e uyarak.Videvdat. Yuhanna'nin. 2. Eski Ahid ise 39 kitapta n olusur. Resullerin Isleri ve Va hiy yer alir. Konfüçyüsçülügün kutsal metinleri. Tora bes kitaptan olusur ("esfâr-i hamse": Pentatök). Konfüçyüs'den sonra talebeleri tarafindan toplanmis. Taoizm'in kutsal metni. 3.Tarih kitabi. kanonik sayilmayan ) metinler konusunda Hiristiyan mezhepleri arasinda ihtilaf vardir. 3. Sifahî gelenek oian ve Hz. bazil ari ona. Bu inc illerin arasinda da hayli farkli ifadeler vardir.Siir kitabi. Yuhanna ise tasavvufî bir metindir. Inciller Hz. Yahudiligin kutsal kitabi "Tanah"dir. Zerdüst'e nisbet edilen "Gatha'lar".2. kutsal kitap olar ak saygi görmektedir. Matta. Hiristiyanlar. Markos 'un. Eski Ahid'de bir kisim apokrif (sahte. 100-200 yillarinda yazildigi tahmin ed ilmektedir. sahîh olmayan. 80-90.Konfüçyüs'den Seçmeler.Ilkbahar ve Sonbahar vekayinâmesi'dir. 1. Luka ve Yu-hanna). Hz. 2. Bes kitap. Tora. Luka'nin. ikinci bölüm "Yeni Ahid"dir. Bunlarin ilk üçüne"Sinoptik Inc iller" (birbirine benzeyen) denilir. Bu metinlerin ne dereceye kadar Hz. bes kitap ve dört klasiktir. 3. Döndüncüsü. 21 Mektup.Ayin kitabi. Ne vIim. 86. Dörf klasik ise.Yest. 5. Hiristiyanlarin tasnifine göre Yeni Ahid 27. Bunlar. Isa'ya nisbet edilebilecegine. Musa'ya vahyedildigi kabul edilen diger kutsal kitap Talmud'tur. Yüzlerce metin arasindan birbiriyle alâkal i dört tanesi seçilmis ve Kilise onlari muteber saymistir. Bazen birisinde bulunan ötekinde bulunmaz.

yine bu konunun ayri bir anlatimi bulunmaktadir. "Allah'a ve ahirete ina nma"yi sik sik bir arada zikreder. altinda erimis madenler bulunan. kendisinden Kur'ân'dan baska bir sey yazilmamasini emretmistir. Tanri'nin Ikâmetgâhi ve bir hürriyet yeri olara k kabul edildi. Hinduizm'i n eski sekli olan Vedizm'de. Kur'ân hariç. ya dünyevî zeminde veya cennet-cehennemde yeniden dogmaya mahkumdu.Dinlerde Âhiret Anlayisi Yine bir karsilastirma konusu dinlerin âhiret Inançlaridir. Hz. Osman zamani nda ise çogaltilmistir. Kur'ân. Meselâ Kur'ân. [555] f. bu nüshalar arasinda tutmazliklar. Caynizm'de de tenasül? ve kurtulus vardir. Buddizm'de "nirvana"ya (nibba-na) ulasinca tenasu htan kurtulur. Buddizm'de cennet-cehennem inançla ri vardir. Hinduizm'de insan Brahma'ya. Hz. gelen vahiyleri. Ruhlar. zaman olur bir cehennemde (naraka) azap çeker. Sihizm ne kadar monoteis t bir karaktere bürünmüsse de tenasuhtan kopamamistir. Ebubekir zamaninda bir araya getirilmis. Böylece Kur'ân. muh akemesi ve kötülerin erimis madenlere atilmasiyla sona erecektir. bir "karma" tüzahürü olarak görülüyordu. Insan ve âlemin sonu. Günümüze tek nüsha olarak intikal etmistir. Parsîligin dayandigi Zerdüstî inanca göre. Hint dinlerinde âlem kadîm olarak kabul edilir. ebedîlik için. 8-4. Âlem için bir sona inanmazlar. ameline göre iyi veya uca ulasir. ruh göçü inanc dir. Dört devr e vardir: Âlemin sona ermesi devresi. âlem in devami devresi. Buddizmde insan. Insan için son. ihtila flar.Ö. Ç at Köprüsü'nü geçme imtihani vardir. Günümüzde yasayan dinleri utsal kitaplarinin hiçbiri. Kur'ân'in böyle zaaf nok talari bulunmamasi Islâm Dini'nde de kendini belli etmistir. yüzbinlerce yil sürebilir. ölen kimsenin ya ateste yakilmak suretiyle temizlenip Ates Tanrisi Agni tarafindan göklerdeki kutsal varl iklarin arasina gönderildigi veya toprak dünyasinda kaldigina inanilirdi. Veda ilâhîlerinde de görülecegi gibi. Ancak orada devamli kalinacagina inanmazlar. bir yerde dinlerin en önemli mesajlarini olusturur. Upanisadla r devresinde (M. He r Kalpa'nin Bud-dasi sonunda da cenneti ve cehennemi vardir. bir beden-zihin bir ligi içinde düsünülür. Musa'nin ölümünün de yer aldigi gibi). . Alemde Ohrmazd (Hürmüz) ve Ehrimen arasindaki mücadele. eger bu köprüyü geçebilirse. Peygamber. âyet ve sûrel eri vahiy kâtiplerine hem yazdirtmis hem ezberletmis hem de yazilanlari kontrol et mistir. Tanri kavraminda oldugu gibi. O. zaman olur bir cennette saad eti yasayabilirdi. Öit kalpa. Nirvana'ya ulasmaktir. Bhakti kültünde cennet. ölüyü bekleyen. Bunlara "kalpa" derler. . bu da dinlere intikal etmistir. onlardan korkuldugunu. Hz. b u Vedik inançlarin hâlâ yasadigini gösterir. karisiklik devresi. Bi r ruh. Ilkel Kabîle Dinlerinde bu konuda fazla bir seyle karsilasmiyoruz. Islâm'in kutsal kitabi Kur'ân-i Kerîm'dir. Muhammed'e 20-23 sene içinde âyet âyet sûre sûre nazil olmustur. yüzyillar arasi) bu inanç degisti ve tenasuha inanilmaya basla ndi. Kalpalarin sonu da gelmez. onlari yatistirmak gayesini. ölülerin dirilisi.z. âlemin teskili devresi. peygamberi veya din kurucusunun zamaninda ya zilmamistir. çeliskiler ortaya çikmis. Sonraki hayat. Bununla beraber yine de bir "Pudgala vadin" kavrami olusmustur ki bu da asagi yukari ruhun yerine kullanilan bir deyimdir. kendine ait sözlerle karistirtm amis. Sonunda kötülük yokedile cek ve günahlarindan arinmis olan günahkârlar da dahil bütün geri kalanlar. ye iden diriltilmis olacaktir. Ruh. Bütün bunlara ragmen bir üst siniftan Hindu'nun cenaze töreninde ölüye ve at alarina sunulan hediyeler. Bu sebeple çok sayida nüshalar. Buddizm'de ruh kavrami yoksa da tenasüh vardir. Onlarda ölüm ötesinde tenasüh. Onlarin kozmolojik inançla rina göre uzun zaman dilimlen ve devreleri vardir. Ancak bu durumlar sürekli degildi. Kalpa'larin sonu yo ktur.

öldükten sonra dirilen ve göge yükselen Isa Mesî . çöller cennetlesecek. ölülerden seçilmis 10 hâkimden olusan bir mahkeme önüne getirilir. insanlar düzele cek. yüzyila aittir. ortaya çikmis ve M. kitliklar akabinde gökten. Çin B uddizm'inde Budda'dan 3000 yil sonra Buddizm'in çökecegine. hep bu beklenti ile geçti. Zerdüstîler'de ahiret inanci kuvvetlidir. sayisiz tenasuhlar geçirir. Japonlarin da eskatolojileri yoktur. Iran'da. kabul etmediler. kutsal metin yetersizliginden kaynaklanmaktadir. ahlâksizlik. Kaynaklar. Mesîh. peygamberlerin va'dettikleri yeni kalplerin takilmasi gibi olaylar takip edecektir.Konfüçyüsçülügün bir eskatolojisi yoktur. Buddist ve Taoist m itolojiye göre ruh. Ahire-tin yakin oldugu inanci bir zühd hayati dogurmustu. Kudüs'ü kusatacak. kiyametin baslangici olacaktir. Ma itreya. Metin tarihlerindeki ihtilâf bu konuda kesin bir sey söylemeyi mümkün kilmamaktadir. bu karara göre. Bir hüküm günü. bu devr ede Mesîh hükmedecekti. 6. haya l kirikligi dogurdu. Ölenler. Bu k onudaki belirsizlik. kiyamete yakin geri dönecektir.Ö.Ö. Yüzyil da esir olarak 50 yil bulunmuslardir. Maymonides'in hazirladigi 13 maddeli inanç esaslarinda (dünyanin sonunda umûmî muhakeme) ceza-mükafat. Öldükten sonra bir muhakeme olduguna dair eldeki kaynaklarda ki îmalar kapalidir. bereketsizlik. ahiret hayatini baslatacagina inanil iyordu. (Milenyum: bi . bulutlarin arasinda n simsek çakar gibi ansizin geliverecekti. Mesîh'in gelisini insanl arin kalplerinden kötülük. bitimin de de kötüler yeniden dirilecek ve genel muhakeme bunu takip edecekti. bütün dünyaya. Tevrat'i bütün milletlere ögretecektir. Isa'nin bir pazar günü dünyaya geri dönecegi. vahsi hayvanlar evcillesecektir. bazi çevrelerde. Bin yillik bir devred en sonra insanlar diriltilecek. Daniel Kitab i'nin 12:2. Ilâhî hâkimiyet. zelzeleler. Ilk yüzyillar. Yah udi olsun-olmasin herkese hükmedecektir. bereket avdet edeceft. Pazar. 2. Mabed'i yeniden kuracak. Eski Misirlilar'da. Bütün ahiret hallerinin gerçeklesmesi Isa Mesîh'in ikinci gelisine baglanmisti. Yahudi gelecegine göre ölüm hayatin sonu idi. Bu devre iyilerin dirilmesinden itibaren baslayacak. Buddizm'in gelisiyle Çin'deki gibi inançlar ortaya çikti. kederli varliklardan Ibaretti. istek ve arzularinin çikarilisi. M. "Seol" denilen yerde.S. Onla ir tarafsizlikla o kimsenin akibeti konusunda karar verirler. Bu konuda Buddist ve Taoist telkinat söyl edir: Ölür ölmez ruh. yüzyilin sonlarinda. O. mezarda ve ölüler âleminde (Seol) geçecektir. özellikle zaman k ategorileri gibi inançlar Taoizm'e geçmistir. beklenen Mesîh'in Isa olduguna inandiklarindan dolayi eskatolojiler ini buna göre belirlemislerdir. Kral David (Hz. Bununla beraber haftanin ilk günü.Ö. Onlara göre. Bu ilâhî devlet. Ken'anîler'de hayata dönüs inançla ri bulunmaktadir. Ye'cüc ve Me'cüc'ü Yahve imha edecektir. ö âleminde. dünyada bu isleri kabul etmek tarzinda i di. Yahudilige ve onlarin kutsal kitabina yeniden dirilme inancinin Iran'dan geçtigini. Bu eskatoloji. Tevrat'ta bulunmadigi için. Böylece nirvanaya (nibbana) ulasincaya kadar ruh. bu sirada Maitreya (Mi L o Fo) denilen kurtaricinin gelerek. bin yillik bir kurtulus devresini baslatacagi na. hasir günü olarak kabul ed ildi. Ölmüs kimselerin ne Yahve ile. mesih. Israil'in kurtulusu ve Yahudi olmayanlarin cezalandirilmasini konu edinen Apokaliptik (gelecekten haber veren) literatüre bagliydi ve gelisi. Filistin'de ilâhî mesih devleti kurulacaktir. Yahudilik't e yeniden dirilme ve ölülerin muhakeme edilmesi inanci M. Bud-dizm'in Çin'e girmesi sonucu bu dindeki tenasüh. on un gelisiyle son bulacak. Davud) soyundan gelecek ve yeryüzünü kaplamis dinsizlik. bir gölge gibi varligini sürdürecektir. böylece bütün canlilarin kurtulacagi bir hayat devresi yasanilacagina inanilir. ne de dige r insanlarla bir münasebeti vardir. Âlemin sonu yakindir. münferi t kaderden daha çok. Eski Vahudi mezhebi olan Saddukîler. Kalan sey. bu inanci. Daniel Kitabi ise M. Onlar öldükten sonra kisinin ruhunun yasadigina inanirlardi. kiyamet ve yeniden dirilis inancina rastlanmazken. Ölümden sonra hayat. Ancak havarilerden itibaren bu beklenti bir türlü gerçeklesmedi. Yahudiler. cümlesine dayanarak ileri sürmektedirler. Yahudi dinî ve siyasî inançlarinin en önemlisi Mesîh inanci oldu. Digerlerinin bu konudaki inançlari ise ayri bir âlemde degil. Tusita Cenneti'nden inecektir. Hiristiyanlar. 2. Onun gelmesiyle bir devre geçecek. Mesîh'in hakimiyeti dünyanin 6 bininci yilinda sona erecektir. ölülerin rilmesi de Yahudilerin mutlaka inanmasi gerekli hususlar arasinda sayilmaktadir. O. ansizin gerçekle siverecektir. Mesîh. cennet veya cehennemlerden birinde bir müddet kali r. 70'ierde artik yerlesmistir. Bu. mev cut dünya düzenine son verecek Mesih fikrini içine almaktaydi. ceza-mükâfat göreceklerdir. harpler.

[556] g. O. Sirat Köprüsü'nü geçi e'nnet'e gider. affedilebilir. A'raftaki "zayif ruhlari" affet me gayesiyle düzenlenmisse de bu tavir. kötü ise veremeyecegi inanci yayg indir. dünya nimetlerini te rke yol açmistir. dünyaya çevrilmistir. suçlular ortaya çikacak.. görev Hz. Cennet-Cehenneme yer ve rmek bakimindan benzerlikler vardir.) Cennet 8. burada onun ruhu beserî günahlarinin kefaretini ödeyecek. mü'min degilse veya günahlari agir geldiyse Cehennem'e düser. günahi kadar Cehennem'de kalir. O rada ihtiyarlik. Her sey bu dünyada gibidir. suçlar. Hint dinlerindeki. ne de soguk. kötüler cehenneme gidip orada ebedî kalacaklardir. Yahudilik. orada ikinci muhakemeye kadar kalir. "Kirâmen Kâtibîn". Herkes. Isa'nin baskanliginda büyük genel muhakeme kurulacak ve sonund a iyiler cennete. ahi-rete bakis bakimindan dig er iki ilâhî dinden ayrilmaktadir. eger mü'min ise. Cennet. sonradan onlara atfedilmistir. Hem bedenî hem de manevî zevkler ve bu arada en önemlisi rü'yet (Yüce Allah'i görme) cennetin nimetlerindendir. sonra Cennet'e gider (A'raf inanci farklidir. "mülk kimin" diye soracak ve yine bu sorunun cev abini kendi verecektir. Her ölenin. Ilâhî adalet tecelli edece k. bu. Burada beden-siz bir durumda olmalarina ragmen bedenî azap çektikleri seklinde k uvvetli bir kanaat hakimdir. reformcularin A'rafi inkârlarina yol açmistir. kiyametle ilgi li olani Israfil'dir. Herkes ameline göre yerlestirili r. kabir sorgulamasiyle karsilasacagi. Isa'ya verilmistir. Bunun tek isti snasi "IslânV'dir. iyi ise basi nda yapilan telkini isitip sorulara cevap verecegi. kimsenin kimseye faydasi dokunmayacaktir. ölür ölmez kisi yaptiklarindan mu hakeme edilir ve A'rafa gönderilir (A'raf'i kabul etmeyen Hiristiyan gruplari da v ardir).n yillik devre inanci 5. altindan irmaklar akan. cehennemdeki farkli v e ebedîdir. Öte dünya pek net degildir. bazilarinin da solundan veril ecektir.Dinler Arasinda Islâm ve Farklari Dinlerin adlari. âhiret yakindir. organlar insanlarin yaptiklarina sehâdet edecektir ( Iki melek her insanin yaptiklarini bilip sehâdet edecektir. cezasini çeker. Günahkâr ola n mü'min.son siralanan dinlerde yoktur. Çin-Japon dinlerinde ölümden sonra sadece ruhun yasadigini kabul etmek. çalisma ve ibadet yoktur. Dünyadan nasip de unutulmayacaktir. dikkat edilecek olursa o din kurucusu ve peygamberi veya dayandi gi uluhiyet tarafindan verilmemis. asiri bir züht hayatina. Cennet ve Cehennem. Daha sonra Hz. Kiyamet de b ilinmeyen bes sey arasindadir (Mugayyebât-i Hamse). sonunda ise kötüler yeniden dirilec ektir. Islâm. mahser. Bu dinlerde ruh. Kur'ân-i Kerîm'de hem yeni din hem de dinin dayandigi "tevhid . Isa'nin ikinci gelisinden sonra ba slayacak olan bin yillik devrenin basinda iyiler. Kisi için çalismak esastir. hesap-kitap vardir. Cehennem 7 tabakadir. yapt igi zerre kadar hayrin ve serrin karsiligini görecektir. Hiristiyan inanisina göre ölen kimse ilk muhakemesi sonunda A'rafda kalacak. bu. ne sicak. Hiristiyanlik'ta iki muhakeme vardir: Ilki. ebedîdir. Ancak a'rafdaki azap muvakkat. Hiristiyanlik'ta her sey âhirete göredir. Bu alâmetlerden sonra ansizin kiya kopacaktir. Zira "Din gününün sahibi" O'dur. Islâm'da ruhbanlik yoktur. yüzyildan itibaren pek gözükmese de Protestanlar onu diriltmis lerdir). A'raf'da beserî günahlarini itiraf e tmemis olmaktan suçlu bulunmayan ölü ruhlari. Bunlara. Hesap-kitap sonucu bazilarinin amel defteri sagindan. Insanlarin tek tek ölümüyle ilgili melek Azrail. hastalik. En sonunda Yüce Allah. Islâm. yazici melekler denir). bir bedenle sorumluluk altina girmistir. Dinlerde âhiretle ilgili inançlarda Hint dinleri arasinda âlemi sonsuz görüp tenasuha inanm ak. ruhbanliga. Mîzan ve kul haklarinin ödenmesi sonucu kisi.. Hiristiyanlik ve Islâm'da öldükten sonra ceza-mükâfat. bahçeli-kösklü bir mekândir. tenasüh anlayisi. Islâm Dini'nde kiyametin küçük ve büyük alâmetleri vardir. Gözler. Islâm'd a âhiret muhakemesini Yüce Allah yürütür." diye hayiflanmak vardir. Dünya âhiretin tarlasidir. Cehennem' de ates azabi (soguk olani da vardir) ve en kötüsü Cen nefte ki I eri görüp "keske toprak olsaydik da. Hiristiyanlik'ta. Islâm'da dünya-âhiret dengesi vardir. Orta çagdaki "Papalik Endülüjans Beratlari". Yahudilikte ayri bir âlem. Zerdüst Dini. Kiyamet sonunda yeniden dirilme. Gaybi kjmse bilemez. küçük günahlarinin kefaretini ç er.

Hepsinde ahlâk. hattâ Katolikler Papa'ya da vahiy geldigine inanirlar. Hz. maddeden feragat esastir. kendi âhiret inançlarini gittikleri yerlere tasidilar. Hadiste alti maddesiyle aynen geçer (I mâm-i Â'zamin yaptigi. bazilari da etmez. ruh dâim" inanci ki karma ve tenasüh bu inancin iki önemli karakterist igidir. Batili müstesrikler (Oryentalistler). Kutsal metin. Kur'ân ve Hadîslere dayanir. O. önce bu din için "Muhammedanizm" kelimesini kullanirken. peygamberler için ismet (masumluk. dinlerin adlari Islâm disinda dinin ana o toritesinin Ötesindeki bir kaynakdan geldigi. Getirdikleri nizamin devlet s istemi haline geldigini hayatlarinda pek görmemislerdir. Ancak kutsal metinlerle llgili'vahiy* Inanci. Buddizm 'in getirdigi tenasüh ve kozmoloji genisletti ve böylece bir mahallî eskatoloji olustu . Yine Islam bu konuda istisna teskil etmekt edir. Bir dini din yapan bu çok önemli ka vramin bazi dinlerde pek belirgin olmadigi. teblig. tanrilastir ilmamistir. Bunlardan bazilarinin getirdigi nizam sadece kendi ülkesinin sinirlari içi nde kalmis. Asagi yukari hepsinin tahsili vardir. hem çok hacimli v eya nüshali hem de sayica çoktur. Islâm'da. asli üzere günümüze intikal etmis tek kutsal kitaptir. Hindistan'a ve Önasya'ya göre farkli görüntüler arzeder Çin'de ve Japonya'da öldükten sonra ruhun varligini sürdürmesiyle sinirli inanci. çesitli devirlerde yasamislardir. Islâm' da Tanri kavrami sade. diger ülkelere. akla ve bilime daha çok yer verir. Diger evrensel dinler de. monist bir karakter gösterdigi görülmektedir. tevhidi bildirmek). millet veya k isiye bagliligi ifade ettigi görülmektedir. uyanik olmak) gibi ortak nitelikler kabul edilir. . sidk (dogru luk). dikkat çekecek kadar matluba uygundur. peygamber ve Tanri'nin sifatlarinin birbirine karistirmamis olmasi dikkat çekmektedir. Tekrarlarsak. ancak bazilarinin bazilarindan daha faziletl i olduguna inanilir. Peyga mberler arasinda bir ayrim yapilmaz. sadece bir sosyal siniftan degil. genel olarak bir kabîle. Hiristiyanlar Incil yazar larina da. Belirtilen dinleri n kutsal kitaplari (Japonlannkine kutsal vekayiname denilebilir). Muhammed ümmî olmakla müstesnadir. Mese lâ Islâm'da vahiy sadece Peygamberle ilgili bir konu iken. tak va. Yasayan dinlerin kurucu veya peygamberleri ya Önasya ya Çin veya Hindistan'da yasami slardir. çesitli tabakalardan çikmislardir. Sadece bir devirde degil. sonra hatalarini anlamis. günah islememek). Günümüzde mevcut kutsa l metinler arasinda çok nüshasi bulunmayan. Kur'ân en iyi korunmus. Bunun tek istisnasi Hz. sifatlar konusunda hataya düsülmesi yaninda. Dinlerde tanri kavrami çok karmasik bir görüntü arzeder. güvenilir o lmak) ve feta-net (zeki. Monoteist olan dinlerde bile tanri ka vraminin bir üçlem içinde açiklanmaya çalisilmasi. genel olarak ya yetim-babasiz veya baba ocagini terketmis kimselerdir. farkli noktalar da açikça görülür. B u durumda iki önemli eskatolojik odak göze çarpmaktadir: 1. Islâm'da Allah'in sifatlarinin Peygamberinkiyle karist irilmamis olmasi dikkatten kaçmamaktadir. açik ve herkesin anlayabilecegi makul bir anlatima kavusmust ur. heme n hemen bütün yasayan dinlerde yaygindir. Islâm'da "âmentü".Hint "âlem kadîm. Bu dinlerden bazilari ihtida kabul eder. ayni zamanda Yüce Allah'in kulu ve elçisi olarak kalmis.caddesi"nin genel adi olarak kullanilmistir. Bu sahs iyetler. Dinlerde âhiret inançlari Uzakdoguya. panteis t. emanet (emin. M uhammed'dir. fazîlet. Kur'ân'in hacmi. Kur'ân 'dir. Islâm'da melek. bazi dinlerde ise politeist. "Islâm" adina alismislardir. diger bir anlatimla vahyin nasil anlasildigina baglidir. Kur'ân. yani elimizde tek nüshasi olan kitap. Kur'ân'in muhtevasiyle diger kutsal kitaplarinki karsilastirilira. Dinlerden inanç sistemi bulunanlarinda bu sistem (kredo). peygamberle tanrinin birbirine karistirilmasi. Bununla beraber bu husus biraz da vahiyden ne anlasildigina. kutsal metnind e bulunmayip sonradan belirlenmistir. bazilarininki de bu sinirlardan tasmis. Peygamber ve din kuruculari. nefse hâkimiyet. bazi benzer noktalar yaninda. sadece mevcut ibareyi birkaç kelime ilâve ederek ferdî ikrar haline getirmekten ibarettir). hatta bütün dünyaya yayilmistir. bir dinin geleceginin ve degerinin garantisidir. teblig (kendisine vahyolunani. dinin özünde.

Yasayan dinlerin bazisinda ibadet yeri bulunmamak bazisinda bazi ibadetler mabede bagli kilinmakta. [557] B. Inanmakla da kalmamis. Ak seki de. Ibadett e iki husus vardir: 1. yaratili sinin bir geregi olarak. insanin Allah'a karsi kulluk görevini yerine getirmesi de[559]. tevhid dininin kalintilari olarak degerlendirilmekte.Allah' in iyilik. Hiristiyan ilâhiyatçi Saint -Augustin'e göre. Bütün dinlerde dikkati çeken husus.H. samimî olarak O'ndan yardim talep etmek için kurmaya çalistigi man evî bir irtibat halidir. lan dinde. müsrik lerin putlara tapinmasi ve dua etmesi de ibadet olarak belirtilmektedir[560]. Ibadet. ki Önasya ilâhî dinlerinin eskatolojisi: Önasya dinlerinde dünya-ahiret dengesi.[558] Kur'ân-i Kerîm'de. Saint Jean Da-mascen'e göre "Ruhun Tanri'ya dogru yükselmesi" veya "Tann'dan uygun olan seylerin istenmesi"dir. "Ben. Bu dinlerdeki ibadetler. Dinler Tarihi alaninda yapilan son arastirmalardan elde edilen benzer bulgular. Bunlardan birkaçi söyledi r: Ibadet. "Her millete takip edebilecekleri bir ibadet yolu kildik" buyurmaktadir. yasayan dinler in Inanç ve ibadetlerdeki anlam yakinliklari buna baglanmaktadir. Kulun inandigi ve baglandigi Yüce Varlik'a. Zaten A. Yüce Varliga inanagelmistir. Ibadeti o lmayan din yoktur.Allah'a tapinma. Genel olarak ibadet konusunda çesitli tarifler yapilmaktadir. ibadetlerin yapilabilec bir yeri ortaya çikarmistir. Hiristiyanligin da ikincisine talip oimasiyle tek standartli kalmisti Islâm bu iki kefeyi dengede tutmakla kalmamis . itaat ve saygi arzusu. Zâri yât Suresinin 56'inci Ayeti'nde Allah.oldugu gibi bu gün de Insan.DINLERDE IBADET VE MABED KONUSUNDA BIR KARSILASTIRMA Her ine egi ta. yani Allah'a baglanmak ve teslim olmak ihtiyacini kavramistir. Insanoglu. Geçmiste . Çünkü insan her ne kadar yeryüzürtün halifesi kilmmissa da. "Allah'a saygi ve ta'zim göstermektir"[561] seklinde tarif etmek tedir. kemiyet ve keyfiyet bakimindan farkli olsa da gaye ve anlam bakimindan birbirine yakindir. zayifligini farkeden insan. Hiristiyanlik ve Buddizm'den ayrilmistir. Bu eks ikligini. Dinin temel unsurlarindan olan ibadet. eylemdit". ihtiyaç. her hangi bir dinin mensubudur ve mensubu bulundukl ari dinin hükümlerini yerine getirme gayretindedir. lütuf ve nimetlerini isteme ve bu nimetlere sükretme arzusu. Cinleri ve insanlari ancak bana ibade t etsinler (kulluk etsinler) diye yarattim". siginma ve yardim dileme duygusu içinde yaratilmistir. Allah'a karsi kulluk borcun u yerine getirmesi. Tarihî eserler. bazisinda bir mabedde yapi ibadet ferdî yapilandan üstün görülmekte ve cemaatle yapilmasi tesvik edilmektedir. baglanilan "Yüce Varlik" ile insanlar aras inda manevî yakinlasmayi saglayan çesitli ibadet sekillerinin bulunmasidir.ve arkeolojik kazilar. daha mükemmele. daha kuvvetliye. Bundan dolayi insan. " Tanri'ya dogru sevgi dolu bir gayret". sekil. her dönemde kulun kul oldugunu idrak edip Alla h'a karsi "kulluk borcu"nu yetine getirmeye çalistigini ortaya koymaktadir. Dünyadaki insanlarin büyük çogunlugu. ibadet. Yaratici ile diyalog.2in r. eksikligini tamamlamak. varoldugundan bu tarafa. Yaratici'ya ulastiran bir köprüdür. suç ve bedeni ferdî kilarak. 2. bazi dinlere ve bunlara bagli olarak da Tanri veya Tanrilara. inançtan sonra ibâdet gelmekte ve o dinin inanç esaslarina uygun olarak yer getirilmektedir. hamliktan tamliga ulasmak istemistir. Hac Suresinin 67'inci Ayetinde de. inanilan. Yahudilig ilkine. diger i evrensel din. Tektanrili dinle . Ibadetlerin yerine getirilme arzusu. insanin Tanri'nin teveccühünü kazanmak için yaptigi fiildi r. ibadeti. inandiklarina uygun olarak bazi davranislari ile bunu göst ermeye ve kul oldugunu Isbatlamaya Çalismistir. ilkel kabilesinden gelismisine kadar bütün toplumlardaki ve dinlerdeki " ilk dinin". Ibadet. Yüce Var liga. ayni görevleri yerine getirme gayreti içinde bulunmaktad ir.

kelime olarak. Kur'ân'da "Salât" kelimesi ile ifade edilmektedir. ön /hazirlik yapildiktan sonra niyet ile baslar ve belirli bir disiplin/içerisinde sartlarinin yerine getirilmesiyle ifâ edilir. Çünkü Islâm'a göre insanligin ilk dini. belirli bir sarta bjagli degildir. fenomenolojik bir yaklasimla m eseleye bakmaya. Islâm'daki Namaz. Bu namaz. yakarma. secde. dua. "Hak Yol"a davet etm istir. vaktin girmesiyle farz olur. Tev-hid'den ve Hak Yol'dan ayrilmalar. aklin ve kalbin katildigi bir ameldir. Böylece Hak Din. fakat insanlarin çogunun bunu bilmediklerini[569] Kur'an açiklamaktadi r. "Hak Din"e.rde insan Tanri karsisinda korku. Islâm'da ibadetle namaz. ilk "Islâm Dini" geleneginin tekâmül etmis sekli bulundugunu[566].Namaz Dua Namaz. rüku. Ancak. belli bir disiplin içinde. Allah'tan baska seylere de tapmaya baslamis. rukia ve secde ile yerine getirilen özel bir ibâdet tarzini ifade etmektedir. [570] 1. zaman zaman. Ilmî arastirmalarin varmis oldugu bu netice. istigfar gibi anlamlara gelmektedir. seytandan kaçinip Allah'a kul luk etmelerini elçileri vasitasiyla teblig ettigini[563]. Kur'ân-i Kerim'in. her dini kendi mantigi içinde degerlendirmek gerektigini hatirlatarak. Islâm ile din müessesesinin ikmâl edildigini. açikça anlatabilmeleri için her peygamberi kendi kavminin diliyle gönderdig ini[565] bildirmektedir. böyle kilinan . Salât kelimesi dua anlamina da gemektedir. Dua. diger dinlerde de bunlari aramayi uygun bulduk. kiyam. elçiler göndererek onlari uyarmis. namaz. rahmet. namazin suurlu olarak ve husu içinde kilinmasini emretmis[571]. "tevh id" dinidir. bu nun üzerine Allah. Islâm'daki ibadet sekillerini ve diger dinlerde bunlara yakin olanlari ortaya koymaya gayret ettik. oruç. 1400 sene önce teblig ettigi hakikatleri teyid etmektedir. magfiret. dil için dua ve tesbih. zekât ve haccin kastedildigin i göz önünde bulundurarak. kalp için husu' ve manevî bir ijezzettir. Ilk insan ile din baslamistir. Allah'in gönderdigi peygamberler ve kitaplar ile akil ve irad e sahibi insanlara bildirilmistir. Yine Ilk dinin Tevhid dini oldugunu. inanç. Hz. Islâm'a mahsus olan namaz. Arapça "salât". Sonra insanlar çogaldikça. Islâm disindaki dinlerde. akil için düsünme ve anlama. yasayan dinlerden bir kismini ele alarak mevcut ibadet tarzlari üz erinde kisaca durmaya çalistik. insanlara dogru ve egri yolu gösterdigini[562]. Allah'in insanlara olan nimetinin tamamlandigini[567]. Islâm'in. Bu ke lime anlami yaninda "salat". Mecburî ol/an namaz yaninda duada serbe stlik vardir. k iraat. yer yer dogru yoldan uzaklasmis. dua. beden için kiyam. bunlarin Islâm çizgis i üzerinde ceryan ettigini. Allah katinda dinin Islâm o ldugunu[568]. Allah. Ibadeti ele alirken. Muhammed'In Miraç Muc izesi ile Müslümanlara günde bes vakit farz kilinan.DINLERDE IBADET a. Allah. Muhammed'e kad ar bütün peygamberlerin ayni esaslari teblig ve telkin ettiklerini. niyaz. son din olan Islâm'in. elçi göndermedikçe azap etmeye cegini[564]. Hicretten iki yil kadar önce. umut ve baglilik içinde bulunmakta ve bunu da "ibadet" ile göstermektedir. tevbe seklinde IJulun inandigi tanriya karsi görevlerini yerine getird igi bazi davranislar bulunmaktadir. Hz. çok çesitl i tanrilara yönelmeler daha sonra olmus ve çesitli dinler ortaya çikmistir. Bu çerçeveyi tes bit ettikten sonra bir nevi fenomenoloji yapmaya. du a.

vakitte yerine getirmislerdir. Isa'ya zekâtla birlikte emreditdigini haber vermektedir[575]. dua atkisi (tallit) örtülmekte. dua. günün yarisi geçtikten sonra. M eryem'e[574] ve Hz. ögleden sonraki dua (tefil lat minhah). vücutlarinin bazi kisimlarini yikarlar. mü'minleri Mescid-i Harâm'a girmekten a likoyan müsriklerin "Kabe'deki namazlarinin islik çalmak ve el çirpmaktan baska birsey olmadigini"[577] ortaya koymakta ve Müslümanlara su ihtari yapmaktadir: "Allah'a dönüp i taat edin. Bugün de Yahudiler'de sabah. kendilerine namaz farz kilinan milletlerin sonraki nesillerinin namazi bi raktiklarini. Dua): Yahudilikte namazin emredilmesi. Hz. cemaatle ibâde t Sinagog'da (havra) 12 yasini bir ay igeçmis en az on kisinin bulunmasi ile yerin e getirilir. Allah'in huzuruna çikmak için lüzumlu hazirliklari yapmakla emrolunduklarind an.namazin "hayâsizliktan ve fenaliktan alikoydugunu"[572] belirtmistir. âyîn) ele alinacaktir: [579] aa. Tanah t^ ^abed'de gerçeklestirilen âyi nler çerçevesinde mezmurlar seklindedir. Bugün mensubu olan dinlerde ibadet. ögle ve aksam ya pilmakta olan günlük. Muhammed'in risâletinden ve namazin farz kilinmasin dan önce. Asagi da bu dinlerin bazilarinda ibadet (namaz. Cemaat sesli bir sekilde. tarih boyunca kildiklari nam'az sudur diyebilmek zordur.ibâdet evlerde. dua. Tevrat okunurken basin b ir takke ile örtülmesi sarttir. Bes vakit namaz farz kilinmadan önce Hz. günlük isler baslamadan önce.Yahudilikte Ibâdet (Âyin. Muhammed'in. Kur'ân. sol paziya ve alina muska ' seklinde "Du a Kayisi" takilmaktadir. bu özel likleriyle namazin önceki ümmetlere. Babi l Sürgünü'nden sonra ortaya çikmistir. Sabah duasi (tefillat sahrit). günes battiktan sonra yapilmaktadir. O'ndan korkun. sabah ve yatsi olmak üzere. ferdî ve cemaat halinde namazi sabah. Yahudi Kutsal Kitabi'n da namazi emreder. Tevrat parçalarini okur. Mabed'e bagli olmayan ibadet merasimi. yalniz Kipur gününde yapilmakta olan yillik ibâdet. Yahudilerdeki namaza ve ondan kasde-dilen anlt^ ge|mektedir YahuCjj KUtsa| Kitabi'nda (Tanah) geleneksel ibadetler. günd e iki vakit namaz kildigi da bilinmektedir. Ibadette kadinlarla erkeklerin ayri olmasi gerekir ve kadinlar sadec e baslan örtülü olarak disaridan ibadeti seyredebilir. yakarma seklind e ferdî veya cemaat halinde sesli veya sessiz olarak yerine getirilmektedir. Cumartesi (Sabat) Sinagog'ta yapilmakta olan haftalik. resmî bir du a olarak. Yahudiler. Mecburî ibadet. (Yahudi likte takdis edilmis suya el daldirmak veya bilege kadar el yikamak abdest almak . dua ayininden öncö hazirlik yapar. Ferdî. sehvetlerine uyduklarini[576]. Kur'ân-i Kerîm'de. Yahudilikte ibadet ferdî ve cemaat halinde yapilir. Sabah duasinda. âyin. ilâve bir kurbanin sunul dugu "mussaf" duasi da dahil edilmektedir. Kurbanlar ile ibadet arasinda bir bag bulunmakiadjr Kurbarii ibâd etin esasini teskil etmektedir. Ibrahim'e ve soyundan gelenlere[573]. Mabed döneminde dindar Yahudiler. Tevrat rulolarinin bohça lar içerisinden çikarilmasi ve haham tarafindan okunmasidir. -aksam duasi (tefillat arvit). dua bulunmaktadir. Bunun için bütün yüzyillar boyunca kilinagelen namaz konusunda tek ve açik bir sekilden bahsetmek. Bu. Hz. Hz. günlük üç duaya. hükümleri ve durumunda bir aciklik yoktur. Dua ve ibâdet anlamina gelen Ibranice^ »-rephillah" kelimesi . hemen hemen kurbanJara h asredilmektedir. namaz ve dua Allah'a ya ^ma ves ilesi kabul edilmistir. diger vakitlerden far kli olarak. belirli yerlerde konusma. Namazi dosdogru kilin 've sakin müsriklerden olmayin"[57 8]. gç^ jjjr hü^üm bulunmamakla beraber. Önemli an. ögle ve aksam olmak üzere üç. Allah.

Hiristiyan Kutsal Kitab'mda Isa tarafindan tavsiye edilmis dinî bir uygulama bulun maz. Isa'nin ibâdet ettigi. Ileri gelen kiliseler de . Cemaat Sinagog'da dolasir. gönül Allah'a baglanmis olarak dua edilir. Isa'nin ibadet {âyin. kurban yolu ile). Onlara göre sinagog. "Amidah" duasindan sonra üç adim geri giderek saga sola egilir (Yahudiler'in cografî dagilimlarina göre farkli âyi n ve törenleri olmustur). daha sonr a ortaya çikan protestanlar da kendilerine göre degisiklikler yapmislardir. Dua sirasinda Kudüs'e dönülür. Hellenik diaspor ada dualar Grekçe yapilmistir. Yahudilik'te ibadet (âyin). Bundan dolayi buna "Amidah" (Ibranîce.Tann'nin iradesinde birlesme. Misna.Hiristiyanlikta Âyin (Namaz. onu odaya kapanarak ve giz lilik içinde yapmak gerektigini[582] telkin etmistir. konusma dilinde ve dualarda Ibr anîceye sadik kalinmistir. Isa'nin telkinleri menfî ve müsbet olmak üzere Iki sekildedir. Kutsal Ruh'un öncülügünde olabilecektir). Tanri'da birlesmektir (Ekmek-Sarap âyini. birbiriyle konusur. Yahudi ibadetinde belirli bir düzen ve disiplin yoktur. yeni dünyaya yönelme li. XIX.Hz. Hz . diger dillerde dua edilmesini kabul etmektedir. bir mabedden daha çok bir toplant i yendir. Hiristiyanlikta mevcut ibadet (âyin) su özellikleri ihtiva etmektedir: 1. Hiristiyanlarin kurtuluslarinin temel dört noktasidir. Dua konusunda da Hz. ancak Kutsal Ruh'un öncülügünde lebilecektir (Kurtulus. Ferisîler gibi ibâdet etmemek[581]. Isa. kalben dua edilmesi yer almaktadir. Tann'n . dua) konusundaki telkini. Ayaklar bitisik. Dua): Hiristiyanlikta ibâdet iki esasa dayanmaktadir: 1. Putperestler.Tanri. 2. ayaklar bitisik olarak ve ayakta olur. âyin. 2. orada. 4. Ibadet. [580] ab. ayakta durma) denilir. eller uzatilmis. vaftiz olmak). dua). Bu du a seklinde olan namaz. namaz k ildigi ve geceyi ibadetle geçirdikten sonra havarilerini seçtigi[583] tartisilan kon ulardir. Yahudi ibâdet dili Ibr anîce'dir. Hiristiyanlikta dua. buna "Mis-rah" (Dogu yönü) denilir. 3.sayilir).Hz. yüzyildan sonra. Isa'nin yasayan ibâdeti (âyin. Dualari arasinda bazi Aramîce eski dualar bulunmasina ragmen. sükür ve ta'zim esnasinda rükû'a varir ve "besmele" çekerek kalkar.Ibadet nitelik bakimindan hayati degistirici olacaktir (Ruh. Okunanlari dinleyenler azdir. bas öne egilmis.. Topraga el sürerek teyemmüm de vardir.Ibadetin gayesi. Ibadetin tek kaynagidir (Tanriya yönelmek. Özel âyin elbiseleri giyilir. Islâm'da camide husu ve belirli bir disiplin içinde yapila n ibadete benzemez. alçak bir yerde. gerçeklestiri Bu dört husus. gözler de o dünyaya çevrilmelidir). Yom Kipur'da bütün vücut yikanir. Vatik an. 325 Iznik Konsili'nde kabul ve tesbit edilmistir. Iznik Konsili'nde kabul edilen dua (namaz) konusunda zaman zaman degisiklik y aparak Katolik Hiristiyanlara bildirmistir. Ancak. Dua eden.

papaz nezaretinde yapilmaktadir. duruma göre. çiçek ve yemek sunulur. cemaat (isteyen) diz çökmektedir. genelde öz ayni sayilmaktadir. Bugün Hiristiyanlikta. Hintli. Ögle ve aksam yaptiklarini tekrarlar. Tanri ya varmanin ve O'nu tanimanin yolu da duadir. sabah safaktan önce kalkar. arabalarla çekiler ek irmaklara götürülür ve törenle yikanir. kendisi ile tapindigi ta nri arasinda zihninin odaklastiracagi bir vasita aramaktadir. her yerde. gündüz istirahate. ona hosgeldin der. Kiliselerde yapilan âyin. Bundan dolayi çok sa yida tanri tasvirleri bulunmaktadir. mecburî olmasa da ibâd abah ve aksam. haftalik ve yilliktir. Evlerde. yaglanir. Önünde isiklar yakilir. Brahmanlar gece nin sekizinci saatinde kutsal kitap okuyarak putu uyandirirlar. inandirici ve tutarli sözler vasitasiyle haberlesmedir. gece uykuya bir akilir. güzel kokulu bir agaç ve pirinç takdim eder. rahiple cemaat arasinda konusma. Tanri (P eder) ve Kutsal Ruh etrafinda dönmektedir. Günlük ibadet (âyin): Sabah ve aksam olmak üzere günde iki defa yapilmaktadir. tapinilan puta tahsis edilen bir oda veya köse bulunur. oturma ve ayakta durma da bu lunmaktadir. Tanrisinin putunun ay aklarini yikar. dilekte bulunma. "Ekmek-Sarap" dagit ilarak ve dua edilerek bitirilmektedir. genellikle.Hinduizmde Ibadet (dua): Hinduizmde ibâdet. Nefesini kontror eder. fener yakilarak etrafinda dolandirilir. tavassut. Mabed vardi?. Put. fakat cemaatle ibâdet yoktur. Mess âyininde. yapacagi sabah ibadetine hazirlanir. tevbe. Ibadet. Kilise. Vücuduna su sepeler. tanrisinin adini zikreder ve yikanir. büyülü sözler söyleme. Put. övgü ve bilhassa tapinma sek de icra edilmektedir^ 4 Hinduizmde ibadet her yerde yapilabilmektedir. günahlarin bagis lanmasi için dua ve Kitab-i Mukaddesken parçalar okuma seklindedir. Paskalya ve Haç Yortusu'dur. Bundan dolayi. Haftalik Ibâdet (âyin): Pazar günleri sabah ve aksam olmak üzere günde iki vakittir ve kil isede yapilmaktadir. Put yikanir. Tanri'nin her yerde ki ibadeti gördügüne inanilmaktadir. ferdîdir ve belirli bir sekle bagli degildir. tanrisini evindeki bir misafir olarak kabul eder. Kiliseler arasinda uygulamada bazi farkliliklar buluns a da. Hz. Pazar günü yapilan âyinin (Messe) özel bir yeri ve önemi vardir. ayrica. iklime ve haya t sartlarina göre ayarlanmaktadir. kilisede. [584] ac. tütsü verilir.in Hiristiyanlara bir sirridir. Fakat cemaatin buna uyma mecburiyeti yoktur. Bu âyinler. Âyin. za HInduizm'e mensup olan biri. Önüne yem meyve konulur. evde veya nehir kiyisinda . Bu haberle sme. Kutsal kitap o kunurken ayaga kalkilir. çiçek sunulur. . Bir Hintli. diger günlerdekinden farkli olara k. ibâdet. Bunun için. Zamani. top lu halde yapilan ibadeti ferdî yapilandan üstün görmüstür. Isa'nin sifatlari sayilirken. bayram ve özel günlerde bir kral gibi gezmeye çikarilir. elbise giydiri lir. Âyin. Boru çalinarak dis aridakilere ibadetin basladigi bildirilir. yakarma. her man ve her sekilde yapilabilmektedir. özel âyin vardir ve buna Katolik Kilisede "Messe" (Mass) denilm ektedir. Bu sir. alnina koku sürülür. bir vaaz ve inanç tazeleme vardir. Pazar ayininde (Messe). Dua Isa merkez olmak üzere. Mabedlerde yapilan ibadetler. Sonunda veda edilir. Tanrisinin putuna y akarir. Yillik Ibâdet (âyin): Noel. gün lük. Tanri'ya varmak ve onu tanimaktir. Onun önünde tefekküre dalar. Puta ipten gerdanliklar ta kilir. evdekinin biraz gelismis seklidir. Yüzünü do guya dönerek oturur. kiliselerde cemaatle ve papaz nezaretinde yapilmaktadir.

ruh ve bedenlerini terbiye ederek vakit geçi rirler. daha sonra manastirlara yerlesmislerdir. . tapinmaya baslamadan önce büyük bir hazirlik yapar: yikanir. Onlar.Sihizm'de Ibadet: Tek tanriya inanan Sinlerin ibadetleri basit ve sadedir. Önceleri gezici zahitler ol arak yasayan rahipler. külleri Ganj nehrine dökülür. Rahip ve rahibeler kutsal yazilan okuyarak. Budda'nin hatiralari ve Budda'nin altin da ilhama kavustugu Bodhi Agaci. mabetlerinde bulun an heykelleri takdis eder. ferdin evinde yapilacak cinsten dir. [585] ad. Âyin ve ibadetleri basit bir duadan. Buddist'in evinde Budda'nin heykeli bul unmaktadir. meyve ve sebze sunarlar. bir nevi abdest almaktan (yikanmak) ve Amrits ar'a "hac" için gitmekten ibarettir.Buddizm'de Ibadet (dua) : Buddizm'de "Yüce Varliga" karsi belirli bir ibâdet ve dua söz konusu degildir. özellikle dinine bagli olan. kusluk ve aksam olmak üzere günde üç vakitte yapar. Bir Budist. temizlenir. Dinî ve içtimaî faaliyetlerin in merkezi Amritsar Altin Mabedi'dir. Sükunet içinde kutsal sözleri durmadan tekrarlar. meyve. Altin Mabedin havuzunda ibâdet kastiyle yika nilir. yaglar ve çiçeklerle süslerler. tapinaga (Pagoda) girdiginde. bunlar gibi günlük belirli ibadetleri yerine getirir. aybasi ve ayin ondördüncü günlerindeki "Oruç günü" bir araya gelip yaptiklari" alenî ve resmî itiraf "dir. önlerinde ilâhiler söyler. Caynistler. tütsü. hiç bir canliyi incitmemeye gayret eder. yiyeceklerini sinirlar. Halk da. Tanrinin öfkesini gidermek için özel hediyeler de "kurban" ola rak sunulur. belirli hareketleri uygula r. "Ahimsa Prensibi"ni siki bir sek ilde yerine getirir. rapihlerin ayda iki defa. [587] af. tefekküre dalar ve tövbede bulunur. Kisi bunlari sabah. Budda'nin putuna çiçek. Dindar bir sinin günlük ibadeti. Budda'nin heykeli. Tirtankaralar ile ilgili ilâhîler söyler. Yakllamayanlar Ganj'a birakilir. Ölüler yakilir. Budda'ya dua edilmekte ve ondan bazi se yler istenmektedir. Budda ta nrilastirilmis ve ibâdet ona yöneltilmistir.Hinduizmde ibadette kurban önemli yer tutar.Caynizm'de Ibadet: Caynistlerin idaresi rahip ve rahibelerin elindedir. nebatî besinlerle beslenirler. Kutsal kitaplari okumak da ferdî ibadettendir. yikar.Adi Grant'tan ve Gru Nanak'a ait pasajlardan ezber okumak. Buda'nin heykeline ta'zimde bulunmaktadir. Budist için üç sey önemlidir. Putlarin önlerine lamba. [586] ae. Yapilmasi gereken ibadetler. nefsini frenl emeye çalisir. Hinduizmde ibadet eden kimse. sebze sunulmakta ve tefekküre dalmakla ibadet yerine getirilmektedir. üç dinî hüküm altinda t anir: 1. Tanrilara sunulan her türlü takdime "kurb an" olarak kabul edilir. Buddizm'de tek ibadet. tütsü koyar.

Nisa. [590] b. Namazin disindaki farzlar. vakit vakit kilinan ve kulun Yüce Allah'in diva nina durarak O'nun rizasini aradigini isbat ettigi bir ibadettir. Bazi özel durumlarda bir nevi "gusül" de yapilir.2. 103). onun kalbini ve f tilerini nurlandirir. Tanrilara ibadet. intikalî farzlardir.Sintoizm'de Ibadet (dua): Sintoizm'de ibadet. Günlük namaz disinda. Bunun yaninda namazda. Çünkü Allah.Oruç . Namazin içindeki fa rzlar ise. Adi Grant'tan herhangi bir yer ok umak.Islâmdaki Namazin Diger Dinlerdekilere Göre Degerlendirilmesi: Namaz. el çirparak tanrinin dikkatini çeker ve dua etmeye baslar. Ancak bunlardan biri veya birkaçi bulunabilir. dua ve kurbanlardan (bilhassa yemek kurbanlari) ibarettir. Bütün bunlar. Yine hiçbir dinde ibadetten önce Islâmdaki ha-desten ve necasetten temizlenme kadar titiz bir hazirlik göze çarpmaz. nam az kilan maddî gelirini bir tarafa birakip namaza vakit ayirdigi için namazda bir çesi t "Zekât" da vardir. [589] ah. agzini su ile çalkalamis ve özel âyin temizligin i yapmis olmasi gerekir. kilinmaktadir. Bunun için namaz. hem rükû hem de secde bulunur. dua salonu önüne gelip sunacagini sunduktan sonra. namazda bir çesit "Oruç". Hiçbir dindeki ibadette namazin 12 farzinin tamami bulunmaz. Namaz kilan. hiçbir dinde Islâm'daki kadar belirli ve disi plinli degildir. Islâmdaki namaz. Tek basina da cemaatle de. mü'min'in miracidir. Vakit kavrami. yilda iki defa kilinan Bayram namazi ve vakte bagli olmayan Cenaze Namazi vardir. Ibadet. Namazin içinde Islâm'in sartlarini teskil ede n diger esaslar da bulunmaktadir.Mabede (gurdvvara) ibadet Için gitmek. tapmak veya evde yapilmaktadir. 3. bir sey yiyip içmedigi için. Özel tören tem izligini yaptiktan sonra tapinaga giren. namaz süresince devam eden farzlardir. Islâm'da ibadet suuru. namaz kilan Ka'be'ye yöneldigi için namaz içinde sembolik bir "Hac". ergenlik çagina gelmis akilli her kadin ve erkek üzerine farz olan bedenî b ir ibâdettir. okuma da /yer yer sessizlik de vardir. diger dinlerle mukayese edilemeyecek bir sekild edir ve Islâm'a has bir ibâdettir. niyeti takip eden baslangiç tekbiriyle bas lar. Böylece namazda hem ayakta durma hem de oturma. dua etmek. Tahiyyat-Duasi'nda sehadet kelimesi yeraldigindan "Kelime -i Sehadet11. pirinç ve pirinç sarabi sunmakla yerine getirilir. Bütün bu özellikleriyle. her sabah toplanip. [588] ag. Islâm'daki kadar ibadetin ana rüknü olmamistir. Namazda kul Rabbinin huzurunda oldugunun suurundadir.Ailevî bir vecibe olarak. Bu suur. haftada bir kilinan Cuma Namazi. vakitleri belli bir farz olarak namazi bildirmistir (Bkz . biri digerini takip eder. Namaz dinin diregi. Hiçbir dinde niyet. namazda. Ibade t için tapinaga girecek bir Sintoistin. niyetle baslar.

günahlari affettirmek veya bir musibet aninda Allah'in r ahmetini celbetmek gayesini tasimaktadir. XXIX/7). XVI/29-31. Korkulu rüya gören kimsenin de arkasindan hemen oruç tutmas i gerekmektedir. XXIV/26-28. Bu oruç ferdîdir. Keffa ret günü orucu ile Agustosun 9'una rastlayan oruçlar bir aksamdan ötekine kadar devam ed er. Sayilar.Yahudilikte Oruç: Yahudilik. "Keff aret" orucu tutulmasi mecburî olan oruçtur. nefse eza etmek demektir. Musa tarafindan emredilmis "Keffaret" orucunu benimser. [591] ba. Bunun üz . Hz . Tishril. Muhammed Medine'ye geldiginde Yahudilerin Asure Orucunu tuttuklarini gördü. Bugün de mevcut dinlerin çogunda oruç veya perhiz seklinde bir ibâdet ye r almaktadir. Yahudiler baska devletleri n hâkimiyetleri altinda yasarken bu oruçlarin mecburî. Agustosun ilk 9 günü ile 17 Temmuz ve 10 Agustos arasindaki bâzi günler yalniz et yeme v e içki içme yasagini tasiyan kismî oruç günleridir. Meselâ. Bunlardan baska halka agir gele n kanun ve emirleri protesto etmek veya ülkede yagmur yagmayip kitlik basgösterdigin de yalvarmak gayesiyle hahamlar tarafindan konulan ve tutulmasi emredilen oruçlar da vardir. Hz. Yahudiler ve Hicazdaki Araplarin birçogunun tutageldikleri "Asure Orucu" vardi. Yahudilerin o ülkelerde çektikleri izdiraplari sembolize etmektedir. Bazi küçük degisikliklerle bu çesit oruç sayisi 25 güne ulasmisti Yahudilerin ikâmet ettikleri çesitli ülkelere göre degisen mahallî oruçlari da vardir.Kur'ân'da. Ayrica. O kimse ve orada buluriknlar ( bütün cemaat) 30 gün oruç tutmaya mecbur olur. Yahudilerde oruç. Akli selim tarafindan açik olarak görülen faydalari ile fitrata uygun düstügü için olacak ki llah. ihsan. Buna "Cumhur (cemaat) Orucu" (Taanit Tsib ur) denir. Yahudi tarihinde öteden beri yaygin olan oruç çesitlerinden biri de bazi sahislarin tu ttugu oruçtur. Tebet aylarina ra stlayan) oruçlar bu çesittendir. Tarihte bilinen hemen hemen bütün dinlerde oruç var oimus ve mensuplarindan da tutmala ri istenmistir. safagin sökmesinden ilk yildizin dogmasina kadar devam eder. söyle buyurmaktadir: "Ey Inananlar! Sizden öncekilere oldugu gibi Or uç size de farz kilindi. Bunlar sadece. Agustos. Yahudiler . Yalniz cemaat reisi (rav). Bunun yaninda Yahudi takviminde belirtilmis oruç günleri de vardir. bu konuda. nefislerin alçaltilmasi. bilgili ve söz sahibi olma sarti vardir. kullarina rahmet. Diger tara ftan ayni amaçla bazi Yahudi zümrelerince tutulan oruçlar da vardir. Bu or uçlar. Allah. Babil esar etinde çekilen izdiraplari hatirlatan {Temmuz. Yahudilerin maruz kaldiklari diger felâketleri hatirlatmak için tut alan oruç günleri zamanla ötekilere ilâve edilmis. belirli ve alisilmis birçok bayramdan. Ancak bu oruçta. Taanit O rucu (topluluk orucu) koyabilir. Olur ki sakinirsiniz" (Bakara 183). Levililer. Bazi Talmud yorumculari. Mutad oruçlar için konulmus ayri bir hüküm ve gelenek yoktur. özellikle Yom Kippur'dan önce oruç tutar. "Beyt ha-Kineset"te (Mabed'de Sinagog-Havra) Tevrat yere düserse haham (Rav) alir. siper ve kalkan olarak orucu her millete farz kil mistir. bazi kisilerin yasadiklari müstesna günler içindir. bunun disinda mecburî olmadigi ka -naatindedirler. fakat çogunluk tarafindan ilgi görmedigi için mecburî sayilmamistir. Yahudilerin Kutsal Kita plarinda oruç. Taanit. mat em için degil. Bazi Yahudi zümreleri a rasinda sene basinda oruç tutma gelenegi yaygindir. ona azab edilmesi ve oruçlunun hiç bir Is yapmama si olarak belirtilir (Bkz.

Ramazan Orucu farz kilininca bu orucun üç gün olarak (birgün önce ve bir gün sonra olmak üzer ) tutulmasini tavsiye etti. gündüz tek bir yemek almak. "Bu hayirli bir gündür. Hz. Bazilari hayvanî besinleri yemeyip nebatî besinleri yiyerek orucu gerçe klestirir. bütün Hinduist gruplarda yaygindir. [593] bc. Ökaristiya'yi (Ekmek-Sarap âyinini) karsilamaktan d olayi "Ökaristik Oruç" diye adlandirilmistir. Eklesiyastik Oruç (Le Jeûne Ecclesiastique) : Bu oruç. bazilari yalniz kuru ekmek yer. Eklesiyas tik oruç (Le Jeûne Ecclesiastique). bütün gece kutsal kitaplarini okuyarak ve tanriyi düsünerek vakit geçir irler. Bugün Hiristiyanlikta iki çesit oruç vardir: Ökaristik (Le Jeûne Eucharistique).erine "Bu nedir?" diye Sordu. II. oldukça hafifletilmis ve azalmistir. Vatikan Konsilinden sonraki degisiklikle. Allah'in Benî Israil'i (Israilog ullarini) düsmanlarindan kurtardigi gündür. Isa. Katolik kilisesinde 40 günlük perhiz dönemidir. "Oruç Üzerine" basli kli eserinde havarilerden kalma mecburî bir oruçtan bahsetmektedir. [592] bb. Bazi cemaatler (gruplar) hariç. günümüzde. bu orucu n mahiyeti ve sartlari hakkinda kesin bilgiye sahip degiliz. Isa döneminde ve Hiristiyanligin ilk yillarinda oruç çok takdir edilen bir ibadet seklidir. Bu oruç. fakat takip ve tatbik edil ecek hükümleri oruçlunun vicdanina ve sorumluluguna birakmistir.Hiristiyanlikta Oruç: Hiristiyanlikta oruç. Kur'ân. Hz. eskiden gecenin saat 12'sinden K ominyon zamanina kadar hiçbir sey almamak (yememek-içmemek) seklinde iken simdi. geride bazi prensipler biraktigi ve bu konuda kiliseye ser bestiyet tanidigi belirtilmektedir. Ancak. çok sayida besini yememe seklindedir (bir nevi perhizdir). Hiristiyanlikta orucun ülkelere göre degisen hüküm ve gelenekleri vardir. Musa da bu günde oruç tutmustur" dediler. Hz.Hinduizmde Oruç: Hinduizm'de nefis temizligi için senenin belirli günlerinde ve bayramlarda oruç tutulur . peygamberliginden önce 40 gün oruç tutmus ve bunun disinda Yahudilikteki "Keffaret" o rucunu da yerine getirmistir. Bu günlerde çog unluk yemek yemez. bazilari da bunlarin hiçbirini yemez. Oruç daha çok. Ortodokslar oruçta eski gelenege baglidir. "Ben. Isa'nin oruç konu sunda hükümler koymadigi. Ökaristik Oruç: Bu oruç. Bu ha l. Musa'ya sizden daha yakin ve lâyigim" buyurdu. Bazilari yumurt a ve meyve yemekten kaçinir. Muhammed. tarihî gelisimi içinde çesitli degisikliklere ugramistir. KomInyondan 1 saat önce hiçbir sey yememe k ve 3 saat öncesinden alkol almamak seklinde icra edilmektedir. Protestanlar orucu reddederler. önceki milletlere de orucun farz kilindigini belirtmektedir. o günün orucunu tut tu ve tutulmasini da emretti. sabah ve aksam da hafif yiyeceklerle yetinmek sek lindedir. Kilise takvimine göre yilin belirli dönemlerinde yerine getirilen bir "Kef faret" (Tevbe) uygulamasidir. Bununla beraber Tertulliyen. Tut ulmasi. Bu oruç. KomInyondan (Ekmek-Sarap âyini) önce belirli bir süre kati besinler in yenilmesinin yasaklanmasidir. . Bunlarda n Anglikan Kilisesi oruç günlerini tayin ve tesbit etmis. Onlarda orucun daha sert ve uzun dönemler i vardir. Hinduizm mensuplarinin dua ve ibadetle geçirdikleri özel günleri vardir. Hz.

insanlarin keyfî tasarrufundan çikarmis. oruçtan beklenen ahla kî fayda ve fonksiyonlarin kaybolmasina sebep olmustur. ugursuz ve karanlik bir çerçeveden kurtarip iyimserligin hakim oldu gu aydinlik ve sevinç verici. Böylece tuttuklari orucun sayisi. bir gida ile ruhu gidalandirmaktir. çok sayida besini yememe seklindedir. Bu din mensuplari bazi yiyecekleri birakmak ve bazilarini tercih etmekle emrolunmuslardir. Bu oruç. Yahudi Kutsal Kitabinda oruç nefsi alçaltma. [594] bd.Bazi günlerde yalniz kadinlar oruç tutar ve "Tanrinin kadinlik sifatlarinin tecelligâh i" olan tanriçaya dua ederler. isi tamamen oluruna birakmi stir. Allah'a yaklasma vesilesi olan bir ibâdet kilmistir. Bu keyfî durumlar orucun kiymet ve kuvvetini zayiflatmis. bütün ibadetlerde oldugu gibi. Ayrica Caynistlerdeki "Ahims a Prensibi" yaygindir. orucu belirli bir disiplin ve kurala baglamis. oruçtan bekleneni verememi stir. oruç tutacaklari günleri seçmekte. Birçok dinde insanlar. hiçbir kurumun belirtilen hükümleri degistirme yetki ve selâhiyeti yoktur. Islâm. Brahmanlarda oruç genis bir yer tutmakta ve uygulanmaktadir. fe rt ve topluma en çok etkili bir hale sokmustur. Caynis tler hakli bir sebep için oruçia intihan kabul ederler.orucu mecburî kilmis. Bu günlere. zamani ve hükümleri açiktir. Yahudilikte matemin ve tarihî felâketlerin hat irasi olan orucu. Hint dinlerinde bu sekildeki uygulamalara rastlanmakta dir. oruç günlerini baslangiç ve sonuçlariyla belirlememis. özel bir önem verildigi için. Islâm. insanin gücünün disinda ka . Daha agir sartlar ve hükümler tasir. sonu bayramli bir devreye dönüstürmesi ve umûma sâmil kilmasid ir. 24 güne ulasmaktadir. tamamen veya kismen yeme ve içmeden kesilme sekilerinden birini tercihte serbest birakilmistir. bazilar i da yalniz bir kaç çesit yemekle veya tuzlu suyla yetinmektedir. bu gele negi devam ettirenlere göre. misafir olsun oruçlunun hiçbir sey yapmayacagi belirtilmistir. bazilari ateste piseni yememekte.[596] Islâm. Islâm disindaki dinler. keyfî bir durum söz konusu degildi r. Islâm akil balig olan her Müslüman için. Orucun Istege birakilmasi insanlarin haddi asmalarina. Brahmanlar. Istisnalar bir tarafa. fitrata en uygun. Islâm'daki orucun sartl ari. Caynistler arka arkaya 40 gün oruç tutarlar. Bu günler nefsi temizlemeye ayrilmis günlerdir. Islâm'in yaptigi yeniliklerden biri de. "And" denilir. Bu din mensuplarinin bazilari et. Hiçkimsenin.Islâm'da Oruç ve Diger Dinlerdekilerle Bir Mukayese Orucun en belirli ve en özel sekline Islâm'da rastlanmaktadir. en kolay. sayilarini tayin etmekte . bütün lüzumsuz kayit ve hükümleri kaldirarak orucu nefse iskence etmekten ve ceza olm aktan çikarmis. manevî faydalari en fazla içinde bulunduran. Gayeleri de ruhanî (manevî).Caynizmde Oruç: Caynistlerde oruç genis bir yer tutar. oruçta da köklü bir yenilik ve tamamlama getirmistir. istisnalar bir yana. ona eziyet etme olarak yeralmis. [595] be. mukîm ol sun. hâlâ mahallî ay larin 11 ve 12'inci gülerifide oruç tutarlar. Bu prensibe göre hiçbir canliya zarar vermeme bir ibadettir. Kitap ve Sünnetle tesbit edilmistir. baglayici hükü ler koyarak tam bir ibâdet disiplini haline sokamamis.

1/10'u veraset yoluyla haham olan Harun soyundan kabul edilen Leviüle re taksim edildigini. Yahudilere ve Hiristiyanlara zekât ve sadakanin emre dildigi. Yahudiler'den Allah'tan baskasina ibadet etmeyeceklerine. oruç günlerinde. [597] c. [598] . bazen de kovmuslardir. kendilerine vazifelerini hatirlatanlari. astronomik bilgilere ve bir takvimin yapilmasina ihtiyaç hissettirmistir. 83). Islâm'daki zekâtin bir benzerine hiçbir dinde rastlanmaz. insanlarin mallari batil sebeplerle yerler. Hiristiyanlar tarafindan hazirlanmis Fransizca bazi lügat ve ansiklopedilerde zekât karsiligi kelimeye ya rastlanmamakta veya "aumone legale: mecburî sadaka" keli mesi altinda sadece Islâm'daki zekat ele alinmaktadir. Halbuki Islâm'da Kur'ân. yakinlara. Insanlar a iyi söz söyleyeceklerine. sahurun geciktirilmesi ni müstahap saymis. Yahudi ve Hiristiyanlara bildirilen hükümleri n gerçegini de ortaya koymakta ve Müslümanlara su hususu hatirlatmaktadir: "Ey iman ed enler! Hahamlarin ve Rahiplerin çogu. bazen de "Allah'in eli b aglidir" (Maide 64) demislerdir. Hadîs ve Fikih kitaplarinda açik olarak belirtilmist ir. Altin ve gümüsü yigip da Allah yolunda harcamayanl ari elem verici bir azab ile müjdele" (Tevbe 34). temizleme anlamina gelir. kameri aylar esas alinmis ve bundan dolayi en az 45 y il yasayan ihsan. yüz çevirdiklerini beyan etmektedir (Bkz. Yahudi ve Hirist n Kutsal bitaplarinda Islâm'daki zekât benzeri mecburî bir ibadet listemi bulmak zordu r. günes aylariyla h esap edildigi için. matematik he saplara. gece ve gündüz uyumayi. Yahudiler. Yukarida belirtilen âyetlerden. biz zenginleriz" (Al-i Imrân 181). çogalma. Kelime olarak zekât. hangi maldan ve ne kadar olduguna dair bir sey çi karilamaz. Allah'a "Zorla almak" suçlamalarinda bulunmuslardir. Kimlere. Islâm'da oruç hilâle baglanmis. Kur'ân-i Kerîm'de. ancak onlarin buna uymadiklari yanasilmaktadir. ( Onlari) Allah yolundan men ederler. namazi dosdogru kilip zekat vereceklerine dair söz aldigin i. Ancak ahlâkî ve ruhî yönelmelerden öteye geçmeyen genel mahiyette bazi tavsiyeler serpist irilmis olarak bulunur. üzerlerine farz kilinmis olan zekât ve sadakalarin verilmesini isteyenleri terslemis. Islâm disindaki dinlerin çogunda oruç. Bugün Yahudilerde oldugu gibi Hiristiyanlarda da farz olan bir zekâta açik olarak rast lamak mümkün degildir. Hiristiyan Kilisesi. Bazi arastiricilar. san'atla. yemediklerini baskalariyla bölüsmeyi mensuplarina tavsiye etmekte ve bunu da herkesin vicdanina birakmaktadir. artma.Zekât Islâm'in bes sartindan biri olan zekât Kur'ân'da genel olarak. "G erçekten Allah fakirdir. her mevsimde oruç tutmanin zevkini tadabilmistir. çok azi hariç. a na babaya. Bakara. istirahat etmeyi mubah addetmis. Yahudilerde zekât mallarinin Beyt-i Mukaddes'in zekât sandigina verildigini. All ah'a fakirlik isnad etmis. nefse eza verecek seylerle mükellef tutacak hükümler koymamis. belirli bir mevsimde donup kalmasini gerektirmis. 1/60'i diger dinî makam sahiplerine ayrildigini ve çok az mikt ari da Beyt-i Mukaddes1! (Beyt-Ha-Miktas-Süleyman Mabedi) ziyarete gelenlerin agir lanmalarina harcandigini belirtmektedirler. sahura kalkmayi. Allah.. Zekatin hem ibâdet olarak uhre vî yönü hem de sosyal ve iktisadî bir sistem olarak dünyevî bir yönü vardir. namazla birlikte zikredi lir. ticaretle ve faydali islerle ugrasmayi serbest birakmistir. yetimlere ve yoksullara iyilikte bulunacaklarina. iftarda acele etmeyi sünnet kilmis. Kur'ân. Terim olarak. Is lâm'da nisaba mâlik olan bir Müslümanin malinin belirli bir kismini fakirlere veya ihtiy aç sahiplerine vermesidir.

Yahudi Kutsal Mabed'inin Romalilar tarafindan yakilip yikildiktan sonra (MS. nasil oldugunu. daima ta'zim edecegi ve yaklasmak konusundaki istegini tatmin edecegi. geçmis topluluklarda da bu çesit toplanti ve iba detlerin bulundugunu göstermektedir. Tarih de ayni hususta bilgi sunmaktadir. Dinî a tasimaktadir.Yahudilikte Hac: Yahudilikte hac. Süleyman Ma'beti'nin "Bati Duvan"nin karsisinda. çocuklar da ebe veynleri ile haccedebilmektedirler. Ay ni sekilde günahlarini af-fettirebilmek. Allah'a ve inandiklari kutsal varliklara ibadet etmek ve kurban kesmek için büyük t oplantilar yapmislardir. Karmel Dagi'nda Ilyas Magaralari. "Biz. Haham Meir ve Talmudik önemi olan diger yerler. Hac. büyük saygi e rastlanmaktadir. kadinlar. meshur ofan kral peygamber ve veli kimselerin kabirlerinin ziyaret edilmesi de y aygindir: Sion Dagi'nda Hz. as kini söndürebilecegi. Hac. bir kurtulus vasitasi. Selahaddin Eyyûbî'nin Kudüs'ü fethetmesi ile Yahu er hac etme serbestligine kavusmus. Kadin ve çocuklar hariç tutulmus olmasina ragmen. Savvat (Gül Bayrami). d in kardesleriyle ve manevî baglarla bagli bulundugu kimselerle bir araya gelebilec egi büyük toplantilara da ihtiyaç duymustur. zamanini. Davud'un mezari. M eymonides'in mezari. Bu hac. [599] da.. Insan. her ümmete. Tarihî eserler ve arkeolojik kazilar. Beyt-i Mukaddes'e (Bet ha Mikdas=Süleyman Mabedi) yapilmaktadir. 1492 yilinda Ispanya'dan Osmanli Imparatorlu guna siginan Yahudilerden hac için Kudüs'e gidenlerin sayisinda artislar olmustur. Pesarv (Mayasiz ekmek. . Bunun yaninda insan. genel olarak. hatalarini bagislattirabilmek için uzun ve yorucu bir isi. dir. Bunun Için ilâhî menseli dinlerdfen baslayarak dün yada mevcut olan dinlerdeki "Hac" ibadetine göz atmak uygun olacaktir.. Yahudilik. Bundan dolayi tarihin her döneminde insanla r. Hac olayi. her Yahudiye farzdir. Fisih) ve Kipur (Kefaret. Tarihin her döneminde.d. Bu ziyarette büyük sayida kurbanlar kesilmekte ve derileri de karsiliksiz olarak hacilarin hizmetinde bulunanlara verilmektedir. övgülü bir karakter vesilesi ve bir ibadet törenidir. günah çika rma) bayramlarinda yapilmaktadir. akil ve beden hasta liklari olanlar hariç. Zaten Allah. 17 Temmuz aksamindan 1 9 Agustos'a kadar. Hac Suresi 34. 23 gün devamli toplanmakta ve bu ibadeti yerine getirmektedir. Eski dinlerin toplanti ve ibadetlerinin tam olarak. birçok kadin kocalari. arzularini yöneltecegi ve gözüyle görebilecegi bir sey aramaktadir. hükmünü ve k urallarini ortaya koymak oldukça zordur.70 ).Hac Hac. ibadeti yerine getirecek he rkesin beraberinde Tanri'ya sunacagi bir takdime götürmesini gerekli kilmistir. her zaman. dinî mecburiyet veya mucize elde etmek gayesiyle kutsal bir yer e dogru gerçeklestirilen yolculuktur. dinî kd olarak hac. Bu yerlerin ziyaret edilmesi tesvik edilmekte. körler. ibadet mahiyetinde kurban kesmeyi mesru kildik". küçükler. Mabed 'in yikilmasindan sonra geriye kalan Baü Duvari. duyulan bu yerlere dogru yolculuk yapildiginin izin antropolojinin temel konularindan biridir. bir müddet oraya bagli ibadetler yapilamamis ve kurbanlar sunulamamistir. Yahudiler. bunun için de bir takim sart lar ve hükümler konulmaktadir. Âyette bunu söyle belirtmektedi r. "Aglama Duvari" (Hakotel ha-Mavra vi) olarak görülmüs ve ziyaret edilmistir. mesguliyeti de arzulamaktadir. temizleme Haccin insan hayatinda ayri bir yeri ve önemi var Hemen hemen her dinden Insanlarin gidip ziyaret ettigi "Mukaddes yerler" bulunmak tadir.

Ganj da kutsal yerier-dendir. 4sS*nin yasadigi yerler ile Ku düs'ten sonra Roma en çok ziyaret edifertferlerden olmustur. Kudüs'ten sonra Roma'nin "hac" merkezi olmasi Petrus ve Pavlus'un mezarlarinin orada bulunmasindan kaynak lanmistir. Ancak bütün Budist gruplar "hacca" ayni önemi vermezler. [603] .Budda'nin "nirvana"ya ulastiktan sonra ilk vaazini verdigi Benares yakinindaki Sarnath Geyik Parki. Bu kutsal yerlere yapilan ziyaretler. 3. Ayrica Budda'nin kutsal esyalarinin bulundugu stupalar ziyaret yerleridir (Rivay ete göre 84.000 stupa vafdir). Samye. Hz.Buddizm'de Hac: Sadik Budistler için Budda'nin hayatinin geçtigi v© hatiralarini tasiyan yerlerkutsal ziyaret yerleridir: Budistlerin hac yerleri sunlardir: 1. Bu kutsal yerlerde bayramlar yapilir. Bu gelenek yerlesip yayginlastiktan sonra Roma'ya ziyaret hiç eksik olm amistir. 4. Isa'nin dogdugu Bethlehem (Be ytlahim) en büyük saygi gören "hac" yerlerinden bfridir.Budda'nin altinda ilhama kavustugu Bodhi agaciyla Bodh Gaya. [601] dc.Belirtilen bu yerlerin disinda Yahudilerin çesitli ülkelerde ziyaret ettikleri kabir ler ve mahallî ziyaret yerleri de bulunmaktadir. Hz. yeni yeni ve mahallî ziyar et yerleri ortaya çikmistir. Ajanta. [600] db. "hac" sefe rleri Hindularin hayatinda önemli rol oynamaktadir.Budda'nin öldügü Uttar-prades sehri. [602] dd. Hac gayesiyle Roma'ya böylece akin edilmesi "Bütün yollar Romaya çikar" atasözüne k nu olmustur. panayirlar kurulur.Hiristiyanlikta Hac: Hfrîstiygtnlikta. Bunun yaninda her Budist memlekette kutsal hac yerleri bulunmaktadir. Günümüzde Hiristiyan hac yerlerinde bazi degisiklikler olmus. Ganj ve Jamna nehrinin kiyilari. Tashilimpo. Bugün Hindistanda ise su yerlerdir: Ben ares yakininda Sarnath. Gaden. Modh-Gaya. Bu dda'ya ait tapinmada önemli bir yer tutar. Sanehi ve eski Stupalar. Isa'nin-yasadigi ve hatiralarinin bulundugu yerler ile ilk Hi ristiyan azizlerinin mezarlari hac yerleridir.Hinduizmde Hac: Hindistanda ziyaret edilen yedi kutsal yer bulunmaktadir. Sera. Bu yerler. Hima-laya'nin yüksek tep eleri. Brindaban ve bilhassa iki bin tapinagin bulundugu Benares bunlardandir. Meselâ Tibet te: Lhosa.Budda'ntn Nepaj&eki dogum yeri olan Lumbini. 2.

Hz. Dinî önderlerin orala rda hakîkata ulastigi. Buhari. 11/367-381). Bu yerlerde dinî havaya bürünen bayramlar ve panayirlar yapilmaktadir. belirli bir toplanti yerine sahip olmamistir. Hindistanda Buddizm. Bu endiseler son has taliginda bile onu mesgul etmistir. akla o dine inanan insanlarin yerine getirecegi görevler ve bu görevler in ifâ edilecegi mabedler gelmektedir. Kutsal yerlerin büyük çogunlugu Ganj nehri kiyisinda bulundugundan. irade ve niyette temizligi. Mabed. genel olarak bir ulûhîyete. Ank. bazisi birkaç defa ve bazisi da. böyle âdetlerin ümmetine sirayet etmesinden endise duymus. Ganj nehrinde yikanmanin da büyük bir fazilet sayildigidan kalabaliklar halinde buralarda toplanilmaktadir. Özel olarak. bu y erlerin ugrunda katettikleri uzun ve mesakatli yolculuklar. yüce bir varliga saygi göstermek için yapilmis önemli yapidir. Orada açik âyetler vardir. Her din. umûma sâmi . hayalde mücerretligi. ilk ortaya çikip yayilmaya basladigi siralarda. Buna sebep de. onlarin duygu ve düsüncel erine hâkim olmus. ancak bunlar haccin rükünlerinden degi ldir.Islâm'da Hac ve Degerlendirme: Islâm'da hac. Haccedilmege en lâyik yer de Beytuilah'dir (Kâ'b e). Caynizm ve Hinduizm'de mabetler ve mukaddes yerler çoktur. Tecrid-i-Sarîh Tercümesi. kendi kabirinin tapilan bir yer yapilmamasi ni istemistir (Bkz. Yahudi ve Hiristiyanlardak i mezar ve türbelere tapinma fitnesinden ümmetini korumak istemesidir. kendi aralarinda toplanabilecekleri yer mes'elesini ortaya çikarmistir. Zamanla mensuplarin sayisinda artis Olunca. Bunun disinda. Yahudi ve Hiristiyanlar hac ve ziyarette as iri gitmislerdir. Mekke'ye yapilmaktadir.Caynizm'de Hac: Ziyaret edilen çok yer bulunmaktadir. düsüncede yüceligi. takdis ve ta'zimde haddi asip sirke düsmüs ve Allah'tan baskalarina tapmalarina yol açmistir. bazi ilâhlarin oralarda özel olarak tecellî ettigi inanci bulunma ktadir. oralari takdis etmeleri. Biraraya gelmeler inananlardan birinin evinde veya müsait bir yerde olmustur. Hemen hemen bütün dinler. Burasi ilâhî menseli üç dinde de kabul edilen Hz. insanlarin biraraya gelip ibadet e decekleri. Allah'a k arsi kulluk görevini yerine getirmek için insanlarin biraraya geldikleri yerdir. azizlerinin mezarlarini secde yeri yaptiklarini belirterek. Muhammed.DINLERDE MABED Kur'ân'in temiz elbiselerle girilmesini istedigi Mabed. Diger din mensuplarinda oldugu gibi.de. Ganj'la Jamna nehrinin b irlestigi yerde oldugu gibi. Müslüman tarafindan mukaddes kabul edilip zi yaret edilen Medîne. bu gibi asin davranis ve âdetlere karsi tep ki göstermis. [604] df. Bu toplanti larin bazisi senede bir. 1972. amel ve tatbi katta ihlasi. Allah'dan baskasi iie alâkayi kesmeyi isteyen bir dindir. oniki yilda bir yapilmaktadir. Din deyince. Ziyaret yerlerine verdikleri önem. Islâm. kendi kabrinin her türlü sirk ve tapinmadan uzak kalmasi için gayret göstermistir. Ibrahim'in hatirasini tasimaktadir. Yahudi ve Hiristiyanlarin peygamberlerinin. [605] 2. Muhammed. Kudüs gibi yerler de vardir. Hz. Ora larin büyük serefe ve özel kutsalliga sahip olduguna inanilmaktadir.

gören bu makam. bunun yanin kilinmasini ve .Islâm'da Mabed (Mescit. Y akub'un yaptigi yerin admi^el Beyte!" koydugu[609]. ajarnjara." (Hac.. Ibrahim ve Hz. ilk Müslüman cemaatin husûsî bir ibadet yeri yoktur. Her ma bed. Asagida bugün yeryüzünde mevcut olan dinlerden bazilarindaki mâbedlertiakkmda bilgi veri lecektir.. "Mescidu'l Haram"[612]. Islâm'dan önce mukaddes bir türbe'de Taniya adanmis ve içinde Tann'ya dua edi len ibadet yerleri de "rheö-cid" ile ifade edilmistir.Allah tarafindâti yapilmasi emredilen mabedler (Ka'be ve Yahudi Kutsal Kitabi'n dâki bilgilere göre Süleyman Mabedi). 40). bazen kendi evinde. Dünyada meshur olan. ya da sadece dinî liderlerin heykellerinin bulundugu yer. Allah'in Hz."dik. ^onunda putlardan tamamen temizlenerek asil gayesine hizmet etmesi Hz. bir mekân ismidir. Hz. Süleyman tarafindan gerçeklestirildigi[610] görülmektedir. bir her yer birdir ve namaz vasitasi e mümkündür. Muham-med ile gerçeklesmisti r. Muhammed. eni. alni yere koymak" gibi. Yeryüzündeki mabedleri iki kisma ayirabiliriz: 1..olmustir. "Mescidim Aksa" Için1 kullanilmi stir[613]. Allah nazarind ile Allah'in huzurunda secdeye varmak her yerd dünyayi bir mescid olarak tanidigini belirtmis. Ka'benin yüceligi. havralar ve içinde Allah ismi çokça anilan mescidler yikilip yok olurdu. ye bir araya. Her dinin veya her toplumun kendine mahsus ibâdet yerleri. Hz. Kur'ân'da. Kutsal iki kitapla belirtilen bu mab edler.[614] ibâdetgâhin mevcudiyetini" zarurî kilmistir..-. tek basina n amaz kilmistir. Ibrahim'e. Su âyette umûmî anlamda kullanilm istir: "Allah insanlarin bir kismini diger bir kismiyla savmamis olsaydi herhald e manastirlar. Süleyman Mabedi'nin (Bet ha-Mikdas) yapilisi. Adem ile basladigi ileri sürülmekte. getirici" anlamindadir. Tanrinin evinin istenilen se kilde bir "Mabed" olarak Hz. Ismail ile yüceltilmis[607]. yâ aslî görevin i/yani "Allah'in evi" vazif esini ifâ etmekte. Peygamber. Mekke'nin dar sokaklarinda. Kur'ân'da. bütün a Namaz zamani geldiginde namazin istir. Kur'ân. Hz. fazileti ve haccedilmesi disinda bir bilgiye rastlanma maktadir.Sonradan ortaya çikan mabedler. Islâmî hükümler. Ali ve en eski arkadaslariyle birlikte. Ya'kub'a Allah için bir mezbah yapmayi emrettigi. "bir yere toplayici. bas egmek.biç mescidde kilinmasini istem .l yerler ortaya çikmistir. "putevi" hüviyetin i' tasimaktadir. esas olarak.. kiliseler. Mescit kelimesi. Muhammed. Mekke'de. umumiyetle bazen Ka'be civarinda. Cami. Hz. gizlice namaz kilmaktaydi. onlarin da bu emri yerine getirdikleri[608]. boyu. Yahudi Kutsal Kitabi'nda (Tanah). bütün peygamberlerce hürm et . Fakat Tanah'ta. 2. Hz. Islâm'da cami ile esanlamda on. mabedleri vardir. ya bir toplanma yerV'Tanfinin bulundugu yer" fonksiyonunu icra etmekte. Yeryüzünde ilk "mabed"in Hz. yüksekligi ve diger teferruat yeralmaktadir.. [611] a. bu yerin "Allah' in evi" Kabe oldugunu belirtmektedir[606].durmak. egi lmek. mescid. o dinin muhtevasina göre sekillenmekte. sonrakilere model . gelen. O dinin mensuplari arttikça mabedler de çogalmis tir. Cami) Islârn'çJa ibadet yeri cami veya mesciddir.

düsünürlerinin siirlerine. Kudüs Mabedi'nden uzakta kaldiklari sürece. He r yil çok sayida Yahudi. . Cemaat arttikça mesc id. T anrinin evidir. Bu sinagoglarda yapilan ibadetlerde kurbanlar yer a lmaz. Bu ilk mescidler. Müslümanlarin çogaldigi. Mabedler.. Islâm'in isareti ve o bölge nin Müslüman oldugunun delili olmustur. mabedlerle bir ve ayni sayilir ha le gelmistir. Süleyman Mabedi'ni ziyaret etmekte. Müslümanlarin dinî ve siyasî meselelerini halletmistir. mecburî dualarini yerine getirmektedir. 586) dönüsü bedi" yeniden yapmis ve M. Islâm'daki camilerin umûmî sekline örnek olmus. millî marslarina konu olmust ur. Sinagog (Beyt-ha Knesset). Islâmi duygusunu camilere yan sitmis. Toplanmal ar. ibadetle rini yerine getirecekleri. daha baslangiçta. namaz kilmak içi n. Bati Duvari (Aglama Duvari) önünde geleneklerini sürdürmektedir. dualar yerine getiril mekte ve kutsal kitap okunmaktadir. Buralarda. Islâm'da ibadet yeri mescid ile baslamistir (Mescid-i Nebevî. Böyle niabedlerin insasi dinî sevap vesilesi olmus ve hayirda yaris ba slamistir. Peygamber orada. 70'de yakilip yikilip yok edilmesinden sonra."Sinagogda. seni ancak bu sabah anliyorum. ibadet yeri olarak "Beyt-ha-Knesset" ( Sinagog. Yahya Kemal. kutsal kitaplarin okunmasi ve di nî emirlerin ögrenilmesi için Yahudi cemaatinin toplandigi yapiyi ifade eder. peygamberlerin etrafinda toplandiklari yer olmustur. Bu camiler. Zamanla millet. Ahd-i Atik'in (Tanah) sem-bojpj "Israil'in gerçek tanrisi".S. onu yeniden ihya etmenin ülküsü ile yasamislardir. 1. Mabed. ibadet yeri vasfi agirlik kazanmist ir. bir Tanri ile bir ma'bed ayni övgüde birlesmistir. Islâm'in yayildigi yerlerde. cemaatin dinî ve siyasî merkezi haline gelmistir.Yahudilerde Mabed Yahudi'lerde mabed önemli bir yere sahiptir. Hatta Türk sairlerinin. Medîne Mesc idi. yapi tarzlariyla oha verdigi önemi göstermis. Babil Sürgünü (M. fethettigi yerl erde camileri vücuda getirmistir. mü'minlerin. Yillarca kendilerini mabedle bir ve ayni gören Yahudiler. ibadetler. hep o nun hayaliyle. . "Degmesin ma'bedimin gögsüne nâmahrem eli Bu ezanlar ki sahadetleri dinin temeli" diyerek mabede verilen önemi en iyi sekild e göstermislerdir. Tevrat özel bir dolapta saklanir.Mescid. Mehmet Akif Ersoy da.Ö. Yahudilerin toplanma yeridir. Kurbanlar ancak Kudüsteki Süleyman Mabedinde icra edilebilir. Yahudilikte. Müslüman olan toplum. Sinag . havra) vücuda getirmislerdir. Tanrinin görünmez varligin bulundugu yerciir. Beyt-ha Mikcfas denilen Süleyman Mabedine bagli o larak yaptiklari ibadetleri (Kurban gibi) bir müddet yapamamislardir. Yahudilerin dinî merkezi olmustu r. [615] b. cemaat halinde ibadöt için kullanilmistir. "Ulu mâbed. Küba Mescidi). Ben de bir varisin olmakla bugün magrurum". Sabbat günü ve günde üç defa olur. "Süleymaniyte'de Bayram Sabahi" siirinde. törende okunur ve dua edilir. Mü'minler i Allah'a itaate davet etmis. Sonralari bu mabed örnek alinarak. Yahudiler için Süleyman Mabedinde. Cami. islemeleriyle. Ahit Sandigini muhafaza edecekleri yer olarak büyük mabed modeli sinagoglar insa etmislerdir. yenileriyle takviye edilmis ve büyük camiler ortaya çikmistir. gittikleri yerlerde. ibadet yapilmasi. Bu mabed Yahudilerin gönlünde taht kurmustur. Yahudiler.

Mabed. evdekinin biraz gelismis seklidir. Halk sohbet için de buraya gelm ektedir. "Ruhban sinifini" da ifade etmektedir. Tapinaksiz köy yoktur. Kilise. Kilise. her yapilan mahallede muhakkak bir mabed (Bet-Ha-Knesset) vardi r. meclis veya cemaat anlamina gelmektedir. Bu senliklerde putlar arabalarla çekilerek. Pagoda'ya giren bir Buddist. Ortodoks. Anglikan gibi kiliseler var dir. a ksam ve pazar günleri ibadet kiliselerde yapilmaktadir. Her üniversitenin de bir mabedi bulunmaktadir. Bugün din. [618] e. Kilise'nin hem bina he m de teskilat anlami var.Hinduizmde Mabed Hinduizmde ibadet her yerde yapilabilir anlayisi olmakla beraber. 12 yasini bir ay geçmis 10 erkekle sinagogda ibadet yapilir.ogdaki tören son derece sadedir. Islâmdaki cami disiplini Yahudi mabedlerinde yoktur. Kiliseler arasinda yapilan ibadetlerde bazi farklar bulunmaktadir. evieri müsait olanlarin evlerinde veya katakomp denilen yeralti mabedlerinde yapilirken. Pagodalarda B udda'nin heykelleri bulunur. tev be ve benzeri ibadetlerin yapildigi yerdir.Buddizmde Mabed Buddizmde mabed. Bina olarak. Hastanelerde. havuz bulunmaktadir. Yahudilerin tek devleti olan Israil'in temelidir. Kadinlar ibadete katilamaz $e erkeklerle bir arada olamazlar.Caynizmde Mabed . Hiristiyanlikta Kilise'nin fonksiyonu diger ibadet yerlerinden farklidir. "Kominyon Âyini". Kilise. Katolik. Sabah. hem milletin hem de dinin odak noktasidir. Kadinlar in yeri ya arkada ya perde yJBya kafesle kapatilmis yan taraflardadir. mabedlere Kilise denilir. Ibadej. ona çiçek ve tütsü sunar. mabed de vardir. Budda'nin heykejine ta 'zimde buiunur. putevi anlaminda "pagoda" kelimesiyle belirtilir. daha sonra muht esem kiliseler ortaya çikmistir. Tanri'nin ev i kabul edilir. [616] c. Bu mabedlerin yanin da. Mabedlerde ibadet. Kasaba ve sehirlerde büyük mabedler vardir. yikanir. [619] f. kutsal yikanmaya elverisli.Hiristiyanlikta Mabed Hiristiyanlarin ibadet yerlerine. teskilat olarak. Mabedleri n yillik senlikleri vardir. Hiristiyanlikta da ilk zamanlar bir mabed yoktur. Isa'n in manevî vekili kabul'edilmektedir. [6 17] d. irmaklara götürülür. bir bakima dinî devletti r. Israil. Hiristiyanlar millî kültürlerinin temelinin kiliselerde atildigini kabul ederler. Hiristiyanlarin ibadet ettigi yeri kasdet tigi gibi. Kilise.

Dr. dua okumak. Ibadette bir disiplin söz konusu degildir. 2002: 4-5. Tanrilara tapinma. diger dinlerde de genelde tanri heykellerine hizmet sunma yeri. Bunlarin en önemlisi Ise'deki Am aterasu adina yapilmis olanidir. Dr. Ocak Yayinlari. Mabedlerde genellikle ayna. Prof. halk tarafindan idare edilir. Bunlar. [620] g. Prof. Bu he ykeller yikanir. Abdurrahman Küçük. papazla cemaat ar asinda konusmalarin cereyan ettigi. Hiristiyanlarda da kiliseler bir toplanti. Cemaat. Buraya giren bir Sih. Dr. pirinç ve p irinç sarabi sunmakla olur. önlerine lamba ve tütsüler konulur. kiliç.Sintoizmde Mabed Japoya'da 100. borçlandiginizda. Dr. onlara meyve ve sebze sunulur. sohbet yeridir. Dr. Abdurrahman Küçük. 2002: 1.Caynist Mabedlerinde heykeller bulunmaktadir (Tirtankaralar). onu hemen yaziniz). Prof. Nisa 11-12: (Ey inananlar ! Birbirinize belirli bir süre için.Sihizmde Mabed Sihlerde dinî ve içtimaî faaliyetlerin merkezi Amritsar Altirî Mabe-di'dir. Prof. alnini yere daya r ve bir takdimede bulunur. Ocak Yayinlari. hemen Kutsal Kitab'a kadar ilerler. Günay Tümer. yaglanir ve çiçeklerle süslenir. Buraya "haci" olmak için gidilir. Bunun yaninda g urdvvara denilen mahallî mabedleri de vardir. sihlerin hayatinda önemli rol oynar. sihlerin geçmis sikintilarini dile getiren ve m uzaffer olmasini isteyen dualari beraber okur. Ankara. [5] Bkz. [2] Prof. Dr. Günay Tümer. Mabeerde ki ibadetler rahipler taraf indan degil. Ma'bedler tanrilarin mekâni olarak görülür. . 2002: 1-3. Mabed islerini rahipler idare eder. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Dr. Ankara. [3] Prof. 2002: 1. Ocak Yayinlari. Islâmdaki ma'bed disiplini ve ma'bedi "Allah'in evi" kabul edip saygi gösterme anlay isi hiç bir dinde yoktur. Kutsal Kitaptan pasajlarin okunmasindan ibar ettir.000 civarinda Ma'bed bulunmaktadir. Bakara 282. Ankara. Ma'bedlerde ib adet edenlere ayrilmis salonlar vardir. Ankara. Dr. Günay Tümer. [621] h. Bji heykeller önünde i lâhiler söylenir. Kutsal kitap lari bu mabedde muhafaza edilir. Abdurrahman Küçük. mücevherli taç ve Amaterasu'nun heykeli bulunur. Abdurrahman Küçük. Yahudilerde ma'bed. [4] Prof. Gurdvvara'da yapilan ibadet. [622] -------------------------------------------------------------------------------[1] Prof.

A nkara. Günay Tümer. Tar ih-i Edyan. 2002: 4-5 . Rum 43. [13] Seyyid Serif Cürcânî. Dr. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Günay Tümer. Prof. Dr. Abdurrahman Küçük. Prof. [23] Bkz. Tevbe 36. Kemal Edip Kür kçüoglu tarafindan hazirlanmis "Süley-maniye Vakfiyesi" Ankara 1962 isimli eserde Dinl er Tarihi ile ilgili sartlari bulamadik). Dr. Ankara 1981. Ankara. 10-21. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Wach. Kahire 1963. 26-36. [24] Prof. 130. Dr. Dr. Yusuf 40 [8] Bkz. Saff 9. 33. [19] Prof. M/305 [16] Bkz. Beyrut 1968. Ankara 1955. Dr. 2002: 1215. Kessâfu Istilâhâti'l-Fünûn. Dr. Islâm. Ankara. Prof. Aydin Taneri. [25] Prof. Abdurrahman Küçük. Dr. Prof. IV/53 [18] Eimaiili Hamdi Yazir. 2002: 9-1 0. 85. En'am 161. Günay Tümer. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Ankara. A. Prof. Nur 2. Ankara. Paris 1951. Istanbul 1338 (1922). Chicago 1951. Dr. [10] Prof. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. [20] Prof. Tevbe 29-33 [7] Bkz. SemseddIn (Günaltay). Dr. Enfâl 39. Ankara. Schimmel. 130. [12] Prof. Abdurrahman Küçük. "e l-Milel ve'n-Nihal". Prof. Prof. Dr. Prof. Türk Devlet Gelenegi. 2002: 1112. Ankara. 1/11. 194. Dr. Dr. el Milel ve'n-Nihal. Paris 1951. Ankara. Günay Tümer. M. Ankara. Ibn Hazm. Prof. [21] Bkz. Dr.[6] Bkz. 3 [22] Dinlerin çesitli sekilde tasnifleri için ayrica bkz. [11] Prof. Mensching. Tevbe 29. Abdurrahman Küçük. Prof. Beyrut 1975. Sociologie Religieuse. Istanbul H. el-Erkânu'l-Erbeâ. Abdurrahman Küçük. 2002: 5-7 . "Kitâbu'l-Fasl fi'l-Milel Ve'l-Ehvâi Ve'n-Nihal" ve Sehristanî. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. [26] Sehristanî. Abdurrahman Küçük. 2002: 5. Abdurrahman Küçük. Âl-i Imrân 19. Prof. 8 [28] Bkz. Dr. Akseki. Dr. Misir 1967. H. Hak Dini Kur'an Dili. Fetih 28. Dr. 1253. Ocak Yayinlari. 1-16 [17] Gazâlî. Cevheretü't-Tevhid Serhi [15] Muhammed Ali el-Fârûkî et-Tahânevî. 2002: 10-11. Ta'rifât. G. Dinler Tarihi ne Giris. Nasr 2 [9] Bu konuda bkz. Sociology of Religion. 72 [14] Abdusselâm el-Eknî. Dr. Ocak Yayinlari. Ankara. Istanbul 1943. Ihyâu Uiûmi'd-Din. Prof. Ocak Yayinlari. Nasr 1 -3. Ab durrahman Küçük. Gâfir 26. Dr. . [27] Ebu'l Hasen Ali El-Hasenî en-Nedvî. (Biz. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. 2002: 1-4. 2002: 8. Prof. J. Ocak Yayinlari. Dr. Günay Tümer. 2002: 10.

[44] "Kendilerine apaçik anlatabilsin diye her peygamberi kendi kavminin dili ile gönderdik" (Ibrahim 4). Abdurrahman Küçük. Dr. Yakub'a. Günay Tümer. Ankara. [33] Prof. Rabb imizden gelen bir haktir. Abdurrahman Küçük. Dr. Mâlde 46-48 [48] Hz. 2002: 18. Ah med b. [43] "Nuh'a. Isa'ya. Ankara. Ankara. Günay Tümer. [36] Tîn Sûresi 4 [37] Rum Sûresi 30 [38] Fâtir Sûresi 24 [39] Nahl Sûresi 36 [40] Isrâ Sûresi 15 [41] Ra'd Sûresi 7 [42] Nisa Suresi 164-165. daya nin" (Yunus 84). kavmine söyle demisti: "Ey kavmim. Prof. (Ehf-i Ki taptan bir grup. 13-18 [32] Prof.[29] Prof. [31] Bunlarin disinda da Islâm Dünyasi'nda bazi çalismalar ve bu sahayla ilgilenenler o lmustur. Ocak Yayinlari. Hanbel'in "MÜsned"inde Ebû Umâme'den rivayet edilen bu hadis söyledir: "Enbiyânin s ayisi 124. Abdurrahman Küçük. Dr. Musa. Prof. 2002: 2122. Dr. Prof. Ahzab 40 [47] Bkz. ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiglmiz. Dr. Dr. Dr. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Prof. Kur'ân-i Kerîm isittikleri zaman) "Buna inandik. Ocak Yayinlari. Dr. Semseddin. Ankara. Ankara. O'na ihlas Ile teslim olmus Müslümanlarsaniz. Ayrica bkz. Ankara.000'dir. ismail'e. 2002: 35- . Abdurrahman Küçük. Hakikat biz. [45] "Allah katinda din. Havariler de Hz. Dr. Ishak'a. [34] Prof. eger siz gerçekten Allah'a Iman et tiyseniz. Eyub'a. daha önceden müslüman olmus kimseleriz" (Kasas 53). [30] Prof.000 peygamber geldigini açiklayan hadistir. M. Prof. Dr. Dr. Dr. Bakara 136. Bunlarin içinden 315'! resul'dur". sana da vahyettik" (Nisa 163). Ocak Yayinlari. Prof. artik ancak O'na güvenin. Harun'a ve Süleyman'a vah yettlgimlz gibi. 2002: 2326. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. 2002: 2734. Allah'a inandik. torunlarina. Bunlardan en yaygin olani 124. Peygamberlerin sayisi konusunda çesitli rivayetler va rdir. 2002: 1518. Dr. 2002: 2021. [35] Prof. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. Prof. Isa'ya söyle demislerdi: "Biz Allah'in yardimcil ariyiz. Dr. Günay Tümer. Günay Tümer. Bunlardan bazilari için bkz. Ibrahim'e. O'na teslim oldugumuza sahit ol" (AH Imrân 52). Abdurrahman Küçük. Islâm'dir" (Al-I Imrân 19) [46] Bkz. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Tarih-i Edyan. Ankara. [49] Prof. Süphesiz ki bu. Yunus'a.

Ocak Yayinlari. Dr. [62] Prof. 2. Ankara. Ankara. Dr. 2002: 67. [50] Bkz. Ankara. Abdurrahman Küçük. Ankara. Dr. 2002: 3839. Tercüman Gazetesi. Günay Tümer. Günay Tümer. [59] Prof. [71] Prof. Dr. "Bozulan Türkçemiz". Dr. Dr. Dr. Dr. Ankara. [55] Prof. Prof. Dr. Istanbul 1990. Ankara. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Prof. Dr. Ankara. Cenâiz. [60] Prof. Prof.26. Ankara. Prof. 2002: 5355. 2002: 3942. Ankara 1974.38. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. Ankara. Hasr 21 [52] Bkz. Prof. Abdurrahman Küçük. 2002: 5253. 2002: 61. s. Dr. 2002: 4546. Ahzâb 72. Prof. Çe erdim. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Dr. . Ilham Hazinesi. Ankara. Prof. Istanbul 1968.20. Prof. 2002: 6263. I/9). Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari. [68] Bkz. Günay Tümer. Dr. Ocak Yayinlari. Timurtas. Dr. 2002: 57. Dr. Günay Tümer. Dr. Abdurrahman Küçük. "Taptiklari" anlaminda Türkçe Tabgu'dan geldigi ileri sürülmekted ir (Bkz. Prof. Dr. Tecrîd-i Sarîh Tercemesi. Abdurrahman Küçük. [70] Prof. [58] Tabu kelimesinin. Tercüman Yay. Ankara. [64] Prof. Günay Tümer. Dr.8. IV/ 529 [53] Prof. Ankara. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. [65] Prof. Günay Tümer. Dr. [67] Prof. 2002: 4752. Prof. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Ankara. Günay Tümer. Dr. Ankara. Dr. Dr. 2002: 4243. Günay Tümer. 2002: 47. Türklerin Altin Kitabi. Günay Tümer. [69] Faruk K. [63] Prof. Ocak Yayinlari. Abdurrahman Küçük. Konfüçyüs. Ankara. Ocak Yayinlari. Günay Tümer. Dr. Refik Özdek. Abdurrahman Küçük. 2002: 5759. Dr. Dr. Redhouse Yayinevi. Abdurrahman Küçük. Dr. Konusmalar. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Günay Tümer. 7.56 Konfüçyüsçülük ile ilgili bilgilerin çogu için bkz. Abdurrahman Küçük. Prof. Abdurrahman Küçük. Bakara 30 [51] Bkz. Prof. Dr. Prof. Ankara. Dr. 2002: 5961. Dr. Prof. Buhârî. 2 Subat 1979. [54] Prof. Robert Ernest Hume. Dr. Ocak Yayinlari. Prof. Ocak Yayinlari. Dr. [56] Prof. [57] Prof. [61] Prof. sf. 2002: 6367. Bab 92. Dr. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. 2002: 5556. Prof. Abdurrahman Küçük. Günay Tümer. Ocak Yayinlari. [66] Prof. Abdurrahman Küçük. Ocak Yayinlari.

Günay Tümer. Ocak Yayinlari. Dr. Abdurrahman Küçük. Dr. (Istanbul 1982 (2. Anka-ra1979. Mircea Eliade. Ankara 1978 adli eser olmustur. Dr. baski). Ankara. Laotzu. Abdurrahman Küçük. Zeki Velidî Togan. 2002: 74. Bununla beraber Allah'in kendisi için "Ilâh" kelimesini kullandigi da olmustur : "I lâhuküm ilâhun vahidun : Ilâhiniz bir tek Ilâh'dir (tanri)" (Bakara. Ocak Yayinlari. Ancak mütercimin yaptigi bu hata. O'ndan artik Tanri yok" denilir. "Tanri buyrugu". Abdurrahman Küçük. Dolayisiyla Allah için Tanri kelimesini kullanmakta bir ma zur görmediklerinden atalarimiz. Ocak Yayinlari. Ocak Yayinlari. Paris 1984 111/10-13. Dr. sahifeler arasi ve M. B. Dr. hem Ku r'an'in tarzina uymaz. Abdurrahman Küçük. Ankara. Ankara. Prof. Prof. Ocak Yayinlari. 2002: 7274. Prof. Ankara. Mesela bir mütercimin çev irdigi romanin basligi "Allah'lar Susamisti" seklindedir. [75] Prof. 2002: 7576. Ocak Yayinlari. Çev. Günay Tümer.[72] Prof. Dr. Türk Kültür Tarihine Giris. Ism-i Azam'dir. Baski). 2002: 76. Allah lafzi. Abdurrahman Küçük. Dr. Dr. Prof. Dr. burada Tanri kelimesinin kullanilmasi gerekeceginden mütercim hatalidir . "Tanri Misafiri " de demislerdir. Tanri (ilâh) kelimesini kullanmayalim denilirse bu. [73] Taoizm'in Prensipleri basligi altinda verilen bilgilerde temel kaynak. Abdurrahman Küçük. 2002: 6768. Allah'in Esmâ-i Hüsnâ'si vardir. Dr. Paris-1975. Günay Tümer. Günay Tümer. hem de bazi mahzurlar ortaya çikarir. [82] Bkz. [74] Prof. Prof. Konya 1978 (2. Allah kelimesinin çogulu yoktur. 1/61 [86] Ismail Hami Danismend. (Mesela. 2002: 7881. 2002: 7678. [76] Prof. Haz. her iki kelimeyi de kullanmislar. [78] Prof. Dr. Dr. [77] Prof. Nahl. 1/57-61. Mevlid'de "Birdir Allah. Ocak Yayinlari. Türk Kültür Tarihine Giris. Traite d'Histoire des Religions. Prof. [80] Bahaeddin Ögel. Ilâh kelimesinin çogulu "âlihe"dir. Muhaddere Nabi Özerdim. Ocak Yayinlari. [83] Prof. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. karsi karsiya getirmemislerdir. Dr. MI/ 65 ve Türkler'deki Gök Tanri hanci için ayrica 62 66. [84] Türkler. Taoizm.Ankara 1978. 2002: 6872. Prof. Prof. Günay Tümer. [79] Prof. Ankara. 311-312. Ögel. Tanri'nin da dilimizdeki yerini gös termesi bakimindan düsündürücüdür. onlari yanyana yürütmüsler. Eliade. Allah lafzina Esmâ-i Hüsnâ içinde Ism-i Azam olarak hürmet göste zikretmekle beraber. Günay Tümer. Abdurrahman Küçük. Ankara. 163. Dr. Dr. kendinden gayri tapinma k onusu edilmis seyler için "ilâh" kelimesini kullanir. Allah kelimesi çogul olm adigindan. Dr. Günay Tümer. Eger sadece Allah k elimesi kullanilabilir. Oguz Destani. Türk Irki Niçin Müslüman Oldu. yeri geldikçe "Tanri dostu". Ögel. 79-82 . Histoire des Croyonces et des Ideas Religieuses. Allah'in da. Türk Kültürünü me Çaglari. kendisi için genellikle Allah. [85] Bkz. [81] Bkz. 22 vd). savaslarda "Allah Allah" diye düsmanlarina hücum edip son nefeslerinde &