P. 1
SAHİH DELİLLER IŞIĞINDA FIKIH SEMİNERİ-ubeydullah arslan

SAHİH DELİLLER IŞIĞINDA FIKIH SEMİNERİ-ubeydullah arslan

|Views: 478|Likes:
Yayınlayan: ubeydullah arslan

More info:

Published by: ubeydullah arslan on Feb 17, 2012
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

02/17/2013

pdf

text

original

1

;-=,-ا Q-=,-ا =ا ;~-

2
TAHARET BÖLÜMÜ

1.Soru-Taharet ne demektir ?
Lüğatta : Maddi ve Manevi pislikten temizlenme, idrar ve diğer
pisliklerden veya ayıp ve günahlardan arınmadır.
Istılahta : Namaza mani olan necaseti su veya toprakla
temizlemektir.
1


2.Soru-Taharetlenmenin hükmü nedir ?
Necasetten temizlenmek vaciptir.
1.Delil : “ve elbiseni temizle. ” (Müddessir, 4)
Delil Cümlemiz : ”……temizle ”
Açıklama : Ayet; necasetten ve putlara tapmaktan kendimizi
temizlememiz gerektiğini beyan eder.

2.Delil : ”İbrahim ve İsmail’e de : Evimi tavaf edenler, itikafa girenler,
rüku ve sucud edenler için titizlikle temizleyin diye emir vermiştik.”
(Bakara, 125)
Delil Cümlemiz : “……………titizlikle temizleyin diye emir
vermiştik.”
Açıklama : Allah, Kabe’nin ibadet edenler için temizlenmesini
İbrahim ve İsmail (a.s.) peygamberlere emretmesi temizliğin Allah
emri olduğunu beyan eder.Buradaki temizle emrinden maksat;
Kabe’nin etrafındaki necaseti temizlemektir.

3.Delil : “Allah çokça Tevbe edenleri ve çokça temizlenenleri sever.”
(Bakara, 222)
Delil Cümlemiz : “………………….. temizlenenleri sever. ”
Açıklama : Ayet, Allah’ın Taharetlenenleri sevdiğini beyan eder ve
taharetin güzelliğini bildirir.


1
Ebu Malik Kemal İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 70 (Mektebetu’l
Tevkifiyyeti)
3
4.Delil: Rasulullah (s.a.v.) : “Allah’ım ! Doğu ile batının arasını uzak
kıldığın gibi günahlarla benim aramı da uzaklaştır. Allah’ım ! Beyaz
elbisenin kirden temizlendiği gibi, beni de hatalardan temizle. Allah’ım
hatalarımı kar, su ve dolu ile yıka.” (Buhari-Müslim-Ebu Davud-Nesai-
İbn Mace )
Delil Cümlemiz : ” Beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi, beni de
hatalardan temizle. ”
Açıklama: Rasulullah (s.a.v.) Allah’dan kendisini temizlemesini
istemekle ümmetine temizliğin önemini beyan eder.

5.Delil : “Allah taharetsiz(abdestsiz) namazı kabul etmez.”(Müslim)
Delil Cümlemiz : “ …………………taharetsiz(abdestsiz.”
Açıklama :Rasulullah abdestsiz namazın kabul olmadığını
söylemekle abdesttin namaz için ne kadar önemli bir amel olduğunu
ve temizliğin faziletini beyan eder.

3.Soru-Taharetlenmenin (abdestsizliği gidermenin) önemini açıklar
mısınız ?
Aşağıda sizlere maddeler halinde taharetlenmenin önemi beyan
edilmiştir.
1-Taharetlenmek namazın şartıdır.
1.Delil : Allah abdesti olmayanın abdest almadığı takdirde namazını
kabul etmez.”(Buhari - Müslim )
Delil Cümlemiz : “ …………………abdesti olmayanın abdest
almadığı takdirde.”
Açıklama :Rasulullah (s.a.v.) abdestti olmayan birinin abdest
almadığı takdirde namazın kabul edilmeyeceğini açıkça beyan
ederler.

2.Allah temizlenenleri övmüştür.
1.Delil : “Allah tevbe edenleri ve temizlenenleri sever.”(Bakara 222)
Delil Cümlemiz : “…temizlenenleri sever.”
Açıklama : Allah günahlarından tevbe edenleri ve necasetten maddi
ve manevi olarak temizlenenleri sevdiğini beyan eder.
4

2.Delil : “ Allah temizlenenleri sever.” (Tevbe, 108)
Delil Cümlemiz :Ayetin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Allah, apaçık bir kelamla temizlenenleri sevdiğini beyan
eder. Allah müslümanın her tür necasetten, abdestsizlikten, putlara
tapmadan dolayı düşülen kirlilikten temizlenmeyi emreder.

3.İdrarını yapan biri kendini necasetten korumadığı takdirde azaba
uğrar.
1.Delil : Rasulullah (s.a..v) Kabirde yatan iki kişi hakkında : “İkisi
azap çekiyor onlardan biri ancak büyük günahtan dolayı diğeri ise
kendini idrar ederken korumadığından…..” (Ebu Davud - Nesai -İbn
Mace sahih senedle)
Delil cümlemiz : “…kendini idrar ederken korumadığından …”
Açıklama : Rasulullah kabirdeki kişinin azap görme sebebini
idrarından kendini sakındırmadığından dolayı olduğunu söylemesi
idrarın necisliğine delildir.

4.Soru-Taharetin çeşitleri nelerdir ?
Fukaha tahareti İki kısım olarak beyan eder.
1-Hakiki Taharet : Bedende, elbisede bir mekanda bulunan necaseti
temizlemek hakiki taharettir.
2-Hüküm içeren Taharet : Bedendeki abdestsizliği gidermek için
yapılan taharettir. Bu taharet üç kısımdır.
a-Büyük Taharet : Gusletmektir.
b-Küçük Taharet : Abdest almaktır.
c-Büyük ve küçük taharet yerine geçen taharet : Özür dolayısıyla bu
ikisi yerine geçen teyemmüm almaktır.

NECASET VE ÇEŞİTLERİ

5.Soru-Necaset denince ne anlamalıyız ?
5
Necaset taharetin zıttıdır. Necis, Şeri ilkelere göre temizlenmesi
gerekli olan pisliktir. Her müslüman kendini necasetten temizlemekle
mükelleftir.

6.Soru-İnsan dışkısı ve idrarı necis midir ? sünnetten delille
açıklayınız ?
Bu ikisinin necaset olduğunda fukaha arasında ittifak vardır.
1.Delil : Rasulullah (s.a..v) : “ Sizden birinin ayakkabısına dışkı
bulaşırsa toprak onu temizleyicidir. ” (Ebu Davud (385) sahih
senedle)
Delil Cümlemiz : “………toprak onu temizleyicidir. ”
Açıklama : Rasulullah (s.a..v) dışkının necaset olmasından dolayı,
onun temizleyicisi olarak toprağı beyan etmiştir.Dışkının
temizleyicisi topraktır. O halde onu temizleyici topraksa dışkı necaset
ki temizlenmesi istenmiştir.

2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : Bir bedevi mescide idrarını yaptı.
(mescidde bulunan sahabe) Cemaatinden bazıları ona doğru yöneldi.
Bunun üzerine Rasulullah (s.a..) “ Onu serbest bırakın,
hacetini(idrarını yapmasını) kesmeyin.” buyurdu. Enes dedi ki :
Sonra Rasulullah bir kova su istedi ve suyu o sidiğin üzerine döktü.”
(Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : “ …Sonra Rasulullah bir kova su istedi ve suyu o
sidiğin üzerine döktü.”
Açıklama : Rasulullah mescid içine idrarını yapan bedevinin
ardından o sidiğin üzerine su dökerek temizlemesi sidiğin necis
olduğunu beyan eder.

7.Soru-Mezi ve Vedi necis midir sünnetten delille açıklayınız ?
Mezi : İnsanın şehvet anında veya zevcesiyle oynaşması durumunda
gelen yapışkan ince sıvıdır. Mezi kadınlardan daha çok gelir. Meni
gibi fışkırma ile gelmeyen bu sıvı yavaş yavaş insan fark etmeden
gelir. Mezi necistir. Rasulullah Cinsel uzvun meziden temizlenmesini
emretmiştir.
6
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) mezi hakkında soru sorulunca : “cinsel
uzuvu yıkar ve abdest alır “ buyurmuştur. (Buhari -Müslim )
Delil Cümlemiz : “…………“cinsel uzuvu yıkar ve abdest alır “
Açıklama : Rasulullah meziden dolayı zekerin yıkanmasını ve
ardından da abdest alınmasını emretmektedir.

Vedi : Hacet sonrası gelen beyaz kalın olan necis sıvıdır. Vedi icma
ile necistir.
1.Delil : İbn Abbas : “ Meni guslü gerektiren, Vedi ve Mezi
(durumunda) zekerini yıka, namaz abdesti gibi abdest al. ” (Beyhaki-
Ebu Davud-Albani sahih demiştir.)
Delil cümlemiz : “…………..Vedi ve Mezi’ye gelince zekerini yıka
abdest al, abdesttin namaz için geçerlidir. ”
Açıklama : İbn Abbas’ın bu sözü hüccettir. Zira o Rasulullah’ın
duasına mazhar olmuş bir sahabidir.

8.Soru-Hayız kanı necis midir ? sünnetten delille açıklayınız ?
Kadının aylık gördüğü adetten dolayı gelen kan necistir.
1.Delil : Rasulullah huzuruna bir kadın geldi ve “ Ey Allah Rasulu
bizden birinin elbisesine hayız kanı bulaşırsa ne yapsın ? “ dedi.
Rasulullah (s.a.v.) : “ Elbisesini (eliyle) ovalar, sonra onu su ile
(yıkayıp) sıkar. Sonra azar azar üzerine su döker. Daha sonra onunla
namaz kılar.” buyurdu. (Müslim)
Delil Cümlemiz : “……………………… Elbisesini (eliyle) ovalar,
sonra onu su ile (yıkayıp) sıkar. Sonra azar azar üzerine su döker. ”
Açıklama : Rasulullah’ın (s.a.v) hayız kanını yıkatması hayız kanının
necisliğini ispat eder.

9.Soru-Eti yenmeyen hayvanın dışkısı necis midir ? sünnetten
delille açıklayınız ?
Eşek, katır, at gibi hayvanların. Bu hayvanların dışkısı necistir.
1.Delil : Abdullah İbn Mes’ûd (r.a.) ’den rivâyete göre: “Rasûlullah
(s.a.v.) tuvalet için çıkmıştı ki bana üç taş bul dedi. Bende iki taş ve bir
7
(merkep) tezek getirdim iki taşı aldı ve tezeği atarak bu pistir ”
buyurdu. (Buhari-İbn Mâce-Ebû Davut)
Delil Cümlemiz : “……………………………bu pistir ”
Açıklama : Rasulullah’ın (s.a.v.) merkebin tezeğini almaması onun
necis olmasından dolayıdır.

10.Soru-Eti yenenlerin (Koyun-keçi-deve) pisliği ve sidiği temiz
midir ?
İmam Malik, İmam Şafii, İmam Ahmed ibn Hanbel ve Şeyhul İslam
İmam İbn Teymiyye bu hayvanların pisliğinin temiz olduğunu
söylemişlerdir. Bu hayvanların pisliğinin necis olduğunu hiçbir
sahabi söylememiştir.
1.Delil : Enes rivayet eder, “ Ukl ve Ureyne kabilesinden insanlar
Medine’ye geldiler. Karın hastalığına yakalanmışlardı. Rasulullah
(s.a..v) bunların dağdaki develerin yanına giderek süt ve
sidiklerinden içmelerini emretti.” (Buhari-Müslim -Ahmed)
Delil Cümlemiz : “………dağdaki develerin yanına giderek süt ve
sidiklerinden içmelerini emretti.”
Açıklama : Rasulullah (s.a.v.) devenin sidiğini içmelerini emrediyorsa
bu deve sidiğinin temiz olduğunu ispat eder. Eti yenen bir hayvan
olan devenin sidiği temizse diğer eti yenen hayvanların da sidikleri
temizdir. (Fıkhu’s Sunne, 38)

2.Delil : Şevkani (r.h.) diyor ki ; “ Zahir olan eti yenen hayvanın
gübresinin ve sidiğinin temiz olmasıdır.” (Fıkhu’s Sunne, 38)
Delil Cümlemiz : Şevkani’nin (r.h.) tüm sözü delildir.
Açıklama : Şevkani eti yenen hayvanların gübrelerinin ve sidiklerinin
temiz olduğunu ispat eder.

11.Soru-Dışkı yiyen hayvanların etinin, sütünün yenmesi içilmesi
caiz midir ?
Dışkı yiyen hayvana binmek, etini yemek, sütünü içmek haramdır.
1.Delil : İbn Abbas ; “ Rasulullah (s.a..v) dışkı yiyen hayvanın sütünü
içmeyi nehyetti.” Bir başka rivayette ; “ dışkı yiyen hayvana binmek
8
nehy edilmiştir.” şeklindedir. ” (Buhari-Müslim-Ebu Davud- Tirmizi-
Nesai)
Delil Cümlemiz : “..sütünü içmeyi nehyetti ……….hayvana binmek
nehy edilmiştir. ”
Açıklama : Hadis dışkı yiyen hayvanın etini ve sütünü haram
kılmaktadır.

2.Delil : Ömer bin Şuayb ; “Rasulullah (s.a.v.) ehli eşek etini, dışkı
yiyen hayvana binmeyi ve etini yemeyi nehy etmiştir.” (Ahmed-
Nesai-Ebu Davud)
Delil Cümlemiz : ”… dışkı yiyen hayvana binmeyi…”
Açıklama : Hadis, dışkı yiyen hayvana binilemeyeceğini ispat eder.

12.Soru-Köpek salyası-yalaması necis midir ? sünnetten delille
açıklayınız ?
Köpek salyası-yalaması necistir. Köpek nereyi yalamışsa orayı ilkin
toprakla sonra da su ile yedi kez yıkamak sünnettir. Köpeğin yaladığı
yeri ve etrafını alarak atmak ve temizlemek gerekir. Zira salyasının
değdiği ve ağzının ulaştığı her yeri temizlemek lazımdır. Köpeğin
kıllarının necis olduğuna dair hadis yoktur, aşağıdaki hadis içinde bu
konuda bir sözde söylenmemiştir.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “İçindekini köpek yaladığı zaman
herhangi birinizin kabının temizliği o kabın yedi defa yıkanmasıdır.”
(Müslim )
Delil Cümlemiz : “……………köpek yaladığı zaman………”
Açıklama : Rasulullah (s.a.v.) köpek yalaması durumunda
yıkanmanın gerekliliğini ve bu salyanın necis olduğunu belirler.

2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “ Köpeğin yalamış olduğu çanağınızın
temizliği, ilki toprakla olmak üzere yedi kere yıkanmasıdır.”
(Müslim-Ebu Davud-Ahmed-Beyhaki)
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizidir.
Açıklama : Hadis, köpeğin yaladığı yeri ilkin toprakla sonra da yedi
kez su ile yıkamanın gerekliliğini ispat eder.
9

13.Soru-Domuz eti necis midir ? sünnetten delille açıklayınız ?
Fukaha’nın ittifakıyla necistir.
2

1.Delil : “ De ki : Bana vahy olanlar arasında (haram
dediklerimizden) yiyecek bir kimseye haram olduklarını bulduğum
yiyecekler şunlardır : Ölü, akmış kan, domuz eti, ve Allah’dan
başkasının adına boğazlandığından dolayı fısk olanlardır.” (Bakara,
145 )
Delil Cümlemiz : “…………domuz eti,…………………”
Açıklama : Allah, ayetinde domuzun necis olduğunu ispat eder.

14.Soru-Ölmüş hayvanın eti ve derisi necis midir ? sünnetten
delille açıklayınız ?
Şeri usulle kesilmeyerek ölen hayvanın eti ve derisi Rasulullah’ın şu
sözüyle necis hükmündedir.
1.Delil : Rasulullah (s..a v.) “ Hayvan derisi tabaklandığı zaman
muhakkak temiz olmuştur.” (Müslim )
Delil Cümlemiz : tabaklandığı zaman muhakkak temiz olmuştur.”
Açıklama : (Ölü) Hayvan derisi ancak tabaklandığı zaman temiz olur
sözü tabaklanmadan önceki derinin necis olduğunu beyan eder.

15.Soru- Balık ve Çekirge ölüsü necis midir ? sünnetten delille
açıklayınız ?
Balık ve Çekirge ölüsü temizdir.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “Bize iki ölü ve kan helal kılındı. İki
ölüye gelince onlar balık ve çekirge, iki kan ise karaciğer ve dalaktır.
“ (İbn Mace, Ahmed, sahih senedle)
Delil Cümlemiz : “………onlar balık ve çekirge……………….”
Açıklama : Rasulullah (s.a.v.) balık ve çekirge etinin ölü bile olsa
yenilebileceğini beyan eder.


2
Ebu Malik Kemal İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 72 (Mektebetu’l
Tevkifiyyeti)
10
16.Soru-Akıcı kanı olmayan ölü hayvan necis midir ? sünnetten
delille açıklayınız ?
Sinek, sivrisinek, arı, karınca gibi hayvanların ölüleri temizdir.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) “ Sizden birinizin kabının içine sinek
düşerse ya onu o kabın içine tamamen daldırsın ya da atsın. Zira
onun bir kanadında zehir bir kanadında şifa vardır.” (Buhari)
3

Delil Cümlemiz : “…………….sinek düşerse ya onu o kabın içine
tamamen daldırsın ya da atsın. Zira onun bir kanadında zehir bir
kanadında şifa vardır.”
Açıklama : Rasulullah’ın sineği kaba daldırmayı emretmesi sineğin
necis olmadığını ispat eder.

17.Soru--Ölü hayvanın kemiği, boynuzu, tırnağı, saçı, ve tüyü temiz
midir sünnetten delille açıklayınız ?
İmam Buhari bunların temizliğine dair yorum yapmıştır. Ayrıca
ümmetin alimlerinden kimsenin bunun necis olduğunu
söylediklerine dair bir delilde bulunmamaktadır. Eşyada asıl olan
mubahlık olup ancak hüccet-delil onun haram olduğunu ispat eder.
1.Delil : İmam Zühri : “Alimlerin birçoklarını gördüm ölü hayvanın
kemiğinin necis olduğunu söyleyen görmedim. Onlar Fil kemiklerini
ve benzerlerini tarak ederler ve içlerine yağ koyarlar, bunda bir
sakınca görmezlerdi.”
4

Delil Cümlemiz : ”……tarak ederler ve içlerine yağ koyarlar, bunda
bir sakınca görmezlerdi”
Açıklama : Alimler yukarıda sayılanların temizliğinde ihtilaf etmiş
değillerdir.

18.Soru--Canlı hayvandan kopan bir parçada necis midir ?
sünnetten delille açıklayınız ?
Ölmüş hayvandan kopan parça necis ve leş hükmündedir.

3
2.Dünya savaşında mikroplarla boğuşan askerlerin yaraları üzerine konan sineklerin kanadından şifa-
tedavi elde edildiği ve askerlerin iyileştirildikleri bilimsel verilerle ispat edilmiştir.
4
Ebu Malik Kemal İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 73 (Mektebetu’l
Tevkifiyyeti)
11
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “Canlı hayvandan kesilen parça leştir.”
(Hasen, Ebu Davud- Tirmizi)
Delil Cümlemiz : “…..kesilen parça leştir. ” ”
Açıklama : Rasulullah canlı bir hayvandan kesilen parçanın (etin) ölü
bir hayvan hükmü taşıdığını söylemesi kesilen etin necis olduğunu
beyan eder.

ARTIKLARIN HÜKMÜ

19.Soru-Eti yenmeyen Vahşi ve yırtıcı hayvanların artığı temiz
midir sünnetten delille açıklayınız ?
Burada hayvanın su içtikten sonra geride kalan artığını
kastetmekteyiz. Binek ve Vahşi hayvanların artıkları temizdir.
Rasulullah sorulduğunda bu konuda şunu söylemiştir :
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) :“ Eşeklerin artığı olan suyla abdest
alabilir miyiz ? diye sorulunca Rasulullah “Evet bütün yırtıcı
hayvanların artığı ile abdest alabilirisiniz.” (Şafii, Darekutni, Beyhaki)
Delil Cümlemiz : “ Evet bütün yırtıcı hayvanların artığı ile abdest
alabilirisiniz.”
Açıklama : Hadis açıkça yırtıcı hayvanların artığının temiz olduğunu
ispat eder.

2.Delil : Eğer su iki gulle ise (artık) o suyu necis etmez.” (Ebu Davud,
Nesai, Tirmizi, sahihtir.)
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delildir.
Açıklama : Su iki kule olduğu zaman artık, suyu necis etmez.Bu
durumda, su iki kule olmadığı zaman artık o suyu necis eder.

20.Soru-Kedi artığı necis midir sünnetten delille açıklayınız ?
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “ Kedi pis değildir, o etrafınızda
dolaşanlardan biridir.” (Buhari-Müslim )
Delil Cümlemiz : “ Kedi pis değildir,………………………….”
12
Açıklama : Rasulullah kedinin artığını pis olarak beyan etmeyerek
diğerleri hakkında söz söylememesi diğerlerinin hakkında delil
olmadığı için necistir.


21.Soru-Eşek eti necis midir sünnetten delille açıklayınız ?
Evcil merkeplerin eti necistir.
1.Delil : Enes : “ Hayber’in fethi günü eşek etine rastladık. Rasulullah
( bu et hakkında ) şöyle dedi : Allah ve Rasulu sizi eşek etini
yemekten sakındırır. Zira pisliktir veya necistir.” (Buhari -Müslim-
Ahmed bin Hanbel)

MENİNİN HÜKMÜ

22.Soru-Meni temiz mi necis mi ?
Meni hakkında iki görüş vardır.
1-Temizdir diyen alimler
(Rasulullah’ın ashabı, Şafi, Davud, Sahih rivayetle Ahmed bin
Hanbel) delilleri şu hadistir. Tercih edilende budur.
1.Delil : Aişe annemiz : “Meniyi Rasulullah’ın elbisesinden
ovalardım.” (Müslim )
Delil cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Hadis meninin necis olmadığını beyan eder. Eğer necis
olsaydı Aişe annemiz onu yıkardı ovalayarak gidermezdi. Necis bir
şey ovalamakla necasetten arındırılır mı ?

2.Delil : “ Bir kimse Aişe’nin yanına indi. Elbisesini yıkamaya başladı.
Bu zata Aişe şöyle dedi : Eğer onu (meniyi) gördün isen, sadece yerini
yıkaman yeterli gelir. Şayet görmediysen onun etrafını ıslatırsın. Ben
kendim, onu Rasulullah’ın (s.a.v.) elbisesinden ovalayıp sürttüğümü
biliyorum. Sonra kendisi bu elbise içinde namaz kılardı. “ (Müslim )
Delil Cümlemiz : “Ben kendim, onu Rasulullah’ın (s.a.v.)
elbisesinden ovalayıp sürttüğümü biliyorum. Sonra kendisi bu elbise
içinde namaz kılardı.”
13
Açıklama : Aişe annemiz meniyi necis olmadığı için ovalamıştır.

3.Delil : Rasulullah (s.a.v.) meni, tükürük ve sümük mesabesindedir.”
(Darekutni-Beyhaki-Tahavi)
Delil cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Rasulullah meni hakkında tükürük ve sümük gibidir
demişse meninin hükmü necis değildir demektir. Zira sümük ve
tükürük necis değillerdir.

4.Delil : Sahabe (r.a.) savaş zamanlarında ihtilam olurlar ve meni
elbiselerine bulaşırdı buna rağmen Rasulullah (s.a.v.) yıkanmasını
emretmezdi.
5

Delil Cümlemiz : “...........meni elbiselerine bulaşırdı buna rağmen
Rasulullah (s.a.v.) yıkanmasını emretmezdi. ”
Açıklama : Ashab, meniyi temiz gördükleri için elbise üzerindeki
meniyi yıkamazlardı. Bu fiil ise meninin temiz olduğunu ispat eder.

2-Necistir diyen alimler
(Ebu Hanife-Malik –Bir rivayete göre Ahmed bin Hanbel) delilleri şu
hadistir.
1.Delil : Aişe annemiz meni hakkında sorulunca, Rasulullah’ın
elbisesinden onu (temizlemek için) yıkardım. Rasulullah da namaza
çıktığında o yıkamanın izi olurdu.” (Buhari-Müslim )
Delil Cümlemiz : “………Rasulullah’ın elbisesinden onu (temizlemek
için) yıkardım…………”
Açıklama : Ebu Hanife ve Malik (r.a.) Aişe annemizin meniyi necis
olduğu için yıkadığına inanarak bu delili alırlar.

23.Soru-Meniyi ovalamak mı gerekir yıkamak mı sünnetten delil
getirin ?
Müstehab olan yaş ise yıkanması kuru ise ovalanmasıdır.

5
Mecmua Fetava, 21 /604
14
1.Delil : Aişe annemiz : “Rasulullah’ın elbisesindeki meniyi kuru
olduğu zaman ovalar, yaş olduğu zamanda yıkardım.” (Darekutni-
Avane-Bezzar)
Delil Cümlemiz : ” ……………… meniyi kuru olduğu zaman ovalar,
yaş olduğu zamanda yıkardım. ”
Açıklama : Aişe annemizin ameli meni yaşken yıkamak kuru iken de
ovalamaktı. Hadis bize bu gerçeği beyan eder.

İÇKİNİN HÜKMÜ

24.Soru-İçki necis midir sünnetten delille açıklayınız?
Bu konuda iki görüş bulunmaktadır.
1.İçki temizdir diyen alimler :
(Rabi, Leys, Mezeni, Şevkani, Sanaani, Ahmed Şakir, Albani, Useymin
) Tercih edilen bu görüştür.delilleri şu hadislerdir.
1.Delil : Rasulullah elçiyi çağırdı (şunu) duyurmasını emretti : “ İçki
haram kılındı.” Enes derki; “ Ben mescidden çıktım, içkiyi döktüm ve
Medine’nin sokağında aktı.” (Müslim )
Delil Cümlemiz : ”…………içkiyi döktüm ve Medine’nin sokağında
aktı.”
Açıklama : Rasulullah mescide bevl eden bir bedevinin bevli üzerine
su dökmüş ve temizlemişti.
6
Rasulullah bevlin necis olmasından
dolayı üzerine su dökmüştü. Peki Rasulullah içkinin üzerine niçin su
dökmedi ? Rasulullah’ın içki üzerine su dökmememsi içkinin temiz
olduğunu göstermez mi ?

2.Delil :
a-Rics (pislik) müşterek manalar taşıyan bir kelimedir. Rics (pisliğin)
manaları şunlardır : kir-pis-haram-azab-lanet, küfür,şer, günah,
necis…
b-Ümmetin önde gelen müfessirleri Rics’in (pislik) necis olduğunu
söylemiş değillerdir. İbn Abbas : Rics; öfke-kızgınlık olarak tefsir
etmiş, İbn Zeyd ise : Şer demiştir.

6
Hadis daha önce geçmişti. Buhari-Müslim
15
c-Kuranda üç yerde gelen Rics necis manasına gelmez
Allah’ın şu ayetinde “Allah azabı iman etmeyenler üzerine kılar.”
(Enam, 125) Rics burada azab manasındadır.
Allah’ın şu ayetinde “ Çünkü onlar murdardırlar. “ (Tevbe,95) Rics
burada, amelleri murdardır manasındadır.
Allah’ın şu ayetinde “ Şu halde pisliğin ta kendisi olan putlardan
uzak durun.” (Hac,30) Burada Allah putları azaba ve pisliğe davet
ettiği için pis demiştir. Zira putlara el sürülünce el necis olmaz. Putlar
taştan-ağaçtan-altından olsun kırılsalar kullanılmazlar mı ? Putların
pisliği manevi pislik olup maddi pislik değildir.
Allah’ın şu ayetinde “ Müşrikler ancak necistir.” (Tevbe-28) Ayette
müşriklerin necisliği de manevi necisliktir. Zira müşriklerin elini
tutmak necaset taşımaz.

3.Delil : Eşyada asıl olan sahih bir delil onu necis kılıncaya kadar
temiz olmasıdır. Sahih bir delille Rics’in necis olduğuna dair delilimiz
de yoktur. Maide 90.ayetteki Rics’in necis olduğuna dair açık sarih bir
delil bulunmamaktadır.

2.İçki Necis diyen alimler :
(Alimlerin Cumhuru, müçtehid İmamlar, Şeyhul İslam İmam İbn
Teymiyye ) delilleri şu ayettir.
1.Delil : “Ey iman edenler ! şarap, (içki) kumar, putlar ve fal okları,
şeytanın pis işlerindedir. Artık bunlardan kaçının ki kurtuluşa
eresiniz. “ (Maide, 90)
Delil Cümlemiz : “……. şarap, (içki)……………pis işlerindedir…....”
Açıklama : Bu görüşü doğrulayan alimler, Pisliğin necis olduğunu
söyleyerek içkinin necis olduğuna hükmetmişlerdir
7


KANIN HÜKMÜ

25.Soru-Kan necis mıdır açıklar mısınız ?

7
Ebu Malik Kemal İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 76 (Mektebetu’l
Tevkifiyyeti)
16
Öncelikle bilelim ki; Kan üç kısımdır.
1-Hayız Kanı : Alimlerin ittifakıyla hayız kanı necistir.
1.Delil : Rasulullah huzuruna bir kadın geldi ve “ Ey Allah Rasulu
bizden birinin elbisesine hayız kanı bulaşırsa ne yapsın ? “ dedi.
Rasulullah (s.a.v.) : “ Elbisesini (eliyle) ovalar, sonra onu su ile
(yıkayıp) sıkar. Sonra azar azar üzerine su döker. Daha sonra onunla
namaz kılar.” buyurdu. (Müslim )
Delil Cümlemiz : “……………………… Elbisesini (eliyle) ovalar,
sonra onu su ile (yıkayıp) sıkar. Sonra azar azar üzerine su döker. ”
Açıklama : Rasulullah (s.a..v) hayız kanının necis olmasından dolayı
yıkatması hayız kanının necisliğini beyan eder.

2-İnsan Kanı : İnsan kanının necisliği hakkında ihtilaf vardır.
a-İnsan kanı temizdir diyenler :
Son dönem alimlerden Şevkani, Sıddık han, Albani, İbn Useymin
icmanın sabit olmadığını delil alarak kanın necis olmadığına
hükmetmişler ve temiz demişlerdir. Tercih edilen sahih görüş budur.
Deliller şunlardır :
1.Delil : Eşyada asıl olan sahih bir delil onu necis kılıncaya kadar
temiz olmasıdır. Rasulullah’dan çok savaşlarda sahabenin
yaralanmasına rağmen hayız kanının yıkanması dışında başka bir
kanı yıkattığına dair sahih bir delil bulunmamaktadır. Eğer kan necis
olsaydı Rasulullah kanın necisliğini belirtmez miydi ?

2.Delil : Ashab, Rasulullahla beraberken yaralarından kan akardı
buna rağmen Rasulullah (s.a.v.) kanın necis olduğunu söylemedi.
Yıkanmasını emretmedi. Kan necis olsaydı Rasulullah söylemez
miydi ? Rasulullah’ın bunu gizlemesini düşünmek de mümkün
değildir. Zira, O sadık el-Emin bir elçidir.

3.Delil : Hasan : “Müslümanlar yaralı oldukları durumlarda namaz
kılarlardı.” (Buhari-İbn Ebi Şeybe sahih senedle)
Delil Cümlemiz : “ ……..yaralı oldukları durumlarda namaz
kılarlardı.”
17
Açıklama : Müslümanlar Rasulullah ve ashabını kastetmektedir.
Onlar yaralı iken namazlarını kıldıklarını beyan etmesi kanın necis
olmadığına delildir. Yaradan kanın akmaması veya üzerinde kanın
olmaması mümkün değildir.

4.Delil : Ensar’dan bir sahabi Gece namaz için kalkmıştı.
Müşriklerden biri ona doğru ok attı. Ok isabet etti. Sahabi o oku
çıkarttı. Müşrik üç tane daha ok attı. O ise rüku ve secde etti.
Bedeninden kan akarken namazı bitirdi.” (Buhari-Ahmed İbn
Hanbel)
Delil Cümlemiz : “ …Bedeninden kan akarken namazı bitirdi. ”
Açıklama : Delil çok açıktır. Kan necis olsaydı sahabi onu yıkamaz
mıydı ? Namazı terk etmez miydi ?
8


5.Delil : Ömer İbn Hattab’ın şehadeti esnasında “ Bedeninden kan
akarken namaz kıldı.” (Malik-Beyhaki-sahih senedle)
Delil Cümlemiz : “ …………………………….kan akarken namaz
kıldı.”
Açıklama : Ömer İbn Hattab’ın ameli çok açıktır. Kan akarken bile
namaz kılmıştır. Eğer kan necis olsaydı ölüm döşeğimdeki bu takva
eri şerefli insanın kanı temizlememesi düşünülür müydü ?

6.Delil : Sad İbn Muaz Hendek muharebesinde yaralanmış,
Rasulullah onun ziyareti için gelen yakınları için mescidde bir çadır
yaptırmıştı. Girenler in yanında yarasından kan akmıştı.“ Sad’ın
yarası patlamış, kan akmış ve ölmüştü. “ (Ebu Davud -Tabarani-
sahih hadistir. )
Delil Cümlemiz : “ …………………………yanında yarasından kan
akmıştı.“ Şad’ın yarası patlamış, kan akmış ve ölmüştü. “

8
Albani der ki : Bu hadisin hükmü merfudur. Rasulullah’ın sahabenin başına geleni bilmemesi
düşünülemez. Eğer kanın çoğu namazı bozsaydı muhakkak Rasulullah onu beyan ederdi. Zira gerekli
bir yerde gerekli olan bilgiyi vermemek caiz değildir. Bu usul ilminin gereğidir. Eğer kan namazı
bozsaydı ve necis hükmünde bulunsaydı Allah , peygamberine vahiyle emrederdi.( Temamu’l Minne,
51)
18
Açıklama : Sad’ın hali çok açık bir şekilde kanın necis olmadığı
ortaya koyar. Rasulullah mescide akan kanı yıkatmaması da necis
olmadığına delildir. Zira Rasulullah bevl necis olduğu için üzerine su
dökerek temizlemişti.
9


b-İnsan kanı necistir diyenler :
Fıkhi mezheplerde kan necistir. Bu konuda delilleri ayete
dayanmaktadır. Kanın Kuranda haram olmasını delil alarak necis
demişlerdir. Delilleri şu ayettir :
1.Delil : “ De ki : Bana vahyolunlar arasında (haram dediklerinizden)
yiyecek bir kimseye haram olduklarını bulduğum yiyecekler yalnızca
şunlardır. Ölü, akmış kan, domuz eti, ve Allah’tan başkası adına
boğazlandığından dolayı fısk olanlar.“ (Enam, 145)
Delil Cümlemiz : “ ……………haram olduklarını bulduğum
yiyecekler yalnızca şunlardır. Ölü, akmış kan,……………………..”
Açıklama : Kanın necis olduğunu kabul edenler ayetteki akmış kan
hakkında (İçkiye necistir dedikleri gibi) Allah’ın haram demesini
necasete hamlederek kan necistir demişlerdir.

2.Delil : Ahmed bin Hanbel “ kanın necisliğinde ihtilaf yoktur
demiştir.” (İbn Kayyim, İgasatul Levhan, 1/240)
3.Delil : İbn Hazm : Alimler kanın ittifakla necis olduğuna
hükmetmişlerdir.
4.Delil : İbn Hacer Askalani : kan icma ile necistir.
10


3.Eti yenen hayvanların kanı :
Bu kanda tıpkı insan kanı gibidir. Rasulullah ve ashabın amellerinde
olduğu gibi necis hükmünde değildir.
1.Delil : Abdullah ibn Mesud; “ Rasulullah (s.a.v.) Beyt’in yanında
namaz kılarken, Ebu Cehl ve bazı arkadaşları da oturuyorlardı. Bir

9
İbn Rüşd der ki ; Nas, hayız kanının necis olduğunu ortaya koyar. Bunun dışındaki kan üzerinde ihtilaf
olsa da asıl olan onun temiz olmasıdır. Kanın necis olduğunu ancak nass belirler. ( Ebu Malik Kemal İbn’
s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 76 (Mektebetu’l Tevkifiyyeti)
10
( Ebu Malik Kemal İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 80 (Mektebetu’l
Tevkifiyyeti) Ebu Malik de kanın necis olmadığını bu eserinde tercih eder.

19
gün evvel de bir dişi deve kesilmişti. Ebu Cehl diğerlerine : Hanginiz
fulan oğullarının dün kesilen dişi devesinin döl leşine gider ve onu
alır da, secde ettiği zaman Muhammed’in iki kürek kemiği arasına
koyar? Dedi. Oradakilerin en şerlisi koştu onu getirdi, peygamber
secdeye iki omuzu arasına onu koydu. “ (Müslim)
Delil Cümlemiz : ” …dişi devesinin döl leşine…………”
Açıklama : Deve leşinin kanlı olmadığında şüphemiz var mıdır ?
Rasulullah deve leşi üzerine konmasına rağmen namazına devam
etmesi deve kanının necis olmadığını ortaya koyar.

26.Soru-İnsanın kusuntusu necis midir ?
Daha öncede söylemiştik. Eşyada asıl olan sahih bir delil onu necis
kılıncaya kadar temiz olmasıdır. Kusuntunun necis olduğuna dair
sahih bir delil bulunmamaktadır. Rasulullah hakkında “ kustu,
orucunu açtı, abdest aldı ” (Ebu Davud-Tirmizi-Ahmed) hadisinden
Rasulullah’ın kustuktan sonra abdest almasını necasetten dolayı
olduğunu çıkarmak doğru değildir. Zira Rasulullah’ın (s.a.v.) bedeni
nafile oruçlu iken zayıflamış, bu sebeple orucunu bozmuş ardından
abdest almıştı. (B.k.z :Tirmizi şerhi olan Tuhfetu’l Ahvazi). Her abdest
bozan şey necis olduğunu söylemek de doğru değildir. Deve eti de
abdest bozar,
11
necis midir ? Necis değildir.

27.Soru-Kişinin iç çamaşırında bulunan ıslaklık necis midir, delille
açıklayınız ?
Erkeğin iç çamaşırında görünen ıslaklık mezi ve vedi ise bu durumda
cinsel uzuv yıkanır ve abdest alınır. Kişiden meni gelmedikçe gusül
gerekmez. Meni iç çamaşıra bulaşmış ve kurumuşsa elle ovalanır,
yaşsa yıkanır. Zaman zaman kadında bu ıslaklık çok olur. Kadında
olan bu ıslaklık meni olmadıkça temiz hükmündedir. Zira Rasulullah
zevcelerine bu durumlarda yıkamalarını emretmemiştir. İki yoldan

11
Bu konuda iki sahih hadis zikredelim : 1- Cabir bin Semeret rivayet eder. Cabir : “ Rasulullah’a koyun
etinden dolayı abdest alalım mı ? ” dedi, Rasulullah :“ İstersen al istemezsen alma ” dedi Cabir : “ Deve
etinden abdest alalım mı “ dedi. Rasulullah (s.a.v.) “ evet, deve etinden dolayı (yemekten) abdest al.”
(Müslim-İbn Mace)
2-Bera İbn Azıb rivayet eder, Nebi (s.a.v.) dedi ki : “Deve etinden dolayı abdest alın, koyun etinden
dolayı abdest almayın.” buyurdu. (Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace)
20
gelen her sıvı necistir hükmü masum biz söz değildir. Zira bu söz
üzerinde sabit bir icma yoktur. Kadından gelen hastalık kanı abdest
bozmadığı da sabittir. Hastalık kanının da ki yoldan birinden
geldiğinden de şüphe yoktur.
1.Delil : Aişe annemiz : “Rasulullah’ın elbisesindeki meniyi kuru
olduğu zaman ovalar, yaş olduğu zamanda yıkardım.” (Darekutni-
Avane-Bezzar)
Delil Cümlemiz : ” ……………… meniyi kuru olduğu zaman ovalar,
yaş olduğu zamanda yıkardım. ”
Açıklama : Aişe annemizin ameli meni yaşken yıkamak kuru iken de
ovalamaktı. Hadis bize bu gerçeği beyan eder.

2.Delil : “ Bir kimse Aişe’nin yanına indi. Elbisesini yıkamaya başladı.
Bu zata Aişe şöyle dedi : Eğer onu (meniyi) gördün isen, sadece yerini
yıkaman yeterli gelir. Şayet görmediysen onun etrafını ıslatırsın. Ben
kendim, onu Rasulullah’ın (s.a.v.) elbisesinden ovalayıp sürttüğümü
biliyorum. Sonra kendisi bu elbise içinde namaz kılardı. “ (Müslim )
Delil Cümlemiz : “ Ben kendim, onu Rasulullah’ın (s.a.v.)
elbisesinden ovalayıp sürttüğümü biliyorum. Sonra kendisi bu elbise
içinde namaz kılardı.
Açıklama : Aişe annemiz meniyi necis olmadığı için ovalamıştır.

3.Delil : Rasulullah (s.a.v.) mezi hakkında soru sorulunca : “cinsel
uzuvu yıkar ve abdest alır “ buyurmuştur. (Buhari -Müslim )
Delil Cümlemiz : “…………………………. “cinsel uzuvu yıkar ve
abdest alır “
Açıklama : Rasulullah meziden dolayı zekerin yıkanmasını ve
ardından da abdest alınmasını emretmektedir.

4.Delil : İbn Abbas : “ Meni guslü gerektiren, Vedi ve Mezi
(durumunda) zekerini yıka, namaz abdesti gibi abdest al. ” (Beyhaki-
Ebu Davud-Albani sahih demiştir.)
Delil cümlemiz : “…………..Vedi ve Mezi’ye gelince zekerini yıka
abdest al, abdesttin namaz için geçerlidir. ”
21
Açıklama : İbn Abbas’ın bu sözü hüccettir. Zira o Rasulullah’ın
duasına mazhar olmuş bir sahabidir.

28.Soru- Necis Hayız kanının temizlenmesi nasıl olur delille
açıklayınız ?
Kanın olduğu o kabuk yer elle ovalanır, temizlenmesi için çitilenir
ve çıkarılır ve sonrada suyla yıkanır. Bu sünnettir. Hayız kanının
temizlenmesi için sabun veya temizleyici bir eşya kullanılırsa bu
daha güzeldir.
1.Delil : Rasulullah huzuruna bir kadın geldi ve “ Ey Allah Rasulu
bizden birinin elbisesine hayız kanı bulaşırsa ne yapsın ? “ dedi.
Rasulullah (s.a.v.) : “ Elbisesini (eliyle) ovalar, sonra onu su ile
(yıkayıp) sıkar. Sonra azar azar üzerine su döker. Daha sonra onunla
namaz kılar.” buyurdu.(Buhari-Müslim )
Delil Cümlemiz : “……Elbisesini (eliyle) ovalar, sonra onu su ile
(yıkayıp) sıkar. Sonra azar azar üzerine su döker. ”
Açıklama : Hadis bize hayız kanının nasıl temizlenmesi gerektiğini
çok açık beyan eder.

2.Delil : Aişe annemiz buyuruyor : “ Bizden biri hayız olur,
elbisesindeki hayız kanını çitiler, temizler sonra etrafına su döker onu
yıkar ve namaz kılardı.” (Buhari-İbn Mace)
Delil Cümlemiz : Aişe validemizin sözü tümüyle delildir.
Açıklama : Aişe validemizin sözü Rasulullah’ın zevcelerinin hayız
kanını nasıl bir yolla temizlediklerini ve yıkadıklarını açıkça beyan
eder.
3.Delil : Ummu Kays binti Muhsin, Rasulullah’a (s.a.v.) “ Elbise
üzerindeki hayız kanı hakkında sordum ” dedi. Rasulullah (s.a.v) “
sağlamca çitile, sedirli su ile onu yıka.” (Hasen hadis-Ebu Davud,
Nesai, İbn Mace)
Delil Cümlemiz : ”………sağlamca çitile, sedirli sı ile onu yıka.”
Açıklama : Hadis, sabunla yıkanabilir sözümüz için getirilen delildir.
Zira Rasulullah sedir ağacıyla yıkanmasını istemesi çeşitli temizlik
eşyalarla yıkanabileceğine bu hadis delil olur.
22

29.Soru-Süt emen çocuğun Necis olan idrarı nasıl temizlenir delille
açıklayınız ?
Süt emen çocuğun necis olan idrarı üzerine su serperek temizlemek
sünnettendir.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) “Cariyenin (kızın) bevli yıkanır, erkek
çocuğun bevli üzerine su serpilir.” (Sahih hadis-Ebu Davud, Nesai,
İbn Mace)
Delil Cümlemiz : “ …………..çocuğun bevli üzerine su serpilir.”
Açıklama : Hadis, çocuğun bevlinin nasıl temizlenmesi gerektiğini
ortaya koyar.

30.Soru-Mezi nasıl temizlenir delille açıklayınız ?
Mezi insanda çok zuhur eder. Sünnet olan mezinin bulaştığı yerin
üzerine su serpmektir. Su serpmek yeterlidir.
1.Delil : Suheyl bin Hanif çokça mezi görürdü. Bir gün Rasulullah’a
(s.a.v.) “ Elbise üzerine bulaşan meziden nasıl temizlenilir ” dedi.
Rasulullah (s.a.v.) “ Elbisenin üzerine isabet eden o mezinin üzerine
bir avuç su serpmen yeterlidir.” (Hasen Hadis-Ebu Davud, Tirmizi,
İbn Mace)
Delil Cümlemiz : ” Elbisenin üzerine isabet eden o mezinin üzerine
bir avuç su serpmen yeterlidir.”
Açıklama : Hadis, mezinin nasıl temizlenmesi gerektiğini çok açık bir
dille beyan eder.

31.Soru-Kadının uzun eteği necis yere değerse bu durumda
temizlenmesi nasıldır delille açıklayınız ?
Bu durumda uzun etek temiz bir yere değerek temizlenir. Yani etek
necis yere değdikten sonra temiz bir yere değerek temizlenir.
1.Delil : Rasulullah’ın zevcesi Ummu Seleme’ye bir kadın “ Ben uzun
etekli bir kadınım ve necis yerlerde geziyorum (ne dersin bu duruma)
“ Ummu Seleme Rasulullah’ın şöyle buyurduğunu söyledi “ Elbiseni
temiz yer temizler.” (Sahih, Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace)
Delil Cümlemiz :”………………“ Elbiseni temiz yer temizler.”
23
Açıklama :Hadis, eteğin temiz bir yere değerek temizleneceğini
beyan eder. Zira toprak necasete bulaşmamışsa temizdir.

32.Soru-Pabuç altı necis olduğu zaman nasıl temizlenir ?
Sünnet olan, Pabucun altına bulaşan necaseti toprağa sürterek
temizlemektir.
1.Delil : Sizden biri mescide geldiğinde ayakkabısının altını çevirerek
altına baksın eğer necaset bulamışsa onu yere sürtsün, sonra onlarla
namaz kılsın.” (Sahih hadis, Ebu Davud)
Delil Cümlemiz : ”……altını çevirerek altına baksın eğer necaset
bulamışsa onu yere sürtsün,…….”
Açıklama : Hadis pabucun altına bulaşan necasetin temizlenme
şeklini göstermektedir. Ayrıca hadiste temiz pabuçlarla namazın
kılınacağına da delil vardır.

33.Soru-Köpeğin yaladığı bir kabın temizlenmesi nasıl olur
sünnetten delille açıklayınız ?
Köpek necistir. Yaladığı şeyin ilki toprakla olmak üzere yedi defa
yıkamak gerekir.
1.Delil : Köpeğin yalamış olduğu çanağınızın temizliği, ilki toprakla
olmak üzere, yedi kere yıkanmasıdır.” (Müslim, Ebu Davud, Ahmed,
Beyhaki)
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delildir.
Açıklama : Hadis, köpeğin yaladığı kabın nasıl temizlenmesi
gerektiğini beyan eder.”

34.Soru-Ölü hayvanın derisinde bulunan necaset nasıl temizlenir
sünnetten delille açılayınız ?
Ölü hayvanın necis sayılan derisi tabaklanma ile temizlenir.
1.Delil : “ Ölü hayvanın derisi tabaklanınca temiz olur.” (Müslim ve
diğerleri)
Delil Cümlemiz : “……..tabaklanınca temiz olur.”
Açıklama : Hadis, ölü hayvanın necis olan dersinin nasıl
temizleneceğini beyan eder.
24

35.Soru-Yerde bulunan necasetin temizliği nasıl olur ? sünnetten
delille açıklayınız ?
Sünnet olan, yerde bulunan necasetin temizliği üzerine su dökerek
temizlemektir.
1.Delil : Rasulullah mescidine bir bedevi Arap gelerek mescid içine
bevl etmişti, Rasulullah ise onu temizlemek için o kirlen yerin üzerine
su dökerek temizlemişti.(Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : “…………. onu temizlemek için o kirlen yerin
üzerine su dökerek temizlemişti.
Açıklama : Hadis, necis olan yerin nasıl temizlendiğini gösterir.

36.Soru-Kuyuya veya yağ içine düşen bir farenin necasetliği nasıl
temizlenir sünnetten delille açıklayınız ?
Necis olan fareyi atmalı ve etrafında kalan yerler bu durumda temiz
olur.
1.Delil : İbn Abbas yağ içine düşen farenin konumu hakkında sordu.
Rasulullah (s.a.v.) : “ Onu ve etrafındakileri atın ve yağınızdan
yiyin.” (Buhari)
Delil Cümlemiz Hadisin tümü delildir.
Açıklama : Hadis, kuyu ve yağa düşen necasetin nasıl
temizleneceğini beyan eder.

37.Soru-Necaseti gidermede su şart mı, yoksa diğer sular da (çiçek-
meyve suları) caiz midir ?
Bu meselede iki görüş vardır :
1.Necaset ancak su ile giderilir, suyun dışındaki sıvılarla necaset
giderilmez diyenler : (İmam Malik, Ahmed ibn Hanbel, Şafi,
Şevkani…) delilleri şunlardır :
1.Delil : “ Sizi onunla tertemiz yapmak için üstünüze gökten bir su
indiriyordu. ” (Enfal, 11)
Delil Cümlemiz : “…….. gökten bir su………….”
25
Açıklama : Ayet ancak suyun necaseti temizleyici olduğuna delildir.
Allah gökten inen suyun temizleyici olduğunu söylemiş, başka suları
bildirmemiştir.

2.Delil : Rasulullah’ın bedevi birinin mescide bevl edince necaset
üzerine su dökülmesini emretmesi. (Buhari-Müslim )
Delil Cümlemiz : Cümlenin hepsi delildir.
Açıklama : Rasulullah’ın (s.a.v.) necaseti temizlemek için su dökmesi
sadece suyun temizleyici olduğuna delildir. Ayrıca Rasulullah’ın su
dökülmesini emretmesi su dökülmesi gerektiğini bununda vacip
olduğunu ortaya koyar.

3.Delil : Rasulullah (s.a.v) Ebi Saleb’e Ehli Kitabın kablarını su ile
yıkamasını emretmesi. (Buhari-Müslim )
Delil Cümlemiz : “………….. su ile yıkamasını emretmesi.”
Açıklama : Rasulullah’ın emretmesi su ile temizlemenin gerekliliğini,
vacipliğini belirler.

4.Delil : Şevkani : “ Şari’nin hükmü gereği suyun necaseti
temizlemesi vasfı asıldır. Bu asıldan başkasına dönme caiz değil
ancak delil Şari’den sabit olduğu takdirde dönülür. Temizleyiciliği
belli olandan temizleyiciliği belli olmayana dönmek Şeri usulden
çıkmaktır. “
12

Delil Cümlemiz : Cümlenin hepsi delildir.
Açıklama : İmam Şevkani bu cümlelerinde Allah’ın ayeti ile sabit
olan suyun temizleyiciliğinin dışına çıkmanın şeri usulden çıkmak
olarak tanımlamaktadır. Zira Ayet açıkça suyun temizleyiciliğini
belirler.

2-Necaseti gideren ne varsa onunla temizlemek caizdir su şart
değildir diyenler : (Ebu Hanife, Malik, Ahmed, Şafi, (eski sözüyle)

12
Ebu Malik Kemal İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 86 (Mektebetu’l
Tevkifiyyeti)
26
İbn Hazım, İmam İbn Teymiyye İbn Useymin) tercih edilen bu
görüştür. Delilleri şunlardır :
1.Delil : Şari (Hüküm koyan Allah ve Rasulu) bazı necasetleri su
dışında temizlenebileceğine cevaz vermiştir. Taşla temizleme,
pabuçtaki necaseti toprakla temizleme, yerlere sürünen etek uçlarının
yerlere sürünmesi ile temizlemesi,

2.Delil : Sizden biri mescide geldiğinde ayakkabısının altını çevirerek
altına baksın eğer necaset bulamışsa onu yere sürtsün, sonra onlarla
namaz kılsın.” (Sahih hadis, Ebu Davud)
Delil Cümlemiz : ”…………altını çevirerek altına baksın eğer necaset
bulamışsa onu yere sürtsün,…….”
Açıklama : Hadis pabucun altına bulaşan necasetin temizlenme
şeklini göstermektedir. Demek ki toprak temizleyici konumda.

3.Delil : Rasulullah’ın zevcesi Ummu Seleme’ye bir kadın “ Ben uzun
etekli bir kadınım ve necis yerlerde geziyorum (ne dersin bu duruma)
“ Ummu Seleme Rasulullah’ın şöyle buyurduğunu söyledi : “Elbiseni
temiz yer temizler.” (Sahih, Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace)
Delil Cümlemiz :”………………“Elbiseni temiz yer temizler.”
Açıklama :Hadis, eteğin temiz bir yere değerek temizleneceğini
beyan eder. Zira toprak necasete bulaşmamışsa temizdir.

38.Soru-Suyun dışındaki başka sıvıların temizleyici olması hakiki
necasette mi abdestsizliği gidermede mi ?
Abdestsizliği gidermede sudan başka temizleyici yoktur. Beden,
mekan, elbise temizlenmesinde ise suyun dışında necaseti gideren ne
varsa onu kullanmak caizdir.

İSTİNCA BÖLÜMÜ

39.Soru-İstinca ne demektir ?
Lüğatta : Kesmek manasındadır.
27
Istılahta : Ön ve arka yoldan çıkan necaseti su, taş, veya kağıtla
temizlemektir.

40.Soru-İstinca’nın hükmü nedir ?
Ön ve arkadan çıkan her tür, bevl, mezi, dışkının temizlenmesi
demek olan istinca’nın hükmü vaciptir. Cumhur vacip derken İmam
Ebu Hanife (r.a.) müekked sünnet demiştir.
Cumhurun delilleri :
1.Delil : “ Sizden kim bir hacetine giderse üç taşla istinca etsin zira bu
yeterlidir. ” (Hasen hadis,Ebu Davud, Nesai, Ahmed, senedi zayıf
fakat bu hadisi takviye eden hadisler bulunmaktadır.)
Delil Cümlemiz : “…………………istinca etsin ……………..”
Açıklama : Rasulullah’ın “istinca etsin ” demesi bir emir niteliği taşır.

2.Delil : “ Sizden biri üç taş haricinde istinca etmesin.” (Müslim,
Nesai, Ebu Davud, Tirmizi)
Delil Cümlemiz : “………….. istinca etmesin.”
Açıklama : Üçten aşağı taşla istinca etmek yasaklanmakta ise
mutlaka istinca edilmesi vacipliğine delil teşkil eder.

Ebu Hanife’nin (r.h.) delili :
1.Delil : “ Kim İstinca ederse teklesin. Kim böyle yaparsa en güzelini
yapmış olur kim de yapmazsa bunda bir sakınca yoktur.” (Hadis,
zayıftır, b.k.z. : Daifu’l Cami 5468 )
Delil Cümlemiz : “…kim de yapmazsa bunda bir sakınca yoktur.”
Açıklama : İmam Ebu Hanife (r.a.) : “ İstinca, müekked sünnettir
diyerek kendisine yukarıdaki hadis delil almıştır. Fakat hadis
zayıftır.)

NELERLE İSTİNCA EDİLMEZ

41.Soru-Taş ve benzeri şeylerle istinca edilir mi sünnetten delille
açıklayınız ?
Taşla ve benzerleri (Kağıt, tahta, çapıt) ile istinca edilir.
28
1.Delil : “ Sizden kim bir hacetine giderse üç taşla istinca etsin zira bu
yeterlidir. ” (Hasen hadis,Ebu Davud, Nesai, Ahmed, senedi zayıf
fakat bu hadis takviye eden hadislerde bulunmaktadır.)
Delil Cümlemiz : “………………üç taşla ……………..”
Açıklama : Rasulullah’ın taşla demesi taşla istincanın yapılacağına
delildir.


42.Soru-Su ile istinca edilir mi sünnetten delille açıklayınız ?
1.Delil : Enes bin Malik şöyle demiştir : “ Rasulullah (s.a.v.) abdest
bozmaya girdiğinde ben ve benim kadar bir oğlan çocuğu yanımızda
kısa bir mızrakla su ibriği taşırdık. Kendisi su ile taharetlenirdi. ”
Delil Cümlemiz : “……………….Kendisi su ile taharetlenirdi.”
Açıklama : Hadis Rasulullah’ın su ile taharetlendiğini belirtir.

43.Soru-En az kaç taşla istinca edilir sünnetten delille ispat ediniz ?
En az üç taşla istinca olur, sahih olan budur. Fakat üç taşın olmadığı
durumda iki veya bir taşla istincada edilebilir. Üçten fazla taş varsa
fazilet temizleyinceye kadar temizlenmektir.
1.Delil : “ Sizden kim bir hacetine giderse üç taşla istinca etsin zira bu
yeterlidir. ” (Hasen hadis, Ebu Davud, Nesai, Ahmed, senedi zayıf
fakat bu hadis takviye eden hadislerde bulunmaktadır.)
Delil Cümlemiz : “…………………üç taşla ……………..”
Açıklama : Rasulullah üç taş demekle bunu emretmektedir.

2.Delil : “ Sizden bir istinca ederse üç taşla istinca etsin.” (Senedi
Sahih, Ahmed, Ebi Şeybe)
Delil Cümlemiz : “…………………üç taşla istinca etsin. ”
Açıklama : Rasulullah üç taş demekle bunu emretmektedir.

44.Soru-Nelerle istinca edilmez ?
Kemik ve tezekle istinca edilmez.
1.Delil : “ Tezek ve kemikle istinca etmeyin, zira bunlar cin
kardeşlerinizin azığıdır.” (Müslim, Tirmizi, Ahmed)
29
Delil Cümlemiz : “ Tezek ve kemikle istinca
etmeyin…………………”
Açıklama : Hadis açıkça tezek ve kemiğin istincada
kullanılamayacağını beyan eder.

45.Soru-Yellenmekten sonra veya abdest öncesi mutlaka istinca
etmek (tuvalete girmek) gerekir mi ?
Kim yellenirse veya uykudan uyanırsa istinca etmesi gerekmez.
1.Delil : Allah şöyle buyurur : “ Namaza kalktığınız zaman yüzünüzü
yıkayın..” (Maide, 6)
Delil Cümlemiz : “………. yüzünüzü yıkayın..”
Açıklama : Uykudan uyanınca yüzü yıkamak emredilmiş olup istinca
emredilmemiştir. Zira necaset durumunda istinca etmek gerekir. Bu
durumda abdest almak gerekir. Rasulullah (s.a.v.) her abdest alırken
her zaman istinca ettiğine dair bir sahih delil yoktur.

2.Delil : İbn Kudame : “ Bu konuda (yellenme ve abdest sonrası
istincaya gerek olmaması konusunda) ihtilaf yoktur. Kuran ve
sünnette yellenme sonrası istinca etmek gereklidir diye bir emir
yoktur. ” (İbn Kudame, Mugni)
Delil Cümlemiz : yukarıdaki cümlenin hepsi delildir.
Açıklama : İbn Kudame açıkça kuran ve sünnetten bir delilin
yellenme sonrası istinca edilmeli diye emri olmadığını beyan eder.

İSTİNCANIN ADABI

46.Soru-İstinca ederken adap nasıl olmalıdır sünnetten delillerle
açıklar mısınız ?
Aşağıda istinca esnasında yapılması gerekenler sünnetten delillerle
verilmiştir.

1-İstinca ederken sağ elle etmemek :
1.Delil : “ Sizden bir kimse bevl ederken tenasül uzvunu sağ eliyle
tutmasın, sağ eliyle silinmesin, ve kab içine nefesini vermesin. ” (Buhari-
Müslim )
30
Delil Cümlemiz : “......sağ eliyle tutmasın sağ eliyle silinmesin,.......”
Açıklama : Hadis, açıkça tenasül organını sağ elle tutmayı ve silinmeyi de
asla sağ elle yapmamayı emretmektedir.

2.Delil : Bir adam Salman el-Farisi’ye gelerek “ Sizin peygamberiniz size
istincayı öğretmiş midir ? dedi. Salman : “evet öğretmiştir. Bizi küçük ve
büyük hacetlerimizde kıbleye dönmekten menetti, sağ ellerimizle istinca
etmemeyi, 3 taştan aşağı istincayla yetinmemeyi emretti.” (Müslim-Ebu
Davud, Tirmizi, Nesai )
Delil Cümlemiz : “..............sağ ellerimizle istinca etmemeyi,............”
Açıklama : Hadis, sağ elle temizlenmemek gerektiğini açık bir şekilde beyan
eder.

2-Sağ elle tenasül organını tutmamak :
1.Delil : “ Sizden bir kimse işerken tenasül uzvunu sağ eliyle tutmasın, sağ
eliyle silinmesin, ve kab içine nefesini vermesin. ” (Buhari-Müslim )
Delil Cümlemiz : “......sağ eliyle tutmasın .......”
Açıklama : Hadis, açıkça tenasül organını sağ elle tutmayı
yasaklamaktadır.

2.Delil : Bir adam Salman el-Farisi’ye gelerek “ Sizin peygamberiniz
size istincayı öğretmiş midir ? dedi. Salman : “evet öğretmiştir. Bizi
küçük ve büyük hacetlerimizde kıbleye dönmekten menetti, sağ
ellerimizle istinca etmemeyi, 3 taştan aşağı istincayla yetinmemeyi
emretti.” (Müslim-Ebu Davud, Tirmizi, Nesai )
Delil Cümlemiz : “..............sağ ellerimizle istinca etmemeyi,............”
Açıklama : Hadis, sağ elle temizlenmemek gerektiğini açık bir şekilde
beyan eder.

3-İstinca sonrası eli ya toprağa sürtmeli ya da sabunla yıkamalıdır.
1.Delil : Meymune annemiz rivayet eder, “ (Nebi ) tenasül uzvunun
üzerine su döktü, sol eliyle onu yıkadı, sonra elini yere sürttü ve
yıkadı. ” (Buhari-Müslim )
Delil Cümlemiz : “.....................sonra elini yere (toprağa) sürttü. ”
31
Açıklama : Hadis, Rasulullah’ın istinca sonrası ellerini yere
sürttüğünü beyan eder.

2 Delil : Ebu Hureyre (r.a.) Nebi (s.a.v.) tuvalete giderken
beraberimde ırbık içinde su götürürdüm. O istinca eder, sonra elini
yere (toprağa) sürterdi. ” (Hasen , İbn Mace, Nesai )
Delil Cümlemiz : “.....................sonra elini yere (toprağa) sürterdi. ”
Açıklama : Hadis, Rasulullah’ın istinca sonrası ellerini yere
sürttüğünü beyan eder.

4-İstinca sonrası tenasül organ üzerine su serpmek gerekir.
1.Delil : İbn Abbas rivayet eder : “tenasül uzvu üzerine su serpti. Ve
abdest aldı ve” (sahih, Darimi, Beyhaki, Albani : senedi sahih
/Tememu’l Minne)
Delil Cümlemiz : “.............tenasül uzvu üzerine su serpti. ”
Açıklama : Hadis, tenasül uzvuna su serpmek gerektiğini beyan eder.

47.Soru-İdrarını tutamayan bir kimse ne yapmalıdır sünnetten
delillerle açıklayınız ?
İdrarını tutamayan bir kimse özürlüdür. Bu sebeple her namaz için
istinca eder ve abdest alır ve diğer vakit girinceye kadar kendisinden
gelen o bevl zarar vermez. Bu alimlerin en sahih görüşüdür. Bu görüş
Ebu Hanife, Şafi, Ahmed İshak, Ebu Sevr, ve diğerlerinin
görüşüdür.
13


Bu şahsın hükmü İstihaza kanı gelen bir kimsenin hükmü gibidir.
İstihaza kanı gelen kadın her namaz için abdest alır ve öylece namaz
kılar. Bu sünnetle sabittir. Bu sebeple idrarını tutamayan bir kimse de
tıpkı bunun gibi her namaz için abdest alır ve namazını öyle kılar.
14

Eğer namaz esnasında idrar gelirse bu asla zarar vermez zira bu
meşakkattir ve Allah ümmetten zorlukları kaldırmış onlara

13
Ebu Malik Kemal İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 91
(Mektebetu’l Tevkifiyyeti)
14
Ebu Malik Kemal İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 91
(Mektebetu’l Tevkifiyyeti)
32
kolaylıklar dilemiştir. Bu sebeple İmam Malik (r.h.) bu kimsenin
istinca etmesine ve her namaz için abdest almasına (ta ki abdest
bozarsa ki bu durumda istinca ve abdest gerekir) gerek yoktur
demiştir.
15

1.Delil : Aişe (r.a.) rivayet eder, Humeyyis kızı Fatıma geldi ve “ Ya
Rasulullah ben İstihaza kanına müptela olan bir kadınım
temizlenemiyorum. Namazı bırakayım mı “ diye sordu. Rasulullah
(s.a.v.) “ Hayır, bu bir damar kanından ibarettir, hayız değildir.
Hayzın geldiği zaman namazı terk et. Hayzın müddeti bittiği zaman
ise namazını kıl.”(Müslim)
Delil Cümlemiz : “ Hayır, bu bir damar kanından
ibarettir,..................”
Açıklama : Rasulullah (s.a.v.) İstihaza kanından dolayı namaz
kılmasını men etmedi ve her namaz için yıkanmasını emretti.(B.k.z
Müslim had no : 303)

TUVALET ADABI

48.Soru-Müslümanın tuvalet ihtiyacını giderirken bilmesi gereken
adaplar nelerdir sünnetten delille açıklar mısınız ?
Aşağıda bu adaplar maddeler halinde verilmiştir.
1-Gizlenmek ve insanlardan uzaklaşmak gerekir.
1.Delil : Cabir (r.a.) rivayet eder “ Rasulullah (s.a.v.) ile beraber sefere
çıktık. Rasulullah (s.a.v.) insanlardan görünmeyecek kadar
kaybolmadan gelmezdi.” (Ebu Davud, İbn Mace)
Delil Cümlemiz : “ .........insanlardan görünmeyecek kadar.........”
Açıklama : Hadis, çok açık bir şekilde hacet anında gizlenmenin ve
uzaklaşmanın önemini beyan eder.

2-Allah isminin yazılı olduğu bir yüzükle veya kuranla girilmez.
Allah isminin yazılı olduğu nakışlı yüzüklerle ve küçük cep boy
kuranla girilmez. Zira Allah isimi yüceltilmeye layıktır.

15
İmam Malik delil olarak : “ Allah size zorluk değil kolaylık ister.” (Tevbe, 185)
ayetini delil almıştır.
33
1.Delil : “ Bu böyledir Kim Allah’ın şearini tazim ederse şüphesiz ki o
kalplerin takvasındandır. ” (Hacc, 32)
Delil Cümlemiz : “.............Allah’ın şearini tazim ederse............”
Açıklama : Ayet Allah’ın emrettiklerini, hükümlerini ve isimlerini
yüceltmek gerektiğini emreder.

2.Delil : Enes rivayet eder “ Rasulullah (s.a.v.) tuvalete girdiğinde
yüzüğünü çıkarırdı. ” (Ebu Davud, Nesai, Tirmizi, Albani : zayıf)
Delil Cümlemiz : ”............yüzüğünü çıkarırdı. ”
Açıklama : Rasulullah’ın yüzüğünün üzerinde “ Muhammed Allah’ın
Resulüdür ”
16
diye yazı vardı. Bu sebeple Allah isminin bulunduğu
bu yüzüğü çıkarırdı. Allah ismimin yazılı olduğu bir yazı ile girmek
caiz olmazsa Kuranla girmek nasıl caiz olsun zira her ayette bir Allah
ismi yazılıdır ?

3-Tuvalete girerken besmele çekmek ve Allah’a sığınmak gerekir.
1.Delil : Enes rivayet eder, “ Rasulullah (s.a.v.) tuvalete girince ey
Allah’ım dişi ve erkek cinlerin ve şeytanların şerrinden sana
sığınırım.” (Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Rasulullah’ın hadisi tuvalete girince Allah’a sığınmanın
gerekliliğini beyan eder.

4-Tuvalete girerken solla girmeli sağla çıkmalıdır.
Bu konuda çok açık bir nass bulunmamaktadır. Fakat Şevkani (r.a.)
böyle söylemektedir. Bu sebeple kişi sağla girme ve solla çıkma
hususunda muhayyerdir. Zira açık nass olmaması bize bu hakkı
vermektedir. Abdurrahman Sadi der ki, solla girmek ve sağla çıkmak
mustehabtır.

5-Hacet esnasında kıbleyi önümüze ve arkamıza almamak.

16
Buhari-Müslim
34
1.Delil : “ Sizden biri abdest bozmaya gittiğinde kıbleye önünü
dönmesin, arkasını da dönmesin, kıbleyi sağına veya soluna alsın.”
buyurdu. ( Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : “........kıbleye önünü dönmesin, arkasını da
dönmesin,..”
Açıklama : Hadis, çok açık bir şekilde kıbleye önümüz ve arkamızı
dönmememiz gerektiğini çok açık beyan eder ve emreder.
17


6-Hacet esnasında asla konuşmamak.
1.Delil : İbn Ömer rivayet eder, “ Rasulullah bevl ederken bir adam
yanından geçerken selam verdi ve (Rasulullah) selamına karşılık
vermedi. ” (Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbn Mace )
Delil Cümlemiz : “.......selamına karşılık vermedi. ”
Açıklama : Rasulullah tuvalette iken asla selam almazdı bu
konuşmadığına da delildir. Selam vermek vaciptir bu selamı
Rasulullah’ın almaması konuşmanın haramlığını ispat eder. Fakat bir
insanın zaruri durumda (suyu bitenin su istemesi- düşerek bir yerini
kıranın yardım istemesi gibi... ) konuşması caizdir. Zira Allah bizlere
zorlukları değil de kolaylıkları emretmiştir.

7-Yollara ve gölgeliklere hacet gidermemek.
1.Delil : Ebu Hureyre rivayet eder, Rasulullah “ Kovulmuşlardan
korkun ” dedi, ashab “ kimler kovulmuşlar ey Allah Rasulu ”dedi.
(Rasulullah) : “ insanların yolu üzerine ve gölgeliklere hacetini
giderendir ” dedi. ( Müslim- Ebu Davud)
Delil Cümlemiz : “………..insanların yolu üzerine ve gölgeliklere
hacetini giderendir….”
Açıklama : Hadis çok açıktır.

8-Banyoya bevl etmeme.

17
Kıble yönüne doğru değil de nebinin onu arkasına aldığına dair Buhari ve Müslim hadis
bildirdiğinden dolayı alimler bu konuda dört görüş ortaya koymuşlardır. Sahih olan görüş, Ebu
Hureyre, Ebu Eyyub, İbn Mesud, Suraka bin malik, Ata, Nehai, Sevri, Evzai, Ebu Sur, Ebu Hanife,
Ahmed bin Hanbel, İbn Hazm, İmam İbn Teymiyye gibi sahabi ve alimlerin ortaya koyduğu “ kıbleye ön
ve arka dönülmez ” görüşüdür.(Allahu Alem)
35
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “ Kişinin yıkandığı banyoya bevl
etmesini menetti. ” ( Nesai-Ebu Davud)
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Hadis açıkça banyoya bevl yasaklamıştır.

9-Durgun suya bevl etmeme.
1.Delil : Cabir rivayet eder, “ Nebi (s.a.v.) bize durgun suya bevl
etmeyi yasakladı.” (Müslim-Nesai)
Delil Cümlemiz : Hadis açıktır.
Açıklama : Hadis açıkça durgun sulara bevl etmenin haramlığını
belirler.

10-Bevl esnasında yumuşak yeri seçmek ve sert yerden sakınmak
gerekir.
Bu necasetten korunmak amacıyladır.
1.Delil : Ebu Musa ; “ Ben bir gün Rasulullahla birlikte idim. Küçük
abdest bozmak istedi. Bir duvarın dibinde, toprağı yumuşak bir yere
gelip idrarını yaptı. Sonra da; “Sizden biriniz küçük abdestini bozmak
istediği zaman idrarı (nın üzerine sıçramaması) için yumuşak bir yer
arasın.” buyurdu.
Delil Cümlemiz : “.......................yumuşak bir yer arasın.”
Açıklama : Hadis çok açık bir şekilde bevl esnasında yumuşak yer
aranması gerektiğini emretmektedir.

11-Çıkarken “ Gufranake ” demelidir.
1.Delil : Aişe (r.a.) Nebi (a.s.) tuvaletten çıkınca “ Gufranake ” derdi.
(Tirmizi, Ebu Davud, Ahmed)
Delil Cümlemiz : “ Gufranake ”
Açıklama : Hadis açıkça tuvaletten çıkınca Gufranake demeyi
emreder.

49.Soru-Ayakta bevl etmek caiz midir sünnetten delille açıklayınız
?
36
Bu konuda Rasulullah’dan 5 hadis bulunur. Bunların üçü sahih diğer
ikisi ise zayıftır. Bunlar, Rasulullah’ın ayakta yaptığını, ayakta
yapmadığını, oturarak yaptığını beyan eden hadislerdir. Aşağıda
delil olarak getirilen sahih hadisler ayakta bevl etmemeyi emreder.
Fakat ayakta bevl etmeme, necasetten korunma, temizliğe riayet
etme ve sağlık açısından tercih edilen görüştür. Eğer necasetten
korunma mümkünse ayakta bevl etmenin sakıncası da yoktur.
18

1.Delil : Aişe (r.a.) : “ Kim size Nebi (s.a.v.) ayakta bevl ederdi derse
onu doğrulamayın. O ancak oturarak bevl ederdi. ” (Tirmizi-Nesai-
İbn Mace-Ahmed-Sahih Liğayrihi)
Delil Cümlemiz : “……… ayakta bevl ederdi derse onu
doğrulamayın……”
Açıklama : Hadis, Rasulullah’ın ayakta bevl etmediğini ve oturarak
bevl ettiğini açıkça beyan eder. Rasulullah’ı en iyi bilen zevcesidir.

2.Delil : Huzeyfe (r.a.) : “ Peygamber (s.a.v.) bir kavmin çöplüğüne
vardı, ayakta küçük abdest bozdu sonra su istedi ben de kendisine su
getirdim, abdest aldı. ” demiştir. (Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : “…ayakta küçük abdest bozdu ……………”
Açıklama : Hadis, Rasulullah’ın ayakta bevl ettiğini beyan
etmektedir.

3.Delil : Abdurrahman bin Hasene (r.a.) “ Peygamber elinde bir
kalkan la geldi ve kalkanı yere koydu sonra kalkanın arkasına oturdu
ve bevlini etti.” (Hadis Sahihtir, Ebu Davud, Nesai, İbn Mace, Ahmed
)
Delil Cümlemiz : “………..arkasına oturdu ve bevlini etti.”
Açıklama : Hadis Rasulullah (s.a.v.) oturarak bevl ettiğini ispat eder.


18
Bu konuda alimler üç görüşteler.1-Özürsüz ayakta bevl etmek mekruhtur diyenler : (Aişe, İbn Mesud,
Ömer İbn Hattab, Ebu Musa, Şabi, Uyeyne, İmam Ebu Hanife ve Şafii) 2-Ayakta bevl etmek caizdir
diyenler :(Ömer, Zeyd bin Sabit, İbn Ömer, Sehl ibn Sad, Enes, Ebu Hureyre, Huzeyfe, Ahmed bin
Hanbel) 3-Bevl edilen yer yumuşak bir mekan ve bel ederken de sıçrama olmuyorsa caizdir diyenler
İmam Malik, İbn Munzir )
37
4.Delil : İbn Ömer rivayet eder, “ Rasulullah (s.a..v) beni ayakta bevl
ederken gördü “ Ya Ömer ayakta bevl etme ” dedi, ben de bir daha
ayakta bevl etmedim.” (Hadis zayıftır.İbn Mace, Beyhaki, Hakim,
Tirmizi)
Delil Cümlemiz : ……………..“ Ya Ömer ayakta bevl etme ”
dedi,………
Açıklama : Hadis zayıf olmasına rağmen diğer sahih hadisler ayakta
bevl etmeyi takviye etmektedir. Rasulullah açıkça İbn Ömer’i ayakta
bevl etmemesini emretmektedir.

50.Soru-Fıtrat kaçtır sünnetten delille açıklayınız ?
Fıtrat beştir. Her müslüman bu beş fıtri emri yerine getirmelidir.
Sünnet olmak, kasıkları tıraş etmek, koltuk atlarını tıraş etmek, bıyığı
kısaltmak, tırnakları kesmektir.
1.Delil : Ebu Hureyre : “Fıtrat beştir : Sünnet olmak, kasıkları tıraş
etmek, koltuk atlarını tıraş etmek, bıyığı kısaltmak, tırnakları
kesmektir.” (Buhari-Müslim )
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizidir.
Açıklama : Hadis, her müslümanın yapması gereken fıtri emirleri
açıkça beyan eder.

51.Soru-Misvak kullanmanın Rasulullah’dan delilleri nelerdir ve
nerelerde misvak kullanmak sünnettir ?
Misvak Rasulullah’ın (s.a.v.) ameli olarak yaptığı ve sözle de
emrettiği çok kuvvetli bir sünnetidir. Aşağıda sizlere nerede misvak
kullanmanın sünnet olduğunu beyan eden maddeler verilmiştir.
1-Abdest alırken :
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) “Eğer ümmetime meşakkat vermeyeceğini
bilseydim her abdestte misvakı emrederdim.” (Sahihtir. Ahmed İbn
Hanbel )
Delil Cümlemiz : “………her abdestte misvakı emrederdim.”
Açıklama : Hadis, her abdestte misvak kullanmayı emreder ve
misvakın sünnet olduğunu ispat eder.

38
2-Namazda :
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) ““Eğer ümmetime meşakkat
vermeyeceğini bilseydim her namazla birlikte misvakı emrederdim.”
(Buhari-Müslim )
Delil Cümlemiz : “…….her namazla birlikte misvakı emrederdim.”
Açıklama : Hadis, her namazla misvak kullanmayı emreder.

3-Kuran okurken :
1.Delil : Ali (r.a.) : ” Misvak kullanmakla emrolunduk. dedi ve “ Kul
namaz kılmaya kalkarsa melek ona yaklaşır ve okuduğu kuranı
dinlemeye başlar. Melek o okudukça ağzını o okuyanın ağzına
yaklaştırır. Ve okuduğu her kuran o meleğin içine de dolar. ”
(Beyhaki, Albani sahihtir.)
Delil Cümlemiz : “……Misvak kullanmakla emrolunduk………….”
Açıklama : Hadis, kuran okurken misvakla emr olunma hususuna
delildir.

4-Eve girince :
1.Delil : Mikdam bin Şureyh rivayet eder, Aişe’ye sordum. “
Rasulullah eve girdiğinde ilk yaptığı şey nedir ? ” dedi ki “ Misvak
(kullanmaktı) ” (Ebu Malik tahricini vermemiş)
Delil Cümlemiz : “ Misvak (kullanmaktı) ”
Açıklama : Hadis, Rasulullah’ın eve girince yaptığı ilk amelin misvak
kullanmak olduğunu açıkça beyan eder.

5-Gece namazına kalkınca :
1.Delil : Huzeyfe : “ Rasulullah (s.a.v.) gece namaza kalktığında
ağzını misvakla temizlerdi.” (Buhari-Müslim )
Delil Cümlemiz : “……..gece namaza kalktığında….”
Açıklama : Hadis, gece namaza kalkan peygamberin ağzını misvakla
temizlediğini ispat eder.

52.Soru-Misvak yerine diş fırçası kullanabilir miyiz ?
39
Sünnet olan misvak kullanmaktır. Misvakın olmadığı veya zaruret
anında diş macunu ve fırçasını kullanmakta herhangi bir sakınca
yoktur.
19






SAKALIN HÜKMÜ

53.Soru-Sakalı kesmenin hükmü nedir ?
Sakal uzatmak vacip, kesmek haramdır. Zira Rasulullah (s.a.v.)
uzatılmasını emretmiştir. Sakal kesmek kafirlere benzemeye yöneltir.
Ayrıca sakal kesmek Allah’ın yarattığı şekli değiştirmektir.
Müslüman şeytanın emrine değil de Allah’ın emrine uymakla
yükümlüdür.
1.Delil : “Onlara Allah’ın yarattığını değiştirmelerini
emredeceğim.”(Nisa, 119)
Delil Cümlemiz : “ Allah’ın yarattığını değiştirmelerini……”
Açıklama : Allah ayetinde, şeytanın insanı saptırmak, yaratılışını
değiştirmek, onu isyana doğru davet etmek için sapıklığı
emredeceğini söylemektedir. Sakal kesmek ise, Allah’ın yarattığı şekli
değiştirmek demek olduğunda şüphe de yoktur.

2.Delil : “ Sakalınızı uzatın, bıyıkları kısaltın, Müşriklere muhalefet
edin.” (Buhari –Müslim)
Delil Cümlemiz : “ Sakalınızı
uzatın……………………………………………”
Açıklama : Rasulullah (s.a.v.) sakal uzatmamızı emretmektedir.
Rasulullah’ın emri vucubiyyet gerektirir.


19
Ebu Malik Kemal İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 101 (Mektebetu’l
Tevkifiyyeti)

40
3.Delil : “Bıyıkları kısaltın, sakalları uzatın, Mecusilere muhalefet
edin.”
( Müslim )
Delil Cümlemiz : “ Sakalları uzatın…………………………………”
Açıklama : Rasulullah (s.a.v.) sakal uzatmamızı emretmektedir.
Rasulullah’ın emri vucubiyyet gerektirir. Müşriklere ve Mecusilere
muhalefet etmek asıldır.

4.Delil : İmam İbn Teymiyye : “Sakal kesmek haramdır. ” (Alaaddin
el-Baliy,el-ihtiyarati’l Fıkhiyye-sf :10 / İbn Müflih,el-Furu 1-291)
Delil Cümlemiz : Sakal kesmek haramdır.
Açıklama : İmam İbn Teymiyye çok açık bir dille sakal kesmenin
haram olduğunu söylemektedir. İbn Hazm ise; sakal kesmenin haram
olduğuna dair icma olduğunu nakleder. ( Meratibu’l İcma ve Reddu’l
Muhtar, 2/116)

54.Soru-Sakalın fazlasını almak caiz midir ?
Rasulullah’dan bu hususta sözlü ve ameli olarak alınmasına dair
sahih bir delil yoktur. İbn Ömer’in umrede iken sakalının fazlasını
aldığı sabittir. Bu sebeple sakalın fazlasını almak ancak umrede
geçerlidir diyen alimler bulunmaktadır. Fakat kim sakalını, daha
düzgün, tertipli, ve güzel görünümlü olarak davetini kolaylaştırmak
için fazlasını almaya kalkarsa bir sakınca yoktur. Zira, vacibi yerine
getirmek için bir vacibi zaruret gereği terk etmek fıkhı ilkedir.
1.Delil : “ İbn Ömer hac ve umre etmek isterse sakalından bir avuç
fazlasını keserdi. ” (Buhari-Müslim )
Delil Cümlemiz : “…bir avuç fazlasını keserdi. ”
Açıklama : İbn Ömer’in fiili umre ve hac anında olduğu bir gerçektir.
Bu sebeple evla olan sakalı bırakmak ruhsat ise fazlasını almaktır.

SULAR VE ÇEŞİTLERİ

55.Soru-Yağmur, kar, dolu suları temiz midir sünnetten delille
açıklayınız ?
41
Yağmur, kar, dolu suyu temiz ve temizleyicidir.
1.Delil : “ Allah sizi temizlemek için gökten su indirir.” (Enfal, 11)
Delil Cümlemiz : “……….gökten su indirir.”
Açıklama : Gökten inen su yağmur, kar, dolu sularıdır. Alalh bunları
temizlenmemiz için indirmektedir.

2.Delil : Size gökten temiz su indirdik” (Furkan, 48)
Delil Cümlemiz : “…gökten temiz su indirdik”
Açıklama : Ayet, gökten inen suyun temiz olduğunu açıkça beyan
eder.

3.Delil : Rasulullah (s.a..v) : “Allah’ım ! hatalarımı kar, su ve dolu ile
yıka.” (Buhari-Müslim-Ebu Davud- Nesai-İbn Mace)
Delil Cümlemiz : “…………..kar, su ve dolu ile yıka.”
Açıklama : Hadis, kar, yağmur, dolu sularının temizliğini beyan eder.

56.Soru-Deniz suyu temiz midir sünnetten delille açıklayınız ?
Denizin suyu ve ölüsü helaldir.
1.Delil : Bir adam Rasulullah’a (s.a.v.) gelerek “Ey Allah’ın Resulü !
Biz deniz yolculuğu yapıyoruz.. Yanımıza biraz su alıyoruz., onunla
abdest alsak içecek suyumuz kalmıyor, deniz suyuyla abdest alalım
mı ? diye sordu. Rasulullah (s..a.v) : “ Denizin suyu temizdir ve ölüsü
helaldir.” (Buhari-Müslim-Ebu Davud-Tirmizi-Nesai)
Delil Cümlemiz : “……Denizin suyu temizdir ve ölüsü helaldir.”
Açıklama : Hadis, deniz suyunun temizliğini ve ölüsünü (balıkların)
ispat etmektedir.

57.Soru-Zemzem suyu ile abdest alınır mı ?
Zemzemden hem içilir hem de abdest alınır.
1.Delil : Rasulullah (s.a..v) zemzem suyu dolu bir kova istedi, ondan
içti, ve abdest aldı.” (Ahmed İbn Hanbel)
Delil Cümlemiz : “……..ondan içti, ve abdest aldı.”
Açıklama : Hadis, zemzemin içilebileceğini ve abdest alınmasının
meşruluğunu ispat eder.
42

58.Soru-Çok durmaktan dolayı veya yosunları-ağaç yaprakları çok
olan su temiz midir ?
Alimlerin ittifakı ile temizdir. Bu su mutlak sudur.

59.Soru-Suların çeşitlerini açıklar mısınız ?
1-Mutlak Su (Temiz Su ) : İlk yaratıldığı gibi yerden kaynayan ve
semadan yağan sulardır. Nehir, Akarsu, kar, dolu, kuyu, deniz
sularıdır. Bu suların hepsi temizdir. Bunların hepsinden abdest ve
Gusul almak caiz olup ilim ehli arasında ihtilaf yoktur.
1.Delil : “ Sizleri temizlemek için sizlere gökten su indirir.” (Enfal-11)
Delil Cümlemiz : Ayetin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Allah ayetinde, gökten inen suyun temizlenmek için
olduğunu söylemekle inen suyun temizliğini bildirir. Gökten inen
sular ise, kar, yağmur, dolu sularıdır.

2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) deniz suyu ile alakalı bir soru sorulunca :
“Onun suyu temiz ölüsü helaldir “buyurmuştur. (Sahih Hadis Ebu
Davud Tirmizi Nesai İbn Mace)
Delil Cümlemiz : “ ……………Onun suyu temiz ”
Açıklama : Rasulullah (s.a.v.) deniz suyunun temiz olduğunu
söyleyerek ondan abdest alınabileceğini ve ölüsünün de
yenilebileceğini bildirir.

2-Necis Su :
Bu su necasetin etkisiyle üç sıfatından birinin (koku-renk- tat)
değişmesiyle Necis su hükmüne giren sudur. Bu su ile abdest ve
Gusul alınmaz zira Necis sudur.

60.Soru-Mutlak suya karışan bir şey bu suyun kokusunu-rengini-
tadını değiştirmediği durumda temiz su hükmünde olur mu ?
Eğer karışan şey üç sıfatı değiştirmemiş ise temiz su hükmündedir.
Zira bu durumda suyun temizliğini bozan herhangi bir durum
gerçekleşmemiştir.
43
1.Delil : Ummu Heniy :” O (Rasulullah ) ve Meymune içinde hamur
kırıntıları olan bir tek kab’dan guslettiler.” (Sahih Nesai - İbn Mace)
Delil Cümlemiz : ”………………içinde hamur kırıntıları olan bir tek
kab’dan guslettiler. ”
Açıklama : Rasulullah (s.a.v.) ve Meymune annemiz içi hamur lekeli
bir kab’dan yıkanarak gusletmeleri suyun temiz su hükmünde
olduğuna delildir. Hamur lekesi suyun sıfatından birini değiştirmiş
olsaydı su, Necis su olurdu ki bu durumda bu sudan yıkanılması caiz
olmazdı. Bu hadis üç sıfattan birinin suda değişiklik getirmediği
takdirde suyun temiz su olduğuna delildir.

61.Soru-Abdest azalarından dökülen mustamel suyu (kullanılmış
su) kullanmak caiz midir ?
Abdest azalarından dökülen suyun temizliği konusunda iki görüş
bulunmaktadır.
1.Görüş :
Tercih edilen ve sahih delillere dayanan görüştür ki kullanılmış su
temizdir diyenler. (Ali Bin Ebi Talib, İbn Ömer, Ebu Umame, İlk
Dönem tabiin alimleri, İmam Malik, Bir rivayette İmam Şafii, Ahmed
bin Hanbel, İbn Hazm, İbn Münzir, Şeyhu’l İslam İmam İbn
Teymiyye.)
a-Bu görüşün alimleri, suyun üç sıfatı (rengi-kokusu-tadı)
değişmemişse temizdir demişler ve aşağıdaki delilleri hüccet
olarak getirmişlerdir.
1.Delil : Suyun üç sıfatından biri değişinceye kadar asıl olan suyun
temiz olmasıdır. Bu konuda Rasulullah (s.a.v.) “Su temizdir onu bir
şey necis kılmaz. ” buyurmuştur.
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Hadis, üç sıfattan birinin değişmediği müddetçe hiç bir
şeyin suyu necis kılmayacağını beyan eder. Eğer bir sıfat değişirse o
zaman su necis hükmünü alır.

b-Ashab’ın Rasulullah’ın dökülen abdest sularını kullandıkları
sabittir.
44
2.Delil : Ebu Cuheyfe rivayet eder, “Rasulullah (s.a.v.) hacir (denilen
yerde) karşımıza çıktı. Su getirildi onunla abdest aldı. İnsanlar
(ashab) dökülen abdest sularını alarak onu bedenlerine sürmeye
başladılar.” (Buhari)
Delil Cümlemiz : “….dökülen abdest sularını alarak onu bedenlerine
sürmeye başladılar. ”
Açıklama : İbn Hacer Askalani : Rasulullah’ın dökülen abdest
suyunu almanın ve bedene sürtmenin kullanılmış suyun temiz
olduğuna açık delildir.
20


3.Delil : Mesur bin Mahreme rivayet eder, “ Peygamber (s.a.v.) abdest
alırken (ashab) abdest suyu için kapışırlardı. ” (Buhari)
Delil Cümlemiz : “……………abdest suyu için kapışırlardı.”
Açıklama : Hadis, Rasulullah’ın (s.a.v.) abdest suyunu elde etmek
için kapışmaları kullanılmış suyun temizliğine delildir.

4.Delil : İbn Abbas rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) Meymune’nin arta
kalan (dökülen) suyu ile guslederdi.” (Müslim )
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Hadis kullanılmış suyun temizliğine açık delildir.

Not : Kullanılmış su temiz hükmünde olduğu için onunla abdest
almak caizdir.
2.Görüş :
Kullanılmış suyun temiz olmadığını ve onunla abdest
alınamayacağını söyleyenler (Malik, Evzai, Şafii, Ebu Hanife)
21
Bu
alimlerimizin delilleri çok güçlü değildir. Rasulullah’ın sahih
hadisleri çok açık yukarıda hükmü belirlemiştir.
22



20
Fethu’l Beri (1/353)
21
2.Görüş yukarıdaki hadisleri görmemişler mi denebilir ? Biliyorsunuz hadis toplama dönemi bu
alimlerden sonra başlamıştır. Dolayısıyla bu şerefli alimlere bu hadisler ulaşmamış ve bu yüzden de
diğer görüşü doğrulamış olabilirler. Bizlerin şimdi bu alimlerin görüşünü Rasulullah’ın sahih hadisleri
önüne geçirmemiz şeri olarak caiz değildir. Zira Rasulullah’ın bu hususta açık sahih hadisleri
bulunmaktadır.
22
Bu alimlerin görüşlerini geniş olarak öğrenmek isteyenler fıkıh kitaplarına bakabilirler.
45
62.Soru-Kadının kullandığı suyla abdest almak caiz midir ?
Bu konuda iki görüş bulunmaktadır.
a-Caizdir diyenler :
(İbn Ömer, Ebu Hureyre, İbn Abbas, İbn Ömer, Sad İbn Vakkas, ilk
dönem alimler, İbn Münzir, Ebu Hanife, İmam Malik, Şafii, Ahmed
İbn Hanbel)
23

1.Delil : İbn Abbas rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) Meymune’nin arta
kalan (dökülen) suyu ile guslederdi.” (Müslim )
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Hadis kadının kullanılmış suyunun temizliğine açık
delildir.

2.Delil : İbn Abbas, “ Rasulullah’ın zevceleri kap içinde guslettiler.
Zevcelerinden biri Rasulullah’a gelerek “ Ey Allah Rasulu ben
cünüptüm ” dedi. Rasulullah (s.a.v.) “ Su cünüp etmez.” buyurdu. (
Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbn Mace )
Delil Cümlemiz : “ Su cünüp etmez.”
Açıklama : Kullanılmış Su temiz olduğu için kullanıldığı zaman
cünüp etmesi düşünülemez. Zira Rasulullah (s.a.v.) kullanılmış
suyun temiz olduğunu söylemiştir. Bu hadis zevcelerinden birinin
kullandığı suyun da necis olmadığını öğreniyoruz.

b-Caiz değildir diyenler :
(İbn Ömer, Abdullah İbn Sercus, Müminlerin annesi Cuveyriye,
Ahmed İbn Hanbel İshak, Şabi, Davud Zahiri )
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) “ Peygamber, Kadından arta kalan suyla
erkeğin abdest almasını yasakladı. ” (Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbn
Mace, Albani sahihtir.)
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Hadisteki yasaklama tenzihi kaçındırma amaçlı bir
yasaklama olup asıl olan cevazdır. Zira iki sahih hadis asla çatışmaz.

23
Ebu Malik Kemal İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 106 (Mektebetu’l
Tevkifiyyeti)
46
Bu hadis haramlığı değil de uzak durmayı-kaçınmayı beyan eden
fakat asıl olan ise suyun temizliğidir.

2.Delil : Rasulullah ile beraber 4 yıl kalan sahabi olan Hamid el-
Humeyri rivayet eder, “ Rasulullah kadının arta kanla suyla erkeğin,
erkeğin arta kalan suyuyla da kadının gusletmelerini menetti. ” (Ebu
Davud, Nesai, Beyhaki)
Delil Cümlemiz : Hadisin tüm cümlesidir.
Açıklama : Buradaki men etme tenzihi olup haram eden bir
yasaklama değildir.

Not : Bu konuda iki hükümden birini yapmak caizdir. Unutmayalım
ki, ilk hüküm cevaz veren hüküm ikinci hüküm ise tenzihi yasaklama
içeren bir hükümdür. Evla olan caiz olanı amel etmektir. Zira delilleri
daha sahihtir



ABDEST BÖLÜMÜ


63.Soru- Abdest ne demektir ?
Lüğatta : Temizlik demektir
Istılahta : Belirli azaları (yüzü, iki eli, başı iki ayağı) Allah ve
Resulünün bizlere emrettiği gibi temizlemektir.

64.Soru-Abdesttin meşru oluşunu Kuran ve sünnetten delillerle
ispat ediniz ?
Abdesttin meşru oluşu kuran ve sünnetten gelen nasslarla sabittir.
1.Delil : “ Ey iman edenler ! namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi
ve dirseklere kadar elleriniz yıkayın. Başlarınızı meshedin. Her iki
topuğunuza kadar ayaklarınızı da (yıkayın). ” (Maide,6)
Delil Cümlemiz : Ayetin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Allah ayetinde abdest almayı emretmektedir.
47

2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) “Sizden biri abdest almadıkça namazı
kabul edilmez.” (Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : “……..abdest almadıkça….”
Açıklama : Hadis, açıkça abdest almayı ve namazın bir şartı
olduğunu ispat eder.

3.Delil : Rasulullah (s.a.v.) “Allah abdestsiz namazı çalıntı maldan da
sadakayı kabul edilmez.” (Müslim )
Delil Cümlemiz : “……….abdestsiz namazı…..”
Açıklama : Hadis, namaz için abdest almanın ve sadaka içinde helal
kazancın olması gerektiğini ispat eder.

4.Delil : Rasulullah (s.a.v.) “ Namaza kalktığım zaman abdest
almakla emrolundum. ” (Tirmizi-Ebu Davud- Nesai- sahihu’l
Cami’de Albani sahihtir.)
Delil Cümlemiz : “……….abdest almakla emrolundum. ”
Açıklama : Hadis, namaza kalktığımız zaman abdest almakla emr
olunduğumuzu belirler.

65.Soru-Abdest almanın faziletini sünnetten delille ispat ediniz ?
Aşağıda sizlere maddeler halinde abdest almanın fazileti verilmiştir.
1-İmanın yarısıdır :
1.Delil : Rasulullah (s.a..v) “ Temizlik imanın yarısıdır. ” (Müslim)
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Hadis, abdest almanın imanın yarısı olduğunu ispat eder.
2-Abdest günahlara kefarettir :
1.Delil : Rasulullah (s.a..v) “ Kim bu abdesttim gibi abdest alır sonra
iki rekat namaz kılar namazla ilgisi olmayan bir şey konuşmazsa
geçmiş günahları bağışlanır. ” (Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : “………..geçmiş günahları bağışlanır. ”
Açıklama : Hadis, abdest almak dolayısıyla geçmiş günahların
bağışlanacağını ispat eder.

48
2.Delil : Rasulullah (s.a..v) “ Her kim bu şekilde abdest alırsa geçmiş
günahları bağışlanır. Namaza ve mescide kadar yürümesi de bir
nafile ibadet olur. ” (Müslim)
Delil Cümlemiz : “…….abdest alırsa geçmiş günahları
bağışlanır………..”
Açıklama : Hadis, abdest almak dolayısıyla günahların
bağışlanacağını ispat eder.

3-Abdest, kulun derecesini yükseltir.
1.Delil : Rasulullah (s.a..v) “ Dikkat ! Allah kendisi ile hataları
mahvedip dereceleri yükselteceği şeyi sizlere göstereyim mi ?
buyurdu. Evet ya Rasulullah (s.a.v.) dediler. Zorluklara rağmen
abdesti tam almak, mescidlere adımı çoğaltmak, namazdan sonra
namaz beklemek, işte bunlar üzerlerine nefsi hapsetmeye değer
şeylerdir.” (Müslim )
Delil Cümlemiz : “…..dereceleri yükselteceği şeyi sizlere göstereyim
mi ?.....”
Açıklama : Hadis, abdesttin kulun derecelerini yükselttiğini ispat
eder.

4-Abdest, azaları nurlandırır.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “Mümindeki nur parlaklığı, abdest
suyunun ulaştığı yere kadar yayılır. ” (Müslim)
Delil Cümlemiz : “……….abdest suyunun ulaştığı yere kadar yayılır.

Açıklama : Hadis, abdest suyunun değdiği-ulaştığı azaların nur
içinde kaldığını ispat eder.

5-Abdest, cenneti vacip kılar.
24

1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “Herhangi bir müslüman abdest alır ve
abdest alışını güzel yayar, sonra kalkar, kalbini ve yüzünü iki rekata

24
Sadece Abdest cenneti vacip kılmaz abdest sonrası namaz, iman, salih amel, Allah’ı birleme cennete
ulaştıran selamet yollarıdır.
49
yöneltip de iki rekat namaz kılarsa, muhakkak ona cennet vacip
olur.” (Müslim)
Delil Cümlemiz : “…………muhakkak ona cennet vacip olur.”
Açıklama : Hadis abdesti güzel alan müslümanın üzerine cennetin
vacip olacağını ispat eder.

66.Soru-Sahih sünnetten delille abdesttin alınışını ispat eder
misiniz ?
İzin verirseniz Buhari ve Müslim’in rivayet ettiği hadis ışığında
abdesttin alınışını öğrenelim.
1.Delil : Osman b. Affan'dan (r.a.) rivayetine göre: " Osman bin Affan
abdest almak için su istedi ve abdesti şöyle aldı : Üç defa ellerini
yıkadı. Sonra ağzını çalkaladı ve burnuna su verip çıkardı. Sonra üç
kere yüzünü yıkadı. Sonra üç kere dirseğe kadar sağ elini yıkadı.
Sonra sol elini aynı şekilde yıkadı. Sonra başını meshetti. Sonra üç
kere topuklara kadar sağ ayağını yıkadı. Sonra bu şekilde sol ayağını
da yıkadı. Sonra şunu söyledi: “ Allah Resulü'nün (a.s.) şu benim
abdest alışım gibi abdest aldığını gördüm. " Sonra Allah Resulü (a.s.)
şöyle buyurdu :" Her kim şu abdestim gibi abdest alır, sonra kalkar,
içinde kendi kendine namazla ilgisi olmayan şeyler konuşmaksızın
iki rekât namaz kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır." (Buhari-
Müslim)
Hadisten anladığımız abdest alma şekli :
1-Abdestsizliği gidermek için niyet etmek gereklidir.
2-Bismillah demelidir.
3-Elleri üç defa yıkamalıdır.
4-Sağ elle su alarak ağza ve burna bir defada su vermek.
5-Sol elle burnu üç defada temizlemek.
6-Sakalların içine su geçirerek yüzü üç defa yıkamak.
7-Dirsekleri içine alacak bir şekilde kolları üçer defa yıkamak.(Önce
sağ sonra sol )
8-Bir defa olmak üzere başın önünden arkaya doğru her tarafını
meshetmek.
50
9-Kulağın içini (şehadet parmağı ile) dışını da (baş parmak ile)
meshetmek.
10-Ayakların aşıklığını içine alarak yıkamak (Önce sağ sonra sol )

67.Soru-Yukarıdaki hadiste ve maddelerde boyun arkasını (enseyi)
meshetmek geçmedi neden ?
Hadis, ensenin meshedilmesini emretmemiştir. Bu hususta sahih bir
hadis bulunmamaktadır. Bu hususta sahih delil olmuş olsa idi amel
edilirdi.

68.Soru-Niyet ne demek ve niyet abdesttin şartı mıdır ?
Niyet : Kalbin Allah ve Resulünün emrettiği abdesti almaya
azmetmesidir.
Niyet abdesttin şartıdır zira abdest almak ibadettir. Her ibadet için
ise, niyet şarttır.
1.Delil : “Allah muhlis ve hanif olarak ibadet etmekle emrolundular.
” (Beyyine, 5)
Delil Cümlemiz : “…..muhlis ve hanif olarak ibadet etmekle………”
Açıklama : Ayet, ihlasla niyet etmenin ve ibadette ihlasın gerekliliğini
beyan eder.

2.Delil : “ Ameller ancak niyetlere göredir. ” (Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Hadis, ameller için niyetin şartlığını ispat eder. Abdest ise
amellerin en güzelindendir.

69.Soru-Cumhur niyeti şart görür mü ?
Cumhur (Malik-Şafii-Ahmed-Ebu Sevr-Davud ) niyeti şart görürken
Ebu Hanife (r.h.) şart olarak görmez. Zira Ebu Hanife, niyeti makul
ibadet olarak görüp maksud ibadet olarak görmemesindendir.
Cumhur Nassın abdest alındığı zaman sevap kazandırdığını ve
sevabında ancak niyetle olacağını delil alarak niyeti şart görür.
Cumhuru Ulema; Bir şey ancak ibadet olursa sevap alınır dolayısıyla
abdest ibadet ise bu ibadete niyet şarttır diye düşünür.
51

67.Soru-Niyetin merkezi neresidir dil mi kalp mi ?
Niyetin merkezi kalp olup asla dil değildir. Niyet ederken sesli bir
niyet etmek ve niyeti tekrarlamak (üç defa gibi) Rasulullah’ın ve
ashabın sünnetlerinde asla bulunmamaktadır. Eğer niyet dille ve sesli
etmek ve tekrarlamak şeklinde olsaydı, Rasulullah tüm ibadetleri
açıkladığı gibi açıklardı. Niyet ederken sesli söylemeye gerek yok,
zira Allah insanın niyetini, kastını, azmini ne amaçla durduğunu, ne
için amel ettiğini bilir.
1.Delil : İmam İbn Teymiyye (r.h.) : “ Niyetin yeri dil olmayıp kalptir
müslümanların ittifakıyla. ” (Mecmuatu’r Risaletıl Kubra, 1/243)
Delil Cümlemiz : Sözün hepsi delildir.
Açıklama : Alimlerin ittifakını söyleyen Şeyhul İslam’ın sözü
hüccettir.
25


ABDESTTİN RUKÜNLERİ
68.Soru-Abdesttin farzını açıklar mısınız ?
1-Yüzün tümünü yıkamak.
2-Dirseklerle beraber elleri yıkamak.
3-Başı meshetmek.
4-Ayakları aşıklıkla beraber yıkamak.
5-Tertip
6-Muvalat.

69.Soru-Yüzün tümünü yıkamanın farzlığı kuran ve sahih
sünnetten delillerle açıklar mısınız ?
Yüz; alt çeneden başlayıp saçın önden bittiği yer ve iki kulak arası
kalan çehredir. Yüzü yıkamak, abdesttin fazında olup yüz
yıkanmadan farz tamamlanmaz.

1.Delil : Ey İman edenler ! namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi
yıkayın……..” (Maide, 6)

25
İbn Teymiyye : Bir Kimse dille telaffuz ettiği şeye kalple farklı niyetlense itibar gören kalptir dil
değildir. Yine eğer kalple niyetlenmezse ve sadece dille telaffuz ederse bu caiz değildir.
52
Delil Cümlemiz : “…………..yüzlerinizi yıkayın……..”
Açıklama : Ayet, yüzün yıkanmasını emretmektedir. Bu emir yüzün
farz olduğuna delildir.

2.Delil : Osman İbn Affan’ın rivayet ettiği hadiste : “…Üç defa ellerini
yıkadı. Sonra ağzını çalkaladı ve burnuna su verip çıkardı. Sonra üç
kere yüzünü yıkadı……” (Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : “………yüzünü yıkadı…”
Açıklama : Rasulullah’ın (s.a.v) hadis açıkça yüzünü yıkadığını ispat
eder.

70.Soru-Ağza ve burna su vermek vacip midir sünnet midir ?
Alimlerden vacip diyenler olduğu gibi sünnet olduğunu
söyleyenlerde olmuştur.
Farz (vacip) diyenlerin delilleri :
a-Ağız ve burun yüzden sayıldığı için ağza ve burna su vermek
vaciptir.
b-Allah yüzü yıkamayı emretmiş olup ağız ve burun yüzdendir ve
Rasulullah yüzün yıkanmasını ameli ile tefsir etmiş ve abdest alırken
asla ağza ve burna su vermediği bir abdest olmamıştır.
c-Rasulullah (s.a.v.) ağza ve burna su vermeyi emretmiştir. Aşağıdaki
delillerin daha güçlü olduğu aşikardır.
1.Delil : Ey İman edenler ! namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi
yıkayın……..” (Maide, 6)
Delil Cümlemiz : “…………..yüzlerinizi yıkayın……..”
Açıklama : Ayet, yüzün yıkanmasını emretmektedir. Yüzü oluşturan
ağız ve burun olduğu için ağza ve burna su vermek farzdır.

2.Delil : “ Sizden bir kimse abdest aldığında burnuna su versin sonra
onu çıkarsın.” (Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : “…..burnuna su versin sonra onu çıkarsın.”
Açıklama : Hadis, burna su vermeyi emretmektedir Bu emirde
farzlığı (vacipliği) ispat eder.

53
3.Delil : Rasulullah (s.a.v.) Lakıt İbn Sabara “ Abdest aldığında
ağzına su ver ” diye emretmiştir. (Sahihtir. Ebu Davud-Tirmizi-Nesai-
İbn Mace)
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Hadis, ağza su vermeyi emretmektedir Bu emirde farzlığı
(vacipliği) ispat eder.

4.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “Sizden biriniz uykusundan uyandığı
zaman üç defa burnuna su alıp çıkarsın. Çünkü şeytan burnunun
içindeki yumuşak kemikler üzerinde geceler.” (Müslim )
Delil Cümlemiz : ”……..üç defa burnuna su alıp çıkarsın…..”
Açıklama : Hadis, burna su vermeyi emretmektedir. Bu ise ağza su
vermenin vacip olduğunu ispat eder.

Mustehab diyenlerin delilleri :
a-Rasulullah Musiyy’e abdest almayı emrederken ağza ve burna su
vermeyi emretmemiştir.
1.Delil : Rasulullah Musiyy’e şöyle buyurmuştur : ” Sizden birisinin
namazı Allah’ın emrettiği gibi yüzünü yıkamadan, dirseklerle
beraber elleri yıkamadan, başı meshetmeden, ayakları aşıklıklar ile
beraber yıkamadan abdest almadığı takdirde tamamlanmaz. “
(Sahihtir. Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbn Mace)
26

Delil Cümlemiz : “……Allah’ın emrettiği gibi yüzünü yıkamadan,
dirseklerle beraber elleri yıkamadan, başı meshetmeden, ayakları
aşıklıklar ile beraber yıkamadan abdest almadığı takdirde
tamamlanmaz. “
Açıklama : Rasulullah hadislerinde ağza ve burna su vermeyi
emretmemiştir. Bu hadis ağza ve burna su vermenin sünnet
olduğunu ispat eder.

71.Soru-Ağza ve burna su vermenin hükmü konusunda
alimlerimizin görüşleri nelerdir ?

26
Bu hadiste, her ne kadar ağza ve burna su verme emri olmasa da, yüzü yıkama emri içinde ağız ve
burun da bulunur. Bu sebeple vacip diyenlerin delilleri daha güçlüdür.
54
Bu konuda İslam fukahası 4 görüş ortaya koymuştur :
1-Sevri, İmam Ebu Hanife ve Ashabu’r Rey : Ağza ve burna su
vermek abdestsiz olarak alınan gusülde vaciptir. (farzdır)
2- İmam Malik,İmam Şafii, Leys, Evzai, ve alimler topluluğu:Ağza
ve burna su vermek hem abdestte hem de gusülde sünnettir.
3-Ata, İbn Cureyc, İbn Mübarek, İshak, Ahmed ibn Hanbel (bir
rivayete göre): Ağza ve burna su vermek hem abdestte hem de
gusülde vaciptir.
4-Ahmed İbn Hanbel (bir rivayete göre),Ebu Sevr, Ehl-i Hadis, İbn
Münzir : Burna su vermek vacip, ağza su vermek sünnettir.

72.Soru-Sakal ve yüz kıllarını yıkama konusunda hükmü açıklar
mısınız ?
Eğer yüzde bulunan, çene ve dudak arasındaki kıllar, bıyıklar,
kirpikler çok sık olur deriyi iyice kapatmışsa bu kılların üzerini
yıkamak gerekir, eğer deriyi tam kaplamamışsa yıkamak vacip, Eğer
yer yer sık kıllar yer yerde hafif ise sık yerlerin üzerini hafif ve diğer
yerleri de iyice yıkamak vaciptir.
27


73.Soru-Sakalın yüzü kaplayan bölümünün dışında kalan uzun
kısmını yıkamanın hükmü nedir ?
İmam Ebu Hanife ve Ahmed İbn Hanbel (bir rivayete göre) :
Yüzün altında kalan uzun sakalın yıkanması vacip olmayıp yüzü
kaplayan bölümü yıkamak yeterlidir. Zira yüzden maksad derinin
olduğu kısımdır.
İmam Şafii ve Ahmed İbn Hanbel mezhebinde :
Yüzün altında kalan uzun sakalların yıkanması vaciptir. Zira
yıkanması farz olan bölümde uzamıştır.
28
Bu görüş Allah’u Alem
sahih olandır.

74.Soru-İki elin dirseklerle beraber yıkanmasına dair kuran ve
sünnet’ten gelen delilleri açıklar mısınız ?

27
Ebu Malik Kemal İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 113 (Mektebetu’l
Tevkifiyyeti)
28
İmamlar bu hususta içtihatlarını ortaya koymuşlardır.
55
Kuran ve sünnetten gelen açık nassların ışığında iki eli dirseklerle
beraber (içine alarak)
29
yıkamak icma ile vaciptir. (farzdır)
1.Delil : Ey İman edenler ! namaza kalktığınız zaman …………….
dirseklerle beraber ellerinizi yıkayın…… (Maide, 6)
Delil Cümlemiz : “……dirseklerle beraber ellerinizi yıkayın…”
Açıklama : Ayet, dirseklerle beraber iki elin yıkanmasını
emretmektedir. Bu emir ise vucubiyyet gerektirir.
30


2.Delil :Nuaym İbn Abdullah Ebu Hureyre’yi abdest alırken görmüş
ve onun abdest aşlını şöyle anlatmıştır : “ O, yüzünü ve iki elini nerde
ise omuzlarına varıncaya kadar yıkadı. Sonra iki ayağını baldırın
kadar yıkadı. Sonra işte ben Rasulullah’ı abdest alırken böyle
gördüm. dedi. (Müslim)
Delil Cümlemiz : “…….iki elini nerde ise omuzlarına varıncaya
kadar yıkadı.......”
Açıklama : Hadis, Rasulullah’ın abdest alırken iki elini omuzlarına
kadar yıkadığını ispat eder. Bu amel ise iki dirsekleri de yıkamanın
vacipliğini belirler.

75.Soru-Başın meshedilmesine dair kuran ve sünnet’ten gelen
delilleri açıklar mısınız ?
Başın meshedilmesi konusu icma ile farzdır. İhtilaf saçın kaçta kaçı
meshedilmeli konusundadır.
1.Delil : “ Ey İman edenler ! namaza kalktığınız zaman …başınızı
meshedin..…” (Maide, 6)
Delil Cümlemiz : “……başınızı meshedin …”
Açıklama : Ayet, başı meshetmeyi emretmektedir. Bu emir ise
vucubiyyet gerektirir.

2.Delil : Bekr İbn Abdullah, Muğire’nin oğlundan rivayet :

29
Dirsekleri içine alarak yıkamak İmam Malik dışında Cumhur alimlerin görüşüdür.
30
Ayette yer olan ¸·ا¸-'ا _'ا (dirseklerle beraber) cümlesindeki _'ا harfimiz –_- (beraber-onu da içine alarak)
manasındadır. Bu sebeple dirseklere kadar değil dirsekleri de içine alarak yıkayın anlaşılmalıdır. (Lütfen
şu ayetleri bu konuda okuyabilirisiniz : Nisa, 2 -Hud, 52 )
56
“ Rasulullah’ın abdest alıp başının ön tarafına, sarığına ve mestlerini
üzerine meshet ettiğini işittim.” (Müslim-Ebu Davud-Tirmizi )
Delil Cümlemiz : “…abdest alıp başının ön tarafına,……..”
Açıklama : Hadis, Rasulullah’ın başını meshettiğini ispat eder.

3.Delil : Abdullahi İbn Zeyd İbn Asım el Mazani Rasulullah’ı abdest
alırken gördüğünü şöyle anlatırdı : ” Ağzını çalkaladı sonra burnuna
su verip çıkardı. Sonra üç defa yüzünü , üç defa sağ elini, üç defa da
diğer elini yıkadı. Başına, elinin artığı olmayan bir su ile meshetti. İki
ayağını tertemiz edinceye kadar yıkadı.” (Müslim)
Delil Cümlemiz : “…..Başına, elinin artığı olmayan bir su ile
meshetti…..”
Açıklama : Hadis, Rasulullah’ın başını sonradan su alarak, önden
arkaya doğru meshettiğini ispat etmektedir.

76.Soru-Saçın kaçta kaçı meshedilmeli ve bu konuda alimlerin
görüşlerini delillerle açıklar mısınız ?
Bu konuda üç görüş bulunmaktadır.
1-İmam Malik, Ahmed İbn Hanbel, Ebu Ubeyde, İbn Münzir, İbn
Teymiyye gibi alimlerin görüşü : Erkek ve kadın, saçlarının her
tarafını meshetmelidir.
1.Delil : “ Ey İman edenler ! namaza kalktığınız zaman ..başınızı
meshedin..…… (Maide, 6)
Delil Cümlemiz : “……başınızı meshedin …”
Açıklama : »´-و ء¸- ayetindeki ب ilsak (tamamını-tümünü)
manasındadır. Bu sebeple bu ayeti “ başınızın tamamını ” meshedin
olarak anlaşılmalıdır diye delil almışlardır.

2.Delil : Amr İbn Yahya rivayet eder : “ başını meshetti. Şöyle ki, bir
defa olmak üzere meshi başının önüne ve arkasına yürüttü. ” bir
başka rivayette : “ Ellerini öne ve arkaya yürüttü.” (Müslim)
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
57
Açıklama : Hadis, Peygamberin başını önden arkaya doğru
götürdüğünü ve geri aynı şekilde getirdiğini ispat eder ki buda saçın
tamamını meshetmektir.

3.Delil : Bekr İbn Abdullah, Muğire’nin oğlundan rivayet :
“ Rasulullah’ın abdest alıp başının ön tarafına, sarığına ve mestlerini
üzerine meshet ettiğini işittim.” (Müslim-Ebu Davud-Tirmizi )
Delil Cümlemiz : “…abdest alıp başının ön tarafına, sarığına ……..”
Açıklama : Peygamberin başının önünü meshettikten sonra sarığının
üzerini de meshetmesi, saçın önünü meshetmenin yeterli olmadığını
ispat eder ki; bu durumda başın tümünü meshetme bu hadisle
vaciptir.
31


2-İmam Ebu Hanife, İmam Şafii’nin görüşü :
Başın birazını meshetmek yeterlidir. Bu iki imamdan biri saçın üç
kılını, diğeri de dört kılını meshetmelidir diyerek ihtilaf etmişlerdir.
Aşağıdaki delilleri hüccet olarak almışlardır :

1.Delil : “ Ey İman edenler ! namaza kalktığınız zaman …başınızı
meshedin.. “(Maide, 6)
Delil Cümlemiz : “……başınızı meshedin …”
Açıklama : »´-و ء¸- ayetindeki ب harfini ilsak olarak değil tebid
(saçın bazısını meshedin ) olarak anlamışlardır. Bu sebeple bu ayeti “
başınızın tamamını ” meshedin olarak değil, bazısını meshedin diye
delil alırlar.
32


2.Delil : Bekr İbn Abdullah, Muğire’nin oğlundan rivayet :
“ Rasulullah’ın abdest alıp başının ön tarafına, sarığına ve mestlerini
üzerine meshet ettiğini işittim.” (Müslim-Ebu Davud-Tirmizi )
Delil Cümlemiz : “…abdest alıp başının ön tarafına, sarığına ……..”

31
Ebu Malik Kemal İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 117 (Mektebetu’l
Tevkifiyyeti)
32
İbn Burhan : Kim (Maide 6.Ayetindeki»´-و ء¸- ) ب ’nin tebid için olduğunu söylerse Lügat ehlinin
bilmediğini söylemiştir. (Bkz : Neylu’l Evtar, 1/155 -El Mugni, 1/87)
58
Açıklama : Hadis, peygamberin başının önünü meshettiğini beyan
eder diyerek bu hadisi “saçın bazını meshedin ” şeklinde
anlaşılmalıdır diyerek delil almışlardır.

3-Ahmed İbn Hanbel’in (bir rivayette) görüşü :
Kadının değil de, erkeğin saçının her tarafını meshetmesinin
vacipliği. Bu görüşü destekleyen sahih veya zayıf Rasulullah’dan
açık bir hadis yoktur.

78.Soru-Başı örtülü müslüman kadın başörtüsünün üzerini
meshede bilir mi ?
Başörtülü müslüman kadın, başörtüsünün üzerini meshedebilir. Eğer
başını örtü altından başörtüsü ile beraber meshederse ihtilaftan
kurtulmuş olur.
33


79.Soru-İki kulağı meshetmenin Kuran ve Sünnet’ten delillerini
açıklar mısınız ?
Baş ile beraber iki kulağı meshetmek vaciptir. Zira iki kulak
baştandır.
34

1.Delil : “ Peygamber, başını ve iki kulağını bir defa meshetti.”
(Sahihtir. Ebu Davud, Tirmizi, Nesai,İbn Mace)
Delil Cümlemiz : ”…..iki kulağını bir defa meshetti.”
Açıklama : Hadis, peygamberin iki kulağını meshettiğini ispat eder.

2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) “ İki Kulak baştandır ” buyurmuştur.
(Zayıf, Darekutni-İbn Ebi Şeybe, Albani zayıftır.)
Delil Cümlemiz : İki kulak baştandır.
Açıklama : İki kulağın baştan olması demek başı nasıl meshetmek
vacipse iki kulağı da meshetmek vaciptir.

80.Soru-İki kulağı meshetmek için baştan artan su ile mi
meshetmek gerekir yoksa yeni su almak mı gerekir ?

33
Ebu Malik Kemal İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 119 (Mektebetu’l
Tevkifiyyeti)

59
Yeni su alarak meshetmek lazımdır. İbn Ömer’in yeni su alarak
kulağını meshettiği sabittir.
35


81.Soru-Boynun arkasını (enseyi) meshetmek delillerle sabit midir
?
Enseyi meshetmek hakkında Rasulullah’dan sahih bir hadis
bulunmamaktadır.
36
Buhari ve Müslim’de yer alan Osman İbn
Affan’ın ve diğer sahabilerin rivayet ettikleri hadislerde ensenin
meshi ile alakalı bir cümle yoktur. Ensenin meshi olsaydı ashab
zikretmez miydi ? Ashab her şeyi detaylarıyla zikrediyorken bunu
nasıl rivayet etmezler ?

82.Soru-İki ayağın yıkanmasına dair kuran ve sünnetten deliller
nelerdir ?
1.Delil : “ Ey iman edenler ! namaza kalktığınız zaman………iki
ayağınızı topuklarla beraber yıkayın.” (Maide, 6)
Delil Cümlemiz :” iki ayağınızı topuklarla beraber yıkayın.”
Açıklama : Ayet, iki ayağın topuklarla beraber yıkanmasını
emretmektedir.

2.Delil : Osman bin Affan’ın rivayet ettiği hadiste, Rasulullah
sallallahu aleyhi ves’s sellem sonra iki ayağını topuklarla beraber üç
defa yıkadı.” (Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : “iki ayağını topuklarla beraber üç defa yıkadı.”
Açıklama : Hadis, Rasulullah sallallahu aleyhi vessellem’in iki
ayağını topuklarla beraber yıkadığını ispat etmektedir.

3.Delil : Abdullah bin Ömer (r.a.) ; “Peygamber kendisiyle beraber
yolculuk ettiğimiz bir seferde, bizden arkaya kaldı. Nihayet ikindi
namazı gelmiş olduğu halde bizlere erişti. Biz hemen ayaklarımız
üzerine sıvazlayarak abdest almaya başladık. Bunun üzerine

35
İsnadı sahihtir. Abdurrezzak, Beyhaki.
36
Şeyhu’l İslam İbn Teymiyye, 1/56 -Zadu’l Mead, 1/49 -Silsiletul Daife, 69-744)
60
Rasulullah şöyle buyurdu : “Vay şu ökçelerin ateşten haline ”
(Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : Bunun üzerine Rasulullah şöyle buyurdu : “Vay şu
ökçelerin ateşten haline ”
Açıklama : Hadis, yukarıdaki sözümüze delildir. iki ayağın
topuklarla beraber yıkanmaması durumunda ateşin o topukları
yakacağını bildiren hadistir.

4.Delil : Abdurrahman bin Ebi Leyla “ İki ayağın yıkanması
konusunda ashab icma etmişlerdir.” (Fethu’l Bari/1266, el-Mugni
1/120)
Delil Cümlemiz : sözün tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Ashabın icması, ayakların topukları içine alarak
yıkanmasına dairdir. Ayrıca; Rafızilerin ve Şiilerin “ayaklar
meshedilir” görüşü kuranın, sünnetin, ashabın delillerine muhaliftir.

83.Soru-Ayak parmaklarının arasını parmaklarla hilallemek sünnet
midir ?
Rasulullah ayaklarının arasına su ulaşmadığı zaman parmaklarını
sakalının içinde hilallerdi. Bu sebeple; ayak parmaklarının arasına su
ulaşmadığı takdirde hilallemek vaciptir.
1.Delil : Rasulullah : “Eksiksiz abdest al, parmaklarının arasını hilalle,
oruçlu değilsen burnuna su ulaştır.” ( Sahih Liğayrihi, Ebu Davud,
Beyhaki, Hakim )
Delil Cümlemiz : “ parmaklarının arasını hilalle,…..”
Açıklama : Ayaklar arasını hilallemek konusuna delildir.

84.Soru-Abdest alırken tertibe uymanın hükmü nedir ?
Tertip, öncelikle azaları, kuran ve sünnette geldiği gibi sırayı
gözeterek yıkamaktır. Yani önce yüzü, sonra iki eli, sonra başı
meshetmeyi, sonra da iki ayağı yıkamaktır. Tertibe göre abdest almak
alimlerin ittifakı ile vaciptir.
37


37
Tertip, Şafii, Hanbeli, Ebu Sevr, Ebu Ubeyd, zahiriye mezhebine göre vaciptir. Bkz :Ebu Malik Kemal
İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 70 (Mektebetu’l Tevkifiyyeti)
61

Vacib diyenlerin delilleri :
1.Delil : Allah ayetinde sıra sıra azaları zikretmiş, ayakların-ellerin
yıkanmasını fakat başın meshedilmesini emretmiştir. Ayette ki atıf
sıra sıra alınmayı emreder.
2.Delil : Rasulullah abdest alırken abdest azalarını sıra sıra yıkarken
görmüşler ve rivayet etmişlerdir.
38


Müstehab diyenlerin delilleri :
1.Delil : Ayette ki atıf sıra sıra alınmayı emretmez.
2.Delil : İbn Mesud : “Azalarımın hangisiyle başlamam önemli
değil.”
39

Not : Yukarıdaki deliller göz önünde bulundurulduğunda, 1. görüşün
delilleri çok daha kuvvetlidir.

85.Soru-Abdest alırken Muvalatın hükmü nedir ?
Muvalat; azaların diğer biri kurumadan yıkamaktır. Hükmü vaciptir.
Şafi, Ahmed bin Hanbel İmam Malik Muvalatın vacip olduğuna
hükmetmiştir.

Vacib diyenlerin delilleri :
1.Delil : Ömer İbn Hattab rivayet eder, adamın biri abdest aldı ve
ayağının üzerinde bir yeri kuru bıraktı. Peygamber bunu gördü ve “
dön ve abdest’ini yenile” dedi. Adam döndü, abdest aldı ve namaz
kıldı.” ( Müslim, İbn Mace, Ahmed bin Hanbel )
Delil Cümlemiz : “…ayağının üzerinde bir yeri kuru bıraktı…..”
Açıklama : Hadis, azaların sıra sıra yıkanmasına delildir.
Vacib değil diyenlerin delilleri :
Ebu hanife, İmam Şafii, İbn Hazm bu görüştedir.
1.Delil : Allah azaların yıkanmasını emretmiştir, kim azalarını yıkarsa
yeterlidir.

38
Yirmiye yakın sahabi Rasulullah’ın abdest alma şeklini sıra sıra aldığını rivayet etmişlerdir.
39
Ahmed ilel’de, İbn Ebi Şeybe, Darekutni, senedi zayıftır.
62
2.Delil : Nafi rivayet eder, “ İbn Ömer, pazara girdi, yüzünü yıkadı,
sonra iki elini yıkadı, sonra da başını meshetti, cenazeye çağırılınca
mescide girdi, sonra mestlerinin üzerini meshetti ve namazını
kıldı.”(İmam Malik, İmam Şafii, Beyhaki isnadı sahihtir.)
Delil Cümlemiz : “…… sonra mestlerinin üzerini meshetti……”
Açıklama : İbn Ömer’in ameli vacip değildir diyenlerin delilidir.
Fakat bu hususta Rasulullah’ın yukarıdaki hadisleri önceliklidir.
Ayrıca ibn Ömer meşakkatte, zorlukta bu ameli uygulamıştır.
40


3.Delil : Bu görüşün alimleri yukarıdaki abdestini yenile hadisini
zayıf kabul etmişlerdir.

86.Soru-Abdesttin sünnetlerini açıklar mısınız ?
1-Misvak kullanmak.
2-Abdestte başlarken besmele çekmek.
3-Elleri yıkamak.
4-Bir elle bir defada ağza ve burna su vermek.
5-Oruçlu olmayan için ağza ve burna çokça su vermek.
6-Sağdan başlamak.
7-Azaları üç defa yıkamak.
8-Başı bir defa meshetmek.
9-Azaları üç defadan daha fazla yıkamamak.
10-Sık sakalları hilallemek.
11-Azaları ovalamak.
12-El ve ayak parmaklarının arasını hilallemek.
13-Yüzü başın başladığı yere kadar ve kolları da omuzlara kadar
yıkamak.
14-Suda tasarruflu olmak.
15-Abdest sonrası dua etmek.
16-Abdest sonrası iki rekat namaz kılmak.
17-Abdest sonrası havlu kullanmak.


40
Bkz :Ebu Malik Kemal İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 122 (Mektebetu’l
Tevkifiyyeti)
63

87.Soru-Abdest alırken misvak kullanmanın sünnetten delili nedir
?
Abdest alırken misvak kullanmak sünnettir.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) “Eğer ümmetime meşakkat vermeyeceğini
bilseydim her abdestte misvakı emrederdim.” (Buhari-Müslim-
Ahmed İbn Hanbel )
Delil Cümlemiz : “………her abdestte misvakı emrederdim.”
Açıklama : Hadis, her abdestte misvak kullanmayı emreder ve
misvakın sünnet olduğunu ispat eder.

88.Soru-Abdestte başlarken besmele çekmenin sünnetten delili
nedir ?
Abdestte başlarken besmele çekmek sünnettir. Rasulullah’ın abdest
almasını rivayet eden sahabiler, abdest başlangıcında besmeleyi
rivayet etmemeleri besmelenin vacip olmadığına delildir.
1.Delil : “ Allah ismi ile başlamayanın abdesti yoktur.” (Ebu Davud-
Tirmizi-Ahmed-Albani Hasen demiştir.)
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Rasulullah’ın sözü abdestte besmelenin önemini ve
gerekliliğini belirler. Unutmadan söyleyelim, Ahmed bin Hanbel, “
besmelenin abdestte çekilmesi konusunda isnadı kuvvetli bir hadis
bulunmadığını söyler.”
41


89.Soru-İki elin yıkanmasına dair sünnetten delil nedir ?
İki eli abdestte yıkamak sünnettir.
1.Delil : Osman b. Affan'dan (r.a.) rivayetine göre: " Osman bin Affan
abdest almak için su istedi ve abdesti şöyle aldı : Üç defa ellerini
yıkadı. ………………….(Buhari-Müslim )
Delil Cümlemiz : “……..Üç defa ellerini yıkadı…………”
Açıklama : Hadis Rasulullah’ın iki elini yıkadığını ispat eder.


41
Bkz :Ebu Malik Kemal İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 122 (Mektebetu’l
Tevkifiyyeti)
64
90.Soru-Ağza ve burna bir defada su vermenin sünnetten delili
nedir ?
1.Delil : Osman b. Affan'dan (r.a.) rivayetine göre: " Osman bin Affan
abdest almak için su istedi ve abdesti şöyle aldı : Üç defa ellerini
yıkadı. Sonra ağzını çalkaladı ve burnuna su verip
çıkardı……………” (Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : “….Sonra ağzını çalkaladı ve burnuna su verip
çıkardı……………”
Açıklama : Hadis, Rasulullah’ın bir defada ağza ve burna su
verdiğinin delilidir.

2.Delil :Abdullah İbn Zeyd rivayet eder “ Bir elle ağzına ve burnuna
üç defa su verdi. ”
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Hadis, Rasulullah’ın bir defada ağza ve burna su
verdiğinin delilidir.

91.Soru-Oruçlu olmayanın ağzına ve burnuna çok daha fazla su
vermesinin sünnetten delili nedir ?
1.Delil : Lakıt bin Sabra Rasulullah’ın : “ Oruçlu değilsen burnuna
çok fazla su ver. ” dediğini rivayet eder.(Ebu Davud, Nesai, İbn Mace,
Ahmed sahihtir.)
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama :Oruçlu olmayan müslümanın burnuna suyu çokça
vermesi gerekir zira bu bir peygamber emridir.

92.Soru-Azaların yıkanmasına sağla başlamanın sünnetten delili
nedir ?
1.Delil :Osman b. Affan'dan (r.a.) rivayetine göre: " Osman bin Affan
abdest almak için su istedi ve abdesti şöyle aldı : Üç defa ellerini
yıkadı. Sonra ağzını çalkaladı ve burnuna su verip çıkardı. Sonra üç
kere yüzünü yıkadı. Sonra üç kere dirseğe kadar sağ elini yıkadı.
Sonra sol elini aynı şekilde yıkadı………” (Buhari-Müslim )
65
Delil Cümlemiz : ……….Sonra üç kere dirseğe kadar sağ elini yıkadı.
Sonra sol elini aynı şekilde yıkadı………”
Açıklama : Hadis sağ azaların sol azalardan önce yıkanması
gerektiğine delildir.

2.Delil : Aişe (r.a.) “ Rasulullah elbisesini ve ayakkabısını giyinirken
sağdan giyinmeyi ve her halinde temiz olmayı severdi.” (Buhari-
Müslim)
Delil Cümlemiz : …………..sağdan giyinmeyi……………….
Açıklama : Hadis sağ azaların sol azalardan önce yıkanması
gerektiğine delildir.

93.Soru-Rasulullah’ın azalarını yıkaması konusunda sünnetten
gelen deliller nelerdir?
Rasulullah’ın azalarını bir defa, ikişer defa, ve üçer defa yıkaması
sabittir.
1.Delil :Osman b. Affan'dan (r.a.) rivayetine göre: " Osman bin Affan
abdest almak için su istedi ve abdesti şöyle aldı : Üç defa ellerini
yıkadı. Sonra ağzını çalkaladı ve burnuna su verip çıkardı. Sonra üç
kere yüzünü yıkadı. Sonra üç kere dirseğe kadar sağ elini yıkadı.
Sonra sol elini aynı şekilde yıkadı………” (Buhari-Müslim )
Delil Cümlemiz : Üç defa ellerini yıkadı………………. Sonra üç kere
yüzünü yıkadı……………….
Açıklama : Hadis, Rasulullah’ın azalarını üç defa yıkadığını ispat
eder. Üç defa yıkamak en tamamlayıcı ve en kamil olanıdır.

94.Soru-Azaların üçer defa yıkanması konusunda, başımızda buna
dahil midir ?
Rasulullah’ın bir defaya mahsus başını meshetmesi sahih sünnetle
sabittir. Başını üç defa meshetti görüşü sahih delille sabit değildir.
Başını iki defa meshetti görüşü ise Rasulullah’ın elini başının
önünden arkaya doğru götürmesini tevil etmektir.(Abdulber). Bu
konuda şeri olan, Rasulullah’ın abdest aldığı gibi abdest almaktır.
66
Kim bu şeri abdesttin dışına çıkarsa sünnet dışına çıkmış olur ve
nefsine haksızlık etmiş olur.
1.Delil : Osman b. Affan'dan (r.a.) rivayetine göre: " Osman bin Affan
abdest almak için su istedi ve abdesti şöyle aldı : Üç defa ellerini
yıkadı. Sonra ağzını çalkaladı ve burnuna su verip çıkardı. Sonra üç
kere yüzünü yıkadı. Sonra üç kere dirseğe kadar sağ elini yıkadı.
Sonra sol elini aynı şekilde yıkadı. Sonra başını meshetti…………….
Delil Cümlemiz : Sonra başını meshetti…………….
Açıklama : Hadis, başın bir defa meshedildiğine delildir.Müslim’de
başını bir kez meshettiğine dair açık delil bulunur (B.k.z . Had no :
235)

2.Delil : “ İşte bu benim abdestimdir, kim bunun üzerine ziyade
ederse, kötülük, haksızlık eder ve zulmeder.” (Nesai, İbn Mace,
Ahmed )
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Rasulullah’ın ortaya koyduğu abdest almanın dışına
çıkılınca böylesine bir vaid bulunmaktadır.
3.Delil : İbn Hacer Askalani (r.a.) : “ Said İbn Mansur’un rivayet ettiği
hadis, Rasulullah’ın bir defa meshettiğine delildir, bu hadis de birden
fazla meshetmenin müstehab olmadığına delildir….” ( Fethu’l Bari
Şerhu Li Sahihi’l Buhari 1 /298)
Delil Cümlemiz : Sözün tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : İbn Hacer bir defa meshetmenin şeri delilini hadisle beyan
eder.

95.Soru-Azaları yıkarken üçden fazla yıkamak bidat midir ?
Öncelikle bilelim ki, Rasulullah ümmetine en güzel abdestti, namaz
kılmayı öğretmiştir. Kimse ben Rasulullah’dan daha güzel abdest
alırım, namaz kılarım diyemeyeceği gibi ondan daha farklı
yapabilirim de diyemez. Zira bunu derse bidat işlemiş olur. Kim
sünnet dışına çıkarak ibadet etmeye kalkarsa, hüsrana düşer. Bu
konuda delilimiz şudur.
67
1.Delil : “ İşte bu benim abdestimdir, kim bunun üzerine ziyade
ederse, kötülük, haksızlık eder ve zulmeder.” (Nesai, İbn Mace,
Ahmed )
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Rasulullah’ın ortaya koyduğu abdest almanın dışına
çıkılınca böylesine bir vaid bulunmaktadır.

96.Soru-Yıkanması farz olan azaların diğer kalan alanlarını da
yıkamak sünnet midir ?
Rasulullah’ın sünnetinde yıkanması farz olan azaların yıkanması
sünnetle sabittir. Yüzün başın ön tarafına kadar yıkanması ( italatu’l
Kurre ), kolların ve ayakların kalan diğer bölümlerini yıkamak (
İtalatu’l Tahcil ) sünnetle sabittir.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “Mümindeki nur parlaklığı, abdest
suyunun ulaştığı yere kadar yayılır. ” (Müslim)
Delil Cümlemiz :……. abdest suyunun ulaştığı yere kadar yayılır. ”
Açıklama : Rasulullah hadislerinde abdest suyunun ulaştığı her
noktanın nurlu olduğunu söylemesi yıkanması farz olan azaların
ötelerini yıkamanın da meşru oluşunu ispat eder.

2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) “ Ümmetim abdestten dolayı kıyamet
günü yüzleri ve elleri nurlu bir şekilde çağrılır, Ebu Hureyre dedi ki;
kim yüzünün ve ellerinin nurlanmasını isterse bunu yapsın. ”
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Hadis yüzün ve ellerin diğer kalan bölümlerinin
yıkanmasına şeri delildir.


3.Delil : Ebu Hureyre(r.a.), iki kolunu omuzlarına kadar (olan bölüme
kadar) ve ayaklarını da bacaklarına kadar ( olan bölüme kadar)
abdest aldı.
Delil Cümlemiz : Ebu Hureyre’nin (r.a.) amelinin hepsi delildir.
68
Açıklama : Ebu Hureyre (r.a.) sünnetle sabit olmasından dolayı bu
ameli işlemiştir. Bu amelde ashab arasında bilinen bir ameldi.
Azaların farz dışındaki diğer ötelerini yıkamak sünnettir.

97.Soru-Rasulullah ( s.a.v.) abdest alırken ne kadar su kullanmıştır
?
Rasulullah abdest alırken çok az su kullanmış, israf yönelmemiştir.
Müslüman denizde bile olsa israf etmemelidir. Allah’ın nimetlerinin
değerini bilmek ona hamd etmenin bir başka boyutudur. Rasulullah
(s.a.v.) 2 litreden biraz fazla su ile gusletmiş, yarım litre su ile de
abdest almıştır.
1.Delil : Enes (r.a.) rivayet eder, “ Rasulullah (s.a.v.) bir saa (4 mud =
2 litreden az fazla) ile beş mud (yarım litre) arasında gusleder, bir
mud ile de abdest alırdı.(Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Hadis az su ile gusletmenin ve abdest almanın
meşruluğunu ispat ettiği gibi israfında sünnette olmadığını belirler.

98.Soru-Abdest sonrası dua etmek sünnetle sabit midir ?
Rasulullah’ın abdest sonrası dua ettiği sahih delillerle sabittir.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) “ Sizden herhangi bir kimse abdest alır, ve
abdest alışını kamil bir şekilde yaparda sonra “ Allah’tan başka ilah
olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın kulu ve Resulü olduğuna
şehadet ederim” derse muhakkak ona cennetin sekiz kapısı açılır, ve
kendisi hangisinden isterse, içeriye girer. (Müslim)
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Hadis, abdest sonrası bu duayı etmenin sünnet olduğunu
ispat eder.

99.Soru-Rasulullah’ın sünnetine göre abdest almayan bir kimseyi
uyarmak sünnet midir ?
Bir kimse sünnete uygun abdest almıyorsa öncelikle o kimsenin
konumuna bakılır. Bu kimse yeni abdest alanlardan olsun veya
olmasın ona delillerle, güzel bir dille ve yumuşak bir üslupla yapması
69
gerekenler anlatılır. Sünneti öğretirken, sünnete uymayan bir ahlakla
hareket etmek de diğer bir bidattir. Müslüman sünnete her yönden
uymalıdır. Rasulullah ashabından hata edenleri tatlı dille uyarmış ve
onları terbiye etmiştir.
1.Delil : Ömer İbn Hattab rivayet eder, bir kimse abdest aldı da
ayağının üzerinde bir tırnak kadar yeri bıraktı. Bunu gören
Peygamber : “ Dön ve abdest alışını güzel yap ” dedi. (Buhari-
Müslim)
Delil Cümlemiz : “ Dön ve abdest alışını güzel yap ”
Açıklama : Hadis abdestini tam almayanın güzelce uyarılmasının
sünnet olduğunu ispat eder. Bu konuda bir diğer delil meşhur
bedevinin mescidi Nebeviye girip bevletmesi ardından da
Peygamberin onu azarlamadan, ayıplamadan, kötü söz söylemeden
hatasını söyleyip, onu terbiye etmesidir.

100.Soru-Abdest sonrası iki rekat namaz kılmak sünnet midir ?
Rasulullah (s.a.v.) abdest sonrası iki rekat namaz kılmıştır. Bu ameli
işlemek sünnettir.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “Herhangi bir müslüman abdest alır ve
abdest alışını güzel yayar, sonra kalkar, kalbini ve yüzünü iki rekata
yöneltip de iki rekat namaz kılarsa, muhakkak ona cennet vacip
olur.” (Müslim)
Delil Cümlemiz : ……..iki rekat namaz kılarsa,
Açıklama : Hadis, abdest sonrası iki rekat namaz kılmanın
meşruluğunu ispat eder.

101.Soru-Abdest sonrası havlu ile azalarımızı kurulamak sünnet
midir ?
Bu konuda ilim ehli arasında iki görüş bulunur.
1. Görüş : Rasulullah havlu kullanmayı men etmemiştir bu sebeple
kullanılmamasına dair delil olmaması dolayısıyla havlu kullanmak
meşrudur.
1.Delil : Rasulullah abdest aldı, yünlü cübbesini ters çevirdi ve
onunla yüzünü sildi.” (İbn Mace-isnadı hasen’e garibdir)
70
Delil Cümlemiz : ……………ve onunla yüzünü sildi.”
Açıklama : Hadis, havlu kullanmanın meşruluğunu ispat eder.

2.Delil : Tirmizi : “ Rasulullah’ın ashabından olan ilim ehli havlu
kullanmaya ruhsat vermişlerdir.”
Delil Cümlemiz : Tirmizi’nin (r.a.) sözünün tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Bu söz, havlu kullanmanın meşruluğunu ispat eder.

2. Görüş : Rasulullah’ın abdest sonrası kendisine sunulan havluyu
almamasını delil alarak havlu kullanmak sünnet değildir derler.
1.Delil : Rasulullah’ın zevcesi Meymune Rasulullah’a abdest sonrası
havlu-mendil uzattı, o silinmedi, su abdest azalarından döküldü.”
(Buhari)
Delil Cümlemiz : Hadisin genelinden anlaşılır.
Açıklama : Hadis, açık bir ifade ile havlu kullanmanın yasak oluşuna
dair delil olamaz. Zira, havlu almaması bunun meşru olmadığı
anlamına gelmez. Belki peygamber havlu temiz olmadığı için
almamıştır, belki de azalarından suyun dökülmesini isteyerek sevap
ummuştur. Bu niyetlerde havlu kullanmamanın delili olamaz.

102.Soru-Kadınların ojelerle tırnaklarını boyamaları caiz midir ?
Oje Yıkanması farz olan tırnak bölümlerine suyu geçirmez. Tırnaklara
değmeyen su abdesti noksan bırakmıştır. Rasulullah’ın zevceleri yatsı
sonrası kınayla ellerini boyarlar ve fecr vaktinde bunları ellerinden
temizlerler ve namaza dururlardı. Kına abdestte mani değildir.

ABDESTİ BOZAN HALLER
103.Soru-Sahih sünnet ışığında abdesti bozan halleri açıklar
mısınız ?
Aşağıda maddelerle abdesti bozan haller beyan edilmiştir. Bu
maddeler delillerle inşallah ileri ki sayfalarda açıklanacaktır.
1-İki yoldan birinden bevl veya dışkı gelmesi durumu.
2-Mezi-Vedi-Meni’nin gelmesi durumu.
3-Kişide idrakin(duyma hissi) kaybolduğu uyku hali .
71
4-Aklın gitme hali (sarhoşluk-cin gelme-bayılma gibi…)
5-Şehvetle veya olmasın çıplak olarak cinsel uzva el değmesi.
6-Deve eti yemek.

104-Soru- İki yoldan birinden bevl veya dışkı gelmesi durumu
abdesti bozar demiştik sünnetten delille açıklar mısınız ?
Bevl ve dışkının abdesti bozduğuna dair Allah’ın şu ayeti delildir.
1.Delil : “…sizden birinizden dışkı gelirse……” (Maide-6)
Delil Cümlemiz : ……..birinizden dışkı………….
Açıklama : Dışkıdan maksat; hem kişinin dışkısı hem de bevli
kastedilmiştir. İslam alimleri bu ayetin ışığında önden ve arkadan
gelen bevlin ve dışkının abdesti bozduğu hususunda icma
etmişlerdir.
42


105.Soru- Bevl ve dışkı, Ön ve arka yoldan değil de karın ve
yaradan gelse bu durumda bozulur mu ?
Ebu Hanife, Ebu Sevr Ahmed bin Hanbel ve İbn Hazm’ın görüşü ki,
vücuddan gelen necaset nerden gelirse gelsin bozar derler. İmam Şafii
ki, bedenden gelen necis bir şey olmasa da (böbrek taşı gibi) abdesti
bozar demiştir.

106.Soru-Yellenme abdesti bozar mı ?
Rasulullah’dan gelen sahih hadisler ışığında sesli yada sessiz
yellenme icma ile abdesti bozar.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) buyurur : “ Allah sizden birinizin
namazını abdest alıncaya kadar kabul etmez.; Hadra mevt
(bölgesinden) bir adam “ Abdest bozma nedir “ Ey Ebu Hureyre diye
sordu, O da “ sesli ve sessiz yellenmektir.” buyurdu. (Buhari-Müslim)

107.Soru-Yellenme arka yoldan veya ön yoldan gelmesi durumunda
abdestin bozulmasında fark eder mi ?
Cumhura göre; yellenme Ön yoldan gelme durumda da bozar.
43


42
el-İcma sf : 17 / İbn Münzir, Evsat sf : 1/148
43
Bidayetu’l Müctehid 1 /40 el-Um 1 /17
72
Ebu Hanife ve İbn Hazm ise : yellenme ön yoldan olursa abdest
bozmaz demişlerdir. Bu iki alime göre, sesli ve sessiz yellenmek
osurmak gibi değildir.
44

Kadınların kimi zaman ön yoldan geğirme şeklinde bir ses gelirse bu
abdestlerini bozmaz fakat bevl ve dışkı karşımı bir yellenme ise bu
durumda abdest almaları gerekir. Kadındaki bu ön yoldan gelen ses
sadece bir hareketlilikten dolayıdır.

108.Soru-Mezi-Vedi ve Meni’nin abdesti bozduğuna dair sünnetten
deliliniz nelerdir ?
Mezi : İnsanın şehvet anında veya zevcesiyle oynaşması durumunda
gelen yapışkan ince sıvıdır. Mezi kadınlardan daha çok gelir. Meni
gibi fışkırma ile gelmeyen bu sıvı yavaş yavaş insan fark etmeden
gelir. Mezi necistir. Rasulullah Cinsel uzvun meziden temizlenmesini
emretmiştir.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) mezi hakkında soru sorulunca : “cinsel
uzuvu yıkar ve abdest alır “ buyurmuştur. (Buhari -Müslim )
Delil Cümlemiz : “…………“cinsel uzuvu yıkar ve abdest alır “
Açıklama : Rasulullah meziden dolayı zekerin yıkanmasını ve
ardından da abdest alınmasını emretmektedir.

Vedi : Hacet sonrası gelen beyaz kalın olan necis sıvıdır. Vedi icma
ile necistir.
1.Delil : İbn Abbas : “ Meni guslü gerektiren, Vedi ve Mezi
(durumunda) zekerini yıka, namaz abdesti gibi abdest al. ” (Beyhaki-
Ebu Davud-Albani sahih demiştir.)
Delil cümlemiz : “…………..Vedi ve Mezi’ye gelince zekerini yıka
abdest al, abdesttin namaz için geçerlidir. ”

44
Bkz :Ebu Malik Kemal İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 128 (Mektebetu’l
Tevkifiyyeti)
Kadınlardan kimi zaman ön yoldan geğirme şeklinde bir ses gelir, bu durum onların abdestlerini bozmaz,
fakat bevl ve dışkı karışımı bir
yellenme ise bu durumda abdest almaları gerekir. Kadındaki bu ön yoldan gelen ses sadece bir hareketlilikten
dolayıdır.

73
Açıklama : İbn Abbas’ın bu sözü vedinin abdesti bozduğu hususuna
hüccettir. Zira o Rasulullah’ın duasına mazhar olmuş bir sahabidir.

Meni : Cima veya ihtilam yoluyla kişiden gelen kalın ve fışkırma ile
dışarı atılan yapışık sıvıdır. Meninin gelmesi durumunda gusül vacip
olur, İcma ile guslü gerektiren her şey abdestin bozulduğuna delildir.
1.Delil : Ebu Hureyre (r.a.) Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu : “ Bir
kimse hanımının dört kenarının arasına oturur yorulana değin, (cima
etmek için) birleşirse, kendinse gusül farz olur.” (Buhari-Müslim)
Delil cümlemiz : ………….(cima etmek için) birleşirse……………
Açıklama : Meni guslü gerektirir sözümüzün delili açıktır.

2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) “ ……..menin gelmez ise sana namaz
abdesti almak düşer buyurmuştur. (Buhari-Müslim)
Delil cümlemiz : ……… menin gelmez ise ….…………
Açıklama : Rasulullah şöyle demek istiyor, Menin gelmezse abdest al,
eğer gelirse guslet. Bu durumda meni gülsü gerektirir. Ayrıca, İbn
Abbas’ın sözü, meninin de guslü gerektirdiğine delildir.

109.Soru-Bir kimseden mezi ve bevl (rahatsızlığından dolayı) sık
sık gelirse bu durumda ne yapar ?
Bu durumda kişi özürlüdür. Bu halde kişi mezi ve bevlin değdiği
elbiseyi ve uzvu yıkar ve her namaz öncesi abdest alır.

110.Soru-Hangi uyku kişinin abdestini bozar ?
Uykunun abdesti bozmasına ve bozmadığına dair hadisler
bulunmaktadır. Hadislerin zahirine bakılınca uyku abdesti bozmadığı
görülmektedir. Fakat diğer hadislere bakılınca da uykunun abdesti
bozduğunu ispat etmektedir. Bu yüzden iki görüş zuhur etmiştir.
Tercih ehli ve iki hadisleri cem edenler ehli olmak üzere…Tercih ehli
uykunun kesinkes abdesti bozmadığını söylemiş, diğerleri de abdesti
bozduğunu bildirmiştir. Şimdi bu konuyu çeşitli alimlerin görüşleri
ile öğrenelim.
1.Görüş : Uyku kesinkes abdesti bozmaz diyenler :
74
Bu görüşe mensup olanlar, ashabın çoğunluğu ( İbn Ömer-Ebu Musa
Eşari-Said İbn Cubeyr-Mekhul-Ubeyde-Salmani-Evzai ve diğerleri.)
1.Delil : Enes (r..a) rivayet eder, “ Rasulullah (s.a.v.) biriyle gizlice
konuşurken gamet getirildi, bu arada ashabı uyudu. Sonra geldi ve
onlara namaz kıldırdı.” (Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : ………………bu arada ashabı
uyudu…………………………..
Açıklama : Bu hadis yukarıdaki sahabilerin ve alimlerin delilidir.

2.Delil : Katade dedi ki, Enes’ten işittim, şöyle dedi, “ Rasulullah’ın
ashabı uyurlardı da sonra abdest almadıkları halde namaz kılarlardı.”
(Müslim-Tirmizi )
Delil Cümlemiz : …………..uyurlardı da sonra abdest almadıkları
halde…………….
Açıklama : Bu hadis yukarıdaki sahabilerin ve alimlerin delilidir.

3.Delil : İbn Abbas şöyle dedi : Bir gece Haris kızı Meymune’nin
evinde kaldım. Teyzeme “ Rasulullah kalktığı zaman beni de uyandır
” dedim. Rasulullah kalktı, namaza durdu, bende onun sol yanına
durduydum. Benim elimde tutup sağ yanıma geçirdi. Ben
uyuklamaya başladım. Uyukladıkça o benim kulak mememi tutardı.
Rasulullah (s.a.v.) on bir rekat namaz kıldı. Sonra ihtıba oturuşu ile
oturdu. Nihayet oturduğu yerde uyurken ben unun nefesini işittim.
Sabah kendisine belirince hafifi iki rekat namaz kıldı.” (Buhari-
Müslim)
Delil Cümlemiz : ………Nihayet oturduğu yerde uyurken ben unun
nefesini işittim……
Açıklama : Bu hadis yukarıdaki sahabilerin ve alimlerin delilidir.

4.Delil : Meymune’nin yanında kalan ibn Abbas rivayet eder,
“…..(peygamber) yattı ve horlayıncaya kadar uyudu. Sonra Bilal geldi
ve namazı haber verdi. Bunun üzerine yeniden abdest almadan çıktı
ve sabah namazını kıldı.” (Buhari-Müslim)
75
Delil Cümlemiz : ………“…..(peygamber) yattı ve horlayıncaya
kadar uyudu…..
Açıklama : Bu hadis yukarıdaki sahabilerin ve alimlerin delilidir.

2.Görüş : Uyku kesinkes abdesti bozar diyenler :
Bu görüş mensupları uykunun azını ve çoğunu ayırmadan abdesti
bozduğunu söylerler. Bu görüşü doğrulayanlar, Ebu Hureyre-Ebu
Rafii-Urve bin Zubeyr-Ata-Hasan el-Basri-İbn Museyyeb-Zuhri-
Mezeni-İbn Münzir – İbn Hazm- Albani’dir.
1.Delil :Saffan bin Asel rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) yolculuk
esnasında bizlere ayaklarımızı meshetmeyi ve büyük abdestten-
bevlden-uykudan dolayı üç gün boyunca bu mestlerimizi
çıkartmamayı ancak cünüplükte çıkartmayı emrederdi.” (Nesai-
Tirmizi-İbn Mace-Albani hasen demiştir.)
Delil Cümlemiz : ……………uykudan dolayı………………………
Açıklama : Rasulullah’ın hadisine bakılınca hadis uykunun azını ve
çoğunu ayırt etmeden abdesti bozduğunu anlıyoruz. 2.görüşün
delilide bu hadistir.

2.Delil : İlim ehli alimler akıl idrakini yitiren kişinin abdestinin
bozulduğunda ittifak ederler.
45


3.Görüş : Kişi bağdaş kurarak ve dayanarak uyursa abdesti bozulur
diyenler.
Bir kimse, namazdaki rüku, secde, kıyam oturma şeklinde uyursa
abdesti bozulmaz diğer şekillerde bozulur derler. Bu görüş ehli
alimler, Hammad, Sevri, Ebu Hanife, Davud, Şafii
1.Delil :Rasulullah (s.a.v.) : “ (kişi) sırtını bir yere dayamadığı
müddetçe uykusundan dolayı abdest alması gerekmez.” (İbn Adiy
kamil’de-Darekutni-Tabarani Evsatta-Hadis münkir olduğundan
dolayı zayıftır )
Delil Cümlemiz : ……sırtını bir yere dayamadığı……….

45
Bkz :Ebu Malik Kemal İbn’ s Seyyid Salim, Sahihu Fıkhu Sünneti ve edilletuhu.1/ 128 (Mektebetu’l
Tevkifiyyeti)
76
Açıklama : Hadis zayıftır, yukarıdaki alimlerin görüşü de bu hadise
dayanmaktadır.

2.Delil : Enes rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurur : “ Kul
secdesinde uyursa, Allah melekler yanında övünür ve der ki “ bakın
kulumun ruhu benimle ve cesedi ise itaatimde ” (Beyhaki isnadı
zayıf, Silsiletul Daife-Albani zayıftır)
Delil Cümlemiz : ……sırtını bir yere dayamadığı……….
Açıklama : Hadis zayıftır, yukarıdaki alimlerin görüşü de bu hadise
dayanmaktadır.
Bu alimler, Secdede uyumanın abdesti bozmadığını delil alarak
namaz içindeki her ibadet amelin içinde uykunun asla abdesti
bozmadığını delil almışlardır.

4.Görüş : Kişinin oturağı sağlamca yere basıyorsa uyku bu
durumda abdesti bozmaz diyenler.
İmam Şafi ve Şevkani bu görüşe uyanlardır. Bu alimler ashabın
mescidde oturması ile alakalı hadislerini oturakları sağlamca yere
basınca abdestleri bozulmuyordu gerekçesi ile delil alarak bu görüşü
doğrulamışlardı.
1.Delil : Enes (r..a) rivayet eder, “ Rasulullah (s.a.v.) biriyle gizlice
konuşurken gamet getirildi, bu arada ashabı uyudu. Sonra geldi ve
onlara namaz kıldırdı.” (Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : ………………bu arada ashabı
uyudu…………………………..
Açıklama : Bu hadisi sağlamca yere oturdukları için abdestleri
bozulmuyordu olarak değerlendirmişlerdir.

2.Delil : Katade dedi ki, Enes’ten işittim, şöyle dedi, “ Rasulullah’ın
ashabı uyurlardı da sonra abdest almadıkları halde namaz kılarlardı.”
(Müslim-Tirmizi )
Delil Cümlemiz : …………..uyurlardı da sonra abdest almadıkları
halde…………….
77
Açıklama : Bu hadisi sağlamca yere oturdukları için abdestleri
bozulmuyordu olarak değerlendirmişlerdir.


3.Delil : İbn Abbas şöyle dedi : Bir gece Haris kızı Meymune’nin
evinde kaldım. Teyzeme “ Rasulullah kalktığı zaman beni de uyandır
” dedim. Rasulullah kalktı, namaza durdu, bende onun sol yanına
durduydum. Benim elimde tutup sağ yanıma geçirdi. Ben
uyuklamaya başladım. Uyukladıkça o benim kulak mememi tutardı.
Rasulullah (s.a.v.) on bir rekat namaz kıldı. Sonra ihtıba oturuşu ile
oturdu. Nihayet oturduğu yerde uyurken ben unun nefesini işittim.
Sabah kendisine belirince hafifi iki rekat namaz kıldı.” (Buhari-
Müslim)
Delil Cümlemiz : ………Nihayet oturduğu yerde uyurken ben unun
nefesini işittim……
Açıklama : Bu hadisi sağlamca yere oturdukları için abdestleri
bozulmuyordu olarak değerlendirmişlerdir.

Tercih : Bu dört görüşün 1. ve 4. görüşü çok kuvvetlidir. Eğer
müslüman oturarak, ve yan yatarak kendine emin ve hakim olarak
uyanıyorsa bu durumda abdestini yenilemesine gerek yoktur.

111.Soru- Cinsel organa el değmesinin abdesti bozduğuna dair
sünnetten delil nedir?
Bu konuda ilim ehlinin 4 görüşü bulunmaktadır.
1.Görüş : Cinsel organı elle tutmak abdesti bozmaz.
Bu görüşü Ebu Hanife, (bir rivayete göre) İmam Malik, Sahabilerden
bir grup desteklemişlerdir. Delilleri şunlardır :
1.Delil : Talak ibn Ali rivayet eder, adamın biri Rasulullah’a (s.a.v.)
abdest sonrası elini cinsel organına vuran hakkında sordu. Rasulullah
(s.a.v.) “ O senden bir parça değil mi ” dedi. (Ebu Davud-Tirmizi-
Nesai-alimlerden bazıları senedinin leyyin olduğunu söylemişler ve
zayıflığına hükmetmişlerdir, Albani ise Hasen demiştir.)
78
Delil Cümlemiz : ………………“ O senden bir parça değil mi
”……………….
Açıklama : Elin, cinsel organa değmesi durumunda abdesti
bozduğuna delil olarak getirilen bu hadis zayıftır.

2.Görüş : Cinsel organı elle tutmak abdesti bozar.
Bu görüşü, İmam Şafii, Ahmed Bin Hanbel, İbn Hazm, Sahabilerden
bir çok grup desteklemişlerdir. Delilleri şunlardır.
1.Delil : Busra Bintu Safvan rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) şöyle
buyurdu; “ Kim cinsel organını tutarsa abdest alsın.” Ebu Davud-
Nesai-İbn Hibban- hadis sahihtir.)
Delil Cümlemiz : ……………….“ Kim cinsel organını tutarsa abdest
alsın.”………….
Açıklama : Hadis açıktır, kim cinsel organını eliyle tutarsa abdesti
bozulur.

2.Delil : Ummu Habibe rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) şöyle
buyurdu; “ Kim cinsel organını tutarsa abdest alsın.” (İbn Mace-Ebu
Yala- Beyhaki-Albani İrva sahihtir.)
Delil Cümlemiz : ……………….“ Kim cinsel organını tutarsa abdest
alsın.”………….
Açıklama : Hadis açıktır, kim cinsel organını eliyle tutarsa abdesti
bozulur.

3.Görüş : Cinsel organı şehvetle tutmak abdesti bozar.
Bu görüşü, İmam Malik, Albani, desteklemişlerdir. Bu alimler Busra
Bintu Safvan hadisini “şehvetle dokunmak abdesti bozar ” sözlerine,
Talak ibn Ali hadisini ise “ şehvetsiz dokunmak abdesti bozmaz ”
sözlerine delil almışlardır. Delilleri şunlardır.
1.Delil : Talak ibn Ali rivayet eder, adamın biri Rasulullah’a (s.a.v.)
abdest sonrası elini cinsel organına vuran hakkında sordu. Rasulullah
(s.a.v.) “ O senden bir parça değil mi ” dedi. (Ebu Davud-Tirmizi-
Nesai-alimlerden bazıları senedinin leyyin olduğunu söylemişler ve
zayıflığına hükmetmişlerdir, Albani ise Hasen demiştir.)
79
Delil Cümlemiz : ………………“ O senden bir parça değil mi
”……………….
Açıklama : İmam Malik ve Albani buradaki “ O senden bir parça
değil mi ” sözünü şehvetsiz dokunmak olarak anlamışlar ve şehvetsiz
olarak cinsel organa dokunmak diğer organlara dokunmak gibidir
demişlerdir.

4.Görüş : Cinsel organı tutmaktan dolayı abdesti almak vacip değil
müstehabdır.
Bu görüşü, bir rivayete göre Ahmed bin Hanbel, Şeyhul İslam İmam
İbn Teymiyye, Allame İbn Useymin desteklemektedir. Bu alimler
şehvetsiz olarak elin cinsel organa değmesi üzerine abdest almayı
müstehab görmektedirler.

Tercih : İster şehvetle olsun isterse şehvetsiz cinsel organı tutmak
abdesti bozar görüşü doğrudur. Zira deliller bunu ispat eder.

112.Soru- Busra Bintu Safvan ve Talak ibn Ali’nin rivayet ettiği iki
hadisi karşılaştırır mısınız ?
Busra Bintu Safvan hadisi Talak ibn Ali’nin rivayet ettiği hadise tercih
edilir. Aşağıdaki sebeplerden dolayı.
1-Talak ibn Ali’nin rivayet ettiği hadis illetlidir, Ebu Zer’a ve Ebu
Hatim bu hadisi illetli olarak tahkik etmişlerdir. İmam Nevevi
Mecmu adlı eserinde hafızların bu hadis üzerinde zayıflığına icma
ettiklerini söylemiştir.
2-Busra Bintu Safva’nın hadisi Ebu Hureyre’nin hadisiyle aynı
manadadır. Ebu Hureyre’nin islama girişi Talak ibn Ali’ye göre daha
geç olduğu için nesh etmiştir.
3-Talak hadisi çokça rivayet edilen bir hadis olmayıp aslı Talak’tan
gelir, ama Busra hadis ise nakledeni (aynı anlamda Ebu Hureyre (r.a.)
da rivayet eder) daha çoktur, bu durumda bu hadis usulüne göre
önceliklidir.
4-Cinsel organı tutmanın abdesti bozmasını rivayet eden raviler daha
çoktur ve meşhurlardır.
80
5-Sahabilerin büyük çoğunluğu bu görüştedir.
6-Talak hadisi elbise üzerinden değmeye hamildir.

113.Soru-Kadın-erkek kendi cinsel organını (haklarınızı helal edin)
tutarsa fark var mıdır ?
Kadın ve erkek aynı hükümdedirler.
1.Delil : Amr İbn Şuayb babasından o da dedesinden rivayet eder,
Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur, “ Kim cinsel organını tutarsa
abdest alsın ve hangi kadın cinsel organını tutarsa o da abdest alsın.”
(Ahmed-Beyhaki)
Delil Cümlemiz : kadın cinsel organını tutarsa o da abdest alsın.”
Açıklama : Kadın-erkek asla bu hükümde birbirinden ayrı
sayılmamaktadır.

2.Delil : Aişe annemiz “ Kadın, cinsel organını tutarsa abdest
lazımdır.” (Şafii musnedinde, Beyhaki- Hakim sahihtir.)
Delil Cümlemiz : “ Kadın, cinsel organını tutarsa abdest lazımdır.”
Açıklama : Kadın-erkek asla bu hükümde birbirinden ayrı
sayılmamaktadır.

Not : İmam Şafi ve Ahmed bin Hanbel, İmam Ebu hanife ve İmam
Malik’e muhalefet ederek, “ Asılda, kadınlar, erkeklerin hükmünü
paylaşır demişlerdir.

114.Soru-Bir erkek zevcesinin cinsel organını tutarsa da mı abdest
gerekir sünnetten delille açıklayınız ?
Bir erkeğin kendi zevcesinin cinsel uzvunu tuttuğunda abdestinin
bozulduğuna dair sahih veya zayıf bir hadis yoktur. Şu bilinmeli ki,
tutma anında erkeğin kendisinden mezi veya meni gelme halinde(
bilinmektedir ki mezi ve meni abdesti gerektirir ) bu durumda abdest
almalıdır. O halde, Erkeğin zevcesinin cinsel organını tutması veya
ona eliyle değmesi abdestini bozmaz. Fakat, İmam Malik ve İmam
Şafi bu durumda abdest almayı vacip görürler. Zira bilinmektedir ki
81
kadına olan mücerred bir temas bu iki imamda abdesti bozar.
46
Yine
İmam Malik-İmam Zuhri ve İmam Evzai’ye göre, bir annenin veya
babanın küçük bir erkek ve kız çocuğunun (altını temizlerken) cinsel
organını tutması da abdesti bozmaz. Sahih hadislerde bu görüşleri
doğrular.

115.Soru-Bir kimsenin bilmeden hata ederek cinsel organını
tutması konumunda abdest bozulur mu ?
Bilerek ve hata ederek cinsel organı tutmak abdesti bozar.
Rasulullah’ın hadisleri bunu doğrular. Ayrıca, Evzai-Şafii-İshak-
Ahmed bin Hanbel bu görüştedirler. Bozmadığını söyleyenler sadece
bilerek yapılanın abdesti bozduğunu söylemişler ve şu ayeti delil
getirmişlerdir.
1.Delil : Allah ayetinde : “ hata ettiğinizde size bir günah yoktur
günah kalbinizle bilerek ettiğinizdedir.” (Ahzab-5)
Delil Cümlemiz : hata ettiğinizde size bir günah
yoktur………………………
Açıklama : Ayeti delil alanlar, bu ayette hatanın günah getirmediğini
söyleyerek, bu durumda hatalı cinsel organa değmenin abdesti
bozmayacağını ileri sürmektedirler.

116.Soru-Elbise üzerinden cinsel organı tutmak abdest bozar mı ?
Elbise üzerinden cinsel organı tutmak abdesti bozmaz.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) “ Sizden bir kimsenin eli cinsel organına
ve eli arasında bir (elbise-örtü) olmadan cinsel organına ulaşırsa
abdest alsın.” ( Darekutni-Beyhaki-sahihtir.)
Delil Cümlemiz : …………..(elbise-örtü) olmadan……………
Açıklama : Hadis, elbise üzerinden cinsel organa el değmesinin
abdesti bozmadığına delildir.

117.Soru-Kişinin arka organını tutması abdest bozar mı ?
Bu durumda da asla abdest bozulmaz. Zira insanın kıçı cinsel organ
ile kıyas edilmez.

46
el-Um İmam Şafii, 1/20
82

118.Soru-Deve etinin abdesti bozduğunu dair sünnetten delil nedir
?
Öncelikle bilelim ki, deve etini ne halde yersek yiyelim abdestimiz
bozulur. Bu konuda da alimler iki görüş ortaya koymuşlardır.

1.Görüş : Deve eti abdestti bozar diyenler;
Deve etinin abdesti bozduğunu söyleyen alimler (ki bu durumda
abdest almak vaciptir derler), Ahmed bin Hanbel, Ebu İshak, Ebu
Hayseme, İbn Münzir, İbn Hazm, Bir rivayette Şafi, Şeyhul islam
İmam İbn Teymiyye … ve delilleri aşağıdadır,
1.Delil : Cabir bin Semara rivayet eder, Adamın biri Rasulullah’a
(s.a.v.) “ koyun eti yemekten dolayı abdest alalım mı ? diyerek sordu,
Rasulullah şöyle buyurdu ; “ istersen al, istersen al.” Sonra adam
deve etinden dolayı alalım mı dedi, “ deve etini yemekten dolayı
abdest al ” dedi. (Müslim-İbn Mace)
Delil Cümlemiz :…………………… deve etini yemekten dolayı
abdest al ”
Açıklama : Hadis açıkça deve etinin abdesti bozduğuna delildir.

2.Delil : Bera bin Azıb dedi ki Rasulullah (s.a.v.)“ Deve etinden
dolayı abdest al, fakat koyun etinden dolayı alma ” dedi. (Ebu
Davud-Tirmizi-İbn Mace)
Delil Cümlemiz : “ Deve etinden dolayı abdest
al,…………………………….”
Açıklama : Hadis açıkça deve etinin abdesti bozduğuna delildir.

3.Delil : İmam Nevevi der ki “ Cumhur deve etinin abdesti
bozmadığını söylese de deve etinin yemenin abdesti bozduğunu ileri
süren görüş delilin kuvvetliliği yönünden doğrudur.” (Şerhu
Müslim)

2.Görüş : Deve eti abdesti bozmaz diyenler;
83
Deve etinin abdesti bozmadığını söyleyen alimler, (ki bu durumda
abdest almak vacip değil, müstehabdır derler) Ebu Hanife, Malik,
Şafi, Es-Sevri,
1.Delil : Cabir (r.a.) rivayet eder, “ Rasulullah’ın son iki emrinden biri
ateş değmiş etten abdest almamaktı.” (Ebu Davud-Tirmizi-Nesai)
Delil Cümlemiz : “…………değmiş etten abdest almamaktı….”
Açıklama : Bu hadisi alimler, deve etini de içerdiğini söyleyerek
abdest bozmaz demişlerdir.


119.Soru Bu iki görüş hakkında genel bir açıklama yapar mısınız ?
Cabir hadisi geneldir, deve etinin abdesti bozması ise bu genelin
içinde özel hüküm taşımaktadır. Hadis usulü gereği özel bir hüküm
(deve etinin abdesti bozması ) genel bir hükmü (abdesti
bozmamasını) içerir. Bu durumda, özel hüküm geçerlidir ( yani
abdestin bozulması ), bu özel hükmünde neshi söz konusu değildir.

ABDESTİ BOZUP BOZMADIĞINDA ŞÜPHE EDİLEN
MESELELER.

120.Soru-Bu meseleleri genel olarak söyler misiniz ?
1-Elle kadına dokunmak.
2-Kan akması (yaradan-hacamadan dolayı gelen az veya çok kan …)
3-Kusma.
4-Namaz içinde ve dışında kahkaha
5-Ölüyü yıkama ve taşıma.
6-Kişinin Abdesti bozup bozmadığında şüpheye düşmesi.

121.Soru-Kadına dokunmak abdesti bozar mı açıklar mısınız ?
Bu konuda 3 görüş bulunur.
1.Görüş : Kadına dokunmak abdesti mutlak bozar.
Bu görüşün alimleri, İbn Mesud, İbn Ömer, İmam Şafi, İbn Hazm’dır.
1.Delil : Allah şöyle buyurur : “ Eğer kadına dokunurda su
bulamazsanız o zaman teyemmüm edin.” (Maide-6)
84
Delil Cümlemiz : ..kadına dokunurda su bulamazsanız o zaman
teyemmüm edin.”
Açıklama : Bu görüşün alimleri bu ayeti delil almışlardır. Fakat
ayetteki kadına dokunursanız mücerred dokunma ve her türlü
dokunma olarak anladıkları için bu delili görüşlerine hüccet
seçmişlerdir. Fakat İbn Abbas’dan gelen rivayete göre ise, buradaki
kadına dokunmaktan maksad, cimadır. Yani mücerred dokunma,
elimizin değmesi demek değildir.
47


2.Görüş : Kadına dokunmak abdesti mutlak bozmaz.
Bu görüşün alimleri, İbn Abbas, Tavus, Hasen, Ata, Şeyhu’l İslam
İmam İbn Teymiyye, Ebu hanife, Muhammed bin Hasen eş-
Şeybani’dir. Bu ise sahih ve tercih edilendir.
1.Delil : Bir gece Rasulullah’ı yatakta kaybettim. Bunun üzerine
kendisini araştırmaya başladım. Derken kendisini mescidde iki
ayakları dikilmiş olarak secde halinde iken elim ayaklarının altına
değdi. O sırada şu duayı okumakta idi. “ Ey Allah’ım gazabından
rızana sığınırım. Cezalandırmandan affına sığınırım. Senden sana
sığınırım. Seni tam sena edemem. Sen kendini nasıl sena edersen
öylesin.” (Müslim-Ebu Davud-Tirmizi)
Delil Cümlemiz : ….elim ayaklarının altına değdi. O sırada şu duayı
okumakta idi……..
Açıklama : Hadis, Aişe annemizin, namaz içinde ki Peygamberin
ayağının altına eliyle dokunmasına delildir. Bu dokunmaya rağmen,
peygamberin abdestini bozmayıp, namazı terk etmeyip duaya devam
etmesi, kadına elle dokunmak abdesti bozmaz diyen alimlerin çok
açık delilidir.
2.Delil : Aişe annemiz rivayet eder, “ Ben Rasulullah’ın önünde
ayaklarım kıblesinde iken uyurdum da secdeye vardığında bana
dürter, ben de ayaklarımı toplardım, ayağa kalkınca tekrar uzatırdım.
O zamanlar evlerde ışıklar yoktu.” demiştir.
Delil Cümlemiz :…………..bana dürter, ben de ayaklarımı
toplardım………………

47
Tabari Tefsiri-sahih senedlerle.
85
Açıklama : Hadis, Peygamberin elini namaz esnasında uzattığına,
hareket ettirdiğine, kadına dokunduğuna bunlara rağmen abdestini
bozmadığına açık delildir. (Buhari-Müslim)

3.Delil : Rasulullah hanımlarını öper abdest almazdı. (Ebu Davud-
Nesai- Darekutni-hadis illetli olduğundan sıhhatinde ihtilaf
bulunmaktadır.)
Delil Cümlemiz : …………..öper abdest almazdı………………
Açıklama : Hadis çok açıktır.

4.Delil : Rasulullah döneminde ashab kadınlara elle dokunurlar,
Rasulullah bu amelden dolayı ashaba abdest almalarını emretmezdi.
Bu konuda ashabdan bir nakil bulunmamaktadır.
48


3.Görüş : Eğer şehvetle dokunulursa abdesti bozar aksi halde
bozmaz.
Bu görüşün alimleri, İmam Malik ve meşhur bir rivayetle Ahmed bin
Hanbel’dir.
Bu alimlerin görüşünü doğrulayan herhangi bir delile ulaşamadım.

122.Soru-Kan abdesti bozar mı delille açıklayınız ?
Kanın abdesti bozduğuna dair alimler, Peygamberden gelen hadisler
ışığında görüş ayrılığı ortaya koymuşlardır.
1.Görüş : Kan abdesti bozmaz diyenler ki İmam Şafi, İmam Malik’tir.
1.Delil : Eşyada asıl olan sahih bir delil onun abdesti bozduğuna dair
delil ispat etmesidir.Rasulullah’dan çok savaşlarda sahabenin
yaralanmasına rağmen kanın abdest bozduğuna dair bir delil
söylememiştir.

2.Delil : Ashab, Rasulullah’la beraberken yaralarından kan akardı
buna rağmen Rasulullah (s.a.v.) kanın abdest bozduğunu söylemedi.
Yıkanmasını emretmedi. Kan abdest bozsaydı Rasulullah söylemez

48
Sahihi Fıkhu’s Sunne ve edilletuhu 140
86
miydi ? Rasulullah’ın bunu gizlemesini düşünmek de mümkün
değildir. Zira, O sadık el-Emin bir elçidir.

3.Delil : Hasan : “Müslümanlar yaralı oldukları durumlarda namaz
kılarlardı.” (Buhari-İbn Ebi Şeybe sahih senedle)
Delil Cümlemiz : “ ……..yaralı oldukları durumlarda namaz
kılarlardı.”
Açıklama : Müslümanlar Rasulullah ve ashabını kastetmektedir.
Onlar yaralı iken namazlarını kıldıklarını beyan etmesi kanın necis
olmadığına ve abdesti bozmadığına delildir. Yaradan kanın
akmaması veya üzerinde kanın olmaması da mümkün değildir.

4.Delil : Ensar’dan bir sahabi Gece namaz için kalkmıştı.
Müşriklerden bir ona doğru ok attı. Ok isabet etti. Sahabi o oku
çıkarttı. Müşrik üç tane daha ok attı. O ise rüku ve secde etti.
Bedeninden kan akarken namazı bitirdi.” (Buhari-Ahmed İbn
Hanbel)
Delil Cümlemiz : “ …Bedeninden kan akarken namazı bitirdi. ”
Açıklama : Delil çok açıktır. Kan necis olsaydı ve kan abdesti
bozsaydı sahabi onu yıkamaz mıydı ve namazı terk etmez miydi ?
49


5.Delil : Ömer İbn Hattab’ın şehadeti esnasında “ Bedeninden kan
akarken namaz kıldı.” (Malik-Beyhaki-sahih senedle)
Delil Cümlemiz : “ …………………………….kan akarken namaz
kıldı.”
Açıklama : Ömer İbn Hattab’ın ameli çok açıktır. Kan akarken bile
namaz kılmıştır. Eğer kan necis olsaydı ve abdesti bozsaydı ölüm
döşeğindeki bu takva eri kanı temizlemeyi veya abdest almayı
düşünmez miydi ?


49
Albani der ki : Bu hadisin hükmü merfudur. Rasulullah’ın sahabenin başına geleni bilmemesi
düşünülemez. Eğer kanın çoğu namazı bozsaydı muhakkak Rasulullah onu beyan ederdi. Zira gerekli
bir yerde gerekli olan bilgiyi vermemek caiz değildir. Bu usul ilminin gereğidir. Eğer kan namazı
bozsaydı ve necis hükmünde bulunsaydı Allah , peygamberine vahiyle emrederdi.( Temamu’l Minne,
51)
87
6.Delil : Hasan el-Basri : “ Müslümanlar yaraları ile namaz
kılarlardı.” (Buhari)
Delil Cümlemiz :…………. yaraları ile namaz kılarlardı
Açıklama : Hadis, çok açıktır.

2.Görüş : Kan abdesti bozar diyenler ki İmam Ebu Hanife ve eğer
çoksa diyerek İmam Ahmed bin Hanbel’dir.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “ Her akan kandan dolayı abdest al.”
(Darekutni-zayıftır.)
Delil Cümlemiz : “ Her akan kandan dolayı abdest al.”
Açıklama : Hadis, kanın abdesti bozduğunu söyleyen alimlerin
delildir. Fakat hadis sahih hadislere kıyasen zayıftır. Zayıf hadisle de
bu sahih hadisler dururken usul gereği hatadır.

123.Soru-Kusma abdestti bozar mı açıklar mısınız ?
Kusmanın abdestti bozduğuna dair, Rasulullah’dan, ashabdan,
tabiinden sahih bir hadis bulunmamaktadır. Bu konuda şu hadisi ileri
sürenler yanılmaktadır. “ peygamber kustu iftarını bozdu, sonra da
abdest aldı.” (Tirmizi-Ebu Davud-sahihtir) Bu hadis, peygamberin
nafile oruç tutarken, bedeninin direncini kaybedince nafile orucunu
bozduğuna, sonra da abdest aldığına delildir. Burada abdest alması,
kusmadan dolayı değildir. Bu abdest alma mücerred olarak bir fiildir,
yani kusmadan dolayı alma değildir.

124.Soru-Namaz içinde ve dışında yapılan kahkaha abdest bozar mı
açıklar mısınız?
Kahkahanın abdesti bozmasına dair sahih bir hadis nakli
bulunmamaktadır. Fakat, kahkaha namaz içinde namazı bozar,
abdestti bozmaz. Bu yüzden bu görüşü, İmam Şafi, İmam Malik,
İmam Ahmed bin Hanbel, Ebu İshak, Ebu Sevr kabul eder. Abdestti
bozduğunu söyleyen alimler ise, Ebu Hanife, Ashabu Ray, Hasen,
Nehai….
88
1.Delil : Cabir’den mevkuf olarak gelen bir rivayette, Rasulullah’a
namaz içinde gülenin abdestti soruldu ve şöyle buyurdu : “ Namazı
yenilesin fakat abdestti yenilemesin.” (Buhari-Beyhaki-Darekutni)
Delil Cümlemiz : “ Namazı yenilesin fakat abdestti yenilemesin.”
Açıklama : Hadis, açıkça kahkanın abdestti bozmadığına fakat namaz
içinde olduğunda ise namazı bozduğuna delildir.

125.Soru-Bir ölüyü yıkamak ve taşımak abdestti bozar mı ?
Bir ölünün yıkanması ve taşınması abdestti bozmaz fakat alimler bu
durumda, abdest almayı müstehab görürler.
1.Delil : “ Kim bir ölüyü yıkarsa yıkansın, kimde taşırsa abdest alsın.”
(Ebu Davud-Tirmizi- İbn Mace- Ahmed- Hasen hadistir.)
Delil Cümlemiz : Hadisin tüm cümlesi
Açıklama : Hadis abdest almanın müstehablığını ortaya koyar.

126.Soru-Abdestli bir kimsenin abdestini bozup bozmadığında şüphe
etmesi durumunda ne yapılmalıdır ?
Kim bir kimse sahih bir şekilde abdest alır, sonra da abdestimi
bozdum mu bozmadım mı diyerek tereddüt ederse, bu durumda bu
kimse abdestli sayılır. Eğer bu kimse diyelim ki namaz içinde
abdestinin bozulduğu konusunda şüpheye düşerse , bu kimse
kendinden ya bir ses ya da bir koku duyuncaya kadar namazdan
kesinlikle ayrılmaz. Zira bu Rasulullah’ın emridir.
1.Delil : Namazda abdestinin bozulduğu (konusunda) şüphesi olan
biri sordu Peygamber dedi ki, “ sesi duyuncaya ve kokuyu
koklayıncaya kadar ayrılma (namazdan) “ (Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : “ sesi duyuncaya ve kokuyu koklayıncaya kadar
ayrılma (namazdan) “
Açıklama : Hadis, ses ve koku duyulmadan namazdan
çıkılamayacağına dair açık delildir.

2.Delil : İmam Beğavi “ ses ve kokuyu almak şarttır. Bunlar
alınmadan namazdan ayrılmak olmaz. ” (Şerhu’s Sunne )
Delil Cümlemiz : “ ses ve kokuyu almak şarttır.
89
Açıklama : Hadis, şüpheye yerin olmadığını, Yakin olarak ses ve
kokuya almak zorunluluğunu ispat eder. Böylece tereddüt asla
abdestti bozmaz.

127.Soru-Kabe’yi tavaf ederken abdest almak konusunda açıklama
yapar mısınız ?
Kabe’nin abdestli tavaf edilmesi konusunda Rasulullah’dan,
ashabdan, tabiinden sahih bir nakil bulunmamaktadır. Rasulullah
tavaf etmek isteyenlere abdestli olmalarını emretmiş de değildir. Bir
çok müslümanlar, tavaf ederken abdestsiz olarak etmişlerdir.
Kabe’nin tavafı konusunda abdest alınması konusunda asla bir
vaciplik yoktur. Fakat bir müslümanın abdestli olması müstehabdır.
İbn Teymiyye’nin dediği gibidir: “ Tavaf için abdest alma vacipliği
yoktur, alınması ise müstehabdır.” (İbn Hazm da aynı görüştedir.) Bu
konuda alimler arasında icmada bulunmamaktadır. Kabe’nin tavafı
konusunda abdestti şart görenler İbn Abbas’ın merfu olarak rivayet
ettiği şu hadisi delil olarak ileri sürerler. Oysa ki bu hadis merfu
olarak değil de mevkuf olarak gelir. Bu hadisin mevkuf olduğuna,
Tirmizi, Beyhaki, İbn Teymiyye ve İbn Hacer katılmıştır.
50
Her ne
kadar Albani de sahih olarak merfu görmüşse de. Asıl olan
mevkuftur.
1.Delil : “ Kabe’yi tavaf etmek namazdır ancak Allah tavafta
konuşmaya izin vermiştir.” (Tirmizi- Nesai-Hakim bu hadis merfu
olarak değil de mevkuf olarak gelir.)
Delil Cümlemiz : Kabe’yi tavaf etmek namazdır….
Açıklama : Bu hadis, merfu olmayan ve ibn Abbas’da mevkuf olan
bir haberdir. Bu haberi delil alanlar, tavafı namaza benzetmişler ve
Abdest nasıl namaz için şart ise tavaf içinde şarttır demişlerdir. Oysa
ki bu hüküm doğru mudur ? namaz için şartlar ayrıdır, ameller
ayrıdır nasıl olurda böyle hükme gidile bilinir ?

128.Soru-Kurana abdestsiz olarak el sürebilir miyiz ?

50
Sahihi Fıkhu’s Sunne ve edilletuhu 144
90
Kurana abdestsiz el sürülmez diyen alimlerimiz, İmam Malik, İmam
Şafi, Ahmed bin Hanbel ve birçok alimlerdir. Delilleri aşağıda
verilmiştir.
1.Delil : “Ona (Levh-u Mahfuza) ancak temiz olanlar el sürer.”
(Vakia-79)
Delil Cümlemiz : Ayetin tümüdür.
Açıklama : Ayetteki temiz olanları, bu alimler abdestli olarak
anlarlar.

Not : Bu ayetteki ona yani kurana değil, Levh-u mahfuza olup, temiz
olanlardan maksad ise abdestli olanlar değil meleklerdir.

2.Delil : Amr ibn Hazm rivayet eder, Rasulullah şöyle buyurur : “
Kurana ancak temiz olan dokunur.” (Zayıftır. Albani ise İrva’da
(1/158) sahih demiştir !)

Not : Albani her ne kadar sahih de görse bu hadis zayıftır, hüccet
olarak alınmaz.

129.Soru Hangi alimler kurana abdestli olarak el sürmeyi vacip
görmezler ?
Ebu Hanife, Davud, İbn Hazm, İbn Abbas İbn Münzir ve alimlerin
büyük çoğunluğu kurana abdestli olarak el sürmenin vacipliğini
söylemezler.

130.Soru-Abdestsiz, kurana el sürmeden okumak hakkında açıklama
yapabilir misiniz ?
Kişi abdestsiz veya cunub olsa kurana elini sürmeden okuyabilir, bu
okuma konusunda bir ihtilaf yoktur. Bu alimlerin en açık
görüşlerindendir. Bu hüküm abdestsiz kuran okumaktan daha kolay
bir hükümdür. Yani abdestsiz bile okunduğu yerde abdestsiz el
sürmeden okunması daha da caizdir. Cunubun ve abdestiz birinin
kuran el sürmeden okunmasını men eden sahih bir nakil
bulunmamaktadır. Bu konuda delil olarak getirilen hadisler sahih
91
değil, zayıftırlar. Aşağıda sizlere zayıf hadisleri delil alanların delilleri
verilmiştir.
1.Delil : Abdullah ibn Amr rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) : “ Cunub
ve hayızlı kurandan bir şey okuyamaz.”
2.Delil : Abdullah ibn Revaha rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) : “
(Peygamber) Cunub halde kuran okumayı menetti. “
3.Delil :Abdullah ibn Malik : “ Eğer ben cunub olarak abdest alırsam
yerim, içerim fakat gusledinceye kadar ne namaz kılarım ne de kuran
okurum.”
Açıklama : Allame Albani (r.h.) bu hadislerin zayıf olduğunu,
söyleyerek bu hususta hüccet olamayacaklarını belirtir.
51


Şimdi de kuranın abdestsiz, hayızlı, cunub olarak okunmasına dair
delilleri verelim.
1.Delil : Aişe validemiz rivayet eder, “ Peygamber her halinde Allah’ı
zikrederdi.” (Buhari-Müslim )
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Hadis, Peygamberin her halinde yani abdestsiz de, cunub
da, Allah’ı zikrettiğini ispat eder. O zaman bir kimse abdestsiz kuran
okuyabilir sözümüze açık bir delildir.

2.Delil : “Peygamber(s.a.v.) hayızlı kadınların erkeklerin arkalarında
bayrama çıkmalarını emretti. Kadınlar erkeklerin ardından
tekbirlerini ve dualarını getirirlerdi.” (Buhari-Müslim )
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Bu hadisler, Hayızlının Allah’ı zikredebileceğine, kuran
okuyabileceğine, dualar edebileceğine delildir.

3.Delil : Peygamber (s.a.v.) hayızlı olan Ayşe’ye “ Kabe’nin tavafı
dışında Hacda yapman gerekenleri yap.” (Buhari)
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Kabe’de tavaf dışında kuran okunur, zikredilir, dua edilir
demek ki bunlar meşrudur bu yüzden hayızlı Allah’ı zikredebilir.

51
Albani, İrva ( 192-485)
92

4.Delil : İbn Teymiyye (r.a.) der ki : “ Abdestsiz kuran okuma
konusunda bir yasaklama yoktur. Bu görüş Ebu Hanife, Şafi,
Ahmed’in görüşüdür.” (Mecmua Fetava 21/459 el-Evsat 2/97)
Delil Cümlemiz : Hadisin tümü delil cümlemizdir.
Açıklama : Bu söz, kuranın abdestsiz olarak okunmasına delildir.

131.Soru-Nerelerde abdest almak mustehabtır ?
1-Allah’ı zikretmek isteyince, buna kuran okumak, sünnetten gelen
delillerle zikri dualar okumak, Kabe’yi tavaf etmek gibi amellerde
girer.
1.Delil : Rasulullah abdest alırken kendinse selam verenin selamını
almayıp abdest sonrası şöyle buyurdu : “ Abdest almam bundan beni
sakındırmazdı, fakat ben Allah’ı zikrederken abdestsiz olarak bunu
hoş görmem.” ( Ebu Davud-İbn Mace-Nesai-Darimi-Ahmed bin
Hanbel-Albani sahihtir.)
Delil Cümlemiz : …………..Allah’ı zikrederken abdestsiz olarak
bunu hoş görmem.”
Açıklama : Hadis zikir ederken abdesttin müstehab olduğuna
delildir.


Not : Zikir için abdest almak şartı yoktur, ama alınırsa olur. Zira
aşağıdaki delil bunu açıkça beyan eder.
1.Delil : Aişe annemiz rivayet eder, “ Rasulullah (s.a.v.) her halinde
Allah’ı zikrederdi.” (Müslim)



2-Uyumak isteyince.
1.Delil : Yatağına geldiğinde namaz abdestti gibi abdest al. Sonra sağ
yanın üzere yat. Ve de ki “ ………..) (Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz :…………namaz abdestti gibi abdest al……………
Açıklama : Hadis açıktır.
93

3-Cunub iken, yemek yemek , su içmek, yeniden cima etmek niyeti
olunca.
1.Delil : Aişe rivayet eder, “ Peygamber cunublu iken yemek yemek
ve uyumak istediğinde namaz abdestti gibi abdest alırdı.” (Buhari-
Müslim-Ebu Davud-Tirmizi-Nesai)
Açıklama : Hadis, cunub bir müslümanın yemek yiyebileceğine,
uyacağına, bunları yapmadan önce abdest almanın müstehab
olduğuna delildir.
2.Delil :Ebu Said “ Sizden bir ehline cima için gelirse abdestini
yenilesin.” (Müslim-Ebu Davud-Tirmizi-Nesai)
Açıklama :”………. ehline cima için gelirse abdestini yenilesin…”

4-Gusül öncesi önce abdest almak.
1.Delil : Aişe rivayet eder, Rasulullah gusül için yıkanmak
istediğinde, önce iki elini yıkar, sonra suyu sağ eliyle sol eline boşaltır
ve fercini yıkardı, sonra da namaz için abdest aldığı gibi abdest
alırdı…..” (Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : gusül için yıkanmak istediğinde…………….. sonra
da namaz için abdest aldığı gibi abdest alırdı…..”
Açıklama : Hadis açıktır.

5-Ateş değmiş eti yedikten sonra abdest almak.
1.Delil : Aişe rivayet eder, Rasulullah “ Ateşin değdiği eti yemekten
dolayı abdest al.” (Müslim-Ebu Davud-Tirmizi-Nesai-İbn Mace)
Delil Cümlemiz : Ateşin değdiği eti yemekten
Açıklama : Hadis açıktır. Unutmayalım aşağıdaki hadise bakınca bu
hadis müstehab olduğuna delildir.

2.Delil : Amr ibn Umeyye Damiri rivayet eder, peygamberi koyunun
omzundan et kopardı, yedi ve namaza davet edildi bıçağı bıraktı
namaz kıldı ve abdest almadı.” (Buhari-Müslim-İbn Mace )
Delil Cümlemiz : …………..bıraktı namaz kıldı ve abdest almadı.”
94
Açıklama : Hadis, ateş değmiş et yediğini ve abdest almadığını ispat
eder ki o zaman ateşten dolayı abdest almak vacip değildir demektir.

6-Her namaz için abdest almak.
1.Delil : Bureyde rivayet eder, demiştir ki “ Nebi (s.a.v.) her namaz
için abdest alırdı……” (Müslim-Ebu Davud- Tirmizi- Nesai- İbn Mace
)
Delil Cümlemiz : ..Nebi (s.a.v.) her namaz için abdest alırdı……”
Açıklama : Hadis, açıktır.

7-Kusunca abdest almak.
1.Delil : Ebi Derda rivayet eder, “ peygamber kustu orucunu açtı ve
abdest aldı.” (Tirmizi-Ebu Davud)
Delil Cümlemiz : kustu orucunu açtı ve abdest aldı.”
Açıklama :Hadis açıktır.

8-Her abdest bozulunca abdest almak.
1.Delil : Bilal dedi ki “ Ey Allah’ın Resulü ne zaman ezan
okuduysam, mutlaka iki rekat namaz kıldım ve namaz kıldım ve ne
zaman abdesttim bozulduysa hemen abdest aldım ve Allah için bu iki
rekat namazı hiç terk etmedim. Bunu üzerine “ işte bu amelden
dolayı cennete benden önce giriyorsun.” (Tirmizi)
Delil Cümlemiz : ..abdesttim bozulduysa hemen abdest aldım…..
Açıklama : Hadis açıktır.

MESTLER VE MESHETMEK

132.Soru-Mest ve meshetmek ne demektir ?
Mest, Aşıklığı örten ciltten dikili bir tür çoraptır.
Meshetmek, Ayaklarımızın üzerini belli bir zamanda, belli bir
bölümü basit bir şekilde ıslak ellerimizi sürmektir. Meshetmek,
yıkamanın yerine geçer.

133.Soru-Meshetmenin şeri delilleri nelerdir ?
95
Alimler, meshetmenin meşru bir amel olduğunu mutevatir dereceye
ulaşmış hadisler ışığında ittifak etmişlerdir. Hatta İmam Tahavi
Akidevi bir mesele olarak görmüş, onu eserine ilke olarak almıştır.
1.Delil : Hemmam rivayet eder, “ Cerir bevletti, sonra abdest aldı ve
ayaklarını meshetti, ona “ mesh mi ettin ” denildi, O “ evet, ben
Peygamberin bevlettiğini, sonra abdest alıp ayaklarını meshettiğini
gördüm. ” dedi. (Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : ……………………………..Peygamberin
bevlettiğini, sonra abdest alıp ayaklarını meshettiğini gördüm. ” dedi.
Açıklama : Hadis, meshetmenin açık meşru bir delilidir.

134.Soru-Ayakları yıkamak mı daha faziletlidir, meshetmek mi ?
Cumhur, ayakları yıkamanın daha faziletli olduğunu söylerken,
Ahmed bin Hanbel ruhsat olması dolayısıyla meshetmenin daha
faziletli bir amel olduğunu söyler.

135.Soru-Mestin mest giyildiği andan itibaren müddeti kaç gündür
delille açıklayın ?
Mestin müddeti, yolcular için 3 gün 3 gecedir, yolcu olmayan
mukimler içinde 1 gün 1 gecedir. Alimler bu konuda ittifak
halindedir.
1.Delil : Ali (r.a.) rivayet eder, “ Peygamber (s.a.v.) yolcular için 3 gün
3 gece, mukim için de 1 gün 1 gece mesh etmeyi “ buyurdu. (Müslim-
Nesai)
2.Delil : Avf bin Malik eş-Cai rivayet eder.“ peygamber (s.a.v.)
Tebuk Gazvesinde yolcular için 3 gün 3 gece, mukimler için de 1 gün
1 gün gece meshetmeyi emretti.” Ahmed İbn Hanbel-İbn Mace)
Açıklama : Hadis, mestin müddetini açıkça beyan eder.

Not : Bu müddet, dışında sözü edilen müddetler sahih delille sabit
değildir, getirilen hadisler zayıf hadislerdir.

136.Soru-Mesttin müddeti ne zaman başlar ?
Bu konuda alimler farklı görüşler ortaya koymuştur.
96
1.Görüş : Mest giyildikten sonra ilk abdesttin bozulduğu anda
meshetmenin müddeti başlar. Bu görüşü, Sufyan bir Sevri, Şafii, Ebu
Hanife, Hanbeli mezhepleri doğrular.
2.Görüş : Mest giyildiği anda başlar. Hasan el-Basri bu görüştedir.
3.Görüş : 5 Vakit meshedilir diyenler. Şabi, İshak ve Ebu Sevr bu
görüştedir.
4.Görüş : Mest giyilip, abdest bozulduktan sonra ilk meshetmenin
anından itibaren başlar. Ahmed bin Hanbel, Evzai, İmam Nevevi, İbn
Münzir, İbn Useymin ve bu görüş daha sahih olandır.
Diyelim ki, bir müslüman, öğle namazında abdest alsa ve saat 12 de
mesttin giyse bu kişi ikindi saati 3’e kadar abdestli kalsa. Sonra
abdestini bozsa ve saat 4 de abdest alıp, ayaklarını meshetse, bu
müslüman diğer gün saat 4’e kadar ayaklarını mesheder. 1. görüş ise,
abdesttin bozulduğu ana itibar eder.

137.Soru-Mukim bir müslüman ayağını meshedip sonra yolcu olsa
bu durumda neye itibar edecek Yani 1 gün 1 gece mi 3 gün 3 gece
mi ?
Bu konuda 2 görüş bulunur.
1.Görüş : Bu mukim olan müslüman, 1 gün 1 gece olan hakkını, 3
gün 3 gece olarak mest edebilir. Bu görüş, Ebu Sevr, Ebu Hanife,
Ahmed bin Hanbel’den bir rivayet, İbn Hazm’
1.Delil : Ali (r.a.) rivayet eder, “ Peygamber (s.a.v.) yolcular için 3 gün
3 gece, mukim için de 1 gün 1 gece mesh etmeyi “ buyurdu. (Müslim-
Nesai)
2.Delil : Avf bin Malik eş-Cai rivayet eder.“ peygamber (s.a.v.)
Tebuk Gazvesinde yolcular için 3 gün 3 gece, mukimler için de 1 gün
1 gün gece meshetmeyi emretti.” Ahmed İbn Hanbel-İbn Mace)
Açıklama : Hadis, yolcular için denmektedir, o zaman bu şahıs yolcu
olduğuna göre 3 gün 3 gece mest edebilir.

2.Görüş : Bu kişi, 1 gün 1 geceyi tamamlar sonra ayak yıkaması
gerekir eğer abdest almak isterse. Bu görüş, Ahmed bin Hanbel,
İshak, Şafii’nin görüşüdür.
97

138.Yolcu bir müslüman ayağını meshedip sonra mukim olsa bu
durumda neye itibar edecek Yani 1 gün 1 gece mi 3 gün 3 gece mi ?
Bu durumda, mestini 1 gün 1 gece sonra ayağından çıkartır, ve yıkar
yeniden abdest alır, ve mukimliği devam ederse 1 gün 1 gece olarak
devam eder. Diyelim ki bu şahıs 1 günden daha az bir yolculuğa
çıkmışsa sakıncası olmaz ve 1 gün 1 geceyi doldurma hakkı vardır.

139.Soru-Mestin şartları nelerdir ?
Mestin şartı, mest abdestli giyilir, abdestiz mest asla makbul değildir.
1.Delil :…………..ben kendisine kaptan su döktüm. Yüzünü yıkadı,
üstünde yünden bir cübbe vardı. Kollarını cübbeden çıkarmaya güç
yetiremedi. Nihayet kollarını cübbenin alt taraflarından çıkardı ve
yıkadı. Başını meshetti, Sonra ben mestlerini çıkarmaya eğildim,
bana “ Onları (mestleri) bırak, çünkü ben, ayaklarımızı tertemiz iken
(abdestli) mestlerin içine soktum ” dedi. (Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : ………………….“ Onları (mestleri) bırak, çünkü
ben, ayaklarımızı tertemiz iken (abdestli) mestlerin içine soktum ”
dedi.
Açıklama : Hadis, Peygamberin mestlerini abdestli olarak giydiğine
açık delildir.

Not-1 : Abdest alırken ilkin sağ ayağı yıkadıktan sonra sağ mesti
giymek, sonra da sol ayağı yıkayıp sol mesti giymek, Malik, Şafi,
Ahmed bin Hanbel’e göre abdest tam alınıp bitirilmeden mest
giyildiği için meşru değildir, yani caiz değildir. Her ne kadar bu
konuda açık bir sahih hadis delili olmasa da sahih olanda budur.

Not-2 : Abdest alıp mest giyildikten sonra mest çıkarılsa yeniden
mest etmek caizdir. Zira abdest hala bu kişide mevcuttur.

140.Soru-Yırtık mesti giymek caiz midir ?
Yırtık mestin giyilmesi konusunda iki görüş bulunur.
98
1. Görüş : Alimlerin çoğunluğu abdestte yıkanan azaların mestle
örtülmesini gerekçe alarak yırtık mestlerin caiz olmadığını
söylemişlerdir. Zira yırtık mestte yıkanması farz olan azların
göründüğüne inanmışlardır. İmam Şafi ve Ahmed bin Hanbel bu
görüştedir.

2. Görüş : Mest üzerinde yüründüğü ve adı mest olarak kaldığı
müddetçe yırtık mestlerin giyilmesinde sakınca yoktur diyenler
olmuştur. Bu görüşü Ebu Hanife ve İmam Malik doğrulamıştır. Sahih
olanda budur, zira Peygamber yırtık mestlerle alakalı bir şey
buyurmamıştır, yırtık mesttin giyilmemesi konusunda herhangi bir
yasaklama emri bulunmamaktadır, sonra sahabilerin çoğu fakirlerdi,
buna rağmen yasaklanmaması bir başka delildir.

141.Soru-Mest nasıl edilmelidir ?
Mesttin üzeri mesh edilir altı mesh edilmez. Mest 1 kez edilir. Ebu
Sevr, Evzai, Ahmed, Ebu Hanife’nin görüşüdür.
1.Delil : Ali bin Ebu Talib (r.a.)“ Din, eğer akla dayansaydı, mesttin
üstü değil de altı meshedilmelidir. Ben Rasulullah’ı mestinin üzerine
meshederken gördüm.” (Ebu Davud-Darekutni-Beyhaki)
Açıklama : Hadis açıktır.

2.Delil : Muğire bin Şube rivayet eder, “ Ben Rasulullah’ı mestlerinin
üzerini meshederken gördüm.” (Hasen hadistir, Ebu Davud-Tirmizi)
Açıklama : Hadis açıktır.

Not : Muğire bin Şube’den peygamberin mestinin altını ve üstünü
mesheddiğine dair, bu ise zayıf bir rivayettir.


142.Soru-Mesttin hükmünü ne bozar ?
1-Cunubluk, nefselik, hayızlık hali mesttin hükmünü bozar.
2-Mest müddetinin bitmesi.
3-Mesti çıkarmadan önce abdest bozup sonra da mesti çıkarmak
99
1.Delil :Saffan bin Asel rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) yolculuk
esnasında bizlere ayaklarımızı meshetmeyi ve büyük abdestten-
bevlden-uykudan dolayı üç gün boyunca bu mestlerimizi
çıkartmamayı ancak cünüplükte çıkartmayı emretti. ” (Nesai-Tirmizi-
İbn Mace-Albani hasen demiştir.)
Delil Cümlemiz : “………….ancak cünüplükte çıkartmayı emretti. ”
Açıklama : Hadis, cunubluğun mestin hükmünü bozduğunu ispat
eder.

Not : 2. ve 3. maddelerin delilleri daha önceden beyan edilmişti.

143.Soru-Mesttin çıkarılması abdesttin bozulması mı demektir ?
Hayır bozulmaz, fakat, mest abdestsiz çıkarıldığında mesttin hükmü
bozulur. Bu konudaki görüşler aşağıdadır.
1-Mest çıkarsa, Abdest almak gerekir. Nehai, Evzai,Ahmed, İshak bu
görüştedir.
2-Mest çıkarsa, sadece iki ayağı yıkamak gerekir. Sevri, Ebu Hanife,
Ebu Sevr, Şafi bu görüştedir.
3- Mest çıkarsa, hemen iki ayağı yıkamalıdır, gecikirse abdest
alınmalıdır. Malik ve Ebu Leys bu görüştedir.
4- Mest çıkarsa, ne abdest gerekir, ne yıkamak gerekir. Nehai, Basri,
Ata, İbn Hazm, Nevevi, İbn Münzir, İbn Teymiyye bu görüştedir.
Sahih olanda budur. Bu görüşün delil şudur.
1.Delil : Ebi Zabyan rivayet eder, “ Ali(r.a.) gördüm, ayakta bevletti,
sonra su istedi, sonra ayakkabısını meshetti, sonra mescide girdi, ve
ayakkabılarını çıkardı, ve namaz kıldı.” ( isnadı sahihtir. Beyhaki,
Tahavi)
Delil Cümlemiz : “………….ve mestlerini çıkardı, ve namaz kıldı.”
Açıklama : Hadis, mesttin çıkması durumunda abdesti bozmadığına
açık delildir.

2.Delil : Diyelim ki kişi saçını meshetse, sonra da kesse abdesti
bozulur mu, bu müslüman yeniden abdest almalı mıdır ? hayır zira
abdesti bakidir.
100

144.Soru-Çoraplar üzerine mesh caiz midir ?
Öncelikle çorap deyince, yünden, ketenden, pamuktan yapılmış
giyileni kastediyoruz. Alimlerimiz bu konuda üç görüş ortaya
koyarlar.
1.Görüş : Çoraplar üzerine mesh edilemez, zira mest hükmünde
değildir diyenler.
Ebu Hanife ve İmam Şafi bu görüştedirler, olara göre, çoraplar
üzerine meshetmenin caizliğine hadis delili yoktur diye inanırlar !!!

2.Görüş : Çorap üzerine meshetmek ancak sık dokunmuş bir
şekilde olursa caizdir diyenler. Hasen, İbn Museyyeb, Ahmed,
Hanifi-Şafi-Hanbeli fakihleri…

3.Görüş : Çorap üzeri meshedilir, velev ki çorap ince bile olsa
diyenler.
Bu görüşte olanlar, İbn Hazm, İbn Teymiyye, İbn Useymin, Allame
Şankiti’dir.Bu görüşü ameli olarak 11 sahabi de uygulaya
gelmişlerdir. Sahih olanda budur. Bu görüşün delilleri şunlardır.
1.Delil : Mugiyre İbn Şube rivayet eder, “ Rasulullah (s.a.v.) abdest
aldı, çoraplarının ve ayakkabılarının üzerini meshetti.” (Ebu Davud-
Tirmizi- Ahmed-Albani sahihtir.)
Açıklama : Hadis, peygamberin çorap üzerini meshettiğini ve bu
çorapların ince ve kalın olarak ayrılmadığını görüyoruz.

145.Soru-Ayakkabı üzerini meshede bilir miyiz ?
Yukarıdaki delilde Rasulullah’ın hem çoraplarını hem de
ayakkabılarını meshettiğini öğrendik.
1.Delil : Mugiyre İbn Şube rivayet eder, “ Rasulullah (s.a.v.) abdest
aldı, çoraplarının ve ayakkabılarının üzerini meshetti.” (Ebu Davud-
Tirmizi- Ahmed-Albani sahihtir.)
Açıklama : Hadis, peygamberin ayakkabı üzerini meshettiğini ispat
ediyor.

101

2.Delil : Ebi Zabyan rivayet eder, “ Ali(r.a.) gördüm, ayakta bevletti,
sonra su istedi, sonra ayakkabısını meshetti, sonra mescide girdi, ve
ayakkabılarını çıkardı, ve namaz kıldı.” ( isnadı sahihtir. Beyhaki,
Tahavi)
Açıklama : Hadis, peygamberin ayakkabı üzerini meshettiğini ispat
ediyor.

146.Soru-Başın üzerindeki sarığın mesh edilmesi caiz midir ?
1.Görüş : Sarık üzerini meshetmek caizdir diyenler. Rasulullah
sarıklarını meshetmiştir demişlerdir. Aşağıdaki delilleri almışlardır.
Bu görüş, Ebu Bekir Sıdık, Ömer, Enes gibi ashab ve Ahmed bin
Hanbel, İshak, Ebu Sevr, Evzai, İbn Hazm, İbn Teymiyye gibi
alimlerin doğruladığı bir görüştür.
1.Delil : Amr ibn Umeyye Damiri “ Peygamber mestlerini ve sarığını
meshetti. ” (Buhari)
Açıklama : Hadis, sarık üzerini meshetmeye delildir.

2.Delil : Rasulullah’ı (s.a.v.) mestlerinin ve sarığının üzerini
meshederken gördüm.” ( Müslim)
Açıklama : Hadis, sarıkların üzerini meshetmeye delildir.

2.Görüş : Sarık üzerini alınla beraber meshetmek gereklidir
diyenler, Ebu Hanife ve ashabı, Malik, Şafi de bu görüştedir. Bu
alimler, alnı daha fazla sarığı ise alından artan elle meshetme
taraftarıdır.
1.Delil : İmam Müslim’in, rivayetinde gelen hadis şudur, “
Peygamber mestlere, başının ön kısmına ve sarığına meshetmiştir.”


147.Soru-Kadın başörtüsünü (sarığını) meshede bilir mi ?
1.Görüş : Başörtüsünün üzerini meshedebilir diyenler.
İmam İbn Teymiyye (r.a.) :“ Kadının soğuk havada başörtüsünün
üzerini meshetmesinin caiz olduğunu söyler. Zira Ummu Seleme
102
başörtüsünün üzerini meshederdi. Bununla beraber kadın saçının
bazı saç tellerine su değdirmesi gereklidir.“ Hasan el-Basri de bu
görüştedir.
2.Görüş : Başörtüsünün üzeri meshedilemez diyenler.
Ebu Hanife, Malik, Şafi, Hanbeli, mezhebi bunu caiz görmezler.
1.Delil : Aişe elini başörtüsünün altına götürdü ve başını meshetti ve
dedi ki Rasulullah böyle yapmamı emretti.” ( Hadisin delili
bulunmamaktadır.)

148.Soru-Abdest alırken takkenin üzerini meshetmek caiz midir ?
1.Görüş : Cumhur, başın meshedilmesi gerektiğini delil alarak takke
üzerini meshetmenin caiz olmadığını söylerler.
2.Görüş : İbn Hazm ve İbn Teymiyye ve muhakkikin alimler takke
üzerini meshetmenin caiz olduğunu söylemişlerdir. Bu alimler
peygamberin sarık üzerini meshetmesini delil alarak saçın mutlaka
yaşarmasını farz olarak görmezler. Bu yüzden bu alimler başı örten
ne ise fark etmez meshedilir demişlerdir. Takkenin meshedilmesi
konusunda tahir olarak gerekli mi konusu ise gerekmez yani kişi
abdestsiz ise de meshedebilir demişlerdir.

149.Soru-Kırık azaların üzerindeki sargıların meshedilmesi caiz
midir ?
Sargı, öncelikle el ve ayakta bulunan kırıkların üzerine sarmaktan
dolayı meydana gelen bez, tahta gibi şeylerdir. Sargı üzerimi
meshetmek alimlerin ittifakı ile caizidir.
1.Delil : Cabir rivayet eder, başı yarık olan sahabi hakkında,
Rasulullah “ onun yarık başının üzerini sarması yeterlidir. Sonra da
sargıyı mesheder.” (Ebu Davud, zayıftır.)

2.Delil : İbn Ömer, “ Kimin yarası olursa üzerini sarar, abdest alır,
sargı üzerini mesheder, ve guslederken de etrafını yıkar.” (İbn Ebi
Şeybe, isnadı sahihtir, Beyhaki)

103
3.Delil : Mestler üzerini zaruret olmadan caiz ise nasıl olurda kırık bir
azanın zaruret gerektiren bir durumda meshedilmesi olmaz ?

150.Soru-Sargı üzerini abdestte de, gusülde de meshetmek caiz
midir ?
Tabi ki hem abdest alırken hem de guslederken sargılar üzeri
meshedilir. Sargı üzerini meshetmek için abdestli olmak gerekmez,
bu konuda zaruri hal bunu gerektirir.
Gusül
151.Soru-Gusül nedir ve hangi hallerde gusletmek vaciptir ?
Gusül demek yıkanmak demektir. Sünnetin beyan ettiği gibi bedenin
her tarafına kuru bir yer kalmayıncaya kadar suyu ulaştırmaktır.
Guslü gerektiren haller aşağıda verilmiştir.
1-Uykuda veya uyanık olarak meninin çıkması halinde gusül vaciptir.
2-İki cinsel uzvun birbirine teması ile velev ki inzal olmasa da gusül
vaciptir.
3-Hayızlı ve nefse halinden temizlenince gusül vaciptir.
4-Kafir müslüman olunca gusül vaciptir.
5-Cuma namazı için gusül vaciptir.
6-Ölünün guslü vaciptir.

152.Soru- Uykuda veya uyanık olarak meninin çıkması halinde
gusül vaciptir diyoruz bu sözümüze delilimiz nedir ?
Bir kimse uykudada olsa uyanık da olsa bu durumda meni gelirse
gusül vacip olur.
1.Delil :Allah ayetinde ; ” Eğer cunub iseniz temizlenin.” (Maide-6)
2.Delil : Allah ayetinde ; “ Ey iman edenler ! Sarhoşken ne
söylediğinizi bilinceye kadar ve bir de cünüp iken yolcu olmanız
müstesna gusledinceye kadar namaza yaklaşmayınız.” (Nisa-43)
3.Delil : Said el-Hudri rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) : “ Su sudan
dolayıdır.” (Yani gusül ancak meni gelmesi iledir.) (Müslim-Ebu
Davud)
4.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “ Su çıkartırsan guslet ” (Ebu Davud-
Nesai-Ahmed)
104
5.Delil : Aişe annemiz rivayet eder, “ Rasulullah’a (s.a.v.) iç
çamaşırında yaşlık gören ve İhtilam olduğunu hatırlamayan biri
hakkında soruldu ? Rasulullah (s.a.v.) “gusleder ” buyurdu, sonra da
ihtilam olduğunu hatırlayıp yaşlık bulamayan hakkında da soruldu
bunun hakkında da “ Gusletmez ” buyurdu. (Tirmizi-Ebu Davud)
Açıklama : Ayetler ve hadis meninin gelmesi durumunda gusül
gerektirdiğini ispat eder.

153.Soru-Bir kişi şehvetsiz olarak soğuktan ve hastalıktan dolayı
meni görse bu durumda ki meni gülsü gerektirir mi ?
Şehvetsiz olarak soğuktan veya hastalıktan dolayı gelen meniden
dolayı gusül gerekmez diyenler imam Şafii ve ibn Hazm’ın aksine
tüm cumhur alimleridir.
52
Cumhur şehvetle gelen meniden dolayı
guslün vacip olduğunda icma etmiştir.
53
Bu alimlerin delili
yukarıdaki delildir.
1.Delil : Aişe annemiz rivayet eder, “ Rasulullah’a (s.a.v.) iç
çamaşırında yaşlık gören ve İhtilam olduğunu hatırlamayan biri
hakkında soruldu ? Rasulullah (s.a.v.) “gusleder ” buyurdu, sonra da
ihtilam olduğunu hatırlayıp yaşlık bulamayan hakkında da soruldu
bunun hakkında da “ Gusletmez ” buyurdu. (Tirmizi-Ebu Davud)
Delil Cümlemiz : ihtilam olduğunu hatırlayıp yaşlık bulamayan
hakkında da soruldu bunun hakkında da “ Gusletmez ” buyurdu.
Açıklama : Hadis, şehvetsiz olarak ihtilam olmuş ve yaşlıkta
bulamayan birinin gusül etmesi gerekmediğine delildir.

154.Soru-İki cinsel uzvun birbirine teması ile ( velev ki inzal
olmasa da) gusül vaciptir diyoruz bu sözümüze delil nedir ?
Eğer bir erkeğin kamışı zevcesinin uzvunda kaybolmuşsa bu
durumda meni gelse de gelmese de gusül gerekir. Eğer erkeğin uzvu
kadının cinsel uzvuna temas edip, kadının fercine girmemişse bu
durumda gusül gerekmez. Bu konuda ittifak vardır.(Mugni-İbn
Kudame) Ayrıca diyelim ki, erkek kadınla oynaşsa ve mücerred bir

52
Ebu malik …………………..
53
Mecmu 1/139 , Bidayetul Müctehid 1/58,es-Seylul Cerar 1/104
105
temasla kadının cinsel uzvuna değse bu durumda da meni gelse
erkek gusleder, kadın etmez, zira kadının gülünü gerektiren bir hal
olmamıştır.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “ Bir erkek (zevcesinin) dört paçasının
arasına oturur, ve uğraşırsa buna meni gelmese de gusül gerekir.” (
Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis, meni gelmeden cinsel uzvun kadının cinsel
uzvunda kaybolması durumunda guslün vacipliğini ispat eder.

2.Delil : Aişe validemiz rivayet eder “ Bir kimse Rasulullah’a eşiyle
cima edip menisi gelmeyen erkeğin gusül etmesini sordu, Aişe orada
oturuyordu bunun üzerine Rasulullah “ Ben bunu muhakkak
yaparım, ben ve şu (Aişe) sonra da yıkanırız.” (Müslim)
Açıklama : Rasulullah (s.a.v.) bu durumda gusül gerektiğini beyan
eder.

155.Soru-Kadın cima sonrası yıkansa ve kendisinin cinsel
uzvundan meni gelse bu durumda gusül gerekir mi ?
İmam Nevevi : “ Kadının ön uzvundan meni girse ve yıkanmadan
sonra bu çıksa bu durumda gusül gerekmez. Bu sahih olandır ve
cumhurun görüşüdür.” (Mecmu2/151
Erkeğin menisi bu kadından çıkarsa bu durumda gusül yine
gerekmez, abdest alması gerekir. Zira kadından bu meni mezi ile
beraber gelir ki bu abdest almayı gerektirir. Bu sahih olandır ve
cumhurun görüşüdür.”
54


156.Soru- Hayızlı ve nefse halinden temizlenmek için gusül
vaciptir diyoruz bu sözümüze delil nedir ?
Hayızlı ve nefse olan bir kadından kan kesilince gusletmesi vaciptir.
Nefseli durumu da hayızlı durumu gibidir, Bunda icma vardır.

54
İbn Teymiyye : “ Erkek hanımın cima etmeye davet etse, hanımı
da su olmadığını söyleyerek bunu reddetme hakkı yoktur, su bulursa
yıkanır, bulamazsa teyemmüm eder ve namazını kılar.” (21/454)
106
1.Delil : Aişe annemiz rivayet eder, Hayzın gelirse ve namaza
çağrılırsan hayzın bitince guslet ve namaz kıl.” (ileride verilecek)

157.Soru-Kafir, Müslüman olunca gusleder demiştik bu sözümüze
delil nedir ?
Bu konuda üç görüş vardır.
1-Bu kafirin gusletmesi vaciptir.Bu görüş, İmam Malik, Ebu Sevr,
Ahmed Bin Hanbel, İbn Hazm, İbn Münzir, Hattabi’nin doğruladığı
görüştür. Sahih olan budur.
1.Delil : Gays bin asım rivayet eder, Gays müslüman olunca
Rasulullah onun sidr suyuyla gusletmesini emretti.” (Ebu Davud-
Tirmizi-Nesai- Sahihtir.)
2.Delil : Sumama bin Usal müslüman olunca Rasulullah (s.a.v.) “
Fulan oğullarının duvarının yanına doğru onu geçirin gusletsin”
buyurmuştur. (Ahmed-İbn Huzeyme sahihtir.)
3.Delil : Musap ve Esat bin Zurare’nin huzurunda müslüman olan
useyd ve Sad bin Muaz’ın “ bu dine girmek için ne yaparsınız diye
sorulunca gusleder, şehadet getirisin demeleridir.(Tabari-İbn Hişam,
isnadı sahihtir.)
Açıklama : Hadisler açıktır.

2-Kafirin müslüman olması durumunda guslü gerekmez diyenler,
İmam şafi, Ebu Hanife’dir.
1.Delil : “ Delki o kafirlere eğer müslüman olursanız geçmiş
yaptıklarınız affolunur.” (Enfal, 38)
2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “ İslam Müslümanlık öncesi herşeyi
siler.” (Müslim)
Açıklama : Ayet ve Hadis günahların affolunmasına dairdir, gusülle
alakası yoktur.

3-Eğer kafir müslüman olmadan önce cunupsa gusül gerekir
demişlerdir.
Bu görüşte olanlar, İmam şafi, Ebu Hanife’dir.

107

158.Soru-Cuma namazı için gusül vaciptir diyoruz bu sözümüze
delil nedir ?
Cuma için gusül etmek vaciptir. Bu görüş, Ebu Hureyre, Ammar bin
Yasir, Ebu Said el-Hudri, Hasen, Malik, Ahmed, İbn Hazm’ındır.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : ” Her ihtilam görenin cuma günü
gusletmesi vaciptir.” ( Buhari-Müslim)
2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “Her müslümanın 7 günde bir cesedini
ve başını yıkaması gerekir.” (Buhari-Müslim)

159.Soru-Nerelerde gusletmek mustehabtır delille açıklayınız ?
1-Bayram namazları için yıkanmak mustehabtır.
1.Delil :Fakih bin sad rivayet eder, Rasulullah Ramazan ve Kurban
bayram günü guslederdi.” (İbn Mace-Çok zayıftır)
2.Delil :Ali bin Ebi Talib’e gusül hakkında soruldu o da : “ istersen,
her gün gusledersin dedi, adam bu sefer, hayır, olması gereken gusül
ne zamandır dedi bu sefer Ali (r.a.) : “ Cuma, arafe, ramazan ve
kurban bayram günleridir.” (Şafii, Beyhaki, isnadı sahihtir.)
3.Delil : Nafi der ki : “ Abdullah ibn Ömer ramazan bayramın ilk
günü namaza gitmeden önce guslederdi.” (Malik, Şafii Um adlı
eserinde isnadı sahihtir.)
Açıklama : 1.delil zayıf olsa da 2.delil bu konuda hüccettir.

2-Baygınlıktan uyanınca gusletmek mustehabtır.
Rasulullah (s.a.v.) ölüm hastalığı sırasında bayılmış ve uyanınca da
gusletmişti.
1.Delil : “ Peygamber baygınlıktan dolayı gusletti.” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Bu konuda alimler arasında icma vardır.

3-Hac ve umre için ihram giyinirken gusül etmek mustehabtır.
Kadın ve erkek hac ve umrede ihrama girerken gusletmesi
mustehabtır. Kadın hayızlı ve nefse de olsa gusletmesi mustehabtır.
108
1.Delil : Zeyd ibn Sabit “ Rasulullah’ı elbisesini çıkartıp (ihrama
girmek için) guslettiğini gördüm ” diye rivayet etmiştir. (Tirmizi-
Hasendir)
Açıklama : Hadis, açıktır.

2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) esma Bintu Emiys hac sırasında
doğurunca gusletmesini emretti.” (Hac bölümünde gelecektir.)

4-Mekke’ye girince gusletmek mustehabtır.
İbn Ömer : “ Mekke’ye gece elbisesi ile girer, sonra onu dürer ve
katlar, sabah olunca da gusleder, Mekke’ye gündüz girerdi, ve
Rasulullah’ı böyle yaptığını gördüm.” derdi. ( Buhari-Müslim)

5-Her yeni cima öncesi gusletmek mustehabtır.
1.Delil : Rasulullah bir gece tüm hanımlarını gezdi, (cima sonrası )
her birinde gusletti, ben de ” bir defa gusletsen ” dedim, bunun
üzerine Rasulullah (s.a.v.) “ bu daha hoş, daha güzel, daha temizdir.”
buyurdu. ( Ebu Davud, İbn Mace, Hasendir)
Açıklama : Hadis, açıktır.

6-Ölü yıkadıktan sonra gusletmek mustehabtır.
Eğer sahih hadis olarak alırsak bu mustehabtır.
1.Delil : Ebu Hureyre rivayet eder, “ Kim ölü yıkarsa gusletsin.” (Ebu
Davud, Tirmizi, İbn Mace, İbn Hacer-Albani ve Tirmizi bu hadisi
hasen görmüşler, fakat yinede hadis illetlidir.)

7-Müstehaza olan kadın her namaz için gusletmesi mustehabtır.
Müstehaza olan bir kadının her namaz için gusletmesi zayıf hadislerle
sabittir. Ayrıca cumhura göre ishazalı kadının her namaz için
gusletmesi vacip değildir.
1.Delil : Aişe rivayet eder, “ Ummu Habibe 7 yıl İstihaza hali yaşadı.
Peygambere bu durumu hakkında sordu, Rasulullah da bu durumda
gusletmesini emretti. Ve “ bu bir damar kanıdır ” buyurdu. (Buhari-
Müslim)
109
Açıklama : İmam Şafi der ki, burada her namaz için yıkanma anlamı
yoktur. Guslet ve namazını kıl anlamındadır.

Nasıl gusledilir ?
160.Soru-Gusülde niyet nasıl olmalıdır ?
Guslün ibadet olduğunu biz kuranın ve sünnetin emri ile öğrendik.
Gusül bir ibadettir, bu yüzden her ibadette olduğu gibi gusül içinde
niyet şarttır. Niyet ise Kalple ona azmetmek ve yapacağım şeyi
kalbimde hazır tutmaktır.
1.Delil : Allah “ Allah’a onlar ancak ihlasla ibadet etmekle
emrolundular.” (Beyyine-5)
2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) buyurur ;“ Ameller ancak niyetlere
göredir.” (Buhari-Müslim)


161.Soru-Guslün farz olan rüknü nedir ?
Gusül, bedene suyu hiçbir yer kuru kalmayıncaya kadar
ulaştırmaktır. Bu farzdır.
Bedenin saçlarına, tırnak aralarına, koltuklar arasına ve her yere su
mutlaka ulaşmalıdır.
1.Delil : Aişe rivayet eder, “ Rasulullah ……..tüm bedenin üzerine
suyu ulaştırırdı.” (Buhari-Müslim)
Açıklama : İbn Hacer : “ Bu amel ise bedenin her tarafına suyun
ulaşması gerektiğini tekid eder.” (el-Feth1 /361)

2.Delil : Bana gelince ben başımın üzerine üç defa avucumla su
dökerim.” (Buhari-Müslim)

162.Soru-Guslün şartları nelerdir ?
Guslün 3 şartı bulunur.
1-Niyet : Kalbi gusletmeye hazır tutmaktır, dille niyet etmek ise
bidattir.
2-Besmele çekmektir.
3-Bütün azaları yıkamaktır.
110

163.Soru-Cunub olana haram olan ibadetler nelerdir ?
1-Namaz : Delilleri açıktır, ( Maide 6 )
2-Tavaf : Cunub olarak Allah’ın beytini tavaf etmek caiz değildir.

164.Soru-Rasulullah’ın sahih sünnetten nasıl gusül aldığını
maddeler halinde açıklayınız ?
1-Yıkamaya başlamadan veya elleri kaba daldırmadan önce elleri
yıkamalıdır.
1.Delil : Aişe annemiz rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) cünüplükten
yıkandığı zaman şöyle başlardı. İlkin ellerini yıkardı, sonra suyu sağ
eliyle sol eline boşaltır ve fercini yıkardı. Sonra namaz için aldığı
abdest gibi abdest alırdı. Sonra suyu alır ve parmaklarını saç
köklerine sokar, tamamıyla suyun ulaştığına kani oluncaya kadar
başını yıkardı. Sonra suyu elleriyle alır ve başının üzerine üç defa
bolca dökerdi. Sonra vücudunun kalan yerleri üzerine su akıtırdı.
Bundan sonra da ayaklarını yıkardı.” (Müslim)
Delil Cümlemiz : Rasulullah (s.a.v.) cünüplükten yıkandığı zaman
şöyle başlardı. İlkin ellerini yıkardı,…………….
Açıklama : Hadis, ellerin önce yıkanmasına delildir.

2-Sonra sol elle ferc üzerinde bulunan pislikleri temizlemelidir.
1.Delil : Aişe annemiz rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) cünüplükten
yıkandığı zaman şöyle başlardı. İlkin ellerini yıkardı, sonra suyu sağ
eliyle sol eline boşaltır ve fercini yıkardı. Sonra namaz için aldığı
abdest gibi abdest alırdı. Sonra suyu alır ve parmaklarını saç
köklerine sokar, tamamıyla suyun ulaştığına kani oluncaya kadar
başını yıkardı. Sonra suyu elleriyle alır ve başının üzerine üç defa
bolca dökerdi. Sonra vücudunun kalan yerleri üzerine su akıtırdı.
Bundan sonra da ayaklarını yıkardı.” (Müslim)

Delil Cümlemiz : Rasulullah (s.a.v.) cünüplükten yıkandığı zaman
şöyle başlardı. İlkin ellerini yıkardı, sonra suyu sağ eliyle sol eline
boşaltır ve fercini yıkardı………
111
Açıklama : Hadis, peygamberin ellerini yıkadıktan sonra zekerindeki
pislikleri temizlediğine delildir.

2.Delil : Sizden biri eğer bevl etmek isterse sağ eliyle zekerini
tutmasın, onunla istinca etmesin, Kab içine nefersini vermesin.”
(Buhari-Müslim)
Delil Cümlemiz : …………..sağ eliyle zekerini
tutmasın,……………………….
Açıklama : Hadis, sağ elle zekerin tutulmasının yasak olduğuna
delildir.

3-Sonra zekerin yıkanmasından sonra elleri toprakla-sabunla-kille
v.s. şeylerle yıkamalıdır.
1.Delil : İbn Abbas şöyle dedi. “ Bana Teyzem Meymune haber verdi,
Rasulullah cünüplükten çıkması için suyunu yakınına getirirdim.
Evvela ellerini iki veyahut üç defa yıkadı, Sonra elini kaba sokarak
oradan su aldı. Sonra bunu fercinin üzerine döküp orasını sol eliyle
yıkadı. Sonra sol eliyle yere vurdu ve elini sert bir şekilde sürtüp
ovaladı sonra namaza abdest alması gibi abdest aldı sonra avuç
dolusu suyu üç defa başı üzerine boşalttı. Sonra bedeninin kalan
yerlerini yıkadı. Sonra bu yerinden ayrıldı ve ayaklarını yıkadı. Sonra
kendisine havlu getirdim ve o bunu reddetti. (Müslim)
Delil Cümlemiz : Sonra bunu fercinin üzerine döküp orasını sol
eliyle yıkadı. Sonra sol eliyle yere vurdu ve elini sert bir şekilde
sürtüp ovaladı…..
Açıklama : Hadis, Rasulullah’ın ellerini fercini yıkadıktan sonra
toprakla v.s. şeylerle temizlediğine delildir.

4-Sonra namaz için alınan abdest gibi abdest almalıdır.
1.Delil : İbn Abbas şöyle dedi. “ Bana Teyzem Meymune haber verdi,
Rasulullah cünüplükten çıkması için suyunu yakınına getirirdim.
Evvela ellerini iki veyahut üç defa yıkadı, Sonra elini kaba sokarak
oradan su aldı. Sonra bunu fercinin üzerine döküp orasını sol eliyle
yıkadı. Sonra sol eliyle yere vurdu ve elini sert bir şekilde sürtüp
112
ovaladı sonra namaza abdest alması gibi abdest aldı sonra avuç
dolusu suyu üç defa başı üzerine boşalttı. Sonra bedeninin kalan
yerlerini yıkadı. Sonra bu yerinden ayrıldı ve ayaklarını yıkadı. Sonra
kendisine havlu getirdim ve o bunu reddetti. (Müslim)
Delil Cümlemiz : Sonra sol eliyle yere vurdu ve elini sert bir şekilde
sürtüp ovaladı sonra namaza abdest alması gibi abdest aldı…….
Açıklama : Hadis, Peygamberin zekerini yıkadıktan sonra eksiksiz
olarak abdest aldığına delildir.

5-Sonra başa 3 defa su aktarılır ve saçın diplerine kadar su
ulaştırılır.
1.Delil : İbn Abbas şöyle dedi. “ Bana Teyzem Meymune haber verdi,
Rasulullah cünüplükten çıkması için suyunu yakınına getirirdim.
Evvela ellerini iki veyahut üç defa yıkadı, Sonra elini kaba sokarak
oradan su aldı. Sonra bunu fercinin üzerine döküp orasını sol eliyle
yıkadı. Sonra sol eliyle yere vurdu ve elini sert bir şekilde sürtüp
ovaladı sonra namaza abdest alması gibi abdest aldı sonra avuç
dolusu suyu üç defa başı üzerine boşalttı. Sonra bedeninin kalan
yerlerini yıkadı. Sonra bu yerinden ayrıldı ve ayaklarını yıkadı. Sonra
kendisine havlu getirdim ve o bunu reddetti. (Müslim)
Delil Cümlemiz : sonra avuç dolusu suyu üç defa başı üzerine
boşalttı. Sonra bedeninin kalan yerlerini yıkadı.
Açıklama : Hadis açıktır.

6-Sonra sağ omuz üzerine sonra da sol omuz üzerine doğru su
aktarılır.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) cünüplükten yıkanacağı zaman Külek gibi
bir şey isterdi. Sonra avucuyla su alır, başının sağ şıkkından
başlayarak yıkar sonra sol tarafı yıkardı. Sonra iki avucu ile tekrar su
alır bunu başı üzerine dökerdi.(Müslim)
Delil Cümlemiz : Sonra avucuyla su alır, başının sağ şıkkından
başlayarak yıkar sonra sol tarafı yıkardı.
Açıklama : Hadislerde bazen ilkin başa veya ilkin sağ omuz üzerine
diyerek gelir ikisi de sünnettir.
113

2.Delil : Aişe annemiz rivayet eder, “ Bizden birine bir cünüplük
isabet ettiğinde eliyle su alır ve onu başının üzerinden aktarır, sonra
başının sağ tarafına aktarır, sonra da başının sol tarafına aktırırdı.”
(Buhari)
Delil Cümlemiz : onu başının üzerinden aktarır, sonra başının sağ
tarafına aktarır, sonra da başının sol tarafına aktırırdı.
Açıklama : Hadis, önce başın üzerine sonra da sağ ve sol omuz
üzerine su dökülmesine delildir. Bu konuda sünnet iki türlüdür.
Yukarıda beyan ettik.

7-Saçların ve sakalların içi hilallenmelidir.
1.Delil : Aişe annemiz rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) cünüplükten
yıkandığı zaman şöyle başlardı. İlkin ellerini yıkardı, sonra suyu sağ
eliyle sol eline boşaltır ve fercini yıkardı. Sonra namaz için aldığı
abdest gibi abdest alırdı. Sonra suyu alır ve parmaklarını saç
köklerine sokar, tamamıyla suyun ulaştığına kani oluncaya kadar
başını yıkardı. Sonra suyu elleriyle alır ve başının üzerine üç defa
bolca dökerdi. Sonra vücudunun kalan yerleri üzerine su akıtırdı.
Bundan sonra da ayaklarını yıkardı.” (Müslim)
Delil Cümlemiz : Sonra suyu alır ve parmaklarını saç köklerine
sokar, tamamıyla suyun ulaştığına kani oluncaya kadar başını
yıkardı.
Açıklama : Hadis, peygamberin saçlarının dibine kadar parmaklarını
götürerek suyu ulaştırdığına veya hilallediğine delildir.

165.Soru-Guslederken ağza ve burna ayrıca su vermek yok mu veya
gusül içinde abdest alırken ağza ve burna su vermek yeterli mi ?
Yukarıda hadisler Peygamberimizin ağza ve burna ayrıca su
verdiğini ispat etmez. Sadece bizim anladığımız ve alimlerinde
söylediği gusül içinde ağza ve burna su vermek abdest içinde
olduğudur. Bu yeterlidir. Zira bu sünnettendir.

114
166.Soru-Daha önce abdestte ağza ve burna su vermek sünnettir
demiştik peki gusülde hükmü nedir ?
Gusül içinde ağza ve burna su vermek hükmüne gelince bu konuda
alimler farklı görüşler ortaya koymuşlardır.
1.Görüş : Guslederken ağza ve burna su vermek vaciptir diyenler ki
bu alimler, Ebu Sevr, Ebu Hanife, Ahmed bin Hanbel, Ata, İbn
Mübarek’tir. Delilleri şunlardır.
1.Delil : “ Cunup için üç kez ağza ve burna su vermek farzdır.”
(Darekutni-uydurma hadistir, Nasbu’r Ray da murseldir.)
2.Delil : “ Kim bedeninde bir kıl kadar bir yeri yıkamadan guslederse
ateş üzerine olur. ” (Ebu Davud-İbn Mace- Ahmed- zayıftır.)
3.Delil : Emanetin edası cünüplükten temizlenmek olup her kılın
altında bir cünüplük vardır.” (İbn Mace-Senedi zayıftır.)
4.Delil : Ağız ve burun yüzden olduğu için yüzün yıkanması da
Allah’ın ayeti ile sabit dolayısıyla ağza ve burna su vermek vaciptir
derler.
Açıklama : Hadislere bakılınca zayıf oldukları aşikardır. Zayıf hadis
ibadetlerde hüccet değildir.

2.Görüş : Guslederken ağza ve burna su vermek sünnettir diyenler ki
bu alimler, İmam Malik, Şafi, Leys, Evzai ki alimlerin cumhuru bunu
doğrulamıştır, tercih edilende budur. Delilleri şunlardır.
1.Delil : İbn Abbas şöyle dedi. “ Bana Teyzem Meymune haber verdi,
Rasulullah cünüplükten çıkması için suyunu yakınına getirirdim.
Evvela ellerini iki veyahut üç defa yıkadı, Sonra elini kaba sokarak
oradan su aldı. Sonra bunu fercinin üzerine döküp orasını sol eliyle
yıkadı. Sonra sol eliyle yere vurdu ve elini sert bir şekilde sürtüp
ovaladı sonra namaza abdest alması gibi abdest aldı sonra avuç
dolusu suyu üç defa başı üzerine boşalttı. Sonra bedeninin kalan
yerlerini yıkadı. Sonra bu yerinden ayrıldı ve ayaklarını yıkadı. Sonra
kendisine havlu getirdim ve o bunu reddetti. (Müslim)
Açıklama : Hadiste ağza ve burna su vermek sadece abdest içinde
olmaktadır, ki buda sünnettir, vacip olsaydı peygamber bunu
emretmez miydi ?
115

2.Delil : Ebu Seleme dedi ki Aişe şöyle demiştir. Rasulullah (s.a.v.)
yıkandığı zaman sağı ile başlardı Şöyle ki, Sağ eli üzerine su döker
onu yıkardı. Sonra sağ eliyle kendisinde bulunan pislik üzerine suyu
döker ve onu kendisinden sol eliyle yıkardı. Nihayet bunları bitirince
suyu başı üzerine dökerdi.” ( Müslim)
Açıklama : Hadiste ağza ve burna su vermek hakkında Aişe annemiz
bir cümle kullanmış mıdır, peki sizce o peygamberin guslü nasıl
aldığını bilmiyor muydu ? Aişe annemiz ki onunla beraber yıkanan
kadındır. O halde ağza ve burna su vermek vacip değil sünnettir.

3.Delil : Demiştik abdest gusülde sünnettir, vacip değildir, eğer
abdest olmadan gusül geçerliyse o zaman ağza ve burna su vermeden
de gusül geçerlidir. Zira bunlar (ağız ve burun) abdeste tabidir. (İbn
Hacer-Fethu Bari-1/443)

167.Soru- Rasulullah’ın Buhari’de ( Peygamber ayaklarını en sona
bıraktı ve sonra yıkadı) gelen hadisine göre gusülde ayaklarını en sona
bırakarak yıkadığı sabittir, fakat Müslim’de ise (namaza abdest alması
gibi abdest aldı) abdest içinde kamil bir şekilde yıkadığı sabittir, bu
durumda ne yapılmalıdır, önce mi yıkanmalı sonra mı ?
Bu hadisler ışığında bu konuda alimler 4 görüş ortaya koymuşlardır.
1.Görüş : Cumhurun görüşü ki, gusülde ayakların sona bırakılarak
yıkanması mustehabtır. Meymune annemizin hadisini delil alırlar.
2.Görüş : Kamil bir şekilde abdest alınır yani ayaklar abdest içinde
yıkanır, zira Aişe annemizin haber vermesi peygamberin fiilinin
önündedir.(Usul gereği.) İmam Şafi-Malik, Ahmed bu görüştedirler.
3.Görüş : Önce ve sonra yıkama konusunda müslüman özgürdür.
Ahmed bin Hanbel’den bir rivayettir.
4.Görüş : Eğer temiz bir yerde yıkanmıyorsa ayaklarını sona bırakır,
yok eğer temiz bir yerde ise de önce yıkanır. İmam Malik bu
görüştedir.
Açıklama : Delillerin hepside güzel ve güçlüdür, isteyen istediğini
alsın sonuçta hepside sünnete dayanır.
116

168.Soru-Bedenin son olarak üzerine dökülen su 3 kez mi 1 kez mi
olacaktır, sünnet nedir ?
Bu konuda 1 kez diyenlerde vardır, 3 kez diyenlerde asıl olan da 3
kez olmasıdır, bu cumhurun görüşüdür.

169.Soru-Bedenin her tarafını gusülde ovalamanın hükmü nedir ?
Cumhur bedenin her tarafının ovalanmasının sünnet olduğunu
söylemiştir. Şafi-Mezeni-Malik ise vaciptir demişlerdir. Tercih olunan
ise, sünnet olduğudur, zira su eğer her tarafa ulaşmışsa bu yeterlidir.

170.Soru-Bir kişi Duş alsa gusletmiş olur mu ?
Su bedenin her yerine ulaştığı takdirde olur.
1.Delil : Ebu Seleme dedi ki Aişe şöyle demiştir. Rasulullah (s.a.v.)
yıkandığı zaman sağı ile başlardı Şöyle ki, Sağ eli üzerine su döker
onu yıkardı. Sonra sağ eliyle kendisinde bulunan pislik üzerine suyu
döker ve onu kendisinden sol eliyle yıkardı. Nihayet bunları bitirince
suyu başı üzerine dökerdi.” ( Müslim)
Açıklama : Hadis, her yere ulaştığı takdirde suyun yeterli olduğuna
delildir.

171.Soru-Gusülde kadın erkek gibi midir ?
Gusülde Kadın erkek gibi aynı hükmü taşır. Yani erkek nasıl
sünnetten gelen delillerle guslediyorsa kadında aynı şekilde gusleder,
kadın suyu saçının köklerine kadar ulaştırdığı takdirde, saç örgülerini
açması zorunluluk değildir.
1.Delil : Ummu Seleme (r.a.) şöyle dedi. Ya Rasulullah ! Ben başımın
saç örgüsü şiddetli olan kadınım, cunubluktan yıkanmak için
örgüyü bozayım mı ? diye sordum. Hayır, sadece başının üzerine üç
avuç su dökmen yeterlidir. Sonra suyu bütün bedenin üzerinden
akıtırsın ve temizlenirsin. ( Müslim)
2.Delil : Aişe annemize bazı sahabilerin gusülde kadınların
başlarındaki saç örgülerinin açılmasını emrettiği haberi gelince şöyle
demişti : “ Ben ve Rasulullah bir tek kabdan yıkanırdık da ben
117
başımın üzerine üç defa boşaltmaktan fazla bir şey yapmazdım.”
(Müslim)
Açıklama : Hadisler, kadınların saç örgülerini açma zorunluluğu
olmadığı sözümüze delildir.

172.Soru-Kadının nifastan ve hayızdan temizlemek için gusletmesi
de aynı şekilde mi olmalıdır ?
Aşağıdaki maddeleri de eklersek Kadın cunubluktan nasıl
temizleniyorsa aynı şekilde temizlenir.
1-Suyla beraber sabun veya temizleyici maddeler kullanır.
1.Delil : Aişe rivayet eder, Esma peygambere hayız yıkanması
hakkında sordu. Peygamber, “ Sizlerden biriniz suyunu ve kokulu
sidresini ( bir başka rivayette misklendirilmiş bir parça alır) alır,
temizlenir. Temizlenmesini de güzel yapar. Sonra başı üzerine su
döker ve başını şiddetli bir sürtme ile ovar ki, yıkama başının saç
köklerine kadar ulaşsın. Sonra kendi üzerine su döker, sonra
misklendirilmiş bir parça alır ve onunla temizlenir ” buyurdu.
(Müslim)
Delil Cümlemiz : Sizlerden biriniz suyunu ve kokulu sidresini ( bir
başka rivayette misklendirilmiş bir parça alır) alır,
temizlenir………………………
Açıklama : Hadis kadının guslederken suyla beraber misk-sidr
kokulu su kullanmasının sünnet olduğuna delildir.

2-Suyun ulaşması için kadın başını (saçı çok olduğundan) şiddetli
ovalamalıdır.
1.Delil : Aişe rivayet eder, Esma peygambere hayız yıkanması
hakkında sordu. Peygamber, “ Sizlerden biriniz suyunu ve kokulu
sidresini ( bir başka rivayette misklendirilmiş bir parça alır) alır,
temizlenir. Temizlenmesini de güzel yapar. Sonra başı üzerine su
döker ve başını şiddetli bir sürtme ile ovar ki, yıkama başının saç
köklerine kadar ulaşsın. Sonra kendi üzerine su döker, sonra
misklendirilmiş bir parça alır ve onunla temizlenir ” buyurdu.
(Müslim)
118
Delil Cümlemiz : ……….başını şiddetli bir sürtme ile ovar ki, yıkama
başının saç köklerine kadar ulaşsın………
Açıklama : Hadis kadının gusülde başını şiddetli bir şekilde
ovalaması gerektiğini beyan eder.

3-Kan izlerinin üzerini miskli bezle veya ona benzer kokulu bezle
temizleme… üzerinden gezdirme
1.Delil : Aişe annemiz yanında hayızlı durumdan temizlenmenin
nasıllığını soran kadına Rasulullah “ ……………onunla kan
kalıntılarını temizle” buyurdu. (Müslim)

173.Soru-Kadının hayızdan temizlenirken başındaki örgüsünü
çıkarması konusunda alimlerin görüşleri nelerdir ?
1.Görüş : Saç örgülerini açması müstehabdır diyenler ( İmam Şafi-
Malik-Ebu Hanife’dir.)
1.Delil : Aişe annemiz Medine’den Hacc için çıkmış, sonra ihrama
girmiş, arafe günü Aişe annemiz yolda iken adetli idi. Bunu
Rasulullah’a aktırınca Rasulullah (s.a.v.) “ O zaman umreni bırak
saçını çöz ve tara sonra da haç için ihrama gir.” buyurdu. ( Buhari-
Müslim)
Açıklama : Bu hadis, hayız için yıkanmayı değil, ihram için
yıkanırken saçın çözülmesini emreder diyerek bu alimler saç
çözülmesini müstehab görürler.

2.Delil : Rasulullah Aişe annemize “ Saçını çöz ve yıkan ” buyurdu. (
İbn Mace-isnadı sahihtir.)
Açıklama : Hadis, bu alimlere göre ihram için yıkanmaya delildir,
hayız için değil.

3.Delil : Aişe annemize bazı sahabilerin gusülde kadınların
başlarındaki saç örgülerinin açılmasını emrettiği haberi gelince şöyle
demişti : “ Ben ve Rasulullah bir tek kabdan yıkanırdık da ben
başımın üzerine üç defa boşaltmaktan fazla bir şey yapmazdım.”
(Müslim)
119
Açıklama : Bu alimler bu hadisi saç örgüsünün yıkanmada
çözülmesinin vacip olmadığına delil almışlardır.

2.Görüş : Saç örgülerini açması vaciptir diyenler ( İmam Ahmed,
Hasan, Tavus, İbn Kayyim..) Bu alimler yukarıdaki hadisleri ihram
için yıkanmada bu saç çözme gerekliyse peki hayız için gerekli olmaz
mı diyerek bu hadisleri kendilerine vaciplik için delil alırlar. Diğer
taraftan yukarıdaki “ Saçını çöz ve yıkan ” buyurdu. ( İbn Mace-
isnadı sahihtir.) hadisini hayız için delil alırlar.

Not : Bu hadisler ışığında sahih olan 2 görüştür.

174.Soru-Gusülle alakalı bilmemiz gereken başka neler vardır ?
1-Gusül sonrası abdest almak gerekmez.
1.Delil : Aişe annemiz, Rasulullah (s.a.v.) gusül sonrası abdest
almazdı.” (Tirmizi-İbn Mace-Nesai)
2-İki gusül hali (cünüplük ve Nifas veya hayız veya Cuma için )
durumunda ikisine birden niyet olduğu takdirde bir gusül yeterlidir,
alimlerin cumhuru bu görüştedir.
3-Kadın cunup olsa, sonra henüz daha yıkanmadan da hayızlı
konuma ulaşsa bu durumda, ilkin cünüplüğe sonra da hayızlığı
gidermeye yıkanmasına gerek yoktur, sadece bir gusül ikisine de
niyet ettiğinde yeterlidir.
4-Kadının arta kalan suyuyla gusledilir.
5-Erkek ve kadın birlikte gusledebilirler.
6-Çıplak olarak yıkanmanın bir sakıncası yoktur, zira Rasulullah
(s.a.v.) Eyyub’un (a..s) çıplak olarak yıkandığını buyurmuştur.
(Buhari-Müslim)


175-Cünüplükle alakalı bilmemiz gereken başka neler vardır ?
1-Cunup bir kimse guslü hemen almadan belli bir zaman
geciktirebilir.
2-Cunup bir kimse abdest aldığı takdirde gusletmeden uyuyabilir.
120
3-Cunup bir kimse mushafdan okuyabilir, kuranı ezberden
söyleyebilir.
4-Cunup ve hayızlı mescidde bulunamaz,

176.Soru-Hayızlı ve cunup olan bir kimse mescide girebilir mi ve
mescidde kalabilir mi ?
Dört imam ve diğer alimler Zahiri mezhebinin aksine cunub, hayızlı,
nefse olan bir kimsenin mescidde kalmasının haram olduğu
görüşündedir. Onlar bu görüşlerini İbn Abbas’a, İbn Mesud’a
dayandırırlar.
55
Delilleri aşağıda verilmiştir.
1.Delil : “ Ey İman Edenler ! Sarhoşken ne söylediğinizi bilinceye
kadar ve birde cunup iken -yolcu olmanız müstesna- gusledinceye
kadar namaza yaklaşmayın.“ (Nisa-43)
Açıklama : Dört iman ve diğerleri buradaki sefer dışında “ namaza
yaklaşmayın” sözünden maksadın, mescide yaklaşmayın olduğunu
söyleyerek cunup nasıl mescide girmesi haram oluyorsa, hayızlının
ve nefsenin de girmesi haramdır demişlerdir !!!

Bu delile cevap :Bu görüşe cevaben bazı alimler demişlerdir ki; “
seleften bazıları da buradaki namaza yaklaşmayından maksadın,
cunup iken namaza yaklaşmayın (sefer hali müstesna) olarak tevil
etmiştir demişlerdir. Sonra cunublunun halini hayızlıya ve nefseye
kıyas edilmesine gelince, buda tartışılır bir meseledir, zira hayızlı
özürlüdür, zatından hayız durumunu kaldırması kendinden
mümkün değildir, ve ancak temizlenme durumu onu namaza
yaklaştırır, ama cunup böyle midir, cunup isterse yıkanır ve namaza
durur, bu kıyas doğru mudur ? bu kıyas tartışılır bir kıyastır !

2.Delil : Cisretu Bintu ducace, Aişe annemizden rivayet eder,
Peygamber buyurur ki “ ben hayızlıya ve cunuba mescidi helal
görmem ” (Ebu Davud-Beyhaki-İbn Mace- Zayıftır bkz : İrva 193)
Açıklama :Hadis açıktır.

55
el-Mecmu 2/ 144, el-Mugni 1/145, Lubab şerhu Kitab 1/42 İmam Şafi ve Ahmed
mescid içinden geçilmesine caiz demişler, kalınmasını caiz görmemişlerdir.
121

Bu delile cevap :Hadis, zayıf olduğundan hüccet olarak kabul
edilmez.

3.Delil : Ummu Atiyye rivayet eder, “ Peygamber (s.a.v.) “ Yeni
yetmeler, örtü altında bulunan kızlar ve adet gören kadınlar hayırda
ve müminlerin dualarında hazır bulunsunlar ancak adet gören
kadınlar namazgahın dışında dursunlar diye emretti. “ (Buhari-
Müslim)
Açıklama : Rasulullah hayızlı kadının bayram namazı kılınan yerden
uzaklaşmasını emretmişse, mescid bu yerden daha faziletlidir, ve
daha da uzak durmaya layıktır demişlerdir.

Bu delile cevap :Buradaki namaz kılınan yerden maksad, (Musalla)
namazdır. Zira peygamber ve ashabı, namazların mescidde değil,
meydanlarda kılmıştır, ve yeryüzünün hepsi mesciddir, peki bazı
mescidlerden bu durumda hayızlıları menetmek doğru olur mu ?
Sonra Müslim’in rivayette ise “ Hayızlılara gelince namazdan uzak
kalsınlar ” ifadesi bulunmaktadır. Yani mescid ifadesi yoktur.

4.Delil : Aişe annemiz, “ Peygamber mescidin civarında başını bana
doğru uzatır ben de saçlarını tarardım ve ben o an hayızlı idim.”
(Buhari-Müslim)
Açıklama : Aişe annemiz hayızlı olduğu için mescidin dışında
saçlarını taramıştır demişler ve hayızlının mescide giremeyeceğine
hükmetmişlerdir.

Bu delile cevap :Burada Aişe annemizin mescid dışında olması
hayızlı olmasından dolayı olduğunu anlamak olabileceği gibi, başka
sebepten dolayı da ( mesela erkelerin mescidde bulunması)
dolayısıyla girmediği de söz konusu olabilir.

Hayızlının, cunubun, nefsenin mescide girebileceğini savunanlar
aşağıdaki delilleri getirmişlerdir.
122
1.Delil : Bir meselede asıl olan bir şeyin haramlığına-mani olduğuna
delille ispat etmektir. Eğer delil açık ve net Rasulullah’dan
bulunmuyorsa bu durumda, asıl mubahlıktır, cevazattır. Hayızlının-
cunubun-nefsenin mescide giremeyeceğine dair açık ve sahih bir delil
yoktur. Müslümanın her yerde namaz kılmasına izin verilmiştir, her
nerede müslüman namaz vakti girirse temiz yer olmak şartı ile
caizdir. O zaman neden mescidlerden müslüman engellenmektedir ?
2.Delil : Rasulullah döneminde müşrikler mescidlere girerler ve
peygamber onları hapseder ve onları dinlerdi. Onlar ki, ayetle (Tevbe-
28) necislerdir. Peki müşrik bir kimse cunub ve şirk içinde bir
necasetle, mescide giriyor da müslüman ( müslüman asla necis
olmaz. Buhari-Müslim) neden girmesin ?
3.Delil : Aişe annemiz rivayet eder “ Velide sevde Arap bir kadındı,
azat edildi, peygambere geldi ve müslüman oldu ve (bu kadının)
mescidde (kaldığı) bir çadırı vardı.” (Buhari)
Açıklama : Kadın mescidde kalması ve onun hayızlı günlerde
mescidden men edilmemesi mümkün müdür ?
4.Delil : Ebu Hureyre rivayet eder, “ Mescidde bir kadın kalırdı, öldü
ve peygamber onu sordu….” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Rasulullah sürekli mescidde kalan bu kadını hayızlı
olduğu günlerde mescidde tutması delildir.
5.Delil : Ehl Suffa mescidde kalırdı, onlar ki erkek sahabilerdi,
onlardan ihtilam olanları olmaz mıydı ? (Buhari-Tirmizi)
6.Delil : İbn Ömer mescidde genç, bekar ve ehli olmadan uyurdu.”
(Buhari-Müslim)
Açıklama : Genç bir sahabinin mescidde ihtilam olmadığını
düşünebilir miyiz ?
7.Delil : Daha önce Aişe annemizin Mekke’ye doğru hac için çıkması
ve adetli olarak arafe gününe ulaşması, peygamber bunun üzerine
tavaf dışında her şeyi yaparsın demesi bu hadis, mescide hayızlının
gireceğine delildir. (Buhari-Müslim)
8.Delil : Ata ibn Yasar der ki “ Peygamberin ashabı mescidde cunub
olarak otururlardı.” (Said ibn Mansur-İsnadı Hasen)

123
Not : Dört mezhep imamının delilleri ve hadisleri delil getirerek
cevaz verenlerin delilleri kuvvetlidir. Bu hususta orta yol (Allahu
Alem) zaruret olmadıkça hayızlı, nefse, cunub olarak mescidde
bulunmamak, kalmamak, gezinmemek, oturmamaktır. Eğer zaruret
mescide girmemi, oturmamı, gerektirirse de sakıncası yoktur.








TEYEMMÜM
177.Soru-Teyemmüm ne demektir, delille açıklayınız ?
Teyemmüm kuranın,m sünnetin, icmanın delilleri ile meşrudur.
Lüğatta : Kasdetmek-yeltenmektir.
1.Delil : “…alıcısı olmayacağınız şeyleri vermeye yeltenmeyin.” (
Bakara-267 )

Istılahta : Suyun olmadığı zamanda abdest ve gusül yerine geçen
toprakla sünnetten gelen delille temizlenmedir.
1.Delil : “ Eğer su bulamazsanız bu durumda temiz toprakla
teyemmüm edin.” ( Maide-7 )
Açıklama : Ayet, teyemmüme meşru bir delildir.

2.Delil : Rasulullah buyuruyor ki “ Yeryüzünün tümü benim ve
ümmetim için mescid ve temiz kılınmıştır. Bu yüzden kim ne zaman
namaza ulaşırsa o yerde namaz kılsın. ” (Buhari-Müslim)
Açıklama :Hadis, teyemmümün sünnet olduğuna delildir.

3.Delil : Umran bin Huseyn rivayet eder, “ Peygamber namaz kıldı ve
bir adamı cemaatle namaz kılmayan bir adam gördü. Peygamber ona
“ Seni cemaatle namazdan alıkoyan nedir “ dedi. Adam “ Bana Ey
124
Allah’ın elçisi cünüplük isabet etmiştir. ” dedi. Peygamber “ sana
toprak yeterdi.” buyurdu. Su getirilince de Peygamber bir kap içinde
su verdi ve “ bununla guslet dedi.” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis, teyemmümün meşruluğuna açık delildir.

178.Soru-Teyemmüm neye bedeldir ?
Teyemmüm, su olmadığı yerde abdest ve gusle bedeldir. Bu görüş,
İmam Nevevi’nin bildirdiği gibi sahabinin-tabiinin ve alimlerin
büyük çoğunluğunun görüşüdür.
1.Delil : Eğer cunub iseniz bu durumda temizlenin.” ve “ Su
bulamazsanız teyemmüm edin.” (Maide-6)
Açıklama . Temizlenin ve teyemmüm edin ifadesi, hem abdest hem
de gusül içindir.

2.Delil : Umran bin Huseyn rivayet eder, “ Peygamber namaz kıldı ve
bir adamı cemaatle namaz kılmayan bir adam gördü. Peygamber ona
“ Seni cemaatle namazdan alıkoyan nedir “ dedi. Adam “ Bana Ey
Allah’ın elçisi cünüplük isabet etmiştir. ” dedi. Peygamber “ sana
toprak yeterdi.” buyurdu. Su getirilince de Peygamber bir kap içinde
su verdi ve “ bununla guslet dedi.” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis, gusülde de teyemmümün meşruluğuna açık
delildir.

3.Delil : Ammar bin Yasir rivayet eder, cunup oldum ve toprağa
belendim. Sonra bu yaptığımı peygambere haber verdim Peygamber
“ ellerini yere vurdu sonra yüzünü ve elerlini dirseklere kadar
meshetti ve böyle yapman yeterliydi.” buyurdu. (Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis, gusül için teyemmüm etmeninde meşru olduğunu
ispat eder.



179.Soru-Ölü bir insan su olmadığı zamanda teyemmüm edilir mi ?
125
Ölü bir insan tıpkı canlı bir insan nasıl teyemmüm edebiliyorsa oda
teyemmüm ettirilir. Bu icma ile sabittir. (İbn Hazm-Mahalla)

180.Soru-Teyemmüm nerelerde meşrudur ?
1-Yolculuk olsun yada olmasın su olmadığı zamanda meşrudur.
2-Suyun kullanılması durumunda zarar getireceği bir zamanda
meşrudur.
1.Delil : “ Eğer cunup iseniz yıkanıp temizleniniz. Şayet hasta ve
yolculukta iseniz yahut içinizden biri ayak yolundan gelirse ya da
kadınlara yaklaşmış da su bulamazsanız o vakit tertemiz toprakla
teyemmüm edin.” (Maide suresi 6)
Açıklama : Ayet su olmadığı zaman ve hasta olurda hastalığınız suyu
kullanmaya mani ise bu durumda teyemmüm edilebilir sözümüze
delildir.

181.Soru Teyemmüm etme konusunda uzun ve itaate taşıyan bir
yolculuk olması durumunda olabilir diye bir şart var mıdır ?
Yolculuk uzun olsun kısa olsun veya yolculuk günaha veya itaate
taşısın fark etmez teyemmüm edilir. Müslüman günaha taşıyan bir
seferde olsa bile ondan teyemmüm etme hakkı düşmez. (Mugni ve
Mahalla)
1.Delil : Aişe annemiz Mekke ve Medine arasında bir yolculuk etmiş,
gerdanlığını kaybetmişti. Bu sefer çok uzun bir seferde değildi, buna
rağmen o seferde teyemmüm ayeti inmişti. (Buhari-Müslim)
2.Delil : Abdullah ibn Ömer ise Medine’nin dışında teyemmüm etmiş
ve sonra da Medine’ye girmişti. Bu durum seferin uzun olmadan da
teyemmüm edilebileceğine delildir.

182.Soru-Bir kimsede su ancak bazı azalarını yıkamaya yeterli
olursa bu durumda ne yapar ?
Bu konuda iki görüş bulunur.
1-Elindeki suyla yıkayabileceği azaları o su ile yıkar yıkamadığı
azaları da teyemmüm eder.
126
Bu görüş, Ahmed bin Hanbel, İbn Hazm ve Şafi’den bir rivayettir.
Delilleri aşağıda verilmiştir.
1.Delil : “ Allah’tan gücünüzün yettiği kadarı ile korkun.” (Tegabun-
16)
Açıklama : Yukarıdaki alimler bu ayeti güç yetirebildikleri şeyi
yapmakla diğerinde de azaları teyemmüm etmekte yeterli
görmüşlerdir.
2.Delil : Rasulullah : “Size bir şeyi emrettiğimde onu gücünüz yettiği
kadarı ile yerine getirin.” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis, açıktır.
2-Teyemmüm eder. Bu görüşü, Ebu Hanife-İmam Malik, Safi’den bir
rivayet ve selef alimlerinin büyük çoğunluğu onaylar. (Mecmua
Fetava-) Bu alimlere göre teyemmüm ve su ile abdest birlikte olamaz
demişlerdir.

183.Soru-Bir kimsede su ancak susuzluğunu gidermede yeterli
oluyorsa ve suyu kullanınca susuzluk korkusu yaşayacaksa bu
durumda teyemmüm edebilir mi ?
İbn Münzir der ki : “ İlim ehlinden tanıdıklarımız, yolcunun susuzluk
korkusu yaşadığında teyemmüm edebileceği hususta icma
etmişlerdir.” İbn Kudame ise : “ Aynı şekilde düşman korkusundan,
yırtıcı hayvan endişesinden, malının ve hayvanın telef olmasından
korkarsa bir kimse bu durumda suyu kullanmaz ve teyemmüm
eder.” demiştir.

184.Soru-Bir kimse suyu kullanma halinde helak olabileceğine
veya hastalığa düşeceğine inanırsa bu durumda teyemmüm
edebilir mi ?
Eğer bir müslüman, suyu kullandığı takdirde helak olacağına veya
hasta olabileceğine inanırsa bu durumda teyemmüm etmesi
meşrudur. Bu görüşü, Ebu Hanife, Şafi, Ahmed, İbn Hazm ve
diğerleri kabul etmiştir.
1.Delil : “ Eğer cunup iseniz yıkanıp temizleniniz. Şayet hasta ve
yolculukta iseniz yahut içinizden biri ayak yolundan gelirse ya da
127
kadınlara yaklaşmış da su bulamazsanız o vakit tertemiz toprakla
teyemmüm edin.” (Maide suresi 6)
Delil Cümlemiz : …………………….Şayet hasta ve yolculukta
iseniz……………….
Açıklama : Ayet, hasta olanların da bu durumda teyemmüm
edeceklerine delildir. Bu ayet hakkında Mücahid : “ Cunup Hastanın
helak olmasından dolayı teyemmüm etmesi bir ruhsattır. Bu da
yolculukta su bulamayan müslümanın teyemmüm etmesi gibidir.
Ahmed bin Hanbel ve İmam Şafi’den gelen delile göre, helak olma
korkusu olunca teyemmüm edilmesi meşrudur.

185.Soru-Hasta suyu kullandığında hastalığının artacağına ve daha
da kötü olacağına inanırsa teyemmüm edebilir mi ?
Cumhur ( Ebu Hanife-Malik-Şafi-İbn Hazm) bu durumda teyemmüm
edileceğini söylemiştir. Allah dinde kolaylık dilemiş, zorluklar
dilememiştir.
1.Delil : “ Allah sizlere kolaylıklar diler zorluklar dilemez.” ( Bakara-
185)
Açıklama : Ayet, kolaylıklar dilediğine delildir.

2.Delil : “ Eğer cunup iseniz yıkanıp temizleniniz. Şayet hasta ve
yolculukta iseniz yahut içinizden biri ayak yolundan gelirse ya da
kadınlara yaklaşmış da su bulamazsanız o vakit tertemiz toprakla
teyemmüm edin.” (Maide suresi 6)
Delil Cümlemiz : …………………….Şayet hasta ve yolculukta
iseniz……………….
Açıklama : Ayet, hasta olanların da bu durumda teyemmüm
edeceklerine delildir. Bu ayet hakkında Mücahid : “ Cunup Hastanın
helak olmasından dolayı teyemmüm etmesi bir ruhsattır. Bu da
yolculukta su bulamayan müslümanın teyemmüm etmesi gibidir.
Ahmed bin Hanbel ve İmam Şafi’den gelen delile göre, helak olma
korkusu olunca teyemmüm edilmesi meşrudur.

128
186.Soru-Bir kimsenin bedeninde yara olsa bu durumda
cünüplükten kurtulmak için teyemmüm edebilir mi ?
Ebu Hanife ve İmam Malik’in tercih ettiği görüş; eğer yara vücudu
kaplayan veya yarısından fazla ise teyemmüm eder, aksi halde ise
yaralı yeri bırakır, diğer yerleri yıkar.
İmam Şafi, Ahmed bin Hanbel, İmam İbn Teymiyye ; bedendeki
sağlam yerleri yıkar diğer yerleri de teyemmüm ettirir. Sahih olan ise,
1. görüştür. Zira bu konuda açık sahih bir hadis delil
bulunmamaktadır.

187.Soru-Bir kimse suyun soğukluğundan dolayı cünüplükten
kurtulmak için helak olma-hasta olma endişesine kapılırsa bu
durumda teyemmüm edebilir mi ?
Cumhur, bu kimsenin teyemmüm edebileceğini söylemiştir. Zira bu
insan hasta insan hükmündedir.
1.Delil : “ Nefislerinizi öldürmeyin, şüphesiz ki Allah size rahimdir.”
(Nisa-29)
Açıklama : Ayet açıktır.
2.Delil : Amr bin As rivayet eder, selaasil gazvesine gönderilince
diyor ki “ Şiddetli soğuk bir gecede ihtilam oldum. Yıkanmaktan
korktum ve teyemmüm ettim ve sabah namazını ashabımla kıldım.
Rasulullah’ın yanına gelince olanları anlattım. Peygamber bana “ Ey
Amr ! sen ashabınla cunup iken mi namaz kıldın ? buyurdu. Amr bu
söz üzerine peygambere : “ Nefislerinizi öldürmeyin, şüphesiz ki
Allah size rahimdir.” (Nisa-29) ayetini okudu ve dedi ki ben böylece
teyemmüm ettim ve namazı kıldım. Bunun üzerine Rasulullah güldü,
ve bir şey demedi.” (Ebu Davud-Ahmed-Darekutni-Hakim-Beyhaki
zayıftır, fakat Albani sahih demiştir.)
Açıklama : Hadiste, cunup olanın soğuktan korkulunca teyemmüm
etmeye meşru bir delili olduğuna açık bir delil vardır.

188.Soru-Bir kimse suyu kullansa vakit çıkacak olsa bu durumda
teyemmüm eder mi ?
129
1.Görüş : Vakit çıkacak olsa da teyemmüm etmesi caiz olmaz. ( Şafi-
Hanbeli-Ebu Yusuf)
1.Delil : “ Eğer su bulamazsanız teyemmüm ediniz.” (Maide-6)
Açıklama : Bu alimler derler ki; “ Allah su bulunmadığı takdirde
teyemmüm olacağını bildirmiştir.”
2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “ Allah sizden biri abdest almadıkça
namazını kabul etmez.” buyurmuştur. (Buhari-Müslim)
Açıklama : Bu alimler derler ki; hadis, suyla abdest alınmadıkça
namazın olamayacağını ispat eder.

2.Görüş : Teyemmüm etmesi caizdir (Ebu Hanife-Evzai-Malik-İbn
Hazm-İmam İbn Teymiyye)
1.Delil : Ebu cuheym el-Ensari rivayet eder, Peygamber cemel
kuyusunun önüne geldi. Bir adam onu gördü ve selam verdi.
Peygamber duvara yüzünü ve ellerini meshedinceye kadar selamını
almadı. (Buhari-Müslim)
Açıklama : Bu alimler derler ki; “ kuyu önünde olmasına rağmen
vaktin çıkması korkusundan dolayı peygamber teyemmüm etti.

2.Delil : Abdulber der ki “ Her su bulamayan ve vaktin çıkmasından
korkan bir müslüman teyemmüm eder” (el-İstizkar-3/171)

3.Delil : Şeyhülislam İbn Teymiyye der ki “ Alimlerin sözleri arasında
en sahih olan vaktin çıkma korkusu olunca bu durumda teyemmüm
edilmesidir. Teyemmümle namaz kılmak namazın vaktini
kaçırmaktan efdaldır. Yine aynı şekilde eğer cemaatle namazı kılmak
ancak teyemmümle mümkünse yine teyemmüm edilir.

189.Soru-Bir kimse uykudan uyansa ve vakit çıkmak üzere olsa
teyemmüm eder mi ?
Bu konuda, 2 görüş vardır.
1.Görüş : Teyemmüm eder ve namaz kılar. ( malik-Evzai-Sevri-İbn
Hazm)
130
2.Görüş : yıkanır, namaz kılar velev ki vakit çıksa da..Cumhurun
görüşüdür.(Hanife, şafi, Ahmed, malik, ibn Teymiyye)

İbn Teymiyye : Eğer güneş doğmadan önce uyanmış (ve vaktin
çıkması da yakın ise) bu durumda vakit çıkmadan teyemmüm eder
ve namaz kılar, eğer vakit çıkmaya daha zaman varsa bu durumda da
gusleder, namazını kılar.

190.Soru-Teyemmüm hangi şeylerle alınmalıdır delille açıklayınız
?
Bu konuda iki görüş bulunmaktadır.
1.Görüş : Yerin üstünde olup toprakla bağlantılı olan çakıl taşı, dağ,
kum, toz, toprak gibi. Bu görüş, Ebu Hanife, Ebu Yusuf, Malik, İbn
Hazm ve İbn Teymiyye’nin tercih ettiği görüştür.
56
Tercih edilen bu
görüştür.
1.Delil :Allah : “……kaypak (ve dümdüz) bir toprak haline geliverir.”
(Kehf 40)
2.Delil : Allah : “ Biz onun üstünde olan şeyleri elbette kupkuru bir
toprak yaparız.” ( Kehf 8)
Açıklama : Yukarıda ki Alimler bu ayetlerdeki kaypak, dümdüz,
kupkuru tabirlerini teyemmümde meşru olacağına delil alırlar.
3.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “ Yeryüzü bana mescid ve (ayrıca) temiz
kılındı……” (Buhari-Müslim)
4.Delil : Ebu cuheym el-Ensari rivayet eder, Peygamber cemel
kuyusunun önüne geldi. Bir adam onu gördü ve selam verdi.
Peygamber duvara yüzünü ve ellerini meshedinceye kadar selamını
almadı. (Buhari-Müslim)
5.Delil : İbn Abbas der ki ; “ En temiz toprak işlenmiş topraktır ve
işlenmiş tarladır.” (İbn Ebi Şeybe-isnadı zayıftır.)
Açıklama : Yukarıda ki Alimler bu hadislerde ki toprak kelimelerini
delil alarak yer üstündeki toprakla ve onunla karışımlı ne varsa
teyemmüm etmeye caizdir derler.


56
el-İstizkar 3/157 Mebsut 1/108 Mecmua Fetava 21/364
131
2.Görüş : Toprak olarak, ancak toz toprakla teyemmüm olur. Bu
görüş, Şafi, Hanbeli, Ebu Sevr, İbn Munzir’in görüşüdür.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “ Yeryüzü bana mescid ve (ayrıca)
toprağı bana temiz kılındı……” (Buhari-Müslim)
2.Delil :Bana benden önce hiçbir peygambere verilmeyen verildi.
Düşmana korku vermekle yardım edildim, bana Yeryüzünün
anahtarları verildi, Ahmed olarak isimlendirildim, bana toprak temiz
kılındı, ümmetim en hayırlı ümmet kılındı. (Buhari-Müslim)

191.Soru-Bir kimse bulunduğu yerde su ve toprağı bulamazsa ne
yapar ?
Bu konuda iki görüş bulunur.
1.Görüş :Alimlerin sahih olan görüşüdür ki, bu kimse vakit girdi mi
namazını kılar (su veya toprağı bulsa da) sonra yeniden tekrar namaz
kılmaz. Bu görüş, Şafi, Ahmed, İbn Hazm, İbn Teymiyye’nin ve bu
alimlere bağlı olan alimlerin görüşüdür.
1.Delil : Allah : “ Allah’tan gücünüz yettiğince korkun.” buyurur. (
Tegabun-16)
2.Delil : Allah : “ Allah bir kula ancak gücünün yettiğini yükler.”
buyurur. ( Bakara-286)
3.Delil : Rasulullah (s.a.v) “Size bir şeyi emrettiğimde onu gücünüz
yettiğince yerine getirin.” (Buhari-Müslim)
4.Delil : Aişe rivayet eder, “ Rasulullah (s.a.v.) Useyd bin Hudeyr’i
kaybolan gerdanlığı bulması için göndermiş, Useyd’in orada
beraberinde olanlar su bulamayınca abdestsiz namaz kılmışlar, bunu
da Rasulullah döndüklerinde haber verince, Peygamber onları
doğrulamış, onlara yeniden su bulunca da namazı tekrar edin
dememiş, bu olay ardından da teyemmüm ayeti inmişti.” (Buhari-
Müslim)
Açıklama : Yukarıda ki Alimler bu ayet ve hadislerde ki deliller
hakkında, su ve toprak olmadığı durumda kişi gücünün yetmediği
bir şeyle muhatab olmuştur, bu sebeple abdestsiz ve teyemmümsüz
namaz kılar demişlerdir.

132
2.Görüş : Vakit çıkacak olsa bile böyle bir kimse su ve toprak
buluncaya kadar namaz kılamaz.
57
Bu görüş, Ebu Hanife’nin, Ashabu
Ray, Malik, Evzai’nin görüşüdür. Bu görüş zayıftır.

192.Soru-Teyemmüm su ile abdest almak gibi her hükmü ve
devamlılığı taşır mı ?
Teyemmüm, tıpkı su ile alınan abdest gibi her hükmü taşır. Yani su
ile alınan abdestle ne yapılırsa teyemmümle de yapılır, onunla kuran
okunur, devamlılığı abdest bozuluncaya kadar devam eder. Bu görüş
İmam Malik’in dışındaki cumhurun görüşüdür.
58

İmam İbn Teymiyye der ki “ Bu görüş, en doğru görüştür. Zira Kuran
ve sünnet teyemmümü (suyla alınan abdest gibi ibadet için)
temizleyici olarak almıştır. Allah ayetinde “ su bulamazsanız o halde
tertemiz toprakla teyemmüm edin…..” buyurmaktadır. Kim toprak
temizleyici değil derse kuran ve sünnete muhalefet etmiş olur.
teyemmüm abdestsizliği giderir, sahibini temizler.
59


193.Soru-Bir kimse teyemmüm aldığında belli başlı hangi
ibadetleri yapabilir ?
1-Namaz kılabilir, 2-kuran okuyabilir, 3-Tavaf edebilir, 4-kurana el
sürebilir ve diğer tüm ibadetleri yapabilir. Bu ibadetleri ve diğerlerini
yapması caizdir.

194.Soru-Bir kimse cunup olsa ve niyeti de (cünüplükten
kurtulmak için) teyemmüm etmek olsa, bu durumda aldığı
teyemmüm abdest yerinede geçer mi ?
1.Görüş : Nasıl su ile alınan gusül abdest yerinede geçiyorsa, sahih
olanda teyemmümde abdest yerine geçer. Yani (cünüplük için
alınan) teyemmüm abdest hükmüne de geçer. Bu görüş, Ebu
Hanife’nin, Şafi’nin görüşüdür. (el-Mugni-1/166) Rasulullah’ın
gusülden sonra abdest almadan namaz kıldığı daha önce işlenmişti.

57
el-Evsat 2/45 el-İstizkar 3/150 el-Mahalla 2/139
58
el-Mecmua 2/255 el-Mugni 1/158 Mecmua Fetava 12/436 el-Mebsut 1/117
59
Mecmua Fetava 21/436
133

2.Görüş : Cünüplükten temizlenmek için alınan teyemmüm abdesti
veya abdest için alınan teyemmümde cünüplüğü gidermiş olmaz. Bu
görüş, İmam Malik, Ebu Sevr,Hanbeli, İbn Hazm’ındır.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) “ Ameller ancak niyetlere göredir.”
(Buhari-Müslim)
Açıklama : Bu alimlere göre, niyet neye ait ise o ameli ancak yerine
getirebilir.

Not : Bu iki görüş arasındaki orta yol (Allah en doğrusunu bilir) hem
cünüplüğe hem de abdestsizliği gidermeye niyetlenirsek caiz olandır.





195.Soru-Sahih sünnetten delillerle teyemmüm nasıl alınır ?
1.Görüş : Sahih sünnetten delile göre, elin avuçları bir kez vurulur ve
sonra ilkin yüz sonra da iki el bileklere kadar meshedilir. Bu görüş,
Ahmed bin Hanbel, İbn Hazm, İbn Teymiyye ve seleften bir çok
ulema tarafından doğrulanmıştır. Tercih edilen budur.
1.Delil : Ammar bin Yasir rivayet eder, Peygamber ona “ şöyle
yapman yeterliydi deyip iki avucunu yere vurdu sonra avuçlarını
üfledi, ardından onlarla yüzünü ve iki elini (beleğine kadar)
meshetti.” (Buhari-Müslim-Tirmizi-Nesai)

2.Görüş : Ebu Hanife, Malik, Ebu Sevr, Ebu Leys, Hasan el-Basri,
Şube ve Şafi’ye göre ise iki kere avuçlar yere vurulur, dirseklerde
dahil mesh edilir. Fakat delilleri zayıftır.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) “ Teyemmüm iki kez vurmayladır. Birinci
vuruş yüze, ikinci vuruş dirseklerle beraber meshetmek içindir.”
(Hakim-Beyhaki, Zayıftır.)
2.Delil : İbn Ömer rivayet eder, Rasulullah hacet anında bir adamın
selamını avuçlarını yere vurup yüzünü ve sonrada bir daha
134
avuçlarını vurup dirseklerini meshettikten sonra aldı.” (Ebu Davud-
Beyhaki-Zayıftır, Ahmed bin Hanbel bu hadis inkar etmiştir.)
Açıklama : Bu alimlerin 3 tane daha hadisleri bulunmaktadır, hepsi
de zayıftır, Rasulullah’a merfu dayanan hadisleri bulunmamaktadır.

196.Soru-Teyemmümü bozan durumlar nelerdir ?
Abdesti bozan her durum teyemmümü de bozar. Bu konuda ise
ihtilaf yoktur. (Mahalla 2/122)

197.Soru-Bir kimse vakit henüz varken almış olduğu teyemmümle
namaz kılmak isterken, suyu bulsa bu durumda ne yapar ?
Bu durumda vakit çıkmamış, su bulunmuş olur ki su ile abdest alır ve
namaz kılar, teyemmümü geçerli olmaz. İbn Abdulber der ki “ Bu
hususta görüş budur. Alimler bunda icma etmiştir.” (el-İstizkar 2
/122)

198.Soru-Bir kimse su bulamayıp teyemmüm etse ve namaza dursa
ve namaz kılarken suyu görse bu durumda ne yapar, namazı terk
mi etmelidir ?
Bu konuda iki görüş bulunur.
1.Görüş : Namazı terk eder, suyla abdest alır ve namaza yeniden
başlar. Bu görüş, Ebu Hanife, Ahmed bin Hanbel, İbn Hazm, Ebu
Sevr’in görüşüdür. Tercih edilen bu görüştür.
1.Delil : ( Müslüman ) on sene su bulmazsa, temiz toprak, onun için
abdest suyudur, ne zaman suyu bulursa da onunla da bedenini
mesheder (gusleder.) ” (Tirmizi-Ebu Davud-Nesai zayıf denilmiş,
hasenliğinde ihtilaf edilmiştir.)
Açıklama : Bu alimlere göre su bulununca gusül gerektiriyorsa,
teyemmüm de bozulur olarak anlaşılmaktadır. Zira hadis açıktır.

2.Görüş : Namaza devam eder ve namazı terk etmez. Bu görüş,
Malik, Şafi, Ebu Sevr, Davud, İbn Munzir’in görüşüdür.
1.Delil : Allah : “ Ey iman edenler Allah’a itaat edin, Peygambere
itaat edin, amellerinizi boşa çıkarmayın.” (Muhammed-33)
135
Açıklama : Bu alimler, Yani namaza başlamış iseniz namaz amelinizi
boşa çıkarmayın, namazı terk etmeyin olarak anlamışlardır.

199.Soru-Bir kimse teyemmüm edip, namazı kılıp bitirse sonra da
suyu bulsa bu kimse namazı iade eder mi ?
Alimlerin cumhuruna göre bu kimse iade etmez. Bu görüş, Malik,
Sevri,Evzai, Mezeni, Tahavi, Ahmed, İbn Hazm’ın görüşüdür. İmam
Ebu Hanife ve İmam şafi ise iade eder görüşündedir.


HAYIZ VE NİFAS BÖLÜMÜ

200.Soru-Kadından kaç çeşit kan gelir ?
Kadından üç çeşit kan gelir.
1-Hayız kanı.
2-Nifas kanı.
3-İstihaza kanı.

201.Soru-Hayız kanı nasıldır, tarif ediniz ?
Hayız kanı; koyu-kalın siyah olup, kokusu hoş olmayan bir kandır.
Bu kan kadından belli zamanlarda belli mekandan gelir. Allah bu
kanı adem kızlarına ilk yaratıldıkları günden itibaren yazmıştır.
1.Delil : Aişe annemiz rivayet eder, fatıma bint Ebi Hubeyş İstihaza
hastalık kanı görüyordu. Bunun üzerine Rasulullah ona “ hayız kanı
tanınan siyah bir kandır. Eğer gördüğün kan böyleyse, namaz kılma,
öteki kan ise, abdestini al, ve namazını kıl.” ( Ebu Davud-Nesai-İbn
Hibban-Hakim sahih demiştir ama zayıflığı üzerinde de
durulmaktadır.)
Delil Cümlemiz :………… hayız kanı tanınan siyah bir
kandır………………….
Açıklama : Hadis bize hayız kanının siyah bir kan olduğunu, bu kan
görüldüğünde namaza durulamayacağını ispat eder.

136
2.Delil : Rasulullah hadislerinde, “…..Allah bu hayız kanını adem
kızlarının kaderine yazmıştır….” buyurmuştur. (Buhari-Müslim)
3.Delil : İbn Abbas rivayet eder, “ Hayız kanının başlangıcı
Havva’nın cennetten inmesinden sonradır. “ ( Hakim-İbn Munzir-
sahihtir.)
Açıklama :Hadis bize hayızlık halinin ilk kadın Havva annemizden
beri olduğunu ispat eder.


202.Soru-Hayız kanının müddeti en az ve en fazla kaç gündür ?
Bu konuda açık bir nass yoktur. Allah ve Resulü bu müddet
konusunda bir nass belirtmemişlerdir. Yani şu kadar gün en az hayız
müddeti, şu kadar günde en fazla hayız müddeti diye bir hadis
bulunmamaktadır. Hayız müddeti konusunda kadından gelen kan ne
zaman başlarsa o zaman başlar ne zaman kesilirse de o zaman biter.
(Ebu Malik/her zaman ki eser-1/206)
Şeyhul İslam İbn Teymiyye der ki “ İmam Şafi ve Ahmed bin Hanbel
en fazla hayız müddeti 15 gün, en az müddet ise 1 gün derken, İmam
Malik ise bir müddet olmadığını söylemişlerdir. Bu alimler
demişlerdir ki, Hayız müddetinin en az ve en fazla müddeti hakkında
ne Rasulullah’dan ne ashabdan bir rivayet bulunmamaktadır, bu
konuda itibar edilen kadının genel adetidir. ( Cami Ahkamun Nisa-
Useymin-1/179)

203.Soru-Kadın hayız kanının kesilmeye yakın olduğunu nasıl
anlar ?
Kadından hayız günü siyah-kalın-sert bir kan gözükür ilk gelmesinde
bu hayız başlangıcını belirtir, bu durumda kadın artık hayızlı
konumdadır. Hayız kanının kesilmiş olduğuna delil ise, kadındaki
hayız kanı kesilir, bulanık bir sıvı gözükür ki sarı bir sıvı renk belirir,
bu durum hayız müddetinin bitmeye yakın olduğunu açıklar.

204.Soru-Kadın bu sarı renkli sıvıyı görünce ne yapmalıdır ?
Kadın bu durumda iki yola başvurmalıdır.
137
1-Kadın fercine bir kumaş bez-pamuk koyarak bu sarı renkli sıvının
kesilip kesilmediğini anlamaya çalışır, eğer sarı renkli sıvı gelmiyor
kesilmişse bu durum onun hayız müddetinin kesildiğini ispat eder.
2-Kadın bu kumaş üzerinde beyaz renkli bir sıvı görürse bu durum
hayız kanının kesildiğini belirler.
1.Delil :Rasulullah (s.a.v.) döneminde müslüman kadınlar Aişe
annemize (hayızlı oldukları günlerde ) sarı renkli kumaş bezlerini
göndererek bu durumda yıkanarak namaza durma hakları olu
olmadığı sorarlar, Aişe annemizde beyaz renkli suyu görmeden acele
etmeyin diye emrederdi.
(İmam Malik-Buhari(muallak olarak ) Abdurrezzak- Darimi- Beyhaki-
hasen liğayrihi.)
Açıklama : Aişe annemizin bu tutumu beyaz renkli suyu görmenin
gerekliliğini, bu beyaz suyunda hayızın bittiğine açık bir delil
olduğunu ispat eder.

205.Soru-Kadın bu beyaz suyu görürse ne yapar ?
Kadın bu durumda, hayız müddetinin bittiğini bilir, yıkanır,
namazlarını kılmaya-oruçlarını tutmaya- başlar ve eşine
yakınlaşabilir.

206.Soru-Kadın temizlendikten sonra bu su hala gelse bu durum
neyi ispat eder ?
Bu durum onun hayızlı olduğuna değil, temizlendiğine işaret eder.
Bu yüzden kadın bu beyaz renkli suyu görünce hayızlı konuma
geçtiğini düşünmemelidir. Zira sahabi kadınları bu durumu tahir hal
olarak görürlerdi.
1.Delil : Ummu Atiyye der ki “ (taharetlendikten sonra) beyaz rengi
ve bulanık su rengini hayızdan saymazdık.” ( Buhari-Ebu Davud-
Nesai-İbn Mace)
Açıklama : Ummu Atiyye annemizin bu tutumu beyaz renkli suyun
hayızın bittiğine açık bir delil olduğunu ve kadının gusül edip
yıkanmasından sonra bu suyun sakıncası olmadığını ispat eder.

138
207.Soru-Kadın hayız müddetini bitirip, fercinde kuraklık bulur ve
yıkanmak için su bulamazsa bu durumda ne yapar ?
Bu durumda teyemmüm eder, temizlenir, zevcesi onunla cima
edebilir. Bu görüş birçok alimlerin görüşüdür.
60


208.Soru-Kadın her zaman ki olması gereken müddetin üzerinde (
mesela kadın her ay 6 gün gördüğü müddeti 7 veya 8 veya 10 gün
görmeye başlasa ) ne yapar ?
Bu durumda kadın şunu yapmalıdır.
1-Bu gelen kanın hayız kanı olup olmadığını incelemeli, ( kan sert-
koyu-siyah ve pis bir koku taşıyorsa ) bu durum hayız müddetinin
devam ettiğini, namaz kılamayacağını-oruç tutamayacağını-cima
edemeyeceğini belirler, zira Rasulullah’dan müddet belirleyen bir
hadis bulunmamaktadır.(daha önce işlendi.) Yok eğer bu kan çeşidi
değilse beyaz renkli ise yıkanır ve namaza başlar.
2- Bu gelen kanın hayız kanı olup olmadığını incelemeye rağmen
anlayamazsa, bu durumda aynı şekilde, hayız müddetinin devam
ettiğini, namaz kılamayacağını-oruç tutamayacağını-cima
edemeyeceğini bilir. ( Fetava el-merati Useymin- Cami Ahkamun
Nisa-Useymin-1/215)

209.Soru-Kadın hayızlı olduğu günlerde kendinden gelen kan
2.günde kesilip sonra devam etse, daha sonra 4. gün kesilip devam
etse bu durumda ne yapar ?
Bu durumda kadın, kanın kesilip sonra devam etmesine itibar etmez,
ta ki beyaz suyu görüp, ferci kuruyuncaya, tahir olduğuna kanaat
getirinceye kadar bekler, bunları görünce de yıkanır, temizlenir,
ibadetlerini yapar, eşiyle cima edebilir. ( Fetava el-merati Useymin-
Cami Ahkamun Nisa-Useymin-1/215)

210.Soru-Hamile kadın hayız kanı görür mi ?

60
Mecmua Fetava 1/625 -Mahalla 2/171 -Müslim Şerhi 1/593 -Cami Ahkamun Nisa-Useymin-1/208

139
Hamile kadın genel ilke olarak, alimlerin çoğuna göre hayız kanı
görmez, eğer hamile kadın siyah renkli-kalın bu kanı görürse de bu
durumda namaz kılmaz-cima edemez ta ki temizleninceye kadar.
Eğer kan hayız kanı değilse de bu durumda namaz kılar ve diğer
ibadetleri eder.

211.Soru-Diyelim ki kadın ikindi namazına çok yakın bir anda
hayız durumuna düşse, ( hayız kanı geldi veya gelmedi şüphesi
içinde olduğundan namaza durmayıp ) öğle namazını da
kılmamışsa bu durumda ne yapar ?
1.Görüş : Cumhura göre, hayız kanı geldiği o andan bir önceki
namazı olan öğleyi temizlendikten sonra kaza eder. zira bu namazı
kılmadı ve bunu kaza etmesi gerekir, çünkü o vakit daha temizdi, bir
rekat kılacak kadar zamanı vardı demişlerdir.
2.Görüş : Bu namazı kaza etmez, zira İbn Teymiyye der ki “
Rasulullah’ın döneminde kadınlar her vakit hayızlı konuma
düşerlerdi ve peygamber asla onlara temizlendikten sonra bir önceki
vakti kaza etmelerini emretmezdi. Bu görüş, Ebu Hanife ve İmam
Malik’inde görüşüdür, bu durumda kaza gerekmez demişlerdir,
sahih olanda budur(Allah en doğrusunu bilir.)

212.Soru- Diyelim ki kadın ikindi namazının vaktine yakın hayız
durumundan temizlense ( öğle namazını da zaten kılmamıştır zira
hayızlı idi, fakat gusledip yıkanınca da ikindi vakti girmiş olsa ) bu
durumda öğleyi kaza eder mi ?
Bu kadın gusledip yıkandıktan sonra öğle ve ikindi namazını kılar,
zira bu iki namazında vakti müşterektir, bu ise özür halidir. Özür
halinde ikinci vaktin namazı diğer birinci namazında vaktidir. Bu
yüzden gündüzün sonunda hayızlıktan temizlenen kadın o günün
öğle ve ikindi namazını kılar, gecenin sonunda (fecr doğmadan önce)
temizlenince de o gecenin akşam ve yatsı namazlarını eda eder.
Çünkü vakit bu iki namazlar için ortaktır. Kadın eğer günün sonunda
temizlenirse onun için öğlenin vakti hala devam ediyor demektir. Bu
durumda önce öğleyi kılacak sonra da ikindiyi kılacaktır. Kadın eğer
140
gecenin sonunda temizlenirse onun için akşamın vakti hala devam
ediyor demektir. Bu durumda önce akşamı kılacak sonra da yatsıyı
kılacaktır. İbn Teymiyye der ki “ Eğer kadın güneş batmadan önce
(günün sonunda) temizlenirse, o günün öğle ve ikindi namazlarını
kaza eder. Eğer fecr doğmazdan önce ( gecenin sonunda)
temizlenirse, (zaten sabah namazını kılacaktır çünkü temizlenmiştir.)
akşam ve yatsıyı da kaza eder. Bu görüş Abdurrahman bin Af’dan-
Ebu Hureyre’den-İbn Abbas’dan nakledilir.” Cumhur, yani İmam
Malik-Şafi-Ahmed bu görüştedir.(Mecmua Fetva-22/434)

213.Soru-Hayızlı kadın oruç tutar mı ?
Hayızlı kadın oruç tutmaz. Ramazandaki Tutmadığı oruçlarını ise
kaza eder. Bu konuda icma bulunur.
1.Delil : Aişe annemiz rivayet eder “ Bize hayız isabet ederdi,
oruçlarımızın kazasını tutmakla emir olunur, kılamadığımız
namazlarımızı da kaza etmekle emrolunmazdık ” ( Müslim-Ebu
Davud )
Açıklama : Aişe annemiz, oruçları kaza etmenin gerekliliğini beyan
eder.

214.Soru-Bir kadın fecr öncesi hayızdan temizlense ve henüz
yıkanmadan oruç tutabilir mi ?
Bu kadın henüz yıkanmadan oruç tutabilir, bunun sakıncası yoktur,
bu cumhurun görüşüdür. Zira yıkanmadan oruca niyet edebilir.

215.Soru-Bir kadın güneş doğduktan sonra hayızlık durumundan
temizlense gündüzün diğer vaktini oruçlu geçirir mi ?
Bu kadın kalan gündüzü oruçlu geçiremez. Zira zaten gündüzü
oruçsuz geçirmiştir, bu kadın orucunu başka bir gün kaza eder. İbn
Cureyc bir gün Ata’ya sordum der, “ kadın hayızlı olsa sonra gündüz
içinde temizlense bu durumda kalan günü oruçlu mu geçiriri, Ata
dedi ki “ hayır o gün oruçlu geçirmez, başka gün kaza eder …”
(Abdurrezzak-isnadı sahihtir.)

141
216.Soru-Hayızlı Kadınla cima caiz midir ?
Kuran ve hadisten gelen delille hayızlı kadınla cima etmek caiz
değildir. Kim caiz olduğuna inanarak ve cima etmenin ne sakıncası
var kardeşim diye söylese bu durumda mürted olur, kafir olur,
dinden çıkar. Eğer helal olduğuna inanmadan unutarak, bilmeyerek,
cima ederse günah işlenmiş olur, bu adama kefaret yoktur. Yok eğer,
bile bile cima ederse bu durumda büyük günah işlemiştir, tevbe
etmesi vaciptir. Buna da kefaret yoktur. Bu konudaki şu hadis,
zayıftır . İbn Abbas rivayet eder, hayızlı kadınına yaklaşan hakkında
peygamber buyurur ki, “ 1 veya yarım dinar tasadduk eder.” (Ebu
Davud-Nesai-İbn Mace-zayıftır.)
1.Delil : Allah buyurur ki ; “…..hayızlı kadından uzak durun (cima
için)…….” (Bakara-222)
Açıklama : Ayet açıktır.

2.Delil : Nikah dışında ( cima dışında ) her şeyi yapın.” (Müslim-Ebu
Davud-Nesai-Tirmizi-İbn Mace)
Açıklama : Hadis, açıktır.

3.Delil : İbn Teymiyye der ki “ hayızlı kadınla cima etmek nasıl
haramsa Nefse kadınla da cima haramdır. “ ( Fetva 21 / 624)

217.Soru-Kadından hayız kanı kesilince ne yapar ?
Kadın bu durumda gusletmesi gerekir. Kadın hayızlık halinden
kurtulunca aşağıda geldiği gibi yıkanır. Kalpten namaz ve tüm
ibadetleri eda etmek amacıyla cunubluktan temizlenmek için gusle
niyet eder (veya kalpte hazır tutar), bismillah der ve bütün vücuduna
su döker, saçları örük ise açılması gerekmez, sidr kokulu bir bezle de
temizlenmesi gereken azalarını temizler.
1.Delil : Aişe rivayet eder, Esma peygambere hayız yıkanması
hakkında sordu. Peygamber, “ Sizlerden biriniz suyunu ve kokulu
sidresini ( bir başka rivayette misklendirilmiş bir parça alır) alır,
temizlenir. Temizlenmesini de güzel yapar. Sonra başı üzerine su
döker ve başını şiddetli bir sürtme ile ovar ki, yıkama başının saç
142
köklerine kadar ulaşsın. Sonra kendi üzerine su döker, sonra
misklendirilmiş bir parça alır ve onunla temizlenir ” buyurdu.
(Müslim)
Delil Cümlemiz : ……….başını şiddetli bir sürtme ile ovar ki, yıkama
başının saç köklerine kadar ulaşsın………
Açıklama : Hadis kadının gusülde nasıl temizleneceğini ispat
etmektedir.

218.Soru Kadın hayızlığı bitince ibadet eder diyoruz buna
sünnetten deliliniz nedir ?
1.Delil : Rasulullah (s..a.v.) “ Ay halin başladı mı namazı bırak,
bittimi guslet ve namaz kılmaya başla.” (Buhari-Müslim-Ebu Davud-
Nesai-Tirmizi)
Açıklama : Hadis, hayız müddeti bitince yıkandıktan sonra namaz
kılmaya delildir.

2.Delil :Rasulullah (s..a.v.)“ Kadın hayız olduğu zaman namaz
kılmıyor ve oruç tutmuyor değil mi? ”
(Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis, kadın eğer hayızlı olduğunda namaz kılmıyor
değil mi sözünden hayzı bitince de namaz kılar anlamı çok açıktır.

219.Soru-Kadın hayızlı olduğu müddet içinde kılmadığı
namazlarını sonradan kaza eder mi ?
Hayızlı bir kadın hayızlı olduğu günlerde ki namazlarını kaza etmez,
ama tutamadığı ramazan oruçlarını kaza eder.
1.Delil : Aişe annemiz rivayet eder “ Bize hayız isabet ederdi,
oruçlarımızın kazasını tutmakla emir olunur, kılamadığımız
namazlarımızı da kaza etmekle emrolunmazdık ” ( Müslim-Ebu
Davud )
Açıklama : Aişe annemiz, namazları kaza etmenin gerekmediğini ve
oruçların kaza edilmesi gerektiğini beyan eder.

220.Soru-Hayızlının sakınması gereken durumlar nelerdir ?
143
1-Hayızlı kesinlikle cima edemez.
1.Delil : Allah buyurur ki ; “…..hayızlı kadından uzak durun (cima
için)…….” (Bakara-222)
Açıklama : Ayet açıktır.

2.Delil : Nikah dışında ( cima dışında ) her şeyi yapın.” (Müslim-Ebu
Davud-Nesai-Tirmizi-İbn Mace)
Açıklama : Hadis, açıktır.

2-Hayızlı namazlarını kılmaz, oruçlarını tutamaz.
1.Delil : Aişe annemiz rivayet eder “ Bize hayız isabet ederdi,
oruçlarımızın kazasını tutmakla emir olunur, kılamadığımız
namazlarımızı da kaza etmekle emrolunmazdık ” ( Müslim-Ebu
Davud )
Açıklama : Aişe annemiz, namazları kaza etmenin gerekmediğini ve
oruçların kaza edilmesi gerektiğini beyan eder.

3-Hayızlı Beytullahı tavaf edemez.
1.Delil : Aişe annemiz anlatır. Serif ( Mekke yakınlarına yakın bir )
mevkiye geldiğimizde hayız oldum. Peygamber bana şöyle dedi. “
Hacıların yaptığı her şeyi yap, Sadece temizleninceye kadar Kabe’yi
tavaf etme.” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis hayızlının beytullahı tavaf edemeyeceğine delildir.

221.Soru-Hayızlı kadın neleri yapabilir ?
1- Eşinin kucağında yatabilir, eşinin saçlarını tarayabilir, eşi onun
yediği yemek tabaktan yiyebilir, ısırdığı kemiğin üzerinden ısıra
bilir, içtiği kabdan içebilir, ağzının değdiği Kab yerinden su
içebilir.
1.Delil : Şureyh İbn Hani Aişe annemize bir kadın eşiyle beraber
hayızlı iken yemek yer mi diye “ sordu. Aişe evet dedi benim
kanamam varken Rasulullah (s.a.v.) beni çağırdı bende onunla
birlikte yerdim. (Sonra) Etli kemiği alır, önce benim başlamam için
yemin ettirir, ben de onu alır bir miktar dişler (sonra da onu
144
Rasulullah’a uzatırdım.) o da ağzını kemikte tam benim ağzımı
koyduğum yere koyarak (yemeye) başlardı. İçecek bir şey istediği
olur, öncelikle benim içmem için yemin ettirir, sonra bende bunun
üzerine kabı alır içer bırakırdım., sonra Rasulullah (s.a.v.) kabın
ağzıma değen yerine ağzını koyarak içerdi. (Müslim-Ebu Davud-
Nesai-Abdurrezzak-Ahmed)
Açıklama : Hadis, peygamberin hayızlı eşinin artığını yediğine ve
içtiğine, hayızlı kadının (Yahudilerin aksine) necis olmadığına açık
delildir.

2.Delil : Aişe annemiz rivayet eder, “ Rasulullah mescidde iken başını
benim hücreme uzatır, ben de saçının bakımını yapardım.” (Buhari-
Müslim)
Açıklama : Hadis, peygamberin başını uzatarak yıkattığına açık
delildir.

3.Delil : Aişe annemiz, “ Peygamber mescidin civarında başını bana
doğru uzatır ben de saçlarını tarardım ve ben o an hayızlı idim.”
(Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis, peygamberin başını uzatarak tarattığına açık
delildir.

4.Delil : Aişe annemiz anlatır. Serif ( Mekke yakınlarına yakın bir )
mevkiye geldiğimizde hayız oldum. Peygamber bana şöyle dedi. “
Hacıların yaptığı her şeyi yap, Sadece temizleninceye kadar Kabe’yi
tavaf etme.” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis, Rasulullah’ın hayızlı eşiyle seferde gezdiğine
delildir.

2-Kuran okuyabilir, Allah’ı zikredebilir.
Hayızlı ve nefse halinde olan kadınların tercih edilen görüşe göre,
kuran okumasında (el sürmeden) bir sakınca yoktur. Bu görüş, Ebu
Hanife, Şafi, Ahmed’in görüşüdür. Bu görüşü İbn Hazm’da
145
desteklemiştir. Zira Rasulullah her halinde Allah’ı zikrederdi. Allah’ı
zikretme kapsamına kuran okumakta girer.
1.Delil : Aişe annemiz rivayet eder, “ Rasulullah (s.a.v) her halinde
Allah’ı zikrederdi.” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis, kuran okumanın da zikre girdiği için hayızlı bir
kadının okuyabileceğine açık delildir.

2.Delil : Aişe annemiz anlatır. Serif ( Mekke yakınlarına yakın bir )
mevkiye geldiğimizde hayız oldum. Peygamber bana şöyle dedi. “
Hacıların yaptığı her şeyi yap, Sadece temizleninceye kadar Kabe’yi
tavaf etme.” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis hayızlının tavaf dışında her şeyi ( kuran okuma,
zikretme, dua etme, istiğfarda bulunma, gezinme, yeme, içme….)
yapabileceğine delildir.

3.Delil : İbn Hazm der ki “ Kuran okumak, secde ayeti duyunca secde
etmek, kurana el sürmek, Allah’ı zikretmek, hayırlı amellerdendir.
Bu ameller mendup olup yapanlar ecir alır. Kim bunların bazı
hallerde olamayacağını söylerse delil getirmesi lazımdır. “ (İbn Hazm
Mahalla 1 / 77-78)

3-Secde ayetini duyunca secde edebilir.
Secde etmesine gelince, bu konuda bu ameli yasaklayan bir delil
bulunmamaktadır. Secde namaz gibi değildir. Buna abdestte
gerekmez. Zira Rasulullah Necm suresini okumuş, kendisi, ashabı,
müşrikler, cinler ve insanlar secdeye kapanmışlardır. Secdeye
kapananların hepsinin abdestli olması, hayızsız olması, cunup
olmamaları mümkün değildir. Bu görüşü, Zuhri, Katade
doğrulamıştır. (Abdurrezzak Musannaf 1 / 321 )

4-Kurana dokunmak.
Bu konuda “ hayızlı kurana dokunamaz ” diye bir açık delil
bulunmamaktadır. Alimlerin büyük çoğunluğu dokunmaz demişte
olsa açık bir nass yoktur.
146

5-Eşiyle bayramlara ve gezmelere gidebilir.
1.Delil : Ummu Atiyye rivayet eder, “ Peygamber (s.a.v.) “ Yeni
yetmeler, örtü altında bulunan kızlar ve adet gören kadınlar hayırda
ve müminlerin dualarında hazır bulunsunlar ancak adet gören
kadınlar namazgahın dışında dursunlar diye emretti. “ (Buhari-
Müslim)
Açıklama : Rasulullah hayızlı kadının bayram namazı kılınan yerlere
ve meydanlara çıkacağına izin verdiğine delildir.

NİFAS BÖLÜMÜ
222.Soru-Nifas nedir ?
Nifas, kadından doğum sonrası gelen kandır.

223.Soru-Nifasın azı ve çoğu kaç gündür delille açıklayınız ?
Hayız kanı hakkında ( nasıl en az müddet sınırlaması yoksa ) Nifas
kanının da en azı şu kadar diye bir sınırlama yoktur. Alimler,
kadından ne zaman Nifas kanı kesilirse o zaman kadın yıkanır ve
ibadet eder demişlerdir. Bu görüşte icma ile sabittir. (Bu icmayı
Tirmizi süneninde beyan eder. 1/429) Nifasın en fazla günü ise 40
gündür. Kadın, 40 günden sonra yıkanır, ibadet etmeye başlar. Bu
alimlerin cumhurunun görüşüdür.
1.Delil :Ummu Seleme rivayet eder, “ Rasulullah döneminde loğusa
olan kadınlar loğusalık ardından 40 gün veya 40 gece beklerlerdi.” (
Ebu Davud- Tirmizi- İbn Mace hasen denmiş, zayıflığı tercih
edilmiştir.)
Açıklama : hadis, 40 gün beklemenin şeri delilini ispat eder.


224.Soru-Loğusalık ( doğum yapan kadındır.) hali hayızlık
halindeki tüm hükümleri içerir mi ?
Alimler, loğusalık halindeki tüm hükümler, hayızlık halindeki
hükümler gibidir konusunda icma etmişlerdir. Hayızlık halinde
147
haram olanlar, nefse halinde de haramdır, mekruhtur, menduptur
denmiştir. (Şevkani, Neylul Evtar- 1/286)
1.Delil : Ummu seleme rivayet eder “ Peygamber ona, loğusalıkta
kılmadığı namazları kaza etmesini emretmedi. (Ebu Davud-Hakim-
sahihtir.)
Açıklama : Loğusa kadın hayızlı kadın gibidir, namazlarını kaza
etmez.

İSTİHAZA BÖLÜMÜ

225.Soru-İstihaza ne demektir ?
Hayız ver nefse kanının dışında kadından hastalık veya rahatsızlıktan
dolayı gelen kırmızı renkli kandır. Bu halde kadın namazı, orucu,
ibadet amelleri terk etmez. Bu ibadetler ona meşrudur, yapabilir bu
ise alimlerin icması ile caizdir.

226.Soru- İstihaza’nın müddeti ne kadardır ?
İstihaza, eğer hayız ve nefselik halinin dışında ( hayız ve nefselik
kanının) hemen ardından gelmedikten sonra gelirse, zaten bunda bir
sakınca yoktur, bu kan İstihaza kanı olduğu bilinir. Sorun bu iki halin
(yani hayız ve nefseliğin) peşi sıra gelirse bu durumda ne olacaktır,
nasıl tanınacaktır. Bu durumda kadın şu 4 hali göz önünde
bulundurmalıdır.

1-Kadın (İstihaza kanını tanımak için) hayız müddetinin ne kadar
olduğunu bilir bu durumda kanın kesilmesini bekler, kan
kesildiğinde yıkanır, ibadete başlar, ardından da kan gelirse bu
durum İstihaza halinin başlangıcı olduğuna kanaat getirir, bu durum
onu namazdan-oruçtan v.s. ibadetlerden alıkoymaz, zira bu hal
hayızlık hali değildir.
1.Delil : Aişe annemiz rivayet eder, Ummu Habibe Peygamber’e
İstihaza kanının durumunu sordu, Rasulullah “ hayızın seni
hapsettiği süre kadar bekle, sonra da yıkan.” buyurdu.
148
Açıklama : İstihazalı kadın hayız müddeti bittimi yıkanır, kendinden
gelecek kan asla onu ibadetten alıkoymaz. Hayız müddetinin bittiğini
bilen bu kadın sonra gelen kanın İstihaza kanı olduğunu bilir.

2-Kadın (İstihaza kanını tanımak için) kanın rengine ve şekline bakar
ve bunu tanıyabilir.
1.Delil : Aişe annemiz rivayet eder, Fatıma Bintu Hubeyş
peygambere gelerek “ ben İstihaza çok gören ve bir türlü
temizlenemeyen kadınım bu durumda namazı terk edeyim mi ? dedi.
Peygamber ona “ hayır, böyle yapma, bu senden gelen damar kanı
olup hayız kanı değildir, eğer hayız kanın gelirse bu durumda
namazı terk et, eğer kesilirse de yıkan ve namaz kıl.” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Rasulullah hayız ve İstihaza kanının peş peşe gelmesi
üzerine sorulan soruya peygamber o kanı bil, eğer hayız kanı ise
namazı terk et, değilse terk etme buyurmaktadır. Kadın bu kanın
hangi kan olduğunu bilir. Yani kanın rengi bu konuda kadına
kolaylık sunar.

3-Eğer kız henüz hayız kanı görmemişse, kendisinden gelen kanı da
tanımakta güçlük çekerse bu durumda, kız gelen bu ilk kanın 6 veya
7 gün gelmesini bekler, bu kanı hayız kanı olarak görür, temizlenince
de kendisinden sonra kan gelirse, İstihaza kanı olduğunu bilir, eğer
peş peşe gelirse rengine bakarak, bunu bir bilene söyler.
1.Delil : Hamne Bintu Cahş anlatır,çok şiddetli İstihaza oluyordum,
ne yapmam gerektiğini öğrenmek için Peygamber’in yanına geldim.
Rasulullah şöyle buyurdu : “ Bu şeytanın bir darbesidir. Kendi altı
veya yedi gün hayızlı kabul et, sonra yıkan, tamamen temizlenince 23
gün veya 24 gün namazını kıl, orucunu tut, bu sana yeterlidir.” (Ebu
Davud-İbn Mace-Tirmizi- Şafi Umm Albani hasen demiştir.)

4- Kadın (İstihaza kanını tanımak için) kanın renginden ne olduğunu
tanıyamaz ve kaç gün hayızlı olduğunu unutursa, bu durumda
yukarıdaki 3. maddeye göre hareket eder. Delili de yukarıdaki
gibidir.
149

227.Soru-Müstehaza’nın (İstihazalı kadın) hükümleri nelerdir ?
1-Müstehaza tahirdir, hayızlı kadına haram olan ona haram değildir.
2-Müstehaza, oruç tutar, namaz kılar, mushafı tutabilir, tilavet secdesi
edebilir, şükür secdesine gidebilir, ve v.b. tüm ibadetleri yapabilir,
icma ile bu kadın tahirdir.
3- Müstehaza, abdestini bozmadığı müddetçe her namaz öncesi
abdest alır diye bir hüküm sabit değildir. Zira bu konuda sahih bir
rivayet olmamasından dolayı böyledir. (gelen hadisler zayıftır.) ( Bkz
: Useymin Cami Ahkamu’n Nisa- 1/ 230) Fakat en faziletli olan ise,
her namaz öncesi abdest alması veya gusletmesidir.
4- Müstehaza, eşiyle cima edebilir, kan ondan gelse bile, bu alimlerin
çoğunluğunun görüşüdür. (Mecmu Fetva 2 / 372, el-Mugni 1 / 339)
5- Müstehaza, Mescidde itikafa girer, bu konuda Aişe annemiz,
Rasulullah’ın zevcelerinden biri mescidde onunla beraber itikafa
girmiş, ondan sarı renkli kan geliyordu ve o namaz kılıyordu
buyurmuştur. (Buhari) İmam Nevevi ise bu konuda icma olduğunu
nakleder.





NAMAZ BÖLÜMÜ
228.Soru-Salat-Namaz nedir tarif ediniz ?
Salat-Namaz Lüğatta :Dua demektir.
1.Delil : “ Onların üzerine salat et.”
Açıklama : Yani onlara dua et demektir.
2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) buyurur ki; “ Sizden biri bir yemeğe davet
edilirse ona icabet etsin, eğer oruçlu ise (davet edene) salat etsin (dua
etsin) “ (Müslim)

150
Salat-Namaz ıstılahta :Malum fiillerle ve sözlerle olan, tekbirle
başlanıp, selamla sona eren hükmü kuran ve sünnetle farz olan
ibadettir.

229.Soru-Namazın dindeki yeri nedir ?
1-Namaz en büyük farz ibadet olup, islam dininin temel
rükünlerinden sayılmaktadır.
1.Delil : İbn Ömer rivayet eder peygamber buyuru ki “ İslam beş
(esas ) üzerine kurulmuştur. Allah’tan başka ilah olmadığına ve
Muhammed’in Allah’ın kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmek,
namazı kılmak, zekatı vermek, orucu tutmak ve haccetmektir.” (
Buhari-Müslim)

2-Hüküm koyan Allah ve Resulü namaz kılmayanı şiddetli bir
şekilde uyarmış, Rasulullah kılmayana kafir ismini vermiştir.
1.Delil : “ Sizi cehenneme sürükleyen nedir, biz namaz kılanlardan
değildik…(Müddessir-42-43)
Açıklama : Namaz kılmamak cehennem düşürmekte olması demek
kişi bu durumda küfrü gerektiren bir sebep olduğunu ispat eder.

2.Delil : Rasulullah buyurur ki; “ Kişiyle şirk-küfür arasında namazın
terki vardır.” (Müslim-Ebu Davud- Nesai)
3.Delil : Rasulullah buyurur ki; “ Bizim ve Kafirlerle aramızdaki ahd
namazdır, kim onu terk ederse kafirdir.” (Tirmizi-Nesai-İbn Mace
sahihtir.)
4-Delil : Abdullah İbn Şakik der ki “ peygamberin ashabı namazı
terk etmeden başka bir şeyi küfür görmezlerdi.” ( Tirmizi- isnadı
sahihtir.)
Açıklama : Hadisler namazı terk edenin kafir olduğunu ispat eder.
Hadis, Namazı terk eden bilerek-kasten-isteyerek terk ederse veya
tembellikten-iş şartlarının ağırlığından-baskılardan-rızık endişesi
taşımaktan dolayı terk eden diye bir açıklama getirmemiştir.
Rasulullah terk eden demiştir. Bu terk etme konusu ihtilaf getirmiştir.

151
3-Namaz dinin direğidir, o olmazsa din kaim olmaz.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) buyurur ki; “ İşin başı islam ve direği
namazdır, zirvesi Allah yolunda cihaddır.” ( Tirmizi-İbn Mace)
Açıklama : Rasulullah işin başının islam ve direğinin de namaz
olduğunu söylemiştir, direk temeldir, temel sağlam olmazsa bina
çürük olur.

4-Kulun ilk hesaba çekileceği amel namazdır.
1.Delil : Kulun ilk hesaba çekileceği amel kıyamet gününde
namazdır. Eğer namazdan kurtulursa kurtulur, ve kazanır, eğer
namazı olmazsa da kaybeder, hüsrana düşer.”
Açıklama : Namaz kulun ilk hesaba çekileceği ameli olduğuna açık
delildir.

5- Namaz Rasulullah’ın gözbebeğidir.
1.Delil : Namaz gözümün nuru serinliği kılınmıştır. ( Ahmed)
Açıklama : Hadis açıktır.

6-Rasulullah’ın ümmetine son vasiyet ettiği amel namazdır.
1.Delil : Namaz birde elinizde tutuğunuz cariyelerden korkun…
Açıklama : Hadis açıktır.

7-İnsanın hayatta asla terk edemeyeceği tek ibadet olup, hastalık
halinde bile farziyeti düşmemektedir.

8-Namaz, diğer ibadetlerden farklı bir ibadettir, şu aşağıdaki gibi…
a-Allah, Resulünü muhatab alarak miraç gecesi onu farz kılmıştır.
b-Kuranda en çok farz ibadet olarak zikri geçen ibadettir.
c-Allah’ın kullarına farz kıldığı ilk ibadettir.
d-bir gece ve gündüz içinde 5 defa eda edilen tek ibadettir.

230.Soru-Namaz kaç çeşittir, tanımlar mısınız ?
Farz ve Tatavvu (nafile) olmak üzere iki çeşittir.
152
1-Farz : Kişinin bilerek kasten terk ettiği takdirde Allah’a isyana
sebebiyet veren namazdır. İki kısımdır.
a-Farzı Ayn : Her akıl baliğ erkek ve kadın hür ve köle üzerine 5 vakit
farz olan namazdır.
b-Farz kifaye : Bazı müslümanların eda etmesi durumundan diğer
eda edemeyenlerin üzerinden düşen namaz ve diğer ibadetlerdir.
Cenaze namazı….

2-Tatavvu(Nafile) : Terk edildiğinde kişiyi Allah’a isyana
götürmeyen ibadetlerdir. Sünnet namazları, vitir gibi…..Tatavvunun
(nafilenin) terki mekruh olup hoş olmayan-müslümanın sünnete
bağlılığına ters düşen bir ameldir.

231.Soru-Namaz kılmama hali kaç türlüdür ?
Namaz kılmama hali iki türlüdür.
1-Namazın farziyetini inkar eden, bilerek farz değildir üzerime
diyerek terk etme halidir.
2-Namazın farziyetini inkar etmeyip, tembellikten-uyuşukluktan-
meşguliyetten dolayı terk etme halidir.

232.Soru-Namaz kılmayanın hükmü nedir ?
1-Namazın farziyetini inkar ederek, bilerek, namaz kılmayanının
hükmü Müslüman alimlerin icması ile kafirdir ve bu insan mürted
olmuştur. Müslümanların emiri bu insanın bu amelini terk etmesini,
namazına başlamasını ister, ve tövbeye davet eder, eğer reddederse
mürted hükmü uygulanarak öldürülür. Buna mürted olmasından
dolayı bütün muameleler uygulanır. Bu hüküm müslümanların
arasında (müslüman topraklarında) namaz kılmayanın hükmüdür.
Eğer müslümanların arasında olmayıp da namaz kılmayan biri ise bu
durumda, namazı kılmadığı için kafir hükmü verilmez, ona namazın
farziyeti bildirilir, ayetle ve hadisle beyyine götürülür, bu durumda
inkar ederse mürted olarak öldürülür. (e-Mecmu, 16/3 )

153
2-Namazını şeri bir özrü olmadan terk eden - kılmayan bir kimse
Allah’a karşı en büyük günahı işlemektedir. Namazı şeri özür
olmadan terk etmek, bir insanı öldürmekten, bir malı çalmaktan, zina
işlemekten, içki içmekten daha büyük bir günahtır. Namazı bu
şekilde terk etmek Allah’ın dünyada ve ahirette gazabını getirir. ( İbn
Kayyım, salat ve hükmü terikihe sf 6 ) Alimler daha sonra bu kişinin
hükmü hakkında iki görüş belirtirler.

a-Bu insan fasık olup, büyük günah işlemiştir, fakat kafir değildir. Bu
alimlerin çoğunun görüşüdür. Es-Sevri-Ebu Hanife-Malik-Şafi ve
(meşhur olan görüşe göre) Ahmed bin Hanbel’dir. (Bkz : Haşiyetu
İbni Abidin 1/235, Fetavai Hindiye 1/50, Haşiyetu Dusuki 1/189,
Muğnil Muhtac 1/327 )

b- Bu insan kafirdir, dinden çıkmıştır ve mürted hükmündedir. Bu
görüş, Said İbn Cubeyr, Şabi, Nehai, Evzai, İbn Mübarek İshak, (ibn
Hazm bu görüşü )Ömer ibn Hattab ve diğer sahabilerinde
paylaştığını belirtir. (Mukaddimat İbn Ruşd 1/64, e-Mugni 1/307,
insaf 1/402, Mecmu Fetava 22/48, Salat ibn Kayyım)

233.Soru-Namaz kılmayan kafirdir ve kafir değildir diyenlerin
delillerini açıklar mısınız ?
Öncelikle namaz kılmayan kafir değildir diyenlerin delillerini vererek
sonrada bu görüşe cevap verenlerin delilerini öğrenerek başlayalım.

Kafir değildir diyenlerin delilleri :
Müslümanlığı sabit delillerle olan bir kimseyi ancak kesik-yakin bir
delille ancak islam dininden çıkarmak gerekir demişler ve şu delilleri
ortaya koymuşlardır.
1-Şeri deliller ortaya koyar ki, Allah şirkin dışındaki tüm günahları
affetmektedir, eğer bu insana kafir dersek bağışlanmamış olacaktır
ki, bu durum ayetle çelişir.
1.Delil : “Hiç şüphe yok ki Allah, kendisine ortak koşulmasını asla
bağışlamaz, bunun dışındaki günahları dilediği kimse için bağışlar.
154
Her kim, Allah’a ortak koşarsa, hiç şüphe yok ki büyük bir günah ile
iftirâ etmiştir.” (Nisâ 48)
Açıklama : Bu görüş mensubu alimler demişlerdir ki; namaz
kılmayanın hakkında verilecek hüküm ancak Allah’ın dilemesi
altındadır.



Kafirdir diyenlerin bu delille cevapları :
Ayet, şirk dışındaki küfür amellerinin af olunacağına delil değildir.
Bu ayet, Kafirlerin mağfiret edileceğine dair delil olamaz, zira kafirler
kuran ve sünnet nassları ışığında af olunmayacaklardır.
Namaz kılmayanın küfre düşmesi bu ayetin kapsamı içindedir. Yani
namaz kılmayan kurtulamaz, o hadisin nass ile müşriktir. Bu ayet,
asla namaz kılmayanın kafirliğini men etmez.

2-Kim La İlahe İllallah derse cennete girer, cennete girerken de
namaz şartı getirilmemiştir.
1.Delil :Allah’ın kullarından kim La İlahe İllallah ve Muhammed
Rasulullah derse ona cehennemi haram kılmıştır. (Buhari-Müslim)
2.Delil : Ubade ibn Samit rivayet eder ki, Rasulullah buyurur ki, “
Kim ortağı olmayan Allah’tan başka İlah olmadığına, Muhammed’in
Onun kulu ve Resulü olduğuna, İsa’nın, Allah’ın kulu ve Rasulu
olduğuna ve Meryem’e kendisinden gönderdiği bir ruhu olduğuna,
cennetin gerçek olduğuna, cehennemin gerçek olduğuna şahitlik
ederse, Allah o kimseyi yaptığı ameline göre cennete koyar. “
buyurmuştur. (Buhari-Müslim)
3.Delil : Muaz bin Cebel rivayet eder, Rasulullah buyurur ki, “ Kim
ihlasla la İlahe İllallah derse cennete girer.” (Ebu Davud sahihtir.)
4.Delil : İtban bin Malik rivayet eder, Rasulullah buyurur ki, “ Allah
vechini isteyerek kim la İlahe İllallah derse Allah ona cehennemi
haram kılar.” ( Buhari-Müslim)

Kafirdir diyenlerin bu delile cevapları :
155
Bu ayetlerde ki lafızlara bakılınca umum yani geneli kapsadığı
kesindir. Yani La İlahe İllallah derse müslüman olur, bu kelimeye
uygun yaşar ve kelimenin gereğini yerine getirse cenneti hak eder
anlaşılmalıdır. Diyelim ki, kıyamda sürekli bir insan dualar okusa
rüküya-secdeye gitmese fakat amacı bununla da Allah rızasını
kazanmak olsa bu insan Allah rızasını kazanmış olur mu veya namazı
eda etmiş olur mu ? o halde yukarıdaki lafızlar umum içerikli, Namaz
kılmayanın kafir olduğunu söyleyen hadisler ise bu genelin içinde ki
has-özel hadislerdir. Sonra şu açık hadise ne diyeceğiz !
1.Delil : İbn Ömer rivayet eder, Rasulullah buyurur ki; “ Allah’tan
başka ilah olmadığına, Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna
şahitlik etmeleri, namaz kılmaları, ve zekat vermelerine kadar
insanlarla savaşmakla emrolundum.” (Buhari-Müslim)

3-Allah hayatta hayır yapmamış olanı da cehennemden
çıkarmaktadır.
1.Delil : “…..sonra Allah ateşten bir cemaati toplar ve dünyada iken
hiçbir hayır işemeyip de cehennemde kömüre dönmüş bir çok
kimseleri çıkarır ve cennetin yolları üzerinde olup hayat nehri adı
verilen bir nehir içinde olanları daldırır.” ( Buhari-Müslim)

Kafirdir diyenlerin bu delile cevapları :
Bu genel ifade eden hadis içine özel bir hüküm nasıl konur ?
Yukarıdaki hadiste genel bir hüküm vardır, namazı terk eden bu
umum ifade eden hadis içine konmaz. Ayrıca, Allah ayetinde “
Baldırın açılacağı o günde onlar secde etmeye davet edileceklerde,
edemeyecekler. Gözleri önlerine eğilmiş, kendilerini de bir zillet
kaplamış onlara, Halbuki onlar sapasağlam iken secdeye
çağrılıyorlardı.” (Kalem-42-43)

Ayrıca, Rasulullah bu hadis içinde bir başka cümlesinde “ secde
izleri alınlarından belli olanların ” çıkarıldıklarını söylemektedir,
secde eden namazı kılan çıkarılmaktadır. Hadiste namaz kılanların
156
çıkacağına delil vardır.Bu hadis asla namaz kılmayın kafirliğini iptal
etmede delil olamaz .

4-Hadislerin mefhumu Namaz kılmayanın dinden çıkmadığına
dairdir.
Namazı kılmamak kafir etmez, zira Allah’ın dilemesi altındadır
diyerek şu aşağıdaki delili getirmişlerdir.
1.Delil : Rasulullah buyurur ki, “ Allah kuluna 5 vakit namazı farz
kılmıştır, kim rabbine bu 5 vakit namazı hakkıyla eda ederek
kavuşursa Allah’tan ona bir söz vardır ve cennete girer, kimde 5 vakit
namazı eksilterek eda ederse Allah’tan ona söz yoktur, isterse Allah
azab eder isterse affeder.” (Zayıftır, tahrici yoktur.)
Kafirdir diyenlerin bu delile cevapları :
Hadis zayıftır, sahih hadisler varken bu delil olmaz.

2.Delil : Rasulullah buyurur ki, “Allah’ın üç divanı vardır. Biri
Allah’ın önemli görmediği divan, diğeri Allah’ın orada hiçbir şey
bırakmadığı divan, diğeri de Allah’ın affetmediği divandır. Allah’ın
affetmeyeceği divana gelince şirk (divanıdır), Allah’ın önemle
durmadığı divana gelince bu kulun Rabbi ve kendi arasında olan
ibadette orucu ve namazı terk etme hususunda zulmettiği divandır,
bunun dışındakileri de Allah dilerse affeder …” ( Zayıftır )

Kafirdir diyenlerin bu delile cevapları :
Hadis zayıftır, sahih hadisler varken bu delil olmaz.

3.Delil : Nasır ibn Asım el-Leys ve onlardan biri rivayet eder, “
Peygamber yanına bir adam gelerek 2 vakitte namaz kılmak üzerine
müslüman oldu, peygamberde kabul etti.” (Ahmed sahihtir.)
Açıklama : Namaz kılmayan Kafir değildir diyen alimler, Peygamber,
adamın 5 vakit olan namazı 2 vakit kılmasını kabul etmesi, namazı
terk edenin kafir olmadığına delildir demişlerdir.

Kafirdir diyenlerin bu delile cevapları :
157
Bu hadis namazın 2 vakit olduğu zamanda söylenmiş bir hadistir.
Hadiste o zaman namaz5 vakitti diye bir cümle geçmez, sonra nasıl
olurda peygamber 5 vakit namazı 2 vakit kıldırır bu peygamberin
hayatı boyu tavizsiz mücadelesine yakışır mı ? Bu hadis, namaz 5
vakit olmadan önce söylenmiştir, demişlerdir.

5-Hadislerde gelen namaz kılmayan kafirdir sözünü dinden
çıkartan küfür değil de küçük küfür olarak almışlardır.
Namaz kılmayan Kafir değildir diyen alimler, bu kafirdir lafızlarını
dinden çıkartmayan küfür olarak almışlar, küçük küfür demişlerdir.
1.Delil : Rasulullah : “ Müslümana sövmek fasıklık, onunla savaşmak
küfürdür.” (Buhari-Müslim)
2.Delil :Şu iki insan küfürdedir. Büyükleri yaralayan ve ölünün
üzerine feryat eden (Buhari)
3.Delil : Rasulullah’ın şu hadisleri gibi şunu…bunu… eden bizden
değildir gibi hadisleri.



Kafirdir diyenlerin bu delile cevapları :
1-Rasulullah Küfür ve iman arasında, kafir ve müslüman arasında
açık bir ayrım yapmıştır, Ayrılan şey ayrılandan açıktır bu sözlerde…
2-Namaz islam dinin temel rüknüdür., bu yüzden Rasulullah terk
edenin küfrüne hükmetmiştir, bununla beraber peygamber küfür
amel işleyenlere asla kafirdir diye bir cümle kullanmamıştır. Mesela
Rasulullah oruç tutmayan, hacca gitmeyen kafirdir demiş midir ?
Namaz konusunda bu ayrımı açıkça dile getirmiş ve terk eden
kafirdir demiştir.
3-Rasulullah sahih hadislerinde açıkça namaz terk edenin kafir
olduğunu söylemiştir.
4-Yukarıdaki hadislerde kafir lafzı nekira (marife takısı almadan)
(kafir) olarak gelmiştir. Bu lafız dinden çıkartan küfür olarak
anlaşılmaz. Bu fiilin küfrü olduğunu ispat eder. Fakat Rasulullah’ın
sahih hadislerinde gelen lafza bakınca el-Kafir olarak gelmektedir, bu
158
ise hakiki küfrü ortaya koyar. ( İbn Useymin, Hukmu Teriki Salat-sf
:14)

6-Hadislerde gelen kafirdir (el-Kafir) lafzını bilerek-inkar ederek
terk eden (kafirdir) olarak kabul etmişlerdir.
Kafirdir diyenlerin bu delile cevapları :
Bu şekil kabul etmek iki yönden hatalıdır.
1-Allah ve Resulünün belirlediği açık (sarih olan ifadeyi terk eden
kafirdir) hükmünü bilerek inkar ederek terk eden kafirdir diye iptal
etmektir diye kabullenmek hatalıdır,
2- Allah ve Resulünün belirlediği açık (sarih olan ifadeyi terk eden
kafirdir) hükmünün terk etme dayanağını kabullenmemek hatadır.
(Bu terk eden ister bilerek olsun ister başka sebepten olsun bu
durumda terk etme söz konusu oldukça bunu bilerek terk eden
kafirdir diye kabullenmek hatalıdır.) ( İbn Useymin, Hukmu Teriki
Salat-sf :12)

7-Biz hiçbir asırda namazı terk ederek kılmayarak ölmüş bir
insanın cenaze namazının kılınmadığını, müslüman mezarlığına
gömülmediğini, mirasından pay alınmadığını, zevcesinden
boşandırıldığını ve kafir hükmü verilerek hükümler uygulandığını
okumadık, görmedik, duymadık demişlerdir.
Kafirdir diyenlerin bu delile cevapları :
Allah ve Resulünün belirlediği açık hükmü varken nasıl olurda biz
bunları görmedik diye inkar edelim, Rasulullah’ın hadislerini mi delil
alalım öncekilerin uygulamadığı hükümdür diye bunu mu delil
alalım.!!!

Namaz kılmayan kafirdir diyenlerin delilleri :

1-Hadislerin zahiri terk edenin kafir olduğuna dairdir.
1.Delil : Rasulullah buyurur ki; “ Kişiyle şirk-küfür arasında namazın
terki vardır.” (Müslim-Ebu Davud- Nesai)
159
2.Delil : Rasulullah buyurur ki; “ Bizim ve Kafirlerle aramızdaki ahd
namazdır, kim onu terk ederse kafirdir.” (Tirmizi-Nesai-İbn Mace
sahihtir.)

Kafir değildir diyenlerin bu delillere cevapları :
Bu hadisler bilerek-inkar eden üzerinedir, bu sebeple tembellik-
uyuşukluk sebebiyle kılmayan ve inkar etmeyen kafir değildir
demişlerdir.

3.Delil : Enes rivayet eder, “ Kim namazı terk ederse bilerek açıkça
küfre düşmüştür.” (Tabarani Evsat Albani zayıftır demiştir.)
Kafir değildir diyenlerin bu delillere cevapları :
Hadis zayıftır, delil olamaz.

4.Delil : İbn Abbas rivayet eder, Rasulullah buyurur ki ; “ İslam’ın
bağı ve dinin temeli üçtür. İslam bu üç esas üzerine kurulmuştur.
Kim bunlardan birini terk ederse kafirdir kanı helaldir. La ilaha
illallah, farz namaz, ramazan orucu.” (Ebu Yala, Albani zayıftır
demiştir.)
Kafir değildir diyenlerin bu delillere cevapları :
Hadis zayıftır, delil olamaz. Eğer hadis sahih olsaydı, kanı helaldir
sözünden de kafirdir anlaşılmaz hadden öldürme anlaşılırdı ki bu
durumda namazı terk eden kafir değildir.

2-Namazı terk edenin kafir olduğuna dair deliller açıktır.
1.Delil : Allah ayetinde : “ Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar, zekatı
veriler ise dinde kardeşlerinizdir.” (Tevbe-11)
Açıklama : Allah, kardeşliği şirki terk etmeye, namazı kılmaya, zekatı
vermeye bağlamıştır. Kardeşlik iman üzerine olur, küfür, fasıklık
üzerine olmaz. Kim bunlardan birini terk ederse kardeşlik olmaz.
Allah namaz kılarsalar diyerek namazın önemini ispat etmiştir.

Kafir değildir diyenlerin bu delile cevapları :
160
Buradaki kardeşlik kamil kardeşliktir. Yani kim bunları yapmazsa
kamil olan bir kardeşliği bozarlar, Dinden çıkartan bir kardeşlik
bozulması değildir demişlerdir.

5.Delil : Rasulullah buyurur ki ; “ Bunlardan sonra namazı terk eden,
arzularına uyan bir kavim geldi, İşte onlar gayy (cehennemi) ile
karşılaşacaklar. Tevbe eden, iman eden ve salih amel işleyenler
müstesna, işte onlar cennete girecekler ve hiçbir şekilde zulme
uğratılmazlar.“ (Meryem-59-60)

Kafir değildir diyenlerin bu delile cevapları :
Tevbe eden, iman eden ve salih amel işleyenler müstesna, sözünü
alarak bu ayet namaz kılmadan önce mümin olmadığına delildir
demişlerdir.

6.Delil : Allah ayetinde : “ Sizi cehenneme sürükleyen nedir, biz
namaz kılanlardan değildik…(Müddessir-42-43)
Açıklama : Ayet namaz kılmayın cehennem düştüğünü beyan eder.

Kafir değildir diyenlerin bu delile cevapları :
Ayette ateşe girenlerin kafirlikten dolayı değil, günahtan dolayı
demişlerdir.

7.Delil : Rasulullah buyurur ki ; “ Kim namazımızı kılarsa, kıblemize
dönerse, bizim kurbanımızdan yerse, o müslümandır, bize düşen
neyse ona da aynı şey düşer.” (Buhari-Tirmizi-Nesai)

Kafir değildir diyenlerin bu delile cevapları :
Bu kafirlik dinden çıkartan kafirlik değildir.

8.Delil : Mıhcan ibn el-Eslemi rivayet eder, Mıhcan Rasulullahla
beraberdi, ezan okundu Rasulullah kalktı namaz kıldı, sonra döndü,
ve Mıhcan mecliste oturuyordu, Rasulullah(s.a.v.) mıhcan’a “ seni
namaz kılmaktan alıkoyan nedir sen müslüman değil misin ? ” dedi
161
Mıhcan elbette müslümanım fakat ben ailemle beraber kıldım dedi,
Rasulullah dedi ki “ Eğer böyle gelirsen namaza kılmış olsan da
insanlarla beraber kıl.” ( Nesai-Ahmed- Beyhaki-zayıftır)

Kafir değildir diyenlerin bu delile cevapları :
Hadis zayıftır bu sebeple hüccet teşkil etmez.

9.Delil : Said ibn Vakkas rivayet eder, Adam Rasulullah’a “ Allah’tan
kork “ dedi. Halid bin velid bunun üzerine Ya Rasulullah bırak izin
ver boynunu vurayım dedi. Rasulullah dedi ki; “ Hayır umulur ki
namaz kılmaktadır.” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Rasulullah (s.a.v.) öldürülmemesini namaz kılmaya
bağladı, bu ise namaz kılmayanın katlinin caiz olduğunu ispat eder.

Kafir değildir diyenlerin bu delile cevapları :
Hadis, kafir olduğu için değil de hadden öldürülmeyi ispat eder !!!

10.Delil : Ummu seleme rivayet eder, Rasulullah buyurur ki, “
Başınıza bazı idareciler gelecek onların bazı yaptıklarını hoş görecek
bazısından da hoşlanmayacaksınız reddeden kişi kendisini kurtarır,
hoşlanmayan kişi rahat ve huzura erer fakat razı olup onlara uyan
kimseler zarar görürler. Denildi ki ey Allah’ın Resulü onlara karşı
savaşmalı değil miyiz ? Rasulullah namaz kıldıkları müddetçe hayır
(savaşmayın) buyurdu.” (Müslim-Tirmizi-Ebu Davud)
Açıklama : Namaz kılmadıkları zaman savaşın caiz olacağını ispat
eder.

11.Delil : Rasulullah buyurur ki : “ İman ile küfür arasında namazı
terk etmek vardır” (Müslim-Tirmizi)
12.Delil : Kul ile küfür ve şirk arasında namazı terk etmek vardır.”
(Müslim-İbn Mace-Tirmizi)
13.Delil : Bizimle münafık, müşrik ve kafirler arasındaki fark
namazdır. Kim onu terk ederse kafir olur.” (Müslim-İbn Mace-
Tirmizi)
162
14.Delil : Abdullah İbn Şakik der ki “ peygamberin ashabı namazı
terk etmeden başka bir şeyi küfür görmezlerdi.” ( Tirmizi- isnadı
sahihtir.)
15.Delil : Ömer ibn Hattab der ki “ Namazı terk eden kişi İslam’dan
nasibi olmaz.” (isnadı sahih tazimu salat)
16.Delil :İbn Mesud derki : “ Namaz kılmayanın dini yoktur.” (isnadı
leyyin tazimu salat)
17.Delil : Ebu Derda der ki : “ Namazı olmayanın imanı yoktur.”
(isnadı hasen tazimu salat)
18.Delil : Namazı terk edenin kafir olduğu görüşü cumhurun
görüşüdür.

Netice : Ayetler ve sahih hadisler namazı terk edenin küfre
düştüğünü açıkça ispat eder, tercih edilen budur. Fakat toplumda
namaz kılmayanlara sen kafirsin yakıştırması davet usulüne terstir.
Tebliği ve daveti esas alan çalışmamız, bir hükmü ilmi delillerle
ortaya koymayı sonra da zamanı ve şartları gözetmeyi amaç
edinmiştir.

233.Soru-Namazı terk edenin dünyada göreceği muamele nedir ?
Namazı terk edenin ahirette göreceği ceza ile birlikte dünyada da
göreceği muamelelerde bulunur.
1-Namaz kılmayanların Kafir olmayıp fasık olduğunu
söyleyenlerin nezdinde göreceği muameleler :
a-Namaz kılmayana had uygulanarak öldürülür.
Maliki ve Şafi mezhebine göre; namaz kılmayan namaz kılmaya davet
edilir, vakit çıkmadan namazını eda etmesi ondan istenir vakit çıkar
ve namazı eda etmemiş olursa bu adama yaptığından tevbe et denilir
( kimilerine göre 3 gün namaz kılması istenir veya 3 gün boyunca
tevbe istenir ) etmezse hadden öldürülür. Öldürülmesi de cumhura
göre boynu vurularak öldürülür. Bu adam hadden öldürülünce tüm
alimlere göre yıkanır, üzerine cenaze namazı kılınır, müslüman
mezarlığına gömülür, mirası müslüman evlatlarına dağıtılır.

163
b-Öldürülmez, tazir ve hapis cezası verilir ( ta ki tevbe edinceye
kadar ) etmezse de ölünceye kadar hapiste tutulur. Bu görüşte
olanlar, ez-Zuhri, İbn Museyyeb, Ömer bin Abdülaziz, Ebu Hanife,
Davud Zahiri, Mezeni, İbn Hazm’dır.
1.Delil : Rasulullah buyurur ki, “ La ilahe İllallah diyen müslüman
kanı şu üç şeyin dışında helal olmaz…. “ (Buhari-Müslim)
2.Delil : İnsanlar La ilahe İllallah Muhammed Rasulullah deyinceye
kadar onlarla savaşmakla emrolundum Eğer bunu derslerse benden
kanlarını ve mallarını korumuşlardır. İslamın koyduğu haklar bunun
dışındadır. (Buhari-Müslim)
Açıklama : Namaz kılmayan öldürülmez diyenler, “ Rasulullah
hadislerinde la ilaha illallah dediği müddetçe öldürmeyeceğini
söylüyor diyerek namaz kılmayan la ilahe illallah dedikçe
öldürülmez demişlerdir.

2-Namaz kılmayanların Kafir olduğunu söyleyenler nezdinde
göreceği muameleler :
Bu alimlere göre namaz kılmayan kafir olacağından mürted hükmü
uygulanır demişlerdir.
1-Velayeti düşer, ( yani kız çocuğunu evlendirme v.b. meselelerde bu
hakkı düşer.)
2-Ne miras alır, ne miras verebilir.(Müslüman kafire, kafir de
müslümana mirasçı olamaz. Buhari-Müslim)
3-Mekke’ye giremez.
4-Kestiği kurban haram olur.
5-Cenaze namazı kılınmaz ve ardında dua edilmez.
6-Müslüman kız ve kadınla evlenemez, evlenmesi haramdır.
7-Zevcesi ile olan nikah akdi bozulur.
8-İslam Devletinin Emiri ona namaz kılmasını emreder, o “ kılmam”
derse ridden (mürted olarak) öldürülür. İslam devletinin emri
olmadan namaz kılmayan ferdi emirlerle veya cemaat emirleri ile
öldürülemez !!!

234.Soru-Namaz kime vaciptir ?
164
Namaz her akıl, baliğ, erkek-kadın, hür ve köle olsun kişilere farzdır.

Akıl : Namazın şartlarındandır. Deliye namaz icma ile farz değildir.
1.Delil : Üç kişiden günah kalkmıştır. uyanıncaya kadar uyuyandan,
ihtilam oluncaya kadar çocuktan, akıllı oluncaya kadar deliden “ (Ebu
Davud-Nesai-İbn Mace-sahihtir.)

235.Soru-Kişi aklını kaybetse bu insan bu durumda namazı kılması
gerekir mi ?
a-Aklını yitirse, hastalıktan, aldığı ilaçtan aklını kaybetse bu durumda
vaktin namazını ve sonrada kazasını etmesi gerekmez zira akıl bu
insandan kalkmıştır. Akıl vaktin içinde geri gelirse bu durumda
namazı kılar.
b-Kim sarhoş durumuna düşerse, uyursa, veya unutursa bu durumda
kılmadığı namazı bu insan kılmak zorundadır.
1.Delil :Ey iman edenler ! sarhoşken ne söylediğiniz bilinceye kadar
ve birde cunup iken yolcu olmanız müstesna gusledinceye kadar
namaza yaklaşmayın.” ( Nisa, 43)
Açıklama : Allah, ayetinde sarhoş iken ne söyleneceği bilinmediği
için, namaza yaklaşmayı men etmektedir.
2.Delil : Sizden biri namazını unutursa veya uykuya kalarak kaçırırsa
hatırladığında kılsın.” (Müslim)

c-Kişi bilerek-isteyerek aklını kaybettirirse bu durumda da namazın
vaktini kaçırırsa bu insan namazını kaza edecektir. Yok eğer irade dışı
aklını kaybederse kaza gerekmez. (Ebu Malik, Sahihu Fıkhı Sunne
234)


236.Soru-Buluğ çağına gelmek namazın temel şartlarından mıdır ?
Buluğ çağı çocuğun ihtilam olması ile başlar. Buluğa ermek namazın
temel şartlarındandır.
165
1.Delil : Üç kişiden günah kalkmıştır. uyanıncaya kadar uyuyandan,
ihtilam oluncaya kadar çocuktan, akıllı oluncaya kadar deliden “ (Ebu
Davud-Nesai-İbn Mace-sahihtir.)
Açıklama : Hadis açıktır.

237.Soru-Çocuk hangi yaşta namaza başlatılmalı ve kılmazsa bu
konuda sünnetten delille ne yapılmalıdır ?
Çocuk buluğ çağına ermemişse 7 yaşında kılması emredilir, 10 yaşına
kadar kılmazsa da 10 yaşına geldi mi terbiye etmek-namaza
alıştırmak-namazın zorunluluk gerektirdiğini söylemek için dövülür.
7 yaşına geldi mi namazı emretmek ve 10 yaşına geldi mi terbiye için
vurmak vaciptir. Bu görüş, Ahmed-Şafi,Ebu Hanife’nin görüşüdür.
İmam Malik ise mendup demiştir. (Ebu Malik, Sahihu Fıkhı Sunne
235)
1.Delil : Rasulullah (s.a..v.) buyurur ki; “ Yedi yaşına geldi mi
çocuğunuza namazı emredin, 10 yaşına geldi mi namazı kılması
içinde vurun.” ( Ebu Davud-Tirmizi-Sahihu li ğayrihi)

238.Soru-Kafirin namaz kılma şartı var mıdır ?
Bu konuda ihtilaf bulunmaktadır.
1-Şafi-Hanbeli mezhebine göre : Kafirin namazı kılması vacip
değildir. Dünyada bu emirle muhatab değildir, ama ahirette
terkinden dolayı hesap görecektir.
2-Maliki ve Hanifi mezhebine göre : Dinden dönen değil de asli olan
kafire namaz vacip değildir, bu yüzden de müslüman olursa
namazlarını kaza etmez. Asıl olan ise kafire namazın vacip oluşudur.
Ama namaz kılsa da sahih olmaz. Vacip olan bir ibadetin olması için
islam-müslüman şartı vardır. Bu yüzden de kim müslüman değilse
onun ibadeti kabul olunmaz. Kafir, kılmamış olduğu namazı kaza
etmez.

239.Soru-Bir günde kaç vakit namaz vardır ?
Bir günde 5 vakit farz namaz vardır, sabah-öğle-ikindi-akşam-tası
olmak üzerdir. Kim bu 5 vakit namaz olmadığını inkar ederse-bilerek
166
yok sayarsa kafir olur. ( el-Bedeai, 1/91, Mugni el-Muhtac,1/121, el-
Mugni, 1/370 )
1.Delil :Talha ibn Abdullah rivayet eder, Bir Arabi geldi Rasulullah’a,
“ Ey Allah’ın Resulü bana günde kaç vakit namaz farz kılınmıştır
haber ver ” dedi. Rasulullah (s.a..v) : “ Bir gecede ve gündüzde 5
vakit namaz (farzdır) bunun dışında başka var mıdır ? Rasulullah
dedi ki, “ Hayır, ancak nafile vardır. ” ( Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis, 5 vakit namazın farzlığa açık delildir.

2.Delil : Ebi Rezin rivayet eder, Hasım Nafi ibn erzak, İbn Abbas’a
dedi ki; “ 5 vakit namazı kuranda buluyor musun ? ” İbn Abbas : “
geceleyince Allah’ı tenzih ederim her tür eksiklikten ” ayeti akşam
namazını, “ sabah olunca Allah’ı tenzih ederim her tür eksiklikten ”
olunca sabah namazını, “ ikindi gelince Allah’ı tenzih ederim her tür
eksiklikten ” ikindi namazını, “ öğle vaktinde Allah’ı tenzih ederim
her tür eksiklikten ” öğle namazını, “ yatsı namazından sonra Allah’ı
tenzih ederim her tür eksiklikten ” ( ayetlerinde ) bulurum.( Tabari
tefsirinde, 21/20, İbn Munzir Evsat 2/322, Beyhaki Kubra 1 /359,
Tabarani 10/304)
Açıklama : Hadis, 5 vakit namazın farzlığa açık delildir.

3.Delil : Enes İbn Malik rivayet eder, ( Miraç gecesiydi
)……….Rabbim bana şöyle buyurdu : “ Ya Muhammed Onlar her
gündüz ve gece içinde beş namazdır………” ( Buhari-Müslim )
Açıklama : Hadis, 5 vakit namazın farzlığa açık delildir.

240.Soru-Farz namazların sesli ve sessiz okunması konusunda delil
nedir ?
İbn Munzir der ki; “ Öğle namazının farzı 4 rekattır, sessiz okunur, iki
oturuşla kılınır, İkindi namazı öğle namazı gibidir sessiz okunur, iki
oturuşla kılınır, akşam namazı 3 rekattır, 2 rekat sesli 3.rekat ise,
sessiz okunur, iki oturuşla kılınır, yatsı namazı 4 rekattır 2 rekatı sesli,
2 rekat ise sessiz iki oturuşla kılınır, sabah namazı 2 rekattır sesli
okunur 1 oturuşludur. Bu (söylenenler) mukim için olandır. Misafir
167
için, 4 rekatlılar 2 kılınır 1 oturuşla akşam ise 3 rekat 2 oturuşla
kılınır.” ( Evsat, 2/318)

241.Soru-Namazın vakitleri ne zamandır ?
Namazları vaktinde kılmak konusunda alimler ittifak etmişlerdir,
Rasulullah namazları vaktinde kılmanın en güzel amel olduğunu
bildirmiştir.
1.Delil : “ Şüphesiz ki namaz müminler üzerine belli vakitlerde
farzdır.” ( Nisa, 103)
Açıklama : Ayet açıktır.

2.Delil : Rasulullah buyurur ki, amellerin en güzel vaktinde kılınan
namazdır.” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis açıktır.

242.Soru-Öğle namazı ne zamandır ?
Öğle namazının vakti, Güneşin semanın tam tepesinden batıya doğru
dönmesi- yönelmesi ile başlar. Bir şeyin gölgesi 1 boy olunca da vakti
biter. (Bu görüş, Ebu Hanife (r.a.) dışındaki cumhurun görüşüdür)
Alimler bu hususta icma etmiştir.
1.Delil : Cabir bin Samura rivayet eder, Peygamber (s.a.v.) güneş tepe
noktasından meyil ettiğinde öğle namazını kılardı.” (Müslim)
Açıklama : Hadis, öğle namazının ne zaman kılındığını açıkça beyan
eder.

2.Delil : Abdullah bin Amr rivayet eder, Rasulullah şöyle
buyurmuştur; “ Öğle namazının vakti, güneş tepe noktasından
meyledip bir kimsenin gölgesinin boyu kadar olana ve ikindi vaktinin
girmediği zamana kadardır……..” ( Müslim)
Açıklama : Hadiste, öğle namazının başlangıç vakti ve bitiş vakti
açıktır.

243.Soru-Öğle namazının ilk vakitte kılınması ve geciktirilmesi
konusunda deliller nelerdir ?
168
Öğleyi ilk vakitte kılmak mustehabtır.
1.Delil : Cabir bin Samura rivayet eder, Peygamber (s.a.v.) güneş tepe
noktasından meyil ettiğinde öğle namazını kılardı.” (Müslim)
Açıklama : Hadis, öğle namazının ilk vakitte kılındığını açıkça beyan
eder.

Sıcak şiddetli olduğunda öğleyi geciktirmek mustehabtır.
1.Delil : Ebu Hureyre rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) buyurur ki; “
Sıcak şiddetlendiğinde namazı serinliğe bırakınız. Çünkü sıcağın
şiddetlenmesi cehennemin kaynamasından dolayıdır.” (Müslim)
2.Delil : Ebu Zerr rivayet eder, o şöyle demiştir : Rasulullah’ın
müezzini öğle ezanını okudu. Peygamber de “ Serinliğe bırak,
serinliğe bırak, veya Bekle, bekle, şüphesiz ki, sıcağın şiddetlenmesi
cehennemin kaynamasından dolayıdır. Bu sebeple sıcak
şiddetlendiğinde namazı serinline bırakınız.” (Müslim)
Açıklama : Hadis, öğle namazının sıcakta geciktirildiğini açıkça
beyan eder.

244.Soru-İkindi namazı ne zamandır ?
İkindi namazı, güneşin kızıllaştığı anda başlar. İkindi vakti, Bir şeyin
gölgesi 1 boy olunca da vakti başlar. (Bu görüş, Ebu Hanife (r.a.)
dışındaki cumhurun görüşüdür) Güneşe batana kadar sürer.
1.Delil : Enes İbn Malik rivayet eder, o şöyle der, Peygamber ikindi
namazını güneş yüksek ve canlı iken kıldırır, arkasından birimiz
(Medine civarındaki 2 mil ile 8 mil arasındaki köyler olan ) Avali’ye
gider, Avali’ye geldiğinde güneş hala yüksekte olurdu.” (Müslim)
2.Delil : Aişe (r.a.) rivayet eder, Peygamber ikindi namazını güneş
benim odamda görünür iken ve gölge henüz (odamın duvarına)
dönmemişken kılardı.” (Müslim)
3.Delil : Abdullah bin Amr rivayet eder, Rasulullah şöyle
buyurmuştur; “ Öğle namazının vakti, güneş tepe noktasından
meyledip bir kimsenin gölgesinin boyu kadar olana ve ikindi vaktinin
girmediği zamana kadardır. İkindi namazının vakti ise güneş
sararmadığı vakte kadardır..” ( Müslim)
169
4.Delil : Aişe rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) “ Kim güneş batmadan
önce ikindiden veya güneş doğmadan önce sabah namazından bir
secdeye yetişirse namaza yetişmiş olur. “ ( Müslim)

İlk vakit : İkindi vakti, Bir şeyin gölgesi 1 boy olunca da vakti başlar.
(Bu görüş, Ebu Hanife (r.a.) dışındaki cumhurun görüşüdür) Bu
vakit, efdal olan vakittir.
1.Delil : Enes İbn Malik rivayet eder, o şöyle der, Peygamber ikindi
namazını güneş yüksek ve canlı iken kıldırır, arkasından birimiz
(Medine civarındaki 2 mil ile 8 mil arasındaki köyler olan ) Avali’ye
gider, Avali’ye geldiğinde güneş hala yüksekte olurdu.” (Müslim)
2.Delil : Aişe (r.a.) rivayet eder, Peygamber ikindi namazını güneş
benim odamda görünür iken ve gölge henüz (odamın duvarına)
dönmemişken kılardı.” (Müslim)
Açıklama : Hadis, ilk vakitte namazın kılınması gerektiğini açıklar.


Müsaade edilen vakit ise, güneş sararıncaya kadardır.
2.Delil : Abdullah bin Amr rivayet eder, Rasulullah şöyle
buyurmuştur; “ Öğle namazının vakti, güneş tepe noktasından
meyledip bir kimsenin gölgesinin boyu kadar olana ve ikindi vaktinin
girmediği zamana kadardır. İkindi namazının vakti ise güneş
sararmadığı vakte kadardır..” ( Müslim)
Açıklama : Hadis, özür halinde güneş sararıncaya kadar
geciktirilebileceğini açıklar.

Son vakit ise, güneş batıncaya kadardır.
3.Delil : Aişe rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) “ Kim güneş batmadan
önce ikindiden veya güneş doğmadan önce sabah namazından bir
secdeye yetişirse namaza yetişmiş olur. “ ( Müslim)
Açıklama : Hadis, güneş batıncaya kadarda kılınacağına delilidir,
fakat bu ise mekruhtur. Zira Rasulullah aşağıdaki hadislerinde
uyarmaktadır.” Şu namaz münafık namazıdır ki, oturup güneşi
gözetler sonunda güneş nerede ise şeytanın iki boynuzunda olduğu
170
zaman, kuşun yem gagalaması gibi dört rekat namaz kılar. Bu namaz
içerisinde Allah’ı çok az tanır.” (Müslim)

245.Soru-İkindi namazıyla alakalı bilmemiz gereken hükümler
nelerdir ?
1- İkindiyi erken kılmak mustehabtır :
1.Delil : Enes İbn Malik rivayet eder, o şöyle der, Peygamber ikindi
namazını güneş yüksek ve canlı iken kıldırır, arkasından birimiz
(Medine civarındaki 2 mil ile 8 mil arasındaki köyler olan ) Avali’ye
gider, Avali’ye geldiğinde güneş hala yüksekte olurdu.” (Müslim)
Açıklama : Peygamberin, Güneş henüz yüksek ve canlı iken
kılmasının anlamı ikindiyi erken kıldığını veya ilk vakitte eda ettiğini
ispat eder.

2.Delil : Rafi ibn Hadic rivayet eder, Rasulullahla beraber ikindiyi
kılardık, sonra bir deve keserdik onu 10 parçaya bölerdik, sonra
güneş batmadan önce pişmiş olan deve etini yerdik. ” ( Buhari-
Müslim)
Açıklama : Hadis, Peygamberin ve ashabın ikindiyi ilk vakitte
kıldıklarını, sonra uzunca kalan vakitte deve kestiklerini ve etini
pişirerek yediklerini ve hala güneş batmamış bir halde bu işleri
bitirdiklerine delildir.

2-Bulutlu günde ikindi namazını erkene almak müekked bir
sünnettir. :
Zira bu vakitte kişi namazı farkında olmadan kılamayabilir, vakti
bilmeden kaçırabilir, bu sebeple bulutlu kış günlerinde erken kılmak
müekked bir sünnettir.
1.Delil : Ebu Muleyh rivayet eder, Bureyde (r.a.) ile birlikte bulutlu
bir günde gazvede beraberdik. Bureyde “ İkindi namazını erken
kılınız, çünkü Peygamber (s.a.v.) kim ikindi namazını terk ederse
ameli boşa gitmiştir.” buyurdu. (Buhari-Nesai-Ahmed)
Açıklama : Hadis, Peygamberin ikindiyi bulutlu günde erken
kıldığına açık delildir.
171

3-İkindi namazını muhafaza etmenin önemi-teşviki ve onu
kaçırmanın korkusunu bilmek.
1.Delil : Allah muhkem kitabı kuranda : “ Orta namazı
koruyun………..” ( Bakara,238)
Açıklama : Allah ayetinde bize orta namazımızı korumamızı ona
önem vermemiz, onu kaçırmaktan korkmamız gerektiğini
emretmektedir.

2.Delil : Ahzab savaşını olduğu günde ikindi namazını kafirler ona
kıldırmayınca, “ Bizi orta namazdan alıkoydular; ( bir rivayette de;
Allah da onların evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun diye beddua
etti-Müslim)ikindi namazından ” buyurdu. ( Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis, orta namazın ikindi namazı olduğunu, bunun
muhafaza edilmesinin çok önemli olduğunu ispat eder.

3.Delil : İbn Ömer rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) “ İkindi namazını
kaçıran kimse sanki ailesi ve malı gasbedilip kaybedilen kimse
gibidir.” buyurduğunu bildirmiştir.
Açıklama : Hadis, ikindi namazının muhafaza edilmesinin çok
önemli olduğunu ispat eder.

4.Delil : Ebu Basra el-Gaffari rivayet eder, Rasulullah bize
Muhammis denilen bir yerde ikindi namazı kıldırdı. Ve şöyle
buyurdu : “ Şüphesiz ki sizden öncekilere bu namaz sunulmuş,
onlarda bu namazı (kılmayarak) zayi etmişlerdi, Kim bu namazı
muhafaza ederse iki ecir alır ve bu ikindi namazdan sonra yıldız
doğuncaya kadarda namaz yoktur buyurdu. (Müslim)
Açıklama : Hadiste, daha önce ümmetlere de bu namazın farz
kılındığı açıktır, bu ise bu namazın çok büyük önemli bir namaz
olduğunu ispat eder, ayrıca ikindi namazı sonrası güneş batıncaya
kadar bir nafile sünnet namazı ( namaz kılan bir müslüman kaza
namazını ikindi akşam arası hatırladığında kılınabilir.)olmadığı da
ispat edilmektedir.
172

5.Delil : Ebu Mulelyh rivayet eder, Bureyde (r.a.) ile birlikte bulutlu
bir günde gazvede beraberdik. Bureyde “ İkindi namazını erken
kılınız, çünkü Peygamber (s.a.v.) kim ikindi namazını terk ederse
ameli boşa gitmiştir.” buyurdu. (Buhari-Nesai-Ahmed)
Açıklama : İbn Kayyım der ki; ikindi namazını kılmamaktan dolayı
amelin boşa gitmesi iki türlüdür. 1-İkindi namazını hiç kılmayan
kişinin hali ki; bunun tüm amelleri boşa gider, 2-Belli bir günde belli
bir sebeple-zaruretle ikindiyi o gün kılamayan kişinin hali ki; bunun
da o günkü ameli boşa gider. Yani kim kılınması gereken genel bir
ibadeti kılmazsa tüm ameli boşa gider, kimde o günkü kılması
gerekeni bir sebeple kılmamışsa o günkü ameli boşa gider, tıpkı,
hasenatların günahları, günahlarında hasenatları giderdiği gibidir.

246.Soru-Akşam namazının vakti ne zamandır ?
Akşam, güneşin batması ile meydana gelen karanlıktır.
Akşamın ilk vakti : Güneşin batmasıyla, yıldızların çıkmasıyla
başlar. Bu konuda alimler icma etmiştir.(el-Mugni, 1/381)
1.Delil : Selemetu ibn el-Ekva rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) akşam
namazını güneş battığı yani perdenin arkasına çekildiği zaman kılar
idi.” (Müslim)
Açıklama : Akşamın İlk vakit güneşin batışıyla olduğu hadiste
açıktır.

2.Delil : Rafi İbn Hadic rivayet eder, Biz akşam namazını
Rasulullahla birlikte kılardık da her birimiz namazdan çıktığında
attığı okun nereye düştüğünü muhakkak görürdü.” (Müslim)
Açıklama : Hadiste, Rasulullah ve ashabının ilk vakitte akşam namazı
kıldığını okun nereye düştüğünü gören sahabinin sözünden
anlıyoruz.

Akşamın son vakti : Bu konuda iki görüş vardır,
1.Görüş; akşamın bir vakti vardır, kişi namaz kılmak isteyen akşam
namazı sonrası gusleder, avreti öret, ezan okur, namazı kılmaya
173
yönelir işte bu işleri yapacağı kadar bir vakit içerir diyerek son
vaktini böyle tayin etmişlerdir. Bu görüşün alimleri, İmam Malik,
Evzai, Şafi’dir.
2.Görüş;Son vakti şafağın kaybolması iledir. Bu görüş, Sevri, Ahmed,
İshak, Ebu Sevr, Ebu Hanife, Bazı Şafi alimleri, İmam Nevevi, İbn
Münzir gibi alimlerindir. Sahih olanda budur.
1.Delil : İbn Ömer, rivayet eder Rasulullah buyurur ki; “ Akşam
namazının vakti şafak kaybolmadığı müddetçedir.” (Müslim)
Açıklama : Hadis, akşamın son vaktinin şafak kaybolması ile
gerçekleştiğini ispat eder.

2.Delil : Zeyd İbn Sabit (r.a.) Mervan’a “ Peygamber akşam
namazında uzun sure (Araf süresini) okurken sana ne oluyor ki
akşam namazında kısa sureleri okuyorsun ? dedi.” ( Buhari-Nesai-
Ahmed)
Açıklama : Hadis, peygamberin akşam namazını tane tane, harflerin
hakkını vererek okuduğunu düşünürsek vakti uzun müddet devam
ettiğini ispat eder. Bu ise peygamberin akşam namazının müddetinin
şafak kayboluncaya kadar olduğuna delalet eder.

3.Delil : Enes rivayet eder, Peygamber buyurur ki; “Akşam
namazından önce eğer akşam yemeği takdim edilirse siz yemeği
yiyin. (bir başka rivayette yemeğinizi geçikdirmeyin-Buhari-Müslim )
( Buhari)
Açıklama : Hadis, akşam namazını yemek sonrasına geciktirmenin
caizliğini ispat ettiği gibi, şafak vakti kayboluncaya kadarda vaktin
uzadığını ispat eder.

4.Delil : Muaz bin Cebel’in rivayeti “ Muaz peygamberle beraber
akşam namazını kılar sonra da kavmine imamlık ederdi.” (Buhari-
Müslim)
Açıklama : Hadis, akşam namazını son vakte kadar geciktirmenin
caizliğini ispat ettiği gibi, şafak vakti kayboluncaya kadarda vaktin
uzadığını ispat eder.
174

247.Soru-Akşam namazıyla alakalı neler bilmeliyiz ?
1-Akşamı erken kılmak mustehabtır :
1.Delil : Rafi İbn Hadic rivayet eder, “ Biz akşam namazını
Rasulullahla birlikte kılardık da her birimiz namazdan çıktığında
attığı okun nereye düştüğünü muhakkak görürdü.” (Müslim)
Açıklama : Hadiste, Rasulullah ve ashabının ilk vakitte akşam namazı
kıldığını okun nereye düştüğünü gören sahabinin sözünden
anlıyoruz. Bu hadis, akşamı erken kılmanın müstehablığını ispat eder.
2.Delil : Ukbe bin Amir rivayet eder, Peygamber buyurur ki; “
Ümmetim akşam namazını Yıldızlar iç içe girinceye kadar
geciktirmediği müddetçe hayır (fıtrat) üzerinedir.” (Ebu Davud-
Ahmed-Albani sahihtir.)

248.Soru-Yatsı namazı ne zamandır ?
Akşamın ilk karanlığı olduğu için yatsı denmiştir.
İlk vakti : Şafak kaybolduğunda başlar bu hususta icma edilmiştir.
(Ancak şafağın ne zaman olduğu konusunda ihtilaf edilmiş, cumhur
kızıllık şafağın bitişidir, derken Ebu Hanife (r..a) kızıllıktan sonraki
beyazlıktır demiştir. O zaman kimilerine kızlıkla başlar Ebu Hanife’ye
göre ise kızıllık sonrası beyazlık görüldümü. ) Doğru olanda
cumhurun tanımıdır.
1.Delil : İbn Ömer rivayet eder, Peygamber buyurur ki; “ Şafak
kızıllıktır.” (Darekutni-İbn Huzeyme sahihtir)
2.Delil : Numan Bin Beşir rivayet eder, o şöyle demiştir; “ Bu yatsı
namazının vaktini herkesten daha iyi bilirim. Rasulullah yatsı
namazını üç günlük ay battığı zamanda kılardı.” (Tirmizi-Nesai-İbn
Mace)
Açıklama : Üç günlük aydan maksad ise, Ay, her gün bir önceki
günden 50 dakika geç batar, bu sebeple güneşin batmasından 135
dakika sonra yatsı kılınırdı demektir, o zaman Rasulullah güneşin
batmasından 135 dakika sonra yatsı kılmıştır.

Son Vakti :
175
Bu konuda üç ayrı görüş bulunur. Gelin bu görüşleri delileriyle
öğrenelim.

1-Gecenin son üçte birinde kılmak :
İmam Şafi (yeni görüşünde) , Ebu Hanife, Malik bu görüştedir.
1.Delil : Bu alimlerimiz (r.anhum) Cebrail’in Peygambere namaz
kıldırması esnasında Yatsıyı 2. günde gece üçte birine ulaşınca
kıldırmasını delil almışlardır. (Buhari-Müslim)

2-Gecenin yarısında kılmak :
1.Delil : Ebu Berze Eslemi rivayet eder, “ …Peygamber yatsı
namazını (gece yarısına) geciktirmeyi severdi……” (Buhari-Müslim)
2.Delil : Aişe (r.a.) rivayet eder, Peygamber bir gece yatsı namazını o
kadar geciktirdi ki gecenin çoğu geçti ve mescide gelen ahali uyudu.
Sonra çıkıp namazı kıldırdı.” (Buhari- Müslim)
3.Delil : Enes İbn Malik rivayet eder, Bir gece Rasulullah (s.a.v.) o
kadar bekledik ki nihayet gecenin yarsına yakın vakit oldu. Sonra
geldi ve yatsı namazı kıldırdı.” ( Müslim)
Açıklama : Hadisler, yatsıyı gece yarısına kadar geciktirmenin sünnet
olduğunu ispat eder.

3-Fecr-i sadık doğuncaya kadar kılmak :
1.Delil : Aişe (r.a.) rivayet eder, Peygamber bir gece yatsı namazını o
kadar geciktirdi ki gecenin çoğu geçti ve mescide gelen ahali uyudu.
Sonra çıkıp namazı kıldırdı. İşte yatsının vakti budur, Sonra
ümmetime meşakkat vermeyecek olsaydı. ” buyurdu. (Buhari-
Müslim)
Açıklama : Hadis, yatsıyı fecr’e kadar geciktirmenin delili olduğu
söylenmiştir.
2.Delil : Ümmetime meşakkat verecek olmasaydı yatsıyı onlara
gecenin yarısına geciktirirdim.” ( Buhari-Müslim)
Açıklama : Bu görüş mensupları, gecenin yarısını eğer emretmişse
sonrasında da kılmakta bir sakınca yoktur diyerek bu vakti fecri
176
sadık’a kadar uzatmışlardır. Fakat kimse bu görüşü sahih olarak
görmemiştir.
3.Delil : Aişe rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) bir gece ta ki
mesciddeki cemaat uyuyup ve gecenin büyük bir kısmı geçinceye
kadar gecikti, sonra göründü ve namaz kıldı, ve “ Yatsının vakti bu
saattir, ümmetime meşakkat verecek olmasaydı.” ( Müslim-Nesai)
Yatsının izin verilen son vakti, fecr-i sadık doğuncaya kadar devam
eder,

249.Soru-Yatsı namazı ile alakalı bilmemiz gerekenler başka
nelerdir ?
Yatsıyı geciktirmek mustehabtır.
Bu görüş, Sahabenin, tabiinin, alimlerin genel olarak kabullendikleri
görüştür.
1.Delil : “ Eğer ümmetime meşakkat verecek olmasaydı yatsıyı
gecenin üçte birine veya gecenin yarsında kılmasını emrederdim.” (
Tirmizi-İbn Mace-Ahmed)
Açıklama : Bu vakit, Allah’a kulluğunu, onun azametinin, emrinin,
büyüklüğünü hatırlama ve itiraf etme anına en yakın ve sakin andır.
Bu sebeple bu vakitte yatsıyı kılmak hayırlıdır, fakat çalışan bir
işçinin sabaha kalkamama ve yatsıyı kaçırma endişesi olduğu
takdirde namazı vaktinde kılması gerekir.

Yatsı vakti henüz girmeden önce uyumak ve yatsıyı eda ettikten
sonra da konuşmak mekruhtur.
1.Delil : Ebu Barza rivayet eder, peygamber yatsı vaktinden önce
uyumayı ve yatsı namazından sonra da konuşmayı hoş görmezdi.” (
Buhari, 568- Müslim, 237)
Açıklama : Bunun sebebi ilk vakitte yatınca yatsı namazını kaçırma
tehlikesi sonra konuşmaya gelince de kişi teheccude, sabah namazına
kalkma ve boş şeylerle uğraşma yolunu seçme kötülüğünden
dolayıdır.

177
250.Soru-Rasulullah’ın zaman zaman yatsı sonrası konuştuğu
sabittir ve bu hadisleri nasıl açıklayacağız ?
Eğer yatsı sonrası konuşmak, ümmetin maslahatına, talebelerin ilmini
artırmaya, zamansızlıktan ancak yatsı sonrası toplanarak ilim
öğrenmeye yönelilecekse, ailesinin bir meselesi varsa bu durumda
konuşmak caizdir.
1.Delil : “ Peygamber Ebu Bekir ve Ömer ile yatsı sonrası
müslümanların ilerlini konuşurdu.” ( Tirmizi-Ahmed)
2.Delil : İbn Abbas rivayet eder, Peygamber ehli ile (Meymune) ile bir
saat konuştu ve uyudu.” ( Müslim)

251.Soru- Sabah namazının vakti ne zamandır ?
Sabah fecr olarak isimlenir. Fecr ise, sabahın aydınlığı demektir. Fecr
namazı denme sebebi de sabah eda edildiği içindir. İki fecr vardır.
sabah namazının hükmü fecr sadıkla alakalıdır. Fecri kezible alakalı
değildir. Sabah namazının vakti fecrin doğması ile başlar. Son vakti
de güneşin doğması ile devam eder.
1-Fecri kezib/yalancı, ( fecr gökyüzünde uzun bir çizgi ile beyazlığın
göründüğü andır)
2-Fecr sadık’tır. ( bu ise, Ufukta görünen paralel uzun beyazlıktır.)

252.Soru- Sabah namazını kılınması gereken vakit konusunda kaç
görüş vardır ?
1-Sabah namazını erkenden sabahın ilk ışıkları ile beraber
gözüken karanlıkta kılmak mustehabtır. Malik, Şafi, Ahmed, İshak,
Ebu Sevr, 4 halife ve ibn Mesud bu görüştedir, Bu cumhurun
tercihidir.
a-Açık sahih hadisler sabah namazının sabahın ilk ışıkları ile
beraber gözüken karanlıkta kılınmasına dairdir.
1.Delil : Aişe (r.a.nhe) “ Mümin kadınlar yün ve tiftikten dokunmuş
örtülerine bürünmüş olarak, Rasulullah (s.a.v.) ile birlikte sabah
namazında bulunurlardı. Namazdan sonra evlerine dönerlerdi. Bu
arada Rasulullah (s.a..v) namazı karanlıkta kıldırdığından dolayı
kadınlar tanınmazdı.” (Buhari-Müslim)
178
2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) ; “ Sabah namazını birisi yanındakine
bakar onu tanıyacak hale geldiğinde kıldırır ve namazda altmış ve
yüz ayet arası okurdu.” (Müslim)
3.Delil : Ebu Barza el-Eslemi rivayet eder “ Rasulullah (s.a.v.) sabahı
kılar sonra ayrılırdı ve bizden kimse yanında oturanı tanıyamazdı ve
namazda 60-100 arası ayet okurdu.” (Buhari-Müslim)
4.Delil : Ebu Mesud el-Ensari “ Peygamber sabah namazını bir gün (
sabahın ilk ışıkları ile beraber gözüken) karanlıkta kıldı sonra da bir
gün tan yeri ağırınca kıldı sonra ölünceye kadar namazını karalıkta
kıldı.” ( Ebu Davud, hasen)
Açıklama : Hadisler, sabah namazının karanlıkta kılınacağına açık
delillerdir.

b-Açık sahih hadisler namazı ilk vaktinde kılınması gerektiğini
söylemiştir, biz ise bunun üzerinde durduk.
c-Sabah namazını erken ve karanlıkta kılmak 4 halifenin amelidir.

2-Tan yeri ağarınca sabah namazını kılmak mustehabtır.
Ebu Sevr, Ebu Hanife ve Talebesi iki imam bu görüştedir. Delilleri
şunlardır.
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “ Fecri tan yeri ağarınca kılın, zira bu
vaktin ecri büyüktür.” ( Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbn Mace, Sahihu
Liğayrihi)
Açıklama : İbn Hibban der ki; “ tan yeri derken gecenin ağarması anı
anlamındadır.” diyerek ilk vakitte kılınması gerektiğini açıklar.
2.Delil : İbn Mesud rivayet eder, Peygamber Müzdelife’de “ Sabah
namazını karanlıktan önce kıldı……” (?)
Açıklama : Bu hadis bu görüş alimlerinin getirmiş olduğu açık olan
bir delil değildir. Tahavi der ki; “ bu iki hadisleri cem edersek, ilk
vakitte kılınmaya başlanır ve tan yeri ağarınca da devam edilir ve
bitirilir.” ( Şerhu Meani’l Eser 1 / 183)

253.Soru-Namaz vakitleri ile alakalı bilinmesi gereken hususlar
nelerdir ?
179
1-Namazı vaktinde kılmak farzdır :
1.Delil : Allah ayetinde, “ Şüphesiz ki namaz müminle için belli
vakitlerde farzdır.” ( Nisa, 103)
2.Delil : Allah ayetinde, “ Onlarlar ki namazlarını vaktinde
kılanlardır.” ( Mearic, 23)
3.Delil : Allah ayetinde, “ Onlar ki namazlarını koruyanlardır.” (
Mearic, 34)
4.Delil : İbn Mesud rivayet eder, Peygamber’e “ hangi amel daha
faziletlidir ? ” diye sordum vaktinde kılınan namazdır.” buyurdu.
(Buhari-Müslim)
5.Delil : Peygamber Ebu Zer’e “ eğer senin üzerine namazı geciktiren
emirler hakim olursa ne yaparsın dedi, Ebu Zer “ o zaman bana neyi
emredersin dedi, Peygamber, “ sen namazını vaktinde kıl, eğer onlara
da yetişirsen de onlarla kılacağın namaz nafile olur.”
(Müslim,Tirmizi)
6.Delil : İbn Mesud derki; “ Namazı korumak demek, vaktinde da
etmek anlamındadır.” (İbn Munzir, Evsat, 2/386)
7.Delil : Enes İbn Malik derki, “ Namazı vaktinde kılmamak
Peygamberin sünnetine muhalefettir, namazı kaçırmaktır.”
Açıklama : Ayetler ve hadisler namazı vaktinde kılmanın önemini
açıkça beyan eder.

254.Soru-Namazın neresine ulaşılırsa vakte yetişilmiş olur ?
1-Namaza son tekbirle bile olsa da ulaşıldığında yetişilmiş olur.
Bu görüş, Ebu Hanife, Şafi, Ahmed bin Hanbel’indir. Delilleri,
Tekbire yetişmek veya namazın bir cüzine yetişmek namazın tümüne
yetişmek olur, zira namaz cüz cüz ayrılmaz. 1.Delil : Aişe (r.a.nhe)
rivayet eder, Rasulullah buyurur ki, “ İkindi namazına güneş
batmadan önce ve sabah namazına güneş doğmadan önce bir secde
edebilecek kadar ulaşan kimse namaza ulaşmıştır.” (Müslim, Ahmed)
Açıklama : Bu görüş alimleri derler ki, secdeye yetişmek ( ki, secde
namazdan bir cüzdür tekbir gibi) nasıl ulaştırıyorsa tekbire
yetiştirmek de ulaştırır”

180
2-Bir rekata ulaşmak namaza ulaşmaya kafidir.
Bu görüş, İmam Malik, İmam İbn Teymiyye ve bir rivayette de
Ahmed bin Hanbel’indir. Tercih edilen budur.
1.Delil : Ebu Hureyre (r.a.) “ Kim bir rekata yetişmişse namaza
yetişmiştir.” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis, açıktır.

255.Soru-Namazın kılınmamasına sebebiyet veren özür halleri
nelerdir ?
1-Unutma ve Uykuda Kalma :
Kim namazını unutursa veya uykuda kalırda vaktini kaçırırsa bu
kimse özürlüdür. Bu kimsenin hatırladığı anda veya uyandığı anda
namazını kaza etmesi farzdır.
1.Delil : Enes İbn Malik rivayet eder, Peygamber buyurur ki, “ Kim
namazını unutursa hatırladığında kılsın, unutmanın kefareti ancak
onu kaza etmesidir.” (Buhari-Müslim)
2.Delil : Enes İbn Malik rivayet eder, Peygamber buyurur ki, “ Kim
bir namaz kılmayı unutur veya uyuya kalırsa bunun kefareti namazı
hatırladığında kılmasıdır.” ( Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadisler açıktır.

2-Zorlanma :
Kim namazı terk etmeye ve namazı ima yoluyla kılmaya zorlanırsa
bu durumda özürlüdür, eğer ima yoluyla kılmaya güç yetirirse bu
durumda o namazı vaktinde kılması farzdır, eğer kılamazda ima
yoluyla kılarsa da sonra namazını iade etmesi-tekrarlaması gerekmez.

3-Namazı cem etme cem etmeyi de geciktirme :
Yani öğle ve ikindi namazını veya akşam ve yatsı namazını cemi tahir
ederek eda etmekten dolayı namazı kılmak meşrudur. Sefer ve diğer
mazur haller bu kimsenin iki namazı cem etmesine izin verir.

4-Şiddetli korku :
181
Kişi düşmanının korkusundan, can tehlikesi taşıdığında namazını
geciktirebilir ve bu hal özür halidir. Rasulullah hendek
muharebesinde bilindiği gibi ikindi namazını tahir etmiş, güneş
battıktan sonra kılmıştı. (Buhari-Müslim)

256.Soru-Vakit çıkmadan önce kişi üzerine namaz farz ise bu
durumda ne yapar ?
Hayızlı kadının temizlenmesi durumunda namazı eda etmesinin
nasıllığı konusunda 3 görüş bulunur.
1-Diyelim ki; Hayızlı bir kadın güneş batmadan önce hayızlık
halinden temizlenirse bu durumda öğle ve ikindi namazını kılması
gerekir. Eğer, kadın hayızlık durumundan fecr öncesi temizlenirse
bu durumda da akşam ve yatsı namazını kılması gerekir. Bu görüş,
Abdurrahman bin Avf, İbn Abbas, Ebu Hureyre, Tavus, Nehai,
Mücahid, Rabi, Malik, Leys, Şafi, Ahmed, Ebu Sevr, ve İshak’ın
görüşüdür.
1.Delil : Abdurrahman bin Avf’dan “ Hayızlı bir kadın güneş
batmadan önce temizlenirse öğle ve ikindiyi eda eder, eğer güneş
doğmadan önce temizlenirse akşam ve yatsıyı kılar.” ( İbn Ebi Şeybe,
İsnadı zayıftır, İbn Munzir, Abdurazzak)
2.Delil : İbn Abbas’dan rivayetle, “ Hayızlı bir kadın güneş batmadan
önce temizlenirse öğle ve ikindiyi eda eder, eğer güneş doğmadan
önce temizlenirse akşam ve yatsıyı eda eder. ” (Darimi, İbn Ebi
Şeybe, İsnadı zayıftır, İbn Munzir)
3.Delil : “ Eğer kadın güneş batmadan önce (günün sonunda)
temizlenirse, o günün öğle ve ikindi namazlarını kaza eder. Eğer fecr
doğmazdan önce ( gecenin sonunda) temizlenirse, (zaten sabah
namazını kılacaktır çünkü temizlenmiştir.) akşam ve yatsıyı da kaza
eder. Bu görüş Abdurrahman bin Af’dan-Ebu Hureyre’den-İbn
Abbas’dan nakledilir.” Cumhur, yani İmam Malik-Şafi-Ahmed bu
görüştedir.(Mecmua Fetva-22/434)

2-Diyelim ki, ikindi namazının vaktinde temizlendi ona ikindi
namazı kılması düşer, öğleyi kılmaz. Zira bir rekata yetişen namaza
182
yetişmiş olacağından bu kadın ikindi içinde temizlenmiştir. Bu
görüş, Hasen, Katade, Sevri, Ebu Hanife’nindir.
1.Delil : Ebu Hureyre (r.a.) “ Kim bir rekata yetişmişse namaza
yetişmiştir.” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis, namaza 1 rekat kala yetişen kimsenin namaza
yetiştiğine delildir. Sonra öğleye zaten yetişememiş bu kimsenin
namazı eda etmesi gerekmez demişlerdir bu alimler.

3-Eğer güneş batmadan önce kadın hayızdan temizlenir ve iki
namazı ( öğle ve ikindi ) kılmaya da vakit yetecek olursa bu
durumda iki namazı da kılar, eğer vakit iki namazı değil de sadece
ikindi namazını kılmaya yetecekse bu durumda ikindiyi kılar
öğleyi kılmaz diyenler. Bu görüş İmam Malik ve Evzai’nin
görüşüdür.

Not : 1.görüş ihtiyatlı olmayı tavsiye eden görüştür, 2.görüş ise sahih
hadise dayanan ve doğru olandır, 3. görüş ise zorluklarda gözetilmesi
gereken bir görüştür. Allahu Alem.

Kaza namazı bölümü

257.Soru-Özürsüz olarak namazın vaktini çıkartanın yapması
gereken nedir ?
Bu konuda iki görüş bulunur.
1-Bu şahsın namazını kaza etmesi vaciptir :
Bu görüş 4 mezhep imamının görüşüdür. İmam Nevevi ise, bu
konuda icma olduğunu söylemiştir. Fakat bu icma olduğu hususu
sahih değildir. Bu alimler şu delilleri alarak kaza etmesi vaciptir
hükmüne gitmişlerdir.
1.Delil : Enes İbn Malik rivayet eder, Peygamber buyurur ki, “ Kim
namazını unutursa hatırladığında kılsın, unutmanın kefareti ancak
onu kaza etmesidir.” (Buhari-Müslim)
2.Delil : Enes İbn Malik rivayet eder, Peygamber buyurur ki, “ Kim
bir namaz kılmayı unutur veya uyuya kalırsa bunun kefareti namazı
hatırladığında kılmasıdır.” ( Buhari-Müslim)
183
Açıklama : Hadisler hakkında bu alimlerimiz; hadisler, unutanın ve
uykuda kalanın kaza etmesini söylemekte ise, bilerek namaz vaktini
çıkartanın da kaza etmesi gerektiğine delildir.
3.Delil : Ramazanda bilerek orucunu yiyen birinin nasıl kazasını
yapması hadislerde geliyorsa namazda ramazan gibi ibadet
olduğundan vakti bilerek çıkarılmış bir namazın kaza edilmesi de
vaciptir demişlerdir. Böylece ramazan orucu ile namazın kıyasına
gitmişlerdir. Bu ise sahih bir kıyas değildir. Sonra ramazan sonrası
kaza edilmesi konusu da kimi alimlere göre de zayıf hadislerle
gelmektedir.
4.Delil : Rasulullah (s.a.v.) : “ Allah’ın hakkını ödemek daha
doğrudur.” (konusu gelince kaynak gelecek, sahihtir.)
Açıklama : Bu alimler oruç ve hac ibadetini yerine getiremeyenlere
böyle demesini, namaz içinde delil almışlardır. Elbette şu boyuttan
bakarsak, borcu vaktinde ödemek daha doğru olan değil midir, o
halde namazı vaktinde kılmak borç sayılmaz mı ? vaktinde kılmak
olarak almamız gerekmez mi ?

2-Kaza etmesi vacip değil ve kaza ederse de kazası sahih değildir.
Zira vakit bilerek çıkarılmıştır, Rasulullah’ın kaza edilmesini
emrettiği kişinin unutma ve uykuda kalma halindedir.
Bu görüş, Ömer İbn Hattab, Abdullah İbn Ömer, Sad İbn Vakkas, İbn
Mesud, İbn Hazm, Kasım ibn Muhammed, bedil Ukeyl, Muhammed
ibn Sirin, Mutarraf ibn Abdullah, Ömer bin Abdülaziz, Şafi
alimlerinin bir gurubu, Cevuzcani, Berebheri, İbn Batta, Davud
Zahiri, Şeyhul İslam İbn Teymiyye, Albani, Useymin tarafından
doğrulanmaktadır.
1.Delil : Allah ayetinde, “ Şüphesiz ki namaz müminle için belli
vakitlerde farzdır.” ( Nisa, 103)
2.Delil : Allah ayetinde, “ Onlarlar ki namazlarını vaktinde
kılanlardır.” ( Mearic, 23)
3.Delil : Allah ayetinde, “ Onlar ki namazlarını koruyanlardır.” (
Mearic, 34)
184
4.Delil : Allah ayetinde, “ Vay o namaz kılanlara, onlar ki
namazlarından gafildirler.” (Maun, 4-5)
5.Delil : Enes İbn Malik rivayet eder, Peygamber buyurur ki, “ Kim
namazını unutursa hatırladığında kılsın, unutmanın kefareti ancak
onu kaza etmesidir.” (Buhari-Müslim)
6.Delil : Enes İbn Malik rivayet eder, Peygamber buyurur ki, “ Kim
bir namaz kılmayı unutur veya uyuya kalırsa bunun kefareti namazı
hatırladığında kılmasıdır.” ( Buhari-Müslim)
Açıklama : Ayetler ve hadisler namazı bilerek terk edenin kaza
etmesini emretmediği gibi, kazanın sadece unutanın ve uyuya
kalanın üzerine vacip olduğunu ispat eder.

258.Soru-Kaza namazı ne demektir ?
Kaza lüğatta : eda edilmesi gereken hüküm.
Kaza Istılahta : Vakit çıktıktan sonra eda edilmesi gereken vacip
hükümdür.
Kaza namazı belli vakti özürlü olarak kaçırmaktır. Yani uyuyarak
veya unutarak bir namaz vaktini kaçırmak neticesi ile üzerimize
düşen hükümdür.

259.Soru-Uzun yıllar namazını kılmamış bir insanın bu kılmadığı
namazları kaza etmesi mi gerekir ?
Yukarıda beyan edildi, namazını bilerek terk eden bir kimsenin
namazını kaza etmesi üzerine vacip değildir, kaza etse de o namazı
sahih değildir, zira kaza ancak bilerek olmamak şartıyla unutan ve
uyuyan bi kimse üzerine farzdır. Bu kimse namaz kılmadığı zaman
diliminde müslüman kimliğinden çıkmıştır ( namazı ne olursa olsun
terk eden kafirdir diyen alimlere göre) hükmü gereğince kafir üzerine
namaz farz olmadığından, bu kimse tevbe etmişse artık islam
üzerinedir, bu andan itibaren kılmadığı namazı kaza etmelidir.
Geçmişte kılmadığı namazı toplayarak kaza etmesine gerek yoktur,
tevbe eder ve namaza başlar bu andan itibaren de namazını bilerek
değil de unutarak veya uyuya kalarak kılmazsa kaza eder. Cumhur
ise, bu insanın kaza edeceğine hükmetmiştir. Sahih ve tercih edilen
185
ise, tevbe etmesi olup kaza etmemesidir. ( Allahu Alem) (Geniş bilgi
için b.k.z : Sahihu Fıkhı Sunne Ebu Malik, 1/260)

260.Soru-Şeri Özür durumundan dolayı namazını eda edemeyen bir
kimse Kaza namazını hemen eda etmesi vacip midir ?
Bu konuda iki görüş bulunur.
1.Görüş : Şeri özür durumundan dolayı bir kimsenin namazını
kaçırması halinde onu hemen hatırlayınca eda etmesi vaciptir. İmam
Malik ve Ahmed bin Hanbel bu görüştedir. Delilleri şunlardır.
1.Delil : Enes İbn Malik rivayet eder, Peygamber buyurur ki, “ Kim
namazını unutursa hatırladığında kılsın, unutmanın kefareti ancak
onu kaza etmesidir.” (Buhari-Müslim)
2.Delil : Enes İbn Malik rivayet eder, Peygamber buyurur ki, “ Kim
bir namaz kılmayı unutur veya uyuya kalırsa bunun kefareti namazı
hatırladığında kılmasıdır.” ( Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadisler, bu konuyu açıkça ifade eder. Bu sebeple, kim
sabah namazını güneş doğduktan sonra uyanırsa hemen uyumadan
namazını kılması vaciptir.

2.Görüş : Hemen kaza etmesi gerekmez diyenlerdir, bu görüş,
Hanifi ve şafi alimlerinin görüşüdür.
1.Delil : Rasulullah’ın ve Ashabının meşhur hadiste bilindiği gibi
sabah namazını uykuda kalarak kılamamışlar uyanınca da Rasulullah
“ herkes devesini alsın, bu mekanda şeytan bulunmaktadır” diyerek
uzaklaşmış ve belli bir müddet sonra kılmıştır ( Müslim-Nesai)
Açıklama : Rasulullah(s.a.v) bu hadiste uzaklaşma illetini beyan
etmiştir, “ herkes devesini alsın, bu mekanda şeytan bulunmaktadır ”
bu ifade orada namazın kılınmayacağına delildir, vakti geçirmeye
değildir, yukarıdaki hemen kılmalıdır görüşünün delili açıktır.

261.Soru-Kaza namazında tertip nasıldır, hükmü nedir ?
İki namazı da şeri özürle Kazaya kalmış bir kimse ilkin ilk kaçırdığı
namazı kılar, sonra da diğerini kılar. Yani diyelim ki öğle ve ikindiyi
kazaya kalmış bir kimse, önce öğleyi sonra da ikindiyi kılar. Bu tertip
186
sıralaması cumhura göre vaciptir, İmam Şafi ise bunu müstehab
görmüştür. Zira ona göre, Peygamberin önce ikindiyi ve sonra akşamı
kılması diyelim ki mücerred bir fiildir, yani hüküm içeren bir amel
değildir !!! Cumhurun delilleri şunlardır.
1.Delil : Cabir İbn Abdullah rivayet eder, Ömer İbn Hattab hendek
günü güneş battıktan sonra Kureyş’e söverek (beddua ederek) geldi.
Rasulullah’a ( hitaben )“ Ey Allah’ın Rasülü ikindiyi kılacaktım ki
güneş battı dedi ” Rasulullah ona “ Allah’a yemin olsun ki bende
kılmadım buyurdu. Rasulullah abdest aldı, abdest aldık, güneş
battıktan sonra ilkin ikindiyi sonra akşamı kıldı” ( Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis, Rasulullah’ın kazaya kalmış bir namazını ilkin
sıralama gözeterek kıldığına delildir.

262.Soru-Tertip ne zaman düşer ?
1-Kaza namazı Hazır kılınması gereken vaktin çıkmasına sebebiyet
verecek anda veya anı zorlarsa :
Yani bir kimse kazası olsa ve vakit namazı da kılınmamış ve çok az
vakit kalmışsa bu kimse ilkin farzı eda eder, sonra kazayı kılar. Zira
bu durumda farz tertip önündedir. Bu görüş, Ebu Hanife, Ahmed,
İbn Museyyeb, Hasan Basri, Evzai, İshak gibi alimlerin görüşüdür.
Doğru ve tercih edilen bu görüştür. İmam Şafi de daha önce geçti
tertip sırlaması vacip değildi. Bu yüzden ona göre öncede kılınabilir
sonra da….Fakat Ebu Leys, Ata ve İmam Malik’e göre ise, tertip
gereklidir önce kaza kılınır sonra da farz namazı kılınır !!!

2-Cemaatle kılınan namazı kaçırma söz konusu olunca :
Yani bir kimse öğleyi kılamamışsa şeri özürden dolayı ikindi
namazını da cemaatle kılan bir cemaat görürse önce ikindiyi kılar
sonra da öğleyi kılar. Bu görüş, Ahmed bin Hanbel ve Şeyhul İslam’ın
görüşüdür. ( el-İnsaf, 1/444-445)

3-Namazı kaçırdığı zaman (Cuma namazı gibi ) kazası mümkün
olmayan bir durumda :
187
Yani Cuma namazının kılınması esnasında (bir kimsenin aklına
kılmadığı kaza namazı gelse ) bu kimse kazasını kılsa Cuma namazını
kaçıracak olur ve cumanın da kazası yoktur, bu durumda bu kimse
ilkin cumayı kılar sonra kaza namazını kılar.

4-Unutma durumunda :
Bir kimse tertibi gözetmeden namazının kazasını sonra kılsa unutarak
bu durumda namazı yeniden kılması gerekmez. Zira Allah “ Ey
Rabbimiz unutur ve hata edersek bizi hesaba çekme” buyurmuyor
mu ? Yine Rasulullah buyur muyor mu “ Allah ümmetimden hata
edenin, unutanın ve zorla yaptırılanın günahını kaldırmıştır,” (İbn
Mace, Albani sahihtir.) Bu görüşü, Ebu Hanife ve Hanbeli alimleri
Ahmed bin Hanbel’e muhalif olarak doğrulamışlardır.

5-Cehalet durumunda :
Yani bir kimse cehaletinden dolayı tertibi gözetmemişse bu durumda
ondan bu düşer, bu insan namazını yeniden kılmaz. Zira cehalet
unutmanın kardeşidir, Kitab ve sünnet delillerinde. Bu görüşü
Ahmed, İmam İbn Teymiyye ve Ebu Hanife doğrulamıştır.

263.Soru-Kaza namazını nasıl kılmalı ?
1.Nokta : Kaza namazı farz namazın sıfatında, adetinde olduğu gibi
kılınmalıdır. Kısaltılması ve azaltılması söz konusu değildir. Bu
görüş, Ebu Hanife, Malik, Şafi, Ebu Sevr, İbn Munzir’indir. Yani bir
kimse akşamı veya yatsıyı kaçırsa cemaat olarak onu kaza edebilir,
bunu sesli okur, ve namazın hiçbir rekatından, adetinden eksiltmez
kılar.
1.Delil : Cabir İbn Abdullah rivayet eder, Ömer İbn Hattab hendek
günü güneş battıktan sonra Kureyş’e söverek (beddua ederek) geldi.
Rasulullah’a ( hitaben )“ Ey Allah’ın Rasülü ikindiyi kılacaktım ki
güneş battı dedi ” Rasulullah ona “ Allah’a yemin olsun ki bende
kılmadım buyurdu. Rasulullah abdest aldı, abdest aldık, güneş
battıktan sonra ilkin ikindiyi sonra akşamı kıldı” ( Buhari-Müslim)
188
Açıklama : Rasulullah (s.a.v.) kaza namazını olduğu gibi eksiksiz
kılmıştır. Hatta bir rivayette de bu kıldıkları namaz hakkında en
güzel- kılınması gerektiği gibi kıldı geçmektedir.

2.Nokta : Bir kimse yolculukta iken (evde iken kılmadığı bir
namazını) kazaya kaldığını düşünerek hatırlasa, bu durumda
namazını kasr-iki rekat kılarak ( seferi olduğunu hesaba katarak )kaza
edemez, Bu görüş, Ahmed ve Şafi’nindir. Doğru budur.

3.Nokta : Bir kimse evde iken seferde kılmadığı bir namazını (kazaya
kaldığını düşünerek) hatırlasa, bu durumda da yine tam kılar. Yani
kasr-iki rekat olarak kılmaz. Bu görüş, Ahmed ve Şafi’nindir. Doğru
budur.

264.Soru-Sünnet namazlarının kazası olur mu ?
Sahih olan sünnet namazlarının da kazası olduğudur. Bu görüşte
olanlar, İbn Ömer, Evzai, Şafi, Ahmed, İshak, Muhammed bin Hasan,
Mezeni ve diğerleridir. (Geniş bilgi için b.k.z : Sahihu Fıkhı Sunne
Ebu Malik, 1/264)

265.Soru-Kaza namazlarının öncesinde ezan ve kamet getirmek
sünnet midir ?
Sünnettir. Rasulullah hendek savaşı sırasında uyandıklarında
ashabına bunu emretmiştir.
1.Delil : Bilal’a dönerek “ Ya Bilal kalk ezan oku dedi, Bilal ezanı
okudu, kameti getirdi, ve bizimle namazı kıldı.” ( Ahmed-İbn
Hibban-hasendir.)
Namaz kılmanın yasak olduğu vakitler

266.Soru-Namazın kılınmasına mani olan vakitler kerahet vakitleri
nerelerdir ?
1-2-Sabah namazından sonra güneş bir mızrak boyu yükselinceye
kadar ki arada ve ikindi namazından sonra güneş batıncaya kadar
ki arada namaz kılınmaz.
189
1.Delil : İbn Abbas rivayet eder, “ peygamber sabah namazından
sonra güneş doğuncaya değin ve ikindi namazından sonra güneş
batıncaya değin namaz kılmayı yasakladı.” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis, yukarıdaki sözümüze açık delildir.

2.Delil : Ebi Said rivayet eder, “ Sabah namazından sonra güneş
doğup yükselinceye kadar ve ikindi namazından sonra güneş
batıncaya değin namaz yoktur.” ( Buhari-Müslim)
Açıklama : Hadis, yukarıdaki sözümüze açık delildir.

3-Güneş zeval yönüne geçmeden tam doğuş, tepe, batış anında
namaz kılınmaz.
Ukbe Amir el-Cuheni (r.a.) şöyle demiştir, Üç vakit vardır ki
Rasulullah (s.a.v.) bu vakitler içerisinde namaz kılmayı ve
cenazelerimizi defnetmeyi bize yasaklardı. Bunlar güneşin doğmaya
başlamasından yükselmesine kadar olan vakit, öğleyin, ayakta
duranın gölgesinin olduğu yere düşmesinden güneşin batıya
kaymasına kadar olan vakit, güneşin zayıflayıp batmaya başladığı
vakitten batmasına kadar olan vakit.” ( Müslim)
Açıklama : Hadis açıktır.

267.Soru-Namazın bu vakitlerde kılınmamasının sebebi-hikmeti
nedir ?
Rasulullah bu sorumuzu cevaplıyor.
1.Delil : Peygamber : “ ……………………………..Çünkü güneş
batarken şeytan iki boynuzunun arasından batar. Kafirler de bu
sırada ona secde ederler. ” ( Müslim)



268.Soru-Namaz kılınması yasak olan vakitten müstesna olan haller
nelerdir ?
1-Cuma günü güneş tepe noktasında olduğunda nafile kılmak.
190
Müslümanın Cuma günü Cuma namazından önce henüz imam
gelmeden nafile namaz kılması mustehabtır.
1.Delil : Selman Farisi (r.a.) “ Peygamber (s.a.v.) “ Bir kimse Cuma
günü boy abdesti alır ve bulabildiği temizlik maddeleriyle de
temizlenir saç ve sakalını yağlar veya evinin kokusundan sürünür
arkasından dışarı çıkar ve iki kişinin arasını açmaz sonra da kendisine
farz kılınan namazı kılar sonra imam konuştuğunda susup kulak
verirse, kendisi ile gelecek olan arasında olan günahları bağışlanır. (
Buhari)
Açıklama : Bu hadis kimi alimlerimiz güneş tepe noktasında (
gündüzün ortasında) olsa da nafile namaza Cuma günü dolayısıyla
durulacağına delil almıştır.

Bu konuda alimler üç görüş içindedir.
1-Cuma veya Cuma günü dışında olsun gündüzün ortasında namaz
kılmanın mutlak/kesin olarak mekruh olmadığıdır. Bu görüş, İmam
Malik, delili de Medine halkının amelidir, ancak bu hadisler
merduttur.
2-Cuma veya Cuma günü dışında olsun gündüzün ortasında namaz
kılmak mutlak/kesin olarak mekruhtur. Bu görüş, Ebu Hanife’nin ve
Ahmed bin Hanbel’indir.
3-Rasulullah ( s.a.v.) gündüzün ortasında namaz kılmayı Cuma
gününün dışında yasaklamıştır. İmam Şafi ve Şeyhul İslam İbn
Teymiyye bu görüştedir. Sahih ve delili kuvvetli olanda budur,
Allahu Alem.

2-Beytullahı tavaf etmek için 2 rekat namaz kılmak
Gündüzün ortasında müslümanın Beytullahı tavaf etmek için 2 rekat
namaz kılmasında sakınca yoktur.Bu görüş İbn Ömer, İbn Zubeyr,
Ata, Tavus, Ebu Sever, İmam Şafi-Ahmed bin Hanbel’indir.
1.Delil : Cubeyr İbn Mutım rivayet eder Rasulullah (s.a.v.) buyurur
ki, “ Ey Beni Abdu Menaf oğulları ! bu evi tavaf etmekten, gece ve
gündüz hangi vakitte namaz kılmak isteyen bir kimseyi alıkoymayın.
“ ( Tirmizi-Nesai- İbn Mace-Sahihtir.)
191
Açıklama : Rasulullah’ın hangi vakit olursa namaz kılmaktan
alıkoymayın sözü gündüz ortasında da olsa namazın kılınacağına
delildir.
2.Delil : İbn Abbas, Hasan, Hüseyin ve ümmetin selefi bu ameli
yapmıştır.

3-Kaza namazlarını kılmak.
Kaza namazlarını kerahet vakitlerde kılma konusunda alimler iki
görüştedir.
1-Kerahet vaktinde kaza namazı kılmak caiz değildir diyenler
bunlar Ebu Hanife ve Ashabu Ray’dır. Delilleri şunlardır.
1.Delil : Peygamber sabah namazını uyuyup ta kazaya kalınca güneş
beyazlaşıncaya kadar namazını geciktirdi. ( Buhari-Müslim)
Açıklama : Cumhurun bu delile cevabı şudur; Rasulullah’ın güneşin
beyazlaşıncaya kadar namazını geciktirmesi güneşin doğması anı
değildi, zira peygamber ve ashabı güneşin sıcağının etkisinden
uyanmışları ve şeytan o mekanda olduğu içinde başka bir mekanda
kılmışlardı.
2.Delil : Kaza namazı farz namazdır, nasıl nafile bile meşru
olmuyorsa kaza hiç olmaz demişlerdir.
3.Delil : Ebu Bekir’den rivayet olunur, “ Bir gün Ebu Bekir Daliye
(denen bir mevkide) uyuya kaldı. Güneşin batarken uyandı. Sonra
Güneşin batmasını bekledi ve güneş kaybolunca da namazını kıldı.” (
İbn Ebi Şeybe, Abdurazzak, isnadı sahihtir.)
4.Delil : Kab ibn Acere rivayet eder “ Bir gün oğlu uyudu güneş
doğarken uyandı, namaz kılmadan onu oturtturup bekletti sonra
güneş tam doğunca da şimdi namazını kıl dedi.” ( Tirmizi-İbn Ebi
Şeybe, isnadı zayıftır.)

2- Kerahet vaktinde kaza namazı kılmak caizdir diyenler bunlar
Ashabın cumhuru, Tabiinin cumhuru Müçtehitlerin cumhuru olan
İmam Şafi, Ahmed, Malik bu görüştedir. Sahih ve delili kuvvetli
olanda budur.Delilleri şunlardır.
192
1.Delil : Dikkat edin şu muhakkak ki uyku ve namazı kaçırmakta
günah yoktur. Günah ancak diğer bir namaz vakti girinceye kadar
namazını kılmayan üzerinde vardır. Bu yüzden kim vakti çıkana
kadar namazından uyuya kalırsa uyandığında o namazı kılsın.” (
Buhari-Müslim)
Açıklama : Rasulullah namazını kaçırmış birinin kerahet vakti istisna
etmeden uyandığında ve hatırladığında kılsın demektedir.


4- Kerahet vaktinde kazaya kalmış sünnet namazı kılmak
Sünnet namazlarını kaza etmek peygamberin fiili sünnetinde sabittir.
Bu sebeple kazasına yapmak isteyenlere bu amel meşrudur.
1.Delil : Ummu Selem rivayet eder, Peygamber İkindi farzını
bitirdikten sonra iki rekat namaz kılmış ve bu ne namazıdır diye
sorulunca da şöyle buyurmuştur “ Benu Abdulkays kabilesinden
müslüman olmak için gelenler öğleden sonra kıldığım 2 rekattan beni
meşgul ettiler ve bu kıldığım odur ” buyurdu.
Açıklama : Hadis çok açıktır.
2.Delil : Gays İbn Amr rivayet eder, Rasulullah beni sabah namazının
farzından sonra 2 rekat sabahın sünnetini kılarken gördü. Bana “ bu
(kıldığın) iki rekat ne ( namazı ) Ebu Gays dedi. Ben “ bu iki rekat
sabahın 2 rekatlık sünnetidir dedim ve sustu ( bir şey demedi- başka
rivayette beni men etmedi) ( Ebu Davud-Tirmizi-Ahmed-Hakim-
Hasendir.)
Açıklama : Hadis, sünnetleri de kaza edebileceğimize delildir. Bu
isteyenlere ruhsattır.

5-Sabah ve ikindi namazı sonrası cenaze namazı kılmak.
Daha önce geçmişti Rasulullah sabah ve ikindi namazının sonrası
herhangi bir namazın olmadığını beyan etmişti. Fakat alimler sabah
ve ikindi namazı sonrası cenaze namazı kılmanın üzerinde icma
etmişlerdir. Sonra bu alimlerimiz bu cenaze namazının üç vakitte (
güneş doğarken-batarken-tepe noktasında iken ) kılınıp
kılınmayacağı hususunda ihtilaf etmişlerdir.
193
1.Görüş : Bu üç vakitte cenaze namazı kılmak caiz değildir diyenler,
Ebu Hanife, Malik, Ahmed ve Alimlerin büyük çoğunluğudur. Bu
konuda ki delilleri daha önce geçmişti. Doğru olanda budur. Zira
nass açıktır.
1.Delil : Ukbe bin Amir’in rivayete “ Peygamber bizi bu üç vakitte
namaz kılmaktan ve ölülerimizi gömmekten yasakladı.” ( Müslim)

2.Görüş : Bu üç vakitte cenaze namazı kılmak caizdir, Şafi-Ahmed’in
görüşüdür. Delilleri, bu bir istisna haldir demişler ve kılınır
demişlerdir.

6-Şeri bir sebepten dolayı kılınması gerekli namazlar.
Mescid namazı, abdest namazı, güneş-ay tutulmasında kılınan
namazlardır. Bu konuda iki görüş vardır.
1-Bu üç vakitte bu namazları kılmak caiz değildir,Ebu Hanife ve
Ahmed’in görüşüdür.
2-Bu üç vakitte bu namazları kılmak caizdir, İmam Şafi ve bir
rivayette Ahmed bin Hanbel’dir.
1.Delil : Cubeyr İbn Mutım rivayet eder Rasulullah (s.a.v.) buyurur
ki, “ Ey Beni Abdu Menaf oğulları ! bu evi tavaf etmekten, gece ve
gündüz hangi vakitte namaz kılmak isteyen bir kimseyi alıkoymayın.
“ ( Tirmizi-Nesai- İbn Mace-Sahihtir.)
Açıklama : Bu hadis diğer namazları da kılmaya izin verir.

2.Delil : Rasulullah’ın Bilal’e sorduğu soru da, onu verdiği cevap “
her vakitte abdest aldığımda hep bu namazı kıldım” demesidir.
3.Delil : Güneş tutulmasında “ Eğer güneş tutulmasını görürseniz
namaza durun.” ( kaynak gelecektir.)
4.Delil : Rasulullah buyurur ki, “ Sizden her kim mescide girerse
oturmadan 2 rekat namaz kılsın.” ( kaynak gelecektir.)
5.Delil : Daha önceden geçti, ikindiden sonra sünnet kazası sabittir
6.Delil : Sabah ve ikindi sonrası cenaze namazının kılınmasına
icmayla izin vermek.
194
Tüm bu namazlar istisna edilen namazlardır, yani bunlar bu üç
vakitte de olsa kılınır.
7.Delil : Yezid İbn Esved rivayet eder, iki adam sabah namazından
sonra geldiler ve bineklerini bağladılar. Peygamber onları görünce
sizi bizle namaz kılmaktan alıkoyan nedir buyurdu adamlar : biz
bineklerimiz üzerinde kıldık dediler Rasulullah bunun üzerine “
böyle yapmayın. Eğer binekleriniz üzerinde namaz kıldıysanız ve
cemaatle namaza gelmişseniz, cemaatle beraber namaz kılın zira bu
size nafiledir.” ( Tirmizi-Nesai-sahihtir.)
Not : Şunu iyi bilelim ki bu üç vakitte kılınması yasak olan hiçbir
sebep ve şeri delil olmadan kılınacak nafile türü namazlardır ve
vaktin o an ki namazıdır, bunun dışındakiler ise meşrudur.

269.Soru-Namazın kabul olması için gerekli şartlar nelerdir ?
Müslüman güç yetirebildiği takdirde şu aşağıdaki maddeleri mutlaka
namaz için yerine getirmelidir. Bu maddeleri yerine getirmeyen
kimsenin namazı kabul edilmez. Diyelim ki taharet/abdestsizlik hali
olmadan namaz kabul edilmez. Bu sebeple abdest namazın sıhhati
için farzdır/şarttır. Aşağıda namazın şartlarını beyan eden maddeleri
yazdık.
1-Vakit (Kılınacak namazın vakti girmesi) :
2-Hadesten (Abdestsizlik ve cunubluktan temizlenme) Taharet :
3-Setr-i Avret :
4-İstikbali Kıble
5-Niyet :

270.Soru-Vakit (Kılınacak namazın vakti girmesi) ne demektir ?
Vakit; alimlerin icmasıyla namazın temel şartlarındandır. Allah
kitabında Rasulullah hadislerinde namazın vakitlerini belli vakitlerde
kılınması için hükümler koymuşlardır. Bu yüzden vakit girmeden
önce namaza durmak ve vakit çıktıktan sonra da ( özürsüz olmak
hariç) namaza durmak alimlerin icmasıyla namaz geçerli olmaz. Bu
sebeple namaz vaktinin girdiği kişi tarafından zannı-galip ile
bilinince o vakit girmiş demektir.
195
1.Delil : Allah ayetinde buyurur ki;“ Şüphesiz ki namaz müminler
üzerine beşli vakitlerde farzdır.” (Nisa,103)

271.Soru-Hadesten (Abdestsizlik ve cunubluktan temizlenme)
Taharet ne demektir ?
Abdestsizlik ve cünüplükten temizlenme namazın şartlarındandır. Bu
iki şart olmazsa namazda olmaz. Bu konuda açık nasslar bulunur.
Ancak özür hali bundan müstesnadır. Diyelim ki, idrarını tutamayan
sürekli kaçıran kimse, yellenmesine sahib olamayan bir kimse,
İstihaza kanı gelen bir kadın, su ve toprak bulamayan tutsak bir
kimse ( abdestsiz hali ile kılar daha önce geçti. ) namaz içinde
bile bu durumları yaşasalar asla bu namazlarına bunlar mani
değildir, namazın sıhhatini bozmaz. ((Geniş bilgi için b.k.z : Sahihu
Fıkhı Sunne Ebu Malik, 1/292)
1.Delil : “ Ey iman edenler ! namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi
ve dirseklere kadar elleriniz yıkayın. Başlarınızı meshedin. Her iki
topuğunuza kadar ayaklarınızı da (yıkayın). ” (Maide,6)
2.Delil : Ey İman edenler ! sarhoşken ne söylediğinizi bilinceye kadar
ve bir de cünüp iken ( yolcu olmanız müstesna) gusledinceye kadar
namaza yaklaşmayın.” ( Nisa-43)
3.Delil : Ebu Hureyre rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) “Sizden biri
abdest almadıkça namazı kabul edilmez.” (Buhari-Müslim)
4.Delil : İbn Ömer rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) “ Abdesti
olmayanın namazı kabul olmaz.” ( Müslim-Tirmizi- Nesai-Ebu
Davud-İbn Mace)

272.Soru-Bedeni-elbiseyi-mekanı necasetten taharetten (temizleme)
şart mıdır ?
Müslümanın namaz öncesi bedenini, elbisesini, namaz kılacağı
mekanını temizlemesi farzdır.
1.Delil : Allah ayetinde buyurur ki; “….elbiseni temizle. ”
(Müddessir, 4)
Açıklama : Elbisenin temizlenmesine delildir.

196
2.Delil : Allah ayetinde buyurur ki;”İbrahim ve İsmail’e de : Evimi
tavaf edenler, itikafa girenler, rüku ve sucud edenler için titizlikle
temizleyin diye emir vermiştik.” (Bakara, 125)
Açıklama : Mekanın temizlenmesine delildir.

3.Delil : Allah ayetinde buyurur ki; “Allah çokça Tevbe edenleri ve
çokça temizlenenleri sever.” (Bakara, 222)
Açıklama : Elbisenin temizlenmesine delildir.


4.Delil : İbn Abbas rivayet eder, Peygamber Medine’nin veya
Mekke’nin bahçelerinden bir bahçeye uğramıştı, kabirlerinde azap
gören iki kişinin seslerini duydu. Peygamber “ Bu ikisi azab görüyor
ama büyük günahtan değil buyurdu. Sonra Evet, bu ikisinden birisi
idrarından sakınıp korunmazdı, diğerisi de Koğuculuk yapmak için
dolaşırdı……” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Elbisenin temizlenmesine delildir.

5.Delil : Ebu Hureyre rivayet eder “ Çöl halkından bir kimse kalkıp
mescidde küçük abdestini bozdu oradakiler buna müdahale ettiler.
Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) Bırakın onu, idrarının üzerine bir
kova su dökün. Şu bir gerçektir ki sizler zorlaştırıcı değil kolaylaştırıcı
olarak gönderildiniz.” buyurdu. (Buhari-Müslim)
Açıklama : Elbisenin temizlenmesine delildir.

273.Soru-İslam alimleri, müslüman bir kimsenin bedenini,
elbisesini, namaz kılacağı mekanını temizlemesi konusunda kaç
yol tutunmuştur ?
İki yol edinmişlerdir.
1.Yol : Bu görüş alimleri, yukarıda verilen/getirilen deliller bize
elbisede, bedende, mekanda bulunan necasetten çekinmek
gerektiğine delildir. Kişi necaset üzerine namaz kılsa da, necaseti
üzerinde taşıyarak kılsa da, necaset üzerine bulaşmış olsa da namaz
kılsa günahkardır, fakat bu günaha rağmen namazı sahihtir. Zira
197
yukarıdaki deliller taharet olmazsa namaz olmaz sözünün aksine
namazın zatını/sıhhatini nefy eden deliller değildir, vacip olmayanın
da namazın şartı olması da mümkün değildir diyerek inanmışlardır.
(Geniş bilgi için b.k.z : Sahihu Fıkhı Sunne Ebu Malik, 1/292, ayrıca
Seylul Cerar, Şevkani 1/157-158)

2.Yol : Yukarıda getirilen deliller necasetten kaçınmayı/temizlemeyi
gerektirir, bu konuda ki nassların getirdiği kaçınma emri necaset
olduğu takdirde namazın fesada gideceğini beyan eder, bu yüzden
elbiseyi, bedeni, mekanı necasetten temizlemenin şart olduğunu ispat
eder. Bu görüş ise Alimlerin cumhurunun görüşüdür.

274.Soru-Diyelim ki, bir kimse üzerinde necaset olduğunu
bilmeden namaz kılsa namazın bitiminde bu necaseti görse bu
durumunda namazını iade eder mi ?
Bu konuda üç görüş bulunur.
1-Namazı batıldır, vakit henüz çıkmadan öğrenmişse namazını iade
etmelidir eğer vakit çıkmışsa da namazı iade etmesine gerek yoktur.
Bu görüş, Rabi, Malik ve Hasan Basri’nin görüşüdür.

2-Namazı batıldır, vakit çıkmış olsa da namazını iade etmelidir. Bu
görüş, Şafi, bir rivayetle Ahmed bin Hanbel’in görüşüdür. Zira bu
namazın şartlarından bir şarttır. Bu durum namazı batıl kılar ve iade
ettirir.

3-Namazı sahihtir, geçerlidir, iade etmesine gerek yoktur. Bu görüş,
İbn Ömer, Ata, ibn Museyyeb, Mücahid, Ebu Sevr, İshak, Şabi, Nehai,
Evzai, bir rivayetle Ahmed, İbn Munzir’in görüşüdür. Bu görüş sahih
olan ve doğru olandır, Allahu Alem.
1.Delil : Rabbimiz ! unutur ve hata edersek bizi hesaba çekme. “ (
Bakara, 286)
Açıklama : Bu ayet unutma ve hata halinde hesaba çekilmeyeceğine,
kişinin mazurlu olduğuna delildir demişlerdir.

198
2.Delil : Ebu Said hadisi bu konuda ayrıca delildir, Cebrail
peygamberin terliğinde necaset olduğunu söyleyince hemen çıkarmış
soluna koymuş ve namaza devam etmiştir.
Açıklama : Peygamber bilmeden bu ameli yapmış, bilmeden bu
namazı kılsaydı ameli makbul olurdu demişlerdir.


275.Soru-Namaz kılınması yasak olan mekanlar nerelerdir ?
Asıl olan yeryüzünün müslüman için mescid hükmünde olduğudur.
Rasulullah bunu sahih hadislerinde beyan etmişti, daha önce işlendi.
Fakat buna rağmen bu genel hükme rağmen, bazı özel yerler yine
Rasulullah tarafından müstesna kılınmıştır. Aşağıda namazın
kılınmasının şeran caiz olmadığı yerler verilmiştir.

1-Develerin su kaynakları ( su içtikleri yerlerin) yanındaki
dinlenme yerlerinde namaz kılınmaz.
Bu yerler develerin su içmek için geldiği ve dinlendiği, gecelediği
yerlerdir. Bu yerlerde namaz kılınmaz, fakat deve ağılarlında namaz
kılınır bu caizdir.
1.Delil : Cabir bin Samura rivayet eder bir adam Rasulullah’a “ deve
ağıllarında namaz kılıyım mı ” diye sordu Rasulullah ona “kıl” dedi,
sonra adam “ develerin su içtikleri yerlerde(dinlendikleri mekanda)
kılayım mı ” dedi Rasulullah “kılma” buyurdu. ( Müslim)
2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) buyurur ki “ Develerin su içtikleri
yerlerde(dinlendikleri mekanlarda) namaz kılmayın zira o yerler
şeytanın yerleridir. “ ( Ebu Davud-İbn Mace-Ahmed, sahihtir.)
Açıklama : Hadisler bu yerlerde namazın kılınamayacağına delildir,
kılınmama sebebi de şeytanın olmadır, tıpkı sabah namazını kaçırınca
Rasulullah’ın şeytanın olduğu o mekandan uzaklaşarak kıldığı gibi..

2-Kabirlerde namaz kılınmaz.
Kabirlerin içinde, kabirlerin olduğu yerlerde onarla dönük bir
şekilde, içinde kabirler bulunan mescidlerde asla namaz kılınmaz.
199
1.Delil : Yeryüzünün her yeri mesciddir ancak kabirler ve hamamlar (
mescid değillerdir) ( Ebu Davud- Tirmizi- İbn Mace-sahihtir.)
2.Delil : Ebu Marsad rivayet eder, Peygamber buyurur ki “ Kabirlerin
üzerine oturmayın ve onlara dönük namaz kılmayın.” ( Müslim)
3.Delil : Aişe annemiz rivayet eder Peygamber buyurur ki, “ Allah,
Yahudilere ve Hristiyanlara lanet etsin onlar peygamberlerinin
kabirlerini mescid edindiler.” ( Buhari-Müslim)
Açıklama : Kabirlerde namaz kılmama illeti, kabirleri
putlaştırmamak, oraları ibadet edilecek mekan edinerek ölülere
tapmamak, kafirler benzememektir.

276.Soru-Kabirde namaz kılmak ne zaman meşru olur ?
Kabirde namaz kılma ancak şu halde müstesnadır. Bir ölü defin edilir
ve üzerine namaz kılmayan olduğu takdirde bu durumda kabirde
ölünün kabri başında namaz kılınır.
1.Delil : İbn Abbas rivayet eder, Rasulullah ( s.a.v.) “ bir ölünün
definden sonara Rasulullah cenaze namazını kıldı ve 4 defa tekbir
getirdi.” ( Müslim)
2.Delil : Peygamber mescidde kalan biri hakkında nerede olduğunu
sordu, ashab da öldüğünü söylediler peygamber “bana neden haber
etmediniz” dedi ve sonra onlara bana kabrini gösterin dedi ve
kabrinin önünde durdu cenaze namazı kıldı.” ( Buhari-Müslim)
Cumhur bu delillerle bu ameli meşru görürken, İmam Malik ve Ebu
hanife bunu meşru görmemişlerdir.

277.Soru-Lağım sularının/kanalizasyon/keriz üzerinde namaz
kılmak caiz midir ?
Lağım sularının/kanalizasyon/keriz üzeri alta tabi olmayıp üstü
temiz oldukça namaza mani olan bir durum yoktur, bu yüzden bu
yerlerde namaz kılmak caizdir.

278.Soru-Çalıntı veya haram olan bir elbise ile namaza durmak
namazın sıhhatine engel olur mu ?
Bu konuda alimler iki görüş ortaya koymuştur.
200
1.Görüş : Namazı sahih olmaz, yani makbul değildir, bu görüş,
Ahmed bin Hanbel, İbn Hazm, ve Şeyhul İslam İbn Teymiyye’nindir.
Bu görüşün delilleri aşağıdadır,
1.Delil : İbn Ömer rivayet eder, “ Kim 10 dirheme bir elbise satın
alırsa ve içinde de bir dirhem haram varsa o haram kendinde olduğu
müddetçe onun namazını kabul edilmez.” ( Ahmed, zayıftır.)

2.Delil : Elbise ibadette şarttır, bu ibadetin rükünlerindendir. Nasıl ki
altın ve gümüş Kab ve bardaklarda abdest almak meşru olmuyorsa
çalıntı bir elbise ile de namaz sahih olmaz demişlerdir. Zira altın ve
gümüş kabdan abdest alınsa ne etkisi olur ki değil mi işte bunun gibi
çalıntı bir elbise veya parası haram bir elbise ile de namaz kılmanın
bir tesir olmaz ama meşru değildir.

2.Görüş : Namazı sahih olur, yani makbuldur, bu görüş, Ebu Hanife,
Malik, Şafi’nin görüşüdür. Sahih olanda Allahu Alem budur. Bu
görüşün delilleri aşağıdadır,
1.Delil : Ukbe bin Amır rivayet eder Rasulullah’a ipek bir elbise
hediye edildi, onu açtı ve giydi, onunla namaz kıldı, sonra birden
ondan hoşlanmamış gibi onu şiddetle çıkardı, ve dedi ki “ muttakiler
için bu gerekli değildir” buyurdu. ( Buhari-Müslim)
Açıklama : Rasulullah ipek elbiseyi haram olmadan önce giymiş,
Cebrail bunun haram olduğunu söyleyince de hemen onu çıkarmıştır,
fakat önceki kıldığı namazını asla iade etmemiştir. Bu ise o namazın
sahih olduğunu ispat eder. Diğer yukarıdaki hadislere baktığımız
zaman hadisler zayıftır.

279.Soru-Setr-i Avret ne demektir ?
Setr-i avret demek, avret mahallini örtmektir. Alimlerin icmasıyla
namazın temel şartlarındandır.
1.Delil : Allah ayetinde buyurur ki; “ Her mescidde ziynetlerinizi alın
(giyinin)” (Araf 31) yani ziyneti alın denilirken avret mahallinizi
örtün denilmektedir.
201
2.Delil : Cabir peygamber yanında elbiseye bürünmüş olarak namazı
anlattı bunun üzerine Rasulullah “ Eğer elbise genişse üstüne ört,
eğer dar ise onunla (avretini) kapat.” (Buhari-Müslim)
3.Delil : Rasulullah buyurur ki, “ Göbekle diz kapak arası avrettir.”
(Ebu Davud, Albani hasendir)



280.Soru-Müslümanın bedeninde örtmesi gereken yerler nerelerdir
?
Öncelikle namaz içinde şunu bilelim ki, müslüman erkek, namaz
içinde omzunun üzerinde bir örtü olmadan namaz kılması ona
yakışmaz, kadın zaten namazda ve kendisine helal olan erkekler
huzurunda mutehaccibe ( tesettürlü) olmak zorundadır. Erkek namaz
dışında omuzları açık olarak durmasında sakınca yoktur.
Kadın elini, yüzünü, ayaklarını sahih olan görüşe göre de ecnebilere
açması gerekir. Fakat namaz içinde bu azalarını örtme zorunluluğu
yoktur. Cumhura göre namaz içinde elin ve yüzün açılması
meşrudur.

281.Soru-Müslüman erkeğin namaz içinde örtmesi gereken yerler
nerelerdir ?
1.Delil : Rasulullah (s.a.v.) “ Kabe’yi üryan (çıplak) olarak tavaf
etmeyi yasakladı.” ( sahihtir.)
2.Delil : Cabir peygamber yanında elbiseye bürünmüş olarak namazı
anlattı bunun üzerine Rasulullah “ Eğer elbise genişse üstüne ört,
eğer dar ise onunla (avretini) kapat.” (Buhari-Müslim)
3.Delil : Rasulullah buyurur ki, “ Göbek ile diz kapağı arası avrettir.”
( Ebu Davud, Albani hasendir.)
4.Delil : Rasulullah buyurur ki, “ erkeğin omzunu örtmeyen bir elbise
ile ve altta rızası olmadan namaz kılmasını, nehyetti.” ( Ebu Davud-
Beyhaki-Albani sahih demiştir.)
5.Delil : Rasulullah “ omuzda bir şey(elbise ) olmadan namaz kılmayı
men etti.” ( Ebu Davud-Beyhaki-Albani sahih demiştir.)
202
Yukarıdaki delillere bakınca şunları öğreniyoruz.
Erkeğin namazda avret mahallini örtmesi vaciptir. Ön ve arka organ
avret hükmündedir. Ayak baldırları erkekler için avret hükmünde
değildir. Kısaca o zaman erkek iki omuzdan başlamak suretiyle ve iki
diz kapağı da örtecek tarzda örtünmekle emrolunmuştur. Eğer elbise
küçük ve dar olursa üst omuzlarını açarak ve diz kapağının üstünden
yukarısını örter. Erkek elbise giydiğinde elbisenin altındaki ten-deriyi
göstermemesi gerekir. Eğer namazını dar ve organlarını belli edecek
bir tarzda kılarsa da namazı sahihtir, ama bu ameli mekruh
görülmüştür. (Geniş bilgi için b.k.z : Sahihu Fıkhı Sunne Ebu Malik,
1/300)

282.Soru-Müslüman kadının örtünmesi gereken yerleri nerelerdir ?
1.nokta :Kadın ecnebilerin (kendisine nikahı düşen erkeklerin
huzurunda) namaz kılarken el ve yüz dışındaki bedenin her yerini
örtmesi gerekir. Bu cumhurun görüşüdür. Bu görüş konusunda ise
alimler arasında meşhur ihtilaflar vardır. Asıl ve takvaya uygun olan
ise, kadının elini de ve yüzünü de aynı şekilde tüm bedenini örttüğü
gibi örtmesidir.
2.nokta :Kadın bu ecnebilerin huzurunda iken namaz kıldığında
örtmesi gereken azalarının bir yeri açılırsa bu durumda günahkar
olur, asla namazı bozulmaz, namazına mani olan bir şey bulunmaz,
zira bu konuda namazı batıl kılan şeri bir delil yoktur ( Alimlerin
arasında en sahih olan budur Allahu Alem)
3.nokta : Kadın tek başına eli ve yüzü açık olarak namaz kılarken
zevcesi veya nikahı kendisine haram olan bir erkek girdiğinde
namazı sahihtir, asla günahkarda değildir. Bu görüş alimlerin
cumhurunun görüşüdür.
4.nokta : Kadının saçı açık veya görünür bir halde namaz kılması caiz
değildir, zira Rasulullah kadının başı üzerinde örtüsü olmadan kıldığı
namazı kabul olmaz buyurmuştur. ( Ebu Davud-zayıftır.) İmam Şafi
bu hadisle amel ederek caiz değildir demiş, bedeninden bir yer açık
olarak kıldığı namaz sahih değildir diye de hükmetmiştir.
203
5.nokta : Kadının namaz kılarken ayak üstünün açık olarak kılınması
konusunda imam şafi ve Tirmizi ilim ehlinin amelinin bu olduğu
konusunda görüşü bulunur. Kadın Ebu Hanife ve Şafi’ye göre bu
şekilde namaz kılar, fakat Ahmed bin Hanbel ve Malik’e göre kadının
her yeri avret hükmünde olduğundan ayak üstü açık kılamaz
demişlerdir. Eğer kadın ecnebiler yoksa bu şekilde namaz kılmasının
meşru olduğudur.
6.nokta : Kadın örtüsünü çok daha iyi örtecek tarzda fazla örtüyle
örtmeye kalkarsa bu daha efdaldır. Bu yüzden kadın başını örten
himarla, ayaklarının altına kadar bedini örten dıra ile, ve omuzlarının
üzerinden sarkan cilbabla öretmesi daha efdaldır. Zira Abdullah ibn
Ömer’den gelen rivayet bunun doğruluğu üzerindedir. O der ki
kadın dıra, himar, cilbabla örtünür.” Bu yüzden İmam Şafi der ki
alimler kadının örtüsünün dıra ve hımar olduğunda icma etmişlerdir.
Zira kadın namazda eğilirken secdede iken bu örtülerle olursa
bedenin azaları veya avret mahalleri belli olmaz ve bu ise kadına
yakışan ameldir.
7.nokta : Kadın eğer cariye olursa bu kadının saçının açık olarak
namaz kılmasında bir sakınca yoktur demişlerdir alimlerin cumhuru.
Ancak Ata ve Hasan El Basri bu görüşe katılmamıştır.
8.nokta : Henüz hayız hali yaşamamış bir kız çocuğunun namaz
kılarken saçını açmasında bir beis yoktur, fakat onu örtüye
hazırlamak ve namazda daha takvalı olmak gerektiğini öğretmek için
olura örtünmesi daha güzel olur.

283.Soru-Bir kimse namaz kılarken kasıtlı olmadan avret mahalli
açılsa namazı bozulur mu ?
Bu kimsenin hafif bir rüzgarla, herhangi bir sebeple avret mahalli
açılsa ve sonra hemen eliyle kapatması durumunda namazının
bozulmadığı görüşü doğrudur. Zira Sahabiler bu durumları
yaşamışlar ve Rasulullah onlara namazlarını iade etmelerini
emretmemiştir. Cumhur ise bu konuda kasıtlı olmasa da bu kimsenin
avreti (az da açılsa) açıldı mı namazı bozulur demiştir, fakat bu
204
konuda açık bir nass yoktur. Ahmed bin Hanbel ise bozulmaz
demiştir.

284.Soru-Bir kimse namaz kılmak istediğinde bedenini örtecek bir
elbise bulamazsa ne yapar ( tutsak gibi…)
Bu kimse necis, ipek elbise bulursa bunlarla kılabilir, ama hiçbir şey
bulmazsa ise çıplak olarak oturur ve ima yoluyla namazını kılar zira
bu avreti kapama yönünden daha efdaldır, bu görüş Ahmed ve Ebu
Hanife’nin görüşüdür. Elbise bulduğunda da namazını iade etmez,
sahih olan da budur.

285.Soru-Müslüman namaza süslü gelebilir mi ?
Diyelim ki takkesi renkli, sarığı beyaz, elbiseleri bembeyaz ve bir tek
elbise içinde tertemiz tüm bunlar Allah’ın emrettikleridir.
1.Delil : Her mescide gelişinizde ziynetlerinizi giyinin.” (daha önce
geçmişti )
2.Delil : İbn Ömer diyor ki, “ Sizden biri namaz kılacaksa elbisesini
giysin zira Allah karşısında süslenmeye en kayık olandır.” ( Beyhaki )


286.Soru-İstikbali Kıble ne demektir ?
Namaz kılmak için Kıble yönüne doğru dönmektir. Alimlerin
icmasıyla namazın temel şartlarındandır.
1.Delil : Allah ayetinde buyurur ki; “….Artık yüzünü mescidi harama
(Kabe’ye) doğru çevir.” ( Bakara-144)
2.Delil : Bera bin Azıb (r.a.) : Peygamber ile birlikte on altı veya on
yedi ay Kudüs yönüne doğru namaz kıldık. Sonra (Allah bunu) kıble
yönüne doğru çevirdi.” (Buhari-Müslim)

287.Soru-Kabe önünde ve önünde olmayan müslüman nasıl
durmalıdır ?
Kabe huzurunda-önünde duran ve kabeyi müşahade eden/izleyen
kimse, tüm bedeni ve gözünü döndürmelidir. Eğer kabeyi
göremiyorsa şimdi bizim halimizde olduğu gibi bu durumda yönünü
205
kabeye döndürmelidir. Kıble yönüne doğru dönmek namazın
şartlarındandır.

288.Soru-Hangi hallerde kıbleye dönmemek meşru olur ?
1-Hastanın kıbleye dönme imkanı olmazsa.
1.Delil : Allah ayetinde, “ Allah’tan gücünüz yettiği kadar korkun.”
2.delil : Allah ayetinde, “ Allah bir kula ancak gücünün yettiğini
yükler.” ( Bakara)

2-Kime kıble meçhul kalır, bilenmez olur ve içtihad ederek kılarsa.
Kıble kime gizli kalırsa mutlaka bir bilene, o beldenin sakinlerine
sormalı ve öylece namaza durulmalıdır, eğer kimse bulunmazsa ve
kişi içtihad eder ve namaza durur, eğer içtihadından kıbleyi
bulamamışsa namazını iade etmez, namazın içinde eğer ona kıble
yönü söylenirse namaz içinde kıbleye (ashabın ilk kıble değişikliğinde
yaptığı gibi) döner.
1.Delil : Amır ibn Rabi rivayet eder “ Bir seferde Karanlık bir gecede
Rasulullahla ile beraberdik. Kıble yönünü bilmiyorduk. Herkes kendi
bildiği/kestirdiği gibi namaza durdu, sabah olunca bunu
Rasulullah’a söyledik. Şu ayet indi, “ her nereye yönelirseniz Allah’ın
yüzü oradadır.” ( Bakara-115) ( Tirmizi-Albani hasendir.)
Açıklama : Rasulullah bu durumda namazı iade ettirmedi.

3-Düşmana karşı korku duyulursa.
1.Delil : Allah ayetinde, “ …..Eğer korkar iseniz o halde (namazı)
yaya olarak veya binek üstünde kılın.” ( Bakara-239)
2.Delil : ibn Ömer’in korku namazı ile alakalı hadsinde geldiği gibi “
eğer korkunuz çok daha şiddetli ise bu durumda kıble yönü olsun ya
da olmasın yaya olarak veya binek sütünde kılın.” (Buhari-Malik)

4-Merkep/araba/gemi üzerinde nafile kılınırken.
Bir kimse nafile namazını gemide, arabada, otobüste, uçakta kıble
yönüne dönmeden kılmasından bir sakınca yoktur. İbn Ömer kendi
bineği üstünde iken seferde nafile namaz kılardı. Kıble yönünü
206
dönsün ya da dönemsin bunu sorun etmezdi. İbn Ömer rivayet ettiği
hadiste
1.Delil : Rasulullah seferde hangi yön olursa olsun binek üzerinde
namaz kılardı. Bunu farz namazda yapmazdı” ( Buhari-Müslim)
2.Delil : Amır bin Rabi rivayet eder “ Rasulullah’ı bineği üzerinde
başını eğerek nafile namaz kıldığını gördüm.”
3.Delil : Cabir rivayet eder, Rasulullah bineği her nere yönelirse
yönelsin üstünde nafile namaz kılar, farz namaz kılmak isteyince de
iner, kıbleye dönerdi.” ( Buhari)

Diyelim ki bir kimse öğle namazını kıldıktan sonra (saat 1.30 da)
otobüse binse, yola çıksa bu insan otobüsün akşam namazına kadar
durmayacağını öğrenmiş olsa bu durumda ikindiyi akşam sonrası
mı kılmalıdır ? ne yapmalıdır ?
Cevap : Öncelikle bilelim ki bu kimse öğleyi kılıp otobüse binmiştir.
İkindi vakti girdi mide otobüsü durdurmalıdır ve izin alıp namazını
kılmalıdır, eğer otobüs şöfürü durmazsa bu durumda bu kimse
namazını otobüs içinde kılabilir. Namazını asla akşam sonrasına
bırakmamalıdır.”



289.Soru-Niyet nedir delili nedir ?
Niyet, kişinin Allah’a yakınlaşmak amacıyla ibadet ederken o fiile
azmetmesidir, kastetmesidir, yeri kalptir, dil değildir. İbadetler
niyetsiz olmaz, niyeti olmayanın ibadeti olmaz. Niyet ancak akıl
kaybedilirse düşer. Yani kişli akli dengesini kaybettiğinde niyet
düşmüştür.
1.Delil : Allah ayetinde buyurur ki; “ Onlar Allah’a ihlasla kulluk
etmekle emrolundular.” (Beyyine-5)
2.Delil : Rasulullah s.a.v.) buyurur ki, “ Ameller ancak niyete
göredir.” (Buhari-Müslim)
3.Delil : Dille niyet etmek bidattir, niyetin yeri kalptir, İbn Teymiyye
der ki; “ Rasulullah, ashab, tabiin, ve dört müçtehid imam asla dille
207
niyet etmek sünnettir dememiştir, kim dille telaffuz ederek niyet
ederse bu durumda sünnete muhalefet etmiş olur.” (Şeyhulislam
İmam İbn Teymiyye Mecmua Fetava, 22/233)

290.Soru-Niyetle alakalı bilinmesi gereken başlıca ilkeler nelerdir ?
1-İbadetlerde niyetin yeri kalptir, dil değildir.
2-Kişi diliyle kalbinin zıddına söylese/telaffuz etse itibar gören
kalptir. Tıpkı öğle namazını kılmaya kalkmış birinin diliyle ikindi
namazına niyet getirmesi gibidir.
3-Kişi diliyle telaffuz etse ( ki bu istenilen değildir aslında) ve
kalbinde de buna azmetmemişse bu niyet batıldır.
4-Açık dille niyet etmek bidattir, buna bidatul hasene demek ise
büyük bir yanılgıdır.
5-Kişi abdesti neden aldığını biliyorsa, mescide hangi namaz için
yöneldiğini biliyorsa bu kalpte niyetin hazır olduğuna delildir.
6-Kişi kalpten mutlaka hangi namaza durduğunu, yöneldiğini
bildirmelidir.
7-Kişi niyetin kalpte tutmasını tekbir öncesi getirmelidir, zira tekbir
sonrası niyet sahih değildir.
8-Kişi namaza niyet etse bir şey sonra kendisini meşgul etse ne
namazı kılmasını bir süre ara verdirmiş olsa bu niyet sahihtir.

291.Soru-Niyet içinde niyet değiştirmenin belli başlı hallerini ve
hükümlerini açıklayınız ?
1-Farz bir ibadete niyet ettikten sonra nafile bir ibadete yönelmek ki,
bu caiz değildir. Buna örnek verecek olursak birinin öğle namazını
tek kılarken bir anda mescidde öğleyi cemaatle kılmak isteyen bir
topluluk görünce niyetini farz olan öğle namazını cemaatle kılmak
hemen farzdan nafile çevirmesi gibi…
2- Farz bir ibadete niyet ettikten sonra farz bir ibadete yönelmek ki,
bu caiz değildir. Buna örnek verecek olursak birinin ikindi kılarken
öğleyi kılmadığını hatırlayarak hemen niyetini ikindiden öğleye
yöneltmesi ki bu iki namazı da geçersiz kılar.
208
3-Nafile bir ibadete niyet ettikten sonra farz bir ibadete yönelmek ki,
bu caiz değildir yukarıdaki gibidir. Zıddını düşün.
4-Belli rekatla olan bir nafile ibadete niyet ettikten sonra mutlak bir
nafile ibadete yönelmek ki, bu caizdir. Belli rekatları içeren nafileden
mutlak nafileye geçmek meşrudur. Buna örnek verecek olursak
birinin öğlenin 4 rekat sünnet nafile namazına niyet edenin sonra
farzı kılmak isteyen bir cemaat görünce de hemen o 4 rekatı 2 rekat
sünnet olarak kılması gibidir.
5- Belli rekatla olan bir nafile ibadete niyet ettikten sonra belli bir
nafile ibadete yönelmek ki, bu caiz değildir. Buna örnek verecek
olursak birinin mescid namazına niyet ettikten sonra sabah
namazının nafile olan 2 rekat sünnetine çevirmesidir ki, bu namazlar
batıldır.
6- Mutlak bir nafile ibadete niyet ettikten sonra belli bir nafile ibadete
yönelmek ki, bu caiz değildir. Yukarıda beyan edildi. Zıddını düşün.
7-İmamlık niyetinden imama uymaya niyet etmeye dönmek bu ki
caizdir, Rasulullah’ın vefatının son günlerinde Ebu Bekir bir
defasında ashaba imam olmuş namaza başlamıştı, Rasulullah
çıkagelince Ebu Bekir geriye çıkmak istemişti, Rasulullah ise başıyla
işaret ederek yerinde kal demiş, Rasulullah Ebu Bekir’in soluna
durmuş imam olmuştu, Ebu Bekir de Rasulullah’a uymuş, cemaatte
aynı şekilde ona uymuştur. Bu ise kişi imamlıktan imama uyan
konuma geçecek niyeti namaz içinde yapabileceğine delildir.
8-İmama tabi olan bir İmama tabi olmak için niyet değiştirilir bu
caizdir, yukarıda cemaat Ebu Bekir’e, Ebu Bekir de Rasulullah’a
uymaktaydı…Kabe de ki namazlarda böyledir, yani mesela imamı
göremeyenler en öndeki adamı imam olarak kabullenerek ona tabi
olmaları onun da imama tabi olması gibi…
9-İmama tabi iken sonra imamın özründen dolayı İmamlığa niyet
etme bu caizdir, zira bu hal özür halinde caizdir. Buhari de gelen
sahih hadiste, Ömer İbn Hattab namaz içinde hançerle yaralanınca
hemen yerine Abdurrahman Bin Avf geçmiş namazı tamamlamıştı.
10-Tek başına bir kimse kılarken sonradan gelenlerin onu imam kabul
ederek namaza durmaları üzerine tek kılan o kişinin niyetini imam
209
olarak değiştirmesi ki bu caizdir. Rasulullah bir gece namaza kalkıp
namaz kılarken İbn Abbas gelip Rasulullah’ın solunda durmuş
onunla namaza kılmaya başlamıştı, Rasulullah da onun başından
tutarak namaz içinde sağına almış böylece imam Rasulullah olmuş,
tabi olanda İbn Abbas olmuştur.
11-İmamlığa niyetlendikten sonra tek başına kılmak için niyet
değiştirmek bu caiz değildir, ancak özür halinde caizdir, tıpkı şu
örnekte olduğu gibi diyelim ki kişi imam olur, arkasında bir kişi
vardır, o da bir özür dolayısıyla imamı tek bırakır ve bu durumda
(imamlıktan tek başına kılmaya dönmüştür ) namazı sahih olur, aksi
halde imamlıktan imama tabi olma konumuna niyet etmek caiz
olmaz.
12-İmama tabi iken tek başına namaza niyet etmek ki, bu amel
caizdir, zira Muaz bin cebel bir defasında imam olmuş ona tabi olan
bir sahabi namaz uzayınca dayanamayıp namazı terk etmiş ve tek
başına namaz kılmış Rasulullah ise bu yaptığını kınamamış ve
namazını da iade etmesi istememiştir. ( Buhari-Müslim)

292.Soru-İmam ve imama tabi olanın niyeti farklı olsa bu durumda
haller nasıl olur ?
Biliyoruz ki eğer imam ve imam tabi olan kişinin niyetleri aynı
olduktan sonra namazın sıhhatinde hiçbir şüphe yoktur, o namaz
sahihtir, ihtilaf imam ve imama tabi olanın niyetleri farklı ise
başlamaktadır. İmam ve imama tabi olanın niyeti farklı olsa da
namazlarının sıhhatine bir zarar gelemeyeceğini İmam Şafi ve İbn
Hazm savunmuştur. Onlar bu görüşlerine
1.Delil :Ameller ancak niyetlere göredir hadisini delil alarak cevap
verirler. (İbn Hazm bu hadisin gölgesinde der ki hadisin ifadesi
açıktır, imamın niyeti ayrı ve imama tabi olanın niyeti ayrıdır
dolayısıyla birbiriyle bir bağlantısı yoktur demiştir.)
2.Delil : Rasulullah buyuruyor ki “ İmam ancak imam
olunması/uyulması içindir, ona ihtilaf etmeyin” ( Buhari-Müslim)
Bu alimler, bu hadiste ki imama ihtilaf etmeyini bu alimler
niyetlerinizde ihtilaf etmeyin olarak değil de namazın zahiri
210
amellerinde/hareketlerinde ihtilaf etmeyin olarak almışlardır. Zira
Rasulullah imam rüku ederse rüku edin, secde ederse secde edin,
oturursa oturun hadislerini bu sözlerine delil alıp niyetlerin ihtilafı
asla namazın sıhhatine mani değildir derler.

293.Soru-İmamın arkasında duran imama tabi olan kişinin hangi
tür namazları meşru ve meşru değildir ?
1-Farz namaz kılanın arkasında nafile namaz kılmaya niyetlenmek,
bu caizdir, ilim ehlinin çoğunluğuna göre…..
1.Delil : Ebu Zer rivayet eder, Rasulullah “ senin başına namazı
vaktinden geciktirenler olduğunda ne yaparsın ? Ebu Zer sen bana ne
yapmamı istersin dedi Rasulullah sen vaktinde namazını kıl, eğer
onlar kılarken ulaşırsan da onlarla beraber kıl, o onların farzı seninde
nafilen olur” buyurdu. (Müslim-Ebu Davud)
Açıklama : Hadis farz namaz kılan bir kişinin ardında nafile namaz
kılınacağına açık delildir.

2.Delil : Yezid İbn Esved rivayet eder, iki adam sabah namazından
sonra geldiler ve bineklerini bağladılar. Peygamber onları görünce
sizi bizle namaz kılmaktan alıkoyan nedir buyurdu adamlar : biz
bineklerimiz üzerinde kıldık dediler Rasulullah bunun üzerine “
böyle yapmayın. Eğer binekleriniz üzerinde namaz kıldıysanız ve
cemaatle namaza gelmişseniz, cemaatle beraber namaz kılın zira bu
size nafiledir.” ( Tirmizi-Nesai-sahihtir.)
Açıklama : Hadis farz namaz kılan bir kişinin ardında nafile namaz
kılınacağına açık delildir.

2- Nafile namaz kılanın arkasında farz namaz kılmaya
niyetlenmek, bu caizdir,
1.Delil : Cabir bin Abdullah rivayet eder, Muaz bin cebel
Rasulullah’ın imamlığında arkasında yatsı namazını kılar, sonra
kavmine döner ve onlara imamlık eder farz namazı kıldırırdı.( başka
rivayetlerde ise onun için nafile, diğerleri içinde farz olur diye
yazılıdır.)
211
Açıklama : Hafız İbn Hacer der ki; Hadis Muaz bin cebel’in imam
olduğunda nafile niyetine kıldığına, diğer cemaatinde farz niyetine
kıldığına açık delildir. Bu durumda imam nafile niyet etse, cemaatte
farza niyet etse bir sakınca yoktur.

2.Delil : Salih Bin Havvat rivayet eder, Bir grub Peygamber ile
birlikte saf tuttu. Bir grup da düşmanın karşısında kaldı. Peygamber
yanındakiler ile birlikte bir rekat kıldı. Sonra ayakta sabit durdu.
Herkes kendi namazını tamamladı ve gitti. Düşmana karşı saf
tuttular. Diğer grup geldi. Peygamber onlara kalan rekatı kıldırdı.
Sonra oturarak durdu. Onlar kendi namazlarını tamamladılar. Sonra
onlarla selam verdi.” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Rasulullah arkasında kiler farzı kılarken Rasulullah son
iki rekatı nafile olarak kılmıştır. İmam Şafi buna hadis hakkında,
cemaatin ki farz Rasulullah’ın ki ise nafile hükmünde olmuştur
demiştir.

Diyelim ki bir müslüman ramazan ayında mescide teravih namazı
kılmaya diye gelse ve cemaatte teravih kılsa bu kişi eğer yatsıyı
kılmamışsa, bu durumda cemaat teravih kılarken o farz olan yatsı
namazını kılabilir, ( diyelim ki onlara 2 rekatta yetişmiş olsa o onlar
selam verdikten sonra tek başına kalkar ve namazının kalan
rekatlarını kılar) bunun bir sakıncası yoktur, yukarıdaki deliller bu
sözü açıklar.


3-Başka bir Farz namaz kılan birinin ardında başka bir farz namaza
niyet etme
Bunun üç hali vardır.
1-İki farz namazında rekat sayıları aynı olmalıdır. Yani öğle
namazının kazasını kılan bir kimsenin ardından İkindi namazını aynı
rekatta olduğu için kılmak bu caizdir bir sakıncası yoktur.
2-İmama tabi olanın kılacağı namazın rekat sayısı, imamınkinden
daha fazla olması hali, bu namazda caizidir, diyelim ki sabah
212
namazını veya akşam namazını kılan bir imamın arkasında kazası
olan birinin öğle namazını kılması gibi…
3-İmama tabi olanın kılacağı namazın rekat sayısının, imamınkinden
daha az olması hali, bu namazı kılması caiz değildir. Diyelim ki öğle
namazı kılan birinin arkasında kaza olan sabah namazını kılmak gibi,
bu caiz değildir veya yatsı kılan birinin arkasında akşamın kazasını
kılmak gibi….zira imama zahir namaz amellerinde uymalıdır.
Peki diyelim ki tabi olan imamla kılacağı rekat sayısına imam
ulaşıncaya kadar beklemesi ve kılması nasıl olur bu ise içtihad
edilmesi gereken bir meseledir.

4-Seferi olarak namaz kılan bir kimsenin arkasında ikamet ehli
olanların namazı kılma hali, bu caizdir, bu durumda ikamet halinde
olan müslümanın seferi namaz kılan imamın arkasında imam namazı
bitirip çıkınca kalan rekatlarını kılması vaciptir. Alimlerin ittifakı ile
meşrudur.
1.Delil : Umran ibn Huseyn rivayet eder, Rasulullahla beraber savaşa
katıldım ve kendisiyle Mekke fethinde beraberdim. Rasulullah
Mekke’de 18 gün kaldı ve iki rekat namaz kıldı ve Mekke halkına ey
halk siz arkamızda 4 kılın zira biz seferiyiz dedi. ( Ebu Davud-
zayıftır)
Açıklama : Hadis, zayıf olsa da alimler bu görüş üzerinde ittifak
etmişlerdir.

Not : Rasulullah seferi namaz kılarken ayrıca bir niyet etmeyi,
arkasında namaz kılanlara ben seferi namaz kılıyorum demeyi ameli
olarak uygulamamıştır. Bu yüzden bu amel üzerinde olmak lazımdır,
ancak cahil ve fıkıh anlayışı hiç olmayan bir topluma ne namazı
kıldığını söylemek ve benden sonra ikamet halindeki müslümanlar
namazlarını devam ettirsinler demenin bir sakıncası olmaz.

5- İkamet halinde olan bir müslümanın arkasında seferi namaz
kılma hali, bu caizdir. Bu durumda ikamet halindeki müslümana
213
uyan seferi müslümanın 4 rekat namaz kılması ve rekatlarda tıpkı
ikamet halindeki gibi olması lazımdır.
1.Delil : İbn Abbas ile birlikte Mekke’de idik. Sizinle beraber olursak
4 kılarız, eğer seferi olursak da 2 rekat kılarız dedim İbn Abbas dedi
ki bu Ebu Kasım’ın sünnetidir. ( Ahmed, İbn Huzeyme, Beyhaki,
sahihtir.)
2.Delil : İbn Ömer “ seferde (bir ikamet halindeki imama uyarsa) 4
kılar tek kılarsa da 2 kılardı. “ (Müslim)
3.Delil : Ebu Mucliz der ki İbn Ömer dedim ki bir kimse seferde iken
ikamet halindeki bir cemaate uysa bu durumda nasıl kılar namazını
İbn Ömer güldü ve deki onlara uyar (yani 4 rekat kılar )

Not : Namaz fiilleri birbirinden farklı olan arkasında farz namaz
kılmak caiz değil, yani cenaze namazı kılan ardından öğle kılmak
gibi, küsuf ve husuf namazlarının ardından ikindi kılmak gibi….caiz
değildir.



294.Soru-Namazın sünnetleri nelerdir ?
Namazın sünnetleri dediğimiz, namaz içinde fiili olsun sözlü olsun
yapılması müstehab olanlardır. Bunları yapan sevap alır, kişi bunları
namazda bilerek terk ederse namazı bozulmaz, sehiv secdesi
gerektirmez. Unutmadan söyleyelim, sünnet deyince bazıları bunu
hafif görmekteler, yapmasam da olur diyerek sünnetleri eda
etmemektedirler, bunun sonucunda unutmaktadırlar, müslümanlara
bunları öğretmemektedirler. Sünnete itaat edilmesi ve ona davet
edilmesi konusunda, Allah’ın ve Resulünün çok açık nassları
bulunmaktadır. Sünnetleri her müslüman uygulamalı, ona iman
etmeli, ona davet etmeli, Peygamberi her an hatırda tutmalıdır.
Aşağıda sizlere namazın sünnetleri iki kısımda verilmiştir.
A-Sözlü sünnetler :
1-Fatiha sonrası zammı sure okumak sünnettir.
214
1.Delil : Abdullah İbn Katade rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) “ öğle
namazının ilk rekatında Fatiha suresi ile birer sure okurdu. Bu
rekatların ilkini uzun tutar ikincisini de kısa tutardı. İkindi
namazında da Fatiha suresi ile iki sure okurdu. “ (Buhari)
2.Delil : İbn Mutım rivayet eder, Rasulullah’ı akşam namazında Tur
suresini okurken işittim.” (Buhari-Müslim)

2-Rükuda iken sünnetle sabit olan duaları okumak sünnettir.
Şunları okumak gibi, Subhanekellahumme Rabbena ve
bihamdikellahumme’ğfirliy (Buhari-Müslim) v.b. sünnetle sabit
dualar gibi…Lütfen Albani’nin namaz kılma şekline bakınız.

3-Rükudan kalkerken ve kalktıktan sonra Rabbena lekel hamd
Allahumme igfirliy demek sünnettir.
Şunları okumak gibi, “Rabbena ve lekel hamd hamden kesiren
tayyiben mubareken fihi.” (Buhari-Ebu Davud) v.b. sünnetle sabit
dualar gibi Lütfen Albani’nin namaz kılma şekline bakınız.

4-Secdede dua etmek sünnettir.
Şunları okumak gibi, Subhanekellahumme Rabbena ve
bihamdikellahumme’ğfirliy (Buhari-Müslim) v.b. sünnetle sabit
dualar gibi…Lütfen Albani’nin namaz kılma şekline bakınız.

5-İki secde arasında dua etmek sünnettir.
Şunları okumak gibi, Rabbiğfirliy Rabbiğfirliy (Ebu Davud-Nesai)
v.b. sünnetle sabit dualar gibi…Lütfen Albani’nin namaz kılma
şekline bakınız.

6-İlk ve son teşehhudde iken Rasulullah üzerine salat ve selam
getirmek sünnettir.
Rasulullah üzerine Tahiyyat da okuduğumuz Salavatlar gibi ( Buhari-
Müslim)

7-İlk ve son teşehhüd sonrası dua etmek sünnettir.
215
Tahiyyat duası gibi…..( (Buhari-Müslim)

8-2.Selamı vermek sünnettir.
Rasulullah’ın 2 selam vermesi sabittir, Amır ibn Said Müslim’in
sahihinde bize buna rivayet eder. Aişe annemiz ise bize Rasulullah’ın
sağına tek selam verdiğini de rivayet eder (Tirmizi-senedi sahihtir.)

9-Namazın bitiminde dua ve zikir.
Şunları okumak gibi, Üç kez önce Estağfurullah sonra da Allahumme
entesselam ve minkesselam………………….(Müslim) veya Ayete’l
Kürsi ve Felak-Nas-İhlas okumayı emrettiği gibi. - v.b. diğer sabit
sünnet dualar.

B-Fiili sünnetler :
1-Açık bir alanda veya mescid içinde namaz kılmak istendiğinde
sütre edinmek sünnettir.
Müslümanın namaz kılarken önünde sütre edinmesi sünnettir, bu
sütre önünden kişinin geçmesine engel olur, bu alanın dışında bir
yere bakmaya engel olur. Sütre duvar, diren, kiriş, asa, sandalye ve
diğer şeyler olabilir. Sütrenin dışından geçilmesi namazda mani
olmaz, ama sütre arasından geçme namazı bozmasa da huşuyu bozar.
Müslüman sütre ile kendi arasından geçecek şahsa izin vermemelidir.
Kadının namaz kılan erkeğin sağından ve solundan geçmesi namazını
bozmaz, kadının namaz kılan erkeğin sağında ona değmesi namazına
mani olmaz, zira Aişe annemiz Rasulullah namaz kılarken elbisesi
ona değerdi, ( Müslim-Ebu Davud)Rasulullah Aişe annemiz yatarken
eliyle secdeye gidince dürter ve onun ayağını çekmesini isterdi (
Buhari-Müslim) Merkebin, köpeğin, kadının namaz kılanın önünden
geçmesi namazı bozar görüşü sadece Ahmed bin Hanbel’in görüşü
olup Cumhur bozmaz görüşündedir.
1.Delil : Rasulullah buyurur ki, “ sizden biri namaz kılarsa sütreye
doğru kılsın, ona yakın olsun, Şeytan onun namazını kesemez.” (Ebu
Davud-Nesai-Sahihtir.)
216
2.Delil : Rasulullah buyurur ki, “Sizden bir namaz kılarsa önünden
birinin geçmesine izin vermesin, onu gücüyle uzaklaştırsın, güç
yetiremezse onun vuruşsun zira o şeytandır.” ( Buhari-Müslim)

2-Tekbir alırken, rüküya giderken, rükudan kalkarken, ilk
teşehhudden kalkarken, ve her inerken ve kalkarken elleri omuz
hizasına kadar kaldırmak sünnettir.
Rasulullah’dan 4 yerde sahih derecede elerlini omuz hizasına
kaldırdığı sabittir. Secde aralarında elleri kaldırmak alimler arasında
ihtilafa bakınca sahih derecede olmadığı için ameli olarak
uygulanmamıştır. Rasulullah tekbiri bazen elleriyle beraber, bazen
önce bazen sonra kaldırmıştır. Tekbirde elerlin parmakları kıble
yönünde açık olarak, omuz ve kulak hizasına gelecek tarzda
olmalıdır.
1.Delil : Abdullah İbn Ömer rivayet eder, “ Rasulullah’ın namaza
tekbir getirerek başladığını gördüm. Tekbir getirdiği anda ellerini de
omuzları hizasına kadar kaldırmıştı. Tekbir alıp Rükuya giderken ve
rükudan kalkerken başını kaldırıp Semiallahu limen hamideh/Allah
kendisine hamd edilenleri işitir. Diyerek doğrulurken de aynı şekilde
ellerini kaldırırdı. ( Buhari-Müslim)

3-Sağ eli sol el üzerine göğüs üstünde bağlamak sünnettir.
Sağ eli sola koymak, bilek ve dirseğe koymak sahih hadislerle sabittir.
Göğüs üzerine elleri bağlamak Vail ibn Hucur’un sahih rivayetiyle
(İbn Huzeyme) sahihtir, ama göbek altına Ali bin Ebi Talib’in
bağlaması ise zayıftır.( polen yayınları/Fethu’l bari şerhi- 2.cild, sf,
396)
1.Delil : Sehl İbn Sad rivayet eder, “ İnsanlar namazda sağ eli sol el
bilek üzerine koymakla emrolundular.” (Buhari-Malik)
2.Delil : Vail ibn Hucr rivayet eder Rasulullahla beraber namaz
kıldım o sağ elini göğüs üzerine bağladı (namaz kıldı.) (ibn Huzeyme
sahihtir.)

4-Kıyamda iken secde yerine bakmak sünnettir.
217
1.Delil : Aişe annemiz rivayet eder Peygamber Kabeye girince
gözünü secde ettiği yerden çıkıncaya kadar ayırmazdı.” (
Hakim/Albani sahihtir.)

5-Rükuda beli dümdüz tutmak, rükuda iken başı aşağıda ve
yukarıda tutmamak, avuç içlerini dizlere koymak, dirsekleri
kaldırmak veya arasını açmak sünnettir.
1.Delil : Muhammed İbn Amr İbn Ata şöyle demiştir, Namaza
başlarken tekbir aldığında ellerini omuzlarının hizasına kadar
kaldırırdı. Rükuya gittiğinde elleriyle dizlerini iyice kavrardı ve
sırtını dümdüz tutardı. Rükudan doğrulup başını kaldırdığında
vücudunu tam olarak düzeltirdi, omurga kemikleri dimdik olurdu. ”
( Buhari-Ebu Davud)
2.Delil : Vail İbn Hucr rivayet eder “ Rasulullah Rükuya gittiğinde
parmaklarının arasını açardı.” (İbn Huzeyme-Albani sahihtir.)

6-Secdeye giderken önce elleri koymak sonra dizleri koymak
sünnettir.
1.Delil : Ebu Hureyre rivayet eder, “Sizden biri secde etmek
istediğinde devenin çöktüğü gibi çökmesin dizlerinden önce ellerini
koysun.” ( Ebu Davud-Nesai-Ahmed Hasendir.)
7-Secde azalarını yerli yerince yere koymak, dirsekleri iyice
kaldırmak, avuç içlerini omuz hizasında iki kulak arasında yere
koymak, iki ayağı kıble yönüne gelecek tarzda dikmek
sünnettendir.
1.Delil : Ebu Humeyd rivayet eder, “ Secde ettiğinde ellerini yere
koyar. Fakat dirseklerini yere ve yanlarına yapıştırmazdı.” ( Buhari-
Ebu Davud)
2.Delil : Rasulullah şöyle emrederdi, “Secde ettiğinde ellerini yere
koy dirseklerini kaldır.” (Müslim)
3.Delil : Muhammed İbn Amr İbn Ata şöyle demiştir, “Secdede iken
ayak parmaklarının uçları kıbleyi gösterirdi.” (Buhari)
Not : Bu secde şekillerinde kadın ve erkek arasında fark yoktur. Bu
konuda Rasulullah ve ashab bize bir şey söylememiştir, Rasulullah
218
bize ben nasıl namaz kılıyorsam sizde öylece kılın buyurarak açıkça
erkek ve kadın arasında namaz heyetinde fark belirtmemiştir.

8-Secdede otururken Sağ ayağı kıble yönüne dikmek, sol ayak veya
uyluk üzerine oturmak, iğa (iki ayağı dikerek üzerine oturmak)
oturuşuyla iki secde arasında oturmak sünnettir.
1.Delil : Muhammed İbn Amr İbn Ata şöyle demiştir, “Secdede iken
ayak parmaklarının uçları kıbleyi gösterirdi.” (Buhari)
2.Delil : Abdullah ibn Abdullah Babası Abdullah İbn Ömer’in
kendisini şöyle uyardığını söyler, “ namazın sünneti (parmaklarının
uçları kıbleyi gösterecek şekilde katlayarak) sağ ayağını dikmen ve
sol ayağını yatırmandır. (Buhari)
3.Delil : İga oturuşu/topukların üzerine iki secde arasında oturmak
da sünnettir, Tavus der ki, İbn Abbas’a İga oturuşunu sorduk
sünnettir dedi. (Müslim-Ebu Davud)
4.Delil : Ebu Zubeyr rivayet eder O, Abdullah İbn Ömer’i secde edip
başını secdeden kaldırdığında parmaklarının etrafına/uçlarına
otururken gördüm ve derdi ki bu sünnettir.” (Müslim-Ebu Davud-
Tirmizi)

9-İki secde arasında ( unuttu mu acaba denecek kadar) oturmak
sünnettir.
1.Delil : Enes rivayet eder, “ Peygamber acaba unuttumu diyecek
kadar iki secde arasında otururdu” (Müslim-)
2.Delil : Sabit der ki, Enes’in yaptığını sizde görmüyorum o iki secde
arasında unuttumu diyecek kadar otururdu.” (Buhari-Müslim)

10-2. Rekata ve 4. rekata kalkmadan önce istirahat oturuşuyla
oturmak sünnettir.
1.Delil : Malik İbn el-Huveyris rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.) namaz
kılarken tekli rekatlardan sonra bir süre oturup öyle kalkardı.”
(Buhari)
2.Delil : Ebu Kılabe demiştir, Malik İbn el-Huveyris bir gün bize
gelip…………………………………………..başını ikinci secdeden
219
kaldırıp da birinci rekatı bitirdikten sonra ikinci rekata kalkarken çok
kısa bir süre oturur ve sonra da yere dayanarak ayağa kalkardı.” (
Buhari)

11-Secdeden yeni bir rekata kalkarken ellere dayanarak-elleri
hamur yoğurur gibi yaparak kalkmak sünnettir.
1.Delil : Ebu Kılabe demiştir, Malik İbn el-Huveyris bir gün bize
gelip…………………………………………..başını ikinci secdeden
kaldırıp da birinci rekatı bitirdikten sonra ikinci rekata kalkarken çok
kısa bir süre oturur ve sonra da yere dayanarak ayağa kalkardı.” (
Buhari)
2.Delil : Peygamber secdeden kalkarken hamur yoğurur gibi
kalkardı.” (İbn Huzeyme)

12-İlk teşehhüd oturuşunda sol uyluk üzerine yayılarak oturmak ve
son teşehhudde ise teverruk oturuşu ( sağ ayağı dikili, sol ayağı da
sağ ayak önüne alarak yere oturuş şekli ) ile oturmak sünnettir.
1.Delil : Abdullah ibn Abdullah Babası Abdullah İbn Ömer’in
kendisini şöyle uyardığını söyler, “ namazın sünneti (parmaklarının
uçları kıbleyi gösterecek şekilde katlayarak) sağ ayağını dikmen ve
sol ayağını yatırmandır. (Buhari)
2.Delil : Abdullah Bin Zubeyr rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.)
oturduğu vakit sol ayağını uyluğu ile baldırı arasına getirir, sağ
ayağını yayar, sol elini sol dizinin üzerine sağ elini de sağ uyluğunun
üzerine kordu ve parmağı ile işaret ederdi.” (Müslim)

13-İlk ve son teşehhüd oturuşlarında işaret parmağını oturur
oturmaz duaya başlandığı andan duayı bitirinceye kadar kıble
yönüne doğru sabit tutarak veya halka çevirerek işaret etmek ve
gözü işaret edilen parmağa dikmek sünnettir.
1.Delil : İbn Ömer rivayet eder Peygamber namazda oturunca elerlini
dizerli üzerine koyardı. Sağ elinin baş parmağından sonra gelen
parmağını kaldırır ve onunla Allah’ın birliğine dua ederdi. Sol elini
220
de, parmaklarını diz üstüne koymuş olarak sol dizi üzerine kor idi.”
(Müslim)
2.Delil : Abdullah Bin Zubeyr rivayet eder, Rasulullah (s.a.v.)
oturduğu vakit teşehhüd duasını okurdu. Oturuşunda sağ elini sağ
uyluğu üzerine, sol elini sol uyluğu üzerine kordu. Şehadet parmağı
ile işaret ederdi. Bunu yaparken de baş parmağını orta parmağı
üzerine kordu.( Müslim)

295.Soru-Namazda mubah olan ameller nelerdir ?
1-Namaz içinde çocuk taşımak mubahtır.
1.Delil : Ebu Katede el-Ensari rivayet eder Peygamber kızı Zeynep’in
(Ebu’l As İbn Rabi İbn Abdişşems’den olma kızı Umame’yi taşıyarak
namaz kılardı. Secdeye vardığı zaman onu bırakır, ayağa kalktığı
zaman ise tekrar alırdı.” (Buhari-Müslim)

2-İhtiyaç halinde yürümek mubahtır, Birine eziyet veren şeyi veya
bir tehlikeye düşecek çocuğu kurtarmak mubahtır.
1.Delil : Aişe annemiz rivayet eder, Rasulullah evde kapı kapalı
olarak namaz kılıyordu kapı önüne geldim kapıyı açmak istedim o
kapıyı açtı ve sonra namaza döndü. Kapı kıble yönünde idi.” (
Tirmizi-Ebu Davud-Nesai-Albani Hasendir)
2.Delil : Erzak İbn Kays rivayet eder bir adam namaza binitinin
gemini tutarak namaza başlamış, hayvan ise başını alıp gitmek
isteyince o ipini çekmiş, o hayvan ise gitmiş, yaşlı adam da onunla
beraber namaz kılarken gitmişti ve insanlar onu ayıplayınca şöyle
demişti “ Ben Rasulullah ile 6,7 yahut 8 defa gazaya katıldım. Onun
ne kadar kolaylık gösterdiğini gördüm. ….” (Buhari)
Not : Ebu Malik der ki bu hadisten yola çıkarak namaz içinde iken,
telefon çalarsa onu kaldırıp namazda olduğunu hissettirmende
sakınca yoktur.

3.Delil : Ebu Katede el-Ensari rivayet eder Peygamber kızı Zeynep’in
(Ebu’l As İbn Rabi İbn Abdişşems’den olma kızı Umame’yi taşıyarak
221
namaz kılardı. Secdeye vardığı zaman onu bırakır, ayağa kalktığı
zaman ise tekrar alırdı.” (Buhari-Müslim)


4-Namazın önünden geçene mani olmak :
1.Delil : İbn Ömer Kabe’de iken Teşehhüdde oturduğu bir sırada
önünden geçmek isteyen kişiye mani olmuştur, Ayrıca şöyle
buyurmuştur, Eğer biri önünden geçme konusunda ısrarcı olursa
mesela onunla kavga edeceğin kadar büyürse kavga et.” (Buhari)

5-Namazda iken tehlikeli yılan-akrep gibi zehirli hayvanları
öldürmek mubahtır.
1.Delil : Ebu Hureyre rivayet eder, Rasulullah bize namazda iki
siyahı öldürmeyi emretti, Akrebi ve yılanı.” (Ebu Davud-Nesai-
Tirmizi-İbn Mace-sahihtir.)

6-İhtiyaç halinde uyuyan birini kaldırmak-dürtmek mubahtır.
1.Delil :Aişe rivayet eder, “ Ben Peygamber namaz kılarken onun
kıble yönüne doğru ayağımı uzatırdım. O secde edeceği zaman beni
dürterdi. Ben de ayaklarımı çekerdim. O secdeden kalktığında tekrar
ayaklarımı uzatırdım.” (Buhari)

7-İhtiyaç halinde (necaset varsa) namaz içinde ayakkabıyı-terliği
çıkarmak mubahtır.
1.Delil : Said el-Hudri rivayet eder, Rasulullah namaz kılarken ashabı
ile terliğini çıkararak soluna koydu ve arkasındakilerde aynı şekilde
terliklerini çıkardılar. (Buhari-Müslim)

8-Namaz içinde kişiden balgam geldiği zaman elbise, mendil
içinde balgam çıkarmak mubahtır.
1.Delil : Sizden biri namaza durduğunda bilsin ki Allah onun kıble
yönündedir. Sakın kıble ve sağına yönüne tükürmesin soluna sol
ayağının altına tükürsün (Müslim-Ebu Davud)

222
9-Namaz içinde bir elbiseyi zaruret gereği düzeltmek mubahtır.
1.Delil : Cerir ed-Dabi rivayet eder, Ali (r.a.) namaza durduğunda
sağ elini sol bileğinin üzerine koyar, rüku edinceye kadar elbisesini
düzeltir ve bedenini kaşırdı.” (Buhari -İbn Ebi Şeybe)
2.Delil : İbn Abbas der ki, Bir kimse namazda bedenin her şeyiyle
yardım alabilir.”

10-Namazda bir hata olduğunda erkeklerin suphanallah demesi
kadınların ellerini birbirine vurması mubahtır.
1.Delil : Ebu Hureyre rivayet eder, Rasulullah buyuruyor ki, tesbih
erkekler için, el çırpmak kadınlar içindir.” (Buhari)
2.Delil : Sehl İbn Sad rivayet eder, Rasulullah buyuruyor ki, tesbih
erkekler için, el çırpmak kadınlar içindir.” (Buhari)
not : erkeklerin olmadığı bir namazda veya uzakta durdukları bir
yerde akdının kadına tesbih getirmesi caizdir, zira Aişe annemiz
güneş tutulduğunda namaz içinde esma annemize elini göğe
kaldırarak ve suphanallah diyerek uyardığı Buhari ve Müslim’de
sabittir.

11-İhtiyaç halinde sağa ve sola dönmek mubahtır.
1.Delil : Enes İbn Malik Zuhriye anlatmıştır, o rivayet eder, Pazartesi
Ebu Bekir müslümanlara namaz kıldırırken aniden Peygamber
Aişe’nin odasının perdesini açtı. Müslümanlar saf halinde namaz
kılarken onlara baktı, tebessüm ederek güldü. Ebu Bekir Peygamberin
namaza çıkmayı istediğini zannederek geriye çekildi. Müslümanlar
Peygamberi gördüklerinde geriye çekildi…………(Buhari)

2.Delil : Ebu Bekir imam olmuş namaz kıldırırken Peygamber safları
bölerek araksına durmuştu, Ebu Bekir döndü, bir de baktı ki,
Peygamber safta duruyor. Peygamber ona yerinde kal anlamında
işaret etti. Ancak Ebu Bekir elerlini kaldırarak Allah’a hamd etti sonra
yavaşça arkaya geçti. Peygamber öne geçerek namaz kıldırdı.
(Buhari-Müslim)
223
Not : İbn Hacer der ki namazda sağa ve sola dönmek namazı bozmaz.
(Fethul Bari)

12-İhtiyaç halinde elle veya başla işaret etmek mubahtır.
1.Delil : Muaykıb şöyle demiştir, Peygamber secde ettiği yerdeki
toprağı düzelten adama Şayet böyle yapacaksan bir kere yap
demiştir. (Buhari)
2.Delil : Ebu Bekir imam olmuş namaz kıldırırken Peygamber safları
bölerek araksına durmuştu, Ebu Bekir döndü, bir de baktı ki,
Peygamber safta duruyor. Peygamber ona yerinde kal anlamında
işaret etti. Ancak Ebu Bekir ellerini kaldırarak Allah’a hamd etti sonra
yavaşça arkaya geçti. Peygamber öne geçerek namaz kıldırdı.
(Buhari-Müslim)
3.Delil : Cabir rivayet eder, Cabir Rasulullah Beni Muntalık denen
yerde binek üzerinde namaz kılarken gelmiş,onunla konuşuşmuş
Rasulullah ise eliyle işaret etmiştir. sonra yeniden konuşmuş
peygamber eliyle yeniden işaret etmiş namaz bitince de beni senin
selamından alıkoyan namazdı diye buyurmuştur. (Buhari-Müslim)
4.Delil : Aişe annemiz güneş tutulduğunda namaz içinde esma
annemize elini göğe kaldırarak ve suphanallah diyerek uyardığı
Buhari ve Müslim’de sabittir.

13-Namazda iken selam verene namaz içinde işaretle selam vermek
mubahtır.
Eğer bir kimse namaz içinde birinden selam alırsa onun selamına
cevap vermesi caiz olmaz, ancak eliyle işaret ederek selamına karşılık
verebilir bu caizdir.
1.Delil :İbn Ömer rivayet eder, Rasulullah Küba mescidine doğru
gitti, ve namaza durdu. O namazda iken Ensardan bir topluluk geldi
ve selam verdiler. İbn Ömer der ki Bilal’e dedim ki Onlar selam
verdiklerinde Rasulullah onlara nasıl cevap verdi gördün mü ? Bilal
dedi ki, işte böyle dedi ve elini uzattı ( el içi yere el dışı da göğe
gelecek tarzda işaret etti.) (Sahih senedle Ebu Davud)

224

14-Kişi namaz içinde imamın bir sıkıntısı olması halinde secdeden
başını kaldırarak ona bakması mubahtır.
Eğer bir imam ardında namaz kılan kişi imam secdeyi uzatırsa ve bu
endişeye yol açarsa secdeden başı kaldırmak mubahtır.
1.Delil : Abdullah İbn Şadda babasından rivayet eder, peygamber
namaza durmuş, hasan ve Hüseyin’de namaz içinde omzunun
üzerine çökmüşler peygamberde onları düşürmemek için uzun
müddet başını secdeden kaldırmamıştı, Şaddad’ın babası namazda
başımı kaldırdım baktım ki hasan ve Hüseyin Peygamberin
omuzlarında idi ve sonra secdeye gittim, namaz bitip de durumu
anlatınca Peygamber onları düşürmemek için başımı kaldırmadı
buyurdu. (Hasendir, Nesai)

15-Nafile namazları kılarken imama uyanın elinde kuran okuması
ve onu gözüyle takip etmesi mubahtır.
Kişi gece namazını uzun kılmak isteyince ezberinde olmadığı sureleri
kuranı elinde tutarak namaza devam edebilir, ancak bu şekil farz
namazlarda ve sünnet nafile namazlarda ise caiz değildir.
1.Delil : Kasım der ki, “ Aişe ramazanda namaz kılarken kuranı
okuyarak kılardı.” (Abdurrezzak Ebu Davud)

296.Soru-Namazda mubah olan sözler nelerdir ?
1-İmam kuran okurken takılırsa onun hatırlaması için ayeti
tekrarlamak mubahtır.
İmam kıraatinde takılırsa cemaatten birinin takıldığı noktada ona
hatırlatma yapması sesli olarak caizdir. İmam her ayet sonrası
tefekkür için durabilir bunu göz önünde bulundurmalı ve hemen
hatırlatma cihetine gitmemelidir.
1.Delil :Abdullah İbn Ömer rivayet eder, Peygamber namaz kıldı ve
namaz içinde kuran okudu ve okuması gerekeni de okumakta güçlük
çekti ve namaz bitip ayrılınca Ubey’e dedi ki, seni beni düzeltmekten
alıkoyan nedir buyurdu. ( ceyyid senedle Ebu Davud-İbn Hibban)

225
2-Nafile namazlarda ayeti tekrar tekrar okumak mubahtır.
Nafile namazlarda bir ayeti tekrara tekrar okumakta bir sakınca
yoktur, fakat farz namazlarda bunu yapmanın delili
bulunmamaktadır. Bu yüzden bu ameli nafilelerde yapmakta daha
sahihtir.
1.Delil :Ebu Zer rivayet eder, Rasulullah şu ayeti okudu ve sabaha
kadar tekrarladı “ Eğer azab edersen şüphesiz ki onlar senin
kullarındır eğer affedersen şüphesiz ki sen aziz ve hakimsindir.” (
İsnadı Leyyindir, Nesai-Ahmed-Hakim)
2.Delil : Mesruk rivayet eder, Temim ed-Dari şu ayeti
tekrarladı“Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini iman edip salih amel
işleyenler gibi kılacağımızı ve hayatları ile ölümlerinin bir olacağını
mı sandılar ?ne kötü hüküm veriyorlar ? ( İbn Ebi Şeybe)

3-Namazda ağlamak ve inlemek mubahtır.
Namazda cehennemin ve azabın korkusundan, Allah’ın azametinden
korkmaktan dolayı ağlamak namazı bozmaz. Allah kitabında böyle
korkuyu övmüş, sahabilerin nakline göre, Rasulullah namazda
ağlamıştır.
1.Delil : Onlara Rahman’ın ayetleri okuduğunda hemen ağlayarak
secdeye kapanırlar.” (Meryem-58)
2.Delil : ağlayarak çeneleri üstü (secdeye) kapanırlar ve bu, onların
kalplerini daha da yumuşatır. ( İsra-109)
3.Delil : Abdullah ibn Şahir rivayet eder, peygamber namaz kılarken
yanına geldim göğsü kabdaki suyun fokurdaması gibi
fokurduyordu.” ( Senedi sahihtir, Nesai-Ebu Davud-Ahmed)
4.Delil : Ali rivayet eder, Bedir günü Mikdad’dan başkasının atı
yoktu, Rasulullah’ın dışında kimseyi uyanık görmedim, peygamber
ağaç altında sabaha kadar ağlayarak namaz kıldı.” ( Senedi sahihtir,
Ahmed-İbn Huzeyme)

4-Namazda üfleme hacet halinde mubahtır.
Hacet anında üflemenin sakıncası yoktur.
226
1.Delil : Abdullah İbn Ömer der ki, Rasulullah zamanında güneş
tutulmuştu ……..sonra Peygamberin son secdesinde açıldı ve
Peygamber öf öf buyurdu, sonra dedi ki Rabbim ,Ben onlarla beraber
iken onları helak etmemeyi vaad etmedin mi ? Rabbim onlar
istiğfarda bulunurken onları helak etmeyeceğini vaad etmedin mi ? (
Ebu Davud-Nesai-Ahmed)

5-Namazda öksürmek mubahtır.
Namazda öksürmenin sakıncası olamayıp öksürmek konuşmak
hükmünde sayılmaz. Bu sebeple namazda öksürmeyi men eden bir
ayet ve hadis yoktur. Sadece kelam / konuşmak caiz değildir.

6-Namazın maslahatı için imam ve cemaat ( ancak çok olmamak ve
namazla alakası olacak şeyi ) konuşabilir bu mubahtır.
1.Delil : Ebu Hureyre rivayet eder, Bir gün Rasulullah (4 rekatlık )
namazı 2 rekat kılıp çıkmıştı. Bunun üzerine Zulyedeyn adlı sahabi
Ey Allah’ın Rasülü namaz mı kısaltıldı yoksa unuttunuzdu mu ? diye
sordu. Rasulullah cemaate “ Zulyedeyn doğru mu söylüyor diye
sorup onlardan evet cevabını aldıktan sonra 2 rekat daha namaz kıldı.
Sonra selam verdi ve ardından tekbir getirip secde etti. Bu secdesi
normal secdeleri gibi veya uzun idi.” (Buhari)
Açıklama : Rasulullah’ın son iki secde etmesi demek namazı
bitirmemişti anlamına gelir, bu secde öncesi ikli sahabiyle konuşması
da namazının maslahatı için olduğundan caizdir.

7-Kişi namaz içinde aksırdığında içinden hamd getirmesi mubahtır.
Müslüman namaz içinde aksırdığında içinden hamd edebilir, ama
yanındaki müslüman ona yerhamukumullah diyemez.
1.Delil : Rufai İbn Rufai şöyle demiştir, Biz bir gün Rasulullah’ın
arkasında namaz kılıyorduk Rasulullah başını rükudan kaldırırken
Semiallahu limen hamideh deyince cemaatte bulunanlardan birisi
(aksırınca)Rabbimiz hamd sanadır bol hamd ile sana hamd ederiz
dedi. Rasulullah selam verip namazdan çıkınca o hamdi kim getirdi
diye sordu ? Bunu söyleyen zat bendim ey Allah’ın Rasülü deyince,
227
Peygamber, “ Otuzdan daha fazla melekler topluluğu gördüm bu
sözü daha önce yazmak için birbirleriyle yarışıyorlardı.” (Buhari-
Tirmizi)
Açıklama : aksıran hamd eder ama yanındakiler cevap vermezler.

2.Delil : Muaviye bin Hakem namaz kılarken aksıran birine karşılık
vermiş cemaattekiler de bu tavrını yadırgamışlardı. Bunun üzerine
Rasulullah namaz bitiminde “ Bizim şu namazımıza beşere ait bir
sözün karışması asla uygun değildir buyurmuştur. (Müslim)

8-Kişi kendisini mutlu eden-derdini gideren bir durumu duyunca
veya öğrenince namaz içindede olsa Allah’a hamd edebilir bu
mubahtır.
1.Delil : Ebu Bekir imam olmuş namaz kıldırırken Peygamber safları
bölerek araksına durmuştu, Ebu Bekir döndü, bir de baktı ki,
Peygamber safta duruyor. Peygamber ona yerinde kal anlamında
işaret etti. Ancak Ebu Bekir ellerini kaldırarak Allah’a hamd etti sonra
yavaşça arkaya geçti. Peygamber öne geçerek namaz kıldırdı.
(Buhari-Müslim)

9-Hacet/zaruret dolayısıyla Namaz kılanla konuşmak ve ona
dönerek soru sormak mubahtır.
1.Delil : Cabir rivayet eder, Cabir Rasulullah Beni Muntalık denen
yerde binek üzerinde namaz kılarken gelmiş,onunla konuşuşmuş
Rasulullah ise eliyle işaret etmiştir. sonra yeniden konuşmuş
peygamber eliyle yeniden işaret etmiş namaz bitince de beni senin
selamından alıkoyan namazdı diye buyurmuştur. (Buhari-Müslim)
2.Delil : Aişe annemiz güneş tutulduğunda namaz içinde esma
annemize elini göğe kaldırarak ve suphanallah diyerek uyardığı
Buhari ve Müslim’de sabittir.

297.Soru-Namazın haramları ( namaz içinde yapılması yasaklanan
ameller) nelerdir ?
228
Aşağıda verilecek maddeler namazın huşusunu bozan, faziletini
azaltan, bozulmasına sebebiyet vermeyen amellerdir.
1-Elleri böğre koymak.
1.Delil : Rasulullah buyuruyor ki, Namazda elleri böğre koymak
yasaklandı.” ( Buhari-Müslim)
Açıklama : Albani derki, Bu şekil elleri koymak çarmıha gerilmek gibi
olduğundan yasaklanmıştır. Yahudilere benzemekten dolayı
diyenlerde olmuştur.

2-Gözleri semaya dikmek.
1.Delil : Rasulullah buyuruyor ki, Peygamber namaz kılarken gözleri
göğe doğru dikmeyi yasaklardı.” (Buhari-Müslim)
2.Delil : Rasulullah buyuruyor ki, Namazda gözlerini göğe diken
insanlar ya buna son verirler ya da gözleri bir daha onlara geri
dönmez.” (Buhari-Müslim)

3-Namazda bir şeyle meşgul olmak.
1.Delil : Peygamber desenli zarif bir elbise ile namaz kıldı. Namaz
esnasında elbisesindeki desenlere gözü takıldı. Namazı bitirince şöyle
buyurdu. Bu elbise Ebu Cehm’e götürün ve onun desensiz, kalın
kumuştan yapılmış elbisesini bana getirin. Çünkü bu elbise biraz önce
beni meşgul etti.” (Buhari-Müslim)

4-Hacet olmadan bir yerlere iltifat etmek/bakınmak/dönmek.
Hacet olduğu zaman bakınmak caizdir.
1.Delil : Rasulullah buyuruyor ki, Namazda sağa sola bakınmayın.
Şüphesiz Allah, kul sağa sola bakınmadıkça yüzünü kulunun yüzüne
çevirir.”(Tirmizi-Hakim)
2.Delil : Rasulullah buyuruyor ki, Bakınmak bu şeytanın kulun
namazından çaldığı şeydir.” (Buhari-Ebu Davud)

5-Parmakları kenetlemek/bağlamak/iç içe geçirmek.
Parmakları parmaklara namaz içinde birbirine geçirmek, mekruhtur.
229
1.Delil : Rasulullah buyuruyor ki, Sizden biri evinde abdest alır,
sonra mescide gelirse, dönünceye kadar o namazdadır, böyle
yapmamalıdır(dememelidir) deyip parmaklarını birbirine geçirdi.”
(Hakim-sahihtir.)
2.Delil : İsmail İbn Umeyye dedi ki, Nafi’ye namazda parmakları
birbirine bağlamış birini sordum, İbn Ömer dedi ki, O namaz gazaba
uğramışların namazdır dedi.” ( Ebu Davud-Albani sahihtir.)

6-Parmakları çıtırdatmak
Bu amel namazı oyuna almaktır, bu yüzden mekruhtur.
1.Delil : İbn Abbas’ın arkadaşı Şube der ki, İbn Abbas ile beraber
namaz kıldım, gözleri parmaklarıma takıldı, namaz bitince annen
olmasın, parmaklarını mı çıtırdatıyorsun namazda iken.” (Ebi Şeybe-
Albani hasendir.)

7-İki eli elbise içinde tutarak rukuya-secdeye gitmek.
1.Delil : “Ebu Hureyre der ki Rasulullah sedli/İki eli elbise içinde
tutarak rukuya-secdeye gitmeyi yasakladı.” (Ebu Davud-Tirmizi
Albani hasendir.)

8-Namazda esnemek.
Namazda esnemek şeytandandır, bu yüzden müslüman buna mani
olmalı, eliyle ağzını kapatmalıdır.
1.Delil : Esnemek şeytandandır, sizden kim esnerse onu gücünce
tutsun.” (Buhari-Müslim)
Açıklama : Esneme esnasında euzu besmele çekmek bidattir, zaman
zaman bazılarının yaptığı duyulmaktadır.

9-Namazda iken kıble ve sağ yöne tükürmek.
1.Delil : Cabir rivayet eder, Rasulullah buyuruyor ki, Sizden biri
namaz kılmaya kalkarsa bilsin ki Allah onun yüzü yönündedir bu
yüzden kıble yönüne ve sağına tükürmesin. Eğer tükürecek olursa sol
tarafına sol ayağının altına tükürsün eğer acele ile hemen tükürmesi
230
gerekirse o zaman elbisesini şöyle yapsın dedi ve elbisesini birbirine
katladı.” (Müslim)

10-Gözleri namazda kapamak.
Eğer gözleri kapamakla ibadet ettiğine inanırsa bu haramdır,
inanmazsa da bidattir.
1.Delil : İbn Kayyım der ki, “ Namazda gözleri kapamak
Rasulullah’ın sünneti değildir.” (Za’dul Mead 1/294)


11-Namazda gerilmek.
Eğer hafifi olur hacetten dolayı yapılırsa sakıncası olmaz, ama gerilip
de huşuyu bozan olursa bu namazın derecesini eksiltir.
1.Delil : Said İbn Cubeyr der ki, namazda gerilmek namazın sevabını
azaltır.” ( İbn Ebi Şeybe)

12-Elleri ayaların arasına almak
Bu ilk dönem meşru iken daha sonra yasaklanmıştır.
1.Delil : Musab İbn Sad şöyle demiştir, Bir gün babamın (Sa’d İbn
Vakkas’ın yanında) namaza durmuştum. Namazda ellerimin
ayalarını birbirine yapıştırıp bacaklarımın arasına koydum. Babam
bana bunu bir daha yapmamı söyleyip şöyle buyurdu Bizde bir
zamanlar böyle yapardık, Fakat bu bize yasaklandı bize ellerimiz
dizlerimizin üzerine koymamız emredildi.” (Buhari)

13-Ruku ve secdelerde Kuran okumak.
1.Delil : Rasulullah buyuruyor ki, Şunu bilin ki ben ruku ve secde de
kuran okumaktan nehyedildim. (Müslim)

14-Secdede dirsekleri yerlere koymak/yapıştırmak.
Dirsekler secde de kaldırılır yere yapıştırılmaz, bu caiz değildir.
1.Delil : Secdede orta yolu tutun. Sizden biri köpeklerin dirseklerini
yaydıkları/koydukları gibi koymasın. (Buhari-Müslim)

231
15-Namazda saçla, başla, elbise ile oynamamak.
1.Delil : İbn Abbas rivayet eder, Rasulullah buyuruyor ki, Rasulullah
yedi aza üzerine secde etmeyi ve namazda iken elbisesiyle, saçıyla,
başıyla uğraşmaması emredildi. Bu azalar şunlardır, alın, iki el, iki diz
iki ayaktır.(Buhari)

16-Köpek oturuşu gibi oturmak.(elleri iyice öne doğru yaymak ve
oturmak.)
1.Delil : Rasulullah şu 3 şeyi yasaklamıştır, horozların yem yemesi
gibi namaz kılmamayı, köpek oturuşu gibi oturmayı ve tilki gibi sağa
sola bakmayı.” (Ahmed)

17-Namazda oturunca elleri yere koymak.
1.Delil : İbn Ömer derki “ Rasulullah namazda oturunca sol ele
dayanmayı yasakladı.” (Ebu Davud-Ahmed-Hakim-Beyhaki)
2.Delil : İbn Ömer derki bu oturuş azaba uğrayanların oturuşudur.
((Ebu Malik)

18-Hasta birinin yüksek bir yere secde etmesi.
Hastanın yere secde etmesi vacip olandır. Hastanın secde etmeye
gücü yetmediği takdirde bir sandalyeye, yastığa secde etmesi meşru
olmayıp başıyla ima ederek kılması gerekir.
1.Delil : İbn Ömer rivayet eder, Rasulullah hasta bir sahabiyi ziyaret
etti bende onunla beraberdim. Hasta olan sahabi değnek üzerine
secde ederken girdi. O alnını değneğe doğru yönelterek başıyla ima
etti sonra onu fırlatıp attı ve bir yastık aldı. Bunun üzerine Rasulullah
“ bu yastığı bırak/at . eğer yere secde edebilirsen et yoksa da imayla
kıl. Secdeni de rukudan biraz daha eğik yap” buyurdu. (Tabarani
Kebir, Beyhaki, Albani sahihtir.)

19-Secde edilen yerde çakıl taşlarını elle temizlemek, namazda
onlarla uğraşmak.
232
Bu durum hacet olmadan uğraşmakla alakalıdır. Eğer çakıl taşları
namazda huşuyu bozuyor, eziyet veriyorsa bu durumda
temizlemekte sakınca yoktur.
1.Delil : Muaygıb rivayet eder, Rasulullah toprak üzerini düzelten bir
adam gördü “ bunu yapacaksan bir defa yap” buyurdu. (Buhari-
Müslim)
2.Delil : Namaz kılarken bunu yapma, eğer bunu mutlaka yapman
gerekiyorsa o zaman çakıl taşarlını bir kez düzelt.” (Ebu Davud)

Bu konuyla alakalı bilinmesi gereken diğer mesele şudur.
Eğer kişi secde ettikten sonra alnını çamur, taş, toz gibi şeyler
bulaşmış ise namaz içinde bunu alnından alması namazda uğraşmak
kapsamına ve huşusuzluğa çağıracağından meşru değildir. Zira bu
amel çokça edilmiş amel hükmündedir.
1.Delil :Ebu Said rivayet eder, Rasulullah’ı su ve çamurun üzerine
alnı üzerinde eserleri olacak tarzda secde ederken gördüm.” (Buhari-
Müslim)
Açıklama : Rasulullah namazda onları temizlemediğine delildir.

2.Delil : İbn Mesud der ki şu dört şey sakınılması
gerekenlerdir………………namaz içinde alından toprağı
silmek.(Beyhaki-Albani sahihtir.)

20-Secde ederken ayakların ellerden önce yere konulması.
Bu konu geniş ve ciddi tartışmalıdır, bu yüzden biz önce elerlimizi
koymayı tercih ediyor fakat ayaklarını koymayanlara namazda haram
işliyorsunuz demiyoruz. Zira müslümanların bu meselede ihtilaf
içinde olması müsamahakar davranmamızı gerektirir.
1.Delil : Ebu Hureyre rivayet eder, Sizden biri secde edeceği zaman
develerin çöktüğü gibi çökmesin dizlerinden önce ellerini koysun.”
(Ebu Davud,Nesai,Tirmizi, Darimi sahihtir.)
Açıklama : Devenin ön ayakları (aslınsa elleri) insanın dizleri
hükmündedir. Bu konu tartışmalıda olsa sahih olan budur. Deve önce
ön ayaklarını koyarak oturur. Bu ise namazda caiz değildir. Bu görüş,
233
İbn Hazm, Ahmed, Evzai, Malik’in görüşüdür. Avnul Mabud’un
şarihi Azammabadi derki bu sünnettir. Evzai der ki ben elerlini
dizlerinden önce koyanları gördüm. Ebu Davud derki bu hadis
ehlinin amelidir. İbn Huzeyme’nin hadis eserinde bunu doğrulayan
rivayetler bulunur, Buhari de bunları doğrular.

21-Selam verirken elleri işaret ederek kaldırmak.
Bu işaret selam verirken sağ ve soldaki namaz kılanlara selamı işaret
ederek kaldırmaktır. Şimdi bu durum pek bilinmez.
1.Delil : Cabir bin Samura rivayet eder, Rasulullahla beraber namaz
kıldım. Biz selam verdiğimizde ellerimizle birlikte es-selamu
Aleykum, es-selamu Aleykum demiştik. Bunun üzerine Rasulullah
bize baktı ve size ne oluyor ki güneşte kalmış atların kuyrukları gibi
ellerinizle işaret ediyorsunuz. Sizden her hangi biriniz selam verdiği
zaman arkadaşına dönsün ve ona eliyle ima etsin buyurdu.

22-Namazda imamdan önce ruku-secde-yapmak.
1.Delil : Ebu Hureyre rivayet eder, Rasulullah “ Başını imamdan önce
kaldıran, Allah’ın onun başını eşek başına tahvil etmesinden korkmaz
mı ? buyurdu. (Buhari-Müslim)

23-Yemek sofraya konunca ve abdest zorlama anında namaz
kılmak.
1.Delil : Ebu Atik rivayet eder o Aişe’ye demiştir ki, ben
Rasulullah’dan işittim buyurdu ki, yemek hazırlanmışken bir de
küçük ve büyük abdest sıkıştırırken namaz kılınmaz.”
NAMAZI BOZAN HALLER

298.Soru-Namazı bozan haller nelerdir ?
1-İnsan abdestinin bozulduğu konusunda emin olursa.
1.Delil : Ebu Hureyre rivayet eder, sizden biri karnında bir şey
hisseder de ondan bir şey çıktı mı yoksa çıkmadı mı (tarzında)
kendisinde sorun olursa bir ses işitmedikçe yahut bir koku
duymadıkça mescidden çıkmasın.” (Buhari-Müslim)
234

2-Özürsüz olarak namazın şartlarından veya rükünlerinden birini
terk edersek.
1.Delil:Rasulullah namazda hata eden sahabiyi görünce dön yeniden
kıl zira sen namazı tam kılmadın buyurdu.( Buhari-Müslim)
Açıklama : Bu hal namazın şartlarından veya rükünlerinden
bazılarının terkinden dolayı olmuştu.

3-Namazda bilerek yemek ve içmekle.
İbn Munzir derki, İlim ehli namazda bilerek yemek ve içmenin
namazı bozduğu konusunda ve namazın yeniden kılınması üzerinde
icma etmiştir.

4-Hacet olmadan bilerek ve kasten konuşmakla.
1.Delil : Biz ilk zamanlar namazda konuşurduk. Kişi namaz içinde
yanındaki arkadaşıyla konuşurdu. Nihayet “Allah’a tam huşu ve tat
ile huzurunda durun” ayeti inince sukutla emrolunduk ve kelamdan
nehy edildik.(Buhari-Müslim)

Not : Namazda bilerek olmadığı takdirde konuşmanın hata ile olursa
bozmadığını Mervan bin Hakem’in namaz içinde aksırana verdiği
cevapta görmüştük. Rasulullah ona “ bizim şu namazımız yok mu,
bunda insan kelamından bir şey yaraşmaz. O ancak tesbih, tekbir, ve
Kuran okumaktır.” buyurdu.

5-Sesli gülmekle.
İbn Ebi Şeybe’nin Musannif adlı eserinde Cabir ve Musa’dan gelen
rivayetlerde ve ilim ehlinin icmasıyla sesli gülmek namazı bozar, zira
bunda ses çıkarmak vardır. Tebessüm ise namazı bozmaz. Cabir der
ki tebessüm namazı bozmaz ama gargara bozar. (İbn Ebi Şeybe
Musannif)

SEFERİ (YOLCULUKTA KILINAN) NAMAZ

235
299.Soru-Seferi olmak ve kasr etmek/namazı kısaltmak ne
demektir ?
Sefer, lüğatta mesafeler almak olup ikamenin zıddıdır.
Istılahta ; İnsanın vatanından/memleketinden bir mekana doğru
mesafe kat ederek yol almasıdır. Bu mesafe konusunda alimler
arasında ihtilaf bulunmaktadır.

Kasr/namazı kısaltmak, lüğatta habs etmektir.
Istılahta ; 4 rekatla kılınan Namazın 2 rekat olarak kılınmaya
düşmesidir bu hal ister korku ister güvenlik içinde olsun değişmez.

Kasr Kuranın, sünnetin, ashabın ve alimlerin icması ile sabit olup
meşru bir ibadettir. İslam alimlerimiz seferde namazların kısaltılması
konusunda ittifak etmiştir. Alimler sabah ve akşam namazlarının kasr
edilemeyeceği konusunda da ittifak etmişlerdir. Alimler hükmü
konusunda vacip mi ruhsat mı diye ihtilaf etmişlerdir.
1.Delil : Yeryüzünde seferde çıktığınız zaman eğer kafirlerin size
fenalık yapacağından endişe ederseniz namazlarınızı kısaltmanızdan
(dolayı) üzerinizde bir vebal yoktur. ( Nisa-101)
2.Delil : İbn Abbas der ki, Allah (öğlen-ikindi-yatsı) namazlarını
hazarda dört, seferde iki, harp halinde de bir rekat kılınmasını
Peygamberimiz diliyle farz kılmıştır. (Müslim)
3.Delil : Şube tahdis etti ve dedi ki Katade’den işittim. Musa İbn
Seleme el-Huzeli’den tahdis ediyordu. O, şöyle demiştir. İbn Abbas’a
Mekke ‘de bulunduğum ve namazı imamla beraber kıldığım zaman
ben namazı nasıl kılayım. Diye sordum. Ebu’l Kasım’ın sünneti olmak
üzere 2 rekat kıl dedi. (Buhari-Müslim)
4.Delil : Enes rivayet eder, Rasulullah öğle namazını Medine’de 4
rekat olarak kıldırdı. İkindi namazını da Zul Huleyfe (denilen
mevkide) 2 rekat kıldırdı. (Buhari-Müslim)

300.Soru-Seferde namazları kısaltma konusunda alimlerin görüşleri
nelerdir ?
Alimler, bu konuda ihtilaf etmişlerdir.
236
1-Kasr etmek/namazı kısaltmak bir ruhsattır. Bu amel caizdir, bu
görüş mensupları, İmam Şafi, İmam Malik, İmam Ahmed’dir. Bu
cumhurun görüşüdür. Bu alimler ise, namazı seferde kısaltmak ve
tam kılmak konusunda kişinin muhayyer/tercih ehli olup olmadığı
konusunda da ihtilaf etmişlerdir.

2- Kasr etmek/namazı kısaltmak vaciptir, tam kılmak caiz değildir.
bu görüş mensupları, İmam Ebu Hanife, (bir rivayette) İmam Malik
ve Zahiriyye Mezhebidir. Bu alimler ise, namazı tam kınlanın namazı
batıl mıdır değil midir konusunda ihtilaf etmişlerdir.

Bu alimlerin hepsi kendi görüşlerini meşru gösteren delillerle bu yolu
tutmuşlardır. Bu konu çok uzun ve münakaşalıdır. Sahih olan/tercih
edilen ise, seferde namazın kısaltılmasının vacip olduğudur.
Cumhurun görüşünü belirtirken dayandıkları hadisler zayıftır, 2
görüşün aşağıdaki delilleri getirdiğini bir okursak ne diyebiliriz ?
Desek desek vaciptir.
1.Delil : Allah ayetinde buyurur ki, “ Yeryüzünde seferde çıktığınız
zaman eğer kafirlerin size fenalık yapacağından endişe ederseniz
namazlarınızı kısaltmanızdan (dolayı) üzerinizde bir vebal yoktur. (
Nisa-101)
2.Delil : İbn Abbas der ki, Allah (öğlen-ikindi-yatsı) namazlarını
hazarda dört, seferde iki, harp halinde de bir rekat kılınmasını
Peygamberimiz diliyle farz kılmıştır. (Müslim)
3.Delil : Şube tahdis etti ve dedi ki Katade’den işittim. Musa İbn
Seleme el-Huzeli’den tahdis ediyordu. O, şöyle demiştir. İbn Abbas’a
Mekke ‘de bulunduğum ve namazı imamla beraber kıldığım zaman
ben namazı nasıl kılayım. Diye sordum. Ebu’l Kasım’ın sünneti olmak
üzere 2 rekat kıl dedi. (Buhari-Müslim)
4.Delil : Enes rivayet eder, Rasulullah öğle namazını Medine’de 4
rekat olarak kıldırdı. İkindi namazını da Zul Huleyfe (denilen
mevkide) 2 rekat kıldırdı. (Buhari-Müslim)

301.Soru-Seferde olması gereken mesafe ne kadardır ?
237
İslam alimleri seferde mesafe konusunda ihtilaf içindirler.
1.Görüş, Kasr mesafesi 48 mil/85 km’dir. Bu görüşte olanlar, İbn
Ömer, İbn Abbas, Hasan el-Basri, Zühri, İmam Malik, el-Leys, Şafi,
Ahmed, İshak, Ebu Sevr’dir.



1.Delil : ibn Abbas’dan merfu rivayetle, “ Ey Mekke ehli Mekke’den
Afsan arası 4 buruddan( 48 mil/85 km) daha az mesafede kasr
etmeyin.” (Darekutni-Beyhaki-Münkir, Albani İrva’ adlı eserde der ki,
Münkir hadis olup sahih değildir.)
2.Delil : İbn Ömer ve İbn Abbas 48 mil/85 km de namazı kısaltırlar
ve oruç bozarlardı.” ( Buhari Talik etmiştir. Albani, sahihtir.)
3.Delil : 85 km ancak meşakkat getirir bunun az ise getirmez
demişlerdir.

2.Görüş, geceli gündüzlü deveyle 3 gün yol almak gerekir
Bu görüşte olanlar, İbn Mesud, Suveyd bin Gafle, Şabi, Sevri, Ebu
Hanife
1.Delil :İbn Ömer rivayet eder, Rasulullah “Bir kadın mahremi
yanında olmadan 3 gün yola çıkamaz.” ( Buhari-Müslim)
Açıklama : Bu görüş ehli, 3 günlük yol olmadan deveyle kasr olmaz
demişlerdir.

2.Delil : Ali bin Ebi Talib rivayet eder, Rasulullah “ yolculara 3 gün
mukimlere 1 gün mesh etmeyi emretti.” (Daha önce kaynak verildi.))
Açıklama : Bu görüş ehli, 3 günlük yol olmadan deveyle kasr olmaz
demişlerdir.

3.Delil : 3 günden az seferi konumuna ulaştırmaz demişlerdir.

3.Görüş, Kasr için tayin edilmiş /sınırlandırılmış bir mesafe yoktur.
Sefer olarak isimlendiği müddetçe kişi kasr edebilir.
Bu görüşte olanlar, Zahiri Mezhebi, İbn Teymiyye ve İbn Kayyım’dır.
238
1.Delil : Allah ayetinde buyurur ki, “ Yeryüzünde seferde çıktığınız
zaman eğer kafirlerin size fenalık yapacağından endişe ederseniz
namazlarınızı kısaltmanızdan (dolayı) üzerinizde bir vebal yoktur. (
Nisa-101)
Açıklama : Ayet sefere çıktığınız zaman denmiş mesafe sınırı
konmamıştır.

2.Delil : Rasulullah (s.a.v.) ifadelerinde sefer için bir belli sınır
koymamış sadece sefer olarak isimlendirmiştir. Bu sebeple
Rasulullah’ın belirlemediğini belirlemek sınırlamak sahih olmaz.

3.Delil : Rasulullah sınırı belli olmadan sefere çıktığında namazını
kısaltmıştır, bu konuda deliller açıktır. Aşağıdaki delilleri okuyunuz.
1.Hadis : el-Huneyy dedi ki Enes İbn malik’e namazı kısaltmaktan
sordum Rasulullah 3 mil ( 5-6 km ) yahut 3 fersah ( 12-13 km) (bu
şüphe Şube’nindir.) mesafeye gitmek için yola çıktığında namazı 2
rekat olarak kılardı. (Müslim)
Açıklama : sahabi Huneyy Kufe’den Basra’ya gitmenin mesafesini
amaç edinerek sormuş ve bu cevabı almıştır.
not : Hafız İbn Hacer der ki, bu konuda en sahih delil budur.

2.Hadis : Enes rivayet eder, Rasulullah öğle namazını Medine’de 4
rekat olarak kıldırdı. İkindi namazını da Zul Huleyfe (denilen
mevkide) 2 rekat kıldırdı. (Buhari-Müslim)
Açıklama : Medine ve Zulhuleyfe arası 3 mil /5-6 kmdir.

Tercih edilen 3.görüştür. Zira delileri açıktır. Bu görüş kolay ve
sağlam olandır. Seferin uzun ve kısa olması konusunda fark yoktur.
Allahu Alem.

Unutmayalım seferde namazı kısaltmak ancak Allah’a itaat eden,
seferde harama yönelmeyen müslümanlar için geçerlidir. Harama,
isyana, zulme, hırsızlığa götüren seferde namazı kısaltmak caiz
değildir. Bu görüş İmam Ahmed Bin Hanbel, İmam Şafi ve İmam
239
Malik’indir. Fakat İmam İbn Teymiyye, Ebu Hanife, İbn Hazm ve
diğerleri seferde isyan-haramda olsa namazı kısaltmak caizdir
demişlerdir. Burada şu netice çıkmaktadır, seferde namazı kısaltmayı
vacip görenler isyan da olsa gerekli görürler ruhsat görenler ise isyan
varsa namazı kısaltmak caiz olmaz demişlerdir.







302.Soru-Yolcu olan bir kimse (misafir) seferi namazına ne zaman
başlamalıdır ?
Alimlerin icmasıyla yolcu olan bir kimse seferi namazına memleket
binalarını geçince (veya il sınırını çıkınca) kılabilir. (İbn Munzir /el-
İcma 39, Makdisi-el-Muğni 2/260) Bazı alimler ise memleketi terk
etmeden önce izin var mı yok mu diye ihtilaf etmişlerdir. Cumhur bu
konuda iznin olmadığını, memleket binalarını geçince kılınması
gerektiğini aşağıdaki delille belirlemiştir.
1.Delil : Enes İbn Malik rivayet eder, Enes rivayet eder, Rasulullah
öğle namazını Medine’de 4 rekat olarak kıldırdı. İkindi namazını da
Zul Huleyfe (denilen mevkide) 2 rekat kıldırdı. (Buhari-Müslim)
Açıklama : Rasulullah Medine’de iken kılmamış, Medine’den
çıktıktan sonra seferi namaz kılmıştır. Bu ise sahih olandır, (Ebu
Malik)

303.Soru- Yolcu olan bir kimse (misafir) seferi olarak kaç gün
namaz kılabilir ?
Yolcu, ( yolda olduğu müddetçe bu yol ne kadar uzun olursa olsun
fark etmez) namazlarını seferi olarak kılar. Fakat gitmek istediği
memlekete ulaşınca kaç gün seferi hükmünde olur bu konuda ihtilaf
bulunmaktadır. Bu konuda açık bir nassın tahdid ettiğini /sınır
getirdiğini göremiyoruz. Bu konu Şâri tarafından belirlenmemiştir.
240
Bu mevzuda alimlerin 11 muhtelif görüşü bulunur. Biz ise güçlü 4
görüşü aşağıda geldiği gibi işleyeceğiz.
1.Görüş : 4 günden daha fazla kalmaya niyet ettiğinde namazlarını
kasr edemez.
Bu görüş, cumhurun görüşüdür (İmam Malik, İmam Şafi, İmam
Ahmed) delilleri aşağıda verilmiştir.
1.Delil : İbn Abbas rivayet eder, Peygamber Zilhiccenin 4.gününün
sabahında Mekke’ye geldi. Mekke’de 4.gün, 5.gün, 6.gün, 7.gün kaldı.
2.günde sabah namazını kıldı ve Mina’ya çıktı, bu günlerde namazı
kısaltıyordu. Bu günlerde ikame etmeye niyet etmişti.” ( Buhari-
Müslim)
Açıklama : Rasulullah’ın 4 gün boyunca kısaltmasını delil alarak bu
alimler 4 günden fazla olduğunda namazın kasr yoktur demişlerdir.
Fakat, hadiste 4 günlük kasr edilir diye hüküm çıkartmak tam sahih
değildir. Zira Rasulullah’ın böyle bir sınır getirdiğini hadiste
göremiyoruz. Rasulullah’ın 19 gün boyunca kasr ettiği Buhari’nin
sefer namazının ilk bölümünde getirdiği hadiste sabittir.

2.Delil :İbn Hadremiy’den,ben Rasulullah’dan“Muhacir Mekke’de
hac ibadetini bitirdikten 3 gün sonrasında ikamet eder.( Müslim)
Açıklama : Bu hadise göre bu alimler kim Mekke’de 3 gün kalırsa
misafir olur, 4 gün ise mukim hükmüne geçer diyerek 4 günlük
sınırlarına bunu delil alırlar. Fakat bu sözleri şu anlamda bilinmelidir.
“ Kim Mekke’den çıkmış hicret etmiş sonrada Mekke’de ikamet
etmek için gelmiş olursa bu durumda onun seferi hükmü 3 gündür, 4
gün ikame ehli olur, eğer ikame etmek değil de geri dönmek amaçlı
bir yolculuk içinde ise bu durumda daha fazla seferi olarak namaz
kılmasında sakınca yoktur. Zira diğer hadisler bunu bize meşru
kılar.” Ebu malik der ki, Bu hadiste müddeti belirleyen ifade
çıkartılmaz.

3.Delil : Ömer İbn Hattab’dan gelen bir eserde, Ömer İbn Hattab
Yahudi, Hristiyanlara, Mecusilere Medine’de 3 günden (geceli-
gündüzlü)fazla kalmama cezası verdi. ( Beyhaki-İsnadı sahihtir, )
241
Açıklama : Bu hadisten 3 gün sonrasının seferi olmaya mani
olduğuna delil almışlardır.

4.Delil : Rasulullah’ın şu hadisine de ayrıca delil alırlar, “ yolcunun
misafirliği 3 gündür fazlası onu mukim eder.” (tahrici yoktu)
Açıklama : Hadiste sınır getirilmemiştir.

2.Görüş : 15 gün fazla kalmaya niyet ederse kasr edemez.
Bu görüş, Ebu Hanife, Sevri, Mezeni’nin görüşüdür.
1.Delil : Enes İbn Malik der ki, Rasulullah ile beraber Medine’den
Mekke’ye yolculuk ettik, Medine’ye döne kadar namazları iki kıldı.
Enes’e denildi ki, kaç gün kaldınız ? Enes dedi ki, 10 gün kaldık”
(Buhari-Müslim)
2.Delil : İbn Abbas rivayet eder, Peygamber Fetih yılında Mekke’de
15 gün kaldı namazlarını kasr ederek kıldı.” ( Ebu Davud-İbn Mace-
zayıftır-fakat 19 gün kaldığı lafzı sahihtir.)
3.Delil : İbn Ömer ve İbn Abbas der ki, eğer sen bir yere yolculuk
eder 15 gün kalacağına niyet edersen namazlarını tam kıl, eğer
bilmiyorsan namazlarını kasr et.” ( Tirmizi)

3.Görüş : Yolcu yolculuğuna niyet ettiği müddetçe namlarını kasr
eder.
Bu görüş, Hasan El-Basri-Katede, İshak, İbn Teymiyye’nindir. Yolcu
yolculuğa niyetlendiği müddetçe kasr edebilir.
1.Delil : İbn Abbas rivayet eder, Peygamber Mekke’de 19 (gün-gece)
kaldı ve namazlarını kasr etti. Bizde yolculuğa çıktığımda 19 gün kasr
ederdik ve sonra da tam kılardık.” (Buhari)
Açıklama : Rasulullah yolcu olduğu müddetçe kasr ettiğin öğrendik,
zaman zaman 4 gün, 10 gün, 14 gün, 19 gün, 20 gün kalıp hep kasr
ettiği sabit (ashabın ise 2 sene ve 6 ay gibi zaman kaldıkları
bilinmektedir.) bu durum ise yolculuk devam ettikçe kasrın olacağına
delildir.
2.Delil : Cabir rivayet eder, “ Rasulullah Tebuk’da 20 gün kaldı
namazlarını kasr etti. “ ( Ahmed-Ebu Davud, Albani sahihtir.)
242
Açıklama : Hadisler müddetle alakalı açık bir keskin nass koymuş
değildir. Bu yüzden kasr etmek yolculukta daima olur. Tercih
edilende budur.
3.Delil : İbn Ömer Azerbaycan’da 6 ay kaldı ve namazlarını 2 kıldı.”
(Beyhaki-Ahmed-isnadı sahihtir.)
4.Delil : Ebi Minhal Anzi, İbn Abbas’a dedim ki, Ben Medine’de 1 yıl
kalacağım ne dersin ? o zaman 2 kıl dedi. (İbn Ebi Şeybe-isnadı
sahihtir.)
5.Delil : Ebu Vail’den rivayetle “ mesrukla beraber selasil denen
beldede 2 yıl kaldık namazları ayrılıncaya kadar iki kıldırdı.” (ibn Ebi
Şeybe-Abdurrezzak isnadı sahihtir.)

4.Görüş : Yolcu 20 gün kasr eder sonra tam kılar.
Ebu Muhammed ve Şevkani bu görüştedir.
1.Delil : Cabir rivayet eder, “ Rasulullah Tebuk’da 20 gün kaldı
namazlarını kasr etti. “ ( Ahmed-Ebu Davud, Albani sahihtir.)
Açıklama : Hadis 20 gün kasr ettiğine delildir.

Not : 3.Görüş daha sahih ve sağlam olup ruhsattır.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->