Milli Mücadele Sırasında Kurulmuş Yararlı/Zararlı Cemiyetler..

Zararlı Cemiyetler Azınlıkların Kurduğu Zararlı Cemiyetler Özellikleri Nelerdir? Mondros Mütarekesi’nden sonra, ordunun terhis edilmesi ve devlet otoritesinin kalmaması üzerine ortaya çıktı.Azınlıklar tarafından, işgalci emellerine hizmet eden kuruluşlardı.Anadolu hareketine ve Türklerin milli devletine karşıydılar.Bu cemiyetlerin hepsi Rum Patrikhanesi tarafından yönetiliyordu. İtilaf Devletlerince ekonomik ve siyasi açıdan destekleniyorlardı. Wilson İlkeleri’ne göre bulundukları yerlerin kendilerine verilmesini istiyorlardı. Mondros Mütarekesi’nin yedinci ve yirmi dördüncü maddelerini uygulatmak istiyorlardı. Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7. maddesi şu şekildeydi : “İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde, herhangi bir bölgeyi işgal edebilecek.” Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 24. maddesi şu şekildeydi: Altı Vilayet adı verilen yerlerde bir kargaşalık olursa, bu vilayetlerin herhangi bir kısmı işgal edilebilecek. Cemiyetler Mondros Mütarekesi’nden sonra Türk ordusunun terhisinden cesaret alan bazı azınlıklar, Milli Mücadele’ye karşı bir takım cemiyetler kurmuşlardı. Mavri Mira İstanbul’daki Rum Patrikhanesi tarafından kurulan bu cemiyet, Bizans İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmak ve Ege Bölgesi’nde ilerleyen Yunan ordusuna yardımcı olmak amacını güdüyordu. Çalışma alanı; Bursa, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul ve Bandırma idi. Yunan Kızılhaç, Resmi Göçmenler Komisyonu, Rum okullarındaki izcilik kurumları, Mavri Mira’nın emrinde çalışıyordu. Trakya ve Yunan Komitesi Trakya’nın işgalinden doğan sorunları Yunanistan açısından çözmeye çalışan bir örgüttür. Buradaki milli direnişi ortadan kaldırmak ve tüm Doğu Trakya’nın Yunanistan’a verilmesini sağlamak temel amaçlarıydı. Pontus Rum Cemiyeti Yunanistan’ın milli örgütü olan ve Yunanistan’ın 1829′da bağımsız olmasını sağlayan Etnik-i Eterya Cemiyeti Trabzon ve dolaylarında bir Rum Pontus Devleti kurmak amacıyla Pontus

bağımsızların ve gayr-i müslüm mebusların desteğiyle güçlendi. idam edildi. Yunanistan’dan gelen özel görevlileri Rum göçmeni göstererek Doğu Karadeniz dolaylarına yerleştirme. Ulusal örgütlere karşı direniş göstermişlerdir. İttihat ve Terakki iktidarını yıkmaktı. Ermeni Patriği Zaven Efendi de Mavri Mira’ya benzer bir örgüt kurup Rumlarla işbirliği yaptı. Derneğe İstanbul. Osmanlıcı ve hilafetçiydiler. Bundan sonra parti sıkı bir muhalefete yöneldi. Milli Varlığa Düşman Cemiyetler Özellikleri Nelerdir? Milliyetçi amaçlara tamamen karşıydılar. Yahudi Cemiyetleri Yahudilerin çok büyük bir çoğunluğu bölücü çalışmalarda bulunmadı. Başat Hürriyet ve İtilaf Fırkası etrafına toplanmışlardı. Marmara kıyıları ve İzmir gibi yörelerde düzeni bozma. Mahmut Şevket Paşa suikastından sonra bir kısım parti mensubu yargılandı. . Ermeni İntikam Alayları da. 1913′deki Babıali Baskını’ndan sonra parti dağılmaya başladı. Kordos Cemiyeti Yunanistan tarafından İstanbul’da “Rum Göçmenleri Merkez Komisyonu” adıyla kurduruldu. özyönetimi. Fırka’nın temel amacı. Programında Osmanlcılığı. 1912 “sopalı seçimleri” ne kadar iktidarda kalan parti bu seçimde ancak 6 milletvekilini Meclis’e sokabildi.Rum Cemiyeti’ni meydana getirdi. “Rum-Ermeni Birliği Komitesi” idi. Manda ve himaye taraftarıydılar. Sinop’a dürgün edildi ve ordan Avrupa’ya kaçtı. Fransızlardan aldıkları destek ile Adana ve dolaylarında faaliyet gösteriyorlardı. bu yörelerdeki Rum azınlığı sayıca çoğaltma görevi verilmiştir. ancak “Makkabi Cemiyeti” ve “Alyans israilit Cemiyeti” işgalcilere destek verdi. Anadolu hareketine karşıydılar. Trakya. Zaven Efendi tarafından kurulan bu cemiyetin adı. özel girişimi. Trabzon. İttihat ve Terakki karşıtı olan bu fırka. Hürriyet ve İtilaf Partisi Kasım 1911′de Trablusgarp Savaşı’nın yarattığı kaos döneminde Ahrar ve Mutedil Hürriyetperveran Fırkalarının birleşmesinden oluşmuştur. Ermenilerin Kurduğu Cemiyetler Daha önceleri Ermenilerin kurmuş oldukları “Taşnaksütyun” ve “Hıncak” adlı gizli örgütler milli mücadeleye karşı çıktılar ve işgalcilerle işbirliği yaptılar. “İkdam” ve “Alemdar” gazeteleri partinin yayın organı oldu. meşrutiyeti ve liberal iktisat’ı savunmaktaydı.

padişah ve halifeye bağlı kalmakla vatanın kurtulacağını savunmuştur. Teali-i İslam Cemiyeti İşgalcilerle mücadele edilemeyeceğini.Diğer Cemiyetler Bu cemiyetler Mondros Mütarekesi’nden sonra Osmanlı Devleti’nin bağımsız yaşayamayacağını düşünen. Hürriyet ve İtilaf Fırkası İttihat ve Terakki Partisi’ne düşman olarak çıkan bu cemiyet. Milli Mücadele’ye karşı manda ve himaye yanlısıydılar. Kürdistan Teali Cemiyeti Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra kurulan bu cemiyet Wilson İlkeleri’nden yararlanarak özerk bir Kürt devleti kurmak için mücadele etmiştir. Kurucularının Amerika Birleşik Devletleri’nin manda ve himayesi altına girmekten yana oldukları bilinmektedir. Bu parti (fırka) Damat Ferit tarafından özellikle milli direnişe karşı yönlendirilmiştir. İngiliz Muhibleri Cemiyeti Bu cemiyetin başkanı bir İngiliz din adamı olan Rahip Fru idi. İşgallere karşı koymanın olanaksız olduğunu savunan bu cemiyete Damat Ferit de üye idi. 25-02-2008. bundan dolayı halifenin etrafında toplanmanın gerekliliğini savunmuşlardır. Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası Bu cemiyet milli mücadeleye karşı çıkan Damat Ferit Hükümeti’ni desteklemiş. Wilson Prensipleri Cemiyeti Ülkeyi Milletler Cemiyeti içerisinde diğer devletlerle eşit haklara sahip bir varlık haline getirmek amacıyla kurulmuştur. 12:02 #2 . Anadolu’daki milli kurtuluş hareketine karşı en büyük tepkiyi göstermiştir.

Etnik-i Eterya Cemiyeti Fener Rum Patrikhanesi ve Kiliseler Mavri Mira Cemiyeti Pontus Cemiyeti Trakya Komitesi Rum İzci Teşkilatı Rum Matbuat Cemiyeti Beyoğlu Rum Edebiye Cemiyeti Rum Ticariye Cemiyeti Asya-yı Suğra Cemiyeti Rum-Yunan Müdafaa-i Milliye Cemiyeti Rum-Yunan İttihad-ı Milliye Cemiyeti Yunan-Rum Sahib-i Ahmer Cemiyeti Yunan Bahriye İdaresi Yunan Ahz-ı Askeri Şubesi Yukarda adlarını verdiğimiz cemiyetlerin tamamı da Patrikhaneden maddî ve manevi destek alıyordu.. Yunanlıların İzmir’i işgaliyle başlayan ilerleyişleri iç kısımlara doğru devam edecektir. maddi olarak Yunan Kızılhaçı ile Atina ve Selanik bankaları destekliyordu. Bu cemiyetleri şöyle sıralayabiliriz. Fener Rum Patrikhanesi .sewd@lı --->: Milli Mücadele Sırasında Kurulmuş Yararlı/Zararlı Cemiyetler. Mondros Mütarekesi ve Azınlıkların Faaliyetleri a) Rumların Faaliyetleri Mondros Mütarekesinin imzalanmasını müteakip Anadolu’nun muhtelif yerlerinde işgaller başladı. Türklere karşı katliamlara başladılar. Cemiyetleri. İngiltere ve diğer batılı devletlerin desteği ile Yunanlılar da İzmir’i işgal ettiler. Yunan askerlerinin Anadolu’ya ayak basmasıyla birlikte yıllarca içimizde yaşayan Osmanlı Devleti’nin tebaası olan Rumlar da Yunan askerleriyle birlikte. Çünkü Rumları teşkilatlandıran ve Müslüman-Türk düşmanlığını onlara aşılayan başta Fener Patrikhanesi olmak üzere birçok Yunan-Rum cemiyetleri vardı.

Venizelos başbakanlığa geçmiş ve Adalar Denizini bir “Yunan Denizi” yapmak gayesiyle. Mavri Mira Cemiyeti Rum-Yunan faaliyetlerinin başka bir ad ile ortaya çıkmasıdır. Girit’in Türklerden alınmasından sonra. Cemiyet. Bu büyük fikir ise Bizans İmparatorluğu’nu diriltmek. Luvaris kilisenin faaliyetini şu sözlerle açıklamaktadır: “Kilise muayyen ölçüde çöken ülkenin haklarının mirasçısı halinde yükseltildi. emlakini satmak isteyenlerin ev ve arsaları alındı. Yunanlı ilim adamlarından Prof. duruma Evkaf Nezaretince el konularak. Aslında. Matbuat Cemiyeti. Fener Rum Patrikhanesi. Cemiyetin sekiz üyesinden beşini yerli Rumlar.Fener Rum Patrikhanesi. Rum İzcilik Cemiyetini geliştirdi.” Görüldüğü gibi Patrikhane “Megalo İdea”nın adeta bekçisi ve takipçisi olmuştur. bu devletin sınırlarının genişlemesi ve Osmanlı devletinden devamlı toprak alınması için çalışmalarına devam etmiş ve Yunanistan’ın emrinde çalışmıştır. Türkleri katletmek için görevlendirildiler. Dr. II. Büyük Yunanistan’ı kurmak idi. Hristiyanlar için Bizans İmparatorluğunun yerini aldı ve bununla imparatorun kıyafetini ve Bizans devlet alametlerini bu arada iki başlı kartalı da aldı. İtilaf Devletlerini harekete geçirerek İstanbul hapishanelerindeki beşyüzden fazla Rum ve Ermeni’yi tahliye ettirdi. Askerî ve siyasî kuruluşların birlikte çalışmaları sağlandı. Rum Matbuat Cemiyeti adı ile teşkilatlanan Rumlar. toplantılarını Yunan Konsolosluğunda yapıyordu. Patrik. Daha doğrusu. Hristiyan devletlerin desteğini almak için kendilerini Bizansın varisi olarak gösteriyorlardı. İzcilik Cemiyeti Kadıköy. Bu çalışmalarının meyvesini de. Mondros Mütarekesinden sonra da Fener Patrikhanesi Türkler aleyhindeki çalışmalarına devam etti. verilen emirler doğrultusunda cinayetler. Bir Türk askerî birliği de cami avlusuna yerleştirildi. Ayasofya’yı kiliseye çevirmek isteyen Rumlar. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden itibaren siyasî faaliyetlerini artırarak “Megalo İdea” yani “Büyük Fikir” “Büyük Ülkü”yü gerçekleştirmek istemiştir. caminin çevresindeki müslümanlara ait ev ve arsaları yüksek fiyatla satın almaya başlayınca. Mahmud zamanında Mora isyanını çıkartmak ve Etniki Eterya Cemiyetine verdiği destek sonunda Yunanistan’ın kurulmasıyla almıştır. adalardaki RumYunan halkın ayaklanmaları için Patrikhane ile işbirliği yapmıştır. Yunanistan devletini kurdurmuştur. . Cemiyet. üçünü de Yunanlılar oluşturuyordu. Beyoğlu ve İstanbul olmak üzere beşyüzer kişilik gruplar halinde organize olarak başlarına Yunan subayları getirildi. Bunlar. cinayetlerini gizlemek için bu adı seçmişlerdir. Yunanlılar’ın Bizansla bir ilgisi yoktur. Yunanistan bağımsız bir devlet haline geldikten sonra. Ama onlar. suikastler işledi.

Erzincan vilayetlerini içine alan bir Pontus Devleti kurulacak ve merkezi de Samsun olacaktı. Kartal ve Pendik bölgesinde küçük yaştaki Türk çocuklarını öldürdükleri gibi. Sivas. Tekirdağ. Haritaya göre. Dünya Harbi sırasında Osmanlı Devletinin içinde bulunduğu kötü durumu fırsat bilerek Samsun. Ermenilerin Faaliyetleri Osmanlı Devleti’ni yıkmak isteyen İngiltere. Çorum. İstanbul’un işgalinden sonra Pontusçuların katliamları arttı. Bu olaylar I. Cemiyetin merkezi İstanbul idi. Özellikle Samsun ve çevresinde daha çok faaliyet gösteriyorlardı. Bafra ve diğer Karadeniz sahillerindeki Rumları silahlandıran cemiyet. Pontus Cemiyeti Karadeniz bölgesinden İç Anadolu’nun kuzeyine kadar olan sahada Pontus devleti kurmak amacıyla 1904’te kurulmuş bir Rum Cemiyetidir. 1877ğ1878 Osmanlı-Rus harbinden sonra İngiltere’nin isteği ile Ermeni meselesi gündeme getirilmiş ve Ermenilerin yaşadığı yerlerde ıslahat yapılması maddesi Berlin Andlaşması’na konulmuştu. Pontuscu Rumların teşkilatlanmasında Merzifon Amerikan Koleji de önemli rol oynadı. Abdülhamid’e suikasttan banka soygunlarına kadar birçok olaylar çıkardılar. Bütün cemiyetlerin destekçisi olan Fener Rum Patrikhanesi Pontus faaliyetlerini de destekliyordu. Bu tarihten sonra. Pontus Cemiyeti’nin organizesinde Amasya metropoliti Yermanos ve Samsun metropoliti Tekomanidis önemli rol oynamışlardır. Rumları silahlandırarak müslüman Türk halkını öldürtüyorlardı. II. Komitenin başkanı Yunanistan’lı bir Rum’du. Türklerin oturduğu kasaba ve köyleri yakıp yıkarak büyük zararlar veriyorlardı. Ermeniler Osmanlı Devleti’ne karşı devamlı kullanıldılar. Amasya. Çankırı. I. Özellikle. müslüman halkı öldürtüyordu. Pontus adlı gazete ve dergi çıkarıyorlar. Batum’dan İstanbul boğazına kadar Karadeniz kıyıları ile Kastamonu. Ege. Silahlı Rumlar. ırzlarına da tecavüz etmişlerdi.Cemiyet Yunanistan’dan her türlü yardımı almaktaydı. Samsun bölgelerinde binlerce Türkü öldürdüler. Türklere ait köy ve kasabaları yağmalattırıyor. Amasya. kuracakları devletin haritasını bastırıyorlardı. mallarını gasbettiler. Rusya’dan getirdikleri Rum ve Ermenileri silahlandırarak muhtelif bölgelere gönderiyorlardı. Üsküdar tedhişçilik yaptıkları bölgelerdi. Rum cemiyetleri yanında Ermeni cemiyetleri de kurdurmuşlardır. Kordos Komitesi Rumların silahlı örgütlerinden birisi de Kordos komitesidir. Osmanlı tebaası Hristiyan azınlıkları örgütleyerek devlete karşı kullanmışlardır. Tokat. Yozgat. Çarşamba. Gümüşhane. . Fransa ve Rusya. Kırklareli. Marmara. bu silahlı çetelere yol kestiriyor. Ermenileri Osmanlı devletine karşı silahlandıran ve teşkilatlandıran kuruluşlar Taşnaksutyun ve Hınçak cemiyetleridir. Tokat.

Bu kanunla Ordu. Ermenilerin yaptıkları bu zulmün. Van şehrimiz Ermeniler tarafından Ruslara teslim edildi. Hamile kadınların karınlarından süngülerle çocukları çıkarıp parçaladılar. göç ettirilme sırasında müslümanları öldürmeğe devam ettiler. Ermeniler Urfa’da da büyük olaylar meydana getirdiler. Bu kalanları da Van’da görevli Amerikalılar korumuşlardır. Ermenilere ve İtilaf Devletleri’ne hoş görünmek için önceki hükümetin verdiği emirleri yerine getiren ve Ermenilerin Boğazlıyan’dan çıkmalarını sağlayan Kaymakam Kemal Bey’i. Van şehrimiz tamamen bir kan deryasına döndü. Sivas. Elazığ. 8 Nisan 1919’da idam kararı verilen Kemal Bey. Ruslar Doğu Anadolu’yu işgal edince. Ermenilerle buradaki mücadele yirmibeş gün devam etti. Ermeniler. Müslüman halkı katlettiler. jandarmalara ve kışladaki askerlere saldırdılar. İttihatçı düşmanlığı ile tanınan Damad Ferid’in yaptığı işlerden ilki. Asayişin sağlanması için bölge halkı başka yerlere göç ettirilecekti. hükümet konağını işgal ederek jandarmaları öldürdüler. Birçok binayı bombaladılar. 10 Nisan 1919’da idam edildi. Ankara ve Trabzon’da sayısız olaylar çıkararak müslüman Türkleri öldürdüler. Ermeniler. Mütareke ile birlikte Sadrazamlık makamına Damat Ferit Paşa getirildi. Tümen ve Müstakil Mevki Komutanlarına yetkiler verildi. Müslüman halkın binlercesi katledildiği gibi. Osmanlı Devleti de Mondros Mütarekesini imzaladı. Van’da 23 gün kanlı olaylar devam etti ve şehri tamamen işgal ettiler. Ordudaki Ermeni askerleri de silahlarıyla kaçarak Ermeni komitecilerine katıldılar. Ermeniler Van’da geçici bir hükümet teşkil ederek kuracakları Ermeni devletini 14 eyalete ayırdılar. kadınların ırzlarına tecavüz ettiler. Ermeniler fırsattan istifade ederek. Şarki Karahisar’da müslüman mahalleleri ateşe vererek yaktılar. Van’da 1500 kadar kadın ve çocuk kalmıştı. Diyarbakır. müslüman halkın oturduğu mahalleleri ateşe verdiler. Ermeni zulüm ve vahşeti her tarafta arttı. müslüman köylerini yakıp yıktılar. Bu isyanlardan ilki Maraş ilimizin Zeytun (Süleymanlı) kasabasında çıkarıldı. Dağlara çıkan Ermeni çeteleri. Şehir baştan başa yakıldı. Van’da olay çıkaran Ermeniler polislere. vahşetin önüne geçmek için Hükümet 14 Mayıs 1915’de “Tehcir Kanunu”nu çıkardı. Ermeniler Maraş bölgesi dışında Bitlis yöresinde de birçok olaylar çıkardılar. Ermenilerin yaptıkları katliamları görmezlikten gelen ve adeta bir Ermeni gibi davranan Sadrazam Damad Ferid. Dünya Harbini sona erdiren anlaşmalar yapıldı. kurdukları silahlı çetelerle ve Osmanlı ordusundan kaçan Ermenilerle birçok olaylar çıkardılar. Müslüman Türk kadınlarını ve kızlarını toplayarak binbir işkenceyi. Bu arada I.Dünya savaşı sırasında da devam etti. Şehirdeki mevcut polis ve jandarma Ermenilerin çıkardığı olayları önleyemedi ve 4. Ermenilerle Urfa’da çarpışma uzun müddet devam etti. rezaleti yaptılar. Ordudan yardım istendi. Kolordu. . Ermeni tehcirini (göçünü) “o vakitki Osmanlı Hükümetinin bir eser-i vahşeti” diye tasvir ettiğini söylemiştir. Kürt Mustafa Paşa Divan-ı Harbinde idama mahkum ettirmek olmuştur. Çıkan çatışmada binbaşı Süleyman Bey olmak üzere yirmibeş askerimizi şehit ettiler.

Ermenilere özerklik verileceğini söylemesi de etkili olmuştur. Seyit Abdullah ve Şefik Beylerden oluşmaktadır. ordusuna verilecek silah. yıllarca sürecek bir maddi yardım ve hangi devletin mandaterliğinde olacağı konuları üzerinde tam bir anlaşma sağlanamadı. Ermeni temsilcileri 26 Şubat 1919’da “Onlar Konseyi”nde Ermeni isteklerini açıkladılar. Sadece Fransa askerî kuvvet vereceğini söyledi. Bu isteklere göre Vilayet-i Sitte denilen altı vilayetle birlikte (Erzurum. Amerikan Cumhurbaşkanı Wilson. Katipler: Babanzade Abdülaziz. Sivas. Diyarbakır) Maraş.” 6 Kasım 1917’de kurulan cemiyet Dahiliye Nezareti’ne 7 Aralık 1918 tarihinde bir yazıyla başvurmuş. Ermeniler. milli birlik ve beraberliğimizi bozucu. İngilizler ve İtalyanlar kuvvet veremeyeceklerini belirttiler. Başta kendisini. Zararlı Cemiyetler Milli Mücadele’de azınlıkların kurduğu cemiyetlerin yanında milli çıkarlarımızla bağdaşmayan. “1908 yılında kurulan Osmanlılık idealine bağlı bir . Kâzım Karabekir Paşa Ermeniler üzerine sefer için görevlendirilecek ve 3 Aralık 1920’de Gümrü Andlaşmasıyla mesele halledilecektir. Baban ve Şemdinan aşiretlerinden İstanbul’da oturan Kürt aileler ve entellektüel aydınlardan kurucuları arısında. cephanenin karşılanması. Başkan vekilleri Babanzade Mustafa Zihni Paşa.Damad Ferid Paşa’nın acizliği ve ihaneti Ermenileri daha da cesaretlendirmiş ve Ermeni temsilcisi Bogos Nubar Paşa mütarekeden bir ay sonra 30 Kasım 1918’de İtilaf Devletlerine müracaatla müstakil bir Ermenistan devleti kurulmasını istemiştir. Dahiliye Nezareti 19 Şubat 1919 tarih ve 74 sayılı kararla kurulma izni vermiştir. işgalci devletlerin destek ve yardımlarıyla Türkler tarafından kurulan cemiyetler de mevcuttur. Bediüzzaman (Said-i Nursi). Ermeni patriği Zaven Efendi de 12 Şubat 1919’da Paris ve Londra’ya giderek Fransa ve İngiltere devlet adamlarıyla görüşerek bağımsız bir Ermeni devleti kurulması için yardım istemiştir. Kilikya (Çukurova bölgesi) Trabzon’un bir kısmını da içine alan bir Ermenistan devleti kurulacaktı. Ermeni zulüm ve vahşeti de ancak Türk askerinin süngüsüyle sona erdirilebilirdi ki. Bedirhani Emin Ali. “Ayan azasından cemiyet başkanı Seyit Abdülkadir. Ermeni isteklerini görüşen “Onlar Konseyi”nin üyelerinin bir kısmı Ermeni isteklerini çok abartılı buluyorlardı. Van. Senato’nun tasvibi şartıyla Ermeni mandasını kabul edebileceğini söyleyerek Ermeni isteklerine destek verdi. Ermenilerin isteklerinde direnmelerinde. a) Kürt Teali Cemiyeti Bedirhani. Kurulacak bir Ermeni devletinin savunulması. müstakil bir devlet kurmak istediklerinden Damad Ferid’in bu teklifini de kabul etmemişlerdir. Elazığ. Molla Said. Bitlis. sonuçta öyle olacak. Damad Ferid’in.

Haydarizade İbrahim Efendi. Mardin.” dedi. Elazığ. 4 Ağustos 1919’da Amerikan heyetiyle İstanbul’da Seyit Abdülkadir başkanlığında görüşen cemiyet üyeleri. Ali Bedirhani’nin Diyarbakır Valiliğine. Amerikan Komiserinin Kürdistan’ın büyük bir kısmını içine alan Ermenistan Devleti’nin kurulmasına karar verildiğini söylemesi üzerine kızan Bediüzzaman Said Nursi cevaben. Türk toprakları üzerinde İtilaf Devletlerinin menfaatleri doğrultusunda propaganda yaparak Osmanlıyı içten yıkmak için ellerinden gelen gayreti göstererek Millî Mücadele’yi aksatma çalışmalarıyla zararlı hale geldiler. “Barış Konferansına iki muhtıra ve bir Kürdistan haritası sunan Şerif Paşa. Allah da sana yardım eder” diyerek toplantıyı sona erdirdi. “Kürdistan hudutlarının gösterildiği bir haritayı vererek denize de bir çıkışlarının bulunmasını istediler”. Kürt Şerif Paşa’nın Paris’teki girişimlerini desteklediler. Kendilerini Kürt davasının tek temsilcisi sayan cemiyet üyeleri. Türk milletinin aleyhinde çalışıp. Bitlis. sonuç olarak “Kürdistan”a bir Kürt vali atanması ve belli sayıda Kürt görevlinin gönderilmesi fikrini benimsettiler.hayır cemiyeti görünümünde olan Kürt Teavün ve Terakki Cemiyetinin devamı gibi gösterdiyse de asıl amacı: mütarekenin yarattığı elverişli koşullardan yararlanarak bağımsız bir Kürt Devleti kurmaktı”. Van vilayetlerinde şubeleri ve geniş manada faaliyetleri vardı. Merkezi İstanbul’da bulunan cemiyetin Diyarbakır. Kolordu komutanlığına. Abuk Ahmet Paşa’dan oluşan grup. İstanbul’da bulunan İngiliz. Seyit Abdülkadir ve ekibinin. bütün Türkler ve en çok Doğu Anadolu vilayetleri halkı tarafından şiddetle reddedildi. “Sen kendin yardımcı ol. Fransız. “Kürdistan eğer deniz sahilinde olsaydı harp gemilerinizle belki bu kararı tatbik edebilirdiniz. Fakat Kürdistan dağlarına gemileriniz çıkamaz bu kararınız da uygulanamaz. boş yere fırtına koparıp Türk halkından toprak isteyen Kürt Teali Cemiyeti üyeleri. Bu arada yapılan 1919 Meclis-i Mebusan seçimlerini de bir dernek değilmiş gibi “Anadolu’da Kuvayı Milliye’nin seçime faal bir surette müdahele ettiği gerekçesiyle veto edip katılmadı”. Kürtleri Türkler’den ayrı bir kavim sayarak birbirlerine düşman ilân etmeye çalışması Wilson ilkelerinden faydalanarak bağımsız bir Kürdistan kurmayı amaçlaması. bir başka Kürt’ün Mardin valiliğine atanması işlemi. Doğu illerine Kürt memurların atanmasını isteyen kuruculardan Avni Paşa. Amerika’dan Kürt milli haklarına yardımcı olmaları yönündeki isteklerine Amerikan Komiseri. Amerikan komisyon üyelerini ziyaretle isteklerde bulundular. Mevlanzade Rifat. “Jin” ve “Kürdistan” dergileri çıkararak. Erzurum. Hamdi Paşa’nın 10. . İngiliz Yüksek komiserliğinin Ali Bedirhani’ye güvenmemesi ve konunun Osmanlı Devletinin iç işlerine müdahele olacağı düşüncesiyle gerçekleşmedi.

“Kürt Tamimi Maarif Cemiyeti. ancak Ermenilerin mi yoksa Kürtlerin mi çoğunlukta bulunduğunu İtilaf Devletlerince oluşturulacak bir kurulun yerinde araştıracağını. b) İslâm Teali Cemiyeti Suna Kili’nin. Meclis-i Mebusan’daki Kürdistanla ilgili tartışmalar. Seyit Abdülkadir Ermeniler lehine çıkacak bir kararın sebebi olabileceğini düşünerek 17 Mayıs 1920’de Paris’e konfrans delegelerine çektiği telgrafında. “Şerif Paşa’nın cemiyetlerinin delegesi olduğunu. Süleymaniye Tarihi Edyan Müderrisi Bergamalı Mehmet Zeki Efendi idi. Destek verdiği.M. Kürt Talebe Hevi Cemiyeti ve Kürt Kadınları Teali Cemiyetiyle birlikte Milli Mücadele sonunda T.B. radikallerden oluşan ikinci grup hâlâ bağımsız Kürdistan hayaliyle yaşadılar. Türklerden ayrı olarak düşünmeyip Paris Barış konferansında Ermeniler lehine aldığı kararlar Kürt toplumunda ikiliğe yol açtı.” İtilaf Devletleri’nin Kürtleri. Kürdistan’ın bağımsızlığından vazgeçen Seyit Abdülkadir. Cemiyet üyelerinden Arif Paşa başkanlığında oluşturulan heyet de destek vermek üzere Paris’e gönderildi. Başkan yardımcısı Sahn Medresesi Arap Edebiyatı Müdürü Konyalı Abdullah Atıf Efendi.M. Osmanlı hükümetinin de Haziran 1920’den itibaren cemiyet şubelerini kapatışı ve bazı üyelerini tutuklaması cemiyet içindeki huzursuzluğu artırdı. . Bunun üzerine. Üyelerinin herbirinin kafasından ayrı bir ses çıkması cemiyetin kapanmasıyla ilgili bir kararında alınamayışına sebep oldu.” Paris Barış Konferansı’nın devam ettiği bir sırada. Kurucuları. “Kürtlerin Şerif Paşa’nın çekilmesiyle konferansta temsil edilmediğini bu nedenle konferansın alacağı kararların Kürtleri bağlamayacağı hatta kararların geçerli sayılmayacağını duyurdu. hükümetinin kuruluşuyla son buldu. konferanstan çekilen Şerif Paşa’nın davranışını.” Kürt aşiret ahalisi de Şerif Paşa’nın gereksiz vekilliğine karşı durdu. Kürtleri temsil edebileceği ve altı doğu vilayetinde Kürtlerin çoğunlukta bulunması nedeniyle bu iller için özerklik istendiğini. Seyit Abdülkadir’in bir gazeteciye. Seyit Abdülkadir’in İstanbul gazete sütunlarında yer alan “Kürtler bağımsızlık istemiyorlar” açıklaması teşkilatta bölünmeyi hızlandırdı. bunun için Ermeni temsilci ile andlaşma yapıldığını söylemesi tepkilere neden oldu. Başkan Darülhilafetül-aliyye İptidai Dahil Medresesi Müdürü Umumisi İskilipli Mehmet Atıf Efendi.Ermeni temsilci Bogos Nubar Paşa ile de bir andlaşma yaptı. Katip. Siyasî hayatı sona doğru hızla ilerledi. Osmanlı toprak bütünlüğü içinde bir Kürt otonomisi fikrini savunurken. Kürt Teali Cemiyeti içindeki çekişmeler 1919’un son ayları ile 1920 yılı içinde hızlandı. Türk Devrim Tarihi’nde Teali-i İslâm (müslümanları yükseltme yüceltme) Derneği diye tanımladığı cemiyet İstanbul Süleymaniye Elmaruf mahallesi Kirazlı Mescit sokağı No 17’de 19 Şubat 1919 tarihinde (Cemiyet-i Müderrisin) adıyla kuruldu.

“Osmanlı Devleti artık egemen bir devlet halinde yaşayamaz. Konya-Bozkır ayaklanmaları ile Konya Delibaş Mehmet İsyanı hareketinde de büyük rolleri olan cemiyetin yayın organı “İstanbul” gazetesiydi. desteklediği diğer yan kuruluşlarla Anadolu’da oluşan Kuvâ-yı Milliye’yi yok etmeye yönelik hareketini hızlandırdı. sabık Şurayı Devlet azası Said Molla ve İngiliz ajanı Rahip Dr. Şehremini Cemil Paşa. ecnebi müdahelesini kolaylaştırmak gibi haince teşebbüsleri vardı” der. Varlığını koruması. İngiliz ekonomik sermayesiyle güçlenen teşkilat. c) İngiliz Muhipleri Cemiyeti Milli birlik ve beraberliğimizi bozucu kuruluşların hepsinin birleştikleri nokta. memleket içinde teşkilat yaparak isyan ve ihtilal çıkarmak. milli şuuru felce uğratmak. Cemiyet ayrıca. Osmanlı Devleti’nin içine düştüğü kötü durumdan ve bunalımdan kurtulması için dinî esaslara dayalı olarak hilafet ve saltanatın nüfuzunu kuvvetlendirmekti. “İngiliz Muhipler Cemiyeti” namıyla bir cemiyet teşekkül etmiştir”. İngiliz David Lloyd George (1863ğ1945)’un Türkiye üzerindeki planlarını gerçekleştirmek için kurulan cemiyetin kurucuları arasında eski Dahiliye Nazırı Memduh Paşa. İstanbul’un en yoksul semtlerindeki Türk ailelerine hergün çok miktarda et dağıtarak işe başladı. İngiliz casusluğu görevini de yürüten Muhipler Cemiyeti üyeleri.Konya’da şubesi bulunan cemiyetin amacı: Din ve devlet ayrılığına taraftar olmadan ilmî. Yukarıdaki cümleden hareketle. ancak himaye altına girmesiyle mümkündür” görüşüdür. Marmara ve Ege bölgelerinde çıkan isyanlar dahil.” Bu gaye etrafında çalışan cemiyet üyeleri Hürriyet ve İtilaf Fırkası safında. Gazi Mustafa Kemal Nutuk’ta cemiyetin biri açık diğeri gizli iki amacının olduğunu belirtir ve devamla: “asıl faaliyeti gizli cehti olup. 20 Mayıs 1919 salı günü kuruluş beyannamesi Dahiliye Nezareti’ne verilen İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nin beyannamesinin sonunda şöyle deniyordu: İngiltere devleti fahimesinin muaveneti hayırhahanesiyle memalîk-i Osmaniyenin temin ve vahdeti hukuku için. Mahkeme-i Temyiz reisi Ali Rüşdi Efendi. damadı Hazreti şehriyari Ahmet Zülküfül Paşa. Robert Rew Frew gibi ünlüler vardı. Frew’in talimatıyla. “Düşmana karşı direnmenin yararsız olduğu görüşünde ve halifeye bağlılıktan başka bir şeyin memleketi kurtaramayacağı düşüncesinde idi. Anadolu millî hareketine karşı cephe almada birleştiler. ahlakî ve sosyal yollarla siyasî hayata tesir etmek. Hürriyet ve İtilaf Fırkası ile sıkı işbirliğinde olan teşkilatta ikilik ortaya çıktı. Miralay Sadık-Gümülcineli İsmail grubu 22 Eylül 1921 . Hürriyet ve İtilaf Fırkası yanlısı gazetelerde muhtelif konularda çeşitli makale ve beyannameler yayınlayarak Milli Mücadeleyi baltaladılar.

Erzurum’da kurulmuştur. bütün memlekete yayılacak bir program hazırlamıştır. İzmir Müdafaa-i Hukuku Osmaniye Cemiyeti Vatanın maddi ve manevi yönlerden yükselmesini sağlamak ve Türklerin haklarını korumak amacı ile kurulmuştur. Basın yoluyla da mücadelede bulunmuştur İstihlası Vatan Cemiyeti İstihlası Vatan Cemiyeti Manisa’da kurulmuş olup Ege’de öncü müdafaa-i hukuk cemiyetlerinden biridir. Alaşehir Kongresi’nden sonra faaliyetlerini İstanbul’a nakletmiş ve Milli Mücadele içinde yer alan kuruluşlarla anlaşarak Anadolu’ya silah ve cephane kaçırılmasına yardımcı olmuştur. önce İstanbul’da kurulmuş olan Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyetine bağlı olarak açılmış.. doğuda müdafaa-i hukuk akımını temsil ederek Mustafa Kemal’in sevk ve idaresinde güçlenmiş. Fakat Millî kuvvetlerin Anadolu’ya hakim olmalarıyla siyaset sahnesinden silindiler. daha sonra Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı ile İstanbul’dan ayrılmış.tarihinde bir kongre yapıp yeni idare heyeti oluşturduysa da Rahip Frew’in desteğindeki Mustafa Sabri-Said Molla grubu da noter huzurunda 19 Ekim 1921 tarihinde ikinci bir alternatif kongre yaptılar. Bu cemiyet. . 12:09 #3 --->: Milli Mücadele Sırasında Kurulmuş Yararlı/Zararlı Cemiyetler. 25-02-2008. Daha sonra 19 Mart Kongresi ile İzmir Müdafaa-i Hukuku Osmaniye Cemiyeti ile birleşmiştir. sewd@lı Kurtuluş Savaşı'nda milli varlığa yararlı cemiyetler Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Ağustos 1919 tarihinde. İşgallere karşı silahla vatanı koruma amacı güden cemiyet.

Eylül 1919’da gelindiğinde ana merkez Çukurova da olmak üzere Urfa. Maraş ve Kayseri’nin Develi Kazasının 20 km. 1948) u atamış Bu valinin ermeni politikaları halk karşıtlığı doğurunca 4 Eylül 1920 da bu valiyi Eylül 1920 Julien Dufieux le depiştirmişdir. 20 Aralık 1918’de Adana işgal edilmiştir. in Ankara Antlaşmasıyla sona ermişdir.d.M. Güney Anadolu’yu denetimi altında tutacak olan Fransızlar 17 Aralık 1918’de Mersin’e çıkarma yaptılar.B.M. Erzurum Kongresi’nden sonra Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin şubesi haline gelmiştir . asker toplama. Bu yörede faaliyet gösteren Trabzon Havalisi Ademi Merkeziyet Cemiyeti ile mücadele eden bu teşkilat. Antep. Kilikya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Adana Savunması veya Çukurova savunması Fransa nın Adana ilini ve ilçelerinde hakimiyet kurma ve Ermenilerin bu bölgeye yerleştirilmesi politikalarına karşı çıkan bir halk haraketi sonucu oluşmuşdur. Düzenlediği iki kongrede silahlı savunma. Trabzon Muhafaza-i Hukuku Milliye Cemiyeti Karadeniz kıyıları üzerindeki yabancı emellerine tepki olarak ortaya çıkmıştır. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin şubesi olmuştur. Mersin’i işgal ettiler. Fransa bu bölgeyi kendi kolonisi olarak 1 Ocak 1919 Fransız valisi Édouard Brémond (b. yakınlarına dek ilerlemişlerdi.Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyeti Osmaniyesi 1918’de kurulmuş ve Trakya’nın işgaline karşı çıkmıştır. 1868 . Anadolu hareketinin etkisiyle adını Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti haline getirmiş ve. gibi kararlar almıştır. Zamantı suyunu sınır kabuletmişler ve Bakırdağ Nahiyesini denetimleri altına alırlar. Birinci Dünya Savaşı sonunda 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi hükümlerine dayanarak. 1 Ocak 1919 başlayan işgal 9 Mart 1921 de T. . 18 Aralık 1918’de Tarsus. TBMM ile birleşme ve programını Müdafaa-i Hukuk programı ile denkleştirme.

Ahmet Remzi Yüreğir tarafından Çukurova ve Adana'nın işgalden kurtarılması amacıyla kurulan müdaafa cemiyeti. Orada Fransız büyük memurlarından Bremond. İngiltere. İstihlası Vatan ve Heyet-i Milliye isimleri ile kurulan bu teşekküller. Böylece Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin Adana Heyet-i Merkeziyesi Kayseri'de faaliyete geçmişti. bütünleşen Müdafaa-i Hukuk fikri Sivas Kongresi ile genelleşmiş ve bütün memlekete yayılmıştır. Adana Vilayeti Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Adana Vilayeti Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti. Fransa. bulundukları yerlerin idari ve askeri işlerini ele almışlar ve milis teşkilatları oluşturarak Yunan işgaline karşı fiilen direnmişlerdir. Redd-i İşgal. bölgeyi savunmak için kurulmuş kuruluşlardır. Oysa Ahmet Remzi. 28 Nisan 1919'da Çukurova'da genel olarak işgalciler tarafından yapılan aramalarda evinde silah ele geçirilen Ahmet Remzi Yüreğir gıyabında idama mahkum edilmişti. 18 Aralık 1919 tarihli Erciyes gazetesinde şu beyannameyi yayınlamışlardı : "Sivas'ta Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesine. Çukurova'nın işgalini ve işlenen cinayetleri protesto eden Adanalılar Kayseri'de Adana Vilayeti Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Merkeziyesi namı altında. Alaşehir ve İkinci Balıkesir Kongreleri ile organlaşan.Hareket-i Milliye ve Redd-i İlhak Teşkilatları İzmir’in işgalinin yarattığı tepki içinde. Birinci Balıkesir. cemiyetin tabelasını da bir otel odasına asmış ve aynı zamanda bu cemiyetin meşruluğunu da Kayseri valiliğine onaylatmıştır . Amerika. bu olaydan önce Adana'dan ayrılmıştı. Daha sonra Ahmet Remzi Bey Sivas'a giderek. Ellerinde alet ittihaz . orada Mustafa Kemal Paşa ile görüşmüş ve neticede bu görüşmeden aldığı direktifle Kayseri'ye gelerek. burada Adana Vilayeti Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ni kurarak. Norman'ın emir ve arzuları kanun ve adalet yerine kaimdir. Redd-i İlhak. İtalya Siyasi Mümessillerine Kilikya'yı adalet tevziî ve asayiş temini vaadiyle işgal eden Fransızların oraya girdikleri günden beri adalet ve asayişin yüzü bile görülmemiştir. Dersaadet'te Sadaret-i Uzmaya.

Fransızlardan arka alarak işledikleri cinayetlerin hesabı sorulamıyor. Diğer taraftan. hırsız çetesi diye Fransızların kurşuna dizdikleri Türklerin hakkı aranamıyordu. Norman emriyle mi olmuştur? Bremond tarafından mühim bir icraat olarak tâ Fransa'ya kadar ilân edildiği üzere. adaletsizliği ve Adana Türklüğünü mahvetmek politikasını bütün mevcudiyetimizle medeniyet âlemine karşı protesto eder. Adana'daki cinayetler. Hulusi (Akdağ) Bey. Kethüdazade İbrahim Bey'den meydana gelen bir yürütme kurulu oluşturmuştur . hapse konulduğu görülür. Fransızlardan arka alarak işledikleri cinayetlerin hesabı sorulamıyor. sonra Niğde olmak üzere faaliyetlerde bulunmuş daha sonra ise. Böylelikle cemiyet önce Kayseri. Cemiyetin teşkilatlanmasını burada şu şekilde devam ettirmiştir. Saadettin Beybaba Bey. Adana Vilâyetinin merkezi durumundaydı) naklederek. Toroslarda silahlı teşkilatın oluşmasına yardımcı olmuşlardı . Emin Bey (Posta ve Telgraf Müdürü). Kabahati ise yalınız Türk olduğudur. buradaki Adana Müdafaa-i Hukuk ve İntibah Cemiyetleri ile birlikte. namus ve servet sahibi olduklarını her zaman isbata hazırdır. yahut hürriyet-i şahsiyetlerinden mahrum edilerek. Tevfik (Gülek) Bey. Remzi Bey (Niğdeli). Sivas Kongresi'nden sonra kurulan bu cemiyetin faaliyetine başlaması üzerine İstanbul'da bulunan Kilikya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ise gayrı faal bir vaziyete düşmüştü. 1 Nisan 1920 tarihinde millî kuvvetlerin eline geçen Karaisalı'ya taşınarak faaliyetini burada sürdürmüştür . önüne geçilmez bir hal almıştı. Bunun üzerine. hırsız çetesi diye Fransızların kurşuna dizdikleri Türklerin hakkı aranamıyordu . bu zavallılar. İşte son günlerde hırsız çeteleriyle alâkadar diye ekserisi Ceyhan kazasından olmak üzere en namuslu ve servet sahibi zürra ağalardan yirmi beş kişi kurşuna dizilmiştir. Adana ve civarında Ermenilerin. hırsız çetesi olmayıp. artık Türklerin de bir hayat hakkına ve adalete müstahak olduklarının teslim edilmesini bekleriz. Böylece Adana Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin teşkilatlanmasını tamamladıktan sonra. Ahmet Remzi Yüreğir Bey. Acaba bu zavallılar hangi âdil mahkemenin hükmüyle idam ediliyorlar? Adana vilayetinde Türk kanunlarının icra-yı hükm edeceğini ilân eden işgal kuvvetleri bu bîçarelerin idamında onu tatbik etmiş mi. İşte bu haksızlığı. Daha sonra Kayseri'den Niğde'ye hareket eden Ahmet Remzi Bey. bu cemiyet merkezini İstanbul'dan Adana'ya (Pozantı. yoksa birkaç Ermeni'nin yalan şehâdeti ve Bremond. Adana ve civarında Ermenilerin. Bu protesto da hiç yankı uyandırmamış. bölgenin her tarafında yerli halkın teşebbüsü ile millî .ettikleri Ermenilerin şahâdet ve iftiralarıyla hergün birçok Türk'ün ya malı gasbedilir.

müfrezeler kurulmaya ve düşman kuvvetlerine baskınlar yapılmaya başlanmıştır. Kastamonu. Milli Ordu’ya para ve mal yardımı kampanyaları açmış. Türk milletinin kadını ile erkeği ile. Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti Sivas’ta. Mustafa Kemal'in el yazısıyla verilen bu beyannamede (Anadolu ve Rumelide müteşekkil bilûmum Müdafaai Hukuku Milliye vesair millî ve vatanî millî cemiyetlerle. Milli Mücadeleye moral desteği sağlamıştır. . Vali Reşit Paşa’nın eşi Melek Reşit Hanım ve arkadaşları tarafından kurulmuştur. “Şarkî Anadolu Müdafaai Hukuk Cemiyeti” nin tüzüğü esas alınarak kurulan Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti. Bütün Güney cephesinde. Kayseri. Anadolu’da Burdur. bütün olarak her türlü fedakarlığa katlanacaklarının en büyük simgesi olmuştur Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti İstiklâl Savaşımızda ve millî mücadele dâvalarında kuvvetli bir dayanak vazifesi görmüş olan millî teşkilatımızın adı. Faaliyetleri ile. Niğde gibi merkezlerde şubeler açan Cemiyet. düşman işgallerini büyük bir duyarlılık ve dikkatle izleyerek İtilaf Devletlerine ve İstanbul Hükümetine karşı protestolar yayımlamış. Amasya. yaygın olarak Kuvâyı Milliye'nin kurulması ise. Raddi İlhak heyetlerinin Sivas'ta 3 Eylül 335 tarihinde akdettikleri umumî kongre kararıyla “Anadolu ve Rumeli Müdaai Hukuk Cemiyeti” namı menâfii Osmaniyeyi müdafaa etmek üzere birleşmiştir. Sivas Kongresi'nden sonra mümkün olmuştur. Buna paralel olarak. Erzincan. 4 Eylül 1919 da toplanan Sivas Kongresinde bütün yurdun maddî ve manevî kuvvetlerine dayanan bir millî teşkilât kurulması kabul edilmiştir. daha önce de temas ettiğimiz gibi güneyde Fransız işgaline karşı silahlı ilk direnme Dörtyol'da olmuştu. Bolu.) denilmekte ve normal kanuni işlemin yapılması bildirilmektedir. vatanını kurtarmak ve bağımsızlığa kavuşmak için. 11 Eylül 1919 da Kongre Başkanı Mustafa Kemal'in Sivas Vilâyet makamına verdiği dilekçe ile resmen faaliyete geçmiştir.

Böylece bu cemiyetin teşkilâtına dayanan Türk Millî Hükümeti gerçek anlamıyla kurulmuştur. 30 Ekim 1919 Heyet-i Temsiliye. 23 Nisan 1920 de Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulunca. Cemiyet üyelerinin katıldığı Meclisi Mebusan. kısa zamanda memleketin düşman ayağı basmamış her köşesinde kurulmuş ve kökleşmiştir. İstiklâlin korunması dâvasına inanmış Türk vatanseverlerinin katıldığı bu teşkilâtın gün geçtikçe kuvvetlenmesi üzerine padişah Vahdettin. Heyeti Temsiliye'nin o güne kadar gördüğü birleştirici ve idare edici vazife. bu teşkilâtın temsilcisi “Heyeti Temsiliye” ile görüşmelerde bulunmak üzere bir Nazırını Amasya'ya göndermiş. buralara gönderilerek. Mustafa Kemal'in 8 Nisan 1923 de dokuz umde adı altında yayınladığı beyannamede Halk Fırkası adı altında yeni bir siyasî teşkilâtın kurulacağını bildirmesi üzerine tarihî vazifesini bitirmiş ve Halk Fırkasının esasını meydana getirmiştir. 1 Temmuz 1920 de İcra Vekilleri Hey'eti aldığı bir kararla hükümetle cemiyet teşkilâtının işbirliği etmesini bir esasa bağlamıştır. fakat İstanbul'un yabancı devletler tarafından işgal edilmesi üzerine dağılmıştır. 7 Mart 1919'da Kozan'ın işgali ile kurulan müdaafa cemiyeti. Koyunevi Tabur Komutanı Sarıbahçeli Ahmet Ağa. Kırmızı Osman. Ağzıkaraca köyünden Musa Hoca Berber Bölüğü Komutanı Kurtlu Uşaklı Hacı Efendi. Kozan Müdafaa-i Hukuku Cemiyeti Kozan Müdafaa-i Hukuku Cemiyeti. Büyük Millet Meclisine geçmiştir. Kozan heyetinden Adana ve Kozan’ın durumu hakkında genel bir bilgi almıştır. Bunun üzerine bölgede teşkilat yapılması hakkında kararlar verilerek Kilikya mıntıkasına Topçu Binbaşı Kemal ve Yüzbaşı Osman Tufan.Mustafa Kemal'in verdiği karar üzerine 12 Eylül 1919 dan itibaren kurtuluş dâvasına düşman olan Damat Ferit hükümeti ile bütün ilgiler kes 1 imiş ve cemiyetin teşkilâtı. İstiklâl Savaşının kazanılması için Türk milletini bu dâva çevresinde kuvvetli bir şuur ve heyecanla birleştirmek hususunda en esaslı bir vasıta olan bu cemiyet. Hamam Köyü Grup Komutanı Bayramoğlu Hacı Mehmet Öztorun Ceritler Grup Komutanı KurdoğluHulusi Bey Mansurlu Bölüğü Komutanı Abdussamet Samimi . Arslanlı Bölüğü Komutanı Topaizade Halil Efendi. büyük zafer kazanıldıktan sonra en önemli vazifesini tamamlamıştır. bu görüşmeler sonunda da İstanbul'da Osmanlı Meclisi Mebusanı'nın toplanması kararlaşmıştır. toplanarak. 28 Ocak 1920 günü yaptığı gizli bir toplantıda Misak-i Mil-lî'yi kabul etmiş. teşkilat ve teşebbüse geçilmesi kararlaştırıldı.

Kamalı Mehmet. Gebenli Ali ve Cücen Ali Hoca. Andıl ve havalisi Müfreze Komutanı Hakkı Efendi (Turgut). Köreken Müfrezesi komutanı Bayatoğlu Ahmet Çavuş. Döşeme müfrezesi Komutanı Yiğit Ağa (Kahraman Bey) ve Kadirlili mücahitler. Kayhan Grup Komutanı Çolak Hacı Ağa . Kamalı Hasan.Karacalar Bölüğü komutanı Yigenoğlu Ahmet Efendi. Ferhatlılı Hamdi Ağca. Sıralif Grup Komutanı Karabucaklı Deli Hacı Ağa. Kuyuluk Bölüğü komutanı Üzeyir Hoca oğlu Hasan Efendi.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful