You are on page 1of 62

Felsefe Yazlar Ansiklopedisi: 4 A F A - Y a y n l a r : 288

ISBN 9 7 5 - 4 1 4 - 2 5 0 - 5

Ekim. 1994 Jacques Lacan n bu kitapta yer alan yazsnn zgn bal La Signification du phallus, De Bedeutung des Phallus'tur Yazarn Ecrits II (Editions du Seuil: Paris 1971) adl kitabnn 103-115. sayfalarndan evrilmitir. Y a y m a Hazrlayan: O n a y Szer AFA Yaynclk A.. Trke eviri haklar AFA Yaynclk A.. ye aittir.

Dizgi: A F A Yaynclk A.. Bask: zener Matbaas Cilt: Gven Mucellithanesi Kapak: zgn Ofset

A F A Yaynclk A.., istiklal Cad. Bekar Sok. No 17 Beyolu-STANBUL 0(212) 245 39 67 - Faks: (212) 244 43 62

Jacoues Lacan FALLUS'UN ANLAMI


eviren: Saffet Murat Tura

AFA
YAYINLARI

indekiler

Saffet Murat Tura nsz: "Olmak'ta Eksik" Lacan'da Kastrasyon ve Narsizm 7

Jacues Lacan Fallus'un Anlam Die Bedeutung des Phallus 39

ONSOZ

"Olmak ta Eksik" Lacan'da Kastrasyon ve Narsizm

nl Fransz psikiyatr ve psikanalist Jacques Lacan (1901 -1981) ya da Amerikallarn hafif alayc bir tonda taktklar lakap ile "Fransz Freud", miras kolayca deerlendirilemeyecek bir yazardr. Ad, "amz en ok etkileyen psikiyatrlar" listesinde n sralarda yer almasna ramen byle bu. Kimileri yere ge koyamaz onu; baz basit denklemlerini sloganlatrarak arpc bir eyler sylemeye abalar, Lacan' putlatrrlar. Bakalar ise, zellikle psikoterapi pratiine gerekten ne kattn sorgulayarak kltr onu Byle bir ortamda saduyu ile Lacan' deerlendirmek gleir. Kanmca bir yazar incelemeye balarken, onu ann iinde ve zellikle ayla polemik halinde ele almak gerek. phesiz bir yazar, hele Lacan gibi bir kuramc yalnzca bu polemiklere indirgenemez; ben burada sadece bir giri kolaylndan sz ediyorum. Lacan sadece psikiyatri ve psikanaliz alannda deil, felsefe ve antropoloji alanlarnda da etkili olmu 7

ve bu alanlardan etkilenmi bir psikaytrdr. zellikle Levi-Strauss'un yapsal antropolojisinden ve yapsalc dilbilimden etkilendii sylenir ki. dorudur. Bu konuyu ayrntl olarak baka bir yerde1 ele aldmdan burada sz etmeyeceim. Lacan' nce etkili olduu kltrel-felsefi erevede ele alalm. Lacan felsefenin yaamn iine girdii, neredeyse herkesin filozof olduu bir altn ada Paris'te yaad. Dnemin etkili dnya grleri Marksizm ve varoluuluktu. Jean- Paul Sartre varoluuluun ncln yapyor, bu felsefeyi Marksizmle ilikilendirmeye alyordu. Lacan'n da politik tavrnn "sol"a yakn olduu dnlebilirse de, bunun biricik kant, adnn birlikte anlmasna ses kartmad teki adlarn Levi-Strauss, Althusser ve Foucault gibi "sol"da yazarlar olmasdr. Ancak Lacan, Descartes' dnceye ve onun bir uzants olan Sartre varoluuluuna kar bazen ak, bazen rtk bir tavr almtr. zneyi zgr seimin znesi olarak gren Sartre varoluuluuna kar, simgesel yaplarn insan zerindeki belirleyiciliini karr. Lacan'a gre dilin zneden bamsz ileyen yaplar vardr; zne de adeta oraya "ilitirilmitir". (Burada Lacan'n dilbilim karsndaki tavr da kar ortaya: dil duraan bir yap deil, ileyen bir yapdr.) Sartre'n "varoluuluk bir hmanizmadr" slogannn karsna seminerlerinde "psikanaliz bir anti-hmanizmdir" denklemiyle kar. 8

Althusser de kendi tarafndan ayn eyi Marksizm iin syleyecektir. Bugn Lacan'n bu ynlerini fazla sivri, stelik psikanaliz bilimine hibir ey katmam arlklar olarak deerlendirebiliriz. Ne are, polemikler insan sivriltir. Slogan savann gerek dayanaklarna baktmzda Lacan tarafnda "rya'arn dilinin" Freud'a rettii eyi buluruz Rya, bilindnn sylemi, znenin setii deil, maruz kald bir eydir. Ve Lacan. Freud'un bilindnn ileyii hakknda ileri srd mekanizmalarn aynen dilde de bulunduunu gsterir. Esas buluu budur. Kanmca buradan hareketle Lacan'n ulat sonular hayli tartmaldr. Lacan daha iyi konumlandrmak bakmndan onu bir de psikanaliz erevesinde ele aialm Psika naliz Fransa'ya ge girdi. Daha nce ngiltere'ye girmi, hzla ykselmi ve hzla de gemiti. Bu lkede Melanie Klein'n gelitirdii kuramn nemi bu gn Amerika'da yeniden kefediliyorken acaba niye byle olmutu? Yantlamak g. Ama yle grn yor ki temel sorun, ki Amerika'da da bir dnem ayn sorunla karlald, psikanalizin zengin kuramsal gcnn vaat ettii teknolojik baary gsterememesi gibi duruyor. Akas psikanaliz tedavi teknii olarak vaat ettii baary gsteremedi bu dnemde. Yine psikanaliz erevesinde kalan ama Freud'dan eitli ynlerde uzaklaan yeni okullar tredi: s o s y o - kltralistler, Ego psikolojisi, nesne ilikileri kuram. 9

Lacan bu "sapmalar karsnda "ortodoks" bir izgiyi savundu: Freud'a geri dnmek. Amerika'da psikanaliz yozlamt Lacan'a gre; teknoloji halini almt. Freud'a geri dnmek! iyi de, hangi Freud'a? Lacan'a yakndan bakarsak "yapsal kuram"dan (id-ego-sperego kuram) uzak olduunu grrz. zellikle "Ryalarn Yorumu", "Schreber Vakas", "Metapsikoloji'deki Freud n plana kar; yani 1900-1915 aras erken Freud. Bu dnemde Freud'un temel sorunsal bilind, bilind ocukluk karmaalar, bilindnn ileyi mekanizmalar ve bastrma mekanizmasdr. Lacan bylece psikanalizi "bilindnn bilimi" olarak ilan edecektir. Sanrm Lacan polemiki mizac nedeniyle 1970'lerin sonlarnda Amerika'da psikanalizin "rnesans" diyebileceimiz byk gelimeyi nceden grebilme ansn elden karmt. Gerekten de son 15-20 yldr gerek kuram gerek pratik alanda badndrc gelimeler yaanyor. Psikanalizden treyen okullar bir taraftan psikiyatri iinde "organik grle barrken (Kernberg), bir taraftan da daha varoluu izgilere uzanyor (Kohut). Artk kimse bilindna bastrlm ocukluk karmaalarn dorudan patojen (hasta eden) etken olarak grmyor. Psikanalitik psikoterapiler giderek bir "karakter analizi" haline geliyor. Klasik teknikte byk deiiklikler sz konusu. Her ayr karakter yaps erevesinde ayr tranferans 10

reaksiyonlar (aktarma tepkimeleri) ayrt ediliyor. Tan, tedavi ltleri geliiyor. Zaten bilim de soyuttan somuta, yalndan karmaa doru ykselmez mi? te Lacan psikanalizi "bilindnn bilimi" olarak grp, kendini bastrlm ocukluk karmaalar ile snrlad lde, bugnden geriye bakldnda verimsiz bir kuramc gibi gzkyor. Acaba gerekten byle mi? Biraz daha yakndan bakmann zaman geldi. O halde unu itiraf ederek balamak zorunda kalyoruz: Lacan daima "bilim"den. "klinik gereinden" dem vurmakla beraber, dem vurduu alann hakkn asla ver(e)medi. nk dem vurulan alan, kabaca bilimsellik diyelim buna, laf ile gereklik arasnda sk bir iliki gerektirir. Oysa Lacan'n laf ile gereklik (burada psikanalitik gereklik) arasnda sadece gevek bir iliki var. Psikanalizin "birincil sre" dncesinin, ya da "dinamik bilind"nn bilimi olmas da bu geveklii bilimsel bir hafiflikten ayrt etmeye inandrc bir gereke salayamaz: "divan"da bilim yaplmaz. Lacan'n sznn bulutsu hafifliini belgelemek ve "Fallus'un Anlam'Ya bir anahtar vermek iin aadaki kartlklara gz atmay neriyorum: imleyen etkin fallus teki zne bilind bilin dil insan 11

imlenen edilgin arzu

Lacan elinizdeki metinde bu kartlklardan neredeyse "serbest arm" zincirinde metaforik bir kolay geile faydalanrken, ruhumuzda psikanalitik adan fallus'un anlamna dair bir "yank" brakmakla yetiniyor. Bu kolay geii hakl gsterecek kant (sanrm bu nsz tamamlandnda tam olarak anlalm olacak), anlatmn gene Lacanc analitik fenomonolojide bulan temel bir varsaymdr aslnda: insani arzu teki'nin arzusunun arzusudur; insan arzulanmay arzular. O zaman ilk bakta g gibi gzken u denklem ortaya kar: insan kendini ancak dilde, yani teki'nin nezdinde gene teki tarafndan ona dayatlan bu yabanc ortamda, kendine yabanclam) olarak imleyebilir, ite Lacan'a gre bu tekileme, bu yabanclama bilindnn kouludur. Bylece zne kendini imlerken temelde teki'nin arzusunu dile getirir. teki'nden (rnein znenin dile maruz kald, kendini onun syleminin iinde bir imleyen ile imledii ilk insan olan -"anadili" kavramnn tm armlarn da barndrmak zere- anneden) devrald bu alet (dil) sayesinde, annenin arzusunun annenin fallus (alet) yoksunluuna baland kritik geliim aamasnda, bilind "simgesel" kastrasyon karmaasnn da temeli atlm olur. Ancak aada grlecei gibi, Lacan'n "imgesel kastrasyon" olarak niteledii klasik Freud'cu karmaadan daha derin ve temel bir "narsistik" karmaadr bu simgesel kastrasyon. Bylece teki, teki'nin nez-

12

di, dil ve bilind, fallus imleyeni evresinde dengelenmeye allan ksmi bir eitlik kazanr. Fakat gene de bu lafn psikanalitik gerein hangi zel noktasnda kesin temas alan bulduu sorunu, bulutsu hafifliin tl perdesinde kendini gzlerden saklayarak bir gizem kazanyor. O halde Lacan' yakmal m? Birisine bir zarar olur diye deil de, belki kimseye bir faydas dokunmaz diye. yleyse imdi artk, belki onu pek sevdii gizeminden koparmak pahasna, Lacan'n deer verdiim katksndan sz etme noktasna geliyorum. ilk olarak, Lacan'n lafnn klinik gerekle zel temas alanlarnn bulunmad tamamen doru deil Sz konusu iliki alanlar sayca az olmakla birlikte nemlidir. Bunlardan ilki, analitik arlna ilk kez Lacan'n iaret ettii "ayna evresi"dir.2 Tamamen farkl bir epistemolojik ereveden konumasna ramen "narsistik durumlar" konusunda en ayrntl almay yapm ve bu ciddi klinik duruma ilikin zgn "aktarma tepkimeleri"ni (transferans reaksiyonlar), bu tepkimelerin zlme noktalarn, sistematik yorum almasnn kiiliin ve aktarma tepkimesinin hangi hattndan gidilerek yaplmas gerektiini, bu olgularla alan terapistin stratejik ve taktik yaklamlarnn temelinin ne olmas gerektiini en ince ayrntlarna kadar tanmlayan Amerikal psikiyatr ve psikanalist Kohut, Lacan'a olan borcundan sz ediyor ise3 bu phesiz, narsizm fenomeninin "ayna evresi" kavra13

m sayesinde daha kolay anlalabilir bir boyut kazanm olmasndandr. kinci olarak, Lacan analitik gereklik, yani "birincil sre dncesi" ya da "dinamik bilind" konusunda Freud'un ncelikle ryalarn analizi j(bu yazda "teki sahne") ile ilikili olarak ortaya koyduu "yer deitirme" ve "younlatrma" mekanizmalarn dorudan doruya dilbilimsel "metonimi" ve "metafor" kavramlarna evirmekle yeni bir alan am oluyor "Birincil sre dncesi" ile alan terapiste eitli olanaklar salayan bu teknik kolayln diferansiyel matematiin fizik alanna getirdii kolaylkla karlatrabilir olduunu dnmek belki abartl olur. Ama herhalde Lacan'n yapsalc bir vurguyla metafor ve metonimiye olanak veren eyi. yani "ayklama" ve "eklemleme" ile alan dili, teki ile ilikinin getii yabancnn nezdi olarak grd her zaman bilindn da grmesinin, bylece ikincil sre dncesini (ve Ego'yu) bir epifenomene dntrmesinin, bize yeni bir bak tarz sunmaktan te bir yarar saladn dnmek daha da abartl olur. Ancak sanrm Lacan'n nne layk olduu temel nokta, analitik kuram ve teknie bu katklaryla snrl deil. Lacan'n gerek deeri, onun hangi koulda dinlenmesi gerektiinde yatyor. Lacan elbette ki herkese, ama her eyden nce klinisyenlere konuur: kuramn ayrntlarnn bilindiini varsayar. Onlardan bekledii dinleme de kendisini bir kuramcy din14

ler gibi dinlemeleri deil, bir hastay dinler gibi dinlemeleridir. Yani terapist o "eit olarak dalm mart uuu dikkati" ile hastann lafna kulak verirken, arka planda bir mzik gibi Lacan'n sylemini de dinleyecek. ite o zaman, her terapist zaten alk olduu bu dinleme tarzyla Lacan'n gerek anlamn bulacak. phesiz bu dinlemeyle her terapist farkl bir dille anlataca kendi "yorumu"nu bulur. O halde ben Lacan'da ne buldum? nszn bundan sonras "yorum -aklama" gibi ar bir sorumluluk tayor. Klinik deneyimim bana, ilk kez Freud'un belki eksik bir biimde dile getirdii u gerei bir kez daha gsterdi: insan cinsellii grnd her yerde utan, kk dme, sevgiyi kaybetme korkular, bilind sululuk duygular, cezalandrlma korkusu ve arzusu, pimanlk, kayg, sknt, bamllk istei ve korkusu ikilemi, kadiri mutlaklk iddias ve muhta olma elikisi, haset, rekabet, hsran, ruhi knt, iddet ve hatta bilind adam ldrme arzular istekleri ile elemi olarak ortaya kar Analitik bir almada znenin dile getirdii ve almann temel konularn oluturan bu materyal kimi kez (cinsler arasnda her trl ilikiyi de iine alacak anlamda) cinsellii ne ise o olacak ekilde yalnz brakr gibi grnse bile, bu ancak yaamn ayr alanlarnn ayn skntlar tamas kouluyla gerekleebilir. Burada aka bir "metonimi"den sz ediyorum. Daha da ilgin olan, bazen bu tonlarn kaybetmi bir cinselliin, ekiciliini de yitiriyor gibi gzkmesidir. 15

"Birincil sre dncesinde abartl ve boucu tonlar kazanan bu konular, ruhi hastaln insan trne zg evrenselliini de dile getirir Sren Kierkegaard tamamen farkl bir nedenle de olsa "insan olmak lmcl hasta olmaktr" demiti. Bu hastalkl soyun kendi cinsinin cinselliine ulamas niin szcn en geni analitik anlamnda bir kastrasyonja elemek zorundadr? ite psikanalizin teorik ve pratik bir zeminde ilk kez bilimsel olarak sormak baarsn gsterdii sorunlarn ilklerinden biri budur. Bu soruya verilebilecek "ailenin dzeni", "sosyal bask" trnden her tri yant ancak sreci aklayabilir, zorunluluu deil Lacan ise tamamen Freud'cu bir ereveden konuurken, inanlmaz bir kvraklkla kastrasyonun "olmak" boyutunu; yani insan trne zg adeta psikanalitik bir "varolu" sorunu olarak "narsistik kastrasyon" diyebileceimiz "trajik" boyutunu da ele alr. (Elbette ne "varolu" sorunu ne de "narsistik kastrasyon" kavramlar Lacan'da gemez. Bunlarn benim yorumum olduunu bir kez daha kaydetmeliyim.) Freud'un kabaca erkekte "penisin kesilmesi tehdidi", kadnda ise "penis haseti" balklar altnda ele ald penise "sahip olmak" ile ilgili imgesel skntlara denk den karmaa, Lacan'da daha da derinde dil ile devreye giren "simgesel" bir "olmak" sorunsalna balanr. Lacan'da kastrasyon sadece - i m g e s e l - bir penisin kesilmesi tehdidi deildir; "fallus olmak"tan, yani her iki cins iin de te16

ki'nin arzusunun nesnesi olmaktan yoksun olmaktr. Ve imleyen bir eyi yokluu zemininde, yani o eyin yokluunda onun yerini tutmak koulu ile imledii iindir ki fallus imleyen konumuna ykselir. Bu durumda henz Oidipus ncesi bir aamadan da sz ediyoruz Bize biraz sonra "Fallus'un Anlamfm verecek anahtardan, yani "utan"tan da bahsetmenin zaman geldi: gnmzde analitik literatrde kesin egemenliini kuran Amerikallar karsnda Franszlarn bence hl baaryla savunduu en nemli tezlerden birine gre Oidipus ncesi kkenli olduu dnlen utan ve kk dme korkular Oidipus dnemine ait sululuk duygular ve cezalandrlma korkularndan ancak teorik bir mdahale ile ayrlabilir, fenomonolojik olarak ayrt edilmesi ise olanakszdr.1 Bu tez, Oidipus ncesi ile Oidipus'un, utan balamnda nasl iie getiini gstermesi bakmndan ilgintir. Daha ak olalm. "Birincil sre dncesi" ile uraan bir tedaviye dier yaklamlar karsnda ayrcalkl statsn veren, insann dnmedii dncelerinin (yaatlamad yaantlarnn, deneyimlemedii deneyimlerinin) olmasdr. Bir dncenin fenomonolojik varlk koulu dnlmesi olduuna gre, dnlmeyen dnce ne kadar paradoksal grnse de analitik deneyimin insan doas hakknda ortaya koyduu ilk olgudur. Eer insan baz dncelerini dnmyor ise, ister kayg ister ruhi kn17

t eklinde yaanacak olsun, belli bir ruhi acdan kanmak iindir bu. Bir dnceyi dnmemenin yegane yolu, analizin kaydedebilecei kadaryla, baka bir dnceyi dnmektir. te Freud'un "metapsikolojik" adan5 "bilin" (ya da "nbilin") alannda bir yatrm ekilmesi ve bir kar yatrm uygulamas eklinde ya da Lacan'n bir imleyenin kendisiyle ayn paradigmatik dzeyde bir baka imleyenle temsil edilmesi, yani metafor eklinde6 denklemini kurduu "bastrma" ancak dil sayesinde, yani birbirinin yerini alan eler sistemi sayesinde olanakldr. "Dil, bilindnn kouludur" der Lacan. Eer dnlmeyen dnce znenin nevrotik strap pahasna belli bir ruhi acdan kanmasn (nevroz teorisinde "birincil kazan" denen eyi) salyor ise, o zaman analitik sre bir kefaret deme sreci oluyor. nk bu sre insann kendi korktuu, kand kart arzularla ykl, sama, sapkn, sulu, akld, gereklik d, bastrlm yanyla, birincil sreciyle btnlemeye alma srecidir Dnlmeyen dnce her eyden nce bir bakas ile paylalamayan dnce ile ilikilidir ve terapistin znenin nevrotik dnyasna girmesi, yani "aktarma nevrozu"nun balamas ile pekien diren alanlaryla kendini belli eder. Kimi kez (aslnda klinik pratikte ou kez) kendiyle yzlemenin znede yarataca strap, hatta delirme tehdidi gz nne alnarak, en azndan bir sre iin "savunma mekanizmalar" g18

lendirme yoluna gidilir ise de. bu klasik psikanalizin yntemi ve amac deildir. Burada kuramsal bir ayrntya dikkat ekme gereini duyuyorum Gnmzn en byk psikanalisti bir zamanlar Freud'un szn ettii nevrozlardan (klasik adyla aktarma nevrozlarndan) baaryla ayrt ettii "snr durumlarda" da (borderline personality organisations) temel mekanizmann "bastrma" deil "yarlma" olduunu sylyor. 7/8 Yazara gre bu durumlarda "birincil sre dncesinin pek zayf bir bastrma ile rtl karakteri, bu srecin zaman zaman tm ruha egemen oluuyla kendini gsteriyor. O zaman sormak istiyorum dorusu: hem geliimsel hem de klinik olarak, madem ki "yarlma" her eyden nce birincil srecin kart oranlarla ykl karakterine kar alyor, bir "yar-bastrma"y: yani "kar yatrm" gcn "yarn" bastrlmam yarsnda bulunan ve bir bakma geliimsel bakmdan ayn dzeyle ilgili "takntl dnce nevrozu"nda gzlediimiz "tepkisel oluum" (formation reactionelle) ile de benzeen baarsz ve dengesiz bir bastrma taslan gstermiyor mu? Ve eer nemine ilk kez yine yazarn iaret ettii u klinik grnm; bir zaman iin devrede bulunmayan (dnlmeyen, yaantianmayan) ama bir sre nce bilinte yer alp yaantlanm yar yaant, terapist tarafndan yzlendiinde, bu yzleme nevrotiklerin "birincil sre dnceleri" ile karlatklarnda yaadklar kaygdan daha id19

detli bir tepkiye ve fkeye neden oluyor ise, o halde bu olgularda kart isteklerle ykl birincil srece kar bir "yar-bastrma"y gzlemi olmuyor muyuz? Daha da nemlisi, bu "yar-bastrma", Kernberg'in "snr durumlar"n terapi srecinde kazandklarn dnd sululuk duygularn, yol aaca ar ruhi kntden kanmak iin paranoid bir tarzda bir yardmc savunma kullanarak d dnyaya "yanstmak" suretiyle de salama balamaya altklar iddetli bir bastrmaya; yani ar sululuk duygularna kar bir bastrmaya yardmc bir savunma da salam olmuyor mu? Zaten psikiyatrlar olarak baka trl, bu durumlarda gzlediimiz kendine ynelik iddet ve intihara sklkla bavurma olgusunu nasl anlayabilirdik? Nevrotikte "atk" trevine ykselmi ambivalans kabul edememe ve yarataca ruhi adan kanmak iin dnlmeyen dnce gibi bir alan yaratma, "snr durumlar"da da sz konusu edilebileceine gre, temel olarak Freud'un (ve dolaysyla Lacan'n da) modelinin, yani bastrma modelinin en azndan bu durumlar iin de geerli olduunu gstermiyor mu? Ve ilk bakta teknik gibi grnen bu tartma kuramsal bir btnlemeyi vaat etmiyor mu? znede ruhi ac yarataca iin dnlmeyen, bastrlan dnce ile pskinalitik anlamyla bilind arasndaki iliki nedir, diye sorulabilir. eitli armlar (mesela terapistin yorumlar) sonucu bilinte 20

oluan, hatta bunun da tesinde bilincin bugn iin aydnlatlamam belirsizlii erevesinde fenomonolojik ve varolusal anlamda zgr(!) kendiliindenlii ile oluan bir dnceden de (szgelimi eitli artlanmalar sebebiyle) kanabilir zne Bu durumda sz konusu dnceye bilind dzeyde denk den, mesela "bilind arzu" gibi ykl bir statnn bulunduunu deneysel anlamda nasl syleyebiliyoruz? Deneysel anlamda syleyemeyiz, tabii. nk bilind bilimsel bir varsaymdr. Ama takdir edilecektir ki, bizi bu varsaym elde tutmaya yneten kuvvetli kantlar var. lk olarak, znede ruhi ac uyandran dncenin, pek ok rnekte "bastrma"ya maruz kalmadan nce. bir an iin bile olsa herhangi bir dnceden daha ykl ve youn bir tonda; mesela bir arzu ya da ruhi knt tarznda yaand bir an ile karlarz. (Klasik psikanalizin anlara, zellikle bellek kaybna uram olanlara verdii nem buradan kaynaklanr.) ikinci ve daha nemlisi, klinik deneyim, dnlmeyen dnceler kmesinin rastlantsal olmadn, u balkta: cinsellik, saldrganlk ve (deneyimin gsterdii kadaryla zellikle nevrozdan ar durumlarda ve bir ekilde nevroza kart bir tarzda) sululuk temalar altnda toplanan sistematik bir rnt, adeta dili andran bir yap oluturduunu ve en nemlisi bu rntnn znenin yaamnda belirleyici bir etkiye sahip olduunu gsteriyor. Bu ba21

kmdan da psikanalitik anlamyla bilind, bir drt, bir geliim ve bir karakter kuram erevesinde deer kazanan bir varsaymdr. Nevroz kuramnda nevrotik semptom, bir "metafor" gibi, zellikle drt balantl dnlmeyen dnceye, burada nevroz sz konusu olduuna gre, "baarsz" bir tarzda ikame edilmi ve en rahat gzlenebilir rneini takntl dnce nevrozunda bulan bir dnce ya da bunun bir ekilde eyleme gemi biimi oluyor. Bu modelin nevrozdan daha ar durumlarda (mesela skizoid, snr, histeroid, narsistik, paranoid durumlarda) yol aaca ar ruhi knt ile yzlememek iin geni anlamyla sululuk temalar karsnda zel bir tahammlszlk sebebiyle, kimi kez "terbiye" ile kkrtlm iddetli isyan, yadsma, eitli biimlerde da "yanstma" ve kar eyleme geme ile kendini belli eden zel bir ierik kazandn dnyorum. Bu cmledeki "geni anlamyla sululuk temalar" anlatmn da biraz amak gerek. Sz konusu olan dk "kendine sayg" ve "gven duygus u n u aadaki her koulda iermek zere utan, kk dme, sevgi ve beeniyi kaybetme korkusu, cezalandrlma, alnma korkular ve arzular, pimanlk ve kelimenin dar anlamyla sululuk duygulardr. Bu son notu, zellikle sululuun Oidipus ncesi bileenlerine iaret etmek bakmndan nemsiyorum.

Byle bir genel erevede Lacan'n elinizdeki yazs "kastrasyon karmaasnn narsistik ynne iaret etmesi bakmndan tartmaya deer bir vurgu kazanyor. eitli glkleri olan bu yazy anlamak iin, ncelikle burada sadece belli bir yorum verdiimizi kaydederek, bu yazda ad gemeyen "ayna evresi" kavramna ve bu kavramn ieriklerinden biri olan arzunun teki nden dolaymlanan doas konusuna gz atmay neriyorum Lacan'c analitik fenomonolojide zne arzulanmay arzular; znenin arzusu teki'nin arzusunun arzusudur, demitik. Bu edilgen olma etkinlii dilde; bu yabanc ortamda anlatmn bulan "talep"te znenin zerine tekrar geri dndnde, zne kendini hi beklemedik ekilde arzulayan konumunda bulur. Anne ile ilksel ilikide teki'nin fallus'tan yoksun olduunun bulgulanmas (ki bu bulgulama da aslnda fallusa sahip olann Baba olduunu gstermesi bakmndan kastratr bir rol oynar), Anne'nin arzusunu fallus yoksunluuna baladnda ocuk, kz olsun erkek olsun fallusu olmay arzular. Bu durumda fallus artk teki'nin arzusunun imleyeni durumuna ykselmitir. Arzu, "yzk kimde oyunu"ndaki gibi imleyeni ile birlikte dolama girdiinde, anneyle kurulan kart eilimlerle ykl ilikinin "zorlayc tekrar" kabilinden trevi olan bir "iktidar" sorunsaln da balatr ve nevrotik ak bir "erotik saldrganlk" ilikisine dntrr. Lacan'a gre kadnda cinsel gerek23

sinim ve arzunun, arzunun imleyeni olarak fallus zerinde toplanmas beklenir. Erkekte ise cinsel gereksinim, tatminini kadn bedeninde bulurken, arzu daima fallik nesneye metaforik bir tarzda ikame edilen bakire ile fahie arasnda kutuplaarak "teki kadn sylencesinde dalr gider. Lacan bu sadakatsizlik eiliminin erkek cinsellii iin kurucu olsa da zel olmadna iaret eder. Nihayet kadn iin de erkek sadece penise sahiptir; fallus deildir. Bu imgesel tondan biraz daha geri gidersek, u simgesel durumla karlarz: kadn olsun erkek olsun insan "eksik"tir, "kastre"dir; yani narsistik adan yaraldr nk kadn olsun erkek olsun iark etmez, insan teki'nin arzusunun nesnesi olacak ey deildir. Nitekim fallus penis biimiyle erkein "sahip olduu" bir ey olmakla beraber, fallus olamamann narsistik acsn en ok yaantlayan yine erkektir Bu bakmdan Narcissus sylencesinin bir erkei konu almas ilgintir yleyse "teki'nin arzusu" klasik olarak, mesela "ilksel ben ideali" denebilecek bir biim kazanarak zneye isellemi demektir. "Ben ideali" de daima utan ile eleir. nk beri daima idealinden, Lacan'n deyimiyle "eksik" (kastre) bir eydir Yani insan teki'nin (burada annenin) arzusunu Karlayamaz. Lacan'n bu yazsnda belirttii gibi temel "eksiin" Oidipus'ta alaca ton - ki fallus imleyeni de bu24

radan gelir zaten- elbette "Baba'nn Yasas"na (ensest yasa yasasna) tabi olacaktr, ama z itibariyle daha derine, Oidipus ncesine uzanr. Aada aklayacam gerekeler ile "zne"nin. "ideali"ne gre eksik olmasn bilindnda fallus imleyeni ile anlatmasn salayan ey, yani "eksiin" cinsel bir ton kazanmasn salayan ey, "eksiin" kendisinin deil ama Oidipus giriinde ald yorum gerei damgaland imleyenini annenin "eksiinde" bulmasdr. Cinsellie adanm organ henz cinsellik stats ka- ' zanmam olan ocuk, annenin fallus eksiini onun arzusuna baladnda kendi yetersizliini, "eksiini", onu Babaya gtren annenin arzusu nedeniyle cinsel bir yetersizlik olarak deneyimler. yleyse "ben ideali"nin en ilkel biiminin nasl cin-sel bir imleyen (fallus) ile eletiini daha ak grmek iin nce Annie Reich'n analitik adan inceledii klinik bir olguya, sonra bu olgunun ortaya koyaca bilmecenin aklamasn da vermek zere "anal dnemi "failik dnem"e balayan geliimin mantna bakalm: Daniel K. kayda deer bir baaryla birbiri ardna kitaplar yazan iyi bir yazard. Fakat kendisini bununla tatmin olmu hissetmiyordu. Yapt hibir ey, olmasn istedii kadar byk deildi. Raftaki kitaplarn saydnda, bir sre iin kendine gveni geri geliyordu: "ite, yedi kitap yazdm, alt kitap derledim, bakalarnn yaynlarnda yer alan yirmi makalem

var, benden u kadar alnt yapld." Rafta Bay K.'dan iki buuk feet var". Bu kk oyunun fallik anlam akt. Kendini fallusun yalnzca orada olduuna deil, olaanst boyutta olduuna da inandrmalyd. Daniel'in hayat geni lde bu tr davranlardan oluuyordu; kafas daima, kendisini byk ve nemli hissetmesini salayacak eylerle meguld. Saysz kamusal ve kltrel etkinlikte aktif rol oynuyordu ve evresinde bir nder konumu elde etmiti. Fakat ne bunlar, ne ok saydaki yaznsal rn, ne de ak yaamndaki baarlar onu mutlu klmaya yetiyordu. Hatr saylr lde yetenekli, iyi eitilmi, parlak fikirleri olan biriydi. Fakat yazdklar ou kez zensiz ve yzeyseldi, abucak yazp bitirmeye yneldiinden, yeteneklerinin ok daha altndayd. Daha fazla bilmesine ramen, sonucu alana kadar sabredemiyor, gerilim ve skntya dayanamyordu. Yaptlar ile ilgili olarak yetenee olduu kadar isel bir kalite lsne de sahipti, fakat gizilglerini gerekletirmek iin gerekli z disiplinden yoksundu. Baarnn dln hemen almalyd. Bu gereksinim ylesine ar basyordu ki, bunu denetlemeyi pek baaramyordu. Ayrca alngand; ufack bir kkrtmayla saldrya geebiliyordu Daima saldr ve tehlike bekliyor, srekli hayran olunma gereksiniminde d krklna uradn hissettiinde fke ve alma fantezileriyle karlk veriyordu. Aka, Daniel kendi kendisiyle fazlaca megul26

d. Nesne ilikileri zayft ve bask altnda daha da zayflyordu. Asl amac, kendine saygsn artrmak ve srekli erkeksi etkinlikler sayesinde altta yatan edilgenlik tehlikesini savuturmakt. Kendini ona gre deerlendirdii narsistik ama en ak ekilde ergenlik dnemindeki fantezilerinde ortaya kyordu. Kendini nce New York belediye bakan, ardndan Birleik Devletler bakan, nihayet dnyann bakan olarak grdkten sonra, birden u ac veren soruda durmak zorunda kalyordu: "Peki, sonra ne?" Daha sonra, an en nemli dahisi olmay arzulamt. Elbette gereklikteki hibir baar bylesi snrsz i istemleri karlayamazd ve bu hayali amalara ulamaya alrken daha olgun s t - ben istemlerini kurban etmesi gerektiinden bu tatminsizlik giderek daha da younlamt. Bu dipsiz byklk gereksinimi aka bir telefi etme savamdr. Dnyann bakan olmalyd, iki buuk feet uzunluunda simgesel bir fllusa sahip olmalyd, nk dayanlmaz kastrasyon korkularnn etkisi altndayd.9 Bu vaka bize idealin kastrasyon ile ilikisine iaret ettii iin nemli. Ama Annie Reich'n kastrasyon ile kastettii ey ile, yani klasik "kastrasyon korkular" ile bu sonuca gitmek g. Olgu bize doru yolu gsterecek. Kanmca gerekten de kastrasyon karmaas ile ele alnmas gereken bu olguda, "kastrasyon korkulan" balamnda 27

yaplacak sistematik bir yorum almas, znenin fenomonolojisindetam hedefini bulmayacaktr. Kukusuz kastrasyon karmaas klinikte ok deiik biimlerde kendini gsterebilir. Ancak karlatrma yapmamz salayacak bir rnek vermemiz gerekirse, burada sz konusu olan, rnein iddetli cezalandrlma (kastrasyon) korkulan ile ba edip, bunlar bastrmak iin srekli heyecan aray iinde risk alan bir "acting out" tipi deildir. Karmzda kastrasyon tehdidi altnda bir zne yok. znenin tm yaamn aklayan bir tek formlle anlatmak gerekirse, bir trl "sahip olduu" ey "olamayan" bir zne var, yani simgesel anlamda kastre (eksik) bir zne var. JanineChasseguet-Smirgel'in 10 deyiiyle konumak gerekirse, bu olguda eksik fallusu telafi etmek iin bir "sahte fallus" aray sz konusu. dealin hastalnn narsistik ynn sunan bu trajik varolusal durumun nasl olup da bir kastrasyon, bir fallus tema's aldn aklamak iin bu olgu ya mantn veren geliine bakalm. Psikolojik geliimin bizi ancak klinie yansd iin ve yansd lde ilgilendirdiini kaydederek, ok ayr bak alarn ve eitli gzlemleri bir araya getirip kaba bir zet verdiimizi belirterek, insan kiiliinin olumasnn aamada gerekletiini syleyebilirim: O ile 6 - 8 ay arasna yaylan birinci dnem; u rnekleri de dnrsek 3,5 yaa kadar uzayabilen bir ikinci dnem; ve yaklak 6 yaa ka28

dar uzayabilen bir nc dnem. Mahler'11in "normal otizm" ve "sembiyoz" aamalarn kapsayan birinci dnem, eksik bir biimde Freud'un "oral dnemine denk der. Kohut'un "benlik ekirdekleri", Lacan'n "paralanm beden" eklinde ruhsal ve bedensel egdm yoksunluu bakmndan ele aldklar bu dnem, delilik durumlarnda sezilen nemine ramen, henz maalesef klinik olarak yeterince aydnlatlamamtr. ikinci dnem, kabaca Freud'un "anal dnemi", Mahler'in (anneden) ^'ayrma-bireyleme" srecinin nemli bir blmn (zellikle alt izilecek nokta "yeniden yaknlama krizi'ni), Lacan'n "ayna evresi" ve "ikili iliki dnemi" adn verdii Oidipus ncesini, Kohut'un "muhteem kendi" (grandiose self) ya da "ayna kendi-nesnesi" (mirror self-object) kavramlar J e sz. ettii dnemi iine alr. Kernberg bu dnemin zgn nitelii olarak ambivalans karsnda aktif olarak kullanlan "yarlma"nn altn izer. Pek ok bakmdan ayr biimlerde ele alnabilecek bu dnemi, fallus ile ilikisini gstermesi bakmndan bir anahtar tekil eden "utan'tan hareketle greceiz. nc dnem ise Mahler'in "ayrlma-bireyleme" srecinin bir alt blm olarak ele ald "libidinal nesne sreklilii" dnemidir ve Freud bu aamada, yani kiilik oluumunun zirvesinde ncelikle libidonun genital ilgilerini kazand" fallik dnemde 29

nemle zerinde durduu Oidipus karmaasna iaret ederken, belki daha yzyllarca yolumuzu aydnlatacak nemli bir bilimsel bulguyu ortaya koymaktan baka bir ey yapmamt. Eer pek ok bak asn, bunlarn zgn ynlerini kaybetmek pahasna bir araya getirip zetlemeye kalkarsak, ikinci dnemi ncsne, yani fallik dneme balayan kavakta, znede fallus imleyenine denk den organn (penis ya da klitorisin) bir "eksik" ve bir "utan" ile eletiini grrz. kinci dnem, kadiri mutlaklk iddialar ve teki'ne muhta olma elikisi, teki ile giriilen iktidar savam, isyan ve boyun eme, bamllk dzeyinde sevgi ve nefretin biraradal, inatlama, ztlama ile zelleir. Henz Oidipus dneminin erdemlerini kazanmam olan ocukta "yapsal kuram"da "stben" ad verilen yaplamann imleri, pimanlk, sululuk duygusu, cezalandrlma korkusu ve istei gelimemitir. Bu dnemin, yine yapsal kuramn diliyle konumak gerekirse, nihai biimini alm "stben"e aktaraca "stben ekirdei", teki karsnda utan, kk dme, sevgiyi kaybetme korkusu ile kendini belli eder. Bu naho deneyimler dnemin ayrt edici nitelii olarak, zellikle "beden-ben" ile elemitir. Eer idrar ve dk fonksiyonlarn denetleyen sfinkterlerin denetimini de "beden-ben"e balarsak, Freud'un bu dneme, zellikle klasik nevrozlarla ilgilendiinden kendini libidonun geliimi ile snrlayp "anal dnem" ad30

n vermek gibi bir seim yapmasnn ve Ferenczi'nin de bu aamada ieriini kazanan "ilksel stben ncl"ne, anne (erikin teki) ile atma zellikle tuvalet terbiyesi erevesinde getiinden, "sfinkter ahlak" adn vermeyi yelemesinin nedenini daha kolay sezebiliriz. Burada bedeninden utanmann artrd btn arlklar da ierecek ekilde "beden-ben" ve "utan", bizi fallik dnemin balangcndaki narsistik rselenmeye gtrecek kavramlar olarak n plana kyor. Lacan, fallik dnem ncesi ikinci dnemi, birbirinden ayr yklemler ile kulland (anne ile) "ikili iliki" dnemi ve "ayna evresi" kavramlaryla niteler, "ikili iliki", Oidipal "l iliki"nin "0"nun (Baba'nn) yaplatrc gc sayesinde "ben" ve "sen" kavramlarnn ("shifter'larnn) birbirine greli net konumlarn kazanmasndan nceki dnemdir ve "ben" ile "tekinin ayr rollerinin kabul edilmedii atmal ilikiye iaret eder. Oysa bu dnem iinde ayrcalkl bir stats olan ve yaklak 6 - 8 aylk bebekte ilk belirtileri gzlenen "ayna evresi", kabaca Mahler'in "ayrlma-bireyleme" dneminin ilk aamas olan "ayrmlama" alt dnemine karlk olur, ite bu aamada anneden ikinci kez, fakat bu sefer "psikolojik olarak doan", yani kendini annesinden ayr iaretlemeye balayan bebein ayna karsnda "kendi imgesini bir bayram cokusuyla ele geirmesine dikkat eker La31

can. Bu kukusuz "olu"un "beden-ben"de bedenleen ve teki tarafndan da paylalmas beklenen sevincidir. Bu beklenti her eyden nce bu yeni varoluun canllnn dorulanmas beklentisidir ve karlandnda bu anlamda kaydedilecektir. Bebein henz istemli hareket dzleminde kazanamad "beden" btnln teki'nin bedeninden dolaymlanarak nceden stlenmesini salamak gibi bir neme de sahip olan "ayna evresi", temel olarak "olmak" kavramn psikanalize sokmu olmas bakmndan anlamldr. Kohut'un diliyle konumak gerekirse "kadiri mutlak, tehirci muhteem kendi" ile "teki'nin arzusunu arzulayan" (Lacan) ocuk burada ilk narsistik rselenmelerine alr. Artk bu narsistik rselenmenin iaretini kazanaca ve Oidipal simgesellie ulaaca fallik geliimin mantna geliyoruz. Yani "olmak" sorunsalnn narsistik rselenmesinin kendine yabanclam iaretini bulaca (penis'e) "sahip olmak" (ya da sahip olmamak) sonucuna balanyoruz. teki'nin arzusunu arzulayan zne fallik ilgilerini kazanp dildeki becerilerini gelitirdiinde teki'nin (annenin) arzusunun, annenin kendi penis eksiklii ile ilikilendirdii bir tarzda babaya tabi olduunu kefeder. (Burada bir kez daha vurgulayalm: annenin fallusa sahip olmamas, fallusa sahip olann baba olduuna iaret etmesi bakmndan nemlidir.) O halde teki'nin arzusu burada dolaymlandrc bir 32

rol oynayarak ocua Baba'y gstermi olur. stelik Baba da bu noktada edilgen deildir; nk Baba, her ne kadar sz ancak anne tarafndan tannd lde yasa stats kazanyorsa da, ilk bakta yaln ama ayrntda her trl ncy dta brakan anne ile ikili ilikinin yasa olmas bakmndan derin felsefi armlar olan "ensest yasa'nn yasas"nn temsilcisidir. te bu noktada kz olsun erkek olsun insan yavrusu derinden sarslr. Baba'nn fallusu karsnda sahip olduu ey, sahip olmadndan daha deerli deildir nk "beden-ben"in bu blm cinsellie adanm olmakla beraber -henz - cinsel bir erk tamaz. "Beden-benin bu "eksii" utan kaynadr. nsan yavrusu bylece "olmak"taki eksiini, fallus imleyeni ile iaretler. Burada dikkatimizi ekmesi gereken nokta "olmak"taki "eksiin", "olmak" kavramnn artrd tm varolusal ykle bir "sahip olmak" sorunsalna balanrken cinsel bir boyut, cinsel bir simge, bir imleyen ile damgalanmasdr. Lacan'n "simgesel kastrasyon" terimiyle anlatmak istedii srecin bir boyutu da budur. Byle bir iaretleme srecinde aa kan utan ("eksiklik duygusu, batan yeniklik), daha sonra Baba'nn elinde ona kalkan sopann fallus nitelii almasn, yani ocuu Baba karsnda "ba ne eik" ve sulu klmay salayan en nemli nedendir. te bundan tr anneninkinden farkl olarak Baba'nn toka33

di utan ykldr. Ksaca, bir forml olarak, "yasa" karsnda sululuk duygusunu gzlediimiz her yerde daima "kendine sayg ve gven"in azaldn da gzleriz. Lacan'n deyiiyle bu "simgesel" kastrasyon, Oidipus dneminde kz ocukta, birinin operasyonuyla kaybettiini dledii penise kar haset, erkek ocukta ise kastrasyon yoluyla cezalandrlma korkusu eklinde bildiimiz Freudcu "imgesel" kastrasyon tonlarn kazanacaktr. Demek ki Lacan bu "imgesel" kastrasyona "simgesel" anlamn veren temel bir yapya geri gidiyor. Bu durum klasik nevrozlarda bile temel narsistik dengenin (benlik saygs dzenlenmesinin) bozuk olduunu ileri sren Kohut ile ilgin bir yaknlama noktasna daha iaret ediyor. Daha klasik ve yapsal terimlerle, kabaca "ilksel ben ideali" diyebileceimiz bir oluumu "cinsel kimlik" ile eleyen narsistik bir kastrasyon sz konusu burada. Nitekim Lacan daha yazsnn banda kastrasyonu "cinsel kimlik" sorunsalna balayarak ele alrken kastrasyon karmaasnn yaln kavranlarnn tesinde bir tondan konutuuna iaret ediyor. Zaten klinik pratikte narsistik durumla karlatmz her zaman, ama ncelikle narsistik dengeyi kurmak iin "yceltilmi" yollar tkandnda, cinselliin eitli tarzlarnn cinsel gereksinimin hazzndan te bir "kendine sayg" salama arac olarak da kullanlmas olgusuyla karlarz. Bu olgular yeterince incelendi34

inde, cinselliin ald tonlar genellikle "eksik"in (kastrasyonun) narsistik yarasnn mal olduu dk "kendine sayg"ya kar cinsel ynden ar bir "savunma" dzenei gibi grlrler. Nitekim yle gzkyor ki, tamamen farkl bir kuramsal erevede Kohut "yceltme"ye yaklaan "telafi edici yaplar"dan ayrd "savunucu yaplar" anlay ile bu ilgin mekanizmaya bir baka adan (ama Lacan'n Freud'cu vurgusunu yumuatarak) yaklam oluyor. imdi, Lacan'a gre fallik evrenin giriinde dilde eklemlenememek yznden "kkensel bastrma"ya (Urverdrngung) maruz kalan deneyimin, bastrc kart yatrm gcn fallus imleyeninde bulmas konusuna yaklayoruz. Sadece geliimsel adan dile egemen olma ile zamandalndan deil, Freud'un Urverdrngung adn verdii mitik ve her trl analizde ulalmas olanaksz olan, asla bilinte yer almam, yani Lacan'n kavrayyla dil ncesi olduundan dilde simgelemeden kalm deneyim, dil tarafndan rtldnden ve bu deneyime dil cephesinde yabanclam olarak denk den kart yatrmn yklendii bastrc imleyen teki'nin arzusunun dolaymlandrc gcnn imleyeni fallus olduundan, fallus "kkensel bastrma"nn imleyenidir. O halde bu durumda tm dilin imleyen ilevinin znede meydana getirdii temel yabanclatrc etkilerin, yani "arzu"nun "talep1^ indirgenemezliinin de imleyenidir. ite ksaca 35

"Fallus'un Anlam" budur. Bu durumda, adeta garip bir Heidegger vurgusuyla "olmak", teki ile ilikinin yabanclatrc gc sayesinde bir ey olmak dolaymndan geip simgesel dzeyde dile gelen cinslerin her birinin kendine zg taleplerinde adeta bir piyasa kuralna gre yabanclap "sahip olmak" biimini alrken, insan arzunun asla tatmin edilemez karakterini de sergiler, ite bu nedenle zne ne zaman zenip btn gerek ya da zellikle imgesel taleplerini alt alta yazp toplamaya kalksa, sonuta bir sfrla, bir boluk kntsyle karlar. O zaman, yani bir adm sonra, haddini bilip de kaderini herhangi bir "talep"de haddini bilmez bir tarzda dengelemeye kalkrken, zaten "olmak" koulunda izilmi insan soyu olma sorumluluunun kendine den payn kararllkla stlenmeye yeltenmek gibi olanaksz bir aba iinde olduunu glmseyerek kefeder. Herhangi bir analitik tedaviden, eer bir ekilde sonulandrlmas olanakl olsayd, daha fazlas beklenemezdi zaten. Bu da bize, bu eksik (geliimini tamamlamadan ve muhta domu, a, kastre, lml) varln teki (bu aamada artk meme, Anne, penis, Baba, e, ocuk, yaam, dnya, Varlk) karsnda Melanie Klein'n iaret ettii iki temel durumu dengeleyebilmekte de ne kadar eksik olduunu gsteriyor: "Haset"i ve "kran"! kastediyorum. Saffet Murat Tura

Notlar

1. Tura, S.M.: Freud'dan Lacan'a Psikanaliz, tanbul 1989.

Ayrnt Yaynevi: s-

2. J. Lacan: "Le stade du mroir c o m m e formateur de la fonctior du Je", Ecrits, Editions du Seuil: Paris 1970: "zne Ben ilevinin Kurucusu Olarak A y n a Evresi" (eviren: Nilfer Kuya), Yazko Felsefe Yazlar, 1. kitap. 3. Kohut. H.: The Restoratior of the Self, International Universities Press 1990. 4. J. Goldberg: La Culpabilite, 5. S. Freud: Metapsychologie, 6. P U F Paris 1985. Gallirrard: Paris 1978.

J. Lacan: D'une question prelimiraire a tout traitemert possible de la psychose: "Ecrits", Editions du Seuil: Paris 1970. Psycho-

7. O.F. Kernberg: Object Relations Theory and Clinical analysis, Northvale: New Jersey 1990. 8. O.F. Kernberg: Severe Personality Disorders: utic Strategies, Yale University Press 1984. 9.

Psychotherape-

A. Reich: "Pathological Forms of Self-Esteem Regulation, "Psychoanalytic Study of the Child", 15. cilt, International Universities Press, ss. 205-32.

10. J. Chasseguet-Smirgel: L'ldeal du moi, essai sur la maladie d'idealite, Tchou: Paris 1975. 11. M.S. Mahler, F. Pine. A, Bergman: The Psychological the Human Infant, Basic Books: New York 1975. Birth of

37

Fiills'm Anlam ie Bcdctung dt*s Phallus*


Bu yazda profesr Paul Matussek'in davetiyle gittiimiz Mnich M a x - Plank Enstits'nde 9 Mays 1958'de Almanca verdiimiz konferansn metnini hi deitirmeden sunuyoruz. Burada, hi deilse aa duyarsz olmayan evrelerde egemen olan zihniyet tarzlar hakknda birka hareket noktasna sahip olunduunda, Freud'dan ilk kez bizim ekip kardmz terimlerin, rnein bir "teki sahne"nin orada ne tr bir yank bulabilmi olduu deerlendirilecektir. imdilerde ak fikirli evrelerde gezinen bu terimlerden bir bakasn, "i iten getikten sonra"y (Nachtrag) kaydedersek, "i iten gemesi" bu abay yerine getirilmez klyor ise, anlalmal ki bu terimler orada iitilmeden kalmt.
***

* eviri srasnda Lacan'n simgesel labirentlerinde kaybolduumda yardmn esirgemeyen Hr Y u m e r ' e , metni ngilizce evirisiyle karlatrmamda yardmc olan Nurdan Grbilek'e burada teekkl etmek isterim. (.n.)

39

Bilind kastrasyon karmaasnn u noktalarda bir dm ilevine sahip olduunu biliyoruz: 1 - Terimin analitik anlamnda semptomlarn dinamik yaplanmasnda, yani nevrozlarda, sapklklarda ve psikozlarda analiz edilebilir olan eyde, 2 - Bu birinci role mantki aklamasn vel*en geliimin dzenlenmesinde; yani znenin o olmakszn kendi cinsinin ideali ile zdeleemeyecei, cinsel ilikide ar riskler almadan partnerinin gereksinimlerine cevap veremeyecei, hatta bu ilikiden doacak ocuunkileri bile uygun biimde karlayamayaca bilind bir konumun yerlemesinde. Burada insanolunun (Mensch) kendi cinsine ykselmesine isel olan bir antinomi ile karlayoruz. nsan, cinsinin ayrt edici niteliklerini niin yalnzca bir tehdit sayesinde, hatta bir yoksunluk grnm altnda stlenmek zorundadr?* Freud'un
* Franszcas" .. pourquoi doit - il n'en assumer les attribules qu' trccoers unemenace, voire sous l'aspect d'une privation" tklinde olan bu cmle ngilizceye ". . why must he assume the attribules of that sex only throughathreat - thethreai, indeed, of their privation" eklinde yani "niin

40

Kltrn Rahatszl adl kitabnda ii, insan cinselliinin hi de olumsal olmayan, zsel bir dzensizlii olduunu telkin etmeye kadar vardrdn, son makalelerinden birinde de erkek bilindnda kastrasyon karmaasndan, kadnnkinde Penisneid'den (penis haseti) kaynaklanan sekellerin hibir sonlu (endliche) analize indirgen eme zlii konusunu ilediini biliyoruz. Bu amaz (aporie), Freud'cu deneyimin ve bunun sonucu olan metapsikolojnin insan zerine deneyimimize sokmu olduu tek olmamakla birlikte ilk amazdr. Biyolojik verilere indirgenmeye elverili deildir; Oidipus karmaasnn yap kazanmasnda gizli mitin tam da zorunlu olmas bunu yeterince sergiler.

hu cinsin ayrt edici z e l l i k l e r i n i yalnzca bir tehdit - g e r e k t e onlar dan y o k s u n l u k tehdidi - sayesinde s t l e n m e k zorundadr" olarak ev rilmi (Ecrits: A S e l e c t o n . eviren Alan Sheridan, T a v i s t o c k / R o u t l e d ge. 1989). Kanmca ngilizce eviride basitletirmek amacyla yaplan bu y o r u m , Lacan'n s y l e m e k istediine u y m u y o r . n s z d e de belirtt i i m gibi, Lacan'a gre kastrasyon sadece bir tehdit, bir cezalandrlma tehdidi deil, simgesel d z e y d e bir y o k s u n l u k t u r da. Bu n o t u , La can'n z g n l n vurgulayan bir ayrntya dikkat e k m e k iin yazmak gereini d u y d u m . ( . n . )

41

Bu vesileyle kaltm yoluyla geen kazanlm bir amnezik zellie bavurmak da, sadece tartmal olduundan deil, ama sorunu zmsz braktndan da yapmack zmden baka bir ey deildir: Eer kastrasyonun ensestin cezas olmas da yasada ierilmi ise, babann katlini ilksel yasarm szlemesine balayan nedir?* Yalnzca klinik olgular temelinde yrtlecek bir tartma verimli olabilir. Bu olgular, cinslerin anatomik farkllklarna bakmakszn yerleen ve bu olgudan dolay kadnda ve kadna ilikin olarak zellikle dikenli bir yorum kazanan bir ilikiyi, znenin fallus ile belli bir ilikisini gsterirler; bunlar aada drt balk olarak sralanmtr: 1 - Kk kz ocuu bir an iin bile olsa kendini kastre, yani bu terimin kastettii anlamda fallustan yoksun olarak deerlendirir; birinin, ncelikle annesinin

Tartmay deerlendirmek zere Freud'un Totem ve. Tabu adl eserine baklabilir. .n.)

42

(ki bu nemli bir nokta), sonra da babasnn operasyonuyla; bu anneden babaya gei de szcn analitik anlamyla bir transferi ayrt etmeyi tanmay gerektirecek tarzda gerekleir. 2 - Dala ilksel dzeyde her iki cinste de anne fallusla donatlm, yani fallik anne olarak deerlendirilir. 3 - Karlkl balantl olarak, semptomlarn oluumu sz konusu olduunda, kastrasyonu anlam aslnda (klinik olarak ortaya kan) etkili arlm, ancak annenin kastrasyonu olarak bulgulanmasmda itibaren alabilir. 4 - Bu sorun, fallik evrenin geliimdeki mant sorusunda dorua ular. Freud'un bu terimle ilk geital olgunlamay belirginletirdiini biliyoruz; bu olgunlama bir yandan fallik niteliin imgesel egemenlii ve mast i'rbasyondan elde edilen zevkle (jouissance) ayrt edici zelliine kavuurken, te yandan da Freud bu zevki kadnda byicce fallus ilevine ykseltilen klitorise yerletirir; dolaysyla da her iki cinste de bu evrenin sonuna j au : Oie-

dipus evresinin inie gemesine kadar, vaginanm bir genital duhul yeri olarak her trl igdsel haritalanmas dta braklm gibi grlr. Bu grmezden gelmenin, zellikle de yaktrmadan ibaret olduu lde, kelimenin teknik anlamyla bilgisizlik (meconnaissance) olduu phe gtrr. Bu grmezden gelme durumu olsa olsa Longus'un bize Daphnis ve Chloe'nin yal bir kadnn aydnlatmalarna bal gei ayinlerini gsterdii masal ile uyumaz myd? Bylece baz yazarlar fallik evreyi bir bastrmann sonucu olarak, fallik nesnenin burada ald ilevi de bir semptom olarak deerlendirmeye yneldi. Glk hangi semptomun sz konusu olduunda balyor. Biri fobi diyor, br sapklk, bazen her ikisinin de de ayn ey olduu sylenir. Bu son durumda artk hibir eyin ilemedii grlyor; bir fobi nesnesinin bir fetie ilgin dnm sz konusu olmadndan cleil, bir ilginlik sz konusu ise, bunun tam da feti ve fobinin yapdaki yerlerinin farkndan kaynaklanyor olma44

smdan. Yazarlardan bu fark gnmzde saygn bir konumu olan nesne ilikisi bal altnda formle etmelerini talep etmek bouna bir iddia olurdu. Bu konuda, ilk kez Kari Abraham tarafndan sunulduundan beri asla eletirilmemi ve gnmzde ne yazk ki belli bir rehavet veren "ksmi nesne" gibi yaklak bir tasarmdan baka bir ey elde olmadna gre, baka ne beklenebilirdi ki. 1928-32 yllarndan gnmze kalan metinleri yeniden okursak, fallik evre hakkndaki, imdilerde babo braklm tartmadan geriye, doktrinal bir tutkunun rnei olduu iin bizi ferahlatmasndan baka bir ey kalmadn grrz; stelik buna bir de, psikanalizin Amerika'ya yamanmasna bal kn katt nostaljik bir deer de ekleniyor. Tartmay zetlemek bile, kendimizi en sekin adlarla snrlarsak, mesela bir Helene Deutsche, bir Karen Horney, bir Ernest Jones tarafndan alman konumlarn sahici eitliliini bozmak pahasna gerekletirilebilirdi.
45

Jones'un bu konuya ayrd birbirini izleyen makale, yalnzca kendi gelitirdii apharisis* kavramnn geliimi asndan bile zellikle fikir vericidir: nk, kastrasyonun arzusuyla ilikisi problemini doru bir ekilde ortaya koyarken, Jones elinde smsk tuttuu eyi grmekteki yeteneksizliini belgeledi; bize birazdan zmn anahtarn verecek olan terim de bizzat kendi eksikliinin rn gibi gzkyor. Bizzat Freud'un bir mektubundan yola karak Freucl'a tamamen kart bir konumu yaktrmadaki baars zellikle elencelidir: Zor bir trde gerek bir rnek! Jones'un doal haklarn eitliim yerletirmeye ynelik savunmasn kmseyeceiz diye sorunu bu noktada brakamayz. (Zaten savunmas. Kitab Mukkades'teki "Ve Tanr onlar erkek ve kadn olarak yaratt" noktasna gelip dayanmyor
* apharisis: Cinsel arzunun kaybolmas. Eski Yunanca kkenli bu terim E-nest Jones tarafndan Early Development of'Femrdr Sexuality I 1927 adl almasnda psikanaliz literatrne sokuldu. Jones'agre aphanisis korkusu gerek kz gerekse erkek ocukta kastrasyon karmaasndan daha derin bir dzeyde yer alr. ( n I

46

mu?) Dolaysyla eer fallusun varln annenin bedeninde isel nesne olarak ileri srecek idiyse, fallusun ilevini ksmi nesne olarak normalletirmekten ne kazanabilir? Hele ksmi nesne terimi Melanie Klein'a malum olmu fantezilerin bir ileviyse, stelik Jones, Klein'm bu fantezileri Oidipal oluumdan ilk ocuklua kadar geriye gtrmeye dayanan doktrininden kendini alamyorsa. Sorun, Freud'a konumunun apak aykrln neyin dayattn sorgulamak suretiyle ele alnrsa yanlgya dlmeyecektir. nk kabul edilecektir ki, Freud bulgulad bilind fenomenlerin dzeninin tannmasnda, taklitilerinin, bu fenomenlerin doasnn yeterli bir eklemlenmesinden yoksun olmalarndan tr az ok yollarn kaybetmeye mahkum olduklar bir durumdan daha iyi bir konumda idi. Yedi yldr srdmz Freud metinleri aklamasnn ilkesi olarak koyduumuz bu meydan okumadan yola karak belli sonulara yneldik; birinci planda, ada dilbilim analizinde imlenene fsig47

rifie) kartl balamnda imleyen (signifiant) kavramn analitik fenomenin her trl eklemlenmesinde zorunlu koul olarak baa alma sonucuna vardk. Kendisinden sonra gelien bu bilime Freud elbette bavuramazch,yine de Freud'un bulgusunun arpc blmnn tam da bu bilimin formllerini, onun egemenliinin tannmasnn beklenemeyecei bir alandan yol karak nceden grmek zorunda kalm olmasndan kaynaklandn iddia ediyoruz. Hatta tersine, belki de imleyen-imlenen kartlna etkin anlamn veren Freud'un bulgusudur. Bylece imleyeni kendi etkilerinin belirlenmesinde etkin ilev kazanmasyla; imlenebilir olan onun iaretine boyun eer, imleyenin tutkusuyla imlenen olur gibi gzkmektedir. Bylece imleyenin bu tutkusu insanlk koulunun yeni bir boyutu haline gelir; yle ki, konuan artk yalnzca insan deildir; insanda ve insan sayesinde bu konuur (aparlej*; insann doas hammad* Bumda Lacan "e" kelimesinin ili anlamllndan yararlanyor. "Bu" demekle dili kastederken, ayn zamanda "a"nn artikelle birlikte isim olarak kullanldnda Franszca'da kazand "id"e anlamna da gnderme yapyor. .n.l

48

desi haline geldii dilin etkileriyle dokunur ve bylece onda, fikirler psikolojisinin kavrayabilecei her eyin tesinde, szn ilikisi yanksn bulur. Bylece denebilir ki, bilindnn bulgusunun sonular, meydana getirdikleri sarsnt yalnzca bir geri tepme eklinde olsa ela, pratikte henz deerlendirilebileceinden ok tede kendini duyurmakla birlikte, kuramda daha kendini gstermedi. unu da aklayalm: nsann imleyenle ilikisinin bu ekilde n plana karlmasnn, bu haliyle, rnein bir Karen Horney'in fallus tartmasnda Freud tarafndan feminist olarak nitelenen konumuyla ncln yapt, sradan anlamyla "kiltralist" bir konumla hi bir ilgisi yoktur. Sz konusu olan insann toplumsal bir fenomen olarak dil ile ilikisi olmad gibi, alay edercesine kendisine duygu denilen somuta bavurma tarzndaki ilke savsaklanasyla tannan, ayrca her trl metafizik kavrama zamanamna uram bir mracaat ile alamayan u ideolojik psikogeneze benzer bir ey hi deildir.
49

Sz konusu olan Freud'un dler konusunda bilindnn sahnesi olarak tanmlad bu teki sahneyi (ein anderer Schauplatz) dzenleyen yasalarda, dili oluturan maddi adan oynak eler zinciri dzeyinde ortaya kan etkileri yeniden bulmaktr. znenin kuruluu asndan belirleyici olan bu etkiler, metonimi ve metafor tarafndan oluturulan nlenenin bu iki tretiri eilimine gre imleyende "bir araya getirme" ve "yerine koyma" ifte ileviyle belirlenirler. Bu snamada szcn matematik anlamyla yle bir topoloji ortaya kar ki, bu olmakszn szcn analitik anlamyla bir semptomun yapsn sadece kaydetmenin bile olanaksz olduu derhal kavranr. Oteki'nde bu konuur (a parle) diyoruz; burada teki ile, tam da tekinin mdahale ettii her trl ilikide sze bavurmann artrd yeri kastederek. Eer tekinde bu konuuyor ise, kulayla duymu olsun ya da olmasn, znenin imlenenin her trl uyanna mantki nce lii dolaysyla, znenin orada ken50

di imleyen yerini bulmasndan dolaydr. Bu yerde, yani bilin dnda eklemledii eyin bulgusu bize znenin nasl bir yarlma (Spaltung) pahasna bylece kurulduunu kavrama olanam verir. te burada fallus, ilevi bakmndan aydnlanr. Freud'cu doktrinde fallus. eer fantezi szcyle imgesel bir etkiyi anlamak gerekiyor ise, bir fantezi deildir. Nesne szcnden bir ilikide ilginin yneldii gereklii anlamak gibi bir eilim olduu lde, fallus bu doktrindeki haliyle bir nesne, (ksmi, isel, iyi, kt vs. bir nesne) hi deilcr. Simgeledii organla; penis ya da kiltoris ile ilikisi ise ok daha azdr. Ve Freud fallus ile ilgili olarak, Antik ada'kiler gibi bir surete (simulacre) gnderme yaptysa, bunun belli bir nedeni varcur. nk tallus bir imleyendir; analizin zne ii ekonomisinde ilevi belki de gizem iinde tuttuu eyin peesini kaldrmak olan bir imleyen. nk o, imleyen arlyla imlenen etkilerini koullandrmasndan dolay bu etkileri btnlkleri iinde adlandrmaya adanm imleyendir.
51

O halde imdi bu arln etkilerini aratralm. ncelikle bu etkiler, insan konutuu iin, gereksinimlerinin kendisinden sapmas olgusundan, insann gereksinimlerinin talebe tabii olduklar oranda ona yabanclam olarak geri dnmelerinden kaynaklanr. Bu, insanm gerek bamllnn sonucu deil (burada nevroz kurammdaki bamllk kavramndan ibaret olan bir parazit anlayn bulunduu sanlmasn), kendi olarak imleyen biimi almasndan ve mesajn teki'nin yerinden yaymlanm olmasndandr. Bylece gereksinimlerde yabanclam olarak bulunan ey, hipotez gerei, talepte eklemlenememekten dolay bir Urverdrngung (kkensel bastrma) oluturur; ama gereksinimlerde yabanclam ve ancak bir uzantda grlebilir olan bu ey, insanda arzu (das Begehren) olarak mevcut olan eydir. Analitik deneyimden kaynaklananfenomonoloji kukusuz arzunun onu gereksinimden ayran aykr, sapkn, yersiz yurtsuz, serseri, hatta rezilane karakterini gsterecek doadadr. Burada
52

adna layk ahlaklar her zaman kabul etmesin diye fazlaca dorulanm bir olguyla karlayoruz. Gemite Freud'culuun bu olguya statsn vermesi gerekecek gibi gzkyordu. Halbuki aykr bir biimde, psikanaliz, kendini, u tkenmek bilmeyen, pratik olarak arzuyu gereksinime indirgeme idealinin ardnda olguyu yadsrken giderek daha da skc bir hale gelen bir aydnlanma dmanlnn banda buldu. te bu nedenle burada zgn nitelikleri (Freud'un asla kullanmad) frstrasyon kavramnda ustaca gzard edilen talepten yola karak bu staty dile getirmemiz gerekiyor. Kendinde talep, ard tatminden baka bir eye dayanr. O, bir bulunma (presence) ya da bir bulunmamann da (absence) talebidir. Anneyle ilksel ilikinin ortaya koyduu ey, doyurabilecei gereksinimlerin gerisine yerletirmek zere bu tekine gebedir. Talep, tekini, gereksinimleri tatmin etme ayrcalna zaten sahip olan, yani yalnz sayesinde tatmin ola-

caklar eyden gereksinimleri mahrum edebilme erkine sahip olan olarak kurar. tekinin bu ayrcal bylece sahip olmad eyi armaan etmesinin en kkten biimini sergiler, rnein onun ak denen eyi. Bu nedenledir ki, talep arz edilebilecek her eyin zgnln bir ak kantna dntrerek ortadan kaldrr faufhebt), hatta talebin gereksinim iin ekle ettii tatminler bile ak talebinin inenmesinclen baka bir ey olmayacak kadar aalar (sich erniedrigt) (btn bunlar, analist-dadlarmzn bal olduu ocuk bakm psikolojisinde eksiksiz bir biimde hissedilir). O halde bylece geersiz klman tikelliin talebin tesinde yeniden ortaya kmas zorunludur. Bu tikellik gerekten de orada, ama ak talebinin koulsuzluunu gizledii yapy koruyarak yeniden grnr. Dpedz bir olumsuzlamanm olumsuzlamasmdan ibaret olmayan bir tersine evirmeyle, saf kaybn gc bir silinmenin tortusundan doar. Arzu, taiebin ko54

ulsuzluuna "mutlak" koulu ikame eder: Bu koul gerekten de ak kantnda bir gereksinim tatminine bakaldran eyin dmn zer. yleyse arzu ne tatmin itah, ne de sevgi talebidir ama ilkinin ikincisinden kartlmasndan doan ayrm, hatta bu ikisinin yarlmas (Spaltung) fenomenidir. Cinsel ilikinin arzunun bu kapal alann nasl kaplad ve orada kendi yazgsn nasl belirleyecei kavranabilir. Arzu cinsel ilikinin znede -yani cinsel ilikiyle arzunun karlkl olarak birbirlerini gsterdikleri yerde- ortaya kard bilmecenin tam alandr da ondan. likinin uyandrd talebin, talepte gereksinimin znesine geri dn; talep edilen ak kantnda sz konusu teki'ne sunulmu okanlamllk. Bu bilmecedeki rtmezlik, onu belgeleyecek en yakn denklemde kendisini belirleyen eyi ortaya karr: yani teki ve zne, ilikinin yanlarndan her biri, ne gereksinim zneleri olmaya ne de akn nesneleri olmaya yeterlidir, ama arzunun nedeninin yerini tutmalar gerekir.
55

Cinsel yaamda, psikanalizin alann oluturan her trl bozukluun kkeninde bu doru vardr. Ama znenin mutluluunun koulunu da bu oluturur; ve efkatin olgunlamasyla (yani yalnzca bir gereklik olarak teki'ne bavuru sayesinde) zmek zere "genital' in erdemine yaslanp rtmezliini gzden saklamak, amac ne kadar saygn olursa olsun bir dolandrclktan baka bir ey deildir. Burada unu kaydetmemiz gerekiyor: Fransz analistler, ikiyzl genital adanmlk kavramlaryla ahlak anlayn yolunu atlar; yle ki selameti ilahi sesleri artk her yerde yanklanyor. Ne olursa olsun, madem ki ilevlerinin yerine getirilmesinde mahkum olduu yer deitirme ve younlatrma oyunu znenin imleyenle ilikisini damgalyor, insan btn olmay ("btnsel kiilik" modern psikoterapinin sapt ncllerden bir bakas) hedefleyemez. Fallus, logos'un rolnn, arzunun ykseliine katld bu damgann ayrcalkl imleyenidir.

Bu imleyenin, cinsel iftleme gereinde yakalanabilecek en gze batan ey olduu kadar, (mantki) balaca denk dtnden szcn szlk (tipografik) anlamyla en simgesel ey olduu iin de seildii sylenebilir. Ayrca denebilir ki, iebilirlii sayesinde teki kuaa aktard yaamsal akn imgesidir. Btn bu laflar, fallusun roln ancak st rtl olarak, yani imleyen ilevine kaldrldktan (aufgehoben) itibaren tm imlenebilir olann damgaland gizilliin imi olarak oynayabilecei olgusunun stn rtmekten baka bir ie yaramaz. Fallus, gzden kaybolmas ile balatt bu Aufhebunglun* imleyenidir. te bunun im Antik an gizeminde Aldos (Scham) eytani,'*'* tam da fallusun peesi dtnde ortaya kar (Villa de Pompei'deki nl tabloya baknz). O zaman fallus, bu eytann eliyle im* Lacan'n bu yazi'la kulland Auflebung kavram Hegel tarafndan gelitirildii biimiyle "kartn iererek olumsuzlama. saklama, ykseltme* anlamna geliyor Btn bu anlamlar ierecek biimde Trke'de "kaldrma" diyoruz. (.n.l ** Utan'n eytan.

57

leyene vurulan, imleyeni imleyici birlemenin pii olarak damgalayan sopa* haline gelir. Bylece znenin imleyenle kurulmasnda bir tamamlayclk koulu ortaya kar, ki bu koul znenin Spaltung'unu ve bu yarn tamamland mdahale hareketini aklar. Yani; 1 - zne varln ancak imledii her eyin stn izmek (barrer) suretiyle iaretleyebilir; kendisi iin sevilmek istemesinde grld gibi, bu da (sylemi ortadan kaldrd iin) dilbilgisel geersizliinin gsterilmesine izin vermeyecek bir hayaldir. mleyen olarak fallus (terimin mzikteki armonik blnmenin "ortalama ve u mant" olarak kullanld anlamda) arzunun mantn verir. Bu konumam birazdan kullanacam algoritma** konusunda, bu kullanm

labarrc: sopa, ayn zamanda imleyenle imleneni ayran izgi: imley e n / n l e n e n . (.n.l ** algoritma: matematikte problem zmede sistematik bir vntem (.n.l *

size anlatabilmek iin, bizi birletiren analitik deneyimin yanksna gvenmekten baka ne yapabilirim. Fallusun bir imleyen olmas, znenin ona ancak teki'nin yerinde ulaabileceini ortaya koyar. Ama bu imleyen orada yalnzca st rtl ve teki'nin arzusunun nedeni olarak bulunduundan, kendi olarak teki'nin, yani bizzat kendi de imleyici Spaltung'un znesi olan teki'nin arzusu olmas haliyle zneye tanmas iin dayatlmtr. Psikolojik geliimde su yzne kan eyler, fallusun bu imleyen ilevini dorular. Bylece, ncelikle, bandan itibaren ocuun, annenin fallusu "iinde tad" eklindeki kuruntusuna dayanan Klein'c olgu daha doru bir ekilde formle olur. Ama geliimi, ak talebi ile arzusuna snanmas diyalektiinde dzenlenir. Ak talebi sadece, imleyeni ona yabanc olan bir arzudan zarar grebilir. Annenin arzusu fallus olduu iindir ki, ocuk onu tatmin etmek iin fallus olmak ister.
59

Bylece arzuya ikin blnme daha teki'nin arzusunda yaanmasnda kendini belli eder. u bakmdan: bu blnme, znenin fallusa denk den gerek olarak sahip olabilecei eyi tekine sunmasndan dolay tatmin olmasna zaten karttr, nk onun fallus olmasn isteyen ak tal e b i iin, sahip olduu ey sahip olmadndan daha deerli deildir. Klinik pratik bize gsteriyor ki, teki'nin arzusunun bu snanmas, znenin kendisinin gerek bir fallusa sahip olup olmadm deil, annenin fallusa sahip olmadn renmesi dolaysyla belirleyicidir. Bu, o olmakszn, kastrasyon karmaasna balanan hibir semptomatik (fobi) ya da yapsal (Fenisneid') sonucun ortaya kamayaca deneyim aamasdr. Fallik imleyenin, damgas olduu arzunun "sahip olmak"taki eksiinin tehdidi ya da zlemiyle balants ite burada belirginleir. Elbette, geleceinin baml olduu ey, bu izlencede (sequence) babann devreye soktuu yasadr. %
60

Ama, yalnzca fallusun ilevini gznne alarak da cinsler arasndaki ilikilerin uyaca yaplar belirginletirebiliriz. Syleyelim ki; bu ilikiler bir imleyen ile, fallus ile balantl olarak, bir yandan bu imleyende zneye gereklik vermek, te yandan da imlenecek ilikileri gereksizletirmek gibi kart etkileri olan bir "olmak" ve bir "sahip olmak" evresinde dnecektir. Bu, bir yandan korumak, te yandan eksikliini maskelemek iin "sahip olma"nm yerine geen ve iftleme ediminin snrna kadar cinslerden her birinin davrannn tipik ya da ideal davurumlarnn btnn bir komediye dntrecek etkileri olan bir "m gibi grnmek" sayesinde gerekleir. Bu idealler, tatmin etmek gcnde olduklar, daima ak talebi olan talepten g alrlar, bunu arzunun talebe indirgenmesiyle tamamlayarak. Bu formlletirme ne kadar aykr grnrse grnsn, diyeceiz ki; kadn fallus olmak, yani teki'nin arzusunun imle61

yeni olmak iin, kadnln zsel bir blmnden, yani bu maskeli balodaki niteliklerinden vazgeecektir. nk kadn, olmad ey iin sevilmeyi ve arzulanmay bekler. Ama arzusuna gelince, arzusunun imleyenini ak talebinin yneldii kiinin bedeninde bulur. phesiz bu imleyici ilevde, onu takman organn feti deeri aldn unutmamak gerekir. Ama kadn iin sonu, bu haliyle (yukar baknz) onu ideal olarak nesnenin verdii eyden yoksun brakan bir ak deneyiminin ve imleyenini burada bulan bir arzunun ayn nesne zerinde toplanmasna dayanr. Bu nedenle kadnda arzuya ilikin Verdrngung (bastrma) erkekte olduundan daha az olmasna karn, cinsel gereksinime zg tatmindeki yetersizlik, yani frijidite daha az zedeleyicidir. Erkekte ise tersine, talep ile arzunun diyalektii yle sonular dourur ki, Freucl'un bunlar ak yaamnn zgn bir deerden dmesi (Erniedrigung) bal altnda ait olduklar yere nasl bir netlikte yerletirmi olduuna bir kez daha hayran kalmamak olanaksz.
62

Fallus imleyeni kadn akta sahip olmadn veren olarak yaplatrd lde, her ne kadar gerekte erkek ak talebi tatminini kadnla ilikide buluyor ise de, kendi z fallus arzusu tersine imleyenini arzunun srekli olarak "bir baka kadna", ya bir bakire ya da bir fahie olarak eitli ekillerde bu fallusu imleyebilen bir baka kadna doru srarla dalmasnda ortaya kartacaktr. Bunun sonucu olarak ak yaamnda erkekte arzuya ilikin Verdfringung ok daha nemli iken iktidarszl ok daha zor katlanabilir kla genital itkinin bir merkezka eilimi ortaya kar. Gene de burada, erkek ilevinin kurucu belirlenimi gibi grnen bir tr sadakatsizliin erkee zg olduunu dnmemek gerekir. nk daha yakndan bakldnda, ayn blnme eiliminin kadnda da bulunduu grlr. Tek ayrmla: kendi olarak Ak'm Oteki'si, yani verci eyden mahrum olan teki niteliklerine hayran olduu adamn varlna ikamenin gerekletii geri gitme iinde kendini yetersiz grr.
63

Burada, erkek ecinsellii arzusu, arzuyu oluturan fallik damgaya uygun bir ekilde kendi eilimi zerinde kurulurken, kadn ecinselliinin gzlemin de gsterdii gibi ak talebinin eilimini glendiren bir d krklna yneldii eklenebilirdi. Ama bu nokta, maske ilevi arzunun reddinin zmne ulat zdelemelere egemen olduu lde, bu ileve geri dnecek daha ayrntl bir incelemeyi gerektirirdi.

64