P. 1
Yunus Emre'nin Dünya Görüşünün Şiirlerindeki Uyak ve Rediflere Yansımaları

Yunus Emre'nin Dünya Görüşünün Şiirlerindeki Uyak ve Rediflere Yansımaları

|Views: 22|Likes:
Yayınlayan: Sedat KARAGÜL

More info:

Published by: Sedat KARAGÜL on Jan 24, 2012
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

11/01/2012

pdf

text

original

2006

AKSARAY ONivERSiTESi

I.

------.51

E

MU TABI

1st INTERNATIONAL . YUNUS EMRE . SYMPOSIUM 2008 PROCEEDINGS

1. Uluslararast

Yunlls Emre Sempozyumu 8-10 Ekim 2008, Aksaray Universitesi, Aksaray

YUNUS EMRE'NiN DUNYA GORU~UNUN ~iiRLERiNDEKi UYAK VE REDiFLERE YANSIMALARI
Nevin AKKAYA, Sedat KARAGUL Dokuz Eyliil Universitesi, Buca Egitim Fakiiltesi, Turkee Ogretmenligi Boliimii, izmir-TURKiYE llev;ll.akkaya@deu.edu.tr, sedatkaragul@gmail.com Yunus Emre, Turkcenin bir siir dehasidm Ahlaki ve tasavvufi cephesi ile icerigi; sekil cephesi ile dili, sanatr, vezni, nazim tlirii ve sekilleri dikkate almdigmda onun bu iki unsurdan mukemmel bir biitiinliik ve ozgunluk yaramgi gorulmektedir, Yunus Emre, salt Turkceyi siir diline donustururken sectigi sozcuklerle yalmzca bir yenilik yaratmakla kalmamis, Tiirk dilinin iceriksel zenginligini, duygusal etkinligini ve dilin anlatim giiciinii ortaya koymustur, Turkce sozdiziminin onemli ozelliklerinden birinin ciimle sonunda yer alan ogenin en vurgulu oge olmasi ve TUrk siir anlayismda uyagm genellikle dize sonunda bulunmasi durumlan, Yunus Emre'nin halka iletmek istedigi dusttncelerinin en carpici kelirnelerini siirlerindeki uyak ve rediflerde yogunlastirmasi sonucunu dogurmustur, Boylelikle Yunus Emre, derin bir insan sevgisive hosgoruye dayah evrensel dusunceleriyle yuzyillar boyu yediden yetmise herkesi etkilemistir, Cahsmanuzm amaci Yunus Emre'nin siirlerinde yer alan uyak ve rediflerde kullandigi kelirnelerin, onun dilstlncelerini yansitmadaki roliinii degerlendirmektir, Bu degerlendirmeyi yaparken kullandrgi redifve kafiye kelirnelerin sikhk oranma bakilarak sairin dili kullamnadaki ustahgi somut verilerle degerlendirilmistir, Bu arastmnada alan yazumyla ilgili kaynaklartaranarak betirnsel yontem kullamlnustir, Arasnrmanuzm evrenini Yunus Emre Divam'ndaki siirler olusturmaktadtr, Divan'da en cok Osmanhca ra harfi ile kafiye olusturmus, daha sonra ye ve mirn takip etmistir, Yunus'un siirlerindeki redifkelirneleri, anlamlan ve siirin tamammda ne kadar sikhkta tekrar edildigine bakilrmsttr, Cahsmamizda .Yunus Emre'nin siirlerinde uyak ve redifi sadece siirde ahengi ve miizikaliteyi saglamak icin kullanmadigi, sairin Tasavvuf felsefesini en iyi yansitan sozcukler oldugu ve bu sozcuklerin hicbir yapmacikhga, zorlamaya dusmeden, kendiliginden soylenmis, acikhk, sadelik, derinlik, samirniyet ve heyecan ifade eden sozcukler oldugu gorulmustur, Yunus'un sectigi bu uyak ve redifler, onu coskun ve icli soyleyislerle lirizmin doruklanna ulasnrrmsnr, Yunus, bu siirleriyle evrensel temalan milli dil ve sekiller icinde en etkili bir bicimde anlatan, sesi ve etkisi yuzyillardir artarak suren abide sahsiyetlerdendir, Yunus Emre, dini tasavvufi halk edebiyan sahasmm ken dine has bir iislubun temsilcisi olan mutasavvufi bir halk sairidir, Kendisinden sonra taklit ve takip edilen, ancak hicbir zaman asilamayan ve bunun icin de tum Tiirk sairleri tarafmdan ustad kabul edilen sair, siirlerinde biitiin samirniyet, heyecan ve askiyla sade fakat derin usluba ulasrmstir, Bu ozelliklerinden dolayi gorunuste kolay, fakat soyleyisi hie de kolay olmayan sehl- i mumteni siirler ortaya koymustur, Musluman Turklugun dili, dusuncesi ve vicdam olan Yunus'un sanatim degerlendirirken her seyden evvel bir islam tasavvufu oldugunu kabul etmek gerekir. Yunus, dili, dusunce sistemi, cevresi, deger verdigi unsurlar, toplum anlayisi itibariyle TUrk ve millidir. Dili sade, fakat derindir. Dilinde soyleyis kolayhgi ve anlasihrhk hakirndir. Siirlerinde sekil ve hakikati bilen Yunus, degismeyeni yakalar. Bunu anlatrrken de secmeye tabi tutar. Sanan, ilahi iIhama ve ahenge baghdir, Siirlerinde ses ve ahenk yuksek bir seviyededir, Yunus'a gore insana dusen Tann'nm guzelligini, kudretini bilmek ve idrak etmektir. Insamn kendi benligini, nefsini, dunya sevgisini yemnede en muhim arac, ilahi asktir, Cunku, "Bir ben vardtr bende benden iceri" misra'mda anlatttgi gibi insan iki bene sahiptir. Insarun "dis ben"i nefs'dir; nefs, maddeye aittir; insam hrrsa, kiskanchga, gurura, hiddete, zulme, kine sevk edip ozunden aymr, "i~ben" ise ruh'tur; ruh, Tann'nm simdir, "Ulu nazar" sahibi olan insanlar, bu ruhlanyla evrene bakabilen insanlardrr. Olum onlar icin kabus degildir; onlarm amaci sadece Tann'ya kavusmaknr, "Olumden ne korkarstn korkma ebedi varsin" misra'm anlami budur. Ruhun yuceligine ermek, ebediligine yukselmek aym zamanda Socrates, Pascal, Bergson gibi ruhcu filozoflann da temel dusunceleridir. Bu ask ahlaki, onda bir aksiyon felsefesi meydana getirmis, sair butun insanligi ve kainan kucaklayan bir ruh olgunluguna erismek icin surekli surekli gelismek, yenilesmek pesinde olmustur.tOrneklerle Eski TUrk Edebiyan Tarihi Giri~, llhan Gen~, s.183) TUrk siirinin gelmis gecmis en buyuk ustalarmdan biri olan Yunus Emre'de klasik uyak turuyle oldugu gibi, halk siirinin uyak konusundaki tutumuna uyan orneklerle de karsrlasiyoruz. Takdir edilir ki bir sanatcmm karakteri, ic dunyasi, psikolojisi buyuk olcude eserine yansrr. Srradan bir kisinin bile kisiligi hakkmda bilgi edinmenin yolu, konustugu dil ve yaptigi istir, Bir sairin ic dunyasma acilan kapilardan biri redifluyak kapisi, digeri de (varsa) mahlasm gectigi ikilik ya da dortluktur, Sairin redif olarak sectigi sozcugun siirin sonunakadar tekrar edilmesi veya degisik sozcuklerle uyak saglannus olmasi da degerlendirilmesi gereken ayn bir durumdur, Yunus Emre Divam'ndaki siirleri (Dr. Mustafa TAT<;I) bu acidan degerlendirdigimizde 415 siirin %40'mda redif sozcugtm siirin sonuna kadar tekrar edildigi dikkati cekmektedir, Bu oran tantnmis Divan sairlerinin siirleriyle

crats

TARTI~MA:

I. Uluslararasi

YlInllS Emre Sempozyumu 8-10 Ekim 2008, Aksaray Universitesi. Aksaray

kiyaslandigmda cok asagilarda kalmaktadrr. Bu itibarla Yunus'un redif kelimeye sadik kalmadan, degisik sozcuklerle dusunce ve hayalini ifade etme egilimi fark edilmektedir. Muretteb divanlarda gazel vb. siirler harf sistemine bagh olarak dizilir. Yunus Emre, mevcut harf sisteminin sadece 17'sinde siir soylemistir, Bu kafiye dnzeninde (ra) harfi ile ilk sirayr almakta,(ye) ve (mim) bunu takip etmektedir. Yunus'un siirlerinde redif kelimelerin siirin tamammda tekrar edilis oram %40'trr. (Mehmet AKKAYA, Divan Sairlerinin Gazellerinde HarfTercihleri ve RedifHususu, Ilmi Arastirmalar, s.3, istanbul, 1996) Sairin redif sozctigti siirin turn beyitlerinde tekrar etmesi, bir sozctige bagh kalarak degisik hayal cephelerini zorlamasi demektir. Bu durum tahayyul cephesinden bakilmca oldukca guctur, Oysa buna karsm redif sozcuge sadik kalmadan uyagi olusturacak sozcuklerle dnzeni saglamak nispeten kolaydrr. Ancak bu durumda da sozcuk hazinesinin zenginligi ve kultur birikiminin agirhgi gereklidir. Siirlere bu pencereden bakngumzda Yunus'un son derece zengin bir dil hazinesine ve azimsanmayacak bir kultur birikimine sahip oldugunu soylemek yerinde olacaktir, Sairlerin kullandiklan sozcukler, bize halet-i ruhiyeleri hakkmda isik tutan onemli fenerlerdir. Ornegin, sairin agirhkh olarak kullandigi "meded, insaf, olur mu, geImez, ah'' gibi rediflerle "olur, hostur, guzel, gelir" gibi rediflerin bizde uyandirdrgi heyecan ve dusunce frrtmasmm istikametleri farkhdir, Yunus, siirlerinin hemen tamamma yakmmda redif oIarak Turkce sozcukleri tercih etmistir, Bu sozcukler icinde de ad soyludan cok eylem soylu sozcuklerin varhgi dikkati cekmektedir, (dervi~/123, faripl126, Calab/Iti, bir zamanl253, eThamdUlillahl292, gibil388) gibi ad soylu redif sozcukler bulunsa da, (eyledi/355, 356, 358, 362, 364, 392, ask neyledil404, geldimll78, 179, 181, 191, 196,217,224, varayim/Zl O, gideliml218, gelsinl230, 237,239, yatar174, 82, geyer/70, gelir/73) gibi fiiller redif ve uyakta belirgin bicimde one cikar, Merhum Prof. Dr. F. Kadri TiMURTAS, "Bir kimsenin karakter ve mizacmi, sahsiyetini belirtebilmek icin 0 sahsm bulundugu bedeni, ruhi ve ictimai sartlan ve hususiyetleri iyice bilmek gerekir." (Prof. Dr. F. Kadri TiMURTAS, Seyhi, Hayan ve Eserleri, s.56, istanbul, 1968). demektedir. Bu konularda elimizde yeterli bilgi yoktur. Sunu hie goz ardr etmemek gerekiyor ki, sair, med-cezir yasayan insandir, Ruhunda, gonlunde firtmalar esecek ki gonul deryasmdaki incileri dalgalar yardmuyla kryiya ulasnrabilsin, DaIgah denizde inci aramak nasrl dogruysa "gelir, gecer, olur, isterim" gibi ifadeler yanmda "yok durur, nedir, girmez, olmadi" gibi olumsuzluk iceren ifadeleri de aramak gerekir. Her ne kadar birkac sorgulayan(nedir), kabullenmeyen( degil), caresizlikmideyim ben) gibi olumsuz ifadeler olsa da, Yunus'un hayata karst hep oIumlu bakan,kendisiyle ve cevresiyle bansik, uyumlu, yapicr, musbet bir kisilikte oldugunu soylemek olasidir. Yunus, icindeki Tann sevgisiy le coskun irmaklar gibi gonulden gonule akar; "Tasttn yine deli gonill sular gibi caglar mtstn Akunyine kanltyastm yollartmt baglar mtstn" (270/1) Gonle ask atesi dusunce Sadi'nin de dedigince (Ask cesmesinden abdest aldiktan soma dort tekbire getirdim, yani bu dunyanm ve dunya malmm cenaze namazmi kildnn), Yunus artik dunyamn cenaze namazuu kilrms, dunya mahm yagmaya vermistir; "Cdnlar cdmru buldum bu cdntm yagma olsun Asn ziydndan gectim dukkdntm yagma olsun" (27111) "Nideriz dirlik suyun biz cam yagmaya verdik Cevherleri sarrdflara madeniyagmayaverdik "(14311) Sevgilinin cemalini isteyen dunya didanna donup bakmaz; "Bize diddr gerek dunya gerekmez Bize mana gerek dava gerekmez "(1 0 Ill) Kisinin dilegi dilindedir, ona ne gerekse onun pesindedir, Yunus'a dert gerektir, Calap gerektir, insan sevgisiyle dolmus coskun gonuller gerektir. Gonulde kimin sevgisi varsa dilde onun adi gerektir; "Yiinus imdi sever isen andan haber vergil bize A$lkm oldur nisdnt masiikun ayttsa gerek"(l3917)

Benlik davasi Yunus'un en cokkacmdigi durumdur. Gurur, kibir kisiye agirhktir, dostyolunda ayaklara prangadir; "Gee benlik davdstndan soyle sozun hdstndan OIAllah korkusundan benzi onun san gerek "(142/2) Yunus, bes vakit namazm sartuu bilen, elinden tesbihi dusurmeyen bir sofi oIsa da bir gonul yapmanm bir nice kuralh ibadetten kiymetli oldugunu, gonul yikamn ibadetinin manasizhgim soyler;

1. Uluslararast

YlInllS Emre Sempozyumu 8-10 Ekim 2008. Aksaray Universitesi. Aksaray

"Miislumdnam diyen kisi sartt nedir bilse gerek

Tanri 'run buyrugun tutup bes vakit namaz kzlsa gerek "(136/1)
derken, herkesi kardes gorup kibirden, gururdan soyle kacar; "Kimseye hor bakmagzl hergiz gonal yzkmagzl Yetmis iki millette dervi~likyangerek"(142/4) Tann'nm evi kulun gonludur, Kabeye gidip tavaf etsen de bir gonlu kmnca ibadet bosadir, En guzeli gonul yapmaktir; "Ak sakallt pir koca bilmez ki hdli nice Emekyemesin hacca bir gonul ytkar ise "(299/3) "Yitnus Emre del' hoca gerekse val' bin hacca Hepisinden iyice bir goniile girmektir "(91/5) Ask yolunda yoldaslara rehberlik etmeyi sevse de asktan uzak, gonlu corak insanlara oglidlin yersizligini bilen bir akla sahiptir; "Asksizlara verme agiit agudiinden alzr degi! Asks tz adem hayvdn olur hayvdn agiit bilen degil "( 15711) Yunus, ask yolunda yol azdiranlara yol gosteren bir dervistir, ama dervisligin ne denli zor oldugunu bilir, dervislik taslamaktan uzak durur; "Ey dervis diyen bana nem durur dervis benim Dervislikyaylastnda hareketim kis benim "(22511) Her firsatta pir'i Tabduk'u minnetle zikreder, Bir himmet icin bin minnet eder. Kadir, kiymet bilir, vefa sahibidir; "Tapduk'un tapusunda kul olduk kaptsinda Yimus miskin cigidik pistik el-hamdiili'llah "(292/8)

Kendisi ne kadar vefahysa dunyadan ve insanlardan 0 kadar vefasizhk gormustur, Zaman zaman bu halden sikayet eder; "Kime gonulverdim ise benim ile ydr olmadz H .dlim bilip derdim sorup bana vefddar olmadz "(386/1) Yunus, aldrgi terbiye ile miskin bir gonul sahibi olmustur, Ne varhgm ne yoklugun derdindedir. Bulunca sukreder, bulamayinca tevekkul eder, rind gonullu, tek maksadi yar olan bir dervistir; "N e varliga sevinirim ne yokluga yerinirim Askin ile avunurum bana seni gerekseni "(381/2) Bosa gecen omur Yunus'a dusmandir, Gecmez samlan yillar riizgar misali eser gecer, Vefasrz omre ne kadar sitem etse fayda etmez; "Seni bana ydr sanirdtm bana vefdddr sanirdtm Agyar imissin bilmedim dh nideyim omrum seni "(405/3) "Ey Yunus Emre bi-cdre ozun tutgzl dogruydre Olume yokmus rare esenledim dunydm seni "(413/9) Bu dtmyadan birnesne goturmeyecegini, nasil geldiyse oyle gideceginin bilincindedir; "Bi-cdre za'ifYunus neye hased edersin Kamu esbdbint dokup urydn olastn bir gun "(229/5) diyerek, dunya sevgisinden uzak, gercek aleme hazirhk icindedir, "Kalan lara selam olsun", onun veda sozudur, Bu deyis, hem vasiyet, hem nasihat hem de bir helallesmedir; "Biz diinyadan gider o/duk ka/an/ara selam olsun Bizim ici hayzr dud ktlanlara selam olsun "(23111) "Asik oldur Hakk'i seve Hakk derdine kzla devd Bizim icin haytr dud kzlanlara selam olsun "(23117)

1. Uluslararasi Yzmus Emre Sempozyumu 8-10 Ekim 2008, Aksaray Universitesi, Aksaray

SONUe; Yunus dervistir; "dervisin fikri neyse zikri odur" dusturuyla Yunus'u kendi dilinden dinlersek, onun kisiligi ve psikolojsihakkmda su yargilara vannak mumkun olacaktir: Yunus'un tercih ettigi redifve uyak sozcuklerin cogunu Turkce fiiller olusturmaktadir ve bu fiiller genellikle olumlu yapldadrr (oldir, eyledi, kodu, yanahm, varayim, gidelim, oldum, bulduk, gelsin, olur, gelir vb.). Bu durum onun her seye ()lumlu bakngmi, elestirilerinin bile hep olumlu oldugunu gostermektedir, Vefa duygusu onun icin onemlidir, Vefasizhga sitem eder. Gurur, kibir, benlik davasi gutmez.gudenleri uygun dille HYanr' Bu dnnyanm dost olmadigmi bilir, omrun yel gibi esip gececeginin farkmdadtr, Bu farkmdahkla kahci olanm mal, nWTh: degil dostluk ve gonul yapmak oldugunu bilmektedir. Dine bakrsi her ne kadar ser'i hukumler geregince olsa da gonlu sevgiyi on planda tutar. Bu itibarla sofu degil, sofidir, Riyadan korkar, dogru bildigini soyler, soznnu esirgemez. O'na dost gerektir, post degil, GonUI,ne dilerse dil onu soyler, Yunus Emre, dilegini sadece diliyle degil, tum benligiyle soyler; "¥unus caginrlar adun gUn gectikce artar odum iki cihdnda maksiidum bana seni gerekseni"(321110) KAYNAKe;A Akkaya, M. (1996). Divan Sairlerinin Gazellerinde Harf'Tercihleri ve RedifHususu, istanbul: Ilmiarasurmalar Dergisi Aksan, D. (1999). Siir Dilive Tiirk Siir Dili, Ankara: Engin Yaymevi Anadol, C. (1993). Goniiller Sultam Yunus Emre, istanbul: Kamer Yaymlan I3olel, M.A. (1983). ¥unus Emre Hazretleri Hayatt-Divant, Eskisehir: Ugur Matbaasr Gene, t. (2005). Orneklerle Eski Turk Edebiyatt Tarihi Girts, lzmir.Kanyrlmaz Matbaasi Giiler,A. (1992). Yerlive Yabanci Gozi! ile ¥unus Emre, Izmir: Hili Efe Matbaasi Kabakh, A. (1978). Yunus Emre, istanbul: Toker Yaymlan Mengi, M. (1995). Eski Turk Edebtyatt Tarihi:Edebiyat Tarihi-Metinler; Ankara.Akcag Yaymlan Qzbay, H.- Tater, M. (1994). Yunus Emre e llgili M 'akalelerden Secmeler; istanbul: Milli Egitim Bakanhgi Yaymlan Pekolcay, N.- Sevim, E. (1991). Yunus Emre Serhleri, Ankara: Kultur Bakanhgi Yaymlan Tater, M. (1991). Yunus Emre Divam, Ankara: Akcag Yaymlan Timurtas, F. K. (1968). Seyhi, Hayatt ve Eserleri, istanbul Yardunci, M. (2003).A:jlkEdebiyatlAra:;tzrmalarz, Ankara.Urun Yaymlan

n

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->