DĐVAN ŞÂĐRLERĐNĐN “ZEVRAK” ETRAFINDA OLUŞTURDUKLARI BENZETME DÜNYASI Selami TURAN∗ ÖZET Divan şairleri kendi duygu ve düşüncelerini

daha güzel ve etkili anlatabilmek için, şiirlerinde birtakım benzetme ögelerine yer vermişlerdir. Benzetme ögeleri üzerinde yapılan incelemeler, şairlerin ortak malzemeden nasıl yararlandıklarını göstermesi bakımından önemli bir yere sahiptir. Bu yazıda divan şairlerinin kullandıkları benzetme ögelerinden olan zevrak ve zevrakla ilgili benzetme ögeleri üzerinde durulacaktır. Divan şairlerinin şiirlerinden seçilen örnek beyitler aracılığıyla zevrak kelimesi etrafında oluşan benzetmeler dünyası gösterilmeye çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Divan Şiiri, Divan Şairi, Zevrak, Benzetme. THE WORLD OF SIMILES THAT THE POETS OF THE CLASSICAL TURKISH POETRY FORM AROUND “ZEVRAK” ABSTRACT Poets of the Classical Turkish Poetry give place to various elements of simile to be able to express their sentiments and thoughts more efficiently. Studies carried out on the elements of simile have an important place in respect of showing the fact that how poets benefit from common materials.

Yrd. Doç. Dr., Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, turan@fef.sdu.edu.tr.

Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic

Volume 4/2 Winter 2009

1040

Selami TURAN

In this article, zevrak and the elements of simile relative to zevrak will be considered. Through the study, sample couplets selected from the poems by the poets of the Classical Turkish Poetry will be used. Key Words: Classical Turkish Poetry, Classical Turkish Poet, Zevrak, Simile. Giriş: Şiirin malzemesi dildir. Dile işlerlik kazandıranların başında ise şairler gelir. Şairler hayal dünyalarını okuyucuya etkili bir şekilde anlatabilmek için soyut veya somut nesneler arasında benzetme yoluyla çeşitli ilgiler kurarlar. Şiirde bu benzetmeler özgün oldukları ölçüde zihinde hem istenilen tasarım ve hayal dünyasının oluşmasına hem de, anlatımın daha başarılı olmasına katkı sağlar. Benzetmeler, benzeyen ve benzetilen açısından somut veya soyut olabilmektedir. Şairler iki somut nesne arasında irtibat kurabildikleri gibi, bazen soyut bir kavramı somut bir nesneye benzetmekte bazen de somut bir kavramı soyut bir nesneyle nitelendirmektedirler (Aksan 1993, 119– 125). Divan şiiri geleneğinde şairin anlatmak istediklerini özgün imajlar bularak ifade etmesi zordur. Çünkü gelenek, şiiri şekil bakımdan sıkı sıkıya kuşattığı gibi muhtevayı da belirli bir daire içinde sınırlamıştır. Belirli konular ve duygular etrafında oluşturulan hazır unsurlar divan şiirinin değişmez motiflerini oluştururlar. Bu motifler sisteminde şairin ele alacağı her unsur, geleneğin önceden belirlediği ilgi ve imajlar dünyası ile çevrilidir. Divan şairleri, hangi devirde yaşarsa yaşasın bu geleneğin katı kuralları içerisinde şiir yazmaya çalışır. Onun yapabileceği, muhteva ve şekilde değişikliğe gitmeden belirli konu ve duygular etrafında hazır bulduğu birtakım unsur ve malzemelerden hareketle hüner ve sanatını ortaya koymaktır (Akün 1994, 421). Bu yazımızda Divan şairlerinin şiirlerinde kullandıkları benzetme ögelerinden biri olan “zevrak” kelimesi etrafında oluşan imaj dünyasını göstermeye çalışacağız. Öncelikle zevrak kelimesinin sözlük anlamı üzerinde durduktan sonra; şiirlerdeki kullanımını dikkate alarak âşık, övülen kişi, kozmik âlem, tabiat, bezm ve şiir sanatı ile ilgili olmak üzere altı başlık altında inceleyeceğiz. Son olarak da kelimenin Divan şiirindeki kullanımıyla ilgili istatistikî bilgi vereceğiz. Zevrakla ilgili örnekleri ele alırken yazının hacmini de

Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic

Volume 4/2 Winter 2009

Divan Şâirlerinin “Zevrak” Etrafında…

1041

düşünerek çarpıcı beyitler üzerinde durmaya çalıştık; geriye kalanları ise dipnotta gösterdik1. Arapça olan zevrak kelimesi ile ilgili olarak; Kâmûs-ı Türkî’de “Zevrak: Kayık, sandal. Zevrak-süvâr: Kayığa binmiş. (Nebâtât): Kayığın teknesine benzer bazı oyuklara ıtlak olunur” bilgisi verilir (Şemseddin Sami 1989, 691); Kamus-ı Osmânî’de “Zevrak: kayık, sandal, küçük sefine. Zevrakçe: Ufak kayık, sandal. Zevrak-süvar: Kayığa binen, kayığa binmiş olan. Çiçek desdisi, kadehi. Zevrak mektubu: Harem-i şerifte zevrak denilen testi ile huccâca zemzem dağıtan hademeye ücret-i sekâyet olarak gönderilen hediyeyi havi mektup” açıklamaları yer alır (Ali Seydi 1327, 518); Lehçe-i Osmânî’de “Zevrak: Kayık resminde kap, kayığın kuyruğu, ibrik, zemzem, çiçek kadehi” karşılığı verilir (Ahmet Vefik Paşa 2000, 888); Burhan-ı Katı’da “Zevrak: Revnek vezninde. Küçük gemi, sefine-i sagire manasınadır ki kayık tabir olunur. Bir nevi baş kisvetine denir ki kayık şeklinde dikip Đran’da kalender taifesi başlarına giyerler. Beynlerinde kehkulâhî derler” şeklinde izah edilir (Mütercim Asım 2000, 843); Ferheng-i Ziyâ’da zevrakla ilgili olarak “Zevrak-ı zerrîn: Güneş. Zevrak-ı sîmîn: Yeni ay, hilal” tabirlerinin anlamlarına yer verilir (Şükun 1996, 1093); Ferit Devellioğlu’nda “ Zevrak:1. kayık, sandal. Zevrâk-ı derûn: gönül gemisi. 2. Mekke’de yapılan zemzem şişesi, zemzem ibriği, kabı 3. Çiçek testisi, çiçek kadehi” şeklinde tanımlanır (Devellioğlu 1988, 1424); Turkish and English Lexicon’da “Zevrak: 1. küçük kayık 2. kayık şeklinde bir çeşit derviş külahı 3. Bir Türk kayığının yukarıya doğru kıvrılmış arka kısmı 4. Kelebek çiçeğinin sapı 5. Bir sürahinin küçük sapı Zevrakü’l-beled: Deve Zevraklı: çok azametli ve muhteşem Zevrâkî: 1. Kayıkla ilgili; kayık şeklinde. 2. Bir çeşit kayık şeklindeki derviş külahı 3. Kayıkçı 4. Ayağın üst kısmı ya da bileğin kaşık şeklindeki kemiği” anlamları verilir (Redhouse 1992, 1019); Persian-English Dictionary’de “Zevrak: 1. Gemi, kayık, gondol, ağaç kabuğu, hafif yelkenli kayık, Bir kayığın burnu, Kayığın çapasının bağlandığı burun; dervişlerin giydiği külah. Zevrak-ı zerrîn: Güneş. Zevrak-ı sîmîn: Hilal. Zevrak-keş: Kayık resmi

1 Makalemizde kullandığımız örnek beyitlerin yer aldığı eserler kaynakçada verilmiştir. Beyitlerin sonlarında yer alan nazım şekli, beyit veya sayfa numaraları bu eserlere aittir. Đmla yönünden bu eserler göz önünde bulundurulmuştur. Ayrıca örneklerde kullanılan kısaltmalar Arb. (Arabiyyat), B. (Beyit/Beyitler), G. (gazel), K. (Kaside), Mf. (Müfred), Msn (Mesnevi), T. (Tarih), Tah. (Tahmis), Trc. (Terci-bend), Ty. (tuyug)’u ifade etmektedir.

Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic

Volume 4/2 Winter 2009

zevrak-ı zerrîn (güneş). şişe. zevrak mektubu tabirleridir. Çağatay şairlerinden Şiban Han. A. sevgi denizine düşen gönlünün. kayığın çapasının bağlandığı burun. Bu anlamların yanında. Sözlüklerde verilen anlamlara baktığımızda. sevgiliden ziyade âşık üzerinde görülür. Zevrak-Aşk. muhteşem). Bu tabirlerin ifade ettiği anlamlar. bu denizde boğulmamasını. Zevrâkî: Bir çeşit keşiş külahı” şeklinde izah edilir (Steingass 1998. Etkisi. G. yıllarca aşk kayığında leventlik etmesine bağlar: N’ola fenn-âşinâ-yı gavta-i deryâ-yı mihr olsam Dili zevrakçe-i ´aşka nice yıllar levend itdüm (Sâlim. 105/5. zevrak-ı sîmîn (hilâl). ayağın üst kısmı. Muhabbet2: Aşk. Ayrıca zevrak kelimesi etrafında yapılan bazı tamlamalar ve tabirler farklı anlamlarda da kullanılmıştır. G. sevginin şiddetli hâlidir. 202/3) 2 Zevrak-aşk benzetmesiyle ilgili olarak bkz. Turkish Studies International Periodical For the Languages. çiçek kadehi anlamlarında da kullanıldığını görmekteyiz. zevrak-keş (kayık resmi çizen). “zevrak” kelimesiyle gerek şekil gerekse ifade etiği anlam bakımından bağlantılıdır. şehirlerin özelliklerinden hareketle kurduğu beytinde. kadeh. testi. hemen her kaynak “zevrak” kelimesine. Aşkın kayık şeklinde tasavvur edilmesi. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . hacılara zemzem suyu dağıtan görevlilerin elindeki zemzem dolu testi. 629). kayık. Ona göre aşk kayığı. dalgalarla dolu olan sevgi denizinde yol aldırması sebebiyledir. zevrak-ı derun (gönül). şekil benzerliği sebebiyle. sandal veya küçük gemi anlamını vermektedir. zevrak-süvar (kayığa binen). 89/8) Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim ise. külah. zevraklı (azametli. zevraku’l-beled (deve). karanlıkta ancak aşk kayığıyla yol alınabileceğini söyler.1042 Selami TURAN çizen. Âşıkla Đlgili Unsurlar 1. karanlık (zulumat) ülkesinde ab-ı hayatı bulan Hızır’la aynı payeye sahiptir: Baklan Bedahşan bâg Urus yolı karangu suyı yok ‘Işk zevrakın minmek kirek zulmetde Hızır pâyedür ( Şiban Han. Bunlar. Kütahyalı Rahîmî G.

76/1. 143/2. 116/3. Ahmed Paşa G. 132/10. kayığa. Şair burada âşığı. 104/1. kıyısı olmayan. 254/12. 71/4. Helâkî G. Âşık Ömer Mrb. 415/1. uçsuz bucaksız. 389/7. Kalb)4 Gönül. G. Nev’îzâde Atâî G.341/1. Nev’î K. 214/5. lengeri ne yapsın diye seslenir. Divan şairleri. 3 Turkish Studies International Periodical For the Languages. 217/2. Nev’îzâde Atâî G. Emrî G. dümensiz. Ayrıca gönül sevgilinin âşığa karşı takındığı olumlu veya olumsuz tutumlarının yansımalarının görüldüğü yer olarak da telakki edilir (Sefercioğlu 1990. güçsüz ve takatsiz olarak nitelendirdiği âşığa. Süheylî G. Vuslatî 145/9. 248). Bu bağlamda Nesîmî. Ahmedî G. Zevrak-Gönül (Dil. 219/2. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . 341/2. başıboş bir şekilde dolaşan kayık şeklinde tasavvur eder: Nice biñ zevrak-ı sergeşte aña müstağrak Cûş idüp mevc urur bir ulu deryâ gördüm (Zâtî. Yetîmî G. 111/4. 5/20. temkini ise. parçalanmış kayık.75/5. Zevrak-âşık benzetmesiyle ilgili olarak bkz. 167/2. 61/4. o denizde yol alan kayık olarak tasavvur edilmiştir. aşk denizinde. 3/60) Mezâkî. 410/3. Bâkî G. Mezâkî G.143/6. Nesîmî G. büyüklüğünün yanında katlanılması imkânsız tehlikelerle dolu olması söz konusudur (Sefercioğlu 1990. Nigârî K.Divan Şâirlerinin “Zevrak” Etrafında… 1043 2. G. 4 Zevrak-gönül benzetmesiyle ilgili olarak başka örnekler için bkz. Kütahyalı Rahîmî Mrb. Aşkın deniz. 104/2. Nesîmî G. 79/1. Şiban Han G. 144/3. kendisini Allah’ın mutlak varlık denizinin nuru olarak nitelendirdikten sonra. 124/5) Zâtî ise. âşığı. Ty. Nigârî G. Antepli Aynî K. dalga ve girdaplarla dolu bir deniz olarak tasavvur edilmiştir. Msn. Hayretî G. gönlü zevrağa benzetirken. bu kadar da ağır başlı olma. Nevres G. 4/4. Fasîhî G. Neşatî G. bu denizin bazen kaptanı bazen de kayığı olduğunu söyler: Nûr-ı deryâ-yı vücûd-ı mutlakam Gâh mellâh-ı cihân geh zevrakam (Nesîmî. 149/2. 815/5. 17/3. G. 4/1. 205/3. âşığın ayrılmaz bir parçasıdır. dalga ve girdap olarak tasavvurunda. Fehim-i Kadîm G. Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim G. 93/1. Aşkın da kaynağıdır. lengere benzetir: Ey 'âşık-ı bî-tâb bu temkîn ne belâdur Bir zevrak-ı işkeste meger lengeri n'eyler (Mezâkî. 864/7) 3. G. 72/4. 308). Zevrak-Âşık3: Divan şiirinde sevgi. Fuzûlî G. Aşk deniz olunca âşık. 4/2. 48/5. G. 436/1. XVIII/28.

girdap veya fırtınalarda parçalanıp batması. efkâr ve ümit. bir yerden bir yere kolayca çekilebilmesi. gözyaşı. zülfü ise. gonca dudaklı ve gül yanaklı sevgili olduğunu söyler. gönül kayığını alıp gözyaşı denizine salanın. kalbi deniz gibi engin olan sâkinin kurtarabileceğini söyler ve onun nerede olduğunu sorar: Turkish Studies International Periodical For the Languages. Sevgi denizine düşen âşığı sahile ancak sevgilisi ulaştırabilir. G. G. Nesîmî. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 .1044 Selami TURAN zevrak kelimesini kayık veya şişe anlamında kullanmışlardır. sevgi denizine bıraktığı gönül kayığını sahile çekmesi için sevgilisine seslenir. G. Beyitte geçen “kenara çekmek” tabiri hem “sahile ulaştırmak” hem de “kucaklamak” anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır: Zevrakumı mahabbetin denizine bırakmışam Gel çek anı kenâra kim meyli anuñ kenâredür (Nesîmî. istiğna. mihnet. Ayrıca ona olan hasret gözyaşlarının gönül kayığını batıracak denli çok olduğunu ifade eder: Bu göñlüm zevrakın aldı bu gün bir gonca-leb gül-ruh Yaşum deryâsına saldı bu gün bir gonca-leb gül-ruh (Mihrî Hatun. gam. Bunda kayığın suda hareket etmesi. aşk. 14/1) Hecrüñde habîbüm şu kadar aglamışam kim Dil zevrakı kanlu yaşuma gark ola yazdı (Mihrî Hatun. kayığa. uzaklara gitmesi. G. şişe olunca da gönlün düştüğü yer taşlık yol şeklinde tasavvur edilmiştir. gam denizindeki gönül kayığını. zincire benzettiği beytinde. hayret/tahayyür. 203/4) Karamanlı Aynî. gönüllerin ve zülfün durumunu deniz üzerinde kurulmuş köprü şeklinde tasavvur eder: Bağlanup zülfine diller düşdi hüsnüñ mevcine K’ideler zincîr ü zevrakla deniz yüzünde pül (Ahmed Paşa.132/10) Ahmed Paşa. 182/4) Kadın şairlerimizden Mihrî. şişenin ise çabucak kırılması etkili olmuştur. Gönül kayık olunca. deniz. denize. sevgilinin güzelliğini. firkat. zülfe bağlanan gönülleri. muhabbet.

taşlık bir yola düşerek paramparça olan pul şişedir. zevrak kelimesi. 460/2) Necâtî Beg. yel” anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır: Dil zevrakını lücce-i gamdan hevâ-yı ‘ışk Elbette bir kenâra atar rûzigârdur (Bâkî. Đkinci mısraa baktığımızda ise. 345/1) Turkish Studies International Periodical For the Languages. G. Gark oldı bahr-ı mihnete dil zevrakı meded Ey Hızr-ı pey-huceste yetiş dil-rübâlıg it (Necâtî Beg.152/6) Nev’î. 31/6) Bâkî. Bâkî’nin bu beytinde. gönül kayığını gam okyanusundan “aşk hevâsı”nın kurtarıp bir kenara atacağını söyler. “sahile ulaştırmak” ve “kucaklamak” anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır: Rüzgâr el virmeyüp itmezsen ol servi kinar Nev’iyâ dil zevrakın deryâ-yı istignâya sal (Nev’î. aşk denizinde sevgiliye kavuşmak için uygun rüzgâr bulamayan.Divan Şâirlerinin “Zevrak” Etrafında… 1045 Sâki bahr-i gamdadur dil zevrakı Anı kurtarmağa kalbi yemm kanı (Karamanlı Aynî. birinci mısradaki anlam göz önünde bulundurulduğunda aşk denizindeki fırtınalara dayanamayıp parçalanarak sahile vuran bir kayıktır. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . Çünkü kayık rüzgar olmadan denizde yol alamaz. G. Taşlık yol ise. “hevâ” kelimesi hem “istek. zevrak kelimesi hem “kayık” hem de “pul şişe” anlamında kullanılmıştır. Beyitte geçen “rüzgâr” kelimesi “yel” ve “zaman”. aşk yoludur: Yine zevrak-ı derûnum kırılup kenara düşdi Dayanur mı şîşedür bu reh-i seng-sâre düşdi (Şeyh Gâlib. G. arzu” hem de “rüzgâr. mihnet denizinde batan gönül kayığını kurtarması için Hızır’a benzettiği sevgilisinden yardım ister. 295/5) Gönül-zevrak ilişkisinin kurulduğu Şeyh Gâlib’e ait meşhur beyitte ise. “kinar itmek” deyimi ise. bu denizde ne yapacağını ve nereye gideceğini bilemeyen âşık için en münasip yolun istiğna denizine çekilmek olduğunu söyler. G. G. Zevrak kelimesi.

ona. 63/3) 5 Zevrak-vücut benzetmesiyle ilgili olarak bkz. aşk denizine düşen âşık için sabrın önemini vurguladığı beytinde. padişaha benzettiği sevgilisinin ayağına yüz sürebilmek için. 292/3. gözyaşı. 390/5. cihan ve âlem de deniz olarak tasavvur edilmiştir. seher yeline. çile çekmekten ağarmış ak sakalını ise. Hayâlî. yelkene benzeterek özgün bir hayal dünyası kurar: Sabâ-yı ahum ile yola düşdüm bahr-i ‘âlemde Vücûdum zevrakına ak sakaldan bâdbân itdüm (Taşlıcalı Yahya. kayık olunca bu benzetme ile bağlantılı olarak. Süheylî G. G. Turkish Studies International Periodical For the Languages. 43/4. vahdet. G. G. gözyaşı denizinde cisim kayığıyla yol almaya çalıştığını söyler: Refte refte payına yüz sürmek içün ol şehüñ Cismümi zevrak sirişk-i çeşmi derya eyledüm (Nâşid. varlık. III/2. Burada geçen “zulmânî” tabiri hem “zalimlik” hem de “karanlık” anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır: Vücûdı zevrakın eyler adûnuñ her nefes nâyâb Duhân-ı âhuma dirsem n’ola deryâ-yı zulmânî (Hayâlî Beg. dumanlı ah. gam. Ten)5: Vücut. Zevrak-Vücut (Cism. Usûlî G. Beden. 302/5. gönlün veya ruhun sığınağı olması hasebiyle kayığa benzetilmiştir.1046 Selami TURAN 4. düşmanının beden kayığını yok eden “deryâ-yı zulmânî”ye benzetir.. ahını. aşk. 21/17) Nev’î. 262/4) Nâşid ise. vücudunu. 397/3. dumanlı ahını. âlemi. Taşlıcalı Yahyâ Trc. ten kayığını ıstırabın girdabına düşürmemek için elverişsiz “rûzgâr”ın geçmesini sabırla beklemesini tavsiye eder: Ten zevrakın düşürme girdâb-ı ızdıraba Sabr it göñül ki kalmaz bu rûzigâr böyle (Nev’î. 36/5. Hayretî G. 90/3. 473/4. 381/4. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . 446/6) Taşlıcalı Yahyâ. Nev’îzâde Atâî Trc. 2/I-4. G. kayığa. K. denize. Behiştî G. 85/16. XLV/18. Ahmet Nâmî Müf. 117/3. 5. G. 13/4. Salacıoğlu G. Nev’î K.

sevgilinin hayali de her an gözde ve gönüldedir: Göz ü göñlümden nice çıksın hayâlin zevrâkı Çünki olmışdur aña deryâ göñül gird-âb göz (Ahmed Paşa. Çünkü bu yolda vuslat. 124/5) Mezâkî ise. 149/2. sevgilinin hayalini kayığa benzetir. Mutasavvıf bir şair olan Niyâzî-i Mısrî. sevgilisi ile ilgili hayaller kurmaktır. Ahmed Paşa G. akıl. deniz-gönül. içinden çıkılması imkânsız bir girdap şeklinde tasavvur edilir. sel olup akan gözyaşlarının cihanı. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . göz-girdap münasebeti kurduğu beytinde. “gönül inci dişlerini vasf eylemeye 6 7 Zevrak-hayal benzetmesiyle ilgili olarak bkz. Kadı Burhaneddin. deniz. ondan gözyaşı denizine alışmasını ister: Ey zevrak-ı hayâl-i temennâ-yı vasl-ı yâr Mevc-âşinâ-yı dîde-i deryâ-feşânum ol (Mezâkî. fikir veya endişeyi kayık şeklinde de düşünmüşlerdir. kayığın yeri nasıl denizse. 862/3) Ahmed Paşa. sevgilinin güzelliğini anlatabilmenin imkânsızlığını. fenafillâh yolunda akıl ve fikir kayığının bir anlam ifade etmediğini söyler. Turkish Studies International Periodical For the Languages.Divan Şâirlerinin “Zevrak” Etrafında… 1047 5. G. Âşık için teselli kaynaklarından birisi. gönülle mümkün olacaktır: Akl u fikrüm zevrakı yollarda kaldı ser-nigûn Belki cümle akl u fikri bende sergerdân iden (Niyâzî-i Mısrî. G. Zevrak-Akıl/Fikir/Endişe 7 kayığa Şairler. Zevrak-Hayal6: Divan şiiri geleneğinde âşık. 291/2) 6. bu durumdayken sevgilisinin hayal kayığını gözünde canlandırarak teselli bulmaya çalıştığını söyler: Yaşlarum seyl durur tutdı cihanı sanemâ Gözüme birbi hayalüñi ki anuñ zevrakıdur (Kadı Burhaneddin. sevgilisine asla kavuşamaz. göz ise. 216/2. G. Zevrak-akıl benzetmesiyle ilgili olarak bkz. 128/4) Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim ise. G. Âşık bu hayaller vasıtasıyla her türlü zorluğa göğüs gerer. Seyyid Câzim G. Beyitlerde sevgilinin hayali kayığa benzetilince gönül ve gözyaşı. Ona göre. denize çevirdiğini. sevgiliye kavuşabilme hayalini benzeterek.

Bu. ah ve feryat ederek gözyaşı dökmeye başlar. 8 8 Turkish Studies International Periodical For the Languages. Ayrıca beyitte geçen “seyr etmek” tabiri hem “bakmak” hem de “yolculuk etmek. 338). gezmek” anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır: Gözüm zevrakdur ey Zâtî kürekler ana kirpikler Hayâli seyr ider girmiş gözüm yaşın buhûr itdüm (Zâtî. 3840. şekil bakımından kayığa benzetilir: Ahmed Paşa. G. gözünü. 959/5) Aşka tutulan âşık. daha açıkçası değer kazandığı yerdir” (Tolasa 2001. sevgilinin güzelliğinin tecelli ettiği. Ahmed Paşa K. 164/2. Göz. 70) 7. göz kayığının kanlı gözyaşı denizinde batmasını ister. 180/4. Zaten okyanus coşunca gemileri batırır. aşkın gamı ile Zevrak-göz benzetmesiyle ilgili olarak bkz. 9/4) Bu bağlamda Zâtî. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . G. Behiştî G. kendisini gösterdiği. Beyitte geçen “düşürdük” kelimesi hem “hatırlamak” hem de “düşürmek” anlamında tevriyeli kullanılmıştır: Dür-i dendânuñı vasf eylemege başladı dil Yine zevrakçe-i endîşemüz ´ummâna düşürdük (Sâlim. Bazen tabiî bazen de kanlı olan gözyaşlarının özelliği. Amrî G. yaşa gark olmuştur. G. kayık. Zevrak-Göz (Çeşm) : Divan şiirinde “âşığın gözü. ondan gözyaşı denizinde boğulmaya yüz tutan göz kayığını kurtarmasını ister: Ey Hızır hat gel ki çeşmüm zevrakı Oldu eşküm bahrinüñ müstağrakı (Ahmed Paşa. Müf. yine düşünce kayıkçığımızı denize düşürdük” şeklinde ifade eder. 267/4.1048 Selami TURAN başladı. Bâkî. Mihrî Hatun G. kürek şeklinde tasavvur eder. gözyaşını. böylece aşk denizine âşina olabilecektir: Göreyin kana gark olsun cihânda zevrak-ı çeşmüm Beni deryâ-yı ‘ışk-ı yâra çünkim âşinâ kıldı (Taşlıcalı Yahyâ. 11/78. âşıklığın belirgin özelliklerinde birisidir. 451/2) Aşk denizi dalgalanmaya başlayınca göz. deniz. 29/4. Çünkü âşık. Cemâlî B. Đbn-i Kemal G. 217/1. 35/29. kirpiklerini ise. 348/4. sevgilisinin ayva tüylerini Hızır’a benzeterek. sürekli akmasıdır. Taşlıcalı Yahyâ. Nev’îzâde Atâî G. 170/4. Arb. 61/6.

Zevrak-Ümit/Emel: Âşık çektiği çilelerden kurtulma ümidiyle yaşar. aşkı. Beyitte geçen “döne döne” tabiri hem “döne döne” hem de “tekrar tekrar” anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır: Zevrak-âsâ gam-ı aşkuñla yaşum girdâbı Gark idüpdür sanemâ çeşm-i teri döne done (Bâkî. ah rüzgâr.Divan Şâirlerinin “Zevrak” Etrafında… 1049 gözyaşı girdabının bir olup göz kayığını döndüre döndüre batıracağını söyler. aşk girdabı ve kınanmışlık denizinin fırtınaları karşısında. gözünü. Zevrak-Niyaz: Yalvarmak. kayık. 341/1) Mezâkî ise. G. 257/1) 9. çivi şeklinde tasavvur ederek farklı bir hayal kurar: Bahr-i eşk içre şikeste iki zevrak çeşmüm Gûyiyâ saff-ı müjem zîr ü zeberde mismâr (Şinâsî. sevgilinin yüzünü veya güzelliğini denize. kaşlarını ve alnındaki kırışıkları dalgaya. âşığın niyazını ise kayığa benzetir: Zuhûr-ı çîn-i cebîn zevrak-ı niyâzı âh Şikeste itmege emvâc-ı bî-amân mı degül (Ahmet Nâmî. kirpiklerini ise. kayığa. Âşık yalvararak sevgilisine kavuşmak ister. 7/30) 8. âşığın vasıflarındandır. ricada bulunmak anlamlarına gelen niyaz. Ümit kayığa benzetilince. aynı zamanda sevgilinin kızmasına. melâmeti de fırtınalı bir denize benzettiği beytinde. gözyaşını. G. gam girdabına yakalanan âşığı. deniz. 464/4) Şinasî ise. bu durumdan ümit kayığı ve çektiği ahların rüzgârı kurtarabileceğini söyler: Bâd-ı âhı ‘âşıkı girdâb-ı gamdan kurtarur Zevrak-ı ümmîde lutf-ı rûzgâr olmazsa da (Ahmet Nâmî. emel kayığına binmiş yolcuların çaresizliğini ifade eder: Turkish Studies International Periodical For the Languages. girdaba. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . emeli. yakarmak. K. Bu durumun anlatıldığı beyitte Ahmet Nâmî. melâmet deniz. gam veya aşk da girdap şeklinde tasavvur edilir: Ahmet Nâmî. G. fakat âşığın bu hali. kaşlarını çatmasına ve alnını kırıştırmasına sebep olur.

1799) 12. günah denizinde yol alan için sahip olması gereken meziyetler arasında yer alır. Aşk dalgalı bir deniz şeklinde düşünülünce. hevânın sabır şişesini. G. rüzgâr” hem de “istek. sevgilisinden başka hiç kimse yardım edemeyeceğini söyler: Men zevrak-ı derd içinde nâ-çâr Sâhilde figânda yâver ü yâr (Şeyh Galib.1050 Selami TURAN N'eylesün zevrak-nişînân-ı emel der-kâr iken Sarsar-ı bahr-i melâmet gerdiş-i girdâb-ı 'ışk (Mezâkî. B. âşığın vazgeçilmez özelliklerindendir. Yetîmî aşağıdaki beytinde bunu vurgular: Turkish Studies International Periodical For the Languages. temiz kalplilik. “belâ askerlerinin sel gibi akın ettiği ve kaza okuna uzak ve yakının bir olduğu dünyada. Mezâkî. 237/6) 11. aşk denizinde dert kayığıyla yol alan âşığa. Zevrak-Sıdk: Doğruluk. Sultan Selim’e yazmış olduğu bir tahmisinde. G. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . ihsan veya manevî yardımdır. fena taşına çaldığını”. 245/2) 10. himmet de bu yolda ilerlemek isteyen âşığa kayık olmuştur. Bâkî. 6/VII) 13. aşk yolunda ilerleme veya sevgilisine kavuşma arzusunda olan âşığın sevgilisinden beklediği lütuf. Beyitte “heva” kelimesi hem “hava. “sıdk”ın önemini vurguladığı beytinde. Şeyh Gâlib. her türlü sıkıntıya karşı sabır gösterebilmek önemli bir erdemdir. doğruluk kayığını ümit çapasına bağlamanın gerekliliğini vurgular: Mezâkî lenger-i ümmîde zevrak-bend-i sıdk ancak Ne gam gelse dökülse mevc-i 'ummân-ı güneh saf saf (Mezâkî. arzu” anlamında tevriyeli kullanılmıştır: Seyl-âb gibi saldı belâ leşkeri akın Tîr-i kazâya oldı beraber ırak yakın Seng-i fenâya çaldı hevâ sabır zevrakın (Bâkî. sadakat anlamlarına gelen sıdk. Zevrak-Sabır: Belirli bir amaca ulaşmak isteyen kişi için. Âşık açısından sevgilisinin himmeti önemlidir. Zevrak-Dert: Dert çekmek. Zevrak-Himmet: Himmet. söyler. Tah. zevrak kelimesinin şişe anlamını kastederek.

bahtı da bu denizde fırtınaya yakalanmış kayığa benzeterek bahtsızlığından yakınır. Hayat denizinin tehlikeli dalgalarında ilerleyen insan için tedbir kayığı önemli bir yere sahiptir. Zevrak-Tedbir: Tedbir. G. Zevrak-Baht: Baht. “insan ne kadar tedbirli olursa olsun. Şefkatî. Mutasavvıf şairlerden Sakıp Mustafa Dede. 179/3) 14. Sâlim. Zevrak-Hayat/Ömür: Hayat. Burada da “rüzgâr” kelimesi hem “devir.Divan Şâirlerinin “Zevrak” Etrafında… 1051 Çü düşdi zevrak-ı himmet hevâ-yı `ışkla ey dil Kenâr endîşesin itme yüri bu bahr-ı mevvâca (Yetîmî. kararsız bir durum arz eder. insanlar açısından olumlu ya da olumsuzlukların yer aldığı. denize. Dünya denizinde ilerleyen bir kayık şeklinde tasavvur edilmiştir. ölümsüzlük âleminin dostu olduğunu söyler: Harîf-i ‘âlem-i âb-ı bekâdur merdüm-i fânî Hayâtı zevrakın gird-âb-ı garka eylemiş tefvî (Sakıp Mustafa Dede G. 4/27) 15. zaman” anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır: Şikeste zevrak-ı tedbîri kalmış Muhâlif rûzgâr esmekle her câ (Sâlim. 176/2) 16. muhalif rüzgârların esmesi. insanın yapacağı bir şeyde başarılı olabilmek için yaptığı hazırlıktır. T. daima değişen. hayat kayığını girdapta batırmış insanın. tedbir kayığını batırır” diyerek bazen bunun bile işe yaramadığını belirtir. hem “yel” hem de “devir. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . Hazret-i Peygamberden yardım ister: Hevâ-yı nefs ile gark eyleyüp zevrakçe-i ‘ömri Yem-i ‘isyâna taldım dest-gîr ol yâ Resûlallâh (Antepli Aynî. Burada “rüzgâr” kelimesi. 93/12) Ömür kayığını isyan denizinde nefsinin hevasıyla batıran Antepli Aynî ise. zaman” hem de “yel” anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır: Zevrak-ı bahtum dutup bahr-i emelde furtuna Hayf kim bu rüzgar atdı beni tundan tuna Turkish Studies International Periodical For the Languages. G. “rüzgâr”dan yakındığı aşağıdaki beytinde emeli.

Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . Bu bağlamda Ziyâî. bu denizdeki girdaplardan sakınmasını söyler: Görüp bahr-i sirişküm zevrak-ı hüsne gurûr itme Anuñ her katresinden bir 'aceb gird-âb olur peydâ (Mezâkî. Zevrak-Sevgili: Divan şiirinde sevgili. âşığın gözyaşı denizinde nazlı nazlı yüzen bir kayık şeklinde düşünülmüştür. yokluk denizine düştüğünde tabutunun kayık. 37/4) 2. kefeninin ise yelken olduğunu ifade eder: Bahr-ı fenâya saldı Ziyâ’îyi rûzgâr Tâbûtı zevrak u kefeni oldı bâd-bân (Mostarlı Ziyâî. http://www. Mezâkî. geminin girdaba yakalanması ve yok olmasından hareketle. G. kenara da gelebileceğini söyler.dalitokel. Yönetici vs.com/read. Dursun Ali.1052 Selami TURAN (Şefkatî )9 17. Zevrak-Güzellik (Hüsn. gözyaşı denizinde gururlanarak dolaşan sevgiliye. Melahat): Âşığın döktüğü gözyaşı deniz olarak düşünülünce. Zevrak-Tabut: Cenazeyi taşımakta kullanılan tabut hem şekil hem de insanı yokluk aleminden varlık alemine taşıması sebebiyle kayığa benzetilmiştir. sevgilinin güzelliğinin kaybolmasını anlattığı beytinde.asp?45 (ET: 08. 15/2) Nev’î ise. hem “sahil” hem de “kucak” anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır: N’ola istersen kenâra geldügin Zevrak-ı bahr-i safâ dirler saña (Zâtî. G. sevgilinin yanağını denize. “Kelimelerin Şâirlerin Zihnindeki Macerası: Divan Şairi ve Zevrak”.02. güzelliği de kayığa benzetir: Tökel. safa denizinin kayığı şeklinde tanımladığı sevgilisinin.) Đle Đlgili Unsurlar 1. sevgilinin güzelliği de o denizde alımlı bir şekilde yüzen kayığa benzetilmiştir. 364/5) B. Övülen Kişi (Sevgili. G. Zâtî. ihtiyarlık alameti olan yüzdeki kırışıklıkları dalgaya.2009) 9 Turkish Studies International Periodical For the Languages. Beyitte geçen “kenar” kelimesi.

148/3) Yâ meger deryâ-yı hüsn içre melâhat zevrakı Rûzgâr olmış muhâlif Nev’iyâ bulmış kenar (Nev’î. Kaş. Ayrıca çenede yer alan çukur da. G. G. 245/2) 4. G. sevgilinin güzellik unsurları arasında yer alır. şekil yönünden kayığa benzetilir. 148/5) 3. Zevrak. saçlarını ise kayığın çapasına benzetir: Lenger olmış ana ca’d-ı sünbülüñ Zevrak-ı bahr-i letâfetdür hatuñ (Nev’î. sevgilinin güzellik unsurları arasında yer alır.Ayvatüyleri (Hatt): Ayva tüyleri. G. Zevrak-Kaş10: Sevgilinin güzellik unsurlarından birisi de kaştır. Behiştî. 519/3) 5. G. elma suyu ile dolu letafet zevrağına benzetmiştir. Kaşın en belirgin özelliği eğri oluşudur. 10 Zevrak-kaş benzetmesiyle ilgili olarak bkz. çenesini ise. 245/2) Nev’î diğer bir beytinde ise. sevgilinin yanağını. ayva tüylerini bu denizde yüzen kayığa. Burada zevrak hem “kadeh” hem de “kayık” anlamlarında kullanılmıştır: ‘Ârızuñ bahrı kenârında zenahdânuñ senüñ Sîb-i nâbile pür olmış bir letâfet zevrâkı (Behiştî.Divan Şâirlerinin “Zevrak” Etrafında… 1053 Mevc urup bahr-i ruhuñ yir yir girihler bagladı Zevrak-ı hüsni şakın girdaba saldı rüzgâr (Nev’î. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . sevgilinin güzelliğini denize. saf şarap dolu bir kadehe benzetir: Meclis-i hüsne hat-ı la’li ‘aceb revnakdur Mey-i nâb ile içi toptolu bir zevrakdur (Nev’î. Nev’î. Zevrak-Çene (Zenahdan): Çene. Turkish Studies International Periodical For the Languages. şekli ve ayva tüylü olması sebebiyle elma ile arasında ilgi kurulur. sevgilinin kırmızı dudağını çevreleyen sarı tüylerini. şairlerin hayal dünyasına zenginlik katar. 43/5. Rengi. denize. Nev’îzâde Atâî G.

Râşid. eşsiz bir vezir ve kaptanlık makamının rengi şeklinde tavsif ettiği memduhunun iclâlini kayığa benzetir: Vezîr-i bî-müdânî revnak-ı câh-ı kapudânî Ki şâyan zevrak-ı iclâli gerdûn-i'tibâr olsa (Ahmed Neylî. kayığa benzetir. Neylî. K. şafağı ise. yelken külahını11 giymiş ay yüzlü sevgilisinin yüzünü. 22/39. (Koçu 1967. Sadrazam Mustafa Reşid Paşa için yazdığı kasidesinde onun saltanat kayığının. G. gemiye. Zevrak-Đclâl/Atâ/Satvet13: Kayığın zenginlik sembolü olması sebebiyle iclal. Ahmed Paşa K. II/19) 8. G. saltanatla kayık arasında ilgi kurulmuştur. yelkene. 345/3) 6. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . müzeyyel gazelinde yer alan bir beyitte. Bkz.1054 Selami TURAN Nev’î. Bkz. 16/11) 11 Yelken takke. 243). onun haşmetini. kayığın. yelkene benzeyen. bilhassa sarayda cücelerin giydiği bir tür başlıktır. Süheylî K. cisimden arınmış olan ve bütün felekleri saran en büyük ve en yüksek felektir. 164–165. güç ve iktidar sembolü olması sebebiyle. Buradaki “yelken” kelimesi hem “yelken” hem de “yelken şeklindeki külah” anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır: Zevrak-ı bahr-i lütf olur kaşı Giyse ol mâh kırmızı yelken (Nev’î. “atlas feleği”12ni. Nedim. lütuf denizine. 12 Atlas feleği. kayıkla haşmet arasında ilgi kurmuşlardır. Pala 1989. K. kaşlarını ise. devletin işleyişine bir renk getirdiğinden övgüyle bahseder: Zevrak-ı saltanata başkaca revnak virdi Bunı teslîm ider elbet rü’esâ-yı devlet (Râşid. Seyyid Câzim K. kayık şeklinde tasavvur edilmiştir. Zevrak-Saltanat: Donanmanın güç ve iktidar sembolü olması sebebiyle. Antepli Aynî K. 4/50. Ali Paşa için yazdığı kasidede. 28/20. 5/48. 2/ 27) 7. 13 Zevrak-atâ benzetmesiyle ilgili olarak bkz. Turkish Studies International Periodical For the Languages. dünyayı kaplayan örtüye benzetir: Tâk-ı gerdûnuña vâlâ-yı şafak-pûşîde Zevrak-ı haşmetüñe atlas-ı gerdûn yelken (Nedim. Zevrak-Haşmet: Şairler.

benim uçsuz bucaksız gözyaşı denizimdeki dalgalardan sakın. G. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . yuvarlaklığı. kaptan olarak nitelendirdiği sevgilisine seslenerek. istek ve arzularına ulaşmak isteyen insanın zamana uyum sağlaması gerektiğini. yedi ambarlı dokuz gemi şeklinde tasavvur ettiği feleğin. gezegenlerin ve yıldızların mekânı olması sebebiyle kayığa benzetilmiştir. arzu istek anlamlarına gelen ikbal ile zevrak arasında ilgi kuran Mezâkî. daire teşkil etmesi. sandal bile olamayacağını söyler: Han-ı Ahmed kim bu nüh keştî-i heft anbar-ı çarh Sandal olmaz zevrak-ı iclâline çenber gibi (Sâbit. 76/2) C. der: Gırre olma zevrak-ı ikbâlüñe ey nâ-hudâ Mevc-i bahr-i eşk-i nâ-peydâ kenârumdan sakın (Mezâkî. ikbâl kayığınla boş yere övünme. akıntıya karşı kürek çekme deyimiyle ifade eder: Efendi zevrak-ı ikbâli uydur sulara zîrâ Akındıya yukarı aklı olanlar kürek çekmez (Râşid. Nev’îzâde Atâî G. G. 339/3) Râşid ise. onun iclâlinin kayığı karşısında. 42/5. Turkish Studies International Periodical For the Languages. Sultan Ahmed’i övdüğü şiirinde. Zevrak-Felek14: Felek. dokuz kat oluşu sebebiyle “nüh zevrak”. bu ihtişamına rağmen bir fakirin istiğna denizinde yok olacağını söyler: ‘Işkda demler düşer nüh zevrak u nüh bâbdan Bir gedânuñ gark olur deryâ-yı istignâsına (Nev’î. Kozmik Âlemle Đlgili Unsurlar 1. ikbâl kelimesinin arzu ve istek anlamını kastederek. baht uyanıklığı.462/4) 14 Zevrak-felek benzetmesiyle ilgili olarak bkz.Divan Şâirlerinin “Zevrak” Etrafında… 1055 Sâbit ise. Zevrak-Đkbâl: Talih açıklığı. G. Nev’î. yüksek bir mevkie erişmek. “nüh bâb” şeklinde vasıflandırdığı feleğin. K. 43/18) 9.

yüksekliği. “felek denizine. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . hareketi. Bu sebepten insanlara hep kötü günler gösterir. Turkish Studies International Periodical For the Languages. büyüklüğü. Zevrak-ı zerrîn)15: Güneşin zevrak şeklinde tasavvur edilmesinde. sabah vakti güneşin doğuşundaki o ihtişamı. Sultan Murad’ı övdüğü kasidesinde. dünyayı aydınlatması. B. K. güneşin altın kayığına zerreyi çapa ederdi” sözleriyle ifade eder: Düşeydi zıll-ı temkîni muhît-i çarh-ı vâlâya Đderdi zevrak-ı zerrîn mihre zerreyi lenger (Nef‘î. ışıklarının her tarafa ulaşması. denizin dalgaları gibi “hevâ”sına göre hareket etmemesini. felek denizinde bulunması. yuvarlaklığı. canlıların hayatını sürdürdüğü yer olması yönüyle kayığa benzetilmektedir. Cemâlî. Zevrak-Dünya: Dünya. mavi renkli felek denizinde yola çıkması” şeklinde tasavvur eder: Her subh-dem ki zevrak-ı zerrîn-i âfitâb Deryâ-yı nîl-gûn-ı felekde ola revân (Tacizâde Cafer Çelebi. geçici oluşu. Beyitte “hevâ” kelimesi tevriyeli olarak. Dünya. insanın. Yaratılışında döneklik ve kararsızlık vardır. K. gölgenin ve zerrenin varlığına sebep olması gibi hususlar rol oynamıştır. parlaklığı. Ayrıca öbür dünyaya göre renksiz bir yerdir.1056 Selami TURAN 2. onun kudretinin büyüklüğünü. güneşin her sabah doğup. hem “istek” hem de “rüzgâr” anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır: 15 Zevrak-güneş benzetmesiyle ilgili olarak bkz. bu dünya kayığına çapa olmasını söyler. esen rüzgârlarla bir o tarafa bir bu tarafa giden denizin dalgalarından hareketle. 7/36. 20/19) 3. gümüş renkli deniz üzerine altından bir kayık getirmesi” şeklinde ifade eder: Seher ankâsı açdı bâl ile per Getürdi bahr-i sîme zevrak-ı zer (Cemâlî. aldatıcılığı ve zalimliği sebebiyle dert ve sıkıntı yurdudur. temkininin gölgesi düşse. Nev’îzâde Atâî K. 5/112) Nef’î ise. Zevrak-Güneş (Zevrak-ı zer. Hayâlî. şekli. 1774) Cafer Çelebi. gökyüzünde yükselerek akşam vakti batmasını “her sabah altın renkli güneş kayığının. “seher ankasının.

nurdan bir yelkene benzetir: Kulzüm-i Hindüñ batırmağa gümüş zevrakların Bâdbân-ı nûr ile donatdı fülk-i zer güneş (Ahmed Paşa. gümüş renkli kayıklara. güneşin ışıklarını kayık. Seyyid Şerif. Mahmud Han’ın kayığı için yazdığı tarihinde. 306/2) 4. bahar mevsimini deniz. 21/10) 16 16 Zevrak-hilâl benzetmesiyle ilgili olarak bkz. şekli itibariyle kayığa benzetilir. misk kokulu bir yelkene benzetir: Deryâ-yı çarha zevrak-ı zer saluben hilâl Şeb zulmetinden oldı ana bâd-bân-ı misk (Tacizâde Cafer Çelebi. geceyi aydınlatan hilâli. denize. Zevrak-Yıldız: Yıldızlar. gece vakti gökyüzünü. Zevrak-Hilâl : Hilâl. onun azametine layık görür: Meh-i nev zevrak olsa sandal-ı iclâlüñe lâyık Muhît-i mekrümetdür pertev-i nûr-ı kıdemdür bu (Nevres. hilali de gümüşten çapa’ya benzetir: Saldı bahr-ı ahdara bir nûrdan zevrak yine Mâh-ı nevden eyleyüp sîmîn lenger âf-tâb (Seyyid Şerif. 19/4) 6. Antepli Aynî K. Turkish Studies International Periodical For the Languages. parlaklık ve çokluk gibi özellikleri dolayısıyla şiirde. feleği. 18/3) 5. Cafer Çelebi.Divan Şâirlerinin “Zevrak” Etrafında… 1057 Bahr emvâcı gibi uyma hevâya her nefes Zevrak-ı bî-revnak-ı dünyâya yâni lenger ol (Hayâlî Beg. K. gecenin karanlığını ise. 4/42. güneşin ışıklarını ise. kayığa benzettiği hilali. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . T. Hind Okyanusuna. Zevrak-Işık (Nur): Işık dünyayı aydınlatması ve her yöne ulaşması yönüyle zevrağa benzetilmiştir. yıldızları. K. K. G. gökyüzünde oluşturdukları şekil. kayığa. güneşle ay arasındaki ilişkiden hareketle kurduğu beytinde. güneşin doğup yıldızların kaybolmasını şâirane bir eda ile anlattığı beytinde.16/6) Nevres. kayığa benzetilmişlerdir: Ahmed Paşa.

Nev’îzâde Atâî G. 121/6. (Onay 1993. 232/2. Yakînî G. Bezmle Đlgili Unsurlar 1. Đşret)17: Đçki meclislerinin aslî unsuru şaraptır. lezzeti. 142/3. yağmur damlalarını da kayığa benzetir. 265/1. 242/4. 27/2. mürsel mecaz yolu ile şarap kastedilir. 16/7) E. Nedim G. Cemâlî. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . 214/6. Bazen sadece kadehin geçtiği beyitlerde. hasret. 280/1. Mezâkî G. Divan şiirinde. 10/2. 17 Turkish Studies International Periodical For the Languages. 658/4. 10/2. 150. Sabûhî. Müf. lâleyi. 217/4. Ş. Zevrak-Şarap (Mey. 150/5. 120/2. Zevrak ve şarapla ilgili olarak zevrak-ı sahbâ. değişik tasavvurlara sebep olmuştur. Kâzım Paşa. kayığa benzetilince. 1/2. (Đsmail Belig 1999. zevrak salmak şeklinde ifade eder: Gözinden geh salardı zevrak âba Saçardı geh dili âteş sehâba (Cemâlî. Seyyid Câzim G. 879/4. Hayâlî Beg G. 7/1. 84/3. jâleyi ise. 83/2. 133/3. lâle kayığıyla bu denizi gezen bir yolcuya benzetmiştir: Çemende zevrak-ı lâleyle seyr ider jâle Zemine öyle hücum itdi mevce-i ezhar (Şeyh Galib. 150/1. şekli ve gökyüzünden yeryüzüne inmesi bakımından kayık olarak tasavvur edilir. 241/1. zevrak-ı bâde. gam. 93/5. 84/1. Şarap. 157/2. Ahmet Nâmî G. 477/1. 389/1. 33/2. zevrak-ı mey. 250). zevrak-ı âb-ı Zevrak-şarap benzetmesiyle ilgili olarak başka örnekler için bkz. (Onay 1993. 250). 207/3. B. 588/3. Hâzık Mehmed Efendi G. 62/2. 524/1. Azmizade Hâletî K. 137. Avnî Bey. geçici de olsa dertten kurtarması yönüyle kullanılır. kış mevsiminin sıfatlarını anlattığı kısmında. Yağmurun yağmasını ise. şarab. şekil bakımından zevrağa benzetilir. elem. 220/5. 8/1. dökülmesi ve rengi sebebiyle şarap. Sahbâ.. Zevrak-Lâle: Lâle. (Onay 1993. 220/2. 827/5. Tabiatla Đlgili Unsurlar 1. 765/5. 327/4. 531. K. çemen. rengârenk çiçek öbekleriyle bezenmiş baharı. sarhoşluk vermesi. 143/5. Âb-ı Musaffâ. Kâtib-zâde Mustafa Sâkıb G. 112/4. Divan şiirinde. Şarap. 113/4. göz. istiğfar ve âlem de deniz şeklinde tasavvur edilir. Yahya G. 145/1. 8/7. Sabrî-i Şakir.1058 Selami TURAN D. 282/5. Fasîhî G. Vecdî G. beyitlerde çoğunlukla kadehle beraber geçer. 124/4. 16/4. Bâde. Zevrak-Yağmur damlası: Yağmur damlası. denize. kayığa. Hüma ve Hümayun adlı mesnevisinin. 3256) 2. 250). Süheylî G. 207). G. Haşmet G. 579/6. gökyüzünü. 762/6. Şeyh Gâlib.

gamla tufan arasında ilgi kurduğu bir beytinde. G. ağlayan gözü. Bu beyitteki “dönmek” kelimesi.725/3) Fuzûlî. K. şarap zevraklarının seher yeli ile her köşede rahatça yürüyeceğini söyler. G. Ona göre şarap zevrağının çapası da. zevrak-ı işret terkiplerinin yapıldığını görüyoruz. tufan gününde Nuh’un gemisinin Nuh’a yapmadığını söyler: Hücûm-ı gamda mana anı itdi zevrak-ı mey Kim itmedi anı tûfân olanda keştî-i Nûh (Fuzûlî. sâkî tarafından bezme peş peşe sürülen altın renkli kadehleri bir donanmaya benzetir. girdaba benzettiği beytinde. 41/25) Bahar mevsimiyle deniz arasında ilgi kurduğu başka beyitlerinde Hâletî. G. gam kâfirinin bundan korkarak meclisi terk edeceğine inanır: Sür ey sâkî pey-â-pey zevrak-ı zerrîn-i sahbâyı O gam didükleri kâfir de görsün bu tonanmayı (Hâletî. Bunu bir güç gösterisi şeklinde tasavvur eden Hâletî. şarap zevrağının daima hayalinde döndüğünü söyler. 510/6) Ayrıca Hâletî. Zevrak kelimesini en fazla kullanan şairlerden biri olan Hâletî. Bu beyitlerde “zevrak” kelimesi hem “kayık” hem de “şarap kadehi” anlamlarında kullanılmıştır: Devr-i güldür kûşe kûşe sâgar-ı sahbâ yürür Zevrak-ı bâde nesîm-i subh ile a‘lâ yürür (Hâletî. G. G. 663/1) Lengeri dâhil-i keştîye alurlar gûyâ Yâsemen kim dökilür zevrak-ı pür-sahbâya (Hâletî. 189/1) Zevrak-ı mey devr ider oldı yem-i ahdar çemen Saldı lengerler aña bir niçe yirden yâsemen (Hâletî. gamdan kurtarması yönüyle. yasemin çiçekleridir. şarap kayığının kendisine yaptığını. zevrak-ı şarâb. 57/3) Turkish Studies International Periodical For the Languages. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . hem “dönmek”. hem de “dolaşmak” anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır: Dâ’im hayâlümüzde döner bâde zevrakı Gird-âba döndi dîde-i giryânumuz bizüm (Hâletî.Divan Şâirlerinin “Zevrak” Etrafında… 1059 musaffâ.

ateş kayığına benzetir. “ateş kayığı” tabiriyle. B. hasret denizi. rüzgâr anlamına gelir. hafif korsan gemisi. reis. her zaman şarap kayığını çektiğini. çiçekleri de onun Çekdiri: Kürekle çekilen ve yürütülen gemi. geçici de olsa söndürmesi ve vücuda hararet yapmasından hareketle. bu yüzden gönüller açan gazel gemisine el değdiremediğini söyler. Burada zevrak. 18 Turkish Studies International Periodical For the Languages. şarap zevrakı olmadan geçilmez. 206/3) Sabrî-i Şakir. Burada şair. içi şarap dolu kadehi. sakiye seslenerek. 19 Eyyâm: uygun yel.1060 Selami TURAN Nedim.95) Nev’î. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . hem “şarabın hararet vermesini” hem de “Osmanlı döneminde. Bu beyitte de “çekmek” kelimesi. Bkz. anlamlarına gelmektedir (Onay 1993. 251). dolu yelken ve eyyâm19 gibi gemici ıstılahlarından da istifade eder: Tolı bir yelken idüp şekl-i habâb câmı Sâkiyâ kullana gör zevrakı eyyâm senüñ (Sâbit. hem “içmek” hem de “bir yerden bir yere götürmek” anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır: Hemişe zevrak-ı mey çekmedür işüm Sabrî Sefîne-i gazel-i dil-güşâya el mi değer (Sabrî-i Şakir. 251) kastederek tevriyeli kullanmıştır: Lütfına ısınsa ne aceb cân-ı ehibbâ Âteş kayıgı kendüsidür zevrak-ı sahbâ (Sâbit. üzerinde hava kabarcıkları oluşmuş. 12/ 2) Sâbit. çiçeklerin şahı olan gülü. Onay 1993. sâkînin durmadan kadeh kayığını çektirdiğini söylediği beytinde. uzun. G. 251. Beyitte geçen “çekdiri görmek” tabirinde yer alan “çekdiri”18 kelimesi hem “içmek” hem de “kayık” anlamını çağrıştıracak şekilde tevriyeli kullanmıştır: Şundan bir iki çekdirigörsün bize sâkî Bî-zevrak-ı sahbâ geçilür mi yem-i hasret (Nedim. Onay 1993. insanın iç dünyasında cereyan eden yangını. şu şaraptan birkaç kadeh çektir der. Çünkü ona göre. yangın tulumbalarını Đstanbul’un bir yakasından diğer yakasına taşımak amacıyla kullanılan kayıkları” (Onay 1993. şarabın. G. pul şişe ve kayık anlamlarını çağrıştıracak şekilde kullanılmıştır. 1) Bir başka beytinde Sâbit. dolu bir kadehi anlatır ve zevrak kelimesinin kayık anlamına uygun olarak.

Emrî G. 474/1. kırılması. 444/3. Ayag)20: Đçki meclislerinin bir diğer aslî unsuru olan kadeh. Kadı Burhaneddin G. 286/4. bir yere çekip götürmek veya bir şeyi içirmek. Antepli Aynî G. G. G. gamdan ve tasadan kurtarması sebebiyle. 143/1. gönül. Karamanlı Aynî G. “Rüzgâr” yel. elden ele devredilmesi ve şekli sebebiyle Divan şiirinde. Necâtî Beg G. 4/2. Nev’îzâde Atâî K. 1664. hem “bir şeyi bir yerden bir yere götürmek” hem de “içmek” anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır: Zevrak-ı sahbâyı sâkî durmayup çektirmede Gül reîs olmış donanmadur çiçekler fi’l-mesel (Nev’î. Peymâne. 507/5. Şeyhülislam Yahyâ G. Yakînî G. altın zevrakla süslenmiş kerem denizine benzetir: Dest-i sîmîninde sâkînüñ kadeh gören didi Zevrak-ı zerrînle zeyn olmış kerem ‘ummânıdur (Ahmed Paşa. “çekdürmek”. Haşmet G. kayığa benzetilince sâki. kayığa veya pul şişeye benzetilmiştir. Câm. Beyitte geçen “çektirme” kelimesi. 208/2. 221/2. elinde. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . şeffaf olması. Đbrâhim Hafîd G. Beyitlerde çoğunlukla şarapla beraber geçer. müsaade etti” anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır: Rüzgâr el virdi sâkî ayş u işret zevrakın Çekdürürsen yiridür deryâyı sahbâdan yana (Helâkî. altın renkli kadeh tutan sâkiyi tavsif ederken onu. 290/1. 90/8) Zevrak-kadeh benzetmesiyle ilgili olarak başka örnekler için bkz. Kadeh. 8/1.Divan Şâirlerinin “Zevrak” Etrafında… 1061 donanması şeklinde tasavvur eder. 243/7. 10/1. zevrak-ı kadeh terkipleri yapılmıştır. G. Burada geçen “rüzgâr”. 222/3.G. 85/5. Sadece kadehin geçtiği beyitlerde de bazen mecaz-ı mürsel yoluyla şarap kastedilmiştir. 159/6. 294/3) Helâkî ise. 208/2. Ahmed Paşa. Hayretî G. 2/27. 43/6. 193/6. “çekdürmek” ve “el virdi” kelimeleri tevriyeli kullanılmıştır. 102/2. Cemâlî B. Bâkî G. 4/1) 2. Zaifî G. işret kayığının şarap denizine gitmesi için rüzgârın el verdiğini söyler. zevrak-ı câm. “el virdi” tabiri ise. 267/4. zaman. müsait oldu” hem de “izin verdi. 413/4. gam da deniz şeklinde tasavvur edilmiştir. zevrak-ı ayag. 1666. geçici de olsa dertten. mey. Nev’î K. hem “uygun düştü. Seyyid Şerif G. 18/1. Zevrak-Kadeh (Sâgar. 14/6. 2142. Helâkî G. kaptan. 862/4. G. Beyitlerde zevrak-ı zerrîn. kerem denizi. 96/1. 20 Turkish Studies International Periodical For the Languages. cihan. Şeyh Galib B. zevrak-ı peymâne. 250/4. 444/2. sâkîye seslenerek.

Bu durumu Gâlib. G. 124/6) Behiştî. Âdetâ hayal denizinde. kadehi. 106/7) Turkish Studies International Periodical For the Languages. kadehin üzerindeki hava kabarcıklarını da yelken yapmıştır: Sun‘iyâ mellâh-ı dil gam keştîsine çıkmaga Sâgarı zevrâk idinmişdür habâbı bâdbân (Sun’î. Beyitteki “zevrak” kelimesi açık istiare yoluyla “kelimeler dünyası”nı ifade eder. sakiden su kenarına gelerek altın kadehini kırmızı renkli şarap denizine salmasını ister. gam denizinin ancak kadeh kayığı ile geçileceğini belirterek mecaz-ı mürsel yolu ile şarabı kastetmiştir. kendisini. G. Şiir Sanatıyla Đle Đlgili Unsurlar 1. 299/3) Çâkerî ise. Yeri gelir bu kayıkların yerini ihtişamlı bir gemi alır. Ayrıca “kâr” kelimesi. kelimelerden meydana gelen kayıklara binip dolaşırlar.1062 Selami TURAN Sun’î. Burada geçen “sal” kelimesi hem “kayığı denize bırak” hem de “kadehi şarap denizine daldır” anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır: Def‘-i gam kılmaga bir dem gel kenâr-ı âbda Zevrak-ı zerrîni sâkî la‘l-gûn deryâya sal (Behiştî. gam gemisine çıkarabilmek için. hem “iş” hem de “kazanç” anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır: Seyr eyle kârın âlem-i âb içre Gâlibin Zevrak alur sefîne-i şi’r u gazel virür (Şeyh Gâlib G. Ayrıca “sür” kelimesi hem “gemiyi sür” hem de “kadehi ver” anlamında tevriyeli kullanılmıştır: Sâkiyâ bahr-i gamı geçmege çün câm gerek Kerem it sür geçelüm zevrak-ile bahr-i gamı (Çâkerî. zevrak. kaptan olarak nitelediği gönlünü. kelimeler vasıtasıyla kendi duygu ve düşünce dünyalarını ifade edebilirler. zevrak alıp gazel ve şiir gemisi veren bir sanatkâra benzetir. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . 127/3) F. kârı. bir an bile olsa gamdan kurtulmak için. Zevrak-Kelimeler Dünyası: Şairler.

Ahmed Paşa (12). Cemâlî (1). vücut: Ahmet Nâmî (1). Zevrakla ilgili yapılan benzetmelerin şairlere göre dağılım sıklığı ise şu şekildedir: aşk: Kütahyalı Rahîmî (1). Salacıoğlu (2). Zâtî (1). Sâlim (2). Nigârî (1).Nev’îzâde Atâî (19). Avnî Bey (1). Şiban Han (2). Şeyh Gâlib (6). Şinâsî (1). zevrak kelimesinin şairlere göre kullanım sıklığı şöyledir: Ahmedî (2). Hayâlî Beg (1). Seyyid Şerîf (2). Sâbit (3). Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . Usûlî (1). Nev’îzâde Atâî (2). çene: Behiştî (1). dert: Şeyh Gâlib (1). Ahmet Nâmî (4). Hayâlî Beg (3). Behiştî (1). Nev’î (3). Sâlim (1). Nev’îzâde Atâî (1). Sâbit (1). Đbn-i Kemal (1). Âşık Ömer (1). Neşâtî (1). Nev’î (2). Antepli Aynî (6).Divan Şâirlerinin “Zevrak” Etrafında… 1063 G. Nev’îzâde Atâî (1). Taşlıcalı Yahya (5). Râşid (2). Nigârî (2). Hayretî (6). Mezâkî (1). Nev’îzâde Atâî (1). Vuslatî (1). Azmizâde Hâletî (21). Kadı Burhaneddin (2). “Zevrak”ın Kullanım Đstatistiği: Divan. Mezâkî (8). Usûlî (1). Necâtî Beg (1). Şefkatî (1). Yetîmî (1). Seyyid Câzim (5). Sâkıp Mustafa Dede (1). Nâşid (1). baht: Şefkatî (1). Âşık Ömer (1). Şinâsî (1). Fuzûlî (2). Cemâlî (4). Fasîhî (1). Nâşid (1).Đbrâhim Hafîd (1). Şiban Han(1). Behiştî (1). Antepli Aynî (1). ümit/emel: Ahmet Nâmî (1). Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim (5). Süheylî (1). Kütahyalı Rahîmî (3). Mezâkî (1). Antepli Aynî (2). göz: Ahmed Paşa (4). Zâtî (1). Yetîmî (2). Bâkî (3). Fasîhî (2). Ahmed Paşa (3). Helâkî (1). Nesîmî (2). gönül: Ahmedî (2). Emrî (2). Sâlim (1). Mezâkî (1). Fehim-i Kadîm (1). Ziyâî (1). Seyyid Câzim (1). Helâkî (2). Nevres (1). Zaifî (1). tabut: Ziyâî (1). sıdk: Mezâkî (1). Hayretî (1). Ahmed Neylî (1). Đbn-i Kemal (1). Süheylî (1). kaş: Nev’î (1). iclal/atâ/satvet: Ahmed Paşa (1). Behiştî (4). niyaz: Ahmet Nâmî (1). Vuslatî (1). ayva tüyleri: Nev’î (2). Sun’î (1). Kâtib-zâde Mustafa Sâkıb (2). Ahmed Neylî (1).Seyyid Câzim (1). Sâkıb Mustafa Dede (1). Nesîmî (5). Hayretî (4). Bâkî (1). Neşâtî (1). Nef’î (1). Niyâzî-i Mısrî (1). Vecdî (1). Nev’î (4). tedbir: Sâlim (1). mesnevi ve çeşitli kaynakların taranması neticesinde. Kadı Burhaneddin (1). sabr: Bâkî (1). Süheylî (1). akıl/fikir/endişe: Niyâzî-i Mısrî (1). Emrî (1). Süheylî (4). Şiban Han (1). Taşlıcalı Yahya (1). Karamanlı Aynî (2). Salacıoğlu (2). Çâkerî (1). sevgili: Zâtî (1). Şeyh Gâlib (1). Hâzık Mehmed Efendi (1). hayal: Ahmed Paşa (1). Nevres (2). haşmet: Nedim (1). Necâtî Beg (2). Fuzûlî (1). Sabûhî (1). Amrî (1). Taşlıcalı Yahya (4). Mihrî Hatun (3). Amrî (1). Kâzım Paşa (1). Fehim-i Kadîm (1). güzellik: Mezâkî (1). Nedim (4). Mihrî Hatun (2). himmet: Yetîmî (1). Nesîmî (3). Karamanlı Aynî (1). ikbal: Turkish Studies International Periodical For the Languages. âşık: Mezâkî (1). Tacizâde Ca’fer Çelebi (2). Sabrî-i Şâkir (2). Şeyhülislam Yahya (2). Zâtî (3). Nigârî (1). Kütahyalı Rahîmî (2). Nev’î (20). Yakînî (2). Haşmet (18). Mihrî Hatun (1). Bâkî (7). saltanat: Râşid (1). hayat/ömür: Antepli Aynî (1).

Helâkî. şekli ve parlaklığı yönüyle. Taşlıcalı Yahya. “gemi veya kayık” anlamında ise. Seyyid Şerîf (1). Hâletî (21). Nev’î (6). Fuzûlî (1). Behiştî (1). Nevres (1). dünya: Hayâlî Beg (1). bu kelimeyi çoğunlukla “kayık” veya “pul şişe” anlamında kullanmışlardır. Şiirlerinde “zevrak” kelimesini en fazla kullanan şairler. güneş: Cemâlî (1). Vecdî (1). Yakînî. Zâtî üç. Hayretî (1). şarap: Ahmet Nâmî (1). Süheylî.Yetîmî iki. Sâbit (2). “pul şişe” anlamında çabuk kırılması. Necâtî Beg. divan şiirinin teşekkül dönemlerinden itibaren. Seyyid Câzim. Nev’îzâde Atâî (2). Karamanlı Aynî (1). Zaifî (1). Şeyh Gâlib beş. Haşmet (1). Hayâlî Beg. Behiştî. Nedim (3). Ayrıca bu kelimeyi Ahmed Paşa on iki. Yakînî (1). Seyyid Câzim (1). Mezâkî yedi. ışık: Seyyid Şerif (1). girdaba kapılıp batması. Râşid. Tâcizâde Ca’fer Çelebi. felek: Nev’î (1). bir farklı ögenin benzetileni olarak kullanmışlardır. Necâtî Beg (1). farklı sahalarda ve farklı geleneklerde yetişmiş şairler tarafından kullanıldığını görüyoruz. Mezâkî (1). zevrak kelimesini şiirlerinde kullanan altmış sekiz değişik şaire ait. Nedim. Tacizâde Ca’fer Çelebi (1). kelimeler dünyası: Şeyh Gâlib (1). “zevrak” kelimesini. on dokuz örnekli Nev’îzâde Ataî ve on sekiz örnekle de Haşmet’tir. Haşmet (17).1064 Selami TURAN Râşid (1). yağmur damlası: Cemâlî (1). Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . Ahmet Nâmî. mesnevî ve kaynakların taranılması neticesinde. Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim. Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz. Bâkî. Nev’îzâde Atâî (1). uzaklara gitmesi. Divan şairleri. Mezâkî (1). Fasîhî. Avnî Bey (1). Kadı Burhaneddin (1). Nef’î (1). Sabrî-i Şâkir (2). hilal: Antepli Aynî (1). geriye kalan şairler ise. ikiyüz kırk iki beyit tespit ettik. Tacizâde Ca’fer Çelebi (1). Sun’î (1). Kadı Burhaneddin. Kütahyalı Rahîmî. Cemâlî (1). “kayık” anlamıyla bağlantılı olarak farklı anlamlar verilmiş olsa da şairler. Đbrâhim Hafîd (1). Sâbit. lale: Şeyh Gâlib (1). Şiban Han. Çâkerî (1). Fasîhî (1). Şeyh Gâlib (2). Şeyhülislam Yahya (1). Helâkî (1). Antepli Aynî altı. Emrî. Cemâlî dört. Kâzım Paşa (1). Karamanlı Aynî. Hayretî. fırtınalarda Turkish Studies International Periodical For the Languages. Nevres. Nev’îzâde Atâî (7). Yakînî (1). Hâzık Mehmed Efendi (1). kadeh: Ahmed Paşa (2). Hayâlî Beg (1). kolayca bir yerden bir yere çekilmesi. Emrî (1). yirmi örnekle Nev’î. Kâtib-zâde Mustafa Sâkıb (2). Süheylî (1). suda hareket etmesi. Şeyhülislam Yahya (1). Mihrî Hatun. Nev’îzâde Atâî (1). “Zevrak” kelimesi. yıldız: Ahmed Paşa (1). Bu çalışmamızda çeşitli divan. Antepli Aynî (1). Nesîmî. Seyyid Şerif. Sözlüklerde “zevrak” kelimesine. yirmi bir örnekle Azmizâde Hâletî. Nev’î (1). Sabûhî (1). Bâkî (2).

ikinci. keşti (gemi). aşk. haşmet. dert. hilal. felek. yelken. gam. güneş. istiğna. Yaptığımız araştırma neticesinde beyitlerde aşk. birinci. gönül. girdaba düşmek. deniz olarak düşünülmüştür. tedbir. Ayrıca beyitlerde anlamla bağlantılı olarak. mihnet. üçüncü. lenger (çapa). sıdk. lenger (çapa) olarak tavsif edilmiştir. yıldız. tabut. rüzgâr. Zevrak kelimesinin “kayık” anlamı vesilesiyle. himmet. gönül. Zevrak kelimesi “kayık veya gemi” şeklinde tasavvur edilince. dalga. on üç örnekle “göz”. tufan. hun ve elem. reis. eyyâm. âşık. güzellik. yirmi örnekle “vücut”. badban. efkâr. beşinci. hayat. yağmur damlası. saç ile yasemin ise. nâ-hudâ (kaptan). baht ve şiir dili zevraka benzetilmiştir. iclal/atâ. göz. vücut. gözyaşı. yedi örnekle de “âşık” altıncı sırada yer alır. Fakat bizim tarayamadığımız divan veya mesnevilerde. ikbal. ümit/emel. fülk (sandal). zincir. kinar etmek. niyaz. saltanat. çekdiri. çene. zulmânî. Turkish Studies International Periodical For the Languages. şafak ve gökyüzü. dünya. kirpikler. ümit. kaş. kırk örnekle “gönül”. sevgilinin kırmızı renkli külahı. fenâ (yokluk). kadeh. yelken. taşlık yol ve kırılmak tabirlerinin kullanıldığını görüyoruz. hevâ ve el vermek gibi kelime veya deyimler tevriyeli kullanılmıştır. pül (köprü) kenar. heva. bahr-i sîm (seher vakti). ışık. sebebiyle değişik unsurların benzetileni olarak yararlanmışlardır. akıl/fikir/endişe. hayal. çekmek ve çekdiri. Bu tip çalışmaların yapılması. sevgili. şarap. gark olmak. sabr. kenara çekmek. güç ve iktidar simgesi olması vs. çemen. hayret. otuzbeş örnekle “kadeh”. Beyitlerde. lale. zevrak kelimesinin anlamlarıyla bağlantılı olarak. safâ. dördüncü. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . letafet. zevrakla ilgili farklı benzetmelerin de yapılmış olabileceği bir vakıadır. “pul şişe” anlamıyla bağlantılı olarak da dökülmek. ayva tüyleri. döne döne. Bu yazıyı hazırlarken elimizden geldiği kadar çok sayıda divan ya da mesnevi taramaya çalıştık. muhabbet. rüzgâr. divan şairlerinin kelimeleri kullanım haritasını çıkarabileceği gibi kurdukları hayal dünyalarının keşfedilmesine ve dolayısıyla divan şiirinin daha iyi anlaşılmasına imkân sağlayacaktır. su kabarcığı. çekmek.Divan Şâirlerinin “Zevrak” Etrafında… 1065 parçalanması. kürek veya çivi. heva. sarsar (fırtına) gibi gemi veya denizcilikle ilgili. zevrak salmak. Zevrak kelimesinin benzetilen olarak kullanılması bağlamında altmış yedi örnekle “şarap”. sahil. ayag.

Matbaa ve Kitaphane-i Cihan.Ş. (Đnceleme-Metin-ĐndeksTıpkıbasım). Kenan. XLV+ 485 s. Đstanbul 1979. Eserleri ve Divanının Tenkildi Metni). Doktora Tezi. Akçağ. AYDEMĐR. Ankara 2000.1066 Selami TURAN KAYNAKÇA Ahmet Paşa Divanı. Ahmet. Millî Eğitim Bakanlığı Yayını. 569 s. Đstanbul 1966. ALICI. Kitabevi Yayınları. Vilâdet-nâme (Sur-nâme). Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . Fuzûlî Divanı. Đstanbul 2004. Đstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları. Sentaks. (Haz. Lütfi. Mehmet ve Aksoyak. 1979. Şiir Dili ve Türk Şiir Dili. Sözlük. 2 C. Hüseyin. Ahmet Vefik Paşa. Đstanbul 1327.I-II. Ali Seydi. Sivas1994. Mehmed Çavuşoğlu). (Haz. Đsmail Hakkı. Niğde Üniversitesi Yayını. Đnönü Üniversitesi. C. Antepli Aynî Divanı. Akçağ.Yaşar. Amrî Divanı. Niğde 2001. Senedü'ş-şu‘arâ. Müjgan. Sâkıp Dede ve Dîvânı. Đstanbul Üniversitesi. Süheyl. Lehçe-i Osmânî. Haşmet Külliyatı: Divan. AKYÜZ. Đstanbul 1993. Nesîmî Hayatı. Ahmedi Dîvânı ve Dil Hususiyetleri: Gramer. Yaşar. 9. Hayatı. Ali Nihat Tarlan). Dîvân-ı Nâşid: Đnceleme-Tenkitli Metin. 389–427. Resimli Kamus-ı Osmânî. Ankara 2000. Behiştî Dîvânı (Behiştî. Doğan. (Haz. Muzaffer. Turkish Studies International Periodical For the Languages. Şahsiyeti. DĐA. Millî Eğitim Bakanlığı Yayını. Türk Dil Kurumu Yayını. AKÜN.. (Haz. Beken.: Mehmet Arslan). AKDOĞAN. Ömer Faruk. AKSAN. Yüksel. ARI. Ankara 2002. Eserleri ve Türkçe Divanının Tenkitli Metni. AYAN.. ARSLAN. Dilek Matbaası. Ankara 2003. “Divan Edebiyatı”. Edebî Kişiliği. AKKUŞ. Sedit ve Cunbur. Basılmamış Doktora Tezi. Be-Ta Basım Yayım A. Recep Toparlı). Türk Dil Kurumu Yayını. Ankara 1990. s. Đntisabü'l-mülk (Hab-nâme). Seyit Nigâri Divânı. 1998. C.

Ankara 1988. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . Rehber. Halûk. 15.: Tahir Üzgör). GÖKALP. Sadedin Nüzhet. V+307 s. yy. ÇETĐN. Osman Nevres Divanı Transkripsiyonlu Metin. Turkish Studies International Periodical For the Languages. The Life And Works of Taci-zade Ca‘fer Çelebi: With Critical Edition of His Divan. 2005. Atatürk Üniversitesi. ERDOĞAN. Atatürk Kültür Merkezi Yayını. Hüseyin. Büyük Türkçe Sözlük. Esat. Sıddık. Bâkî Divanı. Orhan. Semih Lütfi Matbaa ve Kitabevi. ĐÜEF Üniversitesi. Yüksek Lisans Tezi. Ankara 1994. Đstanbul 1990. Ankara 2000. Hazık Mehmed Efendi'nin Hayatı. DOĞAN. Mehmet. Ankara 1992. Ankara1998. Osman ve Kaplan.Divan Şâirlerinin “Zevrak” Etrafında… 1067 AYNUR. ÇELEBĐOĞLU. Muharrem. Akçağ. 2001. ERGĐN. HARMANCI. Đstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayını. 1992. VI+417 s. VII+117 s. Edebî Şahsiyeti. Hatice. Fehîm-i Kadîm. Niyâzî-i Mısrî Dîvânı (Tenkitli Metin). 1999. Kültür Bakanlığı Yayınları. Çukurova Üniversitesi. Kocaeli Üniversitesi. Âmil. Millî Eğitim Bakanlığı Yayını. DEVELLĐOĞLU. ERGUN. Balıkesir 1999. ERÜNSAL. Eski Türk Edebiyatı Araştırmaları. Đstanbul 1999. Yüksek Lisans Tezi. Hasan Ziyâ’î. Fasîhî Divanı: Đnceleme-Metin. Ankara 1991.: Sabahattin Küçük). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat. Yüksek Lisans Tezi. Yüksek Lisans Tezi. Türk Dil Kurumu Yayını. GÜFTA. Kadı Burhaneddin Divanı. CANSEVER. Müberrâ. Đsmail. Hayatı-Eserleri-Sanatı ve Divanı (Đnceleme-Metin). şairi Çâkerî ve Dîvânı.Yiğit. Kenan. Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. (Haz. Ferit. Şinâsî Dîvânı. Âşık Ömer Hayatı Sanatı ve Şiirleri. (Haz. Đstanbul 1998. Đstanbul 1936. Scala Yayıncılık. Đstanbul 1983. Aydın Kitabevi. X+422 s. Đbrahim Raşid Divanı: Đnceleme-Tenkitli Metin. GÜRGENDERELĐ. Kamile. Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni.

Malatya 1994.1068 Selami TURAN HARMANCI. Ege KIRBIYIK. Đstanbul 1996. Turkish Studies International Periodical For the Languages. KAPLAN. Hayâlî Bey Divânı’nın Tahlîli. Kâtib-zâde Mustafa Sâkıb: Hayatı. Akademi Kitabevi. Ahmed Neylî Divanı. Doktora Tezi. Türk Giyim Kuşam ve Süsleme Sözlüğü. MACĐT. Selçuk Üniversitesi. IX+697 s. Kısmî Tahlil-Metin. Đstanbul 1982. Osman. Mehmed ve M. ĐÜEF Yayınları. Saadet. 1999. KAYA. KOÇU. Neşatî Divanı. Esat. Mahmut. Trakya Üniversitesi. 1996. Đbn-i Kemâl. KURNAZ. Đstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları. Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayını. Ankara 1967. Đstanbul: Fakülteler Matbaası 1996. Đsmail Belig. Tatcı. Doktora Tezi. XIII+930 s. Nedîm Divânı (Đnceleme-Tenkidli Metin). Akçağ. Dîvan Tenkitli Metin. Millî Eğitim Bakanlığı Yayını. Yayımlanmamış Doktora Tezi.:Mehmed ÇAVUŞOĞLU). Aydemir. (Haz. (Haz. Hacettepe Üniversitesi.: Mustafa Demirel). Cemal. Sümerbank Yay. Inönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyati Eğitimi Anabilim Dalı. (Haz. 1994. Akçağ.. Edebî Kişiliği ve Dîvânı'nın Tenkidli Metni. Reşat Ekrem. Hayretî Dîvan Tenkitli Basım. Ankara1997. Akçağ Yayınları. Nev’i-zade Atayi Divanı. Cemâlî. Đstanbul1981. KILIÇ. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 .. Helâkî Divanı. HORATA. Hümâ vü Hümâyûn (Gülşen-i Uşşâk): Đnceleme. KARAKÖSE. Atabey. (Haz. Edebî Kişiliği ve Dîvânı'nın Tenkitli Metni. Doktora Tezi. Đzmir 1996. Ankara 2007. Muhsin. Azmîzâde Haletî: Hayatı.: Çavuşoğlu. Ali Tanyeri). Yaşar. Süheylî Dîvânı. Mehmet. 938 s.: Abdulkerim Abdulkadiroğlu). M. Ankara 1999. KURNAZ. Eserleri. Üniversitesi. 1990. Mustafa. Nuhbetü’l-âsâr Li-zeyl-i Zübdeti’l-eş’âr. Tenkitli Metin. Cemal. Giritli Salacıoğlu Mustafa Celvetî Dîvan. Bayram Ali. Doktora Tezi. Ankara 2000. III+494 s.

OKÇU. Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar ve Đzahı. MERMER. (Haz. Ankara 1994. Ahmet. Ötüken.: Adnan Đnce). Ankara 1993. Đstanbul 1992. Karamanlı Aynî ve Divanı. Akçağ. REDHOUSE. Sahhaflar Kitap Sarayı Yay. Mezâkî: Hayatı. San’atı. SARAÇ. MERMER. edebî kişiliği ve dîvânının tenkidli metni. Atatürk Kültür. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . Maştakova). Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Nef‘i Divanı. I-II. Yekta. (Haz. Akçağ. Edebî Kişiliği ve Divanının Tenkidli Metni. Çağrı Yayınları. I-II. Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları. (Haz. Yükseköğretim Kurulu Matbaası. Derya Örs). 2000. Ankara 1993. Yüksek Lisans Tezi. Ankara 1993. Ansklopedik Divan Şiiri Sözlüğü. Millî Eğitim Bakanlığı Yayını. C. Eren. Şi’r-i Kadîm (Şiir Şerhleri). 358 s. Yetîmî (hayatı. (Haz. Mihri Hatun Divan. Burhân-ı Katı. Ankara1994. Đskender. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. PALA. Kayseri. Kâmil Akarsu). Kültür Bakanlığı Yayınları. Türk Dil Kurumu Yayını. Đstanbul 2002.Divan Şâirlerinin “Zevrak” Etrafında… 1069 MERMER. (Haz. Ahmet. Rumelili Za’îfî Hayatı. PĐROĞLU.: E. Ankara 1997. Kütahyalı Rahimi ve Divanı. 1996. Akçağ. Yüzyıl Divan Şairi Vecdî ve Divançesi.: Metin Akkuş). eserleri. Mütercim Âsım Efendi. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi.: Cemal Kurnaz).: Mürsel Öztürk. Ankara 2002. ONAY. Naci. Ahmet. Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim. Emrî Divanı. Dîvânı (Tenkitli Basım). Zehra. Turkish and English Lexicon. Ahmet. PALA. Eserleri ve Dîvânından Seçmeler. Moskova 1967. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Đstanbul 1993.. MERMER. ÖZBEK . C. Ankara 1989. Đ. Ankara 2000. Ahmet. Đskender. XVII. Đstanbul 2004. Cazim Divanı (Edisyon Kritik-Đnceleme). A. Sır James W. Đstanbul 1997. Millî Eğitim Bakanlığı Yayını. M. (Haz. Ahmet Talat. Turkish Studies International Periodical For the Languages.. Şeyh Galib.

Hüsn ü Aşk. Sadık. Notlar ve Açıklamalar. Ankara1992.com/read. Kâmûs-ı Türkî.02. Necâtî Beg Divanı. (Haz. TARLAN.1070 Selami TURAN SEFERCĐOĞLU. Seyyid Şerîfî Mehmed Efendî. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 . Turkish Studies International Periodical For the Languages. Typopress. II. Đstanbul Üniversitesi. C. Akçağ. http://www. Ankara1990. Akçağ Yayınları. ŞÜKUN. Ali Nihad. Đstanbul1996. 2002.2009) TOLASA. Muhammet Nur Doğan). YAZAR. Nejat. (Haz.yy. Farsça Türkçe Lügat Gencîne-i Güftâr Ferheng-i Ziya. M. Đstanbul 2006. 2003. Ahmet Nâmî Dîvânı ve Đncelemesi. Gülcan.: Mehmed Çavuşoğlu). 18. Ankara 2001. Fatih Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Nev’i Divanı Tahlili.asp?45 (ET: 08.: Mustafa Đsen). Akçağ. Beirut 1998. TARLAN. ÜNAL. Divanı ve Hilyesi. Doktora Tezi. Şiban Han Dîvânı (Đnceleme-Metin-Dizin-Tıpkıbasım). YENĐKALE. Yüksek Lisans Tezi. Ankara1992. Persian-English Dictionary. Yakup Karasoy). Metin. “Kelimelerin Şâirlerin Zihnindeki Macerası: Divan Şairi ve Zevrak”. Edebi Kişiliği ve Divanının Tenkitli Metni(Đnceleme-Dizin). Kültür Bakanlığı Yayını. Millî Eğitim Bakanlığı Yayını. Usûlî Divanı. Gazi Ünversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ahmet Paşa’nın Şiir Dünyası. Hayâlî Bey Divanı. Şemseddin Sami. XXVIII+616 s. Ankara 1990. Ziya. Đstanbul 2002. Ahmet. Hacer. STEĐNGASS.dalitokel. Ankara 2003. Divan Şairi Đbrahim Hafid. Ötüken. (Haz. Halil Đbrahim. Ali Nihad. Şeyh Galib. Đstanbul 1989. Đstanbul 1977. Dursun Ali. Yahya Bey. Ankara 1998. YAKAr. TÖKEL. Đstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları. TANIDIR. Đstanbul Üniversitesi. Enderun Kitabevi. Harun. (Haz. Kahramanmaraş Sütçü Đmam Üniversitesi. Yüksek Lisans Tezi. Nesre Çeviri. Akçağ. Türk Dil Kurumu yayını. Hayatı. F. Doktora Tezi. 2002. Dîvân-ı Vuslatî: inceleme-tenkitli metin-indeks. Hayatı.. Dîvan. XXIII+826 s. Gelibolulu Sun‘î Dîvânı ve Tahlili.

Marmara Üniversitesi. 3 C. Đstanbul 1987. Literature and History of Turkish or Turkic Volume 4/2 Winter 2009 .. (Haz. Yüksek Lisans Tezi. Turkish Studies International Periodical For the Languages. Yakînî [ö. Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü. ZÜLFE. 261 s. 1998. ZÜLFE. Tenkitli Metin-TetkikDizin. Basılmamış Doktora Tezi. 1568]. Naşid Divan: 1749–1791.Divan Şâirlerinin “Zevrak” Etrafında… 1071 Zati Divanı (gazeller kısmı). Đstanbul 2004. 530+64 s. Ali Tanyeli). Mehmed Çavuşoğlu ve M. Eski Türk Edebiyatı Bilim Dalı. Ömer. Ömer. Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı. Dîvân.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful