P. 1
turkiye-ermenistan=26

turkiye-ermenistan=26

|Views: 40|Likes:
Yayınlayan: aliyevelxan

More info:

Published by: aliyevelxan on Jan 18, 2012
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

11/09/2012

pdf

text

original

T.C.

BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI GÜVENLİK VE STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

TÜRKİYE – ERMENİSTAN YENİ DÖNEM Mİ ?

İSTANBUL EKİM - 2009

İÇİNDEKİLER

GİRİŞ ....................................................................................................... 1 BÖLÜM 1: STRATEJİK PARAMETRELER...............................................................6

1.KARABAĞ SORUNU 1.1. Tarihsel Arka Plan ............................................................................ 6 1.2. 1988 – 1994 Arası Gelişmeler .......................................................... 9 1.3. Minsk Süreci ................................................................................... 14 1.4. Karabağ Sorununa İlişkin Görüş ve Değerlendirme ....................... 17

2 . ERMENİSTAN STRATEJİK ALGISI VE AÇILIM SÜRECİNE İLİŞKİN GENEL DEĞERLENDİRME ............................................. 20 2 .1. Ermenistan’ın Stratejik Perspektifi: Erivan bölgesini ve dünyayı nasıl algılıyor? ................................................................................ 20 2.2 Ermenistan Stratejik Kültüründe Sınır Aşan Milliyetçilik ve Irksal Faktörler ................................................................................ 21 2.3. Ermenistan Güvenlik Anlayışı ve Tehdit Algısı ............................... 26 2.4. Ermenistan Stratejik Kültüründe Konsept Çeşitliliği ve Risk Minimizasyonu....................................................................... 29 2.4.1. Ermenistan Stratejik Kültürü Işığında Türkiye İçin Değerlendirme ............................................................................................... 32 2.5. Açılım Sürecinin Diğer Aktörler, Küresel ve Bölgesel Parametreler Açısından Değerlendirilmesi.................................................. 34

EK: 1 SOYKIRIM İDDİALARI VE YANSIMALARI .......................................... 48

3. Türk Tarihinde Ermeniler ................................................................... 48 3.1. Ermeniler ve Din............................................................................. 49 3.2.Ermeni Nüfusu................................................................................. 50 3.3. Millet-i Sadıka’dan Şark Meselesine............................................... 52 3.4.Ermeni Cemiyetleri .......................................................................... 56 3.5. I. Dünya Savaşı Öncesinde Ermeniler............................................ 60 3.5.1. Rusya-Ermeni İlişkileri ................................................................. 60 3.5.2. 19. ve 20. yy. ’da Ermeni Nüfusu................................................. 62 3.5.2.1. Resmi Kaynaklarda Ermeni Nüfusu.......................................... 62 3.5.2.2. Ermeni Kaynaklarında Ermeni Nüfusu...................................... 67 3.6. I. Dünya Savaşı’nda Ermeniler ....................................................... 77 3.6.1. Ermeni Çetelerine Karşı Alınan Tedbirler .................................... 78 3.6.2. Tehcir Kararı ................................................................................ 83 3.7. Ermeni Mezalimi ........................................................................... 113 3.8. ‘Sözde Soykırım’ın Hukuki Boyutu................................................ 117 3.9. Sözde Soykırım Propagandası ..................................................... 119 4. Soykırım İddialarının Siyasi Etkileri ................................................. 122

ÖZEL NOT........................................................................................... 126

KAYNAKÇA ......................................................................................... 131

EKLER ................................................................................................ 134

TABLOLAR VE HARİTALAR Tablo 01: Öldürülen ya da Göç Etmek Zorunda Bırakılan Türk ve Müslüman Nüfusun Yıllara Göre Dağılımı ............................................... 7 Harita 01: İşgal Altındaki Azerbaycan Toprakları ve Karabağ’ın Durumu.. ............................................................................................................... 11 Tablo 02: İşgal Edilen Bölgelerden Kaçan Azerilerin Sayısı................. 13 Tablo 03: 16. Yüzyıl’da Anadolu’nun Çeşitli Yerlerindeki Müslüman ve Gayrimüslim Nüfus ............................................................. 50 Tablo 04: İkinci Meşrutiyet Dönemi Meclislerin Etnik Yapısı ............... 54 Tablo 05: Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeni İsyanlarının Listesi ....... 59 Tablo 06: Osmanlı Devleti’nin Nüfusu 1831 ......................................... 63 Tablo 07: Osmanlı Devleti’nin Nüfusu 1834 ......................................... 64 Tablo 08: Osmanlı Devleti’nde Nüfusun Dağılımı 1881/82-1893 ......... 65 Tablo 09: Osmanlı Develti’nde Nüfus 1894-1897 ................................. 66 Tablo 10: Osmanlı Devleti’nde Nüfusların Cemaatlere Göre Dağılımı 1906/07-1914...................................................................... 67 Tablo 11: Marcel Leart (Kirkor Zöhrap)’a Göre Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu 1882.............................................................. 68 Tablo 12: Vilâyat-I Sitte’de Ermeni Nüfusu 1912 Marcel Leart (Kiokor Zöhrap)’a Göre ...................................................................... 69 Tablo 13: Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu 1912 Ermeni Patrikhanesi’nin İstatistiklerine Göre ..................................... 69 Tablo 14: Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu Ermeni Patrikhanesinin İstatistiklerine Göre ................................................................ 70 Harita 02: 1912 Yılı Anadolu’da Ermeni Nüfusu .................................... 71

................................. 75 Tablo19: Ermeni ve Ermeni Yanlısı Kaynaklara Göre Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu ......................................... 111 Tablo 24: Çeşitli Ülkelere 1914-1920 Yılları Arasında Gerçekleşen Göçler Ve Göçmen Sayıları...... 110 Tablo 23: Tehcir ile İskan Arasındaki Kayıpların Beyanı ...... 114 Tablo 26: Ermeni İddiaları Üzerine Yayınlar ...................................... 91 Tablo 22: Tehcir Sırasında Sevk Edilen ve Yerlerinde Kalan Ermeniler ................ 72 Tablo 15: 1914 Senesi Farklı Milletler Resmi İstatistiği ........ 74 Tablo 17: Vilâyat-ı Sitte’de Ermenilerin Genel Nüfus İçindeki Ortalama........... 121 .........Harita 03: Osmanlı Vilayetleri’nde Etnik Dağılım ..................................... 91 Tablo 21: Divan-ı Harplerde Yapılan Yargılamaların Sonucunda Verilen Cezalar (1916 itibariyle)........ 120 Tablo 27: Arşivleri Ziyaret Eden Yabancı Araştırmacı Sayısı .......... 76 Tablo 20: Tehcir Sırasında Usulsuz Davrandıları Gerekçesiyle Divan-I Harbe Sevk Edilen Kişilerin Bölgelere Göre Dağılımı........................................................ En Az Ve En Fazla Oranları .............................................. 74 Tablo 18: Resmi Sayıma Göre Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu ........................................................ 72 Tablo 16: Erzurum Vilayeti’ndeki (Vilayat-ı Sitte’de yer alır) Müslüman Ve Ermeni Nüfusa Ait Osmanlı İstatistikleri ....................................................................................... 112 Tablo 25: Ermeniler Tarafından Katledilen Türkler (1919-1921) .........................

Saygılarımızla.busam. raporlar ve terörizmle ilgili araştırmaların tümüne elektronik ortamda www.tr adresinden ulaşabileceğinizi ayrıca bilgilerinize sunarız.edu.Türkiye ve Ermenistan arasında kalıcılaşma eğilimi gösteren anlaşmazlıkların çözümüne ilişkin çalışmaların her iki ülke karar vericileri ve kamuoyları ile paylaşıldığı yaşadığımız süreçte ulusal kimlikli sorunlara duyarlılık ve sorumluluğumuzun bir gereği olarak hazırladığımız analizi bilgilerinize sunuyoruz.bahcesehir. referans kimliğindeki bilgi ve belgeleri de analizimizin ekinde bulabileceklerdir. Ercan ÇİTLİOĞLU Uluslararası Güvenlik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı . Türkiye Ermenistan ilişkilerini araştırmak isteyecekler. Merkezimizce gerçekleştirilen analiz/projeksiyon çalışmaları.

bulundukları coğrafyada tarih boyunca küresel boyutta başat bir güç olarak belirememişlerdir. Türközü. 2001). Hititler veya Urartular’ın torunu olabilecekleri. Persler idari olarak bölgeyi satraplıklara (vilayet) bölmüş.Giriş Kimi zaman bağımsız çoğu zaman ise büyük bir devletin himayesi altında yaşayan Ermeniler. Yavuz. Ermeni halkının kökenleri hakkında farklı tezler ortaya konmakla birlikte. 6. Ermeniler’in tarih içerisinde yoğunlukla yaşadığı topraklar hakkındaki ilk yazılı kayıtlar Hitit Krallığı’ndaki hiyerogliflere ve Asurlular’dan kalma yazıtlara dayanmaktadır. Ermenistan. 1995’ten aktaran Aslan. Tezlerden en geniş kabul göreni. 2004. 1952’den aktaran Aslan. Kırzıoğlu. İran’ın kuzeybatısı ve Anadolu’nun güneyi (Kilikya) olan söz konusu toplum . Nuh’un torunu olan. M. Yayıldıkları coğrafya günümüz Doğu Anadolu. jeopolitik açıdan işgallere ve güç mücadelelerine açık bir alanda konuşlanmış. nihai bir sonuca ulaşılmasını sağlayacak somut kanıtlar bulunmamaktadır. kavme ismini vermiş 400 yaşında ölen bir kahraman olarak kabul edilmektedir. anılan tezin yanı sıra Frigyalılar’ın bir kolu oldukları. Gürün 1988’den aktaran Aslan. 2004. Dünya geneline yayılmış “Armenia” ya da Türkçe’deki karşılığı olan “Ermenistan” kelimesi ise ilk olarak Pers Hükümdarı Dara (Daryus) yazıtlarında görülmüştür (Özgüldür ve diğerleri. Bu nedenledir ki Ermeniler kendilerini Hay. Tarihsel olarak Ermenistan olarak adlandırılan topraklardaki ilk krallık Urartular olmuştur. Her ne kadar Ermeniler’in kökeni üzerine farklılaşan iddialar bulunsa da. Azerbaycan. İki asır süren Pers dominasyonu bölgeyi sadece siyasal olarak değil kültürel ve dini konularda da etkisi altına almış. ancak en yoğun oldukları bölgelerde dahi ekseriyeti oluşturmakta zorlanmıştır (Kocaş. Hayk efsanesi 1 olsa da. 1968’den aktaran Aslan. Başkentleri (Tuşpa) bugünkü Türkiye sınırları içerisinde (Van ili ve çevresi) bulunan Urartular. 1 Hayk Hz. 1 . Kocaş 1990. yörede ilk kalıcı eser bırakan medeniyet olmuşlardır. Zerdüştlük bölgede yayılmıştır. resmi görüşü de yansıtacak şekilde.yy’da Medler’in kontrolüne geçen bölge kısa süre sonra ise Persler’in hakimiyetine girmiştir. 2004. 1990). 2004). Hayasalılar’a dayandıkları hatta Türki (Turkic) ya da proto–Türkler ile akraba olabilecekleri hakkında dahi birçok tez vardır (Aslan. Gürcistan.Ö. 2004. topraklarını da Hayk ya da Hayastan olarak da adlandırmaktadırlar.

190 yılında bölgede görevli bir general olan Artexias liderliğinde bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir.yy’da Sasaniler tarafından kontrol altına alınan Ermeni topraklarında Vartan Mamikonyan önderliğinde Sasanilerle mücadele edilmiş. şehirleşme ve ticari konularda atılımlar yapmış. edebiyat. yy’da batıda önemli bir güç merkezi olarak beliren Osmanlılar ile doğudaki Safeviler arasında bölünmüştür. Ermenistan Dışişleri Bakanlığı [web]. Bizans’ın Büyük Ermenistan olarak da adlandırılan bölgeyi ele geçirmesiyle Ermeniler’in büyük bir kısmı güneye. 1990.Ö. Ermeniler tarihte bilinen en eski Hristiyan topluluktur. 2009).yy’daki Bizans işgaline kadar sanat. 405’te ise birleştirici unsur olarak önemli bir rol oynayan Ermeni alfabesini oluşturmuşlardır (Ermenistan Dışişleri Bakanlığı [web]. sanat.M. 2009).000’i geçmiştir. edebiyat gibi alanlarda büyük gelişimler gösteren toplum. Özellikle Osmanlılar’ın Çukurova’yı ele geçirmesiyle Memluklular’dan sonra bir diğer Türk devletinin hakimiyetine giren Ermeniler.yy’da kendini krallar kralı ilan eden Büyük Dikran döneminde Ermeni kontrolündeki sınırlar Hazar’dan Akdeniz’e kadar uzanmıştır. Anılan dönemde Ermeniler kültür. Küçük Ermenistan’a.S. başarılı olunmuş. ve 17. 13. sosyal hayat gibi birçok alanda Avrupa’dan etkilenmiştir. Büyük Ermenistan’daki Ermeniler ise Selçuklular’ın bölgeye girmesiyle Bizans’a karşı mücadelelerini bitirmiş. 5.Ö. 1. Siyasi olarak İskender’in komutanlarından Selefkus’un idaresi altında bulunan Ermeniler. Roma İmparatoru Constantine’in tüm inançlara toleransı öngören Milan Fermanı’nı (Edict of Milan) ilan etmesinden 12 sene önce 301’de Ermeniler devletin resmi dini olarak Hristiyanlığı kabul etmiş. M. 331 yılında Büyük İskender’in Pers İmparatorluğu’na son vermesi üzerine bölge Helenistik kültürün etkisi altına girmiştir. M. gayri müslimlere tanınan inanç 2 . Kilikya Krallığı döneminde Ermeni aydınlanmasının altın devri yaşanmıştır. başkent Ani’nin nüfusu 100. M. Kilikya’da üç asır süren Ermeni hakimiyeti 1375 yılında Mısır’dan gelen Memluklar tarafından sonlandırılmıştır.yy’da tekrar Ermeni hakimiyetine girmiştir.Ö. Selçuklular’ın bölgeye gelişiyle Kilikya’daki Ermeni oluşumu perçinlenmiştir. 11. 9. 7.yy’da Müslümanlığın yayılmasıyla birlikte Araplar tarafından işgal edilen bölge.yy’da ise bölge Moğol işgaline maruz kalmıştır Ermeniler’in bulunduğu topraklar 16. göç etmiş. ancak çatışmalar sonlanmamıştır (Kocaş. 64’te Ermeni topraklarının bir kısmı Part hakimiyetine girmiş ve Roma-Part arasında mücadelelere sahne olan bölgede bir nevi tampon görevi görmüştür.

özellikle 19. 1. Bölgedeki bazı şehirlerin demografik yapısı ve miktarı için bkz. önde gelen politik figürlere suikast girişimleri gibi eylemlerde bulunmuşlardır . Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılmasını müteakip.serbestisi kapsamında özgürce yaşamışlardır . 2006 3 Sözü edilen konuyla ilgili bilgilendirme ve belgeler çalışmanın devamında detaylı olarak ele alınacaktır. Sadece Türkleri değil bölgede yaşayan kimi Ermenileri de hedef alan söz konusu terör dalgası.yy sonlarına doğru ayrılıkçı talepler çerçevesinde. gerekse cephe gerisi gerilla faaliyetleriyle savaşma hususunda kışkırtmış ve sivil halka yönelik sistematik katliamlarda bulunmuşlardır. gerek Rus safına geçerek düzenli birlikler halinde. Ankara’daki meclisin 1921’de Sovyetler ile yaptığı Moskova Antlaşması ve diğer Sovyet cumhuriyetlerine yönelik olarak düzenlenen Kars Antlaşması sonucunda nihai halini kazanmıştır. 1. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Hükümeti ile imzalanan ancak geçersiz kalan Sevr Antlaşması’nda kendilerine vadedilen toprakları elde edemeyen Ermeniler. Ermeni toplumunu Osmanlı Ordusu’na karşı. Osmanlı’nın bulunduğu coğrafyada ve Ermeniler’in yaşadığı bölge üzerinde etkili olmak isteyen dış güçler tarafından ‘koruyuculuk’ (protektora) adı altında kışkırtılmış. 1789 Fransız İhtilali’nin getirdiği milliyetçilik ve ayrılıkçılık akımlarından en son etkilenen toplumlardan biri olan Ermeniler. 2006). Halaçoğlu. doğu cephesinde yürütülen savaş çerçevesinde sivil can kaybı ve askeri ikmal güvenliğinin sağlanması amacıyla Ermeniler’in cepheden uzak bölgelere sevkiyle önlenebilmiştir. 3 .Baskı) Babıali Kültür Yayıncılığı. yapılan referandum sonucunda bağımsızlığını ilan eden Ermenistan’ı ilk tanıyan ülkelerden biri Türkiye Cumhuriyeti olmuştur. Dünya Savaşı öncesinde komitacılık faaliyetleriyle örgütlenen ayrılıkçı Ermeniler. 29 Kasım 1920’de Sovyet cumhuriyetlerinden biri olarak ilan edilen Ermeni devletinin Türkiye ile olan sınırları. Karabağ konusunda 1992’de Azerilerle çatışmaya başlayan Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgal etmesi üzerine sınırlarını 2 2 3 Ermeniler’in huzur içinde yaşadıklarının da bir kanıtı olarak çeşitli yörelerden Kilikya coğrafyasındaki şehirlere önemli miktarda göç alınması da gösterilebilir. İstanbul. isyan çıkarma. 1918’de kurulan Erivan merkezli devletleri yönetiminde harekete geçmiş. ancak Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir tarafından mağlup edilerek Gümrü Antlaşması’nı imzalamışlardır. Yusuf “Ermeni Tehciri” (9. Osmanlı içerisinde birçok resmi kurumda önemli görevler üstlenen Ermeniler verdikleri hizmetlerden ötürü “millet-i sadıka” (sadık millet) olarak nitelendirilmişlerdir (Halaçoğlu.

hangi ulusa mensup olmadığı sorusuna verilecek yanıt da aynı ölçüde etkilidir demek yanlış olmayacaktır. siyasi ve tarihi sorunlara sahiptir. Küçük etnik grupların politik davranışlarından. kişiye hangi ulusun mensubu olduğu sorusu yöneltildiğinde alınan yanıt. Moskova. Kafkasya jeopolitiği ve bölgesel jeostratejik parametreler içinde. çevresindeki kim komşuları ile sınır problemleri yaşayan.kapatan Türkiye. gerek Azerbaycan. Ankara gibi başkentlerin strateji ve siyasetlerine kadar “Kafkasya politikalarını” oluşturan tüm unsurlar da anılan hızlı döngüye katılarak “bir günü dünyanın genelinden daha hızlı yaşadığı” söylenebilecek bu bölgenin temel niteliklerini meydana getirirler. ABD gibi önemli güç merkezlerinde etki sahibi olan söz konusu ulus. 4 . diasporası ile Fransa. Hazar Havzası. Zira. milli kimliği ne ölçüde tanımlıyorsa. Yukarıda aktarılan tarihsel sürece sahne olan Kafkasya jeopolitiği günümüzde. gerekse Türkiye ile çatışma zeminleri yaratarak kimliğini söz konusu zeminler üzerine inşa etmektedir. Anayasası ve Bağımsızlık Bildirgesi’nde Türkiye’ye yönelik toprak ve soykırımı tanıma talepleri olan Erivan yönetimi. Rusya. Azerbaycan topraklarının yaklaşık %20’sini işgal altında tutmaktadır. Türkiye gibi çok önemli bölgesel faktörler ile çok etnikli bir iç yapının etkisi altında şekillenmiş son derece dinamik ve devinimli bir yapıyı tanımlamaktadır. pratikteki imkan ve kabiliyetleri ise bir o kadar sınırlıdır. İran. kendi söylemiyle “ulusal idealleri” gereğinde ekonomik kayıplar pahasına ayakta tutmaya devam etmektedir. halihazırda bölge ülkelerinin bir kısmıyla güncel. Ermenistan’a ekonomik ve siyasi yaptırımlar da uygulamaya başlamıştır. Bu yönüyle saldırgan bir dış politika izlediği söylenebilecek söz konusu ülkenin. Başka bir anlatımla. ırksal faktörleri de içeren ve Ermenistan sınırlarını aşan aşırı bir milliyetçilik anlayışıyla Erivan. Söz konusu jeopolitiğin içinde yer alan jeostratejik parametreler ise değişken ve hareketlidir. Çalışma kapsamında ortaya konacağı üzere. genel olarak Kafkasya’da ve özel olarak da Ermenistan’da. Ermenistan ve Ermeniler önemli bir yer tutmaktadır. 1915 olaylarını soykırım olarak yorumlayan. bağımsızlık bildirgesinde Türkiye’nin bir bölümü için “Batı Ermenistan” ifadesini kullanan Erivan.

İlk bölümde sırasıyla.Bu çalışmanın üzerinde şekillendiği üç temel unsur bulunmaktadır. kimi ülkeler “soykırımın” entelektüel bir faaliyet olarak dahi sorgulanmasına karşı tavır almışlardır– irdelenecektir. Karabağ sorununun tarihsel arka planı ve konuya ilişkin görüşler ile ikinci bölümde Ermenistan–Türkiye ilişkilerinin dinamikleri. Konu. Stratejik değerlendirmeler bölümünde. okuyucuyu Erivan ve diaspora tarafından tekrarlanma sıklığı nedeniyle neredeyse bir ön kabuller silsilesi haline gelen tarihsel yanılgılar hususunda aydınlatmaktır. işlevsellik ve zaman tasarrufu boyutu artırılmış stratejik tavsiye notu bölümü eklenmiştir. konuyla ilintili aktörlerin yaklaşım ve duruşları. ayrıca teorik bilgilerden ve tarihsel detaylardan arındırılarak. 5 . Çalışmanın sonuna. Bunlar: Karabağ sorunu. Bakü. Böylelikle. hemen tüm belgeleri bulmak mümkündür. Washington. yine tekrar sıklığı ve Ermeni propaganda yetenekleri dolayısıyla ön kabullere dönüşen tarihsel ve demografik veriler ile tehcir olayına ışık tutulmaya çalışılacaktır. İkinci ana bölümü oluşturan soykırım iddialarında. Ekler bölümünde konuya ilişkin. Ankara. mitolojik sayılabilecek unsurlar da dahil olmak üzere tarihsel bir mağduriyet algısı ile yaklaşmasıdır. Bunun temel nedeni. Avrupa’nın genel perspektifi de açıklanmaya çalışılmıştır. Moskova. Ermenistan’ın tarihsel argümanlarının neredeyse sorgulanamaz görülen dogmatik karakteri –ki. Kafkasya politikalarının çok aktörlü ve değişken doğaya sahip dinamikleri bağlamında geniş analizlere yer verilmiştir. Ermenistan’ın birçok problem alanına. Erivan ve Tahran merkezli olarak ele alınmış. bölgesel dengeler. açılım sürecine ilişkin değerlendirmelerle birlikte okuyucunun dikkatine sunulacaktır. Belirtilen noktadan hareketle bu araştırmanın amacı. Çalışmanın birçok bölümü tarihsel detaylandırma açısından yoğun bulunabilir. açılım süreci ve stratejik değerlendirmeler ile sözde soykırım iddialarıdır. Bu bağlamda çalışma iki ana bölüme ayrılmıştır. Ermenistan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi de dahil olmak üzere.

1995’ten aktaran Kızılkaya 2007). Bununla birlikte. 2001). Tarihsel Arka Plan Karabağ Bölgesi uzun yıllar boyunca farklı Türk toplulukları ve devletlerinin egemenliği altında olmuştur. yüzyıla uzanan Karabağ sorunu. 1. müteakip bölümde daha kapsamlı olarak ele alınmaktadır. Zira Rusya için stratejik öneme sahip ve Müslüman devletlerle çevrili bir coğrafya olan bugünkü Ermenistan topraklarında kurulacak Hristiyan bir devlet. Bölgede daha sonra yaşanan “nüfus değişimi” Amiral Bristol’un tuttuğu günlükte şu şekilde anlatılmaktadır (Mc Carthy. Revan (bugünkü Erivan). Rusya’nın Akdeniz ve Orta Doğu’ya rahatlıkla ulaşabilmesini ve bölgeye nüfuz edebilmesini oldukça kolaylaştıracaktı. %34. Tarihsel arka planın açıklanmasıyla başlayacak olan bölüm.1. Ruslar. Oluşturulan idari yapıya “Armanskaya Oblast” (Ermeni Vilayeti) adı verilmiştir (Karabekir.1993’ten aktaran Kızılkaya 2007). Nahcivan ve bunlarla birleştirdikleri Karabağ ile birlikte anılan yerlerde bir idari yapı oluşturmuşlardır. 1826 yılındaki Rus işgali ile birlikte bölgenin kontrolü Çarlık Rusya’sına geçmiştir.8’inin de Ermeni olduğu saptanmıştır (Aslanlı. 1988’den aktaran Kızılkaya 2007) : 6 .BÖLÜM 1 STRATEJİK PARAMETRELER 1. Gerçekleştirilen uygulamalar göz önüne alındığında fark edilen husus Rusya’nın askeri stratejik amaçları doğrultusunda bölgede bir Ermeni Devleti kurma isteğidir (Aslanlı. KARABAĞ SORUNU Çalışmanın bu bölümünde görünürde 1988 yılında başlamış ancak temelleri 19. Türkmençay Antlaşması ile hakimiyetleri altına aldıkları. konuya ilişkin stratejik değerlendirmeler. 2003). Söz konusu bölgenin demografik özellikleri 1828 yılında başlayan Ermeni göçü ile değişmiş olsa da 1832 yılında Çarlık Rusya’sı tarafından yapılan resmi sayımda özellikle Karabağ nüfusunun %64.8’i Türk (Azerbaycanlı). Söz konusu bölgede idari yapı kısa süre sonra değiştirilerek geçici bir askeri idarenin merkezi haline dönüştürülmüştür (Bala. Karabağ sorununa ilişkin değerlendirmelerle sona erecektir. bölgedeki demografik değişimler ve söz konusu değişimlerin bölgeye etkileri ile günümüzde hala çözüm bekleyen anılan sorunun temel parametreleri ele alınacaktır.

. sayı: 23-24. yüzyılın başlarına kadar çatışmalara rastlanmamakla birlikte küçük çapta da olsa Ermeni isyanları çıkmıştır. 2006. “Ermenistan’ın Demografik Yapısı ve Ermenistan’da Azınlıklar”. 1832 yılında yaşanan göçler ile Ermeni nüfusu Müslüman nüfusa neredeyse eşit konuma gelmiş. savunmasız köyler topçu ateşine tutulmuştur ve sonra işgal edilmişlerdir. Bütün hayvan sürüleri gasp edilmiş ve sonunda köy yakılmıştır. Köy talan edilmiştir. anılan tarihten yaklaşık 30-40 yıl sonra da çoğunluğu oluşturmuştur. Yıldız. Bu eylemler Müslümanları (Türkleri) yürütülmüştür. eğer orada kaçmamış yerli halktan (Müslüman) kimse bulunmuş ise bunlar vahşice öldürülmüşlerdir. Bölgede 20.“General Dro’nun yanında (bulunarak) hizmet görmüş subayların verdiği raporlardan biliyorum ki. Ermeni Araştırmaları Dergisi. Bölgede öldürülen ya da göç etmek zorunda bırakılan Türk ve Müslüman nüfusun yıllara göre dağılımını gösteren tablo aşağıda verilmiştir: TABLO 01: ÖLDÜRÜLEN YA DA GÖÇ ETMEK ZORUNDA BIRAKILAN TÜRK VE MÜSLÜMAN NÜFUSUN YILLARA GÖRE DAĞILIMI Öldürülen ve Göç Etmek Müslüman Nüfus 35 Bin Bilinmiyor 220-249 Bin 53 Bin 208-217 Bin 516-554 Bin Zorunda Bırakılan Türk ve Yıllar 1828 1905-1906 1918-1920 1948-1953 1988-1989 Toplam KAYNAK: Bozkuş D. “Büyük Ermenistan”ı kurmak isteği ile 7 .” defetme amacıyla düzenli ve sistemli biçimde Benzer şekilde Erivan Ruslar tarafından işgal edilmeden önce bölgede Müslüman ekseriyetin bulunduğu bilinmektedir. Ankara. ASAM Yayınları.

Söz konusu politikalar SSCB içinde bastırılmış milliyetçilik duygularının ön plana çıkmasını sağlamış. sosyal faaliyet alanlarını kapatarak coğrafyadaki kültürel varlıklarına son vermek amacıyla yapıldığını söylemek yanlış olmayacaktır (Cabbarlı. 2002). göçler sonrası barındırdığı Ermeni ekseriyete karşın Azerbaycan’ın bir bölgesi olarak anılmaya devam etmiştir. anılan 4 4 dönemde gerek Karabağ dışındaki gerekse Karabağ Ayrıntılı bilgi ve konu ile ilgili kararname için bkz. 2007).örgütlenmeye başlayan Ermeni Taşnak Partisi. 1900’lü yılların başlarında eylemlerine başlamış. “perestroyka” ve “glastnost” dönemleri başlamıştır. bu kapsamda ekonomik ve siyasi sistem yeniden yapılandırılmaya çalışılmış ancak beklenen başarı sağlanamamıştır. Azerbaycan’ın özerk bir bölgesi olarak uluslararası kabul görmüştür. Azerbaycan Cumhuriyeti Resmi İnternet Sitesi 8 . Bu tarihten sonra iki ülke arasındaki gerginlik olayların yeniden başlayacağı 1980’li yılların sonuna kadar bir süreliğine de olsa sona ermiştir. Bolşevik İhtilali ile bölgede meydana gelen otorite boşluğu sonucunda Azerbaycan ve Ermenistan 1918 yılında bağımsızlıklarını ilan etmişler ve Karabağ. Her iki ülke 1920 yılında Sovyet egemenliği altına girdikten sonra da Karabağ. İsyanların artması üzerine Rusya Komünist Partisi Kafkas Bürosu’nun teşviki ve uyarılarıyla 7 Temmuz 1923 tarihinde Karabağ’da özerk bir yönetim kurulmuştur. Moskova’nın karşı tutum sergilemesi gerginliğin artmasını önlemiştir. etnik gerilimin göreli olarak arttığı gözlemlenmiştir. Anılan süreç içerisinde Ermenilerin zaman zaman Karabağ’ın kendilerine bağlanması yönündeki istekleri dile getirilmiş olsa da. 2001). Şiddetli çatışmaların başladığı 1988 yılına kadar olan dönemde farklı zaman dilimlerinde Azerbaycan Türkleri zorla göç ettirilmişlerdir. Ayrıca kararın anılan şekilde alınması bölgede Ermenistan ve Azerbaycan arasında çıkabilecek herhangi bir sorunda iki ülkenin Moskova’ya başvurmalarını gerektirecek. Ancak anılan durum Ermenileri rahatsız etmiş ve isyanları artırmıştır. Bilindiği üzere 1985 yılında SSCB yönetiminin başına Gorbaçov geçmiş. Söz konusu uygulamanın bölgedeki Azerbaycan Türk nüfusunu mümkün olduğu kadar azaltmak ve hatta yok etmek. bölgede etnik karışıklık yaratarak Moskova’ya yönelecek tepkileri önlemek ve potansiyel etnik tepkiyi tarafların birbirlerine yöneltmesini sağlamak düşüncesi bulunduğu değerlendirilebilir (Aslanlı. böylelikle de Moskova yönetimine bölgeye rahatlıkla müdahale edebilme olanağı da sağlanacaktı (Lütem. Söz konusu kararın arkasından.

içindeki Ermenilerin, Karabağ’ın Ermenistan’a bağlanması yönündeki ısrarları önemli artış göstermiştir. 1.2. 1988 – 1994 Arası Gelişmeler 1988 yılına kadar sakinliğini koruyan mesele anılan yılda tekrar ve daha önceki halinden çok daha şiddetli bir biçimde gündeme gelmiştir. Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi Yerel Meclisi, Ermenistan’ın da teşviki ile 1988 yılı Temmuz ayında Azerbaycan’dan ayrılma kararı almış, ancak Azerbaycan Yüksek Sovyeti Başkanlık Divanı yerel meclisin kararını geçersiz ilan etmiştir (Aslanlı, 2001). Müteakip olarak konu SSCB Yüksek Sovyeti Başkanlık Divanı tarafından değerlendirilmiş, Divan, Karabağ sorununun varlığını kabul ettiklerini ancak sorunun Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne dokunulmadan çözüleceğini, konu ile ilgili kararın SSCB anayasası 78. maddesi uyarınca alınacağını ifade etmiştir (Aslanlı, 2001). 1989 yılı başlarında, gerginliğin artması, Ermenistan ve Azerbaycan Dağlık
5

yönetimlerinin sorunlara çözüm bulmakta yetersiz kalmaları nedeniyle

Karabağ Özerk Bölgesi yönetimi Moskova’ya bağlı hale getirilmiştir. Karabağ’ın anılan şekilde yönetimi aynı yılın Kasım ayına kadar devam etmiş, Kasım ayından sonra ise Sovyet Yüksek Kurulu Azerbaycan’ın Karabağ’a tam özerklik veren kanunlar çıkarması konusunda baskı yapmıştır.
6

1990 yılı başlarında Karabağ bölgesindeki gerginliğin şiddetli çatışmalara dönmesi üzerine Sovyet Yüksek Meclisi bölgeye müdahale etmek üzere askeri birlikler göndermiş; Bakü, Karabağ ve Karabağ’a yakın bölgelerde olağanüstü hal ilan edilmiştir. 23 Ağustos 1990 tarihinde ilan edilen Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi’nde Ancak aynı tarihlerde SSCB’nin çöküş sürecinin sonuna yaklaşıyor olacaklarının habercisi olmuştur. Nitekim Ermenistan SSCB’nin yıkılmasından önce, ancak Bağımsızlık Bildirgesi’nin ilanından sonra 21 Eylül 1991’de tam bağımsızlığını (SSCB’den ayrıldığını) ilan etmiştir. Parlamento’da 18 Ekim
5 6

7

Ermenistan’ın SSCB’den ayrıldığını belirten bir madde olmaması dikkat çekicidir. olması Ermenistan’la birlikte diğer Sovyet cumhuriyetlerinin yakında tamamen bağımsız

1991’de alınan karar ile

78. madde: “Herhangi bir Sovyet cumhuriyetinin sınırı onun rızası olmadan değiştirilemez” Ayrıntılı bilgi için bkz. Haydar Aliyev Vakfı, Azerbaycan Cumhuriyeti Resmi İnternet Sitesi 7 Bağımsızlık Bildirgesinin orijinal metni için bkz. Çalışmanın Ekler Bölümü.

9

Azerbaycan’ın bağımsızlığı da ilan olunmuş, Aralık ayında yapılan referandumla da onaylanmıştır. Karabağ ve çevresinde çatışmaların artması üzerine Azerbaycan Parlamentosu 26 Kasım 1991’de Karabağ’ın özerk statüsünü kaldırmış, bölgenin Milli Birlik Konseyi tarafından idare edileceğini bildirmiştir. Bunun üzerine Moskova, Ermenistan ve Azerbaycan’dan Karabağ’ın hukuki statüsünü değiştirecek eylemlerden kaçınmalarını istemiştir (Lütem, 2007). Anılan açıklamadan çok kısa bir süre sonra, SSCB resmen dağılmamışken Karabağ Ermenileri bağısızlıklarını ilan etmişler (10 Aralık 1991) ve Ermenistan tarafından tanınmışlardır. Tahmin edileceği üzere söz konusu karar Azerbaycan tarafından kabul edilmemiş, çatışmaların artmasına neden olmuştur. Anılan dönem içerisinde Azerbaycan’ın hem siyasi hem de askeri açıdan yetersiz bir durumda olması Bakü açısından önemli bir dezavantaj oluşturmuştur. Dönem itibariyle Azerbaycan’ın bölgedeki tek müttefiki Türkiye’dir, ancak Türkiye’nin söz konusu dönemde bölgede etkin bir rol oynamasının mümkün olduğu söylenemez. Öte yandan Kafkasya bölgesindeki diğer ayrılıkçı hareketleri (Gürcistan’da Abhazya ve Acara, Azerbaycan’da Karabağ) desteklemesi sebebiyle Ermenistan, Rusya ile müttefik durumdadır. Dolayısıyla her türlü askeri ve ekonomik destek kimi zaman örtülü olsa da Rusya’dan sağlanmaktadır. 1992 yılında çatışmalar ve işgaller tepe noktasına ulaşmıştır. Nitekim Azerbaycan topraklarının önemli bir kısmı bu dönemde işgal edilmiştir. Özelikle Şubat ayında Stepanakert’te gerçekleştirilen Hocalı saldırısı, sivil kayıplar ve şiddet boyutu dolayısıyla büyük tepki uyandırmıştır. Saldırıda 600’den fazla sivilin öldürüldüğü kaydedilmiş olup, 1300 kişiden fazla insanın katledildiği de iddia edilmektedir. Saldırıda kullanılan silah ve mühimmatın son derece gelişmiş olması hem Azerbaycan’ın saldırıya karşı koymasını zorlaştırmış hem de her ne kadar somut bulgular ile kanıtlanamasa da Rusların Ermenilere yardım ettiği iddialarını güçlendirmiştir. Anılan dönemde Ermenistan’ın BDT’ye üye olması ve topraklarında bir Rus üssünün bulunmasına izin vermesi sonucu Ermenistan’ın Rus desteğini aldığı düşünülmektedir (Aslanlı, 2001). Hocalı saldırısından sonraki tarihlerde ardı ardına Şuşa ve Laçin bölgeleri işgal edilmiş, Karabağ’ın tamamına yakın bir bölümü Ermeni kontrolü altına girmiş, Ermenistan ve Karabağ arasında bir koridor ile toprak bütünlüğü sağlanmıştır.

10

Aynı dönemde Ermenistan’ın Nahcivan’a saldırması dikkatlerin bu bölgeye kaymasına neden olmuş, saldırıdan bir kaç gün önce bazı BDT devletleri arasında imzalanan Kolektif Güvenlik Antlaşması ile anılan bölgedeki saldırının büyüme riski artmıştır. Zira söz konusu antlaşmayı imzalayan devletler, taraflardan birinin güvenliği tehlikeye düştüğünde birbirlerine yardım edeceklerini taahhüt etmişlerdir. Dolayısıyla Ermenistan’ın güvenliğinin Nahcivan nedeniyle tehlikeye girmesi halinde Rusya’nın olaya müdahale etmesinin önü açılmıştır. Söz konusu krize yönelik diplomatik girişimler ile ABD, AB, NATO gibi figürlerin açıklamaları bunalımın daha fazla büyümeden sonlanmasını sağlamıştır (Lütem, 2007). Nahcivan konusunda tasarrufta belirtilmesi gereken bir husus bölgenin özerk statüsünü belirleyen düzenlemelerde, Nahcivan’ın özerk statüsünün bozulması halinde devletlerin nasıl bulunacaklarının belirtilmemesidir. Olası bir durumda davranış seçişi tamamen ülkelerin inisiyatiflerine bırakılmıştır. Anılan durumun krizi sürekli kıldığı ve gerilimi bir potansiyel risk olarak sürdürdüğü düşünülmektedir. HARİTA 01: İŞGAL ALTINDAKİ AZERBAYCAN TOPRAKLARI VE KARABAĞ’IN DURUMU

KAYNAK: Azerbaycan Savunma Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi yönlendirme linkleri, www.karabakh.org

11

AÇIKLAMA: Koyu kırmızı ile gösterilen alan Dağlık Karabağ Bölgesi, onun etrafını çevreleyen ve kesik çizgiler ile belirtilen alan ise işgal edilmiş olan Azerbaycan topraklarıdır; Laçin, Kelbecer, Ağdam, Fuzuli,Cebrayil, Gubadlı ve Zengilan Rayonları. Beyaz renkli çadırlar geçici mülteci kamplarını, siyah renkli çadırlar ise ülke içinde yerinden edilmişlerin yerlerini göstermektedir.

Yukarıdaki haritada da görüldüğü üzere Azerbaycan’ın Ermenistan tarafından işgal edilmiş olan bölgeleri Karabağı çevrelemekle birlikte kendisınırındaki bölgelerdir. Sorunun çözülmesi girişimlerinde dile getirilen Laçin Bölgesinden bir koridor açılması, Ermenistanve Karabağ arasındaki toprak bütünlüğünü sağlayacaktır. 1992 yılında farklı zamanlarda ve farklı ülkelerin arabuluculuklarıyla kısa süreli ateşkesler sağlanmaya çalışılsa da her iki tarafın da ateşkes karşıtı tutumları –ki, söz konusu tutumlar ateşkes koşullarının dengeli ve adaletli bir biçimde oluşturulamamasından kaynaklanmaktadır– kalıcı barışı mümkün kılmamıştır. Karabağ’da 1993 yılı bir önceki kadar olmasa da yine işgallerin ve çatışmaların yoğun olarak yaşandığı bir dönem olmuştur. Ateşkes çalışmaları bu dönemde de sürdürülmüş ancak işgallerin önüne geçilememiştir. 4 Nisan’da Kelbecer’in işgali ile konu Türkiye tarafından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK)’ne götürülmüş; BMGK’ nin konu ile ilgili 822 sayılı kararı 30 Nisan 1993 tarihinde kabul edilmiştir. Söz konusu kararda Kelbecer dahil olmak üzere Azerbaycan’ın yakın zamanda işgal edilmiş diğer bölgelerinden tüm işgalci güçlerin çekilmesi istenmiş, barış süreci çerçevesinde AGİT Minsk Grubu’nun çalışmalara başlaması talep edilmiştir. Anılan kararda (ve konu ile ilgili alınan 853, 874 ve 884 sayılı diğer kararlarda) saldırgan tarafa herhangi bir yaptırımda bulunulacağı belirtilmediği ve caydırıcı önlemler alınması öngörülmediği için, Ermenistan’ın saldırgan tutumunu değiştirmesi ya da işgalin sona ermesi yönünde ciddi bir etkisi olduğunu söylemek mümkün değildir. İşgaller sonucunda bölgeden kaçanların (kaçkınların) Azerbaycan içinde barınma, güvenlik ve benzeri sorunları ortaya çıkmıştır. Söz konusu problemlerin çözülmesi ekonomik açıdan çok da iyi durumda olmayan Azerbaycan için kolay olmamıştır. Keza ülke içinde göreli düşük olan hayat standartları, göçmenler için daha da çekilmez hale gelmiştir.

12

000 100. BDT’ye üye olarak Rusya ile olan ilişkilerin geliştirilmesi ve düzeltilmesi.600 KAYNAK: OĞAN. 118-143. Rus desteğinin alınması. Benzer şekilde Azerbaycan’da yaşanan iç istikrarsızlıkların Karabağ politikalarına da yansıması nedeniyle. Karabağ sorununun Azerbaycan aleyhine sonuçlanması ya da “potansiyel sonucun” aleyhte bir eğilim göstermesi tahmin edilebilir bir durumdur. Sinan.900 705. Batılı petrol şirketleri ile antlaşmalar yapılarak Batılı ülkeler ile iyi ilişkiler kurulması amaçlanmıştır. Bu çerçevede.500 29.300 59. Bahar 2003.TABLO 02: İşgal Edilen Bölgelerden Kaçan Azerilerin Sayısı İşgal Edilen Bölge Yukarı Karabağ Laçin Şuşa Kelbecer Ağdam Fuzuli Cebrayil Gubadlı Zengilan Toplam Bölgeden Kaçan Azerilerin Sayısı 192.300 33. Ermeni Araştırmaları Dergisi. Azerbaycan’ın geçmişte askeri ve politik açılardan yetersizliğinin aleyhine sonuçlar doğurduğunu belirtmiştik.000 51. Sorunun Azerbaycan lehine çözümlenebilmesini sağlamak için girişimlerde bulunan Aliyev BDT’ye üye olmak ve BP’nin temsil ettiği Batılı petrol şirketlerinden oluşan bir konsorsiyum ile antlaşma imzalamak gibi iki stratejik adım atmıştır. Ankara. Ermenistan ve Karabağ Ermenilerinin temsilcileri arasında Bişkek Protokolü imzalanmış ve Azerbaycan topraklarının %20’si işgal 13 . Haydar Aliyev’in 3 Ekim 1993’te iktidara gelmesiyle Karabağ sorunu farklı bir boyut kazanmıştır. Karşılıklı ve sürekli olarak devam eden çatışmalar. “Ermenistan’ın Tehcir Politikası ve Neticesi: Azerbaycan’da Göçmen Sorunu”. 9 Mayıs 1994 tarihinde Azerbaycan.500 158.500 50.600 30. tarafların dirençlerinin zayıflamasına neden olmuş ve 1994 yılının Mayıs ayında ateşkesi mümkün kılmıştır.

ABD ve Fransa tarafından “eş başkanlık” statüsü ile yönetilmektedir.altında olduğu halde kalıcı ateşkes sağlanmıştır. Minsk Süreci Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı bünyesinde Karabağ sorununun barışçıl yollarla çözülmesini sağlamak amacıyla kurulmuş olan Minsk Grubu. 1997 yılının Mayıs ayında hazırlanan bir plan sorunun çözümü için atılan önemli adımlardan birini teşkil etmekte ve aşağıdaki maddeleri içermektedir (Lütem. • Ermenistan güçleri Karabağ dışındaki Azerbaycan topraklarından ve Şuşa kentinden çekilecek. Ateşkesin sağlanmasından sonra BM tarafından sorunun çözümü için görevlendirilen başlıca aktörlerden biri olan Minsk Grubu’nun çalışmaları başlamıştır. Ancak plan maddeleri tarafların çıkarlarına uygun olmadığı gerekçesiyle zaman zaman Ermenistan zaman zaman da Azerbaycan tarafından reddedilmiştir. Rusya. Ermenistan’ın Şuşa ve Laçin koridoru hariç işgal edilen topraklardan çekilmesi. anılan iki bölgenin durumunun sonra tayin edilmesi önerilmiştir.3. 1. • Karabağ serbest ekonomik bölge olacak. Ateşkes sağlandıktan sonra Minsk Grubu. Aynı yılın Aralık ayında ele alınan bir başka planda aşamalı işgal edilen topraklardan aşamalı olarak çekilme öngörülmüştür. BMGK kararlarına benzer şekilde bağlayıcı ya da caydırıcı yaptırımları haiz kararlar alıp uygulama yetkisine sahip olmadığı için sorununun günümüzde hala çözülmemiş bir problem alanı olarak kalmasında etkisi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Yukarıda maddeleri belirtilen plan Azerbaycan tarafından kabul edilmiş olsa da Ermenistan tarafından reddedildiği için yürürlüğe konamamıştır. Karabağ sorununun çözümü için farklı zamanlarda taraflara çeşitli planlar sunmuştur. • Anılan bölgelerde güvenlik AGİT güçlerince sağlanacak. 2007): • Karabağ Azerbaycan’a bağlı özerk bir bölge olacak. Ancak benzer nedenlerden dolayı anılan plan da 14 . Minsk Grubunun süreç içerisinde aktif bir rol oynadığı gözlenmekle birlikte. • Karabağ kendi anayasasını hazırlama hakkına sahip olacak.

Ermenistan’a mı. Söz konusu kararda. bu yolun ve Ermenistan ve Azerbaycan sınır bölgelerinin uluslararası bir barış gücü tarafından denetlenmesi. Sorunun tarafı olan iki ülke Azerbaycan ve Ermenistan Avrupa Konseyi’ne (Council of Europe) üye olduktan sonra Avrupa Konseyi konuyla yakından ilgilenmiş ve 25 Ocak 2005 tarihinde Karabağ sorunu ile ilgili karar almıştır. Karabağ’da çatışmaların 10 yıldan fazla sürmesinin esefle karşılandığı. 2005 yılında Minsk Grubu’nun öncülüğünde ele alınan bir başka plan aşağıdaki çözüm önerilerini sunmuştur: • Karabağ bölgesi etrafında. • Nahcivan bölgesinin Ermenistan ve Karabağ’dan geçecek bir yolla Azerbaycan’a bağlanması. ancak toprak bütünlüğü zedelendiği gerekçesiyle söz konusu plan Azerbaycan tarafından reddedilmiştir. Planın bazı maddelerinin Azerbaycan toprak bütünlüğünü dikkate almaması da reddedilme sebeplerinden olmuştur. Karabağ’da mevcut durumda sorunun başlangıcından beri Ermenistan’a bağlanmayı her fırsatta dile getiren Ermeni ekseriyet olduğu göz önünde bulundurulduğunda.kabul edilmemiştir. Ermenistan’ın de facto egemenlik kurduğu Karabağ’da 10 ila 15 yıl içerisinde yapılacak referandum çerçevesinde bu defa de jure bir hakimiyet kuracağı kaçınılmazdır. Nitekim 1998 yılında ele alınan bir başka planda Karabağ ve Azerbaycan ortak bir devlet kurması önerilmiş. Ermenilerce işgal edilmiş olan yedi rayondan (bölge) beşinin boşaltılarak Azerbaycan’a verilmesi. yoksa Azerbaycan’a mı bağlı olacağı 10-15 yıl sonra yapılacak bir referandumla saptanması. Azerbaycan topraklarının önemli bir kısmının işgal altında bulunduğu ve ayrıca Karabağ’ın ayrılıkçı Ermeni güçler tarafından kontrol edildiği ifade edilmektedir. şeklinde bir değerlendirme yapmak çok olmayacaktır. bağımsız mı olacağı. sorunun çözümü ile ilgili isteklerini dile getirmişlerdir. Karabağ’daki çarpışmaların bazı etnik unsurların bölgeden 15 da yanlış . • Karabağ’ın statüsünün. Yine söz konusu karar. Batılı devletlerin sorunun çözülmesi için girişimleri 2000’li yıllara gelindiğinde artmıştır. Çeşitli konferanslar ve bazı devletlerin arabuluculuğu ile Azerbaycan ve Ermenistan devlet başkanları bir araya gelmiş. Karabağ sorununa çözüm bulma süreci yukarıda sözü edilenlere benzer girişimler ile devam etmiştir.

2. Anılan toplantıda müzakerelerin temelini oluşturması öngörülen “Madrid İlkeleri” olarak adlandırılan öneriler kabul edilmiştir. 7. Anılan bölgelerdeki Azeri göçmenlerinin durumlarının yeniden düzenlenmesi. Dağlık Karabağ bölgesine barışı koruyucu güçlerin getirilmesi. Karabağ sorununun çözümü ile ilgili yakın dönemde atılmış en somut adımlardan biri 6 Haziran 2008 tarihinde Azerbaycan ve Ermenistan başkanlarının St. Dağlık Karabağ’ın statüsünün belirlenmesi. Karabağ ve Ermenistan’ın Laçin koridoru ile bağlanması. çözüme ulaşılamamıştır . 8 Ayrıntılı bilgi için bkz. 6. Bir silahlı çatışmayla etnik unsurların zorla göç ettirilmesi ve ilgili bölgenin fiilen diğer bir devlete ilhak edilmesi sonucunda bir bölgenin ayrılmasının ve bağımsızlık kazanmasının mümkün olmayacağını da vurgulamaktadır (Lütem. Kararda bir devlet toprağından bir bölgenin ayrılarak bağımsızlık kazanmasının. Yerleri değiştirilen kişilerin ve mültecilerin eski yerlerine geri dönme hakkına sahip olmaları. Avrupa Konseyi’nin konu ile ilgili kararının orijinal metni bölümün sonunda sunulmuştur: Yukarıda sözü edilen görüşmelerin dışında iki ülke arasında Minsk Grubu’nun öncülüğünde 2004 yılında “Prag Süreci” olarak adlandırılan müzakereler başlamıştır. Ermenistan – Karabağ dış iletişimini üzerindeki engellerin kaldırılması. 4. Bazı Ermeni kaynaklarına göre söz konusu süreç Azerbaycan’ın karşı çıkışları nedeniyle baltalanmış. 3. Türkiye Ermenistan sınırının açılması. Petersburg’da bir araya geldiği toplantıdır. Ermenistan askeri kuvvetlerinin Karabağ’ı çevreleyen Azerbaycan 8 topraklarından çekilmesi.çıkarılmasına ve etnik temizliğe benzer şekilde tek etnisiteden oluşan bölgeler yaratılmasına neden olduğu vurgulanmaktadır. nihai statüsünün ise bir referandum ile belirlenmesi. 5. 2007). Söz konusu ilkeler: 1. Ermenistan Dışişleri Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi 16 . Azerbaycan’a verilen toprakların askeri varlıktan arındırılması. ilgili bölge halkının demokratik desteğini temel alan yasal ve barışçı bir süreç içerisinde gerçekleşebileceği ifade edilmektedir. 8.

9. Azerbaycan-Ermenistan ilişkileri ve Dağlık Karabağ sorunu ile yakından ilgili olduğu düşünülecek olursa. Azerbaycan’ın. Dağlık 17 . d) Müzakerelerin Madrid İlkeleri çerçevesinde yürütülmesi. özelikle 2009 Nisan ayından bu yana TürkiyeErmenistan ilişkilerindeki gelişmelere verdiği tepkiler. e) Sorun çözüldükten sonra uluslararası statükonun garanti altına alınması. Dağlık Karabağ sorununun geleceğinin. diplomatik ilişkilerin yeniden tesisinin. Karabağ Sorununa İlişkin Görüş ve Değerlendirme Çalışmanın ilgili bölümlerinde de aktarıldığı üzere.4. Hemen ardından aynı yılın Kasım ayında. şeklinde özetlenebilir. 1. Burada dikkati çeken husus. b) Dağlık Karabağ sorununun uluslararası hukuk kurallarına göre çözülmesi ve düzenlenmesi. f) Karşılıklı güven ortamını oluşturulması amaçlarını taşımakta idi. a) Dağlık Karabağ sorununun siyasi ve barışçıl yollarla çözülmesi. Anılan deklarasyon ile sorunun çözümü için ilerleme kaydedildiyse de nihai bir çözüme ulaşılamamıştır. Barış gücü harekâtı dâhil uluslararası güvenlik garantileri ve yardımların temin edilmesi. Azerbaycan tarafının. Karabağ sorununun çözümüne ilişkin prensipleri belirten bir dokümanda. Söz konusu deklarasyon. uluslararası konjonktür ile bağlantılı olduğu değerlendirilmektedir. soruna taraf olmayan Türkiye ile Ermenistan ilişkilerini düzenlemeye yönelik bir maddenin de konulmuş olmasıdır. Bölgedeki güç dengeleri ve jeopolitik-jeostratejik yaklaşımlarda kimi değişikliklere yol açabilecek bir gelişme olarak değerlendirilen TürkiyeErmenistan yakınlaşmasının. belirtilen uluslararası konjonktürün geleceği ile de yakından ilgili olduğu değerlendirilmektedir. Türkiye-Ermenistan yakınlaşmasının. Minsk Grubu’nun eş başkanlarından Rusya’nın girişimi ile Karabağ Sorunu ile ilgili bir deklarasyon yayınlanmıştır. c) Sorunun çözüm sürecinde Minsk Grubu’nun yardımlarının devam etmesinin taahhüt edilmesi. sınırın açılmasının ve söz konusu ilişkilerin geliştirilmesinin.

Dağlık Karabağ sorununda tarafların üzerinde mutabakata varabilecekleri bir çözümün geliştirilmesi Türkiye-Ermenistan ilişkilerindeki gelişmelerin de etkisiyle. Türk yetkililerin. bugün itibariyle. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin protokolleri onaylamayacağını açıklaması. Azerbaycan’ın savunma bütçesinin. Dağlık Karabağ sorununun çözümü konusunda bir “gelişme” sağlanması için çabalarını hızlandırmaları gerektiği yönündeki çağrıları. zaman ilerledikçe. Azeri askeri–stratejik kültürü ve SSCB döneminin 18 . özellikle enerji alanında.Karabağ’da “kabul edilebilir” bir çözüme ulaşılmadan. Türkiye-Ermenistan yakınlaşması ile ilgili değerlendirmelerde sıkça dile getirilen. Ermenistan’ın savunma bütçesinin. Türkiye’ye yönelik enerji fiyatlarında potansiyel değişiklikler. Azerbaycan savunma yeteneklerinin ulaşabileceği seviye konusunda. Azerbaycan ile Ermenistan silahlı kuvvetleri arasındaki fiziki güç açığının derinleşmesi söz konusu olabilecektir. zaman probleminin. Azerbaycan askeri kapasitesi. Minsk Grubu üyelerine. Ermenistan’ın tüm bütçesinden daha fazla olduğu belirtilmektedir. Rusya ile ilişkilerini derinleştirebilecek olması. bir ön şart kimliğinde ortaya çıkmaktadır. Azerbaycan ile karşılaştırılamayacak düzeyde olması (Azerbaycan’ın savunma bütçesinin yaklaşık dörtte biri). “gelişmenin” ne anlama geldiği ve sınırları konusunda kuşkuların varlığı da göz ardı edilmemelidir. Dolayısıyla. Dağlık Karabağ sorununun çözümü ile ilgili yaklaşımlar göz önünde bulundurulduğunda. belirtilen parametreler bağlamında anlamlıdır. zamanın Ermenistan’ın yanında olmadığıdır. Bakü’nün Ermenistan’a ve Dağlık Karabağ’daki yönetime karşı fiili üstünlük elde etmesini sağlamaktadır. Azerbaycan’ın söz konusu reaksiyonlarla bağlantılı dış politik gelişmeler kapsamında. şüphesiz. çalışmanın ilgili diğer bölümlerinde de üzerinde durulan faktörlerden birisi. Azerbaycan’la kıyaslandığında oldukça yavaş ve zayıf kalmıştır. salt Türkiye ile olan sınırın açılması bağlamında değil. bölgedeki güç dengelerini değiştirebilecek nitelikte gelişmeler olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın. Türkiye ile Ermenistan arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisine kesinlikle karşı çıktığını açık şekilde ortaya koymaktadır. Dağlık Karabağ sorunu çözülmeden. Dolayısıyla. Ermenistan’daki ekonomik gelişim. Azerbaycan ile yürüttüğü müzakerelerin bir çözüme kavuşturulabilmesi bakımından da önemli bir etken kimliğinde olduğu değerlendirilmektedir. Azerbaycan tarafında. Ancak. Ermenistan tarafı açısından.

Azerbaycan içinde yaşanan ve Dağlık Karabağ sorunu ile bağlantılı gelişmelerin. uluslararası aktörlerin kamuoyunda isteksiz ve güvenilmez olarak algılanan davranış biçimlerine bağlı olarak. özellikle 90’lı yıllar boyunca etkilediğini söylemek mümkündür. Dağlık Karabağ ve çevresinde Ermenistan tarafından işgal altında tutulan bölgelerin geleceği ile ilgili yürütülen tartışmaların ve bir bütün olarak Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin. ülkenin iç siyasetini. Aliyev yönetimini en çok zorlayan hususlardan biri olma potansiyelini taşımaktadır. bu tip açıklamaların gerçeği yansıtmadığı ve konjonktürel koşulların geniş çaplı bir Azeri operasyonuna uygun olmadığı değerlendirilmektedir.yarattığı alışkanlıklar sonucu oluşan moral faktörler nedeniyle. Azerbaycan kamuoyunun. müzakere masasında. Ermenistan’da kamuoyunun tutumu bu durumu daha da derinleştirmektedir. Dağlık Karabağ’ı özgürleştirmek için hazır olduğunun vurgulanması göze çarpmaktadır. Buna karşın. Robert Koçaryan’ın iktidara gelmesinden bu yana geçen süre içinde. Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin seyrine. Ermenistan işgali altında tutulan toprakların geri alınması için sert güce başvurulması yönünde bir baskı unsuru haline gelebilme olasılığı da yukarıda belirtilenlerle birlikte ele alınması gereken bir konudur. Erivan üzerindeki caydırıcı etkisi dolayısıyla ciddiye alınmalıdır. Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin. iki ülke iç politikalarında etkili olduğu bilinmektedir. Azerbaycan tarafında bazı eski devlet adamlarının. Ermenistan iç siyaseti ise. Ermenistan ve Dağlık Karabağ’daki Ermeni kuvvetleri için önemli bir avantaj oluşturduğu düşünülmektedir. ordunun Ermenistan’la savaşmak için hazırlık yaptığını açıklamaları da aynı döneme denk gelmiştir. Dağlık Karabağlı Ermenilerin. 19 . Dağlık Karabağ çevresinde işgal altında tutulan bölgelerin oluşturduğu “ön cephenin”. Dağlık Karabağ sorunu ile daha iç içe geçmiş durumdadır. Ermenistan içinde önemli bir etkinlik kazandıklarını söylemek mümkündür. Bu durum kuşkusuz ki. Öte yandan Ermenistan’ın askeri üstünlükleri de göz ardı edilmemelidir. belirsizlikler mevcut olsa da. çalışmanın genelinde belirtildiği üzere. belirtilen durumun. 2009 Nisan ayından bu yana Azerbaycan tarafından yapılan açıklamalar incelendiğinde. Azerbaycan’a bir avantaj sağladığı açıktır. Yine de anılan gelişmeler.

Ermenistan’ın stratejik algı ve perspektifininin sağlıklı biçimde analiz edilebilmesi amacıyla. 20 . uluslararası çaba neticesinde tarafların üzerinde uzlaşacağı bir bulunabilmesinin. İstanbul. benimsenen ilke ve yöntemler bağlamında. Avrupa güvenlik yapılanmasının. Synder tarafından literatüre sokulduğu bilinmektedir (1977). tek yanlı karar alma ve çatışmayı bir seçenek olarak göz önünde bulundurma faktörleridir.Karabağ sorunu. Uluslararası Güvenlik ve Strateji. Ankara’nın. 2. Ermenistan’ın Stratejik Perspektifi: Erivan bölgesini ve dünyayı nasıl algılıyor? Erivan’ın ülke. barışçıl ya da çatışmacı güvenlik stratejilerinden hangisi kapsamında çözümlenmeye çalışılırsa çalışılsın. Avrupa Birliği güvenlik yapılanması için de. ekonomi bir araç olarak kullanılabilmekte ancak bu noktada ayırıcı husus. muhatabının psiko–politik niteliklerini ve stratejik kültürünü göz önünde bulundurması zorunlu görünmektedir. Türk–Ermeni sınırının durumu gibi Ankara–Erivan hattındaki politik ajandanın önemli maddeleri. Kafkasya ve Orta Asya bölgeleri ile ilişkilerini geliştirme iddiasında olan çözümün Avrupa Birliği’nin Dış ve Güvenlik AGİT Politikaları için ile birlikte olduğu değerlendirildiğinde. yeteneklerini ve güvenilirliğini kanıtlama açısından risk ve fırsatları içinde barındıran bir denklem olma niteliğini taşımaktadır. ekonomik. ERMENİSTAN STRATEJİK ALGISI VE AÇILIM SÜRECİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME 2. Çatışmacı güvenlik stratejilerinde de diplomasi. İlk kez. müzakere gibi zeminlerde uyguladıkları güvenlik stratejileridir. bölge ve sistem algısı ile yakın ve uzak komşuluk ilişkilerini hangi parametreler çerçevesinde ve nasıl bir perspektifle yorumladığını irdelemek önem arz etmektedir. belirtilenkapsamda. çalışmanın bu bölümünde ağırlıklı olarak Ermenistan 9 9 10 Barışçıl güvenlik stratejileri tarafların çatışmaya varmadan diplomatik. Dağlık Karabağ. politik seçkinlerin tutumları üzerinde etkin karakteristiği yansıtmaktadır. önemli değerlendirilmektedir. 10 Stratejik karar alıcıların eğilim ve alışkanlıklarının toplamını ifade etmek için kullanılır. soykırım iddiaları. Stratejik kültür. Karabağ sorunu bağlamında Türkiye odaklı değerlendirmeler ilerleyen aşamalarda daha ayrıntılı olarak ele alınacaktır.1. Yenyüzyl Yayınları. çatışmaların çözümü ve barışın korunması çalışmalarına verdiği önem bilinmektedir. Zira. Ayrıntılı bilgi için bkz. Beril Dedeoğlu. karar alma süreçlerinde akılcılığın yanında. 2008.

Ermenistan’ın anayasası. askeri doktrini. özellikle Erivan yönetimine getirilebilecek moral nitelikli eleştiriler de göz önünde bulundurularak salt Ermenistan resmi belgelerinden yararlanılması uygun bulunmuş. mesleki eğilimler ve tarih algısı nedeniyle istem oluşabilecek ön yargıların önüne geçilmesi ile Erivan’ın algıları analiz edilirken. temel hedefler arasında kullanıldığı söz konusu starateji belgesi. Türk literatüründen ya da öznel ve radikal Ermeni literatüründen özenle kaçınılması gerektiği değerlendirilmektedir. vatandaşlık kanunu gibi devletin temel niteliklerini ve önceliklerini ortaya koyan resmi belgeleri esas alınmıştır. klasik bilgistratejik bilgistratejik analiz analitik sürecinin açıklayıcı niteliğinin oldukça güçlendirildiği düşünülmektedir. ulusal güvenlik strateji belgesi. Ermenistan Stratejik Kültüründe Sınır Aşan Milliyetçilik ve Irksal Faktörler Ermeni Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde dikkat çekici bulunan başlıca unsur. manüpilasyona ve bilgi kirliliğine fazlasıyla açık olduğu düşünülen söz konusu sahada. birinci bölümünde “Ermenistan Cumhuriyeti Ulusal Güvenliğinin Temel Değerlerini” tanımlamış. Türkiye–Ermenistan ilişkileri üzerine. geriye kalan referanslara teorik açıklayıcılık kapsamında başvurulmuştur. Türkiye’de faaliyet gösteren ve Türk uzmanların görev yaptığı bir düşünce kuruluşunca hazırlanan bir çalışmanın. giriş bölümünde. Ayrıca. Ayrıca. özellikle Türk–Ermeni ilişkileri alanında. 2. oldukça sert ve tamemen subjektif unsurlara dayandığı ya da Ermenistan ulusal sınırları dahilinde kaldığı hususunda önemli kuşkular yaratan bir milliyetçilik anlayışının varlığıdır. “Ermeni Kimliğinin korunması ve sürdürülmesi” ifadesinin. bilimselliği zedeleyici bir seçicilik ile gerçeği bulunduğu zeminden olumlu ya da olumsuz yönde saptırabilecek bir hayli yayın. “Ermenistan dahilindeki ve diasporadaki Ermeni ulusunun kimliğinin korunması ve geliştirilmesi”. Bu nedenle. “Ermeni ulusal ruhani mirasının 21 . Bu nedenle. ulusal savunma doktrini.2. faaliyetin hedefleri değil ancak bulguları hususunda nesnellik kaygısını özellikle taşıması gerektiği düşüncesindeyiz. mevcuttur. Belirtilen çerçevede. ulusal güvenlik anlayışının temel değerlerinden biri olarak ilan edilmiştir.kaynaklarından yararlanılmıştır. “Ulusal Güvenliği Garanti Eden Faktörler ve Politikalar” başlıklı ikinci bölüm ise Ermenistan–Diaspora ilişkilerinin sürekli geliştirilmesini ve diaspora potansiyelinin “daha geniş eylemselliğini” amaçlamaktadır. bağımsızlık bildirgesi. Bu sayede. Zira.

açık bir Ermeni Ulusu ya da diaspora tanımı yapmamış olmasıdır. 2007). Ermeni etnik kökenine sahip her bireyi Ermenistan ulusal güvenlik stratejisinin ve paradigmasının bir unsuru kabul etmek. “Ermeni etnisitesini haiz olan bir bireyin [a person of Armenian ethnicity]. Yukarıda belirtilenlere ek olarak. ki buradan Ermenistan vatandaşı anne ya da babadan doğmak kastedilmemiş olup. yüksek ve maceracı ulusal idealler ile oldukça kısıtlı imkan ve kabiliyetler arasına sıkıştığı değerlendirilen askeri–politik açmazlarını açıklar niteliktedir. Kanımızca dikkatle üzerinde durulması gereken hususlardan biri de. tek başına Ermenistan vatandaşlığı kazanmak için yeterli bir unsur olabilmektedir. bölgede Erivan merkezli revizyonizm ya da irredentizm kaygılarına da somut zemin ve rasyonel gerekçe oluşturabilmektedir. Herhalde yukarıda sunulan ifadeler dahi. ırkçı ve tehditkar olabilecek bir yaklaşımı (en azından) anımsatmaktadır demek yanlış olmayacaktır.ve ulusal kimliği sembolize eden faktörlerin geliştirilmesi” gibi romantik milliyetçi retoriği çağrıştıran moral hedefler de öngörülmüştür (Ermenistan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi. Erivan’ın bu çalışmanın genelinde açıklanacak olan. demografik faktörler ve Ermenistan’daki düşük yaşam kalitesi nedeniyle çift vatandaşlığa geniş bir serbesti 22 . birinci maddesi. Ermenistan vatandaşlık kanununun (1995). Ermenistan vatandaşlığına hak kazandığı belirtilmektedir. Ermenistan’ın Rusya Federasyonu ile stratejik işbirliğine karşın. ki Ermenistan vatandaşlığına hak kazanma kriterleri de ırksal faktörleri nedeniyle tartışmaya fazlasıyla açıktır. Erivan’ın. kişinin “Ermeni soyundan gelmesi [is Armenian by origin –is of Armenian ancestry–]” durumunda. Başka bir ifadeyle. Başka bir ifadeyle. Söz konusu durum. Avrupa’da ya da ABD Kongresi’nde bulduğu yoğun sempati ve desteği açıklarken. ikinci paragrafında. kolaylaştırılmış prosedürlerin ardından Ermenistan vatandaşlığı kazanabileceği” belirtilmektedir. Erivan’ın vatandaşlık algısının da irdelenmesi yerinde olacaktır. ucu açık bir “Ermeni kimliği” algısından söz etmek mümkün görünmektedir. maddesinde. belirtilen durum ayrı bir maddede ele alınmıştır. Ermenistan vatandaşlık yasasının (1995). Ermenistan vatandaşlığı ile sınırlanmayan. Erivan belki anayasasında açıkça ırka dayalı bir yurttaşlık tanımı yapmamaktadır ancak ırk faktörü. Bu nedenle Erivan’ın ve Ermeni elitinin. Yine aynı yasanın 13. “Ermeni Ulusu’nu korumak” ve diasporanın kimlik temelinde dahi güvenliğini sağlamak gibi iddalı misyonlar üstlenirken.

Zira. 1990). “Ermenice konuşan bireyler” çıkarımına indirgenmesi de hemen hemen olanaksızlaşmıştır (Ermenistan vatandaşlık kanunu. bağımsızlık bildirgesi gibi. Söz konusu hususlardan ilki. Anılan bildirge de. soykırım faktörü Ermeni toplumu açısından 1948 Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’yle tanımlanan ve insanlığa karşı işlenmiş bir suç olan genocide eylemini aşarak. sınır aşan ve ırksal faktörler içeren Ermeni milliyetçiliğinden izler taşımaktadır kanaatindeyiz. “Ermeni etnisitesi” ya da “Ermeni soyundan gelmek. Buradan hareketle denilebilir ki. 1995). 2009). Ermeni politik seçkinlerinin. resmi kayıtlarda Ermeni milliyetçiliğinin incelenmesi yönünde önemli örneklerden biridir.tanıması ya da vatandaşlık kabullerinde esnek davranması doğal kabul edilmelidir. vatandaşlığa hak kazanmak için Ermenice’ye hakim olmak dahi. Ayrıca. 1999. Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi de (1990). soykırım iddialarını sürekli gündemde tutarak saldırgan bir tutum sergilemeleri. Bildirgenin 11. ulusal kimliği oluşturan takıntılı bir kolektif mağduriyet psikolojisi haline gelmiştir. İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve esnasında yaşanan trajediler de düşünüldüğünde ürkütücü görünmektedir. maddesi. diaspora Ermenileri’nin Ermenistan Cumhuriyeti vatandaşlığı hakkına sahip olduğunu belirtmekte ancak net bir “diaspora Ermenileri” tanımı yapmamak suretiyle. Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi’nde yansıması olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte. politik psikoloji literatüründe önemli bir yer tutan ve yası tutulmamış. böylece Ermeni soyu ya da etnisitesi ifadesinin. kolektif bir saplantı haline getirilmiş ve esasından uzaklaşarak düşmanca bir hal almış psiko–sosyal travma şeklinde tanımlanabilecek olan “seçilmiş travma” faktörünün ve revizyonizmin de. ulusal karakter ile bağımsızlık azim ve kararlılığını vurgulayan bir dokümanda 1915 soykırım iddialarına yer verilmiş olmasıdır. barındırdığı iki husus bakımından dikkatle incelenmeye değer görülmelidir. Çevik. akılcılığın önüne sıklıkla geçebilmektedir (Volkan. Dolayısıyla. Ermeni soyundan gelmek koşulundan ayrı bir maddede ele alınmış. Ermeni kökenli olmak” gibi ifadeler. “Bitmeyen yas” olarak da adlandırılabilecek ve sağlıklı bir tepki olmaktan oldukça uzak olan söz konusu durum. Osmanlı Türkiyesi ve Batı Ermenistan’da Bildirgesi. “Ermenistan Cumhuriyeti. Kanımızca yukarıdaki ifade. nitelikleri daha önce vurgulanan Ermeni milliyetçiliğinin canlı ve “arzu edilen 23 1915 soykırımının uluslararası tanınmaya kavuşması amacını destekler” ifadesine yer vermektedir (Ermenistan Bağımsızlık .

radikallikte” tutulmasına hizmet ederken. Sonuç olarak belirtilmelidir ki. yüzyıla kadar uzanan tarihsel demografik veriler. Bununla birlikte. Ermeni siyasi seçkinleri ve entelektüellerinin. Öncelikle belirtilmelidir ki. yine bu çalışmada yer verildiği üzere Nuh Peygamber’in gemisinin Ağrı Dağı’nda olduğuna inanılması ve Ermeni toplumunun Nuh Peygamber ile bulunduğunu ileri sürdüğü soy bağı. “Batı Ermenistan” ifadesinin çok daha karmaşık kodlar içerdiğini söylemek mümkündür. 21. etnisite vurgusu. 1990). Belirtilmesi gerekli görülen ikinci husus da. Zira. haklı gerekçelerle. yüzyıl uluslararası sisteminde ulus devletlerin sınırlarını yeniden belirlemek. halihazırda Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik alanı olan bir bölgeden “Batı Ermenistan” olarak söz edilmesidir (Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi. belirtilen hususta farklı bir yaklaşım ortaya koymaya çalışacaktır. Çalışma genelinde de yinelenebileceği üzere. güvenlik odaklı ve resmi niteliği de haiz bir milliyetçilik anlayışının var olduğudur. Ayrıca. ofansif realist tutum gibi faktörlerin mevcudiyetinin yanı sıra bu çalışmanın tespiti. Türkiye’de ilgili alanda yapılan çalışmaların hemen tümü. 24 . diğer yandan da. çevrelerindeki ulus ve toplulukların da mitolojilerinin olduğunu. Bu çalışma. Anılan saldırgan yaklaşım irdelenecek olmakla birlikte. Binlerce yıl öncesine uzanan mitolojik efsanelere ya da bir veya birkaç milenyum öncesinin sosyo–politik ve demografik koşullarına dayanılarak. bu çalışmanın ortaya koyduğu 16. rasyonel ölçütler içerisinde ancak mitolojik bir değer ifade etmekte ve belki de kültürel antropoloji araştırmalarına konu olabilecek nitelikleri barındırmaktadır. herhalde hiçbir toplumun sahip olamayacağı bir politik ayrıcalıktır. mağduriyet psikolojisi. bir ya da birkaç milenyum öncesinde bugün bir kısmı kendi ulusal egemenlik alanları dışında kalan coğrafyalarda yaşadıklarını ve Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi’ne yansıyan tutumun sakıncalı bir örnek teşkil ediyor olabileceğini göz önünde bulundurmalarının zaruri olduğu düşüncesindeyiz. sınır aşan nitelikler. mağduriyet psikolojisinin yarattığı ruh halinin toprak talepleri gibi akılcılık ve gerçekçilikten oldukça uzak tutumların geliştirilmesine neden olabilmektedir. bölgenin nüfus ekseriyeti bakımından “Batı Ermenistan” olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. tüm bu niteliklerin Erivan’ın tavrı ve devlet–halk (ki halk ifadesi yurttaşlık ile sınırlı değildir) arasında karşılıklı etkileşimle ortaya çıkan sert. Ermeni milliyetçiliğine yönelik Türk literatüründe bulunan. söz konusu ifadenin barındırdığı saldırgan yaklaşıma odaklanmaktadır.

gerek Karabağ sorununun çözümünün ve gerekse Türkiye–Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesinin önündeki en büyük engel olarak anılan anlayışın bulunduğu değerlendirilmektedir. barışı sağlayan parametrelere ilişkin süreklilik iradesi anlamına gelebilecektir. Zira Türkiye’nin statükoculuk ile “suçlandığı” 11 bir dönemde. 25 . Ermenistan vatandaşlığı için “Ermeni soyu” faktörünün bir kabul koşulu olarak değerlendirildiği statükonun. Zira. örneğin 1959–60 Londra–Zürih Antlaşmaları’nın güçlü garantilerinin Kıbrıs’taki statüko üzerinde ne denli bir koruma sağlayabildiği veya Lozan’ın Ege Adaları’nın silahsızlandırılmasını ne ölçüde temin edebildiği bu hususta anımsanmalıdır kanaatindeyiz. söz konusu paradigma değişmediği sürece barış süreci salt hukuki garantiler ve pragmatik sonuçlar üzerine kurulacaktır ki. Azerbaycan’ın topraklarının işgal edildiği ve Türkiye Cumhuriyeti topraklarının bir bölümünün “Batı Ermenistan” olarak adlandırıldığı. Söz gelimi. 11 Uluslararası ilişkiler terminolojisi statükonun korunması eğilimine (statükoculuk) doğal ve genel bir olumsuz moral anlam yüklememektedir. barışçıl bir ortamda statükocu olmak. Erivan’ın öngördüğü bir sonuç olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle Türk entelektüellerinin özellikle açılım sürecinde “fazlasıyla özeleştirel” bir tavır geliştirdiği değerlendirilmektedir. DİASPORA ERİVAN YÖNETİMİ ERMENİSTAN KAMUOYU Sınır aşan ve Irksal Faktörler İçeren Ermeni Milliyetçiliği Döngüsü Başka bir anlatımla. askeri ya da politik düzenlemelerin sağlayacağı garantilerin konjonktürel koşullara fazlasıyla bağımlı olacağı ve ilişkilerde istikrar adına yeterince güçlü teminatlar veremeyeceği düşünülmektedir. toplumlar arasındaki psiko–politik zemin normalleştirilmeden hukuki.

örneğin. uluslararası sistemi ve sistemin gerek devlet. Ermenistan’ı anlamak hususunda oldukça geçerli bir referans niteliği taşıdığını ortaya koyar niteliktedir (EUGSB. özellikle Karabağ odaklı paranoid bir bölgesel tehdit atmosferinde hissettiği. gerekse uluslararası ve ulus ötesi güçlü aktörlerini. ABD ve AB ile uzak komşuluk ilişkileri. Öncelikle belirtilebilir ki. Yukarıda belirtilen tablo çerçevesinde. 2007). Türkiye’nin Azerbaycan ile stratejik ortaklık geliştirmesini temel tehdit olarak algılamaktadır (Ermenistan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi. Rusya ile stratejik ortaklık. ulusal güvenlik strateji ya da siyaset belgeleri daha makro yaklaşımlara yer verirken. Erivan da son dönemde hazırladığı belgeler ile yukarıda aktarılan kuralı bozmamakla birlikte. muhatabın göreli olarak güçlenmesine odaklı geliştiren realist uluslararası ilişkiler paradigması 26 . askeri doktrin ve ulusal savunma doktrini gibi dokümanlar ise konuları detaylandırmakta ve özel alanlara indirgemektedir (Bartholomees [ed].2.3. Kimi bölümlerinin tekrar eden yakınma ve kaygılar silsilesinden oluştuğu söylenebilecek Ermeni güvenlik strateji belgeleri ve doktrinleri. Ermenistan Devleti tarafından uygulanacak “her politikaya” bizzat temel teşkil edeceğini belirtmesi de. entegrasyon yolu ile “kazanılacak” güvenlik garantileri olarak görmektedir. 2008). Ermenistan Güvenlik Anlayışı ve Tehdit Algısı Bu bölüm çerçevesinde yanıt aranacak olan temel sorulardan biri. Birçok niteliği ile ofansif realist 12 bir uluslararası ilişkiler paradigmasının varlığını hissettiren söz konusu yaklaşım. Erivan’ın kendisini Türkiye ve Azerbaycan tarafından. Ermenistan’a yönelik izolasyonlar ve Türkiye–Azerbaycan stratejik ortaklığı ile Azerbaycan’ın askeri modernizasyon faaliyetlerine güvenliğe ilişkin hemen her resmi belgede yineleyerek yer vermektedir. Karabağ sorunu. Ermenistan Askeri Doktrini. barış gücü operasyonları ile AB ve NATO gibi kurumların hemen her programına iştirak etmek suretiyle entegrasyon süreçlerinin güçlendirilmesi ve 12 Tehdit algılamalarını doğrudan meydan okumalara değil. Güvenlik ve stratejiye ilişkin teorik yaklaşımlarda genel kabul gördüğü üzere. 2007. Erivan’ın son derece hassas ve fazlasıyla kuşkucu bir güvenlik algısı bulunmaktadır. Ayrıca söz konusu belgenin. Ermenistan yönetici seçkinlerinin ve devletinin bölgeyi ve sistemi güvenlik bağlamında nasıl algıladığıdır. 2007).

Ermenistan sınırları dışında yaşayan.  İzolasyonları dış tehditler olarak tanımlamış. Erivan’ın sınır aşan ve ırksal faktörleri de içeren resmi milliyetçilik anlayışı çerçevesinde. Ayrıca Ermenistan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nin (EUGSB) (2007).  Askeri güvenlik alanından işbirliğine uygun koşullar yaratacak uluslararası entegrasyon süreçleri. ulusal güvenliğe yönelik iç tehditler bölümünde ulusal moral unsurlar ve vatanseverlik anlayışı için öncelikle aileyi “görevlendirmekte”. Aynı şekilde EUGSB (2007). söz konusu unsurları:  İmkan ve kabiliyeti bakımından yeterli düzeyde bulunan bir silahlı kuvvetler. bulundukları ülke ve uluslararası kamuoyunu etkileme kabiliyeti bulunan tüm “Ermeni kökenli” topluluklar ve bireyler.  Bölge ülkeleri ile silahlı çatışma riskini azaltacak faktörler ile 27 . Ermenistan Askeri Doktrini (2007) temel olarak:  Azerbaycan’ın askeri modernizasyon faaliyetlerini. birer ulusal güvenlik garantisi olarak değerlendirilmektedir. “ulusal ideallerin yeterince farkında olunmaması” ve ulusal kimliğin “yanlış yorumlanmasını” birer iç tehdit olarak sınıflandırmaktadır. kitle imha silahlarının yayılması. uluslararası terörizm gibi bu tür belgeler açısından konjonktürel retorik olarak tanımlanabilecek hususlara da yer vermiştir.diaspora aracılığıyla güvenlik endişelerini dengeleme yoluna gittiği değerlendirilmektedir. Dolayısıyla resmi milliyetçi söylem ve paradigmanın EUGSB’de teknik bir anlam kazanarak gözlemlendiği söylenebilir.  Türkiye–Azerbaycan stratejik ortaklığı ve söz konusu ilişkinin ortaya koyduğu gelişmeleri. Bununla birlikte Ermenistan Askeri Doktrini (2007) açısından asıl dikkat çekici olan hususun askeri güvenliği sağlayan unsurların belirtilmesi sırasında ortaya çıktığı düşünülmektedir. “Ermeni diasporasında ulusal ve kültürel kimliğin zayıflamasını” ulusal güvenliğe yönelik bir dış tehdit kategorisinde değerlendirmesi dikkat çekicidir. Doktrin.

EUGSB ve Ermenistan Askeri Doktrini gibi Ermenistan Cumhuriyeti ve “Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin” 28 . KGAÖ. Erivan’ın. Ermenistan Savunma Strateji Belgesi’dir (2007). BM. uluslararası kuruluşlara ve entegrasyon süreçlerine silahlı kuvvetleriyle birlikte bir güvenlik garantisi olarak atıfta bulunması. Ermenistan Ulusal Güvenliği Bölgesel Tehditler: Türkiye ve Azerbaycan Uzak Komşuluk ve Entegrasyon Garantileri Ermenistan Tehdit – Sistem Algısı Erivan yönetiminin güvenlik algısı için başvurulabilecek bir diğer kaynak da. AGİT gibi uluslararası figürlerin bölgedeki istikrarı güçlendiren faaliyetleri şeklinde sıralamaktadır. Ermenistan stratejik kültürünün uluslararası sistemin bizatihi kendisini bir güvenlik aktörü olarak algıladığı ve uzak komşuluk ilişkilerini bölgede Azerbaycan ve Türkiye’yi dengelemek için kullandığı düşünülmektedir. Ermenistan Askeri Doktrini’nin kapsamı dahilinde ancak ikinci ana bölümde ve “Ermenistan Cumhuriyeti’nin Savunma Stratejisi” başlığı ile ele alınan belge. Yukarıda ortaya konulan durumdan anlaşılacağı ve daha önce de belirtildiği üzere. askeri doktrin gibi teknik bir belgede dahi. NATO.

 Ermenistan Silahlı Kuvvetleri’nin modernizasyonu. uluslararası entegrasyon süreçlerini “güvenlik garantisi” olarak nitelemektedir.  NATO da. bizzat adı zikredilerek işbirliği hedefiyle askeri öncelikler kategorisinde ele alınmaktadır. Bu nedenle. seferberlik kabiliyeti ve hareketliliğine büyük önem verilmektedir. karar alıcıların alışkanlık ve eğilimlerini yansıtmaktadır (Synder.4. Öncelikle belirtilmelidir ki.  Belgenin özü itibariyle savunmacı (defansif) vurgulanmaktadır. stratejik kültür kavramı. Ermenistan Savunma Strateji Belgesi (2007) ve EUGSB (2007) ile Askeri Doktrin (2007) kapsamında genel değerlendirmeyle ele alınacaktır.  Ermenistan’ın “sürekli bir askeri tehdit” altında olduğu belirtilmektedir. uluslararası ilişkiler literatüründe yeni sayılabilecek bir olgudur ve genel kabul gören tanımıyla. Keohane.  Gelecek nesiller için “askeri–vatansever” (military–patriotic) eğitimin organize edilmesi bir hedef olarak belirlenmiştir.  Önemli bir Karabağ vurgusu yapılmaktadır. 1984). “Ermenistan Stratejik Kültürü” tanımlamasının iki ana faktöre bağımlı olduğu değerlendirilmektedir. Ermenistan Stratejik Kültüründe Minimizasyonu Bu aşamada Ermenistan stratejik kültürünün güvenlik algısı.güvenliklerini bir arada sağlamayı amaçlayan ve Ermenistan’ın güvenliğini Ermenistan ile sınırlamayan bir bakış açısına sahiptir. 1977.  Rusya Federasyonu ve Ermenistan Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler stratejik ortaklık şeklinde tanımlanmış ve söz konusu ilişkiye askeri güvenlik ölçütünde çok büyük önem atfedilmiştir. Bunlar: Konsept Çeşitliliği ve Risk bir karakterde olduğu 29 . Ermenistan Savunma Stratejisi Belgesi’nde (2007) göze çarpan unsurlar aşağıda okuyucunun dikkatine sunulmuştur:  Söz konusu belge. 2.

sınırlı imkan ve kabiliyetler ile oldukça büyük stratejik hedefler olduğu düşünülmektedir. Rusya Federasyonu. Azerbaycan topraklarının yaklaşık %20’sini işgal altında tutabilmekte ve ulusal hedeflerini revizyonist amaçlar kapsamında belirleyebilmektedir. NATO. Türkiye gibi bir ülkeye karşı agresif politikalar izleyebilmekte. STRATEJİ KAYNAKLAR KONSEPTLER HEDEFLER RİSK Lykke Modeli Başka bir anlatımla Erivan oldukça kötü durumdaki ekonomisine ve sınırlı ulusal güç unsurlarına karşın. yoğun bir tehdit algısı. 2008). strateji teorilerinin hemen hepsinde öngörülen ve Lykke Modeli ile görsel tasarım kazanan. Öte yandan. ulusal çıkarların gerçekleştirilmesini amaçlayan resmi belgelerde yer alması ve  Belirgin eğilimleri yansıtacak şekilde defaten ve kuvvetle vurgulanmaları şeklinde belirtilebilir. Stratejik kültürün ögesi olarak belirtilecek hususların manüpilasyondan ve bilgi kirliliğinden uzak. 1989’dan aktaran Bartholomees[ed]. Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü gibi birçok unsur ile eş zamanlı ve farklı niteliklerde ilişkiler geliştirmekte. Erivan’ı konseptlerde çeşitliliğe ve özgünlüğe ittiği değerlendirilmektedir (Lykke. çatışmacı ve barışçıl güvenlik stratejilerine eş zamanlı olarak başvurabilmektedir. ABD. Ermeni siyasi seçkinlerinin stratejik kültürünü oluşturan temel üç parametrenin. 30 . AB üyesi ülkeler. hedeflerin araçlar ile orantılı olması ve araçhedef orantısızlığının “risk” faktörünü beraberinde getirmesi hususunun. Kanımızca araçlar ile hedefler arasında oluşan uçurum ya da risk faktörünü dengelemek amacıyla da.

Arjantin) soykırım iddialarının uluslararası kabul görmesi hususunda kullanılırken. Ermenistan dış politikası ve güvenlik stratejilerinin başlıca karakteristik özelliğinin etkin bir çok taraflılık olduğu gözlemlenmektedir. Örneğin kimi Güney Amerika ülkeleri (Örn. Bu durumun kendisini ulusal savunma anlayışında gösterdiği. . Bu nedenle Türkiye’nin açılım sürecinin sadece Ermenistan ile Türkiye arasında kalamayacağı değerlendirilmektedir. Anılan çok taraflılık salt ilişki geliştirilen partnerlerin çeşitliliğinde değil. Ermenistan’ın komşularıyla yaşadığı sorunların “uluslararasılaşma” gibi bir sonuca evrilmesi gösterilebilir. Rusya Federasyonu (RF) askeri güvenlik açısından başvurulan taraf olmaktadır. “Minsk Grubu” örneğinde de müşahede edilebileceği üzere. RF ile stratejik ilişkilerden. Ermenistan Silahlı Kuvvetleri gibi ulusal savunmanın birer aktörü kimliğinde kabul edildiği bilinmektedir. Yukarıda aktarılan durumun Erivan açısından başlıca getirileri arasında. ulusal bağları ayakta tutan soykırım “seçilmiş travması” .Erivan &Diaspora: Sınırlı Olanaklar YOĞUN RİSK FAKTÖRÜ VE KONSEPTLERDE ÇEŞİTLİLİK  Karabağ Sorunu  Sözde soykırım iddiaları  Türkiye – Azerbaycan Stratejik Ortaklığı  İzolasyonlar kilit faktörün diaspora olduğu Söz konusu ilişkilerin geliştirilmesinde düşünüldüğünde. romantik milliyetçilik gibi unsurların Ermeni stratejik kültürünün bir parçası olduğu söylenebilir. geliştirilen ilişkilerin niteliğinde de mevcuttur. entegrasyon süreçlerine kadar birçok unsurun.

son dönem Türkiye–Ermenistan ajandasına olası ve mevcut yansımaları aşağıda belirtilmiştir:  Ermenistan’ın diaspora ile bağlarını kaybetmemesi için Ermeni kimliğini romantik milliyetçi ve kolektif bir mağduriyet psikolojisi ile örülmüş unsurlarla beslemesi kaçınılmazdır. Ermenistan Stratejik Kültürü Işığında Türkiye İçin Değerlendirme Yukarıda sunulan durumun. Dolayısıyla açılım süreci başarıya ulaşsa dahi. . Bununla birlikte anılan risk minimizasyonu ulusal kaynaklar göz önünde bulundurularak hedeflerin belirlenmesi aşamasında değil. Bu teorik değerlendirmenin.1. kaynaklar ile uyumsuz hedeflere ulaşmak amacıyla konseptlerin çeşitlendirilerek güçlendirilmesi suretiyle gerçekleştirilmektedir. kendi sınırlı alanında kalacağı ve soykırım iddiaları üzerinde beklenen etkiyi vermeyeceği öngörülmektedir.4.RUSYA İLE STRATEJİK ORTAKLIK ULUSAL SAVUNMA ANLAYIŞI ULUSLARARASI ENTEGRASYON SÜREÇLERİ ERMENİSTAN SİLAHLI GÜÇLERİ Erivan’ın Ulusal Savunma Aktörleri Algısı ve Konseptsel Çeşitlilik 2. Ermeni stratejik kültüründe etkin ve yoğun bir risk minimizasyonu anlayışına işaret ettiği düşünülmektedir.

Bir tespit kadar temenninin ifadesi gibi görünen söz konusu değerlendirmeler ışığında. Ermenistan’ın hedefleri ile orantısız kaynaklarını hızla takviye etmesidir.  Açılım sürecinin başarıya ulaşması halinde ise sınırın açılması zayıf bir akarsuyun okyanus bağlantısına kavuşması tasarımını anımsatır şekilde göreli olarak Ermenistan’ın sosyo–ekonomik durumunu iyileştirecektir. Böyle bir durumda Ermenistan. bunlardan ilki. dengeli bir sonuçla başarıya ulaşması. Bu nedenle Ankara’nın AB süreci gibi çok faktörlü karmaşık denklemlerde oluşturacağı beklentilerden çok. açılıma paralel olarak aldığı ve alacağı tavır ile birlikte Azerbaycan’ın Karabağ’a ilişkin halihazırda zayıf olan askeri seçenekleri kısa ve orta dönemde hemen tümüyle gündemden düşecektir. Bu bağlamda. olası başarısızlık durumunda dahi. başka bir zorlanmasıdır. Ankara–Bakü hattında yarattığı güven bunalımı nedeniyle Ermenistan ulusal güvenlik önceliklerine yarar sağlayabilecek niteliktedir. Türkiye’nin de önemli ulusal güvenlik tehditlerinden kurtulması ile mümkün olabilecektir. Dolayısıyla açılım süreci. Türkiye ve Azerbaycan’ın aynı anda göreli yalnızlaşması. Dolayısıyla açılımın neoliberal ve plüralist uluslararası ilişkiler kuramlarında görülebileceği üzere kazan–kazan prensibi sonucu sıfır toplamdan farklı. Ermenistan’a hem Karabağ hem de soykırım iddiaları gibi iki hayati gündem maddesinde önemli stratejik üstünlükler sağlayacaktır. diasporaya olan ekonomik bağımlılığın azalmasıyla Erivan–diaspora ilişkilerinin gevşemesi. Ermenistan ulusal güç unsurlarını oldukça takviye edecek böyle bir gelişmeye koşul olarak soykırım iddiaları ve Karabağ sorununun çözümü hususunda mutlak ve bağlayıcı garantiler alınması. Türkiye–Azerbaycan stratejik ortaklığının bizatihi kendisi öncelikli bir tehdit faktörü olarak algılanmaktadır. Dolayısıyla Ankara açısından yaşamsal olduğu düşünülen husus. Böyle bir olasılığın iki potansiyel sonucu olması beklenmektedir. Başka bir anlatımla anlatımla Erivan’ın stratejik hedeflerinin dönüşüme . Türkiye–Azerbaycan stratejik ortaklığının başka bir anlatımla iki devlet bir millet anlayışının “sona erdiği” kimi önemli Ermeni analistler tarafından dile getirilmektedir. somut ve açık taahhütler ile kazanımlara gereksinim duyduğu söylenebilir. çok önemli ulusal güvenlik tehditlerinden aynı anda kurtulmuş olacaktır.  Türkiye’nin ve uluslararası toplumun. Ermenistan Cumhuriyeti’nin tüm üst düzey güvenlik dokümanlarında belirtildiği üzere. diğeri de Erivan– diaspora ilişkilerinin etnik doğası gereği asla gevşeyemeyeceği kabulünden hareketle.

Türkiye’nin son dönemde komşu coğrafyalarda uyguladığı ve “komşularla sıfır sorun” ve “sorunlu bölgelerde arabulucu ve yapıcı rol oynama” retoriği üzerine kurulan dış politikası. Orta Asya ve Kafkasya bölgelerinin enerji arz ve güvenliği bağlamında ve Rusya Federasyonu başta olmak üzere “güçlenen” aktörlerin söz konusu coğrafyadaki varlık ve girişimleri şeklinde sıralanabilecek bir takım faktörleri temel alarak şekillendiği gözlemlenmektedir. aynı dönemler içerisinde gerçekleşebilecek nitelikte ve sonuçları bakımından denk olmalıdır. özellikle Türkiye ile olan sınırının kapalı olması nedeniyle zayıf kalması.Ankara’nın kazançları. Erivan’a Washington’dan ya da Avrupa’dan bakıldığında:  Rusya Federasyonu ve İran ile geliştirdiği oldukça yakın ilişkileri. Bu durum. 2.  Enerji nakil ve ulaşım hattı projelerinin anılan sorunlar nedeniyle Ermenistan’ı saf dışı bırakacak şekilde düzenlenmesinin ekonomik ve güvenlik boyutlarındaki maliyetleri. Ülkenin ekonomik durumunun dış politikadaki problemlere bağlı olarak gelişememesi ve dolayısıyla “küreselleşme süreci” ile bütünleşmenin sağlanamaması gibi faktörler en hassas sorunlar olarak sıralanabilecek niteliktedir. Dört sınır komşusu ülkenin üçü ile önemli sorunlara sahip olan Ermenistan’ın. Erivan’ın kazançları kadar önemli. Ermenistan’da sosyo–ekonomik sorunları tetkikleyerek yaşam standartlarını oldukça düşürmektedir. Küresel ve Bölgesel Parametreler Açısından Değerlendirilmesi Türkiye ve Ermenistan Dışişleri Bakanlıkları tarafından 31 Ağustos 2009 tarihinde ilan edilen diplomatik ilişkilerin başlatılması ve ilişkilerin geliştirilmesine dair protokollerin parafe edilerek imza sürecinin başlatılması ile Türkiye–Ermenistan yakınlaşmasında üçüncü aşamaya girildiği değerlendirilmektedir.5. söz konusu değişkenler ile bağlantılı olarak değerlendirilmelidir.  Jeopolitik olarak Batı’daki ülkelerle olan bağının. Açılım Sürecinin Diğer Aktörler. Konuya ilişkin parametrelerin Amerika Birleşik Devletleri’nin Avrasya’daki konumu. . söz konusu sorunlardan ekonomik ve siyasi anlamda oldukça olumsuz yönde etkilendiği bilinmektedir. Hazar Denizi.

İran ile olan sorunların sıcak çatışmaya evrilme potansiyelini muhafaza etmesi. 2000 yılından itibaren sistematik olarak Moskova’da siyasi iktidarı domine ettikleri bilinmektedir. Teknik olarak. Aksine. analizimiz söz 13 yönetimindeki Moskova’nın askeri müdahalesi. Rusya’nın açık ve sert şekilde karşı çıktığı gelişmelerden bir diğeridir. Anımsanacak olursa. bölgede halihazırda değişmiş olan dengelerin bir sonucu ya da bir ilanı olduğu yönündedir. Ukrayna’daki “turuncu devrim”. hem de bu zeminde silahlı kuvvetlerinin operasyonel yeteneklerini ortaya koymuş görünmektedir. Başka bir anlatımla Gürcistan’da yaşanan çatışma ile Ankara–Erivan ilişkilerinin yeniden tesisi ve geliştirilmesi yönündeki uluslararası istenç ve baskının arasında önemli bir korelasyon olduğu düşünülmektedir. açıkça. Yukarıdaki gelişmeler ve benzerleri dolayısıyla çıkarlarının sistematik olarak ihlal edildiği ve stratejik yeteneklerinin sınırlandırıldığı algısına sahip olan Moskova. Müteakip bağımsızlığının tanınması. Taliban’ın yüksek paramiliter kapasitesi ve Pakistan’ın Afganistan’a dramatik yansımaları olan ciddi bir “güvenlik problemine” dönüşmesi. Rus politik seçkinleri tarafından. 13 Vladimir Putin liderliğindeki Rus Güvenlik Bürokrasisi kökenli elitlere verilen genel addır.Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’da bulunan stratejik araştırma ve düşünce kuruluşlarının yaklaşımları ve söz konusu ülkelerin resmi organlarının Güney Kafkasya ile ilgili raporları incelendiğinde. “CIA tarafından dönemde gerçekleştirilmiş Kosova’nın bir müdahale” olarak nitelendirilmiştir. bölgedeki jeopolitik dengeleri radikal konusu müdahalenin. Gürcistan’da gerçekleştirilen askeri operasyon ile hem misilleme kapsamında sert güç unsurlarına başvurma eğilimini. Rusya ile Gürcistan arasında çıkan kriz ve Siloviklerin biçimde değiştiren bir gelişme değildir. Washington’un ve “Pentagon’un” Kafkasya’daki yeteneklerini ve hareket serbestisini önemli ölçüde sınırlayıcı niteliktedir. 2009). Amerika Birleşik Devletleri’nin Afganistan ve Irak savaşlarında harcadığı efor. ABD ve Avrupa merkezli “cesaretlendirme girişimleri ile paralel olarak” hız kazanması anlamlıdır. . 2008 yılının Ağustos ayında Rusya ile Gürcistan arasında yaşanan kriz ve sıcak çatışmanın ardından Türkiye–Ermenistan yakınlaşmasının. bölgeye yaklaşım biçimlerinin Moskova’nın bölgedeki varlığı ve uygulamalarına endeksli olduğu gözlemlenmektedir (Nichol.

Avrupa’ya iletilen doğal gaz akışının kaynaklarını çeşitlendirmek ve Avrupa ülkelerinin doğal gaz temininde Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmanın önemli bir yer tuuttuğu kuşkusuzdur. Kafkasya ile Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanması hedeflenen hatların uzunluğu ile birlikte değerlendirildiğinde. Ermenistan’ın dahil olacağı bir düzenlemeyle hayata geçirilmesini beklemek olasıdır. 2009). Türkiye ile Ermenistan arasında diplomatik ilişkilerin başlatılmasının ve iki ülke arasındaki sınır kapısının açılmasının. yeni hayata geçirilecek projelerin gerçekleşme süreçlerinde yeni uygulamalara neden olacak niteliktedir. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerinin stratejik öncelikleri içinde. Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının proje ve yapım aşamasında karşılaşılan kimi zorluklar söz konusu analizin tutarlılığını güçlendirmektedir (CSIS. Amerika Birleşik Devletleri. uzun vadede Avrupa ile Kafkasya arasında gerçekleştirilebilecek bir takım projelerin. salt Gürcistan topraklarından geçiş sağlanacak şekilde stratejik koşulların devam etmesinin neden olacağı riskler değerlendirildiğinde.Söz konusu kriz. ABD açısından Kuzey Kafkasya’da ve Rusya sınırları içinde yararlanılabilecek ayrılıkçı tutum sergileyebilecek bölgeler olmasına karşın. kısa vadede. Rusya ve bazı Orta Asya ülkeleri arasında son yıllarda enerji alanındaki işbirliğine bağlı olarak ilişkilerin gelişmesi. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkeleri için. 2009). Amerika Birleşik Devletleri’nin Rusya ile yaşadığı rekabet. söz konusu projelerin hem ekonomik hem de güvenlik maliyetini azaltacak yeni önlemler alınmasına neden olabilir. Türkiye üzerinde mevcut bazı enerji nakil hatlarının proje ve yapım aşamasında edinilen tecrübeler. Ermenistan’ın Rusya’ya olan bağımlığını azaltacağını varsayan kimi değerlendirme ve analizler göz önüne alındığında. İran’la mevcut sorunlar ile enerji nakil hatları ve yeni boru hattı projelerinin. NATO ve . Türkiye-Ermenistan yakınlaşmasını destekleyici trans–Atlantik çabalar anlaşılabilir nitelik kazanmaktadır. Rusya’nın bölgede çatışmacı güvenlik stratejilerine başvurabilecek düzeyde askeri–politik yetenekler ile Silovikler dolayısıyla böyle bir eğilime sahip olduğunun ve Kafkasya’daki güç dengesinin Moskova lehine bozulduğunun en önemli emaresi olarak değerlendirilmektedir. Boru hatları projelerinin yüksek maliyetli oluşu. Rusya’nın askeri yöntemleri de kullanarak böyle bir girişime fırsat tanımayacağı öngörülmektedir (Friedman.

Türk dış politikasının “istikrar sağlama” temelinde lanse edilen niteliği ve Türkiye-Ermenistan yakınlaşmasının. NATO’nun Kafkasya ve Orta Asya’daki girişimlerine destek vermesi. (2) NATO’nun jeostratejik olarak anahtar öneme sahip bir üyesidir. Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak’tan asker çekme takvimini açıklamış olması ve stratejik odağını Af–Pak (Afganistan–Pakistan) denklemine kaydırmış olması da dikkate alındığında. (9) Azerbaycan ve Ermenistan arasında arabuluculuk yapan bir ülkedir. Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’ye komşu coğrafyalardaki projeksiyonları ile önemli paralelliklere sahip olduğu düşünülmektedir. (5) Bölgede istikrar sağlayıcı bir faktördür. Atlantik’in her iki yakasına söz konusu coğrafyada etkiliğin artırılması bakımından önemli bir dış politika seçeneği sunmaktadır.org/multimedia/video-turkeys-evolvingdynamics-strategic-choices-us-turkey-relations . medya ve düşünce kuruluşlarında sıkça tartışılan bir konu olan Türk dış politikasının. http://csis. Türkiye’nin Kafkasya’da Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü ve Kafkasya İşbirliği ve İstikrar Platformu girişimleri ile somutlaşan dış politikası. üçüncü taraflar ile olan ilişkilerle de bağlantılı bir büyük stratejinin (Grand Strategy) parçası olduğu izlenimi edinilmektedir.Avrupa Birliği’nin bölgedeki varlık ve etkinliklerinin sınırlı kalması potansiyelini beraberinde getirmektedir. (6) İsrail ile yapıcı işbirliği içindedir. Washington’un stratejik ilgisi dahilinde olması kaçınılmazdır. Washington DC merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) tarafından düzenlenen bir toplantıda Zbigniew Brzezinski “Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri için stratejik öneme sahip olmasının nedenlerini” şu şekilde sıralamıştır: “ (1)Türkiye gerçek ve denenmiş bir müttefiktir. kimi ayrışma noktalarına karşın. anlam kazanmaktadır. (10) Avrupa’nın enerji kaynaklarını çeşitlendirmek için bir bağlantıdır. yukarıda sıralanan sebepler ile bağlantılı olarak. (4) Müslüman bir demokrasidir. Dışişleri Bakanı Davutoğlu tarafından Türkiye’nin “yeni düzenin kurucusu” olacağının açıklanması. yukarıda sözü edilen değerlendirmeler bağlamında ele alındığında. Bu bağlamda. Ermenistan ile diplomatik ilişkilerin tesisine yönelik girişimlerin.” 14 Ankara’nın Erivan ile diplomatik ilişikileri tesis etmesinin. (8) Eski Sovyetler Birliği’nin Türkçe konuşan ülkeleri için bir örnektir. Kanımızca. ABD tarafından yukarıda bahsi geçen 14 Söz konusu konuşma ve toplantı için bkz. (7) İran üzerinde pozitif etkisi vardır. (3) Avrupa Birliği üyeliğine adaydır. Erişim Tarihi: 25 Eylül 2009 .

Kafkaslar’da ortaya . Azerbaycan’ın sınırlandırılması. Ermeni lobisinin desteğini sağlamak gerekli görülmektedir. Tahran yönetimi Erivan’ı Kafkaslar’daki etkinlik alanı ve giriş noktası olarak değerlendirirken. gelişebilecek herhangi bir Azeri birleşme eğiliminin önüne geçilmesinde kullanılabilecek en uygun araç Ermenistan’dır. Daha açık bir anlatımla. Ermenistan’ın İran’ı kapalı sınırlar ve sorunlu komşulardan kurtuluş yolu olarak gördüğü düşünülmektedir. • Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan ilişkileri Ermeni stratejik kültüründe sonu geniş etkileri olan uluslararası bir soruna karşılık bütünleşmeye varabilecek stratejik ortaklık olarak görülmektedir. gelmektedir.parametreler bağlamında değerlendirildiğini öngörmek yanlış olmayacaktır. negatif etkileri haiz ve aşılması gereken bir durum görünümündedir. diğer komşularıyla yaşanan sıkıntılar ve bölgesel gelişmeler karşısında birbirlerini politik ve ekonomik zeminde “dış dünyaya açılan kapı” olarak görmektedirler (Çelikpala. Erivan’ın İran perspektifine bakıldığında. Kafkaslar’daki dengelerin anlaşılabilmesi için. 2009). İran ülkenin dünyaya açılan tek kapısı konumuna gelmiştir. İran bağımsızlığını Eylül 1991’de ilan eden Ermenistan’ı 25 Aralık 1991’de tanımış. iki ülke arasındaki resmi ilişkiler 9 Şubat 1992’ de başlamıştır. İran ve Ermenistan. Tahran’ın Ermenistan perspektifi incelendiğinde. Türkiye’nin bölgedeki pozisyonunu dengelemek ve Rusya ile olan ilişkilerin devam ettirebilmesi adına elde tutulması gerek bir unsurdur. Ayrıca ABD ve Batı dünyasında İran aleyhinde faaliyelerde bulunan Yahudi lobisine karşı. her yıl Nisan ayında Ermenistan-Ermeni Diasporası ile Türkiye arasında kalmak. ABD ile birlikte Minsk Grubu’nun eş başkanlıklarını yürüten Fransa ve Rusya’nın konumları da dikkate alındığında. bir ikili ilişki sistematiğinden çok. konu Washington açısından söz konusu değişkenler temel alınarak değerlendirildiğinde. İran üzerinde dikkatle durulması gereken temel aktörlerden biridir. Türkiye-Ermenistan denkleminin karakteristiği. Söz konusu dengelerin oluşumunda İran’ın önemsediği bölgesel ortağın ise Ermenistan olduğu düşünülmektedir. • İran’ da yaşayan Azeri kökenli nüfus dikkate alındığında. • Azerbaycan ve Türkiye sınırları kapalı olan Ermenistan için. • Ermenistan.

milyon dolarlık ortak projeler bulunmaktadır. Erivan yönetimi bu projeyle aynı zamanda. Hattın başlatılabileceği diğer iki şehrin Yeraık ve Verdenis olabileceği düşünülmektedir. Gavar ve Cermuk bölgelerini birbirine bağlamayı amaçlamaktadır. Derinleşen ekonomik bağların bir takım siyasi ve stratejik sonuçlar yaratması kaçınılmazdır. ülkenin üç merkezi şehri olan Gagarin. hava ve demir yolu bağlantılarının gerekliliği üzerinde durulmaktadır. Türkiye öncülüğünde yürütülen Bakü-Tiflis-Erzurum demiryolu gibi projelerle bölgeyi dünyaya bağlayacak ağların. bölgede kendisine bir müttefik edinmek durumundadır (Çelikpala. İkili ilişkilerde ticari ve ekonomik boyutun yanı sıra stratejik boyuta da sahip olan bir diğer alan enerjidir. İnşasına 2009 yılı sonlarında başlanması hedeflenen demir yolunun maliyetinin 1. Vardeniz ve Gagarin olmak üzere üç ayrı seçenekten bahsedilmektedir. siyasi işbirliğinin devamı ve derinleştirilmesi adına. İki ülke arasında bir bölümünün inşası tamamlanmış durumdaki doğal gaz boru hattının yanısıra. bu türde yatırımların stratejik öneminin arttığı düşünülmektedir. Ermenistan ve İran arasındaki boru hattının . enerji kaynaklarının paylaşımı ve taşınması ile ekonomik ve ticari işbirliği konuları önem kazanmıştır. Hazar’ın statüsü. Sözü edilen faktörlerin Ermenistan ve İran’ı birbirine yakınlaştırdığı düşünülmektedir. Çeşitli aktörlerin Kafkasya’daki rekabetinde.5-2 milyar dolar civarında olacağı hesaplanmaktadır.çıkması muhtemel bu türde bir yapılanma karşısında Ermenistan. İran’ın Kafkasya’ya olan ilgisi. Tahran’ın bu bakış açısıyla Erivan’la kurduğu ilişkileri şekillendirmesinde Kasım 1992’de Erivan’ da kurulan “Ermenistan-İran İlişkilerini Geliştirme Komisyonu” dikkat çekmektedir. İki ülke arasındaki ilişkiler incelendiğinde. İki ülke arasındaki enerji sektöründeki işbirliğinin temelleri 1992 ve 1995 yıllarında yapılan anlaşmalarla atılmıştır. İran ve Ermenistan’ı dışarıda bırakması nedeniyle. Bu durumda hattın toplam uzunluğunun 443 ile 449 kilometre arasında değişeceği belirtilmektedir (Bozkuş. ticari ve ekonomik ilişkilerin öne çıkarıldığı görülmektedir. 2009). diğer bölgesel aktörlerle uyumlu bir biçimde SSCB’nin dağılmasını takip eden dönemde başlamıştır. İran-Ermenistan demiryolu hattının Ermenistan’da başlayacağı nokta için Yeraık. 2008). Ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesinin ön koşulu olarak söz konusu iki ülke arasında kara.

analitik olarak Erivan açısından Tahran’ın önemini azaltacağı akla gelebilir. Türkiye’nin Ermenistan açılımı hususunda Tahran’ı kaygılandırabilecek başlıca unsur. Oysa. Türkiye’nin olası Ermenistan açılımının.5 milyar m³ doğalgazın Ermenistan’a ulaşması hedeflenmektedir. Erivan’ın dış politik eksenlerini kolayca terk etmeyeceği ya da belirli kısıtlamalara indirgemeyeceği düşünülmektedir. ABD açısından ilk bakışta olumlu görülse de. Nitekim ABD’nin Irak işgali ile Saddam Rejimi’ni. ABD’nin Kafkasya’da nüfuz alanını artıracak olmasıdır. Balkanlar ve Orta Doğu gibi çok bilinmeyenli ve unsurlu denklemlerin bulunduğu coğrafyalarda taktiksel zemindeki kurgulamalar. Ermenistan ve İran arasında herhangi bir sınır sorunu veya politik uyuşmazlık yaşanmamasının yanında. 2008 yılının Ekim ayında İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad’ın Ermenistan ziyareti iki ülke arasındaki ilişkilerin sıkılaşması olarak yorumlanmaktadır.toplam uzunluğu 150 kilometre olup. Uzun dönemde İran’ın Kafkasya özelindeki bölgesel etkinliğini sınırlandırabilecek bu faktör. Kafkaslar. 200 milyon doların üzerinde bir maliyete sahip doğalgaz boru hattına. sözü edilen olasılığın Tahran–Moskova işbirliğinin güçlenmesi sonucuna neden olabileceği de göz ardı edilmemelidir. Kafkasya’nın çok aktörlü yapısının kısa dönem ve uzun dönem politik sonuçlar arasında uçurumlar yaratabildiği hususunun vurgulanması gerekmektedir. Yukarıda belirtilenler ışığında. 2009). İran tarafından döşenen hattın açılışı Mart 2007’de İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad’ın katılımıyla Ermenistan’ın sınır kasabası olan Mehri’de yapılmıştır. bunun 40 kilometresi Ermenistan sınırları içinde bulunmaktadır (Çelikpala. Bu miktarın 30 milyon doları da Tahran tarafından Ermenistan’a kredi olarak verilmiştir. İran’daki Ermeni azınlık da Tahran yönetimi tarafından resmi olarak tanınmıştır. Ermenistan Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Armen Movisyan Gevorgiyan’ın açıklamalarına göre. Ermenistan stratejik kültürünün konsept çeşitliliği unsuru dikkate alındığında. enerji işbirliği projelerinin arasında Aras Nehri üzerinde birleşecek yüksek voltajlı bir aktarım hattının oluşturulması da amaçlanmaktadır. İran 120 milyon dolar yatırım yapmış. çok farklı stratejik sonuçlara yol açabilmektedir. yılda 2. geri kalan 90 milyon dolarlık miktar Ermenistan tarafından karşılanmıştır. Ermenistan-İran Hükumetler Arası Komisyonu’nun Eşbaşkanı. Hattın tam kapasite çalışması durumunda. Afganistan işgali ile Taliban’ı (kısmen) bertaraf .

Ermenistan ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin başlatılmasının. özellikle 2009 Nisan ayından bu yana. Yukarıda sözü edildiği üzere. Türkiye ile ilişkilerini gözden geçirerek. Moskova’nın bölgedeki etkinliğini sınırlayacak bir potansiyel yaratacağı değerlendirilmektedir. Dağlık Karabağ sorununun çözümü konusunda varılacak bir anlaşmanın. Belirtilen durum. Azerbaycan’ın Rusya ve hatta İran’la ilişkilerini derinleştirmesi gibi bir “tepkiye” neden olup olmayacağının sorgulanmasına neden olmaktadır. Türkiye–Azerbaycan ilişkilerinin nasıl şekilleneceği konusunda konumu ve Ankara–Erivan bulunurken. sürecin. Azerbaycan’ın kuruluşundan itibaren. Türkiye’nin Ermenistan açılımı ile uzun dönemde Erivan’ı kısmen kaybetse de. arasında hattının ve Türkiye diplomatik ilişkilerin kurulmasıyla sınırın açılması durumunda Ankara–Bakü değerlendirmelerde Azerbaycan toplumları arasında iletişim başta olmak üzere bir takım eksikliklere değinmek gerekmektedir. Ancak Ankara tarafından Dağlık Karabağ’da bir çözüm olmaması durumunda Ermenistan ile sınırların açılmayacağı yönünde yapılan açıklamalar mevcuttur. özellikle sivil toplum ve kültür politikaları alanlarında eksik kalındığı gözlemlenmektedir. Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin gelişmesini “gerekli” ve “hazır” kılacak bölgesel konjonktürün vazgeçilemez bir parçası olduğu değerlendirilmektedir. Ek olarak. Azerbaycan’ın Rusya ile ilişkilerini ne derece geliştirebileceği ise sorgulanabilir durumdadır. Türkiye’de Azerbaycan’ın yeteri kadar bilinmemesine yol açtığından. Türkiye-Ermenistan ilişkileri ile ilgili yapılan değerlendirme ve analizlerde ele alınan konulardan biri de Azerbaycan’ın kendini nasıl konumlandıracağıdır. Azerbaycan konusunda çalışan uzmanlar yeterli ölçüde istihdam edilmemiştir. Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgalinin devam ediyor oluşu ve Dağlık Karabağ sorunu üzerinde halihazırda bir anlaşmaya varılamamış olması. “bir millet. Türkiye- . iki devlet” söylemi ile temellendirilen psiko–sosyal yakınlığa rağmen. Azerbaycan’ı kazanması seçeneği dışlanmamalıdır.ederek çıkarlarına dolaylı olarak hizmet ettiği İran’ın. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı temsilcilerinin. Türkiye’de Azerbaycan üzerine faaliyet gösteren kuruluşlar oluşturulamamış. Daha önce de belirtildiği üzere. Bakü’nün Rusya ve İran ile yakınlaşabileceğinin sinyalleri olarak “algılanan” açıklamalar yaptıkları bilinmektedir.

tüm Ermeni kamuoyunu tatmin etmek durumunda bırakılabilir. iç muhalefetten yararlanılarak gerçekleştirilen klasik bir müzakere yöntemi olduğu dikkate alındığında. Türkiye’ye fazla taviz verildiğini ve Türkiye’nin “samimi olmadığını” savunan önemli bir kesimin varlığı. 2009). Erivan politik eliti için müzakere masasında araç olarak yararlanılabilecek bir unsur haline getirilebileceğidir. Ermenistan’da. Bu durumda Türkiye. siyasi tarih deneyimleri sonucu bilinmektedir. Bununla birikte iç muhalefetin ikna olmaması. yakın . Türkiye’deki muhalefetin sert tutumunun da Türk hükümeti açısından müzakereler esnasında bir avantaj kimliği taşıma potansiyeli göz ardı edilmemelidir. salt Erivan yönetimini değil.Ermenistan ilişkilerinin seyrine Azerbaycan toplumunun verdiği tepkiler de sağlıklı olarak değerlendirilememektedir (Aydın. gerek Ermenistan ve gerekse Türkiye’de. Söz konusu hususun. Bununla birlikte değerlendirmelerimiz. oluşturulacak statükonun sosyo–politik garantilerden yoksun olması anlamına gelecektir. Türkiye’deki muhalefetin işlevselliği:  Müzakereler süresince Erivan’ın Ermeni kamuoyunun tatmin edilmesi yönündeki isteklerine politik direnç zemini oluşturmak ve  Olası açılım sonrasında. Türkiye-Ermenistan yakınlaşması sürecinde ele alınan konulardan bir diğeri. sürecin başarıyla sonuçlandırılması bakımından. Bu şekilde varılacak çözümlerin uzun dönemde varlığını sürdürme potansiyelinin oldukça düşük olduğu. geniş toplumsal mutabakatlar sağlanmadan yönetilen sürecin. iki ülke kamuoylarının gelişmelere nasıl tepki vereceğidir. stratejik boyutta. Özellikle batılı uzmanların yaptığı yorum ve değerlendirmelerde. Türk ve Ermeni kamuoylarının önemi vurgulanmaktadır. Bu nedenle. Türkiye’den ziyade Ermenistan’da kamuoyu tepkisinin etki gücünün daha yüksek olduğu değerlendirilmektedir. Azerbaycan kamuoyunun tümüyle kaybedilmesini önlemek olacaktır. ikna etmekten daha büyük taktiksel kazanımları olabileceği değerlendirilmektedir. Ermenistan hükümetinin karşılaştığı bir zorluk olarak değerlendirilmektedir. iç muhalefeti ikna etmemenin. Bu nedenle. Dolayısıyla “Ermenistan açılımının” kaçınılmaz bir boyut kazanması durumunda. “Türkiye’ye fazla taviz verilmesini istemeyen ve ‘soykırım’ iddiaları konusunda hassas” olan bir kesimin varlığının.

dönemde ivme kazansa da. Ayrıca özellikle Avrupa medyasında yer alan yorumlar ve batılı düşünce kuruluşları tarafından yayımlanan çalışmalarda. Ermenistan açılımının. Söz konusu eğilim. ilerleme raporlarına atıfta bulunarak. Özellikle Türk literatüründe. Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinin hızlandırılmasında olumlu etkide bulunabileceği yönünde değerlendirmelere sıklıkla rastlamak mümkündür.Bakü–Erivan. Türkiye-Ermenistan yakınlaşmasına bağlı olmadığı değerlendirilmektedir. esas olarak. Türkiye – Avrupa Birliği ilişkileri ve Türkiye’nin AB’ye tam üye olma süreci. Türkiye–AB ilişkileri çok unsurlu bir denklemdir ve en büyük engeli Avrupa’da Türkiye karşıtı stratejik eğilim oluşturmaktadır. Ankara–Washington. politik seçkinler ve stratejistler tarafından rasyonel tercihler üzerine kurgulanmakta ancak kamuoyunda Türkiye’nin imajına ilişkin popülist tepkisellikle yansıma bulmaktadır. “gündem algısını” oldukça değiştirmiştir ve etkileşim çok yüksektir. gözle görülür bir gelişmenin. Daha önce de vurgulandığı üzere. Ermenistan ile ilişkilerin geliştirilmesinden elde edilecek kazançlar bakımından yapılan değerlendirmelerde ele alınan başka bir konudur. Ankara–Bakü. Avrupa Birliği tam üyelik sürecine yönelik. Bu nedenle Ermenistan ile sınır kapılarının açılmasının Ankara–Brüksel ilişkileri üzerindeki etkisinin. Bu nedenle. Buna karşın sınır kapılarının açılmasının Türkiye–AB ilişkilerine etkisinin sıfır olmasından elbette söz edilemez. Öte yandan. Zira. Fransa ve Almanya başta olmak üzere bazı ülkelerin. Türkiye’nin Ermenistan ile diplomatik ilişkileri başlatmasının ve sınır kapısının açılmasının. günümüz uluslararası ilişkiler paradigması. önemli dayanaklardan yoksun ve kaygan bir statüko yaratacağı düşünülmektedir. Bakü– Moskova gibi örneklerden çok daha önemsiz olabileceği göz ardı edilmemelidir. AB ile yürütülen müzakerelerde engelleyici nitelikte olan unsurların. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı çıkan ve stratejik temelleri olan net tutumları ile Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ne havalimanları ve limanların açılmaması üzerine sekiz başlığın ele alınmasının engellenmesidir. . AB ajandasının bir parçası olarak ele alınmasının isabetsiz bir değerlendirme olacağı düşünülmektedir. Türkiye’nin sosyal hayatında çizdiği profilin anılan tepkiselliği tetiklediği de bir gerçektir. “reformların yavaşlaması” gibi konuların ön plana çıktığı dikkate alınacak olursa.

gerekse batı açısından Azerbaycan faktörü. ekonomik kaynakları. Karabağ konusunda daha net tavizlerin alınması ve tarihsel iddialar ile ilgili Ermenistan’ın makul bir çizgiye çekilmesi ancak daha sabırlı olunması nihayetinde elde edilebilecek sonuçlardır. sürecin daha hızlı işlemesini ve sınırın açılmasını gerektirecek nitelikte yaşamsal jeostratejik ve sosyo–ekonomik gereksinimleri olduğu düşünülmektedir. hassasiyetler alınmadığında Azerbaycan’ın kaybedilmesi olmamalıdır. Türk tarafının politikasında gözlemlenebilecek temel hata. stratejik analiz aşamasında önemli ölçüde düşmektedir. Psiko–politik açıdan son derece normal ve kabul edilebilir olan bu yaklaşımın değeri. Bir an için ulusal moral değerler bir kenara bırakılarak. Bununla birlikte. ordusu A ülkesinin subaylarınca yetiştirilmiş ve yine A ülkesine komşu üçüncü bir ülkede nüfusun yarısını oluşturan özdeş unsurlara sahip (İran’daki Azeri Türk Toplumu kastedilmektedir) B ülkesini.Sonuç olarak “Ermenistan açılımına” ve parametrelerine ilişkin BÜSAM tarafından ortaya konulan tespitler şu şekilde kategorize edilebilir:  Mevcut konjonktürde. rasyonel ölçütler de Erivan ile ilişkilerin sonuçlar normalleşmesinin.  Gerek Türkiye. Türkiye’de sürece ilişkin eleştirel yaklaşım getiren uzmanların ifade ettikleri üzere. Zira bu stratejik bir tercihi yansıtmaktadır ve mevcut durumun sürdürülmesi gibi avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Bakü’nün kaybedilmesini dengeleyecek doğurmayacağını göstermektedir. Yine Türk literatüründe Azerbaycan’ın kaybedilmesine karşı hassasiyet gösteren unsurların dayanak noktası ulusal moral değerler olmaktadır. Ermenistan ile ilişkilerin normalleştirilmesi kararı değildir. kendi ulusu ile aynı dili konuşan. gerektiği kesinlikle düşünülmektedir. Toprak bütünlüğünün açık şekilde tanınması. Türkiye. Ermenistan tarafının. Bu nedenle. Ermenistan ile aynı olumsuz koşullarda da değildir. gerçekten sağlıklı bir değerlendirmeye muhtaç görünmektedir. Hazar gibi önemli bir bölgede. doğal kaynaklar bakımından oldukça fakir C ülkesi için kaybetmesi ulusal ne ölçüde rasyoneldir? dikkate sorusunun yöneltilmesi dahi. Kanımızca. salt stratejik akla. uluslararası konjonktürün gereği olarak diplomatik ilişkileri başlatmayı ve ilişkileri geliştirmeyi tercih etse de. demografik nitelikleri oldukça kısıtlı. petrol kaynaklarına sahip. . A ülkesinin. Ermenistan ile ilişkilerin normalleştirilmesinin bedeli. askeri gücü. A ülkesinin toprak bütünlüğünü tanımayan.

artırması beklenmelidir. soykırım iddialarının makul bir zemine çekilmesi ve Azerbaycan’ın Nahcivan ile bağlantısının kurulması olmaldır. Bununla birlikte. Azerbaycan’ın Nahcivan ile bağlantısının sağlanması. ulusal gurur bakımından incitici olsa da. Azeri muhalefetinin Aliyev üzerindeki baskısını. Bununla birlikte Türk ve Ermeni taraflarının parafe ettiği metinde ne Karabağ ne de Soykırım konularının yer alması. Dolayısıyla. 2000. imkanları dahilinde. Dolayısıyla. ki Laçin koridoru bu anlamda işlevselliği haizdir. Karabağ’daki Ermenistan işgalinin tamamen sona ermesini beklemek. Hegemon Rising. Bakü ile temel bağlantı noktası ise Ankara olarak değerlendirilmelidir. kuşku yaratmaktadır. Summer. Azerbaycan’ın öneminin batılı uzmanlarca zaman zaman hafife alındığı düşünülmektedir. Bu noktada Azerbaycan’da Karabağ’ın bir bölümünün Ermenilere bırakılmasının siyasi bedellerini kaygıyla hesaplaması oldukça muhtemel görülen bir siyasi iktidarın bulunacağı. Bakü politik çevreleri ve Azerbaycan kamuoyunda tamamen rasyonel şekilde değerlendirileceğine ilişkin bir beklentinin olmaması gerekmektedir. Bununla birlikte. 15 15 Ayrıntılı bilgi için bkz. Özellikle 2000’li yılların başında. Türkiye’nin ve özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin güçlendikçe daha etkin ancak daha az tahmin edilebilir ve güvenilebilir bir ortak olduğu algısı . . Kurgusal bir anlatımla.  Türkiye açısından Ermenistan açılımından beklenebilecek minimum temel fayda. tercümeye gereksinim duymadan takip edebildikleri iki parlamento TBMM ve Duma. kimi batılı analistlerde görülen. Trans–Atlantik unsurların Kafkasya’da Rusya ile asıl mücadele zeminlerinden biri Bakü. Parameters. ulusal gurur temelinde bir psiko–politik niteliği olduğu unutulmamaldır. Bu nedenle. Azerbaycan açısından jeopolitik önemi aşan. Ankara’nın Bakü ile geliştirdiği ilişkilerin de kuşkuyla karşılanmasına neden olabilmektedir. Azeri politik seçkinlerinin ve kamuoyunun önemli bir bölümünün. ortaya çıkacak sonucun. Azerbaycan’ı. Ermenistan sınırının açılması durumunda. Karabağ sorununun ve Dağlık Karabağ bölgesinin.  Ermeni diasporası ve Ermenistan’ın propaganda yetenekleri dolayısıyla. Mevcut konjonktürde. olası görünmemektedir. Robert Hickok. oldukça inciterek Moskova’ya yakınlaştıracak sonuçlar batı açısından öngörülen etkilerden çok farklı bir mahiyette ortaya çıkabilecektir. görsel yayın ise Türk ve Rus kanallarıdır. Azerbaycan kamuoyunun tatmin edilmesi büyük önem arz edecektir. aynı zamanda Azerbaycan ve Türkiye’yi sınır komşusu durumuna getirecektir. M.

ilişkilerin değil. Zira. Erivan’ın politik direnci bakımından istenmeyen sonuçlara da neden olabilecek niteliktedir. uzun dönemde Ermenistan ile ilişkilerde tam bir normalizasyon ve “bahar havası” beklenmemesi gerekmektedir. soykırım konusunda Ermeni tarafının geri adım atması oldukça radikal bir paradigma değişikliğini işaret etmektedir ve Sarkisyan’ın sonsuz bir politik hareket serbestisine sahip olmadığı da unutulmamalıdır. “yakın çevre” doktrini adı altında formüle etmeye başlamıştır. Bu nedenle. Ermenistan’ı da içeren eski Sovyet cumhuriyetlerine yönelik politikasını. hükümet açısından müzakereler esnasında avantaja dönüştürülme potansiyelini haizdir.  Mevcut durumda. Güvenlik stratejileri literatürü. Dolayısıyla. stratejik temeldeki uyarıların dikkate alınmaması. Bununla birlikte. Türkiye’nin inisiyatifinin de sınırlı olduğu bir sürecin yaşandığı anlaşılmaktadır.  Bu çalışmanın ilerleyen bölümlerinde aktarılacağı üzere. Bu bağlamda. Nitekim Rusya Federasyonu 1993 yılından itibaren. çatışmacı ve barışçıl güvenlik stratejilerinin eş zamanlı olarak uygulanabileceğini göstermekte. “stratejik ortak” şeklinde tanımlanan ve Ermenistan’da önemli bir askeri varlığı bulunan bir güç odağıdır. Gürcistan Savaşı ile birlikte Kafkasya’da inisiyatifin Moskova’da olduğu belirtilebilir ve söz konusu bölge tarihsel olarak Rus stratejik ilgi alanı içindedir. durum ve Bu bağlamda. Belirtildiği üzere. Bununla birlikte. “mümkün olduğunca çok sayıda tutum ve konseptin” normalleştirilmesi hedeflenmelidir. “Erivan’ın tavrı” ifadesi “Erivan’ın ve diasporanın tavırları” paradigması ile yer değiştirmek durumundadır. Rusya Federasyonu. Moskova’da mevcut elitin stratejik kültürü de göz ardı edilmemelidir. İlk kez 1992 yılı sonunda kabul edilen “Rusya Federasyonu’nun Dış Politika Doktrini” adlı belgede . ABD’nin Irak’tan çekilme süreci. oluşacak statükoyu toplumsal mutabakattan yoksun bırakabilecektir. Erivan ve diaspora ise söz konusu zeminde oldukça gelişmiş bir pratiğe sahip durumdadır. soykırım iddialarının Türkiye açısından yaratabileceği politik sonuçların vehameti de herhalde ortadadır. Dolayısıyla söz konusu tavrın yumuşatılması. Afganistan’daki İran faktörünün sınırlandırdığı Washington’un Kafkasya’daki yetenekleri restore edilecektir. Ermenistan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde (2007). Öte yandan. Türkiye’deki iç muhalefetin tavrı. muhalefetin sert retoriği ile stratejik temeldeki eleştirilerinin birbirinden ayrı değerlendirilmesi yerinde olacaktır.

Ermenistan’ın sosyo– ekonomik handikaplarını bir baskı unsuru olarak kullanmasının ve üzerindeki uluslararası talepleri Erivan ile paylaşmasının yöntemsel olarak benimsenebileceği düşünülmektedir. çözüm taraftarı görünmenin uluslararası kamuoyunun tavrı ve stratejik getiriler bakımından öngörülen anlamı ifade etmeyebileceğini ortaya koymaktadır. Kritik olarak değerlendirilen bu faktörün Ankara tarafından da dikkate alınması gerektiği düşünülmektedir. Bununla birlikte. Moskova’yı konunun aktörleri karşısında sertleşmeye itebilir. anılan garantilerin sağlanamaması ise.Bakü hattında yaşanan gelişmeler dolayısıyla Erivan’ın çıkarlarına hizmet edebilecek niteliktedir. Ermenistan’ın Rusya’dan kopma noktasına getirilmesi. stratejik hedeflerden çok konseptlerin tartışılması ve özellikle Türkiye tarafından geliştirilen çözüm odaklı aceleci tavrın gözden geçirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Ermenistan diğer BDT üyesi ülkelerle birlikte Rusya’nın yakın çevresini oluşturmaktadır. algısının yaratılması dahi.tanımlanan yakın çevre kavramına göre. ki Ermeni stratejik kültürü ve bölgesel koşulların bunu olanaklı kılacağı düşünülmemektedir. Annan Planı sonrasında Kıbrıs örneği. süreç başarısız olsa dahi. Ankara. . Dolayısıyla Türkiye’nin. Bu nedenle. soykırım iddiaları ve rasyonel ölçütler çerçevesinde Karabağ hususunda Türkiye’ye sağlam güvenlik garantileri sağlaması durumunda getirileri olan bir süreç olacağı açıktır. Bu nedenle. Sonuç olarak Ermenistan açılımının.

. günümüzde tarihin tozlu raflarından çıkarılarak siyasi bir tehdit unsuru haline dönüştürülen “Ermeni Soykırımı” Osmanlı döneminden Türkiye Cumhuriyeti’ne kalmış oldukça sorunlu bir mirastır. tarafından yasalar veya anma günü etkinlikleri aracılığıyla zımni ya da açık kabul görmüştür. Ermeni diasporası sözde soykırımı. azımsanamayacak sayıda ülke. günümüzde Ermeniler tarafından soykırımla suçlanan ne Osmanlı Devleti ne de Türkiye Cumhuriyeti tarihin herhangi bir döneminde Ermeniler’in bağımsızlığına halel getirmiştir (Çitlioğlu. eyalet. siyasi ve kültürel Bizans. 3.yy.500. 24 Nisan 1915’te İstanbul’da gerçekleşen tutuklamaları baz alarak her yılın 24 Nisan günü. 2007). soykırım iddialarının tarihsel perspektif içerisinde farklı kaynaklardan inceleme ve soykırımın günümüze olası siyasi. ilişkileri Küçük düşünüldüğünde. hukuki ve sosyal etkilerini ortaya koyma amacını taşımaktadır. 1975’ten itibaren çeşitli Ermeni terör örgütlerinin yaptıkları eylemlerle 60 yıl sonra tekrar ortaya çıkarılan iddialar. belediye vb. Farklı bir anlatımla. aslen 16. “1.EK: 1 SOYKIRIM İDDİALARI VE YANSIMALARI Türk–Ermeni ilişkilerinde tarihsel perspektif önemli bir yer tutmakla birlikte.’da Osmanlıların Anadolu’nun doğusu ve güneyini ele geçirmeleriyle birlikte iç içe yaşamaya başlamışlardır. (Anadolu’nun trajikomikbulunabilecek Ermenilerin Büyük 1045’te Ermenistan’daki egemenliğine Ermenistan’ın (Anadolu’nun güneyi) egemenliğine de 1375’te Mısır’da hüküm süren Memluklar’ın son vermiş olmalarıdır.000 Ermeni’nin Türkler tarafından vahşice katledildiği gün” olarak anmakta ve propagandasını bu doğrultuda sürdürmektedir. Çalışmanın “Soykırım İddiaları ve Yansımaları” başlıklı ikinci ana bölümü. Soykırım birçok ülke tarafından hukuki bir kavram olarak (genocide) ifade edilmemekle birlikte. Türk Tarihinde Ermeniler Selçuklular döneminde ilk kez karşılaşan iki toplum. Ermeni diasporası tarafından dünyanın her yerinde planlı bir şekilde dile getirilmiş ve sözde soykırımın uluslararası tanınma görmesine yönelik yoğun çaba gösterilmiştir. doğusu) İki toplumun aktüel husus.

1983). Osmanlı himayesine girdikleri ilk günden itibaren zımmi ibadetlerini özgürce yerinegetirebilen. 2001). giremedikleri İstanbul’a 2003). hukuk Bizans döneminde nikah işlerine bakan Ermeniler. “Türk hükümdarının geçtiği ülkelerin halkına bir baba gibi davrandığını.1. Özel. Ünlü Ermeni tarihçisi Matthieu. 1326’da başkent olmasını müteakip Bursa’ya naklolmuş ve ayrı bir cemaat şeklinde örgütlenmelerine izin verilmiştir (Halaçoğlu. soykırım yapıldığı üzerine ortaya konan iddialarda “Hangi Ermeniler?” sorusuna daha doğru cevap verilebilecektir. 2006).11. Melikşah’ın 1086 yılında Doğu Anadolu’dan Suriye’ye yaptığı bir seyahatte. 3. 2003. Ermeniler’in Bizans tarafından sürüldüğü döneme kadar yurtları olan doğudaki topraklar 1514 yılında. “Batılılar’ın Gözüyle”. Sabahattin. Osmanlı Devleti 1831’de Ermeni Katolik Kilisesi’nin kuruluşuna onay vermiştir (Süslü ve diğerleri. 1781’den itibaren Katolik rahiplerin faaliyetleri neticesinde Ermeniler’in bir kısmı Katolikliği benimsemiş. Ermeniler’in dört mezhep arasında bölündüğü anlaşılabilecek.’da Bizans’ın işgal ettiği topraklarından Orta Anadolu’ya göçe zorlanan Ermeniler Selçuklular’ın gelmesiyle rahat bir nefes almıştır. 16 Kendi dinlerini değiştirmeksizin ehl-i kitap oldukları için bir İslam devletinin korumasından yararlanabilen gayrımüslimlere verilen ad. bu sebeple birçok şehir ve bölge halkının kendiliğinden onun idaresine geçtiğini” aktarmıştır (Özgüldür ve diğerleri. 1453’ten sonra ‘Ermeni Patriği’ unvanıyla girmişlerdir (Özel. Museviler ve Ortodokslar hariç tüm Hıristiyan cemaatler üzerinde de idari bir yetkiye sahip olmuştur (Özgüldür ve diğerleri. 1859 yılında da Protestan misyonerlerin 19. Gregoryen mezhebine mensup olan ve Kütahya’da ruhani merkezleri bulunan Ermeniler. Hristiyanlar için kalbinin sevgi ile dolu olduğunu.yy boyunca yaptıkları faaliyetler neticesini vermiş ve Ermeni Protestan Kilisesi Osmanlı tarafından tanınmıştır (Gürün. 17 16 sayılarak kendi vergilerini toplayabilen. sistemlerini uygulayan.yy. . güneydeki topraklar ise 1516 yılında Osmanlılar’ın eline geçmiştir. İstanbul. 17 Ayrıntılı bilgi için bkz. 2001). Ortodoksluğa mensup Ermeniler de göz önüne alındığında. Ermeniler ve Din ‘Altı Topluluk Patriği’ olarak anılan Ermeni Patriği sadece kendi toplumu değil. 1995).

092 2.yy’a gelinene kadar resmi bir nüfus sayımı görülememekle birlikte.177 ERMENİ 501 369 602 230 236 181 925 593 6. cizye gibi yüksek vergiler veren gayrimüslimlerin Tahrir Defterleri’nde eksik gösterilmesi olasılığı 16.352 101.160 141 1.223 13.074 18. Yüzyılda Anadolu’nun Çeşitli Yerlerindeki Müslüman Ve Gayrimüslim Nüfus ŞEHİRLER Adana Adıyaman Amasya Arapkir Ayas Ayntab(Antep) Berendi Besni Birecik Cüngüş Çemişkezek Çermik Dırahlu Diyarbekir(Amid) Dündarlı Ergani Erzincan Gilimgad MÜSLÜMAN 8. Ermeni Nüfusu Osmanlı Devleti’nde 19.yy’da Ermeni nüfüsuyla ilgili aşağıda verilen tabloda çeşitli kent ve kasabalardaki müslüman ve gayrimüslim unsurlar detaylı olarak gösterilmiştir.708 2.690 6. Bu bağlamda devletin verimli bir şekilde vergi toplaması için detaylı tutulmuş bilgilere sahip olması gerekir ki.933 2.2. Unutulmamalıdır ki Osmanlı Devleti üretimde tarım ve hayvancılığa bağlı olan ve kısaca değinmek gerekirse Tımar Sistemi uygulayan bir ekonomik yapıyı haizdir. 16.176 10.810 1.226 1.803 19.yy.775 6. vergi toplama amacıyla hazırlanan Tahrir Defterleri’nde demografik açıdan çok detaylı bilgiler bulunabilmektedir.912 4.523 8.312 7.520 586 3.460 HRİSTİYAN 1.3. TABLO 03: 16.972 839 YAHUDİ 365 NASRANİ - .199 4.126 3. özellikle haraç.442 2.124 4.069 3.’da imkansız denecek kadar düşüktür.851 3.

134 8.Gümüşhane Hacılu Harput Kafurnu Karaisalu Kayseri Kazâbâd Kınık Kiğı Kosun Koşmur Kulb Lâdik Mardin Merzifon Muş Nusaybin Ruha(Urfa) Sağman Sarıçam Savur Sincar Sis(Kozan) Sivas Siverek Tarsus Tokat Tozanlu Ulaş Yıldız Yüregir TOPLAM 5.097 23.892 19.837 602 6.711 15.209 6.618 11.655 1.286 268 268 KAYNAK: Ermeni Tehciri.587 15.888 863 2.601 16.779 180 8.542 3. Yusuf.986 46.768 26.733 1. İstanbul. . 2006.628 789 29 89.785 27.875 7.555 2.190 11.663 4.075 680 135 44.950 4.671 7.027 4.951 13.014 1.651 9.590 3.078 3.869 4.158 8.254 7.550 2.746 2.023 15.158 12.850 4.986 1.168 2.414 6.050 580.132 89 1.463 321 1.877 2.638 664 257 1.281 806 1.650 258 716 2.463 12.083 6.638 896 6. HALAÇOĞLU.152 23.093 5.

Ermenileri tebaası kabul etmiş ve “devlet kapısında” müslümanlardan ayrı tutmamıştır. Anılan dönemde Ermeniler 21 paşa unvanı. önemli hizmetlerde bulunmuşlardır. devlet hizmetinde bulunabilmişler. 3. tıpkı Müslümanların %80’lik oranında olduğu gibi. 7 elçilik. 11 konsolosluk. 41 üst düzey memuriyet üstlenmişlerdir (Arman. Osmanlı Devleti. çalışmanın devamında ele alınacak olan 1. 22 bakanlık.3. 2007). Dünya Savaşı öncesindeki oranlarla büyük ölçüde paralellik göstermektedir. 1977’den aktaran Çitlioğlu. Osmanlılar döneminde Ermeniler üst düzey devlet görevlerine getirilmiş. Aşağıda bazı üst düzey makamlarda görev yapmış Ermeniler sıralanmıştır: ÂYÂN ÂZALARI (SENATÖRLER) Mareşal Ohannes Kuyumcuyan Paşa Abraham Eramyan Paşa Manuk Azaryan Gabriel Noradunkyan MİLLETVEKİLLERİ 1876 Birinci Meşrutiyet Meclisindeki Milletvekilleri Ohannes Allahverdi Sebuh Maksudyan Rupen Yazıcıyan Sahak Yavrumyan Hamazasb Ballaryan Manuk Karcıyan Mikael Altıntop Meclisi Mebusan Reis Vekili İstanbul Milletvekili Edirne Milletvekili Bursa Milletvekili Erzurum Milletvekili Halep Milletvekili Ankara Milletvekili . bu oran. hiç bir zaman ‘öteki’ olmamışlar ve yararlı hizmetlerinden dolayı kendilerine millet-i sadıka (sadık millet) ünvanını almışlardır. Millet-i Sadıka’dan Şark Meselesine Ermeniler Osmanlı Devleti’nde tarih boyunca göremedikleri bir huzur ortamında yaşamışlar.Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere Ermeni nüfusu Osmanı Devleti toplam nüfusunun yaklaşık %6’sını oluşturmaktadır ki.

20 I. Dünya Harbi’nde Armen Garo namı ile maruf Çete başı. Dünya Harbi’nde Çete başı. . Dünya Harbi’nde Murat namı ile maruf Çete başı. Nazaret Dagavaryan İstepan İspartalıyan Hamparsum Boyacıyan Kegam Dergarabedyan Karakin Pastırmacıyan Vahan Papazyan 21 20 Kozan Milletvekili Muş Milletvekili Erzurum Milletvekili Van Milletvekili 1914 Meclisindeki Milletvekilleri İstepan Çıracıyan Onnik İhsan Bedros Hallaçyan Krikor Zöhrap Agop Hırlakyan Kegam Dergarabedyan Artin Boşgezenyan Dikran Barsamyan Matyos Nalbantyan Karabet Tomayan 18 (Başkanlık Divanı Katibi) Ergani Milletvekili İzmir Milletvekili İstanbul Milletvekili İstanbul Milletvekili İstanbul Milletvekili Maraş Milletvekili Muş Milletvekili Sivas Milletvekili Kozan Milletvekili Kayseri Milletvekili Sadi Kocaş ‘Krikor Zohrap’ ismini kullanmakla birlikte kimi kaynaklarda ‘Kirkor Zöhrap’ olarak da geçmektedir. 19 I.Agop Şahinyan Taniyel Karaciyan Sivas Milletvekili Erzurum Milletvekili 1908 İkinci Meşrutiyet Meclisindeki Milletvekilleri Krikor Zohrap 18 İstanbul Milletvekili İstanbul Milletvekili Tekirdağ Milletvekili Tekirdağ Milletvekili Halep Milletvekili Sivas Milletvekili İzmir Milletvekili 19 Bedros Hallaçyan Agop Babikyan Agop Boyacıyan Artin Boşgezenyan Dr. 21 I.

en geç talep edenlerden biri olmakla birlikte. . 2001). fakat onlar Türk kadınlarından fark edilmez. Bulgarlar. Ermeniler sadece sadakatleriyle ve devlete sundukları hizmetleriyle değil Türklere olan kültürel benzerlikleri ile de dikkat çekmişlerdir.C. Dinleri onların Hristiyan olarak tek kadınla evlenmelerine izin verir. ayrılmaz. 2001. KOCAŞ. TABLO 04: II.Varteks Serengülyan Erzurum Milletvekili Dışişleri Bakanlığı Merkez Teşkilatında Hizmet Edenler Gabrıyel Nopradukyan Ohannes Sakız Paşa Artin Dadyan Paşa Harutyum Dadyan Paşa Manuk Azaryan Bakan Müsteşar Müsteşar Müsteşar Müsteşar KAYNAK: Tarihte Ermeniler ve Türk Ermeni İlişkileri. Sırplar. 1789 Fransız İhtilali sonrasında içerisinde birçok milleti barındıran Osmanlı İmparatorluğu ayrılıkçı taleplerle çalkalanmaya başlamıştır. İstanbul. hakikatte. 1835-1839 yılları arasında Türkiye’de bulunan Helmuth Von Moltke Ermeniler için. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu Komutanlığı. Hristiyan Türkler denilebilir. Meşrutiyet Dönemi Meclislerin Etnik Yapısı Yıl 1908 1912 1914 Toplam 288 284 259 Türk 147 157 144 Arap 60 68 84 Arnavut 27 18 Rum 26 15 13 Ermeni Yahudi 14 13 14 2 4 4 Slav 10 9 - KAYNAK: Her Yönüyle Ermeni Sorunu. Rumlar’ın kendi özelliklerini korumalarına karşın Ermeniler Türk adetlerini. Yunanlar arka arkaya bağımsızlık mücedelesine girişmişler ve başarıya ulaşmışlardır. Ankara.” sözlerini sarf etmiştir (Göyünç. M. Tıpkı anılan milletlerde olduğu gibi Ermeniler de. Sadi. 1990. T. hatta dilini benimsemişlerdir. bağımsızlıklarını talep etmişler ve bu amaçla mücadele vermişlerdir. “Bu Ermeniler’e. 1966’dan aktaran Özgüldür ve diğerleri.

Türkmençay Antlaşması sonucu ele geçirilen Revan ve Nahçıvan’da bir Ermeni vilayeti kurulması üzerine bölgeye yerleşmişlerdir. Batıda Osmanlı’yı oldukça hırpalayan ve Balkanlar’da Osmanlı üstünlüğünü ortadan kaldıran devletler. Ermeniler 1863 yılında çıkarılan Ermeni Milleti Nizamnamesi ve 400 üyeli genel meclis ile adeta bir azınlık cumhuriyetine sahip olmuş. ve 20.Ermeni meselesine derinlemesine odaklanıldığında anlaşılacaktır ki. “1828-1829 OsmanlıRus Svaşı’nda Doğu Anadolu’dan Rusya’ya Göçürülen Ermeniler” . Anılan teklif 1828-1829 Rus Savaşı’nda Ermeniler’in Osmanlı’ya ihanet ederek Rus ordusuna yazılmaları ve Erzurum’un 22 Rus – Ermeni ilişkileri 18. Anılan siyasi haklar ve sosyo–kültürel koşullar da değerlendirildiğinde. Ermeniler’in soykırım olarak niteledikleri tehcirin ilk sinyalleri 1828 yılında Erzurum Valisi Galip Paşa’nın Rus sınırındaki Ermenileri iç bölgelere göç ettirmeyi Babıali’ye teklif etmesi ile belirmiştir. 2003). 1878’de Romanya.Petro’ya kadar uzanmaktadır. Rus topraklarına yerleşmek için davet edilen Ermeniler. 1878’de Ayastefanos ve Berlin Antlaşamaları ile Ermenilere olan stratejik ilgilerini yoğunlaştırmışlardır. 1774’te Küçük Kaynarca Antlaşması ile Osmanlı Ortodoksları üzerinde söz sahibi olmaya başlayan Rusya.yy başlarına I. Bulgaristan ise önemli imtiyazlar elde etmiştir. yaşadıkları kasabalarda iki – üç haneye dahi sahip olsalar idare meclisinde temsil edilmeleri zorunlu kılınmıştır (Özel. Osmanlı Devleti’ne karşı sürdürülen tutumun sonucu Ermenileri provoke etmeye ve bu cemaate imtiyazlar kazandırmaya çalışan. Rus – İran savaşlarında Ermeniler’den üst düzeyde yararlanılmış. bağımsızlık talebinin arkasında İngiltere ve Rusya 22 gibi dönemin büyük siyasi aktörleri ve güç mücadelelerinin varlığı müşahede edilmektedir. 1856’da Paris Antlaşması ile Balkan Hristiyanları’nın imtiyazlarını genişletmiştir. 19. Osmanlı iç işlerine yapılan müdahaleler sonucu 1804’te Sırplar imtiyaz.yy’da Türk–Ermeni ilişkileri ‘mazlum bir milletin egemenlik talebi ve kanlı bir şekilde bastırılmaları’ şeklinde vuku bulmamıştır. Ayrıntılı bilgi için bkz. Sırbistan bağımsızlık. Karabağ. ‘Şark Meselesi’(Doğu Sorunu) olarak da adlandırılan politikalar ilk olarak 1878 yılında Ayastefanos ve Berlin’de Ermenilere yönelik ıslahat maddeleri içeren bir antlaşma ile resmiyet kazanmıştır. 1829’da Yunanlılar bağımsızlık. Kemal Beydilli.

3. 1878 yılında Van’da Kara Haç Cemiyeti. 1. Ermeni Cemiyetleri Uluslararası arenada destek gören hatta bizati yönlendirilen Ermeniler Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu zayıf durumdan da yararlanarak birçok cemiyet. Bu arada Ermeni haklarını koruduğunu iddia eden. Ruslar doğuda yaşayan Ermeniler’den yararlanma yoluna gitmiştir. Bulgaristan’a ve Bulgar milletine verilecek imtiyazların Ermeni milletine de verilmesi 3. Babıali’den ıslahat için maddi teminat alınması ve ıslahatın uygulama ve tamamlanmasına kadar. 1877’de başlayan 93 Harbi’nde. 2006). Savaşı kazanan Ruslar’dan “emeklerinin karşılığını” bir an önce almak isteyen Ermeni meclisi Patrik Nerses ve İzmirliyan başkanlığında Çar II. Ruslar’ın Kafkasya’daki hakimiyeti pekişmiştir.Arazi ilhakı olmayacaksa. dernek ve ihtilalcı partiler kurmaya başlamışlardır. 1976’dan aktaran Halaçoğlu.Fırat’a kadar olan bölgenin Türkler’e geri verilmemesi ve buraların Ararat ili ile birleştirilerek Rusya’ya bağlı bir Ermenistan kurulması.İşgal edilen topraklar boşaltılacaksa.teslim olmasında pay sahibi olmaları nedeniyle gelmiş. Aleksandr’a ulaştırılmak üzere temel olarak aşağıdaki üç talebi kapsayan bir muhtıra hazırlamışlardır. 1881’de Erzurum’da Anavatan Müdafileri Derneği gibi birçok Ermeni örgütü kurulmakla birlikte yapısı ve giriştiği eylemler dikkate alındığında temel olarak üç Ermeni örgütü varlığını hissettirmiştir. bu doğrultuda soykırımın ilk propagandalarını hazırlayan devletlerden biri olan İngiltere ise Ermeniler’in Rusya’nın güdümüne girdiğini anlamış.4. . 2. Rus askerlerinin işgal ettikleri toprakları boşaltmamaları (Uras. özellikle Kars’ın Çar’ın eline geçmesinin Rusların sıcak denizlere inerek sömürgeleri ile olan bağlantısını tehdit edebileceğini öngörerek Osmanlı’ya Kıbrıs adasını da “geçici bir süre” işgal etmek koşuluyla Ermeni konusunda yardım etmiştir.

cephane ve patlayıcı madde sağlanması. 2006. 1913 yıllarına ait karar defterlerinde “Silah. Türk işgalindeki Ermeni topraklarını kurtararak özgür Ermenistan’a bağlamak” amacında olduklarını belirtmişlerdir (Çitlioğlu.• Armenakan: 1885 yılında Van’da kurulan örgütün sloganı “kan dökmeden özgürlük olamayacaktır” şeklinde belirlenmiştir. 1908’de meşrutiyet ilanı üzerine ihtilal fikirlerini bıraktığını açıklayan örgütün 1910. Van İsyanı’na aktif olarak katılan örgüt üyelerinin büyük bir kısmı öldürülmüş. 2007). Ermeni terör örgütlerinin çıkardığı ilk ciddi olaylar İstanbul Kumkapı’da Hınçaklar’ın Ermeni halkı kışkırtması üzerine meydana gelmiştir. 2001). • Taşnaksutyun: Ambleminde intikamı simgeleyen hançer figürü bulunduran. Yusuf. • Hınçaklar: 1887’de Cenevre’de kurulan örgüt amacını “Türkiye Ermenistan’ını işgalden kurtararak Rusya ve İran Ermenistan’ı ile birleştirmek” olarak açıklamıştır. 1911. Propaganda amaçlı çıkardıkları Armenia gazetesinin 1895’te Osmanlı’ya. 1891 yılında Padişah II. 1896’da ise Rusya’ya girişi yasaklanmıştır. Türkiye’nin soykırımı tanımasını ve tazminat ödemesini sağlamak. Rusçuk Ermeni Komitesi Başkanı Mıgırdıç Tütüncüyan ve 23 23 Listesi de sunulan isyanların detayları için bkz. Van Valisi’ne suikast teşebbüsünü İç Anadolu’da arka arkaya patlak veren isyanlar izlemiştir . ‘Ermeni Tehciri’ İstanbul. Abdülhamit’in Ermeniler için çıkardığı genel affa rağmen Ermeniler komitacılık faaliyetlerine devam etmişlerdir (Uras. 1976). özgür ve bağımsız bir Ermenistan kurmak. 2007). 1912. silah talimi yapılması.” gibi maddeler bulunmaktadır (Başbakanlık Devlet Arşivi. Sadece Türkler’e karşı değil. Halaçoğlu. Ermeni vatandaşlara da yönelen eylemlerden 1894 yılında Patrik Aşıkyan nasibini almış ancak kendisine düzenlenen suikast girişimi başarısız olmuştur. Ermeni siyasi kuruluşlarından en yaygını olan Taşnaklar’ın temel amacı siyasi ve iktisadi bağımsızlık elde etmektir. Dünyanın birçok yerinde örgütlenen ve Ermeni davasının propagandasını yapma amacını taşıdığını belirten örgüt. . Hınçaklar’dan farklı olarak “Birleşik.. kalanlar ise Hınçak ve Taşnaklara katılmıştır (Çitlioğlu..

2001)... kurulan uluslararası tahkikat komisyon 20 Temmuz 1895’te yayınladığı raporda Ermeniler’in masum olmadığını açıklamıştır (Küçük. Aşağıdaki listede 1. bunun üzerine Ermeni ihtilal komitelerinin şiddet kullanma ve karşı çıkanları kılıçtan geçirme tehdidiyle bu tür grupları sindirdikleri öğrenilmiştir.” 24 Büyükelçi’nin Türklerle Ermeniler arasındaki ilişkileri.” sözleriyle açıklaması. Ermeni komitalarının en sansasyonel eylemi ise 1905 yılında Padişah’a karşı girişilen suikast teşebbüsü olmuştur. komitacı Ermeniler tarafından kışkırtılarak Türkler’e yaklaşmıyorlar. Müslümanların Hristiyanlara karşı bir düşmanlığı yoktu. Ermenilerle dostça ilişkiler kurmaya çalışmaktadırlar. 1895’te Ermeni komitacılar tarafından öldürülmüşlerdir (Karacakaya. bilakis iyi ilişkilere rağmen dış güçlerin kışkırtması neticesinde ortaya çıktığının kanıtı niteliğindedir. 1956). Ermeni çetelerinin halklar arasında husumet yaratma amaçlı kışkırtmalarını ise 6 Mart 1909’da Rus Büyükelçisi’nin ‘Osmanlı İmparatorluğu’nda Durum’ adlı gizli haberde gözlemleyebilmek mümkündür.. “Van’da iki müslüman ve bir Ermeni milletvekili seçilmişti. Kuran. İhtilal fikrinde olan Ermeniler’i bir araya getirerek yönetime karşı mücadele için kışkırtmaktalar. bütün bir Ermeni planının halklar arası husumet ve anlaşamamazlık üzerine değil. Fakat Ermeniler. 24 Rusya Dış Politika Arşivi 58 . özellikle subaylar. bu tür eylemlerin Ermeniler’e zarardan başka bir şey getirmeyeceğini ve silah için para vermiyeceklerini söyledikleri.. 1986. Sasun ayaklanması Avrupa’da büyük yankı uyandırmış. Çoğu Ermeni’nin. Türkler. “Bitlis’teki Ermeniler’in ne Türkler’den ne de Kürtler’den şikayetleri varken. Dünya Savaşı’na kadar olan dönemde başlıca Ermeni isyanları kronolojik sırayla ele alınmıştır. Ermeni komitacı dernekleri kurulmakta ve dernekler geniş faaliyetlerde bulunmaktadır.Ermeni avukat Artın Dirserkisyan ise Patrik kadar şanslı olamamış.

Kayseri. Yozgat Olayları Birinci Sasun İsyanı Zeytun (Süleymanlı) İsyanı Divriği (Sivas) İsyanı Babıali Olayı Trabzon İsyanı Eğin (Mamuratü’l Aziz) İsyanı Develi (Kayseri) İsyanı Akhisar (İzmit) İsyanı Erzincan (Erzurum) İsyanı Gümüşhane (Trabzon) İsyanı Bitlis İsyanı Bayburt (Erzurum) İsyanı Maraş (Halep) İsyanı Urfa (Halep) İsyanı Erzurum İsyanı Diyarbakır İsyanı Siverek (Diyarbakır) İsyanı Malatya (Mamuratü’l-Aziz) İsyanı TARİH 8 Aralık 1882 Mayıs 1889 Ağustos 1889 20 Haziran 1890 15 Temmuz 1890 1892 – 1893 Ağustos 1894 1 – 6 Eylül 1895 29 Eylül 1895 30 Eylül 1895 2 Ekim 1895 6 Ekim 1895 7 Ekim 1895 9 Ekim 1895 21 Ekim 1895 25 Ekim 1895 25 Ekim 1895 26 Ekim 1895 27 Ekim 1895 29 Ekim 1895 30 Ekim 1895 2 Kasım 1895 2 Kasım 1895 4 Kasım 1895 59 .TABLO 05: Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeni İsyanlarının Listesi İSYAN Anavatan Müdafileri Olayı Armenakan Çeteleriyle Çatışma Musa Bey Olayı Erzurum İsyanı Kumkapı Nümayişi Merzifon.

3.5.). Dünya Savaşı Öncesinde Ermeniler 3..5..Ermeni halkının gittikçe Rusya tarafını tutmakta olduğunu göstermektedir ve bu isteğin gerçekten de içten ve samimi olduğu ortadadır. “. Bayezid. Rusya’ya olan sempati Ermeni burjuvası ve aydınları arasında da yaygındır. Van.Harput (Mamuratü’l-Aziz) İsyanı Arapkir (Mamuratü’l-Aziz) İsyanı Sivas İsyanı Merzifon (Sivas) İsyanı Ayintab (Halep) İsyanı Maraş (Halep) İsyanı Muş (Bitlis) İsyanı Kayseri (Ankara) İsyanı Yozgat (Ankara) İsyanı Zeytun İsyanı Birinci Van İsyanı Osmanlı Bankası Baskını İkinci Sasun İsyanı Sultan Abdülhamid’e Suikast Adana İsyanı 7 Kasım 1895 9 Kasım 1895 15 Kasım 1895 15 Kasım 1895 16 Kasım 1895 18 Kasım 1895 22 Kasım 1895 3 Aralık 1895 3 Aralık 1895 1895 – 1896 2 Haziran 1896 14 Temmuz 1896 Temmuz 1897 21 Temmuz 1905 14 Nisan 1909 KAYNAK: Ermeni Sorunu Temel Bilgi ve Belgeler. Rusya-Ermeni İlişkileri Savaşın hemen öncesinde Ruslar’ın Ermenilere yönelik Doğu Anadolu’daki yardımlarının bir hayli arttığı gözlemlenmiştir. I.1. 2007. Rus büyükelçisinin 26 Kasım 1912 tarihinde dönemin Dışişleri Bakanı Sazanof’a gönderdiği rapor Ruslar’ın niyetlerini ve Ermeni çetelerinin hazırlıklarını ortaya koymaktadır. LÜTEM. Erzurum ve Trabzon 60 .. Ömer Engin (Der. Ankara. Bitlis..

. 2003)..konsoloslarımızın bildirdiklerine göre bu vilayetlerdeki Ermeniler’in hepsi Rusya tarafındadırlar ve bizim ordularımızı bekliyorlar. Türkiye’ye karşı düşmanca tavırda bulunuyorlar ve Rusya’nın protektörlüğünü. hiç sıkılmadan. Bu maksatla çok para harcıyorlar. Trabzon’daki Avusturya–Macaristan İmparatorluğu Konsolosu Moricz ise 30 Ocak 1914 tarihli raporunda Rus–Ermeni ilişkilerinin boyutunu şu satırlarla açıklamaktadır. 21 Kasım’da Bayezid Konsolosu’nun bildirdiğine göre. Rusya’ya.” 25 Osmanlı Devleti Hariciye Nezareti’nde hukuk müşaviri olan Hrant Vartabet ise 1916 yılında gerçekleştirilen kilise reformunu destekleyen yazısında tarihi bir saptamada bulunarak Rusya’nın Osmanlı’daki Ermeniler’e olan ilgisini şu sözlerle ifade etmektedir. Rusya’nın çeşitli oyunlarıyla Katogikos seçimlerini. 2000).. veya Rusya’nın kontrolü altında reformlar yapılmasını istiyorlar. “Osmanlı taraftarı olan Ermeniler çoğunlukta oldukları halde.. Rus aleti olan Ermeniler kazanmışlar. Ermeni Patriği.. Türkiye’de bir Ermeni meselesi yarattıklarını” ifade etmektedir (Özel. gizlice asilerin hizmetine silah sevk ediyorlar ve bir Ermeni ayaklanmasının patlak vermesine aracılık ediyorlar” (Göyünç. ve bunlar (Ermeniler) İstanbul Patrikliği kanalıyla Türkiye’deki yönetimle Ermeniler’in arasını açmışlardır. 25 Rusya Dış Politika Arşivi 61 ..” Van Başkonsolosu General Mayewski Genelkurmay’a gönderdiği raporunda “Doğu Hristiyan kiliselerinin Ermeni milli hislerini tahrik ederek. Türkiye’deki Ermeni halkını kurtarması için yalvarmaktadır. her an ayaklanmalar ve düzensizlik ortaya çıkabilir. “Ruslar Ermenileri harekete geçireceklerdir.. bütün Ermeniler.. Ermeni topraklarını işgal etmelerini bekliyorlar.

Günümüzde sıklıkla telafuz edilen “1. özellikle de Patrikhane kaynaklı. “Rus ordusu sınırdan ilerler ve Osmanlı ordusu geri çekilirse her tarafta birden eldeki vasıtlarla baş kaldırılacaktır.000 Ermeni’nin katledilmesi” ifadesinin gerçekleşebilme ihtimalini ortaya koymak açısından demografik veriler hayati önem arz etmektedir. verileri de incelemek çalışmanın bilimselliği ve nesnelliği bakımından önemlidir. halk da besleyip giydirmiştir.” (Genelkurmay Yayınları. Aynı rapora göre Van sınırında da Ermeniler’in silahlandırıldığı ve isyana hazır oldukları tespit edilmiştir (Halaçoğlu. Ruslar anılan unsurları silahlandırarak çete şeklinde örgütlemiş. Dünya Savaşı’nın henüz başlamadığı bir tarih olan 23 Ekim 1914’te gönderilen yazıda anlaşılmaktadır. 2006). Türk birliklerinin geri cephelerine zarar vermek ve ülke içinde çeşitli olaylar çıkarmak için çeteler kuracaktır. 2006).500. Ruslar’ın kışkırtma ve yardımlarının.Rus büyükelçi Moskova’ya bu uyarılarda bulunurken Ermeni komitaları da büyükelçiyi doğrular nitelikte bir tutum göstererek Türkiye’deki şubelerine şu talimatları vermiştir. Yukarıda da belirtildiği üzere vergi toplama amaçlı tutulan tahrir 62 . 1979’dan aktaran Halaçoğlu. aksine Osmanlı ordusu taarruza geçerse Ermeni askerleri Ruslar’a katılacak ve silah altına alınanlar kıtalarında kaçarak. Osmanlı Devleti’ndeki ilk nüfus sayımı Padişah II. ve 20. 3.yy. 19.5.5.1 Resmi Kaynaklarda Ermeni Nüfusu Çalışmanın bu bölümünde ayrı bir başlık açarak Ermeni nüfusun Osmanlı adına uluslararası bir soruna dönüşerek ‘Şark Meselesi’ halini almasından soykırım iddialarının ortaya atıldığı tarihe kadar olan dönemdeki Ermeni demografik yapısının detaylı olarak incelemesi yapılacaktır. Mahmut döneminde 1831 yılında yapılmıştır. Ordu Komutanlığı’ndan I.2. Anılan veriler incelenirken sadece Osmanlı verilerini değil Ermeni kaynaklı.2. resmi binalar bombalanacak. iaşe depolarına sabotajlar düzenlenecek. Ermeni komitacılarının da örgütlenme konusunda başarılı oldukları 3. Rapora göre Kağızman’da çoğu Osmanlı uyruğu olan 8 bin Ermeni asker kaçağı toplanmış. ’da Ermeni Nüfusu 3. Osmanlı ordusu iki ateş arasında bırakılacak.

641. 1839 yılında Tanzimat Fermanı ile başlayan dönemde düzenli merkezi nüfus kayıt sistemi kurulmasıyla birlikte 1844 yılında yeni bir sayım yapılmış.42 18. 1802 0.133 0.643 0.79.323.002.98 15.905 2.297 0.46 33.164 0.8 5. anılan sayımda Osmanlı Devleti’nin toplam nüfusu 35 milyon olarak belirlenmiş.463 29. Her Yönüyle Ermeni Sorunu.921 86. 1831 yılında yapılan ilk nüfus sayımına dair sonuçlar kimi yazarlara göre farklılık arz etse de.1 ANADOLU 2.490. 2001). sayımın esas kayıtlarını kullandığı için en doğru sayıları verdiği düşünülmektedir (Özgüldür ve diğerleri.101 KAYNAK: Ottoman Population.971 37.04 783.42 1. Ankara.660 3. K.333 59. 10. TABLO 06: Osmanlı Devleti’nin Nüfusu 1831 AVRUPA MÜSLİM REAYA KIPTİ YAHUDİ ERMENİ Nüfus % Nüfus % Nüfus % Nüfus % Nüfus % 487.8 2.080.51 GENEL TOPLAM 1.317.742 0. 2001 Tabloda da görüldüğü üzere 1831 sayımı verileri Osmanlı’nın gerçek nüfusunu vermekten çok uzaktır.892 68.000 kişiyle yaklaşık olarak ülkenin %7’sini oluşturduğu tespit edilmiştir.67 35.130 12. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu Komutanlığı.C.2 297.441 2.defterlerinde nüfusla ilgili doğruluğu net bilgiler elde edilebilmektedir ancak anılan kayıtların nüfus tespitinden ziyade vergi toplama gibi farklı amaçlara hizmet etmesi bazı konularda yetersiz bilgiler alınmasına neden olabilmektedir.22 16.707 0.6. Kemal Karpat’ın. Karpat’tan aktaran T.400. 63 .099 0. Ermeni nüfusun 2.71 TOPLAM ve GENEL 2.

400.000 400.800. Ankara.000.316.000 90.000.295 olarak açıklanmıştır.000 Karadağlılar’dan *Osmanlı Devleti’ndeki Slavlar.000 4. Karpat’ın rakamlarındaki farlılığı işaret eden B. oluşmaktadır.800.000 4.000 1. T.500.000 2.000’dir. Ubicini.050.700. 2001 1881/82 tarihlerinde II. Abdülhamit zamanında yapılan ve 1893 tarihinde padişaha sunulan nüfus sayımları sonucunda Osmanlı Devleti nüfusu yaklaşık 18 milyon olarak tespit edilmiştir .) Afrika halkları da buna dahildir.C.000 - TOPLAM 11.000 1. Devletin resmi istatistik yayınında ise nüfus 18. Keldaniler. Her Yönüyle Ermeni Sorunu.000. 16.000 1. Keldaniler*** Dürziler Türkmenler**** Kürtler**** 1.000 90. Sırpları.500.700. 140.100.000 2.604 rakamını vermektedir.000 - ASYA 10.000 25.000 1. Karpat’ın dayandığı kaynak Başbakanlık Arşivi iken.000 civarındadır. Her Yönüyle Ermeni Sorunu.000 Bulgarlar. 2001 64 .000 Prenslik 3.000.000 GENEL TOPLAM 15.000 900.000. Ayrıntılı bilgi için bkz. Eryılmaz İstatistik Umum İdaresi’nin 1900/1 tarihli yayınını esas almaktadır.388. Boşnaklar ve ** Esası Arap olan (Mısır vs.000 4. 26 26 1881/82 nüfus sayımı verileri ile ilgili bazı spekülasyonlar bulunmaktadır.000 235. Yahudiler’in ise 70.000 230.562 rakamını telafuz etmekte iken Ottoman Population adlı kitabında 17.000.000. KAYNAK: M.200.000 2.000 25. Türkiye 1850’den aktaran T.C.000 35.000 100.000 1.000 7. *** Suriyeliler içinde yer alan Maruniler’in nüfusu. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu Komutanlığı.000 1.388.000.200. 16 kabileden meydana gelir ve nüfusları 25.000 235.000 70.000 AFRİKA 3. Ankara.000.500.000 230. A.800.TABLO 07: Osmanlı Devleti’nin Nüfusu 1844 AVRUPA Osmanlılar (Türkler) Slavlar* Rumenler Arnavutlar Rumlar Ermeniler Yahudiler Tatarlar Araplar** Suriyeli.000 7.000. Konuyu en çok irdeleyen yazarlardan Kemal Karpat “Ottoman Population Records And The Census of 1881/82-1893” makalesinde toplam nüfusla ilgili olarak 17.000 170. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu Komutanlığı. **** Bu iki kavram “Konar-Göçer” anlamında kullanılmıştır.

001. 1844 yılına göre toplam nüfusun dramatik miktarda azalması 1844 yılı nüfus sayımındaki sorunlar.153 235.604 27. Ermeniler toplam nüfus içerisindeki yaklaşık %6’lık oranlarını muhafaza etmişlerdir.238 18. Osmanlı nüfusu. Kara Kuvvetleri Komutanlığı. 65 .332.197 1.587.61 100 KAYNAK: “Her Yönüyle Ermeni Sorunu” T. nüfus ve savaşlarda verilen zaiyatlar da hesaba katılarak değerlendirilmelidir.465 817. 1894-1897 yılları arasında ise tabloda da belirtilen kaynaklar doğrultusunda 18–19 milyon civarında seyretmiş. 2001.006 36.39 12.467 17.TABLO 08: Osmanlı Devletinde Nüfusun Dağılımı 1881/82 – 1893 TOPLAM NÜFUS (KADIN-ERKEK) Müslümanlar Rumlar Ermeniler Bulgarlar Katolikler Yahudiler Protestanlar Latinler Süryaniler Gayrimüslim Kıptiler Yabancı Uyruklular Gayrimüslimler Toplamı Genel Toplam Komutanlığı.240 22.786 184. Kara Harp Okulu 1881/82-1893 istatistiklerine göre Ermeni nüfus toplam nüfusun %6’sına denk düşmektedir.598 3. Ankara.801 149.801.C.388.983 4. % 72. Osmanlı’nın 1844–1893 yılları arasında kaybettiği büyük miktarda toprak.137 2.

9184.960 1896 14. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu Komutanlığı. Gruplar kastedilmektedir.735.023 2. Yıldız/Perakende.065 819.252 1895 13. Osmanlı Devleti’nde nüfus üzerine birçok yayında bulunan Kemal Karpat ve S.692 237.800 43.397 36.013.966 203.738 27.965 43. 1906/7 sayımına göre Osmanlı nüfusu yaklaşık 20. Ermeni nüfusu üzerine telaffuz edilen resmi rakamlardan son olarak 1906/7 ve 1914 nüfus sayımlarını aktarmak ve daha sonra Ermeni kaynaklarına başvurmak etmek yerinde olacaktır. K.363. Türkçe Yazmalar.683 18. Yıldız/Sadaret. 3.500.794 1. Shaw 1906/7 nüfus sayımları ile ilgili verdikleri rakamlarda aynı kaynakları kullanmakla birlikte farkıl rakamlardan söz etmektedirler (Özgüldür ve diğerleri.824 821. Kısa vadede meydana gelen bu 66 .174 190.250 2. J.TABLO 09: Osmanlı Devleti’nde Nüfus 1894 – 1897 1894* Müslümanlar Rumlar Ermeniler Bulgarlar Katolikler Yahudiler Protestanlar Latinler Süryaniler Gayrimüslim Kıptiler Yabancı Uyruklular Diğerleri** GENEL TOPLAM 21.042.517 41. 17 Ramazan 1312 (14 Mart 1895) 1896: Başbakanlık Arşivi. No:2072 1895: Başbakanlık Arşivi. 1312. 17. Başbakanlık Arşivi. 2001 1894: Başbakanlık Arşivi.246 141.050.031.209 120.821.337.900.507.374 830. 2001).203’tür.138 139.637.396 19.C.473 3.550 73.242 21.304 2.360 22.618 993.983 42.505.335 19.000’dir ve hata payı içerisinde değerlendirilebileceği düşünülmektedir. Maruniler ve Keldaniler” vb. 1171: “Sicill-i Nüfus İdare-i Umumiyesi”.055 212.524 44.960 2.111.923 239. “Kadim Süryaniler.000’e düşmüştür.000 kişiye ulaşmıştır.323 * 1894 nüfusunda Hicaz ve Yemen de bulunmaktadır. ** Burada.232 10.765 184. Ankara.640 1897 14.130 18. Hicaz ve yemen hariç toplam nüfus. 1313/1459 1897: İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi. 1914 sayımı ile ilgili ise adı geçen iki yazarın da verileri aynı olup nüfus 18. Yıldız/Perakande. Hususi Maruzatı.033 21.150.218 19. Kaynaklar: Ottoman Republic. Cilt.680 884.569.826 1. Bahsi geçen fark yaklaşık olarak 13.142.782 994. Her Yönüyle Ermeni Sorunu.479 215.343 1. Karpat’tan aktaran T.208.

2.5. İngiliz sefaretinin nüfus konularındaki uzmanı olan Binbaşı 67 . K. Türkçe Yazmalar. KAYNAK: Ottoman Population. 2001 1906/7: Memalik-i Osmaniyye’de Dahil-i Tahrir Olan Nüfusun İcmali. GENEL TOPLAM 1906/7 Nüfus 15.406 54.753 2.170 18.630 25. Samaritanlar ve Yezidiler. K.040 52.016 18.749 89.047 5.435 16.044. Dürziler.833 65.508. Karpat’tan aktaran T.845 47.169 14. Uyruklular Diğer* Gayrimüslimler T.751 3.823. Nesturiler.211 187.738 1. Nu: 94.985 2.729. 3. İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi.738 36. Ermeni Kaynaklarında Ermeni Nüfusu Ermeni kaynaklarına bakıldığında verilerin uyuşmazlığı ve Trotter 7 Eylül 1980’de İngiliz sefirine hazırladığı muhtırada abartılması “rakamların gözlemlenebilmektedir.475.530 29.371 253.12 * Burada. Kara Harp Okulu Komutanlığı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı.520. İstanbul.C.708 761.908 62.073 11. Yakubiler. nüfus ve savaş sebebiyle meydana gelen insan kaybı göz önünde bulundurulmalıdır.031.760 32. 1919.968 67. Serbianlar” başlıkları altında verdiği rakamların toplamı alınmıştır.161.26 Nüfus 15.750 13.470 197.877 20.375.169 34.düşüşte yukarıda da belirtilen toprak. Wallachianlar. “Her Yönüyle Ermeni Sorunu”. Kadim Süryaniler. TABLO 10: Osmanlı Devleti’nde Nüfusun Cemaatlere Göre Dağılımı 1906/7 – 1914 CEMAATLER Müslümanlar Rumlar Ermeniler Bulgarlar Rumlar-Katolik Ermeniler-Katolik Protestan Latin Maruniler Süryaniler Keldaniler Yahudiler Kıptiler Yab.88 100 1914 % 81.844 24. 1914: Memalik-i Osmaniyye’nin 1330 (1914) Senesi Nüfus İstatistiği.884.485 20. Karpat’ın “Cossacklar.063 1. Ankara.74 100 % 74.846 1.2.496 28.

1983). Karpat’tan aktaran T. Her Yönüyle Ermeni Sorunu.000 Nestoryen’di.000 65.C. Marcel Leart adını kullanan 1908 ve 1914 meclisi milletvekili olan Kirkor Zöhrap’ın (1913). şeklinde ifade etmiştir.” (Gürün.000 120. 2001 68 . A Challamel.000 Avrupa İstanbul ve civarı Edirne Diğer Bölgeler 135.500 Ermeni ve 85.000 10.150. 2001).000 250. Ankara.000 270.000 KAYNAK: La question Armenienne a la Lumiere des Documents. Konya ve Kastamonu Suriye. Musul.660.000 40.000 150. K.000 280. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu Komutanlığı.000 2.000 195.000 50. 1882 ve 1912 yıllarına ait Patrikhane’den aldığını belirttiği verilerin gerçek Patrikhane verileri değerlendirildiğinde çarptırılmış olduğu anlaşılmaktadır (Özgüldür ve diğerleri.000 Asya Adana (Kilikya) Halep Trabzon Bursa Aydın (İzmir) Ankara. ciddiyetten uzak bir gayretle Van ve Erzurum’daki Ermeni nüfusu 1.630. Bilahare bütün ihtimaller çerçevesinde hakiki rakamın 450. TABLO 11: Marcel Leart (Kirkor Zöhrap)’a Göre Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu 1882 Doğu Vilayetleri Van Bitlis Diyarbekir Erzurum Elazığ Sivas 400. Paris.000 835. Beyrut ve Basra İzmit (Sancak) 280. 1913’den aktaran Ottoman Population.000 120.uyuşmazlığına” değinmiş.000 280.000’i geçemeyeceğini ortaya koydum.000 kişiye yükseltilmişti.000 100. 1880’de Patrik’in sefarete verdiği rakamlar ise 373.000 120. Bağdat.000 60. Marcel Leart (Kirkor Zöhrap). “Berlin listesinde (Berlin Konferansı’na sunulan Ermeni nüfusu listesi). 15 Şubat 1882’de ise büyükelçiye sunduğu muhtırada anılan rakamların ciddiyetsizliğini.000 TOPLAM GENEL TOPLAM 1.

Her Yönüyle Ermeni Sorunu.000 530.000 666.000 192.000 Toplam İçinde Türk 240. Kara Kuvvetleri Komutanlığı.C.000 1.018.000 102.TABLO 12: Vilâyat-I Sitte’de Ermeni Nüfusu 1912 Marcel Leart (Kiokor Zöhrap)’a Göre Vilayetler Erzurum Van Bitlis Harput Diyarbakır Sivas TOPLAM Toplam 630. Kara Harp Okulu Komutanlığı. 69 . Kara Kuvvetleri Komutanlığı. Aşağıdaki tabloda ise Ermeniler açısından resmi sayılabilecek rakamları veren Patrikhane’nin istatistikleri bulunmaktadır.000 382.000 450.000 185.000 296. Kara Harp Okulu Komutanlığı.000 2.000 168.000 Ermeni 215. Ankara. Ankara.615. McCarthy’den aktaran T. TABLO 13: Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu 1912 Ermeni Patrikhanesi’nin İstatistiklerine Göre Toplam Nüfus Vilâyât-ı Sitte Vilâyât-ı Sitte'nin Dışındakiler Kilikya Avrupa Türkiyesi TOPLAM 1.000 2.000 105.018.000 407.000 45.100.000 105.000 KAYNAK: K.000 145.000 KAYNAK: Muslims and Minorities. 2001.000 180.000 47.000 40. 2001.000 507. J.000 350. Gürün’den aktaran T. Her Yönüyle Ermeni Sorunu.C.

000 165.000 27 1912 215.330.000 60.000 280. Ankara. Kara Kuvvetleri Komutanlığı. 2001. Her Yönüyle Ermeni Sorunu.000 105.000 1.000 199. 1880*: Sir Charles Dilke’ye verilen istatistik.000 65.C.000 280.1920.425.000 olmakta.150.000 168. 27 Orjinal metinde 1.500 1880** 111.000 50.859 130.TABLO 14: Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu Ermeni Patrikhanesinin İstatistiklerine Göre Vilayetler Erzurum Van Bitlis Diyarbakır Elazığ Sivas TOPLAM Adana Halep Trabzon Hüdavendigar Aydın Ankara Kastamonu Konya İzmit TOPLAM 1878 1.000 150.”’den aktaran T.000 rakamını telafuz etmektedir.000 1.000 400.000 120.425.508 658.330.478 133.460 107.177 184. 1920.425.245 1881 128. 70 . Kara Harp Okulu Komutanlığı.000 180. Paris. Statistiques Etablis Par le Patriarcat Armenien de Constantinopole.018.000 - KAYNAKLAR: 1878 : Berlin kongresine verilen istatistik.000 rakamı telafuz edilmekle birlikte toplam 2. orjinal metin de tablo haricinde verdiği bilgilerde 1882 yılı için 2.000 164.000 252.500 658.000 250.000 100.018. 1880**: Patriğin Listesi 1881: Patriğin Listesi 1882: “Population Armenienne de la Turqiue Avant la Guerre.000 1880* 215.059 243. 1912: “Population Armenienne” Paris.500 88.000 120.000 1.000 270.000 2.000 155.515 1882 280.000 185.

1912-1922” McCarthy. Patrikhane’nin rakamları ise ekseriyet konusunda. 71 . Ermeni iddialarının temel tezini Vilayat-ı Sitte’nin (altı vilayet) Ermeni toprakları olduğu oluşturmaktadır. Ermeni iddiaları ve tarafsız aktörlerdir. Ermeni ekseriyeti hakkında elde değerlendirmeye elverişli üç temel veri vardır. Justin. İstanbul. Bunlar Osmanlı resmi nüfus kayıtları. Zöhrap’ın rakamları değerlendirildiğinde Ermeniler anılan vilayetlerde çoğunluktadırlar. Armenians in the Ottoman Empire. Amerikalı bilimadamı Justin McCarthy 1912 yılında Anadolu’daki etnik unsurlarla ilgili çalışmasında Vilayat-ı Sitte olarak adlandırılan vilayetlerin tamamında ekseriyetin Müslümanlar’da olduğunu ortaya koymaktadır. 1984. HARİTA 02: 1912 Yılı Anadolu’da Ermeni Nüfusu KAYNAK: “The Anatolian Armenians. tutulan verilerin özü gereği. hiç bir bilgi sunmamaktadır.Yukarıdaki veriler değerlendirildiğinde.

Armenians in the Ottoman Empire.411 474. 1984.880 19.097 8.199 20.927 299.HARİTA 03: Osmanlı Vilayetleri’nde Etnik Dağılım KAYNAK: “The Anatolian Armenians. Justin.974 ERMENİLER 82. Aşağıdaki tablo Osmanlı vilayetlerindeki nüfusun resmi verilere dayanarak etnik dağılımını göstermek açısından aydınlatıcı olacaktır.267 52.434 360.752 224.650 72 . 1912-1922” McCarthy.114 1.773 60. TABLO No: 15 1914 Senesi Farklı Milletler Resmi İstatistiği VİLAYETLER İSTANBUL EDİRNE BURSA İZMİR ADANA MÜSLÜMANLAR 560. İstanbul.903 RUMLAR 205.249. Türk tarafının sunduğu resmi rakamlar da McCarthy’nin (1984) hiçbir vilayette ve tarihte Ermeniler’in demografik ekseriyete sahip olamadıkları bu yüzden altı vilayeti kapsayan bir yapı kurmalarının mümkün olmadığı tezini destekler niteliktedir.680 74.067 341.

380 235.285 576.954 -26.936 16.916 227. Ankara.958 971 25.307 632 97.899 134.755 34 19.048 2.864 -1 12.385 20.653 8.281 184.439 8.550 2. CİLT.792 630 51.337 117.379 492.379 750.099 79.590 8.128 673.791 45 147.034 277.174 2.999 179.821 12.384 20.492 50.492 67.474 8.770 75. Genelkurmay ATASE ve Genelkurmay Denetleme Başkanlığı Yayınları.524 4.556 40.312 2 36.320 399.850 38.048 65.150 8. 2005. 73 .613 40.592 55.SİVAS MAMÜRETÜLAZİZ DİYARBEKİR TRABZON ERZURUM BİTLİS VAN ANTALYA (Sancak) ANKARA HALEP BOLU (Sancak) KAYSERİ (Sancak) ÇANAKKALE (Sancak) ESKİŞEHİR (Sancak) İZMİT (Sancak) İÇEL (Sancak) KARAHİSAR (Sancak) KARESİ (Sancak) KASTAMONU HARPUT KONYA KÜTAHYA (Sancak) MARAŞ MENTEŞE (Sancak) NİĞDE (Sancak) URFA (Sancak) ÇATALCA (Sancak) ZOR (Sancak) 939.101 921.100 149.821 65.324 971 1.804 737.497 20.718 842 232 KAYNAK: Arşiv Belgeleriyle Ermeni Faaliyetleri 1914 – 1918 I.302 446.322 12 4.903 140.240 21.292 149.659 359.348 152.859 102.297 309.712 303.735 446.678 226.852 341 7.843 117.762 877.645 188.935 161.971 4.548 32.959 79.923 58.

446 551.948 509.60.80 18.46 KAYNAK: Her Yönüyle Ermeni Sorunu. 2004. 10.96 33. Betül.12.97.90 39. Aslan.297 73.10.857 101.94 17.206 445.980 513.68 Kaynakların Ortalaması 18. 20.310 125.657 KAYNAK: Erzurum’da Ermeni Olayları (1918-1920) (Hatıralar-Belgeler-Kazılar). Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu 74 . En Az Ve En Fazla Oranları Vilayet Erzurum Van Bitlis Diyarbakır Elazığ Sivas En Az % 15.648 509. 29.10. 14. T.31 12. Erzurum. En Çok % 21.60 15. 12.16.10.60 28.138 110.818 109. Ankara.TABLO No:16 Erzurum Vilayeti’ndeki (Vilayat-ı Sitte’de yer alır) Müslüman Ve Ermeni Nüfusa Ait Osmanlı İstatistikleri Yıllar 1897-1880 1881/82-1883 1894 1895 1896 1897 1906-1907 1914 Müslüman Ermeni 52. Atatürk Üniversitesi Yayınları.506 673.C.84 28. 39. TABLO No:17 Vilâyat-ı Sitte’de Ermenilerin Genel Nüfus İçindeki Ortalama.72 11.99 18.20 20.319 109.76 14.341 Sayfa 230 164 191 194 196 198 200 226 312. 2001.319 110. Vilâyât-ı Sitte Ortalaması Komutanlığı.

6.680 1.233 1.824 1.51 6.29.065 1.374 1. Ankara. 5. 5.000 17.630 18.208.031.99.173.001. Özellikle Ermeniler’in iddia ettikleri sayıların kaynakça olarak kullanılan verilerden çarpıtılarak alındığını ve anılan uyuşmazlıklara bizatihi üçüncü şahısların raporlarında yer verildiği düşünüldüğünde Osmanlı Devleti sınırlarındaki Ermeni nüfus üzerine objektif bir değerlendirmede bulunulabilecektir.78.742 2. Kara Kuvvetleri Komutanlığı. 3.000 1.013.350. TABLO No:18 Resmi Sayıma Göre Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu Sayım 1831 1844 1881/82 1894 1895 1896 1897 1906/7 1914 Ermeni Nüfusu 18.61. 75 .75.016 KAYNAK: Her Yönüyle Ermeni Sorunu.641.388.042.735. Kara Harp Okulu Komutanlığı. 5.396 19.142.323 20.218 19.683 18. Toplam Nüfus 3.5.65. 5.47.050.101 35.520.604 27.400. 2001.C.Resmi rakamlar (Osmanlı Devleti nüfus kayıtları) ve Ermeni kaynakların yıllara göre derlenmiş halleri aşağıdaki tablolarda verilmiştir.851 % 0.465 994. 5.294. T.884.

880. 2001. ancak aynı eserde geçen farklı bölümlerde ve bu çalışmada da kullanılan tablolarda Patrikhane’nin verdiği rakamlar 2.425.000 – 800. • Ermeni nüfusun Osmanlı Devleti’nin genelinde 1. Leart 1882 S. Khatanasian Y.yy sonrası Patrikhane 1912 M.263.TABLO No:19 Ermeni ve Ermeni Yanlısı Kaynaklara Göre Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu Kaynaklar Yıl Genel (Dünya) 3. bilakis toplam nüfusun en çok %25-30’una denk geldiği.000 2.400. 12 Ocak 1893'te Pester Lloyd Gazetesi'nde yayımlanan makalesinde 9 vilayette toplam 587. Sitte'de " Çobanyan'dan naklen ABD Büyükelçisi Gregoryen E.000 1. Wambery'den naklen 9 il için 1.) KAYNAK: Her Yönüyle Ermeni Sorunu. Tahminimizce metnin orjinalinde basım hatası mevcuttur.100.018.131. Prof. 28 Orjinal metinde 4.380.000 1..500. * Y. Osmanlı Belgelerinde Ermeniler. Cox 1880-86 V. Resmi ve Gayri Resmi tüm kaynaklar incelendiğinde Osmanlı Devleti’ndeki Ermeni nüfusuyla ilgili üç temel yorum yapılabilir.500. Leart 1912 J.018.000 2. Topçiyan.425.000 civarında olduğu.XXVI vd.000 2. • Ermeni nüfusun anılan vilayetlerde ekseriyeti sağlayamadığı.125 rakamını veriyor. 76 .000 1. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu Komutanlığı.5-2.000 2.000 Wambery'den naklen 9 ilde Rusya: 1. Basmacıyan 1915 Hastahane Takvimi Y.235 Ermeni olduğunu yazmıştır.300.500. (Altı vilayete Adana.000 1.000 2. De Morgan 1914 Hovannisian 1914 öncesi K. Von Raden 1856 Patrikhane 1882 M.131.C.000 4.125 2. Halep.660. Wambery.000 2/3'ü 1. T.000.000 1.. Topçiyan* - 2.000 4. Aslan 1914 Pastırmacıyan 1914 R. Halbuki. BOA. Bkz.200.000 V.425.400.380.700.000 1.000 sayısı telafuz edilmiştir.000 2. Ankara. C: XI.000 civarında olduğu.160.100.000 - Türkiye'de 2. Lepsius 1913 J.000 olarak kayıtlara geçmiştir.800.000 – 1.000 28 Düşünceler Avusturyalı F. Ter Minassian 19. s. • Vilayat-ı Sitte (Altı Vilayet) olarak da adlandırılan Osmanlı vilayetlerindeki Ermeni nüfusun 700. Vardapet 1886 A. Hakkari ilave ediliyor.

Dünya Savaşı’nda Ermeniler Savaşın başlamasıyla birlikte Ermeni çeteler önceden belirledikleri stratejiler doğrultusunda harekete geçmişlerdir. Günümüz Türkiye sınırları içerisinde Ermeni nüfusu 60 bin kişi olarak görünmektedir (Önder. Zira. söz konusu nüfus azalmasına doğal olarak neden olmuştur. I. 77 .  Osmanlı Devleti’nin içine sürüklendiği savaşlar nedeniyle toprak ve dolayısıyla nüfus kaybına uğraması. konuya yabancı olanlar için. 2005). Sınırların daralması. 1915 yılında Lübnan. ilk bakışta Ermeni tezlerini ve bu doğrultudaki propagandasını doğrular gibi gözükse de. Türk Ordusu 1914 Aralık’ında Ruslara karşı taarruza geçerken Ermeni komitacılar da Rus birliklerine katılmaya başlamış veya cephe gerisinde terörist faaliyetler yürütmüşlerdir. anılan demografinin Doğu Anadolu ve çevresinden göç eden Ermenilerden oluştuğu kanaatindeyiz.  Ermeniler’in başta Rusya olmak üzere Avrupa. Tarihsel süreç içerisinde “Türkiye’deki” Ermeni demografisinin yaklaşık 1 milyon 200 bin kişiden 60 bine düşmesi. dış kaynaklarda Türkiye olarak tanımlanan bölge 1915 ile günümüz arasında çok büyük farklılık arz etmektedir. özellikle Birleşik Devletler’e yoğun göç dalgasıyla karşılaşılmıştır.Yıldan yıla resmi istatistiklerde bile dramatik değişim gösterebilen nüfus rakamlarında. ve bugünkü Ermenistan nüfusunun yaklaşık 3 milyon olduğu göz önünde bulundurulursa.yy sonu ve 20.yy başında vuku bulmuş. Osmanlı sınırları dahilinde yerel halkı kışkırtarak isyan eden Ermeniler’in kalkıştıkları en kapsamlı hareketlerden biri 29 Rusya’ya olan göçler özellikle sınırdan geçerek Rusya ve İran Ermenistanı’na göç etme veya savaş zamanında Rus birliklerine katılma şeklinde gerçekleşmiştir ki bu yöndeki duyumlar ordu karargahları tarafından rapor edilmiştir. Amerika ve Avrupa kıtalarına göç ise 19. Halep gibi bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde olmayan bölgelerde de Ermeni ekseriyeti oldukça fazla idi.6.  Anılan savaşlarda verilen insan zaiyatının azımsanamayacak boyutlarda olması. 29 göç hareketinde bulunması nedeniyle değişim meydana 3. Birleşik Devletler ve Latin Amerika’ya yoğun gelmiştir . Ayrıca 1915 yılında henüz kurulmuş bağımsız bir Ermeni devleti olmadığı. Anılan devlete göç eden Ermeniler’in listeleri detaylı olarak liman kayıtlarında bulunmaktadır.

• Silah altına çağrılan Ermeniler’in orduya katılmamaları. 3. • Rus Ordusu sınırı geçtiği anda askeri ve paramiliter unsurların Ruslar’a katılması. köylerini yakmak için fırsat gözleyeceklerdir ve sonra da dağlara kaçacaklardır. • Her Ermeni’nin silahlandırılması. 1970.6. Ermeni Çetelerine Karşı Alınan Tedbirler Ermeni çeteleri savaşın başlamasıyla birlikte. Sayı 32. Belgelerle Türk Tarihi Dergisi. Van Vali Vekili Cevdet Bey’in isyandan önce Ermeni ileri gelenlerini toplayarak çıkabilecek olayların devlete olası zararlarını anlatmasına karşın savaşın başlamasıyla birlikte Van ve çevresinde müslümanları hedef alan mezalim artmıştır. s. Hamlin’in 23 Aralık 1893 tarihli Boston Congregotionalist Journal’de yayımlanan mektubu. bir Hınçak komitecisinin 1893’te yayımlanan şu sözlerinde olduğu gibi vandalist planlarını uygulamaya başlamışlardır: “İmparatorluğun her yerinde örgütlenen Hınçak çeteleri. Dr. • Osmanlı ordusu ikmal ve telgraf yollarının kesilmesi. Türkleri ve Kürtleri öldürmek. Bunun üzerine kuduran müslümanlar ayaklanarak savunmasız kalan Ermeniler’e saldıracaklar ve bunları öylesine bir canavarlıkla öldüreceklerdir ki Rusya – insanlık ve Hristiyan uygarlık adına – memleketi işgal etmek üzere ileriye atılacaktır. 30 Ayrıntılı bilgi için bkz. Alınan kararlardan bazıları. • Silah altına alınanların firar ederek çete ya da gönüllü birliklere katılması.47 78 .” 30 Ermeniler’e yönelik ilk tedbir Zeytun’da patlak veren Antep ve civarını da etkileyen olaylar üzerine yerlerinin değiştirilmesi üzerine olmuştur. Ermeni çeteleri Osmanlı ordusu cephedeyken cephe gerisinde sivil halka zarar vermekte ve bu doğrultudaki eylemlerini köylere kadar iletmiştir.1. Maraş Mutasarrıfı Mümtaz Bey’in Ermeniler’in nakledilmemesi durumunda olayların büyüyeceği yönündeki görüşü ve olayların bir türlü yatışmaması üzerine Dahiliye Nazırı Talat Paşa’nın emriyle nakil gerçekleştirilmiştir.Van İsyanı’dır.

mal. • Resmi devlet dairelerinin kundaklanması ve jandarmanın öldürülmesi. ordudaki Ermeniler’in görev tanımının tekrar gözden geçirildiğinin bir göstergesi olmakla birlikte anılan şartlarda dahi Ermeniler’e hiçbir düşmanca harekette bulunulmaması. içecek. • İsyan ve ihtilaller çıkarmaları.• İki yaşına kadar olan tüm müslümanların görüldükleri yerde katledilmeleri. Müslüman halka ve Osmanlı Ordusu’na yöneltilen. ABD’nin Japonlar’a yaptığı gibi toplama kampları oluşturmaması Osmanlı’nın asıl niyetini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. 2006). 79 . 25 Şubat 1915 tarihli karar. mülkünün yakıp yıkılması. Naziler’in Yahudiler’e. yukarıda da sayılan niyetlerin doğal bir sonucu olarak devlet Ermeni komitacılarına ve komitacıların isyana teşvik edilmesi amacıyla hedef olarak belirlediği unsurlara karşı önlemler almaya devam etmiştir. Kırzıoğlu. • Çıkarılacak isyan ve ihtilallerin faturalarını müslümanlara çıkartarak propaganda yapılması. Halaçoğlu 1995’ten aktaran Halaçoğlu. Yinanç. • Müslüman halkın yiyecek. • İtilaf Devletleri hesabına casusluk ve rehberlik yapılmasıdır (Süslü. • Ermeniler’in terk ettikleri bina ve erzakları yakması ve bunların müslümanlarca yakıldığı propagandası yapılması.

Yine komutanlar. Bu şekilde verilen emre göre davranan ve sadâkatten ayrılmamış olanların zarar görmeyecekleri düşüncesi kuvvetlendirilmeli ve halkı ümitsizliğe düşürürerek.25 ŞUBAT 1915 TARİHLİ BİR ERMENİ AYAKLANMASI HALİNDE KOMUTANLARIN GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA BAŞKOMUTANLIK VEKÂLETİ’NDEN BİRLİKLERE Osmanlı Ordusu İstanbul Başkomutanlık Vekâleti Kurmaybaşkanlığı 1. 4) Genel seferberlik durumu nedeniyle savunma ve güvenliğe dair bütün meseleler askeri göreve ait olduğundan genel olarak mülkî memurlar bu meselelerde komutanlara başvururlar. 3) Her yerde uzak görüşlü ve uyanık bulunulmakla birlikte. Bu olaylar. Rusça ve Ermenice şifre grupları bulunmuştur. gerek jandarmalarda ve seyyar ordularda silahlı ve karargâh ve gerek seyyar ve ve sabit de kesinlikle hizmetlerde emrinde kullanılmayacaklar dairelerinde 25 Şubat 1915 komutanlar çalıştırılmayacaklardır. Yalnız. şu anda önemli olmamakla birlikte. İstanbul Vilayeti mülkî memurları. Ermeniler tarafından asker ve jandarmaya saldırı meydana gelmiş ve Kayseri Sancağı’nda Ermeni evlerinde çok sayıda bomba. Müstakil Asayiş Kısmı’na Bitlis’te bir takım Ermeni eşkıyası ortaya çıkmış ve bazı Ermeni asker kaçakları eşkıyalığa yönelmiş. yayınlanmasına gerek görüldü: 1) Ermeni erler. Bundan dolayı. gerek gördükleri yerde hemen sıkıyönetim ilanına da yetkilidirler. düşmanlarımız tarafından ülke içerisinde bir ihtilal girişimi hazırladığına işaret etmektedir. halk tarafından herhangi bir şekilde hükümet emirlerine uymama ve silahlı saldırı ve karşı koyma görürlerse. Fransızca. aşağıdaki maddelerin yeniden bildirilip. işler ve tedbirler için Genel Karargâh’a 80 . Şube Numara: 8682 Gizlidir. Dörtyol’da. Halep’te. gerçekte saldırı belirtileri görülmeyen yerlerde halkı korkutacak baskılardan çekinilmelidir. güvenliğe ait başvuracaklardır. hemen askeri kuvvetlerle en şiddetli şekilde bastırmaya ve saldırı ve karşı koyuşu kökünden imha etmeye yetkili ve mecburdurlar. 2) Ordu ve kolordu komutanları ve kolordu ve tümen komutan vekilleri ve mevki komutanları. ayaklanmaya sürüklememelidir.

evraklarına el konmuş ve komite merkezleri kapatılmıştır. Başkomutanlık Vekâleti ile birlikte ordu komutanlıklarına da bilgi verirler. Bu kolordu komutanları. 2.. Jandarma Genel Komutanlığı’na bildirilmiştir. Ordu Dairesi’ne. ve Irak ve Havâlisi Komutanlıkları’yla 1. TBMM 24 Nisan 1915 tarihinde ise Ermeni çetelerinin ayaklanma teşebbüsleri ve alınması gereken tedbirlere yönelik karar alınmış. 3. 6) 3. 3. dönemin Alman Büyükelçisi Wangenheim ise “24/24 Nisan gecesi ve ertesi akşam aralarında gazeteci. Ordu komutanları olası kovuşturmalar için tedbirler düşünüp aldıklarını hemen Başkomutanlık Vekâleti’ne bildireceklerdir. 2.. komitacılık yapan Ermeni derneklerinin kapatılması. ve 5..345 kişinin tevkif edildiği belirtilmiş. Güvenlik: 981 27 Şubat 1915 Kültür. Ermeni çetelerinin engellenmesi amaçlanmıştır. Müstakil Asayiş Kısmı’na. Ordu ve Irak bölgelerinde en büyük müracat yeri ordu komutanlıklarıdır. mebusların da bulunduğu toplam 500 Ermeni’nin Taşnak İhtilal Örgütü üyesi olmaları sebebiyle tutuklandığı”nı rapor etmiştir (Göyünç. doktor.. ve 2. Karar doğrultusunda çetelerin elebaşıları tutuklanmış. Muhâkemât Müdürlüğü’ne. Kamuran Gürün’ün Ermeni Dosyası adlı eserinde (1983) 2.5) Güvenlikle ilgili işler için.). Başkomutan Vekili Enver KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. Ordu bölgelerinde bu işler için en büyük müracat yeri kolordu komutanlıklarıdır.. Dâhiliye Nezâretleri’yle. 4. Bu emir: 1. 2000). Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. 4. ve 4. Ankara. 3. 1. 81 ... Kolordu Komutanlıkları’na Ve Harbiye. 4.

hoş göremeyeceği ve fesat kaynağı olan komitelerin hala varlıklarını kanuna uygun kabul edemeyeceğinden sözlü olarak da ifade edildiği gibi. bulundukları yerlerde ikametlerinin devamında sakınca görülenlerin il dahilinde uygun görülecek yerlerde toplattırılarak kaçmalarına meydan verilmemesi. bütün siyasi teşkilatların kaldırılmasını acil ihtiyaç olarak hissetmiş ve gerekli tedbirleri almıştır. Esas olarak merkezleri yabancı ülkelerde bulunan ve bugün unvanlarında bile ihtilalcilik sıfatını koruyan bütün bu komitelerin çalışmalarının Osmanlı Devleti aleyhine olarak.İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü 3052 Özel Kalemi Osmanlı Ordusu Başkomutanlığına Başbakanlıktan. harbin ilanını takiben Taşnak Ermeni Komitesinin Rusya’da bulunan Ermenilerin derhal aleyhimize hareketine ve Osmanlı topraklarındaki Ermenilerin de ordunun zayıf düşmesini bekleyerek o zaman bütün kuvvetleri ile ihtilale kalkışmalarına dair aldıkları kararları. kendilerine idari bir özerklik teminine yönelik teşebbüsleri. her türlü sebebe ve vasıtaya başvurmak suretiyle. komitelerin başkan ve üyelerinin. Nubar’ın Hınçak. Ermeni komitelerinin Osmanlı memleketindeki siyasi ihtilal teşkilatları ile öteden beri. evrak vesairenin kesinlikle kayıp ve imhasına imkan bırakmamak suretiyle alınması. Rus ordusuna gönüllü alaylar teşkil ederek Ruslarla birlikte memlekete saldıran. özellikle devletin harp halinde bulunduğu şu sırada Zeytûn ile Bitlis. gerekli yerlerde silah aramaya başlanarak. uygulamaların iyi yapılmasının temini ve bitirilmesi ile ortaya çıkacak evrak ve belgelerin incelenmesi sonucunda tutuklanan şahısların askeri mahkemeye 82 . Bunun üzerine devletin kendisi için duygusal mesele teşkil eden bu cins tertipler ve teşebbüslerin devam etmesine hiçbir zaman göz yummayacağı. Sivas ve Van’da meydana gelen son isyan hareketleri ile bir kere daha kesinleşmiştir. Kayseri. bu işe teşebbüs eden şahıslar ile emniyet güçlerince tanınan önemli ve zararlı Ermenilerin hemen tutuklanmaları. her fırsattan yararlanmak suretiyle vatanın hayatına ve geleceğine tesir edecek hain hareketlere cür’etleri. Sivas ve diğer yerlerde ortaya çıkarılan bombalar. Başkomutanlığa yazılan tezkerenin aslından kopya edilmiştir. her türlü ihtimale karşı komutanlar ile haberleşilerek kuvvetli bulunması. som emelleri olan özerkliği elde etmek amacı etrafında toplandığı. Taşnak ve benzeri komitelerin gerek başkentte ve gerekse illerde bulunan şubelerinin derhal kapatılmaları. aslında Osmanlı uyruğunda olan Ermeni komite başkanlarının harekatı ve Osmanlı ordusunu arkadan tehdit etmek suretiyle pek büyük ölçüde aldıkları tertipleri ve yayınları ile meydana çıkmıştır.

83 . 2005.verilmeleri uygun görülmüştür. Madde 4: Bu kânûnun hükümlerinin yürürlüğünden Başkomutan Vekil ve Harbiye Nâzırı görevlidir.6. Görüldüğü gibi vilayet ve mutasarrıflıklara gönderilen emirde hedef alınan kitle Ermeni çete başları ve çetelerin faaliyetleri olmasına rağmen her yıl 24 Nisan günü Ermeni diasporası ve Ermenistan tarafından ulıuslararası bir propaganda sonucunda soykırımı anma günü olarak kutlanmaktadır. Madde 3: Bu kânûn yayın tarihinden itibaren geçerlidir. 24 Nisan 1915 İçişleri Bakanı Talât KOLEKSİYON BDH KLASÖR NO: 401 E. gereğinin yapılmak üzere durumun bildirilmesine izin verilmesi konusu emirlerinize arz olunur. DOSYA NO: 50 Y. Madde 2: Ordu ve müstakil kolordu ve tümen komutanları askerî gerekliliklerden dolayı veya casusluk ve ihanetlerini hissettikleri köy ve kasabaların halkını tek olarak veya topluca diğer yerlere gönderip. 3. Ankara. Genelkurmay ATASE ve Genelkurmay Denetleme Başkanlığı Yayınları. yerleştirebilirler. DOSYA NO: 1580 FİHRİST NO: 1-3 KAYNAK: Arşiv Belgeleriyle Ermeni Faaliyetleri 1914 – 1918.2. Tehcir Kararı 27 MAYIS 1915 TARİHLİ GEÇİÇİ KÂNÛN SEFERDE HÜKÜMET İCRAATINA KARŞI GELENLER İÇİN ASKERİYE TARAFINDAN ALINACAK TEDBİRLER HAKKINDA GEÇİCİ KÂNÛN Madde 1: Sefer zamanında ordu. Onaylandığı takdirde. kolordu ve tümen komutanları ve bunların vekilleri ve müstakil mevki komutanları halk tarafından herhangi bir şekilde hükümet emirlerine ve ülke savunmasına ve güvenliğin korunmasına dair icraat ve düzenlemelere karşı muhalefet ve silahla saldırı ve direniş görürlerse derhal askerî kuvvetler ile en şiddetli sûrette bastırmayı ve saldırı ve direnişi kökünden imha etmeye yetkili ve mecburdurlar. CİLT 1.

27 MAYIS 1915 Mehmet Reşat Başkomutan Vekili ve Harbiye Nâzırı Enver Kültür. Ankara..000 müslüman ifadesiyle Alman Dışişleri Bakanlığına iletmiş. 17 Mayıs 1915’te Van Ruslar tarafından işgal edilmiş. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed.. Müslüman halka barbarca saldırılarda bulundular. bazı Ermeni subayları. Müslüman köylere ve kaleye saldırıya geçmişlerdir. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. 2000’den aktaran Halaçoğlu. “.çok sayıda Ermeni asker.” cümleleriyle açıklamıştır (Pomiankowski 1928’den aktaran Göyünç.. Rus hududunu geçen Ermeniler’le birlikte ordusunun Ermeni gönüllü alaylarına katıldılar.şehir asilerin eline geçmiştir. zamanlama açısından stratejik oluşunu (Rus işgali öncesi) ve 300 askeri öldürebilecek ateş gücünde olduğunu ortaya koymuştur..Meclis-i Umûmî’nin toplanmasında kânûnlaşması teklif olunmak üzere bu kânûn tasarısının geçici olarak yürürlüğe konmasını ve devlet kânûnlarına eklenmesini buyururum.. ikmal kuvvetlerine. Dönemin Avusturya–Macaristan İmparatorluğu Askeri Ataşesi Joseph Pomiankowski Ermeniler’in yaptıkları zulümleri. Alman Büyükelçisi Waggenheim ise Ermeniler’in organize halde ayaklandıkları ve saldırıya geçtiklerini. Sadrazam Mehmet Sait KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler.). postalara ve bağımsız birliklere hücum ettiler. TBMM Ermeni çeteleri yukarıda da belirtildiği üzere cephe gerisinde halkı isyana teşvik etmek ve sivil müslüman halka katliam gibi faaliyetlerini özellikle Sarıkamış faciasını müteakip yoğunlaştırmıştır.. 2006). başlarında bir Ermeni milletvekili olduğu halde kaçıp Rusya’ya gittiler.” düşman tarafına geçmiş ve Müslümanları katle başlamışlardır. Ermeni haydut çeteleri Osmanlı gerisine. Bunlar. Ermeniler kaçmaya başlamıştır. Ermeni isyanlarının münferit olaylar olmadığını.. Bitlis istikametinde 80. “Van vilayetindeki Ermeniler ayaklanmışlar. 84 .. Kaledeki Türk garnizonu 300 kayıp vermiş.

yeniden kurulacak Ermeni köyleri sınırlarının. gidiş yolları üzerinde bulunan yerel görevliler sorumludur. nüfus kütüklerine esas olabilecek bir şekilde düzenli olarak kaydedileceği ve her aileyi oluşturan aile fertlerinin isim ve yaşlarını açıklayan bir defter düzenlenecektir. sahipsiz ve devlete ait arazi bulunmaması durumunda. Madde 4: Oluşturulan iskan yerlerine ulaşan Ermeniler duruma ve yere göre. Madde 3: İskan yerlerine sevk edilen Ermenilerin yol boyunca can ve mallarının korunmasıyla. 85 . yerel görevlilerin yönetimine aittir. Dahiliye Nazırı (içişleri bakanı) Talat Paşa’nın 30 Mayıs 1915 tarihli emrinde Ermeniler’in sevk koşulları ve iskan edilmeleri konulu yönetmelik ilgili tüm kurumlar gönderilmiştir: 30 Mayıs 1915 tarihli savaş hali ve olağanüstü siyası zorunluluklar dolayısıyla. iaşe ve dinlenmelerinin sağlanmasından. başka yerlere nakledilen Ermenilerin iskan ve iaşeleri ile diğer konular hakkında yönetmeliktir. Bağdat demir yoluyla birleşme hatlarından ve diğer demir yolu hatlarından en az 25 kilometre uzaklıkta bulunması şarttır. Bu konuda meydana gelecek gevşeklik ve ilgisizlikten sırasıyla bütün görevliler sorumludur. sağlık şartlarına uygun. Madde 5: İskan bölgelerinde köy kurulmasına elverişli. Madde 2: Nakledilen Ermeniler. taşınabilir bütün mallarını ve hayvanların beraberinde götürebilirler.Osmanlı Devleti zor koşullar altında hayatta kalma mücadelesi verdiği bir ortamda Ermeniler’in sorun çıkarttıkları bölgelerden tahliyesine karar vermiş. Köylerin. Madde 6: Ermenilerin yerleştirilecekleri köy ve kasabalarda. Madde 1: Nakli gerekli olanların sevklerinin sağlanması. devlet malı olan çiftlik ve köylerin iskan için tahsis edilmeleri uygundur. Madde 7: Köy ve kasabalarda yeni yapılacak evlere yerleştirilen Ermeniler ile yeni kurulan köylere yerleştirilen Ermenilerin. ya mevcut köy ve kasabalarda ayrı ayrı inşa edilecek evlere ya da yerel idareciler tarafından belirlenecek yerlerde kurulacak köylerde yerleştirileceklerdir. boş. tarıma ve gelişmeye uygun yerlerde kurulmasına özellikle dikkat edilecektir.

Bakanlıktan izin alınmak şartıyla.. sevkiyat esnasında kafilelerin güvenliği sağlanmalı ve muhacirin tesisatından sarfiyat yapılarak 86 . sorumlu yönetici olmak üzere. bu unsurun hükümet aleyhine faaliyette bulunmalarını ve bir Ermenistan hükümeti teşkili hakkındaki milli emellerini takip edemeyecek bir hale getirilmelerini temin esasına matuftur. mutasarrıf ve valilere aittir. Madde 11: İaşe ve iskan işlerinin sağlanması ve hızlı olarak yürütülmesi ve göçmenlerin yeterince sevki. Bu kimselerin imhası söz konusu olmadığı gibi. Madde 10: İaşe ve iskan işlerinin hızlı olarak yürütülmesi. bağlı bulunduğu komisyonun izni olmadan ve yerel güvenlik makamlarından özel belge alınmadan başka yerlere gitmesi yasaktır. uygun miktarda sermaye ya da alet ve edevat verilecektir. KAYNAK: Arşiv Belgeleriyle ermeni Faaliyetleri 1914 – 1918. ayrıca ihtiyacı olanlara evlerinin inşası için gerekli harcamaları yerel makamlar. Tehcir kararının gerekçeleri ve gayesi. Madde 14: Belirlenen arazinin sınırı ve dönümü tespit edildikten sonra. geçici belge karşılığında sahiplerine verildikten sonra tapu ve emlak işlemlerine esas oluşturacak düzenli bir şekilde. göçmen komisyonlarına aittir. 2005. kesin yerleşimlerine kadar geçecek olan sürede iaşeleri.sevklerinden takip edilen gaye. “. CİLT 1. Madde 12: İskan edilen her aileye. daha önceki iktisadi durumları ve şimdiki ihtiyaçları göz önüne alınarak yeterli miktarda arazi verilecektir. o bölgenin en üst mülki idarecileri. özel defterine kaydedilir.Madde 8: Belirlenen yerlere yerleştirilen bir kimsenin. iaşe ve iskan memurlarının tayini. Göçmen komisyonu bulunmayan yerlerde Göçmenler Tüzüğü’ne uygun olarak yeniden kurulması gereklidir. Başkanlığı Yayınları. göç edenlerin sağlıklarının korunması ve rahatlarının sağlanmasına ilişkin hususların yerine getirilmesi. Madde 9: İskan edilecekleri yerlere varan Ermenilerin. Genelkurmay ATASE ve Genelkurmay Denetleme Ankara.. göçmen ödeneğinden karşılayacaktır. Madde13: Arazinin seçimi ve dağıtılması göçmen komisyonlarınca gerçekleştirilecektir. Madde 15: İhtiyaç sahibi olan çiftçi ve meslek sahiplerine.

Niğde. 3 AĞUSTOS 1915 TARİHLİ PROTESTAN ERMENİLERİN SEVK EDİLMEMELERİ HAKKINDA VALİLİKLERE VE MUTASARRIFLIKLARA Osmanlı Hükümeti Dâhiliye Nezâreti Emniyet Genel Müdürlüğü Özel: 5028 Gizli Erzurum. Bitlis. Adana. Ankara. Maraş. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. Ermeni kafilelerine saldırıda bulunanlara veya bu gibi saldırılara ön ayak olan jandarma ve memurlar hakkında şiddetli kanuni tedbir alınmalı ve bu gibiler derhal arz edilerek Divan –ı Harplere teslim edilmelidir. Bursa. Konya. İzmit. Daha önce de belirtildiği gibi Protestan ve Katolik Ermeniler’in sevk edilmemesi hükümetçe kesin olarak kararlaştırılmıştır. TBMM Kültür. Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer konu. Ankara. 2006). Urfa. Kayseri. Sivas. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. Afyon. Balıkesir.. 15 AĞUSTOS 1915 Nâzır KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler. Elazığ. sadece Ruslarla diresek temasını koruyan Gregoryen ve Ortodoks Ermeniler’in tehcir edildiğidir.” emrinde açık bir şekilde belirtilmiştir (Halaçoğlu. 87 . Eskişehir Mutasarrıflıkları’na Şifre Protestan mezhebinde[n] olan Ermenilerden sevk olunmayanların gönderilmesinden vazgeçilmesi ve vilayetlerin içerisindeki nüfusları ve kalan ve sevk olunan sayının bildirilmesi. Katolik ve Protestan Ermeniler’in tehcire tabi tutulmadığı. Van Valilikleri’yle. Halep. Samsun. Diyarbakır.).. Trabzon.iaşelerine ait her türlü tedbir alınmalıdır.

Yarbay Muhittin. Sivas. Diyarbakır.3 AĞUSTOS 1915 TARİHLİ KATOLİK ERMENİLERİN SEVK EDİLMEMESİ HAKKINDA ÇEŞİTLİ VALİLİK VE MUTASARRIFLIKLARA Osmanlı Hükümeti Dâhiliye Nezâreti Emniyet Genel Müdürlüğü Genel: 423 Erzurum. liva/il nüfuslarının bildirilmesi. TBMM Kültür. 3 Ağustos 1915 Nâzır Talat KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler.). Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. Van Vâlilikleri’yle. Maraş Mutasarrıflıkları’na Şifre Kalmış olan Ermeni Katolikleri’nin gönderilmesi ve ihraçlarından vazgeçilmesi. Yüzbaşı Naki Beyler Hakkında. Samsun. Adana. Ankara. Anadolu ile Doğu Vilayetleri’ndeki Ermenilerin sevki sırasında yapılması emrolunan görevlerini kötüye kullanan ve kânûna aykırı eylem ve hareketleri görülen memurlar ve jandarmalar hakkında gerekli soruşturma yapılmasıyla. suçları sabit olanların soruşturma evraklarıyla askerî 88 . Şube 2. Kısım Özel: 6827 Harbiye Nezareti Yüce Katına Özet: Doğu Anadolu Vilayetleri’ne Gönderilecek Komisyonda Görevlendirilen Binbaşı Galip. 26 EYLÜL 1915 TARİHLİ ERMENİLERİN SEVKLERİ SIRASINDA GÖREVLERİNİ KÖTÜYE KULLANAN JANDARMA VE MEMURLAR İÇİN GÖDERİLEN KOMİSYON HAKKINDA JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI’NDAN HARBİYE NEZÂRETİ’NE Jandarma Genel Komutanlığı 1. Elazığ. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. Ankara. Halep. Aşağıdaki yargılamalarla ilgili tablolar ise “saldırılara ön ayak olan” larla ilgili yapılması emredilen yargılamanın ne kadar ciddiye alındığı ve Ermenilerin öldürülmemelerine ne kadar özen gösterildiğinin göstergeleridir. Trabzon. Urfa. Bitlis.

ELAZIĞ VE BİTLİS VALİLİKLERİ’NE Osmanlı Hükümeti Dâhiliye Nezâreti Emniyet Genel Müdürlüğü Özel: 20 Diyarbakır. 30 Eylül 1915 (Harbiye Nezâreti. Elazığ. İhraç olunan Ermenilerin yollarda hayatlarının korunmasına imkan nispetinde çalışılması ve sevk sırasında kaçmaya teşebbüs edenlerle korunmalarına memur olanlara karşı saldırıda bulunacakların cezalandırılması doğaldır. Ankara. Görülmüştür. Jandarma Genel Komutanı Albay Şube: 2 Asayiş Şubesi 17220 1254 27 Eylül 1915 Muâmelât-ı Zâtiye Müdürlüğ’ne Görülüp. iade edilmek üzere takdim edilir.). BU NEDENLE KAFİLELERİN YOLLARDA KORUNMALARI. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. Bitlis Valilikleri’ne Şifre Erzurum’dan ihraç olunan Ermenilerden beş yüz kişilik bir kafilenin Erzincan ile Erzurum arasında Kürtler tarafından katledildiği Erzurum Valiliği’ne bildirilmiştir. İzmir Jandarma Bölge Müfettişi Yarbay Muhittin ve Jandarma Genel Komutanlığı Birinci Şube Müdür Yardımcısı Binbaşı Galip Beyler’le adı geçen şubenin Dördüncü Kısım Âmiri Yüzbaşı Naki Efendi’nin tayin edildikleri ve 27 Eylül 1915 pazartesi günü öğleden sonra saat üçte Dâhiliye Nezâreti’ne başvurmaları adı geçen Nezâret’ten gelen 25 Eylül 1915 tarih ve sekiz özel numaralı tezkerede emredilip. BUNLARA SALDIRANLARIN CEZALANDIRILMASI HAKKINDA DİYARBAKIR. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. 14 HAZİRAN 1915 TARİHLİ SEVK OLUNAN 500 KİŞİLİK BİR ERMENİ KAFİLESİNİN KÜRTLERİN SALDIRISINA UĞRADIĞI VE KATLEDİLDİĞİ.mahkemelere gönderilmek üzere belirlenmiş bölgelere gönderilmesi kararlaştırılan komisyonlara görevli olarak. bildirilmiş olmakla yüksek bilgilerinize arz olunur. . Fakat. Asayiş Şubesi Müdürlüğü) TBMM Kültür. buna hiçbir zaman halk karıştırılmayacak ve unsurlar arasında mukâteleye yol açacak ve aynı zamanda dışarıya karşı da pek çirkin görünecek olaylar ortaya çıkmasına (İmza) KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler.

Ordu Komutanlığı’na Ermeni kafilelerine taarruz edecek olan Kürt eşkıyasının takibi için Bayburt’ta [bulunan] Sabit Jandarma Bölük Komutanı Teğmen Salih Efendi komutasıyla Menzil askerlerinden elli atlı erden oluşan Bayburt’tan gönderilmiş bir müfreze. Ermeni kafilelerinin Kop Dağı’nı geçişlerinde 11 Temmuz 1915’de dört taraftan Kürt eşkıya[sı] taarruza başlamışlarsa da müfreze ile iki saat devam eden çarpışma sonucunda iki kişi öldürüldüğü ve kalanının kaçtığı ve müfrezeden hiçbir kayıp olmadığı ve Ermeni kafilesinin de kurtarıldığı. Bundan dolayı o şekilde gelecek Ermenilerin yolları üzerinde bulunan aşiretler ile köylülerin saldırılarına karşı her türlü vasıtanın tamamlanmasıyla korunması ve öldürme ve zorla almaya cesaret edeceklerin şiddetle cezalandırılması gerekir. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed.). 16 TEMMUZ 1915 TARİHLİ ERMENİ KAFİLELERİNE SALDIRAN KÜRT EŞKIYASININ İZLENMESİ VE ENGELLENMESİ HAKKINDA MENZİL MÜFETTİŞLİĞİ’NDEN 3. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126.). Ankara.kesinlikle meydan ve imkan bırakılmayacaktır. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. TBMM Kültür. Ankara. Menzil Müfettişi Fuat Ziya 1. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. TBMM Kültür. 14 Haziran 1915 Nâzır Talat KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler. Bayburt Nokta Komutanlığı’ndan bildirilmekle arz edilir. 3731/4 Saklanması: 17 Temmuz 1915 KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler. Şube. . ORDU’YA Erzurum’dan 16 temmuz 1915 Erzurum’da 3.

Sanat TABLO No:21 Divan-ı Harplerde Yapılan Yargılamaların Sonucunda Verilen Cezalar (1916 itibariyle) 67 kişi 524 kişi 68 kişi 227 kişi 109 kişi 4 kişi İdam Cezası Hapis Cezası Kürek. ÖZDEMİR.).673 KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilaflı Makaleler. Ankara. ÖZDEMİR. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları. Ankara. 2007. . Hikmet (ed.TABLO No:20 Tehcir Sırasında Usulsuz Davrandıları Gerekçesiyle Divan-I Harbe Sevk Edilen Kişilerin Bölgelere Göre Dağılımı Amasya Ankara Bitlis Canik Diyarbakır Eskişehir Halep Hüdavendigar İzmit Kayseri Konya Mamuretülaziz Niğde Sivas Suriye Urfa Genel Toplam ve Yayın Kurulu Yayınları.). Hikmet (ed. 2 148 29 89 70 29 56 21 28 146 16 249 8 579 27 170 1. TBMM Kültür. Pranga Ve Sürgün Cezası Berat Ve Yargılama Reddi Mahkeme Devam Etmekte Ve İnceleme Aşamasında Velisine Teslim Hakkında Henüz Bir İşlem Yapılmayan 674 kişi KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilaflı Makaleler. Para. Kalebent. TBMM Kültür. 2007.

1984). Ermeniler’in iskan edilecekleri yerlerdeki mali durumlarından. Çeşitli zamanlarda farklı vilayet ve mutasarrıflıklara gönderilen yüzlerce belgeden örnek olarak sadece birkaç tanesini almayı Osmanlı Devleti’nin Ermeniler üzerindeki tasarrufunun açık bir kanıtı olacağına inanmaktayız.Ermeni otoriteleri bu istatistikleri “Osmanlı’nın tepkileri dindirmek için kurban seçtiği bir – iki kişi” olarak nitelendirebilirler ancak İtilaf Devletleri İstanbul’u işgal edip Ermenilere yönelik tehcir kararı alındığında. Geddes’e çektiği mesajda “Malta’daki Türkler’in suç işledikleri yönünde kanıt bulma konusunda bir hayli zor durumda olduklarını” belirtmiş ve ABD makamlarından yardım istenmesini salık vermiştir. vazife başında olan üst düzey görevlileri Malta’ya topladıktan sonra haklarında tek bir işlem yapamamışlardır. zor koşullar altında bulunmasına rağmen bugün bile birçok devletin göster(e)meyeceği bir kararlılıkla tebaasının sosyal ve ekonomik haklarını da gözetmiştir. arazi verilmesinden göç ettikleri topraklarda kalan mallarının korunmasına. Nitekim Amerikan Sefiri Morgenthau Protestan Ermenilerin lideri Zenop Bezciyan ile görşmüş. 1991). anılan görüşmede Bezciyan’ın “tehcir edilen yaklaşık yarım milyon insan olduğu”nu söylemesi ve “Zor’a gönderilen Ermenilerle yaptığı görüşmelerde Ermeniler’in durumlarından memnun oldukları”nı aktarması üzerine bir hayli şaşırdığı yönündeki itiraflarını günlüğüne kaydetmiştir (Lowry. 13 Temmuz 1921’de Büyükelçi’den gelen yanıtta ise “Türkler’in aleyhine kullanılabilecek hiçbir kanıt olmadığı” belirtilmiştir (McCarthy. İngilizlerin üst düzey devlet adamlarından Lord Curzon konuyla ilgili Washington’daki İngiliz Büyükelçisi Sir A. . iş. Osmanlı Devleti Ermeniler’i tehcir ederken sadece devletin bekasını düşünmemiş. borçlarının ertelenmesi ya da iptaline bir çok yönetmelik ve kanun çıkarmıştır.

halep. Zor. Adana. Afyon. 10 Ağustos 1915 Nâzır Talat KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler.). mülk ve terk edilen araziler ile diğer konuların bu yönetmelik hükümleri çerçevesinde idare ve yürütülmesi. Suriye. Maraş. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. Kayseri. Mülk Ve Arazilerin İdaresinin Niteliği Hakkında Yönetmeliktir. Niğde Mutasarrıflıkları’na Şifre Başka yere nakledilen Ermeni halkın şahıslara ve resmi kuruluşlara olan borçlarıyla adı geçen halkın bunlar üzerindeki alacaklarının ödenmesi ve hesaplarının kapatılması hakkında kaleme alınan yönetmelik gönderilmek üzere olduğundan bunların şimdilik özel defterine kaydıyla alacakların güven içerisinde olmalarının sağlanması gereği bildirilir. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. Madde 1: Başka bir yere nakledilen Ermeniler’e ait mal. İzmit. Bursa. Aydın. Ankara. görev sınırları ve yetki dereceleri aşağıdaki maddelerde yazılmış olan ve özel şekilde oluşturulmuş komisyonlara aittir. Urfa. TBMM Kültür. balıkesir. Bitlis. Eskişehir. . 10 Haziran 1915 TARİHLİ SAVAŞ VE OLAĞANÜSTÜ SİYASİ DURUM NEDENİYLE BAŞKA YERLERE GÖNDERİLECEK ERMENİLER’İN MAL. Diyarbakır. Samsun.10 AĞUSTOS 1915 TARİHLİ NAKLEDİLEN ERMENİLERİN BORÇ VE ALACAKLARININ ÖDENMESİ Osmanlı Hükümeti Dâhiliye Nezâreti Göçmenleri ve Aşiretleri İskân Müdürlüğü Genel: 445 Erzurum. Musul. Trabzon. Sivas. BİNA VE ARAZİSİNİN İDARESİ HAKKINDA YÖNETMELİK Savaş Durumu Ve Olağanüstü Siyasi Mecburiyetler Dolayısıyla Başka Yerlere Nakledilen Ermeniler’e Ait Mal. Elazığ. Ankara. Van Vâlilikleri’yle.

eşyanın bulunduğu köy adına kaydedilerek korunacaktır. sahipleri ayırt edilebilecek şekilde ayrı ayrı konularak. tutanağa eklenip. Madde 7: Nakledilen halktan her birine ait emlak ve terkedilmiş arazinin cins. kıymet ve ait olduğu yer ve müşterisi ve satış bedeli ayrıntılı olarak özel defterine kaydedilerek altı açık arttırma heyeti tarafından tasdik edilecek ve açıklanan tarzda bir tutanak düzenlenerek. korunmasına özen gösterilecek ve eşyanın nitelik ve miktarın ile sahiplerini ve alındığı ve korunmakta olduğu yeri gösterir bir tutanak düzenlenerek aslı mahallî idareye ve tasdikli sûreti Emvâl-i Metrûke Komisyonu’na bırakılacaktır. .Madde 2: Bir köy veya kasabanın boşaltılmasının arkasından yer değiştirilen halka ait ve içerisinde eşya bulunan bütün binalar idare komisyonu tarafından uygun görülecek memur veya özel heyet tarafından derhal mühürlenerek. miktar. bulundukları yerde korunmalarına özen gösterilecek ve daha sonra kilisenin bulunduğu köy halkının yerleştirildiği yere hükümet aracılığıyla gönderilecektir. aslı mahallî hükümete ve tasdikli sûreti de idare komisyonuna verilecektir. Satılan eşyanın cins. aslı mahallî idareye ve tasdikli sûreti Emvâl-i Metrûke İdare Komisyonu’na bırakılacaktır. takdir edilen değer ve sahiplerinin adları ile ayrıntılı olarak deftere geçirildikten sonra kilise. koruma altına alınacaktır. miktar. Madde 8: Terkedilmiş emlak ve arazide yerleştirilecek ürün ve ekili yerler olduğu takdirde komisyon tarafından uygun görülen kişilerden oluşan bir heyet tarafından açık arttırma ile satılarak bedelleri sahipleri adına emaneten mal sandığına teslim edilecek ve tutanak düzenlenerek. çeşit. han gibi depo olmaya elverişli yerlere naklettirilip. değilse eşyanın bulunduğu köy veya kasaba adına emaneten mal sandıklarına teslim edilecektir. bedeli sahipleri bilindiği takdirde sahipleri adına. Madde 4: Sahipleri belli olmayan taşınabilir mallar. Madde 5: Mevcut taşınabilir mallar arasında durmakla bozulması muhtemel olan eşya ile hayvanlar komisyonun uygun göreceği bir kurul tarafından açık arttırma ile satılarak. Madde 6: Kiliselerde mevcut eşya ve resimler ve mukaddes kitaplar deftere geçirilerek. Madde 3: Koruma altına alınan eşya cins. okul. miktar ve kıymetleri isimleriyle deftere geçirilecek ve her köy ve kasabaya ait terkedilmiş emlak ve arazi cetvelleri düzenlenerek idare komisyonuna bırakılacaktır.

eski iktisadi ve mali durumları ve imar kabiliyetleri göz önüne alınmak şartıyla kendilerine yeterli miktarda arazi verilecektir. hamam. Madde 15: Şehir ve kasabalarda boşaltılan evlere tercihen şehirli ve kasabalı göçmenler yerleştirilerek.Madde 9: Ekili yerlere ve mevcut ürünlere müşteri bulunduğu takdirde kefalet altında sözleşme ile yarıya bölme yoluyla isteyenlerine verilmesi uygun olup. Madde 16: Dükkan. depo gibi gelir getiren mülklerle göçmen yerleşimine elverişli olamayan binaların ve göçmenlere dağıtımından geriye kalan veya 18. işi yapanlar derhal köyden ihraç olunacak ve göçmenlik haklarından düşürülür. Madde 12: Yerleştirilen göçmenlerin nüfus kaydına esas olabilecek düzenli ve ayrıntılı bir şekilde ve hane itibariyle isimler. Madde 10: Nakledilen halka ait taşınmaz malların kullanımına ait sahipleri tarafından ayrıldıktan sonra düzenlenen Vekâletnameler üzerine hiçbir işlem yapılmayacaktır. fabrika. çeşit. Madde 11: Boşaltılması gerçekleştirilen köylere göçmen yerleştirilecek ve mevcut evler ve arazi her ailenin ihtiyaç ve zirai kabiliyeti göz önüne alınarak. geliş yeri. bu şekilde olan kira ve satıştan elde edilecek meblağlar da sahipleri adına mal sandıklarına teslim edilecektir. tahribat olduğunda kimin tarafından yapıldığına bakılmayarak bedeli köylünün bütününe ödettirilip. Madde 13: Köylerde bulunan binalar ve dikili ağaçların iyi korunmasından o köye yerleştirilen göçmenler silsile yoluyla sorumlu olduklarından dolayı. Madde 14: Göçmen iskânından geriye kalan köylere bölgede bulunan gezici aşiretler yerleştirilecek ve haklarında aynen göçmen muamelesi yapılacaktır. Madde’de gösterildiği gibi göçmenlerin meşguliyetleri ve bilgileri dışında kalan ve arazinin idare komisyonları veya onların gözetimi altından olarak o yerlerin mülkî ve malî memurlarının âmirlerinin birleşmesinden oluşacak heyetler tarafından açık arttırma ile satılması uygundur. miktar ve kıymeti ve mevkii ayrıca deftere geçirilecek. iskân edilerek kendilerine verilen emlak ve arazi miktarını gösteren ellerine birer ilmühaber verilecektir. han. . geçici ilmühaberler ile göçmenlere dağıtılacaktır. yerleşme tarihi ve yerleşme yeri deftere geçirilecek ve kendilerine verilen meskenler ve arazinin cins.

boşaltılan köy ve kasabalara göçmen sıfatıyla yerleştirilecek olan veya yerleştirilmesini isteyen kişilerin göçmen sıfatını taşıdıklarını ve başka tarafa gönderilip yerleştirilmediklerini veya göçnemlerden olup oralara yerleşmeleri sağlamak üzere özel sûrette gönderildiklerini gösteren resmi belge ortaya koymaları şarttır. Madde 21: Gerek satılan ve gerek kira ve yarı yarıya bölüşmek şeklinde verilen emlak ve arazinin tür. Madde 19: Vilayet içinde bulunup. terkedilmiş malların idaresi konusunda doğrudan doğruya Dâhiliye Nezâreti’ne bağlı ve ancak alacakları emirler . portakal bahçesi ve zeytinlikler ve buna benzer emlak da imar korumalarına gücü yeten ve bilgili bulunduğu ortaya konulan ve bu konuda senet vermek ve kefillik bildirmek şartıyla ihtiyaç ve imar kabiliyetleri oranında göçmenlere dağıtılabilecek ve kimlere ne kadar emlak ve arazi verildiği özel defterine kaydedildikten sonra durumu gösteren ellerine birer ilmühaber verilecektir. yer. Madde 23: Boşaltılan köy ve kasabalarda bulunan terkedilmiş emlakın bu yönetmelik hükümleri çerçevesinde idare ve yürütmesi doğrudan doğruya Emvâl-i Metrûke İdare Komisyonu’na aittir. miktar ve kıymetini gösteren bir defter tutulacaktır. Madde 20: Satın alınmasına istekli çıkmayan emlak ve arazinin. Bunlardan göçmenlere dağıtılarak verilemeyenler 16. satış bedeli kira ve kiracı ve müşterisini gösteren ayrıntılı cetvelleri düzenlenecektir. Madde 22: Satış ve kira bedellerinden elde edilecek meblağlar sahipleri adına emaneten mal sandıklarına bırakılarak. miktar.Madde 17: Şehir ve kasabalara yerleştirilen göçmenlerin nüfus kaydına esas olabilecek düzenlilikte isim defterleriyle kendilerine verilen arazinin tür. Madde 24: İdare komisyonları. mahallî hükümetin izin ve uygun bulmasıyla veya dahiliye Nezareti’nin emri üzerine diğer vilayetlerden özel yazı ile gönderilen göçmenler ayrı olmak üzere. sonradan meydana gelecek duyuru çerçevesinde sahiplerine verilecektir. bahçe. Madde gereğince açık arttırma ile satılacaktır. imar ve korunmasını kusurlarından dolayı meydana gelecek ve yapılan zararların ödenmesini üstlenmek ve bu konuda sağlam kefillik göstermek şartıyla. Madde 18: Şehir ve kasabalar ile civarında olan bağ. iki yılı geçmemek üzere isteklilerine kiraya verilmesi uygundur.

emlak ve terkedilmiş arazinin idare ve korunmasıyla. Madde 29: Emvâl-i Metrûke İdare Komisyonları üyeleri. .çerçevesinde görev yapmaya yükümlü olup bu konuda alacakları ve uygulayacakları karar ve icraattan mahallî idareye de bilgi vereceklerdir. Madde 25: Yönetmeliğin hükümlerinin uygulanmasıyla terk edilen malların korunması ve idaresinin sağlanması hakkında gereken komisyon ve heyetinin kurulması Dâhiliye Nezâreti’nden izin alınması şartıyla maaşlı memurların çalıştırılması ve Dâhiliye Nezâreti’nden alacakları emirler ile bu yönetmelik yönerge hükümleri veaçıklama çerçevesinde yazılarının yönerge birer ve açıklama valilik yazılar düzenlenmesi. atandıkları bölgede varolan mal. özel sûrette atanan bir başkan ile biri idare memurlarından ve diğeri maliye memurlarından olmak üzere iki üyeden meydana gelir. Emvâl-i Metrûke İdare Komisyonları’na aittir. Madde 31: Haberleşme başkan tarafından veya başkanın vekil tayin edeceği üye tarafından başkan adına yapılır. Madde 30: Emvâl-i Metrûke İdare Komisyonları. Düzenlenen sûreti makamına gönderilecektir. Madde 28: Emvâl-i Metrûke İdare Komisyonları’nın mallarının idaresi konusunda ve bu yönerge hükümleri çerçevesinde meydana gelecek tebligat ve yazılı bildirileri[nin] mahalli memurlar tarafından yerine getirilmesi mecburidir. hesap işlerinden ortaklaşa sorumludur. Madde 27: Komisyon gözlem ve incelemeleri sonucunda alınan kararlar ve yapılanların özetini en azından on beş günde bir Nezâret’e ve valiliğe bildirmekle yükümlüdür. Madde 26: Boşaltılan yerlere yerleştirilmek için göçmen yollanmasıyla ayrıntılı işlemlerinin yapılması göçmen komisyonu ve memurlarına ait ise de bu gibi yerlere yapılacak yerleştirme işlemlerinin düzenlenmesi ve hızlandırılmasının sağlanması ve genel yerleştirme işlemlerinin incelenmesi ve denetlenmesi ve bu konuda mahalli idare ile görüşerek karar alma ve uygulaması Emvâl-i Metrûke İdare Komisyonları’nın görev ve yetkilerindendir.

Niğde. sahiplerinin tamamen zarara uğramış olduğu haber veriliyor. Trabzon. 11 AĞUSTOS 1915 TARİHLİ NAKLEDİLEN ERMENİLERİN MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA ÇEŞİTLİ VİLAYETLERE VE MUTASARRFILIKLARA Osmanlı Hükümeti Dâhiliye Nezâreti Göçmenleri ve Aşiretleri İskân Müdürlüğü Genel: 452 Erzurum. Balıkesir.). Urfa. Halep. Madde 33: Emvâl-i Metrûke [İdare] Komisyonları başkanlarına göçmenler ödeneğinden verilmek üzere yevmiye birer buçuk ve üyesine de birer lira bağlandığı gibi görev için memuriyet bölgelerini gezip dolaşmalarında özel tertipten ayrıca yolluk da alırlar. Afyon. verilmemesi. Diyarbakır. Elazığ. Ankara. şüpheli ve kimliği bilinmeyen hiçbir kimsenin girmesine ve gezmesine izin çıkarılmaları. Adana. girmişler varsa. Eskişehir. Madde 34: Komisyon atanarak gönderilemeyen vilayetlerde bu yönetmelik hükümlerinin uygulanması mahalli merkezi idarelere aittir. Musul Valilikleri’yle. Bursa. Adana. Kayseri. denetlenmesi veya yürütülmesiyle görevlendirebilir. Aydın. Elazığ. 10 HAZİRAN 1915 KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler. Diyarbakır. Mutasarrıflıkları’na. hemen . Erzurum Ve İzmit Emvâl-İ Metrûke Komisyonu Başkanlıkları’na Şifre Nakledilen Ermenilerin taşınabilir mallarının pek ucuz elden çıkarıldığı ve şuradan buradan toplanan vurguncuların tekelinde olarak yok pahasına satılarak. Suriye. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. Trabzon. Bitlis.Madde 32: Emvâl-i Metrûke [İdare] Komisyonu Başkanı uygun gördüğü üyeyi bu yönetmeliğin içinde yer almış bir konunun incelenmesi. TBMM Kültür. Sivas. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. Halep . İzmit. Ankara. Sivas. Boşaltılacak bölgelere yabancı. Maraş. Maraş.

ipotek. Danışıklı şekilde düzenlenen sözleşmelere ve akitlere meydan verilmemesi. Zor ve Halep’te toplanmış Ermeni göçmenlerinin tahsis olmuş yerlerine sevk ve iskan şekilleri hakkında bu defa düzenlenen yönetmeliğin bir sûreti yüksek görüşlerinize sunulmak üzere ilişikte arz ve takdim edilmiş .). Satış ve devir gibi kesin satış işlemlerine izin verilmesi ve tanıdıklarının arazi ve emlak satın almasının engellenmesi gerekir. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. Ankara. 11 AĞUSTOS 1915 Nâzır Talat KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler. borcunu ödeyerek devretme ve haciz gibi asıl sahibinin mülkiyet ve tasarruf bağını ortadan kaldırmayacak sözleşmelerin önlenmesi ve göç başlangıcından şimdiye kadar yapılan sözleşmelerin hükümsüz sayılması. 7 EKİM 1915 TARİHLİ SEVK SIRASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSULAR HAKKINDA YÖNETMELİK Osmanlı Hükümeti Dâhiliye Nezâreti Emniyet Genel Müdürlüğü Yazı Sûreti Dâhiliye Nezâretine Urfa. Taşınmaz mallar. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. TBMM Kültür. Bunların istedikleri eşyayı götürebilmelerine izin verilmesi. kira.Bunlardan ucuz mal almışlar varsa satışın bozulması gibi tedbirlere başvurarak asıl kıymetlerine getirmelerine gayret olunarak. kesin şekilde gayri meşru menfaatlere meydan verilmemesi. Götürmeyecekleri eşyadan durmakla bozulan eşya ile zaruri ihtiyaçlardan olanların açık arttırma ile satışı. Nakledilmemiş olan eşyadan durmakla bozulmayacakların sahipleri adına korunması.

Ebu Hureyre memurluğu Mesken’e. Madde 2: Genel işlemlerin idaresine gerekli olan özel memurların tayini genel Müdüre veya Genel Müdür’ün uygun bulması şartıyla mahalli idare başkanlarına aittir. Hamam. Suruç. Rakka memurlukları da bulundukları kaza ve liva idare başkanına bağlı ve oradan alacakları emirleri yapmaya ve uygulamaya memurdur. Müslime. Ancak. kaza ve nahiyelerde meydana gelen genel sevk ve iâşe işlemlerinden mutasarrıf ve kaymakamlar ve nahiye müdürleri doğrudan . Deyrülhazr memurlukları Halep sevk memurluğuna. doğrudan doğruya sevk memurlarıyla haberleşme ve acil kabul ettiği emirleri verebilir. Madde 4: Merkezde bulunan çeşitli memurlar o yerin sevk memurluğuna. Meskene. sevk memurlarına verilen emirlerden bağlı oldukları livaların da haberdar edilmesi şarttır. Rakka. Maden Şeriası. Hamam Rakka’ya. Katma. Resülayn gibi bekleme merkezi olan yerlerde. Müslime. durumun gerekenlere bildirilmesine makamın yüksek müsaadeleri buyurulmak konusunda. Sıbni merkezlerinde gereği kadar sevk. Harran. Cerablus. Meskene. Madde 3: Halep. Halep. Deyrizor. Zor ve Maraş’ta bulunan göçmenler genel sevk. Sıhhiye. iâşe ve ambar memuru bulundurulacaktır. Urfa. 7 EKİM 1915 Aşiret ve Göçmenler İskan Müdürü Şükrü Genel Sevk İşlemleri Hakkında Yönetmelik 7 EKİM 1915 Madde 1: Halep. Madde 5: Liva. Katma. Olağanüstü durumlarda Genel Müdür ile de haberleşebilirler. Ebu Hureyre. Deyrizor gibi iskan mahalli olan yerlerde ve yol üstünde menzil kurulan Deyrülhazr. Sıhhiye ve Sibni. Deyrizor memurluğuna bağlıdır.olmakla. Genel Müdür. iskan ve iâşe işlemleri birleştirilerek adı geçen işlerin yürütme ve idaresi ve bu hususta haberleşilmesi ve tebligat yapılması Dâhiliye Nezâreti tarafından tayin edilen Genel Müdür unvanlı özel memura teslim edilmiştir.

zorunlu harcamalar adıyla ayrıca bir yolluk da verilebilir. ancak olağanüstü bir gereklilik durumunda dağıtılabilecektir. nöbetleşerek kadınlar. Madde 7: Tayin edilecek memurların günlüğü. kendilerine verilen görevleri yapmakla yükümlüdür. beş kuruştan elli kuruşa kadardır. mutasarrıf ve kaymakamların lüzum göreceği ve işin gerekli olacağı diğer mevkilerde lüzumu kadar memur ve işçi çalıştırılır. Her kâfilede mevcut çocuk ve kadın sayısına göre en az yüz elli merkep veya katır veya deve verilerek. . çocuklar ve hastalananlar bindirilecek ve her kâfilenin en az dört günlük yiyeceğini yanlarında götürmeleri sağlanacak ve kâfilenin iki günlük yiyeceği için de ayrıca ulaşım araçları hazırlanarak. Madde 9: Gezip dolaşma mecburiyetinde olacak memurlara ayrıca ve toptan olarak yevmiye birer mecidiyeyi geçmemek üzere. değilse yalnız sayının kaydı ve sevk durumunun da dahil edilmesiyle düzenlenecek sevk defterinin bir sûreti kâfileye katılacak sevk memuruna verilerek. İki menzil arasındaki su ihtiyacının sağlanması işi de göz önünde tutulacaktır. Madde 8: Sevk ve ayrıntılı işlemleriyle uğraşmak üzere atanan maaşlı maliye memurlarına da yirmi beş kuruşa kadar yevmiye verilebilir. Genel Müdür tarafından tayin edilen memurların günlüklerinin takdiri Genel Müdür’e ve mutasarrıflar tarafından atanan memurların günlüklerinin takdiri Genel Müdür’ün onaylama hakkı baki kalmak üzere mutasarrıf ve kaymakamlara aittir. verilmiş görevlerinin şekil ve önemine göre. Madde 10: Memur ve çalışanların yolluk ve yevmiyesi vilayet ve müstakil liva göçmenler ödeneğinden on beş günde bir ödenir. Madde 6: Resülayn’a kadar demiryolu güzergahında gerekli mevkiler ile vali. Madde 12: Gerek demiryolu ve gerek karayolu sevkıyatı mutlaka kâfileler düzenlenmesi şeklinde yapılacak ve her kâfileyi oluşturan kişilerin mümkünse isimleri. birlikte götürülecek. tahsis edilmiş yerlere gönderilecektir. Madde 11: Rakka ve Deyrizor sevkiyatı Müslime ve Halep’ten demiryolu ve karayoluyla yapılacaktır. Madde 13: Kara yoluyla gönderilecek kâfile en fazla bin kişiden oluşacak ve her kâfileye en az bir sevk memuru gereği kadar muhafız katılacaktır.doğruya sorumlu ve diğer memurlar da bu hususta.

Madde 14: Genel sevk idare merkezi olan Halep’te bir merkez ambarı kurulması ve un biriktirilerek, Halep’te mevcut göçmenlerin ihtiyaçları, genel ihtiyaçlar sırasında ya genel unlardan veya özel şekilde kurulan fırınlardan temin edilecek ekmek veya dağıtılacak unla sağlanacak. Ambar; Katma, Müslime, Deyrülhazr ve diğer menzil ambarlarının ihtiyaçlarını karşılayacaktır. Madde 15: Her menzil ve merkezde oluşturulan ambarların ihtiyacının sağlanması ve menzil ve merkezlerin bağlı bulunduğu livaya ait ve mutasarrıflar, masrafları göçmenler ödeneğinden verilmek üzere, her türlü vasıtaya başvurarak, bu ambarların ihtiyaçlarını karşılamaya ve göçmenlerin gönderilmeleri sırasında yolda iâşelerini sağlamaya mecburdur. Mutasarrıfların bizzat veya özel memur göndererek, ambarları kurup, zahire saklaması gerekir ve bu konuda komşu liva kolaylık ve yardım yapmakla görevlidir. Madde 16: Deyrülhazr, Meskene, Ebu Hureyre, Hamam, Rakka, Sıhhiye, Maden Şeriası, Sibni ambarlarına bu merkezlerin bağlı olduğu mutasarrıflıklarca derhal un toplanmaya başlanmalıdır. Birecik ve Antep’ten şahturlar ve diğer vasıtalar ile un getirilmesi işi de sağlanmalıdır. Madde 17: Geçilecek yer ve sevk merkezi olan ve un ve bulgur hazırlanarak, gönderilecek kazalara hemen yeterli ödenek ve para gönderilecek ve özel emirleri verilerek su ve değirmenlerinde ve köylerde ve aşiretler yanında bulunacak el değirmenlerinde alabildiği ölçüde öğüttürülecek ve telgrafla devamlı izlenecektir. Madde 18: Un sağlanması ve ulaştırma vasıtalarının hazırlanması için, işin birine havale edilmesi ve birinin işi üzerine alması usûlünden yararlanılabilir ve bu işin uygulanabilirliği hemen etraflıca düşünülerek, gereği Genel Müdür’ün olurunu eklemesiyle, mahallî mülkî memurların âmirlerince yapılacaktır. Madde 19: Bedeli ödenerek veya satın alınarak aynı durumda teslim edilmek şartıyla mevcut âşar malından yararlanılabilir ve bu görüş araştırılarak, gerekiyorsa ya Halep’te Genel Müdür vasıtasıyla veya doğrudan doğruya ilgili makamla haberleşerek sağlanmalıdır. Madde 20: Göçmenlerce verilecek unun ekmek haline getirilebilmesi için sevk merkezi olan yerlerde, menzil mahallerinde yine göçmenleri günlük ile işletmek üzere hemen fırınlar kurulacaktır. Bunun mümkün olmaması

durumunda Halep, Deyrizor, Urfa, Maraş ve Antep’ten saçlar temin edilerek, her merkeze an az yüzer saç gönderilecektir. Tuz ihtiyacı göz önünde bulundurulmalıdır. Madde 21: Halep gibi şehirlere uğrayan göçmenlere saç temin edilmesi konusunda ilgili memur tarafından daima tebligat yapılacaktır. Madde 22: Her merkez veya ambar yerine gelen göçmenlere günlük kişi başına 650 gram ekmek veya un verilecektir. On iki yalından küçük çocuklar için 325 gram verilir. Her ambar, göçmenlere gideceği ilk konağa kadar günlüğünü sağlamaya mecburdur. Madde 23: Her merkez ve mevkide biri sevk diğeri iâşe memuru olmak üzere en az iki memur ve on muhafız bulunacaktır. Muhafızlar iki menzil arasındaki düzenin sağlanması ve göçmenlerin korunmasıyla görevlidir. Madde 24: Sevk sırasında ve yolda göçmenlerin mümkün olduğunca dinlenmeleri sağlanacak, hızlı ve uzun yürüyüşlerden sakınılarak göçmenlerin yorgunluğuna meydan verilmeyecektir. Madde 25: Her üç menzilde bir, dinlenme yerleri kurulacak ve sağlık memurları atanarak, gereği kadar ilaç hazırlanıp hastaların tedavi ve dinlenmeleri sağlanacaktır. Madde 26: Yolda dökülen ve kalan göçmenlerin en yakın konağa götürülerek, orada dinlenmesinden sonra gelecek kafileye katmaya muhafızlar yükümlüdür. Madde 27: Suruç’ta bulunan göçmenlerden dul ve yetimlerden üç bin kişinin Maraş ve Antep’e gönderilmeleri ve oralarda ayrılarak, iskan ve iâşeleri kararlaştırılmış olduğundan hemen mahalliyle haberleşerek ve ulaşım araçları hazırlanmasıyla Maraş ve Antep’e gönderileceklerdir. Kalanının Harran’a yerleştirilmeleri kararlaştırılmıştır. Madde 28: Urfa Sancağı’na gönderilecek diğer göçmenler Belh Vadisi’ni takibederek, Harran ve Rakka arasındaki bölgeye yerleşeceklerdir. Madde 29: Zor Sancağı’na gönderilecekler, mutasarrıflıkça uygun

bulunacak yerlerde yerleşeceklerdir. Madde 30: Halep Vilayeti güney kazalarında daha on bin kişinin yerleştirilmesi kararlaştırıldığından oralara da gerekli tedbirlerin uygulanması Halep Valiliği’ne aittir.

Madde 31: Yerleşilecek yerler yeteri kadar suyu ve bitki büyüyebilecek vasfı olan; fakat yerel halk ve aşiretlerle çekişmeye neden olması beklenmeyen yerler olacaktır. Madde 32: Göçmenlerin yerleştirildikleri yerlerde karakollar kurulmasıyla güvenlik ve asayiş sağlanacaktır. Madde 33: Şimdilik haneler, çadırdan ve mümkünse baraka ve kubbeden ibaret olacağına ve özellikle bu kış mevsiminde soğuktan barınmaya mahsus olacağından dolayı, yer seçimi soğuktan ve rüzgardan korunmuş ve kapalı yerler göz önüne alınacaktır. Madde 35 : Göçmenlerden maddi durumu iyi olanların sevklerinden önce kendilerine durum haber verilerek, ulaşım araçlarının, erzaklarının ve barınacak çadır ve diğerlerinin temin ettirilmesi gerekir. Madde 36: Mutasarrıflar şimdiden çadır sağlanası yoluna başvurmalıdır. Madde 37: İnşaat ve diğer [işler] için yevmiye vermek sûretiyle
31

göçmenlerden yararlanılmalıdır. Madde 38: En başta çocuk ve kadınların barınmasına kefalet eden yerlerin inşası düşünülmelidir. Madde 39: Her aileye yeterli ölçüde arazi verilecek ve yakın köylerden yevmiye ve diğer şekillerde hayvan hazırlanarak şimdiden ekim işleri sağlanmalıdır. Madde 40: İskân bölgelerinde göçmenlerden istekli olanlar çiftlik ve arazi sahipleri yanına yarıcı ve gündelikçi olarak verilebilir. Madde 41: Göçmenlerin fakirlerinin un dağıtımı veya yevmiye verilmesi şekliyle iâşeleri idareye aittir. Madde 42: Göçmenlerin yerleştirilecekleri yerlerde daha sonra Nezâret’ten gelecek özel talimat çerçevesinde nahiyeler oluşturulması için gerekli hazırlıklara şimdiden başlanmalıdır. Madde 43: Öncelikle Katma’da toplanmış göçmenlerin aşağıda belirlenmiş yollarla sevki gerekir: Birincisi, Halep yoludur ki, buradan demiryoluyla Suriye’ye veya karadan Rakka ve Deyrizor’a sevk edilir. İkincisi, Müslime, Telabiz demiryolu hattıdır ki, Telabiz merkezinden Rakka’ya sevk olunur. Telabiz Rakka arasında
31

Orijinal metinde Madde 33’ten Madde 35’e geçilmiştir.

gereken menziller hemen kurulacaktır. Ancak, Katma ve Müslime’den Telabiz yoluyla gönderileceklerin ulaşım araçları bulunmayan ve yürüme gücü yeten genç ve dinçlerden olmasına dikkat edilmelidir. Madde 44: Kâfilelerin düzenlenmesinde kırk sekiz saat önce başlanarak, gerekli hatırlatmaların yapılmasıyla erzak, ulaşım araçları hazırlayabilmeleri sağlanacaktır. Madde 45: Kış geldiğinde göçmenlerin açıkta kalmaları mümkün

olmayacağından öncelikle açıkta bulunanların hemen gönderilmeleri, yerleşmelerinin sağlanması gerekir. Madde 46: Katma ve yol üzerindeki diğer duraklardan kışlık karargâh kurulmasına imkan bulunmadığından Halep’e istasyona bir yerin boşaltılması ve hazırlanmasıyla gerekli sağlık ve asayiş tedbirleri alınarak, bir karargâh haline çevrilmesi gerekir. Madde 47: Halep’te toplanacak göçmenlerden fakir olanların iâşesi şehrin genel ihtiyacı sırasında sağlanacak ve maddi ve maddi durumu iyi olanlar, iâşelerini kendileri sağlayacaklardır. Madde 48: Halep’ten yapılacak gönderme işi kırk sekiz saat önce düzenlenmiş yerlerinin belirtilip, duyurulması yoluyla göçmenlere bildirilmelidir. Durumu iyi olanların ulaşım araçları ve erzak ve diğerlerinin hazırlanmasını sağlamak üzere kara ve demiryolu...* Madde 49: Halep şehrinde misafir olarak bulunanların sevki ve asayiş, sağlık ve yönetimlerinin sağlanması doğrudan doğruya yerel yönetime aittir. Madde 50: Halep şehrine ait sevk tedbirleri vâli ile genel müdür arasında kararlaştırılacak bir özel yönetmeliğe bağlanmalıdır. Bu yönetmeliğin uygulanması ortaklaşa vâli ve genel müdüre aittir. Madde 51: Sevk ve iâşe harcamalarıyla diğerleri özel usûl çerçevesinde göçmenler ödeneğinden karşılanır. Madde 52: Halep Göçmenler Müdürü , Halep şehrine ve sevkıyatına ait hususların idare edilmesinin, yürütülmesinin ve harcamalarının incelenip, yapılmasında genel müdürün doğal yardımcısıdır. Madde 53: Bu yönetmeliğin hükümlerinin uygulanması hakkında yörelerin özel gerekliliklerine göre yönetmelikler düzenlenmesi, genel müdüre durumdan haber verilmesi şartıyla yerel yönetim amirlerinin yetkileri içerisindedir.

Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. Madde 55: 25 Eylül 1915 tarihli yönetmeliğin bu yönetmelik hükümlerini bozmayan maddeleri eskisi gibi geçerli ve yürürlüktedir. Ankara. 30 Ağustos 1915’te Büyükelçi Morgenthau’ya gönderdiği raporda Ermeniler’in bilet alarak trenle seyahat ettiklerini. iâşe ve yerleşime dair vereceği emirler ve bildiriler yerine getirilmesi gerekli şeylerdir.Madde 54: Genel müdürün sevk. 7 EKİM 1915 KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler. sevkiyatın mümkün olduğunca trenlerle gerçekleştirilmesine özen gösterilmiştir. muhtaç olanlara yardımda bulunduğunu belirtmiştir (Halaçoğlu. göçmenlere yeteri kadar bilet sağladığını.). sevk edilecek Ermeniler’in ulaşımları konusunda azami özeni göstermiş ve alınabilecek hemen tüm tedbirleri almıştır. Anılan karar tehdit faktörünün ortadan kalkması üzerine tehcir edilmiş olan Ermenilerin istedikleri takdirde eski topraklarına dönebileceklerini bildirmektedir. çektikleri zahmete rağmen hükümetin bu işi son derece intizamlı bir şekilde idare etmekte olduğunu. Osmanlı Devleti. şiddete ve intizamsızlığa yer vermediğini. . tedbir alınması yönünde emirlerverilmiş. Yukarıda binlerce kararname içerisinden örnek olarak seçilen kararlardan da anlaşıldığı üzere tehcir kararının Ermeni varlığını sonlandırma amacında olmadığı açıktır. Zor. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. Madde 56: Bu yönetmeliğin hükümlerinin uygulanmasına Halep Valisi. Urfa ve Maraş Mutasarrıfları ve Sevkıyat Genel Müdürü görevlidir. Sevk olunacak Ermeniler’in geçeceği güzergahlar belirlenmiş. Aşağıda verilen 18 Aralık 1915 tarihli kararname ise Ermenileri memleketlerinden uzaklaştırma amacının da güdülmediğinin kanıtıdır. Nitekim Amerika’nın Mersin Konsolosu Edward Natan. TBMM Kültür. 2006).

İslam göçmenlerin açıkta kalmamaları sağlanıncaya kadar gerektiğinde Rum ve Ermenilerin de geçici bir müddet için ikişer üçer evi bir arada olmak üzere geçici olarak yerleştirilmeleri uygun ve zorunludur. Sevk ve iadenin ancak dönmeyi isteyenlere mahsus olmasıyla isteğine aykırı olarak kimse gönderilmeyecektir.18 ARALIK 1918 TARİHLİ SEVK VE İADE KARARNAMESİ Osmanlı Hükümeti Dâhiliye Nezâreti Aşiretler ve Göçmenler Genel Müdürlüğü İskân Şubesi Genel: 33275 Rum ve Ermeniler’in memleketlerine sevklerinde ve emlak ve arazilerinin kendilerine teslim ve iadesinde meydana gelen zorlukların giderilmesi ve uygulanmasının sağlanması amacıyla bir bölümü önceden de tebliğ edilmiş olan kararlar ve tedbirler aşağıda özetlenmiştir: 1. . Ancak. birkaç ailenin uygun evlerde toplanması ve bu şekilde de yine açıkta göçmen ve mülteci kalırsa. bunda aşağıdaki maddelerin dikkat nazarına alınması şarttır. Memleketlerine dönmüş olan Rum ve Ermeniler’in evlerinde oturan göçmen ve mülteciler. yerli halk. Buna maddi imkan olmadığı takdirde. 2. sevk edilmeden önce gidecekleri yerlerin idareleriyle haberleşerek. ulaşım ve iaşe araçları ile yolculuk ve gidişlerinin emniyeti sağlandıktan sonra iade ve sevklerine başlanacaktır. yerleşim. mamurlar ve askerin eli altında bulunan veya henüz sahipleri gelmemiş olan meskenlere aktarılacaklardır. Adı geçen halkın yollarda sefalet ve perişanlığa ve asıl memleketlerinde ev ve iaşe bakımından ihtiyaç ve zorluklara maruz kalmamalarını sağlayarak. Anılan şartlar çerçevesinde gelecek Rum ve Ermeniler’e ev ve arazileri teslim edilecektir. 5. 3. 4. yakındaki göçmen köylerinde bulunan boş veya terkedilmiş evlerde ve genel binalarda yerleşmeleri ve bu da yetmediği takdirde yerli Müslüman evlerine yerleştirilmesi yoluyla açıkta bırakılmamalarına özen gösterilecektir. her şeyden önce boşaltılmış olmaları lazım gelerek.

Ve bu konuda bir kânûn yapılmak üzeredir. bayındır hale getirildiği takdirde bu konuda medenî . Kocasından ayrılmaya razı olamayan ve eski dinine dönmemekte ısrarlı olanlara ait meselenin mahkemelerce çözülmesi zorunludur. sahipleri döndükçe iadesi gerekir. Mâliye ve vakıflar adına geçiş işlemleri yapılmamış olanlardır. Sahipleri dönenlerin boşaltılması ve teslimi gerekir. 8. Bütün malların sahiplerine tesliminde mevcut durumunu ve hasarlarını. kimlikleri hakkında büyük titizlikle inceleme yapıldıktan sonra velilerine ve topluluklarına teslim edilmelidir. Rumlar’a ait mallar ve ev[ler] hakkındaki işlemler îdari olduğu ve adı geçen mallar hâlen sahiplerinin üzerinde bulunduğu için bunların kiraya ve emanete verilişi.6. başkaları tarafından eklenen fazlalıkları gösteren tutanaklar düzenlenecektir. Bundan dolayı. 10. 12. bu durumda karı koca arasındaki nikah kendiliğinden düşmüş olur. eski dinlerine dönmekte serbest olup. Bunların iadesi mal memurları onay verdiği takdirde uygundur. Bunların elde tutulması. 9. İade edilmezse. kiraya verilmesi aynı şekilde yersizdir ve hükümsüz bırakılması mümkündür. Başkalarının evlilikleri altında bulunan Müslüman olmuş kadınlar. iki hazine üzerine geçiş işlemleri yapılmış olanlardır. 7. İkinci kısım. Önceki sahibine iadesi gereken ev ve dükkan gibi mülkler. tapu kaydı düzeltilerek. dönen sahiplerine kira bedellerinin verilmesi ile kânûnun uygulanmasına kadar işin iyi kötü yoluna konulması mecburidir. Birinci kısım. Yetim çocuklar istendikçe. Ermeni mallarına gelince: Bunlar iki kısma ayrılabilir. 11. elde tutulması yersizdir ve hükümsüz bırakılması ve düzeltilmesi mümkündür. içinde oturan göçmenler tarafından tamirat ve eklemeler yapıldığı veya önceki sahibine iade edilecek arazi ve zeytinlikler göçmenler ve mülteciler tarafından ekilip. tapu kayıtları düzeltilerek. İslam’ı kabul etmiş olanlar Kânûn-ı Esâsî’nin bağışladığı vicdan hürriyetinden yararlanmakta son derece serbesttirler. varlıklı göçmenlere verilen mülklerin de sahipleri geldikçe kısım kısım teslimi lazımdır ve bunlar hakkında dördüncü madde hükümlerinin aynen uygulanması gereklidir. Kilise ve okul gibi binalar ile bunların eklentileri ve gelir getiren mülkleri ait olduğu topluluklara hemen teslim olunacaktır.

örf ve memleket adetleri gereği her iki tarafın haklarını korumak gerekir. 18 ARALIK 1918 Dâhiliye Nâzırı KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler. 13. Osmanlı sınırları dışına çıkmış bulunan Rum ve Ermeniler sonraki bildirime kadar kabul edilmeyeceklerdir. TBMM Kültür. 15. Sevkıyat.kânûnumuz olan Mecelle hükümlerinin uygulanmasıyla beraber. Yukarıda maddeler çerçevesinde işlem yapmaya özen gösterilmesi tamim olarak bildirilir. Rum ve Ermenilerin muhtaç bulunanları için dönüş sırasında sevk ve iaşe masrafları Harbiye ödeneğinden verilecektir. Ankara.). Şimdiye kadar Rum ve Ermenilerden meydana gelen sevkıyat genel miktarı hakkında milliyetleri ayrı ayrı gösterilmek şartıyla Nezâret’e telgrafla derhal bilgi verilmesi ve bundan böyle her ayın on beşinde ve sonuncu günlerinde de on beş gün zarfında nerelere ne kadar Rum ve Ermeni gönderildiği açık şekilde telgrafla bildirilecektir. Tehcir edilen Ermeniler’in listesi Halaçoğlu’nun (2006) resmi evrak ve arşivlerden derlediği kayıtlarla aşağıdaki gibi oluşmuştur: . 14. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. sadece içeriye alınan kişilere ait olup.

084 576 290 45 3.222 4.769 45.400 51.400 30 10.000 8.000 479 36 390 136. Bununla beraber. Bu kafilelerde kaç kişinin bulunduğu bilinmediğinden tahmini olarak 5.000 9.TABLO No:22 Tehcir Sırasında Sevk Edilen ve Yerlerinde Kalan Ermeniler ŞEHİR Adana Ankara (Merkez) Aydın Birecik Diyarbekir* Dörtyol Erzurum** Eskişehir Giresun*** Görele Halep Haymana İzmir İzmit Kal'acık Karahisarı Sahip Kayseri Keskin Kırşehir Konya Kütahya Mamüretülaziz Maraş Nallıhan Ordu Perşembe Sivas Sungurlu Sürmene Tirebolu Trabzon Ulubey Yozgat TOPLAM SEVK EDİLEN 14.036 1.845 6.000 5. Ordu ve Görele aynı vesikada verilmiştir. İstanbul.064 60 256 58.500 7.Erzincan arasında Kürtler tarafından katledildiği diğer belgede ise Dersim bölgesinden gönderilen kafilelerin Dersim eşkıyası tarafından yine tamamen katledildiği bildirilmektedir.758 KALAN 15-16.916 422.000 328 250 26.055 42. KAYNAK: Ermeni Tehciri.200 20. ** İki belgede sevk olunan Ermeniler'den 500 kişilik bir kafilenin Erzurum . *** Giresun. Yusuf Halaçoğlu.000 257 5.990 1.000 Ermeni'nin sevkedildiği kayıtlarda yer almaktadır.000 21. . Perşembe.236 250 1. Ulubey.000 kişi alınmıştır. başka vilayetlerden gelenlerle birlikte 120. Tirebolu.169 747 1. Sürmene.000 733 2.766 * Belgelerde Diyarbekir'den ne kadar Ermeni'nin naklolunduğu bildirilmemektedir. 2006.911 4.000 Ermeni'nin sevk edildiği varsayılmıştır. Bu sebeple bu vilayetten 20.

Bu hesaba göre fark Halaçoğlu’nun verdiği net rakamlarla 56. 2001.000. İran’da 40.Adana’da kalan ve henüz sevk edilmemiş nüfus da hesaba katıldığında yaklaşık 438.000 civarında olduğu anlaşılmaktadır. Musul–Bağdat’ta 20.000 kişilik kısmın Arap aşiretleri ve Kürt grupların saldırılarına uğrayarak katledildikleri. İskan sahasına varan nüfus ise 382.000 kişinin sevkiyatının yapıldığı anlaşılmaktadır. Ankara.000 olmak üzere 390. bunların içinde 910. 50. Suriye–Filistin’de 80. Kara Kuvvetleri Komutanlığı. 2006). Kara Harp Okulu Komutanlığı.000’e yakın kişinin ise tüm önlemlere rağmen içinde bulunulan savaş koşulları da değerlendirildiğinde açlık ve hastalıktan öldüğü anlaşılmaktadır (Halaçoğlu.000 kişinin sürgün edildiğini. Nubar Paşa’nın sayının “çöllerde şuraya buraya dağılmış olan sürgünleri kapsamadığı” açıklaması da göz önünde bulun .C. Kafkasya’nın on yıllar önce Osmanlı denetiminden çıktığı. İran’da 1915 yılında Osmanlı toprağı bulunmadığı düşünülecek olursa en kötümser tahminde bile 700 binden ile 290 bin kişi çıkarılarak 410 bin kişinin sevk edildiği ortaya çıkar ki.000. 1918 yılında Ermeni Delegasyonu Başkanı olan Boghos Nubar Paşa’nın Fransa Dışişleri Bakanlığı Fevkalade Yetkili Bakanı Monsieur Gout’a gönderdiği rapor Kafkasya’da 250.100 olarak belirlenmiş. toplam sürgün sayısının ise 600-700 bine çıktığını ifade etmektedir. T. TABLO No:23 Tehcir ile İskan Arasındaki Kayıpların Beyanı KAYNAK: Her Yönüyle Ermeni Sorunu.000.

örneğin Adana’da tehcir edilen 17.492. TABLO No:24 Çeşitli Ülkelere 1914-1920 Yılları Arasında Gerçekleşen Göçler Ve Göçmen Sayıları Göç Edilen Ülke Rusya İran ABD Avustralya Hindistan Arjantin Fransa Diğer Ülkelere İtilaf Askeri Olarak Ölenler Toplam Osmanlı Topraklarında Yaşayanlar Ve Dönenler G. 1. 2006 . Yusuf.900’dür.000 1914-1920 100. İstanbul.000 1915-1918 6.bulunduğunda Halaçoğlu’nun verdiği yaklaşık 438. İngiltere Karadeniz Ordusu İstihbarat Birimi’nin Savaş Kabinesi’ne sunduğu karşılaştırmalı raporlarda ise 1914 yılında İstanbul ve Edirne de dahil olmak üzere yaşayan Ermeni nüfus 773.492. ne kadarının geri döndüğü.900 olarak gösterilmiş.000 1914-1918 200.5 milyon Ermeni’nin katledildiği iddiası kanımızca bu hesaptan ileri gelmekte Osmanlı topraklarında yaşayan Ermeniler ise tahminimizce ‘ruhen öldüler’ şeklinde bir hesapla ‘0’ olarak hesaplanmakta çünkü konunun başka bir açıklaması bulunamamaktadır.000 1915-1918 30.000 kişinin sürgün edildiği tezi Ermeni kaynaklarında da doğrulanmış olmaktadır.000 1900-1918 65. kayıp ve ölü sayıları titizlikle kaydedilmiş.900 1.000 1914-1918 40. 2006).000 1914-1918 50. Toplam Yıl Miktar 1914-1918 350. ABD Milli Arşivi’nde yer alan bir diğer belgede ise şehirlerden ne kadar Ermeni tehcir edildiğini.000’inin geri döndüğü belirtilmiştir (Halaçoğlu.430 1918’deki nüfus ise 658.000 848.000 Ermeni’den 12. Göç eden. HALAÇOĞLU. Osmanlı topraklarına dönen.000 1918 644. ne kadarının kaldığı.000 1915-1918 7.900 KAYNAK: Ermeni Tehciri. Osmanlı topraklarında yaşayan ve İtilaf askerlerine katılarak savaşan Ermeniler hesap edildiğinde ulaşılan rakam ise 1.

Suriye’de görevli Fransız Başkomutanı ve Yüksek Komiseri General Gouraud’nun 25 Kasım 1920’de Fransa’ya gönderdiği raporda “Ermenilerin. Ermeni soykırım iddiaları ile ilgili bölümün başında belirtildiği üzere I. 1982’den aktaran Çitlioğlu. toplu mezarlar bulunmaktadır. McDonnell ve Mr.” ifadesi dikkate alınmalıdır. Yapıldığı iddia edilen soykırımın ironik yanı ise Türkler’in de Ermeniler tarafından etnik temizlik girişimine tabi tutulmuş olmlarıdır. Ermeni mezalimine karşı doğuda Kazım Karabekir gibi önde gelen bir askeri . Türklere kabul edilmesi mümkün olmayan kötü eylemlere girişildiğini” bildirmiş. 1918’den sonra ise Ermeni çetelerinin yaptığı katliamlar devam ettiği gibi Ermeni düzenli birlikleri de sivil halkı katletme üzerine geliştirdikleri stratejilerini uygulamış. asılsız raporlar gördüm. Türklere karşı öldürme. Avrupalılar da inanmakta zorluk çekmişlerdir.7. kundaklama. pek çok köyün Ermenilerce yakıldığını. günümüz Türkiye’si doğu illerinden hala Ermeni komitalarca katledilen sivil Türk halkının kemikleri çıkarılmakta. beynime kan sıçratan. Komitacılık faaliyetlerinin arttığı 19. 2007). Ermeni sempatizanların taşrada yaymış oldukları öteki hikayeleri düzeltmek için vakit çok geç.3. 2007).. kurtuluş mücadelesi veren Türkiye... Gouraud’nun raporuna İngiliz Dışişleri Bakanlığı Müsteşarları Mr. ancak soykırım ve zorunlu göçle ilgili yalan haberlerin düzeltilmesi gerekir” açıklamalarıyla katkıda bulunmuşlardır (Çitlioğlu. yağma da dahil olmak üzere bir öç alma kampanyasına giriştikleri” belirtilmişti (Sonyel.. Osborne ise. Ermeni Mezalimi Günümüzde Diaspora ve Ermenistan tarafından soykırım iddiaları öne sürülüyor ve uluslararası arenada propagandası yüksek tondan seslendiriliyorken. Dünya Savaşı öncesi ve savaş sırasında Ermeni komitalarının yaptığı katliamlar ortadadır. Amiral Bristol 21 Şubat 1920’de Washington’a gönderdiği gizli ibareli bir telgrafta “Kilikya bölgesinde Ermeni halkının Fransızlarca silahlandırılması ve Fransız ordusuna alınmaları sonucu yöredeki Türk köylerine saldırıların arttığını...yy sonu ile 1921 yılı arasında kalan dönem organize bir şekilde kıyıma girişen Ermeni çetelerinin yaptıkları mezalim karşısında sadece Türk ileri gelenleri değil. 1921’in ilk aylarında Bristol’ün American Board of Commissioners for Foreign Missions Sekreteri James Barton’a yazdığı mektupta “ABD’de Türklerin Kafkaslar’da binlerce Ermeni’yi katlettiğine dair serbestçe dolaşan. “Evet.

1920 09.03.1920 28.1920 22.1920 1338-3 22.04.1920 1919-9 28. Olur’daki katliamı gösteren tablolar gibi binlerce kayıt ve tablo tutulmuş ancak çalışmada örnek olarak bir tek aşağıdaki tablo verilmiştir.04.1919 11.774 10 .02.02.1920 02. bombalama ile öldürülenler Baskınla katledilerek öldürülenler Yaralı 1 2 5 2 Ölü 3 2 2 4 7 4 1 12 40 100 400 1.figür komutanlığında on binlerce askerini görevlendirerek gücünü bölmek zorunda kalmıştır.03.02.05.11.000 120 15 720 500 2 1. Ermeniler’in yaptıkları katliamlar bölge komutanlıklarınca tek tek listelenmiş. Zaruşat Zaruşat Kağızman Gümrü Kars Kars Kars Olayın Muhtevası Taarruz ve yağma ile öldürülenler Çatışma sırasında öldürülenler Sokak çatışması sırasında öldürülenler Trenden atılarak öldürülenler Gözleri oyularak öldürülenler Çatışma sırasında öldürülenler Saldırı ile öldürülenler İşkence ile öldürülenler Esir Türk askerlerine baskın sırasında öldürülenler Makinalı tüfekle öldürülenler Kurşuna dizilerek öldürülenler Kaçarken tipiden ve katledilerek öldürülenler Bomba.11. TABLO No:25 Ermeniler Tarafından Katledilen Türkler (1919-1921) Tarih 1919-9 14.03.1920 10. taraflı (Ruslar) ve tarafsız gözlemcilerce dile getirilmiştir.1920 Yer Allahüekber Sarıkamış Maraş Adana Ulukışla Adana Antep Ünye Pozantı Çıldır Zaruşat Şuregel Maraş Şuregel.12.03. Tablolardan ilki 1919-1921 arasında Ermenilerin öldürdüğü müslümanları.350 4 4 2.1920 06.09.1920 16. silahlı saldırı.1920 09.01. Hemen eklemek gerekmektedir ki. süngü ile öldürülenler Çeşitli şekillerde öldürülenler Süngü ve baltalarla öldürülenler Çeşitli şekillerde katledilerek öldürülenler Trenden indirilerek kurşun ile öldürülenler Silahla öldürülenler İşkence.1919 1919-11 06.1919 22.05.1920 05. Bu bağlamda Türk kayıtlarının ne kadar düzenli tutulduğu ve mezalimin boyutlarının nerelere vardığını anlamak için aşağıdaki iki tablo çalışmanın içeriğine dahil edilmiştir.1919 07. ikincisi ise Erzurum’un Olur kazasına bağlı çeşitli köylerde katliamın boyutlarını ortaya koymaktadır.

026 18 5.975 194 14.12.10.1920 18.10. hicret edenlere saldırarak öldürülenler Kaçarken suya atılarak öldürülenler Baskın yoluyla öldürülenler Katliam ve suda boğularak öldürülenler Çeşitli şekillerde katledilerek öldürülenler Muhacirlere yapılan katliam sonucu öldürülenler Ağaca bağlanıp boğularak öldürülenler 99 köyde yapılan katliam sonucu öldürülenler Köylerde katliam sonucu öldürülenler 30 köyde yapılan katliam sonucu öldürülenler 64 köyde katliam sonucu öldürülenler Muhtelif mahallelerde katliam sonucu öldürülenler Değişik işkencelerle öldürülenler Köylerde yapılan katliam sonucu öldürülenler Top saldırısı ve işkence ile öldürülenler Köylerde katliam sonucu öldürülenler Süngülerle ve bomba ile öldürülenler Köylerde katliam sonucu öldürülenler Yakılarak ve çeşitli şekilde öldürülenler 13 köyde katliam sonucu öldürülenler Köylerde katliam sonucu öldürülenler Çeşitli köylerde yapılan katliamlar sonucu öldürülenler 18 köyde yapılan katliam sonucu öldürülenler Kadın ve çocuklara saldırı sonucu öldürülenler Köylerde katliam sonucu öldürülenler Köylerde katliam sonucu öldürülenler Açlık.02. Erzurum Oltu Kars.10.1919 01. soğuktan ve katl ile öldürülenler 55 köyde katliam sonucu öldürülenler Kurşunlanarak öldürülenler Muhtelif köylerde katliam ile öldürülenler Birkaç köyde katliam sonucu öldürülenler 3 63 408 1.500 69 2.12.408 1.387 100 9.1920 27.1920 04.1920 19.1920 20.12.1920 1920 1920 1920 1920 29. Erzurum Bayburt Göle Pasinler Tortum Erzurum Kars civarı Aşkale Zaruşat Kosor Göle Kosor Kars.12.1920 1920-5 1920-8 1920-8 15. hastalık. Digor Sarıkamış Göle Kars Haramivartan Nahçıvan Zaruşat Zengibasar Nahçıvan Kars civarı Baskın ile.1920 07.10.07.693 889 86 69 508 122 28 1.150 27 650 18 1.10.1920 28.1920 02.945 138 64.1920 1921-2 1920 1920-2 Kars. Zeytun Sarıkamış Göle Kars.1920 03.700 8.307 561 .01.287 3.1920 06.1920 26.1920 06.12.439 10.1920 14.11.07.02.10. Erzurum Zengibasar Erzurum Zaruşat Kars.337 600 3.1920 04.1920 01.12.620 5.1920 04.1920 17.12.12.07.10.

2007). şehri terk etmemize izin verilmesinde ısrar edeceğiz.964 KAYNAK: Erzurum’da Ermeni Olayları (1918-1920) (Hatıralar-Belgeler-Kazılar) Aslan. üstlerimizin buyruklarına uymak ve Rusya’ya hizmet etmek için kaldık. 1983’ten aktaran Çitlioğlu.1921 1918 1918 1921 1921 1921 Erivan Karakilise Pasinler Erzurum Hınıs Tercan Nahçıvan Bayburt Arpaçay İşkence ile öldürülenler 24 köyde felaket ve muhaceret yüzünden ölenler Kaza ahalisine yapılan katliam sonucu ölenler 39 köyde baskın yolu ile öldürülenler Baskın yoluyla öldürülenler Köylerde katliam ile öldürülenler Kaçırılarak. işkence ile öldürülenler İşkence ile öldürülenler Muhacirlere saldırı sonucu öldürülenler 192 6. 26 Şubat’ta döndüğünde bana orada şöyle bir tabloyla karşılaştığını anlatmıştı: ‘Köylere giden yollarda ve sokaklarda parçalanmış cesetler öylece yatıyor.1921 21. üniformalarımızın koruması altında Ermenilerin en feci cinayetleri işlemesi için değil.1920-12 1921 21.C.11. 2004..” (Dumlu.Ilıca’da kaçmayı başaramayanların tamamı katledilmişti. Eğer Erzurum’da bulunduğumuz süre içerisinde Ermeniler’in barbarca ve vahşice fiilleri son bulmazsa. “Biz Rus subayları.. Erzurum. Verilen zaman diliminde bölgede Türklere yönelik gerçekleştirilen katliamla ilgili olarak bölge komutanlıklarınca merkeze gönderilen binlerce telgraf ve mektup mevcut olmakla birlikte T. “. Katliamdan üç hafta kadar sonra Ilıca’ya giden Yarbay Gryaznov. boyunları kör bıçakla lime lime edilmiş çocuk cesetleri bulunduğunu söylüyordu. Ordu Komutanı General Olişelidze. Erzurum’da. Biz ise geldiğimiz noktada bölgede görevli bir Rus askeri olan Yarbay Tverdohlebov’un ve İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon’un sözlerinin konuyu yeterince aydınlatacağına inanarak Ermeni Mezalimi’ne dair alt başlığı noktalıyoruz. Önden giden her Ermeni mutlaka . 154.000 55 1. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünce yayımlanan “Ermeniler Tarafından Yapılan Katliam Belgeleri” adlı eserin ikinci cildi sadece anılan belgelerden oluşmaktadır. işimizi bırakarak.11.215 870 580 12 580 148 TOPLAM Betül.

öldürülmüş Türk ihtiyar. Göğsünü yarıp kalbini çıkarıp başının üzerine çivilemişler. • Grup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbirler almak. Bazılarının cinsel organlarına tüfek fişeği sokulmuştu.. zaman aşımından muaf olmak gibi bir niteliği de haizdir. EK’te orjinal metnin tamamı olan kararname aşağıdaki beş eylemi soykırım olarak sıralamıştır. Nazi Almanya’sında Yahudilere karşı gerçekleştirilen etnik temizliğin etkisiyle BM Genel Konseyi 11 Aralık 1946 tarihinde ‘soykırım’ı uluslararası bir suç olarak ilan etmiş. sorumlu kişi ve devletler için bağlayıcı niteliği bulunmaktadır. “Ermeniler..’ (Tverdohlebov. bazı kişi ve kuruluşların kabul ettikleri ve kabul etmeye hazır oldukları gibi masum birer kuzu değillerdir ve şu anda elimde Ermenilerce. • Grubun bütünüyle veya kısmen. • Bir grubun üyelerini öldürmek. • Gruba mensup çocukları zorla bir başka gruba nakletmek.” (İngiltere Dışişleri Bakanlığı Arşivi.. özür dileme kampanyaları sonucu uzlaşıya bağlanabilecek bir zeminden çok uzaktır. kadın ve çocuk cesetleriyle dolup taşmıştı.5 metre yüksekliğinde. • Grubun üylerine ciddi fiziki ve mental zararlar vermek. Alaca Lojistik Destek Komutanlığı müteahhidi 27 Şubat’ta gördüğü manzarayı bana şöyle anlattı: ‘Ermeniler bir Türk kadınını canlı canlı duvarın önünde çarmıha germişler. bunu yaparken de soykırımı tanımlamıştır.gördüğü cesede tükürüyor ve küfrediyordu. fiziksel varlığını ortadan kaldıracağını hesaplayarak yaşam şartlarını kasten değiştirmek. yani genocide kavramı hukuki bir ifadedir.8. Zira insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında en ağır bölümü oluşturan bu madde. 260 no’lu BM kararnamesi ise soykırımın engellenmesi ve cezalandırılmasına yönelik bir ortak duruş ortaya koymuş. ‘Sözde Soykırım’ın Hukuki Boyutu Soykırım suçunun mahiyeti. Soykırım... Ermeniler’in Alaca (Ilıca’ya bağlı bir köy) yaptıkları vahşeti. 2007’den aktaran Çitlioğlu. Türklere karşı girişilen kanlı olayları belgeleyen dokümanlar var. . 9 Aralık 1948 tarih. Kadın cesetleri tecavüz izleri taşıyordu. 1920) 3.’ . Yaklaşık olarak 12-15 metrekare alandaki bir cami avlusu 1. 2007)..

dış kaynaklarca tehcirin nedenleri doğrulanmış ve tehcirin intizamından övgüyle bahsedilmiştir. Soykırımda bulunulmasını doğrudan ve aleni surette kışkırtmak. Daha önce belirtildiği üzere tehcir edilen Ermeniler sadece isyan ve sorun çıkan bölgelerdeki Ermeniler olup İstanbul gibi imparatorluğun en kalabalık şehrinden tek bir Ermeni sevk edilmemiştir. Çalışmanın genelinde ortaya konulan resmi belgelerde ise tehcir edilen Ermenilerin hangi yollarla nereye varacakları. Dahası tehcir edilen Ermeniler sadece Ortodoks ve Gregoryen mezhebini haiz kimselerdir. gittikleri yerlerde devlet tarafından kendilerine arazi ve mal verileceği. çalışmanın diğer kısımlarında ortaya konulmuş ve resmi evrakta da ilk ağızlardan tehcirin Ermenileri yok etmek için değil. kobay olarak kullanılmalarına benzer hiç bir olaya rastlanmadığı gibi. Tehcir edilen Ermenilerin sayılarına bakıldığında Ermenilerin tamamının tehcire tabi tutulmadığı ortadadır.Yine BM tarafından aynı kararnamede aşağıdaki eylemlerin cezalandırılacağı bildirilmiştir. • • • • • Soykırımda bulunmak. Ermeni Diasporası ve Ermenistan’ın 1915’te 1. Ermeni komitalarının cephe gerisine yönelik tehditlerini engellemek amaçlı olduğu saptanmıştır. Göçe tabi tutulan Ermenilerin topluca (kadın – erkek) tehcir edildiği ortaya konulur ise zoraki bir nüfus planlamasına tabi tutulmadıkları da anlaşılacaktır.5 milyon Ermeni’ye soykırım yapıldığı yönündeki iddialarının asılsızlığı. geride kalan mallarının nasıl korunacağı. Ermenilere yapılan saldırıların. Soykırımda bulunmaya teşebbüs etmek. Soykırıma iştirak etmek. Soykırımda bulunulması için işbirliği yapmak. hatta suistimallerin nasıl cezalandırılacağı ve cezalandırıldığı. tehdit ortadan kalktığında isteyenlerin nasıl geri dönebileceği ve döndüğüne yönelik kanıtlar ortaya konmuş. bizzat tehcir döneminin . toplama kamplarına. Amerikan Milli Arşivleri örneğin Adana’da nüfusun bir kısmının tehcir edilmediğini ortaya koymaktadır. Anılan koşullar değerlendirildiğinde 1915 Osmanlısı’nda Nazi Almanyası’nın Yahudilere yönelik katliam belgelerine. Katolik ve Protestanlara ise katiyen dokunulmaması yönündeki emirler çalışmada örnek olarak gösterilmiştir.

bir eylemin ortaya çıktığı anda suç olarak tanımlanabilmesi için eylemin gerçekleştiği anda suçun kanunla belirtilmiş olması gerekmektedir. soykırım propagandasının önemli belgelere dayanmamasıdır. Anılan hukuk ilkesinden hareketle Türkiye’nin yakın tarihine atfedilmeye çalışılan “genocide” kavramı. Bana cevabı ‘hiç gitmedim’ oldu. yönetimdeki sorumlulukları ortaya konulmuştur. cezalandırıcı tedbirler alması 1946 ve 1948 yıllarında olmuştur. 1919’da Doğu Anadolu’ya giden araştırma komisyonu başkanı General James G. Propaganda tamamen hayal ürünü ifadelerin etkisinde başlatılmış ve günümüze gelindiğinde soykırım iddiası bir hukuki ya da tarihi olmasa da politik bir vakıa haline gelmiştir. Osmanlı’nın aldığı tedbirler vb.. Bir diğer deyişle. BM’nin soykırımı bir suç olarak tanımlaması ve suça yönelik engelleyici. Aksi halde ise “genocide” kavramı her ülke için geçerli bir kavram haline gelecektir. İşin ilginç yanı. Hukukun en temel kavramları arasında yer aldığı üzere ‘cezada kanunilik ilkesi’ esastır.Osmanlı meclislerindeki Ermeni milletvekilleri de ismen sıralanmışlar. Henüz 1894 yılında ABD Louisiana Senatörü Newton Blanchard Amerikan Senatosu’na sunduğu bir karar tasarısında “Türkiye’de kadın. ve (katliamın) tüm insanlıkça en sert biçimde kınanması gerektiği”ni belirtmiştir. konular dahi tartışılmadan geçerliliğini yitirmektedir. erkek. 3. Sözde Soykırım Propagandası Ermeni halkının soykırıma uğradığına yönelik Ermeni propagandası küçümsenmemesi gereken köklü bir süreçtir.” . ABD’nin Kızılderililere. Avustralyalıların Aborjinlere yaptıklarına kadar birçok tarihsel olay ülkelerin yüzyıllar sonra cezalandırılmasını gerektirecek niteliktedir. “Paris’te. çocuk gözetilmeksizin Ermeniler katliamlar yapıldığı. İspanyolların Mayalara yaptıklarından başlayıp. Harbord. Kuşkusuz ki hukuki süreç değinildiği kadar basit olmamakla birlikte temel olarak bahsettiğimiz boyuttadır.. Ermenilerin iddiası ise kendilerine yönelik olarak 1915 yılında soykırım suçu işlendiğidir.9. bölgeye ait izlenimlerini birinci elden dinlemek istediğimi söyledim ve en son bu bölgeye ne zaman gittiğini sordum. Ermeni Ulusal Komite Başkanı Bogos Nubar ile görüşerek.

savaşın zaferle sonuçlanması gerektiğine inandırmak” amaçlı olduğu belirtilmiştir (Lowry. Anlaşılacağı üzere Ermeniler asılsız propagandalarla iddialarına destek ararken ve Türkiye’de birçok insanın yerini dahi bilemeyeceği ülkelerde soykırım propagandaları yaparken Türkiye konuya gereken önemi verememiş.diyerek Ermeni iddialarının ne kadar gerçekten uzak olabileceği ile ilgili bir fikir edinmemizi sağlamaktadır. 1991). Lowry tarafından kaleme alınan “Büyükelçi Morgenthau’nun Öyküsü’nün Perde Arkası” adlı eserde anlatılmış ve Morgenthau’nun Mersin’deki Amerikan Konsolosu Edward Natan’ın raporunu çarpıtarak ülkesine bildirmesinin “Amerikan halkını. Soykırım propagandasının destek görmesi hatta bizatihi yaratılmasında yabancı devletlerin çıkarlarının da payı olması Heath W. Özdemir. Bazı iddialar ise “aradan yıllar geçmesine rağmen nehirden tutulan balıkların içlerinden Ermeni çocuklarının dişleri ve gözleri çıktığı” şeklinde “safsata” denebilecek düzeyde kalmış. bu yönde yayınları kısıtlı kalmıştır. Ermeni soykırım iddialarına yönelik sınırlı . Hikmet. TABLO: 26 ERMENİ İDDİALARI ÜZERİNE YAYINLAR KAYNAK: Ermeni İddiaları Karşısında Türkiye’nin Birikimi. uluslararası arenada sessiz kalmış ya da tepkisini çok sert belirtmiş. 2007). 2008. ancak temelsiz propaganda yöntemi işe yaramıştır (Çitlioğlu. Türkiye’nin yeterli propagandayı hem de birincil kaynaklardan yapabilecek gücü. ancak hiçbir zaman düzenli ve örgütlü bir propaganda süreci takip etmemiş. deneyimi ve birikimi vardır. Ankara.

çalışmamızda dahi binlerce günümüz Türkçesi’ne ve yabancı dillere çevrilmiş kaynak bulunmuş. TABLO: 27 ARŞİVLERİ ZİYARET EDEN YABANCI ARAŞTIRMACI SAYISI Ülkeler ABD Almanya Arnavutluk Avustralya Azerbaycan Bosna-Hersek Bulgaristan Cezayir Çek Cumhuriyeti Filistin Fransa Güney Kore Gürcistan Hırvatistan Hollanda İngiltere Irak İran İsrail İtalya Japonya Kanada KKTC Libya Lübnan Macaristan Makedonya Mısır Romanya Rusya Sudan Suudi Arabistan Tunus Türkmenistan Ukrayna Ürdün 1998 36 6 5 3 6 3 1 3 9 2 2 3 6 7 6 3 17 1999 50 14 3 3 5 1 3 2 2 14 2000 35 19 5 1 12 1 1 1 12 1 1 2 3 2 1 3 10 17 3 2 4 7 5 2 3 6 2 1 2 3 1 1 4 2001 3 2 Toplam 124 41 13 3 9 7 18 3 4 4 35 2 3 6 7 17 5 9 10 15 52 3 3 4 14 9 9 7 13 8 4 7 10 4 4 7 2 5 6 3 1 1 2 18 1 2 4 6 2 1 6 1 3 3 3 2 2 3 4 1 2 6 2 2 4 1 1 . Ermeni iddialarının aksine arşivlerin yabancılara açık olduğu anlaşılmıştır.

Norveç. KAYNAK: Ermeni Tehciri. Etiyopya. Fas. İstanbul. Suriye ve Oman’ı da dahil etmek gerekmektedir. İspanya. İrlanda. Siyasi parametreler ve motivlerin sürekli değişkenlik göstermesi hukuki açıdan imkansız olan konuyu siyasi olarak güncel tutabilmektedir ki. Polonya. Diaspora. yasama yollarıyla anma günleri belirlenmesi çabasında bulunmuş. Kıbrıs Rum Kesimi. Yusuf. 4. hatta konuyu Uluslararası Adalet Divanı’nı taşımaya yönelik adımlar atması dahi yerinde olabilecektir. SOYKIRIMI İLE İLGİLİ TASARRUFTA BULUNAN . Ermeni diasporası ve Ermenistan’ın da hedefinin bu doğrultuda olduğu tahmin edilmektedir. Kosova. Kazakistan. SÖZDE ERMENİ ÜLKELER. 2000’lerde ise güçlü şekilde “geri dönmüş” ve ardı ardına başta ABD ve Avrupa ülkeleri parlamentolarında olmak üzere birçok yasa teklifi verilmiştir. senato. hatta gerçeklerin tam olarak ortaya çıkarılması amacıyla. Soykırım İddialarının Siyasi Etkileri Soykırım iddialarının hukuki boyutunda bahsedildiği üzere Türkiye’nin hukuken kendisine yöneltilen soykırım iddialarından çekinmesi yersizdir. Halaçoğlu. 1990’larda ulusal yasama organlarında hız kesen çabalar. 2006 Her ne kadar “Tarih tarihçilere bırakılmalıdır” yerinde bir söylem olsa da Ermeni tarafının anılan düşünceyi benimsemediği hesaplanarak Türkiye’nin propaganda yapması. yerel yönetimlere odaklanmış.Yemen Yugoslavya Yunanistan Toplam 3 4 5 170 1 6 7 181 3 7 189 9 4 13 19 549 Yukarıdaki listeye birer araştırmacı ile Avusturya. yerel meclis vb. 1975’te ortaya çıkan ASALA terörünü dünya gündemine Ermeni soykırımına cevap şeklinde sunmuş ve 1980’ler boyunca çeşitli ülkelerde soykırımı tanıtma. İsviçre. Ermeni iddialarının paralelinde özellikle Doğu Anadolu’da sivil Türk halkına yönelik mezalimi dünya kamuoyuna taşıması gerekmektedir.

20 Ağustos 2003 • Kanada. Kararname. . 21 Aralık 2004 • Slovakya. 31 Mart 2004 • Uruguay. 26 Mart 1998 • Lübnan. Parlemento Meclisi. 26 Mart 2004 • Arjantin. Senato. Kararname. Kararname. Parlemento. Kararname. Yasa. Kanun Önergesi. 18 Haziran 1987 • ABD. Ulusal Meclis.• Hollanda. Parlemento. Senato. Kararname. Kararname. 24 Nisan 2001 • Fransa. Temsilciler Meclisi. Kararname. 29 Mart 2000 • Fransa. 28 Mayıs 1998 • Avrupa Konseyi. 5 Mayıs 1993 • Avrupa Parlementosu. Kanun Önergesi. Temsilciler Meclisi. Ulusal Kurul. 12 Eylül 1984 • Güney Kıbrıs Rum Yönetimi. 11 Haziran 1996 • Yunanistan. Kanun Önergesi. Parlemento Meclisi . 20 Nisan 1965 • ABD. 11 Mayıs 2000 • İsveç. Deklerasyon. Senato. Ortak Karar 247. Senato ve Temsilciler Meclisi. Senato. 30 Aralık 2004 • Kanada. Senato. 11 Mayıs 1920 • ABD. 16 Aralık 2003 • Arjantin. 21 Nisan 2004 • Arjantin. 27 Eylül 2001 • John Paul II. 13 Haziran 2002 • Kutsal Etchmiadzin’ deki Papa John Paul II ve Karekin II’ nin Ortak Deklerasyonu. Kararname. Kararname . Ulusal Meclis. Deklerasyon. Kararname. 16 Kasım 2000 • Avrupa Parlementosu. Kararname359. Tzitzernagaberd Anıtı. Temsilciler Meclisi. Kararname. 14 Nisan 1995 • Arjantin. Millet Meclisi ( Congress). 26 Eylül 2001 • Avrupa Konseyi. Senato. Temsilciler Meclisi. Kararname. 9 Nisan 1975 • Uruguay. Ulusal Meclis (Duma). Temsilciler Meclisi. 29 Ocak 2001 • İtalya. 24 Nisan 1998 • Belçika. Ermenistan Cumhuriyeti. Parlemento.Deklerasyon. Kararname. 18 Mart 2004 • İsviçre. 15 Kasım 2000 • Fransa. Rapor. Avam Kamarası. Kararname. 3540 Kararnamesi. Senato. Kararname. 29 Nisan 1982 • ABD. Ortak Karar 148. Kararname. Temsilciler Meclisi. Kararname.3 Nisan 1997 • ABD. 25 Nisan 1996 • Rusya. Yasa. Temsilciler Meclisi. 7 Kasım 2000 • Lübnan.

1917 ABD BAŞKANLIK BEYANNAMELERİ • B. Mekke. 2001 • Bill Clinton. 1981 • Jimmy Carter. 1994-2000 • George Bush. 1996 • Francois Mitterand.46 Eyalet BELEDİYELER • Kanada Kaynak: Ermenistan Dışişleri Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi 32 Türkiye–Ermenistan siyasi ilişkilerine hakim paradigmada soykırım iddialarının payı büyüktür.• ABD. Bush. Senato ve Temsilciler Meclisi’nin Ortak Kararı 12. Ermenistan’ın Türkiye ve Azerbaycan üzerindeki revizyonist ve hatta irredentist politikaları –Türkiye’ye karşı anılan politikalarında soykırımın uluslararası arenaya 32 Anılan ABD Başkanları tarafından “Soykırım” (Genocide) ifadesi kullanılmamıştır. Yunanistan. Ortak Deklerasyon. • Konstantinos Stefanopoulos. . 1978 • Woodrow Wilson. Obama. 1990 • Ronald Reagen. 2009 • George W. 1984 • Al-Husayn Ibn ‘Ali. 1920 EYALETLER ve YEREL YÖNETİMLER • Avusturalya • Kanada • İtalya • İsviçre • ABD. 24 Mayıs 1915 DEVLET BAŞKANLARI. Her ne kadar Türkiye Ermenistan’ı ilk tanıyan ülkelerden biri olmuşsa da. 9 Şubat 1916 • Fransa-İngiltere-Rusya. Fransa.

Bölümün temel amaçları işlevselliğin mümkün olduğunca artırılması ve aynı ölçüde . kısıtlı zamanları ve bulundukları pozisyonların belirleyicilik potansiyelleri dikkate alınarak. Dünya üzerindeki Ermeni nüfusunun yaklaşık yarısı Ermenistan sınırları haricinde yaşamaktadır.taşınması başat faktördür – Türkiye’nin Ermenistan ile olan sınırını kapaması ve Ermenistan’da diplomatik misyon bulundurmaması ile sonuçlanmıştır. Ermenistan’ın sosyo-ekonomik verileri göz önünde bulundurulduğunda. karar vericiler için hazırlanmıştır. yoğun gündemleri. üçüncü ve sonraki kuşakların Ermeni kimliğinden uzaklaşmalarını ve asimilasyonunu engellemektir. ÖZET NOT Açıklama: Bu bölüm. Kanımızca Ermeni diasporası ve Ermenistan siyasi eliti bir ulusun ulus kimliğini kaybetmemek için aradığı ortak düşmanı Türkiye ve Türk kimliği olarak belirlemiştir. sınırın kapalı oluşunun Ermeni halkı üzerindeki olumsuz etkileri oldukça açıktır. salt soykırım talepleri ve taleplerin Türkiye tarafından reddi ya da soykırım iddialarında kendini gösteren revizyonist – irredentist politikalar sonucu Türk – Ermeni sınırının kapalı olmasına indirgemek ve çözümü anılan konulardaki parametrelerle oynayarak aramanın yanlış olacağı. konunun Ermeni tarafı için ‘milli varlığı sürdürme’ amaçlı bir boyutu da olduğu unutulmamalıdır. İrdelenmesi gereken Ermeni iddialarının halen neden hararetle savunulduğudur. Çalışmanın soykırımla ilgili bölümünde sunulan veriler birleştirildiğinde Türkiye–Ermenistan siyasi ilişkilerindeki sorunları. Soykırım talebinin temelinde yatan niyet de Ermeniler üzerinde ‘seçilmiş travmalar’ yaratarak Ermeni halkının birliğini sağlamak.

genel Kafkasya jeopolitiğini de yansıtacak şekilde çok aktörlü bir süreci yansıtmaktadır ve ikili ilişkiler kapsamında ele alınmamalıdır. sınırların statükosuna indirgenmesi. Bakü. . Türkiye’nin Ermenistan açılımı başarısız olup sınır kapıları açılmasa ve ilişkiler normalleşmese dahi.okuma zamanından tasarruf edilmesidir. Yöntemsel olarak maddeler halinde sıralanacak hususlardan oluşan not. Ermenistan ulusal güvenlik stratejisine hizmet edecektir.  Tartışmaların. Karabağ ile birlikte Erivan’ın kırmızı çizgilerini oluşturduğu söylenebilir. özel literatürlere ilişkin terminolojiye ve tarihsel süreçlere yer verilmemektedir. Ankara. Ermenistan güvenlik belgeleri tarafından öncelikli tehdit kapsamında ele alınmaktadır. Türkiye ile Ermenistan arasında parafe edilen protokolün ve normalizasyon sürecinin Karabağ ve soykırım iddialarını içermiyor ve Erivan’ı bir taahhüt altına sokmuyor olması. Konunun aktörleri. karar alma süreçlerine farklı bakış açıları getirilerek ulusal çıkarlarımıza hizmet etmek amacını haizdir. Ayrıca anayasadan bağımsızlık bildirgesine kadar hemen her zeminde yer verilen soykırım iddialarının. Washington.  Türkiye–Azerbaycan stratejik ortaklığı. Karabağ işgalinden ötürü Azerbaycan Nahcivan Türkiye bağlantısının sağlanamaması ile Ermeni stratejik düşüncesinde Bakü– Ankara stratejik ortaklığının tehdit olarak görülmesidir. Tiflis. Ermenistan’ın stratejik hedefleri hususunda hareket serbestisini devam ettirebileceğine işaret etmektedir.  Türkiye – Ermenistan sınır kapısının açılması. çalışma genelinde takip edilmeye çalışılan nesnellik önemli ölçüde terk edilmiş.  Ermenistan güvenlik belgelerinde geçen temel öncelik Karabağ sorunudur. Sürece ilişkin değerlendirmelerde söz konusu indirgemeci tavırdan özenle kaçınılması gerektiği düşünülmektedir. Bu nedenle. Bakü–Ankara hattında oluşacak güvensizlik sonucu stratejik ortaklık zemininin yitirilmesi. Bu nedenle çalışmanın genelinde yararlanılan teorik yaklaşımlara. Tahran ve Ermeni diasporası şeklinde sıralanabilir. Ankara odaklı bir bakış açısı geliştirilmiştir. Avrupa ülkeleri. Bu nedenle. Ankara açısından bakıldığında temel sorun: Soykırım iddiaları. Türkiye’nin Ermenistan sınırının tam anlamıyla tanınmaması. Erivan. konuyu oldukça kısır bir zemine indirgemektedir. Moskova.

 Kanımızca gerek Ankara. insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında hukuki bir terimdir. 1915’e. aradaki ekonomik dengesizlik ve Ermenistan’ın durumu göz önünde bulundurulduğunda. Zira. müzakereler çerçevesinde taktik avantajlar olarak yorumlanabilir. bir tarafın diğerinin stratejik ortağının topraklarının önemli bir bölümünü işgal altında tutarak aralarındaki bağlantıyı bloke ettiği bir durum herhalde normalleşmiş kabul edilmemelidir. Ermenistan’dan Karabağ’daki işgalin sona erdirilmesini talep etmesi de indirgemeci bir tavır olarak değerlendirilmektedir. Elbette. Zira Erivan’ın bu denli olanaklar ve potansiyelleri arasında ciddi uçurumlar . konunun ciddiyetinin ve gösterilen sorumsuzluğun kamuoyu ile paylaşılmasına da engel değildir. Türkiye’nin. olası politik sonuçlar oldukça ağır olabilecektir. sınırın açılması Erivan’a yaşamsal düzeyde ekonomik katkı sağlayabilecek niteliktedir. politik seçkinlerin aydınların inisiyatiflerinin önüne geçmesi düşünülemez ancak bu durum. Ayrıca ilişkilerin normalleşmesi ve Türk Dışişleri tarafından belirtildiği üzere sıfır sorun politikası doğal olarak tarafların birbirlerinden toprak talep etmediği bir durumda mümkün olacaktır. müzakerelerin Washington’la da eş zamanlı olarak açık ya da örtülü olarak yürütülmesi gerekmektedir. yani geriye yürümese de. gerekse Erivan açısından muhalefetin tepkiselliği. sadece Karabağ olmamalıdır kanaatindeyiz. uzun vadede “normalizasyon” için her iki tarafın da geniş toplumsal mutabakatlara ulaşması zorunlu görülmektedir.  Soykırım iddiaları karşısında Türkiye’de son dönemde gözlemlenen “özür diliyorum kampanyası” benzeri inisiyatiflerin son derece sakıncalı olduğu ve derin bir bilgisizlikten kaynaklandığı düşünülmektedir. Tarafların aydınlarının “özür dilemesi” ile sonlandırılabilecek bir hoşgörü süreci ile uzlaşıya bağlanması düşünülemez. Soykırım. 1948 Soykırım Suçları’nın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi. her türlü ulusal hassasiyet bir kenara bırakılıp konu salt akılcı çerçevede değerlendirildiğinde dahi oldukça sakıncalı bir durumdur. Zira Azerbaycan ve Ermenistan’ın bir müttefik olarak sağlayabilecekleri bulunmaktadır.  Türkiye’nin ABD ile ilişkileri kapsamında söz konusu “açılımı” yapması gerekli ya da kaçınılmaz bir hal aldı ise. Ulusal sınırların tanınmadığı. bir tarafın diğerini etnik temizlik ile suçlamaya devam ettiği. Bununla birlikte. Böyle bir katkının karşılığı.  Ermenistan kazanılırken Azerbaycan’ın kaybedilmesi.

2008 Rusya–Gürcistan Savaşı. Bu çerçevede Washington.  Yukarıda. Rusya halen Putin’in liderliğindeki söz konusu güvenlikçi seçkinlerin gölgesinde yönetilmektedir.önemli kararları tekbaşına alabilecek bir bağımsızlık yeteneği ya da söz konusu bağımsızlığı destekleyebilecek imkanları yoktur.  Bu bağlamda: • Türkiye. ABD’nin Kafkasya’daki göreli zayıflığının ve stratejik odağını Afgansitan–Pakistan denklemine kaydırması zorunluluğunun ayırdında olmalıdır. Rusya Federasyonu’nun askeri himayesindedir ve Moskova ile ilişkilerini stratejik ortaklık olarak tanımlamaktadır. Ermenistan’ın Rusya’dan koparılması girişimleri ve anılan girişimlerde Türkiye’nin bir aktör olması. Ermenistan’ın Rusya’dan koparılması çabalarından söz edilse de. Dolayısıyla. toprak talepleri ve Karabağ hususlarında mutlak alınmalıdır. Bu çerçevede. Unutulmamalıdır ki. Zira Irak’tan çekilme süreci esnasında ve sonrasında Türkiye’ye duyulacak gereksinim artacaktır. Ekonomik ilişkilerin normalleşmesi Ermenistan’ın vereceği bir taviz kimliğinde görülmemelidir.  Ermenistan. Moskova ya da Washington’dan birinin galip çıkacağı bir mcüadeleyi yansıtmamaktadır. Rusya Federasyonu’nun 2000’li yıllar itibariyle geliştirdiği stratejik alışkanlığın. Rusya’yı yöneten Silovik elitin kararlılığını ve sert güç unsurlarına başvurma eğiliminin boyutlarını ortaya koymaktadır. enerji arzı hususunda misilleme yapmak olduğu ve Türkiye’nin anılan ülkeye olan enerji bağımlılığı anımsanmalıdır. Böyle bir durumda. Kanımızca Ermenistan. Ukrayna Ermenistan’ın trans–Atlantik bağlarının güçlenmesi. Ayrıca söz konusu savaşın. ulusal ideallerini izlemek için ilişkilerini çeşitlendirecektir. Soykırım. müzakere edilebilir bir durumdadır. Moskova’nın sert tavrını çekebilecek niteliktedir. Gürcistan veya örneklerinin aksine. Medvedev köken itibariyle Silovik olmasa da. Ermenistan stratejik kültürünün çok taraflı ve çeşitli ilişkilere dayandığı. Kafkasya’da üstünlüğün Moskova’da olduğunu ilan ettiği düşüncesindeyiz. • Ermenistan ile sınırların açılmasının karşılığı. . böylelikle yoğun dezavantajlarını dengelemeye çalıştığı tespit edilmiştir. Kafkasya’daki konumunu her iki gücün istifadesine açarken.

• Türkiye’deki muhalefetin tepkisi. Ekonomik durumu Erivan açısından sürdürülemez bir boyuta taşımaya çalışmak. Bakü–Ankara ortaklığının moral zeminini oluşturmaktadır. Müzakerelerin istenilen zeminde sonuçlanmaması halinde AnkaraBakü ilişkilerinin. Zira. Tiflis’i de içerecek şekilde geniş entegrasyonlara gideceği algısını oluşturmak. uluslararası kamuoyunda ön plana çıkarılmalı. . Rus Ordusu. • Karabağ sorununun tamamen bir tarafın lehine çözülmesini beklemek olası değildir. 1990’lı yıllardaki durumunda değildir ve Moskova’da Putin faktörü bulunmaktadır. Erivan’da Rusya’nın güvenlik garantilerinin zayıflayabileceği algısını uyandırmak. Sınır kapısının açılması durumunda. Zor olsa da. • Ankara. korumaktadır ve Karabağ’ın geri alınması mevcut durumda ancak ulusal ideal • Müzakereler esnasında Erivan’ı makul bir zemine çekecek ve genel tavrını değiştirmeye zorlayabilecek hususlar şu şekilde sıralanabilir: Washington nezdinde Erivan’ı uzlaşmayı engelleyen taraf olarak göstererek uluslararası baskıyı Ermenistan’ın üzerine yıkmak. Azerbaycan’ın tatmin edilmesi büyük önem arz edecektir. Azerbaycan’ın kısa ve orta vadede ulaşabileceği en iyi sonuç. iki devlet bir millet anlayışı. Bakü ile stratejik diyalog yollarını mutlaka açık tutmalı ve etkin biçimde kullanmalıdır. vadede stratejiler her zaman geçerliliğini tamamının kimliğinde bulunabilir. Ayrıca kamu diplomasisi aracılığıyla Azerbaycan halkına seslenmek büyük önem arz etmektedir. Azerbaycan amacıyla Laçin Nahcivan koridorunun Türkiye bağlantısının Uzun sağlanması büyük açılmasıdır. Zira Azerbaycan’ın konuyu askeri yöntemler ile çözebilecek bir stratejik kültürü yoktur. birkaç “rayonun” Azeri kamuoyunu tatmin etmek için geri verilmesi. konjonktürel koşullar uygun değildir ve Ermenistan Rusya’nın askeri himayesi altındadır. “Türk kamuoyunun tatmin edilmesi” gerekçesi müzkarelerde zorlayıcı bir faktör olarak kullanılmalıdır.

KAYNAKÇA • ARMAN. 4 Nisan 1977. bu algının mutlak değişmesi ve Ermeni kimliğinin “öteki” olarak Türkleri görmemesi zorunlu olarak değerlendirilmektedir. sınır aşan ve mağduriyet psikolojisi üzerine kurulmuş Ermeni milliyetçiliği olduğu. uzun dönemde “sıfır sorun” isteniyorsa. Ermenistan ile Türkiye arasındaki asıl uçurumun. potansiyel kazancın oldukça sınırlı. Karabet. Özellikle Kafkasya gibi çok değişkenli bir ortamda. ırksal faktörleri içeren. Ermeni güvenlik belgelerine ve hukuki metinlerine yansıyan. . Tercüman Gazetesi. Türk – Ermeni İlişkileri.Sonuç olarak sınırın açılması. risk faktörlerinin ise güçlü olduğu değerlendirilmektedir. Azerbaycan’ın kaybedilmesine neden olacak boyutta ise veya söz konusu tasarruf karşılığında Karabağ ya da soykırım iddiaları hususunda Erivan herhangi bir taahhüt altına girmiyorsa. “Sıfır sorun” olması orta ve uzun vadede gerçekçi görünmemektedir.

23-24. Yıldız. 393 – 430. 6 Ağustos 2008. İlkbahar 2001. ERAREN İnternet Sitesi. Sayı: 9.. • ÇEVİK. Boone [ed]. ASAM Yayınları. 2008. Ankara. Ankara. 2009. Ankara. • Bozkuş D. 2004. “Azerbaycan. Mustafa. • AYDIN. Ercan. Sayı: 1. Ölümcül Tahterevalli. Yıl:7 Mayıs 2009 Sayı:13. Ermeni Araştırmaları Dergisi. “Tarihten Günümüze Karabağ Sorunu”. • ASLANLI.Genelkurmay Atase Başkanlığı Yayınları. Araz. Türkiye-Ermenistan Anlaşmasının Neresinde?”. Bahar 2003. Ankara. Mithat. Avrasya Dosyası. J. Ankara. Ermeni Araştırmaları Dergisi. 94 – 117. “İran-Ermenistan ilişkileri ve Kafkaslara Yansımaları”. 2007. • CABBARLI. Şubat 2002. ASAM Yayınları.• Arşiv Belgeleriyle Ermeni Faaliyetleri 1914 – 1918. Ermeni Araştırmaları Dergisi. ASAM Yayınları. Destek Yayınları. Araz. “Ermenistan’ın Azerbaycan Topraklarını İşgali Sorununun Hukuki Boyutu: Azerbaycan’ın Meşru Müdafaa Hakkı Devam Ediyor Mu?”. Ankara. Aralık 2001. “Ermenistan’ın Demografik Yapısı ve Ermenistan’da Azınlıklar”. 2009. Cilt: 7. 2005. “İran-Ermenistan Demiryolu Projesinin Düşündürdükleri”. Theory of War and Strategy. “Geçmişten Günümüze Ermenistan’da Azerbaycan Türkleri”. 122 – 146. Sayı: • ÇİTLİOĞLU. Stratejik Araştırmalar Dergisi . Hatem.. Dost Kitabevi. sayı:4. • ÇELİKPALA. Jr. Cilt I-II. Atatürk Üniversitesi Yayınları. • BARTHOLOMEES. . Betül. • ASLAN. US Army War College. • Bozkuş D. 2006. Erzurum’da Ermeni Olayları (1918 – 1920) (Hatıralar – Belgeler – Kazılar). TEPAV. Erzurum. Ankara. ASAM Yayınları. • ASLANLI. Genelkurmay ATASE ve Genelkurmay Denetleme Başkanlığı Yayınları.Abdülkadir. Politik Psikoloji.Ocak. Yıldız.

• DEDEOĞLU,

Beril. Uluslararası Güvenlik

ve Strateji, Yeniyüzyıl

Yayınları, İstanbul, 2008. • DUMLU, Ahmet. Belgelerle Ermeniler ve Katliamları, 1983. • Ermenistan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi, 2007. • Ermenistan Askeri Doktrini, 2007. • Ermenistan Savunma Doktrini, 2007. • Ermenistan Vatandaşlık Kanunu, 1995. • Ermenistan Anayasası, 1995. • Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi, 1990. • Ermeniler Tarafından Yapılan Katliam Belgeleri, Cilt I-II, T.C.

Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Ankara, 2001 • FRIEDMAN, George. “The Russo-Georgian War and the Balance of Power”, STRATFOR, 2009. • GÖYÜNÇ, Nejat. Türk Ermeni İlişkileri ve Ermeni Soykırımı İddiaları, Ermeni Sorunu ve Bursa Ermenileri, Bursa, 2000. • GÜRÜN, Kamuran . Ermeni Dosyası, Ankara, 1983. • HALAÇOĞLU, Yusuf. Ermeni Tehciri, İstanbul, Babıali Kültür Yayıncılığı, 2006. • HAMLİN, Dr. “23 Aralık 1893 Tarihli Mektup”, Dergisi, Sayı: 32, 1970, s:47. • HICKOK, M. Robert. “Hegemon Rising, Parameters”, Summer, 2000. • KARACAKAYA, Recep. “Kaynakçalı Ermeni Meselesi Kronolojisi”, T. C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivleri Daire Başkanlığı, Yayın No: 52, İstanbul, 2001 • KEOHANE, Robert. O. After Hegemony: Cooperation and Discord in The World Political Economy, Princeton, 1984. • KIZILKAYA, Oktay. “Revan (Erivan) Ve Iğdır Yöresinde Demografik Yapının Ermeniler Lehine Dönüştürülme Süreci (1828 – 1920)”, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Kars, Sayı: 22, 2007/1, 299-311. Belgelerle Türk Tarihi

• KOCAŞ, M. Sadi. Tarihte Ermeniler ve Türk Ermeni İlişkileri, İstanbul, Kastaş A.Ş. Yayınları, 1990. • KURAN, Ahmet Bedevi. Osmanlı İmparatorluğunda İnkılap Hareketleri ve Milli Mücadele, İstanbul, 1956. • KÜÇÜK, Cevdet. Osmanlı Diplomasi’sinde Ermeni Meselesinin Ortaya Çıkışı 1878-1897, İstanbul, 1986. • LOWRY, Heath W. Büyükelçi Morgenthau’nun Öyküsü’nün Perde Arkası, İstanbul, 1991. • LÜTEM, Ömer Engin (ed.). Ermeni Sorunu Temel Bilgi ve Belgeler, Ankara, ASAM Yayınları, 2007. • McCarthy, Justin. “The Anatolian Armenians, 1912-1922”, Armenians in the Ottoman Empire, İstanbul, 1984. • NICHOL, Jim. “Armenia, Azerbaijan, and Georgia: Political Developments and Implications for U.S. Interests”, Congressional Research Service, 2009. • OĞAN, Sinan. “Ermenistan’ın Tehcir Politikası ve Neticesi: Azerbaycan’da Göçmen Sorunu”, Ermeni Araştırmaları Dergisi, Ankara, Bahar 2003, 118-143. • ÖNDER, Ali Tayyar. Türkiye’nin Etnik Yapısı, İstanbul, 2005. • ÖZDEMİR, Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed.). Türk – Ermeni İhtilafı

Belgeler, TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126, Ankara. • ÖZDEMİR, Hikmet (ed.). Türk – Ermeni İhtilafı Makaleler, TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 122, Ankara, 2007. • ÖZDEMİR, Hikmet. Ermeni İddiaları Karşısında Türkiye’nin Birikimi, TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 128, Ankara, 2008. • ÖZGÜLDÜR, Yavuz ve diğerleri. Her Yönüyle Ermeni Sorunu, T.C. Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Kara Harp Okulu Komutanlığı, Ankara, Kara Harp Okulu Basım Evi, 2001. • ÖZEL, Sabahattin. “Batılıların Gözüyle”, Yakın Dönem Türkiye

Araştırmaları, İstanbul, Sayı: 3, 2003.

• SÜSLÜ A. ve diğerleri.Türk Tarihinde Ermeniler, Ankara, 1995. • SYNDER, Jack. The Soviet Strategic Culture: Implications For Limited Nuclear Operation, Santa Monica, RAND Publications, 1977. • “Tarih Boyunca Ermeni Meselesi”, Genelkurmay Yayınları, Ankara, 1979. • “Turkey’s Evolving Dynamics Strategic Choices for U.S.-Turkey

Relations”, CSIS, 2009. • “Turkey, Armenia: Moving Closer Toward Diplomatic Relations?”,

STRATFOR, 2009 • TVERDOHLEBOV, Gördüklerim Yaşadıklarım (Erzurum 1917 – 1918), 2007. • URAS, Esat. Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, İstanbul, 1976. • UBICINI, M. A. Türkiye 1850, İstanbul, 1975. • VOLKAN, Vamık D. Kanbağı Etnik Gururdan Etnik Teröre, İstanbul, Bağlam Yayıncılık, 1999.

İnternet Kaynakları • Haydar Aliyev Vakfı, Azerbaycan Cumhuriyeti Resmi İnternet Sitesi • Azerbaycan Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi • Ermenistan Cumhuriyeti Resmi İnternet Sitesi • Ermenistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi • Ermenistan Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi • OSCE Resmi İnternet Sitesi • Birleşmiş Milletler Resmi İnternet Sitesi • NATO Resmi İnternet Sitesi • Genelkurmay Başkanlığı Resmi İnternet Sitesi

EK – A BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SOYKIRIM SUÇUNUN ÖNLENMESİNE VE CEZALANDIRILMASINA İLİŞKİN SÖZLEŞME METNİ (TÜRKÇE) SOYKIRIM SUÇUNUN ÖNLENMESİNE VE CEZALANDIRILMASINA DAİR SÖZLEŞME

Sözleşmeci Taraflar, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 11 Aralık 1946 tarihli ve 96(I) sayılı kararında soykırımın, Birleşmiş Milletlerin ruhuna ve amaçlarına aykırı

olan ve uygar dünya tarafından lanetlenen, uluslararası hukuka göre bir suç olarak beyan edilmesini dikkate alarak, tarihin her döneminde soykırımın insanlık için büyük kayıplar meydana getirdiğini kabul ederek, insanlığı bu tür bir iğrenç musibetten kurtarmak için uluslararası işbirliğinin gerekli olduğuna kanaat getirerek aşağıdaki hükümlerde anlaşmışlardır: Madde 1- Sözleşmeci Devletler, ister barış zamanında isterse savaş zamanında işlensin, önlemeyi ve cezalandırmayı taahhüt ettikleri soykırımın uluslararası hukuka göre bir suç olduğunu teyit eder. Madde 2- Bu Sözleşme bakımından, ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen aşağıdaki fiillerden her hangi biri, soykırım suçunu oluşturur. a) Gruba mensup olanların öldürülmesi; b) Grubun mensuplarına ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar verilmesi; c) Grubun bütünüyle veya kısmen, fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını kasten değiştirmek; d) Grup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbirler almak; e) Gruba mensup çocukları zorla bir başka gruba nakletmek;

Madde 3- Aşağıdaki eylemler cezalandırılır: a) Soykırımda bulunmak; b) Soykırımda bulunulması için işbirliği yapmak; c) Soykırımda bulunulmasını doğrudan ve aleni surette kışkırtmak; d) Soykırımda bulunmaya teşebbüs etmek; e) Soykırıma iştirak etmek; Madde 4- Soykırım suçunu veya üçüncü maddede gösterilen fiillerden birini işleyenler, anayasaya göre yetkili yöneticiler veya kamu görevlileri veya özel kişiler de olsa cezalandırılır. Madde 5- Sözleşmeci Devletler, bu Sözleşmenin hükümlerine etkililik kazındırmak, ve özellikle soykırımdan veya üçüncü madde belirtilen fiillerden suçlu bulunan kimselere

Madde 7.Soykırım fiili ve üçüncü maddede belirtilen diğer fiiller. İngilizce.etkili cezalar verilmesini sağlamak için. uygulanması veya yerine getirilmesi ve ayrıca soykırım fillerinden veya Üçüncü maddede belirtilen fiillerin her hangi birinden bir Devletin sorumluluğu ile ilgili olarak çıkan uyuşmazlıklar. suçluların iadesi bakımından siyasal suçlar olarak kabul edilmez. ve onay belgeleri Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği'ne tevdi edilir.Sözleşmeci Devletlerden her hangi biri. suçun işlendiği ülkedeki Devletin yetkili bir mahkemesi veya yargılama yetkisini kabul etmiş olan Sözleşmeci Devletler bakımından yargılama yetkisine sahip bulunan uluslararası bir ceza mahkemesi tarafından yargılanır. .Sözleşmeci Devletler arasında bu Sözleşmenin yorumlanması. Birleşmiş Milletler Şartı'na göre harekete geçmesini isteyebilir. Madde 10. uyuşmazlığın taraflarından birinin talebi üzerine Uluslararası Adalet Divanı önüne götürülür. soykırım fillerinin veya üçüncü maddede belirtilen her hangi bir fiilin önlenmesi ve sona erdirilmesi için gerekli gördükleri takdirde. Rusça ve İspanyolca metinleri 9 Aralık 1948 tarihini taşır. Bu Sözleşme onaylanır. Birleşmiş Milletlerin yetkili organlarından. Madde 6.Bu Sözleşmenin eşit ölçüde geçerli olan Çince. Madde 11.Bu Sözleşme 31 Aralık 1949 tarihine kadar Birleşmiş Milletler Üyelerinin ve Üye olmayıp da Genel Kurul tarafından bu Sözleşmeyi imzalamaya davet edilen Devletlerin imzasına açıktır. Madde 8. kendi Anayasalarında öngörülen usule uygun olarak gerekli mevzuatı çıkarmayı taahhüt eder. Madde 9.Soykırım fiilini veya üçüncü maddede belirtilen fiillerden birini işlediğine dair hakkında suç isnadı bulunan kimseler. Fransızca. Sözleşmeci Devletler bu tür olaylarda kendi yasalarına ve yürürlükteki sözleşmelere göre suçluları iade etmeyi üstlenir.

Madde 14. Genel Kurul. Madde 17. Madde 12.İlk yirmi onay veya katılma belgesinin tevdi edilmesinin tamamlandığı gün. bu Sözleşmenin uygulanmasını. yirminci onay veya katılma belgesinin tevdi edilmesini izleyen doksanıncı gün yürürlüğe girer. bu onay veya katılma belgesinin tevdi tarihini izleyen doksanıncı gün yürürlüğe girer.Bu Sözleşmeye 1 Ocak 1950 tarihinden sonra Birleşmiş Milletler Üyeleri ile Üye olmayıp da yukarıda belirtildiği gibi davet edilen Devletler katılabilir. böyle bir talep karşısında yapılması gereken işleme karar verilir. Katılma belgeleri Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine tevdi edilir. Bu Sözleşme. bütün Birleşmiş Milletler Üyelerini ve on birinci maddede belirtilen üye olmayan Devletleri aşağıdaki konularda bilgilendirir: . Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine hitaben göndereceği bir bildirimle. Madde 13.Bu Sözleşme yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on yıl süreyle yürürlükte kalır. Çıkma. bu sürelerin bitiminden en az altı ay önce çıkma beyanında bulunmamış Sözleşmeci Devletler bakımından yürürlükte kalmaya devam eder. Daha sonraki bir tarihte tevdi edilen bir onay veya katılma belgesi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'ne hitaben gönderilecek yazılı bir bildirimle yürürlük kazanır.Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri.Bir Sözleşmeci Taraf her hangi bir zamanda. Bundan sonraki beş yıllarda.Sözleşmeden çıkmalar nedeniyle bu Sözleşmeye Taraf Devletlerin sayısı on altının altına düşerse. bu Sözleşmeci Tarafın dış ilişkileri bakımından sorumlu olduğu ülke veya ülkeler bakımından genişletebilir. Madde 15.Sözleşmeci Taraflar Genel Sekretere hitaben gönderecekleri yazılı bir bildirim vasıtasıyla her zaman bu Sözleşmede değişiklik yapılmasını talep edebilirler. Madde 16. Sözleşme bu çıkma bildirimlerinden en sonuncusunun yürürlük kazandığı tarihten itibaren yürürlükten kalkar. Genel Sekreter bir tutanak düzenler ve bunun bir kopyasını Birleşmiş Milletlerin bütün Üyelerine ve on birinci maddede belirtilen Üye olmayan Devletlere iletir.

onaylar ve katılmalar. c) On üçüncü madde gereğince Sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarih. 2 Aralık 1920 (Metin) Bir yandan Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti. Öte yandan Ermenistan Cumhuriyeti.Bu Sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarih Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından kayda geçirilir. f) On altıncı maddeye göre alınan bildirimler. Madde 18. e) On beşinci maddeye göre Sözleşmenin yürürlükten kalkması. aralarındaki savaş durumuna son vermek ve sürekli bir barış yaratmak . d) On dördüncü maddeye göre alınan çekilme bildirimleri. Birleşmiş Milletler Üyelerine ve on birinci maddede belirtilen üye olmayan Devletlerin her birine iletilir. EK – B 1920 TÜRKİYE . Sözleşmenin onaylı bir örneği. Madde 19.Bu Sözleşmenin orijinal metni Birleşmiş Milletler arşivinde saklanır.ERMENİSTAN ARASINDA İMZALANAN GÜMRÜ ANTLAŞMASI Gümrü (Alexandropol). b) On ikinci maddeye göre alınan bildirimler.a) On birinci maddeye göre alınan imzalar.

İçişleri Bakan Yardımcısı Mösyü İstepan Gorganiyan. Kuki Dağı 10282-8022-Gamasur Dağı 8160-Kurdkulak Köyü-Saat Dağı 7868Arpaçay Evleri 3080-Kemurlu Dağı 6930-Saraybulak 8071-Ararat İstasyonu .Tiğnis batısı . barış görüşmeleri için Gümrü'de toplanıp yöntemine uygun görülen yetki belgelerinin verişimi üzerine. Karma bir Komisyonca yerinde yapılacaktır. Şahtahtı. asıl halkının tümüyle geri dönmesinin gerçekleşebilmesi için. 3. Ermenistan Cumhuriyeti istediği takdirde. görevlendirilmişlerdir: Türkiye Hükûmetince: Doğu Cephesi Komutanı Ferik Kâzım Karabekir Paşa. ikinci Maddede sözügeçen sınır ile Osmanlı sınırı arasında bulunup işbu Antlaşma uyarınca Türkiye'de kalacak olan ve üzerine Türkiye'nin tarihsel. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti. Eski Maliye Bakanı Mösyü Avram Gülhandaniyan. bu Antlaşmanın imzası gününden iki hafta sonra.Araş ırmağı üzerinde Aşağı Karasu'nun döküldüğü yerden geçen çizginin güneyindeki (Nahçivan. Erzurum Milletvekili Süleyman Necati Bey. Araş ırmağı Kekaç kuzeyine dek Arpaçayi. görüşmeler yapmak için. Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır. 2. aşağıda adları yazılı yetkili Temsilcileri. Türkiye ile Ermenistan arasında savaş durumuna son verilmiştir.amacıyla.Büyük Kimli doğusu . aşağıdaki Maddeleri kararlaştırmışlardır: 1.Büyük Akbaba Dağı) çizgisinden oluşur. ilişik krokide gösterildiği üzere. Erzurum Valisi Hamid Bey. Ermenistan Cumhuriyetince: Eski Başbakan MösyüAleksander Hatisiyan. Şarur) bölgesinde daha sonra bir plebisitle saptanacak yönetim biçimine ve bu yönetimin kapsayacağı topraklaıa Ermenistan karışmayacak ve işbu bölgede şimdilik Türkiye koruyuculuğunda bir yerel yönetim kurulacaktır. Sınır çizgisinin kesin biçimde belirlenmesi işi. Adı geçen yetkili Temsilciler. Antlaşmanın onaylanmasından sonra üç yıl . (aşağı Karasunun döküldüğü yerden başlayarak.Kızıltaş . etnik ve hukuksal ilişkisi inkâr edilemez toprakların hukuksal durumu konusunda. daha sonra Karahan Deresi .

8. Ermenistan'da zorunlu askerlik hizmeti olmayacaktır. iki yıldan beri silâh altında tutmak zorunda kaldığı Ordunun büyük harcamalar gerektirmiş olmasına karşın. düzen ve güvenliği bozucu durum ve eylemlere bundan böyle olanak bırakılmaması yolundaki iyiniyeti nedeniyle. Altıncı Maddede sözü geçen göçmenlerden işbu Antlaşmanın onayı ve onay belgelerinin verişimi gününden sonra bir yıllık süre içinde yurtlarına dönmeyenler o Maddenin verdiği olanaktan yararlanamayacakları gibi. Bir Alt Komisyon belirleyecektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti. Büyük Savaş sırasında düşman ordularına katılarak kendi devletine karşı silâh kullanmış ya da işgal altındaki topraklar üzerinde toptan kırımlara katılmış olanları dışındaki göçmenlerin eski sınır içindeki yurtlarına dönmelerine izin verir. ülkelerine döneceklerin en uygar ülkelerdeki azınlıkların yararlandıkları haklardan bütünüyle yararlanmalarını. hareket halindeki Orduda kullanılabilecek onbeş santimetrelik obüsler ile onbeş santimetrelik uzun toplar ve daha küçük çapta her türlü ağır ateşli silâhlar bulunmayacaktır. tasarruf haklanma ilişkin savları da geçerli olmayacaktır. Ülkeyi dış düşmanlara karşı savunmak için tahkimat yapmak ve bu tahkimata istediği sayıda ağır toplar yerleştirmekte Ermenistan Cumhuriyeti özgürdür. Erivan (Ermenistan) Cumhuriyeti iç güvenliği korumağa yetecek düzeyde. karşılıklı olarak. hafif silâhlı jandarma kuvveti ve ülkeyi savunmaya ayrılan sekiz dağ ya da sahra topu ile yirmi makineli tüfeğe sahip ücretle tutulacak bin beşyüz askerden oluşan bir birlikten fazla bir askersel kuruluşa izin vermemeği yükümlenir. 7. 5. Buna karşılık. Böylece. Bu ağır toplar arasında. 6. Bağıtlı Taraflar. Barışın yapılmasından sonra Erivan'da yerleşecek Türkiye'nin siyasal Temsilcisi ya da Büyükelçisinin yukarıda sözü edilen konularda her zaman denetleme ve soruşturma yapmasına Erivan Hükümeti izin vermeği işbu Antlaşma ile kabul etmiştir. Ermenistan'a karşı girişmek zorunluluğunda kaldığı savaş nedeniyle hakkı olan zarar gideriminden. benimsenip açıklanan insancıl ve hukuksal ilkelere uymak isteğiyle. . bunun biçimini 4.geçince plebisite başvurmayı kabul eder. Emperyalist Devletlerin kışkırtma ve özendirmeleri sonucu olarak. vazgeçmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti Ermenistan'a silâhlı yardımda bulunmağı yükümlenir. Ermenistan Cumhuriyeti istemde bulunursa. yükümlenirler.

Bağıtlı Taraflardan her biri. Müftülerin doğrudan doğruya Müslüman toplumunca seçilmesini ve yerel müftülerin seçecekleri Başmüftü'nün memurluk görevinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Şer'iye Vekâletince onaylanmasını kabul ederek yükümlenir. Şahtahtı ve Gulfa yoluyla îran. İran. içtenlikle yardımda bulunmağı yükümlenir. savaşçı kişileri hükümet yönetiminden uzak tutmağı yükümlenir. iki ulusun barış ve esenliğini tehlikeye sokan haris. 12. Ermenistan Cumhuriyetinin toprakları üzerinde yaşayan Müslüman halkın haklarını korumak ve onların dinsel ve kültürel özellikleri içinde gelişmelerini sağlamak için. emperyalist amaçlar güderek. engellememeği yükümlenir. Erivan Cumhuriyetine. araba. hiç bir biçimde. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti. Azerbaycan. Türkiye Hükümeti. 10. Türkiye Büyük Milletince kesinlikle reddedilmiş olan (Sevr) Antlaşmasını hükümsüz sayıp bunu ve kimi emperyalist hükümet ve siyasal çevreler elinde bir kışkırtma aracı olan Avrupa ve Amerika'daki Temsilci Heyetlerini geri çağırmayı. Erivan Hükümeti. Türkiye Devleti. ulaşım serbestliğini bozmamak koşulu ile. varlık ve yaşamına Emperyalistler tarafından girişilmesi kesinlikle beklenen yıkıcı kışkırtmalara karşı koymak zorunluğunda bulunduğundan. vagon ve tüm transit işlerinden vergi almamağı yükümlenir. Ermenistan Cumhuriyeti barış ve esenlik içinde gelişmesini sağlama ve Türkiye'nin komşuluk haklarına saygılı olma doğrultusundaki iyiniyetlerinin bir kanıtı olmak üzere. Gürcistan ve Türkiye arasında eşya. 11. İkinci Maddede belirlenen sınır içinde. Erivan Cumhuriyeti içindeki demiryolları ve ulaşım yollarını denetim ve gözetim altında .Bundan başka. Nahçivan. toplumsal biçimde örgütlenmelerini. Ermenistan Hükümeti. karşı Tarafa ilintili kişi ve malların kendi demiryolları ve genellikle tüm ulaşım yolları üzerinden özgürce geçmelerini ve öteki Tarafın denize ya da herhangi bir ülkeye transitini. Taraflar Büyük savaş sırasında ortaya çıkan zararlar ve tasarruf haklarındaki değişikliklerin gerektirdiği zarar gideriminden de aklanmışlardır 9. Maktu ve Ermenistan ara¬sında transit işlerinin serbestliğini sağlar. genel barışın gerçekleşmesine değin. Şerur. egemenliğini bütünüyle geliştirmek ve güçlendirmek üzere. Dördüncü Maddede sözü edilen sayıdan fazla silâh sokulmasını önlemek için. bundan böyle iki ülke arasında her türlü yanlış düşünceleri ortadan kaldırmak iyiniyetiyle yükümlendiğini açıklar.

konsolosluk ve ticarete ilişkin bağıtlar Alt . 17. Kazım KARABEKİR HAMİD Süleyman NECATİ Aleksandre HATİSYAN Avram GÜLHANDANİYAN Istepan GORDONIYAN . Telgraf. 15. Antlaşmada Ermenistan Hükümetine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesinden sonra gerçekleştirilecektir. Bununla birlikte. komşu ülke ve işgal altındaki topraklar ile Ermenistan arasında demiryolu. başlamasına Türkiye Hükümetince izin verilecektir.Komisyonca yerine getirilecektir. Emperyalist devletlere ilintili resmi olmayan heyetlerin bu ülkeye girme ve sızmalarına Taraflar engel olacaklardır. 13. Devletin bağımsızlığı ve bütünlüğünü tehdit edebilecek saldırılara karşı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti. Türkçe metnine başvurularak çözümlenecektir. Tutukluların geri verilmesi işi Alt . Bağıtlı Taraflar arasında Antlaşmanm imzasından sonra tica¬ret ilişkileri başlayacak ve Taraflar Büyükelçi ve Konsolos atayabilecektir. onaylanmış Örnekleri Ankara'da verişilecektir. posta. İşbu Antlaşma bir ay içinde onaylanarak. ya da Türkiye'nin çıkarlarına zararlı hükümlerini geçersiz saymayı bu Cumhuriyet kabul eder ve yükümlenir.bulunduracaktır. Erivan Cumhuriyetince her hangi bir Devletle yapılmış olan tüm Antlaşmaların Türkiye'yi ilgilendiren. bu Antlaşma imza edilir edilmez.Komisyonlarca işbu Antlaşma hükümleri uyarınca yapılacaktır. Bu hükümlere olan inançla. 18. Anlaşmazlık çıkınca. Alıkonulan siviller ve Devlet ileri gelenleri geri verilecektir. 16. Antlaşma iki örnek olarak 2 Aralık 1920 günü Gümrü (Aleksandropol)'de düzenlenmiştir. işbu Antlaşmanın toprak Erivan Cumhuriyetine sağladığı haklara zarar gelmemek koşulu ile Ermenistan içinde geçici olarak askersel önlemler alabilir. Bu Antlaşma gereğince Ermenistan'ın olup Türk Ordusu işgali altında bulunan toprakların boşaltılması ve tutsakların geri verilmesi ve değiştirilmesi. telefon. telgraf ve posta ulaşımının. 14. yukarıda adları yazılı yetkili Temsilciler işbu Barış ve Dostluk Antlaşmasını imza etmişlerdir.

17 .‘dan Türk Tarih Kurumu Remi İnternet Sitesi EK – C TÜRKİYE İLE ERMENİSTAN.23 ss. 13 Ekim 1921 Ulusların kardeşliği ilkesini ve kavimlerin kendi geleceklerini öz gürce saptamak hakkını tanımakta birleşmiş bulunan ve aralarında her zaman iyi ilişkilerin .KAYNAK: Tarihçeleri ve Açıklamaları ile Birlikte Türkiye'nin Siyasal Antlaşmaları I. İsmail. AZERBAYCAN VE GÜRCİSTAN ARASINDA DOSTLUK ANTLAŞMASI (KARS ANTLAŞMASI METNİ) Kars. SOYSAL. Cilt (1920-1945).

ve karşılıklı çıkarlara dayanan gerçek dostluk bağlarının kurulmuş olduğunu görmek özleminde olan. Azerbaycan ve Gürcistan Sosyalist Sovyetler Cumhuriyetleri. Azerbaycan Sosyalist Sovyet Cumhuriyeti: Devlet Denetimi Halk Komiseri Behbut Şah Tahtineski’yi. bir Dostluk Antlaşması yapılması için görüşmelere girişilmesine karar vermişler ve bu amaçla. yöntemine uygun görülen yetki belgelerini veriştikten sonra. Azerbaycan ve Gürcistan Sosyalist Sovyetler Cumhuriyetleri Hükûmetleri Bağıtlı Tarafların ülkelerinin parçalarından bulunan topraklar üzerinde daha önce egemenlik haklarını kullanmış olan Hükûmetler arasında kararlaştırılmış olup söz konusu topraklara ilişkin Antlaşmalar ile Üçüncü Hükûmetler arasında yapılmış Güney Kafkasya . Gürcistan Sosyalist Sovyet Cumhuriyeti: Kara ve Deniz Kuvvetleri Halk Komiseri Şalva İlyava ve Dışişleri ve Maliye Komiseri Aleksandr Sıvanidze’yi Rusya Sovyetleri Sosyalist Federal Cumhuriyeti: Letonya’daki Temsilcisi Jak Halski’yi yetkili Temsilci atamışlardır. Madde 1— Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti ile Ermenistan. aşağıdaki maddeleri kararlaştırmışlardır. bir yandan Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti öte yandan Ermenistan. Adı geçen yetkili Temsilciler. Ermenistan Sosyalist Sovyet Cumhuriyeti: Dışişleri Komiseri İskinaz Maradya ve İçişleri Komiseri Boğuz Makizyan’ı. Hükûmetleri Rusya Sovyetleri Sosyalist Cumhuriyeti Hükûmetinin de katılmasıyla. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti: Büyük Millet Meclisinde Edirne Milletvekili ve Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa’yı. Büyük Millet Meclisinde Burdur Milletvekili ve Bayındırlık Bakanlığı eski Müsteşarı Muhtar ve Türkiye’nin Azerbaycan Temsilcisi Memduh Şevket Bey’leri.

Cumhuriyetlerine ilişkin Antlaşmaları geçersiz sayarlar. Türkiye’de bu yöntemle herhangi bir biçimde ilişkili her türlü yetkilerin ve hakların kullanılmasını geçersiz ve kaldırılmış sayar. Ermenistan. Madde 4—Türkiye’nin kuzey .) Rusya Sovyetleri Sosyalist Federal Cumhuriyeti Hükûmetinin bir temsilcisinin de katılmasıyla eşit sayıda üyelerden oluşacak bir Karma Sınır Çizme Komisyonu topraklar üzerinde sınırı ayrıntılarıyla saptamak ve sınır işaretlerini koymakla görevlidir (İlişik 4 sayılı Harita).000 ölçekli. . 1 parmak. Antlaşma metni ile harita arasında çelişki bulunursa Antlaşma metni haritaya yeğ tutulacaktır.Kara Su’yun döküldüğü yere dek izleyen çizgi ile belirlenmiştir. Azerbaycan ve Gürcistan Sovyetler Cumhuriyetleri Hükûmetleri Türkiye’ye ilişkin olup da bugün Büyük Millet Meclisince temsil edilen Türkiye Hükûmetinin tanımadığı hiç bir uluslararası bağıtı tanımamağı kabul ederler. Moskova’da 16 Mart 1921 (1337) günü imza edilen Türk . Madde 3— Ermenistan Azerbaycan ve Gürcistan Sovyetler Cumhuriyetleri Hükûmetleri Kapitülasyonlar yönteminin her ülkenin ulusal gelişmesinin özgürce sürmesi ve egemenlik haklarının bütünüyle kullanılmasıyla bağdaşmadığını kabul ederek. Azerbaycan ve Gürcistan’a ilişkin olup bu ülkelerin bugün Ermenistan. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti de Ermenistan. İşbu Antlaşmada yazlı “Türkiye” terimi ile İstanbul’da toplanan Osmanlı Millet Meclisince kabul edilip açıklanan ve tüm devletler ile basına bildirilen 28 Aralık 1336 (1920) günkü Misak-ı Milli’nin kapsadığı topraklar anlaşılır.Rus Antlaşması bu Madde hükmü nün dışında tutulmuştur.doğu sınırı (Rus Genelkurmayının 1/210. (Sınırın ayrıntıları ve buna ilişkin işler için I ve II sayılı Ekler ile Bağıtlı Taraflarca imzalanmış ilişik haritaya başvurulması. Azerbaycan ve Gürcistan Sovyetlerince temsil olunan Hükûmetlerince tanınmayan hiç bir uluslararası bağıtı tanımamağı kabul eder. 5 verstlik mesafe haritasına göre) Karadeniz kıyısında bulunan Sarp Köyünden başlayarak Hedis Meta Dağı – Şavyet Dağında suların bölündüğü çizgi . Ardahan ve Kars Sancaklarının eski yönetim sınırlarının kıızeyini ve Arpa Çay ile Aras ırmaklarının talveğini Nizni . Bu Antlaşma gereğince. Madde 2— Bağıtlı Taraflar. sürekli olarak. içlerinden birine zorla kabul ettirilmek istenilecek her hangi bir barış Antlaşması ya da uluslararası bir bağıtı tanımamak konusunda görüş birliği içindedirler.Kani Dağı ve oradan.

kıyı devletlerinin temsilcilerinden oluşmak üzere. Nahcivan bölgesinin Azerbaycan’ın koruyuculuğunda özerk bir ülke oluşturulması konusunda anlaşmışlardır. Batum limanından yararlanmasının sağlanması. otlaklardan yararlanmak hakkını vermeği kabul ederler. Karadeniz ve Boğazların bağlı olacağı rejimin kesin biçimde hazırlanması işinin. Madde 6— Türkiye. şu koşullarla. maddesinde gösterilen sınırların kuzeyinde bulunan ve Batum Livasına ilişkin topraklar ile Batum kenti ve limanı üzerindeki egemenlik hakkını. Sınırı geçmelerini kolaylaştırmağı yükümlenirler. işbu Antlaşmanın 4. her türlü vergi ve ücretten bağışık biçimde. her topluluğun kültürel ve dinsel haklarını sağlayacak ve bu halkın yukarıda sözü geçen yerlerde isteklerine uygun bir tarım toprakları rejimi kurma olanağına sahip olacak biçimde geniş bir yönetimsel özerkliğe kavuşması. Madde 8— Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti ile Gürcistan Sosyalist Sovyet Cumhuriyeti Hükûmeti iki ülkenin sınır bölgesi halklarının sınırın öteki yanında bulunan kışlık ve yazlık otlakların-dan yararlanmaları zorunluluğunu göz önünde tutarak. . İkincisi: Batum limanı üzerinden Türkiye’ye giden ya da oradan gelen ticaret malları ve tüm nesnelerin gümrük vergisine bağlı tutulmayarak ve hiç bir engelle karşılaşmayarak. polis ve sağlık işleri alanlarında konulacak öncelikli yasalara uymaları koşulu ile. ortak sınır bölgeleri halklarının Karma bir Komisyonca. söz konusu halkların hayvanlarını sınırdan geçirmek ve alışıldığı üzere.Madde 5—Türkiye Hükûmeti ile Ermenistan ve Azerbaycan Sovyetler Hükûmetleri işbu Antlaşmanın III sayılı Ekinde belirtilen sınırlar içinde olmak üzere. gümrük. serbest transit hakkı ile birlikte. sağlık vb. önlemleri Karma bir Komisyonca belirlenecektir. Madde 7—Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti ile Gürcistan Sosyalist Sovyet Cumhuriyeti Hükûmeti. Bu Maddenin uygulanması için işbu Antlaşmanın imzasından hemen sonra ilgili Taraflar temsilcilerinden oluşan bir Komisyon kurulacaktır. Sınırdan geçiş sırasında uygulanacak gümrük işlemleri ile polis. Türkiye’nin özel harcamalarından da ayrık olarak. Gürcistan’a bırakmağa razı olur: Birincisi: İşbu Maddede belirtilen yerler halkının. Madde 9— Boğazların tüm ulusların ticaretine açılması ve geçiş özgürlüğünün sağlanması için Türkiye ile Gürcistan.

Şu da var ki. ulusal savunmaya ilişkin yasalardan bağışık tutulup onlara uymaları istenilmeyecektir. Bu konular bir özel anlaşma yapılarak çözümlenecektir. içlerinden birinin öteki ülke topraklarında oturan uyrukları için En Çok Gözetilen Ulus işlemi uygulan masına izin verirler. yerleşmiş oldukları ülke yasalarından doğan hak ve görevlere uygun biçimde işlem görmekle birlikte. Madde 10— Bağıtlı Taraflar. Madde 13— 1918 yılından önce Rusya’ya bağlı iken. işbu Antlaşmanın imzalanmasından sonra altı aylık bir süre içinde 1918 ve 1920 Savaşları mültecileri konusunda özel bir anlaşma yapmağı yükümlenirler. Madde 12— Bağılı Taraflar. mallarını ve paralarını birlikte alarak Türkiye’yi özgürce terk etmek hakkına sahip olacaklardır. Madde 14— Bağıtlı Taraflar. Şurası belirlidir ki.daha sonra yapılacak bir Konferansa bırakılmasını uygun bulurlar. üzerinde Türkiye’nin egemenlik hakkı doğrulanan topraklar halkından olup Türk uyrukluğundan çıkmak isteyenler eşyasını. Bunun gibi. egemenlik hakkı Türkiye tarafından Gürcistan’a bırakılmış olan toprakların halkından olup da Gürcistan uyrukluğundan çıkmak isteyenler. işbu Maddede söz konusu olan “Türkiye toprakları” Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmetinin doğrudan doğruya sivil ve askersel yönetimi al tında bulunan topraklardır. toprakları üzerinde.Aile veraset hakları ile ehliyete ilişkin işlerde de Tarafların uyrukları işbu Madde hükümlerinin dışında kalacaklardır. . Bu Madde Sovyetler Cumhuriyetlerinin kendi topraklarında öteki müttefik Rus Sovyet Cumhuriyetleri yurttaşlarına tanıdıkları haklar ile Türkiye tarafından kendisinin müttefikleri olan Müslüman devletlerinin uyruklarına tanınan hakları hiç bir zaman kapsamaz. karşı Taraf ülkesinin ya da ona bağlı topraklardan birinin Hükûmeti rolünü üstlenmek savında bulunan örgüt ve grupların kurulmasını ya da yerleşmesini ve öteki ülkeye karşı savaşım amacında olan grupların yerleşmesini hiç bir zaman kabul etmemeği yükümlenirler. bu Konferans ta alınacak kararların Türkiye’nin salt egemenliğine ve Türkiye ile onun başkenti İstanbul’un güvenliğine hiç bir zarar getirmemesi gerekir. Madde 11— Bağıtlı Taraflardan birinin öteki Taraf topraklarında oturan uyrukları. eşya ve mallarını ya da bunların karşılığı parayı birlikte alarak Gürcistan’ı terk etme hakkına sahip olacaklardır.

demiryolu. kendi toprakları üzerinde bulunan eski asker ve sivil tutsakları karşılıklı olarak yurtlarına geri yollamağı kabul ederler. 14. işbu Antlaşmanın imzalanmasından sonra. 15. kişi ve malların özgürce geçişini sağlamak için gerekli önlemlerin aralarında anlaşarak alınmasını yükümlenirler. Bu hükümlere olan inançla. Onay belgelerinin verişimi en kısa bir süre içinde Erivan’da yapılacaktır. parasal vb. beş örnek olarak düzenlenmiştir. Antlaşma imzalanır imzalanmaz yürürlüğe girecek olan 6. işlerin çözümlenmesi amacıyla. Kazım Karabekir Veli Bey Svanidze Hanetzky . Bununla birlikte. Madde 20— Türkiye. Konsolosluk Sözleşmeleri yapmağı yükümlenirler. yolcuların ve ticaret eşya sının giriş çıkışında Bağıtlı ülkelerin her birinde yürürlükte bulunan yasalar bütünüyle uygulanacaktır. İşbu Antlaşma 13 Ekim 1337 (1921) günü Kars’ta. Tiflis’te ilgili ülkeler temsilcilerinden oluşan bir Komisyon toplanacaktır. yukarıda adları yazılan yetkili Temsilciler işbu Antlaşmayı imza etmişler ve mühürlemişlerdir. Ermenistan. ülkeleri arasındaki bağlantıların kesilmeden sürdürülmesi amacıyla. Azerbaycan ve Gürcistan arasında yapılan bu Antlaşma onay işlemi görecektir. 18. Madde 18— Bağıtlı ülkeler arasındaki ilişkileri güçlendirmek için gerekli ticaret ilişkilerinin kurulması ve ekonomik. Kafkas cephesindeki savaş nedeniyle işlenen cinayet ve cürümler için öteki Taraf uyrukları yararına tam bir genel af ilan etmeği yükümlenir. Bağıtlı Taraflar işbu Antlaşmanın imzalanmasından sonra üç aylık bir süre içinde. telgraf vb. işbu Antlaşma onay belgelerinin verişimi gününde yürürlüğe girecektir.Madde 15— Bağıtlı Taraflardan her biri işbu Antlaşmanın imzalan masından hemen sonra. Madde 17— Bağıtlı Taraflar. 19 uncu Maddeler ayrı tutulmak üzere. 16. Madde 16— Bağıtlı Taraflar işbu Antlaşmanın imzalanmasından sonra iki aylık bir süre içinde. ulaşım ve iletişimi koruma ve geliştirmeği ve zorluklarla karşılaşmaksızın. Madde 19.

ve Gürcistan arasında sınır çizgisini tanımlayan bu Ek.Sayat Dağı (7868) . Tek fark bu tanım yapılırken Gürcistan Ermenistan ve Ermenistan Azerbaycan sınırlarının kesiştiği yerlerin de belirtilmesidir] EK: II [Bu Ek’in metni Türk .oradan eski Erivan Kafkasının ve Şarur Yalagüz’ün yönetim sınırını izleyerek 6629 rakımlı tepeden Kömürlü Dağ (6839) ya da (6930) ve oradan 3080 rakımlı tepeye gelir .Sovyet Antlaşmasının I (B) Ekinin eşidir.doğu Taşburun Dağında suların bölüştüğü çizgi (4108)Cehennem Deresini Rovne (Bolak) güneyinde keser . Azerbaycan. 16 Mart 1921 günü imzalanan Türk .Kürtkulak Köyü Gamsor Dağı (8160)-8022 rakımlı tepe ve gökdağ (10282)-eski Nahcivan Kazasının yönetim sınırının doğusu.] EK: III [Nahcivan bölgesine ilişkin bu Ek’in metni Türk .Sovyet Antlaşmasının Ek (C) metnine oranla daha ayrıntılı olduğundan olduğu gibi aşağıya alınmıştır] Nahcivan Toprakları: Urmiye Köyü .Yağırsik dağında (6607) ya da (6587) suların bölüştüğü çizgiyi izler .Sovyet Rusya Antlaşmasının 1 (A) Ekinin hemen hemen eşidir.Muhtar Bey Mahmut Şevket Bey Mravian Chahutahtinsky Eliava EK: I [Türkiye ile Ermenistan. Kazım Karabekir Bey Muhtar Bey Mahmut Şevket Bey Svanidze Veli Hanetzky Mravian Chahutahtinsky .oradan düz bir çizgi ile (Arazdayan) İstasyonuna (Bu İstasyon Ermenistan Sosyalist Cumhuriyetine kalacaktır) daha sonra düz bir çizgi ile batı Taşburun (3142) Dağına .

Aware of its historic responsibility for the destiny of the Armenian people engaged in the realization of the aspirations of all Armenians and the restoration of historical justice.Eliava EK – D 23 AĞUSTOS 1990 TARİHLİ ERMENİSTAN BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ DECLARATION OF INDEPENDENCE The Supreme Council of the Armenian Soviet Socialist Republic Expressing the united will of the Armenian people. .

With the purpose of guaranteeing the security of the Republic of Armenia and the inviolability of its borders. The Republic of Armenia is a self-governing state.Proceeding from the principles of the Universal Declaration on Human Rights and the generally recognized norms of international law. 3. endowed with the supremacy of state authority. race. The bearer of the Armenian statehood is the people of the Republic of Armenia. the Republic of Armenia creates its own armed forces. and plenipotentiary power. All citizens living on the territory of Armenia are granted citizenship of the Republic of Armenia. coat of arms. and anthem. sovereignty. 4. independence. 1. Declares The beginning of the process of establishing of independent statehood positioning the question of the creation of a democratic society based on the rule of law. The Armenian SSR is renamed the Republic of Armenia (Armenia). The Republic of Armenia guarantees the free and equal development of its citizens regardless of national origin. Exercising the right of nations to free self-determination. The right to speak on behalf of the people of the Republic of Armenia belongs exclusively to the Supreme Council of Armenia. which exercises the authority directly and through its representative bodies on the basis of the constitution and laws of the Republic of Armenia. Armenians of the Diaspora have the right of citizenship of Armenia. Based on the December 1. 2. 5.Only the constitution and laws of the Republic of Armenia are valid for the whole territory of the Republic of Armenia. The Republic of Armenia shall have its flag." Developing the democratic traditions of the independent Republic of Armenia established on May 28. The citizens of the Republic of Armenia are protected and aided by the Republic. . 1989. or creed. 1918. joint decision of the Armenian SSR Supreme Council and the Artsakh National Council on the "Reunification of the Armenian SSR and the Mountainous Region of Karabakh.

a multi-party system. 8. 12. On its territory. creates its own money. as well as economic and intellectual. The Republic of Armenia determines the regulation of military service for its citizens independently. This declaration serves as the basis for the development of the constitution of the Republic of Armenia and. separation of legislative. 6. the Republic of Armenia conducts an independent foreign policy.the land. 9. water. the Republic creates its own system of education and of scientific and cultural development. The Republic of Armenia determines the principles and regulation of its economic system. The armed forces of the Republic of Armenia can be deployed only by a decision of its Supreme Council. tax and custom services. . As the subject of international law. it establishes direct relations with other states. including the supplies of gold and diamond. depolitization of law enforcement bodies and armed forces. airspace. Military units of other countries. 7. 11. The Republic of Armenia has its share of the USSR military apparatus.internal troops. The regulation of their governance. usage. the Republic of Armenia guarantees freedom of speech. national bank. as the basis for the introduction of amendments to the current constitution. The Republic of Armenia guarantees the use of Armenian as the state language in all spheres of the Republic’s life. executive. and conscience. the earth’s crust. cultural capabilities are the property of its people. based on the system of multiple forms of property ownership. press. their military bases and building complexes can be located on the territory of the Republic of Armenia only by a decision of Armenia’s Supreme Council. and other natural resources. equality of political parties under the law. The Republic of Armenia stands in support of the task of achieving international recognition of the 1915 Genocide in Ottoman Turkey and Western Armenia. finance-loan system. and participates in the activity of international organizations. and possession is determined by the laws of the Republic of Armenia. 10. and hard currency funds. The national wealth of the Republic of Armenia . The v has the right to its share of the USSR national wealth. nationalstate units of the USSR. until such time as the new constitution is approved. and for the operation of state authorities and the development of new legislation for the Republic. organs of state and public security under the jurisdiction of the Supreme Council. and judicial powers.

its strive for freedom.Signed by: Levon Ter-Petrossian President of the Supreme Council of the Republic of Armenia Ara Sahakian Secretary of the Supreme Council of the Republic of Armenia Yerevan August 23. . 1990 EK – E 2 EYLÜL 1991 TARİHLİ DAĞLIK KARABAĞ İLE İLGİLİ BİLDİRİ DECLARATION ON PROCLAMATION OF THE NAGORNO KARABAKH REPUBLIC Joint session of the Nagorno Karabakh Oblast and Shahoumian regional councils of people’s deputies with the participation of deputies of councils of all levels Expressing the will of people. fixed by a referendum and in the decisions of the NKAO and Shahoumian regional authorities in 1988-1991. in fact.

Social and Cultural Rights. being guided by the USSR acting Constitution and laws giving the population of autonomous units and compactly living ethnic groups the right to decide independently the issue of their state-legal status in case of a Soviet Republic’s secession from the USSR. taking into consideration that the policy of apartheid and discrimination pursued in Azerbaijan created an atmosphere of hatred and intolerance in the Republic towards the Armenian people. International Pact on Civil. Political and Cultural Rights and with hope for international community’s understanding and support. human victims. NKR) . based on mutual respect of each other’s rights. taking into consideration the complexity and contradictoriness of the situation in the state. striving for restoration of good neighbourly relations between Armenian and Azerbaijani peoples. (Abr. respecting and following the principles of General Declaration on Human Rights and International Pact on Economic. which led to armed conflict. ascertaining proclamation by the Azerbaijani Republic of the “restoration of 19181920 state independence”. considering the Armenian people’s strive for unification natural and in line with the norms of international law. uncertainty of the Union’s future. equality and good neighbourly relations. PROCLAIMS: THE NAGORNO KARABAKH REPUBLIC WITHIN THE BORDERS OF THE CURRENT NAGORNO KARABAKH AUTONOMOUS OBLAST AND NEIGHBORING SHAHOUMIAN REGION. mass deportation of the population from peaceful Armenian villages.independence. Union’s structures of authority and governance.

Parliament of Kyrgyz Republic. Federal Congress and Ministry of Foreign Affairs of the Russian Federation: . until the NKR Constitution and laws are adopted. Joint Session of the Nagorno Karabakh Oblast and Shahumian regional councils of people’s deputies with the participation of deputies of councils of all levels. 1991 EK – F AZERBAYCAN – ERMENİSTAN ARASINDA KARABAĞ NEDENİYLE YAŞANAN ÇATIŞMALARI SONLANDIRAN ATEŞKES ANTLAŞMASI The Bishkek Protocol Bishkek. as well as other laws currently in force. September 2. The USSR Constitution and legislation. which do not contradict the goals and principles of this Declaration and peculiarities of the Republic apply on the territory of the Nagorno Karabakh Republic. 5 May 1994 Participants of the meeting held in May 4-5 in Bishkek on the initiative of the CIS Inter-Parliamentary Assembly.The Nagorno Karabakh Republic enjoys the authorities given to Republics by the USSR Constitution and legislation and reserves the right to decide independently the issue of its state-legal status based on political consultations and negotiations with the leadership of Union and Republics.

express readiness to fully support the efforts by heads and representatives of executive power on cessation of the armed conflict and liquidation of its consequences by reaching an appropriate agreement as soon as possible. and work intensively to confirm this as soon as possible by signing a reliable. 874. ensuring the non-resumption of military and hostile activities. Shumeyko and Head of the Assembly’s Peacemaking Group on Nagorno Karabakh M. goals and the UN and OSCE certain decisions (first of all the UN Security Council resolutions 822. guided by the February 18. 1994 Protocol (including the part on allocating observers). Chairman of the Azerbaijani Supreme Soviet) K. but also significantly affects the interests of other countries in the region and seriously complicates the international situation. return of refugees. call upon the conflicting sides to come to common senses: cease to fire at the midnight of May 8 to 9. in realization of thereupon principles. 884). 1994 Statement by the CIS Council of heads of states. Babourian (Chairman of the Nagorno Karabakh Republic Supreme Soviet) . supporting the April 15. which does not only cause irretrievable losses to Azerbaijani and Armenian people. agree to suggest Parliaments of the CIS member-states to discuss the initiative by Chairman of Council of the Inter-Parliamentary Assembly V. Jalilov (signed by R. Sherimkulov on creating a CIS peacemaking force. legally binding agreement envisaging a mechanism. ON BEHALF OF DELEGATIONS: A. withdrawal of troops from occupied territories and restoration of communication. consider appropriate to continue such meetings for peaceful resolution of the armed conflict. 853. cordiality and hospitality.express determination to assist in all possible ways to the cessation of armed conflict in and around Nagorno Karabakh. Guliyev. advocate a naturally active role of the Commonwealth and Inter-Parliamentary Assembly in cessation of the conflict. express gratitude to the people and leadership of Kyrgyzstan for creating excellent working conditions.

Ararktsian (Chairman of the Supreme Soviet of Armenia) V. Krotov (Head of the Secretariat of the Council of the Inter-Parliamentary Assembly of member states) EK – G MOSKOVA DEKLARASYONU Declaration between the Republic of Azerbaijan. Kazimirov (Plenipotentiary Representative of the President of the Russian Federation.B. Moscow Region . Sherimkulov (Chairman of the Supreme Soviet of Kyrgyzstan) V. Head of the Russian Mediation Mission) M. 2008. the Republic of Armenia and the Russian Federation November 2. Shumeyko (Chairman of the Council of Federation of Russia) M. Maiendorf Castle.

the USA and France as co-chairs of the OSCE Minsk Group. Note that the Presidents of Azerbaijan and Armenia have agreed to continue work. Having held substantive discussions in a constructive spirit on the state and prospects for political settlement of the Nagorno-Karabakh conflict through a continuation of direct dialogue between Azerbaijan and Armenia through the mediation of Russia. 3. 4. including based on the outcome of the meeting between the parties in Madrid on November 29. Consider it important to encourage the establishment of conditions for carrying out confidence-building measures in the context of work on a peace settlement. including through further contacts at the highest level. in Moscow. and subsequent discussions on further steps to agree on the basic principles for political settlement. 1. 2. thus creating favourable conditions for economic growth and all-round cooperation in the region. Affirm the importance of having the co-chairs of the OSCE Minsk Group continue their mediation efforts.Karabakh conflict based on the principles of international law and the decisions and documents approved within this framework. meeting on November 2.The Presidents of the Republic of Azerbaijan. the Republic of Armenia and the Russian Federation. Declare that they will facilitate improvement of the situation in the South Caucasus and establish stability and security in the region through political settlement of the Nagorno. 5. at the invitation of the President of the Russian Federation. . Agree that peace settlement should be accompanied by legally binding guarantees for every aspect and stage of the settlement process. 2007. 2008. on reaching a political settlement to the conflict and have instructed the heads of their respective foreign ministries to work together with the co-chairmen of the OSCE Minsk Group to activate the negotiation process.

EK – H AVRUPA KONSEYİ’NİN DAĞLIK KARABAĞ İLE İLGİLİ ALDIĞI 1416 SAYILI KARAR Resolution 1416 (2005) The conflict over the Nagorno-Karabakh region dealt with by the OSCE Minsk Conference .

led to large-scale ethnic expulsion and the creation of mono-ethnic areas which resemble the terrible concept of ethnic cleansing. The Assembly urges both governments to comply with these commitments and refrain from using armed forces against each other and from propagating military action. The Assembly reaffirms that independence and secession of a regional territory from a state may only be achieved through a lawful and peaceful process based on the democratic support of the inhabitants of such territory and not in the wake of an armed conflict leading to ethnic expulsion and the de facto annexation of such territory to another state. Armenia committed itself to use its considerable influence over Nagorno-Karabakh to foster a solution to the conflict. in particular by refraining from any armed hostilities and by withdrawing military forces from any occupied territories. The Assembly recalls that both Armenia and Azerbaijan committed themselves upon their accession to the Council of Europe in January 2001 to use only peaceful means for settling the conflict.1. 5. The Assembly expresses its concern that the military action. The Assembly recalls that the Council of Ministers of the Conference on Security and Co-operation in Europe (CSCE) agreed in Helsinki in March 1992 to hold a . 3.The Assembly recalls Resolutions 822 (1993). 2. 853 (1993). and the widespread ethnic hostilities which preceded it. The Assembly reiterates that the occupation of foreign territory by a member state constitutes a grave violation of that state’s obligations as a member of the Council of Europe and reaffirms the right of displaced persons from the area of conflict to return to their homes safely and with dignity. At the same time. the conflict over the Nagorno-Karabakh region remains unsolved. 874 (1993) and 884 (1993) of the United Nations Security Council and urges the parties concerned to comply with them. more than a decade after the armed hostilities started. by refraining from any threat of using force against their neighbours. Hundreds of thousands of people are still displaced and live in miserable conditions. Considerable parts of the territory of Azerbaijan are still occupied by Armenian forces. The Assembly also aligns itself with the demand expressed in Resolution 853 of the United Nations Security Council and thus urges all member states to refrain from the supply of any weapons and munitions which might lead to an intensification of the conflict or the continued occupation of territory. and separatist forces are still in control of the Nagorno-Karabakh region. 4. The Parliamentary Assembly regrets that.

The implementation of this agreement will eliminate major consequences of the conflict for all parties and permit the convening of the Minsk Conference. Azerbaijan. Armenia. Turkey and the United States of America agreed at that time to participate in this conference. their constructive proposals for the peaceful settlement of the conflict in accordance with the relevant norms and principles of international law. in particular for having achieved a ceasefire in May 1994 and having constantly monitored the observance of this ceasefire since then. The Assembly pays tribute to the tireless efforts of the co-chairs of the Minsk Group and the Personal Representative of the OSCE Chairman-in-Office. in accordance with Article 93. the Russian Federation. the Assembly suggests that if the negotiations under the auspices of the co-chairs of the Minsk Group fail. It recommends that both delegations should meet during each part-session of the Assembly to review progress on such reconciliation. Sweden. Italy. The Assembly calls on Armenia and Azerbaijan to make use of the OSCE Minsk Process and to put forward to each other. the Assembly asks its Bureau to create an ad hoc committee comprising. . via the Minsk Group. paragraph 1 of the Charter. The Assembly calls on Armenia and Azerbaijan to foster political reconciliation among themselves by stepping up bilateral inter-parliamentary co-operation within the Assembly as well as in other forums such as the meetings of the speakers of the parliaments of the Caucasian Four. 8. 6. Armenia and Azerbaijan should consider using the International Court of Justice in accordance with Article 36. The Assembly calls on these states to step up their efforts to achieve the peaceful resolution of the conflict and invites their national delegations to the Assembly to report annually to the Assembly on the action of their government in this respect.conference in Minsk in order to provide a forum for negotiations for a peaceful settlement of the conflict. The Assembly calls on the OSCE Minsk Group co-chairs to take immediate steps to conduct speedy negotiations for the conclusion of a political agreement on the cessation of the armed conflict. The Assembly recalls that Armenia and Azerbaijan are signatory parties to the Charter of the United Nations and. paragraph 1 of its statute. ipso facto parties to the statute of the International Court of Justice. Therefore. France. the former Czech and Slovak Federal Republic. Belarus. Germany. inter alia. the heads of these national delegations. For this purpose. 7.

It is prepared to provide facilities for such contacts in Strasbourg. Recalling its Recommendation 1570 (2002) on the situation of refugees and displaced persons in Armenia. The Assembly calls on Armenia and Azerbaijan to foster reconciliation and to restore confidence and mutual understanding among their peoples through schools. Azerbaijan and Georgia. 12. hatred and mistrust will prevent stability in the region and may lead to new violence. The Assembly calls on the Secretary General of the Council of Europe to draw up an action plan for support to Armenia and Azerbaijan targeted at mutual reconciliation processes. 10. without preconditions. The Assembly resolves to analyse the conflict-settlement mechanisms existing within the Council of Europe. and to take this resolution into account in deciding on action concerning Armenia and Azerbaijan. 11. Without such reconciliation. 13. stability and peace. The Assembly calls on the Congress of Local and Regional Authorities of the Council of Europe to assist locally elected representatives of Armenia and Azerbaijan in establishing mutual contacts and interregional co-operation. 14. the Assembly calls on all member and Observer states to provide humanitarian aid and assistance to the hundreds of thousands of people displaced as a consequence of the armed hostilities and the expulsion of ethnic Armenians from Azerbaijan and ethnic Azerbaijanis from Armenia. with the political representatives of both communities from the Nagorno-Karabakh region regarding the future status of the region. . in order to provide its member states with better mechanisms for the peaceful settlement of bilateral conflicts as well as internal disputes involving local or regional territorial communities or authorities which may endanger human rights. The Assembly calls on the Government of Azerbaijan to establish contact.9. Any sustainable settlement must be preceded by and embedded in such a reconciliation process. The Assembly condemns any expression of hatred portrayed in the media of Armenia and Azerbaijan. recalling that it did so in the form of a hearing on previous occasions with Armenian participation. universities and the media. in particular the European Convention for the Peaceful Settlement of Disputes.

. on 30 April 1993 The Security Council. The Assembly resolves to continue monitoring on a regular basis the evolution of this conflict towards its peaceful resolution and decides to reconsider this issue at its first part-session in 2006. EK – I KARABAĞ SORUNUNA İLİŞKİN ÖNEMLİ KARAR METİNLERİ RESOLUTION 822 (1993) Adopted by the UN Security Council at its 3205th meeting.15.

in particular. Expressing its support for the peace process being pursued within the framework of the Conference on Security and Cooperation in Europe and deeply concerned at the disruptive effect that the escalation in armed hostilities can have on that process. Reaffirming the respect for sovereignty and territorial integrity of all States in the region. Taking note of the report of the Secretary-General dated 14 April 1993 (S/25600). Urges the parties concerned immediately to resume negotiations for the resolution of the conflict within the framework of the peace process of the Minsk Group of the Conference on Security and Cooperation in Europe and refrain from any action that will obstruct a peaceful solution of the problem. in particular in the Kelbadjar district. 1. Expressing its serious concern at the deterioration of the relations between the Republic of Armenia and the Republic of Azerbaijan. 2.Recalling the statements of the President of the Security Council of 29 January 1993 (S/25199) and of 6 April 1993 (S/25539) concerning the Nagorny Karabakh conflict. 3. in particular in all areas affected by the conflict in order to alleviate the suffering of the civilian population and reaffirms that all parties are bound to comply with the principles and rules of international humanitarian law. Noting with alarm the escalation in armed hostilities and. as well as immediate withdrawal of all occupying forces from the Kelbadjar district and other recently occupied areas of Azerbaijan. Demands the immediate cessation of all hostilities and hostile acts with a view to establishing a durable cease-fire. Concerned that this situation endangers peace and security in the region. Calls for unimpeded access for international humanitarian relief efforts in the region. the latest invasion of the Kelbadjar district of the Republic of Azerbaijan by local Armenian forces. Expressing grave concern at the displacement of a large number of civilians and the humanitarian emergency in the region. Reaffirming also the inviolability of international borders and the inadmissibility of the use of force for the acquisition of territory. .

on 29 July 1993 The Security Council. in particular. . Having considered the report issued on 27 July 1993 by the Chairman of the Mink Group of the Conference on Security and Cooperation in Europe (CSCE) (S/26184). Reaffirming the sovereignty and territorial integrity of the Azerbaijani Republic and of all other States in the region. in particular in the Kelbadjar district of Azerbaijan. 5. 1. Decides to remain actively seized of the matter. Reaffirming also the inviolability of international borders and the inadmissibility of the use of force for the acquisition of territory. the seizure of the district of Agdam in the Azerbaijani Republic. Expressing once again its grave concern at the displacement of large numbers of civilians in the Azerbaijani Republic and at the serious humanitarian emergency in the region. Reaffirming its resolution 822 (1993) of 30 April 1993. Expressing its serious concern at the deterioration of relations between the Republic of Armenia and the Azerbaijani Republic and at the tensions between them. Condemns the seizure of the district of Agdam and of all other recently occupied areas of the Azerbaijani Republic.4. Welcoming acceptance by the parties concerned at the timetable of urgent steps to implement its resolution 822 (1993). RESOLUTION 853 (1993) Adopted by the UN Security Council at its 3259th meeting. Requests the Secretary-General. Concerned that this situation continues to endanger peace and security in the region. Noting with alarm the escalation in armed hostilities and. in consultation with the Chairman-in-Office of the Conference on Security and Cooperation in Europe as well as the Chairman of the Minsk Group of the Conference to assess the situation in the region. and to submit a further report to the Council.

7. in particular attacks on civilians and bombardments of inhabited areas. in particular in all areas affected by the conflict. and expresses its grave concern at the disruptive effect that the escalation of armed hostilities has had on these efforts. Urges States to refrain from the supply of any weapons and munitions which might lead to an intensification of the conflict or the continued occupation of territory. and the acceptance by this party of the proposals of the Minsk Group of the CSCE. 10.2. transport and energy links in the region. as well as through direct contacts between them. 9. Urges the parties concerned to refrain from any action that will obstruct a peaceful solution to the conflict. Calls on the parties concerned to reach and maintain durable cease-fire arrangements. Urges the Government of the Republic of Armenia to continue to exert its influence to achieve compliance by the Armenians of the Nagorny-Karabakh region of the Azerbaijani Republic with its resolution 822 (1993) and the present resolution. 6. as well as consideration within the CSCE of the proposal for a CSCE presence in the region. towards a final settlement. Calls once again for unimpeded access for international humanitarian relief efforts in the region. Reiterates in the context of paragraphs 3 and 4 above its earlier calls for the restoration of economic. and to pursue negotiations within the Minsk Group of the CSCE. including efforts to implement resolution 822 (1993). Further condemns all hostile actions in the region. 4. . 5. Endorses the continuing efforts by the Minsk Group of the CSCE to achieve a peaceful solution to the conflict. 8. Demands the immediate cessation of all hostilities and the immediate complete and unconditional withdrawal of the occupying forces involved from the district of Agdam and all other recently occupied areas of the Azerbaijan Republic. 3. Welcomes the preparations for a CSCE monitor mission with a timetable for its deployment. 11. in order to alleviate the increased suffering of the civilian population and reaffirms that all parties are bound to comply with the principles and rules of international humanitarian law.

Expressing once again its grave concern at the human suffering the conflict has caused and at the serious humanitarian emergency in the region and expressing in . Requests the Secretary-General. 14. Reaffirming also the inviolability of international borders and the inadmissibility of the use of force for the acquisition of territory. on 18 August 1993 (S/26326). Requests the Secretary-General and relevant international agencies to provide urgent humanitarian assistance to the affected civilian population and to assist displaced persons to return to their homes. RESOLUTION 874 (1993) Adopted by the UN Security Council at its 3292nd meeting. Having considered the letter dated 1 October 1993 from the Chairman of the Conference on Security and Cooperation in Europe (CSCE) Minsk Conference on Nagorny Karabakh addressed to the President of the Security Council (S/26522). to continue to report to the Council on the situation. would endanger peace and security in the region. 13. Reaffirming its resolutions 822 (1993) of 30 April 1993 and 853 (1993) of 29 July 1993. Reaffirming the sovereignty and territorial integrity of the Azerbaijani Republic and of all other States in the region. Decides to remain actively seized of the matter. on behalf of the Council. and recalling the statement read by the President of the Council. Taking note of the high-level meetings which took place in Moscow on 8 October 1993 and expressing the hope that they will contribute to the improvement of the situation and the peaceful settlement of the conflict. on 14 October 1993 The Security Council. Expressing its serious concern that a continuation of the conflict in and around the Nagorny Karabakh region of the Azerbaijani Republic. in consultation with the Chairman-in-Office of the CSCE as well as the Chairman of the Minsk Group. and of the tensions between the Republic of Armenia and the Azerbaijani Republic.12.

6. and for the tireless efforts of the CSCE Minsk Group. in conformity with the 24 March 1992 mandate of the CSCE Council of Ministers. Calls for the immediate implementation of the reciprocal and urgent steps provided for in the CSCE Minsk Group's Adjusted timetable. 9. 7. 5. Supports the monitoring mission developed by the CSCE. Requests the Secretary-General to respond favorably to an invitation to send a representative to attend the CSCE Minsk Conference and to provide all possible assistance for the substantive negotiations that will follow the opening of the Conference. 8. Expresses the conviction that all other pending questions arising from the conflict and not directly addressed in the adjusted timetable should be settled expeditiously through peaceful negotiations in the context of the CSCE Minsk process. Calls upon the parties concerned to make effective and permanent the cease-fire established as a result of the direct contacts undertaken with the assistance of the Government of the Russian Federation in support of the CSCE Minsk Group. including the withdrawal of forces from recently occupied territories and the removal of all obstacles to communications and transportation. and calls on the parties to accept it.particular its grave concern at the displacement of large numbers of civilians in the Azerbaijani Republic. 1. Calls also for an early convening of the CSCE Minsk Conference for the purpose of arriving at a negotiated settlement to the conflict as provided for in the timetable. . 2. Reiterates again its full support for the peace process being pursued within the framework of the CSCE. 3. Welcomes and commends to the parties the Adjusted timetable of urgent steps to implement Security Council resolutions 822 (1993) and 853 (1993) set out on 28 September 1993 at the meeting of the CSCE Minsk Group and submitted to the parties concerned by the Chairman of the Group with the full support of nine other members of the Group. Calls on all parties to refrain from all violations of international humanitarian law and renews its call in resolutions 822 (1993) and 853 (1993) for unimpeded access for international humanitarian relief efforts in all areas affected by the conflict. 4.

12. would endanger peace and security in the region. Expressing its serious concern that a continuation of the conflict in and around the Nagorny Karabakh region of the Azerbaijani Republic. Reaffirming its resolutions 822 (1993) of 30 April 1993. the Chairman-in-Office of the CSCE and the Chairman of the CSCE Minsk Conference to continue to report to the Council on the progress of the Minsk process and on all aspects of the situation on the ground. and for the tireless efforts of the CSCE Minsk Group. Reaffirming its full support for the peace process being pursued within the framework of the Conference on Security and Cooperation in Europe (CSCE). Requests also the Secretary-General. Decides to remain actively seized of the matter.10. 853 (1993) of 29 July 1993 and 874 (1993) of 14 October 1993. and of the tensions between the Republic of Armenia and the Azerbaijani Republic. in . on 12 November 1993 The Security Council. 13. Urges all States in the region to refrain from any hostile acts and from any interference or intervention which would lead to the widening of the conflict and undermine peace and security in the region. Requests the Secretary-General and relevant international agencies to provide urgent humanitarian assistance to the affected civilian population and to assist refugees and displaced persons to return to their homes in security and dignity. Noting with alarm the escalation in armed hostilities as consequence of the violations of the cease-fire and excesses in the use of force in response to those violations. Taking note of the letter dated 9 November 1993 from the Chairman-in-Office of the Minsk Conference on Nagorny Karabakh addressed to the President of the Security Council and its enclosures (S/26718. 11. and on present and future cooperation between the CSCE and the United Nations in this regard. RESOLUTION 884 (1993) Adopted by the UN Security Council at its 3313th meeting. annex).

5. and particularly condemns the occupation of the Zangelan district and the city of Goradiz. 2. Reaffirming the sovereignty and territorial integrity of the Azerbaijani Republic and of all other States in the region. Strongly urges the parties concerned to resume promptly and to make effective and permanent the cease-fire established as a result of the direct contacts undertaken with the assistance of the Government of the Russian Federation in support of the CSCE Minsk Group. 3. and to ensure that the forces involved are not provided with the means to extend their military campaign further. as amended by the CSCE Minsk Group meeting in Vienna of 2 to 8 November 1993. the unilateral withdrawal of occupying forces from the Zangelan district and the city of Goradiz. Condemns the recent violations of the cease-fire established between the parties. which resulted in a resumption of hostilities. Welcomes the Declaration of 4 November 1993 of the nine members of the CSCE Minsk Group (S/26718) and commends the proposals contained therein for unilateral cease-fire declarations. Calls upon the Government of Armenia to use its influence to achieve compliance by the Armenians of the Nagorny Karabakh region of the Azerbaijani Republic with resolutions 822 (1993) . 4. appendix). and to continue to seek a negotiated settlement .particular the occupation of the Zangelan district and the city of Goradiz in the Azerbaijani Republic. 1. and the withdrawal of occupying forces from other recently occupied areas of the Azerbaijani Republic in accordance with the Adjusted timetable of urgent steps to implement Security Council resolutions 822 (1993) and 853 (1993) (S/26522. Expressing grave concern at the latest displacement of a large number of civilians and the humanitarian emergency in the Zangelan district and the city of Goradiz and on Azerbaijan's southern frontier. Reaffirming also the inviolability of international borders and the inadmissibility of the use of force for the acquisition of territory. attacks on civilians and bombardments of the territory of the Azerbaijani Republic. 853 (1993) and 874 (1993) . Demands from the parties concerned the immediate cessation of armed hostilities and hostile acts.

as amended by the CSCE Minsk Group meeting in Vienna of 2 to 8 November 1993. led to large-scale ethnic expulsion and the creation of mono-ethnic areas which resemble the terrible concept of ethnic cleansing. Resolution 1416 (2005) The conflict over the Nagorno-Karabakh region dealt with by the OSCE Minsk Conference 1. Reiterates its request that the Secretary-General. and to assist refugees and displaced persons to return to their homes in security and dignity. The Assembly expresses its concern that the military action. in particular on the implementation of its relevant resolutions. and on present and future cooperation between the CSCE and the United Nations in this regard. The Assembly reaffirms that independence and secession of a regional territory from a state may only be achieved through a lawful and peaceful process . Requests the Secretary-General and relevant international agencies to provide urgent humanitarian assistance to the affected civilian population. the conflict over the Nagorno-Karabakh region remains unsolved.of the conflict within the context of the CSCE Minsk process and the Adjusted timetable. 7. which would lead to the widening of the conflict and undermine peace and security in the region. 9. and the widespread ethnic hostilities which preceded it. 6. Considerable parts of the territory of Azerbaijan are still occupied by Armenian forces. including that in the Zangelan district and the city of Goradiz and on Azerbaijan's southern frontier. 8. 2. and separatist forces are still in control of the Nagorno-Karabakh region. The Parliamentary Assembly regrets that. Urges again all States in the region to refrain from any hostile acts and from any interference or intervention. more than a decade after the armed hostilities started. Hundreds of thousands of people are still displaced and live in miserable conditions. the Chairman-in-Office of the CSCE and the Chairman of the CSCE Minsk Conference continue to report to the Council on the progress of the Minsk process and on all aspects of the situation on the ground. Decides to remain actively seized of the matter.

Turkey and the United States of America agreed at that time to participate in this conference. . 5. 4. Armenia committed itself to use its considerable influence over Nagorno-Karabakh to foster a solution to the conflict. 874 (1993) and 884 (1993) of the United Nations Security Council and urges the parties concerned to comply with them. the heads of these national delegations. The Assembly urges both governments to comply with these commitments and refrain from using armed forces against each other and from propagating military action. the Assembly asks its Bureau to create an ad hoc committee comprising. At the same time. Armenia. The Assembly recalls that the Council of Ministers of the Conference on Security and Co-operation in Europe (CSCE) agreed in Helsinki in March 1992 to hold a conference in Minsk in order to provide a forum for negotiations for a peaceful settlement of the conflict. 853 (1993). Belarus. Germany. 3. by refraining from any threat of using force against their neighbours. Italy. the former Czech and Slovak Federal Republic. the Russian Federation. The Assembly also aligns itself with the demand expressed in Resolution 853 of the United Nations Security Council and thus urges all member states to refrain from the supply of any weapons and munitions which might lead to an intensification of the conflict or the continued occupation of territory. The Assembly reiterates that the occupation of foreign territory by a member state constitutes a grave violation of that state’s obligations as a member of the Council of Europe and reaffirms the right of displaced persons from the area of conflict to return to their homes safely and with dignity. inter alia. in particular by refraining from any armed hostilities and by withdrawing military forces from any occupied territories. The Assembly recalls that both Armenia and Azerbaijan committed themselves upon their accession to the Council of Europe in January 2001 to use only peaceful means for settling the conflict. The Assembly calls on these states to step up their efforts to achieve the peaceful resolution of the conflict and invites their national delegations to the Assembly to report annually to the Assembly on the action of their government in this respect. France. Sweden. Azerbaijan.based on the democratic support of the inhabitants of such territory and not in the wake of an armed conflict leading to ethnic expulsion and the de facto annexation of such territory to another state. For this purpose.The Assembly recalls Resolutions 822 (1993).

the Assembly calls on all member and Observer states to provide humanitarian aid and assistance to the hundreds of thousands of people displaced as a consequence of the armed hostilities . It is prepared to provide facilities for such contacts in Strasbourg. 7. paragraph 1 of its statute. in accordance with Article 93. Recalling its Recommendation 1570 (2002) on the situation of refugees and displaced persons in Armenia. paragraph 1 of the Charter. The Assembly calls on the Government of Azerbaijan to establish contact. via the Minsk Group. The Assembly calls on Armenia and Azerbaijan to make use of the OSCE Minsk Process and to put forward to each other. The implementation of this agreement will eliminate major consequences of the conflict for all parties and permit the convening of the Minsk Conference. without preconditions. 8. Armenia and Azerbaijan should consider using the International Court of Justice in accordance with Article 36. the Assembly suggests that if the negotiations under the auspices of the co-chairs of the Minsk Group fail.6. with the political representatives of both communities from the Nagorno-Karabakh region regarding the future status of the region. Therefore. Azerbaijan and Georgia. ipso facto parties to the statute of the International Court of Justice. 10. recalling that it did so in the form of a hearing on previous occasions with Armenian participation. The Assembly pays tribute to the tireless efforts of the co-chairs of the Minsk Group and the Personal Representative of the OSCE Chairman-in-Office. 9. The Assembly recalls that Armenia and Azerbaijan are signatory parties to the Charter of the United Nations and. It recommends that both delegations should meet during each part-session of the Assembly to review progress on such reconciliation. The Assembly calls on the OSCE Minsk Group co-chairs to take immediate steps to conduct speedy negotiations for the conclusion of a political agreement on the cessation of the armed conflict. in particular for having achieved a ceasefire in May 1994 and having constantly monitored the observance of this ceasefire since then. The Assembly calls on Armenia and Azerbaijan to foster political reconciliation among themselves by stepping up bilateral inter-parliamentary co-operation within the Assembly as well as in other forums such as the meetings of the speakers of the parliaments of the Caucasian Four. their constructive proposals for the peaceful settlement of the conflict in accordance with the relevant norms and principles of international law.

The Assembly calls on Armenia and Azerbaijan to foster reconciliation and to restore confidence and mutual understanding among their peoples through schools. 12. in order to provide its member states with better mechanisms for the peaceful settlement of bilateral conflicts as well as internal disputes involving local or regional territorial communities or authorities which may endanger human rights. Without such reconciliation. The Assembly resolves to analyse the conflict-settlement mechanisms existing within the Council of Europe. in particular the European Convention for the Peaceful Settlement of Disputes. hatred and mistrust will prevent stability in the region and may lead to new violence. 14. universities and the media. Any sustainable settlement must be preceded by and embedded in such a reconciliation process. and to take this resolution into account in deciding on action concerning Armenia and Azerbaijan. EK – J ERMENİSTAN ULUSAL GÜVENLİK STRATEJİ BELGESİ . The Assembly condemns any expression of hatred portrayed in the media of Armenia and Azerbaijan. 11. The Assembly resolves to continue monitoring on a regular basis the evolution of this conflict towards its peaceful resolution and decides to reconsider this issue at its first part-session in 2006. 15.and the expulsion of ethnic Armenians from Azerbaijan and ethnic Azerbaijanis from Armenia. The Assembly calls on the Secretary General of the Council of Europe to draw up an action plan for support to Armenia and Azerbaijan targeted at mutual reconciliation processes. The Assembly calls on the Congress of Local and Regional Authorities of the Council of Europe to assist locally elected representatives of Armenia and Azerbaijan in establishing mutual contacts and interregional co-operation. 13. stability and peace.

. The National Security Strategy is subject to further amendment in order to better address the domestic and international situation and to address the changing security threats and challenges. public.a consolidation of democratic values. as well as to reflect the needs related to the effective implementation of the aims of this document. sustainable development and the maintenance of the Armenian identity.combatability of the armed forces. . It is implemented through the development and execution of a unified state policy based on an all-inclusive system of democratic values for all spheres of life. I. and individual security. .foreign policy ensuring effective international engagement.comprehensive social justice. FACTORS AND POLICIES OF SECURITY GUARANTEE. FUNDAMENTAL VALUES OF THE NATIONAL SECURITY OF THE REPUBLIC OF ARMENIA.the rule of law. and. THREATS AGAINST IT . 2007) INTRODUCTION: DEFINITION OF THE NATIONAL SECURITY STRATEGY OF THE REPUBLIC OF ARMENIA The National Security Strategy of the Republic of Armenia is a system of state policy aimed to guarantee state. The main guarantees for the implementation of the National Security Strategy are: .an efficient system of governance.an independent and impartial judiciary.REPUBLIC OF ARMENIA NATIONAL SECURITY STRATEGY (approved at the session of National Security Council at the RA President office on January 26. . .efficient security and law-enforcement structures. . .

and to promote peace and security in both the regional and global context. . innovative. transport and communication infrastructure. FACTORS AND POLICIES OF NATIONAL SECURITY GUARANTEE The factors and policies serving the fundamental values of national security include: INDEPENDENCE . security and safety of energy.safeguarding all human rights and fundamental freedoms. The Republic of Armenia guarantees the territorial integrity and inviolability of the borders of the state. . based on the principles of social justice and the rule of law. PEACE AND INTERNATIONAL COOPERATION. .fully integrating and protecting all ethnic and national minorities residing in Armenia. The Republic of Armenia aspires to expand and develop its level of international engagement.enhancing and protecting democracy and civil liberties. 2. export-oriented industries. while promoting science-based.1. PROSPERITY. The Republic of Armenia strives to preserve and develop the identity of the Armenian nation. and ensures the physical safety of its population.ensuring the reliability. The Republic of Armenia aims to secure a higher quality of life for all of its population through sustainable development. democratic state.strengthening and consolidating all elements of a market economy. .consolidating efficient governance supported by a stable constitutional order. The Republic of Armenia is a sovereign. . within both Armenia and throughout its Diaspora. PROTECTION OF THE STATE AND ITS POPULATION. . through efficient and transparent state institutions and public administration. FUNDAMENTAL VALUES OF THE NATIONAL SECURITY OF THE REPUBLIC OF ARMENIA The fundamental values of the National Security of the Republic of Armenia are: INDEPENDENCE. PRESERVATION OF NATIONAL IDENTITY. and.

history and culture as factors ensuring continuity of national spiritual heritage and symbolizing national identity. pursuing lasting peace and security in the region. PEACE AND INTERNATIONAL SECURITY . -engaging in the global effort to combat transnational threats such as international terrorism. with comprehensive environmental regulation and protection. literature.consolidating Armenias international standing and credibility. adopting a reliable early-warning alert system to preempt and prevent natural and man-made disasters. with a broader mobilization of the potential of the Armenian Diaspora. organized crime. .integrating into international structures for the monitoring and prevention of natural and man-made disasters. and. including participation in international peacekeeping operations. PROSPERITY . and a deeper engagement in international security.enhancing the Armenian national culture along with preserving the elements of its distinguishing national features.and. . aware of universal cultural values and developments.promoting and fostering Armenian studieslanguage. and production and import of low-quality food products. PRESERVATION OF THE NATIONAL IDENTITY . and to ensure urban security and public safety. including the promotion of Armenian cultural heritage abroad. .maintaining an efficient utilization of natural resources.forming favorable environment for the present and future generations. .SECURITY OF THE STATE AND POPULATION .developing and implementing a comprehensive concept of ArmeniaDiaspora relations. the proliferation of weapons of mass destruction and their related components. human trafficking and the illegal drugs trade.maintaining modern and professional armed forces and an efficient security and law-enforcement structure. .

openly militant statements articulated at the highest level. The key issue of the National Security of the Republic of Armenia is the settlement of the Nagorno Karabakh conflict.developing and implementing competitive and efficient science and education policies. EXTERNAL THREATS USE OF FORCE. . cause to . society. . Inter-regional threats stem mainly from unresolved ethnic and armed conflicts in neighboring states. whereas intra-regional threats are rooted in a clash of interests of the main powers in the region. Armenia has been engaged in a difficult process of transition which is the source of its main domestic threats. actions. family or individual.. with a special focus on developing innovative technologies.providing more inclusive and effective healthcare meeting highest international standards.ensuring conditions for the development of spiritual and cultural potential of the individual and society. or the absence thereof. .and intra-regional threats. and.implementing a social policy aimed at protecting the vulnerable segments of the Armenian population. The Republic of Azerbaijan continues to pursue an aggressive policy of militant posturing that explicitly threatens the Republic of Armenia and the Republic of Nagorno Karabakh.eradicating poverty. THREATS TO NATIONAL SECURITY Threats to national security are defined as events. . Despite numerous factors preventing such development. Such threats may emanate from domestic (internal threats) or foreign (external threats) sources. 3. that may threaten the existence of the Armenian state. The National Security of the Republic of Armenia has also been faced with the emergence of several new inter. Since attaining independence at the end of the 20th century.

money laundering. from the disruption and disintegration of transit infrastructures to the spillover of ongoing military actions from neighboring states. thereby easing Armenias energy dependence. International terrorism in all its forms. DISRUPTION OF TRANSIT THROUGH NEIGHBORING STATES. WEAKENING OR INEFFICIENCY OF STRATEGIC ALLIANCES. Armenian participation in regional infrastructure projects is of a great significance and. each constitute a direct threat to the Republic of Armenia. the Russian Federation. Taking into consideration the universally known provisions of international law. ENERGY DEPENDENCE. The imposition of broad international economic sanctions on Iran would also directly threaten the National Security of the Republic of Armenia. In light of the heightened threat environment. The Collective Security Treaty Organization (CSTO) should. and human trafficking. INTERNAL UNREST AND MILITARY ACTIVITIES IN NEIGHBORING STATES. in this respect Armenia . there is an additional danger that the Republic of Turkey. Recent reforms. a strategic partner of Azerbaijan. the proliferation of weapons of mass destruction and narcotics. ETHNIC CONFLICTS. may also pose an additional threat. ARMENIAS ISOLATION FROM REGIONAL PROJECTS. The disruption of both the TbilisiSukhumi railway and the road from Georgia into Russia has posed a significantly negative impact on Armenia. with a scarcity of natural resources. Such destabilizing developments may create a more diverse set of security threats for Armenia. clarify the regulations regarding its involvement in the cases of military aggression directed against a member state. however. TERRORISM AND TRANSNATIONAL CRIME. It is the understanding of the Republic of Armenia that membership in a strategic alliance necessitates that all alliance members are inherently prohibited against adopting any action that violates the interests of the other alliance members. the Republic of Armenia considers the trade and transport blockade imposed by Turkey and Azerbaijan as a use of force against the Republic of Armenia. therefore.consider them as direct threats. is dependent on external energy supplies. Armenia. have led to more efficient energy relations both domestically and with Armenias main energy supplier.

shortcomings in electoral procedures and performance.highly values the regional TRASSECA and INOGATE programs of the European Union (EU). The Republic of Armenia attaches a great importance to the preservation of the national identity in the Armenian Diaspora. and insufficient inclusion and engagement of civil society. The effectiveness. Well-organized and efficiently integrated Diasporan communities are important contributions to the overall increase in Armenias international involvement. The current state of inadequacy among the political parties threatens the national security and the internal democratization and development of political parties is a key prerequisite for the consolidation of democracy in the country. as well as natural or manmade disasters. Continuity and effectiveness of democratic systems of governance are at risk in all of the countries in transition. INSUFFICIENT LEVEL OF DEMOCRATIC CONSOLIDATION. along with the efficacy of public administration. Direct threats in this regard include an inadequate protection of human rights. may threaten the National Security of the Republic of Armenia. Any weakening of the ArmeniaDiaspora ties and the absence of mutually enriching contacts may threaten the fundamental values of the National Security of the Republic of Armenia. impartiality and independence of the judiciary are crucial for Armenia and. . Any deterioration in the efficacy of public administration and any decrease in the speed or scope of its reform effort are seen as potential threats to national security. EPIDEMICS AND NATURAL DISASTERS. INTERNAL THREATS DETERIORATION IN THE EFFICACY OF PUBLIC ADMINISTRATION AND THE DECLINE IN TRUST IN THE JUDICIARY. Armenia also sees Azerbaijans effort to isolate Armenia from such regional development programs as a direct threat. DECLINE OF NATIONAL AND CULTURAL IDENTITY IN THE ARMENIAN DIASPORA. The Republic of Armenia is engaged in a transitional process of an active reform. are essential considerations to sustai INSUFFICIENCY OF THE POLITICAL SYSTEM. The outbreak and spread of lifethreatening epidemics globally and in neighboring regions.

and an underground or shadow economy and large cash flows.POLARIZATION. to foster liberalized trade. a deterioration of the demographic balance in rural areas. and a depopulation of border villages. The level of urbanization in Armenia was already quite significant during the Soviet period and has only continued since independence. they remain significant risk factors for overall national security. URBANIZATION. The Republic of Armenia strives to maintain consistent rates of high economic growth and. INADEQUATE INFRASTRUCTURE. insufficient or unequal access to all aspects of professional training. each pose a serious risk factor for the country. and emerging intolerance. CHALLENGES FROM THE MARKET ECONOMY AND FINANCIAL-BUDGET MANAGEMENT. The inadequate and incomplete provision of social security. most notable in the capital. seeks to develop small and medium enterprises and attraction and safeguard foreign investment. as it results in a pattern of overly compact inhabitation and settlement in the areas prone to seismic activity. . comprise traditional challenges for all states in transition. This increase in urbanization stems mainly from a combination of inconsistencies in the labor market and a rural-urban division in access to education and living conditions. health and social services. and develop telecommunications networks and other related infrastructure. The continuation of this trend of urbanization constitutes a threat to the national security. an inadequate regulation of natural monopolies. significant levels of poverty. An insufficiently competitive economic environment. provide reliable and safe water. The Republic of Armenia faces a daunting challenge to construct and extend additional road links. Despite Armenias demonstrable progress in addressing these challenges.

as demographic threats to national security. scientific and cultural workforce. INADEQUATE INTELLECTUAL AND NATIONAL EDUCATION. unregulated and illegal migration. Inefficient administration in the science and education sectors. ENVIRONMENTAL PROBLEMS AND EFFICIENT ADMINISTRATION OF NATURAL RESOURCES. and insufficient access to professional education are threats to national security. respect towards the state and its institutions. Education is a traditionally important priority for Armenia.LOW LEVEL OF SCIENCE AND EDUCATION. The preservation of Lake Sevan and the properly regulated utilization of its natural resources are priority elements of the environmental policy of Armenia. II. The education of national morals and tenets of patriotism should start at home and continue through all levels of formal education. and provides a guide to guarantee the sustainable development of the Armenian state and the society. The outbreak of epidemics. EPIDEMICS AND DISASTERS. DOMESTIC SECURITY STRATEGY . and individual morality. The Republic of Armenia recognizes the importance of increasing the efficient use and protection of the countrys mineral and natural resources. NEGATIVE DEMOGRAPHIC TRENDS. devastating earthquakes and other natural and man-made disasters pose potential security risk factors. life expectancy and the quality of life. the traditional role of the family. especially its water and forest resources. The National Security Strategy serves as the basis for any policies that the Republic of Armenia may develop and implement to prevent and overcome threats and risks to national security. disappointing indexes of health. inadequate levels of international engagement and collaboration. mortality. and the misinterpretation of the national identity. including healthy living. threaten national security. An insufficient awareness of national ideals. The Republic of Armenia sees a low national birthrate. especially among the educational.

especially bribery. EFFICIENT PUBLIC ADMINISTRATION Goals: an increased level of state governance. the independence and impartiality of the judiciary. sound administrative justice and innovative e-governance projects. through a full utilization of national potential and is supported by and based on international best practices. the rule of law. the effective functioning of the bodies of public administration. Thus. and the protection of the state. the wider inclusion of civil society in the decision-making and monitoring processes. 2. and for the effective functioning of the legislative.The sustainable and secure development of the Republic of Armenia calls for greater efficiency in governance. presidential decrees and regulations. In this respect. society and individual against illegal actions. The implementation of these reform programs is supported by the preservation of the Armenian national identity. Armenia has undertaken a comprehensive reform process. and all governmental decisions and supporting sub-legislation. first and foremost all human and civil rights. In recognition of the above. and an intensification of the fight against corruption. and judicial branches of government. its obligations under international treaties. with a solid system of the political system. legislation. the establishment of security and the protection of democratic values. Armenia has initiated a number of long-term state programs. executive. Institutional reforms are aimed at the strengthening of a democratic state. BUILDING THE ARMED FORCES . 1. most notably an anticorruption strategy. establishment of democratic values and continued economic growth. These reforms are further aimed at the protection of human and civil rights. The Republic of Armenia considers a strategic reform of judiciary as one of the key priorities for the establishment of a durable constitutional order. The implementation of these reforms is ensured through an integrated national policy and is reflected by the Armenian Constitution. a consolidation of the system of local self-government. any failure or delay in the reform effort is a direct threat to the National Security of the Republic of Armenia. and the development of a civil society. One of the national security-related priority programs is the creation of an efficient disaster management system.

All defense reforms and cooperation serve the interests of the Republic of Armenia and are not aimed against any third party or country. and aspires to engage in active military-political cooperation with both the states of and beyond the region. The Republic of Armenia recognizes the inability of an individual state to address the modern challenges alone. and the creation of an open and attractive business environment. sovereignty and independence of the people of the Republic of Armenia. and to safeguard the territorial integrity of the state. Efficient and modern Armenian Armed Forces must always be prepared to repulse any threat and guarantee the military security of the Republic of Armenia. Armenia has focused on promoting the development of small and medium enterprises. the development of small and medium enterprises. The Armenian military holds an important place as a contributor and partner in international peace and security efforts. in recognition of their invaluable role in the establishment of a democratic society and the preservation of traditional family ties. The key priorities in fostering sustainable economic growth include: . LIBERALIZING THE ECONOMY Goals: sustainable economic growth. A defense strategy is the basis of the activities of the Armenian Armed Forces. and have been reflected in reform policies aimed at creating favorable conditions for rapid economic growth. The Republic of Armenia consistently adheres to the principles of civilian control and democratic planning within the defense budget process.Goals: the creation of a military capability able to defend and resist any aggression or incursion.promoting market economic relations. energy independence. to guarantee the physical safety. The priorities and goals of the defense of the Republic of Armenia are to be established and formulated in a separate document on military doctrine. . 3. The respect and protection of private property and entrepreneurship are long-held facets of the traditional Armenian culture.

introducing more balanced territorial and sectoral social and economic development. to restore and preserve forests. and to develop a stable and reliable export-oriented energy system.preventing monopolization within sectors of the economy. and to introduce an early-warning alert rapid-reaction and disaster management system for natural and man-made disasters.improving a competitive business environment. . including the raising of disaster awareness and public preparedness.consolidating competition. inclusive regional development projects. while striving to effectively lift the blockade of Armenia.achieving macroeconomic and financial stability. supervise the storage of hazardous chemicals. including water. . radioactive material and waste. .. with the proper and prudent utilization of all natural resources.enhancing financial intermediation. . .to pursue greater energy independence through a diversification of energy supplies and production.promoting technology-oriented and environmentally sound industries. . . . and an increase in agricultural efficiency through . the creation of new sources of energy. and. through the integration of Armenia in regional transit routes and networks. with a special focus on the border and highland areas.implementing a long-term program of investment promotion. with a significant decrease in the shadow economy and the dollarization. with an effective administration of infrastructure. the improvement of the import-export balance in agricultural trade. compliance with international food safety standards.to introduce sound environmental practices.to ensure biological safety and food security. the implementation of new. to preserve Lake Sevan and its surroundings. including the efficient administration and supervision of natural monopolies. including nuclear energy. ensure the safe use of nuclear power.to promote the sustainable development of transport. developing financial system.promoting exports. . . and. . The Republic of Armenia identifies the need to implement reforms focused on individual branches of industry and sets the following priorities: . including an increase in agricultural production and food processing capacity.

. 4. .improving the system of pensions.improving social standards through the creation of new jobs and the establishment of a social insurance system. higher living standards over the long-term. .establishing and promoting public accord. . including defense. raising the minimal pension to internationally accepted standards. education. with greater access to social services. .addressing the social needs of the population. . restructuring educational system to comply with European standards and to meet the social and economic needs of the state.consolidating the state based on social justice. . especially in the fields of science and education.increase the role of the Armenian as a language of the national identity and of the state language. . the Republic of Armenia aspires to: .implement a long-term state policy aimed at empowering the countrys scientific potential. as a prerequisite for sustainable economic and public development. NEW QUALITY OF LIFE AND MORALE Goals: poverty eradication. in order to achieve more efficient modernization.addressing the negative demographic situation. . The policy priorities in the fields of social security. . introducing modern education technologies. -Therefore. intellectual and cultural developments include: . .regenerating the professional community. engage academia in all areas.effectively protect intellectual property. the modernization of education and science.prevent the brain-drain.translate the body of academic knowledge for the use in Armenia. with greater access to education. the consolidation of social justice and an elimination of societal polarization.the introduction of new modern technologies. and continued cultural and intellectual development.

biological terrorism and substance abuse. . . and the early diagnosis of disease and their treatment. . and standards of cultural and intellectual heritage. especially in Yerevan. to ensure professional promotion of Armenia and the Armenians. THE REPUBLIC OF NAGORNO KARABAKH The just and peaceful resolution of the Nagorno Karabakh conflict is a key issue for the National Security Strategy of the Republic of Armenia.ensure increased access to cultural values.create a favorable environment for the preservation and reproduction of universal and national values. national traditions. with a focus on the protection of mothers and infants and pre-natal care. and to counter disinformation and propaganda. . which is the guarantor of the safety and security of the population of the Republic of Nagorno Karabakh (Artsakh). cultural heritage and the ethnic identity of the national minorities living in Armenia.integrate into the international information area.. the prevention of diseases. The parties to the conflict have each assented to the mediation by the Organization for Security and Cooperations (OSCE) Minsk Group and continue to support the Minsk Group co-chairing states (France. moral. and the United .support the spiritual. with the creation of relevant Armenian websites. through the promotion of healthy living. the Russian Federation. III.engage in greater cooperation with other states in order to preserve Armenian cultural. especially radiation sickness. and incorporating considerations of seismic vulnerability. . . .create a more efficient healthcare system.prevent any threat to the cultural and intellectual identity and moral values of the Armenian people. social and cultural activities of the Armenian Apostolic Church. spiritual. spiritual and historic monuments located within their territory. .promote sustainable and balanced urban development.promote relevant information about Armenia and all branches of Armenian studies through the Internet. including creation of harmonious biosphere and fostering of proportionate territorial density of population. . the regulation and monitoring of medication and related medicinal supplies.protect the historic.

The Republic of Armenia appreciates the high level of expertise of those involved in the negotiations and does not deem it necessary to consider or accept declarations made by other international organizations or their possible involvement. The Republic of Armenia advocates a peaceful and compromise-based solution to the conflict.States) in their effort to support a negotiated resolution to the Karabakh conflict. Armenia needs to have an army with increased defense capability to guarantee its security. . Under such circumstances. The main priority of the army is to safeguard the inviolability of the borders of the Republic of Armenia and to be the guarantor of the physical safety of the peoples of the Republic of Armenia and the Republic of Nagorno Karabakh. The positive trends in the dialogue and cooperation among the major powers and the consolidation of the international community to combat terrorism and the proliferation of weapons of mass destruction are conducive to Armenias pursuit of its foreign policy of complementarity. Nagorno Karabakh should have a geographic link to Armenia and its security should be guaranteed. The legal aspects for the foundation of the Republic of Nagorno Karabakh are sound and not in question. Azerbaijans militant policy vis-?-vis Nagorno Karabakh and its readiness to opt for the military solution of the problem are direct threats to the security of Armenia. Such a policy is aimed at maintaining an overall balance in the region. EXTERNAL SECURITY STRATEGY Armenia implements an external security strategy based on the following basic principles: COMPLEMENTARITY The foreign policy of Armenia is based on a partnership approach that seeks to simultaneously develop relations with all states in the region and with states with interests in the region. IV. The position of the Republic of Armenia is based on the principle that any final solution or final document should be approved by the Karabakh side and Armenia is ready to accept only a resolution which would affirm the irreversible reality of the existence of the Republic of Nagorno Karabakh.

developing relations with global centers of power and countries with interests in the region. There are three layers of Armenias external security strategy: the international. particularly. and. and its intensification of the cooperation with the NATO alliance. . MILITARY-POLITICAL COMPONENTS OF THE EXTERNAL SECURITY STRATEGY .participating in global security efforts. and to better address their positive and negative trends. 1.1. the Republic of Armenia has adopted a strategy of promoting its national interests through international integration and active engagement. mutually beneficial cooperation with Iran and the United States. fight against terrorism and peacekeeping operations. regional and pan-Armenian.active engaging in major international organizations. Armenias strategic partnership with Russia. 1. membership in the Commonwealth of Independent States (CIS) and the Collective Security Treaty Organization (CSTO). its adoption of a European model of development.participating in European and post-Soviet integration. INTERNATIONAL In order to keep pace with international developments. .participating in international arms control regimes. . Such a strategy demands active participation in current international developments and intensive multilateral.ENGAGEMENT Armenia is actively involved in both regional and international integration and regards itself as an equal partner in such processes. multi-layer and bilateral policy. all contribute to the consolidation of the potential of Armenias policy of complementarity. . Armenia sees its engagement and participation in these international developments as being in conformity with Armenian interests. The main directions of the strategy of integration/engagement are: .

bilateral military cooperation. NORTH ATLANTIC TREATY ORGANIZATION (NATO) Armenia strives to establish intensive relations with NATO through the Euro-Atlantic Partnership Council (EAPC) and the Partnership for Peace (PfP) program. Armenia views its participation in this organization as a component of its security.cooperation with the NATO alliance. . are aimed only at consolidating the security of the country. which is exercised through various levels of ties between its member states. repulse a military threat against any of its participating states. Armenias active participation in the PfP is important both in terms of the necessity for a significant level of relations with European security structureNATOand for the development of bilateral relations with the United States and other allies. . and.engagement in activities of international security organizations.participation in the Collective Security Treaty Organization. through a strategic partnership between the two states. . particularly with the United States and Greece. such as the OSCE. but also for Armenias policy of European integration. Armenia is intensifying its political dialogue with NATO.bilateral relations with Russia. The intensification of the military component of the CSTO is aimed at the establishment of mechanisms for military cooperation and for an effective way to exchange information and address international threats. The main components of military-political security include: . and is establishing . if necessary. with defense and technical military cooperation. The aim of the CSTO is to collectively prevent and. The military component of the CSTO provides privileged conditions for the supply of the military equipment to CSTO member-states. COLLECTIVE SECURITY TREATY ORGANIZATION (CSTO) Armenia is a founding member of the Collective Security Treaty Organization (CSTO). and its active participation in their programs. which guarantee open and transparent arms control regimes.Armenias military cooperation with individual states and membership in international and regional security structures. . which is a key priority for Armenia. such as terrorism and trafficking in arms and drugs.

such as the protection of human rights. While Armenia attributes great importance to the leading role of the United Nations in maintaining international peace and security. Armenia will assist international security and stability efforts. and protect . capable of participating in NATO peacekeeping operations. EUROPEAN UNION (EU) The development and consolidation of Armenias relations with the European structures.compatible military units. such as the current peacekeeping battalion. The successful implementation of the PfP Individual Partnership Action Plan (IPAP) will foster the greater modernization and efficiency of the Armenian defense system and will bring it in closer conformity with the defense systems of advanced states. subsidiary organs and structures of the United Nations organization. it also believes that the new geopolitical realities of today demand a reform of the organization in order to better address new challenges. MEMBERSHIP IN INTERNATIONAL ORGANIZATIONS UNITED NATIONS Since acquiring UN membership in 1992. Armenia has fully adhered to the universal values of the United Nations. strengthen the rule of law. is a priority direction for the countrys foreign policy. democracy and rule of law as an integral constituent of the state ideology. and with the European Union (EU) above all. The further intensification of the countrys diverse cooperation with the EU will promote the consolidation of democracy.2. Armenia is also a part of NATOs Planning and Review process. EUROPEAN STRUCTURES a. and has both actively participated in various activities of the organization and cooperated with many bodies. including their armed forces. Through its continued participation and practical contribution to the international fight against terrorism and to several UN peacekeeping efforts. 1.

broadens Armenias trade and economic links and supports the countrys economic development. and human rights standards. Armenias inclusion in the European Neighborhood Policy (ENP) is a major step forward toward European integration. the development of relations with the EU. and the human. cultural. and for the expansion of the principles of democracy and rule of law. conflict resolution and regional security. Through its regional initiatives. are important factors for the security and stability of the country. the economic and environmental. c. the politicomilitary.human rights and fundamental freedoms. COUNCIL OF EUROPE Membership in the Council of Europe affirmed Armenias place in the European family and its commitment to develop itself as a country in adherence to European political. The role of the OSCE. legal. Armenias active involvement in the three main dimensions of the OSCE. and its Minsk Group. In addition. Armenia highly values the readiness of the Council of Europe to promote the interstate and civil society contacts in the South Caucasus and considers it an important factor for the fostering of regional cooperation. makes the OSCE an especially important organization for Armenia. the EU promotes a favorable environment for the establishment of lasting stability and cooperation in the South Caucasus region. b. COMMONWEALTH OF INDEPENDENT STATES (CIS) Armenia is a founding member of the Commonwealth of Independent States (CIS) . Establishment of close relations with the EU serves Armenias long-term interests. the mediating body engaged in the resolution of the Nagorno Karabakh conflict. as a major global economic and political power. ORGANIZATION FOR SECURITY AND COOPERATION IN EUROPE (OSCE) Armenias participation in the OSCE is important for the promotion of peace and security.

The CIS promotes the economic. have been a significant contribution to the efficiency of reforms in Armenia. BILATERAL DIMENSIONS OF EXTERNAL SECURITY RUSSIAN FEDERATION Although Russia includes a part of the Caucasus. The countrys membership in the World Trade Organization (WTO) is a major step in this direction. and their sizable assistance to Armenia. social and humanitarian ties between its members and is making an effort to establish greater cooperation in various domainsin the politico-military arena. drug trafficking and illegal migration. the traditional friendly links between the two nations. the security of external borders. Such a policy serves the economic. The continued close and successful cooperation between Armenia and the World Bank and the International Monetary Fund (IMF). 1. Russias role in the Nagorno Karabakh mediation effort. . all contribute to a strategic partnership. as well as the presence of a significant Armenian community in Russia. Cooperation and Mutual Assistance and the Declaration on the Collaboration towards the 21st Century. ArmenianRussian relations go far beyond the regional level. including within the framework of the Collective Security Treaty Organization (CSTO). political. The foundation for this strategic partnership was established through a Treaty on Friendship. military and other interests of the country. Armenia also participates in the activities of the Black Sea Economic Cooperation (BSEC). Both these agreements and a bilateral agreement on defense cooperation. The importance of Russias role for the security of Armenia. the level of trade and economic relations.3. in combating international terrorism and in fighting organized crime. INTERNATIONAL ECONOMIC ORGANIZATIONS Armenia is greatly interested in its further integration into international economic organizations and more active participation in their economic activities. serve as the main pillars of the Armenian security system.and is an active contributor to the development and implementation of its cooperation programs. humanitarian.

regional stability and security. holds an increasingly significant share in foreign investment in Armenia. EUROPEAN STATES Armenias bilateral relations with the European states are part of its overall process toward European integration. . has contributed to the development of bilateral relations between Armenia and the United States. Economic and social development. through its various organizations and centers in the United States. THE UNITED STATES The relationship between Armenia and the United States is continuing to develop dynamically. assistance provided to Armenia. both because of the important U. is a co-chair of the OSCEs Minsk Group and contributes to seeking a mediated resolution to the Nagorno Karabakh conflict. peacekeeping operations. Armenia and the United States closely cooperate in the implementation of democratic reforms in Armenia.S.S. as well as in the confronting the challenges of proliferation and other global security related issues. Armenia also values the efforts of the United States in establishing greater stability and security in our region and to promote regional cooperation. resolution of the Nagorno Karabakh conflict.The Russian military presence in Caucasus is an important factor for Armenias security and for the preservation of the political and military balance in the region. energy. Armenia attributes a great importance to its cooperation with Russia in the areas of defense. The U.S. European integration. in the fight against international terrorism. transportation. regional stability and development of regional cooperation are each high on Armenias bilateral agenda. role in regional and global militarypolitical and economic processes and international relations and due to the diverse U. Bilateral economic cooperation and commercial ties continue to expand and the U. military-technical relations.S. The Republic of Armenia and the Russian Federation jointly guard the Armenian borders and cooperate in air defense. and in the improvement of the legal status of the large number of Armenians residing in Russia. The Armenian Diaspora.S. Armenia has also partnered with the U.

2.Implementation of this agenda would only promote the intensification of the trade links. India and Japan. Armenia also values the lessons from the Eastern European countries experience and its consideration in its reform processes. Armenia will continue to develop its relations and cooperation with its traditional partner states in the Middle East and will strive to give new impetus to developing trade and economic relations with the Arabic countries of the Gulf and the Mediterranean regions. political. ASIA AND PACIFIC Armenia has intensified and broadened its relations with the countries of the AsiaPacific region in general. their economic potential and progress. that have long contributed to the social. as well as opportunities for cooperating with these countries within international organizations. In terms of developing both a bilateral and multilateral framework. economic and cultural development of the region and its constituent states. Reflecting Armenias centuries-old links to the countries of the Middle East. and with the Association of Southeast Asian Nations (ASEAN) member states in particular. REGIONAL . MIDDLE EAST Relations with the countries of the Middle East are important for Armenia given both the regions proximity and the impact of developments in the Middle East on broader international politics. Armenia is interested in the diversified development of relations with its European partners. Armenia has identified the increasing international role of major ASEAN countries. there are still numerous Armenian communities throughout the region. Cooperation in international organizations and the existence and positive potential of significant Armenian communities in some European states serve as additional contributions to the promotion of mutually beneficial cooperation. particularly China. and has specifically identified the consolidation of bilateral political and economic ties as a priority. and encourage foreign investment in Armenia. facilitate access to the European market.

and. restoring and developing mutually beneficial bilateral and multilateral regional cooperation. a reality only exacerbated by the blockade of Armenia imposed by its two neighboring states. . . . In this way. and the absence of common and unified mechanisms for security. establishing. The regional directions of the Security Strategy of the Republic of Armenia include: .Both Armenias relations with its neighbors and developments in the region serve as basic factors for the Armenian security. historic and cultural ties.consolidating regional stability. The two countries have significant interests in energy cooperation and are currently implementing several joint projects aimed at providing Armenia with important . to solving the disputes and overcome historic difficulties.1. and to preventing the emergence of dividing lines in the region and their negative consequences.further developing neighborly relations by implementing diversified programs of cooperation with Iran and Georgia. Armenia also notes the challenges posed by the unresolved conflicts and disputes between the states of the region.engaging in international economic projects focusing on the region.seeking a normalization of relations with Turkey. Armenia continues to advocate regional cooperation. stability and communication. and mutual economic interests.consolidating democracy throughout the region. 2. Armenias main southern transit route passes through Iran as does Armenias strategic access to Asia and Middle East. and advocates the promotion of constructive relations among all neighboring states.resolving the Nagorno Karabakh conflict and normalizing relations with Azerbaijan. seeks the creation of regional security system. . the key to resolving the conflicts in the region. is through dialogue and cooperation. . BILATERAL DIMENSIONS OF EXTERNAL SECURITY ISLAMIC REPUBLIC OF IRAN The development of traditional neighborly relations between Armenia and Iran is based on a number of shared realities: shared borders.

and is pursuing policies designed to expand bilateral trade. a consideration with particular significance for both Armenia and the region as a whole. The two governments have engaged in fostering cooperation aimed at improving the social and economic situation of the Armenian population of Georgia. as a major actor both in the region and within the Islamic world. Armenia is mostly interested in the stable and secure development of Georgia and would welcome a lasting peaceful resolution of existing conflicts in Georgia.alternative sources of energy. including the Armenian community of the southern Georgian region of Javakhk. Armenia has long advocated the establishment of diplomatic relations without any precondition and will continue its efforts to surmount the obstacles and improve the . Georgia is an important regional partner for Armenia and is seen as a partner for Armenia. Armenia also values Irans engagement in various processes in the South Caucasus region and regards it a factor contributing to maintaining balance and stability in the region. and to effectively utilize the existing potential. Armenia appreciates the balanced position which Iran. Armenia seeks to continue to develop its cooperation with Iran in the energy sector. well-established Armenian community in Georgia brings added importance to relations between two countries. The existence of a large. with the expansion of the existing high-level bilateral cooperation rooted in the long-term strategic interests of both countries. GEORGIA Armenia has traditionally enjoyed friendly relations with Georgia which have contributed to the maintenance of overall stability in the region. has adopted regarding the Nagorno Karabakh conflict. establish new communications. The establishment of normal diplomatic relations between Armenia and Turkey is hampered by preconditions set forth by the Turkish side. THE REPUBLIC OF TURKEY There are no diplomatic relations between Armenia and Turkey. Such a resolution would allow Armenia to benefit from the vital transit links through Georgia and would promote the restoration of the TbilisiSukhumi railway.

of the Armenian Genocide. The unnatural character of bilateral relations and the closed border by Turkey threaten the Armenian security and hamper its lasting development. The absence of normalized relations adversely affects the stability of the region as a whole and impedes the development of regional cooperation. Armenia aspires for the universal recognition and condemnation.bilateral relations between Armenia and Turkey. AZERBAIJANI REPUBLIC Diplomatic relations between Armenia and Azerbaijan have not been established due to the Nagorno Karabakh conflict. The normalization of ArmenianTurkish relations would decrease the risk of new dividing lines emerging in the region and would help to create a more conducive environment for the final settlement of the Nagorno Karabakh conflict. contacts and visits on every level. Azerbaijan has adopted a policy aimed at the exclusion of Armenia from all projects of regional cooperation. will be an important condition in the negotiations between Turkey and the EU. while also preventing similar crimes in the future. Armenia will continue its confidence building efforts and to this end will encourage cooperation. 3. Armenia stresses that the lifting of the Turkish blockade of Armenia. which has acquired special importance in view of Armenias inclusion in the European Neighborhood Policy (ENP). and sees it both as a restoration of an historical justice and as a way to improve the overall situation in the region. ARMENIA DIASPORA RELATIONS The wide range of issues comprising ArmeniaDiaspora relations presents a . Armenia believes that the bilateral and regional cooperation could build confidence and have a serious positive impact on the overall situation. including by Turkey. Azerbaijan continuously refuses to open its communication routes with Armenia and denies all Armenian and international initiatives to engage in bilateral cooperation in an attempt to exert pressure on Armenia regarding the Nagorno Karabakh conflict. Armenia closely follows Turkeys accession negotiations with the European Union and hopes that the process will avoid any application of double standards.

The integration of the Armenian nation offers a serious degree of economic and cultural potential. through its capacity as the national church. economic and social affairs of those countries. The Armenian Diaspora is well integrated within their host countries of residence and is active in many areas of political. Majority of the Diasporan Armenians are non-Armenian citizens. Iran. it is geographically diverse and stems largely from the exodus of Armenians to safety during the Genocide and related forced deportations. especially as a means to promote trade. Armenia embraces all systemic demonstrations of Diaspora involvement in the solution of vital problems facing Armenia and Nagorno Karabakh. In order to consolidate relations with its Diaspora. intent and the spirit of the National Security Strategy. regional and global developments. as Armenian community organizations worldwide support the development of bilateral ties with different countries.significant component of the National Security Strategy of the Republic of Armenia. development and publicizing of the cultural heritage. The Armenian Apostolic Church. CONCLUDING PROVISIONS The National Security Strategy of the Republic of Armenia serves as a guideline for the determination of the main directions. Further revisions of the National Security Strategy should address the changing nature of dynamic internal. the Republic of Armenia focuses its efforts on preventing the assimilation and loss of lingual and cultural identity among the Armenians living abroad. also has an important mission in the integration of the Armenians and the development of the nation. In sheer numbers. Additionally. Any declarations made on behalf of the Republic of Armenia and by its state officials should preserve the wording. France. the Armenian Diaspora exceeds the overall population of Armenia. the United States. preservation. . The largest Diasporan communities are presently located in the Russian Federation. Georgia and in some Arab countries. and foster Armenias global integration and consolidation of democracy. altered situation and political priorities. tourism. The preservation and intensification of ties with the Diaspora also creates a unique bridge between Armenia and the international community. challenges and priorities of the countrys domestic and foreign policy.

In order to ensure the overall consistency of the decisions adopted by the state and administrative authorities of the Republic of Armenia. GEVORKYAN EK – K TÜRKİYE CUMHURİYETİ VE ERMENİSTAN CUMHURİYETİ . The provisions of the National Security Strategy are exercised on the basis of the development of guidelines and action plans in the areas of foreign policy. These guidelines are elaborated by the Government of the Republic of Armenia in accordance with the provisions of Articles 85. economy. CHIEF OF STAFF OF THE RA PRESIDENT A. energy. and intellectual and cultural developments. the safety of communications and information. such decisions should be in accordance with the provisions of the National Security Strategy. science and education. and 89 of the RA Constitution. food security. 86. defense. demography. environment protection.

İki devletin. ekonomik. sınır aşan örgütlü suçlar. AGİT. siyasi. Her iki ülkenin Dışişleri Bakanlıkları arasında düzenli siyasi istişare gerçekleştirilmesi. iletişim. Terörizm. İki halk arasında karşılıklı güven tesis edilmesi amacıyla. İki ülke arasında . • • • • • • 1. İkili ilişkilerini iki ülkenin ortak çıkarları temelinde. İki ülke arasında mevcut ulaştırma. bilimsel. enerji altyapısı ve şebekelerinden en iyi şekilde istifade edilmesi ve bu yönde tedbirler alınması. Uluslararası ve bölgesel örgütlerde işbirliğinin. Avrupa-Atlantik İşbirliği Konseyi ve KEİ kapsamında geliştirilmesine destek vererek. Bu Protokolün yürürlüğe girmesinden itibaren 2 ay içerisinde ortak sınırın açılması hususunda anlaşmışlardır.ARASINDA PARAFE EDİLEN PROTOKOL Türkiye Cumhuriyeti ve Ermenistan Cumhuriyeti. kültürel ve diğer alanlarda geliştirmeye ve ilerletmeye kararlı olarak. Avrupa Konseyi. Bölgesel ve uluslararası uyuşmazlık ve çatışmaların uluslararası hukuk ilkeleri ve normları temelinde barışçı şekilde çözümlenmesi hususundaki taahhütlerini tekrarlayarak. enerji. teknik. bölgede demokratik ve sürdürülebilir gelişmenin sağlanması. mevcut sorunların tanımlanmasına ve tavsiyelerde bulunulmasına yönelik olarak. 3. 2. uyuşturucu ve silah kaçakçılığı gibi bölgeye ve dünya güvenliği ve istikrarına yönelik ortak güvenlik tehditleri konusunda uluslararası toplumun eylemlerini güçlü şekilde desteklemeye hazır olduklarını yeniden vurgulayarak. bölgesel istikrar ve güvenin arttırılması için işbirliği yapmak yönündeki ortak amaçlarını dikkate alarak. İkili ilişkilerini karşılıklı çıkarlara saygı ve güven temelinde geliştirme hedeflerini göz önünde bulundurarak. • Aynı gün imzalanan Türkiye Cumhuriyeti ve Ermenistan Cumhuriyeti arasında tıklayın Diplomatik İlişkilerin Kurulması Protokolü rehberliğinde. iki ülke arasında özellikle BM. ulaştırma. tarihsel kaynak ve arşivlerin tarafsız bilimsel incelemesini de içerecek şekilde bir diyaloğun uygulamaya konulması.

4. Bu çalışma kuralları. İki ülkenin vatandaşlarına gerekli yardımı ve korumayı sağlayabilmek için 1963 tarihli Konsolosluk İlişkilerine dair Viyana Sözleşmesi uyarınca konsolosluk alanında işbirliği tesis edilmesi. Alt komisyonlar bu andan itibaren en geç 1 ay içerisinde çalışmalarına başlayacak ve görevlerini tamamlayana dek ara vermeden çalışacaklardır. İki ülke arasında ticaret. Uygun olması halinde alt-komisyonlara uluslararası uzmanlar da katılacaktır. Ayrıca. İlgili kurumlar arasında ilişkilerin desteklenmesi ve uzman ve öğrenci değişimini teşvik etmek yoluyla bilim ve eğitim alanlarında işbirliği yapılması ve iki tarafa ait kültürel mirasın korunması ve ortak kültürel projelerin başlatılması amacıyla harekete geçilmesi. Çevre konularına ilişkin diyalog kurulması ve işbirliğinin güçlendirilmesi. işbu protokolün yürürlüğe girmesini izleyen 3 ay içerisinde Bakanlar seviyesinde onaylanacaktır. işlem paragrafında ifade edilen yükümlülüklerin hızlı bir şekilde uygulanmasını teminen. PROTOKOL BELGESİ Atılacak adımlar: .işbirliğini güçlendirmek amacıyla ikili hukuki çerçevenin geliştirilmesi. Hükümetlerarası komisyon. hususlarında anlaşmışlardır. turizm ve ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla somut tedbirler alınması. ayrı alt komisyonları da kapsayan Hükümetlerarası bir ikili komisyonun kurulması hususunda anlaşmışlardır. anılan çalışma kurallarının kabul edilmesinin hemen ardından ilk toplantısını gerçekleştirecektir. Hükümetlerarası komisyonun ve alt komisyonlarının çalışma kurallarını hazırlamak üzere işbu protokolün yürürlüğe girmesini izleyen günden 2 ay sonra iki Dışişleri Bakanı başkanlığında bir çalışma grubu oluşturulacaktır. bu Protokol'ün 2.

Hükümetlerarası komisyonun ilk toplantısının düzenlenmesi: Hükümetlerarası komisyonun ve alt komisyonlarının çalışma kurallarının Bakanlar düzeyinde onaylanmasından hemen sonra 5. Ortak sınırın açılması: Türkiye Cumhuriyeti ile Ermenistan Cumhuriyeti arasında İkili İlişkilerin Geliştirilmesi Protokolünün yürürlüğe girmesinden sonra iki aylık bir süre içinde 2. mevcut sorunların tanımlanmasına ve tavsiyelerde bulunulmasına yönelik olarak.1. -bilim ve eğitim alt komisyonu. ve -tarihsel boyuta ilişkin alt komisyon iki halk arasında karşılıklı güven tesis edilmesi amacıyla. iletişim ve enerji altyapı ve şebekeleri alt komisyonu. -ticaret. . tarihsel kaynak ve arşivlerin tarafsız bilimsel incelenmesini de içerecek şekilde bir diyaloğun uygulamaya konulması: (Bu diyalogda Türk. Ermeni ve İsviçre temsilcileri ile diğer uluslararası uzmanlar da yer alacaklardır.) Hükümetlararası komisyonun ilk toplantısından en geç bir ay sonra. -hukuki konulara ilişkin alt komisyon. Hükümetlerarası komisyonun ve alt komisyonlarının çalışma kurallarının Bakanlar düzeyinde onaylanması: Türkiye Cumhuriyeti ile Ermenistan Cumhuriyeti arasında İkili İlişkilerin Geliştirilmesi Protokolünün yürürlüğe girmesinden sonra 3 aylık bir süre içinde 4. turizm ve ekonomik işbirliği alt komisyonu. ulaştırma. hükümetlerarası komisyonun ve alt komisyonlarının çalışma kurallarını hazırlamak üzere bir çalışma grubunun oluşturulması: Türkiye Cumhuriyeti ile Ermenistan Cumhuriyeti arasında İkili İlişkilerin Geliştirilmesi Protokolünün yürürlüğe girmesini izleyen günden 2 ay sonra 3. İki Dışişleri Bakanının başkanlığında. -çevre sorunlarına ilişkin alt komisyon. Aşağıdaki alt komisyonların çalışmaya başlamaları: -siyasi istişare alt komisyonu.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->