T.C.

BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI GÜVENLİK VE STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

TÜRKİYE – ERMENİSTAN YENİ DÖNEM Mİ ?

İSTANBUL EKİM - 2009

İÇİNDEKİLER

GİRİŞ ....................................................................................................... 1 BÖLÜM 1: STRATEJİK PARAMETRELER...............................................................6

1.KARABAĞ SORUNU 1.1. Tarihsel Arka Plan ............................................................................ 6 1.2. 1988 – 1994 Arası Gelişmeler .......................................................... 9 1.3. Minsk Süreci ................................................................................... 14 1.4. Karabağ Sorununa İlişkin Görüş ve Değerlendirme ....................... 17

2 . ERMENİSTAN STRATEJİK ALGISI VE AÇILIM SÜRECİNE İLİŞKİN GENEL DEĞERLENDİRME ............................................. 20 2 .1. Ermenistan’ın Stratejik Perspektifi: Erivan bölgesini ve dünyayı nasıl algılıyor? ................................................................................ 20 2.2 Ermenistan Stratejik Kültüründe Sınır Aşan Milliyetçilik ve Irksal Faktörler ................................................................................ 21 2.3. Ermenistan Güvenlik Anlayışı ve Tehdit Algısı ............................... 26 2.4. Ermenistan Stratejik Kültüründe Konsept Çeşitliliği ve Risk Minimizasyonu....................................................................... 29 2.4.1. Ermenistan Stratejik Kültürü Işığında Türkiye İçin Değerlendirme ............................................................................................... 32 2.5. Açılım Sürecinin Diğer Aktörler, Küresel ve Bölgesel Parametreler Açısından Değerlendirilmesi.................................................. 34

EK: 1 SOYKIRIM İDDİALARI VE YANSIMALARI .......................................... 48

3. Türk Tarihinde Ermeniler ................................................................... 48 3.1. Ermeniler ve Din............................................................................. 49 3.2.Ermeni Nüfusu................................................................................. 50 3.3. Millet-i Sadıka’dan Şark Meselesine............................................... 52 3.4.Ermeni Cemiyetleri .......................................................................... 56 3.5. I. Dünya Savaşı Öncesinde Ermeniler............................................ 60 3.5.1. Rusya-Ermeni İlişkileri ................................................................. 60 3.5.2. 19. ve 20. yy. ’da Ermeni Nüfusu................................................. 62 3.5.2.1. Resmi Kaynaklarda Ermeni Nüfusu.......................................... 62 3.5.2.2. Ermeni Kaynaklarında Ermeni Nüfusu...................................... 67 3.6. I. Dünya Savaşı’nda Ermeniler ....................................................... 77 3.6.1. Ermeni Çetelerine Karşı Alınan Tedbirler .................................... 78 3.6.2. Tehcir Kararı ................................................................................ 83 3.7. Ermeni Mezalimi ........................................................................... 113 3.8. ‘Sözde Soykırım’ın Hukuki Boyutu................................................ 117 3.9. Sözde Soykırım Propagandası ..................................................... 119 4. Soykırım İddialarının Siyasi Etkileri ................................................. 122

ÖZEL NOT........................................................................................... 126

KAYNAKÇA ......................................................................................... 131

EKLER ................................................................................................ 134

TABLOLAR VE HARİTALAR Tablo 01: Öldürülen ya da Göç Etmek Zorunda Bırakılan Türk ve Müslüman Nüfusun Yıllara Göre Dağılımı ............................................... 7 Harita 01: İşgal Altındaki Azerbaycan Toprakları ve Karabağ’ın Durumu.. ............................................................................................................... 11 Tablo 02: İşgal Edilen Bölgelerden Kaçan Azerilerin Sayısı................. 13 Tablo 03: 16. Yüzyıl’da Anadolu’nun Çeşitli Yerlerindeki Müslüman ve Gayrimüslim Nüfus ............................................................. 50 Tablo 04: İkinci Meşrutiyet Dönemi Meclislerin Etnik Yapısı ............... 54 Tablo 05: Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeni İsyanlarının Listesi ....... 59 Tablo 06: Osmanlı Devleti’nin Nüfusu 1831 ......................................... 63 Tablo 07: Osmanlı Devleti’nin Nüfusu 1834 ......................................... 64 Tablo 08: Osmanlı Devleti’nde Nüfusun Dağılımı 1881/82-1893 ......... 65 Tablo 09: Osmanlı Develti’nde Nüfus 1894-1897 ................................. 66 Tablo 10: Osmanlı Devleti’nde Nüfusların Cemaatlere Göre Dağılımı 1906/07-1914...................................................................... 67 Tablo 11: Marcel Leart (Kirkor Zöhrap)’a Göre Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu 1882.............................................................. 68 Tablo 12: Vilâyat-I Sitte’de Ermeni Nüfusu 1912 Marcel Leart (Kiokor Zöhrap)’a Göre ...................................................................... 69 Tablo 13: Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu 1912 Ermeni Patrikhanesi’nin İstatistiklerine Göre ..................................... 69 Tablo 14: Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu Ermeni Patrikhanesinin İstatistiklerine Göre ................................................................ 70 Harita 02: 1912 Yılı Anadolu’da Ermeni Nüfusu .................................... 71

....................................................... 121 ...................................... 91 Tablo 22: Tehcir Sırasında Sevk Edilen ve Yerlerinde Kalan Ermeniler ............ 74 Tablo 17: Vilâyat-ı Sitte’de Ermenilerin Genel Nüfus İçindeki Ortalama.......... 91 Tablo 21: Divan-ı Harplerde Yapılan Yargılamaların Sonucunda Verilen Cezalar (1916 itibariyle)............. 76 Tablo 20: Tehcir Sırasında Usulsuz Davrandıları Gerekçesiyle Divan-I Harbe Sevk Edilen Kişilerin Bölgelere Göre Dağılımı...... 72 Tablo 15: 1914 Senesi Farklı Milletler Resmi İstatistiği ...... 120 Tablo 27: Arşivleri Ziyaret Eden Yabancı Araştırmacı Sayısı ........................................................................................................................................................ 114 Tablo 26: Ermeni İddiaları Üzerine Yayınlar ................................................. 75 Tablo19: Ermeni ve Ermeni Yanlısı Kaynaklara Göre Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu ............................................ 72 Tablo 16: Erzurum Vilayeti’ndeki (Vilayat-ı Sitte’de yer alır) Müslüman Ve Ermeni Nüfusa Ait Osmanlı İstatistikleri ................ 74 Tablo 18: Resmi Sayıma Göre Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu . En Az Ve En Fazla Oranları .Harita 03: Osmanlı Vilayetleri’nde Etnik Dağılım ...... 111 Tablo 24: Çeşitli Ülkelere 1914-1920 Yılları Arasında Gerçekleşen Göçler Ve Göçmen Sayıları........................... 112 Tablo 25: Ermeniler Tarafından Katledilen Türkler (1919-1921) ............................................... 110 Tablo 23: Tehcir ile İskan Arasındaki Kayıpların Beyanı ..........

bahcesehir.tr adresinden ulaşabileceğinizi ayrıca bilgilerinize sunarız. Ercan ÇİTLİOĞLU Uluslararası Güvenlik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı . Saygılarımızla. raporlar ve terörizmle ilgili araştırmaların tümüne elektronik ortamda www. referans kimliğindeki bilgi ve belgeleri de analizimizin ekinde bulabileceklerdir. Merkezimizce gerçekleştirilen analiz/projeksiyon çalışmaları.Türkiye ve Ermenistan arasında kalıcılaşma eğilimi gösteren anlaşmazlıkların çözümüne ilişkin çalışmaların her iki ülke karar vericileri ve kamuoyları ile paylaşıldığı yaşadığımız süreçte ulusal kimlikli sorunlara duyarlılık ve sorumluluğumuzun bir gereği olarak hazırladığımız analizi bilgilerinize sunuyoruz. Türkiye Ermenistan ilişkilerini araştırmak isteyecekler.busam.edu.

Gürün 1988’den aktaran Aslan. Ermeniler’in tarih içerisinde yoğunlukla yaşadığı topraklar hakkındaki ilk yazılı kayıtlar Hitit Krallığı’ndaki hiyerogliflere ve Asurlular’dan kalma yazıtlara dayanmaktadır. 1990). İki asır süren Pers dominasyonu bölgeyi sadece siyasal olarak değil kültürel ve dini konularda da etkisi altına almış. Tezlerden en geniş kabul göreni. kavme ismini vermiş 400 yaşında ölen bir kahraman olarak kabul edilmektedir. anılan tezin yanı sıra Frigyalılar’ın bir kolu oldukları. Kırzıoğlu. Hayasalılar’a dayandıkları hatta Türki (Turkic) ya da proto–Türkler ile akraba olabilecekleri hakkında dahi birçok tez vardır (Aslan. 1 Hayk Hz. Nuh’un torunu olan. Ermenistan.Giriş Kimi zaman bağımsız çoğu zaman ise büyük bir devletin himayesi altında yaşayan Ermeniler. Her ne kadar Ermeniler’in kökeni üzerine farklılaşan iddialar bulunsa da. Ermeni halkının kökenleri hakkında farklı tezler ortaya konmakla birlikte. 2004. Dünya geneline yayılmış “Armenia” ya da Türkçe’deki karşılığı olan “Ermenistan” kelimesi ise ilk olarak Pers Hükümdarı Dara (Daryus) yazıtlarında görülmüştür (Özgüldür ve diğerleri. Gürcistan. Başkentleri (Tuşpa) bugünkü Türkiye sınırları içerisinde (Van ili ve çevresi) bulunan Urartular. M. 1952’den aktaran Aslan. Hayk efsanesi 1 olsa da. İran’ın kuzeybatısı ve Anadolu’nun güneyi (Kilikya) olan söz konusu toplum . resmi görüşü de yansıtacak şekilde. 2004). jeopolitik açıdan işgallere ve güç mücadelelerine açık bir alanda konuşlanmış. Bu nedenledir ki Ermeniler kendilerini Hay. Zerdüştlük bölgede yayılmıştır.Ö. 2004. ancak en yoğun oldukları bölgelerde dahi ekseriyeti oluşturmakta zorlanmıştır (Kocaş. 1968’den aktaran Aslan. 6. topraklarını da Hayk ya da Hayastan olarak da adlandırmaktadırlar. 2001). 2004. Persler idari olarak bölgeyi satraplıklara (vilayet) bölmüş. Azerbaycan. 1 . Yayıldıkları coğrafya günümüz Doğu Anadolu. Kocaş 1990. Tarihsel olarak Ermenistan olarak adlandırılan topraklardaki ilk krallık Urartular olmuştur. 2004. bulundukları coğrafyada tarih boyunca küresel boyutta başat bir güç olarak belirememişlerdir. nihai bir sonuca ulaşılmasını sağlayacak somut kanıtlar bulunmamaktadır. 1995’ten aktaran Aslan. Hititler veya Urartular’ın torunu olabilecekleri. yörede ilk kalıcı eser bırakan medeniyet olmuşlardır. Türközü. Yavuz.yy’da Medler’in kontrolüne geçen bölge kısa süre sonra ise Persler’in hakimiyetine girmiştir.

11. sosyal hayat gibi birçok alanda Avrupa’dan etkilenmiştir. şehirleşme ve ticari konularda atılımlar yapmış. 190 yılında bölgede görevli bir general olan Artexias liderliğinde bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir.yy’da Sasaniler tarafından kontrol altına alınan Ermeni topraklarında Vartan Mamikonyan önderliğinde Sasanilerle mücadele edilmiş. ve 17. başarılı olunmuş. edebiyat gibi alanlarda büyük gelişimler gösteren toplum. 9. ancak çatışmalar sonlanmamıştır (Kocaş. 405’te ise birleştirici unsur olarak önemli bir rol oynayan Ermeni alfabesini oluşturmuşlardır (Ermenistan Dışişleri Bakanlığı [web].Ö. M. 2009). 1990. yy’da batıda önemli bir güç merkezi olarak beliren Osmanlılar ile doğudaki Safeviler arasında bölünmüştür. Kilikya’da üç asır süren Ermeni hakimiyeti 1375 yılında Mısır’dan gelen Memluklar tarafından sonlandırılmıştır. Selçuklular’ın bölgeye gelişiyle Kilikya’daki Ermeni oluşumu perçinlenmiştir. Küçük Ermenistan’a.yy’da Müslümanlığın yayılmasıyla birlikte Araplar tarafından işgal edilen bölge. Kilikya Krallığı döneminde Ermeni aydınlanmasının altın devri yaşanmıştır. M.yy’da kendini krallar kralı ilan eden Büyük Dikran döneminde Ermeni kontrolündeki sınırlar Hazar’dan Akdeniz’e kadar uzanmıştır.000’i geçmiştir.Ö. 13.yy’da ise bölge Moğol işgaline maruz kalmıştır Ermeniler’in bulunduğu topraklar 16. 5. Özellikle Osmanlılar’ın Çukurova’yı ele geçirmesiyle Memluklular’dan sonra bir diğer Türk devletinin hakimiyetine giren Ermeniler. gayri müslimlere tanınan inanç 2 .M.S.yy’daki Bizans işgaline kadar sanat. edebiyat.Ö. Siyasi olarak İskender’in komutanlarından Selefkus’un idaresi altında bulunan Ermeniler. 1. 2009). Büyük Ermenistan’daki Ermeniler ise Selçuklular’ın bölgeye girmesiyle Bizans’a karşı mücadelelerini bitirmiş. Ermeniler tarihte bilinen en eski Hristiyan topluluktur. 64’te Ermeni topraklarının bir kısmı Part hakimiyetine girmiş ve Roma-Part arasında mücadelelere sahne olan bölgede bir nevi tampon görevi görmüştür. 331 yılında Büyük İskender’in Pers İmparatorluğu’na son vermesi üzerine bölge Helenistik kültürün etkisi altına girmiştir. Ermenistan Dışişleri Bakanlığı [web]. 7. M. sanat.yy’da tekrar Ermeni hakimiyetine girmiştir. başkent Ani’nin nüfusu 100. Bizans’ın Büyük Ermenistan olarak da adlandırılan bölgeyi ele geçirmesiyle Ermeniler’in büyük bir kısmı güneye. Roma İmparatoru Constantine’in tüm inançlara toleransı öngören Milan Fermanı’nı (Edict of Milan) ilan etmesinden 12 sene önce 301’de Ermeniler devletin resmi dini olarak Hristiyanlığı kabul etmiş. Anılan dönemde Ermeniler kültür. göç etmiş.

Osmanlı içerisinde birçok resmi kurumda önemli görevler üstlenen Ermeniler verdikleri hizmetlerden ötürü “millet-i sadıka” (sadık millet) olarak nitelendirilmişlerdir (Halaçoğlu. önde gelen politik figürlere suikast girişimleri gibi eylemlerde bulunmuşlardır . gerek Rus safına geçerek düzenli birlikler halinde.serbestisi kapsamında özgürce yaşamışlardır . Yusuf “Ermeni Tehciri” (9. 29 Kasım 1920’de Sovyet cumhuriyetlerinden biri olarak ilan edilen Ermeni devletinin Türkiye ile olan sınırları. 2006 3 Sözü edilen konuyla ilgili bilgilendirme ve belgeler çalışmanın devamında detaylı olarak ele alınacaktır. Karabağ konusunda 1992’de Azerilerle çatışmaya başlayan Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgal etmesi üzerine sınırlarını 2 2 3 Ermeniler’in huzur içinde yaşadıklarının da bir kanıtı olarak çeşitli yörelerden Kilikya coğrafyasındaki şehirlere önemli miktarda göç alınması da gösterilebilir. 1. doğu cephesinde yürütülen savaş çerçevesinde sivil can kaybı ve askeri ikmal güvenliğinin sağlanması amacıyla Ermeniler’in cepheden uzak bölgelere sevkiyle önlenebilmiştir. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Hükümeti ile imzalanan ancak geçersiz kalan Sevr Antlaşması’nda kendilerine vadedilen toprakları elde edemeyen Ermeniler. isyan çıkarma.Baskı) Babıali Kültür Yayıncılığı. 1918’de kurulan Erivan merkezli devletleri yönetiminde harekete geçmiş. yapılan referandum sonucunda bağımsızlığını ilan eden Ermenistan’ı ilk tanıyan ülkelerden biri Türkiye Cumhuriyeti olmuştur. 3 . İstanbul. özellikle 19. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılmasını müteakip. ancak Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir tarafından mağlup edilerek Gümrü Antlaşması’nı imzalamışlardır. Ankara’daki meclisin 1921’de Sovyetler ile yaptığı Moskova Antlaşması ve diğer Sovyet cumhuriyetlerine yönelik olarak düzenlenen Kars Antlaşması sonucunda nihai halini kazanmıştır. gerekse cephe gerisi gerilla faaliyetleriyle savaşma hususunda kışkırtmış ve sivil halka yönelik sistematik katliamlarda bulunmuşlardır. 1. Ermeni toplumunu Osmanlı Ordusu’na karşı. 2006). Dünya Savaşı öncesinde komitacılık faaliyetleriyle örgütlenen ayrılıkçı Ermeniler.yy sonlarına doğru ayrılıkçı talepler çerçevesinde. 1789 Fransız İhtilali’nin getirdiği milliyetçilik ve ayrılıkçılık akımlarından en son etkilenen toplumlardan biri olan Ermeniler. Bölgedeki bazı şehirlerin demografik yapısı ve miktarı için bkz. Sadece Türkleri değil bölgede yaşayan kimi Ermenileri de hedef alan söz konusu terör dalgası. Osmanlı’nın bulunduğu coğrafyada ve Ermeniler’in yaşadığı bölge üzerinde etkili olmak isteyen dış güçler tarafından ‘koruyuculuk’ (protektora) adı altında kışkırtılmış. Halaçoğlu.

kapatan Türkiye. Küçük etnik grupların politik davranışlarından. Söz konusu jeopolitiğin içinde yer alan jeostratejik parametreler ise değişken ve hareketlidir. Ermenistan ve Ermeniler önemli bir yer tutmaktadır. 4 . pratikteki imkan ve kabiliyetleri ise bir o kadar sınırlıdır. Kafkasya jeopolitiği ve bölgesel jeostratejik parametreler içinde. Ermenistan’a ekonomik ve siyasi yaptırımlar da uygulamaya başlamıştır. bağımsızlık bildirgesinde Türkiye’nin bir bölümü için “Batı Ermenistan” ifadesini kullanan Erivan. İran. Hazar Havzası. kendi söylemiyle “ulusal idealleri” gereğinde ekonomik kayıplar pahasına ayakta tutmaya devam etmektedir. Azerbaycan topraklarının yaklaşık %20’sini işgal altında tutmaktadır. ABD gibi önemli güç merkezlerinde etki sahibi olan söz konusu ulus. Başka bir anlatımla. ırksal faktörleri de içeren ve Ermenistan sınırlarını aşan aşırı bir milliyetçilik anlayışıyla Erivan. Türkiye gibi çok önemli bölgesel faktörler ile çok etnikli bir iç yapının etkisi altında şekillenmiş son derece dinamik ve devinimli bir yapıyı tanımlamaktadır. halihazırda bölge ülkelerinin bir kısmıyla güncel. milli kimliği ne ölçüde tanımlıyorsa. Zira. Moskova. çevresindeki kim komşuları ile sınır problemleri yaşayan. Ankara gibi başkentlerin strateji ve siyasetlerine kadar “Kafkasya politikalarını” oluşturan tüm unsurlar da anılan hızlı döngüye katılarak “bir günü dünyanın genelinden daha hızlı yaşadığı” söylenebilecek bu bölgenin temel niteliklerini meydana getirirler. Bu yönüyle saldırgan bir dış politika izlediği söylenebilecek söz konusu ülkenin. hangi ulusa mensup olmadığı sorusuna verilecek yanıt da aynı ölçüde etkilidir demek yanlış olmayacaktır. diasporası ile Fransa. siyasi ve tarihi sorunlara sahiptir. Rusya. kişiye hangi ulusun mensubu olduğu sorusu yöneltildiğinde alınan yanıt. gerek Azerbaycan. Anayasası ve Bağımsızlık Bildirgesi’nde Türkiye’ye yönelik toprak ve soykırımı tanıma talepleri olan Erivan yönetimi. 1915 olaylarını soykırım olarak yorumlayan. genel olarak Kafkasya’da ve özel olarak da Ermenistan’da. Yukarıda aktarılan tarihsel sürece sahne olan Kafkasya jeopolitiği günümüzde. gerekse Türkiye ile çatışma zeminleri yaratarak kimliğini söz konusu zeminler üzerine inşa etmektedir. Çalışma kapsamında ortaya konacağı üzere.

Moskova. açılım sürecine ilişkin değerlendirmelerle birlikte okuyucunun dikkatine sunulacaktır. yine tekrar sıklığı ve Ermeni propaganda yetenekleri dolayısıyla ön kabullere dönüşen tarihsel ve demografik veriler ile tehcir olayına ışık tutulmaya çalışılacaktır. Kafkasya politikalarının çok aktörlü ve değişken doğaya sahip dinamikleri bağlamında geniş analizlere yer verilmiştir. konuyla ilintili aktörlerin yaklaşım ve duruşları. Ekler bölümünde konuya ilişkin. hemen tüm belgeleri bulmak mümkündür. Stratejik değerlendirmeler bölümünde. okuyucuyu Erivan ve diaspora tarafından tekrarlanma sıklığı nedeniyle neredeyse bir ön kabuller silsilesi haline gelen tarihsel yanılgılar hususunda aydınlatmaktır. Bu bağlamda çalışma iki ana bölüme ayrılmıştır. mitolojik sayılabilecek unsurlar da dahil olmak üzere tarihsel bir mağduriyet algısı ile yaklaşmasıdır. Ermenistan’ın tarihsel argümanlarının neredeyse sorgulanamaz görülen dogmatik karakteri –ki.Bu çalışmanın üzerinde şekillendiği üç temel unsur bulunmaktadır. Çalışmanın birçok bölümü tarihsel detaylandırma açısından yoğun bulunabilir. Çalışmanın sonuna. kimi ülkeler “soykırımın” entelektüel bir faaliyet olarak dahi sorgulanmasına karşı tavır almışlardır– irdelenecektir. Avrupa’nın genel perspektifi de açıklanmaya çalışılmıştır. Ankara. ayrıca teorik bilgilerden ve tarihsel detaylardan arındırılarak. 5 . işlevsellik ve zaman tasarrufu boyutu artırılmış stratejik tavsiye notu bölümü eklenmiştir. açılım süreci ve stratejik değerlendirmeler ile sözde soykırım iddialarıdır. Böylelikle. Ermenistan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi de dahil olmak üzere. Karabağ sorununun tarihsel arka planı ve konuya ilişkin görüşler ile ikinci bölümde Ermenistan–Türkiye ilişkilerinin dinamikleri. Erivan ve Tahran merkezli olarak ele alınmış. Belirtilen noktadan hareketle bu araştırmanın amacı. Ermenistan’ın birçok problem alanına. İlk bölümde sırasıyla. Konu. Bunlar: Karabağ sorunu. Bakü. İkinci ana bölümü oluşturan soykırım iddialarında. Bunun temel nedeni. bölgesel dengeler. Washington.

%34. Karabağ sorununa ilişkin değerlendirmelerle sona erecektir. Revan (bugünkü Erivan). Tarihsel Arka Plan Karabağ Bölgesi uzun yıllar boyunca farklı Türk toplulukları ve devletlerinin egemenliği altında olmuştur.1993’ten aktaran Kızılkaya 2007). 2001). Ruslar. Zira Rusya için stratejik öneme sahip ve Müslüman devletlerle çevrili bir coğrafya olan bugünkü Ermenistan topraklarında kurulacak Hristiyan bir devlet. bölgedeki demografik değişimler ve söz konusu değişimlerin bölgeye etkileri ile günümüzde hala çözüm bekleyen anılan sorunun temel parametreleri ele alınacaktır. 1988’den aktaran Kızılkaya 2007) : 6 . 1826 yılındaki Rus işgali ile birlikte bölgenin kontrolü Çarlık Rusya’sına geçmiştir.BÖLÜM 1 STRATEJİK PARAMETRELER 1. Tarihsel arka planın açıklanmasıyla başlayacak olan bölüm. Gerçekleştirilen uygulamalar göz önüne alındığında fark edilen husus Rusya’nın askeri stratejik amaçları doğrultusunda bölgede bir Ermeni Devleti kurma isteğidir (Aslanlı. Rusya’nın Akdeniz ve Orta Doğu’ya rahatlıkla ulaşabilmesini ve bölgeye nüfuz edebilmesini oldukça kolaylaştıracaktı. Bölgede daha sonra yaşanan “nüfus değişimi” Amiral Bristol’un tuttuğu günlükte şu şekilde anlatılmaktadır (Mc Carthy. 1995’ten aktaran Kızılkaya 2007). Bununla birlikte.8’inin de Ermeni olduğu saptanmıştır (Aslanlı. KARABAĞ SORUNU Çalışmanın bu bölümünde görünürde 1988 yılında başlamış ancak temelleri 19. Söz konusu bölgede idari yapı kısa süre sonra değiştirilerek geçici bir askeri idarenin merkezi haline dönüştürülmüştür (Bala. konuya ilişkin stratejik değerlendirmeler. müteakip bölümde daha kapsamlı olarak ele alınmaktadır. yüzyıla uzanan Karabağ sorunu.8’i Türk (Azerbaycanlı). Söz konusu bölgenin demografik özellikleri 1828 yılında başlayan Ermeni göçü ile değişmiş olsa da 1832 yılında Çarlık Rusya’sı tarafından yapılan resmi sayımda özellikle Karabağ nüfusunun %64. Türkmençay Antlaşması ile hakimiyetleri altına aldıkları. Nahcivan ve bunlarla birleştirdikleri Karabağ ile birlikte anılan yerlerde bir idari yapı oluşturmuşlardır. 2003). Oluşturulan idari yapıya “Armanskaya Oblast” (Ermeni Vilayeti) adı verilmiştir (Karabekir. 1.1.

” defetme amacıyla düzenli ve sistemli biçimde Benzer şekilde Erivan Ruslar tarafından işgal edilmeden önce bölgede Müslüman ekseriyetin bulunduğu bilinmektedir. Bütün hayvan sürüleri gasp edilmiş ve sonunda köy yakılmıştır. Köy talan edilmiştir. savunmasız köyler topçu ateşine tutulmuştur ve sonra işgal edilmişlerdir. ASAM Yayınları. anılan tarihten yaklaşık 30-40 yıl sonra da çoğunluğu oluşturmuştur. yüzyılın başlarına kadar çatışmalara rastlanmamakla birlikte küçük çapta da olsa Ermeni isyanları çıkmıştır. “Büyük Ermenistan”ı kurmak isteği ile 7 .“General Dro’nun yanında (bulunarak) hizmet görmüş subayların verdiği raporlardan biliyorum ki. Ermeni Araştırmaları Dergisi. Bölgede 20. Bölgede öldürülen ya da göç etmek zorunda bırakılan Türk ve Müslüman nüfusun yıllara göre dağılımını gösteren tablo aşağıda verilmiştir: TABLO 01: ÖLDÜRÜLEN YA DA GÖÇ ETMEK ZORUNDA BIRAKILAN TÜRK VE MÜSLÜMAN NÜFUSUN YILLARA GÖRE DAĞILIMI Öldürülen ve Göç Etmek Müslüman Nüfus 35 Bin Bilinmiyor 220-249 Bin 53 Bin 208-217 Bin 516-554 Bin Zorunda Bırakılan Türk ve Yıllar 1828 1905-1906 1918-1920 1948-1953 1988-1989 Toplam KAYNAK: Bozkuş D. Ankara. Yıldız. Bu eylemler Müslümanları (Türkleri) yürütülmüştür. “Ermenistan’ın Demografik Yapısı ve Ermenistan’da Azınlıklar”.. eğer orada kaçmamış yerli halktan (Müslüman) kimse bulunmuş ise bunlar vahşice öldürülmüşlerdir. 1832 yılında yaşanan göçler ile Ermeni nüfusu Müslüman nüfusa neredeyse eşit konuma gelmiş. 2006. sayı: 23-24.

Bu tarihten sonra iki ülke arasındaki gerginlik olayların yeniden başlayacağı 1980’li yılların sonuna kadar bir süreliğine de olsa sona ermiştir. Söz konusu politikalar SSCB içinde bastırılmış milliyetçilik duygularının ön plana çıkmasını sağlamış. sosyal faaliyet alanlarını kapatarak coğrafyadaki kültürel varlıklarına son vermek amacıyla yapıldığını söylemek yanlış olmayacaktır (Cabbarlı. Ayrıca kararın anılan şekilde alınması bölgede Ermenistan ve Azerbaycan arasında çıkabilecek herhangi bir sorunda iki ülkenin Moskova’ya başvurmalarını gerektirecek.örgütlenmeye başlayan Ermeni Taşnak Partisi. İsyanların artması üzerine Rusya Komünist Partisi Kafkas Bürosu’nun teşviki ve uyarılarıyla 7 Temmuz 1923 tarihinde Karabağ’da özerk bir yönetim kurulmuştur. Ancak anılan durum Ermenileri rahatsız etmiş ve isyanları artırmıştır. Bilindiği üzere 1985 yılında SSCB yönetiminin başına Gorbaçov geçmiş. Söz konusu kararın arkasından. “perestroyka” ve “glastnost” dönemleri başlamıştır. Bolşevik İhtilali ile bölgede meydana gelen otorite boşluğu sonucunda Azerbaycan ve Ermenistan 1918 yılında bağımsızlıklarını ilan etmişler ve Karabağ. Şiddetli çatışmaların başladığı 1988 yılına kadar olan dönemde farklı zaman dilimlerinde Azerbaycan Türkleri zorla göç ettirilmişlerdir. bölgede etnik karışıklık yaratarak Moskova’ya yönelecek tepkileri önlemek ve potansiyel etnik tepkiyi tarafların birbirlerine yöneltmesini sağlamak düşüncesi bulunduğu değerlendirilebilir (Aslanlı. 2002). Anılan süreç içerisinde Ermenilerin zaman zaman Karabağ’ın kendilerine bağlanması yönündeki istekleri dile getirilmiş olsa da. Her iki ülke 1920 yılında Sovyet egemenliği altına girdikten sonra da Karabağ. göçler sonrası barındırdığı Ermeni ekseriyete karşın Azerbaycan’ın bir bölgesi olarak anılmaya devam etmiştir. etnik gerilimin göreli olarak arttığı gözlemlenmiştir. bu kapsamda ekonomik ve siyasi sistem yeniden yapılandırılmaya çalışılmış ancak beklenen başarı sağlanamamıştır. böylelikle de Moskova yönetimine bölgeye rahatlıkla müdahale edebilme olanağı da sağlanacaktı (Lütem. Azerbaycan’ın özerk bir bölgesi olarak uluslararası kabul görmüştür. Azerbaycan Cumhuriyeti Resmi İnternet Sitesi 8 . 1900’lü yılların başlarında eylemlerine başlamış. 2001). Söz konusu uygulamanın bölgedeki Azerbaycan Türk nüfusunu mümkün olduğu kadar azaltmak ve hatta yok etmek. 2007). anılan 4 4 dönemde gerek Karabağ dışındaki gerekse Karabağ Ayrıntılı bilgi ve konu ile ilgili kararname için bkz. Moskova’nın karşı tutum sergilemesi gerginliğin artmasını önlemiştir.

içindeki Ermenilerin, Karabağ’ın Ermenistan’a bağlanması yönündeki ısrarları önemli artış göstermiştir. 1.2. 1988 – 1994 Arası Gelişmeler 1988 yılına kadar sakinliğini koruyan mesele anılan yılda tekrar ve daha önceki halinden çok daha şiddetli bir biçimde gündeme gelmiştir. Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi Yerel Meclisi, Ermenistan’ın da teşviki ile 1988 yılı Temmuz ayında Azerbaycan’dan ayrılma kararı almış, ancak Azerbaycan Yüksek Sovyeti Başkanlık Divanı yerel meclisin kararını geçersiz ilan etmiştir (Aslanlı, 2001). Müteakip olarak konu SSCB Yüksek Sovyeti Başkanlık Divanı tarafından değerlendirilmiş, Divan, Karabağ sorununun varlığını kabul ettiklerini ancak sorunun Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne dokunulmadan çözüleceğini, konu ile ilgili kararın SSCB anayasası 78. maddesi uyarınca alınacağını ifade etmiştir (Aslanlı, 2001). 1989 yılı başlarında, gerginliğin artması, Ermenistan ve Azerbaycan Dağlık
5

yönetimlerinin sorunlara çözüm bulmakta yetersiz kalmaları nedeniyle

Karabağ Özerk Bölgesi yönetimi Moskova’ya bağlı hale getirilmiştir. Karabağ’ın anılan şekilde yönetimi aynı yılın Kasım ayına kadar devam etmiş, Kasım ayından sonra ise Sovyet Yüksek Kurulu Azerbaycan’ın Karabağ’a tam özerklik veren kanunlar çıkarması konusunda baskı yapmıştır.
6

1990 yılı başlarında Karabağ bölgesindeki gerginliğin şiddetli çatışmalara dönmesi üzerine Sovyet Yüksek Meclisi bölgeye müdahale etmek üzere askeri birlikler göndermiş; Bakü, Karabağ ve Karabağ’a yakın bölgelerde olağanüstü hal ilan edilmiştir. 23 Ağustos 1990 tarihinde ilan edilen Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi’nde Ancak aynı tarihlerde SSCB’nin çöküş sürecinin sonuna yaklaşıyor olacaklarının habercisi olmuştur. Nitekim Ermenistan SSCB’nin yıkılmasından önce, ancak Bağımsızlık Bildirgesi’nin ilanından sonra 21 Eylül 1991’de tam bağımsızlığını (SSCB’den ayrıldığını) ilan etmiştir. Parlamento’da 18 Ekim
5 6

7

Ermenistan’ın SSCB’den ayrıldığını belirten bir madde olmaması dikkat çekicidir. olması Ermenistan’la birlikte diğer Sovyet cumhuriyetlerinin yakında tamamen bağımsız

1991’de alınan karar ile

78. madde: “Herhangi bir Sovyet cumhuriyetinin sınırı onun rızası olmadan değiştirilemez” Ayrıntılı bilgi için bkz. Haydar Aliyev Vakfı, Azerbaycan Cumhuriyeti Resmi İnternet Sitesi 7 Bağımsızlık Bildirgesinin orijinal metni için bkz. Çalışmanın Ekler Bölümü.

9

Azerbaycan’ın bağımsızlığı da ilan olunmuş, Aralık ayında yapılan referandumla da onaylanmıştır. Karabağ ve çevresinde çatışmaların artması üzerine Azerbaycan Parlamentosu 26 Kasım 1991’de Karabağ’ın özerk statüsünü kaldırmış, bölgenin Milli Birlik Konseyi tarafından idare edileceğini bildirmiştir. Bunun üzerine Moskova, Ermenistan ve Azerbaycan’dan Karabağ’ın hukuki statüsünü değiştirecek eylemlerden kaçınmalarını istemiştir (Lütem, 2007). Anılan açıklamadan çok kısa bir süre sonra, SSCB resmen dağılmamışken Karabağ Ermenileri bağısızlıklarını ilan etmişler (10 Aralık 1991) ve Ermenistan tarafından tanınmışlardır. Tahmin edileceği üzere söz konusu karar Azerbaycan tarafından kabul edilmemiş, çatışmaların artmasına neden olmuştur. Anılan dönem içerisinde Azerbaycan’ın hem siyasi hem de askeri açıdan yetersiz bir durumda olması Bakü açısından önemli bir dezavantaj oluşturmuştur. Dönem itibariyle Azerbaycan’ın bölgedeki tek müttefiki Türkiye’dir, ancak Türkiye’nin söz konusu dönemde bölgede etkin bir rol oynamasının mümkün olduğu söylenemez. Öte yandan Kafkasya bölgesindeki diğer ayrılıkçı hareketleri (Gürcistan’da Abhazya ve Acara, Azerbaycan’da Karabağ) desteklemesi sebebiyle Ermenistan, Rusya ile müttefik durumdadır. Dolayısıyla her türlü askeri ve ekonomik destek kimi zaman örtülü olsa da Rusya’dan sağlanmaktadır. 1992 yılında çatışmalar ve işgaller tepe noktasına ulaşmıştır. Nitekim Azerbaycan topraklarının önemli bir kısmı bu dönemde işgal edilmiştir. Özelikle Şubat ayında Stepanakert’te gerçekleştirilen Hocalı saldırısı, sivil kayıplar ve şiddet boyutu dolayısıyla büyük tepki uyandırmıştır. Saldırıda 600’den fazla sivilin öldürüldüğü kaydedilmiş olup, 1300 kişiden fazla insanın katledildiği de iddia edilmektedir. Saldırıda kullanılan silah ve mühimmatın son derece gelişmiş olması hem Azerbaycan’ın saldırıya karşı koymasını zorlaştırmış hem de her ne kadar somut bulgular ile kanıtlanamasa da Rusların Ermenilere yardım ettiği iddialarını güçlendirmiştir. Anılan dönemde Ermenistan’ın BDT’ye üye olması ve topraklarında bir Rus üssünün bulunmasına izin vermesi sonucu Ermenistan’ın Rus desteğini aldığı düşünülmektedir (Aslanlı, 2001). Hocalı saldırısından sonraki tarihlerde ardı ardına Şuşa ve Laçin bölgeleri işgal edilmiş, Karabağ’ın tamamına yakın bir bölümü Ermeni kontrolü altına girmiş, Ermenistan ve Karabağ arasında bir koridor ile toprak bütünlüğü sağlanmıştır.

10

Aynı dönemde Ermenistan’ın Nahcivan’a saldırması dikkatlerin bu bölgeye kaymasına neden olmuş, saldırıdan bir kaç gün önce bazı BDT devletleri arasında imzalanan Kolektif Güvenlik Antlaşması ile anılan bölgedeki saldırının büyüme riski artmıştır. Zira söz konusu antlaşmayı imzalayan devletler, taraflardan birinin güvenliği tehlikeye düştüğünde birbirlerine yardım edeceklerini taahhüt etmişlerdir. Dolayısıyla Ermenistan’ın güvenliğinin Nahcivan nedeniyle tehlikeye girmesi halinde Rusya’nın olaya müdahale etmesinin önü açılmıştır. Söz konusu krize yönelik diplomatik girişimler ile ABD, AB, NATO gibi figürlerin açıklamaları bunalımın daha fazla büyümeden sonlanmasını sağlamıştır (Lütem, 2007). Nahcivan konusunda tasarrufta belirtilmesi gereken bir husus bölgenin özerk statüsünü belirleyen düzenlemelerde, Nahcivan’ın özerk statüsünün bozulması halinde devletlerin nasıl bulunacaklarının belirtilmemesidir. Olası bir durumda davranış seçişi tamamen ülkelerin inisiyatiflerine bırakılmıştır. Anılan durumun krizi sürekli kıldığı ve gerilimi bir potansiyel risk olarak sürdürdüğü düşünülmektedir. HARİTA 01: İŞGAL ALTINDAKİ AZERBAYCAN TOPRAKLARI VE KARABAĞ’IN DURUMU

KAYNAK: Azerbaycan Savunma Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi yönlendirme linkleri, www.karabakh.org

11

AÇIKLAMA: Koyu kırmızı ile gösterilen alan Dağlık Karabağ Bölgesi, onun etrafını çevreleyen ve kesik çizgiler ile belirtilen alan ise işgal edilmiş olan Azerbaycan topraklarıdır; Laçin, Kelbecer, Ağdam, Fuzuli,Cebrayil, Gubadlı ve Zengilan Rayonları. Beyaz renkli çadırlar geçici mülteci kamplarını, siyah renkli çadırlar ise ülke içinde yerinden edilmişlerin yerlerini göstermektedir.

Yukarıdaki haritada da görüldüğü üzere Azerbaycan’ın Ermenistan tarafından işgal edilmiş olan bölgeleri Karabağı çevrelemekle birlikte kendisınırındaki bölgelerdir. Sorunun çözülmesi girişimlerinde dile getirilen Laçin Bölgesinden bir koridor açılması, Ermenistanve Karabağ arasındaki toprak bütünlüğünü sağlayacaktır. 1992 yılında farklı zamanlarda ve farklı ülkelerin arabuluculuklarıyla kısa süreli ateşkesler sağlanmaya çalışılsa da her iki tarafın da ateşkes karşıtı tutumları –ki, söz konusu tutumlar ateşkes koşullarının dengeli ve adaletli bir biçimde oluşturulamamasından kaynaklanmaktadır– kalıcı barışı mümkün kılmamıştır. Karabağ’da 1993 yılı bir önceki kadar olmasa da yine işgallerin ve çatışmaların yoğun olarak yaşandığı bir dönem olmuştur. Ateşkes çalışmaları bu dönemde de sürdürülmüş ancak işgallerin önüne geçilememiştir. 4 Nisan’da Kelbecer’in işgali ile konu Türkiye tarafından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK)’ne götürülmüş; BMGK’ nin konu ile ilgili 822 sayılı kararı 30 Nisan 1993 tarihinde kabul edilmiştir. Söz konusu kararda Kelbecer dahil olmak üzere Azerbaycan’ın yakın zamanda işgal edilmiş diğer bölgelerinden tüm işgalci güçlerin çekilmesi istenmiş, barış süreci çerçevesinde AGİT Minsk Grubu’nun çalışmalara başlaması talep edilmiştir. Anılan kararda (ve konu ile ilgili alınan 853, 874 ve 884 sayılı diğer kararlarda) saldırgan tarafa herhangi bir yaptırımda bulunulacağı belirtilmediği ve caydırıcı önlemler alınması öngörülmediği için, Ermenistan’ın saldırgan tutumunu değiştirmesi ya da işgalin sona ermesi yönünde ciddi bir etkisi olduğunu söylemek mümkün değildir. İşgaller sonucunda bölgeden kaçanların (kaçkınların) Azerbaycan içinde barınma, güvenlik ve benzeri sorunları ortaya çıkmıştır. Söz konusu problemlerin çözülmesi ekonomik açıdan çok da iyi durumda olmayan Azerbaycan için kolay olmamıştır. Keza ülke içinde göreli düşük olan hayat standartları, göçmenler için daha da çekilmez hale gelmiştir.

12

Ankara. Azerbaycan’ın geçmişte askeri ve politik açılardan yetersizliğinin aleyhine sonuçlar doğurduğunu belirtmiştik. Batılı petrol şirketleri ile antlaşmalar yapılarak Batılı ülkeler ile iyi ilişkiler kurulması amaçlanmıştır.300 59. Sorunun Azerbaycan lehine çözümlenebilmesini sağlamak için girişimlerde bulunan Aliyev BDT’ye üye olmak ve BP’nin temsil ettiği Batılı petrol şirketlerinden oluşan bir konsorsiyum ile antlaşma imzalamak gibi iki stratejik adım atmıştır.300 33. 118-143.900 705.600 KAYNAK: OĞAN.000 51. Bu çerçevede. Bahar 2003.500 29. Benzer şekilde Azerbaycan’da yaşanan iç istikrarsızlıkların Karabağ politikalarına da yansıması nedeniyle. Ermeni Araştırmaları Dergisi.TABLO 02: İşgal Edilen Bölgelerden Kaçan Azerilerin Sayısı İşgal Edilen Bölge Yukarı Karabağ Laçin Şuşa Kelbecer Ağdam Fuzuli Cebrayil Gubadlı Zengilan Toplam Bölgeden Kaçan Azerilerin Sayısı 192.600 30. “Ermenistan’ın Tehcir Politikası ve Neticesi: Azerbaycan’da Göçmen Sorunu”.500 158.500 50. Karabağ sorununun Azerbaycan aleyhine sonuçlanması ya da “potansiyel sonucun” aleyhte bir eğilim göstermesi tahmin edilebilir bir durumdur. tarafların dirençlerinin zayıflamasına neden olmuş ve 1994 yılının Mayıs ayında ateşkesi mümkün kılmıştır. Haydar Aliyev’in 3 Ekim 1993’te iktidara gelmesiyle Karabağ sorunu farklı bir boyut kazanmıştır. Karşılıklı ve sürekli olarak devam eden çatışmalar. Sinan. BDT’ye üye olarak Rusya ile olan ilişkilerin geliştirilmesi ve düzeltilmesi.000 100. 9 Mayıs 1994 tarihinde Azerbaycan. Ermenistan ve Karabağ Ermenilerinin temsilcileri arasında Bişkek Protokolü imzalanmış ve Azerbaycan topraklarının %20’si işgal 13 . Rus desteğinin alınması.

• Karabağ serbest ekonomik bölge olacak. 1997 yılının Mayıs ayında hazırlanan bir plan sorunun çözümü için atılan önemli adımlardan birini teşkil etmekte ve aşağıdaki maddeleri içermektedir (Lütem. 1. • Anılan bölgelerde güvenlik AGİT güçlerince sağlanacak. 2007): • Karabağ Azerbaycan’a bağlı özerk bir bölge olacak. Ancak plan maddeleri tarafların çıkarlarına uygun olmadığı gerekçesiyle zaman zaman Ermenistan zaman zaman da Azerbaycan tarafından reddedilmiştir. Ateşkes sağlandıktan sonra Minsk Grubu. Ermenistan’ın Şuşa ve Laçin koridoru hariç işgal edilen topraklardan çekilmesi. Ancak benzer nedenlerden dolayı anılan plan da 14 . Karabağ sorununun çözümü için farklı zamanlarda taraflara çeşitli planlar sunmuştur. Rusya.altında olduğu halde kalıcı ateşkes sağlanmıştır. Minsk Grubunun süreç içerisinde aktif bir rol oynadığı gözlenmekle birlikte. BMGK kararlarına benzer şekilde bağlayıcı ya da caydırıcı yaptırımları haiz kararlar alıp uygulama yetkisine sahip olmadığı için sorununun günümüzde hala çözülmemiş bir problem alanı olarak kalmasında etkisi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Yukarıda maddeleri belirtilen plan Azerbaycan tarafından kabul edilmiş olsa da Ermenistan tarafından reddedildiği için yürürlüğe konamamıştır. Aynı yılın Aralık ayında ele alınan bir başka planda aşamalı işgal edilen topraklardan aşamalı olarak çekilme öngörülmüştür. Minsk Süreci Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı bünyesinde Karabağ sorununun barışçıl yollarla çözülmesini sağlamak amacıyla kurulmuş olan Minsk Grubu. Ateşkesin sağlanmasından sonra BM tarafından sorunun çözümü için görevlendirilen başlıca aktörlerden biri olan Minsk Grubu’nun çalışmaları başlamıştır.3. ABD ve Fransa tarafından “eş başkanlık” statüsü ile yönetilmektedir. • Ermenistan güçleri Karabağ dışındaki Azerbaycan topraklarından ve Şuşa kentinden çekilecek. anılan iki bölgenin durumunun sonra tayin edilmesi önerilmiştir. • Karabağ kendi anayasasını hazırlama hakkına sahip olacak.

• Nahcivan bölgesinin Ermenistan ve Karabağ’dan geçecek bir yolla Azerbaycan’a bağlanması. Ermenistan’ın de facto egemenlik kurduğu Karabağ’da 10 ila 15 yıl içerisinde yapılacak referandum çerçevesinde bu defa de jure bir hakimiyet kuracağı kaçınılmazdır. Karabağ’daki çarpışmaların bazı etnik unsurların bölgeden 15 da yanlış . bağımsız mı olacağı. Planın bazı maddelerinin Azerbaycan toprak bütünlüğünü dikkate almaması da reddedilme sebeplerinden olmuştur. bu yolun ve Ermenistan ve Azerbaycan sınır bölgelerinin uluslararası bir barış gücü tarafından denetlenmesi. Söz konusu kararda. Azerbaycan topraklarının önemli bir kısmının işgal altında bulunduğu ve ayrıca Karabağ’ın ayrılıkçı Ermeni güçler tarafından kontrol edildiği ifade edilmektedir. 2005 yılında Minsk Grubu’nun öncülüğünde ele alınan bir başka plan aşağıdaki çözüm önerilerini sunmuştur: • Karabağ bölgesi etrafında. ancak toprak bütünlüğü zedelendiği gerekçesiyle söz konusu plan Azerbaycan tarafından reddedilmiştir. Karabağ sorununa çözüm bulma süreci yukarıda sözü edilenlere benzer girişimler ile devam etmiştir. Batılı devletlerin sorunun çözülmesi için girişimleri 2000’li yıllara gelindiğinde artmıştır. Ermenistan’a mı.kabul edilmemiştir. Yine söz konusu karar. • Karabağ’ın statüsünün. Karabağ’da mevcut durumda sorunun başlangıcından beri Ermenistan’a bağlanmayı her fırsatta dile getiren Ermeni ekseriyet olduğu göz önünde bulundurulduğunda. yoksa Azerbaycan’a mı bağlı olacağı 10-15 yıl sonra yapılacak bir referandumla saptanması. Çeşitli konferanslar ve bazı devletlerin arabuluculuğu ile Azerbaycan ve Ermenistan devlet başkanları bir araya gelmiş. şeklinde bir değerlendirme yapmak çok olmayacaktır. Karabağ’da çatışmaların 10 yıldan fazla sürmesinin esefle karşılandığı. Ermenilerce işgal edilmiş olan yedi rayondan (bölge) beşinin boşaltılarak Azerbaycan’a verilmesi. Nitekim 1998 yılında ele alınan bir başka planda Karabağ ve Azerbaycan ortak bir devlet kurması önerilmiş. sorunun çözümü ile ilgili isteklerini dile getirmişlerdir. Sorunun tarafı olan iki ülke Azerbaycan ve Ermenistan Avrupa Konseyi’ne (Council of Europe) üye olduktan sonra Avrupa Konseyi konuyla yakından ilgilenmiş ve 25 Ocak 2005 tarihinde Karabağ sorunu ile ilgili karar almıştır.

Dağlık Karabağ bölgesine barışı koruyucu güçlerin getirilmesi. Anılan toplantıda müzakerelerin temelini oluşturması öngörülen “Madrid İlkeleri” olarak adlandırılan öneriler kabul edilmiştir. Türkiye Ermenistan sınırının açılması. 2. Azerbaycan’a verilen toprakların askeri varlıktan arındırılması. 5. 4. 6. 2007). Anılan bölgelerdeki Azeri göçmenlerinin durumlarının yeniden düzenlenmesi. Karabağ ve Ermenistan’ın Laçin koridoru ile bağlanması. Yerleri değiştirilen kişilerin ve mültecilerin eski yerlerine geri dönme hakkına sahip olmaları. Bazı Ermeni kaynaklarına göre söz konusu süreç Azerbaycan’ın karşı çıkışları nedeniyle baltalanmış. 7. Karabağ sorununun çözümü ile ilgili yakın dönemde atılmış en somut adımlardan biri 6 Haziran 2008 tarihinde Azerbaycan ve Ermenistan başkanlarının St. Ermenistan – Karabağ dış iletişimini üzerindeki engellerin kaldırılması. nihai statüsünün ise bir referandum ile belirlenmesi. Bir silahlı çatışmayla etnik unsurların zorla göç ettirilmesi ve ilgili bölgenin fiilen diğer bir devlete ilhak edilmesi sonucunda bir bölgenin ayrılmasının ve bağımsızlık kazanmasının mümkün olmayacağını da vurgulamaktadır (Lütem. Avrupa Konseyi’nin konu ile ilgili kararının orijinal metni bölümün sonunda sunulmuştur: Yukarıda sözü edilen görüşmelerin dışında iki ülke arasında Minsk Grubu’nun öncülüğünde 2004 yılında “Prag Süreci” olarak adlandırılan müzakereler başlamıştır. Ermenistan Dışişleri Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi 16 . Ermenistan askeri kuvvetlerinin Karabağ’ı çevreleyen Azerbaycan 8 topraklarından çekilmesi. Kararda bir devlet toprağından bir bölgenin ayrılarak bağımsızlık kazanmasının.çıkarılmasına ve etnik temizliğe benzer şekilde tek etnisiteden oluşan bölgeler yaratılmasına neden olduğu vurgulanmaktadır. Söz konusu ilkeler: 1. 8 Ayrıntılı bilgi için bkz. ilgili bölge halkının demokratik desteğini temel alan yasal ve barışçı bir süreç içerisinde gerçekleşebileceği ifade edilmektedir. Dağlık Karabağ’ın statüsünün belirlenmesi. 3. çözüme ulaşılamamıştır . Petersburg’da bir araya geldiği toplantıdır. 8.

belirtilen uluslararası konjonktürün geleceği ile de yakından ilgili olduğu değerlendirilmektedir. Bölgedeki güç dengeleri ve jeopolitik-jeostratejik yaklaşımlarda kimi değişikliklere yol açabilecek bir gelişme olarak değerlendirilen TürkiyeErmenistan yakınlaşmasının. Türkiye-Ermenistan yakınlaşmasının. uluslararası konjonktür ile bağlantılı olduğu değerlendirilmektedir. Minsk Grubu’nun eş başkanlarından Rusya’nın girişimi ile Karabağ Sorunu ile ilgili bir deklarasyon yayınlanmıştır. Karabağ sorununun çözümüne ilişkin prensipleri belirten bir dokümanda. Dağlık 17 . 1. Azerbaycan tarafının. özelikle 2009 Nisan ayından bu yana TürkiyeErmenistan ilişkilerindeki gelişmelere verdiği tepkiler. soruna taraf olmayan Türkiye ile Ermenistan ilişkilerini düzenlemeye yönelik bir maddenin de konulmuş olmasıdır. Burada dikkati çeken husus.4.9. c) Sorunun çözüm sürecinde Minsk Grubu’nun yardımlarının devam etmesinin taahhüt edilmesi. a) Dağlık Karabağ sorununun siyasi ve barışçıl yollarla çözülmesi. b) Dağlık Karabağ sorununun uluslararası hukuk kurallarına göre çözülmesi ve düzenlenmesi. Söz konusu deklarasyon. e) Sorun çözüldükten sonra uluslararası statükonun garanti altına alınması. Hemen ardından aynı yılın Kasım ayında. diplomatik ilişkilerin yeniden tesisinin. f) Karşılıklı güven ortamını oluşturulması amaçlarını taşımakta idi. Azerbaycan’ın. sınırın açılmasının ve söz konusu ilişkilerin geliştirilmesinin. şeklinde özetlenebilir. Karabağ Sorununa İlişkin Görüş ve Değerlendirme Çalışmanın ilgili bölümlerinde de aktarıldığı üzere. Dağlık Karabağ sorununun geleceğinin. Anılan deklarasyon ile sorunun çözümü için ilerleme kaydedildiyse de nihai bir çözüme ulaşılamamıştır. Azerbaycan-Ermenistan ilişkileri ve Dağlık Karabağ sorunu ile yakından ilgili olduğu düşünülecek olursa. Barış gücü harekâtı dâhil uluslararası güvenlik garantileri ve yardımların temin edilmesi. d) Müzakerelerin Madrid İlkeleri çerçevesinde yürütülmesi.

belirtilen parametreler bağlamında anlamlıdır. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin protokolleri onaylamayacağını açıklaması. Dolayısıyla. Dağlık Karabağ sorunu çözülmeden. özellikle enerji alanında. Ancak. Ermenistan’daki ekonomik gelişim. bölgedeki güç dengelerini değiştirebilecek nitelikte gelişmeler olacaktır. Azerbaycan ile Ermenistan silahlı kuvvetleri arasındaki fiziki güç açığının derinleşmesi söz konusu olabilecektir. Azerbaycan savunma yeteneklerinin ulaşabileceği seviye konusunda. salt Türkiye ile olan sınırın açılması bağlamında değil. bugün itibariyle. Dolayısıyla. Türk yetkililerin. Türkiye’ye yönelik enerji fiyatlarında potansiyel değişiklikler. Rusya ile ilişkilerini derinleştirebilecek olması. bir ön şart kimliğinde ortaya çıkmaktadır. şüphesiz. Azeri askeri–stratejik kültürü ve SSCB döneminin 18 .Karabağ’da “kabul edilebilir” bir çözüme ulaşılmadan. Azerbaycan tarafında. Türkiye ile Ermenistan arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisine kesinlikle karşı çıktığını açık şekilde ortaya koymaktadır. Azerbaycan’ın söz konusu reaksiyonlarla bağlantılı dış politik gelişmeler kapsamında. Dağlık Karabağ sorununda tarafların üzerinde mutabakata varabilecekleri bir çözümün geliştirilmesi Türkiye-Ermenistan ilişkilerindeki gelişmelerin de etkisiyle. Azerbaycan askeri kapasitesi. “gelişmenin” ne anlama geldiği ve sınırları konusunda kuşkuların varlığı da göz ardı edilmemelidir. Azerbaycan’la kıyaslandığında oldukça yavaş ve zayıf kalmıştır. çalışmanın ilgili diğer bölümlerinde de üzerinde durulan faktörlerden birisi. Dağlık Karabağ sorununun çözümü ile ilgili yaklaşımlar göz önünde bulundurulduğunda. zamanın Ermenistan’ın yanında olmadığıdır. Türkiye-Ermenistan yakınlaşması ile ilgili değerlendirmelerde sıkça dile getirilen. Minsk Grubu üyelerine. Azerbaycan ile karşılaştırılamayacak düzeyde olması (Azerbaycan’ın savunma bütçesinin yaklaşık dörtte biri). Azerbaycan ile yürüttüğü müzakerelerin bir çözüme kavuşturulabilmesi bakımından da önemli bir etken kimliğinde olduğu değerlendirilmektedir. zaman ilerledikçe. zaman probleminin. Bakü’nün Ermenistan’a ve Dağlık Karabağ’daki yönetime karşı fiili üstünlük elde etmesini sağlamaktadır. Dağlık Karabağ sorununun çözümü konusunda bir “gelişme” sağlanması için çabalarını hızlandırmaları gerektiği yönündeki çağrıları. Ermenistan’ın tüm bütçesinden daha fazla olduğu belirtilmektedir. Ermenistan’ın savunma bütçesinin. Ermenistan tarafı açısından. Azerbaycan’ın savunma bütçesinin.

belirtilen durumun. Dağlık Karabağ ve çevresinde Ermenistan tarafından işgal altında tutulan bölgelerin geleceği ile ilgili yürütülen tartışmaların ve bir bütün olarak Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin. 2009 Nisan ayından bu yana Azerbaycan tarafından yapılan açıklamalar incelendiğinde. Erivan üzerindeki caydırıcı etkisi dolayısıyla ciddiye alınmalıdır. Azerbaycan içinde yaşanan ve Dağlık Karabağ sorunu ile bağlantılı gelişmelerin. Dağlık Karabağ sorunu ile daha iç içe geçmiş durumdadır. ülkenin iç siyasetini. Dağlık Karabağ’ı özgürleştirmek için hazır olduğunun vurgulanması göze çarpmaktadır. Ermenistan’da kamuoyunun tutumu bu durumu daha da derinleştirmektedir. ordunun Ermenistan’la savaşmak için hazırlık yaptığını açıklamaları da aynı döneme denk gelmiştir. Azerbaycan tarafında bazı eski devlet adamlarının. 19 . Ermenistan içinde önemli bir etkinlik kazandıklarını söylemek mümkündür. uluslararası aktörlerin kamuoyunda isteksiz ve güvenilmez olarak algılanan davranış biçimlerine bağlı olarak. Ermenistan işgali altında tutulan toprakların geri alınması için sert güce başvurulması yönünde bir baskı unsuru haline gelebilme olasılığı da yukarıda belirtilenlerle birlikte ele alınması gereken bir konudur. belirsizlikler mevcut olsa da. Dağlık Karabağlı Ermenilerin. Ermenistan ve Dağlık Karabağ’daki Ermeni kuvvetleri için önemli bir avantaj oluşturduğu düşünülmektedir. Robert Koçaryan’ın iktidara gelmesinden bu yana geçen süre içinde. Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin. Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin seyrine. Azerbaycan’a bir avantaj sağladığı açıktır. özellikle 90’lı yıllar boyunca etkilediğini söylemek mümkündür. Dağlık Karabağ çevresinde işgal altında tutulan bölgelerin oluşturduğu “ön cephenin”. Yine de anılan gelişmeler. Azerbaycan kamuoyunun. Bu durum kuşkusuz ki.yarattığı alışkanlıklar sonucu oluşan moral faktörler nedeniyle. iki ülke iç politikalarında etkili olduğu bilinmektedir. Öte yandan Ermenistan’ın askeri üstünlükleri de göz ardı edilmemelidir. bu tip açıklamaların gerçeği yansıtmadığı ve konjonktürel koşulların geniş çaplı bir Azeri operasyonuna uygun olmadığı değerlendirilmektedir. çalışmanın genelinde belirtildiği üzere. müzakere masasında. Aliyev yönetimini en çok zorlayan hususlardan biri olma potansiyelini taşımaktadır. Ermenistan iç siyaseti ise. Buna karşın.

Ankara’nın. Ayrıntılı bilgi için bkz. Türk–Ermeni sınırının durumu gibi Ankara–Erivan hattındaki politik ajandanın önemli maddeleri. bölge ve sistem algısı ile yakın ve uzak komşuluk ilişkilerini hangi parametreler çerçevesinde ve nasıl bir perspektifle yorumladığını irdelemek önem arz etmektedir. soykırım iddiaları. Karabağ sorunu bağlamında Türkiye odaklı değerlendirmeler ilerleyen aşamalarda daha ayrıntılı olarak ele alınacaktır. önemli değerlendirilmektedir. Ermenistan’ın Stratejik Perspektifi: Erivan bölgesini ve dünyayı nasıl algılıyor? Erivan’ın ülke. karar alma süreçlerinde akılcılığın yanında. Ermenistan’ın stratejik algı ve perspektifininin sağlıklı biçimde analiz edilebilmesi amacıyla. benimsenen ilke ve yöntemler bağlamında. yeteneklerini ve güvenilirliğini kanıtlama açısından risk ve fırsatları içinde barındıran bir denklem olma niteliğini taşımaktadır. 2008. İstanbul. politik seçkinlerin tutumları üzerinde etkin karakteristiği yansıtmaktadır. Beril Dedeoğlu. tek yanlı karar alma ve çatışmayı bir seçenek olarak göz önünde bulundurma faktörleridir. Çatışmacı güvenlik stratejilerinde de diplomasi. Synder tarafından literatüre sokulduğu bilinmektedir (1977). Stratejik kültür. 20 . Zira. İlk kez. 2. Avrupa güvenlik yapılanmasının. Dağlık Karabağ. Yenyüzyl Yayınları. belirtilenkapsamda. çalışmanın bu bölümünde ağırlıklı olarak Ermenistan 9 9 10 Barışçıl güvenlik stratejileri tarafların çatışmaya varmadan diplomatik. çatışmaların çözümü ve barışın korunması çalışmalarına verdiği önem bilinmektedir. ekonomi bir araç olarak kullanılabilmekte ancak bu noktada ayırıcı husus. Avrupa Birliği güvenlik yapılanması için de. ekonomik. müzakere gibi zeminlerde uyguladıkları güvenlik stratejileridir. Uluslararası Güvenlik ve Strateji. Kafkasya ve Orta Asya bölgeleri ile ilişkilerini geliştirme iddiasında olan çözümün Avrupa Birliği’nin Dış ve Güvenlik AGİT Politikaları için ile birlikte olduğu değerlendirildiğinde. 10 Stratejik karar alıcıların eğilim ve alışkanlıklarının toplamını ifade etmek için kullanılır. muhatabının psiko–politik niteliklerini ve stratejik kültürünü göz önünde bulundurması zorunlu görünmektedir. ERMENİSTAN STRATEJİK ALGISI VE AÇILIM SÜRECİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME 2.1. barışçıl ya da çatışmacı güvenlik stratejilerinden hangisi kapsamında çözümlenmeye çalışılırsa çalışılsın.Karabağ sorunu. uluslararası çaba neticesinde tarafların üzerinde uzlaşacağı bir bulunabilmesinin.

Zira. bilimselliği zedeleyici bir seçicilik ile gerçeği bulunduğu zeminden olumlu ya da olumsuz yönde saptırabilecek bir hayli yayın. oldukça sert ve tamemen subjektif unsurlara dayandığı ya da Ermenistan ulusal sınırları dahilinde kaldığı hususunda önemli kuşkular yaratan bir milliyetçilik anlayışının varlığıdır.kaynaklarından yararlanılmıştır. Ermenistan’ın anayasası. ulusal güvenlik strateji belgesi. klasik bilgistratejik bilgistratejik analiz analitik sürecinin açıklayıcı niteliğinin oldukça güçlendirildiği düşünülmektedir. mevcuttur. askeri doktrini. vatandaşlık kanunu gibi devletin temel niteliklerini ve önceliklerini ortaya koyan resmi belgeleri esas alınmıştır. geriye kalan referanslara teorik açıklayıcılık kapsamında başvurulmuştur. özellikle Türk–Ermeni ilişkileri alanında. “Ulusal Güvenliği Garanti Eden Faktörler ve Politikalar” başlıklı ikinci bölüm ise Ermenistan–Diaspora ilişkilerinin sürekli geliştirilmesini ve diaspora potansiyelinin “daha geniş eylemselliğini” amaçlamaktadır. özellikle Erivan yönetimine getirilebilecek moral nitelikli eleştiriler de göz önünde bulundurularak salt Ermenistan resmi belgelerinden yararlanılması uygun bulunmuş. ulusal savunma doktrini. bağımsızlık bildirgesi. “Ermeni Kimliğinin korunması ve sürdürülmesi” ifadesinin. Bu sayede. mesleki eğilimler ve tarih algısı nedeniyle istem oluşabilecek ön yargıların önüne geçilmesi ile Erivan’ın algıları analiz edilirken. Bu nedenle. “Ermeni ulusal ruhani mirasının 21 . Türkiye’de faaliyet gösteren ve Türk uzmanların görev yaptığı bir düşünce kuruluşunca hazırlanan bir çalışmanın. giriş bölümünde. manüpilasyona ve bilgi kirliliğine fazlasıyla açık olduğu düşünülen söz konusu sahada. Bu nedenle. Belirtilen çerçevede. Ayrıca.2. temel hedefler arasında kullanıldığı söz konusu starateji belgesi. ulusal güvenlik anlayışının temel değerlerinden biri olarak ilan edilmiştir. Türkiye–Ermenistan ilişkileri üzerine. Ayrıca. birinci bölümünde “Ermenistan Cumhuriyeti Ulusal Güvenliğinin Temel Değerlerini” tanımlamış. 2. Ermenistan Stratejik Kültüründe Sınır Aşan Milliyetçilik ve Irksal Faktörler Ermeni Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde dikkat çekici bulunan başlıca unsur. Türk literatüründen ya da öznel ve radikal Ermeni literatüründen özenle kaçınılması gerektiği değerlendirilmektedir. “Ermenistan dahilindeki ve diasporadaki Ermeni ulusunun kimliğinin korunması ve geliştirilmesi”. faaliyetin hedefleri değil ancak bulguları hususunda nesnellik kaygısını özellikle taşıması gerektiği düşüncesindeyiz.

ucu açık bir “Ermeni kimliği” algısından söz etmek mümkün görünmektedir. açık bir Ermeni Ulusu ya da diaspora tanımı yapmamış olmasıdır. birinci maddesi. Söz konusu durum. “Ermeni Ulusu’nu korumak” ve diasporanın kimlik temelinde dahi güvenliğini sağlamak gibi iddalı misyonlar üstlenirken. Erivan’ın. Erivan’ın vatandaşlık algısının da irdelenmesi yerinde olacaktır. maddesinde. ki buradan Ermenistan vatandaşı anne ya da babadan doğmak kastedilmemiş olup. yüksek ve maceracı ulusal idealler ile oldukça kısıtlı imkan ve kabiliyetler arasına sıkıştığı değerlendirilen askeri–politik açmazlarını açıklar niteliktedir. Yine aynı yasanın 13. ırkçı ve tehditkar olabilecek bir yaklaşımı (en azından) anımsatmaktadır demek yanlış olmayacaktır. Yukarıda belirtilenlere ek olarak. Ermenistan vatandaşlığına hak kazandığı belirtilmektedir. Herhalde yukarıda sunulan ifadeler dahi. Başka bir ifadeyle. ikinci paragrafında. belirtilen durum ayrı bir maddede ele alınmıştır. Bu nedenle Erivan’ın ve Ermeni elitinin. 2007). Erivan belki anayasasında açıkça ırka dayalı bir yurttaşlık tanımı yapmamaktadır ancak ırk faktörü. kolaylaştırılmış prosedürlerin ardından Ermenistan vatandaşlığı kazanabileceği” belirtilmektedir. kişinin “Ermeni soyundan gelmesi [is Armenian by origin –is of Armenian ancestry–]” durumunda. demografik faktörler ve Ermenistan’daki düşük yaşam kalitesi nedeniyle çift vatandaşlığa geniş bir serbesti 22 . Kanımızca dikkatle üzerinde durulması gereken hususlardan biri de. Başka bir ifadeyle. Ermeni etnik kökenine sahip her bireyi Ermenistan ulusal güvenlik stratejisinin ve paradigmasının bir unsuru kabul etmek. bölgede Erivan merkezli revizyonizm ya da irredentizm kaygılarına da somut zemin ve rasyonel gerekçe oluşturabilmektedir. Erivan’ın bu çalışmanın genelinde açıklanacak olan. Ermenistan vatandaşlık kanununun (1995). Ermenistan vatandaşlığı ile sınırlanmayan. “Ermeni etnisitesini haiz olan bir bireyin [a person of Armenian ethnicity]. tek başına Ermenistan vatandaşlığı kazanmak için yeterli bir unsur olabilmektedir.ve ulusal kimliği sembolize eden faktörlerin geliştirilmesi” gibi romantik milliyetçi retoriği çağrıştıran moral hedefler de öngörülmüştür (Ermenistan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi. Ermenistan vatandaşlık yasasının (1995). ki Ermenistan vatandaşlığına hak kazanma kriterleri de ırksal faktörleri nedeniyle tartışmaya fazlasıyla açıktır. Avrupa’da ya da ABD Kongresi’nde bulduğu yoğun sempati ve desteği açıklarken. Ermenistan’ın Rusya Federasyonu ile stratejik işbirliğine karşın.

Ayrıca. Zira. “Bitmeyen yas” olarak da adlandırılabilecek ve sağlıklı bir tepki olmaktan oldukça uzak olan söz konusu durum. kolektif bir saplantı haline getirilmiş ve esasından uzaklaşarak düşmanca bir hal almış psiko–sosyal travma şeklinde tanımlanabilecek olan “seçilmiş travma” faktörünün ve revizyonizmin de. Ermeni kökenli olmak” gibi ifadeler. Ermeni soyundan gelmek koşulundan ayrı bir maddede ele alınmış. Osmanlı Türkiyesi ve Batı Ermenistan’da Bildirgesi. “Ermeni etnisitesi” ya da “Ermeni soyundan gelmek. İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve esnasında yaşanan trajediler de düşünüldüğünde ürkütücü görünmektedir. 1990). Ermeni politik seçkinlerinin. Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi’nde yansıması olduğu düşünülmektedir.tanıması ya da vatandaşlık kabullerinde esnek davranması doğal kabul edilmelidir. Bildirgenin 11. 2009). politik psikoloji literatüründe önemli bir yer tutan ve yası tutulmamış. Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi de (1990). ulusal karakter ile bağımsızlık azim ve kararlılığını vurgulayan bir dokümanda 1915 soykırım iddialarına yer verilmiş olmasıdır. 1995). soykırım iddialarını sürekli gündemde tutarak saldırgan bir tutum sergilemeleri. “Ermenistan Cumhuriyeti. resmi kayıtlarda Ermeni milliyetçiliğinin incelenmesi yönünde önemli örneklerden biridir. Dolayısıyla. “Ermenice konuşan bireyler” çıkarımına indirgenmesi de hemen hemen olanaksızlaşmıştır (Ermenistan vatandaşlık kanunu. soykırım faktörü Ermeni toplumu açısından 1948 Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’yle tanımlanan ve insanlığa karşı işlenmiş bir suç olan genocide eylemini aşarak. Söz konusu hususlardan ilki. bağımsızlık bildirgesi gibi. Kanımızca yukarıdaki ifade. ulusal kimliği oluşturan takıntılı bir kolektif mağduriyet psikolojisi haline gelmiştir. diaspora Ermenileri’nin Ermenistan Cumhuriyeti vatandaşlığı hakkına sahip olduğunu belirtmekte ancak net bir “diaspora Ermenileri” tanımı yapmamak suretiyle. 1999. barındırdığı iki husus bakımından dikkatle incelenmeye değer görülmelidir. nitelikleri daha önce vurgulanan Ermeni milliyetçiliğinin canlı ve “arzu edilen 23 1915 soykırımının uluslararası tanınmaya kavuşması amacını destekler” ifadesine yer vermektedir (Ermenistan Bağımsızlık . Çevik. Buradan hareketle denilebilir ki. akılcılığın önüne sıklıkla geçebilmektedir (Volkan. maddesi. vatandaşlığa hak kazanmak için Ermenice’ye hakim olmak dahi. Anılan bildirge de. Bununla birlikte. böylece Ermeni soyu ya da etnisitesi ifadesinin. sınır aşan ve ırksal faktörler içeren Ermeni milliyetçiliğinden izler taşımaktadır kanaatindeyiz.

Öncelikle belirtilmelidir ki. yüzyıla kadar uzanan tarihsel demografik veriler. sınır aşan nitelikler. mağduriyet psikolojisi. söz konusu ifadenin barındırdığı saldırgan yaklaşıma odaklanmaktadır. 24 .radikallikte” tutulmasına hizmet ederken. Çalışma genelinde de yinelenebileceği üzere. yine bu çalışmada yer verildiği üzere Nuh Peygamber’in gemisinin Ağrı Dağı’nda olduğuna inanılması ve Ermeni toplumunun Nuh Peygamber ile bulunduğunu ileri sürdüğü soy bağı. 1990). Zira. rasyonel ölçütler içerisinde ancak mitolojik bir değer ifade etmekte ve belki de kültürel antropoloji araştırmalarına konu olabilecek nitelikleri barındırmaktadır. herhalde hiçbir toplumun sahip olamayacağı bir politik ayrıcalıktır. çevrelerindeki ulus ve toplulukların da mitolojilerinin olduğunu. haklı gerekçelerle. mağduriyet psikolojisinin yarattığı ruh halinin toprak talepleri gibi akılcılık ve gerçekçilikten oldukça uzak tutumların geliştirilmesine neden olabilmektedir. bu çalışmanın ortaya koyduğu 16. Bu çalışma. tüm bu niteliklerin Erivan’ın tavrı ve devlet–halk (ki halk ifadesi yurttaşlık ile sınırlı değildir) arasında karşılıklı etkileşimle ortaya çıkan sert. belirtilen hususta farklı bir yaklaşım ortaya koymaya çalışacaktır. Belirtilmesi gerekli görülen ikinci husus da. 21. Ermeni siyasi seçkinleri ve entelektüellerinin. Ayrıca. güvenlik odaklı ve resmi niteliği de haiz bir milliyetçilik anlayışının var olduğudur. ofansif realist tutum gibi faktörlerin mevcudiyetinin yanı sıra bu çalışmanın tespiti. halihazırda Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik alanı olan bir bölgeden “Batı Ermenistan” olarak söz edilmesidir (Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi. Binlerce yıl öncesine uzanan mitolojik efsanelere ya da bir veya birkaç milenyum öncesinin sosyo–politik ve demografik koşullarına dayanılarak. Ermeni milliyetçiliğine yönelik Türk literatüründe bulunan. etnisite vurgusu. “Batı Ermenistan” ifadesinin çok daha karmaşık kodlar içerdiğini söylemek mümkündür. Bununla birlikte. yüzyıl uluslararası sisteminde ulus devletlerin sınırlarını yeniden belirlemek. bir ya da birkaç milenyum öncesinde bugün bir kısmı kendi ulusal egemenlik alanları dışında kalan coğrafyalarda yaşadıklarını ve Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi’ne yansıyan tutumun sakıncalı bir örnek teşkil ediyor olabileceğini göz önünde bulundurmalarının zaruri olduğu düşüncesindeyiz. Sonuç olarak belirtilmelidir ki. diğer yandan da. bölgenin nüfus ekseriyeti bakımından “Batı Ermenistan” olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Türkiye’de ilgili alanda yapılan çalışmaların hemen tümü. Anılan saldırgan yaklaşım irdelenecek olmakla birlikte.

Söz gelimi. Zira.gerek Karabağ sorununun çözümünün ve gerekse Türkiye–Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesinin önündeki en büyük engel olarak anılan anlayışın bulunduğu değerlendirilmektedir. söz konusu paradigma değişmediği sürece barış süreci salt hukuki garantiler ve pragmatik sonuçlar üzerine kurulacaktır ki. barışı sağlayan parametrelere ilişkin süreklilik iradesi anlamına gelebilecektir. Azerbaycan’ın topraklarının işgal edildiği ve Türkiye Cumhuriyeti topraklarının bir bölümünün “Batı Ermenistan” olarak adlandırıldığı. Bu nedenle Türk entelektüellerinin özellikle açılım sürecinde “fazlasıyla özeleştirel” bir tavır geliştirdiği değerlendirilmektedir. toplumlar arasındaki psiko–politik zemin normalleştirilmeden hukuki. 11 Uluslararası ilişkiler terminolojisi statükonun korunması eğilimine (statükoculuk) doğal ve genel bir olumsuz moral anlam yüklememektedir. örneğin 1959–60 Londra–Zürih Antlaşmaları’nın güçlü garantilerinin Kıbrıs’taki statüko üzerinde ne denli bir koruma sağlayabildiği veya Lozan’ın Ege Adaları’nın silahsızlandırılmasını ne ölçüde temin edebildiği bu hususta anımsanmalıdır kanaatindeyiz. Ermenistan vatandaşlığı için “Ermeni soyu” faktörünün bir kabul koşulu olarak değerlendirildiği statükonun. Erivan’ın öngördüğü bir sonuç olduğu unutulmamalıdır. 25 . DİASPORA ERİVAN YÖNETİMİ ERMENİSTAN KAMUOYU Sınır aşan ve Irksal Faktörler İçeren Ermeni Milliyetçiliği Döngüsü Başka bir anlatımla. barışçıl bir ortamda statükocu olmak. Zira Türkiye’nin statükoculuk ile “suçlandığı” 11 bir dönemde. askeri ya da politik düzenlemelerin sağlayacağı garantilerin konjonktürel koşullara fazlasıyla bağımlı olacağı ve ilişkilerde istikrar adına yeterince güçlü teminatlar veremeyeceği düşünülmektedir.

ABD ve AB ile uzak komşuluk ilişkileri.3. askeri doktrin ve ulusal savunma doktrini gibi dokümanlar ise konuları detaylandırmakta ve özel alanlara indirgemektedir (Bartholomees [ed]. uluslararası sistemi ve sistemin gerek devlet. Ermenistan’ı anlamak hususunda oldukça geçerli bir referans niteliği taşıdığını ortaya koyar niteliktedir (EUGSB. gerekse uluslararası ve ulus ötesi güçlü aktörlerini. Türkiye’nin Azerbaycan ile stratejik ortaklık geliştirmesini temel tehdit olarak algılamaktadır (Ermenistan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi. Ermenistan’a yönelik izolasyonlar ve Türkiye–Azerbaycan stratejik ortaklığı ile Azerbaycan’ın askeri modernizasyon faaliyetlerine güvenliğe ilişkin hemen her resmi belgede yineleyerek yer vermektedir. Ermenistan Güvenlik Anlayışı ve Tehdit Algısı Bu bölüm çerçevesinde yanıt aranacak olan temel sorulardan biri. özellikle Karabağ odaklı paranoid bir bölgesel tehdit atmosferinde hissettiği. Güvenlik ve stratejiye ilişkin teorik yaklaşımlarda genel kabul gördüğü üzere. Ermenistan Devleti tarafından uygulanacak “her politikaya” bizzat temel teşkil edeceğini belirtmesi de. Ermenistan Askeri Doktrini. Rusya ile stratejik ortaklık. Erivan’ın kendisini Türkiye ve Azerbaycan tarafından. Erivan da son dönemde hazırladığı belgeler ile yukarıda aktarılan kuralı bozmamakla birlikte. Kimi bölümlerinin tekrar eden yakınma ve kaygılar silsilesinden oluştuğu söylenebilecek Ermeni güvenlik strateji belgeleri ve doktrinleri. barış gücü operasyonları ile AB ve NATO gibi kurumların hemen her programına iştirak etmek suretiyle entegrasyon süreçlerinin güçlendirilmesi ve 12 Tehdit algılamalarını doğrudan meydan okumalara değil. Ermenistan yönetici seçkinlerinin ve devletinin bölgeyi ve sistemi güvenlik bağlamında nasıl algıladığıdır. ulusal güvenlik strateji ya da siyaset belgeleri daha makro yaklaşımlara yer verirken. 2007). entegrasyon yolu ile “kazanılacak” güvenlik garantileri olarak görmektedir. Karabağ sorunu. muhatabın göreli olarak güçlenmesine odaklı geliştiren realist uluslararası ilişkiler paradigması 26 . Erivan’ın son derece hassas ve fazlasıyla kuşkucu bir güvenlik algısı bulunmaktadır. 2007. Öncelikle belirtilebilir ki. Birçok niteliği ile ofansif realist 12 bir uluslararası ilişkiler paradigmasının varlığını hissettiren söz konusu yaklaşım. Yukarıda belirtilen tablo çerçevesinde. Ayrıca söz konusu belgenin. 2008). örneğin. 2007).2.

birer ulusal güvenlik garantisi olarak değerlendirilmektedir.  Askeri güvenlik alanından işbirliğine uygun koşullar yaratacak uluslararası entegrasyon süreçleri. Doktrin. Aynı şekilde EUGSB (2007).  Türkiye–Azerbaycan stratejik ortaklığı ve söz konusu ilişkinin ortaya koyduğu gelişmeleri. Dolayısıyla resmi milliyetçi söylem ve paradigmanın EUGSB’de teknik bir anlam kazanarak gözlemlendiği söylenebilir.  İzolasyonları dış tehditler olarak tanımlamış. söz konusu unsurları:  İmkan ve kabiliyeti bakımından yeterli düzeyde bulunan bir silahlı kuvvetler. Ermenistan Askeri Doktrini (2007) temel olarak:  Azerbaycan’ın askeri modernizasyon faaliyetlerini. bulundukları ülke ve uluslararası kamuoyunu etkileme kabiliyeti bulunan tüm “Ermeni kökenli” topluluklar ve bireyler. Erivan’ın sınır aşan ve ırksal faktörleri de içeren resmi milliyetçilik anlayışı çerçevesinde.diaspora aracılığıyla güvenlik endişelerini dengeleme yoluna gittiği değerlendirilmektedir. ulusal güvenliğe yönelik iç tehditler bölümünde ulusal moral unsurlar ve vatanseverlik anlayışı için öncelikle aileyi “görevlendirmekte”. “Ermeni diasporasında ulusal ve kültürel kimliğin zayıflamasını” ulusal güvenliğe yönelik bir dış tehdit kategorisinde değerlendirmesi dikkat çekicidir. Bununla birlikte Ermenistan Askeri Doktrini (2007) açısından asıl dikkat çekici olan hususun askeri güvenliği sağlayan unsurların belirtilmesi sırasında ortaya çıktığı düşünülmektedir. uluslararası terörizm gibi bu tür belgeler açısından konjonktürel retorik olarak tanımlanabilecek hususlara da yer vermiştir. Ayrıca Ermenistan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nin (EUGSB) (2007). “ulusal ideallerin yeterince farkında olunmaması” ve ulusal kimliğin “yanlış yorumlanmasını” birer iç tehdit olarak sınıflandırmaktadır.  Bölge ülkeleri ile silahlı çatışma riskini azaltacak faktörler ile 27 . kitle imha silahlarının yayılması. Ermenistan sınırları dışında yaşayan.

EUGSB ve Ermenistan Askeri Doktrini gibi Ermenistan Cumhuriyeti ve “Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin” 28 . NATO. BM. askeri doktrin gibi teknik bir belgede dahi. Erivan’ın. uluslararası kuruluşlara ve entegrasyon süreçlerine silahlı kuvvetleriyle birlikte bir güvenlik garantisi olarak atıfta bulunması. Ermenistan Ulusal Güvenliği Bölgesel Tehditler: Türkiye ve Azerbaycan Uzak Komşuluk ve Entegrasyon Garantileri Ermenistan Tehdit – Sistem Algısı Erivan yönetiminin güvenlik algısı için başvurulabilecek bir diğer kaynak da. Ermenistan stratejik kültürünün uluslararası sistemin bizatihi kendisini bir güvenlik aktörü olarak algıladığı ve uzak komşuluk ilişkilerini bölgede Azerbaycan ve Türkiye’yi dengelemek için kullandığı düşünülmektedir. Ermenistan Savunma Strateji Belgesi’dir (2007). AGİT gibi uluslararası figürlerin bölgedeki istikrarı güçlendiren faaliyetleri şeklinde sıralamaktadır. Ermenistan Askeri Doktrini’nin kapsamı dahilinde ancak ikinci ana bölümde ve “Ermenistan Cumhuriyeti’nin Savunma Stratejisi” başlığı ile ele alınan belge. Yukarıda ortaya konulan durumdan anlaşılacağı ve daha önce de belirtildiği üzere. KGAÖ.

 Belgenin özü itibariyle savunmacı (defansif) vurgulanmaktadır. bizzat adı zikredilerek işbirliği hedefiyle askeri öncelikler kategorisinde ele alınmaktadır. stratejik kültür kavramı. Ermenistan Savunma Strateji Belgesi (2007) ve EUGSB (2007) ile Askeri Doktrin (2007) kapsamında genel değerlendirmeyle ele alınacaktır.4. Öncelikle belirtilmelidir ki.  Rusya Federasyonu ve Ermenistan Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler stratejik ortaklık şeklinde tanımlanmış ve söz konusu ilişkiye askeri güvenlik ölçütünde çok büyük önem atfedilmiştir. Bunlar: Konsept Çeşitliliği ve Risk bir karakterde olduğu 29 . Ermenistan Stratejik Kültüründe Minimizasyonu Bu aşamada Ermenistan stratejik kültürünün güvenlik algısı.  NATO da. 2. uluslararası ilişkiler literatüründe yeni sayılabilecek bir olgudur ve genel kabul gören tanımıyla. Ermenistan Savunma Stratejisi Belgesi’nde (2007) göze çarpan unsurlar aşağıda okuyucunun dikkatine sunulmuştur:  Söz konusu belge. 1977. “Ermenistan Stratejik Kültürü” tanımlamasının iki ana faktöre bağımlı olduğu değerlendirilmektedir.  Ermenistan’ın “sürekli bir askeri tehdit” altında olduğu belirtilmektedir.  Gelecek nesiller için “askeri–vatansever” (military–patriotic) eğitimin organize edilmesi bir hedef olarak belirlenmiştir. seferberlik kabiliyeti ve hareketliliğine büyük önem verilmektedir.  Ermenistan Silahlı Kuvvetleri’nin modernizasyonu. uluslararası entegrasyon süreçlerini “güvenlik garantisi” olarak nitelemektedir.güvenliklerini bir arada sağlamayı amaçlayan ve Ermenistan’ın güvenliğini Ermenistan ile sınırlamayan bir bakış açısına sahiptir. 1984). Bu nedenle.  Önemli bir Karabağ vurgusu yapılmaktadır. Keohane. karar alıcıların alışkanlık ve eğilimlerini yansıtmaktadır (Synder.

Öte yandan. 1989’dan aktaran Bartholomees[ed]. Rusya Federasyonu. STRATEJİ KAYNAKLAR KONSEPTLER HEDEFLER RİSK Lykke Modeli Başka bir anlatımla Erivan oldukça kötü durumdaki ekonomisine ve sınırlı ulusal güç unsurlarına karşın. Ermeni siyasi seçkinlerinin stratejik kültürünü oluşturan temel üç parametrenin. Kanımızca araçlar ile hedefler arasında oluşan uçurum ya da risk faktörünü dengelemek amacıyla da. Azerbaycan topraklarının yaklaşık %20’sini işgal altında tutabilmekte ve ulusal hedeflerini revizyonist amaçlar kapsamında belirleyebilmektedir. ABD. çatışmacı ve barışçıl güvenlik stratejilerine eş zamanlı olarak başvurabilmektedir. NATO. yoğun bir tehdit algısı. ulusal çıkarların gerçekleştirilmesini amaçlayan resmi belgelerde yer alması ve  Belirgin eğilimleri yansıtacak şekilde defaten ve kuvvetle vurgulanmaları şeklinde belirtilebilir. 30 . 2008). Erivan’ı konseptlerde çeşitliliğe ve özgünlüğe ittiği değerlendirilmektedir (Lykke. sınırlı imkan ve kabiliyetler ile oldukça büyük stratejik hedefler olduğu düşünülmektedir. hedeflerin araçlar ile orantılı olması ve araçhedef orantısızlığının “risk” faktörünü beraberinde getirmesi hususunun. Stratejik kültürün ögesi olarak belirtilecek hususların manüpilasyondan ve bilgi kirliliğinden uzak. strateji teorilerinin hemen hepsinde öngörülen ve Lykke Modeli ile görsel tasarım kazanan. Türkiye gibi bir ülkeye karşı agresif politikalar izleyebilmekte. Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü gibi birçok unsur ile eş zamanlı ve farklı niteliklerde ilişkiler geliştirmekte. AB üyesi ülkeler.

Arjantin) soykırım iddialarının uluslararası kabul görmesi hususunda kullanılırken. Ermenistan dış politikası ve güvenlik stratejilerinin başlıca karakteristik özelliğinin etkin bir çok taraflılık olduğu gözlemlenmektedir. Anılan çok taraflılık salt ilişki geliştirilen partnerlerin çeşitliliğinde değil.Erivan &Diaspora: Sınırlı Olanaklar YOĞUN RİSK FAKTÖRÜ VE KONSEPTLERDE ÇEŞİTLİLİK  Karabağ Sorunu  Sözde soykırım iddiaları  Türkiye – Azerbaycan Stratejik Ortaklığı  İzolasyonlar kilit faktörün diaspora olduğu Söz konusu ilişkilerin geliştirilmesinde düşünüldüğünde. entegrasyon süreçlerine kadar birçok unsurun. Örneğin kimi Güney Amerika ülkeleri (Örn. Ermenistan Silahlı Kuvvetleri gibi ulusal savunmanın birer aktörü kimliğinde kabul edildiği bilinmektedir. romantik milliyetçilik gibi unsurların Ermeni stratejik kültürünün bir parçası olduğu söylenebilir. Rusya Federasyonu (RF) askeri güvenlik açısından başvurulan taraf olmaktadır. ulusal bağları ayakta tutan soykırım “seçilmiş travması” . Ermenistan’ın komşularıyla yaşadığı sorunların “uluslararasılaşma” gibi bir sonuca evrilmesi gösterilebilir. geliştirilen ilişkilerin niteliğinde de mevcuttur. Bu durumun kendisini ulusal savunma anlayışında gösterdiği. “Minsk Grubu” örneğinde de müşahede edilebileceği üzere. Yukarıda aktarılan durumun Erivan açısından başlıca getirileri arasında. RF ile stratejik ilişkilerden. . Bu nedenle Türkiye’nin açılım sürecinin sadece Ermenistan ile Türkiye arasında kalamayacağı değerlendirilmektedir.

Bu teorik değerlendirmenin. Bununla birlikte anılan risk minimizasyonu ulusal kaynaklar göz önünde bulundurularak hedeflerin belirlenmesi aşamasında değil.4. Ermenistan Stratejik Kültürü Işığında Türkiye İçin Değerlendirme Yukarıda sunulan durumun. Dolayısıyla açılım süreci başarıya ulaşsa dahi. kaynaklar ile uyumsuz hedeflere ulaşmak amacıyla konseptlerin çeşitlendirilerek güçlendirilmesi suretiyle gerçekleştirilmektedir. son dönem Türkiye–Ermenistan ajandasına olası ve mevcut yansımaları aşağıda belirtilmiştir:  Ermenistan’ın diaspora ile bağlarını kaybetmemesi için Ermeni kimliğini romantik milliyetçi ve kolektif bir mağduriyet psikolojisi ile örülmüş unsurlarla beslemesi kaçınılmazdır. Ermeni stratejik kültüründe etkin ve yoğun bir risk minimizasyonu anlayışına işaret ettiği düşünülmektedir.RUSYA İLE STRATEJİK ORTAKLIK ULUSAL SAVUNMA ANLAYIŞI ULUSLARARASI ENTEGRASYON SÜREÇLERİ ERMENİSTAN SİLAHLI GÜÇLERİ Erivan’ın Ulusal Savunma Aktörleri Algısı ve Konseptsel Çeşitlilik 2. kendi sınırlı alanında kalacağı ve soykırım iddiaları üzerinde beklenen etkiyi vermeyeceği öngörülmektedir.1. .

başka bir zorlanmasıdır. dengeli bir sonuçla başarıya ulaşması. Ermenistan’ın hedefleri ile orantısız kaynaklarını hızla takviye etmesidir. bunlardan ilki. Ermenistan’a hem Karabağ hem de soykırım iddiaları gibi iki hayati gündem maddesinde önemli stratejik üstünlükler sağlayacaktır. Bu bağlamda.  Türkiye’nin ve uluslararası toplumun. Dolayısıyla açılımın neoliberal ve plüralist uluslararası ilişkiler kuramlarında görülebileceği üzere kazan–kazan prensibi sonucu sıfır toplamdan farklı. Dolayısıyla açılım süreci. Bu nedenle Ankara’nın AB süreci gibi çok faktörlü karmaşık denklemlerde oluşturacağı beklentilerden çok. Türkiye–Azerbaycan stratejik ortaklığının başka bir anlatımla iki devlet bir millet anlayışının “sona erdiği” kimi önemli Ermeni analistler tarafından dile getirilmektedir. Ermenistan ulusal güç unsurlarını oldukça takviye edecek böyle bir gelişmeye koşul olarak soykırım iddiaları ve Karabağ sorununun çözümü hususunda mutlak ve bağlayıcı garantiler alınması. olası başarısızlık durumunda dahi. somut ve açık taahhütler ile kazanımlara gereksinim duyduğu söylenebilir. Türkiye ve Azerbaycan’ın aynı anda göreli yalnızlaşması. Böyle bir durumda Ermenistan. Ermenistan Cumhuriyeti’nin tüm üst düzey güvenlik dokümanlarında belirtildiği üzere. Türkiye’nin de önemli ulusal güvenlik tehditlerinden kurtulması ile mümkün olabilecektir. açılıma paralel olarak aldığı ve alacağı tavır ile birlikte Azerbaycan’ın Karabağ’a ilişkin halihazırda zayıf olan askeri seçenekleri kısa ve orta dönemde hemen tümüyle gündemden düşecektir. Dolayısıyla Ankara açısından yaşamsal olduğu düşünülen husus. diğeri de Erivan– diaspora ilişkilerinin etnik doğası gereği asla gevşeyemeyeceği kabulünden hareketle. diasporaya olan ekonomik bağımlılığın azalmasıyla Erivan–diaspora ilişkilerinin gevşemesi. Ankara–Bakü hattında yarattığı güven bunalımı nedeniyle Ermenistan ulusal güvenlik önceliklerine yarar sağlayabilecek niteliktedir. Başka bir anlatımla anlatımla Erivan’ın stratejik hedeflerinin dönüşüme .  Açılım sürecinin başarıya ulaşması halinde ise sınırın açılması zayıf bir akarsuyun okyanus bağlantısına kavuşması tasarımını anımsatır şekilde göreli olarak Ermenistan’ın sosyo–ekonomik durumunu iyileştirecektir. çok önemli ulusal güvenlik tehditlerinden aynı anda kurtulmuş olacaktır. Bir tespit kadar temenninin ifadesi gibi görünen söz konusu değerlendirmeler ışığında. Böyle bir olasılığın iki potansiyel sonucu olması beklenmektedir. Türkiye–Azerbaycan stratejik ortaklığının bizatihi kendisi öncelikli bir tehdit faktörü olarak algılanmaktadır.

Dört sınır komşusu ülkenin üçü ile önemli sorunlara sahip olan Ermenistan’ın. Türkiye’nin son dönemde komşu coğrafyalarda uyguladığı ve “komşularla sıfır sorun” ve “sorunlu bölgelerde arabulucu ve yapıcı rol oynama” retoriği üzerine kurulan dış politikası. söz konusu değişkenler ile bağlantılı olarak değerlendirilmelidir. Konuya ilişkin parametrelerin Amerika Birleşik Devletleri’nin Avrasya’daki konumu. söz konusu sorunlardan ekonomik ve siyasi anlamda oldukça olumsuz yönde etkilendiği bilinmektedir.  Enerji nakil ve ulaşım hattı projelerinin anılan sorunlar nedeniyle Ermenistan’ı saf dışı bırakacak şekilde düzenlenmesinin ekonomik ve güvenlik boyutlarındaki maliyetleri. . aynı dönemler içerisinde gerçekleşebilecek nitelikte ve sonuçları bakımından denk olmalıdır.  Jeopolitik olarak Batı’daki ülkelerle olan bağının. Erivan’ın kazançları kadar önemli. Hazar Denizi. 2.5. Bu durum. Ermenistan’da sosyo–ekonomik sorunları tetkikleyerek yaşam standartlarını oldukça düşürmektedir. Erivan’a Washington’dan ya da Avrupa’dan bakıldığında:  Rusya Federasyonu ve İran ile geliştirdiği oldukça yakın ilişkileri. Ülkenin ekonomik durumunun dış politikadaki problemlere bağlı olarak gelişememesi ve dolayısıyla “küreselleşme süreci” ile bütünleşmenin sağlanamaması gibi faktörler en hassas sorunlar olarak sıralanabilecek niteliktedir. Açılım Sürecinin Diğer Aktörler. özellikle Türkiye ile olan sınırının kapalı olması nedeniyle zayıf kalması. Küresel ve Bölgesel Parametreler Açısından Değerlendirilmesi Türkiye ve Ermenistan Dışişleri Bakanlıkları tarafından 31 Ağustos 2009 tarihinde ilan edilen diplomatik ilişkilerin başlatılması ve ilişkilerin geliştirilmesine dair protokollerin parafe edilerek imza sürecinin başlatılması ile Türkiye–Ermenistan yakınlaşmasında üçüncü aşamaya girildiği değerlendirilmektedir.Ankara’nın kazançları. Orta Asya ve Kafkasya bölgelerinin enerji arz ve güvenliği bağlamında ve Rusya Federasyonu başta olmak üzere “güçlenen” aktörlerin söz konusu coğrafyadaki varlık ve girişimleri şeklinde sıralanabilecek bir takım faktörleri temel alarak şekillendiği gözlemlenmektedir.

Rusya’nın açık ve sert şekilde karşı çıktığı gelişmelerden bir diğeridir. Rusya ile Gürcistan arasında çıkan kriz ve Siloviklerin biçimde değiştiren bir gelişme değildir. 2000 yılından itibaren sistematik olarak Moskova’da siyasi iktidarı domine ettikleri bilinmektedir. açıkça. 2008 yılının Ağustos ayında Rusya ile Gürcistan arasında yaşanan kriz ve sıcak çatışmanın ardından Türkiye–Ermenistan yakınlaşmasının. bölgede halihazırda değişmiş olan dengelerin bir sonucu ya da bir ilanı olduğu yönündedir. Teknik olarak. Müteakip bağımsızlığının tanınması. Amerika Birleşik Devletleri’nin Afganistan ve Irak savaşlarında harcadığı efor. hem de bu zeminde silahlı kuvvetlerinin operasyonel yeteneklerini ortaya koymuş görünmektedir. bölgedeki jeopolitik dengeleri radikal konusu müdahalenin. Başka bir anlatımla Gürcistan’da yaşanan çatışma ile Ankara–Erivan ilişkilerinin yeniden tesisi ve geliştirilmesi yönündeki uluslararası istenç ve baskının arasında önemli bir korelasyon olduğu düşünülmektedir. Taliban’ın yüksek paramiliter kapasitesi ve Pakistan’ın Afganistan’a dramatik yansımaları olan ciddi bir “güvenlik problemine” dönüşmesi. Washington’un ve “Pentagon’un” Kafkasya’daki yeteneklerini ve hareket serbestisini önemli ölçüde sınırlayıcı niteliktedir. . Gürcistan’da gerçekleştirilen askeri operasyon ile hem misilleme kapsamında sert güç unsurlarına başvurma eğilimini. Aksine. 13 Vladimir Putin liderliğindeki Rus Güvenlik Bürokrasisi kökenli elitlere verilen genel addır. Rus politik seçkinleri tarafından. Anımsanacak olursa. analizimiz söz 13 yönetimindeki Moskova’nın askeri müdahalesi. bölgeye yaklaşım biçimlerinin Moskova’nın bölgedeki varlığı ve uygulamalarına endeksli olduğu gözlemlenmektedir (Nichol. İran ile olan sorunların sıcak çatışmaya evrilme potansiyelini muhafaza etmesi. “CIA tarafından dönemde gerçekleştirilmiş Kosova’nın bir müdahale” olarak nitelendirilmiştir.Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’da bulunan stratejik araştırma ve düşünce kuruluşlarının yaklaşımları ve söz konusu ülkelerin resmi organlarının Güney Kafkasya ile ilgili raporları incelendiğinde. Yukarıdaki gelişmeler ve benzerleri dolayısıyla çıkarlarının sistematik olarak ihlal edildiği ve stratejik yeteneklerinin sınırlandırıldığı algısına sahip olan Moskova. 2009). ABD ve Avrupa merkezli “cesaretlendirme girişimleri ile paralel olarak” hız kazanması anlamlıdır. Ukrayna’daki “turuncu devrim”.

Amerika Birleşik Devletleri. Türkiye ile Ermenistan arasında diplomatik ilişkilerin başlatılmasının ve iki ülke arasındaki sınır kapısının açılmasının. Rusya’nın askeri yöntemleri de kullanarak böyle bir girişime fırsat tanımayacağı öngörülmektedir (Friedman. salt Gürcistan topraklarından geçiş sağlanacak şekilde stratejik koşulların devam etmesinin neden olacağı riskler değerlendirildiğinde. Ermenistan’ın Rusya’ya olan bağımlığını azaltacağını varsayan kimi değerlendirme ve analizler göz önüne alındığında. Rusya’nın bölgede çatışmacı güvenlik stratejilerine başvurabilecek düzeyde askeri–politik yetenekler ile Silovikler dolayısıyla böyle bir eğilime sahip olduğunun ve Kafkasya’daki güç dengesinin Moskova lehine bozulduğunun en önemli emaresi olarak değerlendirilmektedir. yeni hayata geçirilecek projelerin gerçekleşme süreçlerinde yeni uygulamalara neden olacak niteliktedir. 2009). 2009). Kafkasya ile Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanması hedeflenen hatların uzunluğu ile birlikte değerlendirildiğinde. Rusya ve bazı Orta Asya ülkeleri arasında son yıllarda enerji alanındaki işbirliğine bağlı olarak ilişkilerin gelişmesi. Türkiye-Ermenistan yakınlaşmasını destekleyici trans–Atlantik çabalar anlaşılabilir nitelik kazanmaktadır. uzun vadede Avrupa ile Kafkasya arasında gerçekleştirilebilecek bir takım projelerin. Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının proje ve yapım aşamasında karşılaşılan kimi zorluklar söz konusu analizin tutarlılığını güçlendirmektedir (CSIS. söz konusu projelerin hem ekonomik hem de güvenlik maliyetini azaltacak yeni önlemler alınmasına neden olabilir. Ermenistan’ın dahil olacağı bir düzenlemeyle hayata geçirilmesini beklemek olasıdır. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkeleri için. İran’la mevcut sorunlar ile enerji nakil hatları ve yeni boru hattı projelerinin. NATO ve . Amerika Birleşik Devletleri’nin Rusya ile yaşadığı rekabet.Söz konusu kriz. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerinin stratejik öncelikleri içinde. ABD açısından Kuzey Kafkasya’da ve Rusya sınırları içinde yararlanılabilecek ayrılıkçı tutum sergileyebilecek bölgeler olmasına karşın. Avrupa’ya iletilen doğal gaz akışının kaynaklarını çeşitlendirmek ve Avrupa ülkelerinin doğal gaz temininde Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmanın önemli bir yer tuuttuğu kuşkusuzdur. Türkiye üzerinde mevcut bazı enerji nakil hatlarının proje ve yapım aşamasında edinilen tecrübeler. Boru hatları projelerinin yüksek maliyetli oluşu. kısa vadede.

Atlantik’in her iki yakasına söz konusu coğrafyada etkiliğin artırılması bakımından önemli bir dış politika seçeneği sunmaktadır. Bu bağlamda.” 14 Ankara’nın Erivan ile diplomatik ilişikileri tesis etmesinin.org/multimedia/video-turkeys-evolvingdynamics-strategic-choices-us-turkey-relations . (10) Avrupa’nın enerji kaynaklarını çeşitlendirmek için bir bağlantıdır. ABD tarafından yukarıda bahsi geçen 14 Söz konusu konuşma ve toplantı için bkz. Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’ye komşu coğrafyalardaki projeksiyonları ile önemli paralelliklere sahip olduğu düşünülmektedir. (5) Bölgede istikrar sağlayıcı bir faktördür. üçüncü taraflar ile olan ilişkilerle de bağlantılı bir büyük stratejinin (Grand Strategy) parçası olduğu izlenimi edinilmektedir. (3) Avrupa Birliği üyeliğine adaydır.Avrupa Birliği’nin bölgedeki varlık ve etkinliklerinin sınırlı kalması potansiyelini beraberinde getirmektedir. Washington DC merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) tarafından düzenlenen bir toplantıda Zbigniew Brzezinski “Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri için stratejik öneme sahip olmasının nedenlerini” şu şekilde sıralamıştır: “ (1)Türkiye gerçek ve denenmiş bir müttefiktir. Türk dış politikasının “istikrar sağlama” temelinde lanse edilen niteliği ve Türkiye-Ermenistan yakınlaşmasının. Erişim Tarihi: 25 Eylül 2009 . yukarıda sıralanan sebepler ile bağlantılı olarak. Washington’un stratejik ilgisi dahilinde olması kaçınılmazdır. Türkiye’nin Kafkasya’da Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü ve Kafkasya İşbirliği ve İstikrar Platformu girişimleri ile somutlaşan dış politikası. (2) NATO’nun jeostratejik olarak anahtar öneme sahip bir üyesidir. (8) Eski Sovyetler Birliği’nin Türkçe konuşan ülkeleri için bir örnektir. (6) İsrail ile yapıcı işbirliği içindedir. Dışişleri Bakanı Davutoğlu tarafından Türkiye’nin “yeni düzenin kurucusu” olacağının açıklanması. NATO’nun Kafkasya ve Orta Asya’daki girişimlerine destek vermesi. (7) İran üzerinde pozitif etkisi vardır. medya ve düşünce kuruluşlarında sıkça tartışılan bir konu olan Türk dış politikasının. anlam kazanmaktadır. (9) Azerbaycan ve Ermenistan arasında arabuluculuk yapan bir ülkedir. yukarıda sözü edilen değerlendirmeler bağlamında ele alındığında. Kanımızca. Ermenistan ile diplomatik ilişkilerin tesisine yönelik girişimlerin. kimi ayrışma noktalarına karşın. (4) Müslüman bir demokrasidir. Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak’tan asker çekme takvimini açıklamış olması ve stratejik odağını Af–Pak (Afganistan–Pakistan) denklemine kaydırmış olması da dikkate alındığında. http://csis.

• Azerbaycan ve Türkiye sınırları kapalı olan Ermenistan için. negatif etkileri haiz ve aşılması gereken bir durum görünümündedir. Ermeni lobisinin desteğini sağlamak gerekli görülmektedir. İran üzerinde dikkatle durulması gereken temel aktörlerden biridir. • Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan ilişkileri Ermeni stratejik kültüründe sonu geniş etkileri olan uluslararası bir soruna karşılık bütünleşmeye varabilecek stratejik ortaklık olarak görülmektedir. bir ikili ilişki sistematiğinden çok. Erivan’ın İran perspektifine bakıldığında. gelişebilecek herhangi bir Azeri birleşme eğiliminin önüne geçilmesinde kullanılabilecek en uygun araç Ermenistan’dır. İran ve Ermenistan. ABD ile birlikte Minsk Grubu’nun eş başkanlıklarını yürüten Fransa ve Rusya’nın konumları da dikkate alındığında. Ayrıca ABD ve Batı dünyasında İran aleyhinde faaliyelerde bulunan Yahudi lobisine karşı. konu Washington açısından söz konusu değişkenler temel alınarak değerlendirildiğinde. diğer komşularıyla yaşanan sıkıntılar ve bölgesel gelişmeler karşısında birbirlerini politik ve ekonomik zeminde “dış dünyaya açılan kapı” olarak görmektedirler (Çelikpala. Tahran yönetimi Erivan’ı Kafkaslar’daki etkinlik alanı ve giriş noktası olarak değerlendirirken.parametreler bağlamında değerlendirildiğini öngörmek yanlış olmayacaktır. Kafkaslar’da ortaya . Daha açık bir anlatımla. İran bağımsızlığını Eylül 1991’de ilan eden Ermenistan’ı 25 Aralık 1991’de tanımış. Söz konusu dengelerin oluşumunda İran’ın önemsediği bölgesel ortağın ise Ermenistan olduğu düşünülmektedir. gelmektedir. • Ermenistan. her yıl Nisan ayında Ermenistan-Ermeni Diasporası ile Türkiye arasında kalmak. • İran’ da yaşayan Azeri kökenli nüfus dikkate alındığında. Türkiye-Ermenistan denkleminin karakteristiği. Kafkaslar’daki dengelerin anlaşılabilmesi için. Tahran’ın Ermenistan perspektifi incelendiğinde. iki ülke arasındaki resmi ilişkiler 9 Şubat 1992’ de başlamıştır. Azerbaycan’ın sınırlandırılması. Ermenistan’ın İran’ı kapalı sınırlar ve sorunlu komşulardan kurtuluş yolu olarak gördüğü düşünülmektedir. 2009). İran ülkenin dünyaya açılan tek kapısı konumuna gelmiştir. Türkiye’nin bölgedeki pozisyonunu dengelemek ve Rusya ile olan ilişkilerin devam ettirebilmesi adına elde tutulması gerek bir unsurdur.

İki ülke arasındaki enerji sektöründeki işbirliğinin temelleri 1992 ve 1995 yıllarında yapılan anlaşmalarla atılmıştır. diğer bölgesel aktörlerle uyumlu bir biçimde SSCB’nin dağılmasını takip eden dönemde başlamıştır. Ermenistan ve İran arasındaki boru hattının . Hazar’ın statüsü. ticari ve ekonomik ilişkilerin öne çıkarıldığı görülmektedir. ülkenin üç merkezi şehri olan Gagarin. Türkiye öncülüğünde yürütülen Bakü-Tiflis-Erzurum demiryolu gibi projelerle bölgeyi dünyaya bağlayacak ağların. Derinleşen ekonomik bağların bir takım siyasi ve stratejik sonuçlar yaratması kaçınılmazdır. İran ve Ermenistan’ı dışarıda bırakması nedeniyle. İkili ilişkilerde ticari ve ekonomik boyutun yanı sıra stratejik boyuta da sahip olan bir diğer alan enerjidir. 2009). Bu durumda hattın toplam uzunluğunun 443 ile 449 kilometre arasında değişeceği belirtilmektedir (Bozkuş. İran-Ermenistan demiryolu hattının Ermenistan’da başlayacağı nokta için Yeraık. milyon dolarlık ortak projeler bulunmaktadır. İki ülke arasında bir bölümünün inşası tamamlanmış durumdaki doğal gaz boru hattının yanısıra. Çeşitli aktörlerin Kafkasya’daki rekabetinde. bölgede kendisine bir müttefik edinmek durumundadır (Çelikpala. İnşasına 2009 yılı sonlarında başlanması hedeflenen demir yolunun maliyetinin 1. İki ülke arasındaki ilişkiler incelendiğinde. bu türde yatırımların stratejik öneminin arttığı düşünülmektedir. siyasi işbirliğinin devamı ve derinleştirilmesi adına. Sözü edilen faktörlerin Ermenistan ve İran’ı birbirine yakınlaştırdığı düşünülmektedir. enerji kaynaklarının paylaşımı ve taşınması ile ekonomik ve ticari işbirliği konuları önem kazanmıştır.5-2 milyar dolar civarında olacağı hesaplanmaktadır. Hattın başlatılabileceği diğer iki şehrin Yeraık ve Verdenis olabileceği düşünülmektedir.çıkması muhtemel bu türde bir yapılanma karşısında Ermenistan. Tahran’ın bu bakış açısıyla Erivan’la kurduğu ilişkileri şekillendirmesinde Kasım 1992’de Erivan’ da kurulan “Ermenistan-İran İlişkilerini Geliştirme Komisyonu” dikkat çekmektedir. hava ve demir yolu bağlantılarının gerekliliği üzerinde durulmaktadır. Ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesinin ön koşulu olarak söz konusu iki ülke arasında kara. 2008). Erivan yönetimi bu projeyle aynı zamanda. Vardeniz ve Gagarin olmak üzere üç ayrı seçenekten bahsedilmektedir. İran’ın Kafkasya’ya olan ilgisi. Gavar ve Cermuk bölgelerini birbirine bağlamayı amaçlamaktadır.

Ermenistan stratejik kültürünün konsept çeşitliliği unsuru dikkate alındığında. Türkiye’nin olası Ermenistan açılımının. Kafkaslar. Yukarıda belirtilenler ışığında. Oysa. Kafkasya’nın çok aktörlü yapısının kısa dönem ve uzun dönem politik sonuçlar arasında uçurumlar yaratabildiği hususunun vurgulanması gerekmektedir. sözü edilen olasılığın Tahran–Moskova işbirliğinin güçlenmesi sonucuna neden olabileceği de göz ardı edilmemelidir. yılda 2. İran tarafından döşenen hattın açılışı Mart 2007’de İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad’ın katılımıyla Ermenistan’ın sınır kasabası olan Mehri’de yapılmıştır. ABD’nin Kafkasya’da nüfuz alanını artıracak olmasıdır.toplam uzunluğu 150 kilometre olup. Uzun dönemde İran’ın Kafkasya özelindeki bölgesel etkinliğini sınırlandırabilecek bu faktör. ABD açısından ilk bakışta olumlu görülse de. İran 120 milyon dolar yatırım yapmış.5 milyar m³ doğalgazın Ermenistan’a ulaşması hedeflenmektedir. 2008 yılının Ekim ayında İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad’ın Ermenistan ziyareti iki ülke arasındaki ilişkilerin sıkılaşması olarak yorumlanmaktadır. analitik olarak Erivan açısından Tahran’ın önemini azaltacağı akla gelebilir. 200 milyon doların üzerinde bir maliyete sahip doğalgaz boru hattına. enerji işbirliği projelerinin arasında Aras Nehri üzerinde birleşecek yüksek voltajlı bir aktarım hattının oluşturulması da amaçlanmaktadır. Ermenistan Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Armen Movisyan Gevorgiyan’ın açıklamalarına göre. geri kalan 90 milyon dolarlık miktar Ermenistan tarafından karşılanmıştır. Nitekim ABD’nin Irak işgali ile Saddam Rejimi’ni. Türkiye’nin Ermenistan açılımı hususunda Tahran’ı kaygılandırabilecek başlıca unsur. Ermenistan-İran Hükumetler Arası Komisyonu’nun Eşbaşkanı. İran’daki Ermeni azınlık da Tahran yönetimi tarafından resmi olarak tanınmıştır. Balkanlar ve Orta Doğu gibi çok bilinmeyenli ve unsurlu denklemlerin bulunduğu coğrafyalarda taktiksel zemindeki kurgulamalar. Afganistan işgali ile Taliban’ı (kısmen) bertaraf . Hattın tam kapasite çalışması durumunda. Bu miktarın 30 milyon doları da Tahran tarafından Ermenistan’a kredi olarak verilmiştir. bunun 40 kilometresi Ermenistan sınırları içinde bulunmaktadır (Çelikpala. 2009). Ermenistan ve İran arasında herhangi bir sınır sorunu veya politik uyuşmazlık yaşanmamasının yanında. Erivan’ın dış politik eksenlerini kolayca terk etmeyeceği ya da belirli kısıtlamalara indirgemeyeceği düşünülmektedir. çok farklı stratejik sonuçlara yol açabilmektedir.

Ancak Ankara tarafından Dağlık Karabağ’da bir çözüm olmaması durumunda Ermenistan ile sınırların açılmayacağı yönünde yapılan açıklamalar mevcuttur. özellikle sivil toplum ve kültür politikaları alanlarında eksik kalındığı gözlemlenmektedir. Azerbaycan’ın Rusya ile ilişkilerini ne derece geliştirebileceği ise sorgulanabilir durumdadır. Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin gelişmesini “gerekli” ve “hazır” kılacak bölgesel konjonktürün vazgeçilemez bir parçası olduğu değerlendirilmektedir. Yukarıda sözü edildiği üzere. “bir millet. Türkiye-Ermenistan ilişkileri ile ilgili yapılan değerlendirme ve analizlerde ele alınan konulardan biri de Azerbaycan’ın kendini nasıl konumlandıracağıdır. Ek olarak. Türkiye–Azerbaycan ilişkilerinin nasıl şekilleneceği konusunda konumu ve Ankara–Erivan bulunurken. Dağlık Karabağ sorununun çözümü konusunda varılacak bir anlaşmanın. Türkiye’de Azerbaycan üzerine faaliyet gösteren kuruluşlar oluşturulamamış. Türkiye’de Azerbaycan’ın yeteri kadar bilinmemesine yol açtığından. Moskova’nın bölgedeki etkinliğini sınırlayacak bir potansiyel yaratacağı değerlendirilmektedir. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı temsilcilerinin. Azerbaycan’ın kuruluşundan itibaren. Bakü’nün Rusya ve İran ile yakınlaşabileceğinin sinyalleri olarak “algılanan” açıklamalar yaptıkları bilinmektedir. Türkiye’nin Ermenistan açılımı ile uzun dönemde Erivan’ı kısmen kaybetse de. Türkiye- . Azerbaycan konusunda çalışan uzmanlar yeterli ölçüde istihdam edilmemiştir.ederek çıkarlarına dolaylı olarak hizmet ettiği İran’ın. Ermenistan ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin başlatılmasının. iki devlet” söylemi ile temellendirilen psiko–sosyal yakınlığa rağmen. arasında hattının ve Türkiye diplomatik ilişkilerin kurulmasıyla sınırın açılması durumunda Ankara–Bakü değerlendirmelerde Azerbaycan toplumları arasında iletişim başta olmak üzere bir takım eksikliklere değinmek gerekmektedir. özellikle 2009 Nisan ayından bu yana. Azerbaycan’ın Rusya ve hatta İran’la ilişkilerini derinleştirmesi gibi bir “tepkiye” neden olup olmayacağının sorgulanmasına neden olmaktadır. Türkiye ile ilişkilerini gözden geçirerek. Azerbaycan’ı kazanması seçeneği dışlanmamalıdır. sürecin. Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgalinin devam ediyor oluşu ve Dağlık Karabağ sorunu üzerinde halihazırda bir anlaşmaya varılamamış olması. Daha önce de belirtildiği üzere. Belirtilen durum.

Türkiye’deki muhalefetin işlevselliği:  Müzakereler süresince Erivan’ın Ermeni kamuoyunun tatmin edilmesi yönündeki isteklerine politik direnç zemini oluşturmak ve  Olası açılım sonrasında. 2009). iki ülke kamuoylarının gelişmelere nasıl tepki vereceğidir. stratejik boyutta. Özellikle batılı uzmanların yaptığı yorum ve değerlendirmelerde. Bu durumda Türkiye. Türkiye-Ermenistan yakınlaşması sürecinde ele alınan konulardan bir diğeri. geniş toplumsal mutabakatlar sağlanmadan yönetilen sürecin. oluşturulacak statükonun sosyo–politik garantilerden yoksun olması anlamına gelecektir. Dolayısıyla “Ermenistan açılımının” kaçınılmaz bir boyut kazanması durumunda. Türk ve Ermeni kamuoylarının önemi vurgulanmaktadır. gerek Ermenistan ve gerekse Türkiye’de. ikna etmekten daha büyük taktiksel kazanımları olabileceği değerlendirilmektedir. Söz konusu hususun. iç muhalefetten yararlanılarak gerçekleştirilen klasik bir müzakere yöntemi olduğu dikkate alındığında. Türkiye’den ziyade Ermenistan’da kamuoyu tepkisinin etki gücünün daha yüksek olduğu değerlendirilmektedir. Bununla birikte iç muhalefetin ikna olmaması. iç muhalefeti ikna etmemenin. sürecin başarıyla sonuçlandırılması bakımından. Bu nedenle. yakın . salt Erivan yönetimini değil.Ermenistan ilişkilerinin seyrine Azerbaycan toplumunun verdiği tepkiler de sağlıklı olarak değerlendirilememektedir (Aydın. Bu şekilde varılacak çözümlerin uzun dönemde varlığını sürdürme potansiyelinin oldukça düşük olduğu. Bununla birlikte değerlendirmelerimiz. Türkiye’ye fazla taviz verildiğini ve Türkiye’nin “samimi olmadığını” savunan önemli bir kesimin varlığı. siyasi tarih deneyimleri sonucu bilinmektedir. Erivan politik eliti için müzakere masasında araç olarak yararlanılabilecek bir unsur haline getirilebileceğidir. “Türkiye’ye fazla taviz verilmesini istemeyen ve ‘soykırım’ iddiaları konusunda hassas” olan bir kesimin varlığının. Bu nedenle. Ermenistan’da. Ermenistan hükümetinin karşılaştığı bir zorluk olarak değerlendirilmektedir. tüm Ermeni kamuoyunu tatmin etmek durumunda bırakılabilir. Azerbaycan kamuoyunun tümüyle kaybedilmesini önlemek olacaktır. Türkiye’deki muhalefetin sert tutumunun da Türk hükümeti açısından müzakereler esnasında bir avantaj kimliği taşıma potansiyeli göz ardı edilmemelidir.

ilerleme raporlarına atıfta bulunarak. Bakü– Moskova gibi örneklerden çok daha önemsiz olabileceği göz ardı edilmemelidir. Türkiye’nin Ermenistan ile diplomatik ilişkileri başlatmasının ve sınır kapısının açılmasının. Ermenistan ile ilişkilerin geliştirilmesinden elde edilecek kazançlar bakımından yapılan değerlendirmelerde ele alınan başka bir konudur. AB ajandasının bir parçası olarak ele alınmasının isabetsiz bir değerlendirme olacağı düşünülmektedir. esas olarak. Bu nedenle Ermenistan ile sınır kapılarının açılmasının Ankara–Brüksel ilişkileri üzerindeki etkisinin. önemli dayanaklardan yoksun ve kaygan bir statüko yaratacağı düşünülmektedir. Türkiye–AB ilişkileri çok unsurlu bir denklemdir ve en büyük engeli Avrupa’da Türkiye karşıtı stratejik eğilim oluşturmaktadır. Öte yandan. Türkiye’nin sosyal hayatında çizdiği profilin anılan tepkiselliği tetiklediği de bir gerçektir. Ayrıca özellikle Avrupa medyasında yer alan yorumlar ve batılı düşünce kuruluşları tarafından yayımlanan çalışmalarda. Söz konusu eğilim. Türkiye-Ermenistan yakınlaşmasına bağlı olmadığı değerlendirilmektedir. Türkiye – Avrupa Birliği ilişkileri ve Türkiye’nin AB’ye tam üye olma süreci. Ermenistan açılımının.Bakü–Erivan. AB ile yürütülen müzakerelerde engelleyici nitelikte olan unsurların. Ankara–Bakü. Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinin hızlandırılmasında olumlu etkide bulunabileceği yönünde değerlendirmelere sıklıkla rastlamak mümkündür. Bu nedenle. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı çıkan ve stratejik temelleri olan net tutumları ile Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ne havalimanları ve limanların açılmaması üzerine sekiz başlığın ele alınmasının engellenmesidir. Daha önce de vurgulandığı üzere.dönemde ivme kazansa da. Özellikle Türk literatüründe. Zira. Fransa ve Almanya başta olmak üzere bazı ülkelerin. Ankara–Washington. “reformların yavaşlaması” gibi konuların ön plana çıktığı dikkate alınacak olursa. gözle görülür bir gelişmenin. Buna karşın sınır kapılarının açılmasının Türkiye–AB ilişkilerine etkisinin sıfır olmasından elbette söz edilemez. günümüz uluslararası ilişkiler paradigması. Avrupa Birliği tam üyelik sürecine yönelik. . politik seçkinler ve stratejistler tarafından rasyonel tercihler üzerine kurgulanmakta ancak kamuoyunda Türkiye’nin imajına ilişkin popülist tepkisellikle yansıma bulmaktadır. “gündem algısını” oldukça değiştirmiştir ve etkileşim çok yüksektir.

Bu nedenle. Türk tarafının politikasında gözlemlenebilecek temel hata. uluslararası konjonktürün gereği olarak diplomatik ilişkileri başlatmayı ve ilişkileri geliştirmeyi tercih etse de. Karabağ konusunda daha net tavizlerin alınması ve tarihsel iddialar ile ilgili Ermenistan’ın makul bir çizgiye çekilmesi ancak daha sabırlı olunması nihayetinde elde edilebilecek sonuçlardır. ekonomik kaynakları. gerekse batı açısından Azerbaycan faktörü. A ülkesinin toprak bütünlüğünü tanımayan. Ermenistan ile ilişkilerin normalleştirilmesinin bedeli. . Türkiye. Bakü’nün kaybedilmesini dengeleyecek doğurmayacağını göstermektedir. Ermenistan ile ilişkilerin normalleştirilmesi kararı değildir.  Gerek Türkiye. ordusu A ülkesinin subaylarınca yetiştirilmiş ve yine A ülkesine komşu üçüncü bir ülkede nüfusun yarısını oluşturan özdeş unsurlara sahip (İran’daki Azeri Türk Toplumu kastedilmektedir) B ülkesini. gerçekten sağlıklı bir değerlendirmeye muhtaç görünmektedir. Bir an için ulusal moral değerler bir kenara bırakılarak. doğal kaynaklar bakımından oldukça fakir C ülkesi için kaybetmesi ulusal ne ölçüde rasyoneldir? dikkate sorusunun yöneltilmesi dahi. kendi ulusu ile aynı dili konuşan. petrol kaynaklarına sahip. sürecin daha hızlı işlemesini ve sınırın açılmasını gerektirecek nitelikte yaşamsal jeostratejik ve sosyo–ekonomik gereksinimleri olduğu düşünülmektedir. Hazar gibi önemli bir bölgede. Bununla birlikte. Kanımızca. askeri gücü. demografik nitelikleri oldukça kısıtlı. hassasiyetler alınmadığında Azerbaycan’ın kaybedilmesi olmamalıdır. rasyonel ölçütler de Erivan ile ilişkilerin sonuçlar normalleşmesinin. Toprak bütünlüğünün açık şekilde tanınması. Türkiye’de sürece ilişkin eleştirel yaklaşım getiren uzmanların ifade ettikleri üzere. Zira bu stratejik bir tercihi yansıtmaktadır ve mevcut durumun sürdürülmesi gibi avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır.Sonuç olarak “Ermenistan açılımına” ve parametrelerine ilişkin BÜSAM tarafından ortaya konulan tespitler şu şekilde kategorize edilebilir:  Mevcut konjonktürde. Ermenistan ile aynı olumsuz koşullarda da değildir. gerektiği kesinlikle düşünülmektedir. Ermenistan tarafının. Yine Türk literatüründe Azerbaycan’ın kaybedilmesine karşı hassasiyet gösteren unsurların dayanak noktası ulusal moral değerler olmaktadır. A ülkesinin. stratejik analiz aşamasında önemli ölçüde düşmektedir. salt stratejik akla. Psiko–politik açıdan son derece normal ve kabul edilebilir olan bu yaklaşımın değeri.

Dolayısıyla. Bu nedenle. Summer. Bununla birlikte. imkanları dahilinde.  Türkiye açısından Ermenistan açılımından beklenebilecek minimum temel fayda. Azerbaycan’ın Nahcivan ile bağlantısının sağlanması. 2000. Bakü ile temel bağlantı noktası ise Ankara olarak değerlendirilmelidir. Karabağ’daki Ermenistan işgalinin tamamen sona ermesini beklemek. soykırım iddialarının makul bir zemine çekilmesi ve Azerbaycan’ın Nahcivan ile bağlantısının kurulması olmaldır. oldukça inciterek Moskova’ya yakınlaştıracak sonuçlar batı açısından öngörülen etkilerden çok farklı bir mahiyette ortaya çıkabilecektir. 15 15 Ayrıntılı bilgi için bkz. ortaya çıkacak sonucun. Azerbaycan’ı. Ankara’nın Bakü ile geliştirdiği ilişkilerin de kuşkuyla karşılanmasına neden olabilmektedir. artırması beklenmelidir. . Kurgusal bir anlatımla. Robert Hickok. görsel yayın ise Türk ve Rus kanallarıdır. M. Trans–Atlantik unsurların Kafkasya’da Rusya ile asıl mücadele zeminlerinden biri Bakü. olası görünmemektedir. ulusal gurur bakımından incitici olsa da. aynı zamanda Azerbaycan ve Türkiye’yi sınır komşusu durumuna getirecektir. Azerbaycan açısından jeopolitik önemi aşan. kimi batılı analistlerde görülen. Bakü politik çevreleri ve Azerbaycan kamuoyunda tamamen rasyonel şekilde değerlendirileceğine ilişkin bir beklentinin olmaması gerekmektedir. ulusal gurur temelinde bir psiko–politik niteliği olduğu unutulmamaldır. Bununla birlikte. Azerbaycan kamuoyunun tatmin edilmesi büyük önem arz edecektir. Türkiye’nin ve özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin güçlendikçe daha etkin ancak daha az tahmin edilebilir ve güvenilebilir bir ortak olduğu algısı . kuşku yaratmaktadır. Dolayısıyla. Azeri muhalefetinin Aliyev üzerindeki baskısını. ki Laçin koridoru bu anlamda işlevselliği haizdir. Özellikle 2000’li yılların başında. Hegemon Rising. Ermenistan sınırının açılması durumunda. Azeri politik seçkinlerinin ve kamuoyunun önemli bir bölümünün. Bu noktada Azerbaycan’da Karabağ’ın bir bölümünün Ermenilere bırakılmasının siyasi bedellerini kaygıyla hesaplaması oldukça muhtemel görülen bir siyasi iktidarın bulunacağı. Bununla birlikte Türk ve Ermeni taraflarının parafe ettiği metinde ne Karabağ ne de Soykırım konularının yer alması. tercümeye gereksinim duymadan takip edebildikleri iki parlamento TBMM ve Duma. Azerbaycan’ın öneminin batılı uzmanlarca zaman zaman hafife alındığı düşünülmektedir. Karabağ sorununun ve Dağlık Karabağ bölgesinin.  Ermeni diasporası ve Ermenistan’ın propaganda yetenekleri dolayısıyla. Mevcut konjonktürde. Parameters.

durum ve Bu bağlamda. hükümet açısından müzakereler esnasında avantaja dönüştürülme potansiyelini haizdir. Belirtildiği üzere. Öte yandan. Dolayısıyla söz konusu tavrın yumuşatılması. Moskova’da mevcut elitin stratejik kültürü de göz ardı edilmemelidir. Zira. çatışmacı ve barışçıl güvenlik stratejilerinin eş zamanlı olarak uygulanabileceğini göstermekte. Erivan ve diaspora ise söz konusu zeminde oldukça gelişmiş bir pratiğe sahip durumdadır.  Mevcut durumda. Ermenistan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde (2007). Bu bağlamda. Türkiye’deki iç muhalefetin tavrı. ilişkilerin değil.  Bu çalışmanın ilerleyen bölümlerinde aktarılacağı üzere. Dolayısıyla. muhalefetin sert retoriği ile stratejik temeldeki eleştirilerinin birbirinden ayrı değerlendirilmesi yerinde olacaktır. Güvenlik stratejileri literatürü. oluşacak statükoyu toplumsal mutabakattan yoksun bırakabilecektir. Bu nedenle. Afganistan’daki İran faktörünün sınırlandırdığı Washington’un Kafkasya’daki yetenekleri restore edilecektir. Türkiye’nin inisiyatifinin de sınırlı olduğu bir sürecin yaşandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte. “Erivan’ın tavrı” ifadesi “Erivan’ın ve diasporanın tavırları” paradigması ile yer değiştirmek durumundadır. Nitekim Rusya Federasyonu 1993 yılından itibaren. Ermenistan’ı da içeren eski Sovyet cumhuriyetlerine yönelik politikasını. soykırım konusunda Ermeni tarafının geri adım atması oldukça radikal bir paradigma değişikliğini işaret etmektedir ve Sarkisyan’ın sonsuz bir politik hareket serbestisine sahip olmadığı da unutulmamalıdır. ABD’nin Irak’tan çekilme süreci. Erivan’ın politik direnci bakımından istenmeyen sonuçlara da neden olabilecek niteliktedir. stratejik temeldeki uyarıların dikkate alınmaması. “stratejik ortak” şeklinde tanımlanan ve Ermenistan’da önemli bir askeri varlığı bulunan bir güç odağıdır. uzun dönemde Ermenistan ile ilişkilerde tam bir normalizasyon ve “bahar havası” beklenmemesi gerekmektedir. Rusya Federasyonu. İlk kez 1992 yılı sonunda kabul edilen “Rusya Federasyonu’nun Dış Politika Doktrini” adlı belgede . Gürcistan Savaşı ile birlikte Kafkasya’da inisiyatifin Moskova’da olduğu belirtilebilir ve söz konusu bölge tarihsel olarak Rus stratejik ilgi alanı içindedir. soykırım iddialarının Türkiye açısından yaratabileceği politik sonuçların vehameti de herhalde ortadadır. “yakın çevre” doktrini adı altında formüle etmeye başlamıştır. “mümkün olduğunca çok sayıda tutum ve konseptin” normalleştirilmesi hedeflenmelidir. Bununla birlikte.

Kritik olarak değerlendirilen bu faktörün Ankara tarafından da dikkate alınması gerektiği düşünülmektedir. süreç başarısız olsa dahi. soykırım iddiaları ve rasyonel ölçütler çerçevesinde Karabağ hususunda Türkiye’ye sağlam güvenlik garantileri sağlaması durumunda getirileri olan bir süreç olacağı açıktır. Moskova’yı konunun aktörleri karşısında sertleşmeye itebilir. Ermenistan’ın Rusya’dan kopma noktasına getirilmesi. Bununla birlikte. Dolayısıyla Türkiye’nin. Annan Planı sonrasında Kıbrıs örneği. stratejik hedeflerden çok konseptlerin tartışılması ve özellikle Türkiye tarafından geliştirilen çözüm odaklı aceleci tavrın gözden geçirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Ankara.Bakü hattında yaşanan gelişmeler dolayısıyla Erivan’ın çıkarlarına hizmet edebilecek niteliktedir. çözüm taraftarı görünmenin uluslararası kamuoyunun tavrı ve stratejik getiriler bakımından öngörülen anlamı ifade etmeyebileceğini ortaya koymaktadır. Ermenistan’ın sosyo– ekonomik handikaplarını bir baskı unsuru olarak kullanmasının ve üzerindeki uluslararası talepleri Erivan ile paylaşmasının yöntemsel olarak benimsenebileceği düşünülmektedir. Sonuç olarak Ermenistan açılımının. algısının yaratılması dahi. anılan garantilerin sağlanamaması ise. Bu nedenle. ki Ermeni stratejik kültürü ve bölgesel koşulların bunu olanaklı kılacağı düşünülmemektedir. . Bu nedenle. Ermenistan diğer BDT üyesi ülkelerle birlikte Rusya’nın yakın çevresini oluşturmaktadır.tanımlanan yakın çevre kavramına göre.

1975’ten itibaren çeşitli Ermeni terör örgütlerinin yaptıkları eylemlerle 60 yıl sonra tekrar ortaya çıkarılan iddialar. azımsanamayacak sayıda ülke.EK: 1 SOYKIRIM İDDİALARI VE YANSIMALARI Türk–Ermeni ilişkilerinde tarihsel perspektif önemli bir yer tutmakla birlikte. 2007). doğusu) İki toplumun aktüel husus. Çalışmanın “Soykırım İddiaları ve Yansımaları” başlıklı ikinci ana bölümü. belediye vb. (Anadolu’nun trajikomikbulunabilecek Ermenilerin Büyük 1045’te Ermenistan’daki egemenliğine Ermenistan’ın (Anadolu’nun güneyi) egemenliğine de 1375’te Mısır’da hüküm süren Memluklar’ın son vermiş olmalarıdır. 24 Nisan 1915’te İstanbul’da gerçekleşen tutuklamaları baz alarak her yılın 24 Nisan günü. Soykırım birçok ülke tarafından hukuki bir kavram olarak (genocide) ifade edilmemekle birlikte.000 Ermeni’nin Türkler tarafından vahşice katledildiği gün” olarak anmakta ve propagandasını bu doğrultuda sürdürmektedir. hukuki ve sosyal etkilerini ortaya koyma amacını taşımaktadır. 3.500. soykırım iddialarının tarihsel perspektif içerisinde farklı kaynaklardan inceleme ve soykırımın günümüze olası siyasi.’da Osmanlıların Anadolu’nun doğusu ve güneyini ele geçirmeleriyle birlikte iç içe yaşamaya başlamışlardır. Türk Tarihinde Ermeniler Selçuklular döneminde ilk kez karşılaşan iki toplum. günümüzde tarihin tozlu raflarından çıkarılarak siyasi bir tehdit unsuru haline dönüştürülen “Ermeni Soykırımı” Osmanlı döneminden Türkiye Cumhuriyeti’ne kalmış oldukça sorunlu bir mirastır.yy. “1. tarafından yasalar veya anma günü etkinlikleri aracılığıyla zımni ya da açık kabul görmüştür. siyasi ve kültürel Bizans. aslen 16. . eyalet. Ermeni diasporası tarafından dünyanın her yerinde planlı bir şekilde dile getirilmiş ve sözde soykırımın uluslararası tanınma görmesine yönelik yoğun çaba gösterilmiştir. Ermeni diasporası sözde soykırımı. günümüzde Ermeniler tarafından soykırımla suçlanan ne Osmanlı Devleti ne de Türkiye Cumhuriyeti tarihin herhangi bir döneminde Ermeniler’in bağımsızlığına halel getirmiştir (Çitlioğlu. ilişkileri Küçük düşünüldüğünde. Farklı bir anlatımla.

Ünlü Ermeni tarihçisi Matthieu. bu sebeple birçok şehir ve bölge halkının kendiliğinden onun idaresine geçtiğini” aktarmıştır (Özgüldür ve diğerleri. Ermeniler’in dört mezhep arasında bölündüğü anlaşılabilecek. giremedikleri İstanbul’a 2003). 1781’den itibaren Katolik rahiplerin faaliyetleri neticesinde Ermeniler’in bir kısmı Katolikliği benimsemiş. 2006). Gregoryen mezhebine mensup olan ve Kütahya’da ruhani merkezleri bulunan Ermeniler. Sabahattin. Museviler ve Ortodokslar hariç tüm Hıristiyan cemaatler üzerinde de idari bir yetkiye sahip olmuştur (Özgüldür ve diğerleri. sistemlerini uygulayan. 2003. Özel. 17 Ayrıntılı bilgi için bkz. Osmanlı himayesine girdikleri ilk günden itibaren zımmi ibadetlerini özgürce yerinegetirebilen.’da Bizans’ın işgal ettiği topraklarından Orta Anadolu’ya göçe zorlanan Ermeniler Selçuklular’ın gelmesiyle rahat bir nefes almıştır. Ermeniler ve Din ‘Altı Topluluk Patriği’ olarak anılan Ermeni Patriği sadece kendi toplumu değil. Ermeniler’in Bizans tarafından sürüldüğü döneme kadar yurtları olan doğudaki topraklar 1514 yılında. Melikşah’ın 1086 yılında Doğu Anadolu’dan Suriye’ye yaptığı bir seyahatte. soykırım yapıldığı üzerine ortaya konan iddialarda “Hangi Ermeniler?” sorusuna daha doğru cevap verilebilecektir. Hristiyanlar için kalbinin sevgi ile dolu olduğunu. 1995). İstanbul.yy boyunca yaptıkları faaliyetler neticesini vermiş ve Ermeni Protestan Kilisesi Osmanlı tarafından tanınmıştır (Gürün. hukuk Bizans döneminde nikah işlerine bakan Ermeniler. güneydeki topraklar ise 1516 yılında Osmanlılar’ın eline geçmiştir. 17 16 sayılarak kendi vergilerini toplayabilen. “Batılılar’ın Gözüyle”. Ortodoksluğa mensup Ermeniler de göz önüne alındığında.1. 2001). 2001).11. Osmanlı Devleti 1831’de Ermeni Katolik Kilisesi’nin kuruluşuna onay vermiştir (Süslü ve diğerleri. . 3. 1983). 1859 yılında da Protestan misyonerlerin 19.yy. 1326’da başkent olmasını müteakip Bursa’ya naklolmuş ve ayrı bir cemaat şeklinde örgütlenmelerine izin verilmiştir (Halaçoğlu. 16 Kendi dinlerini değiştirmeksizin ehl-i kitap oldukları için bir İslam devletinin korumasından yararlanabilen gayrımüslimlere verilen ad. 1453’ten sonra ‘Ermeni Patriği’ unvanıyla girmişlerdir (Özel. “Türk hükümdarının geçtiği ülkelerin halkına bir baba gibi davrandığını.

126 3.460 HRİSTİYAN 1.124 4.yy. cizye gibi yüksek vergiler veren gayrimüslimlerin Tahrir Defterleri’nde eksik gösterilmesi olasılığı 16.520 586 3.226 1.223 13. özellikle haraç.199 4. vergi toplama amacıyla hazırlanan Tahrir Defterleri’nde demografik açıdan çok detaylı bilgiler bulunabilmektedir.yy’a gelinene kadar resmi bir nüfus sayımı görülememekle birlikte.3.352 101.yy’da Ermeni nüfüsuyla ilgili aşağıda verilen tabloda çeşitli kent ve kasabalardaki müslüman ve gayrimüslim unsurlar detaylı olarak gösterilmiştir.523 8.074 18.803 19.092 2. Yüzyılda Anadolu’nun Çeşitli Yerlerindeki Müslüman Ve Gayrimüslim Nüfus ŞEHİRLER Adana Adıyaman Amasya Arapkir Ayas Ayntab(Antep) Berendi Besni Birecik Cüngüş Çemişkezek Çermik Dırahlu Diyarbekir(Amid) Dündarlı Ergani Erzincan Gilimgad MÜSLÜMAN 8.851 3.810 1.2.708 2.442 2.312 7. TABLO 03: 16.972 839 YAHUDİ 365 NASRANİ - .177 ERMENİ 501 369 602 230 236 181 925 593 6. Ermeni Nüfusu Osmanlı Devleti’nde 19.160 141 1.912 4.069 3. Bu bağlamda devletin verimli bir şekilde vergi toplaması için detaylı tutulmuş bilgilere sahip olması gerekir ki.933 2.176 10.690 6.’da imkansız denecek kadar düşüktür. Unutulmamalıdır ki Osmanlı Devleti üretimde tarım ve hayvancılığa bağlı olan ve kısaca değinmek gerekirse Tımar Sistemi uygulayan bir ekonomik yapıyı haizdir.775 6. 16.

650 258 716 2.785 27.190 11.888 863 2.590 3.075 680 135 44.875 7.542 3. 2006.209 6.152 23.850 4.628 789 29 89.281 806 1.638 896 6.733 1.986 1.950 4.014 1.550 2.986 46.286 268 268 KAYNAK: Ermeni Tehciri.093 5.Gümüşhane Hacılu Harput Kafurnu Karaisalu Kayseri Kazâbâd Kınık Kiğı Kosun Koşmur Kulb Lâdik Mardin Merzifon Muş Nusaybin Ruha(Urfa) Sağman Sarıçam Savur Sincar Sis(Kozan) Sivas Siverek Tarsus Tokat Tozanlu Ulaş Yıldız Yüregir TOPLAM 5.779 180 8.158 12.711 15.158 8.414 6.655 1.132 89 1.097 23.555 2.663 4.601 16.027 4.951 13.837 602 6.651 9.746 2.587 15.083 6.877 2.134 8.168 2.078 3.892 19. . HALAÇOĞLU.463 321 1.638 664 257 1.463 12.254 7. Yusuf.671 7. İstanbul.869 4.050 580.618 11.768 26.023 15.

7 elçilik. 1977’den aktaran Çitlioğlu. 41 üst düzey memuriyet üstlenmişlerdir (Arman. Dünya Savaşı öncesindeki oranlarla büyük ölçüde paralellik göstermektedir. 3. devlet hizmetinde bulunabilmişler. hiç bir zaman ‘öteki’ olmamışlar ve yararlı hizmetlerinden dolayı kendilerine millet-i sadıka (sadık millet) ünvanını almışlardır. 2007). Osmanlılar döneminde Ermeniler üst düzey devlet görevlerine getirilmiş. tıpkı Müslümanların %80’lik oranında olduğu gibi. önemli hizmetlerde bulunmuşlardır. 22 bakanlık. bu oran. çalışmanın devamında ele alınacak olan 1. 11 konsolosluk. Anılan dönemde Ermeniler 21 paşa unvanı.3. Ermenileri tebaası kabul etmiş ve “devlet kapısında” müslümanlardan ayrı tutmamıştır. Aşağıda bazı üst düzey makamlarda görev yapmış Ermeniler sıralanmıştır: ÂYÂN ÂZALARI (SENATÖRLER) Mareşal Ohannes Kuyumcuyan Paşa Abraham Eramyan Paşa Manuk Azaryan Gabriel Noradunkyan MİLLETVEKİLLERİ 1876 Birinci Meşrutiyet Meclisindeki Milletvekilleri Ohannes Allahverdi Sebuh Maksudyan Rupen Yazıcıyan Sahak Yavrumyan Hamazasb Ballaryan Manuk Karcıyan Mikael Altıntop Meclisi Mebusan Reis Vekili İstanbul Milletvekili Edirne Milletvekili Bursa Milletvekili Erzurum Milletvekili Halep Milletvekili Ankara Milletvekili . Osmanlı Devleti.Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere Ermeni nüfusu Osmanı Devleti toplam nüfusunun yaklaşık %6’sını oluşturmaktadır ki. Millet-i Sadıka’dan Şark Meselesine Ermeniler Osmanlı Devleti’nde tarih boyunca göremedikleri bir huzur ortamında yaşamışlar.

Agop Şahinyan Taniyel Karaciyan Sivas Milletvekili Erzurum Milletvekili 1908 İkinci Meşrutiyet Meclisindeki Milletvekilleri Krikor Zohrap 18 İstanbul Milletvekili İstanbul Milletvekili Tekirdağ Milletvekili Tekirdağ Milletvekili Halep Milletvekili Sivas Milletvekili İzmir Milletvekili 19 Bedros Hallaçyan Agop Babikyan Agop Boyacıyan Artin Boşgezenyan Dr. 19 I. Dünya Harbi’nde Çete başı. Dünya Harbi’nde Murat namı ile maruf Çete başı. 20 I. Dünya Harbi’nde Armen Garo namı ile maruf Çete başı. . 21 I. Nazaret Dagavaryan İstepan İspartalıyan Hamparsum Boyacıyan Kegam Dergarabedyan Karakin Pastırmacıyan Vahan Papazyan 21 20 Kozan Milletvekili Muş Milletvekili Erzurum Milletvekili Van Milletvekili 1914 Meclisindeki Milletvekilleri İstepan Çıracıyan Onnik İhsan Bedros Hallaçyan Krikor Zöhrap Agop Hırlakyan Kegam Dergarabedyan Artin Boşgezenyan Dikran Barsamyan Matyos Nalbantyan Karabet Tomayan 18 (Başkanlık Divanı Katibi) Ergani Milletvekili İzmir Milletvekili İstanbul Milletvekili İstanbul Milletvekili İstanbul Milletvekili Maraş Milletvekili Muş Milletvekili Sivas Milletvekili Kozan Milletvekili Kayseri Milletvekili Sadi Kocaş ‘Krikor Zohrap’ ismini kullanmakla birlikte kimi kaynaklarda ‘Kirkor Zöhrap’ olarak da geçmektedir.

1789 Fransız İhtilali sonrasında içerisinde birçok milleti barındıran Osmanlı İmparatorluğu ayrılıkçı taleplerle çalkalanmaya başlamıştır. Dinleri onların Hristiyan olarak tek kadınla evlenmelerine izin verir. hatta dilini benimsemişlerdir. Bulgarlar. Ankara. M. 2001).C.Varteks Serengülyan Erzurum Milletvekili Dışişleri Bakanlığı Merkez Teşkilatında Hizmet Edenler Gabrıyel Nopradukyan Ohannes Sakız Paşa Artin Dadyan Paşa Harutyum Dadyan Paşa Manuk Azaryan Bakan Müsteşar Müsteşar Müsteşar Müsteşar KAYNAK: Tarihte Ermeniler ve Türk Ermeni İlişkileri. bağımsızlıklarını talep etmişler ve bu amaçla mücadele vermişlerdir. KOCAŞ. Rumlar’ın kendi özelliklerini korumalarına karşın Ermeniler Türk adetlerini. 1835-1839 yılları arasında Türkiye’de bulunan Helmuth Von Moltke Ermeniler için. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu Komutanlığı. T.” sözlerini sarf etmiştir (Göyünç. Hristiyan Türkler denilebilir. 1966’dan aktaran Özgüldür ve diğerleri. İstanbul. fakat onlar Türk kadınlarından fark edilmez. Meşrutiyet Dönemi Meclislerin Etnik Yapısı Yıl 1908 1912 1914 Toplam 288 284 259 Türk 147 157 144 Arap 60 68 84 Arnavut 27 18 Rum 26 15 13 Ermeni Yahudi 14 13 14 2 4 4 Slav 10 9 - KAYNAK: Her Yönüyle Ermeni Sorunu. Sırplar. Tıpkı anılan milletlerde olduğu gibi Ermeniler de. TABLO 04: II. Yunanlar arka arkaya bağımsızlık mücedelesine girişmişler ve başarıya ulaşmışlardır. ayrılmaz. Ermeniler sadece sadakatleriyle ve devlete sundukları hizmetleriyle değil Türklere olan kültürel benzerlikleri ile de dikkat çekmişlerdir. en geç talep edenlerden biri olmakla birlikte. 1990. 2001. . hakikatte. “Bu Ermeniler’e. Sadi.

Ermeniler’in soykırım olarak niteledikleri tehcirin ilk sinyalleri 1828 yılında Erzurum Valisi Galip Paşa’nın Rus sınırındaki Ermenileri iç bölgelere göç ettirmeyi Babıali’ye teklif etmesi ile belirmiştir.Petro’ya kadar uzanmaktadır. 2003). Ayrıntılı bilgi için bkz. 1878’de Ayastefanos ve Berlin Antlaşamaları ile Ermenilere olan stratejik ilgilerini yoğunlaştırmışlardır. 1774’te Küçük Kaynarca Antlaşması ile Osmanlı Ortodoksları üzerinde söz sahibi olmaya başlayan Rusya. yaşadıkları kasabalarda iki – üç haneye dahi sahip olsalar idare meclisinde temsil edilmeleri zorunlu kılınmıştır (Özel.yy’da Türk–Ermeni ilişkileri ‘mazlum bir milletin egemenlik talebi ve kanlı bir şekilde bastırılmaları’ şeklinde vuku bulmamıştır. 1829’da Yunanlılar bağımsızlık. Rus – İran savaşlarında Ermeniler’den üst düzeyde yararlanılmış. Türkmençay Antlaşması sonucu ele geçirilen Revan ve Nahçıvan’da bir Ermeni vilayeti kurulması üzerine bölgeye yerleşmişlerdir. Kemal Beydilli. “1828-1829 OsmanlıRus Svaşı’nda Doğu Anadolu’dan Rusya’ya Göçürülen Ermeniler” . 1878’de Romanya. bağımsızlık talebinin arkasında İngiltere ve Rusya 22 gibi dönemin büyük siyasi aktörleri ve güç mücadelelerinin varlığı müşahede edilmektedir. Sırbistan bağımsızlık. Bulgaristan ise önemli imtiyazlar elde etmiştir. 19. Anılan teklif 1828-1829 Rus Savaşı’nda Ermeniler’in Osmanlı’ya ihanet ederek Rus ordusuna yazılmaları ve Erzurum’un 22 Rus – Ermeni ilişkileri 18. Osmanlı iç işlerine yapılan müdahaleler sonucu 1804’te Sırplar imtiyaz. Ermeniler 1863 yılında çıkarılan Ermeni Milleti Nizamnamesi ve 400 üyeli genel meclis ile adeta bir azınlık cumhuriyetine sahip olmuş. Rus topraklarına yerleşmek için davet edilen Ermeniler.Ermeni meselesine derinlemesine odaklanıldığında anlaşılacaktır ki. 1856’da Paris Antlaşması ile Balkan Hristiyanları’nın imtiyazlarını genişletmiştir. Karabağ. Anılan siyasi haklar ve sosyo–kültürel koşullar da değerlendirildiğinde.yy başlarına I. ‘Şark Meselesi’(Doğu Sorunu) olarak da adlandırılan politikalar ilk olarak 1878 yılında Ayastefanos ve Berlin’de Ermenilere yönelik ıslahat maddeleri içeren bir antlaşma ile resmiyet kazanmıştır. ve 20. Batıda Osmanlı’yı oldukça hırpalayan ve Balkanlar’da Osmanlı üstünlüğünü ortadan kaldıran devletler. Osmanlı Devleti’ne karşı sürdürülen tutumun sonucu Ermenileri provoke etmeye ve bu cemaate imtiyazlar kazandırmaya çalışan.

bu doğrultuda soykırımın ilk propagandalarını hazırlayan devletlerden biri olan İngiltere ise Ermeniler’in Rusya’nın güdümüne girdiğini anlamış.Fırat’a kadar olan bölgenin Türkler’e geri verilmemesi ve buraların Ararat ili ile birleştirilerek Rusya’ya bağlı bir Ermenistan kurulması. Bu arada Ermeni haklarını koruduğunu iddia eden. 2006). Bulgaristan’a ve Bulgar milletine verilecek imtiyazların Ermeni milletine de verilmesi 3. . 1. dernek ve ihtilalcı partiler kurmaya başlamışlardır. Ermeni Cemiyetleri Uluslararası arenada destek gören hatta bizati yönlendirilen Ermeniler Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu zayıf durumdan da yararlanarak birçok cemiyet. Rus askerlerinin işgal ettikleri toprakları boşaltmamaları (Uras. 3.4. 1878 yılında Van’da Kara Haç Cemiyeti.Arazi ilhakı olmayacaksa.İşgal edilen topraklar boşaltılacaksa. 1877’de başlayan 93 Harbi’nde. 1976’dan aktaran Halaçoğlu. 1881’de Erzurum’da Anavatan Müdafileri Derneği gibi birçok Ermeni örgütü kurulmakla birlikte yapısı ve giriştiği eylemler dikkate alındığında temel olarak üç Ermeni örgütü varlığını hissettirmiştir. Babıali’den ıslahat için maddi teminat alınması ve ıslahatın uygulama ve tamamlanmasına kadar. Ruslar’ın Kafkasya’daki hakimiyeti pekişmiştir. özellikle Kars’ın Çar’ın eline geçmesinin Rusların sıcak denizlere inerek sömürgeleri ile olan bağlantısını tehdit edebileceğini öngörerek Osmanlı’ya Kıbrıs adasını da “geçici bir süre” işgal etmek koşuluyla Ermeni konusunda yardım etmiştir. 2.teslim olmasında pay sahibi olmaları nedeniyle gelmiş. Savaşı kazanan Ruslar’dan “emeklerinin karşılığını” bir an önce almak isteyen Ermeni meclisi Patrik Nerses ve İzmirliyan başkanlığında Çar II. Ruslar doğuda yaşayan Ermeniler’den yararlanma yoluna gitmiştir. Aleksandr’a ulaştırılmak üzere temel olarak aşağıdaki üç talebi kapsayan bir muhtıra hazırlamışlardır.

Hınçaklar’dan farklı olarak “Birleşik. Ermeni terör örgütlerinin çıkardığı ilk ciddi olaylar İstanbul Kumkapı’da Hınçaklar’ın Ermeni halkı kışkırtması üzerine meydana gelmiştir. • Hınçaklar: 1887’de Cenevre’de kurulan örgüt amacını “Türkiye Ermenistan’ını işgalden kurtararak Rusya ve İran Ermenistan’ı ile birleştirmek” olarak açıklamıştır.” gibi maddeler bulunmaktadır (Başbakanlık Devlet Arşivi. Rusçuk Ermeni Komitesi Başkanı Mıgırdıç Tütüncüyan ve 23 23 Listesi de sunulan isyanların detayları için bkz. 1891 yılında Padişah II. Dünyanın birçok yerinde örgütlenen ve Ermeni davasının propagandasını yapma amacını taşıdığını belirten örgüt. Türkiye’nin soykırımı tanımasını ve tazminat ödemesini sağlamak. Halaçoğlu. Yusuf. 2006. Ermeni vatandaşlara da yönelen eylemlerden 1894 yılında Patrik Aşıkyan nasibini almış ancak kendisine düzenlenen suikast girişimi başarısız olmuştur. 1908’de meşrutiyet ilanı üzerine ihtilal fikirlerini bıraktığını açıklayan örgütün 1910. 1976). . Abdülhamit’in Ermeniler için çıkardığı genel affa rağmen Ermeniler komitacılık faaliyetlerine devam etmişlerdir (Uras. 2007). Propaganda amaçlı çıkardıkları Armenia gazetesinin 1895’te Osmanlı’ya. 2001). ‘Ermeni Tehciri’ İstanbul.. Ermeni siyasi kuruluşlarından en yaygını olan Taşnaklar’ın temel amacı siyasi ve iktisadi bağımsızlık elde etmektir.. Van İsyanı’na aktif olarak katılan örgüt üyelerinin büyük bir kısmı öldürülmüş. 2007).• Armenakan: 1885 yılında Van’da kurulan örgütün sloganı “kan dökmeden özgürlük olamayacaktır” şeklinde belirlenmiştir. • Taşnaksutyun: Ambleminde intikamı simgeleyen hançer figürü bulunduran. 1912. kalanlar ise Hınçak ve Taşnaklara katılmıştır (Çitlioğlu. silah talimi yapılması. özgür ve bağımsız bir Ermenistan kurmak. 1896’da ise Rusya’ya girişi yasaklanmıştır. Van Valisi’ne suikast teşebbüsünü İç Anadolu’da arka arkaya patlak veren isyanlar izlemiştir . Sadece Türkler’e karşı değil. 1911. cephane ve patlayıcı madde sağlanması. Türk işgalindeki Ermeni topraklarını kurtararak özgür Ermenistan’a bağlamak” amacında olduklarını belirtmişlerdir (Çitlioğlu. 1913 yıllarına ait karar defterlerinde “Silah.

Sasun ayaklanması Avrupa’da büyük yankı uyandırmış.. Ermeni komitalarının en sansasyonel eylemi ise 1905 yılında Padişah’a karşı girişilen suikast teşebbüsü olmuştur. 24 Rusya Dış Politika Arşivi 58 . Ermeni komitacı dernekleri kurulmakta ve dernekler geniş faaliyetlerde bulunmaktadır. özellikle subaylar. Müslümanların Hristiyanlara karşı bir düşmanlığı yoktu. Ermeni çetelerinin halklar arasında husumet yaratma amaçlı kışkırtmalarını ise 6 Mart 1909’da Rus Büyükelçisi’nin ‘Osmanlı İmparatorluğu’nda Durum’ adlı gizli haberde gözlemleyebilmek mümkündür.. 1956). bunun üzerine Ermeni ihtilal komitelerinin şiddet kullanma ve karşı çıkanları kılıçtan geçirme tehdidiyle bu tür grupları sindirdikleri öğrenilmiştir.” sözleriyle açıklaması.. bütün bir Ermeni planının halklar arası husumet ve anlaşamamazlık üzerine değil. “Bitlis’teki Ermeniler’in ne Türkler’den ne de Kürtler’den şikayetleri varken. kurulan uluslararası tahkikat komisyon 20 Temmuz 1895’te yayınladığı raporda Ermeniler’in masum olmadığını açıklamıştır (Küçük. bilakis iyi ilişkilere rağmen dış güçlerin kışkırtması neticesinde ortaya çıktığının kanıtı niteliğindedir. Fakat Ermeniler. İhtilal fikrinde olan Ermeniler’i bir araya getirerek yönetime karşı mücadele için kışkırtmaktalar. 2001). Çoğu Ermeni’nin. Ermenilerle dostça ilişkiler kurmaya çalışmaktadırlar. Dünya Savaşı’na kadar olan dönemde başlıca Ermeni isyanları kronolojik sırayla ele alınmıştır. Kuran. “Van’da iki müslüman ve bir Ermeni milletvekili seçilmişti.. Türkler. komitacı Ermeniler tarafından kışkırtılarak Türkler’e yaklaşmıyorlar. Aşağıdaki listede 1. 1895’te Ermeni komitacılar tarafından öldürülmüşlerdir (Karacakaya. bu tür eylemlerin Ermeniler’e zarardan başka bir şey getirmeyeceğini ve silah için para vermiyeceklerini söyledikleri.Ermeni avukat Artın Dirserkisyan ise Patrik kadar şanslı olamamış. 1986.” 24 Büyükelçi’nin Türklerle Ermeniler arasındaki ilişkileri.

TABLO 05: Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeni İsyanlarının Listesi İSYAN Anavatan Müdafileri Olayı Armenakan Çeteleriyle Çatışma Musa Bey Olayı Erzurum İsyanı Kumkapı Nümayişi Merzifon. Kayseri. Yozgat Olayları Birinci Sasun İsyanı Zeytun (Süleymanlı) İsyanı Divriği (Sivas) İsyanı Babıali Olayı Trabzon İsyanı Eğin (Mamuratü’l Aziz) İsyanı Develi (Kayseri) İsyanı Akhisar (İzmit) İsyanı Erzincan (Erzurum) İsyanı Gümüşhane (Trabzon) İsyanı Bitlis İsyanı Bayburt (Erzurum) İsyanı Maraş (Halep) İsyanı Urfa (Halep) İsyanı Erzurum İsyanı Diyarbakır İsyanı Siverek (Diyarbakır) İsyanı Malatya (Mamuratü’l-Aziz) İsyanı TARİH 8 Aralık 1882 Mayıs 1889 Ağustos 1889 20 Haziran 1890 15 Temmuz 1890 1892 – 1893 Ağustos 1894 1 – 6 Eylül 1895 29 Eylül 1895 30 Eylül 1895 2 Ekim 1895 6 Ekim 1895 7 Ekim 1895 9 Ekim 1895 21 Ekim 1895 25 Ekim 1895 25 Ekim 1895 26 Ekim 1895 27 Ekim 1895 29 Ekim 1895 30 Ekim 1895 2 Kasım 1895 2 Kasım 1895 4 Kasım 1895 59 .

. Erzurum ve Trabzon 60 . Van.Ermeni halkının gittikçe Rusya tarafını tutmakta olduğunu göstermektedir ve bu isteğin gerçekten de içten ve samimi olduğu ortadadır. Bitlis. Rusya-Ermeni İlişkileri Savaşın hemen öncesinde Ruslar’ın Ermenilere yönelik Doğu Anadolu’daki yardımlarının bir hayli arttığı gözlemlenmiştir..).5. 2007. I. Bayezid. Ankara.5..Harput (Mamuratü’l-Aziz) İsyanı Arapkir (Mamuratü’l-Aziz) İsyanı Sivas İsyanı Merzifon (Sivas) İsyanı Ayintab (Halep) İsyanı Maraş (Halep) İsyanı Muş (Bitlis) İsyanı Kayseri (Ankara) İsyanı Yozgat (Ankara) İsyanı Zeytun İsyanı Birinci Van İsyanı Osmanlı Bankası Baskını İkinci Sasun İsyanı Sultan Abdülhamid’e Suikast Adana İsyanı 7 Kasım 1895 9 Kasım 1895 15 Kasım 1895 15 Kasım 1895 16 Kasım 1895 18 Kasım 1895 22 Kasım 1895 3 Aralık 1895 3 Aralık 1895 1895 – 1896 2 Haziran 1896 14 Temmuz 1896 Temmuz 1897 21 Temmuz 1905 14 Nisan 1909 KAYNAK: Ermeni Sorunu Temel Bilgi ve Belgeler.. Dünya Savaşı Öncesinde Ermeniler 3.1. 3. “. Ömer Engin (Der. LÜTEM. Rusya’ya olan sempati Ermeni burjuvası ve aydınları arasında da yaygındır. Rus büyükelçisinin 26 Kasım 1912 tarihinde dönemin Dışişleri Bakanı Sazanof’a gönderdiği rapor Ruslar’ın niyetlerini ve Ermeni çetelerinin hazırlıklarını ortaya koymaktadır.

Türkiye’de bir Ermeni meselesi yarattıklarını” ifade etmektedir (Özel. her an ayaklanmalar ve düzensizlik ortaya çıkabilir. Türkiye’deki Ermeni halkını kurtarması için yalvarmaktadır. Rusya’nın çeşitli oyunlarıyla Katogikos seçimlerini.. veya Rusya’nın kontrolü altında reformlar yapılmasını istiyorlar. “Ruslar Ermenileri harekete geçireceklerdir.. Rusya’ya. 2003). Ermeni topraklarını işgal etmelerini bekliyorlar.. gizlice asilerin hizmetine silah sevk ediyorlar ve bir Ermeni ayaklanmasının patlak vermesine aracılık ediyorlar” (Göyünç. bütün Ermeniler. “Osmanlı taraftarı olan Ermeniler çoğunlukta oldukları halde.. Bu maksatla çok para harcıyorlar.” 25 Osmanlı Devleti Hariciye Nezareti’nde hukuk müşaviri olan Hrant Vartabet ise 1916 yılında gerçekleştirilen kilise reformunu destekleyen yazısında tarihi bir saptamada bulunarak Rusya’nın Osmanlı’daki Ermeniler’e olan ilgisini şu sözlerle ifade etmektedir. 25 Rusya Dış Politika Arşivi 61 . 2000).... Ermeni Patriği.konsoloslarımızın bildirdiklerine göre bu vilayetlerdeki Ermeniler’in hepsi Rusya tarafındadırlar ve bizim ordularımızı bekliyorlar.. Trabzon’daki Avusturya–Macaristan İmparatorluğu Konsolosu Moricz ise 30 Ocak 1914 tarihli raporunda Rus–Ermeni ilişkilerinin boyutunu şu satırlarla açıklamaktadır.” Van Başkonsolosu General Mayewski Genelkurmay’a gönderdiği raporunda “Doğu Hristiyan kiliselerinin Ermeni milli hislerini tahrik ederek. ve bunlar (Ermeniler) İstanbul Patrikliği kanalıyla Türkiye’deki yönetimle Ermeniler’in arasını açmışlardır. 21 Kasım’da Bayezid Konsolosu’nun bildirdiğine göre. hiç sıkılmadan. Rus aleti olan Ermeniler kazanmışlar. Türkiye’ye karşı düşmanca tavırda bulunuyorlar ve Rusya’nın protektörlüğünü.

Osmanlı ordusu iki ateş arasında bırakılacak. resmi binalar bombalanacak. Dünya Savaşı’nın henüz başlamadığı bir tarih olan 23 Ekim 1914’te gönderilen yazıda anlaşılmaktadır.yy. Ermeni komitacılarının da örgütlenme konusunda başarılı oldukları 3. verileri de incelemek çalışmanın bilimselliği ve nesnelliği bakımından önemlidir. Türk birliklerinin geri cephelerine zarar vermek ve ülke içinde çeşitli olaylar çıkarmak için çeteler kuracaktır. Mahmut döneminde 1831 yılında yapılmıştır.5.2. 2006). halk da besleyip giydirmiştir. Günümüzde sıklıkla telafuz edilen “1. Osmanlı Devleti’ndeki ilk nüfus sayımı Padişah II. ’da Ermeni Nüfusu 3. ve 20. Ruslar anılan unsurları silahlandırarak çete şeklinde örgütlemiş.000 Ermeni’nin katledilmesi” ifadesinin gerçekleşebilme ihtimalini ortaya koymak açısından demografik veriler hayati önem arz etmektedir.1 Resmi Kaynaklarda Ermeni Nüfusu Çalışmanın bu bölümünde ayrı bir başlık açarak Ermeni nüfusun Osmanlı adına uluslararası bir soruna dönüşerek ‘Şark Meselesi’ halini almasından soykırım iddialarının ortaya atıldığı tarihe kadar olan dönemdeki Ermeni demografik yapısının detaylı olarak incelemesi yapılacaktır.500. 19.2. aksine Osmanlı ordusu taarruza geçerse Ermeni askerleri Ruslar’a katılacak ve silah altına alınanlar kıtalarında kaçarak. Ruslar’ın kışkırtma ve yardımlarının. Ordu Komutanlığı’ndan I. 3. 2006).” (Genelkurmay Yayınları.5. Aynı rapora göre Van sınırında da Ermeniler’in silahlandırıldığı ve isyana hazır oldukları tespit edilmiştir (Halaçoğlu. Yukarıda da belirtildiği üzere vergi toplama amaçlı tutulan tahrir 62 .Rus büyükelçi Moskova’ya bu uyarılarda bulunurken Ermeni komitaları da büyükelçiyi doğrular nitelikte bir tutum göstererek Türkiye’deki şubelerine şu talimatları vermiştir. 1979’dan aktaran Halaçoğlu. özellikle de Patrikhane kaynaklı. iaşe depolarına sabotajlar düzenlenecek. Rapora göre Kağızman’da çoğu Osmanlı uyruğu olan 8 bin Ermeni asker kaçağı toplanmış. “Rus ordusu sınırdan ilerler ve Osmanlı ordusu geri çekilirse her tarafta birden eldeki vasıtlarla baş kaldırılacaktır. Anılan veriler incelenirken sadece Osmanlı verilerini değil Ermeni kaynaklı.

1839 yılında Tanzimat Fermanı ile başlayan dönemde düzenli merkezi nüfus kayıt sistemi kurulmasıyla birlikte 1844 yılında yeni bir sayım yapılmış.101 KAYNAK: Ottoman Population.46 33.643 0.441 2.400.333 59.2 297. Ankara. Karpat’tan aktaran T.51 GENEL TOPLAM 1.C.905 2.742 0. Ermeni nüfusun 2. sayımın esas kayıtlarını kullandığı için en doğru sayıları verdiği düşünülmektedir (Özgüldür ve diğerleri.323. 10.71 TOPLAM ve GENEL 2.641. Her Yönüyle Ermeni Sorunu.8 5.002.000 kişiyle yaklaşık olarak ülkenin %7’sini oluşturduğu tespit edilmiştir.099 0.660 3.133 0. 63 .42 18. K. 1802 0.080.98 15.164 0.971 37. 2001). Kemal Karpat’ın.67 35. 1831 yılında yapılan ilk nüfus sayımına dair sonuçlar kimi yazarlara göre farklılık arz etse de. 2001 Tabloda da görüldüğü üzere 1831 sayımı verileri Osmanlı’nın gerçek nüfusunu vermekten çok uzaktır.1 ANADOLU 2.490.317.921 86. anılan sayımda Osmanlı Devleti’nin toplam nüfusu 35 milyon olarak belirlenmiş.130 12.defterlerinde nüfusla ilgili doğruluğu net bilgiler elde edilebilmektedir ancak anılan kayıtların nüfus tespitinden ziyade vergi toplama gibi farklı amaçlara hizmet etmesi bazı konularda yetersiz bilgiler alınmasına neden olabilmektedir.6.04 783.79.42 1.892 68.22 16.463 29. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu Komutanlığı.8 2.297 0. TABLO 06: Osmanlı Devleti’nin Nüfusu 1831 AVRUPA MÜSLİM REAYA KIPTİ YAHUDİ ERMENİ Nüfus % Nüfus % Nüfus % Nüfus % Nüfus % 487.707 0.

000 235. 16 kabileden meydana gelir ve nüfusları 25.000 GENEL TOPLAM 15.000 230.000 4. **** Bu iki kavram “Konar-Göçer” anlamında kullanılmıştır.000 Karadağlılar’dan *Osmanlı Devleti’ndeki Slavlar. Ayrıntılı bilgi için bkz.200.000 4.000 100.050.C. Boşnaklar ve ** Esası Arap olan (Mısır vs.000 2.000.000 4. Keldaniler.000. Yahudiler’in ise 70.100. Sırpları.800.000. *** Suriyeliler içinde yer alan Maruniler’in nüfusu.000 Prenslik 3.000 25. Keldaniler*** Dürziler Türkmenler**** Kürtler**** 1. A.604 rakamını vermektedir.000 1. 26 26 1881/82 nüfus sayımı verileri ile ilgili bazı spekülasyonlar bulunmaktadır.700.000 - TOPLAM 11. Her Yönüyle Ermeni Sorunu.000 1.000 230.500.000 7.700. 2001 1881/82 tarihlerinde II.C.800.000 Bulgarlar. Karpat’ın rakamlarındaki farlılığı işaret eden B.000.000 1.000 1. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu Komutanlığı.388. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu Komutanlığı.000 170.000 400.200.000 90.000 AFRİKA 3.000 civarındadır. Ankara.800.400.295 olarak açıklanmıştır.000’dir.000 7.000.000 70.000 900. 16.000 1. Türkiye 1850’den aktaran T.000 235.316.000 2. 140.000.000 35. Abdülhamit zamanında yapılan ve 1893 tarihinde padişaha sunulan nüfus sayımları sonucunda Osmanlı Devleti nüfusu yaklaşık 18 milyon olarak tespit edilmiştir . Ankara. 2001 64 .000.388.000 25.000.500. oluşmaktadır.500. Devletin resmi istatistik yayınında ise nüfus 18. Eryılmaz İstatistik Umum İdaresi’nin 1900/1 tarihli yayınını esas almaktadır.000 1.000 - ASYA 10. T.562 rakamını telafuz etmekte iken Ottoman Population adlı kitabında 17. Ubicini. Konuyu en çok irdeleyen yazarlardan Kemal Karpat “Ottoman Population Records And The Census of 1881/82-1893” makalesinde toplam nüfusla ilgili olarak 17.000.000 90. Her Yönüyle Ermeni Sorunu.000 2.000.) Afrika halkları da buna dahildir. Karpat’ın dayandığı kaynak Başbakanlık Arşivi iken. KAYNAK: M.TABLO 07: Osmanlı Devleti’nin Nüfusu 1844 AVRUPA Osmanlılar (Türkler) Slavlar* Rumenler Arnavutlar Rumlar Ermeniler Yahudiler Tatarlar Araplar** Suriyeli.

nüfus ve savaşlarda verilen zaiyatlar da hesaba katılarak değerlendirilmelidir. 1894-1897 yılları arasında ise tabloda da belirtilen kaynaklar doğrultusunda 18–19 milyon civarında seyretmiş.238 18.467 17.465 817.240 22.786 184.39 12. Kara Kuvvetleri Komutanlığı.801. 65 . Ankara.TABLO 08: Osmanlı Devletinde Nüfusun Dağılımı 1881/82 – 1893 TOPLAM NÜFUS (KADIN-ERKEK) Müslümanlar Rumlar Ermeniler Bulgarlar Katolikler Yahudiler Protestanlar Latinler Süryaniler Gayrimüslim Kıptiler Yabancı Uyruklular Gayrimüslimler Toplamı Genel Toplam Komutanlığı.332.604 27. % 72. Ermeniler toplam nüfus içerisindeki yaklaşık %6’lık oranlarını muhafaza etmişlerdir.137 2.587.C.61 100 KAYNAK: “Her Yönüyle Ermeni Sorunu” T. Osmanlı nüfusu.001.983 4. Kara Harp Okulu 1881/82-1893 istatistiklerine göre Ermeni nüfus toplam nüfusun %6’sına denk düşmektedir. 1844 yılına göre toplam nüfusun dramatik miktarda azalması 1844 yılı nüfus sayımındaki sorunlar. Osmanlı’nın 1844–1893 yılları arasında kaybettiği büyük miktarda toprak. 2001.153 235.388.197 1.801 149.598 3.006 36.

323 * 1894 nüfusunda Hicaz ve Yemen de bulunmaktadır.983 42. Osmanlı Devleti’nde nüfus üzerine birçok yayında bulunan Kemal Karpat ve S. 1914 sayımı ile ilgili ise adı geçen iki yazarın da verileri aynı olup nüfus 18. 2001). Maruniler ve Keldaniler” vb.800 43.252 1895 13.033 21.C.246 141.055 212. Shaw 1906/7 nüfus sayımları ile ilgili verdikleri rakamlarda aynı kaynakları kullanmakla birlikte farkıl rakamlardan söz etmektedirler (Özgüldür ve diğerleri.397 36.683 18.363. 17.923 239.507.000’e düşmüştür.174 190.000’dir ve hata payı içerisinde değerlendirilebileceği düşünülmektedir.218 19.966 203.826 1.735.208.374 830.960 1896 14.960 2. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu Komutanlığı. No:2072 1895: Başbakanlık Arşivi.111.500.335 19.360 22.517 41.232 10.TABLO 09: Osmanlı Devleti’nde Nüfus 1894 – 1897 1894* Müslümanlar Rumlar Ermeniler Bulgarlar Katolikler Yahudiler Protestanlar Latinler Süryaniler Gayrimüslim Kıptiler Yabancı Uyruklular Diğerleri** GENEL TOPLAM 21. Hicaz ve yemen hariç toplam nüfus.013.050. Hususi Maruzatı. 9184.042. “Kadim Süryaniler. 1312. Ermeni nüfusu üzerine telaffuz edilen resmi rakamlardan son olarak 1906/7 ve 1914 nüfus sayımlarını aktarmak ve daha sonra Ermeni kaynaklarına başvurmak etmek yerinde olacaktır. 2001 1894: Başbakanlık Arşivi.203’tür.479 215.142. 3.138 139. K. Karpat’tan aktaran T. Yıldız/Sadaret.782 994.637. Başbakanlık Arşivi. Türkçe Yazmalar. Kısa vadede meydana gelen bu 66 . Bahsi geçen fark yaklaşık olarak 13. Her Yönüyle Ermeni Sorunu.473 3.794 1. J. Yıldız/Perakande.569. ** Burada.680 884.209 120.396 19. Ankara.130 18.821.250 2.242 21. 1906/7 sayımına göre Osmanlı nüfusu yaklaşık 20.505. 1313/1459 1897: İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi.640 1897 14.824 821.524 44.343 1. 17 Ramazan 1312 (14 Mart 1895) 1896: Başbakanlık Arşivi. Gruplar kastedilmektedir.692 237.000 kişiye ulaşmıştır. Kaynaklar: Ottoman Republic.304 2.337.031. Cilt.065 819.738 27.965 43.900.550 73. Yıldız/Perakende.618 993.150. 1171: “Sicill-i Nüfus İdare-i Umumiyesi”.765 184.023 2.

375. Türkçe Yazmalar.88 100 1914 % 81. Kadim Süryaniler. nüfus ve savaş sebebiyle meydana gelen insan kaybı göz önünde bulundurulmalıdır.435 16.844 24. Uyruklular Diğer* Gayrimüslimler T.530 29.884.846 1.2. İstanbul.371 253.470 197. Wallachianlar. 1919.74 100 % 74.729. Karpat’ın “Cossacklar.016 18. 3.161.520.845 47.040 52.738 36.C.708 761.908 62. Karpat’tan aktaran T.5.044.475. GENEL TOPLAM 1906/7 Nüfus 15. Kara Harp Okulu Komutanlığı. Serbianlar” başlıkları altında verdiği rakamların toplamı alınmıştır. Kara Kuvvetleri Komutanlığı. “Her Yönüyle Ermeni Sorunu”.508.170 18.406 54. İngiliz sefaretinin nüfus konularındaki uzmanı olan Binbaşı 67 .031.169 14.169 34.750 13.630 25. 2001 1906/7: Memalik-i Osmaniyye’de Dahil-i Tahrir Olan Nüfusun İcmali. Ankara.26 Nüfus 15.823. Dürziler.760 32. Ermeni Kaynaklarında Ermeni Nüfusu Ermeni kaynaklarına bakıldığında verilerin uyuşmazlığı ve Trotter 7 Eylül 1980’de İngiliz sefirine hazırladığı muhtırada abartılması “rakamların gözlemlenebilmektedir.2.047 5. K.968 67. Nesturiler.738 1.877 20.496 28.749 89.753 2. 1914: Memalik-i Osmaniyye’nin 1330 (1914) Senesi Nüfus İstatistiği. Yakubiler.073 11.833 65.751 3.985 2.12 * Burada.211 187. İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi. Samaritanlar ve Yezidiler.063 1. TABLO 10: Osmanlı Devleti’nde Nüfusun Cemaatlere Göre Dağılımı 1906/7 – 1914 CEMAATLER Müslümanlar Rumlar Ermeniler Bulgarlar Rumlar-Katolik Ermeniler-Katolik Protestan Latin Maruniler Süryaniler Keldaniler Yahudiler Kıptiler Yab. Nu: 94. KAYNAK: Ottoman Population. K.485 20.düşüşte yukarıda da belirtilen toprak.

000 Nestoryen’di.000 835. şeklinde ifade etmiştir.000 120. Marcel Leart adını kullanan 1908 ve 1914 meclisi milletvekili olan Kirkor Zöhrap’ın (1913). Ankara. Beyrut ve Basra İzmit (Sancak) 280.000 kişiye yükseltilmişti. 1882 ve 1912 yıllarına ait Patrikhane’den aldığını belirttiği verilerin gerçek Patrikhane verileri değerlendirildiğinde çarptırılmış olduğu anlaşılmaktadır (Özgüldür ve diğerleri. Bilahare bütün ihtimaller çerçevesinde hakiki rakamın 450.000 60. 15 Şubat 1882’de ise büyükelçiye sunduğu muhtırada anılan rakamların ciddiyetsizliğini.630. 1983).000 Asya Adana (Kilikya) Halep Trabzon Bursa Aydın (İzmir) Ankara. 2001).000 100.000 TOPLAM GENEL TOPLAM 1.000 KAYNAK: La question Armenienne a la Lumiere des Documents.000 280. Konya ve Kastamonu Suriye.660. Marcel Leart (Kirkor Zöhrap).000 270.000’i geçemeyeceğini ortaya koydum. Musul. “Berlin listesinde (Berlin Konferansı’na sunulan Ermeni nüfusu listesi). A Challamel.000 10. 1880’de Patrik’in sefarete verdiği rakamlar ise 373. Her Yönüyle Ermeni Sorunu.000 250.150. Karpat’tan aktaran T.000 120.000 40.C.500 Ermeni ve 85.uyuşmazlığına” değinmiş.000 150.000 65.” (Gürün.000 Avrupa İstanbul ve civarı Edirne Diğer Bölgeler 135. TABLO 11: Marcel Leart (Kirkor Zöhrap)’a Göre Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu 1882 Doğu Vilayetleri Van Bitlis Diyarbekir Erzurum Elazığ Sivas 400. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu Komutanlığı. 2001 68 .000 50. Paris.000 120. ciddiyetten uzak bir gayretle Van ve Erzurum’daki Ermeni nüfusu 1.000 195. 1913’den aktaran Ottoman Population. Bağdat. K.000 280.000 2.

000 192.000 382. Kara Kuvvetleri Komutanlığı.018.000 40.000 666.018.000 102.615.000 105.000 507. 2001.000 1. Ankara.C. Aşağıdaki tabloda ise Ermeniler açısından resmi sayılabilecek rakamları veren Patrikhane’nin istatistikleri bulunmaktadır.000 350. J.000 45.000 KAYNAK: K.000 296. Ankara.000 Ermeni 215.000 407.000 47. Her Yönüyle Ermeni Sorunu.000 145.000 180.000 105. 69 . TABLO 13: Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu 1912 Ermeni Patrikhanesi’nin İstatistiklerine Göre Toplam Nüfus Vilâyât-ı Sitte Vilâyât-ı Sitte'nin Dışındakiler Kilikya Avrupa Türkiyesi TOPLAM 1.C.000 530.000 450.000 KAYNAK: Muslims and Minorities. Kara Harp Okulu Komutanlığı.000 185.000 2. McCarthy’den aktaran T.100.000 168. 2001.000 Toplam İçinde Türk 240.000 2. Kara Harp Okulu Komutanlığı. Her Yönüyle Ermeni Sorunu.TABLO 12: Vilâyat-I Sitte’de Ermeni Nüfusu 1912 Marcel Leart (Kiokor Zöhrap)’a Göre Vilayetler Erzurum Van Bitlis Harput Diyarbakır Sivas TOPLAM Toplam 630. Kara Kuvvetleri Komutanlığı. Gürün’den aktaran T.

1880*: Sir Charles Dilke’ye verilen istatistik. orjinal metin de tablo haricinde verdiği bilgilerde 1882 yılı için 2.425. 1880**: Patriğin Listesi 1881: Patriğin Listesi 1882: “Population Armenienne de la Turqiue Avant la Guerre.500 1880** 111.000 rakamını telafuz etmektedir.000 180.”’den aktaran T.TABLO 14: Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu Ermeni Patrikhanesinin İstatistiklerine Göre Vilayetler Erzurum Van Bitlis Diyarbakır Elazığ Sivas TOPLAM Adana Halep Trabzon Hüdavendigar Aydın Ankara Kastamonu Konya İzmit TOPLAM 1878 1.478 133.000 1.059 243.425.500 88. Ankara.018.000 280. Kara Harp Okulu Komutanlığı.000 120.000 120.1920.000 65. Statistiques Etablis Par le Patriarcat Armenien de Constantinopole.000 olmakta.000 164. Her Yönüyle Ermeni Sorunu.000 - KAYNAKLAR: 1878 : Berlin kongresine verilen istatistik. Paris.177 184.000 400. 27 Orjinal metinde 1.500 658. 1912: “Population Armenienne” Paris.018.000 270.515 1882 280.000 199.000 185.000 100.000 165.859 130.245 1881 128.000 150. 1920.000 168.508 658.000 1880* 215.000 105.000 1.000 60.000 155.330. 2001.C.460 107.000 2.000 252.000 rakamı telafuz edilmekle birlikte toplam 2.000 250.000 50.425.330.000 27 1912 215.000 280.150. Kara Kuvvetleri Komutanlığı. 70 .000 1.

Bunlar Osmanlı resmi nüfus kayıtları. Patrikhane’nin rakamları ise ekseriyet konusunda. 1984. Amerikalı bilimadamı Justin McCarthy 1912 yılında Anadolu’daki etnik unsurlarla ilgili çalışmasında Vilayat-ı Sitte olarak adlandırılan vilayetlerin tamamında ekseriyetin Müslümanlar’da olduğunu ortaya koymaktadır. Zöhrap’ın rakamları değerlendirildiğinde Ermeniler anılan vilayetlerde çoğunluktadırlar. 1912-1922” McCarthy. Ermeni iddiaları ve tarafsız aktörlerdir. hiç bir bilgi sunmamaktadır. Armenians in the Ottoman Empire. Justin. 71 . Ermeni ekseriyeti hakkında elde değerlendirmeye elverişli üç temel veri vardır. HARİTA 02: 1912 Yılı Anadolu’da Ermeni Nüfusu KAYNAK: “The Anatolian Armenians.Yukarıdaki veriler değerlendirildiğinde. tutulan verilerin özü gereği. İstanbul. Ermeni iddialarının temel tezini Vilayat-ı Sitte’nin (altı vilayet) Ermeni toprakları olduğu oluşturmaktadır.

199 20.411 474.773 60. Aşağıdaki tablo Osmanlı vilayetlerindeki nüfusun resmi verilere dayanarak etnik dağılımını göstermek açısından aydınlatıcı olacaktır.903 RUMLAR 205.HARİTA 03: Osmanlı Vilayetleri’nde Etnik Dağılım KAYNAK: “The Anatolian Armenians.434 360.267 52.927 299. Türk tarafının sunduğu resmi rakamlar da McCarthy’nin (1984) hiçbir vilayette ve tarihte Ermeniler’in demografik ekseriyete sahip olamadıkları bu yüzden altı vilayeti kapsayan bir yapı kurmalarının mümkün olmadığı tezini destekler niteliktedir. Justin. 1912-1922” McCarthy.067 341.680 74.114 1. 1984. TABLO No: 15 1914 Senesi Farklı Milletler Resmi İstatistiği VİLAYETLER İSTANBUL EDİRNE BURSA İZMİR ADANA MÜSLÜMANLAR 560.249.650 72 .752 224. İstanbul.880 19.974 ERMENİLER 82.097 8. Armenians in the Ottoman Empire.

755 34 19.903 140.852 341 7.735 446. Ankara.384 20.645 188.312 2 36.971 4.150 8.935 161. 2005.821 12.101 921.792 630 51.923 58.859 102.548 32.320 399.324 971 1. Genelkurmay ATASE ve Genelkurmay Denetleme Başkanlığı Yayınları.916 227.497 20.292 149.659 359.379 492.590 8.712 303.128 673.492 50.380 235.492 67.550 2.348 152.850 38.048 2.048 65.100 149.864 -1 12. CİLT.307 632 97.804 737.678 226.821 65.959 79.099 79.297 309.439 8.770 75.379 750.285 576.240 21.958 971 25.SİVAS MAMÜRETÜLAZİZ DİYARBEKİR TRABZON ERZURUM BİTLİS VAN ANTALYA (Sancak) ANKARA HALEP BOLU (Sancak) KAYSERİ (Sancak) ÇANAKKALE (Sancak) ESKİŞEHİR (Sancak) İZMİT (Sancak) İÇEL (Sancak) KARAHİSAR (Sancak) KARESİ (Sancak) KASTAMONU HARPUT KONYA KÜTAHYA (Sancak) MARAŞ MENTEŞE (Sancak) NİĞDE (Sancak) URFA (Sancak) ÇATALCA (Sancak) ZOR (Sancak) 939.954 -26.322 12 4.556 40.337 117.474 8.999 179.302 446.174 2.899 134.281 184.762 877.936 16.592 55.843 117.613 40.791 45 147.034 277.524 4. 73 .385 20.653 8.718 842 232 KAYNAK: Arşiv Belgeleriyle Ermeni Faaliyetleri 1914 – 1918 I.

20 20.648 509. 2001.C.84 28.99 18.60.31 12.206 445.341 Sayfa 230 164 191 194 196 198 200 226 312. 12.60 28. T.60 15. Atatürk Üniversitesi Yayınları.76 14. TABLO No:17 Vilâyat-ı Sitte’de Ermenilerin Genel Nüfus İçindeki Ortalama.10. 39. Betül.46 KAYNAK: Her Yönüyle Ermeni Sorunu. Ankara.16. En Az Ve En Fazla Oranları Vilayet Erzurum Van Bitlis Diyarbakır Elazığ Sivas En Az % 15.138 110.72 11.TABLO No:16 Erzurum Vilayeti’ndeki (Vilayat-ı Sitte’de yer alır) Müslüman Ve Ermeni Nüfusa Ait Osmanlı İstatistikleri Yıllar 1897-1880 1881/82-1883 1894 1895 1896 1897 1906-1907 1914 Müslüman Ermeni 52.10. 14.506 673.980 513. 20. 10. 29.12.319 109.446 551.96 33.97.857 101.80 18.68 Kaynakların Ortalaması 18.948 509. En Çok % 21.90 39.10. Vilâyât-ı Sitte Ortalaması Komutanlığı.94 17. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu 74 . Erzurum.818 109. Aslan. 2004.657 KAYNAK: Erzurum’da Ermeni Olayları (1918-1920) (Hatıralar-Belgeler-Kazılar).319 110.297 73.310 125.

2001.208.396 19. 5. TABLO No:18 Resmi Sayıma Göre Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu Sayım 1831 1844 1881/82 1894 1895 1896 1897 1906/7 1914 Ermeni Nüfusu 18.884. Kara Harp Okulu Komutanlığı.630 18.735.001.520. Kara Kuvvetleri Komutanlığı.400.050. 5. T.142.101 35. Toplam Nüfus 3.294.604 27.000 1.Resmi rakamlar (Osmanlı Devleti nüfus kayıtları) ve Ermeni kaynakların yıllara göre derlenmiş halleri aşağıdaki tablolarda verilmiştir. 5. 5.173.013.C.388.233 1.042.374 1.680 1.61.683 18.99.29.78.065 1.016 KAYNAK: Her Yönüyle Ermeni Sorunu.65. 75 .641.350. 6.47.323 20.465 994.218 19.75.000 17. Özellikle Ermeniler’in iddia ettikleri sayıların kaynakça olarak kullanılan verilerden çarpıtılarak alındığını ve anılan uyuşmazlıklara bizatihi üçüncü şahısların raporlarında yer verildiği düşünüldüğünde Osmanlı Devleti sınırlarındaki Ermeni nüfus üzerine objektif bir değerlendirmede bulunulabilecektir.851 % 0.51 6. Ankara.031.5. 3. 5.742 2.824 1.

500. Osmanlı Belgelerinde Ermeniler.100.131. Wambery.000 28 Düşünceler Avusturyalı F. Halbuki. Hakkari ilave ediliyor.) KAYNAK: Her Yönüyle Ermeni Sorunu.000 2.000 - Türkiye'de 2.125 2.160.200. Vardapet 1886 A.yy sonrası Patrikhane 1912 M. • Vilayat-ı Sitte (Altı Vilayet) olarak da adlandırılan Osmanlı vilayetlerindeki Ermeni nüfusun 700.000 1.425.000 2. C: XI.TABLO No:19 Ermeni ve Ermeni Yanlısı Kaynaklara Göre Osmanlı Devleti’nde Ermeni Nüfusu Kaynaklar Yıl Genel (Dünya) 3. 28 Orjinal metinde 4. bilakis toplam nüfusun en çok %25-30’una denk geldiği.000 1.000 Wambery'den naklen 9 ilde Rusya: 1. Cox 1880-86 V.131. • Ermeni nüfusun anılan vilayetlerde ekseriyeti sağlayamadığı.000 V.000 2. Resmi ve Gayri Resmi tüm kaynaklar incelendiğinde Osmanlı Devleti’ndeki Ermeni nüfusuyla ilgili üç temel yorum yapılabilir.000.000 1. De Morgan 1914 Hovannisian 1914 öncesi K. Aslan 1914 Pastırmacıyan 1914 R.000 1.000 4.000 sayısı telafuz edilmiştir.000 1. Leart 1912 J. s. Sitte'de " Çobanyan'dan naklen ABD Büyükelçisi Gregoryen E.400.5-2.300. • Ermeni nüfusun Osmanlı Devleti’nin genelinde 1. Topçiyan* - 2. Lepsius 1913 J.800. BOA. Ter Minassian 19. ancak aynı eserde geçen farklı bölümlerde ve bu çalışmada da kullanılan tablolarda Patrikhane’nin verdiği rakamlar 2. 12 Ocak 1893'te Pester Lloyd Gazetesi'nde yayımlanan makalesinde 9 vilayette toplam 587.. Topçiyan.700. Wambery'den naklen 9 il için 1.400. Leart 1882 S.000 2.000 2.000 – 1.500. * Y.000 olarak kayıtlara geçmiştir. Von Raden 1856 Patrikhane 1882 M.000 1.125 rakamını veriyor.263.000 2/3'ü 1.380.018.018.000 2.425. Bkz.000 4. 76 .000 civarında olduğu. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Harp Okulu Komutanlığı. Khatanasian Y. 2001.880..C. Halep.000 civarında olduğu. Prof. (Altı vilayete Adana.100. Basmacıyan 1915 Hastahane Takvimi Y.235 Ermeni olduğunu yazmıştır. Tahminimizce metnin orjinalinde basım hatası mevcuttur.660.000 – 800.XXVI vd. Ankara.500. T.380.425.

6. Osmanlı sınırları dahilinde yerel halkı kışkırtarak isyan eden Ermeniler’in kalkıştıkları en kapsamlı hareketlerden biri 29 Rusya’ya olan göçler özellikle sınırdan geçerek Rusya ve İran Ermenistanı’na göç etme veya savaş zamanında Rus birliklerine katılma şeklinde gerçekleşmiştir ki bu yöndeki duyumlar ordu karargahları tarafından rapor edilmiştir. Halep gibi bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde olmayan bölgelerde de Ermeni ekseriyeti oldukça fazla idi.  Anılan savaşlarda verilen insan zaiyatının azımsanamayacak boyutlarda olması. Sınırların daralması. Ayrıca 1915 yılında henüz kurulmuş bağımsız bir Ermeni devleti olmadığı.yy sonu ve 20. 2005). Dünya Savaşı’nda Ermeniler Savaşın başlamasıyla birlikte Ermeni çeteler önceden belirledikleri stratejiler doğrultusunda harekete geçmişlerdir. I.  Ermeniler’in başta Rusya olmak üzere Avrupa. Tarihsel süreç içerisinde “Türkiye’deki” Ermeni demografisinin yaklaşık 1 milyon 200 bin kişiden 60 bine düşmesi. anılan demografinin Doğu Anadolu ve çevresinden göç eden Ermenilerden oluştuğu kanaatindeyiz.  Osmanlı Devleti’nin içine sürüklendiği savaşlar nedeniyle toprak ve dolayısıyla nüfus kaybına uğraması. Anılan devlete göç eden Ermeniler’in listeleri detaylı olarak liman kayıtlarında bulunmaktadır. 1915 yılında Lübnan. 29 göç hareketinde bulunması nedeniyle değişim meydana 3. Türk Ordusu 1914 Aralık’ında Ruslara karşı taarruza geçerken Ermeni komitacılar da Rus birliklerine katılmaya başlamış veya cephe gerisinde terörist faaliyetler yürütmüşlerdir. ve bugünkü Ermenistan nüfusunun yaklaşık 3 milyon olduğu göz önünde bulundurulursa. ilk bakışta Ermeni tezlerini ve bu doğrultudaki propagandasını doğrular gibi gözükse de.yy başında vuku bulmuş. Amerika ve Avrupa kıtalarına göç ise 19. konuya yabancı olanlar için. söz konusu nüfus azalmasına doğal olarak neden olmuştur. özellikle Birleşik Devletler’e yoğun göç dalgasıyla karşılaşılmıştır. dış kaynaklarda Türkiye olarak tanımlanan bölge 1915 ile günümüz arasında çok büyük farklılık arz etmektedir. Zira. Günümüz Türkiye sınırları içerisinde Ermeni nüfusu 60 bin kişi olarak görünmektedir (Önder. Birleşik Devletler ve Latin Amerika’ya yoğun gelmiştir . 77 .Yıldan yıla resmi istatistiklerde bile dramatik değişim gösterebilen nüfus rakamlarında.

Maraş Mutasarrıfı Mümtaz Bey’in Ermeniler’in nakledilmemesi durumunda olayların büyüyeceği yönündeki görüşü ve olayların bir türlü yatışmaması üzerine Dahiliye Nazırı Talat Paşa’nın emriyle nakil gerçekleştirilmiştir. 1970. Hamlin’in 23 Aralık 1893 tarihli Boston Congregotionalist Journal’de yayımlanan mektubu. • Rus Ordusu sınırı geçtiği anda askeri ve paramiliter unsurların Ruslar’a katılması. köylerini yakmak için fırsat gözleyeceklerdir ve sonra da dağlara kaçacaklardır.” 30 Ermeniler’e yönelik ilk tedbir Zeytun’da patlak veren Antep ve civarını da etkileyen olaylar üzerine yerlerinin değiştirilmesi üzerine olmuştur.6. 30 Ayrıntılı bilgi için bkz. Van Vali Vekili Cevdet Bey’in isyandan önce Ermeni ileri gelenlerini toplayarak çıkabilecek olayların devlete olası zararlarını anlatmasına karşın savaşın başlamasıyla birlikte Van ve çevresinde müslümanları hedef alan mezalim artmıştır. Sayı 32. Ermeni Çetelerine Karşı Alınan Tedbirler Ermeni çeteleri savaşın başlamasıyla birlikte. 3.47 78 . s. Belgelerle Türk Tarihi Dergisi. Dr.1. • Her Ermeni’nin silahlandırılması. bir Hınçak komitecisinin 1893’te yayımlanan şu sözlerinde olduğu gibi vandalist planlarını uygulamaya başlamışlardır: “İmparatorluğun her yerinde örgütlenen Hınçak çeteleri. • Osmanlı ordusu ikmal ve telgraf yollarının kesilmesi. Alınan kararlardan bazıları. • Silah altına alınanların firar ederek çete ya da gönüllü birliklere katılması. Ermeni çeteleri Osmanlı ordusu cephedeyken cephe gerisinde sivil halka zarar vermekte ve bu doğrultudaki eylemlerini köylere kadar iletmiştir. • Silah altına çağrılan Ermeniler’in orduya katılmamaları. Türkleri ve Kürtleri öldürmek.Van İsyanı’dır. Bunun üzerine kuduran müslümanlar ayaklanarak savunmasız kalan Ermeniler’e saldıracaklar ve bunları öylesine bir canavarlıkla öldüreceklerdir ki Rusya – insanlık ve Hristiyan uygarlık adına – memleketi işgal etmek üzere ileriye atılacaktır.

79 . Müslüman halka ve Osmanlı Ordusu’na yöneltilen. ordudaki Ermeniler’in görev tanımının tekrar gözden geçirildiğinin bir göstergesi olmakla birlikte anılan şartlarda dahi Ermeniler’e hiçbir düşmanca harekette bulunulmaması. • Müslüman halkın yiyecek.• İki yaşına kadar olan tüm müslümanların görüldükleri yerde katledilmeleri. ABD’nin Japonlar’a yaptığı gibi toplama kampları oluşturmaması Osmanlı’nın asıl niyetini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. • Çıkarılacak isyan ve ihtilallerin faturalarını müslümanlara çıkartarak propaganda yapılması. • İtilaf Devletleri hesabına casusluk ve rehberlik yapılmasıdır (Süslü. yukarıda da sayılan niyetlerin doğal bir sonucu olarak devlet Ermeni komitacılarına ve komitacıların isyana teşvik edilmesi amacıyla hedef olarak belirlediği unsurlara karşı önlemler almaya devam etmiştir. • İsyan ve ihtilaller çıkarmaları. • Resmi devlet dairelerinin kundaklanması ve jandarmanın öldürülmesi. • Ermeniler’in terk ettikleri bina ve erzakları yakması ve bunların müslümanlarca yakıldığı propagandası yapılması. mülkünün yakıp yıkılması. içecek. 25 Şubat 1915 tarihli karar. mal. Kırzıoğlu. Halaçoğlu 1995’ten aktaran Halaçoğlu. Yinanç. Naziler’in Yahudiler’e. 2006).

Halep’te. düşmanlarımız tarafından ülke içerisinde bir ihtilal girişimi hazırladığına işaret etmektedir. gerek gördükleri yerde hemen sıkıyönetim ilanına da yetkilidirler. Fransızca. 3) Her yerde uzak görüşlü ve uyanık bulunulmakla birlikte. Şube Numara: 8682 Gizlidir. Rusça ve Ermenice şifre grupları bulunmuştur. gerçekte saldırı belirtileri görülmeyen yerlerde halkı korkutacak baskılardan çekinilmelidir. Dörtyol’da. gerek jandarmalarda ve seyyar ordularda silahlı ve karargâh ve gerek seyyar ve ve sabit de kesinlikle hizmetlerde emrinde kullanılmayacaklar dairelerinde 25 Şubat 1915 komutanlar çalıştırılmayacaklardır. Yalnız.25 ŞUBAT 1915 TARİHLİ BİR ERMENİ AYAKLANMASI HALİNDE KOMUTANLARIN GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA BAŞKOMUTANLIK VEKÂLETİ’NDEN BİRLİKLERE Osmanlı Ordusu İstanbul Başkomutanlık Vekâleti Kurmaybaşkanlığı 1. ayaklanmaya sürüklememelidir. güvenliğe ait başvuracaklardır. Müstakil Asayiş Kısmı’na Bitlis’te bir takım Ermeni eşkıyası ortaya çıkmış ve bazı Ermeni asker kaçakları eşkıyalığa yönelmiş. şu anda önemli olmamakla birlikte. yayınlanmasına gerek görüldü: 1) Ermeni erler. aşağıdaki maddelerin yeniden bildirilip. Yine komutanlar. Bu olaylar. Ermeniler tarafından asker ve jandarmaya saldırı meydana gelmiş ve Kayseri Sancağı’nda Ermeni evlerinde çok sayıda bomba. Bu şekilde verilen emre göre davranan ve sadâkatten ayrılmamış olanların zarar görmeyecekleri düşüncesi kuvvetlendirilmeli ve halkı ümitsizliğe düşürürerek. Bundan dolayı. İstanbul Vilayeti mülkî memurları. halk tarafından herhangi bir şekilde hükümet emirlerine uymama ve silahlı saldırı ve karşı koyma görürlerse. 4) Genel seferberlik durumu nedeniyle savunma ve güvenliğe dair bütün meseleler askeri göreve ait olduğundan genel olarak mülkî memurlar bu meselelerde komutanlara başvururlar. hemen askeri kuvvetlerle en şiddetli şekilde bastırmaya ve saldırı ve karşı koyuşu kökünden imha etmeye yetkili ve mecburdurlar. işler ve tedbirler için Genel Karargâh’a 80 . 2) Ordu ve kolordu komutanları ve kolordu ve tümen komutan vekilleri ve mevki komutanları.

Ordu Dairesi’ne. Bu kolordu komutanları. evraklarına el konmuş ve komite merkezleri kapatılmıştır. 2.. TBMM 24 Nisan 1915 tarihinde ise Ermeni çetelerinin ayaklanma teşebbüsleri ve alınması gereken tedbirlere yönelik karar alınmış.. Karar doğrultusunda çetelerin elebaşıları tutuklanmış. 6) 3. ve 2. mebusların da bulunduğu toplam 500 Ermeni’nin Taşnak İhtilal Örgütü üyesi olmaları sebebiyle tutuklandığı”nı rapor etmiştir (Göyünç. 81 .. 1. ve 4. Kolordu Komutanlıkları’na Ve Harbiye. komitacılık yapan Ermeni derneklerinin kapatılması. ve 5.. 4. Ankara.345 kişinin tevkif edildiği belirtilmiş. 4. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. 4. Ordu bölgelerinde bu işler için en büyük müracat yeri kolordu komutanlıklarıdır. Dâhiliye Nezâretleri’yle. 3. dönemin Alman Büyükelçisi Wangenheim ise “24/24 Nisan gecesi ve ertesi akşam aralarında gazeteci.). Ordu komutanları olası kovuşturmalar için tedbirler düşünüp aldıklarını hemen Başkomutanlık Vekâleti’ne bildireceklerdir. ve Irak ve Havâlisi Komutanlıkları’yla 1. 3. doktor.. Ordu ve Irak bölgelerinde en büyük müracat yeri ordu komutanlıklarıdır.. Jandarma Genel Komutanlığı’na bildirilmiştir. Müstakil Asayiş Kısmı’na. 3.5) Güvenlikle ilgili işler için. Kamuran Gürün’ün Ermeni Dosyası adlı eserinde (1983) 2. 2000). Ermeni çetelerinin engellenmesi amaçlanmıştır. 2. Başkomutanlık Vekâleti ile birlikte ordu komutanlıklarına da bilgi verirler. Muhâkemât Müdürlüğü’ne. Bu emir: 1.. Güvenlik: 981 27 Şubat 1915 Kültür. Başkomutan Vekili Enver KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler.

hoş göremeyeceği ve fesat kaynağı olan komitelerin hala varlıklarını kanuna uygun kabul edemeyeceğinden sözlü olarak da ifade edildiği gibi. gerekli yerlerde silah aramaya başlanarak. harbin ilanını takiben Taşnak Ermeni Komitesinin Rusya’da bulunan Ermenilerin derhal aleyhimize hareketine ve Osmanlı topraklarındaki Ermenilerin de ordunun zayıf düşmesini bekleyerek o zaman bütün kuvvetleri ile ihtilale kalkışmalarına dair aldıkları kararları. Kayseri. Ermeni komitelerinin Osmanlı memleketindeki siyasi ihtilal teşkilatları ile öteden beri. özellikle devletin harp halinde bulunduğu şu sırada Zeytûn ile Bitlis. bu işe teşebbüs eden şahıslar ile emniyet güçlerince tanınan önemli ve zararlı Ermenilerin hemen tutuklanmaları. Taşnak ve benzeri komitelerin gerek başkentte ve gerekse illerde bulunan şubelerinin derhal kapatılmaları.İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü 3052 Özel Kalemi Osmanlı Ordusu Başkomutanlığına Başbakanlıktan. Başkomutanlığa yazılan tezkerenin aslından kopya edilmiştir. som emelleri olan özerkliği elde etmek amacı etrafında toplandığı. Esas olarak merkezleri yabancı ülkelerde bulunan ve bugün unvanlarında bile ihtilalcilik sıfatını koruyan bütün bu komitelerin çalışmalarının Osmanlı Devleti aleyhine olarak. her fırsattan yararlanmak suretiyle vatanın hayatına ve geleceğine tesir edecek hain hareketlere cür’etleri. Rus ordusuna gönüllü alaylar teşkil ederek Ruslarla birlikte memlekete saldıran. Sivas ve Van’da meydana gelen son isyan hareketleri ile bir kere daha kesinleşmiştir. uygulamaların iyi yapılmasının temini ve bitirilmesi ile ortaya çıkacak evrak ve belgelerin incelenmesi sonucunda tutuklanan şahısların askeri mahkemeye 82 . komitelerin başkan ve üyelerinin. bulundukları yerlerde ikametlerinin devamında sakınca görülenlerin il dahilinde uygun görülecek yerlerde toplattırılarak kaçmalarına meydan verilmemesi. her türlü sebebe ve vasıtaya başvurmak suretiyle. evrak vesairenin kesinlikle kayıp ve imhasına imkan bırakmamak suretiyle alınması. aslında Osmanlı uyruğunda olan Ermeni komite başkanlarının harekatı ve Osmanlı ordusunu arkadan tehdit etmek suretiyle pek büyük ölçüde aldıkları tertipleri ve yayınları ile meydana çıkmıştır. Nubar’ın Hınçak. her türlü ihtimale karşı komutanlar ile haberleşilerek kuvvetli bulunması. Sivas ve diğer yerlerde ortaya çıkarılan bombalar. Bunun üzerine devletin kendisi için duygusal mesele teşkil eden bu cins tertipler ve teşebbüslerin devam etmesine hiçbir zaman göz yummayacağı. kendilerine idari bir özerklik teminine yönelik teşebbüsleri. bütün siyasi teşkilatların kaldırılmasını acil ihtiyaç olarak hissetmiş ve gerekli tedbirleri almıştır.

Genelkurmay ATASE ve Genelkurmay Denetleme Başkanlığı Yayınları. CİLT 1. DOSYA NO: 50 Y. Madde 3: Bu kânûn yayın tarihinden itibaren geçerlidir.verilmeleri uygun görülmüştür. Madde 2: Ordu ve müstakil kolordu ve tümen komutanları askerî gerekliliklerden dolayı veya casusluk ve ihanetlerini hissettikleri köy ve kasabaların halkını tek olarak veya topluca diğer yerlere gönderip. 24 Nisan 1915 İçişleri Bakanı Talât KOLEKSİYON BDH KLASÖR NO: 401 E. Görüldüğü gibi vilayet ve mutasarrıflıklara gönderilen emirde hedef alınan kitle Ermeni çete başları ve çetelerin faaliyetleri olmasına rağmen her yıl 24 Nisan günü Ermeni diasporası ve Ermenistan tarafından ulıuslararası bir propaganda sonucunda soykırımı anma günü olarak kutlanmaktadır. Ankara. 3. 83 . Onaylandığı takdirde. 2005. gereğinin yapılmak üzere durumun bildirilmesine izin verilmesi konusu emirlerinize arz olunur. Madde 4: Bu kânûnun hükümlerinin yürürlüğünden Başkomutan Vekil ve Harbiye Nâzırı görevlidir. kolordu ve tümen komutanları ve bunların vekilleri ve müstakil mevki komutanları halk tarafından herhangi bir şekilde hükümet emirlerine ve ülke savunmasına ve güvenliğin korunmasına dair icraat ve düzenlemelere karşı muhalefet ve silahla saldırı ve direniş görürlerse derhal askerî kuvvetler ile en şiddetli sûrette bastırmayı ve saldırı ve direnişi kökünden imha etmeye yetkili ve mecburdurlar.6. Tehcir Kararı 27 MAYIS 1915 TARİHLİ GEÇİÇİ KÂNÛN SEFERDE HÜKÜMET İCRAATINA KARŞI GELENLER İÇİN ASKERİYE TARAFINDAN ALINACAK TEDBİRLER HAKKINDA GEÇİCİ KÂNÛN Madde 1: Sefer zamanında ordu. yerleştirebilirler. DOSYA NO: 1580 FİHRİST NO: 1-3 KAYNAK: Arşiv Belgeleriyle Ermeni Faaliyetleri 1914 – 1918.2.

Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. 84 . Ermeni haydut çeteleri Osmanlı gerisine. zamanlama açısından stratejik oluşunu (Rus işgali öncesi) ve 300 askeri öldürebilecek ateş gücünde olduğunu ortaya koymuştur.çok sayıda Ermeni asker. ikmal kuvvetlerine.” cümleleriyle açıklamıştır (Pomiankowski 1928’den aktaran Göyünç. başlarında bir Ermeni milletvekili olduğu halde kaçıp Rusya’ya gittiler.. 2006). Ermeni isyanlarının münferit olaylar olmadığını. “Van vilayetindeki Ermeniler ayaklanmışlar. Ermeniler kaçmaya başlamıştır. Rus hududunu geçen Ermeniler’le birlikte ordusunun Ermeni gönüllü alaylarına katıldılar. 17 Mayıs 1915’te Van Ruslar tarafından işgal edilmiş..” düşman tarafına geçmiş ve Müslümanları katle başlamışlardır.. Bitlis istikametinde 80.. Kaledeki Türk garnizonu 300 kayıp vermiş. Bunlar. Müslüman halka barbarca saldırılarda bulundular. “.. Alman Büyükelçisi Waggenheim ise Ermeniler’in organize halde ayaklandıkları ve saldırıya geçtiklerini.). 2000’den aktaran Halaçoğlu. postalara ve bağımsız birliklere hücum ettiler. Dönemin Avusturya–Macaristan İmparatorluğu Askeri Ataşesi Joseph Pomiankowski Ermeniler’in yaptıkları zulümleri.Meclis-i Umûmî’nin toplanmasında kânûnlaşması teklif olunmak üzere bu kânûn tasarısının geçici olarak yürürlüğe konmasını ve devlet kânûnlarına eklenmesini buyururum.. Müslüman köylere ve kaleye saldırıya geçmişlerdir. bazı Ermeni subayları...000 müslüman ifadesiyle Alman Dışişleri Bakanlığına iletmiş. 27 MAYIS 1915 Mehmet Reşat Başkomutan Vekili ve Harbiye Nâzırı Enver Kültür. TBMM Ermeni çeteleri yukarıda da belirtildiği üzere cephe gerisinde halkı isyana teşvik etmek ve sivil müslüman halka katliam gibi faaliyetlerini özellikle Sarıkamış faciasını müteakip yoğunlaştırmıştır. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. Ankara.şehir asilerin eline geçmiştir. Sadrazam Mehmet Sait KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler.

tarıma ve gelişmeye uygun yerlerde kurulmasına özellikle dikkat edilecektir. Madde 3: İskan yerlerine sevk edilen Ermenilerin yol boyunca can ve mallarının korunmasıyla. sağlık şartlarına uygun. Bu konuda meydana gelecek gevşeklik ve ilgisizlikten sırasıyla bütün görevliler sorumludur. Dahiliye Nazırı (içişleri bakanı) Talat Paşa’nın 30 Mayıs 1915 tarihli emrinde Ermeniler’in sevk koşulları ve iskan edilmeleri konulu yönetmelik ilgili tüm kurumlar gönderilmiştir: 30 Mayıs 1915 tarihli savaş hali ve olağanüstü siyası zorunluluklar dolayısıyla. Madde 4: Oluşturulan iskan yerlerine ulaşan Ermeniler duruma ve yere göre. yerel görevlilerin yönetimine aittir. 85 . sahipsiz ve devlete ait arazi bulunmaması durumunda. devlet malı olan çiftlik ve köylerin iskan için tahsis edilmeleri uygundur. Bağdat demir yoluyla birleşme hatlarından ve diğer demir yolu hatlarından en az 25 kilometre uzaklıkta bulunması şarttır. Madde 1: Nakli gerekli olanların sevklerinin sağlanması. gidiş yolları üzerinde bulunan yerel görevliler sorumludur.Osmanlı Devleti zor koşullar altında hayatta kalma mücadelesi verdiği bir ortamda Ermeniler’in sorun çıkarttıkları bölgelerden tahliyesine karar vermiş. Madde 2: Nakledilen Ermeniler. iaşe ve dinlenmelerinin sağlanmasından. Madde 6: Ermenilerin yerleştirilecekleri köy ve kasabalarda. Köylerin. nüfus kütüklerine esas olabilecek bir şekilde düzenli olarak kaydedileceği ve her aileyi oluşturan aile fertlerinin isim ve yaşlarını açıklayan bir defter düzenlenecektir. yeniden kurulacak Ermeni köyleri sınırlarının. taşınabilir bütün mallarını ve hayvanların beraberinde götürebilirler. boş. Madde 5: İskan bölgelerinde köy kurulmasına elverişli. Madde 7: Köy ve kasabalarda yeni yapılacak evlere yerleştirilen Ermeniler ile yeni kurulan köylere yerleştirilen Ermenilerin. başka yerlere nakledilen Ermenilerin iskan ve iaşeleri ile diğer konular hakkında yönetmeliktir. ya mevcut köy ve kasabalarda ayrı ayrı inşa edilecek evlere ya da yerel idareciler tarafından belirlenecek yerlerde kurulacak köylerde yerleştirileceklerdir.

kesin yerleşimlerine kadar geçecek olan sürede iaşeleri. CİLT 1. Bu kimselerin imhası söz konusu olmadığı gibi. Bakanlıktan izin alınmak şartıyla.Madde 8: Belirlenen yerlere yerleştirilen bir kimsenin. Madde 11: İaşe ve iskan işlerinin sağlanması ve hızlı olarak yürütülmesi ve göçmenlerin yeterince sevki. mutasarrıf ve valilere aittir. bu unsurun hükümet aleyhine faaliyette bulunmalarını ve bir Ermenistan hükümeti teşkili hakkındaki milli emellerini takip edemeyecek bir hale getirilmelerini temin esasına matuftur. 2005. Madde13: Arazinin seçimi ve dağıtılması göçmen komisyonlarınca gerçekleştirilecektir. göç edenlerin sağlıklarının korunması ve rahatlarının sağlanmasına ilişkin hususların yerine getirilmesi. Tehcir kararının gerekçeleri ve gayesi. o bölgenin en üst mülki idarecileri. uygun miktarda sermaye ya da alet ve edevat verilecektir. geçici belge karşılığında sahiplerine verildikten sonra tapu ve emlak işlemlerine esas oluşturacak düzenli bir şekilde. iaşe ve iskan memurlarının tayini. ayrıca ihtiyacı olanlara evlerinin inşası için gerekli harcamaları yerel makamlar.. “. bağlı bulunduğu komisyonun izni olmadan ve yerel güvenlik makamlarından özel belge alınmadan başka yerlere gitmesi yasaktır.. sevkiyat esnasında kafilelerin güvenliği sağlanmalı ve muhacirin tesisatından sarfiyat yapılarak 86 . Madde 10: İaşe ve iskan işlerinin hızlı olarak yürütülmesi. Genelkurmay ATASE ve Genelkurmay Denetleme Ankara. KAYNAK: Arşiv Belgeleriyle ermeni Faaliyetleri 1914 – 1918. göçmen ödeneğinden karşılayacaktır.sevklerinden takip edilen gaye. Başkanlığı Yayınları. Göçmen komisyonu bulunmayan yerlerde Göçmenler Tüzüğü’ne uygun olarak yeniden kurulması gereklidir. Madde 12: İskan edilen her aileye. sorumlu yönetici olmak üzere. daha önceki iktisadi durumları ve şimdiki ihtiyaçları göz önüne alınarak yeterli miktarda arazi verilecektir. göçmen komisyonlarına aittir. Madde 15: İhtiyaç sahibi olan çiftçi ve meslek sahiplerine. özel defterine kaydedilir. Madde 9: İskan edilecekleri yerlere varan Ermenilerin. Madde 14: Belirlenen arazinin sınırı ve dönümü tespit edildikten sonra.

Diyarbakır. Katolik ve Protestan Ermeniler’in tehcire tabi tutulmadığı. Afyon. Konya. 3 AĞUSTOS 1915 TARİHLİ PROTESTAN ERMENİLERİN SEVK EDİLMEMELERİ HAKKINDA VALİLİKLERE VE MUTASARRIFLIKLARA Osmanlı Hükümeti Dâhiliye Nezâreti Emniyet Genel Müdürlüğü Özel: 5028 Gizli Erzurum. Ermeni kafilelerine saldırıda bulunanlara veya bu gibi saldırılara ön ayak olan jandarma ve memurlar hakkında şiddetli kanuni tedbir alınmalı ve bu gibiler derhal arz edilerek Divan –ı Harplere teslim edilmelidir. Urfa. Bitlis. Ankara. Maraş. Halep. Bursa. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126.. Daha önce de belirtildiği gibi Protestan ve Katolik Ermeniler’in sevk edilmemesi hükümetçe kesin olarak kararlaştırılmıştır. Ankara.” emrinde açık bir şekilde belirtilmiştir (Halaçoğlu. Elazığ. Sivas. Eskişehir Mutasarrıflıkları’na Şifre Protestan mezhebinde[n] olan Ermenilerden sevk olunmayanların gönderilmesinden vazgeçilmesi ve vilayetlerin içerisindeki nüfusları ve kalan ve sevk olunan sayının bildirilmesi. sadece Ruslarla diresek temasını koruyan Gregoryen ve Ortodoks Ermeniler’in tehcir edildiğidir.).. Kayseri. Adana. Van Valilikleri’yle. 15 AĞUSTOS 1915 Nâzır KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler. İzmit. TBMM Kültür. 87 . Niğde. Samsun. Trabzon. 2006). Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer konu. Balıkesir.iaşelerine ait her türlü tedbir alınmalıdır. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed.

Van Vâlilikleri’yle. Kısım Özel: 6827 Harbiye Nezareti Yüce Katına Özet: Doğu Anadolu Vilayetleri’ne Gönderilecek Komisyonda Görevlendirilen Binbaşı Galip. Samsun. liva/il nüfuslarının bildirilmesi. Trabzon. Ankara. Urfa.3 AĞUSTOS 1915 TARİHLİ KATOLİK ERMENİLERİN SEVK EDİLMEMESİ HAKKINDA ÇEŞİTLİ VALİLİK VE MUTASARRIFLIKLARA Osmanlı Hükümeti Dâhiliye Nezâreti Emniyet Genel Müdürlüğü Genel: 423 Erzurum. TBMM Kültür. Adana. Yarbay Muhittin. Anadolu ile Doğu Vilayetleri’ndeki Ermenilerin sevki sırasında yapılması emrolunan görevlerini kötüye kullanan ve kânûna aykırı eylem ve hareketleri görülen memurlar ve jandarmalar hakkında gerekli soruşturma yapılmasıyla. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. 3 Ağustos 1915 Nâzır Talat KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler. Aşağıdaki yargılamalarla ilgili tablolar ise “saldırılara ön ayak olan” larla ilgili yapılması emredilen yargılamanın ne kadar ciddiye alındığı ve Ermenilerin öldürülmemelerine ne kadar özen gösterildiğinin göstergeleridir. Sivas.). Halep. Yüzbaşı Naki Beyler Hakkında. Diyarbakır. Elazığ. Ankara. Şube 2. Bitlis. suçları sabit olanların soruşturma evraklarıyla askerî 88 . 26 EYLÜL 1915 TARİHLİ ERMENİLERİN SEVKLERİ SIRASINDA GÖREVLERİNİ KÖTÜYE KULLANAN JANDARMA VE MEMURLAR İÇİN GÖDERİLEN KOMİSYON HAKKINDA JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI’NDAN HARBİYE NEZÂRETİ’NE Jandarma Genel Komutanlığı 1. Maraş Mutasarrıflıkları’na Şifre Kalmış olan Ermeni Katolikleri’nin gönderilmesi ve ihraçlarından vazgeçilmesi.

Bitlis Valilikleri’ne Şifre Erzurum’dan ihraç olunan Ermenilerden beş yüz kişilik bir kafilenin Erzincan ile Erzurum arasında Kürtler tarafından katledildiği Erzurum Valiliği’ne bildirilmiştir. 14 HAZİRAN 1915 TARİHLİ SEVK OLUNAN 500 KİŞİLİK BİR ERMENİ KAFİLESİNİN KÜRTLERİN SALDIRISINA UĞRADIĞI VE KATLEDİLDİĞİ. Görülmüştür. iade edilmek üzere takdim edilir.). Fakat. . buna hiçbir zaman halk karıştırılmayacak ve unsurlar arasında mukâteleye yol açacak ve aynı zamanda dışarıya karşı da pek çirkin görünecek olaylar ortaya çıkmasına (İmza) KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler. Asayiş Şubesi Müdürlüğü) TBMM Kültür. 30 Eylül 1915 (Harbiye Nezâreti. Ankara. BU NEDENLE KAFİLELERİN YOLLARDA KORUNMALARI. ELAZIĞ VE BİTLİS VALİLİKLERİ’NE Osmanlı Hükümeti Dâhiliye Nezâreti Emniyet Genel Müdürlüğü Özel: 20 Diyarbakır. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. İhraç olunan Ermenilerin yollarda hayatlarının korunmasına imkan nispetinde çalışılması ve sevk sırasında kaçmaya teşebbüs edenlerle korunmalarına memur olanlara karşı saldırıda bulunacakların cezalandırılması doğaldır. bildirilmiş olmakla yüksek bilgilerinize arz olunur. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. Elazığ. İzmir Jandarma Bölge Müfettişi Yarbay Muhittin ve Jandarma Genel Komutanlığı Birinci Şube Müdür Yardımcısı Binbaşı Galip Beyler’le adı geçen şubenin Dördüncü Kısım Âmiri Yüzbaşı Naki Efendi’nin tayin edildikleri ve 27 Eylül 1915 pazartesi günü öğleden sonra saat üçte Dâhiliye Nezâreti’ne başvurmaları adı geçen Nezâret’ten gelen 25 Eylül 1915 tarih ve sekiz özel numaralı tezkerede emredilip. Jandarma Genel Komutanı Albay Şube: 2 Asayiş Şubesi 17220 1254 27 Eylül 1915 Muâmelât-ı Zâtiye Müdürlüğ’ne Görülüp. BUNLARA SALDIRANLARIN CEZALANDIRILMASI HAKKINDA DİYARBAKIR.mahkemelere gönderilmek üzere belirlenmiş bölgelere gönderilmesi kararlaştırılan komisyonlara görevli olarak.

Ordu Komutanlığı’na Ermeni kafilelerine taarruz edecek olan Kürt eşkıyasının takibi için Bayburt’ta [bulunan] Sabit Jandarma Bölük Komutanı Teğmen Salih Efendi komutasıyla Menzil askerlerinden elli atlı erden oluşan Bayburt’tan gönderilmiş bir müfreze. Ermeni kafilelerinin Kop Dağı’nı geçişlerinde 11 Temmuz 1915’de dört taraftan Kürt eşkıya[sı] taarruza başlamışlarsa da müfreze ile iki saat devam eden çarpışma sonucunda iki kişi öldürüldüğü ve kalanının kaçtığı ve müfrezeden hiçbir kayıp olmadığı ve Ermeni kafilesinin de kurtarıldığı. TBMM Kültür.). Menzil Müfettişi Fuat Ziya 1. TBMM Kültür. 3731/4 Saklanması: 17 Temmuz 1915 KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. 16 TEMMUZ 1915 TARİHLİ ERMENİ KAFİLELERİNE SALDIRAN KÜRT EŞKIYASININ İZLENMESİ VE ENGELLENMESİ HAKKINDA MENZİL MÜFETTİŞLİĞİ’NDEN 3. Bundan dolayı o şekilde gelecek Ermenilerin yolları üzerinde bulunan aşiretler ile köylülerin saldırılarına karşı her türlü vasıtanın tamamlanmasıyla korunması ve öldürme ve zorla almaya cesaret edeceklerin şiddetle cezalandırılması gerekir. Ankara. Ankara. Bayburt Nokta Komutanlığı’ndan bildirilmekle arz edilir. Şube. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126.).kesinlikle meydan ve imkan bırakılmayacaktır. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. 14 Haziran 1915 Nâzır Talat KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. . ORDU’YA Erzurum’dan 16 temmuz 1915 Erzurum’da 3.

2 148 29 89 70 29 56 21 28 146 16 249 8 579 27 170 1. Ankara. TBMM Kültür.TABLO No:20 Tehcir Sırasında Usulsuz Davrandıları Gerekçesiyle Divan-I Harbe Sevk Edilen Kişilerin Bölgelere Göre Dağılımı Amasya Ankara Bitlis Canik Diyarbakır Eskişehir Halep Hüdavendigar İzmit Kayseri Konya Mamuretülaziz Niğde Sivas Suriye Urfa Genel Toplam ve Yayın Kurulu Yayınları. Para.). Ankara. TBMM Kültür.673 KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilaflı Makaleler.). ÖZDEMİR. Hikmet (ed. 2007. ÖZDEMİR. Pranga Ve Sürgün Cezası Berat Ve Yargılama Reddi Mahkeme Devam Etmekte Ve İnceleme Aşamasında Velisine Teslim Hakkında Henüz Bir İşlem Yapılmayan 674 kişi KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilaflı Makaleler. Hikmet (ed. Sanat TABLO No:21 Divan-ı Harplerde Yapılan Yargılamaların Sonucunda Verilen Cezalar (1916 itibariyle) 67 kişi 524 kişi 68 kişi 227 kişi 109 kişi 4 kişi İdam Cezası Hapis Cezası Kürek. Kalebent. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları. . 2007.

. arazi verilmesinden göç ettikleri topraklarda kalan mallarının korunmasına. İngilizlerin üst düzey devlet adamlarından Lord Curzon konuyla ilgili Washington’daki İngiliz Büyükelçisi Sir A. 1991).Ermeni otoriteleri bu istatistikleri “Osmanlı’nın tepkileri dindirmek için kurban seçtiği bir – iki kişi” olarak nitelendirebilirler ancak İtilaf Devletleri İstanbul’u işgal edip Ermenilere yönelik tehcir kararı alındığında. zor koşullar altında bulunmasına rağmen bugün bile birçok devletin göster(e)meyeceği bir kararlılıkla tebaasının sosyal ve ekonomik haklarını da gözetmiştir. Ermeniler’in iskan edilecekleri yerlerdeki mali durumlarından. Geddes’e çektiği mesajda “Malta’daki Türkler’in suç işledikleri yönünde kanıt bulma konusunda bir hayli zor durumda olduklarını” belirtmiş ve ABD makamlarından yardım istenmesini salık vermiştir. vazife başında olan üst düzey görevlileri Malta’ya topladıktan sonra haklarında tek bir işlem yapamamışlardır. Osmanlı Devleti Ermeniler’i tehcir ederken sadece devletin bekasını düşünmemiş. 1984). Çeşitli zamanlarda farklı vilayet ve mutasarrıflıklara gönderilen yüzlerce belgeden örnek olarak sadece birkaç tanesini almayı Osmanlı Devleti’nin Ermeniler üzerindeki tasarrufunun açık bir kanıtı olacağına inanmaktayız. 13 Temmuz 1921’de Büyükelçi’den gelen yanıtta ise “Türkler’in aleyhine kullanılabilecek hiçbir kanıt olmadığı” belirtilmiştir (McCarthy. Nitekim Amerikan Sefiri Morgenthau Protestan Ermenilerin lideri Zenop Bezciyan ile görşmüş. anılan görüşmede Bezciyan’ın “tehcir edilen yaklaşık yarım milyon insan olduğu”nu söylemesi ve “Zor’a gönderilen Ermenilerle yaptığı görüşmelerde Ermeniler’in durumlarından memnun oldukları”nı aktarması üzerine bir hayli şaşırdığı yönündeki itiraflarını günlüğüne kaydetmiştir (Lowry. borçlarının ertelenmesi ya da iptaline bir çok yönetmelik ve kanun çıkarmıştır. iş.

Diyarbakır. Ankara. BİNA VE ARAZİSİNİN İDARESİ HAKKINDA YÖNETMELİK Savaş Durumu Ve Olağanüstü Siyasi Mecburiyetler Dolayısıyla Başka Yerlere Nakledilen Ermeniler’e Ait Mal. Trabzon.10 AĞUSTOS 1915 TARİHLİ NAKLEDİLEN ERMENİLERİN BORÇ VE ALACAKLARININ ÖDENMESİ Osmanlı Hükümeti Dâhiliye Nezâreti Göçmenleri ve Aşiretleri İskân Müdürlüğü Genel: 445 Erzurum. 10 Haziran 1915 TARİHLİ SAVAŞ VE OLAĞANÜSTÜ SİYASİ DURUM NEDENİYLE BAŞKA YERLERE GÖNDERİLECEK ERMENİLER’İN MAL. Samsun. Zor. Adana. Kayseri. İzmit. . balıkesir. Bursa. Sivas. Afyon. görev sınırları ve yetki dereceleri aşağıdaki maddelerde yazılmış olan ve özel şekilde oluşturulmuş komisyonlara aittir. Bitlis. Niğde Mutasarrıflıkları’na Şifre Başka yere nakledilen Ermeni halkın şahıslara ve resmi kuruluşlara olan borçlarıyla adı geçen halkın bunlar üzerindeki alacaklarının ödenmesi ve hesaplarının kapatılması hakkında kaleme alınan yönetmelik gönderilmek üzere olduğundan bunların şimdilik özel defterine kaydıyla alacakların güven içerisinde olmalarının sağlanması gereği bildirilir. Aydın. Van Vâlilikleri’yle. Musul. halep. Elazığ. Urfa. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. TBMM Kültür.). Ankara. 10 Ağustos 1915 Nâzır Talat KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler. Suriye. Maraş. mülk ve terk edilen araziler ile diğer konuların bu yönetmelik hükümleri çerçevesinde idare ve yürütülmesi. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. Mülk Ve Arazilerin İdaresinin Niteliği Hakkında Yönetmeliktir. Eskişehir. Madde 1: Başka bir yere nakledilen Ermeniler’e ait mal.

eşyanın bulunduğu köy adına kaydedilerek korunacaktır. kıymet ve ait olduğu yer ve müşterisi ve satış bedeli ayrıntılı olarak özel defterine kaydedilerek altı açık arttırma heyeti tarafından tasdik edilecek ve açıklanan tarzda bir tutanak düzenlenerek. Satılan eşyanın cins.Madde 2: Bir köy veya kasabanın boşaltılmasının arkasından yer değiştirilen halka ait ve içerisinde eşya bulunan bütün binalar idare komisyonu tarafından uygun görülecek memur veya özel heyet tarafından derhal mühürlenerek. Madde 8: Terkedilmiş emlak ve arazide yerleştirilecek ürün ve ekili yerler olduğu takdirde komisyon tarafından uygun görülen kişilerden oluşan bir heyet tarafından açık arttırma ile satılarak bedelleri sahipleri adına emaneten mal sandığına teslim edilecek ve tutanak düzenlenerek. bedeli sahipleri bilindiği takdirde sahipleri adına. okul. koruma altına alınacaktır. miktar. korunmasına özen gösterilecek ve eşyanın nitelik ve miktarın ile sahiplerini ve alındığı ve korunmakta olduğu yeri gösterir bir tutanak düzenlenerek aslı mahallî idareye ve tasdikli sûreti Emvâl-i Metrûke Komisyonu’na bırakılacaktır. takdir edilen değer ve sahiplerinin adları ile ayrıntılı olarak deftere geçirildikten sonra kilise. miktar. sahipleri ayırt edilebilecek şekilde ayrı ayrı konularak. değilse eşyanın bulunduğu köy veya kasaba adına emaneten mal sandıklarına teslim edilecektir. Madde 4: Sahipleri belli olmayan taşınabilir mallar. bulundukları yerde korunmalarına özen gösterilecek ve daha sonra kilisenin bulunduğu köy halkının yerleştirildiği yere hükümet aracılığıyla gönderilecektir. Madde 7: Nakledilen halktan her birine ait emlak ve terkedilmiş arazinin cins. Madde 5: Mevcut taşınabilir mallar arasında durmakla bozulması muhtemel olan eşya ile hayvanlar komisyonun uygun göreceği bir kurul tarafından açık arttırma ile satılarak. Madde 3: Koruma altına alınan eşya cins. aslı mahallî idareye ve tasdikli sûreti Emvâl-i Metrûke İdare Komisyonu’na bırakılacaktır. han gibi depo olmaya elverişli yerlere naklettirilip. miktar ve kıymetleri isimleriyle deftere geçirilecek ve her köy ve kasabaya ait terkedilmiş emlak ve arazi cetvelleri düzenlenerek idare komisyonuna bırakılacaktır. tutanağa eklenip. çeşit. Madde 6: Kiliselerde mevcut eşya ve resimler ve mukaddes kitaplar deftere geçirilerek. aslı mahallî hükümete ve tasdikli sûreti de idare komisyonuna verilecektir. .

iskân edilerek kendilerine verilen emlak ve arazi miktarını gösteren ellerine birer ilmühaber verilecektir. Madde’de gösterildiği gibi göçmenlerin meşguliyetleri ve bilgileri dışında kalan ve arazinin idare komisyonları veya onların gözetimi altından olarak o yerlerin mülkî ve malî memurlarının âmirlerinin birleşmesinden oluşacak heyetler tarafından açık arttırma ile satılması uygundur. geliş yeri. Madde 12: Yerleştirilen göçmenlerin nüfus kaydına esas olabilecek düzenli ve ayrıntılı bir şekilde ve hane itibariyle isimler.Madde 9: Ekili yerlere ve mevcut ürünlere müşteri bulunduğu takdirde kefalet altında sözleşme ile yarıya bölme yoluyla isteyenlerine verilmesi uygun olup. işi yapanlar derhal köyden ihraç olunacak ve göçmenlik haklarından düşürülür. tahribat olduğunda kimin tarafından yapıldığına bakılmayarak bedeli köylünün bütününe ödettirilip. yerleşme tarihi ve yerleşme yeri deftere geçirilecek ve kendilerine verilen meskenler ve arazinin cins. . Madde 11: Boşaltılması gerçekleştirilen köylere göçmen yerleştirilecek ve mevcut evler ve arazi her ailenin ihtiyaç ve zirai kabiliyeti göz önüne alınarak. hamam. Madde 15: Şehir ve kasabalarda boşaltılan evlere tercihen şehirli ve kasabalı göçmenler yerleştirilerek. depo gibi gelir getiren mülklerle göçmen yerleşimine elverişli olamayan binaların ve göçmenlere dağıtımından geriye kalan veya 18. geçici ilmühaberler ile göçmenlere dağıtılacaktır. eski iktisadi ve mali durumları ve imar kabiliyetleri göz önüne alınmak şartıyla kendilerine yeterli miktarda arazi verilecektir. Madde 13: Köylerde bulunan binalar ve dikili ağaçların iyi korunmasından o köye yerleştirilen göçmenler silsile yoluyla sorumlu olduklarından dolayı. bu şekilde olan kira ve satıştan elde edilecek meblağlar da sahipleri adına mal sandıklarına teslim edilecektir. Madde 16: Dükkan. fabrika. han. miktar ve kıymeti ve mevkii ayrıca deftere geçirilecek. Madde 10: Nakledilen halka ait taşınmaz malların kullanımına ait sahipleri tarafından ayrıldıktan sonra düzenlenen Vekâletnameler üzerine hiçbir işlem yapılmayacaktır. çeşit. Madde 14: Göçmen iskânından geriye kalan köylere bölgede bulunan gezici aşiretler yerleştirilecek ve haklarında aynen göçmen muamelesi yapılacaktır.

Madde 20: Satın alınmasına istekli çıkmayan emlak ve arazinin. Madde 21: Gerek satılan ve gerek kira ve yarı yarıya bölüşmek şeklinde verilen emlak ve arazinin tür. Madde gereğince açık arttırma ile satılacaktır. Madde 23: Boşaltılan köy ve kasabalarda bulunan terkedilmiş emlakın bu yönetmelik hükümleri çerçevesinde idare ve yürütmesi doğrudan doğruya Emvâl-i Metrûke İdare Komisyonu’na aittir. satış bedeli kira ve kiracı ve müşterisini gösteren ayrıntılı cetvelleri düzenlenecektir. iki yılı geçmemek üzere isteklilerine kiraya verilmesi uygundur. yer. miktar. Madde 24: İdare komisyonları. Madde 22: Satış ve kira bedellerinden elde edilecek meblağlar sahipleri adına emaneten mal sandıklarına bırakılarak. Bunlardan göçmenlere dağıtılarak verilemeyenler 16.Madde 17: Şehir ve kasabalara yerleştirilen göçmenlerin nüfus kaydına esas olabilecek düzenlilikte isim defterleriyle kendilerine verilen arazinin tür. bahçe. boşaltılan köy ve kasabalara göçmen sıfatıyla yerleştirilecek olan veya yerleştirilmesini isteyen kişilerin göçmen sıfatını taşıdıklarını ve başka tarafa gönderilip yerleştirilmediklerini veya göçnemlerden olup oralara yerleşmeleri sağlamak üzere özel sûrette gönderildiklerini gösteren resmi belge ortaya koymaları şarttır. sonradan meydana gelecek duyuru çerçevesinde sahiplerine verilecektir. Madde 19: Vilayet içinde bulunup. imar ve korunmasını kusurlarından dolayı meydana gelecek ve yapılan zararların ödenmesini üstlenmek ve bu konuda sağlam kefillik göstermek şartıyla. mahallî hükümetin izin ve uygun bulmasıyla veya dahiliye Nezareti’nin emri üzerine diğer vilayetlerden özel yazı ile gönderilen göçmenler ayrı olmak üzere. miktar ve kıymetini gösteren bir defter tutulacaktır. Madde 18: Şehir ve kasabalar ile civarında olan bağ. portakal bahçesi ve zeytinlikler ve buna benzer emlak da imar korumalarına gücü yeten ve bilgili bulunduğu ortaya konulan ve bu konuda senet vermek ve kefillik bildirmek şartıyla ihtiyaç ve imar kabiliyetleri oranında göçmenlere dağıtılabilecek ve kimlere ne kadar emlak ve arazi verildiği özel defterine kaydedildikten sonra durumu gösteren ellerine birer ilmühaber verilecektir. terkedilmiş malların idaresi konusunda doğrudan doğruya Dâhiliye Nezâreti’ne bağlı ve ancak alacakları emirler .

Madde 30: Emvâl-i Metrûke İdare Komisyonları. . özel sûrette atanan bir başkan ile biri idare memurlarından ve diğeri maliye memurlarından olmak üzere iki üyeden meydana gelir. Madde 31: Haberleşme başkan tarafından veya başkanın vekil tayin edeceği üye tarafından başkan adına yapılır. Emvâl-i Metrûke İdare Komisyonları’na aittir.çerçevesinde görev yapmaya yükümlü olup bu konuda alacakları ve uygulayacakları karar ve icraattan mahallî idareye de bilgi vereceklerdir. Madde 27: Komisyon gözlem ve incelemeleri sonucunda alınan kararlar ve yapılanların özetini en azından on beş günde bir Nezâret’e ve valiliğe bildirmekle yükümlüdür. hesap işlerinden ortaklaşa sorumludur. Düzenlenen sûreti makamına gönderilecektir. Madde 26: Boşaltılan yerlere yerleştirilmek için göçmen yollanmasıyla ayrıntılı işlemlerinin yapılması göçmen komisyonu ve memurlarına ait ise de bu gibi yerlere yapılacak yerleştirme işlemlerinin düzenlenmesi ve hızlandırılmasının sağlanması ve genel yerleştirme işlemlerinin incelenmesi ve denetlenmesi ve bu konuda mahalli idare ile görüşerek karar alma ve uygulaması Emvâl-i Metrûke İdare Komisyonları’nın görev ve yetkilerindendir. emlak ve terkedilmiş arazinin idare ve korunmasıyla. Madde 28: Emvâl-i Metrûke İdare Komisyonları’nın mallarının idaresi konusunda ve bu yönerge hükümleri çerçevesinde meydana gelecek tebligat ve yazılı bildirileri[nin] mahalli memurlar tarafından yerine getirilmesi mecburidir. Madde 29: Emvâl-i Metrûke İdare Komisyonları üyeleri. atandıkları bölgede varolan mal. Madde 25: Yönetmeliğin hükümlerinin uygulanmasıyla terk edilen malların korunması ve idaresinin sağlanması hakkında gereken komisyon ve heyetinin kurulması Dâhiliye Nezâreti’nden izin alınması şartıyla maaşlı memurların çalıştırılması ve Dâhiliye Nezâreti’nden alacakları emirler ile bu yönetmelik yönerge hükümleri veaçıklama çerçevesinde yazılarının yönerge birer ve açıklama valilik yazılar düzenlenmesi.

Afyon. Madde 33: Emvâl-i Metrûke [İdare] Komisyonları başkanlarına göçmenler ödeneğinden verilmek üzere yevmiye birer buçuk ve üyesine de birer lira bağlandığı gibi görev için memuriyet bölgelerini gezip dolaşmalarında özel tertipten ayrıca yolluk da alırlar. verilmemesi. denetlenmesi veya yürütülmesiyle görevlendirebilir. 10 HAZİRAN 1915 KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler.). Sivas. Kayseri. Ankara. Adana. Trabzon. Suriye. Elazığ. Erzurum Ve İzmit Emvâl-İ Metrûke Komisyonu Başkanlıkları’na Şifre Nakledilen Ermenilerin taşınabilir mallarının pek ucuz elden çıkarıldığı ve şuradan buradan toplanan vurguncuların tekelinde olarak yok pahasına satılarak. Bursa. Trabzon. İzmit. Niğde. Mutasarrıflıkları’na. Elazığ. Boşaltılacak bölgelere yabancı. Urfa. Eskişehir. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. Halep . şüpheli ve kimliği bilinmeyen hiçbir kimsenin girmesine ve gezmesine izin çıkarılmaları. Diyarbakır. Adana. Musul Valilikleri’yle. sahiplerinin tamamen zarara uğramış olduğu haber veriliyor. Halep. Bitlis. hemen . Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. Ankara.Madde 32: Emvâl-i Metrûke [İdare] Komisyonu Başkanı uygun gördüğü üyeyi bu yönetmeliğin içinde yer almış bir konunun incelenmesi. TBMM Kültür. Diyarbakır. Sivas. Aydın. girmişler varsa. Maraş. Maraş. Madde 34: Komisyon atanarak gönderilemeyen vilayetlerde bu yönetmelik hükümlerinin uygulanması mahalli merkezi idarelere aittir. 11 AĞUSTOS 1915 TARİHLİ NAKLEDİLEN ERMENİLERİN MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA ÇEŞİTLİ VİLAYETLERE VE MUTASARRFILIKLARA Osmanlı Hükümeti Dâhiliye Nezâreti Göçmenleri ve Aşiretleri İskân Müdürlüğü Genel: 452 Erzurum. Balıkesir.

TBMM Kültür. Bunların istedikleri eşyayı götürebilmelerine izin verilmesi. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126.). Nakledilmemiş olan eşyadan durmakla bozulmayacakların sahipleri adına korunması. kesin şekilde gayri meşru menfaatlere meydan verilmemesi. borcunu ödeyerek devretme ve haciz gibi asıl sahibinin mülkiyet ve tasarruf bağını ortadan kaldırmayacak sözleşmelerin önlenmesi ve göç başlangıcından şimdiye kadar yapılan sözleşmelerin hükümsüz sayılması. Götürmeyecekleri eşyadan durmakla bozulan eşya ile zaruri ihtiyaçlardan olanların açık arttırma ile satışı. ipotek. Taşınmaz mallar.Bunlardan ucuz mal almışlar varsa satışın bozulması gibi tedbirlere başvurarak asıl kıymetlerine getirmelerine gayret olunarak. Danışıklı şekilde düzenlenen sözleşmelere ve akitlere meydan verilmemesi. 11 AĞUSTOS 1915 Nâzır Talat KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler. Zor ve Halep’te toplanmış Ermeni göçmenlerinin tahsis olmuş yerlerine sevk ve iskan şekilleri hakkında bu defa düzenlenen yönetmeliğin bir sûreti yüksek görüşlerinize sunulmak üzere ilişikte arz ve takdim edilmiş . kira. Satış ve devir gibi kesin satış işlemlerine izin verilmesi ve tanıdıklarının arazi ve emlak satın almasının engellenmesi gerekir. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. 7 EKİM 1915 TARİHLİ SEVK SIRASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSULAR HAKKINDA YÖNETMELİK Osmanlı Hükümeti Dâhiliye Nezâreti Emniyet Genel Müdürlüğü Yazı Sûreti Dâhiliye Nezâretine Urfa. Ankara.

Resülayn gibi bekleme merkezi olan yerlerde. Sıbni merkezlerinde gereği kadar sevk. durumun gerekenlere bildirilmesine makamın yüksek müsaadeleri buyurulmak konusunda. Katma. Rakka memurlukları da bulundukları kaza ve liva idare başkanına bağlı ve oradan alacakları emirleri yapmaya ve uygulamaya memurdur. Müslime. Meskene. doğrudan doğruya sevk memurlarıyla haberleşme ve acil kabul ettiği emirleri verebilir. sevk memurlarına verilen emirlerden bağlı oldukları livaların da haberdar edilmesi şarttır. kaza ve nahiyelerde meydana gelen genel sevk ve iâşe işlemlerinden mutasarrıf ve kaymakamlar ve nahiye müdürleri doğrudan . Olağanüstü durumlarda Genel Müdür ile de haberleşebilirler. Hamam Rakka’ya. Madde 5: Liva. Katma. Harran. Maden Şeriası. 7 EKİM 1915 Aşiret ve Göçmenler İskan Müdürü Şükrü Genel Sevk İşlemleri Hakkında Yönetmelik 7 EKİM 1915 Madde 1: Halep. Rakka. Ancak. Genel Müdür. Madde 2: Genel işlemlerin idaresine gerekli olan özel memurların tayini genel Müdüre veya Genel Müdür’ün uygun bulması şartıyla mahalli idare başkanlarına aittir. iâşe ve ambar memuru bulundurulacaktır. Deyrizor memurluğuna bağlıdır. Deyrizor. Hamam. Suruç. iskan ve iâşe işlemleri birleştirilerek adı geçen işlerin yürütme ve idaresi ve bu hususta haberleşilmesi ve tebligat yapılması Dâhiliye Nezâreti tarafından tayin edilen Genel Müdür unvanlı özel memura teslim edilmiştir. Madde 3: Halep. Müslime. Deyrizor gibi iskan mahalli olan yerlerde ve yol üstünde menzil kurulan Deyrülhazr. Meskene. Sıhhiye. Sıhhiye ve Sibni. Ebu Hureyre. Ebu Hureyre memurluğu Mesken’e. Zor ve Maraş’ta bulunan göçmenler genel sevk. Halep. Urfa. Deyrülhazr memurlukları Halep sevk memurluğuna. Madde 4: Merkezde bulunan çeşitli memurlar o yerin sevk memurluğuna.olmakla. Cerablus.

Genel Müdür tarafından tayin edilen memurların günlüklerinin takdiri Genel Müdür’e ve mutasarrıflar tarafından atanan memurların günlüklerinin takdiri Genel Müdür’ün onaylama hakkı baki kalmak üzere mutasarrıf ve kaymakamlara aittir. Madde 12: Gerek demiryolu ve gerek karayolu sevkıyatı mutlaka kâfileler düzenlenmesi şeklinde yapılacak ve her kâfileyi oluşturan kişilerin mümkünse isimleri. Madde 6: Resülayn’a kadar demiryolu güzergahında gerekli mevkiler ile vali. birlikte götürülecek. verilmiş görevlerinin şekil ve önemine göre. Madde 8: Sevk ve ayrıntılı işlemleriyle uğraşmak üzere atanan maaşlı maliye memurlarına da yirmi beş kuruşa kadar yevmiye verilebilir. Madde 11: Rakka ve Deyrizor sevkiyatı Müslime ve Halep’ten demiryolu ve karayoluyla yapılacaktır. Madde 9: Gezip dolaşma mecburiyetinde olacak memurlara ayrıca ve toptan olarak yevmiye birer mecidiyeyi geçmemek üzere. kendilerine verilen görevleri yapmakla yükümlüdür. . ancak olağanüstü bir gereklilik durumunda dağıtılabilecektir. değilse yalnız sayının kaydı ve sevk durumunun da dahil edilmesiyle düzenlenecek sevk defterinin bir sûreti kâfileye katılacak sevk memuruna verilerek. tahsis edilmiş yerlere gönderilecektir. İki menzil arasındaki su ihtiyacının sağlanması işi de göz önünde tutulacaktır. Madde 13: Kara yoluyla gönderilecek kâfile en fazla bin kişiden oluşacak ve her kâfileye en az bir sevk memuru gereği kadar muhafız katılacaktır.doğruya sorumlu ve diğer memurlar da bu hususta. zorunlu harcamalar adıyla ayrıca bir yolluk da verilebilir. Madde 10: Memur ve çalışanların yolluk ve yevmiyesi vilayet ve müstakil liva göçmenler ödeneğinden on beş günde bir ödenir. Madde 7: Tayin edilecek memurların günlüğü. nöbetleşerek kadınlar. mutasarrıf ve kaymakamların lüzum göreceği ve işin gerekli olacağı diğer mevkilerde lüzumu kadar memur ve işçi çalıştırılır. çocuklar ve hastalananlar bindirilecek ve her kâfilenin en az dört günlük yiyeceğini yanlarında götürmeleri sağlanacak ve kâfilenin iki günlük yiyeceği için de ayrıca ulaşım araçları hazırlanarak. Her kâfilede mevcut çocuk ve kadın sayısına göre en az yüz elli merkep veya katır veya deve verilerek. beş kuruştan elli kuruşa kadardır.

Madde 14: Genel sevk idare merkezi olan Halep’te bir merkez ambarı kurulması ve un biriktirilerek, Halep’te mevcut göçmenlerin ihtiyaçları, genel ihtiyaçlar sırasında ya genel unlardan veya özel şekilde kurulan fırınlardan temin edilecek ekmek veya dağıtılacak unla sağlanacak. Ambar; Katma, Müslime, Deyrülhazr ve diğer menzil ambarlarının ihtiyaçlarını karşılayacaktır. Madde 15: Her menzil ve merkezde oluşturulan ambarların ihtiyacının sağlanması ve menzil ve merkezlerin bağlı bulunduğu livaya ait ve mutasarrıflar, masrafları göçmenler ödeneğinden verilmek üzere, her türlü vasıtaya başvurarak, bu ambarların ihtiyaçlarını karşılamaya ve göçmenlerin gönderilmeleri sırasında yolda iâşelerini sağlamaya mecburdur. Mutasarrıfların bizzat veya özel memur göndererek, ambarları kurup, zahire saklaması gerekir ve bu konuda komşu liva kolaylık ve yardım yapmakla görevlidir. Madde 16: Deyrülhazr, Meskene, Ebu Hureyre, Hamam, Rakka, Sıhhiye, Maden Şeriası, Sibni ambarlarına bu merkezlerin bağlı olduğu mutasarrıflıklarca derhal un toplanmaya başlanmalıdır. Birecik ve Antep’ten şahturlar ve diğer vasıtalar ile un getirilmesi işi de sağlanmalıdır. Madde 17: Geçilecek yer ve sevk merkezi olan ve un ve bulgur hazırlanarak, gönderilecek kazalara hemen yeterli ödenek ve para gönderilecek ve özel emirleri verilerek su ve değirmenlerinde ve köylerde ve aşiretler yanında bulunacak el değirmenlerinde alabildiği ölçüde öğüttürülecek ve telgrafla devamlı izlenecektir. Madde 18: Un sağlanması ve ulaştırma vasıtalarının hazırlanması için, işin birine havale edilmesi ve birinin işi üzerine alması usûlünden yararlanılabilir ve bu işin uygulanabilirliği hemen etraflıca düşünülerek, gereği Genel Müdür’ün olurunu eklemesiyle, mahallî mülkî memurların âmirlerince yapılacaktır. Madde 19: Bedeli ödenerek veya satın alınarak aynı durumda teslim edilmek şartıyla mevcut âşar malından yararlanılabilir ve bu görüş araştırılarak, gerekiyorsa ya Halep’te Genel Müdür vasıtasıyla veya doğrudan doğruya ilgili makamla haberleşerek sağlanmalıdır. Madde 20: Göçmenlerce verilecek unun ekmek haline getirilebilmesi için sevk merkezi olan yerlerde, menzil mahallerinde yine göçmenleri günlük ile işletmek üzere hemen fırınlar kurulacaktır. Bunun mümkün olmaması

durumunda Halep, Deyrizor, Urfa, Maraş ve Antep’ten saçlar temin edilerek, her merkeze an az yüzer saç gönderilecektir. Tuz ihtiyacı göz önünde bulundurulmalıdır. Madde 21: Halep gibi şehirlere uğrayan göçmenlere saç temin edilmesi konusunda ilgili memur tarafından daima tebligat yapılacaktır. Madde 22: Her merkez veya ambar yerine gelen göçmenlere günlük kişi başına 650 gram ekmek veya un verilecektir. On iki yalından küçük çocuklar için 325 gram verilir. Her ambar, göçmenlere gideceği ilk konağa kadar günlüğünü sağlamaya mecburdur. Madde 23: Her merkez ve mevkide biri sevk diğeri iâşe memuru olmak üzere en az iki memur ve on muhafız bulunacaktır. Muhafızlar iki menzil arasındaki düzenin sağlanması ve göçmenlerin korunmasıyla görevlidir. Madde 24: Sevk sırasında ve yolda göçmenlerin mümkün olduğunca dinlenmeleri sağlanacak, hızlı ve uzun yürüyüşlerden sakınılarak göçmenlerin yorgunluğuna meydan verilmeyecektir. Madde 25: Her üç menzilde bir, dinlenme yerleri kurulacak ve sağlık memurları atanarak, gereği kadar ilaç hazırlanıp hastaların tedavi ve dinlenmeleri sağlanacaktır. Madde 26: Yolda dökülen ve kalan göçmenlerin en yakın konağa götürülerek, orada dinlenmesinden sonra gelecek kafileye katmaya muhafızlar yükümlüdür. Madde 27: Suruç’ta bulunan göçmenlerden dul ve yetimlerden üç bin kişinin Maraş ve Antep’e gönderilmeleri ve oralarda ayrılarak, iskan ve iâşeleri kararlaştırılmış olduğundan hemen mahalliyle haberleşerek ve ulaşım araçları hazırlanmasıyla Maraş ve Antep’e gönderileceklerdir. Kalanının Harran’a yerleştirilmeleri kararlaştırılmıştır. Madde 28: Urfa Sancağı’na gönderilecek diğer göçmenler Belh Vadisi’ni takibederek, Harran ve Rakka arasındaki bölgeye yerleşeceklerdir. Madde 29: Zor Sancağı’na gönderilecekler, mutasarrıflıkça uygun

bulunacak yerlerde yerleşeceklerdir. Madde 30: Halep Vilayeti güney kazalarında daha on bin kişinin yerleştirilmesi kararlaştırıldığından oralara da gerekli tedbirlerin uygulanması Halep Valiliği’ne aittir.

Madde 31: Yerleşilecek yerler yeteri kadar suyu ve bitki büyüyebilecek vasfı olan; fakat yerel halk ve aşiretlerle çekişmeye neden olması beklenmeyen yerler olacaktır. Madde 32: Göçmenlerin yerleştirildikleri yerlerde karakollar kurulmasıyla güvenlik ve asayiş sağlanacaktır. Madde 33: Şimdilik haneler, çadırdan ve mümkünse baraka ve kubbeden ibaret olacağına ve özellikle bu kış mevsiminde soğuktan barınmaya mahsus olacağından dolayı, yer seçimi soğuktan ve rüzgardan korunmuş ve kapalı yerler göz önüne alınacaktır. Madde 35 : Göçmenlerden maddi durumu iyi olanların sevklerinden önce kendilerine durum haber verilerek, ulaşım araçlarının, erzaklarının ve barınacak çadır ve diğerlerinin temin ettirilmesi gerekir. Madde 36: Mutasarrıflar şimdiden çadır sağlanası yoluna başvurmalıdır. Madde 37: İnşaat ve diğer [işler] için yevmiye vermek sûretiyle
31

göçmenlerden yararlanılmalıdır. Madde 38: En başta çocuk ve kadınların barınmasına kefalet eden yerlerin inşası düşünülmelidir. Madde 39: Her aileye yeterli ölçüde arazi verilecek ve yakın köylerden yevmiye ve diğer şekillerde hayvan hazırlanarak şimdiden ekim işleri sağlanmalıdır. Madde 40: İskân bölgelerinde göçmenlerden istekli olanlar çiftlik ve arazi sahipleri yanına yarıcı ve gündelikçi olarak verilebilir. Madde 41: Göçmenlerin fakirlerinin un dağıtımı veya yevmiye verilmesi şekliyle iâşeleri idareye aittir. Madde 42: Göçmenlerin yerleştirilecekleri yerlerde daha sonra Nezâret’ten gelecek özel talimat çerçevesinde nahiyeler oluşturulması için gerekli hazırlıklara şimdiden başlanmalıdır. Madde 43: Öncelikle Katma’da toplanmış göçmenlerin aşağıda belirlenmiş yollarla sevki gerekir: Birincisi, Halep yoludur ki, buradan demiryoluyla Suriye’ye veya karadan Rakka ve Deyrizor’a sevk edilir. İkincisi, Müslime, Telabiz demiryolu hattıdır ki, Telabiz merkezinden Rakka’ya sevk olunur. Telabiz Rakka arasında
31

Orijinal metinde Madde 33’ten Madde 35’e geçilmiştir.

gereken menziller hemen kurulacaktır. Ancak, Katma ve Müslime’den Telabiz yoluyla gönderileceklerin ulaşım araçları bulunmayan ve yürüme gücü yeten genç ve dinçlerden olmasına dikkat edilmelidir. Madde 44: Kâfilelerin düzenlenmesinde kırk sekiz saat önce başlanarak, gerekli hatırlatmaların yapılmasıyla erzak, ulaşım araçları hazırlayabilmeleri sağlanacaktır. Madde 45: Kış geldiğinde göçmenlerin açıkta kalmaları mümkün

olmayacağından öncelikle açıkta bulunanların hemen gönderilmeleri, yerleşmelerinin sağlanması gerekir. Madde 46: Katma ve yol üzerindeki diğer duraklardan kışlık karargâh kurulmasına imkan bulunmadığından Halep’e istasyona bir yerin boşaltılması ve hazırlanmasıyla gerekli sağlık ve asayiş tedbirleri alınarak, bir karargâh haline çevrilmesi gerekir. Madde 47: Halep’te toplanacak göçmenlerden fakir olanların iâşesi şehrin genel ihtiyacı sırasında sağlanacak ve maddi ve maddi durumu iyi olanlar, iâşelerini kendileri sağlayacaklardır. Madde 48: Halep’ten yapılacak gönderme işi kırk sekiz saat önce düzenlenmiş yerlerinin belirtilip, duyurulması yoluyla göçmenlere bildirilmelidir. Durumu iyi olanların ulaşım araçları ve erzak ve diğerlerinin hazırlanmasını sağlamak üzere kara ve demiryolu...* Madde 49: Halep şehrinde misafir olarak bulunanların sevki ve asayiş, sağlık ve yönetimlerinin sağlanması doğrudan doğruya yerel yönetime aittir. Madde 50: Halep şehrine ait sevk tedbirleri vâli ile genel müdür arasında kararlaştırılacak bir özel yönetmeliğe bağlanmalıdır. Bu yönetmeliğin uygulanması ortaklaşa vâli ve genel müdüre aittir. Madde 51: Sevk ve iâşe harcamalarıyla diğerleri özel usûl çerçevesinde göçmenler ödeneğinden karşılanır. Madde 52: Halep Göçmenler Müdürü , Halep şehrine ve sevkıyatına ait hususların idare edilmesinin, yürütülmesinin ve harcamalarının incelenip, yapılmasında genel müdürün doğal yardımcısıdır. Madde 53: Bu yönetmeliğin hükümlerinin uygulanması hakkında yörelerin özel gerekliliklerine göre yönetmelikler düzenlenmesi, genel müdüre durumdan haber verilmesi şartıyla yerel yönetim amirlerinin yetkileri içerisindedir.

Yukarıda binlerce kararname içerisinden örnek olarak seçilen kararlardan da anlaşıldığı üzere tehcir kararının Ermeni varlığını sonlandırma amacında olmadığı açıktır.). Urfa ve Maraş Mutasarrıfları ve Sevkıyat Genel Müdürü görevlidir. TBMM Kültür. 2006). sevkiyatın mümkün olduğunca trenlerle gerçekleştirilmesine özen gösterilmiştir. Aşağıda verilen 18 Aralık 1915 tarihli kararname ise Ermenileri memleketlerinden uzaklaştırma amacının da güdülmediğinin kanıtıdır. göçmenlere yeteri kadar bilet sağladığını. Madde 55: 25 Eylül 1915 tarihli yönetmeliğin bu yönetmelik hükümlerini bozmayan maddeleri eskisi gibi geçerli ve yürürlüktedir. 7 EKİM 1915 KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler. tedbir alınması yönünde emirlerverilmiş. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed. sevk edilecek Ermeniler’in ulaşımları konusunda azami özeni göstermiş ve alınabilecek hemen tüm tedbirleri almıştır. Anılan karar tehdit faktörünün ortadan kalkması üzerine tehcir edilmiş olan Ermenilerin istedikleri takdirde eski topraklarına dönebileceklerini bildirmektedir. Osmanlı Devleti. çektikleri zahmete rağmen hükümetin bu işi son derece intizamlı bir şekilde idare etmekte olduğunu. Sevk olunacak Ermeniler’in geçeceği güzergahlar belirlenmiş. muhtaç olanlara yardımda bulunduğunu belirtmiştir (Halaçoğlu. Zor. Madde 56: Bu yönetmeliğin hükümlerinin uygulanmasına Halep Valisi. . Nitekim Amerika’nın Mersin Konsolosu Edward Natan. şiddete ve intizamsızlığa yer vermediğini. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. 30 Ağustos 1915’te Büyükelçi Morgenthau’ya gönderdiği raporda Ermeniler’in bilet alarak trenle seyahat ettiklerini. iâşe ve yerleşime dair vereceği emirler ve bildiriler yerine getirilmesi gerekli şeylerdir.Madde 54: Genel müdürün sevk. Ankara.

3. her şeyden önce boşaltılmış olmaları lazım gelerek. yerleşim. Buna maddi imkan olmadığı takdirde. 4. yakındaki göçmen köylerinde bulunan boş veya terkedilmiş evlerde ve genel binalarda yerleşmeleri ve bu da yetmediği takdirde yerli Müslüman evlerine yerleştirilmesi yoluyla açıkta bırakılmamalarına özen gösterilecektir. Memleketlerine dönmüş olan Rum ve Ermeniler’in evlerinde oturan göçmen ve mülteciler. birkaç ailenin uygun evlerde toplanması ve bu şekilde de yine açıkta göçmen ve mülteci kalırsa. ulaşım ve iaşe araçları ile yolculuk ve gidişlerinin emniyeti sağlandıktan sonra iade ve sevklerine başlanacaktır. İslam göçmenlerin açıkta kalmamaları sağlanıncaya kadar gerektiğinde Rum ve Ermenilerin de geçici bir müddet için ikişer üçer evi bir arada olmak üzere geçici olarak yerleştirilmeleri uygun ve zorunludur. 2. yerli halk. bunda aşağıdaki maddelerin dikkat nazarına alınması şarttır. Ancak. 5. mamurlar ve askerin eli altında bulunan veya henüz sahipleri gelmemiş olan meskenlere aktarılacaklardır. Sevk ve iadenin ancak dönmeyi isteyenlere mahsus olmasıyla isteğine aykırı olarak kimse gönderilmeyecektir.18 ARALIK 1918 TARİHLİ SEVK VE İADE KARARNAMESİ Osmanlı Hükümeti Dâhiliye Nezâreti Aşiretler ve Göçmenler Genel Müdürlüğü İskân Şubesi Genel: 33275 Rum ve Ermeniler’in memleketlerine sevklerinde ve emlak ve arazilerinin kendilerine teslim ve iadesinde meydana gelen zorlukların giderilmesi ve uygulanmasının sağlanması amacıyla bir bölümü önceden de tebliğ edilmiş olan kararlar ve tedbirler aşağıda özetlenmiştir: 1. Anılan şartlar çerçevesinde gelecek Rum ve Ermeniler’e ev ve arazileri teslim edilecektir. sevk edilmeden önce gidecekleri yerlerin idareleriyle haberleşerek. . Adı geçen halkın yollarda sefalet ve perişanlığa ve asıl memleketlerinde ev ve iaşe bakımından ihtiyaç ve zorluklara maruz kalmamalarını sağlayarak.

Ve bu konuda bir kânûn yapılmak üzeredir. elde tutulması yersizdir ve hükümsüz bırakılması ve düzeltilmesi mümkündür. Yetim çocuklar istendikçe. Kocasından ayrılmaya razı olamayan ve eski dinine dönmemekte ısrarlı olanlara ait meselenin mahkemelerce çözülmesi zorunludur. Birinci kısım. iki hazine üzerine geçiş işlemleri yapılmış olanlardır. 11. Başkalarının evlilikleri altında bulunan Müslüman olmuş kadınlar. 7. 8. bayındır hale getirildiği takdirde bu konuda medenî . Bütün malların sahiplerine tesliminde mevcut durumunu ve hasarlarını. Sahipleri dönenlerin boşaltılması ve teslimi gerekir. dönen sahiplerine kira bedellerinin verilmesi ile kânûnun uygulanmasına kadar işin iyi kötü yoluna konulması mecburidir. Bunların iadesi mal memurları onay verdiği takdirde uygundur. sahipleri döndükçe iadesi gerekir. Bundan dolayı. Ermeni mallarına gelince: Bunlar iki kısma ayrılabilir. varlıklı göçmenlere verilen mülklerin de sahipleri geldikçe kısım kısım teslimi lazımdır ve bunlar hakkında dördüncü madde hükümlerinin aynen uygulanması gereklidir. İkinci kısım. Rumlar’a ait mallar ve ev[ler] hakkındaki işlemler îdari olduğu ve adı geçen mallar hâlen sahiplerinin üzerinde bulunduğu için bunların kiraya ve emanete verilişi.6. Kilise ve okul gibi binalar ile bunların eklentileri ve gelir getiren mülkleri ait olduğu topluluklara hemen teslim olunacaktır. Bunların elde tutulması. başkaları tarafından eklenen fazlalıkları gösteren tutanaklar düzenlenecektir. bu durumda karı koca arasındaki nikah kendiliğinden düşmüş olur. 9. 10. kimlikleri hakkında büyük titizlikle inceleme yapıldıktan sonra velilerine ve topluluklarına teslim edilmelidir. Önceki sahibine iadesi gereken ev ve dükkan gibi mülkler. tapu kaydı düzeltilerek. eski dinlerine dönmekte serbest olup. kiraya verilmesi aynı şekilde yersizdir ve hükümsüz bırakılması mümkündür. 12. içinde oturan göçmenler tarafından tamirat ve eklemeler yapıldığı veya önceki sahibine iade edilecek arazi ve zeytinlikler göçmenler ve mülteciler tarafından ekilip. tapu kayıtları düzeltilerek. İslam’ı kabul etmiş olanlar Kânûn-ı Esâsî’nin bağışladığı vicdan hürriyetinden yararlanmakta son derece serbesttirler. İade edilmezse. Mâliye ve vakıflar adına geçiş işlemleri yapılmamış olanlardır.

13. 18 ARALIK 1918 Dâhiliye Nâzırı KAYNAK: Türk – Ermeni İhtilafı Belgeler. TBMM Kültür. Osmanlı sınırları dışına çıkmış bulunan Rum ve Ermeniler sonraki bildirime kadar kabul edilmeyeceklerdir. örf ve memleket adetleri gereği her iki tarafın haklarını korumak gerekir. Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126. 14. Özdemir Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed.kânûnumuz olan Mecelle hükümlerinin uygulanmasıyla beraber. Yukarıda maddeler çerçevesinde işlem yapmaya özen gösterilmesi tamim olarak bildirilir. Sevkıyat. Şimdiye kadar Rum ve Ermenilerden meydana gelen sevkıyat genel miktarı hakkında milliyetleri ayrı ayrı gösterilmek şartıyla Nezâret’e telgrafla derhal bilgi verilmesi ve bundan böyle her ayın on beşinde ve sonuncu günlerinde de on beş gün zarfında nerelere ne kadar Rum ve Ermeni gönderildiği açık şekilde telgrafla bildirilecektir. 15.). Tehcir edilen Ermeniler’in listesi Halaçoğlu’nun (2006) resmi evrak ve arşivlerden derlediği kayıtlarla aşağıdaki gibi oluşmuştur: . Ankara. Rum ve Ermenilerin muhtaç bulunanları için dönüş sırasında sevk ve iaşe masrafları Harbiye ödeneğinden verilecektir. sadece içeriye alınan kişilere ait olup.

000 257 5.000 Ermeni'nin sevkedildiği kayıtlarda yer almaktadır. KAYNAK: Ermeni Tehciri.036 1. *** Giresun.000 733 2. Bununla beraber.000 328 250 26.169 747 1.400 51.000 21. Bu kafilelerde kaç kişinin bulunduğu bilinmediğinden tahmini olarak 5.911 4.400 30 10.000 479 36 390 136. başka vilayetlerden gelenlerle birlikte 120.845 6.236 250 1. Sürmene. 2006. Tirebolu.084 576 290 45 3.222 4. Yusuf Halaçoğlu. İstanbul. Ulubey. ** İki belgede sevk olunan Ermeniler'den 500 kişilik bir kafilenin Erzurum . Ordu ve Görele aynı vesikada verilmiştir.990 1.Erzincan arasında Kürtler tarafından katledildiği diğer belgede ise Dersim bölgesinden gönderilen kafilelerin Dersim eşkıyası tarafından yine tamamen katledildiği bildirilmektedir.000 8.000 kişi alınmıştır.000 5. .766 * Belgelerde Diyarbekir'den ne kadar Ermeni'nin naklolunduğu bildirilmemektedir.TABLO No:22 Tehcir Sırasında Sevk Edilen ve Yerlerinde Kalan Ermeniler ŞEHİR Adana Ankara (Merkez) Aydın Birecik Diyarbekir* Dörtyol Erzurum** Eskişehir Giresun*** Görele Halep Haymana İzmir İzmit Kal'acık Karahisarı Sahip Kayseri Keskin Kırşehir Konya Kütahya Mamüretülaziz Maraş Nallıhan Ordu Perşembe Sivas Sungurlu Sürmene Tirebolu Trabzon Ulubey Yozgat TOPLAM SEVK EDİLEN 14.000 Ermeni'nin sevk edildiği varsayılmıştır.064 60 256 58.000 9. Bu sebeple bu vilayetten 20.500 7.200 20.916 422.055 42.769 45.758 KALAN 15-16. Perşembe.

Suriye–Filistin’de 80. İran’da 1915 yılında Osmanlı toprağı bulunmadığı düşünülecek olursa en kötümser tahminde bile 700 binden ile 290 bin kişi çıkarılarak 410 bin kişinin sevk edildiği ortaya çıkar ki.000 kişilik kısmın Arap aşiretleri ve Kürt grupların saldırılarına uğrayarak katledildikleri. 1918 yılında Ermeni Delegasyonu Başkanı olan Boghos Nubar Paşa’nın Fransa Dışişleri Bakanlığı Fevkalade Yetkili Bakanı Monsieur Gout’a gönderdiği rapor Kafkasya’da 250.100 olarak belirlenmiş. Musul–Bağdat’ta 20. Kara Harp Okulu Komutanlığı.000 olmak üzere 390.000. 50.000’e yakın kişinin ise tüm önlemlere rağmen içinde bulunulan savaş koşulları da değerlendirildiğinde açlık ve hastalıktan öldüğü anlaşılmaktadır (Halaçoğlu. 2001.000. Ankara. TABLO No:23 Tehcir ile İskan Arasındaki Kayıpların Beyanı KAYNAK: Her Yönüyle Ermeni Sorunu. T. İran’da 40.Adana’da kalan ve henüz sevk edilmemiş nüfus da hesaba katıldığında yaklaşık 438.000 civarında olduğu anlaşılmaktadır. İskan sahasına varan nüfus ise 382.000 kişinin sevkiyatının yapıldığı anlaşılmaktadır. Nubar Paşa’nın sayının “çöllerde şuraya buraya dağılmış olan sürgünleri kapsamadığı” açıklaması da göz önünde bulun .000 kişinin sürgün edildiğini. bunların içinde 910. Bu hesaba göre fark Halaçoğlu’nun verdiği net rakamlarla 56. 2006).C. Kafkasya’nın on yıllar önce Osmanlı denetiminden çıktığı.000. Kara Kuvvetleri Komutanlığı. toplam sürgün sayısının ise 600-700 bine çıktığını ifade etmektedir.

bulunduğunda Halaçoğlu’nun verdiği yaklaşık 438.000 1915-1918 6. Osmanlı topraklarına dönen. 1.5 milyon Ermeni’nin katledildiği iddiası kanımızca bu hesaptan ileri gelmekte Osmanlı topraklarında yaşayan Ermeniler ise tahminimizce ‘ruhen öldüler’ şeklinde bir hesapla ‘0’ olarak hesaplanmakta çünkü konunun başka bir açıklaması bulunamamaktadır.000 1914-1920 100.000’inin geri döndüğü belirtilmiştir (Halaçoğlu. ne kadarının geri döndüğü. HALAÇOĞLU. İngiltere Karadeniz Ordusu İstihbarat Birimi’nin Savaş Kabinesi’ne sunduğu karşılaştırmalı raporlarda ise 1914 yılında İstanbul ve Edirne de dahil olmak üzere yaşayan Ermeni nüfus 773. ABD Milli Arşivi’nde yer alan bir diğer belgede ise şehirlerden ne kadar Ermeni tehcir edildiğini. 2006).000 1914-1918 50.430 1918’deki nüfus ise 658.000 kişinin sürgün edildiği tezi Ermeni kaynaklarında da doğrulanmış olmaktadır.000 1915-1918 30. TABLO No:24 Çeşitli Ülkelere 1914-1920 Yılları Arasında Gerçekleşen Göçler Ve Göçmen Sayıları Göç Edilen Ülke Rusya İran ABD Avustralya Hindistan Arjantin Fransa Diğer Ülkelere İtilaf Askeri Olarak Ölenler Toplam Osmanlı Topraklarında Yaşayanlar Ve Dönenler G. 2006 .492.900’dür.900 olarak gösterilmiş.000 1918 644.000 1914-1918 40. İstanbul. Toplam Yıl Miktar 1914-1918 350. örneğin Adana’da tehcir edilen 17.000 1900-1918 65. Osmanlı topraklarında yaşayan ve İtilaf askerlerine katılarak savaşan Ermeniler hesap edildiğinde ulaşılan rakam ise 1.000 1915-1918 7. ne kadarının kaldığı. kayıp ve ölü sayıları titizlikle kaydedilmiş.000 1914-1918 200.900 1.000 848. Yusuf. Göç eden.000 Ermeni’den 12.492.900 KAYNAK: Ermeni Tehciri.

pek çok köyün Ermenilerce yakıldığını.yy sonu ile 1921 yılı arasında kalan dönem organize bir şekilde kıyıma girişen Ermeni çetelerinin yaptıkları mezalim karşısında sadece Türk ileri gelenleri değil. McDonnell ve Mr. Türklere kabul edilmesi mümkün olmayan kötü eylemlere girişildiğini” bildirmiş. kundaklama. Dünya Savaşı öncesi ve savaş sırasında Ermeni komitalarının yaptığı katliamlar ortadadır.. Amiral Bristol 21 Şubat 1920’de Washington’a gönderdiği gizli ibareli bir telgrafta “Kilikya bölgesinde Ermeni halkının Fransızlarca silahlandırılması ve Fransız ordusuna alınmaları sonucu yöredeki Türk köylerine saldırıların arttığını. Gouraud’nun raporuna İngiliz Dışişleri Bakanlığı Müsteşarları Mr.. Türklere karşı öldürme.. günümüz Türkiye’si doğu illerinden hala Ermeni komitalarca katledilen sivil Türk halkının kemikleri çıkarılmakta. ancak soykırım ve zorunlu göçle ilgili yalan haberlerin düzeltilmesi gerekir” açıklamalarıyla katkıda bulunmuşlardır (Çitlioğlu. 2007). Ermeni sempatizanların taşrada yaymış oldukları öteki hikayeleri düzeltmek için vakit çok geç.” ifadesi dikkate alınmalıdır. 1921’in ilk aylarında Bristol’ün American Board of Commissioners for Foreign Missions Sekreteri James Barton’a yazdığı mektupta “ABD’de Türklerin Kafkaslar’da binlerce Ermeni’yi katlettiğine dair serbestçe dolaşan. 1982’den aktaran Çitlioğlu. 1918’den sonra ise Ermeni çetelerinin yaptığı katliamlar devam ettiği gibi Ermeni düzenli birlikleri de sivil halkı katletme üzerine geliştirdikleri stratejilerini uygulamış. asılsız raporlar gördüm. Suriye’de görevli Fransız Başkomutanı ve Yüksek Komiseri General Gouraud’nun 25 Kasım 1920’de Fransa’ya gönderdiği raporda “Ermenilerin.7. Ermeni mezalimine karşı doğuda Kazım Karabekir gibi önde gelen bir askeri . Avrupalılar da inanmakta zorluk çekmişlerdir. 2007). Yapıldığı iddia edilen soykırımın ironik yanı ise Türkler’in de Ermeniler tarafından etnik temizlik girişimine tabi tutulmuş olmlarıdır.. toplu mezarlar bulunmaktadır. Osborne ise. yağma da dahil olmak üzere bir öç alma kampanyasına giriştikleri” belirtilmişti (Sonyel. kurtuluş mücadelesi veren Türkiye. Komitacılık faaliyetlerinin arttığı 19. beynime kan sıçratan.3.. “Evet. Ermeni Mezalimi Günümüzde Diaspora ve Ermenistan tarafından soykırım iddiaları öne sürülüyor ve uluslararası arenada propagandası yüksek tondan seslendiriliyorken.. Ermeni soykırım iddiaları ile ilgili bölümün başında belirtildiği üzere I.

09.1920 28.02.02.04.774 10 .1919 11.1920 Yer Allahüekber Sarıkamış Maraş Adana Ulukışla Adana Antep Ünye Pozantı Çıldır Zaruşat Şuregel Maraş Şuregel.1920 22.03. silahlı saldırı.1919 22.05.11. Olur’daki katliamı gösteren tablolar gibi binlerce kayıt ve tablo tutulmuş ancak çalışmada örnek olarak bir tek aşağıdaki tablo verilmiştir. ikincisi ise Erzurum’un Olur kazasına bağlı çeşitli köylerde katliamın boyutlarını ortaya koymaktadır.1920 1338-3 22. Bu bağlamda Türk kayıtlarının ne kadar düzenli tutulduğu ve mezalimin boyutlarının nerelere vardığını anlamak için aşağıdaki iki tablo çalışmanın içeriğine dahil edilmiştir.11. Hemen eklemek gerekmektedir ki.1920 10.1920 09. TABLO No:25 Ermeniler Tarafından Katledilen Türkler (1919-1921) Tarih 1919-9 14.1919 07.1920 16. taraflı (Ruslar) ve tarafsız gözlemcilerce dile getirilmiştir.1920 02.1919 1919-11 06.12.04.03. süngü ile öldürülenler Çeşitli şekillerde öldürülenler Süngü ve baltalarla öldürülenler Çeşitli şekillerde katledilerek öldürülenler Trenden indirilerek kurşun ile öldürülenler Silahla öldürülenler İşkence. Zaruşat Zaruşat Kağızman Gümrü Kars Kars Kars Olayın Muhtevası Taarruz ve yağma ile öldürülenler Çatışma sırasında öldürülenler Sokak çatışması sırasında öldürülenler Trenden atılarak öldürülenler Gözleri oyularak öldürülenler Çatışma sırasında öldürülenler Saldırı ile öldürülenler İşkence ile öldürülenler Esir Türk askerlerine baskın sırasında öldürülenler Makinalı tüfekle öldürülenler Kurşuna dizilerek öldürülenler Kaçarken tipiden ve katledilerek öldürülenler Bomba.figür komutanlığında on binlerce askerini görevlendirerek gücünü bölmek zorunda kalmıştır.000 120 15 720 500 2 1.1920 09.03.02.1920 05.05. Ermeniler’in yaptıkları katliamlar bölge komutanlıklarınca tek tek listelenmiş.350 4 4 2. bombalama ile öldürülenler Baskınla katledilerek öldürülenler Yaralı 1 2 5 2 Ölü 3 2 2 4 7 4 1 12 40 100 400 1.03. Tablolardan ilki 1919-1921 arasında Ermenilerin öldürdüğü müslümanları.1920 1919-9 28.1920 06.01.

693 889 86 69 508 122 28 1.026 18 5.1920 1921-2 1920 1920-2 Kars.1920 1920-5 1920-8 1920-8 15.1920 19.12.1919 01.10.11.700 8. Erzurum Oltu Kars.1920 02. Digor Sarıkamış Göle Kars Haramivartan Nahçıvan Zaruşat Zengibasar Nahçıvan Kars civarı Baskın ile.1920 06.1920 04.10.12.620 5.10.1920 04. Erzurum Zengibasar Erzurum Zaruşat Kars.10.1920 06.07.02.307 561 .1920 17.12.01.10.1920 28.150 27 650 18 1. soğuktan ve katl ile öldürülenler 55 köyde katliam sonucu öldürülenler Kurşunlanarak öldürülenler Muhtelif köylerde katliam ile öldürülenler Birkaç köyde katliam sonucu öldürülenler 3 63 408 1.02.975 194 14.12.387 100 9.12.10.1920 14.12.10. Erzurum Bayburt Göle Pasinler Tortum Erzurum Kars civarı Aşkale Zaruşat Kosor Göle Kosor Kars.1920 18.07.945 138 64.1920 04.439 10. Zeytun Sarıkamış Göle Kars.1920 07.500 69 2. hastalık.1920 20.1920 01.12.1920 26.408 1.337 600 3.07.1920 03. hicret edenlere saldırarak öldürülenler Kaçarken suya atılarak öldürülenler Baskın yoluyla öldürülenler Katliam ve suda boğularak öldürülenler Çeşitli şekillerde katledilerek öldürülenler Muhacirlere yapılan katliam sonucu öldürülenler Ağaca bağlanıp boğularak öldürülenler 99 köyde yapılan katliam sonucu öldürülenler Köylerde katliam sonucu öldürülenler 30 köyde yapılan katliam sonucu öldürülenler 64 köyde katliam sonucu öldürülenler Muhtelif mahallelerde katliam sonucu öldürülenler Değişik işkencelerle öldürülenler Köylerde yapılan katliam sonucu öldürülenler Top saldırısı ve işkence ile öldürülenler Köylerde katliam sonucu öldürülenler Süngülerle ve bomba ile öldürülenler Köylerde katliam sonucu öldürülenler Yakılarak ve çeşitli şekilde öldürülenler 13 köyde katliam sonucu öldürülenler Köylerde katliam sonucu öldürülenler Çeşitli köylerde yapılan katliamlar sonucu öldürülenler 18 köyde yapılan katliam sonucu öldürülenler Kadın ve çocuklara saldırı sonucu öldürülenler Köylerde katliam sonucu öldürülenler Köylerde katliam sonucu öldürülenler Açlık.12.1920 27.287 3.1920 1920 1920 1920 1920 29.

. üniformalarımızın koruması altında Ermenilerin en feci cinayetleri işlemesi için değil.1920-12 1921 21. 2007). Erzurum. Verilen zaman diliminde bölgede Türklere yönelik gerçekleştirilen katliamla ilgili olarak bölge komutanlıklarınca merkeze gönderilen binlerce telgraf ve mektup mevcut olmakla birlikte T. Katliamdan üç hafta kadar sonra Ilıca’ya giden Yarbay Gryaznov. işimizi bırakarak.11. Önden giden her Ermeni mutlaka . 26 Şubat’ta döndüğünde bana orada şöyle bir tabloyla karşılaştığını anlatmıştı: ‘Köylere giden yollarda ve sokaklarda parçalanmış cesetler öylece yatıyor.1921 21. Eğer Erzurum’da bulunduğumuz süre içerisinde Ermeniler’in barbarca ve vahşice fiilleri son bulmazsa. şehri terk etmemize izin verilmesinde ısrar edeceğiz. Erzurum’da. 154.Ilıca’da kaçmayı başaramayanların tamamı katledilmişti.964 KAYNAK: Erzurum’da Ermeni Olayları (1918-1920) (Hatıralar-Belgeler-Kazılar) Aslan.215 870 580 12 580 148 TOPLAM Betül. “.11. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünce yayımlanan “Ermeniler Tarafından Yapılan Katliam Belgeleri” adlı eserin ikinci cildi sadece anılan belgelerden oluşmaktadır. “Biz Rus subayları. boyunları kör bıçakla lime lime edilmiş çocuk cesetleri bulunduğunu söylüyordu.. üstlerimizin buyruklarına uymak ve Rusya’ya hizmet etmek için kaldık. Biz ise geldiğimiz noktada bölgede görevli bir Rus askeri olan Yarbay Tverdohlebov’un ve İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon’un sözlerinin konuyu yeterince aydınlatacağına inanarak Ermeni Mezalimi’ne dair alt başlığı noktalıyoruz. işkence ile öldürülenler İşkence ile öldürülenler Muhacirlere saldırı sonucu öldürülenler 192 6. 1983’ten aktaran Çitlioğlu.000 55 1. 2004.1921 1918 1918 1921 1921 1921 Erivan Karakilise Pasinler Erzurum Hınıs Tercan Nahçıvan Bayburt Arpaçay İşkence ile öldürülenler 24 köyde felaket ve muhaceret yüzünden ölenler Kaza ahalisine yapılan katliam sonucu ölenler 39 köyde baskın yolu ile öldürülenler Baskın yoluyla öldürülenler Köylerde katliam ile öldürülenler Kaçırılarak.C. Ordu Komutanı General Olişelidze.” (Dumlu.

öldürülmüş Türk ihtiyar. fiziksel varlığını ortadan kaldıracağını hesaplayarak yaşam şartlarını kasten değiştirmek.” (İngiltere Dışişleri Bakanlığı Arşivi. 1920) 3. EK’te orjinal metnin tamamı olan kararname aşağıdaki beş eylemi soykırım olarak sıralamıştır. kadın ve çocuk cesetleriyle dolup taşmıştı.8. özür dileme kampanyaları sonucu uzlaşıya bağlanabilecek bir zeminden çok uzaktır. Kadın cesetleri tecavüz izleri taşıyordu. bazı kişi ve kuruluşların kabul ettikleri ve kabul etmeye hazır oldukları gibi masum birer kuzu değillerdir ve şu anda elimde Ermenilerce. “Ermeniler..gördüğü cesede tükürüyor ve küfrediyordu.. Nazi Almanya’sında Yahudilere karşı gerçekleştirilen etnik temizliğin etkisiyle BM Genel Konseyi 11 Aralık 1946 tarihinde ‘soykırım’ı uluslararası bir suç olarak ilan etmiş. Yaklaşık olarak 12-15 metrekare alandaki bir cami avlusu 1. • Grubun üylerine ciddi fiziki ve mental zararlar vermek. Soykırım. bunu yaparken de soykırımı tanımlamıştır. Alaca Lojistik Destek Komutanlığı müteahhidi 27 Şubat’ta gördüğü manzarayı bana şöyle anlattı: ‘Ermeniler bir Türk kadınını canlı canlı duvarın önünde çarmıha germişler. yani genocide kavramı hukuki bir ifadedir. • Grup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbirler almak. • Gruba mensup çocukları zorla bir başka gruba nakletmek.. 9 Aralık 1948 tarih. Zira insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında en ağır bölümü oluşturan bu madde.. 2007). 260 no’lu BM kararnamesi ise soykırımın engellenmesi ve cezalandırılmasına yönelik bir ortak duruş ortaya koymuş. Bazılarının cinsel organlarına tüfek fişeği sokulmuştu.’ .. • Grubun bütünüyle veya kısmen. zaman aşımından muaf olmak gibi bir niteliği de haizdir. ‘Sözde Soykırım’ın Hukuki Boyutu Soykırım suçunun mahiyeti. Ermeniler’in Alaca (Ilıca’ya bağlı bir köy) yaptıkları vahşeti.’ (Tverdohlebov.5 metre yüksekliğinde. sorumlu kişi ve devletler için bağlayıcı niteliği bulunmaktadır. • Bir grubun üyelerini öldürmek.. Göğsünü yarıp kalbini çıkarıp başının üzerine çivilemişler. Türklere karşı girişilen kanlı olayları belgeleyen dokümanlar var. 2007’den aktaran Çitlioğlu. .

bizzat tehcir döneminin . Anılan koşullar değerlendirildiğinde 1915 Osmanlısı’nda Nazi Almanyası’nın Yahudilere yönelik katliam belgelerine. • • • • • Soykırımda bulunmak. Ermenilere yapılan saldırıların. Soykırımda bulunmaya teşebbüs etmek.5 milyon Ermeni’ye soykırım yapıldığı yönündeki iddialarının asılsızlığı. gittikleri yerlerde devlet tarafından kendilerine arazi ve mal verileceği. Ermeni komitalarının cephe gerisine yönelik tehditlerini engellemek amaçlı olduğu saptanmıştır. geride kalan mallarının nasıl korunacağı. kobay olarak kullanılmalarına benzer hiç bir olaya rastlanmadığı gibi.Yine BM tarafından aynı kararnamede aşağıdaki eylemlerin cezalandırılacağı bildirilmiştir. Soykırımda bulunulması için işbirliği yapmak. Çalışmanın genelinde ortaya konulan resmi belgelerde ise tehcir edilen Ermenilerin hangi yollarla nereye varacakları. Göçe tabi tutulan Ermenilerin topluca (kadın – erkek) tehcir edildiği ortaya konulur ise zoraki bir nüfus planlamasına tabi tutulmadıkları da anlaşılacaktır. Tehcir edilen Ermenilerin sayılarına bakıldığında Ermenilerin tamamının tehcire tabi tutulmadığı ortadadır. Ermeni Diasporası ve Ermenistan’ın 1915’te 1. hatta suistimallerin nasıl cezalandırılacağı ve cezalandırıldığı. tehdit ortadan kalktığında isteyenlerin nasıl geri dönebileceği ve döndüğüne yönelik kanıtlar ortaya konmuş. Katolik ve Protestanlara ise katiyen dokunulmaması yönündeki emirler çalışmada örnek olarak gösterilmiştir. toplama kamplarına. Dahası tehcir edilen Ermeniler sadece Ortodoks ve Gregoryen mezhebini haiz kimselerdir. Soykırımda bulunulmasını doğrudan ve aleni surette kışkırtmak. çalışmanın diğer kısımlarında ortaya konulmuş ve resmi evrakta da ilk ağızlardan tehcirin Ermenileri yok etmek için değil. Amerikan Milli Arşivleri örneğin Adana’da nüfusun bir kısmının tehcir edilmediğini ortaya koymaktadır. Daha önce belirtildiği üzere tehcir edilen Ermeniler sadece isyan ve sorun çıkan bölgelerdeki Ermeniler olup İstanbul gibi imparatorluğun en kalabalık şehrinden tek bir Ermeni sevk edilmemiştir. dış kaynaklarca tehcirin nedenleri doğrulanmış ve tehcirin intizamından övgüyle bahsedilmiştir. Soykırıma iştirak etmek.

Anılan hukuk ilkesinden hareketle Türkiye’nin yakın tarihine atfedilmeye çalışılan “genocide” kavramı. Bir diğer deyişle. ve (katliamın) tüm insanlıkça en sert biçimde kınanması gerektiği”ni belirtmiştir. İspanyolların Mayalara yaptıklarından başlayıp. yönetimdeki sorumlulukları ortaya konulmuştur. çocuk gözetilmeksizin Ermeniler katliamlar yapıldığı. İşin ilginç yanı. Aksi halde ise “genocide” kavramı her ülke için geçerli bir kavram haline gelecektir. Ermeni Ulusal Komite Başkanı Bogos Nubar ile görüşerek. konular dahi tartışılmadan geçerliliğini yitirmektedir. erkek. Osmanlı’nın aldığı tedbirler vb. bölgeye ait izlenimlerini birinci elden dinlemek istediğimi söyledim ve en son bu bölgeye ne zaman gittiğini sordum. Propaganda tamamen hayal ürünü ifadelerin etkisinde başlatılmış ve günümüze gelindiğinde soykırım iddiası bir hukuki ya da tarihi olmasa da politik bir vakıa haline gelmiştir. Harbord.” . ABD’nin Kızılderililere. cezalandırıcı tedbirler alması 1946 ve 1948 yıllarında olmuştur. soykırım propagandasının önemli belgelere dayanmamasıdır. “Paris’te. 1919’da Doğu Anadolu’ya giden araştırma komisyonu başkanı General James G.Osmanlı meclislerindeki Ermeni milletvekilleri de ismen sıralanmışlar.. Bana cevabı ‘hiç gitmedim’ oldu.. Ermenilerin iddiası ise kendilerine yönelik olarak 1915 yılında soykırım suçu işlendiğidir.9. 3. Hukukun en temel kavramları arasında yer aldığı üzere ‘cezada kanunilik ilkesi’ esastır. Sözde Soykırım Propagandası Ermeni halkının soykırıma uğradığına yönelik Ermeni propagandası küçümsenmemesi gereken köklü bir süreçtir. Kuşkusuz ki hukuki süreç değinildiği kadar basit olmamakla birlikte temel olarak bahsettiğimiz boyuttadır. Henüz 1894 yılında ABD Louisiana Senatörü Newton Blanchard Amerikan Senatosu’na sunduğu bir karar tasarısında “Türkiye’de kadın. Avustralyalıların Aborjinlere yaptıklarına kadar birçok tarihsel olay ülkelerin yüzyıllar sonra cezalandırılmasını gerektirecek niteliktedir. bir eylemin ortaya çıktığı anda suç olarak tanımlanabilmesi için eylemin gerçekleştiği anda suçun kanunla belirtilmiş olması gerekmektedir. BM’nin soykırımı bir suç olarak tanımlaması ve suça yönelik engelleyici.

diyerek Ermeni iddialarının ne kadar gerçekten uzak olabileceği ile ilgili bir fikir edinmemizi sağlamaktadır. Hikmet. ancak temelsiz propaganda yöntemi işe yaramıştır (Çitlioğlu. ancak hiçbir zaman düzenli ve örgütlü bir propaganda süreci takip etmemiş. Ankara. deneyimi ve birikimi vardır. savaşın zaferle sonuçlanması gerektiğine inandırmak” amaçlı olduğu belirtilmiştir (Lowry. 2008. 2007). Özdemir. Türkiye’nin yeterli propagandayı hem de birincil kaynaklardan yapabilecek gücü. uluslararası arenada sessiz kalmış ya da tepkisini çok sert belirtmiş. 1991). TABLO: 26 ERMENİ İDDİALARI ÜZERİNE YAYINLAR KAYNAK: Ermeni İddiaları Karşısında Türkiye’nin Birikimi. bu yönde yayınları kısıtlı kalmıştır. Lowry tarafından kaleme alınan “Büyükelçi Morgenthau’nun Öyküsü’nün Perde Arkası” adlı eserde anlatılmış ve Morgenthau’nun Mersin’deki Amerikan Konsolosu Edward Natan’ın raporunu çarpıtarak ülkesine bildirmesinin “Amerikan halkını. Soykırım propagandasının destek görmesi hatta bizatihi yaratılmasında yabancı devletlerin çıkarlarının da payı olması Heath W. Anlaşılacağı üzere Ermeniler asılsız propagandalarla iddialarına destek ararken ve Türkiye’de birçok insanın yerini dahi bilemeyeceği ülkelerde soykırım propagandaları yaparken Türkiye konuya gereken önemi verememiş. Bazı iddialar ise “aradan yıllar geçmesine rağmen nehirden tutulan balıkların içlerinden Ermeni çocuklarının dişleri ve gözleri çıktığı” şeklinde “safsata” denebilecek düzeyde kalmış. Ermeni soykırım iddialarına yönelik sınırlı .

Ermeni iddialarının aksine arşivlerin yabancılara açık olduğu anlaşılmıştır. TABLO: 27 ARŞİVLERİ ZİYARET EDEN YABANCI ARAŞTIRMACI SAYISI Ülkeler ABD Almanya Arnavutluk Avustralya Azerbaycan Bosna-Hersek Bulgaristan Cezayir Çek Cumhuriyeti Filistin Fransa Güney Kore Gürcistan Hırvatistan Hollanda İngiltere Irak İran İsrail İtalya Japonya Kanada KKTC Libya Lübnan Macaristan Makedonya Mısır Romanya Rusya Sudan Suudi Arabistan Tunus Türkmenistan Ukrayna Ürdün 1998 36 6 5 3 6 3 1 3 9 2 2 3 6 7 6 3 17 1999 50 14 3 3 5 1 3 2 2 14 2000 35 19 5 1 12 1 1 1 12 1 1 2 3 2 1 3 10 17 3 2 4 7 5 2 3 6 2 1 2 3 1 1 4 2001 3 2 Toplam 124 41 13 3 9 7 18 3 4 4 35 2 3 6 7 17 5 9 10 15 52 3 3 4 14 9 9 7 13 8 4 7 10 4 4 7 2 5 6 3 1 1 2 18 1 2 4 6 2 1 6 1 3 3 3 2 2 3 4 1 2 6 2 2 4 1 1 .çalışmamızda dahi binlerce günümüz Türkçesi’ne ve yabancı dillere çevrilmiş kaynak bulunmuş.

Yemen Yugoslavya Yunanistan Toplam 3 4 5 170 1 6 7 181 3 7 189 9 4 13 19 549 Yukarıdaki listeye birer araştırmacı ile Avusturya. KAYNAK: Ermeni Tehciri. Etiyopya. Ermeni diasporası ve Ermenistan’ın da hedefinin bu doğrultuda olduğu tahmin edilmektedir. Kosova. senato. Halaçoğlu. Norveç. Fas. Suriye ve Oman’ı da dahil etmek gerekmektedir. 2000’lerde ise güçlü şekilde “geri dönmüş” ve ardı ardına başta ABD ve Avrupa ülkeleri parlamentolarında olmak üzere birçok yasa teklifi verilmiştir. Kazakistan. Siyasi parametreler ve motivlerin sürekli değişkenlik göstermesi hukuki açıdan imkansız olan konuyu siyasi olarak güncel tutabilmektedir ki. İstanbul. Soykırım İddialarının Siyasi Etkileri Soykırım iddialarının hukuki boyutunda bahsedildiği üzere Türkiye’nin hukuken kendisine yöneltilen soykırım iddialarından çekinmesi yersizdir. SÖZDE ERMENİ ÜLKELER. Ermeni iddialarının paralelinde özellikle Doğu Anadolu’da sivil Türk halkına yönelik mezalimi dünya kamuoyuna taşıması gerekmektedir. 1975’te ortaya çıkan ASALA terörünü dünya gündemine Ermeni soykırımına cevap şeklinde sunmuş ve 1980’ler boyunca çeşitli ülkelerde soykırımı tanıtma. SOYKIRIMI İLE İLGİLİ TASARRUFTA BULUNAN . Diaspora. 1990’larda ulusal yasama organlarında hız kesen çabalar. İspanya. İsviçre. Yusuf. İrlanda. yerel yönetimlere odaklanmış. 4. Kıbrıs Rum Kesimi. hatta gerçeklerin tam olarak ortaya çıkarılması amacıyla. hatta konuyu Uluslararası Adalet Divanı’nı taşımaya yönelik adımlar atması dahi yerinde olabilecektir. 2006 Her ne kadar “Tarih tarihçilere bırakılmalıdır” yerinde bir söylem olsa da Ermeni tarafının anılan düşünceyi benimsemediği hesaplanarak Türkiye’nin propaganda yapması. yerel meclis vb. Polonya. yasama yollarıyla anma günleri belirlenmesi çabasında bulunmuş.

16 Aralık 2003 • Arjantin. Ulusal Kurul. Parlemento. 29 Mart 2000 • Fransa. Millet Meclisi ( Congress). Senato. Temsilciler Meclisi. Yasa. Kararname. Ortak Karar 247. Ortak Karar 148. Tzitzernagaberd Anıtı. Kararname. Temsilciler Meclisi. 30 Aralık 2004 • Kanada. Senato. Deklerasyon. Deklerasyon. Kararname359. Senato. Kanun Önergesi. 18 Haziran 1987 • ABD. 18 Mart 2004 • İsviçre. 28 Mayıs 1998 • Avrupa Konseyi. Yasa. 24 Nisan 2001 • Fransa. 3540 Kararnamesi. Senato. 13 Haziran 2002 • Kutsal Etchmiadzin’ deki Papa John Paul II ve Karekin II’ nin Ortak Deklerasyonu. Kararname. Kararname. 29 Ocak 2001 • İtalya. 16 Kasım 2000 • Avrupa Parlementosu. Temsilciler Meclisi. 12 Eylül 1984 • Güney Kıbrıs Rum Yönetimi. 9 Nisan 1975 • Uruguay. Senato. Senato ve Temsilciler Meclisi. Senato. Kararname. Kararname. Kararname. 25 Nisan 1996 • Rusya. Kanun Önergesi. Ulusal Meclis (Duma). Temsilciler Meclisi. 26 Mart 1998 • Lübnan. Kararname. Kararname. Ulusal Meclis. Parlemento Meclisi . Kararname. 5 Mayıs 1993 • Avrupa Parlementosu. 11 Mayıs 2000 • İsveç.Deklerasyon. 15 Kasım 2000 • Fransa. Ulusal Meclis. 11 Mayıs 1920 • ABD. 27 Eylül 2001 • John Paul II.• Hollanda. 21 Nisan 2004 • Arjantin. Parlemento. . Avam Kamarası.3 Nisan 1997 • ABD. 20 Ağustos 2003 • Kanada. Kararname. 29 Nisan 1982 • ABD. Kararname. Temsilciler Meclisi. Senato. Temsilciler Meclisi. Temsilciler Meclisi. 26 Mart 2004 • Arjantin. 11 Haziran 1996 • Yunanistan. Kararname. 21 Aralık 2004 • Slovakya. Kararname. Kararname. 24 Nisan 1998 • Belçika. 20 Nisan 1965 • ABD. Ermenistan Cumhuriyeti. 31 Mart 2004 • Uruguay. 14 Nisan 1995 • Arjantin. Kanun Önergesi. 7 Kasım 2000 • Lübnan. Kararname. 26 Eylül 2001 • Avrupa Konseyi. Parlemento. Parlemento Meclisi. Rapor. Kararname .

. 1990 • Ronald Reagen. Ortak Deklerasyon. 1978 • Woodrow Wilson. 2009 • George W. Her ne kadar Türkiye Ermenistan’ı ilk tanıyan ülkelerden biri olmuşsa da. Fransa. 1994-2000 • George Bush.• ABD. Mekke.46 Eyalet BELEDİYELER • Kanada Kaynak: Ermenistan Dışişleri Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi 32 Türkiye–Ermenistan siyasi ilişkilerine hakim paradigmada soykırım iddialarının payı büyüktür. 1996 • Francois Mitterand. Yunanistan. 1984 • Al-Husayn Ibn ‘Ali. Senato ve Temsilciler Meclisi’nin Ortak Kararı 12. 1981 • Jimmy Carter. Ermenistan’ın Türkiye ve Azerbaycan üzerindeki revizyonist ve hatta irredentist politikaları –Türkiye’ye karşı anılan politikalarında soykırımın uluslararası arenaya 32 Anılan ABD Başkanları tarafından “Soykırım” (Genocide) ifadesi kullanılmamıştır. 2001 • Bill Clinton.1917 ABD BAŞKANLIK BEYANNAMELERİ • B. Bush. 1920 EYALETLER ve YEREL YÖNETİMLER • Avusturalya • Kanada • İtalya • İsviçre • ABD. • Konstantinos Stefanopoulos. Obama. 9 Şubat 1916 • Fransa-İngiltere-Rusya. 24 Mayıs 1915 DEVLET BAŞKANLARI.

üçüncü ve sonraki kuşakların Ermeni kimliğinden uzaklaşmalarını ve asimilasyonunu engellemektir. İrdelenmesi gereken Ermeni iddialarının halen neden hararetle savunulduğudur. konunun Ermeni tarafı için ‘milli varlığı sürdürme’ amaçlı bir boyutu da olduğu unutulmamalıdır. Çalışmanın soykırımla ilgili bölümünde sunulan veriler birleştirildiğinde Türkiye–Ermenistan siyasi ilişkilerindeki sorunları. Dünya üzerindeki Ermeni nüfusunun yaklaşık yarısı Ermenistan sınırları haricinde yaşamaktadır. Bölümün temel amaçları işlevselliğin mümkün olduğunca artırılması ve aynı ölçüde . karar vericiler için hazırlanmıştır. salt soykırım talepleri ve taleplerin Türkiye tarafından reddi ya da soykırım iddialarında kendini gösteren revizyonist – irredentist politikalar sonucu Türk – Ermeni sınırının kapalı olmasına indirgemek ve çözümü anılan konulardaki parametrelerle oynayarak aramanın yanlış olacağı.taşınması başat faktördür – Türkiye’nin Ermenistan ile olan sınırını kapaması ve Ermenistan’da diplomatik misyon bulundurmaması ile sonuçlanmıştır. Soykırım talebinin temelinde yatan niyet de Ermeniler üzerinde ‘seçilmiş travmalar’ yaratarak Ermeni halkının birliğini sağlamak. sınırın kapalı oluşunun Ermeni halkı üzerindeki olumsuz etkileri oldukça açıktır. yoğun gündemleri. Ermenistan’ın sosyo-ekonomik verileri göz önünde bulundurulduğunda. kısıtlı zamanları ve bulundukları pozisyonların belirleyicilik potansiyelleri dikkate alınarak. ÖZET NOT Açıklama: Bu bölüm. Kanımızca Ermeni diasporası ve Ermenistan siyasi eliti bir ulusun ulus kimliğini kaybetmemek için aradığı ortak düşmanı Türkiye ve Türk kimliği olarak belirlemiştir.

Karabağ ile birlikte Erivan’ın kırmızı çizgilerini oluşturduğu söylenebilir. Tiflis. Ayrıca anayasadan bağımsızlık bildirgesine kadar hemen her zeminde yer verilen soykırım iddialarının. karar alma süreçlerine farklı bakış açıları getirilerek ulusal çıkarlarımıza hizmet etmek amacını haizdir.  Ermenistan güvenlik belgelerinde geçen temel öncelik Karabağ sorunudur. özel literatürlere ilişkin terminolojiye ve tarihsel süreçlere yer verilmemektedir. sınırların statükosuna indirgenmesi. Türkiye’nin Ermenistan sınırının tam anlamıyla tanınmaması. Ankara açısından bakıldığında temel sorun: Soykırım iddiaları. Tahran ve Ermeni diasporası şeklinde sıralanabilir. Yöntemsel olarak maddeler halinde sıralanacak hususlardan oluşan not. Türkiye’nin Ermenistan açılımı başarısız olup sınır kapıları açılmasa ve ilişkiler normalleşmese dahi. Avrupa ülkeleri. Bu nedenle. Sürece ilişkin değerlendirmelerde söz konusu indirgemeci tavırdan özenle kaçınılması gerektiği düşünülmektedir. Ermenistan’ın stratejik hedefleri hususunda hareket serbestisini devam ettirebileceğine işaret etmektedir. Ankara. Bu nedenle. Karabağ işgalinden ötürü Azerbaycan Nahcivan Türkiye bağlantısının sağlanamaması ile Ermeni stratejik düşüncesinde Bakü– Ankara stratejik ortaklığının tehdit olarak görülmesidir. Bu nedenle çalışmanın genelinde yararlanılan teorik yaklaşımlara. genel Kafkasya jeopolitiğini de yansıtacak şekilde çok aktörlü bir süreci yansıtmaktadır ve ikili ilişkiler kapsamında ele alınmamalıdır. Bakü. konuyu oldukça kısır bir zemine indirgemektedir.  Türkiye–Azerbaycan stratejik ortaklığı. Washington.  Türkiye – Ermenistan sınır kapısının açılması. Ermenistan ulusal güvenlik stratejisine hizmet edecektir. Moskova. çalışma genelinde takip edilmeye çalışılan nesnellik önemli ölçüde terk edilmiş.okuma zamanından tasarruf edilmesidir. Erivan.  Tartışmaların. Türkiye ile Ermenistan arasında parafe edilen protokolün ve normalizasyon sürecinin Karabağ ve soykırım iddialarını içermiyor ve Erivan’ı bir taahhüt altına sokmuyor olması. Ermenistan güvenlik belgeleri tarafından öncelikli tehdit kapsamında ele alınmaktadır. . Konunun aktörleri. Ankara odaklı bir bakış açısı geliştirilmiştir. Bakü–Ankara hattında oluşacak güvensizlik sonucu stratejik ortaklık zemininin yitirilmesi.

Zira Azerbaycan ve Ermenistan’ın bir müttefik olarak sağlayabilecekleri bulunmaktadır. Ermenistan’dan Karabağ’daki işgalin sona erdirilmesini talep etmesi de indirgemeci bir tavır olarak değerlendirilmektedir. insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında hukuki bir terimdir. bir tarafın diğerinin stratejik ortağının topraklarının önemli bir bölümünü işgal altında tutarak aralarındaki bağlantıyı bloke ettiği bir durum herhalde normalleşmiş kabul edilmemelidir. Bununla birlikte. sadece Karabağ olmamalıdır kanaatindeyiz. uzun vadede “normalizasyon” için her iki tarafın da geniş toplumsal mutabakatlara ulaşması zorunlu görülmektedir. Böyle bir katkının karşılığı. sınırın açılması Erivan’a yaşamsal düzeyde ekonomik katkı sağlayabilecek niteliktedir. 1915’e.  Türkiye’nin ABD ile ilişkileri kapsamında söz konusu “açılımı” yapması gerekli ya da kaçınılmaz bir hal aldı ise. Soykırım. müzakerelerin Washington’la da eş zamanlı olarak açık ya da örtülü olarak yürütülmesi gerekmektedir. Türkiye’nin. Zira. gerekse Erivan açısından muhalefetin tepkiselliği. Elbette.  Ermenistan kazanılırken Azerbaycan’ın kaybedilmesi. Tarafların aydınlarının “özür dilemesi” ile sonlandırılabilecek bir hoşgörü süreci ile uzlaşıya bağlanması düşünülemez. aradaki ekonomik dengesizlik ve Ermenistan’ın durumu göz önünde bulundurulduğunda. olası politik sonuçlar oldukça ağır olabilecektir.  Soykırım iddiaları karşısında Türkiye’de son dönemde gözlemlenen “özür diliyorum kampanyası” benzeri inisiyatiflerin son derece sakıncalı olduğu ve derin bir bilgisizlikten kaynaklandığı düşünülmektedir. Ulusal sınırların tanınmadığı. konunun ciddiyetinin ve gösterilen sorumsuzluğun kamuoyu ile paylaşılmasına da engel değildir. yani geriye yürümese de. Ayrıca ilişkilerin normalleşmesi ve Türk Dışişleri tarafından belirtildiği üzere sıfır sorun politikası doğal olarak tarafların birbirlerinden toprak talep etmediği bir durumda mümkün olacaktır. 1948 Soykırım Suçları’nın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi. her türlü ulusal hassasiyet bir kenara bırakılıp konu salt akılcı çerçevede değerlendirildiğinde dahi oldukça sakıncalı bir durumdur. bir tarafın diğerini etnik temizlik ile suçlamaya devam ettiği. Zira Erivan’ın bu denli olanaklar ve potansiyelleri arasında ciddi uçurumlar .  Kanımızca gerek Ankara. müzakereler çerçevesinde taktik avantajlar olarak yorumlanabilir. politik seçkinlerin aydınların inisiyatiflerinin önüne geçmesi düşünülemez ancak bu durum.

 Ermenistan. . Kafkasya’daki konumunu her iki gücün istifadesine açarken. Ayrıca söz konusu savaşın. müzakere edilebilir bir durumdadır. Dolayısıyla.önemli kararları tekbaşına alabilecek bir bağımsızlık yeteneği ya da söz konusu bağımsızlığı destekleyebilecek imkanları yoktur. Ermenistan stratejik kültürünün çok taraflı ve çeşitli ilişkilere dayandığı. Ermenistan’ın Rusya’dan koparılması girişimleri ve anılan girişimlerde Türkiye’nin bir aktör olması. Moskova’nın sert tavrını çekebilecek niteliktedir. Bu çerçevede. toprak talepleri ve Karabağ hususlarında mutlak alınmalıdır. enerji arzı hususunda misilleme yapmak olduğu ve Türkiye’nin anılan ülkeye olan enerji bağımlılığı anımsanmalıdır. ulusal ideallerini izlemek için ilişkilerini çeşitlendirecektir. Ukrayna Ermenistan’ın trans–Atlantik bağlarının güçlenmesi. Ermenistan’ın Rusya’dan koparılması çabalarından söz edilse de. Soykırım. Medvedev köken itibariyle Silovik olmasa da. Kanımızca Ermenistan. Bu çerçevede Washington. Rusya Federasyonu’nun 2000’li yıllar itibariyle geliştirdiği stratejik alışkanlığın. Rusya halen Putin’in liderliğindeki söz konusu güvenlikçi seçkinlerin gölgesinde yönetilmektedir.  Yukarıda. 2008 Rusya–Gürcistan Savaşı. Rusya Federasyonu’nun askeri himayesindedir ve Moskova ile ilişkilerini stratejik ortaklık olarak tanımlamaktadır. Gürcistan veya örneklerinin aksine. ABD’nin Kafkasya’daki göreli zayıflığının ve stratejik odağını Afgansitan–Pakistan denklemine kaydırması zorunluluğunun ayırdında olmalıdır. Ekonomik ilişkilerin normalleşmesi Ermenistan’ın vereceği bir taviz kimliğinde görülmemelidir. Zira Irak’tan çekilme süreci esnasında ve sonrasında Türkiye’ye duyulacak gereksinim artacaktır. Rusya’yı yöneten Silovik elitin kararlılığını ve sert güç unsurlarına başvurma eğiliminin boyutlarını ortaya koymaktadır. Unutulmamalıdır ki. Böyle bir durumda. • Ermenistan ile sınırların açılmasının karşılığı. böylelikle yoğun dezavantajlarını dengelemeye çalıştığı tespit edilmiştir. Moskova ya da Washington’dan birinin galip çıkacağı bir mcüadeleyi yansıtmamaktadır.  Bu bağlamda: • Türkiye. Kafkasya’da üstünlüğün Moskova’da olduğunu ilan ettiği düşüncesindeyiz.

Erivan’da Rusya’nın güvenlik garantilerinin zayıflayabileceği algısını uyandırmak. iki devlet bir millet anlayışı. Bakü–Ankara ortaklığının moral zeminini oluşturmaktadır. Ayrıca kamu diplomasisi aracılığıyla Azerbaycan halkına seslenmek büyük önem arz etmektedir. Zira. Zira Azerbaycan’ın konuyu askeri yöntemler ile çözebilecek bir stratejik kültürü yoktur.• Türkiye’deki muhalefetin tepkisi. Sınır kapısının açılması durumunda. 1990’lı yıllardaki durumunda değildir ve Moskova’da Putin faktörü bulunmaktadır. • Karabağ sorununun tamamen bir tarafın lehine çözülmesini beklemek olası değildir. korumaktadır ve Karabağ’ın geri alınması mevcut durumda ancak ulusal ideal • Müzakereler esnasında Erivan’ı makul bir zemine çekecek ve genel tavrını değiştirmeye zorlayabilecek hususlar şu şekilde sıralanabilir: Washington nezdinde Erivan’ı uzlaşmayı engelleyen taraf olarak göstererek uluslararası baskıyı Ermenistan’ın üzerine yıkmak. Rus Ordusu. konjonktürel koşullar uygun değildir ve Ermenistan Rusya’nın askeri himayesi altındadır. vadede stratejiler her zaman geçerliliğini tamamının kimliğinde bulunabilir. Azerbaycan’ın kısa ve orta vadede ulaşabileceği en iyi sonuç. Zor olsa da. Ekonomik durumu Erivan açısından sürdürülemez bir boyuta taşımaya çalışmak. . Tiflis’i de içerecek şekilde geniş entegrasyonlara gideceği algısını oluşturmak. “Türk kamuoyunun tatmin edilmesi” gerekçesi müzkarelerde zorlayıcı bir faktör olarak kullanılmalıdır. uluslararası kamuoyunda ön plana çıkarılmalı. Müzakerelerin istenilen zeminde sonuçlanmaması halinde AnkaraBakü ilişkilerinin. • Ankara. birkaç “rayonun” Azeri kamuoyunu tatmin etmek için geri verilmesi. Azerbaycan amacıyla Laçin Nahcivan koridorunun Türkiye bağlantısının Uzun sağlanması büyük açılmasıdır. Azerbaycan’ın tatmin edilmesi büyük önem arz edecektir. Bakü ile stratejik diyalog yollarını mutlaka açık tutmalı ve etkin biçimde kullanmalıdır.

risk faktörlerinin ise güçlü olduğu değerlendirilmektedir. uzun dönemde “sıfır sorun” isteniyorsa. Azerbaycan’ın kaybedilmesine neden olacak boyutta ise veya söz konusu tasarruf karşılığında Karabağ ya da soykırım iddiaları hususunda Erivan herhangi bir taahhüt altına girmiyorsa. sınır aşan ve mağduriyet psikolojisi üzerine kurulmuş Ermeni milliyetçiliği olduğu. ırksal faktörleri içeren. bu algının mutlak değişmesi ve Ermeni kimliğinin “öteki” olarak Türkleri görmemesi zorunlu olarak değerlendirilmektedir. Türk – Ermeni İlişkileri. 4 Nisan 1977. Tercüman Gazetesi. potansiyel kazancın oldukça sınırlı.Sonuç olarak sınırın açılması. . Ermeni güvenlik belgelerine ve hukuki metinlerine yansıyan. Özellikle Kafkasya gibi çok değişkenli bir ortamda. “Sıfır sorun” olması orta ve uzun vadede gerçekçi görünmemektedir. Karabet. KAYNAKÇA • ARMAN. Ermenistan ile Türkiye arasındaki asıl uçurumun.

Ankara. Ermeni Araştırmaları Dergisi. Dost Kitabevi. Yıldız. sayı:4. TEPAV. ERAREN İnternet Sitesi. 6 Ağustos 2008. Sayı: • ÇİTLİOĞLU. • Bozkuş D. İlkbahar 2001. • BARTHOLOMEES. Ankara. • ASLANLI. Ercan. Sayı: 1. Cilt: 7. Stratejik Araştırmalar Dergisi . Avrasya Dosyası. • ÇEVİK. Erzurum’da Ermeni Olayları (1918 – 1920) (Hatıralar – Belgeler – Kazılar). ASAM Yayınları. J. 94 – 117.Genelkurmay Atase Başkanlığı Yayınları. • Bozkuş D. • ASLANLI. Mithat. “İran-Ermenistan Demiryolu Projesinin Düşündürdükleri”. Yıldız. Betül. 2007. Ermeni Araştırmaları Dergisi. “Ermenistan’ın Azerbaycan Topraklarını İşgali Sorununun Hukuki Boyutu: Azerbaycan’ın Meşru Müdafaa Hakkı Devam Ediyor Mu?”. Hatem. 2004. Aralık 2001. Türkiye-Ermenistan Anlaşmasının Neresinde?”. US Army War College. Jr. Ankara. 2008. “Tarihten Günümüze Karabağ Sorunu”. Ankara. . 122 – 146. • CABBARLI. 2009. Erzurum. Bahar 2003. Yıl:7 Mayıs 2009 Sayı:13. Destek Yayınları. Sayı: 9. 2009. “Ermenistan’ın Demografik Yapısı ve Ermenistan’da Azınlıklar”.Abdülkadir. 2005. Cilt I-II. Theory of War and Strategy. Araz. Politik Psikoloji. 393 – 430.• Arşiv Belgeleriyle Ermeni Faaliyetleri 1914 – 1918. “Azerbaycan. Araz.Ocak. Ölümcül Tahterevalli. Ankara. • ASLAN. ASAM Yayınları. “Geçmişten Günümüze Ermenistan’da Azerbaycan Türkleri”. • AYDIN. ASAM Yayınları.. Mustafa. “İran-Ermenistan ilişkileri ve Kafkaslara Yansımaları”. Ermeni Araştırmaları Dergisi. Ankara. Ankara. Atatürk Üniversitesi Yayınları. ASAM Yayınları.. Genelkurmay ATASE ve Genelkurmay Denetleme Başkanlığı Yayınları. • ÇELİKPALA. 23-24. Şubat 2002. Boone [ed]. 2006.

• DEDEOĞLU,

Beril. Uluslararası Güvenlik

ve Strateji, Yeniyüzyıl

Yayınları, İstanbul, 2008. • DUMLU, Ahmet. Belgelerle Ermeniler ve Katliamları, 1983. • Ermenistan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi, 2007. • Ermenistan Askeri Doktrini, 2007. • Ermenistan Savunma Doktrini, 2007. • Ermenistan Vatandaşlık Kanunu, 1995. • Ermenistan Anayasası, 1995. • Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi, 1990. • Ermeniler Tarafından Yapılan Katliam Belgeleri, Cilt I-II, T.C.

Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Ankara, 2001 • FRIEDMAN, George. “The Russo-Georgian War and the Balance of Power”, STRATFOR, 2009. • GÖYÜNÇ, Nejat. Türk Ermeni İlişkileri ve Ermeni Soykırımı İddiaları, Ermeni Sorunu ve Bursa Ermenileri, Bursa, 2000. • GÜRÜN, Kamuran . Ermeni Dosyası, Ankara, 1983. • HALAÇOĞLU, Yusuf. Ermeni Tehciri, İstanbul, Babıali Kültür Yayıncılığı, 2006. • HAMLİN, Dr. “23 Aralık 1893 Tarihli Mektup”, Dergisi, Sayı: 32, 1970, s:47. • HICKOK, M. Robert. “Hegemon Rising, Parameters”, Summer, 2000. • KARACAKAYA, Recep. “Kaynakçalı Ermeni Meselesi Kronolojisi”, T. C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivleri Daire Başkanlığı, Yayın No: 52, İstanbul, 2001 • KEOHANE, Robert. O. After Hegemony: Cooperation and Discord in The World Political Economy, Princeton, 1984. • KIZILKAYA, Oktay. “Revan (Erivan) Ve Iğdır Yöresinde Demografik Yapının Ermeniler Lehine Dönüştürülme Süreci (1828 – 1920)”, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Kars, Sayı: 22, 2007/1, 299-311. Belgelerle Türk Tarihi

• KOCAŞ, M. Sadi. Tarihte Ermeniler ve Türk Ermeni İlişkileri, İstanbul, Kastaş A.Ş. Yayınları, 1990. • KURAN, Ahmet Bedevi. Osmanlı İmparatorluğunda İnkılap Hareketleri ve Milli Mücadele, İstanbul, 1956. • KÜÇÜK, Cevdet. Osmanlı Diplomasi’sinde Ermeni Meselesinin Ortaya Çıkışı 1878-1897, İstanbul, 1986. • LOWRY, Heath W. Büyükelçi Morgenthau’nun Öyküsü’nün Perde Arkası, İstanbul, 1991. • LÜTEM, Ömer Engin (ed.). Ermeni Sorunu Temel Bilgi ve Belgeler, Ankara, ASAM Yayınları, 2007. • McCarthy, Justin. “The Anatolian Armenians, 1912-1922”, Armenians in the Ottoman Empire, İstanbul, 1984. • NICHOL, Jim. “Armenia, Azerbaijan, and Georgia: Political Developments and Implications for U.S. Interests”, Congressional Research Service, 2009. • OĞAN, Sinan. “Ermenistan’ın Tehcir Politikası ve Neticesi: Azerbaycan’da Göçmen Sorunu”, Ermeni Araştırmaları Dergisi, Ankara, Bahar 2003, 118-143. • ÖNDER, Ali Tayyar. Türkiye’nin Etnik Yapısı, İstanbul, 2005. • ÖZDEMİR, Hikmet ve Yusuf Sarınay (ed.). Türk – Ermeni İhtilafı

Belgeler, TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 126, Ankara. • ÖZDEMİR, Hikmet (ed.). Türk – Ermeni İhtilafı Makaleler, TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 122, Ankara, 2007. • ÖZDEMİR, Hikmet. Ermeni İddiaları Karşısında Türkiye’nin Birikimi, TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 128, Ankara, 2008. • ÖZGÜLDÜR, Yavuz ve diğerleri. Her Yönüyle Ermeni Sorunu, T.C. Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Kara Harp Okulu Komutanlığı, Ankara, Kara Harp Okulu Basım Evi, 2001. • ÖZEL, Sabahattin. “Batılıların Gözüyle”, Yakın Dönem Türkiye

Araştırmaları, İstanbul, Sayı: 3, 2003.

• SÜSLÜ A. ve diğerleri.Türk Tarihinde Ermeniler, Ankara, 1995. • SYNDER, Jack. The Soviet Strategic Culture: Implications For Limited Nuclear Operation, Santa Monica, RAND Publications, 1977. • “Tarih Boyunca Ermeni Meselesi”, Genelkurmay Yayınları, Ankara, 1979. • “Turkey’s Evolving Dynamics Strategic Choices for U.S.-Turkey

Relations”, CSIS, 2009. • “Turkey, Armenia: Moving Closer Toward Diplomatic Relations?”,

STRATFOR, 2009 • TVERDOHLEBOV, Gördüklerim Yaşadıklarım (Erzurum 1917 – 1918), 2007. • URAS, Esat. Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, İstanbul, 1976. • UBICINI, M. A. Türkiye 1850, İstanbul, 1975. • VOLKAN, Vamık D. Kanbağı Etnik Gururdan Etnik Teröre, İstanbul, Bağlam Yayıncılık, 1999.

İnternet Kaynakları • Haydar Aliyev Vakfı, Azerbaycan Cumhuriyeti Resmi İnternet Sitesi • Azerbaycan Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi • Ermenistan Cumhuriyeti Resmi İnternet Sitesi • Ermenistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi • Ermenistan Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi • OSCE Resmi İnternet Sitesi • Birleşmiş Milletler Resmi İnternet Sitesi • NATO Resmi İnternet Sitesi • Genelkurmay Başkanlığı Resmi İnternet Sitesi

EK – A BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SOYKIRIM SUÇUNUN ÖNLENMESİNE VE CEZALANDIRILMASINA İLİŞKİN SÖZLEŞME METNİ (TÜRKÇE) SOYKIRIM SUÇUNUN ÖNLENMESİNE VE CEZALANDIRILMASINA DAİR SÖZLEŞME

Sözleşmeci Taraflar, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 11 Aralık 1946 tarihli ve 96(I) sayılı kararında soykırımın, Birleşmiş Milletlerin ruhuna ve amaçlarına aykırı

olan ve uygar dünya tarafından lanetlenen, uluslararası hukuka göre bir suç olarak beyan edilmesini dikkate alarak, tarihin her döneminde soykırımın insanlık için büyük kayıplar meydana getirdiğini kabul ederek, insanlığı bu tür bir iğrenç musibetten kurtarmak için uluslararası işbirliğinin gerekli olduğuna kanaat getirerek aşağıdaki hükümlerde anlaşmışlardır: Madde 1- Sözleşmeci Devletler, ister barış zamanında isterse savaş zamanında işlensin, önlemeyi ve cezalandırmayı taahhüt ettikleri soykırımın uluslararası hukuka göre bir suç olduğunu teyit eder. Madde 2- Bu Sözleşme bakımından, ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen aşağıdaki fiillerden her hangi biri, soykırım suçunu oluşturur. a) Gruba mensup olanların öldürülmesi; b) Grubun mensuplarına ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar verilmesi; c) Grubun bütünüyle veya kısmen, fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını kasten değiştirmek; d) Grup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbirler almak; e) Gruba mensup çocukları zorla bir başka gruba nakletmek;

Madde 3- Aşağıdaki eylemler cezalandırılır: a) Soykırımda bulunmak; b) Soykırımda bulunulması için işbirliği yapmak; c) Soykırımda bulunulmasını doğrudan ve aleni surette kışkırtmak; d) Soykırımda bulunmaya teşebbüs etmek; e) Soykırıma iştirak etmek; Madde 4- Soykırım suçunu veya üçüncü maddede gösterilen fiillerden birini işleyenler, anayasaya göre yetkili yöneticiler veya kamu görevlileri veya özel kişiler de olsa cezalandırılır. Madde 5- Sözleşmeci Devletler, bu Sözleşmenin hükümlerine etkililik kazındırmak, ve özellikle soykırımdan veya üçüncü madde belirtilen fiillerden suçlu bulunan kimselere

Madde 10. Madde 8.Sözleşmeci Devletler arasında bu Sözleşmenin yorumlanması. kendi Anayasalarında öngörülen usule uygun olarak gerekli mevzuatı çıkarmayı taahhüt eder. Madde 9. suçun işlendiği ülkedeki Devletin yetkili bir mahkemesi veya yargılama yetkisini kabul etmiş olan Sözleşmeci Devletler bakımından yargılama yetkisine sahip bulunan uluslararası bir ceza mahkemesi tarafından yargılanır. Madde 7.Soykırım fiilini veya üçüncü maddede belirtilen fiillerden birini işlediğine dair hakkında suç isnadı bulunan kimseler. İngilizce. ve onay belgeleri Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği'ne tevdi edilir. Sözleşmeci Devletler bu tür olaylarda kendi yasalarına ve yürürlükteki sözleşmelere göre suçluları iade etmeyi üstlenir. Rusça ve İspanyolca metinleri 9 Aralık 1948 tarihini taşır. Birleşmiş Milletlerin yetkili organlarından.Bu Sözleşme 31 Aralık 1949 tarihine kadar Birleşmiş Milletler Üyelerinin ve Üye olmayıp da Genel Kurul tarafından bu Sözleşmeyi imzalamaya davet edilen Devletlerin imzasına açıktır. Madde 11.Soykırım fiili ve üçüncü maddede belirtilen diğer fiiller. Birleşmiş Milletler Şartı'na göre harekete geçmesini isteyebilir. uygulanması veya yerine getirilmesi ve ayrıca soykırım fillerinden veya Üçüncü maddede belirtilen fiillerin her hangi birinden bir Devletin sorumluluğu ile ilgili olarak çıkan uyuşmazlıklar.etkili cezalar verilmesini sağlamak için. Fransızca.Bu Sözleşmenin eşit ölçüde geçerli olan Çince. soykırım fillerinin veya üçüncü maddede belirtilen her hangi bir fiilin önlenmesi ve sona erdirilmesi için gerekli gördükleri takdirde. suçluların iadesi bakımından siyasal suçlar olarak kabul edilmez. uyuşmazlığın taraflarından birinin talebi üzerine Uluslararası Adalet Divanı önüne götürülür. .Sözleşmeci Devletlerden her hangi biri. Madde 6. Bu Sözleşme onaylanır.

Bundan sonraki beş yıllarda. Madde 17. Madde 12. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'ne hitaben gönderilecek yazılı bir bildirimle yürürlük kazanır. bütün Birleşmiş Milletler Üyelerini ve on birinci maddede belirtilen üye olmayan Devletleri aşağıdaki konularda bilgilendirir: . yirminci onay veya katılma belgesinin tevdi edilmesini izleyen doksanıncı gün yürürlüğe girer.Bu Sözleşmeye 1 Ocak 1950 tarihinden sonra Birleşmiş Milletler Üyeleri ile Üye olmayıp da yukarıda belirtildiği gibi davet edilen Devletler katılabilir. Madde 15.Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri. Genel Kurul. Madde 14.Sözleşmeden çıkmalar nedeniyle bu Sözleşmeye Taraf Devletlerin sayısı on altının altına düşerse.Bir Sözleşmeci Taraf her hangi bir zamanda. Madde 13. bu onay veya katılma belgesinin tevdi tarihini izleyen doksanıncı gün yürürlüğe girer. bu sürelerin bitiminden en az altı ay önce çıkma beyanında bulunmamış Sözleşmeci Devletler bakımından yürürlükte kalmaya devam eder. Daha sonraki bir tarihte tevdi edilen bir onay veya katılma belgesi. Madde 16. bu Sözleşmeci Tarafın dış ilişkileri bakımından sorumlu olduğu ülke veya ülkeler bakımından genişletebilir.İlk yirmi onay veya katılma belgesinin tevdi edilmesinin tamamlandığı gün. Bu Sözleşme.Sözleşmeci Taraflar Genel Sekretere hitaben gönderecekleri yazılı bir bildirim vasıtasıyla her zaman bu Sözleşmede değişiklik yapılmasını talep edebilirler. böyle bir talep karşısında yapılması gereken işleme karar verilir.Bu Sözleşme yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on yıl süreyle yürürlükte kalır. Genel Sekreter bir tutanak düzenler ve bunun bir kopyasını Birleşmiş Milletlerin bütün Üyelerine ve on birinci maddede belirtilen Üye olmayan Devletlere iletir. Sözleşme bu çıkma bildirimlerinden en sonuncusunun yürürlük kazandığı tarihten itibaren yürürlükten kalkar. Çıkma. Katılma belgeleri Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine tevdi edilir. Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine hitaben göndereceği bir bildirimle. bu Sözleşmenin uygulanmasını.

Bu Sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarih Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından kayda geçirilir. EK – B 1920 TÜRKİYE . Birleşmiş Milletler Üyelerine ve on birinci maddede belirtilen üye olmayan Devletlerin her birine iletilir. c) On üçüncü madde gereğince Sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarih. Öte yandan Ermenistan Cumhuriyeti. f) On altıncı maddeye göre alınan bildirimler. onaylar ve katılmalar. Sözleşmenin onaylı bir örneği.ERMENİSTAN ARASINDA İMZALANAN GÜMRÜ ANTLAŞMASI Gümrü (Alexandropol). 2 Aralık 1920 (Metin) Bir yandan Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti. e) On beşinci maddeye göre Sözleşmenin yürürlükten kalkması.Bu Sözleşmenin orijinal metni Birleşmiş Milletler arşivinde saklanır. Madde 18. d) On dördüncü maddeye göre alınan çekilme bildirimleri. Madde 19. b) On ikinci maddeye göre alınan bildirimler.a) On birinci maddeye göre alınan imzalar. aralarındaki savaş durumuna son vermek ve sürekli bir barış yaratmak .

Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti. (aşağı Karasunun döküldüğü yerden başlayarak. Sınır çizgisinin kesin biçimde belirlenmesi işi. Şahtahtı. ikinci Maddede sözügeçen sınır ile Osmanlı sınırı arasında bulunup işbu Antlaşma uyarınca Türkiye'de kalacak olan ve üzerine Türkiye'nin tarihsel. barış görüşmeleri için Gümrü'de toplanıp yöntemine uygun görülen yetki belgelerinin verişimi üzerine. Antlaşmanın onaylanmasından sonra üç yıl . bu Antlaşmanın imzası gününden iki hafta sonra.amacıyla. 3. İçişleri Bakan Yardımcısı Mösyü İstepan Gorganiyan. Kuki Dağı 10282-8022-Gamasur Dağı 8160-Kurdkulak Köyü-Saat Dağı 7868Arpaçay Evleri 3080-Kemurlu Dağı 6930-Saraybulak 8071-Ararat İstasyonu . aşağıdaki Maddeleri kararlaştırmışlardır: 1. 2. daha sonra Karahan Deresi .Tiğnis batısı . Araş ırmağı Kekaç kuzeyine dek Arpaçayi.Büyük Akbaba Dağı) çizgisinden oluşur. aşağıda adları yazılı yetkili Temsilcileri. Erzurum Valisi Hamid Bey.Araş ırmağı üzerinde Aşağı Karasu'nun döküldüğü yerden geçen çizginin güneyindeki (Nahçivan. görevlendirilmişlerdir: Türkiye Hükûmetince: Doğu Cephesi Komutanı Ferik Kâzım Karabekir Paşa. Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır. Adı geçen yetkili Temsilciler. Eski Maliye Bakanı Mösyü Avram Gülhandaniyan. Türkiye ile Ermenistan arasında savaş durumuna son verilmiştir. Karma bir Komisyonca yerinde yapılacaktır.Büyük Kimli doğusu . Şarur) bölgesinde daha sonra bir plebisitle saptanacak yönetim biçimine ve bu yönetimin kapsayacağı topraklaıa Ermenistan karışmayacak ve işbu bölgede şimdilik Türkiye koruyuculuğunda bir yerel yönetim kurulacaktır. Ermenistan Cumhuriyetince: Eski Başbakan MösyüAleksander Hatisiyan. ilişik krokide gösterildiği üzere. Ermenistan Cumhuriyeti istediği takdirde. Erzurum Milletvekili Süleyman Necati Bey. asıl halkının tümüyle geri dönmesinin gerçekleşebilmesi için. görüşmeler yapmak için.Kızıltaş . etnik ve hukuksal ilişkisi inkâr edilemez toprakların hukuksal durumu konusunda.

Ermenistan'a karşı girişmek zorunluluğunda kaldığı savaş nedeniyle hakkı olan zarar gideriminden. ülkelerine döneceklerin en uygar ülkelerdeki azınlıkların yararlandıkları haklardan bütünüyle yararlanmalarını. hareket halindeki Orduda kullanılabilecek onbeş santimetrelik obüsler ile onbeş santimetrelik uzun toplar ve daha küçük çapta her türlü ağır ateşli silâhlar bulunmayacaktır. Böylece. benimsenip açıklanan insancıl ve hukuksal ilkelere uymak isteğiyle. Bu ağır toplar arasında. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti. vazgeçmiştir. . 6. iki yıldan beri silâh altında tutmak zorunda kaldığı Ordunun büyük harcamalar gerektirmiş olmasına karşın. yükümlenirler. düzen ve güvenliği bozucu durum ve eylemlere bundan böyle olanak bırakılmaması yolundaki iyiniyeti nedeniyle. Bağıtlı Taraflar. Büyük Savaş sırasında düşman ordularına katılarak kendi devletine karşı silâh kullanmış ya da işgal altındaki topraklar üzerinde toptan kırımlara katılmış olanları dışındaki göçmenlerin eski sınır içindeki yurtlarına dönmelerine izin verir. Erivan (Ermenistan) Cumhuriyeti iç güvenliği korumağa yetecek düzeyde. 8. Altıncı Maddede sözü geçen göçmenlerden işbu Antlaşmanın onayı ve onay belgelerinin verişimi gününden sonra bir yıllık süre içinde yurtlarına dönmeyenler o Maddenin verdiği olanaktan yararlanamayacakları gibi. karşılıklı olarak. Ermenistan'da zorunlu askerlik hizmeti olmayacaktır. 7. tasarruf haklanma ilişkin savları da geçerli olmayacaktır. hafif silâhlı jandarma kuvveti ve ülkeyi savunmaya ayrılan sekiz dağ ya da sahra topu ile yirmi makineli tüfeğe sahip ücretle tutulacak bin beşyüz askerden oluşan bir birlikten fazla bir askersel kuruluşa izin vermemeği yükümlenir.geçince plebisite başvurmayı kabul eder. 5. bunun biçimini 4. Barışın yapılmasından sonra Erivan'da yerleşecek Türkiye'nin siyasal Temsilcisi ya da Büyükelçisinin yukarıda sözü edilen konularda her zaman denetleme ve soruşturma yapmasına Erivan Hükümeti izin vermeği işbu Antlaşma ile kabul etmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti Ermenistan'a silâhlı yardımda bulunmağı yükümlenir. Ülkeyi dış düşmanlara karşı savunmak için tahkimat yapmak ve bu tahkimata istediği sayıda ağır toplar yerleştirmekte Ermenistan Cumhuriyeti özgürdür. Ermenistan Cumhuriyeti istemde bulunursa. Buna karşılık. Emperyalist Devletlerin kışkırtma ve özendirmeleri sonucu olarak. Bir Alt Komisyon belirleyecektir.

varlık ve yaşamına Emperyalistler tarafından girişilmesi kesinlikle beklenen yıkıcı kışkırtmalara karşı koymak zorunluğunda bulunduğundan. bundan böyle iki ülke arasında her türlü yanlış düşünceleri ortadan kaldırmak iyiniyetiyle yükümlendiğini açıklar. vagon ve tüm transit işlerinden vergi almamağı yükümlenir. Şahtahtı ve Gulfa yoluyla îran. Türkiye Devleti. Erivan Hükümeti. 11. savaşçı kişileri hükümet yönetiminden uzak tutmağı yükümlenir. ulaşım serbestliğini bozmamak koşulu ile. Erivan Cumhuriyetine. İran. toplumsal biçimde örgütlenmelerini. Şerur. Ermenistan Cumhuriyetinin toprakları üzerinde yaşayan Müslüman halkın haklarını korumak ve onların dinsel ve kültürel özellikleri içinde gelişmelerini sağlamak için. emperyalist amaçlar güderek. Türkiye Büyük Milletince kesinlikle reddedilmiş olan (Sevr) Antlaşmasını hükümsüz sayıp bunu ve kimi emperyalist hükümet ve siyasal çevreler elinde bir kışkırtma aracı olan Avrupa ve Amerika'daki Temsilci Heyetlerini geri çağırmayı. karşı Tarafa ilintili kişi ve malların kendi demiryolları ve genellikle tüm ulaşım yolları üzerinden özgürce geçmelerini ve öteki Tarafın denize ya da herhangi bir ülkeye transitini. Ermenistan Hükümeti. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti. genel barışın gerçekleşmesine değin. Maktu ve Ermenistan ara¬sında transit işlerinin serbestliğini sağlar. araba. Müftülerin doğrudan doğruya Müslüman toplumunca seçilmesini ve yerel müftülerin seçecekleri Başmüftü'nün memurluk görevinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Şer'iye Vekâletince onaylanmasını kabul ederek yükümlenir. engellememeği yükümlenir. Azerbaycan. egemenliğini bütünüyle geliştirmek ve güçlendirmek üzere. İkinci Maddede belirlenen sınır içinde. Nahçivan. içtenlikle yardımda bulunmağı yükümlenir. Bağıtlı Taraflardan her biri. 12. iki ulusun barış ve esenliğini tehlikeye sokan haris. hiç bir biçimde. Taraflar Büyük savaş sırasında ortaya çıkan zararlar ve tasarruf haklarındaki değişikliklerin gerektirdiği zarar gideriminden de aklanmışlardır 9. 10. Ermenistan Cumhuriyeti barış ve esenlik içinde gelişmesini sağlama ve Türkiye'nin komşuluk haklarına saygılı olma doğrultusundaki iyiniyetlerinin bir kanıtı olmak üzere.Bundan başka. Dördüncü Maddede sözü edilen sayıdan fazla silâh sokulmasını önlemek için. Gürcistan ve Türkiye arasında eşya. Erivan Cumhuriyeti içindeki demiryolları ve ulaşım yollarını denetim ve gözetim altında . Türkiye Hükümeti.

telgraf ve posta ulaşımının. Antlaşma iki örnek olarak 2 Aralık 1920 günü Gümrü (Aleksandropol)'de düzenlenmiştir. bu Antlaşma imza edilir edilmez. 13.Komisyonlarca işbu Antlaşma hükümleri uyarınca yapılacaktır. ya da Türkiye'nin çıkarlarına zararlı hükümlerini geçersiz saymayı bu Cumhuriyet kabul eder ve yükümlenir. Bağıtlı Taraflar arasında Antlaşmanm imzasından sonra tica¬ret ilişkileri başlayacak ve Taraflar Büyükelçi ve Konsolos atayabilecektir. 14. başlamasına Türkiye Hükümetince izin verilecektir. Anlaşmazlık çıkınca. Antlaşmada Ermenistan Hükümetine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesinden sonra gerçekleştirilecektir. Alıkonulan siviller ve Devlet ileri gelenleri geri verilecektir. konsolosluk ve ticarete ilişkin bağıtlar Alt . 16. Telgraf. 17. Bu hükümlere olan inançla.Komisyonca yerine getirilecektir. Erivan Cumhuriyetince her hangi bir Devletle yapılmış olan tüm Antlaşmaların Türkiye'yi ilgilendiren. komşu ülke ve işgal altındaki topraklar ile Ermenistan arasında demiryolu.bulunduracaktır. İşbu Antlaşma bir ay içinde onaylanarak. Devletin bağımsızlığı ve bütünlüğünü tehdit edebilecek saldırılara karşı. 18. posta. Emperyalist devletlere ilintili resmi olmayan heyetlerin bu ülkeye girme ve sızmalarına Taraflar engel olacaklardır. Türkçe metnine başvurularak çözümlenecektir. Kazım KARABEKİR HAMİD Süleyman NECATİ Aleksandre HATİSYAN Avram GÜLHANDANİYAN Istepan GORDONIYAN . işbu Antlaşmanın toprak Erivan Cumhuriyetine sağladığı haklara zarar gelmemek koşulu ile Ermenistan içinde geçici olarak askersel önlemler alabilir. Tutukluların geri verilmesi işi Alt . Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti. 15. telefon. Bununla birlikte. yukarıda adları yazılı yetkili Temsilciler işbu Barış ve Dostluk Antlaşmasını imza etmişlerdir. Bu Antlaşma gereğince Ermenistan'ın olup Türk Ordusu işgali altında bulunan toprakların boşaltılması ve tutsakların geri verilmesi ve değiştirilmesi. onaylanmış Örnekleri Ankara'da verişilecektir.

‘dan Türk Tarih Kurumu Remi İnternet Sitesi EK – C TÜRKİYE İLE ERMENİSTAN. AZERBAYCAN VE GÜRCİSTAN ARASINDA DOSTLUK ANTLAŞMASI (KARS ANTLAŞMASI METNİ) Kars. SOYSAL. İsmail. 17 .KAYNAK: Tarihçeleri ve Açıklamaları ile Birlikte Türkiye'nin Siyasal Antlaşmaları I.23 ss. 13 Ekim 1921 Ulusların kardeşliği ilkesini ve kavimlerin kendi geleceklerini öz gürce saptamak hakkını tanımakta birleşmiş bulunan ve aralarında her zaman iyi ilişkilerin . Cilt (1920-1945).

bir yandan Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti öte yandan Ermenistan. Madde 1— Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti ile Ermenistan. Büyük Millet Meclisinde Burdur Milletvekili ve Bayındırlık Bakanlığı eski Müsteşarı Muhtar ve Türkiye’nin Azerbaycan Temsilcisi Memduh Şevket Bey’leri. Hükûmetleri Rusya Sovyetleri Sosyalist Cumhuriyeti Hükûmetinin de katılmasıyla. Adı geçen yetkili Temsilciler.ve karşılıklı çıkarlara dayanan gerçek dostluk bağlarının kurulmuş olduğunu görmek özleminde olan. Azerbaycan ve Gürcistan Sosyalist Sovyetler Cumhuriyetleri. Azerbaycan Sosyalist Sovyet Cumhuriyeti: Devlet Denetimi Halk Komiseri Behbut Şah Tahtineski’yi. Ermenistan Sosyalist Sovyet Cumhuriyeti: Dışişleri Komiseri İskinaz Maradya ve İçişleri Komiseri Boğuz Makizyan’ı. bir Dostluk Antlaşması yapılması için görüşmelere girişilmesine karar vermişler ve bu amaçla. Azerbaycan ve Gürcistan Sosyalist Sovyetler Cumhuriyetleri Hükûmetleri Bağıtlı Tarafların ülkelerinin parçalarından bulunan topraklar üzerinde daha önce egemenlik haklarını kullanmış olan Hükûmetler arasında kararlaştırılmış olup söz konusu topraklara ilişkin Antlaşmalar ile Üçüncü Hükûmetler arasında yapılmış Güney Kafkasya . Gürcistan Sosyalist Sovyet Cumhuriyeti: Kara ve Deniz Kuvvetleri Halk Komiseri Şalva İlyava ve Dışişleri ve Maliye Komiseri Aleksandr Sıvanidze’yi Rusya Sovyetleri Sosyalist Federal Cumhuriyeti: Letonya’daki Temsilcisi Jak Halski’yi yetkili Temsilci atamışlardır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti: Büyük Millet Meclisinde Edirne Milletvekili ve Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa’yı. aşağıdaki maddeleri kararlaştırmışlardır. yöntemine uygun görülen yetki belgelerini veriştikten sonra.

doğu sınırı (Rus Genelkurmayının 1/210.000 ölçekli. Madde 3— Ermenistan Azerbaycan ve Gürcistan Sovyetler Cumhuriyetleri Hükûmetleri Kapitülasyonlar yönteminin her ülkenin ulusal gelişmesinin özgürce sürmesi ve egemenlik haklarının bütünüyle kullanılmasıyla bağdaşmadığını kabul ederek. Moskova’da 16 Mart 1921 (1337) günü imza edilen Türk . Madde 4—Türkiye’nin kuzey . Azerbaycan ve Gürcistan Sovyetler Cumhuriyetleri Hükûmetleri Türkiye’ye ilişkin olup da bugün Büyük Millet Meclisince temsil edilen Türkiye Hükûmetinin tanımadığı hiç bir uluslararası bağıtı tanımamağı kabul ederler. Ardahan ve Kars Sancaklarının eski yönetim sınırlarının kıızeyini ve Arpa Çay ile Aras ırmaklarının talveğini Nizni . İşbu Antlaşmada yazlı “Türkiye” terimi ile İstanbul’da toplanan Osmanlı Millet Meclisince kabul edilip açıklanan ve tüm devletler ile basına bildirilen 28 Aralık 1336 (1920) günkü Misak-ı Milli’nin kapsadığı topraklar anlaşılır. 5 verstlik mesafe haritasına göre) Karadeniz kıyısında bulunan Sarp Köyünden başlayarak Hedis Meta Dağı – Şavyet Dağında suların bölündüğü çizgi . Madde 2— Bağıtlı Taraflar.) Rusya Sovyetleri Sosyalist Federal Cumhuriyeti Hükûmetinin bir temsilcisinin de katılmasıyla eşit sayıda üyelerden oluşacak bir Karma Sınır Çizme Komisyonu topraklar üzerinde sınırı ayrıntılarıyla saptamak ve sınır işaretlerini koymakla görevlidir (İlişik 4 sayılı Harita). Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti de Ermenistan. . Ermenistan. Türkiye’de bu yöntemle herhangi bir biçimde ilişkili her türlü yetkilerin ve hakların kullanılmasını geçersiz ve kaldırılmış sayar. Azerbaycan ve Gürcistan’a ilişkin olup bu ülkelerin bugün Ermenistan. 1 parmak. sürekli olarak. (Sınırın ayrıntıları ve buna ilişkin işler için I ve II sayılı Ekler ile Bağıtlı Taraflarca imzalanmış ilişik haritaya başvurulması.Kani Dağı ve oradan.Cumhuriyetlerine ilişkin Antlaşmaları geçersiz sayarlar. Antlaşma metni ile harita arasında çelişki bulunursa Antlaşma metni haritaya yeğ tutulacaktır. içlerinden birine zorla kabul ettirilmek istenilecek her hangi bir barış Antlaşması ya da uluslararası bir bağıtı tanımamak konusunda görüş birliği içindedirler.Kara Su’yun döküldüğü yere dek izleyen çizgi ile belirlenmiştir. Azerbaycan ve Gürcistan Sovyetlerince temsil olunan Hükûmetlerince tanınmayan hiç bir uluslararası bağıtı tanımamağı kabul eder.Rus Antlaşması bu Madde hükmü nün dışında tutulmuştur. Bu Antlaşma gereğince.

Madde 9— Boğazların tüm ulusların ticaretine açılması ve geçiş özgürlüğünün sağlanması için Türkiye ile Gürcistan. serbest transit hakkı ile birlikte. Gürcistan’a bırakmağa razı olur: Birincisi: İşbu Maddede belirtilen yerler halkının.Madde 5—Türkiye Hükûmeti ile Ermenistan ve Azerbaycan Sovyetler Hükûmetleri işbu Antlaşmanın III sayılı Ekinde belirtilen sınırlar içinde olmak üzere. ortak sınır bölgeleri halklarının Karma bir Komisyonca. her topluluğun kültürel ve dinsel haklarını sağlayacak ve bu halkın yukarıda sözü geçen yerlerde isteklerine uygun bir tarım toprakları rejimi kurma olanağına sahip olacak biçimde geniş bir yönetimsel özerkliğe kavuşması. maddesinde gösterilen sınırların kuzeyinde bulunan ve Batum Livasına ilişkin topraklar ile Batum kenti ve limanı üzerindeki egemenlik hakkını. her türlü vergi ve ücretten bağışık biçimde. önlemleri Karma bir Komisyonca belirlenecektir. Bu Maddenin uygulanması için işbu Antlaşmanın imzasından hemen sonra ilgili Taraflar temsilcilerinden oluşan bir Komisyon kurulacaktır. polis ve sağlık işleri alanlarında konulacak öncelikli yasalara uymaları koşulu ile. sağlık vb. İkincisi: Batum limanı üzerinden Türkiye’ye giden ya da oradan gelen ticaret malları ve tüm nesnelerin gümrük vergisine bağlı tutulmayarak ve hiç bir engelle karşılaşmayarak. söz konusu halkların hayvanlarını sınırdan geçirmek ve alışıldığı üzere. Karadeniz ve Boğazların bağlı olacağı rejimin kesin biçimde hazırlanması işinin. . Nahcivan bölgesinin Azerbaycan’ın koruyuculuğunda özerk bir ülke oluşturulması konusunda anlaşmışlardır. Sınırdan geçiş sırasında uygulanacak gümrük işlemleri ile polis. işbu Antlaşmanın 4. Sınırı geçmelerini kolaylaştırmağı yükümlenirler. otlaklardan yararlanmak hakkını vermeği kabul ederler. şu koşullarla. Batum limanından yararlanmasının sağlanması. gümrük. Madde 8— Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti ile Gürcistan Sosyalist Sovyet Cumhuriyeti Hükûmeti iki ülkenin sınır bölgesi halklarının sınırın öteki yanında bulunan kışlık ve yazlık otlakların-dan yararlanmaları zorunluluğunu göz önünde tutarak. Madde 7—Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti ile Gürcistan Sosyalist Sovyet Cumhuriyeti Hükûmeti. Türkiye’nin özel harcamalarından da ayrık olarak. Madde 6— Türkiye. kıyı devletlerinin temsilcilerinden oluşmak üzere.

Madde 14— Bağıtlı Taraflar. Madde 11— Bağıtlı Taraflardan birinin öteki Taraf topraklarında oturan uyrukları. Şu da var ki. Madde 12— Bağılı Taraflar. eşya ve mallarını ya da bunların karşılığı parayı birlikte alarak Gürcistan’ı terk etme hakkına sahip olacaklardır. toprakları üzerinde. işbu Antlaşmanın imzalanmasından sonra altı aylık bir süre içinde 1918 ve 1920 Savaşları mültecileri konusunda özel bir anlaşma yapmağı yükümlenirler. bu Konferans ta alınacak kararların Türkiye’nin salt egemenliğine ve Türkiye ile onun başkenti İstanbul’un güvenliğine hiç bir zarar getirmemesi gerekir. Bunun gibi. içlerinden birinin öteki ülke topraklarında oturan uyrukları için En Çok Gözetilen Ulus işlemi uygulan masına izin verirler. ulusal savunmaya ilişkin yasalardan bağışık tutulup onlara uymaları istenilmeyecektir.daha sonra yapılacak bir Konferansa bırakılmasını uygun bulurlar. yerleşmiş oldukları ülke yasalarından doğan hak ve görevlere uygun biçimde işlem görmekle birlikte. Şurası belirlidir ki.Aile veraset hakları ile ehliyete ilişkin işlerde de Tarafların uyrukları işbu Madde hükümlerinin dışında kalacaklardır. işbu Maddede söz konusu olan “Türkiye toprakları” Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmetinin doğrudan doğruya sivil ve askersel yönetimi al tında bulunan topraklardır. karşı Taraf ülkesinin ya da ona bağlı topraklardan birinin Hükûmeti rolünü üstlenmek savında bulunan örgüt ve grupların kurulmasını ya da yerleşmesini ve öteki ülkeye karşı savaşım amacında olan grupların yerleşmesini hiç bir zaman kabul etmemeği yükümlenirler. mallarını ve paralarını birlikte alarak Türkiye’yi özgürce terk etmek hakkına sahip olacaklardır. . Madde 13— 1918 yılından önce Rusya’ya bağlı iken. Bu konular bir özel anlaşma yapılarak çözümlenecektir. egemenlik hakkı Türkiye tarafından Gürcistan’a bırakılmış olan toprakların halkından olup da Gürcistan uyrukluğundan çıkmak isteyenler. üzerinde Türkiye’nin egemenlik hakkı doğrulanan topraklar halkından olup Türk uyrukluğundan çıkmak isteyenler eşyasını. Bu Madde Sovyetler Cumhuriyetlerinin kendi topraklarında öteki müttefik Rus Sovyet Cumhuriyetleri yurttaşlarına tanıdıkları haklar ile Türkiye tarafından kendisinin müttefikleri olan Müslüman devletlerinin uyruklarına tanınan hakları hiç bir zaman kapsamaz. Madde 10— Bağıtlı Taraflar.

Azerbaycan ve Gürcistan arasında yapılan bu Antlaşma onay işlemi görecektir. ülkeleri arasındaki bağlantıların kesilmeden sürdürülmesi amacıyla. Bağıtlı Taraflar işbu Antlaşmanın imzalanmasından sonra üç aylık bir süre içinde. Madde 20— Türkiye. 19 uncu Maddeler ayrı tutulmak üzere. Bununla birlikte. Ermenistan. Tiflis’te ilgili ülkeler temsilcilerinden oluşan bir Komisyon toplanacaktır. demiryolu. yolcuların ve ticaret eşya sının giriş çıkışında Bağıtlı ülkelerin her birinde yürürlükte bulunan yasalar bütünüyle uygulanacaktır. parasal vb. Madde 17— Bağıtlı Taraflar. yukarıda adları yazılan yetkili Temsilciler işbu Antlaşmayı imza etmişler ve mühürlemişlerdir. Onay belgelerinin verişimi en kısa bir süre içinde Erivan’da yapılacaktır.Madde 15— Bağıtlı Taraflardan her biri işbu Antlaşmanın imzalan masından hemen sonra. kişi ve malların özgürce geçişini sağlamak için gerekli önlemlerin aralarında anlaşarak alınmasını yükümlenirler. İşbu Antlaşma 13 Ekim 1337 (1921) günü Kars’ta. 15. Madde 16— Bağıtlı Taraflar işbu Antlaşmanın imzalanmasından sonra iki aylık bir süre içinde. Madde 19. Kafkas cephesindeki savaş nedeniyle işlenen cinayet ve cürümler için öteki Taraf uyrukları yararına tam bir genel af ilan etmeği yükümlenir. kendi toprakları üzerinde bulunan eski asker ve sivil tutsakları karşılıklı olarak yurtlarına geri yollamağı kabul ederler. telgraf vb. Madde 18— Bağıtlı ülkeler arasındaki ilişkileri güçlendirmek için gerekli ticaret ilişkilerinin kurulması ve ekonomik. işbu Antlaşmanın imzalanmasından sonra. 16. Bu hükümlere olan inançla. Konsolosluk Sözleşmeleri yapmağı yükümlenirler. Antlaşma imzalanır imzalanmaz yürürlüğe girecek olan 6. beş örnek olarak düzenlenmiştir. 14. ulaşım ve iletişimi koruma ve geliştirmeği ve zorluklarla karşılaşmaksızın. Kazım Karabekir Veli Bey Svanidze Hanetzky . işlerin çözümlenmesi amacıyla. işbu Antlaşma onay belgelerinin verişimi gününde yürürlüğe girecektir. 18.

Azerbaycan.Muhtar Bey Mahmut Şevket Bey Mravian Chahutahtinsky Eliava EK: I [Türkiye ile Ermenistan.Yağırsik dağında (6607) ya da (6587) suların bölüştüğü çizgiyi izler .doğu Taşburun Dağında suların bölüştüğü çizgi (4108)Cehennem Deresini Rovne (Bolak) güneyinde keser .Sovyet Antlaşmasının Ek (C) metnine oranla daha ayrıntılı olduğundan olduğu gibi aşağıya alınmıştır] Nahcivan Toprakları: Urmiye Köyü . 16 Mart 1921 günü imzalanan Türk .] EK: III [Nahcivan bölgesine ilişkin bu Ek’in metni Türk .Sayat Dağı (7868) . Kazım Karabekir Bey Muhtar Bey Mahmut Şevket Bey Svanidze Veli Hanetzky Mravian Chahutahtinsky .Sovyet Rusya Antlaşmasının 1 (A) Ekinin hemen hemen eşidir.Kürtkulak Köyü Gamsor Dağı (8160)-8022 rakımlı tepe ve gökdağ (10282)-eski Nahcivan Kazasının yönetim sınırının doğusu.oradan eski Erivan Kafkasının ve Şarur Yalagüz’ün yönetim sınırını izleyerek 6629 rakımlı tepeden Kömürlü Dağ (6839) ya da (6930) ve oradan 3080 rakımlı tepeye gelir . Tek fark bu tanım yapılırken Gürcistan Ermenistan ve Ermenistan Azerbaycan sınırlarının kesiştiği yerlerin de belirtilmesidir] EK: II [Bu Ek’in metni Türk . ve Gürcistan arasında sınır çizgisini tanımlayan bu Ek.oradan düz bir çizgi ile (Arazdayan) İstasyonuna (Bu İstasyon Ermenistan Sosyalist Cumhuriyetine kalacaktır) daha sonra düz bir çizgi ile batı Taşburun (3142) Dağına .Sovyet Antlaşmasının I (B) Ekinin eşidir.

. Aware of its historic responsibility for the destiny of the Armenian people engaged in the realization of the aspirations of all Armenians and the restoration of historical justice.Eliava EK – D 23 AĞUSTOS 1990 TARİHLİ ERMENİSTAN BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ DECLARATION OF INDEPENDENCE The Supreme Council of the Armenian Soviet Socialist Republic Expressing the united will of the Armenian people.

1989. Exercising the right of nations to free self-determination. With the purpose of guaranteeing the security of the Republic of Armenia and the inviolability of its borders. the Republic of Armenia creates its own armed forces. which exercises the authority directly and through its representative bodies on the basis of the constitution and laws of the Republic of Armenia. All citizens living on the territory of Armenia are granted citizenship of the Republic of Armenia. The citizens of the Republic of Armenia are protected and aided by the Republic. The right to speak on behalf of the people of the Republic of Armenia belongs exclusively to the Supreme Council of Armenia. The Republic of Armenia shall have its flag. The Republic of Armenia is a self-governing state. joint decision of the Armenian SSR Supreme Council and the Artsakh National Council on the "Reunification of the Armenian SSR and the Mountainous Region of Karabakh. independence. endowed with the supremacy of state authority. 4. ." Developing the democratic traditions of the independent Republic of Armenia established on May 28.Only the constitution and laws of the Republic of Armenia are valid for the whole territory of the Republic of Armenia. 5. or creed. and plenipotentiary power. Armenians of the Diaspora have the right of citizenship of Armenia. The Armenian SSR is renamed the Republic of Armenia (Armenia). The bearer of the Armenian statehood is the people of the Republic of Armenia.Proceeding from the principles of the Universal Declaration on Human Rights and the generally recognized norms of international law. 3. and anthem. Based on the December 1. 2. sovereignty. 1. coat of arms. race. The Republic of Armenia guarantees the free and equal development of its citizens regardless of national origin. Declares The beginning of the process of establishing of independent statehood positioning the question of the creation of a democratic society based on the rule of law. 1918.

Military units of other countries. The v has the right to its share of the USSR national wealth. and participates in the activity of international organizations. The regulation of their governance. This declaration serves as the basis for the development of the constitution of the Republic of Armenia and. and hard currency funds. 6. and judicial powers. tax and custom services. nationalstate units of the USSR. and other natural resources. . including the supplies of gold and diamond. national bank. 7. The Republic of Armenia stands in support of the task of achieving international recognition of the 1915 Genocide in Ottoman Turkey and Western Armenia. The national wealth of the Republic of Armenia . executive. The armed forces of the Republic of Armenia can be deployed only by a decision of its Supreme Council. The Republic of Armenia determines the principles and regulation of its economic system. airspace. 8. finance-loan system. and conscience. the Republic of Armenia conducts an independent foreign policy. cultural capabilities are the property of its people. As the subject of international law. their military bases and building complexes can be located on the territory of the Republic of Armenia only by a decision of Armenia’s Supreme Council. usage. The Republic of Armenia guarantees the use of Armenian as the state language in all spheres of the Republic’s life. and for the operation of state authorities and the development of new legislation for the Republic. the Republic of Armenia guarantees freedom of speech. The Republic of Armenia determines the regulation of military service for its citizens independently. 10. and possession is determined by the laws of the Republic of Armenia. as well as economic and intellectual.internal troops. 9. 12. water. separation of legislative. On its territory. the Republic creates its own system of education and of scientific and cultural development. the earth’s crust. depolitization of law enforcement bodies and armed forces. The Republic of Armenia has its share of the USSR military apparatus. a multi-party system. equality of political parties under the law. as the basis for the introduction of amendments to the current constitution.the land. it establishes direct relations with other states. based on the system of multiple forms of property ownership. until such time as the new constitution is approved. organs of state and public security under the jurisdiction of the Supreme Council. creates its own money. 11. press.

fixed by a referendum and in the decisions of the NKAO and Shahoumian regional authorities in 1988-1991. in fact. 1990 EK – E 2 EYLÜL 1991 TARİHLİ DAĞLIK KARABAĞ İLE İLGİLİ BİLDİRİ DECLARATION ON PROCLAMATION OF THE NAGORNO KARABAKH REPUBLIC Joint session of the Nagorno Karabakh Oblast and Shahoumian regional councils of people’s deputies with the participation of deputies of councils of all levels Expressing the will of people.Signed by: Levon Ter-Petrossian President of the Supreme Council of the Republic of Armenia Ara Sahakian Secretary of the Supreme Council of the Republic of Armenia Yerevan August 23. . its strive for freedom.

(Abr. Social and Cultural Rights. striving for restoration of good neighbourly relations between Armenian and Azerbaijani peoples.independence. Political and Cultural Rights and with hope for international community’s understanding and support. respecting and following the principles of General Declaration on Human Rights and International Pact on Economic. mass deportation of the population from peaceful Armenian villages. PROCLAIMS: THE NAGORNO KARABAKH REPUBLIC WITHIN THE BORDERS OF THE CURRENT NAGORNO KARABAKH AUTONOMOUS OBLAST AND NEIGHBORING SHAHOUMIAN REGION. Union’s structures of authority and governance. based on mutual respect of each other’s rights. equality and good neighbourly relations. human victims. considering the Armenian people’s strive for unification natural and in line with the norms of international law. International Pact on Civil. ascertaining proclamation by the Azerbaijani Republic of the “restoration of 19181920 state independence”. uncertainty of the Union’s future. taking into consideration the complexity and contradictoriness of the situation in the state. being guided by the USSR acting Constitution and laws giving the population of autonomous units and compactly living ethnic groups the right to decide independently the issue of their state-legal status in case of a Soviet Republic’s secession from the USSR. which led to armed conflict. NKR) . taking into consideration that the policy of apartheid and discrimination pursued in Azerbaijan created an atmosphere of hatred and intolerance in the Republic towards the Armenian people.

The USSR Constitution and legislation. Parliament of Kyrgyz Republic. which do not contradict the goals and principles of this Declaration and peculiarities of the Republic apply on the territory of the Nagorno Karabakh Republic. 5 May 1994 Participants of the meeting held in May 4-5 in Bishkek on the initiative of the CIS Inter-Parliamentary Assembly. 1991 EK – F AZERBAYCAN – ERMENİSTAN ARASINDA KARABAĞ NEDENİYLE YAŞANAN ÇATIŞMALARI SONLANDIRAN ATEŞKES ANTLAŞMASI The Bishkek Protocol Bishkek. until the NKR Constitution and laws are adopted. Federal Congress and Ministry of Foreign Affairs of the Russian Federation: .The Nagorno Karabakh Republic enjoys the authorities given to Republics by the USSR Constitution and legislation and reserves the right to decide independently the issue of its state-legal status based on political consultations and negotiations with the leadership of Union and Republics. as well as other laws currently in force. September 2. Joint Session of the Nagorno Karabakh Oblast and Shahumian regional councils of people’s deputies with the participation of deputies of councils of all levels.

withdrawal of troops from occupied territories and restoration of communication. Babourian (Chairman of the Nagorno Karabakh Republic Supreme Soviet) . but also significantly affects the interests of other countries in the region and seriously complicates the international situation. in realization of thereupon principles.express determination to assist in all possible ways to the cessation of armed conflict in and around Nagorno Karabakh. Jalilov (signed by R. express readiness to fully support the efforts by heads and representatives of executive power on cessation of the armed conflict and liquidation of its consequences by reaching an appropriate agreement as soon as possible. express gratitude to the people and leadership of Kyrgyzstan for creating excellent working conditions. supporting the April 15. return of refugees. 884). advocate a naturally active role of the Commonwealth and Inter-Parliamentary Assembly in cessation of the conflict. 853. cordiality and hospitality. agree to suggest Parliaments of the CIS member-states to discuss the initiative by Chairman of Council of the Inter-Parliamentary Assembly V. 874. consider appropriate to continue such meetings for peaceful resolution of the armed conflict. legally binding agreement envisaging a mechanism. and work intensively to confirm this as soon as possible by signing a reliable. Guliyev. 1994 Protocol (including the part on allocating observers). ON BEHALF OF DELEGATIONS: A. which does not only cause irretrievable losses to Azerbaijani and Armenian people. Shumeyko and Head of the Assembly’s Peacemaking Group on Nagorno Karabakh M. goals and the UN and OSCE certain decisions (first of all the UN Security Council resolutions 822. 1994 Statement by the CIS Council of heads of states. ensuring the non-resumption of military and hostile activities. call upon the conflicting sides to come to common senses: cease to fire at the midnight of May 8 to 9. guided by the February 18. Chairman of the Azerbaijani Supreme Soviet) K. Sherimkulov on creating a CIS peacemaking force.

B. Krotov (Head of the Secretariat of the Council of the Inter-Parliamentary Assembly of member states) EK – G MOSKOVA DEKLARASYONU Declaration between the Republic of Azerbaijan. Maiendorf Castle. Ararktsian (Chairman of the Supreme Soviet of Armenia) V. Kazimirov (Plenipotentiary Representative of the President of the Russian Federation. Head of the Russian Mediation Mission) M. Shumeyko (Chairman of the Council of Federation of Russia) M. Moscow Region . Sherimkulov (Chairman of the Supreme Soviet of Kyrgyzstan) V. the Republic of Armenia and the Russian Federation November 2. 2008.

including through further contacts at the highest level. Note that the Presidents of Azerbaijan and Armenia have agreed to continue work. 5. 2. Declare that they will facilitate improvement of the situation in the South Caucasus and establish stability and security in the region through political settlement of the Nagorno. thus creating favourable conditions for economic growth and all-round cooperation in the region. and subsequent discussions on further steps to agree on the basic principles for political settlement. 4. Consider it important to encourage the establishment of conditions for carrying out confidence-building measures in the context of work on a peace settlement. at the invitation of the President of the Russian Federation. in Moscow. meeting on November 2. . 1. 3. on reaching a political settlement to the conflict and have instructed the heads of their respective foreign ministries to work together with the co-chairmen of the OSCE Minsk Group to activate the negotiation process.Karabakh conflict based on the principles of international law and the decisions and documents approved within this framework. Having held substantive discussions in a constructive spirit on the state and prospects for political settlement of the Nagorno-Karabakh conflict through a continuation of direct dialogue between Azerbaijan and Armenia through the mediation of Russia. Agree that peace settlement should be accompanied by legally binding guarantees for every aspect and stage of the settlement process.The Presidents of the Republic of Azerbaijan. including based on the outcome of the meeting between the parties in Madrid on November 29. the USA and France as co-chairs of the OSCE Minsk Group. 2007. the Republic of Armenia and the Russian Federation. 2008. Affirm the importance of having the co-chairs of the OSCE Minsk Group continue their mediation efforts.

EK – H AVRUPA KONSEYİ’NİN DAĞLIK KARABAĞ İLE İLGİLİ ALDIĞI 1416 SAYILI KARAR Resolution 1416 (2005) The conflict over the Nagorno-Karabakh region dealt with by the OSCE Minsk Conference .

853 (1993).1. The Assembly expresses its concern that the military action. The Assembly reaffirms that independence and secession of a regional territory from a state may only be achieved through a lawful and peaceful process based on the democratic support of the inhabitants of such territory and not in the wake of an armed conflict leading to ethnic expulsion and the de facto annexation of such territory to another state. led to large-scale ethnic expulsion and the creation of mono-ethnic areas which resemble the terrible concept of ethnic cleansing. 4. The Assembly reiterates that the occupation of foreign territory by a member state constitutes a grave violation of that state’s obligations as a member of the Council of Europe and reaffirms the right of displaced persons from the area of conflict to return to their homes safely and with dignity. 3. The Assembly urges both governments to comply with these commitments and refrain from using armed forces against each other and from propagating military action. The Assembly recalls that the Council of Ministers of the Conference on Security and Co-operation in Europe (CSCE) agreed in Helsinki in March 1992 to hold a . The Assembly also aligns itself with the demand expressed in Resolution 853 of the United Nations Security Council and thus urges all member states to refrain from the supply of any weapons and munitions which might lead to an intensification of the conflict or the continued occupation of territory. At the same time. Armenia committed itself to use its considerable influence over Nagorno-Karabakh to foster a solution to the conflict. The Assembly recalls that both Armenia and Azerbaijan committed themselves upon their accession to the Council of Europe in January 2001 to use only peaceful means for settling the conflict. 2. The Parliamentary Assembly regrets that. Hundreds of thousands of people are still displaced and live in miserable conditions. by refraining from any threat of using force against their neighbours. the conflict over the Nagorno-Karabakh region remains unsolved. Considerable parts of the territory of Azerbaijan are still occupied by Armenian forces. and separatist forces are still in control of the Nagorno-Karabakh region. in particular by refraining from any armed hostilities and by withdrawing military forces from any occupied territories. 874 (1993) and 884 (1993) of the United Nations Security Council and urges the parties concerned to comply with them. 5. and the widespread ethnic hostilities which preceded it. more than a decade after the armed hostilities started.The Assembly recalls Resolutions 822 (1993).

conference in Minsk in order to provide a forum for negotiations for a peaceful settlement of the conflict. Turkey and the United States of America agreed at that time to participate in this conference. 6. 7. the heads of these national delegations. The Assembly pays tribute to the tireless efforts of the co-chairs of the Minsk Group and the Personal Representative of the OSCE Chairman-in-Office. Italy. Germany. Belarus. The Assembly calls on these states to step up their efforts to achieve the peaceful resolution of the conflict and invites their national delegations to the Assembly to report annually to the Assembly on the action of their government in this respect. Sweden. . inter alia. France. paragraph 1 of the Charter. the Assembly suggests that if the negotiations under the auspices of the co-chairs of the Minsk Group fail. paragraph 1 of its statute. Azerbaijan. via the Minsk Group. their constructive proposals for the peaceful settlement of the conflict in accordance with the relevant norms and principles of international law. Armenia and Azerbaijan should consider using the International Court of Justice in accordance with Article 36. Armenia. It recommends that both delegations should meet during each part-session of the Assembly to review progress on such reconciliation. in particular for having achieved a ceasefire in May 1994 and having constantly monitored the observance of this ceasefire since then. The Assembly calls on the OSCE Minsk Group co-chairs to take immediate steps to conduct speedy negotiations for the conclusion of a political agreement on the cessation of the armed conflict. 8. Therefore. the Russian Federation. ipso facto parties to the statute of the International Court of Justice. the Assembly asks its Bureau to create an ad hoc committee comprising. The Assembly calls on Armenia and Azerbaijan to make use of the OSCE Minsk Process and to put forward to each other. The implementation of this agreement will eliminate major consequences of the conflict for all parties and permit the convening of the Minsk Conference. The Assembly recalls that Armenia and Azerbaijan are signatory parties to the Charter of the United Nations and. For this purpose. in accordance with Article 93. The Assembly calls on Armenia and Azerbaijan to foster political reconciliation among themselves by stepping up bilateral inter-parliamentary co-operation within the Assembly as well as in other forums such as the meetings of the speakers of the parliaments of the Caucasian Four. the former Czech and Slovak Federal Republic.

without preconditions.9. in order to provide its member states with better mechanisms for the peaceful settlement of bilateral conflicts as well as internal disputes involving local or regional territorial communities or authorities which may endanger human rights. with the political representatives of both communities from the Nagorno-Karabakh region regarding the future status of the region. hatred and mistrust will prevent stability in the region and may lead to new violence. The Assembly calls on the Congress of Local and Regional Authorities of the Council of Europe to assist locally elected representatives of Armenia and Azerbaijan in establishing mutual contacts and interregional co-operation. 10. 11. The Assembly condemns any expression of hatred portrayed in the media of Armenia and Azerbaijan. Recalling its Recommendation 1570 (2002) on the situation of refugees and displaced persons in Armenia. The Assembly calls on Armenia and Azerbaijan to foster reconciliation and to restore confidence and mutual understanding among their peoples through schools. The Assembly calls on the Secretary General of the Council of Europe to draw up an action plan for support to Armenia and Azerbaijan targeted at mutual reconciliation processes. Any sustainable settlement must be preceded by and embedded in such a reconciliation process. Without such reconciliation. recalling that it did so in the form of a hearing on previous occasions with Armenian participation. and to take this resolution into account in deciding on action concerning Armenia and Azerbaijan. 13. It is prepared to provide facilities for such contacts in Strasbourg. stability and peace. in particular the European Convention for the Peaceful Settlement of Disputes. universities and the media. 12. Azerbaijan and Georgia. The Assembly resolves to analyse the conflict-settlement mechanisms existing within the Council of Europe. the Assembly calls on all member and Observer states to provide humanitarian aid and assistance to the hundreds of thousands of people displaced as a consequence of the armed hostilities and the expulsion of ethnic Armenians from Azerbaijan and ethnic Azerbaijanis from Armenia. The Assembly calls on the Government of Azerbaijan to establish contact. 14. .

15. on 30 April 1993 The Security Council. EK – I KARABAĞ SORUNUNA İLİŞKİN ÖNEMLİ KARAR METİNLERİ RESOLUTION 822 (1993) Adopted by the UN Security Council at its 3205th meeting. . The Assembly resolves to continue monitoring on a regular basis the evolution of this conflict towards its peaceful resolution and decides to reconsider this issue at its first part-session in 2006.

2. Demands the immediate cessation of all hostilities and hostile acts with a view to establishing a durable cease-fire. Expressing grave concern at the displacement of a large number of civilians and the humanitarian emergency in the region. 3. Expressing its support for the peace process being pursued within the framework of the Conference on Security and Cooperation in Europe and deeply concerned at the disruptive effect that the escalation in armed hostilities can have on that process. in particular in the Kelbadjar district. Calls for unimpeded access for international humanitarian relief efforts in the region. . as well as immediate withdrawal of all occupying forces from the Kelbadjar district and other recently occupied areas of Azerbaijan. Concerned that this situation endangers peace and security in the region. in particular. Noting with alarm the escalation in armed hostilities and. Expressing its serious concern at the deterioration of the relations between the Republic of Armenia and the Republic of Azerbaijan. Reaffirming the respect for sovereignty and territorial integrity of all States in the region. Taking note of the report of the Secretary-General dated 14 April 1993 (S/25600).Recalling the statements of the President of the Security Council of 29 January 1993 (S/25199) and of 6 April 1993 (S/25539) concerning the Nagorny Karabakh conflict. Reaffirming also the inviolability of international borders and the inadmissibility of the use of force for the acquisition of territory. Urges the parties concerned immediately to resume negotiations for the resolution of the conflict within the framework of the peace process of the Minsk Group of the Conference on Security and Cooperation in Europe and refrain from any action that will obstruct a peaceful solution of the problem. in particular in all areas affected by the conflict in order to alleviate the suffering of the civilian population and reaffirms that all parties are bound to comply with the principles and rules of international humanitarian law. the latest invasion of the Kelbadjar district of the Republic of Azerbaijan by local Armenian forces. 1.

Reaffirming its resolution 822 (1993) of 30 April 1993. in particular. Expressing once again its grave concern at the displacement of large numbers of civilians in the Azerbaijani Republic and at the serious humanitarian emergency in the region. 1. Noting with alarm the escalation in armed hostilities and.4. Condemns the seizure of the district of Agdam and of all other recently occupied areas of the Azerbaijani Republic. in particular in the Kelbadjar district of Azerbaijan. on 29 July 1993 The Security Council. the seizure of the district of Agdam in the Azerbaijani Republic. Expressing its serious concern at the deterioration of relations between the Republic of Armenia and the Azerbaijani Republic and at the tensions between them. Requests the Secretary-General. and to submit a further report to the Council. Concerned that this situation continues to endanger peace and security in the region. Having considered the report issued on 27 July 1993 by the Chairman of the Mink Group of the Conference on Security and Cooperation in Europe (CSCE) (S/26184). Decides to remain actively seized of the matter. 5. . Reaffirming also the inviolability of international borders and the inadmissibility of the use of force for the acquisition of territory. Reaffirming the sovereignty and territorial integrity of the Azerbaijani Republic and of all other States in the region. RESOLUTION 853 (1993) Adopted by the UN Security Council at its 3259th meeting. Welcoming acceptance by the parties concerned at the timetable of urgent steps to implement its resolution 822 (1993). in consultation with the Chairman-in-Office of the Conference on Security and Cooperation in Europe as well as the Chairman of the Minsk Group of the Conference to assess the situation in the region.

in particular in all areas affected by the conflict. Urges the parties concerned to refrain from any action that will obstruct a peaceful solution to the conflict. Demands the immediate cessation of all hostilities and the immediate complete and unconditional withdrawal of the occupying forces involved from the district of Agdam and all other recently occupied areas of the Azerbaijan Republic. . Urges the Government of the Republic of Armenia to continue to exert its influence to achieve compliance by the Armenians of the Nagorny-Karabakh region of the Azerbaijani Republic with its resolution 822 (1993) and the present resolution. Reiterates in the context of paragraphs 3 and 4 above its earlier calls for the restoration of economic. 5. Calls on the parties concerned to reach and maintain durable cease-fire arrangements. Urges States to refrain from the supply of any weapons and munitions which might lead to an intensification of the conflict or the continued occupation of territory. 10. in particular attacks on civilians and bombardments of inhabited areas. towards a final settlement. Calls once again for unimpeded access for international humanitarian relief efforts in the region.2. as well as through direct contacts between them. and expresses its grave concern at the disruptive effect that the escalation of armed hostilities has had on these efforts. 11. 9. Further condemns all hostile actions in the region. as well as consideration within the CSCE of the proposal for a CSCE presence in the region. and to pursue negotiations within the Minsk Group of the CSCE. Welcomes the preparations for a CSCE monitor mission with a timetable for its deployment. in order to alleviate the increased suffering of the civilian population and reaffirms that all parties are bound to comply with the principles and rules of international humanitarian law. 7. 3. 8. and the acceptance by this party of the proposals of the Minsk Group of the CSCE. Endorses the continuing efforts by the Minsk Group of the CSCE to achieve a peaceful solution to the conflict. including efforts to implement resolution 822 (1993). 4. transport and energy links in the region. 6.

Requests the Secretary-General and relevant international agencies to provide urgent humanitarian assistance to the affected civilian population and to assist displaced persons to return to their homes. on 14 October 1993 The Security Council. Reaffirming the sovereignty and territorial integrity of the Azerbaijani Republic and of all other States in the region. Reaffirming also the inviolability of international borders and the inadmissibility of the use of force for the acquisition of territory. Taking note of the high-level meetings which took place in Moscow on 8 October 1993 and expressing the hope that they will contribute to the improvement of the situation and the peaceful settlement of the conflict. 13. Reaffirming its resolutions 822 (1993) of 30 April 1993 and 853 (1993) of 29 July 1993. on 18 August 1993 (S/26326). and recalling the statement read by the President of the Council. and of the tensions between the Republic of Armenia and the Azerbaijani Republic. RESOLUTION 874 (1993) Adopted by the UN Security Council at its 3292nd meeting. on behalf of the Council. Having considered the letter dated 1 October 1993 from the Chairman of the Conference on Security and Cooperation in Europe (CSCE) Minsk Conference on Nagorny Karabakh addressed to the President of the Security Council (S/26522). Requests the Secretary-General.12. Expressing once again its grave concern at the human suffering the conflict has caused and at the serious humanitarian emergency in the region and expressing in . Expressing its serious concern that a continuation of the conflict in and around the Nagorny Karabakh region of the Azerbaijani Republic. 14. Decides to remain actively seized of the matter. to continue to report to the Council on the situation. in consultation with the Chairman-in-Office of the CSCE as well as the Chairman of the Minsk Group. would endanger peace and security in the region.

5. Calls upon the parties concerned to make effective and permanent the cease-fire established as a result of the direct contacts undertaken with the assistance of the Government of the Russian Federation in support of the CSCE Minsk Group. 7. 2. 4. Calls for the immediate implementation of the reciprocal and urgent steps provided for in the CSCE Minsk Group's Adjusted timetable. Welcomes and commends to the parties the Adjusted timetable of urgent steps to implement Security Council resolutions 822 (1993) and 853 (1993) set out on 28 September 1993 at the meeting of the CSCE Minsk Group and submitted to the parties concerned by the Chairman of the Group with the full support of nine other members of the Group. . 6. Requests the Secretary-General to respond favorably to an invitation to send a representative to attend the CSCE Minsk Conference and to provide all possible assistance for the substantive negotiations that will follow the opening of the Conference. 3. in conformity with the 24 March 1992 mandate of the CSCE Council of Ministers. 1. Supports the monitoring mission developed by the CSCE. 8. and calls on the parties to accept it. Calls also for an early convening of the CSCE Minsk Conference for the purpose of arriving at a negotiated settlement to the conflict as provided for in the timetable. Calls on all parties to refrain from all violations of international humanitarian law and renews its call in resolutions 822 (1993) and 853 (1993) for unimpeded access for international humanitarian relief efforts in all areas affected by the conflict. 9. including the withdrawal of forces from recently occupied territories and the removal of all obstacles to communications and transportation. Reiterates again its full support for the peace process being pursued within the framework of the CSCE. and for the tireless efforts of the CSCE Minsk Group.particular its grave concern at the displacement of large numbers of civilians in the Azerbaijani Republic. Expresses the conviction that all other pending questions arising from the conflict and not directly addressed in the adjusted timetable should be settled expeditiously through peaceful negotiations in the context of the CSCE Minsk process.

11. Reaffirming its full support for the peace process being pursued within the framework of the Conference on Security and Cooperation in Europe (CSCE). Requests the Secretary-General and relevant international agencies to provide urgent humanitarian assistance to the affected civilian population and to assist refugees and displaced persons to return to their homes in security and dignity. Expressing its serious concern that a continuation of the conflict in and around the Nagorny Karabakh region of the Azerbaijani Republic. on 12 November 1993 The Security Council. and on present and future cooperation between the CSCE and the United Nations in this regard. and for the tireless efforts of the CSCE Minsk Group. in . 12. 13. the Chairman-in-Office of the CSCE and the Chairman of the CSCE Minsk Conference to continue to report to the Council on the progress of the Minsk process and on all aspects of the situation on the ground. Requests also the Secretary-General.10. RESOLUTION 884 (1993) Adopted by the UN Security Council at its 3313th meeting. Reaffirming its resolutions 822 (1993) of 30 April 1993. Taking note of the letter dated 9 November 1993 from the Chairman-in-Office of the Minsk Conference on Nagorny Karabakh addressed to the President of the Security Council and its enclosures (S/26718. and of the tensions between the Republic of Armenia and the Azerbaijani Republic. Decides to remain actively seized of the matter. would endanger peace and security in the region. 853 (1993) of 29 July 1993 and 874 (1993) of 14 October 1993. Urges all States in the region to refrain from any hostile acts and from any interference or intervention which would lead to the widening of the conflict and undermine peace and security in the region. annex). Noting with alarm the escalation in armed hostilities as consequence of the violations of the cease-fire and excesses in the use of force in response to those violations.

appendix). 1. 5. 4. Condemns the recent violations of the cease-fire established between the parties. 853 (1993) and 874 (1993) . as amended by the CSCE Minsk Group meeting in Vienna of 2 to 8 November 1993. attacks on civilians and bombardments of the territory of the Azerbaijani Republic. and to continue to seek a negotiated settlement . and particularly condemns the occupation of the Zangelan district and the city of Goradiz.particular the occupation of the Zangelan district and the city of Goradiz in the Azerbaijani Republic. Demands from the parties concerned the immediate cessation of armed hostilities and hostile acts. 3. Reaffirming also the inviolability of international borders and the inadmissibility of the use of force for the acquisition of territory. Expressing grave concern at the latest displacement of a large number of civilians and the humanitarian emergency in the Zangelan district and the city of Goradiz and on Azerbaijan's southern frontier. Welcomes the Declaration of 4 November 1993 of the nine members of the CSCE Minsk Group (S/26718) and commends the proposals contained therein for unilateral cease-fire declarations. 2. Strongly urges the parties concerned to resume promptly and to make effective and permanent the cease-fire established as a result of the direct contacts undertaken with the assistance of the Government of the Russian Federation in support of the CSCE Minsk Group. which resulted in a resumption of hostilities. Calls upon the Government of Armenia to use its influence to achieve compliance by the Armenians of the Nagorny Karabakh region of the Azerbaijani Republic with resolutions 822 (1993) . and the withdrawal of occupying forces from other recently occupied areas of the Azerbaijani Republic in accordance with the Adjusted timetable of urgent steps to implement Security Council resolutions 822 (1993) and 853 (1993) (S/26522. the unilateral withdrawal of occupying forces from the Zangelan district and the city of Goradiz. Reaffirming the sovereignty and territorial integrity of the Azerbaijani Republic and of all other States in the region. and to ensure that the forces involved are not provided with the means to extend their military campaign further.

the Chairman-in-Office of the CSCE and the Chairman of the CSCE Minsk Conference continue to report to the Council on the progress of the Minsk process and on all aspects of the situation on the ground. 6. 2. led to large-scale ethnic expulsion and the creation of mono-ethnic areas which resemble the terrible concept of ethnic cleansing. 9. which would lead to the widening of the conflict and undermine peace and security in the region. Hundreds of thousands of people are still displaced and live in miserable conditions. in particular on the implementation of its relevant resolutions. more than a decade after the armed hostilities started. Decides to remain actively seized of the matter. and to assist refugees and displaced persons to return to their homes in security and dignity. the conflict over the Nagorno-Karabakh region remains unsolved. and separatist forces are still in control of the Nagorno-Karabakh region. Considerable parts of the territory of Azerbaijan are still occupied by Armenian forces. The Assembly expresses its concern that the military action. and on present and future cooperation between the CSCE and the United Nations in this regard. Resolution 1416 (2005) The conflict over the Nagorno-Karabakh region dealt with by the OSCE Minsk Conference 1. 8.of the conflict within the context of the CSCE Minsk process and the Adjusted timetable. Requests the Secretary-General and relevant international agencies to provide urgent humanitarian assistance to the affected civilian population. including that in the Zangelan district and the city of Goradiz and on Azerbaijan's southern frontier. The Assembly reaffirms that independence and secession of a regional territory from a state may only be achieved through a lawful and peaceful process . 7. The Parliamentary Assembly regrets that. Reiterates its request that the Secretary-General. and the widespread ethnic hostilities which preceded it. Urges again all States in the region to refrain from any hostile acts and from any interference or intervention. as amended by the CSCE Minsk Group meeting in Vienna of 2 to 8 November 1993.

874 (1993) and 884 (1993) of the United Nations Security Council and urges the parties concerned to comply with them. . 853 (1993). by refraining from any threat of using force against their neighbours. Sweden. Azerbaijan. 3. The Assembly calls on these states to step up their efforts to achieve the peaceful resolution of the conflict and invites their national delegations to the Assembly to report annually to the Assembly on the action of their government in this respect. Armenia committed itself to use its considerable influence over Nagorno-Karabakh to foster a solution to the conflict. Armenia. The Assembly reiterates that the occupation of foreign territory by a member state constitutes a grave violation of that state’s obligations as a member of the Council of Europe and reaffirms the right of displaced persons from the area of conflict to return to their homes safely and with dignity. At the same time. The Assembly recalls that both Armenia and Azerbaijan committed themselves upon their accession to the Council of Europe in January 2001 to use only peaceful means for settling the conflict. the Assembly asks its Bureau to create an ad hoc committee comprising. 4. Germany. Belarus. the former Czech and Slovak Federal Republic. For this purpose. The Assembly also aligns itself with the demand expressed in Resolution 853 of the United Nations Security Council and thus urges all member states to refrain from the supply of any weapons and munitions which might lead to an intensification of the conflict or the continued occupation of territory.The Assembly recalls Resolutions 822 (1993). The Assembly urges both governments to comply with these commitments and refrain from using armed forces against each other and from propagating military action. the Russian Federation. France. Turkey and the United States of America agreed at that time to participate in this conference. Italy. The Assembly recalls that the Council of Ministers of the Conference on Security and Co-operation in Europe (CSCE) agreed in Helsinki in March 1992 to hold a conference in Minsk in order to provide a forum for negotiations for a peaceful settlement of the conflict. the heads of these national delegations. inter alia.based on the democratic support of the inhabitants of such territory and not in the wake of an armed conflict leading to ethnic expulsion and the de facto annexation of such territory to another state. 5. in particular by refraining from any armed hostilities and by withdrawing military forces from any occupied territories.

without preconditions. Armenia and Azerbaijan should consider using the International Court of Justice in accordance with Article 36. The implementation of this agreement will eliminate major consequences of the conflict for all parties and permit the convening of the Minsk Conference. the Assembly calls on all member and Observer states to provide humanitarian aid and assistance to the hundreds of thousands of people displaced as a consequence of the armed hostilities . in particular for having achieved a ceasefire in May 1994 and having constantly monitored the observance of this ceasefire since then. the Assembly suggests that if the negotiations under the auspices of the co-chairs of the Minsk Group fail. ipso facto parties to the statute of the International Court of Justice. Azerbaijan and Georgia. paragraph 1 of the Charter. Therefore. their constructive proposals for the peaceful settlement of the conflict in accordance with the relevant norms and principles of international law.6. 9. The Assembly calls on Armenia and Azerbaijan to make use of the OSCE Minsk Process and to put forward to each other. The Assembly recalls that Armenia and Azerbaijan are signatory parties to the Charter of the United Nations and. 7. 10. The Assembly calls on the Government of Azerbaijan to establish contact. The Assembly calls on the OSCE Minsk Group co-chairs to take immediate steps to conduct speedy negotiations for the conclusion of a political agreement on the cessation of the armed conflict. in accordance with Article 93. The Assembly calls on Armenia and Azerbaijan to foster political reconciliation among themselves by stepping up bilateral inter-parliamentary co-operation within the Assembly as well as in other forums such as the meetings of the speakers of the parliaments of the Caucasian Four. It is prepared to provide facilities for such contacts in Strasbourg. via the Minsk Group. The Assembly pays tribute to the tireless efforts of the co-chairs of the Minsk Group and the Personal Representative of the OSCE Chairman-in-Office. paragraph 1 of its statute. 8. with the political representatives of both communities from the Nagorno-Karabakh region regarding the future status of the region. It recommends that both delegations should meet during each part-session of the Assembly to review progress on such reconciliation. recalling that it did so in the form of a hearing on previous occasions with Armenian participation. Recalling its Recommendation 1570 (2002) on the situation of refugees and displaced persons in Armenia.

The Assembly calls on the Secretary General of the Council of Europe to draw up an action plan for support to Armenia and Azerbaijan targeted at mutual reconciliation processes. 13. hatred and mistrust will prevent stability in the region and may lead to new violence. stability and peace. in particular the European Convention for the Peaceful Settlement of Disputes. in order to provide its member states with better mechanisms for the peaceful settlement of bilateral conflicts as well as internal disputes involving local or regional territorial communities or authorities which may endanger human rights. The Assembly resolves to continue monitoring on a regular basis the evolution of this conflict towards its peaceful resolution and decides to reconsider this issue at its first part-session in 2006. The Assembly resolves to analyse the conflict-settlement mechanisms existing within the Council of Europe. 15. EK – J ERMENİSTAN ULUSAL GÜVENLİK STRATEJİ BELGESİ . universities and the media. Any sustainable settlement must be preceded by and embedded in such a reconciliation process. 14. The Assembly calls on Armenia and Azerbaijan to foster reconciliation and to restore confidence and mutual understanding among their peoples through schools. The Assembly calls on the Congress of Local and Regional Authorities of the Council of Europe to assist locally elected representatives of Armenia and Azerbaijan in establishing mutual contacts and interregional co-operation.and the expulsion of ethnic Armenians from Azerbaijan and ethnic Azerbaijanis from Armenia. Without such reconciliation. 12. and to take this resolution into account in deciding on action concerning Armenia and Azerbaijan. The Assembly condemns any expression of hatred portrayed in the media of Armenia and Azerbaijan. 11.

I.an independent and impartial judiciary. and individual security. .foreign policy ensuring effective international engagement.a consolidation of democratic values. sustainable development and the maintenance of the Armenian identity.comprehensive social justice.REPUBLIC OF ARMENIA NATIONAL SECURITY STRATEGY (approved at the session of National Security Council at the RA President office on January 26.the rule of law. FACTORS AND POLICIES OF SECURITY GUARANTEE. and. 2007) INTRODUCTION: DEFINITION OF THE NATIONAL SECURITY STRATEGY OF THE REPUBLIC OF ARMENIA The National Security Strategy of the Republic of Armenia is a system of state policy aimed to guarantee state. as well as to reflect the needs related to the effective implementation of the aims of this document. The National Security Strategy is subject to further amendment in order to better address the domestic and international situation and to address the changing security threats and challenges.efficient security and law-enforcement structures. public. . It is implemented through the development and execution of a unified state policy based on an all-inclusive system of democratic values for all spheres of life.combatability of the armed forces. . The main guarantees for the implementation of the National Security Strategy are: . .an efficient system of governance. THREATS AGAINST IT . . . FUNDAMENTAL VALUES OF THE NATIONAL SECURITY OF THE REPUBLIC OF ARMENIA. .

and. . and ensures the physical safety of its population.consolidating efficient governance supported by a stable constitutional order. export-oriented industries. FACTORS AND POLICIES OF NATIONAL SECURITY GUARANTEE The factors and policies serving the fundamental values of national security include: INDEPENDENCE . transport and communication infrastructure. while promoting science-based.safeguarding all human rights and fundamental freedoms. through efficient and transparent state institutions and public administration. The Republic of Armenia strives to preserve and develop the identity of the Armenian nation. . . The Republic of Armenia is a sovereign. within both Armenia and throughout its Diaspora. The Republic of Armenia guarantees the territorial integrity and inviolability of the borders of the state. democratic state.enhancing and protecting democracy and civil liberties. PEACE AND INTERNATIONAL COOPERATION.strengthening and consolidating all elements of a market economy. . The Republic of Armenia aims to secure a higher quality of life for all of its population through sustainable development. PROSPERITY. PROTECTION OF THE STATE AND ITS POPULATION. and to promote peace and security in both the regional and global context. . . The Republic of Armenia aspires to expand and develop its level of international engagement. PRESERVATION OF NATIONAL IDENTITY. innovative.1. 2. security and safety of energy. based on the principles of social justice and the rule of law.fully integrating and protecting all ethnic and national minorities residing in Armenia.ensuring the reliability. FUNDAMENTAL VALUES OF THE NATIONAL SECURITY OF THE REPUBLIC OF ARMENIA The fundamental values of the National Security of the Republic of Armenia are: INDEPENDENCE.

aware of universal cultural values and developments. .consolidating Armenias international standing and credibility. pursuing lasting peace and security in the region.SECURITY OF THE STATE AND POPULATION . the proliferation of weapons of mass destruction and their related components. history and culture as factors ensuring continuity of national spiritual heritage and symbolizing national identity. PROSPERITY .maintaining an efficient utilization of natural resources. PRESERVATION OF THE NATIONAL IDENTITY . including participation in international peacekeeping operations. and. with comprehensive environmental regulation and protection.maintaining modern and professional armed forces and an efficient security and law-enforcement structure. organized crime. . and to ensure urban security and public safety.integrating into international structures for the monitoring and prevention of natural and man-made disasters.enhancing the Armenian national culture along with preserving the elements of its distinguishing national features. literature. including the promotion of Armenian cultural heritage abroad.promoting and fostering Armenian studieslanguage. .developing and implementing a comprehensive concept of ArmeniaDiaspora relations. adopting a reliable early-warning alert system to preempt and prevent natural and man-made disasters. and a deeper engagement in international security. . with a broader mobilization of the potential of the Armenian Diaspora. . -engaging in the global effort to combat transnational threats such as international terrorism. and production and import of low-quality food products. PEACE AND INTERNATIONAL SECURITY .and. human trafficking and the illegal drugs trade.forming favorable environment for the present and future generations.

The National Security of the Republic of Armenia has also been faced with the emergence of several new inter. The key issue of the National Security of the Republic of Armenia is the settlement of the Nagorno Karabakh conflict. family or individual. whereas intra-regional threats are rooted in a clash of interests of the main powers in the region.implementing a social policy aimed at protecting the vulnerable segments of the Armenian population. cause to . Despite numerous factors preventing such development.ensuring conditions for the development of spiritual and cultural potential of the individual and society. . or the absence thereof.and intra-regional threats. Armenia has been engaged in a difficult process of transition which is the source of its main domestic threats. and. openly militant statements articulated at the highest level. Since attaining independence at the end of the 20th century. actions.providing more inclusive and effective healthcare meeting highest international standards. THREATS TO NATIONAL SECURITY Threats to national security are defined as events. . Such threats may emanate from domestic (internal threats) or foreign (external threats) sources. EXTERNAL THREATS USE OF FORCE. . Inter-regional threats stem mainly from unresolved ethnic and armed conflicts in neighboring states.developing and implementing competitive and efficient science and education policies. with a special focus on developing innovative technologies. The Republic of Azerbaijan continues to pursue an aggressive policy of militant posturing that explicitly threatens the Republic of Armenia and the Republic of Nagorno Karabakh. society. that may threaten the existence of the Armenian state. ..eradicating poverty. 3.

INTERNAL UNREST AND MILITARY ACTIVITIES IN NEIGHBORING STATES. Recent reforms. the Russian Federation. money laundering. Taking into consideration the universally known provisions of international law. each constitute a direct threat to the Republic of Armenia. thereby easing Armenias energy dependence. Armenian participation in regional infrastructure projects is of a great significance and. International terrorism in all its forms. with a scarcity of natural resources. and human trafficking. ENERGY DEPENDENCE. however. ARMENIAS ISOLATION FROM REGIONAL PROJECTS.consider them as direct threats. the Republic of Armenia considers the trade and transport blockade imposed by Turkey and Azerbaijan as a use of force against the Republic of Armenia. in this respect Armenia . ETHNIC CONFLICTS. It is the understanding of the Republic of Armenia that membership in a strategic alliance necessitates that all alliance members are inherently prohibited against adopting any action that violates the interests of the other alliance members. from the disruption and disintegration of transit infrastructures to the spillover of ongoing military actions from neighboring states. DISRUPTION OF TRANSIT THROUGH NEIGHBORING STATES. TERRORISM AND TRANSNATIONAL CRIME. a strategic partner of Azerbaijan. clarify the regulations regarding its involvement in the cases of military aggression directed against a member state. The disruption of both the TbilisiSukhumi railway and the road from Georgia into Russia has posed a significantly negative impact on Armenia. the proliferation of weapons of mass destruction and narcotics. therefore. The Collective Security Treaty Organization (CSTO) should. In light of the heightened threat environment. The imposition of broad international economic sanctions on Iran would also directly threaten the National Security of the Republic of Armenia. Armenia. Such destabilizing developments may create a more diverse set of security threats for Armenia. is dependent on external energy supplies. there is an additional danger that the Republic of Turkey. have led to more efficient energy relations both domestically and with Armenias main energy supplier. WEAKENING OR INEFFICIENCY OF STRATEGIC ALLIANCES. may also pose an additional threat.

may threaten the National Security of the Republic of Armenia. The Republic of Armenia attaches a great importance to the preservation of the national identity in the Armenian Diaspora. impartiality and independence of the judiciary are crucial for Armenia and. The current state of inadequacy among the political parties threatens the national security and the internal democratization and development of political parties is a key prerequisite for the consolidation of democracy in the country. INTERNAL THREATS DETERIORATION IN THE EFFICACY OF PUBLIC ADMINISTRATION AND THE DECLINE IN TRUST IN THE JUDICIARY. Any weakening of the ArmeniaDiaspora ties and the absence of mutually enriching contacts may threaten the fundamental values of the National Security of the Republic of Armenia. . Direct threats in this regard include an inadequate protection of human rights.highly values the regional TRASSECA and INOGATE programs of the European Union (EU). and insufficient inclusion and engagement of civil society. shortcomings in electoral procedures and performance. The effectiveness. INSUFFICIENT LEVEL OF DEMOCRATIC CONSOLIDATION. Armenia also sees Azerbaijans effort to isolate Armenia from such regional development programs as a direct threat. The outbreak and spread of lifethreatening epidemics globally and in neighboring regions. Any deterioration in the efficacy of public administration and any decrease in the speed or scope of its reform effort are seen as potential threats to national security. DECLINE OF NATIONAL AND CULTURAL IDENTITY IN THE ARMENIAN DIASPORA. along with the efficacy of public administration. Continuity and effectiveness of democratic systems of governance are at risk in all of the countries in transition. Well-organized and efficiently integrated Diasporan communities are important contributions to the overall increase in Armenias international involvement. EPIDEMICS AND NATURAL DISASTERS. The Republic of Armenia is engaged in a transitional process of an active reform. as well as natural or manmade disasters. are essential considerations to sustai INSUFFICIENCY OF THE POLITICAL SYSTEM.

An insufficiently competitive economic environment. a deterioration of the demographic balance in rural areas. This increase in urbanization stems mainly from a combination of inconsistencies in the labor market and a rural-urban division in access to education and living conditions. The level of urbanization in Armenia was already quite significant during the Soviet period and has only continued since independence.POLARIZATION. most notable in the capital. The Republic of Armenia strives to maintain consistent rates of high economic growth and. and develop telecommunications networks and other related infrastructure. to foster liberalized trade. The inadequate and incomplete provision of social security. seeks to develop small and medium enterprises and attraction and safeguard foreign investment. URBANIZATION. health and social services. and an underground or shadow economy and large cash flows. The continuation of this trend of urbanization constitutes a threat to the national security. an inadequate regulation of natural monopolies. and a depopulation of border villages. significant levels of poverty. insufficient or unequal access to all aspects of professional training. provide reliable and safe water. and emerging intolerance. The Republic of Armenia faces a daunting challenge to construct and extend additional road links. Despite Armenias demonstrable progress in addressing these challenges. each pose a serious risk factor for the country. INADEQUATE INFRASTRUCTURE. . CHALLENGES FROM THE MARKET ECONOMY AND FINANCIAL-BUDGET MANAGEMENT. they remain significant risk factors for overall national security. as it results in a pattern of overly compact inhabitation and settlement in the areas prone to seismic activity. comprise traditional challenges for all states in transition.

ENVIRONMENTAL PROBLEMS AND EFFICIENT ADMINISTRATION OF NATURAL RESOURCES. inadequate levels of international engagement and collaboration. disappointing indexes of health. mortality. NEGATIVE DEMOGRAPHIC TRENDS. especially among the educational. The preservation of Lake Sevan and the properly regulated utilization of its natural resources are priority elements of the environmental policy of Armenia. An insufficient awareness of national ideals. and the misinterpretation of the national identity. The education of national morals and tenets of patriotism should start at home and continue through all levels of formal education. the traditional role of the family. threaten national security.LOW LEVEL OF SCIENCE AND EDUCATION. unregulated and illegal migration. life expectancy and the quality of life. and provides a guide to guarantee the sustainable development of the Armenian state and the society. and individual morality. Inefficient administration in the science and education sectors. devastating earthquakes and other natural and man-made disasters pose potential security risk factors. II. EPIDEMICS AND DISASTERS. including healthy living. The National Security Strategy serves as the basis for any policies that the Republic of Armenia may develop and implement to prevent and overcome threats and risks to national security. as demographic threats to national security. The Republic of Armenia recognizes the importance of increasing the efficient use and protection of the countrys mineral and natural resources. and insufficient access to professional education are threats to national security. The Republic of Armenia sees a low national birthrate. The outbreak of epidemics. scientific and cultural workforce. Education is a traditionally important priority for Armenia. especially its water and forest resources. INADEQUATE INTELLECTUAL AND NATIONAL EDUCATION. DOMESTIC SECURITY STRATEGY . respect towards the state and its institutions.

The implementation of these reforms is ensured through an integrated national policy and is reflected by the Armenian Constitution. and the protection of the state. through a full utilization of national potential and is supported by and based on international best practices. the wider inclusion of civil society in the decision-making and monitoring processes. The implementation of these reform programs is supported by the preservation of the Armenian national identity. EFFICIENT PUBLIC ADMINISTRATION Goals: an increased level of state governance. 1. BUILDING THE ARMED FORCES . with a solid system of the political system. The Republic of Armenia considers a strategic reform of judiciary as one of the key priorities for the establishment of a durable constitutional order. first and foremost all human and civil rights. One of the national security-related priority programs is the creation of an efficient disaster management system. and all governmental decisions and supporting sub-legislation. any failure or delay in the reform effort is a direct threat to the National Security of the Republic of Armenia. Thus. Institutional reforms are aimed at the strengthening of a democratic state. the effective functioning of the bodies of public administration. the independence and impartiality of the judiciary. a consolidation of the system of local self-government. sound administrative justice and innovative e-governance projects. legislation. and for the effective functioning of the legislative.The sustainable and secure development of the Republic of Armenia calls for greater efficiency in governance. Armenia has initiated a number of long-term state programs. In recognition of the above. its obligations under international treaties. most notably an anticorruption strategy. society and individual against illegal actions. executive. establishment of democratic values and continued economic growth. Armenia has undertaken a comprehensive reform process. and the development of a civil society. These reforms are further aimed at the protection of human and civil rights. the rule of law. presidential decrees and regulations. especially bribery. and judicial branches of government. the establishment of security and the protection of democratic values. and an intensification of the fight against corruption. In this respect. 2.

The priorities and goals of the defense of the Republic of Armenia are to be established and formulated in a separate document on military doctrine. The respect and protection of private property and entrepreneurship are long-held facets of the traditional Armenian culture. The Republic of Armenia recognizes the inability of an individual state to address the modern challenges alone. the development of small and medium enterprises. 3.promoting market economic relations. All defense reforms and cooperation serve the interests of the Republic of Armenia and are not aimed against any third party or country. . The Republic of Armenia consistently adheres to the principles of civilian control and democratic planning within the defense budget process. LIBERALIZING THE ECONOMY Goals: sustainable economic growth. sovereignty and independence of the people of the Republic of Armenia. and the creation of an open and attractive business environment. The Armenian military holds an important place as a contributor and partner in international peace and security efforts. Efficient and modern Armenian Armed Forces must always be prepared to repulse any threat and guarantee the military security of the Republic of Armenia. to guarantee the physical safety. The key priorities in fostering sustainable economic growth include: . and aspires to engage in active military-political cooperation with both the states of and beyond the region. and to safeguard the territorial integrity of the state. and have been reflected in reform policies aimed at creating favorable conditions for rapid economic growth. in recognition of their invaluable role in the establishment of a democratic society and the preservation of traditional family ties. A defense strategy is the basis of the activities of the Armenian Armed Forces. energy independence. Armenia has focused on promoting the development of small and medium enterprises.Goals: the creation of a military capability able to defend and resist any aggression or incursion.

to introduce sound environmental practices. ensure the safe use of nuclear power. The Republic of Armenia identifies the need to implement reforms focused on individual branches of industry and sets the following priorities: . .promoting technology-oriented and environmentally sound industries. inclusive regional development projects. including an increase in agricultural production and food processing capacity. including the raising of disaster awareness and public preparedness. . and an increase in agricultural efficiency through .achieving macroeconomic and financial stability. . . and. supervise the storage of hazardous chemicals.improving a competitive business environment.to promote the sustainable development of transport. the creation of new sources of energy. to restore and preserve forests. .preventing monopolization within sectors of the economy.implementing a long-term program of investment promotion. . the implementation of new. compliance with international food safety standards. developing financial system. radioactive material and waste. to preserve Lake Sevan and its surroundings. . through the integration of Armenia in regional transit routes and networks.promoting exports.consolidating competition. with a significant decrease in the shadow economy and the dollarization. including water. the improvement of the import-export balance in agricultural trade. while striving to effectively lift the blockade of Armenia. . with the proper and prudent utilization of all natural resources.enhancing financial intermediation. including nuclear energy.. . and to introduce an early-warning alert rapid-reaction and disaster management system for natural and man-made disasters.introducing more balanced territorial and sectoral social and economic development. with a special focus on the border and highland areas. . and to develop a stable and reliable export-oriented energy system. including the efficient administration and supervision of natural monopolies. .to pursue greater energy independence through a diversification of energy supplies and production. and. with an effective administration of infrastructure.to ensure biological safety and food security.

engage academia in all areas. intellectual and cultural developments include: .increase the role of the Armenian as a language of the national identity and of the state language. The policy priorities in the fields of social security.establishing and promoting public accord. . . in order to achieve more efficient modernization.prevent the brain-drain. the Republic of Armenia aspires to: . higher living standards over the long-term. .addressing the social needs of the population.improving social standards through the creation of new jobs and the establishment of a social insurance system. and continued cultural and intellectual development.consolidating the state based on social justice.translate the body of academic knowledge for the use in Armenia. . . as a prerequisite for sustainable economic and public development.implement a long-term state policy aimed at empowering the countrys scientific potential.regenerating the professional community. . education. including defense. .the introduction of new modern technologies. -Therefore.improving the system of pensions. 4. . . . with greater access to social services. especially in the fields of science and education. NEW QUALITY OF LIFE AND MORALE Goals: poverty eradication. introducing modern education technologies. raising the minimal pension to internationally accepted standards. with greater access to education.effectively protect intellectual property.addressing the negative demographic situation. the consolidation of social justice and an elimination of societal polarization. restructuring educational system to comply with European standards and to meet the social and economic needs of the state. the modernization of education and science. .

. III. with a focus on the protection of mothers and infants and pre-natal care. cultural heritage and the ethnic identity of the national minorities living in Armenia. . with the creation of relevant Armenian websites.integrate into the international information area. and to counter disinformation and propaganda. social and cultural activities of the Armenian Apostolic Church. especially radiation sickness. the regulation and monitoring of medication and related medicinal supplies. especially in Yerevan. and standards of cultural and intellectual heritage.prevent any threat to the cultural and intellectual identity and moral values of the Armenian people.promote relevant information about Armenia and all branches of Armenian studies through the Internet. and incorporating considerations of seismic vulnerability. . The parties to the conflict have each assented to the mediation by the Organization for Security and Cooperations (OSCE) Minsk Group and continue to support the Minsk Group co-chairing states (France. the Russian Federation.engage in greater cooperation with other states in order to preserve Armenian cultural. through the promotion of healthy living. the prevention of diseases. .support the spiritual. spiritual and historic monuments located within their territory.ensure increased access to cultural values.protect the historic. .create a favorable environment for the preservation and reproduction of universal and national values. and the United .create a more efficient healthcare system. .promote sustainable and balanced urban development. which is the guarantor of the safety and security of the population of the Republic of Nagorno Karabakh (Artsakh).. national traditions. and the early diagnosis of disease and their treatment. spiritual. biological terrorism and substance abuse. . to ensure professional promotion of Armenia and the Armenians. including creation of harmonious biosphere and fostering of proportionate territorial density of population. . THE REPUBLIC OF NAGORNO KARABAKH The just and peaceful resolution of the Nagorno Karabakh conflict is a key issue for the National Security Strategy of the Republic of Armenia. moral. .

. Under such circumstances.States) in their effort to support a negotiated resolution to the Karabakh conflict. Armenia needs to have an army with increased defense capability to guarantee its security. The main priority of the army is to safeguard the inviolability of the borders of the Republic of Armenia and to be the guarantor of the physical safety of the peoples of the Republic of Armenia and the Republic of Nagorno Karabakh. The Republic of Armenia advocates a peaceful and compromise-based solution to the conflict. Such a policy is aimed at maintaining an overall balance in the region. IV. The position of the Republic of Armenia is based on the principle that any final solution or final document should be approved by the Karabakh side and Armenia is ready to accept only a resolution which would affirm the irreversible reality of the existence of the Republic of Nagorno Karabakh. The legal aspects for the foundation of the Republic of Nagorno Karabakh are sound and not in question. The Republic of Armenia appreciates the high level of expertise of those involved in the negotiations and does not deem it necessary to consider or accept declarations made by other international organizations or their possible involvement. EXTERNAL SECURITY STRATEGY Armenia implements an external security strategy based on the following basic principles: COMPLEMENTARITY The foreign policy of Armenia is based on a partnership approach that seeks to simultaneously develop relations with all states in the region and with states with interests in the region. Nagorno Karabakh should have a geographic link to Armenia and its security should be guaranteed. Azerbaijans militant policy vis-?-vis Nagorno Karabakh and its readiness to opt for the military solution of the problem are direct threats to the security of Armenia. The positive trends in the dialogue and cooperation among the major powers and the consolidation of the international community to combat terrorism and the proliferation of weapons of mass destruction are conducive to Armenias pursuit of its foreign policy of complementarity.

MILITARY-POLITICAL COMPONENTS OF THE EXTERNAL SECURITY STRATEGY . . and its intensification of the cooperation with the NATO alliance. the Republic of Armenia has adopted a strategy of promoting its national interests through international integration and active engagement. regional and pan-Armenian. INTERNATIONAL In order to keep pace with international developments.ENGAGEMENT Armenia is actively involved in both regional and international integration and regards itself as an equal partner in such processes. mutually beneficial cooperation with Iran and the United States. Such a strategy demands active participation in current international developments and intensive multilateral. all contribute to the consolidation of the potential of Armenias policy of complementarity.participating in global security efforts. Armenia sees its engagement and participation in these international developments as being in conformity with Armenian interests. .developing relations with global centers of power and countries with interests in the region. Armenias strategic partnership with Russia. membership in the Commonwealth of Independent States (CIS) and the Collective Security Treaty Organization (CSTO). its adoption of a European model of development. There are three layers of Armenias external security strategy: the international. and.1. and to better address their positive and negative trends. multi-layer and bilateral policy. . particularly.participating in international arms control regimes. 1. fight against terrorism and peacekeeping operations. 1. . The main directions of the strategy of integration/engagement are: .participating in European and post-Soviet integration.active engaging in major international organizations.

The main components of military-political security include: . with defense and technical military cooperation. which is exercised through various levels of ties between its member states. if necessary.engagement in activities of international security organizations. Armenia is intensifying its political dialogue with NATO. are aimed only at consolidating the security of the country. such as terrorism and trafficking in arms and drugs. The military component of the CSTO provides privileged conditions for the supply of the military equipment to CSTO member-states. such as the OSCE. NORTH ATLANTIC TREATY ORGANIZATION (NATO) Armenia strives to establish intensive relations with NATO through the Euro-Atlantic Partnership Council (EAPC) and the Partnership for Peace (PfP) program. .bilateral relations with Russia. Armenia views its participation in this organization as a component of its security.participation in the Collective Security Treaty Organization. . The aim of the CSTO is to collectively prevent and.cooperation with the NATO alliance. repulse a military threat against any of its participating states. and its active participation in their programs. . through a strategic partnership between the two states. and is establishing .bilateral military cooperation. The intensification of the military component of the CSTO is aimed at the establishment of mechanisms for military cooperation and for an effective way to exchange information and address international threats. Armenias active participation in the PfP is important both in terms of the necessity for a significant level of relations with European security structureNATOand for the development of bilateral relations with the United States and other allies. which is a key priority for Armenia. COLLECTIVE SECURITY TREATY ORGANIZATION (CSTO) Armenia is a founding member of the Collective Security Treaty Organization (CSTO).Armenias military cooperation with individual states and membership in international and regional security structures. but also for Armenias policy of European integration. which guarantee open and transparent arms control regimes. . particularly with the United States and Greece. and.

democracy and rule of law as an integral constituent of the state ideology. Armenia will assist international security and stability efforts. strengthen the rule of law.2. While Armenia attributes great importance to the leading role of the United Nations in maintaining international peace and security. it also believes that the new geopolitical realities of today demand a reform of the organization in order to better address new challenges. Armenia has fully adhered to the universal values of the United Nations. The further intensification of the countrys diverse cooperation with the EU will promote the consolidation of democracy. EUROPEAN UNION (EU) The development and consolidation of Armenias relations with the European structures. The successful implementation of the PfP Individual Partnership Action Plan (IPAP) will foster the greater modernization and efficiency of the Armenian defense system and will bring it in closer conformity with the defense systems of advanced states.compatible military units. including their armed forces. and has both actively participated in various activities of the organization and cooperated with many bodies. capable of participating in NATO peacekeeping operations. such as the protection of human rights. is a priority direction for the countrys foreign policy. EUROPEAN STRUCTURES a. and protect . MEMBERSHIP IN INTERNATIONAL ORGANIZATIONS UNITED NATIONS Since acquiring UN membership in 1992. Armenia is also a part of NATOs Planning and Review process. subsidiary organs and structures of the United Nations organization. such as the current peacekeeping battalion. 1. and with the European Union (EU) above all. Through its continued participation and practical contribution to the international fight against terrorism and to several UN peacekeeping efforts.

Armenias inclusion in the European Neighborhood Policy (ENP) is a major step forward toward European integration. b. c. legal. cultural. the economic and environmental. Establishment of close relations with the EU serves Armenias long-term interests. conflict resolution and regional security. broadens Armenias trade and economic links and supports the countrys economic development. Armenias active involvement in the three main dimensions of the OSCE. the EU promotes a favorable environment for the establishment of lasting stability and cooperation in the South Caucasus region. COUNCIL OF EUROPE Membership in the Council of Europe affirmed Armenias place in the European family and its commitment to develop itself as a country in adherence to European political. Armenia highly values the readiness of the Council of Europe to promote the interstate and civil society contacts in the South Caucasus and considers it an important factor for the fostering of regional cooperation. the development of relations with the EU. the politicomilitary. as a major global economic and political power. and its Minsk Group. ORGANIZATION FOR SECURITY AND COOPERATION IN EUROPE (OSCE) Armenias participation in the OSCE is important for the promotion of peace and security. are important factors for the security and stability of the country. and human rights standards. Through its regional initiatives. makes the OSCE an especially important organization for Armenia. COMMONWEALTH OF INDEPENDENT STATES (CIS) Armenia is a founding member of the Commonwealth of Independent States (CIS) . and for the expansion of the principles of democracy and rule of law.human rights and fundamental freedoms. In addition. the mediating body engaged in the resolution of the Nagorno Karabakh conflict. The role of the OSCE. and the human.

political. The importance of Russias role for the security of Armenia. Armenia also participates in the activities of the Black Sea Economic Cooperation (BSEC). the traditional friendly links between the two nations. serve as the main pillars of the Armenian security system. INTERNATIONAL ECONOMIC ORGANIZATIONS Armenia is greatly interested in its further integration into international economic organizations and more active participation in their economic activities. the security of external borders.3. The CIS promotes the economic. The continued close and successful cooperation between Armenia and the World Bank and the International Monetary Fund (IMF). in combating international terrorism and in fighting organized crime. the level of trade and economic relations. The countrys membership in the World Trade Organization (WTO) is a major step in this direction. drug trafficking and illegal migration. and their sizable assistance to Armenia. 1. as well as the presence of a significant Armenian community in Russia. Cooperation and Mutual Assistance and the Declaration on the Collaboration towards the 21st Century. BILATERAL DIMENSIONS OF EXTERNAL SECURITY RUSSIAN FEDERATION Although Russia includes a part of the Caucasus. . Russias role in the Nagorno Karabakh mediation effort. humanitarian. all contribute to a strategic partnership.and is an active contributor to the development and implementation of its cooperation programs. ArmenianRussian relations go far beyond the regional level. Such a policy serves the economic. social and humanitarian ties between its members and is making an effort to establish greater cooperation in various domainsin the politico-military arena. Both these agreements and a bilateral agreement on defense cooperation. including within the framework of the Collective Security Treaty Organization (CSTO). military and other interests of the country. have been a significant contribution to the efficiency of reforms in Armenia. The foundation for this strategic partnership was established through a Treaty on Friendship.

Armenia and the United States closely cooperate in the implementation of democratic reforms in Armenia. EUROPEAN STATES Armenias bilateral relations with the European states are part of its overall process toward European integration. Bilateral economic cooperation and commercial ties continue to expand and the U. transportation. The Republic of Armenia and the Russian Federation jointly guard the Armenian borders and cooperate in air defense. THE UNITED STATES The relationship between Armenia and the United States is continuing to develop dynamically. regional stability and development of regional cooperation are each high on Armenias bilateral agenda. Armenia also values the efforts of the United States in establishing greater stability and security in our region and to promote regional cooperation. Economic and social development. .S. as well as in the confronting the challenges of proliferation and other global security related issues.S. Armenia attributes a great importance to its cooperation with Russia in the areas of defense. in the fight against international terrorism. regional stability and security. energy. The U.The Russian military presence in Caucasus is an important factor for Armenias security and for the preservation of the political and military balance in the region. role in regional and global militarypolitical and economic processes and international relations and due to the diverse U.S. military-technical relations. is a co-chair of the OSCEs Minsk Group and contributes to seeking a mediated resolution to the Nagorno Karabakh conflict. through its various organizations and centers in the United States. and in the improvement of the legal status of the large number of Armenians residing in Russia. European integration.S. peacekeeping operations.S. resolution of the Nagorno Karabakh conflict. assistance provided to Armenia. has contributed to the development of bilateral relations between Armenia and the United States. The Armenian Diaspora. Armenia has also partnered with the U. both because of the important U. holds an increasingly significant share in foreign investment in Armenia.

there are still numerous Armenian communities throughout the region. particularly China. India and Japan. facilitate access to the European market. and with the Association of Southeast Asian Nations (ASEAN) member states in particular. Reflecting Armenias centuries-old links to the countries of the Middle East. 2. MIDDLE EAST Relations with the countries of the Middle East are important for Armenia given both the regions proximity and the impact of developments in the Middle East on broader international politics. Armenia has identified the increasing international role of major ASEAN countries. Armenia also values the lessons from the Eastern European countries experience and its consideration in its reform processes. Armenia will continue to develop its relations and cooperation with its traditional partner states in the Middle East and will strive to give new impetus to developing trade and economic relations with the Arabic countries of the Gulf and the Mediterranean regions. as well as opportunities for cooperating with these countries within international organizations. and has specifically identified the consolidation of bilateral political and economic ties as a priority. ASIA AND PACIFIC Armenia has intensified and broadened its relations with the countries of the AsiaPacific region in general. their economic potential and progress. economic and cultural development of the region and its constituent states. and encourage foreign investment in Armenia. Cooperation in international organizations and the existence and positive potential of significant Armenian communities in some European states serve as additional contributions to the promotion of mutually beneficial cooperation. Armenia is interested in the diversified development of relations with its European partners. that have long contributed to the social.Implementation of this agenda would only promote the intensification of the trade links. political. REGIONAL . In terms of developing both a bilateral and multilateral framework.

Armenia continues to advocate regional cooperation. Armenia also notes the challenges posed by the unresolved conflicts and disputes between the states of the region. to solving the disputes and overcome historic difficulties. and mutual economic interests. establishing. and. The regional directions of the Security Strategy of the Republic of Armenia include: .seeking a normalization of relations with Turkey. historic and cultural ties. a reality only exacerbated by the blockade of Armenia imposed by its two neighboring states.consolidating democracy throughout the region. and the absence of common and unified mechanisms for security. . . . and advocates the promotion of constructive relations among all neighboring states. . . 2. restoring and developing mutually beneficial bilateral and multilateral regional cooperation.engaging in international economic projects focusing on the region. and to preventing the emergence of dividing lines in the region and their negative consequences.further developing neighborly relations by implementing diversified programs of cooperation with Iran and Georgia.Both Armenias relations with its neighbors and developments in the region serve as basic factors for the Armenian security. BILATERAL DIMENSIONS OF EXTERNAL SECURITY ISLAMIC REPUBLIC OF IRAN The development of traditional neighborly relations between Armenia and Iran is based on a number of shared realities: shared borders. is through dialogue and cooperation.consolidating regional stability. stability and communication. seeks the creation of regional security system. the key to resolving the conflicts in the region. The two countries have significant interests in energy cooperation and are currently implementing several joint projects aimed at providing Armenia with important . In this way. Armenias main southern transit route passes through Iran as does Armenias strategic access to Asia and Middle East.1.resolving the Nagorno Karabakh conflict and normalizing relations with Azerbaijan.

and to effectively utilize the existing potential. THE REPUBLIC OF TURKEY There are no diplomatic relations between Armenia and Turkey. a consideration with particular significance for both Armenia and the region as a whole. GEORGIA Armenia has traditionally enjoyed friendly relations with Georgia which have contributed to the maintenance of overall stability in the region. establish new communications. Armenia has long advocated the establishment of diplomatic relations without any precondition and will continue its efforts to surmount the obstacles and improve the . Armenia is mostly interested in the stable and secure development of Georgia and would welcome a lasting peaceful resolution of existing conflicts in Georgia. well-established Armenian community in Georgia brings added importance to relations between two countries. has adopted regarding the Nagorno Karabakh conflict. and is pursuing policies designed to expand bilateral trade. with the expansion of the existing high-level bilateral cooperation rooted in the long-term strategic interests of both countries. Armenia appreciates the balanced position which Iran. The establishment of normal diplomatic relations between Armenia and Turkey is hampered by preconditions set forth by the Turkish side. Such a resolution would allow Armenia to benefit from the vital transit links through Georgia and would promote the restoration of the TbilisiSukhumi railway. including the Armenian community of the southern Georgian region of Javakhk. Armenia also values Irans engagement in various processes in the South Caucasus region and regards it a factor contributing to maintaining balance and stability in the region. as a major actor both in the region and within the Islamic world. Armenia seeks to continue to develop its cooperation with Iran in the energy sector. Georgia is an important regional partner for Armenia and is seen as a partner for Armenia. The existence of a large.alternative sources of energy. The two governments have engaged in fostering cooperation aimed at improving the social and economic situation of the Armenian population of Georgia.

Armenia stresses that the lifting of the Turkish blockade of Armenia. The unnatural character of bilateral relations and the closed border by Turkey threaten the Armenian security and hamper its lasting development. while also preventing similar crimes in the future. AZERBAIJANI REPUBLIC Diplomatic relations between Armenia and Azerbaijan have not been established due to the Nagorno Karabakh conflict. contacts and visits on every level. and sees it both as a restoration of an historical justice and as a way to improve the overall situation in the region. Azerbaijan has adopted a policy aimed at the exclusion of Armenia from all projects of regional cooperation. of the Armenian Genocide. Armenia aspires for the universal recognition and condemnation. ARMENIA DIASPORA RELATIONS The wide range of issues comprising ArmeniaDiaspora relations presents a . The normalization of ArmenianTurkish relations would decrease the risk of new dividing lines emerging in the region and would help to create a more conducive environment for the final settlement of the Nagorno Karabakh conflict. will be an important condition in the negotiations between Turkey and the EU. Armenia believes that the bilateral and regional cooperation could build confidence and have a serious positive impact on the overall situation. Armenia will continue its confidence building efforts and to this end will encourage cooperation. including by Turkey. Armenia closely follows Turkeys accession negotiations with the European Union and hopes that the process will avoid any application of double standards. which has acquired special importance in view of Armenias inclusion in the European Neighborhood Policy (ENP). The absence of normalized relations adversely affects the stability of the region as a whole and impedes the development of regional cooperation. Azerbaijan continuously refuses to open its communication routes with Armenia and denies all Armenian and international initiatives to engage in bilateral cooperation in an attempt to exert pressure on Armenia regarding the Nagorno Karabakh conflict.bilateral relations between Armenia and Turkey. 3.

In sheer numbers. it is geographically diverse and stems largely from the exodus of Armenians to safety during the Genocide and related forced deportations. Majority of the Diasporan Armenians are non-Armenian citizens. preservation. Any declarations made on behalf of the Republic of Armenia and by its state officials should preserve the wording. regional and global developments. the Armenian Diaspora exceeds the overall population of Armenia. Additionally.significant component of the National Security Strategy of the Republic of Armenia. development and publicizing of the cultural heritage. intent and the spirit of the National Security Strategy. the United States. The Armenian Apostolic Church. The preservation and intensification of ties with the Diaspora also creates a unique bridge between Armenia and the international community. CONCLUDING PROVISIONS The National Security Strategy of the Republic of Armenia serves as a guideline for the determination of the main directions. The Armenian Diaspora is well integrated within their host countries of residence and is active in many areas of political. Further revisions of the National Security Strategy should address the changing nature of dynamic internal. through its capacity as the national church. and foster Armenias global integration and consolidation of democracy. France. Georgia and in some Arab countries. Armenia embraces all systemic demonstrations of Diaspora involvement in the solution of vital problems facing Armenia and Nagorno Karabakh. Iran. economic and social affairs of those countries. . the Republic of Armenia focuses its efforts on preventing the assimilation and loss of lingual and cultural identity among the Armenians living abroad. The largest Diasporan communities are presently located in the Russian Federation. altered situation and political priorities. In order to consolidate relations with its Diaspora. tourism. also has an important mission in the integration of the Armenians and the development of the nation. especially as a means to promote trade. as Armenian community organizations worldwide support the development of bilateral ties with different countries. challenges and priorities of the countrys domestic and foreign policy. The integration of the Armenian nation offers a serious degree of economic and cultural potential.

demography. and 89 of the RA Constitution. energy. the safety of communications and information. GEVORKYAN EK – K TÜRKİYE CUMHURİYETİ VE ERMENİSTAN CUMHURİYETİ . defense. such decisions should be in accordance with the provisions of the National Security Strategy. CHIEF OF STAFF OF THE RA PRESIDENT A. and intellectual and cultural developments. These guidelines are elaborated by the Government of the Republic of Armenia in accordance with the provisions of Articles 85. science and education. The provisions of the National Security Strategy are exercised on the basis of the development of guidelines and action plans in the areas of foreign policy.In order to ensure the overall consistency of the decisions adopted by the state and administrative authorities of the Republic of Armenia. 86. economy. food security. environment protection.

bölgede demokratik ve sürdürülebilir gelişmenin sağlanması. İki devletin. teknik. Terörizm. mevcut sorunların tanımlanmasına ve tavsiyelerde bulunulmasına yönelik olarak. İki ülke arasında . ulaştırma.ARASINDA PARAFE EDİLEN PROTOKOL Türkiye Cumhuriyeti ve Ermenistan Cumhuriyeti. bölgesel istikrar ve güvenin arttırılması için işbirliği yapmak yönündeki ortak amaçlarını dikkate alarak. 3. iletişim. uyuşturucu ve silah kaçakçılığı gibi bölgeye ve dünya güvenliği ve istikrarına yönelik ortak güvenlik tehditleri konusunda uluslararası toplumun eylemlerini güçlü şekilde desteklemeye hazır olduklarını yeniden vurgulayarak. enerji. tarihsel kaynak ve arşivlerin tarafsız bilimsel incelemesini de içerecek şekilde bir diyaloğun uygulamaya konulması. İki ülke arasında mevcut ulaştırma. iki ülke arasında özellikle BM. sınır aşan örgütlü suçlar. AGİT. enerji altyapısı ve şebekelerinden en iyi şekilde istifade edilmesi ve bu yönde tedbirler alınması. • Aynı gün imzalanan Türkiye Cumhuriyeti ve Ermenistan Cumhuriyeti arasında tıklayın Diplomatik İlişkilerin Kurulması Protokolü rehberliğinde. İkili ilişkilerini iki ülkenin ortak çıkarları temelinde. Bölgesel ve uluslararası uyuşmazlık ve çatışmaların uluslararası hukuk ilkeleri ve normları temelinde barışçı şekilde çözümlenmesi hususundaki taahhütlerini tekrarlayarak. Bu Protokolün yürürlüğe girmesinden itibaren 2 ay içerisinde ortak sınırın açılması hususunda anlaşmışlardır. ekonomik. İkili ilişkilerini karşılıklı çıkarlara saygı ve güven temelinde geliştirme hedeflerini göz önünde bulundurarak. Her iki ülkenin Dışişleri Bakanlıkları arasında düzenli siyasi istişare gerçekleştirilmesi. bilimsel. • • • • • • 1. kültürel ve diğer alanlarda geliştirmeye ve ilerletmeye kararlı olarak. siyasi. Uluslararası ve bölgesel örgütlerde işbirliğinin. Avrupa-Atlantik İşbirliği Konseyi ve KEİ kapsamında geliştirilmesine destek vererek. Avrupa Konseyi. İki halk arasında karşılıklı güven tesis edilmesi amacıyla. 2.

Hükümetlerarası komisyonun ve alt komisyonlarının çalışma kurallarını hazırlamak üzere işbu protokolün yürürlüğe girmesini izleyen günden 2 ay sonra iki Dışişleri Bakanı başkanlığında bir çalışma grubu oluşturulacaktır. işlem paragrafında ifade edilen yükümlülüklerin hızlı bir şekilde uygulanmasını teminen. 4. bu Protokol'ün 2. hususlarında anlaşmışlardır. Çevre konularına ilişkin diyalog kurulması ve işbirliğinin güçlendirilmesi. anılan çalışma kurallarının kabul edilmesinin hemen ardından ilk toplantısını gerçekleştirecektir. işbu protokolün yürürlüğe girmesini izleyen 3 ay içerisinde Bakanlar seviyesinde onaylanacaktır. turizm ve ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla somut tedbirler alınması. Hükümetlerarası komisyon. ayrı alt komisyonları da kapsayan Hükümetlerarası bir ikili komisyonun kurulması hususunda anlaşmışlardır. Bu çalışma kuralları.işbirliğini güçlendirmek amacıyla ikili hukuki çerçevenin geliştirilmesi. İki ülke arasında ticaret. PROTOKOL BELGESİ Atılacak adımlar: . Alt komisyonlar bu andan itibaren en geç 1 ay içerisinde çalışmalarına başlayacak ve görevlerini tamamlayana dek ara vermeden çalışacaklardır. İlgili kurumlar arasında ilişkilerin desteklenmesi ve uzman ve öğrenci değişimini teşvik etmek yoluyla bilim ve eğitim alanlarında işbirliği yapılması ve iki tarafa ait kültürel mirasın korunması ve ortak kültürel projelerin başlatılması amacıyla harekete geçilmesi. İki ülkenin vatandaşlarına gerekli yardımı ve korumayı sağlayabilmek için 1963 tarihli Konsolosluk İlişkilerine dair Viyana Sözleşmesi uyarınca konsolosluk alanında işbirliği tesis edilmesi. Uygun olması halinde alt-komisyonlara uluslararası uzmanlar da katılacaktır. Ayrıca.

mevcut sorunların tanımlanmasına ve tavsiyelerde bulunulmasına yönelik olarak. Ermeni ve İsviçre temsilcileri ile diğer uluslararası uzmanlar da yer alacaklardır. ve -tarihsel boyuta ilişkin alt komisyon iki halk arasında karşılıklı güven tesis edilmesi amacıyla. iletişim ve enerji altyapı ve şebekeleri alt komisyonu. . turizm ve ekonomik işbirliği alt komisyonu. Hükümetlerarası komisyonun ve alt komisyonlarının çalışma kurallarının Bakanlar düzeyinde onaylanması: Türkiye Cumhuriyeti ile Ermenistan Cumhuriyeti arasında İkili İlişkilerin Geliştirilmesi Protokolünün yürürlüğe girmesinden sonra 3 aylık bir süre içinde 4. Ortak sınırın açılması: Türkiye Cumhuriyeti ile Ermenistan Cumhuriyeti arasında İkili İlişkilerin Geliştirilmesi Protokolünün yürürlüğe girmesinden sonra iki aylık bir süre içinde 2.1. İki Dışişleri Bakanının başkanlığında. -bilim ve eğitim alt komisyonu. Hükümetlerarası komisyonun ilk toplantısının düzenlenmesi: Hükümetlerarası komisyonun ve alt komisyonlarının çalışma kurallarının Bakanlar düzeyinde onaylanmasından hemen sonra 5. tarihsel kaynak ve arşivlerin tarafsız bilimsel incelenmesini de içerecek şekilde bir diyaloğun uygulamaya konulması: (Bu diyalogda Türk. ulaştırma. -çevre sorunlarına ilişkin alt komisyon.) Hükümetlararası komisyonun ilk toplantısından en geç bir ay sonra. -ticaret. -hukuki konulara ilişkin alt komisyon. Aşağıdaki alt komisyonların çalışmaya başlamaları: -siyasi istişare alt komisyonu. hükümetlerarası komisyonun ve alt komisyonlarının çalışma kurallarını hazırlamak üzere bir çalışma grubunun oluşturulması: Türkiye Cumhuriyeti ile Ermenistan Cumhuriyeti arasında İkili İlişkilerin Geliştirilmesi Protokolünün yürürlüğe girmesini izleyen günden 2 ay sonra 3.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful